PDA

Tüm Versiyonu Göster : Doktorlar - Senaryolar


Sayfalar : 1 [2]

havin+10baran
01-06-08, 18:10
BÖLÜM 64:

DOKTOR2: levent bey
L: buyrun
DOKTOR2: gelirmisiniz bir dakika
L: tabi..hemen geliyorum canim(dedi levent doktorla gitti)sizi dinliyorum doktor bey
DOKTOR2: levent bey
L: evet sizi dinliyorum
DOKTOR2: bunu söylemek cok zor ama ela hanimin bir bilemediniz iki ayi kaldi
L: …….
E: leventtt---canim---hadi askim uyan sayikliyorsun
L: elaaaaaaaa(dedi terden su olmus bir sekilde uyandi)
E: siii sakin ol burdayim
L: elammm
E: tamam canim burdayim(dedi levent elaya sikica sarildi)
L: cok ama cok kötü bir kabustu
E: anlat hadi
L: doktor geldi ve senin 1 en fazla iki ay yasama sansin oldugunu söyledi
E: siii tamam birtanem gecti iyiyim ben
L: beni sakin birakma elam sakin
E: asla askim asla birakmiycam seni
L: seni seviyorum
E: bende seni seviyorum..hadi gel yanima
L: yok sen rahat yat
E: hadi
L: ama
E: kokunu duymaya ihtiyacim var
L: hihi(dedi levent elanin yanina uzandi)
E: iste simdi cok iyiyim
L: canim(dedi kapi tiklandi ve doktor iceri girdi)
L: doktor bey
DOKTOR2: sonuclariniz cikti ela hanim
E: kötü bir sey yok dimi??
DOKTOR2: sanirim sizin icin yeterince kötü
L: doktor bey korkutmayin bizi
DOKTOR2: bakin korkucak bir durum yok ama bu haberle yikilacaksiniz sanirim
E: doktor bey söyleyin ne olur
DOKTOR2: ela hanim bebeginiz karninizda ölmüs
E&L: neee??
DOKTOR2: yoksa hamile oldugunuzu bilmiyormuydunuz??
E: hayir(dedi gözlerinden yaslar akmaya basladi)
DOKTOR2: hicmi süphelenmediniz???
E: migde bulantim falan oldu hafif karnim sisti ama kilo aldim sanmistim
DOKTOR2: hamileymissiniz ela hanim cok üzgünüm ama bebeginizi kaybetmissiniz…daha gec kalsaydiniz zehirlene bilirdiniz
E: bebegim(dedi karnina dokundu)
DOKTOR2: ela hanim biliyorum cok zor bir durum ama sizi ameliyata almamiz gerek
E: ……
L: canim
E: levent ona bakamadim
L: siiii
E: kücücük bebegimize sahip cikamadim…canimdan bir parcaya sahib cikamadim…nasil bir anneyim ben ya???nasil??
L: siii sakin ol…sen cok iyi bir annesin birtanem
E: deyilim iste deyilimmm
L: siii gecti birtanem..gecti askimmm
E: levent beceremedim..bebegimize bakamadim
L: gecti birtanem bitti
E: levent
L: siii(dedi elaya sikica sarildi)
L: elam hadi hemen ameliyata
E: istemiyorum
L: ela yapmak zorundayiz hem bak istersek yine bebegimiz olur
E: levent
L: hadi askim üzme beni
E: seni cok seviyorum
L: bende seni askim hemde cok..hadi simdi git ben burda bekliyor olucam seni
E: korkuyorum
L: herzaman yanindayim hic korkma..korkucak hic bir sey yok tamammi??
E: hihi(dedi elai ameliyata hazirladilar)
L: korkma
E: cok korkuyorum
L: burdayim askim burdayim korkucak hic bir sey yok(dedi elleri yavas yavas birbirlerinden ayrildi ve elayi ameliyata aldilar..leventin cani ne kadar cok yan sada belli ettirmemeye calisiyordu..sonra yukari tugcelerin yanina cikti)
L: canim nasilsin ??
T: ben iyiyimde ela nasil??
L: sormayin
S : abi ne oldu ??
L: bir oturayim(dedi sandalyeye oturdu)
Z: levent korkutma bizi söylesene ne oldu??
L: ela hamileymis
HEPSI: neeee???
L: evet hamileymis ama bebegimiz ölmüs
HEPSI: neeee??
L: evet simdi ameliyatta
T: canim benimmm
Z: birtanem ya…bir iki aydir böyleydi zaten
L: evet gidelim sürekli dedim ama laf dinlemedi..aptallik bendeki onu dinledim
S: siii simdi sakin olmalisin..ona güc vermeliyizki hemen toparlansin
L: haklisiniz(dedi bir kac dakika sustular)ben kalkiyim
Z: gelicez birazdan bizde
L: hihi…gelirim sonra yine canim
T: tamam ..elaya iyi bak
L: tamam canim(dedi assagiya indi)
ARADAN 2-3 SAAT GECTI:
L: canim
E: levent
L: iyisin canim odadasin
E: aldilar onu
L: siii hadi uyu birtanem ben burdayim
E: yanima gel
L: ela
E: yanima gel(dedi kenari kaydi leventte elanin yanina yatti..simsiki sarildi kocasina ela..biraz bol biraksa kollarindan ucacakmis gibi)
Z: canim ya(dedi onlar ela ve leventi camdan izliyorlardi)
S : keske olmasaydi
F : yazik oldu ya
T: canim benim nede cok istiyordu
Z: bundada bir hayir vardir
S: evet ama cok zor bir durum
F: canim ya neden hep zor seyler bizim basimiza gelirki ???
Z: eminim yakinda gecicektir
S: bizde bu sans oldukca gecmez
T: canim benim ya baksaniza haline
Z: düzelicek yakinda canim hic merak etme
T: ins..
F: hadi canim biz yukari cikalim
T: hayir burda kalicam
F: canim bak uyuyorlar sonra geliriz yine hem belki elayi belki senin yatirirlar
T: ins..peki madem cikalim
Z: bir sey olursa söz önce sana haber vericem
T: bir verme bak ne yaparim
F : hadi canim(Dedi onlar yukari cikti…ela ve levent ise tüm gece misil misil uyudular)

BURCAK001
02-06-08, 17:22
Yeni gün, yeni umut demekti. Kimi için güzel geçecek, kimi için kötü bitecekti. Hayat doktorlarımıza yeni sürprizler hazırlamıştı. Acaba kader onlara ne gibi sürprizler hazırlamıştı?

Zeynep hastaneye biraz erken gitmişti. Çünkü evde ailesiyle tartışmıştı. Zeynep’in babası, tek kızını ortağının oğluyla evlendirmeye çalışıyordu. Zeynep bunu hiç istemiyor, bu evliliği para üzerine kurmak istemiyordu. Anneside bu evliliğin işler için iyi olacağını düşünüyordu.

Zeynep hastaneye sinirle gittiğinde Hasan’ı görür. Hasan pencereden dışarı bakıyordu. Dalgın olduğu her halinden belliydi.

Zeynep: Hasan

Hasan birden boş bulunup korkar. O kadar dalgındır ki...

Hasan: senmiydin?

Zeynep, Hasan’ın şişmiş ve kızarmış gözlerini görünce korktu... Hasan her ne kadar ağladığını belli etmek istemese de kızarmış ve şişmiş gözleri ele veriyordu.

Zeynep: sen iyi misin?
Hasan: iyiyim merak etme
Zeynep: hayır efendim değilsin ağlamışsın
Hasan: evet ağladım
Zeynep: neyin var anlat hadi ben senin en yakın dostun değil miyim?

Hasan, Zeynep’in gözlerinin içine baktı...

Hasan: peki ama sende neyin olduğunu anlatacaksın...
Zeynep: yok bir şeyim
Hasan: basbayağı var hem sen dedin en yakın dostunum

Zeynep Hasan’a gülümser... Hasan Zeynep’in gülümsemesinden sonra;

Hasan: daha mesainin başlamasına bir saat var bahçeye gidelim açılalım
* * * * *
Hasan: bugün hayatımda ilk defa anneme bağırdım
Zeynep: ne

Zeynep şaşırmış biçimde, Hasan’a bakar... Bu bizim bildiğimiz ana kuzusu mu diye geçirdi...

Hasan: çocukluğumdan beri arkadaşlarımı hep o seçti. Hiç kendi arkadaşlarımı kendim seçemedim. Yetmedi benim için en iyi okul diye sevmediğim okullara yolladı. Üstüme o kadar çok düşüyordu ki liseye bile onunla gidiyordum. Bütün herkes benimle dalga geçti. Yetmedi seçeceğim mesleği bile kendi seçti. Herkesin yanında sarı kuşum demeye devam ediyordu. Yaşım geldi diye beni istemediğim şekilde evlendirmeye çalışması fazla geldi. Anlıyor musun Zeynep. Benim yanımda her gördüğü kızı sevdiğim sanıp evlendirmeye çalışması beni bunalttı. Ben hayatıma kendim yön vermek istiyorum. Mesleğimi, evleneceğim insanı kendim seçmek istiyorum. Onun aşırı ilgisi yüzünden herkes benimle dalga geçti. Artık ana kuzusu damgası yemek istemiyorum. Kendi hayatımı kendim seçmek istiyorum. Doğruyu, yanlışı kendim bulmak istiyorum...

Artık hayattan geri kalmak istemiyorum... Ben bu hayatta kendimi bulmak istiyorum...

Zeynep şaşkındı. Meğer Hasan kendi dünyasında neler yaşamıştı. Neler çekmişti. Ama sonunda toparlandı. Ama hasan çoktan gitmişti...

* * * * *
Ela evin perdelerini açtı. Dışarıdan mis gibi yaz havası geliyordu. Hava güzel, çiçekler açmıştı. Pencereyi açıp havayı içine çekti. Yavaşça Levent’in yanına gitti. Ne güzel uyuyordu. Onu çok sevdiğini, onsuz olamayacağını bir kez daha anladı. Yavaşça Levent’in dudağından öpmek için eğildi. Ancak Levent ondan önce davranıp Ela’yı kendine çekip öptü.

Levent: günaydın
Ela: Levent çocuk gibisin ya ödümü kopardın
Levent: benim aşkım çok mu korkmuş
Ela: âlemsin uyandıysan ne numara yapıyorsun?

Levent büyük hayranlıkla Ela’ya bakar...

Levent: çok şanslıyım
Ela: neden
Levent: senin gibi karım olduğu için

Ela gülümser.

Ela: bende şanslıyım, aşkım yanımda...
Levent: seni seviyorum
Ela: bende, hadi kalk bakalım kahvaltı hazır...
Levent: ben kahvaltı yemesem olmaz mı?
Ela: dayak yesen olur mu?
Levent: senin elinden değil dayak, zehir olsa yerim...

* * * * *

Zenan yine sabah bulantısını çekiyordu. Bundan nefret ediyordu.

Suat yatakta Zenan’ı göremeyince korkmuştu. Sonra Zenan’ın sesini duyunca rahatladı. Küçük bebeği yine anneyi üzmüştü anlaşılan...

Suat: Zenan iyi misin?
Zenan: iyiyim sadece küçük canavar annesini üzüyor...

Suat Zenan’ın alnından öptü.

Suat: 1 buçuk aylık değil mi?
Zenan: küçük canavar tam 7 haftasında babası, yani hesaplarıma göre 29 hafta sonra kucakta olacak...
Suat: o günü iple çekiyorum...
Zenan: bende

Zenan ve Suat birbirlerine sarılmıştı.

Zenan: ben sizi çok mu üzdüm?
Suat: ne?
Zenan: herkes üstüme gelince birde bulantı falan sinirim bozuldu. Hıncımı sizden çıkardım.
Suat: merak etme üzmedin bizi

Suat tam Zenan’ı öpecekken Zenan’ın yine midesi bulanır.

Suat: anlaşılan bu bebekle birlikte zor günler bizi bekliyor...

* * * * *

Levent: eee bugün ne yapacağız?
Ela: ne istersin?
Levent: valla gezelim eğlenelim
Ela: Levent yeni hastaneden çıktın hayatım

Levent çocuk gibi suratını asar...

Levent: off Ela ben boş boş durmak istemiyorum

Ela Levent’i nasıl evde tutacağını biliyordu...

Ela: boş duracağını kim söyledi?
Levent: ne yapacağız?
Ela: filme ne dersin?
Levent: ne filmi?
Ela: Jackie Chan
Levent: süper derim
Ela: o zaman sen CDleri yerleştir. Ben mısır yapayım.

Ela mısırları patlatıp salona geçti. Levent’in yanına geçip birbirlerine sarıldı. Levent CD Player’i başlatınca iki âşık filmlerini izlemeye başladı...

* * * * *

Haldun: evet arkadaşlar yeni kadın doğum uzmanımız İpek KARA’yı tanıştırayım...

Zeynep: merhaba ben Zeynep ÖZTÜRK
Hasan: ben Hasan TURAY
Zenan: ben Zenan BİRTAN
İpek: memnun oldum arkadaşlar
Fikret: Bir asistanımız daha var ama izinli gelemedi...
İpek: Ela ATAHANLI değil mi?
Fikret: tanıyor musunuz?
İpek: kendisi arkadaşım olur...

O sırada cerrahlarımız gelir ve Haldun;

Haldun: Bunlarda cerrahlarımız...

Suat: Kalp Cerrahı Suat BİRTAN
Arslan: Estetik Cerrahı Arslan İBRAHİMOĞLU
ipek: merhaba ben Kadın Doğum Uzmanı İpek KARA

Arslan küçük çaplı bir şok yaşıyordu. Bu oydu....

İpek: Birde Levent vardı...
Fikret: kendisi kısa bir süre önce kaza yaptı. Şuan Ela Hanım’la evde dinleniyor.
İpek: durumu iyidir inşallah
Suat: iyi dün taburcu oldu.

Haldun: isterseniz sizde kurallarınızı sayın...
İpek: ah benim öyle katı kurallarım yok işlerinizi başarılı biçimde yapın gerisi önemli değil...:img-blush

Haldun: kusura bakmayın işler beklemez. Umarım hastanemizden memnun kalırsınız...
İpek: şimdiden alıştım merak etmeyin
Haldun: Fikret size hastaneyi gezdirecek bir asistan bulur...
Fikret: merak etmeyin Haldun Bey... Zeynep yeni kadın doğum Uzmanı’na hastanemizi gezdir
Zeynep: peki Fikret Hanım

Zeynep, İpek’e hastaneyi gezdirmeye gitmişti... Fikret asistanlarına dönerek;

Fikret: Zenan sen Suat beyin yanına, Hasan 1798 ve 3958 nolu hastanın taburcu işlemlerini hallet 3245, 3233 nolu hastaların tahlil sonuçlarını laboratuar’a götür sonra beni bul...
Z.H: peki Fikret hanım

Asistanlarımız ve cerrahlarımız işlerinin başına geçmişlerdi.

* * * * *

Hasan: off çok yoruldum
Zenan: tahmin edebiliyorum bugün tam 2 by-pass ameliyatına girdim...
Zeynep: bugün harka bir doğuma girdim. İkiz bebekler bir tatlıydı ki...
Zenan: aa yeni geldi daha hemen doğuma mı girdiniz?
Zeynep: aslında bugün ameliyat yoktu. Ama kadının biri erken doğum sancısı başlayınca girdik...

O sırada Suat asistanların yanına gelir...

Suat: yeni gelen cerrahı nasıl buldunuz?
Zeynep: valla harika biri
Zenan: hiç kötü birine benzemiyor sıcakkanlı
Hasan: burnu havada değil valla bizden biri gibi...
Suat: baksanıza Ela’nın arkadaşıymış
Zenan: eğer Ela’nın arkadaşıysa kesin iyi biri Ela’nın yanında kötü biri düşünemiyorum.
S.H.Z: bende

Asistanlar güle oynaya yemek yediler...

* * * * *

Film bittiğinde Ela başını kaldırıp Levent’e baktı. Uyumuştu.

Ela: kavga sahnelerinde uyuyanı ilk defa görüyorum...
Levent: uyuduğu mu kim söyledi?
Ela: aman Levent numaracı...
Levent: içim geçmiş
Ela: kavga sahnelerinde mi?
Levent: hayır
Ela: valla bilmece çözemeyeceğim Levent

Levent Ela’ya bakar.

Ela: hadi söyle de rahatla
Levent: yok bir şey
Ela: Levent bu bakışı tanırım hadi dökül...
Levent: Ela ne olur dışarı çıkalım
Ela: off Levent
Levent: hadi
Ela: tamam ama 10 dakika
Levent: tamam söz
Ela: git giyin üstüne rahat bir şey bende giyineyim çıkalım
Levent: bir öpücük
Ela: leventtt hadi kalk
Levent: tamam tamam

Ela dayanamaz Levent’i yanaktan öper...

Levent: hani öpücük yoktu?
Ela: sana dayanmak mümkün mü?
Levent: ama ben bunu kast etmemiştim...:img-hyste
Ela: Levent düş önüme...

* * * * *

Levent: hava ne kadar güzel değil mi?
Ela: evet
Levent: kuşlar, böcekler, çiçekler, kelebekler v.s

İki âşık el ele yoldan geçerken bebekleriyle dolaşan bir çift gördüler. Bebek arabasında oturmuş Ela ve Levent’i görünce gülümsüyordu.

Ela ve Levent bebeğe bakarak gülümsüyorlardı. Sonra yanına gidip arabasında sevmeye başladılar...

Levent: Allah bağışlasın kaç aylık
Kadın: 8 aylık
Ela: ismi ne?
Kadın: Umut
Ela: çok tatlı Allah bağışlasın...

Levent bebeği sevdikten sonra Ela’nın yüzüne bakar. Ela’nın içten içe üzüldüğünü hisseder.
Bebeği öpüp;

Levent: bay bay Umut, iyi günler hanımefendi tekrar Allah bağışlasın...
Kadın: sağolun, hadi bebeğim bay bay yap

Bebek anlamış gibi elini kaldırıp bay bay yapar...

Levent, Ela’nın koluna girerek;

Levent: iyi misin?
Ela: iyiyim merak etme
Levent: Ela lütfen
Ela: unutamıyorum Levent o günü unutamıyorum...

Ela Levent ile arabayla hastaneye giderken benzin bitmişti. Levent bir benzin istasyonunda benzin doldurulurken;

Ela: Levent
Levent: efendim aşkım
Ela: şuradaki marketten bir çikolata alır mısın? Kızımızın canı çekti...
Levent: siz yeter ki isteyin

Levent bir koşu markete gider ve çikolatayı alır. Tam çıkacakken yolda bir çiçekçi görmüştü oraya gider ve Ela’nın en sevdiği papatyaları alır...

Levent: yolu uzattım ama kızıma çikolata alıpta aşkıma çiçek almadan dönmem

Diye düşündü.

Ela arabada otururken canı muz çekmişti...

Ela: Baba gelse de bize bir muz alsa bebeğim...

Diye düşündü. Arabadan başını çıkarıp Levent’e baktı geliyor mu diye. Ama Levent ortada yoktu.

Ela: off Levent nerdesin? Neyse baba yoksa biz alırız bebeğim...

Markete doğru yürürken karşıdan gelen kamyonu fark edemedi. Levent son anda Ela’yı görüp koşmaya başladı. Ama artık çok geçti. Kamyon Ela’yı metrelerce yükseğe fırlatmıştı bile...

Ela o günleri anımsarken gözleri dolmuştu.

Levent: ela yeter ağlama
Ela: Levent, bebek olmasa da beni sevecek misin?
Levent: ela ne biçim soru bu tabii ki seveceğim hem bir daha olmayacağını nerden çıkardın?
Ela: tekrar hamile kalmayı göze alacağımı sanmıyorum...

Levent Ela’ya sarılıp;

Levent: sana daha önce de söylediğim gibi ben bebek değil seni istiyorum. Bir bebeğim olursa annesi sen olmalısın. Olmayacaksa bile sen yanımda ol...
Benim tek isteğim bu!

Ela gözündeki yaşları elleriyle silip yüzünde hafif bir tebessüm ile Levent’e karşılık verir...

Ela: bende bir tek seni istiyorum. Beni sakın bırakma...

Levent Ela’ya sıkı sıkı sarılıp;

Levent: Asla sen istesen bile bırakmam...

Ela ve Levent geçmişi unutup kendilerine bembeyaz bir sayfa açtılar... Acaba o sayfa kirlenmeden duracak mıydı?



1=) Hasan annesinin evlendirme çabalarından kurtulacak mı?
2=) Kurtulacaksa nasıl kurtulacak?
3=) Arslan ve İpek arasında ne oldu?
4=) İpek neden kızıyor?
5=) Ela’yı ziyaret eden sürpriz misafir?

gül_ilayda
02-06-08, 18:44
Ö<ZET


Ş-levent canım
L-sana inanmıyorum
Ş-inanmak zorundasın
L-(levent şeyanın kolundan tutar ve yürümeye başlar)
Ş-levent dur nereye canımı acıtıyorsun
L-jülide(jülidenin odasına gelir)
J-levent ne oldu
L-hemen ultrasona gidicez
J-neden
L-bu kadının hamile olup olmadığını öğrenmek istiyorum
J-tamam(jülide ultrasonda şeydaya bakar)levent şeyda.....


BÖLÜM 19

J-levent şeyda hamile değil
Ş-seni sevdiğim için yaptım levent
L-sen nasıl birisin ya sana söylicek söz bulamıyorum
Ş-aşkımız için yaptım levent seni sevdiğim için
L-yıllar önce aklın nerdeydi
G-ne oldu
L-hamile değilmiş
G-ohh çok sevindim
L-şimdi gidicem ama tekrar görüşücez levent
G-seni gebertiriim hemen git(şeyda gider)yok yok ben bunu gebertmeden rahat etmicem
S-nereye
G-hastanden çıkmadan şuna yetişicem bırak
S-.....
G-sadece parçalıcam kötü birşey değil
S-gel buraya
L-ela nasıl
Z-çok kötü izin alıp eve gitti
L-çağrı geldi ben gidiyorum
S-tamam

Z-ela biz geldik nerdesin
B-odasındadır belki
H-odasında yok
E-burdayım
Z-ela ne yapıyorsun sen
K-ela bunlar ne
E-yemek görmüyormusun
ZEY-onu görüyoruz
Z-neden bu kadar çok yaptın
E-sevgilimden ayrıldım moralim çok bozuk ve ne yapacağımı bilemedim
Z-canım sakin ol
B-burda kaç çeşit yemek var
K-sayabildiğim kadarıyla 9
E-yemeğe arslan bey jülide ve gizem hanımı çağırdım
H-ne
E-canım istedi ben üzerimi değişmeye gidiyorum zenan sende suat beyi çağır

Z-alo suat
S-canım ela nasıl
Z-çok kötü 10 çeşit yemek yapmış sonrada jülide gizem ve arslanı çağırmış
S-ne alaka
Z-morali bozuk ya seni aramamı istedi yemeğe sende gelmeliymişsin
S-tamam
Z-leventle konuşup birşeyler ayarlayın ben ona söylemedim
S-tamam canım levent yanımda şimdi konuşurum görüşürüz
L-ne oldu
S-10 çeşit yemek yapmış sonrada arslanı gizemi ve jülideyi yemeğe çağırmış
L-benim yüzümden
S-evet senin yüzünden
L-saol be moralimi çok düzelttin
S-hak edene hakkını vermek lazım
L-suattt
S-ne yapıcaz sen onu düşün
L-aklımda birşey var

K-bende masayı hazırlıcam
B-kapı zenan kapıya bak
Z-hasan kapıya bak
H-zeynep kapıya bak
ZEY-kader kapıya bak
K-burak kapıya bak
B-aman iyibe yine bana döndü ... arslan bey hoşgeldiniz
A-hoşbulduk
B-girsenize
E-arslan bey hoşgeldiniz
A-hoşbulduk ela
E-otursanıza
B-kapı....ben bakarım
Z-aferin
B-jülide hanım hoşgeldniz
J-hoşbulduk
E-bu kez ben bakarım.....hoşgeldiniz
G-hoşbulduk
S-gizemle kapıda karşılaştık
E-buyrun geçin
Z-hoşgeldin gizem canım hoşgeldin
S-hoşbulduk
E-herkez geldiğine göre yemeğe oturabiliriz
Z-buyrun(masaya otururlar)
E-yemekler nasıl olmuş
A-harika uzun zamandır böyle güzel ev yemekleri yememiştim
G-çok güzel olmuş ellerine sağlık
E-afiyet olsun
Z-burak kapııı
B-kalk bak
Z-burak
B-ya ben kapıcıımıyım
Z-burak kapıya bak
B-iyi be tamam....aaa levent bey
L-şii
B-içeri geçin
E-kim gelmiş
L-ben geldim
E-sizi çağırdığımı hatırlamıyorum levent bey
L-siz çağırmadınız ela hanım
E-kim çağırdı peki
L-suat
E-(suata bakar)suat
S-ben çağırmadım aslında çağırdımda çağırmadım arslan çağırdı
A-benmi
S-evet
A-aslında ben dedim gizem ama çok ısrar etti
G-bende jülideye dedim ama leventsiz olmaz dedi
J-çok dedim buraka ama dinletemedim ki illa çağıralım dedi
B-benmi ben şey dedim dedim ama kime dedim hah buldum dedim zeynepe gel yapma etme ama dinlemedi
ZEY-bende kadere dedim ama dinletemedim
K-ya zeynep neden böyle yapıyorsun hasan ısrar etti bize
H-hayda ama bana da burak çok ısrar etti
B-hoppala yine geldik bana ela ben dedim bunlara yapmayın etmeyin dedim başta hiç birine söz dinletemedim ela sizi öldürür dedim ama dinlemediler hatta ela bizi evden kovar dedim ama yok sakalım yokki lafım dinlensiz hepsi bu zenanın suçu o çağırdı
L-yeter ama beni kimse çağırmadı ben kendim geldim
E-iyi halt...neyse
L-yemekler çok güzel gözüküyor
E-siz artık gidebilirmisin
Z-levent gel otur
E-zenan
Z-hiç bakma öyle(yemekler yenmiş herkez kahvesini içiyordu)

L-ela
E-.....
L-sana söylemem gereken birşey var
E-seni dinlemek istemiyorum
L-dinlemek zorundasın şeyda hamile değil
E-buna inanmamı bekleme
J-onu ben muayine ettim ela gerçekten şeyda hamile değil
E-bu hiç birşeyi değiştirmez
L-ela ...canım yapma böyle
E-neyi değiştirir şeydanın hamile olmaması neyi değiştirir benim sana olan güvenimi pardon kaybettiğim güvenimi yerine getiririmi
L-ela bana yeniden güvenmen için elimden geleni yaparım
E-sana sordum hayatımda senden önce kimse olmadı dedin
L-ela
E-sana güvenemem levent neyse bu toplumda konuşulacak birşey değil
L-öylemi(levent yerinden kalkar ve elanın yanına gider elanın elinden tutup onuda kaldır)
E-ne yapıyorsun sen bırak elimi
L-gidiyoruz
E-nereye ben seninle hiç bir yere gitmem
L-öylemi(levent elayı omzuna alır)
E-ya indir beni delimisin sen
L-sen susarmısın biraz
E-hemen beni indir
L-neyse size iyi oturmalr
A-görüşürüz
L-iyi gecelr
B-sizede sizede(levent ve ela çıkar)

E-ya indir beni
L-indirdim işte ne var
E-ben gidiyorum(levent elayı zorla arabaya bindirdi)nereye gidiyoruz
L-seninle yalnız kalıcamız bir yere
E-ben seninle yalnız kalmak istemiyorum
L-tabi eminim öyledir
E-offf




.....beğenmeniz dileğiyle diyorum ve yorum istiyorum
.....levent elayı nereye götürüyor
....ela leventi affedicekmi

bu çocuk doktoru arda karhan
http://www.dizifilm.com/galeri/displayimage.php?album=323&pos=17

şeyda tuna
http://img148.imageshack.us/img148/2889/adszjn3.png

havin+10baran
02-06-08, 20:35
BÖLÜM 65 :

Iste yeni bir gün basliyordu..herkes hastahanede uyuyordu
T : canim
F : günaydin melegim
T : günaydin…(dedi ayaga kalkti bebeklerinin yanina gitti)
F : ayni senler
T : abartma askim cok kücükler daha hic kimseye benzemiyorlar
F : hayir askima benziyorlar
T : cok tatlilar
F : ayni senin gibi
T : ayni babasina beziyor
F : ayni annesi
T : seni seviyorum
F : seni cok seviyorum
Z : canim
S : söyle güzelim
Z : seni seviyorum
S : bende seni seviyorum birtanem
Z : hadi tugcenin yanina gidelim
S : tamam canim
Z: hadi(dedi yukari ciktilar)
L: canim
E: iyiyim
L: sevindim canim
E: kizimizi görmek istiyorum
L: annem getirecek bugün
E: hihi
L: ne yiyelim askim??
E: hic bir sey canim istemiyor
L: aa olmaz ama yemen gerek
E: istemiyorum levent
L: askim
E: canim yaniyor anlamiyormusun??
L: anliyorum hayatim inan anliyorum
E: özür dilerim
L: asil ben özür dilerim seni dinlememeliydim
E: siii bosver unut gitsin(dedi kocasina sarildi)
T: ela nasil??
Z: iyi canim simdi uyandi yaninda levent var o yüzen de yukari ciktik
T : iyi yaptiniz
S : siz nasilsiniz ??
F : iyiyiz suat amcasi
Z : sunlara bak askim ya
S : cok tatlilar
Z: ayni tugce
T: yok canim sizde daha cok deyisecek
Z : tabiki deyisecek canim benim…
S : isimleri ne olucak ??
F: hic düsünmedik
T: evet ya
Z: en önemli seyi atlamissiniz
F. evet ya..
T: elayida alalim beraber koyalim isimlerini
Z: yok canim ne gerek var
T : onlarinda yanimda olmalarini istiyorum
S : peki madem(dedi suat assagiya indi)
S: günaydin
E: günaydin
S: nasilsin canim??
E: iyiyim suat sen?tugceler nasil??
S: iyiyler canim merak etme
E: cok sevindim
S: bebislere isim koyucazda sizide istiyorlar yanlarina
E: hadi hemen gidiyoruz(dedi yavasca kalkti ve yukari ciktilar)
T: canim
E: iyiyim birtanem(dedi tugcenin yataginin yanina gitti)
T: birtanem(dedi arkadasina sikica sarildi)
E: sii aglama…
T: canim
E: tamam birtanem gecti…
T: melegim benim
E: asil sizsiniz benim meleklerim(Dedi üc kiz arkadas dost birbirlerine sarildilar)
Z: aa aglatmayin benide simdi
E: tamam canim aglanicak bir sey yok
T: ee hadi bakalim bebislerime isim koyucaz
F: evet hadi bakalim herkes istedigi ismi söylesin yaziyorum
T: beste,handan,müge himm baska??
F: devam edelim aklina gelirse söylersin
T: tamam askim
F: eevt ela
E: yasemin,nehir,tugba
F: tamam zenan
Z: rana,sanem,pelin
F: tamam bizde oglum icin secelim bari
T: evet
F: ben basliyorum baha,atilla,ayaz,eser,kerem,tuna
L: ben devam ediyorum..uygar,yasin,yüce,gökhan
S: firat,ali,gökalp,emir
T: hepsi cok güzel
F: bencede
E: kizimizin kini beyler oglumuzun kinide biz secelim ozaman
T: süper fikir
F: tamam gelin beyler(dedi kizlar yatagin basinda beyler ise fatihin yaninda toplandilar..bir kac dakika gecti)
T: biz haziriz
F: bizde
T&F: önce sen
T: hayir önce sen
F: peki kerem
T: kizimizda pelin
S: cok güzel kerem ve pelin
T: süper…kizim(dedi pelini kucagina aldi)
E: oglusumuda bana verin bakiyim(dedi levent keremi elaya verdi)
E: teyzecim hosgeldiniz birtanem..burasi dünya birtanem burda öyle cok sey yasiycaksinizki hayattan bikicaksiniz ama siz bikmayin olurmu??biz burdayiz size cok ama cok iyi bakicaz..(dedi hepsinin gözünden bir damla yas akti)
L: aa kesin bakakiyim bu duygusalligi ne bu böyle???bakin iki tane cok tatli bebek dünyaya geldi ve hepimiz cok mutlu olmamiz gerek
T: evet
E: iste böyle gülün bakalim(Dedi gülüstüler)
C: anye
E: annecim(dedi kizina sarildi)
C: hu yim??
E: bu kerem tugce teyzenin oglu buda pelin tugce teyzenin kizi
C: cok yatli
L. evet kizim
C: benye istiyoyum
Z: ne istiyorsun cimcimem?
C: kaydes
S : oy oy oy yerim ben seni bak iste iki tane kardesin oldu birde abin var
C : oysun
Z : hadi gel biz cikolata alalim
C : oyeyyyy(Dedi zenan cigdemle birlikte cikolarta alamaya indi assagiya)
T : siii yapma ama
E : tamam iyiyim ben
L: canim
E: iyiyim dedim..babasi al bakalim oglunu kucagina
F: ver teyzesi
E: kolunu basinin altina koy
F: böylemi??
E: iste böyle
F: oldumu??
E: oldu
F: cok güzel bir duygu
L: hemde cok
E: muhtesem bir duygu
DOKTOR: girebilirmiyim??
T: tabi buyrun
DOKTOR: nasilsiniz tugce hanim??
T: cok iyiyim
DOKTOR: cok sevindim
F: ne zaman taburcu olucaz??
DOKTOR: hemen olabilirsiniz
T: hemen cikalim ozaman evime gitmek istiyorum
F: tamam canim
DOKTOR: ben cikis islemlerinizi baslattim
F: cok tskler
DOKTOR: sorun deyil(dedi odadan cikti)
S: ee hadi siz hazirlanin bizde islemleri halledelim(dedi beyler islemleri halleti bayanlarda tugcenin toparlanmasina yardim etti)
E: iste artik cikabiliriz
T: evet sonunda
L: elacim bizde cikiyoruz canim
E: tamam canim
L: hadi gidelim artiK(Dedi ve hepsi hastahaneden ciktilar..tugce ve fatih evlerine gittiler ayni seyi diyerleride yapti…)

Kizlar morelim cok ama cokkkk bozuk bu yüzden pek iyi bir bölüm olmadi ama ins yarin telafi edicemmm…. Iyi yada kötü yorumlarinizin hepsine acigim…

mirank
02-06-08, 20:50
Evlere Şenlik Düğünümüz Var!!


================= ERTESİ GÜN ================

DERYANIN EVİ..

(Kızlar deli gibi koşturuyorlardı evde! Hazırlıklar tamam sayılırdı!)

FONDA..

Göründü yolda inan bir anda
Sardı beni hali
Hep aynı yerden aynı saatte geçiyor
Akşam vakti..

Aklım kaldı yolunda
uykularımda onunla
Karalıyım en sonunda gelecez
Alacaz Vallahi!!

Evlere şenlik kızınız var
Bizimde onda gözümüz var
Belki birazda nazınız var
Almaya gelecez Vallahi!!!
şansınız
Yok Billahi!!!

Ne zorda olsa tanıştık işte
anlattım halimi
Evet deyince divan kuruldu
Babam dedi al bari

Aklım kaldı yolunda
uykularımda onunla
Kararlıyım en sonunda gelecez
Alacaz Vallahi!!

Evlere şenlik kızınız var
Bizimde onda gözümüz var
Belki birazda nazınız var
Almaya gelecez Vallahi!!!
şansınız
Yok Billahi!!!

(Ve kapı çaldı..)



D- Geldiler!! Gediler!!!
E- Hop hop noluyo??
D- Kapıya bakıcam.
Z- Geç bakiyim sen içeri!!
C- Hiç! İstenicek kıza bak! Fittiri fittiri ortada!
E- Hiç! Gelinsin sen biraz ağır ol!
D- ...... (Gözleriyle karnını gösterdi.)
E/Z/K/C- Hıııı!
C- Biziçerdeyiz! yürü hadi!
E- Hazır mısınız??
K/Z- Evet!
E- Güzel! Açıyorum!

B- Büyük açtın! :img-hyste
E/K/Z/A/S/L/B- Ne??
B- Kırmızı yani!!
E- ?????
B- Bağımlılık yaptı..
H- !!!!!!!
B- Nerdesiniz kızım siz!!
E- Ne var!!
B- Elinin körü var! Evde yoksunuz diye gidiyorduk!!
E- Niye geldiniz??
B- Şeker bitmişte annem bir fincan şeker istedi! :img-hyste
E- Saçma bir soru oldu!
L- Yani!
E- Sen yorum yapma!
B- Sen kazana düştün!!
A/L/S/H- Burakkk!
L- Ben o kazanı..
B- Abi rütük kapatır! :img-hyste
L- Sen ona dua et zaten!
Z- Öff giricekseniz girin be!
A- İçeri alışa bak!
L- Misafir perverlik sıfır!
E- Adamına göre muamele!!
S- Çok bilmişler!
B- Abi gel biz sana başka yerden kız alalım!!
H- !!!!!!!!
B- Anladım ben onu!!

İÇERİSİ..


B- Evde tozlu mu ne??
E/K/C/D- ???????
Z- Ne??
E- Yine kaytardın dimi??
Z- Ya napiyim çok sıkıcı bir iş!!
S- .....
Z- Gülme!!!
B- Kızımız bu mu??
D- Beğenemedin mi???
B- Yooo! Biraz kilolu mu ne??
E- Hamile olabilir mi??
B- Aaa sende herşeye bir cevap! Kız almaya geldik! İncelicez tabi!
S- (Ağzını kapalı çaktırmadan) Abartma!!
H- Oğlum seni bir incelicez!!!
(Ela yaslandığı yerden doğruldu. Dirseklerini dizlerinin üzerine koydu. Burağa doğru yaklaştı..)
E- Siz sticeksinizde bakalım biz verice miyiz!!!
(Hepsi birbirine baktı!)
B- Tırstım!
H- İyi halt ettin!
S- uzatma!
L- Damarına basma karışmam!
A- Çok kötü bakıyorlar zaten!!
L- Ela!! Asıl terörü o estiriyor!!

E- Eeeee!! Kim istiyor kızı??
L/B/S/A/- O!!!
L/B/S/A- Ne???
H- Abi saçmalamayın ya! Pas atıp durucağınıza istesenize!!
A- Sıkıysa sen istesene!!
D- Ben kahveleri yapiyim!
E- Derya!
D- Efendim!!
E- ........
D- ?????
E- !!!!!!
D- Offff!!!
C- Anlaşılan çok eğlenicez!!
A- Ela bir işaret aktı ya anlamadım!!!
E- Eee kim istiyor dedim!!
H- (Tırsık) Ama sen böyle sorunca..
Z- Nasıl!!!
H- İşte böyle!
B- Yani cadı gibi!!
K- Ne!!!
A- Sus sen!
C- İsticekseniz isteyin!!!
B- Ne?? Daha demin sus diyordunuz!! Banane ya!! İşin en pis kısmı hep bana kalıyor! :img-hyste
K- Öylemiii!
E- Yani Deryayı istemek senin için pis bir ksım!
C- Terbiyesizzz!!!
Z- İstiyor musunuz istemiyor musunuz??
H- İstiyoruz!! Yani Leventtt!!!
L- Ali!!!
A- Suattt!!!
S- Buraakkk!!
B- Banane ya!!
H- Ne demek banane! Biz buraya kız istemeye gelmedik mi??
B- Yooo!
A- Sen niye geldin o zaman??
B- Ben???
L- Senn??
B- Ben şeyyy..
S- Neyy!!
B- Ben hıh ben kahve içmeye geldim!
Hepsi- Kahve mi??
B- Hıı! Bayılırım ben tuzlu kahveye!!
A- Miğdesiz!!

C- Ya siz isteyene kadar kız doğurucak!
H- Yani!!
B- Tamam! O doğursun biz kısı alır gideriz!!
Kızlar- Ne!!
H- !!!!!! (Eliyle anlına vurdu)
B- Hıı olmadı! Tamam Deryayı alıp gideriz!
Kızlar- Ne!!!
B- Buda olmadı! İkisini alsak indirim yapar mısnız??
Kızlar- !!!!!!!
H- Ne diyo ya bu!!
B- Fiş almasak?? :img-hyste
H- Burraakk!!
B- Beğenmiyorsan kendin iste!! Hem kendi işini kendin görsene!!!
A- Sen sussana!
B- Bir karar verin ama!!
S- Sus!!
B- Emin misiniz??
L- Burak sus!!
B- Bak susuyorum!!
H- Sus ulan!!!
B- Susarsam bir daha konuşmam ama!!
A/L/S/H- Sus!!!!!!

L- Ya Allah'ın emri Peygamber'in kavliyle kızınız Deryayı oğlumuz Hasana istiyoruz!!!
H- Oh be!!
Kızlar- Hıımm!!
E- Kahvelerimizi içelimde öyle konuşalım!!

(Derya önce kızlara verdi kahvelerini sonrada beylere. Kızlar merakla bakıyorlardı!
Beyler birer yudum alıp aynı anda püskürttüler!!)

Beyler- Iyyyy!!
H- Tuzlu bu!
A- Seninki yine tuzlu benim ki ekşi!!
S- Benimde!
L/B- Acıı!!
K- Canıma deysin!
B- Gıcık!!
L- Hainler!!!
E- Az bile!!
H- Derya??
D- Ben emir kuluyum!!
Kızlar- ????
D- Ama sende hakettin!!
E- Evet beyler kızı veririz ama o kahveleri bir dikişte içerseniz!!
H- Hadi gidelim!!
D- Hasan??
H- Şaka aşkım şaka!! (Hasan kahveyi bir yudumda içti!)
D- Aşkımmm!!

(Suatla Ali de Hasanı izledi.)

Z/C- Güzel!
A- Tepkiye bak! Sadece güzel!
S- Onada şükret!!

E- Levent Bey??
L- Bir şartla!
E- Neymiş o??
L- Bu gece evimde ve odamda yatıcam!
E- Tamam!!
L- (Leventte dikti.) Senin elinden zehir olsa içerim demiştim!
E- Gıcık!!!
K- Burak??
B- Beni mağruz görün!!
K- Aaa hani sende benim elimden zehir olsa içerdin hani bana o kadar aşıktın!!
B- Demek ki evlilik aşkı öldürüyormuş!! :img-hyste
K- Ne??
B- Şaka canım şaka! Bak ben içtim bile!!
A- Hangi ara be??
B- Çaktırma saksıya döktüm!!
Kızlar- Ne??
B- Yani tam zamanında sustunuz!!
K- BuraakkK!!
B- Ama aşkım çok kötüydüüüü!!! :img-hyste
Hepsi- Ooooffff!!!
B- Ne???


========== 10 DAKİKA SONRA =============


B- Ya banane ya!!
H- Ye şunu!!!
B- Bir kase pulbiber! Sıkıysa sen ye!!!
K- Kendin kaşındın!!
B- Bağsur olmasam bari!

H- Eee veriyor musunuz??
E- Kızlar?? Hımmm!
A- Karar anı!
E- Tamam verdik gitti!!!
Beyler- Oh be!!
B- Yandım beeee!!!!
Hepsi- (Gülmeye başladılar) Beter ol!!!!! :img-hyste



================== GECE ================


ELA VE LEVENTİN EVİ..
YATAK ODASI..

L- Aşkımmm!
E- Hıı!!
L- Ben geldim!
E- Napiyim??
L- Çok özledim!
E- Geldin işte!!
L- Ama senide özledimmm!!
E- Levenntt!!
L- Efendimmm!!
E- Bana bunu yapma!
L- Neyi??
E- Sana kzıgınken bana şöyle bakma!
L- İşe yarıyor ama!!
E- Pis!!!
L- Mis gibi kokuyorsun!
E- Yaaa!!
L- Gel bakiyim sen!
E- Gıcık!
L- Kokunu bile özlemişim!!
E- Yalancı!
L- Seni seviyorum!!
E- Bende!!
Y- Innngggaaaaa!!!!
E- Acıktı!
L- Yani yamanlaman süper Yağmur!!!
E- Levent dur!!
L- Sustu!
E- Yine ağlar!
L- Gazı vardır onun!
E- Levennttt!!
L- Gel hadiii!!
E- Seninle napıcam ben???
L- Söyliyim mi??
E- Muzur!!
L- Ama beni seviyorsun!
E- Mağlesef!!!

Gerisi +18 :img-wink:


=============== ERTESİ SABAH ===============

Y- Innnggggaaaa!!!
E- (Aşağıdan seslendi) Levennttt!!
L- Nee!!
E- Yağmura bakar mısın??
L- Ela napiyim ben emziriyim mi??
E- Karnı tok kocacım! Altı değişicek!!
L- Olamaz!! (Levent Yağmuru kucağına aldı)
Y- Guuu aguuu!!
E- Napıyo??
L- Gülücükler atıyor!! Sevindin mi babacım sen?? İlgi mi istiyorsun??
Y- Guu!!

(Elada yanlarına geldi. Levent yatağınüzerinde oturuyordu. Yağmur kucağındaydı. Elada yatağı çıkıp
ellerini Leventin omuzuna koydu. Ordan Yağmura baktı. Çok güze bir fotoraf oluşturdular..:img-in_lo)


HASTAHANE..

B- Karnımmmm!!
A- Beter ol!!
S- Uyanık ya!
H- Biz çıkıyoruz!
C- Nereye??
D- Düğün hazırlığına!
H- Biz bize olucaz!
B- Mekanı ben hallettim. Ahhh!!!
D- Neresi??
B- Süpriz!!
A- Çok tatlılar dimi??
c- Evet canım!
S- Canım??
K- Hayatım iyi misin??
B- Hayır!!
Z- hayatım??
B- Biz düngece barıştık!
A- Bizde!
K- Kıyamadım!
C- Bende!
S- Bizdebarışalım mı???
Z- .....
S- ??????
Z- Gel buraya!!!
L- Ben geldim!
Z- Ela nerde??
L- Babasını görmeye gitti!!


BAKIM EVİ..


http://img183.imageshack.us/img183/5198/showtvdecember03202205med2.jpg


E- Baba??
N- Siz kimsiniz??
E- Baba benim!!
N- Gözleriniz karıma benziyor! Nazenine!!
E- Sizin kızınızım ben! İkinizin!!
N- Ama gitti o! Gitti..
E- Baba benim ben!! Elaa!!
N- Ela!! Küçük kızım!! Evde korkmuşurdur o?? Ama Melahat Hanım yanında!
E- Baba!!
N- Akşam ona söz verdim! Gidip ona en çok sevdiği masalı anlatıcam!
E- Masal??
N- En çok sevdiği masal! Pamuk prenses ve yedi cüceler! Ela ona baıylır! Hem bir sürü arkadaşı var diye hemde
prenses herşeyin sonunda mutlu olup kötülerin hepsi öldüğü için!!!
E- Unutmamışsın!!
N- İnsan hiç kızını unutur mu??
E- Baba!!!
N- Ela!! Kızım!!!
E- Babacım!!
N- Kocan nerde??
E- Kim??
N- Levent miydi??
E- Hı hı!! Baba torunun var! Yağmur!! Beş aylık! Gözleri sana benziyor!!
N- Elamm! Benim küçük Elam! Anne oldun demek!
E- Oldum baba!!
N- Minik kızım benim!!!

(Ela başını babasının dizlerine koydu.. Nihatta onun saçlarını okşadı..
Ela babasından hiç ayrılmak istemiyordu..)

N- Bir varmışş bir yokmuş.. Ülkenin birinde pamuk prensens adında güzel mi güzel bir prenses varmış..

(Ela artık gözlerinden akan yaşları tutamıyordu..)

FONDA..

Bana bir masal anlat bana,
icinde tüm oyunlarim,
kurt'la kuzu olsun
seker'le bal.

Baba bir masla anlat bana,
icinde deniz ve baliklar
yagmur'la kar olsun,
günes'le ay.

Anlatirken tut elimi
uykuya dalip gitsem bile
birakip gitme sakin beni

Anlatirken tut elimi
uykuya dalip gitsem bile
birakip gitme sakin beni

Bana bir masal anlat baba
icinde tüm sevdiklerim,
icinde istanbul olsun.

Bana bir masal anlat baba
icinde tüm oyunlarim,
kurt'la kuzu olsun,
seker'le bal.

Anlatirken tut elimi
uykuya dalip gitsem bile
birakip gitme sakin beni

Anlatirken tut elimi
uykuya dalip gitsem bile
birakip gitme sakin beni

Baba bir masal anlat bana
icinde tüm sevdiklerim,
icinde istanbul olsun...:img-cray:

=================== AKŞAM ===================

ELA VE LEVENTİN EVİ..

D- Ela nolur gül artık bugün kına gecem benim!
E- haklısın canım afedersin!!
C- Bizimkiler nerde??
K- Bilmem! Burak kınaya gelemyi çok istedi ama izin vermeyince çok bozuldu!
C/D- Aynen!
E- Levent sadece merak ettiğini söyledi!
Z- Suatta!
C- Neyse!! Kızlaarrr! Başlıyalım mı??
E/D/K/Z- Başlıyalımmm!!!!


164. Bölüm Sonu..:img-wink:

- Kınada neler olacak??
- Beyler kınaya katıla bilecekler mi??
- Nasıl bir yol bulacaklar??
- Düğünde neler olacak??
- Burağın bulduğu yer nasıl bir yer??

Not= Kötü bir günden sonra kendimi zorlayarak yazdım. Kıymetimi bilin...

sman07
02-06-08, 21:23
4.bölüm

ıs Cıkısı

Zenan: Senın Ne ısın Var Burda
Ela: Noluyor Zenan
Zenan: Berk Ne ısın Var Burda
Ela: Berk Kım Zenan
Berk: Slm Zenan Tanıdıgına Sevındım
Zenan: Ben Sana Benı Bır Daha Arama Demedım Mı
Berk: Ben Senı Bı Zıyaret Edeyım Dedım Duydum Kı ülkenın En ünlü Cerrahıyla Berabermıssın
Zenan: Sanane Gıdermısın Burdan
Ela: Noluyor Yaaa
Zenan: Sana Ben Kac Kere Dedım Benı Arama Gelme Dıye
Berk: Dayanamadım Hasretıne
Zenan: Gıdermısın Lütfen
Berk: Tamam Bugün Gıdıyorum Ama Yıne Gelıcem Zenan
Zenan: Hayır
Berk: Görüsürüz
Ela: Kım Bu Yaa
Zenan: Bosver

Zenan Elaya Acıklamak ıstemez Oysa Kı Berk Zenanın Eskı Sevgılısıdır. Suatın Duymasından Endıselenen Zenan Ne Yapacagını Bılmez Cünkü Her An Zenanın Sırrı Ortaya Cıkabılır.
Sabah Oldu Ve Asıstanlar Yıne ıs Basındadadır. Elanın Merak Ettıgı Ablasını Tekrar Görebılcek Mı Dıye.

Soyunma Odası

Burak: Ela Ablan Gerı Döndü Mü
Ela: Neden Sordun
Burak: Yoo Merak Ettım
Ela: Hmm
Zeynep: Günaydın Arkadaslar
Herkes: Günaydın
Zeynep: Ela Dün Gece ılanını Gördüm Ev Arkadası Lazımmıs Sana
Ela: Evet
Zeynep: Benımde Bı Ayrı Eve Cıkmam Lazım
Ela: Olur Anlasırsak Bende Kalabılırsın
Zeynep: Cıddı Mı
Ela: Evet
Zeynep: Pekıı Bu Aksam Gelebılırmıyım
Ela: Tabıı Kı De 2 Hafta Deneyelım Anlasırsak Her Zaman Kalabılırsın
Zeynep: Pekı Kıra Ne Olucak
Ela: Annemın Evınde Kalıyorum
Zeynep: Anladım
Ela: Sadece Ev Masrafları Elektrık Su Vs. öyle Seyler
Zeynep: Tamam

ıcerıye Hasan Gırer.

Hasan: Günaydın
Herkes: Günaydın

Sadece Zeynep Günaydın Dememıstır. Hasanın ılgısızlıgı Zeynebı Cıldırtır. (3.bölüm)

Hasan: Oo Zeynep Hanım Bı Sız Günaydın Demedınız
Zeynep: Sıze Ne
Ela: Bu Arada Zenan Nerde
Burak: Sevgılısının Yanında Olmasın
Ela: Tamam Tamam
Fıkret: Evet Arkadaslar Zeynep Ve Hasan Levent Beyın Yanına Ela Sen Suat Beye Burak Acıle Eee Zenan Hanım Nerde
Zenan: Geldım Hocam
Fıkret: Ooo Zenan Hanım Sabah Serıflerınız Hayırlı Olsun
Zenan: Kusura Bakmayın Hocam Gec Kaldım
Fıkret: Zaten Dosyaların Gözü Yolda Kaldı
Zenan: Yıne Mı
Fıkret: Söylenme Herkes ısıne

Ela Suat Beyın Yanındadır.

Suat: Ela Sen Zenanın Hakkında Ne Bılıyorsun
Ela: Vallah Hocam Tanısalı 1 Hafta Oldu Pek Bı Sey Bılmıyorum
Suat: Hmm Tamam Hadı Bakalım 2269 Odalı Hastanın Yanına Gıdelım
Ela: Pekıı

2269 Odalı Hastanın Akcırger Kanserıdır Ve Amelıyatı Kabul Etmez.

Suat: Fuat Bey Günaydın
Fuat: Günaydın Doktor
Suat: Ela Hastanın öyküsünü Anlatırmısın
Ela: Fuat Bey 47 Yasında Hastanemıze 1 Sene önce Akcıger Kanserı Tanısı Konulurak Basvurmustu Kendısının Sag Kenarında Agrıyla Dün Gece Hastanemıze Alınmıstır
Suat: Büyük ıhtımalle Kanser Yayılmaya Basladı
Fuat: Ben Amelıyat Olmak ıstemıyorum Surda Zaten ömrüm Azalmıs
Suat: Ama Ben Sızı Amelıyat Etmek ıstıyorum
Fuat: Hayır
Suat: Pekıı Bunları Kontrollerden Sonra Konusuruz

O Arada Zeynep Halen Hasanla Konusmuyordur.

ögle Yemegınde

Hasan: Zeynep Neden Konusmuyorsun Benımle
Zeynep: Senınle Sevıncımı Paylastım Ben Hıc Oralı Bıle Olmadın
Hasan: Ama
Zeynep: Ne Aması Sen Hıc Etrafına Bakmıyorsun
Hasan: Ne Anlama Gelıyor Sımdı Bu
Zeynep: Neyse

O Arada Burak Gelır.

Burak: Oo Yıne Mı Kavga Edıyorsunuz
Hasan: Yok Yaaa
Burak: Hadı Hadı ıkınızınde Gözünden Anlarım Ben ıkınızde Bırınıze Asıksınız
Zeynep: Ne Askı Yaa
Hasan: Evet Ama

Cafeteryaya Ela Ve Zenan Gelır.

Ela: O Kımdı
Zenan: Kım Kım
Ela: Dün Aksamkı
Zenan: Eskı Bı Arkadaslar
Ela: Heee Bu Arada Suat Senı Bana Sordu
Zenan: Neden Kı
Ela: Bılmem

Zenanın Endısesı Daha Da Büyümüstür. Kendı Kendıne Soruyordur Yaa Berk Suatın Yanına Gıderse Ne Yaparım Dıye.

Cafeteryaya Levent Gırer.

Levent: Ela Gelsene Bı Dakıka
Ela: Ne Oldu Levent
Levent: Aksam Yemek Yıyelımmı
Ela: Olur

Fıkret Acılde Yaralılara Bakarken Acıle Haldun Bey Gelır.

Haldun: Fıkret Hanım Nasılsınız
Fıkret: ıyıyız Efendım
Haldun: Konusalımmı Bıraz
Fıkret: Tabıı Kı

Bahceye Cıkarlar

Haldun: Fıkret Sen Sımdı Bı Aksam Yemegı Ayarlıyorsun
Fıkret: Neden Hocam
Haldun: Kaynasa Bılmek ıcın
Fıkret: Pekıı

Aksam Olmustur Mesaı Bıtmıstı. Ela Ve Levent Aksam Yemegınde Bulusmuslardır.

Aksam Yemegı

Levent: Ela Senı Sevıyorum
Ela: Bende Senı Askım
Levent: Ne ıstıyorum Bılıyormusun
Ela: Ne ıstıyorsun
Levent: Senı Senınle Evlenıp Cocuklarımız Olsun
Ela: ınsallah Askım
Levent: Tam Yerı Geldı
Ela: Neyın
Levent: Ela
Ela: Efendım
Levent: Kezme Lafımı
Ela: Olur
Levent: Ela Benımle Benımle Evlenır Mısın
Ela: Senınle Levent Senınle Evlenırım

Levent Cebınden Yüzügü Cıkarır Ve Elanın Parmagına Takar. O Arada Zenan Suatın Yanına Gıder. Suatın Zenana Sürprızı Vardır.

Suatın Kapısında

Zenan: Yavas Yavas ıyıcene Suatı Kendıme Cekmeye Basladım Bakalım Sürprızı Ne

ıcerıye Gırer

Suat: Gel Zenan
Zenan: Noldu Askım
Suat: Sana Bır Sürprızım Var
Zenan: Ne Acaba Merak Ettım
Suat: Sana Cocukluk Arkadasım Berkı Tanıstırmak ıstıyorum
Zenan: Berk Mı

Zenan Arkasını Döner Ve Berkı Görür.

Zenan: Berk
Berk. Merhaba Zenan
Zenan: Olamaz

4.bölüm Sonu

Zenan Ne Yapıcak?
Berk Acaba Suata Anlatacak Mı Arasında Gecen Olayları?
Ela Ve Levent Mutlu Olucaklar Mı?
Zeynep Ve Hasana Neler Olucak?
2269 Nolu Odada Kı Hasta Acaba Amelıyatı Kabul Edıcek Mı?
Ela Yı Ne Beklıyor?

Hepsı Ve Daha Fazlazı Sezon Fınalınden 1 Adım önce Yanı 5.bölümde

dizicibonus
03-06-08, 16:31
-------------------------------------------------------------------------

1 ay sonra;

------------------------------------------------------------------------

Ö:Ee Ela hazır kızlar olarak bir aradayken nasıl gidiyor?
E:Aslında pek de iyi gittiğini söyleyemem..
K:Ne?
Z:Neden ki?
Zey:Bi durun da anlatsın.
E:Levent..Bana geçen günlerde dedi ki...Evliliğimizi iyi gitmiyorken hamilesin ..Sürekli kavga ediyoruz nereden çıktı tarzında laflar etti..
Ö: Sanki çocuğu tek başına yaptın...
E:Evet,bir an o hisse kapıldım ve aynen söyledim bunu.
Z:Hıh,helal olsun.
Zey:Ne dedi böyle deyince?
E:Hiçbi şey demedi.Gitti.
K:Gitti mi?
E: Dışarı gitti.
Ö: Daha önce hiç evlenmedim ama ilişkiler evlenmezsen daha iyi gidiyor gibi..
Z:Aslında galiba evet.Yani Suatla evlenmeden önce daha çok vakit geçiriyorduk,küstüğümde falan süpriz yapıyordu.Şimdi eve git yat uyu.
E:Ve bir şey düşündüm..Keşke evlenmeseydim..
K:Öyle de deme ela,siz severek evlendiniz bence yakında düzelir birden çocuk olunca şaşırmıştır,o kadar
Ö:Bence de.
E:Hadi bakalım biraz bekliyim.

-------------------------------------------------------------------------

S:Levent bunları ona söylemiş olamazsın!
A:Yapma Levent kız hamile!
L:Ya bilmiyorum...Söyledim işte...
A:Kadınlar hamileyken daha duygusal olur bilmem biliyo muydun?!
S:Çok üstüne gitmişsin.
L:Ama böyle düşünüyorum ve düşündüğüm şeyi söyledim.
A:Levent ben de düşündüğüm şeyi söyleyeyim mi?
L:Söyle bakalım.
A:Biraz kafanda var mı?
S:Arslana katılıyorum.Ela tek başına mı yaptı çocuğu?
L:Niye herkes bu lafı söylüyor?
B:Çünkü doğru.
L:Sen nerden çıktın?Ah,pardon seni de çağırmıştım.Hasan nerde?
B: Onun işi çıktı.Levent,deminden beri kapıdayım ve Suata ve Arslana katılıyorum.
L:Tamam sizle konuşulmaz...(Gider)
A:Konuşulmazmış pöh!

-------------------------------------------------------------------------

Ö:Alo?
?:Özgün hanımla görüşüyorum değil mi?
Ö:Evet.
?: (Bir şeyler anlatır)
Ö:Rimel reklamı mı?
?:Evet.
Ö:Afedersiniz ama beni nerede gördünüz de..
?:Sinan beyin telefonundan resminizi gördüm ve adınızı sordum.Ve numaranızı buldum.Muhteşem gözleriniz var.
Ö:Teşekkür ederim ama ben doktorum ve sanırım ünlü birini seçseniz daha iyi olur.
?:Hemen reddetmeyin bir görüşelim.
Ö:Tamam.
?:Adresi veriyorum.

(Telefonu kapar)

A:Rimel reklamı ha?
Ö:Ne zamandan beri oradasın?
A:Telefonu açtığından beri.
Ö:Bilmem beni Sinanın telefonunda görmüş ve aramış..
A:Aslında haklı.Bu zamana kadar reklamcı olsam kesin seni oynatırdım.
Ö:Öf Arslan kafayı mı yedin?

----------------------------------------------------------------------

Ela evde bş boş oturuyordu saat 10 falandı.Zeyneple birlikte televizyon izliyordu.

E:Zeynep kapıya bakar mısın?
Zey:Tabi.(Delikten bakar)Ela ,Levent bey konuşmak istiyor musun?
E:Tabiki hayır.

Zeynep kapıyı açar.

L:Merhaba zeynep ela evde mi?
Zey:Seni görmek istemiyor.
L:Ama Zeynep çok önemli olduğunu..
Zey:İstemiyor(Kapıyı yüzüne kapar.)
E:Bravo harikaydın!
Zey:Teşekkür ederim.Acıktın mı bir şeyler yapayım mı?
E:Bir yumurta fena olmaz.
Zey:Tamam hemen yapıyorum.

-------------------------------------------------------------------------

Devamı gelecek.İyi okumalar :)


-----------------------------------------------------------------------

Z:Ela dikkatli yürü lütfen.
E:Ne dikkati yaa bişey olmaz..
K:Sen gene de dikkat et.
B:Zenan sende yok mu bir şeyler?
Z:Nasıl şeyler?
B:İçinde diyorum.
K:Burak!
B: :img-pilot
E:Hadi yemeğe gidelim çok acıktım.
Zey:Ben de hadi gidelim.

-----------------------------------------------------------------------

A:Reklam noldu?
Ö:Kabul etmedim.
A:Neden?
Ö:Arslan bu kadar işimin arasında gidip reklamda mı oynayacağım?Başkasını bulsunlar..
A:Akşam seni bir yere götüreceğim.
Ö:Tamam.

----------------------------------------------------------------------

L:Benden kaçmayı bırakır mısın?
S:Senden kaçmıyorum.
L:Basbayağı kaçıyorsun.Sadece sen değil,herkes kaçıyor!
S:Bağırmayı kes.Kusura bakma ama yaptığın harika bir şey değil.Herkesin bravo Levent arkandayız hamile karını bırak git diyeceğini mi sandın?
L:Ben kötü bişey yapmadım.Sadece...
S:Ela.Ela iyimisin?

Ela bayılmıştı,onu hemen odaya aldılar.

E:Bebeğim..
Ö:Bebeğinin durumu iyi,sadece tansiyonun düşmüş canım
E: Oh...
Ö:Sana hepimiz diyoruz canım kendine dikkat et,iyi yemek ye,iyi uyu.
S:Evet Ela artık iki kişi olduğunu unutma..
L:Ela..
E: Defol git Levent istemediğin bebeğim(m yi vurgular)e iyi bakıyorum merak etme..
L:Ama Ela..
Ö:Levent
L: (ÖZgüne döner)
Ö:Git..

Levent gitti.

Ö:Biz yanına Kaderi bırakıyoruz canım.Arada bir gelip bakarız.
S:Evet.
E:Aslında gerek yok.
K:Siz gidebilirsiniz.

------------------------------------------------------------------------

Akşam Özgün evinde hazırlanıyordu.Zeynep çok yorgundu,yatmıştı.Özgün ona geç geleceğini uyuyabileceğini söyledi.Zeynep yattıktan sonra o da hazırlanmaya koyuldu.Saçlarına fön çekti,üzerine krem rengi askılı elbisesini giydi.Altına en sevdiği bantlı krem rengi ayakkabısını giydi.Makyajını yaptı ve çıktı.Arabasına bindi,Arslanın dediği yere doğru yola çıktı.

Ö:Selam.
A:Selam
Ö:Arslan bugün çok güzel bakıyorsun.
A:Öyle mi?
Ö:Evet.:img-in_lo
A: (Elini ceketinin cebine atarak içinden kırmızı yüzük kutusunu çıkarır)
Ö:Biliyor musun?Ben evlenmek istemiyorum.
A: (Yüzük kutusunu cebine geri koyar ve yüzü asılır)
Ö:Senle alakası yok,asma yüzünü hemen.(Yanağından öper)Baksana,her evlenen ayrılma noktasına geliyor.Ben ayrılacaksak evlenmemeyi tercih ederim.
A: (Bozulmuştur ama belli etmez.)E..evet haklısın...

----------------------------------------------------------------------

Ela uyuyordu.Gün boyu odaya gelmişti Levent,ama her seferinde Ela onu kovuyordu.Bu yüzden Elanın uyumasını bekleyip odaya girdi.Yandaki sandalyeye oturdu.Elini tutmadı,çünkü uyanırsa yine kovulacaktı.Her zamanki gibi hayran hayran Elayı izlemeye başladı.

E: (Sayıklıyordu)Levent..Ben..hamileyim..nE o?Sevinmedin mi yoksa...

Levent kendini hiç bu kadar berbat hissetmemişti.Daha fazla dayanamadı ve dışarı çıktı.

-----------------------------------------------------------------------

Devamı gelecek.

Yorum beklerim :)

havin+10baran
03-06-08, 17:27
BÖLÜM 16:

Iste yeni bir sabah doguyordu bundan sonra herkesi cok zor günler bekliyordu…
EL: günaydin
ED: günaydin canim
Z: günaydin hadi kalkin sofra hazir
EL: sen soframi hazirladin ??
ED: evet
EL: basimiza tas yagicak
ED: bencede
Z: aa hadi ama kalkin
ED: hadi abla
EL: ablami??
ED: ee benden önce dogdun ya ablamsin yani
EL: deli seni(dedi edaya sikica sarildi)
ED: ikinizide cok ama cok seviyorum
EL: bizde seni cok ama cok seviyoruz canim
Z: hadi ama caylar sogudu
ED: geldik(dedi kahvalti masasina oturdular)
EL: ellerine saaglik birtanemmm
Z: afiyet olsun
ED: omlet super
Z: afiyet olsun canimmm
ED: yarinda benden
EL: tamam persembede benden ozaman
ED: olur..beyleride cagiririz yarin
Z: atlaya atlaya gelirler valla
EL: bencede
ED: sonra konusuruz
Z: evet
ED: hadi kalkalim yoksa gec kalicaz
Z: tamam(dedi kalktilar üzerlerini deyiserek hastahanenin yolunu tuttular)
L: günaydin(dedi kapida karsilastilar)
ED: günaydinlastilar
ED: yarin sabah sizi kahvaltiya bekliyoruz
B: kim hazirliyor??
ED: ben..bu sabah zenan hazirlamis
L: oh ne güzel
ED: geliyorsunuz dimi??
L: seve seve
ED: bekliyoruz ozaman
S: tamam
Z: kizlar hadi yoksa fikret öldürecek bizi
EL: hadi(dedi kosar adimlarla üzerlerini deyistirdiler ve fikretin yanina gittiler)
F: bir saniye geciktiniz eda berat beye ela levent beye zenan suat beye
HEPSI: Peki hocam
F: firlayin(dedi hepsi isinin basina koyuldu)
B: gel
ED: bugünki asistaniniz benim berat bey
B: bugün cok güzel gecicek demekki
ED: berat bey
B: utangac sevgilim benim
ED: berat bey hastahanedeyiz
B: umrumda deyil
ED: berat bey
B: ne olursa olsun seni cok ama cok seviyorum
ED: bende seni cok ama cok seviyorum
B: tüm günümü seninle gecirmek istiyorum
ED: olmaz hadii
B: yaa
ED: hadi askim
B: off yaa(dedi islerinin basina koyuldular)
EL: bugünki asistaniniz benim levent bey
L: bugün süper gecicek demekki..(dedi gülümseyerek)
EL: leventttt
L: utanincada ne güzel olurmus benim askimmm
EL:levent yaa
L: siii(dedi elayi belinden tutup Kendine cekti ve onu usulca öpmeye basladi..elada karsilik veriyordu)
EL: siii
L: seni seviyorum
EL: seni cok seviyorum ama isimizin basina dönmeliyiz
L: of ya
EL: oflama askim ya
L: peki peki hadi(dedi islerinin basina koyuldular)
S: evet hadi isimizin basina dönelim
Z: peki suat bey
S: yinemi bey olduk askim ya??
Z: mesayi basladi suat bey
S: az önce askim diyordun
Z: ozaman mesayi baslamamisti ama
S: peki peki seninle kavga etmiycem(dedi islerinin basina koyuldular..iste yavas yavas aksam oluyordu..)
B: eda iyimisin??
ED: basim(dedi basini tuttu ve kendinden gecti)
B: sedye getirin cabukkkk(dedi hemen sedye geldi ve edayi acile indirdiler..)
B: hemen levente haber verin
L: geldim ne oldu???
B: basim dedi bayildi
L: hemen tüm tetkiklerini istiyorum
EL: peki levent bey
L: edayla siz ilgilenmiyceksiniz
EL: levent bey lütfen
L: hayir dedim
EL: hocammm
L: elaaa
F: kavganin sirasi deyil..ela ve zenan hemen diyer hastalariniza edayi ben hallederim
B: canimm(dedi edanin sacini oksadi)
L: bir saat icinde herseyi istiyorum
F: peki hocam(dedi herseyi bir saat icinde halletti ve leventin odasina götürdü)
F: buyrun
L: tskler..
F: neyi var levent bey??
L: beyninde tümör var
F: neee???
L: evet fikret beyninde tümör var
F: önünde okadar cok güzel yillari varki
L: haklisin hem öyle ok seyler yasamiski bir bilsen
F: eminim öyledir
L: neyse bir an önce ameliyat etmek istiyorum onu
F: peki..ben panonuza bakiyim en kisa zamanda alalim ameliyata
L: cok iyi olur
F: peki size iyi calismalar
L: tskler sanada iyi calismalar
F: tskler(dedi odadan cikti)
L: eda
ED: efendim hocam
L: eda seni bir an önce ameliyata almak istiyorum
ED: hocam
L: eda lütfen hayir istemiyorum
ED: levent korkuyorum
L: korkama elimden gelen herseyin en iyisini yapicam bana güvene bilirsin
ED: güvenmesem zaten burda olmazdim
L: simdi sakin ol ve bize yardim et olurmu??
ED: elimden geleni yapicam
L: yapicagin tek sey morelini yüksek tuttumak
ED: elimden geleni yapicam
L: biliyorum..sidmi dinlen bu gece burdasin..bende nöbetciyim
ED: ama
L: itiraz istemiyorummm
ED: peki peki
L: heh söyle..sonra gelicem yine (dedi yavas yavas aksam oldu ve herkes ela,levent ve eda haric evlerine dagildilar)
EL: canim
L: iyimisin??
EL: bilmiyorum
L: elimden geleni yapicam ela
EL: bilyiorum ama korkuyorum o hayattaki tek ailem
L: yakinda büycek bu aile
EL: (gülümsedi)
L: seni cok seviyorum melegim
EL: bende canim bende seni cok seviyorum..
L: hadi simdi gidip elaya bakalim
EL: tamam canim(dedi edanin yanina gittiler)
L: biz geldik
ED: hosgeldiniz
L: nasilsin??
ED: iyiyim
EL: agrin varmi birtanem??
ED: hayir yok iyiyim
L: buna sevindim(Dedi edayi kontroll etti)
B: ben geldim
ED: sen nerden ciktin??
B: seni burda yanliz birakipta gidemem öyle deyilmi??
ED: askim hadi git
B: olmaz burda kalicam
L: biz cikiyoruz iyi geceler
ED: sizede(dedi ela ve levent ciktilar)
ED: neden geldin??
B: seni birakamadim
ED: berat
B: siiii ne dersen de burdayim bu gece
ED: seni seviyorum
B: bende sevgilim bende seni seviyorum hemde cok..ne olursa olsun seni sevicem
ED: canim(dedi berata sikica sarildi ve iki asik birbirlerine sarilarak uykuya daldilar)

DEVAMI ELLERINDEN ÖPER ESRACIMMM….

Bu seneryoyu Esra(selen_123) ile yaziyoruz…

selen_123
03-06-08, 18:57
BÖLÜM 17:

(sabah olmuştu ve onları zor günler bekliodu)
ED: hadi uykucu aşkım bnm
B: günaydın canım
ED: berat bu senle son uyuyuşumuz olabilir biliosun değil mi
B: hişşş sus sakın bişe söleme sen ölmeyeceksin
ED: seni seviyorum
B: bnde
(ve bir anda birbirlerini öpmeya başlarlar)
ED: berat bana bi söz ver
B: ne sözü aşkım
ED: eğer ölürsem sakın arkamdan üzülme
B: hişş ölmeyeceğini ikimizde bilioruz
ED: sen söz ver
B: veremem bu sözü veremem
ED: ama
B: seni öpmek istiyorum
ED: tmm
(berat tam edayı öpecekken ela odaya girer)
EL: edaa
ED: efendim ela
EL: şeyy çok pardon
B: neyse ben gideyim siz konuşun
ED: zenan nerde
Z: buradım aşkım
ED: kızlar eğer ölürsem
Z: sus böle bi ihtimal yok
EL: hm ameliaytına levent girecek
ED: olsun yinede bişe olursa üzülmeyin
Z: san böle bi söz veremeyiz
EL: evet
ED: sizleri çok seivyorum
Z/EL: bizde seni
L: off korkuyorum suat
S: ndn korkuosun
L: bgn ameliyat edeceğim kişi bnm sadece asistanım değil sevgililerimizin kızkardeşi arkadaşımın sevgilisi hayatta hep üzülmüş bi insan korkuyorum
S: bak levent onu sıradan bi hasta gibi görmen gerekio çünkü böle düşünürsen rahatlayamayacaksın bak ameliyatına 3.5 saat var
L: öle diosub da biliosun değil mi ameliyatta sanada ihtiyacım olabilir
S: biliorum biliorum
L: neyse hadi biraz yanlarına gidelim
L: berat noldu
B: ya korkuyorum ölmesinden korkuorum
S: hişş elimizden geleni yapacağız
L: sen nereye
B: ya kızlar odadalar belki konuşacakları vardır
L: bizde oraya gidioduk
(o sırada ela ağlayarak odadan çıkar)
L: ela aşkım noldu
EL: eda levent korkuorum şu andaki halni görsen o kadar güçlü ki bn onun gibi olamazdım
S: hadi bizde oraya gidioruz
EL: tmm
L: ee eda hanım nasılsın
ED: bomba gibiyim durun ya bnde ayağa kalkıcam (derken yere düşer )
L: iyi misin
ED: hıı bi anda düştüm
EL: canım ya kndine yüklenme
Z: şimdi ameliyattan çıkınca ayağa falan kalkmaya çalışırsın
L: sakın
S: evet hm ilk 24 saat çok önemli
B: eet ya
ED: ne kadar var
S: 2 saat 45 dk
ED: o zaman bi yerlere gidelim
EL: sabah sabah mı
ED: evet
Z: nereye gidelim peki
ED: bilmiorum ama berabwr olmak istiom
L: tmm haldun beyden izin alıp gidelim
ED: olur ama çabuk ol
L:tmm
S: eda korkma
ED: korkmamın tek sebebi sizlerin üzülmesi
EL: hişş seni asla bırakmam
Z: evet seni bırakmayız
L: eevt izni aldım
ED: berat nerde
S: bilmem
L: nse biz ararız oda gelir
B: nereye bakıyım
ED: gezmeye sen nerdeyydin
B: sana bişe aldım
ED: o ne canım
B: hani şu beğendiğin gelinlik var dıya
ED: yoksa
B: evet o
ED: berat seni çok seviyorum
B: bnde hadi giy
ED: ama
B: hadi giy
ED: tmm beyler siz çıkın
S/L/B: tmm edacım
ED: ela nasıl oldu
Z: çok güsel
EL: evet canım peri masalındaki kızlar gibi
ED: evet hazır mısn berat
B: hazırım canım
ED: ozaman
B: aşkım çok güzel olmuşsun
ED: ama şimdi çıkarmak sitiyorum
B: ndn
ED: ameliyattan çıktığımda giycem
B: tmm
L: hadi gidelim
S: siz kahvaltı ettiniz mi hanımlar
EL/ED/Z: şeyy
L/S/B: etmediniz
S: o zaman kahvaltı etmeye gidelim
Z: tmm
ED: aşkım canım hiç bişe istemio
B:: ama eda olmaz aşkım
ED: ya üff
L: eda ameliyatan çıktığında güçlü olmak zorundasın
ED: tmm hayatım bi yoluna girmedi
EL:ne demek o
Z: biz
ED: ela zenan o anlamadda sölemediğimi biliosunuz yaşadılarım işte tam mutlu oldum
B: hişş biz çok mutlu olcaz
ED: aslında bunu sizden saklıcaktım
EL:neyi
ED: hastalığımı
Z: saçmalama
Ed: NESE YA SON 2 SAATİMİ RAHAT RAHAT GEÇİRİCEM
(ve hastaneye dönme vakti gelmiştir)
EL: levent bilmem çok bişey mi istiom ama ne ela ne zenan ameliyatıma girmeisnler ve izlemesinler
L: ztnm öle olcak edacım
ED: saçlarımı kazıcak mısınız
L: kazımamıza gerek yok aslında
ED: buna sevindim
HEMŞİRE: evet eda hanımı hazırlamamaız lazım
ED: bn kndm hazırlanacağım
H: ama
L: tmm
S: biz çıkalım se hazırlan
ED:10 dk var
EL: evet bu şeyden kurtulmana 10 dk var
ED: hepinizi çok seivorum
L: evet eda artık seni ameliyata almamız gerekio
ED: tmm hepinizi çok seviyorum
Z: bizde seni bitanem bizde seni
ED: ölürsem çok uğraşma
L: hişş şimdi 10 dan geriye doğru say
ED: tmm 10 9 8 7 6 5 4
L: vet ameliyata başlıyabilirz
L: bistüri evet tümör burda
H: hastayı kaybedioruz
L:ne hmn 1 miligram ... verin
H: işe yaramıo
EL:hyr içerde bişelerl oluo
S: sakin ol
B: ela sus bölşe düşünme
H: hasta komaya girdi hocam
L: allah kahretsin
EL: levent
L:
EL: levent konuşsana
L:
EL: levent öldü mü
L:
EL: ya susma konuş
L: komaya girdi
Z:ne
EL: hani işinde en iyiydin
L: ela
EL: özür dilerim çok özür dilerim
Z: ne zaman çıkar
L: bilmiorum
S: berat nerde
B: aşkım kalkacaksın biliorum hep buna inanacağım
L: berat
B: o iyileşecek biliorum
S: berat
B: susun o gitmeyecek
EL: evet o gitmeyecek
Z: susun be o ölürse ztn biz nasıl yaşarız
L: şimdi sakin olun
F: levent bey
L: fikret
F: ona noldu
L: komada
F: nasıl komada
L: fikret bişe sorma
(eda ise rüya alemindedir)
ED: ela ela
EL:
ED: zenan
Z:
ED: aşkım
B:
ED: beyler
S/L:
ED: kime ağlıosunuz böyle
HEMŞİRE: değerler düşüo
L: çabu kalp masajına başlayalım
S: beratı elayı ve zenanı çıkarın
EL: edaaaaaaaaa
ED: baba bn öldüm mü
B: hyr daha deyil ama istersne bnm yanıma gelebilirsin
ED: geleceğim baba senin yanına gelecğim
B: ama kzım önünde daha uzun bi hayat var
ED: onlarla vedalaşıp geliyorum
(EDA VEDALAŞÖIŞTIR RÜYASINDA )
ED: baba
B: geri dön kzımı
ED: tmm geri döneceğim
ED: öhh
L: eda
S:eda
ED: be be berat
L: hmn beratı elayı ve zenanı çağırın
H: tmm
ED: levent
L: kurtuldun eda
ED: su- at
S: hişş yorma kendini
H: sizi çağırıolar
EL: noldu
H: bn bişe söleyemem
EL: tmm hadi zenan
Z: tmm
(beratsa gidemiodur çünkü korkuodur )
B: allahım yalvarırım düşündüğüm şey değildir
EL: levent
L: geri döndü ela
ED: e e ela
EL: canım hişş
Z: eda
ED: ze zenan
Z: burdaım canım
ED: be beart ne ner de
B: burdaım sevgilim
ED: ca canım
B: öleceksin die o kdar korktum ki
ED: hişş
B: seni seviorum
ED: ya bacaklarımı hissedemiyorum
(suat levente levent berata bakar)
L: noldu canım
ED: bacaklarımı hissedimiorum
EL:levent
L: korkulacak bişey değildir
(levent suatla dışarı çıkar)
S: levent
L: bilmiomm suat
L: kısa süreli bi sakatlık yaşayabilir
S: peki bunu kaldırabilir mi
L: bilmiom hadi içeri gidelim
S: tmm
L: canım bak ölmedin
S: evet
ED: ama çok garip şeyler gördüm
EL:ne gördün
ED: babamı
EEL: babamı mı
ED: evet
Z: peki noldu
B: canım
ED: ya geri dönmelisin dedi
B: hmm neyse aşkımı yormayalım
L: evet hastamı yormayın
S: hadi iyi gecelr eda
ED: sizede
B: güle güle aşkım
ED: berat sen gitme
B: tmm
ED: hadi yanıma gel
B: tmm
ED: bana sua getirsene
B: tmm
(beart aşağıya inmiştir eda ise uyumuştur)
B: getirdim canım
ED:
B: eda
ED:
B: eda canım uyumul(berat ise edayı izleyerek uyumuştur)

havin+10baran
03-06-08, 20:56
BÖLÜM 66:

Iste yeni bir sabah basliyordu elanin cani hala yansana olup bitmis bir olaydi bu…ne kadar üzülsede geri dönme caresi yoktu…
L: canim
E: günaydin
L: uyumadinmi sen hic??
E: yoo askim uyudum
L: elaa
E: askimm
L: peki karicim
CIGDEM: ayne
E: gel kizim(dedi cigdem yanlarina geldi)
CIGDEM: ye oldu??
E: bir sey yok birtanem
CIGDEM: ben yeni yok öyyeyim..
E: ben hep burdaydim ya..
CIGDEM: oyasun beyi yakin biyakma
E: seni hic birakmiycam kizim benim
CIGDEM: yeni yeviyoyum
E: bende seni cok seviyorum kizim
CIGDEM: acikyim
L: ee hadi kahvaltiya gidelim ozaman
E: evde yapsak
L: olmaz bogazda yapicaz
CIGDEM: oyeyyy
L: hadi hazirlan babacim
CIGDEM: tamam baya(dedi odasina gitti hemen giyecek bri seyler buldu Kendine)
L: hadiiiii
E: geldik geldik(dedi assagiya indiler)
L: (levent agzi bir karis acik bakiyordu karisi ve kizina)
CIGDEM: ye oydu baba??
L: …
E: askim iyimisin??
L: iyyim..ikinizde cok güzel olmussunuz birtanelerimm
E: ay levent korktum valla
CIGDEM: ay baya
L: hadi cikalim(Dedi evden ciktilar bogazda cok güzel bir yere oturdular)
E: tskler askim
L: birsey deyil birtanem
CIGDEM: ayyim
L: söyle askim
CIGDEM: seni yeviyoyum
L: bende seni seviyorum britanem
E: aa ben kiskaniyorum ama
CIGDEM: kiskaya
E: ama kiskaniyorum
L: anneyi kiskandirdik askim
CIGDEM: evet
L: ne yapalim peki??(dedi ikiside birbirlerine göz kirpti)
E : aa yapmayim yaa aaa
L : yaptik bile askim
CIGDEM : yapyik yiyi ayyim
L : evet askim oh canimiza deysin
E : haha haha haha haha aa tamam hahah haha karnim agridi tamam
L : birakalimmi askim ??
CIGDEM : evet
E : lütfettiniz yani
CIGDEM : yenye yiyyanma..
L : evet kiskanma
E : tamam kiskanmadim
L: iste bu
CIGDEM: eyet ayyim
L: yerim ben seni
GÖREVLI: buyrun efendim
L: tskler
GÖREVLI: afiyet olsun
CIGDEM: doyyum
E: hic bri sey yemedim
CIGDEM: doyyum ayyim bir yey ye anyeme
L: ama anne hakli babacim..bunuda ye sonra yemessin
CIGDEM: baya
L: hadi askim
CIGDEM: of of(dedi leventin verdigi bir dilim ekmegi yedi)oyyumu??
L: oldu babacim
CIGDEM: okuyay gidiyekmisiniz`??
L: evet babacim gidicez sende gel..
CIGDEM: ayi geyiyekmi??
L: kizimmmm
CIGDEM: yamam kiyma heyem baya
L: gelmiycek
CIGDEM: benye geymiycem oyaman
E: kizimm
L: asik oldu ela
E: siii
L: asik oldu elam asik hemde bu yasta allahim sen bana sabir ver
E: levent abartma askim
CIGDEM: hakyi anye ayik oydum
E&L: cigdemmmm
CIGDEM: yuytum
L: iyi yaptin(dedi gülüstüler ve kahvaltilarini yapip okula gittiler…)

Kizlar daha cok cikmadi ne olur kusura bakmayinnn…Cok ama Cok ÖZÜR DILERIMMMMMMMMMMMM…:( :( :( :(:(

kelfindik
03-06-08, 22:22
Akşam....
-Şimdi 19.00 haberleri...

E:Levent ne yapıyorsun?
L:Radyo'dan haberleri dinliyorum bitanem..
E:Gel de bana yardım et bitanem..Şimdiden sermeye başlarsan...İşimiz var seninle...
L:Aradığınız kocaya şu anda ulaşılamıyor..Lütfen daha sonra da tekrar denemeyiniz..
E:He biz o koca için uğraşalım didinelim yemek yapalım..O kocaya ulaşılamazsın..Öyle mi?O koca gitsin kendi yemeğini kendi yapsın..
L: O koca haberleri dinliyor..
E:Haberler çok mu önemliymiş?
L:İçime öyle doğuyor aşkım...
E: O koca bahane arıyor olmasın...
L: Olabilir..Yarın söz yardım edicem hadi bitanem...
E:İyi iyi...

___________________
L:Ela....
E:He?
L: Diyom ki....Eeee hadi...Yemeğimizi yedik....Kahvelerimizi içtik filmimizi izledik..
E:En son aradığımda o kocaya ulaşılamıyordu..Bir daha da denemeyin denmişti...Git gece yarısı haberlerini dinle...Uyuyorum ben..
______________________________

-Gece yarısı haberleri: Bir sahte doktor daha yakalandı...Selim Biryürek isimli bu adam tıp fakültesini terketmiş ve akli sağlığı yerinde değildir..Muğla'ya bağlı küçük hastanede beş yıldan beri doktorluk yapan şahıs hastaların şikayeti üzerine yakalandı...
_________________________________
L:Ela, Ela uyan..
E:Ne var Levent?
L:Yok bişey yok....Şey diyecektim..Neydi bu senin doktorun adı..
E: Selim Biryürek miydi Tekyürek miydi...Öyle bişeydi işte..
L:He ben diyorum ki....Şimdi senin tedavin başarılı olmaz...
E: Sabah öyle demiyordun..
L:Çok düşündüm Ela...Sen haklısın..
E: Di mi?
L:Hıhı...Bak şimdi ne diyom ben..Ben sensiz yaşayamam...Ama senden bir parça olsa ona dayanırım..
E: Saç falan mı?
L:Yok çocuk.Bence hemen çocuk yapalım...:img-hyste
E:Levent..Beyinim de iltihap var..Çocuk sağlıklı olmaz..Zaten o çocuk doğana kadar ben ölürüm..
L:Yok yok bişey olmaz..Ölürsen alırız biz çocuğu..Sen merak etme.....Hadi yapalım...
E:Ne rahat adamsın sen ya..
L:Ya Ela rahatlıktan değil..Benim de psiklojim bozuldu..Hadi çocuk yapalım..
E:Ya iyileşirsem....O zaman ne yapcam ben çocuğu..Uzman olmadan olmaz..
L: Üff be...Hasta falan değilsin..Senin doktor sahteymiş..Az önce haberlerde dinledim...:img-hyste
E:Ve sende bundan yararlanacaktın....
L: Senin çocuk yapacağın yokki..Şansımı deneyim dedim..Çocuk doğunca söyleyecektim..
E:Çok sağol ya...
L:Önemli değil...
E: Sahteymiş ha..
L:Hep böyle şeyler bizi bulur zaten..Bak az kalsın beni boşuyordun...
E:Ben senin iyiliğin için dedim...
L:İyi olduğuna çok sevindim..
E:Belli belli.....Direk çıkarlarımızı düşünmüşünmeye başlamışız..
L:Ela, ne olur bi çocuğumuz olsa....Fena mı olur?
E:Ama öyle oturup haber seyretmek yok..Bana yardım edeceksin..Ona göre....
L:Anlaştık..Hadi başlayalım...:img-hyste


Sabah........

L:Günaydın sevgilim....:img-blush
E:Günaydın...
L:Böyle bir şarkı var biliyor musun?Günaydın sevgilim..Biraz daha..
E:Tamam Levent tamam biliyorum..Söylemene gerek yok..:img-hyste
L:Hadi ya..:hıh Neyse..Bak sana kahvaltı hazırladım..
E:Levent ben süt içmem..
L:Bebeğimiz için içeceksin...Bak karnında büyümeye başladı şimdi..:img-hyste
E:Şimdi?Levent inşallah dokuz ay on gün sonra bebek beklemiyorsun..:img-hyste
L:Yok...Bence bizim bebeğimiz erken doğar..Biraz sabırsız olur...8-9 ay arası iyidir..
E:Babasına çekmişse kesin sabırsız olur..Ayrıca biraz da komik bir bebeğimiz olur..
L:Ela?
E:HI?
L: Onu benden çok sevme tamam mı?:img-hyste
E:Tamam sen daha çok seversin..
L:Ela!Beni daha çok sev..
E:Levent kendi bebeğini kıskanma..
L:Rakip istemem ben..
E:Bunu dün düşünecektin..Artık çok geç..
L:Aman sanki hamile kalıcan..Vazgeçtim ben çocuk istemiyorum ben..Hazır değilim daha..Bu fikre alışmama lazım önce..
E:Ay Levent...Ben de istemiyorum çocuk ...Önce bi tane koca bebek büyütmem gerek..
L:Anlaştığımıza sevindim Ela Hanım..Sizi paylaşmaya daha hazır değilim...
E:Ben de seni...
L:Bak bak bak...Gel bakıyim sarıl kocacığına...Erkekeleri boş bırakmaya gelmez güzelim..Sarman lazım onlar kollarınla..Yoksa uçar giderler...
E:Levent!!Hele öyle bişey yap seni öldürmeme süründürürüm..Sürüm sürüm süründürürüm...
L:Ela..Korkutuyon beni..Hem ben salak mıyım bırakıp gidiyim seni?
E:He şöyle otur oturduğun yerde..Şimdi git bana çay getir..Çabuk!
L:Kocası mıyım hizmetçisi miyim belii değil ..Benim hayal ettiğim evlilik böyle değildi..
E:Nasıldı?
L:Şimdi bak..Ben böyle yatağa uzanmışım..Sende ağızıma üzüm koyuyorsun.....Böyle devam ediyor..
E: Ortaçağ Romasında yaşamıyoruz..Sen kral ben de metresin değilim..Ama gene de çok şikayetçiysen gidiyim?
L: Asla...Ben dünyanın en mutlu adamıyım Ela...Aaa canım hem böylesi daha güzel..Çok renkli bir evliliğimiz var..
E:He iyi....
L: Sen biraz asabi misin?
E.Öyle miyim?
L: Değil misin?
E: Sence?
L: Romantik değilsin pek ha?
E: Değil miyim?
L: Değil misin?
E:Ne değil miyim?
L: Hamile..:img-hyste
E: O nereden çıktı?
L:Allah söyletti...
E:Az önce vazgeçmiştin...
L:Şimdi düşündüm de hazırım ben..
E:Beş dakka da hazırlandın...Hızına hayranım aşkım...
L:Ben senin herşeyine hayranım..
_____________________________________________
A:Yeni evli çiftler bugünde mi yok?Özledim ya...
S: Sen dedikodu özlemişsindir....
A:Aldığım duyumlara göre Ela hamileymiş...
Z:Hamile miymiş?
A:Hani bu Ela'nın sesi kötü geliyordu ya..İşte o zaman kusuyormuş falan...Levo da hasta diye üzülmüş..Ama bunlar doktora gitmişler bi de bakmışlar hamile..Bunlaında arasında zaten bi gece geçmiş evlenemden önce...
S:Ya...
Z:Ya....

S&Z giderler...

Ges:Yok öyle birşey değil mi?
A:Evet..Ben şimdi uydurdum ama baksanıza iyi olomuş..Suat da inanadığına göre..Güzel olmuş güzel..
G: Siz uslanmazsınız...
A:Hastaneye biraz eğlence gerek değil mi?Hem belki de Ela gerçekten hamiledir..Bilemeyiz..
G: Prki bütün bunlar Levent Bey öğrenirse ne olur?
A:İşte o zaman bittiğim andır..Balayılaırında yeterince işkence ettim zaten...Balayının zehir günlerini yaşattım...:img-hyste
________________________________________________

Yorumlarınızı bekliyom..:img-icecr

selen_123
04-06-08, 15:36
BÖLÜM 18:

ED: off hişşt berat kalk
B: aşkım nasılsın
ED: ya ne biliyim bacaklarımı hissetmio gibiyim
B: nasıl yani
ED: bilmiorum
B: bn bi leventlere bakıyım
ED: tmm canım
B: LEVENT
L: efendim berat
B: bu ne demek oluo
L: anlamadım
B: eda diyorum bacaklarını hissetmio
L: bak aslında tüm tetkikleri yapmamız lazım kısa sürel bi sakatlık yaşayabilir ya da
B: ya da ne
L: yada uzun süreli
B: levent bunu kaldıramaz
L: biliorum sana söylemem gereken bişey var
B: nedir o
L: hastalığı yeniden nüksedebilir
B: ne
L: bi ihtimal bu
B: neyse bu asla olmayacak ben edanın yanına gidiyorum
L: tmm
EL: biz gldikk
ED: hoş geldiniz
Z: hoş bulduk güzelim
EL: nasılsın
ED: iyi ama bacaklarımı pek hissedemiorum
Z: nasıl yani
ED: uyuşukluk galba
EL: eevt canım
ED: ee siz nie gldiniz
Z: ne demek nie geldiniz biz senin kardeşiniz
ED: tmm ya kızmayın ya ela zenan biarz ayağa kalkmak istiyorum
EL: şimdilik olmaz

2 GÜN SONRA
ED: off artık ne zaman çıkıcam
L: canım geçirdiğin normal bi ameliyat değildi sen bi beyin ameliyatı geçirdin
ED: tmm da
L: hiş itiraz yok ama
ED: ama ne
L: son tetkikleri yapıp sana haber vereceğim
ED: söz mü
L: söz
ED: tmm
Z: biliomusun suat
S: neyi bitanem
Z: eda ölecek diye o kadar korktum ki
S: hepimz çok korktuk
L: tık tık
S: gel
L: aa pardon konuşomuydunuz
Z: yok ya ztn bnde çıkıcaktım iyi günler
L: iyi günler
S:noldu
L: galba korktuğum şey
S: levent bilmece gibi konuşma
L: ya edanın bacakları eskisi gibi değil
S:yani yoksa
L: eevet
S emin misin
L: bilmiorum bunu ona nasıl söleyeceğim
S: bnde bilmiorum
B: bnm aşkı mnasılmış
ED: senin aşkı n iyiyimiş
L: girebilir miyim
ED: gel leventçim
L: eda sana bişey sölemem gerekio
ED: nedir
L: eda şu anda kesin değil ama geçici bi sakatlık yaşıo olabilirsin
ED:
L: eda eda
ED: ndn hep ben
L: edacım ama
ED: aması ne
L: bak iyileşebilrisin
ED:hyr iyileşemeyeceğim
L: karamsar olma
ED: sölemesi kolay bn bi doktorum şimdi saakt olma ihitimalim var
L: bak canım kesin değil ama
ED: levent biliorum böle bişey var kaç gündür bacaklarımı doğru düzgün hissedemiyorum
L: bak canım bunuda aşabilirsin
ED: berat aşabilir miyim
B: tabikide aşkım
ED: tmm o zaman hmn tedaviye başlayalım
(2 sat çalışmışlardır)
ED:off olmuo yapamıyorum
B: doktorda öyle demişti zaten
ED: biliodum off
B: ama bugün yapamaz çok çalıştı dedi
ED: ya (ve düşer)
ED: off ya nasıl kalkacağım ben
B: işte böyle(berat edayı kucağına alır)
L: eda sonuçların çok iyi
ED: nasıl yani
EL: ben söyleyeyim canım sakatlık deği lsadece bi süre eskisi gibi yürüyemeyeceksin
ED: ohh be
EL: seni seviyorum
L: bnde
EL: iyiki onu kurtardın
L: senin üzülmene dayanamazdım
EL: biliorrum
L: aşkım biz ne zaman evleneceğiz
EL: hmm hiç düşünmemiştim
L: ndn
EL: levnt son yaşadıklarımıza baksana bi
L: haklısı (ve acil çağrı gelir)
L: özür dilerim gitmem lazım
EL: tmm canım bnde edanın yanına gideceğim
S: zenan zenan
Z: efendim
S: seni ailemle tanıştırk istiyorum artık
Z: ne
S: ailemle tanışmanı istiyorum
Z: ama bn daha hazır değilim
S: aşkım
Z: ya eda bi iyileşsin sonra bakarız
S: tmm
B: aşkım ben gidiyorum
ED: nereye
B: acile ineyim bi
ED: tmm canım
EL: berat nereye gidiodu
ED: acile iniodu
Z: hmm
HEMŞİRE: eda hanım size bi çiçek var
ED: allah allah kimden
HEMŞİRE: bilmiorum getiren adını soyadını sölememiş
ED: tmm
ED: kızlar siz mi gönderdiniz
EL: bn göndermedim
Z: bnde göndermedim
EL: off eda soru soracağına kimin gönderdiğine baksana
ED: tmm
(eda okur ve yüzündedki gülümseme bi acıya dönüşür)
Z: eda noldu
EL: kimdenmiş
ED: çiçekler...

arkadaşalr çok özür dilerim bgn berbat bi gündü çok kötü yazdım özür dilerim ayrıca kötü yorumlarada açığım
devamım senin burcucum

_menekşe_
04-06-08, 16:26
-----1 Ay Sonra-----

"..İnsan yalnız kalamaz, yapamaz ah
Döner durur yatağında, uyuyamaz ah

Ben seni kaybettim, anladım vah
Gündüzleri gecelere zor bağladım vah

Hani zaman herşeye ilaç ya, yalanmış ah
Hani aşklar hep gelip geçer ya, kalırmış ah

Rüzgar esti üstüme üstüme üstüme oof
Seni vurdu yüzüme yüzüme yüzüme oof

İnsan yalnız kalamaz, yapamaz ah
Döner durur yatağında, uyuyamaz ah.."

"Etkiye tepkiydi...Etkiye tepki...Olan olmuş biten bitmişti...Ayrılık zordu hemde çok zordu...Ama başarmalıydılar..Anlamıyordu..Neden neden ayılmak istedi neden böyle umut verip yarı yolda bırakmıştı...İntikam mı almıştı...Sevmişti...Deli gibi..Canını feda edicek kadar...Ama karşılığı yokmuş...Bunu anlamıştı...Bir hiç uğruna sevmişti...En zoruda buydu...Bir hiç uğruna sevmek...Ama karşılığını alamamak..Çok zordu.."

Levent:Bitti mi..
Ela:Bitti...Başladı ve bitti..!

Suat:Zorluk çıkarmadığın için saol...
Zenan:Asıl sen saol..Boşanmak isteyen bendim!
Suat: Olsun..Hayatta bana yaşattığın acı tatlı günler için saol...
Zenan:Bişey değil..!

Ela'yla Levent şaşkındı...Bir zaman aşklarıyla kendilerine örnek olan kişiler şu an birbirleriyle veda ediyordu...Ela üzgün Levent'se şaşkındı...Levent suçlu hssediyordu kendisini...Suçlu muydu yoka vicdan azabı mı çekiyordu kendisi de çözememişti...Suat'ı bu işten döndürmek için çok çabalamıştı..Ama kararından döndürememişti....Ya Ela...Zenan'a o kadar dil dökmüştü...Ama değişmemişti...Mahkeme koridorunun o soğuk kasvetli havsı boğuyordu Zenan'ı...Çıkmak istiyordu....En şaşkını Levent'ti...Gözleriyle olanları görsede inanmıyordu...Beyni söylüyordu...Ama mantığı kabullenmiyordu....Elanın elini sıkıca tuttu...Sanki gidicekmiş gibi...Ela ellerinden kum taneleri gibi düşecekmiş gibi...Ela baktı ona...Herşeye rağmen aşk vardı...Ve yaşanabiliyordu...Kasvetli odalarda bile..."

