PDA

Tüm Versiyonu Göster : Adını Feriha Koydum - Senaryolar


Sayfalar : 1 2 3 [4]

ambra
11-04-12, 00:08
XXVII

Sabah gün ışığı ile ilk uyanan Feriha olur.Kollarında yattığı adama hayranlıkla bakar.Usulca yanağından öper .Uyandırmadan yanından kalkar evi inceler.Yattıkları o da üst kattadır.Üzeri camla kaplıdır .Merdivenlerden aşağı iner aşağıda iki oda ve salon vardır.Mutfak Amerikan mutfak olduğu için salonun içindedir.Terasın kapısını aralar , boğaz havasını içine çeker .Omuzlarının üzerinde hissettiği sıcaklık ile irkilir.Emir Feriha’nın omuzlarını hırka ile örter

EMir : Sabahları hafif serin oluyor üşüme

Feriha gülümser sevdiği adama yaslanır .Emir Feriha’ya arkasından sarılır.Boynunu öper,kokusunu içine çeker .

EMir : Hiçbir yere gitmeyelim bugün, hep ikimiz olalım

Feriha gülümser hafifçe dönüp ‘ Belis bunu duymasın’ der

Emir bir an duraksar ,onu almamız gerek ,iki gündür görmüyorum

Feriha : aramadın da ,kesin küsmüştür benim kızım sana

EMir telaşlanır küsmüşmüdür ?

Feriha gülümser sol eli ile uzanıp EMir’in yanağını okşar hadi gidip onu alalım



Ünal erkenden Ortaköy’de bulunan Hills’e gitmiştir.

Ünal : Evet Avni bir şey mi oldu?

Avni: Hülya Hanım banka kredisi için yine eşimi aramış

Ünal : Eşin ne demiş

Avni : meblağın çok yüksek olduğunu , yeterli teminat olmadığını

Ünal : Avni , eşinin yardımına ihtiyacımız var

Avni : Yapabileceği bir şey ise

Ünal : Hülya hanıma olumsuz cevap vermesin kredi onaylanması için onay
bekliyoruz gibi bir şeyler söylesin ,

Avni : konuşurum

Ünal : en fazla iki hafta sonra her şey hallolacak,

Avni başını evet anlamında başını sallar ve odadan çıkar

Ünal telefonu eline alır

‘mehmet durumumuz nedir

Mehmet : adamı buldum ,

Ünal : konuştuğumuz gibi ,1-2 haftaya burada olsun

Mehmet : anladım efendim

Aysun Can’ı okula yolcu eder.Kahvesini eline alır.Magazin dergilerini karıştırmaktadır.Çalan telefonun sesi ile dergisini bırakıp telefonunu eline alır.Arayan Hülya ‘dır

‘Günaydın Aysun Hanımcım’

Aysun ‘günaydın

Hülya ‘Nasılsınız ?Migreniniz nasıl oldu ?inanın bende Hülya,da kötüyüz bu bebek meselesi yüzünden

Aysun yutkunur ‘ daha iyiyim teşekkürler’

Hülya ‘bugün Tülay Hanımlar kulüpte olacaklarmış , ben de orada olacağım sizde gelin’

Aysun ‘Haberim var bir ara uğrayacağım’

EMir ve Feriha Tarhan’ların evinin önüne gelirler.EMir hafifçe gülümser

‘Hadi git al Belis’i

Feriha :’ gelmeyecek misin?

EMir :’şimdi iyi bir fikir olmayabilir belki sonra ‘

Eğilip Feriha’yı yanağından öper’ hadi çabuk ol bekletme özlerim sonra’

Feriha ,Tarhan’ların evine doğru gider .

Feriha gülümseyerek kahvaltı masasında olan ev halkını selamlar

Sophie kalkıp Feriha’yı öper.

Feriha : Belis tatlım

Belis annesine başını çevirir

Feriha : aa konuşmuyor muyuz

Belis göz ucu ile annesine bakar nerdeydin?

Feriha : babanla idik

BElis gözlerini açıp annesine bakar yalnız ikiniz miydiniz sadece

Feriha : evet der kızarmıştır nerden çıktı bu sorular hadi baban dışarıda bekliyor bizi

BElis masadan kalkar ‘Merve abla eşyalarım ,babam dışarıda hazırlanmalıyım,hadi ,saçımı toplayalım’

Mert soran gözlerle Feriha’ya bakar .

Feriha Mert’le göz göze gelmemeye çalışır.

Bugün çok güzel hava der konuyu dağıtmak için

Mert: demek buraya gelmek istemedi,isabet olmuş akıllı adam mış

Ömer : Mert ! ağabeycim

Feriha : daha sonra geniş bir zaman da tabiî ki gelecek

Sophie havayı yumuşatmak için araya girer ‘ Belis uzun hazırlanır bir şeyler iç’

Nebile Feriha’nın elini tutar’ bugün Sophie ile kulübe gideceğiz , bir yardım organizasyonu için sende gelir misin ‘

Feriha : olabilir çok isterim kaçta,

Nebile : öğleden sonra 3 ‘te

Feriha : orada buluşuruz o zaman

Belis koşturarak annesinin yanına gelir kendi çevresinde döner Mert’e bakar

Mert nasıl olmuşum

Mert gülümser fazla güzelsin der,Belis koşarak Mert’in yanına gider kucağına atlayıp onu öper

Mert ayağa kalkar

Feriha : Nereye

Mert : e ben götüreceğim Belis’i

Feriha tedirgin olur ,EMir’in Mert’in bu davranışından rahatsız olmasından çekinir
Mert Feriha’nın bir şey demesine fırsat vermeden kapıya doğru yürür.Belis masadakilere el sallayıp öpücük gönderir

EMir arabanın içerisinde saatine bakıp sabırsızlanmaktadır.Kapıya doğru baktığında Belis’i mert’in kucağında görür.Kendisine doğru geldiklerini görünce yüzündeki gerginliği belli etmemeye çalışarak arabadan iner.Belis kendisine el sallamaktadır.Gülümseyerek kızına bakar.Belis Mert’in kucağından Emir’e doğru uzanır.EMir kızını kucağına alır ve sıkıca sarılır.Yanağından öper.Belis gözlerini açmış babasına bakmaktadır

Mert : günaydın Emir bey

EMir soğuk bir ses tonu ile konuşur’ günaydın’

Mert : çeri girmediğinizi dışarıda olduğunuzu duyunca gelip bir merhaba demek istedim

EMir Mert’e bakar ‘ daha geniş bir zamanda çok istiyorsanız tabiî ki sizi ziyaret etmek isterim’

Mert başını sallar ‘ çok sevinirim ‘ der

Feriha ,EMir ve Mert’in yanına gelir.EMir Belis’i Feriha’ya uzatır

‘hayatım kızımızı al gidelim hadi’

Feriha kızını kucağına alır .Mert Emir’i baştan aşağı süzer eğilip Feriha’yı ve Belis’i yanaklarından öper ‘bu gün ben işlerin başında olurum sen keyfine bak der ‘

Emir yumruklarını sıkar , sinirlendiğini belli etmemeye çalışır .


Nebile : Ömer ,Mert ile konuşmalısın bazen bu konuda haddini aşıyor

Ömer : kOnuşurum anne ,

Nebile : sen mert’i haklı mı görüyorsun

Ömer : Anne , Feriha’nın bizim için değerini biliyorsun , onu kimin yerine koyduğumuzu da Mert iyiliğini istiyor , ve bu konuda yani sabahki konuda bana sorarsan haklı .tamam bir çocukları var ,geçmişte yaşadıkları bir birliktelikleri var ama bu böyle olmaz, o adam bu masaya Feriha’nın kocası olarak oturmalı ,


2 saat sonra Feriha’nın evi

Emir : Gitmesen olmaz mı ?

Feriha : söz verdim ,en fazla 1-2 saat

Emir’in yüzü asılır ‘ uzun zaman ‘der

Feriha Emir’in yüzüne dokunur ‘ hem sende kızınla biraz yalnız kalırsın’

EMir ,’haklısın , sonrada seni kızımla gelip kulüpten alırız ,üçümüz yemek yeriz belki

Feriha ‘Koray ve Hande’ye haber verirsin’

EMir gülümser ‘anlaştık’ der .Eğilip Feriha’yı boynundan öper .

Belis koşarak babasının yanına gelir EMir kızını kucağına alır ‘ bugün beraberiz prensesim ne yapmak istersin’

Feriha çalan telefon ile EMir ve Belis’in yanından ayrılır yanlarına geldiğinde Belis’in Emir’in eline bir bebek verdiğini beraber oyun oynadıklarını görür .

EMir : Kimdi ?

Feriha : Sophie idi ,

Feriha EMir ve Belis’in yanına oturur .Bebeklerden birini eline alır

Belis ‘ anne babamla oynuyorum!

Feriha : tamam kızım bende bakıyorum size

Belis : Babamla yalnız oynamak istiyorum

Emir kahkaha atar ,Feriha bebeği bırakır ‘ iyi al babanı , ben gidip hazırlanayım o zaman’

Yarım saat sonra Feriha merdivenlerden iner ,üzerine giydiği mercan renkli elbise ,yüksek topuklu ayakkabıları ve krem rengi ceketi ile nefes kesici görünmektedir.Saçlarını tepeden toplamış çektiği koyu renk kalem gözlerinin rengini daha da belirginleştirmiştir.Emir hayranlıkla Feriha’yı süzer

Emir : o etek biraz kısa değil mi?

Feriha umursamaz bir tavırla cevap verir ‘efendim?’ Emir’in cevabını beklemeden saatine bakar çalan korna sesi ile ‘ ha Sophie geldi ben çıkayım ‘ der

Emir Belis’in elinden tutar Feriha’yı geçirmek için kapıya yürür.Feriha EMir’in yanaklarına hafif bir öpücük konduracakken EMir ,Feriha’dan hızlı davranıp dudaklarında öper

Feriha’Emirr makyajım!’

Feriha eğilip Belis’i de hafifçe yanağında öper ,bahçede yürürken kendisini izleyen Emir ve kızına dönüp onlara el sallar

ambra
11-04-12, 00:15
XXVIII
EMir kızına döner ‘ ne yapalım ,alışverişe çıkalım mı kızım’
Belis’in gözleri ışıldar ‘hemen gidelim’
Emir Belis’in üzerini giydirir ,onu kucağına alır ,arabaya binerler ve Akmerkez’e doğru yol alırlar.

Sophie : Sabah konuşamadık neler oluyor
FEriha : Dün seni aramış
Sophie : evet şaşırdım ,senin için bir sürpriz hazırladığını BElis’in bizde kalıp kalamayacağını sordu
Feriha : güzel bir süprizdi.
Sophie : gözlerinin ışıltısı ve yüzünün aldığı şekle bakılırsa daha fazlası galiba ama susuyorum
Feriha : bu dernekteki yardım organizasyonu ne ile ilgili,
Sophie : şiddet gören kadınlar ile ilgili
Feriha duraksar ,Sophie dudaklarını ısısır ,
Feriha : ben iyiyim ,bu çok iyi oldu ,bu konuda söyleyecek ve yapacak çok şeyim var.
Sophie : Nebile annenin yakın bir arkadaşı Tülay Hanım derneğin başkanı ,eminim konuşacak çok şeyiniz olacak
Aynı anda Dernek Binası
Aysun dernek binasına girer , toplantı salonunda olan birkaç arkadaşı ile selamlaşır
‘merhaba Tülay ‘cım nasılsın?
Tülay : Aysun bu ne güzel bir sürpriz teşekkürler sen ?
Aysun : teşekkürler
Aysun bir an duraksar ,Tülay’ın yanında duran Nebile’yi tanımıştır. Bu kadın Feriha’yı genç bir erkekle birlikte restoranda gördüğüm kadın der içinden .Başı ile Nebile’yi selamlar ve elini uzatır
Nebile : Merhaba ,
Tülay : Aa Aysun’cum, Nebile’nin oğlu ile EMir ortak oldu ,ben tanıştığınızı sanıyordum
Aysun : Hayır , tanışmamıştık.Nasılsınız ?
NEbile : teşekkürler iyiyim
Tülay: ee yalnız mısın ?Hülya Hanım ve Rüya yok mu
Aysun : geleceklerini biliyorum ama konuşmadım.ama a bak geldiler işte

.Rüya ve Hülya gülümseyek Aysun’nun yanına gelirler

Hülya : Ah Tülay hanım çok güzel bir organizasyon çok iyi düşünmüşsünüz

Aysun : Nebile hanım sizi Hülya Hanım ve Rüya ile tanıştırayım Rüya oğlumun çocuğunun annesidir

Nebile hanım da EMir’in yeni ortağının annesi

Hülya : öylemi çok memnun oldum

NEbile Hülya ve Rüya’yı hafifçe başı ile selamlar

Rüya : yaa anne bu organizasyonun konusu ne idi

Hülya : şiddet gören kadınlara yardım yapacağız ya kızım

Rüya : niye şiddet görüyorlarmış ne yapmışlar bence kesin bir şey yapmışlardır

Rüya nın bu sözleri bir an sessizlik olmasına neden olur.Nebile hafifçe gülümser

Aysun’nun kulağına eğilir ‘ demek oğlunuzun çocuğunun annesi , torununuz ve oğlunuz için gerçekten üzüldüm’ der

Aysun’nun cevabını beklemeden kulübe giren Feriha ve Sophie’nin yanına doğru gider.

Aysun ve Feriha göz göze gelirler.FEriha görmemezlikten gelip AYsun’a bakmaz.
Nebilenin elini tutar ,toplantı için oturacakları yere doğru ilerler.

Rüya : aa anne o kızda burada
Hülya : bana bak Rüya bugün yeterince saçmaladın , artık ağzını açma .Aysun hanımın yanından da ayrılma



Belis : Baba bunu da istiyorum
Emir : tamam kızım nasıl istersen , istersen kırmızısı da var onu da alalım
BElis gülümser olur olur süper olur

Baba kız alışveriş yaptıkları mağazadan çıkıp alışveriş merkezinde dolaşmaktadırlar.Belis’ off yoruldumm’

EMir kızını kucağına alır ,alışveriş merkezinden çıkarlarken bir iki gazetecinin resimlerini çektiğini fark eder.Belis korkmuştur.

Emir :şiştt kızım korkma

EMir gazetecilere döner : Lütfen çekmeyin ,kızım korkuyor

Muhabir : kızınız mı ? EMir bey bizler sizin bir oğlunuz olduğunuzu duymuştuk

EMir soruya cevap vermez arabasına doğru gider

Muhabir peşlerini bırakmaz’ Emir bey , kızınızın ismi ne ? kızınız olduğunu bilmiyorduk , Rüya hanımla mı

EMir Rüya’nın ismini duyunca duraksar’ hayır , rüya hanım’dan değil, benim ve eşimin yani Feriha hanım ve benim kızımız

Muhabir: nasıl , eşiniz mi?

EMir muhabiri dinlemeden Belis’i arabaya bindirir kendide biner ve alışveriş merkezinden ayrılırlar

Telefonunun çalması ile arabayı sağa çeker.Arayan babasıdır

Külüp
Dernek müdür Tülay hanım konuşurken ,Feriha ‘da göz ucu ile Rüya ve Aysun’a bakmaktadır.Yan yana oturmuşlardır.

Sophie Feriha’ya doğru eğilir’takma kafana ‘

Feriha ‘takmıyorum gerçekten’

Sophie ile kısık sesle konuşan Feriha yanına oturan kişinin kim olduğunu gördüğünde ufak çapta şok geçirir

Hande

Hande ‘selam Feriha’

Feriha’ burada ne işin var’

Hande gülümser burada mı senin yanında mı ?

Feriha cevap vermez

Hande ‘senin yanındayım çünkü doğru taraf burası bunu biliyorum ‘der

EMir'in çalan telefonuna cevap vermek için arabasını sağa çeker

EMir :efendim baba
Ünal : Nerdesin ,Hillse gelmemişsin
Emir : bugün izin verdim kendime
Ünal : bu ne demek şimdi Ünal tam EMir’e bir şeyler daha söyleyecekti ki telefonun öbür tarafından gelen ses ile duraksadı

Baba niye durduk hadi gidelim

Ünal yutkunur EMir ,getir onu bana görmek istiyorum

EMir şaşkındır ‘ baba iyi misin sen ?

Ünal : Hillsdeyim gelin hadi

Emir şaşkınlıkla telefonunu kapatır .Belis’e döner önce bir yere gitmemiz lazım sonra parka gideriz olur mu ?

Belis : umarım uzun sürmez

EMir gülümser ‘seninle ne yapacağım ben ‘

Emir arabasını Hills’in önüne park eder.Kızını arabadan indirir.Kucağına alır

İşte kızım bak burası babanın ve annenin iş yeri.

Belis meraklı gözlerle etrafına bakmaktadır
EMir kucağında Belis Hills’e girer.Odasına doğru gider .Ünal içerdedir.
Ünal ayağa kalkar.Belis’e bakar gülümser.Belis gözlerini açmış Ünal’a bakar .EMir’e döner
Baba bu adam kim ?

EMir gülümser ‘bu adam benim babam kızım yani senin..

Ünal EMir’in cümlesini tamamlar ‘deden, ben senin dedenim küçük hanım’

BElis gülümser dedem mi ??

EMir şaşkınlıkla babasına bakar

Ünal : kucağıma alabilir miyim ?

Emir duraksar ,Belis babasının cevabını beklemeden Ünal’a doğru uzanır
Ünal Belis’i kucağına alır ‘ sen ne kadar güzel bir kızsın böyle ‘ der hafifçe yanağından öper.

Belis kucağında bir müddet oturur.Gözlerini Belis’den ayıramamaktadır.İçindeki hissin tarifi yoktur .Rüya’nın çocuğunu ilk gördüğünde neden benimseyemediğini şimdi daha iyi anlamaktadır

EMir saatine bakar gitmemiz gerekiyor ,
Belis ama baba dedemi daha yeni bulduk
Ünal gülümser başka bir gün daha uzun görüşürüz olur mu ?
BElis : parka gidip kaydıraktan kayabiliriz mesela ,
EMir ve Ünal gülümserler
Emir : hadi anneyi bekletmeyelim BElis
Ünal : Belis ?
Emir : evet
BElis : evet BElis ,aşk meyvesi

EMir kahkaha atar BElis’i kucağına atar. ‘aşk meyvesi imiş sen hiç gördün mü aşk meyvesi ha ?

Belis hayır anlamında başını sallar

EMir ben gördüm ‘ sensin’ der kızını öpmeye başlarrr

Feriha gelen telefonuna gelen mesaj ile irkilir.
‘aşkım biz baba kız geldik bekliyoruz seni’

Feriha gülümser ,Hande ile göz göze gelirler ‘emir gelmiş ‘

Hande : akşam birlikteymişiz

Feriha : yemek yiyelim dedik

Hande : Belis gelicek mi?

Feriha : Bilmem sorarız isterse gelir ,istemeze kimse getiremez

Hande gülümser çok inatçı ha ?kime çekmiş acaba

Toplantı bitmiş ,görev dağılımları belli olmuştu.Salon yavaş yavaş boşalıyordu.
Aysun ağır adımlar ile Nebile ‘nin yanına gelir

‘tanıştığımıza çok memnun oldum sanırım daha sık görüşeceğiz

Nebile ‘öyle görünüyor’

Rüya ve Hülya Feriha’yı süzmektedir.

Bir anda tüm gözler kapıya doğru döner.EMir kucağında Belis kulübe girmiş toplantı salonuna doğru gelmektedir.Tüm gözler üzerindedir.Aysun’nun bakışları donar .Şaşkın bir şekilde EMir’e ve kucağında tuttuğu küçük kıza bakmaktadır.Küçük kız ufak kollarını EMir’in boynuna dolamış ,çevresine şaşkın gözler ile bakmaktadır.EMir bakışlara aldırmadan Feriha’nın yanına doğru gider .Eğilip Feriha’yı hafifçe öper .Belis’de annesine ufak bir öpücük verir.EMir başı ile Sophie ve Nebile’yi selamlar ,Hande’ye göz kırpar .

‘evet annesi biz geldik nasıl geçti ?

FEriha : iyi ,güzel şeyler yapacağız

EMir gülümser ,Feriha’nın elini tutar ‘ hadi gidelim artık, ‘

İki aşık salondakilerin şaşkın bakışları altında yanlarında kızları el ele salondan çıkarlar..

azisim
11-04-12, 21:13
Aska Uyanis 11 bölüm

Feriha saclarinin arasinda dolasan eli hissetsede gözlerini acmak istemiyordu..

Emir;Hadi ac bakalim gözlerini uykucu..Bak neredeyse ikindi olmak üzere,daha aksam icin hazirlik yapman gerekiyor ..Yoksa acliktan ne yapariz bilemiyorum

Feriha nazli nazli gözlerini acti,muhatabinin yatagin kenarinda oturuyor olmasi daha önce uyanmis oldugu anlamina geliyordu.Feriha merakli merakli emirin

yüzüne bakti

Feriha;Sen ne kadar oldu uyanali..?Emir saatine bakti..

Emir;Asagi yukari 4 saat diyebiliriz..

Feriha birden dogrulup oturdu yataga ve hayretinin sesine bile yansiyan tonuyla

Feriha;Hiiiii..Neden beni daha önce kaldirmadin..

Emir;Öylesine tatli misil misil uyuyordunki kiyamadim..Ama artik kalkma zamani,neler buldum neler ama ilk önce seninle restorantin mutfagina gidip birseyler

hazirlamamiz gerekecek..Feriha alel acele giyinirken bir yandan da emirin yüzüne manali manali bakiyordu..

Feriha;Ne yani yiyecek birseyler mi buldun ..

Emir;Ufak tefek seyler ama karnimizi doyurabiliriz diye umuyorum..Feriha üzerine birseyler gecirmisti bile dün geceki bavuldan..

Feriha;Aslinda artik kulübeye geri dönsek..

Emir;Aaaa oyun bozancilik yapma..Burasi öylesine güzelki ama ilk önce hazirlik..Hadi ben herseyi hazirladim..Hayatimda ilk defa gercekten ben kendimi bu kadar

Dönüslerden,huzursuzluklardan,aldatislardan,yanlis lardan ve riyakar düsüncelerden uzak hissediyorum.Sanki yeni yeni nefes aliyor gibiyim..Aslinda bunu..

Demis ve cümlesini bitirmeden susmustu emir..Ferihaya bakan bakislari baska bir yöne yönlendirmek istedi..Duvarlar bakarak sözlerine devam etti..

Emir;Burasi büyüyleyici bir atmosfer..Insan kendini rüya aleminde saniyor..Hadi gel benimle kesfettigim otelin diger bölümlerini beraber gezelim..

Emirin pesinden feriha yürüyor ve bu cok sirin otelin aslinda ne kadar eskiye özenilerek yapildigini kendiside görüyordu.Duvarlardaki iscilikler tablolar..

En son restorant bölümüne girdiler..Feriha daha da sasirmisti..Sanki öylesine siddetli birsey olmustuki..Servis tabaklari bile masalarin üzerinde duruyordu.

Emir ferihanin saskin saskin etrafi seyreden haline aldirmadan elinden tuttugu gibi mutfaga sokmustu ferihayi..

Ve tezgahin üzerinde duran ve yenebilecek seyleri göstererek

Emir;Iste feriha hanim ..Bulabildiklerim bunlar..

Feriha;Ama ocaklari nasil yakacagiz..

Emir;Bir dakika diyerek..Elini mutfaktaki lambanin dügmesine götürerek üzerine basti.Isiklar yanmisti Feriha hayretle

Feriha;Nasil yaptin bunu..

Emir;Jeneratörü buldum.Bir kac cekic darbesiyle hallettim isimi..Artik calisiyor..

Feriha;Peki o zaman bir kilo un ile ekmek yaparim..Zeytin peynir tenekelerini nerden buldun bilmiyorum..Ama kontrol eder zeytin ve peynir cikartirim ve tursu

tenekesinden de tursu Biraz Cay ilede cay demleriz..Artik Karnimizi doyurmak icin bu yeterli olur sanirim..

Emir;peki öyleyse ben sana 1,5 saat mühlet veriyorum..Sonrada üzerine daha özel birseyler ara ve giyin..Yattigimiz odanin kapisindan seni alirim..

Sen herseyi hazirla burda bir tepsiye koy ve birak ondan sonra hemen hazirlan..

Feriha;Emir nE yapmak istedigini anlayamiyorum..Emir tatli tatli gülümseyerek

Emir;Sürpriz..Sabah benim gördügüm manzarayi seninde görmeni istiyorum...Hadi sen dediklerimi yap gerisine karisma..demis ve mutfaktan cikip gitmisti

Feriha dudak bükmüstü ama denileni yapmisti..Hazirliklari tamamlamis ondan sonrada arkadaki odalari gecerek yattiklari odaya dogru yürürken üste dogru bir merdiven

dikkatini cekmisti..Yavasca merdivenleri cikti..Heryer toz toprak olmustu..karsisina siralanan kapilardan birinin koluna cöktü.

Kapiyi acmis ve iceriye girdiginde yine bir otel odasiyla karsilasmisti..Ama birazda konforu yüksekti bu odanin..Etrafta biraz gezindikten sonra elbise

dolabina yöneldi Kapisini acti..Elbiseler icerisinde yesil ve ipek bir elbise üzerindede beyaz tüylü bir lizöz duruyordu

onu aldi söyle bir silkeledikten sonra karisinda duran aynaya bakarak üzeine giyindi.Etijerin üzerinde buldugu birde inci bir kolyeyi..Saclarini da topuz yapti

Incili tokalarla süyledi topuzu..Iste hazirdi..Yine geldigi gibi odadan cikti..Koridorda bir göz gezdirdi sonra yine yavasca indi merdivenlerden ve

Odanin kapisina geldiginde emir karsisinda duruyordu..Üzerindeki ona cok yakismis bir beyaz ceket vardi beyaz bir t-sörtün üzerine giydigi.Pantalonu ise ketendi

Ilk önce ferihayi görmedi kapinin önünde ferihaya arkasi dönük yaslanmisti.

Emir;Feriha bak bes dakika daha birsey söylemezsen odaya girecegim artik..Feriha emirin arkasindan yaklasti ve kulagina dogru fisilti halinde

Feriha;Ben burdayim.emir..Emir birden arkasini döndü,döndügü gibide agzi acik kalmisti..Sadece gözlerini ayirmadan ferihaya bakiyordu artik..

Emir;Fe...ri..ha..Cok...cok::GÜZEL OLMUSSUN::diye kekeleyebilmisti sadece emir..

Feriha;Elbisemi begendinmi..?

Emir;Elbiseyi tasiyan icindeki kisidir..Bence sen ne giysen sana yakisacak kadar güzel bir kizsin..Simdi iste tam baloya giden külkedisi olmussun.Feriha utanmis,basini önüne egmisti.

Emirin ferihanin yanaklarinin kizarmasi ve utanmasi cok hosuna gitmisti..Emir ferihanin elini alip koluna gecirdi ve

Emir;Hayatindaki en güzel manzarayi görmeye hazirmisin..?

Feriha;Hazirim öyleyse yürüyün bakalim külkedisi..

Pansiyonun lobisine geldiklerinde..Emir kapiyi acmadan bir durdu.Sonra birden kapiyi acti ve beraberce disariya ciktilar..

Panyiyonun kapisindan gölün bir kac metre icine kadar uzanan odun iskelenin kenarlarina mumlar dizilmis..Ve iskelenin bittigi yerdede masa hazirlanmisti.

ikiside yavas adimlarla yürümeye basladilar..Iskelenin sonundaki masaya geldiler ilk önce centilmence emir ferihanin oturmasina yardim etti.Sonra da

Kendisi oturmustu..Doganin cömertce davrandigi cennet bir köseydi burasi..

Feriha gercekten emirin dedigi kadar muhtesem bir manzarayla karsi karsiyaydi..

Artik batmaya yüz tutmus günesin göle vurmasiyla olusan isik cümbüsü insanin gözlerini kamastiracak cinstendi..Feriha derin bir nefes almis..

Emire dönerek..

Feriha;Gercekten denizde sahit olmustum günesin batimina ama buradaki daha ayri bir haz verdi.Sonrada arkaya dogru bakarak mumlari ima ederek

Emir cok ugrasmissin cok tesekkür ederim..

Emir;Rica ederim..Unutma aslinda biz balayinda bir ciftiz..Feriha sanki emirin son söyledigini duymamis gibi yapti..Beraberce günes kavusuncaya kadar

ekmeklerini yediler..

Emir yedikten sonra

Emir;Gerci menümüz o kadarda sahane degil ama..dedi gülümseyerek..

Feriha;Karnimizi doyurdukmu..?Doyurduk..Hemde herkezin göremeyecegi bir manzara esliginde..Tesekkür ederim emir..derken feriha duygusallasmisti.

Emir;Ne demek her kocanin karisi icin yapabilecegi seyler bunlar..

Feriha;Hayir ..Emir saka degil ben gercekten tesekkür etmek istedim..Emirde ciddilesmisti anlamli anlamli bakti ferihanin yakut gözlerine bir an

sanki hersey normal seyirini kaybetmis dünya durmustu ikisinin bakismalari sirasinda..Ilk kendini digerinin gözlerinden ceken feriha oldu..Günesin batisina basini cevirerek

Feriha;Bak günes kizil saclarini savurarak veda ediyor güne..Günesin göle hitabidir bu ,asiklarin dilidir gölün üzerindeki isik hüzmelerinin oynasmasi

Emir ferihanin günesin batisini anlatisini büyük bir hayretle dinliyordu..

Feriha;Keske müzigimizde olsaydi..Derken günes son defa göz kirpiyordu..Batiyordu artik..

Emir;Tamamen unutmustum..Simdi geliyorum..Diye kosturarak gitti..Ve biraz sonrada müzik sesi yükselmisti pansiyondan..Titanigin müzigi caliyordu fonda..

Emir gittigi gibi cabucak geri dönmüstü..Ve ferihanin yanina gelerek

Emir;Bu dansi bana lütfederlermi acaba külkedisi..

Feriha Gülümseyerek;Tabiki deyip ayaga kalkmisti..Emir ferihayi kollarina aldiginda ise artik herseyin rengi coktan degismisti .Her ikisi icinde..

Artik hava iyice kararmisti..Emir ferihaya sarilmis.feriha ise emirin omzuna yasladigi basini gözleri kapali halde hic kaldirmamacasi kendinden gecmisti

Kacinci defadir sarki caliyordu ikiside bilmiyordu...Emir ferihaya

Emir;Feriha bu aksam kalbine misafir olmak istesem..Feriha kafasini emirin omuzundan kaldirarak gizemli yakut bakislarini emirin ela bakislariyla bulusturdu

Feriha;Misafirler ebedi kalmazlar emir..

Emir;Arzularimizin akisindaki damitilmamis hülyalarimizin adresi sadece bizi birbirimizin kiliyor desem..

Feriha;Hülyalarin adresi kalp degil akildir emir..

Emir;Peki gönüllerimizin birbirine ebedilesmek icin söz verdigini söylesem..

Feriha;Ebediyet kalbini misafir degil ,sadakat düsüncesiyle örüp isledigi duygularin tek adresi kilandir emir..

Emir;Ya sana senin tanimadigin bir ferihayi taniyorum.Onun bana karsi kayitsiz kalmayacagini biliyorum desem..

Feriha;Senin tanidigin feriha hayatin fantazisine uyguladigi tutkulari kadar,gerceginden kacamadigi olaylarla yüzlesmesini bilen kizdir..

Emir;Ya seni senin düsünemedigin kadar arzuluyorum desem..

Feriha;Emir biliyormusun askta vücud tekmil uzviyetiyle adanistadir.Eger böyle bir adanis ve arzu hissedersen ask iste odur..

Emir;Demekki arzulanisin sifresidir ask öylemi feriha..

Feriha nemlenen gözlerini emirin bulutlanan gözlerinin icerisinde kaybedeli cok olmustu..

ikisininde gözlerindeki nemler yasadiklari duygu yogunlunun sahidi gibiydi

Feriha Sadece emirin sordugu soruya

Feriha;Evet diyebilmisti.

Emir ferihayi yavasca kucagina almis ferihada hic sesini cikarmamis basini emirin omuzuna koymustu.

Emir ilk önce pansiyonun sonrada yattiklari odanin kapisindan iceriye girmisti..

Arzulanisin kamcilari zamanin en tutku dolu dakikalarini getiriyordu ikiliye..

Bana rep ve yorumlariyla destek veren herkeze cok tesekkür ediyorum.Hikayemin begenilmedigini düsündügüm an bitiririm zaten.

Ebru-Polat
11-04-12, 23:41
Vallah kizlar helel olsun sizlere,kac gundur beni ikna ediyorsunuz yeni senaryo yazmama.
Yazmak istemiyordum ama sizin iknalariz beni senaryo yazdirmaya ikna etti:img-hyste

Ama bakin cok zor bir senaryo olucak,oyle kolay kolay hic bir sey olmiyacak :img-wink:
Emir(bos bakislariyla):Nerden emin olucamki o bebek benden?

Yalan,ofke,nefret,kin,yakip,dokmek,yok etmek,sirtini donmek,gitmek…

Insan hayatindan kac kez hata yapar?O insani hersey ragmen affedersin helde deliler gibi severken ama bir gun kalbini bir bicak saplar ve arkasina bakmadan gider.

4 yil sonra…

Franca

Feriha(yerinden firlar,ellerini masaya vurur,bagirarak):O Hillsi istiyorum,ister komple ister yari,ama istiyorum
Arda(Hem Ferihanin yakin arkadasi hemde is ortagi):Ferihacim anliyorum ama Unal bey …
Feriha(Ardaya bakar):Umrumda deil,sartmi kabul edin,miktarmi hic onemli deil
Sofi(odaya girer):Ferihacim ne oluyor?
Arda(Sofiye’ye bakar):Hillsi konusuyorduk
Sofi:Sen hale halletmedinmi o isi?
Arda(derin nefes alir):Halledicem ama sarti var Unalin …
Sofi(ilk once Feriha daha sonra Ardaya bakar):Ne sarti?
Arda:Ortaklarini Istanbulda istiyorlar.

Feriha yerine oturur,elini cenesinin altina koyar,bakislari masanin ustundeki cercevelere kayar…

4 yil once…

Ruyanin gelmesiyle hersey altustu olur.Feriha her ne olursa olsun Emirin yanindan olucakti ama Ferihanin yuzune inen tokat herseyi kopmasina sebeb olur.Oyle bi kopma noktasina geldilerki Feriha bir sureliyine yanliz kalir,bu tokatan herkesin haberi olmustu.Herkes kendincen pilanlar kuruyordu.Hande,Koray Ferihayi eve getirmek icin,Aysun,Ruya,Unal,Hulya Ferihayi dahada uzak tutmak icin Ruyanin bebeyini kulandilar.Ferih dahada cok cikmaz sokaga girdi.Annesini aradi cunku cok yanlizdi,inandigi ne varsa hepsi yikilmisti,hepsi kul olup ucmustular,tek bir tokat herseyi bitirdi ama en kotusu tokatan sonra Emirin laflari oldu.

Feriha bir sure okulun yurdunda kaldi,Emir gece gunduz okulun yurdun bahcesinden sabahladi ama Ferihayi hic gormuyordu.Feriha bir sekilde basariyordu Emire gorunmeden cikmaya,zordu ama basariyordu.Oda arkdasi Ferihanin yanlizligina cok iyi gelmisti,onunla dertlesiyordu,onunla bir seyleri unutmaya calisiyordu.

Emir:Hayatim ellerimin arasindan kayip gidiyor
Koray:Kardesim yapma boyle,burak biraz kendine gelsin Feriha
Emir:Koray 1 ay oldu,1 aydir onu gormuyorum,sesini duymuyorum,nasil,na halde bilmiyorum.Nefes aliyorum ama sanki her an nefes alamiyacam
Koray:Nasil yapa bildin bunu?Onu dokunmaya kiyamazdin,onun o cani kardesinden,babasindan korudun ama sen …
Emir(gozlerini sim siki kapatir):Kendim nefret ediyorum Koray

Sahil…

Levent: Don ona Feriha,Emir sensiz bir hic,bunu sen benden daha cok iyi biliyorsun.Ayni evde iki yabanci olun ama o bilsekin sen o evdesin,sizing yatak odanizda uyursun,seni o okula burakiyor.Gozlerini her actigindan seni gorsun,senin kokunu hisederek uyusun.

Bir gun sabahin ilk isiklarinda Levent Ferihayi yurda burakmisti,Feriha Levente hic bir sey soylmeden arabdan iner,yurda girer,Levent Ferihanin yurda girene kadar bekledi,Feriha girer girmez gaza basti ve dogruca sahile…

Emir gorduyu manzararin karsisinda soka ugramisti,derin derin nefes alip veriyordu,direksiyonu sim siki sikiyordu,icindeki duygular hepsi altust olmustu,inandigi ne var ne yok hepsi parcalanip yok olmustu…

O gece Emir kac tane icki sisesi bosaltmisti kendisni bile bilmiyordu,tek bildiyi sey oda artik Feriha onun icin olmustu.artik oyle bir kadin onun icin yoktu.Ruya sabah erkenden Emire gelmisti,Emir zar zor ayakta duruyordu,kapiyi actigindan karsisindan sanki Ruya deilde Feriha vardi,Ruya bunu firsat biler ve Emirin kolundan tutar cunku dusecekti,Ruyanin yardimiyla odaya kadar geldiler,Ruya Emirin yataga yatirir,Emire bakar coktan sizmisti.Ruya hemen anlarki bu tek sansi oldugunu ve Emirin uzerindekilerini tek tek cikarmaya basladi…

Feriha sabah inanailmaz bir haber aldiktan sonra hizlica okula gider,bu haberi Emire vermek icin ama okulda yoktu,Feriha kendi derslerinin bitmesine bekler,dersler bitikten sonra,hemen taksiye atlar Etilere gelir.

Hizlica apartmana girer,asansore biner,asansorden iner hizlica kapinin onune gelir,ilk once zili calmak istedi ama daha sonra vazgecti,cebindeki anahtari cikarirmkapiyi acar iceri girer.Feriha salona bakti icki siseleri gorur,derin nefes alir ve tam donucekti Emir belinden havlu banyedan cikar,Emir karsisindan Ferihayi gorunce sok olmustu,goz ucuyla odaya bakar…

Feriha(gozlerini kacirir): Biliyorum …
Emir(lafini keser):Neden geldin?
Feriha(biliyordu Emirin boyle yapicagini):Lutfen sadece beni dinle

Emir yalanlari oyrendiyinden Ferihani olduren bakislariyla bakar.

Emir: Dinliyorum

Feriha Emire dogru bir adim atar,Emir yine goz ucuyla yatak odasina bakar.

Feriha(cantasindan test sonuclarini cikarir):Bunu oku(Emire uzatir)

Emir Ferihanin elinden test sonuclarini alir ve okumaya baslar,Feriha buyuk bir heycanlar Emire bakiyordu.Emir okudugu sonucla bir kez daha sarsilir.

Feriha(gozleri dolar):Hamileyim

Ruya coktan uyanmisti,yavasca yataktan kalar,carsafi uzerine dolar ve yavas adimlarlar kapinin yanina gelir.

Emir elinden kagi ezer,nefret dolu Ferihaya bakar,Feriha Emirin neden boyle oldugunu anlmaya calisrir,sorunu bakislariyla Emire bakar.

Emir(bos bakislariyla):Nerden emin olucamki o bebek benden?

Feriha dudyuklari karsisindan sok olmustu,gozlerini biraz kisar Emire bakar,tam agzini acip bir sey soyliyecekti,Ruya odadan cikti.Feriha Ruyayla goz goze gelir,gozleri uzerinden carsafa kayar,daha sonra Emire bakar.

Simdiki zaman…

Arda:Feriha simdi ne yapacaksin,kac haftadir bunu sana anlatmaya calisiyorum
Feriha(derin nefes alir):Tamam sartlarini kabul ediyorum ama oyle hemen tasinamam oraya,bunu biliyorsun
Arda(gulumsiyerek):Biliyorum,zaten sen tasinina kadar ben orda olucam
Feriha:Tamam ozaman islemlere baslar

ambra
11-04-12, 23:51
XXIX

Feriha tam kapıdan çıkacakken durur

Feriha : yemek , Handeler kaldı

EMir arkaya doğru bakar.Aysun ile göz göze gelir.İstifini bozmaz geliyor Hande der

Hande gülümseyerek yanlarına gelir ‘ bu ne acele böyle Emir !! evet bu küçük hanım akşam bizimle mi

EMir : bizimle tabi der Belis’e bakarak

Belis o sırada yanlarına gelen Sophie ve Nebileye ‘ye bakar ‘ Mert’e gidicem ben’

EMir’in yüzü asılır ‘mert mi bu nerden çıktı şimdi’

Belis : Mert’e gidicem

Emir Feriha’ya bakar .Kızgındır.Feriha ortalığı yatıştırmak için Belis’i kucağına alır

‘ Kızım gidersin sonra ,bak Hande ve Koray bizimle olucak’

Belis annesini dinlemez, Nebile’ye doğru uzanır ‘Mert’e gidicem!’

Feriha derin bir nefes alır Emir’ bakar EMir gözlerini evet anlamında kapatır

Feriha ‘ peki öyle olsun bakalım ‘

Belis ,Nebile’nin yüzünü okşar ,ensesinde topuz yaptığı saçları ile oynar

Nebile durur’ bak yaramaza , dur saçımı açacaksın’

Belis gülmektedir.Uzanıp Nebile’yi yanağından öper

Nebile gülümserken o sırada yanında geçen Aysun ile göz göze gelir.Aysun bir müddet durup EMir ,Feriha ve Belis’i izler , hiçbir şey demeden yanlarından ayrılır.

Emir ellerini iki yana açar ‘ e gidelim o zaman’

Bir ara Rüya ve Hülya ile göz göze gelir.Bakışlarını çevirir.Feriha’nın elini daha da sıkıca kavrar ve öper .


Hande , Emir ve Feriha yemek yiyecekleri restorana gelmişlerdir.

Hande : Burayı yeni keşfettik bakalım sizde beğenecek misiniz ?

EMir : ismini duymuştum gayet güzel görünüyor ama İstanbul’un en güzel restoranı değil, en güzeli bizimki olacak

Feriha gülümser ‘ ,Emir eğilip Feriha’yı başından öper

Koray gülümseyerek yanlarına gelir

‘nerede kaldınız ya ‘ eğilip Hande’yi öper ,Feriha’ya göz kırpar ‘hadi ‘

Hülya ve Rüya’nın evi

Rüya : anne gördün mü nasıl da almıştı kucağına
Hülya : orda değilmiydim ben? Hülya sinirlidir.
Rüya : anne ya öğrenirlerse
Hülya : sana bu konuyu açma demedim mi ?lafını bile etme ,ara şunu ne zamandır aramıyor bir şeyler çeviriyor olmasın
Rüya : e istediğimiz aramaması değil mi zaten ,bırak aramasın
Hülya derin bir nefes ,bizden tonlarca para isteyen adam herhalde durup dururken böyle sessizleşmez, bir şey çeviriyor olabilir ara dedim nerdeymiş
Rüya eline telefonu alır
‘ açmıyor
Hülya ‘ birazdan yine ararız. Şimdi EMir’i ara

Rüya ‘ne ‘
Hülya ‘ ara ,Ünal seni görmek istiyor yemeğe gel bize de
Rüya : ama anne gelmez ki
Hülya : off Rüya iki dakika akıllı olacak mısın kızım ? O kız ne kadar kızı ise Ünal’da o kadar oğlu değil mi onunla da ilgilenmeli bunu ona hatırlatmalıyız ,ona da o yanındaki kapıcı kızına da , meydanı boş bulmaması gerek

Rüya eline telefonunu eline tekrar alır

EMir’in telefonu çalar .EMir telefona göz ucu ile bakar sessize alır
Feriha :kim ?
Emir : boşver önemli değil
Feriha soran gözlerle EMir’e bakar
EMir : rüya , açmak istemiyorum ama

Hande ve Koray birbirlerine bakarlar

Feriha gerginliğini belli etmeden konuşur ‘ aç bence belki önemlidir, Ünal’la ilgili olabilir’

Emir istemeyerekte olsa telefonu açar

EMir : evet

Rüya : EMir merhaba nasılsın?

EMir derin bir nefes alır ‘iyi ‘ bunun için mi

Rüya : hayır , düşündüm ki Ünal sen ben ne zamandır vakit geçirmiyoruz , bize yemeğe gel diyecektim yarın

EMir duraksar ‘ haklısın Ünal’la ne zamandır vakit geçirmiyorum.Yarın Nedim Abi onu senden alır , akşam da bırakır ‘

Rüya susar

EMir : başka bir şey yoksa iyi akşamlar , Ünal’ı benim için öp

EMir telefonu kapattıktan sonra Feriha’ya bakar’ nerde ise 1 haftadır görmedim
Feriha başını sallar’ çok olmuş iyi yaptın canım’

Koray konunun dağıtmak için atılır ‘ ee yaza bizim düğüne Belis’e de küçük bir gelinlik giydiririz ha’
Hande ‘ ay evet benim nedimem olur’
Feriha gülümser
EMir ‘ yok öyle ben kızımı süsleyip insan içine çıkarmam
Feriha Emir’e bakar alaycı bir ifade ile konuşur’ Belis’e süslenmeden dışarı çık de istersen bir
EMir Feriha’ya bakar ,
Hande ‘ inanılmaz inatçı Koray görmelisin , dediğim dedik artık kime çekti ise ‘

EMir ve Feriha gülümser Emir’ gün aldınız mı kardeşim

Koray’ aldık kardeşim ,3 ay sonra

Hande ‘e anca hazırlanırım diye düşündüm’

Feriha gülümser ‘ yardıma ihtiyacın olursa haber ver’

EMir Feriha’yı izlemektedir. Hande ile düğün hakkında konuşurken bir ara bakışlarında bir şeyler sezer

Onunda aklına dağ evinde kendi aralarında yaptığı nikahın geldiğini düşünür.

Feriha Hande ile konuşurken ,EMir de Koray’la konuşmaktadır.Bir ara Feriha duraksar
Emir Hande’nin ‘ Feriha iyimisin , bir şey mi oldu’ dediğini duyar.
Ferihanın bakışları restoranın diğer tarafında olan bir masaya odaklanmış yüzü beyazlamıştır.

Emir Feriha’nın elini tutar ‘aşkım , iyi misin ? bir şey mi oldu ?

Feriha Emir’in elinin sıcaklığı ile kendine gelir’ başını sallar iyiyim ‘der gülümsemeye çalışarak

Garson verilen siparişleri getirmiş , keyifle yemeklerini yemektedirler.FEriha yemek boyunca durgun kalmıştır.Koray ,Hande ve Emir’in onlardan ayrı geçirdiği zamanda neler yaptıklarını dinlemiştir.

Emir tüm gece Feriha’nın elini bırakmamış ,ara ara elini öpmüş, her fırsatını bulduğunda da sarılıp ufak öpücükler kondurmuştur yanağına .Feriha ise Emir’in davranışlarını içten gülümsemeler ile karşılık vermiştir.Kahvelerini içerlerken arkalarından gelen bir ses tüm bakışları Feriha’ya çevirir

‘Etes-vous Feriha ‘ ( feriha sen misin ?)
Feriha duraksar , genç ve oldukça güzel olan kadın masayı selamlar bonjour (merhaba )
Feriha ‘ bonjour Belda ‘(Merhaba Belda )

BElda ‘ Comment – allez -vous? (nasılsın ?)

FEriha : Bien, merci , Pourquoi êtes-vous venu en İstanbul ? (teşekkürler iyiyim ,istanbul’a ne için geldin?)

Belda : Pour passer mes vacances ( tatilimi burada geçirmek için)

Feriha sert gözlerle kadının olduğu masaya bakar.Masada duran genç erkek yüzünü yere eğmiştir.

Feriha : Quelle est la durée de votre séjour?( ne kadar kalacaksınız ?)

Belda : Quelques jours ( birkaç gün)

Kadın Feriha ile gülümseyerek konuşmakta ancak Feriha kadına donuk gözlerle bakmaktadır.Sinirli olduğu her halinden bellidir.

Genç kadın duraksar hafifçe gülümser masadakileri başı ile selamlar’ Bonne nuit (iyi geceler ) der

Feriha bir müddet daha kadının arkasından sinirle bakar ,masada duran adama ters birkaç bakış fırlatır

Emir : Feriha , aşkım ,kimdi o

Koray : ne konuştuğunuzu anlamadım ama bir dövmediğin kaldı kadını

Hande Feriha’ya bakmaktadır.Feriha derin bir nefes alır ‘ hiç Fransa’dan bir tanıdık, benim Ömer’i aramam gerek ‘.EMir sorgular gözlerle ile Feriha’ya bakar
Feriha Ömer’i arar
‘ömer ‘
Ömer ‘Feriha bir şey mi oldu ?’
Feriha ‘evet’
Ömer ‘ ne nerdesin ?
Feriha benimle ilgili değil , Mert bu gece dışarı çıkmasın , hatta onu bir yerlere yolla ,Dubai, ne bileyim İngiltere , Belda burada ,birkaç gün buradalarmış

Emir ,Feriha’nın söylediklerini duyunca sertçe Feriha’ya bakar.Kıskançlıktan gözleri alev alevdir.Yutkunur tabağındaki tatlı ile oynamaktadır.Hande ve Koray şaşkınlıkla birbirlerine bakarlar

Feriha telefonu kapatır.Masada sessizlik olur.EMir sert bir ifade ile denizi seyretmektedir.Feriha EMir’in elini tutar ,Emir hafifçe elini çeker .

ambra
11-04-12, 23:53
XXX
Eve dönerken yol boyunca tek bir kelime etmemişti Emir .Sinirli idi, sinirinin kendisine yanlış şeyler yaptırmasından,söyletmesinden korktuğu için susmayı tercih etmişti.Feriha’nın evinin önüne geldiklerinde
Emir hafifçe Feriha’ya gülümser ‘iyi geceler’
Feriha duraksar ‘ içeri gelmeyecek misin’
Emir ‘ başka bir akşam’ der Feriha’yı yanağından hafifçe öper
Feriha şaşkındır.Başını hafifçe sallar arabadan iner eve gider.EMir ‘in arabasının lastik sesi ile irkilir
EMir sinirden direksiyonu sıkmaktadır.Evine gider.Bardan viski şişesini alır koca bir bardak viskiyi tek bir dikişte bitiri.Boğazı yanar ,içimin yanmasının yanında bu ne ki diye düşünür.İkinci kadehi doldurup içerken kapı çalınır ^’ bu saatte kim’ diye söylenerek kapıya gider.Kapıyı açtığında şaşkınlıkla
‘FEriha !
Feriha sert gözlerle Emir’e bakıyordur
EMir telaşla sorar ‘bir şey mi oldu ‘
Feriha ‘bunu bana değil sana sormalıyız bence’
Feriha içeri gider ,masada duran viski şişesini ve kadehi görür ‘başlamışsın yine ‘
Emir sessizce ‘sadece bir kadeh içtim’ der
Ferih ellerini iki yana açarak konuşur ‘ne oldu EMir , bi şey olmadı deme oldu biliyorum halinden belli
Emir Ferihaya bakar sesinin tonunu ayarlamaya çalışır ‘ tahmin etmen gerek ,’
Feriha : Ömer’i arayıp konuşmam mı ? feriha şaşkındır
EMir : Niye bu kadar şaşırdın ki o kadını gördüğünde bile daha az şaşırdın bu gece
Feriha başını yana eğer , EMir ..
Emir : EMir ,ne Emir ne Feriha ?
Feriha EMir’in yanına gider ‘Kıskandığını söyleme’
EmiR’ Feriha sana daha önce söyledim ,o adama katlanamıyorum dedim, sana kızıma bu kadar yakın olmasından hoşlanmıyorum dedim ,
Feriha : Emir bak hiçbir şey bilmiyorsun
Emir : öğrenmek istemiyorum Feriha ama bu gece öğrendiğim bir şey oldu ‘Emir’in sesi sinirden çatallaşmaktadır
FEriha : Yanlış anladın
EMir : yanlış anladım ha , ne anladığımı sana söyleyeyim mi sen de onu en az onu senin düşündüğü kadar düşünüyor muşsun
Bir müddet sessizlik olur.EMir masada duran kadehi eline alır .Bir dikişte bitirir.yutkunur.Soluk alıp verişi sinirden hızlanmıştır.Dışarı izlemektedir.
Feriha’nın sesi ile göz ucu ile ona bakmaya başlar
O gördüğün kız ,Mert’in 5 yıllık sevgilisi idi.,düzeltiyorum eski sevgilisi idi.,o masadaki adamda Mert’in bir zamanlar en yakın olduğu arkadaşı ,evlenecekleri günün sabahında ikisini yakalamış, uzun zamandır birliktelermiş, o gün düğün iptal oldu tabi ,sonra Mert’e kimse ulaşamadı kimse bir müddet ,5-6 ay ortalardan kayboldu.Sonra ,Amsterdam’da olduğu haberi geldi,Ömer gidip onu getirdi.ikisinin peşinden gitmiş ,onları takip etmiş,izlemiş,.Ömer onu bulduğunda alkol ile birlikte aldığı ant depresanlar yüzünden ölmek üzere imiş.Fransa’ya geldiğinde çok kötü idi tanıyamadım,kimse tanıyamıyordu,sert bir adam olmuştu, tabi edindiği bazı alışkanlıklar da vardı
EMir Feriha’ya döner soran gözlerle bakar
‘öyle bakma uyuşturucu değil, çok fazla içiyordu ,agresifti ,olup olmadık yerde kavga çıkarıyordu bir keresinde yanlışlıkla önüne geçen bir adamı fena dövdüğü için kamu yararına çalışma cezası verdiler
‘Bak sana anlamsız gelebilir bu söylediklerim hatta bana ne de diyebilirsin ,ama o insanlar bana zor anlarımda kucak açtılar EMir , Mert hep hayalini kurduğum kardeşim oldu benim, İnan bana Mehmet’ten daha çok kardeşlik yaptı bana
Feriha yutkunur .
Emir Ferihanın yanına gider ellerini tutar Feriha’ya bakar ‘.Feriha sol elini EMir’in yanağına uzatir hafifçe okşar.göz göze gelirler ,Emir Feriha’nın yanağında olan elini alır ve avuçlarının içini öper
‘daha önce anlatmalı idin , bu gece seni bıraktıktan sonra o adamı gidip benzetebilirdim’
Feriha sert bir bakış fırlatıp ‘ hiç şaşırmazdım, ‘ der
EMir çocukça gülümser yüzünü Feriha’nın boynuna gömer ‘ tek ben olmalıyım’
FEriha Emir’in yüzünü avuçlarının içine alır.Gözlerine bakar Birbirlerinin nefesini duymaktadırlar.
‘Teksin zaten ,hep öyle oldun’
Bir an zaman durur ,iki aşığın dudakları tutku ile birleşir.EMir ,Feriha’yı kucağına alır ve yatak odasına doğru yürür

Ertesi sabah
Aysun bütün gece uyumamıştır.Gözlerinin altındaki morlukları kapatıcı ile kapatmaya çalışmış ama başaramamıştır.
Rıfat : hayatım bir şey mi oldu
Aysun hayır anlamında başını sallar ‘ yeni bir şey değil migrenim yine ‘
Can elindeki gazeteye şaşkınlıkla bakmaktadır.Gözlerini açıp haberi seslice okur

‘EMir Sarrafoğlu yine mi gizlice evlendi’
Gece hayatının ve cemiyet hayatının beyaz atlı prensi EMir Sarrafoğlu dün öğle saatlerinde kucağında küçük bir kız çocuğu ile görüldü.Muhabirimizin kızınız mı ?sorusuna , eşim Feriha hanım’la bizim kızımız diye cevap veren yakışıklı playboy kafalarda acaba yeniden mi gizlice evlendiler sorularını uyandırdı.Patlayan flaşlardan korkan kızı ile diğer sorulara cevap vermeden hızlıca alışveriş merkezinden uzaklaşan Emir Sarrafoğlu bilindiği üzre yaklaşık 5 yıl önce Feriha Yılmaz’ı kaçırmakla suçlanmış genç çiftin daha sonra ailelerinden gizlice evlendiği ortaya çıkmıştı.Evlendikten kısa bir süre sonra boşanan çiftten Emir Sarrafoğlu ‘nun sosyetenin tanınmış ailelerinden Çelik’lerin kızı Rüya Çelik’ten bir oğlu bulunmakta .

Aysun ,Can’ın okuduğu haber sonrası sinirle EMir’i arar
Emir çalan telefon sesi ile uyanır ,arayanın annesi olduğunu görünce telefonu sessize alıp açmaz
Feriha uykulu bir ses ile konuşur’kimdi’
EMir umursamaz bir tavırla cevap verir’ boşver annemdi’ .
Feriha : saat kaç ? kalkalım mı ?
Emir dudaklarını çocukca büker yatakta sola doğru dönüp Feriha’ya daha sıkı sarılır, yüzünü boynuna gömer ve öper .’biraz daha uyuyalım ne olur’ der Feriha gülümser ,EMir’in hafifçe belinden aşağı inen ellerini fark edince ‘hani uyuyacaktık’ der
EMir başını kaldırır çapkın bir ifade ile gülümser ‘daha eğlenceli bir şeyler yapalım sonra uyuruz ‘der ve Feriha’yı dudaklarından tutku ile öper

Aynı anda Tarhanlar’ın evi
Ömer : gazeteye göz gezdirir, düşüncelidir
Sophie : Gazetecileri bilirsin ,abartmayı severler
Ömer : biliyorum ama bu durum hoşuma gitmiyor SOphie , tamam geri kafalı bir adam değilim ama bu nereye kadar
Sophie : biraz zamana ihtiyaçları var Ömer , öncesinde ani oldu da ne oldu
Ömer Sophie’ye bakar ‘ bazen Feriha için bu ortaklığı yapmakla iyi yapıp yapmadığımı düşünüyorum ,
Sophie : iyi yaptık aşkım inan bana , biraz daha zaman verelim,
Nebile gülümseyerek kahvaltı masasına gelir
Nebile : Günaydın ,Mert nerede ?
Ömer ve Sophie birbirlerine bakarlar
Sophie : odasında değil mi
Nebile : hayır baktım yoktu , hatta Belis’in odasına baktım ama Belis uyuyordu
Ömer telaşlanmıştı.Mert’i arar .
Ömer : kahretsin açmıyor
SOphie : sakin olalım , yürüyüştedir belki,
Ömer telaşla ayağa kalkar ,derin bir nefes alır ,ellerini yumruk yapmıştır.Nebile yavaşça sandalyeye oturur .Sophie ,Nebile’nin elinden tutar
Sessizliğ Ömer’in telefonu bozar
Ömer Mert arıyor
Sophie : dedim sana bak
Nebile : çok şükür
Ömer: nerdesin sen ağabeycim
Mert : oo panik havası bekliyordum ama şiddeti fazla olmuş
Ömer : dalga geçme neredesin
Mert : korktuğunuz yerde değilim , düşündüğünüz şeyi de yapmayacağım,ufak bir işim var halledip döneceğim
Ömer : Mert bak oğlum
Mert: abi ,iyileştim biliyorsun , buraya geleceklerini biliyordum ,şaşırmadım yani inan onlarla ilgili bir durum yok bana güven
Ömer : peki nasıl istersen

Ünal gazeteyi aldığında hafifçe gülümser Telefonu çalar
Ünal : Ha bende şimdi arar diyordum
Aysun :soğul espirilerine gülemeyeceğim Ünal , Oğlum ile ilgili okuduklarım doğru mu ?
Ünal: tek derdin bu dimi Aysun ? Feriha ? oğlum nasıl ,mutlu mu ,bir kız torunum var nasıl bir çocuk bunları merak etmiyorsun değil mi ?
Aysun duraksar , o kadının oğlumu tekrar kandırmasına izin vermeyeceğim
Ünal : istediğini yap ama yalnızsın ben yokum, ben oğlumun arkasındayım artık .ha bu arada sormadın ama söyleyeyim çok tatlı çok güzel bir kız torunumuz var

Aysun bir şey demeden telefonu kapatır.

1 saat sonra
Feriha : geciktik
EMir : sana uyumayalım artık demiştim
Feriha : anlamadım , sen mi dedin
Emir alaycı bir şekilde gülümser ‘ tamam dayanamıyorsun bana ama
Sözü koluna sertçe inen Feriha’nın eli ile kesilir’ ben göstericem sana dayanamamayı’
EMir gülümser , ‘sen Belis’i al ,ben işe geçeyim ,Belis’i eve bırakıp öyle gelirsin
Feriha başını sallar.El ele apartmandan çıkarlar.EMir Feriha’yı arabasının yanına götürür.Dudaklarından hafifçe öper ‘dikkatli kullan,kızımı benim için öp ve hemen gel’der

EMir gülümseyerek Hills’e girer , asistanının selamlar , asistanının cümlesini bitirmesini beklemeden odasına girer .İçerde kendisini bekleyen Mert’i görünce duraksar
Mert: Günaydın EMir Bey

azisim
12-04-12, 00:28
Aska uyanis 12 bölüm

Odanin kapisindan iceriye girdiklerinde Feriha sasirmisti yine..Odanin her kösesinde mumlar yaniyordu..

Cok sakin ve romantik bir hava vermisti mumlar odaya..

Emir ferihayi oturur halde yatagin kenarina indirmisti..Sonrada dizlerinin üzerine cökmüs öylece ferihanin gözlerinde misafir etmisti bakislarini ..

Emirin süpheleri vardi..Ferihanin istemedigi birseyi yapmayi asla istemiyordu..

Feriha ise emirin gözlerinde buldugu huzurla beraber herseyi unutmustu..

Onun icin ne gecmis ne gelecek vardi..Ani yasiyordu o an..Emir bakislariyla dokunuyordu sanki ruhuna ferihanin..

Emir;Feriha Bak...Dedigini anda feriha emirin dudaklarina parmaklarini kapatti..vE Cok yumusak ve pastel bir ses tonuyla

Feriha;Emiiiirr..Yorgun esen ilik rüzgarlar gibi serinletiyor bakislarin ruhumu..Birakta ne dün ne yarin olsun bu gece..

Birak senin dokunuslarin bu gece cennetim olsun.Yasadigimiz baska rengin baska cicegin tadini alayim..

Hic bilmedigim dokunuslarinin arasinda eriyip gideyim bu gece.

Bana seni anlatsin, bana seni yazsin kaderime düsen cemre bu gece ..

Ben araya nikah girmedikce hicbir arzunun bir parcasi olamayacagima inandim.Ama sen

Benim hem nikahlim hemde baska diyarlara acilan kapimsin.. bir benim olacaksin.yeminim aska adanisimsin bu gece.... Birak artik gönlünde huzur vermeyen o dürtüyü,

unutma sen ne olursa olsun bir parca her zaman benim olacaksin bu geceden sonra...Bense sonsuza kadar senin..demisti..

Emir anlamisti artik..Yüzüne yayilan

gülümseme ile sanki bütün vücudunun karincalandigini hissetti emir..Ferihaya uzandi dudaklari anlina degdi meleginin..Birden irkildi..

Emir endise ile

Emir;Melegim..Sen titriyorsun..Üsüdünmü yoksa?Feriha yanaklarinda al al askin goncalari acarken..

Feriha;Korkma..O senin dokunuslarinin vücüdumdaki kadinsi duygularimin önlenemeyen uyanislari..Dedi ve basini önüne egdi..

Emir ferihanin basini hafifce kaldirdi

Ve dudaklarina yavas yavas bir iki defa dokundu..Emirde sanki ilk defa böyle birsey yasarmiscasina heyecanlaniyordu..

Elleri titreye titreye ferihanin elbisesinin

askilarina uzandi.Feriha gözlerini kapatmisti artik..


Askiyi yavasca asagiya dogru birakti..Sonra ikinci askiya uzandi yine elleri titriyordu.Ferihanin gözlerini kapatmis olmasi

emirin isini daha da zorlastiriyordu cünkü..Sonra ferihayi yataga dogru yatirdi..Ferihanin bu gece hicbirseyi zorla yapmasini istemiyordu..

Üzerine yorgani örttü

Sonrada gelip kendiside ferihanin yanina uzandi..Feriha gözlerini actiginda kendisine tatli tatli bakan emiri görmüstü.Feriha titrek bir cicek gibiydi.

Feriha emirin ne demek istedigini anlamisti..Bu sefer feriha emirin tisortuna asildi ve üzerinden cikardi..

Ve emir artik kendini durduramayacagini biliyordu.

Elbisesini yorganin altindan cekip cikardi ferihanin ve karsilikli hamleler onlari sadece bir vücud olmayi istemesini haykiriyordu birbirlerine... Emir kendini frenleyemiyordu artik..

Ferihanin dudaklarindan boynuna dogru buselerine devam ediyordu..Ikiside arzunun kölesi olmustu artik..

Nefeslerin derinlesmesi ve emirin parmak uclarinin her dokunusunda ferihanin agzindan cikan ahlar

Gecenin karanliginda sadece iki sevgiliden baskasinin olmadigi bir dünyalarinin oldugunu müjdeliyordu körpecik vücudlarina..

Emirin ferihayi mutlu etme cabalari gece boyunca ferihanin dudaklarini mekan tutan dudaklarinin tek sahidi gibiydi.

Ikisinin de terleri bibirlerine karismis

yasadiklari gecenin mutlu sonla bitmesine az kaldigini söylüyordu mantiklarina..Nefes nefese kalmislardi..Zevkin doruklarina yaptiklari yolculuk artik sona ermisti

Emir ferihayi koluna yatirmis hala derin derin nefes alirken.Ferihada farkli duygular yasiyordu adeta..

Emir ferihanin terlerini silerken feriha birden atilip

emirin dudaklarina dokundu ve uzun süre birakmadi dudaklarini..

Emir saskin saskin bakarken..

Feriha;Bana bu geceyi seninle beraber yasattigi icin Rabbime sükrediyorum..Sen benim hem nikahlim hemde sonsuza kadar sahibimsin unutma..

Emir Cok huzurluydu ferihasi kollarinda uykuya dalarken..

Emir icinden "Ben hic tatmadigim bir duyguyu tattim bu gece ilk defa hem duygusak hemde vücudi haz yasadim..Nedir beni baska alemlere savuran bu duygu"

Ferihaya bakarak.."Kollarimda yatan bu kir ciceginin,renk cümbüsü yasattigi hislerim..

Ve hic tahmin edemeyecegim bir kizin sevgisini mayaladigi kalbim.."

Ya istanbuldan ayrilmadan duyduklarim ne olacak.....

Askimin vuslat gününe sakladigi bu askin tomurcuklari yeserirken kalbimde,istanbuldaki gercekle hayatim ne olacak....

Bana rep ve güzel yorumlariyla destek ölan tüm arkadaslarima cooooook tesekkür ediyorum.O güzel yüreginiz hic dert görmesin umarim..

Isikcim elimden bu kadari geldi üzgünüm birtanesi:)

Ebru-Polat
12-04-12, 16:43
1 bolum
http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16786545&postcount=767 (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16786545&postcount=767)

Istanbul

Koray:Hande yapma boyle,her gun ayni sey
Hande(Elindeki dergiyi kapatir,masanin ustune firlatir):Ne yapmayim Koray ha ne?Anlamiyormusun onu gormek istemiyorum,nasil 4 yildir gormusmuyorum simdiden gosmiyecek
Koray(derin nefes alip):Hande o bizim cocukluk …
Hande(eline vazo gecer,yere firlatir):Benim hic bir seyim,benim oyle bir arkadasim 4 yil once oldu,yok artik,anla bunu
Koray:Hande biz olmasaydik …
Hande:Biz deme Koray sen olmasaydin(biraz sakinesir)bak Koray eyer bir kez daha o adamin ismi bu evde gecerse seni bosarim

Koray hic bir sey soylemeden telefonunu,cuzdanini,arabanin anahtarlarini aldigi gibi evde cikar.
Hande Koray gitikten sonra etrafi toplmaya baslar.Her Emir yuzunden kavga ederken bir seyler kiriliyordu buda Handenin sinirlerini dahada cok bozuyordu.

Hills

Mert:Evet Emir bey dun konustuk,Pazartesi Arda bey burda olucak ama ortagini bir kac hafta sonra gelicek
Emir:Hm,neden oda Pazartesi gelmiyor
Mert:Hic bir fikrim yok Emir bey,Arda bey sadece bunlari soyledi
Emir:Tamam Mert,ozaman konustugumuz gibi Arda beyi siz karsiliyorsunuz
Mert:Evet efendim
Koray(Emirin yanindan uzaklasir):Ay nasil sevmiyorum bu resmiyeti
Emir(guler):Lan ne oldu yine?
Koray(bir birine sarililar):Hic bir sey,sadece seni gormek istedim
Emir(Koraya bakar):Sen bu saate burda hayata olmasin
Koray(ic ceker):Hande …
Emir(basini eyer):Yine benim yuzumdenmi ?
Koray:Evet

Gecmis zaman

Hande(nefret dolu):Sana ne oluyorsa az bile.Sen bunu ikinci kez yaptin ya Emir,sen sen olmaktan ciktin(Emiri suzer)sen benim icin oldun,benim senin gibi cocukluk arkadasim yok,oldu.
Emir(caresizce):Hande yapma …
Hande:Sen nasil Ferihayi oldurduysen onunla birlikte beni,dostlugumuzu,gecmisimizide oldurdun.

Simdiki zaman

Franca

Sofi:Zaten toplantiyi izliyecegiz gizli gizli
Arda:Evet,ama yinede soyleyiyim ortaklarini sorucaklar
Feriha(koltuga rahat oturur):Sorsunlar zaten 1-2 ay sonra gorusuruz
Arda:Olede yinede seni dusunuyorum
Feriha(Ardaya bakar):Arda bunu defalarca kez konustuk,yapma simdi bunu.Istediyim aldiktan sonra hic bir sey umrumda olmiyacak,batsalar bile

Toplanti bitikten sonra Feriha dogruca eve,biricik kizinin yanina.Eve girdiyinden cizgi filmin sesi geliyordu,Feriha ayakabilarini cikarir merdivenlerin yanina koyar ve salona gecer.Minik prenses Melek koltukta oturmus,kucagindan en sevdiyi ayickla birlikte cizgi filmi seyrediyordu.

Melek(gozlerini parlar):Annecim
Feriha(hemen kucagina alir):Askim ne yapiyorsun?
Zehra(mutfktan cikar):Kizim nezaman geldin?
Feriha(Meleyi oper):Az once
Zehra:Neden haber vermedin?
Feriha:Toplanti erken bitti hemen geldim
Zehra:Tamam,sen biraz dinlen bende ozaman kadar yemeyei hazirlarim
Feriha:Anne konusmamiz gerek
Zehra(hemen telaslanir):Ne oldu kizim?
Feriha(derin nefes alir): Pazartesi imzalar atilacak
Zehra(Bilmez ne soylesin):Ne diyim kizim?
Feriha(Meleye bakar):Baska bir sey soylemiyecekmisin anne?
Zehra:Aksam yemeyinden Sofiyle birlikte konusuruz
Feriha:Tamam anne

Feriha uzerinin deistirdikten sonra Melekle birlikte cizgi filmi seyretmeye basladi.Melek annesine,Ferihaya cok duskun.Minik prensen cok sakin birisi,hic kimseyi uzmuyor,herkese mutluluk,nese,sevgi,huzur saciyor.Feriha biraz zor bir hamilelik gecirdi ama hic pes etmedi,Sofi,Sofinin ailesi,annesi Zehra,Arda,arkadaslari sayesinden bu gunlere gele bildi.
Meleyi birlikte buyutuler,Melek bir kez olsa sormadi babasi kim,ilk kelimesi bile anne oldu.Melek hic bir sey sormadigi icin daha kucuk belki anlamiyordu ama Feriha hic bir sey anlatmadi hatta belki bu onun icin kolaydi.

Zehra:Yani 1-2 ay sonra tekrar oraya donuyoruz?
Feriha(Meleye bakar):Evet anne,biliyorsdun 1,5 yildir bunun icin calisiyorum
Zehra:Kizim biz burda kalalim en azindan
Feriha(Zehraya bakar):Anne biliyorsun Melek olmadan ben orda duramam
Zehra:Kizim ya oyrenirse?
Feriha(biraz sinirlenir):Neyi orenicek?Oyrensin,sanki onun kizi?
Sofi:Ozaman yavas yavas ev baksinlar
Feriha:Evet,hesey hazir olsun,biz sadece gelip yerleselim
Sofi:Merak etme canim

Istanbul

Celik ailesinin evi

Hulya: Dun Emir bey gelmemis
Ruya:Evet anne,biliyorsun yeni ortaklik olucak onun uzerinden calisiyor
Hulya:Ortaklik bu nerde cikti?
Ruya:Bilmiyorum
Hulya:Anladim.Umarim yarin gelir?
Ruya(oglun Atese bakar):Gelir,hem Ateste cok ozledi

Pazartesi,saat 10,Hills

Arda yanindan avukatiyla birlikte Hillse gires yaparlar,onlari karsiliyan Mertle birlikte toplanti odasina dogru giderler,toplanti odasina girdiklerinden Koray,Unal ve Emir onlari bekliyordu.

Emir(elini uzatir):Hos geldiniz
Arda(gulumsiyerek elini sikar):Hos bulduk
Emir(Unala gosteririr):Babam Unal Sarrafoglu
Unal(tokalasir):Memnun oldum
Arda:Bende
Emir(koraya gosterir): Dostum Koray Onat
Koray(tokasilar):Hos geldiniz
Arda:Hos bulduk

Tanisma fasti bitikten sonta hemen toplanti baslar.Konustuklari gibi Arda ve avikati disindan hic kimse bilmiyordu Francayla canli baglanti oldugunu.Sozlesmeden her madeyi konusuyordular.

Franca

Feriha ellerini gogosunden birlestirmis camdan disariya bakiyordu,sadece sesleri duyuyordu,Feriha her Emirin sesini duydukca icinden bir seyler kopuyord,yok oluyordu,4 yil olmustu,4 yil sonra ilk defa sesini duydu,resimlerini defalarca gordu ama sesinbi duymuyordu,gormuyordu,zorla ayakta duruyordu,Sofi Arda bakiyordu.

Istanbul

Her madeyi konustuktan sonra sira imzalamaya geldi.Ilk once Unal imzaladi,sonra Emir en sonunda Arda ama bir yer bos kalmisti.

Emir:Keske ortagimizda gelseydi

Franca

Feriha bunu duyunca hemen doner Sofiyeye bakar,Sofi gozlerini kaldirir Ferihaya bakar,Feriha sanki bogazindan bir seyler oturmustu,zorla yutkundu.

Istanbul

Arda:1-2 ay sonra burdayiz
Unal:En azindan kim oldugunu soyleyin?
Arda(gulumsiyerek):Bayan
Koray(herkes sasirmisti):Vay canina
Arda(Koraya bakar):Sasirdiniz?
Emir:Evet
Arda:Yanildiniz,cok guzel bir ortaginiz olucak,isterseniz simdiden nazar boncuklari koyun Hillse
Unal:Bukadar idalisiniz?
Arda(kendine emin bir sekilde):Evet Unal bey,Francada tum erkekler onun pesinden kosuyor
Koray:Kesin kocasi kiskaniyordur
Arda(Emirin gozlerinin icine baka baka):Yok,cunku kocasi 4 yil once oldu.

HzL'
12-04-12, 21:36
masal_perisi & HzL'

30.Bölüm



-Final-



Doğumun üzerinden bir ay geçmişti, Feriha kendini herkesin beklediğinden hızlı toparlamıştı. Hande’de kalmaya devam ediyordu, Emir evlerini kendinin bulacağını ve döşeyeceğini söylemişti. Başta bir süre tereddüt etse de sonunda ikna olmuştu Feriha. Hande evinde Nefes için bir oda düzenlemişti, onlar taşındıktan sonra bile bu odayı bozmayacağını söylemişti, Nefes büyüyünce onda kalmaya gelecekti, hatta arada onlardan çalabilirdi Nefes’i baş başa kalmaları için. Zehra ve Aysun Hanım sık sık gidip geliyorlardı hem Nefes’i görmek için hem de düğünü konuşmak için. Düğün hazırlıkları da başlamıştı, Feriha Aysun Hanım’la bu konuda çok dalaşmamak için nasıl bir düğün istediğini Hande’ye anlatmıştı ve düğün işini Hande’nin denetiminde Aysun Hanım’a bırakmıştı. Her şey yolunda, herkes huzurluydu.

Feriha göğsünü yeniden sutyeninin içine koyup, kucağında duran minik kızının ağzını sildi omzundaki mendille. Ardından yan tarafında duran mendili serdi omzunun üstüne ve sırtını sıvazlamaya başladı bakışları pencereden dışarı dalarken.Hayatı gerçekten büyük bir şekilde değişmiş, her şey tekrar yoluna girmeye başlamıştı.Artık yalnız değildi, tek başına değildi.Ailesi yanındaydı, arkadaşları yanındaydı ve kızıyla Emir sonsuza kadar onunlaydı! En önemlisiyse artık yalan yoktu,gizli saklı bir şeyler yoktu her şey gerçekti, hayatında yalana yer yoktu artık.Düşünceleri yoğunlaşırken kapının sesiyle irkilerek sıyrıldı ve arkasına baktığında kendisine gülümseyen Hande'yi gördü.

"Selam.."

"Hoş geldin," derken Nefes'i yavaşça yatağına bırakıp Hande'ye döndü."Nasıl gidiyor hazırlıklar?"

Hande, gülümseyerek Nefes'in elini tutup öptükten sonra bakışlarını Feriha'ya çevirdi ve yorgun bir sesle yanıtladı onu.

"Her şey muhteşem gidiyor ama çok yorucu.." dedikten sonra tekrar Nefes'e döndü."..bir tanem, teyzesinin bir tanesi."

Feriha gülümseyerek baktı Hande'nin dudaklarından dökülen bu sözcüklerin ardından ve onunla kaptanı öğrendiği ilk anı anımsadı.Şaşırmamıştı aslında çok fazla ama genede hafif bir afallama yaşamıştı.Şu ansa iki kadın kendi evlilikleri için gün sayıyordu, çifte düğün yapmaya karar vermişlerdi.

"Hala inanamıyorum.." diye sesli düşündü bir an.

"Neye?"

"Sen ve Levent Bey'e.."

"Bende hala inanamıyorum.." derken gülümsedi Hande.

"Nasıl oldu? Yani ne zaman fark ettin onu sevdiğini?" diye sordu Feriha çocuksu bir heyecanla.

"Aslında bilmiyorum hani her şey çok hızlı gelişti Feriha gerçekten anlayamıyorum bile bazen.."

"Peki Koray?" diye sordu Feriha tereddütle.

Koray'n adını duyduğunda duraksadı Hande.Aslında hala ona karşı içinde bir şey vardı, Koray onun için çok önemliydi ama Levent, daha farklıydı.Onun hissettirdikleri daha değiştik, daha özeldi.Koray'sa artık sadece geçmişinde değerli bir anı ve hala canından çok sevdiği çocukluk arkadaşıydı tıpkı Emir gibi.

"Koray hala içimde ufakta olsa ama eskisi gibi değil.Hani ikisi arasında tercih yapmak zorunda
kalsam gözüm kapalı Levent derim; çünkü onu seviyorum.."

"Nesini sevdin peki Levent Bey'n?"

"Sen nesini sevdin Emir'in?" diye soruyla karşılık verdi Hande sinsi bir gülümsemeyle.

"Aslında bilmiyorum.." diye fısıldadı Feriha anlamlı bir gülümsemeyle.

O an Hande'de gülümsedi anlamlı bir şekilde ve aklına gelen güzel bir şarkı sözü döküldü dudaklarından;

"Sevgi anlaşmak değildir, nedensizde sevilir.."




"Onu şuraya koyalım lütfen! Her şey muhteşem olmalı arkadaşlar.."

Aysun, her şeyle o kadar dikkatli ilgileniyordu ki çalışanların hata yapması neredeyse
imkansızdı.Bütün yapılanları binlerce kez gözden geçiriyor, deyimlerde ki gibi ince eleyip sık dokuyordu.Derken telefonunun çalmasıyla bakışlarını çalışanlardan çantasına çevirdive içinden telefonunu çıkartıp açtı.

"Efendim oğlum?"

"Her şey yolunda mı anne?"

"Merak etme her şey yolunda, çok iyi gidiyor."

"Buna sevindim," derken gülümsedi Emir."Şimdi işim var sonra tekrar ararım seni."

"Tamam oğlum.."

"Aa anne.."

"Evet?"

"Teşekkür ederim, her şey için."

"Önemli değil."

Telefonu kapattıktan sonra iki kişininde suratında anlamlı ve sıcak bir gülümseme vardı.




Feriha ve Hande ellerine bitki çaylarını almışlar, çardakta oturuyorlardı, hemen ortalarında duran sehpanın üzerinde bebefon duruyordu. İki kızın bakışları kesişti bir an, gülümsediler birbirlerine. Hem bakışlarında hem gülüşlerinde çok şey gizliydi, çok duygu, çok kelime vardı.

“Hayat çok garip değil mi?”

“Sürprizlerle dolu demek daha doğru sanırım.” dedi gülümseyerek Hande.

“Bundan bir yıl önce bu halde olabileceğimizi hiç düşünmüş müydün?”

“Biri bana söylese gülerdim buna ve aklını kaçırdığını düşünürdüm..”

“ Hayatta imkansız hiçbir şey yokmuş, seninle ben iki yakın arkadaş hatta dost olabiliyormuşuz demek ki..” dedi gülümseyerek Feriha.

“Bunu birazda beraber atladığımız birçok şeye borçluyuz sanırım..”

“Orası öyle ancak girdiğimiz her savaştan çıktık seninle, her şey yoluna girdi. Bebeğim sağlıklı bir şekilde dünyaya geldi, ben hayattayım, Emir yanımızda, yakın zamanda düğünümüz var.. Ve sen artık bir yeğenin var, dostlarını geri kazanmakla beraber bir dost daha edindin, üstelik hiç beklenmedik birine âşık oldun ve kısa süre içinde evlenme kararı alıp bizimle aynı gün düğün yapıyorsun. Hande hayatın ne kadar değişti fark ettin mi kendini korumak için taktığın maskeleri indirdiğinde?”

“Evet, artık bir ailem var benim. Her zaman olduğundan daha gerçek ve sevgi dolu bir aileye sahibim artık..” derken gözleri dolmuştu hafiften Hande’nin.

“Hepte olacağız bundan sonra..” dedikten sonra ortamda oluşan duygusal havayı dağıtmak için dudaklarına muzur bir tebessüm yerleştirip eklemişti. “Gerçi Nefes’i bir kokoşa
çevirmenden korkmuyor değilim..” dedi.

“Aaa, o nereden çıktı şimdi?”

“Hande, Nefes için hazırladığın oda bunun başlıca göstergesi, üstelik o kadar çok kıyafet aldın ki bir aylık bebek için çok fazla onlar.”

“Bence gayette güzel bir odası var , ayrıca kıyafetleri büyüyünce de giyer canım, orada on iki aylığa kadar giyebileceği kıyafetler var..”

“Bunu kast ediyorum işte, bir aylık bebeğe, on iki aylık şeyler de almışsın.”

“Alırım, alırım.. Fıstığım o benim, teyzesiyim canım ben, sana mı soracağıma ona ne alacağımı?” derken saçlarını savurup çayından yudum aldı Hande.

Feriha onun bu haline gülümseyerek baktı ve bakışları Hande’nin arkasında duran ve aynı şekilde gülümseyen Levent’le kesişti.

“Hoş geldiniz..” diyerek ayağa kalktı Feriha.

“Kime hoş geldin diyorsun sen?” derken başını arkaya doğru çevirdiğinde bakışlarının kesiştiği kahverengilerle Hande’nin de yüzünde bir tebessüm oluştu.

“Sevgiline..” dedi Feriha tebessümü büyürken.

Levent, Hande’nin saçlarına doğru eğilip bir öpücük kondurdu ve Feriha’ya yöneltti adımlarını. Elini uzatırken ona doğru araladı dudaklarını;

“Nasılsın Feriha?”

“İyiyim, Levent Bey. Siz?”

“Bende iyiyim..” dedikten sonra bakışlarını Hande’ye çevirdi.

“Sarışın, sen nasılsın?” derken dudaklarında muzip bir gülümseme vardı.

“İyiyim, kaptan.” derken aynı gülümseme onunda dudaklarına yerleşmişti.

“Kimi çekiştiriyorsunuz böyle oturmuş?”

“Hayatımızı alt üst eden erkekleri..” dedi Hande dalga geçer bir tonda.

“Bundan emin misin? Bence daha ziyade Feriha’nın senin Nefes’i kokoş yapma korkusundan bahsediyor gibyidiniz..”

“Sen bizi mi dinledin durduğun yerden kaptan?” derken tek kaşı kalkmıştı Hande’nin.

“Kulak misafiri olduğumu söylemek daha doğru olur sarışın..”

“Tamam, siz iki sevgiliyi tartışmak üzere yalnız bırakıp kızımın yanına gidiyorum ben. Normale
döndüğünüzde görüşürüz..” diyerek bebefonu alıp adımlarını evin içine yönlendirdi Feriha.

Feriha’nın uzaklaşmasından sonra bir süre daha birbirlerine muzur ama dik bakışlarla bakmaya devam ettiler sonra bir anda ikisi de gülmeye başladı. Levent yerinden kalkarak Hande’ye doğru yöneldi ve önünde dizlerinin üzerine çömeldi. Hande’de yüzünü ona doğru eğmişti.
Levent hafifçe avuçladı Hande’nin yüzünü, kahverengi gözleri sıcacık bakıyordu.

“Sarışın, ben seni özledim ama sanırım sen beni hiç özlemedin..”

“Nereden çıkardın bunu kaptan?”

“Özlediğini gösteren hiçbir belirti göremedim çünkü..”

“Öyle mi?” dedi Hande bakışları yoğunlaşırken.

“Öyle..”

“Yaklaş o zaman..” diyerek Levent’in gömleğinin yakalarını tutup hafifçe kendine doğru çekti Hande ve dudaklarını onun dudaklarına bastırdı. Bastırdığı gibi da öpücüğünün karşılığını almaya başladı Levent’in elleri saçlarının arasında gezinmeye başlarken.

...


Feriha, elinde bebefonla merdivenlerden yukarı doğru çıkarken bebefondan duyduğu sesle bir an duraksadı merdivende.

“Nefes’im..”

Gülümseme yerleşti Feriha’nın dudağına, bebefonun sesini kısıp parmak uçlarında hızla çıktı merdivenlerden. Aralık olan kapıyı hafifçe ittirerek biraz daha açtı ve gördüğü manzara yüzündeki gülümsemeyi daha da büyüttü. Emir sallanan beyaz sandalyeye oturmuş, Nefes’i kucağına almış ileri geri sallanıyordu. Nefes’in küçücük eli, Emir’in kocaman işaret parmağını sıkıca tutmuştu.

“Güzel kızım, meleğim benim.. Çok özledi baba seni, sende babayı özledin sanırım. Az kaldı Nefes’im, çok az kaldı. Sonra her an yanımda olacaksın, gece kalkıp soluk alış verişlerini dinleyebileceğim, annen uykusuz kaldığında ben seni kucağıma alacağım, annenden gizli gizli işler yapacağız, hep beraber olmamıza çok az kaldı bir tanem..” dedikten sonra parmağını sıkıca saran ele bir öpücük kondurdu Emir ve kokusunu içine çekti Nefes’in.

“Anneden gizli gizli iş çevirmek, öyle mi Emir Bey?” dedi Feriha kollarını göğsünde birleştirirken.

“Sen bizi mi dinliyorsun gizlice?” derken bakışlarını kucağındaki kızından alıp kapıda duran Feriha’ya çevirdi Emir.

“Gizlice dinlemiyorum, kulak misafiri oldum..” derken onlara doğru yönelmişti Feriha.

“Tabii, eminiz öyledir değil mi Nefes?” derken bakışları kızına kaydı ve o an Nefes’in çıkardığı ses ikisinin de minik birer kahkaha atmalarına neden oldu.

“Aşk olsun ama kızım, baba öyle onaylanır mı hemen? Şimdiden babacı olunmaz ki ama ya..” derken minik bir öpücük bırakmıştı Nefes’in eline.

“Kızlar babaya düşkündür Feriha Hanım, benim kızım da öyle olacak..”

“Öyle mi Emir Bey?”

“Öyle, efendim. Hem hani benim öpücüğüm..” derken gözleri hınzırca parıldıyordu.

“Ne öpücüğü?”

“Hoş geldin öpücüğü..”

“Nereden çıktı o?” derken gülmemek için kasıyordu kendini Feriha.

“Feriha, yapma, zaten ölüyorum sensizlikten..” derken dudakları çocuk gibi aşağıya sarkmıştı Emir’in.

Gülümeseden edemedi Feriha, sonra hiçbir şey söylemeden Nefes’i Emir’in kucağından alıp beşiğine yatırdı, uyuyor gibiydi. Yeniden Emir’e yöneldi, ellerini sandalyenin iki yanına yaslayıp Emir’in yüzüne doğru eğildi. Nefesi Emir’in yüzüne vuruyordu.

“Ölüyor musun bensizlikten?” diye sordu dalga geçer bir tonda.

“Düğün için saatleri sayıyorum desem..”

“Yazık sana..” derken bir elini kaldırıp Emir’in yüzüne koyup, yanağını hafifçe okşadı.

“Bana eziyet etmek hoşuna mı gidiyor?” derken başını Feriha’nın eline doğru eğdi Emir.

“Hayır..” derken dudaklarını yavaşça Emir’in alnına değdirdi.

“Feriha..”

“Efendim..” derken dudakları Emir’in burnuna doğru kaydı.

“İşkence ediyorsun bana resmen şu anda..” derken sesi boğuklaşmış, gözleri kapanmıştı Emir’in.

Feriha yavaşça burnundan Emir’in dudağına yöneltti dudaklarını ve özlemle bastırdı dudaklarını sevdiği adamın dudaklarına. Emir dudağında sezdiği sıcak, dolgun ve çilek tatlı dudaklara anında karşılık vermeye başladı, Feriha’yı belinden çekerek kucağına oturtturdu ve elini Feriha’nın belinde gezdirmeye başladı, Feriha’nın elleri saçlarını okşarken. Kalp atışları iyiden iyiye düzensizleşip, öpüşmeleri tutkuya dönerken kulaklarında yankılanan ağlama sesi her ikisini de gerçek dünyaya geri döndürmüştü. Zorla da olsa ayrıldılar birbirlerinden, alınlarını birbirlerinin alınlarını yaslayıp nefeslerinin düzene girmesini beklerken ikisinin de yüzünde huzurlu birer tebessüm vardı.

...


Sonunda günlerdir beklenen gün gelip çatmıştı.İki kızda hayatlarını sevdikleri adamlarla birleştirecekti dakikalar sonra ve bu yüzden inanılmaz derecede ama aynı zamanda tatlı bir heyecan vardı üzerlerinde.Aynada ki yansımasına son kez büyük bir dikkatle baktı genç kız ve gülümsemeye başladı.Üzerinde ki gelinlik o kadar yakışmıştı ki ona, bunu kendiside her ne kadar utansada kabul ediyordu.Kahverengi saçları su dalgaları halinde omuzlarından dökülüyor, gelinlik bütün vücudunu sarıyordu.Üst kısmı kalp şeklinde dardı ve alta doğru genişleyip onu güzel bir prensese dönüştürüyordu adeta.Giyinme odasının kapısının açıldığını gördü aynadan ve heyecanla döndü arkasına.Gördüğü kişiyleyse nefesini tutması bir oldu; çünkü o da inanılmaz güzel olmuştu.

Hande, büyük bir heyecanla gelinliğinin etek kısmını tutarak bakıyordu Feriha'ya ve onun sustuğu her an ömründen gidiyordu resmen.Saçlarını bukle bukle yaptırmış, omuzlarından aşağıya inmelerine izin vermişti.Onun gelinliğinin üst kısmı straplez bir şekilde sarıyordu vücudunu, etek kısmı ise Feriha'nınkine oranla daha kabarıktı.Tabii ki Hande'ydi o, mutlaka gösterişli olmalıydı!

"Muhteşem olmuşsun!"

"Sen kendine bakmadın herhalde!?" dedi Hande büyük bir gülümsemeyle.

"Daha demin bakmıştım ve güzel olduğumu sanıyordum." diyerek dalga geçti Feriha.

İki kızında gülüşmelerine neden oldu bu an.Birazdan evleneceklerdi ve ikisi şu an her zaman ki gibi kavga ediyorlardı! Hande büyük bir dikkatle aynanın karşısına geçip kontrol etti kendini ve suratına sinsi bir gülümseme yerleştirip mırıldandı.

"Aslına bakarsan muhteşem olmuşum ya.."

"Hande sen gerçekten delisin!"

Kapının aniden açılmasıyla başlar hızla o tarafa çevrildi ve kendilerine gülümseyerek bakan Minel'le kesişti gözleri.Minel, Hande'nin Londra'da ki kuzeniydi ve nikahta onun şahiti olacaktı.Feriha'nın şahitliğini yapacak kişiyse Gülsüm'dü ve kimseye belli etmek istemesede Koray'n kendine kalmış olması mutlu ediyordu onu.

"İkinizde muhteşemsiniz."

"Teşekkürler!" dedi ikiside tek bir ağızdan.

"Hadi bakalım nikah memuru geldi muhteşem çiftlerimizi bekliyorlar.." dediği anda Minel, ikisininde heyecanı iki katına çıkmıştı ve bir kaç dakika sonra kapı çalındı tekrardan.

"Gir!"

Kapı yavaşça açıldığı an muhteşem derecede yakışıklı iki adamla karşılaştı üç kız.Feriha ve Hande nefesleri kesilmiş bir şekilde onlara bakarken Minel sadece mutlulukla gülümsüyordu.Diğer iki adam içinde geçerliydi nefes kesilme olayı.Karşılarında duran bu mükemmel iki insan karşısında kim olsa kesilirdi nefesi.Muhteşem görünüyorlardı.

"Ben Feriha'ya bakmıştım ama.." dedi Emir dalgacı bir tonda.

"Burada duruyor sevgilim.." derken gülümseyerek yanına yaklaştı Emir'in.Heyecandan kıpkırmızı kesilmişti yanakları.

"Muhteşem olmuşsun.." diye fısıldadı Emir ve dudaklarına küçük bir öpücük kondurdu.

Levent, gözlerini bir an olsun ayıramıyordu Hande'den.Afallamış ve heyecandan kaskatı kesilmiş bir halde duruyor, Hande'yi izliyordu sadece.Onu bu şekilde bir ömür izleyebilirdi ve eğer şimdi kasılması geçmezse izleyemecekti.

"Kaptan?"

"Sarışın."

"Sanırım bütün gün orada duracaksın? Hayır yani öyleyse eğer ben başkasını bulayım.." derken dudaklarının kenarı yukarı kıvrılmıştı genç kızın.Heyecanlıydı ama bunu çok iyi gizliyordu karşısında ki adama karşı.

"Seni bir ömür böyle izleyebilirim.."

"Eğer burda durmaya devam edersen izleyemeyeceksin." Dedikten sonra yanına gitti Levent'in Hande.

Dördüde birbirlerine gülümseyerek bakarken Aysun Hanım'ın gelip uyarmasıyla kızlar, damatların kollarına girdiler ve kendilerini bekleyen nikah memurunun,davetlilerin ve magazincilerin karşısına çıkmak üzere yürümeye başladılar.İki çift daha görülür görülmez alkışlar yankılandı açık havada.Herkes büyük bir gülümseme ve azda olsa kıskançlıkla izliyordu bu iki çifti ama aralarında sadece birisinin gözlerinde acı vardı.

Onu gördüğü an kalbi deli gibi çarpmaya başlamıştı.Ne kadarda güzel olmuştu beyazlar içinde sevdiği kadın.Peri masalından fırlamış gibiydi adeta merdivenlerden inerken ama en güzel yeri gülümsemesi, en acı kısmıysa –kendisince- mutlulukla parlayan gözleriydi.Mutluydu, seviyordu yanında ki adamı, kendisini değil onu seviyordu.Bilememişti kıymetini, sahip çıkamamıştı aşkına ve bunun bedelini ödüyordu.Birazdan o masaya kendiside oturacaktı ama en yakın arkadaşının şahiti olarak, onun yanında değil, onun gözlerine bakarak "Evet" diyen adam değildi o ve asla olamayacaktı artık.Derin bir nefes alıp verdikten sonra ağır adımlarla ilerledi onların oturdukları masaya.Sandalyesine oturduğu an onun yeşillikleriyle buluşmuştu kahverengileri.Binbir duyguyla bakıyordu genç kız ona.Sevgi vardı aralarında bunu görebiliyordu ama aşk değildi, arkadaşlıktı, kardeşlikti.

"Öncellikle hepiniz hoş geldiniz, bu akşam burada toplanma nedenimiz bu iki çiftin hayatlarını birleştirmek. Önce hanginizden başlayayım diye soracağımı düşünmeyin, damatlardan biri bu andan önce pazarlığını yaptı. Ve bu damat -” derken sözü kesildi memurun.

“Emir!” dedi tüm davetliler aynı anda.

“Herkes sizin sabırsızlığınızı gayet iyi öğrenmiş Emir Bey, hadi buyurun o zaman, daha fazla bekletmeyelim sizi.” derken gülümsedi nikâh memuru. Ardından Emir’e doğru döndü.

“Siz Emir Sarrafoğlu, iyi günde kötü günde hastalıkta sağlıkta Feriha Yılmaz’ı bir ömür boyu eşiniz olarak kabul ediyor-“ derken memur Emir’in haykıran sesiyle sorunu tamamlayamamıştı.

“Evet, sonsuza kadar evet!”

Davetlilerin alkışları ve kahkahaları yükseldi alanda.Nikâh memuru gülümseyen bakışlarını Feriha’ya çevirdi.

“Siz Feriha Yılmaz, iyi günde kötü günde hastalıkta sağlıkta Emir Sarrafoğlu’nu bir ömür boyu
eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?” deyip mikrofonu Feriha’ya doğru uzattı.

Derin bir nefes alıp verdi Feriha, başını çevirip Emir’e baktı ve ardından yüzünde kocaman bir gülümseme ile yanıtladı.

“Evet!”

Yeniden bir alkış fırtınası koptu alanda. Alkışlar dindikten sonra bakışlarını Levent’e çevirdi memur.

“Siz Levent Seymen, iyi günde kötü günde hastalıkta sağlıkta Hande Gezgin’i bir ömür boyusarışınkarınız olarak kabul ediyor musunuz?” derken muzip bir ifade vardı memurun yüzünde.

“Evet, ediyorum.”

“Siz Hande Gezgin, iyi günde kötü günde hastalıkta sağlıkta Levent Seymen’ikaptankocanız olarak kabul ediyor musunuz?” diye sorduktan sonra mikrofonu Hande’ye uzattı memur.

Bir an duraksadı Hande, bakışları Koray’ın bakışlarıyla kesişti. Binbir duyguyla bakıyordu Koray’ın kahverengileri Hande’ye, gördüğü duygularla bir an için afalladı Hande, Koray’ın gözünü kırptığını ve hafifçe gülümsediğini fark etti, bakışlarını Koray’dan Levent’e çevirdiğinde hiç böylesine yoğun hissetmediği bir sevilme hissinin tüm vücuduna yayıldığını hissetti, doğruydu yaptığı.

“Evet!”

Hande’nin alkışından sonra da bir alkış kopmuştu, defter çiftler ve şahitler tarafından imzalanıp yeniden memurun önüne geldiğinde memur araladı dudaklarını.

“Beşiktaş Belediyesi’nin bana verdiği yetkiye dayanarak sizleri karı koca ilan ediyorum, gelinlerinizi öpebilirsiniz beyler..” derken son kısımda yüzünde muzur bir gülümseme vardı memurun.

http://fizy.com/#s/1ahv2q (http://fizy.com/#s/1ahv2q)


Emir titreyerek Feriha'nın suratını avucunun arasına aldı ve bir kaç saniye boyunca baktı öylece.İçinde o kadar çok duygu saklıydı ki hiçbirini kelimelere dökemezdi sadece konuşabildiği kadar konuşabildi o an.

"Kalbim,ruhum ve tüm benliğim ömrümün sonuna dek sana ait olacak Feriha Sarrafoğlu."

"Kalbim,ruhum ve bütün benliğim ömrümün sonuna dek sana ait olacak Emir Sarrafoğlu.."

Birbirlerine gülümsedikten sonra Emir, Feriha'nın dudaklarına küçük bir öpücük kondurup sıkıca sarıldı sevdiği kadına, karısına.

Levent, çarpık gülümsemesiyle bakıyordu Hande'ye.Binlerce kez deselerde inanamazdı bu ihtimale bir kaç ay öncesine kadar ama şu an karısıydı sarışın onun.

"Her anım her saniyem gözlerine bakarak geçecek, ömrümün sonuna dek elini asla bırakmayacağım sarışın."

"Bütün varlığım,hayatım boyunca gözlerim gözlerinden çekilmeyecek kaptan."

Birbirlerine aşkla,sevgiyle bakarken Levent, Hande'nin dudaklarına eğilip küçük bir öpücük kondurduktan sonra saçlarındanda öpüp kokusunu içine çekti.

"Hazır mısın?"

"Evet, bir, iki, üç!"

İkiside çığlıklar eşliğinde çiçekleri var gücüyle arkalarına doğru fırlattılar ve döndüklerinde çiçekleri tutan iki kişiye baktıklarında şaşkınlık dolu gülümsemelerle kaldılar; çünkü bir tanesi Minel'in avuçlarında diğeriyse Koray'ın avuçlarında duruyordu.

Son

ada-1903
12-04-12, 21:54
Nerden esti bilmiyorum ama boyle bir sey cikti ortaya :img-blush keyifli okumalar..

Emir'in Hikayesi: Part I

Gitmisti.

Kapiyi acarken cocukken bildigim tum dualari en masum en icten sekilde icimden gecirirken...onun adimlarini duyar duymaz kalbim coktan durmustu.

Arkasina bakmadan dudaklarinda tutup geveledigi bir kac kelime soyleyip, asansor’e dogru yuruyup, gozden kaybolmustu.

O kapinin esiginde, onun yuzune binlerce kez carptigim, onu heyecanla bekledigim, her kapiyi actigimda yuzunu gormeyi diledigim kapi ile oylece uzun bir sure beklemistim. Gelmiyecekti bunu biliyordum. Gormezsem inanmayacakmisim gibi en nihayetinde ayaklarim pencere kenarina goturdu beni. Iste orda parka dogru hizla yuruyordu, sanki arkasindan kosuyormusum gibi adimlari seri ve ritmikti. Gozlerimi biraz zorlasam onun parkin diger ucunda gozuken taksiye bindigini fark edebilirdim ama bunu yapmadim bilmek istemiyordum beni bir taksi ilemi yoksa bir toplu tasima araci ile mi terk ettigini.

Aksam oldugunda kapi calindi, hala acik olan kapi. Bakislari kapinin esiginde duran ve endise ile evin icine kosan adami gordum.

“Oglum ne bu evin hali?” diyerek iceri kostu "Kac gundur ariyorum.."

Etrafina goz gezdirdi. Kiyafetler, vazolar, resimler...hersey yerde ve paramparcaydi..bir yerlerde kalbiminde parcalarini arar gibi gezdi tum salonun halini.

“Emir kardesim iyimisin?”

Kollarimdaki hissizlik devam ediyordu ama beni sarstigini hisseder gibiydim. Konusmaliydim ama sesim cikmiyordu aglamamak icin icimde tuttugum her sey bogazimi yakiyor konusmama izin vermiyordu. Koray bir kac dakika daha etrafina bakindiktan sonra cok gecmeden anlamisti neler oldugunu.

O da sustu. Yavas adimlarla gelip kollarini bedenime sardi. Artik yaralarimi saricak kisi acan olmayacakti.

“Gitti”

Koray susmam icin tek kelimelik teselli cumleleri kurdu..duymadim. Kabullenmek icin duymam gerekiyordu tum teselli cumlelerini, tum ‘gecicek’ temennilerini...zamanin iyi gelicegine dair her cumleyi duymam gerekiyordu. Iyilesmek icin degil kabullenmem icin.

~

“Hersey iyi olucak bak sana soz veriyorum”

“Oglum birak iste Ahmet hoca birakicak kesin beni....sonra gel peder’e laf anlat”

“Milletvekili cocugusun sen oglum bisey olmaz”

Ilker goz kirpmisti bunu soylerken ve nedense bu icimdeki kanin kaynamasina neden olmustu. Bu dusunceleri kafamdan atmak istercesine sallayip basimi onun ilk gruba dahil oldugu zaman geldi aklima. Eglenmesini bilen, zamaninda hukuksal acidan isimize yarayan iyi bir dosttu. Bir zamanlar severdim bu cocugu ben...cok eskiden.

“Bu 90’li yillarin populer esprilerini gecsek bi zahmet...” diyerek Koray hic bir zaman hoslanmadigi sifatini uzerinden silkelermiscesine telefondaki ekrana bakti “Lan?! Yine insafa gelmis gecirmis! Cok duygulandim”

“Mezun oluyoruz ha sonunda?” dedim sessizligimi bozmanin zamani geldigini dusunerek. Basimi kaldirip dort senemi verdigim okulun kantininde gezerken gozlerim ona carpti. Gunes’e hazirliksiz bakmiscasina gozlerimi kacirdim. Bakmamaliydim ona...canimi yakan ne varsa sanki onun elindeymis gibi tarifi, ondan uzak durmaliydim...ama yapamadim. Muhabbetin koyulasmaya basladigi bir anda Hande’nin ve Koray’in dikkatini ceken bir konuya varildiginda montumu cikartma bahanesi ile onun oldugu yone baktim. Kestirdigi saclari gunes’in vurdugu pencereden parliyordu..kokusunu dusundum saclarinin gozlerimi kapattim bir kac saniyeligine sonra actigimda o adami gordum yaninda. Artik ne hissetmem gerektigini bile bilmiyordum. Kiskanclik? Ofke? Pismanlik? Sadece ozlemdi icime isleyen..diger herseyden vaz gecmistim.

Zor da olsa basini cevirebilmistim. Cebimde duran elimin yumruk haline gelmesi parmagimdaki yuzugun verdigi aci ile kendime geldim. Yeniden oturdugum masada donen muhabbetin icine karismaya calistim. Mezuniyet ve ardindan balo, bundan bahsediyorlardi haril haril. Hayatimin hic bir evresinde bu denli hissettigim yalnizligi gercek anlamda yasamamistim. Mezuniyet’e gidicektim elbet ama baloya gitmeyi dusunmuyordum. Yalniz gitmek bir yana kutlayacak bir sey de gormuyordum.

~

“Emir gazeteleri gordunmu?”

Basimi kaldirip bana dogru yuruyen adam’a baktim oldukca meraksiz ve yorgun bir sekilde. Masaya attigi gazeteyi alip magazin ekinde duran buyuk mansete ve alintidaki tanidik mekanin icindeki resmine baktim

“Herkes seni ve dun geceki misafirlerimizi konusuyor!” diyerek bana bakiyordu hayret ile "Hala nasil olduda ayarladin ve boyle bir sezon acilisi yaptik hayret icersindeyim"

“Iki yaz once Hills'e gelmislerdi konser sonrasi..” diyerek gazeteyi aldigim yere biraktim "Iyi adamlardi, Turkiyeye geldiklerinde beni aramalarini soyledim..cokta sasirilicak bir sey yok burda"

"Bu ozguven...babanin oglusun!" diyerek kahkaha atti “Ilk geldiginde bana, aklimin ucundan gecmiyordu bana gercek anlamda calisip is ogrenmek icin geldigin hatta Unal’in oglu benim yanimda skandaldan baska bi sey olmaz diyordum ama beni yanilttin ve sasirttin Veliaht”

“Sizinle bi anlasma yapalim olurmu?" diyerek adamin basini sallamasini izledim "Bana bir daha Veliaht demeyin”

~

Araba’dan inip sahilde duran banklardan birine oturup bogaz’in isiklarina baktim. Yazin gelisi yakindi hissedebiliyordum artik bunu yuzume carpan ruzgarin sicakligindan daha iyi anliyordum; ama ben hala Nisan’da kalmis gibiydim.

Onu unutmayacagimi biliyordum. Aynaya her baktigimda ona soylediklerimden ziyade gogusumun uzerinde olan izler...onun izleri duruyordu hala. Asansorler, Adalar, yesil olan hersey, uzgun duran her kadin onu animsatiyordu. O belki beni bu kadar dusunmuyordu ya da ona verdigim acilarla hesaplasirken ancak aklina geliyordum belki ama kac yil gecsede gecmiyecegini biliyordum bu yaranin.

Annemin bile o kalbi kirik haline ragmen nasil babama baktigini gorebiliyordum zaman zaman. Onun canini cok yakmisti babam ve ben babamdan o zaman nefret etmistim. Cok denemisti telafi etmek icin sozde ama annemin nasil parcalara bolundugunu gordukce ondan nefret etmek daha kolay gelmisti. Belki onunda yaptigi buydu...nefret etmek sevmekten daha kolaydi..bir zamanlar benim yaptigim gibi.

~

“Emir?”

Az once yan yana yurudugun insan'i bile kaybedicek bir kalabalik onun gelisi ile tenhalasmisti sanki. Kalabaligin gurultusu dinmis, bir tek onun sesi yankilaniyordu diger ugultu ile duydugum sesler arasinda.

Donmedim arkami, donmek istemiyordum.

“Emir!”

Gozlerimi kapatip elimi cebime soktum, gorsun istemiyordum hala ne kadar aciz bir adam oldugumu.

“Ne oldu?”

Sasirmisti. Kosarak onume geldi yolumu kesercesine. Yuzu allak bullak olmus bana bakiyordu. Istedigi gibi ona yalvarmadigim zamanlarda oldugu gibi.

“Ben...”

“Evet sen?”

“Tebrik etmek istedim...yani..”

Ona bakip yuzume cizebildigim en alayci gulumseyisimi sergiledim. Benimle dalga geciyor olmaliydi. Aylarca yuzume bakmayan, benden kacan, iki kelime etmekten aciz olan kadin bana gelip bunlari soyluyordu. Belkide kurtuldugu icin soyluyordu, okulda artik rahat edicekti benim olmadigim bir ozgurluk alanina sahipti. Istedigi ile, istedigi zaman gorusmek icin...

"Mezuniyet icin.."

"Sagol" dedim icten bir sekilde gulumsemeye calisirken, benimle konusmak onun icin zor olmus olmaliydi. Bakislarimi gozlerinden alabildigimde

“Artik ozgursun...” dedim

Neden boyle bir sey soylemistim yada ne ara dusunduklerimle soylediklerim bir olmaya baslamisti anlamadan gozlerinin doldugunu gordum. Hayir, bunu gormek istemiyordum. Aglamasini istemiyordum. Caninin yanmasini istemiyordum. Istedigim tek sey vardi...o da asla sahip olamayacagim tek seydi yeryuzunde.

"Izninle"

O saskinliginin yuzunu ele gecirmesine yenik duserken gozlerim sol eline kaydi. Bunu anlamiscasina kollarini gogusunde birlestirip bakislarini kacirdi. Umut etmeme bile izin vermedi.


~

“O yuzugun sadece bir aksesuar oldugunu soyle bana!”

“Selda?”

“Adimi hatirliyorsun demek!”


“Yaka kartin hala ceketinin uzerinde” diyerek isaret parmagi ile kizin yakasini gosterdi

“Hala eski Emir!” diyerek gulumsedi kadin gozunun onune gelen anilar ile “Ne icicegimi sormayacakmisin?”

“Bunun icin burda calisan onlarca kisi var”

“Peki o halde...bana bir martini” diyerek Emir’in yaninda tezgahi silen adam’a bagirdi ve ickisinden ilk yudumunu alirken gozu yine parmagindaki yuzuge gitti “Evlendigini duymustum ama inanmamistim”

“Neden? Bana hep bir kac yas daha genc olsaydim seninle kesinlikle evlenirdim derdin”

“Unutmadigimiz seylerde varmis demek” diyerek gulumsedi kadin onundeki genc adamin degisen yuzunu incelerken “Inanamamistim demek daha dogru olur sanirim...malum seninle evlenicek kizin nasil bir sey oldugunu merak etmiyor degilim”

Emir yuzugu ile kadin arasinda bakisti bir sureligine, gozleri benziyordu onunkine ama onun gibi mavi ve yesil arasi gitmiyordu her baktiginda. Onunla evlenen kadinin, ondan suan her anlamda cok uzakta oldugunu dusundu.

"Tanidigim hic bir kadina benzemiyor..." diyerek gulumsedim onunla ilk tanistigim halini dusunurken "Hatta tanidigim hic kimseye benzemiyor.."

Ben anlattikca bana hayranlikla bakan kadina baktim. Kendi halimi gormekten korktum, biliyordum hala icimdeki o kizi yasattigimi her kucuk ayrintisi ile. Hikayenin sonunu beni birakip gitti diye bitirsem ne kadar icerdi acaba diye dusunmeden edemedim.

~

Arabadan inip kumandanin uzerindeki alarmina bastim. Sabahin erken bir saati olmasina ragmen gunes artik tenimi giyindigim ceketin altindan yakmaya baslamisti. Etrafima bakindigimda icerilere sigmayanlar icin okulun bahcesine kurulan masalara dogru bir goz gezdirdim. Tanidik bir kac sahne geldi gozumun onune ama aldirmadim aklimin oyunlarina.

Sonra onu gordum. Otopark'in girisindeki beton alanda oylece duruyordu.

Ona dogru bir kac adim attim, yalastikca gordugum kadariyla yerde bilegini tutuyordu ama yardim istemeyecek kadar sert bir yuz ifadesi vardi yuzunde. Goz goze gelmistik ve o bir suredir hareketsiz otursada bana dogru bir hareket yapmisti. Gelmemi istedigindenmi yoksa oldugum yerde kalmam icinmiydi anlamamistim ama ben ona bir adim daha atmak icin kaldirmisken ayagimi..o geldi. Kendime dusunme payi bile vermeden gozluklerimi tekrar takip merdivenlere dogru yurudum. Artik o dustugunde ona uzatabilicegim el de yanmisti..bana ihtiyaci yoktu. Onun artik benim bilmedigim cakil taslarini bile bilen birisi vardi. Kapidan girdim ve merdivenlere geldigimde onun gecen yil dustugu yeri gordum. Merdivenlerin sol tarafina gecip onun biraktigi izleri es gectim.

~

Asansor kapisi acildi ve basimi kaldirdigimda bana bakiyordu gozlerini kocaman acmis. Bir an bir seyler soyliyecekmis gibi dudaklarini...onemli birsey soylemeden islattigi dudaklarini...o pembe ve opuldugunde aninda kirmiziya burunen dudaklari aralanmisti. Bakislarimi yere dogru cevirdim, basini egdim selam verirmis yada anladim dermis gibi ve apartman kapisina dogru yurudum. Kapinin aralarikli camlarinda yansiyan diger insan suretleri carpti gozume sonra. Buyuk bir arac vardi kapinin onunde. Barismis olmaliydi ailesiyle, buruk bir yanim sevindi yinede onun mutlu olusuna.

~

Yaz gelmisti, okul bitmis ve gercek hayat diye yillarca bahsettikleri sey baslamisti coktan. Zaman ne garip seydi, istediginde akmayan sonra bir baktiginda alip basini giden. Zaman yetmemisti kapatmaya yaralarini ama iyi gelmisti zamanin ona verdikleri.

Gormezsem daha kolay olur diye teselli ediyordum kendimi ama carpip kapiyi cikamiyordum o evden. Gelicekmiste bir gun calicakmis gibi kapisini baskalarina emanet edemiyordum. Onun olmadigi bir dunyaya yeniden alismak zor olacakti biliyordum ama aslinda o beni birakmiyordu. Ailesinin gidisi ile acip kapiyi giriyordum odasina bazi geceleri sanki o kucuk kizi gorucekmisim gibi yeniden beni her defasinda sari sacli bir bebek karsiliyordu ve onun her yerde olan izleri. Arabaya bindigimde yan koltukta uyukluyor, yatakta sag tarafimda yatiyor, okulun yolundan gecerken yurttan okula yuruyormuscasina gozumun onunden gitmiyordu. Onu gormeden de idare edebiliyordum. Ne eskisi gibi olabiliyordum ne de onunla oldugum gibi olabiliyordu hic bir sey ama yasiyordum hayatin bana verdikleriyle.

"Emir bey sizi gormek isteyen birisi var"

"Kim?" diyerek saatime baktim, bu saatte buraya ugramasi icin oldukca ciddi anlamda reklama ihtiyaci olan bir unlu olmaliydi diye dusundum

"Oglum beni hatirliyormudur acaba?"

Unal Sarrafoglu. Oturdugum yerden kalkip ona dogru yurudum, uzun zamandir gormuyordum ve gozume yillardir ilk defa yaslanmis gibi duruyordu hali "Hosgeldin" dedim onumdeki icki kadehini onun oturdugu yere dogru uzatarak "Sinir otesine geldiginde gore isler oldukca tehlikede demek sanirim"

Her zamanki alayci gulusunu bekledim ama onun yerine buruk bir gulumseyis cizdi yuzune "Is icin burda degilim..." diyerek duraksadi sanki daha onceden ne soyliyecegini dusunmemis gibi..ki bu imkansizdi "Seni gormeye geldim"

Hazirliksiz yakalanmistim bu sozlerine, "Gordugun gibi baba" diyerek aciklama geregi duymadim

Anlatmak istedigimi anlamiscasina basini salladi "Yuzugu hala taktigina gore.."

"Geceleri ise yariyor" dedim beklemeden

"Bizim zamanimizda pek-"

"Onemli bir sey soyliyeceksin baba belli...lafi uzatmayi sevmezsin soyle hadi"

Ne onun bir zamanlar parmaginda tutamadigi yuzugun basimiza actiklarini nede benim hala takmakta oldugum parmagimdan cikmayan yuzugun acikli hikayesini dusunmeye dayanicak bir kalbim vardi bu gece.

"Ruya ve kumandasi"

Gulumsemistim bu benzetmeye, gecen dort ay boyunca cehennemi yasatmislardi ikimize

"Su Celikbaslar'in oglu cikinca ortaya kacicak delik aradilar..."

Telefonlarini acmadigim Ruya'nin neden aradigi belli oluyordu simdi. Rahatlamistim bir gecenin sonsuza dek kucuk bir cocugun hayatina mal olmasini istemiyordum ama mutsuzdum. Belkide bu gecen zamanda yine bana ait olabilicek bir seyin olucagini dusundugum icin...uzgundum.

"Kabusun bittigine sevindim baba" diyerek oturdugum yerden kalkip cebimde titreyen telefona baktim "Buraya kadar geldigin icin..."

"Evlat dinle beni"

Yuzumu eksittim, herkesten ve herseyden kacmak iyi gelmisti simdi babami yeniden karsimda gormek tanidik olsada ardinda surukleyeceklerinden korkmaya baslamistim

"O kiz..” dediginde ona sinirliden cok yorgun bir ifade ile baktim “Feriha...artik hayatinda yok oylemi?”

“Basami donuyoruz yine baba?”

Istemiyordum bilmesini. Hatta yer yuzundeki hic kimsenin ayrildigimizi da, bittiginide, gozlerinde gorduklerimide kimse bilmesin istiyordum. Beni ve gecmisimdeki onu rahat biraksinlar olmaya calistigim Emir ile yasamama izin versinler istiyordum. Bu kadar zormuydu bunu yapmak? Bu kadarina hakkim yokmuydu?

“Hayir..” dedi hayatimda belkide annemin hastaligini bana soylemeye calistigi anlarda bile bu kadar ciddi oldugunu hissetmemistim “Sadece ne haldesin gormek istedim..." derken bana dogru bakislarinda uzgun bir ifade gordum "Veliaht’im beni tahtimdan etmek uzere sonunda”

Gulumsedim. Soylediginde gurur ile karisik Unal Sarrafoglu’na yakismayacak bir sekilde huzun vardi. Lafi degistirmeyi tercih etsede, benim basarim onu baska bir kraliyette yenmek uzere olmam uzmustu.

“Iyiyim baba” dedim ictenligini hissettigimde..belkide ebevynler her ne kadar kotu olursada olsun gunun sonunda babam oldugunu hatirlayabilmisti sonunda Unal Sarrafoglu “Korkmana gerek yok...henuz sadece buranin yardimci isletmecisi olmayi basardim...isletmesi eger bir gun bana ait olursa onceden haber veririm Cesme’deki mekani erkenden acarsin”

Hosuna gitmisti bu sozlerim, onunla ilk defa anlasiyorduk sanirim. Sormak istedigi, soylemek istedigi hic bir seyi soyliyememisti bunu biliyordum ama yinede duymak icimden gelmiyordu.

“Kartlarini bankaya iade etmissin” dedi en sonunda

“Kullanmiyordum zaten” dedim sanki elimdeymis gibi kullanip kullanmamak

Bana dogru bir zarf uzatti “Kartlarin...” dedi yuzume bakarak

“Yuzugu hala takiyorum baba...” dedim istemedigimi bilsin istiyordum, cizdigim yolda yurumeye calisirken benden aldigini tek basima yuruyemezken o yolda geri versin istemiyordum

“Para ile seni sinamak istedim...en kolayini sectim ama..” diyerek etrafina bakindi “Basima daha buyuk bi is aldim”

“Istemiyorum baba...” dedim ayaga kalkarak “Ihtiyacim yok”

"Kalp agrisi hic bir seye benzemez...bunu annen ile ayrildiktan sonra anladim" diyerek o da ayaga kalkmisti benimle “Iyi bak kendine” dedi uzun bir aradan sonra “Bi ara Hills’e ugra icki ismarlayayim sana”

Hayatimin 20 kusur senesinde babamla kalp kiriklarim haricinde ilk defa bir konusmamiz bu kadar sakin ve anlamli gecmisti.

~

“Ben onu oyle gorunce..”

“Feriha?”

“Emir! Emir duyuyormusun beni ac gozlerini..”

Soyledigini yapabilsem bu karanliktan kurtulacaktim ama olmuyordu onun sesini duymakmi daha cazipti yoksa bu karanligin icinde saklanmakmi bilemedim.

“Hadi Emir ac gozlerini”

Karanligin ardindan tavandaki lambalarin isigi ile tekrar kapatmistim gozumu, yuzume degen saclari ile birisinin bana dogru egildigini secebilmistim bir tek. Az onceki konusana ait olsun istedim sahibi saclarin, o gelsin istedim yine her neredeysem bulmus olsun beni!

“Hanimefendi cekilin artik”

“Ama..”

“Buraya izinsiz girdiniz zaten..yakinimisiniz dedik cevap vermediniz kim oldugunu bilmediginiz birisi zaten isimizi yapmamizi zorlastiriyorsunuz lutfen hadi cikin”

Hemsire oldugunu dusundugum kadinin soyledikleri beynimde yankilanmaya baslamisti. Merak etmisti beni, gecen bunca zaman’a ragmen onun icindeki kipirtilara karsi koyamamisti..sonrasindaki sozler ise hala batmakta olan ayriligin ucunu biraz daha batirmisti canina. Herseyim olan kadin icin artik hic bir seydim.

“Emir bey! Emir bey beni duyuyormusunuz?”

Konusmaya calistigimda sesimin cikmadigini hissettim ve boyunlukta olan basimi sallamaya calistim duydugumu anlasin diye.

“Guzel...bana nerde oldugunuzu soylermisiniz?”

Etrafima baktim, adini bilmedigim bir suru makina, telas icinde beyaz onluklu insanlar “Hastane” dedim

“Peki size ne oldugunu hatirliyormusunuz?”

Gozlerimi kapattim, bu dayanilmaz bas agrisina inat dusunmeye calistim. Gozumun onune hic bir sey gelmedi. En son klupten cikmis eve dogru gidiyordum...sonrasi...

“H-hatirlamiyorum”

Odanin kapisi bir kac kez tikirdayip acilmisti urkek bir sekilde tipki ardinda beliren kadin gibi. Bir sure bakti bana, ne gormeyi planliyordu ya da ne soylemesi gerektigini bilmiyormuscasina. Ben ona bakamadim uzun uzun istedigim gibi ama yinede tekrar uzamis olan saclarini yazdim aklima.

“Ben...iyi oldugu-”

“Iyiyim tesekkur ederim” dedim oldukca kisa kesip ikimiz icinde bu iskenceyi bitirmek istercesine

Basini salladi soylediklerimi dahada dogrusu soyliyemediklerimi anlamiscasina.

Ne isi vardiki burada? Neden koca sehirde o buradaydi? Neden deniz’in ortasinda bir yerde yada ailesinin yaninda degildi?


Yutkundum ve gozlerimi tavana dogru cevirdim. Icimden ‘eger onu unutmami, ondan uzak durmami istiyorsan...onu da benden uzak tutmalisin!' dedim.

“Emir”

Dislerimi sıktım kalbim atmayi unutmustu ve bagli oldugum makina garip bir ses cikartti ve onun panik dolu bakislari makina ile aramda gidip geldi.

“Iyimisin gercekten?”

Kalp atislarim hizlanmisti, su lanet makinayi sustursun birisi diye yalvariyordum icimden ama o her cikardigi ses sonucu bana dahada yaklasiyordu merak icinde. Yatagin ucuna yaklastiginda elini kaldirip bana dogru uzatti bi an..ne yapmaya calistigini sonradan anladim. Giydirdikleri onlugun onu acikti...kendi izlerini gormustu...yaralarima dokunmasina izin vermedim.

“Sen o kapidan cikip giderken kirik dokuk..ama gitmek zorunda...ben de oyle kirik dokuk ama iyi olmak zorunda” dedim yuzune bakarak “Burda olmak zorunda degilsin Feriha..beni sen getirdiysen tekrar tesekkur ederim...ama kalmak zorunda degilsin...gidebilirsin”

Bu ona aylar once soyledigim sozler gibi aramizda koca bir duvar ormustu. O zaman gitmeyi tercih etmisti yine gidicekti belki ama bu sefer ardinda biraktigi adam geri donucegini umut etmiyecekti.

~

Onun istedigi zamandan korktugum gibi onsuz gecen zamandanda korkmaya baslamistim. Degismekten...eskisi gibi olmayacagimi bilsemde yine o ruhsuz adam olacagimdan, bir daha asla ona duydugum aski duyamiyacagim icin...ama en cok unutucaklarimdan korkmustum.

“Son gecen ha?”

Basimi kaldirip Koray’a baktim “Yerimi sana birakiyorum gozum arkada kalmayacak”

“Ne anlarim lan ben klup isletmesinden? Icki varmi sen bana onu soyle” diyerek gulusunu izledim "Sonra bir sekilde o mekan yurur"

“Ne iciyorsun?”

“Visne suyu!”

Muzigin giderek artisi ile seslerin karistigini dusunsemde gulerek ona votka ile karistirmak uzere sakladigimiz meyve suyunu cikartip akmakta olan bardagin altina bakarak ona uzattim. Bir kadin eli vardi tezgahin uzerinde...minicikti...tanidikti...parmagindaki kar tanesini gormem ile sahibine bakmam saniyeler aldi. Karsimda duruyordu oylece, uzerinde mor bir elbise.

Anlamadan baktim ona. En son gordugumde yaz basiydi simdi ortalarindaydik bu sicak mevsimin. Nerden cikip gelmisti yine hayatima?

“Hoscakal” dedi elindeki ucak biletine benzeyen kagitlari salliyarak

Anlamadim. Dikkatli bakinca benim ismimin yazdigi bir hafta sonra Amerika’ya olan biletlerdi bunlar. Nasil bir oyun oynuyordu bana yine?

“Ee hadi hoscakal desene”

Sarhostu! Koray’a baktim cagresizce...onu alip burdan gitsin diye yalvardim gozlerimle ama yapmadi.

“Feriha ba-”

“Ismimi soyledin!” dedi yuzunde tarif edilemiyecek bir ifade ile gulumsemisti, bilseydi adinin her saat basi bir keske'nin sonunda oldugunu ne dusunurdu acaba?

“Soyle kimi arayalim seni almasi icin?” diyebildim onun yuzundeki o gulumseyisinden kurtulabildigimde. Yaninda cantasi vardi elbet icinde o adamin telefonu vardi muhakkak, Mehmet ile aralari kotuydu diye biliyordum ama Gulsum'u bosanma davasindan beri gormeyeli uzun zaman olmustu

“Sen gidiyorsun!”

Derin bir nefes aldim. Senin gibi demek geldi icimden ama sustum.

“Hoscakal demek icinmi geldin?” dedim elindeki kagitlari alarak “Haklisin ama..sana cikip hayatimdan giderken soyliyememistim ben...” diyerek kizmasini bekledim, kizip gitmesini buradan ama o gozlerime bakmayi tercih etti...biraz aci biraz ofke dolu.

Gecenin geri kalanini barin bir kosesinde sessizce oturup bana bakmasini izledim arada. Saatlerdir buradaydi...annesi, babasi...merak edicek kimsesi yokmuydu? Tanidigim Feriha olsa... ama o tanidigim kadin degil artik diye dusundum...artik onu tanimiyordum.

~

Bardan cikip arabama dogru yurudum. Arkamdan geliyordu, yurumeyi beceremedigi ve simdi herseyden cok o tatli yuruyusunu izlemek istedigim topuklu ayakkabilarindan belliydi takip ettigi.

“Sen bana tokat attin! Tokat! Babamin, Mehmet’in yaptigini bana yaptin...canimi yaktin..inandigim herseyi yiktin”

Durdum oldugum yerde. Aylardir bunu bekliyordu biliyordum.

“Lanet herifin tekiyim ben...sana yaptiklari icin, seni uzdugu icin kendinden nefret eden aciz bir adamim..” diyerek cantasini aldim elinden ve kirdigim icin yeni telefonunu cikarttim icinden “Kalip bana ne kadar igrenc bir adam oldugumu gostermek yerine...bizim icin savasmak yerine...senin gibi kaciyorum ben” diyerek bekledim itiraz etmesini, kizmasini istiyordum, listede son arananlara baktim...istedigim isim carpmamisti gozume..sevinmedim kucuk zaferime. Telefon rehberinde ilerlerken E harfinde yoktu ismim, daha hizli bastim tuslara ve en sonunda L harfine gelmistim, arama tusuna bastim

“Feriha?”

Konusmak icin cabalasamda karsimdaki sesin merak dolu olusu, susmama sebep oldu. Bilmiyordu bu aksam benim yanima geldigini demek. Telefonu kapatip cantasi ile beraber ona geri verdim. Klubun onunde duran taksiye goz gezdirip bizim yaslarda olan adamin tipini begenmedim ve onu orada birakip garaja dogru yurudum.

“Bin Feriha” dedim onun saskin bakislarina aldirmadan

Black and White'in otoparkindan cikali sadece bir kac dakika olmustuki sesini duydum


“Susucakmisin boyle?”

“Ne dememi istiyorsun?” diyerek yagmaya baslayan yagmuru izledim

“Konusmani...” dedi ciliz bir sekilde “Bana bagirmani...giderek ne kadar aptal oldugumu...ne kadar bencil oldugumu soylemeni”

Direksyonu daha sıkı kavradim “Bunlar benden duymak istedigin seyler degildi...” dedim daha fazla konusmamak icin dilimi issirdim

Basini egmis, kucaginda duran cantasinin askisi ile oynuyordu "Emir" dedi ve ben ardindan gelicek olan sozlerden korkmaya baslamistim bile "Seni cok kirdim degilmi?"

Sol elim dudagimin uzerine gitti. Susmaliydim...cok zaman gecmisti dusunmemeliydim o zaman hissettiklerimi, ertesi sabah yine umut ettigimi.

"Sana konusmak icin firsat bile vermedim"

Benden cok kendisine konusuyor gibiydi. Sanki pismanliklari bu gece kapisini calmis gibi pes pese cevabini bilmedigim sorular soruyordu.

"O evden iyilesmeden cikip gittim ben...seni oylece yaralarina birakarak"

Araba'yi ani bir fren ile durdurdum. Direksyonun uzerinde duran sag bilegimin uzerindeki ince dikis cizgisi gozume carpti. Actigi yaralar bitmiyordu bedenimde.

“Neden gelmedin diye sor!”

Yagmur giderek siddetleniyordu arabadan indim ve biraz uzaklastim
“Feriha bin arabaya” dedim geldigini duyunca

“Binmek istemiyorum!” dedi uzerindeki sali yere atarak, ona kim icki vermisti Allah askina?

“Ne istiyorsun o zaman?!” dedim en sonunda “Benden ne istiyorsun?”

Fazla bagirmistim sanirim, korkmustu...o gun o evde korktugu gibi. Bunlari bir daha yasamaya gucum yoktu, evinin nerde oldugunu bilmiyordum ama yurt’a yakindik ve o yuruyebilirdi. Bu gecenin nasil biticeginden korkup arabaya dogru yurumeye basladim, ayak sesleri takip etti pesimden.

“Sen bir hata yaptin ama ben daha beterini yaptim” dedi, kolumdan tutuyordu bunlari soylerken

“Yurt’a gidebilicekmisin?” dedim kolumu cektim, artik onun bu halini gormek istemiyordum

“Emir! Dinle beni...”

Anlaticakmiydi? Konusacakmiydi? Bu sefer neden iyilesmek yerine yalniz olmeyi tercih ettigini soyliyecekmiydi? Yoksa yine susacakmiydi?

“Bebek senden degilmis?”

Sinirleniyordum giderek, dislerimi sıkıp baska bir sey dusunmeye calistim. Bebek'in benden olmamasinin bir sey degistirmesi gerekiyormuydu bunca zaman sonra?

“Biliyorum...bir onemi yok...hic bir zamanda olmadi”

“Ama...” diyerek yuzumdeki degisimleri gormek icin bana bakti, benden daha cok kendisini inandirir gibiydi “Emir sana tuzak kurmuslar?”

“Yalan soylemis, babasi cikti ortaya..merak etme para ile onlari satin almadim anliyacagin..baska ogrenmek istedigin varmi?”

“Emir yapma bunu”


“Neyi?”

“Senden sadece biraz zaman istemistim..”

“Zaman istedin benden Feriha...sadece biraz zaman oylemi...” diyerek ellerimi acip gosterdim ona zamanin bize yaptiklarini...sadece bir kac ay icinde olanlari gostermek icin once onu sonra kendimi gosterdim “Goruyormusun bizim-pardon senin ve benim ne hale geldigimizi bu zaman icersinde?”

“Ben cok gucsuzdum..” dedi onunla ayni filmi izler gibiydim “Ne yapicagimi bilmiyordum...bana yaptigin, verdigi aci..”

“Sen yaralarini sardin Feriha” dedim yagmur icime islerken bakislarimi kacirmak istedim ondan ve onun arabasini gordum sokak lambasinin altinda “Sen bana giderken artik canim yansin istemiyorum demistin...” diyebildim o gun o evden cikarken bunu soylemisti..simdi hatirliyordum..o adamdan Feriha’ya baktigimda bunu hatirliyor olmam ayri bir komediydi “Bu gorevi ustlendigi icin onu suclamadigimi soylersin”

Arabaya bindim, kontagi cevirip silecekleri calistirdim, bir tek farlar kalmisti acmadigim onlarda yandiginda Feriha’nin arabanin onunde durdugunu gordum. Yeter ne olur yeter dedim icimden...bir hafta sonra gelseydin ne olurdu?

Bu geceden sonra basa donmek istemiyordum! Hayali ile yasamaya alistigimdan beri gercegini gormeye bile korkuyordum. Onu bu gece birakmaliydim, bana karsi hissettigi acima duygusu sona ermeliydi. Ozgur olmaliydi, istedigi buydu gorebiliyordum. Arabadan inip onun karsisina dikildim. Dudaklarimi araladim ama aklim basimdan gitmisti coktan bana oyle bakarken.

“Hande’nin soyledikleri dogrumu?”

Hande. Biletler, sarhos bir Feriha..butun bunlarin sorumlusu o olmaliydi.

“Hande’nin soylediklerine guvenmemeyi hala ogrenemedinmi sen?”

“Amerika'ya neden gidiyorsun?" dedi bana beni hastanede gordugu o ilk an gibi endise doluydu yuzu

Biraz dusundukten sonra “Olmuyorum” dedim kahkaha atarak, bunun icin gelmis olmaliydi gozunu karartip, Hande'nin basit bir espriyi buralara getirecegini dusunmemisti "Iyi bir teklif aldim NYU'dan..bir sureligine orda olacagi-"

Lafimi daha bitirmemisken sicakligini bedenime bastirdi. Ne yapmam gerektigini bilemedim.

O beni sardi, ben parmagimdaki yuzugumu..koca bir sessizligin ortasinda bir gok gurledi. O basini gogsume gomdu cunku gok gurultusunden korkardi hep. Aylardir bir colun ortasinda kavrulmus gibi yazin ilk yagmuruna minnetle baktim. Bizi her damlasinda islatan yagmur her ikimizide ozlemle sırıl sıklam etti.

Sevinci bitiştirince acıya
Ayıran kuşkuyu inançtan
Yağmurun yağması iyidir
-Cemal Sureya

Ebru-Polat
12-04-12, 22:16
http://tnypic.net/320bc.jpg

Emir sanki bir anlik Arda’nin gozlerinden nefret gordu ama sadece bir anlik hemen toparlandi ve konusmaya devam etti,Arda oylece Emire bakiyordu.

Koray(hemen konuyu dagitir):Eeee siz burdami kaliyorsunuz?Yani hanim effendi gelene kadar?
Arda(Koraya bakar):Hayir,bugun donuyorum.
Unal:Tam olarak nezaman donuceksiniz?
Arda:1-2 icinden ama buyuk ihtimale 1 ay sonra.Cunku hemen islere koyulmak istiyor
Emir:Ozaman sevgili ortagimizi bekliyoruz
Arda:Sagolun

Toplnati biter bitmez Arda hemen taksiye atlar havaalanina gider,yolda bir kac kez Ferihayi aradi ama telefonu acmiyordu,biraz telaslanir.

Hills

Koray:Bak simdi cok merak ettim
Unal:Vallah bende
Emir(kahvesinden bir yudum alir):Merak etmeyin 1 ay sonra gorursunuz
Koray:Hivmi merak etmiyorsun?
Emir:Etmiyorum,cunku is benim icin daha onemli(Unala ters ters bakar).
Unal:Emir biliyorsun ilk zamanlar actigimizda otelde cok guzel yuruyordu Hills ama Sanem iste deisiklik yapti ve …
Emir:Hillste bati,onun icin aramiza bir bayanci girecek
Koray:Ya Emir abartma,hem dusunsene Francada geliyor,orda ne harika mekanlar var,bizim icinden cok buyuk bir deisiklik olucak,bomba gibi dusecek
Emir:Tamam,artik kapatalim bu konuyu
Unal(Emir koltuktan kalkar):Nereye?
Emir(saatine bakar):Atesi almam gerek
Unal:Torunum benim icin op
Emir:Tamam baba

Celik ailesinin evi

Ruya(Atesi hazirliyordu):Babami geliyor?
Ates(ziplamaya basladi):Evet
Ruya:Hadi ozaman hizli hizli hazirlanmaya basliyalim
Ates:Hadi

Franca

Sofi:Canim
Feriha(dalmisti,birdan kendine gelir):Efendim?
Sofi:Istanbuldaki emlakciyla konustum,beyendiyin evi tutuk
Feriha:Tamam peki dekor?
Sofi:Bugun basladilar 1-2 haftaya biter,zaten ozaman kadar bizde burda toparlaniriz
Feriha:Evet

Istanbul

Celik ailesinin evinin onune geldiyinden derin bir nefes alir,arabada iner ve kapiya dogru yurudu,zii calar,kapiyi hizmici acar.

Hizmeci:Iyi gunler Emir bey
Emir:Meraba,Ates hazirmi
Ates(kosarak Emirin kucagina zirplar):Baba
Emir(hemen oglunu kucagina alir):Canim oglum
Ruya(yanlarina gelir):Meraba
Emir:Meraba(Atesi oper) yarin sabah burakirim
Ruya:Tamam,Emir izin verme dondurma yemesine
Emir:Tamam

Ruya Emirle Atesi gecirdikten sonra,kapiyi kapatir,kapiyi yaslanir ve gecmisi hatirlar.

4 yil once …

O sabah Ruya Emirin uzerindekileri cikardiktan sonra,kendi uzerindekileri cikarmaya basladi,ikiside ciril ciplakti,Ruya emirin yanina yatar,basini Emirin gosune koyar ve belli bir sureden sonra uyuya kalir.

1-2 saat sonra Emir gozlerini acar,gogusunden hafiften agirlik hiseti,basini cevirir gogusunden yatan Ruya’ydi,Emir hemen sabah hatirlmaya calisir,evet Ruya gelmisti,tam dusecekti Ruya onu tutu gerisi yok.Emir Ruyayai uyandirmadan yataktan kalkar,etrafa bakar,esyalar odanin her tarafina sacilmisti,Emirin ayaginin ucunda Ruyanin ic camasi vardi,Emir hizlica uzerine pantolununu gecirir ve banyeya girer.

Ruya hisetmisti Emirin uyandigini ama kalkmaz,sirt uste yatar tavana bakmaya basladi,20 dakika sonra kapi sesi geldi,Ruya hizlica yataktan kalkar tam odadan cikacakti Ferihayi gordu,hizlica geri cekilir,o sirada Emir banyedan cikti belinden havluyla.

Ruya Emirle Ferihanin konusmalarini duyuyordu,onlar konusurken Ruya hemen vucudunu carsafa sarar ve yavas yavas yatak odasindan cikar.

Feriha gitikten sonra Emir yere coker,yerdeki yuzukleri,anahtari alir,avucundan sim siki sikar.Ruya Emirin yanina coker tam Emirin yuzune dokunacakti.

Emir:Git Ruya,git
Ruya:Emir izin ver yanindan olayim
Emir:Ruya git

Simdiki zaman

Emir Atesi cocuk koltuga oturtur,emniyet kemerini takar,cantasini yanina koyar,kendiside suruce koltuguna gecer.Yol boyunca Ates buyuk bir heycanla disariya bakti,Emir seviyordu Atesle zaman gecirmeye,onu huzur veriyordu.Evet Ates istiyerek olmadi ama dogdudu gun hersey deismisti.

Ates:Baba biliyormusun dun babaanem geldi
Emir:Neden gelmis?
Ates:Beni gormeye kocaman(elleriyle gosterir) araba aldi bana
Emir:Sevindim oglum
Ates(Emirin yuzunu oksar):Senin neyin var?

Emir karsisindan cocuk parkindan oyniyan kucuk kiza bakar.Sanki tipa tip Ferihaya benziyordu,onun cocukluguna hele gozleri ayni sanki.Emir derin nefes alir ogluna sim siki sarilir.

Emir:Yok bir sey oglum(Atesi oper)
Ates:Bugun spora gidecekmisin?
Emir:Gitmek istermisin?
Ates:Evet

Franca

Arda sonunda donmustu Franca’ya gece saatlerinden donuyu icin hemen eve gider.Sabaha herkes cok erkenden kalkar hazirlanip sirkete giderler.Arda sirkete girer girmez hemen Ferihanin odasina yurur,Feriha odasindan dosyalara bakiyordu,yudum yudum kahvesini iciyordu.

Arda(odaya girer):Bu ne guzelik boyle
Feriha(basini kaldirir):Aaa Arda
Arda(Ferihayi taklik eder):Aaa Arda(kolarini acar)evet benim
Feriha(hemen kucaklasirlar):Sen yarin hani donuyordun
Arda:Evet oyleyi’di ama sonra vazgectim hemen buraya sizlerinin yanina donmek istedim,orasi cok sikici,renksiz Meleyim yoksan renksiz
Feriha(gulere): Delisin sen
Arda:Hemen toplanalim
Feriha:Tamam yarim satin icin toplaniriz

Arda kendi odasina gecer,Feriha hemen Duygu’yu yardimcisini arar,toplanti icin.Feriha Duyguyla konustuktan sonra evi arar.

Zehra:Kizim
Feriha(masanin ustundeki resme bakar):Anne askim ne yapiyor
Zehra(Meleye bakar):Bebekleriyle oynuyor,az sonra Senim hanim gelicek
Feriha:Selam soylersin
Zehra:Tamam yavarum
Feriha:Versene
Zehra:Anneannecim bak anne ariyor
Melek(kosarak yanina gelir,telefonu alir):Annecim
Feriha(Gozleri dolar):Askim nasilsin?
Melek:Iyiyim,sen,nezaman geliceksin?
Feriha:Askim biraz isim var sana cok guzel bir surprizim olucak
Melek(sevinir):Aaaaa ne
Feriha(guler):Canim ama surpriz
Melek:Hm yani gizli bir sey
Feriha(guler):Sayilir askim,aksam soyliyecem
Melek:Tamam annecim

Feriha Melekle konustuktan sonra Ipadini alir ve toplanti odasina gecer.Herkes yavas yavas toplaniyordular,herkes toplandiktan sonra kendi yerlerine otururlar,toplanti baslar.

Arda: Dun her madeyi konustuk onlar bizim tum sartlarimizi kabul ettiler,bizde onlarin
Burak: Peki Hills bizim sirkle nasil bir baglanstisi olucak?
Feriha:Aslindan olmiyacak,sadece ben orda ortak olucam onun disindansirketle Hillsin hic bir baglantisi yok
Sofi:Aynen,sadece Feriha hem orda hem burda olucak
Derya:Ama biz sizi cok ozliyecegiz
Feriha(gulumsiyerek): Cok sikca gelicek soz veriyorum hem Hillsi deistirdikten sonra donucem1-2 yila
Arda:Aynen,artik sadece senin ona oraya gitmek gerek
Feriha:Zaten 1 ay sonra ordayim
Sofi:Evet,tanistiktan sonra ben donucem Arda kalicak
Feriha:Biliyorum
Sofi:Merak etme cok sikca gelicek

Herkes gulmeye basladi.

Arda(dosyayi uzatir):Bunlari imzalaman gerek
Feriha(dosyayi alir):Tamam
Sofi:Ozaman simdilik bukadar
Feriha:Evet

Herkes ciktiktan sonra odada sadece Feriha kalir,Feriha uzun uzun dosyaya bakti,dosyanin uzerinden Hillsin ismi,Feriha dosyayi acar ve imza atilacak yere bakar.Emirin imzasini hemen tanir,biraz deismisti ama hemen hemen ayniyidi,Feriha imzayia dokunmak ister ama hemen geri ceker elini,kalemi eline alir ve Emirin yanindaki bos yere imza atar,hemen dosyayi kapatir,toparlanir ve odadan cikar.

Değişmek zordur; ama bazen aynı adam olmak daha zordur..
Hayat öyle yüklenir ki üstüne,
ne kalmak istersin, ne de gitmek.
o durumdayım işte!

Koray:Neyi var kardesim?
Emir:Bir kac gun once Atesle birlikte cocuk parkina gittik(zorlanir konusmaya)kucuk bir kiz cocugu gordum …
Koray(ikisininde gozleri dolar):Evet
Emir:Tipki onun gibi,yesil kocaman gozleri,saclari yumusacik,hafiften lule lule saclari(Koraya bakar) bir anlik sandimki onun cocuklugu
Koray(elini Emirin omzuna koyar):Alismistin onsuz olmaya,neden simdi?
Emir:Bilmiyorum,belkide alismadim kendim kandiriyorum(tutugu goz yaslari coktan akiyordu) nasil ayakta dura bildim bu 4 yilda bunu o gun anladim.

Hande merdivenlerin basindan herseyi duymustu,goz yaslarini tutamamisti.Evet zamanindan cok zarar verdi Ferihaya hatta nefret etti,onu yok etmek istedi kimi zaman bunu basardi ama Ferihanin askini gordukten sonra onu dahda cok anlmaya basladi,yanindan olmaya basladi,cunku Hande’de gercekten ask ne demek Korayla anlamisti,evet hikayeleri farkliydi ama anliyordu.

4 yil once

Hande:Ferihayla gorusmem gerek Zehra hanim
Zehra:Kizim lutfen yapma bunu,2 saat sonra gidiyor
Hande(sasirir):Nereye?
Zehra:Bana bir sey sorma,artik sadece sunu bilki onlar deninle bir sey yok.O cocuk kizimi oldurdu
Hande:Lutfen Zehra hanim ne oldu,bilmeye hakim var?Emir hic bir sey soylemiyor
Zehra(derin nefes alir):Kizim hamile
Hande(sevinir):Ne?
Zehra:Evet ama o cocuk kizima inanmiyor
Hande:Bu ne demek?Acik acik soylermisiniz lutfen

Zehra herseyi anlatmaya basladi,Hande buyuk bir saskinlikla Zehrayi dinliyordu.Nasil yapa bilirdi bunu Emir,nasil?O gun Hande yikilmisti Emirin askina inanmisti ama hepsi KOCAMAN BIR YALANMIS

Simdiki zaman

1,5 ay sonra.

Mert:Emir bey ortaginiz geldi,kendi odasina gecti
Emir(sasirir):Ne?Neden haber vermedi?
Mert:Bilmiyorum efendim,1 saat once gelmis,onun icin hazirladigini odaya gecti
Emir:Tamam hemen geliyorum

Emir hemen Korayla birlikte arabalarina atlarlar ve dogruca Hillse.Emir her Hillse yaklastikca kalbi sikisiyordu,nefes alamiyordu.Hillse geldiklerinden hemen arabalarindan inerler ve Hillse giris yaparlar.