Zenan:Gitti mi..
Ela:.....
Zenan:Levent Bey gitti mi...
Levent:Gitti Zenan...Uçağa bindi ve gitti..

Ela:Gitti...Açıklama yapmadan...Herşey bir çırpıda oldu..Gitti!..Aklım almıyo Levent..Nasıl böyle bişey yapabildi...Duygusuz!
Levent:Ela olayları tam bilmiyorsun...Yargısız infaz yapma bence...
Ela:Anlatta bilelim..
Levent:Neyi anlatayım ki şaşkın...(Gülümsedi)Bilmediğim şeyi nasıl anlatayım:img-haha:
Ela:Öffff
Levent:2 hafta kaldı...:)
Ela:Evet..
Levent:İnanmıyorum yaa...Evlenmemize sadece 2 hafta var...(:
Ela:Yaa öyle...İStersen vazgeçelim...
Levent:Ben öyle bişey demedim...Demem de
Ela: Deme öyle..

Ela:Dün hastahaneye rezil oldum yaa...
Levent:Ne yapayım çocuk peşimi bırakmadı:D
Ela:Hatırlatıkça gülüyorum yaa...:img-hyste
Levent:Öff tamam ama:hıh

"Levent hastahanenin koridorunda yürüyordu...Bir küçük kıza çarptı...
Levent:Önüne baksana...Aaa küçük kızmış..Senin ne işin var burda...
Duygu::img-cray:
Levent:Yani sende dikkat et ama...Bir beyin cerrahına çarptın...Dikkat ama...
Duygu::img-cray:
Levent:Tamam..Ağlama(Kucağına aldı)..

Haldun:Tebrikler...Levent...
Levent:Ne oldu hocam...
Haldun:Hiiiç

Fikret:Tebrik ederim Levent Bey..
Levent:Neden Fikret...
Fikret:Hiiiçç

Hasan:Güzel haberi duydum Levent Bey...
Levent:Güzel haber?
Hasan:Baba olmuşsunuz...
Levent:Neee!!!Baba mı...Ela ne zaman hamile kaldı...
Hasan:Ela değil...Kucağınızdaki bebek...Gerçekten çok tatlı...Adı ne??
Levent:Ne bileyim Hasan...Ayrıca bu benim çocuğum değil...
Hasan:Sizin değil mi..Sizin değilse kimin...Sizin değilse sizde ne işi var...
Levent:Hasan sus!!..Git Ela'yı çağır bana...Bu bebekte benim değil:hıh...Allahım ne günlere kaldık:hıh"

Ela::img-hyste
Levent:Kaç yıl bunu kullanıcaksınız Ela Hanım..
Ela:Sonsuza kadar...Midem bulandı...
Levent:Sıcakta kalma fazla..
Ela: Doktorum konuştu...
Levent:Hadi yatağa...
Ela:Tamam...

"Hayatı zorda olan tek Zenan ve Suat değildi...Ela-Levent'in başında dertler vardı...2 hafta sonra evleniyorlardı....Ve Ela hamileydi...Bunu kendisinden başka kimse bilmiyordu....Ve ne yapacağı hakkında en ufak bir bilgi bile yoktu..."

Yorumsuz geçmeyin:img-yes:

havin+10baran
04-06-08, 19:25
BÖLÜM 67:

Aradan 1 yil gecti..bir yil icinde herkes cok ama cok mutluydu heleki ela ve levent ela 3 aylik hamileydi ve ogulllari olucakti..
L: karicim
E: efendim
L: hadi gel
E: nereye??
L: assagiya tabiki elacim kahvalti hazirladik sana
E: kimle
L: kizimla tabi
E: yerim ben senin kizini
L: sirf benim sanki elam sende
E: tamam askim sakaydi
L: heh söyle
E: hadi(dedi assagiya indiler..cigdem artik baya baya konusuyordu..)
CIGDEM: günaydin
E: günaydin annecim
CIGDEM: nasilsin anye??
E: iyiyim annecim
CIGDEM: o nasil??(Dedi elanin karnina dokundu)
E: oda cok iyi annecim…kardesinde cok iyi
CIGDEM: ismi ne olucak??
E: bilmem sen ne olmasini isterdin ablasi??
CIGDEM: bilmem
E: o zaman düsün bakalim
CIGDEM: olur
L: hadi masaya(dedi masaya oturdular)
E: al bakalim
CIGDEM: sen bana yedirme kendin ye
E: yiyiorum ya annecim
CIGDEM: cok ye kardesim icinde ye
E: yiyorum kizim
CIGDEM: baba söz dinlemiyor
E: sizi sizi sizi baba kiz bana karsimi cikiyosunuz bakiyim
CIGDEM: senin icin dimi baba??
L: evet askim
E: merak etmeyin ben cok iyiyim
L: iste bu cok güzel dimi prensesim??
CIGDEM: evet baba
E: hadi hazirlan seni krese birakip gecelim
CIGDEM: gitmesem
E: olmaz hadi..hem bak alide gelicek
CIGDEM: hemen gidiyorum(dedi kosa kosa yukari cikti)
L: kizim asik oldu
E: aman levent daha cok küück ikiside
L: tabi canim
E: askim sende
L: hadi birtanem hazirlanip cikalim
E: tamam askim(dedi hazirlandilar ve evden ciktilar önce krese gittiler)
CIGDEM: aliler geliyor
E: evet canim
Z: günayfin
E: günbaydin birtanem
S: günaydin canim
E: günaydin suat
CIGDEM günaydin
Z: günaydin teyzecim
L: günaydin
S: günaydin
Z: erkencidiniz bugün?
E: canimiz sikildi bizde erkenden ciktik evden
S: iyi yaptiniz
ALI: anne hadi ben giriyorum
Z: tamam annecim dikkat et Kendine
ALI: sizde
S: tamam oglum
CIGDEM: bende giriyorum annecim
E:_ tamam kizim
CIGDEM: kardesime iyi bak
E: tamam britanem bakarim
L: hani babanin öpücügü?
CIGDEM: iste burda(dedi annesini babasini suati ve zenani öpüp iceri girdiler)
S: kahvalti yaptinizmi??
E: yaptik
Z: olsun biz kahvaltiya gidecektik sizde gelin
E: yok ya siz gidin
L: hadi askim gidelim
Z: evet birtanem hadi
E: peki madem(dedi kahvaltiya bogaza gittiler)
Z: yigenimiz nasil elacim??
E: cok iyi teyzesdi
S: oh oh cok sevindik
E: valla bizde cok seviniyoruz
L: 6 ay 1 gün 2 saat 13 dakika var
S: saniyesinide saydinmi abi??
L: sayarim aaa(dedi gülüstüler)
Z: cok heycanlisin bakiyorum
L: heycanliyim tabi
E: valla leventi yillar sonra böyle mutlu görüyorum
L: ben hep cok mutluydum
E: tabi askim
L: askimm
E: tamam karicim kizma
L: heh söyle
E: seni seviyorum
S: seni seviyorum
L: seni cok ama cok seviyorum
Z: bende snei cok seviyorum askim
L: ya bu arada hani alinin kardesi
Z: leventtt
S : levent hakli
Z : askim ya
E: bencede haklilar askim
Z: of ya
E: zenann
Z: ne??
E: hiccc(dedi gülüstüler)
L: hadi cayimizi icip kalkalim
S: evet dersim vardi
Z: bende var
L: senin sinavin nasil gecti??
Z: iyidi ama daha kontol etmedim
L: etde ona göre ayarliycam sinav zamanini
Z: tamam canim(dedi biraz daha konusup kalktilar ve okula gittiler)
T: günaydin(dedi iceri girerek)
L: günaydin(dedi icerdekiler)
E: kerem nasil canim??
T: iyi canim atesi düstü
L: cok sevindim
F: yaa birde biz sevine bilsek
S: aman fatih sende ani olucak okadar cok kücük onlar daha cokk hasta olucaklar
F: öylede olmuyor iste
T: valla benden beter bu he
F: askim ya
T: tamam askim kizma
F: heh söyle
Z: pelin nasil annesi??
T: o iyi allahsa sükür
S: cok sevindim
T: gelsenize aksama bize
L: olur dimi askim??
E: tamam canim gideriz cigdemde diyordu pelini falan özledim diye
F: ozaman burda cikar beraber gideriz
T: evet yemek falan yeriz
E: yok ya yorulma sen yer geliriz biz
T: aa elaaa zaten sirf ben yapmiycam sizde yardim ediceksiniz
E: bak sen
T: tabi canim
E: melegim benim
T: sensin benim melegim sende benim birtanemsin
Z: canim(dedi üc kardes birbirlerine sarildilar)
L: hadi ama aglatmayin bizi simdi
E: kiskandilar(dedi sesizce ve kizlar gülüstü)
E: gel askim gel(dedi herkes kocasinada sarildi…bir kac dakika sonbra zil caldi)
L: iyi dersler canim
E: sanada birtanem..iyi dersler hepinize
HEPSI: iyi dersler(dedi hepsi ders vericekleri sinifa ciktilar)
E: günaydin
HEPSI: günaydin hocam
E: kalkmaniza gerek yok demiyormuyum ben size..
HEPSI: diyorsunuz hocam
E: ee niye kalkiyorsuinuz ayaga??
HEPSI: bir daha kalkmayiz(dedi gülüstüler)
E: hasret
HASRET: efendim hocam
E: gelirmisin??
HASRET: tabi..
E: siz problemi cözmeye devam edin biz geliyoruz hemen
HEPSI: peki hocam(dedi ela ve hasret siniftan ciktilar)
E: ne oldu??
HASRET: bir sey olmadi hocam
E: hasret burcu ile kavgami ettiniz
HASRET: yok hocam
E: hasret
HASRET: hocam lütfen
E: peki sonra konusalim isrtersen??
HASRET: cok isterim
E: peki..dersten sonra bos bir dersim var gel istersen
HASRET: bizimde dersimiz bos gelirim..(dedi sinifa girdiler…yavas yavas ders bitmisti..ela ögretmenler odasindaydi kapi tiklandi ve iceri hasret girdi)
E: gel hasret
HASRET: konusmak istemistiniz hocam
E: gel disari cikalim(dedi okulun bahcesine ciktilar..kimse onlari duyamazdi orda tabiki biri haric)evet simdi anlat bakalim ne oldu burcuyla??
HASRET: hocam
E: hocan deyil ablan gibi gör beni
HASRET: hihi
E: hadi anlat simdi
HASRET: burcu….burcu yalan söylüyor
E: ne??
HASRET: evet hocam
E: basindan anlat bakalim su olayi
HASRET: hocam bakin söyle burcu birini seviyor ama o cocuk onu sevmiyor hemde bu cocuk aile dostlari sonra iste yok bu cocuk onu aldatmis yok öyle yapmis yok söyle yapmis sonra biri buna cikma teklifi etmis buda yok edemem falan filan demis sonra cocugun teklifini kabul etti cikmaya basladilar sonra yurtdisindan bir telklif almis anne annesi orda yasiyor ordan biri sevmis bunu ama hepsi yalanmis hocam
E: hasret ne diyorsun sen ya??
HASRET: hersey dogru hocam..herseyi kafasinda kurmus ve anlatmis
E: peki nerden ögreendin bunun yalan oldugunu??
HASRET: baska bir arkadasimizada ayni seyin tam tersini anlatmis
E: ne olursa olsun onu dinlemeliydiniz
HASRET : hocam inkar edermi saniyorsunuz ??
E : onunla konusmalisin hasret
HASRET: bitti hocam hersey bitti..yalanci biriyle arkadaslik edemem
E: ya bir nedeni varsa??
HASRET: bunun nedenimi olur hocam??
E: onu dinlemelisin
BURCU: ve arkamdan dedi kodumu yapmamalisin
E: burcu
BURCU: burcu deyil hocam yalanci..yalancinin tekiyim ben…hep yalan söylerim böyle herseyim yalan benim
E: canim
BURCU: dostum sanmistim seni,canimi vere bilirdim senin icin hemde gözümü kirpmadan ama sen beni hic yerine koymussun..yaziklar olsun hasret(dedi aglayarak ordan ayrildi)
HASRET: belkide hakliydi
E: bunu onunla konusmalisin
HASRET: onunla konusacak bri seyim yok
E: hasret
HASRET: size iyi dersler hocam(Dedi elanin yanindan ayrildi…iste yavas yavas aksam oluyordu..herkes tugce ve fatihlerde toplanmis yemek yemis kahve iciyorlardiki kapi caldi)
F: ben bakarim canim
T: tamam(dedi fatih kapiyi acmaya gitti)
F: geldim geldim(Dedi kapiyi acti ve görüdü sey karsisinda soka girdi ve agzindan sadece“sen“kelimesi cikti)

Kim geldi???

mad-girl
04-06-08, 22:38
küüçük bir hatırlatma

L uyudu
E bugün çok yoruldu
L neşesi yerindeydi
E hıhı ben yatırayım
L ben alayım istersen
E yok ben hallederim der ve ela meteyi alır levent tek kişilik iki koltuğu birleştirir
L buraya yatır istersen
E valla süper fikir der ve meteyi yatırır elanın meteye kendi oğlu gibi davranması leventin çok hoşuna gidiyordur
E levent
L ben hastaneye gideyim … sen ne söyleyecektin
E şey yedek anahtarı alabilirsin geç gelirsen zile basmak zorunda kalma diyecektim
L saol akşama görüşürüz der ve çıkar önce sahilde biraz oturur daha sonra hastaneye gider baharın durumunda hala bir gelişme yoktur saat çok geç olmuştur ve levent tekrar eve döner sessizce kapıyı açar ela ve mete alt katta yoktur yukarı çıkar mete ve elayı birbirine sarılmış uyurken bulur ikisi de çok tatlı gözüküyordur levent elanın yanına yatar ve sarılırlar tam bir aile gibi …

X aç kızım şu telefonu ya yeter artık
HEMŞİRE alo
X bahar kızım nerdesin ya
H hanımefendi ben yeşim
Y ben yeliz pardon yanlış mı oldu
H hayır hayır bu bahar hanımın telefonu
Y bahar nerde
H şey bahar hanım yoğun bakımda
Y ne hangi hastane
H ****
Y hemen geliyorum


bazen kaybetmek yeni umutları beraberinde getirir bazense hiç ummadığın kaybediş acıyı beraberinde getirir ama hayat herşeye rağmen güzeldir ....


Yeliz - doktor bey durumu nasıl
D pek iç açıcı değil
Y peki neden haber vermediniz hiç kimseye
D levent bey getirdi buraya
Y levent mi
D evet başında o bekledi
Y şimdi nerde
D oğlunu görmeye gitmesi için zor ikna ettim
Y oğlunu mu ne oğlu
D bahar hanım ve levent beyin oğlu Allahın işine bakın ki mete hiç yara almadan sağ sağlim kazadan kurtuldu
Y mete de kim
D onların oğlu işte
Y doktor bey ne oğlu baharın bir bebeği yok ki
D demek ki sizin haberiniz yok 1,5 2 yaşlarında çok şeker bir oğlu var
Y nasıl yani ya levent beyin telefonunu alabilir miyim
D tabi bi saniye der ve leventin telefonunu verir



E levent
L günaydın
E ne işin var burada
L ben … şey …özür dilerim sizi öyle görünce … ela ben seni çok özledim…
E ….
L ela
E efendim
L ela sen
E levent ne
L ela göbeğin
E hı ?
L ela hamilesin
E ben şey
L ela
E evet
L yani şimdi o bizim bebeğimiz mi
E hı hı
L aşkım hamilesin der ve elayı kucağına alıp döndürmeye başlar
E levent dur bak bebeğe bir şey olacak
L aşkım hamilesin bir tanem der ve öper


M ba-ba
L oğlum bir kardeşin olacak der ve meteyi de kucağına alır
L aşkım niye söylemedin
E ben yapamadım… mete…
L ela … elam… seni çok seviyorum ve ne olursa olsun buradayım hiçbir yere gitmiyorum
E levent sevinçlisin heyecanlısın ve düşünemiyorsun bahar ve mete onları bırakamazsın ve onlarla birlikte burada da yaşayamazsın sizi beraber görüp daha fazla acı çekmek istemiyorum sen ya da ben
Birimiz gidecek
L hayır ela böyle bir şey olmayacak

Telefon çalar

Y levent bey
L buyurun benim


Y ben yeşim baharın arkadaşıyım
L buyurun yeşim hanım
Y sizinle çok önemli bir konuda konuşmalıyız
L yeşim hanım bahar
Y baharın hastanede olduğunu biliyorum … durumunun kritik olduğunu da … doğru söylemek gerekirse çok üzgünüm … ama sanırım … siz çok daha fazla üzgünsünüz… öğrenmeniz gereken şeyler var
L ne ibi
Y yüz yüze konuşmalıyız
L tamam nerde yerini siz söyleyin
Y ben hastanedeyim gelin konuşalım
L tamam



L ela böyle bir şey olmayacak ben buradayım ve hiçbir yere gitmiyorum sana tek bir sorum var meteyi kabul eder misin
E ne
L mete yi oğlum olarak kabul eder misin
E meteyi oğlun değil oğlum olarak kabul ederim ama
L işte bu yüzden aşkımsın bu yüzden vazgeçilmezimsin ama kısmını duymak istemiyorum ve şimdi gidiyorum baharın bir arkadaşı aradı
E ne istiyormuş
L konuşmak … anlatması gereken şeyler varmış
E nasıl yani
L bilmem gidince göreceğiz…
E tamam canım ama sen yine de çok fazla hayal kurma biliyorsun psikolojide savunma mekanizmalarından biridir hayal dünyasına kaçma hayal ve gerçek karışırsa işin içinden çıkamazsın
L senin ki de bastırma savunma mekanizması ama
E hey psikoloji benim ilgi alanım hem bastırma farklı bişi
L tutmadı mı?
E hayır aşkım tutmadı
L ne dedin
E hayır
L hayırdan sonra ne dedin
E ne dedim
L ne dedin
E levent geç kalıyorsun
L yok yok bu kesinlikle bastırma
E levent geç kalıyorsun
L tamam hadi ben kaçtım oğluumm babayı bir hoşça kal öpücüğü yok mu
M ba ba ge
L olmaz ama gitmem gerekiyor sonra gelirim olur mu
M tamam
L canım
E sonra görüşürüz beni habersiz bırakma
L bebeğimize iyi bak
E bak senn
L cinsiyeti ne
E bilmem
L öğrenmedin mi
E hiç merak etme fırsatım olmadı ki
L buna sevindim
E fırsatım olmamasına mı
L hayır öğrenmemene
E neden
L beraber gideceğiz de ondan
E iyi bakalım
L neyse ben geç kaldım
E tamam canım biz de mete ile parka gideceğiz di mi mete
M eveeet
L tamam akşama görüşürüz
E görüşürüz der ve levent yola çıkar hayat onu tahmininin ötesinde bir yola sürüklüyordur … çok büyük kazanımları olacaktır ... ama tek bir kaybediş … leventi tahmin bile edemeyeceği kadar büyük bir boşluk da bırakacaktır… kim bilir belki bundan sonra hayat çok daha zor … zaman … her şeyin ilacı




Hal Fikret ne yaptın
F neyi
HAL levent ve oğlu araştıracağını söyledin
F bugün gidiyorum meteden saç örneği alacağım tabi leventten de
Hal yani hala vazgeçmedin
F vazgeçmeyeceğimi söyledim hem zorlarsam sonuçları bugün alabilirm ve her şey biter
HAL emin misin
F evet
HAL tamam o zaman iyi şanslar


Zil çalar

E kim o
D ben …
E dila hoş geldin
D hoş bulduk yengecim nasılsın
E iyiyim tatlım da … yenge?
D yeğenimin annesi değil misin hem ağabeymde öğrendiğine göre
E sen nerden biliyorsun
D eee abimi yavaş yavaş tanıyorum ve söz konusu sen olduğunda ne kadar hızlı olduğunu da artık çok iyi biliyorum
E anlaşıldı
D ee mete bey isz nasılsınız
M iyiyim se nasıysın
D bak sen … beyimiz kocaman olmuş da hatır sormaya başlamış
E alıştı artık soruyor
D valla süpersin
E izinliyim başkomiserimden izin aldım o da biliyor e çok fazla boş vaktim var biz de mete ile yeni şeyler öğreniyoruz değil mi mete
M evet
E tek sorunumuz hayır demeyi bilmiyoruz ne sorarsan evet diyor der gülümseyerek
D mete seni gıdıklayayım mı
M evet
D bunu sen istedin küçük afacan tutun şunu tut tut der ve mete kaçmaya başlar dila da peşinden
D yakalıycam kaçma boşuna
E deli kız


Zil çalar

D abim geldi galiba
E yok cnaım onun anahtarı var hem yeni gitti
D ee kim o zaman
E kapıyı açarsak anlayacağız yok açmasak evde kimse yok sanıp gidicek ve öğrenemeyeceğiz
D tamam tamam nerde bu mete yakalayın şunu der ve mete ile oynamaya devam eder
E kim o
F benim Fikret
E Fikret
F nasılsın ela
E iyiyim de hayırdır
F hayır hayır seninle bir şey konuşmam lazım özel
E tamam konuşalım geç

E mutfağa geçelim mi rahat rahat konuşuruz
F tamam olur
E dila biz mutfaktayız meteye dikkat et
D tamaaaaam

E ee ne içersin
F bırak şimdi bir şey içmeyi
E Fikret ne oluyor anlat istersen artık
F ela ben diyorum ki
E ee
F yani şey … ela bence bu çocuk leventin falan değil
E Fikret levent bunu kabul ediyor
F ya o safa ne bakarsın sen
E fikreett
F bak dna testi yaptıralım metenin saçın ile leventin saçını verelim sonuçları alalım en azından içimiz rahat etsin
E olmaz
F ama
E o leventin oğlu levent bunu kabul ediyor ve dna testi yaptırmayı düşünmüyor… onun gerek görmediği bir şeyi ben ondan habersiz yapmam
F ama


D yengeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
E dila ne oldu
D yenge çabuk gel
E meteeeeeeeeee
D dila ağlayarak biz oynuyorduk düştü mete kafasını sehpaya vurdu
E mete …
F bayılmış
Ela ağlamaya başlar
F dila git ecza dolabından sargı bezi falan ne bulursan getir der ela mete kucağında ağlıyordur
E mete aç gözünü bir tanem
F tamam şimdi de ambulansı ara
D tamam
F Ela bana bırak sarsma
E tamam
Devre ilk müdahaleyi Fikret yapar sonra da ambulans gelir ve meteyi hastaneye kaldırırlar ambulansta sadece ela gider firkete ise dilayı teselli etmek kalmıştır

F sakin ol tamam mı büyütecek bir şey yok iyi olacak
D benim yüzümden
F bir anlık dikkatsizlikti … bir de iyi yanından bak yanında sen olmayabilirdin
D polyannacılık mı oynuyoruz
F bazen oynamak gerekir üzme kendini annenler meteyi biliyorlar mı
D hayır
F tamam o zaman sil gözünün yaşını toparla kendini eve götüreyim seni ama ağlamak yok abin söyleyene kadar annenler bilmesin
D tamam




Y levent bey
L yeliz hanımdı değil mi
Y evet
L benimle ne konuşmak istiyorsunuz
Y levent bey bakın direk konuya gireceğim
L tamam dinliyorum
Y ben baharın çok yakın bir arkadaşıyım uzun süre yurt dışında yaşadın bunun bir kısmı da sizin baharla birlikte olduğunuz dönemi kapsıyor … bahar size deliler gibi aşıktı… gözü hiç bir şey görmüyordu…yani öyle sanıyordum … ama aşktan öte bir takıntıymış bu şimdi daha iyi anlıyorum
L nasıl yani
Y levent bey bakın bahar yurt dışına benim yanıma geldi ama sonra ben türkiyeye döndüm ve o bir süre daha orda kaldı döndüğünde de ilk bana geldi konuştuk
L sorun ne
Y sorun yeşimin benimle çok uzun bir dönem geçirmesi ve yeşim yurt dışındayken hamile falan da değildi yani doktor beyin bahsettiği mete yanımızda hiç olmadı ben ondan 1 yıl önce geldim buraya ve sanırım mete 1 – 1,5 yaşlarındaymış ve aynı evde kaldığım arkadaşımın bir bebeği olmadığını çok iyi biliyorum
L ne
Y zaten aynı evde yaşamış olmasak hatta hiç görüşmemiş olsak bile bu imkansız
L neden
Y bahar hamile kalamaz… o
L yani mete benim oğlum değil mi
Y hayır
L bu
Y sevinirsiniz sanmıştım
L ben

TELEFON ÇALAR

L a… alo
E levent biz hastanedeyiz mete düştü başını sehpaya vurdu acildeyiz
L hemen geliyorum
Y kötü bir şey mi var
L mete başını sehpaya vurmuş acile getirmişler
Y anladım
L ben teşekkür ederim
Y bahar benim için çok değerli…eğer yaşarsa söz veriyorum hayatınıza bir daha müdahale etmeyecek
L benim gitmem gerekiyor tekrar sağ olun


L ela
E levent ben ben mutfaktaydım dial ile oynuyorlardı off neden yanlı zbıraktım ki onları
L ela sakin ol
HEM hanımefendi sakin olun oğlunuz çok iyi ayılmasını bekliyoruz uyandıktan sonra eve götürebilirsiniz
L bak iyiymiş işte sakin ol tamam mı bir tanem
E tamam


Telefon çalar

L alo
Doktor levent bey
L evet buyurun
D levent bey bahar hanımı kaybettik
L ne?



Yorum yorum yorum
Alın size uzuuun bir bölüm bol yorum bol bölüm
Son 2 sınav kaldı bitsin sonra bol bol bölüm tabi varsa bol yorum 

HAYAT ... O KAYBEDİŞLERLE DOLU ... ALIŞMAK HEP ZOR OLDU ...AMA BU EN ZORU ...

Telefon çalar

L alo
Doktor levent bey
L evet buyurun
D levent bey bahar hanımı kaybettik
L ne?
D bahar hanım öldü
L şey … ben… hemen geliyorum
E levent
L bahar…
E yoksa
L ölmüş
E ben
L ela mete ile kal ben yukarı çıkıyorum
E tamam cnaım iyi misin
L evet yani sanırım … ela … ben bu ihtimali hiç düşünmemiştim
E biliyorum hayatım
L ben gideyim
E tamam



Ve aradan günler geçer levent tüm cenaze işlemleriyle ilgilenmiştir baharın cenazesine ela hariç tüm ekip katılır ela mete ile ilgileniyordur. Levent tüm bu koşuşturma canın arasında bir şeyi aklından silmek istiyordur aslında … metenin gerçek oğlu olmadığı gerçeğini… kabullenmek zor olsada bir parça haline gelmiştir mete onun için vazgeçilmezi olmuştur bir anda … oğul sevgisini tatmıştır levent onda… ve şimdi vazgeçmek zorundadır… baharın meteyi nerden bulduğu ise başka bir sorundur… cenaze bitiminde levent hiç bir şey söylemeden eve gider mete uyuyordur ela ise yanına uzanmış onu izliyordur levent yukarıçıkar

L ela
E şişşşşşşşş yeni uyudu
L çok tatlı
E evet öyle
L ela şimdi ne yapacağız ailesini nasıl bulacağız
E levent sen bir polissin unuttun mu kayıp ilanlarından başla tabi meteyi ilk gördüğün tarih ve 1 2 hafta öncelerindekilere bak
L haklısın
E ona çok alışmıştın değil mi
L evet


S zenan
Z söyle aşkım
S ya ne olur cinsiyetini öğrensek
Z haydaaa yine aynı noktaya geri döndük hayır efendim öğrenmiyeceğiz
S ya ama hazırlık yapardık
Z yine yap
S kız mı erkek mi bilmeden ne hazırlığı zenan
Z ya sen yap alış verişini olmadı elanın ki farklı olur belki ona veririz
S hımm olabilir
Z bak sorun çözülmüş oldu
S of zenan yaa
Z aşkııımm
S efendim
Z benim canım çilek istedi
S off zenan off
Z hadi hadi git de al
S evde yok mu
Z maalesef hayatım
S zaten ne zaman evde olan bişeyi aşerdin ki sen
Z hadi aşkım yoksa sen bizi sevmiyor musun
S of ya bir de duygusallık modu var di mi hiç çekilmez en iyisi ben gidip çilek alayım
Z bencede



K Burak
B efendim cnaım
K hala kızgın mısın
B hangi konuda
K hani yiğit
B kader geçmişe dönmeyelim olur mu bir tanem
K ama sen geçmişten sıyrılamadın ki
B nasıl yani
K o günden sonra yani yiğiti benim yanımda gördüğün günden beri eskisi gibi bakmıyorsun eskisi gibi
B kader
K Burak ben seni çok özledim
B seni seviyorum bir tanem hiç azalmadı sevgim ama o kahrolası gurur bırakmadı yakamı bende seni çok özledim der ve sarılırlar sonra romantik bir film açarlar ve onu izlerken koltukta uyuya kalırlar


F alo
Seçkin - Fikret
F efendim seçkin
S uzun zaman oldu sesin soluğun çıkmıyor valla ben aramasam arayacağın yok
F haklısın ama o kadar zor günler yaşadık ki
S hayırdır
F ya leventle ilgili
S anladım
F ee sen neler yapıyorsun
S ooo böyle telefonda mı konuşacağız nerdesin sen
F evdeyim
S tamam hazırlan seni almaya geliyorum önce yemeğe gideriz sonra da sinemaya
F ya ben bir şeyler hazırlarım aslında
S itiraz yoookk




Hasan efendim annecim
HASANIN ANNESİ minik kuşum
H anne bana minik kuş demekten ne zaman vazgeçmeyi düşünüyorsun
HA – ne zaman evlenirsen
H öyle bir niyetim yok
HA bak bizim makbule hanımın bir kızı var güzel mi güzel hamarat mı hamarat bir tanışsan
H anne istemiyorum dedim ya neden anlamıyorsun
HA ya nasılsa kimse yok diyorsun tanışsan ne olur
H kimse yok demedim evlenmeyi düşünmüyorum dedim
HA ne yani biri mi var
H evet
HA görmeden inanmam
H hayda
HA banane adı ne bakalım
H kimin
HA sevgilinin
H adı mı
HA evet
H şeyy ımm Zeynep
HA Zeynep mi
H evet
HA tamam o zaman Zeynep kızıma söyle yarın akşam yemeğe bekliyorum
H yemeğe mi
HA evet
H ama o gelemez ki
HA neden
H güzel soru çünküüü hı çünkü onun yarın akşam nöbeti var
Ha nöbet mi
H evet
HA ne iş yapıyor
H polis evet o da polis
HA hımm tamam o zaman bir sonraki gün olsun
H söz veremem
HA kaçışın yok hasan en olmadı bir sonraki gün olur elbet olacak bu yemek
H off tamam anne hadi sonra görüşürüz
HA tamam minik kuşum gelinime selam söyle
H hıııııı olur söylerim

H of hasan ne yaptın ya şimdi gelde zeynepi ikna et bakalım off anne offf



Ve levent için zor günler yine başlamıştır şimdi sıra metenin gerçek ailesini bulmaktadır leventse bunu hiç istemese de mecburdur mete ailesi ile büyümelidir…



L günaydın canım
E günaydın
L ben çıkıyorum
E işe mi
L evet
E kahvaltı
L sen yorulma ben bir şeyler atıştırdım
E tamam canım

Levent ela ve meteyi öper ve merkeze geçer


L günaydıııııııın
F ooooooo levent bey seni burada görmeyi özlemişiz
L ben de özledim valla
S ee toparlayabildin mi bakalım
L toparladım toparlamasına da
HAL sen 2 gün daha izinli değil miydin
L evet baş komiserim
HAL neden geldin
L hadi odaya geçelim de hepinize anlatayım
Ve olan biten her şeyi anlatır …
L yani metenin gerçek ailesini bulmak zorundayız

1 ay öncesinin kayıp ihbarlarıyla işe başlarlar ve met enin aileisini bulmak için bütün ekip kolları sıvar en sonunda doğru izi bulmuşlardır.

Z levent
L efendim
Z bu mete
L bakayım … evet
Z bulduk
L evet bulduk der buruk bir sesle


L alo iyi günler ben levent
METE A buyurun
L ben komiser levent
METE A yoksa oğlumdan haber mi getirdiniz
L evet hanımefendi oğlunuzu bulduk daha doğrusu uzun süredir bizleydi ve o çok iyi öncelikle bunu söylemek istiyorum size bir adres yollayacağım gelin ve oğlunuzu oranda alın ayrıntıları orada anlatacağım
METE A biz şehir dışındayız hemen yola çıkıyoruz ama en erken yarın sabah orada oluruz
L tamam



Metenin ailesi nasıl insanlar
Ela ve levent metenin yokluğuna alışabilecek mi


Yorumlarınızı bekliyorum

havin+10baran
05-06-08, 16:17
BÖLÜM 68:
herkes tugce ve fatihlerde toplanmis yemek yemis kahve iciyorlardiki kapi caldi)
F: ben bakarim canim
T: tamam(dedi fatih kapiyi acmaya gitti)
F: geldim geldim(Dedi kapiyi acti ve görüdü sey karsisinda soka girdi ve agzindan sadece“sen“kelimesi cikti)
F: sen
X: evet ben
F: ne yüzle geliyorsun sen??
X: levevnt burdaymis
F: leventten sanane??
X: onunla konusmam gerek
F: hayir
X: leventttt
E: kim bu ya??
L: Bilmiyorum canim sen dur ben bir bakiyim(Dedi kapiya cikti)
L: sen??
X: evet canim ben
L: hemen def ol burdan
X: aa niye askim??
L: def ol dedim sana yesim
Y: gitmiyorum bir yere askim
E: levent(dedi kapiya cikti)
L: efendim canim
E: kim bu????
L: kimse canim
E: leventcim kim bu bayan??
L: kimse askim
Y: ben yesim leventin nisanlisi
E: neee??
L: elacim eski
E: bende esi ela…ela atahanli
Y: memnun oldum ela
E: bende hemde cok
L: yesim def ol artik
E: aa niye kovuyorsun kizi gel yesim(dedi ela yesimi iceri aldi herkes sok olmustu hele suat yesimi görünce agzi acik kaldi denile bilirdi)
S: yesimmm
Y: merhaba…ben yesim ..leventin nisanlisi
Z&T: neee??
E: evet kizlar leventin ESKI(dedi üzerine basa basa) nisanlisi
Z: kizim sen iyimisin??
E: iyiyim hemde cok
T: delisin sen
E: yoo cok iyiyim
F: elacim
E: ee yesim nasilsin??
Y: iyiyim sen??hamilemisin??
E: evet annecimmmm(dedi cigdem geldi yanlarina)
CIGDEM: geldim anne..ne oldu??
E: bak buda benim kizim cigdem
Y: bende yesim
CIGDEM: memnun oldum
Y: bende canim..oglun olur ins
E: evet oglum olucak
Y: üc aylikmi??
E: evet üc bucuk oldu
Y: ne güzel
L: ne istiyorsun yesim??
Y: hic bir sey istemiyorum korkma…hem bende evliyim
F: ciddimisin sen??
Y: evet iki ay oldu buraya tatile gelmistik bende evlendigini duydum sadece gelip görmek istedim sizi
S: valla iyi yaptin be yesim özlemistik snei
Y: acaba akliniza geldimmi hic??
L: benim hic gelmedin gelmende mümkün deyildi
Y: neyse tanistigimiza cok memnun oldum
E: kalkiyormusun?
Y: kalkiyim esim bekliyor
E: cagir onuda
Y: yok gidicez gezicez
E: peki sen nasil istersen
Y: kizma ona olurmu??eminim sana anlatmadi ve buna gerekte yoktu cok sacma bir ayrilikti bizimki bunun icin levenmt bana cok kizmisti..o yüzden anlatmak istememistir bence iyi bile yapmis
E: ona istesemde kizamamki(dedi leventin gözlerine bakarak)
Y: onun deyerini bil levent
L: cok iyi biliyorum
Y: kib hepiniz cok mutlu olun bunu hak ediyorsunuz
E: sende kib…bir dahakine bize bekliyoruz
Y: bakalim
E: esine selam
Y: söylerim…(Dedi evden cikti)
S: bu neydi simdi??
L: bilmiyorum
E: hic bir sey deyildi..kiz geldi seni yokladi gitti
L: ne??
E: kötü anlamda söylemiyorum canim
T: kizim valla anne olmak seni cok olgunlastirdi
E: yani normaldir
Z: eeee tabi
E: yani
L: hadi askim kalkalimmi??
E: olur yorulduk zaten biz dimi annecim(dedi karnina dokundu)
L: evet diyor annesi(Dedi gülüstüler..herkes evlerine dagildi..suat ve zenan hemen uykuya daldilar)
L: ela
E: efendim??
L: kizginmisin bana?
E: hayir deyilim neden kizgin olayimki??
L: sana söylemedigim icin
E: levent önemi yok artik bunun sen benimle evlisin..bir tane dünya güzeli kizimiz var diyer bebegimizde yolda … sen beni seviyorsun onu deyil ben bunu gözlerinden okuyorum..benimde senden önce bir hayatim vardi seninki gibi yani ben bu konuyu unuttum bile(Dedi kocasina sikica sarildi)
L: iste benim karimm(dedi elaya daha siki sarildi)
E: seni seviyorum
L: bende seni cok seviyorum sevgilim(dedi elayi usulca dudagindan öpmeye basladi elada sevdigi adama,kocasina bebeklerinin babasina karsilik veriyordu…iste bir gece daha sorunsuz bitmisti cok ama cok mutlu bitmisti hatta…)

Ya ben dizimiz böyle kötü giderken kimseyi üzemiyorum sIKILIyorsaniz söyleyin final yapiyimm….

BURCAK001
06-06-08, 17:05
2 AY SONRA...


Ela uyandığında yanında Levent’i bulamamıştı.

Ela: Leventtt nerdesin?
Levent: banyodayım...

Ela Levent’in sesini duymanın rahatlığı ile kalkıp kahvaltı hazırlamaya indi. Kahvaltıyı hazırlarken birden başı döndü. Hemen sandalyeye oturup kendine geldi.

Levent: ela ne oldu?

Ela Levent’in yüzüne baktı. Levent’in yüzünde endişe vardı.

Ela: yok bir şey merak etme iyiyim

Ela Levent’in inanmayan gözlerine bakıp;

Ela: gerçekten yok bir şey
Levent: bir daha olursa tahlil yaptıracağız tamam mı?
Ela: Levent yorgunluktan
Levent: sabah yataktan kalkar kalkmaz yoruldun öyle mi?
Ela: tamam Levent söz bir daha olursa tahlil yaptıracağım göreceksin bir şey çıkmayacak...
Levent: neyse hadi bırak dışarıda kahvaltı yapalım
Ela: tamam ben banyo yapayım çıkarız.
Levent: tamam bekliyorum...

* * * * *

Hasan: Zeynep
Zeynep: efendim
Hasan: hayrola erken geldin
Zeynep: ya evdeki durumları biliyorsun hem uykuda tutmadı geleyim dedim
Hasan: iyi yapmışın bende sıkılıyordum

Zeynep gülümseyerek;

Zeynep: Arslan Bey açmadı seni galiba?
Hasan: Arslan Bey beni açacağına önce İpek Hanım’a açılsın...

İki dost güle güle soyunma odasına doğru gittiler.

* * * * *

Arslan kahvesini almış pencerenin önünde onu düşünüyordu. Aşka inanmayan Arslan onu düşünmeden yapamıyordu. Ancak onunla ağız dalaşına girmeyi seviyordu. Ancak o öyle bir kadın ki her dalaşmada Arslan’ı yeniyordu. Bu da Arslan’ı sinirlendiriyordu. Ama yinede onsuz yapamıyordu. Yani ne onunla ne onsuz...

İşte yine o geliyordu. Hastane kapısından içeri giriyordu. O girerken yine Arslan’ın yüzünde hafif bir gülümseme vardı...

İpek onun gençlik aşkıydı. Arslan çok sevmiş ama sırf annesine olan nefreti ile İpek’i aldatınca, İpek ondan nefret etmiş ve gizli gizli Amerika’ya gitmişti. Arslan ve İpek yıllarca birbirini unutamamıştı. Ancak sonra İpek’in nişanlandığını duyunca aşka olan inancını tamamen kaybetti. Ancak hep onu sevdi...

* * * * *

İpek asansör kapısından içeri girerken Suat ve Zenan’da gelmişti.

İpek: günaydın
Suat ve Zenan: günaydın
İpek: eee Zenan hamilelik nasıl gidiyor? Ufaklık seni üzüyor mu?
Zenan: yok üzmüyor teyzesi uslu uslu duruyor yerinde
Suat: ya sahi İpek bizim ki 4. Ayına girdi tekmeler ne zaman başlayacak?
Zenan: ay Suat daha 4. aya 1 hafta var...
İpek: evet Suat

O sırada asansör durur...

Zenan: neyse ben gidiyorum. Hadi görüşürüz...
İpek: görüşürüz canım

Asansör kapanır...

Suat: eee bugün ameliyatın var mı?
İpek: Bugün tam 5 doğum var. Tabi sonradan acil çıkmazsa iyidir. Senin varmı?
Suat: pek yoğun değilim 1 ameliyatım var o da damar değiştireceğim
İpek: anladım başarılar
Suat: Sağol sana da başarılar bir şey söyleyeceğim Kadın Doğum Uzmanlığına nasıl karar verdin?
İpek: aslında hiç aklımda yoktu kadın doğum... Ben Psikiyatri olmak istiyordum. Ama asistanlık yaptığım dönemde uzmanımın doğum sancısı tutunca yanında bir ben olunca ben doğurtmak zorunda kaldım. Bebek elime doğunca uzun süre kendime gelemedim. Bu dünyanın en müthiş duygusu. Tabi, anne baba olmak dışında. Çok garip duyguydu bu. O an karar verdim kadın doğum uzmanı olmaya...
Suat: vay be... Aslında herkesin hikâyesi var bu hastanedekilerin...
İpek: öyle mi? Bir gün dinlemek isterim...

O sırada asansör durur.

Suat: peki öğle yemeğinde anlatırım... Şimdi hayat kurtarma zamanı...

İpek ve Suat gülümseyerek kendi işlerinin başına geçtiler. İpek birazdan göreceklerinden habersiz odasına girdi. Ve şaşkınlık yaşadı...

Masası çiçeklerle süslenmişti. Ve çiçeklerin üstünde bir not;

SENİ YİTİRDİĞİMİ BİLİYORUM...
AMA YENİDEN KAZANMAK
İÇİN HERŞEYİ YAPMAYA
HAZIRIM... LÜTFEN BİR
ŞANS DAHA VER BANA.

ARSLAN

Hemen hademeden bir çöp torbası isteyip o çiçekleri torbaya attı. Sinirle Arslan’ın yanına gidip;

İpek: sakın bir daha bunu yapma Arslan Bey sakın... Bu notu da alın kendinize başka enayi bulun. Benden size ne köy olur ne kasaba...

Elindekileri fırlatıp notu masaya koydu.

Arslan şaşkındı... Bir süre sonra şaşkınlığı yerini üzgünlüğe bıraktı...

Sevmiyordu işte... Affetmeyecekti... Hayatına giren hiçbir kadını sevmemişti, sevememişti... Peki, bundan sonra neler olacaktı? Kalbine gömebilecek miydi?


Sonunda bitti galiba
Görüyorum
İçimde can çekişlerini
Duyuyorum
Sözlerin çok acıtıyor
Ölüyorum
Keşke baştan söyleseydin
Gidiyorum
Nasılsa koymaz sana
Biliyorum

Kalbime gömerim o zaman
Unutupta silerim o zaman
Alt tarafı aşk bu da işte
Vazgeçilmez misin aman...

Sanane ki ağlıyorsam
Deli gibi istiyorsam
Hala seni seviyorsam
Sanane anlamıyorsan...

Kalbime gömerim o zaman
Unutupta silerim o zaman
Alt tarafı aşk bu da işte
Vazgeçilmez misin aman...

Yalanmış demek her şeyin
Bilemedim
Saklamışsın nefretini
Göremedim
Olmayınca olmuyor
Sen sevemedin
Yazılmış kadere ayrılık
Silemedim
Alıştım zor olsa da
Kabullendim

Kalbime gömerim o zaman
Unutupta silerim o zaman
Alt tarafı aşk bu da işte
Vazgeçilmez misin aman...

Sanane ki ağlıyorsam
Deli gibi istiyorsam
Hala seni seviyorsam
Sanane anlamıyorsan...

* * * * *

Levent: ela nereye?
Ela: nöbetçi mahkemeye
Levent: ne?

Ela dayanamaz güler...:img-hyste

Ela: ay levent sorduğun soruya bak nereye olabilir tabiî ki öğle yemeğine
Levent: şakacı sevgilim benim ama şakası bile hoş değil...
Ela: tamam tamam kızma hadi sende gelsene
Levent: sen git ben geliyorum....

* * * * *

Bütün asistanlar toplanmış yemek yiyordu...

Zenan: eee hasan?
Hasan: ne eeesi?
Zeynep: ağzından lafları cımbızla almak mı gerekiyor hasan annen nasıl ikna oldu?
Hasan: nasıl olduysa oldu...
Zenan: hasan
Hasan: off sevdiğim var ama açılamadım dedim
Zenan ve Zeynep: ne?
Hasan: kusura bakmayın acil çağrı...

O sırada Ela gelir...

Ela: ne kaçırdım bakalım
Zenan: bir şey kaçırmadın canım hasan açılamadı...
Ela: hıı?
Zeynep: Hasan’ın annesi, Hasan’ı evlendirmeyi çalışıyordu ya
Ela: eee?
Zeynep: hasan vazgeçirmiş ama nasıl vazgeçirdiğini söylemiyor
Zenan: sevdiğim var açılamadım demiş
Ela: nee?

O sırada Levent ve Suat gelir...

Levent: ne yapıyorsunuz bakalım?
Ela: Hasan’ın yeni aşkından konuşuyoruz.
L.S: nee?
Zeynep: Hasan annesi kız bulmasından bıkmış ta sevdiğim var açılamadım demiş...
Suat: kim bu şanslı kız?
Zenan: bilmiyoruz

Onlar uzun uzun konuşurken Hemşire geldi yanına;

Hemşire: Ela Hanım sizi bekleme odasında bekleyen var efendim?
Ela: kimmiş?
Hemşire: söylemedi efendim
Ela: tamam geliyorum
Levent: ela geliyim mi?
Ela: yok ben gidip bakayım
Levent: tamam aşkım

Ela bekleme odasına girdiğinde gördüğü kişi karşısında kısa bir şok geçirdi...

Ela: sen?


* * * * *

Levent: ela
Ela: efendim
Levent: iyimisin?
Ela: iyiyim dedim ya
Levent: kim geldi?
Ela: ne?
Levent: gayet açık bir soru bence
Ela: kimse değil?
Levent: ela kim geldi hemen öğrenmek istiyorum
Ela: bende kimse değil diyorum
Levent: bak Ela o gelen her kimse...
Ela: eee ne olmuş?
Levent: yani o geldiğinden beri suratın asık
Ela: .....
Levent: ve ben güzel karımın suratını kim asmış bilmek istiyorum...
Ela: .....


* * * * *

Ela ve Levent oturup akşam yemeği yiyorlardı. Daha doğrusu Levent yiyor ama Ela tabağı ile oynuyordu. Bu Levent’in dikkatinden kaçmamıştı...

Levent: Ela
Ela:
Levent: ela
Ela: hıı
Levent: dünyada mısın?
Ela: Levent yorgunum ve espri kaldıracak durumda değilim.

Ela kendi tabağını ve bardağını mutfağa bırakıp odasına çıkmıştı.

Ela odaya gittikten sonra boğazından bir şey geçmeyen Levent masayı topladı. Ve yavaşça odaya çıktı. Ela yatak odasındaki pencereden yıldızları izliyordu. Levent ışığı açmak için eli lambaya gittiğinde;

Ela: açma
Levent:
Ela: yıldızların ışıkları tüm odaya yayılsın istiyorum...

Levent ışığı açmaktan vazgeçip kapıyı kapattı. Ela’nın yanına gidip birlikte yıldızlara baktılar...

Levent: bu böyle olmayacak
Ela: ?

Levent Ela’yı ani bir hareketle kucağına alınca doğru bahçeye çıkardı. Bahçedeki şezlonglara uzandılar.

Ela: seni seviyorum
Levent: bende...

İkisi birbirlerine sonsuz aşkla bakıyordu. Yıldızlar ve Ay’ın ışığı onların aşklarına mum olmuşlardı... İkisi daha sonra bu ahenkli güzelliğe bakmaya başladılar...



Gökyüzünde ne çok yıldız var.
Biri parlak, biri ürkek, biri yalnız,
Diğeri sanki burda.
İçimizde ne çok hırsız var.
Biri aldı beni götürdü sonra sattı hem de yok pahasına.

Ah şu hırsızlar,
Her gece Rüyamda senin kılığında dolaşırlar.
Ah karanlıklar,
Seni benden, seni dünden, seni gerçeklerden korurlar.

İPEK

http://img208.imageshack.us/my.php?image=49995857214a568ae5aojy8.jpg

seçil_
06-06-08, 17:30
Akşam
s-zenan
z-efendim
s-yemeğe gidelimmi
z-:good:olabilir
giderler
elalarda aynı yerdedir
e-şuanlar zenanla suat değilmi
l-evet onlar
z-eyvah elalar gidiyip yüzünü kapatı
e-şş görmemişş gibi yap utandı
l-tama
e-ama onlar bizi görücek
l-olsun elanı elini tutar
l-bizim gizlimz saklımız yok nasıl olsa dimi
e-evet:img-in_lo
l-utanınca çok talı oluyosun
e-levent ya
l-tamam meleğim
e-sende yalakalık yaparken çok gıcık oluyosun
l-yalakalık yapmıyorum
e-yapıyson
l-hyr
e-evet
l-hyr
e-evet
l-hyr
e-hyr
l-evet
e-bak kabul ettin
l-gıık beni kandırdın
l-ela
e-efendim
l-ben sana bi rengi 2 kre üst üste söylete bilirmiyim
e-hyr
l-epki bi renk söyle
e-beyaz
l-ne
e-beyaz
l-bak söyledin
e-oyuna geldim
l-ee olcak okadar canım
e-küstüm
levent kakıp elanın sandalyesinin yanına yaklaşır
l-küsme dayananam hadi dans edilim
e-:Pztn şakaydı
şarkı
bak yıldızlar altında
gözlerimin içine
duy rüzgarların bize anlattığı bir şey var
bak yıldızlar altında
gözlerimin içine
duy rüzgarların bize anlattığı bir şey var
bir fsıltı gibi bazen
o en büyük çığlıklar
bilmezlermi gelir geçer
en büyük fırtınalar
biz aşkı meleklerden çaldık
birbirimize sım sıkı bağlandık
biz aşkı meleklerden çaldık
birbirimize sım sıkı bağlandık
bak yıldızlar altında
gözlerimin içine
duy rüzgarların bize anlattığı bir şey var
bak yıldızlar altında
gözlerimin içine
duy rüzgarların bize anlattığı bir şey var
bir fsıltı gibi bazen
o en büyük çığlıklar
bilmezlermi gelir geçer
en büyük fırtınalar
biz aşkı meleklerden çaldık
birbirimize sım sıkı bağlandık
biz aşkı meleklerden çaldık
birbirimize sım sıkı bağlandık
l-ela..........


E:efendim
L:bnmle evlenir misin?
E:ne???
L:bnmle evlenir misin der ve yüzük çıkartır
E:levent bn şey
L:hemen cvp vermek zorunda değilsin seni ömrümün sonuna kadar beklerim
E:ama bn şimdi cvp vermek istiyorum evet
L:ne
E:evet seninle evlenirim :happy0064
L:seni çok seviyorum bnde seni bitanem der ve levent elanın dudaklarına yapışır ve yüzüğü kutudan çıkartarak elanın parmağına takar

Yüzük

http://www.alyans.cc/M/KullaniciDosyalari/alyansss.jpg

E:bu çok güzel
L:senin kadar değil artık ilişkimizi saklamanın bi manası kalmadı
E:eee
L:eeesi artık sölicez
E:ama
L:aması yok ela
E:peki der ve yemeklerine devam ederler gecenin sonunda levent elayı evine bırakır kapının önünde
L:bitanem iyi geceler
E:sanada aşkım
E:leventt
L:efendim aşkım
E:şimdi bn yüzük takıyorum ama sen takmıyosun olmaz ki
L:nası yani
E:ya başkaları sana bakarsa sen artık nişanlı bi erkeksin
L:haklısın cnm bu yüzden başka yüzüklerde aldım ama sen takmazsın diye
E:saçmalama tabiki takarım sen de takıcaksın ama sadece ameliyatlarda falan çıkarıcaz
L:tmm bitanem der ve levent o yüzükleri de çıkartır.

Alyanslar:

http://www.dugunhazirliklari.com/admin/editor_files/up_images/alyans4199uc8.jpg

E:bunlar çok güzel der ve birbirlerinin parmaklarına takarlar.
L:nişanlım bnm
E::img-in_lo
L::love04:
E:Seni seviyorum
L:bnde bitanem bnde

Zenan-Suat

Zenanın evinin önü

Z:girmek ister misin?
S:olabilir der ve girerler


Ela ve leventin mutlu günleri.
Ela ve leventin nişanları nasıl karşılanıcak?
Zenan ve suat aşkında büyük olay?
Bakalım neler olacak?
Hepsi diğer bölüme sende kader ortağım.

yarenELAlevent
07-06-08, 00:27
4 ay önce
Ben acıya alıştım o bana alışamadı
e-hyr levent yapamam
l-ela
e-levent ben daha 3 çocuğa zor bakarken sen 4.yü diyosun
l-ela aldırmıcaksın dimi
e-aldırıcam levent
l-gönlün bi caan kıyamaya rağzıysa ve vidcanın rahat edicekse aldır
1 Ay sonra
Hani yapıcaktın
l-nieye aldırmadan çıktın
e-dayanamadım
2 ay sonra
Beni bırakma bebeğim
e-levent tır çok hızlı geliyo
l-evet salak mı ya bu adam
ve ssili karanlık
Bugün
Hayat keşkelerden ibaret değil
ev
l-ela
e-efendim
l-nie benimle konuşmuyosun
e-keşke o gün gitmeye kalkmasaydık
l-hayat keşkelerden biaret değil
e-levent ben 1 tanesini aldırmayı düşünürken 3 tanesini kaybettim şimdi yanımda sdc sen ve buse var denizim-tunam ve bebeğim yok
levent elaya sarılır
l-şşş
bu sırada bi ağlama sesi duyulur
e-buse kızım iyimsin
b-ben denizle tunayı isityorum
ela kızına sarılır ve ağlamaya başlar 2 side levent karısnın kızının ve yitirdiği çocuklarının acısına dyaanamayıp evden çıkar

1-bunlar bi rüyamı?(cvp hyr)
2-neler olucak?

arkadşalar çatlak senarist döndü kötülklerle
hep böyle bölümler finala işarettir ama final yok benden kurtulmak kolay değil:img-tomat:img-tomat:img-tomat

kelfindik
07-06-08, 01:40
Sabah........

L:Günaydın sevgilim....:img-blush
E:Günaydın...
L:Böyle bir şarkı var biliyor musun?Günaydın sevgilim..Biraz daha..
E:Tamam Levent tamam biliyorum..Söylemene gerek yok..:img-hyste
L:Hadi ya..:hıh Neyse..Bak sana kahvaltı hazırladım..
E:Levent ben süt içmem..
L:Bebeğimiz için içeceksin...Bak karnında büyümeye başladı şimdi..:img-hyste
E:Şimdi?Levent inşallah dokuz ay on gün sonra bebek beklemiyorsun..:img-hyste
L:Yok...Bence bizim bebeğimiz erken doğar..Biraz sabırsız olur...8-9 ay arası iyidir..
E:Babasına çekmişse kesin sabırsız olur..Ayrıca biraz da komik bir bebeğimiz olur..
L:Ela?
E:HI?
L: Onu benden çok sevme tamam mı?:img-hyste
E:Tamam sen daha çok seversin..
L:Ela!Beni daha çok sev..
E:Levent kendi bebeğini kıskanma..
L:Rakip istemem ben..
E:Bunu dün düşünecektin..Artık çok geç..
L:Aman sanki hamile kalıcan..Vazgeçtim ben çocuk istemiyorum ben..Hazır değilim daha..Bu fikre alışmama lazım önce..
E:Ay Levent...Ben de istemiyorum çocuk ...Önce bi tane koca bebek büyütmem gerek..
L:Anlaştığımıza sevindim Ela Hanım..Sizi paylaşmaya daha hazır değilim...
E:Ben de seni...
L:Bak bak bak...Gel bakıyim sarıl kocacığına...Erkekeleri boş bırakmaya gelmez güzelim..Sarman lazım onlar kollarınla..Yoksa uçar giderler...
E:Levent!!Hele öyle bişey yap seni öldürmeme süründürürüm..Sürüm sürüm süründürürüm...
L:Ela..Korkutuyon beni..Hem ben salak mıyım bırakıp gidiyim seni?
E:He şöyle otur oturduğun yerde..Şimdi git bana çay getir..Çabuk!
L:Kocası mıyım hizmetçisi miyim belii değil ..Benim hayal ettiğim evlilik böyle değildi..
E:Nasıldı?
L:Şimdi bak..Ben böyle yatağa uzanmışım..Sende ağızıma üzüm koyuyorsun.....Böyle devam ediyor..
E: Ortaçağ Romasında yaşamıyoruz..Sen kral ben de metresin değilim..Ama gene de çok şikayetçiysen gidiyim?
L: Asla...Ben dünyanın en mutlu adamıyım Ela...Aaa canım hem böylesi daha güzel..Çok renkli bir evliliğimiz var..
E:He iyi....
L: Sen biraz asabi misin?
E.Öyle miyim?
L: Değil misin?
E: Sence?
L: Romantik değilsin pek ha?
E: Değil miyim?
L: Değil misin?
E:Ne değil miyim?
L: Hamile..:img-hyste
E: O nereden çıktı?
L:Allah söyletti...
E:Az önce vazgeçmiştin...
L:Şimdi düşündüm de hazırım ben..
E:Beş dakka da hazırlandın...Hızına hayranım aşkım...
L:Ben senin herşeyine hayranım..
_____________________________________________
A:Yeni evli çiftler bugünde mi yok?Özledim ya...
S: Sen dedikodu özlemişsindir....
A:Aldığım duyumlara göre Ela hamileymiş...
Z:Hamile miymiş?
A:Hani bu Ela'nın sesi kötü geliyordu ya..İşte o zaman kusuyormuş falan...Levo da hasta diye üzülmüş..Ama bunlar doktora gitmişler bi de bakmışlar hamile..Bunlaında arasında zaten bi gece geçmiş evlenemden önce...
S:Ya...
Z:Ya....

S&Z giderler...

Ges:Yok öyle birşey değil mi?
A:Evet..Ben şimdi uydurdum ama baksanıza iyi olomuş..Suat da inanadığına göre..Güzel olmuş güzel..
G: Siz uslanmazsınız...
A:Hastaneye biraz eğlence gerek değil mi?Hem belki de Ela gerçekten hamiledir..Bilemeyiz..
G: Prki bütün bunlar Levent Bey öğrenirse ne olur?
A:İşte o zaman bittiğim andır..Balayılaırında yeterince işkence ettim zaten...Balayının zehir günlerini yaşattım...:img-hyste
________________________________________________

Yorumlarınızı bekliyom..:img-icecr




E:Aldın mı balıkları?
L:Hı....Ama vermek için bir öpücük isterim...
E:Levent ver şunları!
L:Vermiyorum vermiyorum vermiyorum..Öpücük öpücük dedim sana trip yapmasana bana...
E:Yeni şarkımız bu mu?
L:Benim repartuarım geniştir...
E:Benim de ellerim geniştir...Böyle çarpsam...
L: Sen gene kızgınsın..
E: Değilim..
L:Öylesin..
E: Değilim...
L:Öylesin..Niye öylesin ayrıca da?
E:Ay değilim ben...Bilmiyorum Levent...
L:Aşkım..
E:Ben seni çok seviyorum..
L:Ben de...
E:Beni hiç bırakma...
L:Bırakmıycam..
E:Balıkları rica etsem?
L: Ela psikolağa gidelim mi?Belki yeni evlendik ya ondandır..
E: Olabilir...
L: Bak sen mutlu değilsen..
E:Ben çok mutluyum ama...Bilmiyorum işte..Böyle içimden bir anda geliyor..Sonra ben de üzülüyorum..
L:Hım...Bu arada aile içi şiddete hayır...Çarparım falan..
E:Tamam tamam..Bundan sonra tersleme de yok..
L:Yoksa cicim aylarında ayrılcaz bak..
E:Tamam kocacığım sen nasıl istersen..
L: O dillerini yesinler senin..
E:Şimdi gidip bavulları toplar mısın?Ben de yemeği hazırlarım hem öpücük veririm bak..
L: Oo öpücük varsa kaf dağından taş bile taşırım..
E: Seni gidi seni..
________________________________________

FlashForward (İleriye gitme..)(Çok lost izledim..:D)

1 yıl sonra....

L:Aşkım gelsene..
-:Geliyorum aşkım dur..Bebeğimizi yatıyorum..
L:Küçük meleğimizi yatır da yanıma gel o zaman..
-:Geliyorum aşkım...
2-3 dakika sonra
-:Geldim..
L:Uyudu mu?
-:Melekler gibi...
L:Annesi gibi...Siz benim iki meleğimsiniz..Eeee?
-:Eee ne?
L:Karım ödül töreninde...Uzaklarda...Ankara da...Biz de yalnız kaldık sevgilim....Bu geceyi değerlendirelim diyorum...
-: Diyosun?
L:Hıhı....
Kapı çalar...
L:Aman Tanrım karım mı geldi acaba?
________________________________________________
Şimdiki Zaman...Akşam...

L: Oh yerleştik evimize..
E:Evet...Eeee?Gelmiyor musun yanıma..Yatağa?
L:Uyuycaz mı?
E:Bilmem...Belki başka şeylerde yaparız..
L:Yemin et..
E:Levent!
L:Kafana taş falan düşmedi di mi?
E: Düşmedi galiba..
L:Ateşin filan?
E:Yok Levent...
L:Geliyorum..

Kapı çalar..
L:Hangi münasabetsiz bu ya?Zamanlaması müthiş...

A:Ben geldim!!
L: Sen?...Sen nereden çıktın?
A:Karşıya taşındım?
L:.......
E:Ne?
A:Şaka yaptım şaka...
E:Levent iyi misin?
L: Değilim galiba...
E:Şaka yapmış şaka...
A:Şaka ..Aaa!Hm benden iyi komşu bulacaksınız?
E:Ne olmuştu Arslan bey..
A:Yeni evlileri ilk ben ziyaret ediyim dedim..
L:Uygun değiliz...
A:Kapıya gelen misafir kovulmaz Levent..
E:Geçin Arslan Bey..
L:Ama...Ama biz....Ama ya...Ağlarım ama...
A:Levent...İyi misini?
L:Arslan ne olur git bak..Yarın ne istiyorsan yaparım...
A:Ne istiyorsam..
L:Evet..
A:Anlaştık iyi geceler..
L: Sana da..

L:Eee...
E:İyi geceler Levent..
L:Ama..
E:Uykum geldi kefim kaçtı..Hafi gel uyuyalım..Sen olmayınca uyuyamıyorum..Gel de sarıl bana..
L: Peki aşkım.....
__________________________________________________ ______________

Sezon Finali..............

Yorumlarınızı bekliyorum...:img-icecr

mirank
07-06-08, 16:55
Düğün Ve Doğum İç İçe..


BAKIM EVİ..


http://img183.imageshack.us/img183/5198/showtvdecember03202205med2.jpg


E- Baba??
N- Siz kimsiniz??
E- Baba benim!!
N- Gözleriniz karıma benziyor! Nazenine!!
E- Sizin kızınızım ben! İkinizin!!
N- Ama gitti o! Gitti..
E- Baba benim ben!! Elaa!!
N- Ela!! Küçük kızım!! Evde korkmuşurdur o?? Ama Melahat Hanım yanında!
E- Baba!!
N- Akşam ona söz verdim! Gidip ona en çok sevdiği masalı anlatıcam!
E- Masal??
N- En çok sevdiği masal! Pamuk prenses ve yedi cüceler! Ela ona baıylır! Hem bir sürü arkadaşı var diye hemde
prenses herşeyin sonunda mutlu olup kötülerin hepsi öldüğü için!!!
E- Unutmamışsın!!
N- İnsan hiç kızını unutur mu??
E- Baba!!!
N- Ela!! Kızım!!!
E- Babacım!!
N- Kocan nerde??
E- Kim??
N- Levent miydi??
E- Hı hı!! Baba torunun var! Yağmur!! Beş aylık! Gözleri sana benziyor!!
N- Elamm! Benim küçük Elam! Anne oldun demek!
E- Oldum baba!!
N- Minik kızım benim!!!

(Ela başını babasının dizlerine koydu.. Nihatta onun saçlarını okşadı..
Ela baabsından hiç ayrılmak istemiyordu..)

N- Bir varmışş bir yokmuş.. Ülkenin birinde pamuk prensens adında güzel mi güzel bir prenses varmış..

(Ela artık gözlerinden akan yaşları tutamıyordu..)


FONDA..

Bana bir masal anlat bana,
icinde tüm oyunlarim,
kurt'la kuzu olsun
seker'le bal.

Baba bir masla anlat bana,
icinde deniz ve baliklar
yagmur'la kar olsun,
günes'le ay.

Anlatirken tut elimi
uykuya dalip gitsem bile
birakip gitme sakin beni

Anlatirken tut elimi
uykuya dalip gitsem bile
birakip gitme sakin beni

Bana bir masal anlat baba
icinde tüm sevdiklerim,
icinde istanbul olsun.

Bana bir masal anlat baba
icinde tüm oyunlarim,
kurt'la kuzu olsun,
seker'le bal.

Anlatirken tut elimi
uykuya dalip gitsem bile
birakip gitme sakin beni

Anlatirken tut elimi
uykuya dalip gitsem bile
birakip gitme sakin beni

Baba bir masal anlat bana
icinde tüm sevdiklerim,
icinde istanbul olsun...


=================== AKŞAM ===================


ELA VE LEVENTİN EVİ..

D- Ela nolur gül artık bugün kına gecem benim!
E- haklısın canım afedersin!!
C- Bizimkiler nerde??
K- Bilmem! Burak kınaya gelemyi çok istedi ama izin vermeyince çok bozuldu!
C/D- Aynen!
E- Levent sadece merak ettiğini söyledi!
Z- Suatta!
C- Neyse!! Kızlaarrr! Başlıyalım mı??
E/D/K/Z- Başlıyalımmm!!!!


Z- Derya geç bakalım ortaya!
E- Ben ışıkları kapatiyim.
C- Tepsiyi getiriyorum.
K- Müziği açıyorum.
E- Ben bu sahneyi daha önceden hatılıyorum..

(Elayla Derya göz göze geldiler. Ne tuaftı. Daha öncede yaşamışlardı bu sahneyi. Ama bu çok farklıydı..
Ve ışıklar kapandı ve tepsi geldi..)

FONDA..

Yüksek yüksek tepelere
ev kurmasınlar
Aşrı aşrı memlekete
kız vermesinler
Annesinin bir tanesini
hor görmesinler

Uçan da kuşlara
malum olsun
Ben annemi özledim
Hem annemi
hem babamı
Ben köyümü özledim

Babamın bir atı olsa
binse de gelse
Annemin yelkeni olsa
açsa da gelse
Kardeşlerim yollarımı
bilse de gelse

Uçan da kuşlara malum olsun
Ben annemi özledim
Hem annemi
hem babamı
Ben köyümü özledim..


C- Eee kınayı kim yakıyor??
E- Ben yakamam!
D- Niye Ela ya??
E- Kızım Meloş söyledi anne yada babası sağ olmayan yakamazmış uğursuzluk gelirmiş.
K- Cidden geçen sefer Ela yaktı!
D- Off saçmalamayın!!
K- Bende yakamam!
C- Bende!
Z- Bende!
D- E bende!!

(Hepsi birbirine bakıp gülüştüler..)

E- Herkes kendine yaksın o zaman!
Z/K/D- İyi fikir!!
C- Bu ne??
E- Bilmem!
Z- Baya yakından geliyor ses!!
K- Cidden ya yakında düğün filan mı var? Böyle davul zurna..
E- Kızlar!
D- Ne??
E- Bence ses yakından değil kapının önünden geliyor!!
D/K/Z/C- Ne!!!

(Kızlar koşup kayıpı açtılar.)

Kızlar- Olamaz!!!!

B/H/A- Süprizzz!!!
C/D/K- Iyyyy!!!
E- Levent??
L- Ela benim bir ilgim yok!
Z- Suat??
S- Ben masumum!!!

(Burak mavi, Hasan yeşil, Alide mor dansöz kıyafeti giymişerdi. Levent ve Suat istemedikleri içinde onlara
müzik aleti çaldırmayı tercih ettiler..
Dansöz beyler önde çalgıcılar arkada içeri girdiler. Hasan ve Burak kalçalarını birbirine çarpıştırdılar.
Hasan dengeyi sağlayamayınca düştü!)

H- Yavaş be!
B- Yürü be! Soğan erkeği! Oh aman!!!:bella
A- Yandan yanada!!!:bella

Kızlar- Aaaaaaaa!!!
B- Korkmayın be biziz!!
K- Burak olamaz ya!!
B- Ee napalım mağdem erkekler giremez..
H- Bizde kadın oluruz.
D- Ben vazgeçiyorum galiba.
C- Ay inanmıyorum Ali ya!!
A- Tamamen oyuna getirildim.
C- Hııı!!
E- Levent?? Defçi olmuşsun.
L- Ela gülme.
Z- Buda davulcu.
S- Napalım merak ettik!
D- Zurnacı kim??
B- Onu dışardan tutuk!
H- Eee napıyoruz??
Kızlar- !!!!!!
B- Ya şöyle ortada iki dönelim işte!
E- Siz bu hağlinizle yeteri kadar dönmüşsünüz zaten!!!
Kızlar/L/S- :img-hyste
B- Gülmeyin ya!
A- Ah burak ah!
H- Neyse olan oldu!!
B- Hadi o zaman yandan yandan.:bella

(Mezdeki üçlüsü dansetmeye başaladılar. Diğerleride dayanamayıp katıldılar. ama birileri için intikam çanları çlıyordu..)

B- Ya bende kına yakiyim mi??
Hepsi- ???????
B- Ne!!
Herkes- :img-hyste
B- Gıcıklar!!


=============== ERTESİ GÜN ==============

DERYANIN EVİ..

E- Kızlar kuaför geldiii!!!
D- Gelsinn!
Z- Kıyafetim yok!
E- Benimkiyle birlikte içerde!
Z- Tamam!
K- Ya biri bana yardım etsin!!
C- Geldim!
K- Dolaştım bu elbiseye!
C- Geldim işte!
E- Derya yardım ediyim mi??
D- İyi olur! Bu karınla biraz zor oluyorda!!
E- Tamam!
D- Aaahh!
E- Derya??
D- Iıyyy!!
E- Ceren!!!
C- Noldu?? Derya??
K/Z- Derya??
D- Tamam sancı girdi ama iyiyim.
C- Emin misin canım??
D- Evet!
C- Doğuma çok az kaldı ara ara olucak artık!
D- Hı hı!
E- Ya düğünün yerini bilen var mı?
K- Ben bile bilmiyorum.
D- Umarım güzel biryerdir yoksa Burağı öldürücem.
K- Seve seve yardım ederiz.
Z/C/E- Seve seve!
Kızlar- :img-hyste
D- Eyvah sadece 2 saat kaldı.
E- Sakin ol!!
C- Hadi herkes işine devam etsin!
Z/K- Tamam!

(Hazırlıklar hızla sürüyordu. Evde heycanlı bir koşuşturma varken kimsenin akşam daha büyüğü olucağından haneri yoktu..)


FONDA..

yeni bir can buldum kendi derdime
suç ortağı oldu serseri kalbime

bendeki bu değişim
hoşuma gitti tadı da güzel
dünyama girişin
hoşuma gitti şekli de güzel

sen benim başıma gelen
en güzel şey

aşk kokusu var
havada aşk kokusu var
içimde dört nala
kalplerin koşusu var

fazla bir şey istemem
sevgilim yanımda uyusun
birazda ruhum doysun

fazla bir şey istemem
sevgilim yanımda uyusun
birazda ruhum doysun

aşk kokusu var
havada aşk kokusu var
içimde dört nala
kalplerin koşusu var

fazla bir şey istemem
sevgilim yanımda uyusun
birazda ruhum doysun

fazla bir şey istemem
sevgilim yanımda uyansın
birazda ruhum doysun

ne yarın umurumda ne de dün
hadi gün bu gün
elimizde kalan bi tek aşk
geçici bu ün!!!

============== 2 SAAT SONRA ==============


(Kızların hepsinin saçları topuz şeklindeydi. Zor ve telaşlı olmuştu ama 2 saatinsonunda herkes hazırdı..)

CERENİN KIYAFETİ:

http://img136.imageshack.us/img136/1082/772930324kuop7.jpg


KADERİN KIYAFETİ:

http://img384.imageshack.us/img384/2082/6607lkuoy9.jpg


ZENANIN KIYAFETİ:

http://img384.imageshack.us/img384/9949/430bgkuno4.jpg


ELANIN KIYAFETİ SAÇI VE MAKYAJI: (Tanıdık bir görüntü =)

http://img384.imageshack.us/img384/2990/4300651dd4.jpg

http://img68.imageshack.us/img68/8296/8636762823user92010pic2kt6.jpg


(Kapı çaldı. Gelen beyler ve gelin arabasıydı..)


LEVENT:

http://img136.imageshack.us/img136/828/showtvjanuary07204915mpsx7.jpg

http://img136.imageshack.us/img136/6904/4300272wm2.jpg


L- Aşkım çok güzelsin!
E- Teşekkür ederim. Sende çok yakışıklısın!
L- Biliyorum!
E- Gıcık!
B- Pardon ben karıma bakmıştım ama..
K- Ya Burak ya!
B- peri kızı gibi olmuşsun!
S- Asıl peri kızı burda!
Z- Beğendin mi??
S- Çok!
A- Çok şıksın!
C- Teşekkürler! Sende öyle!!

H- De..de..Derya!!!
B- Yine takıldı.
H- Muhteşemsin!
D- Sende!
H- Seni seviyorum!!
D- seni seviyorum!!


DERYA:

http://img412.imageshack.us/img412/3972/56op65po65po56ol4.png

HASAN:

http://img68.imageshack.us/img68/4482/5555kvy2.jpg

E- Aşkım kızımız nasıl??
L- Prensesim!! Babacım çok güzel olmuşsun!
B- Bak kızım bir prensesn daha!
S- Burda da bir prens!
L/B- Hıh!
S- Aman bizde bitiyorduk zaten! Gıcıklar!!
B- Ya bunlar gelin mi olmuş??
E/K- Evet!!
L- Olmaz! Ya başka kıyafet mi yok!!
B- Bencede! İlla giyicekse efem kül kedisi olsun haidi olsun! Olmadı tom ve jerry olsun!
E- Yani sizi duyanda gerçekten gelin oldular sanır!
B- Allah korusun!
L- Bencede!
E/K- Off of!!
B- Hadi çıkalım artık!
D- Burak düğün yeri..
B- Süpprriizzz!!!


DÜĞÜN YERİ..


D- Burak bu çok güzel!
H- Kesinlikle!
D- Hep hayalimdi.
B- Biliyorum.
D- Hıı??
B- Yani araştırma yaptık!
E- Gerçekten çok güzel.
K- Aşkım benim!
C- Harika! Çok romantik bir düğün olucak!
E- Özellikle hava kararınca!!
Z- Kedi olalı bir fare tutun Burak!
B- Bu iltifat mı hakaret mi anlamadım ama sağol Zenan!
Z- Ne demek her zaman!!
B- Düğün başlasın o zaman!!

DÜĞÜN YERİ..

http://img293.imageshack.us/img293/4333/hepsibirbl4625byhsito22he8.jpg

B- Demir al kaptan!
E- Brişey unutmadık mı??
B- Ne??
E- Daha dorusu birini!
B- Tüm davetliler burda değil mi??
E- Nikah memuru!!
B- Aaa adamı unutuyorduk!!
K- Of Burak off!
Z- Unutmasan şaşardım!
N.M- Merhaba!
Ekip- Merhaba!!
N.M- Başlıyor muyuz??
S- Biraz açılalım dimi??
L- Evet!
N.M- Tamam! Biraz vaktim var!

(Tekne açıldı. Ve durdu.. Hava kakarıyordu..)

N.M- Nikaha geçelim mi??
D/H- Geçelim!!
N.M.- Gelin hanımın şahidi Ela Atahanlı!
E- Evet!
N.M- Damat beyin şahidi Burak Kuzey!
B- Bennn!!

D- Hasan??
H- Riskli biliyorum ama dayanamadım!!
D- Sen bilirsin!

N.M. Adınız Soyadınız??
D- Derya Seçkin!
N.M- Adınız soyadınız??
H- Hasan Turay!
B- Yine başladık!!
E- Hişşş!!
N.M- Anne ve babanızı adı soyadı??
D- Aaa!!
B- Aa mı??
H- Buraakk!!!
E- Derya??
H- Canım??
D- !!!!!!!
N.M.- Derya hanım annenizin ve babanızın adı soyadı??
B- Ya ne adı soyadı bebek geliyor!
Hepsi- Ne!!
B- Yani galiba!!
E- Derya??
D- Elaa!!!
E- Ceren??
C- Şöyle kenera alın yine kasılma olabilir!!
H- Canım iyi misin?? Derya??
D- Hayır!! Aaaa!!!

========= YARIM SAAT SONRA =========

C- Kasılmalar artıyor!!
N.M.- Nikaha ayrılan süre bitiyor!
B- Dur şimdi kasılmalar artıyormuş!!
N.M- İyide başka nikahımda var! Belediyenin bana verdiği süre..
B- Başlatma belediyeye!! O önce açtığı çukurları kapatsınn!!
D- Aaaaaaaa!!!
Hepsi- Noldu??
C- Gözümüz aydın suyu geldi! Doğuruyooorrrr!!
Herkes- Ne!!
N.M.- Ya ben gitmek zorundayım! Demir alın!
Kaptan- Demir atmadık ki??
Herkes- Ne??
Kaptan- Tekne arza yaptık ondan durduk!
Herkes- Ne!!!!!!!
N.M.- Bot! Beni götürücek bot nerde??
C- Deryayıda onunla götürelim!
B- Nerde??
Kaptan- Yok!
Hepsi- Ne demek yok!!!
Kaptan- Abi sen öyle birşey demedin ki!!
Hepsi- Buraakkk!!
D- Aaaaa!!!
N.M.- İmdaaattt!!
Hepsi- Olamazz!!!


165. Bölüm Sonu..:img-wink:

- Şimdi ne olacak??
- Tekne düzelecek mi??
- Derya doğurucak mı??
- Nihak memuru gidebilecek mi??
- Sağlıklı bir doğum olucak mı??
- Çift evlenebilecekler mi??
- İntikam çanları kimin içni çaldı??
- Nasıl bir intikam alınacak??


NOT=) Bugün pek formumda değilim. Onun için pek komik ve olaylı bir bölüm olmadı.
Ve önümüzde ki hafta çarşamba yada perşembe sezon finalim var..:img-wink:

sman07
07-06-08, 17:27
5.bölüm

Suatin Kapisinda

Zenan: Yavas Yavas Iyicene Suati Kendime Cekmeye Basladim Bakalim Sürprizi Ne

Iceriye Girer

Suat: Gel Zenan
Zenan: Noldu Askim
Suat: Sana Bir Sürprizim Var
Zenan: Ne Acaba Merak Ettim
Suat: Sana Cocukluk Arkadasim Berki Tanistirmak Istiyorum
Zenan: Berk Mi

Zenan Arkasini Döner Ve Berki Görür.

Zenan: Berk
Berk. Merhaba Zenan
Zenan: Olamaz

Suat Zenanin Moralini Bozuldugunu Anlamistir. Zenan Suata Caktirmamak Icin Hic Bi Sey Yokmus Gibi Davranir.

Zenan: Merhaba Berk
Berk: Merhaba Zenan Bayadan Beri Görüsemedik Nasilsin
Zenan: Vallah Bildigin Gibi Calisiyorum
Suat: Aaa Siz Tanisiyormussunuz
Berk: Evet Okuldan Ben Zenanin Hocasiydim Ve....
Zenan: Ve Cok Iyi Bir Arkadasimdi
Suat: Hmmm Sevindim Biz Berkle Yemege Cikicaz Gelmek Istermisin Zenan
Zenan: Yok Gelmiyim Biraz Basim Agriyor Ondan
Berk: Aaa Gelseydin Konuscak Cok Seyimiz Olurdu

O Arada Suatin Cebi Calar Ve Odadan Disari Konusmaya Cikar.

Zenan: Ben Sana Demedim Mi Gelme Diye
Berk: Bende Sana Dedim Elbet Gelicem Seni Cok özledim Zenan
Zenan: Susarmisin Suata Hic Bi Sey Anlatmicaksin
Berk: Anlatmami Istemiyorsan Bulusalim Yarin Aksam
Zenan: Olmaz
Berk: O Zaman Bende Her Seyi Anlatirim Senin Eski Sevgilim Oldugunu Okulu Gece Bilmek Icin Yatagima Bile Girdigini Her Seyini Benim Icin Verdigini Nasil Kullandigini Beni Anlatirim
Zenan: Hayir
Berk: O Zaman Gör
Zenan: Peki Peki Beni Yarin Ara

Suat Iceriye Girer Ve Zenanla Berkin Sohbetinin Ne Kadar Derin Oldugunu Görür.

Suat: Oh Bakiyorumda Eski Günleri Hatirladiniz
Berk: öyle Oldu Vallah
Suat: Neyse Cikalimmi
Berk: Cikalim
Suat: Görüsürüz Canim
Zenan: Tamam

Ela Evine Dönmüstür. Zeynep Daha Yatmamistir.

Elanin Evinde

Ela: Zeynep Levent Bana Evlenme Teklifi Etti
Zeynep: Ay Ne Güzel Peki Ne Dedin
Ela: Evet Dedim Yakinda Evlenmeye Karar Verdik
Zeynep: Cok Romantik Darisi Basima Artik
Ela: Insallah Arkadasim Simdi Anlat Bakalim Senin Kalbinde Biri Yok Mu

Zeynep Direkmen Oturdugu Yerden Kalkti.

Zeynep: Hadi Ben Yatiyorum
Ela: Dur Hemen Kacma
Zeynep: Yarin Erken Kalkicaz Hadi Iyi Geceler
Ela: Bu Gece Kaca Bildin Ama Yarin Kacamicaksin Iyi Geceler

Sabah Olmustur Ve Zeyneple Ela Kahvalti Masasindadir.

Zeynep: Ela Ablan Nerde Simdi
Ela: Vallah Zeynep Bilmiyorum Kac Günden Beri Ugramiyordu Buraya.
Zeynep: Gitmis Olmasin
Ela: Olabilir
Zeynep: Hadi Saat Gec Oldu Cikalim
Ela: Pekii

Hastane Girisi

Levent: Günaydin
Ela: Günaydin Askim
Levent: Ne Yaptin Benim Tatli Sevgilim
Ela: Ise Geldim :d:d:d
Levent: Görüyorum
Ela: Hadi Ben Gidiyim Giyinmem Lazim
Levent: ögle Yemegi Yiyelim Mi
Ela: Olur

Arkadan Bir Ses Gelir.

Xxx: Ela Bekle
Ela: Hee Sen Miydin
Burak: Evet Bendim
Ela: Ne Oldu Ki
Burak: Yaa Ela Senin Ablan Nerde
Ela: Neden
Burak: Yaa Sordum öylece
Ela: Dur Tahmin Edeyim
Burak: Neyi
Ela: Ondan Hoslandigini
Burak: Yaa Neyse

Herkes Giyinmistir Ve Yukarda Fikreti Beklemislerdir.

Zenan: Nerde Kaldi Yaa
Hasan: Evet Sikildim Beklmekten
Fikret: Söylenmeyin
Zenan: Hocam
Fikret: Tamam Tamam Bu Berk Bey
Herkes: Merhaba
Fikret: Kendisi Ic Organ Cerrahi 1 Hafta Bizimle Calisicak
Zenan: Allah Kahretsin
Fikret: Pekii Ela Sen Hasanla Acile Zeynep Buragi Alip 2269 Nolu Hastaya Ve Zenan Berk Beylesin
Zenan: Ama Hocam
Fikret: Hadii Zenan

2269 Nolu Odada Yatan Hastanin Durumu Kötüye Gitmektedir.

Zeynep: Efendim Durumunuz Kötüye Gidiyor
Burak: Ameliyata Almamiz Lazim Sizi
Fuat: Cocuklar Bakin Dinleyin Biliyorum Durumum Kötü Ameliyat Olmam Lazim Ama Kimse Beni Düsünmüyor Bunca Sene Herkes Benden Nefret Etti Simdi Yasamamin Ne Geregi Kalir Ki
Burak: Ama Siz Yasamaniz Lazim ötekilere Ne Bakiyorsunuz
Zeynep: Evet Fuat Bey Sizi Kurtarmamiz Lazim

O Arada Acilde Hasanla Ela Beraber Calisiyorlardir. Ela Zeynepten Laf Alamamistir Ama Hasandan Almaya Calisiyordur.

Ela: Hasan
Hasan: Efendim
Ela: Gel Kimse Yokken Konusalim
Hasan: Neyi
Ela: Zeynep Ve Sen
Hasan: Ne Olmus
Ela: Bal Gibi Gözlerinizden Belli
Hasan: Ne
Ela: Asik Oldugunuz
Hasan: Ela Git Isine
Ela: Hadi Hadii

Berk Bey Simdilik Haldun Beyin Odasini Kullaniyordur. Haldun Bey 2 Haftalik Bir Seminerdedir.

Kapi Calar

Berk: Gel

Iceriye Zenen Girer.

Berk: Oo Zenan Hanim Hosgeldiniz
Zenan: Sadece Sana Mecburen Katlaniyorum
Berk: Dahada Katlanacaksiniz Gibi
Zenan: Ne Demek Istiyorsun
Berk: Aramama Gerek Kalmadi Aksam Bana Geliyorsun
Zenan: Olmaz Suatin Ailesiyle Bulusucam
Berk: Hayir Bana Geliceksin Yoksa Her Seyi Anlatirim
Zenan: Peki

O Arada Suat Zenani Arar.

Suat: Nasilsin Canim
Zenan: Iyiyim Sen
Suat: Bende Aksama Gidiyoruz Dimi Annemlere
Zenan: Yaa Suat Benim Acil Isim Cikti Kuzenim Bende Kalicakmista
Suat: Hmmm
Zenan: Baska Zaman
Suat: Ok

Telefonu Kapatir.

Zenan: Al Duydun Aksam Bulusucaz Ama Ilk Ve Son Defa
Berk: Pekii

Ela Acilde Calisirken Bir Adam Gelmistir Yanina.

Xxx Adam: Ela
Ela: Buyrun

Arkasini Döner

Ela: Senin Ne Isin Var
Xxx Adam: Seni Görmeye Geldim
Ela: Daha Yeni Mi Aklina Geldi Babam Olman
Ahmet: Ela Yapma Kizim

Bu Konusmalar Olurken Ahmet Beyin Arkasinda Bi Tane Adam Silahla Onu Izlemektedir.

Ela:babaaaaaa

Tam Silahi Cekerken Ela önüne Atlar Ve Vurulur.
Herkes Silah Sesinin Gelen Yere Yani Acile Kosarlar.

Fikret: Ne Oldu
Levent: Bi Silah Sesi Duydum Sanki
Zenan: Bende Hocam

Acile Gelmistirlerdir. Bir Adamin Kucaginda Ela Vurulmus Haldedir.

Levent: Elaaaaa

5.bölümüm Sonu

Sezon Finalinde Neler Olucak?
Acaba Ahmet Beyi Neden Vurucaklardi?
Elanin Durumu Ne Olucak?
Yoksa Levent Evlenmek Istedigi Kisiyi Kavusamadan Kaybedicek Mi?

Daha Fazlasi Sezon Finalinde

(.:NuR:.)
07-06-08, 17:49
...13.BÖLÜM...

Şimdi Senden Vaz mı Geçmeli..?Masal Olup Yola Devam mı Etmeli..?
Ben Kalpten Sorunlu,Aşka Sorun Duydum..Anladım Herşey Sensin...

Zenan Suat'a arkasını döndü ve tam bir adım atacaktı ki gözlerinin önünün karardığını hissetti..Her yer dönüyordu genç kadının gözlerinde..Suat'ın kollarına yığılıverdi...

Suat:Zenannnnn...Aşkımmmm..!!!
B-K-E-H-L:Zeenannnnn....!!!
Alev:Aşkımmm mıı...!!!!
Suat:Zenan...Zenan aç gözlerini..

Herkes orada toplanmıştı..Suat ise Zenan'ı hemen kucağına aldı ve arabaya doğru koşmaya başladı...

Suat:Çabuk hastahaneye çabuk..
Burak:Tamam geçin siz arkaya..
Ela:Levent..Bizde gidelim çabuk..
Levent:Tamam hadi binin arabaya...
Alev:Aşkımm..Bu da ne demek oluyor..

Alev arabanın yanına gelmişti..Suat arkada Zenan'ı tutuyordu..

Suat:Zenan..Birtanem aç gözlerini..Yapma bunu bana nolur..
Alev:Suat dedimm..!
Burak:Ehh çekil be şuradan..
Alev:Ama..!

Burak Alev'in ağzını açmasına bile fırsat vermeden bastı gaza..Herkes hastahanede toplanmıştı....Zenan'a hemen müdahale ettiler..Yelda,Haldun,Fikret ve Kader Zenan'ın odasındaydılar..Diğerleri ise odanın önünde bekliyorlardı...

Fikret:Anlamıyorum neden bayıldı..Herşey normal gözüküyor ama..
Yelda:Tansiyonu düşmüş..
Suat:Ya başka bir şey varsa..

Suat'ın aklına Zenan'ın attığı mail gelmişti..

Suat:Yelda..Bir İngiltere'yi arasana..Havin'i..
Yelda:Bildiğin bir şey mi var Suat?
Suat:Hayır ama..Sen ara ve konuş..Lütfen..
Yelda:Pekii tamam...

Yelda,Havin'i arar ama Havin'in yerine telefonu John açar...John türkçe biliyordur çünkü annesi Türk'dür..

John:Hello..
Yelda:Havinn..
John:Yok Havin..Ben John..Siz kimsiniz?
Yelda:Johnn..Yelda ben..Yelda Aydın..
John:Oo Hocamm..Merhabaa..
Yelda:Merhaba John..Havin nerede?Neden O açmadı telefonu..?
John:Henüz gözetim altında bilmiyor musunuz?
Yelda:Ne gözetimi..Havin'e nolduki..?
John:Zenan nasıl..İyi değil mi..?
Yelda:Zenan mı...!!
Suat:Yelda neler oluyor..?
Yelda:Bir saniye Suat....John bak şimdi bana bütün olanları tek tek anlatmanı istiyorum..Zenan ve Havin oraya geldğinden beri neler oldu hepsini tek tek anlat..

Dışarıda herkes telaş içinde Zenan'ın durumunu bekliyorlardı..

Burak:Allah kahretsin...!!Niye herşey bu kızın başına geliyor ya..Niye..!!
Levent:Sakin ol Burak..
Ela:Ama haklı..Nesi varki,neden bayıldı şimdi..?
Hasan:Durun öğrenicez şimdi..

Yelda tüm olanları öğrenmişti..

Yelda:Olamazzz...!
John:Siz bilmiyor muydunuz bunları...?
Yelda:Hayır..Ah Zenan ahh..Neyse çok teşekkür ederim John..
John:Zenan nasıl?
Yelda:İyi,sanırım..Sen Havin'e iyi bak..Her gün bize haber ver..Durumunda bir değişiklik olursa haberim olsun..
John:Pekii..

Yelda telefonu kapatır..O'na meraklı gözlerle bakan diğerlerine döner..

Suat:Yeldaa..!Neler oluyor anlat artık...!!
Kader:Evet Hocam anlatın artık..
Yelda:Tamam...Zenan..
Fikret:Evet neden bu halde..?
Yelda:Havin ilik kanseriymiş..
F-H-S-K:Neeeeeeeeee...!!
Yelda:Evet ve..Zenan..
Suat:O'na ilik vermiş..!
Yelda:Evet...Hatta operasyon dün olmuş..Ve Zenan hemen sonra buraya gelmiş..Bayılması da bu yüzden..Yorgunluk,tansiyon..
Haldun:Ah be kızım..Canını sokakta mı buldun sen..
Suat:Biliyordum..Sebepsiz yere beni bırakmayacağını biliyordum..
Kader:Yoo..Bence bilmiyordunuz..Bilseydiniz O Alev...
Fikret:Öhhöö öhhöö..Doktor Kader dışarı çık ve diğerlerine durumu anlat..
Suat:Bırak Fikret haklı...Ben..Off Allah kahretsin nasıl yaptım...
Kader:Zenan'ın size ne kadar aşık olduğunu bilmiyor muydunuz da..!
Fikret:Doktor Kader dedimmm...!Çık dışarıya ve diğerlerine Zenan'ın iyi olduğunu sadece yorgunluktan ve tansiyondan bayıldığını söylee..!
Kader:...

Kader odadan çıkar...Diğerleri de Zenan'a bazı kontroller yapmaya devam ederler...

Burak:Kader..Nasıl Kardeşim..?
Kader:Dur Bitanem sakin ol..İyi Zenan..
Ela:Nesi var pekii..Neden bayıldı..?
Kader:Şimdi anlatıcaklarımı iyi dinleyin..Herşeyin..Zenan'ın neden gittiğinin,(Hasan' döner..)Havin'in neden hemen geri dönmek istediğinin,neden bize hiç haber vermeyişlerinin..Herşeyin nedeni anlaşıldı...
Levent:Ee Kader..Anlat artık..Neler olmuş böyle..
Hasan:Evet hadi..
Kader:Havin..Havin ilik kanseriymiş..
B-H-E-L:Neeeeeeee..!
Hasan:Ee peki şimdi nasılmışş..Ne haldeymiş..!Allah kahretsin..!
Kader:Dur sakin ol..İlik bulumuş..Dün de verilmiş..Şimdi gözetim altında..
Burak:İlik bulunmuş ve dün verilmiş öyle mi..?(Der şüpheli bir ses tonu ile..)
Ela:Aman Allah'ım..Yoksa..
Burak:Bana iliği Zenan'ın verdiğini söyleme..
Kader:Aynen öyle Burak..Verici Zenan'mış..Ve dün operasyondan sonra hemen bugün buraya gelmiş..
Levent:O yorgunluğuda bünyesi kaldıramamıştır tabi..
Kader:Yani..Bayılması da bu yüzden..
Burak:Pakii ya neden söylemediler..Neden...
Hasan:Ah Havin..Niye söylemedin bana niye..
Ela:Demek öğrenilmesini istemedikleri için Zenan öyle açıklamasız çekip gitti..
Kader:Evet..Ama neden öğrenmemizi istemediler..
Burak:Bunun cevabını verebilecek bir tek kişi var..Zenan..
Kader:Bu gece uyutucaklarmış..Kendini iyice toparlaması için..
Ela:Çok yıpranmıştır bünyesi..
Hasan:Yani..
Kader:Ela..Güzelim siz gitsenize...Tatile çıkıcaktınız..
Ela:Saçmalama Kader Zenan bu haldeyken nereye giderim..
Burak:Asıl sen saçmalama..Biz yanındayız..Siz gidin Levent Bey..Bu kadar hazırlık boşa gitmesin..
Levent:Ama..
Kader:Burak haklı..Hadi Ela..Biz O'nun yanındayız sen merak etme..
Ela:Ya ama bende kalmak istiyorum..
Burak:Gelin Hanım..Biraz söz dinleseniz diyorum..Damat Bey,ee hadi alın karınızı da gidin..
Levent:Ela..??
Ela:Pekii tamam..Kader bak uyanınca hemen beni arattır tamam mı..?Sesini duyayım bari..
Kader:Tamam tamam sen merak etme...Hem iyi Zenan..
Levent:Olsun siz bize haber verin ama..
Burak:Tamam dedikya..Hadi güle güle..
Ela:Hoşçakalın..

Ela ve Levent,herkesle vedalaşıp balayı için yola çıkarlar...Ay yüzünü göstermeye başlamıştır..Kader,Burak ve Hasan dinlenme odasında uykuya dalmışlardır..Suat ise Zenan'ın başında O'nu izliyordur..Bunu yapmayı o kadar özlemiştirki ama bu şekilde Aşkını izlemek...Aklından tek bir soru geçer Suat'ın.."Neden bu hale geldik.."Sevdiğinin ellerini avucuna alır..

Sımsıcaktır...Başını Zenan'ın ğöğsüne koyar..Kalp atışlarını dinlemeye başlar...

Suat:Seni çok özledim Zenan..Çook..Neden bana anlatmadın ki..Neden....Ya sana birşey olsaydı..Ters giteseydi birşeyler..Napardım ben sensiz..Herşeyimdin sen benim..Daha iyi anladım bunu şimdi..Anladım herşeyim sensinn Birtanemm...

Ela ve Levent,Antalya'ya gitmişlerdi..10 günlük izinleri vardı...Otele yerleştiler..Levent önceden planlamıştı bu tatili..Otel odasına girdiklerinde Ela gözlerine inanamadı...Yerler beyaz güllerle doluydu..Parıl parıl parlayan mumlar...Kırmızı tonlarında bir ışık...Hafif bir keman sesi..Ve harika bir masa....Ela şaşkınlığını biraz da olsun atlattıktan sonra Levent'e döndü ve dudaklarına kocaman bir öpücük kondurdu....Sımsıkı sarıldı...

Levent:Böyle yapacağını bilseydim çok yapardım bundan ya..
Ela:Harikasın Aşkımm...
Levent:Biliyorum biliyorum...
Ela:Aa Burak boşuna ukala demiyor sana...
Levent:Yaa,demek Burak bana ukala diyor...
Ela:Aa yok Canım ben öylesine dedim...(İçinden..)Ah Burak kesicek beni..
Levent:Öyle mi..?
Ela:Öyle..Hem aslında dese bile yalan olmaz..Ukala Kocacım...
Levent:Bak bak..Demek öyle..
Ela:Evet öyle..
Levent:Gel bakayım sen buraya...

Levent,Ela'yı kucağına alır ve yatağa yatırır..Göz göze gelirler..Kalp atışları hızlanmaya başlar ikisininde..Şimdi bir nefes kadar yakındırlar birbirlerine...Levent,ellerini Ela'nın beline dolamaya başlar...Ela'da Levent'e sarılır..

Levent:Seni seviyorum..
Ela:Seni seviyorumm...

(Benden bu kadar gerisi +18...:D:D:D)

---------------------------

Suat:Hadi Zenan..Geç kalıyoruz..
Zenan:Geliyorum beklee..
Suat:Son yarım saattir bekliyorum zaten..
Zenan:Tamam Birtanem geldim işte..
Suat:(Zenan'ı öper..)Ohh...
Zenan:Noluyor yaa..
Suat:Seni çok özledim...
Zenan:Demek bu kadar çabuk özleniyorum ha..Dünden bu yana çok özledin demek..
Suat:Evett..Sen özlemedin mi..
Zenan:Yoo..
Suat:Bak bak..
Zenan:Özlemem mi..Her anım seni özleyerek geçiyor zatenn..
Suat:Hadi çıkalım mı..?
Zenan:Çıkalım..Yoksa asistanlıktan atılıcam..

Zenan eski anılarında bulmuştu kendini kapnın önünde Kader'i beklerken..Gözünden bir damla yaş aktı genç kadının...Yoluna bundan sonra nasıl devam etmesi gerekiyordu bilmiyordu Zenan...Sonra kendini toparladı...

Zenan:Kaderrrrrrr...!!!
Kader:Efendimmmm..!
Zenan:Ya hadisene be..Geç kaldık zatenn..
Kader:Bana diyene bak..Son yarım saattir seni uyandırmaya çalışıyordum farkındaysan..
Zenan:Hadi ya..Sen bir saate hazırlanamadın ki..Allah'ım anlamıyorumki,işe mi gidiyoruz podyuma mı çıkııyoruz...
Ne bu hazırlık...Alt tarafı hastahaneye gidiyoruz...!
Kader:Sus bakim sen..Senin çenen baya açılmış Zenan ya..Maaşallah..
Zenan:Asıl senin çenen açılmış..Hem Ela ne zaman dönücek..1 hafta oldu...
Kader:2-3 güne dönerler merak etme..
Zenan:Özledim ya..Bir düğünde gördüm o kadar...
Kader:Gördün mü..Hayal dünyasına uçtun be kızım direk..Ne görmesi..
Zenan:Dalga geçme be..Napim..
Kader:Dur daha sorucam senden bütün olanların hesabını...Niye bize söylemedin ki..
Zenan:Bin kere anlattım ya..Havin'in istemediğini,geçmişte olanlardan dolayı kimseyi üzmek istemediğini..
Ahh daha kaç bin kere anlatıcam ya...!Sen bir yandan sevgilin bir yandan...Hasan desen Havin'de Havin...!
Kader:Sen Burak'ın elinden iyi kurtuldun valla...
Zenan:Neyse hadi yürü..Hastahaneyi özledim..
Kader:Bak bak..Hadi çıkalım bari..
Zenan:E bi zahmet...

Suat hastahaneye yeni geliyordu..Arkasından seslenen biri olduğunu duydu ve döndü..

Suat:Alev..(Dedi istemsiz bir şekilde..)
Alev:Merhaba Aşkım...
Suat:Merhaba..Niye geldin..?
Alev:Seni özledim niye olucak...
Suat:Öyle mi...
Alev:1 haftadır kaçıyorsun benden zaten..Habire oyalıyorsun..Ama merak etme ben anladım düğünde olanları..
Zenan..Eski sevgilin değil mi..Resmi masandan hiç inmeyen kadın...
Suat:Eski..Eski değil..Neyse evet O...Bir sorun mu var..!
Alev:Aa olur mu hiç canım..Ne de olsa yeni sevgilin burada..Gerisini boşverelim değil mi..
Suat:(Acil çağrı gelir..)Benim gitmem gerek..Hoşçakal..
Alev:Güle güle Aşkımmm...

Alev,doğru Suat'ın odasına gider...Suat ise ameliyata gitmiştir...

Suat:Evet başlıyorum...Bistüri..
Burak:Bistürii..
Fikret:Kanama olursa..Ameliyata devam edemeyiz..
Suat:Bakalım..Umarım şanslıdır..
Burak:Şans mı..?İşimizi şansa mı bırakıcaz..
Suat:Tabiiki de hayır...Portegü..
Burak:Portegü...

Zenan ve Kader,soyunma odasına gelirler..Hasan oradadır...

Z-K:Günaydınn...
Hasan:Günaydın..Zenan ya...
Zenan:(Bıkkın bir ses tonu ile..)Efendimm Hasan'cımm...
Hasan:Havin'e ulaşamıyorum..O John denen adam açmıyor telefonu...!
Zenan:Bıktırdın çocuğu da ondan açmıyordur..Merak etme ben konuştum sabah..Hiç bir terslik yokmuş..Hala gözetim altında..Durumuda iyiye gidiyormuş..
Hasan:Ohhh...
Kader:Burak nerede..?Gelmedi mi..?
Hasan:Geldi geldi...Az önce acil bir ameliyat çıktı Suat Bey ve Fikret Hanım ile ameliyata girdiler..
Kader:Hımmm...
Zenan:Hadi ben çıkıyorum..Bakalım ne var ne yok hastahanede...
Kader:Tamam...

Zenan odadan çıkar ve Suat'ın odasına doğru ilerlemeye başlar...Alev ise Suat'ın odasındadır...Masadaki Zenan'ın resmini alır ve çekmeceye koyar...Yerine kendisinin resmini koyar...Sonra da odadan çıkar...Zenan ise 1-2saniye sonra odanın önüne gelir..Biraz bakınır etrafa ve sonra içeriye girer...Kokuyu içine çeker..Sevdiğinin kokusudur bu koku...Dolaba yönelir...
Askıda asılı olan gömleği eline alır ve Suat'ın kokusunu içine çeker..O kadar özlemiştirki...Daha sonra gözü masadaki çerçeveye takılır...Eline alır ve hayal kırıklığına uğrar genç kadın...Açık kalmış olan çekmecedeki çerçeveyi görür...

Zenan:Suat..Demek biz çekmecelere düşerken,masanı başka kadınların resimleri süslüyor ha..

Acil çağrı gelir ve resmi masaya bırakarak çıkar odadan...

Acilde;

Hemşire:Kader Hanım..Fikret Hanım ameliyatta..Sizlerin ilgilnemesi gerekiyor..
Kader:Tamam..Zenan'a çağrı attınız mı..?
H:Evet attık...
Hasan:Nesi var..?
H:Ateşle yaralama..Ğöğüs bölgesinden iki kurşun yarası var...Başından da ağır bir darbe almış..Tansiyon 8'e 5,nabız çok yavaş...Ayrıca ambulansta kalbi durmuş..
Zenan:Geldim..
Kader:Zenan..Biz bakıcakmışız bu hastaya..
Zenan:Nee...!Neyse dur bakalım...İki yara mı var..
Hasan:Evet...Çok kan kaybetmiş hemen kan hazırlasınlar..
Kader:Evet çabuk..
Zenan:Nabzı gitti..Nabız alamıyorum..!!
Hasan:Kalp atışı yok...!!
Zenan:Defiyi getirin çabuk çabuk..!
Kader:Kim yapıcakk..
Zenan:Ne bileyim ben..
Kader:Tamam ben yaparım...200'e şarj et..
H:Hazır..
Kader:Çekilinnn...250...!
H:Hazır...
Kader:Çekilinn...!Birdaha...
H:Hazır...
Kader:Çekilin...Allah kahretsin dönmüyor...
Zenan:Tamam dur...Dur..Adrenalin...1 doz adrenalin vermeyi deneyelim...
Hasan:Evet...
H:Buyurun...

Zenan adrenalini hastaya enjekte eder...

Hasan:Hala dönmedi..!
Zenan:Offf...!

Bir iki saniye sonra....

H:Kalp atımı başladı...
Zenan:Nabız da var...
Kader:Tansiyon da çıktı...
Zenan:Napıcaz..Ameliyatı kim yapıcak pekii..
Kader:Suat Bey ameliyatta...
Hasan:Diğerleri de öyle..
Zenan:Ben gidip birilerini bulayım..Haldun Hoca nerede..!

Zenan koşarak acilden çıkar ve Suatların olduğu ameliyata girer..Kapının önünden konuşmaya başlar...

Zenan:Suattt..!Ayy Fikret Hanım..
Suat:Zenan..
Fikret:Zenan..Ne işin var burada senin..
Zenan:Hocam hasta,hasta var..Acilde..İki el silahla yaralama..Ğöğüs bölgesinden...Kalbi durdu ama adrenalin verdik..Şimdi
durumu stabil ama kan kaybediyor ameliyatı kim yapıcak..!
Fikret:Bu hastayı bırakamayız ki..
Zenan:Ben Haldun Hoca'yı bulayım o zaman..İşe bak koca hastahanede bütün Kalp-Damar Cerrahları meşgul..Bir tane boş Cerrah yok..!

Zenan koşarak Haldun'u bulmaya gider..Baya bir aradıktan sonra bulur ve hastanın ameliyata alınmasını sağlarlar...Ameliyat başarısız geçer ve hastayı kaybederler..Kader ve Zenan çok üzülür....Cafeteryada oturuyorlardır...

Kader:Ya o kadar dayandıktan sonra..
Zenan:Kader yeter artık kapa konuyu...
Kader:Tamam ya...Burak gelsenize bu akşam bize..
Burak:Tamam Canım...

-----------------------------

Alev:Suat resim güzel durmuş mu...?
Suat:Ya çok güzel durmuş..(Der dosyalardan kafasını kaldırmadan...)
Alev:Demek öyle..Hala o kızda aklın ha..!
Suat:Alev..!!Kapar mısın konuyu..!
Alev:Hayır kapamıcam..!Bu iş bugün biticekk..
Suat:Ne saçmalıyorsun senn..!(Sinirlenir ve yerinden kalkar...)
Alev:Görürsün birazdan...

Alev çantasını alır ve hızlıca odadan çıkar...Suat da peşinden giderken hemşire O'nu durdurur..

Hemşire:Suat Bey..Bakmanız gerekiyor..Hastanın filmleri..
Suat:Alevvv...!!Hey Allah'ım ya..!
Hemşire:Suat Bey..
Suat:Tamam bakıyorum..Ver..!

Alev hızlıca cafeteryaya doğru yürümekteydir...

Burak:Ela ne zaman dönücekmiş..?
Kader:2-3 güne dönüyorlar...
Hasan:İyi ya..Zenan ben Havin'i arıcammm..
Zenan:Ben konuştum John ile..Sen bir daha niye arıyorsun ya..
Hasan:Olsun arıyayım yinede..
Zenan:Ee iyi ara o zaman..
Burak:Bu da amma şıp sevdi be..Ne ara böyle aşık oldun oğlum...
Hasan:Sanane bee...!
Zenan:Ben gidiyorum..Biraz hava alıcam..
Burak:Otursana işte sonra beraber çıkarız..
Zenan:Yok ya ben çıkayım biraz..Hem mesai başlar şimdi..
Kader:Tamam Canım..

Zenan masadan kalkar ve tam cafereryanın çıkışında...

Alev:Zenan...!
Zenan:Zenan..??

Zenan bu kadının kendisine ismi ile hitap etmesine ve bu şekilde karşısına çıkmasına oldukça şaşırır..

Alev:Biraz konuşabilir miyiz..?
Zenan:Tabiikide hayır...!!

Zenan Alev'in yanından gidecektirki,Alev eli ile Zenan'ı durdurur...

-----------------

Burak:Çüşşşşşşşş....!!
Kader:Napıyor bu salak..!
Hasan:Benden size söylemesi Zenan dalıcak birazdan..!
Burak:Herhalde oğlum bunun söylemesi mi var..!

-----------------

Zenan:Naptığını sanıyorsun sen be..

Zenan Alev'in elini üstünden çeker ve Alev'i sarsar...

Alev:Sevgilimi senden kurtarmaya çalışıyorumm..!
Zenan:Seni mi yolladı buraya...!
Alev:O'ndan uzak dur anladın mı benii..!
Zenan:Allah Allah durmazsam napıcaksın sen..!
Alev:Yapınca görürsün...
Zenan:Çok merak ettim...!
Alev:Sen varya..Hem adamı bırak git..Sonra benimle mutluyken gel bizi ayırmaya çalış..Oh ne ala..!
Zenan:...

Zenan bütün bunlara karşılık Alev'e bir tokat atar..Ve Alev herkesin gözleri önünde yere serilir..Bı sırada yanlarına Suat gelir..

----------------

Burak:Hah esas erkek teşrif edebildi..
Hasan:Anam ne geçirdi be..Kız 2 metre yerde..!

---------------

Suat:Zenan..
Alev:Suatt...Aşkımm...

Alev ağlamaya başlar..Ama Suat'ın tüm ilgisi Zenan'dadır..

Zenan:Bana bak..Eğer bir daha karşımada yolumada çıkarsan bundan beteri olur haberin olsun...!!

Dedi ve tam gidecekken Suat kolundan tuttu...

Suat:Zenan..Konuşalım lütfen..
Zenan:Bırak kolumu...!
Suat:Zenan..
Zenan:Bırak dedim..Sevgiline de söyle dili çok uzun..Birilerinin elinde kalır mazallah...Sonra sevgilisiz kalma..!
Suat:Zenan..!
Zenan:Yeter yaa...Önce sevgilin şimdide sen..!

Zenan Suat'ın elinden kurtulur ve gidecekken gözleri dolu dolu geri döner Suat'a..

Zenan:Hani ben sana İngiltere'ye gideceğimi söylediğimde bana bişey demiştin..Hatırladın mı..?
Suat:.....
Zenan:"Sen bizi iki günde bitirmişken.." Demiştin....
Suat:Bak dinle beni..
Zenan:Asıl sen bizi iki günde bitirmişsinn...!!!

Der ve emin adımlarla oradan uzaklaşır..Diğerleri de peşinden gider..

Suat:Zenann...Yapma bunu bana..Yapma...!!

...13.BÖLÜM SONU...


----------------------

2 Gündür şu bölümü eklemek için site ile cebelleşiyorum yaa..=(
Neyse yorumlarınızı beklerimm...:):)
Beğenirseniz yeni bölüm ya yarın yada pazartesi...:D

_menekşe_
07-06-08, 19:27
Tubicimin replikleri:img-yes:




3.Bölüm/Part 9:img-in_lo

Levent:Nereye...
Ela:Eve..Bir duş alıcam..Sonra kimbilir kaç saat yatıcam...
Levent: Peki sen niye kaçıyorsun...
Ela:Neden kaçıyorum...
Levent:Benden...Bizden...Bence kovalanmaktan hoşlanıyorsun...
Ela:Kesinlikle hayır...Kovalanmak istediğimde yok..Ayrıca sizi tanımıyorum bile..Çok başarılı bir cerrah olduğunuzu biliyorum o kadar...Sakladığınız milyonca sırrınız olabilir....Ve onlardan nefret edebilirim...Sizden de..En iyisi böyle kalmak...İyi geceler...
Levent:Elaa..
Ela:Efendim...
Levent:Benle bir yere gelir misin...
Ela:Nereye...
Levent:Bir yere işte...

~~~~~~~~~~~~~~~~

Ela:Eee...
Levent:Çocukluğumdan beri en çok istediğim ve şu an sahip olduğum tek şey...Hastahanede olmadığımda burdayım...Bir tane ablam var..Ankara'da...Annem ve babamsa emekli öğretmen..Ayvalık'ta yaşıyorlar...Brokoli ve brüksel lahanası gibi sebzelerden nefret ederim..Her türlü müziği dinlerim...Hatta bazen yalnız kaldığımda[Kulağına eğildi]Şarkı bile söyleyebilirim...[:img-music]Benle ilgili bilmen gerekenler şeyler şimdilik bu kadar....Gerisini zaman göstericek...

=))))

mad-girl
07-06-08, 19:45
HAL ne oldu
L şehir dışındaymışlar yarın sabah burada olucaklar
Z niye şehir dışına çıkmışlar ki yuh be çocuğu kaybolmuş
B yani insan bekler bir haber gelir die
S levent
L ben … eve gidiyorum sonra görüşürüz
ZEY çok kötü oldu
S çok alışmıştı … eladan vazgeçti onun için ya var mı ötesi
Zen şimdi ayrılık vakti
B hadi toplanıp onlara gidelim
ZEN olmaz
B neden
Z bırakalım da birlikte vakit geçirsinler
B haklısın


E hoş geldin
L hoş bulduk canım
E yarın geliyorlar yani
L evet mete nerde
E içerde
L hadi al onu da parka gidelim
E tamam canım
E hadi bakalım mete gidiyoruz
M neyeye
E parka
M payka
E hı hı
L mete hadi oğlum iç ses (oğlum sensiz her şey çok zor olacak )
E biz geldik
M baba atte
L evet canım gezmeye gidiyoruz der ve meteyi kucağına alır sıkıca sarılır
E hadi
L tamam

Ve parka giderler bütün gün beraber vakit geçirirler hiç ayrılmazlar her dakika her saniye onlar için çok önemlidir… ama çok çabuk akşam olur…

E levent
L efendim
E çok yoruldu
L hadi gidelim der ve levent meteyi kucağına alır

Eve gidene kadar mete leventin kucağında uyuya kalır levent meteyi yukarı çıkarır ve yatağa yatırır o da karşısına yatar ve izlemeye başlar…

E levent gel bir şeyler ye
L çok küçük
E levent
L çok zor olacak
E aşkım yapma bunu hem belki onu görmemize izin verirler
L ela oğlumdu o benim oğlum diye kabul ettim ben onu şimdi bir başkasına vermek o kadar zor ki
E ama onun bir ailesi var
L biliyorum
E hadi gel hiç bir şey yemedin doğru dürüst üzme beni
L tamam canım der ve meteyi öper aşağıya iner

Ela ve levent yemek yerler daha doğrusu tabaklarındakilerle oynamak dışında hiç bir şey yapmazlar sonra ela sofrayı toplar leventte ona yardım eder elanın bir an başı döner ve levent onu kanepeye yatırır

L canım
E iyiyim korkma bir an boş bulundum
L doktora gidelim mi
E gerek yok
L emin misin
E hı hı
M ba ba
L mete der ve merdivenlerden inmeye çalışan meteyi kucağına alır mete ağlıyordur sonra ela klakar ve levent mete ile onun yanına oturur ela meteyi kucağına alır levent dikkat etmesini söylesede ela umursamaz çünkü leventin farkında olmadığı bir konu vardır ela için de mete en az levent için olduğu kadar değerlidir mete elanın kucağında sakinleşir ve yeniden uykuya dalar ela meteye sarılarak uzanır leventte elaya … ve bu sefer hiç doğmaması istenen güneş her zamankinden çok daha hızlı doğmuştur ela uyanmış ama hiç kıpırdamıyordur … kıpırdarsa büyünün bozulacağını hissediyordur ve öyle de olacaktır telefon çalar

L hı
E canım telefonun
L tamam bir tanem der ve kalkar açmak ve açmamak arasında küçük bir tereddüt yaşar meteye bakar sonrada telefona arayan suattır

L alo
S levent ben suat
L hayırdır abi sabah sabah
S levent
L söylesene
S sevinç hanım ve murat bey kaza yapmışlar
L sevinç hanım?
S metenin…
L ne, durumları nasıl
S ben olay yerindeyim hastaneye kaldırdılar ASM deler
L ben hastaneye gidiyorum
S tamam


E kötü bir şey mi var
L bilmiyorum
E nasıl
L iyi mi kötü mü bilmiyorum
E levent iyi misin
L sevinç hanım ve murat bey
E onlar kim
L metenin ai…der ve iki damla yaş akar gözleirnden
E ne olmuş
L kaza yapmışlar
E durumları nasılmış
L bilmiyorum ben ASM ye gidiyorum
E tamam canım bana haber vermeyi unutma

yorumm

berrinmelike
07-06-08, 21:06
19.BÖLÜM


Bu kimin.. bu kimin.. bu kimin...!!!



Pınar: (pencereden gösterir) bak şu kadın sanırım..

Suat: bakayım kim gelmiş.. neee.. olamaz..

Pınar: yaşlı teyzenin gitmesine bukadar üzüleceğini düşünmezdim..

Suat: şey şey.. yaa çok üzüldüm.. şey ben gazete alıp gelicem..

Pınar: peki..



Suat sinirle eşyalarının taşınmasını izleyen kadına yönelir.. kolundan tutup evin arka bahçesine sürükler..



Suat: senin burda ne işin var.. sen ne yapmaya çalışıyorsun.. böylepervasızca gelip hayatımamı gireceksin yeniden..

Meltem: ben hiç bişey anlamadım.. ben sadece yeni evime taşınıyorum..

Suat: (alaycı bir gülümsemeyle) yani benim burda oturduğumu bilmiyordun öylemi.. ve benim buna inanmak gerek..

Meltem: bak suat.. ben gerçekten bilmiyordum.. iyi kötü ikimizde bir hayat kurduk.. (düşünceli bir şekilde) birbirimizden ayrı olsakta..

Suat: peki.. özür dilerim.. sanırım biraz fazla tepki verdim..

Meltem: özür dilemene gerek yok.. ben anlıyorum seni.. birilerini kaybetme korkusunu yaşıyorsun..

Suat: evet.. benim gitmem lazım..

Meltem: suat en azından arkadaş olamazmıyız.. ben ve sen sevgili olmadan önce çok ii bir dosttuk..belki yeniden..

Suat: bilmiyorum.. belki zamana ihtiyacımız var..

Meltem: bak bugünden başlayalım.. seni ve (duraklar) eşini bu akşam yemeğe bekliyorum.. leventede haber verirsin..

Suat: (eşyaları taşıyanlara bakarak) senin evin hiç müsait gibi gözükmüyor..

Meltem: (gülümsüyerek) evet ya.. ben bunu unutmuşum..

Suat: en iyisi sen bizim konuğumuz ol.. ha ne dersin..

Meltem: pekii..

Suat: benim artık gitmem lazım.. zenan merak etmiştir..

Meltem: tmm görüşürüz..

Suat: görüşürüz..

Meltem: (suat uzaklaşırken) demek adı zenanmış.. ben belki umutları taşırken..



Pınar: zenan hadi alışverişe gidelim..

Zenan: ya iki günde bir mağaza turumu yapılır..

Pınar: yaa hadi zenan..

Zenan: olmaz..

Pınar: kredi kattını ver bari..

Zenan: sen tek başına kredi kartı kullanamazsın..

Pınar: aaa delirecem.. ya anlamıyomusun.. canım sıkılıyor.. benim hobim alışveriş yapmak..

Zenan: öff pınar ya..suat nerde..

Suat: ben geldimm..

Zenan: nereye gittin sabah sabah..

Suat: gazate aldım aşkım.. aa buarada akşama misafirlerimiz var..

Zenan: kim geliyor..

Suat: meltemi görmüştün dimi.. karşı evimize taşınmış.. bende yolda gördüm..

Zenan: (tedirgin olur) ıı şey tmm.. leventi aradın mı..

Suat: evet aradım yolda..ha buarada zelih hanımın parasını verdinmi..

Zenan: ııı.. unuttum..

Suat: (cüzdanını çıkarıp parayı zenana uzatır)unutma olurmu.. ben üzerimi değiştirmeye gidiyorum.. hastaneye geç kalıcam..

Zenan: peki cnm..ya bi yanık kokusu geliyo ama..aaa unuttum.. krepler yandı..


Zenan elindekileri yere atıp mutfağa koşar..


Zenan: öff zenan ya.. gitti canım krepler.. azdaha mutfakta gidiyodu..

Suat: (dudağından bir öpücük çalarak) ben kaçtım aşkım..

Zenan: tmm görüşürüz..

Suat: yanıkmı kokuyor bura..

Zenan: (çocuksu bir tavırla) ıı şeyy.. ben krepleri yakmışımda..

Suat: (gülümser ve zenana sarılır) çok tatlısın ama gitmem gerek..

Zenan: git hadi git.. geç kaldın zaten..

Suat: (öperek) gittim..



Pınar: öff zenan ya..(gözü yerdeki paraya ilişir) buda ne..(fısıldayarak) bu kimin.. bu kimin.. bu kimin.. yehhuu benim oldu.. artık vicdanım da rahat harcayabilirim..




Pınarın evden çıkışını zenan farketmemişti..zaten aklı farklı bir yerdeydi..bilmiyordu nedenini ama o kadına karşı bir soğukluk hissediyordu..ve onu alt etme arzusu.. güzel olmalıydı.. ondan daha güzel.. kendini gardrobunun önünde buldu.. kırmızı.. hayır çok canlı.. mavi..güzel ama o da olmaz.. siyah.. evet siyah.. sade şık bir elbiseyi geçirdi üzerine.. şimdi makyajı kalmıştı.. hafif pastel tonlarında bir makyaj yaptı.. ve şimdi saçlar.. siyah bi band takmayı tercih etti.. vee evet.. şimdi hazırdı..aşağıya indi.. yemekleri kontrol etmek için..



Zenan: herşey hazır dimi..

Zeliha: evet zenan hanım hazırladım herşeyi..buarada çok güzel olmuşsunuz..

Zenan: çok teşekkür ederim..aa ben sana paranı verecektim.. ama nereye koydum..

Zeliha: acele etmeyin cnm..

Zenan: ya hep unutuyorum.. buarada pınar nerde..

Zeliha: ben bugün hiç görmedim..



Bütün odaları gezer.. heryeri arar.. çılgına dönmek üzeridir.. zil çalar.. gelen beklenen kişi değildir ama..



Suat: aşkım çok güzel olmuşsun.. zenan sen iyimisin..

Zenan: (ağlamamak için kendini zor tutuyordur) pınar.. hiç bi yerde yok..

Suat: zenan sakin ol..

Zenan: (ağlamaya başlar)bi kıza sahip çıkamadım..



Tam o sırada zil çalar.. ama yine beklenen kişi değildir..



Meltem: ıı yanlış bi zamandamı geldim..

Levent: noldu ya..

Ela: evet noldu kötü bişey mi var..

Zenan: off ela pınar kayıp..

Meltem: pınar kim..

Levent: suatın kızı..

Suat: nereye gitmiş olabilirki..

Zenan: bilmiyorum bilmiyorum.. ben nasıl dikkat etmedim.. ya başına kötü bişey geldiyse.. ya ona..

Suat: (zenana sarılarak) korkma bitanem.. bişey olmamıştır..

Levent: ya evet.. bilmiyomusunuz nasıl bir cadı.. takılmıştır bi yere..



Kapı zili çalar.. bu sefer zenan ümidini keser.. ela gidip kapıyı açar.. ve elleri poşetlerle dolu olan pınarı görür.. gülemeye başlar.. herkes kapının önüne toplanır..



Zenan: (tekrar ağlamaya başlar) nerdesin sen ya..

Pınar: bi manyak güler.. diğeri ağlar noluyor ya..

Ela: bana manyak mı dedi..:hıh

Pınar: sen kenidini akıllı mı sanıyorsun.. hem alın elimdeki torbaları.. öldüm yorgunluktan..

Suat: pınar sen nerdeydin.. ödümüzü kopardın..

Pınar: içeri geçelim hadi..



Levent: evet anlat bakalım..

Pınar: levocan nbr..

Suat: pınar sinirleniyorum..

Pınar: ya mağaza turu yaptım biraz..

S&Z&L&E&M: nee..

Pınar: devlet yurttan sesler korosundan nameler..

Zenan: sen şimdi benden habersiz alışveriş yapmaya gittin..

Pınar: nolmuş.. hem sen gelmedin.. ben büyüdüm ayrıca.. istediğim yerlere tekte gidebilirim..

Suat: bunu sonra konuşacağız küçük hanım..

Pınar: ama..

Suat: hadi yemeğe geçelim..



Yemeğe geçerler.. meltemin gözü suattadır.. nasıda düşünüyordur onu.. nasıda ilgileniyor..belkide onu kıskanmıştı.. belkide sadece eskiye duyulan bir özlemdi onun ki..



Suat: iyimisin cnm..

Zenan: iyiyim.. korktum biraz..

Pınar: ya..

Suat: sen bu konuda konuşma.. piskoloğa götürecem seni.. alışveriş hastası..

Pınar: :hıh

Zenan: demek buaraya taşındınız..

Meltem: evet.. aslında bir kaç senedir yurt dışındaydım..

Levent: ee meltem sen nasılsın..

Meltem: iyiyim.. görüşmeyeli çok oluyor.. (gülerek) özledim senin komik hallerini..

Ela: ne komikliği..

Meltem: ya levent üniverste yıllarında şimdiki gibi değildi..

Ela: anlat anlat..

Levent: öhö öhö meltem öhö..

Meltem: bak kılıbıklığı değişmemiş.. ilk sevigilisiyle benim sayemde sevgili olmuştu..

Suat: (gülerek) ya kıza altı üstü benimle sinemaya gelirmisin diyecek..

Meltem: ya onu bile biz dedik..

Suat: kızda leventin dili yokmu.. gelsin o söylesin dedi..



Hepsi birlikte gülmeye başlar.. Zenan her nekadar bu ortak geçmişlikten rahatsız olsada o da güler..



Levent: gülmeyin be.. niye siz sevgili olduğunuzda neler olmuştu..

Suat: şeyy..

Zenan: siz önceden sevigilimiydiniz..

Meltem: şey evet.. bak aranızın bozulmasını istemem.. biz sevgili olmadan öncede iyi bir dosttuk.. ve şimdide öyleyiz..



Ortamı bir kasvet ve sessizlik basar.. leventin kırdığı pot zenanı derinden etkilemişti.. suat ondan neden saklamıştı.. neden hiç bişey söylememişti.. bu sessizlik pınarın sesiyle bozulur..



Pınar: ee levocan.. ne zaman ayrılıyorsunuz..



yorum istiyorum..

20. BÖLÜM

Kimseler görmesin kimseler bilmesin benimle yaşasın ölsün bu sevda..


Pınar: ee levocan.. ne zaman ayrılıyorsunuz..

Ela: neee..

Pınar: sana demedim be.. sen sus bi..

Suat: pınar zaten sinirliyim sana..

Pınar: levom soruma cevap vermedin.. hayırlısıyla nezaman kurtuluş günün..

Levent: ya..

Ela: niye ayrılalım yav..

Pınar: hemen atla her söze..aa suz bi yav.. hem kim ayrılmıyor ki.. bir gün ayrılacaksınız.. hep böyle iyi mi olacağını sanıyorsun.. ya bi kadın yüzünden ayrılacaksınız.. ki bence öyle.. yada ölüm ayıracak sizi.. bi daha birbirinizi görmiyeceksiniz.. hergün ağlasanda değişmiyecek.. çünkü herşey bitmiş olacak..

Ela: ühü ühü ühüüüü levent ne diyo bu kız ya..

Levent: ya aşkım ağlamasana..

Pınar: hayat.. olmayacakmı bunlar hiç..

Ela: ühü ühü ühüüüüü levent...

Levent: ya küçücük çocuğun lafına inanıp ağlıyosun ya..

Zenan: pınarrr..

Pınar: ne var be.. hayatın gerçekleriyle tanıştırıyorum.. benim annemle babamda ayrıldı..

Meltem: nee..

Suat: pınar benim önceki evliliğimden..

Meltem: sen zenanla sonradan evlendin yani..

Zenan: (bozulmuştur) biz evli değiliz..

Ela: levent beni bırakcaksan söyle şimdiden..

Levent: saçmalama ela..

Pınar: ela bence..

Suat: yeter bukadar küçük hanım.. doğru odana..

Pınar: ama ben levocanla..

Suat: zenan odasına götürürmüsün..

Zenan: hadi pınar..



Meltem: pot kırdım galiba..

Suat: hayır önemli değil..

Levent: aslında zenan pınarın bakıcısıydı..

Suat: evet.. ama şimdi annesi..

Meltem: (bozulur) anlıyorum.. artık geç oldu ben kalkayım..

Suat: biraz daha otur daha çok erken..

Meltem: evde birsürü iş var.. yemek için çok teşekkürler..

Ela: bizde kalkalım..

Zenan: aa nereye ela ya..

Ela: gidelim artık.. bu cadı morelimi bozdu zaten..

Zenan: sizdemi gidiyorsunuz..

Meltem: evet.. yemek için teşekkürler.. herşey çok güzeldi..

Zenan: (gülümser) beyenmenize sevindim..

Suat: hangi hastanede çalışmayı düşünüyorsun..

Meltem: aslında haldun bey bana bir teklifte bulundu ama düşünücem..

Levent: neyse artık gidelim geç oldu..

Meltem: (elini uzatarak) herşey için teşekkürler..

Suat: yine bekleriz..



İşte bitti.. herkes gitti.. ve tek kaldılar.. zenan ne hissedeceğini şaşırmıştı.. demek sevgililermiş.. demek benden sakladı.. işte bu düşünceler kafasını kurcalıyordu.. çok tuhaf duyguları barındırıyordu o küçücük kalbinde.. ona hem sinirli hem üzgün hemde deli gibi aşıktı.. peki şimdi ne yapmalıydı.. herşeyi yok sayıp gidip ona sarılarak uyumakmı doğru olandı.. yoo hayır bunu yapmıyacaktı..



Suat: hadi uyuyalım aşkım.. geç oldu..

Zenan: bana aşkım demeyi kes.. ne yapıyosan yap.. ben uyumuyorum..

Suat: zenan bak..

Zenan: (sesini yükselterek) neye bakayım suat ha neye.. benden sakladığın eski aşkını evimize getirmene mi bakayım.. yoksa beni aptal durumuna düşürmenemi..

Suat: zenan abartıyosun.. eskide kaldı..

Zenan: (gözleri dolarak) suat ben kör değilim.. evli olmadığımızı söylediğimde bana nasıl baktığını gördüm.. daha aşağılayıcı olamazdı heralde..nede olsa bi bakıcı parçası dimi..



Zenan ne dediğinin farkına vardığında canının yandığını hissetti.. gerçekten böylemiydi.. yoksa sadece sinirli olduğu içinmi ağzından çıktı bu sözler.. belkide pınar doğru söylüyordur.. herşeyin bir sonu vardır belkide..



Suat: (onunda sesi yükselir) sen ne dediğinin farkındamısın..

Zenan: hayır.. değilim.. sadece üzgünüm ve sinirliyim..

Suat: zenan gerçekten böyle düşünmüyorsun dimi..

Zenan: uyuyup herşeyi unutmak istiyorum.. tmm mı başka bişiyi değil..



Odasına koşarak gider.. suatı arkasında düşünceli ve üzgün bırakarak.. zenanın gerçek düşüncelerinin bu olmadığını biliyordur.. sadece üzgün olduğu için.. ama kalbini o üzgün diye acıyordur.. ona olan sözlerinden diil.. sadece onun yanında olmak ve ona sarılmak istiyordur.. ama yanlız kalması daha ii olacağını düşünür.. pınarın odasına çıkar..



Suat: uyudunmu..

Pınar: hayır.. hatta çitten atlayan elaları bile düşünüyorum..

Suat: nee..

Pınar: beni koyunlar uyutmuyo.. bende elayı düşünüyorum.. hem ne farkı var..

Suat: (gülerek) seni cadı seni..niye sevmiyosun sen elayı..

Pınar: peki ben sana bi soru sorayım.. sevmem için bir neden söyle..

Suat: ama o levent amcanın eşi..

Pınar: ne levent amcası yav.. onu boşattırıp ben evlencem levoyla..levo benden güzelinimi bulacak..

Suat: pınar..

Pınar: hadi bana masal oku..

Suat: emredersiniz hanımefendi.. hangisini istersin..

Pınar: küçük deniz kızı..

Suat: ama onun sonu kötü bitiyor..

Pınar: olsun.. ben iyi bitiyor gibi hayal ediyorum zaten..

Suat: cimcimem benim..başlıyorum..

Pınar: tmm..

Suat: Zamanın birinde okyanusların dibinde bir şato varmış. Burada kral büyük anne ve altı kız beraber yaşarmış. Bu kızlardan en küçüğü hepsinden güzelmiş. Büyük anneleri arada sırada masallar anlatır yeryüzünde ve insanlardan bahsedermiş.. Kızlara yeryüzünü göstereceğine dair söz vermiş. Kızlar on beş yaşına geldiklerinde yeryüzünü görüp geri gelmişler. Kızların beşi geri dönmeyi ve eski yerinde yaşamayı kabullenirken en küçük kız ise dünyalı bir prense aşık olmuş ve bir an önce onun yanına gitmek istiyormuş.



Suat pınarın uyuduğunu farkeder.. alnın öper.. odasından çıkar.. zenanın kapısının açık olduğunu görür..kapısının aralığından onu izlemeye başlar.. ağlamaktan kızarmış burnuyla ne kadarda masum gözüküyordur..kapıyı hafifce geçebileceği kadar açar.. ve güzel gözlüsünün yanına uzanır.. onu sıkıca sanki son kez sarılıyormuşcasına sarılır..zenanda sanki hissetmişcesine gülümser..şimdi huzuru bulduğu mutlu olduğu yerdedir.. ona sarılarak uykunun naif kollarına kendini bırakır.. gece güne akıyordur..



Pınar: bunlar uynamadı mı hala..

Zeliha: yok heralde uyanmadılar.. ikiside odalarından çıkmadı..

Pınar: bide bana uykucu derler..

Zeliha: kalkarlar şimdi..

Pınar: ayy ayy.. bugün hastaneye gidip elayı sinir etsem mi acaba..:D

Zeliha: yazık kızım.. karışma kızcağıza.. dün ağlatmışsın kızı zaten..

Pınar: saf herşeye inanmasın.. levocan neresini seviyo o kızın bi anlasam..



Pınar zeliha hanımla sohbet ederken.. zenan yavaş yavaş uyanıyordu.. güzel gözlerini açmaya başlar.. ve suatın ona sarılmş olduğunu görür.. uzun uzun onu izler.. ne kadar seviyordur onu.. ve çok özlemiş olduğunu farkeder.. oda onu sımsıkı sarar..suat gözlerini açmaya başlar.. ve yüzüne en muhteşem gülümsemesi oturur..



Suat: uyandın mı aşkım..ııı aşkım demek yasaktı dimi..

Zenan: hayır.. yani evet ama o dün geçerliydi..

Suat: hımm.. bugün diyebilirim ozaman..hatta öpebilirimde..

Zenan: hımm.. bi düşünmem lazım..

Suat: tmm sen düşüne dur ben öpeyim o arada..

Zenan: bak sen..



Pınar: zenannnnnnnn..

Suat: (toparlanarak)senin kapı çalma adetin yok mu..

Pınar: zenanı uyandıracaktım.. ama görünüşe göre sen uyandırmışsın bile..:hıh

Zenan: ya.. sabahın köründe geldi.. zenan uyan falan dedi.. ben kalkmayınca gıdıklamaya falan başladı.. dimi suat..

Suat: ya öyle.. kalk artık bak pınar bile uyanmış..

Pınar: neyse yutmuş gibi yapıyorum..

Zenan: pınarrr..

Pınar: tmm tmm.. hadi kalkın.. kahvaltı yapcaz..

Suat: tmm sen in aşağıya bizde geliyoruz..

Pınar: tmm..



Pınar odadan çıkar.. ve ikiside derin bi nefes alır..



Zenan: yalan uzmanı oldum bu kız sayesinde..

Suat: ya cadının antenleri var sanki.. zamanlaması harika yani..

Zenan: kime çekti ya..

Suat: bana değil..annesine değil.. sanırım mineye çekti..

Zenan: mine kim..

Suat: benim ablam.. aa sahi siz tanışmadınız dimi..

Zenan: evet hiç tanışmadık..

Suat: neyse tanıştırırım.. ben artık öpücüğümü alıp gideyim.. malum doktorluk beklemez..

Zenan: (yanağına küçük bi öpücük kondurur) al hadi git..

Suat: bu muydu..

Zenan: ne bekledin..

Suat: (kendine çekerek uzun uzun öper) işte bunu..

Zenan: hadi dışarı..

Suat: tmm tmm gidiyorum..




Pınar: babam nerde..

Zenan: üzerini değişiyordu..

Pınar: bugün hastaneye gidelim mi..

Zenan: olur da.. sen neden istiyorsun..

Pınar: aman.. sanane..

Suat: pınar.. zenanla düzgün konuş..

Zenan: boşver suat.. biz böylede anlaşıyoruz..

Suat: aşkım ben çıkıyorum..

Zenan: tmm cnm.. görüşürüz..

Pınar: görüşürüz..




Levent: haldun beyle konuştun mu..

Meltem: şimdi konuşucam..

Levent: seni aramızda yeniden görmek çok güzel..

Meltem: saol leventcim.. ıı suat nerde..

Levent: o şimdi zenanı bırakamamıştır.. görmen lazım akşamları eve erken gidebilmek için bazen ara bile vermeden çalışıyor..

Meltem: yaa.. demek çok seviyor..

Levent: sevmek ne kelime.. aslında bu aşkın başlamasında biz aracı olduk sayılır..

Meltem: nasıl tanıştılar..

Levent: suat eşinden ayrıldı.. gelen bütün bakıcılar kaçıyordu.. pınar birazcık yaramazdır da..

Suat: birazcık mı..

Levent: aa sen mi geldin..

Suat: evet.. ee neler kaynatıyosunuz bakim..

Levent: senin zenanla tanışma hikayeni anlatıyordum..

Suat: aa zenanı bi arıyayım ben..

Levent: yuhh be abi.. daha yeni geldin evden..

Suat: olabilir.. hem arada kontrol ediyorum..

Meltem: neyi..

Suat: pınarın zenana bişey yapıp yapmadığını.. herşeyi beklerim ben o cadıdan..



Üçüde gülmeye başlar..bi kişiyse sadece gülmeye çalışır aslında.. meltem.. hala onu bu kadar sevmesine dayanamıyordur.. neden ha neden.. neden şimdi zenanın yerinde o değildir.. neden şimdi suat onu özlüyordur.. neden zenanın gözlerine aşkla bakıyordur.. neden neden neden.. bu soru beynini çok kurcalıyordur.. fakat şimdi bir yol ayrımındadır.. ya kalıp savaşacaktır.. yada sadece çekip gidecektir..peki ya hangisini yapmalı..




yorum isterim..

_menekşe_
08-06-08, 00:39
"Herşey bir anlıktır..Aşklar sevdalar hepsi bir anlık...Kalansa tortusur hayatın...Ayrılıklar..Acılar bir de yalnızlık..."

Levent:Eee ama hadi söyle..Çatladım meraktan...
Ela:Levent...
Levent:Levent..Levent adımı ezbere biliyorsun zaten!
Ela:Ben...
Levent:Evet sen...
Ela:Levent ben...
Levent:Eeee...
Ela:Levent ben hamileyim!

~~~~~~~~~~~~~~________________________~~~~~~~~~~~~ ~~~~

Zenan:Nasıl yok yaa!
Ela:Zenan yok demek ne demek basbaya yok işte..
Zenan: Dedin ve gitti yanii
Ela:Evet Zenan..Gitti demek ne demek!
Zenan:Sence nereye gitmiş olabilir...
Ela:Bilmiyorum..Her yeri aradım yok..!Ben böyle tepki vermesini beklemiyordum..Güzel tepki vermesini bekliyordum..Mutlu olmasını sarılmasını bunun çok güzel bir haber olduğunu söylemesini bekliyordum...
Zenan:...
Gestapo:Bende asistanlarımın çene yapıcağına işlerini yapmasını bekliyorum..
Ela:Hemen geliyoruz...

_______________________________


Hasan:Ela..
Ela:Efendim Hasan...
Hasan:Bak sana kimi tanıştırıcam..Bu Esra...Kendisi liseden arkadaşım...
Ela:Merhaba Esra...
Esra:Merhaba...
Ela:Ela..
Esra:Merhaba Ela..
Hasan:Ela Levent Bey nerde..?
Ela:Bilmiyorum...
Hasan:Nasıl bilmiyorsun?
Zenan:Ela hadiiiii....
Ela:Tamam Zenan geliyorum...

____________________________________

Zenan:Aramayı denedin mi?
Ela:Hı hı..
Zenan: Demiştim amayine diyim...Nerde olabilir..
Ela:Bilmiyorum...Başına bişey gelmemiştir umarım..
Zenan:Gelmemiştir..Yani en azından gelse haberimiz olurdu..

____________________________________________

Nihan:Anlat..
Levent:Neyi..
Nihan:Burda ne işin olduğunu..
Levent:Gelmem bir daha...
Nihan:Alınganlık yapma..Dikkat etsene kendine..Ama doğru kendinde bile değilsin ki!
Levent:Anneee
Nihan:Anne demeyi kes..Ela'yı aradığın sorduğun yok...Ela bilmiyor değil mi..
Levent:Bilmiyor..Bilmesini de istemiyorum...
Nihan:Neler olduğunu anlatıcak mısın...
Levent:Hayır...
Nihan:Emin misin...
Levent:Ela...
Nihan:Eee ne olmuş Ela'ya
Levent:Ela hamileymiş anne..
Nihan::img-hyste:img-hysteBende kandım..
Levent:Annee...Ciddiyimm..
Nihan: O zaman ne işin var burda...İkincisi Ela'nın burda olduğundan haberi yok...
Levent[Başını ellerinin arasına aldı]:Anneee...Lütfen beni rahat bırak...Ela'ya da haber vermeye kalkışmaa!!!

__________________________________________________

Zenan:Ela yalvarırım kendini üzme...
Ela:Üzme demesi kolay Zenan..Levent yok...Nerde olduğunu bilmiyorum...Ne yapıyor ne ediyor bilmiyorum..
Zenan:Bak tamam...Şimdi sakin ol..İyi bir uyku çek..Sabah olunca gerisini düşüncezz...Tamam mı...
Ela:Telefon
Zenan:Telefon
Ela:Açsana
Zenan:Sen aç..
Ela:Tamam...Alo..
Levent:Alo Ela..
Ela:Levent..

Allah kahretmesin yine heyecanlı yerde bıraktım..Tüh! :P

nehirrrrr
08-06-08, 01:34
64. bölum levent_suat:D

le: düğün icin tarih almamız gerekiyo,yerı kesınlestırmemız gerekıyo ama ela ortada yok..Sürekli benden kacıyor..simdi de yarısma sevdasına hastanede yasamaları cıktı...

su: Hayır zenan da öyle..Ya hicbiseyle ilgilenmıyo..Bense ailemın katılmayacagı bir dugunu organıze etmek ıcın ugrasıyorum...Ama o yarıstan baska hıcbısey konusmuyo..

le: Elanın bana soylemedıgı bısey var zaten..

su: aa zenanın da bana..ya sevgılılerımıze noluyo boyle

le: evlılık oncesı sendromu falan olabılır mı..

su: ya bılmıyorum kı levent.....bu nasıl sence(nıkah sekerını gosterıyodur...)

le: cok suslu sankı...

su: tamam dogru...zenan suslu seylerden hoslanmaz..... bu...

le: dugun mekanı ...Nasıl...

su: Bılmem ...kucuk gıbı mı bıraz...... ufff hale bak yaa ıkı adam dugun organıze edıyor...

vee gülüşürler...:D:D:D

#Sultan#
08-06-08, 13:20
9. Bölümden bir replik..

"Ela bakımevine, babasının yanına gitmişti. Babasına sarılıp, ondan güç almak istiyordu... Tam o sırada Levent geldi...
L-" Açıklamama izin ver Ela... Sonra git dersen bir daha seni asla rahatsız etmeyeceğim... Bir şans ver... Lütfen... "
Ela başıyla olur işareti verdi.
L-" Bilge ve ben birlikte büyüdük. Her şeyi birlikte öğrendik. Bu yüzden evlenmemiz kaçınılmazdı. Benim annem, onun babası, arkadaşlarımız hatta hocalarımız bile evlenmemizi bekledi."
E-" Birlikte olmanız gerektiği anlıyorum. O zaman ben neydim?"
L-" Sen benim âşık olduğum kadınsın. Bilge sadece çocukluktan kalma bir hatıra."
E-" Bunu beni görünce mi anladın?"
L-" Hayır, bunu hep biliyordum. Ama aramızdakinin aşk olmasa da özel bir şey olduğunu düşünüyordum. Ta ki geçen yıla kadar. Bilge hamile kaldı ve bana hiçbir şey söylemeden bebeği aldırdı. Sırf Amerika’dan gelen iyi bir iş teklifini kaçırmamak için... Bense bütün bunları iş işten geçtikten sonra annesinden öğrendim."
E-" Zamanla unutabilirsin. Belki de..."
L-" Affedebilirim, evet. Ama onunla devam edemem. Aldırdığı bebeğimizle birlikte her şey yok olup gitti. O an anladım ki aramızda ne aşk ne de özel bir şey var. Bizim ilişkimiz hiç var olmamış. Yaşanan her şey alışkanlıkmış. İki ay önce karar verdik ve bir haftada boşandık. Ben de aynı gün İstanbul’a taşındım."
E-" Peki, daha önce bütün bunları niye anlatmadın?"
L-" Aptalcaydı biliyorum ama her şeyi unutup seninle yeni bir hayata başlamak istedim."
E-" Keşke bende her şeyi unutabilsem..."
L-" Unutturacağım. Söz veriyorum. Bu aşkı çok zor buldum ve bu kadar kolay kaybedemem. Kaybetmemeliyiz."

Levent kalkar ve gitmeye yönelir. Ela elini tutar.
E-" Gitme..."
L-" Yani bu evet demek mi?"
E-" Hıhı..."

Sarılırlar...

umudaslm
08-06-08, 13:57
3.BÖLÜMDEN BURAK-ELA REPLİĞİ
E:Aradığımı buldum
B:Hastanın yanına ilk giden vakayı alır
E:İzninle merhaba
Hasta:Merhaba
B:Gidiyorum ama sadece senin güzel gözlerin için
E:Sen ne yapmaya çalışıyorsun üstelik hastanın yanında
B:O zaman yazı tura atalım yazı gelirse hasta benim tura gelirse hasta senin
E:Neden yazı senin
B:Çünkü ben hastaya bakarken sen tur atacaksın da ondan
E:Tura artık gidip başkalarını sinir edebilirsin
B:Ben hiçbir yere gitmiyorum rahatsız olan sensin o zaman sen git
E:Beni kolay kolay pes ettiremezsin ameliyata ben girecem
B:Ameliyata mı saçmalama bu yüzeysel bir yara gösterişli ama yüzeysel bir yara
E:Bu camların biritoma kadar gitmediğini nerden biliyorsun
B:Çünkü dik oturup bizimle konuşabiliyorda ondan
Hasta:POardon tartışmanızı bölmek istemezdim ama benim şu işi halletseniz de ben biran önce gitsem
E:Hemen çıkaramayız bir takım tahliller yapmalıyız trafik kazasından geldiniz hem bu yara..(burağa)sen delirdin mi
B:Yüzeysel bir yara olduğunu söylemiştim yarasını dikebilirsin
Hasta:Sağol arkadaşım

bocusum
08-06-08, 13:58
64. bölümden bir suat zenan repliği:)

s:zenan söyle hadi artık, hadi
z:suat,önce bana bir söz vermen gerekiyo,yani sana söyleyeceğim şey konusunda beni etkilemeyeceğine söz vermeni istiyorum
s:söz veriyorum
z:bir konuda daha söz vermeni istiyorum.sevinmeyeceksin en azından çok sevinme çünkü ben hiç olumlu düşünmüyorum.
s:birazdan çatliycam zenan.hadi söyle artık.tamam söz söz hepsine söz
z:hamileyim:(
s:zenan bu harika bir haber:)çok güsel

z:suat sus.suat indir beni.suat.
s:zenan biliyorum sevinmeyeceğime söz verdim ama daha önceydi.ne olduğunu bilmeden önceydi.bu harika bişey zenan.anne baba olacaz.
z:hayır olmicaz
s:zenan,sen:(
z:suat ben anne olmaya hazır değilim, bu bebeği doğurmicam:(

umudaslm
08-06-08, 14:07
Hasta:Elin hafifmiş bu arada çokta güzelsin
E:Gerçekten bu haldeyken bunumu düşünüyorsun
H:Senin gibi güzel bir kadının yanında başka ne düşünebilirim ki
E:Çok etkilendim
H:Bende bu arada hala tanışmadık ben özgür sende..
E:Doktor bak gerçekten sana bir takım testler yapmadan çıkmana izin veremem ya iç kanaman olabilir
H:İnan senin yanında biraz daha kalmak çok isterdim ama kankamı yalnız bırakamam biliyorsun askere gidiyor
E:Eminim yalnız değildir hem koskocaman adam tek başına gidebilir
H:Bak bunu duymamış olayım askeri uğurlamak kutsal görevdir
E:Sadece tomografi bir saate kadar seni çıkarmış olurum
H:Gitmem lazım ama aa yok bende gelirim hemde sana göz kulak olurum diyorsan
E:Tamam daha fazla ısrar edemem ama doktor olarak benim tavsiyem kesinlikle hastanede kalman yönünde
H:İstersen işim biter bitmez gelirim
E:Risklerini anladığını ama tedaviyi kabul etmediğine dair bu formu imzalaman gerekiyor
H:Yeterki sen iste nikah defterine bile imza atarım
E:Erkeklerin aklı neden başka birşeye çalışmıyor
H:Bilmem hormonlarımız yüzünden olabilir mi
E:Olabilir bence bunun içinde doktora görünsen iyi olur
H:Seninle tekrar görüşücez doktor hanım
E:Kendi iyiliğin için görüşme

keremcemelike
08-06-08, 15:27
Ela : o daha 3 yaşındayken annesi tarafından terk edilmiştir. Babası ünlü bir beyin cerrahıdır. Ancak alhzeımer (doğrumu yazdım bilmiyorum) hastasıdır. Bunu hiç kimsenin bilmesini istemediği için yaşamını bir huzur evinde geçirmektedir. Ela bir cerrahi asistanıdır. Hayatı boyunca babasının gözüne girmeye çalışmıştır. Hayatına hiç erkek girmemiştir. Çocukluk aşkı hariç hala unutamadığı çocukluk aşkı ondan biraz büyük olan bu şahıs da ona aşıktır ancak elalar taşınınca ayrılmışlardır.
Zenan: anne ve babasını 10 yaşındayken trafik kazasıyla kaybetmiştir. Zenan’ı azze ninesi büyütmüştür. Zenan hırslı ve çok çalışkandır.
Kader: yetiştirme yurdunda büyümüş, oradan ayrılınca mankenlik yaparak geçimini sağlamış ve okulunu bitirmiştir.
Zeynep : diğerlerine göre biraz daha şanslıdır . hem anne babası yaşıyordur. Hem de para sıkıntısı yoktur. Ama onun da bir derdi vardır. Ailesi onu sevmediği bir adamla evlendirmek istiyordur.
Levent: başarılı bir beyin cerrahıdır. Anne va babası emeklidir ayvalıkta yaşıyordur. Ablası ise evli ve bir çocuk annesidir oda ayvalıkta yaşamaktadır.leventinde tıpkı ela gibi bir çocukluk aşkı vardır
Suat: başarılı bir kalp cerrahıdır. Başarılı olduğu kadar da hırslıdır.
Burak : biraz hoppadır kızların ilgisi onu şımartmıştır. Ama oda bir gün duvara toslayacaktır . asistandır.
Hasan : annesi ve babası ayrılmıştır. Annesinin tek derdi oğluşunu evlendirmektir. Hasanında mutlu giden bir ilişkisi vardır ama ne hasan nede buket evlenmeyi düşünmüyordur .
Buket: hasanın kız arkadaşı ve avukat
Fragman

Z:ameliyata girebilmek için her şeyi yaparım
S:bu kadar hırslı olma
Z: peki siz buraya nasıl geldiniz
E:ama bu resim
L:evet o resim
E: şey yok bişi levent bey


1. bölümü biraz sonra eklicem devamını da beğenirseniz ilk defa senaryo yazıyorum o yüzden sizden gerçekten beğenip beğenmediğinizi söyleenizi istiyorum eleştirilere de açığım dost acı sölermiş :img-wink:

keremcemelike
08-06-08, 15:48
1. Bölüm
Asistanlarımız hastaneye girmiştir. Fikret (cerrahi uzmanı ve asistan şefi) onlara hastaneyi gezdirir. Ve görev dağılımını yapar.
F: ela sn levent beye zenan sn suat beye kader ve Burak acile hasan dosyalara zeynep sn bnmle geliosun hadi bakalım hızlanın biraz
Z:merhaba suat bey bugünkü asistnınız bnm zenan
S:merhaba
Z: ewt ne tapıyoruz
S: çok hızlısın ama şu anda bı,oşuz hastayok
Z:peki
S:peki.. bana biraz kendinden bahsetsene
Z:okulun en çalışkan en hırlı öğrencisiydim. Bütün öğrenciler bnm gibi olmak isterdi. Hırslı olduğumu söylemiştim. Ameliyata girmek çin her şeyi yaparım.
S:çok hırslı olma hırs bazen insana zarar werir.
Z:peki suat bey siz buraya kadar nasıl geldiniz
S: cevap veremez çünkü zenan aynı onun gibidir hırlı ve çalışkan
F:2260 daki hastaya kan tahlili yap
Zey: peki hocam
H:neden ilk günden dosyalar yha (fiko bu sırada odanın önünden geçmektedir.)
F: mızmızlanma hasan
B:burası hiç d acile benzemiyo dimi prenses (acil çok sessizdir)
K: prenses !oda nerden çıktı?
B: sana hiç kimse prensen gibi olduğunu söylemedimi?
K: yılışık(der ve ordan uzaklaşır.)
Burak arkasında
B:teşekkürler iltifatın için
Ela leventin odasına girer odada kimse yoktur. Masadki resme gözü ilişir. Resim ona tanıdık geliodur.
E: ama bu resim
L:ewt o resim (levent bu sırada içeri girer.)
E: şey yok bişi levent bey asistanınız bnm ela
L: (levent ela ismini duyunca biran kendine gelemez .) peki ela bu arada o resim çocukluk aşkımla çektirdiğim resim adaşın ela ela Altındağ
E: ela altındağmı ? levent bey sizin levent Atahanlı olma ihtimaliniz ne?
L:%100 de nerden çıktı bu
E: ela biraz duraksar ve bu resim o resim der
L: hangi resim
E: çocukluk aşkımla çektirdiğimiz son resim ve bnm kaybettiğim resim
L: çocukluk aşkınmı? Ela yoksa sn
E: ewt
L:!!!!
E:!!!!


yorumları bekliyorum:kahve

yarenELAlevent
08-06-08, 23:34
Mendilleri hazırlayın
#SEZON FİNALİ PARTİ 1#
Hayatta umut etmekten başka çare yok
Ela için kötü günler devam ediyodu hayat bağlarından 3 tanesi kopmuştu
miraç ve muratın bi oğlu olmuştu defne de büyümüştü ama hala herkezde bi panik vardı ZENAN zenan 1 yıldır kayıptı zenanda tuanada efe de suat kendini bırakmıştı denizle tunanın odasının camları siyaha boyanmıştı odanın kapısı kilitlenip anahtar yok edilmişti anahtarın nerde alandığını sd ela biliyodu fikret ve haldu normaldi hala hastahanede elif cemre hastahaneden ayrılmıştı zeynep tek kalmıştı ama oda canla mutluydu can hastahaneye yeni gleen assitandır o gün gelen 5 kişi o günden sonra yine kaybolmuştu onlardanda iz yoktu kader ve burak için herşey çok güzeldi ali(oğulları)yle beraber çok mutluulardı hasanla yaren yağmuru unutmuşlardı şimdi hayatlarındaki yeni sayfaya damlayan küçük kızları damla ile hayata demam ediyolardı çok kısa bi zaman sonra olucaklardan habersiz levent i unutmadım mrk etmeyin leventinde eladan bi farkı yoktu ama o daha dayanıklıydı artık kimsenin yüzü gülmüyodu julideyle arslan yurtdışında görevlilerdi zenanı aramak için ne olur ne olmaz dediğim gib tek derleri ZENAN dı
polis1-bi iz bulundumu
polis2-hyr komiserim yok
s-bana karımı bulunnnnnnnnnnnnnnnnnn
hayat acıydı ama onlar pes etmemişti
l-suat sakin ol
s-nasıl oluyım ya karım yok kızım yok oğlum yok
mu-uat onları bulucaz
h-sakin ol suat lütfen
b-kendimizi bırakmamalıyız özelikklede senin suat
s-zenanımı istiyorum
kızlar
k-ya yeter ağlamayı kes ela
e-zenan benim kardeşimdi onsuz olmuyo onu bulucaz onu bulucaz herkez bei bırakmak zorundamı ya
Herkez aynı hayatta
Kendini bişi sanma
nekadar ço kbilrisen
okadar bela başa
sen bilrisin aslında
aklımdan gçeenelri
zaman herşeyi çözer
şu beklemek olmasa
Gölzerimi açsamda
sen çıksan karşıma
gel beni azat et
kayboldum karanlıkta
ben bizi unutmama
gitmek yakışmak bize
yolcuyuz hayatta
sen gel our yanıma
Gölzerimi açsamda
sen çıksan karşıma
gel beni azat et
kayboldum karanlıkta
ben bizi unutmama
gitmek yakışmak bize
yolcuyuz hayatta
sen gel our yanıma

e-s-ZENANNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNN NNN
Acıya alışmak zordur yalnızlığa yokluğa heleki olmayan kişi sevdiğinizse
=arslan julide=
arslan birsini görrü rkdan aynı zenanın kopyasıdır
a-zenan
kadın-what?
a-excuse me (pardon)
akşam
j-buldunmu
a-bi kadı gördüm zenan benziyodu amadeğilmiş
Türkiye
s-yo khiç bi yerde yok
ela gelri
e-suat diyip sarılır
s-yok zenan yok
e-kardeşimi çok özledim
yer elanın ayakları altından kayar bi an ve bayılır
l-ela
hemen kucağına alır
koltuğa yatırı
l-ela iyimsi ela cvp ver
e-zenan-deniz-tuna durmadan zenan-deniz ve tuna diyodur
e-hyr
l-iyimisin
e-ben çok
artık zor günler başlıyodu daha önlerinde aşmaları gerekn bütük bi sıanv vardı


Arkadaşlar sezon finalimi parti parti yapıcam 13 gün ben yokum 13 gün sonra görüşmek üzere umarım yorum ggelir ama untumayınki kötü bi sezon finali oluck

beross
09-06-08, 01:57
'bu sabah yerini kimler almıs diye düşündüm kalktığımda...'

günlerden pazartesi... 'sıkıcı iş tempousu,yorulmuş aşklar,telefisi olmayan sözlerle basladı gün'

z:millet haydi kalkın.. bugün iş görüşmemiz var!
l:zenan sen gelme en iyisi
z:aa delinin zoruna bak niyemiş o?
l:yorgun görünüyorsun.
z:yoo gayet iyiyim. kaç gündür benden ne saklıyorsun sen?
l:hiçç ne saklıycam ya?
be:günaydın...
z-l:günaydın..
z:benim dediğim işi düşündün mü?
be:duruma bağlı..
z:tamam.. hastane acık herzaman biliyorsun:)
l:ne işiymiş bakalım
be:hiçç öle konusuyorduk
l:berna,sende gel hastaneye bugün
be:olur....
z:hııı bernaa
be:ne?

pe:suat,o zenan o zenan olamaz ya dünyada 1 tek o mu var?
su:haklısın ama ismini duyunca kötü oldum işte....neyse sen iyimisn?
pe:iyiyim... cok iyiyim... o madem yenisini bulmuş bende bulurum
su:kimmiş o?
pe:oğuzhan...
su:o cocuk.. hem sesi de güzel...
pe:aman suat ya:D
su:eee hadi cıkalım görüşmeye gec kalmayalım


me:bekir.. iyimisin?
be:iyiyim hayatım merak etme
me:petek mi var kafanda?
be:yooo petek eskide kaldı...artık sen varsın
meltem gülümsedi....

......

levent-berna-zenan yoldaydı....

le:arabayı hala cok güzel kullanıyorsun berna
be:sağol levent...
z:iltifat üstüne iltifatt
be:zenann
z:tamam sustum....


sonunda hastaneye varılmıştı....

s:ee nerde bekliycez
pe:üst kattaymıs
s:tamam
z:işte ordalar
be:ama bu...
l:şittt sessiz ol
be:zaten görücek
z:ne konusuyorsunuz siz
be:hiççç
s:zenan....?
z:suat...?
odada
............

z:evet suat bey anlaşma yapmak istiyormussunuz
s:evet zenan hanım.... petek dosyaları ver
pe.buyrun suat bey...
l:allah kıyamet kopucak
be:sanmam...
s:berna sen nezaman döndün? en son görüşmemizde fransadaydın...
be:ee buraya da dönmek lazım.. hem zenanda özlemişti
s:sadece zenan mı?
berna suat'ın ayağına vurdu...
s:yani burayı havasını kokusunu..
z:artık anlaşmayı imzalasak
s:peki...zenan hanım
l.fırtına öncesi sessizlik...
be:off sus artık
l:tamam ya
pe:aaa oğuzhan
s:enişte
pe:şiitt ne işin var burdaa
oğ:bir işim vardıda... zenan hanıma yönlendirin dedi
z:işim 10 dk ya biter
be:suatt aksam yemeğe gidelim hep beraber ne dersiniz?
pe:hem oğuzhanda gelirrr
l:berna hanım gelir misiniz?
be:geliyorum....
le:napıyorsun sen?
be:ne yapıyorum
le:suat ve zenan?
be:ne varr
le:gecmişi unuttun sanırım
be:hayır.. ama suatın bir sırrı var ve onu ben biliyorum anladınmı!
le.neymiş o?
be:bak...

'sen son askım son ümidim olcaksın.. kalbimde herzman tek kalacaksın...
ruhum dudaklarında hayat buluyor...
yasadığım en büyük ask sen olacaksın!
---------------------------son-----------------------
oks den cıktım kafam bulanıkkk kötü olmus olabilirr
affedin:(:(

_menekşe_
09-06-08, 02:45
Ela:Levent..
Levent:Ela..Ben sana bişi dicem...
Ela:Nerdesin..İyi misin...Neden haber vermiyorsun...
Levent:Ela..Ben şeyy...
Ela:Nee...
Levent:Ela ben gelmicem!
Ela:Nee
Levent:Gelmicem...Artık İstanbul'a gelmicem..
Ela:Yaa sen ne diyorsun yaa...Sen sen bunca şeye sebep olup sonra kaçmak...Bunu mu yapıyorsun Levent...Bu muydu değerim...Bu kadar mıydı!!
Levent:Ela..Ben gelmiyorum!!

Ela:Gelmicem dedi...Gelmicem dedi..
Zenan:Ela..İyi misin...
Ela:İyiyim...Gelmicem dedi..İstanbul'a dönmicem dedi..Bensiz yani bir hayata başla dedi!
Zenan:Elaa..Ela iyi misin..

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Tayfun:Yaptığını beğendin mi..
Levent:Baba..
Tayfun:Anlatacaklarımı dinle ondan sonra diyeceğini de...
Levent:Tamam..
Tayfun:



[B]"Canan...Hayatimin ilk ve tek aski..Cocuklugum, gencligim ve gelecegim....
Hayatimda ne zaman bu kadar büyük bir yere sahip oldu, simdi bile düsünsem, dogru cevabi bulamiyorum..Sanirim onu tanidigim o ilk günden beri benim kalbimdeydi...

1989 yilinin karli bir gününde tasinmislardi karsimizdaki daireye...Baslarda cok cekingen oldugu icin ben ve arkadaslarim sokakta oynarken yanimiza hic ugramazdi...Onu ilk gördügüm andan beri gözlerindeki hüzün her zaman ilgimi cekmisti....

Bir süre sonra sadece komsum olarak kalmamisti Canan...Ayni okula beraber gitmeyede baslamistik...Baslarda hep ben sohbet etmek icin bir konu bulmaya calisiyordum, o'ysa kisa cevaplar vermekle yetiniyordu, konusmayi pek sevmiyordu galiba, ya da ben öyle düsünmüstüm...

Liseyide birlikte okuduk...Bir süredir cok iyi iki arkadas olmayi basarmistik...Onun birseye ihtiyaci oldugunda yardimina ben kosuyordum, ayni sekilde benim birseye ihtiyacim oldugunda benim yardimimada o kosuyordu...Üniversite sinavlari icinde birlikte calistik cogu zaman...Bir gün yine ders calistigimiz bir aksam aklima nerden geldi bilmiyorum, ama ona bir soru sormustum...

- Ask sence nedir?

Canan bana sicacik gülümsemis ve cevabini vermekte fazla aceleci davranmamisti...

- Ask...Tarifi imkansiz bir duygu sanirim....Niye soruyorsun ki simdi bunu, yoksa sen asik mi oldun?

- Hayir...olmadim da..hani herkes anlatinca, merak ettim...

- Bir gün eminimki Askin ne demek oldugunu ögreneceksin...diyerek tekrar önündeki sorulara vermisti dikkatini...


Üniversiteyide birlikte okuduk...Birlikte tip fakültesini kazanmistik...
Her gün görüsüyor, sohbet ediyorduk...Bir gün ona benimle arkadasimin dogum gününe gelmek isteyip istemeyecegini sormustum...O kadar iyi kalpliydiki...Beni red etmedi....

O aksam bir baska güzel göründü gözüme...Giydigi siyah elbise saclarinin rengine uyuyordu..Abartili olmayan makyajiylada mükemmel görünüyordu...

- Merhaba..diyerek yanima gelmisti...

O an nefesimi tuttugumu konusmaya baslayinca fark etmistim...

- Muhtesem görünüyorsun...

Canan bana gülümseyerek koluma girmisti...

- Sende canim..Hadi gidelim....

Dogum günü partisinden sonra onu evine birakma görevinide büyük bir memnuniyetle yerine getirmistim...Kapida kisa süreli bir veda yasadiktan sonra, o evine girdi bende kendi evime dogru yola ciktim...

O gece benim icin her zaman cok özel olmustur..Cünkü o gece ben icimdeki duygulara artik bir ad koymakta zorlanmiyordum..Ask...

Canan'a karsi hissettiklerimin ask oldugundan emin olsamda, bir türlü ona acilamiyordum...Belkide yillardir dost olarak kalmis olmamizin verdigi bir tereddüttü yasadigim..Sanki ona hislerimi aciklasam, benden uzaklasacakmis gibi geliyordu...Bu yüzden bu itirafi ileri bir tariha ertlemeye karar vermistim....bunun icin pisman olacagimi nerden bilebilirdim?

Ikimizde üniversiteden basarili bir sekilde mezun olduktan sonra, artik eskisi gibi *** görüsemez olmustuk, ama ben yinede her buldugum bos vaktimde onu ariyordum...
Bir süre sonra bunun daha fazla böyle devam edemeyecegine karar vererek, Canan'in calistigi hastaneye gittim...oradaki hemsirelerden birine ''Canan Günes ile görüsmek istiyorum'' dedigimde, bana bir odanin önüne kadar eslik etmisti....

Odayi tiklatip, iceriden Cananin sesini duyar duymaz girmistim odaya...Beyaz önlügünün icinde bir melek gibiydi...Beni gördügüne sanirim oda mutlu olmustu, hemen yanima gelerek sarilmisti bana...

- Seni gördügüme cok sevindim...

Canan o an kollarimdayken, bir kac günde nasilda süzülmüs oldugunu yeni yeni fark etmistim...

- Bende...diyebilmistim sadece.....Bu sarilmanin aslinda dostca olmadiginin farkina varmam cokta uzun zamanimi almamisti....

Bir süre sonra birlikte bir cafeye gidip, oturmustuk....

- Eee nasil gidiyor Asistanlik...diye sormustum ona...

- Iyi..Yalniz cok yoruluyorum son günlerde...

- Hasta degilsin degil mi, sanki zayiflamis gibisin...

- Ooo doktor beyimiz hemen teshisi koydu..diyerek gülümsemisti...ama bu gülümseyisin ardinda nasil büyük bir acinin sakli oldugunu cok sonra aci bir sekilde ögrenecektim....


Bir aksam onu hastaneden alip, evine birakirken, gözlerinde yine o hüzünü gördüm...Annesinin ölümünden öncede vardi o hüzün cananin gözlerinde...
Cananin annesi Serpil hanim, karsimizdaki daireye tasindiklarindan bir kac ay sonra vefat etmisti...Ölüm sebebinin bir hastalik oldugunu biliyordum, ama canani üzmekten korktugum icin annesinin ölüm sebebini hic bir zaman sormadim...

Evin önünde uzunca bir süre birbirimizin gözlerinin icine baktik...

- Tesekkür ederim...dedi bir süre sonra...

- Benim icin büyük bir zevkti...

- Ben hayatima girdigin ve beni her zaman mutlu ettigin icin cok tesekkür ederim...bu sefer gözlerinin doldugunu görebiliyordum...Nasil oldugunu anlamadan onu kollarimin arasina almistim...

- Veda edermis gibi konusma....dedim..onun aglamasina dayanamiyordum...

- Ama bu bir veda...dedi bir süre sonra, aglamasida kesilmisti artik...

Onun yüzünü avuclarimin icine aldigimda, gözlerimi gözlerine kilitlemistim...Ne oldugunu anlayamiyordum...

- Ne vedasi? Bir yere mi gidiyorsun?...diye sormustum...

- Evet, gidiyorum...hemde bir daha hic dönmemek üzere..diye aci aci gülümsemisti...

O an kalbime bir bicak saplanmisti sanki, ne demek gidiyorum, hemde hic dönmemek üzere...

- Seni seviyorum....dedim...Onu kaybetme korkusu öyle baskin cikmistiki, belki yeri olmadigi halde ona askimi itiraf etmistim....

- Nolur söyleme bunu...diyerek tekrar aglamaya baslamisti...

- Ama neden?

- Beni sevme...Arkadasin olarak gör her zamanki gibi, ama beni sevdigini söyleme...Bu sana daha cok aci verir ben gittikten sonra....

- Sen bir yere gitmeyeceksin, buna izin vermiyorum..Beni birakip gidemezsin...

- Keske bu elimizde olsaydi...Bende gitmek istemiyorum, ama mecburum...

- Neden mecbursun?...artik daha fazla dayanamamistim..Cananin sakladigi birseyler oldugunun farkindaydim, ve bunu ögrenmek icin sabirsizlaniyordum...

- Ben...ölüyorum...dedi bir süre sonra...Duyduklarima inanamiyordum..

o an onu kendime dogru cekip öyle bir sarilmistimki, herseyin bir kabus olmasini diledim icimden...O ölemezdi, beni birakip gidemezdi, gercek aski bulmusken, bunu bana yapamazdi....

Beni evine davet ettiginde, ikimizede kahve yaptiktan sonra yanima oturmustu....

- Annem'in ölüm sebebini hic sormamistin bana...

- Seni üzmek istemedigim icin...dedim güclükle...

- Annem'de kan kanserinden öldü....

O an gözlerimi Cananin gözlerine tekrar kilitlemistim....

- Annemin kaderini yasiyorum belkide....Annem öldükten sonra babam icine kapandi, karisina büyük bir askla bagliydi...Bende senin babam gibi olmandan korkuyorum , bu yüzden uzun zamandir hislerini bildigim halde, senden uzak durdum....

- Bir caresi olmali bunun..Tip cok ilerledi biliyorsun, sende doktorsun, hemen vazgecemezsin...

Sesimdeki caresizligi fark etmisti Canan, elimi tuttu...

- Maalesef artik cok gec...dedi...Cok gec....

- Beni sensiz mi birakacaksin, seni bu kadar cok severken, gercek askin ne demek oldugunu bana ögretmisken....
Bunlari söylerken yanagimdan süzülüp giden bir damla yasi hissedebiliyordum...Artik daha fazla dayanacak gücüm kalmamisti....

- Mecburum....diyerek oda eslik etmisti benim göz yaslarima...Bir süre orada öylece oturduk...Sadece birbirimizi seyrediyorduk....


Bir kac gün sonra, cananin calistigi hastahaneye ugradigimda, cananin oradan tamamen ayrilmis oldugunu ögrenmistim...Hastalik gittikce daha kötü yapiyordu onu...Cok cabuk yoruluyordu....

Hastaneden ciktiktan sonra onu evinde ziyaret ettim...

- Artik hic calismayacakmisin?

- Calisamayacagim...Cok isterdim ama, artik ayaga kalkacak bile gücüm kalmadi...

- Yurt disina gidelim Canan...Orada belki daha iyi....

- Artik kabul et...Benim icin hic bir umut kalmadi...ve kendinide üzme bosuna ve git artik, unut beni...böylelikle daha az aci cekersin...diyerek lafimi kesmisti.....


Sonraki günlerde ne yapmam gerektigini hic bilmeden ortalarda dolaniyordum...Onun icin birsey yapamamak beni deli ediyordu...
Bir gün aklima bir düsünce gelip yerlesmisti...Madem canan ölüme mahkumdu, onu son anina kadar mutlu etmeliydim...Ne olursa olsun, son günlerini mutlu gecirmeliydi....

- Benimle evlenirmisin?...diye sormustum..Canan o günlerde yataga mahkum olmustu, artik ayaga kalkacak bile gücü yoktu...Gittikce daha cok zayiflamisti..Ama yinede dünya güzeliydi benim gözümde....

- Tayfunn.....diye itiraz edecek oldu,sonra gözümdeki aski ve kararliligi görünce oda gülümseyerek...
- Evet evlenirim...

Nikah islemlerini elimden geldince cabuk bitirmeye calistim...Yildirim nikahiyla evlendik...
Onun gözlerinde o an ki mutlulugu hic bir seye degismeyecegimi hissetmistim...Önümüzde cok zamanimizin olmadigini bilmekse, canimi daha cok yakmaya baslamisti...

Ilk gecemizi birbirimize sarilarak geciriyorduk...

- Seni seviyorum....

Bu sözü onun agzindan duymayi o kadar cok hayal etmistimki...Duyuncada herseyi unutmustum...Onu daha cok sariyordum kollarimla...

- Ben de seni...

- Beni her zaman mutlu ettin sevgilim..cok tesekkür ederim...diyerek yavasca gözlerini kapatmisti...

Gece boyunca gözümü hic kirpmamistim...Onun sicakligini iliklerime kadar hissetmekti amacim...Sadece hissetmek istiyordum onu...Onun cok yakinda artik yanimda olmayacagi düsüncesi beni cildirtacak gibiydi....

Sabah oldugunda, Cananin alnina sicacik bir öpücük kondurmustum...Hastalik yüzünden artik uykularida agirlasmisti...

- Hadi canan..Bak günes yine bize gülümsüyor, bu manzarayi kacirma...diyerek elimi onun yanagina koydum...

Ama ne bir cevap ne bir tepki...Hic birsey yoktu...Sadece sonsuz bir aci...Ölüm acisi....

Simdi o günden bu yana 2 sene gecti...Annenle evlendim..Ama hala Canan'ı unutmadım..Annenle evlendim..Gayet mutluyuz...Ama hala kalbimin bir köşesinde o var...Sende aşkını ellerinin arasından kayıp gitmesine izin verme!..."

Levent:Bunu bilmiyordum...
Tayfun:Ama öğrendin..Hadi şimdi Ela'nın yanına git...Ona destek ol..
Levent:Tamam..

"Çok su verilince ölür ya çiçekler
Çok ağlarım çürür gözlerim gidersen eğer
Ben senin gül bahçende oyunlarıyla mutlu
Ve affedilmeyi çok seven yaramaz bir çocuğum

Sen ne güzel güldün solmuyordun
hem çok seviyordun hem beni yormuyordun
Çiçekler.. çiçekler sevildikçe büyür
Gitme diyorum sana gitme çiçeklerim benimle ölür

Buralardan Gitme Buralar gitsin sen gitme
Buralardan gitme buralar gitsin sen gitme
Gitmek çözecekse biri gidecekse buralar gitsin
Sen gitme... Sen gitmee

Sen ne güzel güldün solmuyordun
hem çok seviyordun hem beni yormuyordun
Çiçekler.. çiçekler sevildikçe büyür
Gitme diyorum sana gitme çiçeklerim benimle ölür

Buralardan Gitme Buralar gitsin sen gitme
Buralardan gitme buralar gitsin sen gitme
Gitmek çözecekse biri gidecekse buralar gitsin
Sen gitme... Sen gitmee "

[Ela hastahane odasında yatıyordu...]

Ela:Gitme..Buralardan gitme...

Levent:Gitmee..Buralardan gitmee...

İkiside ağlıyordu...Beli birbirlerinden ayrıydılar...Ama aynı şeyleri yaşıyorlar ve söylüyorlardı...

Ela/Levent:Gitme...Buralardan gitmee...


"Bu gece son biraz sonra
Bu kapıdan son kez çıkıp yine kendimi
Vuracağım yollara
Kimbilir kaç kere ıslanacak yüzüm
Elimi tut düşman olma
Ne olur parça parça olmasın içimiz

Mutlu ol iyi bak kendine
Ne olur gözüm arkada kalmasın
Uzun uzun seneler var önünde
Gün gelir sevgilim
Acıya alışırsın alışırsın

Bu gece son biraz sonra
Bu kapıdan son kez çıkıp yine kendimi
Vuracağım yollara
Kimbilir kaç kere ıslanacak yüzüm
Elimi tut düşman olma
Ne olur parça parça olmasın içimiz

Mutlu ol iyi bak kendine
Ne olur gözüm arkada kalmasın
Uzun uzun seneler var önünde
Gün gelir sevgilim
Acıya alışırsın alışırsın
Bu gece son"

......................sofa...................

P.S=Şarkılar için Nurgül ablama teşekkürler...Nasıllar bende bilmiyorum:D

derya_suat
09-06-08, 15:25
1. BÖLÜM

Fakültedeki ilk yılımın yaşamımın en sorunsuz en keyifli kendini alabildiğine özgür hissettiğim tek zaman dilimi olduğunu çok sonraları anlayabileceğim ancak...
Ela'nın varlığıyla renklenen ilk öğrencilik günlerim ayağımı yerden kesecek kadar hareketli hızlı ve güzel geçiyor. Kampusun içinde , amfilerde , kantinde , bahçede, kısacası okul sınırları içindeki her yerde yapışık siyam ikizleri gibi bir aradayız Ela'yla. Aslında yapışık üçüzler demek daha doğru olacak. Yanımızda Bursa'dan kalkıp buralara okumaya gelmiş birde Levent'imiz var çünkü. Ela'nın dersane arkadaşı. Henüz adı konmamış bir birlikteliği paylaşıyorlar. Benim pek onaylamadığım erken bulduğum bir birlikteliği.
Karşı olduğum Levent değil. Bu kadar erken bir devrede başlayan yakınlaşmanın uzun yıllar içinde alabileceği şekil belirsiz. Ya bozuşurlarsa. Aynı çatı altında aynı sınıfta yaşanabilecek tatsızlıklar gözümü korkutuyor. Bunlardan hiç söz etmiyorum Ela'ya. Yanlış yorumlayabilir. Sessizce izlemekten, arkadaşımı üzecek gelişmelerin yaşanmamasını dilemekten başka bir şey gelmiyor elimden.
Kabul etmeliyim ki çok iyi yönleri var Levent'in. Her şeyden önce son derece iyimser. Ela'nın en ufacık bir olumsuzluk karşısında sergilemesine alışık olduğumuz sızlanışlarını önce etkisiz kılıp sonra beni bile şaşkınlığa düşüren bir beceriyle kahkahaya dönüştürmeyi pek iyi başarıyor doğrusu.
Dersane günleri ikisininde unutulmazları arasında baş köşedeki saltanatını hala sürdürüyor. Anlata anlata bitiremiyorlar. Ela- Levent- Suat. Aynı dersanenin suyunu içmişler. Suat'ın adını da ilk kez böyle bir sohbetin ortasında üniversiteye hazırlık döneminin anılarını anlatırken Levent'in ağzından duyuyorum. Suat'ta Bursa'lıymış. Aynı okuldalarmış Levent'le.
Levent:(gözleri ışıl ışıl) Bir tanısan kankamı. Böyle biri gelmemiştir dünyaya. Çevresindeki herkese ışık saçan bir yapısı vardır. Ama benim için yaptıkları arkadaşlık sınırlarını aşıyor. Ne yapsam ödeyemem hakkını. Bu okulu kazanmamda bile en büyük pay onun. Evini bana açmasa İstanbul'daki bir dersaneye kayıt yaptırmak aklımın ucundan bile geçmezdi.
Sonrada ayrıntılarını anlatıyor. Beraber ders çalışmalarını , aynı evi paylaşmanın keyfini... Üstünkörü dinliyorum. Duyduklarım pek ilgilendirmiyor beni. Ta ki Levent'in son cümlesine kadar.
Levent:Bizim gib hazırlık okuyacak değil ya. Suat Birtan o. Birtan Holding'in biricik veliahtı.
İşte bu sözler beni çileden çıkarmaya yetiyor.
Zenan:Sahi nerede bu çocuk. O da bizim bölümü kazanmamış mıydı.( diyorum aniden oluşuveren öfkemi kendim bile yadırgayarak.
Levent:Kazanmıştı kazanmasına ama ingiltere'ye gönderdi babası. TOELF sınavını kazanıp gelecek yıl tepeden inme başlayacak işletmeye.
İçim bulanıveriyor.
Zenan:Klasik şımarık erkek çocuğu tablosu ( diyorum dişlerimin arasından.)
Levent: Öyle deme ( diye panter gibi atlıyor.) Aynı olanaklara sahip herkesin yapacağı bu. Sen olsan buralarda sürüneceğine İngiltere'de keyif çatarak dil öğrenmeyi istemez miydin?
Zenan: Asla ( diyorum.) Kendi emeğimle , bileğimin hakkıyla elde etmediğim benimle eşit şartlarda olanların ulaşamayacağı böyle ayrıcalıklı konumlar bana göre değil. Arkadaşına bol şanslar. Baba parasıyla nereye kadar gidebilirse artık.
Ela: Dur hele zenan. ( diye araya giriyor ela.) Suatı tanısan böyle konuşmazdın inan ki. Gerçekten de harika biridir o.
Banane gibisinden omuz silkiyorum. Ama Levent susacak gibi değil. Anlatıyor da anlatıyor , göklere çıkarıyor arkadaşını. Etiler'de bi evleri varmış Suatların. Yıl boyunca hafta sonları Bursa'dan gelip beraberce dersaneye gitmişler.
Bunları duymak öfkemi daha da artırıyor.
Zenan:Bune lüks böyle ( diye haykırıyorum.) Bursa'da dersane yok muydu?
Levent: Olmaz mı? Ben kaydımı yaptımıştım bile. Ama Suat'ın babası buradaki dersaneyi ayarlayınca arkadaşını yanlış bırakma diye rica ettiler.
Zenan:İngiltere'ye de götürseydi seni. ( diye sinirle gülüyorum.) Oralarda yalnız kaldı zavallıcık.
Levent:Yalnız kalmaz o. ( diye gülüyor.) Daha doğrusu yalnız bırakmazlar. Öylesine de yakışıklıdır arkadaşım.
Sıkılıveriyorum.
Zenan:Konuyu daha fazla uzatmanı alemi yok. (diye kalkıyorum yerimden.) Fazla bile konuştuk. Bu tür insanlarla hiçbir ortak yanım olmaz benim.
Levent: Bu kadar kesin konuşma zenan. Biricik kankamın yüzünü bile görmeden , tanımadan. yargısız infazla dışlayıvereceğini söylemiyorsun umarım.
Zenan: nasıl istersen öyle düşün. ( diye arkamı dönüp uzaklaşıyorum yanlarından.
O anda birisi çıkıp " Elinin tersiyle tek kalemde silip attığın Suat, zaman içinde yaşamındaki en önemli kişi ve en önemli dönüm noktası olacak " deseydi ne düşünürdüm acaba.


bir kitaptan uyarladım. o kitapta mutsuz bitiyo ama ben öyle yapmıcam ilk başını böyle yaptım gerisini kendim yazıcam şimdiden söyliyim dedim. beğenirseniz devam edicem.

sman07
09-06-08, 16:21
Sezon Finali 6.bölüm

Ela Acilde Calisirken Bir Adam Gelmistir Yanina.

Xxx Adam: Ela
Ela: Buyrun

Arkasini Döner

Ela: Senin Ne Isin Var
Xxx Adam: Seni Görmeye Geldim
Ela: Daha Yeni Mi Aklina Geldi Babam Olman
Ahmet: Ela Yapma Kizim

Bu Konusmalar Olurken Ahmet Beyin Arkasinda Bi Tane Adam Silahla Onu Izlemektedir.

Ela:babaaaaaa

Tam Silahi Cekerken Ela önüne Atlar Ve Vurulur.
Herkes Silah Sesinin Gelen Yere Yani Acile Kosarlar.

Fikret: Ne Oldu
Levent: Bi Silah Sesi Duydum Sanki
Zenan: Bende Hocam

Acile Gelmistirlerdir. Bir Adamin Kucaginda Ela Vurulmus Haldedir.

Levent: Elaaaaa
Fikret: Hemen Bir Sedye Getirin
Levent: Cabuk Olun Ela Ac Gözlerini Ne Olur Askim Ne Olur ölme
Ahmet: Kizim Ela Ne Olur Benim Yüzümden ölme
Ela: Levent Seni Sev....
Fikret: Sedye Nerde Kaldi Cabuk Olun Cok Kan Kaybediyor
Zeynep: Beyfendi Kacilin

O Arada Burakla Hasan Vuran Adami Yakalamaya Calisirlar Ama Ne Yazikki Adam Kacmistir.

Levent: Yakalidiniz Mi Adami
Hasan: Hayir Hocam

Sedye Gelmistir.

Fikret: Dikkatli Kaldirin
Levent: Ela Az Kaldi Hadi Askim Birakma Kendini
Zenan: Suat Beye Hemen Haber Veriyorum
Fikret: Zeynep 2 Numarali Ameliyataneyi Hazirla
Zeynep: Peki Hocam

Herkes Bi Telas Icindedir. Herkesin Kafasinda Tek Bi Soru Vardi: Ela Neden Ve Kimin Yüzünden Vuruldu.

Ameliyatane önünde

Levent: Bende Gircem Ameliyata
Fikret: Levent Bey Biliyorsunuz Aile Yakinlari Ameliyata Giremiyor Hem Bu Halde Nasil Giriceksiniz
Levent: Ama Yaa Ona Bi Sey Olursa
Suat: Emin Ellerde Merak Etme Sen

Levent Cok üzgündür. Dakika Dakikasina Ameliyatane Kapisinda Bekliyordur. Bütün Asistanlarla Beraber. Kimse Calismak Istemez.

Ameliyattan Sonra

Levent: Nasil Gecti Ameliyat
Suat: Su An Iyidi Ama Kritik Saatlerde
Zenan: Yaa Olamaz Neden Vurdular Onu Yaa
Zeynep: Bilmiyorum Hocam Iyilesicekmi
Fikret: Umudunuzu Kaybetmeyin Sakin Hadi Herkes Isine

Zenan Mecburen Berkin Yanina Döner.

Berk: Nerdeydin Sen
Zenan: Sanane
Berk: Dogru Konusurmusun
Zenan: Off Git Basimdan Zaten Mecburen Sana Katlaniyorum

Berk Icinden

Berk: Az Kaldi Zenan O Aci Dolu Yillarin Hesabini Bu Aksam Alicam Senden

Berk Kendi Kendine Sinsi Planlar Yapmaya Baslamistir. Zenan Odadan Ciktiktan Sonra Berk Suati Arar.

Suat: Alo
Berk: Alo Suat
Suat: Aa Berk Naber Yaa Ayni Hastanedeyiz Ama Görüsemiyoruz
Berk: Evet Yogunsun Biraz
Suat: Eh Biraz Elaya Olanlari Duydun Mu
Berk: Evet Cok üzüldüm Yaa Yasama Sansi Yokmu
Suat: Bilmiyorum Kritik Zamanin Icinde
Berk: Neyse Suat Bu Aksam Otele Gelde Laflayalim
Suat: Ben Pek Uzaga Gidemem Elaya Bi Sey Olursa Hemen Hastaneye Yetismem Lazim Olabilir
Berk: Merak Etme Hastanenin Yanindaki Oteldeyim
Suat: Pekii O Zaman
Berk: Sana Büyük Bir Sürprizim Var
Suat: Tamam Görüsürüz
Berk: Bye

Bu Görüsmeden Sonra Berk Hedefine Yaklastigina Sevinir.

Yogun Bakimda

Levent: Ela Askim Sana Kavusamadan Kaybetmek Istemiyorum Seni Ne Olur Ac Gözlerini Seni Cok Seviyorum

O Arada Esrarengiz Adam Girer.

Ahmet: Durumu Nasil
Levent: Iyi De Siz Kimsiniz
Ahmet: Ben Babasiyim
Levent: Ne Kiziniz Bunca Yildir Aci Cekti Bunca Yildir Sizsiz Yasamayi ögrendi Simdi Cikip Geldiniz Ve Bilinmeyen Bir Kisi Yüzünden Vuruldu
Ahmet: Benim Yüzünden
Levent: Ne Dediniz
Ahmet: Evet Benim Kumar Borcum Yüzünden
Levent: Inanamiyorum Bir Gün Geliyorsunuz Kizinizin Hayatani Giriyorsunuz Ve Yine Berbat Ediyorsunuz Bu Nasil Bir Kader
Ahmet: Haklisin Evladim

Odaya Naz Girer.

Naz: Baba Iyimisin
Levent: Burda Elanin Nasil Oldugu Daha önemli Degilmi
Ahmet: Ben Iyiyim Kizim Ama Ela
Naz: Ela Nasil Levent Bey
Levent: O ölüm Döseyinde
Naz: Olamaz Peki Neden
Ahmet: Kizim Benim Yüzümden Vuruldu Tam Beni Vurucaklarken önüme Atladi Beni Korudu Beni Daha Seviyormus Babasi Oldugumu Biliyormus Daha
Naz: Kardesimm

Aradan 12 Saat Gecmistir Elanin Durumunda Degisiklik Yoktur.

Is Cikisi

Zenan: Suat Sen Git Benim Biraz Isim Var
Suat: Pekii Fikret Sen Burdasin Dimi
Fikret: Evet Suat Bey Elayi Birakamam
Suat: Pekii Bi Sey Olunca Hemen Haber Ver Gelirim
Fikret: Tamam

Soyunma Odasi

Hasan: Sen Burda Mi Kaliyorsun
Zeynep: Evet Elayi Birakamam
Hasan: O Zaman Bende Kaliyorum
Zeynep: Neden
Hasan: Sizi Yalniz Birakmamak Icin

Zeynep Hasanin Gözlerinin Icine Bakar Ve Duygulanir. Zenan Berkle Bulusacagi Yere Gitmistir.

Otel Girisi

Berk: Hosgeldin Zenan
Zenan: Yaa Sen Beni Neden Buraya Cagirdin
Berk: Sabirli Ol
Zenan: Yaa Bak Bi Tek Konusmaya Geldim Cok Kalamicam
Berk: Hadi Yaaa Neyse Asagi Inelim
Zenan: Neden
Berk: Sana Bi Sürprizim Var

Asagi Kata Inerler Ve Zenan Suati Görür.

Suat: Zenan Senin Ne Isin Var Burda
Zenan: Suat Bak Göründügü Gibi Degil
Berk: Susun Ikinizde Zenan Hatirliyormusun Gecmisi Okuldaki Zamani

Zenan Aglamaya Baslar.

Zenan: Berk Ne Olur Sus
Suat: Ne Oluyor
Berk: Suat Otur Ve Dinle Aynisi Senin Basina Gelmesini Istemiyorum
Zenan: Sus Yalvaririm Sus
Berk: Suat Biz Zenanla Okulda Beraberdik Ben Onu Sevdim Ama O Beni Kullandi Ben Onun ögretmeniydim Ve O Beni Kullandi Okulu Kazana Bilmek Icin Kullandi

Bu Arada Ela Komaya Girmistir.

Levent: Hemen Fikretle Suati Cagirin
Hemsire: Suat Bey Burda Degil Efendim Fikret Hanim Geliyor
Fikret: Ne Oldu Levent Bey
Levent: Ela Komaya Girdi
Fikret: Hemen Suat Beye Haber Verin
Ahmet: Kizim Ne Olur ölme
Fikret: Disari Cikin Lütfen
Zeynep-hasan: Ne Oldu Hocam
Fikret: Onlari Cikarin

Otel

Suat: Inanamiyorum Zenan Nasil Yapabildin Bunu
Zenan: Anlata Bilirim Suat

Suatin Telefonu Calar.

Suat: Aloo
Hemsire: Suat Bey Hemen Gelin Ela Hanim Komaya Girdi
Suat: Hemen Geliyorum

Zenan: Suat Ne Olmus
Suat: Ela Komaya Girmis Hemen Gitmem Lazim
Zenan: Bende Geliyorum

Yogun Bakimda

Fikret: 200 E Sarj Ett
Levent: Hadii Ela
Fikret: Kacilin

Ela Yanit Vermez

Fikret: 250
Zeynep: Hazir
Fikret: Kacilin

Ela Yine Yanit Vermez

Levent: Ela Askim Birakma Beni

O Arada Suat Ve Zenan Gelir.

Suat: Ne Oldu
Fikret: Yanit Vermiyor 300 E Sarj Et
Zeynep: Hazir
Fikret: Kacilin

Herkes Monitöre Bakar Ama Elanin Kalbi Dönmemistir.

Fikret: 350 Hadi Ela Hadi Ha Gayret
Zeynep: Hazir
Fikret: Kacilin

Elanin Kalbi Durmustur Ve Geri Döndürememislerdir.

Levent: Elam Askim Birakma Beni

Fikret Elanin üstünü örtmüstür. Ela Ne Yazikki Hayatini Kaybetmistir. Herkes Cok üzgündür En Cokta Levent.

Levent Elanin Yaninda

Levent: Elam Beni Birakip Gitme Elamm Ellllllaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

6.bölümün Sonu

Yeni Sezonda Görüsmek üzere

(.:NuR:.)
09-06-08, 17:22
...14.BÖLÜM...


Unutulmuş Muydum...?Alışıyor Muydun...?Yavaş Yavaş Yokluğuma...
Beklenmiyor Muydum...?Kalbini Mi Yordum...?Bunca İş Güç Arasında...

Zenan Suat'ın elinden kurtulur ve gidecekken gözleri dolu dolu geri döner Suat'a..

Zenan:Hani ben sana İngiltere'ye gideceğimi söylediğimde bana bişey demiştin..Hatırladın mı..?
Suat:.....
Zenan:"Sen bizi iki günde bitirmişken.." Demiştin....
Suat:Bak dinle beni..
Zenan:Asıl sen bizi iki günde bitirmişsinn...!!!

Der ve emin adımlarla oradan uzaklaşır..Diğerleri de peşinden gider..

Suat:Zenann...Yapma bunu bana..Yapma...!!

Alev yerden kalkar ve Suat'a sarılır...

Alev:Aşkımm..Gördün mü bana ne yaptıı...!

Suat,Alev'in kollarını boynundan alır ve kolundan tutup odasına götürür..

Suat:Ne dedin Zenan'a ha nee..!!
Alev:Suat ben..
Suat:Ne dedinnn dedimm..!!
Alev:Senin peşini bırakmasını söyledim tamam mıı..!
Suat:Peşimi bırakmasını mı..Sen ne saçmalıyorsun ya..!Eğer bir daha benim işlerime burnunu sokarsan..!
Alev:Ben sadece ilişkimizi kurtarmaya çal-..
Suat:Yeter Alev..Sus artık..Bizim bir ilişkimiz yokki kurtarasınn..!Kaç aydır asıl sen peşimdesin..Ama artık yeter..
Alev:Suat sen ne-..
Suat:Bitti anlıyor musun artık seni görmek istemiyorum..Şimdi defol git odamdan..!
Alev:Ama..
Suat:Çık Alev çıkk..!Bir daha da görüşmeyelim mümkünse..!!
Alev:Bunu ödeticem sana Suat..Sanada O Zenan denen kadınada..
Suat:Çık artık şuradan yeter..!

Alev köpürmüş bir halde odadan çıkar..

Suat:Napıcam ben..Şimdi Zenan'ı nasıl ikna edicem...

Suat'ın gözü masada duran resme takılır..Eline alır resmi ve yere fırlatır..

Suat:Ah Alev ahh..!

ASM'de gün bir kez daha kayıplara karışmaya başlamıştı...Hastalarla dolan taşan hastahane bu kez kendini dinlenmeye bırakmıştı..Her yer sakindii....

Burak ve Hasan kızların evine gitmişlerdi....

Kader:Çay isteyenn..
Z-B-H:Bennn..
Kader:Bendekide soru dimi..Ne soruyorsam..
Hasan:Hadi hadii..Kurabiyelerinde kötü olmuş zaten beğenmedim..

Kader kıkırdamaya başlar..

Zenan:Onları ben yaptımmmm...!Beğenmediysen yemee..!
Hasan:Hadi ya..Sen mi yaptın..
Zenan:Ya evet ben yaptımm..
Burak:Bence harika olmuşlarr..
Zenan:Afiyet olsun Kardeşim..
Burak:Saol Kardeşim..
Kader:Çaylarr..

Hepsi çaylarını alır ve muhabbet etmeye devam ederler..

Hasan:Zenan be ne geçirdin bugun o salağa..
Burak:Valla ya..Ee kimin kardeşi..Aynı bana çekmiş..
Zenan:Ya kapayın konuyu ya..Konuşmak istemiyorum..Salakk sinirlerimi bozdu..!
Kader:Neyse kapatın konuyu çocuklar..
Zenan:Kader,Canım..
Kader:Efendim Canım..
Zenan:Canım biz nerede kalıcaz..?
Kader:Neeee..!
Zenan:Yani bundan sonra nerede yaşıycaz..
Kader:Ne diyosun kızım..Burada yaşıyoruzya..
Zenan:Aa deli etme beni ya..Burası kimin evii..?
Kader:Ela'nın..Bizimde evimiz ama..
Zenan:Ama Ela'nın evii dimi..
Kader:Yanii..
Zenan:Ee..Kız balayından dönünce gidip teknede kalmaz dimi...
Kader:Ayy evett..Peki biz nerede kalıcazz..
Zenan:Aaaaa...Bayılıcam şimdii..Ben sana bir saattir ne anlatmaya çalışıyorum bee..!
Kader:Tamam ya kızmaa...
Burak:Hasann..
Hasan:Nee..
Burak:İnsan bir efendim der be..Neyse bizim üst kattaki kiracı çıkıyormuş evden duydun mu..?(Der imalı bir şekilde..)
Hasan:Hadi ya..Valla çok güzel daire oğlum orası..Dayalı döşeli..
Burak:Dimi..
Zenan:Burakk...
Kader:İnanmıyorum ya sizin üst katınıza mı taşınıcaz..
Burak:Yoo..
Zenan:Hadi be oradan..Ne güzel evmiş işte..
Burak:Tamam tamam taşının acıdımm..
Kader:Bak bakk..Neyse evimizi bulduk Zenan..
Zenan:Evet buldukk....

Geç saate kadar sohbet eder sıkı dostlar...Daha sonra Kader ve Zenan odalarına çıkarlarr..1-2 saat sonra Zenan odasının kapısının açılması ile yerinden fırlar..

Zenan:Aaaa noluyo bee..!
Kader:Dur ya benim korkma..
Zenan:Ne biçim dalıyorsun öyle odaya..Paldur küldür..Kibar olsan biraz kızım..
Kader:Bana diyene bak..Neyse ben seninle yatıcamm..
Zenan:Hadi ya benim niye haberim yok..
Kader:Söyledim ya işte..
Zenan:İyi gel yat bari ama hayırdır..?
Kader:Korktum odada ya..
Zenan:Yuh bu yaşında korkuyor musun?
Kader:Aman ya hadi yatalım..Zaten sürekli tuvalete çıkıyorum..
Zenan:Aman ha sakın bak..
Kader:Zenan..!Saçmalama da yat hadi..
Zenan:Tamam ya...İyi geceler..
Kader:İyi geceler..

Sabah 05:12

Burak:Hasannnn...!!

Diye bağırarak Hasan'ın odasına dalarr..

Hasan:Anneee noluyor beee..
Burak:Ne annesi be benim Burak..
Hasan:Ayı mısın ya o ne biçim odaya giriş..!Ödümü koparttın..!
Burak:Belli oldu merar etmee..
Hasan:Ne var niye geldin..Çık çabuk uyuycam..
Burak:Ya kalk be kahvaltı yapalım..Canım istedi..
Hasan:Yürü gir işine ya..Bu saatte kargalar kahvaltı yapmadan biz mi yapıcaz..Ayıp valla..
Burak:Hadi oradan be..Kalk dedimm..
Hasan:Tamam bak daha erken..Git şimdii 1 saat sonra yaparız hadi Canım..
Burak:Tamam ama yapıcaz bak..Kaytarmak yok..
Hasan:Tamam evladım tamam..
Burak:Hadi devam et sen güzellik uykunaa..

Der ve odadan çıkar...Gidip biraz uyumayı dener..Hasan ise uykusuna devam eder...

Saat 05:32...