Emir:Nerde?
Mert:Odasindan

Emir gomleyinin yakasini biraz yukari kaldirir ve kendine emin bir sekilde Korayla birlikte ortaklarinin odasina dogru yuruduler,kapi hafiften aralikti,Emir tamamen kapiyi acar ve iceri girer.Karsisindaki bayan,elinde dosya sirti donuktu.

Emir:Hos geldiniz

Bayan elindeki dosyayi kapatir,ve yavasca Emire dogru donmeye basladi.Emirin karsisindan bayan cok gucluydu,kendin emindi,Emir yutkunur ve ona bakar.

Ark eyer bir sey anlamadinisa lutfen bana soyleyin :img-wink:

HzL'
12-04-12, 22:55
Not: Tabii ki öncelikle hepinizin Emir ve Feriha'yı beklediğinizi bildiğimden ilk önce onları ekledim, umarım beğenirsiniz.:love01:


Özel Bölüm – I


Emir & Feriha


Her bir yerini kendisi ama karısının zevkine göre döşediği evin kapısından kucağında sevdiği kadınla girdi Emir.Feriha, eve girdikleri an Emir'in ışığı açmasıyla şoka uğramıştı resmen.Her yeri o kadar güzel döşemişti ki hayran kalmamak elde değildi ama evden başka bir süpriz daha yapmıştı Emir ona.Sokak kapısından başlayıp merdiven masamaklarına kadar uzanan gül yaprakları ve küçük yanan mumlar büyülüyordu insanı.

"Emir sana inanamıyorum!"

"Neden sevgilim? İlk kez evleniyoruz şurda yapacağız bir şeyler tabii ki ama buranın güzel olması için ışığın kapanması lazım." derken hemen yanı başında ki düğmeye basıp kapattı girişin ışığını ve gülümseyerek baktı karısına.

"Sana sahip olduğum için çok şanslıyım."

"Hayır, ben sana sahip olduğum için şanslıyım."

Birbirlerine gülümsedikten sonra Emir merdivenleri çıkmaya başladı içinde ki büyük heyecanla.Feriha'yla birlikte olmuştu evet ama o geceyi ikiside saymıyordu, kabustu o gece ama şu an rüyaydı, ikisinin masalı mutlu sonla bitmiş ve efsane olmuşlardı.Yatak odasına geldiklerinde kapıyı ayağıyla itip açtı ve içeriye girip Feriha'yı indirdi kucağından.Şu an karşılıklı birbirlerine bakıyorlardı sadece.

"Feriha'm.."

"Efendim?"

"Seni üzdüğüm her anın, her dakikanın özrünü sunacağım, her anı telafi etmek için elimden geleni yapacağım."

"Hiş," derken dudaklarını kapattı Feriha, parmağıyla."bunları konuşmanın anlamı yok artık.Bak buradayız, beraberiz! En önemlisiyse evliyiz ve kızımız var."

"Haklısın.."

Bu kısa diyaloğun ardından derin bir sessizlik kaplamıştı odayı.Yalnızca hızla alıp verilen nefesleri geliyordu kulaklarına.İkiside heyecandan ölmek üzereydi sanki ilk kez birlikte olacaklardı ki aslında bu böyleydi yani onlar bunu böyle kabul ediyordu.Feriha son kez nefes alıp tuttu içinde ve sırtını döndü titreyerek Emir'e.Emir'se zamanın geldiğini anlamıştı, kalbi resmen yerinden fırlayıp ordan oraya çarpacaktı.Titreyen parmaklarını Feriha'nın gelinliğinin fermuarına götürüp aşağı indirdi.

Gelinlik, Emir'in dokunuşuyla yumuşak bir şekilde yere düştü ve Feriha yalnızca iç çamaşırıyla kaldı onun karşısında.Yavaşça ona doğru dönerken utancından ölecekti neredeyse! Emir'se nefessiz bir şekilde bakıyordu karşısında ki kusursuz vücuda.Göğüsleri,beli,bacakları her bir yeri muhteşemdi ve dokunmamak için zor tutuyordu kendini.Feriha, utangaçlığını bir kenara bırakıp ellerini Emir'in yakasına götürdü.İlk önce ceketini çıkarttı ve hemen ardından da kravatını.Daha sonra gömleğinin düğmelerini açmaya başladı.Bütün düğmeleri açtıktan sonra yavaşça çıkarttı Emir'in üzerinden ve yere bıraktı.Gözlerini bir an olsun ayırmıyordu Emir karşısında duran ve utanan küçük kızdan.O kadar tatlı görünüyordu ki şu an anlatamazdı! Feriha'nın, pantolon kemerini çözdüğünü hissettiğinde içinde ki zevkin yavaş yavaş başladığını hissetti.Kemer çıktıktan sonra pantolonun düğmesi çözüldü ve pantolon yere bıraktı kendini.Emir, pantolonun içinden çıktıktan sonra Feriha sırtını döndü ve onun sütyenini çıkartmasına izin verdi.Şu an sadece alt çamaşırları kalmıştı üzerlerinde ve birbirlerine bakıyorlardı.

"Seni çok seviyorum Feriha.."

"Bende seni çok seviyorum Emir."

Dudaklarına yöneldi Feriha'nın Emir ve uzun bir öpücük kondurduktan sonra geri çekti kendini.Bu sefer kendilerini Feriha'nın yönetmesini istiyordu.Onun bu tatlı hali inanılmaz hoşuna gitmişti ve onun neler yapabileceğini merak ediyordu.Nefes nefeseyken kulağına götürdü dudaklarını ve fısıldadı:

"Bu sefer ben sana ait olacağım sevgilim, tamamen her şey senin kontrolünün altında."
Feriha kulağında hissettiği nefesle kalbinin daha hızlı attığını hissetti ama buna imkan yoktu! Zaten deli gibi atıyordu daha fazla hıza çıkamazdı ama onun dedikleri hoşuna gitmişti.Hınzır bir gülümseme yerleştirdi suratına.Madem bu sefer her şey onun kontrolündeydi, Emir'i biraz çıldırtmalıydı.Hep kendisi mi çıldıracaktı yani!? Ellerini kaldırıp Emir'i olabildiğince güçlü bir şekilde itip yatağa düşürdü ve kucağına oturdu.

http://fizy.com/#s/3wlt8q (http://fizy.com/#s/3wlt8q)


İşte şimdi eğlence başlıyordu!

İşaret parmağıyla Emir'in kaslı vücudunda çizgiler oluşturmaya başladı suratında seksi bir gülümsemeyle.Emir, Feriha'nın parmağı her hareket ettiğinde zevkle inliyordu ve bu onun hoşuna gidiyordu.Daha sonra yavaşça eğildi Feriha ve Emir'in boynuna küçük öpücükler kondurmaya başladı.Dudakları, boynundan karnına doğru yollar çiziyordu.Omuzuna tekrar yaklaştığında küçük ısırıklar bırakmaya başladı.

"Feriha.." diye fısıldadı zevkle Emir."..sanırım bu hata oldu."

"Neden?"

"Beni çıldırtıyorsun! Bekletme.."

"Merak etme sevgilim, gece uzun.."

Öpücüklerine kaldığı yerden devam etmeye başladı Feriha.Emir'in her iniltisi onun kıkırdamasına neden oluyordu.Emir Sarrafoğlu gibi birisinde böyle bir etki yaratmak egosunu tatmin etmişti resmen.Daha sonra dudaklarına uzandı ve saniyesinde karşılığını almaya başladı.Parmaklarını Emir'in parmaklarının arasından geçirip yatağa yasladı ve böylece onun hareketlerini kısıtlamış oldu.Öpüşmenin en zevkli yerinde hızla geri çekti kendini ve kulağına eğilip fısıldadı.

"Beni erkekliğinle tanıştırır mısın sevgilim?"

Emir duyduğu fısıltıyla gülmeye başladı ve ani bir hareketle –ki Feriha bunu hiç beklemiyordu- dönüp, Feriha'yı altına aldı.

"Büyük bir zevkle sevgilim!"

Artık her şey Emir'in kontrolündeydi ve tabii ki bunu eğlenceye çevirecekti.Dudaklarını Feriha'nın boynundan göğüs aralığına ordansa karnına götürüyordu.Feriha, Emir'in dudaklarının değdiği her yerin yandığını hissedebiliyordu.

"Emir, özür dilerim.."

Feriha'nın söylediği söz kıkırdamasına neden oldu Emir'in ama başını olumsuz anlamda sallayarak fısıldadı.

"Üzgünüm.."

Dudakları tekrar boynuna kaydığında ilk önce onun daha sonraysa kendi iç çamaşırını çıkarttı ve nefes nefese bir halde sevdiği kadının gözlerine bakmaya başladı.

"Bu gece, her şeye yeniden başlayacağımız gece olsun sevgilim, bu geceden öncesini sıfırlayalım ve yeniden başlayalım."

"Yeniden başlayalım."

Fılsıtıları odaya karışırken yerini zevk dolu inlemeler almıştı ve Feriha, büyük bir zevkle Emir'in erkekliğine "Merhaba" demişti.

Son

ambra
13-04-12, 01:26
XXXI
Emir başı ile Mert'i selamlar .Bu ziyareti neye borçluyum
Mert Emir'in kendisini görmekten rahatsız olduğunu anlamıştır Sakinliğini koruyarak cevap verir 'bunu sorduğunuza göre gazeteye bakmamışsınız'
Emir duraksar ,
Mert masada duran gazeteyi Emir'e uzatır .EMir kendisi ile ilgili yazılan yazıyı görür
Emir 'evet'
Mert şaşırmıştır alaycı bir ifade ile ' bunun için sadece evet mi diyorsunuz '

Emir derin bir nefes alır sakin olmaya çalışmaktadır ' o gazetede yanlış bir şey yazmamış'
Mert kafasını sallar 'yanlış bir şey yazmamış ha ? orada Feriha için eşiniz yazıyor ne zaman eşiniz oldu Feriha ?
Emir gülümser ' bundan sana ne ? sen açıkça niyetini söylesene bana ?
Mert ' haddini aşma '
Emir burada haddini aşan biri varsa o da sensin , farkında olmayabilirsin ama o kadın benim ve o kızda benim kızım
Mert alaycı bir ifade ile Emir'i süzer ' o kadın senin ' Belis'in aklı biraz daha erdiğinde neden hala ayrı olduğunuzu sorduğunda da böyle mi diyeceksin
EMir : kızıma ne söyleyip söylemeyeceğimi sana soracak değilim. EMir sesini yükseltmiştir.
EMir ve Mert arasındaki gerginlik elle tutulacak kadar belirgindir.
Mert sakince ‘ istesen de istemesen de soracaksın onlar bizim ailemizin bir parçası onları ilgilendiren her şey bizi de ilgilendirir’,
EMir derin bir nefes alır Mert’in yanına gider bakışları buz gibidir’ onların ailesi benim’ der
Mert hafifçe gülümser ‘ demek onların ailesi sensin ’niye haberimiz olmadı ?Feriha’nın soyadı benim bildiğim kadarı ile hala Yılmaz.Onu hayatındaki diğer kadınlarla karıştırma ,Bana bak EMir Sarrafoğlu Feriha ve Belis ‘in gözlerinden senin yüzünden akacak bir damla yaşı sana ödetirim
Emir elleri ile Mert’in yakasını kavrar ,Mert sakince gülümsemektedir.’ Gerçekleri duymaya dayanamıyorsun değil mi?’
Emir Mert’e kafa atar ,Mert yerdedir.Aralık kapıdan olayı gören asistanın çığlığı ile aynı anda Hills’e giren Ömer ve Ünal ,Emir’in odasına koşarlar.
Ünal : Neler oluyor burada ?
Ömer’ MErtt!!!
Ömer Ünal’dan daha atik davranır ,EMir’e yumruk atmaya çalışan Mert’i tutar .Ünal EMir’i tutmaktadır
EMir ‘ haddini bileceksin’!!! diye bağırmaktadır.
Ömer zorlukla da olsa Mert’i odadan çıkarır ,
FEriha nın odası
Ömer : Ne yaptın sen
Mert : ilk o başlattı bir şey yapmadım ben
Ömer kimbilir neler dedin
Mert : doğruları söyledim!
Ömer derin bir nefes alır bak bu işe karışmamanı söyledim sana , bu onların hayatı
Mert yutkunur abi
Ömer bana bak Mert ! sana son kez söylüyorum bu işe karışmayacaksın!!

EMir!in odası
Ünal dehşetle EMir’e bakıyordur
Ünal : bu ne idi şimdi
EMir babasına bir şey demez
Ünal : oğlum o adam bizim ortağımız
EMir : ortaklık falan umurumda değil, bozulur ben o adamı burada istemiyorum
Ünal hafifçe gülümser ne bu şimdi bu kadar emeği harcanan parayı çöpe mi atacağız.Ne oldu oğlum
EMir : haddini bilecek ,
Ünal ellerini iki yana açar ‘allahımm!!’

Feriha Hills’e gelmiştir.Gülümseyerek içeri girer .EMir’in asistanın muhasebede çalışan kız ile konuştuklarını duyar
‘gözlerime inanamadım ,EMir Bey ve Mert bey resmen yumruk yumruğa kavga ettiler’
Feriha hışımla EMir’in odasına girdi.Ünal Feriha’ya baktı
EMir Feriha’yı görünce ayağa kalktı .Burnunda kan vardı ,gömleği de kan olmuştu.
EMir telaşla ‘Feriha ‘
Ünal sessizce odadan çıktı
Feriha EMir’in yanına geldi.Sağ eli ile yüzüne dokundu.Gözleri donuktu
Feriha kavga ettin
EMir : Feriha bak ,çok üstüme geldi
Feriha : hiç değişmemişsin ,hala üzerine gelindiğinde verecek bir cevabın olmadığında aynısın
EMir : Feriha
Feriha sessizce odadan çıkar
EMir Feriha’nın kolunu tutar
Feriha ‘sakın peşimden gelme EMir ,sakın!’

Feriha aynı hızla kendi odasına girdi.Mert ve Ömer odada oturmakta idi
Ömer Feriha’ya mahçup gözlerle baktı.Mert bakışlarını yere indirmişti
Feriha ‘ Mert’le yalnız kalmak istiyorum..’

Ömer ve Ünal koridorda karşılaşırlar.Birbirlerine bakıp hiçbir şey söylemeden farklı yönlere doğru giderler .

Feriha sert gözlerle Mert’e bakmaktadır
Mert . öyle bakma
Feriha hiçbir şey söylememektedir.
Mert : Feriha o adam seni üzecek
Feirha : nerden biliyorsun
Mert şaşkınca Feriha’ya bakar ‘ bir kez üzen hep üzer’
Feriha : bu senin hikayende öyle olmuş olabilir
Mert Feriha’ya bakar
Feriha nefes alıp konuşur ‘ Bak ,zor zamanlarımda yanımda idin, çok şeyi beraber hallettik ,
Mert , hem seninle ilgili hem de benimle ilgili
Feriha evet öyle ..beni düşündüğünü biliyorum ama bu benim hikayem Mert ..
Mert ayağa kalkar ,Feriha Mert’in kolundan tutar ‘güven bana ,’
Mert: emin ol bunu senden çok istiyorum ,senin için Belis için,seni zor durumda bıraktım ,
Feriha Mert’e bakmamaktadır.’yalnız kalmak istiyorum Mert’
Mert kafasını sallar odadan çıkar ,aynı anda kendi odasından çıkan EMir ile göz göze gelir.İkisi de gözlerini birbirinden kaçırır ,Mert Hills’den ayrılır ,EMir kendi odasına döner .
Feriha gergindir.Ömer’i arar
‘ben eve gidiyorum ,
Ömer ‘ bir dakika bile durma . ha Feriha ,Mert adına özür dilerim.Yeni kurmaya çalıştığın bir düzende seni zor durumda bıraktı
Feriha : Ömer ,beni düşündüğünüzü biliyorum
Ömer : Feriha ne hissediyorsan onu yap ,ama bak istediğin zaman konuşalım tamam mı ?
FEirha : tamam


2 saat sonra
Feriha evine geldiğinde bir müddet kızı ile oynamış sonra başının ağrısına dayanamayıp yukarı odasına çıkmıştı.Ağrı kesici aldı ,yatağına uzandı ,gözlerini kapatıp uyumaya çalıştı gözünü her kapadığında bugün sabah Hills’de olanlar ,EMir’in yüzü ,Mert’in hali geliyordu.İşler çığrından çıkmıştı.EMir’in odasına ilk girdiğinde onu öyle görünce ,gidip ona sarılmak ,yüzündeki yaraları sarmak istemişti ama ondan duyduğu ‘ üzerime geldi’ cümlesi ,işte o kafasında hep ötelediği hep geri plana attığı unutmak istediği geceyi aklına getiriyordu.EMir bunu bir daha yapar mıydı ?Bir an yutkundu ,onu hala çok seviyordu çok ..gözlerini kapadı keşke annem yanımda olsa ,olsa da saçlarımı okşasa diye geçirdi içinden ,annesi yanında imiş gibi hafifçe tebessüm etti uykuya daldı

Emir ,Koray ve Hande Hills’de idi .EMir yüzünde garip bir acı ile Koray’a olanları anlatmıştı.
Koray : bu adam ne sanıyor kendini
EMir : bende bunu diyorum işte ,kim bu adam ,Feriha kardeşim gibi diyor öyle ise sınırını bilecek ,..
Görmeli idin Koray adam geçmiş karşıma Feirha’ya kızıma nasıl davranmam gerektiğini söylüyor hem de pişkince
Koray : tamam kardeşim tamam ,Feriha nerde ona anlattın mı ?
EMir duraksar ,Hande Emir’e bakar
EMir : kavganın üzerine gelmiş,ben gördü anlatmaya çalıştım ama dinlemedi,kızdı ve gitti, telefonlarıma da çıkmıyor.
Hande atılır ‘ona ne söyledin’
EMir ‘ üzerime çok geldi dedim’
Hande acı ile gülümser ‘gerçekten sadece bunu mu söyledin
EMir duraksar açık konuş Hande
Hande ‘EMir siz niye ayrıldınız? Konuşmak istemediğimiz o olay yüzünden.Peki o olayı sen neden yaptın, Feriha üzerine geldiği için,böyle durumlar için tepkin değişmiyor yani
Koray ve EMir birbirlerine bakarlar.
EMir : sen bunu nerden biliyorsun ? Koray ?
Koray : ben söylemedim kardeşim
Hande : O söylemedi Feriha söyledi, Belis’i öğrendiğim gün tüm olanları anlatırken ona tokat attığın için gittiğini söyledi
Emir koltuğa yığılır ^bana hala aynısın dedi’ der kısık bir sesle
Birden ayağa kalkar ‘benim onu görmem lazım’
Koray : oğlum bir dur sakin ol
EMir ‘duramam Koray onunla konuşmam lazım’
EMir’in odasında yapılan konuşmayı duyan dördüncü bir kişi vardı.Ünal duyduklarına önce inanamamıştı.EMir’in kapıya doğru geldiğini görünce kendini Feirha’nın odasına attı.EMir’in Hills’den çıkışını izledi.Feriha’nın masasına doğru gitti ,masanın üzerinde duran Belis ve Feriha’nın resmini eline aldı ,’ nasıl bir kızsın sen Feriha ?’ dedi


Emir Feriha’nın evine gelmiştir.zili çalıp çalmama konusunda tereddüt eder ,saatine bakar
‘Belis daha uyumamıştır diye düşünür zili çalar
Kapıyı evin hizmetlisi açar
EMir :iyi akşamlar
Emir’in gergin yüzü kendisine doru koşarak gelen kızını görünce gülümsemeye bırakır
Baba!!!!
Emir kızını kucağına alır ,öpücüklere boğar ‘.Belis’in bakıcısı Merve’yi başı ile selamlar
Evde birini arıyormuşçasına etrafına bakar
EMir ‘ annen nerde ?
Belis : annem hasta
EMir : ne ? EMir Merve ‘ye bakar
Merve : Feriha Hanım başının ağrıdığını söyledi odasında dinleniyor
EMir ‘anladım ‘der
Belis : Çok üzgünüm baba. Belki biraz kakaolu süt beni mutlu edebilir
EMir gülümser ,kızını öper ‘Merve Hanım lütfen kızıma çikolatalı süt hazırlayın’
EMir Belis’i yere indirir’ kızım sen Merve ablanın yanında dur ben bir annene bakayım geleyim ‘
EMir sessizce üst kata çıkar.Feriha’nın odasına gider..kapıyı yavaşça açar..sessizce Feriha’nın yanına gider..Feriha uyumaktadır..bir süre FEriha’yı izler..kısık bir sesle ‘melek gibisin ‘der
ellerini Feriha’nın saçlarına doğru uzatır..saçlarını okşar..
Emir : seninle ne yapacağım ben..Bambaşka şeyler yaşadım sen'le. Her günü anı farklı yaşatan, insanı başkalaştıran belki de başkaldırandın sen . Eksik yanım yani,beni tamamlayan oldun . Benim için her şey senden önce . ve senden sonra.. oldu miladım oldun ..Sen yokken de bu böyle idi.. çok düşündüm... ayrıyken seneler geçmesine rağmen neden kalbimdeydin diye ? Neden hala kalbimdeki bütün yollar sana çıkıyordu?..nedenini biliyordum daha öncede söyledim sana ben sensiz yapamam..Şimdi korkuyorum,yine aynı korku var içimde ,gitmen veya susman değil bu korku senin hayallerini kırmış olma korkusu ,yapamıyorum işte sen söz konusu iken akıl mantık gurur yok oluyor, bahane değil bunlar dediğini duyar gibiyim ama doğru olan bu.Bana sırtını dönme ,seni çok seviyorum ‘der
Emir eğilip usulca Feriha’yı başından öper .Sessizce odadan çıkar ,kapının önünde durur Feriha’ya biraz daha bakar ve aşağı iner.EMir’in ayak seslerini duyan Feriha gözlerinde yaşla doğrulur .EMir’in arkasından ’bende seni’ der


Ertesi gün ,
Feriha doğrulur ,başı hala ağrımaktadır.Elini ensesine koyar boynunu sağa –sola sallar .Yatağından kalkıp duş alır.Üzerine kırmızı spor bir elbise giyer ,saçlarını at kuyruğu yapar BElis’in odasına gider
Kapıdan içeri baktığında donup kalır
Emir ve Belis ,Belis’in yatağında birbirlerine sarılmış uyumaktadır.Hafifçe gülümser ,EMir küçücük yatağa sığamamış, iki büklüm yatmaktadır.Belis babasının göğsündedir.Belis bir ara kıpırdar saçları Emir’in burnuna gelir ,Emir huylanır gözlerini açar ,Feriha ile göz göze gelirler .Belis’i uyandırmamak için yavaşça doğrulur ,bunu yaparken acı çeker gibi bir hali vardır.Feriha beli tutulmuş olmalı’diye düşünür
EMir çekingen bir tavırla Feriha’nın yanına gider.Feriha’nın bakışları yerdedir.
EMir: nasıl oldun? Başın
Feriha : daha iyiyim
Arkasını döner ve odadan çıkar.EMir Feriha’nın kolundan yakalar
EMir : Feriha bir şey söyle ..tepki ver..bağır çağır..ama susma..lütfen susma..sessizliğin beni korkutuyor..elimi kolumu bağlıyor..bunu bana yapma..
Feriha : ne dememi istiyorsun , aferin EMir ,çok iyi yapmışsın mı deyim ?
EMir : çok üstüme geldi Feriha ,sanki ,sanki senin
Feriha : Ben sana bir gece önce ne anlattım , kardeşim gibi dedim dimi ama olur mu EMir bey yine bildiğini okudu
EMir : bu kadar mı değerli senin için
Feriha : Senin kadar değerli değil Emir ,ama görüyorum ki benim söylediğim sözlere inancın o kadar güçlü değil
EMir Feriha’ya bakar elini yüzüne götürür Feriha hafifçe başını çeker
BElis seslere uyanır ,yanlarına gelir
Anne ,Baba bir şey mi oldu ?
Feriha : yoo kızım bir şey yok
Emir : yok prensesim,
Belis annesine gider ‘ kavga ediyordunuz’
EMir ‘yoo kızım hayır etmiyorduk biz bir yanlış anlamayı çözmeye çalışıyorduk
Feriha : evet canım baban doğru söylüyor
Belis önce annesine sonra babasına bakar ‘ ben çocuğum bazen anlamaz kafalı olabiliyorum ama babam ve sen hep öylesiniz.
EMir ve Feriha birbirlerine bakarlar
Belis ‘Merve abla kalktın mı?? Diye bağırarak koşar ,

Emir saatine bakar ben gideyim
Feriha başı ile onu onaylar .Bakışları yerdedir
EMir Feriha’nın bakışlarını yakalamaya çalışır ‘ sonra konuşalım mı ? yani biraz daha sakinleşince ‘
Feriha :i yi olur
EMir Feriha’nın yanından geçerken durur , eğilip başından hafifçe öper

1 saat sonra Feriha’nın kapı zili çalmaktadır.Kapıyı Feriha açar
Ünal bey
Ünal : Merhaba ,girebilir miyim ?
Feriha : buyurun
Belis koşarak salona gelir .gülümser ‘aa dedem!!
Ünal’ın kucağına atlar ,Feriha şaşkındır.Feriha’nın şaşkın olduğunu anlayan Ünal
‘ EMir Hills’e getirmişti o zaman tanıştık’
Feriha başını evet anlamında sallar.Ünal’ a karşı mesafelidir.
Belis : kaydıraktan kaymaya mı geldin dede ?
Ünal : gülümser , hayır sana ufak bir hediye getirdim al bakalım bu senin için küçük hanım
Belis gözlerini kocaman açar ‘ hediyelere bayılırım’ der Bir an annesi ile göz göze gelir.Kendini toparlar
‘ çok teşekkür ederim , hiç gerek yoktu’ der
Ünal : aç bakalım
Belis heyecanla hediye paketini açar ,Ünal Belis’e çok güzel bir porselen bebek almıştır.
Belis bebeğin saçlarını okşar dedesine bakar ‘Çok mutlu oldum dede , gözlerim dondu ‘ teşekkürler der
Ünal kahkaha atar demek gözlerin dondu der
Feriha gülümser ,Ünal Feriha’nın gergin olduğunun farkındadır gülümsemesini fırsat bilir ‘seninle konuşmak istiyorum ‘
Feriha buyurun , Mervee Belis’i alır mısın ?
Belis ,dedesinin yanağına ufak bir öpücük kondurur ,Merveyi takip eder
Feriha .: buyurun sizi dinliyorum

Ünal : bak Feriha ben düz bir adamımdır ,açık konuşacağım .Geçmişte olan olaylardan önce yani ,
Feriha : yalanlarımdan önce
Ünal: ben EMir’in hayatına kattığın şeylerden çok memnundum, hatta benim zamanında eşeklik edip kaybettiğim şeyi onun bulmuş olmasına çok sevinmiştim ,ama sonra .. Ünal duraksar ..bunlar geçmişte kaldı .. mükemmel bir baba olmadığımı biliyorum ama yapabildiğim kadarı ile babalık yaptım ben ona ,hiçbir şeyinin eksik olmaması için çalıştım, ama onun bir yanı eksik kaldı,taki sen hayatına girene kadar.
Bak o benim oğlum, o da benim gibi, egosu yüksektir.Bazen bu kadar anlaşamamamızın nedeninin bu olduğunu düşünürüm ,bir çeşit erkek iktidar mücadelesi de ,ben ona sözümü dinlemiyor diye kızarım , o da bana istediğini yapmasına izin vermediğim için .birbirimizi birbirimizin anlayacağı dilden cezalandırırız. geçmişte bu nedenle çok karşı karşıya geldik biliyorsun ,sonra sen gittin ,geçen sürede bir kez daha anladım ki oğlum seni seviyor Feriha, oğlum seni kimseyi sevmediği ,kimseyi sevemeyeceği gibi seviyor korkuyor seni kaybetmekten , benim gibi bir adam olmaktan korkuyor ve şimdi buna bir de kızınız eklendi .
FEriha : şaşkınlıkla Ünal’a bakmaktadır.Bu adam gerçekten bu kadar değişebilir mi ? diye düşünür
Ünal Feriha’nın yanına oturur ‘ dün olanlar seni zor durumda bıraktı biliyorum ,ben Ömer’le ve gerekirse Mert’le konuşurum
Feriha : hayır lütfen hiç gerek yok biz konuştuk
Ünal : yani
Feriha : sandığınız gibi sıkıntı yaratacak bir durum yok ama teşekkürler
Ünal başını sallar .’ hafta sonu benim evimde yemek yiyelim
FEriha şaşkın gözlerle Ünal’a bakar ‘ bakın hiç gerek yok ,Belisi babası ile yollarım size
Ünal : var ,o benim torunum, sende olacaksın onun annesisin
Feriha başını sallar
Ünal saatine bakar ‘kalkmalıyım ,görüşmek üzere ‘
FEriha Ünal’ı kapıya kadar geçirir.

Aynı gün akşam
Feriha Belis’e masal okumaktadır.Kapı çalar ,
Belis : kim ki?
Feriha : Bilmiyorum canım
BElis sessizce ‘Allahım nolur babam olsun’ der
Feriha kapıyı açar ,karşısında elinde koca bir buket beyaz gülle Emir durmaktadır.Güllerin arasından Feirha’ya bakar ,
FEriha hafifçe gülümser .EMir dudaklarında tebessümle içeri girer.çiçekleri Feriha’ya uzatır.
Feriha :teşekkür ederim ,
EMir :özür dilerim
Feriha : ha çiçeklerden medet umuyorsun yani
EMir Feriha’ya bakar .Sessizliği Belis bozar
‘Allahım ,Allahım çok teşekkür ederim
EMir : kızım iyi misin ?ne oldu ?
Belis : o nedenini biliyor .Hadi beni sen yatır , annemde gelsin .Bir ara duraksar Belis ,Feriha’nın elindeki çiçekleri görür .Babasına gülümser Bana mı ? der
Emir gülümseyerek Belis’i odasına götürür,Feriha’ da onları takip eder.Emir yatağın sağında ,Feriha da solunda durmaktadır.BElis ikisinin de ellerini tutar ve öper
EMir :meleğim
Feirha ,BElis’in alnından öper ‘hadi kızım uyu artık’
Belis gözlerini açar ,uyumaya pek niyeti yoktur
Bir şey sorabilir miyim?
EMir : tabi kızım sor
Ne zaman hep bizim evde olacaksın
EMir Feriha’ya bakar
Feriha : kızım geç oldu artık uyu bak yarın dışarı çıkamayız sonra
BElis babasına soru soran gözlerle bakmaktadır’
EMir eğilip kızını öper

Feriha ve EMir Belis’in odasından çıkar.Salona gelirler .bir müddet susarlar
EMir : dün ,o da aynı şeyi söyledi
FEriha Emir’e bakar ,EMir devam eder ‘ yani Mert ,gazeteyi görmüş ,yazılanları ,Feriha için eşim demişsin ama soyadı hala Yılmaz kızına ne diyeceksin dedi bana, haklıymış hiçbir şey diyemedim’
EMir hafifçe gülümser bana o yüzüğü sen parmağıma takacaksın ve hiç çıkarmayacağım demiştin ama çıkardın
Feriha : yüzük kasada ,18 yaşına geldiğinde Belis’e takacağım
EMir: başını sallar : yani yeni bir yüzük al diyorsun bana
Feriha :duraksar ben hiçbir şey demiyorum ,EMir
EMir gülümser ‘sinirlenince çok güzel oluyorsun’
Feriha hafifçe tebessüm eder.EMir yumuşadığını düşündüğü Feriha’nın yanına oturur
Sarılmak ister ,’Emir lütfen çok sinirliyim’
EMir : bende sinirliyim Feriha , EMir duraksar nefes alır .. bak neden korktuğunu biliyorum ama bunu aşacağız sadece elimi tut beraber aşalım bunu
Feriha sessiz kalır .EMir feriha’ya bakar.Başını sallar . Koltuktan kalkarken elinde hissettiği sıcaklık ile geri döner .Feriha EMir’in elini tutmuştur.

Ebru-Polat
13-04-12, 16:19
Hic kimse dinlemiyor
Kalbin ne söyledigini
Kimse gerçegi duymuyor

Hayat yokuşlarinda
Yalan savaşlariyla
Kimse gerçegini görmüyor

Yıllar sonra anıların üzülerek hatırlanacak
Pişmanlık ne kaderi ne de peşini bırakmayacak
Aşkım kor, soğuk sularına kapılmayacak
O an bir daha yaşanmayacak

Gidecek yerim yok
Çalacak bir kapım yok
Anlarsın yalnız kaldın mı
Bu dünya da

Diyecek sözüm çok
Ama dinleyen yok
Yoruldum yalnız sevmekten
Yalan dünya

Koray saskindi,agzi acik kalmisti,yutkundu bi Emire bi Ferihaya bakti.Feriha sanki tum duygularini kaybetmisti,4 yil onceki Feriha yoktu,nefret dolu bir Feriha duruyordu.Emir bilmiyordu ne yapsin,ne soylesin,durdugu yere sanki onu civilemistiler ne bir adim geri ne bir adim one ata biliyordu,tek bildiyi sey oda simdi karsisindan bam baska Feriha duruyor.

Feriha elindeki dosyayi masanin uzerine koyar,masanin kenarina oturur,ellerini gogusunden birlestirir,souk bakislariyla Emire bakar.

Feriha:Hos bulduk Sarrafoglu
Arda( odaya girer):Ferihacim dun …
Feriha(Arda Emirle Koraya bakar):Gel Arda
Arda: Demek tanistiniz
Emir(yutkunur):Evet
Koray(Ferihanin yanina gider):Hos geldin Feriha
Feriha(gulumsiyerek):Hos bulduk Koray

Emir hemen toparlanir,hizli adimlarla odadan cikar,daha sonra Hillsten.Arabasina atladigi gibi gaza basar,nereye gidiyor kendisni bile bilmiyordu tek bildiyi sey artik hic bir sey eskisi gibi olmiyiyacak,artik Feriha geri dondu ve ustelik cok guclu,Emirden bile guclu.Emir gaza bsa bildiyi kadar basiyordu,dirksiyonu oyle bir sikmistiki eli uyusmustu.

Pismanlik?
Ofke?
Nefret?
Intikam?
Affetmek?

Hangisi daha guclu olucak.Hangisi bu hayatla savasicak?

Yilmaz evi

Feriha:Annecim sana verdiyim listeye bak sonra Melekte bakar hangi krese gitmek ister
Zehra:Cok sevinecek,evde sikiliyordu
Feriha:Biliyorum annecim
Melek:Annecim
Feriha(kucagina alir):Soyle askim?
Melek:Simdi benim yeni arkadaslarimi olucak
Feriha:Evet bitanem,bir suru
Melek: Peki bebeklerim paylasa bilirmiyim?
Feriha:Elbete canim
Melek:Oley

Melek kosarak yatak odasina cikar,Ferih arkasindan guldu.

Zehra:Yarin toplanti var
Feriha:Evet annecim
Zehra:Alistimi seni gormeye?
Feriha:Alisan ne olucak,alismasa ne olucak?Artik cok gec.(Feriha derin nefes alir) biliyormusun anne deismis,ilk tanistigimizdaki gibi,2 haftadir ayni mekandayiz ama hic karsilasmadik,yada o kaciyor.
Zehra: Peki babasi?
Feriha:Saskin ama mutlu,sonucta Hillsi kurtaricam
Zehra:Kizim savasa bilecekmisin?
Feriha:Evet annem,ben yillardir bunun icin cabaliyorum.Sanem,Aysun onlar bana atiklari tokatlarin bedelini cok kotu oduyecekler.(nefret dolu bakar)Unal’da babamin olumunu cok kotu odiyecek
Zehra:Kizim bunlarin yaprken tek bir seyi unutma kizini,Meleyini unutma
Feriha(gulerek):Asla annecim,biliyorsun Melek benim yasama sebebim

Onat evi

Hande:Yarin o toplantiya bende gelicem
Koray:Hande sakasi bile kotu
Hande:Koray gelicem dedim okadar
Koray:Emiri hicmi dusunmuyorsun?Adam zaten 2 haftadir yokla var arasindan
Hande(keskin bir bakis atar):Hatirlatirim 4 yilin oncesini
Koray:Hande tamam bir hata oldu ama Feriha hic bir sey soylemedi oylece cekip gitti,her zaman yaptigi gibi.
Hande(yerinden firlar):Aaa pardon ya Feriha orda kalmaliydi,Emir icin savasmaliydi.Tabi ya alistik ya hep Ferihayi suclamaya,simdi Emir binlerce hata yapti onlarin hic bir onemi yok
Koray:Hande oyle demek istemedim,bunu biliyorsun
Hande:Koray artik sunu bilin Feriha buraya bosu bosuna donmedi
Koray:Iste benden bundan korkuyorum Hande,Feriha eski Feriha deil.Bir baksan gozlerine sanki her an o bir zaman ask dolu,hayat oldu bakislarin yerine nefret dolu bakislar geldi,bir gorseydi nasil Emire bakti.
Hande:Koray bunu tahmin etmistik yani eyer bir gun Feriha donerse diye,simdi neden sasiriyorsun?
Koray:Feriha kendin deil Emiri bitirecek

Koray hizlica evden cikti,cunku dahada fazla orda kalirsa Handeyle cok kotu kavga edicektiler.Hande bu 4 yilda gun gectikce dahada nefret etti Emir’den oysa bir zamanlar onun icin deliler gibi bir takinti olmustu.Koray hizlica Emrin yanina gider,dertlesme,konusmaya ihtiyaclari vardi ikisininde.Emir bahcede elinde viski sisesi yanindan Ferihanin resimleri,yuzukleri,t-shirtu.Emir her resime baktikca viski siseni kafasini dikip iciyordu.

Koray:Emir
Emir(derin nefes alir):Koray simdi seni cekemem
Koray:Yok be(yanina oturur) bende senin gibi dagitmaya geldim
Emir:Ozaman hos geldin
Koray(yanindaki yeni siseyi acar):Ne yapacaksin?
Emir:4 yil oldu Koray,intikam almak icinmi dondu?Yoksa gercekten …
Koray:Emir Feriha her ne yaparsan yapsin sen dim diki ayakta dur,ozamanlar sen hem kendini hemde onu bitirdin,sana kizginim,ofkeliyim seni her an bogazliya bilirim ama sen yine ayni hatayi yaptin.yeni Ferihayi sucladin,yine Ruyayla birlikte oldun.
Emir(gozleri dolar):Onu gorduyumde icimden bir seyler koptum o gunu hatirladim,onun gozlerinden gorduyum boslugu o gun ben ona oyle bakmistim.Ama tek bir farkla ben gucsuzdum ama o dim diki,guclu benim karsimda durdu
Koray:Ne bekliyordun’ki Emir?Ferihayi sucladin,dinlemeden sucladin,sizin bir parcanizi sen …

4 yil once …

Feriha(gozleri dolmustu,bitkin):Sana yemin ederim,yemin ederimki bir gun(gozlerini kapatip acar) bana soylediyin bu laflari bedelini odiyeceksin ama o gun bilki seni asla ama asla affetmiyecem

Feriha parmagindaki yuzukleri cikarir,anahtalarla birlikte emirin ayaklarinin altina atar.

Simdiki zaman …

Sabah saat 10 herkes Hillsin toplanti odasindan toplanir.Feriha Arda ve asitaniyla birlikte odaya girer,selamlastiktan sonra kendi yerine gecer.Feriha ortada Duygu sol yanindan,Arda sag tarafta oturdu.Emir tam Ferihanin karsisindan oturdu,Koray Ardayla karsi karsiya,Hande Duyguyla,Unal masanin basindan oturur.

Emir bakislari birden Ferihanin ilk once telefonun kayar,Feriha hemen telefonu yuz uste cevirir,Emirin bunu gorunce ister istemez gozleri Ipadina kayar ama Feriha onuda kapadi.Feriha goz ucuyla Emire bakar,ofkelenmisti Ferihanin bu hareketine.

Unal: Dun tum gece inceledim dosyayi cok guzel olmus
Arda:Aslindan biraz farkli olucakti ama Hills icin en uygu bu
Emir: Peki baska nasil dusunuyordunuz?
Arda:Onu Francadaki mekan icin dusunuyoruz

Emir Ferihaya bakarak konusuyordu,bekliyordu onun cevap vermesine ama her sorusuna Arda cevap veriyordu buda emirin cok sinirlendiriyordu.

Emir:Neden?
Arda:Cunku ordaki ortagimiz Bulent Seyme beyendi

Herkes sasirir Seyman soyadini duyunca,Emir keskin bir bakis atar Ferihaya,ama Feriha hic Emire bakmiyordu,ipadindan bir seylere bakiyordu.

Emir: Demek Seymen ailesi
Arda:Evet,bir kac hafta sonra acilis olucak
Unal: Peki nasil bir proje?
Feriha(Arda tam konusucakti):Aslindan sizin projeyle ayni ama oraya yani Francaya daha uygun olan renkler,daha canli dekor.Hemen hemen benzemiyorlar ama biraz benzerlikler var.
Koray:Ne gibi?
Feriha:Mesele isiklar cok farkli,burda daha cok isilti isiklar kulanildi orda daha cok renkli.
Koray:Burda neden onu kulanmiyoruz?
Feriha:Cunku 2 proje yapmistim,sizden once Seymen ailesiyle gorustum onlar beyendikleri sectiler ve geriye simdiki proje kaldi
Hande(dosyayi kapatir):Vallah ben cok beyenedim,hatta hayalertimideki mekan diye bilirim.Sanem hanim oteli batirmadan once tam boyle bir sey sunacaktim ama iste otel batinca sen kurtardin
Feriha(yalan soyler):Aslindan ben deil Sofi istedi benden kabul ettim

O sirada Ferihanin telefonu caliyordu ama sesizde oldugu icin duymuyordu,Duygunun telefonu caldi,Duygu ozur diliyerek toplanti odasindan cikar,telefonu acar.

Zehra:Kizim
Duygu:Buyrun Zehra hanim
Zehra(telasli):Kizim simdi hastanedeyiz
Duygu:Ne oldu?
Zehra:Tamam anneannecim tamam
Duydu:Zehra hanim
Zehra:Hemen hastane gelsin Feriha

Duygu hemen telefonu kapatir,telasli odaya girer,herkes Duyguya bakar,Duygu hemen Ferihanin yanina gider,kulagina eyilir.

Duygu:Feriha hanim Meleyi hastaneye kaldirdilar

Feriha hemen yerinden kalkar.Duyguya bakar.

Feriha: Duygu ne diyorsun sen?
Duygu:Zehra hanim aradi
Arda(herkes ayaklanir):Ne oldu?
Feriha: Duygu esyalarimi topla
Unal:Feriha ne oldu?
Feriha:Benin gitmem gerek,cok ozur dilerim

Feriha hemen toplanti odasindan cikar,arkasindan Arda.Herkes saskin saskin Ferihanin gidisini izledi,Emir birden dondu Duyguya bakti.

Emir: Duygu hanim ne oldu?
Duygu(esyalari topluyordu):Feriha hanimin ailesiyle ilgili
Hande:Ne olmuski ailesine?
Duygu:Ozur dilerim ama Feriha hanimdan sorsaniz daha iyi olucak

Arda cok hizli arabayi kulaniyordu,cok sukur hastane cok yakindi,arabadan iner inmez kosarak hastaneye girerler.

Feriha(Zehrayi gorur):Anne ne oldu?
Zehra:Kizim parka gitik,salincakta salaniyordu birden dustu
Feriha(Zehrayi omuzlarindan tutar):Anne nasil olur boyle bir sey?
Arda:Feriha tamam canim
Zehra:Kizim soyledim binmesin diye ama dinlemedi beni
Doktor(odadan cikar):Merak etmeyin citti hic bir seyi yok,3 dikis attik alnina.Simdi uyuyor.
Feriha: Doktor bey dogruyu soyleyin
Doktor(gulumsiyerek):Merak etmeyin ,sadece cok kotu kafasini carpmis ve alni yaraladi,dikis attik,iz kalmiyacak
Feriha:Gore bilirmiyim?
Doktor:Tabiki gecin

Hills

Toplanti odasi

Hande:Acaba ne oldu?
Koray(kas goz yapar):Handecim belki ozel
Hande(Emirin damarina bilerek basar):Acaba Seymen ailesinden birisinemi bir sey oldu?(Emir birden doner Handeye bakar)
Unal:Benim bildiyim kadariyla burda deiler(Emir babasina bakar)
Emir:Ne guzel herkes herseyi biliyor bir ben hic bir sey bilmiyorum
Hande(Emire bakar):Bilsen ne olucak,bilmesen ne olucak,sanki anliyacaksin yada dinliyeceksin
Emir(yerinden kalkar):Bak Hande …
Hande(arkasina yaslanir,kolarini gogusunden birlestirir):Bakiyorum
Mert(odaya girer): Pardon efendim
Emir:Gel Mert,evet ne oldu?
Mert:Feriha hanimin kizini hastaneye kaldirdilar.

Emirin kulaklarindan tek bir sey yankilaniyordu “… kizini … “

Ebru-Polat
14-04-12, 13:05
Neden bitti biliyor musun? İnanmaya gücüm kalmadığı için bitti. Ne olursa olsun her defasında peşinden geldiğim için bitti. İncittiğin yerler daha geçmedi diye bitti... Senden vazgeçmem sandığın için bitti Uğruna gösterdiğim sabrı anlamadığın için bitti.
Zerre değişmeyeceğin için bitti...
Seviyorum dediğin ama sevgini uğruna hiçbirşey yapmayacağını gördüğüm için bitti.
Bitti... Zor oldu ama.
Bitti...

Onunun gidisini gormemek icin sim siki gozlerini kapadim,dayanacak gucum yoktu,tek bir sey hisetim oda onun kokusunu yok olmustu.Feriha o kapidan cikmisti.Gozlerimi actigimdan karsimda hic kimse yoktu,sadece bom bos bi rev ve o evin icinden ben.Nekadar oyle kaldim kapinin onunde bilmiyorum,tek bildiyim sey artik sonuna gelmistik ve geriye donus yoktu.

Emir zorda olsa toparlandi,hemen kapiyi kapatim,odaya gecti,uzerini hizlica deistirdikten sonra,dolaptan yeni mont aldiktan sonra hizlica evde cikti.Taksiye atladigi gibi dogruca Korayin evine gitti.

Feriha yurta donduyunde herkesin gozu Ferihanin ustundeyidik,herkes merak ediyordu ne oldu bu 2 gunde,ama Feriha hic bire aldirmadan direk odasina cikar.Feriha yurta geldiyinden perisan bir haldeyidi,Aynur cok merak etmisti Ferihayi,Ferihayi oyle perisan bir halde gorduyunden hemen yerinden firlar onu yataga yatirir,yataginin ustunde Emirin gomleyi vardi,ona sim siki sarildi,hickiriklara boguldu

Feriha:Bitti

Aynur duydugu sozler ne ugradini sasirdi,boyle buyuk bir ask bitmisti,nasil izin vere bildi buna?Onu okadar cok severken neden bunu yapti,bunlari Ferihan bir bir yuzune tek tek soylemek isterdi ama bunu yapazdi cunku karsisindan insane bitmisti.

Emir Korayin evinin onune geldiyinde taksicinin parasini verir,takside iner.Ellerini pantalonun cebine sokar,yavas yavas merdivenleri cikmaya basladi,kapinin onune geldiyinden elini cebinden cikariri zile basar,tekrar elini cebine sokar.

Koray(kapiyi acar):Kardesim
Emir(perisan,gozlerinin alti mos mor):Seninle konusmam gerek
Koray(kapiyi acar):Iceri gec
Emir:Yok Koray,disarda
Koray(sasirir):Tamam kardesim sen beni arabanin yanindan bekle simdi geliyordum
Emir:Karina hic bir sey soyleme
Koray:Tamam

Emir arkasini doner merdivenleri inmeye basladi,arabanina yanina geldiyinden arabaya yaslanir Korayi beklemeye basladi.Koray hizlica uzerini giyindikten sonra cuzdanini,arabanin anahtarini,cep telefonu alir Gulsume hic bir sey soymeden evden cikar.hizlica merdivenleri iner Emirin yanina gelir.

Ikiside arabaya bindikten sonra Koray evin onunden ayrril,yok boyunca hic konusmadilar,Emir basini cama yaslamis bu kocaman,acimasiz sehri izliyordu,Koray buyuk bir saskinlikla Emire bakiyordu ne oldugunu anlmaya calisir ama birden gozu Emirin koluna kayar,cunku kan vardi.
Koray hizlica arabayi kenara ceker.

Koray(Emirin koluna hizlica kavrar,montonu kolunu yukariri kaldirir):Lan koluna ne oldu?

Emir bos bos koluna bakiyordu,kolundan dikisler patlamisti ve kolu cok kotu kaniyordu,hic iyi durumda deildi,kesik cok boyuktu,derinden kesilmisti.Koray kani durdurmak icin hizlica kemerini cikarir,Emirin kolunu baglar,kani durmasi icin.Arabayi hemen calistirir ve hastanenenin yolunu tutar,arabayi cok hizli kulaniyordu.

Aynur:Feriha sen ne yaptin boyle?(Feriha sim siki sarilmis gomleye) bunu nasil yapti,onu kendine,onu bukadar cok severken?O senin icin neler yapmis ama sen onun tek bir hatasini affedemedin?Bukadarmi cok zor?O cok dogru soylemis onca insani sen affetin ama canindan cok sevdiyin insani affetmedin,yazik cok yazik

Feriha dahada cok hickiriklara bogulur,cok pisman olmustu ama artik hic bir sey fark etmiyordu o pismanlik cunku artik hersey icin cok gecti,Feriha o evde Emiri oldurdu,arkasini bile bakmadi giderken.Emirin tum hayatini,neler yasadigini,cocuklugunu,yanlizliklarini,pismanligin i bile bile yinede arkasini donup gitmisti Feriha.

Doktor(Emirin kolunu sariyordu):Merak etme Koray,arkadasin kolu cok iyi,zamanindan getirdin yoksa mikrop kapicakti kolu,zaten atilan dikislerinden patlamis
Koray(Emire bakar):Sagol abi
Doktor(eldivenleri cikarir):Verdiyim ilaclari icsin,2 hafta sora dikisler cikacak
Koray:Tamam abi
Doktor:Gecmis olsun

Emir oylece uzanmisti sedyede,kounu hisetmiyordu,agri kesicini,kolun usuymasi icin iyne yapimisti.Emir birazda olsa toparlandiktan sonra taburcu islemleride halletikten sonra hastaneden cikarlar.

Koray:Anlatmiyacakmisin ne oldu?

Emir oylece sandaldeye oturmus o derin sulara bakiyordu.Emirin bakislari Koraya bakar,karsisindan cocukluk arkadasi nasilda endilesi bakiyor.Koray Emirin her kotu zamanindan yaninda oldu,her ne olursa olsun,her ne kotu gunu olduysa.

Emir(biraz dogrulur):Koray New York’taki ev hale duruyormu?
Koray(sasirir):Evet,neden sordun?
Emir:Ben gitmeye karar verdim Koray,bu sehirde daha fazla duramam.
Koray:Emir ne oluyor?Bu sacma karar nerden cikti?

Emir kolunu masanin ustune koyar,Koray dikatlice emire bakar,Emir Korayin gozlerinin icine bakarak yasanan 2 gunu anlatmaya baslar.

E: Hayır anlamlıydı feriha. ama o kadını sen varettiğin için anlamlıydı. o gecenin tek anlamı sendin.Seni acıtmaktı. kendime seni yok edebileceğimi ispat etmek istemiştim. rastgele bir kadının bedenini seçip senden öncesine dönebilmek istemiştim.

Koray buyuk bir saskinlik Emiri dinliyordu,Emir sanki nefes almaya burakmisti,hic durmadan anlatiyordu,tum duygularini bu sabah o evde burakmisti Emir,Emir her anlatikca sanki 2 gun once deilde gecmista yasamisti bunlari.

E: Bende unutmucam. kendimi nasıl kaybettiğimide, gözlerini de, o gece kapıdan çıkarken bana nasıl baktığını bir an bile unutmucam.

Emir tokatino odadaki kavgayi anlatirken sim siki gozlerini kapati,cunku korktu,en iyi arkadasi,kardesim diyeyi adam ya oda onu burakirsa,ya oda ondan nefret edersen,nefretle bakarsa ona.

E: Hayır gerçekten cevabını bilmiyorum. o adamla beraber olsaydın, sırf benden intikam almak için, o herifi gebertir miydim, çekip gider miydim, bir daha yüzünü görmek istemez miydim bilmiyorum. Ama tek birşey biliyorum seni terk etsemde bir daha yüzünü görmek istemesemde bitmeyecekti. içimde bitmeyecekti. Duydun mu beni. Bak cevap verdim işte sana.

Emirin bu anlatiklarina hic bir kalp dayanmazdi.Koray Emire bakiyordu,iki arkadasin gozleri coktan nemliydi,ikiside agliyordu.Koray ilk defa Emiri boyle gormustu,elinden olsa o gune 1 yil oncesine donerdi,Ferihayla tanistigi gune.Evet Feriha Emiri sevmeyi oyreti,ask,tutku,ozlemek ne demek oyreti ama hic kimse Ferihanin Emire yasatigi aciyi yasatmadi.Emir Ferihayi bukadar cok severken,onun icin nefes alirken nasil olur Feriha arkani donup gider?

Emir elinden sicaklik hisetti,bu Korayin eliydi,kardesinin,dostunun,cocukluk arkadasinin eliydi onun elini sim siki kavramisti,Emir bir andan derin bir nefes aldi,yavas yavas gozlerini acti.

Koray:Git kardesim
Emir:Baska carem zaten yok,artik bu sehrin ne tarafina bakarsam bakiyp onu gorucem,ben bununla bas edemem,cok zor.Artik (zorda olsa soyledi) zaten bitmisti,sadece belki bir umut … ama o umut bosunaymis
Koray:Emir sen benim tanidigim en guclu insansin,biz seninle,sen neler yasadin simdi boyle seni gorunce …
Emir:Aciyorsun bana?
Koray:Asla Emir,bunu aklimdan bile gecirmedim sadece eyer elimde olsaydi 1 yil oncesine donerdim

Emir dahda cok aglmaya basladi,eliyle gozlerini kapti,aglmaya basladi,Koray Emire baktikca yureyi parcalaniyordu,arkadasi gozunun onunde aci cekiyordu ama o hic bir sey yapamiyordu…

Koray:Benim bildiyim kadariyla yarin sabaha ucak var
Emir:Tamam
Koray:Hadi ozaman

Cafeden ayriktan sonar Koray Emiri otele burakir.Emiri otele,odasina yerlestirdikten sonra hiuzlica otelden ayrili,Etilere gelir.Daireye girdiyinden Emirin anlatigi kadar vardi hatta daha coktu,yerdki kani,bicagi gorunce gozlerini kaptir,hemen toparlanir ve emirin odasina gecer.Kucuk bir canta hazirladiktan sonra,pasaportu canataya atar,evde cikar.Evi tamamen kapatiktan sonra,son kez arkasini donup bakar.

Aynur:Simdi ne olucak?
Feriha(birazda olsa toparlanmisti):Emir ne yaparsa o.
Aynur:Yani bosanma davasi acsa,bosanicaksin?Feriha birden kafasini kaldirir Aynura baker) ne saniyordun Feriha?Belki evet cok seyi bilmiyorum ama antiklarin,goruklerim bana yeter.Hangi icin bunca aciya dayanir,bunca yalanlara?O seni herseyi affeti ya peki sen den bunu yapmiyorsun?Hani dedin ya onun egosu asil senin affetmiyorsun yada affetmek istemiyorsun.Kal bir bak kendine na haldesin osun,onu dusunmek bile istemiyorum cunku enkazin biri karsimda(Feriha basini one eyer) artik Feriha bir omur mutsuz olarak yasiyacaksin.

Koray billet islemleri halletikten sonra,emirin yanina gider.Odaya girdiyinden Emir uyuyordu,Koray ses cikarmadan cantayi yere koyar,pasaportu,bileti masanin ustune.Perdeli kapatiktan sonra odadan cikar.

Koray:Hande nerdesin?
Hande:Eve,bir seymi oldu
Koray:Hememn bulusmamiz gerek
Hande:Koray ne oldu?
Koray:1 saat sonra bizim cafede

Korkularıyla yüzleşiyor insan er ya da geç
Bir telaş sarıyor önce yüreği
Gerçeklerle yüzleşiyor insan er ya da geç
Bak, mesela benim gibi

Ne karanlık odalardan, ne masallardaki cadılardan korktum

Sensizlikten korktuğum kadar
Ne çıkmaz sokaklar gördüm
Ne diyarlar gezdim durdum
Kaybolmadım sendeki kadar
İnan ki kaybolmadım sendeki kadar

Azar azar gözlerini kapat
Usul usul ellerini uzat
Ben tutarım, yine ben duyarım seni
Ben bilirim aşkının kıymetini

Emir sabah cok sert kahve ictikten sonra uzerini giyinmeye basladi.Siyah pantalom,beyaz t-shirt,siyah yelek giyindikten sonra cantasini,masanin uzerindekileri aldiktan sonra Korayla birlikte otelden ayrildilar.

Hande(tesli):Feriha Sarrafoglu burdami?
Yesim(yurtaki,okuldaki kiz):Evet
Hande:Nerde?
Yesim( o sirada Feriha Aynurla asagi iniyordu):Bak iste geliyorlar
Feriha(Handeyi gorur):Hande
Hande(hemen Ferihanin yanina gider):Senin burda ne isin var?
Feriha:Hande ne diyorsun?
Hande:Aptalsin sen salaksin sevdiyin adam gidiyor senin burdasin
Feriha(duyduklarindan hic bir sey anlamiyordu):Hande ne sacmaliyorsun?
Hande:Emir gidiyor,senin yuzunden senin o gururun yuzunden,mutlumusun simdi?

Hande Ferihayi kolundan tutugu gibi yurtan cikarir,hemen arabaya bindirir,kendiside surucu koltuga gectikten sonra arabayi calistirir ve havaalanina gider.Feriha oyle yola bakiyordu,hic bir tepki vermiyordu,Hande bir Ferihaya bir yola bakiyordu.Korayi aradi bir kac kez ama cevap vermiyordu,saatine baktigindan son 30 saat kalmisti.

Koray:Emir gidiyor
Hande:Nereye?
Koray:New yorka
Hande:Ferihayla baristilarmi?
Koray:Hic bir sey sorma Hande,sadece sunu bil artik hersey bitti,artik Feriha Emir diye bir sey yok
Hande(saskin):Koray ne sacmaliyorsun sen?Ne bitti?Onlar bitmezler bunu sen benim kadar cok iyi biliyorsun,saka oldugunu soyle?
Koray: Dil Hande,Feriha bu sabah herseyi kendi elleriyle bitirdi.

Feriha oylece bos bos yola bakarken birden Havaalina geldikleri gordu,hemen dondu Handeye bakti.Ferihayi birden cok buyuk bir korku sardi,kulanklarindan Emirin son soyledikleri yankilaniyordu.

Emir:Haklıymışsın başaramadık, onlar kazandi biz yenildik, yenilgiyi kabullenmek lazım dimi…

Iki kadin kosarak iceri girer,ikiside etrafa bakiyordu onca insanin arasindan tanidik yuz istiyordular ama yok,hic bir yerde yoktu.Birden Hande taploya bakar 4 kapiya gitmeleri gerekti,kosarak 4 kapiyi kostular.Ama geldiklerinden orasi bostu,o sirada anons yapildi.

Anons:Istanbul New York ucagi kalkti

Ikiside birden durdu,Feriha yavasca basini Handeye dogru cevirdi,gozleri coktan dolmustu,birden caman dogru yurudu,ellerini camin ustune koydu,caresicze Emirin bindigi ucaga bakar,ucak coktan kalkmisti …

Koray(elini Ferihanin omzuna koyar):Feriha(Feriha birden dondu Koraya bakti) bunu sana vermemi istedi(Ferihanin avucunun icine Emirin yuzunu koyar)

Sözlerim var söyleyemedim
Güzel yüreğini incitemedim
Bizde eksilen bir şeyler var
Uzaklaştık dur diyemedim
Belki ben de bitsin istedim
Şimdi arkamdan ağlayan mı var

Hatayı biz aslında başlarken yaptık
Hatırla iki hayatı yarım bıraktık
Aynı yerlere bakıp başka şeyler gördük
Biz hayallerimize bir heves yalandan aşk ördük
Bir gün uyanıp uykudan yabancı bir yüz gördük
Yazık yanan ateşi söndürdük

azisim
14-04-12, 14:04
Aska Uyanis 11 bölüm= http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?p=16785895#post16785895
Aska uyanis 12 bölüm= http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?p=16786705#post16786705



Aska Uyanis 13 Bölüm

Ferihayi taniyici yeni olusumlara hazirlamisti emirin duygularini..

Kollarinda yatan sevdigine bakarken hic zalimce bir uslubu olmadan seyrettigi güzellige birseyler vermek bir umud olmak hissi uyanmisti yeni tomurcuklar

veren kalbinde..
Sadece feriha ile bir dünya hayal etmisti..Bakislarini cevirdigi tavana bakarken ayri ayri mevsimlerin serbetini yudumluyordu ruhu..

Tekrar ferihaya cevirdi bakislarini saclarinda dolastirdi parmaklarinin uclarini nihayet bir buse kondurdu alnina ve yavasca siyrildi yorganin altindan emir...

-----------------------------------------------------------------------

Üsüdügü hissi gözlerini acip etrafini kolacan etmesine sebep olmustu..Emir yoktu yaninda ..Saatini bulamadigi icinde saatin kac oldugunu bilmiyordu..

Artik kendini tüketmeye yüz tutmus mumlar iyice azalan isiklariyla perde perde sallaniyordu odanin duvarlarina vuran akislerinde..

Yerinden dogruldu.Daha tan yerinin agarmasina cok vardi..Üzerine pijama takimini giyindi ve geceki lizözü aldi omuzlarina cikti odadan..

Yorgun adimlar onu hedefine tasirken hala dimagindaki soru isareti dönüp duruyordu kafasinda..

Lobiden dis kapiya geldiginde disarida kah sönmüs kah yanan mumlarin isigi altinda iskelede duran emiri secebildi gözleri..

icindeki karisik duygular onu tereddütte biraksada yine emirin yanina gitmek icin yürümeye devam etti..

Emirin yanina geldiginde arkasini dönük emirin o an ne düsündügünü ne kadar bilmeyi istedigini hissetti icinde..

Emirin omuzuna dokunan el belkide binlerce girdabin arasindan siyirip almis gercek dünyaya döndürmüstü ruhunu..

Arkasini döndügünde ferihayi görmüs,gülümsemisti bir anda..Ferihada erkegine gülümsemis

Feriha;Emir..Gecenin bir vaktinde ne yapiyorsun burada üstelik böyle özel bir gecede..?

Emir;Melegim ya sen..?Sicacik yatagini birakip niye buraya geldin üsüteceksin..?

Feriha;Bak simdi..Sordugum soruya soruyla karsilik veriyorsun.

Emir söyle bir etrafina bakinarak derin bir nefes aldi ve ferihayi kolunun omuzundaki battaniyenin altina cekerek sarildi..

Emir;Feriha bu gecenin hic bitmesini istemiyorum aslinda..

Su an bütün dünyadaki saatlerin durmasini ve sonsuza dek hic cikriklarinin calismamasini istiyorum veyahutta hep burda kalmamizi burdan hic ayrilip istanbula dönmemeyi istiyorum desem..

Feriha;Hic olurmu..?Emir.Orda ailelerimiz var bizim yolumuzu bekleyen..Emirin yüzü solmustu birden..

Feriha sözlerine devam etti..

Feriha;Ama itiraf etmeliyim..Hayatimdaki en güzel geceyi yasattin bana..Sanki bir rüya aleminde büyülenmis bir prenses gibi hissettim kendimi..

Ben hayalimdeki ilk gecemin cok cok üstünde bir gece gecirdim..

Her genc kiz kendini ispat edecegi geceyi bazen korku bazen endise ile bekler..Ama ben gecenin ambiyansiyla herseyi herkezi unuttum..

Sen yillardir tanidigim ruhumun bir parcasiydin sanki..Sonrada yanaklari al al olmus sekilde utanarak basini önüne egdi ve ekledi

Feriha;Galiba sacmalamaya basladim..Emirin yüzüne yine bir tebessüm dagilmisti..Genc adam odadan cikip buraya gelirken efkarini baglamisti sirtina,öyle gelmisti..

Ama ferihanin masumiyeti ve acik gönüllügüyle utanarak söyledigi bir kac cümle artik ondan ne olursa olsun vazgecmeyecegini haykiriyordu ruhuna..

Emirin icindeki bütün SIKINTILAR kaybolmustu birden....Emir ferihanin ay isiginda mumlarin titresen isik hüzmelerinin yansidigi yüzüne hayran hayran bakarken

Emir;Feriha bak ben ne düsündüm ..Istanbula dönene kadar hic ordan bahsetmeyelim..

Feriha;Yani iki gün kadar..

Emir;Aynen..istanbul il sinirlarindan girdikten sonra seninle konusmam gerekecek..

Feriha;Ne hakkinda..

Feriha tatli tatli emirin gözlerine birakmisti yakut bakislari ...genc adam yine eriyip gitmisti sevdigi kadinin bakislarinda, neden sonra irkilerek cevap verdi


Emir;Seyyy...Artik bir yuva kurduk..Bundan sonra nasil devam edecek hayatimiz..Neler degisecek hayatimizda,bunun gibi seylerden sebep

Feriha;Peki ..olur konusuruz emir..Emir lafi degistirmek istemisti kurtaramiyordu ferihanin bakislarindan kendini bir türlü..

Gecen gece daha kuvvetli baglarla baglamisti gönülleri..Artik kopamayacak baglarla..

Emir otele dogru dönerek feriha kolunun altinda oldugu halde..Heyecanla..

Emir;Bilmiyorum neden ama buradaki büyü cok baska..Bir düsünsene burayi bir düzenleme yapip bir adam etsek..

Eliylede havada daireler cizerek gösteriyordu nereleri icin ne düsündügünü..

Surada isiklandirma olsa..surda iskelenin basinda bir kemer güllerle süslenmis..

Iskelenin iki tarafina serpilmis iki kisilik masalar üzerinde iki minik mum ve bir gül Sadece asiklarin mekani olabilecek bir yer.

Sadece balayi yapacak ciftleri kabul etsek mesela..Emir anlatmaya devam ederken feriha emirini keyif ve hayranlikla seyrediyordu.

Emirin gözlerindeki bu tür isilti ferihanin ilk kez sahit oldugu birseydi..

Günes isiklarini yeryüzüne nazli nazli serpmeye baslarken ..


Sakin sefkatli ve insani oksayan bir uslüpte doguyordu gün iki asik oturup iskelede beraberce günün dogusunu izlemeye hazirlaniyorlardi.

Emirle feriha emirin omuzlarindaki battaniyeye sarilmis ve iskelenin en uc kismina oturmus günesin dogmasini bekliyorlardi..

Ferihayi koltugunun altina alip SIKI SIKI sarmisti emir ferihada iyice agarlasan göz kapaklarina söz gecirmeye calisiyor ama bir türlü kapanmalarina engel olamiyordu.

Basi emirin göysündeyken acik havada cok tatli bir uyku galebe caliyordu icinde..Emir günesin dogusuna odaklanmis ferihanin durumunu bilmeden

Emir;Feriha ne kadar güzel bir gün doguyor..Bir bütün oldugumuz ilk günesin dogusu bu ..Bak duyuyormusun..?Bu huzurun askin ve umudun sesi melegim..

ilk defa temiz bir sayfa aciyorum hayatimda..Seninle ilk defa...Sonrada sesinin tonuna tatli bir akis vererek neredeyse fisilti denebilinecek bir tonda

FERIHA BEN HAYATIMDA ILK DEFA.....iLK DEFA.... ASIK OLDUM...SEVIYORUM SENI FERIHA:...Birden ferihaya cevirmisti bakislarini..

Feriha tatli bir gülümsemeyle uykuya coktan dalmisti bile..Emir meleginin alnina bir buse kondurup daha SIKI sarilmisti..

Emir günesin dogusunu kollarinda askiyla seyretti..Sonrada ferihayi yavasca kucagina alarak..Odalarina gittiler..

Yataga ilk önce onu yerlestirdi.Sonrada kendisi girdi yataga..Ve sevdigne sarilip Tatli bir uyku deryasina yelken acti..

Uyandiklarinda saat ögleni coktan gecmisti..Hemen aceleyle kalktilar..ikiside üstlerini degistirdiler ve kendi esyalarini giyindiler..HERSEYI ÖYLECE BIRAKTILAR:

Sadece disaridaki iskele üstündeki mum vesair seyleri toplayip kapiyi kapattilar..Ve emirin buldugu zincirlede iyice saglamlastirdilar..

Bugün hüseyin bey geri dönecekti kulübeye..

Hemen ve hizli hizli yürüdüler..ikiside cok sakin ve sessizdi..iki saat boyunca hic kelime bile etmeden yürüdüler..

Feriha hala otelden ayrilirken geriye dönüp baktigi o anin hüznünü yasiyor.Emir ise ferihanin

sessizliginde kendinin payi olup olmadigini,acaba gecen gecenin bir pismanliginimi yasiyor diye düsüncelere daliyordu..

Gün geldikleri günün tam tersine piril pirildi..

Nihayet kulübe görünmüstü..Kapiya yaklastilar iceriden sesler geliyordu gercektende..Kapiyi caldilar ayse o gülen yüzüyle kapiyi acti..

Ayse;Aaaaa hosgeldiniz..Girin girin iceri derken arkasindanda babasina seslenmeden edemedi..Baba emir abiler geldiler.

Iceriye girdiler..Hüseyin bey daha yeni sofraya oturuyordu..Emirle ferihayi görünce yüzüne bir gülümseme yayildi..Hemen yerinden kalkip

Hüseyin ;Buyurun buyurun cocuklar..Kaynananiz seviyormus..Siz nerelerdesiniz.Biz dün gece sizi merakimizdan sebep hemen geri döndük sizi bulamayincada cok endiselendik..

Emirde ferihada "KAYNANANIZ SEVIYORMUS" sözüne gülümsemislerdi..Feriha ayseyi yavasca cagirarak..Kulagina birseyler fisildadi..

Ayse tamam dedi arkaya gectiler..on dakika gecmemistiki feriha geri dönmüstü.

Hüseyin,Hayrola kizim ..Bir cay vereceksin nerlere gittin böyle..Diye sitem etmisti ayseye..Aysede

Ayse;Baba iki gündür yollardalar ya feriha ablam bir dus almak istedide..Arkasindan emire yönelerek..

Sende bir dus almak istermisin emir abi..?Emir gayet rahat bir sekilde..

Emir;Yooo Hayir benim dus almama gerek yok demisti..Tam bu sirada feriha seslenmis emir bir dakika gelirmisin..?

Demis kulagina birseyler fisildamis.Ve emiri razi etmisti dus almaya..Yirmi dakika sonra herkaz sofrada yemek yemege baslamislardi bile..

Sofrada kizartma gözleme ve cilbir vardi ve birde cay..Karinlarini doyurduktan sonra

Hüseyin bey;Emir oglum hastaligin nasil oldu..?dedi

Emir;Arada bir ökdürük oluyor ama genelde iyi sayilirim..Bu arada karinlarinida dogurmuslardi..

Hüseyin bey emirle ferihaya dönerek..:Eeee cocuklar dusunuzu aldiniz karininizi doyurdunuz ..Simdi anlatin bakalim..

Nerelere gittiniz neler yasadiniz..

Emir bastan baslayip özel yerleri atlayarak anlatti..Hüseyin bey sasirmisti..

Hüseyin bey;Bu kasteddiginiz..Gölün yanindaki otelmi..?

Emir;Evet hüseyin amca..Oranin neden öyle oldugunu anlatirmisin..?

Hüseyin;Oranin bir hikayesi var cocuklar..Dinlemeye hazirmisiniz..?ikiside dikkat kesilmislerdi anlatilacak hikayeye ve ikiside bir agizdan

EVET demislerdi..

Hüseyin;Yanliz hikaye biraz siradisi..Ona göre..

Emir;Olsun biz dinlemek istiyoruz..

Hüseyin;Öyleyse anlatmaya basliyorum..

Bana rep veren yorumlariyla destek olan arkadaslarima cok tesekkür ederim:)

Sym01
14-04-12, 15:48
Sen yaralarsın ama yaralarımı da sararsın. Hem öldürürsün hem hayata bağlarsın.


Feriha gözlerini açtığında içinde tarif edemeyeceği bir huzur vardı. Mutluydu, ama korkuyordu bir yandan da, hatırladıkları ya rüyaysa diye. Gözlerini tavandan ayırıp etrafına bakındı, evet Emir’in odasında, onun yatağındaydı, Rüzgar’ın kolu sıkıca sarılmıştı ona, Güneş de Emir’in omzunda mışıl mışıl uyuyordu. Ne harika bir tabloydu böyle. Kendi kendine gülümsedi. Sonra yavaşça Rüzgar’ın kolunu çekti üzerinden, yataktan kalktı, üzerinde hala dünden kalma elbise vardı, biraz kırışmıştı, eliyle düzeltmeye çalıştı. Sessizce odadan çıkıp kapıyı kapattı. Aşağı indi, Emine daha gelmemişti. Koltuğun üstünde duran çantasından telefonunu çıkardı. Sofia’yı aradı.

Sofia-Feriha? Neredesin sen? Ölecektim meraktan.
Feriha-Sakin ol, Emir’deyim.
Sofia-Ne? Nasıl yani, dün gece orada mı kaldın?

Sofia kıkırdadı.

Feriha-Evet ama sandığın gibi bir şey yok.
Sofia-Yok, bir şey sanmadım ben.
Feriha-Neyse, şirkette konuşuruz. Merak etme diye aramıştım, dalga geç diye değil.
Sofia-Bence sen bugün de şirkete gelme, ben işleri idare ederim.

Sofia hala gülüyordu.

Feriha-Her sabah eğlencene konu olmadan kurtulamayacak mıyım ben?
Sofia-Ben ciddiyim, gerçekten gelme. Bir aydır çok yoruldun zaten, biraz çocuklarınla vakit geçir. Hem bahane ile Emir’le de vakit geçirirsin.
Feriha-O zaman seninle akşam evde görüşürüz.
Sofia-Görüşürüz Ferihacım. Emir’e selam söyle, çocukları da benim için öp.
Feriha-Tamam, görüşürüz. Aa, Sofia…
Sofia-Efendim?
Feriha-İyi ki varsın.
Sofia-Sen de iyi ki varsın.

Telefonu kapattıklarında ikisinin de yüzünde gülümseme vardı.
Sofia Feriha’yı düşünüyordu. Ona geldiğinde ne kadar berbat bir halde olduğunu, uzun süre hiç konuşmadığını, her gece çığlık atarak uykusundan uyandığını. Sofia babasını kaybettikten sonra ilk defa yaşamanın bir anlamı olduğunu onunla anlamıştı. Feriha ile acı çekmiş, mutlu olmuş, sevinmiş ve üzülmüştü bu 5 yıl boyunca. Feriha onu hiç sahip olmadığı kız kardeşiydi, ailesiydi ve onun mutlu olmasını her şeyden çok istiyordu. Kapının çalınması ile irkildi,

Ömer-Günaydın Sofia abla.
Sofia-Aa, Ömer? E hani sen haftaya geliyordun?
Ömer-Levent abinin toplantısı erkene alındı o yüzden erken geldik.
Sofia Ömer’in arkasında duran Levent’i gördü.
Sofia-Merhaba, hoş geldiniz.
Levent-Merhaba.
Sofia-Hadi, içeri geçin.
Levent-Ben rahatsız etmeyeyim sizi. Gidip otelime yerleşeyim bir an önce.
Sofia-Olur mu öyle şey? Hem Zehra anne gitmenize izin verdiğimi öğrenirse çok kızar.
Ömer-Sahi annem nerede?
Sofia-Yukarıda, gelir birazdan.
Ömer-Çocuklar uyanmadı mı daha?
Sofia-Çocuklar babalarında kaldı dün gece. Feriha da onları almaya gitti.
Sofia yalan söyledi, barıştılarsa da bunu Feriha’nın anlatması gerektiğini düşünüyordu çünkü.

--------------------

Emir uyandı, Feriha’yı göremeyince telaşlandı, çocukları uyandırmamaya özen göstererek çıktı odadan. Aşağıdan tabak sesleri geliyordu. Emine geldi herhalde diye düşündü. Mutfağa girdiğinde Feriha’yı gördü, sessizce yaklaştı ve ona sıkıca sarıldı.

Emir-Seninle aynı evde uyumayı o kadar özlemişim ki…

Feriha gülümsedi.

Feriha-Günaydın.
Emir-Günaydın her şeyim…

Feriha Emir’in dudaklarına küçük bir öpücük kondurdu.

Emir-Hala rüyada gibiyim, sen yanımdasın, çocuklarım yanımda, mutluyuz. Bundan daha güzel ne olabilir ki? Ama korkuyorum, ya uyanırsam diye çok korkuyorum.
Feriha-Korkma, eski hatalarımız tekrarlanmayacak, yalanlar yok, başkaları yok, üstelik ikimiz de büyüdük, sorumluluklarımız var. Artık daha dikkatli adımlar atacağız, sonuçlarını düşünerek hareket edeceğiz. Çünkü bu defa hata yaparsak bundan sadece biz etkilenmeyeceğiz Güneş ve Rüzgar da etkilenecek. Onların üzülmesini göze alamam.
Emir-Haklısın. Ama sana söz veriyorum, her şey harika olacak.
Feriha-Bende sana söz veriyorum, artık hep yanında olacağım.
Emir-Seni çok seviyorum.
Feriha-Bende seni çok seviyorum.

Emir tutku ile öptü Feriha’yı, kısa ama aşk dolu bir öpüşmeydi.

Emir-Feriha, senden bir şey isteyebilir miyim?
Feriha-Tabi ki.
Emir-Çocuklarım, benim soyadımı taşısınlar istiyorum.

Feriha gülümsedi.

Feriha-Bunu istemek senin en doğal hakkın Emir. Kahvaltıdan sonra çocukları eve bırakalım, gidip işlemleri başlatırız.
Emir-Şey, aslında ben kabul edeceğini bildiğim için işlemleri başlattım bile. Ama senin de imzan gerekli.
Feriha-Ya kabul etmeseydim?

Emir munzurca gülümsedi.

Emir-Ben seni ikna etmenin bir yolunu bulurdum.
Feriha-Bak sen.

Feriha musluğu açıp eline biraz su aldı ve Emir’e attı.

Emir-Bana?

Feriha güldü.

Feriha-Hala uykun açılmamış, su iyi gelir.
Emir-Benim uykum gayet açık, ama seninki açılmamış galiba.

Emir de ona su attı.

Feriha-Aah, çok soğuktu.

Güneş ellerini beline koymuş, Rüzgar da göğsünde birleştirmiş onları izliyorlardı. Feriha ve Emir onları fark edince durdular.

Güneş-Biz Rüzgar’la su savaşı yaptığımızda bize kızmıştın anne.
Rüzgar-Evet, hem de iki gün resim yapmama cezası vermiştin.

Feriha gülmeye başladı.

-Kızım siz bahçe hortumunu eve sokmuş bütün koltukları sırılsıklam etmiştiniz.
Emir-Sen ciddi misin?
Feriha-Hiç abartmıyorum. Temizlik şirketi iki gün su boşalttı evden.

Emir kahkaha attı.

Emir-Tamam, artık su savaşı yapmanıza izin veriyoruz ama sadece bahçede. Eğer evi ıslatırsanız Emine Teyzeniz size çok kızar.

Güneş ve Rüzgar zıplamaya başladılar.

Güneş&Rüzgar-Oley! Oley! Oley!
Feriha-Ama önce kahvaltı ve sütler bitecek.

İkisinin de birden suratı düştü.

Rüzgar-Yine mi süt?

----------------------------

Zehra-Ay ne iyi ettin geldin annecim, gözümde tütüyordun.
Ömer-Sen gelmeyince ben geleyim dedim.
Zehra-Nasıl geleyim, ablan işe gidince çocuklara ben bakıyorum. Gerçi bu ara sürekli babaları ile vakit geçiriyorlar. Görsen hallerini, ne kadar mutlular.
Ömer-Ablam o adama çocukları söylemeye nasıl ikna oldu?
Zehra-Elinde sonunda söyleyecekti, sonsuza kadar saklayamazdı elbet. Neyse annecim, bunları konuşmayalım artık.

------------------------

Çocuklar kahvaltılarını bitirmiş çizgi film izliyorlardı. Emir ve Feriha birlikte kahvaltı masasını topladılar.

Feriha-Hadi sen hazırlan artık, çocukları eve bırakalım.
Emir-Tamam, aa Feriha?
Feriha-Efendim?
Emir-Çalışma odasında masanın çekmecesinde dosyalar var. Onları alır mısın?
Feriha-Tamam.

Emir hazırlanmaya gitti. Feriha çalışma odasına girdi, masanın çekmecesini açtı. Dosyayı çıkarırken gözüne iki zarf çarptı. Birinin üzerinde “Emir’e” yazıyordu. Kendi yazısını tanıdı hemen. Bu gitmeden önce ona yazdığı mektuptu. Açtı, okumaya başladı.

-Seni hiç affetmeyeceğim Emir,
Ben en çok sana güvenmiştim, en çok seni sevmiştim. Herkese, her şeye katlanabilirdim senin yanındayken. Ne olursa olsun canım yanmazdı, kim olursa olsun canımı yakamazdı. Çünkü sen yanımda olurdun, yaralarımı sen sarardın. Ve ben yine huzur bulurdum senin kollarında. Yaşadığım hiçbir şey senin attığın tokat kadar acıtmamıştı canımı. İnsanın en sevdiğinden gelen darbe, daha çok yaralarmış ya insanı. Yaralandım, girdiğim savaştan en büyük darbeyi aldım bu defa. Ve senin açtığın yarayı kapatamam aşkım, sende kapatamazsın. Bu yüzden gidiyorum, senden çok uzaklara. Birbirimizi daha çok yaralamamak için gidiyorum, sol yanımda senin aşkınla. Hoşça kal…

Mektubun üzerine düşmüş gözyaşlarının izlerine dokundu.
Sonra diğer zarfı açtı. Emir’in el yazısıyla yazılmıştı.

-Her şeyim, aşkım, hayatım, karım…
Bugün benden gittiğini öğrendim. Arkanda bıraktığın birkaç satır mektup, üzerinde gözyaşların. Canım ne kadar yanıyor sana anlatamam. Ben bugün ilk defa seni kaybettim. İçimde öyle büyük bir pişmanlık var ki… Biliyorum bu mektup hiçbir zaman eline geçmeyecek. Ama yine de yazmak istedim. Sensiz hayatım karanlık, soğuk. Gittin, sanki kalbimi de götürdün giderken. Yaşadığımı hissetmiyorum. Boğuluyorum bu dört duvar arasında. Sen olmadan var olamam ki ben, sen olmadan yaşayamam. Seni bekliyorum, bana dönmeni bekliyorum. Ne kadar sürerse sürsün. Biliyorum bir gün, geri geleceksin, bana gülümseyeceksin yeniden. Ben yine nefes almayı unutacağım gözlerine her baktığımda. Geleceksin sevgilim, biz yine mutlu olacağız birlikte, herkese, her şeye inat yine yan yana olacağız. Yine biz olacağız. Seni bekliyorum ve sonsuza kadar bile sürse beklemekten vazgeçmeyeceğim…

Feriha ağlıyordu. Emir kapıyı açtı.

-Aşkım? Feriha ne oldu?

Sonra elindeki mektubu gördü. Sıkıca sarıldı ona.

Feriha-Özür dilerim…
Emir-Şşş. Özür dileme. Bak geldin, artık yanımdasın. Bu bana yeter.
Feriha-Seni çok seviyorum.
Emir-Bende seni çok seviyorum, her şeyden çok. Hadi ağlama artık, çocuklar seni böyle görmesin. Sonra bana kızarlar annemizi niye ağlattın diye.

Feriha gülümsedi.
-Güneş kızmaktan beter edebilir.
Emir-Haklısın. Ne de olsa küçük Hande.

Emir de gülümsedi.

Feriha-Sahi, hiç konuştun mu onlarla?
Emir-Evet, İzmir’e vardıklarında aradılar. Birbirinizle inatlaşmadan tatilin tadını çıkarın dedim.
Feriha-Hande’nin ne yapacağı belli olmaz.
Emir-Bir de hamile, iyice huysuz. Koray’ın çekeceği var.
Feriha-Her şeye rağmen mutlular, bu bile yeter.
Emir-Bizde mutlu olacağız. Her şeye, herkese rağmen mutlu olacağız.
Feriha-Hadi, gidip şu kimlik işlemlerini halledelim.

Emir Feriha’nın elinden tuttu, birlikte çocukların yanına indiler.

Emir-Hadi bakalım, gidiyoruz.
Güneş-Nereye gidiyoruz?
Feriha-Sizi anneannenize bırakacağız, babanızla biraz işimiz var.
Rüzgar-Ama daha çizgi film bitmedi.
Feriha-Oğlum evde izlersin hadi.
Rüzgar-Of ya.

Birlikte evden çıktılar.

---------------

Zehra ve Ömer oturmuş sohbet ediyorlardı. Levent gitmişti, Sofia da çalışma odasındaydı. Kapı çaldı.

Zehra-Ferihalar geldi galiba.
Ömer-Dur anne, sen kalkma ben açarım.
Ömer kapıyı açtı.
Feriha-Ömer?
Ömer-Ablacım!

Feriha sımsıkı sarıldı kardeşine.
-Canım benim, hoş geldin.
Ömer-Hoş bulduk.
Güneş-Dayım gelmiş, yaşasın!

Çocuklar da sıkıca sarıldılar Ömer’e.

Rüzgar-Dayıcım seni çok özledim.
Ömer-Bende sizi çok özledim.

Ömer ve Emir mesafeli bir şekilde selamlaştılar.

Emir-Hoş geldin.
Ömer-Hoş bulduk.

Zehra da kapıya gelmişti.
-E hadi içeri geçin, kapıda kaldınız.
Feriha-Ben üzerimi değiştireyim, çıkmamız lazım, çocukları bırakmaya geldik.
Zehra-Hayrola kızım?
Feriha-Anlatırım anne akşam.
Zehra-İyi madem.

Feriha üzerini değiştirdi, birlikte çıktılar evden. İşlemleri halledip çocukların yeni kimliklerini çıkardılar. Akşam olmak üzereydi. Emir Feriha’yı eve bıraktı. Çocukları da gördükten sonra evine döndü.

Emir-Anne?
Aysun-Hoş geldin oğlum.
Emir-Asıl sen hoş geldin.
Aysun-Seninle biraz konuşmak istiyorum.
Emir-Tabi de, ne hakkında?
Aysun-Rüya hakkında.
Emir-Anne niye açıyorsun ki şimdi o konuyu?
Aysun-Açmam lazım oğlum, öğrenmen gereken şeyler var.
Emir-Neymiş onlar?
Aysun-Rüya sana oyun oynadı. O bebek senden değildi.
Emir-Ne? İyi de, sen nasıl bu kadar emin olabiliyorsun? Dna testi bile yapılmadı.
Aysun-Araştırdım ve öğrendim.
Emir-Nerden öğrendin? Ya da şöyle sorayım, ne zaman öğrendin?
Aysun-İşte bu yüzden konuşmak istiyorum Emir, bunun pişmanlığını yaşıyorum ben yıllardır.
Emir-Yıllardır? Anne! Sen ne dediğinin farkında mısın?
Aysun-Emir anlatmama izin ver.
Emir-En başından beri biliyordun değil mi? En başından beri?
Aysun-En başından beri değil, saçmalama.
Emir-Ama Feriha gitmeden önce öğrendin?
Aysun-Evet.
Emir-Ve sustun. İnanamıyorum sana!
Aysun-Oğlum çok özür dilerim, o zaman en doğrusunun bu olduğunu düşünmüştüm.
Emir-Feriha ile ayrılmamızın mı doğru olduğunu düşündün? Anne yıllardır ne haldeydim hiç mi görmedin? Hiç mi canın acımadı, hiç mi pişmanlık duymadın?
Aysun-Emir, lütfen. Öyle söyleme. Annenim ben senin, tabi ki canım yandı.
Emir-Annemsin, ama ne yazık ki acı çekmeme göz yuman bir annesin.
Aysun-Oğlum…
Emir-Git, git evimden. Nefret ediyorum senden! Artık yüzünü görmek istemiyorum.

Aysun ağlayarak çıktı, bunu belki de söylememeliydi, her şey yoluna girmeye başlamışken. Ama vicdan azabı çekiyordu ve bunu Emir’in bilmesi gerektiğini düşünmüştü. Emir onu affedecekti ve Aysun yardım isteyeceği kişiyi çok iyi biliyordu.

---------------------

Feriha ve Sofia oturmuş sohbet ediyorlardı. Çocuklar uyumuştu. İkilinin konuşması kapının çalınması ile bölündü. Feriha kapıyı açtı.

Feriha-Aysun Hanım?
Aysun-Merhaba Feriha. Biraz vaktin var mı?
Feriha-Tabi, buyurun.

Aysun ve Feriha içeri geçtiler.

Sofia-Hoş geldiniz.
Aysun-Kusura bakmayın sizi de rahatsız ettim bu saatte.
Feriha-Olur mu öyle şey? Oturun lütfen.
Aysun-Ben çok kötü bir şey yaptım, oğlumu bu sefer tam anlamı ile kaybedebilirim. Feriha bana yardım et lütfen.

Aysun yine ağlamaya başlamıştı.

Feriha-Aysun Hanım, sakin olun lütfen.
Sofia-Ben sizi yalnız bırakayım.

Feriha bakışları ile teşekkür etti Sofia’ya.

Feriha-Anlatın şimdi, ne oldu?
Aysun-Nerden başlayacağımı bilemiyorum. En başından başlamam en doğrusu olur sanırım.
Feriha-Sizi dinliyorum.
Aysun-Rüya’nın bebeği Emir’den değildi Feriha.

Aysun Feriha’nın vereceği tepkiyi merak etti. Şaşırmamıştı.

Feriha-Ben, bunu biliyorum.
Aysun-Nasıl?
Feriha-Geçen ay, Rüya ile karşılaştım bir restaurantta. Her şeyi anlattı.
Aysun-Ben başlarda Emir’den diye düşünmüştüm. Hatta bu sizi ayırmak için çok iyi bir nedendi. Ama sonra şüphelenmeye başladım. Rüya sürekli pot kırıyordu. En sonunda dayanamayıp araştırdım. Gerçeği öğrendim, ama yine de sustum. Feriha ben çok pişmanım.
Feriha-Bunu sakladığınızı Emir öğrendi sanırım?
Aysun-Ona söylemek zorundaydım. İyi mi yaptım, kötü mü yaptım bilmiyorum. Oğlum ilk defa bana “Senden nefret ediyorum!” dedi.
Feriha-Üzülmeyin, sizi affedecektir mutlaka.
Aysun-Bu defa o kadar emin değilim.
Feriha-Onunla konuşacağım, bana biraz zaman verin.
Aysun-Ben sizi ayırmak için elimden geleni yapmıştım, ama sen bizi barıştırmak için uğraşacaksın öyle mi?
Feriha-Beni hala tanıyamamışsınız Aysun Hanım.

Aysun zor da olsa gülümsedi.

Aysun-Yanılıyorsun Feriha, seni tanıdığım için buraya geldim.
Feriha-Ben size haber veririm.
Aysun-Sağol. Ben artık kalkayım.

Aysun gidince Sofia tekrar Feriha’nın yanına geldi. Feriha ona Aysun ile konuştuklarını anlattı.

Feriha-Şimdi kim bilir ne haldedir?
Sofia-Hadi, yanına git. Ben Zehra’ya bir şekilde anlatırım.
Feriha-Sofia sen olmasan ne yaparım ben?
Sofia-Asıl ben sen olmasan ne yaparım?

Birbirlerine sıkıca sarıldılar. Sonra Feriha arabasına bindi, Emir’in evine doğru yola çıktı. Hafiften bir yağmur başlamıştı. Onu ne halde bulacaktı bilmiyordu. Kapıyı çaldı, Emir darmadağın bir halde kapıyı açtı.

Emir-Feriha? İyi ki geldin.

Emir sıkıca sarıldı ona.

Emir-Annem…

Feriha Emir’in sözünü kesti.

Feriha-Hiçbir şey söyleme. Hepsini biliyorum.
Emir-Aklım almıyor, bu kadarını nasıl yapabildi?
Feriha-Emir, o bir anne. Ne yapıyorsa senin için…
Emir-Sakın Feriha. Sakın bana seni çok sevdiği için yapıyor filan deme. Ben bu yalana inanmayı bırakalı uzun zaman oldu.
Feriha-Bu konuyu sonra konuşalım istersen? Biraz sinirlerin yatışsın.
Emir-Bu konuyu hiç konuşmasak?

http://www.youtube.com/watch?v=tS_TcqGykjg
Emir Feriha’nın elinden tuttu, dışarı doğru çekti.
Emir-Hadi gel.
Feriha-Yağmur yağıyor, ıslanacağız.
Emir-Islanalım, zaten sırılsıklam değil miyiz?

Feriha gülümsedi.
Birlikte dışarı çıktılar, yağmurla birlikte ılık bir rüzgar esiyordu.

Emir-Yağmura bayılıyorum, sanki her damlasında huzur var ve mutluluk… Bana seni andırıyor, her yağmur yağdığında senin kokunu duyuyor gibi oluyorum. Sen yokken beni hayatta tutan tek şey yağmur oldu.

Emir Feriha’ya yaklaştı, ellerini beline koydu, onu kendine iyice çekti. Dudakları birleştiğinde ikisi de sırılsıklam ıslanmışlardı. Yağmur yağmasa içlerinde yanan aşk ateşinden her yer alev alabilirdi belki de. Feriha Emir’in kucağında eve döndüklerinde dünya onlar için durmuştu sanki… Emir için şu an yaşam sadece Feriha’dan ibaretti. Feriha mutluydu, uzun zamandır hiç olmadığı kadar. Yıllar sonra birbirlerini bulmuşlardı yeniden bu gece. Onlar birbirlerine aittiler ve bunu ne zaman değiştirebilirdi, ne kavgalar ne de ayrılıklar.

kutsicilkay
14-04-12, 21:35
***

"Aras!Emiir!"

"Sakin ol."

Feriha'nın başındaydım.Terlemiş alnına dokunuyordum.Göz yaşlarını silmeye çalışıyordum ama olmuyordu. O anda doğumhanenin diğer ucundan Arda'nın ağlama sesi geldi. Ona eşlik eden bir ses daha vardı. Doktor gülümseyerek bize döndü.

"Onu Arda kurtardı..Hoşgeldin Aras.."


Feriha derin nefes almıştı.Hafifçe kaldırdığı kafasını tekrar geri bıraktı. Doktora dönüp gözlerimi kapattım. Aras'ı hemşire almış Arda'nın yanına koşmuştu. Kafamı döndürmüştüm Feriha'yı öpmek için bana gülümsedi ve kafası düştü..

"Feriha?!"

"Sadece çok yorgun..Bırak dinlensin.."

"Peki.."

"Birazdan odaya alacağız sen bebeklerin yanına gidebilirsin.."

O ana kadar bebekler giydirilmiş adları yazılmış ve minik küvezlere koyulmuştu..Bebek odasına gitmeden önce odamıza gittim. Lavaboda yüzümü yıkamıştım. Neler yaşamıştım su 24 saat içinde. Kendime gelmem biraz zaman aldı..Feriha'yı sedyeyle odaya getirdiler.Koridora çıkıp bebek odasına doğru yol aldım. Gittiğimde orası doluydu. Şaşkınlıkla gözlerimi açtım. Zehra hanım ne ara gelmişti?

"Emir geliyor.."

Handenin mutlu sesi beni gülümsetmişti.

"Vaay babacık. Seninkiler çok tatlılar ya."

"Koray dalga gecme kardesim senide görücem."

"Ay hayır Emir, bu yasta cocuk doğuramam."

Koray Hande'ya sen görürsün bakışı atmıştı. Zehra hanım'a döndüm.

"Hoşgeldiniz..Haber veremedik çok acil oldu.."

"Hoşbulduk, ev telefonunu aramıştım. Can açtı burda oldugunuzu söyleyince atladım geldim..Yavrumun yavruları olurda ben gelmezmiyim."

Can'ın kısık sesini duymuştum bu arada;

"Sanki Feriha kedi ya yavruymuş.Bebek o bebek.":img-hyste

Gözlerimi kısıp Can'a döndüm.

"Can!"

"Bişey demedim abi ya."

"İsterseniz odaya çıkartayım sizi..Dinlenirsiniz.Feriha'yıda aldılar odaya."

"Çıkalım.."

Asansöre bindik, odaya yürürken karşıdan aylardır görmediğim tanıdık bir yüz gördüm.SEHER!

"Ayy damatcığım babamı oldun sen şimdi?":img-hyste

Kafamı sallamıştım.Nefretlik biriydi şu Seher.Zehra anne hemen atıldı;

"Ne işin var burda kız senin?"

"Feriha'cığımın tosunları doğmuş.Altınımı aldım da geldim.":img-hyste

"Kız git eve sen.Hastaneyi karıştırma."

"Aman Zehra anne boşver. Feriha'cığımı görmeden gitmem."

"Bu gece uyanmazmış yarın gelirsen görürsün."

"Aman bir doğum yaptı diye tüm gün uyuyacakmı bu da bi alem.":img-hyste

Gülmekle gülmemek arasında kaldım sadece bakıyordum. Zehra hanım kolunu kavradı ve;

"Git sonra eve gelirsin.."

"Eve mi? İyi tamam olur."

Arkasını dönüp gitmişti. Derin bir nefes aldım. Feriha'mın yanına girdik..Melekler gibi uyuyordu.Bir eli karnındaydı hala..

"Güzel yavrum benim.."

İçimden."Güzelde ne kelime..o aşkın kelime anlamı.." demiştim. Doktor sabaha kaar uyanamayabileceğini söylemişti ama 2 saat sonunda Feriha yavasca gözlerini acmaya başladı.Annesi bebeklerin yanına inmişti.

"Emir."

"Aşkım.Feriha'm öyle güzellerki.."

"İyiler değilmi?"

Kısık sesle konuşuyordu gözlerini cok zor acıyordu yorgundu hala..

"Çok iyiler..Olması gerekenden bile daha iyiler..Teşekkür ederim.Teşekkür ederim.":img-in_lo

Gözlerimiz dolmuştu aynı anda.Bu duygu çok farklıydı.Sizin parçalarınızın dünyaya gelmesi..Onların doğumuna sahit olmak..Mükemmeldi..

"Yorgunsun aşkım.Uyu hadi.."

"Yorgun değilim..Uyumak istemiyorum..Ne zaman gelecekler.."

"Şeey.."

Kapı açılmıştı o anda. Kurtarıcım Zehra Anneydi.

"Kızım uyanmışsın.."

Bebeklerin küvezden 1 hafta cıkmayacağını nasıl söyleyecektim?

"Uyandım annecim..Bebeklerimi gördünmü?"

"Gözrmez olurmuyum hiç. Daha gözlerini bile açamıyorlar.."

"Onları görmek istiyorum.."

"Feriha, bebekler bi hafta kadar küvezde kalacaklar.."

"Neden? Hani iyidiler!"

"İyiler her ihtimale karsı kısa bir süre zaten.."

***

Sabaha karsı gözlerimi açtığımda Feriha yerinde yoktu. Nerdeydi?Tabi ya nerde olacak derken asansöre kadar gelmiştim. Hemen yeni doğan katına indim. Düşündüğüm gibi orda camdan bebeklerimizi izliyordu..

"Aşkıım?"

"Emir. Çok güzeller bunlar bizim bebeklerimiz.."

"Evet aşkım çok güzeller..Mükemmeller.."

Birbirimize sarılıp o iki mucizeyi izledik..Feriha'nın yorulduğunu anladığımda yavas adımlarla odaya geçtik. Hemşire gelmişti..

"Feriha hanım. Bebekleriniz acıktılar. Artık anne sütüne ihtiyacları var.."

"Küvezdeler.Sağıcakmıyım?"

"Evet."

Sağmayağa başladıklarında Feriha'nın göğüslerine bakıp gözlerimi kapatmıstım.Onları hissetmeyeli ne kadar uzun bir süre olmuştu?Eve gitmeliydik.Onunla olmalıydım.Arkamı dönüp odadan çıktım.:img-hyste

***

1 Hafta Sonra.

Bebeklerimiz iyiydi bugün küvezden çıkacaklardı. Herşeyleri hazırdı. Bir hafta içinde odalarını hazırlamıştık.Can'ın yan odasında kalacaktılar. Küçük bebek pusetlerini Hande getirmişti. Miniklere hediye almış onları.Feriha Aras'ı kucağına alıp kokladı.Omzuna doğru yatırmıştı.Bende Arda'yı almıştım. O kadar güzeldi ki. Hayatımda en sevdiğim koku Feriha'nın mıydı? Artık emin değildim..Onlar öyle güzel kokuyorduki..Masum,temiz..Yavasca pusetlere yerleştirdik Arda ve Aras'ı. Kapının önü gazeteci doluydu bunu bize söylemişlerdi..

"Feriha..Gazeteciler.."

"Gösteremeyiz bu şekilde..Daha çok küçükler.."

"Ama peşimizi bırakmazlar eve kadar takip ederler biliyorsun.."

"Fotoğraf versek sadece olmazmı?"

"Olur.Koray onları halleder.."

http://www.resimyukle.com.tr/view/31498/kocaboz-1.jpg

Bu fotoğrafı gazetecilere göndermiştim..Arabamıza indik Feriha arkaya geçti bebeklerle beraber..Tabi Zehra Annede..Annem gelmişti aklıma..Keske o da görseydi bebeklerimizi..hüzünlenmiştim.Eve girdiğimizde birimizin elinde Aras birimizin Elinde Arda vardı.
Aras'a doğru eğilip..

"Hoşgeldin Aras.."

Feriha'da Arda'ya doğru eğilip aynısını söylemişti.Onları odamıza getirdik. Feriha yatağımıza yatırmıştı.

http://www.resimyukle.com.tr/view/31497/kocaboz-2.jpg

"Bana bakın bu yatağın kıymetini bilin burda attık tohumlarınızı.":img-hyste

"Ay Emir.Annem burda ya ne diyosun."

"Ama aşkım burda olmadımı yalanmı söylüyorum."

"Pes Emir sana peees."

Aşağıdan Zehra annemin "yemek hazır." diyen sesini duymuştum. İndiğimde Feriha'nın kime çektiğinii bir kez daha anlamıştım kısa zamanda nasıl güzel bi masa kurmuştu.Yemeğe başladığımızda..

"Şundan da ye Feriha süt yapar."

"Anne yiyorum zaten.Patlıcam."

"İki tane bebe emziriyosun ye sen daha çok ye."

"Annen haklı enerjin düşmesin sonra.Enerjin lazım bize.":img-hyste

O benim imamı anlamıştı.Gözlerini kısıp bana bakmıştı cünkü.Zehra anne zorla yediriyordu.Gülmeden edemedim.

***

Gece bebeklerimizi yanımıza almıştık.Beşiklerin tekerlekli omlası güzeldi gezdiriyorduk evin içinde.Feriha'ya doğru dönüp..

"Seni çok özledim.."

"Bende seni.."

E daha ne duruyorduk biz.Bir hamleyle altıma aldım Feriha'yı.Nefesimi boynuna doğru bıraktığımda gözlerini kapatmış o narin elleriyle belimi okşuyordu.Kendimi cennetteymişim gibi hissediyordum.Dudaklarım önce boynunda sonrada dudaklarında gezindi..Öpüşmekten dudaklarımız patlayacaktı ama öpmeye doymuyordumki ben..Hava gibi,su gibi ihtiyacım vardı onun dudaklarına..

"Enerjimi böyle harcamayacağım.Ih."

"Benim enerjim ikimizede yeter."

"Emir.Daha çok yeni."

"Olsun.."

"Emir..Lütfen.Bende seni istiyorum.."

"O zaman bırak seninle olayım.."

"Emir yasak bir kaç hafta daha beklemen lazım.Sonra herşeyimle seninim."

"Tamam.."

Üzerinden inmiştim..Gözlerimizi kapatıp nefeslerimizin birbirine karısıken çıkardığı seslerle uykuya dalmıştık.

Ebru-Polat
14-04-12, 22:17
57 bolum :img-wink:
http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16794786&postcount=779 (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16794786&postcount=779)

+

Melek hastaneden taburcu olduktan sonra eve gecerler.Feriha hafta sonu telefonun kapatmisti hic kimse onlari rahatsiz etsin estemiyordu,sadece kiziyla ilgilenmek,sadece onunla vakit gecirmek istiyordu.Feriha biraz kizgin olsada Zehraya hemen ozur dilerim,Zehra kizina asla kiyamaz hemen sarip sarmaladi kizini.

Melek:Annecim
Feriha:Soyle askim
Melek:Biraz dondurma yesem olurmu?
Feriha:Ama bak birazcik,sonra bagazon agriyor
Melek(sirin sirin):Tamam
Zehra:Kizim kres ne oldu?
Feriha: Pazartesi 2 toplantim var sabah,oylednden sonra bos olucam ozaman hallederiz kres isini,tamami?
Zehra:Sen nasil istersen kizim

Aynı dertlerdeyim, yalnız ve sensizim
Biliyorum ben istedim ayrılmayı
Kabul etmezsin sanmıştım ah dönemezmisin
Aynı yerdeyim, bomboş ve sensizim
Yalvarmaya hazırım ne olur affetsen

Son bir şans versen tekrar sevemezmisin

Yalan değil, inan seni senden çok sevdim
Yalan değil başka çaresi yok
Sensizliğin sızısı içimde saklı şimdi
İnan bana senden fazla sevdim
“Ben onu unutamazken o kendime yeni bir hayat kurdu,bensiz benim askim olmadan.Ben nasil buncan yil ayakta dura bildim,nasil dayandim bu aciya?Oysa kendimi defalarca bunu hazirlamistim.Sen gitikten sonra eski Emir yoktu.Bu hayata nasil tutunacaktim bilmiyorum.4 yil koca 4 yil gecti benim icin hayat Ates sayesinden devam etti ama onun icin yeni bir hayatla yeni bir …
Acaba kizi onami benziyor,yoksa babasina?Ferihayi benim kadar seviyormu,benim kadar ask dolu bakiyormu ona?Ben onu opmeye kiyamazken o baskasiyla evlendi…”

Emir o gun toplantidan sonra hizlica Hillsten cikti.Feriha ilk zamanlari gitikten sonra Emir eve kapanmisti,yine ayni sey oldu,yine Emir eve kapandi.Cani aciyordu,kafasindan kalbinde binlerce sey kuruyordu,ama kurduklari sey canini,kalbini dahda cok acitiyordu,yok oluyordu,Ferihanin bir kizini var bu dusunce Emiri olduruyordu.

Emir elindeki ssiseyi bir kenara koyar,yatak odasina cikar,dolabi acar,dolaptan kutuyu cikarir ve o kutuyla birlikte bahceye iner.Kutuyu hizlica yere atar,tekrar eve doner,mutfaktan cakmak alir ve tekrar behceye cikar.Kutuyu acar ve eline resmi alir.

http://tnypic.net/6c0bb.jpg
Resmen uzun uzun bakmayi cok isterdi ama artik cok gecti,artik Feriha Emir diye bir sey yoktu,4 yil once belki ikiside belki Feriha belkide Emir bitirdi,ama sonuc olarak bitmistiler.

Emir hizlica elindeki cakmagi yakti ve resmin ucuna tutu,resim ilk once yavas yavas yanmaya basladi Emir hizlica resmi kutunun icine atar.

O andan Ferihanin elindeki barda yere duser,param parca olur,Feriha gogusu sikisiyordu,hemen eli gogusune gider,derin derin nefes almaya basladi,hizlica kalkti cami acti ve nefes almaya calisti.

Zehra:Kizim ne oldu?
Feriha:Bilmiyorum anne birden nefesim sanki kesiliyordu
Zehra: Dur kizim sana su getiriyim
Feriha:Tamam

Feriha birazda olsa kendine gelmisti,gozlerini yavasac yukari kaldirdi yildizlara bakmaya ama tek bir yildiz bile yoktu,her tarafa kap karanlikti,sanki bir siyah ortu tum yildizlari kapatmisti.

Feriha kiziyla birlikte guzel bir hafta sonu gecirdikten sonra,Pazartesi sabahi cok erkenden kalkar,hazirlanmaya basladi.Cantasini dosyalari koyduktan sonra,ayakabilarini,cantasini alir odadan cikar,Meleyin odasinin onune geldiyinden kapinin onunde elindekileri burakir,sesizce odaya girer.

Melek sim siki en sevdiyi ayicigina sarilmisti,saclarini hafiften yuzune dusuyordu,Feriha yavasca yatagin kenarina oturur,kizini izlmeye basladi.Nasilda melekler gibi misil misil uyuyordu,hic bir seyden habersiz.Feriha biraz kizini izledikten sonra sulu bir opucuk kondurur kizinin o minik ellerine,biraz kiprasti ama uyanmadi.

Feriha(topuklari giyer):Anne ben ciktim
Zehra:Bugun kacta gelelim?
Feriha:Ben sizi ararim,en iyiyisi bir yerlerde bulusalim
Zehra:Tamam kizim
Feriha:Anne lutfen ilaclari unutma vermeye
Zehra:Merak etme kizim

Feriha arabasina atladigi gibi dogruca Hillse gider.Bu sabah cok neseliydi,hic bir sey bu sabahki keyfini bozamazdi.

Arda:Fistik gunaydin
Feriha(Ardayi oper):Gunaydin yakisikli
Arda(Ferihanin odasina yururler):Eee nasilsin?
Feriha(cantayi masanin ustune koyar):Vallah cok iyiyim,sen?
Arda:Bende cok iyiyim hafta sonu evle ilgilendim
Feriha:Eee arasaydin yardima gelirdik
Arda:Aaa yok,Melek bu haldeyken
Feriha:Merak etme cok iyi,evde yine kosuyor
Arda:Bu aksam kesin sizdeyim cok ozledim askimi
Feriha:Tamam canim
Mert(odanin kapisini calar):Gunaydin efendim
Feriha(gulumsiyerek):Gunaydin
Mert:Toplanti az sonra basliyacak
Feriha:Tamam geliyoruz

Feriha hemen ipadini,cep telefonun alir ve Ardayla birlikte toplanti odasina gecerler.Toplanti odasindan Unal,Koray ve Emir vardi,Feriha hiclica Ardanin yanina oturur,ayagini ayaginin ustune gecirir ve boylece o guzel bacaklari ortaya cikar,Emir saskin sakin Ferihaya bakiyordu.

Feriha:Unal bey benim sizden kucuk bir ricam olucakti.
Unal:Evet
Feriha:Biz 1 hafta sonra Francaya gidiyoruz,burda hic kimse kalmiyacak bizat sizden rica ediyorum lutfen burdaki islerden haberim olsun
Emir(elindeki kalemi masaya firlatir): Pardon ama burda Unaldan baska iki kisi daha var
Feriha(birden Emire bakar):Senmi bana rapor vericeksin?
Emir:Hatirlatirim bu Hills bana ait,babam hisedar ola bilir ama hiselerin cogu bende
Feriha:Tamam,her gun senden rapor bekliyecem
Duygu(kapiyi calar):Ozur dilerim
Feriha(Duyguya bakar):Evet canim
Duygu:Seymen sirketi
Feriha:Simdi toplantida oldugumu soyle,cikinca ariyacam
Duygu:Tamam
Koray:Feriha
Feriha(Koraya bakar):Evet
Koray:Ama ben sana rapor vermek istiyordum(sakaya vurur)
Feriha(gulumsiyerek):Senin raporunu ben biliyorum
Koray(guler):Yok soz oyle rapor olmiyacak
Feriha:Tamam hem senden hemde yanindaki beyfendiden bekliyecem
Emir(Feriha cok kotu bakis atar):Ismim var

Unal,Kotay,Arda saskinlikla Ferihayi emiri izliyordular.Uzun zaman sonra ilk defa konustular.
Tabi buna konusma denilirse.Toplanti bitikten sonra Feriha odasina gecer,Arda Hillste ayrilir,Unal restora iner Korayla birlikte.

Feriha bir kac ufak islerini halletikten sonra,odasinin kapisni kaptir,hizlica uzerinin deistirir,diyer giysileri cantasina koyar,saclarini kuyruk yapar,hazirlandiktan sonra cantasini alir ve Hillsten cikar o sirada Hillsin onunde arabasini bekliyordu Emir.

Feriha:Arabami getirirmisiniz lutfen
Koruma:Tabi efendim

O gun herkes icin cok yorgun gecmisti.Feriha Meleyi cok seker bir krese yazdirmisti,Melek cok sevinmisti,ilk gunde hemen arkadas olmustu krestikilerle,arkadaslari olucakti,bebekleriyle tek basina oynamiyacakti.Feriha butun bu isleri hallerden bir seyden habersizdi.Feriha Hillsten cikar cikmaz Emir Ferihanin pesine takildi.Artik biliyordu Feriha nerde yasiyor,kiminla yasiyor ama Meleyin yuzune daha gormemisti,oysa gorse cok sey belki deisir…

Ertesi gun,Feriha Meleyi kresi buraktiktan sonra Hillse gider.Artik Hills tamamen bosalmisti ve tadilat baslamisti,Feriha herseyle cok yakindan iglineyordu,hic bir detayi atlatmiyordu.

Ruya:Emir ozur dilerim ama Ates seni gormek istiyor
Emir:Bir seymi oldu?
Ruya:Hayir,sadece seni cok ozledi,sabahtan beri seni istiyor
Emir:Eee ozaman Hillse gelin
Ruya:Rahatsiz etmiyelim?
Emir:Ne rahatsizligi,Atesin bir kac parca esyasini al bir kac gun benden kalsin
Ruya:Sen nasil istersin hem Aysun hanimda gormek istiyordu
Emir:Eee hadi ozaman gelin
Ruya:Tamam Emir ozaman yarim saate ordayiz
Emir:Tamam,sizi bekliyorum

Ruya Atesi hzirlamaya basladi.Ates cok sevinmisti,hemen hizlica hazirlanmaya basladi,Ruya kucuk bir canta hazirlmaya basladi,Atesin gulucukleri evin her tarafina renklendiriyordu,Ruya birden durdu Atese bakar…

Atesin dogdugu gun …

Atesin Dogdugun gun Ferihanin Istanbuldun gitiyin gun oldu.Ruya dogumu cok kolay olmadi,ama ikiside cok saglikliydi.Herkes hastanedeyidi bir tek Hande yoktu,minik prens dogar dogmaz hemen DNA testi yapilir,aksama sonuclar cikti ve gercektende Ruyanin soyledikleri dogruydu.Ates Emirin ogluydu.

Hemsire:Isimini dusundunuzmu?
Emir(minik prense bakar):Ismi Ates

Herkes saskin saskin Emire bakiyordu.Emir o andan tek tutunucagi dali minik oglu Ates’ti,artik Ates’ten baska hic bir sey yoktu Emir icin.

Simdiki zaman …

Ruya Atesle birlikte Hillse geldiler.Feriha calisanlarin yanindan oldugu icin gelen misafirlerden haberi yoktu.Feriha ustalar bir sey gostermek istiyordu,hemen odasina kalkar odasindan ipadini alir ve tam odasindan cikacak kucuk bir sey ona carprti.Feriha basini sagi eyer ona bakan yakisikli prensen bakar,oturur,kucagina ipadini koyar.

Feriha(Gulumsiyerek): Dikatli ol canim
Ates(Feriha bakar):Ozur dilerim
Feriha(Ates hayran hayran bakar):Sen nekadar yakisiklisin boyle
Ates(biraz utanir):Babama benzediyimi soylerler,ama babam benden daha yakisikli
Feriha:Hm demek senden daha yakisikli
Ates:Evet
Feriha:Hm peki senin adin ne?
Ates:Ates Sarrafoglu

Feriha sok olmustu,kocaman yesil gozleriyle Atese bakar,dikatlice Atese bakmaya basladi,gercektende Emire benziyordu,gozleri,burnu,agzi.Ferihanin hemen toparlanmasi gerekti,derin bir nefes aldiktan sonra tam Atese bir sey soyliyecekti Emirin odasindan Emir ve Ruya cikar,o sirada Unal merdivenleri kalkmisti karsisindan duran Ferihayla,Atese bakar yan tarafta duran Emirle Ruaya’ya bakar.

Feriha:Bak anne cikti
Ates(Ruyaya donup bakar):Sizin isminiz?
Feriha(zorda olsa gulumser):Feriha
Ates:Aaa ben bu ismi duymustum

Emir birden yutkundu,avuclarinin ici terliyordu,bilmiyordu ne yapsin.Ruya buyuk saskinlikla bir Emire bi Ferihayla Atese bakiyordu.

Ates:Galiba bir hikayede duydum ama simdi hatirlamiyorum(Feriha tebesum eder)ama soz hatirliyinca sizede anlaticam
Feriha:Tamam canim

Feriha Atesi optukten sonra,eline ipadi alir,hizlica ordan uzaklasir.Ates kosarak Emirin kucagina ziplar,Unal buyuk bir saskinlikla Emire bakiyordu.

Feriha camina kenarina gelir,gozleri coktan dolmustu sanki hr an birisi dokunsa simdi tutugu goz yaslari dokulecekti,o sirada Emir,kucagindan Ates yanlarindan Ruya Emirin arabasina biniyordular,Feriha bunu gorunce dahada kotu olur…

Ark lutfen bana yeni bolum icin bir fikir verin :img-wink:

Sym01
14-04-12, 23:43
Sıradaki iki bölümü Feriha'nın ağzından yazmaya karar verdim, umarım becerebilmişimdir.:img-blush

Bu da çocukların kimlikleri, tamam kabul ediyorum uçtum ben iyice :img-hyste
http://e1204.hizliresim.com/w/g/4gfv0.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

Uyandığımda onun kollarındaydım. Ne çok özlemişim meğer ona sarılıp uyumayı. Saçlarım ile oynuyordu. Gözlerimi açmadan önce yüzümü boynuna gömüp bir kez daha kokusunu içime çektim. Kalp atışlarım hızlanmıştı. Gözlerimi açtığımda ise ela gözleri ile beni seyrediyordu, yüzünde harika bir gülümseme vardı.

Emir-Günaydın aşkım.

Bende ona gülümsedim.
-Günaydın. Ne zaman uyandın sen?
Emir-Çok olmadı. Seni ben mi uyandırdım yoksa?
-Hayır, sen uyandırmadın. Saat kaç?
Emir-Dokuza çeyrek var.

Dokuz mu? Güneş ve Rüzgar uyanmış olmalıydı. İçimden 3e kadar saydım. Emir’in telefonu çaldı.

Emir-Kim ki bu saatte? Aa, Sofia arıyor.
-Sofia değil canım, Güneş arıyor.

Benim telefonum arabada kalmıştı.
Emir telefonu açtı.

Emir-Efendim?

Telefonun diğer ucunda her zaman dakik olan kızımın sesini duydum.
-Baba? Nerdesiniz? Sofia Teyzem annemin senin yanında olduğunu söyledi.
Emir güldü.
-Günaydın güzel kızım. Hadi Sofia Teyzene söyle, sizi hazırlasın. Biz birazdan geliyoruz. Birlikte kahvaltıya gideriz tamam mı?
Güneş-Tamam babacım.

Güneş telefonu kapatmıştı.
Emir bana döndü, yüzünde hala o muhteşem gülümsemesi vardı.
-Nerden anladın arayanın Güneş olduğunu?
-Fransadayken de böyleydi, ben otel için Aubenas’a gittiğimde onlar Sofia ile Paris’te kalıyorlardı. Uyanır uyanmaz yaptığı ilk şey beni aramak olur. Ama pabucum dama atıldı sanırım, seninle konuşunca beni unuttu.
Emir-Hadi hazırlan. Gidip güzel bir kahvaltı yapalım hep beraber.
-
Tamam. Demiştim demesine de, nasıl hazırlanacaktım? Kıyafetlerim sırılsıklam olmuştu dün gece. Yanlış hatırlamıyorsam merdivende darmadağın duruyorlardı.

Emir-Ne oldu?
-Ne giyeceğim? Kıyafetlerimin kuruduğunu pek sanmıyorum.

Yüzümün kızardığını hissediyordum. Emir kahkaha atınca kulaklarımda da bir sıcaklık hissettim.
-Ya gülme.

Sertçe vurdum koluna ama pek etki ettiğini zannetmiyorum, benim elim daha çok acımıştı. Yataktan kalkıp koltuğun üzerinde duran havluyu beline sardı, hayran bakışlarımı fark edince bana gülümsedi. Sonra dolabı açıp bir tişört ve eşofman altı çıkardı.

Emir-Bunlar seni eve kadar idare eder sanırım?
-Şaka yapıyor olmalısın.
Emir-Hayır çok ciddiyim.

Kahkaha attım.
-Tişörtü giysem yeter sanırım, zaten elbise gibi olur.
Emir-Yok artık daha neler!
-Eşofmanı da giyersem beni göremeyebilirsin.

Bu sefer o da kahkaha attı.
Emir-Tamam, itiraf ediyorum şaka yaptım.

Sonra dolabın diğer kapağını açtı, içinde birkaç parça kıyafet vardı. Onları tanımıştım. Ne yani atmamış mıydı hiç birini? Sonra adada bana söyledikleri geldi aklıma;

Emir-Ben sana ait olan hiçbir şeyi hayatımdan çıkarmadım Feriha.

Bana tekrar dönünce ona gülümsedim.
Emir-Ben duşa giriyorum, sende hazırlanınca çıkarız. Güneş hanımı çok bekletmeyelim sonra azarı ben yerim.

Güneş biz eve gidene kadar hazırlanabilecek miydi acaba?
-Acele etme hayatım, kızın en az 2 kere kıyafet değiştirecek. Hatta o kadar eminim ki biz onu bekleyeceğiz.

Bana verdiği cevap beni gülme krizine sokmuştu.
Emir-Hande’yi şimdiden tahtından edecek sanırım.

Emir duşa girince dolaptan bir kot ve tişört çıkarıp giydim. Hala 5 yıl önceki kıyafetlerimin içine girebilmek beni mutlu etmişti. Ne de olsa 2 çocuk annesiydim artık. Giyindikten sonra yatağı, etrafa saçılmış kıyafetleri topladım. Yatak odasına geri döndüğümde Emir duştan çıkmış ve giyinmişti bile.
-Çok hızlısın.
Emir-Seni çok bekletmek istemedim.

Bana sarıldı, kokusunu duyunca başım dönmüştü.
-Seni her an nasıl bu kadar özleyebiliyorum ben acaba?
Emir-Benim seni özlediğim kadar çok özleyemezsin.

Dudaklarımız birbirine değdiğinde midemde kelebekler uçuşuyordu yine. O an bir kez daha anladım, ona olan aşkım hiç bitmeyecekti ve onu öperken hissettiğim heyecan hep ilk gün ki gibi kalacaktı. Biraz daha beni böyle öpmeye devam ederse bugün bu evden çıkamayacaktık. Kendimi hiç istemesem de geri çektim. Alnımı alnına dayadım, nefeslerimiz düzelene kadar öyle durduk. Emir’in telefonu çaldığında gülmeye başladım.

-İddiaya var mısın? Kesinlikle Güneş arıyor.
Emir-Kaybedeceğimi bile bile mi?

O da gülmüştü. Sonra telefonu açtı, evet Güneş arıyordu.

Emir-Geliyoruz birazdan oradayız.
Güneş-Onun için aramadım baba. Bir şey soracağım.
Emir-Sor bakalım.
Güneş-Sence mavi elbisemi mi giyeyim yoksa yeşil olanı mı?
Emir-Yeşil elbiseni giy kızım. Sana daha çok yakışır.

Emir’i duyunca bir kez daha kahkaha attım. Ne eğlenceli bir sabahtı bu böyle! Güneş yine formundaydı. Telefonu kapattı, hazırlanmak için çok zamana ihtiyacı vardı ne de olsa.

-Hadi çıkalım, Güneş hazırlana kadar bende üzerimi değiştiririm.

Birlikte evden çıktık, hava harikaydı. Dün gece yağan yağmur temmuz sıcağını biraz hafifletmişti. Sofia bize kapıyı açtı, gülümsedi.

Sofia-Hoş geldiniz!
-Hoş bulduk.
Emir-Günaydın.
Sofia-Günaydın.

Rüzgar kollarını göğsünde birleştirmiş koltukta oturuyordu. Sıkıldığında ya da sinirlendiğinde hep böyle yapıyordu.

-Annecim? Ne oldu?
Rüzgar-Güneş bana zorla pembe gömlek giydirdi.

Rüzgar’a baktım, üzerinde tozpembe bir gömlek ve beyaz bir pantolon vardı.
-Sen çok yakışıklı olmuşsun ama.
Rüzgar-Pembe kız rengi.
Emir-Hiçte bile, öyle bir kural yok.

Emir’in söylediğini duyunca Rüzgar biraz rahatlamıştı.

Rüzgar-Gerçekten mi?
Emir-Tabi oğlum, kızlar nasıl mavi giyiyorsa erkekler de pembe giyebilir. Değil mi annesi?

Başımla onayladım. Rüzgar’ın suratındaki asıklık sonunda geçmişti. Benim zavallı oğlum, Güneş’den en çok o çekiyordu.
-Tamam, ben gidip Güneş’e bir bakayım.

Yukarı çıktığımda beni neyin beklediğini ilk defa merak ediyordum. Büyük ihtimalle bir sürü kıyafet etrafa saçılmış olacaktı. Odadan annemle Güneş’in konuşmalarını duyuyordum.

Güneş-Hayır anneanne, o toka olmaz. Elbiseme uymuyor.
Zehra-O zaman şu mavi olanı tak? Hem saçlarını da öreriz güzel olur.
Güneş-Mavi de olmaz. Pembe toka bul, Rüzgar’ın gömleği ile uyumlu olmalı. Hayır örmeyelim, açık kalsın.
Zehra-E bulduğum pembe tokaları da beğenmedin ya kızım.
Güneş-Ama onlar koyu. Açık pembe olmalı.
Zehra-Sen kime çektin böyle bilmiyorum ki.

Odaya girdim, biraz daha beklersem annem kriz geçirebilirdi.
-Ben geldim!

Güneş koşarak gelip bana sarıldı.

Güneş-Anne nerde kaldın? Anneannem tokalarımı bulamadı bir türlü.
Zehra-Ay Feriha nihayet geldin.
-Küçük çaplı bir savaş çıkmış galiba burada?

Odanın hali vahim durumdaydı.

Zehra-Ne küçüğü? Kızın sabahtan beri terör estiriyor evde.

Annemin sabrı taşma noktasına çoktan gelmişti.

-Tamam annecim, ben toplarım şimdi.
Zehra-Hadi hadi, sen git hazırlan. Oğlanı da bekletmeyin. Ben toplarım.
-Eh, peki.

Odadan çıktım, çabucak duş alıp saçlarımı kuruttum. Açık sarı bir elbise giydim, hafif bir makyaj. İşte hazırdım. Aynada son kez kendime bakıp odadan çıktım. Güneş nihayet hazırdı. Beyaz bir elbise, Rüzgar’ın gömleğinin renginde bir bolero giymişti. Tokaları ve ayakkabıları da aynı renkteydi. Birlikte aşağı indik.

Emir-Oo Güneş Hanım, bu ne güzellik böyle.

Güneş eteğini tutup hafifçe eğildi.

Güneş-Teşekkür ederim.

Hepimiz Güneş’in bu hareketine güldük.

Emir-Ee, hani yeşil elbise giyecektin sen?
Güneş-Rüzgar’a o renkte uygun bir kıyafet bulamadım. Anne alışverişe gitmemiz lazım.
-Olur kızım gideriz.

Şu an ona ne desem boşaydı çünkü. Aşırı bir uyum takıntısı vardı. Bunu bildiğim için sarı elbise giymiştim, çünkü Emir’in tişörtü de sarıydı. Tahmin ettiğim gibi bizi inceledi, uyumlu olduğumuzu fark edince gülümsedi.

Emir-Eh, hadi artık çıkabiliriz sanırım.

Güzel bir kahvaltının ardında yürüyüş yapmaya karar verdik. Çocuklar kendi hallerinde koşturuyorlardı etrafımızda. Biz Emir ile el ele yürüyorduk.

Emir-Bugün hiç bitmesin istiyorum.
-Bizim için doğan her yeni gün bir öncekinden daha güzel olacak.
Emir-Her gün doğumunda sen yanımda olacaksan bundan şüphem yok.

Yüzünde munzur bir gülümseme vardı. Bende ona gülümsedim. Telefonu çaldı.

Emir-Pardon canım.

Elimi bıraktı, benden uzaklaştı. Merak etmiştim, kimdi şimdi bu arayan? Kısa bir konuşmanın ardından yanıma döndü.

-Kimmiş?
Emir-Önemli biri değil, şirketten arıyorlar.
-Önemli değilse yanımda konuşabilirdin.
Emir-İş meseleleri ile seni yormak istemedim.

Garip, iş meselesi olsa neden gizli bir telefon görüşmesi yapma ihtiyacı duysun ki? Sonuçta işlerimiz ortaktı.

Emir-Hadi ama Feriha, önemli değil dedim.
-Pekala.

Belli etmemeye çalıştım ama bütün keyfim kaçmıştı. Aklıma dün akşam Aysun Hanım ile konuştuklarımız geldi. Bu konuyu halletmem gerekiyordu.

-Emir, annen hakkında konuşmalıyız artık.
Emir-Bu konuyu konuşmayalım demiştim sana.
-Ama konuşmamız lazım.
Emir-Feriha lütfen, bugün çok güzel bir gün ve ben bunu mahvetmek istemiyorum.
-Sadece şimdilik susuyorum.

Daha fazla konuşmadık, kelimelere fazla ihtiyacımız yoktu. Elini tutmak, varlığını hissetmek güzeldi. Hayatımdaki sorunlardan, sorun çıkaran kişilerden, pişmanlıklardan kısacası her şeyden bir süreliğine sıyrılmaya karar verdim. Sadece Emir’in ve çocuklarımın yanında olmak, sadece onlarla mutlu olmak istiyorum bir süre. Bunu hepimiz hak etmiştik sanırım…

Ebru-Polat
15-04-12, 13:16
Hills

Arda:Canim neyin var?Duygu arayinca cok korktum
Feriha(yuzunu siler):Iyiyim,sana bir sey sorucam?
Arda:Sor
Feriha:Biliyormuydun Emirin bir oglu oldugunu?
Arda(ilk once bakislarini kacirir daha sonra Ferihaya bakar):Yani 1 yil oncesine kadar bilmiyordum,daha dogrusu bu ise girdiyimizde arastirmaya basladim ozaman oyrendim
Feriha: Peki oglunun annesiylemi evli?
Arda:Yok,yani sadece oglunu nufusuna aldi.Haftanin 5 gununu birlikte geciriyorlar,cok sikca,Ates galiba Ates ismi Emir’de kaliyor.
Feriha:Baska ne biliyorsun?
Arda:Baska,yani
Feriha:Lutfen Arda,bunu bilmeye hakkim var.Onca yil ben bunun icin bekledim,ondan intikam almak icin,benim cektiyim acilari o cekmedi,cekicek gozumun onunde.
Arda:Atesin ismini Emir koydu,ilk zamanlari ayni evde kaldilar yani gazeteciler yuzunden,daha sonra Ruya kendi evi tasindan Emir yeni bir ev aldi ve oraya yerlesti. ( berivan_ cnm umarim bu soruna emir ile ruyanin arasi nasil oldu ferihanin gitmesinden sonra? Cevap verdim?)

Arda Ferihaya,Feriha masanin ustundeki resme bakar.

Gecmis zaman

Emir: Bilmiyorum ortaya çıkana kadar adını yüzünü hatırlamadığım o kadının bebeğinin babasıysam o bebek için elimden gelen herşeyi yapıcam belki kendi babamdan bile daha kötü baba olucam ama deniyeceğim ya sen ben o bebeğin babasıysam ne yapacaksın Feriha sen ne yapacaksın ben o bebeğin babasıysam

Simdiki zaman

Ferihanin basani Ardanin dizlerinin ustunde,Arda Ferihaya,Feriha onune bakiyordu.

Arda:Simdi ne yapacaksin?
Feriha:Bilmiyorum ama artik biz diye bir sey yokki,belki bir umud olurdu bir zamanlar ama simdi yok,yani 4 yil once yok oldu.
Arda:Ya Melek?
Feriha:Nasil 4 yil hic bir seyden habersizdi simdide oyle
Arda:Feriha canim o daha cocuk,krese basliyacak yakindan herkes babasiyla gelip gidecek ama Meleyi sen yada Zehra teyze alicak iste ozaman bu soruyu sana sorucak
Feriha(Ardaya bakar):Arda nasil yapayim bunu,hem soylesem bile inanamazki bana.
Arda:Sen benim dusuncelerimi bu konuda cok iyi biliyorsun

Iki arkadas uzun zaman sonra dertlesmistiler,Feriha birazda olsa toparlanmisti ama yineden asla vazgecmiyecekti intikamdan,cunku ilk gunku gibi kalbi yaniyor.

Franca…

Acilis gecesi …

Levent:Nasilsin Feriha?
Feriha:Iyiyim,uzun zaman oldu gorusmiyeli
Levent(gozlerini kacirir):Evet
Feriha(yutkunur): Denize, donduyunu oyrenince inanmak istemedim
Levent:Cok zordu,yani donmek
Feriha:Benim icin cvikmisti karaya,simdi benim yuzumden geri dondu denize
Levent: Pisman deil,yani karaya ciktigim icin
Feriha:Amam gozlerin oyle demiyor
Levent:Uzun zaman oldu boyle bakali,farkinda bile deildim
Feriha:Ilk defa gozlerini kaciriyorsun
Levent:Farkinda deilim

Acilis cok guzel olmustu,tam Ferihanin,Bulentin ve Ardanin istediyi gibi.Her taraf isil isil,kadinlar siklik yarisina girmisti ama erkeklerin gozu tabiki en cok Ferihanin uzerindeyidi.Uzerindeki o zumrut rengi elbise,o narin vucuduna cok guzel oturmustu,saclarini cok hafiften toplamisti,guzel elbiseye uyan makyajiyla o guzel gozlerini ortaya cikarmisti.

Bulet(Ferihanin elinden oper):Sanan cok tsk ederim bu guzel mekan,bu guzel mekan icin
Feriha(utanir):Ask olsun Bulent tek basian yapmadik,hep birlikte yaptik,gece gunduz burda bu guzel mekan icin cabaladik
Levent:Ozaman bu guzel geceye kadeh kaldiralim
Arda:Sana katiliyorum Levent

Istanbul …

Hills …

Hande(Emire bakar):Bunun nesi var?
Koray:Feriha
Hande(guler):Ha,dogru ya Feriha acilis icin oraya gitti
Koray:Handed alga gecme lutfen
Hande:Eee gecmiyorum
Emir(yanlarina gelir):Burak gecsin,zaten dalga gecilicek haldeyim
Hande:Emir bu sana hic yakismiyor
Emir:Hande benden ne istiyorsun?
Hande:Benmi?
Emir:Evet sen
Hande:Simdilik hic bir sey ama ilerde belki istiye bilirim
Emir:Zevk aliyorsun dimi aci cekmemden?Yok olmamdan?
Hande:Beter ol,Ferihaya yasatiklarinin yanindan senin yasadiklarin iyi
Emir:Sernde Feriha gibisin

Hande saskin saskin Emire bakar,ilk once ne soyledi anlamadi.

Emir:Elinden olsa beni hayatinizda silersiniz ama olmuyor,yapamiyorsunuz
Hande(yutkunur):Bunu sen yaratin biz yada ben deil
Koray:Hande tamam
Hande(cantasini alir):Bencede tamam

Franca…

Nevbahar:Kizin nasil?
Feriha(gulumsiyerek):Cok iyi,krese basliyor
Nevbahr:Cok guzel,iyi oldu orda krese baslamasini
Feriha:Evet,aslindan burda koyucaktim ama iste donuyoruz diye koymadim
Nevbahar:Afferim Feriha,birden gercekleri soylesen
Feriha:Nevbahar teyze bunu konustuk yani imkansizdanda ote bu
Nevbahar: Demek oyrendin?
Feriha:Evet,sizde biliyordunuz?
Nevbahar:Evet,ama iste kendi oyren istedik
Feriha:Ogluyla tanistim,tipa tip ona benziyor
Nevbahar:Melek gibi
Feriha:Aynen

Acilis sabaha kadar devam etti.Feriha sonuna kadar kalmadi cunku yorulmustu,sabah saat 5 gibi ayrildi.Levent her zamanki gibi sadece Ferihanin gidisni izledi,yillardir askini icinden buyutu,oyle buyuku artik icinden tutulamiyacak hale gelmisti…

Zaman cok hizli akiyordu.Melek coktan krese baslmaisti,bir suru arkadaslari olmustu,herkesle cok iyi anlasiyordu,kresteki oyretmen cok sevmisti Meleyi,Melek artik dahada cok mutluydu,Feriha Francada dondukten sonra Emirle hic gorusmedi daha dogrusu Emir Ferihadan kacti cunku eyer karsilasalar cok kotu kavga cikacakti.Feriha Istanbula donerken Nevbahar hanimla dondu.

Arda:Emir her gun raport etti,zaten dosyada hersey var
Feriha(dosyay bakar):Evet ama kendisi nerde?Yani burda olmasi gerekti
Arda:Bilmiyorum
Feriha:Simdi oyreniriz(Duyguyu arar)canim Emir bey odasindami?
Duygu:Evet Feriha hanim
Feriha:Tamam
Arda:Ne oldu?
Feriha:Burdayimis simdi oyreniriz detaylari
Arda:Ozaman siz konusun ben askimin yanina yani Meleyimin yanina kosar
Feriha:Tamam canim,kizimi op benim icin
Arda:Tamam canim

Feriha doslari adiktan sonra Ardayla birlikte ciktilar odadan.Feriha Emirin odasina kapiyi calmadan girdi.

Feriha:Nedesin sen?
Emir(Gozlerini kaldirip Ferihaya bakar):Bir seymi oldu?
Feriha:Hatirlatirim sana 3 gun once dondum ve senden rapor bekliyordum
Emir(Ferihanin eline bakar):Eee elinden
Feriha: Peki kim anlaticak?
Emir(Elinden kalemi bir kenara koyar):Orda yazilanlari okuyamiyormusun?
Feriha:Emir delirtme beni,bu is benim icin cok citti
Emir:Benim icin deilmi?
Feriha:Orasini bilmiyorum ve beni ilgilendirmez,bende senden senin agzindan bir rapor bekliyorum karsima dosya atmani deil
Emir:Bu ne agresivlik boyle?Yoksa Franca tatilin cok kotu gecti?
Feriha:Bu seni hic ilgilendirmez,yarim saat sonra seni toplanti odasindan bekliyorum
Emir:Tamam

Feriha Emirin masanina uzerine koyar dosyayi ve odadan cikar.Emir sinirli bir sekilde Ferihanin arkasindan bakti.Yarim saat icinden Emir dosyanin icindeki eksikleri tamamladiktan sonra Ferihanin soylediyi gibi toplanti odasindan bulusurlar.

Feriha(raporu inceler):Bak iste bu cok guzel
Emir:Neden boyle tepki verdin?
Feriha:Isin dogru duzgun yap boyle sinirli tepki vermiyecem
Emir:Kayin validen gelmis Istanbula?
Feriha(Emire bakar):Ne diyorsun be?
Emir:Nevbahar Seyme Istanbula gelmis diyorum
Feriha:Eee ne var budan?Gelemezmi?
Emir:Gelirde sadece kayin validen gelmis ama sevgilin gelmemis
Feriha(saskin):Sevgilim?
Emir:Evet,yada soyle diyim kizinin babasi gelmemis.
Feriha(yerinden kalkar,eline dosyayi alir):Kizim oldugunu oyrenmisin,ozaman sunu oyrenme gerekirdiki kizimin babasi 4 yil once oldu,sana bunu Arda soylemisti.

Feriha dosyayi alir odadan cikar,Emir hemen toparlanir Ferihanin arkasindan gider.

Emir(Ferihayi kolundan tutar):Sen ne soyledin demin?
Feriha(koluna bakar):Kolumu burak
Emir(kolundan dahada cok sikar):Soruma cevap ver
Feriha(derin nefes alir):Ilk once su kolumu burak dedim sana

O sirada koridorda telefon konusan Unal,onlarin kavgalarini duyuyurdu,hemen telefonu kapatir Ferihanin odasina girer.

Unal:Ne oluyor burda?
Emir:Sen karisma baba
Feriha(sesi yukselterek):Emir kolumu burak
Unal(ikisine bakar):Emir Ferihanin kolunu burak

Emir istemesede burakti,Feriha yutkunur Emire bakar.

Feriha: Defol odamdan
Emir:Bu is burda kapanmadin
Feriha:Bu is coktan kapandi,sana hatirlatirim
Emir(Ferihanin ustune yurur): Delirtme beni
Unal(Emiri geri ceker):Emir yeter dedim

Emir hemen Hillsten ayrili,nereye gidecekte bilmiyordu.Koray gitse orda Hande var,hemen toparlanir ve her zamanki gibi Emir klasiyi Deniz Fenerin yanina gider.Emirin akli karismisti,Ferihanin her kelimesinden buyik sirlar vardi,Emir bunlari oyrenmeliydi yoksa dahada cok kotu olucakti.Buncan yil Feriha Seymen ailesiyle ne yapti,neden Leventle evlenmedi,neden simdi odndu ve bunun gibi bir cok soru.

Bir kac gun sonra Ardanin Dogum Gunuydu.Feriha en iyi arkadasi icin surpriz parti duzenlemeye karar verdi,baska bir mekanda.Bu Dogum Gunu partisinden Hande cok yardimci oldu,Feriha hem Hills hem’de Dogum Gunu partisi biraz yorulmustu ama bu yorgunluga deymisti.Hills’te hic durmadan desiklikler devam ediyordu.Calisanlar cok hizli calisiyordu,buda Ferihayi cok mutlu etmisti.

Hande:Merak etme hersey hazir bu gece super olucak
Feriha:Cok sagol Hande,cok yardim oldun
Hande:Ne demek seve seve,hem evde sikiliyordum
Feriha:Tamam ozaman hadi aksama hazirlanmaya

Kizlar mekandan ayrildiktan sonra arabalarina binerler ve evlerinin yolunu tutarlar.Bu partede herkes olucakti Seymen ailsi,Sarrafoglu ailesi,Onat ailesi,Ardanin ailesi,Fracadaki dostlari,arkadaslari,kisaca Ardanin tum sevdikleri yanindan olucakti.

Zehra:Oglum Iyi’ki Dogdun
Arda:Cok sagol Zehra teyze
Zehra:Hediyeni beyendinmi?
Arda(kolduymleri gosterir):Hemen taktim
Zehra(guler):Gule gule kulan oglum

Melek kosarak Ardanin yanina gelir,hemen kicaguna oturur.

Melek(Ardanin kucagindan):Iyi’ki Dogdun Arda abicim
Arda(Meleyi oper):Sagol askim
Melek(Ardanin yuzunu oksar):Cok yakisikli olmusun
Arda:Eee yanimda anne gibi guzel bir baya olucan
Melek(guler):Amam cok gec gelmeyin
Arda:Tamama askim
Feriha(yanlarina gelir):Ben hazirim

Feriha cok guzel kisa krem,pende renkte kisa bir elbise giyinmisti.Saclarini hafiften lule lule olmustu uclari,cok sade makyaj topuklu ayakabilar ve kucuk zarif cantasi.

Arda(ayaga kalkar,kucagindan Melek):Cok guzel olmusun
Feriha:Sagol canim,senden cok yakisiklisin
Melek(ikisinide boynundan tutar oper):Cok guzelsiniz

Gulmeye basladilar.

Feriha:Sagol askim
Zehra:Annaannecim gel hadi
Melek(Arda kucagindan indirir):Ben kactim(Ferihaya yakinasir) seni seviyorum annecim
Feriha(Meleyi oper):Bende seni askim

Melek kosarak Zehranin yanina gitti.Feriha,Arda evden ciktilar,onlari kapinin onunde bekliyen arabaya bindiler ve partinin oldugunu mekana giderler.Yolda bol bol sohbet etiiler,ikiside cok neseliydi hele Arda uzun zaman sonra bol bol keyif yapicakti,biliyordu Ferihanin boyle guzel surpriz yapicagindan.

Mekana geldiklerinden iceri geceler,ama iceri gectiklerinden Ferihayi hicte guzel bir surpriz beklemiyordu.

azisim
15-04-12, 17:16
Aska uyanmak 13 bölüm
http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?p=16795086#post16795086
Sirinem bu bölüm senin icin baltanem:)


Aska uyanmak 14 bölüm

Hüseyin amca anlatmaya baslamisti hikayeyi..

Hikayenin gercekmi yoksa sadece halk dilinde dolasan bir söylentimi oldugunu bilmiyorum.Bastan bunu söylemek isterim..

Bir aga kizi babasina ve sözlüsüne ihanet eder ve bir cobana kacar..

Babasinin ve sözlüsünün lanetlemelerine aldirmadan cok mutlu bir hayat sürerler.

Taki aga kizi hamile oldugu halde ölümcül bir hastaliga yakalanana kadar..

Eger hamile kalmasaymis ölüm tehlikesi yokmus ama cok gec haberi olur karisinin hamileliginden cobanin..

Ama artik yapilabilecek birsey kalmamistir..Aga kizi hamileligi sirasinda hep kizinin olacagina ve efsane bir ask yasayacagina dair rüyalar görür.

Dogum anindada kocasina "kizima sahip cik"Der.Ve dogumda ölür..Cahil coban cok sevdigi karisinin ölümüne dogan bebegin sebep oldugunu düsünür ve hirsla

bebegi kucagina aldigi gibi kundaga sarar ve bir gölün kenarina getirir, birakir.

Sonrada bebegin aglamalarina aldirmadan kosarak uzaklasip evine geri döner..

Karisina son vazifesini yapmak icin..Herkezin bebekle ilgili sordugu sorulara ise süt annesi buldugunu ve ona biraktigini söyler..iki gün icinde karisinin

cenazesini defneder ve defin gününün gecesi rüyasinda karisinin ona kabus oldugunu ve devamli olarak..
"Emanetim nerde" diye tekrar tekrar sordugunu görür.

Sabahi zor yapar...Sabah dehset icinde uyandiginda ise kosarak göle gelir..Geldiginde gördügü manzara ise onu hayrete düsürür.

Bebek ayni yerde duruyordur ve etrafinda

Tavsanlar kuslar ve ceylanlar doludur.Ve bir ceylanin bebegi emzirdigini görür.Bebegini kucagina alir..Ve evine döner ve bu olaydan da kimselere bahsetmez.Ama kizinin adinida gölün adi olan duvak koyar.

Duvak gün gelir..Serpilir ve diyarda kimsenin gözleriyle görmedigi bir güzellige erisir.Herkezin dilindedir artik güzelligi..

Cevrede bununan köylerin agalari bile duvagi istemege gelir.Ama duvak hicbirine razi olmaz..
Cünkü o coktan resmini gördügü amerikada okuyan köyün agasinin ogluna gönlünü kaptirmistir.

Ama en yakinlarina dahi bunu söyleyemez.Amerikadan tatile gelen aganin oglu ise köydeki arkadaslarindan methini duydugu ceylan kadar zarif kizi merak etsede

arkadaslarinin abarttigini düsünür ve tanismak istemez..
Babasinin korkusu ise duvagi görmesidir oglunun..Aga hemen cevre köylerden birinin kiziyla söz keser

Duvak ise söz kesildigini duydugu gün Gölün basina gider ve orda aglayarak göle derdini anlatir..Göl onun icin bir anadan farksizdir cünkü..En sevincli

oldugundada en üzüntülü oldugundada ona döker icini..Gölden dönerken birden bastiran yagmur ve firtina ise onun hemen gölün yanindaki ot agilinin icine siginmasina sebep olur.

Ayni anda agila yagmurdan korunmak icin bir kisi daha siginmistir.Oda hic tanimadigi ve sevmedigi bir kizla sözü kesilen aganin ogludur.Duvakla karsi karsiya gelen aganin oglu ise ilk bakista asik olur duvaga kim oldugunu bilmeden..

O gece orada nelerin yasandigini bimem anlatmama gerek varmi..?

Sabah olupta günes yükseldiginde ise..iki asik elele cikarlar o agildan ve gölün kenarina gelerek

birbirlerinin üzerine yemin ederler.."Göl Sahidimiz olsun"diye..Aganin oglunun gitmesine iki gün kalmistir cünkü..Aganin oglu askin büyüsünden duvagin ismini bile sormamistir..

Gidecegi gün Günesin dogusuna gelemez aganin oglu..Ama duvak bekler..Aganin oglu ise icindeki yüregini kavuran askla, amerikaya geri döner ...

Aradan alti ay gecmistir..Duvak artik sabah aksam duvakli göle gider ve devamli sevdigine agit yakar..

Cünkü kendi gibi sevdigini bekleyen birde karninda bir bebegi vardir.

Duvak gelip agayla konusmak ister ama tekme tokat disariya atilir..Aga bununlada kalmaz

köyün sokaklarinda duvagin narin vücudunu ellerinden bir ata baglatarak sürükletir.Ve bütün köye de adini yayar.

Cünkü aganin kuyruk acisi vardir duvagin annesinden kalan

Duvagin annesinin kactiginda sözlüsü olan kisidir..Duvak atilan taslara ragmen hem kendini hemde bebegini koruyabilir..

Aga duvagin dogru söyledigini bilir.

Bunun icin ona kesin bir cözüm gerekir..Duvagin babasi cahildir.Etraftan gelen sözlere dayanamaz ve duvagi baskilarin üzerine hemen biriyle nisanlar..

Duvak ise sessiz sedasiz olanlara seyirci kalir.Artik sadece gözleri pencereden disarida sevdigini bekler cünkü..Evden cikmasida engellenir.

Nisan yüzükleri takildigi gün ise duvagin tek sarti vardir..

Sevdigine söz verdigi güne kadar bekleyebilmek..Dügün gününü o güne ayarlarlar..Aslinda herkez mutludur..Sadece duvak ne uyur ne yer ne icer..

O güne kadar..Kina gecesinden sonra el ayak cekildikten sonra duvak gelinligiyle beraber geceyarisini gectikten sonra gölün basina gelir..

Aganin oglu ise o gece gelmistir..Ama aganin engellemeleri sayesinde hicbirsey ögrenemez..Geceyi kabuslarla gecirir..icinde yanan bir atesin oldugunu bilir

Sabah namazinin vaktinde ezan okunurken uyanir..Ezan okundugu halde günes cok yavas dogar..Duvak bekler..BEKLER::BEKLER SEVDIGI GELECEKTIR CÜNKÜ::

Gölün sahilinde..Onunla beraber kuslar ceylanlarda bekler..Tüm tabiat onunladir sanki..

Devamli su sözcükler düser dudaklarindan..

Bir candan iltifat bir candan gülüs

Son nefeste bile unutulmuyor

Bu sevdali gönül bu deli yürek

Kainat uyusa uyutulmuyor


Takvimler eriyip düsse duvardan

Temmuzda eriyen kar gibi zaman

Kesilse selamin bitse merhaban

Sevgin unutulmaz unutulmuyor..

Günes nazlidir o gün dogmak bilmez..Asiklarin kavusmasini istercesine..

Aga oglu ise kapinin arkasinda agayla konusan kahyanin konusmalarindan herseyi ögrenir..Aklina verdigi söz gelir ve kosturur gölün basina..

Günesin agardigi son isiklarinin yeryüzünü dogdugu an..Duvak kollarini acar gölün ortasinda duran sevdiginin hayalidir cünkü adim adim ona dogru yürür

Son adimi attiginda ise artik o sevdigine kavusmustur..

Aganin oglu Gölün basina geldiginde ise sadece bir duvak gölün sularinda dalgalaniyordur..Oda askindan deli

deli oldugu kadinina yürür..Oda sulara kendini birakir..Bütün köylü ikisini arar ve bulamazlar..Kimsenin aklina gelmez yasananlar..Taki iki asigin gölün basinda

bulusup konustuklari bir gün duvagi aganin oglunu ve bebeklerinin hayellerini beraberce gölün kenarinda neseli neseli kahkaha atarak gezindiklerini görene kadar.

Bunu köye gelip herkeze anlatirlar..Ve hersey aydinlanir..Vincler gelir ararlar ama cesetlerine bir türlü ulasilamaz iki asigin..

Artik herkez bilir neler yasandigini..Efsaneye göre..Sadece gercekten asik olanlar görürlermis onlari..

Feriha hickiriklara Bogulmustu..Ayni anda aysede tabiki emir bile cok etkilenmisti hikayeden..Hüseyin bey ise..

Hüseyin;Feriha kizim bu bir efsane gercekmi yoksa üretilmismi?Bilinmiyor kizim ..Üzme kendini..Gerci benim kizimda ayni ama her defasinda dinleyince aglar bu hikayeyi..

Emir Etkilenmis ve onunda gözlerinde yagmur bulutlari kümelenmisti..Ama emirin anlamadigi birseyler vardi..

Emir;Hüseyin amca ben bu hikayeyi anladimda..Anlamadigim otelin ne isi oldugu orada..?

Hüseyin bey:Bursaya gelen ve tesadüf sonucu gölü kesfeden bir turist toplulugunda bulunan bir kisi duydugu hikayeden cok etkilenir ve bunu ticarete dökmek ister

,Cok kisa zamanda güzelim gölün etrafini mahvettiler koca koca vincler geldi calisanlar derken bayagi bir huzursuzluk yasadik..Gölün etrafinda dolanan ceylanlar,rengarenk kanatli kuslar

ve tavsanlar dagildilar..Orasi daha da güzeldi anlayacaginiz..Sonra bayagi para kazanan otelin sahibi..Dahada büyütmeye hazirlanirken otelini bir gece söylentilere göre

hayaletler görünür otelin misafirlerine kötü kötü suratli..Bir gecede herseyi birakip kactilar..Biz gülerek karsiladik tabiki söylenenleri..Ama daha fazla tabiati

kirletmedikleri icinde mutlu olduk..Bayagi oldu bu kabus biteli..

Emir;Peki bu otel tabiata zarar vermeden sadece olanlarla tekrar acilmaya kalkisilsa sadece yerli halka yani bizim halkimiza..Ne olur o zaman ..

Hüseyin bey düsünceliydi..

Hüseyin Bey;Belki olabilirdi.Ama o günden sonra yerli halkta korktugu icin asla yaklasmadi oraya..Feriha gözlerinden yaslari coktan silmisti..

Feriha;Ben birsey sorabilirmiyim hüseyin amca..?

Hüseyin bey;Peki sor bakalim feriha kizim..

Feriha;Ben cok merak ettim de..Duvagin babasi duvagin o göle gittigini ögrendiginde ne demis..?

Hüseyin amca;Güzel bir soru..Adam duydugunda duvagin dogumunda olanlari herkezi anlatmis ardindanda Ben gölün ismini ve yardimi almistim.

Kizima ismini koyarak adini, bebegime iki gün baktigi icin yardimini..Oda onun olani geri aldi benden hepsi o kadar demis..Simdi artik göl duvakli göl..icinde duvagiyla bir gelinide var artik..

Emirde ferihada birbirlerine bakarak duygulanmislardi..
Akillarina kazinan bu hikaye onlarin hic unutamayacaklari ilk gecelerinin tek sahidi gibiydi.

-------------------------------------------------------------

Sabah yine en tatli en oksayan sekilde merhaba derken güne günes..Emirle feriha yola cikmislardi bile gercek hayatlarina..

ikiside gelislerinin tersine tatli bir seyir tutturmuslardi önlerinde uzayip giden yolun seyrine... orman yolundan ciktiklari

Zaman feriha emirin koluna dokunup

Feriha;Emir bir dakika..Deyip ana yola cikmadan arkasina dönüp gülümseyen gözlerle seyretti orman yoluna baglanan catagi..

Sonrada sözlerine devam etti..

Feriha;Hayatim boyunca hic unutmayacagim..Hic unutmayacagim buranin verdiklerini bana..



Bana rep veren ve yorumlariyla yüregime destek olan tüm arkadaslarima cok tesekkür ederim:)

kutsicilkay
15-04-12, 17:26
57.Bölüm.

Emir kapıyı açmış Feriha'nın bir karar vermesini bekliyordu. Feriha kararını vermişti.Herşey bitmişti.Ama aşk bitmemişti.Ve kendide söylemişti eğer şimdi Emir'den giderse daha sert biçimde ona geri dönecekti.Gitmesine gerek yoktu.Emir'le kalıp ikisininde yaralarını sarabilirdi.Buna hala gücünün olduğunu biliyordu Feriha.Kapıya bakıp Emir'e döndü.

"Beni yurda götür.."

Emir sesini çıkarmadan ceketini ve arabanın anahtarlarını alıp aşağıya inmeye başladı.Hala Feriha'nın onu terkettiğini düşünüyordu..Çünkü Feriha ağzını açıp tek bir kelime söylememişti.Bitti diyememişti..Arabada giderken sessizlik hakimdi.Yurdun önüne geldiklerinde Emir Feriha'yı kendine doğru döndürüp ıslak minik ama bir o kadarda tutkulu bir öpücükle ödüllendirmişti..Feriha kendini geri çekmemişti.Ona ihtiyacı olduğunu biliyordu. Arabadan inerken Emir'e dönüp;

"Beni bekle."

Demişti.Hala soğuk konuşuyordu ama Emir onu affettiğini düşünmeye başlamıştı. Eve geri döneceğini biliyordu artık.Gülümseyerek kafasını geriye atmıştı.

***

Feriha içeriye gireli tam 1 saat olmuştu. Emir arabada beklerken meraklanmaya başlamıştı. Merakına dayanamayıp yurrtan içeri girmişti. Güvenlik görevlisinin ters bakışlarına maruz kalarak tabi.Odayıda bildiğinden iki dakika içerisinde orda olmuştu. Girdiğinde Feriha'nın oda arkadaşı olduğunu düşündüğü kız ona gülümseyerek dönmüştü..

"Feriha çıkış işlemlerini yapmaya gitti. Çantaları burda alabilirsin.."

"Teşekkür ederim."

O anda Feriha içeri girdiğinde yüzü donuk gibiydi. Emir'i gördüğünde azda olsa suratının kasları oynamıştı.Minik bir gülümseme geçmişti..-ah ne büyük bir şey!-

"Merak ettim sevgilim.."

"Çok beklettim farkındayım.."

"Hazırsan gidelim.."

Feriha bir hamleyle Aynur'a sarılmıştı.

"Bir ihtiyacın olduğunda ben burdayım Aynur."

"Asıl senin bir ihtiyacın olduğunda ben burdayım..Konuşmak falan bilirsin.."

Emir artık ben varım dercesine Feriha'nın elini sıkıyordu..

"Okulda görüşürüz.."

"Görüşürüz.."

Odadan koridora çıktıklarında o ergenler yine ordaydı. Feriha güç almak istercesine Emir'in kanatları altına girmişti.Emir tüm karizmasıyla yanındaki hatuna sahip çıkıyordu.Arabaya bindikten sonra Emir elindeki çantayı arka koltuğa fırlattı.Fırlatırken canı öyle yanmıştıki.Kısa sesle inledi..

"Iı."

"Emir!"

"Bişey yok.."

"Lütfen hastaneye gidelim.Lütfen mikrop kapacaksın.."

"İyiyim birşey yok gerçekten.."

"Emir gidelim lütfen."

"Tamam.."

Hastaneye girdiklerinde Emir tanıdık yüz görmüştü.Hülya Çelik ona doğru hışımla yürüyordu.Emir gözlerini devirip bekledi.Feriha yanındayken neden onu bulurlardaki?

"Sen nerdesin sarrafoğlu?!"

"Burdayım."

"Rüya içeride bebeğiyle ölüm kalım savaşı veriyor sen nerdesin!"

"Hülya hanım birşeyden haberim yok benim."

"Olmaz tabi!O telefonunu bir gün açsan ölürsün zaten!"

Emir şu anda sadece Feriha'nın yüzüne bakıyordu. Donuk ifadeyle konuşmuştu
Feriha;

"Sorun ne?"

"Bebek aşağıya düşmüş.Ölüm riski var. Kızım için."

"Geçmiş olsun Hülya Hanım."

Emir şokla dönüp aşık olduğu kadına baktı..Hülya Hanım geriye dönüp hızlı adımlarla gitmişti.

"Emir o bebek senin olabilir.."

"Biliyorum.."

"Onun yanına gitmen lazım.."

"Feriha hayır böyle birşey yapmayacağım."

"Emir git yanına ben arabada bekleyeceğim seni ama önce kolunla ilgilenmemiz lazım."

"Niye böylesin kendine neden acı çektiriyorsun Feriha?!"

"Böyle olmak zorunda Emir.."

Emir Feriha'sının o yağlı pis kokan saçlarına:img-hyste bir öpücük koyup hemşirelerin yönlendirmesiyle bir odaya geçti..Feriha yanında değildi kapıdaydı.Ama dayanamamıştı içeri girmişti.Emir'i kolunu dikiyordu.O sahne geldi aklına..Emir'in kolundan akan kanlar..Gözlerini kapatıp Emir'in elini sıktı. Emir kafasını geriye doğru atmıştı..

"Sen daha az acıtmıştın."

"Saçmalama.Ya bana neler yaptırdın farkındamısın?"

"Farkındayım..Aa."

"Aptalsın Emir."

Emir gülümseyip gözlerini kapatmıştı.. Kolunu saran hemşire onlara bakıp;

"Kolunuzu bir kaç gün kullanmayın Emir Bey, şanslısınızki damarlara gelmemiş.."

"Teşekkürler.."

Kalkıp dışarı çıktılar..Feriha Emir'e bakıp.

"Hadi bende gelecğeim Rüya'nın yanına..Sonuçta onun bir suçu yok, bebeğinin hiç bir suçu yok.Bu ikimizin suçu Emir."

Emir cevap vermeden yürümüştü.Feriha'nın elini tutmuş odaya girmişlerdi.Rüya odada tek başına ağlıyordu.

"Emir."

Ağlaması siddetlenmişti.

"Emir özür dilerim bebeğimizi koruyamadım."

Bebeğimiz demesi bile Feriha'yı derinden etkilenmişti. Emir Rüyaya dönüp;

"Rüya ne olacağı henüz belli değil."

"Daha 5 aylık kurtulması imkansız.."

Emir gözlerini kapatmıştı.İçeriye giren doktora baktı.

"Rüya hanım, plates yaptığınızı söylemiştiniz..Hocanızla görüşmem lazım.."

"Hoca-"

"Hocası yurt dışında doktor bey."

Her zamanki gibi Hülya Hanım Rüya'nın konuşmasına izin vermemişti.Emir doktora dönüp;

"Doktor Bey dışarıda konuşabilirmiyiz?"

"Tabi Emir bey."

Dışarı çıkmışlardı. Hülya Hanım çıkacakken Emir gözlerini kaldırıp gelmeyin işareti yapmıştı ve olduğu yerde kalmıştı.

"Bakın bebek bendenmi bilmiyorum.Ve inanmıyorum benden olduğuna.Bunu öğrenmem lazım."

"Dna testi yapabilirmiyiz bilemiyorum. Bebek aşağıya düştüğüne göre eş sıvısından alabiliriz ama hiç sanmıyorumki Hülya hanım buna izin versin.."

"İzin istemeyeceksiniz. Bunu yapın başka birşey uydurun.Böyle yaşamak berbat bir durum."

"Farkındayım.Kötü görünüyorsunuz."

Doktorun içeri girmesini izledi Emir ve Feriha.Sonrada çıkıp eve gittiler. İçeri girdiklerinde ikiside burunlarını kırıştırdılar.Yanık kokuyordu.Emir isyan eder bir sesle..

"Hala beni dengesiz bir gerizekalı olduğumu düşünüyormusun?"

Feriha dönüp ona keskin sinirli bakış atmıştı. Ve mutfağa gidip çöp poşeti getirmişti. Jaluzi ve perdeleri ona doldurmuştu. Emir tek eliyle poşeti tutmuştu. Ağzını kapattıktan sonra kapının yanına bırakmıştı.Emir kendini ordaki koltuğa bırakmıştı gerçekten kendini hasta hissediyordu.

"Ağrı kesici istermisin?"

"Onların hepsi klozette diye hatırlıyorum ben."

Emir'in bu imaları Feriha'yı sinirlendiriyordu ama birşey demiyordu. Ortalığı biraz toplamıştı, gözlerimi kapatıp yanıma gelmesini beklemişti. Küçük koltukta onun için bir yer açmıştı..Ama o gelmemişti..Yatak odasındaydı..Sesler geliyordu..Hıçkırık sesiydi bunar.Aşkının hıçkırık sesleri..Koşar adım odaya gitti. Yatağın kenarına oturmuş hıçkıra hıçkıra ağlıyordu..Nefesi kesilir gibi oldu..

"Feriha? Noldu? Niye ağlıyorsun.."

"Emir..Ben herşey için özür dilerim.."

"Özür dileme-dileme aşkım..ikimizde suçluyuz.."



bu şarkıyı dinlemeden gecerseniz hakkımı helal etmem ulan size:img-hyste
http://www.youtube.com/watch?v=LhlgkaA5bgk


Emir ellerini Feriha'nın göz yaşlarına götürmüştü..Onları silmek ve bir daha akmamasını sağlamak istiyordu.O an dudakların karısının ateşli dudaklarını hissetti.Feriha hırsla dudaklarını bastırıyordu Emir'in dudaklarına. Beklemeden karşılık verdi Emir.Delirmişçesine öpüşüyordu ikili.Feriha'yı ilk defa böyle istekli görüyordu Emir. Ellerini yavaşça boynuna götürdü.İnce, yağlı, kokan saçlarını :img-hystegeriye itti.Dudaklarını boynuna bastırmıştı Emir.Vakumluyordu resmen..Nabzını hissediyordu Feriha'nın dudaklarının arasında..Küçük ısırıklar attıkça Feriha inliyordu..Feriha Emir'in üzerindeki gömleğini çıkarmaya başladı..Çıkarırken yarasına dokunmuştu..

"Ah."

"Özür dilerim aşkım.."

Diyip tekrar göğsüne yönelmişti Emir'in..O mükemmel göğsünün tadını almak için çabalıyordu resmen..Emir'in göğsündeki tüm yaralarını öptü..Emir kısık kısık inliyordu. Ve bu inlemeler tüm odayı dolduracak şekildeydi. Feriha elini Emir'in erkekliğine atıp hafifçe baskı yaptı. Bunu yapması Emir'i biraz daha delirtmişti. Yatakta Feriha'yı altına almış ve vucudunda yeni yerler keşfetmeye çalışıyordu. Göğüslerine geldiğinde Feriha çığlık atıyordu..Ve ellerini Emir'in pantolonuna götürmüştü yine, kemerini çözmeye çalışırken elleri titriyordu Emir tek eliyle ona yardımcı olmuştu..Erkekliği ok gibi fırlamıştı Feriha eliyle ona dokunmuş kendine doğru çekmişti. Emir ağzını Feriha'nın cennetine götürmek için geriye çıkmıştı birazcık.Feriha bunu anlayıp bacaklarını bi tık daha açmıştı. Emir'in dilini hissettiğinde dişlerini sıkıp göğüs kafesini yukarıya kaldırmıştı. Emir bunu her seferinde yapıyordu ve deliler gibi zevk alıyordu Feriha bundan..Feriha2nın cennetinden yukarıya doğru Emir dudaklarını kaldırmadan çıkmıştı..Feriha'nın dudaklarına ulaştığında zafer gülümsemesi vardı yüzünde..

"Hadi Emir.."

Emir bunu duymazdan gelmişti..Biraz daha Feriha'sı ile oynamaya başlamıştı.Altında kıvranıyordu resmen..Emir'in dikkatsizliğine denk getirerek Feriha yatakta ters dönmüştü.Ve at biner gibi Emir'in kucağındaydı. Ona yaptıklarının acısını çıkaracaktı Emir'den yavaşça Emir'in erkekliğine doğru uzandı Feriha..Önce okşadı o koca erkekliği daha sonrada minik ısırıklar ve öpücükler atarak Emir'i ödüllendirmişti..

"Yapma.Ah.Ferihaa.."

"Hadi..Hissedeyim seni Emir.."

Emir yavaşça cennete girmeye başlamıştı.Feriha gözlerini sıkıca kapatmış canını yakarken böyle güzel zevk veren duyguyu anlamaya çalışıyordu. Emir'i hiç bir zaman içine tamamen alamamıştı..Emir çok güçlü bir erkekti..Feriha'nın canının hala yandığını gören Emir onu rahatlatmak için sol omzuna feriha'nın bacağını koymuştu böyle daha iyi gözüküyordu ve zevkin dibine vuruyordu resmen..Feriha'nın daracık cenneti onu biraz daha bağlıyordu karısına..Feriha ise kararlıydı kocasını tamamen hissetmesi lazımdı.Biraz daha bastırdı kendini ona ve Emir'in yasak bölgelere biraz daha girmesine izin verdi. Emir ona doğru eğilip..

"Canın yanacak.."

"Yansın, umrumda değil,ah."

Genç çift hiç birşeyi duymuyordu.Çalan kapı bile umurlarında bile değildi. Çılgınlar gibi saatlerce sevişmişlerdi. Emir'in koluna doğru kafasını çevirdiğinde Feriha küçük çaplı bir şok yaşadı.

"Emir.Emir dur.Kolun kanıyor."

"Boşver. Kanasın."

Böyle aşkın esiri etmişti adamı Feriha..Onu kırmadan içinden çıkmıştı..Emir kafasını yastığa koyduğunda yorulduğunu hissetmişti.

"Seni çok seviyorum.."

"Bende seni seviyorum.."


Bir yarım saat daha geçmişti.Çöp toplama saati gelmişti..Feriha banyoya girmişti kocasıyla beraber. Kapı çalınca Emir beline havluyu dolayıp kapıyı açtı. Mehmet kapıda Emir'in vucuduna bakıyordu.:img-hyste

"Çöp."

Emir kapının yanında duran jaluzileri uzatmıştı Mehmet'e.

"Al."

"Lan!Adam ol benimle düzgün konuş."

"Sen düzgün konuşucaksın benimle."

Feriha bağırıyordu yatak odasından;

"Emiir.Hadi ama seni bekliyorum aşkıım."

Emir gülerek kapıyı kapattı.Mehmet o sinirle duvara yumruk atmıştı..emir gidip karısının saçlarını kuruttu ve onu özenle giydirdi her birleşmeden sonra bunu yapardı..Alışkanlık olmuştu resmen..Boynuna koyduğu minik öpücüklerle beraber..

***

İki aşık yataklarında birbirlerine dönmüşler konuşuyordular.

"Şimdi ne olucak?"

"İş arıyorum, en kısa zamanda bulacağım."

"Bende çalışabilirim Emir."

"Saçmalama..Hem o kadarda sıfıra vurmadım Feriha kenarda var.."

"Ne kadar var Emir?"

"20bin kadar..Gerekirse arabamı satarım..Geçiniriz her şekilde.."

Feriha gözlerini devirmişti.20bin lira ile geçinemeyeceklerini düşünen bir kocası vardı. Biraz daha sokuldu ona..

"Her şeyde senin yanındayım.Benden birşey gizleme lütfen.."

"Söz veriyorum aşkım.."

Gözlerini kapatıp uykuya dalmışlardı genç çift.

Aleynna
15-04-12, 19:03
Bölümler:
1.Bölüm (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16708204&postcount=640)
2.Bölüm (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16714248&postcount=651)
3.Bölüm (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16725034&postcount=672)
4.Bölüm (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16748678&postcount=720)
http://f1204.hizliresim.com/w/h/4h53g.jpg (http://bit.ly/c25MCx)
Bendeki Sen |5.Bölüm| Repler, Özel mesajlar, Yorumlar için çok teşekkürler :img-in_lo

Genç adam kızgınlıkla Koraya döndü.

Emir: Benden habersiz nasıl buraya kız getirmelerini söylersin. !

Korayın yüzündeki gülümseme solarken bakışlarını Emirin yüzüne çevirir. Her hangi bir şaka kırıntısı arar yüzünde ama ciddi olduğunu anladığında açıklama yapmak zorunda kalır.

Koray: Bugün babamın ortağı Çetin buraya geliyor. Biliyorsun Babam iflas edecekti ve Çetinin ortak olmasıyla kurtulduk. Bende teşekkür amaçlı Hillse davet ettim sanada haber vermiştim zaten.

Emir: Ben sana kızları neden getirdin diye sordum ?
Koray: İşte Çetin'e eşlik etmeleri için Mert'ten güzel kızlar istedim.. Neden kızdın şimdi kardeşim anlamadım.

Emir öfkesini kontrol altına alabilmek için bir kaç saniye gözlerini kapatmak zorunda kaldı. Gözlerini açtığında durumun değişmediğini anlamıştı. Feriha yanında olmazsa da değişmeyecekti..Bir şekilde onu burdan çıkarmalıydı.
Emir Korayın yanına gelerek elini omzuna koydu.

Emir: Koray o kızların içinde Feriha'da var !

Koray'ın gözleri büyürken meraklı bakışlarını hala kapının önünde duran kızlara dikti.

Koray: Yeşil göz olan mı..

Emir başını sallamakla yetindi.

Emir: Onu burdan çıkarmam gerek. Çetin gelinceye kadar onu burdan çıkarmalıyım. Eğer Çetin onu görürde bir haraketde bulunursa ortak olucak başka birini bulmak zorunda kalacaksın !

Koray: Bana neden kızıyorsun Emir. Ben mi dedim Merte git Ferihayı getir diye.

Emir: En azından bana haber vere bilirdin. Bende Mertle konuşur ayarlardım.
Emir elini Korayın omzundan çekerek kızların olduğu tarafa yürür. Arkasından görevli de onu takip eder.

Feriha kolunu kavrayan parmaklarla başını yukarı kaldırır ve gözleri elalarla buluşur.

Feriha: Emir ?
Emir: Feriha anlatıcam ama gitmemiz gerekiyor.

Emir Ferihayı dışarı çekmeye çalışırken görevli arkadan seslenir.

Görevli: Efendim peki bu kızlar için hangi masayı hazırlayalım ? Çetin beyin masasını mı?

Emir içinden küfr ederek sinirle konuştu.

Emir: Koray size söyleyecektir onunla konuşun!

Görevlinin gitmesinin ardından Feriha elini hızla çeker. Emir Ferihaya baktığında kızgın yeşil gözlerle karşılaşır.

Feriha: Beni buraya o adamlar için sen mi çağırdın ?
Emir: Ben seni çağırmadım Feriha!
Feriha: Yalancı ! Sende yalancısın ! Beni kullandın şimdi başkalarının kullanmasına izin vereceksin !

Feriha Emirin bir şey söylemesine izin vermeden koşarak Hillsten çıkar. Hillsin kapısında yanlışlıkla birine çarpar. Bakışlarını yukarı çektiğinde bir adamın ona gülümsediğini görür.

Çetin: Önüne dikkat et biraz küçük hanım.
Feriha: Kusura bakmayın istemeden oldu.

Feriha tam gidecekken Çetin kolundan tutar.

Çetin: Tanışmadan nereye bakalım.
Emir: Çetin o benim sevgilim.

Emir kızgın bir şekilde Ferihanın kolunu çekti ve elinden tuttu. Feriha hala şaşkın bir şekilde olanları izliyordu. Çetin gülmeye başladığında Emir gözlerini devirdi.

Çetin: Kusura bakma Emir yalnız olunca bende kaparım sanmıştım.

Emir başını olumlu anlamda salladı ve ağzını açarsa kötü şeyler söyleyeceğini kavradı. Ferihanın elini biraz daha sıkarak Ferihayı arabaya bindirdi ve kendi de bindi. Hızlı bir şekilde gaza basarken Çetinin ne dediğini duymamıştı.

Çetin: O kızı bulun bana..

~*~

Feriha: Emir nereye gidiyoruz.

Emir bir şey söylemeden sadece yola bakıyordu. Gözlerini bir noktaya sabitlemişti ve elleri ile direksiyonu sıkıyordu.

Feriha: Emir benim geri dönmem gerekiyor. Lütfen geri götür beni.. Mert bizi ordan alıcak..

Emir Ferihayı dinlemeden kendi evinin yolunda gitmeye devam ediyordu. Genç kızın artık sabrı taşmak üzereydi.

Feriha: Emir dur artık ! İnmek istiyorum dur !

Emir ani bir fren yapınca Feriha arabadan inmeye kalktı ama Emir ondan önce davranmıştı. Kapıları kitleyerek Ferihanın çıkmasını engelledi. Genç adam başını geriye atarak bir süre gözlerini kapattı. Gözlerini açmadan konuşmaya başlamıştı.

Emir: Benim seni nasıl kullanacağımı düşünürsün. Bu kadar mı güvenmiyorsun bana. !
Feriha: Emir özür dilerim ben-

Emir gözlerini hızlı bir şekilde açarak donuk bakışlarını Ferihaya çevirdi. Gözlerindeki yaşı görünce donuk bakışları yumuşamaya başlamıştı bile. Neden bu kıza karşı koyamıyordu !

Emir:Özür dileme.. Ne yaparsan yap, ister canımı al , ister sırtımdan bıçakla ama sakın benden özür dileme. Duydun mu beni..

Feriha gözlerini Emire dikerek merakla baktı.

Feriha: Ama-

Emir kendini Ferihaya yaklaştırarak elini gözyaşlarında gezdirdi.

Emir: Ben senin benden özür dilemeni asla istemiyorum. Gerekmez, anlıyormusun beni.. Bana istediğini yap yinede o gözyaşlarının tek birine bile değmez. Senin üzülmene değmez. Benden nefret et yine önemli değil ama sakın ağlama.. Bir daha da özür dileme..

Feriha Emire bakarak gülümser. İlk defa Feriha hamle yapmak ister ve dudaklarını Emirin dudaklarına bastırır. Karşılığında aldığı özlem dolu öpücük bu gecenin devamının geleceğinin habercisiydi. Emir kendini geri çekerek gülümser. Feriha Emiri yeniden öpmek istediğinde Emir kendini geri çeker ( İnanamıyorum bir şey çıkar kesin :img-hyste )

Emir: Burada olmaz bugün bende kal, zaten eve az kaldı. (Ben demiştim :img-hyste )

Feriha: Ama Mert..

Emir: Merak etme Koray halleder..

Feriha başını olumlu anlamda salladığında Emir bu sefer daha büyük bir şekilde gülümser.

Emir: Ama gitmeden önce yol boyunca idare ede bilecek bir öpücük gerek.

Feriha anlamadığını ifade eder gibi bir bakış atar. Emir onun bu haline kahkaha atarak Ferihanı kendine çeker ve bu sefer Ferihayı daha uzun öper. Ellerini beline dolayıp onu kendine daha çok çekerken Feriha'nın da en az onun kadar arzulu olduğunu görür. İstemesede kendini geri çeker ve alnına öpücük kondurur.

Emir: Neden seni bırakamıyorum Feriha.. Neden sana gün geçtikce daha çok bağlanıyor hissine kapılıyorum.

Feriha: Bağlanmaktan korkuyormusun..

Emir Ferihaya sarılır ve kokusunu içine çekerek gülümser.

Emir: Sana bağlanmaktan değil kopmaktan korkuyorum Feriha.. Kendini çekmenden ve beni bırakmandan..

Feriha küçük bir çocuk gibi dudağını büker ve geri çekilir. Emirin yüzünü elleri arasına alarak başını yana eğer.

Feriha: Korkma o zaman ben seni bırakmam..

Emir ellerini Ferihanın elinin üzerine koyar ve gülümser.

Emir: Umarım Feriha.. Tek bildiğim seni kaybetmeye hazır olmadığım ve asla olamayacağım..

alpimm
15-04-12, 19:12
Yepyeni bir senaryoyla karşınızdayım.. Feriha bir çok yalan söylemişti ve acı çekmişti.. Şimdi dağ evindeler ve bu sefer yalanları söyleyen başkası.. Ve Emir yalan zamanı yaşananları izlemiş olacak.. Saçma olduğunun farkındayım ama denemek istiyorum :P

Emir ve Feriha'nın yaşamındaki tüm sorunlar çözülmüştür. Bebek Emir'den değildir. Aileler barışmıştır ve mutlu bir evlilik sürülmektedir. Emir ve Feriha ilk defa bu kadar rahat bir şekilde, yeni hayatlarına ilk adımı attıkları yere, dağ evine gelmişlerdir. Dağ evine ilk geldiklerinde Gülizar ve Ruhi'nin bir yardımcıları olduğunu düşünelim. Ve o kız yine oradadır.
Çok iyi bir üniversiteyi dereceyle kazanmış ve hem çalışıp hem de okuyordur. Ailesi köyde yaşamaktadır. Geç kız yani Gamze bu sevimli, yaşlı çiftin yanında yaşamaktadır. Üniversiteye başladıktan sonra aradan 1 hafta geçmiştir. Gamze'nin ailesi Ruhi Beylerin evine konuk olmuşlardır. Emir ve Feriha'da diğer evdedir. (Ruhi Beylerin evi ayrıydı ve Gamze ile ailesi de şu an orada). Emir ve Feriha Ruhi Beylerin daveti üzerine evlerine misafir olmuşlardır ve kısa bir süre sonra Gamze de gelmiştir.


Yavaşça açılan kapının ardından Gamze göründü. Bitkindi, dalgındı. Evdeki herkes bunun farkına varmışlardı varmasına fakat yorgunluğa yormuşlardı bu durumu. Gamze ailesini görünce yüzü daha da berbat bir hal almıştı. Yüzlerine bakamıyordu. Ailesi bugün köye geri döneceklerdi ve bu yüzden başka bir sorununun olduğunu düşünmemişlerdi Gamze'nin. Yorgundu ve ailesinden yeniden ayrılacağı için üzgündü onlara göre.. Dalgın bir şekilde görüştü evdekilerle ve yanıtladı muhattaplarını kısa cevaplarla. Ayrılık vakti gelip çatmıştı. Gamze annesiyle görüşürken annesinin sözleri Gamze'nin içindeki vicdan azabını katmerlemişti.

-Kızım.. Seninle gurur duyuyoruz yavrum. Biz cahil insanlarız, ama sen bizim gibi olmayacaksın. Okuyacaksın. Bizi hep gururlandırdın, yine gururlandıracaksın yavrum. Ne olursa olsun nereden geldiğini hiç unutma e mi yavrum ?

Ne olursa olsun nereden geldiğini unutma.

Daha birkaç saat önce bambaşka bir kişi olan o değil miydi ? Ailesini inkar eden, söylemeye cesareti olmayan gerçeklerden kaçan, yalanlarının arkasına gizlenen..

Hiçbir şey söyleyememişti annesine. Kafasını sallamıştı sadece.


Feriha'nın gözleri dolmuştu. Annesi gelmişti aklına. Ne çok özlemişti oysa ki onu. Üniversiteye başladığında benzer şeyleri duymuştu annesinden. Büyük bir vicdan azabı içerisinde.. Öylece izledi bu anne kızı.

Emir Feriha'nın içinden gelenleri anlamışçasına kollarıyla sarmaladı kadınını. Feriha da başını kendini en güvenli hissettiği yere, Emir'in göğsüne koydu. Beraberce izlediler ailenin gidişini..

--

Akşam olmuştu. Emir ve Feriha evde yemeklerini yemiş, şöminenin başında aşklarını tazeliyordu huzurla.

-Bana her şeyin düzeleceğine dair söz vermiştin burada.
-Ve sözümü tuttum.
-Seni çok seviyorum.
-Ben de seni.

Birbirlerine kenetlenmiş, sarhoş eden kokularını içlerine çekiyorlardı birbirlerinin. Dışarıdan bir hıçkırık sesi duydular. Sese odaklanmıştı ikisi de. Yavaşça sesin olduğu yöne doğru ilerlediler. Sesin geldiği yere ulaştıklarında bahçede katıla katıla ağlayan Gamze ile karşılaştılar. Emir ve Feriha'nın gelişini farketmemişti. Feriha çömelmiş Gamze'nin önüne gelen saçlarını çekti yavaşça. Gamze irkilerek baktı karşısındaki kadına gözleri yaşlı şekilde ve ani bir hareketle sarıldı Feriha'ya. Bir süre hiçbir şey olmadan öylece sarıldılar. Feriha artık sessizliği bozmanın vakti geldiğini anlamıştı.

-Gamze noldu diye sordu fısıltı derecesinde kısık bir sesle.
-Ben.. Ben çok kötü bir şey yaptım Feriha Abla. Çok utanıyorum. Kimsenin yüzüne bakamıyorum.

Gamze hala ağlıyordu ve her ağlayışı bir öncekinden daha şiddetliydi. Emir ise meraklı gözlerle bu ikiliyi izliyordu.

-Gamze'cim ne oldu anlatmak ister misin ?
-Çok korktum. Beni sevmemesinden, hor görmesinden korktum. Yemin ederim başka amacım yoktu Feriha Abla.
-Gamze yarım yamalak anlatma. En baştan anlat hadi her şeyi.

Gamze hala sıkıca sarılıyordu Feriha'ya güç alıyormuşçasına.

-O benden nefret etsin istemiyorum.
-Canım kim senden nefret edecek ? Hem neden etsin ki ? Sen çok iyi bir kızsın. Tertemiz bir kalbin var.
-Hayır Abla ben iyi biri değilim, ben bir yalancıyım. İğrenç bir yalancıyım ! Doğup büyüdüğüm yeri, ailemi, çevremi inkar ettim. Ben ; beni ben yapan her şeyi inkar ettim. Ben sadece sevdim.

Gamze'nin ağlaması şiddetlenirken; Emir'in şaşkın, Feriha'nın ise darmadağın bakışları kalmıştı geriye..
-

tani
15-04-12, 19:21
Emir ve Feriha kapının önünde öylece duruyorlardı.Feriha bir adım attı.Emir gözlerini kapadı.Daha fazla bu manzaraya seyirci kalamazdı.Sevdiği kadın onu gözü önünde terkediyordu.Feriha ise beklenmeyecek bir hareketle kapıyı kapattı.Emir kapı sesini duyduğu anda gözlerini yavaş yavaş açmaya başladı.Gözlerini açtığında ise Feriha karşısında duruyordu.Gitmemişti.Burdaydı.Bu kez Emir bir adim attı ve Ferihaya sarıldı.Ferihada ona.
*Seni seviyorum Feriha
*Bende seni seviyorum Emir
Hala birbirilerine sarılıyorlardu sanki ayrılsalar yine o kötü günler geri gelecekmiş gibi.
*Emir benim gitmem gerekiyor
*Bırakmam seni hiç bir yere bırakmam
*Yurda dönmem gerekiyor
*Oraya bir daha gitmene izin vericeğimi sanıyorsan yanılıyorsun
*Eşyalarımı almam gerekiyor
*Ben bir an yine....
*Ayrılmiycağız bidaha asla
*Gidelim mi
*Araban da yurtta kaldı
*Ordan da okula gideriz.
*Gideriz
*Telefon almamız da gerekicek.
*Bunları burda mı konuşucagız.Hiç kibar değilsin Emir Sarrafoğlu
*Çıkalım o zaman Feriha Sarrafoğlu
Evden çıktılar.Asansörün önünde Seherle karşı karşıya geldiler
*Oooo çifte kumrular barışmışsınız bakıyorum
*Seni işgilendirmez
*Öyle deme Feriha ben senin yengenim
*Gidelim mi Feriha
*Gidelim Emir
Emir ve Feriha apartmandan çıktıkları anda Seher koştura koştura aşağı indi.Herkez daha yeni kahvaltı yapıyordu.
S*Size haberlerim var babacığım
M*Seher başlama Allah aşkına sabah sabah seni çekemem
S*Öyle deme Mehmet babam çok sevinecektir bu habere
R*Ağzında geveleme de söyle artık
S*Bizim kız barışmış kocasıyla.Demin karşılaştık kapının önünde.Dışarı çıkıyorlardı
M*Sabah sabah keyfimi kaçırmayı balardın ya ben sana ne diyim
H*Mehmet sakin ol evladım
M*Nasıl olim hala gelmiş bana o kızı anlatıyor.Artık umrumda bile değil.Onun adını bile duymak istemiyorum
R*Kesin artık.Seher kızım onların arasında olanlar bizi ilgilendirmiyor.Ben servise çıkıyorum.Bu konu da burda kapandı.
Feriha eşyalarını toplamış tam çıkıyordu ki lobide Aynur ile karşılaştılar.
*Feriha gidiyor musun.Dün gece sen gelmeyince çok korktum.
*Gidiyorum Aynur biz barıştık
*Anlamıştım yani gelmeyince.Beni sık sık ararsn dimi.
*Ararım hem okulda da görüşürüz
*Görüşürüz
Emir Ferihanın geldiğini görünce arabadan indi.Eşyalarını aldı ve arkaya koydu.İkisi de arabaya bindiler ve okulun yolunu tuttular.Onlar okula geldiklerinde ufak çaplı bir dedikodu başlamıştı bile.Emir Sarrafoğlu ihanete uğramasına rağmen karısınla birlikteydi.Feriha Levent hocadan karşılık bulamayınca Emire döndü.Levent hocayı Ferıha reddetti ve bu yüzdek okula gelmedi ve bunu gibi dedikodularçAma bunlar bizi aşıkları artık rahatsız etmiyordu.Onlar doğru olanı biliyordu gerisi umurlarında değildi.Bizim aşık çift dersleri teker teker arkalarında bırakırken.Aysun hanım haberi çoktan Seherden almış ve hemen Ünalın yanında almıştır soluğu.
*Aysun yakında kocan seni bana şikayet edicek diye korkmaya başlıyorum
*Feriha geri dönmüş
*Bu kız hiç pes etmiycek mi
*Ettirmemiz gerekicek.Ben sadece bunu söylemek için gelmiştim.Şimdi Rüya ile buluşucağım.
*Benden de selam söyle
Emir ve Feriha okuldaki derslerine girmiş ve ödevlerini teslim etmek için Levent hocayı arıyorlardı ama hiç bir yerde yoktu.Ta ki biri ona Levent beyin annesini öldüğünü söyleyene dek.Feriha hemen Levent hocayı aradı ama ulaşamadı.Onun yanına gitmek istiyordu ama nerde kaldığını bilmiyordu.En iyisi apartmana geri dönmek belki ordadır diye düşündü.Emir sanki aklını okurmuşçasına
*Eve gidelim belki ordadır
Feriha sadece kafasını sallamakla yetindi.Apsrtmana geldiklerinde hemen Nevbahar hanımın evine gittiler.Kapıyı çaldılar ama açan olmadı.Bu sırada da Lara çıktı evde.
L*Bülent evde yok
F*Nerdeler biliyor musun
L*Bilmiyorum dün cenazeden sonra onları görmedim.Sen biliyorsun dimi
E*Yeni öğrendik bizde.Feriha gidelim mi.Belli ki yalnız kalmak istiyor
F*Gidelim
Emir ve Feriha eve girdiler.Ev dağanık.Herşey heryerdeydi.Feriha etrafı toplamaya başladı.Kafasını ancak bu şekilde dağatabilirdi.Emir de ona yardım etmeye başladı.Taki kolu acıyana dek.
*Ah
*Emir iyi misin
*İyiyim ama yine kanamaya başladı
*Hastaneye gidelim mikrop kapmasın
*Gerek yok
*Var hadi
Emir ve Feriha hastaneye gide dursun Aysun hanım Rüya ve Hülya ile buluşmuştur ve herşeyi bir bir anlatmıştı
A*Bu kızdan nasıl kurtulucağımı bilmiyorum
H*Bunca şey olduktan sonra hangi yüzle geri dönebiliyoru bilmiyorum
R*Hiç mı gururu yok
A*Gözünğ para bürümüş.Gururu umrunda değıl
R*Ah
H*Rüya iyi misin
R*Değilim çok ağrım var
A*Hasteneye gidelim hemen
Onlar da hastenenin yolu tutmuştur.Emirin koluna dikiş atılmıştır ama bu kez de Feriha bayılmıştır.Anlaşılan çiftimiz hiç rahat edemiycektir.Emir Ferihanın odasının önünde doktorun çıkmasını beklüyordur.Tam o sırada acile Rüyayı almışlardır.Aysun ve Hülya Emiri görmüştür tam yanına gidecekken doktor çıkmıştır Ferihanın odasından
*Feriha Sarrafoğlunun yakını mısınız
*Evet ben kocasıyımçKarımın nesi var doktor bey
*Tebrik ederim eşiniz hamile
Emir neye uğradığını şaşırız.Hemen doktora teşekkür edip Ferihanın yanına girer.Feriha daha yeni yeni ayılmaya başlamıştır.Aysun ise Emirin arkasından odaya yaklaşır ve kapı aralığından onları izler
*Feriha canım iyi misin
*Emir ne oldu bana
*Bayıldın canım ama iyisiniz merak etme
*Kolun nasıl
*Boşver kolumu şimdi sana söylemem gereken şeyler var.Feriha hamilesin
*Hamilemiyim.Emir ne dediğinin farkında mısın sen
*Farkındayım hayatım bir bebeğimiz olucak
*Gerçekten mi
*Evet hayatım.Sana çok teşekkür ederim bana dünyaları verdin.Şu anda dünyanın en mutlu insanı yaptın beni
*Asıl ben sana teşekkür ederim bana bu duyguyu tadtırdığın içinç
Aysun hanım onları kapının önünde imrenerek seyrediyordur.Bir an Emire hamıle olduğunu öğrendiği zaman geldi aklına.Aysun yalnızdu Ünal onun yanında yoktu.O bu duyguları hiç tadmamıştır.Bu sahneye daha fazla seyirci kalamayacağını düşündü ve kapının önünden çekildi ama bu kez Emirle Feriha odadan çıktı ve karşılaşma kaçınılmazdı.
A*Emir oğlum
E*Ne işin var senin burda
A*Rüyatı hastaneye kaldırdık.Belki oğlunun durumunu merak edersin
E*Umrumda bile değil.Benim çocuğum mu onu bile bilmezken senin burda olman çok garip.Hülya hanım hemen yetiştirmiş yada siz yine bizi ayırmak için planlar yaparken bu duruma geldi
A*İleri gidiyorsun
H*Aysun hanım doktor çıktı
Aysun hemen Hülyanın yanına gitti.
*Emir
*İstemiyorum
*Lütfen benim için üçümüz üçin
*Tamam sadece sizin için
Emir ve Feriha el ele Aysunu ve Hülyanın yanına gittiler.
*Rüya hanımın durumu iyi ama bebeği kaybettik
Bebeği kaybettik lafını duyduktan sonra herkez ister istemez hüzünlenmişti.Ama sadece bir anlıktı.Emir kendine geldi ve
*Buraya kadarmış demekki.Hayatıma birden bire girdiiz ve şimdi defolun.Beni karımla bebeğimizle rahat bırakın.

HzL'
15-04-12, 22:54
Özel Bölüm – II

Hande & Levent'



İçinde ki huzuru kelimelere dökmesinin imkânı yoktu asla.Onun yanındayken, onun kollarının arasındayken dünyada sanki yalnızca ikisi vardı, zaman durmuştu,herkes donmuştu sadece o ve kendisi canlıydı.Boğazın tam ortasında, ay ışığının altında şarablarını yudumlarken kendini ilk kez bir yere ait hissediyordu.Levent içinde aynı duygular geçerliydi ve o da ilk defa kendini yatından,denizden başka bir yere ait hissediyordu; sarşınının yanında.

Bakışları, ayın muhteşemliğinden yanında oturan ve başı göğüsünde yaslı olan kadına kaydığında gülümsedi sessizce.Şu an yanında duran Hande'yle dışarıda ki Hande arasında o kadar fark vardı ki! Şu an ki Hande, doğaldı, sıfır makyajlıydı, saçları özenle değil dağnık toplanmıştı ama her zaman ki gibi çok güzeldi.Parmaklarını saçlarının arasından geçirdikten sonra küçük bir öpücük kondurup fısıldadı:

"Benim yanımda, başbaşayken makyaj yapmanı yasaklıyorum."

"Neden?"

"Çünkü bu halinle o kadar güzelsin ki.."

Hande, Levent'n cümlesiyle mutlulukla gülümserken kadehini masaya bıraktı ve yavaşça doğrulup suratını onun suratının hizasına yaklaştırdı.

"Gerçekten güzel olduğumu düşünüyor musun? Yoksa her kıza dediğin yalanlardan mı?"

"Senin yalan mı gerçek mi olduğunu anlayacak kadar zeki olduğunu biliyorum.Bu yüzden bu soruna cevap vermeyeceğim karıcım."

Karıcım.

Ne kadarda garip gelmişti ondan kendini böyle duymak ama aynı zamanda da nasıl güzel hissetmişti.Kalbinin ısındığını, içinin tatlı bir huzurla kaplandığını hissedebiliyordu.Derin bir nefes alıp verdikten sonra bu şaşkınlığını daha doğrusu şapşallığını üzerinden atıp alaylı bir tavır
sergiledi.

"Hımm, evlenince sarışınlıktan karınız mertebesine mi ulaştım kaptan?"

"Sen her zaman benim gözümde en yüksek mertebedesin zaten sarışın karıcım." derken
güldü Levent.

"Ağzın iyi laf yapıyormuş senin kaptan kocacığım.." derken aynı şekilde gülüyordu Hande'de.

"Ağzım iyi laf yaptığı kadar iyi öpüşürde.."

"Hımm, göstersene?"

Levent, Hande'nin sorusuyla dudaklarını onun dudaklarının üzerine bıraktı ve saniyesinde karşılığını almaya başladı ama ikisininde ilişkisinin aksine masumdu öpüşmeleri,yumuşaktı,sıcacıktı.Nefeslerinin yettiği kadar kayboldular birbirlerinin dudaklarında ve sonra ara vermek üzere ayrıldılar.

"Le-Levent.."

"Efendim?" derken yutkundu derin bir nefes alarak Levent.

"Bu,bu benim..ilkim olmayacak..bunu biliyorsun.."

"..bu umurumda değil, hayatıma milyonlarca kadın girdi çıktı..ama hiçbiri sen olmayı
beceremedi."

"Seni o kadar çok seviyorum ki, bu gecemi ilkten sayıyorum.İlkim ve sonum olacaksın sen benim.."

"Sende benim ilk ve son kadınımsın, senden öncesi yok, sen ve senden sonrası var.."

Dudakları tekrar birleştiğinde ikiside daha farklı hissediyordu.Levent, elleriyle yavaşça Hande'nin bacaklarını kavrarken Hande ona yardım etmek istercesine kucağına çıktı ve kollarını boynuna doladı.Dudaklarını, onun dudaklarından ayırıp boynuna kaydırdı.Hem öpüyor hemde arada küçük küçük ısırıklar bırakmaya başlıyordu.Levent, ısırıkların üzerine küçük iniltiler çıkarmaya başladı ve daha da sıktı Hande'nin belini kollarıyla.Hande, nefes almak üzere kendini geri çektiğinde sinsi bir gülümseme belirdi suratında.

"Hoşuna mı gidiyor?"

"Çıldırıyorum!"

Seksi bir kıkırdamayla birlikte parmaklarını Levent'n gömleğinin düğmelerine götürdü ve teker teker açmaya başladı.Açtığı her düğmenin altında ki Levent'in tenine öpücükler konduruyordu.En sonunda tamamen çıkarttı gömleğini üzerinden ve parmaklarını onun kaslı göğüsünde gezdirmeye başladı.Her bir hücresini gözleri kapalı keşfediyordu Hande.

"Hımm, Nehir sana Zeus derken haklıymış anlaşılan.."

"Bana Zeus mu demişti?" dedi kıkırdamalarının arasında Levent ancak zar zor nefes alıp veriyordu.Hande'nin varlığı şu an onun resmen başını döndürüyordu!

"Evet," derken kollarını boynuna dolayıp Levent'in çıplak omuzunu öptü ve bir süre dudaklarını oradan çekmeden konuşmaya devam etti."..Feriha'nın kaptanı rolüne büründüğün gün."

"Bunları sonra konuşsak? Daha iyi olmaz mı?" diye fısıldarken bu sefer o Hande'nin boynuna öpücükler kondurmaya başlamıştı.

"Sanırım olur.." derken Levent'n dudaklarından dolayı huylanıyor bu da gülmesine neden oluyordu."Levent, oramı öpmeyi keser misin!? Gıdıklanıyorum.."

"Nereni öpmemi istersin?"

"Bunu boğazın ortasında mı göstermeliyim?"

"Hımm, değişik olabilir."

"Tamam," derken kalktı Levent'n kucağından ve ona seksi bir gülümsemeyle bakarken geceliğinin askılarınından birini indirdi,daha sonra diğerini ve yavaş bir şekilde geceliği çıkarttı üstünden.Şu an sadece iç çamaşırlarıyla duruyordu Levent'n karşısında.

"Bekle.." dedikten sonra Levent hızla direksiyon kısmına geçip teknenin üst kısmında ki ışıkları söndürdü ve geri geldi."..karımı kimsenin görmesini istemem.Boğazın üzerinde dahi olsak!"

Hande'nin kahkahası denizde yankılanmıştı adeta.Parmaklarını sütyeninin arkasına götürürken ensesinde hissettiği nefesle irkildi bir an ve hızla arkasına döndü.Döndüğündeyse kocası ona çarpık gülümsemesiyle bakıyordu.

"Bu zevki bana bırak.."

"Tamam.."

Levent'in gözleri tekrar Hande'nin sırtıyla buluştuğunda omuzuna kondurduğu öpücüklerle beraber çıkarttı sütyenini ve yere bıraktıktan sonra Hande'yi kendine doğru çevirdi.Her bir zerresini dikkatle incelerken dahada hayran oluyordu ona.

"Hande, seni çok seviyorum.."

Bir şey demeden sadece sıkı sıkı sarıldı Hande, Levent'e ve saniyesinde beline dolanan bir çift sıcaklığı hissedince gülümsedi huzurla.Yavaşça kendisinden ayrıldığındaysa dudaklarına uzandı tekrardan.Birbirlerini aşkla,tutkuyla,sevgiyle ve daha bir sürü güzel duygularla öpüyorlardı.Levent, kollarını onun bedeninde bacaklarına doğru kaydırıp havaya kaldırdı ve yatak odasına doğru yürümeye başladı.Birlikte yatağa düşerken kıkırdamaları odaya dolmuştu.Levent daha fazla dayanamayacağını anladığından onu hızla altına alıp her bir zerresine öpücükler kondurmaya başladı.Omuzlarına,göğüslerine,karnına ve oradan tekrar dudaklarına,burnuna,yanaklarına,gözlerine,alnına.D udakları tekrar onun dudaklarına ulaşırken ellerini Hande'nin iç çamaşarına götürdü ve onu, hızla -tabii Hande'ninde yardımıyla- çıkarttı onun üzerinden.Kendi boxerınıda çıkartıp yere attıktan sonra nefes nefese birbirlerine baktılar.

"Sanırım..küçük Leventle tanışma zamanı kaptan?"

Hande'nin dudaklarının arasından çıkan bu cümleye karşı güldükten sonra kulağına doğru eğilip fısıldadı;

"Küçük Levent seninle tanışmak için sabırsızlanıyor.."

"O zaman bizi tanıştır.."

Hande'nin cümlesi bittiği an Levent, onu küçük Levent'le tanıştırdı büyük bir zevkle.Yalnızca Ay ışığının aydınlattığı odalarında ruhları birbirlerine aşkla karışıyordu.

Son.

ambra
15-04-12, 23:15
XXXII
Emir ,elinde hissettiği sıcaklık ile kanepeye yığılır.Yanyana oturmaktadırlar.Bir müddet sessizlik olur.İkisi de biribirinin nefes alıp verişlerini duymaktadır.Sessiliği EMir bozar.

Hiç düşündün mü sen söz konusu olduğunda neden aklı mantığı bırakıp delice şeyler yaptığı mı

Feriha EMir ‘e bakar kafasını hayır anlamında sallar

Egon yüzünden dediğini duyar gibiyim. Ama değil ..Sana aşığım,seni deliler gibi istiyorum bu hep böyle oldu ama seni sadece bir eş bir sevgili yerine koymadım ben.

Feriha Emir’e doğru döner .EMir bakışlarını bir noktaya odaklamştır konuşmaya devam eder

Parçalanmış bir aile ,kendi hayatlarını yaşamayı tercih etmiş anne ve baba ya sahip olmak.Ben 5 yaşında iken babam kadınları bana ve anneme tercih etti ,10 yaşımda ise annemin tercihi beni bırakıp yeni eşi ile yeni bir hayat kurmak oldu.Daha çocukken onlara güvenemeyeceğimi öğrenmiştim işte Sonra bendeki eksik bıraktıklarını para ile tamamlamaya çalışmaları.Sarrafoğlu soyadı , sonuna kadar açılan kapılar ,parmağımı bile kıpırdatmama gerek olmadan sadece soyadım için gözümün içine bakan kadınlar .Kalabalık içinde yalnız olmak ve bunu hissetmek..Benimle sadece ben olduğum için EMir olduğum için ilgilenen sendin hatta belki de kim olduğumla ilgilenen tek insan sendin ve tabi beni kim olduğumla da tanıştıran.Önceleri sadece kendime güvenirken seninle birlikte başkasına da güvenmeyi de öğrendim.Sonra o güvenin yıkılsa da yüreğinin sesi ile ilerlersen tekrar inşa edileceğini öğrendim.Ama korku , o hiç gitmedi.Hep çocukluğumdaki gibi kaldı.Sen hayatıma girdiğinden beri korktuğum tek şey seni kaybetmek oldu.En güçlü göründüğüm anlarda bile deli gibi kortuğum tek şey zayıf noktam bu oldu işte.. Seni kaybetmemek için gösterdiğim tüm çabalarım , öfkelenmelerim ,delirmelerim hep bundandı bir gün seninde bir tercih yapmandan korkmamdandı. Çünkü hayatıma girdiğin günden beri çok şey oldun benim için,bazen içinde büyüdüğüm hayatta kaybettiğim masumiyetim , bazen yaşayamadığım çocukluğum, bazen annem ,..sonra korktuğum şey oldu ve sen 4 yıl önce gittin

Feriha bakışlarını yere indirir.

Sonra beklemediğim bir anda geldin , bir daha aynı hataları yapmayacağım diye söz verdim kendime .Dün olanlar ,açıkça söylüyorum sana yine aynı korku yüzündendi.

Emir Feriha’ya doğru hafifçe döner.Birbirlerine bakıyorlardı.

Feriha : Bana bunları neden daha önce anlatmadın

EMir susar .Feriha Emir’e doğru uzanır onu göğsüne yatırır.Saçlarını okşar .Alnından öper .EMir ,Feriha’ya sıkıca sarılır.

Bir müddet sessizlik olur.Emir’in telefonu çalar

Feriha : Hadi aç
EMir numaraya bakar Rüya’nın ev telefonudur. : Şu an sesini duymak istediğim son insan

Feriha : Saat çok geç ,belki önemli bir şeydir

EMir istemeden de olsa telefonu açar.Karşıdan duyduğu ses çok teleşlıdır
‘EMir bey merhaba ,ben Ayça ,Ünal’ın bakıcısı ,Ünal çok ateşlendi,Rüya Hanımlar evde yok !

EMir doğrulur ,’evde misiniz ? sesi telaşlıdır

‘evet ben ne yapacağımı bilemedim

Emir :şöför evde mi?

‘evet evde ‘

EMir : tamam hemen Amerikan Hastanesine gidin bende hemen geliyorum hastaneye

EMir Feriha’ya bakar : Ünal çok ateşlenmiş, Rüyalar yokmuş benim gitmem gerek

Feriha ‘da Emir’le ayağa kalkar ‘bende seninle geliyorum’

EMir : Belis ? görmezse korkar

FEriha : Merveye not bırakıyorum ,kalkınca beni aramaları için

EMir ve Feriha Ünal’ın yanına gitmek için arabaya binerler

Feriha Emir’in gerginliğinin ve endişesinin farkındadır.Hafifçe elini tutar ‘ çocuklar ateşlenirler EMir ‘

EMir başını evet anlamında sallar

Hastaneye geldiklerinde Ünal doktor tarafından muayne edilmektedir.
Baba!!

EMir Ünal’ın yanına gider.Oğlum iyi misin?Elini başına koyar ,Ünal’ın ateşi gerçekten yüksektir ,yüzü değişir Feriha’ya bakar

Feriha gözlerini açıp sakin ol der.

Emir : Doktor Bey nesi var

Doktor : Endişelenecek bir durum yok , bu yaşlarda olur ,enfeksiyona bağlı ateşi yükselmiş,

Emir :yani

Doktor gülümser : gerekli şeyleri yaptık , her ihtimale karşı bu gece burada olsun ,sabah ateş düşmüş olur

EMir kafasını sallar yutkunur anladım ne gerekiyorsa yapın.

Elleri ile Ünal’ın başını okşar

Ünal’ın bakıcısına döner ‘Rüya Hanımlar nerede ?

Ayça ‘Rüya Hanım ve Hülya hanım Kıbrıs’a gitmişlerdi’

EMir : Nasıl yani 4 yaşındaki çocuğu bırakıp nasıl giderler ? EMir’in sesi yükselmişti

Ünal babasına bakar Emir duraksar .

EMir ,Ünal’a doğru eğilir’ özür dilerim oğlum, sen iyileş söz yarın tüm gün seninleyiz.

EMir bir ara Feriha’ya bakar ,Feriha kapı eşiğinin önünde ellerini göğsünün üzerinde kavuşturmuş onları izlemektedir.Başınını evet anlamında sallar

EMir konuşmasına devam eder ‘hem seni tanıştırmak istediğim , çok iyi anlaşmanızı istediğim biri var ‘

Ünal gözlerini açar : nasıl biri ,erkek mı

EMir gülümser ‘hayır , çok çok güzel bir kız ‘

Ünal : ben kızları sevmiyorum onlarla anlaşamam

Feriha gülümser .EMir gülmemek için kendini zor tutmaktadır ‘bu çocuk kime çekti acaba diye düşünür ‘

Ayça çalan telefonu açıp odanın dışarı çıkar .Ünal ‘ın gözleri yorgunluktan kapanmak üzeredir.

Ayça içeri girer ‘Emir bey gelebilir misiniz ? acaba ‘ der Telefonu işaret etmektedir
EMir dışarı çıkar ,Ünal ve Feriha odada kalmışlardır.EMir’in sesini duyarlar

‘SAna onu bu aralar alamayacağımı söylemiştim Sen 4 yaşında ufacık çocuğu nasıl bırakıp gidebilirsin. Bana masal anlatma Rüya ,Kıbrıs’a ne için gittiğinizi biliyorum, değdi mi bari ,oğlunu burada bırakıp gitmene değdimi iyi oyunlar çevirdiniz mi annenle ?

Ünal ağlamaya başlar .KorkmuşturFeriha Ünal’ın yanına gider .Hafifçe çekingen bir ifade ile başını okşar.Ünal bir anda Feriha’ya sarılır.Feriha kendisine sarılan ufaklığı sıkıca kavrar

‘Şişşşttt.. tamam Ünalcım , korkacak bir şey yok ..

Ünal hıçkırarak ağlamaktadır.Yutkunur ,Feriha’ya daha da sıkı sarılır.

Emir : Ünal ağlıyor yanına gidiyorum ,..bana o ilk uçakla gelicem palavralarını sıkma Rüya ,ne zaman istiyorsan o zaman gel ben oğluma bakarım.

Emir odaya girdiğinde gördüğü karşısında duraksar , oğlu Feriha’nın kucağındadır.Feriha onu sakinleştirmiş ve uyutmuştur.Hafifçe yatağa bırakır Ünal’ı
Emir Feriha’nın yanına gelir.Elini omzuna koyar

Feriha : sert bir tepki idi ,Ünal duydu ve korktu EMir .O senin oğlun ve suçsuz ,ona bunları yaşatma

Emir eğilip Ünal’ı başından öper .

Oğlum değil mi sen gelene kadar bunun farkında bile değildim,.Görüyorsun işte sen hayatımda olmadığında her zamanki gibi ..

Feriha Emir’in elini tutar’hiçbir şey için geç değil EMir ,bence telafi edebilirsin

EMir acı ile gülümser ‘Kıbrıs’talarmış, örnek anne ve anneanne değil mi güya hava almak için gitmişler ama kalıbımı basarım kumar oynamak içindir.

Feriha : bunları düşünme şimdi , Ünal’ı düşün, ateşi iyi düşüyor,yarın seninle olucak

EMir telaşla dönüp Feriha’ ya bakar ya sen ? BElis ,?

Feriha duraksar evet anlamında başını sallar .EMir Feriha’ya sıkıca sarılır
‘teşekkür ederim,’ der

Ertesi gün ,Ünal hastane yatağında yatmaktır.EMir ve Feriha hemen hemen gözlerini hiç kırpmamışlar onun başında beklemişlerdir.Sabaha karşı odada bulunan kanapenin üzerinde birbirlerine dayanarak uykusuzluğa yenilmişlerdir.FEriha’nın başı EMir’in omzundadır.EMir’de başını Feriha’nın başına yaslamıştır.Açılan kapının sesi ile uyanırlar

‘oğlum ,’
Rüya ve Hülya odaya girerler.Odada FEriha ve EMir’i görünce bir müddet duraksarlar

Ünal gözlerini açmıştır.Annesine sert gözlerle bakmaktadır

Hülya : oo merhaba ,bizde Emir hastane de yalnız kaldı diye endişelemiştik ama sizi unutmuşuz tabi Feriha Hanım

Feriha yutkunur .EMir derin bir nefes alır ve sert bir ses tonu ile Hülya’ya cevap verir
‘ bence beni değil torunuzu merak etse idiniz daha iyi olurdu’

Hüya’nın yüzü asılır.Rüya Ünal’a doğru gider yanına oturur .Elini başına koyar.Ünal başını çevirir

‘sana küstüm’

Rüya ‘oğlum yapma ‘

Feriha bir an irkilir odada durmak istememektedir..Hafifçe gülümser ‘Ben gitsem iyi olacak ‘der

EMir Feriha’ya bakar .’seni bırakayım’

Feriha’hayır ,lütfen, sen Ünal’ın yanında ol sonra konuşuruz’

Feriha tam kapıdan çıkarken Ünal’ın sesi ile durur’ teşekkür ederim’

Feriha geri döner gülümser’rica ederim bir şey yapmadım’ sonra odadakilere döner ‘ ,geçmiş olsun’ der

Emir Feriha’nın peşinden gider ,Kolundan tutar

Feriha : EMir bak ,ben iyiyim gerçekten bir şey yok, lütfen Ünal’ın yanına git iyi olduğundan emin ol ,sonra konuşuruz tamam mı ?

Emir başını evet anlamında sallar.Feriha uzanıp EMir’i yanağından öper.

EMir Ünal’ın odasına girer .Hülya ve Rüya gergindir.

Alaycı bir üslupla Hülya’ya ‘ ne o bu sefer çok mu para kaybettiniz bu yüzden mi yüzünüz bu kadar asık ‘der

Hülya ‘ bu ne küstahlık ,torunum hasta

EMir ‘torununuzu bu kadar çok düşünüyorsanız onu bakıcı ile bırakıp gitmeyin o zaman bir daha

Aynı gün öğlen

Feriha ve Sophie ,Feriha’nın evinde oturmaktadır.Nebile ,Feriha’nın konuşmaya ihtiyacı olduğunu hissedip Belis’i dışarıya çıkarmıştır.

Sophie: Olanları duydum

Feriha : Mert nerede ?

Sophie : Dubai’ye gitti.Ömer mekan yeni restoran için mekan bakmasını istedi.Feriha sen iyi misin ?

Feriha dalgındır .

Sophi e :Feriha ??

Feriha : haa a evet iyiyim ,sadece uykusuzum

SOphie: ne oldu?

Feriha : EMir ,dün burada idi,

SOphie: vee ?

Feriha : konuştuk, Mertle olan olay , neden böyle olduğu ,geçmiş

Sophie soran gözler ile FEriha’ya bakar

Feriha devam eder konuştuk işte ,sonra telefon geldi Ünal yani EMir’in oğlu ateşlenmiş hastaneye gittik tüm gece onunla idik

Aynı anda Akmerkez
Ünal : Anlamıyorum AYsun , niye gidiyoruz ki iyileşmiş çocuk işte
Aysun : Bu nasıl söz Ünal o bizim torunumuz , tüm geceyi hastanede geçirmiş
Ünal alaycı bir ifade ile gülümser .Duyduğu ses ile bakışlarını sesin geldiği yöne çevirir

‘Dede!!!dede!!
BElis Nebile’nin elini bırakıp hızla Ünal’a doğru koşmaya başlamıştır

Ünal gülümser ‘dur dur yavaş düşeceksin

Ünal eğilip Belis’i kucağına alır Ve Öper

‘bu bugün başıma gelen en güzel şeydi’

Belis’e daha da sıkı sarılır.Aysun ,dikkatlice Belis’i incelemektedir.İçinden Ünal’ın dediği kadar güzel diye düşünür.

NEbile ,Ünal ve Aysun’un yanına gelir.Nebile başı ile Aysun’u selamlar.

Belis gülümseyerek Nebile’ye döner ‘Bak benim dedem , çok yakışıklı değil mi?
Ünal BElis’e bir kez daha sarılır ve öper .

Aysun gülümseyerek Belis’e bakar.Ünal başı ile Nebile Hanımı selamlar.Elini uzatır
Ünal Sarrafoğlu

NEbile Tarhan ,

Ünal : Siz ,Ömer ve Mert’in

Nebile : anneleriyim

Aysun : tanışmıyor muydunuz ?

Nebile : Hayır , Oğullarımın iş hayatları ile ilgim yoktur.

Aysun başını sallar.Belis’ e bakmaktadır.BElis ise Ünal’ın kucağında başını omzuna dayamış küçücük elleri ile dedesinin yüzünü okşamaktadır.

Ünal : Vaktiniz varmı ?Yemek yiyelim,

Nebile : çok teşekkür ederiz ama küçük hanımla bakmamız gereken yerler var

BElis: Biraz kalabilebilir miyiz?

Ünal kahkaha atar Nebile ve Aysun gülümser ,

Aysun : yemek için değil ama belki kahve için vaktiniz vardır

Ünal Aysun’a bakar.

BElis dudaklarını bükmüş Nebile’ye bakmaktadır

Nebile gülümser tabi neden olmasın

ambra
15-04-12, 23:31
XXXIII
Sophie: EMir nerede şimdi

Feriha : ünalla kalıp ilgilenmesini istedim.Sanırım BElis ve Ünal’ı tanıştırmamız gerek

SOphie : EMir BElis’i öğrendikten sonra bu kaçınılmazdı bu er yada geç olacaktı

Feriha : evet öyle de nebileyim işte , Belis bir babası olduğunu biliyordu ,dedesi hatta babaannesi olduğunu da aynı şekilde anneannesi ve dayılarını da ,hep bir gün onlarla karşılaşacağını biliyordu ,bu yüzden yadırgamadı babasını ve Ünal’beyi ama bir kardeşi olduğunu bilmiyor.Bunu anlatmamız gerek,

Sophie :tabi garipseyecektir şimdi kendisinden başka biri daha baba deyince


Akmerkez Papermoon

Belis ,Ünal’ın kucağında oturmaktadır.NEbile ve Aysun ikisine bakmaktadır
BElis bir ara Aysun’a göz ucu ile bakar .Aysun gülümser .Belis hemen kafasını çevirir.Ünal’a daha fazla sokulur.
Aysun ve Nebile kahvelerini yudumlarken ,Aysun dikkatlice Ünal’ı izlemektedir.

Aysun dayanamaz ‘sanırım beni bu küçük hanımla tanıştırmayacaklar

Belis Aysun’a bakar

Aysun ‘ben Aysun’

Ünal atlar bu küçük hanımda Belis

Aysun bozulmuştur.Başını sallar ‘memnun oldum ‘der

Belis hafifçe gülümser

Aysun Belis’i izlemektedir.Üzerindeki pembe elbise ,krem ayakkabılar üzerine giydiği krem hırka ile çok şirin gözükmektedir.Saçları bukle bukledir.Elinde pembe bir çanta ve tırnaklarında pembe ojeler vardır.Gülümser
Sanırım biraz süslüyüz ‘en sevdiğin renk ne

BElis gülümser ‘pembeyi,sarıyı ,beyazı,kırmızıyı ,maviyi ,turuncuyu,

Tüm masa gülümser

Ünal : geriye ne kaldı

Belis gülümseyerek dedesine dokunur.

Ünal : benim tatlım hangi yemekleri seviyor ,hafta sonu bana gelicekler ne yaptırayım onun için

Belis Nebile’ye bakar ,Nebile gülümser ‘ hangi yemekleri sevdiğini söylebilirsin sanırım canım ?

BElis düşünür gibi yapıp ellerini çenesine götürür’ köfte ,patates kızartması ,

Ünal : tamam başka

BElis : gurgur pilavi ,tavuk

Aysun gülümser ,bir an Belis’i kucağına almak ister .Belis’in kollarını Nebile’ye uzatması ile duraksar.

Belis Nebile’nin kucağına oturur .’ bir de balık sevmiyorum

Aysun ‘aa neden ?

Belis çünkü onun gözleri var

Sophie ve Feriha’nın konuşması çalan telefon ile kesilir
Arayan Emirdir.

Emir : aşkım

Feriha : ne yaptın

EMir hastahaneden çıktı ,eve getirdik bende şimdi çıktım yanlarından ,Belis ne yapıyor ?

Feriha : Belis NEbile hanım ile dışarıda

Emir :Sen ne yapıyorsun , evde yalnız mısın? Bu soruyu nasıl sorduğuna kendi de şaşırmıştı

FEriha : Sophie ileyim
Kapı çalınır.

EMir : kapı çaldı galiba

Feriha : a evet Ömer gelmiş

Emir : anladım der

Feriha : Belis gelince seni ararım konuşursunuz

EMir : tamam

Ünal ve Aysun Arabada Rüya’ların evine doğru gitmektedir.

Aysun : Niye beni tanıştırmadın

Ünal : tanıştırdım ya

Aysun : Ünal nasıl tanıştırma idi o ?Ben onun ..

Ünal : evet sen onun.. babaanesiyim diyemiyorsun değil mi?

Aysun sessizleşir.’

Ünal: ben bile yumuşadım ,senin bu inadını anlayamıyorum.Ona kim olduğunu söylemedim çünkü bunu EMir yapsın istedim.Hafta sonu olacak olan yemeği de bu yüzden düzenliyorum zaten ,çocuk onlara kol kanat geren bir aileyi ailesi biliyor resmen ,ailesi kim ,kimlerin soyadını taşıyor öğrenmeli

Aysun : o zaman bu yemeğe ünalda gelmeli, sonuçta onlar kardeş

Ünal Aysun’a bakar derin bir nefes alır

Ünal : bunu EMir’e sormam gerek ,ondan habersiz o çocuğu ve kadınları çağırmak istemiyorum

Aysun : Niye o kadın rahatsız olur diye mi ?

Ünal: Hayır artık oğlumun kararlarına saygı duymak istediğim için


Feriha ,Sophie ve Ömer bahçe de oturmakta kahve içmektedirler

Ömer :Mert dubaide bir müddet orada kalacak

FEriha : sophie söyledi

Ömer :siz ne yapacaksınız Feriha

Feriha Ömer’e bakar

Ömer arkasına yaslanır yani bundan sonra ,bildiğim kadarı ile birliktesiniz, evlilik düşünmüyor musunuz?

Feriha Ömer’e bakar

SOphie : Ömer ,lütfen

Feriha : Bu konuyu konuşmadık

Ömer :Neden ?Sıramı gelmedi

Feriha :Bak Ömer ,ne düşündüğünü tahmin ediyorum ama kağıt üzerinde olan bir şey bizi birleştiremeyeceği gibi ,ayıramazda …Ben bir kızımız olduğu için onunla evlenmeyeceğim,onu tekrar sevdiğim ve ona inandığım için onunla evleneceğim.

Sohbet arkadan gelen ses ile kesilir .EMir Feriha’nın evine gelmiş ve konuşmaları duymuştur.
Emir : sanırım sorduğunuz sorunun muhatabı benim

Feriha ,Ömer ve Sophie sese doğru dönerler

EMir Feriha’nın yanına oturur Ömer’e döner .

Emir : Feriha ve kızım için aile olarak yaptıklarınızdan haberim var bunun için yani onları yalnız bırakmadığınız için desteğiniz için size ne kadar teşekkür etsem az .

Feriha : Emir ..

Emir: Ben bir an bile onunla evlenmemeyi düşünmedim.Hayatımı onun dışında biri ile geçirmeyi hiçbir zaman aklımın ucundan bile geçirmedim .Ben onu çok seviyorum.Herkesten her şeyden çok seviyorum.Ama geçmişte olan bazı şeyleri aşmamız gerekmekte aşmadan yapılacak olan bir evlilik üstelik artık bir kızımız varken herkesi daha fazla yaralayabilir

Feriha EMir’e şaşkınlıkla bakmaktadır.Ömer gözlerini dikmiş EMir’i dinlemektedir.

Emir : Biz tüm bunları aşalım, merak etmeyin geçen seferki gibi kaçak bir şey olmayacak , hatta Zehra Hanım ve sizden iste..Emir istemeye geliriz diye cümlesini tamamlayacaktı ki

Feriha : yok artık daha neler

EMir Feriha’ya bakar sözünü kesmesine sinirlenmiştir.Çocukça bir ifade ile inatlaşır gibi ‘zamanı gelince görürsün’ der

Sophie gülümser ,bakışlarını çevirir, Ömer gülmemek için kendini tutmaktadır.

Bir müddet sessizlik olur.Ev bir anda Belis’in sesi ile dolar.

Ben geldim!!

Emir : koşarak gelen kızına gülümseyerek bakar ,

Belis önce babasını sonra annesini öper.Sophie ‘nin yanına gider.SOphie başını dizlerine yatırır bana bu gece masalı sen okur musun?

Sophie Belis'i yanağından öper ‘sen iste yeter ki’

Belis gülümseme ile Ömer ‘e doğru döner ,Ömer belis’e başını çevirir

Belis : Ne oldu ?

Ömer : sen mi hep küseceksin bende sana küstüm ,Ömer durur EMir’ göz kırpar ,geldiğinde ilk beni öpmedin

BElis duraksar bir babasına bir Ömer’e bakar eli ile gözlerini ovuşturur

‘ama ömer ben babamı sıklam sırıl seviyorum’ der

Bir anda yükselen kahkaha sesleri ile Emir BElis’i kucağına alır .Göz ucu ile Feriha’ya bakar Öper ‘zaten kızım olmasa bu lafı duyacağımda yok ya

Tarabya /Rüya’ların evi

Aysun ,Ünal’ı kucağına almış sevmektedir.

Hülya : çok korktuk gerçekten , nasıl sabah oldu nasıl ilk uçakla geldik bilemedik

Aysun : haberi duyunca geldik hemen,Ünal hastalandığında siz yoktunuz sanırım

Hülya : Ee şey Rüya’nın morali çok bozuktu malum son olayları biliyorsunuz birazcık nefes alsın istedik

Ünal alaycı bir ifade ile gülümser

Rüya başını yere eğer

Hülya : Ayça’da hemen Emir’i aramış tabi doğal olarak hastaneye gitmişler

Aysun gülümser demek EMir ,çocuğu ile ilgilendi

Hülya evet gittiğimizde orada idiler

Aysun : orada idiler derken

Hülya : o kadında yanında idi,düşünebiliyor musunuz ,EMir’ gördüğümde de söyleyeceğim bu büyük bir terbiyesizlikti

Aysun duraksar Ünal’a bakar .Ünal ellerini iki yana açıp hafifçe gülümser alaycı bir ses tonu ile konuşur

Ünal: Hülya hanım haklısınız bunu EMir’e söylemelisiniz der

Aysun Ünal’a bakar ‘ sanırım sakin olmak durumundayız , sonuçta oğlumun bir kızı var yani Ünal’ın bir kardeşi var birbirleri ile tanışmaları gerek ve onların iyiliği için sakin kalmamız gerekmekte bu suretçe


Aynı gece

Sophie ,Ömer ve Nebile gitmiştir.

EMir ve Feriha salondadırlar.Feriha kanepenin bir ucunda EMir ‘de diğer ucunda oturmaktadır.Feriha ayaklarını toplar Emir’e doğru döner

Feriha : EMir konuşmamız lazım

EMir : Biliyorum, konuşmalıyız, evlilik hakkında

FEriha : o konu hakkında değil, onun için daha zaman olduğunu düşünüyorum

EMir Feriha’ya bakar

Feirha : Belis ve Ünal hakkında ,Belis bir kardeşi olduğunu bilmiyor ,sanırım Ünal’da bilmiyor

EMir başını evet anlamında sallar

Feriha : bunu ona anlatmalıyız,yani bugün tesadüf eseri annen ve babanla karşılaşmışlar ,bir gün bir yerde tesadüf eseri Ünal’la da karılaşabilirler ,yanında sen olabilirsin , sana başka bir çocuğun baba dediğini böyle öğrenmemesi gerek onunla konuşmalıyız aynı durum Ünal içinde geçerli tabi ,

Emir : haklısın

Feriha : yarın sabah kahvaltıya gelirsin beraber konuşuruz

EMir bir an duraksar ,Feriha kahvaltıya gelmesini istemiştir.Başını evet anlamında sallar .Peki ben kalkayım ozaman ‘ Feriha'dan kalmasını isteyen bir kaç sçz duymak ister gibi bakar.

Feriha hafifçe gülümser ‘iyi geceler’der

Feriha EMir’in arkasınan bakar .Yerinden kalkar kızının odasına gider .Yanına yatar ona sıkıca sarılır
Boynundan öper kokusunu içine çeker uyumaya çalışır.

EMir eve giderken Koray’ı arar

‘Kardeşim napıyorsun’

Koray :iyiyiz kardeşim film izliyoruz Hande ile

EMir : tamam anladım

Koray :EMir bir şey mi oldu kardeşim

EMir : yoo keyfinize bakın selam söyle Hande’ye

Hande :Ne olmuş

Koray : sesi kötü idi söylemedi

Hande : Hadi git

Koray : aşkım, o kadar uğraştın yemek yaptın ,

Hande :gitmezden aklın orada kalacak hadi ..Hande eğilip Koray’ı dudaklarında öper 2 saate gel ama gecikme


EMir evine girer ,salona yürür bara doğru gidip kendine bir kadeh viski koyar ,bir dikişte bitirir.Kapı çalar .Gelen Koraydır

Koray : Hiç öyle bakma ,2 saatim var ,Hande iki saat dedi gecikmem lazım
EMir gülümser geç içeri

Koray soran gözlerle EMir’e bakar

EMir : yarın Belis’e bir kardeşi olduğunu söyleyeceğim tabi Ünal’a da ,sonrada onları karşılaştıracağız

Koray EMir’e bakar şaşkındır.Bir kadeh içki alsam iyi olur kardeşim

Koray : bunu er yada geç yapmanız gerek ertelemeyin ,belki ileride daha zor olur
Emir : başka bir şey daha var

Koray : ne

EMir :Feriha ve evlilik

Koray gülümser : ne zaman kardeşim ,

EMir : daha zaman varmış Feriha öyle dedi, aslında haksızda sayılmaz ,bana güvenmiyor ,yani eskisi gib güvenmiyor , o olay yani tokattan sonra oluşan güvensizlik, birde geçen gün verdiğim tepki

Koray EMir’e bakar

EMir : e tabi bende düşünmüyor değilim yine gitmeyi tercih edebilir diye .

Koray : Feriha gitmez kardeşim yani artık Belis’de seni biliyor.

EMir : ben artık onlardan daha fazla ayrı olmak istemiyorum ,tamam biz yine bir aradayız ama yetmiyor aynı evde olmalıyız ,kızımı geceleri ben yatırmalıyım, sabahları ben uyandırmalıyım ,kaybettiğimiz zamanı telefi etmeliyiz

Koray : yarın ne yapacaksın peki

EMir : önce Belis ile konuşacağım ,Sonra Ünal’ı aldırıp onunla da konuşurum ,

Koray :Büyük gün ne zaman

EMir : Babam hafta sonu BElis ve Feriha’yı yemeğe çağırmıştı

Koray şaşkınlıkla EMir’e bakar’Ünal abi mi ?

EMir gülüser sorma Ünal Abini görmen lazım ..Belki diyorum Ünal’da gelsin sonra düşünüyorum o gelse Rüya’da gelmeli ,o olaya hiç girmek istemiyorum
Koray : yerinde olmak istemezdim
Emir : bende ..ama halledicem ,bu olaydan herkesin en az hasarla çıkmasını sağlayacağım

Ertesi sabah ,EMir elinde kızı için aldığı bir bebek ve Feriha için aldığı beyaz güller ile FEriha’nın evinin kapısındadır

Feriha kapıyı açar

Hoş geldin , a çiçekler teşekkürler

Emir eğilip Feriha’yı yanağından öper’ günaydın ,BElis nerede ?

Feriha gülümser’odasında kahvaltıya geleceğini söyledim ya kıyefet beğeniyor senin için

EMir Belis’in odasına gider kapıdan bir müddet onu izler ,yatağının üzerine koyduğu iki elbiseye kararsızca bakmaktadır.Bir an göz göze gelirler

BElis : aa babaaa gelmeee

EMir : niye kızım

Belis : gelme , süprizz

Emir gülümser , peki gidiyorum çok bekletme beni o zaman

EMir Feriha’nın yanına gider ,Feriha mutfakta omlet hazırlamaktadır.Emir çevresine bakar

Feriha : yalnızız izin verdim

EMir gülümser .Feriha’ya arkasında sarılır.Boynundan öper

FEriha : EMir yapma bak ocak açık, yanacağız

EMir : yanacağımız kadar yanmışız zaten boşver.EMir Feriha’yı dinlememekte boynunda daha tutku ile öpmektedir

FEriha : EMir !

BElis’in ağlama sesi ile irkilirler

EMir : Kızım

Feriha Belis

Odaya gittiklerinde BElis elinde elbisesi ağlamaktadır

FEriha :kızım ne oldu

BElis :elbisesini uzatır en sevdiğim elbisem bozulmuş,

FEriha : aa dur bakayım tüh fermuarı bozulmuş ,Hallederiz tatlım başka bir şey giy şimdi

BElis :ama o zaman güzel olmam ki

EMir gülmemek için kendini zor tutmaktadır.FEriha’nında ondan farkı yoktur.

Belis ellerini göğsünde birleştirir anne ve babasına sertçe bakar
‘ben çok mutsuzum,sizin de ağlamanız gerekiyor. Bu olay bu kadar basit değil",

Emir ciddi olmaya çalışarak kızını kucağına alır

Benim prenses kızımın güzel olmak içim elbiseye ihtiyacı yok o annesi gibi ne giyerse güzel olur der .

BElis babasına bakar bir anda gülümseyip’ mor mu beyaz mı’ der

EMir : Beyaz

Belis : o zaman beyaz elbisemi giyeyim

EMir gülümser

FEriha : sonunda karar verdiğine göre hadi çabuk olalım omletler soğumasın

EMir ,Feriha ve Belis kahvaltı masasındadır.

BElis annesine bakar ‘anne çok yemek ye karnın büyüsün bana kardeş getir

EMir veFeriha birbirlerine bakarlar .FEriha şaşkındır.BElis’den daha önce böyle bir şey duymamıştır

EMir yutkunur ‘’ kardeş istermisin kızım’

Belis :evet

EMir :peki senin bir kardeşin var desem

BElis annesine bakar elini FEriha’nın karnına götürür ‘burda mı?

Feriha ve EMir birbirlerine bakarlar

EMir : hayır kızım ,orada değil ,o senden büyük, abin o senin

BElis yerine oturur. Durgunlaşmıştır.

EMir saçını okşar :Seni onunla tanıştırmak istiyorum

Feriha Belis’e bakmaktadır.tabağındaki peynirle oynayan kızının kırıldığını anlamıştır.Emir Feriha’ya bakar , çaresizliği gözlerinden bellidir.

Feriha : NE o küçük hanım pek hoşunuza gitmedi galiba

BElis : yoo şaşkınım

Feriha : bence bir abinin olması güzel

BElis gözlerini açıp annesine bakar ‘gerçekten mi?

Feriha evet ,hem büyüyünce seni korur ,dışarı gezmeye çıkararır

BElis gülümser ‘çıkarır mı ?gerçekten diye babasına döner

Emir başını sallar

Belis ^peki söyle ona çabuk büyüsün de dışarı çıkarsın beni’

Aynı gün akşamüzeri

EMir Tarabya’da Rüya’nın evindedir

Ünal salonda arabası ile oynamaktadır.

EMir yanına gider .Ünal babasına bakar .EMir oğlunu kucağına alır.Rüya’da yanlarındadır

EMir : oğlum seninle konuşmalıyız erkek erkeğe

Ünal : konuşalım baba

EMir : kocaman adam oldun artık

Ünal babasına bakar ‘ bir kardeşim olduğunu biliyorum’

Emir şaşırır ,sert gözler ile Rüya’ya bakar sert bir tonda konuşur

Sana ben söylemek istiyorum demiştim

Ünal babasına bakmaktadır.Emir Ünal’ın kendisine baktığını görünce aklına Feriha ile hastane de konuştukları gelir .Kendini toparlar gülümser Hani hastanede demiştim ya sana seni biri ile tanıştırmak istiyorum diye

Ünal kafasını sallar. onunla mı anlaşmamı da istemiştin o muydu ?Ünal yüzünü buruşturmuştur

Emir : evet o kızkardeşin işte senin

Ünal babasının kucağından iner annesine doğru gider.Emir Rüya’ya bakar

Derin bir nefes alır.Aradığımda onu hazırlarsın ,en kısa zamanda tanışacaklar

ambra
15-04-12, 23:41
XXIV

3 gün sonra

Sophie : bunu yapmak istediğine emin misin ?

Feriha : evet ,

SOphie şaşkınlıkla Feriha’ya bakar

Feriha : bunu kendim için yapmıyorum kızım için yapıyorum, istesemde istemesemde o çocuk onun ağabeyi ve onlar er yada geç tanışacaklar orada kızımı yalnız bırakamam

Sophie :bizde seni yalnız bırakamayız

Feriha sophie’ya bakar

Sophie : ömer aşağıda Feriha git ona de gelmeyin diye. Ünal bey de davet etti

Feriha peki tamam der.Bir den kapı çalınır

Gelen Belis’dir.Annecim nasıl olmuşum? Belis’in üzerinde kırmızı bir elbise vardır

Feriha : çok güzel olmuşsun kızım bu üstündeki elbise nereden çıktı

Belis kendi etrafında döner Babam almıştı.

Belis üzerinde kırmızı etek uçları fırfırlı bir elbise ,altında kırmızı üzerinde siyah kurdeleleri bulunan rugan bir ayakkabı ile çok tatlı görünüyordur.

Anne saçlarımı atın kuyruğu gibi yapalım

Sophie gülümser ‘ona öyle demezler at kuyruğu derler ‘

Feriha gülümser kızını önüne alır ve saçlarını toplar

Çok güzel oldu der

Belis elinde tuttuğu kutuyu annesine verir

Feriha : bu ne

BElis babam gönderdi

Feriha Sophie ‘ye bakar

Sophie hadi biz inelim aşağı

Belis evet babam saçlarımı görmeli der

Feriha kutuyu açar içinden siyah ve beyaz iki adet top şeklinde taşın olduğu bir yüzük çıkar.Beyaz top siyah topa göre saha büyüktür.Taşlar parıldamaktadır.Bir an gözleri kamaşır.Kutunun içinde bir de not vardır.

Sen hayatıma girene kadar kendi yalnızlığında yaşayan bir adamdım ben sonra sen geldin ,tek yürekte iki kişi olduk.sana anlatıyorum ya bana dair şeyleri, yüzümü de saklamıyorum hüznümü de, sende öyle. Sonra zaman tükeniyor ayrı yönlere gidiyoruz.Sanki bir kolum bir ayağım orada kalmış gibi, dengem yitmiş gibi oluyorum. Ben böyle tek başına dönüşler, ayrı yürüyüşler, tek yastıklı yataklarda sensiz uykular istemiyorum artık Feriha .Bundan sonra hayatımda İster güneyden gelen karayel, ister kuzeyden gelen poyraz ol, dilersen beni tümden ıslatan sağanaklar ol,güneşinle yanıp, serinliğine bırakayım kendimi, denizinde. Umut ol bana, her şey çok güzel olacak de.Sımsıkı sar üşütmem seni de..yastığınla, sıcağınla, rüyalarınla gel artık bana , öylece gel , kendince.Gel evet de bırakma sakın beni..Hani sıcak bir Eylül akşamında söylemiştik ya birbirimize ilk kez ‘akların arasında karan, karaların ortasında akınla.Hiç ayrılmamacasına, yanımda.. olmaya gel. İşte öyle gel..Bu akşam bu yüzüğü parmağına takıpta gel..

Feriha’nın gözleri dolmuştur.Yüzüğü eline alır .


Emir ,Ömer ve Sophie Feirha’yı beklemektedir.FEriha aşağı iner .Belis ile aynı renk giyinmiştir.Üzerinde kırmızı renkte bir elbise vardır.Saçlarını açmıştır.Bukle bukledir.
EMir göz ucu ile parmağına bakar boştur.Bir an yüzü asılır.Feriha herkese gülümser

Hadi gidelim artık der

Rüya ,Hülya ve Aysun Ünal’ın bahçesinde oturmaktadır.Ünal masanın üzerinde oyuncak arabası ile oynamaktadır.

Ünal : ha geldiler işte.

Belis koşarak gelir

Dede!! Dede!!

Ünal Belis’i kucağına alır ve onu öper

Hülya Aysun’a döner

Demek Ünal bey kendisine dede denmesine alıştı artık.

Aysun hafifçe gülümser ve ayağa kalkar.SOphie ve Ömer’in elini sıkar.Hoşgeldiniz.

Sophie ve Ömer Rüya ve annesini başları ile selamlar

AYsun : EMir nerede

Belis eli ile işaret ederek cevap verir ‘annemle babam geliyor’

Aysun duraksar .Masada arabası ile oynayan Ünal’a bakar .Ünal Belis’e bakmış sonrada kafasını çevirmiştir.Rüya oğlunun yanına gider başını okşar.

EMir ve Feriha yürümektedir

EMir : sana bu kadar zor bir gece yaşattığım için özür dilerim

Feriha EMir’e bakar ,özür dileyecek bir şey yok ,er yada geç olacaktı bu ,Ne ünal’ın ne de Belis’in bu hikayede suçu yok

EMir: Feriha

Feriha EMir’e bakar efendim

EMir : yüzüğü takmadın

Feriha cevap vermeden yürür , bir an duraksar hafifçe gülümseyerek geri döner
EMir çaresizce Feriha’ya bakıyordur.

Feriha : takmadım çünkü senin takmanı istiyorum, evlenme teklifi nasıl yapılır unutmuşsunuz Emir Sarrafoğlu

EMir gülümser

Feriha : hadi gidelim bizi bekliyorlar der

Emir ve Feriha geldiklerinde mesafeli olarak herkesle selamlaşırlar.

Ünal,Feriha’yı görünce gülümser Feriha ‘nasıl oldun Ünal’

Ünal : iyileştim.

Feriha :çok sevindim

EMir babasının kucağında duran Belis’i alır masada duran Ünal’ın yanına gider.Ünal ayakta Emir’in solunda durmaktadır.
Emir oğlunun başını okşar ‘ oğlum hani demiştim ya sana kardeşin Belis .

Belis babasının kucağından iner Ünal’ın karşısına gider gözlerini kocaman açmış Ünal’a bakmaktadır

Sen benim abim misin ?

Ünal : öyle dediler

BElis babasına bakar Emir gülümser ,Belis Ünal’ın elini tutmak ister.Ünal elini çeker ‘ben kızların elini tutmam’ der

Belis geri çekilir

EMir : Ünal o senin kardeşin bundan sonra onunla oynayacaksınız ,onu sen koruyup kollayacaksın

Feriha gergindir.Sophie’nin elini tutmakta göz ucu ile EMir,Belis veÜnal’ı izlemektedir.İçinden çocukların bu durumu en az hasarla atlatmasını dilemektedir.
Ünal babasının söylediklerinden sonra Belis’e gülümser.Gel ozaman arabamı göstereyim .

EMir gülümser Ünal’ın saçını okşar afferim benim oğluma der

Geri dönüp Feriha'nın yanına gider ,Hülya ve Rüya da onlara doğru yaklaşır.

EMir tanıştılar sonunda ,derin bir nefes alır Feriha'nın ellerini tutar’ her şey güzel olacak görüreceksin der’

Ünal elinde içki kadehleri ile gelir ‘bu özel gün için kadeh kaldıralım ‘

Bir anda Belis’in çığlığı tüm bahçeyi doldurur.BElis yere düşmüştür.EMir hızlıca yanına koşar.BElis ağlamaktadır.Bahçedeki herkes masanın etrafına toplanır
Belis çığlık çığlığa ağlamaktadır.

Emir BElis’in kucağına alır ’şitt kızım tamam’’

Ünal Belis’e bağırmaktadır.’git istemiyorum seni, babamı almaya geldin sen biliyorum seni ,annem söyledi ,anneanem söyledi sen olduğun için babam sevmeyecekmiş beni’

Rüya Ünal neler diyorsun sen

Emir Rüya ve Hülya’ya bakar.Aysun şaşkındır

Hülya : çocuk işte saçmalıyor

BElis çığlık çığlığa ağlamaktadır.EMir sert bakışlar ile Ünal’a bakar nasıl nasıl iter nasıl bunları söylersin kardeşine ‘ diye sert bir tonda konuşur Ünal’ile

Feriha : Emir dur sakin ol

Belis annesinin kucağına doğru uzanır

EMir : özür dile çabuk özür dile kardeşinden

FEriha EMir’in kolundan tutar ‘ Emir dur ,bağırma belli ki oda korkuyor hem çocuk o, kıskanması normal ‘

Rüya Feriha’ya bakar.Bir an ağzını açıp bir şeyler söyleyecek gibi olur annesinin kolunu tutması ile susar

Oğlunun yanına gider ona sarılır’ ayıp oldu Ünalcım ‘

Ünal : istemiyorum ,onu istemiyorum

Belis ‘in ağlaması dinmemiştir

Emir endişeli gözler ile kızına ve FEriha’ya bakar

Kızım neresi acıyor

Belis babasına cevap vermez ağlamaktadır.

Emir : Feriha ben bir şey mi yaptım ?

Feriha : Emir dur bir sakin ol tamam

Feriha : şişşttt tamam kızım ben yanındayım bak tamam

Belis : Mert nerde ben onu istiyorum

Emir ellerini iki yana açar

Feriha :tatlım Mert yok biliyorsun iş için gitti ya

BElis daha da yüksek sesle ağlamaya başlar ‘mert’i istiyorum ben!!!mert!!!
EMir yutkunur.Ömer EMir’e bakar.EMir Belis’in ağlamasına dayanamamaktadır.Başı ile evet işareti yapar .

Rüya ve Hülya Ünal’ı alıp evlerine gitmek için yola çıkarlar.EMir Ünal’ın yüzüne bakmaz.

Ömer Mert’i arar.

Mert 15 dakika içersinde Ünal’ın leventte bulunan villasına gelir.

Mert’in geleceğini duymak bile Belis’i sakinleştirmemiştir.Mert’i görünce susar.

MERt BElis’i kucağına alır’ aa büyük kızlar ağlamaz diye konuşmamışmıydık seninle biz’

BElis başını Mert’in boynuna gömer ve ona sıkıca sarılır.

Feriha EMir’e bakar.EMir kırgın görülmektedir.

EMir :kızım beni istemiyor ,benim kucağımda olmak istemiyor

FEriha : O daha çocuk, Mert’e alışkın biliyorsun

EMir : niye alışkın Feriha ?Çünkü doğduğundan beri onun yanında olan o

Feriha yutkunur Emir lütfen

EMir : Gidin Feriha , yarın onu görmeye gelirim

Feriha başını sallar ,ve kendisini bekleyen arabaya doğru yürür.

EMir annesi ve babasına bakar.Aysun’nun gözleri dolmuştur.Ünal elini oğlunun omzuna koyar

EMir hiçbir şey demeden evden ayrılır.

2 saat sonra

EMir Hisarda bulunan fenerin yanına gitmiş ,içki içmektedir.Boğazın kokusunu içine çeker . Omuzunda hissettiği el ile irkilir
Başını çevirdiğinde gördüğü kişi onu şaşırtmıştır.

Demek deniz beni dinlendirdiği gibi sizi de dinlendiyor EMir Bey !

azisim
16-04-12, 00:12
Aska uyanmak 14 bölüm= http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?p=16800948#post16800948




Aska uyanmak 15 Bölüm


Emir arabayi pür dikkat kullaniyordu..Feriha emire dogru cevirdi basini ve esini inceledi..

Ne kadarda cidiydi..ikisininde sessiz kalmasi ferihayi bitaz huzursuzlandirmisti..

Emirin vitesin üzerine öylesine koydugu eline cevirdi bakislarini

Sonrada yavasca elini emirin elinin üzerine dogru sivazlayarak koydu.Emir birden irkilmisti..Basini ferihaya dogru cevirdi..

Ve yüzündeki ciddi ifade yerini tatli bir gülümsemeye birakmisti

Emir;Melegim sen uyumuyormuydun?

Feriha;Hayir canim uyumuyordum..Derken emir ferihanin elini kavramisti..

Emir;Hayrola aciktinmi yoksa susadinmi?Bir yerlerde durup birseyler icelimmi..?

Feriha;Hayir canim..Daha ne kadar olduki yola cikali..Bir süre sessizlik oldu yine..

Emir;Ne düsünüyorsun feriha..

Feriha;Galiba senin düsündügünü emir..

Emir;Cok etkilendim Dün dinledigimiz hikayeden..

Feriha;Bende..Ölesiye sevmek ve sevilmek..Nasil essiz bir duygudur kimbilir..

Emir;Sadece o kisi icin ebedilesmek sözü vermek..

Feriha;Gönül dilinin,beden dilinin sifrelerini cözebilmek..

Emir;Sadece asik icin degil aski yasamak icin beklemek..

Feriha;Sözü verilen gönüllerin aska sadik kalmalari..

Yine bir sesizlik olmustu ..Ferihanin son sözünden sonra emir ferihayla konusmasi gerektigini daha fazla ondan saklamamasi gerektigini biliyordu..

Artik hava kararmaya baslamisti..

Emir ferihayla konusacakti karar vermisti artik ..

Emir;Feriha..Hani seninle konusmamiz gereken birsey vardi ya..

Feriha;Eveeet emir..

Emir;O zaman Simdi anlatacaklarimi iyi dinle..

Emirin anlatacaklarina dikkat kesilmisti feriha:Emire dogru yönünü dönerek..

Emir yinede tereddüt etmisti konusmak ve konusmamak adina..Nihayet sözlerine basladi..

Emir;Yola ciktigimiz gün bana bir telefon gelmisti hatirliyorsan..

Feriha;Evet hatirliyorum.Hatta arabada konusmak istememistin ve disariya cikip konusmustun..

Emir;Evet iste o telefon ..Emir ferihanin elini SIMSIKI SIKIYORDU farkina varmadan.

Iste o gün o telefon annemden gelmisti.Bana seninle ilgili kapsamli bir arastirma yaptigini..

Emir Alnina kümelenen boncuk boncuk terlere aldirmadan devam etmeye calisiyordu..Ve nefesini kesiyordu söylemeye calistigi sey

Ama ferihanin hayretle bakan yakut yesli gözlerine biriken isiltili yagmur damlalari emiri daha da yaraliyordu.

Hem yola dikkat etmeye calisiyor hemde ferihaya..Zorda olsa devam etmeye gayret etti söyleyeceklerine

Emir;Annemin bizim nikahimizdan son anda haberi olmuS;Babamin alelacele nikahi yaptirmasi bu yüzdenmis..

Engellemek icin ilk ucaga atlayip gelmis fakat yetisememis..

Feriha;Emir..Annen benim hakkimda ne ögrenmis lütfen söylermisin..?

Emir;Üzülme canim..Artik bak yanliz degilsin..Bende varim yaninda..Ferihanin yanagindan süzülen bir damla yakut siyrilip düsmüstü kucagina..
Sesindeki titreme agladiginin habercisiydi

Feriha;Emir lütfen ne ögrenmis..Söylermisin..?

Emir;Seni para karsiligi biri hemsire araciligla annene getirip verdirmis..
Annen ilk önce razi olmamis ama sonra mehmedin ikizi ölü dogdugu icin onun yerine koymus seni..
Ve o günden sonrada hep kendi cocugundan ayirmamis seni.

Ferihanin gözleri karardi..Beynine Balyoz gibi inen emirin sözcükleri narin vücudunun iflasina neden olacakmis gibi ici bulanmaya basladi..

Elini direksiyona atti feriha

Feriha;Arabayi durdur emir..

Emir;Dur feriha ne yapiyorsun..

Feriha;Arabayi durdur dedim sana..Araba yalpalamaya baslamisti..

Emir;Feriha duracak yer yok ne olur kendini toparla simdi kaza yapacagiz..

Derken emirin gözüne vuran isikla beraber emirin agagini frene baslasiyla araba savruldu ve iki takla atip yolun kenarinda durabildi..

Ne kadar zaman sonra emir kendine gelmisti..Bas asagi durduklari arabadan kendini ayaginin acisina ragmen kurtarabildi..

Hemen ferihanin durdugu tarafa dogru gecti..Feriha kendinde degildi..Ferihayi cekmeye caslisirken ise arabadan

sizan benzini gördü Gözleri yerinden cikacak kadar büyümüstü..Olanca gücüyle

Emir;Ferihaaaaaaaaaaa

Rep veren ve yorum yazan arkadaslara cok tesekkür ederim

Ebru-Polat
16-04-12, 15:06
1 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16786545&postcount=767)
2 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16788040&postcount=772)
3 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16789272&postcount=775)
4 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16791114&postcount=778)
5 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16797959&postcount=783)
6 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16799764&postcount=785)

Feriha adaten bir anlik soka girmisti.Mekanin bir ucunda Emir,Unal,Koray ve Hande vardi,diye ucunda Bulent ve Levent,Feriha sadece omzundan Ardanin o sicacik elini hisetti.

Arda:Tamam Feriha sakin ol,gecemizi mahfetmiyelim
Feriha:Ikiside gelmis
Arda:Tamam canim

Feriha hemen toparlanir,Arda bir kac adim attiktan sonra herkes alkislamaya basladi,tebrik etmeye,Feriha sanki durdugu yere cakilmisti,caresizce Levente bakiyordu,oysa Ferihanin haberi yoktu son kez Leventi goruceyinden.Emir elindeki viskiyi yudum yudum icerken bir Ferihaya bi levente bakiyordu,ikiside nasil bir birinin gozlerinin icine bakiyordular.

Feriha(saskin yanlarina gider):Sen nezaman geldin?
Levent:Bu sabah
Bulent(mahcup):Sana haber vericektim ama …
Levent(lafini keser):Ben izin vermedim
Feriha:Neden geldin?Yani biz seninle vedalastik
Levent:Evet,ama haletmem gereken kucuk bir isim var
Feriha:Ne isin?
Levent:Onemli deil

Feriha birden belinden sicaklik hiseti,kafasini cevirir Ardaya bakar,Ardan agzi kulaklarindan Ferihaya bkiyordu.

Feriha:Ne cabuk sarhos oldun?
Arda:Kim?Benmi?
Feriha:Evet
Arda:Asla,(Ferihayi elinden tutar) hadi ilk dansi seninle yapalim

Feriha gulumsiyerek sim siki Ardanin elinden tutar,dasn pistine gecerler,iki arkadasin en sevdiyi sarki caliyordu,deliler gibi dans ediyordular,herkes onlara bakiyordu. Erdem Kınay ft. Demet Akalın – Rota. Feriha her guldukce Emirin icinden bir sesler kopuyordu,cok mutlu gorunuyordu,gercektenmi bu 4 yilda unutumu Emiri?

Hande:Cok guzel dans ediyor
Unal:Eee bu islerden anliyor
Koray(Emir ters ters bakar):Eee hadi bizde dasn edelim

Koray Handeyi elinden tutugu gibi dogruca Ferihayla,Ardanin yanina,kizlar deliler gibi dasn etmeye basladilar,yavas yavas herkes eslik etmeye basladi.Emir yudum yudum ickisini icerken bir taraftandan Levente bakiyordu,Levent Emire.

Ferihanin saclari her yuzune geldikce Emir buyuk bir hayranlikla onu izliyordu.Uzerindeki elbise cok guzel oturmustu Ferihanin vucuduna,hep sadelikten yanaydi Feriha,Emir Ferihanin bu yonunu cok seviyordu.

Unal:Ben kactim
Emir:Nereye?
Unal:Islerim var,nasil olsa siz burdasiniz
Emir:Tamam

Unal Korayla,Handeye eliyle “Hoscakal” dedikten sonra mekandan ayrildi.

Feriha(sandalyeye oturur):Ay yeter yoruldum
Bulent:Bukadar cabuk pes etti
Feriha:Ama tum gun topuklu ayakabinin ustundeyim
Arda:Vay ama Francada boyle soylemiyordun
Feriha:Ask olsun Arda.
Arda(Ferihayi kucaklar):Saka yaptim canim

Emir Ferihayla,Ardanin bu yakinligini gordukce cildiriyordu,her an gidipte Ardanin o bebeksi yuzunu dagita bilirdi,zor tutuyordu kendisini.Levent bunu Emirin yuzunden gordukce dahada cok iyi anliyordu nezakadar zaman,yil gecerse gecsin onlarin aski ilk gunki gibi masum.

Hande:Cok guzel dans ediyorsun
Feriha:Sagolsun Arda oyretmenim oldu
Hande:Nasil yani?
Feriha:Iste bir kac kez onunla birlikte etlenmeye ciktim ozaman oyreti,ustelik karnim burnumdayken
Hande(ikiside gulmeye baslar):Gercektenmi?
Feriha:Evet,biliyorum delilikti
Hande:Vallah pes Ardaya bunu yapti ya
Feriha:Iste kizimin Dogum Gunu cok eylenceli oldu
Hande:Nasil yani?
Feriha:Iste yeni mekan acilmisti,hep birlikte gitti.Ben,Sofi,Bulent,Arda hatta ve hatta annem,benim icin
Hande:Eee
Feriha:Esi dans ederken sancim tutu ama oyle ziplamiyordum oylesine Arda elimde tutuyordu ve sonrasi hastane
Hande:Ay desene kizini az kalsin gece kulupte dogruyordun
Feriha:Aynen

Koyu bir sohbet baslar,Hande dikatlice Ferihayi dinliyordu,Feriha buyk bir heycanla anlatiyordu.

Koray:Ne oldu kardesim?
Emir:Nekadar yakinlar
Koray:Kim?
Emir:Arda ve Feriha,cok yakinlar
Koray:Emir onlari kiskanmiyacaksin dimi?
Emir(ters ters bakar):Koray benim gorduyumu sende goruyorsun
Koray:Ama sunuda unutma onlar arkadaslar
Emir(Levente gosterir):Kaotanlada arkadasti ama bak sonu nasil oldu
Koray(Emirin elinden ickiyi alir):Sen cok fazla ictin
Emir(yeni icki alir):Karisma bana

Yilmaz evi …

Melek(Zehranin kucaginda):Annaannecim
Zehra:Soyle kizim
Melek:Benim babam nerde?
Zehra(sok olmustu Meleyin bu sorusuna):Bu nerde ciktin yavrum?
Melek:Arkadaslarimin babasi geliyor ama benim galiba yok
Zehra:Yavrum hadi uyumaya
Melek:Tamam ,ama annem gelincen benim yanindan uyusun
Zehra:Eee hadi seni onun yatagindan yatiriyim
Melek:Tamam

Zehra Melekle birlikte yukari cikar,Melek sirin pijamasini giyindikten sonra Ferihanin odasina gecerler.Zehra Meleyin en sevdiyi masali anlatmaya basladi,Melek masalin ilk kisimlarindan hemen uyudu.

Celik evi …

Ruya Atesi yatirdiktan sonra kendinsi cok sert bir kahve hazirlar,kahveyi eline alir ve bahceye cikar.Salincaga oturur,yudum yudum kahvesi icmeye basladi,bir kac yudum aldiktan sonra parmagiyla kupanin etrafindan oynama basladi.

Gecmis zaman …

Ruya Emirin uzerindekileri,kendi uzerindikleri cikardiktan sonra Emirin yanina carsafin altina girer,Emirin yuzunu oksamaya basladi,nekadar cok ozlemisti Emiri,emirin vucudunu,Emirin o geceki atesli ahlini,elinden olsa o geceye donerdi ama o geceki gibi Emir bir seyler sayikliyordu,Ruya ilk once anlamiyordu ama Emir biraz sonra daha net soylemeye basladi …

Emir:Seni Seviyorum Feriha,olene kadar sevicem.

Ruya duyduklariyla ne ugradigina sasirdi,ama o gece ayni seyi soylemisti “Feriha Seni Seviyorum”.Emir baska bedenlerde bile olurken hep Ferihayi dusundu,hep onun isminin sayikladi,hep onu sevdiyi sayikladi.

Simdiki zaman …

Hulya:Ne dusunuyorsun?
Ruya:Hic
Hulya:Onu dusunuyorsun?
Ruya(derin nefe alir):Evet anne,o geceyi ilk zek onunla birlikte olurken,o sabahi nasil onu uzerindekileri cikardigimi.Ayni evde yasadik ama hic bana yaklasmadi,kac kez denedim ama olmadi,cunku hep o vardi,o kiz.Kez kez onu ruyasindan gordu,kac kez onun ismini sayikladi.

Gecmis zaman …

Ates dogdu ilk zamanlari ayni evde yasadilar,ama ayri ayri odalarda uyudular.Bir gece Ruya su icmek icin kalkar,tam Emirin odasinin onune geciyordu,birden Emirin sesini duyu,yavasca kapiyi acar Emire bakar,bir kac adim Emire dogru atar ama Emir bir seyler sayikliyordu …

Emir:Yalvaririm affet beni

Ruya atigi o bir kac adimi,geri simdi atar,kapiyi kapatir,kapiyi yaslanir,gozunden yasl suzulerek yer duser…

Simdiki zaman …

Ruya:Simdiyse o kiz geri dondu artik ne olucak nasil olucak bilmiyorum ama tek bildiyim sey asla ve asla Emir benim olmiyacak

Dogum Gunu partisi …

Parti cok guzel devam ediyordu.Arda yerinda durmuyordu,ordaki herkesle dans ediyordu,Feriha bir kosede oturmus,yudum yudum kokteylini iciyordu.Ara sira bir Levente bir Emire bakiyordu.Gece boyunca hic yerlerinden kipirdamadilar,ikiside ayni ickiyi iciyordular,ikiside bir birine bakiyordular.

Pasta gelmisti,kocaman bir pasta.Feriha cok ozel bir surpriz yapmisti Ardaya,pastanin ustunden kucuk kucuk resimler vardi,ailesiyle,arkadaslariyla ve ikisinin resmi,Arda cok buyuk bir hayranlikla Ferihaya bakiyordu,Ferihanin yuzunden Ardanin en sevdiyi gulusu vardi.

Feriha:Iyi’ki Dogdun arkadasim,Iyi’ki Seni o gun tanidim,Iyi’ki benim hayatimdasin

Ikiside cok duygulanmistilar,Bir birine sim siki sarildilar.Biraz duygusal dakiklar gecirdikten sonra Ara,kardesi Deniz ve Feriha birlikte pastayi kestiler.Herkese alkisliyordu,Dogum gunu sarkisi caliyordu,Arda Ferihayi kucagina kaldirir.

Feriha: Delisin sen
Arda(gulmeye basladilar):Yeni bir sey soyle

Emir elindeki ickiyi bir dikiste bitirdi,yenisi alir ve nefes almak icin disari cikar.Levent Emirin ciktigi gorunce hemen arkasindan cikar,Leventle,Emirin cikisini gore Koray biraz tedirgin olur belli etmemey calisir ama orda arkalarindan gitti.

Levent(duvara yaslanir):Ne o Sarrafoglu sikildinmi?
Emir(duydugu sesle biraz kendine gelir):Galiba senden sikildin?
Levent:Hayir,ben bu partiye senin icin geldim
Emir(Levente dogru doner):Bu ne demek?
Levent:Yanlis hatirlamiyorumsa 4 yil oldu
Emir:Eee
Levent:4 yil once sen hayatinin en buyuk hatasini yaptin.
Emir(sinirlenir):Ne diyorsun sen lan?
Levent:Sen koca bir yalanmisin Sarrafolgu.Defalarca onu aldatin,defalarca kendini baska bedenlerde kaybetin (Emir sirtini donere Levente,duymak istemiyordu bunlari) ama yine ve yine onu dinlemedin.Sen Ferihanin tum umutlarini elinden aldin.Eyer sen gercekten Ferihayi sevseydi onun gozlerinin icine bakipta gercekleri gorrdun ama sen kendi gizlerinin gorduklerine inanadin.O sabah Ferihayi yurda ben buraktim,ama nerdeyidik biliyormusun?(Emir sim siki gozlerini kapatir) sahilde,ona balon aldigin yerdeyidik.

Emir duyduklarina inanamiyordu,nasil olurdu boyle bir sey?Kendi gozleriyle gormustu,nasil Leventin arabasindan indi,nasil ona ele saladi,nasil gulerek yurda girdi,bunlarin hepsini kendi gozleriyle gordu.

Levent(yutkundu):Sen ona deil,kendi soylediklerine inandin Sarrafolgu,onun yalanlari oyrendiyinde bile Feriha senden vazgecmedi,ama sen her seferinden dahada cok oldurdun Ferihayi,dahada cok yaraladin,sen kendini Ruyanin kolarina burakirken o senin icin savasiyordu,senin icin nefes alaiyordu …

Emir elinden bardagi oyle bir sikmistiki,bardak kirilmisti,cam parclari eline batmisti,elini yaralamisti ama Emir aci hasetmiyordu,yillar once burakmisti aci hesetmeye,Leventin her kelimesi sanki emirin beynine kaziniyordu,sanki tum dunya durmustu sadece Emir,Levent ve gercekler vardi …

Levent:Onun icin karaya ciktim,simdiyse onun icin denizlere geri donuyorum.Artik bir umudun varmi yokmu bilmiyorum ama sen Sarrafolgu onu hic ama hic haketmiyorsun …

Levent son sozlerini soyledikten sonra iceri gecer,son kez Ferihaya bakar,son kez onun o gulusunu gorur ve meknadan cikar.Koray bunlari duyduktan sonra kendisini hemen tuvalete atar,aynaya kendine bakar…

Emir oldugu yerde yavas yavas coker,eli kaniyordu,yavas yavas aci hisetmeye basladi,yere tamamen coktukten sonra,elinin icine bakar,F harfina …

Ne yazıldı, ne konuşuldu bu hikaye daha önce
Ne umuldu, ne bulundu, ne kaldı bak elimizde
Koca bir günah, yalan akılda kalan
Hiçbir şey yok yazık galip olan mağlup artık

Sen gittin beni kimse dinlemez oldu
Sen gittin beni kimse anlamaz oldu
Ve sen gittin hayatım çekilmez oldu
Sonuç olarak aşka verilen süre doldu
Sen gittin beni kimse dinlemez oldu
Sen gittin beni kimse anlamaz oldu
Ve sen gittin hayatım çekilmez oldu
Sonuç olarak aşka verilen süre doldu

azisim
16-04-12, 18:41
Aska uyanmak 14 bölüm= http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?p=16803079#post16803079




Aska uyanis 16 Bölüm

Emirin gözleri akan benzinde ,elleride ferihayi kurtarmaya calisyordu.Araba birden ates aldi..

Ates cevrelemisti arabayi emirin kollarida atesin hararetinden nasibini almisti..

Kollari atesin icerisindeyken bile dislerini SIKTI:yüzü kipkirmizi olmus.Alev kendi rengine boyamisti bakislarini..

Sakagindan damlayan damlalar aciyi hissetmemeye calisan belleginde sadece ferihanin alevler icerisindeki resmine klitlemisti kendini..

Ferihayi son bir gayret cekmeye calisirken feriha aralaladi kirpiklerini..

YOrgun ve endise dolu bir sesle:

Feriha;Emir birak beni..Canini kurtar.Diyebilmisti son bir gayretle..

Emir ise bir yandan alevlerle savasirken ferihaya misafir olan bakislarinda agzindan cikan cevap sert olmustu..

Emir;Canimi kurtariyorum..Canimi..demisti..

Emirin izdirabi son haddine dayandigi an cayir cayir alevlerin icerisinde bulunan kollariyla son bir kez asildi ferihanin vücuduna.

Ayni anda icinden "Varsin ölüm beraberken gelsin gülüm, ben onu askin serbeti der icerim"DEDI..

Ve son gayreti ise yaramis ferihayi cikarabilmisti arabadan, kucagina aldigi gibi narin cicegini özenle, kosmaya basladi..

üc-dört adim atmistiki arabanin patlamasiyla ayaklarinin yerden kesildigini hissetti..

Ama kucagindaki askina bir sey olmasin diye vücudunu siper etmisti.Emir hemen toparlandi ferihayi kucagina oturttu..

Feriha yine göz kapaklarini kipirdatmaya calisiyordu..

Yavasca araladi..Emirin gözlerindeki endisenin yerine feriha cok sakindi..Tatli bir gülümseme varsi hararetli dudaklarinda

Feriha;Emir duvakli göldeyim simdi ben ..Oraya gel..
Bak duvakla kucaginda bebegi karsimizda duruyor..demis ve kirpikleri nazli bir tüy gibi birbirlerini kucaklamis kapanmisti..

Emirin kalbi cirpinistaydi artik.Kalbine düsmüstü birkere suclulugun gölgesi..

Neden sakin bir yerlerde oturupta anlatmamisti herseyi..Neden haaa..
Emir ferihanin alnindan ilik ilik akan kani silmeye ugrasiyordu..

Caresizce..Ferihanin sadece gözlerini tekrar acmasini istemekten baska bir gayesi yoktu.

Biraz sonra polis arabalari ardindanda ambulans gelmisti.Emir gecirdigi sokun etkisinde getirilmisti feriha ile beraber hastahaneye..

Saatlerce tek kelime etmeden bekleme odasinda beklemisti..

Muayene odasindan disariya cikan doktoru görünce canlandi ve bir gayret yanina geldi..Endise dolu bakislarin nazarinda

Emir;Doktor bey..Ne olur bana iyi birseyler söyleyin ne olur..Feriham nasil..?

Doktor gencecikti ..Ama ciddiyeti emirin yüzüne bakamamasi..

Aslinda herseyin ne kadar vahim oldugunun habercisiydi.

Doktor;Bak kardesim daha birseyler söylemek icin cok erken yanliz ,esinizi ameliyata alacagiz..

Basindan yedigi darbe neleri getirir neleri götürür hayatinizda bilemem..
Ama üzülerek söylüyorum.Herseye hazirlikli olmaniz gerekiyor.

Aslinda girdigimiz ameliyatta sadece bir umut isigi..Belkide esiniz bir daha gözlerini hic acamayabilir..

Emir doktorun söyledikleri karsisinda dizlerinin cözüldügünü ve hafif sallandigini hissetti.

Doktora tutundu.Ayni andada doktorun aci ve endise dolu sesi yükseldi hastahanede

Doktor;Biri buraya bakabilirmi..?Agir yarali bir hasta var burada;nasil kimse müdahale etmedi bu hastaya?Sesi sertti.

Asistan doktorlardan biri gelmis..

Emirin kollarindaki cilk agir yaniklari gördügünde bu kadar dayanabildigi icin hayretler icerisinde kalmisti.

Emir haline aldirmadan dizlerinin üzerine cöktü..

O genc mert adam doktorun gözünün önünde eriyordu sanki..Basi önünde omuzlari cökmüs

Emir;Bana aldirmayin sadece onu ...onu...kurtarin doktor bey..Ben onun nefesini hissetmeden yüzümde nasil gözlerimi yumarim.Onun tatli gülüsünü görmeden kör olur gözlerim,

Dudaklarindaki rengi secemezse gözlerim siyah- beyaz olsun dünya umurumdami..?

Sadece o ..o yasasin isterse beni tanimasin ben onada raziyim ..Ama onu yasatin..

Doktorda etkilenmisti emirin halinden.Oda emirin yanina diz cöktü

Doktor;Bak kardesim..Elimizden geleni yapiyoruz zaten hic merak etme..Ama sakin büyük laflar etme..

Cünkü eger gercekten uyanirda seni tanimazsa o zaman onun acisina dayanabilirmisin saniyorsun..?

Emir bunlari söylerken gözleri buharlasmis,hüzne teslim olan isiklar siyrilip düsüvermisti doktorun parmaklarina..

Emir;Doktor..Birgün gözlerini acipta elveda desede bana ..Kire pasa bulasa kalbimi..

Hoyratca firtinalar estirse yüregimde..icimdeki bütün ezgilerin bestesi oldugunu bilmesede,inan ondan baska bir makam bilmez artik yüregim.

Doktor nemlenen gözlerini saklamaya calisarak..

Doktor;Hadi neyi bekliyorsunuz getirin su sedyeyi artik.Diye bagirdi..

Emiri hemen bir sedyeye yerlestirdiler..

Tam götürecekleri vakit;Emirin gözleri kapali oldugu halde aniden doktorun koluna yapisti ve

Emir;Ne olursa olsun..Benden izin almadan karimin hayat fonksiyonlarina bagli oldugu makinayi durdurmayacaginiza bana söz verin doktor bey..

Doktorda yanindakilerde sasirmislardi:

ilk önce doktor cevap vermek istemesede sonunda "SÖZ" cevabi cikmisti doktorun agzindan..

Emirin doktorun kolunu SIKI SIKI tutan kolu yavasca gevsedi ve düsüverdi..

Ferihayi ameliyathaneye götüren hastanenin koridoru emiride zit istikametteki acile götürüyordu..

Emir ferihanin yanindan sedye ile gecerken gözlerini araladi.

Yavas gecen sedyedeki esine saclarindan baslayip sivazlayarak dokundu en son ayaklarina dokunmustu..

Sonrada ferihaya dokunan elini dudaklarina götürmüstü.Gözünden süzülen bir damla yasla dalip gitti ..


-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Hastahanenin ilac kokan koridorlarinda yürüyordu yine yüzü inadina solgun Koluna takili olan cantasi ni düzeltiyordu ikide bir ..

Reception un önünden gecerken iki hemsire aralarinda konusuyorlardi..

Biri digerine;Yazik ya su delikanliya aciyorum..Allahin her günü hic sasirmadan 2,5 aydir her gün geliyor..Yüzü hic gülmez bu delikanlinin biliyormusun..?Yanindaki ise merakli merakli

-Peki neden Allahin her günü geliyor, neden yüzü gülmüyor..

-Sevdigi kadin;Asagi-yukari 2,5 aydir komada..Hergün onu ziyarete gelir..Ona güzel kir cicekleri getirir.Diger hemsire sasirmisti.Dudak bükmüs

-Komadaki insan ne anlasin cicekten..

-Sade cicekte getirmez.Bir defasinda sahit olmustum..
Odaya girince sevdiginin alnina bir buse kondurur sonrada dudaklarina..Onunla konusmaya baslar sanki karsisindaki kisi onu dinliyormus gibi..

-Eeee sonra..

-Sonra... sonra sabunlu su yapip narince yüzünden baslayarak bütün vücudunu siler ..Ayaklarina,kollarina jimnastik yaptirir..

Ama bunlari yaparken devamli gülümseyerek ailesinden birseyler anlatir..

-Ya bu cocuk delimi..?Insan duymadigini bile bile niye anlatirki..?

-Aslinda öylede denebilir..Ask cok akillarin pek yasamadigi birseydir herhalde ..Mantiklarina güvenenlerin mesela..

Yani anlayacagin deli gibi karisina asik bu genc..

Sonrada kitap okur ona ..Ilk önceleri cok yadirgamistik hastahanece ama simdi neredeyse bizden biri gibi oldu alistik.

-Yazik ya.. bak simdi bende acidim..

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Emir hastahaneden ayrilmadan ferihanin doktoru yanina cagirmisti emiri..yer göstermis oturtmustu..

Emirin icerisinde buruk bir heyecan vardi..

Doktor taner;Emir bak seninle kardes gibi olduk ..Allahin her günü burdasin..

Sana bu haberi vermek icin 15 gün sabrettim ..Ama olmuyor emir..Sana artik söylemeliyim bunu..

Rep veren yorum yapan tün arkadaslara cok tesekkür ederim:)Keyifli okumalar..

ambra
17-04-12, 01:08
XXXV
Demek beni dinlendirdiği gibi sizi de dinlendiyor EMir Bey !

Emir Mert’e şaşkınlıkla bakar başını çevirir

Mert ,Emir’in yanına oturur.Emir elindeki içkiden bir yudum alır.

EMir : Niye buradasın

Mert: Feriha için

EMir ‘sen baya havaya girmişsin aldığın ders yetmedi galiba ’

Mert gülümser buraya gelirken bunları göze aldım

EMir : Mert’e bakar ‘ sen gerçekten sorunlusun’

Mert ‘ evet arızalarım var, tıpkı senin gibi, belki iki arızalı sakince konuşabilirsek bir sonuca varabiliriz

Emir : ellerini iki yana açar sesi sinirlidir. ‘seninle konuşacak anlaşacak bir şeyim yok
benim’ ha ama yetmedi diyorsan seve seve o dersi veririm sana tekrar

Mert seslice gülümser konuşurken sesi çok sakindir‘ iyi kuruyorsun kafanda biliyor musun

EMir Mert’e bakar ‘ saçmalık çekecek halim yok git buradan yalnız kalmak istiyorum’

Mert alaycı bir ifade ile gülümser ‘ ne sanıyorsun ?

Emir : bir şey sandığım yok ortada değil mi her şey

Mert gözlerini açar ‘ ortada demek her şey ‘ ‘ Feriha ‘nın ,seni hergün görebilmesi için seninle ortak oluyorum ne için sanıyorsun ? FEirha’nın intikam alması için mi ? Mert kafasını sallar .. peki öyle olsun ,bu arada senin bir kızınız olduğunu öğrenme riskin var , hakkında yaptığım araştırmalardan tanıyorum seni bunu öğrenirsen onların peşini asla bırakmazsın ..üstelik adımın Mert olduğu kadar eminim Feriha sana aşık hemde ilk günkü kadar ..Bunlara rağmen seninle ortak oluyorum ve Feriha’yı senin yanına getiriyorum .şimdi bu yaptıklarım yüzünden Feriha’ya aşık oluyorum ben ha ?
Kusura bakma adamım sen aşkı nasıl yaşarsın bilmem ama ben aşık olduğum kadını bırak kaybedeceğimi bildiğim bir yere göndermeyi, öyle bir ihtimalin olduğu bir yere bile göndermem..senden iyi senaryo yazarı olur

EMir ‘ne diyorsun sen

Mert EMir’e bakar sessizce devam eder ‘ biz seninle yaklaşık 8 ay önce tanıştık ,ama sen o kadar sarhoştun ki hatırlamıyorsun bile’ Fransa’dan İstanbul’a döndüğüm zamanlarda idi ,arkadaşlar ile dışarı çıkmıştık, HillS’e geldik ,İlker ‘i eskiden tanırım senin yanında idi ,merhabalaştık sonra seninle tanıştık , dünya küçüktü işte seni ismen biliyordum uzun zamandır hakkında konuşulan bir adamdın ailemiz içersinde ama yakından ilk kez görmüştüm seni, havalı havalı takılıyordun , bir iki kız geldi gitti yanına ,biri ile dans ettin birinin de telefonunu mu aldın yanlış söylemeyim ama baya iyi içiyordun, ,sonra tesadüf işte FEriha aradı seninle otururken ,onun ismini söyledim

EMir duraksar ,o geceyi hatırlamaya çalışır

Mert sakince konuşmaya devam eder ‘ sanırım Feriha dediğimi duydun ,masaya döndüğümde seni gördüm o umursamaz halin gitmişti ,başka bir dünyada idin sanki, bir ara eğildin ‘

EMir ‘ Feriha’yı nereden tanıyorsun ‘ dedim sana

Mert ‘ vay canına hatırladın ,o kadar içmeye iyi hafıza , sana ne dediğimi senin dediklerini hatırlıyor musun sonra ?

EMir kafasını hayır anlamında sallar

Mert : Benim tanıdığım Feriha’yı tanıdığını sanmıyorum dedim sana sonra sen olsun sen yine de bana FEriha ismini söyle ..artık çevremde hiç kimse o ismi söylemiyor bana .onunla ilgili kimse ile konuşamıyorum .dedin ..benden hep Feriha ‘dan bahsetmemi istedin..ondan bahsedildiğinde içimdeki acı hafifliyor..sanki o burada oluyormuş gibi geliyor bana ..dedin.

EMir duraksar Mert’e bakar .Mert elini EMir’in omzuna koyar

‘ o an gözlerinde senden bahsettiğinde FEriha’nın gözlerinde gördüklerimi gördüm ,Belis’i düşündüm seni biliyordu ama görmemişti, ertesi gün abimi aradım ,olanları anlattım ,o gece yani seninle konuştuğumuz gece Belis Feriha’ya artık babam niye artık gelmiyor ben onu istiyorum demiş.ağlamış zor susturmuşlar ..Feriha’yı da tabi zor bir gece olmuş onlar için

EMir yutkunur ‘ tüm bunları planladınız mı?

Mert : plan demeyelim, inatçı bir keçinin inadını başka türlü kıramazdık diyelim.Feriha’nın seni bir kez görmesinin yeterli olacağını biliyordum,bundan kaçıyordu seni hatırlatacak her şeyden kaçıyordu, Nice’deki restorana annen ve kardeşinin geleceğini rezervasyon listesinde gördüğünde o gün restoranda olmamak için neler yaptı anlatamam sana ,sonra Londra’daki restoran açılışında babanın geleceğini öğrendiğinde restoran onun eseri olmasına rağmen o açılışa katılmadı ,Londra’da baban ve abim tanıştı sonra işte biliyorsun , ortak olduk.

EMir Mert’e baktı ,elindeki içki şişesini ona doğru uzattı .Mert şişeyi aldı içkiden bir yudum adlı.Konuşmaya devam etti.

Bak, Feriha bizim için çok önemli, çok değerli , biz onu çok farklı bir yere koyduk.Benim bir ablam vardı ,ortancamız 5 yaş büyüktü benden ..İstanbul’lu bir aile değiliz Adanalıyız ,esas işimiz pamuktu taki.. ablam ölene kadar.Ben o zaman İsviçre’de yatılı okuyordum ,daha doğrusu eğleniyordum .Abim master için Belçika’da idi.Ablam Adana’da babam ve annemle idi.Tutucu demeyim ama kızının hep dizinin dibinde olmasını isteyen bir babam vardı.Abim ve ben her şeyi yapabilirdik ama ablamın sınırları olmak zorunda idi.Ama çok inatçı idi ablam okuyacağım dedi ODTÜ’yü kazandı ama babam gidemezsin okuyorsan Adana’da oku deyince üniversiteyi Adana ‘da okudu.Orada biri ile tanışmış,aşık olmuş

Mert konuşurken sesi hüzünlü bir hal aldı.Bir ara gözleri doldu..kendini toparladı konuşmaya devam etti.

Babam olmaz dedi ,çocuk ailemize layık değilmiş, ablama başka birini düşünüyormuş,annem araya girmek istemiş ama babam dinlememiş.Olaylar baya büyümüş o sıra abim ve ben yurt dışında idik ,yansıtmadılar bize ,sonra bir gün..

Mert duraksar elindeki içki şişesinden büyük bir yudum alır.konuşur sesi çatallaşmıştır

Annem evde yokmuş,ablam babamla konuşmak istemiş ,tartışma olmuş sanırım babam ablama vurmuş, ..aslında böyle bir adam değildi babam yani sert bir adamdı ama hiçbirimize vurmamıştır daha önce ..ablam evden çıkıp arabasına binmiş, şehir merkezine giderken..trafik kazası işte.

EMir yutkunur.Elini Mert’in omzuna koyar’ çok üzüldüm başınız sağolsun’

Mert : saol ..apar topar geldik ,olanları duyduğumuzda şok geçirdik tabi.abim babamla kavga etti, tabi bende,annemizi alıp Fransa’ya gittik.Abim orada bir iş kurma hazırlığında idi çünkü ,2 ay sonra babamın vefat haberi geldi,kalp krizi geçirmiş. Adana ile tüm bağlarımızda kopmuştu artık .Bu olaydan çok değil 1 yıl sonra Feriha hayatımıza girdi.Adını duyunca şaşırmıştık abimle ,ablamın adı da Ferah’tı çünkü .Önceleri Sophie’nin kontenjanından bir kız işte dedim sonra o geldikten 2 ay sonra falan benim hayatım alt üst oldu bazı özel durumlar nedeni ile kötü bir dönem geçirdim.Geldiğimde Belis doğmuştu.Biz kör topal yaralarımızı sarmaya çalıştık elimizden geldiğince..

EMir başını sallar ‘ben bilemezdim yani

Mert: bilemezdin tabi, nereden bileceksin ,emin ol senin yerinde ben olsam bende aynılarını yapardım .

mert Emir'e bakar

Mert : çok şanslı bir adamsın,seni gerçekten seven bir kadın var, güvenle arkanı dönebileceğin,yeri geldiğinde yaslanabileceğin..

EMir : Biliyorum..Belis nasıl oldu

Mert gülümser : o cadı mı ? gayet iyi merak etme ,düşmeye bozulmuş canı acımış dizlerinde biraz bir şey vardı ama ayakkabısının kurdelesi düştüğü için daha çok üzüldüğünü söyledi.Sonra seni sordu

EMir gülümser …Beni mi sordu

Mert : evet ,seni sordu.

EMir :ben onun yanında değildim, ilk yürümesi ,ilk dişi,konuşması açığı kapatmaya çalışıyorum ama yani alışmış olduğu şeyler var

Mert: ben gibi

Emir sessiz kalır

Mert: Ben onun en yakın arkadaşıyım sense babası hayran olduğu adamsın.

Emir: onu öyle görünce ne yapacağımı bilemedim.bir yanda Ünal – bir yanda Belis

Mert: Sanırım bugün korkmuş sen sesini yükseltince ,birde alışık değil daha önce arkadaşı da pek olmadığı için kıskançlık kavga bilmiyor pek

EMir: beni sordu demek

Mert: sordu.. Belis’de bir sorun yok ama Feriha kötü

EMir duraksar.

Mert: evden çıktığımda hala ağlıyordu ayrı geçen zaman için kendini suçluyor..

Mert elindeki içki şişesini EMir’e uzatır .EMir içkiden bir yudum alır

Mert göz ucu ile EMir’e bakar ‘ ne zaman evleniyorsunuz’

EMir duraksar

Mert: evlenme teklifi ettiğini biliyorum

EMir : nereden

Mert : sence

EMir :zamanı var dedi

Mert : sende olur mu dedin?

EMir: inatçıdır ,bilmiyor musun?

Mert: ben seni de inatçı diye biliyorum.

Emir gülümser ,içki şişesini Mert’e uzatır.Mert eline alır ve bir yudum içer.saatine bakar

‘ bence gidip Feriha’ya bakmalısın’

EMir : kızgınım ona

Mert : kızgınlığını da sevincini de onunla paylaşmalısın bence ..

Mert elini Emir’in omzuna koyar ,oturduğu yerden kalkar

Hadi..

Yarım saat sonra

EMir Feriha’nın evinin önündedir.Kapıya yürür.Eli kapıya gider tam vuracakken vazgeçer arkasını dönüp gidecekken kapı açılır

EMir Bey?

EMir döner ‘ışıkları kapalı görünce uyudunuz sandım^’

Merve ‘ yok Belis uyudu ,Feriha Hanımda odasında ‘

EMir içeri girer.Merve odasına gider.EMir yukarı bakar.Sessizce yukarı Feriha’nın odasına çıkar.Kapıyı açar.Feriha elinde bugün ona yüzükle yolladığı not uykuya dalmıştır.Hafifçe yüzüne doğru eğilir yanaklarında hala göz yaşı vardır.Emir yatağa Feriha’nın yanına uzanır.Feriha’yı uyandırmadan kolları arasına almaya çalışır

FEriha uyanır’ hii Emir!!!

Emir : şişştt evet benim

FEriha EMir’e sıkıca sarılır.EMir gülümser

Feriha : özür dilerim ,EMir özür dilerim.Feriha ağlamaktadır.

Emir :şişt tamam ,geçti ,düşünme artık ,bak ben buradayım,sen buradasın

Feriha burnunu çeker

EMir Feriha’yı alnından öper.Yatağın yanında duran komidinin üzerinde bugün göndermiş olduğu yüzüğü görür.Uzanıp alır.Hafifçe doğrulur.Feriha’nın elini tutar yüzüğü parmağına takarken

‘ ben bir kadını sevdim ve o kadın gözleri benim evim oldu , ben artık seninle anlam bulacak sıcacık bir yuva istiyorum. Geriye dönüp baktığımızda; sadece anlar, anılar olmasın anlatacak. Paylaştığımız yaşam, birlikte yaşanmışlık, beraber yaşlanmaya adanmışlık olsun. Bir ömre sığacak tüm anlar için benimle evlenir misin?

Feriha ağlamaktadır.Emir’in boynuna atlar ona sıkıca sarılır.Emir Feriha’nın sıkıca sarılmasına aynı şekilde karşılık verir.Kulağına’ cevabını duyamadım’der

FEriha EMir’in gözlerine bakar ‘ evet! seni ruhuma, aklıma, bedenime üç olmazsa olmazla istiyorum’

Emir Feriha’nın cevabı ile dudaklarını sevdiği kadının dudaklarına bastırır ve anında karşılığını alır.Öpüşmeleri dört yıl önce Emir’in Feriha’yı ilk kez öptüğü gibi yumuşak ve sıcaktır. Emir dudaklarını ayırmadan Feriha’nın üzerine uzanır.FEriha’nın elleri EMir’in önce başında ve yüzünde dolanmış daha sonra gömleğinin düğmelerine gitmiştir.Emir’in yardımı ile gömleğini çıkartır.Emir ‘in öpücükleri Feriha^nın boynuna doğru kaymıştır.Feriha’nın elleri EMir’in sırtındadır. Her ikisinin de tek düşündüğü birbirlerinden aldıkları tamamlanma duygusudur.İkisi de özlemle birbilerine sarılıp birbilerinin vucutlarını keşfe çıkar. İki aşık sabahın ilk ışıklarına kadar tutku ile birbirlerinin olurlar.


Güneşin tüm ihtişamı ile parladığı Pazar sabahında Feriha bir an gözlerini açar ,EMir uyuyordur.Yüzünü okşarken Emir’in dün gece parmağına taktığı yüzüğü bakar.Üzerine hafif bir öpücük kondurur.EMir’in saçlarını okşar

‘biliyorum sevgilim sana daha öncede taktığın yüzüğü çıkarmayacağıma dair tutamadığım bir söz vermiştim.Ama şimdi her şey farklı ben farklıyım sen farklısın.Bu yüzük ölene kadar bu parmaktan çıkmayacak .’

EMir hafifçe gözlerini aralar.Feriha’yı görünce gülümser’Feriha’yı kendine çekip alnından öper.FERiha EMir’e doğru sokulur.Boynunun altına girer ve onu göğsünden öper

EMir : fazla beklemek istemiyorum artık ,annenlere haber vermeliyiz gelmeliler istersen gidip beraber haber verelim

Feriha : Ondan önce Belis var delirecek

Emir Feriha’ya daha da sıkı sarılır’ hemen yeni bir çocuk istiyorum’

Feriha : EMir peki ya Ünal?

Emir Feriha’nın başından öper : konuşucam


Levent /Ünal’ın evi

Ünal karşısında duran kadın ve adama bakmaktadır.Alaycı bir ifade ile onlara gülümser
‘sizler içinde benim içinde güzel bir anlaşma oldu.Size haber verene kadar Mehmet kalacağınız yere sizi götürecek tekrar ediyorum benden haber alana kadar kimse ile görüşmek yok’


Aynı anda , uzun zamandır İstanbul’dan uzakta olan eski bir tanıdık Atatürk Havalimanının Dış Hatlar kapısından çıkış yapmıştır.Güneş gözlüklerini çıkarır.Bir müddet durur,hafifçe gülümser derin bir nefes alır
‘Ben geldim bakalım neler değişmiş neler aynı kalmış’ der .Kendisini bekleyen arabaya biner

cadx
17-04-12, 11:25
Evet bende 57. bölüm icin birseyler karaladim.. Umarim begenirsiniz.. Sanirim biraz kisa oldu ama neyse..

57. Bölüm

En sonunda pes edip kapiyi acti, gitmesini izlemek aci vereckti, gözlerini kapatti, sikica sikti. Birdaha sanki hic acmak istemezcesine. Onun gitmesini beklerken aci cekiyordu. Onun kokusunu son kez icine cekmek icin nefes aldiginda dudaklarinda hisseti Ferihayi. Karsilik verip kapiyi kapatmasi cok uzun sürmedi. Ikiside günlerin özlemi icinde öpüsüyordu. ( 44. Bölüm ). Nefes nefese kaldiklarinda alinlarini, birbirlerinin alinlarina dayadilar..

Emir: Özür dilerim… Cok özür dilerim
Feriha: Emir! Lütfen artik birbirimizden özür dileyecek seyler yapmayalim. Artik yoruldum. Gücüm yok.
Emir: Asla. Birdaha asla seni üzmicem. Söz veriyorum.

Asiklarin dudaklari yine bulusur. Bu sefer ask dolu öpüsüyorlardi. O halde yatak odasinin yolunu bulmalari cok fazla zamanlarini almamisti. Yatak odasina geldiklerinde coktan ikiside ic camasirlariyla kalmislardi.

Emir: Seni cok özledim.

Coktan yataktalardi ikiside. Iki asik sanki ilk günki gibi vucutlarinda kesfe cikiyorlardi. Ikiside birbirlerinin her yerini tekrar hafizalarina kaziyorlardi. Saatlerce birbirlerinin olduktan sonra ikiside yorgun düsmüstü. Emir kendini Ferihanin yanina birakirken, Ferihayida iyice kendine cekti.

Feriha: En cok bunu özledim iste.
Emir: Yaa.. en cok bunu sevdigini söyleseydin, hic yataktan cikmazdik karicim..
Feriha: Sapiksin sen yaa.. En cok bunu özledim derken, beni böyle gögüsüne yatirmandan bahsetmistim..
Emir: Biliyorum. Cünkü bende en cok gögüsümde yatarken seviyorum seni.
Feriha: Yaa demek öyle.
Emir: Evet öyle. Cünkü sen gögüsümde uyunken, kokunu icime cekiyorum, beni hayata baglayan senin kokun cünkü. O olmadan yasayamam.
Feriha: Seni seviyorum.
Emir: Seni herseyden, herkesten cok seviyorum.
Feriha: Emir.. Evi toplmamiz lazim..
Emir: Off..
Feriha: Oflama..
Emir: Dagit, Dagit sonra bana toplat.
Feriha : Kitlemeseydin. Sende ozaman beni.
Emir : Hadi kalk, haklisin, evin hali berabat.
Feriha : Özür dilerim.
Emir : Kabul edilmedi..
Feriha : Nee ??
Emir : Edilmedi.
Feriha : Emir ! Sakami simdi bu ?
Emir : Yoo… Sen bütün evi dagit, kir dök... hatta yak. Kuru kuru özür dile.. ImIm. Kabul edilmedi..
Feriha : Öylemi ? Ne istersiniz bey efendi ? Ece gibi bir yerlerime isminimi kaziyim ?
Emir : Hayir… Aksama söylerim..
Feriha : Emirr…
Emir : Aksamaaa… Sen evi topla ben disardan temizlik malzemesi felan alip geliyorum.

Beraber evi toplayip bir güzel temizledikten sonra beraber alisverise cikarlar. Eve yiyecek, perde ve kendilerine telefon alirlar…

Ebru-Polat
17-04-12, 20:05
1 hafta sonra …

Feriha(elinden Meleyin cantasi):Askim ne oluyor?
Melek(basini one eyer):Hic bir sey
Feriha(Meleyin kucagina alir):Askim soyle ne oldu?
Melek(gozlerinin kaldirir Ferihaya bakar):Ben oraya gitmek istemiyorum
Feriha(sasirir):Melek bu nerde ciktin,hani seviyordun orayi?
Melek:Artik sevmiyorum,sevmiyecem
Feriha:Canim anlar bakalim ne oldu?
Melek(ilk once anlatmak istemez ama sonra anlatmaya baslar):Orda bir cocuk beni uzuyor
Feriha:Nasil yani?
Melek:Oyuncuklarimi elimden aliyor
Feriha(guler):Eee hani sen oyuncaklarini paylasicaktin?
Melek: Paylasiyorum ama o zorla aliyor
Feriha:Tamam ozaman soyle yapalim,bugu krese gidelim bende oyretmeninle konusurum oda arkadasinin annesiyle.tamami?
Melek:Tamam

Feriha Meleyi hazirladiktan sonra evden cikarlar.Yolda bol bol konustular anne kiza,Melek hemen neselenir,cocukluk daha kolay sevindirmek,bir seyler unuturmaya ma abuyukle deil.

Melek arbadan iner inmez,hemen kosarak arkadasi Su’yun yanina kosar,hemen kucaklasirlar,el ele tutusarak krese girerler,ikiside ayni andan donduler annelerine el saladiktan sonra krese girdiler.

Feriha:Ayse hanim bir sorun var
Ayse:Buyrun
Feriha:Meleyi bir arkadasi uzuyor,yani daha dogrusu oyunckalari elinden aliyor ve Melek cok uzuluyor
Ayse:Sasirdim,neden bana soylemedi Melek?
Feriha:Melek biraz kapali bir cocuk hemen oyle herseyi paylasmaz
Ayse:Merak etmeyin bugun oyrenirim ne oldu
Feriha:Bir ricam daha o arkadasinin ailesiylede konusaniz cok iyi olur
Ayse:Merak etmeyin Feriha hanim konusuruz
Feriha:Cok sagolsun,Melek bugun krese gelmek istemedi onun icin lutfen sorun olmasin
Ayse:Siz hic merak etmeyin bugun konusacam
Feriha:Tamam,eyer bir sey olursa telefonumu biliyorsunuz
Ayse:Merak etmeyin

Feriha Meleyi krese buraktiktan sonra arbasina biner ve ordan uzaklasir,Feriha ordan uzaklastiktan sonra hemen arkasindan Ruya gelir Atesle birlikte.Evet Ates ve Melek ayni kresteler,cok buyuk bir tesaduf.Iki kadin bu tesadufleri bilseler ne yaparlar hic bilinmiyor…

Duygu:Gunaydin Feriha hanim
Feriha:Gunaydin
Duygu:Arda bey bugun oylenden sonra gelicek
Feriha:Tamam,Emir bey odasindami
Duygu:Evet fendim,oda sizi gormek istiyordu
Feriha:Benimi?
Duygu:Evet
Feriha(canatalari Duyguya uzatir):Odama koy benden Emir beye bakayim bakalim
Duygu:Tamam efendim

Feriha Emirin odasina dogru yurudu,kapinin onune geldiyinden ceketini duzeltir ve iceri girer.