Kader:Zenannn...!!
Zenan:Ne var be yine..Dakika başı kaldırıyorsun ya..Git yatağımdan vazgeçtim..Bir daha da gelmee..

Der ve yastığı kafasına kapatır...

Kader:Ya benim tuvalete gitmem lazım ya..!
Zenan:Yuh Kader ben mi götürücem bu yaşta..!
Kader:Aman be tamam gidiyorum ben..
Zenan:Gitt..!

Kader,yataktan kalkar ve görlerini ovalayarak odadan çıkar...Aşağıya indiğinde ise...

Kader:Aaaaaaaaaaaaaaaa...!!!!

Zenan yukarıda Kader'in çığlığıyla yerinden sıçrar ve koşarak aşağıya iner..

Zenan:Ne var?Niye bağırıyorsun kızımm...!!
Kader:Zenan..!
Zenan:Nee...!
Kader:Ya kör müsün be..Eve hırsız girmiş..
Zenan:Saçmalama ya..!

Zenan etrafına bakınır..Her yer dağılmıştır..Ve yerlerde kıyafetler vardır..

Zenan:Nolmuş buraya ya..!
Kader:Hırsız girmiş..Hemde eşyalarını da acıyıp bize bırakmış sanırım..!
Zenan:Saçmalama be..Hırsız eşya bırakır mı hiç..Alır götürür..!
Kader:Ee bize de böylesi düşmüş napalımm..!
Zenan:Ya dur bi bakalım..
Kader:Hop hop nereye be..Yürü çıkalım gidelim buradan..Yürü çabuk..!

Kader,Zenan'ı kolundan tutup kapıya doğru çekmeye çalışır..

Zenan:Ya dur napıyorsun..Sabahın köründe pijamalarla nereye çıkıcaz be..!
Kader:Ya gel kalamam ben burada..!

Bu sırada merdivenleriden 2 çift gözün Onları kahkahalarla izlediğini farkederler..İkiside o yöne döner..

K-Z:Aaaa...
Levent:Selam kızlarrr...
Ela:Canlarımm...

İkiside hala kahkaha atıyorlardır..

Zenan:Ee yuh yani..!
Kader:Kızım yicem seni bittin sen..
Ela:Ay çok komiktiniz yaa..
Levent:Bencede..
Zenan:Ya tiyatro çeviriyorduk burada zatenn..!
Ela:Aa bak hiç biri özlemiş mi beni..

Ela ve Levent kızların yanına inerler..

Zenan:Deli seni..Gel buraya hiç özlemez miyiz..(Sarılırlar..)
Kader:Hoşgeldiniz hocam..
Levent:Hoşbuldum Kader'cim....
Kader:Gel bakayım buraya..(Ela ile sarılır..)
Zenan:Levent Bey...Hoşgeldiniz..
Levent:Hoşbuldum Zenann..
Zenan:Ne zaman geldiniz siz ya..Hem ne ara bu evi bu hale getirdiniz..!
Ela:Biz mi 1 saat falan oldu..Eşyaları da öyle bıraktıydık işte..
Zenan:Ee Kader dakika başı aşağıya indi..Nasıl başardın fark edememeyi Kader..!
Kader:Ne bileyim ya..Uyku sersemi görememişimdir..
Ela:Neyse ya..Hadi şuraları halledelimde güzel bir kahvaltı hazırlayalım..Çocukları da çağırırız...
Zenan:Süper olur..
Levent:Aa evet bende Suat'ı çağırırım...

Ortam bir anda gerilmiştir....

Zenan:Aa şey ben unutmuşum..Benim bir işim vardı dışarı çıkıcam ben siz yaparsınız..
Ela:Ama..
Zenan:Ela lütfen..İşim var..Neyse ben hazırlanayım..

Zenan odasına çıkar...Ela ve Kader ise Levent'e kızgın kızgın bakmaya başlarlar...

Levent:Ya napayım unuttum..
Ela:Aferin sana iyi yaptın..

....

Levent:Çağırayım mı pekii..?

Der ve sırıtmaya başlar..

Ela:Ee iyi çağır bari..
Kader:Neyse bende çocuklara haber vereyim..
Ela:Tamam Canım..

Kader,Burak'a mesaj atar...

Burak:"Aşkım Ela'lar döndü..Hep beraber kahvaltı yapıcaz..Hadi gelinn.."

Burak yatağından fırlar..

Burak:İşte bu ya..Keşke başka bişey dileseymişim..!Hasaaaaaannnnnnnnnn...!!

Bir süre sonra çok güzel bir kahvaltı masası hazırlamıştı kızlar..Bu süre içinde Kader Ela'ya bütün olanları anlatmıştı..

Ela:Vay bee..Tokat attı ha..
Kader:Ya hemde ne tokat..Kız iki metre yere serildi..
Ela:Ee peki Suat ile hiç konuşmadılar mı..?
Kader:Hayır..Zenan dinlemek istemiyor..
Ela:Ama bir dinlese belki açıklaması vardır..
Kader:Belki ama..Hah kapı..Çocuklardır..

Zenan hazırlanmıştı ve aşağıya inmişti..

Zenan:Ben bakıyorumm..

Kapıyı açar..Ve gözlerini hemen geri çeker..Karşısındakinin gözlerinde kaybolmak istemiyordur..

Suat:Zenan ben..Şey Levent aramıştı..

Zenan hızlıca çantasını alır ve Suat'ın yanından geçerek evden ayrılır..Suat ise öylece kalakalır..

Levent:Ihmm Suat gel..Gel kapıda kaldın..
Ela:Buyurun Suat Bey..Hoşgeldiniz..
Suat:Sizde hoşgeldiniz..
Levent:Ee nasılsın..
Suat:Boşver..Siz nasılsınız..?
Levent:İyi..

Kapı çalar bir daha..Kader açar kapıyı..Gelen Burak Ve Hasan'dır..

Burak:Ohh be kahvaltı ha..Süpersiniz ya..
Ela:Aça bak ya..İnsan bir hoşgeldiniz der..
Burak:Hoşgeldin Cadı..!Hoşgeldiniz Levent Bey..
Hasan:Hoşgeldiniz..
Levent:Hoşbulduk..Sizde hoşgeldiniz..
Burak:Ee..?
Kader:Ne ee..?
Burak:Kardeşim nerede be..?
Ela:Zenan yok..İşi varmış çıktı..
Burak:Bak terbiyesize ben geliyorum o kaçıyor mu..?
Kader:Senden kaçtığı falan yok..!Neyse hadi geçelim..Geç kalıcaz yoksa..
Hasan:Evet hadi..

Hep beraber kahvaltı yaptılar ve sonra hepsi hastahanenin yolunu tuttu...

Zenan ise çoktan hastaheneye gelmişti...Acilde çalışıyordu...Ufak tefek işlerle kafasını dağıtmaya uğraşıyordu..

Zenan:Tamam pansumanın bitti..Ama her gün yenilemelisin..
X:Teşekkür ederim..
Zenan:Rica ederim..
Fikret:Zenann..
Zenan:Efendim hocamm..
Fikret:Sen bu gece burada mı kaldın..
Zenan:Yoo..
Fikret:Ee ne bu hız..Erkencisin bugün..
Zenan:Sıkıldım bende başlayayım dedim hocam..
Fikret:Ee iyi bari..

Bı sırada acil de her yer karışmaya başlar..Acil hep karışıktır ama bu gün,şimdi bir annenin feryatları duyulur koridorlarda..Kucağında çocuğu ile koşarak geliyordur..

Fikret:Bayann..!Çabuk sedyeye bırakın çocuğu..
Anne:Yavrumm..!Yardım et Doktor..Yardım et..!
Zenan:Sakin olun..Nesi var..?Ne oldu..?
A:Biz gezmeye çıkmıştık..Arabanın teki..Vurdu oğluma..sonrada kaçtıı...Fırladı..!!Oğlum fırladı elimden..Sonra..
Fikret:Zenan..Çıkar O'nu buradan..
Zenan:Peki hocam..

Diğerleri de gelir..

Levent:Fikret..
Fikret:Levent Bey..!Siz..!Tam zamanı..Başından ağır bir yara almış..
Levent:Tamam hemen tomografiye alalım..
Fikret:Kader,Burak..Hasta sizin..Çabuk gidip tomografiyi hazırlatın çabuk..
Burak:Peki hocam..

Levent,Burak ve Kader çocuğu ameliyata alırlar..Zenan dinlenme odasındadır..Dosyalarla uğraşmaya başlamıştır..Suat konuşmak için yanına gelir..

Suat:Zenan..
Zenan:....(Kafasını dosyalardan ayırmıyordur..)
Suat:Zenan..!Yeter artık gözlerime bakk..!Bak ve sana nasıl aşık olduğumu gör artık..!!!

Suat Zenan'ın çenesinden tutup yavaşça bakışlarını kendine çevirir..Zenan'ın gözleri dop doludur..Suat'ında..

Zenan:Bunu bana yapma..
Suat:Nolur Bitanemm..Nolur bir şans daha..Sadece bir şans..
Zenan:Sen..Sen gittin o kızla..
Suat:Hayır Zenan hayır..Hiç bişey olmadı Onınla aramda hiç bişey..Ben sadece seni sevdim..
Zenan:Eğer öyle olsaydı..
Suat:Lütfen..İnan bana Aşkım..İnan..Aşkımızı yok etme..Sende beni seviyorsun hala..
Zenan:...
Suat:Seviyorsun...Sevmesen gözlerime bakmaya korkmazdın..
Zenan:...

Zenan sadece sevdiğinin gözlerine bakıyordur..O kadar özlemiştirki bunu yapmayı..İçinden bir ses Aşka yol vermesi gerektiğini söylüyordur..Ama bir ses ise..

Suat:Sadece seni sevdim ve seni sevicem..Bunu bilmeni istiyorum..Sakın unutma..Sakın...

Suat bunları söyler ve kalkıp gider...Zenan ise bir ton düşünce ile başbaşa kalmıştır...Ama bütün bunlardan sıyrılıp bir karar verir.."Yüreğinin söylediğini yapmak..."

Akşam olmuştur...Genç Cerrahlarımızın mesaileri bir kez daha son bulur...

Ela:Off ne gündü ya..
Kader:Valla ilk günün baya heyecanlı geçti..
Ela:Evet öyle..Çocuk kurtuldu değil mi Kader?
Kader:Evett..O kadar sevindim ki anlatamam..Ama yoğun bakımda..
Ela:Umarım bir an önce iyileşir..
Kader:Ela..Biz taşınıyoruz bu gece..
Ela:Ya kalın burada işte..
Kader:Saçmalama ya..Sizinle mi kalıcaz..
Ela:Evet ne var..
Kader:Yok Canım..Olur mu öyle şey..Gece gelicek Buraklar..Toplandık zaten..Dimi Zenan..?
Zenan:...
Ela:Zenan..
Zenan:Hı efendim..
Ela:Nerelerdesin sen..
Zenan:Ya benim bir yere gitmem lazım..Bekleyin tamam mı Kader..
Kader:Nereye gidiceksin ki..?
Zenan:Aşk'a...

Der ve yerinden sevinçle kalkar....

Ela:İnanmıyorum..Suat'a mı gitti şimdi..
Kader:Başka Aşk'ı olmadığına göre..

Suat evindedir..Ve kapısının çalmasıyla kapıya yönelir..İçinde hep bir umut vardır..Zenan'ı,Aşk'ı bekliyordur...Kapıyı açtığında ise büyük bir hayal kırıklığı yaşar...

Suat:Alevv...!!
Alev:Aşkımm..Bak ıslandımm..Yaz yağmuru işte..

Der ve içeriye dalar...Hemen Suat'ın odasına gider..

Alev:Ben üzerimi değiştireyim Birtanem..
Suat:Alev..!Çık çabuk odamdan...
Alev:Tamam bekle..Bana bir bardak su hazırlar mısın Aşkımm..
Suat:Off offf...

Suat su almak için mutfağa gider..Bı sırada kapı çalar..Alev kapıya koşar..Suat ise karşısındaki insanı görünce içini öyle bir mutluluk kaplarki..Elindeki bardağı da düşürür..Ama Alev'i unutmuştur..Alev yarı çıplak Suat'ın gömleği ile Zenan'ın karşısında dikiliyordur..Zenan öyle bir his yaşıyordurki şimdi..Kalbi öyle acıyordurki..

Zenan:Suatt...!!
14.BÖLÜM SONU...

---------------

Yorumlarınızı Bekliyorumm...=)=)=)

Bu arada ne kadar yorum o kadar bölüm..:P:P:P:D:D:D

beross
09-06-08, 17:49
küçük sırlar.....hep içimizde olan söyleyemediğimiz sırlar.. bazen bakışlarda bazen kalbimizde kaybolan sırlar..bazen anlatmak cok zor gelir.... içimizde büyür...sadece gözlerde kalır...içimizde,kalbimizde....


le:berna,hadi artık söyler misin?
be:peki... bunu sen isteğin için değil.. onları aşkı için yapıyorum.. söylemezsem onların içinde kalıcak bu ask
le:edebiyat sırası değil. anlatma zamanı
be:tamam anlatıyorum....ben fransadydım senin gibi suat'a kızgındım.onunla karsılastık sonra.. bana olanları anlattı...
isteyerek gitmediğini... bak onun annesi biraz inatcıdır hastalığı varmış ve annesi ünlü biri olduğu için duyulmasını istememiş
oda amerikaya gitmek zorunda kalmıs... zenan'a söyleyememiş... işte böyleee
l:peki geriye dönmedi neden?
be:zenan'ın cok üzüldüğünü biliyormus... biraz zamana ihtiyaç olduğunu düşünmüş... levent,lütfen bu yemeğe gidelim..
l:tamam peki.. hadi gidelimde merak etmesinler...
z:nerdeydiniz ya?
be:hiç birsey konustuk okadar
l:aksam yemeğe gidiyoruz...oğuzhan bey sizde gelin lütfen
oğ:memnuniyetle..
s: petekk oğuzhan ve yemek ne kadar güzell dimi?
pe:Şitt duyucakk
s:tamam tamamm
z:nerden cıktı bu yemek berna?
be:hiç biyerden...:)
z:neyse. oldu bikere

oğuzhan-petek

oğ:görüşmeyeli uzun zaman oldu..
pe:evet ee nasılsın ?
oğ:napıyım müzik,tiyotra derken :)
pe:bende asistanlık yapıyorum(:
oğ:hiç değişmemişsin petek
pe:ne gibi?
oğ:benle konusurken hala kızarıyorsun..
pe:ııı seyy
oğ:hala utangcsın(:
pe:böyle diyince garip oldumm(:
oğ:neyse benim gitmem gerek aksam görüşürüz.. olmassa ben seni alırım
pe:tamam...-petek,adresi verir-
oğ:görüşürüz
pe:görüşürüz

......
z:ne giyecem ben!?
be:asıl ben ne giycem!?
l:kızlar altüstü bir yemek
be:ama önemli bir yemek
l:neyse biraz cabuk olun gec kalıcaz
be:tamam tamam....
z:siz baya kava ediyorsunuz ha..:D
be:amann dengesiz işte...
l:kızlar ben ela'ya gidip geliyorum
be:dur nereye biz 5 dk hazırırız seni bekleyemeyiz
l:peki tamamm
z:kıskanclık damarları kbardı..
be:5 dk ya hazırız ondan.. gercektenn
z:tabikii...

.....

s:petek seni oğuzhan mı alıcak?
pe:evettt
s:oo anlayalımm
pe:amann suat sululuğun tuttu bakıyorumm
s:evett=) oğuzhan-petek =)=)=)
pe:suat sana birseyimi anlatmıycam:hih
s:tamam sakayada gelmiyorsun:hih
pe:gelmiyorum:hih

kapı çaldı gelen oğuzhandıı

pe:hosgeldinnn
oğ:e hadi cıkalım artıkk
pe:tamam cekedimi alayım
oğ:cok güzel olmussun

suat ordan peteğe gülmeye baslar

pe:göstercem ben sana :hih

petek ve oğuzhan yola cıkarlar...

......

l:Eee hadi ama
z:tamam iniyoruz işte!
l:oo süper olmuşsunuz
z:sağolun beyfendii sizde cok yakısıklısınız dimi berna?
be:evett neyse hadi gidelim artık

yola cıkarlar.....

oğ:burası demek burası harika...
pe:evet muhtesemmiş
be:merhaba
pe:hosgeldinizz
z:şöyle gecelimm
be:suat yok mu?
pe.gelicek...
s:gec kaldım özür dilerim..
be:önemli değil.bizde yeni oturduk...
l:nasılsın suat nasıldı amerika?
s:yorucu biryer. türkiyeyi burayı cok özledim dedi-zenana bakarak-
s:eee berna sen anlat bakalım...
be:ne anlatayım ki.. fransa cok güzel biryer...orda bir hastanede calısıyorum.. izin aldım geldim işte...
s:cok iyi olmus hem görüşmüş olduk(:
oğ:oo en sevdiğim şarkı çalıyor..
pe.bende cok severimm:)
oğ:ozaman dans edelim mi? bak herkes kalktı:)
pe.tamam olurr...

z:berna seninkiler burda
be:ne?!
l:ne oldu?
be:yok birsey geliyorum ben
l:noldu ki şimdi
s:ee levent ela nasıl?

.....
be:ne işiniz var burda?
berrin:duyduk enişteyle yemek memek geldik:)
ayse:ee nasıl gidiyor..?
be:abartmayın bir iş yemeği
güldeniz:belki dansa kaldırır...
be:aman istemem:hih neyse gidiyorum ben ayıp olcak suat'a

.....

l:ela iyi iş güçle uğraşıyor napsın...
s:nezaman evlilik?
l:temmuz başı gibi
s:sevindim.. berna gel hadi 1 saattir bekliyoruz
be:cok pardon suatcım
pe:dans harikaydı...
oğ:evet:..sende harikaydın....
pe:sağol....
s:zenan hanım... benimle 5 dakika dışarı gelirmisiniz? önemli bir mezu varda
z:peki geliyorum....
l:suat gercekleri mi söyliycek dersin?
be:bilmem.. ama suat bunu yapabilir.. cünkü cok seviyor zenan'ı

...
z:ne var ne istiyorsun
s:sana birsey anlatmam lazım?
z:neyle ilgili
s:gidişimle ilgili...

-----------------------------son-----------------------------

mirank
09-06-08, 18:08
Tüm trajediler ölümle, tüm komediler evlilikle biter!!..


========= YARIM SAAT SONRA =========

C- Kasılmalar artıyor!!
N.M.- Nikaha ayrılan süre bitiyor!
B- Dur şimdi kasılmalar artıyormuş!!
N.M- İyide başka nikahımda var! Belediyenin bana verdiği süre..
B- Başlatma belediyeye!! O önce açtığı çukurları kapatsınn!!
D- Aaaaaaaa!!!
Hepsi- Noldu??
C- Gözümüz aydın suyu geldi! Doğuruyooorrrr!!
Herkes- Ne!!
N.M.- Ya ben gitmek zorundayım! Demir alın!
Kaptan- Demir atmadık ki??
Herkes- Ne??
Kaptan- Tekne arza yaptık ondan durduk!
Herkes- Ne!!!!!!!
N.M.- Bot! Beni götürücek bot nerde??
C- Deryayıda onunla götürelim!
B- Nerde??
Kaptan- Yok!
Hepsi- Ne demek yok!!!
Kaptan- Abi sen öyle birşey demedin ki!!
Hepsi- Buraakkk!!
D- Aaaaa!!!
N.M.- İmdaaattt!!
Hepsi- Olamazz!!!


E- Eee napıcaz??
B- Yüzelim!
L- Saçmalama!!!
C- Ya doğum başlıyor!!
B- Hasan!! Hasan bayıldı!
D- Hasan.. Aaaaa!!
E- Tamam canım sakin ol!
D- Elaaaaa!!!
E- Hişş geçicek canım!!
D- Aaaaaa!!!
S- Yürü bakalım şu motora!
L- Tamam!
D- Aaaaa!!
Z- Dayan Derya!
E- Kader çocuklarla ilgilen!
K- Tamam!
B- Hasan uyan!!
A- Tamam çekilin!
D- Aaa!
C- Ali yavaş al! İçeri yatıralım!
A- Tamam! Gel bakalım gelin hanım!!
D- Aliii!
A- Tamam geçicek canım!
B- Hasan uyan!
Z- Çekil sen! Hasan!!! (Sert bir tokat attı)
B- Ooovvv
H- Deryaa..
B- Aaa ayılıyor!
C- Ela yardım et! Doğum burda olabilir!
D- Neee!! Aaaaa!!!
N.M- Ya geç kaldım ya!
B- Bana bak kafamız kızdırma atarım seni suya yüzerek gidersin nikahına! Deli mi ne ya!!!
L- Tamam oldu!
S- Hallettik!
E- Tamam Deryacım gidiyoruz!!
D- Aaaaa!!!


================ 45 DAKİKA SONRA =================

HASTANANE..

C- Tamam hemen alıyoruz. Ela sende gel!
E- Tamam!
D- Elaaa!!
E- Burdayım canım!
H- Dayan bitanem!
D- seni seviyorum!
H- Bendee!!!
N.M- Beni niye buraya getirdiniz??
B- Cidden ya! Arada karıştın galiba!
N.M- Ben gidiyorum!
B- Gidersen git be! Gitmesen hatrım kalırdı! Tipsizzz!!
N.M- Terbiyesizz!!
B- Aaaaa!!
A- Burak tamam!
B- Şişko nolucak!!
L- Hasan iyi misin??
H- Çok zormuş böyle beklemek!
L/S/B- Bilmez miyim!
Z- Asıl orda olmak daha zor!
K- Kesinlikle!
A- Doğru!


DOĞUMHANE..


D- Aaaaaaa!!!
E- Dayan canım!
C- Tamam geliyor!!
D- Aaaaa!!
C- Ikın!!
D- Iııııı!!!
E- Hadi Derya!
D- Offf! Kesinlikle sezeryan yapmalıydım! Aaaaaa!
C- Geliyor!!
E- Kızın geliyor Derya!
D- Kızımmm..
C- Başı geldi!!
H- Doğdu mu??
D- Hasan!!
H- Canımm!
E- Senin ne işin var burda??
H- Dayanamadım!
C- İşte geldi!!!
D- Aaaaaaa!!
H- !!!!!!!!
E/D/C- Hasan!!!!
- Innngggaaaaa!!!!


KOLİDOR..

(Hemşire dışarı çıktı.)

L- Doğdu mu??
Hem- Evet!
Z- Bebek iyi mi??
Hem- Gayet iyi!!
K- Çok şükür!
A- Gözümüz aydın!
S- Oh be!!
Hem- Yalnız şeyyy...
A- Ney???
Z- Derya mı??
Hem- Şeyyy..
L- Herkes iyi mi!!!!!!!
Hem- Biri iyi biri kötü!
A- Derya??
Hem- Yok! Has..

(O sırada kapı açıldı Hasan sedyede çıktı. Yanında Ela vardı.)

Hepsi- Hasan???
E- Bebek doğdu! Hasan bu!!
Herkes- :img-hyste
E- Yani Derya mı doğurdu Hasan mı anlamadım!
B- Zenan uyandırır onu!
Z- Zevkle!

DERYANIN ODASI..


http://img526.imageshack.us/img526/5408/atvmarch0223440576go2.jpg

D- Hasancım iyi misin??
H- İyiyim canım!
B- Hasan sancın var mı??
Hepsi- :img-hyste
H- Ha ha! Çok komik!!
D- Kızım nerde??
K- Ela getirmeye gitti.
A- Tüm bebekleride Ela getiriyor!
L- Evet! Hepsi eline doğdu!!
Z- Ama Gamze tamamen onun eline doğdu!
K- Hiç hatırlatma ya!
B- Bencede! Sağa çek sağa!
Herkes- :img-hyste
A- Canım iyisin dimi??
D- Evet!
S- Sen??
H- İyiyim!!
E- Biz gelddiiikkk!
D- Kızım!!!


http://img526.imageshack.us/img526/9213/5033bakakuqb8.jpg


D- Bebeğimm..
H- Kızım!
K- Çok tatlı ya!!
Z- Annesine benziyor!
B- Bence babasına!
C- Başlamayın!
A- Annesi gibi güzel bir kız olucak!
E- Çok tatlı dimi??
L- Evet aşkım!
S- İyi bir gelin adayı daha geldi!
H/L/B- Suaattt!
S- Sen karışma bir kere! Senin kızın büyük artık!
B- Aman bayılıyorduk zaten senin oğluna! Gıcık!!
E- Eeee adı ne olucak??
H- Bilmem!
B- Yok güzel değil!!
K- Buraakk!
B- Aman iyi be! Yazarın morali yok diye espiri yapamıyorum zaten kaç bölümdür!!
K- Sus!
B- İyi!!
H- Annesi koysun!
E- Derya??
D- Bebeğime hamileyken sorunlar yaşadım! Az daha onu kaybediyordum! Onu dünyaya getirmek, kucağıma almak, kokusunu içime çekmek tek dileğimdi. Ve bu yüzden..
E- Bu yüzden??
H- ???
D- Eğer beğenirseniz bebeğimin adı Dilek olucak!!
H- Dilek!!
E- Kulağa çok hoş geliyor.
L- Bencede!
H- Harika!
B- Aramıza hoş geldin Dileeekk!!!

=============== 2 HAFTA SONRA ===============


DERYANIN EVİ..

D- Ya inanamıyorum! Kucağımda bebekle düğün yapıcam!
E- En azından gelinlikj giyebildin!
D- O da ayrı olay ya! Neyse!
K- Yapma Derya ya! Çok yakıştı!
Z- Çok güzel oldun!!
E- Geldiler!!!

(Diğerleri aynı zaten =)


CERENİN KIYAFETİ:

http://img136.imageshack.us/img136/1082/772930324kuop7.jpg


KADERİN KIYAFETİ:

http://img384.imageshack.us/img384/2082/6607lkuoy9.jpg


ZENANIN KIYAFETİ:

http://img384.imageshack.us/img384/9949/430bgkuno4.jpg


ELANIN KIYAFETİ SAÇI VE MAKYAJI: (Tanıdık bir görüntü =)

http://img384.imageshack.us/img384/2990/4300651dd4.jpg

http://img68.imageshack.us/img68/8296/8636762823user92010pic2kt6.jpg


LEVENT:

http://img136.imageshack.us/img136/828/showtvjanuary07204915mpsx7.jpg

http://img136.imageshack.us/img136/6904/4300272wm2.jpg


HASAN:

http://img68.imageshack.us/img68/4482/5555kvy2.jpg


Veeeeeeeeee!

DERYA:

http://img291.imageshack.us/img291/4200/beren009ik6bt8.jpg

http://img291.imageshack.us/img291/159/beren5cgno7.jpg




DÜĞÜN YERİ..



http://img293.imageshack.us/img293/4333/hepsibirbl4625byhsito22he8.jpg



B- Eveett başka doğurucak yoksa bu defa düğünü başlatıyorum.
Z- Zevzek!
B- Gıcık!
C/S- Başlamayınn!!
B- Her ihtimale karşı bir boz, bir şişme bot, bir tane deniz yatağı, iki simin hemide arabalı, üç kolluk vee
can yeleği.
H- Bu çocuk cidden rahatsız!
A- Şuursuz!
Z- Sanki titanici çekicez!
K- Demeyin ya! Delide olsa o benim kocam!
B- Ay çok komiksiniz!
E- Biliyoruz!
L- Nerde kaldı bu nikah memuru ya!!
N.M- Geldim!
B- Anaaa yine o gıcık şişko!!!
N.M- Sensin şişko!
S- Demir alıyor muyuz??
N.M- Ben bu nikahı kıymıyorum!
Hepsi- Ne!!
N.M.- Bu adam şahitken kıymam!
B- Manyak mısın sen ya??
N.M.- Sen??
B- Kıymazsan kıyma be!
N.M.- İyi!!
H/D- Buraakk!
B- İyi mi??
N.M- Yemedi mi??
B- Kıymazsan kıyma be!!!
D/H- Ne!!!
B- Levent kıyar!
E/L- Ne???
B- Ne??
L- Ordan bakınca nikah memuruna mı benziyorum??
E- Cık! Benzesen ben söylerdim!
B- Kaptan nikahı yani!
C- Saçmaladın Burak!
A- Yani! Tamam memur bey siz geçin. Damadın şahidi benim.
H- Hı hı!
B- Gıcıklar!!


(Tüm aksiliklere rağmen nikah kıyıldı. Hasan ve Derya nihayet evlendiler. Hasan Deryanın anlına kocaman bir
öpücük kondurup tek taşı taktı. Ve ilk dans başladı..)


YÜZÜK:

http://img263.imageshack.us/img263/9850/productimage1444zb7.jpg


FONDA..

Bir filmin sonu gibi
Yaşıyorum seni
Eski bir yalnızlıktan
Ödünç almış gibi!

Yasaklarım,günahlarım bırak bana kalsın
Eski bir çığlık gibi
Hala aklımdasın!..

Seni unutmama, izin verme!!!

İlan-ı aşk ediyorum
Benimle evlenirmisin?
Beraber yaşlanmaya bir kalemde
Söz verirmisin?

Bayan:
Bende seni seviyorum!
Sana söz veriyorum!
İyi günde,kötü günde
Kadınınım diyorum!..

(Ve dans açıldı.. Diğer çiftlerde dansa katıldı. Ela ve Levent loş boğazın ışıklarında serin rüzgarla
birbirlerinin kollarında harika görünüyorlardı.. Gözlerinin içine bakarak söylediler şarkıyı..)


FONDA..


sensiz yalnızlığı,
anlamsızlığı,
tadı olmadan ömrün,
umutsuzluğumu gördüm.

dokundum hiçbir tende
kokun yok,
aradığım mutluluğu
gözlerinde buldum.

yaralarım artık
uzakta bir yerde,
sessizce küllenip
savruluyor.

sen son aşkım,
son ümidim olacaksın,
kalbimde her zaman
tek kalacaksın,

ruhum dudaklarında
hayat buluyor,
yaşadığım en büyük aşk
sen olacaksın..

sen son aşkım,
son ümidim olacaksın,
kalbimde her zaman
tek kalacaksın,

ruhum dudaklarında
hayat buluyor,
yaşadığım en büyük aşk
sen olacaksın..


(Ve pastanın kesilmesiyle düğün son buldu..)

PASTA:

http://img508.imageshack.us/img508/1875/pasta1hd4.jpg

(Yada herkes öyle sanıyordu.. Taki oses gelene kadar..)

E- Aaa noldu ya??
H- Ya manyak mısın sen ya!!!
S- Yok artık!
Z- İnanmıyorum ya!
B- Kendi kaşındı ama!
A- Buraakk!
K- Noldu ya??
L- Baksana!
K- Aaaa!!
D- Burak memuru denize mi attın??
B- Sıcak dedi!!
Hepsi- !!!!!!!!!
B- Ama simitte attım!
Hepsi- Of Burak offff!!


(Güzle bir düğündü. Derya ve Hasan Dilek yüzünden balayını ertelemişlerdi.. Herkes işinin başındaydı.
Yani olmaya çalışıyordu..)


============== 2 GÜN SONRA ================

KOLİDOR..

F- Tamam gülmeyin artık!!
Z- Hocam deniyoruz ama..
E- Olmuyor!
D- Karnım ağrıdı ya!
K- Ela hiç gülüceğim yoktu!
E- İntikam konusunda kötüyümdür!!
C- Günaydın..
F- Sende mi??
C- Komik ama!
F- Yani hastahanemizin 3 asistanının dansöz 2 cerrahınında çalgıcı olması normal değil tabi!
C- Komik ama???
F- Evet komik!!

B- Hocam.. Aaaa sizde mi ya??
F- Ama resmiler cidden hoş!
H- Yaaa çok!
C- Ben en çok Burakla Alinin kalçalarını vurdukları resmi sevdim!
A- Çok komik! Seninde alıcağın olsun Ela!

L/S- Merhaba!
Bayanlar- :img-hyste
S- Ya indirir misin o remileri panodan!
L- Ya bir hastam doktor olduğuma inanmadı!
S- Benimde!
B- Sanahtan beri önüne gelen asılıyor!
Hepsi- ??????
B- Cidden..
Herkes- :img-hyste
S- Hangi ara çektin o resimleri??
E- Valla kendinizi göbek havasına o kadar kaptırmıştınız ki flaşları bile fark etmediniz!
L- Sende dedin panayo asiyimde görmeyenlerde görsün!
E- Evet!!
L- !!!!!!
- Burak akşam boş musun??
B- Hıı boşum! Seni öldürebilir!
K- Tamam uzutmayın!
E- Tamam tama kaldırıyorum!
B- Lütfen! Namusum tehlikede burda! Asansöre binemiyorum ya!!!
Bayanlar- :img-hyste
Beyler- Offf!!!

=============== AKŞAM ===============


ELA VE LEVENTİN EVİ..

YATAK ODASI..


E- Ya gelmeee!!!
L- Gel buraya!!
E- Siz kaşındınız!!
L- Rezil oldum hastahaneye!
E- İyi oldu!
L- Ya gitti tüm karizmam ya!!
E- İyi işte!!! Böylece o hemşireler artık sana asılmaz!!
L- Senin asıl derdin b zaten dimi??
E- Yoooo!!!
L- Bana gıcıklık olsun diye yaptın! Şaka filan değil!
E- Ne alakası var ya! Levent gelme üstüme üstme!! Ya gelmeee!!! Yaaaa!!!
L- Gel buraya!!!

(Ela ve Levent odada kısa bir kovalamaca başladı..)


FONDA..

Bu hayatta
bazımıza gelen herşey
Ne verdiğin
ne aldığın

Bizi birbirimizden
ayıran tek şey
Kime
nasıl i
nandığım

Seni kalbimden
atmak mı
Seni kalbimden
atmak mı
Yok yok yok yok

Seni kalbimden
atmak mı
Seni gönlümden
atmak mı

yoooook
Sana skkevgim
kendimden çok

Seni kalbimden a
tmak mı
Seni gönlümden
atmak mı

yooooook
Sana sevgim
kendimden çok..

(Levent Elayı yakalayıp dolaba kitledi!!)

E- Levent aç şunu yaaa!!!
L- Akıllanana kadar ordasın!
E- Tama akıllandım!
L- Bende yedim!!
E- Yaaa!
L- bir süre daha ordasın karıcım!!!
E- Piisss!!
L- Sensin o!
E- Gıcık!
L- Sensin!!!

Ve Yağmur..

http://img263.imageshack.us/img263/4081/pdvd056je9kukv0.jpg

(İç ses; Niye benimde normal bir annemle babam yok ki??:img-hyste)

L- Telefon!
E- Duydum ama dolaptayken açamam dimi??
L- Tamam açtım!
E- Oh be! Şuna bakiyim sonra sorucam sana!
L- Soramicaksın çünkü benimki de çalıyor!!
E/L- Efendim!!.. NE!!!!!!


166. Bölüm Sonu..:img-wink:

- Gelen haber ne??
- İkiside kötü mü??
- Kötü günler geri mi geliyor??

derya_suat
09-06-08, 18:18
2. BÖLÜM

Okul çatısı altında en sevdiğim yer kantin. ders saatleri dışındaki zamanımızın çoğu burada geçiyor. bi şeyler yiyip içmenin gruplar halinde paylaşılan sohbetler birbirimizi daha iyi tanımamızı sağlıyor. bizim sınıfta en iyi anlaştığım kişi Barış. neşeli esprili girdiği her yere gülücükler taşıyan şipşirin bir genç. derslerdeki sunumlarını öve öve göklere çıkarması hoşuma gidiyor.
Ancak ela beni uyarmakta gecikmiyor.
ela: bu çocuğun aklı sende . dikkat et biz neredeysek hemen yanımızda bitiyor.
gülüp geçiyorum. Ela - Levent - Zenan üçlüsüne yeni katılımlara karşı çıkışlarını nedeni şu anda ingilterede keyif çatan sevgili arkadaşlarına yer kalmayacağı korkusu olmasın sakın.
nedense böyle bir saplantı oluştu bende. hem ela hem de levent daha tanışmadan suatla beni kaynaştırmak için sözleşmiş gibiler. gerçi o tartışmalı günün ardından suatın adını ağızlarına daha az alıyorlar. bu bile uyguladıkları taktiğin gereğiymiş gibi geliyor bana
zaman zaman durumu abartıyorum diye kızıyorum kendime. araya kilometreler girmiş., özlemişler arkadaşlarını geleceği günü hayal ederek özlemlerini dile getirmelerinin neresi kötü ki.
ikinci yarı yılın son günleri tatile girmek üzereyiz. bi kaç kez maçka parkında çay içmemizden ve sohbet yoğunluğumuzdan cesaret alan barış yaz tatilinde görüşüp görüşmeyeceğimizi soruyor.
o kadarda değil arkadaşım eski dönemi ileriye taşımamızı gerektirecek ne yaşadık ki. hem.. yeni bir ders yılına kuşlar kadar özgür kanat çırpmak gibisi var mı.


elimde öğrenci işlerinden aldığım işletme mühendisliğinin sekiz yarıyıllık ders programı kantine doğru yürüyorum.elayla levent karşıda pencerenin önündeki masada kalabalık bir gurubun ortasında oturyorlar.
zenan: şuna bakın hele diye kağıt tomarını masanın üzerine fırlatıyorum.bölüm dersleri balayacak diye hiç sevinmeyin. birinci sınıfta matematik fizik bilgisayar teknik resimle idare edeceksiniz arkadaşlar. ha.. birde avuntu niyetine birde fizik labaratuvarı dersi var.ikinci dönemde de kimya ekleniyor. anlayacağınız meslek dersleriyle buluşuncaya kadar birkaç fırın ekmek yememiz gerekecek.
ela: ne var bunda ( diye kağıtlara uzanıyor ela) temeli sağlam tutacaklar ki üzerine inşa edilecek bina sağlam olsun. acelen ne kızım. yavaş yavaş alıştıra alıştıra geçiş yapacaklar besbelli.
zenan: matematiğe karşı çıkmıyorum( diye inatla savunuyorum görüşümü.) ama fizik ve kimyanın işletme bölümyle ne ilgisi var hangi işletmeci okuduğu fizik ve kimya derslerinden meslek hayatında yararlanabilir ki? anlayanınız varsa bana da anlatsın.
X: fizik , kimya ve matematik fen bilimlerinin sacayağıdır.( diyor gruptakilerden biri.) benzer biçimde tıp , diş hekimliği, veterinerlik ve eczacılık fakültelerinde de okutulur bu dersler. açılımı fizik kimya biyoloji olan FKB sınıfını duymadınız mı hiç. onlarda matematiğe itiraz edebilir ama şimdiye kadar bu duruma karşı çıkan tek bir doktor adayı görmedim ben.
Kulaklarıma çarpan seste alaycı bir tını mı var yoksa bana mı öyle geldi , bilemiyorum.sesin sahibine doğru döndüğümde şaşkınlığım daha da artıyor. bugüne kadr hiç görmediğim tanımadığım biri var karşımda.
Levent: bu ateşli tartışmanın arasına gireceğim için üzgünüm. ( diyor levent.) izin verirseniz tanıştırayım. Suat... Ve zenan...
Daha öncesinde Suat'ın adını ilk duyduğumda beynimde filizlenen tüm olumsuz görüşler birdebire ayaklanıveriyor. şımarık, züppe, baba parasıyla caka satan...bunlar yetmezmiş gibi çokbilmiş; hatta küstah..
Gönülsüzce uzattığım elimi sıkarken , gözlerinin içine kadar gülüyor. gülen insanları pek sevimşimdir ama bu kez farklı. Gülüşünün içtenliği hakkında kuşkularım var çünkü. Alaycı tavrının dışa yansıması olabileceğini düşünmek, öfkemi daha da artırıyor. elimden geldiğince doğal davranmaya , aldırmaz görünmeye çabalasam da başaramıyorum galiba.
Suat:( aynı alaycı gülüşüyle) sanırım güne kötü bir başlangıç yaptınız. ( diyor suat ) yoksa hepimizi ilgilendiren bir ders programını bu kadar sorun etmeye değer miydi?
Zenan: yoo ( diye dudak kıvrımlarından dökülen gülüşe aynı alaycı taırla yanıt veriyorum. ) günüm harika başladı, ama gelişmelerin alacağı seyri kestiremiyor insan.
Daha ilk dakikada sergilemeyi başardığımız didişme tablosunun ela'yla levent'in yüzüne üzüntü olarak yansıdığını görebiliyorum. Aynı yakınlıkta oldukları arkadaşları tanışır tanışmaz tartışmaya başlıyorlar... üzülmeyip de ne yapsınlar?
Hemen toparlanıveriyorum. arkadaşlarımı hatırına...
Zenan:hoşgeldiniz ( diye gülümsüyorum suat'a ) ayağınızın tozuyla iyi bir bağlangıç yaptınız doğrusu.
Suat: amacımı aştıysam bağışlayın ( diye barış çubuğu uzatıyor o da.
Birden ona haksızlık ettiğim hissine kapılıyorum. Levent haklı, peşin hüküm benimkisi Beynimin kıvrımlarındaki olumsuzlukları ayıklayınca , hiç de itici görünmüyor gözüme suat. tam tersi alabildiğine sevecen ve sıcakkanlı. itiraf etmeliym ki çok da yakışıklı.
yumuşayan havayla beraber biraz önceki gerginliğin üzerine ilaç gibi gelen keyifli bir sohbetin içinde buluyoruz kendimizi. suat ingiltere'deki anılarını anlatmaya başlıyor.öyle güzel anlatıyor , anlatırken mimiklerini öyle ustaca kullanıyor ki yaşadıklarının içine alıyor dinleyeni. konuş devam et, diyesi geliyor insanın . Olumsuz adımlarla yola çıkan beni bile etkileyebilmesine şaşmamak elde değil.
Tamam teslim oluyorum.
İyice tanımadan suat hakkında atıp tutmam hataydı.madem grup arkadaşı olacağız en azından ela ve levent'in hatırına ona kendini ifade edebilmesiiçin bir şans daha vermem gerektiğini düşünüyorum.[/B]

havin+10baran
09-06-08, 19:55
Kizlar okuldan ekliyorum hala internetim yok gelince söz uzun bir büm gelicekkk

BÖLÜM 67:

Iste yeni bir gün basliyordu…ama pekte iyi bir gün olmiycakti bugün..
E: aaaaaaaaa
L: canim(dedi yataktan firladi)
E: levent sancim var aaaaaaaa
L: sii tamam canim hemen gidiyoruz doktora
E: aaaaaa
L: siii gecicek simdi askim(dedi elayi kucakladi kizinin elini tuttu ve hastahanenin yolu tuttular hemen hastahaneye geldiler)
L: yardim edinnnn(dedi hemen doktorlar geldi)
DO: sakin olun
E: cok sancim varrr aaaaa
DO: tamam sakin olun hemen kadin dogum uzmanimiz geliyor
E: hihi aaaaaaa
CIGDEM: anne
E: iyiyim birtanem korkma aaa
L: canim
E: siii
L: nesi var doktor bey??
DO: kadin dogum uzmanimiz geliyor o size gereken bilgiyi verir
L: hihi
E: aaa
L: askiim
E: levent cigdemi cikart aa
L: yanindan ayrilmiycam
E: levent cikart onu aaaaa
L: Elaaaa
E: askim aaa hadi cikart onu
L: hadi kizm
CIGDEM: kalicam annemin yanindaa
E: hadi kizim cik iyiyim ben aaaa
CIGDEM: aneee
L: hadi canim anneyi üzmiyelim daha cok(dedi levent ve cigdem disari ciktilar)
Aradan bir saat gecti elanin sacisi yoktu gecisti.. tabiki doktor sayesinde ama ela iyiydi bir sorun yoktu…oglu sadece biraz annesini üzmüstü okadar)

keremcemelike
10-06-08, 15:21
2. bölüm
part 1
L:çocukluk aşkınmı ela ela yoksa sn

E: ewt

L:elam bu anı o kadar bekledim ki

E:nasıl yani bana kavuşacağın anı mı bekledin yani beni unutmadınmı

L:snce elam seni unutmuş olsam bu resmin masamda olma ihtimali olurmuydu?

Ela bir an öylece kalır bu anın hayalini kurmuştur hep ama şimdi ne yapıcağını bilmiyorudur sessizliği levent bozar

L:elam seni hiç unutmadım hayatıma snden başka hiç kimse girmedi hiç kimseye sana baktığım gibi bakmadım (o meşhur bakış anladınız siz:img-hyste)kimsenin elini tutmadım

E: bnde der kısık bir sesle

L: snde beni unutmadın öylemi

Ela başını sallar

Levent dayanamaz yıllardır özlemle beklediği sevgilisine sarılır sıkıca bir daha bırakmamacasına elada levente sarılmıştır ayrıldıklarında

E: levent dur hastanedeyiz

L:ama burası bnm odam ve kapıyı çalmadan kimse giremez elam seni çok özledim yeniden başlamaya hatta kaldığımız yerden devam etmeye varmısın

E:ela biraz düşünür ve cevabını werir.

E:levent her şey artık çok farklı bn asistanım sn şef aynı hastanede çalışıyoruz bunu yapamayız

L:elam biliomusun? Umrumda bile deil seni yıllar sonra tekrar bulmuşum kaybetmeye niyetim yok gerekirse bu hastaneden ayrılım ama seni asla bırakmam anladınmı seni asla bırakmam şimdi tekrar soruyorum kaldğımız yerden devam etmeye var mısın?

E: eğer sn varsan bnde varım kim ne dicekse desin kulaklarmızı tıkarız aşkımızı yaşarız seni bi daha kaybetmeye dayanamam aşkım

L:ne dedin sen

E:aşkım dedim deilmisin?

L: öyleyim seni seviyorum

E:bnde seni çok seviyorum

Bir gün böyle bitmişti ela yorgun argın evine gitti bu yaşadıkları … leventi hayatındaki tek aşkını yeniden bulması … bu büyünün bozulmasını istemiyordu bu düşüncelerle uykuya daldı
dünkü bölümden sonra sadece ela levent yazmak istedim 2. bölüm part2 yi yrn ya da bugün içinde eklicem tabii yorumlara göre beğenirseniz. eklememi isterseniz:icon_whis

kelfindik
10-06-08, 16:23
E:Aldın mı balıkları?
L:Hı....Ama vermek için bir öpücük isterim...
E:Levent ver şunları!
L:Vermiyorum vermiyorum vermiyorum..Öpücük öpücük dedim sana trip yapmasana bana...
E:Yeni şarkımız bu mu?
L:Benim repartuarım geniştir...
E:Benim de ellerim geniştir...Böyle çarpsam...
L: Sen gene kızgınsın..
E: Değilim..
L:Öylesin..
E: Değilim...
L:Öylesin..Niye öylesin ayrıca da?
E:Ay değilim ben...Bilmiyorum Levent...
L:Aşkım..
E:Ben seni çok seviyorum..
L:Ben de...
E:Beni hiç bırakma...
L:Bırakmıycam..
E:Balıkları rica etsem?
L: Ela psikolağa gidelim mi?Belki yeni evlendik ya ondandır..
E: Olabilir...
L: Bak sen mutlu değilsen..
E:Ben çok mutluyum ama...Bilmiyorum işte..Böyle içimden bir anda geliyor..Sonra ben de üzülüyorum..
L:Hım...Bu arada aile içi şiddete hayır...Çarparım falan..
E:Tamam tamam..Bundan sonra tersleme de yok..
L:Yoksa cicim aylarında ayrılcaz bak..
E:Tamam kocacığım sen nasıl istersen..
L: O dillerini yesinler senin..
E:Şimdi gidip bavulları toplar mısın?Ben de yemeği hazırlarım hem öpücük veririm bak..
L: Oo öpücük varsa kaf dağından taş bile taşırım..
E: Seni gidi seni..
________________________________________

FlashForward (İleriye gitme..)(Çok lost izledim..:D)

1 yıl sonra....

L:Aşkım gelsene..
-:Geliyorum aşkım dur..Bebeğimizi yatıyorum..
L:Küçük meleğimizi yatır da yanıma gel o zaman..
-:Geliyorum aşkım...
2-3 dakika sonra
-:Geldim..
L:Uyudu mu?
-:Melekler gibi...
L:Annesi gibi...Siz benim iki meleğimsiniz..Eeee?
-:Eee ne?
L:Karım ödül töreninde...Uzaklarda...Ankara da...Biz de yalnız kaldık sevgilim....Bu geceyi değerlendirelim diyorum...
-: Diyosun?
L:Hıhı....
Kapı çalar...
L:Aman Tanrım karım mı geldi acaba?
________________________________________________
Şimdiki Zaman...Akşam...

L: Oh yerleştik evimize..
E:Evet...Eeee?Gelmiyor musun yanıma..Yatağa?
L:Uyuycaz mı?
E:Bilmem...Belki başka şeylerde yaparız..
L:Yemin et..
E:Levent!
L:Kafana taş falan düşmedi di mi?
E: Düşmedi galiba..
L:Ateşin filan?
E:Yok Levent...
L:Geliyorum..

Kapı çalar..
L:Hangi münasabetsiz bu ya?Zamanlaması müthiş...

A:Ben geldim!!
L: Sen?...Sen nereden çıktın?
A:Karşıya taşındım?
L:.......
E:Ne?
A:Şaka yaptım şaka...
E:Levent iyi misin?
L: Değilim galiba...
E:Şaka yapmış şaka...
A:Şaka ..Aaa!Hm benden iyi komşu bulacaksınız?
E:Ne olmuştu Arslan bey..
A:Yeni evlileri ilk ben ziyaret ediyim dedim..
L:Uygun değiliz...
A:Kapıya gelen misafir kovulmaz Levent..
E:Geçin Arslan Bey..
L:Ama...Ama biz....Ama ya...Ağlarım ama...
A:Levent...İyi misini?
L:Arslan ne olur git bak..Yarın ne istiyorsan yaparım...
A:Ne istiyorsam..
L:Evet..
A:Anlaştık iyi geceler..
L: Sana da..

L:Eee...
E:İyi geceler Levent..
L:Ama..
E:Uykum geldi kefim kaçtı..Hafi gel uyuyalım..Sen olmayınca uyuyamıyorum..Gel de sarıl bana..
L: Peki aşkım.....
__________________________________________________ ______________

Sezon Finali..............

Yorumlarınızı bekliyorum...:img-icecr


L:Günaydın aşkım...
E:Günaydın sana da...
L:Nasılsın?
E:İyiyim...
L:Kahvaltı hazırlıyim mi?
E: Sen bilirsin...
L:Tamam ben hazırlıyorum sen de hazırlan..Hastaneye gidicez bugün..
E:Tamam.....

____________________________________________

Zen:Ela!!!!Hoşgeldin...Seni çok özledim..
Ela:Ben de seni..Nasıl gidiyor burada..
Zen:İyi gibi...Siz?
Ela:Biz de iyi...
Zey:Biz de öyle duymuştuk zaten...
H:Zeynep doğru söylüyor..
E:Ne duydunuz?
Zen:Öncelikle tebrik ederim hamileymişsin....Ama beni aramanı beklerdim..Bu haberi benimle paylaşman gerkeirdi..Arslan beyle değil...:hıh
Zey:Evet biz senin ev arkadaşlarındık..Yani Arslan beyden önce bizi arasaydın en azından..
Murat:Kızın üzerine gitmeyin..
E:Ya bi dakika beni dinler misiniz?
Zen:Haıyr söylemek istemezsen anlardım ama Arslan beye söylemişsin...
Zey:Yoksa Arslan'a Levent söyledi de senin haberin mi yok...
H: O zaman Suat bey de biliyordur...
E:Ya bi dakika konuşablir miyim?
Zen:Ne yani Suat biliyordu da bana söylemedi mi?Ya Levent bey Arslan'a niye söylesin ki?
Zey:Cidden ya?
E:Ya hamile falan değilim..Zaten 5 günde hamile olduğumun anlaşılması imkanısız..Hamile falan değilim....Arslan bey onu kendi uydurmuştur..
Zen:Ama Arslan bey dedi ki siz..

Ges: Hey!!Sizi orada vırvır konuşun diye bu hastaneye almadılar...Hayat kurtarın diye aldılar..Hadi şimdi işinizin başına...
_________________________________________________


A:Levent!Hoşgeldin...
L:Hoşbulduk..
A:Eeee nasıl geçti balayı?
L: Sen daha iyi bilirsin..
A:Ne demek bu?
L:Bilmem..Hastaneye bir sürü şey yaymışsın..
A:Ben sadece düşündüklerimi söyledim..
L:Düşündüklerini kendine saklasan ölürsün di mi?
A:Hayır ama böylesi daha zevkli.

S: Selam sıkı dostlar..
L:Merhaba Suat..
S:Bölmüyorum di mi kankaların konuşmalarını?
L:Ne kankası ya Suat?
S:Ne kankası olacak ona herşeyi anlatmışsın bize tık yok...Ben de dostuz sanıyordum..
A:Hehe..
L:Gülme Arslan!Ya Suat adam uyduruyor siz de inanıyorsunuz..Birin birşey anlatacak olsam neden bu dedikoducu adama anlatıyim...
S:Ne demek bu?
L:Ya Ela hamile falan değil..Kim bilir nereden uydurdu..
S:Arslan?
A:Ne ? Ben düşündüklerimi söylüyordum...
S: ''Hani bu Ela'nın sesi kötü geliyordu ya..İşte o zaman kusuyormuş falan...Levent de hasta diye üzülmüş..Ama bunlar doktora gitmişler bi de bakmışlar hamile..Bunlarında arasında zaten bi gece geçmiş evlenmeden önce...'' dedin Arslan..Hiç de düşündüklerini söylüyormuş gibi değil..
L:Bir dakika bütün bunları dedin mi?
A:Levent dün hani gidersem ne istersem yapacağını söylemiştin...İşte hakkımı alma zamanı..Bütün bunları unutacaksın..
L: Sen dedikodu yapacaksın ve ben unutucam..
A: Söz verdin...
L: Dilim tutulaydı da vermeyeydim..
A: O zaman da başına bela olurdum akşam akşam..
L:Haklısın senden kurtuluş yok..
S:Bu arada hastanede sizden başka dedikodularda var..
L:Ne gibi?
A:Jülide gitmiş..
L: Pek üzülmüşe benziyorsun..
A:Niye üzüli,yim..Ben hiçbir zaman bir kadına aşık olmadım..
S:Tabi tabi..Eski kocasına dönüyormuş..
L:Hayırlısı olsun ne diyelim ..
__________________

Hal:Hepinizi burada topladım çünkü hepinizin yeni çocuk cerrahımız Emel Mercan 'la tanışmanızı istiyorum..
A:Emel beni tanıdın mı?
Em:Arslan?
A:Ta kendisi.....
Em:Arslan benim üniversiteden arkadaşım olur...Suat!
S:Emel!Nasılsın?
Em:Çok iyiyim..Sağol...
Hal: Eee bir tek Levent'le Fikret kaldı o zaman..Bu beyin cerrahımız Levent Atahanlı..
L:Memnun oldum..
Em:Ben de...
Hal:Bu da Fikret..
Em:Memnun oldum..
Ges:Ben de..
L:Benim hastam bekliyor Haldun bey..Müsadenizle..
Ges:Eee benim saf asistanlarım da ben olmadan bir halt beceremiyor..Size iyi günler..
Hal:Ben de hastane işlerine döneyim..

Em:Eee üç eski arkadaş kaldık başbaşa....
A:Öyle oldu...
Em:Şu beyin cerrahı hoş adammış...
A:Baştan söyleyeyim evli o adam..Karısı da her an hamile olabilir..Ayrıca onu çok seviyor aldatmaz..Unut sen onu..
Em: Sen de amma yazdın Arslan..İyi ki bir hoş adam dedik..
A:Ben söyleyeyim de...
Em:Karısı da burada mı?
S:Evet..Fikret'in saf asistanlarından..
Em: Ooo eee yasak aşk değil mi?Asistan-Uzman Cerrah?
S: Onlar aşkla işi ayırabiliyor..
Em:Hım....Sen Arslan?Senden naber?Sevgili falan?
A:Ben asla evlenmem..Biliyorsun..
Em: Sen Suat?
A: Onun da saf bir asistan sevgilisi var...
Em:Vay vay vay....
________________________________________

Ges:Evet..Bugün taze gelinimiz Emel hanıma gidiyorsun..
Ela: O kim?
Ges:Yeni gelen çocuk cerrahmız..
E:Tamam ben gidiyorum..
Ges:Zenan sen benlesin Zeynep Suat beye Murat ve Hasan siz de acile..Hadi hadi koşun!
_________________________________

Em: Selam..
E:Fikret hanım beni gönderdi....Asistan olarak..
Em:Hoşgeldin...Adın ne?
E:Ela..
Em:Tamam Ela...Şimdi 2089'a gidiyoruz....
E: Peki efendim..
Em:Bir de sana bir soru sorucam...Şu beyin cerrahının karısı kim?Asistanlardan biriymiş de..
E:Benim...
Em: Sen misin?Öm....Şey ben hastaneye gelir gelmez dedikodunuzu duydum da kim diye merak ettim..
E:Anladım...

____________________________________

S:Zenan!
Z:Efendim?
S:Bu akşam annemlerle yemek var...
Z:Ya benim bu akşam Ela'nın yanında olmama gerekiyor..
S:Niye?
Z:Öm...Davet etti..
S:Levent'in haberi var mı?
Z:Ne biliyim ben...Vardır herhalde..
S: O yemeğe gidiyoruz...
Z:Ama...
S:Aması maması yok...
Z:İyi...
_______________________________________________

Em:Merhaba Levent Bey..
L:Merhaba...Nasılsınız?
Em:İyiyim siz?
L:Ben de teşekkür ederim...

Aynı anda...

A:Ne o öyle bakışlar falan?Kıskanıyor musun kocanı?
E:Ne kıskanıcam...
A:Haklısın ama....Emel hoşlanmış Levent'ten belli..Çok da belli ediyor ..Bu okuldayken de böyleydi...Ama sen her zaman bir adım öndesin unutma..Levent seni seviyor...
E:Ya kadın sinirimi bozuyor ama...
A:Görmemezlikten gel...
____________________________________

L:Ela..
E:Ne?
L: Oow ne yaptım ben sana şimdi?Yine neye kızdın prensesim?
E: Sence ben çok mu kızıyorum...
L:Yani son günlerde evet...
E: Peki bu seni soğutur mu?
L: Beni senden hiçbirşey soğutamaz..
E:Emin misin?
L: Evet....
E:İyi bu akşam yemeğe gidelim mi?
L:Gidelim..
E:Şöyle romantik bir yere gidelim ama...
L: Olur...
E: Seni seviyorum....
L:Ben de seni..Hem de çok...

Em:Merhaba...
E:Merhaba Emel hanım..
L:Merhaba...
Em:Yemek mi yiyordunuz?
E:Yok..Dans ediyorduk da yemek yememizde bir parçası..
Em:Efendim?
L: Oturmak istemez misiniz dedi ..
E: Demedim ama öyle olsun..
Em: Duyamadım..
E: Yemeğimize eşlik etmenize çok mutlu oluruz dedim...
L:Lütfen buyrun.
__________________________________

A:Emel'in ruhuna bir el-Fatiha
S:Niye?
A:Ela'ya baksana...
___________________________________


Zey:Ela şu kadına niye ters ters bakıyor?..
Z:Çünkü Levent'i kıskanıyor...
M:Evlenir evlenmez başlamış kıskançlıklar..
H:Ela saçma sapan kıskançlık yapacak biri değil..
Z:Hasan haklı..Kadın bir sürü boş masa duruken oraya gitti..Dahası Suat ve Arslan okuldan arkadaşı...Onların yanına gitmesi gerekmez miydi?
M:Belki de arkadaş olmak istiyordur...
Z:Bu şekilde olmasa iyi olur..
_______________________________

A:Yemek nasıldı Levent?Ela Emel ve sen ...
L:Ne demek istiyorsun?
S:Ela iyi bakmıyordu..
L: Sen de mi Suat?
A:Cevap?
L:Ela kıskanıyor beni bu onu tatlı yapıyor..Kibarlaştı nasikleşti ve romantikleşti..
A: Yani bu duruma sevindin?
L: Sayılır...
A:Ama dikkat et çok tatlı olmasın..Sonra tadından yenmez...
L:Aman Arslan..
S: Doğru söylüyor..
L: Sen bu akşam yemekte ne yapacağını düşün bence...
A: Doğru söylüyor..
S: Bence sende hayatına bir çeki düzen koysan fena olmaz Arslan..
L: Doğru söylüyor..
___________________________________


Sezonu da hemen açtım..:img-hyste Evde otur otur canım sıkıldı ama...:img-icecr

keremcemelike
10-06-08, 17:06
2. bölüm part 2
Sabah ela uynadığında uzun zamandır olmadığı kadar mutluydu kalkıp yüzünü yıkadı kahvaltı etmek için mutfağa gircekti ki kapı çaldı kapıyı açtığında kimse yoktu yere baktı ve bir ayvık ayıcığın elinde de bir demet gül wardı gülün üstünde de bir not
Günaydın seni çok seviyorum hayatım
Hayatın

Yazıyordu ela tabii ki kim olduğunu anlamıştı ama muzipliğe vurmak istedi
E:ne yani bn şimdi bu ayının hayatıyım bnm hayatımda bu ayımı? Der

Bu sırada levent ortaya çıkar

L: ela

E: buyurun bnm der

L: eee HAYATINA hoş geldin demek yok mu der hayatını vurdulayarak söyler

Ela levente sarılır hmde sıkıca onların ki hiç bi zaman unutulmayan ama gelip geçici olan çocukluk aşklarından deildi ewt hiç bi zaman unutulmayandı aynı zamanda bir ömür boyu sürecek bir aşktı .
Levent ve ela içeri girdi

E: levent evimin adresini nerden öğrendin

L: unuttun galiba aynı hastanede çalışıyoruz ve senin o hastanede kayıtların war

E: hmm

Levent ve ela ewde çok güzel bi kahvaltı yaparlar levent her fırsatta elayı öpüyodur dürekli onu durup durup izliyordur . hastaneye beraber girerler Fikret onları o kadar mutlu görünce biraz şaşırır ama böle bişeye ihtimal wermez

F: ewt ela sn levent beye zenan sn suat beye kader ve Burak acil hasan dosyalar Zeynep sn benle

K: off yine mi snleyiz yha

B: beğenmiosan gelme prenses

K: bana prenses deme artı elimde olsa gelmem zaten merak etme
H: offf yine dosyalar yha ufffffff

E: levent bey bugünkü asistanınız bnm

L: süper

E: levent bey

L: bişi demedim ela

E: tmm

Zenan suat beyin yanına giderken tablıoya bakmıştır ve suat beyin ameliyatı wrdır bu ameliyata girmek istiyordur

Z: suat bey bugünkü asistanınız bnm

S: peki zenan bnm yarım saat sonra bi ameliyatım ar bu ameliyata girmek istiyorsan bu dosyaları düzenle bitirirsende yarım saat sonra ameliyathane 1de ol der

Aradan yarım saat geçmiştir. Zenan dosyaları tamamlamıştır ameliyathane 1e gider ama kimse yoktur zenan orda bekler. Aradan bi yaruım saat daha geçer suat ameliyathane 2 den çıkar

Z: suat bey dosyaları tamamladım ve ameliyat için hazırım

S:zenan biz ameliyatı yaptık

Z: ama bu nasıl olur yarım hani ameliyathane 1 de olcaktı ve bn tam vektinde gelmiştim

S: bn boştum hastam hazırdı ve ameliyathane 2 de boştu bu nedenle erken aldık bu sırada hasan çıkar

Z: ameliyata omu girdi yani

S: ewt oda boştaydı we bir asistana ihtiyacım wardı der ve gider

Zenan delirmiştir sinirden tepinmeye başlamıştır

Suatın içinde ise bi mutluluk wardı nedenini bilmiodu ama zenanla uğraşmak hoşuna gitmişti gün bitiminde herkes evlerine dağıld

Ela ve levent hastaneden beraber çıktı

Levent hastaneden çıkar çıkmaz elanın elini tuttu ve yanağına küçük bir buse kondurdu

E: levent dur hastyanedeyiz

L: ıı hastane sınırlarından çıkmış bulunmaktayız hm bak etrafta kimse yok kimse bi görmedi der

Ela ve levent mutlu mesut arabaya binerler ve oradan uzaklaşırlar
Ancak levent yanılıodur onları gören biri wardır doktor Fikret her şeyi görmüştür
2. bölümün sonu yorum isterem :kahve beğenirseniz 3. bölüm en kısa zamanda burada

ilknurr16
10-06-08, 18:01
fikret=uçak geliyor geliyor asan ağzını açıyor annesi kurban olsun afferin benim bitaneme hadi gel bakalım gel
fikret=küçük beyin yemeği yedirildi altı değiştirildi ev sahibinin nosunu buraya bırakıyorum tamir parasını bizim ödememiz gerektiğini söylerse sakın papuç bırakma ona boruları kıranın kendisi olduğunu söyle
ali=fikrett
fikret=sen benimle konuşuyormusun artık tamda kapıdan çıkmak üzereyken


zeynep=hasan 1 haftadır kayıpya aylanın paçaları tutuşmuş baksana yolunu gözlüyor
ela=hasan nereye gitti
zeynep=[nereye dedi anlamadım]gitti balayı yaptıkları yere ama annesi bile bilmiyor
zenan=izni bitmedimi hala
zeynep=bitti cnm bugün dönüyor


ela=ben tuvalete gidiyorum



s=günaydın
z-günaydın
s=sabaha kdr gözümü kırpmadım bebeğimizi düşünmekten kendimi alı koyamadım
z-ona bebeğimiz deme o sadece bikaç kaftalık hücre yığını
l=günaydın
e-günaydın
l=düngeceki tuhaflıkların için bir açıklama yapıcakmısın
bunca zmndan sonra evlenmemize ramak kala hiçbir sebep göstermeden bitti diyemezsin çocuk oyuncağı değil bu konuşmak zorundasın
l=evet seni dinliyorum bişi söle ela derdin ne senin uyuşturucu kaçaklarına yakalandığında seni yanlızmı bıraktım yada ölümden döndüğünde yada annen gelip hayatını alt üst ettiğinde yoksa ii bi baba olmanı istiyorum dediğinde başhekimlik teklifini kabulmü ettim hangisi bişi söle ela

s-ben seni anlıyorum ama sen beni anlamıyorsun
z-hyr sen anlamıyorsun ben asla anne olmicam demiyorum ama şimdi değil
s-hayat her zaman pilanladığın gibi gitmez

BURCAK001
10-06-08, 18:51
Levent üstüne bir üşüme gelip kalkmıştı. Ela’ya dönüp baktı. Melekler gibi uyuyordu.

Levent: meleğim...
Ela:
Levent: meleğim...
Ela:

Ela’dan hiç ses gelmiyordu. Levent yüzüne baktı. Nasıl masum bir şekilde uyuyordu... Ela’yı uyandırmadan kucağına aldı. Eve girip odaya çıkardı. Üstünü örttü.

* * * * *

Ela uyanınca etrafına baktı. Demek ki Levent getirmişti. Eee Levent neredeydi? Kalkıp aşağıya indi. İndiğinde kahvaltı masası hazırdı. Masanın üstünde bir not ve bir gül vardı.

Erkenden çıkmam gerekiyordu. Ameliyatım var. Sana afiyet olsun...

Öpüldün küçük hanım...

Ela suratını astı...

Ela: insan bir uyandırır dimi... Off neyse teke tek yapalım bakalım kahvaltıyı.

* * * * *

Arslan: süpermiş
S.H.Zy. Z: bence de
İpek: eee Levent o zaman Ela’yı ben oyalarım
Levent: süper... Ela bu sürprize çok sevinecek...

* * * * *

Ela: off ya yol çok tıkalı hastaneyede geç kaldım...

Ela taksiyle hastaneye yetişmeye çalışıyordu. Ancak şans mı desek şanssızlık mı desek yollar tıkalıydı. Üstelik şöför uykusuzdu. Ela uykusuz olduğunu fark edince korktu.

Ela: aman Allah’ım!

* * * * *

Levent odasında çalışıyordur. Kapı çalındı...

Levent: gir
Fikret: Levent bey
Levent: ne oldu?
Fikret: Ela Hanım’ın nerede kaldığını biliyor musunuz?
Levent: evdeydi. Gelmedi mi daha?
Fikret: yok

O sırada Fikret’e acil çağrı gelir...

Fikret: acil çağrı
Levent: tamam sen git

NEREDE KALDIN ELA NEREDE KALDIN?

Levent evi aradı. Ama ev cevap vermiyordu. Cep telefonundan aradı. O da cevap vermiyordu...

İçine sıkıntılar basmıştı... Hemen eve gitmeye karar verdi.

* * * * *

Fikret: ne olmuş?
Görevli: Trafik kazası... Hatalı sollama yüzünden araç takla atarak uçurumdan yuvarlanmış. Araçta bulunan şahıslar hepsi ölmüş. Araçta bulunan yeni doğmuş bebeği ise yoldan geçen bir kadın kurtarmak isterken araç patlamış. Aracın uzakta olmaları ise şans eseri kurtulmuşlar. Ancak kadın baygın... Bu patlama ile birlikte 3 ağır olmak üzere 5 yaralı var...

Fikret: kadın nerede?
Görevli: 2. Ambulansla geliyor...
Fikret: tamam, Zeynep sen Pınar Hanım ve İpek Hanım’a haber ver. Bebeği alsın...
Zeynep: peki efendim
Fikret: Hasan sende benimle gel... Zenan sende Arslan beye ve Suat beye haber ver...
Zenan: peki efendim...
Fikret: ha Zenan Levent beyi ara acil yaralı var ihtiyacımız olabilir...
Zenan: peki

2. ambulans gelip kapısı açılınca Fikret’in ağzından tek kelime döküldü...

Fikret: Ela...

* * * * *

Levent eve gelip tüm odalara baktı. Ela yoktu. Hiçbir yerde yoktu. Yer yarılmış yerin dibine girmişti sanki...

Levent: ela nerdesin?

O sırada cep telefonu çalıyordu. Önce bakmak istemedi ama hastaneden arandığını görünce açtı.

Levent: efendim
Zenan: benim Levent Bey Zenan
Levent: ne oldu?
Zenan: yolda trafik kazası olmuş 3 ağır olmak üzere 5 yaralı var. İhtiyaç olur diye Fikret Hanım arattırdı.
Levent: tamam geliyorum.

Levent hemen hastaneye doğru yola çıktı. Aklını Ela’da bırakmıştı...

* * * * *

İpek ameliyattan çıktığında Arslan’ı gördü. Hemen yolunu değiştirmek istedi. Ama artık çok geçti. Arslan onu görmüş ve ona doğru geliyordu...

Arslan: korkma benden kaçmana gerek yok
İpek: senden kaçtığımı nerden çıkardın.
Arslan: bana öyle gelmiş o zaman
İpek: her halde
Arslan: ha bu arada geçmiş olsun
İpek: ne oldu?
Arslan: şu patlayan araba var ya
İpek: eee?
Arslan: oradaki bebeği Ela kurtarmış ve patlamada yaralanmış
İpek: ne?

İpek Ela’nın yaralandığını öğrendiğinde hemen Arslan’ın yanından ayrıldı.

Arkasından bakan Arslan kendi hastasının yanına gitti.

* * * * *

Ela patlamanın etkisinden bayılmıştı. Vücudunda küçük sıyrıklar vardı. Hasan başında bekliyordu. Ela yavaş yavaş uyanıyordu...

Ela: nerdeyim ben?
Hasan: ela kendine geldin mi? Ağrın sızın var mı?
Ela: yok iyiyim

Ela kalkmaya çalışırken;

Ela: ahh
Hasan: hop hop nereye yat bakalım...
Ela: Levent nerede?
Hasan: seni aramaya çıktı. Senin yaralandığını bilmiyor.
Ela: bilmiyor mu?
Hasan: hayır sabah sen gelmeyince merak etti. Evi cebi aradı ulaşamadı. Eve bakmaya gitti.

İpek Ela’nın yanına geldi.

İpek: ooo kahraman Ela uyanmış...
Hasan: neyse ben diğer hastalara bakayım

Hasan çıkar.

İpek: ah kızım ah ne kahramanlık yapmaya çalıştın ya sana bir şey olsaydı?
Ela: bana bir şey olmadı gördüğün gibi
İpek: Levent ne yapacak acaba?
Ela: valla başımın etini yemezse iyidir...
İpek: haklı ama tam sopalıksın
Ela: sen beni bırakta bebek nasıl?
İpek: iyi oda kahraman teyzesi kurtarmış daha ne?
Ela: ipek, abartma
İpek: Levent duysunda sen o zaman görürsün abartmayı...
Ela: off

* * * * *

Levent hastaneye girdiğinde direk Fikret Hanım’ı gördü.

Levent: Fikret
Fikret:
Levent: Ela’dan haber varmı?
Fikret: şey
Levent: ?
Fikret: evet var
Levent: bugün benim asistanım olmasını söyler misin?
Fikret: söyleyemem
Levent: ?
Fikret: kahramanımız şuan yatıyor
Levent: ?
Fikret: bugün Zenan sizi aradı ya Trafik kazası ile ilgili
Levent: yoksa Ela...
Fikret: hayır korkmanıza gerek yok, bugün o kazada bir araç takla atarak uçuruma düşmüş ve arabadaki yeni doğmuş bebek hariç herkes yanarak öldü.
Levent: eee bunun Ela ile ne ilgisi var?
Fikret: Ela kaza olduğunda yoldaymış. Olanları görünce arabanın patlama ihtimaline aldırmadan bebeği kurtarmış. Diğerlerini kurtaramamış çünkü hepsi kazada ölmüş. Bebeği aldıktan sonra biraz uzaklaşınca araba patlamış Ela’da o patlamadan küçük sıyrıklarla nasibini almış...
Levent: ne? Nerde şimdi?
Fikret: 1232 nolu odada

* * * * *

Levent koşar adımlarla Ela’nın odasına doğru gitti. Odaya vardığında Ela’yı yine sabahki gibi mışıl mışıl uyurken buldu. Ela’yı sağ salim bulmanın rahatlaması ile yanına oturdu. Saçlarını okşadı.

Levent: kahraman sevgilim benim...

Ela’nın alnından öperek kendi işine doğru gitti. Ela ise sanki Levent’in sıcaklığını hissetmiş gibi tebessüm etti...

* * * * *

Suat ameliyatı bitirmiş koridorda yürürken;

Haldun: Suat
Suat: efendim Haldun Bey
Haldun: şimdi Amerika’dan aradılar. Hani şu Amerika’da 2 aylık çalışma durumu var ya
Suat: ne olmuş?
Haldun: Oradaki çalışmaya Kalp ve Damar Cerrahı olarak seninde katılman gerekiyor...
Suat: Haldun bey benim karım hamile yani ben iki aylığına değil iki günlük bile olsa yurt dışına çıkamam...
Haldun: işin o yönünden bakarsan sen haklısın ama bu çalışma hem senin kariyerin için bir avantaj, hem Zenan daha 4 aylık yani 2 ay içinde doğuracağını sanmıyorum...
Suat: sorun doğum değil Haldun bey Zenan’ın hamile haliyle tek başına bırakamam...
Haldun: iyi düşün Suat bu senin kariyerin için dönüm noktası...
Suat:

* * * * *

Levent Suat’ın odasında ameliyatları bitirmiş Ela’ya yapacağı sürpriz ile konuşuyordu. Ancak Suat dinlemiyordu bile...

Levent: Suat
Suat:
Levent: Suat
Suat: hı
Levent: iyi misin?
Suat: iyiyim dalmışım
Levent: git denizde dal bari işe yarasın
Suat: Levent
Levent: ne oğlum beni dinlemiyorsun hiç
Suat: aklım başka yerde kusura bakma

Levent bir sorunu olduğunu anlayıp dostça yaklaşır...

Levent: anlatmak ister misin?
Suat: Amerika’da çalışma işi varya Haldun bey beni yollamaya çalışıyor
Levent: eee git işte değişiklik olur...
Suat: tatile gitmiyorum çalışmaya iki aylığına
Levent: ve sende ben Zenan’ı hamile başına bırakmak istemiyorum diyorsun
Suat: aynen öyle
Levent: Bak kararın ne olursa olsun desteklerim eğer gitmek istersen sen dönene kadar Zenan bizde kalır...
Suat: Zenan’dan bahsediyoruz
Levent: sen bırak Zenan’ı gitmek istiyor musun istemiyor musun?
Suat:

Suat cevap veremez. Kariyer için gitmesi gerekir ancak Zenan...

* * * * *

Levent Suat’ı kararı ile tek başına bırakırken Ela’ya bakmaya gider... Odadan içeri girdiğinde şok yaşar.

Levent: ela...


8. BÖLÜM SONU...

derya_suat
10-06-08, 18:53
3. BÖLÜM

Ela: Düşündüğün gibi biri çıkmadı değil mi?. Burnu kaf dağında, kendini beğenmiş, şımarık bir prensle karşılaşacağıını sanıyordun. Ama gördün işte...
Zenan: Kimden söz ediyorsun?
Ela: Kimden söz ettiğimi çok iyi biliyorsun. (diye gülüyor.)

Kızgınlığım Suat hakkındaki yanılgılarımdan kaynaklanmıyor. Karşı olduğum Ela'nın onu benim gözümde yükseltmeye çalışarak, şu anda asla paylaşmayı istemediğim bir beraberliğe yeşil ışık yakması. Kabul ediyorum yanıldım. Kafamda yarattığım olumsuz modele uymayan bambaşka bir Suat'la karşılaştım. Ama bu ona grup arkadaşlarımdan farklı gözle bakmamı gerektirmiyor.
Ela'yla Levent'in kafasında neler olduğunu az çok kestirebiliyorum. Suat ve ben onlar gibi iki sevdalı bir ikili oluşturursak işleri kolaylaşacak. Bu yüzden de aynı fotoğraf karesine sığdırmaya çabalıyorlar bizi. Dördümüzün birden yer alacağı önceden kurgulanmış yapay bir film senaryosu... Ne var ki verecekleri rol bana göre değil. Zorlamayla olmaz bu işler.
Aslında her geçen gün daha da ısınıyorum Suat'a. Tanıdıkça başkalarında olmayan farklı özelliklerini keşfettikçe ona karşı içten içe gelişen hayranlığım artıyor.
Ailesinin zenginliğini asla vurgulamayışı, arabası olduğu halde okula benim gibi dolmuş yada otobüsle gelmesi paranın bazı insanlar üzerine gömlek niyetine giydirdiği yapaylığın zerresini taşımaması olumlu yönleri. Çevresindekilere kısa sürede kaynaşmayıda çok iyi beceriyor. Dün bir bugün iki işletme kulübünün vazgeçilmez üyesi oldu. Gözlerinin içinden taşıp karşısındakini sarıp sarmalayan sevecenlik de herkeste rastlanan bir özellik değil.



Havaların ısınmasıyla beraber kantindeki masaları dışarıya orta bahçeye taşıyorlar. Harika bir yer burası . Yeşilin her tonunu cömetçe sunan küçük çapta bir botanik bahçesi. Yoğun ders saatlerin ardından kafa dinlemek için bire bir.
Mayıs ayında yapılması gelenek haline gelmiş bir bahar şenliğimizi de burada gerçekleştiriyoruz. İşletme Kulübü şenlik çerçevesinde birde açık hava konseri düzenlemiş. Henüz isim yapma fırsatı bulamamış, ama gerçekten çok başarılı bir rock grubu konuğumuz olacak.

Müziğin coşkusuyla gitgide ivme kazanan eğelnce temposuna kapıldığım bir an..
Başımı kaldırmamla göz göze geliyoruz Suat'la. Suçüstü yakalanmış küçük bir çocuk gibi, başımı önüme eğiyorum hemen. Gizliden gizliye izleniyor muşum gibi bir his var içimde. Bu kezde merak ettiğim için onun olduğu tarafa doğru kayıyor gözlerim. O da içine doğmuş gibi başını kaldırp bana bakıyor.
Birkaç kaçamak bakışta buluşuyor gözlerimiz. Birbirini hiç tanımayan iki kişinin arasında aniden gelişen büyülü çekimin taraflarıyız sanki. Başlangıçta raslantı diye değerlendirdiğim bu durumu yadırgıyorum. Gözleri üzerimdeyken yüzüme yürüyen sıcaklığı yüreğimde oluşan garip kıpıdanışı yadırgadığım gibi...


Pazartesi günü dersten çıkınca ela koluma yapıştığı gibi bahçedeki kanepelerden birine doğru sürüklüyor beni.
Ela: Anlat bakalım neler oldu?
Zenan: Hiçbir şey. ( diye geveliyorum ağzımda.)
Ela: Yapma zenan. suat'ın sana nasıl baktığı gördüm. en yakın arkadaşında da mı saklayacaksın.
Zenan: saklayacak ne var ki.
Ela: yok kızım bu okula derceyle girmiş olabilirsin ama duygusal zekan zayıf senin. aç gözünü artık.
Zenan: yanılıyorsun ela. öyle bişey olsa neden bana söylemesin.
Ela: çünkü senden emin değil. benim bildiğim suat duygularına karşılık bulacağından emin olmadan asla açılmaz. Öylede gururludur prensimiz.
Zenan: yok öyle birşey. kendi yazdığın gerçekleşmesini istediğin senaryoya inanıyorsun sen.
Ela: dediğin gibi olsun bakalım, benim gözleri aşkakör arkadaşım.

Kafam çok karışık , duygularım daha da beter.Bu durumda kendimi çözmeyi bile başaramamışken , Suat'ın duygularını nasıl değerlendirebilirim ki?

_menekşe_
10-06-08, 19:17
33.Bölüm/Part 1

Suat:Kırmızı şarap mı beyaz şarap mı
Ela:Beyaz..
Levent:Kırmızı...

Ela:Zenan beni öldürücek!..
Levent:Kabul etmesek büyük kabalık olurdu..
Ela:Yaa reddedemiyeceğimizi bildiği için davet etti o zaten...Zenan duysunda çıldırsın diye!
Levent:Sizin yüzünden koskoca adamlar ne hal geliyoruz yaa!
Ela:Geliyor..
Suat:Beyazz..

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Levent:Kızın ölümünden hemen sonra kongre için izin istedi...Daha önce kongreden söz etmemişti...Bence kaçtı:D
Suat:Bu olaydan da etkilenmeseydi...İnsan olduğundan şüphe edebilirdik..
Levent:Haklısın...Ela'yla bişeyler konuştular...Ama anlatmıyor[İmaya bakın!]Sırmış...
Ela:Ya bütün gün onunla uğraşıyorum zaten..Artık Arslan'dan bahsetmesek..
Suat:Tamam..Haklısın..Eee evi beğendiniz mi..?
Ela:Çok güzel...Ama tek kişi için biraz büyük değil mi...
Suat:Evet...Ama evlenince ideal olucak...
Ela:Evleniyor musunuz?
Suat:Elbet bir gün evlenicem...Zenan'la yürümedi diye sonsuza kadar bekar kalıcak değilim..Baba olmak istiyorum...
Ela: Peki sizcee...Ahhh!
[Levent tekne attı:img-hyste:img-hyste]
Levent:İyi misin canım..:D
Ela:İyiyim...Ayağımı çarptım masaya...
Suat:Aa bişey diyordun...
Ela:Haa evet..Şu duvar çok boş bişey assanız olmaz mıydı?
[Suat arkasını döndü...Levent göz kırptı]
Suat:Evet olabilir

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Ela:Niye tekmeledin beni öyle?!
Levent:E çünkü konuyu Zenan'a getiricektin..
Ela:Tabi..Ağzını arıyacaktım ne var...
Levent:Tekne faciasını unuttun galiba..Aralarını yapmaya çalıştık diye Zenan...Tekneden atmıştı kendini...Bu sefer kesinlikle karışmak yok!
Ela:Son günlerde beni şaşırtıyor..Ne kadar gezinsede sürekli Suat'ı düşünüyor..Ben anlıyorum..
Levent:Eee kaçan kovalanır...
Ela:Bak bak...Öyle mi olur...
Levent:Hı hı
Ela:E bende senden kaçıyım o zaman...
Levent:Kaçma..Sen bana sokul...

:img-in_lo

sman07
10-06-08, 21:09
Doktorlar 1.bölüm

Hastane Girisi

Ela ( Sesli Düsünür ) : Ay Cok Heycanliyim. Simdi Heycandan Bayilip Kalicam Surada.

Arkadan Bir Ses Gelir.

Levent : Sen Bayilsan Bile Ben Seni Tutarim. Günaydin Canim!
Ela : Günaydin
Levent : Eee Nasilsin Bakalim ?
Ela : Vallah Kalbim 200 Carpiyor.
Levent : Benim Icin Mi?

Ela Güler
Ve Levent Sahneden Ayrilir

O Arada Ela Leventle Tanistigi Yeri Hatirlar.
Buz Gibi Bir Havada Levent Elanin Okudugu Okula Gelmistir Ve Birbirlerine Orda Asik Olmuslardir.

Soyunma Odasi

Ela, Rezepyona Soyunma Odasinin Yerini Sorduktan Sonra, Yerini Bulur: Icerdede Onun Gibi Heycanli Olan Asistanlar Vardir. Sadece Biri Vardir Ki O Heycanli Degildir : Zenan. O ülkenin En Iyi Kalp Cerrahiyla Beraberdir. ( Zenan Hastaneye Bas Vururken Suatla Carpisirlar Ve Ordan Beri De Zenan Suati Elinde Oynatir )

Ela : Merhaba Arkadaslar.
Herkes : Merhaba
Hasan : Yaa Zeynep Sen Bu Zekayla Buraya Nasil Alindin Daha Halen Anlamis Degilim!
Zeynep : Hasan Bakiyorumda Bugün Cok Komiksin!

O Arada Odaya Fikret Gelir

Fikret : Siz Asistan Misiniz Yoksa Sürüngen Mi Cabuk Olun Biraz

Gestapo Asistanlari 2.katta Toplanirlar
Asistanlar : Zenan – Ela – Zeynep – Hasan – Burak

Fikret : Evet Arkadaslar Ilk Gün Biliyorum Cok Heycanlisiniz Ama Hayat Kurtarmak Heycan Kaldirmaz
Zenan : Hocam Ben Suat Beye Yardim Edebilirim
Fikret : Hayir Acile Hasta Gelicek Zenan Harici Herkes Oraya
Zenan : Ben Ne Yapicam
Fikret : Dosyalara
Zenan : Off Ya Sansa Bak ülkenin En ünlü Cerrahi Sevgilim Ama Adam Gibi Davranan Yok
Fikret : Söylenme Zenan

O Arada Fikretin Aleti Calar Ve 2 Yarali Hasta Gelir
Onlarin Arasinda Elanin Anneside Vardir
Elanin Annesi Kalp Hastasidir Ve Araba Kullanirken Kalbi Sikisip Bayilmistir Ne Yazikki Bayilmazi Kazaya Neden Olmustur

Fikret : Geldiler Hadi Bakalim Gösterin ögrendiklerinizi
Ambulanz Doktoru : 39 Yasinda Bir Kadin Araba Kullanirken Kalbi Sikisip Bayilmistir
Ela : Anne Bu Benim Annem
Fikret : Hasan Hastayi Al
Ela : Gel Buraya

2.ambulanz Gelmistir

Ambulanz Doktoru : 22 Yasinda Bir Erkek Kaza Maduru
Burak Ve Ela : Hemen Iceri Götürün

Bu Arada Dosyalari Doldururken Zenanin Yanina Suat Ugramistir.

Suat : Askim Kolay Gelsin
Zenan : Saol
Suat : Nasil Bakalim Ilk Günü
Zenan : Igrenc ötesi

Suatin Aleti Calar Ve Hemen Acile Kosar
Zenan Arkasindan

Zenan : Aptal

Acile Gelen Suat Elanin Annesini Kontroll Eder Ve Hemen Ameliyat Almasini Ister. Tabii Ki De Ela Ameliyata Girmek Ister Ama Yeni Ise Basladiklari Icin Giremez. Elanin Annesinin Ameliyati Kötü Gecer. Kalp Hastaligi Kalp Yetmezligine Dönmüstür Ve önünde Kritik 48 Saati Vardir. Ela Bunu ögrenince Yikilir.

48 Saat Sonra

Asistanlar Hastaneye Alismislardir.

Soyunma Odasi

Burak : Günaydin
Zeynep : Günaydin
Burak : Elanin Annesi Nasil
Hasan : Idare Eder
Zeynep : Burak Bana Sordu
Hasan : Olabilir

Bu Arada Hasanla Zeynep Didinmeye Devam Ederken Odaya Fikret Gelir Ve Elayi Arar. Elanin Annesinin Tek Yakini O Oldugu Icin. Onunla Konusmak Isterler. Sonunda Elayi Bulurlar.

Toplanti Odasi

Suat : Ela Annenin Durumu Cok Kötü
Fikret : Simdi Bir Karar Vermen Lazim
Ela : Ne Karari Hocam
Suat : Ela Söyle Annenin Kalbi Kaldirmiyor Artik %50 ölmüs Durumda Annen Simdi Bir Karar Vermen Lazim Makinalari Cekmemiz Lazim Anneni Daha Da Kivrandirmamak Icin
Ela : Ama Hocam Sadece %50 Yasma Sansi Var

Uzun Uzun Konusmadan Sonra Ela Bitmis Haldedir Ve Bi Yandan Annesini Düsünmektedir. Biliyordur Ki Annesinin Cani Yaniyordur. Acaba Evet Desin Ama Bi Umudu Oldugunuda Biliyor. O Da Zor Bulunan Bi Kalp. O Arada Levent Gelir Ve Elanin Agladigini Görür.

Levent : Ela Ne Oldu Neden Agliyorsun Levent
Ela : Levent Yardim Et Bana
Levent : Tabi Ki Askim

O Arada Elanin Annesi Komaya Girmistir Ve Elanin Karari Cok önemlidir.

Bölüm Sonu

2.bölüm

Ela Annesinin Komaya Girdigini Duymus Ve Yanina Kosmustur. Leventte Yanindadir. Elanin Ne Kadar Aci Cekmezini Görmek Onun Daha Cok Aci Cekmezine Neden Olur.

Yogun Bakimda

Ela: Anne
Fikret: Ela Seni Duyamaz
Ela: Olsun Hocam Belki Burda Oldugumu Hisseder
Levent: üzülme Canim Ben Senin Yanindayim
Suat: Ela 48 Saat Gecti Ve Komaya Girdi Annen
Fikret: Biz Kararimizi Verdik Makinalari Cekelim Yasama Sansi %10 Sadece Imzan Gerekiyor
Ela: Ama Hocam %10 Yasama Sansi Var Kalp Bulma Ihtimallimiz Yokmu?
Suat: Cok Zor
Levent: Biz Elala Bugüne Kadar Zorluklari Asarak Geldik Bu Da Asilir
Ela: Evet Hocam Ben Daha Imza Atmicam Ben Bu Kalbi Bulucam

Ela Odadan Cikar
Arkasindan

Levent: Hic Mi Umut Yok
Suat: Ne Yazikki

Bu Arada Elanin Annesinin Kazasinda Yaralanan Cocuk ölmüstür Ve Ela Da Bunu Duymustur: Büyük Bir üzüntü Yasamaktadir Ela.

Burak: Ela Fikret Hanima Haber Vermemiz Lazim
Ela: Benim Yüzüm Yok Söylemeye
Burak: O Zaman Ben Söylerim

Bu Arada Fikrette Travma Odasina Yoldadir

Fikret: Noldu
Burak: Hocam Kaybettik
Fikret: Burak ölüm Saatini Ilan Et
Burak: 12:49

Zenan Suata Giderken Telefonu Calar. Telefonda Olan Eski Sevgilisi Berktir.

Zenan: Alo
Berk: Alo
Zenan: Kimsin
Berk: Tahmin Ettim Tanimayacagini Eee Zaten Tanimaman Normal Okulun Bitti Beni Unuttun
Zenan: Berk
Berk: Evet Ben
Zenan: Neden Ariyorsun Beni Sana Arama Demedim Mi

Bu Arada Telefon Görüsmesine Suatta Sahit Olmustur.

Zenan: Bi Daha Beni Arama

Suat: Zenan Bekle Beni
Zenan: Bi Sey Mi Oldu
Suat: Kimdi
Zenan: Kim Kimdi
Suat: Telefondaki
Zenan: Heee O Mu Bosver
Suat: Iyi Tamam Sen Nereye Gidiyordun
Zenan: Sana Geliyordum
Suat: Kahve Icelimmi Beraber
Zenan: Olur

Hastaneye Yasli Bir Kari Koca Gelir. Yasli Adamin Kalp Damari Sikismistir. Hemen Ameliyata Alinir.

Ameliyattan Sonra

Yasli Kadin: Kocam Iyilesicek Mi
Zeynep: Ameliyat Iyi Gecti Ama Biraz Yogun Bakimda Kalmazi Lazim
Hasan: Yakin Takipe Aldik
Yasli Kadin: Peki Ne Zaman Görücem Kocami
Hasan: Birazdan Göre Bilirsiniz
Yasli Kadin: Doktor Hanim Kizim Ne Olur Görmek Istiyorum Ben Kocamsiz Yasayamam Onu Cok Seviyorum 52 Yil Beraber Yasadik Acilari Beraber Cektik Ne Olur Güzel Kizim Onu Kurtarin
Zeynep: Su An Durumu Iyi Basinda En Iyi Doktorlar Var Emin Olun Kurtulcak

O Arada Ela Annesinin Yanindadir.

Ela: Anne Bilmiyorum Beni Duyuyormusun Ama Ne Olur Beni Birakma Anne Hayatta Bi Sen Bi De Levent Var Ne Kadar Aci Cektik Beraber Babam Bizi Terk Edip Gitti Ablam Zaten Arayip Sormuyor Bizi Ne Olur Sensiz Ben Ne Yaparim Beni Birakma Anne Yanimda Kal Ne Olur

Hastane Girisnde Bir Bayan Vardir. Bu Bayan Elanin Ablazi Nazdir Ve Annesinin Komada Oldugunu Duymustur. Ama Elayi Görmek Istemez Ondan Hemsirelerden ögrenir Durumu.

O Arada Suat Ve Zenan Kahvesini Icmistir Ve Islerine Dönmüslerdir. Zenanin Telefon Konusmalarini Duyan Suat Karamsarliga Düsmüstür. Acaba O Teldeki Kim Diye Kendi Kendine Sormaya Baslamistir.

Zeynebin Ve Hasanin Aleti Calar Ve Direkmen Yogun Bakima Kosarlar. Görürler Ki Yasli Adam Kalbine Yenik Düsmüstür. Yasli Adamin Esi Onu Görebilmegi Beklerken Baygin Bulunur. Hemen Yardim Edmislerdir Ve Hastane Odasinda Onun Kalbi De Durmustur. Zeynep Bunu Duyunca Cok üzülmüstür Ve Aglamaya Baslamistir.

Zeynep: Yaa Ne Kadar Haksizlik Oysa Ki Daha Yeni Kadin Kocasini Ne Kadar Sevdigini Anlatiyordu Simdi Ise Kocasiyla öldü O Da Ne Kadar Seviyormus Demekki
Hasan: Evet öyle Böyle Asklar Kaldi Mi Ki Artik
Zeynep: Bilmiyorum

Zeynep Hasana Bakar Ve Devam Aglar. Ikisininde Birbirine Aciklayamadigi Seyler Var Cünkü Ikiside Birbirine Cocuklugundan Beri Asiktir Ama Kimse Söylememistir.

Aradan 2 Gün Gecmistir Ve Elanin Annesi Düzelmemistir. Ela Artik Bir Karar Vermistir.

Ela: Hocam Artik Aci Cekmezini Istemiyorum Organlarini Bagislamak Istiyorum
Levent: Eminmisin
Ela: Evet Eminim Ne Olur Aci Cekmezin Zaten Yeterince Yasadigi Boyunca Cekti
Fikret: Peki Bunlari Imzala

Bu Konusma Olurken Elanin Ablasi Yine Gelmistir Ve Hemsireden Elanin Kararini Duymustur. Cok Sinirlidir Ve Yolda Gelirken Buragi Görür.

Naz: Bana Yogun Bakimin Yerini Gösterirmisiniz
Burak: Peki Güzel Bayan

Burak Cok Etkilenmistir Kendisinden Ve Kendine Yeni Kurban Yapmak Ister. O Kadar Da Kolay Olmayacaktir.

Yogun Bakiminin Kapisi Acilir Ve Iceriye Naz Girer.

Naz: Durun Ben Daha Kabul Etmedim
Ela: Ablaaaaa

Bölüm Sonu

3.bölüm

Yogun Bakimda Ela Soktadir Cünkü Ablasi Naz Gelmistir.

Ela: Abla Senin Ne Isin Var
Naz: Bana Abla Deme
Ela: Yapma Yaa
Levent: Bu Kim Ela
Ela: Bosver Sonra Anlatirim
Naz: Sen Annem Hakkinda Nasil Karar Verebiliyorsun Ben Kabul Etmiyorum
Fikret: Durun Durun Ne Oluyor Burda
Ela: Hocam Siz Karismayin
Fikret: Pekii Girmiyorum Araniza
Ela: Abla Yada Naz Sen Yillardir Annemin Yaninda Yoktun Simdi Geliyorsun Diyorsun Ki Ben Kabul Etmiyorum Yillarca Ben Yasadim Annemle
Naz: Evet Yillarca Gelmedim Ama Senin Yüzünden
Suat: Oturup Bir Karar Vermeniz Lazim
Fikret: Naz Hanim Siz Bizimle Gelin

Fikret, Suat Ve Naz Cikarlar Ela Ve Levent Yogun Bakimda Kalir.

Toplanti Odasi

Fikret: Naz Hanim Bakin Durumu Söylece özetligim Anneniniz 6 Aydan Beri Kalp Hastasi Bu Hastalik Kalp Yetmezligine Döndü
Suat: Vee Simdide Kalbi Durdu Yani Komada
Naz: Peki Yasama Sansi Yok Mu
Fikret: Cok Zor
Suat: Sunuda Göz önünde Bulundurmaniz Lazim Ki Cani Yaniyor
Fikret: Biz Ondan Bu Karari Verdik
Naz: Ama Ama Ben Yillarca Yaninda Yoktum Simdi O Giderse Ben Hic Bi Zaman özür Dileyemicem Ve Bi Yanim Hep Eksik Kalicak
Fikret: Sizi Anlaya Biliyorum Ama En Büyük Iyiligi Onu Kurtararak Yaparsiniz
Naz: Peki..

Nazda Artik Kabullenmistir Ve Ela Imzayi Atmistir. Annesinin Organlari Bagislanacak Baska Hayatlar Kurtulucaklardir. Ama En Büyük Hesaplasmayi Ela Nazla Yasayacaktir.

1 Saat Sonra

Ela Levente Problemi Anlatir.

Ela: Tam 4 Sene Oldu Konusmayali Ablamla Ablam Beni Affetmiyor O Na Büyük Bir Ihanet Yaptim Ablam Evlenirken Baskasina Asikti Ve Sevdigi Adamin Onu Sevdiginde Biliyordum Ben Ona Söyleyemedim Cünkü Evlenecegi Kisi Onu Mutlu Edecegini Biliyordum Tam Nikah Sirasinda Geldi Ve Herkesin Ortasinda Askini Acikladi Benim Bildigimidi Söyledi Ve Ne Yazikki O Imzayi Atmisti Ondan Sonra Benimle Ve Annemle Hic Konusmadi
Levent: Peki Annenle Neden Küs Kaldilar
Ela: Annemde Göz Göre Göre Beni Susturdu
Levent: Kötü Olmus Peki Onunla Konusucakmisin
Ela: Bilmiyorum

Zenan Ameliyata Girebilmek Icin En Büyük Kozuna Oynamak Ister Yani Suati. Asistanlar Fikret Hanimi Beklerken.

Zeynep: Bakalim Ameliyata Girebilen Olucak Mi Bugün
Zenan: Tabii Ki De Ben Giricem
Hasan: Nasil Bu Kadar Emin Olabiliyorsun
Burak: Eee ülkenin En ünlü Kalp Damar Cerrahiyla Beraber
Zenan: Ceneni Kapatirmisin
Fikret: Evet Arkadaslar Is Zamani Ela Zenan Acile
Zenan: Hocam Ama Ben Ameliyata Girmek Istiyorum
Fikret: Duyamadim Ne Dediniz Efendim Neyse Zeynep Sen 3012ye Hasan Ve Burak Siz Filiz Hanimin (elanin Annesi) Ameliyatina Yardim Ediceksiniz
Zenan: Hocam Ben
Fikret: Sen Daha Halen Duruyormusun

Zenan Suata Gider Ve Ameliyata Girebilmek Icin Ondan Yardim Ister.

Suat: Günaydin Askim
Zenan: Günaydin Suat Beni Ameliyata Soksan Olmaz Mi
Suat: Ben Karar Veremem Fikrete Sorucaksin
Zenan: Ama Askini üzücekmisin
Suat: Istemem
Zenan: O Zaman Anlastik
Suat: Peki Sansimi Denerim

Zenan Odadan Mutlu Cikar Ama Bilmedigi Bi Sey Vardir Ki Suat O Telefon Konusmasini Unutmamistir.
Suat Fikreti Odasina Cagirir.

Suat: Fikret Zenana Ameliyatta Ihtiyacim Var
Fikret: Onun Isi Acilde Calismak
Suat: Hayir Ameliyata Giricek
Fikret: Pekii Sizin Karariniz

Fikret Odadan Sinirli Cikar Ve Organ Nakli Icin Zenana Ameliyata Girmesini Söyler. Bu Arada Yeni Bas Hekim Haldun Bey Gelmistir. Haldun Bey Genc Ve Yakisikli Biridir. Kendinden Sikca Söz Ediricektir Hastanede. Ameliyata Hazirlanan Zenan Burak Ve Hasanla Ameliyata Girer Ama Sadece Bi Fark Vardir: Zenanin Yeri Suat Yanindadir. Burak Ve Hasan Ne Kadar Kiskansalarda Fark Ettirmezler. Ameliyat Bitmistir Ve Nazla Elaya Haber Verilmistir. Ameliyatane önünde Karsilasirlar.