Feriha:Beni istemesin
Emir(Feriha donup bakar):Evet,konusmamiz gerek
Feriha(Emirin elini gorur):Ne konusmak istiyorsun?
Emir(yutkundu):Bana oyle bakma
Feriha: Dalgami geciyorun benimle?Ne konusmak istiyorsun?
Emir:Bugun oylen yemeyi yiyelimi?
Feriha:Bana bak benim seninle hic bir isim olmaz,onun icin is disindan beni rahtsiz etme,bu sana son uyarim(Feriha tam odadan cikacakt)
Emir:Feriha lutfen

Feriha Emiri dinlemden odadan cikar,Emir her iki elini sikar,bir elini dogru duzgun sikmadi cunk dikisleri vardi,Emir biraz sakinestikten sonra derin bir nefes alir.

Saat yavas yavas 12 geliyordu.Kucuk bir toplanti yaptiktan sonra mekana bakmak icin asagi inerler,tam ustalarla konusmaya basliyacaklar,Ferihayla Emirin telefonu ayni andan caldi.

Feriha-Emir:Evet
Ayse:Feriha hanim hemen buraya gelmeniz gerek
Ebru:Emir bey krese gelseniz cok iyi olucak
Feriha:Ayse hanim ne oldu?
Ayse:Hemen gelseniz cok iyi olucak
Emir:Ebru hanim annesinin aradinizmi
Ebru:Eve tama ulasamadik
Emir-Feriha:Hemen geliyorum

Ikiside telefonlari kapatiktan sonra Unala,Korayin yanian donerler.

Feriha-Emir:Benim cikamam gerek
Koray:Ne oluyor?
Feriha(elleri titriyordu):Koray benimle gelirmisin
Koray:Tabiki
Unal:Emir ne oldu?
Emir:Baba sonra

Apar topar ciktilar,ikiside habersiz ayni yone gidiyordular.Feriha yolda Ardayi aradi,Arda hemen yola cikar,kresin onune ilk Feriha,Koray geldi.Koray kresi gorunce sok olur,burasi Atesin kresi,Feriha hemen arabadan iner inmez kosarak krese girer,Koray tam girecekti Emiri gordu,arkasindan Arda.Ucude soktayidi,hemen iceri gectiler.

Feriha(Meleyin gozleri kip kirmizi olmustu aglamaktan,hemen yanina gider,Meleyin basindan doktor vardi):Meleyim(cocuklar,oyretmenler bakar)Ayse hanim ne oldu
Deniz(Su’yun annesi):Feriha hanim sakin olun lutfen Melek cok korkuyor
Feriha(Melek hale agliyordu):Ya ne demek sakin olun?
Emir(Ates kosarak Emirin kucagina gider):Oglum

Feriha Emirin sesini duyunca hemen donup Emire bakar,ikiside bir birine saskin saskin bakiyordu,ikiside soru bakislariyla bir birine bakiyordu.

Ayse:Cok ozur dilerim boyle bir tatsizlik oldugu icin
Feriha(doktor Meleyin hale basindan):Tek bir sey sorucam burda ne oldu?
Ebru:Feriha hanim Melek ve Su oyuncaklariyla oynuyordular,Ates gelip oyuncuklari aldi ve kavga basladi
Arda(Meleyin yanina gider):Askim
Feriha:Siz ne soylediyiniz farkindamisin?

Emir koltukta yatan o kucuk kiza bakiyordu,nasil aci cekiyordu.Gozleri kip kirmizi olmustu,burnunu cekiyordu,annesini istiyordu,Emir o minik kiza baktikca ici parcalaniyordu.

Melek agliyordu,cani cok aciyordu,cok korkmustu,ama karsisindaki duram adama bakiyordu.Gozleri tipki onun gozlerini benziyordu,evet daha cocuk analmiyordu ama Emirin gozlerinden Melek sanki kaybolmustu,sanki yillardan kalbindan bir seyler eksikti ve bu adamin bakislari,gozlerini o eksiyi tamamliyordu…

Doktor:Lutfen sakin olun,cocuklari korkutuyorsunuz
Feriha:Hemen cikis islerimi hazirlayin hemen
Doktor:Feriha hanim hastaneye gitmemiz gerek
Feriha(doktora donup bakar):Bu ne demek?
Doktor:Kolunda sorun var.

Meleyi hemen hastaneye kaldirirlar.Melek yol boyunca cok agladi,Ferihanin kalbi parcalaniyordu,nasil olurdu bu,nasil?Ayne krestyeler,Feriha bunu nasil arastirmadi.Meleyi hemen ACIL’e alirlar,herkes koridorda kaldi.

Arda:Ferih tamam canim
Feriha:Ya ona bir sey olsa?
Arda:Feriha o senin kizin bu asla unutma
Zehra(kosarak yanlarina gelir):Kizim
Feriha(Annesine sim siki sarilir):Anne
Ruya( hizli adimlarla yanina gelir):Ates

O andan sanki Ferihanin beyni durmustu,annesinden ayrildi hemen Ruyanin ve Emirin ustune yurudu.

Feriha: Defolun burda,defolun dedim
Arda(Feriha tutar):Feriha tamam
Ruya:Ne diyorsun sen?
Feriha:Senin bu oglum kizim ne hale getirdi
Ruya:Kizin?
Feriha:Allahim ya delirecem birde sorun soruyor bana
Koray:Kardesim hadi cikalim

Emir istemiyordu cikmaya.O minik kizi cok merak ediyordu,onun durumu oyrenmeden asla ayrilmiyacakti hastaneden,Korayin yardimiyla Atesi ve Ruyayi eve yolladi ama Emir hastaneden kaldi.

Doktor:Feriha hanim minik prenses sizi istiyor

Herkes hemen ayaklanir,Feriha iceri girer o sirada kapiyi cok acilmisti Emir Meleyi gormustu,ama sirti donuktu,sirtindaki o gamzeleri (dogum lekesi olucakti ama sonra vazgectim,gamzeleri hatirladim) gordu ama bir saniyelik cunku Meleyin uzerini ortuyordular.Bu gamzelerden ayni Emirde’de var,nasil olur bu.Emir bunu dusunurken birden omzunda sicaklik hisetti.

Koray:Kardesim hadi sen gitti artik
Emir:Koray gidemem,o minik kiz
Koray:Seni ariyicam soz,hem Ates’te cok korktu
Emir:Tamam

Meleyin normal odaya aldiktan sonra,doktorun odasina gecerler.Feriha,Arda koltukta,Koray sandalyede oturmustu.

Doktor:Merak etmeyin citti hic bir seyi yok,sadece kolu incindi duserken
Feriha: Peki simdi ne olucak?
Doktor:Bir kac hafta kolunu pek kulanmasin,onun disindan hersey cok iyi
Arda:Eminmisiniz doktor bey?
Doktor:Evet

Doktorlar konustuktan sonra Meleyin odasina giderler.Melek coktan uyanmis hemsireyle,anneannesiyle sohbet ediyordu.

Feriha(Meleyin yanina oturur):Askim nasilsin?
Melek(gulumsiyerek):Iyiiyim,ama su kolumdaki sey beni rahatsiz ediyor
Arda(Meleyin diyer elini tutar):Askim hatirliyormusun kolumu kirmistim?
Melek:Evet
Arda(Meleyin kolunu oksar):Iste boyle bir sey takmistilar,bir kac gun bununla gezdim cabuk iylesin diye iste simdi senden bir kac gun geziceksin
Melek(odadaki herkese tek tek bakar):Tama mama bir sartla
Koray(guler):Vay sart
Feriha:Evet biz ara sira boyleyiz
Arda:Tamam,kabul
Melek:1 hafta ne istesem o yapilacak
Arda(Meleyin elinden oper):Tamam askim

Melek Ardayla konusuyordu,Feriha Korayla birlikte odadan cikar.

Feriha:Ates nasil?
Koray:Cok korkmus,yeni yeni sakinesti,simdi Emirde
Feriha:Biliyorum cocuklar,olur boyle seyler ama iste soylersin
Koray:Sen merak etme
Feriha:Neyse ben Meleyin yanina …
Koray:Hadi,Hillste gorusuruz.

Koray hemen hastaenden ayrilir,yolda Emiri aradi.Emir Atesi yatagina yatirdiktan sonra telefonunun acar.

Emir:Soyle kardesim
Koray:Merak etme,Melek cok iyi.Yarin taburcu olucak,bir kac hafta kolunu zorlamamasi gerek
Emir:Eminmisin?
Koray:Evet
Emir:Sagol kardesim
Koray:Ates ne yapiyor?
Emir:Zor uyudu,Meleyi,Su’yu gormek istiyor
Koray:Kardesim istersen bunu aklindan bile gecirme,cunku Feriha cok kizgin evet Atesi cok uzuldu ama en iyiyisi simdkili biraz uzak durmak
Emir(derin nefes alir):Tamam

Emir telefonu kapatiktan sonra,telefonu kanepenin ustune atar.Kendisini viski alir ve balkona cikar.Her gozlerini kapatikca Meletin belindeki o gamzeler aklina geliyor,bu nasil olur.sonra Leventin soyledikleri aklina gelir…

Var sayalimki boyle bir sahne oldu … :img-hyste

Gecmis zaman …

Feriha(Emirin belini oksuyordu): Bu gamzeleri cok seviyorum(Emir Ferihanin boynunu opuyordu)
Emir: Baska neyimi seviyorsun?
Feriha:San ait olan herseyi

Simdiki zaman …

cadx
17-04-12, 20:09
Iki asik eve geldiklerinde cok yorulmuslardi. Bir sürü sey almislardi. Emir ne kadar cok sey almak istediyse, Feriha o kadar az almak istedi her gittikleri yerde. Ufak ufak atismalarla alisverisi bitirip eve geldiler.

Feriha :Of! Emir, of! Senle bir daha alisverise cikarsam…
Emir: sst.. Kocaya of’lanmaz güzelim. Bilmiyormusun?
Feriha: Bal gibide oflanir, Emir bey!
Emir: O zaman cezasi da cekilir Feriha hanim!

Emir Ferihayi evin icinde kovalamaya baslar. Feriha banyoya girip kapiyi kapatmisti. Unutuklari birsey vardi. Emirin kapiyi kirdigi. Emirin kapiya yaslanmasi ile iceriye düsmesi bir olmustu.

Feriha: Emir! Hahaha
Emir: Ahh! Gülme! Feriha gülme dedim!
Feriha: hahaha..
Feriha salona gecip koltuga oturmus hala gülüyordur..
Emir: Yaa suna bak. Kim icin kirildi bu kapi acaba? Gülme dedim.
Feriha: Tamam, Tamam.. Hadi okula gec kalicaz..
Emir: Tamam, ama önce yurda ugramamiz lazim, cünkü arabam orda.
Feriha: Iyi olur. Bende Aynur vedalasip, Esyalarimi toplarim. Sende fanlarina vakit gecirirsin beni beklerken.
Emir: Fan ha!
Feriha: Evet. Hepsi bana öldüreceklermis gibi bakiyorlar.
Emir: Ben seni korurum.
Feriha: Sen önce kendini koru.. (Nerden hatirliyorum ben bu replikleri acaba.. :icon_whis:icon_whisAhahah)

Yurdun önü.

Feriha: Sen bekle ben hemen geliyorum.
Emir: Tamam canim. Cabuk gel.
Feriha Emirin dudaklarina ufak bir öpücük birakip, yurta girer.

Kiz1: Bravo valla emir sarrafogluna, Ferihayi nasil idare ediyorsa.
Kiz2: Haklisin valla iyi dayaniyor o bozuk surata.
Kiz1: Evet. Hayir bakimli felan olsa neyse dicemde, neyse. Saclar yagli, yüzde makyaj yok. Iyi elinde tutuyor valla emir sarrafoglunu.
Kiz2: Büyü yapmistir belki. Vardir onlarda öyle seyler kesin..
(:img-hyste:img-hyste:img-hyste)




O sirada Feriha icerde aynurla vedalasiyordur.
Aynur: Seni cok merak eyledim. Öyle kacirdilar deyince. Benim aklima sey geldi.
Feriha: Evet. Bir an bende delirmis bu dedim.
Aynur: Ee ne yapacaksan simdi?
Feriha : Baristik. Eve dönücem.
Aynur : Senin icin cok sevinmisem ama üzülmüsemde. Üzülmüsem cünkü senden ayrilicam.
Feriha: Merak etme her gün konusuruz söz. Neyse benim cikmam lazim. Emir bekliyor.

Feriha Aynurun yanindan ayrilip Emirin yanina gelip, arabaya bindi..

Emir: Feriha, sen bunlara nasil dayandin?
Feriha: Ne?
Emir: Su kizlara. Nasil dayandin ? Yani senin hakkinda öyle seyler konusuyorlarki.
Feriha : Bosverdim. Hem ben hep seni düsündüm.
Emir :Demek beni düsündün?
Feriha: Evet. Hatta gömlegini koklayarak uyudum.
Emir: Gömlegimi? Evet.
Feriha: O gün. Geldigimde almistim. Cantama attigim ilk sey senin gömlegin oldu. Kokun olmadan uyuyamiyorum..

Konusurken okula gelmislerdi. Herkesin gözü onlarin üstündeydi. Biliyorlardi ama umurlarinda degildi. Onlar mutluydu. Diger herseyin hic bir önemi yoktu onlar icin. Dogruca Kantinin yolunu tuttular.

Emir: Selam.
Koray: Oo.. Hosgeldiniz Kardesim. Hosgeldin Feriha. Sizi böyle görmek cok güzel..
Feriha: Sagol Koray. Naber?
O sirada Handede gelir kantine ve dogru üclünün yanina yürür.
Hande:. Feriha! Cabuk pes etmissin dedikodulara?
Feriha (meshuurr baksini yapar ) Efendim?
Hande: Yurttaki, okuldaki dedikodulara diyorum. Cabuk pes ettin.
Feriha: Ne diyorsun sen yaa??
Emir: Feriha tamam sakin ol. Hande ne sacmaliyorsun yine?
Koray: Kardesim ben gidiyorum. Görüsürüz. Hayirlisi olsun.
Hande: Hih! Niye sasiriyorumki. Sizi bir araya getirmek icin o kadar ugrasiyorum. Ama yinede sacmaliyorum.
Emir: Nasil yani o dedikodulari senmi cikardin?
Feriha: Ne? Inanmiyorum. Yani o bebek? Paralar? Hepsi senin isinmiydi?
Hande: Umarim mutlu olursunuz. Cünkü sizin mutlulugunuz bir cok kisinin mutsuzlugunu beraberinde getirdi. Bir cok kisi sizin yüzündüzden aci cekiyor. Sakin sizi sucladigmi düsünmeyin. Sadece sizi kiskaniyorum galiba. Gerci herseyi ben kendim mahfettim. Bizi, beni, Korayi bitirdim ben. Özür dilerim. Mutluluklar.

Hande bunlari söyler ve gider. Giderken arkasinda saskin bir Feriha ve Emir birakir.

Feriha: Neyse, askim benim derse girmem lazim. Görüsürüz..
Ferihanin siinifindan biri: Feriha. Levent Hocanin dersleri iptal. Haber vereyim dedim.
Feriha: Aa? Nolduki?
FSB: Sanirim annesini kayip etmis.
Feriha: Ne?
FSB: Evet yazik. Neyse görüsürüz.
Feriha: Nasil olur bu ya? Nevbahar hanim ölmüsmü?
Emir: Hadi eve gidelim.
Feriha: HmHm. Hadi. Zaten ders dinlecek halim kalmadi (Ne zaman varki?)

Feriha ve Emir apartmana girdiklerinde Bülent ve Leventte apartmana giriyorlardi.
Feriha: Levent Bey! Sey ben okulda duydumda.
Emir: Basiniz sagolsun. Yapabilecegimiz bir sey varsa.
Levent: Cok tesekür ederiz.
Bülent: Aksama bizde olucaz. Herkes yani. Annem icin.
Feriha: Bizde orda oluruz.
Emir: Evet. Bir seye ihtiyaciniz olursa.
Feriha: Sagol Sarrafoglu.

Asansörden indiklerinde büyük bir sürpriz onlari bekliyordu..

Sym01
17-04-12, 20:25
Akşam olmak üzereydi, eve dönüyorduk. Çocuklar çok yorulmuş, uyuyakalmışlardı. Camdan dışarıyı seyrediyordum. Emir dalgınlığımı fark etmiş olacak ki, elimi tuttu.

Emir-Neyin var?
-Yok bir şey.

Biraz zorlanarak gülümsedim ona. Aklım ona gelen telefonda kalmıştı, benzer konuşmayı gün içinde iki kere daha yapmıştı. Bir şeyler oluyordu ve bu beni tedirgin ediyordu.

Emir-Dalgın görünüyorsun.
-Hayır, iyiyim dedim ya.

Sesim biraz sert çıkmıştı. Gülümseyerek aramızda oluşan gerginliği gidermeye çalıştım.

-İyiyim, gerçekten. Sadece şu aralar biraz fazla yoruldum.
Emir-Haklısın. Bak ne diyeceğim, birkaç gün bir yerlere gidelim mi? Hem çocuklara da iyi gelir.
-Bilmiyorum Emir, yani ne zaman karmaşadan uzaklaşmak istesek her döndüğümüzde daha beteri oluyor. Bu defa bütün sorunları halletmeden rahat nefes alamayacağım.
Emir-Bildiğim kadarı ile bir sorunumuz yok.
-Var.
Emir-Neymiş o?
-Annenle aranızda olanlar.
Emir-Feriha bu konuyu konuşmak istemediğimi söylemiştim.
-Lütfen, bak ne kadar hata yaparsa yapsın, o senin annen.
Emir-Sorun da bu zaten, o benim annem, ama nedense anneliğini hep hayatımı daha çok karıştırmak için kullanıyor. Sen de biliyorsun geçmişte neler yaptığını.
-Geçmişte neler yaptığı… Biz hiç hata yapmadık mı?
Emir-Şimdi yine kendi hatalarımıza mı dönüyoruz? Bunları aştığımızı düşünüyordum.
-Hayır, kendi hatalarımıza dönmüyoruz. Demek istediğim, herkes hata yaptı, büyük ya da küçük. Biz kendi hatalarımızı aştık, başkalarınınkileri de aşabiliriz. Geçmişle hesaplaşmayı çoktan bıraktım ben. Herkes ikinci bir şansı hak eder. Üstelik annen pişman, benden özür bile diledi. Ben onu affettim, sende affetmelisin. Ancak bu şekilde kocaman ve mutlu bir aile olabiliriz.
Emir-Kocaman bir aile… Bana ne kadar uzak bir kelime.

Sustum. Ne diyebilirdim ki? Gözlerindeki hüznü görünce canım yanmıştı. Ama inanıyordum, biz ne olursa olsun mutlu olacaktık. Sonsuza kadar...

Eve geldiğimizde çocuklar hala uyuyordu. Onları uyandırmamaya dikkat ederek kucaklarımıza aldık, odalarına çıkarıp, yataklarına yatırdık. Melek gibiydiler. İzlemekten kendimizi alamadık. Emir bana sıkıca sarıldı.

Emir-Bana birbirinden güzel iki mucize hediye ettin. Sana ne kadar teşekkür etsem az gelir sanırım.

Aklıma onları ilk kucağıma aldığım an geldi. Kokularını ilk duyduğum an… Yeryüzünde bundan daha güzel bir koku olamazdı kesinlikle. İstemsizce gülümsedim.

Emir-Ne düşünüyorsun?
-Doğdukları günü.

Emir’in bir an yüzü düştü.

Emir-Anlatsana bana biraz. Yani videodan izlediğim kadarını biliyorum, bana o gün hissettiklerini anlat.
-Gözlerimi açtığımda yanımda Sofia ve annem vardı. Elimi karnıma götürdüm, dümdüzdü. Çok garip gelmişti, yani dokunduğumda onları hissetmeye o kadar alışmıştım ki. Sonra iki hemşire odaya geldi. Kucaklarında biri pembe, diğeri mavi tulum içinde iki bebek… Bana doğru uzattılar, önce korktum, ya canlarını acıtırsam diye. Ama sabırsızlanıyordum ikisini de kucağıma almak için. Hem mutluydum hem üzgün. Mutluydum çünkü dünyanın en muhteşem duygusunu tadıyordum, üzgündüm çünkü sen yanımda yoktun, seni bu duygudan mahrum bırakmıştım.

Beni susturmak istermiş gibi küçük bir öpücük kondurdu dudaklarıma.

Emir-Artık hep yanındayım, yanınızdayım. Ve bundan sonra hiçbir şeyi kaçırmayacağım.

Gözümden düşen küçük bir damla yaşı sildim. Sessizce odadan çıktık. Saat 7ye geliyordu. Annem ve Sofia yemek hazırlığındaydılar, Emir’i kalması için ikna ettiler. Gülümsedim, annem Emir’i oğlu gibi seviyordu, Emir’de annemi kendi annesi gibi görüyordu sanki. Ya da kendi annesinde bulamadıklarını benim annemde bulmuş gibiydi. Dün Sofia ile konuştuktan sonra ondan anneme Emir ile barıştığımızı uygun bir zamanda anlatmasını istemiştim. Annem bu durumdan son derece memnun gözüküyordu.

Emir-Ellerinize sağlık, çok güzel olmuş yemekler.
Zehra-Afiyet olsun oğlum. E bak, kül tatlısından yemedin sen hiç.
Emir-Yedim yedim, ellerinize sağlık, hepsi harika.

Kül tatlısı evimizin vazgeçilmeziydi, Sofia için de, annem için de…

Keyifli bir yemeğin ardından hep birlikte çaylarımızı içip sohbet ettik. Annem ve Sofia daha sonra bizi yalnız bırakmak istedikleri her hallerinden belli olan bahaneler bulup odalarına çıktılar.

Emir-Ben artık senden ayrı kalmak istemiyorum.

Elini tuttum.

-Ayrı değiliz ki, bak yanımdasın, yanındayım.
Emir-Onu kastetmediğimi biliyorsun.

Gülümsedim.

-Emir, daha çok erken, yani yine…

O arada telefonu çaldı.

Emir-Pardon canım. Bunu açmam gerekiyor.

Yine yanımdan uzaklaştı. Ama bu sefer onu duyabiliyordum.

Emir-Efendim? Evet, tamam teşekkür ederim.

Telefonu kapatıp bana döndü.

Emir-Canım çıkmam gerekiyor. Sabah seni ararım. İyi geceler.

Dudağıma küçük bir öpücük kondurup çıktı, bana sarılmamıştı. Ve sebebini anlayamasam da bu beni üzmüştü.

O gidince, bende çocuklara son kez bakıp odama geçtim, Emir’in telefon görüşmelerinin altında bir neden aramamaya çalışıyordum. Ama yine de bir şey içimi kemiriyordu işte. Odada dört dönerken telefonun çalması ile irkildim. Emir arıyordu, henüz gideli bir saat olmuştu.

-Emir? Bir şey mi oldu?

Telefonda duyduğum kadın sesini tanımıştım.
Emine-Feriha Hanım, benim Emine.
-Ne oluyor Emine? Emir nerede?
Emir-Emir Bey, pek iyi değil.
-Nasıl yani? Neyi var? Emine söylesene.
Emine-Eve geldi, ben ne olduğunu anlayamadan yığılıp kaldı kapının önüne. Feriha Hanım, hemen gelin lütfen.
-Tamam, sakin ol, birazdan oradayım.

Ona sakin ol demiştim demesine ama kendimi nasıl sakinleştirecektim bilmiyordum. İyi ki Emir çocukları düşünüp yakın bir yerden ev almıştı, bu saatte trafik de olmuyordu, 5 dakikaya kadar orada olurdum. Ama gittiğimde ne ile karşılaşacağımı bilmiyordum ve bu tüylerimi ürpertiyordu. Evden çıkıp arabaya bindiğimde ağladığımın yeni farkına varmıştım. Tahmin ettiğim gibi yollar boştu. 5 dakikadan daha kısa sürede oraya ulaştım. Kapıyı bana Emine açtı.

-Nerede?

Sesim boğuk çıkmıştı.

Emine-Salonda.

Salonda mı? İyi de Emine bana kapının önüne yığılıp kaldı demişti, tek başına onu salona nasıl götürmüştü ki? Bunu ona sormak için vakit kaybetmedim. Salona geldiğimde her yer karanlıktı.

-Emine ışıklar neden kapalı? Hiçbir şey göremiyorum.

Emine’den ses gelmedi. Sonra küçük bir ışık parladı. Cılızdı ama karanlıkta görmek için son derece yeterliydi. Sonra bir tane daha, sıra ile ilerliyorlardı, bahçe kapısına doğru. İstemsizce takip ettim. Bahçeye çıktığımda ise hem içimde bir rahatlama hem de öfke hissettim. Her yer beyaz güllerle doluydu ve mumlar pırıl pırıl aydınlatıyordu geceyi. Emir mumların oluşturduğu kalbin tam ortasında gülümseyerek beni bekliyordu. Adımlarımı hızlandırdım, onu öyle bir öptüm ki başım dönmüştü, düşmemek için koluna tutundum. Sonra bana sıkıca sarıldı. Kendimden uzaklaştırıp göğsüne vurmaya başladım.

-Beni ne kadar korkuttun haberin var mı senin? Buraya nasıl geldim bilmiyorum, kaza bile yapabilirdim.
Emir-Özür dilerim ama biliyorsun, sana sürpriz hazırlarken kendimi kaybedebiliyorum.
-Ve her zaman aşırıya kaçıyorsun.

Etrafa tekrar baktım, ona doğru gelirken gördüğümden çok daha fazla gül vardı. Bana kocaman gülümsediğinde nefes almayı unuttum.

Emir-Seni çok seviyorum.
-Bende seni çok seviyorum.

Emir-Bir bahar akşamı rastladım size.
Sevinçli bir telaş içindeydiniz.
Derinden bakınca gözlerinize
Neden başınızı öne eğdiniz?

İçimden uyanan eski bir arzu
Dedi ki yıllardır aradığın işte bu
Şimdi soruyorum büküp boynumu
Daha önceleri neredeydiniz?

Şiirini bitirince bana gülümsedi.

Emir-Yahya Kemal bu şiiri sanki benim adıma senin için yazmış gibi. Bende sana bir bahar akşamı rastladım, ama bir sonbahar akşamı…

Hayatımı tam anlamıyla değiştiren o Eylül’den kalma günü nasıl unutabilirdim ki?

Emir-Bana daha erken demiştin, ama yine söylüyorum, ben artık sensiz olmak istemiyorum.

Elimi tuttu, diğer elinde küçük mavi bir kutu vardı.

Emir-Yeryüzünde hiçbir erkek sevdiği kadına 3 kere evlenme teklifi etmemiştir sanırım. Bu konuda da ilk olmayı başardık.

Gülümsedim.

-Sıra dışı olduğumuzu inkar edemeyiz sanırım.

Kutuyu açtı, bu sefer bana aldığı yüzük kalp şeklindeydi tabi kar tanesi hala parmağımdaydı.

Emir-Sana üçüncü kez soruyorum, benimle ikinci kez evlenir misin?

Bu garip soru şekline ikimizde gülmüştük.

-Evet, seninle evlenirim ama bir şartla.
Emir-Neymiş o?
-Anneni, hatta hayatımızdaki herkesi affedeceksin. Yeni bir başlangıç yapacaksak bu herkes için geçerli olmalı.

Onu en zayıf noktasından vurmuştum.
Emir-Pekala, şimdiye kadar hep senin istediğin oldu, bir kere daha olsa kıyamet kopmaz sanırım.

Gülümsedim.

Emir-Hemen hazırlıklara başlayalım, bence ağustosta evlenmeliyiz.

Ağustos mu? İyi de zaten Temmuz ortalarındaydık.

-Bu defa her şey aceleye gelsin istemiyorum.
Emir-O kadar bekleyebileceğimden emin değilim.
-O zaman Eylülde.
Emir-Eylül… Peki ona da tamam. Ama şimdi bir şey isteme sırası bende.
-Neymiş o?

Beni öpmeye başladığında ayaklarımın yerden kesildiğini hissettim. Yer çekimi benim için tamamen yok olmuştu, dünyanın merkezi onun kalbiydi artık. Elleri belimden kalçalarıma inerken benim ellerim de onun boynunda geziniyordu. Her bir zerresini yeniden ezberlemek istiyordum. İçimde alevlenen tutku boğazımı yakıyordu. Göğüslerimi avuçladığında istemsiz bir inleme çıktı dudaklarımdan. Bu onu daha da tahrik etmiş, öpüşmemiz şiddetlenmişti. Beni kucağına alıp yatak odasına getirdiğinde ikimiz de çoktan giysilerimizden kurtulmuştuk. Artık daha fazla sabredemiyorduk. Benden beklediği daveti ona sundum. Onu içimde hissettiğimde pek çok duyguyu aynı anda yaşıyordum. Bunlardan en yoğun olanları aşk ve ihtirastı. Hareketlerimiz ritmik bir hal aldığında kendimi yine ait olduğum yerde, onun kollarında bulduğum için mutluydum.

Ben hep onundum, hep ona aittim. Hayatımda başka hiç kimse olmayacaktı ve ona duyduğum aşk hiç azalmayacaktı. Her şeyi bir kenara bırakıp sadece onu hissetmeye odaklandım. Her harekette duyduğum zevk artıyordu. Sonsuza kadar böyle kalabilirdik, ayrılıklar, acılar hiç biri olmayabilirdi hayatımızda. Bu artık sadece bizim elimizdeydi, bundan şimdiye dek hiç olmadığım kadar emindim. “Eylülde” demiştim ona, Eylülde bir daha hiç ayrılmamak üzere birleştirecektik hayatlarımızı. Zaten benim hayatım ondan ve çocuklarımdan ibaretti. Onun hayatı da bizden. Bunu yapmak bizim için hiç zor olmayacaktı.

ambra
18-04-12, 02:07
XXXVI
Feriha mutfakta kahvaltının hazırlanmasına yardım etmektedir.Emir sessizce Belis’in odasına girer
Belis uyuyordur ,yavaşça yanına uzanır.Saçlarını okşar.alnından öper .Belis hafifçe gözlerini açar
Gülümseyerek Baba!! der

Kızım!!

Belis babasına sokulur.Dün olanları unutmuş gibidir.Emir kızına sarılır.onu boynundan yanaklarından öpmektedir.Belis gıdıklanır.Gülmeye başlar.
Emir Yerim ben seni, o minik ayaklarını yerim

Belis : "Onlar yenmez baba, hamm yapılır... Karnın ağrır yoksa

EMir kahkaha atmaya başlar.Feriha sesleri duyup yanlarına gelir kapıdan ikisini izler.

Belis : Anne!!

Feriha yatağa doğru yürür .Belis babasının kucağından kalkıp annesine doğru uzanırFeriha kızını kucağına alır .EMir bir müddet ikisini izler .

Sizi çok seviyorum

Belis babasına bakar ‘ ben de seni annemi ,merti,dedemi,ömeri sophie’yi nebile teyzeyi sonra anneannemi ,amcam can’ı

EMir veFeriha güler

EMir : başka kim kaldı

Belis ..bir de abimi seviyorum.

Feriha ve Emir birbirine bakar .EMir eğilip Belis’i öper.Feriha’ya sevgi ile bakar

‘Annesinin kızı işte’


Ortaköy Otel/Hİlls

Avni : Anlıyorum efendim,Ünal Bey’’e hemen haber vereceğim.

Levent /Loft Residence

Aysun kahvaltı masasında Can’la sohpet etmektedir.

Aysun : Can oğlum bugün işin var mı ?

Can : akşam Ela ile sinemaya gideceğiz o zamana kadar boşum

Aysun başını sallar ‘ o zaman seninle bir yere gitmek istiyorum benimle gelir misin ?

Can : Tabi nereye ?

Aysun derin bir nefes alır ‘Feriha’ya ‘


Sarıyer /Tarhanlar

Ömer ve Mert kahvaltı masasındadırlar

Ömer : Demek her şeyi anlattın

Mert : öyle oldu

Ömer : nasıl güvendin

Mert : yapma abi ,adamın halini görmedin mi?üzgündü gerçekten

Ömer başını çevirir ,denizi izlemektedir

‘onları bir daha üzmeyeceğine eminsin yani’

Mert :abi bunları sen mi söylüyorsun ? hep bana sakin ol derdin rolleri mi değiştik

Ömer :emin olmak istiyorum

Mert : emin olamayız ,hiçbir şeyin garantisi yok abi , yaşayarak öğreneceğiz ,zor anlarında yanlarında olacağız bize düşen bu

Ömer : onları görmüşsün yani

Mert : Belda ve Kerem’i mi ? onların ismini mi söyleyemiyorsun_

Ömer kardeşine bakar

Mert : o konu kapandı abi söyledim sana ,iyileştim ben merakını gidereyim gördüm, ben Duabiden gelirken havaalanında karşılaştık ,o kadar şey hiç yaşanmamış gibi geldi, izi yoktu geçti ,gitti,

Ömer gülümser ‘sahalara dönüyorum diyorsun yani ‘

Mert çapkınca abisine bakar gülümser aynen önümüzdeki maçlara bakıyorum ,biraz Ünal bey’le takılayım diyorum

Levent /Ünal’ın evi

Ünal dehşetle gözlerini açar telefonda duyduklarına inanamaz.

Ne ‘ne diyorsun sen ?O olduğuna emin misin?Avukatları topla hemen ,ne yapacağımıza karar verelim

Ünal telefonu kapatır.yutkunur.

Mert ve Ömer kahvaltı yaparken Ömer’in telefonu çalar

Ünal Bey

Ömer Bey günaydın ,sizinle çok acil konuşmam gereken bir konu var ?

Ömer oturduğu yerden doğrulur.kaşlarını kaldırır ciddi bir ses tonu ile konuşur
Tabi otelde mi buluşalım

Ünal : kuruçeşmede ki Hills’e gidelim

Ömer : saat 11 uygun mu

Ünal: çok iyi olur

Ömer telefonu kapatır .’sesi telaşlı gibi idi önemli bir şey oldu sanırım’

Emir ve Feriha kahvaltı masasında Belis ile kahvaltı yapmaktadır.

Emir kızına reçelli ekmek hazırlar’ demek benim kızım çilek reçelini çok seviyor ha

Belis başını evet anlamında sallar Çünkü rengi güzel

Emir kızının dediğini çocukça bir ifade ile tekrar eder ‘rengi güzel

Belis :evet tadının çirkin olduğunu anlayalım diye bazı yemeklerin renkleri yeşildir. Ispanak mesela, bezelye mesela.

Feriha gülümseyerek Emir’i ve kızını izler.

Emir’in telefonu çalar

Feriha : kim?

EMir : babam ,Belis’i merak etmiştir

Efendim baba

Ünal : günaydın oğlum nerdesin

EMir : Feriha ve kızımlayım

Ünal gülümser derin bir nefes alır .’Nasıllar ?

EMir şaşkınca cevap verir’ iyiler baba, sen iyi misin?

Ünal : iyiyim saat 11 de Hills’e gelir misin?

Emir : gelirim ne oldu ?

Ünal : Feriha yanında mı ?

EMir : evet

Ünal : biraz uzaklaşır mısın?

EMir Masadan kalkar , havuz kenarına doğru yürür.

Feriha EMir’i izlemektedir.EMir’in yüzü bir an gerilir, tedirgin bir hal alır.Kafasını sallar

Gülümseyerek masaya döner

Feriha : Bir şey mi oldu ?

Emir : yoo her zamanki şeyler işte. Benim 11 de Hills’^de olmam gerek ,

Feriha : Pazar günü mü ?

EMir : acil bir iş çıkmış, gelince anlatırım sana

Feriha bir an duraksar Emir ile göz göze gelirler.EMir Belis’i işaret edip ‘hadi ‘

FEriha gülümser Kızım

Belis : efendim

Emir :seninle konuşmamız gereken bir konu var

Belis önce babasına sonra annesine bakar ellerini göğsünde birleştirir arkasına yaslanır

Onun bu tavırlarını gördükçe EMir kendini gülmemek için zor tutmaktadır

Belis ‘ sizi dinliyorum ,ama lütfen iyi bir şey olsun

Emir Feriha’ya bakar

Feriha :kızım ,hani geçen akşam bir soru sormuştun babana

Emir :ne zaman hep beraber olacağımızı sormuştun hani

Belis başını evet anlamında sallar

EMir : bu çok yakında gerçekleşicek

Feriha :yani 2-3 ay içersinde

EMir Feriha’ya bakar 1 ay ,en fazla 1 ay

Feriha Emir’e bakar Belis anne ve babasını izlemektedir.

Ellerini iki yana açar karar verince haber verin

Emir gülümser ‘ Eğilip kızını öper artık hiç ayrılmayacağız aynı evde olacağız kızım sana söz veriyorum

Belis : yaşasın!!!!!

Öğle saatleri

Ömer,Ünal,EMir ve Mert Hills’de EMir’in odasında oturmaktadır.Ünal bugün öğrendiği şeyi anlatır.EMir beyninden vurulmuşa döner.Ömer ve Mert şaşkındır.Avukatlar gelir ve toplantı başlar .EMir bir ara toplantıdan çıkar

Feriha^yı arar

Aşkım ne yapıyorsunuz?

Hiç babası kızıma banyo yaptırıyorum

Emir : gülümser , dışarı çıkacak mısınız bugün?

Feriha yoo yani belki sophie’lere gideriz

EMir : aşkım çıkmayın bir yere ben gelene kadar evde olun olur mu ?

Feriha duraksar ne oluyor EMir ?

Emir yok bir şey aşkım ,sadece eve geldiğimde senin ve kızımın beni karşılamasını istiyorum

Kapatmam gerek toplantıya dönmeliyim

Feriha Belis’e banyo yaptırmış saçlarını taramaktadır

BElis : anne abim beni sevmedi mi?

FEriha duraksar : sanmıyorum kızım bu da nereden çıktı

Belis : beni itti ,bağırdı ,ben niye babamı ondan alayım ki?kocaman o ikimize de yeter

Feriha kızını göğsüne yatırır başından öper ‘ şaşkın olduğu için öyle davranmıştır kızım’

Feriha Belis ile konuşurken kapı vurulur

Gelen Merve dir’ Feriha Hanım misafirleriniz var ,

Feriha Belis’in odasından çıkar ,salona doğru ilerler .Salona geldiğinde

Feriha abla!!

Can!!

Can Feriha’ya doğru gider sarılırlar.Aysun başı ile Feriha’yı selamlar gülümser

Hoşgeldiniz Aysun Hanım ,

Can ,annesi ve Feriha’ya bakmaktadır

Hoş bulduk Feriha

Feriha şaşkındır.AYsun’a eli ile yer gösterir buyurun oturun. Feriha Can’a sarılır onunla birlikte Aysun’nun karşısına oturur.

Aysun haber vermeden geldik ama

Feriha : hafifçe tebessüm eder

Can: ben onu görmek istedim, burada değil mi? Çok güzelmiş, annem öyle dedi

FEriha Aysun’a bakar teşekkürer Can ,evet burada yeni banyo yaptı

Aysun uyuyor mu yoksa

Feriha yo hayır ,üzerini giyiniyor ,ama biraz uzun sürebilir

Can gülümser , çok heyecanlıyım, onunla ilgili çok planım var, parka götürürüm, alışveriş merkezine götürürüm,isterse sinemaya

Feriha Can’nın elinden tutar ‘daha 3 yaşında Can!’

Can duraksar ‘doğru’

Feriha Aysun Hanım’a döner ‘ne içersiniz’

Aysun ‘ kahve ,orta şekerli’

Feriha Can’ sen ?

Can : şimdilik almayım bir şeyler ben Can bir yandan konuşmakta bir yandan da çevreye bakmaktadır.

Belis koridorda koşmaya başlar

‘annee!! Kim gelmiş???

Belis Salona gelir Üzerinde mor bir elbise ,ayaklarında pembe üzerine mor puantiyeler bulunan ayakkabılar vardır.Saçları salıktır .Belis bir anda duraksar Can’a bakar

Çekingen gözler ile Aysun’u süzer annesine soran gözler ile bakar

Feriha : Gel kızım , misafirlerimiz senin için geldi

BElis sessizce annesinin yanına gider.Can büyülenmiş gibi Belis’e bakmaktadır.

Benim işim çok zor olacak

Feriha durur ,Aysun Can’a bakar ‘efendim Can’

İşim zor olacak diyorum anne ?Bu kız büyüdüğünde peşindekiler ile uğraşmak zor olacak

Aysun ve Feriha gülümser

Belis kaşlarını çatar ben büyüdüm!

Feriha :kızım bak Can

Belis : aa Can ‘amcam mı ?

Can evet ben senin amcanım,

Belis ama sen amca olmak için küçüksün?bir kere bıyıkların yok

Aysun : o zaman sen de abi dersin

Belis başını sallar olabilir

Belis Aysun’a bakar ,sonra annesine bakar

Belis Aysun’a dönüp seni biliyorum ben

Aysun gülümser öyle mi ?Kimim ben

Belis : Dedemin arkadaşı, hani karşılaşmıştık ya

Aysun duraksar hafifçe gülümser

Aysun : Beliscim , ben senin babaannenim

Belis duraksar : hafifçe gülümser gözlerini açar babannem mi??

Can ve Belis bahçede oynamaktadır.

Aysun ve Feriha gergin bir şekilde salonda oturmaktadır.

Aysun : Belis nasıl oldu merak ettim, dün pek hoş şeyler olmadı

Feriha : şaşkındı ,ama sandığımdan daha çabuk attı şaşkınlığını

Aysun Feriha’nın elindeki yüzüğü görür sessiliği bozar’ siz yani sen ve EMir ne yapmayı düşünüyorsunuz ?

Feriha duraksar’ bu konuları EMir ile konuşun bence’

Aysun ‘ sende artık annesin , beni anlayacağını düşünüyorum

Feriha : sizi anlayabileceğimi mi düşünüyorsunuz,?sizi o zamanda anlamıyordum Aysun Hanım şimdi de anlamıyorum , ama burada olmanız beni şaşırttı

Aysun : o gün yani hastanede geldiğinde neden söylemedin?

Feriha : o zamanlar söylediğim şeyleri pek dinlemiyordunuz,sizin için daha önemli şeyler vardı

Kısa bir sessizlik olur .

Aysun : duraksar : Ben torunum ile iyi bir ilişkim olsun istiyorum Feriha

Feriha Aysun’nun gözlerine baktı ‘torununuz ile umarım iyi bir ilişki kurabilirsiniz, buna en çok ben sevinirim , çünkü onunla iyi bir ilişki kurmanız en çok EMir’i mutlu eder.

Belis ve Can salona girerler

Aysun : Belis ,gelir misin canım?

Belis annesine bakar Feriha gözlerini evet dercesine kapatır.Belis Aysun’nun yanına gider ve önünde durur.

Aysun ,Belis’e bir kutu uzatır.’Bu senin için’

Belis annesine bakar ,Feriha ‘evet anlamında başını sallar’

Belis kutuyu alır,açması için annesine götürür’sen aç’der

Feriha kutuyu açar ,içinden bir müzik kutusu çıkar.Belis feriha’nın elindekini anlamak istermişçesine bakar .Feriha gülümser

Belis : bu ne ?

Aysun : bu bir müzik kutusu , Aysun Feriha’nın elinden kutuyu alır pembe satenden olan kapağını açar , kutunun içerisinden kendi etrafında dönen bir balerin ve eşsiz bir melodi duyulur.Belis hayranlıkla kutuya bakmaktadır.

Aysun gülümser ‘ ben çok küçük bir çocukken babaanem bana hediye etmişti bunu, hep kızım olursa diye saklamıştım ama kızım olmadı, bende dünya tatlısı olan kız torunuma getirmek istedim’

Belis : benim mi şimdi bu?

Aysun : evet tabi kabul edersen

Belis Aysun’nun yanına oturmaya çalışır ,Aysun’müzik kutusunu yanına koyup Belis’in yanına oturmasına yardım eder BElis kutuyu hafifçe eline alır .Müziği dinlemekte ve balerine hayran gözler ile bakmaktadır.

Feriha şaşkınlıkla Aysun’nun anlattıklarını dinlemiştir.Can Feriha ‘nın oturduğu koltuğun koluna oturmuş ellerini Feriha’nın omuzlarına koymuş annesi ve Belis’e bakmaktadır.

Kapı çalar ,hizmetli kapıyı açar

Sophie ve Nebile Hanım içeri girer ,

Belis gülümser ,müzik kutusunu yanına bırakır ve koşar

Nebile Teyze!!

Sophie: beni unuttun küçük hanım,,

Belis Nebile’nin kucağında Sophie’ye bakar ‘seni dün gördüm’

Feriha :aaa Belis çok ayıp

Nebile gülümser ‘ girmeyin prensesimle benim arama’

Sophie Aysun’un elini sıkar’ Merhaba ,hoş geldiniz

Nebile Aysun’a bakar’ hoş bir sürpriz gerçekten’

Aysun gülümser

Belis ‘Nebile Teyze’bak benim müzik kutum var babamın annesi hediye etti’

Sophie gülümser’ babaanne derler ona’

Belis kaşlarını çatar’babamın annesi!’

Aysun gülümser’ benim için fark etmez nasıl mutlu olucaksan hangisini istiyorsan söyleyebilirsin ?

Sophie: Can’a bakar

Aysun: küçük oğlum Can

Can: yapma anne ya küçük falan ..

Belis odasında Can’a yaptığı resimleri göstermektedir.Feriha ve Sophie mutfaktadır

Aysun ve Nebile ise salonda oturmaktadırlar

Aysun : Belis size çok düşkün

Nebile gülümser doğduğundan beri birlikteyiz çok normal

Aysun duraksar ,benim beni geçtim ama oğlumun kaybettiği bir zaman var onunla

Nebile Aysun’a bakar .

Öğrendiğimden beri kendimi suçluyorum , ama o zaman doğru olanın o olduğunu düşündüm, belki haberiniz yoktur biz çok farklı şeyler yaşadık

NEbile : Bazen İnsanın görmesi gerekenler, gözlerinin önünde değil, arkasındadır Aysun Hanım,
Belki o arkada olanları gönül gözü ile görebilirse gözünün önünde olanların çok farklı nedenleri olduğunu görebilir


Sophie : seni yalnız görüp sana bir şey dedi mi

Feriha :hayır

SOphie : doğru söyle bak gizleme

Feriha : hayır sophie ,merak etme dese bile ben halledebilirim

Sophie sinirden yerinde sallanmaktadır’ sevmiyorum bu kadını ne için gelmiş’

Feriha torunu ile iyi bir ilişkisi olsun istiyormuş

Sophie: yaa sen ne dedin

Feriha ne diyeceğim buna en çok ben sevinirim çünkü en çok EMir’i mutlu eder dedim.

Aynı anda /Hills

Emir Hills’deki toplantıdan çıkmak üzere iken odada bulunan Ömer ,Mert ve Ünal’a bakar

EMir : o zaman ben ,Feriha ve Belis’i alıp gidiyorum,

Mert: Nereye gideceksiniz

EMir :annesinin yanına gitmek istiyordu Feriha ,2 gün yeter mi halledebilir misiniz ?
Ömer :bence uygun ,bir şey olursa haberleşelim

EMir :tamam

Emir Hills’den çıkar ,arabasına biner Koray’ı arar

Ünal ve Ömer birbirlerine bakar

Ömer sakince konuşur halledeceğimizi düşünüyorum.Vereceğimiz teklif çok iyi

Ünal sıkıntılı bir halde kafasını evet anlamında sallar

Koray :Kardeşim ne diyorsun sen ?

Emir :Duydun işte ,ben iki günlüğüne Feriha’yı annesinin yanına götürüyorum sen Hills’de olup yardım eder misin ?

Koray :anladım kardeşim tabiî ki


Feriha :sana haberim var Feriha gülümseyerek yüzüğünü Sophie’ye uzatır

Sophie gülümser’,Feriha’ya sarılır ‘ çok çok sevindim ,tanrım ,çok güzel, ne zaman oldu bu?

Feriha : Dün Ünal bey’e giderken Belis bir kutu getirmişti onun içinde idi gece de gelip EMir teklifini yineledi

Sophie ve Feriha tekrar birbirlerine sarılırlar

Sophie : çok güzel bir düğün yapacağız


Aynı akşam

Feriha Belis’in uykuya yatmasını fırsat bilip duş almıştır.Bornuzu ile odasındadır.Saçlarındaki havluyu açar ,saç fırçasını eline alır .Duyduğu ses ile kapıya döner

Bana bırak’

Emir hayran gözler ile Feriha’yı izlemektedir.Yavaşça Feriha’nın yanına gider ve oturur.Elindeki saç fırçasını alır ve Feriha’nın saçlarını yavaşça taramaya başlar.Feriha gülümser

Annemde saçlarımı tarardı

Öyle mi ?

Evet ,saçlarımı tarar ve masallar anlatırdı küçükken

Emir eğilip Feriha’yı başından öper ,kokusunu içine çeker

Yarın annenin yanına gidelim mi ?_

Feriha şaşırır

Emir : uzun zamandır görmedin, hem Belis’de görmedi, bizim çin değişiklik olur ,zaten evleneceğimizi söylemek istiyorduk gidelim işte yarın

Feriha tebessüm eder Emir’e doğru yaslanır

Tamam

EMir Feriha’ya sarılır .Boynundan öper .

Sabah erkenden yola çıkalım.

Feriha : erken yatalım o zaman
,
EMir hafifçe gülümser ,saatine bakar ,bence biraz vaktimiz vardır

Feriha Neye

EMir eğilip Feriha’yı hafifçe dudaklarından öper .


Ertesi sabah

Emir kucağında Belis evden çıkar.Belis uyuyordur.Merve arabanın kapısını açar
Emir’in Belis’i çocuk koltuğuna yerleştirmesine yardımcı olur.

Feriha ,evin çalışanı Kader ‘ile konuşmaktadır

Biz iki bilemedin 3 gün sonra geliriz

Kader :Anladım FEriha Hanım

Feriha : Merve sende kader’e yardım edersin

Merve evet anlamında kafasını sallar

Feriha gülümser arabaya doğru yürür.EMir’in yanına ön koltuğa oturur.Emir Feriha’nın elini tutar ve öper .Yavaşça hareket eden araba ile Kumburgaz’a doğru yola çıkarlar.

Tüm bu olanları evin biraz ilersinde park etmiş bir araba içerisinden dikkatlice izleyen biri vardır.Gözlüklerini çıkarır hafifçe gülümser .Saatine bakar..Arabasını çalıştırır evin önünden ayrılır

alpimm
18-04-12, 17:03
1. Bölüm (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16801637&postcount=789)



Bu bölüm Feriha'cılar bana baya kızabilir ama ben Emir'i kendi gözümden anlatmak istedim :)


Feriha kollarını yavaşça gevşetti ve karşısındaki ağlayan kıza baktı dikkatlice. Eskileri anımsadı bir an istemese de. Gamze'ye deli gibi kızmak istiyordu, fakat bir şeyler onu engelliyordu. Geçmişi gibi.. Gözleri Emir'e kaydı bir ara. Yüz ifadesi beklediği gibiydi.. Şaşkınlık, üzüntü, acı, öfke.. Hepsi bir aradaydı. Ne kadar kapandığına inandırsalar da kendilerine hep kanıyordu aslında o yara..

Feriha ani bir hareketle ayağa kalktı ve koşarak uzaklaştı yanlarından.. Öylece yürüdü amaçsızca ve bir ağacın altına yerleşti saklanmak istercesine..

Emir Feriha'nın arkasından öylece baktı her zamanki gibi.. Yanına gidip ona sarılmak, kokusunu hissetmek istiyordu ama yalnız kalmak isteyeceğini bilecek kadar da tanıyordu genç kadını. Hem yardıma ihtiyacı olan başka birisi daha vardı.. Gamze.


-Gamze hadi içeri geçelim..
-Ben biraz burada kalsam daha iyi olacak..
-Ama üşeyeceksin.
-İçim böylesine alev alev yanarken, bedenimin üşümesini hissetmek.. Çok zor. İmkansız.

Emir derin bir nefes aldı ve Feriha'ya soramadığı, sormaya cesareti olmadığı soruları yöneltti karşısında ağlayan dalgın kıza.

-Neden ? Neden yaptın ?
-Korktum.
-Bu kadar mı yani ? Korktun. Sadece korktuğun için öyle mi ?
-Korkmak.. Korktuğunu söylemek iyi bir bahane.. Belki de bir kaçış yolu ve ben gerçeklerden kaçtığım gibi nedenlerden de kaçıyorumdur.
-Kaçma. Korkma. (bastırarak) Daha fazla kandırma.
-Çok acımasızsın.
-Peki ya sen ? Daha tanımadan, ne tepki vereceğini bilmeden, sırf o zengin diye bir yalanı sevdirmek.. Belki de sadece egodur. Sadece egon içindir bu ve onun maddi durumu sadece bahanedir. Asıl acımasızlık bu. Senin yaptığın, yaşattıkların.
-Anlamıyorsun.
-(alaycı şekilde gülerek) : Anlamıyorum öyle mi ? Evet haklısın aslında, anlamıyorum. Bu saçmalığın altında nasıl bir masumiyet olabilir, nasıl haklı bir yan bulunur gerçekten anlamıyorum.
-Ya senin amacın ne ?
-Geç olmadan o çocuğun hayatını mahvetmeni engellemek.
-Peki ya ben ? Benim hayatım ? Ben keyfimden mi yaptım ?
-Bu senin kendi seçimin Gamze. Kimse silah zoruyla yaptırmadı sana öyle değil mi ? Senin hayatın.. Hangisi senin hayatın söyler misin ? Benim tanıdığım Gamze mi, yoksa sırf kendini tatmin etmek için kurduğun sahte hayat mı senin hayatın ? Evet keyfinden yaptın. Sırf sen öyle istiyorsun diye. Çalışıp dürüstlükte, onurunla sahip olacağın hayata; en basite kaçarak, yalanlarla sahip olmaya çalıştın. Ama sonu yok bunun. Anlıyor musun beni ? Yok.


Gamze hiçbir şey söyleyememişti. Haklısın diyecek gücü bulamamıştı kendinde. Ağlayarak ayrıldı oradan. Eve geldiğinde 2 çift göz merakla genç kıza bakıyordu. Ruhi Bey ve Gülizar Hanım'dan başkası değildi bunlar..

G - Kızım noldu ?
G - Yok bir şey Gülizar Teyze. Benden bir isteğiniz yoksa ben odama geçebilir miyim ?
R - Tabii kızım.

Gamze odasına geçip 5 dakikalığına da olsa tuttuğu gözyaşlarını serbest bıraktı. Sanki o gözyaşları suçluluğunu, yaptığı iğrençliği de alıp götürüyordu beraberinde.. Mesaj attı Berk'e. (yalan söylediği cocuk)

''Yarın konuşmamız gerek.''

Üzüntü ve pişmanlık dolu anların yerini meraklı bir bekleyiş almıştı. Elinde telefon odada dönüp duruyordu. Gelen mesaj sesiyle irkildi ve heyecanla açtı mesajı.
Muhattabından gelen mesaj kalbinin sıkışmasına sebep oldu. Ve tabii artan suçluluk duygusuna da..

''Peki ama umarım kötü bir şey yoktu iyisin değil mi ? Eğer istiyorsan hemen şimdi konuşalım ? ''


Nasıl bir oyundu bu ? Karşısındaki onu böylesine düşünürken; sırf kendi gururu(!) için onu böyle bir yalanın içine sürüklemesi..

Cevap vermesi gerekiyordu.. Belki de hayatındaki en zor cevaptı.. Ya da bu sadece bir başlangıçtı..

''Şu an evden ayrılamam.. Yarın konuşuruz. İyi geceler..''

İyi geceler.. Bu geçireceğin son iyi gece olucak .. Sonra benim mahvettiğim, parçaladığım kalbinin kırıntıları kanayacak ve uyumanı engelleyecek. Ne gecen ne gündüzün iyi geçmeyecek. Benim yüzümden !

Yarın zor bir gün olacaktı her ikisi için de. Yatağına uzandı ve kendini uykuya teslim etti..



Emir Feriha'nın yanına gitti ve oturdu. İkisi de hiçbir şey konuşmuyorlardı. Ve ikisi de sıkılmıştı bu sessizlikten..


-Susma.
-Ne dememi bekliyorsun ?
-Rahatlamanı istiyorum sadece. Gamze'nin yerinde bir zamanlar ben vardım. Ve Gamze'ye nasıl baktığını gördüm. Bağır çağır rahatla.
-Gerçekten bunu yapmamı istemezsin.
-Hayır istiyorum Emir.
-Boşver. Buraya tatil yapmaya geldik, tartışmaya değil.
-Ben de tartışmak istemiyorum ama..
-Feriha boşver dedim. Burada değil. Burası olmaz. Döndüğümüzde.. Sadece ikimiz olalım istiyorum.

Feriha'yı kollarının arasına almıştı. Saçlarından öptü yavaşça. Her ne kadar kızgın olsa da canıydı o. Kızamıyordu.

-Gamze ile konuşacağım. Benim yaptığım hataları yapmayacak.
Seni mahvettiğim gibi, onun mahvetmesine izin vermeyeceğim.
-Bence de konuşmalısın. Daha çok başında. Kurtarılacak çok zaman var.
-Hıhı. Hem Gamze'yi severim bilirsin. Karşısındaki çocuk senin gibi mükemmel ve anlayışlı olmayabilir. Hatta hiç kimse senin gibi olamaz. Yerinde kim olsa yüzüme bile bakmazdı. Sen hatalarımla beni kabul edip, üstüne bir de beni çekiyorsun.
-Çünkü seni her halinle çok seviyorum.
-Ben de.. Ben de seni çok seviyorum.


Birbirlerine iyice sokuldular..

cadx
18-04-12, 17:53
3. Bölüm



Asansörden indiklerinde büyük bir sürpriz onlari bekliyordu..





X: Merhaba!

Levent ve Bülent vedalasip evlerine girerler...

Feriha: Merhaba.

Emir: Ece?

Ece: Evet benim. Dün AVM’de Ilkeri gördüm. O verdi evinin adresini. Haberlerini aliyorum, gazetelerden. Sen Emirin karisi olmalisin. Ben..

Ferha: Emirin eski kiz arkadasi. Biliyorum senden bahsetti. E hadi kaldik burda iceri gecelim. Askim kapiyi acsana.

Emir ise saskinliktan ilk önce Ferihanin dedigini anlamaz ama sonra Ferihanin koluna dokunmasi ile kendine gelir.

Feriha: Askim? Iyimisin.

Emir: Iyim, Iyi. Sasirdim sadece eceyi bir an karsimda görünce.

Emir konusup bir yandanda kapiyi aciyordur.

Emir: Buyrun.

Ece: Yaa. Sey ben rahatsiz etmiyim, simdi böyle.

Feriha: Yok canim olurmu öyle sey, o kadar yorulmussun buraya kadar. Bir kahve icmeden birakmam.

Emir: Feriha hakli. Gelsene. Uzun zaman oldu görüsmeyeli.

Ece: Peki. Madem israr ediyorsunuz. Aslinda ilk önce duyunca inanmamistim. Yani senin böyle degisecegine, gelip görmek istedim. Umarim bir yanlis anlasilmaya yol acmam.

Feriha: Merak etme.. Biz yanlis anlasilmalari coktan astik. Hem emir bahsetti bana zaten daha önce senden, sizden.

Ece: Emir seni cok seviyor. Bunu gözlerinden görebiliyorum. Yani bana bile böyle bakmamisti.

Feriha: Biliyorum. Bende onu cok seviyorum. Herseyden cok.
Ece ferihanin gözlerinin icine baka baka konusur.

Ece: Belli oluyor. Sevdigin adamin baskasindan olma bir cocugu her kadin kabullenemez. Büyük bir ask.

Ferihada ecenin gözlerinin icine bakar. Emir birseyler yapmasi gerektiginin farkindadir, yoksa az sonra hic hos seyler olmayacakti.

Feriha: Bizim hayatimizda olan herseyin bizimle bir alakasi var.

Emir: Eee sen neler yaptin Ece, amerikada?

Ece: Hiicc. Napiyim, okulumu bitirdim. Simdi buralardayim bir süre. Bilmiyorum belki hic dönmem.

Feriha: Sen ne okumustun orda, EceCIM?

Ece: Ben Moda okudum. NY’da.

Feriha: Yaa. Ne güzel. E emirin mezuniyeti icin bana birseyler tasarlarsin artik.

Ece: Tabi. Seve seve. Neyse ben kalkiyim artik. Ferihacim görüsürüz canim.

Feriha: Görüsürüz.

Ece: Emircim sende kendine dikkat et. En kisa sürede görüsmek üzere. Hoscakalin.

Ece gittikten sonra feriha kendini koltuga birakir ve sinirle konusur.

Feriha: Kendine iyi bak emircimmis.. En kisa sürede görüsmek istermis.. Baska istekleriniz hanim efendi?

Emir: Feriha, Askim bak ben gercekten bilmiyordum. Bilseydim.

Feriha: Emir, biliyorum. Off.. Neden hersey bukadar üstüste gelmek zorunda. Neden bizim normal bir hayatimiz olamiyor.

Emir: Hayir olamaz. Bizim normal bir hayatimiz olamaz. Cünkü bizim askimiz, diger asklar gibi degil. Bu yüzden cok daha güzel, cok daha büyük ve özel. Anladinmi?

Feriha: Seni seviyorum
Der ve emire sarilir.

Emir: Evet Feriha hanim. Sabah su kuru kuru olan özürü biraz islatsak diyorum. Ne dersiniz?

Feriha: Öff.. Emir, cok yorgunum. Uykum var benim..

Emir: Kac kere dicem ben sana? Kocaya öff’lenmez diye?

Emir ferihayi bir hamlede kucagina alir ve yatak odasina gecerler. Uzuuunn bir gece onlari beklemektedir..

Sabah ilk önce Emir uyanir. Sevdigi kadin, karisi kollarinin arasinda melekler gibi uyuyordur. Önce izler sevdigini, onu nasil sevdigini düsünür, anlina bir öpücük kondurur ve yanindan kalkar. Kahvalti hazirlamaya baslar sevdigine. En iyi ve tek bildigi sey olan yumurta yapar. Bir tabagin icine bir domates, zeytin ve peyniri de koyup. Hepsini tepsinin icine koyup, biriciginin yanina gider.

Emir: Askim..

Feriha: ....

Emir: Birtanemm..

Feriha: Hii..

Emir: Hadi uyan artik..

Feriha: Yaa.. Bes dakka daha..

Emir: Uykucu..

Feriha: Off.. Gece uyutma, sonra sabahin köründe uyandir.. Ne var nee??

Emir: Sen cezani almadin daha galiba?

Feriha: Tamam, tamam, kocaya öff denmez..

Emir: Hah söyle.. Hadi bak sana kahvalti hazirladim..

Feriha: Ne zaman uyandin sen?

Emir: Bilmem.. Önce seni izledim, sonrada baktim güzel karimi cok yormusum dedim bir kahvalti hazirlayim.

Feriha: Hmm.. Ee yiyelim bakalim, kocamizin kahvaltisini...


Emir tepsiyi ferihanin kucagina koyar. Feriha hemen eline bir catal alip yumartadan agizina atticaktiki midesine gelen kötü koku ile catali elinden birakip agzini tutar..

Feriha: Emirr.. Bu ne yaa?? Bozuk yumurtami yaptin bana??

Emir: Askim? Iyimisin?

Feriha artik dayanmaz ve kucagindaki tepsiyi emire verip, lavaboya kosar. Emirde hemen ardindan gider. Banyoda tuvaletin önüne oturmus, ve icindekileri klozetin icine bosaltan ferihanin yanina gelip saclarini geriye dogru tutar. Daha sonra feirhaya yüzünü yikamasina yardim eder ve iceri gecerler.

Emir: Iyimisin?

Feriha: Simdi daha iyim.

Emir: Anlamadimki noldu? Yumurta bozuk olsa anlardim.

Feriha: Emir tamam iyiyim. Üsüttüm heralde. Böhhh..


Feriha hemen tekrar az önce ciktigi banyoya girer ve tekrar kusmaya baslar. Emir ise yine karisinin basinda, ona pek yardimi dokumasada, destek olmaya calisiyordur. Bir süre sonra tekrar beraber cikarlar banyodan. Ferihanin yüzü bembeyaz olmustur. Emir Ferihayi hemen yatak odalarina götürüp, yatagin üstüne oturtur. Hemen üstüne birseyler gecirir ve Feirhaninda üstünü giydirmeye baslar.

Feriha: Emir. Iyiyim ben gercekten!

Emir: Feirha. Hastaneye gidiyoruz. O KADAR!
Emir, Ferihaya birsey olacak korkusundan, bagirdiginin yeni farkina varir.

Emir: Askim. Bak hic iyi gözükmüyorsun. Eger kendini düsünmüyorsan beni düsün lütfen. Benim icin gidelim hastaneye, yoksa bütün gün aklim sende kalicak.

Feriha: Tamam ama sende koluna baktiracaksin..

Emir: Sen iyi ol. Söz birdaha hersey senin istedigin gibi olacak.

Feriha: Öögghh..

Ebru-Polat
18-04-12, 20:01
1 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16786545&postcount=767)
2 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16788040&postcount=772)
3 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16789272&postcount=775)
4 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16791114&postcount=778)
5 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16797959&postcount=783)
6 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16799764&postcount=785)
7 bolum ( http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16804097&postcount=796)
8 bolum ( http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16809320&postcount=800)

Saniyeler,dakikalar,saatler,gunler cok cabuk geciyordu.Hillsin bir cok isi bitmisti.2 ay sonra bomba gibi bir acilis olucakti.Melek hastaneden taburcu olduktan sonra Feriha daha mutluydu,daha huzurluydu,hic sevmiyordu hastaneleri.Meleyi baska bir krese aldirir,ayni sekilde Su’da Melekle ayni krese gitmeye basladi.Her iki aile cok mutlu olmustu bu kucuk,sirin arkadasliktan.

Emirin 1 ay boyunca Ferihayla konusmak icin firsat aradi ama bir turlu olmuyordu,Feriha buna firsati vermiyordu,Emirden kaca bileceyi kadar kacti.Emirin aklindan binlerce sorun vardi,hepsini cevap bulmak istiyordu ama en esas,en hasas yeri Melekti.Emir 100% emindi Meleyin kizini oldugundan ama bunu nasil dile getirecekti bilmiyordu,gecmisi hatirladikca kendini oldurmek istiyordu.

Emir ona inanmasti,onu yok saymisti,bebeyine sirtini dondu,onun bebeyi olmadigini soyledi,ustelik Ruyayla bir kez daha aldati onu.Emirin icinden duygular karma kariskti.Meleyi uzaktan izliyordu,Emir Meleye baktikca kendi cocukluga benzetiyordu,kac kez yanina gitmek istedi ama cesaret edemedi.

Feriha cok yorulmustu bu 1 ayin icerisinden Istanbula nicin donmustu ama simdi tam tersi oluyordu,Emirden kaciyordu,onu gormek istemiyordu ama onuda cok merak ediyordu.

Emir(Ferihanin kapisi calar):Gele bilirmiyim?
Feriha(Emire bakar):Gel
Emir(Feriha tekrar dosyalari gomulur):Nezaman kadar benden kacicaksin?
Feriha:Hic kimse senden kacmiyor,kendini cok onemsiyorsun
Emir:Sen beni onemsemiyormusun?
Feriha:Bunlarimi konusmaya geldin?
Emir:Bunun ve bir cok seyi daha
Feriha(elinden isi kenara burakir): Dinliyorum
Emir:Melek nasil?
Feriha:Cok iyi,yeni kresine cabuk alisti,eski kresi hic ama hic ozlemiyor,simdi evde pasta yapiyor,baska soru?
Emir(yutkundu):Meleyin babasi?
Feriha:Meleyin babasi yok,olmadi omiyacakta
Emir(Ferihanin bakar):Eminmisin?
Feriha:Hic olmadigim kadariyla
Emir:Ozaman belindenki gamzeler
Feriha(sok olmustu): Sen nerde gordun?
Emir:Hastaneden tesadufen,sen odaya girerken onun belini ortuyordular
Feriha(o sirada telefonu calar): Efendim?
Arda:Canim 5 dakikaya ordayim
Feriha(yerinden kalkar):Tamam Arda,belkiyorum
Arda(Ferihanin sesi bormal deildi):Bir seymi oldu?
Feriha(cantasini toplar):Yok bu nerden cikti?
Arda:Sesi baska geliyordu
Feriha:Yok iyiyim,merak etme,hadi bekliyorum
Arda:Tamam
Feriha(tel kapatir):Benim cikmam gerek
Emir(hafiften tebesum eder):Oyle olsun Feriha
Feriha:Bu ne demek

Emir cevap vermeden odadan cikar,Feriha cantasini topladiktam sonra Hillsten cikar,Arda Hillsin onunda bekliyordu.

Emir(tel konusuyordu):O evi kiraliyorum
Emlakci:Tabi efendim
Emir:Amam konustugumuz gibi hic kimse ama hic kimse bilmiyecek
Emlakci:Merak etmeyin Emir bey,siz nasil istersiniz
Emir:Tamam,yarin anahtarlari sabah bekliyorum
Emlakci:Tabi efendim

Emir telefonla konustuktan sonra camin onune gelir,o sirada Feriha Arda’nin arabasina biniyordu,Emir oylece bakti.

Emir:Zorla yada kendi isteyinle anlaticaksin Feriha

Sarrafoglu evi …

Aysun:Unal o kiz ne diye dondu simdi?
Unal:Aysun yorulmadinmi?
Aysun:Unal bizim bir torunumuz var,oglumuzun bir olgu var simdi bu kiz ne diye dondu
Unal:Bu ne seni neden beni ilgilendirmez,anliyormusun?
Aysun:Bu ne demek?
Unal:Su demek Emir hic kimse yanindan istemiyor,tek istediyi o kiz dediyin Ferihayi istiyor,bunu anladinmi?
Aysun:Buna asla izin vermem
Unal:Senden izin istiyen yok Aysun,eyer Emir istese yapar ve bu sefer elinden ala bilecegimiz hic bir sey yok.

Aysun kizgin kizgin Unala bakar,Unal elindeki kahvesini yudum yudum icer.

Arda:Feriha hadi ama sikma canini
Feriha:Ne demek sikma Arda?Adam karsima gecmis tek tek herseyi soyluyor
Arda:Ya peki acik acik sorsa,ozaman ne yapacaksin?
Feriha:Soramaz hakki yok(Arda Ferihaya bakar) tmm sorar ama cevap alamaz,asla gerceyi soylemem
Arda:Sen soylemesen o akili birisi ve hemen anlar,hadi anlamadi babalik davasi acar.Hem kendin soyledin gamzeleri gormus
Feriha(Ardaya ters ters bakar):Arda ustume gelme
Arda:Ya sen anlaticaksin konusup haledeceksiniz yada …
Feriha:Yada ne?
Arda:Kendisi herseyi oyrenicek ve dahada kotu olucak.
Feriha:Offf Arda,offff
Arda(guler):Ya ben senin bu halini cok seviyorum,Melek hem sana hem Emire cekmis ama en cok Emire
Feriha(sinirlenir):Arda
Arda(citilsir):Hadi gercekleri konusalim
Feriha:Nasil yani?
Arda:Unutmadin onu dimi?Tipki benim gibi nasil ben yillardir Hayati unutamiyorsam senden unutamiyorsun
Feriha(basini cama dogru cevirir):Arda keske hersey kolay olsaydi,Emiri gormediyim bu 4 yilda (derin nefes alir) dahda cok buyu icimde aski,dahada cok istedim onu ama her bunu dusundukce o gun aklima geliyor,Ruya benim,bizim carsafa sarilmisti,Emir banyedan cikmisti ve bana inanmamisti,beni,karnimdaki bebeyi yok saydi iste bu beni oldurdu.
Arda:Elinde olsa o gunu silerdin
Feriha:Silmek deilde,sadece dusunuyorum kac kez onu afftim,kac kez o baska kadinlarda kaybolurken ben yok oluyordum sonra tekrar bana donuyordu ve ben tekrar onu affediyordum ama simdi cok farkli,koca 4 yil gecti.Ben intikam atesiyle yanip tutusurken buraya geldiyimizde herseyi unutum,neden?Cunku onu,onun gozlerini gordum,onu yanimda hisettim ilk gunku gibi…

Cok guzel bir sohbet baslar.Feriha bu son 1 ayda icinde tutuklarini Ardaya anlatmaya basladi.Arda hic bikmadan Ferihayi dinliyordu,Ferih onu huzur veriyordu,hayati boyunca sahip olmadi en iyi arkadasina sahip olmustu Arda.Saraplarini yudum yudum icerken hem sohbet ediyordular hemde Istanbulun o nefe manzarasini izliyordular.

Bu kismi okurken ltf bu sarkiyi dinleyin,daha eylenceli olucak :img-hyste
http://www.youtube.com/watch?v=w4gccfud7XQ

Sabahin ilk isiklarindan Emir cok erken kalkar,hizlica hazirladiktan sonra garajdan spor arabasini cikar,atladigi gibi dogruca alisveris merkezine.Emir kucuk bir alisveris yaptiktan sonra,yeni evine gider,herseyi kontrol ettikten sonra Hillse gider.

Emir Hillse girdiyinden kahkagalar,gulme krizlerinin sesi geliyordu.Hillse girinden sok olmustu,her taraf renga renk olmustu.Hande,Feriha ve Ardanin ustu basi boya icinde olmustu.

Feriha(Ardadan kacar):Arda sakin bak cok kotu olucak
Hande:Feriha dikat ett
Arda:Geliin buraya cok kotu oduyiceksiniz bunu

Kizlar Hillsin icinde kosuyordular,ustalar bir kenarda durmus onlari izliyordular,bir taraftadan guluyordular.Feriha,Hande ellerindeki boya fircilari Ardayi boyamaya calisiyordular.3 yuzu,gozu,ustu,basi boya icinden olmustu,renga renk gok kusa gibi.Hande baska bir boya aldi ve Ardayi boyamaya basladi,Arda Handenin pesinden kosmaya basladi o sirada Feriha beyaz boya aldi ve Ardaya dogru vurmaya basladi.Emir buyuk bir saskinlikla onlari izliyordu,aslindan kiskaniyordu,keske Ardanin yerinden o ola bilseydi.

Kizlarin topuklari,cantalari Hillsin bir kosesinden,Ardanin ceketi bir kosede,Emir ellerine gogusunden birlestirir bir gulen ustalar bakar bir Hillsin icinden cocuklar gibi eylenen Handeye,Ferihaya ve Ardaya bakar.

En sonunda Arda ikisini yakladi ve cok kotu boyamaya basladi,kizlar nekadar direnselerde yuzleri cok kotu durumdayidilar.En sonunda gulme krizni girdiler ve yere yavas yavas cokmeye basladilar.

Feriha:Yeter Karin kaslarim agriyor
Hande:Aynen
Arda:Siz onu bunu dusunmeye burakinda bu boyalar nasil cikacak?
Feriha:Merak etme bu oyle boyalar deil,yikayincan gidiyor
Hande:Aynen,bizim evdede ayni boyalar var
Usta(Emiri gormustu):Emir bey

Birden Hande,Feriha ve Arda kapiya dogru bakarlar.Emir oylece kapinin onunde onlara bakiyordu,Feriha hemen bakislarini kacirir,ama Arda bunu firsa bilir ve Emirin damarina basar.

Arda:Kusura bakma seni bekliyemedik,kizlar yerinden durmadi
Emir(Ardaya bakar):Onemli deil,hem ben bu yasi gectim boyle cocukca seyler yapmayin
Hande:Aaaa tabi ya sen daha buyuk oyunlar oynuyorsun
Emir(Handeye meydan okur):Aynen,bunu benim kadar cok iyi biliyorsun
Hande:Eee erkek mileti sonucta

Arda Handeye bakar,Hande Ardaya ve tekrar gulmeye basladilar,Emir biraz sinirlenmisti Handenin boyle konusmasina ama en cok Ferihanin giymine sinirlenmisti.Uzerinde minik siyah etek,hafiften gogus dekolteki kisa kolu bluz.Emir Ferihaya baktikca Feriha bakislarini kaciriyordu.

Arda:Neyse hadi eve
Feriha:Aynenmyoksa bu koku uzerimize sinecek
Hande:Vallah eve gidince Koray sok olucak
Feriha:Ya Melek?
Arda:Feriha askimla birlikte aksam bendesiniz dimi?
Feriha:Aynen cnm

Arda ilk once Handeyi kaldirir,hadan sonra sim siki Ferihanin ellerinden tutar ve kaldirir,Emir hic bir sey soylmeden cekip gider,odasina kalkar.

Uc arkadaslar Hillsten ciktiklari gibi,dogruca arbalarina binerler daha fazla rezil olmak istemiyordular.Emir odasinin camindan onlara bakiyordu,arbalar gelene kadar disardada biraz sakalastilar,Emir sinirden patliyacakti ama sabrediyordu.Yollar biraz bos oldugun icin biraz yaris yaptilar ama belli bir sureden sonra yollar ayrildi.

Feriha,Ardayala konustugu gibi aksam Melekle birlikte Ardaya gittiler.Feriha Meleyi arabaya bindirdikten sonra kendine suruce koltuga binir.Feriha arabasini caltirir ve evin onunden ayrilir,arkasinda Emir vardi ama Feriha fark etmemisti onu.

Melek(kosarak Ardanin kucagina):Arda
Arda(Meleyi kucagina alir):Askim

Emir bunu gorunce sanki kalbine bir bicak saplanmisti,ama cok az kalmisti sabredicekti.

Arda:Vallah canim bu boyalar zor cikti
Feriha:Bende hemen hemen cikti
Arda:Ya siz kadinlar vary a herseyi hemen haledersiniz
Melek:Evet
Arda(Meleyi oper):Askim benim

Gece 12 kadar Ardada oturdular,Emir her 1 dakika bir saatine bakiyordu.Kac kez arabadan indi etarafa bakti kendinisi bile bilmiyordu ama deliriyordu yavastane en sonunda evin kapisi acildi ve ilk once Arda cikti,kucagindan Melek daha sonra Feriha.

Arda:Eve gidince ara
Feriha:Merak etme canim
Arda:Hadi dikatli gidin
Feriha:Tamam yarin gorusuruz.

Her iki hemen arabalarini calistirirlar,Emir Ardanin eve girmesini bekledi,Arda eve girer girmez gaza basti Ferihaya yetismek icin en sonunda yetisti,eve kadar takip etti.Eve geldiklerinden Feriha evin bahcesine girer ve kapilar kapanir,Emir emin olduktan sonra evinin yolunu tutar.

Sabah erkende Hillste toplanti vardi,Unal Hillsin hali gorunce Korayla birlikte gulme krizini giriyordular,toplantinin baslamasi icin Emiri bekliyordular ama o yoktu,en sonunda kapida gorudundu ama cok garipti,hizlica onlarin ustune yuruyordu …

ambra
19-04-12, 02:56
XXXVII
Kumburgaz /Artamis Marin Princes Otel

Emir arabayı otelin park yerine parkeder.Feriha ve Belis yolda uyuya kalmışlardır.Hafifçe Feriha’nın koluna dokunur sessizce aşkım’ der

Feriha gözlerini açar Emir’in kendisine gülümseyen gözlerini görür’ geldik mi?

EMir :Evet aşkım geldik hadi gidip odamıza yerleşelim

Feriha doğrulur,Otel’e bakar 'Burada mı kalacağız'

EMir evet sevgilim

Aynı anda Tarhanların evi

Mert telefonu kapatır:Randevu talebimiz kabul edilmiş,Bugün öğlen görüşeceğim


EMir : aşkım ne oldu

Feriha : EMir ,Mehmet burada çalışıyor

EMir duraksar içinden ben bunu nasıl atladım der ,

Belis gözünü açar : geldik mi?

Emir ve Feriha birbirine bakarlar.Belis çok güzelmiş burası burada kalalım.

EMir kendilerine doğru gelen Alp’i görünce gözlerini kapatır.

Alp : EMir Bey inmek için arabasının kapısını açmamı mı bekliyor

EMir : gülümser saçmalama lan

Alp: hadi istediğin odayı hazırlattım

Alp eğilip Feirha’yı gülümseyerek selamlar ‘hoşgeldiniz’

Feriha hafifçe gülümser.Belis dikkatli gözlerle Alp’i izlemektedir.

EMir arabadan iner Alp ile sarılırlar.Feriha’da arabadan inmiş Belis’i kucağına almıştır

Alp gülümser ‘inanmıyorum bu güzel kız’

EMir ‘benim kızım ‘

Alp eğilip Belis’in yanağını okşar.

Alp Feriha’ya bakar ‘sizde ‘

Emir : Eşim Feriha

Feriha Emir’e bakar .

Alp : çok memnun oldum ,isminizi çok duydum gerçekten.Alp ellerini iki yana açar Hadi gidelim her şey hazır EMir ,Koray’ı da aradım bazı işleri halledebilir ise Hande ile geleceklermiş

Emir Feriha’ya bakar .Feriha gözlerini evet dercesine kapatır.EMir Belis’i kucağına alır .Feriha ‘nın elinden tutar ve yürümeye başlarlar.

Emir : Otel’in yeni hali çok güzel olmuş,

Alp : saol dostum , yaptık işte bir şeyler babamın emanetine sahip çıkmaya çalışıyoruz.

EMir ve Feriha Alp’in kendileri için ayırttığı odaya yerleşirler.Oda otelin en büyük suit odasıdır.En üst katta olan odanın her penceresinden deniz görünmektedir.odanın içinde çocuklar için ayrı bir küçük oda bulunmaktadır.Feriha ,Belis’in eşyalarını odasına yerleştirir.BElis dedesinin aldığı porselen bebek elinde EMir’in yanına gelir.Emir bir müddet Belis ile ilgilenir.Belis’e izlemesi için çizgi film kanalı açar ve Feriha’nın yanına gider
Feriha düşünceli bir şekilde camdan dışarıyı izlemektedir

Emir : aşkım

Feriha gülümser ‘ annem onu görmek için buraya geldiğimde söylemişti burada çalıştığını ‘

EMir :istersen hemen gidebiliriz Alp alınmaz

Feriha : başını hayır anlamında sallar ondan güç almak istercesine Emir’e sarılır .Emir Feriha’yı başından öper ve kokusunu içine çeker.

Belis kapıdan anne ve babasına bakar ‘benim karnım acıktı’

Emir ve Feriha birbirlerine bakarlar

Belis: karnımdan sesler geliyor korkuyorum

EMir gülümser hadi ozaman kahvaltıya inelim

Kuruçeşme Hills

Koray Emir’in odasında EMir’in bıraktığı notlar ile yarım kalan işleri takip etmektedir.
Kapı açılır
Hande :Koray o , o manyak burada imiş,dönmüş

Koray ayağa kalkar Hande’nin ellerini tutar

‘biliyorum Hande ,haberimiz var’

Hande : EMir nerede ?

Koray : haberimiz var dedim ya, Emir’de durumun ne olduğunu öğrenene kadar Feriha ve Belis’i alıp şehir dışına gitti bir müddet,

Hande derin bir nefes alır yanında duran koltuğa yığılır’çok şükür’

EMir ve Feriha Belis ile birlikte havuz kenarındaki masalardan birinde kahvaltı yapmaktadırlar.

Belis : anne havuza girebilir miyim?

Feriha : kızım hava tam ısınmadı üşürsün

Belis yüzünü buruşturur ,babacım ?

Emir Feriha ‘ya bakar ‘kızım annen ne diyorsa o ‘

Belis tekrar yüzünü buruşturur.EMir eğilip kızını yanağından öper’ ama söz havalar ısınsın beraber yüzeriz prensesim

BElis gülümser sessizce peki der

EMir : Aşkım anneni ne zaman arayacaksın, ara da bir an önce konuşalım

Feriha saatine bakar : öğleden sonra ararım

EMir : o zaman yemeği beraber yeriz, nerede ev, gidip alayım ben

FEriha : beraber gideriz

Feriha çevresine bakmaktadır.Mehmet’ile karşılaşma ihtimali onun gerilmesine neden olmuştur

EMir :Feriha aşkım lütfen

Feriha gülümser uzun zaman oldu sadece görünce ne diyeceğimi bilmiyorum
Emir Feriha’nın elini tutar ve öper Belis yüzünü buruşturur.EMir gülümser ve kızını yanağından öper.

Emir : Alp geliyor

Alp gülümseyerek gelir’afiyet olsun her şey yolundamı?

Emir : her şey çok güzel dostum ,

Feriha : evet odada çok güzel ,ortam ,bahçe .

EMir : sen kaç gün burada kaç gün İstanbul’dasın

Feriha hep burada değil misiniz?

Alp : hayır haftanın 4 günü burada 3 günü de İstanbul’dayım koşturuyoruz işte.Alp Feriha’ya bakar

EMir sizin Turquase Restoranlarında çalıştığınızı söyledi

Feriha :evet ,EMir ‘le beraber çalışıyoruz burada ki restoranlar için

Alp :aynı iş zor olmuyor mu ?

EMir :ben halimden memnunum hiç şikayetim yok

Alp gülümser ‘ya sana söyleyeceğim diyorum ama atlıyorum hep ,hani şu tavsiye ettiğin eleman var ya Mehmet , onun için ne kadar teşekkür etsem az sana

Emir .: tamam Alpcim sonra konuşuruz

FEriha EMir’e bakar tavsiye mi ?

Alp : Sizin kocanız bundan 4 yıl önce ben bu otelin başına geçtiğimde benden bir çocuğu işe almamı istedi

EMir arkasına yaslanır .Ellerini yüzüne götürür.Ağzını açıp bir şey diyecekken Feriha ile göz göze gelir susar.

Feriha :Ee

Alp : Önceleri pek istemedim , çocuk ilk okul mezunu ne yaparız yapabilir mi bilmiyordum sırf EMir’in hatrı için işe aldım ama beni çok şaşırttı ,inanılmaz gelişim gösterdi

Feriha gülümser .: öyle mi ?

Alp: evet , Bellboyluk dan başladı işe şimdi Kat hizmetlerine aldık , liseyi bitiriyor şimdi dışarıdan,en güvendiğim adamlardan biri

Emir gülümser ,Feriha ile gözgöze gelmemeye çalışmaktadır

Alp elini EMir’in omzuna koyar :geç oldu dostum ama saol ,

Emir :rica ederim ben sadece sana önerdim, gerisini o tek başına yaptı

Aynı gün öğlen

Mert toplantıdan çıkar .Ömer’i arar

Ömer :nasıldı ?

Mert :gayet iyi idi.teklifimizi beğendiler

Ömer : istediklerinden fazlasını verdik. Peki nasıl biri o.

Mert : pek konuşmadı ,genelde avukatları konuştu ama ikna oldu gibiler ,satış için ön protokolü hazırlayacak avukatlarımız

Ömer : aferim sana gerekten iyi iş çıkardın

Mert: ne demek ağabeycim ,

Ömer gülümseyerek telefonu kapatır.

Ünal: ne olmuş

Ömer sanırım her şey tamam satış için ön protokol hazırlanıyormuş

Ömer gülümser arkasına yaslanır .

Feriha ve EMir odadadırlar.

Feriha Emir’e bakar .Aniden gidip Emir’e sarılır.EMir Feriha’yı alnından öper .
‘ sen gitmiştin,hala apartmanda idiler ama işte işsizdi biliyordum.Seherle ilgili bazı durumlar ortaya çıktı yani çıkmış, ,seninle ilgili benimle ilgili bilgileri para karşılığı satıyormuş

Feriha : Neee ?kime ??

EMir : anneme ,cansuya , ben de Gülsüm’den öğrendim bunları

Feriha inanmıyorum,inanamıyorum..

Emir : bunlar ortaya çıkınca boşanmak istemiş Mehmet ,sonra hamile olduğu ortaya çıkmış Seher’in

Feriha : boşanamamış

EMir :evet , ama artık o evde de duramazlardı.Mehmet İş aramış bir müddet bulamamış ,Alp ile tesadüf eseri karşılaşmıştık, onunla liseyi beraber okuduk ,Amerika’dan yeni gelmişti .Ondan rica ettim ,ve ..

Feriha EMir’e bakar sana yaptığı o kadar şeyden sonra

EMir :o zamanlarda benim onun bana yaptıkları ile ilgili affedemediğim bir şey yoktu ki Feriha ,ben sana yaptıklarını unutamıyordum hala da öyle . Ama o senin kardeşin ve biliyorum ki o mutsuzsa senin için rahat değil,nereye gittiğini bilmiyordum ama ailenle en azından annenle konuşacağını tahmin etmiştim,annen Mehmet işsiz başına bunlar geldi dese sen huzursuz olacaktın

Feriha EMirê dahada sıkı sarılır .Tişörtünün üzerinden göğsünü öper.

Annem ,Mehmet’in iş bulduğunu o kadar sevinçle söylemişti ki ,bende sevinmiştim hayatını bir düzene koymaya başlayacak diye.Annem anlattıkça ,sesi neşeli geldikçe bende iyi olduğu için mutlu oluyordum Fransa’da ..Hatta babamın başına bir olay gelmiş, Veysel diye bir adamla iş kurmak için kredi almıştı ,sonra o adam onu dolandırmış ,onun borcu için babamı karakola götürmüşler Mehmet bulmuş patronundan,

Feriha doğrulur EMir’e bakar .o parayı kim verdi

Emir :dedin ya iste Mehmet’in patronu

Feriha EMir ??doğru söyle

Emir : ben verdim Feriha ,gidip ben ödesem kabul etmeyecekleri için Alp’ten rica ettim ama Mehmet o parayı geri ödedi bildiğim kadarı ile

Feriha : annem olanları anlattığında Sophie ile idim ona anlattım hemen gönderelim dedik annem kabul etmedi, senden aldığımı söyleyemem ,nereden bulduğumu nasıl açıklarım dedi ,

Feriha Emir’e bakar :Emir sağ eli ile FEriha’nın yanağını okşar ‘geçti artık her şey ,’
Feriha : bana kızgın tabi bende ona ama kardeşim işte ,İstanbul’a geldiğimde hastanede babama gittiğimde yüzüme bakmadı ,sonra cenaze işleri falan mecburen aynı ortamda idik ama konuşmadık hiç zaten hala aynı düşüncede ise onunla konuşacak bir şeyim yok benim,

Feriha saatine bakar :Annem akşam üstü dört gibi gelip al beni demişti

EMir :kalkalım o zaman aşkım

Feriha :EMir ben yalnız gitsem

Emir :Hayır Feriha ,oraya yalnız gidemezsin

FEriha içerde uyuyan Belis’e bakar ‘Aşkım Belis’in yanında birinin kalması gerek’

Emir :Onu da alırız giderken uyur

Feriha : inant ettin!

EMir : sende !

EMir Belis’i kucağına alır.Feriha Belis’in çantasını alır ve odadan çıkarlar
Otel’in lobisine geldiklerinde Feriha ve Mehmet göz göze gelirler.Mehmet Feriha ve Emir’e bakar.Birbirlerine bir şey demeden farklı yönlere doğru giderler

Ünal muhasebe müdürü Avni ile konuşmaktadır

Evet Avni bir gelişme var mı?

Avni: Hülya hanım şubeye gelmiş,

Ünal :evet

Avni : eşim genel müdürlükten onay bekliyoruz, maksimum 1 hafta içinde onay gelir demiş

Ünal 1 hafta gayet uygun ,hem EMir ve Feriha da o zaman gelmiş olur sürpriz sırasında onlarda olur diye seslice düşünür gülümser Avni eşine çok teşekkür ettiğimi söyle

Avni gülümseyip odadan çıkar.Ünal Aysun’u arar

Ünal: merhaba Aysuncum nasılsın

Aysun : hayırdır sesin iyi geliyor

Ünal kahkaha atar ben hep iyiyim Aysun ,ne diyeceğim, geçen hafta olamayan aile yemeğimizi önümüzdeki hafta sonu yapalım diyorum ama bu kez Belis veÜnal olmasın,

Aysun : bilmem ki, yani bir araya gelmek isterler mi ?

Ünal : sen Hülya Hanımlarla konuş, Emir ve Feriha’yı ben hallederim


Feriha ,Zehra oturmaktadır.Belis arabadan indirilen çocuk koltuğunda uyumaktadır.

Zehra Belis’E bakar ‘ kuzum benim, yavrumun yavrusu ,nasıl güzel uyuyor ’
Feriha gülümser .Emir telefonla konuşmasını bitirir Feriha’nın yanına gelir. Belis’in üzerine konan sivri sineği eli ile uzaklaştırmaya çalışır.Bir an döner

Feriha aşkım.. duraksar Zehra’ya bakar ,başını eğip pardon! Der

Zehra Emir’i süzer.Aklına 4 ,5 yıl önce Aksoy apartmanında olan şeyler gelir bir an
Emir:Nasıl güzel çıkmış mı kızınız fazlalıkları atın demiştim atmamışlar Nezaman Bu Oyunun Parçası Oldunuz ,oğlunuz arabamı çalıp çarptıktan sonra mı Yoksa Başında Beri İçindemiydiniz , Böyle Yürüyor Dimi İşler ?Zengin bir enayi kör bir aptal ,sizi çukurdan çıkarıcak hayırlı bir damat adayı bulabilmesi için yetiştiriyorsunuz kızlarınızı
Zehra EMir’e cevap vermez yerleri silmeye devam eder
EMir : tamam yeterli
Zehra : işim bitmedi henüz
EMir : Yeter dedim Hemen Çıkın Lütfen ! Çık !

Zehra: Asıl Sen Hayatımızdan Çık, Git Al Acınıda Çık Git !
------
Zehra: Efendim.
Emir: Ben, Feriha'yı merak ettim de.
Zehra: Burdan söyleyebilir misin ?
Emir: Dün gece yüzünden, Feriha'ya bir şey oldu mu ?
Zehra: Yok olmadı. Babası da, Mehmet'te sanıyor ki, siz okuldan tanıştınız o kadar yani.
... Emir: Oldu, iyi günler.
Zehra: Oğlum bir dakika. Bizim gelin için yani şey yüzük için ben özür dilerim yani gelin adına.
Emir: Gerek yok.
Zehra: Feriha geri almak istedi ama kız vermedi de, yani Feriha'nın bir kabahati yok, sana verecekti.
Emir: Yüzük önemli değil

Zehra :başı ile EMir’i selamlar

EMir çekingen bir tavırla oturur.Feriha’ya bakar ..Hafifçe gülümseyip Nasılsınız ?

Zehra :iyiyim oğlum sen yani siz

EMir :Lütfen siz demeye gerek yok ,ben de iyiyim saolun

Feriha annesine ve EMir’e bakar.

EMir yutkunur.Feriha’nın elinden tutar.

Zehra hanım bizim size söylemek istediğimiz şeyler var.

Ben ve Feriha biz yeniden birlikteyiz ,ve evlenmeye karar verdik

Zehra Feriha’ya bakar.’hayırlı olsun oğlum der’

EMir yanlış bir şey mi yaptım dercesine Feriha’ya bakar

Feriha: Annem, biz EMir ile konuştuk, tüm olanları ve bir karar verdik .

Zehra cevap vermez

Emir’e ve Feriha’ya bakar .Belis’i izler

Emir :bakın söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum Zehra hanım ama bu geçen zaman içerisinde gördüm ki hayatın en güzel anı her şeyden vazgeçtiğiniz zaman sizi hayata bağlayan biri olduğunu düşündüğünüz anmış.Benim hayattan vazgeçtiğim zamanlarda aklıma kızınız geldi hep .Ben onu çok seviyorum ve bundan sonra hayatımı onunla geçirmek istiyorum

Feriha Emir’e bakar.Emir’in elini güç almak istercesine daha da sıkar

Feriha : bu sefer her şey gerçek ve biz büyüdük geçmişte olanları unutmadık ama onlarla yaşamayı öğrendik ,anne,

Zehra Feriha’ya bakar .Feriha kalkıp annesinin yanına oturur. Ona sarılır.

Emir : sizin desteğiniz bizim için önemli

Zehra : Bak oğlum ,ben öyle süslü laflar bilmem,ama yüreğimde hissettiklerimle analık yaptım çocuklarıma ,öyle büyüttüm her anne masallarla uyutur yavrusunu ve her masal da bir varmış bir yokmuş diye başlar. İnsan dediğin de öyle değil mi, bir var bir yok. hayat ucundan tutamadığımız bir pamuk ipliği gibi . Ben yaşayamadım. Kızım yaşasın istedim adı ile yaşayıp adını yaşatsın istedim. Ona o zamanda demiştim birlikte ya cennete gidecez, ya da cehennemin ta dibine diye .Kararınız ne ise arkasındayım ben..

Emir gülümser .Ayağa kalkar eğilip Zehra’nın elini öper.

Belis gözlerini açar ,ovuşturur.

Aa anneannem..

Zehra : kuzum benim ,güzel kızım

Belis uzanır.EMir Belis’i kucağına alıp Zehra’ya uzatır.Zehra torununa sıkıca sarılıp öper.yavrumun yavrusu kuzum benim..Belis anneannesine sıkıca sarılmış basında olan yemeni ile oynamaktadır.uzanıp anneannesini öper.

Emir : akşam yemekte birlikte olalım

Feriha: evet anne

Zehra : akşam olmaz

Feriha : niye Mehmet mi

Zehra : Seher’in halası vefat etti

Feriha’nın yüzü Seher’in adını duyunca asılmıştır.

Zehra konuşmaya devam eder Memleketine gitti Seher , Mehmette üç gündür yoktu sabah geldi direk işe gitti. Melek evde yalnız akşam onu bırakamam.

Feriha : yani bizimle de gelmeyeceksin İstanbul’a

Zehra : kızım ben sana ne dedim , Ömer’in yeni başlayacağı okulu açılana kadar buradayım sonra seninleyim ama şimdi şuncağız çocuğu bırakamam ,nasıl bırakayım

Feriha yüzünü asar .’aa anneçimm hadi asma yüzünü ,gelicem dedim

ZEhra duraksar emir’e bakar gözlerini açar gelicem dedim dimi ?

Emir başını evet anlamında sallar

Feriha ‘peki öyle olsun’

Zehra : saat kaç oldu oğlum

EMir saatine bakar : saat 6 olmuş

Zehra : ben kalkayım şimdi Melek acıkmıştır ,Ömer acıkmıştır

Feriha e Ömeri getirse idin bari anne

Zehra : melek’in başında kim kalacaktı.Zehra gitmek için ayağa kalkar .Belis babasına doğru uzanır .EMir kızını kucağına alır

Feriha ayağa kalkar ‘e onuda getirse idin

Zehra kızına sarılır ‘oda olur kızım oda olur azcık zaman geçsin’

Aynı gün akşam

Mehmet :bravo anne ,ne diyim ki sana

Zehra : doğru konuş ,doğru konuş benle Mehmet, parçalarım seni

Mehmet başını önüne eğer .Tabi sen laf söyletme kızına , laf söyletmediğin kızın varya o herifin kapatması olmuş nikahsızlar ama aynı odada kalıyorlar

Zehra ayağa kalkar sinirden titremektedir.Bak oğlum , bu yaşınıza geldiniz bir fiske vurmadım size ,babanız vurmaya kalktı önüne atladım ama bir daha kardeşin hakkında böyle bir şey diyecek olursan bu yaşa gelene kadar yapmadığım şeyi yaparım.



EMir ve Feriha akşam yemeklerini yedikten sonra Alp’in davetlisi olarak otelin barına inerler .Belis otelin misafirleri için hazırladığı kreşte bulunan oyun evindedir.Alp görevlilere Belis ile özel olarak ilgilenmelerini ,sürekli izlemelerini sıkı sıkı tembih etmiştir.Feriha bir ara Belis’e bakmak için yanlarından ayrılır.Döndüğünde Alp ‘i iki kadınla konuşurken görür.Emir yoktur.Kalabalık içine çok karışmadan Alp’in yanına gitmeye çalışır.Üzerine giydiği uçuk mavi elbise ile göz alıcı görünmektedir.Bir an koluna birinin dokunduğunu hisseder.Sertçe döner
Yirmili yaşlarında olduğu belli olan oldukça yakışıklı genç

Pardon yanlışlıkla oldu

Feriha soğuk bir ifade ile döner cevap vermez

Alp olanları görmüştür Feriha’nın yanına gelir

Bir sorun mu var

Feriha : aa yok Alp Emir nerede ?

Alp : telefonu çaldı , konuşmak için çıktı ha geliyor işte

Feriha başını sallar demek telefonu çaldı

Emir gülümseyerek yanlarına gelir.Feriha’yı baştan aşağı süzer ,Feriha bir an kendini çıplakmış gibi hisseder.Yüzü kızarır.EMir fark eder hafifçe gülümser Elini Feriha’nın beline koyar onu kendine çeker ve alnında öper.

EMir :Ne yapıyor bizimki

Feriha: oyun oynuyor Pamuk prenses olmuş , uykuya dalıcakmış, prensi gelene kadar da uyanmayacak mış

EMir duraksar :Nasıl yani ,çocuğun biri kızımı mı öpücek

Feriha EMir ‘e şaşkınlıkla bakar ellerini iki yana açar ‘pess’

Alp kahkaha atar ‘oğlum ne olmuş sana böyle sen böyle değildin hiç böyle yapmazdın
Emir gülümser ,Feriha’yı şakşaklarından öper yapana değil ağabeycim yaptırana bakacaksın
Alp’in yanında olan kızlardan biri Feriha veEmir’e dikkatlice bakar ,Emir’i baştan aşağı süzer ve gülümser .Feriha gözlerini sinirle devirir ve Emir’e biraz daha sokulur.Emir Feriha’ya biraz daha sıkıca sarılır kulağına eğilir
Aşkım dans edelim mi?


Aynı anda

-özür dilerim ,saat farkını ayarlamaya çalıştım ama yanlış bir zamanlama değil dimi ?

-hayır canım nasıl gidiyor

- çok güzel İstanbul’u çok özlemişim bugün birkaç eski dostu ziyaret ettim

- eski dost mu ? iş ile ilgili bir şey yapmadın mı ?

-bugün bir yer ile görüştüm ,istediğimiz tutarın fazlasını veriyorlar

-E bu çok güzel

-öyle de ,işte bilmiyorum orada babamın emeği çok biliyorsun acaba satmasak mı ?

- anlaşmamızı unutma ,o şehir sana iyi gelmedi yavrum yapma böyle ,burada yeni bir hayat kurdun

Sanırım haklısın teyze , zaten satış için ön protolü imzalayacağız yarın

-ne zaman geleceksin?

- bilmiyorum işler ne zaman biterse


Emir kucağında Belis ,odaya girer.Kızını yavaşça yatağına yatırır. Üzerini orter alnında öper ve kapıyı hafifçe aralık bırakıp Feriha ile yatacakları odaya gider .Feriha ayakkabılarını çıkarmış yatakta oturmaktadır.
EMir’in kendisini izlediğini görünce

Üf topuklu ayakkabılar!

EMir hafifçe gülümser .

Sana göre hava hoş tabi feriha hafif sinirlidir.

EMir başının sallar : tüm sinirin buna mı?

Feriha umursamaz bir ifade takınıp başını sallar tabiî ki buna başka neye olacak

EMir gülümser Feriha’nın yanına oturur.yanağından öper Kıskanç! der

Feriha hafifçe gülümser sanki sen değilsin

EMir Feriha’nın çenesinden tutar ,gözlerine bakar .İki aşık birbirlerinin gözlerinde kaybolurlar.Sessizliği ilk EMir bozar

’ seni çok seviyorum’ , senin ilk aşk olduğunu anladığım gün senin son aşkım olman için yemin ettim ben ,

Feriha : bende seni çok seviyorum her şeyim

Emir,Feriha’yı dudaklarından öper ve Feriha’nın üzerine doğru uzanır.



Cansu ,telefonu kapatır.Elinde tuttuğu şaraptan bir yudum alır.Sabah Feriha’nın evinin önünde gördüğü görüntüler gözünün önüne gelir.Yutkunur.hafifçe gülümser
Hemen değil teyze ,yarım kalan işlerim bitsin öyle geleceğim

Ebru-Polat
19-04-12, 22:06
Herkes buyuk bir saskinlikla Emire bakiyordu.

Feriha:Bu ne oldu sabah sabah?
Koray:Yine kafasi bir seylre bozulmus
Feriha(Koraya bakar): Ban bir gun gosterki bunun kafasi bozulmasin
Arda(gulmeye baslar):Feriha sen nasil bir seysin boyle?
Feriha:Ama gercek

Emir en sonunda Ferihanin yanina geldi,tam karsisindan durdu,gozlerinin icine bakar,birden Ferihayi sirtina aldi,herkes buyuk bir sakinlikla Emiri izliyordu.

Feriha:Ne yapiyorsun sen?
Arda:Emir delirdinmi sen?
Unal:Lan indir kizi

emir cikasa dogru yurumeye basladi,Feriha ellerini Emirin sirtina vuruyordu,deliler gibi bagriyordu ama nafile,Koray,Arda,Unal arkasindan giderler.

Feriha:Ya delirdinmi sen hemen indir beni hemen
Emir(Birden durur,Unala,Koray,Ardaya dogru doner):Melek bir kac gun size emanet
Feriha(duyduklarina inanamaz):Ya ne diyorsun sen?Su pislige bir sey soylesinize,indir beni
Arda:Emir ne yapiyorsun sen?
Emir:Sen karisma

Unal tam bir sey soyliyeceki,Emir coktan cikmisti Hillste,Feriha hele emirin sirtina vuruyprdu,kolari coktan acimisti ama Emirin sirti sanki cekiltendi hic bir sey hisetmiyordu,Ferihayi arabasina bindirdikten sonra hemen arabayi kilitler,kendisi arabaya biner binmez hemen gaza basti.

Feriha(Emirin kolundan vurur): Durdur su arabayi,durdur.

Emir hic bir sey soylemiyordu,sadece yola bakiyordu,Feriha devam ediyordu Emirin kolundan vurmaya,ona kotu kotu sozler soylemeye,Emir hic birna aldirmiyordu.

Unal:Bu adam delirmis
Arda:Meleyi kresten almam gerek
Koray:Merak etmetyin konusucak sadece
Unal:Ulan konusucak ne diye kizi burdan zorla cikariyor
Koray:Unal abi tamam,simdi arariz(Emiri arar ama tel kapaliydi)kapali
Arda:Hay ben boyle ise …
Unal:Evini ara
Arda:Ben cikiyorum,bir haber alsaniz arayin lutfen
Koray:Merak etme Arda

Arda hizlica Hillsten cikar,Meleyin kresine gider.

Feriha nekadar cabalasada Emir hic bir teoki vermiyordu,oylece yola bakiyordu,Feriha arabanin icinden bir seyler bulmaya calisir birden Emirin telefonu gorur ama eline alicakti Emir daha once davrandi ve telefonu aldi.

Feriha:Ver sunu
Emir(cami acar,telefonu firlatir,Feriha doner nerdeyse bagirarak):Artik bir sus,sabahtan beri konusuyorsun
Feriha:Senden nefret ediyorum
Emir:Nefrete bir duygu
Feriha:Allah senin cezani versin.

En sonunda Feriha pes etti,ellerini gogusunde birlestirdi ve disari izlmeye basladi,Emir Ferihanin birazda olsa sakinestiyini gorunce konusmaya karar verir.

Emir:Herseyi ama herseyi konusuna kadar sen benimlesin

Feriha hic bir tepki vermiyordu,oylece disari izliyordu,Emir Ferihanin cevap vermediyini goruncen susmaya karar verir,yola bakmaya devam eder.Yarim saat icinden yeni bir seteyi girdiler.Evlerin cogu artik sahiplerine teslim olmustu,bir kac kanesi kalmisti,Feriha buyuk bir saskinlikla etarafa bakiyordu.En guzel bie evin onunde durur,arabadan iner,Ferihanin tarafina gecer,kapiyi acar,Feriha ters ters Emire bakar.Feriha inmek istemeyince Emir Ferihayi kolundan tutugu gibi arabadan cikarir,Feriha topuklarin uzerinde oldugun icin Emire yetisemiyordu.

Em evi kapaisi acar ve Ferihayi iceri sokar,evin kapini sim siki kapatir,anahtari cebine koyar,Feriha nefret dolu Emire bakiyordu,Emir Ferihaya bakiyordu nerdeyse bos gozleriyle.

Emir(sinirler):Bir sure burdayiz,bu evi basima yiksandan,yaksanda(Feriha Emire birden bakar) evet aynen oyle,seni taniyorum
Feriha:Sen oyle san?
Emir:Her neyse burda asla cikamasin konusmadan

Emir uzerindeki ceketi cikarir,askiya asar,Feriha ayagindaki topuklari cikarir Emire dogru firlatir,Emir bir ayagi kaldiri,topuklunun biri kapiya deyer,diyerinide atar oda Emire isabet etmez.

Feriha:Bunun bedeli cok agir oduyeceksin Sarrafoglu,konusmiyacam,olsenden konusmiyacam,onun icin bosuna (kolarini havaya kaldirir) bu evi aldin,dosedin
Emir(tek kisilik koltuga oturur):Acmisin?Mutfakta hersey var.

Feriha hic bir cevap vermeden,koltuga oturur,yastigi kucagina alir,disariya bakmaya basladi.Saat yavastan aksam 8 geliyordu.Ikiside sabhatan nasil oturmustularsa o koltuga oylece oturuyordular,Feriha daha fazla dayanmadi ve suskunlugu bozdu.

Feriha:Beni buraya kacirdigina gore,bana uygun kiyafet vardi
Emir(gozleri guler):Elbete var,yukari cikinca ilk oda,bizim yatak odamiz
Feriha(saskin): Dogru soylemedin senin ve Ruyanin yatak odasi,kac kez onunla orda yatin?Kac kez onun vucuduna,dudaklarina dokundun?(Emir gozlerini kapatip acar)bu soruma cevap vermiyecek kadar bir cok kez birlikte oldun.

Emir hic bir sey soylemedi,Feriha hafiften kafasini sallar,Emirin yuzune bir kez daha bakar ve hizlica yukari cikar.Odaya geldiyinde,biraz sasirir.Cunku Ferihanin en sevdiyi renkler vardi odada beyaz,mor.Kocaman yatak,giyinme odasi,kucuk bir koltuk.Feriha anlam veremiyordu bu olanlar.Hemen odayi inceleme burakir ve giyinme odasina girer,dolaplarin cogu bostu sadece bir tanesinde bir kac parca esya vardi.Feriha dopltan beyaz t-shirt,siyah esofman cikarir.Uzerindekileri hemen kurtulur ve cikardiklari giyer,saclani toplar ve asagi iner.Emir kucuk bir masa hazirlamisti,Feriha Emire aldiris etmeden koltuga oturur,TV acar,muzik kanalini acar ve sonuna kadar sesi acar.Emir Ferihanin arkasinda onun yaptiklarina bakar.

Emir herseyi dusunmustu,herseyi.Biliyordu Ferihanin boyle bir sey yapicagindan ve dahda ileri gideceginde,onun icin hic birina aldirmadan masa oturur,aksam yemeyi basladi.Feriha belli bir sureden sonra sesini kismaya basladi,cunku basi agrimaya basladi,Emir hafiften gulumsedi.

Feriha(sakin ses tonuyla):Muz varmi?
Emir:Ilk once yemek ye
Feriha:Istemiyorum,sadece muz istiyorum
Emir:Mutfakta var
Feriha(yerinden kalkar):Nasilda hic bir sey olmamis gibi aksam yemeyi yiyorsun?
Emir:Ne yapmami istiyorsun?Sevdiyim kadin yanimda,bir kac gun sonra kizimda yanimda olucak
Feriha(tekrar sinirlenir,eline vazo gecer):Sakin bir daha bunlari soyleme sakin
Emir(sakin):Gercekleri duymakmi istemiyorsun,yoksa kabul etmek?
Feriha:Hic biri gecrcek deil,olmiyacakta
Emir:Hhhhh tabi tabi
Feriha(masi ortusunu tutar ve masada ne varsa hepsini yere indirir):Sus artik,sus
Emir(sinirlenir):Anlaticaksin herseyi teker teker oturup anlaticaksin.Nasil cekip gitti,(sesini dahda yukseltir)nasil Seymen ailesi senin hayatindan,nasil kizimin dunyaya getirdin,hepsini
Feriha(sesini yuklestir):Sen hic bir sey haketmiyorsun,sana hic bir sey anlatmiyacam,anladinmi?
Emir(Ferihayi kolundan tutar):Anlaticaksin Feriha,pasa pasa herseyi anlaticaksin herseyi

Ferihanin gozleri coktan dolmustu,Emir bunu goruncen hemen Ferihanin kolunu burakir,sinirle yukari cikar,Feriha oldugu yerde yere coker,aglamaya basladi.Iki asik yine param parca oldular,yine bir birine sirtlarini donduler.

Melek cok mutluydu Arda,Korayin Meleyin her isteidini yaptilar.Tum gun deliler, gibi,cocuklar gibi Melekle birlikte eylendiler.Melekle birlikte alisveris yaptilar.Melek bir kac kez sordid Feriha nerde ama arda hemen toparladi “Is toplantisi var” soyledi,cocuk hemen inanadi ama Ferihayi cok ozlemisti.

Gece saat onukiye geliyordu …

Feriha koltukta oturmus sakinesmeye calisiyordu.Emir daha sakinesmemisti,sakinesmesi gerekti ve onu tek sey sakinestire bilirdi oda icki,hizlica odadan cikti asagi indi,mutfaga girdi,dolaptan viski cikarir,Feriha Emirin gorunce hemen arkasindan girer,mutfaga girdiyinden Emir siseyi kafasina dikmis iciyordu.

Feriha:Ne yapiyorsun sen,delirdinmi?
Emir(siseyi ceker):Sana ne?
Feriha(siseyi almak ister):Burda olmeyi dusunuyorsa cok yaniliyorsun
Emir:Sen olmek ne demek bilmiyorsun,onun icin karisma
Feriha(Siseyi cekmek ister):Ver su siseyi

Ikiisde ayni andan buraktilar siseyi,yer dustu param parca oldu,ikiside siseye bakiyordular.Aynen boyle bu sisenin cam kiriklari gibi kalpleride kirik.

Feriha belkide Emirin ilk defa boyle goruyordu,Emir Ferihanin kolundan tuttugu,gibi yukari suruklemeye basladi.

Feriha:Burak kolumu,canim aciyor

Feriha boyle soyledikce Emir dahda cok sikiyordu Ferihanin kolunu,Feriha cirpindikca dahada kotu oluyordu,belki coktan morarmisti kolu,odaya geldiklerinden Emir Ferihanin kolunu burakir,yatagi dagitir.

Emir(yagata gosterir):Bu yataktami Ruyayla birlikte oldum?Bu yataktami onu optum?
Feriha(yutkundu):Evet
Emir:Sen daha birlikte nasil olur bilmiyorsun
Feriha:Ne sacmaliyorsun sen
Emir(Ferihayi belinden tutar): Beni istemiyormusun?(nefesni Ferihanin yuzune verir) cildiriyorsun benimle birlikte olmak icin(Feriha geri cekilmek ister)simdi bile bana direnemiyorsun cunku deliler gibi beni istiyorsun
Feriha(geri cekilir):Emir burak
Emir:Nasil Ruyayla sevistiysem aynin oyle seninle sevesecem

:img-hyste:love01:
Emir Ferihayi bileyinden tutugu gibi kendisine dogru ceker,Ferihayi opmeye basladi ama Feriha karsilik vermiyordu,Feriha karsilik vermedikce Emir dahada sidetle opuyordu,Feriha direnmek istedikce Emir dahda cok zorluyordu,en sonunda yataga dustuler.Feriha hic bir sey soylemiyordu,sanki Emire sesini duyuramaz gibiydi,Emir coktan Ferihanin ve kendi uzerindiklerinden kurtulmustu,Feriha sadece gozlerini kapatmisti ve kendini erkeyinin kolarina burakmisti.Emir Ferihanin vucudunu her bolgesini ezberliye kadar opup,kokladi.Feriha artik dayanamiyordu,cildiriyordua,a Emir bunu bilerek yapiyordu,Ferihadan herseyi acisini cikariyordu.Emir Ferihanin gobeyinden oper,dogrulur ve tekrar Ferihanin dudaklarin yapisir o andan Emir Ferihanin icine islemeye baslamisti yavas yavas,Feriha derin derin nefes alirken Emir dahada derinlere giriyordu,buda Ferihanin ciglik atmasina sebeb oluyordu.Koca 4 yil gecti,Feriha icin cok can yakiciydi Emir boyle sert davranmasina.Esyalar,ic camasiri odanin her bir kosesi dagilmisti,

Emir(Feriha kulagina eyilir hafiften):Beni seviyormusun?

:img-hyste:love01:
Feriha cevap vermiyordu,sadece sim siki yastigi sikiyordu,eyer simdi Emire cevap verirsen hersey cok bam baska olucak tekrar basa donucektiler,Feriha cevap vermedikce Emir dahada cok acitir Ferihanin canini,Ferih dayaniyordu,dayanmak zorundayidi,cani aciyordu,ama zevkte aliyordu ayni andan.Feriha nezaman pes edicek Emir kendisi bile bilmiyordu ama bu kadini istiyordu, ve simdi onu bu kadin.

Melek :Koray amca
Koray:Soyle canim
Melek:Herkese soruyorum ama cevap alamiyorum
Koray(Arda bir birine bakar):Sor bakalim
Melek:Benim babam varmi?
Koray(arda sok olmustular):Melekcim
Zehra(o sirada yanlarina gelir):Evet kuzum var
Melek(saskin saskin herkese bakiyordu):Nerde?
Arda(Meleyi kucagina alir):Hani sordun ya annen nerde?
Melek:Evet
Arda:Iste anne,babanla bulusma gitti.
Melek(hemen sevinir):Nezaman gelicekler?
Koray:Vallah fiktik bilmiyorum ama sukadarini soyliyim baban gibi cok guzelsin
Melek(anlamaz):Nasil yani?
Koray:Yanin senin gozlerin tipki onun gozleri gibi,gulusu,burunun bir tek gulusun anne benziyor
Melek:Hm yani babam benziyorum?
Arda(gulerler):Evet canim
Melek: Peki resmi varmi?
Arda:Gelince gorsen,daha guzel olur
Melek:Tamam

Melek Ardanin kucagindan iner,dogruca Zehranin kucagina,Zehra o sicacik kolariyla sarip sarmaladi biricik torurununu,Arda,Koray buyuk bir hayranlikla onlara bakiyordu.

Kac saat sevistiler kendileri bile bilmiyordular ama ilk defa boyle deliler gibi sevistiler,Feriha yorulmustu,Emir uzerlerine carsafi ceker,Feriha biraz dogrulur,yatagin bas ucuna yaslanir,Emir Ferihanin goguse yatar,Feriha Emirin saclarini oksuyordu.

Emir: Daha 5 yasindayidim,ailem yok olurken 5 yasindayidim,hic bir soz hakkim yoktu,elimden hic bir sey gelmiyordu,sadece oturup sesizce nasil hersey yok oluyordu.(Feriha dikatlica emiri izliyordu)cocuktum belki hic bir sey anlamiyordum ama herseyi farkindayidim,kendi sucladim,cunku ben israr ettim eve donmek icin.Annem 2 kez evlenirken yine bir soz hakkim yoktu,yine sadece uzaktan izledim herseyi ama ordada benden vazgectiler,tipki senin gibi,(Ferihanin gozleri dolar) annem kendi yeni hayati icin beni cikardi hayatindan,bende vazgecti,ustelik hic bir sey soylemeden,tek hatirladigim sey oda annemi o goz yaslari.Babamin yanindan donduyumde tek bir sey hisettim oda ozlem,annemi cok ozlmistim ama annem ozledimi beni hic bilmedim.Her gun gectikce dahada cok herseyi anliyordum,buyuyordum ama artik eksiktim,ailem yoktu.Babamin yuzunu haftadan 1-2 kez goruyordum.
Feriha:Ya anneni?
Emir:Her gun gormek cok isterdim ama olmuyordu,Cana ve kocasina tum zamani gidiyordu,benimle sadece telefonla konusuyordu,haftada 2-3 kez giderdim ama oda 3-5 satlik okadar.Rifat hic bir zaman beni sevmedi,kabul etmedi,hep sorun bir cocuk oldugunu soylerdi,belki hakliydi ama hic kimse beni anlamiyordu,herkes okulda bana Veliaht diyip duruyordu,hakliydilar,belli bir zamandan sonra oyle oldum.Koray ben geceleri altini ustune getirirdik,her gece baska bir kiz,her gece baska bir eylence.(Emir Ferihanin gogusunden oper) ama bir gun,bir oyle bir sey oldu’ki hayatim deisti …

Ebru-Polat
21-04-12, 20:59
Ikiside cok saskindi,ozelikle Emir.Emirin elinden tek tek ne varsa hepsi kayip gidiyordu,Emir kapinin onunde duran bavula bakti,daha sonra gozleri Leventin elindeki anahtara kaydi.Icinden belki dua etti o kapiyi acmasin diye,ama birden elinde tanidigi,huzur buldugu bir sicaklik hisetti.

Feriha:Emir,canim iyiyimisin?
Emir(Ferihaya bakti):Ev-evet iyiyim
Feriha(Emirin yuzu bem beyaz olmustu):Emir yuzun bem beyaz oldu
Emir:On-onemli deil

Levent onlarin konusmalarini duyuyordu,hersey nasil gelisti kendisi bile farkinda deildi,elindeki ahatari kapinin kilidine soktu ve kapiyi acti,biraz bazini yana cevirir ama cesaret edemedi,eline bavulunu aldi ve eve girdi.

Feriha:Emir ne oldu?Yoksa kolunmu?
Emir(yalan soyler):Evet,sanki sizlati biraz
Feriha(Emiri biraz cekistirir):Hadi hamen doktora
Emir:Yok,simdi gecti,iyiyim
Feriha:Emir eminmisin?
Emir:Evet,hadi gidelim

El ele tutusarak asansore bindiler,ama Emiri gozu kapidaydi.Aklindan binlerce sorun vardi,hepsini hemen atti ve apartmadan ciktilar,arabaya bindiklerinden Feriha sikca Emire bakiyordu,Emir farkindayidi Ferihanin ona baktigina ama hisetirmez.

Okula geldiklerinden Feriha tam arabadan inecekti,Emirin yanagindan sulu bir opucuk kondurdu,gulumsiyerek arabadan indi,Emir biraz sasirmisti ama cok mutlu olmustun Ferihanin bu hareketinden.Feriha okula girer girmez hemen sinifina kalkar,Emir arabada Korayin gelmesine bekliyordu,aynadan Korayin arabasninin okula girdiyini gorunce hemen iner,Koray arabasini park ettikten sonra Emirin yanina gider.

Koray(gozlukleri cikarir):Lan bu ne hal boyle
Emir(selamlasirlar): Kaptan apartmana tasindi
Koray(duyduklarina inanamiyordu): Pardon,sakami bu?
Emir(derin nefes alir): Hayir,bu sabah bavulu aldi ve apartmana geldi
Koray: Bir sani bir saniye nasil olur bu?
Emir: Annesi olmus 3 gun once,kardesim buyuk ihtimale yanliz kaldi oda onu yanliz burakmamak icin yanina tasindi
Koray:Adama bak ya
Emir: Ben simdi ne yapacam?
Koray: Ne demek ne yapacam lan?Sana ne,size ne tasindiysa tasindi.(Emirin omzuna elini koyar,sikar) kardesim takma bunu kafana,tmm evet zor bir durum ama cok buyutme,Ferihayi dusun

Bu konusma gercekten cok iyi geldi Emir icin.Ferihanin dersi bitikten sonra bahceye cikar Emirin,Korayin ve Handenin yanina.

Emir(Feriha sandalyeye oturur): Ne oldu?
Feriha:Biraz yoruldum,bu dersi hic sevmiyorum
Emir: Istersen eve gidelim
Feriha:Yok canim,bu projeyi teslim edelim rahat nefes aliyim
Emir: Eee hadi cikalim Leventin yanina,nasil olsa gelmistir
Feriha:Hadi

Birlikte projeyi teslim ettikten sonra,siniftan ciktilar,Emir bir kac bir sey soylemk istiyordu ama baska oyrenciler,Feriha oldugun icin hic bir sey soyliyemedi.Koridorda yan yana yuruyordular,ikiside dusunceliydiler,ellerini bir birini deyiyordu ama ikisininde cesareti yoktu tutmaya,en sonunda Emir parmaklarinin o minik parmaklarinin arasina gecirdi ve sim siki tutu,Feriha Emire bakti oda sim siki tutu.

Koray(Handeye bakar ters ters): Hande yine nelerdesin sen?
Hande(tel mesaj yaziyordu): Neden soruyorsun bunu?
Koray:Merak ediyorum seni,nerdesin,ne yapiyorsun?
Hande(tel masanin ustune koyar): Anlaticam ama bir sartla
Koray:Ne?
Hande: Bana yardim ediceksin
Koray:Tamam

Hande tek tek herseyi anlatmaya basladi,Koray buyuk bir saskinlikla Handeyi dinliyordu,bu kiz gercekten deliydi ama bunun birisi yapmasi gerekti,yoksa bu 3 ayda hepsi delirecekti.

Emir:Ne yapalim bugun?
Feriha:Isin yokmu?
Emir(saatine bakar) :2-3 saatim var
Feriha: Bilmeme ne yapmak istersen
Emir:Hm mesele alisverise gidelimi?
Feriha(Emire bakar): Sen ve alisveris?
Emir(Ferihaya bakar):Evet,ben ve alisveris,evin eksiklerini aliriz,gerek seylerivesayre
Feriha:Tama mama oyle herseyi almak yok
Emir: Dusunuruz
Feriha:Emir
Emir(goz ucuyla Ferihaya bakar): Tamam,tamam

Arabaya bindikleri gibi dogruca alisveris merkezine.Emir pek uslu durmasada idare ettiler,Emir alisveris boyunca cocuk gibi herseyi sepetin icine atti,eylendi,Feriha hem kizdi,hem guldu ama ikisi icin ilk defa boyle guzel,nese dolu bir alisveris oldu.Emir posetleri arabanin bagajina yerlestirdikten sonra dogruca evin yolunu tutular.

Feriha(posetleri yanina koyar):Ben seninle ne yapacam?
Emir(elinde posetler,duvara yaslanir): Bilmem,mesele seve bilirsin?
Feriha(kapiyi acar): Sanki sevmiyorum?
Emir(iceri girerler,Emir posetleri kapinin onune koyar): Ama soylemiyorsun,ozelikle bu son 2 haftada hic soylemedin
Feriha(kapiyi kapatir): Bilmiyormusun seni sevdimiyimi?
Emir(ceketini cikarir): Soylesen bana
Feriha(cantasini kanepenin ustune koyar): Tamam soylerim(Emirin yanina oturur) seni seviyorum hemde cok seviyorum
Emir(Ferihanin yuzunu oksamaya basladi): Bende seni cok seviyorum

Bir birine yaklasirlar ve sonunda dudakları buluşur.Birbirlerine duydukları özlem,tutku,aşk hepsi o öpücükte buluşmuştur sanki,kana kana içerler birbirlerini dudaklarından.

Emir(telefonu calar): Nefret ediyorum bu telefondan
Feriha(guler): Ama belki onemli
Emir(tel cebinden cikarir,ekrana bakar) :Evet,onmeli Ihsan abi ariyor
Ihsan:Emir
Emir:Evet abi
Ihsan:Bu gece kucuk bir parti olucak,biraz erken gele bilirmisin?
Emir:Evet abi,1 saat sonra orda olurum
Ihsan:Tamam Emir,bekliyoruz
Feriha(tel kapatir Emir): Ne oldu?
Emir:Bugun kucuk bir parti varmis,erken gitmem gerek
Feriha(biraz bozulur): Gecmi geliceksin?
Emir(Ferihanin yuzunu oksamaya basladi): Her zamanki gibi
Feriha: Iyi,tamam
Emir:Ama once dus almama gerek
Feriha:Eee hadi ozaman sen dusa bende sana giysilerini hazirliyim
Emir:Tamam

Emir dusa girer,Feriha odaya gecer,giyinme odasina girer bej renkte ceket,acik mavi renkte t-shirt ve pantalon cikarir,cekmecen ic camasirini ve coraplarini cikarir,hepsini yatagin ustune koyar ve mutfaga gecer.

Emir(distan cikar): Askim
Feriha(mutfaktan cevap verir): Efendim canim?
Emir(odaya girer): Banyeyu biraz dagitim
Feriha(guler): Tamam toplarim ben

Emir giyinmeye basladi,Feriha elinde meyve suyu odaya gelir,kapiya yaslanir,Emiri izlmeye basladi,Emir gomleyini giyindikten sonra Ferihanin yanina yaklasir,Feriha elindeki bardagi komidonun ustune koyar ve duymelerini iliklemeye basladi,Emir Ferihayi izliyordu.

Emir(Ferihanin burnundan oper): Beni bekleme uyu
Feriha: Ama burda uyumam,sensiz bu yatak cok souk
Emir:Semdi beni anliyormusun?
Feriha(basini one eyer): Evet

Emir hazirlandiktan sonra,Feriha Emiri gecirir,hizlica camin yanina gider,hajuzleri acar,Emir apartmanin onune ciktigindan yukari bakar,Feriha gulumsiyerek el saladi.

Emir gitikten sonra Feriha dersin basina gecer,eksik olan notlarini tamamladi,ders calisti ve saat baya baya gecmisti,saate baktigindan 11 geliyordu,ama uykusu yoktu,ders kitaplarini kapatir,masanin bir kenarina koyar ve masanin ustundeki telefona bakar.

Feriha(Korayi arar):Koray
Koray(biraz sasirmisti):Feriha
Feriha:Ya ben senden bir sey istiyecektim
Koray(elindikleri masanin ustune koyar):Evet,dinliyorum
Feriha:Beni Emirin calistigi mekana gotururmusun?Ona surpriz yapmak istiyorumda
Koray(buna cok sevinir):Seve seve,1 saat sonra kapinin onundeyim
Feriha:Tamam bekliyorum

Ikiside telefonlari kapatiktan sonra hizlica hazirlanmaya basladi.Feriha siyan pantalon,hafiftern gogus dekolteli bluz,bej renkte topuklu ayakabi,kucuk canta,saclarini duz yapmisti,siyah kalemle o guzel yesil gozlerini orataya cikarmisti,ruhunu surdukten sonra odadan cikar o sirada kapi calar.

Feriha(kapiyi acar):Selam
Koray(gulumsiyer): Sey ben Feriha Saarafogluna gelmistim
Feriha(gulumsiyerek): Eee benim beyefendi
Koray:Cok guzel olmusun
Feriha:Cok sagol

Feriha evin isiklari kapatiktan sonra,evden ayrililar.Feriha yol boyunca cok heycanliydi,kulube geldiklerinde herkesin gozu Ferihanin uzerindeyidi,ilk defa goruyordular boyle bur guzelik.Kulube girdiklerinden Feriha hemen Emiri gordu,oncan insanin,o kocaman kalabaligin icinden onu gordu,herkesten cok farkliydi.

Emir barda oturmus etarafa bakiyordu,Feriha Emirin gozlerini kapatir,Emir hemen dogrulur,gozunu kapatan kisini cok merak ediyordu,hemen ellerini onun ellerinin uzerine koyar,tek hisetiyi sey oda yuzuk,tahmin etmisti kim.

Emir(Feriha doner):Askim
Feriha(gulumsiyerek):Evet ben
Emir(Ferihanin ellerinden tutar):Nerden ciktin?
Feriha:Sana surpriz yapmak istedim,sagolsun Koray bana yardimci oldu
Emir(Koraya bakar):Sagol kardesim
Koray:Banan tsk etme,karina et
Feriha:Hem calistigin yeri gordum,merak ediyordum
Ihsan(yanlarina gelir):Emir
Emir(gulumsiyerek):Abi seni karimla tanistiriyim,karim Feriha,canim buda Ihsan abi
Ihsan(elini uzatir):Cok memnun oldum(Ferihanin elini sikar)
Feriha(gulumsiyerek): Bende

Emir Ihsanla Ferihayi tanistirdiktan sonra,Ihsan yanlarindan ayrilir,Korayin telefonu calar,disari cikar.

Emir(Ferihanin belinin tutuyordu):Cok guzel olmusun
Feriha(Emirin gomleyinin boynun duzeltir):Sende cok yakisikli olmusun
Emir:Yanimda boyle guzel bir karim olucan
Feriha(etrafa bakar):Guzel mekan
Emir:Hillsten dahami iyi?
Feriha:Yani,daha ferah daha canli,ozelikle renkler
Emir:Kokteyl icermisin?
Feriha:Olur

Emir siparisleri verdikten sonra,tekrar Ferihanin beline sarilir,ikiside cok mutluydular.Emir *** *** Ferihanin yuzune opucukler konduruyordu.Emir bir kac dakikaligina Ferihayi yanliz burakti,Feriha yudum yudum kokteylini icerken barin diyer ucunda Emir onu izliyordu,Feriha bunu fark edince hemen hayran,ask dolu Emire bakmaya basladi.

Barmen: Bir sey istermisiniz?
Feriha:Yok,sagolun
Emir(nefesini Ferihanon buynuna verir):Sikildinmi?
Feriha(gulumsiyerek,Emire doner):Hayir
Emir(saatine bakar): Daha bir kac saatimiz var
Feriha:Tamam sorun deil,sen isinle ilgilen
Emir:Ama sen boyle bakinca isimi yapamiyorum
Feriha:Ama sen boyle yakisikli olucan herkesin gozu senin ustunden
Emir:Kiskaniyormusun?
Feriha:Seven insan kiskanir
Emir:Benim laflarimi bana karsi kulaniyorsun
Feriha:Eee kimin karisiyim?
Emir(Ferihayi alnindan oper): Benim karim,benim biricik karim

Sabah saat 4-5 gibi ayrildilar mekandan,Feriha arabaya oturur oturmaz hemen ayakabilarini cikarir,Emir Feriha bakar guler

Feriha:Gulme,uzun zamandir giyinmediyim icin simdi acidi ayaklarim
Emir:Kiyamam ben sana,sen boyle guzelsin.kucuk ayakli karim
Feriha:Ama sen boyle soyliyince seni opmek istiyorum
Emir:Eee ope,seni hic kimse tutmuyor?
Feriha:Eve gidelim opucem seni

Emir arabayi parkin yanindan park eder,apartmanin onu doluydu.Tam Feriha arabadan incekti Emir Ferihayi kucagina aldi,Feriha elini ayakabilari,cantasini alir,ellerini emirin boynuna dolar,Emire bakiyordu.

Apartamanin onune geldiklerinde 9 numardan bencereden onlari Levent izliyordu,evin isiklari kapali oldugu icin hic kimse gorunmuyordu,Levent yutkundu,gozlerini kapati,gozlerini actigindan apartmanin onune hic kimse yoktu.

Asansore bindiklerinde Feriha Emirin dudaklarina opmeye basladi,Emir gulumsuyordu,bu onun hosuna gidiyordu,Emir karsilik verdikce bu opesme alevleniyordu,asansorden inerler,zorda olsa Emir kapiyi acar ve opeserek iceri geceler.

kutsicilkay
21-04-12, 22:37
Final Part-1(3 part olacak kızlar.Zaman buldukça devamını ekleyeceğim.Spolier'i açmayı unutmayınız.Vuslat orada mevcuttur okumak istemeyenler içindir bu bilgilendirme.:img-wink:)


1 Hafta Sonra.

Denildiği gibi bebeklerimiz biraz erken doğdukları için çok fazla ağlamıyordu..Bizde geceleri çok rahat uyuyorduk.Sabah gözüme giren ışıkla açtım gözümü. Soluma döndüğümde o iki miniği gördüm. Feriha eve geldiğimiz günden beri onlarla uyandırıyordu beni. Gözlerini yeni yeni açmaya başlamışlardı ve Zehra annenin deyimiyle "aranıyor"dular. Aranıyor demek acıktılar anlamında kullanılırmış..Parmaklarımı öpüp onların yüzlerine götürdüm..Ciltleri çok hassastı ve biz çok dikkat ediyorduk buna. Öpmek yasaktı. Tek söz geçiremediğimiz kişi ise Hande'ydi.

"Aşkıım?"

Ses vermemişti. Bebekleri öylece bırakıp gitmezdi.Önce arası aldım kucağıma yatağına yatırdım. Sonrada Arda'yı aldım. Banyoya gittim. Kapıyı çaldım. Feriha'dan sadece bir inleme geliyordu. Kapıyı açmaya calıstım fakat kilitliydi.

"Feriha?"

"Efendim.Ih."

"Kapıyı açarmısın? Sesin iyi gelmiyor.."

"İyiyim. Biraz ağrım var. Doğumdan sonra olurmuş."

"Yanında olmama izin ver."

"İyiyim Emiir."

Kapıyı açtı içeri girdim klozete oturmuş ellerini dizlerine koymus iki büklüm sekilde duruyordu. Önüne eğildim.

"Yapabileceğim birşey varmı?"

"Hayır hayatım. İyiyim zaten.Arada bi oluyor.."

"Sıcak su torbası falan istermisin?"

"Duş alıcam şimdi. Düzelirim hemen.."

"Bende geliyimmi?Belkii-":img-hyste

"Emir! Gidip mutfaktan sütümü sağmam için pompamı getir. Çok konuşma hadi."

"Daha gece sağdın ya hayatım?"

"Sağmayınca acıyor.E bendende emmiyorlar hala..Zaten saklıyoruz onlar buzluktalar."

"İstersen ben zevkle emebilirim.":img-hyste

"Emir aklın fikrin-"

"Sende kendinle sevişsen böyle demezdin emin ol. Gittim ben.":img-eat:

Koşarak mutfağa indim. Her sabah olduğu gibi Zehra anne kahvaltıyı hazırlmış Can'a yemeğini yediriyordu. aklımın bir köşesine not ettim. Can'la biraz daha ilgilenmeyi..Bebeklere biraz alışıncaya kadar Zehra anneye kalmasını ben teklif etmiştim.Feriha'da yalnızlık cekmezdi hem.

"Günaydın."

"Günaydın oğlum.."

"Sanada günaydın Can."

"Günaydın.Of.Feriha hala uyanmadımı?"

"Uyandı gelir şimdi..Iıı şey-"

"Pompası 3.çekmecede."

Mahçup durumda kafamı eğdim ve alıp yatak odamıza çıktım.Feriha sütyeniyle beni bekliyordu.Arkası dönüktü miniklerimize bakıyordu.Yavas yavas beline dokundum.Ellerini beşiğe koymuş kendini bana yaslamıştı.Küçük Emir hemen hareketlenmişti.bunu farkettiğinde kendini ileriye çekti.

"Olmuyo ama böyle. Yap yap sonra Emir sapık oluyo.":img-hyste

"Sapıksın çünkü?Daha kaç gün önce seviştik.":whistle2

"26 gün oldu Feriha. Sayıyorum!":img-hyste

"Bi 26 daha bekle söz. Sabahlara kadar sevişeceğiz."

"Söz mü?Bi saniye 26 mı? Şaka yapıyosun."

"Söz tabii. Uslu durmana bağlı bu senin canım."

Yatağa oturup göğüsünün tekini sağmaya başladı.Acilen ordan çıkmazsam kötü şeyler olabilirdi..Ama onu bırakıpta çıkamazdım.Bebeklerin başına geçtim. Sırtımı döndüm ve onlarla oynadım. Aras o minik ağzıyla esnedi.Gülümsedim.Feriha işini bitirmişti.Saklamak için kullandığı torbalara koyup buzluğa götürdü..Bende bebek telsizini açıp aşağıya indim.

"Can bi problemmi var?"

"Hayır şu anlık yok."

"Ama olacak diyorsun.."

"Demiyorum hiç birşey abi."

"Pekala..Konuşmak istediğin zaman Feriha'da bende burdayız."

"Tamam.."

Onu okula gönderdikten sonra kahvaltımızı yapmaya başladık. Bir sessizlik vardı masada ya neyse dedim. Kendim konusmaya basladım;

"Aşkım.."

"Efendim?" -kendi yazdığım ferihayı bile sevmiyorum artık.buzhane.-

"Benim işe gitmem lazım bugün. Uğramam lazım herşeyi bıraktım..Ne durumdalar bilmiyorum.."

"Git tabi. Annem burda zaten zorlanmam ben."

"Çok kalmam zaten. Evden ayrı kalamayacağım tek sebebim varken simdi üç sebebim oldu.."-aşk adamımı yerim ben tosunuuum-

"Tamam canım."

Feriha'nın ağzından.

Emir işe gidince bebeklerimizin yanına çıktım. Öyle masum uyuyordularki.Onları izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyordum. Sütlerini içirdim ve tekrar yatırdım yataklarına. Erken doğum oldukları için pek sesleri çıkmıyordu..2 saatte bir karınlarını doyurmaktan başka yapacağım hiç birşey yoktu. Bebek telsizini açıp annemin yanına indim.

"Kızım, sen kıpır kıpırsın Emir varken birşey demiyorumda.Az yerinde dur sen daha yeni doğum yaptın."

"Anne iyiyim ben birşeyim yok."

"Öyle olsun bakalım.Akşama ne yemek yapayım?"

"Gaz yapacak birşey olmasın lütfen bebeklere kötü geliyor.."

"Tamam kızım."

Televizyonu açtım koltuğa sereserpe yatmıştım. Bacaklarımı kanapeye kaldırmış kanalları geziyordum. Saatime baktım mama vakti gelmişti. Kalkıp mutfağa geçtim biberonlarını doldurdum. Odaya çıktığımda Arda gözlerini açmıştı kısık şekilde. Etrafa bakıyordu. Gözleri ilginç şekilde koyu yeşildi. Aras'ın da o şekildeydi.Anneme göre süt içtikleri için renkleri açılırmış.. Yüzleri Emir ve benim karışımımdı sanki..Burnu bana,kaşları yüz yapısı Emir'e..Doktorun dediklerine göre boylarıda diğer bebeklere göre uzunmuş. Buda demek olyorki bebeklerimiz Emir gibi uzun olacak.Saat 5'e geliyordu. Aras'ın altını alırken annem elinde telefonumla geldi.Ellerim pisti. Kulağıma dayadı.

"Canım?"

"Naber Hande?"

"İyiyim. Aras'ın altını değiştiriyorum."

"Poposundan öpermisin?"

"Şu andamı? Ah hiç emin değilim."

Sütle beslendikleri için dışkıları sıvı şekildeydi. Emir ilk gördüğünde tiksinç bir ses çıkarmıştı ama sonrasında alışmıştı.

"Bu gece müsaitmisiniz? Size gelmek istiyoruz."

"Tabi gelin. Evden dışarı çıkmıyoruz pek."

"Süper. İstediğin herhangi birşey varmı?"

"Yok canım sağol. Görüşürüz."

"Görüşürüz."

Telefonu kapatıp Aras'ın poposuna kreminide sürdüm. Annem Arda'nın altını almayı söylemişti fakat izin vermiyordum. Alışmam lazımdı iki bebeğe birden bakmam için..Sonuçta annem hep yanımda olmayacaktı.

***

Bizim yatağımızda gözlerimi açtım. Saat kaçtı? Hemen telefonuma uzandım. Emir'in çoktan gelmiş olması lazımdı. Gelmiştide beni ondan başka kimse yatak odasına taşıyamazdı. Gülümsedim..Yerimden kalkıp beşiklerin başına geçtim..Arda ordaydı ama Aras yoktu!? Aşağıya indim koşar adım.

"Aras nerde?"

Emir'in gülümseyen yüzünü gördüm pencerenin başına oturmuş Aras kucağındaydı.

"Uyandırsaydın keske.."

"Çok yorgun gözükyordun. Koltukta uyumuştun.Kıyamadım odamıza götürdüm."

"Hande'ler gelecek bu gece.."

"Hadi ya."

Yüzü düşmüştü biraz. Sevinmemişmiydi?

"Bir problemmi var hayatım. Sabahta gergindin?"

"İşler birikti biraz. Onları bitirmeye çalışıyorum..Biliyosun yeni açtığımız yer iyi gitmiyor."

"Değişiklik yapsanız."

"Daha yeni açıldı. Değişiklik yapmamız bir işe yaramaz."

"Anladım.."

Kucağındaki Aras'a uzandım.Önce kokusunu içime çektim.

"Kucağında karınada yer varmı acaba?"

"Kalbimin tamamı senin..Kucağımdada bir parça kalmıştır.."

Yerinden kalkıp Aras'ı odaya götürdü. Üzerine rahat birşeyler giyip yanıma gelmişti. Sessizce akşam karanlığını izliyorduk. Kafamı göğsüne yaslamıştım. Öyle huzurluyduki. Kapı çaldı.Kalkıp kapıya gittim. Gülümseyen yüzüyle Hande ve Koray bana bakıyordu. İçeri davet ettim.

"Nerdeler?"

"Sanada merhaba Hande!"

Emir koltuktan bağırıyordu. Duyduğunu sanmıyordum bizim odaya çıkmıştı bile. Koray elindekileri masaya bıraktıktan sonra emir'le sarıldı.

"Çökmüşün oğlum sen bi haftada."

"Ne çökmesi ya hala taş gibiyim."

"Çökmüşsün çökmüşsün."

"Koray! Yarın gidip spora yazılıyorum.Bi haftada toplarım ben vucudumu."

"Senin bileceğin iş. Böyle bi süzülmüşsün sen. Çokmu yoruyor seni agucuklar."
Onların bu atışmalarına gülerek Hande'nin yanına çıktım. Hande'nin kucağında Arda vardı..Bizim yatağımıza oturmuştu.

"Çok güzel bi duygu değilmi?"

"Nasıl anlatmalıyım bilmiyorum..Şu an dersin ya Koray benim kalbimin tamamı.İşte onun üçe bölünmüş hali.."

"Koray'ın yeri farklı tabi."

Hande kısık kahkahalarıyla benide neşelendirmişti. Bende kucağıma Aras'ı aldım.

"Aşağıya inelim hadi..Beslicem birazdan acıkmaya başlamışlardır."

"Tamam.."

Beraber aşağıya indik. Emir ve Koray muhabbet ediyordular. İnene kadar Emir baya hararetli şekilde birşeyler anlatıyordu. Ben gidince susmuştu. Nolmuştu? Benden birşey sakladığına emindim. Bu ifade onun ifadesiydi. Bozuntuya vermemiştim. Koray kalkıp Hande'nin yanına geçti. Arda'yla konuşuyordu. Gülünç bir durumdaydı. Bende Aras'ı omzuma yatırmıştım sırtını sıvazlıyordum. Emir telefonuyla oynuyor arada benimle ilgileniyordu.

"Arda amcacığım bak, bak bana."

"Şaklaban ya.Arda sakın bakma canım ona."

"Bakacak biz onunla gezmeleremi gidicez. Ben ona oyuncaklarmı alıcam.He söyle amcacım onlara."

Onlara dönüp;

"Arda ve Aras'ı ayırmanızı istemiyorum söyleyeyim. Çok dikkat edicez o konuya."

"Feriha ya sende. İkiside birbirinin tıpkısının aynısı. Ayırmak imkansız."

Emir kahkahayı patlatmıştı.Hande'de.

"Koray'cım anlamadın sen beni. Arda'yla ne kadar ilgileniyorsan. Aras'lada o kadar ilgileniceksin. Eşit sevgi eşit ilgi."

"Feriha ben onları ayıramıyorum anlasana hangisi Arda hangisi Aras. Sahi siz nasıl ayırıyosunuz?"

"Aras biraz daha tombik."

Emir demişti. Bunu ben nasıl ayırdığımı gerçekten bilmiyordum.Annem annesin çünkü demişti. Annem yatmışmıydı bu saatte? Yemek falan yememişti.Aras'ı Emir'e verip mutfak kısmına geçtim. Bir süre sonra Hande'de gelmişti.

"Yardım ediyim."

"Peki masayı kurabilirsin.."

"Tamam.Can nerde?"

"Odasında ders çalışıyor."

"Yarın onunla ilgileneyim biraz.Aysun abladan sonra çok sessizleşti değil mi?"

"Zorla konuşturuyoruz resmen..Derslerine odaklandı."

"Yarın gezmeye götüreyim onu.Kafası dağılsın.Sende gelsene?"

"Çıkamıyoruz biz evden. Batıl inançlarımız var biliyorsun."

"Anladım. Neyse o zaman biz ikimiz takılırız."

Kafamı sallamıştım. Masa hazırdı. Hande'ye masaya geçmelerini söyleyip can ve anneme seslenmeye gitmiştim.

"Can, hadi yemek yicez."

"Tokum ben Feriha, okuldan döndüğümde yemiştim."

"Olmaz öyle kalk birşeyler atıştır hem Koray'larda burda."

"Gerçekten istemiyorum."

"Abine söylersin bunu."

Emir onu her şekilde aşağıya indirirdi.Annemin odasına geçtim.

"Annecim hadi gel yemek hazır."

"Ben yaparken yedim ya kızım. Canım istemiyor.."

"Haydaaa.Can'da yemek istemiyor noldu size? Hasta falanmısınız anlamadımki?"

"İyiyim ben kuzum.Aç değilim.Bütün gün yediriyorsun zaten bana.Haydi in aşşağıya."

"Peki."

Ağır adımlarla indim aşağıya. Emir'in kucağında Arda Koray'ın kucağında Aras vardı bana napıcaz der gibi bakıyordu. Gülmeye başladım. Besiklerine götürmelerini söyledim ve götürüp yatırdılar. Keyifle yemeğimizi yedik..Ben kalkıp bebeklerimizide besledim. Sonrasında arkadaşlarımızı yollatıp kendimizi yatak odamıza attık. Emir girdiğimiz gibi üzerini çıkarmıştı. Çıplak vucuduna dokundum. Onu öyle özlemiştimki.Teninde kaybolmayı..Sırtına koyduğum minik öpücük onu bana döndürmüştü. Dudaklarıma aşkla yapışmıştı.

Emir'in ağzından.


Dudaklarını emmeye başladığımda çıkardığı sesler beni daha da tahrik ediyordu.Kendimi kokusunda kaybetmiştim. Boynuna yöneldim kulak memesini ağzıma almıştım.Nefesim kulağında geziyordu o da üzerindekilerden kurtulmak istiyordu tenime tenini bastırmak için can attığını biliyordum. Yavasça cıkardım üzerini. Doğum yapalı 26 gün olmuştu.Kendimi kaybetmek istemiyordumda ama bu artık cok gecti su anki durum için. Tekrar kulağına eğilip..

"Benim olacakmısın.."

"Evet..Lütfen."

"Seni seviyorum."

Yatağa ittim onu. Yüzüstü yatmıştı.Dilim sırtında geziyordu. Yüzünü döndü bana daha sonra. Zevkten yüzünün aldığı hal bile beni dikleştirmeye yetiyordu. Göğüslerine eğildim.Emmeye başlamıştım.Ah onları çok özlemiştim.Birisi ağzımda diğeride elimdeydi. Hamur yoğurur gibi yoğuruyordum onları.Zevk seslerini öyle çok özlemiştimki.

"Ah.."

"Benimsin."

Boynuna doğru kaydım.Minik ısırıklarım onu dahada arzulu yapıyordu.Dudaklarımı kendi dudaklarına bastırdı.Dili aramızdaki en büyük bağdı.Elim biraz daha aşağıya kaydı.Kasıklarına geldiğimde dikkatli olmam gerektiğini hatırladım.Yavaş yavas vajinasına kaydım.Tanrım!İlk defa böyle ıslanmıştı.Parmağım o kadar kayıyorduki klitorisini sıkamıyordum.

"AHH.Gir içime."

"Girmicem."

Dedim.Bunu sevdiğini biliyorum.Bacaklarını sıkıyordu. Ağzı o kadar güzel duruyorduki.Elimi vajinasından çekip ağzına yöneldim. O arzulu şekilde elimi tutup parmaklarımı ağzına aldı.O kadar şehvetli yalıyorduki.Penisim boxerımı yırtacaktı çıkmak için.

"Çıkar onu.Ah."

"Hayır çıkarmıcam.Beklemelisin."

"Bekleyemem!"

Ağzını kulağıma dayamıştı.Yarı oturur pozisyondaydı. Kucağıma aldım.Ağzımı vajinasına yavasca sürttüm.o kadar çok ıslanmıştıki. Ah şeftali kokulum benim. Emmeye başladım. O çıldıracak gibiydi. Onu daha fazla çıldırtmadan erkekliğimi yavaşça bastırdım yuvasına..

dolunaz
22-04-12, 12:36
benim için 58.bölüm..hayal ürünüdür...


Emir ve feriha leventi o halde görmenin şokuyla sadece birbirlerine baktılar..levent sakince kaqpıyı açtı ve içeri girdi…

Emir ve feriha birbirlerine bakıydular..asansöre binip arabaya geçtiler…

Emir:Ne yani şimdi…
Feriha: sakın tek bi laf etme emir..çünkü bende bilmiyorum..üstelik kardeşi burada..Anneleri ölmüş..tabiki, beraber birbirlerine deste vericekler…


Kısık sesle.


Emir:Ben adama bizden uzak dur diyorum o gelip burnumuzun dibine giriyor…
Feriha:Bişey mi dedin…
Emir:Yokk yokk bişey demedim…haa..bugün biraz erken gidicem işe..küçük bir parti varmış…onunla ilgilenicem…
Feriha:İyii git…


Ferihanın böyle sert davranması emirin hoşuna gidiyodu..çünkü gerçekten artık dayanamayacağının farkaındaydı oda…

Okulda dersler bittikten sonra arabalarına binip gittiler..emir önce ferihayı bıraktı ordan bara geçti…hazırlıklar son sürat devam ediyodu..gece olmuştu bile…feriha evde her defasında beklemiycem desede emiri beklediğinin oda farkındaydı..ve üstelik etrafındaki onca kızı düşünürken nedense kendini çok hırpaladığını yeni fark ediyodu…
Emir partiyle ilgilenmiş..arada bi viski içmişti..oda ihsan beye eşlik etmek için..biraz çakırkeyif olmuştu..saat sabaha yakındı…feriha hala emiri bekliyodu birden kapı açıldı…


Feriha:Emirrr..
Emir:Benim..korkma…
Feriha:Niye korkucakmışım cnm..
Emir:EE niye yatmadın..beni mi bekledin yoksa…
Feriha:Uykum kaçtı..hem niye seni bekliyim ki ben…sen içki mi içtin…
Emir:Biraz..öyle ortama ayak uydurmak için…
Feriha bu lafla dahada sinirlerinr..
Feriha:Eee tabi özlemişsindir…ee kızlar nasıldı..hala ağzının içine düşüyolar mı..
Emir:Haa kızlar..yoooo..arada takılan oluyor ama öyle işte..
Feriha:Emir çıldırtma beni..takılan oluyor ne demek ya…sen dalga mı geçiyosun benimle..
Emir:Yooo..niye geçiyim…kızlar kızlar…eskisi kadar çekici gelmiyolar…

Emir koltuğa oturup bunu öyle bi deöiştiki feriha sinirden emirin yanına oturup iyice burun buruna gelmişlerdi…ferihanın gözlerden ateş fışkıırıyodu
resmen…


Feriha: AA bide gelseydi..nede olsa senin için kolay..tutar gene birini seçersin olur biter…

Emir bu lafla öyle bi sinirlendiki bi anda ferihayı kendine çekti…

Emir:Buna gerçekten inanıyomusun ha…sana bunu yapabileceğimi…Feriha biz ne yapıyoruz farkındamısın..deli gibi kıskanıyosun beni ama bunu bile diyemeyecek haldeyiz..bi bak bize..ne hale geldiğimizin farkındmaısın sen…


Feriha bi hamlede çekti kendini..sinirle ayağa kalktı…


Emir: yeter emir yetterrr…bana bunlar sen yaptırıyosun..evet..akşamları oraya gidip çalışmandan nefret ediyorum..etrafındaki o kızlardan da..sen nasıl bana birinin dokunmasına dayanmaıyosan bende dayanamıyorum..bunu mu duymak istiyosun..all rahatla işte duydun..


Demesiyle beraber anide emir ferihayı kendine çekti ve tutkulu bi şekilde öpüşmeye başladılar..ferihada artık karşı koymuyordu çünkü gerçekten çok özlemişti..iki aşık..yavaşça odalarına doğru gittiler…ne zaman yatakta o hale geldiklerinin farkında bile değildirler…iki aşık delice biribirlerinin oluydular…sabahın ilk şıklarına kadar devam ettiler…sabah ilk uyanan feriha oldu..


Feriha yavaşça yataktan kalkıcaktı..ama…


Emir:Nereye….
Feriha:bi yere gitmiyorum..banyo yapıcam..çok sıcak oldu…
Emir:Çok yordum dimi seni..ama ne yapıyım çok özlemiştim..
Feriha:En tatlı yorgunluktu..ama duşa girmezsem gerçekten kötü olucak..
Feriha bi anda çarşafı yere bırakıp banyoya gitti..emir ise hala yatak keyfi yapıyodu..feriha duştan çıktı..bornozunu giydi ve odaya geldi…
Emir hala uyuyodu..


Feriha:Emir hadi kalk..bak geç kalıcaz okula…ahhh
Emir:Ne oldu…
Feriha:yok bişey..saçımı tararken acıttım biraz…
Emir yavaşça yaktan kalktığı hali ile aynada feirhanın arkasına geçti…
Emir:Bana bırak…
Feriha emiri boynunda hissediyodu…yavaşça arkasına geçip saçlarını tarayıp aynı anda kokusunu içine ç.ekiyodu..saçlarını taradığında emir yavaş ferihanın boynuna küçük bi öpücük kondurdu..


Feriha:Hadii bak geç kalıcaz…


Emir:olsun kalalım..hem ben karımı giyinirken izlemek istiyorum…


Emir bi anda ferihanın bornozunu çıkarmıştı…ve feriha tüm güzelliği ve tüm utangaçlığıyla Emire bakıyodu..bi anda utancından arkasını döndü..ve yatağın üstündeki kıyafetlerini giymeye başladı..emir nazikçe ona yardım ediyodu..feriha sade ucuk pembe bi elbise giyoyordu..fermuarı kapatma kısmına geldiğinde ise emirin nefesi ensesindeydi yine..emir yavaşça kapattı..ve dönüp kendi kıyafetlerini giymeye başladı..feriha özenle bakıydou ona..düğmelerini tek tek o ilikliyodu…iki aşık kahvaltı yaptıktan sonra okula çıktılar..


Yolda…


Emir:Aşkım…akşama çalıştığım yere gelirmisin..
Feriha:Emir..biliyosun pek sevmiyorum o yerleri..daha sonra belki..
Emir:Peki…(bozulmuştu)..


Akşam emir gene eve geldi..güzelce yemeklerini yediler…feriha emirin giyeceği kıyafetleri hazırlıyodu..bi yandan da kendi kıyafetini..çünkü Emire sürpriz yapıcaktı..emir odaya geldi..ferihaya arkasından sarıldı..doya doya kokusunu içine çekti…


Emir:Ama sen bana böyle bakarsan ben gidemem ki..zaten aklım burada kalıyor..
Feriha:Kalmasın iyim ben..ama sen gelmeden yatağa geçmiycem..sen olmadan yatamıyorum orda..
Emirde bi yandan sütündekileri çıkartıyodu…feriha ise ona bakıyodu…emir pantololunu giydi..gömleğini giyicektiki..birden yaralı koluna değdi gömleği ucu…
Emir:Ahh..off ya..
Feriha: ne oldu…çok acıdı mı…aşkım..iyimisin..
Emir:İyiyim…biraz sızladı..korkma..hem ben seviyorum bu izi..senden kaldı bana…


Feriha yavaşça emirin o yarasını öptü…gömleğinin düğmeleri açık bi şekilde Emire bakıyodu…birden gene gögüsündeki izlere kaydı eli…onlara yavaşça dokundu…ve düğmeleri iliklemeye başladı..tam ordaki düğmeyide kapatıcakken..birden eğilip onuda öptü…


Emir:Ama feriha hanım olmuyor böyle..feci tahrik ediyosun beni..
Feriha:Aklın sürekli o tarafta olduğu için olabilir mi acaba..akşamı bekleyin diycem ama ben çoktan uyumuş olurum..artık başka zaman..


diyerek tam kapıdan çıkıcaktı ki..emir bi hışımla çektiği gibi öpüşmeye başladılar…emir durmak bilmiyodu..nefes nefeseydiler…


Feriha:Emirrr..dur..yavaş..bak olmaz şimdi geç kalıcaksın…
Emir bi türlü dinlemiyodu…tam yatağa uzanıp ceketini çıkaracaktı ki telefon çaldı…
Emir:Offbi gün fıtlatıp atıcam bunu…efendim abi..
İhsan:Emir acil gelmen lazım..akşama son anda bi doğum gübü patisi aldık hemen gelde ilgilen..
Emir:Tamam abi geliyorum ben..


Emir yavaşça ferihanın üstünden kalktı ve kapıya doğru gitti..ferihaya doğumgününden bahsetti ve geç kalabileceğini söyledi…ferihada kocasına tutkulu bi öpücükle yollayıp hemen içeri geçti…
Çok güzel kırmızı bi elbise giydi..tek askılıydı..biraz gögüs dekoltesi vardı..emirin en sevdiği yerdi bu…etek boyu noemaldi..ama yinede ferihanın bütün bacaklarını gösterecek kadar cesurdu..güzelce saçlarını toplamıştı..hafif bi makyaj yapıp çıktı evden…
O gece tesadüfen korayla hande de gelmişti..bi kenarda eşlik ediyolardı..hande birden arkaına baktığında eceyi gördü…


Hande:Ece…sensin dimi..ne kadar uzun zaman oldu..
Ece:Benim hande..nasılsın..bayadır görüşemedik..koray sen nasılsın…
Koray:iyim ece ne olsun aynıyız işte…
Ece:Emiri göremedim..oda burada mı..
Hande:hemen arkanda
Ece:Emirr..meraba..hiç değişmemişsin…
Emir:Sende…gerçekten çok ilginç..daha iki gün önce eşimle seni konuşuyodum..
Ece:Eşin…evlendin mi..şaka yapıyosun..sen ve evlenmek ha…gerçekten inanmam…
Emir:ee aşk şakaya gelmiyor…
Koray:Emir gerçekten şaşırtıyor dimi…eşine deli gibi aşık…ve hayatımın kadını dediği kadınla evli ve çok mutlu…iyi aile olma yolunda da hızla ilerliyor…
Ece:Gerçekten çok şaşırdım…eşinide ayrıca merak ettim..gecelerin velihattını nikah masasına oturtmak..gerçekten takdir ettim…ee anlatsana nasıl biri..
Emir: onu anlatamam…anca yaşayabilirim…sadece hayatımın merkezi ondan ibaret…haytımda ondan başka kimseye yer yok…deli gibi aşığım ve deli gibi seviliyorum…


Emir anlatırken Koray bi anda sırıtmaya başladı…


Emir:Oğlum neye gülüyosun…


Koray:Hiçç şurdaki güzel kadına..bak bakalım anllatığına uyuyomu…


Emir arkasını dönmesiyle beraber merdivenlerde ona ışıltıyla bakan karsını gördü…yavaş yavaş merdivenlerden inerken bütün herkes ona kitlenmişti..yavaşça indi,..emir yanına gitti…


Emir:Aşkım…hani gelmiycektin..
Feriha:Sürpriz yaptım…hem evde daha fazla yalnız kalmak istemedim…


Feriha yaklaştı..ve emirin dudaklarına küçücük ama tutkulu bi öpücük kondurdu…


Koray:Hoş geldin feriha…
Hande:Hoş geldin..emirde eceye tam senden bahsediyodu…


Feriha birden ece lafını duyunca bozuldu ama şaşkınlığı çabuk geçti…


Ece:Merhaba…demek bizim velihattı baştan çıakran sensin..ben ece memnun oldum..
Feriha:Feriha..bende..emir senden çok bahsetti…
Ece:Umarım iyi bi şekilde anlatmışsındır emir..
Feriha:Merak etmeyin..emirin hayatının tammaında olan herkesi çok iyi bilirim..sizden de iyi bahsetti..
Emir biraz gerilmişti atmosferden..üstelik arar yalnız bırakmak zorunda kalıyodu onları..ece ise ferihayı resmen süzüyodu…emirin onda ne bulduğunu anlamaya çalışıyodu…emir geldi..


Emir:Aşkım…birazdan gidicez..toparlan istersen…
Feriha:Tamam cnm..
Emir:Bİşey içicekmisn..
Feriha: bi meyve kokteyli alıyım…alkolsüz olsun..
Emir:Tamam bebeğim…
Ece:İçkiyle pek aran yok galiba…emiride kendine benzetmişsin..eskiden olsa emir çoktan…
Feriha:Evet yoktur..emirin yanında içmektende pek hoşlanmıyorum..oda benim yanımda kullanmaz…nede olsa eskiden…
Koray bu çekişmeyi çok güzel izliyodu..hande de alttan alttan gülüyodu..ama kimse bozuntuya vermedi..
Emir geldi..ferihanın belini elini koydu..onu çekti kendine..ve alnının kenarına öpücük kondurdu…


Emir:Sıkıldın mı…
Feriha:Yook…ama evimizde olmayı tercih ederim…senin kollarının arasında yatağımızda…
Emir:Ama bak gene aynı şeyi yapıyosun..çıldırtıyosun beni..sonrada yoruldum diyosun…eve gidince ödeşicem ben seninle..


Feriha emirin dudağının kenarını öperek..


Feriha:Hiç itirazım olmaz…


Emirin işi nihayet bitmişti…geldi..herkese iyi geceler dediler ve kapıdan el ele çıktılar…ece ise arkalarından öyle baktı..


Ece:Gerçekten güzel kızmış…ama emirin onda ne bulduğunu anlayamadım..bizim camiadan da değil…


Koray:Boşuna anlamaya çalışma ece..onların neler yaşadıklarını bilseydin eğer bu soruyu hiç sormazdın…feriha emiri baştan yarattı…hayatımın merkezi dediği kadın için defalarca ölümü göze aladı…bütün yaşadıklarına rağmen hala böyle olmaları gerçekten mucize bence…kendi masallarının kahramını oldular..emir ferihayla bambaşka bi adam oldu…hiç bi kızın yapamadığını yaptı..kalbini çaldı..ve işte..sonuç bu…


Emir arabyı kullanıyodu..feriha ise sıkan ayakkabılardan artık kurtulmak istiyodu…


Feriha..ayaklarım gerçekten çok acıdı..her gece bunları nasıl giyoyalar anlamıyorum…
Emir:Az kaldı..eve gidince nasıl olsa hiçbiri olmayacak…
Feriha:Emirr…hem benim çok uykum var…
Emir: hiç kaçamazsınız küçük hanım..onu beni tahrik etmeden önce düşünücektin…


Emir ve feriha evlerine glemişti..feriha içeri gierergirmez hemen ayakkabılarını çıkardı…emirde çeketini…


Feriha:Demek ece buydu ha…Allah var bak bu sefer güzel kız seçmişsin..
Emir:O ne demek…
Feriha:Hiçç canım..ama kız hala senin dibinden bize sürekli bakmayıda ihmal etmedi…
Emir:Kıskanıyosun dimi…
Feriha:bakıyorum seninde çok hoşuna gidiyor…tabi nasıl olsa alışkınsız kızların ilgisine…
Diyip odaya doğru gitti…sinirli bi şekilde…


Emir:Ama ben sadece seni istiyorum..diğerleride ecede umrumda değil…


Emir birden ferihayı yakalyıp öpmeye başladı…


Feriha:Ne yapıyım yanında başka birini görmeye dayanamıyorum…anlasınlar artık sen sadece bana aitsin..

Emir bu sözden sonra artık dayanmadığı duyguları harekete geçirmeliydi..yavaşça ve tutkuyla öpüşmeye başladılar..emir ferihanın bi yandan boynundan öpüp elbisinin fermuarını çözüyodu..sonra feriha emirin gömleğini çıkardı..ve diğer kıyafetleride..bi anda iki aşık en sevdikleri hale geldiler…emir defalarca gezdiği o vücutta gene yola alıyordu..

alpimm
22-04-12, 16:29
Bu senaryomda kutsicilkay vuslat sahnesinde cok yardımcı olmuştu fakat nete girmediğim için vuslat sahnesini alamadım :( Kendim bir şeyler yazdım ama İlkay'ın etkisi çok tabi :) Yardımları için teşekkürler :img-in_lo

FİNAL -1-

(Devamı var)

Bu senaryo mutsuzdu ama kaydedemeden kapatmak zorunda kalmıştım bir daha da yazmadım mutsuz :P


Önceki Bölüm (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16720270&postcount=659)

Genç aşıklar lunaparkta deliler gibi eğleniyorlardı. Feriha yaşayamadığı çocukluğunu yaşıyordu dolu dolu.. Feriha'nın binmediği alet kalmamıştı. Korku tüneli hariç.. Ondan korkuyordu. Cansu anlatmıştı ona bir zamanlar. O da çocuk aklıyla cok korkmuştu o görmediği aletten..

-Feriha inat etme bak çok eğlenceli.
-Ya Emir istemiyorum. Korkuyorum lütfen..
-Feriha korkulacak bir şey yok bak ben yanındayım.
-Emir nolur..
-Hadi Feriha diyerek ilerlemişti Emir. Feriha'nın cevap vermesine fırsat vermemişti. Jetonları almıştı. Feriha ürkek ürkek girdiği korku tünelinden çıkmak istemiyordu. Herkesin aksine gülerek çıkmıştı.


-Gülüyorsun ?
-Hehe çok komik geldi bana :D
-Korku tüneli mi ? Ne kadar ters biri olduğunu bir kez daha görmüş oldum
-Dalga geçmesene ya. Gerçek olmadığını biliyorum ya ondan sanırım.
-Niye Feriha girerken gerçek mi zannediyordun ? :img-hyste
-Ya hayır da ne biliyim yani bir an.. Aman Emir ne çok soru sordun

Emir o sırada çevresine bakıyordu..

-Aa bak çarpışan arabalar. Ama arabalar oyuncak yani çarptıklarında bir şey olmuyor.. :img-hyste
-Emiiir :hıh
-Tamam tamam hadi gel :D

Beraber çarpışan arabalara binmişlerdi.. Feriha köşeden köşeden gidiyordu. Biri çarpınca ''yavaş'' diye bağırmıştı. Emir Feriha'nın bu hallerini gülerek izliyordu. Feriha'nın çantası yanındaydı ve yere düşmüştü. İnip çantasını almaya çalıştı.

-Hoop Feriha napıyorsun ezileceksin şimdi ?
-Ya Emir çantam düştü almayayım mı ?
-İndiğimizde alırsın.
-Ay yok olmaz öyle şe.. Feriha cümlesini tamamlayamadan biri ona çarpmıştı.

-Gerizekalı mısın napıyorsun önüne bak ya ?
-Ablacım iyi misin sen ya ! İyice gerceğe döndürdün. Ne yani burası da yaya geçidi mi ?
-Bak bir de dalga geçiyor.

Emir gülmesini engelleyip yaklaştı.

-Kusura bakma kardeşim.
-Sorun değil abicim. Napalım başa gelen çekiliyor. Allah yardımcın olsun.
-Sağol dedi gülerek.
-Bu bana laf mı attı ?
-Hadi gel Feriha.

Emir ve Feriha yorulmuşlardı artık. Tam çıkışta pamuk şeker gördüler.

-Ay ne güzel pembiş pembiş.

Emir pamuk şekerlere yönelip 1 tane aldı ve Feriha'ya verdi.

-Hihi çok sağol aşkım.
-Afiyet olsun.

Feriha'nın eli, yüzü hep şerbet olmuştu. Muzur bir bakış attı Emir'e. Emir de Feriha'ya gülümseyerek ıslak mendil uzattı. Feriha aldı ve gülümsedi içtenlikle..

-Harika bir gündü Emir. Çok teşekkür ederim.. Hiç böylesine eğlendiğimi hatırlamıyorum..

-Bundan sonra hep böyle olacak..

Feriha elini Emir'in frende olan elinin üstüne koydu ve gülümsedi ona aşkla..


-6 Ay Sonra-

Aradan aylar geçmişti. Feriha ve Emir hayallerindeki gibi bir eve taşınmış ve Emir Hills'te işlerin başına geçmişti.. Aysun ve Ünal yeniden birliktelerdi. Can da onlarla yaşıyordu. Feriha; Emir’in ailesiyle arasındaki sorunları çözmüştü. Aynı şeyi Yılmaz Ailesi ile de denemişlerdi fakat aldıkları geri dönüş olumsuz yönde olmuştu. 6 ay içerisinde yaşananlar Feriha’nın ailesine yönelik bir nefret beslemesine sebep olmuştu. Sadece annesiyle görüşüyordu. Diğerlerinin yokluğuna alışmıştı.. Belki de hiç varlıklarını hissetmemişti.. Hande ve Feriha’nın arasındaki bağ gün geçtikçe güçleniyordu. Hande-Feriha –Lara ve Nehir güzel bir dörtlü olmuşlardı. Gülsüm ve Feriha ise artık görüşmüyorlardı. Gülsüm Hande-Feriha yakınlığından dolayı Feriha’yı suçluyor ve onun değiştiğini düşünüyordu. Gülsüm ve Koray ise karşılıklı boşanma kararı almışlardı. Daha doğrusu Gülsüm; Koray-Hande birlikteliğine daha fazla dayanamıyordu. Bu kararı Yılmaz Ailesi dışında herkes biliyordu. Onat Ailesi İstanbul’dalardı. Onat ve Sarrafoğlu Ailelerinin Feriha’ya olan sevgileri Gülsüm’ü içten içe çıldırtıyor, kıskanmasına sebebiyet veriyordu.



Feriha o gece her şeyin çok daha farklı olmasını istiyordu. Emir'in en sevdiği yemekleri yapmıştı ve muhteşem görünüyorlardı. Bu muhteşemliğin sebebi ise aşkla yapılmış olmasıydı.. Her şey hazırdı. Kendisi hariç.

Önce güzel bir duş aldı ve gardrobun karşısına geçti kararsız bir şekilde. Uzun denemeler sonucunda giydiği straplez, mini kırmızı bir elbisesini; siyah topuklu ayakkabılar, Emir’in geçenlerde aldığı kolyeyi ve bileklikle tamamlamıştı. Dalgalı saçlarıyla da –artık yıkanıyor- büyüleyici görünüyordu.

Fazla takı sevmiyordu Feriha. Ona abartılı geliyordu ve elinden geldiğince abartıdan uzak duruyordu. Emir’in hediye ettiği takılar dışında pek takı almıyordu. Emir’e, erkeğine ait olduğunu simgeleyen alyansı ve tek taş pırlantası ona yeterli geliyordu. Takıda koruduğu sadeliği, makyajda da sürdürüyordu. Yosun gözlerini ortaya çıkaracak göz makyajı, hafif allık ve Emir’in en sevdiği ruju olan çilekli rujuyla peri kızlarını anımsatıyordu.

Artık tamamen hazırdı. İçeriyi de kontrol ettikten sonra, romantizmi arttıracak mumları da yakıp kocasını beklemeye başladı.



Emir odasında hesapları kontrol ediyordu. O sırada kapı çaldı. Gelen sekreteri Ebru’dan başkası değildi.


-Emir Bey bir beyefendi sizinle görüşmek istiyor.
-Kimmiş ?
-Rıza Yılmaz. Sizinle acilen görüşmesi gerektiğini söyledi efendim.
(şaşırarak) : Tamam Ebru içeri al.


Rıza çekinerek içeriye girdi. İlk önce odayı inceledi. Siyah ve kremin hakim olduğu oda oldukça şık görünüyordu. Gözü bir ara masadaki çerçeveye ilişti. Bu digital çerçeveden geçip giden resimlere baktı bir süre.. Feriha ve Emir’in mutluluk pozları verdiği fotoğraflar, Sarrafoğlu Ailesi, Koray-Hande, Koray-Emir, Hande-Emir, Koray-Feriha, Hande-Feriha ve Feriha’nın fotoğrafı karşısında gözleri dolmuştu. Feriha her pozda biraz daha mutlu görünüyordu. Onların veremediği huzuru ve mutluluğu Emir vermişti. Her ne kadar kabullenmek istemeseler de..


Emir bir süre karşısındaki adamı izledi. Feriha’nın her fotoğrafını gördüğünde yüzündeki değişimi izledi. İçten içe acımıştı yaşlı adama. Ama 6 ay içerisinde yaşattıklarını hatırlayınca; acıma duygusunu yerini nefrete bırakmıştı yeniden..

Sessizliği Emir bozdu..

-(yer göstererek) : Hoşgeldiniz. Buyurun.

Rıza başını sallayarak gösterilen yere oturdu.

-Bir şey içer misiniz? Çay, kahve..
-Hayır, teşekkürler. Fazla kalmayacağım. Söyleyeceğim birkaç şey var. Söyleyip gideceğim.
-Sizi dinliyorum.
-Bakın.. Karınız; damadımızın tanıdığından başka bir şey değildir. Olamaz da. Buraya geliş sebebim yarın Koray’ın ailesinde gerçekleşecek yemekte ailenizin, karınızın ve arkadaşınızın(Hande) kızımızı üzecek bir harekette bulunmamasını istemek.
-Gülsüm kızınız, Feriha değil. Neden ? Gülsüm namusunu kurtarmak için evlenip, Feriha kaçarak evlendiği için mi; yoksa oğlunuzun arabasını çalıp çarptığı yetmezmiş gibi üstüne defalarca haksız yere suçladığı adamla evlendiği için mi ? Hangisi ?
Siz de Feriha için arkadaşının kayınpederinden başka bir şey değilsiniz Rıza Bey. Geliş amacınıza gelirsek; uyaracağınız kişi biz değil oğlunuz. Yine de duymak istediklerinizi söyleyeyim.. Bizim tarafımızdan huzursuzluk yaratacak bir durum yok. Yarın aile dostumuzun evine konuk olacağız o kadar. Bu konuda oğlunuzu uyarmanız sizin yararınıza olacaktır.


Emir’in bu sözleri Rıza’yı içten içe yıksa da bir şey diyememişti.

-İyi akşamlar.
-Size de Rıza Bey.

Rıza çıktıktan sonra Emir derin bir nefes aldı ve Feriha’yı aradı.

-Aşkım.
-Aşkım nasılsın ?
-İyiyim canım sen ?
-İyiyim ben de. Bir sorun yok değil mi ?
-Yoo hayır. Sesini duymak için aradım. Bir de eve bir şey lazım mı sorayım diye.
-Bir tek sen eksiksin.

Bu söz Emir’in yüzündeki gerginliği mutluluğa bırakmıştı.

-O zaman yarım saate kadar eksikliği gideriyorum.
-Bekliyorum.
-Bekle. Görüşürüz.
-Görüşürüz. Aa Emir ! Seni çok seviyorum.
-Ben de seni çok seviyorum aşkım.

Emir telefonu kapattıktan sonra hazırlanarak odasından çıktı.

-Ebru ben çıkıyorum.
-İyi aksamlar Emir Bey.
-Sana da.


Emir evine, karısına doğru yol almışken bir çiçekçiye rastladı. Aldığı beyaz orkideler ona masumluğu simgeliyordu. Aynı aşkı gibi.

Evin bahçesine geldiğinde lambaların sönük olduğunu fark etti. Odayı aydınlatan küçük ışıklar vardı. Bunlar; bu gecenin özel olacağını hissettiriyordu Emir’e. –Feri gibi duygusuz mu-


Zili çaldı ve kapının açılmasıyla gördüğü manzara karşısında nutku tutulmuştu adeta. Karşısında ona gülümseyen kadın nefes kesiciydi.

Nasıl bir güzellikti bu ? Gerçekten onun muydu ? Böyle bir güzelliğe sahip olmak ne büyük şanstı !

Emir bu düşüncelerle karşısındaki kadını, Feriha’sını inceliyordu. Sessizliği bozan Feriha oldu.

(Çiçekleri göstererek) : Aa bu çiçeklerin muhatabı benim sanırım.
-Hı ? He evet senin.

Emir’in bu halleri Feriha’yı güldürmüştü.

Emir içeriye girdi ve Feriha’ya daha da yaklaştı.

(hayranlıkla) : Muhteşem görünüyorsun.
-Sen de çok yakışıklı görünüyorsun kocacım.

Emir gülümseyerek salona göz attı. Masa harikuladeydi.

-Ben bir şey kaçırmıyorum değil mi ? dedi meraklı ses tonuyla.
-Hayır aşkım. Sadece bu gece özel olsun istedim.

Emir Feriha’nın yüzünü elleri arasında aldı.

-Senin varlığını bilerek geçen her saniye çok özel zaten.
-Benim için de öyle.
-Seni çok seviyorum.
-Ben de. Ben de seni çok seviyorum.

Emir dudaklarını Feriha’nın dudaklarına bastırdı. Bir süre öpüştükten sonra Feriha kendisini geri çekti ve alnını Emir’in alnına dayadı.

-Şşt. Gece daha uzun. Sabret.
-Böyle bir güzelliğin karşısında sabretmek kolay mı zannediyorsun ?
-Peki ya böyle bir yakışıklılığın karşısında ?
-O zaman niye bekliyoruz ?

Emir Feriha’ya yaklaşmak için davranırken Feriha onu durdurdu.

-Sabret dedim.
-Çok inatçısın.
-Evet ve bu inatçı kadın senin ve seni çok seviyor.
-Ben de o inatçı kadını çok seviyorum.

Emir Feriha’nın alnından öptü ve ayrılıp masaya geçti.

Feriha çiçekleri diğerlerinin yanına koydu ve servise başladı.

Emir ise hayran bakışlarla karısını izliyordu. O sırada gözü elbisesine ilişti.

Meraklı ve bir o kadar da kıskanç bir ses tonuyla sordu :

-Feriha sen bu elbiseni ne zaman almıştın ?

Feriha gelen bu soru karşısında aldığı zamanı düşündü.


-Flashback-

-Feriha bu kıyafet konuşuyor kızım.
-Bu kıyafet konuşuyor mu bilmiyorum ama Emir görünce benimle ciddi bir konuşma yapacağını çok iyi biliyorum Hande.
-Ya kızım ne var ki bu elbisede?
-Ben de onu diyorum ya Hande. Bu kıyafette hiçbir şey yok. Biraz daha kısalsa görünmeyecek.
-Ay Feriha dişi Emir gibisin.
-Emir’in huyunu biliyorum diyelim.
-Biraz benim gibi olmayı dene. En azından gözün bu elbisede kalmayacak.
-Evet. Çünkü gözlerimi oyacak.
-Bayan negatif.
-Senin de Emir gibi bir kocan olursa.. Bir dakika ya. Koray da bu kadar kıskançken sen nasıl böyle rahat olabiliyorsun ?
-Ölmeden önce giydiğim son kıyafet çok güzel olacak.

Bu konuşma sonrasında ikisi de gülüşüp, elbiseleri alarak ayrılmışlardı mağazadan.

-Flashback Son-

Feriha bu anısı karşısında ister istemez gülümsemişti.

-Feriha ?
-Hı ? Ya Hande’yle gezerken bir mağazada görmüştük. Çok hoşuma gitti. Ben de aldım.
-Sen bunu dışarıda giymeyeceksin değil mi ?
-Kıskanç.
-Ben de seni seviyorum.

Birbirlerine gülümseyip yemeğe başlamışlardı.

-Ellerine sağlık karıcım. Her şey muhteşem.
-Afiyet olsun aşkım. Gerçekten beğendin mi ?
-Senin içinde olduğun bir şeyi beğenmemek mümkün mü ?

Feriha utanarak başını öne eğip gülümsemişti. Emir Feriha’nın gülümsediğini görünce ona yaklaştı ve yüzünü kaldırarak ellerinin arasına aldı.

-Hala ilk gün ki gibisin.
-Nasıl yani ?
-Hala utangaçsın.
-Sadece seninim.
-Benimsin.

Emir Feriha’ya daha da yaklaşarak dudaklarını dudaklarına hapsetti. Masum öpücükler yerini ateşli öpüşlere bırakmıştı. Emir ellerini Feriha’nın yüzünden beline getirerek onu kucağına aldı ve odalarına doğru ilerlediler. Emir Feriha’yı yatağa uzandırdı ve önce Feriha’nın kıyafetlerinden kurtulmasına yardımcı oldu, sonra da kendisi kurtuldu. Feriha’nın üzerine yatarak onu öpmeye başladı. Gözlerini, yanaklarını, alnını, dudaklarını, daha sonra ise boynunu öpmeye başladı. Feriha’nın Emir’in nefesini boynunda hissetmesiyle nefesi kesilmişti. Emir dudaklarını boynundan göğüslerine getirdiğinde; Feriha’nın inlemeleri artmıştı. Göğsünü emerken, eliyle de diğer göğsünü okşuyordu. Bir süre göğüslerinde yaptığı keşif sonucunda ağzını dudaklarına, oradan da kulağına götürdü.

-Benimsin diye fısıldadı.
-Seninim.

Emir tekrar aşağılara indi. Göbeği, oradan da mahremiyetine geldi. Emir’in nefesi Feriha’yı mahvediyordu. Kasıklarında Emir’in erkekliğini hissetmesiyle Feriha sevinç çığlıkları atmaya başladı erkeğinin altında. Emir kadınının tadına varırken, eliyle kendini yol açıyor ve karısını da bu eşsiz tadan mahrum bırakmıyordu. Emir, Feriha’nın mahremiyetini keşfederken; Feriha ani bir hareketle Emir’i altına aldı. Bu sefer keşif sırası ondaydı.

-Çok kötüsün.
-Sen de dedi kısık bir sesle ve alt dudağını emmeye başladı.

Emir’in vücuduna bıraktığı ufak ısırıklar Emir’i delirtiyordu. Yavaş yavaş erkekliğine indi. Emir’in tadına kavuşunca yaşadığı duygular çok farklıydı. Adeta Emir’i tahrik ediyordu. Emir daha fazla dayanamadı ve kadınını yine altına aldı.

-Emir çabuk ol lütfen.
-Şşt. Daha gece uzun dedi muzur bir gülümsemeyle.

Feriha’nın vücudunu emerken; Feriha’nın iniltileri artmıştı. Tekrar dudaklarına geldiğinde Feriha’nın sabırsızlığını görebiliyordu. Feriha’nın bacaklarını daha da açmasıyla Emir kadınının içine girdi. Saatlerce tek vücut kaldılar. İkisi de çok yorulmuşlardı. Emir kendini Feriha’nın yanına bıraktığında ikisi de nefes nefeseydiler. Emir Feriha’yı kollarının arasına alarak alnından öptü.

-Seni hissetmek çok güzel.
-Canını çok acıttım mı ?
-Hayır.
-Seni çok seviyorum.
-Ben de seni. Her şeyden çok.
-Her şeyden çok diye yineledi.

Birbirlerine sarılarak uyudular.



Sabah ilk kalkan Feriha olmuştu. Bir süre Emir’i izledi. Elleriyle yüzünü okşadı, öptü ve yataktan çıkıp duşa girdi. Su bütün yorgunluğunu alıp götürmüştü. Duştan çıkıp üzerine eşofmanlarını geçirdi. Bu gece için hazırlığı uzun süreceği için kıyafet seçmemişti.Saçlarını da tepeden toplayarak içeriye geçti. Önce dünden kalma sofrayı toplayarak; güzel bir kahvaltı hazırladı. O sırada telefonu çaldı. Arayan Hande idi.

-Alo.
-Feriha umarım uyandırmadım Pazar Pazar.
-Yok canım uyanmıştım. Kahvaltı hazırlıyordum.
-İyi bari. Bu akşam yanımda olacaksın değil mi ?
-Evet. Hiç gelmek istemiyorum ama..
-Ben de ama o kıza inat orada olacağım. Sen de yanımda ol lütfen.
-Olacağım merak etme.
-İyi ki varsın Feriha.
-Sen de..
-Neyse ben kapatayım. Emir’e selam..
-Sen de Koray’a selam söyle. (beraber yaşıyorlar)
-Tamam. Görüşürüz.
-Hıhı. Ben ararım seni buluşur hazırlanırız.
-Tamam.

Feriha telefonu kapattıktan sonra odaya gitti. Emir hala uyuyordu. Masum bir öpücük kondurdu dudaklarına.

-Uyan artık.
-Feriha beş dakika daha. Çok yorgunum.
-Yorgun olursunuz tabi beyefendi. Dur dedim dinlemedin.
(gözlerini açarak) : Bir şikayetim yok.
-O zaman kalk.

Emir Feriha’nın kollarından tutup onu altına aldı.

-Emir napıyorsun ? Dur. Hani yorgundun sen ? 5 dakika diyordun.
-Geçti yorgunluğum.

Emir Feriha’nın yüzüne öpücükler bırakıyordu.

-Emir dur olmaz şimdi. Hadi kalk. Duş al, kahvaltı hazır zaten. Akşam için hazırlanmam gerek.


Emir Feriha’nın alnından öptü ve kalkarak duşa girdi. Emir duştayken; Feriha da ona kıyafet ayarlıyordu.

Emir duştan çıktı ve arkadan karısına sarıldı.

-Seni seviyorum.
-Ben de seni.

-Hadi sen giyin. Ben bir şeyler çıkardım ama..
(kıyafetlere bakarak) : Ne kadar zevkli olduğunu daha önceden söylemiş miydim ? –bu sezon giydiklerini düşünmeyin lütfen-

Feriha gülümseyerek ayrıldı odadan. Emir de üzerini değişip salona geldi. Beraber kahvaltı yaptılar mutlu bir şekilde. O sırada Rıza’nın dedikleri geldi aklına. Söyleme ihtiyacı duydu.

-Feriha benim sana bir şey söylemem gerekiyor.
-Ne oldu Emir ?
-Baban.. Dün Hills’e geldi.
-Ne diyor ?
-Huzursuzluk çıkmamasını istiyormuş.
-Umrumda bile değil. Ben onların yüzünden bebeğimi düşürdüm.

-Flashback-

-Baba ne olur dinle beni.
-Benim senin gibi bir kızım yok. Çık önümden.
-Baba yapma.
-Ee duymadın mı çık babamın önünden ?
-Mehmet sen karışma.
-Ama baba..
-Karışma dedim.
-Baba bir dinle bak.
-Ee yeter l*n laftan anlamıyor musun sen? Babam seni dinlemek istemiyor diyerek merdivenlerden itmişti Feriha’yı.
Feriha’nın dudaklarından dökülen tek kelime ise ‘’bebeğim’’ olmuştu..

-Flashback Son-

Feriha’nın gözleri dolmuştu. Emir Feriha’nın yanına geldi.

-Özür dilerim.
-Saçmalama. Özür dilenecek bir şey yapmadın sen.
-Hiç söylememeliydim.
-Boşver.
-Feriha istiyorsan akşam..
-Hayır Emir geleceğim.

Emir Feriha’yı kolları arasında aldı ve sıkıca sarıldı karısına.

cadx
22-04-12, 19:11
4. Bölüm

Herzaman hayatin bize yaptigi güzel veya kötü sürprizler vardir... Emir ve Ferihanin hayatindada su son 3 ay icinde sürprizler vardi...
Emirin artik iyi bir isi vardi.. Gündüzleri Cafe olarak, geceleri ise bir Klub olarak isletilen bir yerde calisiyordu.. Bazen geceleri gidiyordu ise, bazense gündüzleri... Feriha hamileydi. Hamileligi sorunsuz ilerliyordu, emir etrafinda dört dönüyordu. Her istedigini iki etmeden yapiyordu. Ayrica bu aksam mezuniyeti vardi emirin. Emir cok heyecanliydi. Herkes bu aksam orda olacakti. Annesi, Babasi, o ne kadar istemesede onlar emirin yaninda olmak istemislerdir, ilk basta karsi gelmisti ama feriha onu ikna etmeyi basarmisti. Sonra Feriha, karisi, aski, biricigi, oda tabikide bu aksam onunla olacakti.
Koray ile Hande ise tekrar birliktedirler. Gülsüm artik ümüdini tamamen kesip bosanma davasi acmistir Koraya. Simdi ise Almanyadadir. Ögrenci degisim Programi ile bir süreligine orada okuluna devam edecektir.

Emir: Feriha! Feriha askim ya sunu bir baglasana..
Kiravatini baglamaya calisarak ferihanin yanina gider..
Feriha: Askim, sakin ol. Hersey cok güzel olacak.
Emir: Off, Feriha! Bilmiyorum, hala inanamiyorum, mezun oluyorum.
Feriha emirin kravatini bagliyordur.
Feriha: Eveet.. Hazirsin!
Feriha emiri bastan asagi süzer.
Emir: Noldu? Olmamismi?
Feriha: Olmus! Cok güzel olmus. Cok yakisikli olmussun!
Emir: Ee? Ne bu surat ozaman? Bebegim (Ferihanin karnini eller) yoksa senmi üzüyorsun anneyi?
Feriha: Hayir, babasi üzmüyor. Ama sen cok yakisiklisin. Orda herkesin gözü senin üstünde olacak.
Emir: Benim gözümde güzeller güzeli karimda ve kizimda olacak.
Feriha: Ya kizim deyip durma. Bilmiyoruzki. Hem ben oglum olacak diye hissediyorum.
Emir: Askim istersen bunu simdi konusmayalim. Sonra noluyor biliyorsun..Hadi hazirlan artik, gec kalmayalim..
Feriha: Tamam

Koray: Handee.. Hazir degilmisin hala?
Hande: Ayy.. Hazirlaniyorum Koray tamam..
Koray: 1 Saatir hazirlaniyorsun ama hayatim. .
Hande: Koraayy!!!
Koray: Tamam, Tamam, birsey demedim..

Emir: Feriha!!!
Feriha: Emirr..
Emir: Feriha hadi..
Feriha: Emir ben gelmiyorum..
Emir: Nee? Askim, noldu simdi?
Feriha: Yaa baksana cok kilo aldim.. Cok cirkin oldum.
Emir: Hayir. Cok güzel olmussun.
Feriha: Emir..
Emir: Noldu hayatim? Iyimisin?
Feriha: Iyim. Yaa sence biz iyi anne, baba olabilecekmiyiz?
Emir: Beni bilmem, ama sen bu dünyanin en iyi, en güzel annesi olacaksin.
Feriha: Gercektenmi?
Emir Ferihayi alnindan öper.
Emir: Kesinlikle..Hadi ama gec kalicaz.. Bu konustuklarimizida aksama devam konusuruz oldumu?
Feriha: Hihi.. Hadi.. Hazirim ben..

Emirler ve Koraylar ayni anda cikarlar evden.. Mezuniyetin olacagi yere vardiklarinda onlari bir sürpriz bekliyordu. Özellikle Ferihayi.


Emirler..
Emir: Off. Cok heyecanliyim.
Feriha: Sakin ol.

Koraylar...
Hande: Heyecandan ölebilirim.
Koray: Bende..

Mezuniyetin olacagi yere ayni anda gelirler..

Hande: Nasil ama yaa? Hangi hakla?
Koray: Handee..
Emir: Senin ne isin var burda? Sana karisma cikma dememismiydim ben?
Hülya H.: Sakin ol lütfen. Burda olmak rüyanin hakki. Sonucta senin cocugunu tasiyor karninda. Hem aylardir evde. Onada degisiklik olur diye davet etti Aysun hanim.
Rüya: Ben yaninda olmak istedim sadece Emir. Ilerde bir gün oglumuza senin mezun oldugu günü göstermek icin. Belki dügün fotoraflarimizi ona gösteremicem ama lütfen buna izin ver.
Aysun: Oglum. Sakin ol. Rüyayi ben davet ettim. Biraz degisikliye ihtiyaci var. Biliyorsun zaten zor bir hamilelik geciriyor.
Feriha: Emir sakin ol. Hadi siz yerinize gecin. Ben seni burdan izilyor olacagim.. Seni seviyorum
Feriha emirin dudagina ufak bi öpücük kondurur.
Emir: Seni seviyorum.. Sen benim herseyimsin..
Koray: E hadi abi. Gec kalmayalim. Hande önden gitti bile.
Feriha: Ee Rüya, nasil gidiyor hamilelik?
Rüya: Iyi.
Feriha: Sevindim.
Bir süre kimse birsey söylemez. Emirler diplomalari alinca Aysun konusmaya baslar.
Aysun: Sen nasilsin Feriha?
Feriha: Bende iyim sagolun?
Aysun: Hamilelik nasil gidiyor? Ben, yani Tebrik ederim. Duyunca cok sevindim.
Feriha: Gayet iyi. İkimizde cok saglikliyiz. Emir sagolsun bir dedigimi iki etmiyor. Cok mutlu.
H.H.: Oglumuza erkek kardesmi, kiz kardesmi gelecek acaba. Cok merak ediyoruz dogrusu.
Feriha: Henüz cinsiyeti belli degil. Ama emir kiz bebek istiyor.
Rüya: Bende cok istemistim bir kizim olsun.
H.H: Ahh, evet. Ama oglan cocugun yeride farkli tabii.
Feriha: Saglikli olsunda bizim icin farketmiyor.
Rüya: Ahh..
H.H.: Rüya. Iyimisin kizim. Yoksa tekmeledimi yine yaramaz.
Rüya: Ahh, anne cok canim yaniyor.. Anne cok sancim var..
H.H.: Rüyaa..
Aysun: Rüya iyimisin..
Rüya: Degilim..
Feriha: Hastaneye gidelim. Ben ben emiri cagirayim.

Feriha hemen emirlerin oldugu yere dogru gider. O sirada emirde ferihanin yanina geliyordur.

Emir: askim!
Feriha: Emir..
Emir: Feriha iyimisin? Birseymi oldu?
Feriha: Rüya. Sanirim dogum basladi galiba, bilmiyorum.. Kanamasida var.. Emir hastaneye gitmemiz lazim. Hadi cabuk.
Emir: feriha.. Ambulanz cagiralim. Bos...
Feriha: Emir.. Ambulans gelene kadar cok gec olabilir.. Yaa böyle birseyin benim basima geldigini düsün lütfen.. benim icin, bebegimiz icin.. hem o gercekten senin bebegin olabilir.. Lütfen emir lütfen..
Emir: Tamam.. Ama sadece senin icin
Feirha: hadi..

Hemen hepsi hastaneye gider. Rüyanin hemen acile alirlar. Kanamasi vardir, durdurmaya calisirlar ama basarili olamazlar ve Rüyayi ameliyata alirlar.

Ameliyathanenin önü

Emir: Feriha, hadi biz gidelim. Daha fazla yorulma burda.
Feriha: Emir.. Bak bu bebek gercekten senin olabilir. Ilerde birgün büyüdügünde, ilk anini görememis olacaksin..
Emir: Feriha..
Feriha: Emir sen onun babasi olabilirsin. Lütfen. Bana ne dedigini unuttunmu? Hani bu bebek icin her seyi yapacaktin?
Emir: Eger benim bebegimse.

O sirada doktor disari cikar..

H.H: Kizim nasil?
Dr: Bakin kizin buraya getirildiginde cok kanamasi vardi. Durdurmayi denedik ama basarili olamadik.. Bebek tehlikeye girince ameliyata almak zorunda kadik. Ameliyat boyunca kizinizin kanamasi devam etti.
Aysun: Lüften lafi dolandirmayin.
Dr.: Bebegi kurtardik, gayet saglikli. Az sonra görebilirsiniz.
H.H.: Kizim?
Dr: Anneyi tüm ugraslarimiza ragmen kurtaramadik.. cok üzgünüz..Basiniz sagolsun.

Herkes sok icindeydi. Rüya ölmüstü. Artik yoktu. Emir ilk önce ne oldugunu anlamasti bile. Aysun hanim ise Hülya hanima destek olmaya calisiyordu. Feriha ise emirin elini tutuyordu sikica. Bir an kendi bebegi geldi aklina. Eli karnina gitti. Ya onada birsey olursaydi dogumda? Ne yapardi bebegi onsuz? Peki simdi ne olacakti rüyanin bebegine? O bebek nasil devam edecekti hayatina, annesiz?
Ilk soku atlatiktan sonra emir Doktorun pesinden gitti. Feriha hala emirin elini tutyordu. Aslinda ikiside birbirinden güc aliyorlardi bu hareketleriye. Basit bir el tutmasi, su an onlari ayakta tutyordu.

Emir: Doktor bey! Bir dakika beklermisiniz?
Dr.: Buyrun.
Emir: Size birsey sorucam.
Feriha: emir?
Emir: Feriha lütfen. Artik bu endiseden kurtulmak istiyorum.
Emir: Bakin Doktor Bey ben bu bebegin benden olduguna emin degilim. DNA testi yaptirmak istiyorum. Ne zaman yapabiliriz?
Dr.: Eger isterseniz simdi yapabiliriz. Ama bu pekte dogru birsey degil, heleki bu durumda.
Emir: Farkindayim ama bakin benim bir ailem var. Karim hamile görüyorsunuz, ve ben 4 aydir bu bebegin benden olup olmadigini düsünüyorum. Lütfen.
Dr.: Peki. Ben ozaman gerekli islemleri baslatiyorum. Sizde kan verin lütfen. Peki.

O sirada bir hemsire rüyanin bebegi ile ameliyathane den cikar. Emir ferihanin elini daha siki sikar. Hemsire yanlarindan gecerken emirin ici bir tuhaf olmustu. Bu bebek icin acidi. Sonucta onun bebegi degilse kimsesi yoktu bu dünyada. Yapayalniz bir bebekti. O an karar verdi eger bu bebek onunsa bu bebek icin herseyi yapacakti, bu bebegi o büyütecekti.

Feriha ise bambaska duygular yasiyordu. “Anne olunca anlarsin” bu duyguyu su anda sadece anne olanlar anlayabilirdi iste. Öyle bir duyguydu. Bir Bebek, daha ufaciken annesiz kalmisti. Onun yüzünden aylardir aci ceksede, belki o aci bir ömür boyu sürecek olsada su anda o bebege aciyordu. Annesizdi cünkü. Hemde annesine en ihtiyaci oldugu zamanda. Su an nerdeyse o bebegin emirden olmasi icin yalvarabilirdi allaha. En azindan emir gibi bir babasi olsun diye, cünkü emir bu bebek icin herseyi yapardi. Ferihada yapacakti, annesinin yerini tutmasada, yapacakti. Feriha bir anda icinde birsey hissetti.

Feriha: Emir! Emir hissettim! Hareket etti.
Emir ferihanin söyledigi seylen birden kendine gelir. Yüzüne kocaman bir gülümseme yerlesir..
Emir: Askim..
Elini Ferihanin karinina koyar..
Feriha: Hissettim emir. Hareket etti. Cok cok güzel bir duygu emir anlatamam. Ferihanin gözlerinden yaslar akmaya baslar.
Emir: Ssstt.. Artik her sey daha güzel olacak.

...3 Gün Sonra...

Rüyanin bebegi 2 hafta erken dogdugu icin küvese alinmisti. Bügün cikarilacakti. Bu üc gün boyunca ne Emir nede Feriha bu konu hakkinda konusmuslardi. Aslinda ikiside deli gibi merak ediyorlardi bebegin nasil oldugunu? Bugün DNA testi sonuclarida aciklanacakti. Sarrafoglu soyadini devreye sokmustu Ünal Bey herzamanki gibi. Herkes hastanedeydi simdi. Hülya Hanim, Aysun, Ünal, Emir ve Feriha, Hande, Koray. Herkes doktorun söyleyecegi cevabi merak ediyordu.
Kusura bakmayin, farikdayim biraz gecikti ama cok hastalandim.. Anca yazabildim..

dame_chocolate
23-04-12, 04:21
Herkes birşeyler yazıyordu bende oturdum içimdekileri döktüm diyelim bu ilk senaryo deneyimim eksiklerim ve yanlışlarım vardır kesinlikle...Ama eğer beğenilirse kendimce devamını getirmek istiyorum tabi ki sizin yardımlarınız ile...Teşekkürler...:img-wink:

Adını Feriha Koydum 58.Bölüm

Feriha:Levent Bey...
.Emir:Gel...(Duraksa,Levent'i görür.)
(Levent yavaşca arkasına döner gözündeki yaşları toparlar.)
Feriha:İyi misiniz?
Levent:Hıhı...İyiyim.
Feriha:O Valiz ne için?
Levent:Buraya taşınmaya karar verdim artık Bülent'in yanında olmak istiyorum.Onun bana ihtiyacı var belli etmesede.
Feriha:Anladım,haklısınız...(Arkasına dönüp Emir'e bakar.)
Emir: (Kızgın ve öfkeli bakışları ile)Hadi gidelim Feriha...
Feriha: (Başı ile onay verir.)Hoşçakalın.
Levent:İyi günler...
(Emir ve Feriha asansöre binerek bulundukları kattan ayrılırlar.)
Emir:Herif burnumuzun dibine yerleşti ya pes...(Dış kapıdan çıkarlar ve merdivenlerin orada dururlar.)
Feriha:Güzel...Her zaman ki gibi günün konusu belli oldu.
Emir:Ne yapmamı bekliyorsun Feriha?Onay veriyim istersen senin gibi.
Feriha:Sana onay verdiğimi söylemedim.(Gözlerini diker.)
Emir:Onay vermediğini de söylemedin.
(O sırada Mehmet ve Rıza kapıdan çıkar Emir-Feriha'yı görünce dururlar ve konuşmalara kulak misafiri olurlar.)
Feriha:Senin gibi duygularımı öfkeyle dışarı vurmuyorum diyelim.Ses çıkarmamam onay verdiğim veya burada olmasına sevindiğim anlamına gelmiyor.Ama kardeşi burada ve annesi öldü kardeşinin yanında olmak istemesi çok normal,bizden izin alacak hali yok...Bu konuda daha fazla konuşmayalım lütfen...Derse gecikiyoruz.(Arabaya yürür.Emir'de arkasından...Arabaya biner ve Aksoy Apt. önünden uzaklaşırlar.)
Mehmet:Levent Hoca buraya mı taşınmış...
Rıza:Taşınıcak tabi kardeşini tek mi bıraksın bu acılı günlerinde...
Mehmet:Taşınması Emir ve Feriha'yı pek mutlu etmedi anladığım kadarıyla.
Rıza:Bunu konuşmak ne onlara ne de bize düşer.Hadi yürü...(Apartmanın önünden ayrılırlar.)

.......
(Emir ve Feriha okula gelmiştir.Emir arabadan iner ve Feriha'nın elini tutar.Elele tutuşup okula girerler.Emir'in öfkesi ve siniri gözlerinden anlaşılıyordur.)
Feriha: (Durur ve Emir'i kendine çeker.)Biraz sakin olurmusun lütfen...Bu kadar abartılacak Bir şey yok.Sanki bizim evimize gelip yerleşti ayrı evlerdeyiz sadece aynı apartmanı paylaşıcaz abartma bu kadar.
Emir:Senin için sorun yok tabi...Ne de olsa herşeyinizi konuşuyorsunuz.Eminim apartmana taşınacağınıda sana önceden söylemiştir.Daha kolay yanında olabilmen için gelmiştir apartmana.
Feriha:Senin ağzından çıkanı yine kulağın duymuyor Emir.Peki...Biliyodum diyim belki için biraz olsun rahat eder.Ya da pardon ikimizi de idare ediyor,Levent bey ile yakınlaşmak için benimle bu saçma oyuna girdi,ona daha yakından destek olmak için benim yanımda kalıyo diye de düşünebilirsin.Düşüncelerinde özgürsün,tıpkı benimde özgür olduğum gibi...(Ellerini Emir'in ellerinin arasından kurtarır ve okula girer.)
(O anda Emir'in yanına Koray gelir.)
Koray: (Emir'in omuzuna dokunur.)Naptın kıza?Söylediklerini duydum da...
Emir:Yine kontrol edemedim işte kendimi...
Koray:Eğer Feriha'yı kaybetmek istemiyorsan kendini kontrol etmek zorundasın.Kız herşeye rağmen seninle senin yanında kalıyor.Bunun bir anlamı var ama sen o anlamı anlamıyacak kadar öfkelisin.Noldu?
Emir:Feriha benim için değil başkaları için yanımda kalıyor bunu sana söylemiştim.
Koray:Sende buna inandın öyle mi...Oğlum Feriha'yı tanımıyormuş gibi davranma.
Emir:Levent apartmana taşındı.Kardeşinin yanına.
Koray:Nasıl yani...(Kafası karışır.)
Emir:Ya annesi öldü ya kardeşinin yanında ona destek olmak istiyormuş bu yüzden de apartmana geldi.
Koray:Bu duruma ne denir bilmiyorum ama sonuçta Feriha için gelmemiş.
Emir:Feriha için gelmedi evet ama bundan sonra Feriha ile daha çok zaman geçirebilir,birbirleri ile daha çok şey paylaşabilirler.
Koray:Bence sen ilk önce bu düşüncelerinden kurtul ondan sonra Levent'in apartmana taşınmasını düşün.Ve bu düşüncelerinden sakın Feriha'ya bahsetme.Hadi artık derse gidelim...
.....
(Aysun otele Ünal'ın yanına gitmiştir.Aysun'u gören Ünal çok şaşırır ve hemen ayağa kalkar.)
Ünal:Aysun...Hoşgeldin..
Aysun:Merhaba.
Ünal:Yine sarhoş olmaya mı geldin yoksa.(Güler.)
Aysun: (Koltuğa oturur.)Espiri anlayışın hiç değişmeyecek o gece neden içtiğimiz bilmiyormuş gibi konuşuyorsun.Ben buraya seninle ciddi olarak konuşmaya geldim.
Ünal:Konuşalım ne hakkında?
Aysun:Oğlumuza hiç yapamadığımız anne ve babalığımız ile ilgili konuşucaz.
Ünal:Anlamadım.(Kaşını kaldırır.)
Aysun:Biz oğlumuzun hiç yanında olmadık Ünal.Emir hep yalnız bir çocuk olarak büyüdü...Anne-baba sevgisi,desteği nedir bilmeden bunun ne demek olduğunu ne sen ne de ben anlayabiliriz.Ama Emir bunun izlerini bu yaşına kadar taşıdı ve belki bundan sonrada hep taşıyacak..(Üzüntülü bir ses ile..)
Ünal:Ee...Yani...(Anlamamış bir bakış)
Aysun:Yani...Emir'in artık yaptığımız hataların,yanlışların izini taşımasını istemiyorum.Artık geçde olsa oğlumuzun yanında olalım.Onu 1 kez olsun dinleyelim her konuda...Emir eğer 10 yaşında yaşadıklarını unutmadıysa Feriha ile yalanlarını bile bile evlenmezdi.Ben oğlumuzu 1 kez olsun Feriha konusunda dinlememiz gerektiğini düşünüyorum.
Ünal:Sen hala o gece aldığın alkolün etkisindesin.Emir'i Feriha konusunda dinlemek mi...İstersen birde yeni işi konusunda dinleyelim ha ne dersin?(Şaşırır.)
Aysun:İş konusuna senin kadar takılmadım ben.Ama tabi Emir Hills'lerin veliahtı olduğundan haklısın başka yerde çalışmasını kabul etmemekle...Demek ki oğlunun para kazanmaya ihtiyacı vardı ve işe girdi buna senin gözünle bakamam.
Ünal:Bende Emir'i dinlemeye senin gözünle bakamam Aysun...
Aysun: (Ayağa kalkar.)Seninle babalık hakkında konuşmaya çalışmam hataydı bunu bana tekrar hatırlattın teşekkür ederim.Sen dinleme oğlunu peki ben dinlerim...Sen zaten hiçbir zaman oğlunu dinlemedin Hills'e gelen kadınları dinledin...
Ünal: (Ayağa kalkar.Arkasından)Ben kadınları dinlediysem eğer sende kocanı dinledin...
(Aysun gözyaşları ile çıkar Otelin kapısından.)
......
(Feriha'nın dersi bitmiştir.Sınıftan çıktığında kapıda Emir'i görür.)
Feriha:Napıyorsun burda...
Emir: Dersim bitti senin çıkmanı bekledim...
Feriha:Hım...Peki...
Emir:Kahve içelim mi?
Feriha:Olur...
(Bahçeye çıkarlar.)
Emir: (Kahvesinden bir yudum alır.)Feriha...Bugün söylediklerim için özür dilerim...Ben...
Feriha:Önemli değil ben artık alıştım senin söylediğin sözlere...
Emir:Feriha bak...
Feriha: (Sözünü keser.)Levent bey'in bize daha yakın olmasını kaldıramadın bu yüzden de ilk anlık sinirle böyle davrandın.
Emir:Evet ama...
Feriha:Bak ne kadar iyi tanıyorum seni alıştığımı söylemiştim sözlerine...
Emir:Özür dilerim gerçekten yine kendimi kontrol edemedim.
Feriha:Tamam dedim ya...Hem bende özür dilerim sana fazla ağır çıktım neyse...Kapatalım artık...
Emir: (İçinden:Sen ve özür dilemek...(Güler.))Peki...
(Emir ve Feriha'yı otururken gören Hande yanlarına gelir.)
Hande:Selam...
Emir:Naber?
Hande:İyi...(Sandalyeyi çekip oturur.Arkalarından Koray gelir.Koray ve Hande birbirlerinin yüzüne bakmazlar.)Siz...
Emir-Feriha:İyi...
Hande:Emir...Benim sana Bir şey söylemem gerek.
Emir:Söyle.
Hande:Ben aslında dün Ferihaya'da söyledim ama o pek ilgilenmedi...(Emir Ferihaya bakar.Feriha gözlerini bulutlara doğru çevirir.)
Emir:Söylesene Hande.
Hande:Rüya...Ben biraz araştırdımda.Senden önce Rüya'nın bir adamla beraberliği olmuş spor hocası.Adamı buldum bizim cemiyetden değil ama uzunca bir süre beraber olmuşlar daha sonra Rüya spor salonunun aidatlarını ödeyememiş ve salondan atılmış.Seninle birlikte olmadan 1-2 hafta önce yaşanmış bunlar...Bende gidip adamı buldum birşeyler sordum ama net cevaplar alamadım sorduğum her sorudan kaçtı...Sonra Ferihaya dedim oda bunlarla ilgilenmedi ama ben senin bilmen gerektiğini düşündüm.
Feriha:Bana Emir ile olanlardan 1-2 hafta önce ayrılmışlar demedin ama...
Hande:Bunu daha yeni öğrendim.
Koray:O zaman bu bebeğin babası olmaman ihtimalini arttırır.
Emir:Evet...Ama yinede bir kesinlik yok...
Hande:Yine de bir umut Emir.3 Ay senden olabileceği şüphesi ile yaşıyacağınıza ihtimaller yarılanır.
(O anda Feriha'nın telefonu çalar.Feriha telefonu çantasından çıkarır.)
Feriha: Pardon...(Telefonu çıkarır.)Efendim...(Karşı taraf ses vermez.)Alo...(Feriha telefonu kapatır.)
Emir:Kim?(Telefona bakar.)
Feriha:Bilmiyorum ses vermedi,yurtdışı numarasıydı ama...Neyse...
Emir:Hande bu konuyu daha fazla karıştırma...Beklemekten başka bir çaremiz yok gerçekler ancak DNA testi ile ortaya çıkıcak.Başka umutlar üretmeyede gerek yok...Ben eminim o çocuğun benden olmadığına ama kestirip atamıyorum işte.Yoksa 5 ay sonra ortaya çıkmalarının hiçbir anlamı ve kabul noktası olamaz.
Koray: Doğru...Ayrıca kimse hamileliğini bu kadar geç farkedemez.
Emir: (Feriha'nın bu konudan rahatsız olduğunu anlar ve Feriha'nın masanın üzerinde duran eline dokunarak.)Gidelim mi?
Feriha:Olur.(Ayağa kalkarlar.)
Emir:Görüşürüz sonra...
Feriha:Görüşürüz.
(Feriha ve Emir'in masadan kalkmasıyla masada sadece Hande ve Koray kalır.)
Koray:Hande...Biraz konuşa...
Hande:Sözünü keser.Hayır konuşamayız.Çünkü artık konuşacak birşeyimiz kalmadı...(Hande masadan kalkar.)

....
Emir ve Feriha Arabaya doğru yürürlerken Emir'in telefonu çalar.
Emir:Efendim.
Ece:Bakalım sesimden tanıyabilecek misin beni...
Emir: (Büyük bir şaşkınlıkla...) ECE....
Feriha: (Neye uğradığını şaşırır...)
Umarım azıcıkda olsa becerebilmişimdir... :)

azisim
23-04-12, 10:43
Aska uyanis 16 Bölüm= http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?p=16805184#post16805184

Aska uyanis 17 Bölüm

Emirin icerisinde buruk bir heyecan vardi..

Doktor taner;Emir bak seninle kardes gibi olduk ..Allahin her günü burdasin..

Sana bu haberi vermek icin 15 gün sabrettim ..Ama olmuyor emir..Sana artik söylemeliyim bunu..

Yasadiklarinin ne kadar agir oldugunu biliyorum..Üc aydir yasadigin hayati ,ve nelerden vazgectigini gördüm.Simdi ilk önce tepki göstermeden bir dinlemeni istiyorum emir..

Emir;Seni dinliyorum.

Taner;Emir ferihaya biliyorsun zaman zaman testler yapiyoruz.

iste bir müddet önce de böyle testlerden birinde ferihanin hamile oldugunu ögrendik..

Emirin ölümcül bir dalginlik stiliyle doktorun yüzünde dolasan bakislarinda bir isik patlamasi olmustu.

Emir birden ayaga firladi..

Emir;Taner buna nasil tepki gösterecegimi biliyorsun herhalde..

Tanerin tahmin ettigi tepkiyi vermisti emir..

Taner;Biliyorum emir.Ama karar vermeden önce benimde sana söylemek istedigim seyler var ..

Emir;Böyle bir konuda hicbir seyin fikrimi degistiremeyecegini anlamis olman lazim.

Taner ;O zaman simdi bende verdigim kararlarda bir degisiklik yapmam.Sende bunu bilmelisin emir. burda hayata karsi bos bir hayalin pesinde kosan iki kisiyi görüyorum sadece..

Emir;Ne demek istiyorsun taner..

Taner;Sunu demek istiyorum.Eger ki bu bebegin dogmasina izin vermezsen ,bende sana verdigim sözü tutamayabilirim.

Emir;Bunu yapamazsin taner..

Taner;Yaparim emir..Egerki sen bu bebegin dogmasina izin vermezsen tabiki dogabilecekmi onu da bilmiyoruz..O zaman bende ferihanin yasam fonksiyonlarinin bagli oldugu makinayi kapatma karari alabilirim.

Emir tanerin yakasina yapismisti..

Emir;Nasil böyle birseye izin veririm söylermisin..?

Taner;Ya ben ..Birde beni düsün tibben ölmüs bir insani ,herkezin öldügünü sandigi bir insani öylece iki aydir yasatmaya calisiyorum.
Egerki saglik bakanliginin haberi olsa belkide tüm haklarim elimden alinir..Onun icin kararimdan dönmeyecegim..Eger bu bebegin dogmasina izin verirsen bende sana ferihayi söyledigim gibi bir sene makinalarla da olsa hayatta kalma müsadelesinde destekleyecegim.

Simdi karar seni arkadasim..

Emirin tanerin yakasina yapisan elleri birden yanlarina düsüvermisti..

Caresiz kabul etmisti..Baska careside yoktu zaten..

Sadece emirin dudaklarindan dökülen kelimeler cok aciydi tanerin yanindan ayrilirken..Basini önüne egmis..

Emir;Benim karimi kendinde degilken kesip icinden bir bebek alacaksin..Hemde herkezin öldügünü sandigi bir insandan..O bebek sence ne kadar hayata sarilabilecekki annesi ölüme hazirlanirken..

Tanerin bogazina bir dügüm takilmisti bu kelimelerden sonra..Emir ardina bakmadan cekip gitmisti kapiyi..

Mevsimlerin arka arkaya kovaladigi günlerdi artik..Emirin aslinda sadece ferihayla dolu dünyasinda gecirdigi..Hayattan sitki siyrilmisti..

Okulunu bitirdigi halde kücük islerle hayata tutunmaya calistigi günlerde,hastahanenin yakinlarinda bir oda tutmustu kendine..

Artik daha cok zamanini ferihanin yaninda geciriyordu.Ferihanin karnindaki büyüme ise gözle görülür sekilde belli olmustu coktan..

O her sabah hasretin yüregine cizdigi resimle gözlerini aciyor..
Her gece askinin efsunlu bakisini görmek icin destan yazan yüregi
hayatinin tek gayesini fisildiyordu kulaklarina..FERIHA:::

Taner emirden gizledigi gercekle günlerini gecirmeye calisiyor..Ferihanin yanina genellikle üc doktor viziteye giriyordu.
Emir ferihaya gösterilen bu asiri ilgiden birseyler seziyordu.

Zaman akip gidiyordu..Feriha artik 6,5 aylik hamileydi..

Emir tek dönüm noktasina kilitlemisti hayatini..Ailesinin tüm cabalarina ragmen herkezin izini kaybetmesini saglamisti..
Koray bile son 6 aydir emirle görüsmüyordu..Handenin tüm cabalarida yetersiz kalmisti..Ferihanin ailesi ise tamamen kendi hayatlarina dönmüslerdi..Onlar feriha diye baskasini topraga verdiklerinden habersizce her cuma günü ferihanin mezarini ziyaret ediyorlardi.

Bu karmasanin icerisinde bir lokantada saci sakalina karismis taninmayacak birsekilde calismaya devam ediyordu hayatina..

Hastahaneye gec gelmisti o gün..Yine ferihanin özel hazirlanmis odasina cikmisti.Kapiyi actiginda birden sasirdi.Ferihanin yatagi yerinde yoktu..Kosturarak hemsire odasina gitti.Gözlerindeki nem
umudunun bittigini gösteriyor gibiydi..

Hemsireler emiri sakinlestirmeye calisiyorlardi..

Tam bu sirada tener cikagelmisti üstünde ameliyat önlügü..

Emir tanerin kollarindan yakaladi..

Emir;Ne olur..Ne olur ölmedi de..ölmedi de..

Taner;Icini rahatlatabilrim.Feriha ölmedi ..Bir komplikasyon yasadigimiz icin hemen ameliyata aldik ama..Simdi hersey eskisi gibi korkma..Aslinda bu ameliyattan cikmasi bile bir mücize..Ama Öldürmeyen Allah öldürmüyor..

Emirin ici rahatlamisti..

Emir;Odasindami..

Taner ;odasinda..

Emir kosarak odasina gitti.Feriha biraz yüzü her zamankinden daha solgunda olsa yatiyordu.Ama kalbinin attigini duymak emire güc veriyordu....Ama artik logusalik cizgileri tasiyordu dogumdan sonra..

iki hafta sonraydi..Emir yine ferihanin yüzünü silerken taner kapidan iceriye girdi..

Emir tanerin geldigini görünce elindeki bezi kenariya birakarak..

Emir;Hayrola doktor bey..Sen bu odaya ben varken kolay kolay girmezsin..

Taner;Beni mecbur biraktin emir..Emir lütfen artik baba oldugunu kabul etmelisin..Ve görmeye gelmelisin bütün yeni dogum ünitesinin
ilgi odagini oldu..Basina bilgi sizmamasi icin ne fedakarliklar yapiyoruz bir bilsen..Ama eninde sonunda birseyler ögrenebilirler..O zamanda ferihanin durumuda tehlikeye girer..

Emir;Ben bu bebegi istemedim.Ben sadece senin tehdidine karsi böyle davranmak zorunda kaldim..

Taner;Emir olamaz böyle bir egoistlik..Artik sen bir babasin ve bunu görmemezlikten gelemezsin..Ya feriha birde onu düsün..Emir o anda ferihaya bakiyordu..

Taner devam etti sözlerine
Taner;O cocuklari sevmezmiydi?Senin böyle davranmani istermiydi..?Emir farkinda degilmisin?Biz bir muziceye sahit olduk..

Rabbim sana sabrina karsilik mucizesini gösterdi sana evlat verdi..
Sadece bir kere ferihanin hatri icin bir kere görmeye gel..

Emir umursamaz bir tavirla
Emir;Taner söylediklerini düsünecegim..Diyebilmisti sadece..

Taner ise kapidan cikarken
Taner;Kimilerine nasip olmaz nasip olanlarda kiymet bilmez..dedi..

Emir ferihanin yanina oturup..Solgun yüzüne bakti..
Emir;Feriha biliyorum eger sen normal bir yasam sürseydin,bu bizim hayatimizin en mutlu günleri olacakti.Ama sensiz ben yarimim.Ama tanerde dogruyu söylüyor...

Ne yapmam lazim bilmiyorum.Ama ona benim bakamayacagim malum..Cocuk esirgeme kurumuna vermem gereksede onu bir kere görmeye gidecegim..Dedi ve ayni andada hizlica odadan cikip yürüdü yeni dogum ünitesi bebeklerin oldugu odanin önüne gelmisti..icinden "bir cesaret" diye gecirip kapinin koluna cöktü..

Hemsire;Beyfendi bu saatte buraya giremezsiniz..Diye cikismisti..
Ama arkasindan gelen baska bir hemsire hemen atildi..

Hemsire;Aysun o girebilir..O ilk defa görecek cünkü..Sonrada
Emir beydi degilmi..?Emir yavasca kafasini salladi evet manasina..
Beni takip edin diyerek.Beraberce bir kac adim atmislardi..
Hemsire iste burda..Deyip göstermisti ..

Emir basinin ucuna geldiginde ilk önce dikkatlice bakti.. hemsirenin agzina verdigi ilaci agzini sapirtada sapirtada emerken yanagindaki batip cikan gamzesi..Emirin gamzelerine benziyordu.Emir eliyle yumuk yumuk olan elini tutmaya calisti..Parmagina yapisan bebek birakmiyordu..Sonrada gözlerini acti..Ve iste o an emir icin zaman durdu..Zamanin cikriklari dönmüyordu artik..Emirin yüzüne dagilan gülümseme ise artik herseyin cok gec oldugunu söylüyordu.Emirin yarali kalbi yenik düsmüstü kizinin sevgisine..Hemsirede emirin yüzündeki gülümsemeyle rahatladi..

Hemsire:Emir bey ..Siz iki haftadir gelmediginiz icin ismini biz koyduk.Bilmiyorum sizde begenirmisiniz?Su gibi bir güzelligi var.
Bizde onun icin adini SU koyduk..

Emir tekrarliyordu..
Emir;SU ...su...cok güzel düsünmüssünüz..Hemsire devam etti..
Öbürlerine de siz koyarsiniz artik isimlerini..
Emir sasirmisti..;Anlamadim..

Hemsire;Yoksa bilmiyormusunuz?
Emir;Neyi?

Hemsire;Ücüzleriniz oldu sizin..Bakin Su nunu iki yanindakilerde sizin kizlariniz..

Emir hayretinden ne diyecegini bilemiyordu..Yanaklarindan
süzülen yaslar ise hazirliksiz yakalandigi sürprizin sevinc göz yaslariydi..

-----------------------------------------------------------

Günes duvakli gölü oksayan uslubuyla dogarken ...Gün dogmaya baslamisti bile

Emir bagiriyordu..

Emir;Ayse ..Kizlara bir baksan benim mutfaga gecmem lazim..

Emir;Tamam abi..Merak etme..Simdi bakmaya gidiyorum..

Emir gectigi yerlerde yumusak bir uslubla etrafinda calisanlara diraktifler veriyordu devamli...

Aslinda alelade bir gündü.Ama otelin tamamiyle dolu olmasi ..

Herkezin canla basla calismasini gerektiriyordu..

Ayse kizlari kahvaltiya götürürken..Esinede seleniyordu..

Ayse:Ali yusa yi gönderirmisin bana? kizlar kahvalti yapacaklar onunda birseyler yediginden emin olmak istiyorum..

Eside;Tamam ayse..Ben Emir abinin yanina gidiyorum yine onun pesindedir bizimki..Hemen bulur gönderirim..

Ayse babasini kaybedeli 6 sene olmustu..Egerki o tarihlerde emirin yaptigi yatirim olmasaydi.Aysede kardeside eside perisan olacaklardi.Annesi hala o dag kulübesinde yasiyordu.Kocasinin hatiralariyla beraber..

Ayse receptiondan gecerken..
Ayse;Gül ..nasil durum..

Gül;Ayse abla ögleden sonra gelecek bir kafile var odalari ona yetistirmeye calisiyoruz..O arada su yine gözden kaybolmustu..

Ayse endiselendi ..Su yu ararken öbürkilerde arkasindan sivismisti.
Ayse;Ya simdi burdaydilar nereye gittiler cimcimeler simdi..?

Emir ahciyla beraber en son detaylari konusmayi bitirmisti..Tam yaninda ayrilacakken..

Ahci;Emir bey ..Hadi bir cay icte ondan sonra devam et beyim..Bütün gün kosturmaktan agzina hicbirsey koymuyorsun..

Emir ahciyi kiramamisti.Tam cayini yudumlarken arkasindaki sandalyede bir kipirdanma oldu sonrada gözlerinin yarisi kapandi kücücük parmaklarla..

Su;Bil bakalim..Babasinin hayatta onu göymeden yapamadigi üc meleginden kimim ben..?
Emir ses tonundan taniyordu ..

Emir;Naz senmisin..?Su dudak bükmüstü..

Su;Hayiy baba..Hayiy..

Emir; Peki ozaman peri sin sen..Su aglamakli olmustu..

Su;Hayiy baba hayiyyyyy..

Emir;Haaa birde ocak süpürgesi vardi onun adi neydi yaa..

Su ellerini babasinin gözlerinden cekip..Sandalyeden asagiya atladi..Ve babasinin karsisina gecip aglamakli bir sekilde..

Su ;SU baba SU ..Emir suyu o anda kucaklayip kucagina oturtup saclarina öpücükler kondurdu..

Emir;Melegim..Benim..Tabiki su..Sen benim ilk göz nurumsun..

Su aglamakli iri yosun yesili gözleriyle babasina bakarken

Su;O zaman neden beni tanimadin baba..
Emir;Ben seni hic unutmadimki melegim..Taniyayim..Gördügüm andan beri sana ve kardeslerine asigim ben ..
SU nun yüzüne yayilan gülümsemeyle yüzündeki gamzelerin batmasi bir oldu..Karsidan onlari izleyen bir cift göz de gülümsemisti..Bu aysenin kardesi yusadan baskasi degildi..
Naz ayni emirin kopyasi gibiydi..

Peride ferihanin, sadece gözleri emirin gözlerinin rengindeydi

Ama SU hem emirin hemde ferihanin en özel güzelliklerini almisti cehresinde..

O anda nazla peride gelmisti..ikisi babasinin kucagina otururken ,biride arkadan boynuna sariliyordu kizlarin..
Emirin mutlulugu ise gözlerinden okunuyordu..

Emir;Ah emirin melekleri gelmis..Hepsini ayri ayri öpmeye calisiyordu.
O anda ayse girmisti iceriye;Ahhhh kizlar ahhh..Sizin burda olacaginizi tahmin ettim.Kusura bakma emir abi biliyorsun bunlar her sabah seni görmeden yemek yemiyorlar..

Emirde;Hadi bakalim meleklerim..Yemeginizi yeyin ..Sonra görüsürüz..

Ayse tam cikacakken kardesini gördü;Hadi bakalim yusa sende gel birseyler atistir ablacim.Bak okula yine gec kalacaksin..

Emirde arkasindan ekledi:Hadi bakalim yusa yavrum sende ..Ögleden sonrada yardim edilecek bir sürü is var o zaman yardim edersin bana
Yusa mecburen ablasiyla yürüyüp girmisti..

Ayse evleneli 5 sene olmustu ama hala bir bebekleri olmamisti ..Onun icin ücüzlerin ve yusanin sorumlulugunu seve seve üstleniyordu..Otelin calisanlari hep o köyün gencleriydi..Emir 4 ay kurs gördürmüstü genclere::Seminerlere göndermis,tek tek ilgilenmisti hepsiyle..

Oteldeki canli hayat hizla akiyordu..Emir aksama kadar hic durmuyordu.Onunla beraber ayse esi gül erdem ahci amca ve digerleri..

Emir oteli tekrar düzenlemis..Tabiata hic zarar vermeden ferihaya anlattigi gibi herseyi gerceklestirmisti..Gün yine vedalasirken duvakli gölle..

Iskelenin etrafindaki mesaleler yanmaya baslamisti..Emir ancak oturabilmisti.iskelede bulunan ve sadece asiklara özel serpilmis masalarda oturulmaya baslanmisti..Sadece en bastaki masa her zaman rezerve edilmis diye kapali tutulurdu.Burada sadece emir oturabilirdi..Yine günün götürdüklerini düsünceye dalmisti emir.

Hayatinin tek eksigini ferihayi düsünüyordu o an sadece..

Sadece bana yorum yazan rep veren arkadaslarima ithaf edilmistir .Desteklerinden dolayi cok tesekkür ederim.Emegi saygi gösterdikleri icinde..:)

cadx
23-04-12, 14:43
5. Bölüm







Sonunda elinde bir zarfla bir hemsire girmisti doktorun odaasina.. Doktor zarfi alip tesekür ettikten sonra hemsire cikti disariya..

Dr.: Evet sonuclar cikti.
Ünal: Sonunda.
Emir: Doktor bey lütfen lafi dolandirmayin.
Dr.: 99.9 % positiv.
Koray: Yani?
Dr.: Bebegin babasi emir bey.
Hülya H.: Oldumu? Rahatmisiniz simdi. Kizim öldü sizin yüzünüzden. Simdi rahatmisiniz? Gördünüz iste bebegin babasi emir. Evet belki batmis olabiliriz ama para icin böyle birsey yapacak bir ailede degiliz biz.
Son söylediklerini ferihanin gözlerinin icine bakarak söylemistir.
Aysun: Hülya Hanim lütfen sakin olun. Bakin hic birimiz böyle olsun istemezdi.

Emir ise baska bir alemdeydi. Bebek onundu. Bir oglu olmustu. Bir tarafi sevincten, mutluluktan deliye dönerken, diger tarafi endiselyidi, hemde cok. Feriha ne diyecekti? Kabul edecekmiydi bu bebegi? Ya giderse? Ne yapardi ozaman? Ferihayi ve bebegini görmeden ne yapardi? Hangisini sececekti? Ferihanin elini sikmasi ile kendine geldi ve Ferihaya döndü. Feriha merakli gözlerle ona bakiyordu. Dudagini anlina dayadi ve öptü Ferihayi.

Emir: Iyiyim. Merak etme. Cikallimmi?
Feriha: Evet.
Feriha kalkdi oturdugu yerden, hala emirin elinden tutuyordu. Güc kaynaklariydi birbirlerinin.
Feriha: Emir? Simdi ne olacak?
Emir: Bilmiyorum. Ben o bebegin babasiyim.
Feriha: Annesi öldü. Artik yok.
Emir: Feriha bak ben eger o bebek benim olursa elimden geldigince yaninda olcam demistim. Ama o zaman bunu hesaba katmamistim. Yani Rüya.. Onun ölecegini, böyle olacagini hic düsünmedim. O gün o bebegi görünce.. Yani o bebegin bana ihtiyaci var Feriha.
Feriha: Emir, biliyorum. Benimde bir bebegim olacak ve eger benimde basima böyle bir sey gelse..
Emir: ssst .. Sakin, sakin öyle birsey getirme aklina, biz hep beraber olucaz.. Söz veriyorum..
Feriha: Ben hep senin arkandayim askim. Hadi gel..

Feriha emiri elinden tutup yeni dogan ünitesine getirmistir. Bebek yeni küvezden cikariliyordur. Emir ise sevdigi kadina tekrar asik oluyordur, her hareketi ile, her bakisi ile onu kendine daha da cok asik etmeyi basariyordur.

Emir: Sen nasil birisin böyle?
Feriha: Nasil?
Emir: Böyle iste.. Herzaman, her hareketinle beni kendine daha cok baglamayi beceren. Beni kendine daha cok asik eden.
Feiha: Ben sadece kendi bebegimi düsündüm emir. Bunu her anne yapardi.
Emir: Hayir. Bunu sadece sen yaparsin. Tesekür ederim.

Bu sirada Hemsire elinde bebek ile cikar..

Hemsire: Artik eve gidebilirsiniz.
Bebegi emire uzatir.
Feriha: Emir kafasina dikkat et!
Emir: Tamam. Oldumu?
Hemsire: Evet. Iyi günler.
Feriha: Iyi günler..
Emir ise sadece kucaginda tutugu kücücük bebege bakiyordur. Yüzünde tuhaf bi gülümseme vardir. Bu onun bebegidir. Bu sirada Koray ile Handede onlarin yanina gelir. Hande hemen ferihanin yanina gider.

Hande: Feriha, nasilsin?
Feriha: Iyim.
Hande ferihaya imali imali bakar
Feriha: Gercekten iyim. Hadi gidelim artik. Ufak bey biran önce evine alissin, dimi?
Koray: E hadi ozaman.
Emir: Hadi.. Feriha sen bir tut..
Emir ne söylediginin yeni farkina varmistir ve pismanda olmustur. Herkes birbirine bakiyordur.
Feriha: Tabi askim. Ver sen bana hem zaten sen simdi dogru dürüst tasiyamasinda.
Ferihanin bu tepkisi ortami yumusatmistir.
Emir: Allah, allah..
Bebegi emire verir. Feriha bebegi kucagina aldiginda bebek gülümser.
Hande: Ay bu güldü ya.. cok tatli..
Emir: Ne güldümü?
Feirha: Evet senden kurtulduguna cok sevdindi ondan güldü.
Emir: Aman ne komik.. Neyse benim bir Ihsan abiyi aramam lazim izin istiyecem bir iki gün.
Koray: Iyi olur ozaman biz arabaya geciyoruz sende gelirsin. Hadiyin hanimlar.

1 Saat sonra hepsi evdirler.

Hande: Hala inanmiyorum. Demek yalan degilmis ha?
Feriha: Degilmis.
Koray: Simdi nolcak. Yani yanlis anlamayin. Isinize karismak gibi olmasin ama bu bebegin bakima ihtiyaci var.. Ne yapacaksiniz.
Feriha: Biz bakicaz tabiki. Yani tabi emire bagli. Eger isterse. Yani ben cok düsündüm bu bebegin hic bir sucu yok. Hem benimde bir bebegim olacak, benim bebegim basina neler gelecegini bilmiyorum.
Emir: Feriha! Lütfen bir daha böyle konusma.
Sesi biraz fazla cikmistir. Feriha hemen yaninda yatan bebeye bakar.
Feriha: Emir, sessiz ol. Yeni uyudu.
Emir: Özür dilerim. Sen bölye konusunca sakin olamiyorum iste.
Hande: Yaa tamam. Yani bu bebegi simdi siz bakacaksiniz öylemi?
Emir: Evet. Yani ferihada istedikten sonra.
Hande: E ozaman güzel bir isim bulmamiz lazim.. Aklinizda olan birseyler varmi?
Emir: Hayir. Ben o kadar kendimi o kadar inandirmistimki bu bebegin benden olmadigina. Hic düsünmedim.
Hande hemen eline masanin üstünde duran ipadi alir ve isimlere bakmaya baslar.

Hande: Hmm bakalim neler varmis.. Bora?
Emir: Benim hosuma gitmedi, sizin?
Feriha: yok
Hande: Mete?
Feriha: ay yok..
Koray: Bencede yok..
Hande: Cagatay..
Emir: O ne bicim isim yaa...?? (:img-hyste)

Feriha: Yaa sen versene onu bana bir Hande..
Hande: al canim..
Feirha: Hmm.. Aras?? Yok.. Pars ? Pars, nasil?
Emir: Pars. Güzel benim hosuma gitti aslinda.
Koray: Bencede güzel..
Hande: E ozaman.. Hosgeldin Pars..

Pars bebek kendi dilinde bir ses cikartir.. Hepsi gülümserler bu hareketine Parsin.. Feriha sonra yerinden kalkar..
Emir: Nereye askim?
Feriha: Parsin mama saati geldi. Mamasini hazirlayim.. Baslar az sonra aglamaya..
Koray: Neyse bizde kacalim artik, görüsürz.
Hande: Görüsürüz..
Emir: Yine gelin..
Koraylari gecirip, tekrar oglunun yanina gelir Emir.. Hala kucagina almaya cesaret edemediyi icin koltugun önüne oturup öyle sever. Az sonra elinde biberonla Feriha gelir..
Feriha: Emir ne yapiyorsun?
Emir: Feriha bu cok tatli birsey ya.. Insan bakmaya doyamiyor..
Feriha: Evet. Ama biraz daha icmesse mamasini susturamicaksin..
Emir: E ver ozaman.
Feriha: Sen niye vermiyorsun?
Emir: Korkuyorum. Ya canini yakarsam. Bu seferlik sen ver ben seni izleyim.. birdahakine ben icircem. Tamammi?
Feriha: Tamam.
Feriha az önce oturdugu yere gecer ve Parsi kucagina alir. Emirde Parstan acilan yere oturur.
Feriha: Bu baba cok mu korkak? Süt veremiyormu sana..
Emir: Su an dünyanin en mutlu adamiyim. Oglum var, yanimda – Parsin alnindan öper – Kizim olacak – Elini parsa dikkat ederek feriahnin karnina koyar – sen yanimdasin – Ferihanin anlinin kenarindan öper..
Feriha: Seni seviyorum..

Pars mamasini ictikten sonra Feriha Parsin gazini cikartir. Pars biraz huysuzlasincada ayaga kalkip odada git gel yaparak cikarir Parsin gazini.

Emir: Senin bu dünyanin en iyi annesi olacagini söylemistim dimi.
Feriha: Bilmem. Söylemismiydin?

Bu sirada Pars kusar..

Feriha: Ay.. Emir tutarmisin bi lütfen Parsi kustu
Emir: Peki ver.. Böyle iyimi?
Feriha: Evet bekle icerden islak bez getireyim.
Emir: Feriha Bez’de getir.. Off oglum naptin sen yaa??? Feriha buna sen ne verdin ya, off? Al sunu cabuk.
Feriha: ee emir bey nasilmis cocuk bakmak? Istemek kadar kolaymiymis bari?
Emir: Uff bu ne yaa?? Bir an ölüyorum sandim!
Feriha: Alis artik kocacim. Bak birtane daha yolda.. Hee hem bence sen yavastan alistirma yapmaya basla. Cünkü bir iki aya karnim kocaman olunca artik sen bakarsin Parsa.
Emir: Ne?? Ben ne anlarim bebek bakmaktan yaa??
Feriha: Yaparken öyle demiyordun ?
Emir: Feriha..
Feriha: hahah.. Merak etme, saka yaptim sadece.

Feriha Parsin altini aldiktan sonra Pars uykuya dalar. Feriha Parsi koltukta birakir etrafinida yastiklarla donatir.
O sirada kapi calar.
Feriha: Emir kapi!!
Emir: Baktim ben..
Feriha yinede dayanamaz ve kim gelmis diye kapiya gider.

Feriha: Kim gelmis askim?
Feriha: A-Anne!
Zehra: Kizim..

Anne kiz hemen özlemle birbirlerine sarilirlar..
Feriha: Annem.. Seni cok özledim.
Zehra: Bende yavruum, bende kuzumm.. Bende seni cok özledim..
Feriha: Ne zaman döndün? Bana neden haber vermedin? Iceri gel hadi.
Zehra: Bu sabah döndüm annem.. Hasretinize dayanamadim artik. Nolursa olsun geldim.
Emir: Sey Feriha, ben bir disariya cikicam.. Islerim var biraz.. Iki üc saate dönerim.

Zehra iceri girdiginde Parsi farkeder Ferihaya noluyor gibi bakar.
Feriha: Sey.. Emirin oglu. – Eli karnina gider –
Zehra: Onunmuymus bebek.
Feriha: Evet. Annesi dogumda öldü.
Zehra: Vah yavruumm. Vah zavallim.. Allah kimseye vermesin, böyle aci. Anneye en ihtiyaci olan zamanda.
Feriha: Evet. Annesi öldü. Belki kimse yerini tutmaz ama ben onun icin elimden geleni yapicam anne.
Zehra: Feriham benim.. Güzel yürekli kizim. Yaparsin sen bilmezmiyim ama sen iki canlisin yavrum? Nasil etcen? Nasil bakcan? Senin kendine bakman lazim önce..
Feriha: Biliyorum anne ama yapicam. Kendi bebegimden ayri tutmicam onu. Onun bir sucu yokki. Daha ufacik, cok masum. Hem emirde var, oda cok yardimci oluyor bana. Bir dedigimi iki yapmiyor gercekten.
Zehra: Ah yavrum.. Allah kolaylik versin ne diyim. Sen nasilsin.. Karnindaki nasil? Üzüyormu seni?
Feriha: Yok anneannesi hic üzmüyor cok uslu bir torunun olacak.. Biliyormusun artik hissedebiliyorum. Öyle farkli birseyki anne.
Zehra: Bilmezmiyim yavrum.. Allah insallah sana yavrularinla uzun bir hayat verir. Umarim hic ayrilmazsiniz.
Feriha: Annem benim.. Seni cok seviyorum.. Biliyormusun eger senin sözünü dinlemeseydim simdi böyle mutlu olamazdim. O mektubta bana yüreginin sesini dinle demistin. Dinlemeseydim simdi hala orda olacaktim belki. Belkide evlendirmistiler beni coktan.
Zehra: Iyi yapmissin yavrum - der ve Ferihayi anlindan öper – Neyse yavrum ben seni görmek icin geldim. Gördüm gideyim artik.
Feriha: Kalsaydin?
Zehra: Gideyim kizim. Sonra yine gelirim. Sizde gelin.
Feriha: Babam.
Zehra: Ben ikna ederim onlari merak etme sen. Aksama gelin bekliyorum.
Feriha: Anne?
Zehra: Geliyorsunuz dedim.. Hem sen ugrasma simdi zor olur bebekle, karnindaki ile..
Feriha: Peki..

Zehra gittikten sonra Feirha emiri aradi..

Emir: Askimm
Feriha: Emir. Nerdesin?
Emir: Geliyorum askim.. Ufak islerim vardi dedimya?
Feriha: Ne isi.
Emir: Sürpriz.. Kizimla, Oglum napiyorlar..
Feriha: Oglunu uyuyor, kizininda keyfi yerindedir heralde.
Emir: Hmm.. Cani birsey istiyormuymus kizimin?
Feriha: Babasina sarilmak, ondan güc almak istiyormus bu aksam icin.
Emir: Hmm.. Nolcakmiski bu aksam?
Feriha: Emir.. Annem bizi aksam yemege cagirdi. Ben basta kabul etmedim ama cok israr etti.
Emir: Gideriz askim.. Senin bunami canin sikildi..
Feriha: Ne bileyim. .Biliyorsun.
Emir: Bak annen orda olacak.. Annen ordayken inan kimse sana birsey diyemez..
Feriha: Evet biliyorumda. Iste.. Neyse sen nerdesin?
Emir: pastaneye giriyorum simdi.. Tatli aliyorum aksam icin.
Feriha: Seni seviyorum.. Cabuk gell..
Emir: Bende seni..

Telefonu kapatiktan sonra Feriha hazirlanmaya basladi.. Cok gecmeden emirde geldi..
Emir: Askimm.. Ben geldim..
Emir bagirmisti.
Feriha Yatak odasindan cikip
Feirha: Sstt.. Sessis ol askim. Oglun yeni uyudu daha.
Emir: Feriha bak eger cok yoruluyorsan bir yardimci felan tutalim.
Feirha: Sst. Iyim ben böyle.. Bebeklerime kendim bakabilirim.. Hem nerde hani sürpriz..
Emir: Eve dönünce ögrenirsin.. Hazirsan inelimmi??


Kapici Dairesi

Mehmet: Ooo.. Ziyafet var bu aksam..
Seher: Yaa ne ziyafet.. Sanki bizim icin.
Mehmet: Ne diyorsun sen yaa! Kim icin?
Zehra: Oglum yeme üstünden. Kardesin gelcek yemege kocasiyla.
Mehmet: Ne anne ne diyorsun sen yaa.. Benim öyle bir kardesim yok.. Baba birsey söylesene..
Zehra: Ne demek öyle bir kardesim yok.. Ben sizi dokuz ay karnimda tasidim.. Kardesiniz siz okadar.. O kadar kolaymi kardesinden, caninin yarisindan vazgecmek. Hem baban ne diyecekmis. Onda kizi, damati gelecek. Benim kizim kötü birsey yapamadi.. Babasiinin saglini düsündü.. Gülsüm hala kardesinde Ferihami degil ha??
Seher: Heeh aldinmi cevabini mehmet bey..
Riza: Annen hakli oglum.. Ben cahillik ettim. Sende o cahilige uydun. Biz cahillik ettik. Evet kardesim bizden saklamis olabilir evliligini ama sonucta benim sagligim icin bölye yapmis.. Artik gelip elimizi öpme zamani geldi.. hatta gec bile kaldik elimizi vermek icin.





Iyi okumalar... Yorumlarinizi bekliyorum..

M&M
23-04-12, 14:50
Bir arkadaşın yorum sayfasında yazdığı bir yorumdan da etkilenerek bieşeyler karalayayım dedim. Umarım beğenirsiniz.

58.bölüm -1. kısım

Levent'i karşısında gören Emir ve Feriha şaşkındır.

F: Levent Bey?
Emir şaşkın bir okadar da kızgındır.

Levent yavaşca arkasını döner.
L: merhaba
F: buraya mı taşınıyorsunuz
L: Bir süre bülentin yanında olmam gerek
Emir bu fikre son derece bozulmuştur. Okul da görmeye bile tahammül edemediği leventi her dakika görecek olmaları onu iyice sinirlendirir.
Emir sessizce
E: Feriha okula geç kalacağız.
F: tamam… Görüşmek üzere Levent bey
L: görüşürüz.
Emir sinirle arabaya biner…
Feriha ise arkasından hızlıca gider.
F: noluyor emir
E: ne noluyor. Bi şey mi oluyor
F: emir… Levent bey annesini kaybetti. Hem de yıllardır konuşmadığı annesini. Yani acısı sadece annesini kaybetmek değil onunla boşa geçen zaman içinde şuan acı çekiyor
E: İyi
F: İyi mi?
E: Feriha ne dememi bekliyorsun.
F: Sadece daha anlayışlı olmanı bekliyorum. Senden bişey istemiyorum
E: Ona tahammül edememin sebebini sen çok iyi bildiğin halde ona thammül etmemi beklememeni bekliyorum benden senden.
Feriha kafasını cama çevirir.
Emir sessizce arabayı sürmeye devam eder.
Okulda;
F: benim dersim başlamak üzere
E: tamam sen git benimkine var daha
Koray’ı görür
E: ben biraz Koray’la oturacağım
F: çok kötü değil mi?
E: nasıl olabilir ki Feriha. Birini çok seviyor biliyor ki o da onu seviyor ama birbirlerini sevmeleri beraber olmalarına yetmiyor nasıl olabilir ki
F. ben derse geç kalıyorum
Feriha hızlıca okala girerken emir korayın yanına oturur
E: ne haber
K: aynı.Sen
E: aynı
K Noldu lan bize böyle 1 yıl önceki halimizi düşünüyorumda noldu bize
Emir bir yıl önce arkadaşları ile bahçede geyik yaptığı günü hatırlar
E: daha mı mutluyduk dersin
K: bilmem. Benyine handeyi seviyordum o beni görmüyordu. Sen kimseyi sevmiyordu ama herkes seni görüyordu, daha curcunalı olduğu kesindi hayatımız da mutluluk konusunda emin değilim! Ama mutsuzluktan ölmediğimiz de kesin.
E: şimdi mutsuzluktan ölüyormuyuz yani
K: bu sabah aynaya baktın mı?
E: ölmüyoruz kardeşim neden ölmüyoruz biliyor musun ne kadar kızsak da ne kadar üzülsek de tek bi anda ikisi de bizim hayatımızın rengini tamamen değiştirebiliyor.
K: Abi bu aşk niye böyle bişey. Seni en mutlu eden de öldüren de aynı şey nasıl olabiliyor.
E: inan bana bunu en yanlış kişi sordun
K: kellin merhemi olsa kendi başına sürer durumu yani
E: aynen kardeşim.
Gülümserler.
E: Koray dün ece geldi Night’a.
K: hangi ece bu senin ece hani…
E: aynen o ece kardeşim
K: ee
E: eesi yok. Öle konuştuk Hills’e falan gitmiş beni görür diye sora gazete haberi falan Night’a buldu işte. Amerikadaymış bir süredir yeni dönmüş
K: evlendiğini biliyor mu
E: söyledim. Ya aslında çok komik bi iki gün önce feriha’yla ondan konuştuk biliyo musun
K: nasıl yani?
E: ya işte Feriha benden önce ciddi bişeyler olmuş muydu diye sordu?
K: Yani Feriha Ece hikayesini biliyor
E: evet
K: karşılaştığınızı söyledin mi?
E: hayır. Niye söyliyim ki?
K: Walla kardeşim dikkatli ol derim ben sana daha rüya olayını kapamamışken Feriha’nın yeni bir olaya dayanabileceğini sanmıyorum. Bence açık oyna söyle karşılaştığınızı.
E: ya bunda ne vvar
K. tamam kardeşim bişey yok ama kız zaten hassas.
E: alla alla kaptan da geldi bizim karşı daireye taşındı ona bakarsan.
K: ne, yuh artık
E: yok kardeşine destek olucakmış, adam hiç ir fırsatı kaçırmıyor ya. …
Emir iyice sinirlenir.
E: neyse hadi derse girelim.
K: tamam
Dersten sonra Feriha Emir’i dışarıda bekliyordur.
Emir ferihayı görür. Feriha elindeki notlara bakıyordur.Emir ferihayı izler biraz. Sonra leventin geldiğini görür ve ferihanın yanına gider.
E: merhaba
F. merhaba….A levent bey geliyor projeyi teslim edelim.
E: tamam.
F: levent bey. Merhaba
L: merhaba Feriha
F: Herşey yolunda mı yani kardeşiniz ile
L: daha onu göremedim.
F: Eminim sizi anlayacaktır sadece biraz zamana ihtiyacı var bence
L: Umarım. Siz?
F: biz projeyi bitirdik de onu teslim edecektik.
L: Alayım. Eminim iyi bir çalışma olmuştur.
Emir yavaş yavaş sinirlenmeye başlamıştır.
Feriha projeyi teslim eder,
F: İyi Günler,
Levent bey kafasını sallar emir sinirli bir şekilde yere bakıyordur.
Feriha arkasını döner
F: gidelim mi?
E: tamam.
Arabaya binerler,
F: yine direkt işe mi gideceksin yoksa eve gelecek misin?
E: yok bugün yemekten sonra giderim.
F: o zaman alışverişe gidelim mi pek bişey kalmamışta evde. Geçen ben biraz almıştım ama…
Emir birden mutlu oldu ne kadar bir birlerine uzakta olsalar bu küçük ailevi etkinlikler onu yüreğini yumuşattı birden…
E: olur…
Süpermarkette,
Feriha bir yandan arabayı sürer bir yandan raflara bakarak alışveriş yapar. Emir ise arkasından onu seyrederek yürümektedir.
F: Yani ben böyle alıyorum ama
E: feriha ne lazımsa ne istiyorsan al
F: yaa sen ne seversin ne sevmezsin ben pek bilmiyorum. Var mıdır böyle asla yemem dediğin şeyler ya da ne biliyim alerjin falan
E: he yok yerim ben her şeyi…Senin ?
F: pek yoktur.
Feriha sebze reyonuna geçer,
F: aslında annem sebzeyi falan pazardan almak iyidir daha taze olur derdi hep.
Emir ferihanın annesini özlediğini fark eder,
E: belki bir ara anneni görmeye gideriz yani istersen seni götürürüm.
Feriha sevgi dolu bi şekilde bakar Emire
F: okulu çok astık bu ara hem şimdi işe de yeni girdin, ben de bulabilirsem
E: feriha çalışmak zorunda değilsin yani bana iyi para verecekler tamam belki eski hayatım gibi çok bol harcayamayacağım ama bize yeter
Feriha susar ve yere bakar
Emir sinirlenir
E: tabi sen bitirmeye gelmiştin bana değil mi? Neden gelecek hakkında plan yapıyorum ki
F: bu kadar yeter hadi kasaya gidelim
Kasaya doğru giderler feriha aldıklarını kasadan geçirirken emir öfkeyle onu izliyordu.
Eve girerken Mehmet onarlı görür ellerinden poşetlerle. Hiçbirşey demeden sakince yanlarından geçer.
F: hayret hiç bişey demedi
Eve geldiklerinde emir hala öfkelidir.
F: tamam şöyle bırak ben yerleştiririm .
E: yok yardım edeyim ben
F: emir sen yorgunsun zaten hiç de uyumadın bence yemeğe kadar git uyu biraz yemek olunca ben uyandırırım seni.
E: peki
Emir uyumaya gider Feriha ise aldıklarını yerleştirmiş yemek yapıodur.
Kapı çalar aniden. Aysun sarhoş bir halde gelmiştir emirin kapısına
F: Aysun hanım..
A: emir nerde
F: bakın bu halde emiri görmeseniz daha iyi olur
A: sen kim oluyosun da bana çocuğumu göstermiyorsun
Aysunun bağırıltılarından Emir yavamşca uyanmaya başlamıştır.
A: her şey senin yüzünden…onu dolduran da bana karşı kışkırtan da sensin.
F: hıh. Siz onu öyle kırmışsınız ki zamanında benim bile onaramayacağım şekilde öyle yıkmışsınız ki şimdi boşuna suçlu aramayın.
Aysun tekrar kendini kabedip elini kaldırınca uyanmış olan Emir yetişir ve elini tutar.
E: Yeter artık anne… ya sen kim oluyosun da böylece evime gelip benim karıma el kaldırıyorsun. Bak anne bir kere bunu yaptın ama bir daha sakın anladın mı beni sakın bunu yapmaya kalma yoksa inan bana çok kötü olur.Şimdi çık git evimden. Bir daha da seni evimde benim ya da karımın yanında görmek istemiyorum.
A:ben
E: sen hep güçsüzdün anne. O zamanda güçsüzdün şimdi de. Ve şimdi bir kişinin daha güçsüzlüğü feriha tokat atarak yenmeye çalışmasına izin vermeyeceğim. Anladın mı beni.
Aysunun kolundan tutar ve dışarı atıp kapıyı çarpar.
E: özür dilerim feriha
Ferihanın gözleri dolmuştur.
F: neden
E: sana böyle davranmalarına sebep olduğum için…
F: Benden özür dilemekten vazgeç emir…kendi hataların yüzünden, başkalarınınkiler yüzünden…
E: bu kadar mı bittik yani
F: bunun bitmekle alakası ben artık hata yapmakta senin hata yapmanı da istemiyorum. Özür dilemekten de özür dilemenden de yoruldum çünkü.
Emir mahcup bir halde salona doğru gider.
F: ne var biliyor musun?
Emir soran gözlerle bakar ferihaya
F: sana bi daha inanamam gibi gelmişti. Yani samimiyetine… ama annene söyledikleri… neden bilmiyorum ama seni dinlerken sana inanıyordum…
Emir gülümser….
E: feriha ben…
F.: ben yemeğe bakıyım…

Akşam yemeğinde ,
F: nasıl işin?
E: iyi. Yani zaten bildiğim bi iş.
F: baban
E: geldi ziyaretime
F: noldu peki
E: hiç biraz tehdit biraz gözdağı… aynı babam yani
F: emir bu iş tehlike değil dimi?
Emir ferihanın onu merak etmesine sevinir.
E: merak etme… tabiî ki değil.
F: yok merak ettiğimden değil.
E: eline sağlık çok güzel olmuş
F. afiyet olsun.
E: ben çıkıyım artık. Yine kapıyı kitle arkamdan olur mu? Kimseye de açma. Aklım sende kalmasın.
F: merak etme beni ben zaten yatarım birazdan.
E: tamam.iyi geceler.
F: sana da.
Emir kapıdan çıkarken
F: emir içki içme olur mu? Yani şimdi çalışırken içmen doğru olmaz.
E: merak etme içmiyorum zaten.
Emir gider feriha arkasından kapıyı kilitler.

Ebru-Polat
23-04-12, 16:44
1 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16786545&postcount=767)
2 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16788040&postcount=772)
3 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16789272&postcount=775)
4 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16791114&postcount=778)
5 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16797959&postcount=783)
6 bolum (http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16799764&postcount=785)
7 bolum ( http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16804097&postcount=796)
8 bolum ( http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16809320&postcount=800)
9 bolum ( http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16813124&postcount=807)
10 bolum ( http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16817350&postcount=809)

Emir(biraz sustular): … hep boyle kalalim(daha sim siki sarildi Ferihaya)
Feriha(Emirin alnindan oper): Hadi uyuyalim
Emir(Ferihaya bakar): Seni Seviyorum,sabah gozlerini actigimda sen yanindan olucaksin.
Feriha(hafiften tebesum eder): Evet

Feriha tamamen asagi iner,basini yastiga koyar,Emir Ferihanin gogusune tekrar yatar,Feriha elleriyle Emirin belini oksuyordu,yavas yavas Emirin gamzelerin dogru iner,parmak uclariyla gamzeleri hisetmeye calisti,hiseticek hafiften tebesum ediyordu.

Melek Koray ve Arda birlikte misafir odasindan uydular.Melek o gun,o aksam cok mutluydu,evet annesi yoktu yanindan ama babasinin buyuk bir sabirsizlikla bekliyordu,artik onundan bir babasi vardi,belki bugune kadar sormadi,cunku hic gormedi dogru duzgun bir aile babasi ama bundan sonra onu yanindan istiyordu.

Feriha sabah gozlerini sizlatan bir agriyla uyandi,kasiklarindaki agri cok deildi ama sizlatiyordu,Feriha biraz dogrulur o sirada Emir kipirdamaya basladi.

Emir(ukulu):Canim ne oldu?
Feriha:Agrim var
Emir(hemen uyanir):Nasil yani?
Feriha:Hatirlatirim gece ne yaptin
Emir(hemen yataktan kalkar): Dur,sakin ol,simdi kuveti dolduracam(yerdi carsafi beline sarar)sicak su cok iyi gelicek
Feriha(tebesum ederek):Tama mama ilk once sen sakin ol

Emir hemen banyoya girer,kuveti doldurmaya basladi,Feriha yatakta oturmus Emiri izliyordu,kuvet dolduktan sonra hemen odaya geri doner,Ferihayi kucagina alir,bayoya girer,Ferihayi kuvetin icine burakir,Feriha gozlerini kapatmis cilek kokulu kopuyu kokusunu icine cekiyordu.

Emir(korkmustu): Daha iyiyimisin?
Feriha(gozlerini kapali):Evet,merak etme
Emir:Tamam ozaman sen burda rahatla ben diye odada dusumu alirim
Feriha:Tamam

Emir hizlica diyer odaya girer,dusunu aldiktan sonra hemen giyinmeye baslar,sortunu giyindikten sonra asagi iner,guzel,biricik aski icin kahvalti hazirlamaya basladi.Feriha kuvet keyfi yaptiktan sonra cikar,tayaga oturur,etrafa bakmaya basladi,esyalar odanin her tarafina sacilmisti,hafiften tebesum ederek kalkar,uzerini giyindikten sonra,saclarini tarar,tobuz yapar ve asagi iner.

Emir(kahveleri masanin ustune koyar): Ne oldu?
Feriha(guler):Yok bir sey iyiyim,sadece sizliyordu sicak guzel kuvet keyfi yaptim hersey gecti
Emir(Ferihanin yanina yaklasir):Eminmisin?
Feriha:Evet,hem(masaya bakar) ben cok aciktim dunden beri hic bir sey yemedim
Emir:Inat etmeseydin benimle yerdin
Feriha:Allah Allah
Emir:Evet kucuk hanim

Guzel bir kahvalti yaptiktan sonra,Feriha odayi toplmaya basladi,Emir masayi.Ikiside ellerindeki isleri bitirdikten sonra salona gecerle,yan yana otururlar ve disariyi izlmeye basladilar.Disarda hava cok kapaliyid,yagmur yagiyordu,ikiside hic bir zaman bu havayi sevmiyordu,her dusen yagmur damlasina bakiyordular.

Feriha(konusmaya basladi): Burdan gittikten sonra cok aci cektim.Ilk zamanlari eve kapanmistim ama bir gun Ardayla tanistim,ikimizde hayatan kopmustuk,ikimizde yok olmak istiyorduk ama hayat bizi bir araya getirdi.Her gun Ardayla gorusmeye basladi,sonra buyuk bir tesadufen oyrendimki Sofinin ortaklarindan biri ve onlarla birlikte benden calismaya basladim.Eski hayatimiza dair hic bir sey konusmadik,hamileleiyim her saniyesinden yanimda oldu,hep elimi tutu,kizim,kizimiz doguma kadar kendini hic gostermedi,saklandi ama cok saglikliydi,hamileliyim cok guzel gecti.Annem,Sofi hep yanimda oldular.Dogum kadar calismaya basladim,unutuyordum herseyi ama her gece uyumak istedikce o gun aklima geliyordu,zorda olsa uyuyordum ama her sabah karnima dokunarak Allaha sukrediyordum,bebeyima vardi,onun icin yasiyacaktim.(hafiten guler) az kalsin Meleyi gece kulupte doguracaktim
Emir(saskin): Nasil yani?
Feriha:Bir gece yani doguma 1-2 hafta kala disari cikti,dans etmiyordum ama Ardaya bir sekilde eslik ediyordum sonrada sancim tutu.Doguma girene kadar,sim siki gozlerini kapatim seni hayal etmeye calistim ama olmuyordun yok oluyordun,bir sure sonra nasil oldu hatirlamiyorum Meleyin o mucize sesini duydum,kokusunu doya doya icime cektim.Nefes almiyordum,senden oyle nefret etmistimki seni gelip oldure bilirdim.Sen beni bir kez daha oldurmustun ustelik bizim evimizde,bizim yatak odamizda.Melek gun gectikce buyuyordu,tipki sana benziyordu,sonra belinden o gamzeleri gordum ve o gun karar verdim seni bitirmeye.O gunden sonra tek tek herseyi arastirmaya basladik,zordu benim icin,savruluyordum ama Melek icin,bana soylediyin laflar beni ayakta tutuyordu,daha gucleniyordum.(Emire bencereye dogru yurudu)Seymen ailesi hic hayatimdan cikmadi,ozelikle Levente herseyi anlatiktan sonra gelip sana gercekleri soylemek istedi ama izin vermedim,o sabahi anlatim ve vazgecti.
Emir:Yani 4 yil icinden gorustunuz?
Feriha:Yani onu gorusmek soylenirse.Levent hep biliyordu benim duygularimi sana karsi,ama bir umudu olmustu anlatiklarimdan sonra,daha sonra onu kirmadan anlatmaya calistim biz onunla asla biz diye bir sey olmiyacak o gunden sonra denizlre gire dondu ama sikca gorusuyorduk cunku Bulentle is yapiyorduk,en sonunda partite gorustek oda tamemn denizlere geri dondu.Melek buyudukce Arda dahada cok ustume geldi,bu intikamdan vazgecmem icin ama onu dinlemedim,hatta defalrca kavga ettik,elim altindan ne varsa hepsini Ardanin uzerine gecirdim ama o yinede pes etmedi,istediklerimi yapti ve en sonunda aldila hiseleri,cunku siz cok zor durumdayidiniz.
Emir(Feriha dondu bakti): Ya sen,senin duygularin?
Feriha(derin nefes alir): Cok zordu,ama basardim.Icimdeki sen gun gectikce nefretle birlikte buyudun.Her gece doguma kadar agladim ama sonra yavas yavas bir seyler kopmya basladi.Ilk zamanlari seninle ilgili haberle bakmak istiyordum sonra vazgectim,aklima tek seyi yaziyordum “ o seni ve bebeyini hak etmiyor” (Emirin gozleri doldu) bunun yoluma devam ettim.Meleyim dogduktan sonra hersey cok farkli gozume gorunmeye basladi,daha canla daha renkli tipki seninle ilk tanistigimiz gun gibi.(Feriha yerinden kalkar,Emirin yanina gider,Emirin yuzunden tutar,kendi cevirir) Senden nefret ediyorum Emir,hayatimi yok etti,beni bebeyimi,Meleyimi.Nasil yapti bunu,nasil Ruyayla birlikte yine ola bildin?Bukadarmi cok inandin beni Leventle birlikte oldugumu?Bukadarmi bana guveniyorsun?Ha unutum ben bir zamanla bir yalanciydim ama bu konuda bebeyimiz,bizim canimizdan bir parcadan sen vazgectin neden?Cunku yine beni dinlemedin…(Emir gozlerini kaciriyordu) yuzume bak!(Emir gozlerini kaldirir Ferihaya bakar) Ruya kadar iyiyimin yatakta?Yoksa Ruya daha iyi?
Emir:Ferih yapma bunu
Feriha(Emirin yuzunu burakir):Tamam,dediyin gibi olsun ama bilki her ne olursa olsun seni asla affetemiyecem sen beni 1 kez deil binlerce kez aldatin,baskalarin bedeninde kendi kaybetin
Emir:Haklisin,kendini asla savunamam hakkim yok,ama sen cabalmadim bile,oyle burakip …
Feriha(Emirin lafini keser): Cabalamadinmi?Sana hatirlatitim bana tokat atti,duymak istemedikleri icin beni toktala susturdun,daha sonra senden(Emiri vurur) kocaman canimda zaman istedim ama o zamani sen cok daha iyi deyerlendirdin,nasil cabaliyicaktim?Sen bana inanmiyordun ?Karina,seni seviyorum dediyin kadin.Kendi bebeyini baskasindan sandi.

Yilmaz avi …

Melek:Koray amca sen cocuken sut ictinmi?
Koray(guler):Evet,neden sordun?
Melek:Anne bana hep sut iciriyor
Koray:Eee iyi yapiyor,zaten boyun cok uzun
Melek(anlamaz):Nasil yani?
Koray:Yani tipki baban gibi olucaksin uzun boyle,zaten ona benziyorsun
Melek:Ya nezaman gelicekler?Cok merak ediyorum babami?
Arda:Askim hani bizimle vakit gecirecektin?
Melek:Tamam

Sarrafoglu evi …

Emir:Beni seviyormusun Feriha?
Feriha(Emirden kacar):Bu nerde cikti?
Emir:Soruma soruyla cevap verme
Feriha:Vermiyorum,sadece bu sorunun cevabini eyer benden simdi bekliyorsan cok yaniliyorsun,cunku hic bir sey dusundugun kadar kolay deil,olmiyacakta
Emir:Neden?Melek benim kizim,sen benimsin baska ne sorun ola bilirki?
Feriha:Senin bir oglu,senin yeni bir hayatin var Ruya ve Ates
Emir:Feriha Ates dogdugu gunden beri evet hayatimda ama Ruya …
Feriha:Emir yapma bunu,ikimizde biliyoruzki Ruyada senin hayatinda,istesenden istemesende,o Atesin,oglunun annesi senden babasi
Emir:Ama dusunduyun gibi …
Feriha:Biliyorum Emir,ama simdilik benden sana karsi bir adim atmamai hic bekle,cunku gercekten zor evet artik ikansiz deil ama cok zor,daha Meleyin ne tepki vereceyini bilmiyorum
Emir:Ne?
Feriha:Melek bugune kadar “babasini” hic sormadi evet bundan sonra sorucak ama …
Emir:Ama sen her zamanki gibi sakliyacaksin?
Feriha:Hayir Emir,seninle su andan bu durumda olmasaydikbile ve Melek eyer senin sorsaydi seni anlatirdim,resmini gosterirdim
Emir:Feriha Meleyi gormek istiyorum,onu tanimak istiyorum
Feriha:Tamam(eve bakar) ama ilk once burdan cikalim
Emir:Ama bir gun daha burda kalalim
Feriha:Neden?
Emir(Ferihanin yanina yaklasir,belinden tutar):Seni istiyorum
Feriha: Daha dun …
Emir(Nefesini Ferihanin boynuna verir):Benim yasadiklarimi asla anliyamasin,her gece sen baskasinin kolarindasin,baskasinin sariliyorsun,baskasi seni opuyor dusunceleriyle uyumaya calisiyordum
Feriha(gozlerini kapatmis):Aptalsin sen aptal
Emir(Ferihanin uzerinden t-shirtu cikarir):Kabul ediyorum
Feriha:kolarinin Emirin boynuna doladi):Emir …
Emir(Ferihanin boynunu opuyordu):Beni sevdiyini soyliyecekmisin?

:img-blush:img-hyste

Feriha hic bir sey soylemden Emirin dudaklarina yapisti.Deliler gibi opusuyordular,Feriha parmak ucarlanin uzerine durur,parmaklari Emirin saclarinin arasina karisir.\,Emir Ferihanin belinden tugu gibi kucagina kaldiri,Feriha ayaklari Emirin belinin arkasindan birlestirdi,opeserek Emir yukari ytaka odasina cikti,odaya geldikleri Emir kumandaya uzanir perdeleri kapatir,odada tek bir isik bile yoktu,Ferihayi yatagan uzerine buraktiktan sonra kendi uzerindeki t-shirtu cikarir odanin bir kocesini firlatip ata,Emir tekrar Ferihanin dudklariyal bulusur,ayni zaman Ferihanin esofman cikariyordu,Feriha biraz dogrulur Emir tamane cikarir,kayakra yere duser,Feriha sadece ic camasiriyla kalmisti,Feriha bir hamlesiyle yatakta donduler,Feriha uste Emir alta,Feriha dogrulur,uzerindeki sutyeni cikarir,Emir dikatle Ferihaya bakar,Feriha sutyenini cikardiktan sonra odanin diyer kosesi atar,Feriha Emire dogru eyilir,Emir Ferihanin goguslerini emmeye basladi,Feriha cildiriyordu,bu adami her saniye istiyordu,Feriha yavas yavas inliyordu,Emir tekrar Ferihayi altina aldi,Emir Ferihadan ayrili uzerindekileri cikarir ve tekrar Ferihanin uzerine cikar ama Ferihani uzerindeki son parcayida cikardiktan sonra tekrar Ferihanin vucunu opmeye basladi,boynundan basliyarak kasiklarina kadar indi,Feriha nefesi artik kesiliyordu,Emir her darbe yaptikca Feriha biraz dogruluyordu,inanailmaz bir sekilde zevk,aci,haz aliyordu.Feriha sim siki yastigi sikiyordu,Emir dahda ileri gider,Feriha artik kucuk kucuk cigliklar atiyordu.

Feriha(zorla konusur):Yal-yalvaririm dur

Emir son kez darbesini yapar ve tekrar ope oepe Feriha boynuna dogru gelir,Feriha artik Emiri icinden hisetmek istiyordu,ellerinin Emirin gamzelerine daha sonra popusune gider,Emir bunu hisedince uzerindekini cikarir ve yataktan donerler,Feriha tekrar jste Emir alta,Emir Ferihayi belinden tutar biraz kaldir ve icenir gire,Feriha zorla nefes aliyordu,Emir icine tamamen girince yavas yavas icine isliyordu,bir kac saat sonra Feriha yolrulmustu Emir bunu anliyinca hemen Ferihayi altina aldi,bir bacagini beeline dolar ve icine islemeye basladi.

Emir(Ferihanin kulagina,nefes nefese):Beni seviyormusun?
Feriha(gozlerini kaptmis,nefes nefese):Oyrenince ne yapacaksin?
Emir(Dahda sert girer,Ferihanin dudaginin kenarini isrir):Soyle
Feriha:Seni sevmeseydim(Emir dahada sert) ahhhh simdi bu durumda olmazdik

Emir bunu duyunca dahada hizlnmaya basladi,artik Emiri hic kimse tutamazdi,Feriha basinin altindan yastik kayip gitmisti.

M&M
23-04-12, 18:31
58.bölüm 2.kısım

Emir gittikten sonra Feriha masayı toplamaya başlar. O sırada dışarıdan sesler gelir. Bülent ve Levent tartışıyordur. Leventin evde olduğunu fark eden Bülent kapıyı açmış leventi kovuyordur.
B: çık evimizden diyorum sana anlamıyormusun
L: Bülent gir içeri insanları rahatsız ediyoruz.
Gürültüleri duyan sanem, lara ve laranın anneside gelmiştir.
B: git diyorum sana
Feriha olan biteni kapının merceğinden izliyordur.
Night’ta…
Koray: ne haber kardeşim
E: Hoş geldin.
K: hoş bulduk
O sırada hande’nin içeri girdiğini gören emir.
E: Koray hande geliyor.
H: merhaba emir.
E: hoş geldiniz.
H: yeni mekanın burası demek. Güzelmiş. Aferim e tabi evli barklı adamsın artık bakman gereken bir ailen var.Koray sen ne zaman çalışmaya başlıyorsun yoksa karın daha kredi kartı limitini dolduramadı.
K: hande…
Hande ve arkadaşı arka taraftaki koltuklara geçerler.
E: oğlum sakin ol sende.
K: tamam iyiyim ben.
O sırada içeriye Ece girer. Emir eceyi fark edince korayın yanından kalkar ve ecenin yanına gider.
E: hoş geldin.
Ece: merhaba, baya kalabalık burası anlaşılan senin isim iyi reklam yapmış
E: gel Koraylar burada
Ece ve emir korayın yanına giderken hande bir den eceyi fark eder. Duraksar ve hemen yanlarına doğru gider.
E: Koray eceyi hatırlıyor musun
K: aa evet tabi merhaba. Nasılsın
Ece: İyim,sağol sen
Koray tam cevap verecekken hande damlar.
H: ece…
Ece: Hande.. hiç değişmemişsin iz… Siz hala böyle 3 şilahşörler olarak mı takılıosunuz
H: İnan bana o kadar çok şey değişti ki
Ece: öyle mi
H: evet öyle. E sen neler yapıosun yoktun uzun zaman
Ece: amerikadaydım
Koray Emire yaklaşıp sessizce,
K: eyvah hande damardan girecek bence
E: o ne demek şimdi
K. oğlum hatırlamıyormusun bunların inceden inceye birbirlerine giydirmelerini sence hande bu fırsatı kaçırır mı?
Emir gülümser.
H: öyle mi? E sen yokken biz baya hareketli günler geçirdik. Emir evlendi mesela!
Ece: Evet geçen gün karşılaştığımızda emir söylemişti çok şaşırdım doğrusu, emirin evleneceğine hiç inanmazdım
H: ee demek ki hayatta her şeyin olabilitesine inanacaksın.
Ece: doğru… e hani ( Emire döner)bütün ekip burada da eşin yok mu ?
E: şey…
H: feriha pek gece hayatından hoşlanmıyor. Zaten emir’in ona aşık olmasındaki en önemli özelliklerinden biri de bu
Koray ile emir birbirine bakıp şaşkınca gülümser.
Ece: wayy veliaht kendine gece hayatı dışından bi kadın buldu öylemi? Nerden peki
E: o…
Hande aniden emirin sözünü kesip
H: okuldan
Ece: okuldan… emir pek okuldakilerle takılmazdı ama
E: öyleydi ama aşk başına gelince insanın tüm alışkanlıklar değişiyor.
Ece: baya garip bi hikayeye benziyor.uzun uzun dinlemek isterim.
Emir gülümser. Koray Emire
K: way be arkadaş handenin olmaya başladığı insan beni korkutuyor oğlum
E: bi an ferihanın en yakın arkadaşı falan sandım
Hande eceyle bir köşede konuşurken ensesindeki dövmeyi görür.
H: sen sildirmemişsin dövmeni
Ece: evet sonuçta belli bir yaşanmışlık diye düşündüm.
H: hımm.
Hande emir ile korayın yanına gider.
H: emir noluyor burada
E: ne demek noluyo hande
H: hayır bu kızın ne işi var burada. Ensesindeki dövme hala duruyo fark ettin mi bilmiorum.
E: Hayır dikkat etmedim.
Emir dövmenin durduğunu duyduğunda birden irkilir ama ecenin öylesine o dövmeyi sildirmediğini düşündü.

Evde…
Feriha dışarıdan gelen sesleri dinlemeye devam ediyordur.
S: Bülent tamam sakin ol.
Bülent sinirli bir şekilde
B: sen bu evden çıkana kadar ben bu eve girmeyeceğim.
Der ve gider.
S: Bülent.
Diye arkasından bağırır. Lara ve annesi iyi akşamlar der ve giderler.
S: Levent merak etme sadece biraz zamana ihtiyacı var o kadar.
L: beni asla affetmeyecek gibi. Öfkesi o kadar büyük ki.
S: seni dinlemek için hazır olduğunda seni anlayacaktır merak etme.
L: sağol sanem.
S: iyi akşamlar
L: iyi akşamlar
Sanem giderken Levent ferihaların kapısına bakar. Bunca gürültüye karşın ferihanın çıkmamış olmasını anlayamamıştır.
Feriha leventin onların kapıya baktığını görünce birden irkilir. Ve kapının arkasından çekilir. Aklında soru işareti vardır. Leventte destek olmayı kendine bir görev olarak görürken tüm duygularını bilerek ve emirle ilişkisi bu haldeyken bunu nasıl yapacaktır.
Leventte bülenttin arkasından dışarı çıkar.
Feriha ise kafasında bu düşüncelerle koltukta uyuyakalmıştır.
Sabaha karşı Bülent sarhoş bir halde kapıya gelir kendi kapılarının önünde bağırır kapıyı tekmeler ancak levent daha dönmemiştir. Daha sonra ferihaların kapısını tekmelemeye başlar. Feriha birden korkarak uyanır. Birden halilin onu kaçırması gelir aklına.
Korkarak kapının arkasına geçer mercekten bakmak için ama Bülent eliyle kapatmıştır merceği. Bülent abisinin onun için değil ferihaya daha yakın olmak için geldiğini düşünür. Bu yüzden abisinin ferihada olduğunu düşünmektedir.
Bülent kapıyı tekmelenmeye ve yumruklamaya devam ediyordur.
Feriha ne yapacağını bilemez emiri arar hemen.
F: alooo
E: feriha noldu
F: emir nerdesin
E: evin ordayım geliyorum noluyor
F: emir çabuk gel biri kapıyı yumrukluyor nolur hemen gel.
E: tamam sen sakin ol hemen geliyorum sakın açma kapıyı.
F: tamam.
Emir hızla sokağa girer. Arabadan iner ve tüm merdivenleri koşarak geçer.
E: laannn
Emir bülentin yakasına yapışır.bir yumruk atar.
E: napıosun lan seni öldürürüm seni…
Gürültüleri duyan sanem ve diğer ahali yukarı gelir.
S: noluyor burada
Feriha sessizce kapıyı açar korkmuştur.
F: emir…
Emir ferihanın sesi ile bırakır bülenti
Hemen ferihanın yanına gider sarılır.
E: iyi misin canım
F: iyim. Bülent miymiş.
Sanem yere bülentin yanına gider.
S: ne naptıığını sanıyorsun
Rızalarda gürültüleri duymuş gelmişlerdir yukarı
E: Ulan bi daha seni bu kapının önünde görmeyeceğim
F: emir tamam
S: eşkıya mısın sen ya durup durupken niye dövüyorsun çocuğu.
E: sabah karşı kapımı yumruklayarak tekmeleyerek bağırıp çağırıp karımı korkutamaz anladınız beni.
Laranın annesi: Sanem bence bülenti içeri alalım . hem emir haklı görünüyor baksana Bülent çok sarhoş
F: ben öyle vurunca merceği de kapamıştı göremeyince korktum.
E: tamam canım sakin ol açıklama yapmak zorunda değilsin.
Rıza da Mehmet da emirin ferihayı böylesine korumasından dolayı bir an mutlu olurlar.
S: böyle saygısızlık görmedim ben
B: benim hatam… abim orda sandım
E: ulan senin abinin ne işi var benim evimde benim karımın yanında…
Levent gelmiştir ve emirin son cümlesini duyar.
L: noluo burada
E: Kaptan kardeşine söyle benim evimden de karımdan da uzak dursun
L: Bülent
F: Levent bey Bülent bizim kapıyı tekmeledi falan da…
F: emir hadi içeri girelim.
R: hadi hadi inin
Seher:yaa Mehmet dur bi sonunu da izleyelim
M: seher yürü…
Emir ve feriha içeri girerler. Feriha koltuğa oturur. Çok korktuğu yüzünden bellidir.
Emir yanına gider önünde diz çöker. Ve ellerini tutup
E: iyi misin
F: tamam iyim birden korktum sadece…
E: göstericem ben onlara
F: emir lütfen sadece sarhoş işte…
E: feriha seni böyle korkutamaz ya ben yakında olmasaydım ya…
F: bana bişey olmazdı. Kapı kilitliydi zaten gürültülerini de duyardılar bir süre sora.
E: tabi sana ihtiyacım yoktu yani diyosun
Emir sinirlenmiştir.
F: hayır merak etmene gerek yok duyurum. Bu akşam işe giderken huzursuz olmana gerek yok diyorum.
E: seni evde yalnız bıraktığım her gece ben huzursuzum zaten feriha.
Feriha utanır….
F: Uyuyalım mı artık gerçi sabah olacak ama…
E: uyuyalım.
Feriha yatak odasına gider emir peşinden. Yatağın bir tarafına emir bir tarafına feriha uzanır.
İkisi de birbirine sırtını dönmüş bir şekilde uyurlar. Saat ilerleyip gün doğduğunda emir feriha emirin kolları arasında uyanmıştır.
Eliyle emirin yüzünü okşar.
F: bu kadar zor olmak zorunda mı ? kalbimim bir tarafı seni affetmek için çırpınırken, diğer tarafı paramparça…
Feriha yavaşça dudaklarını emirin dudaklarına dokundurur. Emir yavaşça uyanır feriha fark edince hemen yataktan kalkar.
E: Günaydın
F: Günaydın
F: ben kahvaltı hazırlayacağım. Sen uyu biraz daha istersen.
E: yok ya aldım ben uykumu. Yardım ediyim sana.
F: tamam o zaman ben çöpü atıcam dün gece unutmuşum sen de çay koy olur mu?
E: feriha sen gecenin bi yarısı çöp atmaya mı gidiyorsun
F: evet. Ne var eskiden de yapardım. Babamlara veremiyorum
E: bundan sonra çöpe atmaya çıkmanı istemiyorum.
F: neden emir sarrafoğlunun kapıcı kızı olan karısı çöp atıyor mu derler
Emir sinirle yataktan kalkar
E: hayır gecenin bi vakti karımın sokağa inmesini istemiyorum o kadar.
Emir sinirle odadan çıkar banyoya girer.
Feriha ise söylediğine pişman olmuştur, mutfağa gidip kahvaltı hazırlamaya başlar.
Emir gelir çöpü alır,
E: ben şunu atıyım
F: emir
E: merak etme feriha, emir sarrafoğlu çöp atıyo derler diye korkmam.
F: emir ben öle demek istemedim.
E: bişey lazım mı
F: hayır
Emir çöpü atmaya gider. Döndğünde feriha kahvaltıyı hazırlamıştır. Kahvaltı ettikten sonra okula giderler.
Okulda,
E: dersin kaçta bitio
F: 2 saat dersim var
E: tamam benimki de o ara biter burada buluşuruz.
F: tamam.
Feriha emiri kırdığını fark etmiş ama ne yapacağını bilemezdir.
Emir içeri girerken hande gelir ferihanın yanına
H: bravo feriha
F: noluo hande gene
H: hayır gerçekten özgüvenine hayranım.
F: gene imalarından neyi anlamam gerekiyor acaba hande
H: kocan yani tüm kızların peşinde koştuğu adam gece hayatına geri dönüyor ve sen evde oturup bütün gece onu bekliyorsun
F: yanlışın var hande emir gece hayatına değil çalışmaya başladı
H: evet ama çalıştığı yere giden onca kıza ne demeli
F: ne saçmalıyorsun sen
H: bence herkese bi gece bile olsa kendini göstermen lazım diyorum
F: inan bana bu küçük oyunlara hiç kafa yoramayacağım
Feriha okula doğru yürür , hande arkasından bağırır
H: sen eskiden meydan okurdum şimdi tek yaptığın kaçıp saklanmak…
Feriha döner ve handeye bakar.
Hande yaklaşır
H: bu gece kocanın mekanına gidicem gelmek istersen…
F: ne yapmaya çalışıyorsun
H: seni yine sen yapmaya çalışyorum feriha evet halısın bizimleyken bir yalanı bi masalı yaşadın ama sen sendin. İddialıydın, meydan okuyandın bunlar, o yalanlara güvendiğin için değil öyle olduğun için benim gibi olduğun içindi…şimdi tüm o yalanlara o mücadelelere rağmen emirle evlenmişken böyle kaçman,saklanman…
F: benim derse girmem lazım.
Feriha döner gider.
H: git bakalım feriha ama bu gece oraya geleceksin. Bakalım emiri kıskanmak seni kendine getirebilecek mi?

Sym01
23-04-12, 22:18
Feriha uyandığında Emir yanında yoktu. Saate baktı, 7ye geliyordu. Daha erken olmasına rağmen sabah güneşi odayı ısıtmıştı. Emir’in tişörtünü geçirdi üstüne. Camı açtı, nefis bir rüzgar esti yüzüne doğru. Derin bir nefes aldı. Gülümsedi. O sırada Emir odaya geldi, sıkıca sarıldı ona.

Emir-Günaydın sevgilim.
Feriha-Günaydın, erken uyanmışsın.
Emir-Uyandım, sana kahvaltı bile hazırladım.
Feriha-Çok acıkmıştım zaten.

Emir küçük bir öpücük kondurdu sevdiği kadının dudaklarına.

Feriha-Hadi, kahvaltımızı yapıp bize gidelim. Çocuklar 2saate kadar uyanırlar. Sonra da otele uğramam gerek, kaç gündür gitmiyorum.
Emir-Hiç gitmesen? Senden ayrı kalmayı hiç istemiyorum.
Feriha-Seni duyan da dünyanın öbür ucuna gidiyorum sanır, hem aynı yerde çalışıyoruz, sende bir uğrasan iyi olur. İşleri iyice aksattık.

Emir suratını astı, Feriha ona gülümsedi.

Feriha-Daha uzun yıllar birlikteyiz aşkım, senden yine ayrı kalmaya hiç niyetim yok benim.
Emir-Benimde yok, sabrım da yok.

Emir Feriha’yı öpmeye başlamıştı, Feriha istemeyerek de olsa kendinden uzaklaştırdı.

Feriha-Güneş uyanıp ortalığı birbirine katmadan kahvaltımızı yapıp çıksak iyi olacak.
Emir-Diyorum işte, inatçılığını ve güzelliğini senden almış, huyunu Hande’den. Büyüyünce çok adam döveceğim sanırım.
Feriha-Bak şimdi, acaba bir daha mı düşünsem seninle evlenmeyi?
Emir-Şaka yapmıştım.

Emir üzgün üzgün bakınca Feriha dayanamayıp sıkıca sarıldı sırılsıklam aşık olduğu adama.

Feriha-Bende şaka yapmıştım, senden vazgeçemeyeceğimi biliyorsun.
Emir-Seni çok seviyorum.
Feriha-Bende seni çok seviyorum.

Birlikte aşağı indiler, dün bahçeyi donatan gülleri Emine vazolara koyup evin her köşesine yerleştirmişti.

Feriha-Sahi, dün gece sormadım, hangi ara yaptın bu kadar hazırlığı?
Emir-Bütün gün ne için sürekli yanından ayrılıp telefonla konuştuğumu zannediyorsun?
Feriha-Bir de iş için diyip kandırdın beni.
Emir-İtiraf et, deli gibi kıskandın.
Feriha-Aa, ben mi? Yok canım niye kıskanayım ki.
Emir-Hı hı, tabi canım.

Güzel bir kahvaltının ardından hazırlanıp evden çıktılar. Feriha’nın çok iyi bildiği gibi eve gittiklerinde Güneş uyanmıştı, tabi Rüzgar’ı da uyandırmıştı. Birlikte üzerlerinde pijamaları ile koltukta oturmuş çizgi film izliyorlardı, Emir ve Feriha kapıdan içeri girince koşarak onlara sarıldılar.

Feriha-Herkes nerede?
Güneş-Teyzem duşta, anneannem odamızı topluyor, dayım da uyuyor. Hem bir dakika, siz nereden geliyorsunuz sabah sabah?
Feriha-Bak sen şuna, ne zamandan beri anneye hesap soruluyor?
Emir-Annenle biraz yürüyüşe çıktık küçük Hande.

Emir Feriha’ya göz kırptı.

Güneş-Ya ben küçük Hande değilim.
Feriha-Tamam tamam değilsin.

Emir çocuklarla çizgi film izlemeye başladı, Feriha da yukarı çıkıp üzerini değiştirdi. Pudra rengi sade ama şık bir elbise giydi, beyaz topuklu ayakkabı ile de kıyafetini tamamladı. Makyajını yaparken kapısı çaldı.

Feriha-Gel.

Sofia kapıyı açıp gülümsedi.

Sofia-Günaydın.
Feriha-Günaydın.
Sofia-Nasılsın?
Feriha-İyiyim. Aslında çok iyiyim.

Feriha gülümsedi. Sofia’nın onu dün gece hiç aramadığını hatırladı.

Feriha-Bir dakika. Sen? Sen biliyor muydun?
Sofia-Yüzüğün çok yakışmış.

Feriha parmağına baktı.

Feriha-Keşke haber verseydin de evden öyle korku ile çıkmasaydım.
Sofia-O zaman sürpriz olmazdı ki.
Feriha-Annemin de mi haberi var yoksa?
Sofia-Evet.
Feriha-Tebrik ediyorum sizi çok organize çalışmışsınız. Aklım gidiyordu resmen, arabayı nasıl kullandım, nasıl oraya gittim bilmiyorum. İyi ki yollar boştu.
Sofia-Onu da ayarlamışızdır belki?
Feriha-Yok artık?

Feriha Sofia’ya baktı, Sofia gülüyordu.

Feriha-Pes doğrusu.
Sofia-Ben aşağı iniyorum. Şirkete uğrayacak mısın bugün? Ünal Bey ile toplantımız var.
Feriha-Evet, Aslı haber verdi, önce otele gideceğim, 1 de şirkette olurum.
Sofia-Tamam o zaman, şirkette görüşürüz. Vaktin olursa erken gel önce yemeğe gidelim.
Feriha-Söz vermeyeyim, ararım seni.
Sofia-Tamam canım görüşürüz.
Feriha-Görüşürüz.

Sofia çıktıktan sonra Feriha telefonu eline aldı, Aysun’u aradı. Birkaç çalıştan sonra Aysun telefonu açtı.

Aysun-Feriha?
Feriha-Günaydın Aysun Hanım.
Aysun-Günaydın.
Feriha-Ben, size haber vermek için aramıştım. Umarım uyandırmamışımdır.
Aysun-Hayır Ferihacım, uyanmıştım çoktan. Seni dinliyorum.

Ferihacım? Feriha şaşırmıştı bu samimi üslubuna.

Feriha-Ben dün Emir ile konuştum. Sizi affetmeyi kabul etti.
Aysun-Gerçekten mi? Feriha sana ne kadar teşekkür etsem az gelir. Bana birbirinden güzel iki torun verdin, şimdide oğlumu…
Feriha-Teşekkür etmenize gerek yok. Emir sizi elbet affedecekti. Sonuçta siz onun annesisiniz.
Aysun-Şimdiye kadar anne olmayı becerememiş annesi.
Feriha-Kendinize haksızlık etmeyin.
Aysun-Bugün biraz vaktin var mı? Sana anlatmak istediğim bir şeyler var. Biraz eskilerden.
Feriha-Öğleden sonra olabilir mi? 5 gibi belki?
Aysun-Tamam, harika olur. O zaman görüşmek üzere.
Feriha-Görüşmek üzere.

Feriha telefonu kapatıp aşağı indi. Herkes kahvaltı masasında toplanmıştı. Emir sadece çay içiyordu. Ferihanın indiğini görünce gülümsedi.

Emir-Hazırsan çıkalım.
Rüzgar-Nereye baba?
Emir-İşe gidiyoruz oğlum.
Güneş-Ama daha yeni geldin. Hem biz seni çok az görüyoruz. Anne babam niye hep burada bizimle kalmıyor?

Feriha bu soruya nasıl cevap vereceğini bilemedi. Emir söyleyelim mi der gibi Feriha’ya baktı, Feriha başıyla onayladı.

Emir-Yakında hep birlikte kalacağız. Ama burada değil.
Güneş-Nasıl yani?
Feriha-Hani size anlatmıştım ya, babanızla biraz ayrı kalmamız gerekiyordu.
Rüzgar-Evet?
Feriha-İşte artık gerekmiyor. Biz yeniden evleniyoruz.
Güneş-Yani sen şimdi gelin mi olacaksın anne?
Feriha-Evet kızım.

Güneş hemen masadan kalktı. Odasına doğru koşmaya başladı.

Feriha-Güneş nereye?
Güneş-Elbise seçmem lazım. Hangi ayakkabılarımı giyeceğim? Tokalarım nerede benim?

Güneş telaşlı bir şekilde merdivenleri çıkıyordu.

Güneş-Rüzgaaaar, hadi gel sana da kıyafet bakmamız lazım.

Evdekiler Güneş’in bu haline gülmeye başladılar.

Emir-Kızım sakin ol. 1 ay vaktin var yetişirsin.

Güneş yukarıdan bağırdı.

Güneş-Yetişemem baba. Of niye daha önce haber vermediniz ki?
Zehra-Kızım benim, inşallah artık hep mutlu olursun annecim.
Feriha-İnşallah anne.

Zehra Emir’e döndü.
-Oğlum, şimdiye kadar birbirinizi çok kırdınız, çok üzdünüz. Ama artık her şeyi bir kenara bırakıp sadece mutlu olmalısınız. İki yavrunuz var, onlar hiçbir şeye benzemez. Onların mutluluğu her şeyden önce gelmeli sizin için.
Emir-Haklısınız. Kimsenin Feriha’yı ya da çocuklarımı üzmesine izin vermeyeceğim. Merak etmeyin.
Zehra-Sana güveniyorum oğlum.
Emir-Teşekkür ederim Zehra anne, her şey için.

Emir Zehra anne diyince Zehra’nın ve Feriha’nın gözleri dolmuştu.
Ömer ve Sofia’da onları tebrik ettiler. Güneş’i yetişebileceğine ikna ettikten sonra evden çıktılar.

Otele geldiklerinde Ünal Bey’in asistanı Selim onları karşıladı.

Selim-Hoş geldiniz efendim.
Emir-Hoş bulduk. Babam burada mı?
Selim-Hayır, Ünal Bey Kuruçeşme’ye gitti. Öğleden sonra da toplantı için Esline da olacak.
Emir-Tamam ben odamdayım.
Selim-Peki efendim. Feriha Hanım asistanınız aradı, trafiğe takılmış yarım saate kadar burada olacak.
Feriha-Tamam sorun değil.

Feriha gülümsedi, Selim ve Aslı arasındaki yakınlaşmayı daha önce fark etmişti.

Odalarına doğru yürürken ikisi de aynı anda konuşmaya başladı.