Naz: Vay Ela Hanim
Ela: Yapma Lütfen Bunu Bana
Naz: Asil Yapicagini Sen Bana Yaptin
Ela: Abla
Naz: Bana Abla Deme
Ela: Seni Düsündügümüz Icin Söylemedik Enistem Seni Mutlu Eder Diye Düsündük
Naz: Mutlu Hahaha Ne Mutlu Olmasi Al Bosandik Hosunuza Mi Gitti Selim De Gitti Bi Baskasiyla Evlendi Simdi Ben Babamla Kaldim Bi Basima Ne Yapicam Haa Söylermisin Sizin Yüzünüzden Annemi Affetim Ama Seni Asla
Ela: Abla Yapma Lütfen Zaten üzgünüm Annemi Kaybettim Asil Ben Ne Yapicam Senin Yaninda Yine Baban Var Benimze
Naz: O Seninde Baban
Ela: Annemle Beni Birak Gitmeden önce Düsünücekti

Elanin Babasi Onlari 2 Sene önce Bir Bayanla Kacar Terk Etmisti Ama Ne Varki Beraber Oldugu Kadin Onu Dolandirarak Kacmistir. Babasi En Büyük Kizinin Yanina Tasinmistir.

Suat: Burda Oldugunuza Sevindim Filiz Hanim Tam 4 Genc Insani Organ Verdi
Fikret: Yani Annenizin Sayesinde Hayatlar Kurtuldu

Elanin Gözü Dolmustur.
Bu Arada Ameliyatane Den Asistanlar Cikmistir.

Burak: Hayret Nasilda Oldu Girdin
Hasan: Ehh Benimde Cerrah Sevgilim Olsa Bende Girerdim
Zenan: Susun Yaa

Bu Konusmalar Olurken Burak Nazi Gözüne Kestirmistir Ve Onunla Konusmaya Calisir. Gel Gör Ki Naz Cevap Vermeye Bile Niyeti Yoktur. 3012 De Yatan Hasta Beyin Tümörü Nedeniyle Hastanededir.

Levent: Evet Zeynep Hastanin öyküsünü Alalim
Zeynep: Efendim Mine Sansli 32 Yasinda Hastanemize Bas Agrilari Nedeniyle 1 Ay Yönce Yatmistir Su An Bir Beyin Tümöru Oldugunu Tespit Ettik
Levent: Mine Hanim Cok Sanslisiniz Ki Beyin Tümöru O Kadar Yayilmamis Sizi Ameliyata Alicam
Mine: Riskleri Varmi
Levent: Her Ameliyatta Ki Gibi Bunda Da Var Ama Merak Etmeyin Zeynep Hastayi Hazirla Hee Bu Arada Ameliyattasin
Zeynep: Yasasin

Yolda

Zeynep: Hasan Ameliyata Giriyorum Bir Beyin Ameliyati
Hasan: Banane
Zeynep: Aman Iyi Bi Sey Demedik

Bu Arada Suatin Kafasini Karistiran Olay Telefon Olayidir. Daha Halen Aklindan Cikmamistir. Suat Bir Karar Vermistir Ve Bunu Uygulamaya Baslamistir.
Mesai Cikisinda Zenan Kötü Bir Raslanti Yasar.
Zenan: Senin Ne Isin Var Burda
Ela: Noluyor Zenan

Bölüm Sonu

4.bölüm

Is Cikisi

Zenan: Senin Ne Isin Var Burda
Ela: Noluyor Zenan
Zenan: Berk Ne Isin Var Burda
Ela: Berk Kim Zenan
Berk: Slm Zenan Tanidigina Sevindim
Zenan: Ben Sana Beni Bir Daha Arama Demedim Mi
Berk: Ben Seni Bi Ziyaret Edeyim Dedim Duydum Ki ülkenin En ünlü Cerrahiyla Berabermissin
Zenan: Sanane Gidermisin Burdan
Ela: Noluyor Yaaa
Zenan: Sana Ben Kac Kere Dedim Beni Arama Gelme Diye
Berk: Dayanamadim Hasretine
Zenan: Gidermisin Lütfen
Berk: Tamam Bugün Gidiyorum Ama Yine Gelicem Zenan
Zenan: Hayir
Berk: Görüsürüz
Ela: Kim Bu Yaa
Zenan: Bosver

Zenan Elaya Aciklamak Istemez Oysa Ki Berk Zenanin Eski Sevgilisidir. Suatin Duymasindan Endiselenen Zenan Ne Yapacagini Bilmez Cünkü Her An Zenanin Sirri Ortaya Cikabilir.
Sabah Oldu Ve Asistanlar Yine Is Basindadadir. Elanin Merak Ettigi Ablasini Tekrar Görebilcek Mi Diye.

Soyunma Odasi

Burak: Ela Ablan Geri Döndü Mü
Ela: Neden Sordun
Burak: Yoo Merak Ettim
Ela: Hmm
Zeynep: Günaydin Arkadaslar
Herkes: Günaydin
Zeynep: Ela Dün Gece Ilanini Gördüm Ev Arkadasi Lazimmis Sana
Ela: Evet
Zeynep: Benimde Bi Ayri Eve Cikmam Lazim
Ela: Olur Anlasirsak Bende Kalabilirsin
Zeynep: Ciddi Mi
Ela: Evet
Zeynep: Pekii Bu Aksam Gelebilirmiyim
Ela: Tabii Ki De 2 Hafta Deneyelim Anlasirsak Her Zaman Kalabilirsin
Zeynep: Peki Kira Ne Olucak
Ela: Annemin Evinde Kaliyorum
Zeynep: Anladim
Ela: Sadece Ev Masraflari Elektrik Su Vs. öyle Seyler
Zeynep: Tamam

Iceriye Hasan Girer.

Hasan: Günaydin
Herkes: Günaydin

Sadece Zeynep Günaydin Dememistir. Hasanin Ilgisizligi Zeynebi Cildirtir. (3.bölüm)

Hasan: Oo Zeynep Hanim Bi Siz Günaydin Demediniz
Zeynep: Size Ne
Ela: Bu Arada Zenan Nerde
Burak: Sevgilisinin Yaninda Olmasin
Ela: Tamam Tamam
Fikret: Evet Arkadaslar Zeynep Ve Hasan Levent Beyin Yanina Ela Sen Suat Beye Burak Acile Eee Zenan Hanim Nerde
Zenan: Geldim Hocam
Fikret: Ooo Zenan Hanim Sabah Serifleriniz Hayirli Olsun
Zenan: Kusura Bakmayin Hocam Gec Kaldim
Fikret: Zaten Dosyalarin Gözü Yolda Kaldi
Zenan: Yine Mi
Fikret: Söylenme Herkes Isine

Ela Suat Beyin Yanindadir.

Suat: Ela Sen Zenanin Hakkinda Ne Biliyorsun
Ela: Vallah Hocam Tanisali 1 Hafta Oldu Pek Bi Sey Bilmiyorum
Suat: Hmm Tamam Hadi Bakalim 2269 Odali Hastanin Yanina Gidelim
Ela: Pekii

2269 Odali Hastanin Akcirger Kanseridir Ve Ameliyati Kabul Etmez.

Suat: Fuat Bey Günaydin
Fuat: Günaydin Doktor
Suat: Ela Hastanin öyküsünü Anlatirmisin
Ela: Fuat Bey 47 Yasinda Hastanemize 1 Sene önce Akciger Kanseri Tanisi Konulurak Basvurmustu Kendisinin Sag Kenarinda Agriyla Dün Gece Hastanemize Alinmistir
Suat: Büyük Ihtimalle Kanser Yayilmaya Basladi
Fuat: Ben Ameliyat Olmak Istemiyorum Surda Zaten ömrüm Azalmis
Suat: Ama Ben Sizi Ameliyat Etmek Istiyorum
Fuat: Hayir
Suat: Pekii Bunlari Kontrollerden Sonra Konusuruz

O Arada Zeynep Halen Hasanla Konusmuyordur.

ögle Yemeginde

Hasan: Zeynep Neden Konusmuyorsun Benimle
Zeynep: Seninle Sevincimi Paylastim Ben Hic Orali Bile Olmadin
Hasan: Ama
Zeynep: Ne Amasi Sen Hic Etrafina Bakmiyorsun
Hasan: Ne Anlama Geliyor Simdi Bu
Zeynep: Neyse

O Arada Burak Gelir.

Burak: Oo Yine Mi Kavga Ediyorsunuz
Hasan: Yok Yaaa
Burak: Hadi Hadi Ikinizinde Gözünden Anlarim Ben Ikinizde Birinize Asiksiniz
Zeynep: Ne Aski Yaa
Hasan: Evet Ama

Cafeteryaya Ela Ve Zenan Gelir.

Ela: O Kimdi
Zenan: Kim Kim
Ela: Dün Aksamki
Zenan: Eski Bi Arkadaslar
Ela: Heee Bu Arada Suat Seni Bana Sordu
Zenan: Neden Ki
Ela: Bilmem

Zenanin Endisesi Daha Da Büyümüstür. Kendi Kendine Soruyordur Yaa Berk Suatin Yanina Giderse Ne Yaparim Diye.

Cafeteryaya Levent Girer.

Levent: Ela Gelsene Bi Dakika
Ela: Ne Oldu Levent
Levent: Aksam Yemek Yiyelimmi
Ela: Olur

Fikret Acilde Yaralilara Bakarken Acile Haldun Bey Gelir.

Haldun: Fikret Hanim Nasilsiniz
Fikret: Iyiyiz Efendim
Haldun: Konusalimmi Biraz
Fikret: Tabii Ki

Bahceye Cikarlar

Haldun: Fikret Sen Simdi Bi Aksam Yemegi Ayarliyorsun
Fikret: Neden Hocam
Haldun: Kaynasa Bilmek Icin
Fikret: Pekii

Aksam Olmustur Mesai Bitmisti. Ela Ve Levent Aksam Yemeginde Bulusmuslardir.

Aksam Yemegi

Levent: Ela Seni Seviyorum
Ela: Bende Seni Askim
Levent: Ne Istiyorum Biliyormusun
Ela: Ne Istiyorsun
Levent: Seni Seninle Evlenip Cocuklarimiz Olsun
Ela: Insallah Askim
Levent: Tam Yeri Geldi
Ela: Neyin
Levent: Ela
Ela: Efendim
Levent: Kezme Lafimi
Ela: Olur
Levent: Ela Benimle Benimle Evlenir Misin
Ela: Seninle Levent Seninle Evlenirim

Levent Cebinden Yüzügü Cikarir Ve Elanin Parmagina Takar. O Arada Zenan Suatin Yanina Gider. Suatin Zenana Sürprizi Vardir.

Suatin Kapisinda

Zenan: Yavas Yavas Iyicene Suati Kendime Cekmeye Basladim Bakalim Sürprizi Ne

Iceriye Girer

Suat: Gel Zenan
Zenan: Noldu Askim
Suat: Sana Bir Sürprizim Var
Zenan: Ne Acaba Merak Ettim
Suat: Sana Cocukluk Arkadasim Berki Tanistirmak Istiyorum
Zenan: Berk Mi

Zenan Arkasini Döner Ve Berki Görür.

Zenan: Berk
Berk. Merhaba Zenan
Zenan: Olamaz

Bölüm Sonu

5.bölüm

Suatin Kapisinda

Zenan: Yavas Yavas Iyicene Suati Kendime Cekmeye Basladim Bakalim Sürprizi Ne

Iceriye Girer

Suat: Gel Zenan
Zenan: Noldu Askim
Suat: Sana Bir Sürprizim Var
Zenan: Ne Acaba Merak Ettim
Suat: Sana Cocukluk Arkadasim Berki Tanistirmak Istiyorum
Zenan: Berk Mi

Zenan Arkasini Döner Ve Berki Görür.

Zenan: Berk
Berk. Merhaba Zenan
Zenan: Olamaz

Suat Zenanin Moralini Bozuldugunu Anlamistir. Zenan Suata Caktirmamak Icin Hic Bi Sey Yokmus Gibi Davranir.

Zenan: Merhaba Berk
Berk: Merhaba Zenan Bayadan Beri Görüsemedik Nasilsin
Zenan: Vallah Bildigin Gibi Calisiyorum
Suat: Aaa Siz Tanisiyormussunuz
Berk: Evet Okuldan Ben Zenanin Hocasiydim Ve....
Zenan: Ve Cok Iyi Bir Arkadasimdi
Suat: Hmmm Sevindim Biz Berkle Yemege Cikicaz Gelmek Istermisin Zenan
Zenan: Yok Gelmiyim Biraz Basim Agriyor Ondan
Berk: Aaa Gelseydin Konuscak Cok Seyimiz Olurdu

O Arada Suatin Cebi Calar Ve Odadan Disari Konusmaya Cikar.

Zenan: Ben Sana Demedim Mi Gelme Diye
Berk: Bende Sana Dedim Elbet Gelicem Seni Cok özledim Zenan
Zenan: Susarmisin Suata Hic Bi Sey Anlatmicaksin
Berk: Anlatmami Istemiyorsan Bulusalim Yarin Aksam
Zenan: Olmaz
Berk: O Zaman Bende Her Seyi Anlatirim Senin Eski Sevgilim Oldugunu Okulu Gece Bilmek Icin Yatagima Bile Girdigini Her Seyini Benim Icin Verdigini Nasil Kullandigini Beni Anlatirim
Zenan: Hayir
Berk: O Zaman Gör
Zenan: Peki Peki Beni Yarin Ara

Suat Iceriye Girer Ve Zenanla Berkin Sohbetinin Ne Kadar Derin Oldugunu Görür.

Suat: Oh Bakiyorumda Eski Günleri Hatirladiniz
Berk: öyle Oldu Vallah
Suat: Neyse Cikalimmi
Berk: Cikalim
Suat: Görüsürüz Canim
Zenan: Tamam

Ela Evine Dönmüstür. Zeynep Daha Yatmamistir.

Elanin Evinde

Ela: Zeynep Levent Bana Evlenme Teklifi Etti
Zeynep: Ay Ne Güzel Peki Ne Dedin
Ela: Evet Dedim Yakinda Evlenmeye Karar Verdik
Zeynep: Cok Romantik Darisi Basima Artik
Ela: Insallah Arkadasim Simdi Anlat Bakalim Senin Kalbinde Biri Yok Mu

Zeynep Direkmen Oturdugu Yerden Kalkti.

Zeynep: Hadi Ben Yatiyorum
Ela: Dur Hemen Kacma
Zeynep: Yarin Erken Kalkicaz Hadi Iyi Geceler
Ela: Bu Gece Kaca Bildin Ama Yarin Kacamicaksin Iyi Geceler

Sabah Olmustur Ve Zeyneple Ela Kahvalti Masasindadir.

Zeynep: Ela Ablan Nerde Simdi
Ela: Vallah Zeynep Bilmiyorum Kac Günden Beri Ugramiyordu Buraya.
Zeynep: Gitmis Olmasin
Ela: Olabilir
Zeynep: Hadi Saat Gec Oldu Cikalim
Ela: Pekii

Hastane Girisi

Levent: Günaydin
Ela: Günaydin Askim
Levent: Ne Yaptin Benim Tatli Sevgilim
Ela: Ise Geldim :d:d:d
Levent: Görüyorum
Ela: Hadi Ben Gidiyim Giyinmem Lazim
Levent: ögle Yemegi Yiyelim Mi
Ela: Olur

Arkadan Bir Ses Gelir.

Xxx: Ela Bekle
Ela: Hee Sen Miydin
Burak: Evet Bendim
Ela: Ne Oldu Ki
Burak: Yaa Ela Senin Ablan Nerde
Ela: Neden
Burak: Yaa Sordum öylece
Ela: Dur Tahmin Edeyim
Burak: Neyi
Ela: Ondan Hoslandigini
Burak: Yaa Neyse

Herkes Giyinmistir Ve Yukarda Fikreti Beklemislerdir.

Zenan: Nerde Kaldi Yaa
Hasan: Evet Sikildim Beklmekten
Fikret: Söylenmeyin
Zenan: Hocam
Fikret: Tamam Tamam Bu Berk Bey
Herkes: Merhaba
Fikret: Kendisi Ic Organ Cerrahi 1 Hafta Bizimle Calisicak
Zenan: Allah Kahretsin
Fikret: Pekii Ela Sen Hasanla Acile Zeynep Buragi Alip 2269 Nolu Hastaya Ve Zenan Berk Beylesin
Zenan: Ama Hocam
Fikret: Hadii Zenan

2269 Nolu Odada Yatan Hastanin Durumu Kötüye Gitmektedir.

Zeynep: Efendim Durumunuz Kötüye Gidiyor
Burak: Ameliyata Almamiz Lazim Sizi
Fuat: Cocuklar Bakin Dinleyin Biliyorum Durumum Kötü Ameliyat Olmam Lazim Ama Kimse Beni Düsünmüyor Bunca Sene Herkes Benden Nefret Etti Simdi Yasamamin Ne Geregi Kalir Ki
Burak: Ama Siz Yasamaniz Lazim ötekilere Ne Bakiyorsunuz
Zeynep: Evet Fuat Bey Sizi Kurtarmamiz Lazim

O Arada Acilde Hasanla Ela Beraber Calisiyorlardir. Ela Zeynepten Laf Alamamistir Ama Hasandan Almaya Calisiyordur.

Ela: Hasan
Hasan: Efendim
Ela: Gel Kimse Yokken Konusalim
Hasan: Neyi
Ela: Zeynep Ve Sen
Hasan: Ne Olmus
Ela: Bal Gibi Gözlerinizden Belli
Hasan: Ne
Ela: Asik Oldugunuz
Hasan: Ela Git Isine
Ela: Hadi Hadii

Berk Bey Simdilik Haldun Beyin Odasini Kullaniyordur. Haldun Bey 2 Haftalik Bir Seminerdedir.

Kapi Calar

Berk: Gel

Iceriye Zenen Girer.

Berk: Oo Zenan Hanim Hosgeldiniz
Zenan: Sadece Sana Mecburen Katlaniyorum
Berk: Dahada Katlanacaksiniz Gibi
Zenan: Ne Demek Istiyorsun
Berk: Aramama Gerek Kalmadi Aksam Bana Geliyorsun
Zenan: Olmaz Suatin Ailesiyle Bulusucam
Berk: Hayir Bana Geliceksin Yoksa Her Seyi Anlatirim
Zenan: Peki

O Arada Suat Zenani Arar.

Suat: Nasilsin Canim
Zenan: Iyiyim Sen
Suat: Bende Aksama Gidiyoruz Dimi Annemlere
Zenan: Yaa Suat Benim Acil Isim Cikti Kuzenim Bende Kalicakmista
Suat: Hmmm
Zenan: Baska Zaman
Suat: Ok

Telefonu Kapatir.

Zenan: Al Duydun Aksam Bulusucaz Ama Ilk Ve Son Defa
Berk: Pekii

Ela Acilde Calisirken Bir Adam Gelmistir Yanina.

Xxx Adam: Ela
Ela: Buyrun

Arkasini Döner

Ela: Senin Ne Isin Var
Xxx Adam: Seni Görmeye Geldim
Ela: Daha Yeni Mi Aklina Geldi Babam Olman
Ahmet: Ela Yapma Kizim

Bu Konusmalar Olurken Ahmet Beyin Arkasinda Bi Tane Adam Silahla Onu Izlemektedir.

Ela:babaaaaaa

Tam Silahi Cekerken Ela önüne Atlar Ve Vurulur.
Herkes Silah Sesinin Gelen Yere Yani Acile Kosarlar.

Fikret: Ne Oldu
Levent: Bi Silah Sesi Duydum Sanki
Zenan: Bende Hocam

Acile Gelmistirlerdir. Bir Adamin Kucaginda Ela Vurulmus Haldedir.

Levent: Elaaaaa

Bölümüm Sonu

Sezon Finali 6.bölüm

Ela Acilde Calisirken Bir Adam Gelmistir Yanina.

Xxx Adam: Ela
Ela: Buyrun

Arkasini Döner

Ela: Senin Ne Isin Var
Xxx Adam: Seni Görmeye Geldim
Ela: Daha Yeni Mi Aklina Geldi Babam Olman
Ahmet: Ela Yapma Kizim

Bu Konusmalar Olurken Ahmet Beyin Arkasinda Bi Tane Adam Silahla Onu Izlemektedir.

Ela:babaaaaaa

Tam Silahi Cekerken Ela önüne Atlar Ve Vurulur.
Herkes Silah Sesinin Gelen Yere Yani Acile Kosarlar.

Fikret: Ne Oldu
Levent: Bi Silah Sesi Duydum Sanki
Zenan: Bende Hocam

Acile Gelmistirlerdir. Bir Adamin Kucaginda Ela Vurulmus Haldedir.

Levent: Elaaaaa
Fikret: Hemen Bir Sedye Getirin
Levent: Cabuk Olun Ela Ac Gözlerini Ne Olur Askim Ne Olur ölme
Ahmet: Kizim Ela Ne Olur Benim Yüzümden ölme
Ela: Levent Seni Sev....
Fikret: Sedye Nerde Kaldi Cabuk Olun Cok Kan Kaybediyor
Zeynep: Beyfendi Kacilin

O Arada Burakla Hasan Vuran Adami Yakalamaya Calisirlar Ama Ne Yazikki Adam Kacmistir.

Levent: Yakalidiniz Mi Adami
Hasan: Hayir Hocam

Sedye Gelmistir.

Fikret: Dikkatli Kaldirin
Levent: Ela Az Kaldi Hadi Askim Birakma Kendini
Zenan: Suat Beye Hemen Haber Veriyorum
Fikret: Zeynep 2 Numarali Ameliyataneyi Hazirla
Zeynep: Peki Hocam

Herkes Bi Telas Icindedir. Herkesin Kafasinda Tek Bi Soru Vardi: Ela Neden Ve Kimin Yüzünden Vuruldu.

Ameliyatane önünde

Levent: Bende Gircem Ameliyata
Fikret: Levent Bey Biliyorsunuz Aile Yakinlari Ameliyata Giremiyor Hem Bu Halde Nasil Giriceksiniz
Levent: Ama Yaa Ona Bi Sey Olursa
Suat: Emin Ellerde Merak Etme Sen

Levent Cok üzgündür. Dakika Dakikasina Ameliyatane Kapisinda Bekliyordur. Bütün Asistanlarla Beraber. Kimse Calismak Istemez.

Ameliyattan Sonra

Levent: Nasil Gecti Ameliyat
Suat: Su An Iyidi Ama Kritik Saatlerde
Zenan: Yaa Olamaz Neden Vurdular Onu Yaa
Zeynep: Bilmiyorum Hocam Iyilesicekmi
Fikret: Umudunuzu Kaybetmeyin Sakin Hadi Herkes Isine

Zenan Mecburen Berkin Yanina Döner.

Berk: Nerdeydin Sen
Zenan: Sanane
Berk: Dogru Konusurmusun
Zenan: Off Git Basimdan Zaten Mecburen Sana Katlaniyorum

Berk Icinden

Berk: Az Kaldi Zenan O Aci Dolu Yillarin Hesabini Bu Aksam Alicam Senden

Berk Kendi Kendine Sinsi Planlar Yapmaya Baslamistir. Zenan Odadan Ciktiktan Sonra Berk Suati Arar.

Suat: Alo
Berk: Alo Suat
Suat: Aa Berk Naber Yaa Ayni Hastanedeyiz Ama Görüsemiyoruz
Berk: Evet Yogunsun Biraz
Suat: Eh Biraz Elaya Olanlari Duydun Mu
Berk: Evet Cok üzüldüm Yaa Yasama Sansi Yokmu
Suat: Bilmiyorum Kritik Zamanin Icinde
Berk: Neyse Suat Bu Aksam Otele Gelde Laflayalim
Suat: Ben Pek Uzaga Gidemem Elaya Bi Sey Olursa Hemen Hastaneye Yetismem Lazim Olabilir
Berk: Merak Etme Hastanenin Yanindaki Oteldeyim
Suat: Pekii O Zaman
Berk: Sana Büyük Bir Sürprizim Var
Suat: Tamam Görüsürüz
Berk: Bye

Bu Görüsmeden Sonra Berk Hedefine Yaklastigina Sevinir.

Yogun Bakimda

Levent: Ela Askim Sana Kavusamadan Kaybetmek Istemiyorum Seni Ne Olur Ac Gözlerini Seni Cok Seviyorum

O Arada Esrarengiz Adam Girer.

Ahmet: Durumu Nasil
Levent: Iyi De Siz Kimsiniz
Ahmet: Ben Babasiyim
Levent: Ne Kiziniz Bunca Yildir Aci Cekti Bunca Yildir Sizsiz Yasamayi ögrendi Simdi Cikip Geldiniz Ve Bilinmeyen Bir Kisi Yüzünden Vuruldu
Ahmet: Benim Yüzünden
Levent: Ne Dediniz
Ahmet: Evet Benim Kumar Borcum Yüzünden
Levent: Inanamiyorum Bir Gün Geliyorsunuz Kizinizin Hayatani Giriyorsunuz Ve Yine Berbat Ediyorsunuz Bu Nasil Bir Kader
Ahmet: Haklisin Evladim

Odaya Naz Girer.

Naz: Baba Iyimisin
Levent: Burda Elanin Nasil Oldugu Daha önemli Degilmi
Ahmet: Ben Iyiyim Kizim Ama Ela
Naz: Ela Nasil Levent Bey
Levent: O ölüm Döseyinde
Naz: Olamaz Peki Neden
Ahmet: Kizim Benim Yüzümden Vuruldu Tam Beni Vurucaklarken önüme Atladi Beni Korudu Beni Daha Seviyormus Babasi Oldugumu Biliyormus Daha
Naz: Kardesimm

Aradan 12 Saat Gecmistir Elanin Durumunda Degisiklik Yoktur.

Is Cikisi

Zenan: Suat Sen Git Benim Biraz Isim Var
Suat: Pekii Fikret Sen Burdasin Dimi
Fikret: Evet Suat Bey Elayi Birakamam
Suat: Pekii Bi Sey Olunca Hemen Haber Ver Gelirim
Fikret: Tamam

Soyunma Odasi

Hasan: Sen Burda Mi Kaliyorsun
Zeynep: Evet Elayi Birakamam
Hasan: O Zaman Bende Kaliyorum
Zeynep: Neden
Hasan: Sizi Yalniz Birakmamak Icin

Zeynep Hasanin Gözlerinin Icine Bakar Ve Duygulanir. Zenan Berkle Bulusacagi Yere Gitmistir.

Otel Girisi

Berk: Hosgeldin Zenan
Zenan: Yaa Sen Beni Neden Buraya Cagirdin
Berk: Sabirli Ol
Zenan: Yaa Bak Bi Tek Konusmaya Geldim Cok Kalamicam
Berk: Hadi Yaaa Neyse Asagi Inelim
Zenan: Neden
Berk: Sana Bi Sürprizim Var

Asagi Kata Inerler Ve Zenan Suati Görür.

Suat: Zenan Senin Ne Isin Var Burda
Zenan: Suat Bak Göründügü Gibi Degil
Berk: Susun Ikinizde Zenan Hatirliyormusun Gecmisi Okuldaki Zamani

Zenan Aglamaya Baslar.

Zenan: Berk Ne Olur Sus
Suat: Ne Oluyor
Berk: Suat Otur Ve Dinle Aynisi Senin Basina Gelmesini Istemiyorum
Zenan: Sus Yalvaririm Sus
Berk: Suat Biz Zenanla Okulda Beraberdik Ben Onu Sevdim Ama O Beni Kullandi Ben Onun ögretmeniydim Ve O Beni Kullandi Okulu Kazana Bilmek Icin Kullandi

Bu Arada Ela Komaya Girmistir.

Levent: Hemen Fikretle Suati Cagirin
Hemsire: Suat Bey Burda Degil Efendim Fikret Hanim Geliyor
Fikret: Ne Oldu Levent Bey
Levent: Ela Komaya Girdi
Fikret: Hemen Suat Beye Haber Verin
Ahmet: Kizim Ne Olur ölme
Fikret: Disari Cikin Lütfen
Zeynep-hasan: Ne Oldu Hocam
Fikret: Onlari Cikarin

Otel

Suat: Inanamiyorum Zenan Nasil Yapabildin Bunu
Zenan: Anlata Bilirim Suat

Suatin Telefonu Calar.

Suat: Aloo
Hemsire: Suat Bey Hemen Gelin Ela Hanim Komaya Girdi
Suat: Hemen Geliyorum

Zenan: Suat Ne Olmus
Suat: Ela Komaya Girmis Hemen Gitmem Lazim
Zenan: Bende Geliyorum

Yogun Bakimda

Fikret: 200 E Sarj Ett
Levent: Hadii Ela
Fikret: Kacilin

Ela Yanit Vermez

Fikret: 250
Zeynep: Hazir
Fikret: Kacilin

Ela Yine Yanit Vermez

Levent: Ela Askim Birakma Beni

O Arada Suat Ve Zenan Gelir.

Suat: Ne Oldu
Fikret: Yanit Vermiyor 300 E Sarj Et
Zeynep: Hazir
Fikret: Kacilin

Herkes Monitöre Bakar Ama Elanin Kalbi Dönmemistir.

Fikret: 350 Hadi Ela Hadi Ha Gayret
Zeynep: Hazir
Fikret: Kacilin

Elanin Kalbi Durmustur Ve Geri Döndürememislerdir.

Levent: Elam Askim Birakma Beni

Fikret Elanin üstünü örtmüstür. Ela Ne Yazikki Hayatini Kaybetmistir. Herkes Cok üzgündür En Cokta Levent.

Levent Elanin Yaninda

Levent: Elam Beni Birakip Gitme Elamm Ellllllaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

Bölümün Sonu

Yeni Sezonda Görüsmek üzere

mad-girl
11-06-08, 00:22
GİDEN ANILARIDA BERABERİNDE GÖTÜRSE KEŞKE
YOKLUĞUNA ALIŞMAK DAHA KOLAY OLUR BELKİDE....


E kötü bir şey mi var
L bilmiyorum
E nasıl
L iyi mi kötü mü bilmiyorum
E levent iyi misin
L sevinç hanım ve murat bey
E onlar kim
L metenin ai…der ve iki damla yaş akar gözlerinden
E ne olmuş
L kaza yapmışlar
E durumları nasılmış
L bilmiyorum ben ASM ye gidiyorum
E tamam canım bana haber vermeyi unutma

ASM

L doktor bey durumları nasıl
D Neyi oluyorsunuz
L bakın ben komiserim ve hastaların durumunu öğrenmeliyim uzun hikaye
D tabi komiserim
L eet dinliyorum
D levent bey sevinç hanımı kaybettik… murat bey ise buraya geldiğinde kalbi durmuştu ilk müdahaleyi yaptık şimdi biraz toplamasını bekleyeceğiz eğer başarılı olursa yani bünye amelytı kaldırabilecek bir duruma gelirse onu amelyata alacağız….
L anladım

L alo ela
E durumları nasıl
L sevinç hanım , ölmüş
E ne
L murat beyinse durumu çok kötü
E sen orda mı kalacaksın
L evet buradayım
E tamam canım


2 hafta sonra

E levent uyan canım
L hı
E günaydın
L günaydın canım
E hadi kahvaltıya
L mete kalktı mı
E levent
L ben , ben hala alışamadım ela :icon_sorr:icon_sorr



:icon_whis:icon_whis:icon_whis

umudaslm
11-06-08, 00:23
E:Levente evliliğe hazır olmadığımı söyledim
Z:Ne yaptım dedin
E:Bak hastalığımdan söz etmedim sende etmeyeceksin zenan bana söz verdin
Z:Mantıksız davranıyorsun ela bu yaptığın eski türk filmlerine yakışacak bri saçmalık

umudaslm
11-06-08, 00:25
DEVAMI
E:Ya neye yakışıp yakışmadığı umurumda değil böyle bir evliik istemiyorum onun baba olma hayallerini yok eden acıdığı kızdığı ama kopamadığı zavallı ela olmak istemiyorum

umudaslm
11-06-08, 00:33
Z:Bugün bebekleri seyrettim o kadar küçük ve zavallılar ki bir bebeğe bakmak çok zor birşey
E:Ya neden güzel birşeyi korkunç bir şeye çeviiryorsun zenan çocuğunu doğursan ona yardım edecek bir sürü insan var hayatında annen var nenen var gerekirse bir bakıcıda tutabilirsin ama sen yinede..
Z:Ela senin çocuğun olmuyor diye benim doğurmam gerektiğini söyleyip duruyorsun ama bu haksızlık ela senin anne olmanı benden çok kimse isteyemezdi ama sen bana kendimi iğrenç hissettiriyorsun bu gerçekten haksızlık
ZEY:Kızlar çabuk olun hadi gelin hadi çabuk

umudaslm
11-06-08, 00:38
L:Küçük hasan nasıl
E:Kendine geldi sen nasılsın burcu hanımla herşey yolunda mı
L:Şimdide beni kıskanıyor musun seninle evlenmek çocuk yapmak aile olmak için çırpınırken benden ayrılıverdin beni yüzüstü bırakan hazır olmadığını söyleyen sensin ela
E:Ama burcu hanım hazır galiba
L:Ela beni seviyor musun sevmiyor musun benimle olmak istiyor musun istemiyor musun bir karra ver
Burcu:Hazır mısın levent bir sorun mu var
L:Yok gidebiliriz

umudaslm
11-06-08, 01:06
S:Ela levent nerde odasına baktık ama..
E:Az önce çıktı
S:Çıktı mı tüh onunla birşey konuşacaktım
Z:Az önce çıkmış yakalarsın belki
S:Hıhı
Z:Ela..
E:Sakın levente söyledim deme hem merak etme ona birşey olmaz
Z:Ne demek bu
E:Mert olayında ilk yaptığı şey kendini aylanın kollarına atmak olmuştu şimdi de burcu hanımın kollarında teselliyi buluyor

doktorcu-el
11-06-08, 14:11
bu ilk ve tek senaryom :D bu bölümden sonra olmasını istediklerimi yazcam...

yolda burcu ve levent...

levent:hani hastaneden çıkarken yanımda bi kadın vardı ya
burcu:evet
levent:ela... beni evliliğimize çok az bi zaman kala sebepsiz yere bıraktı
ama ben...ben onu hayla çok seviyorum daha önce bu hatayı yapmıştım ve şimdi yine yapamam o beni bırakmış olsada bunu yapamam
lütfen şu arabayı durdururmusun
burcu:bak levent yanlış anladın ben düşündümki bişeyler yeriz biraz sohbet ederiz
levent:yapma burcu oraya gittiğimizde neler olcağını ikimizde iyi biliyoruz hem ben sohbet bile etmek istemiyorum
burcu:peki o zaman çekime gidelim kadına söz verdik
levent:sen git ben gelmicem hatta röportajımıda iptal ettir ve şimdi bu arabayı durdur
burcu:tamam tamam durduracağım ama sen bana neden öyle bakıyordun etkilendiğini düşünmüştüm
levent:bak ela ben evliliğe hazır değilim,iş ve evliliği bir arada yürütemem dedi karşımdaysa aile kurmak isteyen çok başarılı bir kadın vardı ben senden değil düşüncelerinden etkilendim...kadının güzelliğine bak hayran kaldım demedim.diyememde... hem ben böyle zamanlarda çok boşluğa düşerm kendimi kontrol edemem.anladın mı beni?
burcu:(arabayı durdurur):umarım elayla aranızdaki problemi halledersiniz...

levent arabadan inmişti bunu sevdiği hayatım,yaşama sevincim dediği kadına yapamazdı olmazdı...asla!

telefonunu kapadı ve tekneye gitti...

ela olduğu yerde çakılıp kalmıştı ayaklarının kendini taşıyamadığını,nefes alamadığını hissediyordu...gülmeye başlamıştı siniri bozulmuştu ve sadece gülüyordu hemen soyunma odasına gitti duş aldı(anam orda duş varmıydı neyse olsun:Deve gidemez:D)hastane kıyafetlerini giydi,saçlarını açık bırakmıştı,aynanın karşısına geçti ve sadece iki günde çöken gözlerine yüzüne baktı bunları kapatması gerekiyordu çok hafif bir makyaj yaptı karşıdan bakıldığında çok güçlü ve çok güzel bir kadın gibi duruyordu...sanki bunları yaşayan o değildi.o sırada kendisine gelen çağrıyla irkildi!

ela:neyimiz var
ambulans ş.:neslihan yazıcı 25 yaşında bilekleri kesilmiş ve bir kutu ilaç içmiş evinde baygın bulunmuş kısacası intihar...

(ela intihar eden hastanın kollarına dikiş attı,midesi yıkandı ve normal odaya alındı)

neslihan:ben..ben neler oluyor
ela:sakin olun neslihan hanımm hastanedesiniz evinizde baygın bulunmuşsunuz
neslihan:beni neden kurtardınız ben yaşamak istemiyorum
ela:neden...hayat herşeye rağmen yaşamaya değer değil mi
neslihan:bunu kaldıramıyorum içimde bişeyler acıyor dayanamıyorum bu acıya
ela:anlatmak istermisiniz belki rahatlarsınız hı?
neslihan:onu çok seviyordum daha önce bir kez ayrılmıştık ve başka biriyle birlikte oldu şimdi yine ayrılmak zorunda kaldık ve onu başka kadınla giderken gördüm.ona güvenmiştim bi daha aynı hatayı yapmaz sanmıştım ama o beni yine ilk fırsatta aldattı başka kadınların kollarında teselli aradı
ela:(yine gülmeye başlamıştı)
neslihan:size halim çok gülünç geliyor değilmi sevgilisi için intihar eden bir kadın
ah tabi siz bu kadar iyi bir hastanede çalışıyorsunuz.çok güzel ve gençsiniz eminim sizi sevgiliniz hiç aldatmamıştır
ela:yaklaşık bir saat önce sevdiğim adam başka bir kadınla gitti.ve bunu bana ikinci kez yapıyor tıpkı sizin sevgiliniz gibi her ayrıldığında birinin kollarında tesellisini bulmaya çalışıyor
neslihan:nasıl yani gerçektenmi ben özür dilerim.siz çok güzel ve güçlü duruyorsunuz yani ben sanmıştım ki
ela:hiçkimse için ölmeye değmez hanfendi o kadınla gitti ama ben burda işimi yapıyorum.eğer gitmek isterse size sadakati yoksa bırakın gitsin!güçlü olmaktan başka hiçbir şansımız yok.ben onun için ondan vazgeçerken...neyse sizin dinlenmeniz gerekiyor birazdan sizinle psikiyatr uzmanımız yeliz sürmen gelip konuşacak geçmiş olsun...
neslihan:sizin kadar güçlü olmayı çok isterdim.sağolun doktor hanım

levent...önce bir duş aldı sonra giyinip hastaneye gitmek için yola çıktı

ela dosyaları imzalarken hemşire yanına geldi
hemşire:ela hanım beyin travması olan bir hasta geldi ve levent beye ulaşamıyoruz siz nerde olduğunu biliyıormusunuz
ela:sessizce--o şimdi meşguldur(!)
hemşire:efendim
ela:bilmiyorum nerde olduğunu bilmiyorum!

levent o sırada arkalarında duruyordu:
levent:gülçin hanımm vakayı az önce diğer beyin cerrahı atakan beye devrettim
ela:sen naısl burda oluyosun gitmedinmi
levent:(ela kolundan tutar)şimdi bana herşeyi anlatıyosun neden evlenmek istemediğini mantıklı sebeplerle!

elayı kolundan tutarak odasına götürür
levent:evet seni dinliyorum ela
ela:tamam bunu söylicem.daha fazla saklayamam.3 hafta önce kasıklarımda bir ağrı vardı annem jülide hanıma gitmem için beni zorladı.gittim.yumurtalıklarımda kist çıktı
vee birde ııı
levent:ela kötü birşeymi var
ela:infertilite
levent:neee
ela:yani asla çocuğumuz olmıcak
levent(öylece kalmıştır)
ela:bak bunu sana söyliyemedim üstelik bunu kendim bile kabullenmiş değilim.sen çocuklarımız için başhekimlikten bile vazgeçtin bunu herşeyden çok istedin ben şimdi bunu sana yapamam
levent:ela saçmalama biz doktoruz sende bir doktorsun ve bir sürü tedavi yöntemi var nasıl hemen pes ediyorsun anlayamıyorum
ela:bak eğer evli olsak her türlü tedavi yöntemini denerdik.ben şimdi o küçük umut ışığının peşine sürükleyip seninle evlenemem.tedavi olduğum zaman bile çocuğumuzun olması yüzde yüz değil olmaz levent .
levent:Ela sen ne sanıyorsun ah seninle çocuğumuz olmıcak diye evlenmeyip yarın başka bi kadından çocuk yapcağımı mı ben senden istiyordum bunu sadece senden.her türlü tedavi yolunu deneriz olmazsa da olmaz napalım çocuk evlat ediniriz bir sürü çözüm yolu var evlenmemek dışında!
evet şimdi kaldığımız yerden devam ediyoruz ve yarın gidip seninle şu nikah gününün tarihi belirliyoruz
ela:leventtt
levent:efendim hayatım:img-in_lo
ela:bunu yapmanı istemiyorum
levent:elaaa:img-in_lo(elaya yine öyle bakar sadece elaya:hıh)dudaklarına yapışır sonrada sarılırlar:happy0064


ebru hacıoğlu duy sesimi:img-tomat

çok saçma olan yerler vardı ama yazdım işte:D

selen_123
11-06-08, 15:19
arkadaşlar aşh hiç bitmez adlı senaryomu bitirdim en kısa zamanda bi final yazacağım onun yrine daha güzel bi senaryo geliyor HAYATIN MUCİZELERİ
KARAKTER TANITIMI
LEVENT ATAHANLI: yakışıklı işinde başarılı romantik bir prens ve türkiyenin en iyi beyin cerrahı
SUAT BİRTAN: yakışıklı işinde başarılı romantik türkiyenin en iyi kalp damar cerrahı
BERAT TANDOĞAN: yakışkılı işinde başarılı oldukça romantik bi prens türkiyenin en iyi genel cerrahı
ELA ALTINDAĞ: babası ve annesi ayrılmış daha sonra babası ölmüş fakat o annesine kızgınlık beslemio oldukça güzel ve bu güzelliği ona bela olmu
ZENAN PARLAR: hırslı güzel ve azimli ela ve edanın en iyi arkadaşı beraber kalıolar ve çok mutlular güzellik onunda başına dert olmuş
EDA ALTINDAĞ: elanın ikizi o elanın tam tersine annesine çok büyük bi kızgınlık beslio onunda güzelliği başına bela olmuş ve ela ile aşk hayatlarını geçmişi hiç iyi deil

derya_suat
11-06-08, 18:05
4. BÖLÜM

Cumartesi günkü işletme kulübünün düzenlediği çiğ köfte partisine Ela'yla beraber gidiyoruz. Levent faal üye olmadığı halde Suat'ın yanı başında , kankasının baş yardımcısı konumunda.
Ela: Bu kadar kişiye çiğ köfte yetiştirmek kolay mı? ( diyor ela ). Bakalım işin içinden nasıl çıkacaklar.
Korkuları boşa çıkıyor Ela'nın. Güçlü kuvvetli bu işte yetkin oldukları belli iki çiğ köfte ustası tüm becerilerini ortaya koyarak yoğurmaya başlıyorlar. Bizlere de merakla seyretmek düşüyor.
Suat: Bir avuç daha biber at usta.( diye takılıyor suat) baksana kalabalık arttı.
Ardından açıklıyor. Öğrenci evinde çiğ köfte yaptıklarında son anda çıkp gelen umulmadık konuklarla katılım çoğaldığında yetsin diye acıyı artırarak tüketimi kısıtlama yoluna giderlermiş.
Keyifle izledğimiz yoğurma işleminin sonunda ustalarımız elleriyle sıkım yapıp üzerinde parmak izlerinin kaldığı koza şeklindeki köfteleri beğenimize sunuyorlar.
Levent yoğrulurken konulan biber yetmezmiş gibi köfteleri pul biber tabağına batırıp öyle atıyor ağzına.
Levent: İsot derler buna. bir dene pişman olmazsın
Düştüğüm durumu içime sindiremiyorum. Ne farkım var onlardan. bende dilime damağıma hakim olamaz mıyım? Kararlı bir tavırla Levent'in yaptığı gibi isot denen kırmızı pul bibere daldırıp bir kenara çekiliyorum. Ne var ki irade gücüyle başarabileceğimi sandığım acıyla kaynaşma çabam başarısızlıkla sonuçlanıyor.
Yutuyorum yutmasına ama ağzımın içini kaplayan acı hissinin yoğunluğuyla gözlerimden yaşlar boşanıveriyor. Yanı sıra önüne geçemediğim berbat bir öksürük krizi.
Suat'ın tam çaprazımdaki köşeden fırlayıp endişeli bir yüzle yanıa gelişi... Elindeki bardakla bana yudum yudum ayran içirişi...Yanaklarımdan süzülen yaşları parmaklarının ucuyla silmesi, saçlarımı okşayarak başımı omzuna yaslayışı... Birkaç dakikalık süre içinde en olmayacak yerde , en umulmadık tarzda gelişiveren garip bir yakınlaşma.
Suat: Şimdi nasılsın?
Zenan: Daha iyiyim. sağol. ( diye çevremizdeklilerin bu durumu nasıl değerlendirdiklerinin merakıyla geri çekiliyorum. Neyse ki , herkes kendi aleminde. Dudaklarındaki imalı gülüşü saklamaya gerek görmeyen Ela'yı saymazsak...


Hafta sonum Suat'la cumartesi günü yaşadığımız umulmadık yakınlaşmayı düşünmekle ve kendimce sonuçlar çıkarmaya çabalamakla geçiyor. Bu kadar etkilenmemin anlamsızlığını yineliyorum içimden ama başaramıyorum. Filmi başa sarıp tekrar tekrar izliyorum. Arkadaşça sıradan bir yardımdı yalnızca demek istiyorum; olmuyor.
O kısacık süre içinde farklı bir şeyler vardı. Suat'la aramızda oluşuveren beklenmedik bir akım... Sözcüklerin , dizelerin yer almadığı bambaşka bir şiirsellğin yakalanışı...
Öyle miydi gerçekten ? Ya yanılıyorsam? Ya ne zamandır kıskacında bunaldığım kendime bile itiraf etmeye cesaret bulamadığım beklentinin yanıltısıysa o büyülü zaman dilimi?
Kesinlikle öyle ! Hem... Karşılıklı iki kişinin paylaşımıyla yaşandığını düşündüğüm o sahne ; yalnızca benim kafamda kurguladığım abartılı yorumlarla süslediğim gerçekdışı sanal bir yaşanmışlık da olabilir.

Kendine gel Zenan ! Saçma sapan varsayımlarla yola çıkarak gülünç duruma düşme. Bu tarz kişilik yapınla asla örtüşmeyen düşünceler ; gözlerin bir noktaya dikili olmayacak hayallere dalmalar hiç mi hiç yakışmıyor sana...

gemini7
11-06-08, 18:19
Zeynep:Haa Zenan Fikret hanımı gördün mü bir ameliyat çıktı ama onu bulamıyoruz
Zenan:Ela'ya ne yapacaklarını konuşuyorlar
Zeynep:Nasıl yani birşey mi oldu?
Zenan:Biz aşağıda uyurken Ela komaya girmiş..


Fikret:Murat ve Zeynep reflüye bağlı hıçkırık hastas için laparoskopi çalışmalarına başlayın hadi, Zenan ve Hasan sizde Jülide hanımın yanına gidin hadi
Zenan:Hayır
Fikret:Anlamadım
Zenan:Jülide Hanımın yanına gitmiyorum
Fikret:Zenaaan
Hasan:Bende gitmiyorum hocam,özür dilerim Ela ile ilgilenicem
Zenan:Bende öyle
Fikret:Çocuklar bakın gerçekten bunlarla uğraşacak...
Hasan:Hocam bakın size saygısızlık etmek istemiyorum biliyorum aile üyeleri yakınlarının tedavisine giremez babam hasta olduğunda da kural buydu ve o da...
Zenan:Ela'ya bu olmayacak! Onun yanından ayrılmıycam
Hasan:Hocam sizde Ela'nın ailesisiniz isteme töreninde annesi yoktu siz vardınız hepimiz aynı durumdayız hocam

mirank
11-06-08, 18:53
Bir Bağbozumu..


(Levent Elayı yakalayıp dolaba kitledi!!)

E- Levent aç şunu yaaa!!!
L- Akıllanana kadar ordasın!
E- Tama akıllandım!
L- Bende yedim!!
E- Yaaa!
L- bir süre daha ordasın karıcım!!!
E- Piisss!!
L- Sensin o!
E- Gıcık!
L- Sensin!!!

Ve Yağmur..

http://img263.imageshack.us/img263/4081/pdvd056je9kukv0.jpg

(İç ses; Niye benimde normal bir annemle babam yok ki??)

L- Telefon!
E- Duydum ama dolaptayken açamam dimi??
L- Tamam açtım!
E- Oh be! Şuna bakiyim sonra sorucam sana!
L- Soramicaksın çünkü benimki de çalıyor!!
E/L- Efendim!!.. NE!!!!!!

Aslında gelen bu haberler çok farklıydı ama konuları fazla uzattığım için buna fırsat kalamdı.
Onuda 3. sezon işlicem. Öğlesine geçiştiriyorumm..

Lütfen şarkıyı dinlemeden okumayınız. Ben açmanız gerektiği yere yazdım zaten. İki sezondur yazan biri olarak
o kadarcık lüksüm olduğunu düşündüm..

Şarkı: Sezen Aksu Kıran Kırana..


L- Çocuklar zehirlenmiş.
E- Hasan ve Burak!
L- Evet! Kader arad.
E- Benide Derya!
L- Hadi hastahaneye geçelim..
E- Tamam.

HASTAHANE..

E- Noldu ya??
H- Bu manyak beni bir köfteciye götürdü! Sonuç bu!
B- Sanki kasten yaptık! Bizde zehirlendik herhalde.
E- Telefonda Derya, Burak Hasanı zehirledi diyince şaşrıdım bende!
B- Öyle mi dedinn!! Piss!
H- Sanki yalanda!
B- Ya ben nerden biliyim!! Uğur dündar mıyım ben ya!!! mutfağımı inceledim! Manyak mı ne!!
H- Ne götürüyorsun o zaman beni bilmediğin yere!!
L- Korkulucak birşey yok! İkiside gayet iyi!
Herkes- Kesinlikle!
H/B- ????????


GECE..

(Kapının önünde bir paket vardı..)

E- Levent bu ne??
L- Bilmem!
E- Bize mi gelmiş??
L- Bu saatte mi??
E- Açsak mı??
L- Polis mi çağırsak??
E- Saçmalama Levent ya! Ben açarım!!
L- Ela noldu??
E- !!!!!!!
L- Ela!!!
E- Levent!!!
L- Ela ne var o pakette!!!

(Ela paketi yere attı.)

L- Ela???
E- Levent şaka dimi bu!!

(Levent eğlimip paketi aldı. İçinde gelin bir bebek vardı.)

L- Aşkım bebek bu!
E- !!!!!!

(Bebeği paketten çıkarınca üzerinde kan olduğunu gördü..)

E- Aaaa!!
L- Tamam tamam canım sakin ol!
E- Levent bu ne! Bu ne demek oluyor!!
L- Biri eşşwk şakası yapıyor!!
E- Levent böyle şaka olmaz!!
L- Tamam canım geçti!
E- Bir kart var!!
L- !!!!!!!!!!!
E- Ne yazıyor!!
L- Ela..
E- Levent ver şunu!!
L- Canım..
E- Levent ver dedim!!
L- .....

E- Buluşmmaıza az kaldı.. Olanların bedeli ödüceksiniz.. Ozan..
L- Elacım..
E- Levent bu adam hapiste değil mi??
L- Hapiste!
E- Nasıl.. Bu nasıl oluyor! Levent ne istiyor bu adam! Ne demek bu!!!!
L- Aşkım sakin ol! Elaaa!!!
E- Polis çağıralım!
L- Tamam!!


============== ERTESİ GÜN =================

HASTAHANE..

D- Elacım sakin ol artık!
E- Levent gelmeden olamam!
K- Bak Burak yanında!
Z- Yalnız değil!
A- Keşke biz de gitseydik!
S- Burak zorla peşine düştü. Kimseyi istemedi ki!
H- Burak bu elinden ne kurtulur!!
E- O adamı görmeye gitti ya! Nasıl sakin oliyim. Dışarıya bunu gönderen orda..
A- Ela kötü senaryolar kurmayı keser misin!!!


CEZA EVİ..

O- Ooo bu ziyareti neye borçluyuz??
L- Sen ne yaptığını sanıyorsun!!!
O- Hediye mi beğenmedin mi??
B- Seni var ya!!
O- Sizinle bir anlaşma yapalım!
L- Ne anlaşması!!
O- Siz bana iki yüz bin dolar verin! Bende sizin peşinizi bırakıyim!
L- İki yüz bin dolar mı??
B- İyi para!
O- Evet!
B- Sen manyak mısın be!!
L- Peşimizi bırakıcaksın!
O- Bırakmazsam??
L- Bırakmazsan neler olucağını tahmin bile edemezsin!!
O- Asıl sen edemezsin!! Neler yapabileceğimi düşünmek bile istemezsin! Ama görüceksin!!
L- Elinden geleni ardına koyma!!
B- Bana bak! Adam gibi konuşmaya geldik! Biz sana birşey yapmadık! Sen kendi yediğin haltların bedelini ödüyorsun!!

(Levent, Burak ve Ozan uzun birsüre konuştular. Ozan tuzakları o kadar iyi kurmuştu ki sıraya tüm istedikleri oluyordu..)

O- Gidin bakalım!! Bu defa başladığım işi bitiricem Levent Atahanlı!! Seni bitiricem!!!


============== BİR HAFTA SONRA ============

E- Amilyathanelerin hepsinde birşeyler oluyor!
S- Ne gibi??
Z- Ne gibi olucak ya birey patlıyor ya kırılıyor..
D- Şimdi de ilaç depolarında ki soğutma sistemi bozulmuş tüm ilaçlar hiç oldu!
K- Sorma ya!
E- Levent??
B- Yok artık Ela! Sende abarttın yani!
A- Hem aimlyathanelere, depolara zarar vericekte nolucak!
E- Off haklısınız!
B- Konuşmamaız işe yaradı! Bak ses soluk yok!
L- Bencede!
E- Umarım!!
K- Ya yarın ki yaza merhaba partisini düşünelim biz!!
E- Yine aynı tekne mi??
B- Evet! Kaptanla kanki olduk!
K- Bir o kalmıştı zaten!!
H- Biz sonradan gelicez ama!
D- Niye??
A- Hasanla ilaçların depoya girmesine yardımcı olucaz!
H- Fazla sürmez!
C- Benimde işim vardı zaten drek hastahaneye gelirim beraber geçeriz!
A- Olur!
S- Aslında amilyathanelerin tadilata girmesi bir yönden de iyi oldu be! Tüm vakalar ertelendi.
L- Tatil yapıyoruz ne güzel!!
E- İçimde kötü bir his var ya!
L- Yapma Ela! Herçey yoluna giricek! Bu yıl bir türlü yapamadığımız o muhteşem tatili yapıcaz!
E- Sen ben ve kızımız!
L- Evet aşkımm..


================ ERTESİ SABAH =============

(Yeni bir gün doğuyordu. Bütün umutların, aşkların, hayallerin üzerine. Ve nasıl biteceğini kimse bilmiyordu..)


http://img294.imageshack.us/img294/5882/showtvdecember17202226mdk2.jpg


L- Hadi kalk bakalım uykucu!!
E- Biraz daha!!
L- Hadiii..
E- Sana sarılıp biraz daha yatmak istiyorum!
L- Ela sen iyi misin??
E- Bilmem! Sadece bütün gün böyle durmak istiyorum! Sanki sana sarılmayı bırakırsam seni bir daha bulamicakmışım gibime geliyor.
L- Sinirlerin bozuk senin! Part iyi gelicek sana!
E- Seni çok seviyorum..
L- Bende sevgilim!!


CEZA EVİ..

O- Anlattığım gibi Semih! Adım adım gidicez!! Bu gün adliyeye sevkim var! Bende ordan tüyücem! Dediklerimi iyice anladın mı??
Güzel! Yok hepsini ben halledicem! Sen sadece bebeği al git! Ne demek yapamam! Yapmazsan neler olucağını biliyorsun Semih!!
Güzel!! Yola gel şöyle!! Önce adliye ordan terminal..
Herşey harika olucak!! Onlar için çok güzel bir pati hazırladım. Hiç biri unutamicak.. Hiç biri!!


================ SAATLER SONRA ===========

HASTAHANE..
1. İLAÇ DEPOSU..

H- Off topla topla bitmedi ya!
O- Yardım etmemi ister misin??
H- Sen???
O- Ben!!!
H- Kaçtın dimi??
O- Zekisin!!

(Silahını çekti..)

O- Ama ne yazık ki zeki bir ölü olucaksın!!!
H- Manyaksın sen!!!

(Hasan silahı Ozanın elinden almaya çalıştı!! Salih yere düştü! Boğuşma başladı.. Ama yenen kişi Hasan olamadı..
Ozan Hasanı itip başını duvara vurdu. Hasan baygın yere düştüü.. Ozan ellerini ayaklarını ve ağzını bağladıktan sonra
küçük dar bir dolba kitledi.. Hasan orda ölüm kalım savaşı vericek ve kurtulamazsa boğulması uzun sürmicekti..)


2. İLAÇ DEPOSU..

(Sıra Alideydi.. Yavaşça arkasına gitti. Ali camdan Ozanı gördü. Döndü! Boğuştular! Ali Hasandan çok daha güçlüydü.. Salih iki kere patadı.. Kurşunlardan
biri Ozanın koluna diğeri ise Alinin karnına isabet etti. Ali olduğu yere yığıldı.. Ozan baş ucuna gitti.)

A- Piss..lik!
O- Yazık! Sen öbürüne göre daha iyi bir rakiptin!! Yazık oldu!!
A- Hasan...
O- Güle güle tatlı çocuk!!

(Ve bir silah sesi daha geldi. Bu sefer kurşun Alinin başına isabet etmişti.. O sırada Ceren içeri girdi.
Ozan sakladı ama Cereni vurmadı.. Onun için Alinin ölümünü izlemek daha kötüydü çünkü. Ozan yavaşça dışarı çıktı..
Kapıyı kitledi. Ve soğutma derecesini sonuna kadar açtı..)

C- Aliii!!!!!!!!!
A- ........

(Ceren koşup Alinin başucuna çökti!! Başını kollarının arasına alıp bağırdı..)

C- Aliiiiiiiiiiiiii!!!!!!!

(Hasan kendine gelmişti! ama kıpırdayamıyordu. Ter içindeydi.. Gözünün önüde Derya ve Diler vardı!!
Ayaklarıya kapıya vururken bacağında bir acı hissetti. Çıkışı yoktu belkide..)

FONDA..

Toprağından dönsün yüzüm
Ölünce sevemezsem seni
Kan ağlasın iki gözüm
Ölünce sevemezsem seni

Hak rahmetin görmeyim
Gonca gülün dermeyim
Muradıma ermeyim
Ölünce sevemezsem seni

Yaşamak yıldızlarda
Seninle olmak istiyorum
Sevişmek hüner değil
Yanında kalmak istiyorum

Yaşamak hüner değil
Seninle ölmek istiyorum

Ben bu yerde ölsem de
Ay yüzlüm yine elde

Muhtaç olayım namerde
Ölünce sevemezsem seni..

Yaşamak yıldızlarda
Seninle olmak istiyorum
Sevişmek hüner değil
Yanında kalmak istiyorum

Yaşamak hüner değil
Seninle ölmek istiyorum!!!

ZENAN VE SUATIN EVİNİN ÖNÜ..

(Zenan kaldırımda Canın bebek arabasını tutuyordu..)

S- Zenan bu kapı kitlenmiyor!
Z- Nasıl kitlenmiyor ya!!
S- Olmuyo!
Z- Çekil şurdan!!!
S- Oldu!
Z- Oldu!!!
S- Ya tamam bakma öyle! Hadi gidelim geç bile kaldık!!
Z- Tamam!
S- Zenan can nerde??
Z- Orda!
S- Nerde??
Z- Can!!!
S- Zenan??
Z- Suat burdaydı!!! Can!!
S- Sakin ol! Emin misin??
Z- Evet!! Suat oğlum yok!! Bebeğim yokk!!!

TEKNE..

E- Herkes nerde ya??
L- Gelirler şimdi! Çok güzelsin. Beyaz sana çok yakışıyor..
E- Teşekkür ederim..

ELANIN ELBİSESİ:

http://img367.imageshack.us/img367/5278/66665ft2.png


POLİS KARAKOLU..

- Amirim mobeseden adamı bulduk! Adamımız terminalde Mardin otobüsüne binmiş. Bebekte yayında!! Mardin polisiylede irtibata geçtik!!
S- Can dimi??
- Bilgisayardan bu çıktıyı aldık!!
Z- Can!! Oğlum!! Bebeğim bu!!
S- Canıms akin ol!
Z- Kim bu adam ya kimm!!!
S- Öğrenicez! Mardine gidiyoruz!!
Z- Ben bebeğimi istiyorum!! Bebeğimi geri istiyorum!!
S- Geçicek canım geçicek!!


FONDA..

Elini son defa
yanağıma koy
İstemiyorsan
giderim giderim

Serin bir sonbahar
akşamında söz
İsmini unutur
silerim
silerim

Tuttuğun kalem olsa
yüreğinin elleri
Bir defa daha yazsa
bebeğim
bebeğim
bebeğim

Eğer bir masal perisi
girerse rüyalarına
Öldü dersin gül güzeli
tılsımını kaybetti

Uğruna döktüğüm
gözyaşlarım için
Yağmurdan özür
dilerim dilerim
Kuruttuğum kızıl
gülleri alıp
Senin için senden
geçerim geçerim

Tuttuğun kalem olsa
yüreğinin elleri
Bir defa daha yazsa
bebeğim
bebeğim
bebeğim

Eğer bir masal perisi
girerse rüyalarına
Öldü dersin gül güzeli
tılsımını kaybetti..

TEKNE..

D- Açılıyor muyuz??
Kaptan- Evet! Bir arkadaş botla kıyıda! Diğer arkadaşları da o getiricek!
D- İyi!
K- Hadi gel kızlara bakalım!
E- Yağmur uyanmışsa haber verin!
D- Tamam! biz aşağıdayız!
L- Hı hı!!
E- Üff nasıl parti ya bu!! Kimseye ulaşamıyoruz!!
B- ben geldimmm!!
L- Tamda başbaşa kaldık diyicektim.
B- Ben yabancı mıyım canım!!
E- Yaaa!!

AŞAĞISI..

D- Hepsi uyuyor çıksak mı??
K- Biraz oturalım ya! İyiymiş burası!
D- Ben çıkıyorum!!
K- Bende kızlar uyansın onlarıda alır gelirim.
D- Tamam!!!

(Ve müzik başladı..)

B- Derya dans edelim mi??
D- Ayağıma basmak yok ama!
B- Yok!
D- Tamam!

L- Aşkımm??
E- Olur!!

(Ve Ela ve Levent birbirlerine sım sıkı sarılıp dans etmeye başladılar..)


FONDA..

Dönmez olsun,
dönmez olsun
sensiz bu dünya dönmez olsun

Sönmez olsun,
sönmez olsun
içimdeki ateş sönmez olsun

Bu şarkı bizim olsun,
aşkıma sonsöz olsun
Gönlümün pınarında
adın ceylanım olsun

Görmez olsun,
görmez olsun
sensiz bu gözlerim görmez olsun

Sevmez olsun,
sevmez olsun
kalbim başkasını sevmez olsun

Bu şarkı bizim olsun,
aşkıma sonsöz olsun
Gönlümün pınarında adın
ceylanım olsun

Geçmez olsun,
geçmez olsun
sensiz bu ömrüm geçmez olsun
Gelmez olsun,
gelmez olsun
ayrılık bize gelmez olsun

Bu şarkı bizim olsun,
aşkıma sonsöz olsun
Gönlümün pınarında
adın ceylanım olsun..


L- Oturalım mı??
E- Olur!
L- Gel şuaraya oturalım! Denizin kokusunu içimize çekeriz!
E- Şansımıza hava bozuk! Çok dalgalı.
L- Daha iyi ye! Dalgada yeriz!!!
E- Tamam! Ama tut beni! Düşersem karışmam!!
L- Ben seni bırakmam ki!!


(Teknenin yan tarafınaki demirlere oturdular..)


http://img141.imageshack.us/img141/9995/adszjc4.png

E- Seni seviyorum!!
L- Seni seviyorum..

**Şarkıyı açalım ve Yazan yerde sözleri takip edelim.. ikinci kıta iki kere tekrar ediyor. Birinde okusanız yeter..**

(Ozan tekneye çıktı.. Elinde silahı vardı.. Havaya iki el ateş etti.. Herkes neye uradığını şaşırmıştı..
Kader merdivenlerden izliyordu. Çocukları korumalıydı.. O sırada sahil güvenlik geldi..)

- Kimse kıpırdamasın!! Ozan Demir, Levent Atahanlı ve Burak Kuzey tutuklusunuz!!

E/L/B/D- Ne!!!!
K- Burakk!
O- Evet! Sonunda hak ettiğiniz yerde olucaksınız beyler!!! Tabi sağ kalamyı başarabilirseniz!!

(Silahı kaldırdı.. Güvenlik görevlileri Burak Ve Leventi aldılar..Ela şokta olduğu yerde oturuyordu.. )

- At silahını!!
E- Levent..
O- Ben herşeyimi kaybettim sıra sende!!

(Namluyu Elaya çevirdi ve tetiğe bastı..)

L- Elaaaaa!!!!

(Polisler Ozanı vurdular! Ama çok geçti.. Ela karnından vurulmuştu Ozan yüzünde pis bir gülümsemeyle yere yığıldı. Polisler Leventi tutuğu için Levent
olduğu yerde çırpınıp tutuyordu.. Ela yarasının üstüne elini koydu. Şaşkındı.. Hiç birşey hissetmiyordu.
Derya, Hasan ve Kader ise şoktaydı.. Elanın gözlerinden yaşlar aktı.. Ve kendini geriye doğru bıraktı..
Denizdeydi artık.. Levent polislerden kurtuldu kenara kadar gitti ama yine yakaladılar.. Deniz dalgalıydı ve tekne hareket ediyordu..
Ela gözden kayboldu. Tek kalan denizde yüzen beyaz şalıydı..)

E- Elaaaaaa!!!


Unutma
Sen yine sardunyalara su ver
Ben yokken
Unutma
Gazeteleri oku kahvaltı ederken
Unutma
Haberleri dinle her saat başı
lütfen..

Sen ki
acı çekmenin
En kibarını bilirsin
Sen ki
mum gibi
İçine içine erirsin

(Güvenlik görevlileri Leventi götürürlerken arama kurtarma timi çağırıldı.. Levent ve Burağın ellerine
kelepçe takıldı. Diğer tekneye geçirildiler.. Kader olduğu yere yığıldı. Derya onun yanındaydıı..

Levent gözü denizde gözlerinden akan yaşlarla bindirildi tekneye. Oldu yere
sırtını dayayıp çömeldi.. Burağa baktı ikiside çaresiz ve şaşkındı.. Ve tekne hareket etti..)


http://img155.imageshack.us/img155/7184/566xu4.png


KAVUŞACAĞIZ ELBET BİR BAĞ BOZUMU..


Önümüzde Ki Sezon Görüşmek Üzere..bye

167. Bölüm Sonu..:img-wink:


Son Söz;:kahve

http://img135.imageshack.us/img135/4240/j5u5u5ukopyalaly6.jpg


Ve bölüm Soruları..

- Ela bulunabilecek mi??
- Ela yaşıyor mu??
- Yaşicak mı??
- Ozan öldü mü??
- Burak ve Levent neden tutukladılar??
- Aklanabilcekler mi??
- Hasan kurtulabilecek mi??
- Ali yaşıyor mu??
- Ceren o depodan çıkmayı başarabilecek mi??
- Suat ve Zenan Canı bulabilcekler mi??


HOŞÇAKALIN..bye

derya_suat
11-06-08, 19:42
5. BÖLÜM

Yaptığım telkinler işe yarıyor. Öyle ki... Pazartesi sabahı ilk derse girmeden önce Suat beni kantinde Barış'la çay içerken buluyor.
Kısa bir kararsızlığın ardından yanımıza gelip " Günaydın " diyor. Gözlerinde buruk hatta hüzünlü diyebileceğim sitemli bir ifade var. Aldırmıyorum. Cumartesi günü yaşadıklarımızı önemsemediğimi , yok saydığımı gösterme çabası içindeyim. Bazı şeyler olduysa bile onunla değil de Barış'la çay içerek dengeyi sağlamaya çalışıyorum.
Yanımızda fazla kalmıyor Suat. Bir başka masayada oturmuyor. Gerisingeriye dönüp hızla uzaklaşıyor ordan. Onun gidişiyle Barış'a takındığım yapay tavırlar anlamlarını yitiriveriyorlar. En doğrusunu yaptığıma olan inancım da gitgide zayıflamakta. Barış'ın şaşkın bakışlarına aldırmadan masadan kalkıyorum.
Zenan: Hadi kalkalım. Derse geç kalıcaz.


Kendimi kendime kanıtlama çabalarım bu kadarla kalsa , sorun yok. Ama olur mu hiç? Zayıf yönlerini açığa vuran tüm kanıtları söküp atmadan yaşadığı zaaf anının zihinlerden tümüyle silindiğinden emin olmadan Zenan Hanım'ın içi rahat eder mi hiç?
Öğleden sonraki derslerin bitiminde Suat'ın " Hep beraber bi yerlere gidelim mi? önerisini aynı duyguların kıskacında geri çeviriyorum. Hem de " Barış'a sözüm var bir iki kitap bakmaya gidicez. " diyerek.
Bu kez iyiden iyiye allak bullak oluyor yüzü. Tek söz etmeden içime yabansı bir sıkıntının tohumlarını ekerek, arkasını dönüp gidiyor.
Fazla ileri gittim galiba. Anlamsız kaprislerle " dostum " diyebileceğim iyi bir arkadaşımı gücendirdim. Değil Suat'a Ela'ya bile bu şekilde davransam daha sert bir tepkiyle karşılaşmaz mıydım?
Ela: Olmadı Zenan! ( diye tavrını koyuyor Ela da. Suat'ın önerisini geri çevirişimin , bunu yaparken takındığım şımarık tavrın en yakın tanığı o.) Ne yapmak istiyorsun sen? Suat'ı kendinden uzak tutmansa çaban bu son hareketinle başarmışsındır sanırım. Ben olsam bir daha yanına değil, yakınına bile yaklaşmam senin.
Ela'nın sözleriyle içimden yükselen ezinç ve suçluluk hissi daha da yakıcı bir hale geliyor. Pişmanlıkla pek az tanışmış yüreğim bile isyan ediyor sanki bana, haksızlığımı haykırıyor.
Ertesi gün ders bitiminden sonra yaptığım hatayı onarmaya kararlı kantine doğru yürüyorum.Yanımda Ela da var. Suat'la Levent pencere kenarında her zamanki masamızda oturuyorlar.
Doğruca yanlarına gidip,
Zenan: Hep beraber bir yerlere gidelim mi? ( diye onun sözcükleriyle soruyorum Suat'a )
O güne kadar gözlerinde hiç görmediğim çelik soğukluğundaki bakışlarını yüzüme dikiyor. Alaycı bir ses tonuyla;
Suat: Bu ne büyük alçakgönüllülük Zenan Hanım? ( İstemeden yüzüne yayılmış iğreti duran gülümseyişini toplayıp devam ediyor. ) Seninle bir daha bir yere geleceğimi hiç sanmıyorum. Nasılsa gidecek birilerini bulursun kendine...
Yanıtımı bile beklemeden fırlayıp kalkıyor yerinden. İvecen adımlarla kantinden çıkıp gidyor.
Buz gibi bir hava çöküyor üzerimize.
Ela: Sende hak ettin ama! ( diyor Ela .) Suat'ı hiç bu kadar kızgın görmemiştim.


Suat'ın öfkeli ve küskün hali düzelecek gibi görünmüyor. Üstelik , yalnız bana değil Ela'ya , Levent'e , diğer arkadaşlarımıza da tavırlı sanki. Kimseyle konuşmuyor , derslere girip çıktıktan sonra kantine ya da kulüp odasına bile uğramadan çekip gidiyor.
Ve... üçüncü günün sonunda , sabır bardağımı taşıran son damlayı da koyuyor!
Sabah amfinin kapısında içlerinde Ela'yla Levent'in de bulunduğu bir gurubun ortasında Suat. Yanlarına gidip , " Günaydın !" diyorum. Herkesten yanıt geliyor. Suat'ın biraz farklı... Yüzüme bile bakmadan başını çevirip hızla uzakalaşıyor oradan
Deliye dönüyorum öfkeden
Zenan: Hiç , ama hiç kimse böyle davranamaz bana! ( diye bağırıp çağırıyorum Ela'ya )
Ela: Tamam. ( diyor ). Sakin ol. Şu anki davranışı için ne desen haklısın. En azından grup içinde yapmamalıydı. Ama gerideki hazırlayıcı nedenleri unutma.
Bunları duyacak halde değilim.
Zenan: Bitti artık! ( diye ayağımı yere vuruyorum.) Bundan sonrasında sıradan iki arkadaş bile olamayız Suat'la.


Aradan iki gün daha geçiyor. Birbirimizi gördüğümüz yerde tersyüz dönüp uzaklaşma yarışına girmiş gibiyiz Suat'la
Levent: İki inatçı çocuktan farkınız yok. ( diye gülüyor Levent ). Gelin barıştıralım sizi.
Zenan: Asla! ( diyorum üstüne basa basa ). Zenan'ın kim olduğunu bilmiyor o daha...
Ela: Tam tersi ( diyor Ela ). Seni çok iyi tanıdığı için böyle davranıyor.

Bu tür yorumlar beni etkilemekten öylesine uzak ki... Suat'a olan öfkem her geçen saniye ivme kazanarak daha da artıyor çünkü. Yüzünü bile görmek istemiyorum artık. Bu kadar etkilenmiş olmayı bile yediremiyorum kendime.
Aldırma Zenan bunun da üstesinden gelirsin sen , telkinleriyle geçiyor hafta sonum...

umudaslm
12-06-08, 01:16
E:Bunun fikret hanım için ne kadar korkunç birşey olduğunu hayal bile edemiyorum
Z:İşte bu yüzden insanların çocuk yapmaması gerekiyor
ZEY:Senin neyin var içerdeki fikret hanımın bebeği
Z:Hayır bu bir travma vakası o bebeğin hayatını kurtarmak istiyorsak o fikret hanımın bebeği değil bir travma vakası
ZEY:Onun için birşeyler hissedersen bu onun hayatını tehlikeyemi atar demek istiyorsun
Z:Hayır senin hayatını tehlikeye atar demek istiyorum

umudaslm
12-06-08, 01:18
S:Bebeğin elini tutarken seni seyrettim yüzündeki heyecanı mutluluğu gördüm tersine inanmak istediğini biliyorum ama sen mükemmel bir anne olabilirisn

kelfindik
12-06-08, 16:14
L:Günaydın aşkım...
E:Günaydın sana da...
L:Nasılsın?
E:İyiyim...
L:Kahvaltı hazırlıyim mi?
E: Sen bilirsin...
L:Tamam ben hazırlıyorum sen de hazırlan..Hastaneye gidicez bugün..
E:Tamam.....

____________________________________________

Zen:Ela!!!!Hoşgeldin...Seni çok özledim..
Ela:Ben de seni..Nasıl gidiyor burada..
Zen:İyi gibi...Siz?
Ela:Biz de iyi...
Zey:Biz de öyle duymuştuk zaten...
H:Zeynep doğru söylüyor..
E:Ne duydunuz?
Zen:Öncelikle tebrik ederim hamileymişsin....Ama beni aramanı beklerdim..Bu haberi benimle paylaşman gerkeirdi..Arslan beyle değil...:hıh
Zey:Evet biz senin ev arkadaşlarındık..Yani Arslan beyden önce bizi arasaydın en azından..
Murat:Kızın üzerine gitmeyin..
E:Ya bi dakika beni dinler misiniz?
Zen:Haıyr söylemek istemezsen anlardım ama Arslan beye söylemişsin...
Zey:Yoksa Arslan'a Levent söyledi de senin haberin mi yok...
H: O zaman Suat bey de biliyordur...
E:Ya bi dakika konuşablir miyim?
Zen:Ne yani Suat biliyordu da bana söylemedi mi?Ya Levent bey Arslan'a niye söylesin ki?
Zey:Cidden ya?
E:Ya hamile falan değilim..Zaten 5 günde hamile olduğumun anlaşılması imkanısız..Hamile falan değilim....Arslan bey onu kendi uydurmuştur..
Zen:Ama Arslan bey dedi ki siz..

Ges: Hey!!Sizi orada vırvır konuşun diye bu hastaneye almadılar...Hayat kurtarın diye aldılar..Hadi şimdi işinizin başına...
_________________________________________________


A:Levent!Hoşgeldin...
L:Hoşbulduk..
A:Eeee nasıl geçti balayı?
L: Sen daha iyi bilirsin..
A:Ne demek bu?
L:Bilmem..Hastaneye bir sürü şey yaymışsın..
A:Ben sadece düşündüklerimi söyledim..
L:Düşündüklerini kendine saklasan ölürsün di mi?
A:Hayır ama böylesi daha zevkli.

S: Selam sıkı dostlar..
L:Merhaba Suat..
S:Bölmüyorum di mi kankaların konuşmalarını?
L:Ne kankası ya Suat?
S:Ne kankası olacak ona herşeyi anlatmışsın bize tık yok...Ben de dostuz sanıyordum..
A:Hehe..
L:Gülme Arslan!Ya Suat adam uyduruyor siz de inanıyorsunuz..Birin birşey anlatacak olsam neden bu dedikoducu adama anlatıyim...
S:Ne demek bu?
L:Ya Ela hamile falan değil..Kim bilir nereden uydurdu..
S:Arslan?
A:Ne ? Ben düşündüklerimi söylüyordum...
S: ''Hani bu Ela'nın sesi kötü geliyordu ya..İşte o zaman kusuyormuş falan...Levent de hasta diye üzülmüş..Ama bunlar doktora gitmişler bi de bakmışlar hamile..Bunlarında arasında zaten bi gece geçmiş evlenmeden önce...'' dedin Arslan..Hiç de düşündüklerini söylüyormuş gibi değil..
L:Bir dakika bütün bunları dedin mi?
A:Levent dün hani gidersem ne istersem yapacağını söylemiştin...İşte hakkımı alma zamanı..Bütün bunları unutacaksın..
L: Sen dedikodu yapacaksın ve ben unutucam..
A: Söz verdin...
L: Dilim tutulaydı da vermeyeydim..
A: O zaman da başına bela olurdum akşam akşam..
L:Haklısın senden kurtuluş yok..
S:Bu arada hastanede sizden başka dedikodularda var..
L:Ne gibi?
A:Jülide gitmiş..
L: Pek üzülmüşe benziyorsun..
A:Niye üzüli,yim..Ben hiçbir zaman bir kadına aşık olmadım..
S:Tabi tabi..Eski kocasına dönüyormuş..
L:Hayırlısı olsun ne diyelim ..
__________________

Hal:Hepinizi burada topladım çünkü hepinizin yeni çocuk cerrahımız Emel Mercan 'la tanışmanızı istiyorum..
A:Emel beni tanıdın mı?
Em:Arslan?
A:Ta kendisi.....
Em:Arslan benim üniversiteden arkadaşım olur...Suat!
S:Emel!Nasılsın?
Em:Çok iyiyim..Sağol...
Hal: Eee bir tek Levent'le Fikret kaldı o zaman..Bu beyin cerrahımız Levent Atahanlı..
L:Memnun oldum..
Em:Ben de...
Hal:Bu da Fikret..
Em:Memnun oldum..
Ges:Ben de..
L:Benim hastam bekliyor Haldun bey..Müsadenizle..
Ges:Eee benim saf asistanlarım da ben olmadan bir halt beceremiyor..Size iyi günler..
Hal:Ben de hastane işlerine döneyim..

Em:Eee üç eski arkadaş kaldık başbaşa....
A:Öyle oldu...
Em:Şu beyin cerrahı hoş adammış...
A:Baştan söyleyeyim evli o adam..Karısı da her an hamile olabilir..Ayrıca onu çok seviyor aldatmaz..Unut sen onu..
Em: Sen de amma yazdın Arslan..İyi ki bir hoş adam dedik..
A:Ben söyleyeyim de...
Em:Karısı da burada mı?
S:Evet..Fikret'in saf asistanlarından..
Em: Ooo eee yasak aşk değil mi?Asistan-Uzman Cerrah?
S: Onlar aşkla işi ayırabiliyor..
Em:Hım....Sen Arslan?Senden naber?Sevgili falan?
A:Ben asla evlenmem..Biliyorsun..
Em: Sen Suat?
A: Onun da saf bir asistan sevgilisi var...
Em:Vay vay vay....
________________________________________

Ges:Evet..Bugün taze gelinimiz Emel hanıma gidiyorsun..
Ela: O kim?
Ges:Yeni gelen çocuk cerrahmız..
E:Tamam ben gidiyorum..
Ges:Zenan sen benlesin Zeynep Suat beye Murat ve Hasan siz de acile..Hadi hadi koşun!
_________________________________

Em: Selam..
E:Fikret hanım beni gönderdi....Asistan olarak..
Em:Hoşgeldin...Adın ne?
E:Ela..
Em:Tamam Ela...Şimdi 2089'a gidiyoruz....
E: Peki efendim..
Em:Bir de sana bir soru sorucam...Şu beyin cerrahının karısı kim?Asistanlardan biriymiş de..
E:Benim...
Em: Sen misin?Öm....Şey ben hastaneye gelir gelmez dedikodunuzu duydum da kim diye merak ettim..
E:Anladım...

____________________________________

S:Zenan!
Z:Efendim?
S:Bu akşam annemlerle yemek var...
Z:Ya benim bu akşam Ela'nın yanında olmama gerekiyor..
S:Niye?
Z:Öm...Davet etti..
S:Levent'in haberi var mı?
Z:Ne biliyim ben...Vardır herhalde..
S: O yemeğe gidiyoruz...
Z:Ama...
S:Aması maması yok...
Z:İyi...
_______________________________________________

Em:Merhaba Levent Bey..
L:Merhaba...Nasılsınız?
Em:İyiyim siz?
L:Ben de teşekkür ederim...

Aynı anda...

A:Ne o öyle bakışlar falan?Kıskanıyor musun kocanı?
E:Ne kıskanıcam...
A:Haklısın ama....Emel hoşlanmış Levent'ten belli..Çok da belli ediyor ..Bu okuldayken de böyleydi...Ama sen her zaman bir adım öndesin unutma..Levent seni seviyor...
E:Ya kadın sinirimi bozuyor ama...
A:Görmemezlikten gel...
____________________________________

L:Ela..
E:Ne?
L: Oow ne yaptım ben sana şimdi?Yine neye kızdın prensesim?
E: Sence ben çok mu kızıyorum...
L:Yani son günlerde evet...
E: Peki bu seni soğutur mu?
L: Beni senden hiçbirşey soğutamaz..
E:Emin misin?
L: Evet....
E:İyi bu akşam yemeğe gidelim mi?
L:Gidelim..
E:Şöyle romantik bir yere gidelim ama...
L: Olur...
E: Seni seviyorum....
L:Ben de seni..Hem de çok...

Em:Merhaba...
E:Merhaba Emel hanım..
L:Merhaba...
Em:Yemek mi yiyordunuz?
E:Yok..Dans ediyorduk da yemek yememizde bir parçası..
Em:Efendim?
L: Oturmak istemez misiniz dedi ..
E: Demedim ama öyle olsun..
Em: Duyamadım..
E: Yemeğimize eşlik etmenize çok mutlu oluruz dedim...
L:Lütfen buyrun.
__________________________________

A:Emel'in ruhuna bir el-Fatiha
S:Niye?
A:Ela'ya baksana...
___________________________________


Zey:Ela şu kadına niye ters ters bakıyor?..
Z:Çünkü Levent'i kıskanıyor...
M:Evlenir evlenmez başlamış kıskançlıklar..
H:Ela saçma sapan kıskançlık yapacak biri değil..
Z:Hasan haklı..Kadın bir sürü boş masa duruken oraya gitti..Dahası Suat ve Arslan okuldan arkadaşı...Onların yanına gitmesi gerekmez miydi?
M:Belki de arkadaş olmak istiyordur...
Z:Bu şekilde olmasa iyi olur..
_______________________________

A:Yemek nasıldı Levent?Ela Emel ve sen ...
L:Ne demek istiyorsun?
S:Ela iyi bakmıyordu..
L: Sen de mi Suat?
A:Cevap?
L:Ela kıskanıyor beni bu onu tatlı yapıyor..Kibarlaştı nasikleşti ve romantikleşti..
A: Yani bu duruma sevindin?
L: Sayılır...
A:Ama dikkat et çok tatlı olmasın..Sonra tadından yenmez...
L:Aman Arslan..
S: Doğru söylüyor..
L: Sen bu akşam yemekte ne yapacağını düşün bence...
A: Doğru söylüyor..
S: Bence sende hayatına bir çeki düzen koysan fena olmaz Arslan..
L: Doğru söylüyor..
___________________________________


Sezonu da hemen açtım..:img-hyste Evde otur otur canım sıkıldı ama...:img-icecr

Akşam.........

E: Salata ister misin aşkım?
L:Tabi...
E:Ne güzel bir akşam di mi?
L:He...
E: Odun musun Levent?Bu kadar yemek hazırladım mumlar yaktın romantik romantik konuşuyorum tık yok ....Heeee...Heee de sen...
L: :img-hyste
E:Ne gülüyorsun be?Ayı mı oynuyor senin karşında?
L:Özüne döndün be karıcım...
E:Ney?
L: Diyorum ki öyle olmuyordu..Böyle iyi...Emel'den kıskandığını da anladım ama ben güzeller güzeli karım varken bakar mıyım ben o kadına?
E:He iyi.....:img-in_lo
L:E Ela?
E:Ne?
L:Bi de bana odun diyor..Sensin o be...:hıh ..İnsan gelir bir öper...
E:He anladım senin niyetin bozuk..
L:Bozuksa bozuk ne var???
E:Hiç...Hadi gel öpiyim...
L:Hadi öp..

___________________________________________

Sabah..

L: Pişt pişt....
E:Hı????
L:Uyuyor musun?
E: Sence?
L:Uyan o zaman....
E:Niye ki?
L:Birşey diycem...
E: Tamam sen de ben böyle de dinlerim..
L: Sen bilirsin.......Ama söyleyince nasılsa uyanıcaksın....
E:He he...Hadi konuş...
L:Şimdi ben senden önce uyanıyorum ya...
E:Hı...
L:İşte ben o zamanlar senin belini ölçüyorum..:img-hyste
E:Ney?Ne ne ne yapıyorsun?
L:Uyanırsın demiştim..
E:Yok yok ben hala uyuyorum...Rüya di mi bu?
L:Şimdi senin belin normalde 65 santim...
E:Eeeee?
L:Ama şimdi 68 santim olmuş..Sen bundan ne çıkardın şimdi söyle bakalım.
E:Ateşin mi var Levent?
L:Hayır Ela!Hamilesin...:img-hyste
E:Bence dün akşma yemeği fazla kaçırmışım..
L:Yok yok 3-4 gündür böyle..
E: Diyete girmem gerek o zaman...
L:Yok yok hamilesin sen..
E:Ben kahvaltı hazırlamaya gidiyorum....
L:Hamilesin işte...
E: Değilim ya...
L:Öyle öyle..
E: Değilim!!!Gidiyorum ben..
L:Hamilesin Ela!!!



Mutfakta

Ela kahvaltı hazırlıyordur..Levent gelip arkadan sarılır Ela'ya..Başını da başına yaslar..

L:Ne düşünüyorsun bu konu konu hakkında?
E:Nasıl bir deli olduğunu...
L:Karsını deliler gibi seven bir de dedliler gibi çocuğu olsun isteyen bir deli...
E:Levent sen insanı zorla bebek sahibi yaparsın..
L:Zorla morla....Fark etmez...Var mısın?İddaaya bile girerim..
E:Nesine?
L: Sen kazanırsan seni ben öpücem ben kazanırsam beni sen öpücen...
E:Nedense her iki durumda da sen karlı çıkıyormuşsun gibi geliyor bana..
L: Var mısın yok musun?
E:Levent beyin bir öpücüklük teklifine varım..:img-hyste
L:Tamam ben gidip test alıyim..
E:Hastanede yaparız....


Canım çok sıkkın daha yazamadım..Kısa mı olsu ne..:icon_sorr
Yorumlarınız bekliyorum..:img-icecr

cicekbenizlim
12-06-08, 16:40
Arkadaşlar aslında ben bu seneryoya başlamıştım ama devam edememiştim...Ama devam etmeye karar verdim ve bir tanede yeni bölüm yazdım ama önce hatırlatma amacıyla önceki bölümleride eklemek istiyorum...

Bölüm I:
Leyla elindeki vazoyu da fırlatmış ve kendini koltuğa atmıştı.

Suat:Leyla. Yapma.
Leyla:Suat seni sevmek öyle ki… Bütün sevgilerin bir bütünü sanki… Aşk… Dostluk… Bambaşka bir şey sana bakmak… Gece ayazını teninde hissederken, seni düşünerek ısıtmak yüreğini… Gözyaşları akarken bile isyan etmiyor, çünkü senin için akıyor, biliyor ki boş değil, boşuna değil… Öyle bir sevdasın işte içimde… Yer ve zaman tanımayan… Öyle esaret gibi bir şey… Ama mutluluk veren bir esaret, güçlü bir bağlılık… Ama…
Suat:Ne ama…
Leyla:İhaneti kaldıramam… Git…
Suat:Gidemem….
Leyla:Ya sen git yüreğimden, ya da ben gideyim bu şehirden…
Suat Leylanın yanına oturup saçlarını okşuyordu.
Leyla:Suat…

Suat:Özür dilerim Leyla.
Leyla suatı iterek: Sen…Sen
Suat:Ben…Ben aptalın tekiyim…
Leyla:Beni en çok kıranda bana hala seviyormuş gibi davranman…
Suat:Öyle ama
Leyla:Suat… Zenan… Onu seviyor musun?
Suat:Leyla biz evlenicez yakında.
Leyla:Ama beni hiç sevdiğini söylemedin. Ben hep beni sevdiğini düşündüm… Ama yanılmışım… Sen ona karşı bir şey hissetmesen onunla birlikte olmazsın… Ben seni tanıyorum suat. Ama sen kendini bile tanımıyorsun.
Suat:Leyla…
Leyla:Kesme sözümü… Suat… Sen onu sevdin ve hala seviyorsun ama onu sevdiğini anlayınca geç olmuştu değil mi? Bana bir kere evlenme teklif etmiştin.
Suat:Özür dilerim,dedi başını eğerek.Hem seni hem kendimi kandırıyormuşum günlerdir…
Leyla:Bunu anladın sonunda,dedi incitanesi gibi gözyaşları yanaklarına süzülürken…
Suat:Ben kendimi kandırmak istedim çünkü Zenanı sevmem sana haksızlık olurdu… Sen beni sevmişken…
Leyla:Git Suat…Sevdiğine git…Benim mutlu olmamı istiyorsan ona git…

Bölüm 2:

Suat şuursuzca sokaklarda geziniyordu. Zenan ise demin kargonun getirdiği paketi açmaya uğraşıyordu. Sonunda açabilmişti. Bu bir defterdi ilk sayfasını çevirdi bir not vardı altında da Leylanın imzası

“Suatın sevgisi her şeyden değerlidir.” Leyla…

Zenan meraklanmıştı ikinci sayfayı çevirdi bu Suatın yazısıydı ve dikkatle okumaya başladı.

“Leyla ve Zenan. Kafam o kadar karışık ki hangisini sevdiğimi bilmiyorum Ama tek bildiğim kalbimi iki kişiye veremem. Leyla mı? Hayır. Onu seviyorum zannetmişim ama öyle değilmiş. Zenan mı? Cevap yok… Ama onu sevemem değil mi? Leyla’ya evlenme teklifi etmişken. Hayır sevemem onu. Ama kalbime söz geçirmek…Bu imkansız işte. Daha ne kadar kendime itiraf edemeyeceğim bilmiyorum. Zenanı sevmiyorsam neden seviyorum dedim ona. Neden beraber oldum ki. Hem Zenan bilse evlenecek olduğumu belki de belki de……Seviyorum onu. Zenanı seviyorum ama Leylaya yapamam bunu. Ne kadar Leylayı Zenan gibi sevemesem de olmaz…Benim Leyla ile evlenmem gerek...Zenanı hayatımdan çıkarmam gerek...

Balıkları dalgalar koşturuyor
Tıpkı bizi rüzgarın konuşturması gibi
Uzaktan hep güzel bakıyor
Karşı kıyılarda hiç bilmediğim
Görmediğim sevgilim
Benim canımı dertler yakıyor
Derde çare,çareye de dertler
Hiç fark etmeyecek dünyaya
Seni sevmek
Çünkü ne sevenlere kıydı
Bana da gülmesin artık
Senin varlığından duyduğum
Hazla yaşıyorum
Bilmem ki belki insan
Sevgisiz yaşar ama
Ben nasıl...!
Seni kimse gibi değil
Korktuğum sularda ki
Deniz kadar seviyorum
Gülmeyin asi kalpliye
O güler ben ağlar
O ağlar ben nasıl yaşar
Bir inanç ki sorma gitsin
Ama olmasan da içimde
Hep var olacaksın
Kalbimin bir yerinde
Susman daha güzelmiş
Konuşan dudaklarında
Konuşmak gibi susmak
Yalnız sana mahsustur
Şimdi hüzün çok
Mutluluk biraz daha da
Ötede...!
Yağmur geldi
İşte başlamış gözlerimin ucunda
Geldi,Beklemedi senin gibi
Ama nedense korkmaya başladım
Senin gibi sevemem onu
Ya kızarsa bana,Deniz”

Zenan yaşlı gözlerle o sayfaya baktı. Elini değdirdi bir bir satırlara. “O evlenecekmiş” dedi sessizce. Sonra bir bir döküldü yanaklarından gözyaşları. O neler hayal etmişti. Hem hem şimdi…Zenan elini karnına götürdü yavaşça. Ondan bir parça vardı kendisinde ondan bişeyler vardı içinde.

Ama onu doğurabilir miydi? Suat’ı da uzun zamandır görmemişti… Suat ne telefonlarına cevap vermiş ne de bir kere Zenanı aramıştı o geceden sonra.
Belki de evlenmişti şimdiye kadar…diye geçirdi içinden. O zaman ne yapardı. Bunu öğrenene kadar günler geçerdi ve içindeki şey gün geçtikçe büyürdü. Ondan biran önce kurtulmalı…Hem Suatı hem sadece ismini tanıdığı Leylayı ve yüreğindeki aşkı atmalıydı hemen çıkarmalıydı hayatından….

Bölüm 3:

Suat her şeyi unutmak istiyordu… içki hiç sevmediği içki şimdi ona çare olabilir miydi?
Suat sözde her şeyi unutmak için içmeye başlamıştı bu gündüz vaktinde…

Zenan kendini zoraki bir sandalyeye attı. Elini karnına götürdü… Alışmıştı ona kaç gece uyurken onunla dertleşmişti… Ona kıyamazdı ki hem ondaydı yaşama sırası ondaydı… Düşündü uzun süre…Suatın bilmesine gerek yoktu bebeği…

Gece 00:03

Zenan, zilin vurulmasıyla yerinden fırladı… Üstüne hırkasını alıp aşağıya indi…Dürbünden baktı… Bu SAuattan başkası değildi… Kapıyı hemen açtı… Suat ın serhoş olduğu belliydi. Zenana dik dik bakmış ve ona doğru ilerlemişti… Serhoşluğundan Zenan’ın hafif belli olan karnını bile görmüyordu…

“Suat.”
“Nasıl söylersin”
“Neyi”
“Leylaya nasıl söylersin…”
“Ben hiçbir”
“Zenan.” Dedi hiddetle.

Zenan hızla içeri girdi ve masanın üzerinde duran defteri aldı ve Suat’a doğru fırlattı.
Suatta neye uğradığını şaşırmıştı… İçeri girdi defteri aldı ve salona doğru ilerledi…Zenan da peşinden… Suat göz gezdirdikten sonra fırlatmıştı hiddetle defteri. Hiddeti geçmemiş olmalı ki masanın üstünde duran her şeyi yıkmıştı sonra da kendini koltuğa bırakmış ve sızıp kalmıştı…

Zenan olanları bir film izler gibi izlemişti. Suat sızıp kalınca hayata geri dönmüş gibi silkindi… Önce etrafı topladı… Sonra üst kattan 2 battaniye aldı… Bir tanesini Suatın üzerine bıraktı ve Suatı yanağından öptü… “Özür dilerim Suat… kabahatim o kadar büyük… Çünkü seni sevdim…” Zenan da karşı kanepeye uzanmış ve uyuyakalmıştı.

Sabaha karşı Suat başının tarif edilemez acısıyla uyandı…Karşısında Zenanı görünce hafif bir şok yaşadı… Ama akşam olanları hatırlayınca elini alnına götürdü… Kalktı…Toparlandı ve Zenanın yanına eğildi… Usulca ve yavaşça Zenanın saçlarını okşamaya başladı…
“Özür dilerim meleğim… Tüm kabahatli benim… Sana nasıl kalbimi verdim bilmiyorum… Rüzgarına öyle bir kapıldım ki… Özür dilerim birtanem… Yaşadığımız her şey hataydı ve biran önce düzeltilmesi gerek…”

Suat ceketini eline alıp kapıya doğru yöneldi her şeyden habersiz… Bir kez geri döndü ve dışarı çıktı… Arkasında duydukları karşısında gözyaşlarına boğulan Zenanı bırakarak…

Suat Leylanın evinin önünde durdu… Zili çaldı… Ama kapıyı açan yoktu… Defalarca çaldı ama açan olmamıştı… Tam kapıyı yumruklayacaktı ki komşularından biri:
“Leylaya mı baktınız”
“Evet…”
“O yok.”
“Nasıl yok…”
“O dün gece geç saatte elinde bavullarla taksiye bindi ve gitti.”

Suat duyduklarının şokuyla biran durdu…Sonra kadına teşekkür etmediğini fark etti…

“Teşekkür ederim…”
“Ha bide şu mektubu bırakt” dedi mektubu Suata verirken…
“Teşekkürler…”

Suat zarfı açtı ve okumaya başladı…

“Suat…
Aylarca avutmuşum senin bana ait olduğunu sanarak… Ama öyle değilmiş… Ben sana kalbimi verirken sen başkasına vermişsin kalbini… Dün fark ettim de sana yalan söylemek hiç yakışmıyor… Bana beni sevdiğini söylerken anladım bunu… Beni seviyorsun ama Zenanı sevdiğin gibi değil değil mi? Dün sen gittikten sonra düşündüm… Seni gerçekten seviyor muyum? Şimdi seni avutmak istediğim için yazıyorum zannedeceksin ama değil… Zenana yazdığın sayfaları okuyunca fark ettim… Buna hiç üzülmemiştim… İlk defa biri beni beğendi diyerek aylarca senin farklı olduğunu ve benim sana aşık olduğum yalanını inanarak oynadım…Belki de buna ihtiyacım vardı… Ama yine de sana bağlandım Suat… Aramızdaki bağ aşk değil ama tarif edilemez bir şey… Hem düşündüm de evlenseydik ben kendimi hala büyük yalanlarla avutuyor olacaktım ve sen benimle olurken bile onu düşünecektin…
İyi ki o yazıyı okumuşum…Hayatımın yalan olduğunu yine senin sayende anladım… Bunu nasıl gözyaşları içinde yazsam da içimde tarif edilemez mutluluk var… Sen şimdi ne saçmalamış bu kız deyip peşime düşeceksin… Ama inan bana sana ve sadece ismini duyduğum Zenana beni büyük bir yalan hayattan kurtardığınız için teşekkür ederim…
Zenana da umarım bu satırları okutursun…
Onu tanımasam da ona büyük bir hayranlık duyuyorum… Aynı küçücük çocukların annelerine hayranlığı gibi bir hayranlık….””””

Leyla

Bölüm 4:"»¦« ßσğαzıм∂α ∂üğüмℓєη∂ι α$к α∂ıηα ѕιтємℓєяιη нєѕαρ мαн$єя∂є∂ιя ∂єη∂ι gι∂єя σяα∂α ßєкℓєяιм.»¦«"



Suat elinde mektup ile Zenanın evine doğru yürüyordu... Zenan ise yine bebeğiyle konuşuyordu tamamen vazgeçmişti ondan ayrılmaktan...