Emir-Babamın asistanı asistanına kör kütük aşık olmuş anladığım kadarı ile.
Feriha-Bence Aslı Selim’e aşık.

Birbirlerine güldüler.

Feriha-Nerden anladın?
Emir-Kendimden. Sanki senin asistanından değil de böyle eşi benzeri olmayan birinden bahsediyor gibiydi. Ya sen?
Feriha-Aslı ne zaman benim yanımda Selim’le konuşsa kızarıyordu.
Emir-Ha yani kendinden anlamadın.
Feriha-Hayır.

Feriha muzurca gülümsedi.

Emir-Haklısın, sen genelde benimle konuşurken çemkirmeyi tercih ediyordun.
Feriha-Aa, hiçte bile.
Emir-İnatçı ve huysuz olduğunu ne zaman kabul edeceksin acaba?
Feriha-Hiçbir zaman. Çünkü inatçı ve huysuz değilim.
Emir-Öylesin. Hatta Güneş de aynı sen.
Feriha-Öyle mi? O zaman sana kolay gelsin.

Feriha odasında doğru hızlıca yürümeye başladı, Emir onu kolundan tutup kendine çekti. Nefesleri yine birbirine çarpıyordu.

Emir-Beni öpmeden hiçbir yere gidemezsin.
Feriha-Ben inatçı ve huysuzum, o yüzden seni öpmeyeceğim.
Emir-Nihayet kabul ettin, ama beni öpeceksin.
Feriha-Hayır.
Emir-Şu an işyerindeyiz ve beni öpmezsen seni asla bırakmayacağım.

Feriha etrafına bakındı. Şimdilik kimse yoktu. Emir’in dudağına küçük bir öpücük kondurdu.

Feriha-Şimdi bırak beni.
Emir-Bununla yetinmeyeceğimi biliyorsun.

Feriha gülmeye başladı.

Feriha-Bırak beni artık, hadi çok işim var.

Emir de güldü.

Emir-Şimdilik kurtuldunuz Feriha Hanım.
Feriha-Dün gece bana verdiğin bir söz vardı hatırlıyor musun onu?

Emir’in yüzüne çapkınca bir gülümseme yayıldı.

Emir-Dün geceye dair tek hatırladığım...:img-hyste

Feriha onu hızlıca susturdu.

Feriha-Şşşt. Tamam, yanlış sorma şekli. Anneni diyorum, ara bugün. Hatta yanına git.
Emir-Bu kadar çabuk mu?
Feriha-Başka şeylere gelince çabuk olmayı biliyorsunuz Emir Bey.
Emir-Tamam tamam arayacağım.
Feriha-Sandığın kadar zor olmayacak inan bana.
Emir-Umarım.
Feriha-Hadi artık iş başına.

Birlikte yürümeye başladılar. Karşılarında onları bekleyen kişiyi görünce ikisinin de yüz ifadesi değişti.

dame_chocolate
23-04-12, 22:54
1.BÖLÜM http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?p=16831618#post16831618
Repler,Yorumlar ve Öneriler için çok teşekkür ederim...Bu sefer daha iyi olduğunu düşünüyorum.Tekrar teşekkürler... :)

2.Bölüm...


Emir Ecenin telefonda onu aramasıyla çok şaşırır aynı şaşkınlığı Feriha'da yaşıyordur ama Emirden çok daha farklı şekilde...
(Arabaya binerler.)
Emir: (Arabayı çalıştırır.)İnanmıyorum sana nerden buldun numaramı?
Ece:Night'da çalışan bir arkadaşından desem...(Hafif tebessümle..)
Emir:Benim orada çalışan bir arkadaşım yok ki...(İmalı ve alaycı bir sesle...)
(Feriha'da konuşmayı dikkatlice Emir'e belli etmeden dinliyor ve kendi içindeki kıskançlık ateşiyle başetmeye çalışıyordur.)
Ece:Tamam...Başka birinden aldım ne önemi var buldum sonuçta.
Emir: Peki...(Feriha'ya gözünü kaydırır ve Feriha'nın rahatsız olduğunu anlar.)
Ece:Gece bana zaman ayırabilecek misin?(Heyecanlı bir şekilde.)
Emir:Night'a mı geleceksin gece?(Feriha başını Emir'e çevirir ve kaşını Hayırlı İşler anlamında kaldırır.:))
Ece:Evet...
Emir:ıı..Iı...(Feriha'nın o bakışından sonra...)Tamam o zaman akşam konuşuruz.
Ece: Peki Bay bay..
Emir:Bay...
Feriha: (Gözlerini Emir'in gözlerine diker.)Ece...Hangi Ece bu?Şu 1 yıllık sıradan ilişki geçirdiğin Ece'mi?
Emir:Evet...
Feriha:Güzel...Benden umudunu kestin anlaşılan Ece ile yeniden görüşmeye başladığına göre...
Emir: (Feriha'ya bakar ve arabayı sağa çekip durur.)Saçmalama Feriha...Daha geçen gün dün karşılaştık o kadar yani..
Feriha:O kadar yani...O kadar olduğu için bugün seni arıyo tabi haklısın...
Emir:Sen beni kıskanıyormusun?
Feriha: (Bozulur biraz.Kekeler...)Ha-hayır tabiki..İstediklerini yapmakta özgürsün eski sevgilinle konuşabilirsin beni zedeliyecek Bir şey yapmadığın sürece...
Emir:O zaman sorun yok...(Kaşını kaldırır.)
Feriha:Tabiki yok...Ama unutma ki sen özgür olduğun gibi bende özgürüm...(Göz kırpar...Arabanın kapısını açar ve iner.)
Emir: (Camı açar..)Feriha...Nereye...(Sinirlenir.)
Feriha: (Cama yaslanır.)Kendim giderim sende akşam için hazırlık yap Ece'yi güzel karşıla...(Göz kırpar.Arkasına bakmadan ilerler.)
Emir: (Camı kapatır.)Aman ya....(Gaza basar.)


.....
(Rüya ve Hülya evde oturuyordur.)
Hülya:Biz mi arasak acaba?
Rüya:Ne...?
Hülya: Düşünüyorum,düşünüyorum.
Rüya:Sen bu sesli düşünmeyi alışkanlık haline getirdin anne ama daha öncede söylemiştim artık Emir'i arıyamayızda gidemeyizde son olanları biliyorsun...
Hülya: (Ellerini açar.)Emir'i değil aptal kızım...Annesini veya Babasını...
Rüya:Artık çok sıkıldım ben bunlardan onu mu arasak bunu mu arasak evine mi gitsek acaba neden aramadı...
Hülya:Bende sıkıldım ama napıyorsam bizim için yapıyorum...Ellerini vermediler bile daha birde çekerlerse o zaman naparız hiç düşündün mü...
Rüya:Üf...(Ayaklanır.)
Hülya:Nereye...
Rüya:Odama gidiyorum izninle...(Annesinin yanından geçer ve odasına gider.)
Hülya:Aptal...Kime çektin bilmiyorum ki...(Koltuğa oturur.)


.......
(Feriha evde bir sağa bir sola gezinip duruyordur.Emir'in yanında Ece'nin olması ihtimalini kaldıramıyordur.Düşüncesi bile onu böyle deli ederken birde karşılaşsalar kim bilir ne yapardı...O sırada Kapı çalar.Feriha kapıyı açar karşısında Hatice Hala ve Seher'i görür.)
Feriha: (Şaşırarak.)Hala...
Hatice:Seninle konuşacaklarımız var(İçeri girerler...)
Seher: (Koltuğa otururlar.)Ne o Feriha hanım sevinmedin mi geldiğimize...
Feriha:Saçmalama şaşırdım sadece beklemiyordum sizi...
Hatice:Bizi aslında gene abim gönderdi seninle konuşmamız için.
Feriha:Konuşun...(Koltuğa oturur.)Sizi dinliyorum.(Ellerini göğsünün altında birleştirir.)
Hatice:Kocan...Hiç evine gelmiyor..
Feriha:Yooo geliyo...Ama biraz geç geliyor görmüyorsunuzdur.
Seher:Hıhı tabi...Geçen gece su içmeye kaklmıştım yeni gelmişti sabaha doğru 5'di sanırım saat...
Feriha:Çalışıyor ama ondan...
Seher:Kızım sen çok safsın biliyormusun?Azıcık Gülsüm'e benze be.Kız kocasını elinde tutmak için neler neler yapıyor Gülsüm ne kadar olgunlaştı farkındamısın...
Feriha:Ben kendime olan saygımı kaybetmem Seher...Gülsümle ben bir değiliz farkındamısın?(Kaşını kaldırır ve koltukdan biraz ileri gelir.)
Seher:Kendine olan saygını kaybedermisin bilemem ama şu 15 yaş kıyafetlerini kaybetsen iyi olur.Ben bile 15 yaşındayken senin gibi giyinmiyordum biraz olgun giyin bak önceden ne kadar güzel giyiniyordun...Adam belkide senden kaçıyor.
Feriha:Sen iyice saçmaladın farkındamısın...
Hatice: (Aralarına girer.)Şimdi kızım...Seher aslında biraz haklı...Sonuçta senin bu kocan olacak adam geceleri çalışıyor eee televizyonlardan da görüyoruz etraflarında gezinen kızları...
Seher:Yani...Bir onlara bak birde sana.Zaten bu oğlan seni nasıl sevmiş anlamadım ki...Kafanı çalıştır azıcık.
Feriha:Hala...Emir beni kıyafetlerimle sevmedi,beni ben olduğum için sevdi,evlendi...
Hatice:Şimdi kızım ona laf yok zaten ama birazcık kendine baksan olmaz mı yani?...
Feriha:Olmaz hala olmaz...Sırf başkalarının çenesi kapansın diye veya Emir'in etrafında yüzlerce kız var diye ben kendimi değiştirmem.
Hatice:İyi kızım...(Ayaklanır.)Sen bildiğini okumaya devam et aman büyüklerini dinleme...Ama sonra çok üzüleceksin Feriha...Çok...(Seher'e döner.)Hadi kalk gidiyoruz.
(Kapıyı açar ve çıkarlar.Feriha kapının kapanmasının sesiyle koltuğa geri oturur.Halasının söylediklerini düşünür.Emir'in yanında Ece'nin olduğunu düşünür sinirden elleri ile oynamaya başlar.)


.......
(Emir Night'da çalışıyordur ve yanına Koray gelir.)
Koray:Kardeşim...
Emir: (Arkasını döner.)Aaa...Naber?
Koray:İyi sen...
Emir:İyi...(Duraksar.)Galiba...
Koray:Ooo...Noldu gene?
Emir:Bişey olmadı aynı şey işte Levent...
Koray:Sen hala ordamısın ya..
Emir:Napıyım...O şuanda Ferihaya daha yakın her anlamda baksana ben nerdeyim Levent nerde belkide şuanda birlikte konuşuyorlar.Bunu düşünerek nasıl iyi olabilirim.
Koray:Haklısın ama abartıyorsun yine de...
Emir:Belkide...
(O sırada Ece yanlarına gelir..)
Ece:Emir...(Sarılır.)
Emir:Hoşgeldin...
Ece:Hoşbuldum..
Koray: (İşaret parmağını kaldırır.)Sen...
Ece:Evet ben...
Koray:İnanmıyorum dönmüşsün...Hoşgeldin...(Sarılırlar.)
Ece:Evet yeni döndüm.(Güler.)Ama herkes herşey aynı tek fark Emir'in evli olması
Koray:O konuya hiç girmeyelim.(Güler.)
Ece:Gerçi sende evlenmişsin Koray...Siz iki kankaya noldu böyle...(Göz kırpar ve elini Emir'in omzuna atar.)
Koray:Sen nerden biliyorsun benim evli olduğumu?
Ece:1 Ay önce falan Nehirle konuşmuştum da o söylemişti...
Koray:Anladım...Ama benim evliliğim Emir'inki gibi değil... (Göz kırpar.)Neyse ben kaçıyorum abi...(Emir'in sırtına vurur.)
Emir:Nereye daha yeni geldin...
Koray:Öylesine uğramıştım zaten gidiyim...Gülsümle konuşacaklarım var...Kafam dağılsın diye geldim..
Emir: Peki(Kulağında telefon işareti yapar.)Ara ama sonra beni...
Koray:Tamam...(Eceye döner.)Görüşürüz Ece...
Ece:Bay...(Emir'e döner.)Anlatmıyıcakmısın?
Emir:Neyi?
Ece:Neyi olucak eşini...Nasıl biri?Yoksa bizim cemiyetden mi?(Durur.)Yok öyle olsa mutlaka duyardım...
Emir:Hayır cemiyetden değil...Okulda tanıştık...
Ece:Eee...Nasıl aşık oldun peki...Yani sen aşk nedir bilmediğin için...(Gözleri ile imalı bakar.)
Emir:Haklısın aslında bilmiyordum ama öğrendim hemde çok iyi!
Ece:O kadar iddaalısın yani öğrendiğine.
Emir:Evet...Nasıl aşık oldum...Farkında olmadım aslında onu sevdiğimin ama sonradan dank etti işte...(Güler.)
Ece:Ne kadardır berabersiniz?
Emir:1.5 yıl kadar...


........
(Feriha yatak odasındaki soyunma odasına gider kendi kıyafetlerinin olduğu dolabı açar...)
FlashBack..
Seher:Şu 15 yaş kıyafetlerini kaybetsen iyi olur.Ben bile 15 yaşındayken senin gibi giyinmiyordum biraz olgun giyin bak önceden ne kadar güzel giyiniyordun...
Hatice:Şimdi kızım...Seher aslında biraz haklı...Sonuçta senin bu kocan olacak adam geceleri çalışıyor eee televizyonlardan da görüyoruz etraflarında gezinen kızları...


Emir:İlişkimiz duygusal değil sadece eğlenceliydi Feriha...İddalı bir kadındı...Hayatı pek ciddiye almazdı öylesine gelişine yaşardı...Ben gece hayatından sıkıldım oda eskisi kadar eğlenmemeye başladı...


FLASHBACK SON...


(Feriha yeniden kıyafetlerine bakar...Askılıkdan alır ve yatağın üzerine atar...)
FLASHBACK
Emir:Napim abi...Aklım birine takılıyken tek gecelik bir ilişki mesai geliyor.
Başka bir sahne...
Emir:Sana duymak istediğin Bir şey söyliyemem...Aptallıkdı sadece bitti diyordun bende kendimi buna inandırmaya çalışıyordum.
Feriha:Başkalarıyla...
Emir:Yapamadım Feriha kimseyle yapamadım...
Feriha: Denedin ama...
Emir:Boşuna denedim...
Feriha:Boşuna gerçekten boşuna...
Emir:Feriha...Bana inanmak zorundasın.
Feriha:Neden?
Emir:Çünkü sana hiç yalan söylemedim.Evet seni aşmaya çalıştım bunun içinde en kolay yolu seçtim güçsüzdüm Feriha sen yanımda yokken güçsüzdüm...Sen varken Emir var sen yokken yine veliahtı oynamayı denedim...Yapamadım...Oynayamadım...


FLASHBACK SON...

(Feriha dolaptan çıkardığı kıyafetlerin yanına oturur.)
Feriha:Yapma Feriha...Emir o Emir değil ki...Seni aşmak isteyen bir Emir yok ki...Hem sen onun yanındasın onunla aynı evdesin.Emir senden başkasına bakmaz ki...Yapmaz bunu sana aşkına...O zamanlar evli değildiniz ki...(Ellerini başının arasına alır...3-4 Dakika o şekilde düşünür.Daha sonra derin bir nefes alır ve dolaptan çıkardığı kıyafetleri yeniden dolaba asar.Eline telefonu alır ve Emir'i arar.)
Ece:Eeee peki evlenmeye nasıl karar verdin?
Emir:Her anımı onunla geçirmeye karar verdiğimde...(Duraksar cebinde titreyen telefonu çıkarır.)Pardon..Geliyorum hemen.
Ece:Tamam...
Emir: (Telefonu açar.)Efendim...
Feriha:....
Emir:Feriha...Alo...
Feriha:ıIı....Merak ettim seni aramak istedim.
Emir:Merak ettin.
Feriha:Evet edemezmiyim...Öğlenden beri oradasın her insan gibi merak ettim bende...
Emir:Hım...(O sırada Ece bağırır...)
Ece:Emir...Emir....
Feriha: (Ece'nin sesini duyar.Kıskançlıkdan ne yapacağını şaşırır.)Neyse sen dön işine görüşürüz...(Feriha Emir'in Bir şey demesine fırsat vermeden telefonu kapatır.)
Emir:Fe-Feriha...Alo...(Telefona bakar.)


Feriha: (Telefonu yatağa atar.)Emirmiş...Buldu tabi eski sevgilisini bırakır mı artık...Oh Emir bey sizinde hoşunuza gidiyordur tabi...Ama bende Ferihaysam...San...(Telefonu çalar.Arayan Emir'dir.)
Feriha:Efendim.
Emir:Neden telefonu kapattın hemen.
Feriha: (Kesin bir sesle.)Hemen kapatmadım ki...Görüşürüz demiştim.
Emir:Ecenin sesini mi duydun?(Feriha'yı delirmek isteyen bir sesle..)
Feriha:Ece mi?Yanında olacağını biliyordum zaten sesini duymam Bir şey değiştirmez...(O an aklına bir fikir gelir ve evin dış kapısını açıp zile basar.)
DİNG DANG DON...
Feriha:Bir saniye beklermisin kapı çalıyor.(İçinden güler...)
Emir:Kim ki bu saatde...
Feriha:Bilmem...(Şaşırmış bir ses tonuyla...Kapıyla konuşur.)Aaaa...Levent bey...
Emir:Levent mi?(Öfkelenir.)
Feriha:Emir sonra konuşalım Hoşça kal...(Telefonu kapatır.)
Emir:Feriha...Feriha....(Çok sinirlenir...İhsan Bey'in yanına gider.)
İhsan:Emir bir sorun mu var?
Emir:İhsan bey ben bugün biraz erken çıksam.
İhsan:Bir sorun mu var?
Emir:Yoo hayır...Sadece çıkmam lazım..
İhsan:Tamam tamam rahat ol...Git hadi...
Emir:Teşekkürler...(Arabasının anahtarını cebinden çıkarır ve hızla merdivenlerden çıkar.)
Ece: (Arkasından...)Emir...


.....
(Feriha salonda dolanıyordur.)
Feriha:Naptım ya ben...Kendine gel artık Feriha...Bu aşk denilen şeyin seni ne hale getirdiğinin farkındamısın...Daha ne kadar devam ediceksin saçmalamaya...Anla artık Aşk'ın içine İnat,Öfke,Kıskançlık girince ortaya neler çıktığını...Vazgeçme zamanın gelmedi mi inadından gururundan...
(Feriha kendi kendine konuşurken biranda kapı açılır gelen Emir'dir..)
Emir:Nerde o...(Bir hışımla içeriye girer.)
Feriha:Emir...(Şaşırır.)Kim nerde ya...
Emir:Kim olucak Levent..
Feriha:Evde olduğunu sana kim söyledi ki...Hem senin clup'te olman gerekmez miydi...
Emir:Lafı çevirme..Neden gelmiş bu saatte...(Feriha'yı kolundan tutar.)Söylesene Feriha neden susuyorsun?
Feriha:Kimse gelmedi rahat ol..(Kolunu kurtarır.)Levent bey'in adını duymak seni neden bu kadar öfkelendiriyor?Beni sevdiği için mi yoksa ailem beni onunla evlendirmek istediği için mi?Neden?
Emir:Ne diyorsun sen?Benimle telefonda konuşurken kapı çalmadı mı?Levent bey demedin mi?
Feriha: (Kafasını evet anlamında sallar.)Evet...Ama ben onu senin yanında Ecenin olmasına dayanamadığım için dedim o kapıyı çalan bendim.Levent bey değil...
Emir:Feriha sen ne yaptığının farkındamısın?
Feriha:Hayır değilim...Ama yine sorduğum sorulara cevap vermedin...
Emir: Peki...Söylediklerinin hepsi var ama en çok sen benimle birlikte kalarak benim gözümün içine bakarak bitirmek istemediğin şeyleri onunla konuştuğun için öfkeleniyorum.Her ne olursa olsun hep o adamın yanında ona destek olmana sinir oluyorum.Benimle birlikte yaşadığın şeyleri,evliliğimizi Levent ile konuştuğunu düşünüyorum öfkeleniyorum.Kardeşinin onunla yakın olmasına öfkeleniyorum.Ailenin onu sevmesine öfkeleniyorum.(Sesi yükselir.)O adamın seni her konuda dinlemesine ve Felsefe yapmasına sinir oluyorum FERİHA...(Derin bir nefes verir.)
Feriha:Bunları ne zamandır tutuyorsun içinde...(Şaşırmıştır.Gözleriyle abartı şeklinde bakar.)
Emir:Uzun zamandır ama en çok sen bana bitecek ne varsa gözlerimizin içine bakarken bitecek dediğinden,başkalarını mutlu etmemek için burada kaldığından,beni duymadığından,gururunu her konuda aramıza soktuğundan beri Feriha...
Feriha:Bu bazı şeyleri bitirme ve başkalarının mutlu olmaması için yanında kaldığım konusuna bu kadar takılacağını ve üzerinde durup düşüneceğini hiç düşünmemiştim...
Emir:Tamam artık biliyorsun ne kadar üzerinde durduğumu düşündüğümü...Hadi o zaman söylesene ne için yanımda kaldığını neyi bitirmek istediğini...
Feriha:Bu konuyu daha fazla uzatmıyıcam...Yeter.
Emir:Yeter evet bencede yeter.(Ellerini havaya kaldırır.)Yoruldum artık sadece aileni başkalarını düşünmenden yoruldum onları düşündüğün kadar eğer ikimizi düşünseydin şimdi burada bu konuşmayı yapmıyor olabilirdik.Ben Levent'in ismini duyduğumda bu kadar öfkelenmez olabilirdim.
Feriha:Ben bizi düşünmüyorum öyle mi?Bizi düşünmediğim için defalarca yeniliyorum sana...
Emir:Evet düşünmüyorsun Feriha.Eğer düşünseydin şuanda burada yanımda bana olan aşkını bitirmek için kalmazdın,başkalarının mutsuzluğumuzla mutlu olmasını istemediğin için kalmazdın.
Feriha:Aşk'ı bitirmek mi?Anlamıyorsun değil mi?Neden burada kaldığımı 1 kez olsun düzgünce düşündün mü?
Emir: Düşünmeme gerek yok ki.1 günün ile diğer günün aynı olmuyor senin.Ne zaman tamam artık onu anlıyorum desem ertesi günü bambaşka bir Feriha olarak uyanıyorsun ve ben düşündüklerimle Yalnız kalıyorum.Seni çözdüğüme inanırken seninle beraber dahada dibe batıyorum.
Feriha:Öyle mi?Peki o zaman sana söyliyim neden yanında kaldığımı...Sen o kapıyı açtığında içimde sanki birşeyler öldü... 2 gün boyunca kapıyı açman için sana yalvaran saçma sapan şeyler yapan kişi ben değilmişim gibi...(Eliyle kapıyı gösterir.)O kapıyı açtığında anladım seni kaybetmenin ne demek olabileceğini,o kapıdan çıktığımda artık BİZ diye Bir şey olmayacağını...Ben senin yanında kendimi güvende hissediyordum bunu biliyorsun.Ama öyle bir hale geldim ki o geceden sonra içimde ne güven ne de inanç kaldı buna rağmen sana duyduğum aşkla hayata ve sana tutundum.Senden uzakta ne kadar acı çeksemde yerle bir olsamda hep aşkımıza tutundum ben onun gücüyle ayağa kalktım defalarca...Peki neyi bitirmek için yanında kaldım...(Gözleri dolar.).(Salondan kapının önüne gider.Ağlayarak.)O lanet olası gururumu,inadımı,öfkemi,hırçınlığımı,komplekslerim i işte bunları bitirmek ve sana,evliliğimize daha sıkı sarılabilmek için yanında kaldım.Ama sen...Sen aşk'ı bitireceğimi düşündün...Ben defalarca denesemde bu aşk'ı bitirmeyi hiçbirinde başarılı olamadım...
Emir:Feriha...(Pişmandır söyledikleri için...Feriha'ya karşı bir adım atar ve o anda Feriha ile burun buruna,nefes nefese,gözgöze gelirler.)Seni çok seviyorum.
Feriha:Bende seni çok seviyorum,herkesten herşeyden daha çok seviyorum.Ne kadar çok kızsamda sinirlensemde her defasında sana olan sevgim iki kat artıyor ve ben yine kendimi senin yanında buluyorum.
Emir:Gitme benden...(Feriha'nın yanağına dokunur.)Nolur artık gitme benden..Her ne olursa olsun birbirimize ne yaparsak yapalım.Benim nefes alma nedenim sensin sen olmadığında ne Emir kalıyor ne de başka biri bambaşka biri oluyorum kendimi bile tanıyamıyorum.
Feriha: (Elini Emir'in kalbine götürür.)Bende...Sanki artık kalbim sen olmadan atmıyor.Senin yanında olunca yeniden hayat buluyorum.
Emir:Aşkım...Birtanem...(Parmaklarını Feriha'nın yüzünde gezdirir ve gözlerini kapatarak Feriha'nın dudaklarına küçük küçük öpücükler kondurur.Ferihada ona karşılık verir.Emir Feriha'yı yavaşca yatak odasına doğru ilerletir o sırada ise birbirlerini öpmeye devam ederler...Yatak odasına geldiklerinde Feriha Emir'in gömleğinin düğmelerini açar.Emir ise Feriha'nın üzerindeki T-shirt'ü çıkarır ve Feriha'yı yavaşca yatağa yatırır.)
Emir:Seni çok özledim Feriha...
Feriha:Bende...
Okuyan herkese Teşekkürler...:img-wink:

M&M
23-04-12, 23:29
58.bölüm 3.kısım
Feriha derse girer. Ancak ders boyunca aklında handenin sözleri yankılanır.
Ders bitiminde emir bahçede korayla oturuyordur.
E: handenin dün akşamki şovuna ne diyorsun
K: walla bende şaşırdım ama artık handeye şaşırmamaya alışmaya çalışıyorum.
E: hayır bi gidip ferihayı getirmediği kaldı
K: ben bekliyorum şahsen handeden böyle bi performans
E: yok artık. Feriha kalkıcak klübe gelicek.
K: kıskançlık fena bişey oğlum bunu en iyi sen biliyorsun
E: bizim bu küçük kıskançlıklardan çok daha büyük dertlerimiz var be kardeşim. Feriha bana bu kadar kırgınken hiç sanmıyorum.
Feriha gelir yanlarına
F: merhaba
K: merhaba feriha ne haber
F: iyi.
K: otursana
F: yok biz gidelim
E: tamam. Görüşürüz kardeşim
K: Görüşürüz gece
F: gece? He işte
K: merak etme kocanı yalnız bırakmıyorum.
F: hımm
Emir ve feriha arabaya biner.
F: kimler geliyor başka
E: nasıl yani
F: okuldan gelen oluyor mu çalıştığın yere
E: yani Koray gelio dün handeler geldi. Bişey mi oldu
F: hiç merak ettim. Nasıl biyer peki yani hills gibi mi?
E: tasarım olarak biraz daha değişik tabi dekorasyonu
F: hımm…
E: görmek istersen geçerken uğrayabiliriz.
F: yok gerek yok. Ölesine sordum ben zaten.
Emir gülümser.
E: bu gün dışarıda yiyelim mi?
F: emir…
E: yani işe girişimi kutlarız belki diye düşündüm.
F: peki olur.
Emir ve feriha güzel bir restorana giderler.
E: sevdin mi?
F: evet çok güzelmiş.
Garson içki getirir. Ferihanın bardağına yönelir.
E: yok
F: bugün bi kadeh içiyim. Buyrun lütfen
E: hayret
F: madem kutlama yapıyoruz. O zaman bende bi kadeh içiyim dedim.
E: feriha böyle bi an daha yaşamıştık ve sen fena sarhoş olmuştun.
F: o zaman sana gerçeği söylemek için cesaret bulmaya çalışıyordum.
Emir tabağına bakar.
E: o zaman yeni işin şerefine
F: yeni işine
…
F: baban seni rahat bırakacak mı ?
E: ne yapabilir ki?
F: bilmem bu durumu kolayca kabul etmesini beklemiyorum.
E: O bana maddi destek vermeyeceğini söyledi bende ona zaten istemediğimi iş bulup çalışacağımı şimdide iş buldum ve çalışıyorum bu kadar.
…
F: gece çok kalabalık oluyor mu
E: evet yani saatine göre değişiyor genelde kalabalık ama
F: hımm… çok kız oluyor mu?
E: sen kıskanıyor musun beni?
F: ne alakası var ya? Hadi kalkalım artık.
E: tamam.
Eve giderler. Emir üsütünü değiştirip gider. Feriha ise emir gittikten sonkra daha da huzursuz olmuştur. Kafası handenin sözleri ile doludur.
Feriha koltuktan aniden kalkar ve yatak odasına gider. Daha önceden laraların verdiği kıyafetler arasından bir elbise seçer. Petrol mavisi kısa ince askılı bir elbise giyindi. Hafifce makyajını yaptı.
Aynada son bi kez kendine baktığından gitmek ve gitmemek arasında kaldı tekrardan. Siyah çeketini giyindi üstüne ve kapıdan son bir kararlılıkla çıktı.
Aşağıdan taksiye bindi ve Night’e gitti. Night’a geldiğinde yüreği yerinden çıkacak gibi çarpıyordu.
Hills’e geldiği ilk gece aklına geldi.
İlk kendini kaybediş,
İlk pişmanlık,
İlk büyük kavga,
İlk birlikte bir gece…
Korku, heyecan ve meydan okumaydı şimdi tek hissettiği….cansu, sanem ya da bir başkasına değil. Birbaşkası olmak için değil. Kendi olarak sadece sevdiği adamı severek bir meydan okumaydı… günü sadece sevgisinden, aşkından alan bir meydan okuma….
Feriha o kapının ardında onu bekleyenleri bilmeden içeri yavaşça girdi…
Kapıda ;
Görevli: Hoş geldiniz. İsminiz.
F: Feriha Sarrafoğlu
G: Sarrafoğlu… Emir bey’in?
F: eşiyim.
G: bi saniye ben haber veriyim içeriye.
Kulaklığıyla haber verir içeri.
Emir- Koray ile bir köşede oturuyordu. Hande ise arkadaşları ile diğer tarafta. Emir’in patronu seslenince emir ayağı kalktı…
İhsan: Emir kapıda eşin varmış. Feriha Sarrafoğlu…
E: feriha mı?
Emir şaşkın bir şekilde kapıya doğru yönelir. Feriha mahçup bir halde onu bekliyordur…
Emir uzun uzun ferihaya bakar….
Feriha yavaşca gülerek emirin yanına doğru yürümeye başlar….

*kralice*
24-04-12, 11:56
58. Bölüm Tahminen

Levent Bey arkasını döner ve arkasında duran iki kişiye bakar. Emir çok şaşkındır ve öfkesinin yanına bir kısmı daha eklenir. O sinirle Ferihayı çekiştirir.

Emir : Hadi Feriha geç kalıcaz.
Feriha : hı hı.. İyi günler Levent Bey

Levent bu durumda sadece başını sallamakla yetinir. Feriha ve Emir ise hızlıca arabaya binerler. Emir hiçbir şey söylemez ama siniri her halinden bellidir. Feriha ise her dakika göz ucuyla onu izliyordur. Emir daha fazla dayanamaz.
Emir: Adam resmen burnumuzun dibine geldi.
Feriha :Emir saçmalıyorsun. Kardeşinin yanına geldi. Bundan doğal ne var. İkisinin de birbirine destek olması gerekiyor. Bilmem farkında mısın ? Anneleri öldü onların.

Emir hiçbir şey söylemez. Çünkü Feriha haklıdır. Ama sebep ne olursa olsun Emir’in delirmesine yetiyordur. Hiçbir şey söyleyemediği için gaza basar. Feriha ise korkar

Feriha : Emirr .. Yavaş. Ne yapıyosun ? Kaza yapıcaz.

Emir hiçbir şey söylemez ve devam eder. Feriha çok korkuyordur. Aynı zamanda sinirlenmiştir de.

Feriha : Emirr dur. Durdur şu arabayı.
Emir (aniden durur) : Hıı
Feriha (hemen iner) : Sen delirmişsin. der ve gider.

Emirse yine aynı hızla yoluna devam eder.Feriha yakında bulduğu banka oturur ve ağlamaya başlar.

Akşam Emir eve geldiğinde Feriha oda da uyuyodur. Emir’in yemek yemeye vakti yoktur. Hemen odalarına gider. Ferihaya bakar uyuyordur. Duş alır. Dolaptan birkaç parça şeyler çıkarır. Feriha ise çoktan tıkırtılara uyanmıştır ama gözü kapalı duruyordur. Emir giyinince Ferihayı izler. Saçlarını okşar ve alnından öpücük bırakıp çıkar. Feriha ise Emir çıkar çıkmaz gözyaşları sicim sicim akmaya başlar.

Nıght..

Emirle Koray sohbet ediyorlardır
Emir: Kardeşim adam burnumun dibinde ya. Şuan deli gibi merak ediyorum. Ya bizim evdeyse ya Feriha ordaysa ya ya ya..
Koray : Sakin ol oğlum ya ne bu öfke.

O sırada Hande ve Nehir gelir.

Hande: Emirr hayırlı olsun yeni işin
Emir : Sağol hande
Nehir : Hayırlı olsun
Emir : Sağol
Hande : Karını evde yalnız nasıl bırakıyorsun.
Emir : Bırakmak zorundayım Hande. Kapıyı kitliyor hem arkamdan.
Hande : hımm
O sırada merdivenlerin başında Ece görünür ve hemen grubun yanına gelir.

Ece : Oo.. Bütün ekip buradaymış.

Hande ve Koray aynı anda
- Ecee
Ece : Merhabalaar
Hande : Nerden çıktın sen
Hande : Öğrenci değişim
Koray : Hoş geldin Ece
Emir : Hoş geldin
Ece : Hoşbuldukk
Hande : Bilmem duydun mu Emir ‘in artık evli mutlu oldu.
Ece : Haberim var. Hakikaten hepiniz burada eşi yok mu ? Merak ettim bu gizemli bayanı
Hande :Feriha gece hayatını pek sevmez
Ece : Vaay.. Demek ismi Feriha. İyice merak ettim. Gecelerden değil yani
Hande : Aynen öyle. Okuldan
Ece : Emir beni iyice şaşırtmaya başlıyorsun.

Feriha Emir gidince duşunu almış ve yemeğini yemiştir. Ders çalışayım falan derken saati anca 10’a getirmiştir. Emir’in boşluğu evde çok bellidir. Çok huzursuz hissediyordur kendisini. Sığınacağı liman yanında değil ve sabah a kadar gelmeyecektir.

Klüp de ise Ece Emir’e sürekli sorular soruyordur. Bu ilgi Hande’nin gözünden kaçmaz.

Hande : Feriha bu kadar yardımımı hak etmiyor ama bana dua edicek. Kocasını kurtardığım için.
Nehir : Yine napıcaksın Hande
Hande : 1 saate anlarsın. Sen otur ben geliyorum.

Hande hemen yardımcılarından Gökhan'ı arar.

Hande : Gökhan senden bir şey isteyeceğim. Şimdi açık bir mağaza bulamayacağımıza göre benim dolabımda mor bir elbise var. Onu hemen sana vereceğim adrese götür. Eğer adresteki bayan almayacak olursa zorla bırak. Onu götürmeden öncede benim kuaförümü al onuda götür. Anladın mı ?
Gökhan : Peki efendim.
Hande : Tamam hadi bu işi 1 saat içinde hallediceksin ve Ferihayı buraya getireceksin 1 saat vaktin var.
Gökhan : Peki

Daha sonra Hande Ferihayı kışkırtmak amaçlı Emirle Ecenin fotoğrafını yollar. Ardından hemen Ferihayı arar. Feriha ise o sıra delirmekle meşguldür. Fotoğrafta Emirle Ece sadece konuşuyordur ama bu bile Feriha'nın delirmesine sebeptir.

Feriha : Biliyodum kızların peşini bırakmayacağını biliyordum. der ve eline sağlam kalan biblolardan birini alır ve fırlatır.

O sırada telefonu çalar. Arayan Handedir.

Feriha : Efendim Hande
Hande : Nasılsın Feriha sesin iyi gelmiyo.
Feriha :Ne alakası var iyiyim.
Hande : O fotoğrafı gördün ve iyisin. Buna inanıcağımı beklemiyorsun herhalde.
Feriha :Ne istiyosun Hande derken zil çalar.
Hande : Şimdi kapıyı aç ve sana söylediklerini yap tek isteğim bu

Feriha kapıyı açar ve karşısında elinde elbise tutan bir adam yanında ise çantalı bir bayan bulur.

Feriha : Hande bunlar kim
Hande : Birisi kuaförüm diğeri de yardımcım sana kıyafetini getirdi seni buraya getirecek
Feriha : Sen delirmişsin. Hiçbirini yapmıyorum.

Der ve telefonu kapatır. Ardından karşısındaki kişileri gönderir. Ancak elbise kapının kolunda asılıdır. Ve Feriha salonda içi içini yiyerek oturmaktadır.
Saat 22.30dur. Feriha çöp atmaya çıkar. Bir bakar ki elbise hala oradadır. Elbiseyi alır ve çöpü yere bırakır. Elbise mordur. Aklına Hills’e gittiği ilk gün gelir.

en sevdiği renk mor olan kadın
en sevdiği kelime "asi"
en sevdiği oyun incitmek beni
hıncı, çocukluktan kalma bir yara izi gibi


Feriha ani bir hareketle elbiseyi giymeye başlar. Saçlarını salık bırakıp arkadan küçük bir tokayla tutturur. Siyah yüksek topuklu bir ayakkabı ve onnu takımı olan çantasını alır. Taksiyi arar ve evden çıkar.

Taksici : Nereye gidelim.
Feriha (Kendinden emin bir sesle) : Night klübe gidelim lütfen.

Night
Hande Ferihadan umudu kesmiş bir şekilde içki içiyordur. Nehirle sohbet ediyorlardır. Emir ise Ece ve Korayla sohbet ediyorlardır.

Feriha ise taksiden iner ve klübe doğru girer. Feriha merdivenlerde bakarken onu ilk gören Koray olur.

Koray : Vaaay.. Gelene bak
Emir : Noluyo Lan

diye Korayın baktığı yere baktığında Ferihayı görür. O kadar güzeldir ki Hem şaşkın hem aşık bakışlarıyla kendini toparlaması birkaç saniyesini aldı.
Hande içten içe sevinmiştir Ferihayı gördüğüne.

Ece : Feriha o mu yoksa ?
Hande : Ta kendisi şekerim.

Emir hemen Feriha’nın yanına gider.

Emir: Feriha Hoş geldin. Çok güzel olmuşsun. Çok şaşkınım hiç beklemiyordum.
Feriha : Teşekkür ederim. Çalıştığın yeri görmek istedim.
Emir : Çok iyi yapmışsın.

Yanlarına İhsan gelir.

İhsan : Emir bayan kız arakadaşın mı ?
Emir : Yok İhsan abi eşim der ve Feriha’nın elini tutar.
İhsan : Öyle mi. Ben İhsan eşinin patronu
Feriha : Feriha
İhsan : Memnun oldum. Her zaman beklerim.
Feriha : Bende. Yani memnun oldum.
Emir : Korayların yanına geçelim mi ?
Feriha: Olur
Emir : Ece eşim işte Feriha
Ece : Merhaba Feriha
Feriha : Merhaba (soğuk bir sesle)
Emir : Bir şey içer misin ?
Feriha : İçki içmek istiyorum.
Emir : Hıı.. Feriha
Feriha : Evet
Emir : Peki. Hafif bir şeyler getiriyorum.

Bütün gece gençler konuşmuşlardır. Emir ise arada bir iş nedeniyle yanlarından ayrılmak zorunda kalmıştır. Ama Emir Feriha’nın yanına gelmesinden çok hoşnuttur. Aklı böyle evde Levent bey de kalmıcaktır. Hemde aralarındaki buzlar biraz olsun erimiştir.

Sabaha karşı klüp kapanınca Feriha ve Emir de oradan ayrılır. Feriha arabaya biner binmez yorgunlukla ve uykusuzluktan gözü hemen kapanmıştı. Sokağın önüne geldiğinde Emir Ferihayı kucağına alarak yukarı çıkmaya başlar. Kapıyı açar. Feriha kapının sesiyle gözlerini açar ve Emirin boynuna sarılır. Dudaklarına, yanaklarına, boynuna öpücükler kondurmaya başlar. Emirde onu öper. Odaya girerler ve Emir Ferihayı yavaşça yatağa yatırır. Topuklu ayakkabılardan kurtulmasına yardımcı olur. Ferihanın ayakları ayakkabıdan çok ağrımıştır. Emir bunu fark etmiş olacak ki ayaklarını okşar. Feriha o an ayaklarının okşamasının verdiği hisle Emir’i kendine çeker ve uzun gecenin ardından yatak odalarında birbirlerinin bedeninde keşfe çıkarlar.

Not : Tek bölümlük senaryomda rüya kısımlarını eklemeye gerek görmedim. O kızı hiçbir yerde görmeye tahammülüm yok bir de senaryoya eklemeye tahammülüm olamazdı.

Ebru-Polat
24-04-12, 16:24
Guzel ask,tutku,haz dolu 2 gunden sonra donme vaktiydi,Emir her nekadar istemsede donmek zorundayidilar.Feriha yol boyunca Meleyi dusundu Meleyin tepkisini,bugune kadar Melek hic sormadi babasi nerde,neden babasi yok.Ferihanin ve Emirin unutugun bor gun vardi kreste olanlar,yada unutmak deildi pek takmadilar kafalarin ama cocuklarin aklindan boyle seyler hemen kaliyordu ve coktan uzun sureliyine.

Emir(Ferihanin elinden tutar): Ne dusunuyorsun?
Feriha(Emire doner): Meleyi,yani nasil tepki vericek
Emir: Hicmi sormadi bugune kadar babasini?
Feriha:Hayir yani dogdugu gunden beri Arda’dan baska erkekn yanina yaklastirmadi
Emir(guler): Tipki annesi gibi
Feriha: Dalga gecme,sadece Melek zor cocuk deilde arkadaslarini,yanina yakindan olan ona insanlari daha hasasli seciyor.Sofi,annem ve Arda disindan pek hic kimse yanina koymadi,ara sira Bulent ve Nevbahar hanim oda uzak mesafeyle
Emir:Ya Levent?
Feriha: Levent Meleyi hep uzaktan gordu,sevdi

Emir buna sevinmisti ama bunu Ferihaya belli edemezdi,tabi Feriha anlamisti Emirin buna sevindiyine cunku yuzunden okunuyordu.Evin onune geldiklerinden arbayi nereye park edicekler bilemediler,cunku evin onunde Korayin ve Ardanin arbasi vardi,Emir biraz ilerde park ettikten sonra evin bahcesine girerler.

Melek:Annaannecim
Zehra:Soyle yavrum
Melek:Annem nerde?
Zehra(o sirada Emirle Ferihayi gorur):Arkani don

Melek arkasini doner ve hemen zirplmaya basladi,kosarak bahceye cikar.Emirin yuzunu daha gormemisti,cunku sirti donuktu Meleye karsi.

Melek(kosarak): Annecim
Feriha(hemen oturur,kolarini acar): Annecim

Emir Meleyin sesini duyunca hemen arkasini doner,bir kac adim kalmisti Ferihananin yanina gelmesine ama Emirin yuzunu gorunce durdu.

Koray:Fistik ne oldu?

Melek gozleri dolar o gunu hatirlar,herkese buyuk bir saskinlikla Meleye bakiyordu,Emir bir Ferihya bir Meleye bakiyordu,Meleyin elindeki toklar yere duser.

Flashback:

Melek:Ver oyuncagjmi
Su:Ates ver
Ates(oyunca cekistirir): Vermiyecem benim oyuncagim
Melek(sinirlenir): Ver dedim
Ates(Su’yu iter): Vermiyecem
Melek(bagirarak): Ver dedim
Ates(Meleyi iter): Sen cok kotu bir kizsin

Hersey cok hizli gelisoyrdu,Meleyin aklindan bu tartisma birden Atesin kosarak Emirin kucagina gitiyi aklindan kalmisti,Emirin o bakislari,yuz hatlari cok net kalmisti aklindan.

Flashback son:

Feriha(Meleyin yanina gider): Kizim ne oldu?
Melek(nerdeyse sinir krizi gecirecekti): O adam-adami istemiyorum
Feriha(donup Emire bakar): Canim ama o …
Melek(yuksek sesle agliyordu): Istemiyorum

http://img4.ressim.net/out.php/i5656722_2-jpg

Emir buyuk bir saskinlikl,hayal kirikligiyla Feriha bakiyordu.Kizi,Meleyi babasini istemiyordu,ona nefretle bakiyordu,Emir bunu Meleyin gozlerinden gordukce ordan hemen gitmek istiyordu,dayanicak gucu yoktu.

Feriha:Meleyin ne oldu,neden boyle yapiyorsun?
Arda(Meleyin yanina gider):Askim ne oldu?Bak beni bir din …
Melek(artik gucu yoktu aglamaya ayaklarini yere vurur): Gitsin o adam,o kotu birisi

http://img4.ressim.net/out.php/i5656723_afk-36-bolum-avi-002921280-jpg

Emir son kez Ferihaya bakar ve orda daha fazla duramayacagini anladi bahcede hizlica cikti,arkasindan Koray.Feriha Melekle emirin arasinda kalmisti.Emirin arkasindan gitmek istedi ama Melek vardi bunu yapmazdi,hemen Meleyi kucagina aldi ve eve girdiler,Melek hale agliyordu.

Koray: Kardesim dur
Emir: Burak Koray
Koray: Emir o daha cocuk,seni tanimiyor bile
Emir:Koray kizim benim istemiyor nedenini bile bilmiyorum,gormedinmi beni goruncen yapti?
Koray: Gordum ama bunun aciklamasi var,Melek babasi cok gormek istiyor
Emir:Ya beni gormeye tahamul edemiyor babasi oldugumu oyrenince ne yapacak?
Koray:Kardesim dur ilk once Melek sakinesin sonra Feriha sana herseyi anlaticak
Emir:Az bile bu bana,Allah benim cezami boyle veriyor,sevdiyim kadindan bir kizim var 4 yil once kabul etmediyim kizim ve simdi kizim benim kabul etmiyor

Melek en sonundan agliya agliya Ferihanin kucagindan uyuya kalir.Meleyin uzerinin deistirdikten sonra asagi iner.Arda Zehrayla birlikte salondan Ferihayi bekliyordu.

Feriha: arda ne oldu bu 2 gunde?
Arda: Bilmiyorum canim,ama Melek cok mutluydu hatta Emiri bile anlatik
Feriha(sok olur): Ne?
Zehra(araya girer): Kizim Melek babasini sordu bizde uygun bir dile anlatik ama tam olarak isimi sormadik sadece bir kac gun sonra baban annele birlikte gelicek dedik
Feriha: Benim neden haberim yok babasini sordugundun?
Zehra: Kizim bir kac kez soyliyecektim ama hep araya bir seyler girdi.

Arda Meleyin bu durumu dusunuyordu,neden bu duruma geldi,neden boyle bir tepki verdi Emiri gorunce,Ferihayla Zehrayi duyuyordu ama Meleyi durumu dusunuyordu.

Feriha: Tamam bunu daha sonra konusacagiz,ama Melek bununla bu hale asla gelmez
Zehra: Bende onu soyluyorum kizim Melek bununla asla boyle olmaz,baska bir sey var
Arda: Melek neden neden boyle buldum

Feriha birden dondu Ardaya bakti,Zehra dikatlice Ardanin agzindan cikan kelimelere bakiyordu.

Arda:Ates,Ates yuzunden boyle

http://img4.ressim.net/out.php/i5656724_afk-53-bolum-avi-000146440-jpg

Duydugu isimle sok olmustu,ne alaka Ates ve Meleyin bu durumu,Feriha bir Ardaya bir annesine bakiyordu,bunlari dusunurken gozleri yere kaydi ve saskin saskin Ardanin soylediyi ismi dusunuyordu.
perin resim konusunda ilham kaynagim oldu ...

M&M
24-04-12, 23:04
58.bölüm 4.kısım
Emir bir ışık gibi parlayan Ferihadan gözlerini alamıyor. Aklında düşünceler adeta uçuşuyordu...” gelmişti…. Her şeye rağmen tüm kavgalara kızgınlıklara rağmen gelmişti… “

Emir usulca yaklaşır Ferihaya…
E:feriha…
F: şey…
Yumuşacık bir sesle…
E: hoş geldin.
Feriha utangaç bir şekilde yere bakıyordur. Oraya neden gittiği sorusu kafasında dolaşıyordu şimdi… Handenin söyledikleri yüzünden mi? Öfkesi yüzünden mi? Yoksa sadece sevdiği adamı merak ettiği, kıskandığı için mi?
Feriha yavaşca başını kaldırır. Emir ile göz göze gelirler.
F: hoş buldum.
Emir gülümser ve elini uzatır. Feriha heyecanla elini tutar. İlk kez Hills’te geçirdikleri gün gibi…
Emir gözlerini ferihadan alamıyordur.. Geldiği için içi kıoır kıpırdır. Tam umudunu kaybediyorken Feriha öyle büyük bir umut vermiştirki ona… El ele merdivenlerden inerken hande ve ekibi görürü.
Hande birden arkadışının dürtmesi ile kafasını ferihaların olduğu yöne doğru kaldırır. Ferihayı görünce gülümser.
H: Geleceğini biliyordum Feriha…
…
E: Koray var şurda barda. Oraya mı geçmek istersin yoksa…
F: olur.Korayın yanına otururum.
Koray ferihayı görünce şaşırır.
K: ooo feriha hoş geldin.
F: hoş buldum.
Koray Emire gülümseyerek bakar.
K: yakıyosun…
Emir ferihaya hayran hayran tekrar bakar. Kulağına eğilir.
E: çok güzel görünüyorsun.
F: teşekkür ederim. Güzel bir elbise…
E: güzel olan elbise değil. Sensin…
Feriha utanır. Mahçup bi şekilde gülümser.
Hande kalkıp ferihalar yanına gelir.
H: merhaba feriha. Hoş geldin
F: merhaba hande.
E: ne içersin?
F: bilmem. Yani…
E: dur. Bakar mısın ( barmene seslenir)
B: buyurun emir bey
E: alkolsüz bir meyve kokteyli verir misin?
H: aa belki içki içicek kız emir
Emir soran gözlerle Ferihaya bakar
F: yok ben içmiyeyim.
E: evet kötü oluyor sora
F: hiç de bile. Kötü olduğumdan değil sadece sevmiyorum.
E: tabi tabi… en son dağ evinde içtiğinde ne haldeydin hatırlatırırım. Seni yatağa kucağımda taşımak zorunda kalmıştım.
Feriha utanır. Koray gülümser. Hande ise hiç duymamış gibi davranın.
Emirin patronu işaret ederek yanına çağırır.
Emir ferihanın belinden tutar ve kulağına doğru.
E: canım ben hemen dönerim.
F: tamam
K: merak etme hadi git işine bak bana emanet.
Feriha utangaç bir gülümse atar.
Hande ferihanın yanına doğru gider.
H: demek geldin ha feriha
F: bak gelişimi sakın başka şeye yorma . sadece emirin yanında olmak istedim. Burayı merak ettim o kadar.
H: öyle diyosan. Ama kim bilir gece uzun unutma. Neyse ben arkadaşların yanına geçiyorum eğer sıkılırsan gel yanımıza.
F: sağol.
K: nasıl beğendin mi?
F: evet güzel…
K: yani tab bi hills değil ama…
Feriha çalışırken emiri izliyordur. Emir ise kaçamak bakışlar ile ferihayı gözünün önünden ayırmamaya dikkat ediyordur.
F: çok yoruluyor. bütün gece sabaha kadar çalışıyor sonra okula geliyor…
K: onun bi şikayeti yok
F: ama olucak
K: yanılıyorsun. Olmayacak feriha. Tüm bu çabasını görmüyor musun? O size bir hayat kurmaya çalışıyor.
F: biliyorum ama…
K: ama onu affedemiyorsun…
F: biliyorum şimdi ama o seni her şeye rağmen tüm yalanlarına rağmen affetti diyeceksin.
K: hayır ikisinin birbirinden çok farklı durumlar olduğunu çok iyi anlıyorum feriha.
F: o halde
K: feriha siz birbirinizi deli gibi seviyorsunuz. O adam var ya
Emiri göstererek
K: o adam senin için tüm dünyayı yerle bir eder…ama senin tek bi bakışınla tek bi sözünle de yerle bir olur…
F: onu bırakmadım…ama o yine de…
K: yine de öfkeli değil mi?
F: evet. Yani bana ters davranıyor. Tamam benim de ona çok iyi davrandığım söylenemez ama…
K: Feriha sen başkalarına yenilmemek için onunla kaldığını söylemişsin…. Yani kendine ya da Emire yenilmemek içn olsa inan anlaşılır ama sen… senin gibi biri başkaları ne diyecek diye onun yanında kalıyorsan…
F: her şeye rağmen onun yanında kalmam hiçbir şey ifade etmiyor mu yani?
K: feriha… emir size dair umudunu yitiriyor… senin o takatla paramparça olan umutların ile birlikte onunda içindeki umutlar tükeniyor… Tükendikçede tarifi imkansız bir karanlığa gömülüyor. Ve inan bana eğer ki ben emiri biraz tanıyorsam o karanlığa bi kez girdim mi onu artık kimse kurtaramaz.
F: biz ikimiz de birbiririmizi çok yıprattık. Çok yaraladık.
K: belki ilacınız da birbirinizsinizdir.
Feriha önündeki kokteyli tek dikişte içer.
F: peki sen…siz… bu garip üçlü aşk hikayesi?
K: feriha bizimki ne onu bilmiyor herneyse ne ama aşk hikayesi mi onu da bilmiyorum.
F: gülsümle olmuyor… handesiz zaten olmuyor dimi…
K: hande yokken Koray da yok…
Feriha Korayın omzunu sıvazlar.
K: o zaman karanlıklarımıza
Der ve kadehini kaldırır ama ferihanın ki bitmiştir.
K: a bitmiş senin dur… bakar mısın aynından bi tane daha
Barmen bi tane daha verir.
Kadehlerini tokuştururlar… Hande de bir taraftan onu izliyordur.
Emir gelir yanlarına…
E: nasıl her şey yolunda mı?
F: hıhı
K: iyiyiz biz kardeşim sağol..
O sırada içeri ece girer. Yavaşça merdivenlerden inince emir hemen görür. Ardından hande ve Koray en son feriha bakar.
Hande gülümser. Emir ve Koray birbirlerine bakarlar. Emir birden panikler.
Ece aniden emirin yanına gelir sarılıp öper. Feriha kocaman şaşkın gözlerle ece ve Emire bakar.
Ece: ne haber
E: merhaba
Der ve uzaklaşmaya çalışır.
Hande hemen kalkıp yanlarına gelir.
Feriha şaşkın bi o kadar da kızgındır.
Hande usulca ferihanın yanına yaklaşır.
Emir çekingen bi şekilde ferihaya bakmaya çalışıyordur.
H: merhaba… ece…
Feriha ece ismini duyunca birden duraksar.
Ece: merhaba…
Feriha çok sinirlenmiştir. Ordan çekip girmek istemekte ama kendini tutmaya çalışmaktadır. Handenin oyununa geldiğini düşünmektedir.
Handeye öfkeyle bakar.
Emir çaresizce ferihaya bakar açıklama yapabilmek için. Bu sırada ece elini ferihaya doğru uzatır.
Ece: merhaba kimse tanıştırmayacak galiba bizi ben ece
Feriha bir eceye bir Emire bakıyordur. Ne yapacağını bilemez. Hande durumu fark edince hemen araya girer.
H: aa tabi ya sen feriha ile tanışmıyorsun. Feriha, emirin eşi.
Ece: öyle mi. Memnun oldum
Feriha elini uzatır.
F: ben de.
Ece: ya böyle biraz tuhaf oldu galiba
F. yoo neden tuhaf olsun ki
Ece: ne biliyim…
F: merak etmeyin tuhaf bir durum yok. Yani geçmişte olmuş bitmiş şeyler…
Ece: evet…haklısın. Emir karın baya olgunmuş. Yani ben okuldan falan deyince siz böyle şımarık bi şey beklemiştim.
Feriha bozulur.
E: yok yani feriha pek diğer kadınlara benzemez.
Feriha Emire bakıp gülümser.
Ece: tebrik ederim. Hem evlilik için hem de emir gibi bi adamı evliliğe ikna ettiğin için.
E: biz olaya öle bakmıyoruz ama. Yani ikna durumu falan aslında ben onu ikna ettim desek yeridir.
Feriha iyiden iyiye sinirlenmeye başlamıştır.
Ece: neyse ben şurda arkadaşları gördüm bi onlara bakıcam uğrarım gene.
E: tamam.
Ece gidince emir ferihaya yaklaşır.
F: tamam. Yok bişey. Kızmadım. Yani olabilir sonuçta karşılaşabilirsiniz.
Hande gülümser. Feriha onun tuzağına düşmüştür ama henüz istediği kıvama gelmemişti. Hande arkadaşlarının yanıaa geçer, Koray da onun peşinden gider.
Emiri uzaktan çağırırlar.
E: ben hemen dönerim.
F: tamam bak sen işine sen.
Feriha ilerde arkadaşları ile gülüşen eceye bakar. Barmen’e
F: bana bi içki verir misin?
B: buyurun.
Feriha ilk kadehi birden içer. Daha sonra ikincisini ister. Barmen bir tane daha verir. Onu da içer. Üçüncüsünü alır.
O sırada durumu fark eden Koray ferihanın yanına gelir.
K: feriha sen napıyorsun.
F: yok bişey sadece biraz eğleniyorum.
Feriha kadehi birden içer.
K: feriha..
Korayın gözleri emiri arar. Emir durumu fark eder. Yanlarına gider…
E: feriha… sen içki mi içiyorsun?
F: evet nolmuş.
Barmen’e.
E: ya neden içki veriyorsunuz
B: pardon emir bey ben…
E: tamam. Tamam
Emir ferihanın önünden kadehi alır.
F: hayır sen bana niye karışıyorsun.
E: feriha bak alışık değilsin. Yeter içme bence.
F: ya sarhoşmuşum gibi davranma bana
Ece yanlarına gelir bir süre sonra, feriha içmeye emir ise onu engellemeye çalışmaktadır.
Ece: ne o emir senin hanım geceyi erken kapatmışa benziyor.
E: pek alışık değil de içkiye.
F: iyim ben gerçekten. Bi tuvalete gidicem ama şimdi. Sen bana bi tane daha söyle.
E: dur bende geliyim seninle.
F: yok gerek yok.
Hande yanına gelir.
H: gel hadi birlikte gidelim.
F: ne o bu sefer hap varecek birini bulamadın kendin mi vereceksin.
Hande bozulur.
H: sana iyilik yapanda kabahat
Der ve yerine gider. Feriha yavaş yavaş tuvalete gider.
Emir telaşla onu bekliyordur. Uzun süre çıkmayınca tuvaletin oraya gider.
Feriha gelir.
E: iyi misin.
F: evet. İyiyim.
E: feriha ben…
F: ya yok tamam. Ece için kavga edecek halimiz yok yani.
E: gel hadi içeri girelim. Sonra da Eve gidelim
F:Yok senin daha çalışman lazım hem ben iyiyim biraz daha kalmak istiyorum. Hem sonra ben kendim giderim.
E: oldu… gecenin bu saatinde seni tek başına yollamam.
F: aşırı maçosun…
E: karısı için korkan bir adam desek.
F: zorbada diyebiliriz.
Emir gülümser.
Yavaş yavaş içeri yürürken
F: evet kesinlikle zorbasın.
Emir koluna girer. Gülümser.
Feriha birden duraksar.
F: dövmesini sildirmiş mi?
E: bilmiyorum feriha, ilgilinmiyorum da.
Koray’ın yanına gelirler.
K: iyi misin?
E: değil tabiî ki. Hayır sanki bilmiyor içkiye dayanıksız olduğunu.
F: içmek istedim içtim.
E: iyi yaptın. (sinirlice)
F: ben yine içmek istiyorum.
E: feriha saçmalama
F: ya nolucak. Farkında değilsin dimi bu benim için bi ilk. İlk böyle biyerde içimde hiçbir korku olmadan senin yanındayım. Seninleyim. Yalanlar yok. Sen bana sarılırken acaba nerden açık vereceğim sana gerçeği nasıl itiraf edeceğim diye korku yok. Evdekilere ne diyeceğim düşüncesi yok.
Emir ferihaya yaklaşır.
E: gerçekten benimle msin?
Feriha eliyle yüzünü siler.
F: ben eve gitmek istiyorum.
E: tamam bekle ben bi söyleyeyim erken çıktığımı.
F: ya ben giderim sorun olacak sana şimdi
E: bekle dedim. Koray…
K: bende …

Emir ihsan beyin yanına gider.
E: ihsan bey ben bugün biraz erken çıkabilir miyim?
İ: noldu?
E: hiç…
İ:eşin mi? Fazla kaçırdı ha
E: yok pek alışık değil biraz içince fena oldu da. Ben onu eve götüreyim.
İ: tamam git oğlum.bugünlük böyle olsun bişey olmaz.
E: sağolun.

O sırada
Feriha eceyi izlemektedir. Ece saçlarını omzuna doğru toplayınca birden dövmesini fark eder.
O sırada emir gelir.
E: hadi gidelim.
Emir ferihanın koluna girer.
E: Koray iyi geceler kardeşim
K: iyi geceler.
E: sen burada msın
K: hande burada…
E: anladım. görüşürüz.

Emir ferihayı eve getirir. Eve gelince feriha kendine gelir.
Sinirle emiri iter.
F: bırak beni…
Yere yığılır.
E:iyi misin
Emir ferihaya yaklaşır.
E: gel yatağa götürüyüm seni
F: bırak ben giderim.
Feriha kalkmaya çalışır ama başaramaz.
Tekrar düşer. Emirde onun yanına oturur.
F:Sende kaldığım ilk geceyi hatırlıyor musun?
E: evet. Seni bağımlı sanmıştım. Öyle korkmuştum ki. Hayal kırıklığı, imkansızlık, ama en önemlisi daha seni kazanmadan kaybetmeye o kadar yakın olmak.
F: benden nefret etmiştin
E: feriha ben senden nefret etmek için tüm gücümle kendimle mücadele ederken bile bunu başaramadım.
F: defalarca kapıyı çarptın yüzüme
E: sana yenilmemek için defalarca seninle ve kendimle savaştım.
F: ben de… Bu nasıl bi şey emir
E: aşk mı? Aşk mı diyemiyorsun?
F: beni benim sözlerimle vurmaya çalışma.
E: söyle o zaman
F: bizim aramızdaki aşk değil.
E: ne öyleyse
F: bilmiyorum. Ama…
E: daha garibi daha fazlası
F: evet…sana aşık olmak çok zordu… bunu kabullenmek sana yakın olmak çok zordu ama uzak kalmaya çalışmak ise ölüm gibiydi…
Emir yavaşça yüzünü ferihaya yaklaştırır.
F: bu nasıl mümkün oluyor. Seninleyken bu kadar mutlu olmak ve aynı zamanda bu denli korkmak
E: hala neden korkuyorsun. Yalanlar yok, intikam yok… benim ailem yok, seninkiler yok, sadece sen ve ben varız…
F: sadece sen ve ben…
Feriha ve emirin dudakları nefeslerini iliklerinde hissedicek kadar yakındı şimdi…

Sym01
24-04-12, 23:55
Feriha-Levent Bey?
Levent-Merhaba Feriha.
Feriha-Merhaba. Ben, sizi beklemiyordum. Şaşırdım biraz.
Levent-Toplantı için İstanbul’a gelmiştim birkaç gün önce. Bugün dönüyorum. Gitmeden uğramak istedim.
Feriha-Ah, doğru ya. Annem söylemişti tamamen unutmuşum.

Levent Emir’e döndü. Emir konuşmadan başı ile selamladı Levent’i.

Levent-Neyse ben artık gideyim.
Feriha-Buraya kadar gelmişsiniz, bir kahve ikram edeyim size.
Levent-Hiç gerek yok, teşekkür ederim, son bir toplantım var ona girip yola çıkacağım.
Feriha-Peki siz bilirsiniz.
Levent-Görüşmek üzere.
Feriha-İyi yolculuklar.
Levent-Teşekkürler.

Levent yanlarından ayrıldı. Emir biraz gerilmişti. Hala sevmiyordu bu adamı. Feriha’nın odasına geçtiler.

Feriha-İyi misin sen?
Emir-İyiyim. Neden sordun ki?
Feriha-Bilmem, hiç konuşmadın da.
Emir-Sen, Fransa’ya gittikten sonra Leventle görüştün mü hiç?
Feriha-Emir yine beni Levent Bey’den kıskandığını söyleme bana sakın.
Emir-Hayır onun için sormadım.
Feriha-Evet, görüştüm, birkaç kez. Annemi görmek için Ankara’ya geliyorduk arada.
Emir-Yani daha önce Türkiye’ye geldin.
Feriha-Evet ama İstanbul’a değil. Direkt Ankara’ya.
Emir-Sen gittikten sonra bana senin mektubunu getirdi. O zaman bana bir şey söyledi Feriha, bunun doğru olup olmadığını öğrenmek istiyorum.
Feriha-Ne söyledi?
Emir-“Belki de gitmesi daha iyidir, yeniden intihar etmesindense…” ne demek bu?

Emir o günü hala bugün gibi hatırlıyordu.

Levent-Feriha gitti Sarrafoğlu.
Emir-Nereye gitti? Kaptan! Konuşsana! Nereye gitti Feriha?
Levent-Bunu sana ben söylemem. İsterse Feriha arar, haber verir. Hem bırak gitsin. Belki de gitmesi daha iyidir ha, yeniden intihar etmesindense?
Emir-Ne diyorsun sen? Ne intiharı?
Levent-Feriha daha önce intihar etmeye kalkıştı. Yani sen yalanları öğrendiğin zaman. Zaten cehennem yeri gibi olan hayatını daha da mahvettiğin zaman. Neyse, artık bunları konuşmak için çok geç. Al, Feriha sana bu mektubu bıraktı.

Feriha susuyordu.

Emir-Feriha konuşsana, intihar mı ettin, doğru mu?
Feriha-Doğru.
Emir-Nasıl yaptın bunu? Ya seni kaybetseydim?
Feriha-Sen yanımda yoktun, bana inanmıyordun. Bir an başka çarem yokmuş gibi düşündüm, sen olmadan zaten yaşamıyordum ki ben.

Emir Feriha’ya sıkıca sarıldı. Feriha ağlıyordu.

Emir-Özür dilerim, şimdiye kadar yaptığım her şey için özür dilerim. Sana bu kadar acı çektirdiğim için özür dilerim.
Feriha-Artık önemi yok, özür dilemene de gerek yok. Bak yanımdasın, çocuklarımız yanımda ben çok mutluyum. Artık geçmişin önemi yok.
Emir-Seni çok seviyorum.
Feriha-Bende seni çok seviyorum.

Kapının çalması ile birbirlerinden ayrıldılar.

Feriha-Gel.
Aslı-Günaydın Feriha Hanım. Afedersiniz biraz geç kaldım, trafik çok yoğundu.
Feriha-Önemli değil Aslı.
Emir-Ben odama geçiyorum. Daha sonra konuşuruz.
Feriha-Tamam.

Emir tam çıkmak üzereydi.

Feriha-Aa, Emir!
Emir-Efendim?
Feriha-Anneni aramayı unutma.
Emir-Tamam, arayacağım dedim ya.

Emir odadan çıktı, telefonu cebinden çıkarıp annesini aradı. Feriha Aslı’nın ona getirdiği dosyalara daldı, tahmin ettiğinden daha çok iş birikmişti.

Aysun-Oğlum?

Emir soğuk bir şekilde konuşuyordu.

Emir-Merhaba.
Aysun-Nasılsın?
Emir-İyiyim, bugün biraz vaktin var mı? Seninle konuşmak istiyorum.
Aysun-Tabi ki.
Emir-İyi o zaman, şu an oteldeyim 1 saate kadar buraya gelebilir misin?
Aysun-Tamam oğlum, hemen çıkıyorum şimdi evden.
Emir-Tamam.

Emir telefonu kapatır kapatmaz telefon yeniden çaldı. Koray arıyordu.

Emir-Kardeşim, nerelerdesiniz ya?
Koray-Diyene bak, oğlum kaç gündür arayıp sorduğun yok ya.
Emir-Rahatsız etmeyeyim dedim.
Koray-Bak onu iyi düşünmüşsün işte. Aferin lan.
Emir-Dalga geçme oğlum. Nasıl gidiyor tatil?
Koray-İyi güzel, ama yarın sabah dönüyoruz.
Emir-Aa, neden? Bir sorun mu var?
Koray-Yo, Hande sıkıldı İzmir’den. İstanbul’u özlemiş.
Emir-Hayatta inanmam.
Koray-İnanma zaten, doktor kontrolümüz var, kendi doktorumuzdan başkasına güvenemiyoruz. O yüzden döneceğiz.
Emir-İyi bakalım, o zaman akşam yemeğine bize gelin. Size vermem gereken bir haber var.
Koray-Feriha’da olacak mı yemekte? Oğlum barıştınız da bana söylemiyorsun değil mi?
Emir-Nerden anladın?
Koray-Düğünde yaptığınız tangodan sonra şimdiye kadar barışmamış olmanız imkansızdı kardeşim.
Emir-Barıştık ama benim size başka bir haberim var.
Koray-Bak şimdi çok merak ettim.
Emir-Hadi hadi, kapat telefonu yoksa dönünce Handeden iyi bir azar yiyeceğim.
Koray-Ben dönmeden de yiyebilirim.

Koray ve Emir güldü.

Emir-Yarın görüşürüz kardeşim.
Koray-Görüşürüz.

Güneş aynanın karşısına geçmiş saçlarını tarıyordu. Üzerinde mavi bir etek, beyaz bir tişört vardı. Rüzgar odaya girince onu tepeden tırnağa süzdü.

Güneş-Hiç şık değilsin.
Rüzgar-Sende fazla süslüsün bir kere.
Güneş-Hayır bu benim her zamanki halim.
Rüzgar-O zaman beni rahat bırak.
Güneş-Olmaz sende bana uyumlu olmak zorundasın.

Güneş Rüzgar’ın dolabını açtı, içinden beyaz bir şort ve mavi tişört çıkardı.

Güneş-Bunları giy. Şu üstündeki iğrenç yeşil rengi şeyi de çıkar.
Rüzgar-Hayır ben onu çok seviyorum, robot var onun üstünde.
Güneş-Bebek misin sen? Çıkar dedim.
Rüzgar-Ben kız değilim seninle de uyumlu olmak istemiyorum. Çok istiyorsan sen yeşil giy.
Güneş-Ya ama aynı renk kıyafetim yok benim. Rüzgar çıkar şunu yoksa annemi ararım.
Rüzgar-Çıkarmayacağım.
Güneş-Sabah sütünü içmediğini de söylerim.
Rüzgar-Bende gizlice annemin parfümünden sıktığını söylerim.
Güneş-Yaa…

Güneş suratını asıp yatağa oturdu. Ağlıyormuş gibi yaptı. Rüzgar dayanamadı.

Rüzgar-Tamam tamam ağlama. Bak çıkarıyorum şimdi.

Rüzgar tişörtü çıkarıp Güneş’in istediklerini giyene kadar Güneş kafasını kaldırmadı. Kendi kıyafetlerini giymekte hala zorlandıkları için bu süreç biraz uzun sürdü.

Rüzgar-Oldu mu?

Güneş kafasını kaldırıp gülümsedi.

Güneş-Oldu.

Birbirlerine sarıldılar. Ne kadar kavga etseler de birbirlerini çok seviyorlardı.

Aysun otele gelmişti, Emir’in kapısını tıklattı.

Emir-Gel.
Aysun-Merhaba Emir.
Emir-Otursana.
Aysun-Teşekkür ederim.

Aysun oturdu, Emir de karşısındaki koltuğa geçti.

Emir-Seninle konuşmam için Feriha çok ısrar etti.
Aysun-Bana hala kızgınsın değil mi?
Emir-Yanılıyorsun, sana kızgın değilim. Sana kırgınım.
Aysun-Emir ben…
Emir-Sen, benim yanımda olmayı hiç başaramadın. Ben 10 yaşındayken, 15 yaşındayken yanımda değildin. İlk defa aşık oldum, o kadar şey yaşadım, evlendim yanımda değildin. Yıllarca acı çektim, gözlerinin önünde. Hem de senin yüzünden, senin söylemediklerin yüzünden. Ben çok şey kaçırdım anne ve tüm bunlar yüzünden sana kırgınım. Beni anlıyor musun? Anlayabiliyor musun? Anlayamazsın, zaten anlayamadın için seninle bu haldeyiz. Anlayabilsen belki her şey daha farklı olurdu.
Aysun-Emir çok üzgünüm.
Emir-Bende üzgünüm. Ama üzgün olmak yaptığımız hataları telafi etmemize yetmiyor anne. Yine de seni affediyorum, Feriha için, çocuklarım için, 10 yaşında babasına terk ettiğin çocuk için. Seni affediyorum.

İkisi de ağlıyordu.
Aysun yerinden kalktı, Emir’in yanına oturdu. Emir ona bakmıyordu, elini omzuna koydu.

Aysun-Oğlum, çok özür dilerim. Yaptığım her şey için.
Emir-Beni bir daha bırakma, hep yanımda ol.
Aysun-Söz veriyorum, bundan sonra hep yanındayım, ne olursa olsun.

Emir sıkıca sarıldı annesine, yıllar sonra ilk defa bu kadar yakındılar birbirlerine. Uzun bir süre öyle kaldılar, sonra anne-oğul derin bir sohbete daldılar, çok şey birikmişti konuşacak.

Feriha işlerini bitirip otelden çıktı, Aysun’un geldiğinden haberi vardı, onları rahatsız etmek istemedi. Gün bitmek üzereydi, Aysun da Emir de onu aramayınca hala konuştuklarını düşündü. Şirketten eve dönerken telefonu çaldı.

Feriha-Efendim?
Aysun-Feriha? Biraz geç kaldım sanırım. Emir’in yanındaydım.
Feriha-Biliyorum Aysun Hanım. Bölmemek için aramadım sizi. Nasıl geçti?
Aysun-Feriha ben sana nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum.
Feriha-Teşekkür etmenize gerek olmadığını söylemiştim.
Aysun-Şey, çok geç kalmadıysam hala seninle konuşmak istiyorum.
Feriha-Şu an yoldayım, eve gidiyorum, sizde gelin isterseniz. Hem çocuklar da özlemişti sizi.
Aysun-Harika olur. Ama önce eve uğramam lazım.
Feriha-Tamam, bekliyorum. Aa, Aysun Hanım, Can da gelsin. Hep birlikte yemek yeriz.
Aysun-Tamam Ferihacım. Görüşürüz.

Aysun yine Ferihacım demişti. Feriha telefonu kapatınca kendi kendine güldü. Aysun’a ne oluyordu böyle, bir anda melek olmuştu sanki.

Feriha eve gitti, annesi ile birlikte güzel bir masa hazırladılar. Emir’e de haber vermişlerdi. Güneş yine uzun uzun süslenmişti, tabi Rüzgar’da bundan nasibini almıştı. Herkes için yeni bir süreç başlıyordu. Artık acılar yoktu, kavga, gürültü geride kalmıştı. Sadece mutluluk onları bekliyordu. Aysun ve Can geldiler.

Rüzgar-Hoş geldin çocuk amca!

Çocuklar Can’a sıkıca sarıldılar.

Aysun-Babaanneye hoş geldin yok mu?
Güneş&Rüzgar-Hoş geldin babaanne!

Can’dan ayrılıp Aysun’a da sarıldılar.

Feriha-Hoş geldiniz.
Aysun-Hoş bulduk.

Çocuklar oynamaya dalmışlardı çoktan. Ömer ve Can iki iyi arkadaş olmuşlardı.

Aysun-Feriha, yemekten önce seninle biraz konuşalım mı?
Feriha-Tabi buyurun.

Birlikte çalışma odasına geçtiler. Aysun çantasından küçük bir kutu çıkardı.

Aysun-Emir bugün sana evlenme teklifi ettiğini, seninde kabul ettiğini söyledi. Çok sevindim. Bu yüzük bana anneannemden kalma. Benim bir kızım yok, o yüzden sana vermek istiyorum.

Aysun kutuyu açtı, içinde yaprakları pırlantadan, ortasında kocaman zümrüt taşı olan çiçek şeklinde bir yüzük vardı. Konuşmaya devam etti.

Aysun-Ben çok hata yaptım Feriha, oğluma karşı, sana karşı anlayışsız davrandım. Ona iyi bir anne olamadım şimdiye kadar. Ama bundan sonra elimden gelenin fazlasını yapacağım. Bu yüzüğü kabul eder misin? Parmağında taşır mısın? Feriha, bana anne der misin?

Feriha şaşkındı. Aysun’dan bekleyeceği son soruydu bu. Hatta hiç beklemezdi. Ama herkes 2. Bir şansı hak ederdi öyle değil mi? Başını olumlu anlamda sallayınca Aysun gülümsedi. Yüzüğü takmak için aldığında parmaklarına baktı, birinde Emir’in aldığı eski yüzük, diğerinde yeni yüzük vardı. Gülmeye başladılar. Sonra Feriha kar tanesini çıkardı parmağından.

Feriha-Sanırım bunu Güneş için saklayabilirim.
Aysun-Bana biraz anlatsana.
Feriha-Neyi?
Aysun-Bilmediğim Emir’i, aşık olduğun Emir’i.

Feriha onunla tanıştığı andan itibaren anlatmaya başladı. Aysun kimi yerde ağlayarak kimi yerde gülerek dinledi onu. Feriha anlatmayı bitirdiğinde ikisinin de gözlerinde yaş vardı. 1 saattir orada olduklarını fark etmediler bile.

Feriha-Siz bana eskilerden bahsedecektiniz ama tam tersi oldu sanırım.
Aysun-Bugünlük de böyle olsun. Hem daha konuşacak uzun zamanımız olacak.

O sırada Emir kapıyı çalıp içeri girdi.

Emir-E hadi yahu, bölmeyeyim dedim ama dayanamadım. Çok acıktık biz.
Feriha-Ne zaman geldin sen?
Emir-Oldu biraz.
Aysun-Tamam tamam geliyoruz. Anne-kız konuştuk biraz.
Emir-Anne-kız?

Aysun ve Feriha gülümsediler. Emir şaşkındı. Feriha’nın parmağındaki yüzüğü fark etti.

Emir-Aa, nasıl yani? Bu anneannemin yüzüğü değil mi?
Aysun-Artık Feriha’nın.
Emir-Cennete filan mı düştüm ben? Etrafımdaki herkes bir anda melek oluverdi.
Hande-Biri melek mi dedi? Tamam, beni özlediğinizi biliyordum, geldik işte.

Hande ve Koray içeri girdiler. Onlara kapıyı Ömer açmıştı.

Emir-Hani yarın geliyordunuz siz?
Koray-Sürpriz yapalım dedik, hep siz mi yapacaksınız sürprizleri?
Emir-Oğlum çok hainsiniz.
Koray-Ayıp ama, neyse moralimi bozamazsın, oğlum olacak, yani 2. Hande,

Güneş’e döndü.

Koray-Pardon, 3.Hande vakası yaşamayacağım.
Hande-Bana baaak!
Koray-Kızma aşkım şaka yaptım.
Hande-Yapma bana böyle şakalar.
Koray-Peki peki.

Hep birlikte masaya geçtiler. Keyifli uzun bir yemek yediler birlikte. Kahkahalar havada uçuşuyordu. Emir hayranlıkla izliyordu etrafındaki mutlu kalabalığı. Feriha’nın dediği oluyordu, onların artık kocaman, mutlu bir aileleri vardı. Emir şimdiye kadar hiç sahip olamadığı bir aileye sahip olmuştu Feriha sayesinde.


Işıkcım bu bölümü senin için ekledim şu an :love01:
Sonunu biraz farklı düşünüyordum ama çabuk bitirmek için kısalttım :)

dame_chocolate
25-04-12, 00:37
2.Bölüm http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?p=16835399#post16835399
Repler,Rep Yorumları,Profil Yorumlarım,Yorumlar,Öneriler ve İstekler için çok teşekkür ederim... :) :love01:

3.BÖLÜM

Emir ve Feriha çok güzel bir gece geçirmiş ve birbirlerine olan özlemlerini gidermişlerdir...Birbirlerine duydukları aşkın büyüklüğünüde o gece yeniden anlamışlardır.
(Feriha Emir'in omuzunda yatıyordur.O anda kalkar yüzünde gülücülerle...)
Emir: (Kolundan tutar.)Nereye?
Feriha: (Gülerek.)Sabah oldu...2 saat sonra dersimiz var.(Göz kırpar.)
Emir: (Feriha'yı kendisine geri çeker,saçlarını okşar kokusunu içine çeker.)Boşver...Bugün bizim günümüz olsun okula falan gitmeyelim.Zaten cuma bugün 2 dersimiz var...
Feriha: (Kısa düşünür.)Peki...Madem öyle istiyorsun.(Emir'in omuzuna iyice yerleşir ve kollarıyla Emir'in bedenini sarar.)
Emir:Seni çok seviyorum.(Güler.)
Feriha: (Emir'in yüzüne bakar.)Bende seni...(Emir Feriha'yı yavaşca yatağa yatırır ve yeniden onu öpmeye başlar.)
(Hem Feriha hem de Emir uzun bir zaman sonra ilk kez bu kadar mutludurlar.)


......
(Koray salondaki masada oturuyordur.Bütün gece hiç uyumamıştır.Gülsüm yavaşca merdivenlerden iner ve Koray'ı masada otururken görür.)
Gülsüm: (Sandalyeyi çeker ve oturur.)Koray iyi misin?
Koray: (İçine girdiği düşüncelerden Gülsüm'ün sesi ile uyanır.)İyiyim,iyiyim.
Gülsüm:Uyumadın mı sen?
Koray:Uyku tutmadı,bende oturdum ve düşündüm.
Gülsüm: (Endişelidir.)Neyi düşündün?
Koray:Evliliğimizi,seni,sırf seninle evliyim diye üzdüğüm insanları,değişen hayatımı ve seninle evli kalmak zorunda olduğum 4 koca yılı...(Kafasını masaya koyar.)
Gülsüm:Ben...Ben hiçbirşey anlamadım Koray söylediklerinden.(Ellerini yana açar.)
Koray: (Kafasını kaldırır.)Gerçekten anlamadın mı?(2 Kaşını da soru sorarmış gibi kaldırır.)Daha açık olayım o zaman...(Yavaşca oturduğu yerden kalkar,ellerini masaya yaslar.)Seninle evli olmakdan,hergün her akşam bu eve gelmekden,bakıcınmışım gibi yanında durmamdan,dakika başı beni aramandan,etrafımdaki kadınlara benzemeye çalışmandan,kendini düşürdüğün durumdan,güvensizliğinden yoruldum...Oh...(Derin bir nefes alır ve verir ve sandalyeye yeniden oturur.Gülsüm ağlamaya başlar Koray yumuşak bir sese bürünür.)
Koray: Bak Gülsüm seninle artık gayet açık konuşacağım.(Ellerini yana ayırır masanın üzerine koyar ve her iki elinin parmaklarını da birleştirir.)Ben 4 yıl falan bekliyemem,hayat beklememiz birşeyleri erteleyebilmemiz için çok kısa...Bak boşanalım sende bende hayatımıza yeni yollar verelim.Ailen seni her koşulda yanlarına kabul eder.Kızlarısın sonuçda sana arkalarını dönemezler,(üzerine basa basa söyler.)dönmezler...
Gülsüm:Sen annemleri bilmiyorsun Koray.Sana arkalarını dönmezler diyorsun ama Ferihaya döndüler bak..
Koray: (Tek bir kaşını kaldırır ve meraklı bir bakış ile.)Feriha ile kendini bir tuttuğuna olayları onunla kıyasladığına inanamıyorum.Feriha ve Emir bizim gibi değil ki.Feriha'ya ailesi eğer arkasını döndüyse Emir ile mutlu olacağını bildiği için artık yalnız kalmayacağınıda düşünerekden döndüler.Feriha'nın ailesi artık Emir,Emir'in ki de Feriha biz hiçbir zaman onlar gibi olmayacağız.Ayrıca Feriha'nın ailesi ona şuan kızgın ve kırgın buna arkalarını döndüler diyemeyiz zaman geçtikçe yeniden bir aile olacaklardır.Neyse...(Ayağa kalkar.)Ben bu sefer kararımın arkasındayım,unutma bunu olur mu...(Kapıtı açar ve gider.Gülsüm gözyaşları ile başbaşa kalır.)


.....
(Emir banyosunu yapıp giyinmiştir tam o sırada yatak odasının kapısından bornozu ile Feriha girer.)
Feriha: (Gözleriyle Emir'i süzer.)Ohooo.oo sen çokdan giyinmişsin.
Emir:Sen yavaşsan ben ne yapabilirim.(Kaşını kaldırır,arkasını döner ve gülümser.)
Feriha:Beni sinirlendirmeye çalışıyorsun ama bunu başaramayacaksın.Çünkü (Emir'in yanına gider ve ona sırtından sarılır.)bugün çok mutluyum.(Sırtına bir öpücük kondurur.)
Emir: (Feriha'ya döner.Yanağını hafifce okşar daha sonra iki eliyle Ferihanın yüzünü ellerinin arasına alır.Tek bir yanağına hafifce masum bir buse kondurur.)Bundan sonra hep mutlu olacaksın.Artık seni üzecek Bir şey olmasına izin vermeyeceğim.
Feriha: (Aynı şekilde oda Emir'in yüzünü iki elinin arasına alır.)Bende...Bende bundan sonra kimsenin aramıza girmesine izin vermeyeceğim.(Ellerini indirir,gülümser.)Bende giyineyimde çıkalım.
Emir:Tamam...(Salonu gösterir.)Ben içerdeyim.
Feriha: (Göz kırpar.Emir odadan çıkar.Feriha giyinme odasına gider dolabını açar Seher ve Hatice Halasının sözleri aklına gelir.)
Feriha: (Kıyafetlerine dokunur,bakar)Az kaldı az...(Gülümser ve giyinmeye başlar.)


......
(Gülsüm biraz sakinleştikten sonra hemen Seher'i arar.)
Seher:Efendim şekerim...(Kaşı gözü oynar.Sırıtık bir yüz ifadesi vardır.)
Gülsüm: (Ağlayarak.)Seher...(Hıçkırır.)
Seher:Ayyy noldu gene...Depresifim benim.
Gülsüm:Koray...Koray benden boşanmaya karar verdi.
Seher:Bu yeni Bir şey değil ki tatlım.(Eline törpüsünü alır.)Daha önceden biliyorduk bunu...Geçmiş zamanda mı yaşıyorsun anlamadım ki.(Kaşını kaldırır.)
Gülsüm: (Ciddileşir.)Saçmalama Seher bugün yeniden konuştuk daha doğrusu o konuştu ben dinledim.Bu kez kesin boşanıcaz diyor..(Ağlamaya başlar)
Seher:Zaten senin sesin birtek bana çıkıyor.Madem konuştu sen neden hiç konuşmadın da alık alık dinledin tatlım?Seninde ağzın dilin var...Bıktım yani sizin ailenin kafasızlıklarından.Neyse tamam,bekle geliyorum...
Gülsüm:Tamam.(Telefonu kapatır,yeniden ağlar.)


......
(Feriha kot pantolon ve petrol mavisi yarım kollu bir T-shirt giyinmiş hafif bir yüz makyajı yapmış ve salona Emir'in yanına gitmiştir.)
Feriha: (Kapıdan Emir'e gözükür.)Ben hazırım.(Emir ayağa kalkar.)
Emir:Tamam...Çıkalım o zaman..(Fortmantodan ceketini ve Feriha'nın çantasını alır,kapıya yönelir)
Feriha: (Emir'in elinden çantasını alır ve kapının önüne geçer)Çıkamayız.
Emir: (Kaşını kaldırır meraklı gözlerle)Neden?
Feriha:Çünkü (Emir'e doğru bir adım atar.)daha nereye gideceğimizi söylemedin.Meraktan çatlarım ben.
Emir: (Dudaklarını büzer.)Üzgünüm karıcım,merakınla başbaşa bırakacağım seni,hem zaten 4 saat sonra göreceksin gittiğimiz yeri.(Feriha'nın yanağını sıkar.)
Feriha: (Şaşkınlıkla gözlerini açar.)Yok artık 4 saat mi?(Biran duraksar)Kahvaltı yapsaydık bari acıkırım ben 4 saat boyunca (Gülerler.)Hem nereye gidiyoruz ki 4 saatlik alt tarafı birbirimize ayırabileceğimiz 1-2 saat için o kadar yol gitmeye birde dönüşü var bunun 4 saat onun yerine o 8 saati yollara değil de birbirimize ayırsak olmaz mı?O kadar yol gidilir mi ya...(Mızmızlanır.)
Emir:Yolda kahvaltı edice zaten.(Göz kırpar.)Hem gidillir tabiki neden gidilmesin.Ayrıca sana çok güzel bir sürprizim var...
Feriha:Sürpriz...(Gülümser,heyecanlanır.)Ayy şimdi daha çok merak ettim.Hadi gidelim o zaman hemen.(Kapıyı açar Emir'in elinden tutar ve onu dışarıya çeker.Asansöre binerler Feriha aynaya döner saçlarını düzeltir Emir hayranlıkla onu izliyordur.Feriha Emir'in onu izlediğini farkedince Emir'e aynadan göz kırpar,gülümserler...El ele tutuşup asansörden inerler ve arabalarına binerek apartmanın önünden uzaklaşırlar.)


......
(Hatice evin penceresinden Emir ve Feriha'nın gittiğini ve mutlu olduklarını görmüştür.)
Hatice: Oyşşş sonunda...(Rıza gelir.)
Rıza:Noluyor Hatice?Camda neyle konuşuyorsun?
Hatice:Yok bişey abi...Feriha ve kocasını gördüm de onlarla konuşuyordum.
Rıza:Ne gibi?
Hatice:İkisininde yüzü gülüyordu da ondan.
Seher: (Konuşmayı duyar.)Aman Aşkdandır aşkdan...Darısı senin Gülsüm'ün de başına artık.(Rıza'nın orada olduğunu unutur.)
Hatice: (Öksürür.)Öhö öhö...
Seher: (Ağzını eğer...)Ayhh...Neyse ben gidiyorum..Hoşçakalın.Geç kalmam.
Hatice:Şşşt...Bana bak.Nereye gidiyorsun sen?
Seher: (Düşünür.)Nereye olucak Hatice halacım.Halam gelmiş onu görmeye gidiyorum.Çok özlemişde beni...(Sırıtır.)Neyse hadi size iyi günler...(Hemen çıkar evden.)


.....
(Feriha ve Emir arabadadır.)
Feriha: (Gözleriyle tavana bakar sonra Emir'e bakar.)Nereye gidiyoruz Emir
Emir:Sürpriz...
Feriha:Merak ediyorum ama.(Saf bir şekilde.)
Emir:Sürpriz...
5 Dakika sonra...
Feriha:Ya nereye gidiyoruz...
Emir:Sürpriz...
Feriha: (Güler.)Offf...Sende hiçbirşey söylemiyorsun.
Emir: (Gülümser.Feriha'nın eline uzanır ve okşar.)Az kaldı merak etme.
Feriha:Az mı?Şaka mı yapıyorsun sen Emir daha 1 saat bile olmadı biz yola çıkalı...Çatlıyıcam merakdan...
Emir:Bu kadar sabırsız olduğunu hiç düşünmemiştim Feriha...
Feriha: Düşünmene fırsat olacak Bir şey yaşamadıkda ondan ayrıca 4 saatden bahsediyoruz bırakta sabırsız olayım (Gülerler.)
Emir: Peki peki...


.......
(Seher Gülsüm'e gelmiş salonda oturuyordur.Gülsüm sabah olan herşeyi en ince ayrıntısı ile anlatmıştır.Seher Gülsüm'e bakar...)
Seher:Ayy şiştim ama eeee sonuç...
Gülsüm: (Gözlerini kısar.)Sonuç boşanmaya kararlı işte 4 yıl falan bekliyemem dedi.
Seher:Adam haklı...
Gülsüm:Nasıl yani?
Seher:Şimdi tatlım darılmaca gücenmece yok bak ama bir Handeye bak birde sana bak...Ayrıca eğer o kızı gerçekten seviyorsa seninle evli kalmak istememesi normal.
Gülsüm: Diyosun.
Seher: Diyorum tabi...
Gülsüm:Napıcaz peki?
Seher:Eğer boşanmak istemiyorsan kocan sana dava açtığında boşanmak istemediğini söyliyeceksin hakim zaten boşamaz seni bak bir filmde izlemiştim kadın boşanmak istemedi hakimde davayı öne attı bu bu şekilde ilerler sende evli kalırsın...Ama kocanı bu eve nasıl sokarsın onu bilemem işte o artık sana kalmış...Hadi ben gidiyorum işlerim var...Bayyyyyy...(Kapıdan çıkar.)
Gülsüm: (Ağlamaya devam eder.)Napıcam ben yaa napıcam?


......
4 SAAT SONRA...
(Emir Feriha'nın gözlerini bağlamıştır...)
Feriha:Herşey iyi güzel ama gözlerimi neden bağladın.
Emir: (Güler.)Sürpriz bozulmasın diye olabilir mi?
Feriha:Ya karından gizli saklı iş yapıyorsun (Gülerler.)
Emir:Geldik zaten...Bekle beni.
Feriha: Peki...
Emir: (Bagaşı açar küçük bir valizi eline alır ve Feriha'nın kapısını açar.Feriha'yı yavaşca elinden tutarak indirir.)Açabilirsin gözlerini...
Feriha:Tamam...(Çok heyecanlıdır,yavaşca gözlerini açar ve...)
AĞVA PARADİSE OTEL'e HOŞGELDİNİZ tabelası ile burun buruna gelir...
Feriha: (Emir'in elindeki valiz'e bakar.Gözlerini iki yana sallar gülerek.)Nasıl yani..
Emir:Bugün günlerden cuma...2 Gün tatil yapalım istedim...
Feriha:Ama gece clup'ü...(Yüzü değişir.)
Emir: (Feriha'yı dudağının kenarından öper.)Hiçbirşey benim güzel karımın gülümsemesinden daha önemli değil...
(Gülerler ve otelin kapısından içeriye girerler...)
Okuyan,beğenen herkese sonsuz teşekkürler :) :love01:

Ebru-Polat
25-04-12, 16:45
Feriha: Atesle ne ilgisi var?
Arda(yerinden kalkar): Ates kimin oglu?Atesin babasi kim?
Feriha(Arda bakar): Bir saniye dusunduyum sey olamaz
Arda: evet Feriha,dusunduyun sey.Melek en cok buraya geldiyin gunden beri kimden zarar gordu Ateste,o kavga oldugu gun Melek Emiri gordumu?(Feriha evet anlmadinda bakar) evet,aklindan kaldimi Emir?Evet … (Arda yutkunur) hatirlasa kitapta okumustu boyle agir travmalarda cocuklarindan aklindan hemen kalir
Zehra:Ne yani oglum Emirin oglu torunuma zarar verdiyi diye babasini kabul etmiyecekmi?
Arda:Evet Zehra teyze,bunu ancan piskolok doktor coze bilir
Feriha: Ates yuzunden bu hale geldik biz,oylemi?
Arda(Ferihani kolarindan tutar): Canim farkindayim cok aptalca gorunuyor ama gercek bu,bunu ancak cocuk piskologu cozeriz

Feriha Ardaya hic bir sey soylemeden Meleyin odasina cikar.Odaya giridiyinde Meleyin ustu acikti,en sevdiyi oyuncagi yoktu yanindan,Feriha hemen Meleyin yanina oturur,onu izlemeye basladi.

Flashback son:

Feriha:Canim anlar bakalim ne oldu?
Melek(ilk once anlatmak istemez ama sonra anlatmaya baslar):Orda bir cocuk beni uzuyor
Feriha:Nasil yani?
Melek:Oyuncuklarimi elimden aliyor
Feriha(guler):Eee hani sen oyuncaklarini paylasicaktin?
Melek: Paylasiyorum ama o zorla aliyor

Flashback son:

Feriha bunlari hatirlarken birden yuzunde sicaklik hisetti,bakislarini Meleye cevirdi.Melek kip kirmizi gozleriyle annesine bakiyordu.

Feriha:Uyandinmi bitanem?(Melek “evet” anlamindan kafasini sallar)
Melek: Anne
Feriha: Soyle askim
Melek: O adam birdaha gelmiyecek dimi?
Feriha(bir kez daha sok olmustu): Meleyim beni dinlesen
Melek(sinirlenir): Istemiyorum o adami
Feriha: Melek dinle beni sana dedim
Melek(yataktan kalkar,Ferihaya bakar): Sen beni artik sevmiyorsun
Feriha: Meleyim sen ne diyorsun boyle?
Melek: Sevmiyorsun iste sevseydin beni uzmedin
Feriha(hemen Meleyi kucagina alir): Seni Seviyorum Meleyim,bunu cok iyi biliyorsun
Melek(aglmaya basladi): Annecim onu gormek istemiyorum
Feriha: Tamam canim gormiyeceksin

Feriha o gun evde kaldi,Melekle vakit gecirdi,ama Melek yinede Feriha karsi souktu,Ferihanin bunu hisediyordu ve cok kotu oluyordu,kizi ilk defa annesin uzakti.

Emir o gun deliye donmustu,Ferihanin tel kapaliydi,Hillse gitmemisti,Ardayi aradi o acmiyordu en sonunda careyi ickede buldu.

http://img6.ressim.net/out.php/i5657458_o-matic-jpg

Koray: Lan yine ne yapiyorsun?
Emir(elindeki siseden bir yudum alir): Gormuyormusun?Iciyorum
Koray: Sana simdi guzel bir sey soylerdim ama neyse
Emir:Soyle,soyle artik ne soylesen az bile
Koray: Delirtme beni hadi kalk(Emiri kaldirmaya calisir)
Emir: Koray lutfen bugun bunu yapma
Koray: Emir kardesim sen boyle yaparsan Feriha ne yapsin ozaman?Aradinmi hic?
Emir(ters ters bakar): Aradim telefonu kapali
Koray(cebinden tel cikarir): Dur Ardayi arayim
Emir: Bosuna arama acmiyacak

Melek salondan cizgi film izliyordu,Feriha bunu firsat bile,hemen telefonun cantasindan cikarir,acar ve Emiri arar.

Emir(tel ekranina bakmadan acar): Alo
Feriha: Emir
Emir(duyugu sesle kendine gelir): Ooo sonundan ariya bildiniz
Feriha(Emirin sesinden icitiyini anlar): Sen ictinmi?
Emir: Evet,bir kac kadehle basladi,bir kac siseyle bitti
Feriha(buna cok sinirlenir): Ozaman sana iyi icmeler Emir,nezaman ayilip kizini dusunursen ozaman ara beni (Feriha tam tel kapaticakti)
Emir: Sakin o tel kapatma
Feriha: Yoksa ne olucak?
Emir: Oraya gelirim senin yapamadigini ben yaparim
Feriha:Sen sarhosun ne dediyini farkinda bile deilsin
Emir: Feriha beni cok iyi taniyorsun,bunu yapacagimi biliyorsun
Feriha(mutfaktan salona,Meleye bakar): Emir Melek simdi beni istiyecek
Emir: Ya ben?Kizimi ve seni istiyorum ama yanimda deilsiniz,yanimda sadece siseler var
Feriha: Emir canim ilk once konusmamis gerek,Meleyin durumu dusunduyumuzdende kotu
Emir(yerinden kalkar): Bu ne demek?
Feriha(Melek Ferihayi ariyordu gozuyle salonda): Canim Melek beni ariyor,yarin sabah konusuruz
Emir:Tamam,kizimi op benim icin
Feriha:Tamam canim,senden artik icme lutfen benim,kizimin icin
Emir:Tamam

Telefonla konustuktan sonra Feriha Meleyin yanina gider,Emir yatak odasina cikar,Feriha Meleyi kucagina alir ve yatak odasina cikarlar,Emir guzel souk bird us aldiktan sonra yataga uzanir,Feriha Melekle birlikte kendi odasina gecer,Emir Ferihanin soyledikleri dunusur,Melek sim siki Ferihaya sarildi ve ucude ayni andan uykuya teslim olurlar.

Ne yapabilirim ben de insanım
Gözlerim aşktan kapalı
Uyumuyor acılar çekiyorum
O hatayı yaptın yapalı
Yazık bunca yıla yazık hayallerime
İstemem sende kalsın bana bir şey ödeme
Hayat bir gün güler yüzüme
Gideni aratmaz belki gelen
Sen kendi adına dilek tut
Beklerim benim yok acelem
Hayat bir gün güler yüzüme
Gideni aratmaz belki gelen
Sen kendi adına dilek tut
Beklerim benim yok acelem
Ne yapabilirim ben de insanım
Gözlerim aşktan kapalı
Uyumuyor acılar çekiyorum
O hatayı yaptın yapalı
Yazık bunca yıla yazık hayallerime
İstemem sende kalsın bana bir şey ödeme
Hayat bir gün güler yüzüme
Gideni aratmaz belki gelen
Sen kendi adına dilek tut
Beklerim benim yok acelem
Hayat bir gün güler yüzüme
Gideni aratmaz belki gelen
Sen kendi adına dilek tut
Beklerim benim yok acelem
Hayat bir gün güler yüzüme
Gideni aratmaz belki gelen
Sen kendi adına dilek tut
Beklerim benim yok acelem
Hayat bir gün güler yüzüme
Gideni aratmaz belki gelen
Sen kendi adına dilek tut
Beklerim benim yok acelem

Sabah herkes cok erken kalkti.Guzel bir kahvalti ettikten sonra herkes evden cikar,Feriha Meleyi krese buraktiktan sonra Hillse gecer,Arda disardaki islerini halletikten sonra Hillse gecer,Koray,Emirle birlikte sabah sporlani yaptiktan sonra uzerlerini deistirirler ve Hillsin yolunu tutarlar.

Kuucuk bir toplatidan sonra toplanti odasindan 4 kisi kalir.Feriha,Emir,Koray ve Arda,Feriha tam konuyu acicak odaya Mert girdi.

Mert(teslali) :Emir bey ozur dilerim ama cok buyuk bir sorun var
Emir(yerinden kalkar): Ne sorunu?
Mert: Emir bey Celik ailesinin evine hirsiz girmis
Emir: Ne?
Mert: Evet ama en kotusu …
Emir: Mert gevelemede soyle ne oldu?
Mert: Eve giren hirsizlardan biri Ates beyi ve Ruya hanimi yaraladilar

Gulden
25-04-12, 18:08
asagidaki senaryoyu ya beni taniyor ve "yine ne yazdi bu çatlak" deyip okuyacaksiniz yada "morelim bozuk, kafa dagitmak istiyorum" deyip.
gerçek olamayacak kadar kötü bir yazilisla karsinizda One Night




Handenin zoruyla Feriha Night'a gider. ve ne tesadüftür ki Ecede ordadir. Ferihayla Hande bar'a geçer Ece ise tam karsilarindaki Locadadir. Emir Ferihaya "seni takmiyom" avrini sürdurüyordur. üstün körü bir hosgeldin dedikten sonra isiyle ilgilenir.
Emir Localari gezerken Feriha adeta göz hapsine alir Emiri ve sert sert bakar. Emir bu pis bakislardan hiç rahatsiz olmaz aksine hosuna gider ama ciddi davranir.

Gecenin ilerleyen saatlerinde Feriha hafif bir çakir keyfi yapar. Hande ise Korayin gelisiyle Night'i terk eder. Feriha tek basina demleniyordur barda.
Emir fazla içmemesi için Ferihanin yanina gider.

Emir: bu kadar yeter demi (bardagi elinden alip)
Feriha: daha yeni baslamistik ?
Emir: Koray'a söyliyim seni eve biraksin istermisin ?
Feriha: yok beraber döneriz.

Ece yanlarina yaklasir;

Ece: Emir esinle tanistirmaycak misin ?
Emir: Esim Feriha, Feriha buda Ece
Feriha: Ece ?.. hani dövmeli olan ?
Ece: esine dövmemden mi bahsettin ?
Emir: evet.:img-blush (maksat örnek alsin, pesimden ne sarisinlar ne dövmeliler kostuda ben onu seçtim anlasin)
Ece: demekki seni kiskanmayacak kadar çok seviyor. tebrik ederim bu arada, Emir'i onu nikah masasina oturtacak kadar onun degerini bildigin için. (yok Ecem ya ne degerini bilecek sürÛndürüyor tosunumu zillos)
Feriha: Sagol canim.
Ece: neyse görüsürüz ben locaya dönüyorum.
Feriha: görüsücez bye
Emir: Feriha sarhossun hadi Koray götürsün seni.
Feriha: kaliyim seninle döneriz. (iç ses : gidiyimde kiz agzina düssün demi ? yemezler)
Emir: tamam ama daha fazla içme.

bir kaç saat sonra Emir Feriayi uzaktan izler, Feriha gözlerini Eceye dikmis pis pis bakiyordur. Emir patronuyla konusur ve gitmek için izin alir.

Emir: isim bitti hadi gidelim.
Ferha: birazda beraber eglenseydik ?
Emir: neden disariya karsi oyununda Night'in müsterileride mi var ? (çok güzel bir laf sokuyor :img-hyste)
Feriha: belkide..

Emire yaklasip dudaklarini öper. (öyle ataesli birsey hayal etmeyin dudaklari birbririne degiyor sadece)

Emir: keske baskalari için degilde bizim için yapsaydin bunu.
Feriha: ya bizim içinse (kisik sesle)

-

10 nümeronun kapisini açar Emir, Feriha içeri girer girmez ayakkabilarini çikarir. bir kaç adim atar ve yere çöker, Emir arkasindan gelir ve ayaga kaldirmak ister.

Feriha: Hills'e ilk geldigim gecenin sonunu hatirliyormusun ?
Emir: evet
Feriha: o gece senin kokunu duyunca uyumak istemistim.
Emir: Simdide uyusan fena olmaz.
Feriha: ama simdi sadece uyumak istemiyorum, ben seninle uyumak istiyorum.
Emir: sabah kalkinca pisman olacagi sözler ediyorsun, bak etrafimizda kimse yok mutluluk oyununada gerek yok ?
Feriha: lanet olsun o oyuna, anlamiyormusun bitmiyor içimde biten tek sey sana öfkem, kizginligim, kirginligim.
Emir: bu gece beni Eceden kiskandin diyedir o :img-beee:
Feriha: Hayir, tamam kiskandim ama ondan degil. Biz hiç böyle olmadik, yani sen hiç sessiz tavirli olmadin. hep bendim kaçan taraf. simdi sen kaçinca olmuyor, böyle surat yapinca dayanamiyorum. Sen hep yakindin hiç bukadar uzak olmalistin Emir.
Emir: sorun bensizlik yani, nasil oluyormus :whistle2 aldin mi boyunun ölçüsünü Feriha Sarrafoglu.
Feriha: diline düstük yani :img-beee: iyi be lafimi geri aliyorum, seninki inatsa benimkide inat.
Emir: iyi tamam tamam, hadi git yat :icon_whis
Feriha: ben bosuna mi okadar konustum, hadi gel iste:love01:


koyun koyuna uyurlar, sabahta tekrar kavga ederler.


(hiii sonu KZMB olacak sandiniz demi naniiiik Lülüden baskasina yok...)

eL-Doktorlar
25-04-12, 21:26
Muhtemelen unutuldum, yine de o güzel senaryolarınızdan sonra bir heves yeni bölüm yazdım. Devamının geleceğini umuyorum. Yorumlarınızı da esirgemezseniz çok sevineceğim bu arada.

Ayrıca; senaryomu unutanlar için:
1-2-3
http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=110405&page=59

4-5
http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=110405&page=60



6.

3 ay sonra…

Aradan koskoca 3 ay geçmişti. Biz, ailelerimizle bu 3 ayda bir arpa boyu yol alamamıştık. Aslında artık üzülmeyi bırakmıştım. Sadece, bir yanım biraz eksikti o kadar. Bu süre zarfında ehliyetimi almıştım, bursumu kaybetmemek adına okula tam gaz devam ediyordum. Ve en ilginci, tam 3 aydır yani 90 gündür Emirle hiç kavga etmemiştik. Sanırım, artık büyüyorduk. Beraber. Evet, bu benim için en önemli olanıydı. Beraber olmak. Onun omzunda uyumak, güne onun kokusuyla merhaba demek. Bu, gerçekten bir mucizeydi. Mucizenin adı aşktı, mucizenin adı Emir’di. Ve benim mucizem, bugün üniversiteden mezun oluyordu.

“Sevgilim tamam işte, oldu. Hadi yeter artık çıkalım.”
“Emir sen kendini şaşırdın herhalde, daha ben hazırlanmadım. Tamam, bu sefer oldu. Kravatında gayet düzgün.”
“Oldu canım oldu. Hadi çık hazırlan sen de.”

Mezuniyet töreni, baloyla birlikte Suada’da yapılacaktı. Bu yüzden güzel görünmeliydim. Yine, her zaman olduğu gibi fotoğrafımızın magazin dergilerinin ilk sayfasında olacağından emindim. “Feriha&Emir Sarrafoğlu çifti, her şeye inat yine göz kamaştırdılar!” Bu, yaşadığımız sorunlar arasında rahatlatıcı bir etkendi. Her şeye rağmen. Evet, biz göz kamaştırıyorduk. En çok da birbirimizin gözlerini. Aşkla. Hızlıca duş aldım. Saçlarımı hemen kurutup, maşa yaptım. Elim hızlı olduğu için şanslıydım. Saçlarıma aralarında olacak şekilde ince örgüler sıkıştırdım ve arkadaş gelişigüzel bir dağınık topuz yapıverdim. Ardından makyajımı doğallık sınırında siyah tonlarında yaptım ve hafif pembemsi rujumla makyajımı tamamladım. Omuzları açık, kol kısmından sarkan dantel detayları olan, önü kısacık, arkası upuzun siyah elbisemi giydim ve platform topuk ayakkabılarımı ayağıma geçirdim. Son olarak parfümümü sıkıp çantama attım ve hazırdım. Yavaş yavaş merdivenlerden indim. Ve o yakışıklı adama baktım. Koltukta oturuyordu, arkası dönüktü. Siyah takım elbisesi, beyaz gömleği ve kollarımdaki dantel detaylarını bulunduran kravatı ve mendiliyle çok çarpıcı gözüküyordu.

“Emir Bey, bu kadar çabuk beklemiyordunuz sanırım ama, eşiniz hazır.”

Hızla ayağa kalkıp yüzünü bana döndü.

“Feriha, aşkım harika gözüküyorsun!”
“Yanına yakıştıysam ne mutlu bana, Emir Sarrafoğlu.”
“Sen her halinle, yanıma da kalbime de en çok yakışansın, Feriha Sarrafoğlu.”
“Çıkalım mı?”
“Çıkalım.”
“Ah bir dakika.”

Son bir kez Emir’in kravatını ve mendilini düzelttim.

“Sevgilim yeter ama lütfen.”
“Tamam canım tamam çıkalım.”

Bu gece, Emir’in arabasıyla gidiyorduk ama, dönüşte benim kullanacağım konusunda hemfikirdik. İçkiyi fazla kaçırmasa da, yeterince içmişken araba kullanmasını istemiyordum.

“Koray aramadı. Nerdeler acaba?” dedi Emir elimi tutarken.
“Ben Handeyle konuştum. Deniz taksinin önünde buluşacağız.”
“Hala inanamıyorum. Hande ve sen. Siz ve dost olmak.”
“Ben inanıyorum Emir. Hande’ye bu sefer gerçekten inanıyorum.” Arabaya binerken, aklımda 2,5 ay önce Handeyle yaşadıklarımız vardı.

*
---Flashback---

Evimize geleli sadece 15 gün olmuştu. Emir, okuldaydı. Dersim olmadığı için ben evdeydim. Kapı çalınca, Emir’in geldiğini düşünerek kapıya koştum. Emirden başka gelen olmazdı. Koray, Emir yokken gelmezdi. Gülsüm’ün de zaten artık gelecek yüzü yoktu. Kapıdaki kişinin Emir olduğuna emin olarak, hızla kapıyı açtım.

“Aşkım hoşg… Hande?!”

Hande, karşımdaydı. Ağlamaktan perişan gözüküyordu.

“Hande ne oldu sana?”
“Feriha, affet beni. Yalvarırım affet. Bari sen beni affet.”

Ayakta duracak gücü yoktu. Koluna girdim ve koltuğa oturttum. Karşısına geçtim.

“Dinle beni Feriha. Lütfen, sözümü kesmeden dinle.”

Gerçekten çok ağlıyordu.

“Ben. Yani biz. Emir, Koray ve ben. Biz birlikte büyüdük. İlk oyuncaklarımızı beraber aldık. İlk kez birlikte düştük. Birlikte güldük, birlikte ağladık. Ben, aralarındaki tek kızdım. İkisinin de prensesiydim. Prenses olduğuma emindim ben. Sonra, seneler sonra sen geldin. Emir’i, kalbini, bedenini… Emir’in tüm varlığını hızla aldın benden. Ve ben, bu yüzden Emir’e aşık olduğumu sandım. Çocukken sevmediğin bir oyuncağı biri almaya çalışınca kıymetli olurdu hani, birden bire en çok değer verdiğin şey oluverirdi. Aynen öyle oldu. Emir’i kaybedeceğimi düşündüğüm için yaptım her şeyi.”
“Emiri kaybetmezdin Hande. Aksine beni de kazanırdın. Dost kazanırdın.”
“Feriha dinle lütfen… Sonra, senin o kuzenin geldi. Benim yüzümden geldi. Ben, Emir’e olan çocukça takıntım yüzünden kalbimin gerçek sahibinin kim olduğunu fark edemezken, seneler önce bunun farkına varmış olan Koray, acı içinde kuzenine teslim oldu. Yanlış anlama Feriha ama, siz onunla hiç benzemiyorsunuz. Gülsüm, onun zayıflığından yararlandı.”
“Gülsüm çok zayıf ve doldurulmaya müsait bir kız Hande. Ona da kızamıyorum.”
“Neyse. O gelince, ben Emir’in, Koray’ın hatta senin bile hayatımdaki yerlerinizi fark ettim. Benim için ne anlam ifade ettiğinizi. Koray’ı, aşkı.”

Gözündeki yaşı sildi.

“Pişmanım Feriha, ben çok pişmanım. Emir beni affetmiyor. Koray da. Sen affet beni. Sen bana yardım et. Lütfen Feriha, bir kez daha kalbinizi kırarsam beni tamamen çıkarırsınız hayatınızdan. Sadece bana bir şans ver Feriha. Onlar adına da, kendi adına da bir şans ver.”

Hande’nin gözlerinden, samimi olup olmadığını anlayabilirdim. Samimiydi. Hiç olmadığı kadar samimiydi.

“Herkes… İkinci bir şansı hak eder Hande. Bunu iyi değerlendireceğine eminim.”
“Teşekkür ederim Feriha… Çok teşekkür ederim.”

Geldi ve boynuma sarıldı.

“Hadi Hande, git elini yüzünü yıka. Ben de bir kahve yapayım. Lavabo şu tarafta.”

Ben kahveleri yaparken, yanıma gelip tezgaha dayandı.

“Feriha, yanlış anlamazsan bir şey soracağım.”
“Anlamam. Sor. Hatta sen sormadan ben cevap vereyim. Gülsüm’le ne olduğunu mu soracaksın?”
“Ah, evet.”
“Çok değil, sen gelmeden birkaç gün önce geldi buraya. Gazı kimden aldıysa, Koray’ın boşanmak istemesinin nedeninin ben olduğumu düşünmüş. Onu kıskandığımı, kendisini hiçbir zaman sevmediğimi ve sevemeyeceğimi, senden taraf olduğumu iddia etti. Aslında çok daha ağır şeyler söyledi de, neyse boşver. Ben de, dayanamadım ve sildim Gülsüm’ü. Bir daha yüzünü bile görmek istemediğimi söyledim.”
“Köylü Güzeli.”
“Yine de aynı kanı taşıyoruz Hande. Öyle söylemesek.”
“Özür dilerim.”
“Tamam canım neyse, bu arada bir hafta sonra boşanıyorlar. Bilmek istersin diye düşündüm.”
“Keşke sevinebilsem.”
“Tamam, gel bu konuda konuşalım biraz. Al kahveni de.”

Bu günün yeni bir dostluğa açılan kapı olduğunu, fark etmiştim.

*

“Ne düşünüyorsun aşkım?” dedi Emir ve elini bacağıma koydu.
“Hiç, Hande’nin bana geldiği günü düşünüyordum.”

Telefonum çaldı.

“Ah, iyi insan lafının üstüne. Hande arıyor. Efendim canım? Tamam geliyoruz.” Telefonu kapattım.
“Hande seni çok kıskanacak.”
“Neden?”
“Çünkü, gecenin en güzeli benim karım. Hatta tüm zamanların en güzeli benim karım.”
“Ama benim yakışıklı kocam, biraz daha bana bakmaya devam ederse kaza yapacağız.”

Deniz taksinin bizi beklediği limanın otoparkına arabayı bıraktıktan sonra, el ele Hande ve Koray’ın yanına doğru yürüdük.

“Ben size geç kalmayın demedim mi?” diye haykırdı Hande.
“Bir Hande klasiği.” Dedi Emir. “Beklemeseydiniz, çattık ya.”
“Oldu bir de ayrı gitseydik. Kes sesini Emir, ve Koray bindir beni şu şeye.”

Koray gülümseyerek Hande’nin elini tuttu ve Deniz Taksiye bindirdi. Hande krem rengi elbisesiyle peri kızı gibi görünüyordu. Emir zarif bir biçimde elimi tuttu. Deniz taksiye binmeme yardım etti ve belime sarıldı. Kulağıma fısıldadı.

“Bu kadar güzel olarak büyük bir suç işledin. Bunun cezasını gecenin sonunda evimize gittiğimizde çekeceksin.”
“Cezam buysa, seve seve.” Dedim ve dudaklarına bir öpücük kondurdum.

Koray ve Handeye baktım yerime otururken. Çok mutlu görünüyorlardı. Onların mutlu olması beni de mutlu ediyordu. Suada’ya varınca, tekneden beylerin yardımıyla indik. Bizi bir gazeteci ordusu karşıladı. 4lü olarak, ve birkaç tane de çift olarak fotoğraf çekildikten sonra, içeri ilerledik. Hande’ye, Koray’a ve tabi ki Emir’e özenle kep ve cübbelerini giydirdim.

“Hadi bakalım, mükemmel görünüyorsunuz. Beni çok bekletmeyin.”

Elimdeki telefonla bir fotoğraflarını çektim, sonra fotoğraf makinesini çıkardım ve oradan geçen birinden fotoğrafımızı çekmesini istedim. Emir’e döndüm.

“Ben yerime geçiyorum sevgilim. Seni çok seviyorum.”
“Ben de seni. Ben de seni çok seviyorum Feriha.”

Dudaklarına bir öpücük bıraktıktan sonra, töreni beklemeye başladım. Teker teker platforma çıktılar. Emir, aralarında o kadar dikkat çekiciydi ki. Sevgilim, aşkım, kocam. O devasa adam benimdi ve o arada bile bana bakıyordu. Klasik konuşmalar yapıldı, diplomalar verildi ve sonunda kepler atıldı. Emir içeri koştu ve anında cübbesini çıkarmış olarak yanıma döndü. Var gücümle sarıldım.

“Zaman geçmedi sanki. Yanına gelmemek için kendimi zor tuttum.”
“Harika görünüyordun aşkım.” Dedim ve daha sıkı sarıldım.

Tören tamamen bittikten sonra, büyük yuvarlak masalarda yerimizi aldık. Müzik salonu doldurmaya başlayınca, Emir elimden nazikçe tuttu, dansa kaldırdı.

Omzumda başın eksik
Yatağımda kokun
Tenimde tenin eksik
Gel de bir dokun
Gecelerden uykum eksik
Yüzde tebessüm...
Elimde elin eksik
Yaşlı hep gözüm,

Ne olur dön geri sevindirme elleri
Boz bu mühürlü kara büyüleri
Sensiz olmaz Sensizlik anlatılmaz
Hep eksik diyorum ya o bile az.

“Bu şarkının ilk şarkı olmasında, bir parmağınız olabilir mi Emir Sarrafoğlu?”
“Seni ilk kez kaybettiğimi düşündüğümde de, sonsuza kadar kazandığım ve senin Sarrafoğlu olduğun anda da, bu parça çalıyordu. Hayatımızın yeni bir dönüm noktası bu gece. Ve bu gece de, bu çalmalıydı. Yani haklısınız, kesinlikle bir parmağım olabilir Feriha Sarrafoğlu.”
“Bu geceki cezam, emin olun size ödül olacak Emir Bey, eve dönmemizi bekleyin.”
“İstersen hemen dönebiliriz.”
“Sen gerçek bir şapşalsın.”
“Ve sen bu şapşalı çok seviyorsun.”
“E tabi, bu da bir gerçek.”

Koray ve Hande dans ederek yanımıza geldiler.

“Emir, müsaade edersen güzeller güzeli eşinle biraz da ben dans etmek istiyorum.”
“Koray!” dedi Hande.
“Yani güzellerin arasından 2. güzelle. En güzeli benim sevgilim çünkü.” Dedi Koray.

Kahkahalarımız masmavi gökyüzüne karışırken, ben birden Koray’ın kollarının arasındaydım.

“Teşekkür ederim Feriha.” Dedi dans eden ve gülümseyen Emir ve Hande’ye bakarak.
“Neden?”
“Onu, senin sayende yeniden kazandım. Teşekkür ederim.”
“Bir daha kaybetme, bu yeter.”
“Asla. Ama sen de, o adamı sakın bırakma olur mu? Onun bütün gücü sensin.”
“Birbirimizi de yesek, evi başımıza da yıksak onu bırakamam Koray. Aşk, bu. 3 harfe tüm cihanı sığdıran kelime. Başka söze gerek yok.”
“Kesinlikle haklısın.”

Gülümsedim.

“Oturalım mı?”

Koray elimden tutup beni masaya götürdü, arkamızdan hemen Emir ve Hande geldi. Emir ben daha oturmadan belime sarıldı. Boynumu öptü. Sandalyemi çekti ve oturmama yardımcı oldu.

“Sen.” Dedi Emir. “Hayatıma girdiğin günden beri içimde kat kat büyüyen o sevgi. Sen nasıl bir şeysin Feriha?”
“Ben sadece, kalbimin sesini dinleyen biriyim.” Sağ elini aldım ve kalbimin üzerine koydum.
“Bak, Emir diye atıyor.”
Emir, güzel güzel gözlerimin içine bakarken bakışları bir noktada kilitlendi. Hande’ye döndüm. O da aynı yere bakıyordu. Kafamı çevirdim. Hoş, alımlı bir kadın bize doğru ilerliyordu. Şaşkın bakışlarımla Emir’e döndüm ve kalbimin üzerindeki sağ elini tutarak kucağıma indirdim. Ve Emir’in dudakları aralandı.

“Ece?!...”

ambra
26-04-12, 00:40
XXXIV
Ertesi sabah EMir ve Feriha Emir’in çalan telefonu ile uyanırlar.Emir uykulu bir sesle konuşur

Efendim kardeşim

Koray : Hadi oğlum kalkın biz geldik

EMir yerinden hafifçe doğrulur.Tamam kardeşim siz yerleşin odaya geliriz bizde birazdan
Emir telefonu kapatır.Soluna doğru döner ve Feriha’ya sarılır.Yüzünü boynuna gömer

FEriha : Koraylar mı?

Emir Feriha’ya biraz daha sarılır ‘evet

Feriha : E hadi o zaman kalkalım

EMir Feriha’ya cevap vermez.Feriha 'Emir ,Aşkım hadi kalkalım ayıp olucak,'

Emir Feriha’nın boynunu öper .Başını kaldırır’ gerçekten kalkmak istiyor musun?

Feriha Emir’e yüzünü okşar başını evet anlamında sallar.

Emir yüzünü bir çocuk gibi asar.İstemeyerekte olsa Feriha’yı bırakır.Yatağa sırt üstü uzanır.Feriha doğrulur.Sol eli ile Emir’in yüzünü okşar.Eğilip alnından öper’ böyle davrandığında aynı BElis gibi oluyorsun.’ der

Aynı anda Koray ve Hande odalarından çıkıp kahvaltı için havuz başına
gelirler.Alp yanlarına gelir.

Eğilip Hande’yi öper.

Hoş geldiniz

Koray: Hoşbulduk dostum ne haber ?

Alp : iyilik ne olsun koşturuyoruz

Koray : Ya nerde kaldı bunlar

Alp: Emirler mi ?

Koray : Evet,aradım geliyoruz dedi ama yoklar

Hande : hayatım Belis kalkmamıştır belki

Tarabya /Rüyaların evi

Hülya :Aradın mı?

Rüya : aradım anne ama telefonu kapalı

Hülya oturduğu koltuktan kalkar pencerenin önüne gelir ‘ bu hiç hayra alamet değil’


Şişli

Ünal karşısında duran adam ve kadına bakar.İmzaladıkları belgeleri alır ve evden çıkar


Kumburgaz

EMir kucağında Belis yanında Feriha ile asansöre doğru ilerlemektedir.

Feriha : telefonum odada kaldı onu arayım

EMir : kim arar ki boşver

Feriha : yok şimdi SOphie falan ararsa

Emir başını sallar : peki hadi git bekleyelim seni

Feriha : yok siz gidin ,gelirim ben

EMir ve Belis asansöre biner, Feriha kaldıkları odaya doğru yürür.Odaya girer ,telefonunu alır .Kapıyı açtığında gördüğü kişi olduğu yerde kalmasına neden olur

Emir kucağında Belis havuz başına doğru yürür.Hande ayağa kalkıp Belis’i kucağına alır

Emir Koray’ın yanına oturur sol eli ile omuzuna hafifçe vurur

‘hoşgeldiniz kardeşim’

Koray : hoş hoşbulduk kardeşim

EMir : ne yaptın?

Koray : Hills deki işlerde sıkıntı yok ,otel işi ile de Mert ilgilendi

EMir başını sallar biliyorum dün arayıp haber verdi

Hande : Haberi var mı ?

Emir : yok söylemedim ,

Hande nefes alır : Laralara uğramış otel işi bitsin gideceğim demiş

Koray başını sallar : o iş tamam yani gidicek , o zaman söyleyipte telaşlandırmayalım bence

Hande : Emir diğer şeyler i yani o gittikten sonra olanları biliyor mu ?

EMir : hayır söylemedim ,

Emir Hande’nin kucağında olan Belis’i alır ona sıkıca sarılır ve öper

‘sana kaçarak evlendiğinde sen buna layıksın demiştim ya yanılmışım,sen asıl buna layıkmışsın böyle kapama olmaya

Feriha karşısında duran adamı baştan aşağı süzer

‘ sen gerçekten zavallısın ,

Mehmet Feriha’nın kolunu tutmaya çalışır.Feriha Mehmet’i iter

Sakın bana dokunayım deme ,senin karşında eski Feriha yok !Zavallısın sen ,gerçekten ,

Mehmet :bana zavallı diyene bak ,şu haline bak ?

Feriha : ne varmış halimde?Ha söyle Mehmet ne var mış halimde ?yazık , bu kadar zaman sonra bana söyleyeceklerin bunlar mış demek

Mehmet duraksar ,

Feriha : annem köye gittiğinde seni bana beni sana emanet etmişti

Mehmet : o o herif için bizi bırakmadan önce idi,arkana bakmadan önce idi

Feriha : o herif dediğin insanın bir adı var , benim senin kardeşim olduğu gerçeğini değiştiremeyeceğin gibi EMir’inde benim sevdiğim adam olduğu ,çocuğumun babası olduğu gerçeğini de değiştiremezsin.ayrıca ben arkama baktım Mehmet ,ama orada bir kardeş göremedim ben

Mehmet başını öne eğer

Feriha gözlerindeki yaşı siler ‘ seninde bir kızın var ,bana o evde yapılanların ona olduğunu düşün,belki o zaman birazcık anlamaya çalışırsın

Feriha Mehmet’in cevabını beklemeden kapıyı kapatır ve asansöre doğru yürür.
FEriha yukarıda yaşadığı gerginliği belli etmemeye çalışarak havuz başındaki masaya doğru yürür.Gülümseyerek ‘Günaydın ,ne güzel bir sürpriz bu’

EMir Feirha’yı yanına çeker ‘ alt tarafı telefonunu alıcaktın ne kadar uzun sürdü’

Feriha EMir’e ne söylüyorsun dercesine bakar.

Hande : Yok artık! Sen uçmuşsun

Koray gülümser


2 saat sonra

Hande ve Feriha kahve içmektedirler.Koray,Emir ve Alp Belis’i otedeki yuvaya bırakmış havuz kenarındaki masalardan birine oturmuş sohbet etmektedirler

Feriha : Hazırlıklar nasıl gidiyor?

Hande : çoğu bitti ufak detaylar kaldı ‘der heyecanlı bir şekilde
Hande duraksar ‘’ çok garip yani sen ve ben ,tüm o olanlardan sonra

Feriha : çok önce idi onlar

Hande başını evet anlamında sallar ‘evet çok önce idi’

İki genç kadın birbirlerine gülümserler.

EMir oturduğu yerden Feriha’yı izlemektedir.

Koray ve Alp bir an birbirlerine bakarlar

Koray : yaa işte böyle Alp ,bize Hande ile kimseye haber vermeden evlendik

Alp : EMir’e bakar gülümser EMir duydun mu Hande ve Koray ne yapmış ? oğlum kendinde misin ?

Koray : o kendinde değil şimdi Feriha’nın hava sahasında

Koray EMir ‘in omzuna hafifçe vurur hey !kardeşim

EMir Koray’a bakar ‘dalga geçmeyin lan ‘

Aynı anda Ortaköy otel

Cansu çatı katı odalarından birine ait terasta kahvesini yudumlayıp internette gezinmektedir.

Teyzesinin telefonu ile irkilir

Efendim Teyzecim

‘ canım neler yapıyorsun merak ettim

‘Aynı şeyler

‘imzayı ne zaman atacaksın’

‘Bende onu söyleyecektim teyze işlemler biraz uzayacakmış ‘

Cansu Teyzesinin sesi gelmeyince sesini biraz daha yükseltip konuşur’Teyzecim orda mısın’

Ee şey evet Cansu’cum ,buradayım ,ne kadar sürecekmiş

Cansu’ ıı şey bilmiyorum yarın avukatlar ile görüşeceğim

‘içim hiç rahat değil keşke seni yalnız yollamasa idim oraya’

Cansu ‘ teyze lütfen ,işler bitsin geleceğim’


Aynı gün gece

Emir ,Feriha –Hande ve Koray yemek masasındadırlar.

EMir bir ara Feriha’nın kulağına eğilir’aşkım iyi misin ? durgunsun biraz’

Feriha hafifçe gülümser Emir’in elini tutar ‘yo iyiyim sana öyle gelmiş ‘

EMir ve Feriha birbirlerinin gözlerinde kaybolurlar

EMir : seni seviyorum

FEriha : bende seni

<Koray Hande’nin saçlarını okşar

Hande dönüp Koray’a gülümser’ başını Koray’ın omzuna yaslar .Koray Hande’yi başından öper

Koray’ bu gece erken mi kaçsak’

Hande Koray’a göz ucu ile bakıp çapkınca gülümser

EMir ve Feriha odalarına çıkarlar.EMir Belis’i yatağına yatırır.

Feriha’nın yanına gelir.FEriha cam önünde ayakta durup dışarıyı izliyordur.
Emir sessizce Feriha’nın yanına gelir ona arkasından sarılır ve boynundan hafifçe öper.FEirha Emir’e yaslanır ve göğsü üzerinde kavuşmuş halde duran EMir’in ellerini tutup hafifçe öper .

Emir : Bir şey mi oldu ?

FEriha : nerden anladın ?

EMir Feriha’ya biraz daha sıkıca sarılır ve şakaklarından öper ‘ tüm gün belli etmemeye çalışsanda durgundun’

Feriha : Mehmet ile karşılaştık

EMir doğrulur sesinin tonunu ayarlamaya çalışarak cevap verir ‘ sana ters bir şey mi söyledi’

Feriha ‘ sözlerine alıştım yani umursamamaya alıştım ama garip oldum görünce burada ,cenazede de görüşmüştük ama ..of bilmiyorum

EMir : hani hatırlıyor musun dağ evinde bana bir şey demiştin bir gün büyük bir aile olup aynı masada yemek yiyeceğiz diye

Feriha hafifçe gülümser ‘dağ evi’

Emir Feriha’nın boynundan bir kez daha öper ‘sana söz veriyorum bu gerçek olucak’

Feriha EMir’e döner ve parmakları üzerinde hafifçe yükselir ve Emir’i dudaklarından öper.EMir’in karşılık vermesi ile tutkulu bir hale gelen öpüşme Belis’in sesi ile kesilir

Anne baba

Feriha : Kızım bir şey mi oldu

EMir Belis’in yanına gider onu kucağına alır

Ne oldu bebeğim

Belis gözlerini ovuşturur .EMir kızını yanağından hafifçe öper

‘ben anlamıyorum,siz mi küçüksünüz ben mi?Ben korkuyorum ve tek başıma uyuyorum,siz kocamansınız iki kişi uyuyorsunuz

Feriha ve EMir kahkaha atar

Feriha : peki benim güzel kızım bu gece anne ve baba ile uyumak ister mi

EMir Feriha’ya bakar 'şimdi mi?'

Feriha : evet şimdi babası

BElis gülümser ortanızda yatıcam

EMir : başını sallar ,Feriha’ya bakar isteksizce peki der

Kumburgaz /Mehmet’in evi

Seher : sen iyi misin Mehmet bir garip bir durgunsun bu gece

Mehmet: başını hayır anlamında sallar yoo Melek uyumuşmudur

Seher : Zehra anne yatıracaktı

Mehmet: ben bir gidip kızıma bakayım

Mehmet Melek’in odasına gider.Zehra yanındadır.Melek uyumuştur.
Sessizce yanına gider ve kızı Melek’in saçlarını okşayıp onu başından öper

Zehra : şaşkınlıkla oğluna bakmaktadır.Mehmet gülümser annesinin yanına oturur.Başını dizlerine koyar

Zehra : Oğlum benim ,kara gözlü kuzum

Mehmet: ben iyi bir evlat oldum mu anne ?

Zehra : o nasıl söz oğlum ,benim evlatlarımın hepsi altın gibidir

Mehmet : Feriha senin dizine böyle yatınca çok kıskanırdım onu ,belki de hep kıskandım

Zehra hafifçe gülümser Mehmet’in saçlarını okşar

Mehmet : hani köye gittiğinde Onu bana emanet etmiştin ya anne ,ben ona sahip çıkamadım, ben ona kardeşlik yapamadım

Zehra : nerden çıktı şimdi oğlum bunlar nerden aklına geldi gece gece

Mehmet: bugün onunla konuştum bana artık seninde bir kızın var bana yapılanlar ona yapılsa ne yaparsın dedi ..haklıydı be anne ,şimdi bakıyorum Melek’imin canı yansa ortalığı duman ederim,

Zehra eğilip oğlunu başından öper

Mehmet: annesinin elini tutar ve öper

Feriha saçlarını tarar yatakta beraber uzanan kızı ve Emir’e bakar gülümseyerek yanlarına gider
Belis , Emir ve Feriha’nın arasında yatmaktadır.Gözlerini kocaman açar
‘bana bir masal anlatın’ der

Feriha peki kızım deniz kızının

Feriha EMir’in yüzünü okşaması ile durur.

Emir’ şiştt ben kızıma daha önce hiç duymadığı bir masal anlatacağım’. Eğilip kızını alnından öper

Bir zamanlar fırtınalar estirmiş filinta gibi bir delikanlı varmış , hersey bir gün onun okul çikisinda yaptığı küçük bir araba kazası ile başlamış .Bu araba kazasında hayatını değiştirecek ufak tefek küçük bir kızla tanışmış , o küçük kız tanıdığı bildigi hickimseyi benzemiyormuş Huysuz ...Hircin,inatci...Ne Garip sanki bütün bir hikaye bir hoscakal ile baslamış. Gece disari çikmayi, arkadasları ile film izlemeyi , geyik yapmayi seven adam durulmuş , Hicbirsey onun gibi olmamış . Bir kadını sevmek nasıl olurmuş öğrenmiş . Hicbirseyi bu kadar cok sevicegine inanmazmış Sevmek yasamakdan baskaymis meğer ,yasadigini hisedebilmekmis . Ne cok sirtlarını dönmüşler birbirlerine sonra her defasinda da sıkı sıkı sarılmışlar.

Emir Belis’e bakar ,Belis uyumuştur elini uzatıp Feriha’nın yanaklarından süzülen yaşları siler ..

Sanki hergün daha da çok sevdim seni Her gecen gün daha cok seviyorum.....

FEriha : O filinta gibi delikanlı da o kızın tanıdığı kimseye benzemiyormuş. Ne kardeşine ne de babasına ..Bir kere asık suratlı değilmiş ,sıcakmış bir o kadar da korkutucu , hele o her şeyin fazlasına sahibim halleri ..Herşeyden önce güven olmuş o adam küçük kız için , o adamın yanında hiç kimsenin kendisine bir şey yapmayacağına inanmış, sevmeyi öğrenirken genç adam küçük kıza da nasıl sevileceğini öğretmiş ,hiç olmadığı kadar özel hissettirmiş çünkü kendisi de o küçük kızın hayatında hiç kimsenin olmadığı kadar özelmiş ..Yine birbirlerine sırtlarını döndükleri bir anda tiyatro sahnesinde 'parlayan kız' demiş delikanlı adama .. 'keşke bir hikaye olsak' demiş.. Başımıza ne gelirse gelsin sonunun mutlu bitebileceğini bilseydik demiş .

Emir: Sana söz veriyorum mutlu sonla bitecek..

Feriha: Beni hep sevecek misin?

Emir: Son nefesimi verene kadar seni hep seveceğim Feriha..



Ertesi gün ,

Emir ve Feriha Belis’i eve bırakıp Hills’e doğru yol alırlar.Arabada ilerlerken EMir bir ara Feriha’nın elini tutup öper.

EMir : aşkım bu hafta sonu babam yarım kalan aile yemeğine çağırıyor bizi

Feriha : ben gelmek istemiyorum

EMir duraksar :

EMir : geçen sefer olanlardan sonra Belis için biraz daha zaman geçmesi gerek diye düşünüyorum

EMir derin bir nefes alır ve sessizce başını sallar

Hills /

Ömer ve Ünal EMir’in odasında oturmaktadır.

Ömer elindeki kahve fincanını masaya bırakarır’ benim haberim vardı yani geçmişte olanlardan ama bu kadar büyük bir şey olduğunu bilmiyordum

Ünal: hiç sormayın ,hastanede yattı ,iyileşti diye düşünüldü çıktığında ortalık yine karıştı

Ömer: peki yurt dışına nasıl çıktı

Ünal :tam olarak nasıl oldu bilmiyorum ama sanırım Canada’da bir teyzesi varmış, büyükelçilikten ,hatırlı dostlarını araya koyup tedavisi için yurt dışına çıkardılar

Ömer :peki ya oteldeki Hills

Ünal: aklı dengesi yeterli olmadığı için kayyum atandı şimdiye kadarda onunla götürmüştük işleri

Ömer : Dava açmış tüm haklarını geri almak için ve almışta o oteli alamazsak o restoran orada açık kalamaz

Ünal başını evet anlamında sallar Hills’de açık kalamaz

EMir ve Feriha elele Hills’e girerler .Odalarının önüne geldiklerinde

EMir : babam ve Ömer Bey içerde

Ünal Emir ve Feriha’yı görür ‘ hoş geldiniz gelsenize ‘

Feriha şaşkın gözler ile Ünal ve Ömer’e bakar

‘her şey yolunda mı ?

Ömer gülümser yolunda geç otur bakalım neler yaptınız Zehra anne nasıl?

Feriha : iyi ,güzel bir tatil oldu

EMir Feriha’nın oturuğu koltuğun koluna oturur ,ellerini Feriha’nın omuzlarına koyar onu kendine çeker

‘biz evleneceğimizi söyledik Zehra Hanımlara ,

Ömer başını sallar soran gözler ile Feriha ve Emir'e bakar ‘evleneceğinizi ‘ der

Feriha duraksar .Ünal EMir ve Feriha’ya bakar.’tebrik ederim .

Emir: Ömer Bey, daha önce de söylemiştim size müsait olduğunuz bir zamanda aile yemeğinde bunu konuşmak istiyorum,

Ünal EMir’e şaşkınlıkla bakar ‘ ıı evet ,geçen sefer kaçarak evlenmişlerdi bu sefer usulüne uygun olsun herşey’
Sessizlik Mert’in telaşla odaya girmesi ile son bulur
‘Vazgeçti ,oteli satmaktan vazgeçtiğini söyledi’

Ünal ve Ömer yerlerinden doğrulur ,yüzleri telaşlıdır
EMir : Ne ??
Feriha : neler oluyor burada ne oteli

EMir yutkunur.Feriha’ya sarılır.Mert EMir ve Feriha’nın karşısındaki koltuğa yığılır

Ömer :ağabeycim ne oluyor tam olarak söyle

Mert: her şey ortada işte , bugün ön protokol imzalanacaktı ,vazgeçmiş öyle dedi

Ünal : Allah kahretsin
,
Ömer : of bu olmadı işte

Feriha : biri bana neler olduğunu anlatacak mı ?

FEriha Emir’e bakar .EMir yutkunur’ aşkım ,Cansu burada ‘

Feriha bir duraksar ,aklına Aksoy Apartmanında Cansuların evinde yaşadıkları o gece gelir

Feriha:Ellerine sağlık çok güzel olmuş.

Cansu:Sende beğendin mi ?

Emir:Eline sağlık .

Cansu:Afiyet olsun..Ne tuhaf değil mi ? Siz burdasınız ,birlikte akşam yemeği yiyoruz.Kimin aklına gelirdi ki ?Hoş zaten hep aklımıza gelmiyecek şeyler yaşadık değil mi ?Hatırlıyorum da geçen sene senin Emir'in sevgilisi olabileceğin hiç aklıma gelmezdi.Onun seni bu kadar sevebileceği ,senin yalanların.

Emir:Cansu biz buraya bunları konuşmaya gelmedik.

Cansu:Ben sana Emir'i anlatırdım dergilerden kestiğim fotoğrafları gösterirdim , onunla kurduğum hayalleri anlatırdım.Sen aslında beni dinliyodun ama meğer onun elini tutuyomuşsun.Hemde bütün yalanlarınla..

Emir:Kalk gidiyoruz.

Cansu:Yalancılık bulaşıcı Feriha sana da bulaştırmış.Kötü bi hastalık gibi.

Emir kapının kilitli olduğunu fark eder.
Emir:Şu kapıyı açar mısın ?

Cansu:Siz kötüsünüz , ikiniz de kötüsünüz.

Emir:Cansu şu kapıyı açar mısın ?

Cansu:Alay ettiniz benimle , aşkımla.

Feriha'nın başı döner.
Feriha:Emir ben iyi değilim.

Emir:Feriha , Noluyo ?

Cansu:Ben sana yardım etmeye çalıştım Emir, sana yardım eli uzattım ama sen beni her defasında ittin.Bu yalancı için ittin beni.Artık seni kurtaramam senin için yapabileceğim hiç bir şey kalmadı.

Feriha:Sen delirmişsin cansu.

Cansu:Belkide..Aa ama belkide beni siz delirtmişsinizdir.Yolumdan çekilmedin Feriha,Emir'i hiç bir zaman alamayacaksın dedim dinlemedin.Daha ne yapabilirdim ya , daha ne yapabilirdim ki ?Koray'la olan dergini ben göstermiştim babana.

Feriha:Senin yüzünden , herşey senin yüzündendi.

Cansu:Emir bütün yalanlarını benim sayemde öğrendi.Hepsini.Doğum gününde sizi gördüm,herşeyi öğrendim.Sonra plan yaptım planlarımda tıkır tıkır işledi.Çünkü ben haklıydım , hepsinde.Haklı olan kazanır Feriha ama ben kaybettim kazanamadım.Veliahtımı kazanamadım.Çünkü sen , sen benim masalımı çaldın Feriha.

İkiside dengesini kaybetmeye başlar.
Emir:Dergiler..Gecelerin Veliahtı sen Feriha'yı değil kendini anlatıyodun di mi ? He ?

Cansu:Sen benim veliahtımdın Emir , benim olmalıydın...O adam seni kaçırırken sizi gördüm Feriha , gördüm ama hiçbir şey söylemedim,sadece izledim çünkü o seni öldürsün istedim.Çünkü sen ölseydin herşey hepimiz için daha kolay olucaktı.

Yutkunur.Emir’in ellerini sıkar.

Feriha : neler olduğunu bana anlatın

EMir : uzun zamandır yurt dışında idi ,dönmüş, otelin satışı için ,

Ömer : belki Ünal Bey ve EMir’e satmak istemez diye biz talip olduk, Mert görüşmeleri yaptı ancak

Mert : vazgeçtim dedi ,inanmıyorum ya

Feriha : ya sakince düşünelim, belki iyileş

EMir :lütfen Feriha ,ister iyileşmiş olsun ,ister olmasın o kızı ne senin ne de kızımın çevresinde istemiyorum..

FEriha ve Emir birbilerine bakarlar ikisi de BElis’ der

Ünal : çocuklar bir durun ,

Ömer : Belis’i bilmiyordur bile ,panik olmayalım der Ünal’a ve Mert’e bakar : Oteldeki restoran açılmayacak

Feriha : nasıl ya ?

Mert : nasıl masılı yok ,oradan çekiliyoruz

Ünal: Hills de artık orada olmayacak, bu riski alamam

Feriha : ne riski , hiçbir şey anlamıyorum

Ünal: Emir’e bakar anlatmadın mı?

Feriha EMir’e soran gözlerle bakar

Emir :’sen gitmiştin, bende babamın evine dönmüştüm ,ama işte evimizi boşaltmamıştım işte belki bir gün gelirsin diye..Üst komşu aradı bir akşam sesler geliyormuş bizim evden,aklıma sen geldin,hemen eve gittim.içeri girdim odamıza girdiğimde o orda idi,

FEriha : ne ?

Ömer ve Mert Emir’e dikkatlice dinlemektedir.Ünal derin bir nefes alır.

EMir Feriha’nın saçını okşar ‘senin kıyafetlerini giymişti, saçlarını da siyaha boyatmıştı,

Emir: senin burada ne işin var, bu üzerindekiler

Cansu :Nasıl olmuşum EMir ,bak senin için hazırlandım ,ona benzemiş miyim ,bak o yok ,ama ben buradayım senin için seni sevdiğim için..


Emir : işler iyice çığrından çıkmıştı sonra işte polis geldi ,aşağı indik,Onların evin oraya ,Sanem hanımı baya bir hırpalamış kadının yüzü falan dağılmıştı baygın yatıyordu ,İşte Sanem hanım ona ilaç yerine vitamin hapı veriyormuş o yüzden hasta olmuş bunu iddia ediyordu ,sonra Feriha’yı yaşatmayacağım!onu da Sanem hanım gibi yapacağım dedi

Ünal: Evinin önüne ne olduğunu anlayana kadar birilerini gönderelim

Feriha yok artık ,yani

EMir : babam haklı ,gündüz buradasın,hadi gece ben yanınızda olurum sen burada iken Belis evde

Ömer: durum anlaşılıncaya kadar bizde kal

Emir Ömer’in dediklerini duyunca duraksar Feriha Emir’e bakar.Emir ,isteksizce başını evet anlamında sallar

Aynı saatlerde Bebek Parkı

Belis kaydıraktan kaymaktadır.Bakıcısı Merve’ye el sallar .Merve telefonu ile konuşmak için bir ara uzaklaşır Belis omzuna dokunan el ile irkilir
Kendisine gülerek Merhaba diyen genç kadına gözlerini kocaman açarak cevap verir
‘merhaba’

Sym01
26-04-12, 01:33
Gel benimle çok çok uzaklara
Hüzünlerini bir parça aşkla değiştir
Gel benimle bilinmez duraklara
Mevsimlerini bir dalga yaza dönüştür


Günler hızla geçip gidiyordu. Temmuz’u bitirmişlerdi bile. Bu kocaman aile mutluluğun tadını çıkarıyorlardı. Düğün için hazırlıklar tüm hızıyla devam ediyordu. Hande düğünde karnı kocaman olacağı için Feriha ve Emir’e kızmıştı, Koray onu bu halini kahkahalarla seyretmişti.

Feriha-Emir söylesene artık nereye gidiyoruz?
Emir-Tahmin etmeye çalış. Çok iyi bildiğin bir yer, bizim için çok özel bir yer.
Feriha-Ada’ya mı gidiyoruz?
Emir-Evet.

Çocuklar bunu duyunca koltuklarında zıplamaya başlamışlardı.

Rüzgar-Yine vapura binecek miyiz?
Emir-Binmek istiyor musunuz?
Güneş-Evet. Simit de alalım ama martılara atarız.
Emir-Tamam alırız.
Rüzgar-Baba, sen hiç küçükken vapura bindin mi?

Feriha kahkaha attı.

Feriha-Binmiştir tabi oğlum baban aydan mı geldi?

Emir o günü hatırlayınca gülmeye başladı.

Feriha-Hadi vapura binelim. Aa sen hiç vapura bindin mi?
Emir-Bindim tabi Feriha aydan mı geldim ben?

Emir Feriha’nın elini tuttu. Feriha da ona gülümsedi.


Koray ve Hande evdeydi. Bebek odası için seçtikleri mobilyalar gelmişti, onları yerleştiriyorlardı.

Hande-Ya niye inat ediyorsun ki? Görkem son derece güzel bir isim.
Koray-Hayır ya beğenmedim ben.
Hande-Çınar nasıl?
Koray-Hayır.
Hande-Ya her sorduğuma hayır diyorsun, o zaman sen bul bir tane.
Koray-Pekala.

Düşünmeye başladı.

Koray-Çağlar’a ne dersin?
Hande-Hayır, zor bir isim.
Koray-Ediz?
Hande-Ediz… Hım, aslında güzel. Ediz Onat. Çok güzel oldu.

Koray elini Hande’nin karnına koydu.

Koray-Oğlum, beğendin mi ismini?
Hande-Ah…
Koray-Hande? İyi misin?
Hande-Evet, iyiyim. Sanırım küçük bir tekme hissettim.

Hande gülümsedi. Koray’ın elini karnının sağ tarafından sol tarafına getirdi.

Hande-Bak yine tekmeledi. Hissettin mi?
Koray-Hande bu… Bu muhteşem bir şey…

Koray sevgiyle öptü Hande’yi dudaklarından.


Vapurdan inip faytonla büyük, eski bir köşkün önüne gelmişlerdi.

Feriha-Neresi burası?
Emir-Sabret biraz.

Bahçe kapısını açıp içeri girdiler. Köşkün kocaman bir bahçesi vardı.

Emir-Biraz bakıma ihtiyacı var ama düğüne kadar halledilir sanırım.
Feriha-Nasıl yani?
Emir-Burası artık bizim. Düğünü de burada yapabiliriz, bahçe yeterince büyük. Tabi istersen.
Feriha-Emir? Sen ciddi misin?
Emir-Evet, hiç olmadığım kadar.
Feriha-Burası… Muhteşem!

Emir Feriha’nın elini tuttu, çocuklar çoktan bahçeyi keşife çıkmışlardı bile.

Emir-Hadi gel, evi gezelim. En üst katın harika bir manzarası var.

Emir kapıyı açtı, evin içinde birkaç parça eski eşya vardı.

Emir-Tamirat bitene kadar bizde mobilyaları seçeriz.
Feriha-Burası bizim için fazla büyük değil mi? Hem işe gidip gelmek zor olmayacak mı?
Emir-Yaz bitene kadar burada kalırız. İşleri buradan hallederiz. Çocuklar okula başladıkları zaman İstanbul’deki eve geçeriz. Yazları yine buraya… Hem hiçte büyük değil, sen değil miydin kocaman bir ailemiz olsun isteyen? Koraylar gelir, annenler, annemler… Bize bu ev küçük bile gelebilir.

Emir gülümsedi.

Feriha-Seni çok seviyorum.
Emir-Bende seni çok seviyorum.

Emir ve Feriha birbirlerine yaklaşmıştı, gözlerini kapattılar, dudakları tam değecekken Güneş’in sesi ile toparlandılar.

Güneş-Anne, bahçede maymun besleyebilir miyiz?
Feriha-Maymun mu? Kızım o nerden çıktı şimdi?
Rüzgar-Aslında ben zürafa besleyelim diyorum ama Güneş istemiyo.

Feriha ve Emir kahkaha attılar. Çocukların şaka yapar gibi bir halleri yoktu, isteklerini dile getirirken son derece ciddiydiler.

Emir-Ya bende fil besleyelim diyordum.
Güneş-Evet, hem de iki tane olsun. Biri yavru diğeri büyük…
Feriha-Siz burayı Afrika filan mı zannettiniz acaba? Emir sende uyma şunlara, sonra gerçek zannedip tutturacaklar.
Emir-Anneniz haklı, ama isterseniz yavru bir köpek alabiliriz?
Rüzgar-İki tane.

Emir, onaylamasını ister gibi Feriha’ya baktı.

Feriha-Eh, daha makul bir istek. Tamam, düşünürüz.


Adada geçen güzel bir günün ardından İstanbul’a döndüler. Yapılacak çok iş vardı ve sadece 20 günleri kalmıştı. Emir son derece sabırsız olduğu için nikah tarihini 1 Eylül’e almıştı. Feriha ona Eylül demişti sonuçta, hangi gün olacağını söylememişti.


Zehra ve Sofia evdeydi, Aysun da gelmişti.

Aysun-Zehra Hanım, ben diyorum ki yarın çocukları Emine’ye bırakıp gelinlik provasına birlikte gidelim. Hem çıkışta alışverişte yaparız.
Zehra-Valla bilmem ki, Feriha, Sofia hariç kimsenin onu gelinlikle görmesini istemiyor düğüne kadar.
Aysun-Aa, öyle şey mi olur, merak ederim ben.
Zehra-Diyorum ama dinletemiyorum ki inadı aynı bana çekmiş.

Birbirlerine güldüler.


Emir-Sabah kaçta alayım seni evden?
Feriha-Hayırdır, ne için?
Emir-Bende seninle provaya geliyorum.
Feriha-Hayır gelmiyorsun.
Emir-Sen beni düğünde kalpten göndermeyi düşünüyorsun sanırım?
Feriha-Hiçbir şey olmaz aşkım merak etme sen.
Emir-Ya gelsem ne olacak ki?
Feriha-Ya olmaz dedim Emir, ısrar etme lütfen.

Emir suratını astı.

Güneş-Babacım yarın biz seninle alışverişe gidelim o zaman.
Feriha-Bak tamam işte siz alışverişe gidin, ben işim bitince yanınıza gelirim. Sonra mobilya bakarız birlikte.
Emir-İyi tamam.

Arabadan indiler. Kapıyı onlara Sofia açtı.

Sofia-Hoş geldiniz.
Feriha-Hoş bulduk.
Emir-Hoş bulduk.
Aysun-Aa, geldiniz mi? Bizde neredeyse arayacaktık sizi.
Feriha-Aslında daha önce geldik de, Emir yarın provaya gelmek için beni ikna etmeye çalıştı biraz, tabi başarılı olamadı.
Aysun-Ben de tam onu söyleyecektim sana, yarın bizde gelelim seninle.
Feriha-Hepiniz anlaştınız mı yahu? Düğüne kadar Sofia hariç kimse görmeyecek. İşte o kadar.
Aysun-Ama…
Feriha-Aysun anne ısrar etme lütfen.
Aysun-Zehra Hanım sana inatçı derken hiçte abartmıyormuş.

Aysun’un şakayla karışık söylediği bu cümle karşısında Emir kahkaha attı.

Emir-Ben uzun zamandır söylüyorum ama kimse beni ciddiye almıyor anladığım kadarıyla.
Feriha-Bak şimdi.
Aysun-Ee, neyse neler yaptınız bugün?
Feriha-Emir Büyükada’dan kocaman bir ev almış, sürpriz yaptı bugün bize.
Aysun-Haberim var, ben bayıldım oraya.

Feriha şaşırmıştı. Aysun güldü.

Aysun-Hep sen mi bize sürpriz yapacaksın? Bu da bizim sana sürprizimizdi.
Emir-Esas sürprizi bugün bize Güneş ve Rüzgar yaptılar.
Aysun-Ne sürpriziymiş o?
Feriha-Güneş bahçede maymun beslemek istediğini, Rüzgar da zürafa beslemek istediğini söyledi.
Güneş-Babam da fil alalım dedi ama.

Güneş söze atlamıştı.
Evden kahkahalar yükselmeye başladı.

Feriha-Ben sana demiştim değil mi ciddiye alacaklar diye.
Emir-Fil besleyelim derken ciddiydim zaten.
Feriha-Oldu canım, başka?
Sofia-Ee, nasıl vazgeçirdiniz peki?

Feriha ve Emir birbirlerine baktılar.

Feriha-İki yavru köpek bulmamız lazım.

Evdekiler yine gülmeye başladılar.


Sabah Emir çocukları almaya geldiğinde Ferihe ve Sofia çoktan çıkmışlardı evden. Feriha’yı aradı.

Feriha-Aşkım? Günaydın.
Emir-Günaydın. Çocukları almaya geldim, Zehra anne de çıktığınızı söyleyince bir arayayım dedim.
Feriha-Erkenden bitirelim işimizi dedik.
Emir-Butikte misiniz?
Feriha-Evet, hatta şu an üzerimde gelinlik var.
Emir-Sen beni delirtmeye mi çalışıyorsun?
Feriha-Hayır, hiç öyle bir düşüncem yok.
Emir-Nerdesiniz söyle hadi geliyorum hemen.
Feriha-Söylemeyeceğimi bile bile niye soruyorsun ki?
Emir-Çok inatçısın.
Feriha-Bana bilmediğim bir şey söyle sevgilim.
Emir-Çok inatçısın ama aynı zamanda çok güzelsin.
Feriha-Bunu da biliyorum.
Emir-Ukalasın da.
Feriha-Bak işte bundan çok emin değilim.
Emir-Göstereceğim ben sana akşam.
Feriha-Düğüne kadar sabretmek zorundasın.
Emir-Hayda.
Feriha-Bende seni seviyorum canım, hadi şimdi kapatmam lazım. Çocukları öp benim için.
Emir-Kapat bakalım, geleceksin nasıl olsa yanıma.

Feriha telefonu kapatır kapatmaz Emir’in telefonu yeniden çaldı.

Ünal-Nerdesin hayırsız?
Emir-Baba? Döndün mü?

Ünal iş için 2 haftalığına yurtdışına gitmişti.

Ünal-Ohoo, dünyadan haberin yok senin. 2 gün oldu geleli.
Emir-Ee, niye aramadın o zaman?
Ünal-Oğlum arar belki, babasını özlemiştir diye bekledim ama aramadın. En sonunda dayanamadım ben aradım.
Emir-He, özledin beni yani.
Ünal-Seni ne özleyeceğim eşek kadar herif oldun. Torunlarımı özledim ben, nerede benim küçük prensesimle küçük prensim?
Emir-Özleme beni zaten, yanımdalar şu an. Alışverişe çıkacağız birazdan. Senin küçük prensesin bizi küçük pardon oldukça büyük çapta bir savaşa sokacak birazdan.

Ünal kahkaha attı.

Ünal-Tamam, bende geliyorum sizinle. Genç ve yakışıklı bir şövalye olarak yanınızda bulunayım bari.
Emir-Geç sen dalganı geç. Göreceğim ben seni, Güneş yeter artık hadi gidelim derken.
Ünal-Bence ilk pes eden sen olacaksın.

Emir’in tam tahmin ettiği gibi, Ünal çok çabuk pes etmişti.


Düğün günü gelip çatmıştı. Herkes için yorucu bir süreç bitmişti, artık keyfini çıkarma vaktiydi. Adadaki ev muhteşem olmuştu, bahçe rengarenk çiçeklerle donatılmıştı. Masalar, sandalyeler beyazdı, her şey son derece şık ve sadeydi.

Hande aynanın karşısına geçmiş, bordo renkli uzun elbisesinin askılarını düzeltiyordu.

Hande-Of, şuna bak. Ben dedim sana, olmadı işte. Karnım çıktı kocaman.
Koray-Hayır hayatım, bence son derece güzel oldun.
Hande-Beni sakinleştirmek için öyle diyorsun. Olmadı işte.

Hande ağlamaya başladı, Koray ise gülüyordu. Yüzünü ellerinin arasına alıp alnına küçük bir öpücük kondurdu.

Koray-İyice duygusal oldun sen son zamanlarda. Bak gerçekten çok güzel oldun.
Hande-Emin misin?
Koray-Hiç olmadığım kadar.

Hande sıkıca sarıldı Koray’a.


Feriha hazırlanmıştı. Kalbi yerinden çıkacak gibi atıyordu. Derin nefesler alıp kendini sakinleştirmeye çalıştı. Aysun duvağını düzeltiyordu.

Aysun-Çok güzel oldun.

Feriha’nın gözünden küçük bir damla yaş düştü.

Zehra-Aa, Feriha. Makyajın akacak annem. Hem neden ağlıyorsun?
Feriha-Bilmem, bir an duygulandım işte.

O sırada kapı çaldı, Güneş ve Rüzgar içeri girdi. Güneş’in üzerinde gümüş rengi çok şeker bir elbise vardı, tabi Rüzgar’ın da üzerinde aynı renk bir gömlek, siyah kravat ve takım elbise…

Rüzgar-Vaoooov!
Güneş-Anne? Bu sen misin gerçekten?
Rüzgar-Çok güzel olmuşsun.
Feriha-Teşekkür ederim küçük prensim. Sende çok yakışıklı olmuşsun.
Güneş-Ben güzel olmamış mıyım?
Aysun-Olmaz olur musun hiç? Buradaki herkesi gölgede bırakıyorsun ama annen hariç.
Sofia-Feriha, nikah memuru geldi, Emir de seni kapıda bekliyor.
Aysun-Eh, hadi o zaman biz çıkalım.

Hepsi odadan çıktı, Feriha yalnız kalmıştı. Her an düşüp bayılabilirdi. Emir odaya girdi, Feriha’yı görünce olduğu yerde kaldı bir süre. Smokini içinde son derece yakışıklı görünüyordu.

Emir sonunda adım atmayı başarıp Feriha’ya yaklaştı.

Emir-Harika görünüyorsun. Nefes almayı unuttum sanki bir an.

Feriha gülümsedi. Emir gözünden düşen küçük bir damla yaşı eliyle sildi.

Emir-Ağlamışsın.
Feriha-Birazcık.
Emir-Neden? Mutlu değil misin?
Feriha-Hayır, aksine. Çok mutluyum. Ama ne bileyim işte. Keşke babam da burada olsaydı.

Emir sustu. Ne söyleyebilirdi ki?

Emir-Belki babanı sana getiremem, ama dışarıda seni görmek isteyen biri var.
Feriha-Kimmiş o?

O sırada Mehmet içeri girdi.

Feriha-Mehmet?
Mehmet-Sen gerçekten de benim ikiz kardeşim misin? Gözlerim kamaştı resmen.

Feriha gülümsedi. Birbirlerine sıkıca sarıldı iki kardeş, uzun yıllar olmuştu görüşmeyeli.

Mehmet-Feriha ben, ben ne diyeceğimi bilemiyorum. Çok pişmanım, beni affedebilecek misin?
Feriha-Ben seni affedeli uzun zaman oldu Mehmet. Sana nasıl küs kalabilirim ki? Sen benim kardeşimsin. Unuttun mu, küçükken sürekli kavga edip sonra dayanamayıp barışırdık hemen.
Mehmet-Senden bu kadar uzun süre ayrı kalabildiğime göre unutmuşum demek ki. Neyse ki daha fazla hata yapmadan Emir bana hatırlattı hepsini.
Feriha-Nasıl yani?
Mehmet-Başka bir zaman konuşuruz. Hadi memuru bekletmeyin. Ben aşağıdayım.

Mehmet dışarı çıkınca Emir Feriha’nın elinden tuttu, birlikte yeni hayatlarına doğru adım atmaya başladılar. İkisinin de içinde tarifsiz bir heyecan vardı, onları karşılayan kalabalık arasından alkışlar eşliğinde nikah masasına doğru yürüdüler. Emir Feriha’nın sandalyesini çekip oturmasına yardım etti. Emir’in şahidi Koray, Feriha’nın ki de Sofia’ydı tabi ki.

Nikah memuru konuşmaya başlamıştı. Emir ve Feriha’nın kalbi yerinden çıkacaktı sanki. Nikah memurunu duymuyorlardı bile. Nihayet bekledikleri soru yöneltilmişti kendilerine.

N.M.-Siz Feriha Yılmaz, Emir Sarrafoğlu’nu eş olarak kabul ediyor musunuz?

Feriha Emir’in gözlerinin içine baktı.

Feriha-Eveeeet!

Kalabalıktan alkışlar yükseldi.

N.M.-Siz Emir Sarrafoğlu, Feriha Yılmaz’ı eş olarak kabul ediyor musunuz?
Emir-Sonsuza kadar evet!

İmzalar atıldı, Feriha Emir’e gülümsedi, o arada Emir yine nefes almayı unutmuştu. Ayağında hissettiği acı ile kendine geldi.

Emir-Ah!

Feriha yavaşça kulağına fısıldı,
-Çok acıdı mı?
Emir-Sonra görüşeceğiz karıcım.
Feriha-Görüşürüz kocacım.

Nikah memuru aile cüzdanını Feriha’ya verdi. Emir Feriha’nın dudağına küçük bir öpücük kondurdu.

Koray ve Sofia da davetlilerin arasına geçmişti. Feriha arkasını dönüp çiçeği kalabalığa doğru attı. Çiçeğin Sofia’nın kucağına düştüğünü görünce de sırıttı.
Güneş ve Rüzgar koşarak yanlarına geldiler. Onlara sıkıca sarıldılar. Çok mutlu görünüyordular. Zehra bu tabloya daha fazla dayanamayıp ağlamaya başladı. Aysun da ona eşlik ediyordu.

http://www.youtube.com/watch?v=vT0qXIlhjNA&noredirect=1

Çalan şarkıyı duyunca Emir Koray’a baktı, Koray gülümsedi.

Emir-Sanırım yine tango yapmamızı istiyorlar.

Feriha gülümsedi.
-Hayır demem doğrusu.

Yine adımlarda kendilerini kaybederlerken etraflarındakiler onları hayranlıkla izliyorlardı.

Emir-Seninle sonsuza kadar dans edebilirim.
Feriha-Sonsuza kadar gözlerinin içine bakabilirim.


Herkes gitmişti, Güneş ve Rüzgar birkaç gün daha Sofia ve Zehra ile kalacaktı. Onları da yolcu ettikten sonra kapıdan içeri girerken Emir Feriha’yı kucağına aldı.

Feriha-Aa, Emir dur napıyorsun?
Emir-Karımı evimize kucağımda götürüyorum. Gelenek değil mi?
Feriha-Dur düşeceğiz ikimizde şimdi.
Emir-Düşmeyiz, merak etme sen. Hem benim ayaklarım zaten yerde değil.
Feriha-Seni çok seviyorum Emir Sarrafoğlu.
Emir-Bende seni çok seviyorum Feriha Sarrafoğlu.
Feriha-Yeniden Sarrafoğlu oldum değil mi ben?
Emir-Evet yeniden karım olarak beni 3.kez dünyanın en mutlu insanı yaptınız güzel bayan.
Feriha-Diğer ikisi ne?
Emir-İlki benimle ilk evlendiğin, ikincisi de Güneş ve Rüzgar’ı öğrendiğim zaman.
Feriha-Keşke hiç ayrılmasaydık.
Emir-Şş, artık geçmişi düşünmek yok demedik mi biz?
Feriha-Haklısın, pardon.
Emir-Önemli değil. Küçük bir öpücükle unuturum.
Feriha-Küçük bir öpücükle yetineceğine emin misin?
Emir-Çok büyük şüphelerim var.

Feriha kahkaha attı.
-Tahmin etmiştim zaten.
Emir-Söz konusu sen olduğun zaman hiçbir şeyin azı ile yetinmeyeceğimi biliyor olman gerekiyor karıcım.
Feriha-Biliyorum zaten kocacım. Mehmet’le ne konuştunuz? Nasıl ikna ettin onu düğüne gelmeye?
Emir-Çok zor olmadı. Sadece biraz konuştuk. Ona hikayemizi anlattım, en başından itibaren.
Feriha-Ne zaman? Bütün bunları telefonda anlatmadın herhalde.
Emir-Hayır tabi ki... Geçe hafta, Salı gününü hatırlıyor musun?

Feriha biraz düşündü.

Sabah uyandığında Güneş Emir’i aramak istemişti.

Güneş-Günaydın babacım.
Emir-Günaydın güzel kızım.
Güneş-Ben seni çok özledim. Bize gelsene.
Emir-Şu an gelemem biraz işim var. Akşam gelsem olur mu?

Güneş suratını asmıştı.

Güneş-Peki.
Emir-Annen orada mı?
Güneş-Evet.

Güneş telefonu annesine verdi.

Feriha-Emir?
Emir-Canım benim bugün biraz işim var. Akşama kadar yanınıza uğrayamam sanırım.
Feriha-Bir sorun mu var?
Emir-Hayır hayır. Her şey yolunda merak etme.
Feriha-Tamam peki, akşam görüşürüz o zaman.
Emir-Görüşürüz.

Emir-İşte o gün Ankara’ya gitmiştim.
Feriha-İnanamıyorum sana.
Emir-Yeni bir başlangıç ve kocaman bir aile dememiş miydik?
Feriha-Seni çok seviyorum.
Emre-Bende seni çok seviyorum ve sevmekten asla vazgeçmeyeceğim.

http://www.youtube.com/watch?v=gaX9vdakfKw

Şu an yeryüzünde sadece ikisi vardı sanki, sadece birbirleri için yaratılmışlardı onlar. Ne olursa olsun yine yan yana ve mutluydular. Geri kalan her şey önemsizdi. Tutku ile buluştu iki aşığın dudakları. Öpüşmeleri şiddetlenirken kalp atışları yankılanıyordu evin içinde. Emir Feriha’yı yeniden kucağına alıp merdivenlerden çıkmaya başladı. Feriha’nın yemyeşil gözleri Emir’in gözlerine kilitlenmişti. Yatak odasına geldiklerinde Emir yavaşça Feriha’yı yere bıraktı. Etrafta mumlar parıldıyordu.

Emir-Ben, seninle sevmeyi öğrendim. Aşkı, mutluluğu, acıyı, sevinci… Ben seninle çok şey öğrendim Feriha. Sanki senden önce yaşamıyordum ben, seninle nefes aldığımı hissettim. Bir anda her şeyim oluverdin. Tek bir hareketinle beni yaşama bağlayıp, tek bir hareketinle öldürebilirsin. Bunun farkında mısın?

Feriha kollarını Emir’in boynuna doladı.

Feriha-O zaman seni yaşama bağlamayı seçiyorum, çünkü sen olmazsan bende var olamam.

Dudakları yeniden buluştuğunda Feriha Emir’in gömleğinin düğmelerini çözmeye başlamıştı çoktan. Çok kısa bir zaman sonra Feriha gelinliğinden kurtulmuştu. Artık aralarında bir engel kalmamıştı. Sonsuza kadar birbirlerine aittiler ve bu defa asla vazgeçmeyeceklerdi aşklarından. Zamanın onlara ne getireceğini ikisi de bilmiyordu tabi.


2 YIL SONRA

Emir işten eve geldiğinde kapının açık olduğunu fark etti. Temkinli adımlarla girdi içeri.

Emir-Feriha?

Güneş ve Rüzgar’ı gördü. Ağlıyorlardı.

Emir-Noldu? Oğlum ne oldu? Anneniz nerede?
Rüzgar-Annem…

Emir koşar adımlarla yatak odasına çıktı. Gördüğü manzara karşısında şok olmuştu. Feriha kanlar içinde yerde yatıyordu.

Emir-Feriha?



Feriha'nın gelinliği
http://b1204.hizliresim.com/w/u/4x0mv.jpg (http://bit.ly/c25MCx)
Aysun'un hediye ettiği yüzük
http://b1204.hizliresim.com/w/u/4x0nq.jpg (http://bit.ly/c25MCx)
Emir'in aldığı yüzük
http://b1204.hizliresim.com/w/u/4x0p2.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

Sym01
26-04-12, 20:00
2 YIL SONRA

Emir işten eve geldiğinde kapının açık olduğunu fark etti. Temkinli adımlarla girdi içeri.
Emir-Feriha?
Güneş ve Rüzgar’ı gördü. Ağlıyorlardı.
Emir-Noldu? Oğlum ne oldu? Anneniz nerede?
Rüzgar-Annem…
Emir koşar adımlarla yatak odasına çıktı. Gördüğü manzara karşısında şok olmuştu. Feriha kanlar içinde yerde yatıyordu.
Emir-Feriha?
Yere çöktü, Feriha’nın başını yerden kaldırıp dizlerinin üzerine koydu.
Emir-Aşkım, aç gözlerini, hadi lütfen.
Ellerine kan bulaşmıştı.
Emir-Aç gözlerini hadi.

Feriha-Emir, Emir aç gözlerini.

Emir sıçrayarak uyandı. Etrafına bakındı. Yine yatak odasındaydı, ellerine baktığında kan yoktu. Feriha’nın koluna dokunması ile irkildi.

Feriha-Aşkım, iyi misin? Kabus görüyordun sanırım.

Kabus… O an içini bir rahatlama duygusu kaplamıştı, derin bir nefes aldı. Feriha gözlerindeki yaşları silene kadar ağladığını fark etmemişti bile.

Emir-Çok, çok kötüydü.

Feriha sıkıca sarıldı ona.

Feriha-Geçti bak, ben buradayım.
Emir-Saat kaç? Ben mi uyandırdım seni?
Feriha-3e geliyor. Hayır sen uyandırmadın, sancım var biraz.
Emir-Neden daha önce söylemedin, hadi kalk doktora gidiyoruz.

Kalkmaya yeltenmişti bile, Feriha elinden tutup durdurdu onu.

Feriha-Hayatım iyiyim ben, hem daha doğurmuyorum merak etme.

Yine sıcacık gülümsedi. Emir elini onun karnına koydu, bunun verdiği hisse bayılıyordu. 8 aydır neredeyse hiç çekmemişti ellerini Feriha’nın karnından. Her anını onunla birlikte yaşamak istiyordu.

Emir-Emin misin? Bak gidebiliriz hemen.

Feriha gözlerini kapatıp derin derin nefesler aldı. Sonra Emir’e bakıp tekrar gülümsedi.

Feriha-İyiyim, gerçekten. Hem kızımızın doğmak için acelesi yok gibi görünüyor, sancım geçti bile.

Ona kavuşmak için gün sayıyorlardı artık. Emir Feriha’yı kollarının arasına aldı, ellerini saçlarının arasında gezdirirken aklına o muhteşem gün geldi, gülümsedi.

Feriha-Ne düşünüyorsun?
Emir-Hamile olduğunu söylediğin geceyi…

Çocukları yatırdıktan sonra odalarına geçmişlerdi. Feriha şifonyerin çekmecesini açıp içinden dikdörtgen bir hediye paketi çıkardı. Emir paketi görünce özel bir günü unuttuğunu düşünüp paniğe kapıldı. 8 Ocak akşamıydı, hayır özel bir gün değil dedi kendi kendine.

Emir-Bu ne için?
Feriha-Açsana.

Emir paketi açtı, içinden çıkan küçük biberonu görünce şaşkınlığı artmıştı.

Feriha-İlkini ben alayım dedim, ileride ihtiyacımız olacak gibi görünüyor.
Emir-Ne? Nasıl yani?
Feriha-Emir ben hamileyim!

Emir mutluluktan ne yapacağını bilemiyordu. Feriha’yı kucağına alıp odanın içinde döndürmeye başladı.

Emir-Feriha seni seviyorum, seni çok seviyorum.
Feriha-Şşş, yavaş çocukları uyandıracaksın.

O günden sonra Emir her şeye daha fazla dikkat eder olmuştu. Feriha’nın giydiklerinden yediklerine kadar hepsine özen gösteriyordu. Beraber yürüyüşe çıkıyorlardı. Feriha, Emir’in bu hallerinden bazen bunalıyor, bazen de bu tatlı endişelerini keyifle izliyordu. Güneş ve Rüzgar kardeşleri olacağını öğrendiklerinde çok sevinmişlerdi. Emir ile alışverişe çıkıp bir sürü bebek eşyası ile eve geri dönüyorlardı. Yine o günlerden biriydi.

Feriha-Ya Emir size inanamıyorum. Ne gerek vardı bu kadar şeye? Çoğunu giyemeden büyüyecek zaten.
Güneş-Ama anne bak, bu elbise çok şirin. Hem benim elbiseme de benziyor.
Feriha-İyi de birtanem, ya erkek olursa? Daha cinsiyetini bilmiyoruz.
Rüzgar-Olsun bizde saklarız, kız kardeşimiz olunca o giyer.
Emir-Rüzgar haklı.
Feriha-Yok artık, 4 çocuğa bakabileceğimi hiç zannetmiyorum.
Emir-Ben sana yardım ederim merak etme.
Feriha-Delisin sen, gerçekten.
Emir-Biliyorum hayatım.

Emir küçük bir öpücük kondurdu sevdiği kadının dudaklarına.


İkisi de geçmişi düşünüp gülümseyerek uykuya daldılar. Saat 7ye geliyordu, Emir Feriha’nın bağırmasıyla zıplayarak kalktı yataktan.

Feriha-Emir! Ah!
Emir-Noldu? Feriha noldu iyi misin?
Feriha-Bu sefer gerçekten doğuruyorum sanırım.

Emir hazırlıklıydı, hiç panik olmadan telefonuna uzandı ambulansı aradı.

Emir-Tamam aşkım, sakin ol. Birazdan ambulans gelir.

O arada hazırladıkları çantayı çıkardı dolaptan. Koşarak aşağı inip Emine’yi uyandırdı. Tekrar yatak odasına döndüğünde Feriha derin nefesler alıp sakinleşmeye çalışıyordu. Onu kucağına alıp aşağı indirdi. O sırada ambulansta gelmişti zaten.

Feriha-Emir, çocuklar?
Emir-Sakin ol, Emine yanlarında duracak. Annemi de aradım, gelir birazdan eve.

Feriha gülümsemeye çalıştı ama acı çektiği her halinden belliydi. Emir sıkıca tutuyordu elinden.

Feriha-Hala benimle doğuma girmek istediğinden emin misin?
Emir-Evet, yanında olmak istiyorum.
Feriha-Bak, bayılırsan karışmam ama.

Feriha bağırmayla karışık küçük bir kahkaha attı.

Emir-Kocanızı henüz tanıyamamışsınız hanımefendi.
Feriha-Göreceğiz bakalım beyefendi.

Flashback

5 Ay önce

Birlikte kontrol için doktora gitmişlerdi.

Doktor-Bebeğiniz gayet sağlıklı büyüyor Feriha Hanım. Kalp atışlarını dinlemek ister misiniz?

Emir daha önce cevap vermişti.

Emir-Evet, evet lütfen.

Doktor güldü.

Doktor-Fazla heyecanlı bir baba adayı ile karşı karşıyayız sanırım.
Feriha-Kendisi iyi bir babadır ama heyecanını ve endişelerini yenemiyoruz maalesef.

Kalp atışlarını duymaya başladıklarında Emir sanki dünyanın en güzel melodilerini dinliyormuş gibi hissetti kendini. Feriha’nın elini sıkıca tutmuştu.

Feriha-Geçen ay cinsiyetini öğrenememiştik.
Doktor-Bir bakalım. Evet… Ah, merhaba küçük kız.
Feriha-Kız mı? Emir duydun mu kızımız olacakmış.
Emir-Buna en çok Güneş sevinecek sanırım. Hayatıma tıpkı senin kadar güzel bir melek daha gelecek desene.
Feriha-Bu sefer adını senin koymanı istiyorum.

Emir o anda bulmuştu zaten ismini.

Emir-Buldum. Ama doğuma kadar söylemeyeceğim, sürpriz olacak.
Feriha-Ama…
Emir-Bana düğüne kadar gelinliğini göstermemiştin, intikamını almam lazım.
Feriha-Çok hainsin.
Emir-Ve sana çok aşığım.


Hastaneye gelmişlerdi, Feriha’yı hemen doğumhaneye aldılar. Emir de sterilize olup içeri girdi. 3 saatten uzun bir süreç sonunda nihayet ağlama sesleri yankılanmaya başlamıştı. Bebeğin göbek bağını kesip Emir’in kucağına verdiler.

Emir-Kızım… Meleğim, hoş geldin.

Feriha gördüğü bu sahne karşısında önce gülümsedi sonra ağlamaya başladı.

Emir-Şşş, ne oldu şimdi?
Feriha-Bir şey yok. İyiyim ben.

Emir Feriha’nın alnından öptü.
-Seni çok seviyorum.

Feriha-Bende seni çok seviyorum. Kızımızın adını söylemeyecek misin artık?
Emir-Eylül… Eylül Ada Sarrafoğlu.
Feriha-Eylül Ada, çok güzel.

Feriha yine ağlamaya başladı.

Emir-Aa, Feriha, ben bayılmadım sen niye ağlıyorsun şimdi?
Feriha-Doğru bayılmadın, çok ilginç gerçekten.

Gülmeye başladılar.

Doktor-Emir Bey, sizi dışarı alalım artık, hemşire hanım size yeni doğan ünitesine kadar eşlik edecek. Bebeğin kontrollerinin yapılması gerekiyor. 1 saate kadar da Feriha Hanım’ı odasına alırız.

Emir son kez Feriha’yı öpüp kucağında Eylül ile dışarı çıktı. Herkes gelmişti, dışarıda onları bekliyorlardı.

Koray-Çıktı çıktı.
Hande-Feriha nerede?
Emir-Odaya alacaklar birazdan.
Hande-Ay, Emir çok şeker bir şey bu.

Hande bebeğe bakıyordu. Emir Eylül’ü hemşirenin kucağına verdi, zamanlaması gerçekten çok iyiydi. Duvara tutunması düşmesini yavaşlatmıştı.

Koray-Hayda!

Koray, Levent ve Mehmet kollarından tutup kaldırdı onu. Hemşirenin getirdiği tekerlekli sandalyeye oturtup acile götürdüler.

Doktor-Önemli bir şeyi yok, tansiyonu düşmüş biraz. Yine de serumu bitene kadar kalkmasın yerinden.


Emir ve Feriha’yı aynı odaya aldılar. Feriha ona bakıp bakıp gülüyordu.

Emir-Ya gülme artık yeter.
Feriha-Bayılmayacaktın değil mi sen?

Emir’in taklidini yaparak;
-Kocanızı henüz tanıyamamışsınız hanımefendi. Ben kocamı tanıyorum da kocam henüz kendini tanıyamamış maalesef.

Emir de gülmeye başlamıştı.

Emir-Uzun süre dalga geçeceksin anlaşılan.
Feriha-Evet, bir 20 yıl kadar filan.
Emir-Yok artık!


Sofia ve Levent elele tutuşmuş Eylül’ü izliyorlardı. Sofia’nın telefonu çaldı.

Sofia-Efendim Meryem?
Meryem-Sofia Hanım, Hasan uyandı, sabah bıraktığınız sütü içirdim ama doymadı sanırım ağlıyor sürekli susturamadım.
Sofia-Tamam Meryem ben birazdan geliyorum.
Levent-Ne oldu?
Sofia-Obur oğlun doymamış, eve gitmem lazım.
Levent güldü,
-Obur olunca benim oğlum oluyor zaten.
Sofia-Haksız mıyım?
Levent-Haklısın hayatım.

Sofia ve Levent düğünden çok kısa bir süre sonra birbirlerine aşık olmuş ve vakit kaybetmeden evlenmişlerdi. 2 Ay önce de oğulları doğmuştu, ona Hasan adını verdiler.


Birini seviyorsan dünyanın en mutlu insanısındır. Sevmeyi başarabilmişsen kendinden vazgeçmeyi çoktan öğrenmiş, acı çekmeyi en başından göze almışsındır. Zaten acı çektirmeden kimseyi mutlu etmez hayat. Oyunun kuralları böyledir, ayak uydurmayı öğrenirsen çok zorlanmazsın. Hani derler ya, yağmur ne kadar şiddetli yağarsa ardından doğan güneş o kadar parlak olur. İşte öyle, yeşermek, hayat bulmak için yağmura ihtiyacı vardır toprağın. Mutlulukların da… bunu unutmadan yaşamalı insan. Yaşadığı her anın kıymetini bilmeli. Dün bir daha geri gelmez bir kere kaybettiysen. Yarının da ne getireceğini kim bilebilir ki?


Yine adadaydılar, kocaman bir masa kurulmuştu, masada bir tek kuş sütü eksikti. Çocuklar bahçede koşturuyorlardı. Hayatlarından kaç Eylül geçti, artık kimse saymıyordu. Onlar için zamanın bir önemi yoktu.

Hande-Ediz, Ezgi! Hadi annecim yemek yiyeceğiz.
Feriha-Emir, Eylül’ü bulamıyorum nerede?
Emir-En son Hasan’la birlikte saklambaç oynuyorlardı.
Seher-Sahra yine üstünü kirletmiş, ay aşk olsun Mehmet hiç dikkat etmiyorsun ya.

Hep birlikte masaya oturmuşlardı. Her yıl en az iki kere böyle kocaman bir masanın etrafında toplanıyorlardı. Bu artık gelenek olmuştu onlar için. Onların hikayesinde artık hep mutluluk vardı ve artık hüzünlere yer yoktu…


SON

eL-Doktorlar
26-04-12, 22:25
Aslında bu bölümü eklemeyi düşünmüyordum, ama okuyan ve yorum yapan bir-iki arkadaşın hatrına, ekleme kararı aldım. Devam eder miyim, bilmiyorum. Keyifli okumalar :)

7.

“Ece.” Dedim kaşlarımı kaldırarak. “E iyiymiş, son 3 ay yeterince skandalsız geçmişti.”

Hande hemen cevap verdi.

“O, aramızda skandal yaratamayacak kadar niteliksiz. Değil mi Emir?”
“Ya, evet.”
“Hem…” dedi Hande. “Sen, Ece’yi nerden biliyorsun?”

Hande bu soruyu sorduğunda, gözümün önüne o gece geldi. Hızlı, akıcı bir şekilde o geceyi yeniden yaşadım.

*

---Flashback---

Her zaman olduğu gibi bu gece de, Emirle bedenlerimizi bir bütün haline getirmiştik. Kalbimden onun kalbine akmak, o kadar heyecan verici ve güzeldi ki. Aşk bazen kimine göre gereksiz yakınlıktır. Ama ben, terimizin birbirine karışmasını bile her şeyden çok seviyordum. Ben Emir’i çok seviyordum. Her haliyle. Çarşafa sardığım bedenimi, Emir’in çıplak göğsüne yaslamıştım. Gün, yavaş yavaş ayıyordu. Kafamı hafifçe kaldırdım.

“Aşkım.” Dedim.
“Efendim?”
“Biliyorsun benim hayatımda senden önce kimse olmadı. Kimseyi sevmedim de. Senden başka hiç kimse için kalbim kuş gibi çarpmadı.”
“Bu konuşmanın sonu nereye gidiyor bilmiyorum ama, aşka seninle inandığımı biliyorsun Feriha.”
“Biliyorum canım, ama benden önce hiç ilişkinin olmaması pek mümkün gelmiyor bana. Yani tek gecelik ilişkiler dışında.”
“Sevgilim uykun gelmedi mi senin?”

Doğruldum.

“Hayır gelmedi. Belli olmuş bir şeyler. Hadi anlat.”
“Biri vardı. Aşık olduğum ya da hoşlandığım biri değil. Gece hayatını seven ve…”
“Seninle düzenli olarak birlikte olan biri.”
“Evet.”
“Adı neydi?”
“Feriha, uyusak ya artık.”
“Hayır Emir, bunca derdimiz varken, sen hala bu kadar yakışıklı ve kızların gözdesiyken şimdiyi bırakıp geçmişe takılacağımı mı düşünüyorsun?”
“Peki… Eceydi adı. Gece hayatını çok severdi. İddialı bir kadındı. Hiçbir şeyi umursamazdı. Onun için önemli olan eğlenmekti. 1 sene kadar sürdü, hatta ensesine Emir yazdırmıştı.”
“Ne? Ensesine adını dövme mi yaptırmıştı?”
“Evet, bana sürpriz.”
“Söylediğin gibi duygu barındırmayan bir ilişki değilmiş pek.”
“Duygu barındırmayan bir ilişkiydi Feriha. Bir iddia için bile yaptırmış olabilir. Ruhunu önemsemeyen birinin, bedenini önemseyeceğini nasıl düşünüyorsun? O dövmeyi umursadığını sanmıyorum. Hatta hala duruyordur, orda ismimin yazdığını bile unutmuştur.”
“Acaba ben de şu koca göbeğime mi yazdırsam adını? Açıp açıp gezerim.”
“Olmayan göbeğine koca dediğini es geçiyorum, ama açmak konusu pek hoşuma gitmedi hanımefendi.”
“Oldu yazın da mayo giyerim. Hatta elbiseyle otururum denize havuza falan girmem ne dersin?”
“Aslında olabilir.”
“Of Emir ya. Kızlar ensesine adını yazdırıyor, maçoluğun bana söküyor. Hayır bir kere adil değil. Neyse tamam uyu.”
“Benim aşkım kıskanmış mı?”
“Kıskanmadım.”
“Kıskandın.”
“Hayır Emir!”
“Neyse canım, ben yine de Emir Sarrafoğlu’nun karısı göbeğini açmış dedirtmem.”
“Maço.”
“Öyle mi?”

Yavaş yavaş bana yaklaştı. Dudaklarımız yeniden buluştuğunda, baş ucumdaki ışığı kapattım ve ay, yerini güneşe bırakırken sevdiğim adama bir kez daha teslim ettim kendimi.”

*

Hande durmuş bana bakıyordu.

“Feriha? Sen Ece’yi nerden biliyorsun demiştim.”
“Boşver.”

Bu sırada Emir’i, yanına gelen bir arkadaşı konuşturmaya başlayınca elimi bırakmak zorunda kalmıştı. Emir’in arkadaşının masayı terk etmesiyle, Ece denen kızın masaya gelmesi bir oldu. Emir dönüp bana baktı, yüzümde aptal bir sırıtışla olacakları bekliyordum. Emir oturuyordu, arkasına geçti ve kollarını kocamın boynuna geçirdi. Sarılıyordu. Ve benim tüm tepe tüylerim dikilmiş durumdaydı.

“Ah Emir! Nasıl özlemişim.”

Emir cevap vermeden, Hande atladı.

“Önce sen bir ağır ol Ece.”
“Şşşşt, Hande.” Dedim Hande’ye dönerek. “Abartma dur.”


Hande omuzlarını silkti.

“Nerden çıktın sen Ece?” dedi Koray, Hande’nin susması için elinden geleni yaparak. Bu sırada Emir, Ece’nin boynuna dolanmış kollarını çekti.

“Ah Emir, rahatsız mı oldun? Pardon. Amerika’daydım Koray. Dün sabah döndüm. Eski okulumun mezuniyetinin olduğunu duyunca, atladım geldim. Bu arada Hande, hiç değişmemişsin. Sen böyle olduğun sürece, üçünüzde bekar kalmaya mahkumsunuz.”
“Biliyor musun Ece?” dedi Hande. “Dün sabah gelmiş olmana rağmen hiç gazete, dergi okumadığın hatta internette dolaşmadığın çok belli.”
“Ne demek istiyorsun?” diye sordu tüm alımıyla Ece.

Hande cevap vermek için tam ağzını açmıştı ki, elimle sus işareti yaptım. Hande söyleyeceklerini yuttu.

“Eee Emir, neler yaptın bakalım ben yokken? Hiç haber alamadım senden, bir şey de duymadım hakkında.”
“Hande gazete dergi okumadın mı derken bundan bahsediyordu Ece.” Dedi Emir sinirle.

Artık susmaya dayanamıyordum.

“Ben konuya çok Fransız kaldım yahu.” Dedim. “Bizi kimse tanıştırmayacak mı?”

Ece Emir’in arkasından bir adım atarak, tam ortamıza geldi. Elini uzattı.

“Tanıştırılmaya gerek yok. Kendimiz tanışabiliriz. Ece ben, Ece Çetin. Soyadım belki tanıdık gelmiştir.”
“Soyadın?” Dedim kaşlarımı kaldırarak. “Soyisimlerle mi konuşuyoruz? O halde, Feriha ben.” Uzattığı eli sıktım. “Feriha Sarrafoğlu.”
“Sarrafoğlu?” dedi şaşkınlıkla.
“Sarrafoğlu.” Diye yineledim. “Feriha Sarrafoğlu.”

Emir gülümseyerek elimi tuttu.

“Eşim, Ece. Feriha benim eşim.”
“İnanamıyorum Emir. Seni evliliğe ikna edebilmiş birinin daha anasının karnından doğmadığını düşünüyorum.”
“Kağıt parçasına attığımız iki imza umrumda değil Ece.” Dedi Emir. “Ama aşk, şakaya da bekletmeye de gelmiyor.” Bana döndü ve gözlerimin içine baktı. “Aşk, bir anda bildiğin bütün doğruları siliveriyor. Hayatının merkezi değişiyor, kalbinin ritmi farklılaşıyor.”

Gülümsedim.

“Neyse hayatım.” Dedim. “Umarım, Ece de bir gün bu duyguyu tadar.” Ece’ye döndüm, “Bu arada, ensendeki dövmeyi beğendim.”

Hande sinsi sinsi gülüyordu.

“Neyse,” dedi Ece. “Ben sizi daha fazla rahatsız etmeyeyim. İyi akşamlar.” Oldukça bozulmuştu.

Ece masadan uzaklaşırken, Koray Hande’ye döndü.

“Feriha’yı nasıl bu kadar çabuk kendine benzettin?”

Hande gülüyordu.

“İçinde bir cevher olduğunu biliyordum.”

Emir bana döndü.

“Hayatım rahatsız olduysan kalkabiliriz.”
“Beni rahatsız edebilecek bir durum yok ortada Emir. O kızın davranışları ve aldığı terbiye beni ilgilendirmiyor. Önemli olan sendin, ve sen bu skandalı da başarıyla atlattın.”
“Gözüm senden başkasını görmüyor ki, atlatmak için çaba sarf etmedim bile.”
“Sahi, siz nasıl ayrılmıştınız?”

Hande güldü.

“Ben söyleyeyim Ferihacım, Emirle olmadığı zamanlar kimlerle olduğu belli olmadığından Emir şutlayıverdi. E tabi, bir yerde de gurur sonuçta. Ne kadar ‘takılıyor’ da olsa.”
“Neyse canım.” Dedim Emir’e dönerek. Ve dudağına küçük bir öpücük bıraktım. “Biz eğlenmemize devam edelim.”

Rüya gibi bir gece geçirmiştik. O gereksiz kızın yaşattığı gergin dakikalar dışında. Dans ettik, güldük, eğlendik ve bol bol fotoğraf çekildik. Fotoğraf. Benim için önemliydi. Bir planım vardı ve bunu gerçekleştirmem için bol fotoğrafa ihtiyacım vardı. Gece bittiğinde, biz de bitmiştik.

“Of ayaklarım.” Dedi Hande.
“Bebeğim dur çıkarma hemen, arabaya binelim öyle çıkarırsın.”
“Ne diyorsun Koray ya, arabayı getir teknenin önüne.”

Güldüm. Ve aklıma arabayı benim kullanmam gerektiği geldi.

“Emir anahtar.”
“Çok içmedim ben kullanırım aşkım.”
“Emir anahtar.”
“Hayatım hallederim ben.”
“Emir anahtar!”

Koray kahkaha attı. “Oğlum ver, bak Feriha inadı bu iki senedir bildiğimiz Feriha inadı. Ver şu anahtarı, sabaha kadar buradayız yoksa.”

Emir gülümseyerek anahtarı cebinden çıkardı ve biz deniz taksiden indik. Arabanın sürücü koltuğuna oturdum ve kontağı çevirdim. Sessiz sessiz yolda ilerlerken, Emir yanağımı okşadı.

“Hayatım, sabret biraz kaza yapacağız. Bak sinirlenmeden söylüyorum dinle.”
“Koray haklı arkadaş. Ne Feriha inadıymış. Dediğim dedik.”
“Şansını zorluyorsun Sarrafoğlu, ödülünü alamayacaksın.”
“Ama sen cezanı çekmek zorundasın bayan Sarrafoğlu.”

Garaja girdik. Arabayı durdurduğum an Emir kapıdan fırladı ve benim tarafıma geçerek beni kucağına aldı.

“Emir dur! Ne yapıyorsun ya?”

Hızlı davranıp anahtarı almıştım ve o koşar adım beni içeri taşırken, ben de arabayı kilitleyebildim. Artık benim cezam mı, onun ödülü mü her neyse ona hazırdım. Beni, yatak odamıza kadar kucağında taşıdı. Şanslıydım ki, makyajımı temizlememe ve saçlarımı açmama izin vermişti. Ben banyoda saçımla uğraşırken, o da üzerindekileri çıkarıyordu ve bana seslendi.

“Kıskanç.”

Saçlarımı açmış ve makyajımı temizlemiş olarak yanına döndüm. Topuklularımı fırlatıp attığım için, yanında yine küçücük kalıyordum.

“Aşk buymuş işte. Geçmiş, şimdi, gelecek. Fark etmiyor. Yanında benden başka birinin oluşuna dayanamıyorum.”
“Aynı benim gibi.” Dedi. Yaklaştı ve beni kollarının arasına aldı. Koca bedeninin içinde kaybolmuştum. “Son nefesime kadar yanımda, kalbimde, aklımda bir tek sen olacaksın Feriha. Bir tek sen.”

Sanırım Ece’nin gelişi, iyi olmuştu. Bu gece, diğerlerinden daha özeldi. Daha özlem dolu, daha tutkulu. Dudaklarımız, yavaşça buluştu. Siyah elbisem üzerimden kayarken, bu kadar şanslı olduğum için bir kez daha şükrettim.

ambra
27-04-12, 01:12
XXXV
EMir ve Feriha arabada FEriha’nın evine gitmektedirler.EMir’in gergin olduğu her halinden bellidir.Feriha EMir’in elini tutar.EMir gülümser FEriha’nın elleni hafifçe öper

Feriha : sakin olalım , çok zaman geçti üzerinden yani buraya yalnız başına gelebildiğine göre iyileşmiş olmalı

Emir : olmalı –olması gerek olasılık bunlar ,emin olamayız Feriha ,seni ve kızımı tehlikeye atamam

FEriha acı ile gülümser şaka gibi geliyor tüm bu olanlar

EMir: keşke şaka olsa idi, Lara ‘ya uğramış otel işi bitince gideceğim demiş ,otel işini bitirmediğine göre

Feriha : offf..EMir

Emir : efendim aşkım,

Feriha : Ömer’lerde kalmamız yani

Emir : mantıklı olan o idi, benim evimi biliyor olabilir, hatta seninkini de ama onların evini tahmin edemez

Feriha : ya niye bir şey yapacakmış gibi davranıyoruz ki, belki gerçekten işlerini halledip gidecek

EMir .FEriha o bizi öldürmek istedi

Tüm bunları konuşurlarken Feriha’nın evine gelmişlerdir.EMir arabayı park eder.FEriha’ya doğru döner ,saçlarını okşar

Benim için çok zor olacak,sen olmadan uyumak ,kızım olmadan uyanmak ,ama bunu yapmamız gerek , niyetinin ne olduğunu öğrenmeden ,sen ve BElis söz konusu ise işimi şansa bırakamam.

Feriha EMir’e doğru uzanır ve onu hafifçe dudaklarından öper

Feriha : seni seviyorum

EMir : ben de seni.. Hadi gidip eşyalarınızı alalım sonra sizi bırakayım

Emir ve Feriha elele eve girerler..

Feriha : Merve ,Belis !

Kader : FEriha Hanım Merve Belis’i parka götürdü.

FEriha :parka mı ?

EMir :Ne zaman gittiler ?

Kader: 1 saat oluyor

Feriha derin bir nefes alır .EMir’e doğru gönder ‘ Belis söz konusu ise 1 saat çok normal bir saat’

EMir Feriha’ya gülümser ,Hadi bari senin eşyalarını hazırlayalım..

Aynı anda Sarıyer

Ömer ve Sophie odalarında konuşmaktadır.Ömer olanları Sophie’ye anlatır

Ömer : Yani bizde kalıcaklar bir müddet

Sophie gülümser buna çok sevindim ,özlemiştim ikisini de ama

Ömer : ama ne ?

SOphie : EMir bu duruma nasıl baktı

Ömer arkasına yaslanır derin bir nefes alır ‘bir şey demedi en mantıklısının bu olduğunu biliyor’

SOphie Ömer’e bakar ‘en mantıklısı ?

Ömer böylesi daha iyi oldu ,hem evlenene kadarda bizimle olurlar ,EMir bir aile yemeği için bize gelmek istediğini söyledi.

Sophie Ömer’in yanına oturur ellerini tutar gülümser ‘ne zaman ?hazırlanmamız gerek

Ömer kahkaha atar ‘tarih konuşmadık bakalım Emir bey Feriha ve Belis’in hasretlerine ne kadar dayanacak ?

Sophie Ömer’e bakar

Ömer daha önce de söyledim O adam bu eve Feriha’nın kocası olarak girip bizimle o masaya oturabilir

Emir Belis’in odasında eşyalarını toplamaktadır.

‘Feriha ,aşkım bir bakar mısın?

FEriha :efendim canım

Emir : bu bebekten başkasını da ister mi ?

FEriha bakar : canım babanın hediye ettiği bebekten başkası ile oynamıyor şu sıralar

Feriha duraksar Belis’in dolabına gider iki tane elbise seçer ‘bunları da alalım şimdilik bunlar yeter bir şey isterse gelir yine alırız

EMir kafasını sallar ‘peki der
‘
Feriha EMir’e bakar ,küçük bir çocuk gibi mahsunlaşmıştır.Yüzü asılmıştır.

Feriha : aşkım ne oldu ?

EMir :bir şey yok

Feriha soran gözler ile EMir’e bakar

EMir : ya şimdi siz orada olacaksınız ben her istediğimde sizi göremeyeceğim

Feriha gülümser iki eli ile EMir’in yüzünü tutar’istediğin zaman bizi gelip görebilirsin orada’

EMir : o eve seninle evlendikten sonra giricem Feriha ,

EMir Feriha’yı alnından öper ve ona sıkıca sarılır

Feriha : Belis her gün seni görmeye gelicek , off şu halimize bak bir manyak yüzünden ne haldeyiz

Feriha EMir’e sıkıca sarılır tişörtünün üzerinden göğsünü öper .Sessizlik Belis’in sesi ile bozulur

Anne –Baba

EMir gülümser ‘prensesimm

Belis odasına bakar’ bir yere mi gidiyoruz’

Feriha : evet kızım bir müddet Sophilerde kalacağız

BElis gülümser yaşasın!!!Mert’e gidiyoruz

Emir hafifçe gülümser Belis’in çantasını alır ve odadan çıkar.

Ünal Hills’de avukatları ile görüşmektedir.

Ünal : Ortaköydeki otelle ilgili anlaşmayı iptal etmenizi istiyorum ,tabi restoran kısmı da olmayacak orada

‘ Ünal bey yaptığımız anlaşmaya göre tazminat ödememiz gerekebilir’

Ünal : umurumda değil

Peki efendim yarın karşı tarafın avukatı ile görüşme ayarlarım

Ünal avukatın çıkmasından sonra derin bir nefes alır arkasına yaslanır .Telefonu eline alır

‘Mehmet ,ne durumdasınız’

Mehmet : her şey konuştuğumuz gibi sizden haber bekliyoruz

Ünal :güzel zaman yaklaşıyor.her an haber verebilirim sana hazırlıklı olun

Ünal telefonu kapatır ve Hülya ‘yı arar

Nasılsınız Hülya Hanım

Hülya : ah Ünal beyciğim iyiyiz ya siz ?

Saolun aynı her şey , bu cumartesi sizi yani Rüya ve sizi yemeğe bekliyorum

Hülya Ah çok seviniriz ,uzun zaman oldu aile yemeği yemeyeli

Ünal : evet aile yemeği yiyeceğiz sizinle konuşmak istediğim şeyler var ,

Hülya telefonu gülümseyerek kapatır.

Rüya hayırdır anne

Hülya : Ünal bey bizi cumartesi yemeğe çaığırıyor

Rüya : nasıl yani

Hülya gülümser : aile yemeği dedi, sanırım artık bazı şeylerin farkına vardılar, aile yemeği dediğine göre

Rüya gülümser : süper ! ay acaba ne giysem?

Hülya : Aradın mı o adamı ?

Rüya duraksar :aradım anne ama tel hala kapalı merak etme anne bir şey olsa idi arardı bizi.

Hülya bir şey diyecek gibi olur telefonun çalar

Efendim buyurun

Hülya Hanım merhaba ,Ben Demet Öcal
,
Hülya . Demet Hanım bu ne güzel bir sürpriz

Kredi ile ilgili aradım krediniz onaylandı ,şartları görüşmek için sizi bekliyorum

Sarıyer /Tarhanların evi

Tarhanların evine gelene kadar arabada konuşmamışlardı pek,EMir’in yüzü asıktı,Feirha ve Belis’i o eve göndermek istemiyordu ama içinde bulundukları koşullar gereği mantıklı olan bu idi.Emir arabayı park eder .Arkaya döner BElis uyumuştur.Merve yavaşça Belis’i kucağına alır ve arabadan iner.Emir veFeriha arabada yalnızdır.EMir derin bir nefes alır ve Feriha’ya bakar.

Sessizce geldik der

Feriha EMir’in yanağını okşar ‘yapma böyle hadi gel sen de’

EMir şimdi değil Feriha ,ama çok yakında ,.Emir gülümser Feriha’yı dudaklarından hafifçe öper

‘hadi in artık yoksa gaza basıp gideceğim’

FEriha gülümser’ ararım seni ,yarında BElis’i getireceğim sana söz

Emir ve Feriha tekrar öpüşürler .Feriha arabadan iner.EMir Feriha evin içine girene kadar onu izler.Derin bir nefes alır ve arabasını hareket ettirir.Evinin önüne geldiğinde telefonu çalar

Efendim Baba

Nerdesin EMir ?

Eve geldim ,akşam gelmeyeceğim

İyi misin sen ?

İyiyim baba kapatmam lazım sonra konuşalım

ULUS /Koray’ın evi

Hande : inanamıyorum ya o manyak yine burada

kOray : otelin satışından vazgeçmiş

Hande :şaka gibi,EMir’le konuştun mu ?

Koray başını sallar evet Feriha ve Belis bir müddet Tarhanlarda kalıcakmış

Hande kaşlarını çatar nasıl ya bunu nasıl kabul etmiş EMir

Koray nefes alır :şu durumda en mantıklısı bu dedi

Hande :EMir iyi değildir şimdi

KoraY Hande’ye bakar

Hande : Koray bakma öyle ,ara Emir’i yanına git ,

Tarhanların evi

Mert ve Belis oynamaktadır.Feriha eşyalarını kalacağı odaya yerleştirirken telefonuna bakar EMir aramamıştır.Sophie’nin sesi ile irkilir

Bitti mi ?

Feriha biraz gülümser bitti sayılır şunlarıda yerleştirince tamam olucak.Ya sizi de böyle rahatsiz ettik

Sophie: ne rahatsızlığı sen şuna EMir’i bırakamadım diyemiyorsun da

Feriha : ayy Sophie nerden çıktı şimdi bu?

Sophie kafasını sallar ‘ konuşturma beni’

Feriha yatağın üzerine oturur Sophie’ye bakar ‘ zor oldu ayrılmak ,yani kötü bir ayrılık değil ama işte zor oldu

SOphie gülümser Feriha’nın yanına oturur ‘onun içinde zordur

Feriha : çocuk gibi mahsunlaştı görmeli idin,

Aynı anda İstinye :

Emir çalan kapı ile yerinden kalkar kapıyı açar ‘Baba ‘

Ünal gülümser ‘girebilir miyim ‘

Emir : tabi

Emir şaşkındır’bu ziyareti neye borçluyum

Ünal :oğlumu merak ettim

Emir’in şaşkınlığı giderek artmaktadır.’beni merak ettin?

Ünal Eşşek herif konuşturma beni hadi koy bir kadeh içki karşılıklı içelim seninle

EMir omuzlarını silker peki der


Aynı anda Ortaköy otel

‘teyzecim ,teklifi veren firma vazgeçti,

Anlamadım nasıl ?hani anlaşmıştınız

Biliyorum anlaşmıştık ama vazgeçtiklerini başka bir otele yatırım yapacaklarını söylediler

Cansu orada daha fazla yalnız kalmanı istemiyorum

Cansu duraksar

Cansu orada mısın?

Cansu : evet buradayım teyze ,çok kalmayacağım zaten belki bir iki yer ile daha görüşeceğim ve geleceğim telaşlanma


Emir ve Ünal ,Emir’in terasında oturmaktadırlar.Emir şaşkınlıkla babasına bakar

Ünal : niye öyle bakıyorsun

EMir omuz silker ‘ buradasın ,beni merak ettiğin için ,yaşlanıyor musun baba ?

Ünal gülümser ‘ yıllar önce yapmam gereken şeyi yapıyorum ,oğlumun yanındayım

EMir duraksar

Ünal : avukatlar ile görüştüm yarın oteldeki hills’in kapanması ile ilgili görüşecekler karşı taraf ile

Emir başını sallar ‘teşekkür ederim

Ünal :Feriha veBelis

EMir arkasına yaslanır nefes alır ‘Tarhanlar’a bıraktım’

Ünal EMir’e bakar düşüncelidir.

Emir :babasının kendisini izlediğini fark edince doğrulur babasına bakar

‘ zor oldu ,biraz onları elimle başka bir eve bırakmak ‘ben artık bir ailem olsun istiyorum baba..

Ünal arkasına yaslanır boğaz manzarasına bakarak konuşur

iyi bir baba olamadım sana biliyorum ,sen dünyaya geldiğinde babalığa hazır bile değildim,sonra hastanede kucağıma verdiler seni ,korktum ,bir insanın sorumluluğunu almak daha ben çocuktum büyümemiştim ki ,iyi ki annen vardı yoksa o korku ile farklı şeyler yapabilirdim,Sandığın gibi bir adam değilim ben. ,iyi bir baba olamadım belki ama sen benim oğlumsun seni seviyorum ,senin mutsuzluğunda huzurunda benim için önemli .özür dilerim oğlum şu ana kadar yapamadığım her şey için özür dilerim

Emir şaşkındır.Babasına bakar gülümser sağ eli ile babasının omzuna dokunur .baba oğul birbirlerine sarılırlar

Kapının çalması ile ikisi de duraksar .EMir saatine bakar kapıya doğru yürür

Aynı anda Sarıyer /Tarhanlar’ın evi

Feriha yemek masasında sessiz kalmıştır.ara ara Belis’in sorularına cevap vermiş Mert’in yaptığı espirilere gülmüştür.Bir ara Ömer’le göz göze gelir ona gülümser .Ömer dikkatli gözler ile Feirha’yı izlemektedir.

Ömer :Feriha ,avukatımız aradı yarın Ortaköy’de açılacak olan restorandan vazgeçtiğimizi bildiriyoruz

Feriha : başını sallar

Mert Feriha’ya bakar ,senin canın bir şeye mı sıkıldı?

Feriha : yoo sadece gerildim,normal şeyler yaşamıyoruz

Mert : acaba nye böyle yaptı?yani neden vazgeçti

Sophie : niyetini öğrenmeliyiz ama nasıl?

Ömer : avukatlar ile görüşüp belli bir mesafeye kadar sana yaklaşmaması için karar çıkartmalarını söyleyeceğim

FEriha : ömer lütfen ,büyütmeyelim, iyileşmiş ki yalnız geldi buraya , bir şey yaptığı da yok belki de gidecek,

Emir :Koray

Koray :ne haber kardeşim

Koray içeri girer Ünal’ı görünce şaşırır

Oo Ünal abi

Ünal gülümser ‘hoş geldin ,geldiğin iyi oldu EMir ilk geceden yalnız kalmasın

EMir babasına bakar abartma

Ünal gülümser ben gideyim konuşuruz yarın

Koray şaşkınlıkla Ünal’ın arkasından bakar.EMir gülümser ‘Ünal abin yaşlanıyor!’

Koray : nasılsın?

Emir başını yavaşça iyiyim dercesine sallar omuzlarını silker.

VİSki ?

Koray :duble olsun

Emir ve Koray terasta oturmaktadır.

EMir : onları böyle kendi ellerimle oraya götürdüm, nasıl zor geldi anlatamam, onların yanında ben olmalıyım ben korumalıyım

Koray : Kardeşim olay açığa çıkana kadar en mantıklısı bu dememişmiydin

EMir : öyle de ,zor be Koray ,bu kadar zaman sonra tekrar bir araya geldik ,artık ayrı geçicek en ufak zamana tahammülüm yok ,hep yanımda olmalılar

Koray arkasına yaslanır ‘e gidip görürsün istediğin zaman

EMir : öyle istediğim zaman gidip göremem Koray

Koray : nasıl yani ? siz eskiden evli idiniz ,şimdi tekrar birliktesiniz e çocuğunuz var

EMir :Tarhanlar ,Feriha’nın ailesi gibi,yani tam babası ve Mehmet gibi olmasalar da benzer düşünceleri var bazı konularda ,ben o eve Feriha’nın kocası olarak girerim ancak bu ilerisi için önemli

Koray şaşkınlıkla EMir’e bakar :şaka ?

Emir hayır anlamında başını sallar

Koray : E oğlum evlenin sizde

EMir gülümser çok yakında ama tek başıma halledemem yardımına ihtiyacım var

Koray :gülümser ne zaman istersen

Ünal EMir’in evinden çıktıktan sonra Aysun’u arar

Nasılsın?

İyiyim Ünal ya sen ?

SAol ,EMir’in yanında idim

Aysun : bir şey mi oldu?

Ünal :Cansu burada

AYsun : ne nasıl olur ?

Ünal : Gelmiş işte Allahın manyağı ,Aysun ,Feriha ve Belis Tarhanlarda kalıyor bu olay hallolana kadar da öyle olucak ,

Aysun : Cansu bir şey mi yapmış onlara yani Feriha’nın burada olduğundan haberi var mı ?

Ünal :Bilmiyoruz ama gizlice eve girip FEriha’nın eşyalarını giymeyi başaran birinden her şey beklenebilir değil mi ?

Aysun duraksar

Ünal :Aysun EMir bugün Feriha ile evlenmeye karar verdiklerini söyledi,

Aysun : öyle mi ?

Ünal :evet ,ayrıca Ömer Bey’e bu konu ile ilgili aile yemeğinde bir araya gelmek istediğini de söyledi

Aysun : yani ?

Ünal :yani Tarhanlar’a yemeğe gidip evlilik olayını konuşacağız

Aysun : nasıl yani gidip FEirha’yı mı isteyeceğiz

Ünal :tam olarak istermiyiz bilmiyorum ama orada olmamızın amacı bu olacak

Aysun sessiz kalır

Ünal: orada olmayı oğlumuza borçluyuz Aysun

Aysun yutkunur .:ne zaman ?

Ünal: yarın Ömer Bey ile görüşüp en kısa zamanda gelmek istediğimizi söyleyeceğim

Aysun : anladım


Aynı gün gece

EMir Koray’ı yolcu ettikten sonra yatağına doğru gider.Eline telefonunu alır aynı anda gelen mesaj ile gülümser

Uyudun mu ?

Gülümser Feriha’yı arar

Nostalji oldu bu ,ilk zamanlar da da mesajlaşırdık böyle

Feriha gülümser ‘ telefonu kapatmak istemezdin hiç

Emir : hala da öyle ,ne telefonu kapatmak istiyorum ne de senden bir an olsun ayrılmak

FEriha : EMir ,böyle dedikçe ben daha da zorlanıyorum burada

EMir : Belis ne yaptı

Feriha : Ne yapsın şımardı iyice ,Sophie ve Ömer’in yatırmasını istedi onlar yatırıyorlar şimdi ama senin için öptüm onu , sen ne yaptın ?

EMir ben mi, babam geldi, Koray geldi konuştuk muhabbet ettik işte ,Biliyor musun bu akşam babam benden özür diledi

Feriha : ne ?

Emir :evet doğru duydun ,bu önemli idi benim için yani hayatımın devamı için ,geçmişe takılmamam için

Feriha : çok sevindim,off

Emir :ne oldu ?

Feriha : yanında olmak isterdim şimdi

EMir duraksar derin bir nefes alır’ bunu bir daha söyleme yoksa gelir seni oradan alırım’,

Belis sözlerini açmış Ömer’e e SOphie’ye bakmaktadır

_off

Ömer : Ne oldu prenses

BElis: annem ve babamın bana kardeş yapacağı yok bari siz yapın

Sophie ve Ömer birbirlerine gülümserler

Sophie bu nereden çıktı şimdi

Belis : benim canım sıkılıyor ,oynayacak kimse yok

Ömer : e parka gider oynarız seninle

Belis gülümser park ,biliyor musun benim bugün turuncu saçlı bir arkadaşım oldu

Sophie .: öylemi

Belis : evet beni salladı salıncakta ,her gün ordaymış yarında oraya gidelim

Sophie :gidelim tatlım

Belis :ellerini çırpar ‘ yarın bana pembe tüylü kuru dondurma alır mısın ?

Ömer Sophie’ye Belis’in ne demek istediğini sorar gibi baktı ,Sophie gülümsedi
‘tamam tatlım yarın pamuk şeker alırız sana

BElis :arkadaşıma da

Sophie: orda ise ona da alırız

FEriha yatağına uzanmış EMir ile telefonda konuşmaktadır gülümser ^seni çok seviyorum

EMir ‘ bende seni , e napıyorsun şimdi yatıyor musun hemen ?

Feriha ‘evet sen ?

Emir : bende şimdi odamıza gidiyorum.sağ tarafta yatacağım ,sol taraf sahibini bekleyecek..

azisim
27-04-12, 16:08
Aska uyanis 17 bölüm= http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?p=16831858#post16831858

Aska uyanis 18 Bölüm

Gün coktan vedalasmisti duvakli gölle..
Emir gölün dalgalari birbirlerini kucaklarken..Ferihayla gecirdigi o gecenin hatirasini tazeliyordu hafizasinda..

Erdem hizli adimlarla geldi emirin yanina sonra kulagina egilip

Erdem;Emir bey..Misafirleriniz geldi..Lobide sizi bekliyorlar..

Erdemin sesiyle daldigi hatiralardan uyanabildi emir..

Emir nemli gözlerini saklamaya calisarak,elinin kenariyla sildi erdem dönerek

Emir;Geliyorum erdem..Birseyler ikram edin ...dedi .Ama erdem gitmemisti.Emir tekrar göle cevirdigi basini emire döndürerek sitemli bir ses tonuyla

Emir;Hayrola erdem baska söylemek istedigin birseymi var..?

Erdem;Seyyy..Emir Bey..Aslinda söylemek istedigim iki sey var..Birincisi..Bu aksam yeni kafile geliyor..Istedigin gibi balayi odalari hazirlandi.Ikide nisanli cift geliyor..Peki onlari ayri ayri odalardami? yoksa ayni odalardami yatiracagiz..?

Emir gülümsemisti..

Emir;Erdem onlari gelen ciftlere sorarsin...Kendileri nasil istiyorsa öyle davranirsiniz.5 tane yedek odamiz yokmu..?Yada yukaridaki yaptirdigimiz özel misafirlerimiz icin olan dag kulübelerine yerlestirirsiniz cok zorlanirsaniz.
Bunu hallettik..Ya ikincisi?

Erdem;Aslinda bunu is verenimle degilde..Abimle konusmak istiyorum.
Emir;Yani özel bir mesele..Sakin gönül meselesi olmasin..?

Erdem;Emir abi..
Emir;Tamam ..tamam..anlasildi..mesayini bitirdikten sonra ..Gece calisan arkadaslarini kontrol et..Sonra büroma gel konusuruz su senin özel meseleni tamammi? Kardesim..

Erdem sevinmisti.
Erdem;Tamam emir bey..Deyip gülümseyerek ayrilmisti emirin yanindan..

Erdem otelin genel müdürü denilecek sifattaydi.Emirin sag kolu ve en güvendigi elemaniydi.Emirle tanistiktan sonra umulmayacak sekilde cabuk orta okulu ve liseyi disaridan tamamlamis..iki senelik üniversitesi egitiminide en büyük azim ve öz veriyle bitirmisti.Ona göre emir onlarin köyünün kurtaricisiydi.Emir sadece kendini kurtaramiyordu ASKIN acizliginden o baska ..

Emir bir müddet daha mehtabi seyrettikten sonra ayaga kalkip lobiye dogru yürüdü..
Gectigi masalarda herkeze bir eksiginiz varmi diye sorar ve herkezle kendisi ilgilenmeye calisirdi..Sanki emir ferihadan sonra sadece kizlari basta olmak üzere baskalarina adamisti hayatini..

Lobiye geldiginde. ilk önce uzaktan seyretti gelenleri..Sonra ise buharlasan gözleriyle muhatablarina dogru yürüdü.Ilk ayaga firlayan koray olmustu.
Korayin agzindan en icten dudaklarindan dökülen kelimeler aslinda sadece gercekti.

Koray;Kardesim benim..Aslan kardesim..Kucaklastilar.Birbirlerine kenetlendiler
aslinda..Ne kadar özlem doluydu gözlerdeki isiltilar.

Sonra ayrildilar.Ikiside gözlerindeki nemi saklamak istercesine baslarini, baska taraflara cevirmek istedi.Sonra hande atilmisti emirin boynuna..

Hande;Nerdesin sen deli Adam..Kac senedir nerelerdesin..?
Emir artik saklamiyordu gözlerindeki nemleri..Bir müddet sonra ayrildilar..

Emir;Buralardayim..Deli kiz..
Gözlerde nemlerle ücüde gülümsemislerdi.

Emir;Hadi söyle gecelimde rahat rahat konusalim..Deyip yol gösterdi..
Emir önde handeyle korayda arkada büroya girmislerdi.
Hande büroda dolasirken..Koray emirin karsisina oturmustu bile..

Koray;Emir kac sene oldu ya..?Nasilsin..?

Emir;Gördügünüz gibi ölebilecek kadar sansli olamadim bir türlü..Hala yasiyorum.

Koray;Emirrrrr.Nasil konusuyorsun öyle..?
Emir;Bosverin beni siz anlatin bakalim..Neler yasadiniz..?

Koray;Aslinda senden sonra hersey cok renksizdi.iste okuldan sonra babamla yollarimi ayirdim.Ünal amcanin teklifiyle hillste calismaya basladim.

Emir;Neyse demekki babamin imparatorlugu emin ellerde..

Koray;Emir aslinda baban senden sonra cok cöktü, sensinlik bitirdi onuda aysun ablayida..Can yurt disi egitimi aliyor..Annen beyinden ayrildi.Sadece kimsesiz cocuklara adadi kendini cocuk esirgeme kurumunda gönüllü calisiyor.

Emir duyduklari karsisinda hayretlere düsmüstü.
Babani soracak olursan zamaninin cogunu yanliz geciriyor.Hayatina hic bir kadini sokmadi.Yanlizca kendini isine verdi.Ayda bir kez annenle bulusup kahvalti ediyorlar.Cok iyi iki arkadas gibi..Ama babanin imparatorlugu artik cok büyüdü diyebilirim..
Ikiside her gün senden gelecek bir haber bekliyor

Bazen babandaki is hirsi beni cok hirpaliyor.Cok calisiyoruz.Iste benim anlatacaklarim bu kadar..

O sirada hande büroyu incelemeyi bitirmis oda gelip oturmustu karsilarina..

Koray;Hande ise kendi hikayesini kendisi anlatsin sana..
Hande;Büro cok zevkli dösenmis..Patronun cok iyi bir mimara vermis döseme isini..Emir bakislarini yere indirip gülümsemisti..

Hande devam etti sözlerine:Benim hikayem aslinda cok kisa..Korayla bir iliski yasadik..Ama olmadi bir türlü anlasamadik..Nisanlandik..Onuda yürütemedik..
Biz birbirimizi cok hirpaladik..

Hande bunlari anlatirken koray basini önüne egmisti.

Hande:Sonra bu sancili dönem bir gece yaptigimiz büyük bir kavgayla sona erdi.O gece ne yaptigimi bilmeyecek kadar sarhostum.Bir gecelik bir iliski yasadim.Cok aciki bende unutulmayacak bir hatira birakti.
Hande elini karnina götürerek karnini sivazlamisti.

Emirin hayretten agzi acik kalmisti.

Hande;Evet dogru görüyorsun hamileyim..
Sonra korayla artik iyi iki arkadasiz.Beraber ayni evde oturuyoruz hala nisanlandigimizda bir eve cikmistik.Ev arkadasi ve benim icin bulunmaz bir dost.Ne kadar tuhaf birbirimizi sevmeyi becemedik hep acittik hap kanattik kalbimizi.Ama sonunda ömürlük bir dostluk ortaya cikti.

Hande emire dönerek;Senin ferihayla yasayip mutlu oldugun o kisacik süre kadar bile mutlu olamadik 5 sene icerisinde biliyormusun..?
Yani hep ask kazanamiyormus emir..Bazen birakmak gerekiyormus..Senin yaptigin gibi vazgecmek gerekiyormus..Bir an bir sessizlik olmustu.

Koray basini kaldirip; simdi sira sende emir bey anlat bakalim.Hangi adini veremedigin rüzgar seni buralara atti..

Emir;Aslinda o rüzgarin adi ferihaydi koray..Feriha..Deyip nikahtan ayrildiktan sonra baslarina gelenleri birbir anlatti emir.Duvakli gölün hikayesini..Ferihayla gecirdikleri ilk gecelerini ,terk edilmis oteli..Hüseyin amca ve kizi ayseyi..Sonra ferihaya nasil gercekten asik oldugunu..Ferihanin ailesiyle ilgili gercegi..Taki o gecirdikleri kazaya kadar..
Emirin gözleri önünde ferihanin son kez kirpiklerini araladigi o an canlandi.Bir an dehsetle sözlerini kesti.

Koray;Ne oldu emir devam etsene..Emir silkinip toparlandi.Ve devam etti sözlerine..

Emir;Hani ferihanin cenaze törenini hatirliyorsunuz ya..?
Koray;Evet..
Emir;Iste o defnedilen kisi feriha degildi biliyormusunuz?Korayla hande birbirlerine bakip emirin yüzüne cevirdi bakislarini..hayretle..

Koray;Peki..Ferihaya ne oldu..
Emir;Ferihayi ilk acile kaldirdigimiz zaman aileside gelmisti acile..Ameliyata girdiginde..Doktor ferihanin bitkisel hayata girebilecegini ama makinelerle beraber yasatabileceklerini söyledi..Bazen mucizeler oluyor hasta bir sene sonra tekrar komadan cikabiliyor dedi..Riza bey siddetle karsi cikti buna izin vermeyecegini söyledi..

Dini bütün biri kaderin tecellisini kabul eder dedi..Bana o zaman cok acimasizca gelmisti bu fikir.Bende ferihanin doktoruyla anlastim.Kimsesiz birini defnettiler feriha diye..

Korayda handede ne diyeceklerini bilemiyorlardi.
Koray;Eeee ondan sonra..
Emir:Feriha komada yasamaya devam ederken..Doktorunun dediklerini yapmaya calistim.Hastahaneye yakin bir oda kiraladim:Akliniza gelebilecek her türlü kücük iste calistim.Otellerde ve lokantalarda..Sonra bir gün ferihanin doktoru hic beklemedigim bir sey söyledi.

fERIHA HAMILEYMIS:
ilk önce tepki göstersemde kabul etmek zorunda kaldim.Yani tepkimde ferihaya birsey olmamasi icindi.Dogum ben olmadigim bir gün komplikasyon oldugu icin gerceklesmis.Dogumdan 15 gün sonra bebegimi zorlada olsa görmeye gittim.

Tam o sirada kapi acilmis ve ücüzlerden naz kosturarak iceriye girmisti.
Koray ve handenin saskin bakislarinin arasinda
Naz kosturarak babasinin kucagina atladi.
Naz;Baba..bak ben bugün biyinci oldum iste ..Disleyimi fiycaladim.Geceligimi giyindim..Öbüylerini gectim..Deyip sapirtada sapirtada babasinin yanagina bir öpücük kondurmustu.
Emir;Nazcim..Bak hande teyzeyle koray amca gelmis hadi bakalim onlara bir merhaba de..Onlarida öp..

Naz umursamaz bir tavirla;Meeyaaba..demistI.Arkasindanda eklemisti.Olmaz ben kucagindan inmem kapaylay sonra..

Az sonrada kosarak peri girmisti iceriye..
Peride babasinin kucagina atilmisti..
Peri;Banane benimde babam ..benimde babam ..diye cocukca bir inatla babasina sariliyor oda öpüyordu.Saskin saskin bakan hande

Hande;ikizlerinizmi oldu yani..?Emir.

Tam emir agzini acmistiki..
Ali girdi iceriye:Afedersin emir abi misafirin oldugunu bilmiyordum.Hadi kizlar babaniza iyi geceler dileyin.. Dogru yataga..Ikiside dudak büküp emirin kucagindan inmislerdi.Yerlere kadar bayez sile bezi gecelikleri ile cok sirin görünüyorlardi.
Ikiside bir agizdan;iyi geceley..Deyip alinin elinden tutup yürüyüp gitmislerdi.Az sonrada SU kucaginda ayse görünmüstü..

Emir;Hayir hanecim..Ücüzlerimiz oldu..Ayse suyu babasinin kucagina birakirken..
Ayse;Emir abi biraz huysuz bugün ..Sabah atesi vardi ilac verdim ,düstü.Ama yinede ben babamin kucaginda uyuyacagim dedi..Zaten uyumak üzere.Tekrar ilac verdim.Uyuyunca seslenirsin alirim abi..

Emir;tamam ayse ..Sen isine geri dönebilirsin ben koyarim yatagina..Bu arada bize icecek birseyler gönder..
Su babasinin kucagina iyice yerlesmisti.Gözlerini araladi.Babasini görünce rahatladi ve tekrar kapatti gözlerini..

Su:Melegi dünyanin piyens babasinin kucaginda..iyi geceler piyensim..demisti.

Emirde saclarini sivazladi ve iyice kavradi kucaginda SU yu ve yaninda gelen battaniyeyle de güzelce kapatti her tarafini..
Korayda handede hayranlikla seyrediyorlardi emiri..

Hande ;demek ücüzleriniz oldu..Bence dünyada az rastlanan bir mucize olmus emir..Peki feriha..?Ferihaya ne oldu?

Emir bir yandan su nun saclarini oksamaya devam ederken.
Emir;Cocuklari zorlada olsa görmeye gitmistim.ilk görüste asik oldum hepsine..Kucagimdaki naz ile periden daha narin..Cok cabuk hasta oluveriyor.Ameliyatada zaten SU nun kalp atislarinda zayiflama oldugu icin alinmis feriha..Sonra bebeginin yüzünü sivazlamis ve bir buse kondurmustu alnina SU nun emir..

Koray;Yani feriha dogumdan sonra yasiyordu..
Emir;Evet yasadi..

Koray;Peki ya sonra..
Emir bir ic cekti
Emir;Sonra..Cocuklari yetistirme yurduna verecegini söyleyen ben.Ayrilamaz oldum ücündende..Kime emanet edecegimi bilemeden suursuzca 15 gün düsündüm.O arada demin iceriye giren Ayse yeni evlenmisti.

En son buraya gelip birakmaktan baska carem kalmadi..Cünkü ne ferihanin ailesine nede kendi aileme bunu anlatabilecek cesareti bulamadim bir türlü..Bunun aciklamasi nasil yapilabilirdiki..?Bir hafta sonra hastahaneye döndügümde.

Ortada ne feriha nede doktoru taner bey vardi..Nedense beni taniyan bir senedir hergün hastahaneye geldigimi bilen hemsireler bile beni tanimiyormus gibi davrandi..Günlerce yalvardim.Ama hic kimse birsey bilmedigini söylüyordu.

Feriha gizli hastahanede kaldigi icin, kaydi olmadigi icinde, hicbirsey ispatlayamadim.Her kez öldügünü söylüyordu.

Peki ama taner ?,ya tanere ne olmustu.Perisan halde buraya döndüm..

Bir gece bana en son söyledigi sözü hatirladim.Ferihanin kazadan sonraydi..

-Ben simdi duvakli göldeyim..Emir demisti..Günlerce buranin iskelesinde sabahladim..Hatta kendimi öldürmeyi bile düsündüm.Ama üc tane melegim vardi.

Onlar Allahin bana bir armaganiydi.Iste son sabahladigim gece kendi kendime söz verdim.Bankadaki hesabimdan bütün parami cektim.Bütün köylünün yardimiyla bu otele ayaga kaldirdik..

Koray;Otel yani seninmi?
Emir;Hepimizin..Diyedebiliriz.Aslinda sahibi benim ama..Biz büyük bir aileyiz burada herkez üzerine düsen görevi yapiyor.Karsiliginida aliyor diyelim.
Kapi calinmisti.Iceriye erdem bir tepsiyle girmisti..

Tepside gazoz cay ve kahve vardi..Herkez tapsiden istegini aldi..Erdem cikacakken emirin kulagina egilip:Emir abi istersen bu gece misafirlerin var yarin aksam konusalim dedi.Emirde evet manasina isaret etti.Ve odadan cikti erdem..

Hande;Hayret ne icecegimizi nerden biliyorlar..
Emir;Biraz ben siz gelmeden fisildadim..Üstelik bu gece sarhos olmanizi istemiyordum.Ayik kafayla iyi bir sohbet ederiz diye düsündüm.

Hande;Malum ben zaten kullanamiyorum alkol.Dedi..

Emir yine sunun saclarini oksuyordu arada..
Emir;iste benim hayatim artik..Sadece bu otel ve ..meleklerimden ibaret..

Hande;Bence hic kücümseme amacini..Muhtesem bir ise imza atmissin..
Benim hamileleigimden sebep temiz havaya ihtiyacim var nasil olsa..Uzun bir zaman buradayim o yüzden..Koray bu sözlerden sonra ise basini kaldirip handeye bakti

Koray;Ya kontrollerin..

Hande;Buradada bursaya inerim doktora..Artik doguma kadar beni buradan hicbir güc ayiramaz..

Emir;Peki handeyi kazandik..Peki koray ya sen ..Seni bu kadar zaman sonra neden arayip cagirdigmi merak etmiyormusun..?
Koray;Bana öyle geliyorki ..Benim yardimima ihtiyacin var..

Emir;aslina bakarsan evet..Oteli büyütmek istiyorum ama..Dogaya zarar vermeden buranin güzelligini bozmadan ..Yani sana ihtiyacim var..

Koray;Her zaman elimden gelen birsey varsa yapmaya hazirim..Ama benimde sartim..Beni de bu büyük aileye kabul etmen..

Emir;Sen zaten benim hem yüregimden hemde ailemden hicbir zaman kopmadinki..

Koray neselenmisti;Ver o zaman yegenimi bitazda ben tutayim kucaginda..
Emirde gülümseyerek cicegini korayin kucagina yerlestirdi narince..

O gece dertlesme gecesi gecmisle ödesme gecesi olmustu..Bütün gece neseli kahkahalar yükselmisti suyu yatagina koyduktan sonra emirin bürosundan..
Cok uzun zaman olmustu emir bu denli mutlu olmamisti..

------------------------------------------------------
Koray verdigi sözü tuttu.Ve hemen ise koyuldu..iki hafta icerisinde planlar hazirdi..

Otelde hayatin icerisinde handede hic olmadigi kadar mutluydu.Ücüzlerin cici annesi olmustu..Ücüde cici anne diye cagiriyorladi artik handeyi..Üstelik yusa bile cici anne diyordu..

Korayin emirin kulagina ayrilmadan fisiltadigi handenin rahatsizligi ise hem emirin hemde etrafindakilerin handeye ellerinden geldigince özen göstermesini sagliyor.

Hande ise hayatinin hic bir döneminde görmedigi sevgiyi ve saygiyi gördügü bu otelde hayatini mutlu ve mesut geciriyordu.

Bir aksam üstü yeni bir kafile gelmisti yine..Otel öglenleyin ugurladigi eski kafilenin ardindan carcabuk temizlemisti oteli..

Herkez odalarina yerlesmisti..Aksam yemeginin ardindan ..Hande ile emir iskelenin basindaki masaya gecip caylarini yudumluyorlardi..

Göl her zamankinden daha sakindi tatli bir meltem esiyordu, insanin yüzünü oksayan..

Hande;Emir ..sana bir sey sorabilirmiyim?
Emir;Tabiki hande.

Hande;Hani sen bir cok capkinlik asamasini gecirdin üniversitede..

Belki hepsi birer askin öznesiydi..Ama gercekten seni sen yapan kalbine ,
gönlünün tahtina ince ince isledigin sultan .kimdi..?

Emir;Cevabini bildigin sorulari sorupta benim kabuk baglamaya calisan yarami
kanatiyorsun hande..Farkindamisin..?

Hande ;Bence sen .....sen kendini kandiriyorsun..O yara hicbir zaman kabuk baglamayacak kadar taze ..Duygularin ilk günkü gibi..arzularin tutkuna ugramayacak kadar bozguna ugrasada..Sen leylanin pesinden asla bir baskasini sevemeyecek kadar kalbine kilit vurmus bir mecnunsun..

Emirin bakislari yine bulutlanmis..Gölün üzerine yansiyan mehtapta gördügü resim ise hayalini kurdugu cemresinin son karesi gibiydi sanki..

Birden ileride bir tepsi yere düstü..Sesi yankilandi hafif calan müzügün cok üstüne cikacak kadar büyük bir sangirtiyla..Handede emirde bakislarini o tarafa cevirmisti.Erdem ayakta garsonun yaninda duruyordu saskin saskin bakiyordu emire dogru..

Yüksek sesle bagiran bir kadin müsteri ayaga kaldiriyordu oteli..Sesi inliyordu sakin gecede..

-Ne kadar beceriksiz birisiniz siz böyle..Bir cay bile servis yapamayacaksaniz eger ne isiniz var böyle bir otelde..?

Garson cocukta erdemde saskin saskin bakiyordu..

Emir yetismisti..Erdemin yanina sokularak
Emir;Ne oluyor burda erdem..?

Erdem;Hic birsey emir bey..?Sadece garson arkadasimiz bir sakarlik yapti onun icin ..Bende ö....zürr diliyordum..

Emir arkasi dönük oturmus kadindan özür dilemeye calisan garsona ..
Emir;Tamam kardesin sen git..Hanimefendi garson arkadasimiz zaten özür dilemis daha yeni ise basladi kendisi kusuruna bakmayin..

Derken hanimin karsisinda kensidine hayret piriltilariyla bakan bir cift göze takilmisti emirin bakislari..

Birden dislerini SIKTI.Yumruklarinida..Ayni anda ayaga kalkan adam
ilk önce ne yapacagini bilemesede ELINI UZATMISTI EMIRE TANER

Taner;Ne tesadüf ..Merhaba emir..

Emir sogukkanliligini korumaya calissada yine tanerin elini oldukca kuvvetli bir sekilde SIKMISTI:Tam bu sirada arkasi dönük olan hanim emire yüzüne dönerek..

-Taner demek arkadasin cikti buranin müdürü öylemi demisti..?ayaga kalmisti

Ama artik emir hicbirseyi duymayacak kadar uzaklardaydi..Handenin durumuda emirden farksiz degildi..

Emir artik o baska iklimlerdeydi..Dünyasini kusatan ayi yildizlari icinde barindiran,havasi suyu topragi olan,bir tebessümüyle yüregini yatistiran diger parcasini arayan emir..O sendin diyordu icerisinden..

Kutsal bir yemindir aska adanis...

Ugursuzluk denir uzakta kalis....

Mazursa gözlerde adres arayis....

Kalpteki sevdalar yorgun sayilir....

Emirin gözlerinin icerisine yakut isiltilariyla bakislarini birakan bu güzel..

Emirin canini inadina acitan bu hircin rüzgar....

Ve ne olursa olsun bitmeyecek bir ates..

Taner;Tanistirayim..Nisanlim feriha...Feriha hanim..

Feriha ise elini uzatmisti emire gülümseyerek.Ama emirin bakislari adres degistirmisti

Tanerin agzindan cikan son sözlerle emir vücudunun hakimiyetini kaybetmisti.Yaninda bulunan erdem ve hande yardim etmisler ayakta durmasina yardimci olmuslardi.


Yeni yeni yorumlar düsüyordu bellegine,lavlar firlatan yanardaglar gibi öfke püskürtüyordu düsünceleri emirin...Daha yeni yeni anliyordu neler oldugunu..

Emegime saygi gösterip rep ve yoru yazan herkeze cok tesekkür ederim:)

cadx
27-04-12, 18:19
6. Bölüm..

Bu bölümdeki yardimlarindan dolayi ILKAY arkadasimaa cook teseküürr ederimmm.. :love01::happy0064

Riza sözlerini henüz bitirmisken kapi calinir. Zehra hemen gidip kapiyi acar..

Zehra: Hosgeldiniz..
Emir: Hosbulduk
Zehra: E gecsenize iceri kapida kaldiniz..
Mehmet: Iyi aksamlar benim bir isim var.
Seher: Mehmeett.
Mehmet: Ne var Seher?
Seher: Ayy mehemett nerye gidiyorsun. Bak kirk yilin basi Feriha ziyaretimize gelmis, esi ile.
Mehmet : Seher aksam aksam attirma tepemi.
Riza: Mehmet! Bir yere gidmiyorsun. Evimize misafir gelmis. Olmaz öyle sey.
Zehra: Hadi, Hadiyin yemege. Sogmasin.
Seher: Ayy, valla siz geliyorsunuz diye bütün gün ugrasti annem. Yoruldu kadincagiz. E bir yardimsida yok tabi.
Feriha: Sen ne güne duruyorsun seher? Yoksa yinemi hamilesin?
Seher: Yok canim, herkes senin gibi sansli olmuyor herkes bebek konusunda. Biri kucaginda biri karninda. Gerci kucagindaki..
Riza: Hadi buyrun afiyet olsun.
Emir: Sey feriha parsi buraya yatiriyorum.
Feriha: A ordan düsebilir. Gel iceri yatiralim. Anne odam müsayitmi?
Seher: A ferihacim valla sen gittikten sonra odayi babam kullanmaya basladi. Artik onlarin odasi. E malum ev kücük olunca. Gidenin yeri hemen doluyor. Bos kalmiyor.
Zehra: Soruyormusun yavrum. Burasi seninde evin nereye istersen oraya yatir.

Emir ile Feriha Pars i yatirip masaya gecerler. Sofrada kimse birbiri ile konusmaz. Yemek sirasinda bir ara emirin telefonla mesajlasir.

Feriha: Birseymi oldu?
Emir: Önemli birsey degil. Ufak bir is vardi. Hallolmus onu haber veriyorlar.
Seher: Ayy kiyaamaaam.. Sen simdi alisikda degilsin hani bölye maasli maasli calismaya, zor geliyordur. Ama alisirsin merak etme..
Emir: Ben zaten babamin yanindaykende hakkettigim parayi aliyordum. Yani benim icin pek birsey farketmedi, mekan degisti okadar.
Seher: E size kolay tabi is bulmak. Valla mehmet o kazayi yaptigindan beri issiz.
Zehra: Neyse neyse. Hadi seher yardim etde su masayi toplayalim. Ben cayi koydum demlenmistir.
Riza: Hadi sizde gecin söyle. Ben simdi getiriyorum caylarinizi.

Aksam cok sesiz gecer. Feriha annesiyle konusur. Seher ise her lafa atiliyordur ama illa birisi agizinin payini veriyordur. Bir süre sonra pars huysuzlanmaya baslar ve ferihalar evlerine gider.


Asönsörde
Feriha: Tesekür ederim.
Emir: Ne icin?
Feriha: Bugün icin.
Emir: Bugün.. Bence acele ediyorsun...
Feriha: Ne? Emir yine ne sacmaliyorsun?
Emir: Sürpriz canim.
Feriha: Ne sürprizmis.. Saatlerdir bir sürpriz gidiyor..

O sirada evin kapisina gelmislerdi. Emir kucaginda Parsla kapiyi acti ve Feriha icer girdikten sonra kapiyi kapatti.

Feriha: Emir kime diyorum ne sürprizi.
Emir: Gel benimle.

Emir evin icinde bos odaya dogru yürüyordu. (10 numaradaki kapisi olmayan, hic gözükmeyen odalardan diyelim.. )

Feriha: Emir Parsi üsüteceksin. Ne yapiyorsun orda gelsene.
Emir: Gel dedim

Feriha mecbur emirin pesinden gider.

Feirha: Eee. Noldu simdi burda böylece durcazmi?
Emir: Ac kapiyi?
Feriha: Ne?
Emir: Ac dedim..

Feriha kapiyi hizlica acar. Icerde görmeyi hic beklemedigi bir manzara vardir. Emir bu odayi cocuk odasina cevirmistir. Hemde bir ikiz odasina.

http://i.imgur.com/lbPFr.jpg

Feriha: Emir... Burasi. Burasi harika olmus.
Emir: Umarim begenmissindir.
Feriha: Muhtesem. Daha güzel olamazdi..

Emir kucagindaki Parsi yatagina yatirir. Ferihada kiz bebek icin olan tarafa bakiyordur, besigin kenarindaki bataniyeyi alir.

Feriha: Emir. Ya kiz olmaza?
Emir: Ozaman odada ufak tefek degisiklikler yapmak gerekecek.
Feriha: Umarim seni hayal kirikligina ugratmam.
Emir: sst. Kiz olmus, oglan olmus hic farketmez. O isin dalagasi sadece. Benimle oglan diye inatlasman. Sinirlenmen, hosuma gidiyor.
Feriha: pislik..
Emir: Benim icin önemli olan sizin iyi olmaniz. Sen bebegimiz. Anladinmi. Baska hic bir sey umrumda degil.
Feriha: Seni özledim.
Emir: Hmm.. Dur bakalim. Bu durumlarda ne diyordunuz kücük hanim.. Sapik?
Feriha: Öff emiirr.

Emir ferihanin dudaklarina hafif bi öpücük birakir. Gece uzun olur.

Sabah 08:30/Koraylar..

Hande: Korayy .. hadi ama 40 saat seni bekliyemicem..
Koray: Hande bu ne yaa sabah sabah. Ben seni uyandirsam bu saate 3. Dünya Savasi cikar ama
Hande Korayin lafini bitirmesine izin vermez.
Hande: Koraycim sen beni bu saate anca olmadik birsey icin cagirirsin. Biz alisverise cikicaz hadii..
Koray: Haa. Alisveris. Pardon ne icin?
Hande: Ne icin olacak. Ferihanin bebegi icin. Hee birde birkac parcada elbette Pars icin.
Koray: Hande birincisi Emirlerin bebeginin cinsiyeti bile belli degil ve ikincisi parsin neye ihtiyaci oldugunu bile bilmiyoruz, ve emirlerde bu saatlerde dogal olarak uyuyordur. Hadi gel bizde geri girelim sicak yatagamiza. Hadi askim.
Hande: Birincisi hayir emirler uyumuyor. Doktora gideceklerdi ve yaklasik yarim saat önce evden cikiyorlardi. Ikincisi Parsin giysiye ihtiyaci varmis ve ücünsü emirlerin bebeginin cinsiyeti bugün belli oluyor. Hem emir oda bile hazirlamis ikisi icin. Bu yüzden bizde odaya bir kac oyuncak felan alalim. Hatta besik alalim.
Koray: Hande sen ne diyorsun? Emir odayi yaptiysa besikte elbet vardir.
Hande: Yatak odasi icin besik diyorum heralde Koray. Hani su tekerlekli olanlardan. Yaa hem benim canim cilekli dondurma cekti. Cabuk olalim..

Ikli bu sekilde evden ayrilarak AVMye gitmislerdi.

Kapici Dairesi

Mehmet: Inanmiyorum seher yaa.. düsünebiliyormusun birde utanmadan picini getirip ferihaya baktiriyor.
Seher: Ay öyle valla bizimkide saf bakiyor.. Ayol insan kocasinin baskasinda peydahladigi cocuga bakarmi?

Zehra icerden konusulanlari duyup dayanamaz odaya girer.

Zehra: Mehmet, Seher ! Ne bicim konusuyorsunuz siz öyle. Ne dediginize dikkat edin yoksa cok kötü olur ha..
Mehmet: Ne demisizki anne yalanmi? Baktirmiyormu o herif cocuna ferihaya?
Zehra: O cocugun anasi öldü be. Ne dediginden haberin varmi senin? Sokaktami kalsaydi yavrucak? Ha? Ya kardesininde bebesi olacak, ya onun basina birsey gelse dogumda? He, onun cocugudami acikta kalsin?
Mehmet: Ben bilmiyordum.
Zehra: Bilmiyorsan konusma ozaman mehmet efendi..


Ayni anda hastane koridorlarinda oturuyordu iki asik.

Feriha: emir yaa keske parsi getirmeseydik. İnat ettin bak klimalar var burda. Hasta olacak.
Emir: Birsey olmaz benim ogluma.. Dimi oglum.. Kardesi görmeyemi geldik biz..
Feriha: Off. Emir sanki gözünü acabiliyorda daha kardes görcek..
Emir: Sakin ol.
Feriha: Emir cok heyecanliyim.
Emir: Merak etme ben yanindayim.

Cok gecmeden doktor geldi yanlanlarina ve ferihalari iceri aldi.

Emir: Ee bellimi cinsiyeti..
Feriha: Emir dur bi! Sabret az. Iyimi?
Dr. : Feriha hanim. Sizinle acik konusucam.
Feriha: Kötü birseymi var.
Feriha hemen telaslanmisdir. Coktan dolmus gözleri bir monitordan bir doktora kayiyordur.
Dr.: Endiselenicek birsey yok ama size söylemem gereken sey. Bebeginizin olmasi gerekenden cok daha kücük olmasi.
Emir: Yani? Ne demek oluyor bu?
Dr: Dedigim gibi endise edicek hic bir durum yok. Bazi gebeliklerde böyle oluyor. Genelde neden hep asiri stres üzüntü oluyor. Bunlar bebegide cok etkiliyor. Simdilik sadece sikintidan ve üzüntüden uzak durun ve beslenmenize dikkat edin.
Feriha: Benim yüzündenmi bebegim ufacik kaldi?
Dr: Feriha hanim kendinizi suclamaniza gerek yok. Bu ne size nede bebege iyi gelecektir. Siz sadece kendinizi düsünün. Kendinizi düsündügünüzde kizinizda iyi olacaktir.
Emir: Kizmi?
Dr: Evet kiz. Bir kiziniz olacak tebrikler.
Emir: askim duydunmu kizimiz olacakmis.
Feriha : Evet askim. Gözünden yas damlar.

Hastaneden ciktiktan sonra emir hemen korayi arar.

Emir: Koray kardesim neyapiyorsunuz?
Koray: Iyi Istinyedeyiz. Alis veris yapiyoruz oglunuza.
Emir: Kizimi unutmayin haa..
Koray: Ne? Ne kizi yaa? Simdide baska bebek mi cikti ortaya´?
Emir: Ne sacmaliyorsun sen yaa.. Feriha ile benim, bizim kizimizdan sözediyorum.
Koray: Hande.. Emirlerin kizi oluyormus.. Nee?? Vayyy kardesim tebrik ederim yaa. Kusura bakma hande bugün biraz erken kaldirdida..

Koraylan konusurken emir arabada onu bekleyen ferihayi görür. Feriha dalmisti ve gözleri dolmustu.

Emir :Koray kardesim ben seni sonra aricam.

Emir hemen arabaya oturur ve ferihanin yüzünü avuclarinin arasina alir.

Emir :Askim, oglumuz oldmasinin bu kadar cok istedigini bilmiyordum.
Feriha: Benim yüzümden. – Gözlerinden yaslar damlamaya baslar. – Ben bebegime iyi anne olamicam. Baksana benim yüzümden ufacik kalmis kizim. Minigim benim.
Emir: Askim.. Doktorun dedigini unutma. Sen üzülünce minigimizde üzülüyor, bende üzülüyorum . Üzülmemen gerek biliyorsun. Hadi sahilde söyle güzell bir kahvalti yapalim. Hem yarin mecbur ise baslicam.
Feriha: Emir Pars hastalancak.
Emir: Birsey olmaz merak etme.
Feriha: Peki.

Asiklar beraber güzelce kahvalti yaparlar, sonra sahilde yürürler, bebekleri icin birsürü alisveris yaparlar ve eve gelirler daha sonra hande ile Korayda onlara katilirlar beraber güzel bir aksam baslar onlar icin.

Parsin mama saati gelmistir ama pars huysuzlaniyordur. Icmiyordur mamasini.

Emir: Askim baska mama aldik acaba yanlislikan icmiyor.
Feriha: Hayir emir ayni mama. Doktroun verdiginden.
Koray: yaa sakin olun demek ki ac degil. Altina felan baktinizmi?
Hande: Koray dogru söylüyor.
Feriha: iyi bakalim pisletmismi altini gene bu pis adam.

Feriha parsi soymaya baslar. İlk basta bacaklari sicak gelir ama bataniyeye sarili oldugu icin sanar. Güzelce altini bagladiktan sonra pars biraz olsun sakinlesir ancak yarim saat sonra yine aglamaya baslar. Handelerde bu arada coktan evlerine gitmislerdir. Emir dustadir. Feriha parsi kucagina alir ve anlindan öper ve parsin atesi oldugnu anlar. Hemen emire seslenir ama emir duymuyordur. Pars gitgide daha cok agliyordur sanki kendini parcalayacakmis gibi.

Sym01
27-04-12, 20:28
İSTANBUL’DA SONBAHAR
Alpimm&Sym01

Bölüm:1
Part:1

Mevsim rüzgarları ne zaman eserse
O zaman hatırlarım, çocukluk rüyalarım, şeytan uçurtmalarım.
Öper beni annem, yanaklarımdan
Güzel bir rüyada sanki sevdiklerim hayattalarken hala…

Aşık olmak, aşkı tatmak güzel gelir her zaman. Özellikle karşılığını alıyorsa insan… Ama bazen, hayat öyle zorlu yollara sürükler ki seni, aşk sadece acı verir. Unutmak ve vazgeçmek istersin. İkisini de başaramazsın ne yazık ki. Kaybetmek ise aşkın en ağır bedelidir. Bitmemiş her aşk, yeni bir yara açar yüreğinde ve sen o yaraları sarmaya çalışırken bile daha çok kanatırsın. Bazen bir mucize gibi, tüm yaralarına çare olacak bir aşk bulur, o zaman, dünyanın en mutlu insanı olursun. Yüreğinde geçmişin yara izleri kalsa bile…

Feriha, sabah erkenden uyanıp eşyalarını toplamıştı. Son bir kez daha kontrol edip çıktı bir haftadır kaldığı otel odasından. Aşırı gürültücü ve sorunlu komşuları yüzünden oturduğu evi satmışlardı, yeni adlıkları evde ise birkaç tamirat işi vardı. Ailesi İzmir’de olduğu için İstanbul’da yalnız yaşıyordu. Valizini bagaja yerleştirdikten sonra otoparktan ayrıldı.

Emir boynunda hissettiği ağrı ile uyandı, dün gece Korayla içerken koltukta uyuya kalmıştı. Kendine söylene söylene, Koray’ı uyandırmadan çıktı evden. Arabasına biner binmez gazı kökledi, bir an önce eve gidip uyumak istiyordu. O gecelerin veliahtıydı ve geceye hazır olmalıydı. Oturduğu apartmanın otoparkına geldi, bir süre dolaştı ama boş yer bulamadı. En sonunda yanında birazcık boşluk olan kırmızı arabanın yanına park etti arabasını. Tam inmeye hazırlanacaktı ki camının tıklatılması ile irkildi. Başını çevirdi, yandaki kırmızı arabanın içinde bir kız vardı, biraz sinirli gözüyordu.
“Kadınlar!” dedi kendi kendine. “Her zaman sorun çıkarıyorlar zaten.” Sinirle camı açtı, şu an gerçekten de bir an önce eve çıkmak istiyordu. Acilen…

Emir-Ne var?
Feriha-Ne var mı? Ne kadar kibarsın böyle!
Emir-Ne istiyorsun çabuk söyle.
Feriha-Arabanı park ederken daha dikkatli olmanı isteyebilirim sanırım, kapımı açamıyorum senin yüzünden.

Feriha güç bela bulduğu park yerine arabasını park ettikten sonra yanında beliren siyah arabayı fark etmişti, kapısını birazcık açabildi ama arabadan inebileceği kadar boşluk yoktu. Sinirlenmişti.

Emir şaşkındı, gerçekten de arabanın içindeki kızı fark etmemişti. “Ayakta uyuyorum resmen.” diye geçirdi içinden.

Feriha-Ee, akşama kadar burada duracak mıyız böyle?
Emir-Ne? Anlamadım?
Feriha-Arabanı diyorum, çekecek misin artık?
Emir-Şu kadınlar, sadece sorun yaratmak için yaratılmışlar sanki.
Feriha-Bir şey mi dedin?
Emir-Arabamla konuşuyordum, bazı sorunları var da dertleşiyoruz ama bu özel bu yüzden sana anlatamam kusura bakma.
Feriha-Ha birde dalga geçiyorsun yani, harika. Ne kadar şakacısın.
Emir-Evet, öyleyimdir. Ama övünmeyi pek sevmem.
Feriha-Bir sürü işim var, hadi artık çek şu arabanı. Bütün gün seninle uğraşamam.

Emir daha da sinirlendi. Arabayı çalıştırıp geri vitese geçti, tam o sırada başka bir araçtan boşalan park yerine sürdü. Arabadan inip apartman kapısına doğru yürüdü, Feriha yanında valizi ile asansör bekliyordu.
“Sabah sabah neyin işkencesi bu böyle?”. Asansör geldi, bu sefer kibar davranıp Feriha’ya öncelik verdi. Parmakları aynı düğmeye gidince ikisi de şaşırdı, Feriha elini geri çekince Emir 4.katın düğmesine bastı.

Emir-Karşı daireye taşındığını söyleme bana sakın.
Feriha-Bir de seninle komşu mu olduk yani? Harika! Bir deliden kurtuldum daha beteri çıktı karşıma desene.

Feriha son cümlesini daha sessiz söylemişti.

Emir-Efendim?
Feriha-Hiç, yok bir şey.
Emir-Siz kadınlar kendi kendinize konuşmaya bayılıyorsunuz değil mi?
Feriha-Kadınlara olan düşmanlığınla ilgilenmiyorum ama hiç kendi kendine konuşmadığını söyleyemezsin.

Emir düşündü, az önce kendi kendine konuşmamış mıydı o da?

Nihayet 4.kata geldiler, asansörün kapısı açılır açılmaz Feriha indi, elinde tuttuğu anahtarla kapıyı açıp içeri girdi, arkasına bile bakmadan kapattı kapısını. Onun için güzel ve huzurlu başlayan günün gidişatı oldukça öfkeli sürüyordu.
Odasına geçip yatağa bıraktı kendini. Bir süre tavanı izledi şuursuzca. Kafasını çevirdiğinde aynadaki yansıması ve 2 yıl önce çektirdiği mezuniyet fotoğrafıyla karşılaştı. Kısacık bir zaman diliminde ne kadar değişmişti hayatı, hayata bakış açısı, kendisi… daha 2 sene geçmişti o mutlu karenin üzerinden oysa ki. Yüzü eskiye nazaran daha soluktu ve göz altlarında torbalar oluşmuştu. Çalan telefonun sesiyle kendine geldi. Arayan annesiydi. 5 aydır daha özenliydi kızına karşı.

Feriha-Efendim anne?
Zehra-Kızım? Nasılsın? Geçtin mi evine?
Feriha-Evet annecim. Şimdi eşyalarımı yerleştiriyordum.
Zehra-Tamam canım kolay gelsin. Bizde birkaç haftaya kadar geleceğiz. Bak babanın da selamı var sana.
Feriha-Sende selam söyle, görüşürüz.
Zehra-Görüşürüz kızım.

Feriha telefonu kapattıktan sonra eşyalarını yerleştirmeye başladı. O sırada bir çerçeveye takıldı gözü.

Eline alarak sızlayan yaralarının yeniden kanamasına sebebiyet vermişti. Fotoğraf 6 ay önce çekilmiş olmasına rağmen sanki üzerinden yıllar geçmişti o anların. Her saniyesi bir asır gibi geçen yıllar… kendini güçlükle toparlayıp valizini açtı.

Eşyalarını yerleştirdi, buzdolabında hiçbir şey yoktu. Bu yüzden markete gitmeye karar verdi. Emir ile aynı anda kapılarını açmışlardı, ona baktığında burnundan soluyordu resmen. Tek bir kelime söylemeden merdivenlerden indi, üzerinde eşofman vardı.
“Yürüyüşe gidiyor herhalde.” Diye düşündü Feriha. Arabasına atlayıp evinin yakınındaki markete gitti. Yemek yapmayı seviyordu, mutfaktayken aklına hep Burak ile geçirdikleri zaman geliyordu, Burak yemek yapmaya bayılırdı. Feriha da onun yemeklerini yemeye… Bir sürü şey aldıktan sonra çıktı marketten. Asansörden indiğinde aşırı sinirli komşusunun kapısında sarışın, oldukça şık giyimli bir kız duruyordu. Kendi de her zaman özenli giyinirdi ama sanki bu kız abartmayı biraz seviyordu. “Sevgilisi galiba,” diye düşündü. “kendi gibi birini bulmuş.”

Feriha-Bay ejderha evde yok.
Hande-Anlamadım?

Feriha Emir’in kapısını işaret etti.

Feriha-Evde yok, yarım saat önce çıktı, oldukça sinirliydi.
Hande-Sen kimsin?
Feriha-Talihsiz karşı komşusu.
Hande-Nasıl yani?
Feriha-Boş ver.

Hande gözlerini devirdi, çantasından telefonu çıkardı, daha önce de aramıştı ama açmıyordu bir türlü.

Hande-Of Emir! Niye açmıyorsun telefonunu?

“Demek adı Emir, eh tam karakterine uygun bir isim zaten.” Kendi kendine güldü Feriha.

alpimm
27-04-12, 23:36
Birkaç saat sonra..

Emir – Aşkım ben artık çıkayım. Şirkete uğramam lazım. Dökümanlara bakacağım. Akşam gelir seni alırım gideriz.
Feriha – Tamam canım. Zaten şimdi Hande gelecek. Beraber hazırlanacağız. Onun için zor bir gece olacak.
Emir – Feriha seninle Hande.. Yani orada olmanız..

Feriha Emir’in lafını kesmişti.

Feriha – Hayır Emir. Orada olacağız. Gözlerinin içine baka baka ne kadar güçlü olduğumuzu göstereceğiz.
Emir – Buna gerek yok ki canım. Herkes ne kadar güçlü olduğunuzu biliyor zaten.
Feriha – Bilmiyorlar Emir. En azından beni bilmiyorlar. Onlar beni hala yediği dayaklara, hakaretlere rağmen başını eğen kız zannediyorlar. Ben o kadın değilim. Ben o merdivenlerden itip bebeğini düşürmesine sebep oldukları kadın da değilim. Ben hastaneye gelme zahmetinde bile bulunmayıp, apartmanda imalı imalı bakanların yanlarından geçip giden kadınım. Tüm gücümle sevdiği adamın, senin elinden tutan kadınım diyerek yineledi.

Feriha’nın gözleri dolmuştu. Emir onu kanatlarının arasına aldı.


Emir – Seni çok seviyorum.
Feriha – Ben de seni. Her şeyden çok.
Emir – Her şeyden çok.

Bu sırada kapı çalmıştı.

Feriha – Hande’dir.

Emir kapıya yönelip kapıyı açtı ve gördükleri manzara karşısında istemeden de olsa şaşırmışlardı. Gelen kişi Aysun’dan başkası değildi.

Emir – Anne ?
Aysun – Merhaba.
Feriha – Hoş geldin anne.
Aysun – Hoş bulduk Feriha’cığım.
Emir – Seni beklemiyorduk. Ondan şaşırdık. Girsene.
Aysun – Fazla kalmayacağım. Birkaç şey söyleyip gideceğim.
Feriha – Buyurun dedi salondaki büyük beyaz koltuğu göstererek.

Feriha – Bir şey içer misin ?
Aysun – Yok canım zaten çok kalmayacağım.
Feriha – Bir kahvelik zamanın vardır herhalde.
Aysun – Eh olabilir. Şe..
Feriha – Şekerli ve sütlü.

Aysun gülümsemişti içtenlikle Feriha’ya. Feriha da ona gülümsemişti. Emir bu tabloya bayılıyordu adeta. Ailesi ve karısı anlaşıyordu, güzel yaşanmışlıklar bırakıyorlardı her geçen gün ardlarında..
Feriha – Canım sen de ister misin ?
Emir – Yok hayatım. Sağol.

Feriha Emir’in gülümsemesine gülümsemeyle karşılık verip ayrıldı salondan. Emir ve Aysun yalnız kalmışlardı. Aysun bir süre Feriha’nın ardından baktı. Huzursuz olduğu her halinden belliydi.. Emir de anlamıştı bir şeylerin ters gittiğini fakat böylesine güzel başlayan bir günde hiçbir huzursuzluğa yer yoktu, olmamalıydı da.

Feriha elinde tepsiyle salona girdi. Kahvenin yanında Feriha’nın tarifini kimseye vermediği pasta da vardı.

Aysun – Ah canım ne zahmet ettin.
Feriha – Olur mu hiç öyle şey ?
Aysun – Ellerine sağlık. Emin yine çok güzel olmuşlardır.
Emir – Ellerine sağlık hayatım.
Feriha – Afiyet olsun.

Birkaç dakika herkes önündeki şeylerle uğraştı. Hepsi konuşmak istiyordu fakat hiçbirinin cesareti yoktu. En sonunda Aysun lafa girdi..

Aysun – Feriha’cığım biliyorsun bu akşam bir yemek var ve ailen de gelecek.
Feriha – Benim ailem burada zaten. Sadece annem olacak.
Aysun – Ben de bunun için buradayım canım. Annen orada olacak ve diğerlerinin yanında pek görüşemiyorsunuz biliyorsun. Senin için zor olacaksa..
Feriha – Siz gelmeden Emir ile konuşuyorduk aynı meseleyi. Ben orada olacağım anne.
Aysun - Peki canım. Nasıl istersen.. Ama unutma biz hep yanındayız tamam mı ?
Feriha - Biliyorum. Çok teşekkür ederim.
Aysun - Ne teşekkürü ? Biz aileyiz Feriha.. Kocaman bir aileyiz.. Daha da büyüyeceğiz inşallah.

Feriha bu cümle karşısında biraz utanmıştı. Emir Feriha'nın bu utangaç halleri karşısında gülümsemekle yetinmişti..

F&E - İnşallah.

Aysun - Neyse ben artık kalkayım. Daha yapılacak bir çok iş var. Halelerin yardımcıları olmayacakmış bugün. Akşam için hazırlık lazım.
Feriha - Yardıma ihtiyacınız olursa..
Aysun - Biliyorum canım. Haber veririz mutlaka. Görüşürüz.
F&E - Görüşürüz.


Emir ve Feriha Aysun'u yolcu ettikten sonra Emir de telefonunu ve arabanın anahtarını alıp kapıya yöneldi.

Feriha - Gidiyor musun ?
Emir - Evet canım. Geç bile kaldım.
Feriha - Tamam o zaman görüşürüz.
Emir - Böyle kuru kuru olmaz ama.
Feriha - Emiiiir.

Emir yanağını uzattı ve çocuk masumluğunda bir ifade yerleştirdi suratına. Feriha tam öpecekken kafasını çevirdi ve dudaklarına yapıştı karısının. Masum; bir o kadar da ateşli bir öpüşmeydi bu. Çalan zille ayrıldılar.

Emir - En sonunda sökeceğim şu zili. En güzel yerlerde çalıyor her seferinde.
Feriha - Şansına küs kocacım.
Emir - Gece görüşeceğiz dedi imalı şekilde.
Feriha - Hadi Emir aç kapıyı.

Emir kapıyı açtı. Bu sefer gelen Hande idi.

Feriha - Hoşgeldin canım.
Hande - Hoşbulduk tatlım

eL-Doktorlar
28-04-12, 14:08
Yorumlarınız ve repleriniz için çok teşekkür ederim. :)
Buyrunuz yeni bölüm, görüşlerinizi bekliyorum :)

8.

Güneş, odayı doldurmuş yüzümü aydınlatıyordu. Sabah güneşi beni rahatsız etmezdi, aksine çok severdim. Derin bir nefes aldım. Ciğerlerim birden, onun kokusuyla doluvermişti. Ömrümün sonuna kadar böyle kalabilirdim. Burada, onun göğsünde. Benim için en huzurlu yerdi burası. Hep öyle kalacaktı. Yavaşça doğruldum. Site görevlisi, ekmeği ve gazeteyi kapıya bırakmış olmalıydı. Bu sabah, güzel bir kahvaltıyı hak etmiştik. Kapıya ilerledim ve ekmek ile gazeteyi içeri aldım. Ah evet, tam tahmin ettiğim gibi. Yine ilk sayfadaydık.

“Feriha & Emir Sarrafoğlu çifti yine göz kamaştırdı.

Hills’in veliahtı Emir Sarrafoğlu ve eşi Feriha Sarrafoğlu, mezuniyet töreninde tüm dikkatleri üzerlerine çektiler. Yakışıklı veliaht, eşinin bir an olsun elini bırakmazken Feriha Hanım da etrafa gülücükler saçıyordu. Her şeye rağmen mutlu olan çift için geçtiğimiz günlerde aileleri ile aralarının bozuk olduğu dedikoduları çıkmıştı. Emir Bey’in babası Ünal Sarrafoğlu ve annesi Aysun Hanım ile evlilikleri yüzünden aralarının açıldığı iddia edilen çift, Feriha Hanım’ın ailesi ile de uzun zamandır konuşmuyor. Devamı Magazin Sayfasında.”

Hızla magazin sayfasını açtım. Koray ve Hande ile olan fotoğrafımız konulmuştu.

“Aralarından su sızmıyor!

Geçtiğimiz aylarda eşinden boşanan Koray Onat ve sevgilisi Hande Gezgin ile çocukluk arkadaşı olduğu bilinen Emir Sarrafoğlu muhtemelen eşini de bu güzel dostluğa katmış. Aralarından su sızmayan bu dörtlünün dostlukları, herkesi kıskandıracak nitelikte.”

“Eh iyi bari.” Dedim kendi kendime. “Sadece hayatımızı deşifre etmekle kalmamışlar, güzel şeyler de yazmışlar.”

“Feriha?” Emir, uyandığında beni yanında bulamayınca gerçek bir çocuk halini alıyordu.
“Mutfaktayım canım.”

Koşar adım yanıma geldi, omlet yapıyordum. Belime sarıldı ve boynuma bir öpücük bıraktı.

“Günaydın.”
“Günaydın sevgilim.” Dedim ve arkamı dönüp öptüm onu.
“Kiminle konuşuyordun, sesini duydum.”
“Kendi kendime konuşuyordum Emir, gazetede haberimiz çıkmış. Bak masanın üzerinde.”

Eline gazeteyi alıp haberleri okudu.

“E, güzel. Ve benim güzel karım fotoğraflarda da harika görünüyor.”
“Teşekkür ederim canım.” Dedim umursamaz bir ifadeyle. “Tabakları alsana şurdan.”
“Havalara da girdik bakıyorum. Kıskanırsam görürsün.”
“Dün gece söylediğimi yine söylüyorum.” Dedim tabakları işaret ederken. “Maçosun.”

Tabakları dolaptan çıkarıp masaya koydu.

“Bugün için bir planımız var mı?” dedi ağzına zeytini atarken.
“Yok canım, okul da tatile girdi ne planı olacak?”
“İyi, sana bir sürprizim var o zaman.”
“Zaten bu aralar çok sık ortadan kayboluyorsun, bir şeyler döndürdüğünün farkındaydım. Ne sürpriziymiş bu?”
“Adı üstünde Feriha, sürpriz. Gidince görürsün. Hadi et kahvaltını da çıkalım.”

Merakla yukarı çıkıp hazırlandım.

“Hazırım ben. Çıkalım.”

Arabaya atladık. Daha önce hiç gitmediğimiz bir yerlere gidiyorduk.

“Emir nereye gidiyoruz?”
“Sabret sevgilim.”

Deniz kenarında, oldukça eski bir mekanın önüne geldik.

“Neresi burası?”
“Gel.” Elimi tuttu.
İçeri girdik, oldukça eski gözüküyordu fakat bakımsız değildi.

“İşte aşkım, yeni mekanımız.”
“Ne?”
“Avukatlar aracılığıyla, Hillsteki tüm hisselerimi babama sattım. O parayla burayı açacağız. Bizim mekanımız olacak. İkimizin. Hisselerimiz de yarı yarıya olacak.”
“Emir, şaka yapıyor olmalısın. Bunun, ikimizin kararı olması gerekmiyor muydu?”
“Dinle beni lütfen.”
“Dinlemeyeceğim Emir. Bizim adımıza bir karar alırken, nasıl böyle bir düşüncesizlik yapabilirsin?”
“Düşüncesiz mi oldum şimdi? Evet Feriha düşüncesizim. Düşüncesizim çünkü bize gerçek bir hayat kurmaya çalışıyorum. Düşüncesizim çünkü ailemle bütün bağlarımı koparıp bizi tek ailem kabul ediyorum, düşüncesizim çünkü…”
“Aşkım özür dilerim.”

Söylediklerime pişman olmuştum. Bir hayat kurmaya çalışıyorduk ve Emir, bunun için elinden geleni yapıyordu.

“Dileme Feriha.”
“Emir, bu yaptığın çok değerli. Ama hisseler yarı yarıya olacak dediğinde, tepem attı işte. Ben kendi emeğimle bir yerlere gelmek istiyorum. Annenin, babanın, benim ailemin savunduğu gibi seninle para için evlenmediğimi kanıtlamak zorundayım ben. Özür dilerim, bir anlık sinirle öyle söyledim.”
“Eğer beni biraz dinlesen…”

Cümlesini bitirmesine izin vermedim. Ona yaklaşıp elini tuttum.

“Anlat hadi.”
“Dinleyeceksen…”
“Seni sonuna kadar dinleyeceğim sevgilim.”
“Sermaye benden, fikirler senden. Burayı senin istediğin gibi bir yer haline getireceğiz. Tek olacağız. Orijinal fikirlerin olduğuna eminim.”
“Ben yine sana yardımcı olurum hayatım. Bunun için bana pay vermene gerek yok ki.”
“Bir de ayaklarımın üstünde duracağım diyorsun. Fikirlerini asla bedavaya verme. Bu da benden sana koca tavsiyesi.”
“Koca tavsiyesi?”
“Evet.”
“Çıldırdın sen artık.”

Tek koluyla bedenimi bedenine yapıştırdı.

“Bu cevabını evet olarak kabul ediyorum sevgilim. En kısa zamanda çalışmalara başlayalım. Yaz sonuna yetiştirelim, sezon kapanmadan açılış yapalım.”
“Emir dur yavaş, sakin ol bakalım.”
“Sakin olamam. Bak, ben mezun oldum. Artık gerçekten bir şeyler yapmam lazım. Ünal Sarrafoğlu’nun oğlu olarak değil. Emir Sarrafoğlu olarak. Hatta, Sarrafoğlu çifti olarak.”
“Tamam, hisseleri kabul ettim diyelim. Ama konsept çalışması, tadilat, duyurular… Emir bunlar bir anda olacak şeyler değil.”
“Biz istersek olur sevgilim. Yarın hemen, burayı açmak için gerekli evrakları topluyorum. Sen de yarı yarıya hissedar olduğuna dair sözleşme imzalıyorsun. Sonra hemen başlıyoruz çalışmalara.”
“Yetiştiremezsek?”
“Gerekirse sabahlarız, yine de yetiştiririz.”
“Emir bilmiyorum.”
“Feriha lütfen. Hayat kurmaya çalışıyoruz. İlerde çocuklarımız olacak, ailelerimizle ne olacağımız belli değil. Sen de iki sene sonra mezun olacaksın.bu, önümüze gelen harika bir fırsat. Bunu kaçıramayız.”
“Peki.”
“O zaman şimdi sevgilim…” deyip önünde durduğumuz masanın yanına iki sandalye çekti. Kağıtlar çıkardı, elime bir kalem tutuşturdu.

“Hadi otur, başlayalım.”
“Şimdi mi?”
“Şimdi. Yarın evrakları halledeceğimize göre, en azından mekanın ismini belirlememiz gerekiyor.”

Düşündüm.

“Peki, konseptten başlayalım o halde.”

Ayağı kalktım.

“Bu kat, restoran olsun. Hem gündüz, hem gece hizmet versin. Alt katı görmedim ama, orasının gece konsepti için daha uygun olduğunu düşünüyorum.”
“E bakalım aşağıya. Ayrıca ben de öyle düşünmüştüm.”

Aşağı indiğimizde kesinlikle bu kısmın gece konseptine daha uygun olduğunu düşündüm. Yukarı çıkıp masaya oturduk. İyiden iyiye havaya girmiştim. Kalemi elime aldım.

“Hem gece, hem gündüz. Zıtlık. İki farklı konsept.”
“Zıt renkler mi diyorsun Feriha?”
“Buldum… Aslında tamamen zıt renkler demiyorum. Gece ve gündüzün tek bir ortak noktası var. Mavi…”
“Mavi?”
“Evet… Üst kat, genellikle gündüz daha işlek olacağından gündüzü temsil ediyor. Mavi gökyüzünü. Bu katta, mavinin açık tonlarını ve beyazı kullanacağız. Ayrıca siyah ve gri aksesuarlar. Siyah ve gri sadece aksesuarlarda kullanılacak. Genel olarak, mavinin açık tonlarını ve beyazı kullanacağız bu katta. Ve gece, yani alt kat. Yani gece kulübü. Gece, alacakaranlık. Koyuluk. Gece mavisi ve lacivert. Ve beyazın zıtlığını yakalayabilmek için siyah. Gece mavisi, lacivert ve siyah. Aksesuarlarda beyaz ve gri tonları hakim olacak.”

Söylediklerimin hepsini, bir taraftan kağıda yazıyordum. Emir’in beni izlediğini gördüm.

“Ne? Beğenmedin mi?”
“Feriha saçmalama! Bayıldım.”
“Güzel. Biliyordum.”
“Çok mütevazisin sevgilim.”
“Neyse. Gelelim isim konumuza.”
“Konseptimiz mavi olduğuna göre, blue olsun Feriha.”
“Hayır hayatım. Çok klasik. Bence, direk Mavi olsun. Her mekanda İngilizce isim kullanılıyor. Unutma, biz farklıyız.”
“Haklısın. Tamam, Mavi.”
“Mavi… Emir, sanırım ben heyecanlanmaya başladım.”

Boynumu öptü.

“Sana söylemiştim aşkım. Her şey çok güzel olacak. Gidelim şimdi, yarın uzun bir gün olacak. Mavi’nin büyüsüne kapılacağız.”
“Kesinlikle. Hem zaten, sanırım mavi büyüleyici bir renk.”
“Beni büyüleyen tek şey sensin Feriha.”
“Zaten ben de, büyüleyici dedim. Beni büyülüyor demedim. Yanımda sen varken, başka bir şeyden nasıl büyülenebilirim ki?”

Tam dudaklarımız birbirine değmek üzereyken, telefonum çalmaya başladı.

“Haydaaa… Kim?
“Hande.”
“Hande. Bu kızın zamanlamasına daima hayran kalmışımdır. Sanırım önceden bunu Koray için de söylemiştim. Buradan anlıyoruz ki, kesinlikle tencere kapaklar.”
“Emircim yüksek müsaadenle açabilir miyim telefonu?”
“Aman tamam.”

“Efendim Handecim?”
“Günaydın. Naber?”
“Kızım bize öğlen oldu, sizden naber asıl?”
“Aman aynı. Sıkıldık biz, dışarı çıkalım.”
“Bize gelin, hem size anlatmamız gereken şeyler var.”
“Ne oldu Feriha?”
“Telaş etme önemli bir şey yok. Hadi gelin. Geçiyoruz biz de eve.”
“İyi tamam. Öptüm sizi.”

Telefonu kapatıp cebime koydum. Emir çocuk gibi dudaklarını bükmüş bana bakıyordu.

“Benim başka planlarım vardı.”
“Ne planı Emir?”
“Hani baş başa, sen ve ben. Evimizde.”
“Of. Hem maço hem kaba hem sapık.”
“Hemen idam edilmeliyim.”
“İdamı bilmem ama, uzaklaştırma cezası almak istemiyorsan az önce saydığım sıfatlarından kurtulmalısın. Yoksa çıkarırım kararı, 50 metreden fazla yaklaşamazsın.”
“Yok canım.”

Daha da yaklaştı, dudakları dudaklarıma değdi. Küçük bir öpücük kondurup kendimi çektim.

“Kapıda kalacaklar.” Dedim ve çantamı elime aldım.
“En sonunda 50 metre cezasını alacağım senin yüzünden.”
“Hadi Emir.”
“Hayır yani ne olmuş…”

Çantamı nazikçe kafasına vurdum.

“Sus.”
“Bir de şiddet görüyorum ya.”
“Eğer şikayetçiysen…”
“Aşkım vallahi sustum tamam özür dilerim. Lütfen bu işi de inada bağlama, bak ayaklarına bile kapanırım.”
“Sen bugün modundasın belli. Şapşal kocam benim, tamam hadi yürü. Böyle suyuma gidersen, ödülünü alırsın.”
“O zaman bütün gün şiddet görebilirim.”
“Emir hadi artık ama ya.”
“Tamam canım tamam.”

Arabaya binip doğruca eve gittik. Kapıdan girdiğimiz gibi, zil çaldı ve Koraylar geldi. Kapıyı açtım.

“Hadi ne oldu anlat.”
“Hande bir dur.” Dedim. “Önce bir soluklanalım, kahve falan yapalım.”
“Çatladı merakından.” Dedi Koray Hande’nin saçlarıyla oynarken.
“Kahveleri yapıp geliyorum.” Dedim. “Ben gelmeden hiçbir şey anlatmak yok Emir.”
“Tamam aşkım merak etme.”

Bugünü, planlarımızı, konsepti… Her şeyi baştan sona Koray ve Hande’ye anlattık. En az bizim kadar heyecanlanmış görünüyorlardı.

“Tek sıkıntı, yaz sonuna yetiştirebilmek için çok çalışmak zorundayız.”
“E tamam işte. Biz de yardım ederiz. Bu sene de Bodrum’a gitmeyiverelim.” Dedi Koray.
“Kesinlikle.” Dedi Hande. “El birliğiyle Mavi’yi yetiştiririz yaz sonuna.”
“Hatta benim bir fikrim var.”

Emir’e döndüm. Bundan haberim yoktu.

“İki işletme müdürüne ihtiyacımız var. Restoran için ve gece kulübü için. Ve artık siz de işletmeci olduğunuza göre.”
“Harika fikir!” dedim. “Beraber çalışalım.”

Koray ve Hande birbirine baktı.

“Kardeşim…” dedi Emir. “Altımızda çalışacağınızı düşünmeyin sakın.”
“Saçmalama be oğlum.”
“Ben kabul ediyorum.” Dedi Hande. “Zaten bütün gün Feriha’yla olacaktım, bari bir işe yarasın da Koray Bey’i bilemem.”
“Tamam, kabul.”

Hande ve Koray’ın da işin içine girmesiyle beraber, daha da rahatlamıştım. Uzun uzun planlar yaptık. Ertesi gün yoğun bir gün olacağından, daha akşam olmadan evlerine gittiler. Hande’nin bakım yapması gerekiyormuş. Ne için gerekli olduğunu anlayamamış olsak da, Hande deyip gülüp geçtik.

“Gittiler Feriha Hanım.”
“Yani Emir?”
“Hani onlar hazır gitmişken şu camları bir silelim diyorum Feriha. Çok kirlenmiş.”
“Olur dur ben malzemeleri getireyim.”

Ayağı kalkıyormuş gibi yaptım.

“Feriha!”
“Aşkım şaka yapıyorum tamam.”
“Ben seni yanımdayken bile çok özlüyorum bu hiç adil değil.”
“Adil olmayan sensin. Sana karşı koyamıyor olmam.”
“Bunu itiraf ettiğin iyi oldu.”

Dudaklarını, dudaklarıma kenetledi. Artık emindim, yıllar da geçse Emir’le olduğum her an böyle şaşkın olacaktım, kalbim böyle kuş gibi çırpacaktı. Emir tam beni yukarı, odamıza çıkarmaya hazırlanıyorken kapı çaldı.

“Yok ben ya kendimi balkondan atacağım, ya da hakikaten cam silmeye başlayacağım. Kim bu Feriha?”
“Ne bileyim ben Emir? Dur bakıyorum ben.”

Kapıda gördüğüm isim, beni şoka uğratmaya yetmişti.

“Ann..Anne?!”

zeynomrt_bgm
28-04-12, 16:28
Emir ayaktaydı, Feriha ise koltukta oturuyordu. İkisi de çok gergindi ve sessizliğe dayanamayan Emir oldu.

"Ne oldu orada?"

Emir'in konuşmasına şaşırmıştı Feriha.

"Bunları sonra konuşalım" dedi uzatmak istemeyerek. "Ne yeri ne de zamanı" diye ekledi.

"Ne oldu Feriha?" Sesi oldukça soğuk ve sertti. Her şey üst üste geliyordu ve Emir'in dayanma gücü kalmamıştı.

"Şimdi mi konuşacağız? O kızın bana neler yaşattığını şimdi mi konuşacağız Emir?" Feriha da zor günler geçiriyordu. Hele bugün yaşadıkları.. Halil onu kaçırdığında hayatının en uzun günlerini yaşadığını sanmıştı ama hiçbiri bugün kadar uzun değildi.

"Sana bir soru sordum Feriha! Ona bir şey dedin mi, yaptın mı?" Cümlenin başındaki siniri yerini pişmanlığa bırakmıştı bile.

"Ne dedin sen?" derken ayağa kalkmıştı Feriha.

Derin bir nefes aldı Emir. Her şeyi daha da kötü bir duruma sokuyordu.

"Merak ediyorum Feriha. Bebek tehlikede olabilir ve sonuçta-"

"Sonuçta senin bebeğin olabilir değil mi Emir? Ne kadar zavallı bir durumdayız ya! Anlamıyorsun.. Hiçbir şey anlamıyorsun sen. Bugün neler yaşadım bilmiyorsun. Her şeyi sen yaşıyorsun değil mi? Sen hatalarının bedelini ödüyorsun bense senin hatalarının bedelini ödüyorum. O kadın.. Belki de oğlunun annesi olan kadın bana kenar mahalle kızı derken nerdeydin? Ne olursa olsun aranızda hep olacağım derken nerdeydin Emir? Annesi bana seninle evlenerek sınıf atladığımı söylerken nerdeydin? Yoktun.. Hep hesap sorarken varsın. Artık ben de yokum Emir. Bana attığın tokadı hala sindirememişken, seni affettiğimi kendime bile itiraf edememişken o evde kaldım. Yalan attım, senin için kaldım. Ve bunu adın gibi biliyorsun! Sabaha kadar eve gelmeyip surat asıyorsun.. Geceleri yalnızım, okulda yalnızım. Ben hep yalnızım! Bundan sonra istediğim için yalnız olacağım Emir. Test sonucunda babası sen olmasan bile bırakma onları.. Belki de karın sevgiline zarar vermişti ha, yaralarını sarman gerekir! Size mutluluklar!"

Emir duyduklarının şaşkınlığını hemen üzerinden atamamıştı. Kendine geldiğinde Feriha arkasına bile bakmadan gidiyordu. Peşinden gideceği sırada ağlama sesi yankılandı aralarında. Feriha arkasını döndü istemeden göz göze geldiler. Feriha'nın gözyaşları bir bir dökülürken Emir bir şey yapamadı. Durdu. Birkaç dakika içinde doktor dışarı çıkana kadar durdu ve Feriha'nın ellerinin arasından kayışını seyretti.

*
"Feriha, sana neler yaşattığımın farkındayım. Her şey için o kadar pişmanım ki.. Ne olur telefonunu aç, sesini duyayım en azından. Merak ediyorum seni. İyi misin, neredesin, üzgün müsün, kızgın mısın? Ben çok üzgünüm Feriha, sana yaşattıklarım için. Çok kızgınım. Kendime de kızgınım ama ben bugün bebeğin babası olmadığımı öğrendim Feriha. Sevindim ama bize bunu yaşattıkları için de onlara kızdım. Öyle kötü durumdayım ki kimse benimle karşılaşmak istemiyor. Ne olur haber ver Feriha.. Seni bulmama, yaralarını sarmama izin ver sevgilim."

Kaçıncı mesaj olduğunu bilmediği bir mesajı daha yolladı Emir. Umutsuzdu. Sevgisizdi. Feriha'sızdı. Hastahanede söylediği sözler beyninde yankılanıyordu her an. O kadar haklıydı ki Feriha! Tek başına mücale etmişti her şeyle. Annesiyle, Rüya'yla, Rüya'nın annesiyle, kendi ailesiyle, hatta Gülsüm'le bile. Hiçbirinde yanında olmamıştı Feriha'nın. O evde kaldığı için sevineceği yerde onun asıl hissettiklerini anlamamış, hiçbir gece eve gitmemişti. Ona surat asmış, onu terslemişti. Feriha'yı tanımıyor gibi davranmıştı.. Hata yapan hep oyken Emir üst üste yıkıcı hatalar yapmıştı. Geçmişte ona yalan söylemesi Emir'in hataları için bahane değildi hiç olmamıştı.

Ne yapacağını düşünürken kapı açıldı.

"Hande?"

"Sen çok salaksın Emir Sarrafoğlu. Çok.."

"Biliyorum. Sen neden böyle düşünüyorsun, benim nedenim çok."

Sorusuyla beraber masasının üzerine gazete fırlatılması bir olmuştu.

"Dua et ki sen Feriha'yı bulmadan o gazete okumaya kalkmasın. Yoksa hiçbir şekilde konuşamazsın onunla. Nasıl hatalar yaptın sen Emir?"

Ece'nin ilk geldiği gecenin fotoğrafları, işe kabul edildiği günün fotoğrafları.. Hepsi şimdi mi çıkıyordu? Sayfanın yarısı onlarla doluydu. Rüya'dan, Ece'den bahsediyorlardı.

"Bilmiyorum Hande." dedi gazeteyi buruştururken. "Hiçbir şey bilmiyorum."

"Feriha o hoca kılıklı adamla konuşuyor diye yapmadığın kalmadı Emir. Sen belli şeyler paylaştığın eski sevgilinle aynı yerde çalışmaya başladın, hiç itiraz etmedin. O baygın bakışlı kıza verdiğin şansı Feriha'ya mutlu olmak için vermedin."

"Yeter Hande. Hem sen Feriha'cı mı oldun birden? Nerden çıktı bu sevgi?"

"Onu anlıyorum. Mutlu bir aile tablosunu bozmak istemediği için gitti. Seni çok severken, senin yüzünden gitti Emir."

Sinirle güldü Emir.

"Mutlu bir aile tablosu mu?"

"Gülsüm ve Koray da mutlu değil ama dışarıdan bakılınca evliliklerini bozan ben olacaktım her zaman. Feriha da öyle hissedecekti. Rüya gerçekleri söylüyor olsaydı işiniz hiç kolay olmayacaktı Emir! Hoş.. Şimdi de pek kolay değil ya."

"Ben bunların hepsini biliyorum Hande. Bana bilmediğim bir şey söyle. Mesela Feriha'nın yerini."

"Söylersem, kendini affettirebilecek misin?"

"Bunun için her şeyi yapacağım."

Ebru-Polat
28-04-12, 20:30
Emir: Oglum

Bebeyi o mucize sesi hastanenin her tarafina yayilmisti,inananilmaz bir seydi,mucize gibi,sanki tum dunya durmustu ve sadece o bebeyin sesi geliyordu.

Feriha duydugu sozle sok olmustu,dakikalardir tutugu goz yaslari coktan burakmisti,Hulya hanimin,Ruyanin soyledikleri Ferihanin kulaklarindan yankilaniyordu,bir anlik dengesini az kalsin kaybedicekti ama hemen toparlandi.

Emir kendisi sasirmisti agzindan cikan sozle,ama cikmisti bir kere.Ruyayi aldiklari yere bakiyordu,bir seyler gormeye calisiyordu.Emir hic bir seyi farkinda deildi,sadece oglunun sesi duyuyordu ve bir seyler gormeye calisiyordu o sirada Doktor ve kuvezin icinden hemsireyle birlikte bebek cikti.

Doktor:Kan grubunuz ne?
Emir:Ha?
Feriha(gozleri kip kirmizi):B..B Pozitif.
Emir(telaslanir):Ne oldu ki?
Doktor:Oğlunuza kan vermemiz gerekiyor.Çok hızlı olmalıyız.Hemen! Doktor:Oğlunuza kan vermemiz gerekiyor.Çok hızlı olmalıyız.Hemen!

1 saat icinden herkes hastanede oldu.Hersey okadar hizli gelisiyorduk Feriha sadece oturmus izliyordu,Emirin ogluydu o minik mucize,Ruya yalan soylememis.Feriha sanki o andan tum duygularini kaybetmisti,sadece izliyordu hayatinin yok olusunu izliyordu.

Ruyayi normal odaya aldiktan sonra Hulya hanim nefret dolu bir bakis atar Ferihaya ve odaya girer,Emir hale oglunun yanindayidi,daha dogrusu kan veriyordu,o minik oglanin babasinin kanina ihtiyaci vardi.Feriha basini onu eymisti,yanina birisi yaklasti,Feriha basini kaldirdigindan karsisindaki duran Aysuna bakti.

Aysun(karma karisik duygular icinde):Feriha..Burada olmaman gerekiyor.Emir'in ve Rüya'nın bebekleriyle birlikte olmaya ihtiyaçları var.Lütfen sorun çıkarma ve buradan hemen git .

Feriha hic bir cevap,tepki vermeden oturdugu yerde kalkti ve agir adimlarla koridorun sonuna geldi,hastanenin cikisa gildiyinden disarda yagmur yagiyordu,ustelik oyle kucuk kucuk yagmur damlalari deil,buyuk buyuk yagiyordu,Feriha yagmura aldirmadan o souk havada,hatta buz havada hastaneden cikti ve nereye gidiyordu kendisi bile bilmiyordu.

Hastaneye en son gelen Hande oldu,danismadan Ruyanin odasini oyrendikten sonra hizlica asansore biner ve 6 kata kalkar.6 kata geldiyinden etrafa bakar koridorun sonunda Korayi gordu,hizlica onun yanina yurudu.

Hande: Koray
Koray(yerinden kalkar): Hande
Hande: Ne oldu?
Koray(uzgun): Bebek dogdu
Hande: Ne?Nasil,nasil oldu?
Koray: Bilmiyorum ama bebek …
Hande(herseyi anlamisti): Sakin o laflarinin arkasini getirme
Koray: Uzgunum ama bebek Emirden,Ruya dogru soylemis


Hande dudyduklari karsisindan sok olmustu,nasil olurdu boyle bir sey,bu saka olmaliydi,cok kotu bir saka,yada ruya,kabus,Hande hemen Korayin soylediklerinden kafasindan atar ve hastanenin koridorlarina bakmaya basladi.

Hande(telasli): Fer-Feriha nerde?
Koray: Bilmiyorum kac saatir ulasamiyorum
Hande(sesini yukseltir): Ne demek bilmiyorum?
Koray: Hande sesiz ol
Hande(daha yukseltir): Ne sesiz olucam Feriha nerde?

O sirada Ruyanin odasindan Aysun,Unal ve Hulya hanim cikar,Hande hemen donup onlara bakar.

Hande: Istediyiniz oldu,torunuzu dogru.Eee nasil Abla nasilsin?Muradina erdinmi,dileyin gercek oldumu?
Koray(Handenin kolundan tutar): Hande tamam
Hande(kolu cikarir Korayin elinin icinden): Tamam deil(o sirada Emir gelir)hah babamiz geldi,nasilsin?Heycanlimisin malum ilk defa baba oluyorsun?
Emir(perisan): Hande ne diyorsun sen?
Hande(nefret dolu): Ne diyorum?Ouylemi senin dunyadan haberin yok(etrafa gosterir) bi bak kim eksik burda?Bir bak!Ha ama ben unutum sen simdi mutluluktan bulutlarin ustundesin.
Emir(etrafa bakar): Feri…
Hande(lafini boler): Allah hepiniz cezesini versin hepinizin.

Hande yerdeki cantasini aldigi gibi dogruca merdivenler,hizli hizli inmeye basladi,hastanenin cikisina geldiyinden telefonuna sarilik Ferihayi hemen arar ama kapaliydi,arabasina atladigi gibi dogruca etilere.

Emir kendi gelmisti birazda olsa,Korayla birlikte hastaneden ayrilir,Koray arabayi cok hizli kulaniyordu,Emir hayatinda ilk defa gucsuz ve yok olmustu,Feriha gorduyunden ne yapcakti,ne soyliyecekti ona?

Hande(arabadan iner): Levent
Levent(tam arabay binecekti): Hande
Hande(nefes nefese): Ferihayi gordunmu?
Levent(hemen telaslanir): Hayir

Hande hizlica apartmana girer,arkasindan Levent.Hizlica ikiside asansore biner ve 10 numaranin onune gelirler,kapinin ustunden anahtarlar vardi,Hande kapiyi acar ve iceri girer,arkasindan Levent.Evin her tarafi kap karanlikti,Hande koridora bakar ama hic kimse yoktu,salona bir adim atar ve Ferihayi gorur.

Feriha salonda dolabindan yanina yerde oturmustu,bacaklarini karnina dogru sim siki cekmisti,kollariyla bacaklarini sarip sarmalamisti,basini dizlerinin ustune koyar, siril siplak olmusun,Handenin elinden canta yere duser,Ferihanin yanina coker.