"Bebeğim... Meleğim... Korkuyorum biliyor musun? Sana iyi bir anne olamamaktan, seni Dünya'dan koruyamamaktan... Ama ben yine de istiyorum seni... Sen bana ait tek şeysin... Hiç kimse, hiç birşey bana ait değil... Babanın aşık olduğum gözleri bile başkasına ait..."
,

Suat çaresizce Zenanın evinin önünde durmuştu… Zile basıp içeri girecek kadar gücü yoktu..Oturdu merdivenlere başını öne eğdi…

Uzaklarda ise aslında çok mutlu olan ve Zenan ile Suat’a binlerce kere teşekkür eden biri vardı…

Zenan yavaşça kalktı üzerine şalını aldı biraz bahçede oturmak istemişti… Ve mutfak kapısından bahçeye çıktı. Biraz ilerledi… Salıncağı gördü aklına tıp fakültesini kazandığı gün geldi…

-Baba…
-Kızım,diye seslendi Ali bey…
Zenan koşup babasına sarıldı bir çocuk edasıyla ve yüzlerce kere öptü babasını…
-Kazandım baba kazandı…
-O kadar emindim ki kazanacağına…
-O kadar korktum ki baba… Hele seni hayal kırıklığına uğratmaktan…
-Benim küçük kızım nelerde düşünürmüş…
-Ya baba…18 yaşındayım…
-Daha bir ay var… Hem bana göre hem de yasalara göre bir ay daha çocuksun,dedi Zenanın burnunu sıkarak.
-Yapma şunu baba… Baba…
-Efendim güzel kızım.
-Biraz salıncakta oturalım mı_
-Neden diye sordu Ali bey cevabını bildiği halde …
-Lütfen baba… Hem annem ve Zeynep’e de söylemek istiyorum kazandığımı…
-Zenan. Lütfen kızım…
-Baba. Annemde Zeynep te çok severdi bu salıncakta sallanmayı… Hem eminim bir yerlerde bizi izliyordur…
-Tamam birtanem,dedi gözleri dolarak…Ama ağlayamazdı...

Zenan gözlerinden akan yaşı sildi. Salıncağa bindi… Uzun zamandır ilk defa biniyordu… Gözlerini kapadı. Hafif şekilde ayaklarından yardım alarak sallanmaya başladı ve bir şarkı mırıldanmaya:

giderim bu diyardan
yüreğin bana kalmışsa
gözlerin kaçıyorsa
artık gözlerimden

karanlık dumanlarda
yıldızlar bile küsmüşse
gölgeni arıyorken
gittin gidiyorsan


ayrılığın acısını
bendeki kalp ağrısını
tendeki ten yangısını
hepsini hakettim
herşeyi ben mahvettim

hasretin acısını
bendeki kalp agrısını
tendeki ten yangısını
hepsini hakkettim
herseyi ben mahvettim
Zoraki Koca (Giderim bu diyardan)

Zenan bir anda durdu…Bir ses duymuştu. Etrafına bakında kimseyi görememişti. Hızla mutfak kapısına doğru ilerledi tam içeri girecekti ki bir el bileğini sıkıca kavramıştı…
Zenan tam çığlık atacaktı ki Suat Zenanın ağzını eliyle tutmuştu. Zenan Suatı görünce rahatlamıştı.
-Zenan…
-Suat.Neden geldin?
-Zenan konuşmamız gerek, dedi ama gözü Zenanın belli olmaya başlayan karnına takılmıştı…
-Ne konuşacağız…
-İçeride konuşsak
-Peki… dedi ve içeri girdiler…

-Ne içersin?
-Kahve

Zenan kısa sürede bir kahve hazırlamıştı…Suat Zenanın fincanına baktı portakal suyu… Ama Zenan portakal suyu sevmezdi ki… Zenan kahveden başka bir şey içmezdi bırak portakal suyunu… Aklında türlü düşünceler dolanıyordu… Yüzyüze gelmek istemediği gerçekti bu…
Sonunda sözcükleri toparladı…

-Konuşmayacak mısın?
-Sen konuşmak istemiştin Suat…
- Zenan ben,dedi ama yine gözü Zenan’ın karnına takıldı… Zenan farketmiş gibi huzursuzlandı.
-Zenan. Söylemek istediğin bir şey yok mu?
-Hayır.
- Zenan. Sen hamilesin..! Neden saklamak istiyorsun?

Suat bir çırpıda söylemişti bu sözleri… Zenan Suat’ın gözlerine baktı… Orda hüzün,sevinç, kırgınlık ve özlemin kardeşçe yaşayışını gördü… Nasıl bir insan aynı anda tüm duyguları barındırabilirdi. Yanaklarını ıslatan ilk gözyaşlarının arkasından ikinci, üçüncü,döndüncü gözyaşlarını döküyordu Zenan...

cicekbenizlim
12-06-08, 16:43
Bölüm 5: “Bırakın Beni Bırakın…Uyandırmayın. Uyanırsam Ağlarım”

Suat bu sözleri nasıl söylediğini bile bilmiyordu. Zenan’a yaklaştı. Zenanın çenesini tutup gözlerine bakmasını sağladı. Ama Zenan hızla gözlerini kaçırmıştı. Gözyaşlarını sildi…

“Evet hamileyim.”
“Neden sakladın? Neden söylemedin?”
“Seni ilgilendirmeyen bir şeyi neden söyleyeyim ki.”
“Ne demek bu” dedi Suat kuşkulu.
“Ne anlıyorsun ki sen bundan”
Suat hiddetle ayağa kalktı.

“Zenan!!! Bu bebek bana ait değil mi?” dedi sinirle.

Zenan da hiddetle ayağa kalktı ve beklenmedik bir şekilde Suat’a tokat atmıştı.

“Bunu nasıl bana söylersin?”
“Zenan ben…”
“Evet bu bebek sana aitti. Ama sen deminki sözlerinle hem beni hem bebeğini kaybettin. O artık sadece bana ait”
“Özür dilerim Zenan… Bian”
“Bian ne? Bian başkasının olduğumu düşünmek çıldırttımı seni. İşte anla şuan nasıl acı çektiğimi. Senin başkasına ait olduğunu düşündükçe nasıl acı çektiğimi anla.”
“Zenan hiçbirşey bildiğin gibi değil.”
“………………”
“Lütfen Zenan dinle.”
“Peki” diyebildi sadece ve oturdu yavaşça yerine. “Seni dinliyorum.”
“Zenan. Belki bunu söylemek yetmeyecek ama ben yine de söylemek istiyorum. Ben seni sevdim hep. Seni gördüğüm andan beri hep sevdim. Hep artarak sevgim.”
“Suat.”
“Lütfen sözümü kesme. Evet eğer sen çıkmasaydın karşıma Leyla ile evlenecektim. Ama severek değil. Ben onu hep bir arkadaş olarak sevdim.-Suat rahatlamışcasına bir oh çekti.- Şimdi istersen giderim.”
“Ben git desem gideceksin yani.”
,
Suat zor zar başını salladı.

“Gitmek bu kadar kolay değil mi? Gitmek bir söze bakıyor.”
“………………”
“Hadi konuş Suat. Cevabın yok mu? Yok değil mi?”
“Zenan lütfen. Yapma.”
“Yapma… Aslında yapmamam gereken o kadar çok vardı ki!”
“………”
“Yapma Zenan diyorum kendime. O başkasına aitmiş diyorum günlerdir. Unut onu Zenan diyorum. Ama yapamıyorum. Aslında unutmam gerek… Ama yapamıyorum.”
“Zenan. Ben sana aitim. Kalbim sana ait.”

Zenan sadece acı acı gülmekle yetindi.

“Bana şans versen.”
“Sana şans versem. Ben daha aklıma seni unutmak için şans tanımıyorken. Sana şans tanısam”
Suat bir an yerinden kalktı ve Zenan’ı kolundan tutup kaldırdı.
“Yeter Zenan. Sanki yapabilirmişsin gibi hep unutmak diyorsun.”
“Suat kolumu bırak.”
“Söyle Zenan. Unutabilir misin her şeyi?”
“Canımı acıtıyorsun.”
“Söyle dedim Zenan söyle” dedi Suat bağırarak.

Zenan ürkmüştü.
Suat bunu anlamış gibi bıraktı Zenanın kolunu.

“Özür dilerim”
“Dileme.”
“Sen günden güne erimeyi bilir misin Zenan? Başkasına aitken kalbin omzundaki yük için kalbini de söküp atmaya çalışmayı.”
“Ben…”
“Sen Zenan. Sen sadece inanmak istediğine inandın. Mesela benim başkasına ait olduğuma. Ama bu o kadar açıktı ki seni sevdiğim o kadar açıktı ki.”
“Suat. Evet haklısın ben inanmak istediğime inandım belki de ama sende anlayamazsın benim yaşadıklarımı… Bütün gülüşlerimi nasıl kara işlemeli mendillere nasıl sardığımı”dedi Zenan
Artık Zenan’ın gözlerinden yaşlar dökülüyordu birer birer.

Bölüm 6:

Hani derler ya insan acılarıyla büyür… O kadar yalan bir söz ki bu… Ben o kadar acı çektim ama hiç büyüyemedim…

“Zenan… Seni öyle özlemişim ki .. Sıcaklığına öyle hasret kalmışım ki ...Seni çok seviyorum .. Aramızda kilometreler olsa da kalbim kalbinde.. kalbin kalbimde ... Biz kenetlemişiz sevgimizi birbirimize ..Sen ya da ben istemedikten sonra bitmes bu sevgi .. Ne olur birbirimizi bu kadar severken bitirmeyelim bu aşkı ..”
“Suat… Zorlamanın manası var mı”
“Zenan. Direnmenin bu kadar manası var mı?”
Zenan karnında tarif edilemez bir sancı hissetti ve iki büklüm olmuştu. “Suat,bebeğim” diye inledi. Suat önce biran tepkisiz kalsa da hemen toparlandı Zenan’ın yanına gitti yavaşça oturtturdu. Hemen telefonu eline aldı…

“Alo..Hemen bir ambulans” Zenan’ın duyduğu son sözler bunlar olmuştu.

İçeride de dışarıda da gergin bir hava vardı… Zenan ise bunlardan habersiz,olanlardan habersiz rüya görüyordu.

“Kızım.”
“Baba.” Diyerek Ali beye sarıldı Zenan.
“Seni çok özledim bitanem.”
“Bende seni baba.”
“Bana söyleyeceğin bir şey yok mu”
“Baba.Ne gibi”
“Hamile olduğun gibi”
“Ama sen nerden biliyorsun.”
“Unuttun mu kızım babalar her şeyi bilir.”
“Unutmadım tabii ki.Geri gidecek misin”
“Mecburum kızım hem bu sefer torunumla gideceğim annen ve ablanın yanına.”
“Nasıl”
“Kızım…”
“Onu benden alamazsın baba.”
“Mecburum”
“Mecbur olamazsın. Bende gelsem yada.”

- nabız alamıyoruz
-250 ye şarj edin.

“Hayır. Hem o zaman Suat’a ne olur düşündün mü”
“Suat” diye inledi Zenan.

-Nabız alıyoruz.

“Hem sen hem bebeğin giderse oda gelir buraya.”
“Ama ben”
“Ayrılmak istemesende zorundayım kızım.Hem annen ve ablan çok iyi bakarlar kızına.”
“Olsun gitmesin bebeğim.Hem o bana ait tek şey.”
“Özür dilerim kızım…Özür dilerim”

“Bebeğin kalp atışlarını duyamıyorum.”

Bölüm7

sessiz bir gemi gibi ayrıldım limandan ,açıldım umman-ı deryaya ,bu sefer ayrılığadır ,dönmek zor olur bir daha belki dağılır yelkenim salım ,bir gün olur dibe batarım ,ama dönmem o limana ,boylarım deryanın dibini ,ama unutun beni ,çektim pimimi ,patlamaya hazır bir bomba gibi (!)

----------------------------
Kadın tüm her şeye rağmen kalktı hasta yatağından. Yavaşça giydi üzerini. Belki de son kez gördüğü sevdiğine baktı uzun uzun. Neden sonra fark etti gözyaşlarının güzelim yanaklarını ıslattığını…
Yavaşça kapıyı kapattı. Sildi hoyratça,,akıttığı gözyaşlarını... Ve ve yürüdü yavaşça hastanenin koridorlarında…Arkasından gelen sesle irkildi.

X: Zenan hanım.
Zenan zorlukla döndü arkasına…
X:Sizin yatağınızdan kalkmamanız gerek.
Zenan:Ben iyiyim Deniz hanım.
Deniz: Zenan hanım. Siz neredeyse ölüyordunuz ve dikişlerinizin açılma ihtimali yüksek…1 gün daha hastanede durmanız gerek.
Zenan eniz hanım. Gitmem gerek.
Deniz:Hayır gidemezsiniz.Ben sizin doktorunuzum.
Zenan eniz hanım. Tüm sorumluluk bana ait. Hatta belge isterseniz.
Deniz:Evet istiyorum…

…………………………………………………………………………………………………………
Genç adam yavaşça gözlerini açtı. Ellerini ensesine götürdü ve biraz ovdu. Etrafına bakındı. Zenan yatağında yoktu. Kalktı odayı dolaştı ama Zenan yoktu. Aklına gelen düşünceleri hemen atıp dışarı çıktı…

Suat eniz. Deniz.
Deniz arkasını döndü:Suat.
Suat:Zenan…Zenan yok.
Deniz: Özür dilerim Suat. Durduramadım…
Suat:Nasıl olur Deniz.
Deniz:Suat bende onu çıkarken fark ettim durdurdum ama o durmak istemedi zorladı…
Suat:Bana haber verebilirdin-diye bağırdı yüksek sesle.
Deniz:Bağırma Suat.Ben her şeyi denedim ama gitti.
Suat hızla odaya döndü.

Aradı defalarca sevdiği kadını ama her seferinde duymaktan nefret ettiği sözleri duyuyor deliriyordu. Öfkesinin hat safhaya ulaştığını hissetti ve toparlanıp hastaneden uzaklaştı…
……………………………………………………………………………………………………………….
….:Zenan Zenan…

Evet bu Suattan başkası değildi. Eşyalarını toparlanmaya bıraktı Zenan. Durdu.
Tekrar yinelendi o ses “Zenan…Zenan!” ve kapı hiddetle açıldı.
Genç adam hızla sarıldı sevgilisine…
Zenan:Ah…-diye inledi.
Suat:Zenan…İyi misin?
Sustu genç kadın…
Suat:Çok korkuttun beni.

Yine cevap alamamıştı kadından…Kadın ise cevap verip vermemek konusunda kararsızdı. Dilinin ucuna gelen sözcükler hemen geri döndü.

Suat:Neden çıktın hastaneden…-Bir kez daha cevap alamamanın öfkesiyle devam etti Suat- Yeter Zenan.Susma.
Zenan:Bunların cevabı apaçık ortada.
Suat eğil. Neden hastaneden çıktın? Neden haber vermedin ve –gözü yatağın üstündeki bavula ve eşyalara takıldı.-ve neden gidiyorsun…
Zenan:kalmam için bir sebep söyle Suat.
Suat:Seni ne kadar sevdiğimi görmüyor musun Zenan?
Zenan: İzin ver Suat. Gideyim…
Suat eli misin?
Zenan:Gitmek istiyorum buradan…Bu şehir,bu ev ve her şey hüzne boyandı Suat… Kendimi hazır hissedene kadar bir daha buraya ayak basmamam gerek…
Suat:Tamam Zenan.Gidelim ikimizde.
Zenan:Suat tek başıma gitmek istiyorum-dedi sakince-
Suat:Zenan.Beni burada yalnız yapayalnız bırakıp gidebilir misin?
Zenan yanaklarından dökülen yaşlara, sevdiği adama aldırmadan kapadı bavulunu ve yavaş yavaş ilerledi kapıya doğru… Çevirdi usulca kapı kolunu… Bu sefer son dedi ve doya doya baktı sevdiğine…



Bu kalabalığın içinde yapayalnız hissetmektense

Dünyanın bir ucunda tek başımayım

Kir göstermeyen renkleriniz
sizin olsun korkmaktansa

Bulanıklığın tam içinde bir başımayım

Benim belki de gizli bir bildiğim var

Elbette ağlarım benim can kırıklarım var

Senin gördüğün yanağımdan süzülenler

Asıl içimde, içinde yüzdüğüm bir deniz var

Şebnem Ferah(can kırıkları)

Bölüm 8:

BİLİYORUM

Yalnızlık,fırtınanın gölgesinde
Camdan dışarı bakmış düşünüyorum,
Kaçmak zor olan mı?
Hayır,kaçmak alışılmışlık!
Zor olansa kalmak,
Arkasından bakıyorum,
Zor olanı yapması için,
Bir umut bekliyorum işte!!
Dönüp arkasına baktığını görüyorum,
Gözlerimden yaşlar süzülüyor,
Çünkü zor olanı başarmak üzere,
Tekrar önüne dönmesin,
Bana gelsin diye dua ediyorum,
Ama nafile!
Biliyorum gelecek!
Geri dönecek!
Hasretin sırtını kamçılaması mı gerekiyor?
Bana geri gelmesi için.
Döneceğini biliyorum,
Ama söz geçiremediğim kalbim!
Taşlaşmış bir kere,
Dönecek!
Ama ben o eski ben olmayacağım..
Ayaklarımın soğumaya başladığını hissediyorum!
Dönecek!
Ama karşılaştığı şey bedenimin karışmış olduğu toprak olacak!
Fark ettim de tüm bedenim soğuyor!
Son kez görmeliyim onu!
Ama gözlerime söz geçiremiyorum,
Biliyorum, biliyorum beni yalnız bırakmayıp, gelecek!!

Vijdansız

Yağan yağmura aldanmadan yürüyordu sahilde genç adam...Gitmek bu kadar kolay mıydı? Gidebilmek... Hayır gitmek alışılmışlık...Gitmek kaçmak...Zor olansa kalmak...

Son İzmir uçağına yetişebilmişti Zenan...Yerini aldı...Uçak yavaş yavaş havalanmaya başlamıştı... Zenan'ın dudaklarından ise "ben; Sevgi sıcağından ümidsiz yolcu..Hem gider, Hem düşünürüm!" sözleri dökülüyordu...

............................... 3 Ay Sonra

Ne Zenan alışabilmişti bu ayrılığa nede Suat. İkisi de perişandı...Ama ne Zenan olanları unutabiliyor nede Suat terkedilişi hazmedebiliyordu...

...

Suat yine sabah erkenden uyanmıştı.Kalktı yüzünü yıkadı. Havluyu bir kenara atıp dolaptan bir takım elbise çıkardı giydi. İçinde tarif edilemez bir mutluluk vardı. Nedenini bilmiyordu... Uzun zamandır ilk defa kendini rahat hissediyordu...

...

X:-"İstanbul'a ne zaman uçak var"
Bayan:-"Yaklaşık iki saat sonraya bir uçak var."
X:-"Güzel...Bir bilet alabilir miyim?"
Bayan:-"İsminiz."
X:-"........."


....

Suat yavaş adımlarla hastaneden içeriye adımını attı... Onu gören herkes şaşırıyordu. 3 Aydır ilk defa bu kadar neşeliydi...Tabi herkesin merak konusuda bu olmuştu,,Suat tam odasına girecekti ki

Senem: -"Suat Bey"

Suat:-"Buyrun Senem hanım"
Senem:-"Hladun Bey.Gelir gelmez bana uğrasın,dedi"
Suat:-"Peki.Teşekkür ederim."

Suat merak etmişti.Haldun neden onu çağırmıştı ki...Neydi acele olan...

Haldunun odasına doğru ilerledi ve kapıyı tıklattı.

Hal: -"Girin"
Suat: -"Gelir gelmez uğrasın demişsiniz hocam"
Haldun: -"Evet Suat.Geç otur."
Suat-"Buyrun Hocam."
Haldun:-"Suatcım...Seni yeni beyin cerrahımızla tanıştırmak istemiştim"
Suat:-"Kim bu"
Haldun: -"Birazdan burada olur."dedi tam o sıradada kapı tıklatıldı. "Heh işte geldi."

cicekbenizlim
12-06-08, 16:45
İşte buda yeni bölüm arkadaşlar umarım beğenirsiniz...

Bölüm 9:

Özlüyorum seni. Gücüm yetmiyor unutmaya
Özlüyorum elini tutmayi sesini duymayi
Boynuna sarilip omuzunda aglamayi
Nedensiz sevinçleri
Hasret dolu sevgi dolu simsicak düslerimi
Özlüyorum
Gücüm yetmiyor unutmaya
Seni aramazsam unuturum sanmistim
Girmez sanmistim hayalin beynime
Geceleri düslerimde
Gündüz baktigim heryerde seni
Özlüyorum..
Renkler gitmenle soldu
Kirmizi kirmiziligini unuttu
Mavi maviliginin farkinda degil
Beyaz yanliz sen giydiginde güzelligini haykiriyormus

Kapı yavaşça açıldı: ‘’Haldun bey. ‘’

Haldun: ‘’Gel Leylacım ‘’

Suat bu sesi tanıyordu başını çevirdi kapıya doğru: ‘’Leyla?! ‘’

Leyla: ‘’Suat. ‘’

Haldun: ‘’Tanışıyor muydunuz? ‘’

Leyla: ‘’Evet. Biz en iyi iki dostuz. ‘’

Suat: ‘’Hı hı ‘’ dedi gülümseyerek…

--------------------------

X: ‘’İyi misin? ‘’

XX: ‘’Değilim. Başım çok ağrıyor. ‘’

X: ‘’Hâlâ karar veremedin mi? ‘’

XX: ‘’Hayır. ‘’

X: ‘’Benim görüşümü sorarsan canım. Git. Çünkü senin gibi bir İstanbul aşığı burada yaşayamazsın. ‘’

XX: ‘’Sana da yük oldum değil mi? ‘’

X: ‘’Ne demek canım ya. ‘’

XX: ‘’İstanbul’u özledim. ‘’

X: ‘’Biliyorum canım… ‘’

XX: ‘’Ama o. ‘’

X: ‘’Canım. Sen yeni bir hayat kurmak istiyorsan onu aklından çıkartman gerekir. Hem o sana engel olmamalı değil mi? Sırf o İstanbul’da diye sen hiç İstanbul’a gitmeyecek misin? ‘’

XX: ‘’Haklısın. ‘’

X: ‘’İstanbul’a gidecek misin? ‘’

XX: ‘’Önce benim Haldun Bey’i aramam gerek. ‘’

X: ‘’Neden? ‘’

XX: ‘’İşsiz güçsüz İstanbul da dolaşamam değil mi ‘’

X: ‘’Hı hı ‘’

XX: ‘’Haldun beyi arayayım sorayım ona göre kararımı vereceğim. ‘’

X: ‘’Umarım her şey dilediğin gibi olur. ‘’

XX: ‘’İnşallah. ‘’

-------------------------------------

Haldun çalan telefonuyla sustu.

Haldun: ‘’Özür dilerim çocuklar. ‘’diyerek dışarıya çıktı.

Suat: ‘’İyisin değil mi? ‘’

Leyla: ‘’Çok iyiyim Suat. Çok iyiyim. ‘’

Suat: ‘’Sevindim. ‘’

Leyla: ‘’O nasıl? ‘’

Suat: ‘’Kim? ‘’

Leyla: ‘’Zenan. ‘’

Suat: ‘’Bilmiyorum ‘’

Leyla: ‘’??!! ‘’

Suat: ‘’Biz ayrıldık. ‘’

Leyla: ‘’Üzüldüm neden ayrıldınız ki? ‘’

Suat: ‘’Nedensiz nedenler yüzünden… ‘’

------------------------------------------------

Haldun: ‘’Alo. ‘’

X: ‘’Alo Haldun amca ben Zenan. ‘’

Haldun: ‘’Hangi Zenan. ‘’

Zenan: ‘’Ali Parlar’ın kızı Zenan. ‘’

Haldun: ‘’Zenan. Kızım. Nasılsın? ‘’

Zenan: ‘’İyiyim. Siz. ‘’

Haldun: ‘’İyiyim saol Zenancım… Bir şey mi oldu yavrum. ‘’

Zenan: ‘’Şey… Haldun amca ben bir şey sorucaktım. ‘’

Haldun: ‘’Sor canım. ‘’

Zenan: ‘’Bir Genel Cerraha ihtiyacınız var mıydı? ‘’

Haldun: ‘’Neden kızım bir arkadaşına iş mi lazım. ‘’

Zenan: ‘’Aslında ben çalışmak. ‘’

Haldun: ‘’Tamam Zenancım anladım. Zaten Gülfem hanım gidiyordu seni onun yerine işe alabiliriz. ‘’

Zenan: ‘’Çok sevinirim Haldun amca. ‘’

Haldun: ‘’Sen bu hafta içi gel Zenancım. Konuşalım işin ayrıntılarını. ‘’

Zenan: ‘’Peki Haldun amcacım. ‘’

Haldun: ‘’Görüşürüz Zenancım. ‘’

Zenan: ‘’Görüşürüz Haldun amcacım. ‘’

----------------------------------------------

Haldun odaya girdi: ‘’Özür dilerim ‘’

Leyla: ‘’Haldun bey ben hemen işe başlamak istiyorum.

Haldun: ‘’Tabi Leyla. Ama önce bir şey söylemek istiyorum. ‘’

Suat: ‘’??? ‘’

Haldun: ‘’Biliyorsundur Suat Gülfem hanım gidiyor. ‘’

Suat: ‘’Biliyorum Haldun bey. ‘’

Haldun: ‘’İşte onun yerine ben başka bir cerrahla anlaştım bile. Deminde onla konuştum. ‘’

Suat: ‘’Peki tanıdık biri mi Haldun bey. ‘’

Haldun: ‘’Aslında babası ünlü Beyin Cerrahı. Kendisi de mesleğinin en iyisiydi fakat 1,5 yıl önce birine aşık olmuş ve işini bırakmıştı. Yani belki hatırlamazsınız. ‘’

Leyla: ‘’Kim bu Haldun bey. ‘’

Haldun: ‘’Ali Parlar’ın kızı, Genel Cerrahi Uzmanı Zenan Parlar. ‘’

----------------------------------------------------------

Yorumlarınızı Bekliyorum...

seçil_
12-06-08, 16:59
Ela o gün yine her zamanki muhteşem giyinmiş bi şekilde alışverişe çıkıyordu.Sahilden gidiyodu.Arkasında biri onu takip ediyordu.Ela 1 ay sonra türkiyenin en iyi hastanesinde işe başlıyacaktı ve birden çığlık çığlığa bağırmaya başladı.Arkasındaki adam bir kapkaççıydı.Elanın çantasını almaya çalışıyodu.Ela bütün gücüyle direniyodu ama adam ondan daha güçlüydü ve elanın çantasını aldı ve kaçmaya başladı.Arkasından bi adam koşarak geliyordu çantayı almayı başardı ama adam kaçtı.Hemen elanın yanına geldi.Ela çok korkmuştu ve hıçkırarak ağlıyordu.Adam onu hemen teknesine götürdü ve su getirdi.Elaya suyu içirdi çünkü ela hala titriyordu.Ela biraz sakinleştikten sonra konuşmaya başladılar.
L:ben levent
E:ben de ela
L:memnun oldum ela
E:ben de levent ayrıca çok teşekkür ederim sen olmasan herşeyim gidiyodu.
L:bi şey diil ayrıca kim olsa öyle yapardı.
E:hiç te değil kim bi kapkaççının peşinden o kadar koşar ki
L:bilmem ben koştum işte
E:tekrar teşekkür ederim
L:ne demek görevim
E::img-blush
L:kahve içelim mi hem de birbirimizi tanırız
E:şey tamam der ve levent kahveleri yapıp getirir
L:buyur
E:çok teşekkürler er ve kahveden içer
E:hmmm ellerine sağlık çok güzel olmuş
L:afiyet olsun



1 AY SONRA(ELANIN HASTANEDE İLK GÜNÜ)

Acaba bu 1 ayda neler yaşanmıştı?Ela ve levent sevgili olmuşlardı.Elanın yakın arkadaşları zenan ve zeynep te Leventin yakın arkadaşları suat ve ömer ile sevgililerdi.Kızlar hastanedeki ilk günleri için çok heyecanlılardı ama sevgilileri yardım ediyorlardı.Çünkü o hastanede çalışıyorlardı.Uzman cerrahlar olarak.Kızlar sevgililerinin uzman olmasından korksalarda çok sevdiklerinden asla ayrılmayı düşenmediler.Kızlar hazırlanarak evden çıktı vehastaneye geldiler diğer asistan hasanla tanıştılar ve fikretin yanında gittiler.Fikret görev dağılımını yapıyordu.
F:ela sen beyin cerrahımız levent beye,zeynep sen çocuk cerrahımız ömer beye,zenan sen kalp ve damar cerrahımız suat beye,hasan sende bnmle acile.Hadi çabuk çabuk der ve herkes işinin başına gider.

Bakalım neler olucak?

umudaslm
12-06-08, 17:10
F:Hasan
H:Hocam
F:Biraz konuşabilir miyiz otur bakalım
H:Birşey mi oldu hocam
F:Evet birşey oldu geçen hafta işini yapamayacak kadar kötü görünüyordun bu yüzden sana izin verdim
H:Evet
F:Seni bu hale sokan şeyin ne olduğunu öğrenmek istiyorum hasan asistanım olduğun için değil oğluma ismini verecek kadar yakın hissettiğim için soruyorum bunu
H:Evliliğimde sorunlar var hocam
F:Hangimizin yok ki hasan bak evliliğinde çıkan ilk krizde çalışamayacak hale geldin sorunlar karşısında bu kadar kırılgan olursan ne evliliğini nede cerrahlığını yürütemezsin
H:Bunu yapmak herkes için kolay değil ben sizin gibi güçlü değilim hocam elimden bukadarı geliyor
F:Bak hasan(çağrı gelir.)kurtuldun sanma kendini böyle salmana izin vermeyecem bilesin

umudaslm
12-06-08, 17:12
S:Jülide nasılsın
J:İyiyim
S:Keşke ablamda senin kadar akıllı davranabilseydi arslan peşinde çok dolandı ama sen kendini ondan korumayı bildin bunun için seni çok takdir ediyorum buyrun

havin+10baran
12-06-08, 17:14
BÖLÜM 19:

HEMŞİRE: eda hanım size bi çiçek var
ED: allah allah kimden
HEMŞİRE: bilmiorum getiren adını soyadını sölememiş
ED: tmm
ED: kızlar siz mi gönderdiniz
EL: bn göndermedim
Z: bnde göndermedim
EL: off eda soru soracağına kimin gönderdiğine baksana
ED: tmm
(eda okur ve yüzündedki gülümseme bi acıya dönüşür)
Z: eda noldu
EL: kimdenmiş
ED: çiçekler...

Iste devami….

ED: cicekler berkten
Z&EL: neee??
L: ne oluyor kizlar(diyerek iceriye gridI)
EL: canim iyimisin???
ED: ya nasil olur bu??
EL: inan bilmiyorum
L: ne oluyor kizlar???
ED:……………
L: ela
EL: berk edaya cicek göndermis
L: berk?? Hee berkk
EL: jeton anca düstü tabi
L: elaaa…edacim iyimisin sen??
ED: bilmiyorum
Z: kafani karistirmasina izin verme ela…yine seninle oynamasina izin verme
ED: asla hem benim yeni bir hayatim var artik
EL: heh söyle
L: kizlar cikin edayi kontrol edicem
EL: ben kaliyorum
L: Ela cikarmisin??
EL: kalicam…o benim kardesim
L: ela lütfen onunla yanliz kalmak istiyorum
EL: levent
ED: ela hadi dinle doktorumu
EL: edacim
Z: hadi ela hadi(Dedi zenan elayi zorla cikardi odadan)
L: simdi anlat bakalim
ED: ne anlatiyim
L: hisettiklerini
ED: hic bir sey hissetmiyorum yyani özel bir sey hissetmiyorum
L: elaya bile bunu yuttura bilirsin ama ben yutmam..
ED: valla yok
L: edaaa
ED: bir sey yok sadece cok sasirdim..Nasil buldu nasil etti???
L: istediki buldu etti
ED: hic sasirmadim
L: neden???
ED: o hep öyledir yapicam dedimi yapar ne olursa olsun
L: cok iyi taniyorsun onu
ED: taniyordum..bosverrr(Dedi edadan kann aldi son tetkiklerini yapmak icin ve disari cikti)
EL: canim
E:D iyiiyim hemde cok iyiyim
EL: peki canisi
B: askim
ED: gel canim
B: iyimisin??
ED: iyiym
B: bu cicekler neden cöpte??
ED: beyenmedim
B: peki madem..senden naber baldiz??
EL: iyidir berat ne olsun..
B : levent kontrole geldimi??
ED: geldi geldi..az önce cikti hatta
B: iyiyi iyi
ED: canim bu senin(dedi cebindeki kutuyu cikardi ve edaya verdi)
EL: ben disardayim(Dedi ela disari cikti)
ED: ne bu??
B: acta bak(Dedi eda kutuyu acti kutuda cok güzel bir kolye vardi)
ED: bu cok güzel askim
B: senin kadr deyil
ED: snei cok seviyorum
B: bende snei seviyorum
ED: takarmisin??
B: tabi(Dedi berat edaya kolyeyi takti ve boynuna kücük bir öpücük kondurarak seni seviyorum diye fisildadi kulagina..iste simdi edadan mutlusu yoktu bu dünyada)

Anca bu kadar yaza bildim..hic zamanim yok bu arada devami senin esracim…

KOLYE:

[img=http://img357.imageshack.us/img357/9671/silberketteanhaengerherea1.th.jpg] (http://img357.imageshack.us/my.php?image=silberketteanhaengerherea1.jpg)

bu seneryoyu esra(selen_123) ile yaziyoruz

umudaslm
12-06-08, 17:19
S:Ela zenan yok mu
E:Esat Beyin ameliyatına girdi suat bey
S:Tamam sağol
E:Suat bey birşey mi oldu
S:Durumlardan haberdarsın değil mi ela
E:Evet suat bey ya zenanı kararından vazgeçirebilmeyi çok isterdim
S:Gerçekten mi
E:Belki fazla duygusalım ama kürtaj doğmuş bir bebeği öldürmekten çokta farklı gelmiyor bana
S:Onu anlamaya hak vermeye çalışıyorum ama o beni anlamaya çalışıyor mu emin değilim bu öyle bir konuki onunla tekrar konuş ela..
B:Bakar mısınız
E:Buyrun
B:Bne esat arabacının kızıyım babamın ameliyatının nasıl gittiğini öğrenmek istiyorum lütfen yardımcı olur musunuz
E:Tabi buyrun gidelim

umudaslm
12-06-08, 17:25
E:Bu kadar küçükken görmek gerçekten çok zor olucak biliyorsun değil mi
Z.Birşeyler görmek zorundayım dur biraz geri gel işte tam orası bunu çek birşey gördüğüme eminim bu bebeği büyütürken bana yardım etmezsen seni öldürürüm
E:Biliyordum biliyordum ondan vazgeçmeyeceğini biliyordum

derya_suat
12-06-08, 17:36
6. BÖLÜM

Pazartesi sabahı başlayan günün yaşamımdaki en önemli kilometre taşlarından biri olacağının farkında değilim henüz.
Ders öncesi arkadaşlarla kantinde oturmuş sohbet ederken Suat beliriyor kapıda. Beni görünce dönüp gideceğini düşünürken... Kararlı adımlarla masamıza doğru gelip sandalyesini benim sandalyemin yanına çekiyor. Hiçbir şey olmamış gibi havadan sudan konuşmaya başlıyor.
Anlaşıldı, küskünlük eylemine son vermiş beyimiz. Ama ben bu kadar kolay pes etmeye niyetli değilim.

Gün içinde hiç bir araya gelmiyoruz Suat'la. Sözleşmiş gibi ikimizde uzak duruyoruz birbirimizden.
Öğleden sonraki derslerin bitiminde yanıma geliyor.
Suat: Epeydir Maçka Parkı'na gitmemiştik. Veli Usta'nın çayını özlemişim. Ne dersin, gidelim mi?
Öneri hepimize gelmiş gibi biraz ötemizde duran Ela'yla Levent'e doğru bir adım atıyorum. Kolumdan tutup durduruyor Suat.
Suat: Yalnız ikimiz!
Gözlerindeki yalvarmayı çağrıştıran ricacı ifade, itiraz etmekten alıkoyuyor beni. Olur gibisine başımı sallıyorum usulca.

Maçka Parkı'nın yeşili bugün daha da farklı sarmalıyor bizi. Ağaçların dallarını yapraklarını okşayan rüzgarın sesi de öyle...
Alçak taburelerde karşılıklı oturup Veli Usta'nın getirdiği tavşankanı çaylarımızı yudumluyoruz Suat'la. Bir süre dargın kalıp barışmış iki küçük çocuk gibi oradan oraya atlayarak neşeli bir sohbeti paylaşıyoruz. Karşımızda bizi kucaklayan İstanbul manzarası , parkın her zaman ki dinginliği çayın damaklarımızda bıraktığı buruk tat... Konuştuklarımız bunlar.
Birden susuveriyoruz. Söze nereden başlaycağını bilemez gibi tutuk. Birden elimi tutuyor. Yumuşacık bir hareketle incinmesinden korkar gibi...
Suat: Aşık oldum sana Zenan! Direnişim buraya kadarmış.
Ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Öylece bakıyorum yüzüne.
Sonunda oldu işte! Beklediğin bu değil miydi Zenan? Neden böyle tutulup kaldın ki?
Ama ben bu itirafın ardından neler yaşanabileceğini kestiremiyordum ki... Onca bekleyişe karşın gene de hazırlıksız yakalandım galiba.
Suat'la aynı duygu yoğunluğunu yaşıyorum şu an da , en ufacık bir kuşkum yok bundan. Ama ağzımı açıp hiçbir yanıt veremiyorum.
Daha sonra bana sarılıp beni dudaklarımdan öpüyor. Bende hiçbir şey olmamış gibi ona karşılık veriyorum.


İkinci yarıyıl döneminin ve yaz tatili öncesindeki bahar aylarının nasıl geçtiğini anlamıyorum bile. İyiden iyiye yoğunlaşan dersler , sınavlar artakalan zamanlarda da Suat...
Birbirimze ve her geçen gün daha da güçlenen beraberliğimize alıştım artık. Öyle ki git gide Ela'yla Levent'e benzediğimizi düşünür oldum. Çevremizdekiler de bizim yapışık ikizler gibi hep bir arada dolaşmamızı kanıksadılar , adlarımızı tek tek değil , bileşik sözcük gibi telaffuz ediyorlar.
Şikayetçi değilim bu durumdan ; tam tersine mutlu olduğumu bile söyleyebilirim. Harika bir insan Suat. Değer veriyor bana , en sıradan özelliklerimi bile göklere çıkararak şımartıyor beni.
Arada ufak tefek çelişkiler , çatışmalar da yaşamıyor değiliz. Neyse ki hiç küs kalamıyoruz. Suat beni üzdüğünü hissettiğinde , " Dayananam sana... Ne olur asma yüzünü , " diye gönlümü alıncaya kadar etrafımda dört dönüyor.


Yaz tatilinde geçen yıl olduğu gibi gene Bursa'ya gideceğini düşünüyorum Suat'ın. Yanıltıyor beni, şaşırtıyor. İstanbul'da büyük bir şirkette staj yapacağını söylüyor.
Suat: Sende gel. Başvurumuzu beraber yapalım. ( diyor. )
Çok önceden ayarlanmış , hazır lokma halinde önüme sunulmuş bu programın Suat'ın babasının bir telefonuyla halledildiğini , benimde Suat'ın gayretleriyle sonradan yanına eklendiğimi staja başladıktan epey sonra öğrenebiliyorum ancak.
Bu tür güç gösterilerinden nefret ederim. Açıktan açığa masaya vurulan çelik bir yumruk yok ortada ama perde gerisindeki varlığını hissetmek bile yetiyor bana.
Suat'a haksızlık edemem. Herkes biri on gösterirken sahip olduklarının dışa yansımasını en aza indirgemek için elinden geleni yapıyor. Grup içinde abartılı harcamalardan kaçınıyor, son model arabasıyla caka satmıyor, göze batmamak için olabildiğince çabalıyor.
Öğrenci işlerinde yaşadığımız küçücük bir kare bile bu çabanın en güzel göstergesi... Kayıt yenilemek için belge doldururken Bursa'daki yazışma adresini sorduklarında apartmanın adını ( Birtan Apartman ) değil de kapı numarasını vermesi gözümde bambaşka bir yere oturtmuştu onu.
Ancak ailesini tanımıyorum. Bursa'da " imparator " sayılan bir babanın varlığını biliyorum yalnızca. Ve bu durum garip bir ürküntü veriyor içime. Nedenini bilmediğim, ama her aklıma geldiğinde yüreğimin korunma iç güdüsüyle titrediği, garip bir ürküntü...

BURCAK001
12-06-08, 17:51
==== 9. BÖLÜM FRAGMANI====

Zenan: hiç Zenan deme bir derdin olduğunu anlayabiliyorum derdini söylemeyen derman bulamaz hadi bakalım bekliyorum...
Suat: (iç ses) bu kızdan bir şey kaçmıyor pess =))

* * *

İpek: Levent neler oluyor?
Levent: Ela yok
İpek: ne? Ne demek yok?
Levent: yok işte hiçbir yerde yok
İpek: ne demek bir yerde yok ya? Dur sakin bulacağız...

* * *

Zeynep: Allah kahretsin
Hasan: dur elleme elini kesersin...

* * *

İpek: hayret sen bu kadar güzel duyguyu nasıl anlayabiliyorsun?
Arslan: bana duygusuz insan muamelesi yapmaktan vazgeç

* * *

Zenan: yani bekâr birinin evlilerin arasına işi olmaz. Bu demek oluyor ki Ela’larda kalamam...
Suat: bravo Zenan lâfı gediğine oturtmayı başardın...

* * *

Ela: deli
Levent: senin deli ettin beni bedelini öde bakalım
Ela: her zaman

YENİ BÖLÜM YARIN...

beross
12-06-08, 19:17
'Ben senden başka zaten görmüyorum Yok yok Yok işte yok Senin gib bakan yok Beni anlatan senin gibi Beni anlayan ben......



zenan:evet,beni terk edişini merak ediyorum suat..-manalı bir şekilde-
suat:bak zenan bu gidişin seninle bir ilgisi yok. Ben seni seviyorum.. gecen yıllarda,sensizlikten ne acılar çektim bilsen...
zenan:benle alakası yoksa neden ha neden!-gözleri dolmustu zenan'ın-
suat:bak zenan, annem... hastaydı anlıyor musun? annem ünlü bir iş kadınıydı biliyorsun... duyulmasını istemedi.. sana bile söylememi istemedi! onu yanlız bırakamazdım... sana bir sebeb acıklmadan gittim... geri dönemedim...
senin tepkin bana acı verecekti... şimdi burdayım.. ve hala seni seviyorum zenan..
zenan:peki annen ?
suat:annemi kaybettik zenan...-gözleri dolmuştu genç adamın-
tek sevdiğim sensin anlıyor musun?
zenan:bana biraz zaman ver... beni anlıyorsun değil mi?
suat:peki anladım

..........

oğuzhan:hadi gidiyoruz..
petek:nereye gidiyoruz?
oğuzhan:dolaşmaya...
petek:ama yemek?
oğuzhan:ben suat beyle konusurum.. hadi ama
petek:peki tamam....

levent:herkes nereye gidiyor böyle?
berna:bilmem.. işler iyice tersine döndü...
levent:neyse onlar dönene kadar konuşalım
berna:tamam bana uyar.. ama ilk sen başla
levent:tamam...biliyor musun ela ile düğün yerimizi secicez
berna:gercekten mi cok sevindim...-berna bu duruma içten içe bozulmuştu-

suat:artık içeri girelim mi?
zenan:peki tamam..
suat:beni dinlediğin için tessekkürler zenan
zenan:eski zenan değilim.. cok değiştim..
suat:oğuzhanla petek gidince bizimkiler kalmıışlar masada
zenan:berna'nın yüzü kötü görünüyor..
suat:gel öğreniriz...

levent:bak berna,ela hakkında dediklerini biliyorum
berna:ne demişim? ve bunu sana kim söyledi?
levent:ela...
berna: yeter anlıyormusun? ben onun hakkında ne diyebilirim? hem banane sizden yada ondan.. gidip ona mı inandın? sana inanmıyorum... beni tanımamıssın
zenan:levent? ne oluyor
levent:gitti.. ela'dan fazla bahsettim....ve ela bana birseyler demişti
suat:berna öyle şeyler demez..
zenan:hala burda duruyorsun sana inanmıyorum

zenan ve suat berna'nın arkadasından koşar....

'aşk bize gerçekleri gösterir bazen.. acı gercekleri... acı gercekler bizi cok yaralar...yürekten bunlar kaçınılmaz olsada.... aşk acısı daimidir.... herzaman bize gercekleri gösterir... gercekler acı olsada.. aşk bu...'

suat:berna?
berna:ben iyiyim... acı falan çekmiyorum
zenan:tamam sakin ol... hadi eve gidelim
berna:artık oraya gitmem ben
suat:nereye gitceksin peki keçi?
berna:kızların oteline.. zenan,buraya gelmem bile hataydı....neyse ben otele gidiyorum...
suat:iyi geceler....
zenan:cok kötü yara almış...
suat:zaten ela olaylarından kötü idi..
zenan:berna elaya birsey demedi ki...ela demiştir..
suat:hiç sevmiyorum onu....seytan ruhlu biri
zenan:levent görse bunu..
suat:neyse... seni eve bırakmamı istermisin ?
zenan:tamam.. ama yürüyelim
suat:peki hanfendi siz bilirisiniz...
zenan:bu günlerimizi özlemişim
suat:bende...

......

ela:ne! bernayla kavga mı ettin?
levent:evet... sana birşey dememiş
ela:eminim öyledir...
levent:hala dediğinden şüpheliyim
ela:sen bana ne demeye çalısıyorsun?
levent:bernayı senden daha fazla tanıyorum diyorum
ela:berna hanımın bizi ayırma çabaları işe yarıyor desene
levent:ne sacmalıyorsun sen?
ela:o sana liseden beri......
levent:sakın onun gerisini getirme sakın......anlıyor musun getirme
böyle birsey olmaz olamazda!!-sinirle kapıyı carpıpı cıkar-'

bazı aşklar imkansızdır... hiç ummadığımız bir anda doğmuştur... imkansız aşk hep içimizde bir hastalık gibi büyür... karşımızdaki görmesede... kocaman bir yaradır imkansız olan aşk'

************************************************** ******

katkıları için cansum'a biricik kızıma tsk ederim:D

eL-Doktorlar
12-06-08, 21:14
8.Bölüm

K:Aşkım kapı!!
B:Tamam canım..
H: Oğlum bu var ya evde de bana aynısını yapıyodu..
K:Aa Hasan ama Burak’ın senden farkı var..Hiç olmazsa itiraz etmiyor..
B: Suat..En sevdiğim kalp-damar cerrahi şefim..
S: Of Burak ya!!
K:Ne diyo gene?
S: Senin bu kocan ne zaman büyüyecek??
K:Bilmiyorum ya ben kafayı yicem,ya o büyüyecek!!
---
Tekrar kapı çaldı..
J:Arslandır!!
B:Bence Elayla Levent..
K:Aşkım bak ta öğrenelim…
Burak kapıyı açtı.
B: Demedim mi ben?
E:Beklenmiyorduk galiba..
B:Yok Jülide nişanlısını özlemişti de onu konuşuyorduk…
L:Jülide??
J:Ya bırak Burak işte..
Burak tam kapıyı kapatıyordu ki…
A:Artık yüzümüze kapı da kapatılıyor yani…
B:Aa Abi hoş geldin..Bak Nişanlın özlemiş seni..Koş bi öp,bi rahatlat kızı…
K/J:Burakkk!!!
B: Off off bıktım zaten sizden..
K/J/E/Z/Zey:Buraakk!!
B:Heh..Bu da kadın dayanışması..
L/A/S/H:Buraaaak!!!!
B:Al bunlarda kılıbık erkek…
K:Elacım yanlış hatırlamıyorsam bana bi avukat arkadaşının olduğunu söylemiştin..Versene bi kartını…
B:Yok Ela verme..Ben susmaya karar verdim..
K:Allah’a Şükür..
Levent Kader’e kaş göz işaretleri yapıyordu..
L:Kader!!!(Fısıldayarak..)
E:Nooluyo ya burada?
K:Eee kahve yap diyo Levent.Di mi?
L:Tabi tabi öyle diyorum..
E:Ben koyarım aşkım..
K:Bende geleyim seninle..
Ela mutfağa gitti..Levent Kadere fısıldayarak..
L: Oyala azıcık..
K:Tamam sen merak etme..
---
L:Eee arkadaşlar durumlar nasıl?
H: Davetli organizasyonu tamam..Elanın haberinin olmadığını herkes biliyor..Yaklaşık olarak 250 kişi falan olur diye düşünüyoruz..
Zey:Davetiyeler bugün tüm davetlilerin eline ulaştı ve Elanın görmemesi adına üzerlerine notta düşüldü…
L:Arkadaşlar çok saolun siz olmasaydınız başaramazdım ben..
Z: Off Levent saçmalama..
A: Orkestra tamam,yemek şirketi tamam…
J:Evet Elanın hayallerindeki kır düğünü gibi olması için her şeyi yaptım bende…
B:Kaderle bende Elanın sevdiği tüm parçaları hazır ettik orkestraya verilecek..Kader Elanın balayı için nereye gitmek istediğini şuan içerde öğreniyor.O gün Elayı oyalamak kuaföre falan götürmek ve hazır etmekte bizim işimiz..
S:Bizde Zenan’la hepinizden önce orda olup son hazırlıkları yapıcaz.
Z:Evet bir de elanın gelin odasını tam istediği hale getirmem lazım..
H:Bizde Zeynep’le yarın izinliyiz evdeki tadilatın falan bitirilmesini sağlıycaz..
---
K:Ela diyorum ki..Şöyle bir tatile gidin siz..Senin azıcık kafanı dağıtmaya ihtiyacın var..
E:Levente söyledim..Tamam dedi..Hem evi baştan aşağı yeniliyor,hem de tatile gidelim diyor..Anlamıyorum onu da
yaa..
K:Bir tanem o senin iyiliğini istiyor,azıcık rahatla,ortam değiştir falan…
E:Eminim öyledir..Ama ne bileyim..Çok uçtu bu aralar..
K:Ya sen onu bunu bırak ta..Şöyle Roma’ya falan gitseniz güzel olmaz mıydı?
E:Hayır..Ben Maldivler’i falan hep merak etmişimdir…Orasını görmeyi çok isterim..Aman neyse fazla uçtum…Paris’e falan gideriz herhalde..Bir de Dalyan’ı çok severim..
K:Aa evet Dalyan’ı bende çok severim..
E:Eee sizde benim yüzümden balayına gidemediniz…
K:Hayır canım seninle ne ilgisi var?biz havaların biraz daha ısınmasını bekliyoruz..
E:Hıhı..Eminim..
K:Aaa Evet…
E:İyi hadi içeri gidelim..
---
L:Bakın şimdi plan şöyle..
Z: Of Burak ya!!Sus artık..
B:Nooluyo be?
Z:Ela..
B:Aman zaten hep benim üstümden kapatın olayları..
S:Burak!!
---
E:Al hayatım kahven..
L:Saol bitanem..
E:Önemli Değil..
Zey:Burak ile Kaderin nikahını hatırlıyor musunuz?
E:Unutmak mümkün mü?Mahvetmiştim tüm geceyi..
S:Saçmalama Ela o gecenin en güzeli sendin..
E:Ya ne en güzel..Yaşadığı sorunlardan sonra nişanlısın elini bırakamayan ödleğin teki…
H/L:Ela…
H:Bitanem..Sen her halinle bizim meleğimizsin..
B:Hem benim düğünümü sabote eden sen değil buydu.(Arslan’ı göstererek)
A:Ne be?Git Allah Allah..
K: Düğünden tam iki ay geçti Arslan..yani sizin yıldırım nişanının üstünden de 1,5 ay..O gece kıza ilanı aşk ettin,sonra da üstüne Kırmızı Şarap döktün..
A:Ya tamam olabilir..
E:Arslan kesinlikle yılın sakarı..Benim evimde de bardak bırakmadı zaten..
A:Ela!!
E:Ne var?
A:Sus!!
E:Sen sus be!!
H:Hem abi kankama mana bulacağına kendine bak sen..Kaderi dansa kaldırdın ayakkabılarına basa basa morarttın ayaklarını..Sonra 2 gün neler çekti Kaderim haberin var mı senin?
A:Heh işte..
J:Sen sus!!Unutmuş değilim o günü..
B:Kimin düğünü işte!!Olaysız anımız yok maşallah..Bu arada kader?Doğru mu söylüyo bu?
K:Eee şey aşkım..
B:İşine gelince Ela avukatın telefonunu ver..İşine gelince aşkım..
K:Ne ya sadece üzülme diye söylememiştim..Aman çok ta umrumdaydın.Git ne halin varsa gör..
B:Kader!!Kader!!
Kader mutfağa gitmişti,Elada peşinden..
E:Kader?Bitanem abartmadın mı?
K:Boşver burnu sürtünsün yoksa büyümeyecek..Oturalım biraz burada da aklı başına gelsin..
E:E iyi bari..
---
B:Nooldu ya şimdi?
Zey:Ne olucak Burak?Sadece karın çok akıllı..
B:Ne?
H: Oğlum hakikaten artık aklından şüphe etmeye başladım..Elayı götürdü işte..
B:Heee…
S:Hele Şükür!!
L:Neyse planı anlatıyorum..Sabah ben ortadan yok olucam..Zaten biz Buraklarda olucaz..Kader Elayı uyandıracak.Sonra………………………………
Levent planı anlatmaya devam ederken Kaderle Ela da koyu bir sohbete dalmıştı.
E: Diyorum ya Kader..Ne olursa olsun onu öyle çok seviyorum ki..Kızmam gereken şeylere bile kızamıyorum..
K:Ela..Biliyor musun bende aynı durumdayım..Daha önce Burak gibi birine aşık olabileceğim aklımın ucundan dahi geçmezdi..Ama aşk nelere kadir ki artık yaptıklarına bile kızamıyorum..Evet bazen tahammül edilmez biri oluyor ama ondan bir gün ayrılmak fikri bile beni üzmeye yetiyor..
E: Off Kader..Ne oldu bize..Biz eskiden böyle miydik..
K:Bir şey olmadı güzelim..Sadece aşık olduk..
O sırada Levent içeri girdi…
K: Ooo bayanlar..Sohbet koyu bakıyorum..Ama bence geç oldu..Yarın doktorluk yapıcaz gitsek iyi olur..
E:Tamam hayatım geliyorum..
H:Neyse abi bizde kaçalım..Hadi Zeynep..
A:Ben bırakırım sizi..Yolumun üstü zaten..
J:Aman zaten altlı üstlü oturuyoruz..Gideriz beraber..
A:Aşkım hadi..
S:Hasan sen benimle gel o zaman..Nasıl olsa Zenan ’ı bırakıcam..
H:Tamam abi..
L:Hadi millet iyi akşamlar biz kaçtık..
Zey:Biz yarın yokuz…
H:Araşırız..
E:Hep arıyorsunuz zaten..Neyse canım araşırız..
L:Hadi görüşürüz yarın..
---
Herkes gitmişti..Kaderle Burak ta evlerinde Yanlızdı…
B:Eee yalnız kaldık..
K:Eee uykum geldi benim hadi iyi geceler aşkım..
B:Kaderrr,aşkımmm…
K:Burak gelme Buraaak!!!
Ve gülüşerek kaçışarak yatak odalarının yolunu tuttular..
---
H:Teşekkürler Suat..Yarın görüşürüz…
S:Görüşürüz Hasan!!
Hasan arabadan indi..
S:Aşkım..
Z:İyi geceler canım..
S:İyi geceler..
Z: Seni seviyorum..
S:Bende..Hem de her şeyden çok..
Zenan Suat’ın dudaklarına küçük bir öpücük kondurdu..
Z:Yarın görüşürüz..
S:Görüşürüz bir tanem..
---
Zey: Saol Arslan bıraktığın için..
A:Ne demek!!İyi geceler..
Zey:Sana da..
H:Heh geldin mi anahtarımı almamışım..Eve giremedim..
Zey:Şapşal sarı kuşum..
H:Zeynep!!
Zey:Ne???
---
A:Seni seviyorum bir tanem iyi geceler..
J:Bende seni seviyorum sakar sevgilim..
A:Jülide..
Jülide Arslan’ın dudaklarına öpücük kondurdu..
J:İyi geceler aşkım..
A: Sana da bir tanem..
---
E:Uzun ve yorucu bir günden sonra evimizdeyiz..
L:Evet..Çok uzun ve yorucu bir gündü..
Ve Levent Elaya arkasından sarıldı..
L:Aşkım..Unutmadan..Yanına giyecek bir şeyler al..Yarın akşam Buraklarda kalacağız..
Ela Levente döndü..
E: O nerden çıktı?
L:Yarın badanaya başlayacaklar..Boya kokusunu hiç sevmem..
E:Tamam biliyorum da Biz teknede kalmayacak mıydık?
L:Ya Burak çok ısrar etti..Süper dörtlüymüşüz biz…Kıramadım işte..
E:Peki öyle olsun..Sen bir şeyler karıştırıyorsun ama…
L:Yok hayatım..Ne karıştıracağım!!
E:Eminim öyledir..
L:Hadi hayatım yatalım uykum geldi..
E:Hadi bakalım..
---
Yatak Odası…
E:İyi geceler aşkım..
L:İyi geceler meleğim..
E: Seni çok seviyorum..
L:Ben de..Hem de çok…
Ve tüm ekip yorucu bir günden sonra uykunun kollarına bıraktı kendini…

1-Harika bir organizasyon..Her şey yolunda gidecek mi?
2-Kader Fikreti neye ikna ediyor?
3-Elayla Levent Kader ve Burak’ın evinde..Neler olacak?
Başka soru yok..Bulamadım..
Yorum isterim..


Ufak bir hatırlatma...
yeni bölüm,muhteşem düğün ve diğerleri en kısa zamanda burda...

kelfindik
12-06-08, 22:07
Akşam.........

E: Salata ister misin aşkım?
L:Tabi...
E:Ne güzel bir akşam di mi?
L:He...
E: Odun musun Levent?Bu kadar yemek hazırladım mumlar yaktın romantik romantik konuşuyorum tık yok ....Heeee...Heee de sen...
L:
E:Ne gülüyorsun be?Ayı mı oynuyor senin karşında?
L:Özüne döndün be karıcım...
E:Ney?
L: Diyorum ki öyle olmuyordu..Böyle iyi...Emel'den kıskandığını da anladım ama ben güzeller güzeli karım varken bakar mıyım ben o kadına?
E:He iyi.....
L:E Ela?
E:Ne?
L:Bi de bana odun diyor..Sensin o be... ..İnsan gelir bir öper...
E:He anladım senin niyetin bozuk..
L:Bozuksa bozuk ne var???
E:Hiç...Hadi gel öpiyim...
L:Hadi öp..

___________________________________________

Sabah..

L: Pişt pişt....
E:Hı????
L:Uyuyor musun?
E: Sence?
L:Uyan o zaman....
E:Niye ki?
L:Birşey diycem...
E: Tamam sen de ben böyle de dinlerim..
L: Sen bilirsin.......Ama söyleyince nasılsa uyanıcaksın....
E:He he...Hadi konuş...
L:Şimdi ben senden önce uyanıyorum ya...
E:Hı...
L:İşte ben o zamanlar senin belini ölçüyorum..
E:Ney?Ne ne ne yapıyorsun?
L:Uyanırsın demiştim..
E:Yok yok ben hala uyuyorum...Rüya di mi bu?
L:Şimdi senin belin normalde 65 santim...
E:Eeeee?
L:Ama şimdi 68 santim olmuş..Sen bundan ne çıkardın şimdi söyle bakalım.
E:Ateşin mi var Levent?
L:Hayır Ela!Hamilesin...
E:Bence dün akşma yemeği fazla kaçırmışım..
L:Yok yok 3-4 gündür böyle..
E: Diyete girmem gerek o zaman...
L:Yok yok hamilesin sen..
E:Ben kahvaltı hazırlamaya gidiyorum....
L:Hamilesin işte...
E: Değilim ya...
L:Öyle öyle..
E: Değilim!!!Gidiyorum ben..
L:Hamilesin Ela!!!



Mutfakta

Ela kahvaltı hazırlıyordur..Levent gelip arkadan sarılır Ela'ya..Başını da başına yaslar..

L:Ne düşünüyorsun bu konu konu hakkında?
E:Nasıl bir deli olduğunu...
L:Karsını deliler gibi seven bir de dedliler gibi çocuğu olsun isteyen bir deli...
E:Levent sen insanı zorla bebek sahibi yaparsın..
L:Zorla morla....Fark etmez...Var mısın?İddaaya bile girerim..
E:Nesine?
L: Sen kazanırsan seni ben öpücem ben kazanırsam beni sen öpücen...
E:Nedense her iki durumda da sen karlı çıkıyormuşsun gibi geliyor bana..
L: Var mısın yok musun?
E:Levent beyin bir öpücüklük teklifine varım..
L:Tamam ben gidip test alıyim..
E:Hastanede yaparız....


Canım çok sıkkın daha yazamadım..Kısa mı olsu ne..
Yorumlarınız bekliyorum..


Hastane..Asistanların Soyunma odası...

E:Ay sabah sabah tutturmuş çocuk diye..
Z:Ne?

Hasan içeri girer..

H:Kim?Levent bey mi? Sabah hem de?Akşamı bekleyememiş mi?:img-hyste
Z:Bilmediğin işe burnunu sokma Hasan...
H: O zaman anlatın..
E: Susarsan anlatıcağım..Şimdi sabah bir uyandırdı beni..Diyor Ela sen hamilesin.
Z:Nereden anlamış?
H:Aşmış adam aşmış artık..Yılların cerrahı bir bakışta anlamıştır..:img-hyste
Z: O zaman niye hastalara da öyle bir bakışta tanı koymuyor?
E:Uff tartışmayın...Belimi ölçüyormuş..
Z:Belini?
H:Kaç santimmiş?
E:Hasan!!
H:Ne?
E:Tutturmuş hamilesin de hamilesin diye...
H:Belki hamilesindir..:img-hyste
E:Ufff Hasan git!
Z:Niye olmasın?
E:Zenan!!
H: Dur dur Bu parça Levent beyden Ela'ya gelsin..''Senden bir çocuğum olsun istiyorum....Gözleri senin gibi baksın...''
Z:Yok yok bu parça olmadı...''Senden çok çocuğum olsun istiyorum..'':img-hyste
H: Doğru Levent Beye birtane yetmez...:img-hyste
E:Yaaaa!!!!!!Sizin yemek nasıl geçti Zenancığım?
Z:Gidiyorum ben..
E:Git git..:hıh
Z::hıh

________________________________________________

A:Günaydın..
L:Günaydın...
S:Günaydın...
A: Dur bakayım Levent bir yüzüne..
L:Ne var yüzümde?
A: Senin ağızın normalde de kulaklarında mı yoksda bugün güzel bir gelişme mi oldu?:img-hyste
L: Henüz bir gelişme yok ama olabilir...
A:Ela mı hamile?
L:Nerden anladım?
A: Beni görmene rağmen ağızının hala kulaklarında olmasından..
S: Hamile mi?
L:Bence öyle...
A:He peki tıp bilimi bu konuda ne diyor?
L:Henüz birşey demiyor..Test yapıcaz...
A: Suat senin neyin var kuzum?Yüzünden düşen bin parça..Yoksa Nalan seni nerk mi netti?:img-hyste
S:Nayır Narslan ..Nalan diye bir sevgilim yok..
A:Ben Zenan'ı kastetmiştim...Ama dur buldum..Yemek kötü geçti..
S:Aferim Arslan..Şimdi git o zekanı işinin başında kullan..
A: Haklısın yardımıma ihtiyacın olacak...Yüzün beş karış..Toplamak için baya çaba sarf etmem gerek..Ama bulabileceğinin en iyisinin ben olduğuma emin olabilirsin..:img-hyste
_______________________________________

L: He he he test burada...
E:Hadi yapalım daha işimin başına dönücem...
L:Hadi yapalım..

L:Tamam şimdi birtek beklemek kaldı...
E:Ben bekelmiycem..Çünkü sonucu biliyorum...Negatif..Gidiyorum ben Levent..
L: Sen bilirsin....

______________________________

Ges:Neredesin sen Ela?
E: Öhmmm..Hocam benim bir işim vardı özür dilerim..
Ges:He duydum..Test yapıyormuşsunuz?Hamile misin?Hamileyen seni affedebilirim...
E:Eeee....Ben tam olarak bilmiyorum..Testi yaptık..Sonuca bakmadan geldim..
Ges:Neyse...

(Tam o sırada...) Koşarak Levent geliyordur..Ela'yı tutar kaldır döndürür..

L:Ela hamilesin!!!!!!!!!!
____________________________

Flash Forward (İleri zamana gitme)

1 ay sonrası

Emel:Levent hamileyim..
________________________________

Yorumlarınız bekliyorum..:img-icecr

gül_ilayda
12-06-08, 23:53
ÖZET


L-gidiyoruz
E-nereye ben seninle hiç bir yere gitmem
L-öylemi(levent elayı omzuna alır)
E-ya indir beni delimisin sen
L-sen susarmısın biraz
E-hemen beni indir
L-neyse size iyi oturmalr
A-görüşürüz
L-iyi gecelr
B-sizede sizede(levent ve ela çıkar)

E-ya indir beni
L-indirdim işte ne var
E-ben gidiyorum(levent elayı zorla arabaya bindirdi)nereye gidiyoruz
L-seninle yalnız kalıcamız bir yere
E-ben seninle yalnız kalmak istemiyorum
L-tabi eminim öyledir
E-offf



BÖLÜM 20

A-levent iyi yaptı
J-yoksa ela affetmezdi
Z-affederdi ama süründürdü
H-şimdide süründürür yani elayı kaçırdı diye ela hemen affetmez
B-doğRU
G-neyse biz kalkalım artık geç oldu
J-evet
A-iyi geceler
K-yine bekleriz
J-ellerinize sağlık herşey çok güzeldi
ZEY-bunu ela gelince ona söylersiniz hesini o yaptı
G-iyi geceler(jülide arslan ve gizem gider)

S-iyi geceler bitanem
Z-iyi geceler
S-seni seviyorum
Z-biliyorum...arabayı dikkatli kullan
S-tamam.....görüşürüz(öper ve gider)

E-burası neresi neden geldik
L-burası benim evim
E-benim neden haberim yok böyle bir evin olduğundan
L-söylemedim çünkü böyle durumlarda gerek olur dedim
E-.....
L-yani biz kavga ettiğimizde filan gerek olur diye söylemedim burayada seninle barışmak için geldik
E-boşuna bekleme beni kaçırmış olsanda seninle barışmıcam
L-barışıcaksın ve güzel bir tatil yapcaz
E-ben seninle hiç bir şey yapmam
L-:icon_shad tabi eminim yapmazsın
E-offff
L-artık arabadan inermisin
E-inmicem
L-o zaman bende kendi yöntemlerimle indiririm
E-tamam tamam indim
L-aferin
E-çok komik
L-evet
E-ne kadar kalıcaz burda
L-sen ne zaman beni affedersen
E-demekki bu hiç olmıcak
L-iyi bizde ömrümüzün sonuna kadar burada kalırız
E-ya ama
L-hadi gir
E-ya benim kıyafetlerim yok ihtiyacım olan şeyler
L-arka koltukta büyük bir çanta var onun içinde ihtiyacın olan herşey var
E-tamam bunu düşünmüşsün ama yarın hastane var ne yapıcaz
L-ben onuda hallettim
E-nasıl
L-haldun beyle konuştum işiniz ne zaman biterse o zaman dönün dedi
E-off off
L-en sonunda beni affediceksin
E-kendine çok güvenme
L-görüşürüz
E-görüşürüz
L-hadi gir artık
E-bana emir veremezsin
L-ela hanım rica etsem size zahmet olucak ama içeri girebilirmisiniz
E-başka çarem yokki mecburen giricem(içeri girer)
L-burdan kaçabileceğini düşünme
E-......
L-burası çok ıssız bir yer telefonda yok en iyisi sen ben hemen affet
E-seni öldürmek istiyorum
L-sen bana kıyamazsın
E-bu ev çok kirli ne kadarsır kullanılmıyor
L-en son 1 yıl önce gelmiştim
E-kimle
L-dur bir düşinim .....ımm önce sevgi sonra mine sonra ebru sonraaa
E-(sinirli)yeter ya sen sen ne utanmazsın
L-dur şakaydı buraya ilk defa seninle geliyorum ve sen olucaksın atrıca
ilk aşkımda sensin unutma
E-.....
L-bu söylediklerimin hepsi doğru
E-ben bu evde kalamam çok kirli
L-temizlersin
E-temizlersin derken
L-eline temizlik bezi ve malzemelerini alıp temizlersin
E-sana inanmıyorum önce kaçırıyorsun sonrada temizlik yaptırıyorsun
L-benim yapıcak halim yok ya tabi sen yapıcaksın
E-malzemeler nerde
L-üst katta küçük bir oda var orda olucaktı(ela çıkar ve malzemeleri alır tekrar gelir)
E-ben acıktım
L-sen temizliği bitirene kadar bende yemek yaparım bak sana yardımcı oluyorum
E-ne kadar iyisin yemek yapıcak malzeme varmıki
L-hepsi arabada
E-bakıyorumda önceden herşeyi planlamışsın
L-söz konusu sen olunca tabi...ben sevgilimin aç kalmasına izin verirmiyim
E-bu sözlerle beni kandırabileceğini sanıyorsan yanılıyorsun
L-ya sen çok konuştun hadi başla
E-(levente sinirli bir şekilde bakar ve temizlik yapmaya başlar



[U]1 HAFTA SONRA


S-leventle konuştum ela h^l^ affetmemiş
Z-inatçıdır benim arkadaşım
S-ama çok uzattı
Z-leventte hak etti
S-neyse benim ameliyatım var görüşürüz
Z-kolay gelsin

Z-size bir haberim var
B-ne haberi
Z-ela leventi affetmemiş
H-yuhh bir hafta oldu ne yapıyor bunlar
B-ben tahmin edebiliyoru....
H-devamını sakın getirme
B-size bilgi vercektim sadece
K-senin vericen bilgileri biliyoruz biz
ZEY- 1 hafta oldu ama ben elayı çok özledim
Z-bende
H-dönsünle artık
K-ela telefonunu evde unutmamış olsaydı arardık
ZEY-iyi olurdu ama
H-leventi arasak
Z-ya boşverin biraz rahat etsinler
ZEY-haklısın
F-oooo değerli asistanlarım görevlerini bitirmişşer yan gelip yatıyorlar
K-ıı hocam
ZEY-biz şey yapıyorduk
F-ne
H-şey
F-dedikodu
H-gibi birşey
F-ya sabır
H-hocam siz bir derin nefes alın sakin olun
B-biz hemen gidiyoruz
ZEY-gittik bile(giderler)
F-bunlar birgün beni öldürücek

L-ela kalk hadi öğlen oldu hala uyuyorsun
E-yapacak başka birşey yok hem sen ne cürretle odama giriyorsun
L-seni uyandırmak için girdim
E-neden girdin demedim
L-kalk hadi uykucu
E-ben uykucu değilim
L-iyi tamam değilsin
E-ne zaman gidicez ben çok sıkıldım
L-sen beni affetmediğine göre henüz gitmiyoRUZ
E-(sinirli)ben gidiyorum
L-nereye
E-kahvaltı hazırlamaya
L-bye
E-ukala
L-bayan çok bilmiş
E-hödük
L-hadi bayan çok bilmiş hadi karnım çok acıktı bana laf yetiştireceğine inde kahvaltı hazırla
E-zıkkım....neyse ya inip sen hazırlasana
L-bu iş bana düşmez
E-kime düşer
L-evin kadınına
E-bay ukala
L-daha önce demiştin geçerli sayılmıyor
E-:icon_twis be aşağı iniyorum
L-kahvaltıyı çabuk hazırla
E-bana yavaşsınmı diyorsun
L-ben öyle birşey demedim
E-ama demek istedin
L-hayır
E-ya sen çok değiştin benim tanıdığım levent değilsin sen benimle hiç böyle konuşmazdın(gider)
L-(iç ses) sana böyle davranmazsam asla seninle baş edemem seni üzdüğüm için bende üzgünüm ama bana başka yok bırakmadın

S-zenan bu akşam yemeğe çıkalımmı
Z-tamam çıkalım ama yeri ben belirlicem
S-hayır ben
Z-ben
S-ben yyer ayırttım bile
Z-gitmiyorum
S-gidiyorsun
Z-zorlamı
S-evet zorla
Z-.........
S-akşam 8 de alırım
Z-......
S-cevabını duyamadım
Z-tamam
S-güzel

K-akşama yemeğe bir yerlere gidelimmi
H-kim
K-sen ben burak zeynep zenan evde çok sıkıldım
B-benim için uygun
ZEY-benim içinde
H-benim içinde uygun gidelim
K-zenanada soralım
B-geldi işte
Z-ne oldu
K-akşam yemeğe gidicezde gelirmisin
Z-çok isterdim ama önceden verilmiş bir sözüm var
K-tamam biz gidiyoruz
ZEY-nereye
B-bildiğim çok güzel bir yer var sizi oraya götürürüm
H-tamam
K-çıkışta toplanalım
ZEY-tamam


*****AKŞAM*****

Z-burası çok şık bir yer
S-bu gecenin özel olmasını istiyorum
Z-neden
S-ilerleyen saatlerde öğrenirsin
Z-şimdi
S-zenannnn
Z-tamam
GARSON-ne alırsınız
Z-........
S-.........
GARSON-peki içecek olarak
Z-şimdilik kalsın
GARSON-peki efendim(yemekler gelir)
S-nasıl güzelmi yemekleri
Z-çok güzel
S-zenan sana birşey sorucam
Z-dinliyorum
S-benimle evlenirmisin
Z-:img-fear2.......ben ...aslında....yani....çok erken
S-tamam ben cevabımı aldım
Z-ama evet
S-zenan sen evetmi dedin benmi yanlış duydum
Z-evet
S-hangisi için
Z-evet seninle evlenirim
S-seni seviyorum(cebinden tektaş çıkartır ve zenanın parmağına takar)
Z-teşekkür ederim
S-seni çok seviyorum
Z-bende

B-güzelmi balık
H-süper
K-nerden buldun burayı
B-biz üniversitedeyken gelirdik arkadaşlarla
ZEY-gerçekten çok güzel
B-afiyet olsun
ZEY-kim ısmarlıyor yemekleri
B-ben
K-bazen beni çok şaşırtıyorsun
B-daha çok şaşırıcksın prenses

E-bana diyene bak kendi uyumuş neyse kahvaltıyı tek başıma yaparım bende(levente bakar)

L-(uyanır ve kısa süreli bir şok geçirir)elaaa


****ne oldu
*****levent neden şok geçirdi
******zenan ve suat evleniyor
*****YORUM İSTİYORUM

selen_123
13-06-08, 00:23
BÖLÜM 20:

ED: off berat kalk hadi
B: aşkım sen bana soğuk mu davranıyosun
ED: yoo sana öle geldi canım
B: tmm canım bn bi acile ineyim
ED: tmm aşkım(aşkım kelimesini vurgulamıştır)
B: peki aşkım(aşkım kelimesini vurgulamıştır)
EL: günaydın prenses
Z: günaydın kraliçem
ED: yağcılar
EL: iyilik yaramıo
Z: aynen
ED: tmm tmm şaka yaptım
EL: ii tmm
ED: ne zaman çıkıcam bn yha
Z: bgn
ED: kaçta
EL: akşam çıkışta beraber çıkıcaz
ED: off ii bari bgn son günümmm
Z. yha beratın yüzü sanki asıktı biraz
EL: evet bnde farkettim
Z: bişemi oldu
ED: yha berk bana o çiçekleri gönderdiğinden beri korkuyorum
EL: yoksa
ED: hyr berke aşık deilim ama berata bişe yaparsa die içim içimi kemirio
Z. hiç bişey yapamaz aşkım
EL: heleki biz varken
ED: canlarım
EL: zenan suat biliomu
S: neyi biliomuyum
Z: şeyy
S: neyy
Z: suat dışarda konuşsak
S: bana bi açıklama yapmak zorunda deilsin
Z: hyr zorundayım
S: peki bahçeye inelim o zaman
Z: tmm kızlar sonra görüşürüz
ED/EL: hıhıhı
S: evet seni dinliorum
Z: suat bak benn
S: zenan açıklama yapmak zorunda deilsin
Z: hyr bak okuldayken hoşlandığım bi çocuk vardı oda bnden hoşlanmış çıkmaya başladık sonra ayrıldık
S: ndn
Z: çünkü(suata acil çağrı gelir)
S: özür dilerim sonra konuşuruz
Z: tmm hayatımın tek aşkı
S: sende ölesin bnm için
S: durumu ne
HEM: kalp atışı yok
S: allah kahretsin elektro şoku getirin
S: 200 joule
HEM: hazır
HEM: dönmedi
S: 300
HEM: dönmedi
S:400
HEM: dönmedş
S: hastayı kaybettik
EL: eda iyimisin ateşin mi var senin
ED: saçmalama yha ne ateşi
EL: tmm tmm
ED: hadi git
EL: nereye
ED: leventin yanına
EL: ama
ED: bni boşver
EL: tmm bn kaçtım byy
EL: tık tık tık
L: girr
L: aa bnm aşkım gelmiş
EL: senin aşkın gelmiş
L: hoş gelmiş
EL: hoş bulmuş
L: oturmaz mıymış
EL: otururmuş
L: ee canım napıosun
EL:iim sen
L: eda nasıl
EL: hngi anlamda
L: nası hngi anlamda
EL: yha hastalığı yüzünden mi
L: evet
EL: yoksa berk yzünden m
L: her ikiside
EL: o zaman hastalığı ii ama berk yüzünden kafası karışık
L: yoksa eda berke
EL: sakın o cmleyi tamamlama
L: ndn
EL: çünkü kafasının karışıklığının sebebi korkuo olması
L: neyden
EL: bak berk kafasına koyduğu herşeyi sonunu düşünmeden yapar
L: edada berkin berata zarar vermesinden korkuo
EL: aynen öle
L:hiç bişe yapamaz
EL: seni çok seviyorum
L: bnde(ve öpüşürler)
HEM: size bi çiçek var
ED: yinemi yha kimden
HEM: bn söleyemem
ED: tmm ver
ED: yha yinemi sen
YAZAN NOT:
hayatımın anlamı bnm biricik aşkım eğer seni bilmeden kırdıysam çok özür dilerim
seni deliler gibi seven aşkın
[B]BERAT[B]
ED: ayy canım yha
B: ee bnm çiçeklerimide beğenmeyip çöpe atacakmısınız
ED: hyr tabikide
B: yha bak sormayı unuttum
ED: neyi
B: o çiçekelr kimden di
ED: şeyden
B: neyden
ED: çiçekler berkten
B: ne
ED: evet
B: ve sen bunu ban sölemedin
ED: yha o her istediğini yapar ve bize zara vermesinden korkuyorum
B: hişş sakın korkma
S: dr zenan dr zenan
Z: byrun suat bey
S: bi hastaya bakmamız gerek
Z: peki suat bey
Z: ee hasta nerde
S: karşında
Z: anlamadım
S: hasta bnm
Z: suat yha delirdin mi sen
S: evet hmde senin delinim
Z: peki bu hastanın sorunu neymiş
S: bu hastanın bi sevgilisi varmış ama sevgilisinin ailesile tanışmıomuş ve seviğide üzülüomuş
Z: tmm ailenle tanışçam
S: YAŞASIN AŞKIM SENİ ÇOOKK SEVİYORUM
Z: bnde aşkım bnde
B: ee eda hanım çıkıosunuz artık
ED: evet çıkıorum yuppii
ED:elalar nerede kaldı
EL/L: biz geldik
Z/S: bizde geldikkk
ED/B: hoşş geldiniz
ED: ayy hadi çıkalım artık
B: evet hadş edacım gel
ED: nereye
B: kucağıma
ED: anlamadım
B: aşkım kndini yormaman gerek
ED: yha bn eve kdr biraz yürüyecektim
L: saçmalama eda o kdrda deil
ED: üff tmm ama kucağına alma
B: tmm şimdi almıorum ama
ED: ama
B: ama sen bi sendele hmn alacağım
Z: kızım seni düşünüo
EL: evet
S ee kimin kankası
L: evet
ED: hadi bir an önce çıkalım
(dışarı çıkmışlardır)
(ela zenan birbirlerine bakarak yüzlerinin rengi atmıştır edanın ise arkasındaki şelerden haberi yoktur)
ED: ela zenan arkamda kim var
EL: edaa
Z: bak canım
L: ela o kim
EL:leventt
L: anladım
S: zena o kim
Z: SUAT SENCE
S: berk mi (edanın duymayacağı bi şekilde eda sie arkasına bakıp kötü şeylerin olmasından korkuyodur)
ED: ela ve zanan size son kez soruyorum o kim
EL/Z: BERK
ED: ne(eda arkasına döndüğünde bayılcak gibi olur)
BERK: merhaba eda
B: eda iimisin
ED: berat bni kucağına al(der ve o narin vücudu yre yığılır)
B: edaa

BURCAK001
13-06-08, 16:57
Levent delirecek gibi oldu. Çünkü Ela yatağında yoktu. Hemen koşup aramaya başladı...

Levent: ela’yı gördünüz mü?
Hemşire: hayır Levent Bey
Levent: Allah kahretsin Ela nerdesin?

* * * * *

Zenan, işlerini bitirmiş Suat’ın odasına gelmişti...

Zenan: aşkım

Haldun Bey’in teklifinden sonra kararsız kalan Suat, Zenan’ın sesini duyunca kendine geldi...

Suat: canım
Zenan: işim bitti de yanına geleyim dedim
Suat: iyi yaptın

Suat her ne kadar bir şey olmamış gibi davransa bile Zenan onun bir derdi olduğunu anlamıştı.

Zenan: Suat canım iyimisin?
Suat: sen ve bebeğimiz yanımızdasın nasıl kötü olabilirim ki...
Zenan: seni sıkan bir şeyler var
Suat: Elham yapıyorsun
Zenan: Suat öt canım
Suat: Zenan
Zenan: hiç Zenan deme bir derdin olduğunu anlayabiliyorum derdini söylemeyen derman bulamaz hadi bakalım bekliyorum...
Suat: (iç ses) bu kızdan bir şey kaçmıyor pess =))

* * * * *

Levent Ela’yı hala arıyordu. Hastahanede aramadığı yer kalmadı ancak Ela sanki yer yarıldı içine girmişti.

İpek o sırada Levent’i görüp endişelendi...

İpek: Levent neler oluyor?
Levent: Ela yok
İpek: ne? Ne demek yok?
Levent: yok işte hiçbir yerde yok
İpek: ne demek bir yerde yok ya? Dur sakin bulacağız...

O sırada hemşirelerden biri gelmişti...

Hemşire: Levent Bey Ela Hanım yeni doğan ünitesinde
Levent ve İpek: ne?

* * * * *

Zeynep dinlenme odasına gidip biraz dinlenmek istedi... Odaya girdiğinde Hasan’ın elinde kahve ile pencereye baktığını gördü...

Zeynep: hasan
Hasan: efendim
Zeynep: ne yapıyorsun?
Hasan: yoruldum da bir kahve aldım sende ister misin?
Zeynep: yok ben alırım
Hasan: tamam

Zeynep kahve için aldığı bardak elinden düşer...

Zeynep: Allah kahretsin
Hasan: dur elleme elini kesersin...

Hasan, Zeynep’in elinden bardağı almak için Zeynep ile aynı anda eğilince göz göze gelirler... Bir çekim onları çekiyordu. Buna engel olmak neredeyse imkânsızdı. Hasan Zeynep’in dudağından öpünce ikisi arasında tarif edilemez bir elektriklenme oldu... Zeynep utanıp odadan çıkınca Hasan’ın aklında tek bir düşünce vardı...

Nasıl yaptım bunu?

* * * * *

Levent ve İpek yeni doğan ünitesine geldiğinde karşılarındaki manzara karşısında küçük bir şoka girmişlerdi. Ela, kazadan kurtardığı bebeği kucağına almış ona ninni söylüyordu.

Sakın büyüme bebek

Hayat seni de harcar

Dert tirkayisi yapar

Katar önüne katar diyardan diyara atar

Büyüme bebek büyüme

Dert çekersin, hasretle yanarsın, isyan edersin

Her geçen gün dünden beter

Sakın büyüme bebek

Sen bu halinle güzelsin

Her gün umut verir

Bakarsın unutuverir

Acılarla güzelsin

Yaşamaktan bıkar ölmek istersin

Ne yazık ölemezsin

Dost bildiklerin düşman çıkar

Geriye dönemezsin



Bu kader miydi neydi? O korkunç kaza Ela ve Levent’in büyük bir heyecanla bekledikleri yavrularını alırken u sabah ki kaza ise yeni doğmuş bir bebeğin ailesini çalmıştı. Bu nasıl bir kader, nasıl bir hayattı? Bu revamıydı?

Ela hem bunları düşünüyor. Hem de bebeği kollarında uyutmaya çalışıyordu. Bu minik bebeğe kanı kaynamıştı.
Ela bebeği uyutmaya çalışırken bebek inat etmiş gibi uyumuyor masmavi gözleriyle Ela’ya bakıyordu. Levent yavaşça odaya girdiğinde Ela ile göz göze gelmişlerdi. İkisi birbirlerine gülen gözleriyle bakıyordu. Levent yavaşça Ela’ya sokulup;

Levent: küçük hanım uyumuyor mu?
Ela: Levent şu ellere bak

Levent yavaşça bebeği kucağına alıp onu uyutmaya başladı. Ela’nın yapamadığını Levent iki dakika içinde başarmıştı. Minik bebeğimiz uyumuştu.

Levent bu uyuyan güzele sevgi ile bakmıştı. Hani deriz ya Allah özene bezene yaratmış. Aynı öyleydi. Yumuk yumuk elleri, küçücük burnu, kırmızı dudaklı, mavi gözlü, kar gibi bembeyaz tenli bir bebekti bu...

Ela Levent ve bebeğe bakarken içinden bir şeyler koptuğunu hissetti... Levent’in eline bebek ne güzel yakışmıştı...

Ela: uyudu mu?
Levent: evet
Ela: çok tatlı değil mi?
Levent: evet kime çekmiş acaba?

Ela ve Levent o an göz göze geldiler. Uzun zaman birbirlerini bu kadar mutlu görmediklerini fark ettiler.

* * * * *

İpek bu manzara karşısında duygulanmıştı...

Arslan: ne kadar güzel manzara değil mi?

İpek arkasını döndüğünde Arslan ile karşılaşmıştı... Sonra önüne dönerek;

İpek: hayret sen bu kadar güzel duyguyu nasıl anlayabiliyorsun?
Arslan: bana duygusuz insan muamelesi yapmaktan vazgeç

İpek Arslan’a karşı dönerek;

İpek: yalan mı? Duygusuz bir herif olmasaydın, benim duygularımla oynamazdın.
Arslan: ben senin duygularınla mı oynadım?
İpek: dur bir düşünelim, sırf annen başkasıyla birlikte oldu diye bütün kadınlar aynısı diye bütün kadınlarla birlikte oldun sonra onları bir paçavra gibi fırlattın. Yetmedi benim sana âşık olduğumu bile bile gittin başkasıyla aldattın.
Arslan: sende pek duygulu sanmazdın ama
İpek: ne?
Arslan: madem beni o kadar çok seviyordun âşıktın benden ayrılır ayrılmaz Amerika’ya gidip başkasıyla nişanlanmazdın

İpek Arslan’a yaklaşıp;

İpek: evet nişanlandım. Çünkü o beni sevdiğini en güzel bir şekilde ispatladı. Benim sana hala âşık olduğumu bile bile bana gönlünü açtı.
Arslan: peki niye evlenmedin onunla bir yola girmişsin bari sonunu getirseydiniz
İpek: işte sen bunu anlamayacak kadar duygusuz adamsın...

İpek arkasını dönüp gitmişti. İpek’in gözleri dolu doluydu. Ağlıyordu. Arslan’ın durumu da İpek’ten farksız sayılmazdı... İki eski âşık kendi işlerinin başına döndüler. İkisi geçen kaybolan yıllara ağlıyordu...

içerimde yangın yakılır of
küllerine cezve sokulur
son bakışın aklıma takılır aklıma takılır
aklıma takılır
ah gece gündüz susan dudaklarım
çözmüş gemiyi, yakmış konakları
kimseler duymaz gizlice ağlar
sessiz sedasız
kaybolan yıllar
kimseler duymaz gizlice ağlar
sessiz sedasız
kaybolan yıllar
sessiz sedasız kaybolan yıllar...


* * * * *

Zenan: bu harika bir haber Suat
Suat: Zenan sen ne dediğinin farkında mısın?
Zenan: farkındayım tabi
Suat: sen ciddi misin?
Zenan: Suat bu senin bu senin kariyerin için dönüm noktası bence değerlendir evde tek kalabilirim tabi ki
Suat: Zenan, eğer gidersem evde tek kalmak yok Ela’larda kalıyorsun
Zenan: off
Suat: işine gelirse yoksa şurdan şuraya adım atmam

Zenan’ın aklına yine bir fikir gelir...

Zenan: bu Amerika işi kaç aylık?
Suat: iki aylık
Zenan: hmm o zaman sen gittikten sonra iki ay bekâr olacağım
Suat: eee?
Zenan: yani bekâr birinin evlilerin arasına işi olmaz. Bu demek oluyor ki Ela’larda kalamam...
Suat: bravo Zenan lâfı gediğine oturtmayı başardın.

Ancak Suat’ın Zenan’ı evde tek bırakmaya niyeti yoktu...

Suat: o zaman Zeynep’te kalırsın o bekârdı değil mi?
Zenan: anlaşıldı yalnız kalamayacağım
Suat: seni hayal kırıklığına uğrattığım için üzgünüm

Zenan isteğini yapamamanın sinirini yaşarken, Suat Zenan’ın bu hallerinden zevk aldığı her halinden belliydi...

* * * * *

Ela yatakla bağdaş kurup yatıyordu. Gözlerini tavana dikip düşünüyordu. Levent işlerini bitirmiş Ela’nın yanına gelmişti.

Levent: Canım benim
Ela: işin bitti mi?
Levent: bitti... Artık seninim...

Diye Ela’nın yanına uzandı... Onu öptü...

Ela: pes Levent...
Levent: ne oldu ya?
Ela: bilmem farkında mısın ama burası hastane canım ve bende hastayım hastaya asılmaya utanmıyor musun?
Levent: o hasta benim karım olduğuna göre sorun yok
Ela: deli
Levent: senin deli ettin beni bedelini öde bakalım
Ela: her zaman

Diye uzun uzun öpüştüler. Ayrıldıklarında nefes nefeseydiler...

Levent: sakın bir daha böyle delilik yapıpta benim yüreğimi ağzıma getirme!
Ela: çok mu korkmuş benim canım
Levent: ela
Ela: tamam tamam

Levent tek eliyle Ela’yı sararken tek eliyle elini tutuyordu.

Ela: o ne olacak?
Levent: Araştırılıyor kimi kimsesi var mı diye?
Ela: ya yoksa?
Levent: yurda verilecek...

Ela ve Levent birbirlerine sıkı sıkı sarılarak bebeği düşündüler. İkisi bebeğin durumuna üzülüyordu...

9. BÖLÜM SONU

havin+10baran
13-06-08, 17:26
BÖLÜM 68:

Iste aradan yillar gemisti bu yillar icinde öyle cok sey olmustuki herkes geriye baktiginda soke oluyordu…
CIGDEM: anne
E: efendim kizim
CIGDEM: babam nerde??
E: bilmiyorum kizim
CIGDEM: ne demek biolmiyorum??
E: bilmiyoruzm annecim
CIGDEM: anne ne oluyor size??
E: hic bir sey kizim
CIGDEM: ya babam günlerdir eve gelmiyor
E: iyi kizim merak etme
CIGDEM: anne
E: annecim baban iyi ama ben nerde oldugunu bilmiyorum
CIGDEM: ne demek bu ya??
E: o demek iste annecim bilmiyorum nerde oldugunu??
CIGDEM: kavga ettiniz dimi??
E: yoo
CIGDEM: anne
METE: anne
E: efendim oglum
METE: ablam ne diyor??
E: hic oglum
METE: babam nerde??
E: bilmiyorum ama iyi oldugunu biliyorum
METE: peki(mete 14 yasinda cigdem ise 21 yasindaydi)
T: efendim
E: melegim
T: canim ne oldu ??
E: cocuklar leventi soruyorlar
T : cdanim onlara gercegi söylemelisin
E : onlari üzemem
T : simdi üzülmediklerinimi saniyorsun ??
E : ama
T : söyle birtanem hatta yanina bile götür
E: gücüm yok buna babalarini öyle görmemeliler
T: beraber gidelimmi??
E: hihi
T: tamam sen simdi sakin ol ben kerem ve pelini okula gönderiyorum simdi….yarim saate kadar sendeyim gideriz beraber
E: hihi
T: üzme kendini(dedi telefonu kapatti)
F: ne diyor canim??
T: cocuklar leventi soruyorlarmis
F: gidicekmisiniz yanina??
T : fatih ne kadar cocuklar icin cok aci bir durum olsada babalarini görmek onlarin hakki
F : canlarim benim ya
T : bende gidicem onlarla
F : tamam askim
T: hadi cocuklar
KEREM: tamam anne
T: anneye karsilik vermeyin bakiyim(Dedi gülüstüler tugce cocuklari gönderdi)
F: hadi canim ben okula gidiyorum
T: tama askim ben gelemem herhalde
F: gelme zaten
T: tamam birtanem hadi byby(dedi kocasina güle güle öpücügü kondurdu ve fatih evden cikti..tugce kahvalti masasini topladi ve oda evden cikti)
E: geldim(dedi kapiyi acti ve tugceye sikica sarildi)
T: sii aglama
E: hadi cocuklar(dedi evden ciktilar..)
T: benim arabayla gidelim
E: hihi(dedi tugcenin arabasina bindiler ve yola koyuldular ve bir hastahanenin önünde durdurlar)
CIGDEM: anne niye geldik buraya??
E: soru sorma kizim ne olur(dedi arabadan indiler ela cigdeminim tugcede metenin elini tuttu ve hastahaneye girdiler)
METE: teyze
T: efendim teyzecim??
METE: ne oluyor??
T: babana geldik
METE: babam hastami??
T: sii(dedi meteyi kucagina aldi)
E: cigdem bak sakin ol kizim
CIGDEM: ne oluyor anne???
E: kizim sakin ol birtanem(dedi iceri girdiler)
CIGDEM: teyze
T: siii(Dedi iki kat yukari ciktilar ve bir kapidan gectiler)
CIGDEM: anne(dedi gözlerinden yaslar akmaya basladi)
E: iste kizim baban bu yüzden gelemiyor
CIGDEM: neden söylemedin???kaza yaptigini neden söylemedin??
E: söyliyemedim sizi üzmek istemedim
CIGDEM: simdi üzülmediikmi saniyorsun??
E: kizim lütfen
CIGDEM: nasil oldu??
E: okuldan eve gelirken dalgindi ben önden gidiyordum oda aarkamdan geliyordu bir an aaaaa diye bir ses geldi ve babana araba carpmisti..hemen yanina gittim onu buraya kaldirdik bir haftadir burda
METE: baba,babacim(dedi oda agliyordu artiK)
T: teyzecim sakin ol baban iyi olucak
METE: ya olmassa??ya iyilesmesse??
T: iyilesicek birtanem
E: size söz veriyorum babaniz iyilesicek ve yine yanimiza gelicek
CIGDEM: yanina giricem
E: olmaz birtanem(Dedi icerde bir seyler oldu ve doktorlar kostura kostura gelip iceri girdiler)
Doktor: defiyi getirin
HEM: hazir
DOKTOR: 200 e sarj et
HEM hazir
DOKTOR: cekilin
HEM: dönmedi
DOKTOR: 300
HEM: hazir
DOKTOR: DOKTOR: cekilin
HEM: dönmedi
DOKTOR: 350 e sarj et
HEM hazir
DOKTOR: cekilin
HEM: dönmedi
DOKTOR: 350 e sarj et tekrar
HEM hazir
DOKTOR: cekilin
HEM: dönmedi
DOK. Tekrar 350
HEM hazir
DOKTOR: cekilin
HEM: dönmedi
DOK: ölüm saati
HEM: 13.45
E: tugce
T: eminim iyidiR
METE: anne
E: leventttttttttttt(Dedi boncuk boncuk terle uyandi)
L: canim
E : levent(Dedi levente simsiki sarildi)
L : ne oldu ??
E : cok kötü bir kabus gördüm
L: anlat askim
E: sen can cekisiyordum levent(Dedi aglamaya basladi)
L: siii agalama birtanem bak ben burdayim
E: sakin birakma bizi sakin
L: tabiki birakmiycam canimm
E: cok korktum levent
L: bak burdayim askim
E: seni cok seviyorum
L: biliyorum birtanem cünkü bende seni cok ama cok seviyorum
E: hadi uyu sen ben cocuklara bakicam
L: elacim kabullenmesi cok zor ama onlar büyüdü artik
E: daha dün anye diyorlardi simdi kocaman oldular
L: evet karicim
E: olsun ben yine bakicam cocuklarima
L: bekle bende geliyorum(dedi assagiya indiler önce metenin odasina girdiler)
E: birtanem benim(Dedi oglunun acimis üzerini örttü yanagina bir öpücük kondurup odadan ciktilar..hemen yan odaya girdiler cigdem misil misil uyuyordu…)
L: kizim benim
E: kocaman oldu
L: hihi
E: yakinda gidicek
L: nasil gelin edicem ben onu??
E: bana sor sen onu??ben ne yapicam onsuz??
L: alismamiz gerek
E: sanirim evet
L: hihi
E: hadi cikalim uyanmasin
L: hihi(Dedi odadan ciktilar)
E: su alip geliyorum(Dedi assagiya indi su aldi ve yukari odalarina cikti)
L: hadi gel(Dedi ela leventin gögsüne yatti ve biraz sonra uykuya daldi)
T: günaydin askim
F: günaydin
KEREM: günaydin
T: günaydin oglum
PELIN: günaydin
F: günaydin kizim
PELIN: annecim erkencisin bugün
T: erken kalkip pogaca yaptim size
KEREM: bende kokuya uyandim zaten
PELIN: valla bende(dedi gülüstüler)
F: canisi hadi bahceye hazirliyalim masayi gelinimide cagiralim
T: cok iyi olur valla
KEREM: ben ariyorum
F: tamam oglum(Dedi kerem cigdemi aradi)
CIGDEM: efendim(Dedi uykulu uykulu)
KEREM: günaydin askim
CIGDEM: günaydin canim..hayirdir sabah sabah
KEREM: kahvaltiya bekliyoruz sizi onu haber veriyim dedim
CIGDEM: tamam askim annemleri uyandiriyim ozaman
KEREM: tamam canim(Dedi telefonu kapattilar)
CIGDEM: anneeeee(diye bagirdi yukariya)
E: efendim(dedi assagidan)
CIGDEM: geliyorum annecim(Dedi assagiya indi)
E: günaydin
CIGDEM: günaydin anne
E: sabah sabah ne bu nese??
CIGDEM: kerem aradi kahvaltiya cagiriyorlar bizi
E: tamam gideriz babani uyandir
CIGDEM: tamam cikiyorum hemen(dedi yukari cikti ve anne babasinin yatak odasina girdi..yataga oturdu babasinin yanagina öpücük kondurdu)
CIGDEM: babacim
L: hi
CIGDEM: hadi babacim uyan
L: biraz daha uyusak
CIGDEM: olmaz hadi
L: of ya peki peki(dedi dogruldu)
CIGDEM: günaydin
L: günaydin canim
CIGDEM: hadi kalk tugce yengem bizi kahvaltiya bekliyor
L: peki kalkiyorum
CIGDEM: bende hazirlaniyim(Dedi odadan cikti hepsi bir güzel hazirlandi ve evden ciktilar…tugce zenanlarida cagirmisti kahvaltiya)
Z: selam
T: hosgeldinizzz(dedi zenan suat ve ali iceri girdiler)
S: hosbulduk canim
F: hosgeldiniz
Z: hosbulduk
PELIN: hosgeldiniz
ALI: hosbulduk canim
Z: ayakta kaldiniz otursaniza(Dedi bahceyece ciktilar ve masaya oturdular)
PELIN: ee nasilsiniz??
S: iyiyiz pelincim sen??
PELIN: bende iyiyim
ALI: yengecim döktürmüssün yine
T: aman ali sende
ALI: hic aman ali sende deme dogrulari söylüyorum
T: peki peki demiyorum(Dedi kapi caldi)
KEREM: cigdemlerdir ben bakarim(dedi kosar adimlarla kapiyi acmaya gitti)
T: ah oglum ah(Dedi oda kalkti)
KEREM: hosgeldiniz
E: hosbulduk
L: hosbulduk
KEREM: kapida kaldiniz gecin iceri
E: gectik canim
Z: hosgeldiniz
E: hosbulduk canim
Z: hadi gecin(dedi bahceye ciktilar)
L: selam
HEPSI: selam(dediler ve öpüsüp masaya gectiler)
E: nasilsin alicim??
ALI: iyiyim ela teyze nasil olayim
E: deyisiklik yokmu??
ALI: malesef
PELIN: teyze???
E: biliyorum(pelin ve alide birbirlerini seviyorlardi ama kavga etmislerdi)
PELIN: ya
E: sorun deyil birtanem
Z: su sifreyi cözsenizde bizde ögrensek ne oldugunu??
E: ögrenmeyi ver canim aaa
ALI: yani anne
S: aaa
Z: tamam ya sustum
ALI: annelerin birtanesi bir sey yok
Z: peki peki
CIGDEM: cay alirmisin teyzecim??
T: canisi sen halami teyze diyorsun??anne de artik
CIGDEM: ya inanin bende demek istiyorum ama iste söyleyemedim
T: hic cekinmene gerek yok kizim…yakinda kaynanan oluyorum..kaynanalarin eli masalidir unutma
CIGDEM: yok canim daha neler sen ve eli masali hic birbirine uykuyor annecim(dedi gülüstüler iste mutlu aile tablosu buydu…iki ay sonra CIGDEM ve KEREM evlendiler Bir yil sonra cok ama cok tatli bir kizlari oldu…herkes cok ama cokkkkk mutluydu..)