Hande(Ferihaya dokunmak ister): Feri…

Feriha hic bir tepki vermeden Hande onu sarip sarmaladi,Feriha Handenin gogusune yatar ve oylece duvara bakar.Levent buyuk bir sokla Ferihaya bakiyordu,nasil bir hale gele bildi 3-4 saat icinde,ne oldu ki bu durumda simdi?

Feriha: Ben daha tokati unutamamisken o onun elini tutu,tek gecelik hatam dediyi geceye ait o minik mucizeye oglum dedi.Ben bu evde her gece yanlizim,ben bu evde her gece onu bekliyordum,ben bu evde her gece aci cekiyorum,bom bosum ve onsuzum.Yanlizim,oluyorum,yok oluyorum.Annesi hakli o minik mucizenin annesine ve babasina ihtiyaci var.Ama benim yasadiklarim ne olucak?Gunlerce,aylarca aci cektim,onun tek gelik hatasini ben oduyorum o deil.Ilk once Ruyanin annesi beni sucladi,yerde yere vurdu,daha sonra kendisi,biliyormusun bana ne soyledi?Ben ne yaparsam yapayim Emir hep onlarin yaninda olucak,kabul etsemde etmesemde.(Handenin Ferihayla birlikte agliyordu)aslinda hakli,Emirin ogluna,oglnunda babasina ihtiyaci var.Ben kimimki?Ruyanin soylediyi gibi ben kenar mahalle kızıyim.

Levent bu sozle yikilir o adan karsisnda duran Emiri oldure bilirdi.Emir caresizce bakiyordu,yanindan duran Koraya tutunarak.Belki bu masal bitti,artik sona geldiler.Kim daha cok sevdi,kim daha nefret etti hic kimse bilemez .

Feriha: Canim artik eskisi gibi yanmiyor,Belkide alistim.Biliyormusun bu son olaylarda tek kisi yanida oldu,oda sen,Tipki simdiki gibi.Bak etrafimiza senden bend eve Levent beyden baska hic kimse yok.(elini kabine koyar) artik bu kap atmasin,istemiyorum.

Emir o andan bitmisti,Feriha vazgecmisti,bir kez daha vazgecmisti kendi hayatindan.

Feriha: Ama atiyor,bir yolu olsa acaba durdura bilirmiyim bu kalbi?O her sabah eve geldiyinden ona sim siki sarip Seni Seviyorum demek istiyorum ama yapamiyorum,cunku her gun o benden daha-da(derin nefes alir) fazla uz-uzaklasiyor.

Ferihanin eli birden dustu,Hande Ferihaya bakar,gozleri kapaliydi,Ferihanin yuzune dokundu buz gibiydi,eline yere koyduydugunda sok olmustu,eli sanki kana batmisti,Hande hemen Levente doner.

Hande: Levent kan

Gerisi karanlikti herkes icin.Herke tek tek oluyordu,yok oluyordu.Bir masal sonuna geliyordu,ustelik nadir gorulen bir sekilde MUTSUZ SON OLARAK.Kim isterdiki boyle olsun?
Belki istiyenler oldu ama bu sekilde deil.Hastaneye geldikleri Ferihayi ACIL’e almistilar.Handenin elleri,ustu kan olmustu.Emir hastaneni bir kosesinden cokmustu,bundan sonra ne yapacakti ilk defa bilmiyordu,ilk defa caresizdi,ilk defa yok olmaya hazirdi.

Hande(Emirin karsisina gecer): Hic kimse ona senin verdiyin kadar zarar vermedi.Hic kimse ona senin kadar onu oldurmedi.(Hande tam devam edicekti doktor cikti)
Doktor: Feriha Sarrafoglu yakinlari
Emir(yerinden kalkar): Kocasiyim
Doktor: Merak etmeyin,kucuk bir kanama oldu,ama bebekte annede cok iyi
Emir(herkes sok olmustu): Ne?
Doktor(tebesum ederek): Feriha hanim 3 haftalik hamile,galiba kendisininden haberi yoktu.
Hande: Nasil yani Feriha hamilemi?
Doktor: Evet,bundan sonra anneyi uzmek,stresten uzak tutmaniz gerek.Hem biraz souk almis,atesi vardi,dusurduk,simdi uyuyor.Serum verdik toparlanmasi icin her ihtimale karsi bu gece burdasiniz.

Ama çok geç artık bundan sonra
Bırakın ne olursam olayım
Aklım fikrim darmadağın
Yakıyor elimi ne zaman uzatsam
Yatağın soğuk tarafı

Hiç kimseye bir sözüm yok
Sana yok bana yok hiç kimseye yok
Yakıyor elimi ne zaman uzatsam
Yatağın soğuk tarafı

Alti ay boyunca ayni evde iki yabanci,sanki bir birlerini hic tanimiyorlar sadece ayni evde yasiyorlar.Feriha sabahlari erken kalkiyordu kendisi kahvalti ettikten sonra Emire hazirliyor.Kitaplarini topladiktan sonra evden cikiyordu.Tum gun okulda,dersler,projeler,hocalar,eve 2-3 gibi donuyordu.Kendisi sadece dersle ve karnindaki minik kizina adamisti.Doktorun verdiyivitaminleri ictikten sonra ders calisiyordu,eksik olan notlarini tamamliyordu,projelerini yapiyordu,dersleri calisa calisa aksam saat 8-9 gibi oluyordu.Aksam yemeyi yedikten sonra biraz bebek kitabi okur ve bazen salonda koltukta uyuya kalir.Emir deliler gibi calisiyordu,Night nerdeyse tum isletmesini o yonetiyordu.Bir cok deisiklikler oldu hepsinin arkasindan Emir vardi,ama Emirin arkasindan hic kimse buyuk bir bosluk…Emir eve sabaha karsi geliyor,Ferihayi hep koltukta uyurken yakaliyordu,elinde bebek kitabi.Emir bu 6 ay icerisinde bir kez olsa kucuk Emiri gormemisti,icinden gelmiyordu gormeye.Emir cep numarasini deismisti.Koray Hande Feriha disinda hic kimse bilmiyordu.Ruya,Hulya,Unal deliler gibi ariyordular Emiri ama ulasamiyordular.10 numara satilmisti sirinmi sirin bir ev almisti Emir,Handenin yakinlarindan.

Bugun Pazar oldugu icin Emir evde kalicakti,6 ay sonra ilk defa evde kalicakti.Feriha bunu duyunca aslindan cok sevinmisti ama nasil olucakti bu?Kocaman evde iki yabanciydilar bugune kadar,simdiyse ayni evde bir gun birlikte gecirecektiler.

Emir(Feriha salondan TV izliyordu): Konusma benimle,alistim artik.Ama tek bir cevap ver bana beni gercekten artik sevmiyormusun,icindeki ben oldumu?

Belki bir gun bu sorunun cevabi olur…

tani
28-04-12, 22:34
Emir bebek sesini duyar duymaz içi bir garip olmuştur.Ne kadar belli etmemeye çalışsada oldukça şaşkındır.Ne yapacağını bilmez bir haldeydi.Feriha da ondan farksız.Aslında o daha çok üzgündü.Emirin bebeği olma ihtimali onu öldürmeye hazır bir zehir gibidir.Onlar düşünceler içindeyken içerden bebek ardından da doktor çıktı.
*Kan grubunuz nedir.Oğlunuza kan vermek gerekiyor
*A RH –
*Uymuyor.Hnımefendi sizinle mi.Sizin kan grubunuz ne
*B RH+
*Malesef sizinki de uymuyor.Kan bankaları ile iltibata geçeceğiz.Eğer hemen kan bulamazsak.Bebeği kaybedebiliriz
O sırada Rüyayı içerden çıkardılar normal odaya aldılar.Emir ve Feriha hala orda çakılı bir şekilde duruyorlardı.Emir daha fazla bu ızdıraba dayanamayacağını farketti ve doktu aramaya gitti.Hemen DNA testi yaptırmak istiyordu.Feriha ise o sırada Rüyanın odasının önüne gelmişti.Şaşkındı ne yapacağini bilmez bir haldeydi.O düşünceler içinde boğulurken Hülya ve Aysun geldiler.
H*Senin burda ne işin var defol burden kizim senin yüzünden erken doğum yaptı
Feriha hiç bir cevap vermedi sadece söyledikleri dinledi.Hülya odaya girer.Ardından Aysun yine başlar o can alıcı sözlerine
*Burda olmaman gerekiyor.Emir ve Rüya oğulları ile ilgilenmeleri gerekicek.Sen burda fazlasın.
Feriha daha fazla dayanamı bu sözler bardaği aşıran son damla olmuştur.Çıkışa doğru ilerleme başladı.Kapıdan çıktı ama çıkarken Emir onu gördü ve hemen ardından çıktı.
*Feriha
Feriha arkasını döndü ve o anda gözleri karardı.Emir hemen onu tutu
*Yardım edin lütfen karım bayıldı
Hemen bir kaç hemşire müdahele etti.Osırda da Hand eve Koray dakika farkı ile hastanedeydiler.Feriha nın şçeri götürülme sahnesine şahit olmuşlardı ve hemen onalrla gitmişlerdi.Ferihadan kan almışlardı ve serum bağlamışları.Emir onun baş ucunda bekliyordur.Feriha aslında uyanmıştır ama kendini çok yorgun hissediyordu.Gözleri bir türlü açılmıyordur.O sırada Hand eve Emirin konuşmalarına şahit olmuştu
*Emir ne yapıcaksın
*Biraz once kan verdim DNA testi için.Bebek doğduğunda bizden kan istediler.Sanırım çok güçsüzmüş.Ama kan gruplarımız uymadı
*Babası sen olmadığın için olabilir mi
*Bilmiyorum yarım saatte çıkar dediler.Beklemekten başka yapıcak hiç bir şeyim yok.Aslında bebek o kadar büyük ki aklım almıyot 6 aylık bebek o kadar büyük olur mu bilmiyor.Neyse.Nerde kaldı bu doctor.Feriha hala neden uyanmadı
*Zavallı kız neler yaşadı.Onun yerinde olmak istemezdim
Koray içeri doktorlar girdi.
D*Emir bey bu sizing
E*Birakın şimdi onu doctor bey karım nasıl
Doktor cevabını vermeden Feriha gözlerini açmaya başladı
E*Feriha iyi misin
F*İyiyim sadece yoruldum
D*Feriha hanım kendinize iyi bakmalısınız artık.Ne de olsa iki can taşıyorsunuz
E*Efendim
D*Karınız 1 aylık hamile tebrik ederim
İşte günün ikinci şoku.Bir günde iki kere baba olmak Emir için çok garip bir histi.Peki ya Feriha o ne yapmalıyd.Oglu ile onları bırakmalı ve mutlu bir aile tablosu çizmeye izin mi vermeliydi.
E*Feriha teşekkür ederim.Beni dünyanın en mutlu adamı yaptığın için
F*Emir oğlunun yanına git
Feriha bunları söyledikten sonra Emirin aklına zarf gelmişti DNA testi.Hemen zarfi açtı ve okumaya başladı
K*Emir
E*Benim değil.Allahıma bin şükürler olsun.Feriha gördün mü benim değil.Şimdi bunu boşver sen nasılsın.Bebeğimiz nasıl.Canın bir şey istiyor mu
H*Emir kız daha 1 aylık hamile hemen öyle aşermeye başlamaz
Handenin söylediği bu gergin ortamı biraz olsun dağatmıştı.
F*Sadece burda gitmek istiyorum
K*Ben hemen çıkış işlemleri hallediyorum
E*İyisin dimi
F*İyiyim iyiyiz merak etme
Bu düzeltme Ferihayı ve Emiri bir garip hissetirmişti.Feriha hamileydi Emir baba Feriha anne oluyordu.Kulağa o kadar gerip geliyordu ki.Belkide istedikleri olmaya başlamıştı gerçek büyüm bir aile.Hande fazlalık olduğunu hissetti ve dışarı çıktı.Emir Ferihanin yanına geldı.Elini tutu ve gözlerinizn içine bakarak
*Bana bu mutluğu yaşattığın için sana telekkür ederim
*Aslı ben sana teşekkür ederim bu hissi bana tadtırdığın için
*Artık bu mutluluk oyununa son versek
*Oyun değildi ki.Ben senin yanında gerçekten kalmak istedğiyim için kaldı.Hiç bir zaman başkaların düşündüğü umrumda olmadı.Ben sadece….
*Seni seviyorum Feriha Sarrafoğlu
*Bizde seni seviyorum Emir Sarrafoğlu
Koray şçeri girer
*İstediğiniz an çıkabiliriz
Emir Ferihanın yataktan kalkmasına yardım etti ve koridorda yürümeye başladılar.Feriha o kapının önünde durdu.Emir anladı kimin odası olduğunu.Sinirler içeri girdi.Ferihada arkasından onu sakinleştirmek için elini tutuyordu ama başarılı olamıyordu
F*Emir lütfen sakin ol
Aysun Hülya ve daha yeni uyanmış Rüya onlara şaşkınlıkla bakıyordu
H*Bu ne terbiyesizlik böyle.Feriha sizin burda ne işiniz var.Lüfen çıkarmısınız
E*Feriha hiç bir yere gitmiyor.Size söylemek istediğim bir kaç söz var bu yüzden burdayız.Hiç mi utanmadınız gözümüzün içine baka baka yalan söylediniz
A*Emir ne oluyor.Onlarla böyle konuşamazsın
E*İstediğim gibi konuşurum.Bizim 1 ayda neler çektiğimizden haberiniz var mı.Gidin oğlunuza başka bir baba bulun.
A*Emir
E*DNA testi buyrun bakın.Bu çocuk benim değil.Benim bir tene çocuğum var oda şu anda karımın karnında.Bir daha sizing yüzünüzü görmek istemiyorum.Seninde anne.Onların yanında olduğun şçşn seni hiç affetmiycem.Gidelim mi artik canım
F*Gidelim daha fazla burda kalmak istemiyorum
Emir ve Feriha el ele hastanenin kapısından çıktılar.Arabaya binip eve gittiler.Feriha eve gelir gelmez uzandı.Kendini yorgun hissediyordu olanlardan ötürü.Bir gün içinde neler olmuştu böyle.Herşey o kadar hızlı gelişmişti artık bu hızı aklı ve mantığı almakta zorlanıyordu.
*Feriha canım açmısın
*Degilim serum yeti
*Ama sen şimdiden bir şey yememeye başladın olmaz ki böyle kızımız büyüyemez sen böyle yaparsan
*Kızımız mı.Kız mı istiyorsun
*Bilmem öyle ağzımdan çıktı.Ben bir şeyler hazırlıyorum
*Gerek yok ben yaparım
*Senin dinlenmen gerekiyor
*Emir hasta değilim hamileyim sadece
*Feriha bunu kutlamalıyız
*Hiç geek yok
*Var herkezin bilmesini istiyorum.İlk defa baba oluyorum ben.
*Peki sen nasıl istersen
*Yarın akşam bir parti düzenleriz basınıda çağarırız herkez duysun görsün mutluluğumuzu.
*Ona da tamam
*Hamilelik seni değiştirdi daha şimdiden.
*Gerçekten mi
*Eskiden olsa Kabul etmezdin
*Belkide artık mutlu olamağı hakkettmiğimizi düşündüğüm içindir
*Seni seviyorm Feriha
*Bende seni seviyorum
Feriha ve Emir birbirilerinin dudaklarında yolculuğa çıkmışken Aysun yine Hilste kendini içkiye vermiştir.Ta ki Ünal gelip onu durdurana kadar
*Bu kez ne oldu Aysun
*Rüya doğum yaptı.Bebek Emirden değilmiş.Emir bird aha yüzümü görmek istemediğini söyledi.Bir de Feriha hamileymisçHariha bir gün dimi Ünal
*Yeter bu kadar.Gel seni evine bırakim
*Eve gitmek istemiyorum
*Tamam yukarı çıkalım burda kalırsın bu akşam
Ünal Aysunu yukarı çıkarmıştır.Ama sadece çıkarmakla kalmamıştır.Aralarındaki çekime ikisi de engel olamamıştır.Yaptıklarının ne kadar yanlış olduğunu bilselerde……
Parti akşamı
Emir Ferihanın hazırlanmasını bekliyordur.Ensonunda Feriha odadan peri kızı gibi çıka gelir
*Afedersiniz ben karıma bakmıştım ama
*Doğru yerdesiniz beyfendi
*Çok güzel olmuşsun.Beni her seferinde kendine aşık etmeyi nasıl başarıyorsun
*Gidelim mi artık partiye geç kalmak istemeyiz
*Gidelim
Gece kulübü tıklım tıkışıktık.Bir süreliğine yani Emir ve Feriha partinin nedenini açıklayana kadar basın içeriye girmiştir.Emir ve Feriha gelir gelmez soru yağmuruna tutldular
E*Lütfen arkadaşlar izin veriresin parti nedeni paylaşmak istiyoruz.Dün çok güzel bir haber aldık.Bu haberi herkezle paylaşmak istedik.Eşim hamile.Bir bebeğimiz olucak.Mutluluğumuzu sizlerle paylaşmak için bu partiyi düzenledik
*Emir bey cinsiyetti belli mi
F*Hayır henüz değil
*Rüya Çelik hamileydi sizden olduğu iddalarına ne diyceksiniz.
E*Rüyaya bebeğinin gerçek babası bulmasını diliyorum.Tabi bulabilirse.İznizle arkadaşlar artık eğlenmek istiyoruz
Mutlu çiftimizin karşısına Emirin patron çıktı
P*Tebrik ederim Emir
E*Teşekkür ederim.Eşim Feriha
P*Memnun oldum Feriha
E*İznizile
Emir onlara doğru gelen Eceyi gördü işte şimdi dananın kuyruğu kopacaktı.
Ec*Merhba.Tebrik ederim ikinizi de
E*Teşekkür ederiz Ece
Feriha Ece ismini duyar dymaz farkına vardı kim olduğunu
Ec*Bizi tanıştırmiycak mısın
E*Eşim Feriha.Ece de eski bir akrdaşım
F*Düşündüğüm Ece mi
Ec*Aynen öyle canım.Neyse sonra görüşürüz ben işime dönmeliyim.
F*Bana neden Ecenin geldüğinden bahsetmedin
E*firsatim olmadı Feriha hem biliyorsun oyun oynamakla mekuldük.Özür diler daha once söylemeliydim
F*burda mı çalışıyor
E*Bugün başlamış
F*Sen bunu da söylemedin afferin sana Emir.
E*Özür dilerim
F*lavabo ne tarafta
E*Gel gösteriyim
Feriha lavaboya gitti.Aynanın karşısına geçti ve doğru bir şey yapmadığına karar Verdi.İçeri Emirin yanına döndü
F*Özür dilerim biraz fazla tepki verdim
E*Suçlu bendim Feriha
F*hayır ben
E*Taman öyle olsun
F*hemen de Kabul ettin
E*Sen öyle diyince
F*Of Emir hormonlar anlamıyor musun.Şimdiden beni mahfetmeye başladılar
E*Ne yapıcam ben seninle doğurana kadar
F*Mesela öpebilirsin
E*Memnuniyetle
Onlar anın tadını çıkarırken aslında farkında olmadan basına daha fazla malzeme verdiklerinin farkında deşillerdi.Yarın sabahki manşetler şimdiden belliydi
‘Veliahtın gerçek veliahtı yolda.Dün geceki partied Emir Sarrafoğlu Feriha Sarrafoğlunu hamile olduğunu açıkladı.Çiftin mutlulukları gözlerinden okunuyordu.Rüya Çelik hakkında söylediklerinden anladıüımız kadarıyla Rüya hanım bebeğinin babasının kim olduğunu bilmiyor.Allah ona kolaylık versin.O orda düşüne dursun Sarrafoülu çifti basine harika pozlar vermekle meşkuldü o sıralar.’

hayat*
28-04-12, 22:35
Öncelikle herkese merhaba. Bizde bir senaryo yazmaya basladik..
Senaryo ortak bir calisma olup, Sultan'ima (cCc58lokumcCc) ve bana aittir. 58.bölümden baslayip, isteklerimiz ve görmek istedigimiz seyler dogrultusunda hikayenin yönünü birazcik degistirdik. Fakat hikayenin ismine sadik kalacagimizdan ve bu hikayenin "Feriha'nin hikayesi" olacagindan, süpheniz olmasin. Fazla tecrübemiz yok ve bu nedenle de yapacagimiz hata ve benzeri seyleri maruz görmenizi rica ediyoruz. Ilk bölüm oldugundan, gecis bölümü gibi birsey oldu . Begenmeniz dilegiyle.
***

Disaridaki hava ilkbaharin geldigini yalanlar gibiydi. Bulutlu, soguk ve kapali. Tipki Emir gibi. Arabanin ici serin oldugundan klimayi acmisti Emir. Fakat ikiside arabanin hala soguk oldugunun farkindaydi.Hissettikleri bu soguklugun nedeni hava degildi. Hissettikleri sogukluk, su kac haftadir aralarina kat kat islemis olan O sogukluktu. Yol boyunca Feriha birseyler söylemek icin yeltenmis fakat sonra vazgecmisti. Söyleyecek birseyi yoktu. En azindan konusursa Emir'in duymaktan hoslanacagi birseyler diyemeyecekti. Levent Bey annesinin ölümünden sonra kardesine destek olmak isteyip, yanina tasinmisti. Bu da normal birseydi. Bu yüzden susmayi tercih etti. Direksiyonu sikica tutmus, gözlerini yola dikmisti. Arasira Feriha'ya kacamak bakislar atiyordu, ancak öfkesine yine ve yeniden yenilmemek icin can cekistigi ap acik ortadaydi. Feriha Emiri taniyordu..az cok tavirlarindan, hareketlerinden tahmin edebiliyordu neler düsündügünü.
Okula varmislardi. Ancak yol boyunca kimsenin agzini bicak acmamisti. Emir arabayi park etti ve kapiyi acti fakat Feriha'nin ciliz bir tonda "Emir" demesiyle 1-2 saniyeligine duraksayip, sonra ayagini arabadan disari cikardi. Feriha Emir'in bu hareketine sinirlenmisti.
"Emir dedim! Duymuyor musun ya?"
Emir arabanin kapisini hizla cekip, öfkeyle yüzünü Feriha ya döndürdü. Nefesi Feriha'nin yüzünde dolaniyordu simdi.
"Ne var? "
"Ne mi var?! Niye bu kadar sinirlisin? Emir dedigim icin mi?"
"Neye sinirlendigimi cok iyi biliyorsun! O adam Feriha, ya o adam nasil burnumuzun dibine tasinir?"
"Evet biliyorum. Fakat o adamin annesinin öldügünüde biliyorum, tipki kardesine destek cikmak istedigini anlayabildigim gibi. "
"Feriha.."
sözünü kesip derin bir nefes alir
" Ve sana ne söylersem söyleyeyim, söyleyeceklerimin seni her zamanki gibi tatmin etmeyeceginide biliyorum. "
Emir sahte bir tebessümle Feriha'yi alkislayip
"Bravo..Suclu yine ben mi oldum simdi? "
"Hayir, lafi carpitma Emir. Demek istedigim öfken bosuna, sinirlenmen, döküp kirmak istemen bosuna. Aramizda asamadigimiz o kadar sorun varken, Levent beyi hemde annesini kaybetmis bir kisiyi sorun olarak görmeni anlayamiyorum. "
"asamadigimiz sorunlar.. söylesene Feriha o sorunlari var eden kim? Asmamizi engelleyen kim? Aa ama pardon, sen aramizdaki sorunlari asmak yerine, aramizda olan herseyi bitirmek icin yanimda kaliyordun dimi! unutmusum. "
Feriha gözlerini kisip Emir'e diker
"Haklisin o sorunlari zaten ben var ediyorum hep. Salagim ya! Ben istedigim icin hersey böyle oluyor. Tokat, Rüya..senin bu Levent takintin. Suan tartismamiz da benim yüzümden. Sonra hem; ben bir yalanciyim..!"
"Feriha sacmalamayi kes. Herseyin suclusu oldugunu kast etmedigimi biliyorsun."
"evet biliyorum. Ama sen görmüyorsun! (Emir anlamayip gözlerini Feriha'nin yüzünde gezdirmeye baslar) evet görmüyorsun..yasadigimiz sorunlari herseyi.Fakat senin yok saydigin, görmezlikten geldigin sorunlardan bir tanesini suan yasiyoruz biz! (derin bir nefes alip verir ve alayci bir tonda devam eder) Hatta dur, 3 saattir aklini kurcalayan, süphe duydugun ama bir türlü söyleyemedigin o seyide söyleyeyim sana; Levent beyin eve tasinmasi da benim yüzümden, nede olsa ona asigim, onun yakinimda olmasini istiyorum, senle aramizdaki herseyi zaten bitiricem ya ondan! "
Emir iyice sinirlenmis, ellerini yumruk yapmistir
"Ferihaa.."
duraksar, sinirden sesinin titredigini fark eder..ofladiktan sonra Feriha'yi sinirlendirmek icin
"aslinda evet tamda onlari düsünüyordum! Bana tahminlerim de yanilmadigimi gösterdigin icin tesekkürler."
"birsey degil! itiraflarin baslamisken..hadi durma baska seylerde söyle, anlat bana! (gözleri hala yumruk seklinde olan ellerine kayar) yada söyleme, direk vur bana! ancak böyle öfkenden kurtulursun sen dimi..(Emir Feriha'nin yüzünde birsey ariyormus gibi bakar) Yalan mi?"
Emir kendini zor zabt ediyordu.Fakat Feriha'nin son sözlerinden sonra basini yere eger ve sakinlesmeye calisir. Feriha ya hak verse bile, öfkesine engel olamiyordu.Bir süre sessizlik oldu. Cama dönük olan basini Feriha ya cevirir. Feriha ellerini gögüs hizasinda birlestirmis, gözlerini kapatmis basini yavasca saga sola salliyordu. Aniden emniyet kemerini cözer, kapiyi acip arabadan iner ve Emir'e dönüp
"derse gec kaliyoruz."
"sana iyi dersler, benim islerim var."
Feriha bu sözleri duyduktan sonra hirsla kapiyi carpar. Kapinin carpilmasiyla birlikte Emir'in gaza basmasi bir olur.
Okula girdiginde yine herkesin gözü ondadir. Aliskanlik olsa gerek, aldirmadan dersi oldugu sinifa dogru yürümeye baslar. Sinifa girdiginde Aynur'u görür. Yanina oturur.
"Feriha, nasilsin? cok merak ettim seni."
"Iyiyim Aynur..Sen?"
"Bende iyiyim.. Yoksa.. baristin mi tamamen Emirle? Ee baristiysan bu suratinin hali ne?"
"Barismak demeyelim de..Artik kacmayacagiz birbirimizden.Sorunlari cözmeye calisacagiz..Biliyorsun iste."
"Anliyorum canim. Korkma, ben herseyin düzelicegine inaniyorum."
Feriha Aynur'a tebessüm eder.
"Sagol canim.."
Ders boyunca Feriha hep dalgindir.Yasadiklarini gözden geciriyordur. Aklina Mehmet ve ailesi gelir. Acaba mahkemeyi nasil yapmislardi? Peki ya avukatlari var miydi? Her ne kadar Mehmet ve Riza canini yakmis olsalarda, onlar Feriha'nin alip-satamayacagi, iyi-kötü ailesiydi. Onlara yardim etmek, yanlarinda olmak gibi bir görev görüyordu hep kendinde.
"iyi olduguna emin misin? feriha?"
"hi..pardon dalmisim.evet."
"Feriha Emirle gidip konusucam artik, seni cok üzüyor..su haline bak"
" ya hayir Aynur.Ondan degil. Benim aklima sey takildi.."
"ney takildi?"
"Mehmet..yani kardesim. Sana anlatmistim zaten durumumuzu, yani aramiz pek iyi degil. Ama mahkemesi var yakinda..ve babam da kalp hastasi, etkileniyor iste. Ona birsey olucak diye korkuyorum."
Aynur sasirmistir.
"bakma bana öyle..Eni sonunda o benim babam ve her zaman aramiz böyle kötü degildi. Yanlarinda olmama izin vermeseler bile, en azindan hukuki bir yardim yada destek aliyorlar mi..bilmek isterdim"
Aynur duraksayip biraz düsünür..
"anliyorum.Bak ne diyorum Feriha, hani benim tanistigim su yeni cocuk varya. Hakan. Ben onunla bulusucam bugün. Istersen sen de gel. Yani bilgi alman icin. Bu isler nasil gidiyor falan diye bize akil verir en azindan."
"ayip olmasin cocuga..yani ne bileyim, sen daha yeni tanistin sonucta. Hemen mahkemelerle,davalarla alakasi olan bir arkadasini yanina götürmen senin icin kötü olmasin..benim yüzümden yanlis anlasilmani istemem"
"Olur mu öyle sey Feriha. Hem Hakan öyle bir cocuk degil..Cok iyi, kibar ve yardimsever biri bir kere..Anlayisli. Sohbeti de hostur. "
Aynur öyle cocuksu bir hevesle anlatiyordu ki bunlari, Feriha ister istemez güler onun bu haline. Aynur Feriha'nin gülümsedigini fark edince utanir.
"yani ben sey demek istemistim..Hem sen de gelir bakarsin iste nasil bir kisi diye.."
Feriha elini Aynur'un elinin üzerine koyar.
"sakin utanma bu söylediklerinden. Yasadigin, anlattiklarin cok güzel seyler. Benle de istedigin zaman konusabilirsin"
"tesekkürler.O zaman geliyor musun benle yani?"
"sey.."
"Feriha hadi lütfen. Hem kardesin icin bir kac soru sorariz..Hem de beni yalniz birakmazsin."
Feriha tebessüm edip.
"Tamam. Seninle gelicem. "
Aynur'un gülümsemesi yüzüne iyice yayilir.
"Harika. O zaman istersen simdi cikalim. Derslerimiz de bitti zaten."
"Hihi olur."
..
Suursuzca arabayi sürüyordu. Fenerin oraya geldiginde durdu. Oturdugu yerde rahat edemedigi icin, daha da yayildi sürücü koltuguna. Ellerini saclarinin arasindan gecirip ofladi. Suan yapmak istedigi sadece susup oturmakti. Denizi izlemekti. Yoruldugunun farkina vardi. Yorgunlugu onu mutsuz ediyordu, evet. Fakat bu yorgunlugun tatli bir tadi da vardi. Emir'i biktirmayan, nefes aldigini hissettiren bir tat. Feriha'dan geldigini bildigi sürece, Feriha'nin kalbine hala sahip oldugu sürece bu yorgunluga da katlanabilecegini biliyordu. Onun orada oldugunu biliyordu. Mutsuzlarsa, beraber mutsuzlardi. Mutlularsa beraber mutlulardi. Ikisinin de birbirleri icin yaratilmis olduklari bir gercekti. Bunu kimse inkar edemezdi. Baslarindan gecen onca olaydan sonra bile miknatis gibi birbirlerini cekmeleri ve birakamamalari herseyi acikliyordu zaten. Eli istemsizce alyansina kaydi. Feriha'nin taktigi alyansa. Onu birakamazdi. Birakmayacagini da biliyordu. Peki ya neden agizdan cikmis olan o iki sacma lafa takilip kalmisti? Madem bu kadar emindiyse Feriha'nin onun birakamayacagini, o zaman neden her defasinda Feriha'nin "herkesin gözünü boyamak ve aralarindaki herseyi bitirmek " icin kaldigi sacmaligini ortaya atiyordu..yada silah olarak kullaniyordu O'na karsi? Ne kadar inkar ederse etsin, oda en az Feriha kadar gururu yüzünden inatcinin tekiydi. Bunlari düsünürken gülümsedi belli belirsiz..Ona dokundugu dakikalar aklina geldi. Hepsini, her bir saniyesini aklina kazimisti. Onun yaninda iken yasadiklarini, tecrübelerini herseyi unutu veriyordu. Onun hem fiziksel hemde duygusal olarak ilki oldugunu bilmek muhtesem bir duyguydu. Bu duygu Emir'i mutlu etmekle beraber egosunu da ister istemez tatmin ediyordu. Onu bu denli erken bulduguna seviniyordu.Evet, tabiki de pismanliklari vardi. Ikisinin de. Belki de bu denli genc bir yasta birbirlerine tosladiklari icin bu hatalari, pismanliklari yapmislardi. Ancak hic bir sey icin gec degildi. Onca seyden sonra; kiskancliklarla, hatalarla herseyi mahvetmek istemiyordu. Calan telefon sesiyle Emir düsüncelerinden ayrilmisti.
..Emir..
Telefonum caliyordu. Bir umutla Feriha mi diye heyecanla baktim. Telefonda yazan ismi gördügümde yüzüm düsmüstü. Suan konusmak istedigim en son insan Rüya'ydi sanirim. Telefon susmak bilmiyordu. Belki de öfkemi, sinirimi kusmam icin Tanri tarafindan bana Rüya gönderilmisti. Aklimda kurdugum bu düsünceyi begenip telefonu actim, kulagima erisen ciliz, yapmacik sesle öfkem daha da bir artmisti.
"Alo"
"Ben sana beni zirt pirt arama demedim mi? Ne var, ne oldu yine?"
"Emir seninle konusmamiz lazim."
"Ne hakkinda? Erken dogum falan mi söz konusu, hastanede misin suan?"
"Hayir ama.."
"Hayirsa ne nee?!"
"Emir bak, suan müsait degilim. Tam net anlatamiyorum derdimi. Ancak bulusursak, inan bana duydugun seylerden sen de hosnut kalicaksin."
"Ne tür seyler?"
"Emir lütfen. Bir saat icinde sahildeki kafe de bulusalim.Bekliyor olacagim."
Derince nefes alip vermistim.
"Öf tamam..tamam. Orada olacagim. Ama fazla vaktim yok ve eger buda sacma sapan paparazi oyunlarindan biriyse yine, yemin ederim seni.."
"Hayir hayir.. bak inan bana lütfen."
telefonu kapatmistim. Arabayi kafeye sürüp erkenden beklemeye basladim. Kendime sert bir kahve söylemistim. Iyi gelmisti bu. Feriha' ya Rüya'yla bulusacagimi söylememistim ve eger duyarsa nasil bir tepki verecegini az cok tahmin edebiliyordum. Ama eve gidince ona söyliyecektim. Gizli, sakli kalmis seyler yüzünden yeterince canimiz yanmisti. Bundan sonra böyle birsey yapamazdim. Ileride masama dogru gelen mavi elbiseli bir kadin gördüm. Rüya gelmisti. Gülümseyip elimi sikmak istedi. Gözlerimle onu süzüp kafami cevirdim. Oda eliyle ayakta kalmisti. Sandalyeyi cekip karsima oturdu..cantasini masanin üzerine koydu. Garsonun sorusu üzerine su istedigini söyledi.
"Birsey yiyelim mi?"
"Pardon? Buraya benimle birseyler konusmak icin geldigini saniyordum."
gözlerim karnina kaydi.
"Ha ama sen acsan, tabiki de yiyebilirsin."
"Yok hayir.Tamam."
"Seni bekliyorum"
" Emir ben nasil baslayacagimi bilmiyorum. Senden istedigim beni sakince dinlemen"
Benden onu sakince dinlememi isyormus. En iyi yaptigim seyi (!) benden istediginin farkinda degildi sanirim. Kafami asagiya egip seslice güldüm. Sinirlerim bozulmustu. Beni hic tanimiyordu, bu bir gercekti.Yaptigim seye anlam verememis olsa gerek,
"bir sorun mu var?" birden ciddilesip "hayir, anlatmani bekliyorum sadece" demistim.
Garsonun getirdigi suyu yavasca yudumladi. Artik canim sikilmaya baslamisti. Rüya'nin bu yavas ve bos tavirlari sabirsiz bir kisiyi, özellikle benim gibi biriyi cileden cikarmaya yeterdi. Sakin olmaya calistim. Bacaklarimi titretip duruyordum. Ellerimi gögsümde birlestirdim.
"Emir..Anlatacaklarim karsisinda cok sasiricaksin, sinirleniceksin. Ancak olaylar benim isteklerimin disinda gerceklesti ve ben hamileyim bunu unutma lütfen.."
gittikce sabirsizlasiyordum.Gözlerimi gözlerine diktigimde benden gercekten de korktugunu fark ettim.
"Emir..Ben bu oyuna alet oldugum icin kendimden igreniyorum. Sizide alet ettigim icin cok üzgünüm..Ama artik bu oyunu sürdüremicem..Sadece annem rahatligina kavussun diye ben bebegimi gercek babasindan mahrum edemicem."
Duydugum son cümleyle beynim felc gecirmisti resmen.
"Ne..nee? bir dakika, sen bana biraz önce ne dediginin farkinda misin?"
bagirdigimin farkinda bile degildim. Damarlarimdaki kan yerinden firlayacak gibi atiyordu resmen. Aglayarak hizli hizli devam etti sözlerine
"Biliyorum cok agir seyler yasattim..haddim, hakkim olmadan karini da taciz ettim. Bunun, bunlarin hic bir özürü yok. Ama bu yalanin, hatanin neresinden dönersek kardir.. ve ve ben artik bu oyundan vazgeciyorum (hickiriklara bogulmustur ve basini yerden kaldiramiyordur) bebegimin babasi sen degilsin Emir."
Ben coktan ayagi kalkmistim.
" Sen..sen nasil bir kisisin ya? Ya o annen. Hayatimi nasil mahvettiginizin farkinda misiniz? Ne istediniz lan ? Nasil bir oyun lan bu? Yok cok üzgünüm de, yok kendimden igreniyorum da.. Bunlari söylerek elimden kurtulabileceginizi mi saniyorsunuz? Ne bu yeni oyununuz mu yoksa? Annen mi buraya gönderdi seni?"
Elimi yumruk yapmis, masaya vurup duruyordum. Bir kac kisi beni zabt etmeye calisiyordu. Yoksa muhtemelen Rüya'ya kötü seyler yapabilirdim.
"Hayir Emir.. bak annemin hic birseyden haberi yok.Ben gizlice geldim. Inan bana cok üzgünüm. Hersey icin. "
"Bitiricem sizi, bu is burada bitmedi. Karimdan da, hayatini mahvettigin kisilerden de teker teker özür dileyeceksiniz! Anladin mi beni? Bana bak bana! Duydun mu beni?!"
Kasadan bir bey gelmis Rüya'yi oturdugu yerden kaldirmaya calisiyordu
"Hanimefendi iyi misiniz? Lütfen aglamayin..kendinize gelin. Beyfendi sizde biraz sakin olur musunuz?! Burasi bir kafe ve hanimefendi hamile. Utanmalisiniz. Lütfen cabuk cikin buradan. Yoksa polis cagirmak zorunda kalacagim. Bizi buna zorlamayin."
"Cokta umrumdaydi! Tamam..birakin beni. Birakin ben cikarim."
adamlarin kollarindan kendimi kurtarip, sirkelendim. Rüya'nin yüzüne son bir kez daha tiksinerek baktindan sonra cikmistim kafeden.

..Feriha..

Hakan iyi biriydi. Genc, samimi, ne istedigini bilen bir beydi. Aynur'un gözlerinin icine bakiyordu her kelimesinde.. Aynur'un dikkatsiz, aceleci tavirlarina gülümsemekle yetiniyordum. Belliki o da hoslaniyordu Hakan dan. Kendimden biliyordum..ilk kalp carpintilari, ilk utangacliklar, ilk hayal kirikliklari..Arasira göz göz geliyorduk..düsüncelerimi ögrenmeye ve tepkimi ölcmeye calisiyordu Aynur. Heyecanliydi. Ona onaylarcasina göz kirpiyordum bende. Gülümsüyordu, mutluydu..son zamanlarda cevremdeki bir insani mutlu görmek benide mutlu etmisti birden. Hayatinda oldugum bir kisinin gülmesi, mutlu olmasi iyi gelmisti. Böyle bir seye ne kadar da muhtac oldugumu fark ettim.
"Feriha, anlatabildim mi?"
Düsüncelerimden Hakan'in sözleriyle ayrilmak zorunda kalmistim.
"Bak, eger ailenin hukuki bir destege yada yardima ihtiyaclari varsa onlara.."
"Cok sagol..fakat kabul etmeyeceklerdir. Hem ben sadece biraz bilgi edinmek istemistim."
"Peki..Umarim yardim edebilmisimdir?"
"Evet, cok yardimci oldun. Tesekkürler."
"Bir saniye. Cantam yanimda.. Icinde isine yarayabilecek bir kac kagit olmasi lazim."
Siyah evrak cantasini alip acti. Icinden bir dosya cikarmisti. Dosya anlamadigim bir sürü kagit ve evraklarla doluydu. Bir kac dakika kagitlara gömüldükten sonra, aradiklarini bulmus olsa gerek
"Iste buradalar. Bunlari istersen sonra evde okursun. Bu tür davalarin nasil gelistigine, ilerledigine dair bilgiler var."
Kagitlari bana verdi. Ictenlikle tebessüm edip aldim.
"Cok tesekkür ederim. Zahmet oldu."
"Rica ederim, hic önemi yok. Hatta, dur..."
Cebinden kartini cikartip bana uzatmisti. Aynur'a baktim, gülümseyip kafasini salladi.
"Anlamadigin yada takildigin bir yer olursa arayip sorabilirsin. Yardim etmekten mutluluk duyarim."
"Rahatsiz etmeyeyim..yani cok tesekkür ederim. Gercekten cok yardimci oldun"
"Lütfen, ne demek. Yardim edebildiysem ne mutlu bana. Umarim kardesin de, ailende en ufak hasarlarla kurtulurlar davadan."
"Umarim."
Saatime bakmistim. 12 ye geliyordu. Eve gitmem gerektigini düsündüm. Hem Aynur ve Hakan'ida birazcik yalniz birakmak istiyordum.
"Ben artik kalkayim."
Kagitlari cantama koyup, ayaga kalkmistim. Montumu giyerken
"Aa nereye Feriha?"
"Ben artik eve gideyim Aynur. Hem yeterince zamaninizi aldim."
"Olur mu.."
Onlar da ayaga kalkmislardi. Aynur'un beni yalniz birakma n'olur bakislarina kaydi gözlerim. Ona sarilirken kulagina
"Hadi ama..Biraz yalniz kalmalisiniz. Ayrintilari sonra konusuruz."
demistim sessizce. Gülümsemisti. Hakan'in elini sikip
"Tekrardan tanistigimiza cok memnun oldum. Ve tesekkür ederim."
"Ben de memnun oldum Feriha. Rica ederim."
Gülümsedim..ve ikisinede el sallayip kafeden ciktim.
Kapidan cikinca yüzüme vuran soguk rüzgari elbiselerimin icine kadar hissetmistim. Derin bir nefes alip verdim. Cigerlerimde soludugum havayi hissetmek güzeldi. Montumun fermuarini iyice yukari cekip, cantami boynuma attim ve yavas adimlarla yürümeye basladim. Emir muhtemelen beni okulda saniyordu.Ona Hakan'la bulusacagimi da söylememistim. Sinirliydim, kirgindim..heleki bu sabah yaptiklarindan sonra. Belki aksam eve gelince dava hakkinda bilgi edinmek icin Aynur'un arkadasiyla bulusup, konustugumu söylerdim. Bulustugum kisinin ismini ve cismini söylememe gerek bile yoktu aslinda. Birde böyle birsey icin sorun yasamak istemiyordum. Mutlu gibiydim. Belki onlara yardim edemeyecektim, belki babam beni yanlarina yaklastirmayacakti..ama en azindan önlerindeki sürec hakkinda bir fikrim vardi artik. Sorumluluk duygum az da olsa tatmin olmustu. Otobüsün geldigini gördügümde bindim. Bir an önce eve gitmek istiyordum..
..
Eve vardigimda Emir yoktu. Zaten olmasinida ümit etmiyordum. Zira saat daha erkendi..Üstümü cikarip dusa girdim. Dustan sonra cantamdaki kagitlari masanin üzerine koydum ve sandalyeyi cekip oturdum. Bir kac dakika boyunca kagitlari okumaya calissamda yapamadim..Kafami ellerimin arasina aldim.Onu özledigimi farkettim. O kadar tanidik bir duyguyduki bu. Her zaman, her yerde durmadan ve izin almadan bedenimi, benligimi ziyarete gelip, gitmek bilmeyen bir duygu. Onu simdi suan görmek istiyordum. Ama olmayacagini da biliyordum..Her defasinda yapmis oldugumuz ayni hatalari yapmak istemedigimi de, ona bu sefer yenilmek istemedigimide cok iyi biliyordum..Kapinin sesini duyunca yerimden kalktim. Saate baktim. Gelen Emir olamazdi. Kapiyi actigimda gördügüm suretle cok sasirmistim.
"Hala?"
"Feriha kizim..müsait misin? az konusacaklarim var senle."
"tabi, gec iceri."
Iceri gecip koltuga oturmustuk.
"Bak kizim, benim fazla vaktim yok. Asagidan beklerler beni. Söyleyeceklerimi söyleyip gidecegim."
"Tamam. Ne oldu? yoksa..babama mi birsey oldu?!"
"yoo yo. Baban iyi cok sükür. Ben buraya Gülsüm icin gelmistim."
Gülsüm'ün ismini duyunca suratimin ifadesi degismis olsa gerek, Hatice halam sözlerine hizli bir sekilde devam etti
"Aranizda ne gecmis bilmem. Ama bak kizim Feriha..Sana kizim diyorum. Siz Gülsüm'le kardessiniz..Böyle yapma. Gülsüm su aralar cok mutsuz. Diyorum ki; bugün az bi gitsen yanina..He kizim?"
"Hala.."
"Birsey istemisim senden bunca seyden sonra. Yapmiyacak misin? Gülsüm'üm yalniz. Feriha..duydun mu beni?"
Hizli düsünmem lazimdi. Halam hakliydi. Onun bu ricasini reddemezdim. Gözlerimi kapatip, derin bir nefes aldim. Dudaklarimi yaladiktan sonra
"Tamam.tamam gidecegim."
Halam cevabima sevinmistim. Bana sarilip
"Heh kizim. Aferim sana. Sagol. Ee ben gideyim o zaman. Asagidakiler bilmiyorlar burada oldugumu."
kapiya dogru giderken bende ona sarilmistim. Kapinin kapanma sesini duyduktan sonra oldugum yere oturdum. Gideceksem, simdi yola cikmaliydim. Elime telefonu aldim..Emir'e haber vermek istiyordum. Caldi..caldi.. ama acan yoktu?! Kasten mi yapiyordu bunu yoksa duymuyor muydu? Tabi beyfendimizin siniri hala gecmemisti belli. ...Acaba birsey mi olmustu?! Aklima kötü kötü seyler getirmemeye calistim. Telefonunu sessize almis olabilir miydi? Belki de Night'taydi..patronuyla falan konusuyordu? Bu düsüncelerden birini secip, kendimi inandirmak zorundaydim. Yoksa sinirden evden cikamayacaktim. Ama onu habersizde birakamazdim. Aklima gelen en basit-kisa yolu secip bir mesaj yazdim ve gönderdim.

..Emir..
Kafeden ciktindan sonra arabaya binip sürmüstüm bir yerlere. Bir süreden sonra arabayi durdurup sinirden direksiyona vurmaya basladim. Öfkemi kontrol edemiyordum. Nasil bu denli sinirlenebildigime dair en ufak bi fikrim bile yoktu. Ancak öfkeliydim ve birseyleri hirpalayip, kirmadan bu sinirimin azalmayacaginin da farkindaydim. Parmaklarimi öfkeyle saclarimin arasindan gecirdim. Sonra yumruk yaptigim elimi bir kac kez daha carptim denk gelen yerlere.. ..Sakindim. Sakin olmaliydim. Rüya ve annesi yaptiklari seyi ödeyeceklerdi. Ancak birde su taraftan düsünmeliydim; ortada bebek falan yoktu! ben baba olmayacaktim..Ve en önemlisi Feriha'yla asmamiz gereken sorunlardan bir tanesi yok olmustu! Sevinmeliydim buna. Saat 3 e geliyordu. Telefonu cikardim ve cevapsiz aramalari gördüm..Iclerinde Feriha da vardi.. Öfkemden telefonun caldigini bile duymamistim. Muhtemelen suan Feriha neden telefonu acmadigim diye düsünüyordu. Bir tanede mesaj gelmisti. Oda Feriha'dandi. Hizlica actim mesaji
" Aradim ancak acmadin telefonunu. Ben Gülsüm'ün yanina gidiyorum. Aksam evde olurum. Gec kalmam."
Mesaji okuyunca gülümsedim. Evet, alti üstü kisa ve net bir mesajdi. Ancak bu beni önemsediginin de bir belirtisiydi. Beni bilgilendirmek, haber vermek gibi bir sorumluluk görüyordu kendinde. Aksam yemeklerini birlikte yememiz gibi, isten gelmemi beklemesi gibi..bu tür hareketleri kari-koca oldugumuzu hissettiriyordu bana. Alismadigim duygulardi bunlar, yabanciydim hepsine. Ama mutlu oluyordum. Beni seviyordu. Biliyordum.
Arabayi eve sürdüm.

...
Emir eve vardiginda iceri gecti. Bir süre koltukta uzandi. Mutfaga kalkmak icin ayaga kalktiginda gözü masanin üzerinde duran kagitlara ve karta kaydi. Kagitlar pek anlamayacagi bir dilden yazilmislardi.Merakli bir sekilde hizlica kagitlari cevirip durdu. Kagitlar hukuki birseylerden, dava süreclerinden vs. bahsediyordu. Icindeki süphe iyice artmistti. Karti eline aldiginda üzerinde yazan yazi, Emir'in düsünme kabiliyetini kaybetmesine yol acmisti resmen! "Avukat Hakan Pekcan" .. kan beynine sicramisti. Ne demekti bu? Kagitlari Feriha'nin buraya koydugundan emindi. Muhtemelen kaldirmayi unutmustu. Yada kasten birakmisti masanin üzerinde..tabi ya! Sirf Emir görebilsin diye. Bosanmayi istiyordu.. Bu kadar kolay miydi? Bu kiz cildirmis olmaliydi! Gülsüm'e bosanmak istedigini söylemek icin gitmisti kesin..En azindan Emir buna kanaat getiriyordu..Dengesini kaybetti. Eliyle sandalyeye tutunmaya calisti. Afallamisti. Saskinliktan cikardigi sesleri duymuyor gibiydi. Oldugu yere cöktü. Kalbinin sikistigini ve nefes almakta güclük cektigini anlamasi uzun sürmedi. Öfkeyle ayagi kalkti. Elinden düsüp yere sacilmis kagitlari bir hicimla alip yirtmaya basladi. Sonrada var gücüyle bagirarak her yeri dagitmaya basladi. Sandalyeler, vazolar, kagit parcalari..hepsi yerlerdeydi. Gücü kalmadiginda, nefes nefese
"Allah kahretsin! Allah kahretsiin!! Ihh.."
ellerini boynuna götürüp durdugu yerde dönmeye basladi. Gözlerini sikica kapatti. Actiginda hala ayni yerde duruyordu. Degildi iste, kabus falan degildi! Oldugu yerde, yasadigi seyde suan gercekti.. Daha fazla dayanamayip ceketini ve cüzdanini alip evden cikti. Gidecegi yer ise belliydi. "Night".
Night ta vardiginda görevlilerden biri Ihsan beyin iki gün boyunca buralarda olmayacagini söylemisti. Ne büyük bir sansti! Emir'i böyle görmemesi cok iyi olmustu. Emir hizlica gitti ve
"Bana bir viski.."
"Efendim daha erken oldugu icin alkol servisi yapmiyoruz"
Emir öfkeyle barmene bakmisti.
"Ne dediysem o!"
Barmen sorun yasamak istemediginden, pes edip "nasil isterseniz."
Ve Emir icmeye baslamisti. Bardaklarin sonu gelmiyordu. Kendini kaybetmek, hatta mümkünse alkol komasindan ölüp gitmek istiyordu.
...
Feriha Gülsüm'ün yanindan dönmüstü. Ancak gördügü manzara karsisinda kücük dilini yutmustu.Vazolara ait oldugunu düsündügü cam kiriklari, sandalyeler, yastiklar, kagit parcalari.. hersey hersey yerle bir olmustu evde! Eve hirsiz girme ihtimalini düsündü.. Sonra Emir'i aradi..defalarca.Ancak yine acmiyordu telefonunu.Elleri agzinda korkuyla yerine gecti ve saatlerce yerinden kalkmadi.
...
Emir ise coktan kendini kaybetmis, sarhos olmustu. Fakat icindeki hisleri öldürme istegi, devam icmesi icin zorluyordu. Alkol yüzünden görme kabiliyetini kismen yitirmis olsada, cisimleri ayirt edebilecek durumdaydi. Calan müzik, gürültü ve insanlar basini döndürüyordu. O sirada karsidan kendine dogru gelen kisiyi gördü.
"Emir?! Iyi misin?"
Emir gözlerini kisip, cakir keyfiyle konusmaya basladi
"Vay.. Ece."
Ayaga kalkmaya yeltenirken, dengesini kaybetti. Ece hemen kolundan tutup yeniden Emir'i yerine oturttu. Yakinlasmislardi. Emir'in burnu Ece'nin parfüm kokusuyla dolmustu.
"Emir, iyi misin? Cok icmissin."
"Iyi miyim..ha! bilmem."
"Bence artik fazla icmemelisin. Hem is üzerindeyken icmedigini saniyordum."
"Karisma sen."
Emir kafasini masanin üzerine koydugu kollarinin arasina gömdü. Ece yavasca saclarini oksamaya basladi.
"Ben de seni görmeye gelmistim. Ama anlasilan bu gece böyleyiz.." duraksadi. "Tamam. hey bi bakar misiniz? Bana da viski lütfen."
Emir hafifce basini kaldirip Ece'ye bakti. Ece göz kirparak
"Seni yalniz birakacagimi mi sandin? Icerek yada sarhos olarak bende kurtulamazsin Sarrafoglu"
Emir kendinden gecmis, gülüyordu. Ece daha da bi sokuldu Emir'e. Ellerini ceketinin icinden gecirip beline yapismasi uzun sürmemisti.
...
Ilerleyen saatlerde Night'tan iceri bir kisi daha girmisti. Merdivenlerin basinda gözleri Emir'i ariyordu. Ve sonunda bulmustu. Gördügüne inanamamis olsa gerek, iyice bakti karsisindakilere. Emir ve Ece sarmas dolaslardi. Ece Emir'in dudaklarindan öpüyor, tabir yerindeyse isiriklar alip duruyordu. Ikisininde sarhos olduklari belliydi. Hande ne yapacagini bilemedi bir an. Böyle bir seyi en son Emir den beklerdi sanirim! Gidip Emir'i yillardir görmedigi Ece'nin kollarindan mi almaliydi yoksa ortaligi yikip Emir'e agzinin payini mi vermeliydi? Belki de sessizce oradan gitmeliydi..hic birsey yapmadan. O sadece buraya Emir'e Rüya'nin gecmisi hakkinda bir kac sey ögrendigini söylemek icin gelmisti. Baska bir sey icin degil.. Sonra aklina Feriha geldi. Emir Feriha'ya böyle bir seyi nasil yapardi? Feriha'dan haz etmedigi bir gercek olmasina ragmen oda bir kadindi ve kandirilma-aldatilma duygusunu cok iyi taniyordu. Öfkeyle karsisinda duran ikiliye bakti. Telefonunu cantasindan cikardi ve bu zamana kadar hic kullanmadigi o numarayi rehberinde aramaya basladi.
..
Feriha telefonunun sesiyle irkildi. Hala korkuyordu. Arayan kisinin Emir oldugu ümit ederek hizlica telefonuna bakti. Tanimadigi bir numaraydi.
"Alo?"
"Alo. Feriha benim."
Feriha saskinligini gizleyememisti.
"Hande??"
"Evet benim. Bak..ben ne diyecegimi bilmiyorum. Ama cabucak buraya gelmelisin!"
"Ne diyorsun ya? Hande bak suan hic müsait degilim. Ne senin planlarini nede Rüya'nin özgecmisini dinleyecek durumdayim."
Hande sabirla gözlerini kapatip acti.
"Feriha. Öyle degil. Emir.. Bak suan Night' tayim ve gördüklerimin seni de alakadar ettigini düsünüyorum. Önemli olmasa aramazdim! Cabuk buraya gel."
"Ne? Emir mi? Tamam..tamam geliyorum."
"Adresi veriyorum, kagit kalem var mi?"
"Hihi.."
"......Acele et!"

Feriha Hande'nin söylediklerinden sonra yerinden oldugu gibi firlamisti. Cantasini ve montunu alip disari cikti ve gördügü ilk taksiyi durdurup Hande'nin söylemis oldugu adresi Taksiciye verdi.
"Sey, biraz cabuk sürebilir misiniz? Acelem varda."
"Tabi abla. Elimden geldigince."
Hande ise hala karsisinda duran ikiliye bakiyordu. Midesinin bulandigini ve kendini tutamayacagini hissetti. Gitmek istiyordu. Isminin gene böyle bir olaya karismasini istemiyordu. Gene suclu taraf, ortaligi karistaran kötü Hande damgasi yemek istemiyordu! Fakat durmaliydi.. Nedense kendine bunu görev edinmisti ve bi kere aramisti Feriha'yi. Beklemeliydi.
...
Feriha taksiciye nasil para verdigini, taksiden nasil indigini bilmiyordu. Emir bugün hic bir telefonuna cikmamis, geri dönmemisti. Evin hali ise malumdu. Korkuyordu, Hande'nin sesi telefonda telasliydi. Emir'e kötü birsey olma ihtimali bile Feriha'nin korkudan titremesine, gözlerinin dolmasina yetiyordu. Night'tan iceri girdiginde onu bekleyen Hande'yi gördü. Hande soguk ve tepkisizdi.
"Hande?"
Hande basini öne egip
"Beni takip et" diyebilmisti. Merdivenlerin basinda iceriye dogru bir kac adim attiklarinda Hande sadece gözleriyle o ikiliyi gösterebilmisti Feriha'ya.
Feriha Hande'nin gözlerini cevirdigi yere baktiginda, hayatinda aldigi darbelerden belkide en büyügünü suan yasiyordu.

(http://www.youtube.com/watch?v=EB6IM38x8oA)

..Feriha..
Gördügüm manzara karsisinda put kesilmistim. Bugulasan gözlerim yüzünden net göremiyordum. Belkide yanlis görmüstüm? inanmak istemiyordum. Elimin tersiyle gözlerimi sildim ve sikica kapattim. Fakat actigimda hala ordaydilar. O kadinin elleri Emir'in bütün vücudunda dolasiyordu. Ayaklarimin yerden kesildigini hissettim. Hande kolumdan tutmustu, telasli gözlerle
"Iyi misin?" kendimi toparlayip kolumu Hande'den yavasca cekmistim.
Kafami tekrar onlara cevirdigimde, ikisininde ayaga kalkmis yavasca karsidaki merdivenlerden yukari ciktiklarini gördüm. Müzik, insanlar, gürültü.. sagir olmustum, dilsiz olmustum..duymuyordum, konusamiyordum. Ancak görebiliyordum. Oradalardi. Sevdigim adam ve o yanindaki kadin. Kalabaligin arasindan insanlara carpa carpa yürüyüp gectim. Yürürken carptigim kisilerin söylediklerine aldiris etmiyordum. Sadece onlara bakiyordum. Merdivenleri teker teker arkalarindan ciktim. Hande'yi coktan arkamda birakmistim. O ikisi ise merdivenlerden cikana kadar birbirlerine dokunup durmuslardi.Beni fark edemeyecek kadar mesgullerdi! Midemden yukari dogru cikan birseyler hissettim. Elimi agzima götürdüm ve merdiven korkuluklarindan tutundum. Igreniyordum..Ama simdi olmazdi.Kendime hakim olmaliydim. Ikisininde sallana sallana bir odaya girdiklerini gördüm. Korkarak yavas adimlar atmaya basladim. Korkuyordum.Tahmin ettigim sey olmasindan korkuyordum. Ama yüzlesmem gerektiginide biliyordum. Emir'in sesini duydum. Kulaklarimin hala duyu yetkisini kaybetmemesine sasirmistim. Kapiya yaklastikca sesler yükseliyordu. Kapinin önünde durdum. Hafif aralikti. Emir masanin üzerine oturmus o kadin da onun kucagindaydi.
Emir'in boynundan öpüp, gömleginin dügmelerini acmaya calistigini fark ettim. Emir elini kadinin saclarina götürdügünde, ensesinde yazili olan o ismi gördüm "Emir"..Aklimda sadece bir isim yankilandi o an "Ece".. Nefes alamadigimi fark ettim. Kafami hizlica cevirdim. Yapamazdim. Bile bile intihar edemezdim! Son bir kez daha baktim o manzaraya. Uzun uzun..o görüntüyü unutmamak ve beynime kazimak icin baktim.Agladigimi, elime düsen yaslar sayesinde fark ettmistim.
Arkami döndüm. Adimlarimi hizlandirarak merdivenlerden indim ve dans pistini gecip cikis kapisina dogru giden öteki merdivenleri cikmaya basladim. Merdivenlerin sonunda Hande'yi gördüm. Telasli ve üzgün bir sekilde bana bakiyordu.
"Feriha..bak ben.."
gözlerinde endise vardi. Benim icin endiseleniyordu, bana aciyordu. Gercek miydi bu? Buna ihtiyacim yoktu. Onun sucu olmadigini da biliyordum. Gitmeye yeltenirken kolumdan hafifce tuttu, ciliz bir ses tonuyla
"Iyi misin?"
sorusu üzerine orada kahkaha atmak istemistim! Kaslarimi kaldirmam üzerine, sorusunun sacma oldugunu anlamisti sanirim. Yanindan usulca gectim. Night'tan ciktim. Arkamdan Hande'nin söyledigi sözü duymamazliktan geldim.
"Sen cok güclü bir kizsin Feriha.."
...
Yürüdüm..yürüdüm. Nereye gittigimin bir önemi yoktu. Ne yapacagimin bir önemi yoktu bu saatten sonra ne halde olacagimin ise hic bir önemi yoktu! Karsidan karsiya gecerken arabalarin korna seslerine aldiris etmedim. Sakindim..Cok sakin. Yagmur usul usul ciseliyordu. Biraz sonra kendimi bir bankta otururken buldum. Ne ara burayi bulup oturmustum..hatirlamiyordum. Tek hatirladigim, yüzümü islatip elime düsen damlalar ve kulagima erisen o hickirik sesleriydi..
***

Okuyan gözlerinize saglik :img-in_lo
Biraz farkli oldugunun farkindayiz. Ancak aklimizda kurdugumuz bir kac sey var...ve o yönde yazmayi düsünüyoruz :img-blush Tabi begenirseniz devam edecegiz. Iyi-kötü yorumlarinizin hepsine acigiz.

alpimm
29-04-12, 15:21
İSTANBUL’DA SONBAHAR
Alpimm&Sym01

Bölüm:1
Part:2


Fon :

http://www.youtube.com/watch?v=sU1kIORmq0w



Sabah güneşinin odayı aydınlatmasıyla açtı gözlerini genç kadın.. Alışıktı bir süredir erkenden uyanmaya.. Güzel bir duş aldı önce yorgunluğunu atmak istercesine.. Duştan sonra gardrobun önüne gecti büyük bir kararsızlıkla.. Birkac deneme sonucunda mavi spor elbisesini; kemerinin renginde canta ve ayakkabıyla kombinledi.. Dalgalı acık saclarıyla muhtesem görünüyordu. Bir seyler atıştırdıktan sonra evden cıktı ve okulun yolunu tuttu. Okula girişi her zamanki gibi havalıydı. Etraftaki hayran bakışlara aldırmadan yoluna devam etti ve arkadaş grubunun olduğu masaya oturdu.


-Selam gençlik..
Melis – Oo Feriha Hanım erkencisiniz..
Feriha – Canım sıkıldı evde tek başıma..
Gözde – Ee yerleşebildin mi bari ?
Feriha – Sayılır.. Birkaç eksik kaldı onları da yavaş yavaş tamamlıyorum işte.
Berk – Yardıma ihtiyacın olursa.. Biliyorsun.
Feriha – Biliyorum canım sağol.
G – Ee ne zaman ıslatıyoruz yeni evini, hayatını ?
F – Bir süre bana dokunmayın gençler.. Çok yorgunum çünkü.
M – Ay ay kıyamam yaşlandın mı sen ?
F – Dalga geçmesene kızım. Ölmedik evelallah.
B – O zaman yarın akşam ? Bize yaşam belirtisi ver Feri.
F – Of iyi tamam.



Emir yine alarmın sesiyle kendine gelmişti. Hemen üzerini değişti ve bir şeyler atıştırdı. Eve taşınalı henüz 1 hafta olduğu için eşyaların bir kısmı kolilerdeydi.. Okuldaki proje için belleğini ararken gözüne ilişen fotoğraf öfkelenmesine sebep olmuştu. Fotoğrafı yırtıp çöpe attı hemen genç adam ve evden ayrıldı. Sakinleşmek için sahil yolunu tercih etti. İşe yaramıştı. Okula geldiğinde üzerindeki negatif enerjiyi arkasında bırakmıştı. Arabasından arkaşlarının yanına kadar olan mesafede kendini fark ettirmeye çalışan kızları görmemeye çalıştı. Bu tür davranışlar ona saçma geliyordu. 3 ay önce yaşadığı olaydan sonra artık o bir kadın düşmanıydı. Etrafındaki tüm kadınlardan nefret eder olmuştu.. Hande, Nehir ve annesi hariç..
Masaya geldiğinde tüm tayfa oradaydı. Koray’ın kafasına vurdu hafifçe ve boş olan bir sandalyeye oturdu.

K – Oğlum nerdesin sen ? İnsan bir haber verir giderken, uyandırır. Gece her yerim tutulmuş.
E – Üzerini değiştirip, mamanı da yedirse miydim ?
K - Ha ha ! Çok komik. Ya ne kadar düşüncesiz bir insan oldun lan sen ?
E – Ya ne kadar huysuz biri oldun lan sen ?
H – Bölmek gibi olmasın ama sabah kavganız ne zaman bitecek ?
N – Evet ya gelir gelmez atışma..
H – Hem Koray sen gece neredeydin ?
K – Iı şey aşkım. Şimdi şöyle oldu ıı..
E – Kılıbık.
K – Dalga geçmesene lan. Seni de göreceğiz.

Koray söylediği bu sözden ötürü pişman olmuştu ve masada gerginlik oluşmuştu ister istemez..

E – Göremeyeceksiniz kardeşim..

Masadaki sessizlik herkesin başını ağırttmıştı. Sessizliği bozan Hande oldu her zamanki gibi..

H – Ee bu gece napıyoruz ?
E – Ben uyuyorum. Hala kendime gelemedim çünkü..
H – Çok sıkıcı.
K – Ee o zaman benimle sen yalnız kalıyoruz dedi imalı bir ses tonuyla..
N – Çabuk unutulduk bakıyorum.
K – Nehircim senin işin var öyle değil mi ?
N – İyi öyle olsun bakalım.
H – Fırsatçı.
K – Ben de seni seviyorum aşkım.

Masadakiler bu ikiliyi hayranlıkla ve yüzlerindeki tebessümle izliyordu.. Emir ise gıptayla..



Okul çıkışı Emir ve Feriha birbirlerinden habersiz ev yolundaydılar. Apartmana ilk giren Feriha olmuştu. Asansörü beklerken Emir’in girdiğini gördü ve gözlerini devirdi. Emir de Feriha’yı görünce sahte bir gülümsemeyle Feriha’nın yanına gitti.

F – Ne o ? Arabanı yalnız bırakmışsın.. Ağlamadı mı arkandan ?
E – Dün rahat rahat dertleşmemize izin vermedin durmadan karıştın. O da özel hayatını başkaları da duyuyor diye anlatmıyor şimdi.
F – Ah kıyamam. Küstü mü sana ?
E – Sorunları büyük. Kız meseleleri bilirsin. Sevdiği araba satılmışta onlar da ayrılmak zorunda kaldı. Pek bir içine kapanık şu sıralar.
F – Ah çok yazık.
E – Değil mi ? Kesinlikle.

Asansörün açılmasıyla sohbetlerini bitirdiler ve daire kapılarına ilerlemek için yöneldiler. Kafalarını kaldırdıklarında gördükleri sima her ikisini de şaşırtmaya yetmişti.

Feriha - Melih ? Bu sen misin gerçekten ?
Emir - Ne işin var lan senin burada ?



Yorumlarınız için teşekkür ederiz. :) :img-in_lo

eL-Doktorlar
29-04-12, 16:23
9.

“Ann..Anne?!”

Annem… Gelmişti.

“Yavrum…”

Bana cevap verdiği gibi kucağına attım kendimi. Kokusunu içime çektim.

“Aşkım kim gelmiş?” Emir yanımıza geldiğinde, ben anneme sarılmakla meşguldum. Onunda şaşkınlığı, yüzünden okunuyordu. “Aaa, Zehra Hanım hoş geldiniz.”

Hemen kendimi toparladım.

“Anne gel içeri.”

Annemle en son ne zaman konuştuğumu anımsamaya çalıştım. Yanlış hatırlamıyorsam, Mehmet’le babamın kapımıza dayandığı geceydi.

*

---Flashback---

Telefonda annemin ismini görünce, daha çalmaya başlamadan açtım telefonu.

“Anne…”
“Güzel yavrum. Nasılsın?”
“Ben iyiyim anne. Seni arayamadım.”
“Biliyorum kızım. Sana git yolunda demiştim, gidiyorsun. Sana hiç darılmadım gücenmedim. O oğlana da güveniyorum hem ben. Söz verdi bana o.”
“Anne seni çok özledim.”
“Ben de seni güzel kızım.”
“Ben, evlendim. Yani biz Emir’le evlendik.”
“Allah sizi bir yastıkta kocatsın inşallah. Evlendiğinizi biliyorum, şimdi pazara diye çıktım da aradım seni. Amcangiller duymasın diye. Baban sıkı sıkı tembihlemiş Zehra Ferihayla konuşmasın diye.”
“Bu kadar mı nefret ediyor benden?”
“Hayır yavrum, hele yaz bir gelsin ben oraya bir geleyim. Bana bir izin vermesin seni görmem için, başına yıkarım o kapıcı dairesini. Şimdi buradayım diye ses etmiyorum. Aaa Feriha yengen geliyor kız kapatıyorum ben. Sen arama beni yavrum emi ben boşluk bulunca arayacağım seni.”
“Tamam anne. Seni çok seviyorum.”
“Ben de seni kızım. Hadi kocana da selam söyle.”

*

“Ne içersin annem?”
“İstemem yavrum gel otur şöyle dizimin dibine.”

Emir de karşı koltuğa oturmuş gülümsüyordu.

“Nasılsın oğlum?”
“İyiyim Zehra Hanım teşekkür ederim siz nasılsınız?”
“Hanım deme be oğlum bana. Oğlum oldun bak sen benim. Deme öyle.”
“Peki Zehra Annecim, demem.”

Emir sanki anne demek için bekliyor gibiydi. Bu kadar çabuk kabullenmesine şaşırmıştım. Aslında, bu beni mutlu etmişti. Emirle çok mutluyduk ama bir yanımız hep eksikti. Ailelerimizin yokluğu ikimizin de içinde kocaman bir boşluk açmıştı. Bir “anne”ye, en az benim kadar onun da ihtiyacı vardı. Ve ben, bazen Mehmet ile bile paylaşamadığım annemi, Emir ile paylaşmaya hiç olmadığım kadar hazırdım.

Emir’in anne deyişine, annem içten bir gülümsemeyle karşılık verdi.

“Anne aç mısın? Hemen bir şeyler yapayım sana.”
“Feriha otur kızım şuraya ya aaaa.”

Emir güldü. Ve artık şoku atlatıp gerçekten konuşmamızın vakti gelmişti. Evlendiğimizde, bundan böyle sorunları kapıda bırakacağız demiştik. Bu yüzden benim de, Emir’in de yansıtamadığı korkularımız annemin gelişiyle su yüzüne çıktı.

“Ee anlatın bakalım nasıl gidiyor?”
“Annem boşver bizi. İyiyiz, her şey yolunda. Emir mezun oldu, kendi işyerimizi açacağız ama bunlar ikinci planda. Sen anlat, neler oluyor?”
“Dün sabah geldik buraya Ömer’le. Heyecanla karşıladılar bizi, hasret giderdik. Baban, senin onu affettiğin gibi benim affedemediğimin farkında Feriha. Ben Feriha’ma gidecem dediğimde ağzını bile açmadı. Ama Mehmet Efendiyle kavga ettik bayağı. Bu evden ona gitmek için çıkarsan geri dönemezsin anne dedi. Ben cevap vermeden yapıştırdı baban tokadı, ananla nasıl konuşuyorsun diye. Bana karışamıyor baban. Mehmet de kapattı çenesini. Bugün de gündüzden halanla işimiz vardı. Ben de evde olup olmayacağınızı bilemedim, sürpriz yapayım diye gece geldim.”
“İyi yapmışsınız Zehra Anne.” Emir, gerçekten sevinmiş gibi gözüküyordu.
“Anne, gerçekten benden nefret mi ediyorlar?” gözlerim dolmuştu.
“Hayır yavrum, hayır kuzum benim. Kızgınlar ama, geçecek. Valla bakın. Zaman. Zaman hepimize iyi gelecek. Emir’in annesi babasına da.”

Yüzümü yere eğdim. Emir her zamanki gibi, benden çok daha güçlü duruyordu.

“Sahi… Onlarla ne oldu?”

Anlatmaya başladım, bu gece içimizi dökebilecektik ve Emir’in de bu fırsatı kaçıracağını sanmıyordum.

*

---Flashback---

Mehmet’le babamın kapıya gelmesinin üzerinden 1 hafta geçmişti. Ehliyet almak için gerekli işlemleri yaptırıp, sınav tarihlerini aldıktan sonra okula gittik. Emir’in benden bir saat fazla dersi vardı. Onu beklemek için bahçeye çıktım ve masalardan birine oturdum. Kahvemi yudumlarken, karşımdaki sandalyeye birinin oturduğunu fark ettim. Kafamı kaldırıp, baktığımda onu gördüm.

“Feriha Sarrafoğlu…”
“Aysun Hanım?”
“Oğlumun soyadını aldın. Haklarına da sahipsin artık. Malları geçir üzerine de bitir artık şu işi. Hadi Feriha.”
“Aysun Hanım siz ne dediğinizin farkında mısınız? Neyse, size cevap vermeyeceğim.”

Bağırmaya başladı.

“Başarılı olamayacaksın Feriha. Oğlumun soyadını senden alacağım. Yaptıklarının hepsini, burnundan fitil fitil getireceğim. Seni mahvedeceğim Feriha.”
“Sen kimi mahvediyorsun anne?” Emir’in geldiğini görmemiştim.
“Oğlum.”
“Oğlun? 10 yaşında terk ettiğin oğlun mu? Özlemden geceler boyu ağladığında bile yanına gelmediğin oğlun mu? Yoksa aşık olduğu kadını mahvedeceğini iddia ettiğin oğlun mu? Hangisi anne, söylesene hangi oğlun?”
“Emir tamam. Gidelim biz lütfen hadi.” Ellerim titriyordu.

Emir’i elinden tuttum ve çekiştire çekiştire arabaya kadar sürükledim.

*

“İşte böyle anne. Bir daha da görüşmedik. Aysun Hanım’la da Ünal Bey’le de.”
“Geçecek yavrum. İkinize de söz veriyorum geçecek.”
“En son ben, babamın şirketindeki bütün hisselerimi sattım. Şimdi, Feriha’yla birlikte kendi yerimizi açacağız.”
“Allah şansınızı daim etsin oğlum. Arkanızdayım ben sizin.”
“Teşekkür ederiz Zehra Anne. Sanırım, buna ikimizin de ihtiyacı varmış.”

Kalkıp annemin elini öptü. Annem de, gülümseyerek Emir’in başını okşadı.

“Hadi güzel şeylerden bahsedin şimdi biraz. Görüyorum dergilerde fotoğraflarınızı.”

Saatlerce sohbet ettik. Anneme de, bana da, Emir’e de bu çok iyi gelmişti. Hatta en sonunda Emir siz demekten de vazgeçip, annemin gerçekten oğlu olmuştu. Evet, oğlu. Damadı değil, oğlu.

“Ohooo kız saat kaç olmuş. Gideyim ben.”
“Burada kalsana anne bu gece.”
“Yok kızım, merak ederler gideyim.”
“O zaman bırakayım seni ben.”
“Olmaz Feriha ben bırakırım.”
“Emir ne olacak, götürürüm ben.”
“Hayır yalnız bırakamam seni orda.”
“Ben de seni, o halde beraber gidelim.”
“Ben gidiverirdim be çocuklar şuradan ne olacak.”

Annemi dinlemeden kalkıp ceketimi giydim.

“Hadi Zehra Anne, bak kızın ayaklandı.”

Arabamı garajdan çıkardım. Mehmet’in beni dövdüğü günden beri ilk defa, o eve gidiyordum. Gerilmediğimi kimse söyleyemezdi. Annem kapıyı açıp arka koltuğa oturdu.

“Hayatım istersen ver ben kullanayım.”
“Gerek yok Emir, halledebilirim.”

Yol boyunca, hepimizde bir sessizlik hakimdi. Kapının önüne geldiğimizde, dış kapının önünde Mehmet’i gördüm. Arabayı gördüğü an içeri girdi ama onun da beni gördüğünden emindim. Arabadan indim, fakat Emir benden önce davranıp annemin kapısını açtı. Annem ikimize de şefkatle sarıldı. Onun için, kim olduğumuzun hatalarımızın yalanlarımızın hiçbir önemi yoktu. Annem için önemli olan, benim onun kızı olduğum gerçeğiydi. Ve aşık olduğum adamı da kendi oğlu gibi kabul etmişti. Annem, kararlarımın her zaman arkasındaydı. Kokusuna doyamadığım annemin elini öptükten sonra, kapıdan içeri girene kadar arkasından baktık. Daha sonra tekrar direksiyon başına geçtim. Gözümden akan bir damla yaşın Emir silene kadar farkında değildim.

“Aşkım?”
“Tamam Emir, bir şeyim yok.”

Gülümsedim ve arabayı çalıştırdım.

“Feriha yanlış yoldan gidiyorsun.”
“Biliyorum aşkım. Şuralardan bir yerlerden içecek bir şeyler alıp fenere gidelim istedim. 3 aydır hiç bu kadar yüzleşmemiştik ailelerimizle. Açık havaya, denizin kokusuna ve fenere ihtiyacımız var sanırım.”

Uzanıp yanağımı okşadı.

“Şurada dur o zaman sevgilim, ben kahve alıp geleyim.”

Emir arabadan önünde durduğumuz kafeye doğru ilerlediğinde, dikiz aynasından kendime bakıp gözyaşlarımı sildim. Elinde iki kahveyle geri döndü.

“Hadi gidelim.”

Arabayı fenere doğru yanaştırdım. Emir’in elinden kahvemi aldım, fenerin yanına oturup bacaklarımı aşağı salıverdim. Emir arkama oturdu. Gövdemi göğsüne yasladım.

“Düzelecek.” Dedim annemin söylediği gibi. “Her şey yoluna girecek.”
“Düzelecek sevgilim.” Dedi Emir ve saçlarımı öptü.

Ne kadar süre orda oturduğumuzu bilmiyordum. Ama iyi gelmişti. Gecenin karanlığına gömülmüş sonsuz mavilik, Emir’in kokusu… Buradan hiç ayrılmayabilirdim. Sonsuza kadar böyle kalabilirdik. Ama kocamı tanıyordum ve bunu söylesem, yapmak için elinden geleni yapacağını biliyordum. Bu yüzden, kendimi toparladım. Ona doğru dönüp dudaklarını uzun uzun öptüm.

“Gidelim mi Emir?”
“Hadi gidelim.”

Tek bir hamleyle ayağı kalktı ve beni de kaldırdı. Anahtarı ona fırlattım.

“Çok mayıştım, sen kullan.”
“Sözüme geldin değil mi?”
“Sözümden geri dönmemi mi istiyorsun Emir?”

Emir teslim olmuş gibi iki kolunu havaya kaldırdı ve ardından koşarak kapıyı açtı.

“Bu kibarlığınızı neye borçluyuz Emir Bey?”
“Aa-aa hayatım lütfen. Gören de maço, kaba ve sapık biri olduğumu düşünecek.”

Bu söylediğine kahkahalarla güldüm.

“Şapşal!”
“Şapşal kocanız, sizi çok seviyor Feriha Hanım.”

Arabayı çalıştırmadan önce, saçlarımın arasına bir öpücük bıraktı. Ardından sakince, evimizin yolunu tuttuk.

“Çok uzun bir gün değil miydi sence de?” dedim Emir’in gömleğini askıya asarken.
“Kesinlikle öyleydi.”
Tam yatağa doğru ilerlerken, kolumdan tuttu ve beni nazikçe yatağın öbür tarafına attı. Kendisi de yerine yerleştikten sonra, hemen göğsüne yasladım başımı.

“Yarın daha da uzun olacak.”
“Evet Feriha, yeni hayatıma ilk adımı atıyoruz yarın.”

O kadar yorgundum ki, sanırım Emir daha sözlerini bitirememişken uykuya daldım.

“Günaydın.”
“Emir? Kıyamet mi kopacak, benden önce kalkmışsın?” dedim üzerimi değiştirirken.
“Ben de tam bundan bahsedecektim. Üzerini değiştir, dışarıda bir şeyler atıştırırız.”

Elimden geldiğince hızlı giyindim.

“Hadi çıkalım.”

Sabahın erken saatlerinde çıkıp, tamamlanması gereken evrakların tümünü tamamladım. Alınması gereken izinleri aldık. Yeni mekanımıza doğru giderken Emir’e döndüm.

“Hadi ara Koray’ı gelsinler.”

Kapıyı açıp içeri girdiğimde, mekan bana dünden farklı görünüyordu. Burası bizimdi ve yaz sonunda mükemmel bir hale gelecekti. Ben dalgın dalgın hayaller kurarken, Hande’nin çığlıklarını duydum.

“Mükemmel. Burası gerçekten mükemmel.”
“Hande bir dur.” Dedi Emir “Neyi mükemmel daha ortada hiçbir şey yok.”
“Olacak ama. Mükemmel olacak.”
“Katılıyorum.” Dedim. “Kadın eli de değecek hem buraya.”
“Kadın elinden kastın senin elin değil mi Feriha?” dedi Koray ciddi ciddi. “Yok eğer Hande’nin elinden bahsediyorsan, daha baştan battık, bilesin.”
“Koray!”

Biz bu sohbeti yaparken, Emir’in ortadan kaybolduğunu fark ettim. Bir süre sonra, elinde şampanyayla geri döndü.

Kadehlerimizi elimize aldık. Şampanyayı Koray patlattı.

“Mavi’ye…” dedi Emir. “… Ama en önemlisi, bu mükemmel fikirlerin mimarı güzeller güzeli karıma.”

Kadehlerimizin sesleri, kahkahalara karışırken yeni bir şey fark ettim. Emir yanımdaydı, bunun için gerçekten çok şanslıydım ama, inanılmaz dostluklar da kazanmıştım. Ve bu, hayattan Emir dışındaki tek kazancımdı. Aşkıma ve dostlarıma daha sıkı sarılacağıma dair kendime söz vererek, şampanyamdan bir yudum daha içtim.

kutsicilkay
29-04-12, 18:07
Final part2

Feriha sabah uyandığında ağrısı vardı. Gece vuslat çok sert geçmişti. Emir günlerin acısını çıkarıyordu resmen. Gece olanları hatırladı.


"Emiiir..Hadi bitirelim lütfen.Canım yanıyor."
"Feriha lütfen bir kez daha lütfen."
Emir tekrar Feriha'nın üzerine uzanıp erkekliğini onun derinliğine bastırdı. Feriha bundan zevk alıyordu. Canıda yanıyordu ama pek umrunda değildi herşey Emir'in içine alana kadardı.

Gülümseyerek yataktan kalktı. En sevdiği siyah saten çarşafa vucudunu sarıp banyoya geçti. Feriha banyodayken Emir küçük bir mıkırdanmaya uyanmıştı. Gözlerini açıp baş ucundanki bebek telsizine baktı. Bebekler mıkırdanıyordu. Altına hemen boxer'ını giydi ve üzerine gömleğini geçirip çocuk odasına gitti.

"Pişş,piişş.."

Diyerek beşikleri sallamaya başladı ama bebekler uyuyacak gibi gözükmüyordu. Aras'ıda Arda'yıda minik sepetlerine koyup yatak odasına geçti. Karısı banyodan çıkmış saçlarını kurutuyordu.

"Günaydın.."

"Günaydın..Acıktılar sanırsam. Mıkırdanıyorlar.."

"Acıkmışlardır evet..Hemen beslicem. Sende duş al hadi.."

"Yardım ediyim ben sana öyle alırım duşumu..Hazırlıyım mamalarını."

Emir odadan çıkıp o halde mutfağa indi. Mutfakta onu bekleyenin farkında değildi.

"Ayyy."

"Aa özür dilerim.Zehra anne.":img-hyste

Koşa koşa odaya çıkmıştı Emir. Bazen böyle oluyordu bornozla boxer'la falan yakalanıyordu zehra anneye. Odaya mahçup bir şekilde girdi.

"Ne zaman öğreniceksin boxer'la evde dolaşılamayacağını allahtan gömleğe alıştın."

"Ya üzgünüm. Sen hallet mamaları ben ilgilenirim.."

Kadın aşağıya inip bebeklerin mamalarını hazırladı. Koltukta oturan annesine sarıldı arkadan..

"Can uyanmadımı daha?"

"Yok kızım uyanmadı. Kaldırsakmı bugünde cumartesi ama.."

"Uyanmak zorunda dershaneye gidecek.."

"Tamam ben uyandırırım kahvaltısınıda hazırlıyım."

"Teşekkür ederim annecim."

Bebeklerini beslekdikten sonra yatağa yattı iki aşık bebekleride kucağındaydı. Yavaşça sırtlarını okşayıp gazlarını çıkarmıştılar.Yatakta onlardan mutlusu yoktu. Kapıları çalınmıştı.Emir kalkıp bebeği yatağa koydu. Banyoya geçti.

"Feriha kızım."

"Efendim anne."

"Kızım, Can hasta. Çok ateşi var napsam bilemedim."

"NE!?"

Kadın koşar adım çıktı Can'ın odasına.Yatağın başında eğildi.

"Can?İyimisin?"

"Boğazlarım acıyor.."

"Çok ateşi var. Anne napalım?"

"Kızım bir çorba yapalım sarıp sarmayalım ter atsın düzelir.Sizi öyle büyüttüm ben."

"Ama Can'ın ateşi çok fazla..Dur ben ateşini ölceyim."

Yatak odasına geri dönüp ateşölçeri aldı. Hemen Emir'e seslendi ama duşa girmişti duymuyordu.Feriha ateşini ölçtü hemen. Derece 38,5 gösteriyordu azda olsa rahatladı daha cok olmasından korkuyordu. Emir giyinmiş şekilde geldi yanlarına.

" Aras ağlıyor Feriha duymuyormusun?"

"Hayır. Bakarım hemen. Emir Can hasta.."

"Can, abicim.."

"Abi. Boğazlarım çok acıyor."

"Hastahaneye gidelim hemen? Ateşinde var."

"Hayır gitmek istemiyorum.."

Emir bir hamlede Can'ı kucağına aldı ve Can'ın odasındaki banyoya girdi.:img-in_lo Soğuk suyun altında Can Emir'in kucağından kurtulmaya çalışıyordu.Feriha ise gülümsemişti. Emir'in böyle çırpınmasına.

"Abi.Bıraak."

"Biraz sabret."

Bir süre daha kaldılar sonrasında Emir Feriha'nın uzattığı havluya sardı Can'ı yatağına yatırıp kuruladılar Emir'de odaya gidip kurulanmıştı.

***

"Can iyileşti yukardan gelen seslere bakarsak."

Emir kulağını yukarı uzatır gibi yaptı. Ve gülümsedi..

"Sen çok iyi baba ve abisin.."

"Sende mükemmel anne ve ablasın.."

"İşe gitmen gerekmiyormu?"

"Birazdan giderim."

"Peki.."

İş kelimesini duyunca Emir biraz gerilmiş Feriha bunu anlamış fakat önemsememişti.

***

1 Hafta sonra

Emir işe mutlu gidip gergin üzgün şekilde dönüyordu. Bu Feriha'nın her zaman dikkatini çekiyordu ama sorarsa vereceği tepkiden çekiniyordu. Geldiğinde o kadar yorgun oluyorduki Emir hemen kendini yatakta buluyordu.

"Emir hayatım?"

"Efendim?"

"Yorgunmusun çok?"

Feriha dudaklarını büzmüş yatakta uzanan Emir'i izliyordu. Emir kaşlarını kaldırıp.

"Eğer istediğim birşeyse hiç yorgun değilim.":img-hyste

İması Feriha'yı güldürmüştü.

"Ne güzel bütün aile banyo yapacak bu gece."

Emir yataktan kalkıp Feriha'ya doğru atılmıştı. Atılmakta değil resmen uçmuştu. Dudakları aşkla birbirine kapandığında ikiside huzuru bulduklarını anlamışlardı.

"Öncesinde bebeklerimizi yıkasak diyorum?"

"Daha dün gece-"

"Ondan önceki gece."

"Pekalaa sen ne istiyorsan. Sonrasında benide yıkarsın değilmi?":icon_whis

"Cevabımı verdiğimi düşünüyorum ama."

Feriha tek kaşını kaldırıp Emir'e baktı ve kafasını kocasının göğsüne bastırdı. Sonrasında bebek odasına geçip bebeklerini aldılar. Feriha itina ile sularını hazırladı. Emir Arda'yı soymuştu. Feriha tek koluna yatırmıştı oğlunu ve Emir yavaşça yıkıyordu Arda'yı. Onlar dışardan bakınca öyle güzel görünüyorduki. Arda'yı yıkayınca Emir minik bornozuna sarıp yatağa yatırdı ve hemen eline aldığı bebek yağıyla vucudunu yağladı. Feriha gülümseyerek izliyordu Emir'i..

"Gel bakalım Aras beey.Feriha Aras'ı ben yıkayacağım."

Feriha hemen minik küvetin başından çekilmişti. Emir Feriha'yı dikkatlice izlemiş olacaktıki..Onun yaptıklarını yapıyordu.

"Kulağına dikkat et."

"Ediyorum hayatım."

Feriha ikinci bornozu uzattıktan sonra Aras'ı kucağına aldı. Minik oğlunu koklayarak götürdü yatağına Emir'in üstü başı ıslanmıştı. Üzerindekileri çıkarıp Feriha'ya yardım etti. Beraber bebeklerini uyuttular.

***

"Diyorumki. Hani bu gece beni-"

"Yorgunsundur sen şimdi."

"Hayır değilim bak taş gibiyim taş."

"Her yerin taş gibi. Farkındayım."

Feriha elini yavaşça Emir'in penisine sürtü ve Emir inleyerek kendini ileri itti.

"Sonu kötü olacak."

"Olmasın diyen kim şapşal?"

Feriha Emir'in kucağına binmişti. Dudakları Emir'in her yerindeydi.Emir'de altta kalmazdı. Hızla altına aldı Feriha'sını..

"Niye gerginsin..Ah."

"Bunu konuşmasak şimdi.."

"Ah.Yavaş biraz.Hadi anlat."

"İşi bırakıcam."

"O neden sorun ne?"

"Aah.Vajinan bir gün beni öldürecek.Bu kadar dar olman beni-"

"Emiir! Ah. İşi neden bırakıcaksın."

"Zamanı geldi çünkü. Herşey hazır."

"Neyin zamanı Emir. Aau. Bu çok sertti."

"Özür dilerim. Kendi mekanımızı açacağız."

"Emir!Bunu keşke banada söyleseydin."

"Planlamayı yaptıktan sonra.Ah."

Emir Feriha'nın göğsünü ağzına alıp konuşmayı orda bitirmişti. Feriha kocasını sadece sevişirken konuşturuyordu. Gizlediği herşeyi öyle öğrenmeye başlamıştı. İki aşık sabaha dek seviştikten sonra kendilerini banyolarına attılar. Bir kaç saat uyuyup uyanacaktı ikiside bunun farkındaydı.Ama bugün Emir işe gitmeyecekti bunu biliyordu izin vermişti kendine.


***


Güne ilk başlayan bebekler olmuştu ikiside ağlamaya başlamıştı. Emir yine sese dayanamayıp kalkıp odaya gitti. Zehra Anne orda onları susturmaya çalışıyordu.

"Tamam anne ben hallederim."

Diyip pusetlerine koydu bebekleri.Acıktıklarını anlamıştı aşağıya inip mamalarını hazırladı ve ordaki sallanan koltuga oturup beslemeye başladı Arda'yı beslemişti önce. Yatağına yatırıp uyudugundan emindi.Sonrada Aras'ı alıp besledi koltukta sallanmaya başlamıştı. Gözleri kapandı önce. Sonrada kucağında Aras'ın olmadığını farketti.

"Aras!"

Kısık sesle bağırmıştı. Kalkıp beiiğine baktı evet Aras ordaydı.Rahatlayıp aşağıya indi. Feriha kahvaltıyı hazırlıyordu.Karısına arkadan sarıldı.

"Aşkım.."

"Çok yorgun gözüküyorsun.."

"Bütün gece çalıştık ondan olabilirmi?":img-hyste

"Sus Emir annem duyacak!"

"Sanki gece sesimizi duymadı."

"O kadar ses çıkarmadım ama.."

"Sen öyle san sevişirken kendini kaybediyorsun."

"Acaba neden?"

Gülüşerek kahvaltılarını hazırladılar.Sonrasında herkes masada toplanıp güzelce yemeklerini yediler. Yemeğin ortasında Emir'in telefonu çaldı. Ve hemen açtı.

"Efendim Savaş bey?"

"Nerdesin Emir?"

"İzin günüm bugün benim."

"Yaklaşık 2 aydır hergün izin günün Emir. Çok boşluyorsun."

Emir sinirle yumruğunu sıkmıştı masanın altındaydı eli ve sadece Feriha görğyordu yavaşça eline uzandı.

"Sakin ol.."

"Geliyorum birazdan. Son gelişim olucak merak etmeyin."

Diyip telefonu kapatmıştı Emir. Masadan kalkıp koşaradım yatakodasına çıktı. Evrakları topladı ve üzerine birşeyler giydi. Feriha'nın konuşmasına bile izin vermemişti. Evden çıktı.

"Çok sinirli umarım zararına olmaz bu onun."

"Bildiği bir kaç şey var anne merak etme."

"Öyle olsun bakalım."

Zil çalmıştı Feriha bu kim derken kapıyı açmıştı karşısında gördüğü kişi onu şoka uğratmıştı.

"Seen!!!":img-hyste

Ebru-Polat
29-04-12, 23:33
:love01:
13 bolum ( http://www.dizifilm.com/forum/showpost.php?p=16840848&postcount=832)

Duyduklari karsisindan sok olmustular,nasil olurdu boyle bi sey ustelik gunduz vakti.Herkes solugu hastaneden alir,hastaneye girsi yaparlar.

Hulya: Emir
Emir: Hulya hanim nasil oldu bu?
Hulya: Sabah alisverise ciktim,eve bir dondum kanlar icinden yerde yatiyordular
Polis: Emir bey
Emir(doner): Evet
Polis: Kamerala baktik,en kisa sure bulucagiz
Emir: Bu nasil bir olay,gunduz vaki eve giriyorlar?
Polis: Uzun suredir onlari ariyorduk
Emir: Ve siz onlara bulamadiniz
Feriha(Emirin koluna dokunur): Emir tamam

Emir hizlica kolunu Ferihanin elinin icinden cikarir ve banka oturur,Feriha Emire bakar,gercektende cok deismisti,oysa 4 yil once Feriha emiri dokununca hemen sakinesirdi,ask dolu bakardi.Feriha hic bir sey soylmeden hastaneden ayrili,Emir okadar sinirliydiki Ferihanin gidisini bile gormedi,Arda Ferihanin arkasindan cikti,Koray bilemedi nereye kosun,Emirin yanindan kaldi.

Feriha nereye gidiyordu kendisi bile bilmiyordu en sonunda Feriha arabayi bir kenara ceker,durduru ve sim siki direksiyonu sikar,elleri uyusmustu heme gevsetir ve arabadan iner.

Arda: Feriha dur
Feriha(Ardaya doner): Benim tanidigim Emir asla boyle bir sey yapmazdi ama anladimki bu 4 yil onu cok deistirmis hemde cok
Arda: Feriha insanla deisir helde Emir gibi bir insan
Feriha: Dogru soyluyorsun Emir gibi bir insan deisir,buna sasirmam gerek ama Allah kahtetsinki(elini kalbinin uzerine koyar) burasi cok bam baska

Arda Ferihaya sim siki sarildi,Feriha aglamiyordu sadece ofkeliyidi,Emire karsi kendi karsi.

Emir(birden etrafa bakar): Feriha nerde?
Koray(saskin Emire bakar): 2 saat oldu gideli
Emir(yerinden kalkar): Bu ne demek?Hem sen neden boyle bakiyorsun bana?
Koray: Kiz seni sakinestirmek istedi ama sen resmen kendi kaybetin
Emi: Allah kahretsin

O sirada ameliytaneden doktorlar cikar.

Koray(doktorlara gosterir): Emir
Emir(hemen doner,doktorlar dogru yurur): Ne oldu?

Aysun,Hulya ve Unal yeni kalkmistilar kata,doktorlari gorunce hizlica onlara dogru yuruduler.

Doktor: Merak etmeyin ikisininde durumu cok iyi,her ihtimale karsi bugun onlari yogum bakimda tutucagiz
Emir: Doktor bey eminmisiniz?
Doktor: Evet,Ruya hanim biraz zorlanicak
Unal: Bu ne demek?
Doktor: Boynunda catlak var,onardik ama bdediyim gibi biraz zorlanicak
Emir: Sagolun
Doktor: Gecmis olsun

Doktorlar gitikten sonra emir tam arkasini donup gidecekti.

Hulya: Nereye?
Emir: Size ne?
Hulya: Ne demek size ne?Kizim ve torunum yogum bakimda
Emir: Evet ama durumlari cok iyi
Aysun: Oglum nereye gidiyorsun?
Emir(sesini yukseltir): Isim var anne

Emir daha fazla konusmadan koridorun sonuna gelir,Koray Emirin kolundan tugu gibi kendi dogru cevirir,ikiside bir birine bakar.

Koray: Kardesim simdi deilbu durumda deil
Emir: Ya gitmesen dahada …
Koray: Gitsen dahada cok kotu olucak,hem merak etme Arda yaninda
Emir: zaten o adamin onun yanindan olmasi be daha cok delirtiyor
Koray(kizar): Sen gercekten piskopatsin artik bilmiyorsun neye takasin,ilk once Levent simdiyse Arda,sirada kim var?Benmi?Aaa pardon ben ilk supeliydim
Emir: Kardesim
Koray: Burak Emir,sen boyle gidersen dahada cok kaybedersin.4 yil galiba sana cok az geldi,kizin seni gormek istemiyor(koridora gosterir)oglum yogum bakimda,sevdiyin kadin seni burakip gitti senin yuzunde(kendisine gosterir) beni yakindan kaybediceksin haberin yok,Handeyi zaten kaybetin kim kaldi geride?Unal amcami,yoksa Aysun ablami?Sen devam et boyle olmaya…

Koray soylemek istediklerini soyledikten sonra hastaneden ayrilir,Emir sadece Korayin arkasindan bakti,oldugu yere coktu ve derin nefes almaya basladi.

Feriha eve geldiyinde saat gece 9 geliyordu.Melek o gece cok erken uyumustu,daha dogrusu tum gun parkta oyandi ve cok yoruldu,guzel bir banye yaptiktan sonra basini yastigi koydugum gibi misil misil uyudu.

Feriha Meleyi kontrol ettikten sonra,kendi odasina gecer,uzerindekileri cikarir ve banyeya girer,souk bir dus alir,her nekadar Emirin bugunku tavrini unutmak istesede olmuyordu.

http://img2.ressim.net/out.php/i5673518_1-jpg

Ilk defa Emir Ferihaya karsi boyle olmustu,Feriha bunlari dusunurken tel caldi,hemen beyaz bornozunu uzerine gecirir ve odaya girer,tel yatagin uzerinden alir ve ekrana bakar.

http://img2.ressim.net/out.php/i5673519_2-jpg

Ariyan Emirdi,Feriha hic teredut etmeden tel kapatir ve tekrar yatagin ustune atar,tam tekrar banyeya girecekti kapi caldi,asagi indi ve kapiyi acti.

alpimm
30-04-12, 14:19
FİNAL

Part -3-


F- Hoşgeldin canım.
H-Hoşbulduk canım.
E-Hoşgeldin Hande.
H-Hoşbulduk.

Kısa bir muhabbet ettikten sonra Emir arabanın anahtarlarını aldı. Feriha montunu giymesine yardımcı oldu ve öpücük kondurdu yanağına.

E- Hadi kızlar görüşürüz ben çıkıyorum akşam gelir alırım seni hayatım.
F- Tamam canım iyi işler.
H- Görüşürüz canım.

Emir çıktıktan sonra Feriha ve Hande salona geçtiler.

H- Misafiriniz mi vardı ?
F- Aysun Anne gelmişti.
H- Bir sorun yok değil mi ?
F- Yok canım. İstersen gelme dedi de.
H- Aslında haklı Feriha. Yani ailen..
F- Ailem orada olacak evet. Emir, siz, Aysun Anneler, Hale Ablalar..
H- Feriha..
F- Hande lütfen. Her şeyi gördün.. Bana yaşattıklarını en iyi sen biliyorsun.
H- Biliyorum canım. Biz sadece senin üzülmemeni istiyoruz.
F- Üzülmüyorum. Siz yanımda olduğunuz sürece ben çok mutluyum.

Hande destek verircesine sarıldı Feriha'ya. Bir süre öylece sarıldılar birbirlerine. Hande'nin de güce ihtiyacı vardı ve Feriha ona güç ve moral kaynağı oluyordu. Bir süre sonra ayrıldılar.

F- Neyse çay, kahve ne içersin ?
H- Bir kahveye hayır demem.
F- Tamamdır.
H- Yardım edeyim mi ?
F- Yok gerek yok. Ben hallederim.
H- İyi peki o zaman sen bilirsin.
F- Oh. Bunu bekliyordunuz galiba hanımefendi.
H- Saka yapıyorum canım benim.
F- Hadi o zaman. Az laf çok iş. Daha bir sürü işimiz var. Hem benim sana söylemem gereken bir şey var.
H- Oo yeni haberler. Bayılırım.
F- Catlak. Hadi.

Beraber kahve yaptılar. Feriha yanına şekerlemeleri ve keki çıkardı. Hande büyük bir iştahla yiyor, bir yandan da ne kadar güzel olduklarını söylüyordu.

H- Bayılıyorum senin şu kekine ya. 7/24 yesem uf demem.
F- Sen ne zaman istersen söyle ben yaparım canım.
H- Süpersin.
F- Hande..
H- Efendim canım.
F- Benim sana bir şey söylemem lazım. Çok önemli.
H- Seni dinliyorum canım.
F- Ay heyecanlandım. Ter bastı.
H- Feriha hadi meraklanmaya başladım ama.
F- Hande ben hamileyim.
H- Hıı. Ben de önemli bir şey sanmıştım. Ne var bunda heyecanlanacak. Hıh. Hı.. Ne ? Hamile misin ? Au bir dakika ben yanlış duymuyorum değil mi ? Sen şimdi bildiğimiz hamilesin. Ay ben şimdi teyze mi olacağım hala mı ?
F- Hem teyze hem hala olursun.
H- Hii yaşlandım mı ben Feriha ?
F- Ay Hande saçmalama.
H- Feriha kalk gidiyoruz.

Hande Feriha’nın kolundan tutup çekiştiriyordu.

F- Aa Hande dur nereye napıyorsun ?
H- Alışverişe güzelim alışverişe.. Kıyafet bakalım bebeğe.
F- Hande saçmalama bebek daha 2 haftalık..
H- Ay olsun Feriha. Anca..
F- Hande saçmalama kızım. Karnımda mı giydireceğiz bebeği ? Daha 8.5 ay var..
H- Ay yazık çocuğa.. 8.5 ay boyunca küçücük yerde. Çok sıkıcı.
F- İstiyorsan internet bağlatalım karnıma. Böylece sıkılmaz.
H- Sen benimle dalga mı geçiyorsun bakıyım ?
F- Yoo gayet ciddiyim.

Feriha gülüyordu.

H- Off gülmesene kızım. Heyecan yaptım bir an.
F- Sakin ol. Akşam Emir’e söyleyeceğim.

Hande’nin gözleri dolmuştur. Ağlamamak için kendini zor tutuyordur.

F- Hey neyin var ne oldu ? Ağlaması gereken kişi benim ama sen benden daha da heyecanlısın.
H- Ne bileyim. İlk tanıştığınız zamanlar geldi aklıma. Mucize gibi bir şey sizin evliliğiniz. Ve bu bebekte bir mucize farkındasın değil mi ?
F- Evet. Bu sefer önceki gibi olmayacak.
H- Şşt. Düşünme bunları. (saatine bakar) Bak lafa daldık. Daha bir sürü işimiz var. Hadi.


Gidip kıyafet seçtiler. Kuaför eve gelecekti.

Hande; krem tonlarında mini elbisesi, dore tonlarında topuklu ayakkabısı, kelebek detaylı bilekliği ve açık hafif dalgalı saçlarıyla mükemmel görünüyodu.

Feriha; nar çiçeği rengindeki elbisesi, lane tonlarında taşlı topuklu ayakkabısı, sade inci küpeleri ve dalgalı saçlarıyla harikaydı.


F-Hande.. Bu gece zor bir gece olacak biliyorsun değil mi ?
H-Evet ama bununla baş edebilirim. Tabii sen yanımda olursan. Desteğine çok ihtiyacım var.
F-Her zaman yanındayım diye fısıldadı.

O sırada kapı çalmıştı. Emir, Koray, Aysun, Ünal ve Can gelmişti.

-Hoşgeldiniz.
-Hoşbulduk dediler hepsi.

K-Hadi Hande biz gidelim artık.
H-Peki. İyi akşamlar. Orada görüşürüz.
-Görüşürüz.

Hande ve Koray geçtikten sonra Sarrafoğlu Ailesi salona geçtiler. Herkesin aklındaki tek konu Yılmaz Ailesi idi fakat kimse bir şey söylemiyordu. Odadaki sessizlik baş ağrıtıcı cinstendi. Feriha Emir’e bebeği söylemek istiyordu fakat ortamı sağlayamamıştı. Ta ki Emir kıyafetlerini değiştirmek için davranana kadar..

E- Ben üzerimi değiştireyim çıkalım.
F- Dur canım ben ütülemiştim kıyafetleri.
E- Tamam canım.


Odaya geldiklerinde Feriha yerinde duramıyordu adeta. Emir üzerini değiştirdi ve ebeveyn banyosunda şaçlarına şekil veriyordu. Feriha daha fazla dayanamadı ve söze başladı.

F-Emir benim sana bir şey söylemem gerekiyor.
E-Söyle hayatım.
F-Emir ben bir şey öğrendim.
E-Ne?
F-Emir baba oluyorsun.

Emir şok olmuştu muhatabının sözleri karşısında. Bir süre donuk bir şekilde kaldı. Son duyduğu cümleyi hafızasında defalarca tekrarladı. Bir ara hayal gördüğüne inandırdı kendini.

E-Feriha ne dedin sen ?
F-Baba oluyorsun. Ben hamileyim. Bizim bir bebeğimiz olacak.

Emir Feriha’yı kucağına alıp döndürmeye başladı. Sıkıca sardı karısını. Burnuna, yanağına, boynuna, en son da dudaklarına öpücükler bıraktı.

F-Emir dur başım döndü.
E-Baba oluyorum diye tekrarlayıp durdu.
F-Emir tamam. Sakin ol.
E-Seni,sizi çok seviyorum Feriha. Çok seviyorum.
F-Biz de.. Biz de seni çok seviyoruz aşkım. Her şeyden çok.
E-Her şeyden çok diye yineledi.

Feriha’nın eli karnındaydı. Emir de elini Feriha’nın elinin üzerine koydu. Bu his inanılmazdı. Aşklarının meyvesi, minik mucizeleri onlarlaydı. Bebeği hissetmek istercesine bir süre öyle kaldılar. Birbirlerine bakıp gülümsediler. Kendilerini tam hissediyorlardı. Gerçekten bir aile gibi.. Sarrafoğlu Ailesi..

F-Hadi artık içeri geçelim.
E-Hadi.Bu müjdeyi vermek için sabırsızlanıyorum.

Feriha Emir’e gülümsedi. Emir Feriha’nın elinden tuttu ve içeriye geldiler.

A-Cıkalım mı artık ?
E-Çıkmadan önce size söylememiz gereken bir şey var.
Ü-Bir sorun yok değil mi ?
F-Hayı babacığım. Hiçbir sorun yok.
A-Ee meraklandırmayın da söyleyin o zaman.
E-Bizim bir bebeğimiz olacak. Feriha hamile.
A-Ay ben şimdi babaanne mi oluyorum ? Çok sevindim. Tebrik ederim yavrularım benim.
Ü-Aslan oğlum diyerek Emir’in sırtına vurmuştu.

Feriha bu davranıştan biraz utanmıştı. Hafifçe tebessüm etti.

Ü-Tebrik ederim sizi. Ben de sanırım Dünya’nın en genç dedesi oluyorum.
A-Ünal kabul et artık. Yaşlandık.
C-Bu işte bir terslik yok mu ? Ünal Abi’nin bu sözleri söylemesi gerekiyordu. Anne sen de dünden hazırmışsın yaşlanmaya.

Herkes gülüşmüştü. Mutlu bir aile tablosu çizilmişti her zamanki gibi. Bu haber karşısında bir süre sevinç dakikaları yaşandı. Sonrasında ise yemeğe doğru yola çıkıldı.

-YEMEK-

Feriha Emir’in elini sımsıkı tutuyordu. Hande, Gülsüm, Koray ve Yılmaz Ailesi oradaydı. Tek sürpriz ise Zehra’ydı. Zehra köyden dönmüştü ve yemeğe katılmıştı. Feriha bundan habersiz ilerledi eve doğru..

Salona doğru ilerlediklerinde Yılmaz Ailesi tam karşıdaydı. Feriha Zehra’yı görünce şaşırdı ve gözleri doldu. Zehra’nın da gözleri dolmuştu. Ne çok zaman geçmişti üzerinden.. Birbirlerini görmeyeli ne kadar zaman olmuştu..

Ebru-Polat
30-04-12, 22:02
Feriha kapiyi actiginda kucuk caplik bir saskinlik geciriyordu.Gecenin bu saatinden karsisindan bir cecikce duruyordu,Feriha bir cicekciye birden elindeki beyaz gulere bakti,guler Ferihayi cok eskilere goturur.

Flashback:

Emir: Sabah koşusu mu ?
Feriha: Sen..
Emir: Ben özür dilemeye geldim. Gerçi anneni hesaba katmamıştım.Yine olmadı galiba.
Feriha: Annem mi ?
Emir: Gördü mü bilmiyorum ama.
Feriha: Nasıl buldun burayı ?
Emir: Kafeden çıkarken gördüm sizi.Onümden geçtiniz.Feriha konuşmamız lazım.
Okulda bekliyorum seni.Daha fazla bekletme annenleri.Bu senin için.Içimden geldi.(çiçeği verir)

Flashback son:

http://img7.ressim.net/out.php/i5674074_senaryo-1-jpg

Cicekci(ciceklri uzetir): Iyi geceler Feriha hanim bunlar size
Feriha(tebesum ederek): Cok tsk ederim
Cicekci: Rica ederim,iyi geceler

Feriha kapiyi kapatiktan sonra,kapiya yaslanir ve uzun uzun ciceklere bakar,nerdey hemen hemn ayni buket cicekler olmustu.Ferihanin yuzunden kucukte olsa bir tebesum vardi,nasilda biliyordu,ama en onemlisi unutmamisti Ferihanin beyaz gulerini sevdiyini.

Feriha kapinin arkasindan ayrilir ve mutfaga dogru yurudu,guzel,o cicklere yakisan bir vazo alir,suyla doldurur,cickleri suyun icin burakir.Mis gibi kokuyordular,Feriha mutfaktaki isiklari kapatir,elinden vazo yukari cikar,odasinin en guzel yerine yerlestirdikten sonra tel mesaj gelir.

“ Kesin dusundunku unutum beyaz gulerini sevdiyini?Ama yanildin askim,sana ait hic bir seyi hic bir zaman unutmadim”

Feriha gulumsiyerek,mesaj 1-2 kere tekrar okudu,yaninda olmasa bile o kucucuk mesaj Ferihanin icine oyle bir isitmistiki,bugun olanlari hemen unutu.

“ Bende sana ait hic bir seyi hic bir zaman unutmadim”

Sabahin ilk isiklarina kadar,gizli sevgili,hatta belki liseliler gibi mesajlastilar.Sevgili doluklari zaman bugun cok az yaptilar,bos bos seyler konustular,mesajlastilar ama hepsi cok ozeldi.

Emir zaten sabah kadar uyumadi,belli bir sureden sonra Feriha telefonuna sarilarak uyudu.Emir sabaha kadar kahve icti,gece hemsireye bir kac bilgi verdi,Ates ve ruya hakkinda,hersey yolundayidi ve yarin sabah saat 9 normal odada olucaktilar.

Ruya: Anne tamam,yeter
Hulya: Kizim bak eyer rahat deilsen soyle
Ruya(sesi net bir sekilde): Anne
Hulya: Tamam kizim
Ates(Annesine bakar): Anne nezaman cikacagiz?
Emir(oglunun yanina oturur): Oglum,hani konustuk bunu
Ates: Ama ben cikmak istiyorum
Ruya: Atescim iylesmden cikamiyacagiz
Ates: Offff
Hemsire(odaya girer): Atescim hazirmisin?
Ates: Nereye?
Hemsire(rontken cektirmeye): Resim cektirmeye?
Ates(sevinerek): Evet

Atesi odadan cikardiktan sonra,Emir Ruyanina yanina gider.

Emir(Ruyaya bakar): Iyimisin?
Ruya(tebesum ederek): Cok sagol,evet
Hulya(sanki damarina bastilar): Bu ne bicim bir sorun Sarrafolgu(hep severdi boyle demeyi Emire)?Siz onlarin yaninda olsaydiniz bu basimiza gelmezdi(Emire sakin olmaya calisir)susun bakalim,zaten en iyi yaptiginiz sey
Ruya: Anne yeter,Emir ne yapcakti bizimle olsaydi?
Hulya: Ne demek ne yapacakti?O hirsizlar gordulerki evde erkek yok ve dusundulerki kadinlar zararsiz ve girelim
Emir(yerinden firlar): Bakin hanim efendim hic bir sey soylemeyim diyorum size ama soymedikce sen cikiyorsunuz,hic kimse bilmezdi boyle bir seyi olucagini,her nekadar siszin orda kizini ve oturunuz vardi bir okadar oglumda vardir orda,onun icin artik kapatin bu konuyu
Hulya: aaa tabi en kolay kapatin bu konuyu
Emir: Hanim effendi yeter,ne istiyorsunuz benden?
Ruya: Emir lutfen
Hulya: Kizim ve torunum yanindan olmanizi
Emir: Bana bakin hanim effendi siz bana emredemesiniz ne yapacam,ben oglumun yanindayim,siz o zamanlarda soyledim benden daha fazlasini beklmeyin,beklesiniz sizing icin cok kotu olucak,anlasilan siz beni citti almadiniz?Ozaman gerek uygulamayi yapariz.
Ruya(gozleri dolar): Emir lutfen yapma,Ates olmadan ben…
Emir(lafini boler): Zaten bu yuzden yapmiyorum Ruya,ama artik Hulya hanim ayagini denk alsin

Emir daha fazla orda duramazdi,hemen odadan cikar ve hastanenin bahcesine iner.

Ruya: Anne sen ne yapiyorsun?Yeter anlaiyormusun yeter.Sen nekadar cabalas an,istesen Emir asla bizimle olmiyacak(Ruya artik dayanamaz ve acik konusur)benimle ilkez sex yaparken bile o kizin adini sayikladi,bunu ne demek oldugunun farkindamisin sen,ha?Hayir tabiki,onun icin sakin karisma birdaha bu konuya sakin,yoksa beni kaybedersin.Anladinmi beni?
Hulya: Aptal olmasaydi ozamanlari onu kendi baglardin,ama nerde o akil sende?
Ruya: Nasil?Dua,muskalar,falcilarlami?Soylesen,niye susuyorsun?Nasil ben onun kalbinden,aklindan o sevgiyi cikara bilirim,ha nasil?Ben soyliyim hic bir sekilde onlari sadece olum ayirir,okadar.Yeter.

Hulya hic bir sey soylemeden odadan cikar,Ruya biraz sakinestikten sonra kolundaki serum etkisini gostemerye basladi ve Ruya uykuya teslim olur.

Feriha: Meleyim hadi ama
Melek(merdivenleri iniyordu): Geldim
Feriha: Sen nekadar guzel olmusun boyle?
Melek(gulumsiyerek): Senin gibi
Feriha(Meleyi kucagina alir): Anne biz ciktik
Zehra: Tamam kizim,dikatli gidin
Feriha(kapiyi acar): Tamam annecim

Meleyi bebek koltuguna yerlestirdikten sonra,kendisi surucu koltuga oturur ve arabaya calistirir.

Melek: Nereye gidiyoruz?
Feriha: Seninle bas basa bir gun gecirecegiz
Melek(sevinir): Oyuncak alicakmiyiz?
Feriha: Elbete alicagiz cnm,sen iste yeter(Ferihanin tel calar,kulaklarini takar,tel acar) evet
Banka muduru: Iyi gunler Feriha hanim ben bakadan ariyorum
Feriha: Buyrun?
Banka muduru: Emir beyin talimati uzerine size ozel bir kart cikartik,bugun gelip ala bilirsiniz
Feriha(arabayi kenara ceker): Ne karti?
Banka muduru: Emir bey bir kac gun once size ozel bir kar cikarti ve yukli miktarda para koydu,karti bugun cikti,bugun gelip ala bilirsiniz
Feriha: Tamam az sonra ordayim

Feriha buna kafasini cok takar.Emir nasil boyle bir seyi yapa bildi,bun e demek oluyor?Feriha karti banktan aldiktan sonra kiziyla konustuklari gibi AVM gitiler.Bol bol alisveris yaptilar,Melek kendisi guzel ciceler,oyuncuklar aldi.Feriha bir kac bir sey aldi kendisi en seviyi parfumu nerdeyse bitmek uzeiydi,ondan aldi,guzel saten bir geceler aldi,aklinda Emir vardi geceliyi alirken.

Koray: Aradinmi Ferihayi?
Emir(uzerini deistiriyordu): Hayir,ama sabah kadar mesajtastik
Koray: Neden aramadin?
Emir: Bilmiyorum,mesajlarin arkasina sigindim
Koray: Afferim boyle devam et.

AVM …

Ferihyala Meleyin yanindan bir aile gecer,annae,baba ve minik kizlari.Melek o ailenin arakasindan bakti ve uzuldu,Feriha tam Meleye bir sey sorucakti,Meleyin uzugun oldugunu gordu.

Feriha: Meleyim ne oldu?
Melek(basini one eymis): Yok bir sey
Feriha(koltuga oturur): Canim hadi ama,hani saklmam yoktu hic bir sey anneden?
Melek(uzaktan olan aileye gosterir): Bende oyle olmak istiyorum
Feriha(Meleyin gosterdiyi tarafa bakar): Meleyim
Melek: Benim neden babam yok?
Feriha(Meleyi kucagina oturtur): Meleyim baban var ama sen onu gormek istemedin(bir anda agzindan cikti)
Melek(saskin annesine bakti): Nerde?
Feriha:Eyer istesen bugun onu gorursun
Melek(sevinir,o ela gozleri simdi parliyordu): Gercektenmi?
Feriha: Evet,ama eyer sen onu istemesen o cok uzulur
Melek: Tamam uzmem onu

Feriha kizlar konustuktan sonra Melek buyuk bir mutlulukla cocuk magazine girer,kendisi cok guzel bir elbise alir babasi icin,babasi gelicekti aksam.Feriha hemen Emiri aradi.

Feriha: Selam
Emir: Selam canim,nasilsin?
Feriha: Iyiyim,sen?
Emir(arabasini calistirdi): Ben iyiyim,bir seymi oldu?
Feriha(gulumsiyerek): Evet,Melek seni gormek istiyor
Emir(tam yeni evden ayrildi,fren yapar): Ne?
Feriha: Evet,simdi AVM bir aile gordu anne baba cocuk,hem uzuldu
Emir(sevinir): Hemen geliyorum
Feriha: Dur,dur,aksam gel,cunku daha AVM ve kizin kendi ciciler seciyor
Emir(guler): Tamam askim,aksam sizdeyim
Feriha(Askim lafini 4 yil sonra duyunca icinde kelebekler ucusmaya basladi): Tamam,bekliyoruz

Herkes buyuk bir heycanla aksami bekliyordu.AVM Arda geldi,birlikte son alisverisi yaptiktan sonra eve gecerler.Melek buyuk bir heycanla Ardaya bugunku AVM annesiyle olan konusmasini anlati,daha sonra kosarak odasina cikti ve hazirlanmaya basladi.Feriha annesiyle birlikte guzel bir aksam yemeyi hazirladiktan sonra Ardayla birlikte masayi kurmyai basladilar.

Hersey hazirdi,sadece simdi oturup Emiri beklmek gerekti.Melek oyuncaklariyla oynuyordu,Feriha saate baktigindan saat 10 geliyordu ve hale hic kimse gelmemisti,derin bir nefes alir ve elindeki tel Emiri ariyarak cama dogru yurudu,ama hic kimse acmiyordu,Feriha Meleye bakti Melek belli bir sureden sonra koltukta uyuya kaldi,Ardanin kucagindan.

Zehra: Belki isi cik ..

Feriha daha fazla hic bir sey duymak istemiyordu,Meleyi Ardanin kucagindan aldi ve yukari,yatak odasina cikati.Zehra ve Arda sadece arkasindan bakti.
Eh artik Ruya,Hulya ve Emir konusmasina uzun yorum beklerim :img-hyste

Sym01
01-05-12, 03:11
İSTANBUL'DA SONBAHAR


Alpimm&Sym01


Bölüm:2

Feriha-Melih? Bu sen misin gerçekten?
Emir-Ne işin var lan senin burada?
Melih-Asıl senin ne işin var Feriha’nın yanında?
Feriha-Ne oluyor ya?
Emir-Oo, Eda’dan çabuk sıkılıp kendine yeni sevgili mi buldun? Onu kimden çaldın?
Melih-Saçmalama.
Feriha-Ne oluyor dedim?

Emir’e döndü.
-Sana gelince, birincisi Melih benim sevgilim değil. İkincisi her şeye karışma hakkını kendinde nasıl buluyorsun sen?
Melih-Feriha tamam, sakin ol.

Feriha Emir’e kızgın gözlerle bakarken duyduğu havlama sesi ile kendine geldi.

Feriha-Alvin!

Golden Retriever cinsi dişi bir köpek Melih’in arkasından çıkıp, Feriha’nın ayaklarına sürtündü. Feriha eğilip boynuna sarıldı köpeğin.

Feriha-Kızım benim. Ne kadar da özlemişim seni.
Melih-O da seni özlemiş, kapının önüne gelince kokunu aldı sanırım beklerken sabırsızlandı biraz.

Feriha, Burak’ın kucağında yavru bir köpekle mezuniyet törenine geldiği günü hatırladı.

Feriha-Sen nereden çıktın böyle? Burak, çok şeker bir şey bu…
Burak-Seveceğini tahmin etmiştim zaten.


Burak, Feriha’nın o bayıldığı gülümsemesi ile baktı gözlerinin içine. O gözlerde huzur buluyordu yıllardır, kendini bildi bileli Burak hep yanındaydı. Aralarında aşktan da öte bir bağlılık vardı. Birlikteyken hep mutluydular ve hep huzurlu…

Feriha anılarından sıyrılıp bugüne döndü her ne kadar istemese de. Ona kalsa hep geçmişte yaşardı zaten.

Feriha-Melih, onun benimle kalmasını istiyorum.
Melih-Olmaz, biliyorsun Burak’a söz verdim.
Feriha-Anlamıyorum, o bizim köpeğimiz, neden sende kalmasını istedi ki?
Melih-Şu an içinde bulunduğun hali önceden düşündüğü için olabilir mi?

Feriha ağladığını fark etmemişti. Emir ise merakla onları izliyordu.

Feriha-Sen hala burada mısın?
Emir-Kapımın önünden çekilirsen evime girmeyi planlıyorum ama.

Feriha sinirlenip kapının önünden çekildi, sonra kendi kapısını açtı Melih ve Alvin ile içeri girdiler.

Feriha-O adamın seninle alıp veremediği ne?
Melih-Benimki uzun hikaye de, asıl senin ki ne?
Feriha-Kaba saba biri işte, başka ne olabilir ki?
Melih-Komşu olmanız hoşuma gitmedi.
Feriha-Zaten yeni taşındım, şimdi bir daha evi satalım diyemem annemlere o kadar uğraştık. Katlanacağım artık mecbur.
Melih-Sana kolay gelsin. Ama bir daha gelmem buraya, dışarıda buluşuruz.
Feriha-Anlatmayacak mısın ya?
Melih-Belki başka zaman, buraya bunu konuşmaya değil seni görmeye geldim hem ben.
Feriha-İyi ki geldin.


Emir evde kendini nasıl oyalayacağını bilemedi. Oldukça sinirliydi, ne işi vardı o adamın burada? Uzun zaman geçmişti aradan, yeni yeni unutmaya başlıyordu. Sonra aklına şu an Feriha ile o adamın aynı evde olduğu geldi.”Saçmalama Emir!” dedi kendi kendine. “Hem, sana ne ki bundan?” inkar etmeye çalışıyordu ama Feriha’ya doğru çekildiğini hissetmişti bir kere, hem de gözlerine ilk baktığı andan itibaren. Ama ona göre kadınlar güvenilmezdi ve aşık olunmayı kesinlikle hak etmiyorlardı. 3 ay önce bunu çok ağır bir şekilde öğrenmişti, o zamandan beri her fırsatta kendine hatırlatmayı da ihmal etmiyordu.


Gözde-Hadi Feriha ya. Resmen zorla davet ettiriyoruz kendimizi.
Melis-Hem de dün söz vermiştin.
Feriha-Of, iyi peki. Ama bak, bir şeyler hazırlayamam çok yorgunum bir de çok ses yapmak yok. Sinir bozuculuğun da üst seviyesinde bir komşum var zaten.
Gözde-Bu komşun, yakışıklılığında üst seviyesinde mi?
Berk-Hop hop.
Gözde-Şey, ben Feriha için sormuştum aşkım.
Berk-Tabi aşkım, ben biliyorum seni.

Melis ve Feriha kahkaha attılar.

Gözde-Ya gülmeyin.
Melis-Benim için sorma sen zaten.
Gözde-Sen dur kızım, yanında Feri taş gibi dururken, sıranı bekle.

Feriha suratında oluşan hüzünlü ifadeye engel olamadı.

Gözde-Ya pardon, düşüncesizlik ettim afedersin.
Feriha-Yok, önemli değil.

Koray-Oğlum nerdesin sen? Sensiz gecelere alışkın değiliz yavan geliyor.
Emir-Bir süre böyle idare edin kardeşim.
Hande-Nedenmiş o?
Emir-İnzivaya çekilme kararı aldım birkaç gün.
Koray-Hayırdır? Bir şey mi oldu?
Emir-O herif, Melih midir nedir neyse işte.
Koray-Ee?
Emir-Evimin önündeydi dün.
Koray-Hadi canım! Belasını mı aramaya gelmiş?
Emir-Bilemeyeceğim artık, gerçi Feriha da tam bela ama neyse.
Koray-Anlamadım?
Emir-Şu karşı daireye taşınan kız, onu görmeye gelmiş. Arkadaşlar sanırım.
Hande-Biraz tuhaf bir kıza benziyor.
Koray-Sen nerede gördün ki?
Hande-Geçen gün Emir’e gitmiştim ya, kapıda onunla karşılaştım. Bay Ejderha demişti sana.

Koray kahkaha attı.
-Çok yaratıcı bir komşun varmış kardeşim. Yakın zamanda tanışmak istiyorum kendisi ile.
Emir-Ya sorma, tanışta sana da güzel bir ad bulsun.
Hande-Uğraşma sevgilimde.
Emir-Aman, uğraşmam. Neyse gençler, size doyum olmaz ben kaçıyorum.
Koray-Nereye oğlum? Daha bir dersimiz daha var.
Emir-Eve gidiyorum, çekemem hiç şimdi Ömer Hocayı.
Koray-İyice ev kedisi oldun sen ya. Bu komşu ile de alakası var mı acaba şu son zamanlarda şaşılacak derecede depreşen ev sevgisinin?
Emir-Koray!
Koray-Tamam, sustum. Hey, akşam parti var oğlum, gelmeyecek misin? Hande o kadar uğraştı.
Emir-Tamamen unutmuşum. Ya ben gelmesem?

Handeye baktı, suratını astığını görünce gülümsedi.
-Tamam tamam, orada olacağım.

Emir başka bir şey söylemeden yanlarından ayrılırken Koray ve Hande onu izliyordu.

Hande-Sence ne kadar sürecek?
Koray-En fazla 1 ay.
Hande-O kadar çabuk diyorsun yani?
Koray-Ben kardeşimi tanıyorum.
Hande-Göreceğiz bakalım. Eda’dan sonra zor olacak, biliyorsun…
Koray-Biliyorum biliyorum, ilk aşk olayı falan filan. Yeniden güvenmesi zaman alacak sadece. Gerisi Feriha’ya kalmış.
Hande-Hata mı yapıyoruz acaba?
Koray-Güven bana.


Emir eve döner dönmez kendini duşa atmıştı. Su onu rahatlatıyordu her zamanki gibi. Koltuğa yayılmış kahvesini yudumlarken kapının çalınması ile keyfi kaçmıştı. Kapıyı açtı, karşısında elinde beyaz orkideler olan çiçekçiyi görünce şaşırdı.

Çiçekçi-Feriha YILMAZ?
Emir-Yanlış gelmişsiniz. Kendisi karşıda oturuyor.
Çiçekçi-Ah, öyle mi? Özür dilerim efendim.
Emir-Önemli değil.

Kapıyı kapattı, ama çok geçmeden tekrar çaldı.

Çiçekçi-Afedersiniz, Feriha Hanım evde yok sanırım. Çiçekleri size bırakabilir miyim?

Emir gözlerini devirdi.
-Tamam.
Çiçekçi-İsim, soyisim ve imza lütfen.

Emir çiçekleri teslim aldı. İçinde iki kart vardı okumakla okumamak arasında uzun bir gelgit yaşadı. Sonunda merakına yenik düştü.

İlk kartı açtı,
“Sevgilim… Yanında olamadığım ilk doğum günün. Ama sakın üzülme, bugün senin için güzel bir gün. Gönlünce eğlen ve mutlu ol. Benim için, ikimiz için. İyi ki doğdun aşkım. Nice mutlu yıllara!”

Demek sevgilisi var, diye düşündü Emir. İkinci kartı okumama kararı aldı, sonuçta özeldi. Ama üzerinde “Melih KARAMAN” adını görünce bu kararını hemen bir kenara bıraktı.

“Tutmam gereken sözlerden biriydi Feriha. Seni üzmeyi asla istemem. Burak’ın da dediği gibi, sakın üzülme. Doğum günün kutlu olsun…”


Burak, Melih, söz? Emir’in kafası karışmıştı. Nasıl yani, dedi kendi kendine. Uzun bir süre düşündü, sonra vazgeçti. Onu ilgilendirmezdi ki! Okuduğu için pişmandı hatta. Duyduğu kapı sesinden Feriha’nın eve döndüğünü anlamıştı. Hemen kartları zarflarına koyup düzgünce yerleştirdi. Çiçeği alıp kapısını çaldı.
Feriha kapıyı açıp da Emir’i elinde çiçekle görünce şaşırmıştı.

Feriha-Ne o? Özür dilemek için çiçek mi aldın bana?
Emir-Ben? Senden özür dileyeceğim? Pardon da, ne için?
Feriha-Tamam, bir an odundan evrimleşme aşamasına geçtiğini düşünmek gibi büyük bir gaflet içine düştüm, afedersin.
Emir-Çok komiksin, neyse çiçekler sana gelmiş. Evde olmadığın için bana teslim ettiler.
Feriha-Hayret, normalde kapıyı yüzlerine çarpardın.
Emir-Beni gerçekten tanımıyorsun.
Feriha-Tanımama gerek olsaydı tanırdım. Bu kadarı yetti bana. Neyse sağol yinede.

Çiçekleri alıp kapıyı kapattı. Emir ise şaşırıp kalmıştı.

Emir-Çattık ya!


Feriha çiçeğin üzerindeki kartları okudu. Önce Melih’inkini… Burak’ın kartını okurken gözyaşlarına engel olamamıştı. Darmadağın bir hale gelmişti işte yine. Hiç istemeyerek de olsa hazırlandı. Gözdelerin gelmesini bekliyordu. Telefonu çaldı.

Feriha-Kızım nerdesiniz siz ya?
Gözde-Ya Feri, biliyorum gelicez dedik ama…
Feriha-Geveleme Gözde.
Gözde-Ya, okuldan birkaç arkadaş parti düzenlemiş. Bizi de davet ettiler. Kıramadık.
Feriha-E, iyi o zaman. İyi eğlenceler size.
Gözde-Yok öyle bir şey! Hiç itiraz filan istemem, hazırlanıp geliyorsun sende. Bütün okul burada.
Feriha-Hiç eğlence havamda değilim.
Gözde-İtiraz istemem dedim.
Feriha-Ama…
Gözde-Anlaşıldı, oraya gelip bağırarak o hiper yakışıklı komşunu tepene dikmemi istiyorsun sanırım.
Feriha-Hiç hayırdan anlamaz mısın sen?
Gözde-Hayır, ben sadece söylemesini severim. Adresi mesaj atarım, hadi hazırlan. Çok oyalanma.
Feriha-Of, tamam.


Pekala, dedi kendi kendine. Burak da eğlenmesini istememiş miydi? Eğlenecekti o halde, kendi için değil, onun için eğlenecekti. Oturduğu koltuktan kalktı, dolabından siyah mini bir elbise çıkardı. Saçlarını hafif bir topuz yaptı. Biraz makyaj ve hazırdı. Gümüş rengi ayakkabılarına uygun küçük el çantasını da alıp evden çıktı.

Gözdenin mesaj attığı gece kulübüne gittiğinde ise onu küçük bir sürpriz bekliyordu. Diğerlerinden uzak bir masada üzerinde “İyi ki doğdun Feri” yazılı bir pasta vardı.

Gözde-İyi ki doğdun canım!
Melis-İyi ki doğdun tatlım.
Berk-Doğum gününüz kutlu olsun güzel bayan.

Feriha gülümsedi.
-Siz var ya, çok hainsiniz.
Gözde-Aa, çok ayıp.
Feriha-Parti olayı yalandı yani.
Melis-Aslında değil, sadece daha önceden haberimiz vardı.

Feriha gülümsedi.
-İyi ki varsınız.
Gözde-Sende canım benim, sende iyi ki varsın.
Melis-Hadi hadi, dilek tutup mumları üfle.


Feriha pastaya yöneldiğinde karşısında Emir’i gördü. Göz göze geldiklerinde hemen başını çevirdi. Dilek tutmadan mumlarını üfledi. Ne dileyebilirdi ki? Son zamanlarda dilediği hiç bir şey gerçek olmamıştı.

Melis, Gözde, Berk ve orada olan diğer arkadaşlarının hepsine tek tek sarılıp teşekkür ettikten sonra lavaboya doğru yürümeye başladı.

Melis-Hey, nereye?
Feriha-Lavaboya gidiyorum?
Melis-Ha tamam o zaman. Bende kaçıyorsun sandım.


Aklından geçirmemiş değildi zaten. Yine de, kararında duracaktı. Ama şu anda nefes almaya gerçekten ihtiyacı vardı. Lavaboya gitmekten vazgeçip çıkışa çevirdi rotasını. Sadece hava almak istiyordu. Dışarı çıkınca biraz ürperdi. Nisan ayındaydılar, geceleri biraz serin oluyordu. Omzunda hissettiği ceket ile irkildi.


Emir-Doğum gününde hasta olmak istemezsin değil mi?
Feriha-Yine mi sen? Nereye gitsem karşıma çıkıyorsun çok sıkıldım artık.
Emir-Seni takip ettiğimi düşünmüyorsun herhalde?
Feriha-Var bazı şüphelerim.
Emir-Arkadaşlarımın düzenlediği, hem de kendi gece kulübümde düzenlediği partiye katılmak için senden izin mi almalıydım? Üstelik bütün okul burada…
Feriha-Bütün okul? Ha bir de aynı okulda mıyız seninle? Harika.
Emir-Hayret, 3 yıldır buradayım, seni hiç görmedim şimdiye kadar. Çaylaksın galiba.
Feriha-Bilemedin bay ukala. 2.sınıftayım ben.
Emir-Bay ejderhaya ne oldu?
Feriha-Nerden biliyorsun sen onu?
Emir-Arkadaşımın bana söyleme ihtimali yüzde kaçtır sence?
Feriha-Arkadaşın?
Emir-Evet arkadaşım.

Emir bu soruya gülmüştü.
-Neyse, hangi bölüm?
Feriha-Hukuk.
Emir-Eh, şaşırmamak gerek, malum her şeye bir cevabın var.
Feriha-Sen hangi bölümdesin? Tiyatro filan mı?

Alaycı bir şekilde sormuştu bu soruyu.

Emir-Sen de bilemedin bayan hazırcevap. Mimarlık okuyorum ben.
Feriha-Her neyse. Gitsem iyi olacak, arkadaşlarım merak eder.
Emir-Dur bakayım, ağladın mı sen?
Feriha-Yok hayır, ağlamadım.
Emir-Yalan söylemeyi beceremiyorsun.
Feriha-Ağlamadım diyorum uzatma.
Emir-Anlatmak istersen dinlerim.
Feriha-Sen? Beni dinleyeceksin? Komik olma lütfen.
Emir-Yani biliyorum, sana garip gelebilir. Bazen fazla sert tepki verebiliyorum. Bu sadece sana özel bir şey değil.
Feriha-Ha, herkese böyle terssin yani.
Emir-Genel olarak kadınlara. Hem sende çok farklı sayılmazsın.
Feriha-Kadınlarla alıp veremediğin ne senin?
Emir-Bir kaçı hariç hiç birine güvenmiyorum diyelim.
Feriha-Dur tahmin edeyim, sevgilin sana yalan söyledi ve bu yüzden ayrıldınız.
Emir-İki dakikada yazdın tebrikler. Yani tabi, bir bakıma öyle sayılıyor. Şu hale bak, sen anlatacaktın ama ben anlatıyorum.
Feriha-Anlatacağımı söylemedim.
Emir-Neden?
Feriha-Susmak iyidir her zaman.
Emir-Bazı şeyleri susarak halledemezsin.
Feriha-Bazı şeyleri de konuşarak geri getiremezsin.
Emir-Ne kaybettin? Seni bu kadar yaralayan, hırçınlaştıran ne?
Feriha-Susmak iyidir demiştim. Neyse, gitsem iyi olacak.


Emir kararlıydı, öğrenecekti. Kulüpten erken ayrılıp eve döndü. Bilgisayarını alıp araştırmaya karar verdi. Bir şeyler bulacağından endişeliydi ama yine de şansını deneyecekti. Aklına ilk gelen şeyi arama motoruna yazdı.

“Burak ATAHANLI”

Buldukları beklediği şeyler değildi, ama kesinlikle beklediklerinden fazlaydı…

Rep ve yorumlarınız için çok çok teşekkürler :img-blush

dame_chocolate
01-05-12, 03:17
3.BÖLÜM http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?p=16839525#post16839525
Repler,Rep Yorumları,Profil Yorumlarım,Yorumlar,Öneriler ve İstekler için çok teşekkür ederim...İşlerimin yoğunluğu nedeni ile ancak yüklemeye fırsat buluyorum...Umarım beğenirsiniz... :) :love01:

4.BÖLÜM

Feriha Emir'in sürpriz'i karşısında ne diyeceğini ne yapacağını bilememiştir.O anda hemen Emir'in boynuna kollarını dolamış ve sıkıca sarılmıştır.Kısa bir an sonra elele tutuşup teleferiğe binmişler ve odalarının yolunu tutmuşlardır.Emir Feriha'nın odadan geçmesi için elini uzatır ve Feriha tebessüm ile odadan içeriye 2 adım atar.
Görevli:İyi tatiller efendim.
Emir-Feriha:Teşekkürler.
Feriha: (Görevli odadan çıkar,Feriha yüzünü Emir'e döner.)Çok güzel bir yerdeyiz.Sessiz,sakin
huzur dolu ve kimsenin aramıza giremeyeceği bir yer...
Emir: (Feriha'yı elinden tutar ve yavaşca kendisine çeker.Gözlerinin içine bakar.)Benim için huzur burada,gözlerinde...(Emir Feriha'nın yanağını okşar iki deli aşığından gözleri ışıl ışıl parlıyordur.)
Feriha: (Emir'den yavaşca uzaklaşır.)Hadi dışarı çıkalım.Gezelim biraz Ağva'ya en son ne zaman geldim hatırlamıyorum bile..
Emir:Tamam.Bu hafta sonumuz doya doya geçicek.
Feriha:En önemlisi full beraber olacağız...(Gülerler.)Çıkalım mı?
Emir:Çıkalım ama...(Feriha'nın elinden çantasını alır,içini açar ve eline telefonunu alır.)
Feriha: (Emir'i izliyordur.)Napıyorsun?
Emir: (Cebinden kendi telefonunuda alır.Telefonların kapama tuşuna basar ve telefonları kapatır.)(Telefonları havaya kaldırır ve Ferihaya bakar.)Hiç kimse aramıza giremeyecek dedin,bende garantiledim.(Gülerler.Emir telefonları yatağın üzerine bırakır.Ferihaya döner.)Artık çıkabiliriz.(Elele tutuşup odadan çıkarlar.)


......
(Aysun Emir'le konuşmak için Emir'i arar fakat Emir'in telefonu kapalıdır.O sırada yanına Ünal gelir.)
Ünal:Oğlunu arıyorsun galiba.(Yanına oturur.)
Aysun: (Şaşırır.)Evet ama kapalı...Otelde olduğunu bilmiyordum.
Ünal: Daha yeni geldim.Oğlun artık çalışan biri Aysun dakika başı telefonla konuşamaz ki hem belki patronu kızıyor ve telefonunu kapatmasını istiyordur.
Aysun: Patronunu falan bilemem ama sen Emir'in İhsan'ın yanında çalışmasına çok bozuldun galiba.
Ünal: (Kendini toparlar.)Ne alakası var?
Aysun:Herşeyi Emir'in işine bağlıyorsunda ondan söyledim.
Ünal:Emir'in kiminle nerede,ne yaptığı umurumda bile değil,karısı düşünsün artık.Eminim Feriha bile Emir'i senin kadar aramıyordur.(Göz kırpar ve koltuktan kalkar.)
Aysun: (Arkasından...)Hiç değişme Ünal Sarrafoğlu.


......
(Emir ve Feriha Ağva'da deniz fenerinin önündedirler.)
Feriha: (Deniz'e bakar.)Ne kadar güzel değil mi?İnsan kendini bambaşka hissediyor.
Emir: (Feriha'ya bakar.)İnsanın bakış açısını değiştiriyor sanki deniz'in dalgalarıyla gidip geliyor düşünceleri.
Feriha:Öyle...(Emir'e bakar.Emir Feriha'nın yanına gider ve Feriha'yı kollarının arasına alır.)
Emir:Ama benim için deniz senin gözlerin ve daha öncede söylediğim gibi huzur sensin,düşüncelerimin bütün sebebi,değişkenliğisin...
Feriha:Sende...Benim için değer verdiğim herşeyin bütünüsün.Kalbimin atmasının sebebisin.(Feriha Emir'in yüzüne bakar,gülümser.Emir hafifce başını eğer ve Feriha ile dudaklarını kısa biran birleştirir o an ikisi içinde zaman durmuştur.)


......
(Hatice evde oturuyordur.O sırada kapıdan Seher girer ve Hatice hemen ayağa kalkar.)
Hatice:Nerdesin kız sen?
Seher:Ne o çok mu merak ettin?
Hatice:Ettim tabi,arkamı döndüm kaybolmuşsun.
(Mehmet o sırada kapının önündedir ve Seher-Hatice konuşmasını dinliyordur.)
Seher:Bizim çifte kumrulara gittim ama evde yoklardı.Acaba diyorum 3.balayına mı çıktılar.
Hatice:Bize ne kız...Herkesin kendi evliliği...
Seher:Öyle deme Hatice hala.Boş bırakmamak lazım.
Hatice:Aman Seher...Sen önce kendi gocanla ilgilen.Bak 2 gündür yüzyüze bile gelmiyonuz.
Seher:Bizim sorunlarımız var halacım.Mehmet de bir Emir Sarrafoğlu olsaydı hemen affedebilirdim .Emir o tokat'ı unutturabilmek için Feriha'ya kim bilir ne tek taşlar,pırlantalar almıştır.Bak Mehmet'e elinde bir çiçekle bile gelmiyor.Sen hala koca diyorsun...(Haticenin söz söylemesine fırsat vermeden odasına gider.)
(Mehmet Seher'in sözlerinden sonra içeriye girmekten vazgeçer.)
......
Akşam olur...

(Emir ve Feriha otellerine gelmiş odalarının önündeki bankta oturuyorlardır.Feriha Emir'in göğsüne yatmıştır.
Feriha:Burda böyle yanyana eskisi gibi olduğumuza inanamıyorum.Hatta eskisinden daha da iyi...
Emir:Bende...Ama en çok beni affettiğine,bana hala yakın olduğuna inanmıyorum.
Feriha:Seni hiç affetmiyeceğimimi düşündün?
Emir:Bana o kadar uzaktın ki...Artık ümidimi kesmiştim,Aşk'ı bitirmeye çalıştığını düşünüyordum.
Feriha:Aslında seni afffetmek için çok çaba sarfettim ama sonunda başardık.Belki o tokatı hiç unutmıycam ama birlikte geçen güzel günlerimizi de unutmayacağım.
Emir:Emin ol aşkım bundan sonra hep güzel günlerimiz olacak.
Feriha:Bundan nasıl bu kadar emin oluyorsun?Yani sonuçta bizim peşimizi hiçbir zaman zorluklar,sorunlar,sıkıntılar ve mücadeleler bırakmadı.
Emir: (Feriha'nın saçlarıyla oynar.)Haklısın.Ama bütün sorunlarımızın üstesinden geldik,hepsini zor veya kolay bir şekilde atlattık.Bu aşk bizde olduğu sürece,ellerimiz ayrılmadığı sürece aşamayacağımız hiçbir engel yok canımın içi...(Tebessüm eder.)
Feriha: (Emir'e var gücüyle sıkıca sarılır.Emirde ona.)İyi ki varsın Emir Sarrafoğlu...
Emir: (Gülümser.)Sende iyi ki varsın Feriha Sarrafoğlu...
(Birkaç dakika sonra odalarına girerler.)


.......
Sabah Olur.


(Hatice kahvaltıyı hazırlamış ve servise çıkmıştır.Servisden sonra eve girer.)
Hatice: (Kapıyı açar açmaz konuşmaya başlar.)Allah allah.
Rıza:Hatice sen mi geldin?
Hatice:He abi servisi yaptımda.(Elindeki sepeti yere bırakır.)
Seher:Halacım.Hayırdır?Yüzün bir tuhaf.
Hatice: (Sandalyeye oturur.Seher Hatice'ye bir bardak çay koyar.)Ya Ferihalar evde yoktu da saat de daha erken 7 yani ne biliyim...
Mehmet: (Sandalyede arkasına yaslanır.)Onlar dünde yoktu.(Seher'e bakar.)
Rıza: (Aralarına girer.)Bize ne yoklarsa yoklar.
Seher:Hiç...(İçinden güler.)Sonuçta artık evliler bize ne dünde dediğim gibi belkide 3.balayına çıkmışlardır.
Mehmet:Seher bir sus ya...(Masadan kalkar,kapıyı çeker ve gider.)


........
(Emir ve Feriha birbirlerine sıkıca sarılıp uyumuşlardır.Yeni güne gözlerini açan ilk Emir olmuştur ardından da Feriha...
Emir: (Feriha'ya bakar.)Günaydın...(Alnına küçük bir buse kondurur.Feriha gülümser.)
Feriha: (Yavaşca yanındaki komidine uzanır ve eline saatini alır.Saate bakar ve şaşırır.)Günaydın mı?(Güler.)Saatin kaç olduğunun farkındamısın?(Saat'i Emir'e gösterir.)
Emir: (Güler ve şaşırır.)İnanmıyorum biz ve 11.30'da kalkmak.
Feriha: (Gülümser.)Aynen öyle.
Emir:Seninle beraberken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum bile...
Feriha:Ama sen yanımda yokken sanki saat hiç ilerlemiyor.(Göz kırpar.)
Emir: (Feriha'yı saçından öper.)Hadi kahvaltı yapalım...
Feriha:Tamam...Gerçi bu saate kahvaltı verirler mi bize orasıda meçhul..(Gülerler.Yataktan kalkar ve giyinirler.)


Emir ve Feriha Göksu Nehiri'nin ka