MUTLU SONNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNN

Simdiye kadar benden yorumlarini esirgemeyen herkese cok ama cok tsklerrrrrr…Yaz tatilinden sonra yani AGUSTOSTA ins yeni bir seneryoyla karsinizda olucam…SImdilik KENDINIZE COK AMA COK IYI BAKINNNNN….BURCU

Ela:
http://www.resimadasi.com/data/media/378/Yasemin_Ergene.jpg

Zenan:
http://img260.imageshack.us/img260/7355/gd2007019gw9.jpg

Tugce:
http://www.dudaktankalbe.info/aslisuper.jpg

Levent:
http://img381.imageshack.us/img381/2990/kutsi113dt5.jpg

Fatih:
http://www.resimsevinci.net/data/media/482/kivanc_tatlitug_1.jpg

Suat:
http://www.diziler.com/biography/bekir_aksoy_8.jpg
CIGDEM (elanin kizi) : http://www.resimcity.com/data/media/844/www.resimcity.com_-_Dizi_Resimleri_-_Kavak_Yelleri_Pelin_Karahan.png

METE (elanin oglu) : kizlar kimseyi bulamidim ya cok pardonnnn….

ALI (zenanin oglu) :

http://i133.photobucket.com/albums/q65/anakin-solo/temmuzkarikutal2.jpg

PELIN (tugcenin kizi) : http://img1.blogcu.com/avatars/c/i/g/cigdembatur/cigdembatur.jpg

KEREM (tugcenin oglu) :
http://img205.imageshack.us/img205/2628/zzzvi6.jpg

eL-Doktorlar
13-06-08, 19:02
9.Bölüm

Yeni gün yeni umutlar demektir ve yepyeni bir günle hayatlarına devam eden ekibimiz için günün neler getireceğini bilemeyiz…
---
K: Burak!!Burak hadi kalk aşkım..
B: Hıııı…
K: Burak!!Hadi ya..Senin yüzünden geç kalıcaz..Sonra gestapo bizi kıracak!!
B: Tamam ya tamam..Kalktım işte..
K: Sana yat uyu dedim..Ama dinleyen kim..
B: Ne ya..Karım değil misin?
K: Tövbe tövbe..Sabah sabah sinirimi bozma Burak!!Hadi..
---
L: Aşkım!!Bir tanem hadi kal..Sabah oldu…
E: Günaydın sevgilim..
L: Günaydın meleğim..
E: Giyineyim çıkalım..
L: Eşyalarını hazırladın mı?Biliyorsun bu akşam Kaderlerdeyiz..
E: Biliyorum hayatım..Şimdi yaparım küçük bir çanta..
L: Yanına güzel bir şeylerde al..Belki yemeğe çıkarız hep beraber..
E: Bir de neler karıştırdığını anlasam!!
L: Ne karıştırıcam hayatım..Sadece yemeğe gideriz belki dedim..
E: Tamam..Öyle olsun..
L: Ela..
E: Efendim canım..
L: Sabah öpücüğümü almadım..
E: İstediğin öpücük olsun aşkım..
Ela Levent’in dudaklarına öpücük kondurdu..Sonra da gamzesinin üstüne..
E: Bu da günün bonusu olsun!!
L: Aşkım..
E: Canım rahat dur..Eşyalarımızı hazırlıyorum..
L: Tamam tamam..Ama çabuk ol..Benim yüzümden Fikret’ten azar işitmeni istemem..
E: Niye senin yüzündenmiş?
L: Niye olacak?Seni yetiştiremedim diye..
E: Levent hadi hayatım..Bak hazırladım biz çıkalım en iyisi hı?
L: Tamam bitanem..
---
J: Zenaaaan!!!Hadi geç kalıcaz…
Z: Tamam geldim…
J: Aaa Levent arıyor!!
J: Efendim canım…ne…hasan telefonunu mu duymuyor…Uyuyordur o..üst katımızdalar zaten..tamam heyecan yapma..ben uyandırırım onu şimdi...hadiii elayı şüphelendirme..tamam levent…tamam uyandırıcam hemen..hadi..Tamam hadiii…görüşürüzzz…
Z: Ne olmuş?
J: Hasan telefonunu açmıyormuş..
Z: Uyuyordur da..Zeynep nerde?
J: Bi bilsem..Levent bulsa kafasını kıracak!!
Z: Ben hallederim şimdi..
---
Zenan hemen üst katlarında oturan Zeynep ve Hasanın evine çıktı..Eve onlarda olan yedek anahtarla girdi…
Z: Hasaaaaaan!!!Zeyneeeeeeeeep
Zey: Ay ne oluyor yaa??
Z: Ya nerdesiniz siz??Ustalar gelicekmiş birazdan..Elalarda hastanede..
Zey: Offf bu kafasız sarı kuş uyanmıyor ki!
Z: E Levent aramış!!
Zey: Duymadım duysam açardım..
Z: Sen dur..Ben onu uyandırmasını bilirim..
Zenan mutfaktan su şişesini aldı ve Hasanın odasının yolunu tuttu..
Z: Tekrar soruyorum kalkacak mısın?
H: Iıııııııı….
Z: Sen bilirsin sarı kuş…
Zenan su dolu şişeyi Hasanın yüzüne döktü…
H: Anaaaammm!!!!Nooluyo yaa???
Z: Dün gece ne yaptın sen?
H: Zenannnn!!!
Z: Kesin gene kitap okumuşsundur bütün gece..
H: Ne ya!! Çok sürükleyiciydi..
Z: Biraz daha yatarsan Levent için senin ölümünde çok sürükleyici olacak!!!
H: Eyvah!!!Ben onu tamamen unuttum…
Z: İyi yaptın derdini Levent’e anlatırsın..
H: Ne ya sadece bana kızıyorsunuz!!Zeynep ne güne duruyor?Uyandırsaymış işte..
Zey: Yaklaşık olarak 1 saat 7 dakikadır onun için uğraşıyorum..
Z: Ben onu bunu bilmem..Gidiyorum…Geç kalıcam sizin yüzünüzden..
O sırada Jülide aşağıdan Hasanlara geldi..
J: Hadi Zenan!!!
Z: Geldim..
H: Bu su meselesini sonra konuşucaz Zenan Hanım!!
Z: Gerçekten mi?Çok sevinirim..
Zey: Teşekkürler Zenan..
Z: Ne demek!Sana da bütün gün kolay gelsin…Koca gün bu Hasan Kafaylasın..
J: Zenan hadi ya!!!
Z: Geldim!
Zey: Hadi Hasan çıkalım..
H: Bekle giyiniyorum..
---
Hastanede…
L: Ela!!!
E: Efendim?
L: Canım mesai saatinin başlamasına yaklaşık yarım saat var.Kafeteryaya inip kahvaltı yapalım mı?
E: Olur aşkım..
L: Hadi..
---
Fırsattan istifade Kaderde Fikret’le konuşmaya gitmişti..
K: Hocam!!
F: Ne var kader?
K: Hocam biliyorsunuz..
F: Biliyorum yarın büyük sürpriz..
K: Ve…
F: Ve benden ne istiyorsunuz?
K: Hocam eğer bugün Elayı Levent Beyden,Arslan Beyden,Suat Beyden ve Jülide Hanımdan uzak tutarsanız çok iyi olur…Son hazırlıklar telaş falan..
F: Yani acile yolla diyorsun..
K: Hocam estağfurullah eğer mümkünse..
F: Tamam tamam..Ama bu son..Sonra karışık işlerinize beni alet etmeyin…
K: Çok sağ olun hocam…
F: Tamam yalnız 17 saniyen var..Bankoya gitmek için..
K: Tamam hocam..Uçtum bile..
---
Ela Leventle kahvaltısını yapmış,bankonun önünde Fikret’i bekliyordu..Kader koştura koştura yetişmişti ve Zenanla Burak’ta çoktan bankonun önündeydi..
F: Evet!Ela acildesin bugün..
E: Tabi hocam..
F: Kader sen Levent Beye,Burak sende Suat Beye,Zenan Jülide Hanıma..
B: Hemen hocam..
K: Hocam çok teşekkürler..
F: Hadi kader!Oyalanma..
---
B: Ne için teşekkür ettin Kader?
K: Hadi Burak Suat seni bekliyor..
B: Ama..
K: Hee bu arada akşama Elayla Levent bizde biliyorsun..Sululuk istemiyorum..
B: Emredersiniz efendim..
K: Hadi aşkım bak Suat seni bekliyor..
---
K: Levent?
L: Gel Kader..
K: Bugünkü asistanınız benim..
L: Nasıl becerdin?
K: Neyi?
L: İki asistan izinliyken Elayı acile göndermeyi..
K: Emin ol çok basit oldu..Neyse..
L: Eee dün akşam ne konuştunuz elayla?
K: Tam onu anlatacaktım..Tatil için Maldivler,Paris ve Dalyan diyo..Yani zor oldu ama oraları seviyormuş..Bir de Maldivler’i çok merak ediyormuş..
L: Çok güzel…O zaman balayımız için 4 gün Maldivler,5 gün Paris,5 gün Dalyan ve 2 gün İstanbul diyelim..Yani 16 gün yuvarlarsak 20 gün tatil izni alacağım Haldun Beyden…
K: Çatlak!!
L: Hayır sadece aşık!!
K: Of Levent!!
O sırada Arslan ve Jülide içeri girdi…
A: Jülide Mor diyorum hayatım!!
J: Bende Kırmızı diyorum aşkım!!
A: Mor!!
J: Kırmızı!!
A: Jülide!!
J: Arslan!!
K: Nooluyo ya?
Burak’ta geri kalmadı tabi ki,oda odaya daldı..
B: Bensiz gizli toplantı hee?
A: Jülide!!
J: Arslan!!
B: Nooluyo be?
L: Bi anlasam..
J: Levent mor mu?Kırmızı mı?
L: Ne mor mu kırmızı mı?
A: Masaların üzerinde duracak çiçekler!!
L: Beyaz..Hatta zambak..
J: Levent bunu neden baştan söylemedin?
L: Ne ya??Sanki bilmiyorsunuz daha ilk kararlaştırdığımızda söyledim…
A: Evet aşkım söyledi..Unutmuşuz…
J: Tamam olabilir..Uzatmayın..
Zenan o sırada odaya daldı…
Z: Levent sana bir şey sormam lazım!!Aaa herkes burada?Neler oluyor?
B: Tamam sakin olun ve tek tek konuşun..İlk önce Zenan..Evet Zenan!!
Z: Burak!!Bence sus..Neyse ben şey diyecektim..Elanın gelinliği için plan tamam da senin damatlık ne olacak?
A: Ben söyleyeyim sana..Onun için plan farklı..Siz Jülideyde hazırlanmaya gideceksiniz ya Jülide’nin anahtarı bende olacak..Eve girip halledicez..
Z: Hımm..Peki..
B: Evet Arslan sen konuş..
A: Kapa şu çeneni Burak ya!!Neyse her şey hazır diyecektik..
J: Evet Levent sakın heyecan yapma..Sabah kulak zarımı patlattın telefonda..
L: O Hasanın suçu canım..
B: Acaba ne yaptı Onlar?
L: Dur bi arayalım bakalım..
---
L: Hasan!
H: Levent!
L: Ne yaptınız?
H: Badana yapılıyor şimdi..Yaklaşık olarak 20 kişi falan geldiler..Öğlenden önce bitermiş..Ve öğleden sonra kurur dediler..Sonra akşamüstü eşyalar gelecek..Onları yerleştiricez..Yarında eşyalarınızı yeni mobilyalarınıza yerleştirme işlemi var…Mutfak dolapları da takıldı..Zeynep kap kacağı yerleştiriyor şimdi..
L: Tamam hasan..Hadi kolay gelsin..
H: Size de..
---
L: Her şey yolunda..
Z: Harika..
K: Neyse Levent!Hasta bekliyor hadi..
J: Evet Zenan hadi..
B: Beni de Suat bekliyor..
A: Ee beni de hastam..
L: E Hadi o zaman..
---
L: Arslan!!
A: Efendim?
L: Senden bir şey rica edebilir miyim??
A: Tabi kii..
L: Nikah şahidim olur musun?
A: Ne nasıl ??Ben mi?
L: Evet!!Sen
A: Ta..ta..tabi
L: Saol Dostum!!
A: Dostum!!
---
B: Kader!!Aşkıımm!!
K: Efendim?
B: Bizim çılgın aşıklara muhteşem bi sürprizim olucak!!Orkestrayı kim ayarlıyodu?
K: Arslanla Jülide…Bi dakka bi Dakka…Yoksa düşündüğüm şey mi?
B: Evet aşkım tam olarak o !!!
K: Muhteşemsin canım!!
B: Beni muhteşem yapan sensin…
K: Aşkım!!!
O sırada Fikret oradan geçiyordu..
F: SİZİN HASTALARINIZ YOK MU??
B/K: Uçtuk bile…
---
B: Abi Naber?...bende iyiyim ne olsun…Aşk olsun…Şöhret böyle yapıyor demek ki adamı…Unutulduk hemen…………Tamam tamam şaka…Biliyorum çocukluk arkadaşınım benim yerim ayrı…… Ben senden bişi rica edecektim ya………Benim çok yakın 2 arkadaşım evleniyor da.Acaba diyorum……………Leb demeden leblebiyi anladın be abi helal olsun………Yarın akşam konser falan var mı?..........Çok saol ya çok teşekkürler koçum benim…………Tamam anlaştık………Sadece 5 şarkı sonra sizde eğleneceksiniz……………Yarın görüşürüz…Hıhı tamam…Adresi mesaj olarak geçicem şimdi…
B: İşte bu!!!
---
E: Hocam!
F: Evet!
E: Acilde vaka yok…Arslan beye veya Suat beye yardım…
F: Hayır!
E: Ama..
F: Hayır dedim Ela!!
E: Peki hocam..
F: Çok istiyorsan dosyalar orda…
E: Yok en iyisi ben eli yarılan hastanın dikişlerini tamamlayayım…
F: İyi!
F(içinden):Özür dilerim ela!!!Sana kızmamam gerekiyor ama benimde görevim bu…
---
Z: Suat!!!
S: Söyle Aşkım!!
Z: Harika bir fikrim var…Gelin odası için diyorum ki………………………………………………….
S: Zenan bu harika bir fikir…
Z: O zaman başlıyorum çalışmalara…
O sırada ikisinin de telefonuna çağrı geldi…
S/Z: Sonra olsa iyi olur!!
---
L: Hastayı yakın takibe alalım Kader!!
K: Tabi hocam..
L: Kader!!Nasıl gidiyor?
K: Muhteşem!!Sana da bir sürpriz var!!
L: Ne?
K: Yok bir şey..Benim hastaya bakmam lazım..
---
J/B: Acil çağrı aldım…
S: Evet 8 aylık hamile..Üzerine dolap düşmüş bebek şans eseri yaşıyor fakat…
Z: Fakat annenin aort ciddi derecede zedelenmiş..Hemen ameliyata almamız lazım..
J: Tamam..Zenan ve Burak hemen ameliyathane hazırlatın..
B/Z.Hemen hocam…
---
Bu şekilde bir gün daha bitmişti ve Ela ile Levent Burakların evindeydi..
---
K/E/L: Burak!!!
K: Ya yeter ama yaa…Yemekte yapma bari…
B: Tamam canım..Susmam gerekiyor sanırım…
K: Bravo…
E: Levent!!Levent!!
L: Hı?Efendim canım..
E: Daldın..Telefonun çalıyor..
L: Ay evet…
L: Hasan
---
L: Efendim…
H: Abi Naber?
L: İyidir hasan senden Naber?
H: İyiyim bende..Badana bitti,mutfak bitti,yatak odası,salon her şey tamam şimdi eşyaları yerleştirmeye başlıyoruz…
L: İyi iyi Ela da iyi selamları var…
H: Ne?
L: Burak ta selam söylüyor..
H: Anladım tamam..Hadi iyi geceler…
---
E: Ne olmuş?
B: Ne olucak senin evini düzdüler!!
K/L: Öhö!!!Öhö öhö öhöö!!!
E: Ne?
L: Boşver aşkım saçmalıyor..
E: Ya ne kadar doğru bilmiyorum ama yarın hastanenin tüm cerrahi katına tatilmiş..Düzenlemeler mi ne yapılacakmış..
L: Evet!Haldun Bey söyledi di mi?
E: Evet hayatım..
B: Kötü yalancıymış..
K: Buraaaaaaaaaaaaaaaaaaaak!!!!
B: Yavaş be!!Kulak zarım patladı..
L: Sen sus tamam mı konuşma bu gece!!
E: Ne dönüyo burada!!
K: Sadece kocamın saçmalama saati geldi!!
E: İyi öyle olsun…

Ve bu gecede bu şekilde bitmişti..Ela işgillendiyse de hiçbir şey anlamamıştı..Burak’a rağmen..Şimdi sıra muhteşem gündeydi..Aksilikler çıkacak mıydı?Neler olacaktı?

Sorular
1-Sonunda muhteşem düğüne geldi sıra…Neler yaşanacak?
2-Burak düğüne kimi davet etti?
3-Zenanın sürprizi ne?
4-Her şey yolunda gidecek mi?

_menekşe_
14-06-08, 05:53
Ela ve Levent asansörde karşılaşırlar...

Levent:Seninle yalnız kalabilmek için asansör kovalamak zorunda kalıyorum..
Ela:Bende seni özledim...[Birbirlerine yaklaşırken asansör kapısı açlır ve..]
Levent:Bu asansörü çok seviyorum...Hiç dursun istemiyorum..=)[Diyerek düğmeye basar ve kapı kapanır...]

:img-hyste:img-hyste

mad-girl
14-06-08, 13:38
yeni bölüm inş bugün gelicek:D
ama eski senaryomu buldumm:D
geçen yaz eklemiştim ama sonra yarım kalmıştı hatırlayanlar olur mu bilmem
bugün birkaç bölüm ekliycem devamını isterseniz de eklemeye devam edicem...


1. BÖLÜM

ELA ve levent üniversitenin beden eğitimi ve spor bölümü son sınıf öğrencilerindendir. İlgilendikleri branşlar bakımından farklı sınıflardadırlar. ela üniversitenin bahçesinde otururken levent gelir.

L- slm
E- slm
L-ben levent
E-ela(der elini uzatır)
L-(gülümser)memnun oldum
E –bende
L-bir anket hazırlıyoruz da katılmak ister misin (ah be abim bayatladı bunlar yhaaa)
E-olabilir hangi konuda
L-mmm şey hı gençlik ve spor
E- tmm başla hadi
Levent elaya sorular yöneltmeye başlar bi çogu da saçma sorulardır.ve son soru
L- gençlere sporu sevdirebilmek için neler yapılmalıdır
E ela gülümser herkes sporu sever gitmeliyim
L-bi Dakka
Ela bakar
L-sonra görüşebilir miyiz?
E neden olmasın
Ela leventin niyetini anlamıştır (ama anlamıcak gibi de deil ki saf bnm abim yhaa)

Ertesi gün
ELA KAFETERYADA OTURURKEN LEVENT GELİR
L-oturabilir miyim
E-tabi
L-teşekkür ederim eee nasılsın
E- ii sen
L-ii
E-anket ne durumda
L-anket?
E-ela gülümser
L- hıı anket. Uraşıoz
E-kesin öledir
L- anlamadım
E-benimle tanışmak için kılıktan kılığa girmene gerek yoktu
Lşaşırmış bi şekilde bakar
E- anketten bahsediyorum
L nasıl anladın
E sorular
L eet saçmaydı
E biras.
L şey sinemada güzel filimler var bu akşam ben gidicem sende gelmek ister misin
E olabilir aslında ben de gitmek istiodumm
L tmm öylese seni saat 8 de alırım
E tmm der ve levente evin adresini verir
Levent saat 8 de elanın evine gelir. Elayı hep spor kıyafetlerle görmüştür. Ama bu akşam ela da bi farklılık vardır.ve bu farklılık leventi çok etkilemiştir.gece çok güzel geçer.bu gece onlar için bir dönüm noktası olmuştur. Güzel bir arkadaşlığın başlangıcı.bugünden sonra ela ve levent daha da yakınlaşmıştır.ela leventsiz bir hayat düşünememektedir.hatta bu yüzden voleybol milli takımından gelen transfer teklifini bile kabul etmemiştir.herşey çok güzel gidiyordur. Ve mezuniyet günü gelir.ela çok heyecanlıdır.kardeşi gibi gördüğü kader leventle ilk defa karşılaşacaktır.ela kutlama alanında kaderi beklemektedir.bi yandan da leventi merak ediyordur.telefonda 5 dakka sonra yanındayım demiş ama yarım saat olmuş ve levent hala gelmemiştir . ela leventi aramaya gider her yere bakmıştır ama levent ortalarda yoktur. Sadece arka bahçe kalmıştır ve ela oraya gittiğinde gördükleri karşısında ne yapacağını bilemez.ve koşmaya başlar . levent onu kandırmıştır. Arka bahçede denizle öpüşüyordur. Bunu gören elanın dünyası başına yıkılmıştır.ela süslerden birini devirir ve çıkan ses sayesinde levent elayı fark eder ve elanın peşinden koşmaya başlar.

L- elaaaaa dur bekle açıklayabilirim
D- levent
L- benden uzak dur
D levent
L defoooooooool

Ela kutlama alanını çıkışında kaderle karşılaşır kader arabayı parkediyordur. Ela hemen arabaya biner ve kaderden buradan uzaklaşmasını ister . hüngür hüngür ağlıyordur.
Kader şaşkın bir şekilde arabayı kullanır.ela uzun bir süre hiç konuşmass. Daha sonra olan biteni kadere anlatır. Kader çok öfkelenir.ama bunu elaya pek belli etmess.onu teselli eder ve ela bir karar alır milli takımdan gelen transfer teklifini kabul edecek ve buralardan gidecektir.



* * *

mad-girl
14-06-08, 13:42
2. BÖLÜM


Levent günlerce elaya ulaşmaya çalışır ama ela çoktan teklifi kabul etmiş ve şehirden ayrılmıştır. Haftalar sonra levent haberlerde elayı görür .ela kısa zamanda herkesin gözdesi olmuştur. Ve voleybolda arananlar arasında kısa zamanda yerini almıştır. O günden sonra levent bazen televizyondan bazen maça giderek hep elayı takip etmiş. Ama bi türlü cesaretini toplayıp yanına gidememiştir. Daha sonra levent İstanbul da özel bir okulda basketbol koçluğu yapmaya başlamış ve orda işe başladıktan sonra bir daha eladan haber alamamıştır.
Aradan 1 buçuk yıl geçer ela sakatlanmış ve bir daha profesyonel anlamda voleybol oynayamayacaktır. Morali ise çok bozuktur. İstanbul’a kaderin yanına gider ve kaderden elayı sevindirecek bir teklif gelir. Çalıştığı kolejde okul voleybol takımı antrenörü sintem hanım evlenmiş ve işi bırakmak zorunda kalmıştır ve takımın bir çalıştırıcıya ihtiyacı vardır. Kader eladan habersiz okul müdürü Haldun beyle konuşmuş ve Haldun bey bu olaya çok sıcak bakmıştır. Ela bu haberi duyunca morali biraz düzelmiş ve Haldun beyle görüşmeyi kabul etmiştir. Ela ve kader okula beraber gelirler.ela Haldun beyin odasına girecekken koridorun sonunda levent öğrencilerle konuşuyordur.

L ela içinden yok cnm ne işi var burada ela yok artık bunu kabul et )
Hasan – koç
L – hı
H – daldın
L – şeyy tamm çocuklar antremanda görüşürüz eksiksiz geliosunuz
H – tmm koç

Ela Haldun beyin odasına girer

E – merhaba girebilir miyim
H tabi buyurun ela hanım ben de sizi bekliyordum. Ne alırsınız
E-teşekkür ederim bişi almıyım
H- öncelikle görüşmeyi kabul ettiğiniz için teşekkür erdim. Okulumuz spora çok önem vermektedir ve voleybol takımı antrenörü işi bırakınca çaresiz kaldık ama imdadımıza yetiştiniz
E – aslında benim için de ilaç gibi geldi sakatlığım yüzünden profosyonel anlamda devam edemiyorum.ama voleybol benim heşeyimm
H buna çok sevindim. Okulumuzun bir kapalı spor solonu war solonu basketbol takımı ile ortak kullanacaksınız. Saatleri basket koçumuzla kendi aranızda halledersiniz. Çok ii biridir anlaşacağınıza eminim.
E – bir takım war demiştiniz ben vakit kaybetmeden bi kızlarla görüşeyim kızlara nasıl ulaşabilirim
H- ben size bilge hanımı çağırayım o yardımcı olucaktır
E tmm o zmn sölersiniz kızları toplasın spor salonunda bi konuşayım ben
H tmm salona götürmemi ister misiniz
E- yoo hyr knedim bulurum burayı öğrenmem gerekio diymi :d
H tmm bi sorun olursa çekinmeyin yardımcı oalbileceğim bişise elimden geleni yaparım
E tmm der ve odadan çıkar kader onu bekliodur.merakla elaya bakar
E Haldun bey çok tatlı biri
K eet öyledir
E spor salonu nerde kızlar gelicek
K hemen başlıosun yani
E e vakit kaybetmemek lazım
K tmm bende zaten anasınıfına çocukların yanına iniodumm sana gösteririm
E tmm cnm
Kader elayı salona kadar götürür. Basket bol takımı antreman yapıodur.leventin telefonu çalmöış ve levent konuşmka için odaya gitmiştir.kızalr gelir

B ela hanım sizsiniz galiba kızlara haber verdim aa geldiler başka bi isteğiniz var mı
E yok gerekirse ahber veririm
Ve birden bilgenin kafasına basket topu gelir. Bilgenin suratı kıpkırmızı olur herkes gülmemek için kendini zor tutyordur.çocuklar özür dilerler ve bilge gider.

E – eet kızlar ben yeni antrenörünüz ela Altındağ
DİlA- milli takım oyuncusu olan mı
E ela gülümser artık deil
YASEMİN – süper
E tamam kızlar abartmayın kaptanınız kim
ELİF benn
E tmm takım topalm kaç kişi
ELİF 8
E hıı
E tmm o zmn size rakip oluşturmak gerekio basket takımıyla aranız nasıl
CEREN ii çocuklar
E böyle düşünmenize sevindim
DİLEk neden
E çünkü onlardan 4 oyuncu size antremanlarda rakip olucak der gülerek beyler
Takımdakiler elanın yanına gelir ela onlarla da tanışır ve planlarını anlatmaya başlar tam o sırada levent salona gelir çocukların muhabbet ettiklerini görünce yanlarına doğru ilerler

L – elaa


****

mad-girl
14-06-08, 14:06
3. BÖLÜM

Levent ne yapacağını bilemez ve çareyi kaçmakta bulur
E – kızalr öylese yarın antremanda görüşürüz
K- görüşürüz hocam
E beyler unutmayın boş vakitlerinizde siz de bize katılcaksınız söz verdiniz
B T tmm hocam yeter ki siz istein biz buralardayız
E glümser anlaştık hı son bişi daha elif takımdakilerin sınav notlarını öğreniosun hepsini tek tek listeleyip bana veriosun öğretmenleinizin ismleirni de yaz onlarla görüşücemm voleybol oynarken dersler aksatılmıycakk
B T gülerler
E ne oldu
HAsaN – hiç bizim koç ta ilk geldiğnde aynı şeyi sölmişti
E – güler çünkü doğru olan bu bu arada koç nerde onal görüşmem lazım
Bora – az sonra gelir hocam
E – ela saatine bakar ya ben geç kaldım daha sonra konuşuruz artık kendinizie ii bakın siz bana lazımsınız ona göre
Öğrenciler gülerler
V T görüşürüz hocaaam
Ela salondan çıkar levent gelir
Ege – koç nerdeydin yaa
L işim vardı
EGE ela hoca baya bekledi seni antreman saatlerini sorcakmışş
L ii sonra konuşuruz hadi yeterince kaytardınız antrenmana
Elif – size kolay gelsin koç biz kaçar
L tmm kızlar dersleri ihmal etmeyin
YASEMİN – valla koç ta ela hoca da ii de ikisi de derslerle bozdu yaa
Gülerler
Elif – kızlar notlarınızı bi kağıda yazın da ben ela hocaya götüreyim
Hepberaber – tmmm

Anasınıfı

E- kader hadi gitmiomuyuz
K – tmm cnm bi öğrenci kaldı onunda velisi gelsin çıkıcaz
Çocuk – ii günler öyetmenim
K- ii günler cnm
E – seni seviyorlar
K – bende onları seviom çok tatlılar
E –e hadi gidelim
K - tmm çantamı alıp geliorum
E – tmm .aaa ben notlarımı spor salonunda unuttum alıp geleyim arabanın yanında buluşuruz
K – tmm


Spor salonu

Leventin arkası dönüktür çocuklara taktik veriyordur
L – hasan önüne bak nereye bakıyorsun
H- hocam hoş geldiniz
E – kolay gelsin
B T – saolun hocam
E hocam kusura bakmayın böldüm notlarımı burada unutmuşumda
L önemli değil (leventin arkası dönüktür)
E ( çantasını karıştırırken leventin yanına gider ve elini uzatır levente bakmıyordur)
Ben ela voleybol takımını yeni antr…. ( sözünü tamamlayamadım leventi fark eder ve hemn orasını terk eder levent te ardından
L – elaaaa

Hasan- abi ben bişi anlamadım
Ege – ne oldu şimdi yaa
Efe – bu işte bişi var
Mehmet – yakında çıkar kokusu
Semih – bu okul eğlenceli olmaya başladı
HASAN –okul dallasa döndü yaa
Cenk – hadi kız gibi dedikodu yapmayı bırakın da antremana dönelim
Hasan – (elindeki topu atar )ii hadi başla bakalım

Okul bahçesi

L ela bekle beni
E defol
L elaaa
E levent benden uzak dur tamm mı der ve kaderin arabasına biner kader oln bitenden bişey anlamamış saf saf eladan bi açıklama yapmasını bekliodur.
E – hadi gidelim buradan
K ela ne oldu
E hadiiiiii
K – tmm kzma
E – ya pardon sinirim bozuldu
K- önemli değil de ne oldu 2 dakka da
E levent
K koçla tanıştınız demek
E kader levent hani ünüver…( ağlamaya başlar) ben ondan kaçarken o yine karşıma çıktı
K – ya bi Dakka ben bişi anlamadım şimdi koç levent . levent! bu nasıl iştir yhaa
E tmm kapatalım bu konuyuuu
K –tmm cnm da ne yapmayı düşünüyosunn
E burayı bırakamam kızları yüz üstü bırakamam devam edicemm
K – ama mutsuz levent sana rahat vermiycek
E – umrumda bile değil levent benim için yok artık
K emin misin
E eet ( içinden onu hala deli gibi seviorumm)
K ela ondan sonra kimsenin yanına yaklaşmasına izin vermedin
E …..
K – tmm seni üzmek istemedim ağlama
E- tmm ağlamıycam
K eve mi gidelim yoksa sahilde biras yürüyelim mi belki ii gelir
E – yok eve gidelim
K –tmm cnm
İçeri girerler ela hemen kaderin onun için hazırladığı odaya girer radyoyu son sesine kadar açar ve radyoda çalan şarkı

Hergün unuttum diyorum
Artik bitti bugün yepyeni bir gün
Sonra küçük bir bakisin senin
Küçücük bir gülüsün alevlendiriyor külleri

Soranlara unuttum diyorum
Adi neydi hatirlamiyorum

Ben artik sevmiyorum
Yalan

Ama öyle demiyor içim
Susmuyor susmuyor kalbim

Hala deli divaneyim

Nereye gitsem ne yapsam
Herseyde sen güzelde ve çirkinde
Güzelde sevgin var insafsiz
Çirkinde koyup gidisin
Sevmiyorum deyisin

Ela leventi affedebilecek mi ?



B t _ basket takımı
V T voleybol takımı




bugünlük bu kadar yeter devamı
isteğinize bağlı
:D





****

mad-girl
14-06-08, 14:33
METE DÖNÜYOR :)

L alo ismet bey ben levent
İ buyurun komiserim
L biz meteyi görmek istiyoruz iyi olduğundan emin olmak
İ bakın levent bey daha öncede söyledim çocuk size ve eşinize çok alışmış sizden kopması için zamana ihtiyacı var buna izin vermiyorum
L bakın ismet bey
İ iyi günler der ve telefonu kapartır

E ne oldu
L kapadı
E yani
L izin vermedi
E levent ben o adama hiç ısınamadım onda bir şeyler var
L bende ısınamadım ama o metenin tek yakını


S alo abi ne haber
L eh senden
S hemen merkeze gelmen gerekiyor
L neden
S levent elaya söyleme gel bekliyorum
L tamam

E kimmiş canım
L suat aşkım ben bi merkeze gideyim sonra gelinlik için provaya gideriz beni bekle yalnız gitme tamam mı
E tamam canım


L abi ne oldu
S hanımefendinin sana anlatacakları var
L hanımefendi ? a siz…
MY evet benim metenin yengesi
L yoksa meteye bir şey mi oldu
MY hayır ama olacak
L nasıl yani
MY bakın ben sevinç i çok severdim ve bunu onun oğluna yapamam sessiz kalamam …
L neye
MY bakın levent bey mete 2 yaşında daha ve kocam onu dövüyor … kocam çocukları dilendiriyor ve mete biraz daha büyüyünce bunu ona da yaptıracak …
L ama sabıkası
MY evet yok henüz yakalanmadı
L evde mi
MY evet
L mete
MY o da evde
L tamam


Ve ekip toplanır … metenin amcasının evine doğru yola çıkar karısının ifadesine dayanarak adamı tutuklarlar … ama içeri girdiklerinde mete yoktur levent telaşlanır

L mete nerde
MA yok mete falan
L sana mete nerde dedim der ve adamın karnına yumruk atar
O sırada yan odadan ağlama sesi gelir … levent odaya geçer ve meteyi görür mete leventi görünce ona koşar
M baba
unutmamıştır babasını unutmamıştır leventin gözlerinden yaşlar gelir ve oğlu ile birlikte eve döner

E levent nerde kal… mete
Der ve meteyi kucağına alır
L o artık hep bizimle

Haldun levente söz vermiştir metenin velayetinin onlara geçmesi için elinden geleni yapacaktır .







akşam leventin annesi kardeşi ve elanın ısrarıyla murat yemeğe gelirler yasemin hanım şok geçiriyordur… 6,5 aylık hamile bir gelin 2 yaşlarında küçük bir bebek ve nikah hazırlıkları yapan bir çift … fazla karmaşık bir durumdur ama alışmak zor olmaz dilanınsa oalylar karşısında sadece metenin varlığına şaşırışı ve onu özlemle kucaklayışı farklı bir durumdur … kızının her şeyden haberder olup da kenidsine söylememesi belli etmemeye çalışsa da zoruna gitmiştir. Ama oğluyla yeni yeni bit hayat kurma çabasındaykan bu tarzda duygulara o hayatta ye yoktur. Murat çekingen levent biraz gergin ela ise ortamı yumuşatma çabasında … bütün gece böyle biter kocaman bir aile olmuşlardır … gecenin sonuna doğru o gergin hava son bulmuş ve neşeli dakikalara yerini bırakmıştır mete leventin kucağında uyuya kalır ela ile onu yatağına götürürler … yasemin hanımı ise düğün telaşı sarmıştır sadece 1 haftaları kalmıştır büyük gün büyük süprislerle kapıdadır….


S zenan
Z efendim aşkım
S ya ne zaman doğacak
Z Suatçım daha 5,5 aylık dua et de doğmasın
S haklısın elanın ne kadar oldu
Z 6,5
S ne güzel ya birbirlerine arkadaş olacaklar
Z evet
S mete de ağabeylik yapar onlara
Z suat mete amcasında
S aa ben sana söylemedim tabi
Z neyi
S bugün meteyi aldık
Z nasıl
S adam çocukları dilendiriyormuş karısı ihbar etti bizde tutukladık velayet için Haldun bey uğraşıyor
Z hadi ya bu çok güzel bir haber
S evet aşkım öyle
Z ya suat
S söyle bitanem
Z ya ben düğünde ne giysem
S ne giyse yakışır benim aşkıma
Z ya tabi bu halde
S bence bu halin eskisinden daha güzel
Z yok ya öyle mi
S evet
Z o zaman ben doğum yapınca sen beni sevmiycen
S hayda o da nerden çıktı
Z sen söyledin der ağlamaklı
S zenan
Z çık odadan suat
S ama aşkım
Z çık dedim ve suat geceyi salonda geçirmeye mahkumdur…

Yorumlarınızı bekliorum TABİ hangisine olduğunu belirtirseniz sevinirm:)

doktorcu-el
14-06-08, 16:25
Ela o gün yine her zamanki muhteşem giyinmiş bi şekilde alışverişe çıkıyordu.Sahilden gidiyodu.Arkasında biri onu takip ediyordu.Ela 1 ay sonra türkiyenin en iyi hastanesinde işe başlıyacaktı ve birden çığlık çığlığa bağırmaya başladı.Arkasındaki adam bir kapkaççıydı.Elanın çantasını almaya çalışıyodu.Ela bütün gücüyle direniyodu ama adam ondan daha güçlüydü ve elanın çantasını aldı ve kaçmaya başladı.Arkasından bi adam koşarak geliyordu çantayı almayı başardı ama adam kaçtı.Hemen elanın yanına geldi.Ela çok korkmuştu ve hıçkırarak ağlıyordu.Adam onu hemen teknesine götürdü ve su getirdi.Elaya suyu içirdi çünkü ela hala titriyordu.Ela biraz sakinleştikten sonra konuşmaya başladılar.
L:ben levent
E:ben de ela
L:memnun oldum ela
E:ben de levent ayrıca çok teşekkür ederim sen olmasan herşeyim gidiyodu.
L:bi şey diil ayrıca kim olsa öyle yapardı.
E:hiç te değil kim bi kapkaççının peşinden o kadar koşar ki
L:bilmem ben koştum işte
E:tekrar teşekkür ederim
L:ne demek görevim
E::img-blush
L:kahve içelim mi hem de birbirimizi tanırız
E:şey tamam der ve levent kahveleri yapıp getirir
L:buyur
E:çok teşekkürler er ve kahveden içer
E:hmmm ellerine sağlık çok güzel olmuş
L:afiyet olsun



1 AY SONRA(ELANIN HASTANEDE İLK GÜNÜ)

Acaba bu 1 ayda neler yaşanmıştı?Ela ve levent sevgili olmuşlardı.Elanın yakın arkadaşları zenan ve zeynep te Leventin yakın arkadaşları suat ve ömer ile sevgililerdi.Kızlar hastanedeki ilk günleri için çok heyecanlılardı ama sevgilileri yardım ediyorlardı.Çünkü o hastanede çalışıyorlardı.Uzman cerrahlar olarak.Kızlar sevgililerinin uzman olmasından korksalarda çok sevdiklerinden asla ayrılmayı düşenmediler.Kızlar hazırlanarak evden çıktı vehastaneye geldiler diğer asistan hasanla tanıştılar ve fikretin yanında gittiler.Fikret görev dağılımını yapıyordu.
F:ela sen beyin cerrahımız levent beye,zeynep sen çocuk cerrahımız ömer beye,zenan sen kalp ve damar cerrahımız suat beye,hasan sende bnmle acile.Hadi çabuk çabuk der ve herkes işinin başına gider.

Bakalım neler olucak?


Ela leventin odasına gitti.Zenanda suatın ve tabiî ki Zeynep te ömerin odasına.

ELA--LEVENT

L:heycanlanıcak ne var ela
ela:ha tabi senin için söylemesi kolay üniversiteden mezun olup gerçek bir cerrah olmak çok heyecan verici hemde seninle aynı hastanede olmak levent bey
levent:hemen bey demeyede başlamışsınız:hıh
ela:leventttttt
levent:tamam bugünlük affediyorum heyecanlı olmana vereyim.öpim mi???
ela:öpme desem öpmicekmisin
levent:tabiki öpücem kibarlıktan soruyorum
ela-levent:love04:
ela:hadi levent ilk günden Fikret hanımdan azar işitmek istemiyorum hastalarımıza gidelim zaten beraberiz diye gıcık bana hem öle her yerde beraber durmayalım
levent:bunu neden yapıyoruz hayla anlamış değilim ama tamam bakalım
ela:hadi gidelim
levent:tamam hayatım
ela:levent
levent:ne var bitanem
ela:üf ben nediyorum sen ne diyosun


ZEYNEP—ÖMER

Zeynep:hadi gidelim
Ömer:nereye?
Zeynep:hastalarımızın yanına
Ömer:tmm ama önce bi öpücük
Zeynep:hastanedeyiz ömer bey
Ömer:olabilir hem bey nerden çıktı
Zeynep:sen bnm şu an şefimsin
Ömer.öyle mi?
Zeynep:öyle ömer bey
Ömer:ya der ve zeynebin dudaklarına yapışır
Zeynep:ömerrr
Ömer:ne
Zeynep:of der ve hastalarına giderler


ZENAN—SUAT

Zenan:hadi hastaları görmek için sabırsızlanıyorum
Suat:öyle mi zenan
Zenan:öyle suat bey
Suat:bnmle çalışçağın için heycanlı diil misin?
Zenan:yo
Suat:bn seni heycanladırırım
Zenan:suat
Suat:zenan der ve acil çağrı gelir ve giderler.

Günün devamında neler olucak?


seçil(seçil_)ve ben yazık:img-wink:

BURCAK001
14-06-08, 17:11
==== 10. BÖLÜM FRAGMANI ====



Ela: ne yapıyorsun sen?

Levent: seni izliyorum

Ela: bende televizyon izliyorsun sandım sağol aydınlattığın için



* * *



Zeynep: yak korkmadım boş bulundum

İpek: ona halk arasında korkmak derler canım



* * *



İpek: ben evde tek yaşıyorum hem ev benim üstüme yani Zeynep bende kalacak ve tabi Suat gelene kadar sende...



* * *



X: merhaba

Ela: sen...



* * *



Levent: aman Arslan gözünü seveyim aksilik çıkmasın

Arslan: çıkmaz güven bana

Levent: senin elinden olunca ister istemez soruyor insan



* * *



Ela: seni seviyorum

Levent: bende

Ela: şey

Levent: ney



* * *



Ela: senden bir şey isteyeceğim ama...

Levent: ?


YENİ BÖLÜM 15 HAZİRAN PAZAR GÜNÜ...

derya_suat
14-06-08, 17:20
7. BÖLÜM


Staj günlerimiz birbirinden güzel geçiyor. Ders ve sınav baskısından uzak, iş hayatına atılan bir ön adımı yaşamanın keyfi. Suat'la beraber olunca daha da farklılaşıyor.
Babamın beni şirkete bıraktığı bir sabah , Suat'la tanıştırmak zorunda kalıyorum onları. Beraberliğimizi vurgulayacak hiçbir iz taşımayan sıradan bir tanışma gibi dursa da , sanırım önsezileriyle anlayacağını anlıyor babam. Doğrudan benimle konuşacağına araya annemi sokuyor. Ve soru yağmuru başlıyor.
Kimmiş bu Suat? Neyin nesiymiş? Nereliymiş?...
Ayrıntılara girmemeye özen göstererek meraklarını doyurmaya çalışıyorum: Aynı sınıftayız, iyi arkadaşız, bana bu stajı bulmamda yardımcı oldu...
Yetmiyor; verdiğim yanıtlarla bağlantılı , ikinici dizi sorular geliyor. Neden bir başkasına değil de bana yardımcı oluyormuş? Ve... İşte en can alıcı soru: Aramızda özel bir şey var mıymış?
Yalan söyleyemem! Hele onlara... Gerektiğince anlatıyorum ben de.
Evet, diğer arkadaşlarımdan farklı bir paylaşımımız var Suat'la. Düzeyli, sınırları belli sevgi ve saygıya dayalı bir beraberlik.
Arada gidip gelen soru ve yanıtların yoğun baskısından bunalmaya başlamışken annemi devreden çıkarıyor babam. Beni karşısına alıp açık açık konuşmaya başlıyor.
ZB: Anlat bakalım Zenan Hanım. ( diyor , arkadaşça bir tavırla ). Ne derece önemli bu Suat senin için?
Babamın karşısında annemle konuştuğum kadar rahat değilim. İlk soruları yanıtlarken dilim tutuluyor sanki. Ama kısa sürede aşıyorum ürkekliğimi. Sıkıcı bir sorgulama havasında başlayan konuşmamız anneminde katılımıyla sıcak bir sohbete dönüşüveriyor.
Suat'ı , beraberliğimizi paylaşımlarımızı yakın arkadaşlarımla konuşur gibi ancak sözcükleri özenle seçerek karşımda beni merakla dinleyen annemle babama anlatıyorum. Hoşgörüyle , anlayışla , her zamanki sevecen halleriyle ; ama her zamankinden daha dikkatli , sözümü kesmeden , hiçbir ayrıntıya karşı çıkmadan dinliyorlar beni.
Tek bir noktaya takılıyor babam.
ZB: Bursa'lı, köklü, güçlü ve ünlü bir ailenin tek erkek evladı... Büyük bir olasılıkla aile içinde işin başına Suat'ın geçmesi düşünülüyrdur. Yanılıyor muyum?
En zayıf noktanın ustaca bulunup üzerine parmakla basılmasının verdiği sıkıntıyla kendime bile itiraf edemediğim daha ilk günden beraberliğimizin üzerine düşen biricik gölgenin varlığını tüm hücrelerimle " Galiba " diye geçiştirmeye çalışıyorum.
ZB: Böyle bir durumda ne yaparsın Zenan?
Zenan: O kadar uzun soluklu düşünmemizi gerektirecek bir durum yok ortada. Geleceğe yönelik tasarıları konuşmak için henüz erken değil mi?
ZB: Zaman su gibi akıp gider. Bir de bakmışsınız ki mezuniyet çalıvermiş kapınızı. Ardından da iş ve eş konuları gündeme oturmuş. Yaşam yolunu ne şekilde çizeceğine öncelikle sen karar vereceksin. Ancak bir oldubittiyle karşılaşıp üzülmeni istemem.
Zenan: Merak etmeyin siz.( diye gülümsemeye çalışıyorum. ) Nasıl gerekiyorsa öyle olacak. Ama dedim ya, henüz işin başındayız ve bu konuları sorun edecek hiçbir neden yok ortada.




Gerçekten de öyle mi Zenan? Tek başına kaldığında sıkışıveren yüreğinden yukarılara doğru yürüyen , seni boğacak kadar güçlü sıkıntılarını kendine mi saklıyorsun?
Suat'ın hayat çizgisi çok önceden çizilmemiş mi? Bunu bilmenin huzursuzluğuyla Bursa'ya bile içten içe tavır alan sen değil misin?
Ya Suat'la ilgili endişelerin...
" Bursa'yla ben bir bütünüz! Ya ikimizi birden kabullenirsin ya da yollarımızı ayrırız!" noktasına gelebilir mi Suat, diye düşünmek içini kanatmıyor mu?


Bu soruların yanıtını alabilmem için aradan uzunca bir zamanın geçmesi gerektiğini , günü dolduğunda beraberliğizin üzerine karabasan gibi çökecek acımasız bir kabusla boğuşmak durumunda kalacağımı bilmiyorum henüz. Ama iç güdülerim , amansız bir savaşıma hazırlıklı olmamı fısıldıyor bana...

mad-girl
14-06-08, 17:32
4, BÖLÜM


Ertesi gün ela sabah erkenden okula gider amacı leventle karşılaşmadan okuldaki işlerini halletmektir. Eliften öğrencilerin notlarını almıştır. Derslerinin genel olarak ii olmakla birlikte hepsinin takıldıkları dersler vardır ve ela öğretmenlerle konuşmak için öğretmenler odasına girer. Leventte ordadır. Ela onu görmezlikten gelir.

Fikret Hanım ( biyoloji öğretmeni) – ela
E – merhaba ben ela vt antrenörüyüm
F – ben de Fikret biyoloji öğretmeniyim. Öğrencilerin değişiyle gestepo der gülerek
E güler estağfurullah ben kızların durumunu öğrenmek için gelmiştim
F yasemin haricinde benim dersimde problem yok ama yasemin de düzeltir gibi gelio
E – tmm hocam kızlar konusunda bi sorun olursa benle iletişime geçin ve mümkünse notlarından da haberdar olmak istiyorum
F – tabi ela hanım kızlarla ilgili olmanız çok güzel
E sonra görüşürüz
F ii günler

SUAT LEVENT VE BURAK bir köşede oturmuş konuşuyorlardır. ve ikisininde olan biten her şeyden haberi vardır.
L abi o burada ne yapıcam ben
S konuşucaksın
L saool ya çok yardımcı oldun
B konuş
L abi dinlemio ki die bağırır yüksek sesle ve herkes onlara bakar
L pardon
S bulucaz bi yolunu
B Burak gülüyordur
L burakk kaşınıosun fena kaşıycam
S abi nie gülüon
B siz o işi ban bırakın
S ????
L ????
B bekle ve görr
Burak yanlarından kalkar ve farklı bir masaya oturur o arada ELA tarih öğretmeni ZENAN
Namı değer kösem sultanla konuşuyordur.sohbet baya koyulaşmış ve hatta ela zenanı antrenmanlara çağırmıştır. Zenan zaman buldukça antrenmanlara katılacağı konusunda elaya söz vermiştir.

B ela hanım
E evet
B sanırım kızlar hakkında konuşuyosunuz benim sizinle bu konuda konuşmam gerekio
E tabi geliyorum der ve burağın yanına oturur. Buyurun sizi dinliorum
B ben Burak edebiyat öğretmeniyim ve sizinle dila hakkında özel olarak konuşmk istiorum
E hocam bi sorun mu var
B aslında ders olarak değil ve zil çalar
B benim derse gitmek gerekio öğle molasında konuşsak
E tabi olur
B o zmn öğle molasında şu karşıdaki restoranda konuşalım öğrencilerin görmesini istemiyorum
E tmm öğle molasında görüşürüz ii günler der ve gider


Burak hemen leventle suatın yanına yanına gider

B ben size sölemiştim
S nasıl yha
L ne konuştunuz elayla
S abi konuşsana
L hadi
B yha bi susun tamam sölüycem sakin yhaa önce bana bi çay ve kaşarlı tost
L yha Burak çatlatma adamı konuşsana
S ya tamm ben sana kantini alıcam söle hadi
B tmm beya susun sölicem
L hadi
B ela öle molasında karşıdaki restoranda olacak
L nasıl
B ya üzümünü ye bağını sorma tabi senin geliceğini bilmio ona göre tek şansın ii değerlendir
L tmm abi saol
B halletmeden gelme
L tmmm

ÖLE MOLASI RETORANT
E – off nerde kaldı bu Burak hoca yhaa dila ya ne oldu delircemm die kendi kendine söyleniordur
L ( karşısında durur merhaba)
E – noluyo yhaa der ve ayağa kalkar
L – (levent elanın kolundan tutar ) beni dinliyceksin küçük hanım
E -Hyr
L ela dinliyceksin dedim sana dur gitme
E – benden uzak dur der ve resterandn çıkar
L – levent peşinden elanın kolundan tutar ve ela yı omuzlarına alır arabaya bindiriri
E – bırak beni yhaa noluyo yardıımm edin levent bırak diorum sana … ( ah be ablam affet artık)
L – dinliyceksin ela arabanın kapılarını kilitler ve hızla sürmeye başlar
E senn aşağılığın tekisin
L ela sonradan pişman olacağın şeyler söleme
E- ya dağ başında mıyız senin yaptığına adam kaçırmak derler
L – aksini idda eden yok


Kader çocuklar için hazırladığı kuklaları evde unutmuştur ve molada eve gidip alacaktır çocuklar çok ısrar etmiştir. Hızlı hızlı merdivenlerde ilerlerken burakla çarpışırlar



* * *

(.:NuR:.)
14-06-08, 17:36
...15.BÖLÜM...


Senden uzakta hep bir şeyler eksik..Gönlümde derman yok inan bi nefeslik..
Ne bir avuntu nede biraz ümit,ne yaptın bana..?Nedir bu sessizlik..!

İçimde bir şey acıyor sen gelince aklıma herşeyim..
Yerine sevemem, yerine sevemem..
Razıyım yapayanlız tükensin yıllarım ama..Yerine sevemem, yerine sevemem...
Olmuyor, denedim, yine de yerine sevemedim herşeyim...


Suat su almak için mutfağa gider..Bu sırada kapı çalar..Alev kapıya koşar..Suat ise karşısındaki insanıgörünce içini öyle bir mutluluk kaplarki..Elindeki bardağı da düşürür..Ama Alev'i unutmuştur..Alev yarı çıplak Suat'ın gömleği ile Zenan'ın karşısında dikiliyordur..Zenan öyle bir his yaşıyordurki şimdi..Kalbi öyle acıyordurki..

Zenan:Suatt...!!
Alev:Aa Zenan'cım..Hoşgeldin,geçsene içeriye..(Yüzünde zafer kazanmış bir ifade vardır..)
Suat:Kapa çeneniii...!Zenan..Bak Aşkım dinle lütfen..O ıslanmış..Gel--
Zenan:Yeterrrr...!!Sen...Bu kadar düştün mü Suat..Bu kadar mı değiştin..!!
Suat:Zenan bak açıklayabilirim..Dinle beni lütfen..
Zenan:Hayır..!!!

Zenan koşarak merdivenlerden iner..Suat'da peşinden...Dışarıda ikisininde yüzlerini bir yaz yağmuru ıslatır...Zenan koşmaya devam ediyordur..Yağmur suyu o güzel gözlerinden akan suyu saklamaya yetmiyordur adeta..
Suat Zenan'a yetişir ve kolundan tutup kendine döndürür..

Suat:Zenan..!
Zenan:Bırak kolumu...!Hala ne yüzle karşıma geçiyorsun sen ya..!!
Suat:Ben O'nunla hiç birşey yaşamadımm..!Hiç birşey...!
Zenan:Sence buna inanıcak kadar salak mıyım?!!
Suat:İnanıcaksın..!
Zenan:Hadi ya..!Demek öyle..
Suat:Evet öyle...

Der ve Zenan'ın dudaklarına yapışır..Zenan buna başta engel olmaya çalışsada sonra kendini Suat'a,Aşk'a bırakır..İkiside 5 ayın özlemini çıkarırcasına bağlanmışlardır birbirlerine..Tıpkı ilk günkü gibi sıcacıktır dudakları.."Aşk'ın sıcaklığı..."

Pencereden Onları izleyen Alev ise deliye dönmüştür...

Alev:Allah Kahretsin...!!!

Der ve üzerini değiştirmeye gider..

Zenan Aşk'ın sıcaklığından,az önce yaşadıklarını hatırlamasıyla çeker kendini..

Zenan:Dur,dur artık..!
Suat:İnanmıyor musun hala..!Ha inanmıyor musun..!Senin yerine kimseyi sevmedim ben,sevmedim...!

Zenan,az önce gördüklerinin etkisinden bir türlü kurtulamaz..Ve arkasını dönüp ilerlemeye başlar...Kendinden geçmiş bir haldedir..

Suat:Zenan..Aşkım..Gitme..İnan bana nolur..

Suat dizleri üstüne yere çöker..Zenan ise gözyaşları sel olmuş bir halde yürümeye devam eder...Nereye gittiğinden habersiz..Sadece oradan,gördüklerinden uzaklaşmak,kaçmak,unutmak istercesine yürür...Suat,Zenan gözden kayboluncaya kadar durur yerde..Şimdi O'nunda gözlerinde,yağmur damlalarının altında gözyaşları sel olmaya başlamıştır...

Suat daha sonra evine döner..Alev'in orada olmadığını görür ve sinirden deliye döner...

Suat:Allah kahretsin,kahretsin..!!!

-----------------

Burak:Ya nerede kaldı bu kız..Saat kaç oldu..!
Kader:Bekleyelim biraz daha Aşkım..Bekleyin beni dedi..
Ela:Başına bişey gelmiş olmasın..4 saat oldu o çıkalı..
Levent:Eğer Suat ile barışmışsa belki bir şeyler yapmışlardır..
Hasan:Telefonunu niye açmıyorki o zaman..
Ela:Yani barışmış olsalar açardı..Bir daha arayayım ben..

Ela Zenan'ı arar..Ama telefonu kapalıdır...

Ela:Allah Allah şimdide kapalı..
Burak:Deli olucam ya..!!

Zenan bir bara gitmiştir..Herşeyi unutmak için içmek istemiştir..Unutmak için..

Zenan:Doldursana şunu be ne bakıyorsun..!!
Barmen:Ama çok fazla içtin..Yetmez mi bu kadar...
Zenan:Yetmezzzz..Yeter mi hiç..Doldur sen doldur..(Kör kütük sarhoş haldedir..)
Barmen:Sevgilin falan yok mu senin ya..
Zenan:Salak mısın sen..!Sevgilim olsa ben niye böyle içeyim..!Yada niye tek başıma burada olayım..
Barmen:Hımm...
Zenan:Ya öyle işte..Ben O'nu bırakıp gittim ama gitmem lazımdı..Sonra geri geldim..Hemde ne umutlarla..
Doldur..!
Barmen:Ee..
Zenan:Hah sonra..Ben yine beraber oluruz,sevdiğimle olurum diye yaşadım hep..Ama O beni unutmuş..Salağın teki ile..!
Aman boşver ya..Önemi yok artık zaten...
Barmen:Bence önemi var..Ki sen bu haldesin...
Zenan:Off yok be yok..Anlamıyor musun sen..!!Neyse gidiyorum ben..Yeter bu kadar dimi...!
Barmen:Fazlasıyla yeter..Bu halde nasıl gidiceksin..Telefonunu verde birilerine haber verelim..
Zenan:Telefon..Şey kaybettim ya ben..Telefonumu kaybettim..
Barmen:Hadi ya..
Zenan:Ben giderim ya boşver..

Zenan Bardan çıkar...

-----------------------

Ela:Levent arasana bir Suat'ı..
Levent:Açmıyorki O'da..
Burak:Kesin bir şey oldu yine..
Hasan:Bencede..

Aradan 15-20 dakika geçer..Kapı çalar..Ela ve Burak kapıya koşarlar...Gelen Zenan'dır..O kadar sarhoş olmuşturki Burak'ın kucağına düşer..

Zenan:Kardeşimm...!
Burak:Zenan...!
Ela:Aman Allah'ım sen yine mi içtin..!
Kader:Zenan ne bu hal..!
Zenan:Ya bir durunda anlatayım..!Evet içtimm..Hemde çok çok içtim..(Bir taraftanda gülüyordur..)
Burak:Gel bakayım sen şöyle..

Burak Zenan'ı kucağına alır ve kanepeye oturtur..Herkesin gözü Zenan'dadır..

Zenan:Ne var be..!
Hasan:Bir açıklama bekliyor olamaz mıyız...?
Zenan:Hımm..
Burak:Anlat artık neredeydin,ne olduda bu kadar içtin..?
Zenan:Dinleyin o zaman..Masalımı anlatıcam size..
Ela:Zenan..Noldu ya..?
Zenan:Gittim..O'na gittim..Yine Aşk'a gittim..Kalbimin sesini dinleyip gittim..Ama O..
Levent:O..??
Zenan:Aşk'ı yanındaymış zaten..Bana gerek kalmamış..!

Zenan elleri ile saçlarını karıştırdı..Sonra ağlamaya başladı..

Zenan:Ben içtim..Çünkü unutmak istedim..Anlıyor musunuz unutmak istedim..!O'na olan özlemimi,Aşk'ımı,bu gece gördüklerimi hepsini,hepsini unutmak istedim..!!Ama..
Burak:Şişştt...Tamam Canım geçti..Bak biz burdayız..
Zenan:Ama O yok..Yok işte..O salağın yanında..!!
Ela:Zenan..Belki bir açıklaması vardır..
Zenan:Ne açıklıcak Ela..Ne..!Kız yarı çıplak yanındaydı ya..!
Levent:Bak Zenan..Alev ne kadar salak görünsede bir şeytandır..Herşeyi yapabilir..Herşeyi..
Zenan:Öyle mi..!Artık umurumda değil...!!
Kader:Neyse hadi gidelim..
Ela:Hayır ya nereye..Aklım Zenan'da kalır benim..
Burak:Merak etme uyudu bile..Sabaha uyanabilirse iyi..
Levent:Hiç sanmam..
Hasan:Bende..
Kader:Neyse hadi çıkalım..Burak sen Zenan'ı arabaya götür..Bizde Hasan ile eşyaları indirelim..
Burak:Tamam..

Burak Zenan'ı kucağına alır ve dışarı çıkartır..Kader ve Hasan'da eşyaları indirirler..Ela ve Levent ile vedalaşıp evlerinegiderler..Burak ve Kader Zenan'ı yatırırlar ve salona geçerler..

Kader:Aşkım burası çok güzel bir evmiş..
Burak:Öyle Canım..

Kader Burak'ın omuzuna yatar..

Kader:Zenan..
Burak:Zenan..
Kader:O'nun yerinde olmak istemezdim hemde hiç..
Burak:Seni O'nun durumuna düşürmem zaten merak etme sen..
Kader:İkiside hala birbirini ilk günkü gibi seviyorlar..Suat'da seviyor..O kız sadece bir avuntuydu...
Burak:Ama yapmamalıydı Kader..Yapmamalıydı..
Kader:Öyle ama..Neyse hadi git de uyu..
Burak:Gitmem..Burada uyuycam ben..
Kader:Yok ya..Hadi evine çabuk,çabuk..
Burak:Aman iyi be tamam..İyi bak Kardeşime..
Kader:Tamam tamam..İyi geceler sevgilim..

Burak Kader'in dudaklarına küçük bir buse kondurur ve yanağından öper..

Burak:Bunlar iyi geceler demek..
Kader:Öyle mi..
Burak:Öyle..İstersen bir daha iyi geceler diyebilirim..
Kader:Hadi git ve kendine iyi geceler de..Bana bu kadarı kafii..
Burak:İyi ya..Gidiyorum..
Kader:Güle gülee..

Ay kendini güneşin parıltılarına bırakmaya başlamıştır..Zenan yüzüne vuran güneş ışığı ile gözlerini ovalamaya başlar..Başının ağrısını hisseder..Çok ağrıyordur..Gece olanlar geçer gözünün önünden..Ama bu defa bırakmaz kendini.."Güçlü olmalıyım.." diye düşünür..Yatağından kalkar ve üzerini değiştirip hastahaneye gider...Kader ise uyandığında
çok şaşırır..O'da hazırlanıp çocuklarla beraber hastahanenin yolunu tutar..

---------------------

Ela:Ya kalksana artık ya..
Levent:Tamam ya kalkıyorum işte..
Ela:İşimiz var seninle Levent..Tatilde alıştın tabii geç saatde kalkmaya..
Levent:Napim ya..
Ela:Neyse kalk hadi geç kalıcaz..
Levent:Tamam..Ha bugün seninle bir yere gidicez..
Ela:Nereye ve neden..?
Levent:Eski bir arkadaşıma ve hayırlı bir iş için..
Ela:Üstüme kuma mı alıcaksın yoksa..Hayırlı iş falan..
Levent:Ela..!Saçmalıyorsun sen ya..Ateşin falan mı var yoksa..?
Ela:Çok komiksin..Tamam gideriz..Hadi çıkıyorum bak ben..
Levent:Geldim geldim..

Levent'de hazırlanır ve hastahaneye giderler..

-------------------------

Fikret:Neyimiz var..?
Ambulans Görevlisi:Yaralının biri ambulansta ex oldu..Bir tane daha yaralı var..
Fikret:O'nun durumu nedir..?
A.G.:Motor kazası..Aşırı sürattan..Bu sürücü..Diğer yaralı yanındaki adam...Nabız çok düşük..Kalp atımı da..
Tansiyon düşük..Sesli uyarılara cevap alamadık..Nabzı yükseltmeye çalıştık ama..Kan basıncı giderek düşüyor..
Fikret:Tamam hemen içeriye alıyoruz..Ela koş Suat Bey ve Levent Bey'i çağır..
Ela:Peki Hocam..
Fikret:Kader ve Hasan..Siz benimle gelin..Burak ve Zenan siz katlara..
K-B-Z-H:Pekii Hocam..

Fikret,Kader ve Hasan acile giderler..Burak ve Zenan ise katlarda dolanıyorlardır...

Burak:Senin başın falan ağrımıyor mu ya..?
Zenan:Tabiikide ağrıyor..
Burak:Ee niye izin almadın..
Zenan:Sence Gestapo içtim diye bana izin verir mi..?
Burak:Hayır..
Zenan:Ee o zaman..

İkiside bir odadan gelen seslere yönelir..

Zenan:Bayan iyi misiniz..?
X:Hayırr...!!Bebeğim..Bebeğim geliyor..Yelda neredee..!!
Hemşire:Haber verdim Zenan Hanım..
X:Aaaaaaa...
Zenan:Bakın tamam..Geliyor Yelda Hanım..
Burak:Ben bu anı yaşadım ya..

Burak ve Zenan'ın aklından Fikret'in doğumu geçer..

Zenan:Ay hayır ya..Bir daha mı..!
Burak:Saçmalama Zenan geliyorya Yelda Hoca..
X:Aaaa..Geliyor geliyor...
Zenan:Ama bebekte geliyor..!!
Yelda:Geldim..Sakin ol Emel'cim..Şimdi doğuma alıcam seni..
Emel:Ay nasıl sakin olayım ya..!!
Yelda:Hadi gidiyoruz...Burak,Zenan girmek isteyeniniz yok mu doğuma..?
B-Z:Hayırr...!
Yelda:Ihmm..Pekii öyleyse..

Yelda başta şaşırsada birşey demez ve hastasını doğuma alır..

----------------------------

Kader:Hocam..Sonuçlar..
Suat:Dalakda yırtılma var..
Fikret:Ve dolayısıyla iç kanama..
Levent:Tomografiler temiz..MR 'da öyle..
Suat:Ben hemen ameliyata alıyorum o zaman...
Fikret:Tamam..Hasan ve Kader gidip 2 numaralı ameliyathaneyi hazırlatın ve sizde hazırlanın..
H-K:Pekii Hocam...
Levent:Ha Fikret..
Fikret:Efendim..
Levent:Ela..İşi var mı..?Yoksa dışarı çıkmamız gerekiyorda..
Fikret:Hayır yok..
Levent:Peki o zaman..Asistanın benimle..
Fikret:Öyle olsun bakalım..

Fikret ve Suat ameliyata girerler..Levent ise Ela'yıda alıp hastahaneden ayrılır...Suat ve Fikret'in ameliyatı devam ediyordur..Burak ve Zenan ise ameliyatı gözlem odasından izliyorlardır..

Fikret:Çok kanaması var..Kan takviyesi için kan hazırla Kader..
Kader:Peki Hocam..
Suat:Tampon..
Hemşire:Tampon..
Suat:Şimdi kanı temizlicem ve dalağı onarıcaz..
Fikret:Tamam..
Suat:Çabuk tampon yapın..!
Hasan:Peki Hocam..

Suat birden yukarıya döner ve Zenan'ı görür..Bir kaç dakika birbirlerine bakıp dururlar..

Fikret:Suat Bey..!
Suat:Hı..Efendim..
Fikret:Bir saattir sesleniyorum..Ama..
Suat:Tamam tamam..Başlıyorum..
Fikret:Bir zahmet..

Burak,Zenan'ın gözlerindeki üzüntüyü ve umudu görür..

Burak:Sen O'na dönmeyi mi planlıyorsun..?
Zenan:Ne..!Nereden çıktı bu şimdi be..!
Burak:Gözlerinle konuştum az önce de..Bir umutdan bahsetti..
Zenan:Hadi ya..
Burak:Ya..Zenan..
Zenan:Bak ben seviyorum..Çok ama çok seviyorum..İnanmak istiyorum O'na ama..
Burak:Eğer içinin doğru söylediğini düşünüyorsan bir dakika durma git yanına..
Zenan:Gözleri..Gözleri herşeyin,bütün söylediklerinin gerçek olduğunu söylüyor Burak..Ben kayboluyorum gözlerinde..
Burak:Pekii..Güveniyor musun O'nun gözlerine..?
Zenan:Hemde herşeyden çok..Asla yalan söylemedi gözleri..

Bu sırada tekrar Suat ile göz göze gelirler..

Zenan:Bak..Yine inan bana diyordu gözleri..
Burak:O zaman napıcağını biliyorsun Kardeşim..
Zenan:Sanırım biliyorum..

Der ve Burak'a gülümser..Sonra da ameliyata dönerler..Suat Zenan'ın kendisine gülümseyerek baktığını görünce çok sevinir..İçini bir mutluluk ve umut kaplar..Zenan'ın gözlerine dayanamayacağını biliyordur..O yüzden konuşmaktansa artık gözleri ile anlatmayı seçmiştir herşeyi..Galiba başarılı da oluyordur..

Suat:İşte bu kadar..
Fikret:Harika bir iş çıkarttınız..
Suat:Kapatıyoruz..

Yukardan Zenan ve Burak Onları alkışlarlar...Herkes Zenan'ın bunu yaptığına çok şaşırır..

Burak:Seni seni..Gitti bir de adamı alkışlıyor..
Zenan:Ne var..Çok güzel bir iş çıkarttı..O'nun için bu..
Burak:Yeme beni Zenan yeme..İçini bilirim ben senin..
Zenan:Sussana sen bir be..!
Burak:Tamam tamam..

Ve ASM'de gün bir kez daha bitmeye başlamıştır..Ela,Burak,Hasan ve Kader'i arayıp O'na gitmelerini söylemiştir..Üçü Ela'ların evdedir..Ama evde kimse yoktur..Kader'in anahtarı olduğu için girebilmişlerdir eve..Ve beklemeye başlarlar..Zenan ise Onların yanında değildir..

Kader:Zenan nerede..?
Burak:Söyleyemem sürpriz..
Hasan:Ne sürprizi oğlum..
Burak:Söyleyemem dedim ya be..!Söylersem sürpriz nasıl olucak..
Kader:Aman tamam söyleme..Çay falan yapayım mı..?
H-B:Evett..
Kader:Tamam..

Kader çay yapmak için mutfağa gider..

Suat evindedir...Ve kapının çalmasıyla içini bir umut kaplar..Zenan olduğunu düşünür..Ve koşarak kapıya gider..Tam açıcakken bir korku düşer içine..Yine dün gibi olursa diye..Alev ise gelen..Bu sefer O'na yenilmiycektir ve kapıyı açar..Açtığında ise yüzünü öyle bir mutluluk gülümsemesi alırki..Tarif edilemez derecededir..

Ela ve Levent evlerine döner..

Ela:Biz geldik..
H-B-K:Hoşgeldiniz..
L-E:Hoşbuldukk..
Kader:Neredeydiniz siz..
Ela:Çok güzel haberlerimiz var size..Özellikle de Zenan'a..Nerede O..?
Burak:Sananee..
Ela:Burakkk..!!Saçmalamayı keste söyle..
Burak:Söylemem...Sürpriz yapıcak size..
Levent:Bizde öyle yapıcaz zaten..
Ela:Sussana Levent...Söyleme şimdi bilmesinler...Git Suat'ı ara O'da gelsin..Bende Zenan'ı arayayım..
Burak:Niyekii..Aramayınn..!
Ela:Sananee..Sürpriz..
Burak:Ha ha..Çok güzel..Ara o zaman..Hıh..
Ela:Arıyorum..(Arar..)Kapalı yine..
Levent:Suat'da açmıyor..
Hasan:Hiç şaşırmadım..
Kader:Deja Vu gibi oldu bu ya..Anca aynı şeyleri tekrar tekrar yaşıyıp duruyoruz..

Hepsi gülerler..

Zenan:Burada mı dikilicem ben hep..

Hala kapının önündedirler..

Suat:Zenan..Şey geç geçsene içeriye..
Zenan:Kimse yok dimi..(Der ve içeriye geçer..)
Suat:Tabiikide yok..
Zenan:Güzel..

Kanepeye otururlar..Birbirlerine bakıyorlardır..

Suat:Zenan..Bak gerçekten hiçbirşey olmadı..İnanıyor musun..?
Zenan:Sence..İnanmasam burada ne işim var..!
Suat:Birtanem benim..

Der ve Zenan'ı kucağına alıp döndürür..Sonrada dudaklarından öper..Zenan'da Suat'ı..

Zenan:Gözlerin..Gözlerin herşeyi anlatıyor merak etme..
Suat:Biliyordum..Beni bırakmayacağını biliyordum..Alev..Ben O'nu hiç sevmedim..Sen yokken sadece yanımda dolaştı durdu..Elimi bile sürmedim ben O'na..Sevmedim O'nu..Kalbimde bir tek sen vardın ve hep öyle de kalıcak..
Zenan:Biliyorum...Benimde öyle Aşkım benimde..Gittiğim için özür dilerim..Seni bıraktığım,bırakmak zorunda olduğum
için özür dilerim..Ama biliyorsun Havin..Kimse bilsin istemdi,bende..
Suat:Melek kalpli Aşkım benim..Asıl ben özür dilerim..O salağın seni üzmesine izin verdiğim için..
Zenan:Seni seviyorum..
Suat:Seni seviyorum..
Zenan:Bunu duymayı ve söylemeyi o kadar özlemişimki...
Suat:Bende..Sen bir erkeğin sahip olabileceği en güzel Aşk'sın..Şu hayatta başıma gelen en güzel şeysin..Bana kendimi o kadar şanslı hissetdiriyorsunki..
Zenan:Send öyle Suat..Sende..

Dudaklar bir kez daha Aşk'la birleşir..

Zenan:E hadi gidelim..Sürpriz yapıcaz bizimkilere..
Suat:Tamam Birtanemm...

Zenan ve Suat Ela'lara doğru yola çıkarlar..

Evde herkes oturmuş bir şeylerin olmasını bekliyorlardır..Ela ve Levent ise birbirlerine bakıp gülüyorlardır..Herkes içinden bir şey düşünüyordur..

Ela:Ben barıştırıcam sizi Zenan..
Levent:Hadi bakalım oğlum iyisin yine..Benim sayemde barışıcaksınız..
Burak:Görürsün Ela sen şimdi..Barışıp gelsinler karşına da gör..
Hasan:Havin'i mi arasam...
Kader:Deja Vu var mı gerçekten ya..!

Hepsi bu düşüncelerinden kapının açılmasıyla kurtulur..Ve karşılarındaki manzarayı görünce Burak hariç hepsi şok olur..Özelliklede Ela ve Levent...Zenan ve Suat el eledirler..

E-L:Olamazz...!İnanmıyorum yaaa..!!Nasıl olur buu..!!!
Z-S:Noluyor ya..!!!

...15.BÖLÜM SONU...

-----------------

Yorumlarınızı Bekliyorum..:D:D:D;)

derya_suat
14-06-08, 19:32
8. BÖLÜM


23 Nisan tatilinin hafta sonuyla birleşmesi, üç günlük bir soluklanma fırsatı veriyor bize. Günlerdir, " Ne yapalım , nereye gidelim?" sorularına yanıt arıyoruz.
Suat'ın " Bursa'ya gidiyoruz arkadaşlar!" müjdesi , benim için müjde sayılmasa da arkadaşlarımız tarafından sevinçle karşılanıyor. Banaysa , soğuk duş etkisi yapıyor bu sözler, duyduğum anda görünmez bir el , yüreğimi kavrayıp tüm gücüyle sıkmaya başlıyor sanki.
Bizim sınıfın işletme kulübü temsilcileri yaptıkları toplantıda farklı seçenekler üzerinde durmuşlar. Safranbolu, Abant, Sapanca... Ama Suat'la Levent'in özellikle de Suat'ın ısrarlarıyla Bursa'da karar kılınmış.
Levent: Söyleyecek söz bırakmadık kimseye ( diyor Levent ). Tur rehberliğini biz yaparız, dedik Suat'la. Bursa'yı adım adım gezdiririz, para da almayız. E daha ne olsun?

Hemen o hafta sonu , Suat'la Levent kalınacak yer ve gezi programını saptamak için Bursa'ya gidiyorlar. Döndüklerinde üç günlük Bursa turunun tüm ayrıntılarını içeren bir program var ellerinde. Fotokopiyle çoğaltıp katılacak olanlara dağıtıyorlar.
Gönülsüzce inceliyorum. Benim dışımda herkes programdaki her bir satır hakkında Suat'la Levent'i soru yağmuruna tutarak , aldıkları yanıtlardan hoşnut hevesle hazırlanıyorlar Bursa gezisine.
Keşke onların coşkusunu paylaşabilsem! Sanırım Suat'ın Bursa üzerinde ısrarla durmasının ve kabul ettirmek için gösterdiği çabanın kasıtlı olduğunu düşündüğümden , üstümdeki tutukluğu atamıyorum bir türlü. Beni gönül verdiği şehre tek başına götüremediğinden böyle bir yol seçti, bundan eminim. En pırıltılı yüzüyle , gezilip görülecek güzellikleriyle tanıştırarak , Bursa'yla aramda gönül bağı kuracak aklınca.



Hareket için buluşma noktamız Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nin önü. Herkesin en rahat şekilde ulaşabileceği merkezi bir yer olduğu için Suat'la Levent burasını uygun görmüşler.
İkiside bugün üstlendikleri görevin blinciyle , farklı bir davranış biçimi içindeler. Konuksever ev sahipleri gibi her yeni geleni abartılı bir tezahüratla karşılamalar, önceden hazırladıkları İTÜ' lü olduğumuzu belirten yaka kartlarını elleriyle göğsümüze iğnelemeler... Kabul etmeliyim ki güzel bir başlangıç!


Sınıfın ancak yarısı katılıyor geziye.
Suat: Böylesi daha iyi. ( diyor Suat ). Tek otobüsle gitmek işimizi kolaylaştıracak.
Yerlerimize oturuyoruz. Yanımdaki koltuk Suat'ın ama görev bilinciyle hareket halindeki otobüsün koridorunda oradan oraya koşturup duruyor. Levent'le beraber kolonyalı mendil dağıtıyorlar, isteyene bardak bardak su taşıyorlar.
Levent: Böyle nitelikli otobüs hosteslerini zor bulursunuz siz. ( diyor Levent). Ne tür müzik dinlemek istediğinizi söyleyin de hizmette kusur etmeyelim.
Her kafadan bir ses çıkıyor. Oylama yapıyor Levent, hareketli müzikte karar kılınıyor. Bense onların okul ortamı dışında farklı bir beraberlikte buluşmaktan kaynaklanan abartılı coşkusuna seyirci kalıyorum. Yüksek perdeli müzik sesine , şarkılara eşlik eden arkadaşlarımın cıvıltısına kulaklarımı tıkayıp pencereden dışarıya bakmayı yeğliyorum. İçimden ordaki varlığımın gereksizliğini düşünerek...
Ancak fazla sürmüyor bu halim. Sıkıldığım kendimi baskı altında hissettiğim zamanlardaki yöntemimi uyguluyorum gene... Huzursuzluğunu bir türlü üstünden atamayan Zenan'ı uzman bir psikiyatr gibi mercek altına alıyorum.
Şu anda yaşadığım nedir? Sınıf arkadaşlarımla geziye gidiyoruz... Peşin hükümlerle , hiçbir temele dayanmayan yakıştırmalarla bu güzelliği yaşamamak aptallıkların en büyüğü değilse, nedir?
Anlamsız saplantılarını bir kenara it ve aklını başına topla Zenan! Abant, Safranbolu ya da Bursa... Ne fark var ki? Senin için özel anlamlar taşısa da Bursa'yı dışlayamazsın! Git , gör , gez... Sıradan bir turistin , sıradan bir mekana yaptığı gezi gibi. Keyfini çıkar şu üç günün. Bir daha böylesini yaşama fırsatı bulamayabilirsin.
Her zamanki gibi kendi kendime yaptığım telkinler işe yarıyor. Bir anda , tüm olumsuzluklarımdan sıyrılıveriyorum. Ağır bir yük kalkıyor sanki omuzlarımdan. Diğer koltuklarda oturan arkadaşlarımla eşitlenmiş olduğumu hissetmek kasılıp kalmış bedenimi özgür kılıyor.
Henüz bir kaç dakika önce kendini ortamdan soyutlayıp tek kişilik dünyasına hapsetmiş üzerine ölü toprağı varmışcasına durgun: küskün tavırlı Zenan'ın bir anda diğerleri gibi şarkılara eşlik eden , gülen , neşeyi paylaşan , bambaşka bir kişiliğe bürünüvermesi , Suat'ın da dikkatinden kaçmıyor. Nedenine inmeye gerek duymadan mutluluğunu yansıtan sıcacık bir gülümsemeyle teşekkür ediyor Zenan'ına...


Bursa'ya girerken önce otele yerleşeceğimizi söylüyor Suat.
Suat: Odalarda yayılıp kalmak yok! ( diyor.) Eşyalarımızı bırakıp hemen aşağı inmemiz gerek. Biliyorsunuz program yüklü...
Kalacağımız yer şehir merkezinde üç yıldızlı temiz bir otel.
Levent: Gönül isterdi ki, beş yıldızlı ve termal bir otel olsun. Öğrenci işi bu kadar , kusura bakmayın artık.

Girişte resepsiyondan anahtarlarımızı alıp odalarımıza çıkıyoruz. Suat ve Levent de gezi boyunca otelde bizimle kalacaklar. Görev sorumluluğuyla evlerinin Bursa'daolduğunu unutmuş gibiler.
İki kişilik odayı Ela'yla paylaşacağız.
Birkaç dakika içinde çantamdaki eşyalarımı boşaltıp dolaba yerleştiriyorum. Ela'nın işi uzun, öyle çok şey getirmiş ki...
Zenan: Bunların hepsini giyecek misin?
Ela: Gezinin son günü ne giyeceğime karar veremedim de... Fazlalık ondan kaynaklanıyor. Kararımı buraya bıraktım anlayacağın.
Zenan: Ne özelliği varmış son günün?
Ela: Programda öğlden sonra serbest saat var ya. Levent beni ailesiyle tanıştıracak. Onlara gideceğiz yani. En çok bir saatlik bir ziyaret ama , önemli tabi.
Zenan: Gelin ziyareti ha... ( diye gülüyorum ) Yalnız bir terslik var bu işte. Onlar seni görmeye senin evine geleceğine sen onların ayağına gidiyorsun.
Ela: Önemsiz ayrıntılar bunlar. Bursa'ya kadar gelip de ailemle görüşmemek olmaz diyor Levent. Haklı değil mi?
Söylemekle söylememek arasında kararsız durup yüzüme bakıyor.
Ela: Ya siz? Suat da seni ailesiyle tanıştırmak istemiyor mu?
İğne batırılmış gibi irkiliveriyorum.
Zenan: Hayır! ( diyorum kesin bir ifadeyle ). Böyle bir durum , bizim için söz konusu bile olamaz.
Ela: Hiçbir şey söylemedi mi Suat sana?
Zenan: Söylemedi. Ne yanıt vereceğimi gayet iyi biliyor çünkü. Bursa'ya birilerini görmek yada birileri tarafınfan görülmek için gelmedim ben. Buradaki günlerimin okul gezisi olmanın ötesinde farklı amaçlara hizmet etmesine izin vermeyeceğim.

Kararlı tavrım , konuşurken elimde olmadan yükseliveren ses tonum karşısında susuyor Ela. Beni ürkütmeden çekinir gibi sessizce eşylarını yerleştirmeye koyuluyor.

selen_123
14-06-08, 22:39
BÖLÜM 1:

ED: offff
EL: eda noluyo yine
Z: yha bi susun yha bi uyutmadınız
ED: yha alışverişe gidicez yah bugün
EL: bu saattemi
Z: ela saat kaç
EL: 9
Z: kzım delirdin mi
ED: yha gideceğimiz alışveriş merkezi buraya 1 saat kadar uzaklıkta
Z:eee
ED: ne esi öğlen gitsek trafikten gidemeyiz
EL: yha
ED: istemiosanız gelmeyin
EL/Z: tmm tmm
ED: hıh şöle
EL: kızım biz sana hyr diyemiyoruzki
ED: kızlar çıkalımm mı artık
EL/Z: tmm aşkım
ED: ne kadar çok hayranım var
EL: seni çok seviyoruz
Z: evet sen bizim herşeyimizsin
ED: yha kızlar tmm valla ağlıcam şimdi
EL: hişş sakın
Z: hadi alşverişe geç kalcaz
ED: haklısınız
(yolda giderlerken ela ve zenan bi an duraksarlar)
ED: ee kızlar hadi
EL: yok canım
Z: evet gitmeyelim
ED: aaa neden miş o
EL: şeyyy
ED: neyyy
Z: şeyyy işte şeyma gelio
ED: hangi şeyma
Z: hani ben gıcık oluyorum yha o şeyma
ED: yha boşverin
EL: yok şimdi bişe faln söler
Z: evet yha hiç çekilmez
ED: yha ondan mı korkçaz hadi
EL/Z: tmm o zaman
S: levent hadi abi ağaç olduk
B: evet yani kime bu süs
L: ne süsü ya sadece hazırlanıorum
S: ii
B: ya hadi yha
L: tmm geldim işte
B/S: şükür
L: off uzatmayın
B: aman şaka da yapılmıo
S: berat doğru sölüyo
L: ee yarınyeni asistanlar geliyo
B: evet acaba nasıllar
S: valla ben dosyalarına baktım
L/B: ee
S: üçüde kız adlarını hatırlamıom ama üçüde çok ii
L: desene bize rakip çıkıo
B: valla bu sene işimiz zor
S: öle gözüküo
L:hadi çıkalım
B/S: tmm
EL: eda gitmese mi
ED: öff yürüyün hadi
Z: tmmm günah bizden gitti
ED: offfffffff
ED: yha şu vazo çok güzel
EL: eet alcak mısın
ED: tabikide
Z: çok güzelmiş
EL: (edanın duymayacağı bi şekilde zenana)inş karşılaşmazlar
Z: inş ela inş
ED: kızlar hadi bn aldım çıkalım
EL: tmm çıkalım
Z: ya da çıkmayalım
ED: kızım sizde bgn bi gariplik var
Z: yoo sana öle geldi
ED: bn çıkıorum
EL: tmm(eda kapıdan çıkar çıkmaz vazoyu düşürür)
ED: sen
S: levent biraz hızlı sürsene yha
L: tmm
S: berat hiç konuşmuyorsun
L: evet
S: berat berat
B: hııı
L: oğlum noluyo yha
B: dalmışım
S: noldu
B: yha annemle kavga ettik
L: yine noldu
B: bana babanla konuş dedi
S: inanmıorum
B: inan bnce yha nasıl dr yha
L: takma kafana
S: boşver
B: haklısınız
SEDA: aa aşkım bak edalarda burdaymış
ARDA: hadi gidelim seda
SEDA: yha konuşmayacakmıyız ee nasılsın eda
ED:
EL: sen ne hakla kızasoru soruyosun yha
Z: defol git burdan
ARDA: hadi sedacım
SEDA: tmm aşkım
EL: eda imisin
ED: evet imm sadece attığı kazık
Z: canım yha
ED: ya anlamadığım ardayı seviodu bana sölemedi sonra arda bnle oynadı bi iddia yüzünden
Z: neyse yan hadi biz gidelim
(beyler ve hanımlar çıkarken alışverişten bakın noluo)
(dalgın olan eda ve berat çarpışır)
ED: yha biraz dikkatli olur musunuz
B: hanımefendi bana çarpan sizsiniz
ED: ya siz kimsiniz de bana çarpan sizsiniz diosunuz
EL: şey biz çok özür dileriz
L: yok canım aıl biz özür dileriz
ED: ela nie özür diliosun bu hmdüğün arkadaşlarından
B: yha tmm ben çarptım özrü dilerim
ED: yap yap özür dile
Z: tmm edacım bak özür de diledi
ED: hyr canım bu beyefendi acaba betfendi mi demeliyim
B: hanfendi
ED: burun bay ukala
S: şeyy kusura bakmayın
Z: asıl siz kusura bakmayın
ED: bakın bay ukala sizinle hiç uğraşamayacağım
B: bn tekrar özür dilerim
ED: özrünüz kabul edilmedi
B: hanımlar ii günler
EL/Z sizede
EL: EDA ADAMA SEN ÇARPTIN O ÖZÜR DİLEDİ
ED: bnmi dedim özürr dile die
Z: demiş kadar oldun bide özrünü kabul etmedin
ED: yha kızlar çok uykum var hadi iii geceler
EL: ii gecelr edacım
Z: iii geceler canlarım

bigünün daha yorgunlupu ile kendilerini yata atmışlardı ama hiç biri yarın ne olacağını bilmiodu

arkadaşlar yorum isterimm

beross
15-06-08, 01:05
ondan karşılık beklersin,acı cekersin,gözlerinde boğulursun...sevmek budur...
gercek sevgi budur'....

zenan:eve bıraktığın için tessekkür ederim
suat:rica ederim...-gülümsedi-ne zaman istersen
zenan:ozaman yarın hastanede görüşürüz
suat:görüşürüz.. dedi -sıcak bir gülümsemeyle-

........

berna'nın içinde fırtına eksik olmuyordu gene.. gidip ela'ya güvenmesi, onu sevmemesinden daha cok acı vermişti....

'levent, ne yaptığının ne düşündüğünün farkında değildi...berna ve ela arasında kalmıştı... bir yandan arkadaşı bir yandan sevgilisi kafası karışmıştı.. sonunda bir karar vermişti... gitmesi gerektiği yere.... bir kırık kalp onarmaya..'
....

berrin:iyimisin beroşum?
berna:hı hı iyiyim berrin'im
berrin:deymez bence
berna:bencede...
berrin:hadi artık uyu sen
berna:kızlar gönderdi değil mi seni?
berrin:sey...
berna:gösteririm onlara
berrin:ne var...:hıh
berna:birsey yokta neyse
berrin:hadi benyana kaçıyorum yarın görüşürük
berna:hoscakal bitanem...

......

zenan yatağın'a yatmıs düşünüyor.. bugün olanaları ve gecmiş'i düşünyüordu

z-bugün için ederim
s-asıl ben tessekkür ederim
z-neden?
s-bütün gün benim gibi birini çektin
z-ne varmış ki sende?
s-nasıl yani?
z-sen cok iyi cok tatlı birisin dedi -utanarak-
s-böyle düşündüğüne sevindim.. sen cok iyi ve cok güzelsin-utanarak-
z-tessekkürler-boynunu öne eğdi- ve eve girdi kosarak

geçmişle aralarında bir fark yoktu aslında... yeni tanısmıs liseli aşıklar'dan bir farkları
yoktu aslında....hersey'e yeniden başlanmıstı.... eskisi gibi... geçmiş olmamıs gibi..
birbirlerine cok aşık liseliler gibi...

suatta aynıydı.. gecmişle bugün'nün arasında bir fark olmadığını düşünüyordu
o sırada petek girdi içeriye. oda cok mutluydu....

suat: oo bakıyorum mutluluk sarhoşusun
petek: evet oğuzhan cok tatlı cok güzel vakit gecirdik... ee siz naptınız zenanla?
suat:bizim onla liseli aşıklardan farkımız yok....:)
petek:liseli aşık mı? yeniden cıkma durumu aynı lisedekiler gibi ha öylemi
suat:yani-dedi gülümseyerek-
petek:sevindim....liseli aşıklar sizi...
suat:petek..
petek:yemekte yaptıklarını unutmadım
suat:hemende laf sok
petek:sokarım tabi rezil oldum rezil..
suat:sevgi bu.. insan rezilde olur vezirde...

....

levent zenan'ın ağzını arayıp oteli coktan öğrenmiş.. oraya coktan varmıştı...

levent:iyi geceler... ben berna güneş'in hangi odada kaldığını öğrenmek istiyordum
resepsiyonist:1789 nolu oda efendim
levent:tessekkür ederim dedi -ve odaya yol aldı...-

....

güldeniz:sıkıldım ben berrin cıkıp yüriyicem biraz
berrin:tamam canım... oteldede yürüyeni ilk defa görüyorum...
güldeniz:sıkıldım napıyım....
berrin:tamam.. tamam.. git hadi...

güldeniz:aman sanki otelde yürünmüyor... misal bizim levent enişte de yürüyor berna'nın odaya doğru
demekki yürünüyor.... enişte ? berna oda....

güldeniz jest hızıyla odaya vardı..

berrin:yürüdüğünü sanıyordum
güldeniz:enişte oda berna gidiyordu
berrin:devrik cümle kurmada doğru söyle şunu
güldeniz:enişte,berna'nın odasına doğru gidiyordu
berrin:ne!!!!
güldeniz:yaa
berrin:ne işi var acaba?
güldeniz:konusmaya gelmiştir
berrin:kır kır özür dile... gitsin o sümüklüsüne:hıh
güldeniz:ay ela o depreşmiş bir seytan
berrin:neyse kapıyı kontrol edelim.. emnişte cıkınca odaya dalarık
güldeniz:ya cıkmassa
berrin:?

......

levent kapının önündeydi... ne diyeceğini bilmiyordu ama... konusması gerekiyordu onunla.. sonunda kapıyı çaldı...

berna:levent?
levent:berna...
berna:ne işin var senin burda?
levent:seninle konusmam lazım...
berna:ne hakkında?
levent:sen ve ben
berna:ne konuscaz? ben ne söylesem bana inanıyor musun?
berrin:yürü ne bacım kim tutar seni
güldeniz:şitt duyucak
levent:lütfen..
berna:peki tamam ama uzun sürmesin
levent:peki
güldeniz:çeşke içeri girebilseydik
berrin:yok artık

levent:bugün olanlar için özür dilerim....
berna:bu iş özürle olcak iş değil
levent:ama berna... sen gitmiştin ozaman sana kırgındım.. innamıstım.. en güvendğimdin ve gitmiştin
ve ela'ya güveniyorum ben.... sence napabilirim baska?
berna:bilmiyorum şuan gercekten bilmiyorum....

levent,bernanın omzuna koydu kafasını...

l:sen güvendğim tek kişisin.. seni kaybetmek istemiyorum...

..............

sabah olmuştu.....

zenan hazırlanırken kapı sesiyle irkildi...

zenan:aa bu da kim?

zenan kapıyı actı karşısındaki suattı
z:suat?Aynadaki yüzünün karşılığı benim..
Gördün mü sevgilim buna sevda diyorlar..
Uğrunda can veriyorlar..
.......................................son........ .....................

son söz gamzelim'in albümünden ayna adlı şarkısın'a aittir:D

derya_suat
15-06-08, 11:40
9. BÖLÜM

O kadar çok yer gezdik ki. Bir gün kapalı çarşı , ulu cami , yeşil türbe , ertesi gün müzeler filan derken Bursa'daki son günümüze geldik. Saat saat yapacaklarımızı anlatıyor Suat.

Suat: Kahvaltıdan sonra Koza Han'a oradan da Kafkas Şekerlemecisi'ne gideceğiz. Öğlen yemeği ünlü İskender Kebapçısı'nda. Sonrasında serbestsiniz. Alışveriş yapmak isteyenler için düşünülmüş boş bir zaman dilimi. Akşamüzeri de İstanbul'a gitmek üzere yola çıkacağız.

Suat'la ben Levent'le Ela kahvaltı masasında karşılıklı oturuyoruz. Yüzünde bin bir gülücük var bu sabah Ela'nın.

Ela: Öğleden sonra Leventlere gideceğiz. Ailesiyle tanıştıracak beni.
Zenan: Ne giyeceğine karar verdin mi? ( diyorum tüm alaycılığımla. )
Ela: Evet bir ara otele gelip üstümü değiştirmem gerekecek. Siyah pantolon ceket takımla mavi ipek gömleğimi giyeceğim. Nasıl olur sence?
Zenan: Harika! Görücüye çıkacak biri için bundan uygun kıyafet düşünemiyorum.
Ela: Alay etme Zenan! Ne kadar heyecanlı olduğumu görmüyor musun?
Baştan beri konuşmalarımızı sessizce dinlemekle yetinen Suat...
Suat: Zenan. ( diyor kararlı bir tavırla. ) Sende benim ailemle tanışmak istemez misin?

Yanlış mı duydum?
Suat beni ailesiyle tanıştırmak istiyor!
Hem gezi öncesinde İstanbul'da, hem de yola çıktığımızdan bu yana takındığım tavırla ona böyle bir öneriyi yapacak cesareti vermediğim için ilk tepkim şaşkınlık oluyor. Ancak önemsiz görünen bir ayrıntı şaşkınlığımın da önüne geçiyor.

Madem böyle bir şeyi isteyecekti neden ikimiz baş başayken değil de Ela'yla Levent'in yanındayken olmasını tercih etti? Onların varlığıyla güç kazanacağını düşündüğünden mi? Yoksa Levent , Ela'yı ailesiyle tanıştırırken, benim eksiklik duymamı istemediğinden mi? Bir tür ikram, yani!

Kraliyet ailesine sunulacak halktan biri... Suat'ın gözündeki yerim bu mu?
Ancak dakikalar ilerledikçe Suat'ın sergilediği içten tavırlar, tüm öngörülerimin yanlış olduğunu kanıtlıyor.

Suat: Kısa kısacık bir ziyaret. Sıkılırsan hemen kalkarız.
Sesi titriyor konuşurken. Gözleri, yüzümde olumlu bir çizgi yakalayabilmek için yalvarır gibi bakıyor. Gitgide cılızlaşan sesiyle...
Suat: Buraya kadar gelmişken iyi olur diye düşünmüştüm. ( diyor. )

Susuyor. Kaderine razı , sessizce verceğim yanıtı bekliyor. İçime dokunuyor bu hali. Dayanamıyorum; kalkıp sarılmak başını göğsüme yaslayıp yüreğimin sıcağıyla onu avutmak için karşı konulmaz bir istek duyuyorum.

Daha öncekiler bir yana şu son üç gün içinde yaptıklarıyla bile pek çok şeyi hak ediyor Suat. Tutkuyla sevdiği sonsuza kadar da seveceğini her fırsatta haykırdığı Zenan'ını ailesine götürmek istemesinden daha doğal ne olabilir ki?

Hem... Neden bende bu denli kırılması güç bir inatla direniyorum ki? Kafamda yarattığım karanlık karelerin gerçeklik derecesini görmek için bundan iyi fırsat mı olur?

Belki de yanılıyorum. Hiç tanımadığım insanları , saplantı haline getirdiğim; duyduğum bölük pörçük veriler dışında hiçbir geçerli temele dayanmayan peşin hükümlerle yargılamam doğru mu? Görüp tanıdıktan sonra değerlendirmek ve eğer gerekiyorsa eleştirmek daha akılcı değil mi?

Zenan: Tamam! ( diyorum ani bir kararla , bu kararı verdiğime kendim bile zor inanarak. ) Dediğin gibi olsun Suat. Gidelim bakalım...

Çevremdeki tüm yüzlerin aynı anda aydınlanıvermesi kararımın doğruluğunu haykırıyor sanki. Suat'ın bayram yeri gözleri, sevinçle , sevgiyle kucaklıyor beni. Masanın üzerinden uzanıp elimi tutuyor.

Suat: Teşekkür ederim Zenan! Beni ne kadar mutlu ettiğini bir bilsen...

Biliyorum Suat, hem de çok iyi biliyorum. Umarım, şu andaki mutluluğunu yapacağımız ziyaretin bitiminde aynı sıcaklıkla duyabilirim...

derya_suat
15-06-08, 14:09
10. BÖLÜM

Yemekten sonra cadde boyunca sıralanmış taksilerden birine atlıyoruz.
Suat: Çekirge'ye gideceğiz. ( diyor sürücüye Suat.)
Sonrada elimi sımsıkı tutup arkasına yaslanıyor. Benden çok daha heyecanlı. Kasılmış yüz hatlarından üzerimde gezinen ürkek bakışlarından anlayabiliyorum onu.

Gerçekten zor işi. Ben yalnızca beni düşünürken ; o , kendini bir yana bırakmış hem beni hem de ailesini düşünüyor. İki ateş arasında... Onun bu arada kalmışlığı içime dokunuyor.

Kendi kendime söz veriyorum; neyle karşılaşırsam karşılaşayım yaklaşımım iyimser olacak. Kararlıyım; küçük ayrıntıları , olumsuzlukları asla sorun etmeyeceğim. Suat için! Onun hatırına...

Cadde üzerinde çok katlı bir apartmanın önünde duruyoruz.
" İşte burası" diyor Suat. Avuçlarından yüreğine ulaşan sıcaklıktan güç almak ister gibi, elimi elinden ayırmıyor.

Birtan Apartman! Sonunda buluştuk seninle. Bakalım ne sürprizler hazırlıyorsun bana...

Asansöre binip altıcı kata çıkıyoruz. Suat'ın zile basmasıyla kapının açılması bir oluyor. Eşiğin gerisindeki ilk anda seçemediğim yüz ışığın açılmasıyla aydınlanıveriyor. Karşımızda duran ufak tefek, yuvarlak yüzlü , esmer, biraz topluca genç kız , "Buyrun " diye bir adım geriye çekilerek ardına kadar açıyor kapıyı.

Suat: En küçük ablam Filiz. ( diye tanıştırıyor Suat ).
Tokalaşmak için elimi uzatmaya hazırlanırken " hoş geldin " bile demeden arkasını dönüp vestiyerin üzerinde dizili duran terliklerden birini alarak ayağımın önüne koyuyor.
Anlaşıldı, ayakkabıyla eve girmek yasak! Biz de kendi evimizde ayakkabıyla dolaşmayız, hele yatak odalarının olduğu bölüme adım bile atmayız ayakkabıyla. Ama salon söz konusu olduğunda iş değişir. Annem de babam da konuklarını , şıklıklarını bütünleyen ayakkabılarıyla karşılarlar. Onların istemleri dışında terlik uzatılmaz.

Suat'la beraber salona doğru yürürken kemerli kapnın içinde henüz tanışmadığımız yüzler beliriyor.
" Hoş geldiniz, hoş geldiniz..."
Sıcak bir karşılama. Büyük abla Mine, ortanca abla Nevin ve biraz önce yarım yamalak tanıştığımız en küçükleri Filiz. Önce Suat'ı sonra da teklifsiz bir samimiyetle beni yanaklarımdan öpüyorlar.

Karşılama töreninin ardından salona geçiyoruz. Yaşları ve konumları gereği kapı önüne kadar gelmemiş iki kadın tam karşıdaki kanepenin iki köşesinde oturmuş bizi bekliyor.

" Annem " diyor Suat, sağ köşede oturan kadın için.
Zümrüt Hanım, bu demek...
Beni gördüğünde kılını bile kıpırdatmıyor , ancak yanına kadar gittiğimde ayağa kalkıp elini yüzüme doğru uzatıyor. Öpeyim diye!
Başka zaman olsa bana ters gelen bu davranış belki de ziyaret öncesinde kendimi iyimserliğe şartlandırdığımdan sevecen ve sıcak görünüyor gözüme. Eğilip uzattığı eli öpüyorum. O da sarılarak yanaklarımdan öpüyor beni.

Kanepenin diğer köşesindeki kadın ise Suat'ın halası Nezihe Hanım. Gariptir daha ilk anda kanım ısınıveriyor halaya. Öpmek için uzandığım elini çekip eskiden beri tanıdığı ancak uzun zamandır göremediği özlediği bir yakınıyla karşılaşmış gibi sevecen kucaklayıveriyor beni. Yanaklarımda bıraktığı iz diğerlerininkinden çok farklı.
Büyüklüğünün verdiği ayrıcalıkla " Geç kızım otur şöyle " diye yanındaki koltuğu gösteriyor bana.

Dakikalar ilerledikçe ilk tutukluğu atıyoruz üzerimizden. Konuşmalarımız daha içten daha doğal artık. Bendeki rahatlama Suat'a da yansıyor. İki tarafı yakından tanımanın ayrıcalığıyla bizleri birbirimize yakınlaştıracak ortak noktaları bulup çıkarıyor, konudan konuya atlayarak hoş bir sohbet ortamı yaratmayı başarıyor.

Bu teslimiyet içinde , "Gelecek yıl okulunuz bitiyor " , diyen Mine ablanın tehlike sınırlarını aşmaya yeşil ışık yaktığınıda kavrayamıyorum ilk anda. Ancak ardından gelen sözler yaz gününde çakan umulmadık bir şimşek gibi, beynimi delip geçiyor.

Mine: Mezuniyetten sonra çalışmayı düşünüyor musun Zenan?
İlk tepkim büyük bir şaşkınlık! Ardındanher saniye çığ gibi büyüyen kavurucu bir öfke geliyor.
Benden önce Suat atılıyor.
Suat: Ne demek şimdi bu abla? Çalışmayacak olsa , neden böyle zahmetli bir eğitim alsın ki Zenan?
Mine: Sanki biz eğitim almadık...
Bu kez yanıt hiç ummadığım birinden Nezihe Hala'dan geliyor.
Nezihe: Senin okuduğun okulla Zenan'ınki bir mi Mine? Evin duvarına asılacak diplomayla diğerlerini karıştırma.
Mine'yi çileden çıkarmaya yetiyor bu sözler.
Mine: Kariyeri ne olursa olsun kadının yeri kocasının yanıdır. ( diyor tiz sesiyle) Hele ihtiyacı yoksa... Evlenip çocuk doğurduktan sonra çalışmanın ne anlamı var?
Merkezinde benim bulunduğum ama sınırlarımın dışında gelişen tartışmayı sessizce izliyorum.
Nezihe: Zenan Suat'la aynı eğitim görüyor. iş hayatında da neden onun kadar söz sahibi olmasın ki?
Nevin abla tam zamanında araya girerek gitgide sertleşen ve aile içi çatışmaya dönüşme eğilimi gösteren konuşmayı farklı yöne kaydırmayı başarıyor.
Nevin: Halamız böyledir işte. ( diye gülüyor) Değme feministlere taş çıkartır. Bırakalım Zenan kendi kararını kendi versin.

Ortalık yatışmış gibi görünüyor ama on dakika öncesindeki hoşgörülü ve iyimser Zenan değilim ben artık.

Bu kadarla kalsa iyi. Biraz önce araya girip ortalığı yatıştıran Nevin abla da gerçek yüzünü göstermekte gecikmiyor.

Nevin: Suat'ın işi hazır. Babam şirketin ihracat bölümünün başına getirecek onu. Ya sen Zenan? Sen nerede çalışmayı düşünüyorsun?
Kısa bir duraksamının ardından...
Zenan: Herkes Suat kadar şanslı olamaz! ( diye gülüyorum.) Ailemin olanakları iyi olsada tepeden inme üst düzey yönetici yapmazlar beni. Ama iyi bir dereceyle mezun olursam pek çok kapının önüme açılacağından eminim.

Suat: Zenan'ın not ortalaması benimkinden yüksek. ( diyor Suat onlar için çok önemliymiş gibi.) İş hayatında hak ettiği yere gelecektir.

Nezihe: Allah şansını güzel yazsın. ( diye başını iki yana sallıyor Nezihe Hala.) Kız evladı... Tahtını verirsin de, bahtını veremezsin.

Bu kez dayanamıyor Zümrüt Hanım. Sert bakışlarıyla Nezihe Hala'yı uyarmaya çalışıyor önce. Başaramayınca son vuruşu da o üstleniyor.

Zümrüt: Üst katımızdaki daireyi Suat için boş tutuyoruz. Hayatına yön verip düzenini kurduktan sonra oturacağı yer orası.

İşte iplerin koptuğu an!
Zenan: Benimde oturacağım yer de henüz belli değil. ( diyorum tüm boş vermişliğimle.) Ama o yerin ailemin bana sunduğu ve oturmam için dayattığı değil, kendi emeğimle elde edeceğim ve benim seçtiğim bir yer olacağını şimdiden söyleyebilirim.

Yanıt vermelerine fırsat bırakmadan Suat'a dönüp..
Zenan: Kalkalım mı artık? Arkadaşları daha fazla bekletmeyelim.

Suat'ın yüzü sapsarı.
Suat: Aldırma sen onlara. ( diyor otele girerken.) İyi niyetlidirler aslında ama... Son söyleyeceklerini ilk söylerler hep. Bugün olduğu gibi. Göreceksin ne yapıp edip bir orta yol bulacağım.
Zenan: Önemli değil Suat. ( diye omzuma attığı kolunun altından sıyrılıyorum.) Daha sonra konuşuruz bunları.Odama gidip eşyalarımı toplamam gerekiyor. Otobüste görüşürüz...


Ela'yla Levent bizden önce dönmüşler.Bavulunu hazırlamış bile Ela. Kapıdan içeri girmemle boynuma sarılması bir oluyor.
Ela: Harika geçti. ( diyor önemli bir sınavın sonucunu açıklar gibi) Annesi, babası, ablası... Nasıl tatlı insanlar , anlatamam. Ne kadar sıcak, ne kadar içten davrandılar, görecektin. Ablası evli. Sıra Levent'e geliyor artık dediler. Gelecek yaz söz keselim diyor Levent.
Zenan: Hayırlısı olsun. Düğün yakın desene.
Ela: Yok canım... İşe girmeden, düzenimizi kurmadan olur mu hiç? Herkesin arkasında Suat'ınki gibi dev bir holding yok ki... Ha, sahi siz ne yaptınız? Kaynaşabildin mi Suat'ın ailesiyle.
Zenan: Ailede sorun yok. Sorun Suat'ta.
Ela: Nasıl yani?
Zenan: Evli çıktı Suat!
Ela: Ne! ciddi misin sen? İnanmıyorum ya... Kiminle evliymiş, ne zaman evlenmiş de bizim haberimiz olmamış?...
Zenan: Suat ailesiyle ve Bursa'yla evli Ela! Aralarındaki bozulması olanaksız nikah çoktan kıyılmış. Kurdukları düzende, dışarıdan çıkıp gelecek bir yabancıya asla yer yok! Anladın mı şimdi ne demek istediğimi...

break-us_35
15-06-08, 15:11
Alıntı Bir repliktir..parantez içlerini yazan arkadaşın elleri dert görmesin :img-hyste


Zenan: Gestapo hala seninle ilgili laf atiyor! (abim de kis kis guluyor bu arada!) Ninem bile bu kadar cektirmedi bize ya! (bence de ya ne var Gestapo’nun abimle Zenan’dan alip veremedigi hayret. Kadin Ela’nin pesini birakti iki gunde ama Zenan’im ne zamandir cekiyor) Hayir Azze Hatun’u nasil yola getirecegimi biliyorum ama Gestapo hakkinda en ufak bir fikrim bile yok! (abim hala siritiyor ve Zenan’im siniri bozuldu) Sen de biraz yardim etsen diyorum?
Suat: (ve Zenan filazofu abim cozdu olayi) Insanlara en ufak bir acik vermekten bile nefret ediyorsun degil mi? (ve bu da hosuna gitmis heralde guluyor yine)
Zenan: Ne ilgisi var simdi bununla?
Suat: Neyse bosver! (anlayan anladi nasilsa degil mi abi?) Ha bu arada annem ozurlerini iletti!
Zenan: Tesekkur ederim ama bence gerek yoktu! (hee anladi birazcik abarttigini olayi sanirim ama bak kaynanasi da hassas cikti masallah!)
Suat: Eveeet (gelelim fasulyenin faydalarina) sorun halledildigine gore bu aksam bize geleceksin oyle degil mi? (ohh alisti abim hergun hergun)
Zenan: Yine mi? (evet yine ne olmus?) Yani dun gece sizdeydik (yine bizde olalim ne olmus?) Hem birazda basbasa kalsak diyorum daha iyi olmaz mi? (ahanda hayatinin hatasi bu soru Zenan! Abim bu lafin uzerine gitmez mi simdi!) Once ninem simdi annenler derken… degil mi ama? (hii onaylatacak illaki abime)
Suat: (abim firsati hemen degerlendiriyor) Sen istedikten sonra bence de basbasa kalmak cok iyi fikir!
Zenan: (bir adim geriye atip abimin gozune bile bakamadan utancindan garibim) Ehem ben onu demek istemedim! Yani sinemayi tiyatroyu filan kastetmistim! (ehehe ayikla pirincin tasini sekerim)
Suat: Ne sinemasi?! Yapilacak cok daha ilginc seyler bulabiliriz bence! (ve abimin top aglarda! Orada abimin niyetinin kotu olmadigini hepimiz biliyoruz lutfen arkadaslar ama onun asil istedigi Zenan’i utandirmak. Cunku bence Zenan’in bu hali onun cok hosuna gidiyor. Arkasindan gulmesinden de belli zaten ve ben burda gulmekten yerlerdeyim)


Off off harika bir şey ya :img-hyste


Edit diyorum :D nehirrrr nickli arkadaşımız yazmış..kendisini tebrik ediorum:img-hyste

BURCAK001
15-06-08, 16:01
Ertesi gün Ela uyandığında Levent’i yanında kendisini izlerken buldu...

Ela: günaydın
Levent: günaydın
Ela: ne yapıyorsun sen?
Levent: seni izliyorum
Ela: bende televizyon izliyorsun sandım sağol aydınlattığın için
Levent: ne demek her zaman...

Ela ve Levent odadayken Zenan gelir.

Zenan: ooo kahramanımız uyanmış...
Ela: Zenan sende mi?
Zenan: sadece ben değil bütün hastane
Ela: off
Levent: oflama bakalım

Zenan’a dönüp;

Levent: sen burdasın değil mi?
Zenan: burdayım merak etme...
Ela: ne oluyor ya?
Levent: bugün eve gidiyorsun ben çıkış işlemlerini halledeyim. Ela sana emanet...
Ela ve Zenan: güle güle

Levent’in çıkmasıyla iki dost konuşmaya başlamıştı...

Ela: ee Zenan yeğenim nasıl?
Zenan: çok iyi teyzesi selamı var... Buraya gelmeden önce bize senin için bir not bıraktı.
Ela: ?
Zenan: Ela teyzemi üzmeyin yoksa iki elim yakanızda olur...
Ela ve Zenan: :img-hyste

* * *

Hasan hasta dosyalarını düzenlerken Zeynep’i görür. Zeynep, Hasan’ı görünce kaçmaya başlar... İkisi duygularına yenilmekten korkuyordu... Hasan artık bıkmıştı. Ne olursa olsun duygularını açıklayacaktı... Hemen Zeynep’in peşinden koşmaya başlar...

Hasan: Zeynep, bir dakika bekle

Zeynep kızlar tuvaletine girip saklanmıştı. Ancak tuvalette yalnız değildi?

İpek: Zeynep
Zeynep: hı
İpek: korkuttum galiba özür dilerim
Zeynep: yak korkmadım boş bulundum
İpek: ona halk arasında korkmak derler canım

* * *

Ela: pes Zenan sen bekârsın diye bize gelmeyeceğini söyledin yani... Alacağın olsun...
Zenan: ya evde tek kalmaya ikna etmek için dedim ona
Ela: o ne dedi?
Zenan: Zeynep bekâr Ona git dedi.
Ela: oh iyi olmuş...

İpek ise Ela ve Zenan’ın konuşmasına kulak misafiri olmuştu.

İpek: merak etme Zenancığım Zeynep’te kalamazsın artık
Ela: aa niye?
İpek: Zeynep’in evi biliyorsunuz ailesinin üstüneydi. Ailesi evlendirmeye çalışınca bizimki istememiş. Ailede kızınca evi satmış.
Zenan: Zeynep için üzüldüm ama kendim için sevindim
İpek: hiç boşuna sevinme canım
Zenan: ?
İpek: ben evde tek yaşıyorum hem ev benim üstüme yani Zeynep bende kalacak ve tabi Suat gelene kadar sende...
Zenan: ya neden ya?
Ela ve İpek: hamilesin!
Zenan: off!

Ela ve İpek, Zenan’ın haline gülerken davetsiz misafir Ela’nın yanına gelmişti bile...

X: merhaba
Ela: sen...

* * *

Levent çıkış işlemlerini halletmiş Ela’nın odasına doğru giderken sürprizin son durumları için Arslan’a uğradı...

Levent: Arslan müsait misin?
Arslan: müsaitim gel
Levent: son durumları öğrenmek istedim
Arslan: merak etme her şey kontrolüm altında
Levent: (iç ses) bende bundan korkuyorum ya...
Levent: yarını sabırsızlıkla bekliyorum
Arslan: bende harika parti olacak
Levent: aman Arslan gözünü seveyim aksilik çıkmasın
Arslan: çıkmaz güven bana
Levent: senin elinden olunca ister istemez soruyor insan

* * *

Suat odasını toparlıyordu... Zenan içeri girdi...

Zenan: ne yapıyorsun?
Suat: gerekli dosyaları toparlıyorum. Orada lâzım olacak...

Suat dosyaları toparlarken Zenan, Suat’ın yüzüne bakar.

Zenan:(iç ses) sensiz iki dakika yapamıyorken iki ay nasıl geçecek...:icon_sorr

* * *

Ela ve Levent bugün eve gidiyorlardı. Levent Ela’daki durgunluğu fark etti. Ela’yı kendine çekip;

Levent: ela neyin var?
Ela: yok bir şeyim
Levent: Ela yapma kaç gündür durgunsun merak ediyorum ne oluyor?
Ela: bir şey olduğu yok her şeyi evde anlatacağım tamam
Levent: söz mü?
Ela: söz
Levent: senin üzgün olmana dayanamıyorum Ela
Ela: seni seviyorum
Levent: bende
Ela: şey
Levent: ney
Ela::icon_whis

* * *

Ela ve Levent gitmeden yeni doğum ünitesine gelmişti... Ela sayesinde nefes alan bebeğin yanına...

Ela: bulunmadı mı?
Levent: annesi ve babası birbirlerini deli gibi sevmiş ama onlarınki ise yasak aşk... Hani şu fakir erkek zengin kız olayı...
Ela: eee?
Levent: aileler kavuşmasına izin vermemiş. Vermeyince bunlar dağa kaçmış...
Ela: dağa mı?
Levent: evet, oralarda töre yaygınmış. Kaçanların cezası ölüm... Bunlar yakayı ele verince adamı öldürmüşler.
Ela: yazık
Levent: köyde kızı başkasıyla evlendirecekti. O adamda kızı bulmuş. Tam öldürecekken hamile olduğunu anlamış...
Ela: ee?
Levent: adam kızı o kadar çok seviyormuş ki kızı serbest bırakmış... Kızda kaçmış.
Ela: sonra bebek doğdu. Araba ile eve dönerken kaza oldu ve anneside öldü.
Levent: aynen öyle, bu tatlı kız ise kavuşamayan aşkların meyvesi...
Ela: yani hiç ailesi yok mu?
Levent: bunlar kaçtıktan sonra kızın babası adamın ailesinin evini yakmış kızın annesi ise hastalıktan ölmüştü. Tek kız. Babası ise torunu kabul etmiyor.

Ela bu hazin aşk öyküsünü dinlerken üzülmüştü.

Ela: çok kötü bir şey yaşamışlar...
Levent: bence de

Ela Levent’e dönüp;

Ela: senden bir şey isteyeceğim ama...
Levent: ?
Ela: bak bizim çocuğumuzun tedavi olmadan olması imkânsız gibi...
Levent: ela...
Ela: lafımı bitirmeme izin ver, bende tedaviye hazır değilim... Bu küçük bebekte kimsesiz... Hani diyorum ki; yurda bırakacağımıza evlatlık alsak...

Levent dikkatle Ela’nın gözlerine baktı. Ardından bebeğe baktı... Ela ise Levent’in cevabını merak ediyordu. Olumsuz cevap almaktan korkuyordu...

Levent Ela’nın gözlerine tekrar baktı.

Levent: şimdi ben bu güzel kızın babası mı olacağım!:happy0064



10. BÖLÜM SONU

kelfindik
15-06-08, 18:50
Bir Tuğba(doktorcu-el) & Funda ortak yapımıdır...

Bu bölümle ilgili bir senaryodur..

Sabah..

Dinlenme odası..

Ela uyuyordur.Mert odaya girer..Elinde gazete vardır..Magazin sayfası açıktır.

Mert:Ela!Elacım!Uyan!
E:Hı?Mert?Ne yapıyorsun sen burada?
M:Hiç..Sana o çok sevdiğin güvendiğin adam hakkındaki haberleri göstermeye geldim..
E:Ne haberi ya?
M:Bak ne yazıyor..Babasının Beynini Ameliyat Etti Kızının Kalbini Çaldı..
E:Ver bakayim..(der ve gazeteyi elinden kapar..)

Ela çok kötü olur..

E: Sen de buldun fırsatı hemen değerlendir di mi?Almış gazeteyi gelmiş karşıma..Fırsatçı kedi seni...Ay çok mutlu oldum şimdi atlıycam kollarına ..Ay Mert ben bilememişim senin değerini...Git başaımdan salak!!
__________________________

Ela odadan çıkar Arslan'a rastlar..

A:Ela ne oldu?
E:Yok bişey!
A:Var birşey..
E:Ay yok diyorsam yoktur..Var diyorsam vardır..Ben yok diyorum!
A:Levent'le alakalı gibime geldi..
E:Gibinize gelmesin..Artık Levent beni ilgilendirmiyor..Beyfendi gene kendini atacak bir çift kol bulmuş...Ve bir dakika tereddüt etmeden de atmış..Zaten alışkın atmalara kendini...
A:Ne saçmalıyorsun sen Ela?
E:Gazete okuyun anlarsınız Arslan Bey..
__________________________________

Ela çok kötü olmuştur ..Gizlice ağlayarak soyunma odasına gelir..Kanapeye oturu ağlar...

Zenan içeri girer..

Z:Ela?Erkencisin...
E:Evet..
Z:Ne oldu?
E:Ne olacak?Levent bey kendini atacak başka kollar bulmuş!Önce Ayla sonra Burcu..Alfabe sırasıyla gidiyoruz..Sonraki herhalde Canan falan olur..Ama sonraki diye birşey olmayacak çünkü ..(Ela ağlamaya başlar..)
Z:Ela yapma böyle....
E:Ne yapmıyim Zenan?Ne yapmıyim?Ben birşey yapmıyorum zaten..Levent Bey yapıyor....
Z:Ela..Bence Levent'e söylemezsin..
E:Boşversene o bulmuş başka kollar..Çocuklarını da yaparlar..Adlarını da Güneş'le Kerem koyarlar..
Z: Ela..Bizimde küçük bir bebiğimiz olacak..O sen ben ve Suat'ın...Ona bakmaya söz verdin..
E:Biliyorum..
Z: O zaman onun için güçlü ol..Bebeğimin mızmız bir teyzesi olmasın...

Fonda:

Özcan Deniz - Nasip Değilmiş
Yangın her aşkın yolu
Sendin gördüğüm
Gözlerin karanlık kuyu
Düştüm, öldüm

Ah gönlün şimdi başka yare mesken
Ah el çekmiyor kara sevda benden
Sen hangi elde sevda olup açtın
Ben karlı dağlar misali yalnızım...

Yok bir sitemim hayatta her şey kısmet
Soldu gençliğim ömrümü aşkla ziyan ettim
Ağla gönlüm nasip değilmiş vuslat
Rahat uyu yar sana hakkımı helal ettim
______________________________________

Levent odasında çalışıyordur..Ela hızla odaya girer..

L:Ne oluyor Ela?
E:Nasıl yapıyorsun da ilişkimiz bitmeden iki gün bile dolmadan başkalarının kollarına atıyorsun kendini?
L: Sen nasıl oluyor da beni nikaha bir ay kala terkediyorsun?
E:Ben....
L: Sen ne Ela?
E:Hiçbirşey...
_____________________________________

Burcu:Merhaba Levent
L:Merhaba..
B:Haberleri gördün mü?
L:Evet..Hele yazdıkları başlığa bak....Kızınında kalbini çaldı..
B:Aslında doğru..Kalbimi çaldın...Levent ben senden çok hoşlanıyorum..
L:Burcu; ben hayatımda birini sevdim ve onu sevmeye devam edicem..O benim hayatımın tek aşkı..Beni terketse de öyle..
___________________________________
Levent bahçededir....

S:Levent, oturabilir miyim?
L: Suat
S: Seninle konuşmam gerek.
L:Konuşalım.
S: Dün yakalamaya çalıştım ama olmadı.
L:Çok mu önemli?
S:Evet..
L: Dinliyorum..
S:Levent..Ela seni terketti çünkü..
L:Çünkü?
S:Çünküsünü söyleyemem Levent..Senin öğrenmen lazım..Zenan bana ağızındn kaçırdı...Söylemeyeceğime söz verdim..Ela istemiyormuş..Ama bence bilmen gerek..Çünkü ortada bir çünkü var...
L:Ela niye söylemiyor bana?Güvenmiyor mu?
S:Ben söyleyemem Levent ama sen öğrenebilirsin..
_____________________________________________

Levent odasına doğru yol alır..O sırada Ela'yı görür..

L:Ela!Bekle bir dakika!
E:Efendim?
L:Ela bana söylemediğin birşey var biliyorum..
E:Ben..Yok öylle birşey..
L:Ela, ya bana sırlarını paylaşacak kadar güvenisin ya da bu ilişki burada senin istediğin gibi hemen biter..
E:Ben..
L: Sen?
E:Ben yani..
L:Ela, burası neresi biliyor musun?
E:Neresi?
L:Hastanenin en güzel yeri..Burası senin benden ilk kez kaçmadığın yer..Ve burası benim sana benden ne kadar kaçarsan kaç hep çok olacağımızı söyledim yer..Benden kaçamazsın Ela..Aşkından kaçamazsın..
E:Ben kaçmıyorum..
L:Kaçıyorsun..Niye kaçıyorsun?
E:Çünkü....Çünkü kovalanmak hoşuma gidiyor...
L: Seni yeteri kadar kovaladığımı sanıyordum..
E:Ben....Benim şimdi gitmem gerek..
L:Gene kaçıyorsun...

kraliche_zenan
15-06-08, 18:51
TERCİH

1.BÖLÜM


Suat: zenan...

Zenan: suat neden hala anlamıyorsun... o benim kardeşim gibi... bunu ona yapamam!!!




“ evet evet evet evet!!! kazanmışım!!! Hele şükür! Çok rahatladım...”

Ardı kesilmeyen sevinç sözcükleri dökülüyordu ağzından... yıllarca istediği tek yer için çalışmıştı o da sonunda olmuştu... tek hayali gerçekleşmişti ve dudaklarından dökülen kelimeler, gözlerindeki ışıltı onun ne kadar mutlu olduğunu herkese gösteriyordu... adeta yerinde duramıyordu... sonra aklına birden “o” geldi... yıllardır kavuşmayı istediği artık kardeşi olarak gördüğü arkadaşı... hemen telefona sarıldı...


Gördüğü sonuçla sevinmiş bir şekilde direkt müziği açıp avazı çıktığı kadar bağırarak şarkıya eşlik etmeye başlamıştı... istediği şeyi elde etmenin verdiği gurur ve sevinçle içini döküyordu... eğlenemediği zamanların acısını çıkarıyordu... rahat bir nefes almak istediğinde alamadığı zamanların acısını çıkarıyordu... dertlerini adam akıllı yaşayamayıp bir kenara atmasının acısını çıkarıyordu... birden çalan telefona yöneldi... “ah tabi ya” dedi kendine... sevincini içinden yavaş yavaş dışarıya atarken birisini unutmuştu... müziğin sesini kapadı ve telefon elinde biraz bekledi... mutluydu ama korkuyordu... “ya o kazanamamışsa... ya aynı yerde değilsek... onca hayal... boşuna mı gidecek...” aklındaki düşünceler bir türlü tükenmiyordu... ısrarla çalan telefonu sonunda açmıştı... biraz titrek bir sesle konuşmaya başladı...


Zenan: sis

Onun titrekliğine inat karşıdaki sesin mutluluğu onu da rahatlatmıştı ve o da artık tüm heyecanıyla konuşuyordu...

Sis: yıllar sonra... şimdi hayallerimiz gerçek mi oluyo

Zenan: evet sanırım öyle oluyo... aynı okuldayız... hayallerimizin yarısı gerçekleşti... şimdi sıra bir ev ve sevgili bulmakta...

İkisi de kahkahalara boğulmuştu... mutlulardı...

Sis: ev kolay da sevgili işi biraz zor canım... bizimki sadece hayalde kalır... öyle birisi yok dünyada kimse o kadar mükemmel olamaz değil mi

Zenan: sanırım... düşünsene ondan bir tane oluyormuş karşımıza çıkıyormuş ikimiz de ona aşık oluyormuşuz

Sis: zenan şurda iki Dakka da yazdın senaryoyu...

Zenan: ne yani olamaz mı

Sis: saçmalama zenan



Dalga geçilerek söylenen sözler... peki ya gerçek olursa... ya hiç üzerinde durmadıkları sadece şaka amaçlı söyledikleri korkunç durumlar... ya gerçek olursa... ikisi de konuyu kapamıştı ama akıllarında böyle bir durumda ne yapacakları vardı... kim nasıl davranırdı... aşkı tanımamışlardı hiç... ama ya kardeşi olarak gördüğü insanı bile ezip geçebilecek bir şeyse...


....


Sis: zenan hadi kalk

Zenan: niye

Sis: bilmem farkında mısın ama bugün okuldaki ilk günümüz

Zenan: ne pazartesiye geldik mi biz ne zaman

Sis: 3 gündür Cuma’yı yaşıyorsun ama üzgünüm gerçekler acıdır pazartesi...

Zenan: inanmıyorum ya...

Sis: hadi kalk kahvaltı hazır

Zenan: hadi ya senin öyle yeteneklerin var mıydı

Sis: tabi çok iyi cornflakes yaparım


İki arkadaş heyecanın yanında mutlulukla kahvaltılarını yaparak üniversite yaşamının ilk gününe başlamak için evden çıktılar... yıllardır hayal ettikleri şeyler sırayla oluyordu... sonunda birbirlerine kavuşmuşlardı... aynı okuldaydılar ve aynı evde kalıyorlardı...

Hacettepe kampüsüne gelmek üzerelerdi... önce hastaneyi gördüler... ders binasıysa yokuşun biraz daha ilerisindeydi... hastaneye hayranlıkla bakıyorlardı... 6 yıl sonra onlar da bir hastane içinde hastalarına bakabileceklerdi...


Zenan: ya biz direkt buraya girsek

Sis: ya onlar da zenan hanım’ı bekliyorlardı

Zenan: yani sis... bir hayal kurdurtmadın...

Sis: çünkü hayal kuramayacak kadar az vaktimiz kaldı

Zenan: tamam tamam yürü hadi


Hızlı hızlı atan adımlara inat bir o kadar yavaş atan kalpleriyle kampüsün girmişlerdi... panoya baktılar...

Zenan: evet tüm mükemmellikler buraya kadar

Sis: e yani bu kadar da olsun hep aynı yerde olacak değiliz ya

Zenan: aynen... dersten sonra görüşürüz o zaman... bir yerlerde yemek yeriz... senin cornflakes in bizi akşama kadar ayakta tutmaz

Sis: tamam hadi görüşürüz


İlk günün hevesinden sonra bir çok gün geçmişti böyle... bir çok ders... şimdi okulun en zorlu günlerine gelmişlerdi... vize haftası... herkes hiç durmadan çalışıyor sınıfı geçmek için elinden geleni hatta belki daha fazlasını yapıyordu...


Zenan: vize de ne yapıcaz dersin

Sis: hiç bilmiyorum... acaba notlarımız yeterli mi

Zenan: bilmiyorum... üst sınıflardan alsak

Sis: olabilir de kimden... aldığımız kişinin notlarından da emin olmamız gerekir öyle değil mi?

Zenan: aynen öyle... ha dur barış geliyor... o biliyordur ona soralım...

Sis: tamam sor bakalım

Zenan: barış

Barış: efendim

Zenan: ya şu vize için üst sınıflardan kimin notları en iyisidir

Barış: suat’ın

Sis: suat?

Barış: bana tanımadığınızı söylemeyin...

Zenan: tamam söylemiyoruz sen direkt anla

Barış: son sınıfta acayip hırslıdır bugüne kadar hep birincilikle geçti bu yıl da birincilikle mezun olacak...gözlerini etrafta gezdirdikten sonra... bakın büyük panoya bakan mavi polarlı olan...

Zenan: hadi ya tamam çok saol

Barış: ama

Sis: ama ne

Barış: kimseye notlarını vermez... böyle bir kuralı var... bugüne kadar notlarını alan birisi görülmemiş...

Zenan: deneriz öyle değil mi

Sis: tabi

Barış: neyse ben gitmeliyim...


Sisle zenan yavaş yavaş panoya doğru yöneldiler... arada birkaç adım kalmıştı ki sis zenanı kolundan tutup durdurdu...

Zenan: ne oluyor sis

Sis: sen istesen

Zenan: korktuğunu söyleme bana

Sis: korkmak değil de... ya geçen gün yemeğe biraz gecikmiştim ya

Zenan: eee

Sis: işte ben bununla çarpıştım... bir de baya bir saydım... yani zaten kimseye vermiyormuş notlarını bir de beni görürse hiç vermez...

Zenan: inanmıyorum sis ya... tamam sen burada bekle ben gidip konuşayım

Zenan derin bir nefes aldı... yüzüne de bir gülümseme taktı... konuştuğun insan senden ne kadar pozitif elektrik alırsa o kadar iyiydi...

Sis: sırıtma hiç de sevimli değilsin

Zenan: siiiiss... istiyorsan sen git

Sis: yok canım şaka yapmıştım çok şeker duruyorsun


Zenan yüzündeki gülümsemeyi tekrar yerine koyduktan sonra suatın yanında doğru ilerledi... tam arkasında durdu... sormalı mıydı bilmiyordu... tam vazgeçmiş geri dönecekken suat arkasını döndü ve şaşkın gözlerle ona bakan kişiyi gördü... zenan bir an ne yapacağını şaşırdı... tam her şeyden vazgeçmiş geri dönecekken karşı karşıya gelmeleri onu bir an telaşa kaptırdı... ona bakan adama karşı bir şeyler söylemeliydi... ama bir şey söyleyemiyordu... düşüncelerini toparlamaya çalışıyordu ama hazır olmadığı bir anda ne yapacağını şaşırırdı hep...


Zenan: suat...

kraliche_zenan
15-06-08, 18:57
2.bölüm

Ağzından çıkan tek kelime ismi olmuştu o anda sadece ismini söyleyebilmişti... şimdiyse karşısındaki adamın onu tanımaya çalışan gözleriyle boğuşuyordu... bir an önce bir şeyler yapmalıydı çünkü iş çok karışıyordu...

Zenan: yani suat sensin dimi

Suat: evet

Zenan: ben okuldaki en iyi notların sende olduğunu duydum

Suat: doğru duymuşsun eminim kimseye vermediğimi de duymuşsundur

Zenan: ama

Suat: uzatılacak bir şey yok

Zenan: bu kadar ukala olmak zorunda değilsin hem eminim kendi notlarımla senden daha iyi olurum

Suat: o zaman neden benimkileri istiyorsun

Zenan: hani bir virgül falan eksiktir o yüzden yoksa bilgi açısından hiçbir sorun yok

Suat: hıhı tabi


Zenanın giderken yüzüne taktığı gülümsemenin yerini şimdi öfke almıştı... hızlı hızlı nefes alıp veriyordu...

Sis: zenan ne oldu

Zenan: suata çarptığında bir tarafı acımışmıdır

Sis: bilmiyorum

Zenan: umarım acımıştır

Sis: zenan ne oldu ya anlatır mısın

Zenan: ukalanın teki ne olacak... neymiş kimseye notlarını vemriyomuş uzatmaya gerek yokmuş... kendini ne sanıyorsa



Günler geçiyordu... vize günü git gide yaklaşıyordu... sis de zenan da hiç durmadan sabahlara kadar çalışıyorlardı... bazun boyunları tutuluyordu bazen uyuyakalıyorlardı... ama her şey hayalini ettikleri doktorluk içindi... kendilerini ameliyat yaparken düşünmek bile heyecanlandırıyordu onları...



Zenan: sis uyansana

Sis: saat kaç

Zenan: 7

Sis: zenan bu saatte niye uyandırıyorsun beni

Zenan: ya benim içim rahat etmiyo sınavı okulda beklesek gecikicez diye ödüm kopuyo

Sis: yok artık zenan daha 5 saatimiz var nereye gecikiyorsun

Zenan: olsun ben yine de gidiyorum haberin olsun

Sis: peki tamam bende gelirim bi kaç saat sonra

Zenan: tamam görüşürüz


Üstüne montunu geçirdi ve notlarını koyduğu çantasını da alıp okula doğru ilerledi zenan... içinde bilmediği bir huzursuzluk vardı... her daim bir şeyleri unutmuş gibi hissediyordu... çok yakındı, bulmaya çok yakın ama bir türlü göremiyordu... sonunda okuldaydı... direkt kütüphaneye yöneldi... kapıyı yavaşça açtı... burda tek olmayı bekliyordu ama değildi... “yakında mezun olmuyor mu ne işi var burda” diye düşünerek masalardan birine oturdu... suata en uzak olanlardan birine...

Kafasını kaldırmadan çalışıyordu... bu vizeyi başarıyla geçmeliydi... mutlaka geçmeliydi... buraya kadar gelip burada başarısızlığa uğramak istemiyordu... ama yine de bir şeyler eksik gibiydi...

Bulantı ve kusmaya yol açan stimulusların afferent yolları: kortikal yol, visseral afferentler, vestibüler yol, KTZ’dan afferentler... tamamdı... bu konuda başka bir sorun yoktu... bu kadardı...

Predispozan faktörler: yaş, cinsiyet, alışkanlıklar, kişisel predispozisyon, preanestetik medikasyon, anestetik işlem... bu da tamamdı sanki... ama hata neydeydi...

Notlarını karıştırmaya devam etti... okumaya tekrarlamaya... bir türlü kafasına takılan şeyi bulamıyordu ama yine de arıyordu...

tedavi ve önleme: genel tedbirler, akupres, anti-emezis, oksijen tedavisi, antiemetik tedavi, sedatifler, antimuskaranikler, anksiyolitler, dopamin d2 reseptör antagonistleri, butirofenonlar, kortikosteroidler... işte tam burda... sanki bir şeyler eksikti... gece sisle beraber de düşünmüşlerdi ama bulamamışlardı... kalemini kağıdın üstüne kısaca vurup çekiyordu zenan... bulmalıydı... bir şeylerin eksik olduğu belliydi ama ne... bir türlü bulamıyordu...

çalan telefonun sesiyle irkildi... kafasını kaldırdığında suatın rahatsız olmuş bakışlarıyla karşılaştı... bir bakıma haklıydı sonuç olarak kütüphanedeydiler... telefonuyla beraber kendini dışarıya attı...

zenan: efendim sis

sis: okulda mısın

zenan: evet çalışıyordum

sis: bende yeni kalktım bir şeyler yiyip gelicem

zenan: tamam canım bekliyorum



suat yavaşça oturduğu yerden kalktı... zenan çalışırken onu izlemişti... bir şeylere baya kafa yorduğu belliydi.. notların önünde durdu... yavaşça gözden geçirdi... “tedavi ve önleme: genel tedbirler, akupres, anti-emezis, oksijen tedavisi, antiemetik tedavi, sedatifler, antimuskaranikler, anksiyolitler, dopamin d2 reseptör antagonistleri, butirofenonlar, kortikosteroidler...” eline kalemlerden birini alıp “serotonin antogonistleri” yazıverdi... sonra da gülümsedi... ilk sınıfta ne kadar da uğraşmıştı bunu bulmak için... her şeyi tamamdı da bir bu eksikti... sınavdan birkaç saat önce tesadüfen yanından geçen birisinin söylemesiyle aklına gelmişti... kalemi yerine bırakıp eşyalarını toparlamaya başladı...


zenansa hala dışarıda telefonla konuşuyordu... birden önünden geçen suata gözü takıldı... kapıdan çıkana kadar da arkasından bakmaya devam etti...

sis: zenan orda mısın

zenan: evet canım sen benim defterimi de al gel tamam mı

sis: tamam görüşürüz

zenan: görüşürüz



kapıdan çıkar çıkmaz yüzüne vuran hafif bir rüzgarla gülümsemeye başladı genç adam... yazıyı görünce ne tepki vereceğini merak ediyordu ama orda olmamak en iyisiydi...


zenan tekrar kütüphaneye dönmüştü... sandalyeye oturdu ve başını ellerini arasına alarak oflamaya başladı... bir türlü kafasını toparlayıp bulamıyordu kahrolası tedavi yöntemini... kafasını kaldırıp birden notlarına baktı... siyah kalemle yazılmış maddelerin yanında kırmızı ve çaprazlama yazılmış bir yazı dikkatini çekti... “serotonin antogonistleri”

“tabi ya” dedi kendi kendine... nasıl unutabilirim... halbuki kaç defa tekrarlamıştım... sonra bir an durdu... kim yazmıştı bunu... kütüphanede sadece o ve suat vardı... suat mı yazmıştı... bu olabilir miydi... yani kalkıp ona yardım etmiş olabilir miydi... geçen haftaki tartışmalarından sonra... kütüphanede ondan başkası olmadığına göre... o yazmıştı...

Birden öfkesi silinmişti suata karşı... öfkeli gözler yerine gülümseyen bir surat vardı şimdi... ama şimdi bunları düşünme zamanı değildi... her şeyi bir kenara bırakıp notlarını tekrarlamaya devam etti...




“hangileri kusma ve bulantıların tedavi ve önleme yöntemlerindendir”

Soruyu görür görmez zenanın yüzünde bir gülümseme oluştu... sırayla işaretliyordu... ama sıra “serotonin antogonistleri” ne geldiğinde yanına koyduğu işaret diğerlerine oranla daha kalın ve büyük olmuştu... neden olduğunu bilmeden böyle işaretlemişti...




Sis: nasıl geçti


Zenan: idare eder... seninki

Sis: iyi sayılır da şu bulantıdaki tedavi yöntemlerinden bir şeyi eksik yaptım sanırım... ya dün sen sorduğundan beri bulamıyorum

Zenan: serotonin antogonistleri

Sis: tabi yaa... nasıl unuturum da sen ne zaman öğrendin bunu

Zenan karşısında duran sis’in arkasından suatı görüyordu... bir süre sonra suat da onu fark etti... birkaç saniye bakıştılar... hala soğuklardı ama nefretle bakmıyorlardı birbirlerine...

Sis: zenan!

Zenan: efendim

Sis: sen ne zaman öğrendin diyorum

Zenan: yoo... sınavda şıklarda görünce aklıma geldi...

Sis: peki yemek yemeye gidelim mi

Zenan: olur


...


İlk vize sonucunu almışlardı... zenan a+ sis a...

Sis: bir tedavi yöntemi sayesinde geçtin

Zenan: öyle ya da böyle geçtim

Sis: aman tamam ben defterlerimi Ayça’dan alıp gelicem

Zenan: tamam ben de kafeteryadayım

Sis: tamam görüşürüz...


Zenan kafetaryaya doğru ilerliyordu... kütüphanenin yanından geçerken camdan içeri baktı... suat orda yine çalışıyordu... bir şeyler söylemeli miyim diye düşündü... teşekkür etmeli miyim... suatın sandalyesinden kalktığını görünce birkaç adım geri çekildi... şu an bir şey söylemeye hazır değildi ve geçen sefer hazır olmadığı bir anda konuşmaya çalışınca neler olduğunu unutmamıştı...

Genç adam kütüphaneden çıkıp çıkış kapısında doğru ilerliyordu... zenan pencereden tekrar kürüphaneye baktı... notlar kitaplar defterler orada duruyordu... sonra gözlerini suata çevirdi hala ilerliyordu... şimdi gözleri bir suat bir kütüphane masası arasında mekik dokuyordu...

havin+10baran
15-06-08, 19:35
BÖLÜM 21:

ED: berat bni kucağına al(der ve o narin vücudu yre yığılır)
B: edaa
L: hemen sedye getirin cabukkkkk(dedi aninda sedye geldi)
EL: sakin ol berat
B: onun yüzünden
EL: sakin bir delilik yapiyim deme sakin
B: hihi
EL: levent??
L: korkma iyi olucak o
EL: hihi(dedi edayi hemen acile aldilar..ilk müdahalesini herzamanki gibi levent yapti)
Z: levent??
L: tahlil yaptiriyorum yine
S : hihi
EL : suat senden bir sey istiyebilirmiyim ??
S: tabi
EL: berate göz kulak olurmusun??
S: tabi ela hic sorun deyil(dedi beratin yanina gitti)
EL: levent
L: gel canim(Dedi leventin odasina gittiler..zenan edanin basinda kalmisti)
L: gec canim(Dedi iceri gectiler)
EL: kötü bir sey yok dimi??
L: ela bir deyisiklik yok…vücudu cok halsiz ve bu cok normal
EL. Ee birde bu stress girince araya
L: evet
EL: ya niye cikti yine bu ortayaki??
L: bir bilsem
EL: of ya of
L: sii sakin ol
EL: elimden baska bir sey gelmiyorki zaten
L: siii yapma böyle sevgilim
EL: sana güveniyorum levent
L:biliyorum askim inan bana güvenini sarsmiycam
EL: biliyorum askim
L: seni cok seviyorum sevgilim
EL: bende seni cok seviyorum askim hemde cok
L: askim
EL: birtanem(Dedi levent aradaki cok kücük mesafeyi kapatti ve elayi dudaklarindan öpmeye basladi..elada isteyerek karsilik veriyordu..bir sure öpüstükten sonra ayrildilar)
EL: seni seviyorum
L: seni seviyorum(Dedi elaya sarildi..simsiki birakmayacasina sarildi)
EL: levent eda iyilestikten sonra hep beraber bir tatile cikmaya ne dersin??
L: sen varsan her yere gelirim ben
EL: tabiki olucam
L: ozaman gideriz askim..hem bak ne diycem annemlerin yanina gideriz ayvaliga he ne dersin??
EL: yok daha neler
L: neden??
EL: levent 6 kisiyiz.
L: olsun..bizim ev büyük
EL: sen ciddisin
L: evet ciddiyim hemde cok
EL: sonra konusuruz bunu
L: hihi…
EL: ne oldu??
L: bilmem..yillardir böyle mutlu olamistim galiba biraz tuhaf geldi
EL: tuhaf olan ne??
L: böyle mutlu olmam…
EL : artik hep böyle mutlu olucaz sevgilim
L : ins elam
EL : levent benden sakladigin bir seymi var ??
L: tabiki yok
EL: öyle bir konusuyorsunki sanki benden bir sey sakliyormussun gibime geliyor
L: sacmalama
EL: peki öyle olsun
L: hadi edaya bakalim
EL: hihi(Dedi edanin yanina gittiler)
EL: berat iyimisin?
B: iyiyim ela
EL: bak sakin bir delilik yapiyim deme
B: tabiki yapmiycam..hele edayi üzecek bir sey asla yapmam
EL: bu cok güzel iste(dedi gülüstüler)
ED: be---rat
B: burdayim birtanem
ED: iyimisin??
B: ben iyiyim sen iyimisin asil??
ED: iyiyim …
B: buna sevindim..
ED: beratla yanliz konusa bilirmiyim??
L: tabi ama kendini cok yorma
ED: merak etmeyin iyiyim(Dedi diyerleri odadan ciktilar..berat yatagin kenarina oturdu ve edanin elini tuttu..bu arada eda özel odaya alinmisti)
B: seni dinliyorum birtanem
ED: berat ben seni cok seviyorum
B: biliyorum canim
ED: ben seni gercekten cok seviyorum
B: biliyorum eda
ED: hayir gercekten seviyorum ben seni
B: eda biliyorum sevgilim....cünki gözlerini görüyorum senin birtanem
ED: korkuyorum..o burda diye benden uzaklasmandan korkuyorum
B: böyle bir sey asla olmiycak…seni asla birakmiycam.. hem benden bu kaadr cabuk kurtulamassiniz eda hanim
ED: senden kurtulmak isteyen yokki
B: askimm
ED: birtanem(dedi aradaki mesafeyi kapatti ve iki asikin dudaklari birlesti…..ayrildiklarindan ikisininde kalbi cok hizli carpiyordu…taki kapi acilip biri odaya girene kadar)

bu seneryoyu ESRA(selen_123) ile birlikte yaziyoruz...

mad-girl
15-06-08, 20:13
5. BÖLÜM
K çok pardon
B önmeli değil aceleniz var galiba
K eet acilen eve gidip gelmem gerekio
B ben sizi tutmayayım
K tekrar özür dilerim der ve hızla dışarı çıkar



K arabaya biner fakat araba çalışmass Burak dışarıdadır
B bi sorun mu war
K eet arabam çalışmıo off şimdi taksinin gelmesi çok uzun sürcek
B ben götürebilirim
K yok zahmet etmeyin
B olur mu cnm öle şeyy
K valla aslında çok ii olur taksi beklersem yetişemiycem
B ee sorun yok o zmn atla
K tmm


Evin önü

K kapıyı açarken

K kahve ikram etmek isterdim ama der güler
B önemli değil başka sefere
K tabi memnuniyetle der ve kuklaları alarak çıkar
B walla arabanızın bozulmasına üzüldüm diyemiycem
K ndn
B yoksa uzun bi süre daha sizinle tanışamayacaktım
Okulun önüne gelirler kader iner
K tekrar teşekkür ederim
B unutma bana bi kahve borcun war
K tabi hoşça kal



ELA - LEVENT

E –ela arabada ağlarken uyuya kalmıştır. Sayıklıyordur. Bana yalan sen çok kötü gelme…
Levent söyledikleirnden hiç bişey anlamıyordur. Levent elayı kucağına alır ve evin içine sokar. Üs kattaki yatak odasına yatırır. Olan biteni elaya nasıl anlatacağını düşünmektedir.
Ela uyanır
E neresi burası sen ne yaptığının farkında mıısn
L bi arkadaşımın evi
E gitmek istiorum
L beni dinlemeden hiçbir yere gidemezsin
E konuşacak hiç bişi yok sen bana yalan söyledin beni kandırdın aldattın sen beni levent
L bu karda basit di mi her şey ela bunları nasıl düşünürsün
E gözümle gördüm levent cerenle seni
L ve her şeyi bırakıp gittin hiç sormadan dinlemeden bi haber bile vermeden gittin
E ne bekliodun ki yeni yalanlar mı dinleyecektim
L yalan … ben sana hiçbir zaman yalan söylemedim
E yapma levent
L ela kendin yazıp kendin oynuyosun
E seni dinlemek istemiorum der kapıya doğru yönelir levent kolundan tutar
L dinliyceksin ela otur der ve kapıyı kilitleyip anahtarı balkondan aşağı atar ( ABİME BAK AKILLANIO VALLA)
E sen ne yaptığını sanıosun
L seni seviorum
E kafayı mı yedin sen
L eet ela sayende kafa falan kalmadı
E se….
L şimdi ben konuşuyorum ela dinle inan cereni o günden sonra bi daha görmedim zaten umrumda da değil ogün benle konuşmak istediğini söledi ağlıyodu ben de gittim konuşuyoduk sonra ne oldu bilmiorum beni öptü
E sus levent
L ela doğruyu söylüyorum
Ela balkon kapısına doğru yönelir levent kolundan tutar ve kendine doğru çeker ve birbirlerine çok yakındırlar bir nefes kadar yakın ela titriyordur
L seni seviyorum der ve elayı öpmeye başlar
Ela birden Leventi iter ve bi tokat atar
E beni ald….
Levent öpmeye devam eder ikisi de kendini kaybetmiş durumdadır ( sonrası + 18 )


Spor salonu

Yasemin – hoca nerde kaldı yhaa
Dila – bugün antreman var dememiş miydi
Elif eeet nese kızlar gelir heralde biz başlayalım
Hasan – bu işte bi iş war
EFE – nerden çıktı bu
Hasan - koçta yok ortalıkta bi de dün olanları düşünürsek
Elif – beyler antremana mı geldiniz dedikodu yapmaya mı
Mehmet tmm tmm bişi demedik hadi başlayalım
Suat – kızlar bugün ela hocanız gelemeyecek siz isterseniz ant yapın kendiniz bilirsiniz
Elif – hocam kötü bişi mi oldu
Suat yooo ufak bi işi varmış çıkışta gördüm haber verir misin dedi ben de kabul ettim
Zenan – slm kızlar ant başlamadı mı
ELİf yok hocam ela hoca gelemicekmişş
Z- aa hadi yhaa
Suat – siz voleybol oynuyor musunuz zenan hanım
Z evet ela ile anlaşmıştık ama neyse başka zaman artık
S o zaman hadi maç yapalım
Kızlar – süpeerrr
Z bana uyar

Der ve maç yaparlar suat ve zenan hallerinden oldukça menundur kızlar ve erkekler de öyle ama hasan hala cerene açılamamıştır. suat ve zenan maçtan sonra kantinde oturup bir şeyler içerler.


Kader ev

Kader evde kitap okurken zil çalar ( ana Burak çok fırsatçı yhaa bilio tabi ela yok ah ulan)
K geldim kim o
B ben Burak
Kader kapıyı açar şaşkın şaşkın burağa bakar
B kahve borcunu unuttun galiba
K hıııııı geçsene

Yorum yorum yorum



not: diğer senaryomda mete ile tanışmak ister misiniz
isteğe bağlı bir sonraki bölümde resmini ekleyebilirm :)

kraliche_zenan
15-06-08, 21:52
3.bölüm

suat kapıdan tam çıkmıştı ki kendine çarpan bir şeyle sarsılarak olduğu yerde durdu... genç kadın kitaplarına dalmış önüne bakmadan yürüyordu... suatı da görmemişti... yere düşen birkaç kağıdı yerden toparladı suat ve karşısındaki kadına uzattı...

sis: kusura bakma kitaba dalmışım

suat: önemli değil... sen

sis: evet geçen seferde çarpışmıştık

suat: herkese böyle çarpar mısın yoksa hepsi bana mı denk geliyor

sis: sanırım sana denk geliyor...

bir süre birbirlerine gülümsedi birbirlerini tanımayan bu gözler... sonra Sis’in gözleri yerdeki su birikintisine gitmiş olan kağıda takıldı... yere eğilip onu aldı ve gözlerinde bir dehşet belirdi...

sis: inanmıyorum ya embolizm notlarım... yarın bunlardan sorumlu bir sınavım var ve ben notlarımı mahvediyorum bittim ben

suat: embolizm’den mi sorumlusunuz

sis: evet sorumlu olduğumuz birkaç konudan biri ve bu olmazsa o sınavadn geçemeyebilirim

suat: PAP’ı bilsen yeter... ilk sınıflara bir tek o sorulur... Pulmoner arter basıncı hava embolisinde arteriyel kan basıncının ve CO'un düşmesinden hemen önce yükselir

Sis Suat’ın söylediklerini aklına yazarcasına tekrar etti...

sis: Pulmoner arter basıncı hava embolisinde arteriyel kan basıncının ve CO'un düşmesinden hemen önce yükselir... bu mu yani sadece bu yeterli mi?

Suat: hıhı evet

Genç adam Sis’in sorgulayan gözlerine aldırış etmeden oradan uzaklaştı... acaba gerçekten doğru mu söylüyordu... doğru muydu bunlar... tekrar tekrarladı içinden... “Pulmoner arter basıncı hava embolisinde arteriyel kan basıncının ve CO'un düşmesinden hemen önce yükselir” bir kez daha tekrarladı... ve bir kez daha... her an unutacakmış gibi geliyordu... tek isteği bir an önce bi yere oturup bunları bir yere not almaktı...




Zenan elindeki kahveyle kafeteryadan çıktığı gibi kütüphanenin önüne doğru ilerledi... tek isteği Sayın Suat Birtan’ın kütüphaneye dönmemiş olmasıydı... camdan görünmek istemezcesine içeri baktı... yoktu... Suat değil hiç kimse yoktu... kütüphanenin kapısını açtı kahveyi hemen notlarının yanına bıraktı... bir an durdu... söylendi kendi kendine “Allah bilir gizli bir hayranımdan falan diye düşünür ukala...” kahveye bir süre daha baktıktan sonra kütüphaneyi bir an önce terk etti... şu anda gizlice notlarının arasına bir not yazıp onun en iyi notu almasını sağlayan adamın ne düşündüğünü pek umursamıyordu... içini rahatlatmıştı... bir şekilde teşekkür etmesi gerekiyordu onu da böyle yapmıştı... üzerinde ki o yükü kaldırmak için bir şeyler yapmıştı onun için önemli olan buydu...


Kafeteryaya girdiğinde masalardan birinde Sis’i bir şeyler tekrarlarken buldu...

Sis: Pulmoner arter basıncı hava embolisinde arteriyel kan basıncının ve CO'un düşmesinden hemen önce yükselir... hoş geldin canım... Pulmoner arter basıncı hava embolisinde arteriyel kan basıncının ve CO'un düşmesinden hemen önce yükselir...

Zenan: Sis sen kafayı mı üşüttün niye sabahtan beri aynı şeyi tekrarlıyorsun

Sis: sadece unutmamam gerekiyo... Pulmoner arter basıncı hava embolisinde arteriyel kan basıncının ve CO'un düşmesinden hemen önce yükselir...

Zenan: embolizm’e mi çalışıyorsun

Sis: evet

Zenan: iyi da canım arkadaşım buraya zaten kocaman bir şekilde yazmışsın emin ol bunu unutman imkansız

Sis: aman ya ne biliyim ben işte

Zenan: neyse ee ne yapıyoruz?

Sis: ya yarın benim sınavım var yine biliyorsun

Zenan: evet biliyorum... eve mi gidiyoruz yani..

Sis: evet iyi olur...


İkisi de montlarını üzerlerine geçirdiler... çantalarını da topladıktan sonra koridorda ilerlemeye başladılar... Zenan kütüphanenin önündan geçeceklerini düşündükçe kafasına gelip gelmediği takılıyordu... yanından geçerken camdan şöyle bir göz ucuyla bakardı... pek de uzun olmayan yürüyüşün sonunda kütüphanenin camının önünden geçmek üzerelerdi... gözlerini camdan içeriye dikti... belli ki yeni gelmişti... ayakta öylece kahveye bakıyordu... şaşkınlık vardı biraz yüzünde... biraz da belirsizlik... camdan odanın içine yansıyan gölgelerle kafasını Zenan’a doğru çevirdi... bir an... birkaç saniye göz göze geldiler... Zenan birden kafasını çevirip yoluna devam etti... birkaç hızlı adımla da Sis’e yetişmişti...


Suat’ın yüzündeyse nedenini bilmediği bir gülümseme oluşmuştu... her halinden onun koyduğu belliydi kendisinin notlarının üzerine ekleme yaptığının belli olduğu gibi... sessizce anlaşıyorlardı... hiçbir kelime etmeden sadece ufak ve sessiz detaylarla... eğlenceliydi aslında bu... mutlu ediyordu onu...






Çalan alarm sesiyle irkildi Zenan... Saate baktı aralanan gözleriyle... 8... 8 olmuştu... Sis sınava geç kalıyordu aynı zamanda kendisi de derse... hemen yatağından fırladı hemen Sis’in odasına gitti...


Zenan: Sis! Kalk saat 8

Sis: ciddi olamazsın... geç kaldım offf...

Sis üstünü değiştirmeye devam ederken kafasında rüyası vardı... tüm gece boyunca Suat’ı rüyasında görmüştü ve kahrolası şu embolizm bilgisini tekrarlayıp duruyordu... fark etmeden o da içinden tekrarlamaya başladı... aynaya baktığında durdu bir an... ne yapıyorum ben neler oluyor dedi kendi kendine kafasından tüm düşünceleri silip işine devam etmeye çalıştı ama kafasından silebildiği tek şey şu tanımı tekrarlamamak olmuştu...


Bir taksi çevirip hemen yola koyuldular... ucu ucuna da olsa yetişmişlerdi.. ikisi de ayrı sınıflarda ayrı şeyler yapıyorlardı...


....

Barış: zenan sen şimdi derste geçen her şeyi not etmişsindir

Zenan: evet ettim ne olacak

Barış: ya zenan versen ne olur ki... bana öyle dik dik bakma... hem versen ne olur ki Suatçılık yapma...

Havaya kalkan kaşları aşağıya indi... “Suatçılık yapmaymış... ne diye onun gibi oluyim ki” dedi kendi kendine...

Zenan: Suatçılık yapmıyorum... bu yüzden notları alabilirsin... ama 3 dakika içinde buraya getirmezsen

Barış: tamam merak etme sen burda bekle tek adım bile kımıldama 3 dakika içinde buradayım...

Sis: zenan

Zenan: nasıl geçti bakalım sınavın

Sis: süperdi ya... ee gitmiyor muyuz?

Zenan: sen ilerleyedur ben hemen geliyorum biraz işim var...

Sis: tamam canım çıkış kapısındayım...

Zenan: tamam...


Sis çıkış kapısına doğru ilerlerken kapıdan yeni giren Suat’ı gördü... adımlarını ona yöneltti... bir teşekkürü hak ediyordu çünkü...

Sis: suat

Suat: efendim

Sis: sana bir teşekkür borçluyum şu PAP çıktı sadece

Suat: söylemiştim

Sis: evet söylemiştin... teşekkürler


Suat sadece tek kaşını yukarı kaldırmakla yetindi ve bir şey söylemeden yoluna devam etti... ne demek şimdi bu diye düşündü Sis... sadece bakıp gitmişti... ama bu bakıştan hiçbir şey anlamamıştı...

Suat tam Sis’in yanından ayrılırken Zenan da köşeyi dönmüş Sis’in yanına gidiyordu... sadece gözleriyle takip etti onları... hiçbir şey düşünmeden... sonunda Sis’in yanına varmıştı ve işte anca o an aklına birkaç soru gelmişti ve sormaya da kararlıydı...

Zenan: Suat yanındaydı

Sis: hıhı evet

Zenan: ne konuştunuz ki

Sis: öyle önemli bir şey değil ya

Zenan: peki öylesine konuşabilecek kadar ne zaman yakınlaştınız




İki arkadaş çıkış kapısından tüm bir koridoru aydınlatan ışık demetinin içinde bir süre sonra kayboldular... sorular ve geçiştirilmeye çalışılan cevaplarla...

kraliche_zenan
15-06-08, 21:54
4.Bölüm

Yalnız kalmak için mükemmel bir yerdi okulun arkasındaki ağaçlar arasında duran tek bank... fazla uğrak bir yer değildi burası... okula gelmelerinden bir süre sonra Zenan keşfetmişti burayı ama kimseye söylememişti... Sis’e bile... bazen yalnız kalmak isterdi... her şeyden herkesten uzak... beyni ve o sadece ikisi... bugün de o günlerden biriydi... sadece yalnız kalmak istiyordu...

Temiz havayı içine çekiyordu nefesinin yettiğince... yalnız kalmak... çözüm bulamasa da kendini iyi hissetmesini sağlıyordu... karnının acıktığını hissetti bir an... saat 12 yi bulmuştu ama o uyandığından beri hiçbir şey yememişti... yavaşça kalktı banktan... bankın köşesine fırlattığı çantasını da aldı.... kafeteryaya doğru ilerledi...

Köşede duran masa... okulun ilk haftaları en sevdiği masaydı kafeteryadaki... ama o olaydan sonra bir daha oturmamıştı oraya ve yine oturmayacaktı... hemen onun yanındaki masaya bıraktı çantasını... bir tost ve bir portakal suyu... her zamanki gibi onlarla karnını doyuruyordu...

Gözü köşedeki masaya takıldı... yine o gün gelmişti aklına... oraya oturmayı bıraktığı gün...



Tostundan bir parça ısırdı ve portakal suyunu yudumladı... en sevdiği köşedeydi... Sis’i bekliyordu... yavaşça esen rüzgar yüzüne vurdukça kendini rahatlamış hissediyordu... bugün ona söylemeliydi... en yakın arkadaşının hatta kardeşinin bunu bilmeye hakkı vardı... daha fazla saklayamazdı... önünde duran sınav sonuçlarına baktı... A+ almıştı yine... dersleri iyiydi... ve şimdi hayatında hiç tadına varmadığı bir duyguyu yaşıyordu... her şey çok güzeldi... hiçbir şey bu güzelliği bozamazdı...

“ben geldiiiimmm”

Evet hayatındaki en önemli varlıklardan birinin sesi de çok güzel geliyordu... daha ne olabilirdi ki... bugün her şey çok güzeldi...


Zenan: hoş geldin

Sis: hala bitiremedin mi ya ne kadar yavaş yiyosun sen

Zenan: böyle daha zevkli oluyo... hem benim sana bir şey söylemem gerekiyo... asıl sen bir yerlerde ne kadar oyalanıyosun sabahtan beri bi türlü gelemedin...

Sis: geldim işte ve benim de söylemek istediğim bir şey var...


Biraz daha beklemeyi tercih etmişti... onu dinledikten sonra her şeyi bir bir keyifle anlatıcaktı...


Zenan: evet seni dinliyorum...

Sis: şey ben... ya sanırım Suat’tan hoşlanıyorum... aslında hoşlantı değil... yani sevgi de olabilir... ama aşk değil... yok değil... offf kimi kandırıyorum ben seni mi... tamam aşığım işte...


Zenan boğazındaki son lokmanın aşağı inatlaşırcasına inmiyordu... şok olmuştu... Sis... Suat... böyle bir şey beklemiyordu... her şey güzeldi... ta ki şu ana kadar... en yakın arkadaşı aşık olduğu adamı seçmişti... ve onun eli kolu bağlıydı hiçbir şey yapamıyordu...

Kendisinin heveslendiği gibi her şeyi bir bir anlatıyordu karşısında... ama zenan bu sözleri duymuyordu... ona duyduğu sözler yetmişti...


Sis: işte böyle... sen ne diyecektin

Zenan: sınavadn A+ almışım... geçmişi yine seni

Zenan yüzüne taktığı gülümsemeyle cevap vermişti... kim görse anlardı bu sahte gülüşü... ama karşısındaki insan aşıktı ve başka bir şeyi ne görebiliyordu ne de düşünebiliyordu...



Daldığı hayal dünyasından masaya oturan Suat’la çıktı... bir süre bakıştılar... gözlerini hiç kaçırmadan... hiç kimseyi umursamadan...


Sis: zenan

Zenan: hoş geldin canım

Sis: bugün mezuniyet töreninin olmasına rağmen vize varmış... off gidemicem törene

Zenan: bildiğim kadarıyla davetli de değilsin

Sis: partiye evet ama en azından okuldan son gidişlerini görseydim...

Zenan: farkındamısın ama yandaki masada oturuyo

Sis: ay inanmıyorum buradaymış... yeni gördüm...

Zenan: madem vize saati törenle çakışıyo şimdi iyi bak o zaman...

Sis: ben saatleri çakışıyo demedim ki sadece bugün dedim... törenden 1 saat sonra... Sıhhiye kampusünde...

Zenan: yani

Sis: töreni izleyip gelebilirim

Zenan: peki sen bilirsin...

Sis: sen de kalsana

Zenan: yok... ben gidiyim... biliyorsun sınavdan baya önce salonda olmazsam içim içimi yiyo...

Sis: evet biliyorum canım... peki sen bilirsin... neyse ben kalkıyim... önlerde bir yere oturmam lazım daha iyi görmek için... fotoğraf da çekmem lazım... malum 3 sene boyunca göremicem...

Zenan: tamam sınavda görüşürüz...





Sis kalkıp gitmişti... Zenan yan tarafına bakamıyordu... orda bir varlığı bir sıcaklığı hissediyordu ama bakamıyordu... bakmaktan korkuyordu... bir süre sonra yandaki masada bir hareketlilik hissetti... daha sonra masasının üzerinde bir gölge...



Suat: afiyet olsun

Zenan: teşekkürler

Suat: bu senenin son vizesine girecekmişsiniz

Zenan: evet öyle

Suat: başarılar

Zenan: saol

Suat: bu arada buradaki dolabını bugün boşaltsan iyi olur daha sonra bazı zorluklar çıkabiliyo

Zenan: tamam bilgi verdiğin için teşekkürler...

Suat: tekrar afiyet olsun

Zenan: teşekkürler... umarım senin partinde güzel geçer...

Suat: umarım...




Soğuktu zenan... daha doğrusu soğuk olmaya çalışıyordu... başarmıştı da... ma son söz çok imalıydı... “umarım”... neyi kastetti acaba diye düşündü zenan...


Dolabını yarın boşaltabileceğini biliyordu... dün bu konuda bilgilendirilmişlerdi... ama yine de dolabına gitme ihtiyacı duydu... bu konuda bilgisi olduğu halde gidiyordu... belki de Suat’ın sözleri takılmıştı aklına.... koridoru döndü ve karşısında dolaplar duruyordu... yavaş yavaş ilerledi...


Dolabının üzerindeki notu eline aldı... okuduğu her kelimeyle gözleri doluyordu... gittikçe elleri daha fazla titriyordu...




“mezunlar partisinde yanımda olmanı isterim...
Kütüphanede bıraktığın kahvenin sahibi...”

kraliche_zenan
15-06-08, 21:56
şaka bir yana umarım beğenirsiniz....


5.Bölüm


Derin bir nefes alıp hastaneden içeriye adımını attı... herkesten önce gelmişti hastaneye... daha mesainin başlamasına 1 saat vardı... resepsiyondan asistan odasının yerini öğrendi... ilk defa girdiği bu hastanedeki her yeri detaylı bir şekilde inceliyordu... tam tarif edildiği gibi asansörle 2.kattan indiğinde doktor odalarının olduğu koridora gelmişti... asistanların odası da bu koridorun sonundaki odaydı...


Kapıların önünden geçtikçe doktorların isimlerine bakıyordu... korktuğu şeyin belki gerçekleşmesi belki de gerçekleşmemesi için... ne istediğini o da bilmiyordu... bildiği tek şey hiçbir şeyin 6 yıl önce okula başladığı gün gibi olmadığıydı...


Çaprazlama planlanmış odaların kapılarındaki yazıları okurken kafası bir sağa bir sola dönüp duruyordu... en başta ki oda başhekimin odasıydı... Haldun Göksun... plastik cerrahi uzmanı Arslan İbrahimoğlu... kadın doğum uzmanı Jülide Aydın... genel cerrahi uzmanı Fikret Eralp... beyin ve sinir cerrahisi uzmanı Levent Atahanlı...


Kafasını bir sonraki kapıya döndürmeden önce karşısında duran kapıya gözü takıldı... Asistan Odası... evet dedi kendi kendine... nerdeyse geldim... birkaç adım daha... ve gözünden kaçan son odaya da baktı... kalp damar cerrahı uzman Dr. Suat Birtan... birden olduğu yerde kaldı... korktuğu şey... olmuştu işte... aynı hastanedeydiler... biraz önce ağır ağır giden adımları şimdi hızlanmıştı... bir an önce asistan odasına girmek istiyordu... kapıyı hızla açıp içeriye girer girmez kapattı... bir süre güvende olduğunu, şu an burda olmadığını kendine kabullendirmek için kapının arkasına yaslanıp derin derin nefes alıp veriyordu... biraz daha sakinleştikten sonra cam kenarında duran koltuğa gitti... çantasını yere bırakmasıyla beraber kendini de koltuğun üzerine saldı... olanları düşündü...




Zenan: alo sis ben kitapçıdan yeni çıkabildim eve gelemicem... zaten gelmeye kalkarsam ve sen de beni beklersen ikimiz de geç kalırız sınava... biliyorsun bu son sınav ama çok önemli bundan geçemezsek 1 sene daha... ve ben bunu hiç istemiyorum...

Sis: anladım canım ben çıkıyorum o zaman sen de bir taksiye atla gel... otobüsle uğraşma ne olur ne olmaz

Zenan: tamam sen de aynısını yap ikimizde geciktik ve kaybetmememiz lazım...

Sis: haklısın... hadi öptüm ben seni sınavdan sonra görüşürüz... başarılar

Zenan: sana da canım



Sınavdan sonra görüşürüz... ne kadar basit geliyordu o zamanlar kulağa... ne olabilirdi ki... ikisi de sınava girdikten sonra beraber stres atıcaklardı... ama hayat her zaman bizim planladığımız gibi gitmez... hayat, biz kendimizce planlar yaparken başımıza gelenlerdir... hiç düşünmediğimiz, planlamadığımız şekilde başımıza gelenler...

Tekrar tekrar o günü baştan sona düşünüyordu... o da en az kendisi kadar istiyordu bu hastanede olmayı... konuştukları gibi hemen taksiye binmişti... okula girdiğinde hızlı bakışlarla onu aramıştı ama görememişti... kendi sınıfına gitti herhalde diyerek o da kendi sınıfına geçmişti... zaten saniyeler sonra sınav da başlamıştı...


Onca koşuşturmaya rağmen kafasını sınava yoğunlaştırıp soruları çözmeye başladı ve gözetmenin sınavı bittiğini bildiren sözlerinden sonra kendini hemen dışarıya attı... çok iyi geçmişti sınavı... işte buraya kadar dedi kendi kendine... sonunda bitti... artık öğrenci değil bir doktorum... kendi kendine kurduğu tatlı hayalden çalan telefon sesiyle sıyrıldı... ne konuştuğunu anlamadan hastanede buldu kendini... yaralı bir biçimde acilde yatıyordu...

Yapılan testler sonucunda hayati bir tehlikesi olmadığı kesinleşmişti... sadece birkaç kırık... ama uyandığında ona sınava giremediğini bir sene daha Ankara da okumak zorunda olduğunu söylemek her şeyden zordu...



Açılan kapıyla geçmişteki yolculuğunu kenara bıraktı... içeriye girenin hastaneye yeni gelen bir asistan olduğu anlaşılıyordu... yüzünde bir heyecan vardı... biraz da tedirginlik...

Zeynep: merhaba ben Zeynep hastane de yeni asistanım... sen de asistan mısın? yani asistan odasında olduğuna göre asistansındır heralde... mesai başlamadı değil mi? Geç kalmaktan çok korktum bugün malum ilk günüm... çok konuştum bu arada sen kendini tanıtmadın...

Bu sorulara iki kişi tanıklık edebilirlerdi... ayrılmaz ikili... sis ve zenan... ama tüm bunları şimdi tek bir kişi duyuyordu...


Zenan: ben de zenan...

Zeynep: memnun oldum... sen yeni değilsin heralde...

Zenan: hayır benim de ilk günüm

Zeynep: hiç öyle durmuyor yani sanki burda olmaya alışık gibisin

Zenan: burda oturmaya alıştım ondandır


Zeyneple başlayan tanışma kalan 3 asistanla da devam etti... ela, hasan ve murat... birbirleri hakkında kısa bilgiler öğrenmişlerdi...


Zenan da gelen sorulara cevap veriyordu... ama sadece cevap vermek için... aklında sis vardı... bir de daha büyük bir sorun olan Suatla aynı hastanede olmalarıydı... eninde sonunda karşılaşacaklardı... o zaman ne yapacaktı... belki de her şeyi unutmuştu suat... hiçbir şeyin hesabını yapmıyordu... ama ya yapıyorsa...


İçeriye giren asistan şefi Fikret eralp le herkes sustu... ilk günün heyecanıyla pür dikkat dinliyorlardı şeflerini... anlattığı her şey onlar için çok önemliydi...


Zenanın da aklı ne kadar karışık olsa da sürekli gözlerini fikretin gözlerinde tutuyordu... en ufak detayı bile atlamamalıydı... ne kadar fikrete dikkatle baktıysa da arkasından görünen koridordaki hareketlilik dikkatini çekmişti sonunda... gözleri bir an oraya kaydı ve hiç olmamasını dilediği şey oldu... suat karşısındaydı... yanındaki adamla konuşarak kendi odasına doğru geliyordu... aksilikler üst üste gelecek ya suatın odası da asistan odasına en yakın olandı... gittikçe yaklaşıyordu suat... zenan kendini suattan gizlemek için bir adım sola kayarak fikreti tam önüne almıştı... böyle görünmez olabileceğini düşünüyordu...


Suat: Fikret

Fikret: günaydın suat bey

Suat: geldi mi asistanların

Fikret sağa doğru açılarak asistanlarını gösterdi

Fikret: evet buradalar...


Suat en büyük içtenliği ve sımsıcak gülümsemesiyle günaydın dedi hepsine... sonra kısa birer bakış attı yüzlerine... ta ki ortada duran simaya gelinceye kadar...

keremcemelike
15-06-08, 23:40
Fikret ela ve leventi öyle görünce çok şaşırır ama bişi sölemez peki hareketleri onlar bişileri belli etmiyomudur.
F:zenan sn suat beye Zeynep levent beye kader ve Burak acil hasan sn bnmle geliosun der ve tam gitcekken
E: hocam bn
F: anlamadınmı dosyalar elinden öpüyo
Fikret elaya kötü davranıyodur .
Z:suat bey asistanınız bnm
S: ewt zenan bugün çok önemli bi ameliyatım war eğer sorucağım sorulara doğru yanıt werirsen ameliyata girersin zenan kendinde emn sorulara bekliodur
Suat soruları sorar hepsi kazıktır ama zenan hepsine doğru yanıtı wermiştir taki son soruya gelene kadar
S: geldik son soruya hazır mısın
Z: ewt hazırım
Suat en kazık sorusunu sona saklamıştır we sorar
Zenan dayanamaz ve patlar
Z:suat bey siz bnmle neden bu kadar uğraşıosunuz der ve sonra pişman olur ve özür diler
S: bilmem hoşuma gidio der ve odadançıkar zenan tepinmeye başlamıştır
Suat odaya tekrar gelir sölemeyi unuttuğu bişi wardır
S: he bu arada ameliyata giriosun
Z:ne gerçektenmi der ve suatın bıynuna sarılır
Bu suatında hoşuna gitmiştir zenan hmn geri çeklir teşekkürler suat bey
H:levent bey asistanınız bnm
L: ela hep o geliodu levent şaşırıştı
H: Fikret hanım ona bgn dosyaları werdi
L:tmm
Ela Fikret hanımın ona neden kötü davrandığını düşünüodu bi türlü anlam weremiodu bu sırada levent geldi
L: gözlerim hep seni aradı seni beklerken karşımda hasanı görmem çok acaip bi duyguydu
E:levent dalga geçme yha hiçte komik deil Fikret hoca bana çok kötü davrandı bg biziörenmiş olamaz dimi
L: blmem bn sölemedim snde sölemedn hastande başka kimsede bilmio
E: o zaman neden böle davrandı
L:örenmenin tek bi yolu war
L: Fikret
F:buyurun levent bey
L:bugünkü ameliyatıma elanın girmesini istiyorum
F:neden ela hasan bugünkü asistanınız
L:ama bn elayı istiyorum
F: eki tamamda neden ısrarla ela
L:sn bişiler bilio olabilr misin(le pat die sorulurmu lewom yha)
F: ne gibi mesela
L: yapma Fikret sn zeki kadınsın anlamışsındır
F: dün gördüm sizi
L:o zamn her şeyi anlatım Fikret saklanmaya kaçmaya niyetimiz yok ikmizinde
F: dinlioruö
L: biz onunla yeni atanışmadık o bnm çocukluk aşkımdı ama çok uzun zaman birbirimizden uzak kaldık o beni bnde onu unutmadım we birbirimizi bulmuşken kaybetmeye niyetimiz yok Fikret gerekirse hastaneden ayrılırım ama ela dan atrılmam
Bu sırada ela onlara doğru yaklaşmaktaydı ela yanlarına gelmişti
E:hocam dosyalar bitti
F: tmm ela levent beyle ameliyata giriosun der we uzaklaşır.
E: nasıl hallettin
L: aşkımız anlatınca bişi diyemedi
E:ne yaptın levent ne yaptın
L:hiç bişi hdi odama gidelim
E:ama ameliyat
L:ameliyat? Bugün ameliyatım yokki
E: ama Fikret hoca
L:konuşturmak içindi
E:delisin sn
L:hayır aşığım der ve odaya giderler
E:pekişimdi nolcak levent hastane bizi örencek
L:örensinler bizimde aşkımızı saklamaya niyetimiz yok zaten
E:yok ama
L: elam sana en başında sölemiştim saklanamya kaçmaya niyetim yok
E:seni çok seviyorum
L: bnde aşkım bnde
Der ve sarılırlar
Gn böle geçer bakalım yeni gün hayatlarına ne getircek mutluluk mu acımı
Sorular
1-ela ve leventin mutluluğu bozulcakmı
2-suat zenan yakınlaşmaya başlıcakmı yoksa uzaklaşcakmı
3-kader burağa nasıl tepki wercek yorum isterem

(.:NuR:.)
15-06-08, 23:40
...16.BÖLÜM...


Bu Hayatta BaşımızaGelen Herşey ...
Ne Verdiğin Ne Aldığın ...
Bizi BirbirimizdenAyıran Tek Şey ;
Kime Nasıl İnandığımız...
Seni Kalbimden Atmak Mı?
Seni Kalbimden Ktmak Mı ?
Yok Yok Yok Yoookk ..!
Seni Kalbimden Ktmak Mı?
Seni Gönlümden Atmak Mı? Yokk...
Sana Sevgim Kendimden Çokkk...


Hepsi bu düşüncelerinden kapının açılmasıyla kurtulur..Ve karşılarındaki manzarayı görünce Burak hariç hepsi şok olur..Özelliklede Ela ve Levent...Zenan ve Suat el eledirler..

E-L:Olamazz...!İnanmıyorum yaaa..!!Nasıl olur buu..!!!
Z-S:Noluyor ya..!!!
Ela:Ne yani siz şimdi barıştınız mı..!
Levent:Kendi kendinize mi barıştınız..
Suat:Yok Canım...Barışmadık ama size barışmış numarası yapıyoruz..!
Zenan:Sevinmediniz mi..Barıştık işte..!
Burak:İşte sürpriz..
Ela:Ne sürprizi ya..Asıl sürprizi biz yapıcaktıkk..
Levent:Evett..!Tüh ya kaçırdık fırsatı..
Zenan:İsterseniz biz bir daha küselim..Sizin için de iyi olur sanırım..
K-B-H:Hayırrr...!!
Ela:Ya tabiikide hayır da..
Levent:Biz barıştırıcaktık sizi..
Suat:Siz mi..?Nasıl...
Ela:Geçin oturun hepiniz..Anlatalım bizde..
Zenan:İyi anlatın bakalım..

Herkes koltuklara oturur..Ela anlatmaya başlar..

Ela:Şimdi biz bugün hastahaneden çıktık..Sonra bir Cafe'ye gittik..

Ela O anı tekrar yaşıyor gibi hatırlar..

Levent:Ela bak bu benim çok eski bir arkadaşım Cemre..Ve Suat'ın da..Cemre bu da benim karım Ela..
Cemre:Merhaba..
Ela:Merhaba..
Cemre:Levent..Neler olmuş ya..
Levent:Öğrendim değil mi herşeyi..
Cemre:Öğrenmem mi anlattı..
Ela:Kim anlattı..
C-L:Şapşalll..!
Ela:Ha Alev..
Cemre:Neler çevirmiş yine O şapşal..
Levent:Evet..Ve Suat'ın durumu çok kötü..
Ela:Zenan'ın da..
Cemre:Zenan şu Alev'i kıskançlıktan deliye döndüren kız değil mi..Helal olsun valla ne diyeyim..Alev'in kaf dağındaki burnunu yere sürtmüş ya..
Ela:Evet tam olarak O..
Levent:Sen hallettin değil mi..
Cemre:Evet..Al bakalım..

Der ve masaya bir ses kayıt cihazı koyar..

Cemre..

http://www.misafir.net/resimyukle/resimler/069fa33bc925300e744d9d41b56d7690.jpg

Ela:Bu ne..?
Levent:Kahraman olmamı sağlayacak belge..
Ela:Leventt..!Ne kahramanı ya..
Levent:Suatları barıştırıcam ve kahraman olucam Aşkım..
Cemre:Bak bakk..
Ela:Olamıcaksın çünkü bende varım..Ne o öyle tek başına kahramanlık..
Levent:Neyse biz karı-koca kahraman oluruz olur biter..
Cemre:Beni hesaba katan yok bakıyorumda..Alev'i konuşturana kadar canım çıktı zaten..
Levent:Aa aşk olsun seni unutur muyum hiç Cemre..
Cemre:O Suat denen hayırsıza da selamımı söyle..Bak yine benim sayemde paçayı kurtarıcak..
Levent:Tamam söylerimm..
Ela:Bir şey sorucam..Alev biliyor mu bu kaydı..?
Cemre:Ohoo Alev çoktan ülkeyi terk etmiştir bile..
Levent:Yine kaçtı değil mi..?Hiç şaşırmadım..
Cemre:Aman bırak her zamanki hali..Ama merak etmeyin bundan sonra kolay kolay Suat'ın karşısına çıkabileceğini
sanmam..

Suat:Ne yani siz,Cemre...
Levent:Tabiiki oğlum..Ondan başkası konuşturamazdıki bizim şapşalı..
Suat:Yani..
Zenan:Cemre..?
Suat:Cemre..Bizim eski bir arkadaşımız..Çok eski..Alev çok tırsardı Ondan..
Kader:Neden..?
Levent:Neden olucak..Dayanamaz herşeyini anlatırdı Cemre'ye sonrada birilerine anlatır diye etekleri tutuşurdu..
Hasan:Manyağa bak..Hem anlatır birilerine diye korkuyor hemde gidip kıza ötüyor..Ohh ne ala..
Burak:Sahiden de ha..Bu kız sandığımdan da salak çıktı..
Levent:Aslında salak falan değil O..Ama işine geliyor böyle davranmak..
Zenan:Ee daha sonra noldu..
Ela:Hah sonra biz tam Cafeden çıkyorduk ki..Adamın teki küt gitti..

Ela:Levennttt adamm...!
Levent:Çekilin biz doktoruz..
Cemre:Nolduu..?
X:Birden kalbini tuttu ve bayıldı..
Cemre:Tamam ben ilgilenirim..

Cemre hemen adama müdahale eder..

Cemre:Kalp krizi sanırım..
Levent:Öyle görünüyor..
Cemre:Ambulans gelmedi mi daha..!
Ela:Geldiler....
Cemre:Neyse hadi bende kaçıyorum..Bizim hastahaneye götürelim..
Levent:Tamam Canım..Herşey için çok saol..
Cemre:Rica ederim..Çabuk olun hadi çabuk..Tepe hastahanesine gidicez..

Zenan:O da mı Doktor..?
Suat:Evet Aşkım..Kalp Damar Cerrahı..
Ela:Çok da iyi birine benziyordu..
Burak:Eee...?

Herkesin gözü masada duran kayıt cihazına gider..Dinlemek istiyordurlar...Ela tam açıcakken Zenan alır cihazı ve kalkar..

Ela:Noluyor bee..!
Zenan:Asıl sana noluyor..!Benim artık bu ben dinlemek istersem dinlerimm..
Ela:Allah Allah..Niyeymiş O..
Kader:Evet Zenan ya..Açda bakalım neler demiş Alev..
Zenan:Ben O'nun sözüyle hareket edicek değildim..!Ki etmedim de zaten..
Suat:Zenan..Aç dinle istersen..Yine de..
Zenan:Saçmalamayın ya..Seninle olmam için buna gerek yoktu..Ben zaten sana güvendim..
Levent:Desene biz boşuna kürek çektik o kadar..
Zenan:Biraz öyle olmuş..

Zenan cihazın içinden kaseti çıkartır ve ayağının altına alıp kırar...

Hasan:Anaa..Napıyorsun bee..!
Zenan:Buna gerek yok..!
Suat:Zenan..Aşkım..

Suat kalkar ve Zenan'a sımsıkı sarılır..Zenan'da O'na..

Suat:Seni seviyorum..
Zenan:Bende Aşkım..
Ela:Oh ya bize hiç teşekkür yok..
Levent:Evet yani..O kadar uğraştık..
Zenan:Çok saolun..
Suat:Gerçekten çok teşekkür ederiz..
Burak:İyide Onlar sayesinde barışmadınız ki...!
E-L:Burakkk...!Kapa çenenii..!
Burak:Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar dedikleri bu olsa gerek..!!
Zenan:Burak tamam ya uzatma sende..
Burak:Tamam tamam..
Ela:Zenan senin telefon diye bir aletin yok mu..!
Zenan:Yok..
Kader:Nasıl yok..Varya..
Zenan:Yok be..Yani düne kadar vardı..Ben dün içmeye başlayınca kendimi kaybetmişim de biraz..Hatırlamıyorum naptığımı..
Suat:Sen içtin mi..?
Hasan:Hemde nasıl..Alkolik olmuş başımıza ya..
Zenan:Sussana sen bir be..!Çenesi düşük..
Suat:Off benim yüzümden de te-
Zenan:Sakın saçmalama Suat ya..Hasan sende kapat çeneni..
Hasan:Tamam bee..!
Levent:Ee hadi dışarıya çıkalım..
Ela:Nereye..?
Levent:Sahilde dürüm yeriz..
Suat:Acıktın mı senn..!Dürüm de nereden çıktı..
Levent:Evet acıktım..Senin yüzünden sabahtan beri dolanıyorum...
Suat:Ha 40 yıl başıma kak dur şimdi..
Zenan:Suat...
Suat:Tamam ya..Neyse hadi çıkalım bari..Dürümlerde benden olsun..
Burak:Ben iki kişilik yerim ona göre..
Hasan:Höst be..! Ne iki kişiliği..Kime yeter o..En az 3..!
Kader:Ee yuh yani çocuklar...Topluca dürümcüyü alalım biz ha ne dersiniz..!
Suat:Neyse ya sorun değil..Bugün yiyebilirler..

Der ve Zenan'a bakar...Gözlerinde bir hayranlık,Aşk,sevgi,özlem...Herşey vardır..Zenan'da aynı şekildedir..

Burak:Ee hadi çıkalım..
Levent:Hadi..

Suat ve Zenan,Ela ve Levent ve Burak,Kader ve Hasan 3 araba ile sahile inerler..

Burak:Ya bu niye hep bizim peşimize takılıyor be..!Bir yanlız kalamıyorum nişanlımlaa..
Hasan:Vay vay vay..Durdur lan arabayı inicem..
Kader:Hasan saçmalama ya..Şaka yapıyor..
Burak:Yoo gayet ciddiyim..
Hasan:Bak bak demek öyle..
Burak:Aman sende,sazan..Her şeye atla..!Ne inmesi be..Dur durduğun yerde..
Hasan:Tamam be..!

------------

Ela:Bak gördün mü ya Aşkım..Boşuna uğraştık...
Levent:Maalesef..Ama Zenan'ı çok taktir ettim..Doğru yolu bulmuş zaten..Suat'a güveni sonsuz..
Ela:Öyle..Benimde sana..
Levent:Öyle mi ..?
Ela:Evet öyle..
Levent:Canım benim benimde sana..


------------

Suat:Zenan..Keşke dinleseydin kaseti..En azından içinde bir şüphe olmasaydı..
Zenan:Suat..Sence içimde zerre kadar şüphe olmuş olsa şuan yanında mı olurdum..?
Suat:Hayır..
Zenan:Ee o zaman..Ben sana güvendim..Ötesi yok bunun..
Suat:Birtanem benim..
Zenan:Hadi inelim geldik..
Suat:Sende mi acıktın..
Zenan:Evet..Ben dünden beri bişey yemedim bir kere tamam mı..?Kurt gibi açım anlıycan..
Suat:Aşkım benim..Hadi o zaman..

Hepsi arabalarından inerler ver dürümlerini alıp masalara otururlar..Çok sakindir ortalık..Küçük tabureler vardır..Bir de olağanüstü bir deniz manzarası...Hepsi çok mutludur şimdi..Sevdikleri yanlarındadır..Aşk vardır..Biri ise gelicek
bir telefonu bekliyordur...Ve çalan telefon sesi sohbeti keser..Çalan Hasan'ın telefonudur...

Hasan:Geliyorum şimdi..

Der ve masadan kalkıp biraz ilerler..

Burak:Kesin Havin'den gelmiştir haber..
Zenan:Yok ya değildir..John bu saatte aramaz..
Ela:Ee kim ki..?
Levent:Durun..Konuşsunda çocuk anlarız..

-------------

Hasan:Hocam inanın öyle çok minnettarımki size..Siz bir Meleksiniz ya Melek..Neyse çok saolun hocam..İyi akşamlarr...

Hasan konuşmasını bitirir ve diğerlerinin yanlarına,masaya geri döner..

Burak:Eee...?
Hasan:Şeyy..Benim size bir haberim var..
Kader:Dinliyoruz..
Hasan:Ben....
........
K-B-Z-S-L-E:Neeeeeeeeeeeeeeee...!!!!!!

...16.BÖLÜM SONU...

---------------

Kusura bakmayın morelim çok bozuktu bugün anca bu kadar çıktı elimden..:icon_sorr
Kötü olmuşsa mazur görün..=(=(

umudaslm
16-06-08, 14:25
66.BÖLÜM SÜRPRİZ SEZON FİNALİ FRAGMANI:
Levent(elaya):Ya bu defa sırlarını paylaşacak kadar bana güvenirsin yada istediğin gibi bu ilişki böylece bitip gider

Burcu(levente):Ben senden çok hoşlanıyorum

Ela(levente):Nasıl bu kadar hızlı olabiliyorsun seninle her ayrıldığımızda ikinci günü bile beklemeden kendine bir kadın bulmayı nasıl başarabiliyorsun

Hasan(zeynebe):Ben sana aşık oldum

Filiz:Zenan hamileymiş
Mine:Nee

Zenan(suata):Çok sevineceklerini düşündüğün için mi söyledin ailene hamile olduğumu bak mine tebrik etmeye gelmiş

Jülide(arslana):Yalnız başına ölüceksin ve bunu hakediyorsun arslan

yarenELAlevent
16-06-08, 15:33
#SEZON FİNALİ#
Her rüzgar savuracak bir toz bulur
Her hayat yaşanacak bir can bulur
Her umut gerçkeleşecek bir düz bulur
Bulunmayacak tek şey senni benzerliğin
Aradan geçne zamanlar korkudlu anlar bidahaki bölümde olucaklardan önce bi kaç espiri yapalım
s-levent
l-hı
s-yönetmen kim onu dövcem
l-kim olcak yaren
y-ya kardeşim ne isitiyosunuz benden
s-karım nerde
y-ya söyliymde sonra hiç bi heycanı kalmasın dimi
s-hay ben senni gib i yönetmenin öldürüm seni
mu-hop hop kardeşime dokunmayın
y-ya söylemicem işte hem sanki ben biliyorm nerde olduğunu git senaristlere sor
s-ya bunun senaristide sen olmuyomusun
y-öylemi oluyorum
e-ya kesin şimdi tek derdimiz zenan
zenan...zenan...zenan...onun ismi bile yğrkleri acıkmaya yetiyodu
herkez dışarlara koyuldu her heri ormanları heryeri arıyolardı
zenan bi tepedeydi ama gidemiyodu hiç biyere kımıldayamıyodu donmuştu sanki
arkadan bi ses duydu
e-zenan
z-e-l-a
e-zenan
ela herkeze hbr vermiştir herkez ordadır
kimse kımıldamıyodur ela yavaşça zenana yaklaşır tuanayla efede ordadır uyuyolardır ela onları alır ve hemen ambulansa götürür zenna haal ordadır ela onun yanına gider yine elini uzatır ve
e-gel
z-ben
e-zenna gel
z-ela dikkat et o poşete
e-niye
z-ela dikkat et dikkat et
ela poşeti zennala ortasına koyar zenan elannı elin tutar
ve BOMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMM o poşette bi bomba vardı tam 365 güne ayarlıydı işte 1 yıl geçmişti ve bu bomba bu an patlamıştı herkez o yerden uzak olduğu için kmiseye bişi olmamaıştı elayla zenna hariç
#AĞLAMADAN AŞK YAŞANMAZ#
Gelecek sezon görüşmek üzere arkadaşlar bu koca yıl boyunca senaryomu okuyup yorum yaptığınız için hepinize teşkkür ederim
http://img517.imageshack.us/img517/57/alamadanakyaanmazzf1.jpg
SİZİ ÇOK SEVİYORUM
bi yıl boyunca beni çektiğiniz içinde size çok teşekkür ediyorum

umudaslm
16-06-08, 19:05
64.BÖLÜMDEN
Z:Ela uyuyor musun
E:Hayır gelsene
Z:Şey yarın benimle tp hastanesine gelir misin
E:Niye...olmaz zenan daha suat bilmiyor bile bunu yapamazsın
Z:Ela bu benim için yeterince zor bir durum zaten ne olur sende daha fazla zorlaştırma
E:Zenan lütfen lütfen biraz daha düşün
Z:Neyi düşüneyim ela tek başıma bir bebeği büyütüp büyütemeyeceğimi mi anne olmayı istemezken birde bunu tek başıma yapıp yapamayacağımı mı düşüneyim gelmedi ela beni sevseydi bu gece gelirdi yapamadı ailesinin onayı olmadan benle evlenmeyi göze alamadı bu iş bitti
E:Üzgünüm ama senle gelemem orda yanında olamam ben biraz su alacam
Z:Beni yalnız mı bırakıyorsun
E:Seni hiç bir zaman yalnız bırakmadım yine bırakmak istemezdim ama şuan bunu gerçekten yapamam zenan özür dilerim şuan böyle birşeye yardım edemem
Z:Nasıl birşeye
E:Bebeğini öldürmen gibi birşeye

umudaslm
17-06-08, 14:20
Z:Sence yeterince acı çekmiyor muyum neden yapıyorsun bunu bana
E:Çünkü karnında bir bebek var ve sen bunun ne kadar mucizevi birşey olduğunun farkında değilsin bunun ne kadar eşsiz büyüleyici bişey olduğunu görmüyorsun o bir bebek hemde aşık olduğun adamla senin bebeğin bu çok mucizevi birşey (suat gelir.)

_menekşe_
18-06-08, 15:00
Ay bitiyorum bu repliğe..:img-hyste:img-hyste

19.Bölüm/Part 4:img-wink:

Levent:Merhaba Eleni Hanım!
Eleni:Merhaba..
Ela:Eleni Hanım bir yıl süren baş ağrılarından şikayetçiymiş..Ancak bu sabah ani bayılmayla hastaheneye getirilmiş..
---Ahh doktor bey..Kardeşim hiç eskisi gibi değil..Karakteri değişti..Çok garip..
Eleni:Garip değil zevkli..Kendimi yeniden genç gibi hissediyorum..Sanki kanım kaynıyor..Yerimde duramıyorum!!
---Abla ne ayıp şeyler söylüyorsun..
Eleni:Ne ayıbı canım..Hem doktordan utanılmaz ki..Değil mi ama?
[Ela'yla Levent özelikle Levent şapşal şapşal gülümser:D]
Eleni:Biliyor musunuz..Gamzeleri pek severim benn...:img-in_lo:img-in_lo:img-in_lo
---Abla dedim!Böyle konuşmasına...Kusura bakmayın lütfen..Her zaman çok utangaç biriydi..Şimdi resmen flört ediyor..!Onun yaşında biri için normal mi?
Eleni:Ne varmış yaşımda
----Bilmem farkında mısın 77 yaşındasın
Eleni:E ne olmuş!
---Ne olmuşu var mı..Sen hayatının sonuna yaklaşmakta olan bir kadınsın!
Eleni:Ölecek felan değilim..Hatta hayatımda kendimi hiç bu kadar iyi hissetmemiştim
---Evet o kadar iyi hissediyorsun ki kesin hastasın!

Ela:Tavesdorses olabilir mi?
Levent:Bakıcaz..Gerekli tahlilleri yapıp emin olalım.. [Eleni'ye döndü] Eleni Hanım daha önce frengiye yakalandınız mı?
----Frengi mi?
Eleni:Yo..Yo..Yok!

aşk_ve_grur
18-06-08, 18:15
arkadaşlar
hani bi bölüm vardı kaçıncı bölüm olduğunu unuttum ve sizden ayrdım istiyorum
hani levetn ve ela sahildelerdi elanın üstünde beyaz bi elbise ve üstünde hıra vardı sanırım yada ceket kısacası düğmeli bişey işte vardı konuşuyolardı o sırda leventti galiba ceketini elanın ceketine düğmelemişti sonraydı galiba bide kulağına papatya takmıştı bu bölümün kaçıcı bölün olduğunu hatırlayan varsa syleyebilirmi ben aradım ama bulamadım
bide oradaki replikleri yazarsanız sevinirim
ya inş hatırlayan vardır kaç zamndır arıyorum bi cevap veren olmadı lütfen cvp verin

_ELA_LEVENT_
19-06-08, 11:05
cnm o bölüm 19. bölümün ilk partı hatta bölümün başında hasan saçlarını falan kesiyo hatırladınmı repliklerini yazmıyorum ama izlemek istersen 19. bölümün 1. partı eğer istersen mesaj at repliklerinide yazayım cnm by...

_menekşe_
21-06-08, 15:23
:img-cold::img-cold:

60.Bölüm/Part 4:icon_sorr

Zeynep:Nasıl..
Hasan:Bir gelişme yok..
Zeynep:Bence..Bence onu annesinin yanına götürmeliyiz çocuklar..
Murat:Annesinin ona ne faydası olur..O da komada..
Zenan:bunu burda tartışmayalım...Ya bizi duyuyorsa..
Hasan:Duyuyorsa mı?
Zenan:Hatırlamıyor musunuz..İhtiyar adam komadayken herşeyi duyabildiğini söylemişti..

Zenan:Haldun Bey'e haber verin!
Hasan:Elaaa...
Levent:Güzin?..Ne oldu..
Güzin:Haldun Bey'i arıyorum!
Levent:Ela mı yoksa
Güzin:Evet Levent Bey..


Fikret:Ne oluyor..
Murat:Kalp derin bredarkiye girdi..Ve EKG'sinde esgegersek prevasyonları saptadık..Kalp krizi geçiriyor..
Fikret:Nabız hala düşüyor..
Levent:Düşmüyor..Düşmicek!Bir ampul adranelin ve atropin yapın hemen!
Fikret:Bütün asistanlar derhal dışarı..Derhal!!
Levent:Atropinden önce göz bebeklerinde hareket gördüm..Bu kalbinde hareket olduğu göstergesi..
Haldun:Miyakert fermüsyanü bozuldu..Ama düzelicek..Levent dışarı çık..!
Levent:...
Haldun:Levent! [Levent kenara çekildi]Onun hayatını kurtarıcaz..Bunu sen yapamazsın..Ama biz yapıcaz...
1 2 3 4 ..Bir doz epidemin veriyoruz...



[B]Suat:Haldun hoca çalışıyor!
Levent:Beni dışarı çıkardılar..
Suat:Bişeye ihtiyacın var mı?
Levent:Orda olmana ihtiyacım var..

Edit:Terimler yanlış olabilir:D

beross
21-06-08, 16:30
48. bölüm
berna-levent

B:Buyrun
L:Kim geldi [B]tatlım,[/B..... ela (burdaki tatlım bernaya.. elaya değil:D)
E:Ben...ben sana diyecektim ki yani hiç kurye zahmetine falan girmeseydin sende neyim kaldıysa hepsini atabilirsin çünkü ben seninkileri attım.
L:Ela ela dur bekle ela her zamanki gibi başımı belaya soktun.
B:Yinede beni seviyorsun

......

B:Jülide hiç değişmemiş hala ne kadar güzel değil mi
L:Hı hı çokta iyi bir doktor ayrıca
B:Ama çokta güzel bir kadın yani elayı sevdiğini biliyorum ama barışmanızın zor olduğunu sen söyledin.Yani ben-
ce jülide senin için kusursuz bir aday.
L:Berna müsade ette sevgilimi kendim seçeyim olur mu
B:Ben sadece gözünü açmak istedim birinden ayrılmak dünyanın sonu değildir sen çok üzgün görünüyorsun buda benim canımı çok sıkıyor
L:Üzgünüm çünkü üzgün olmayı hakettim o yüzden beni düşünmeyi bırakabilirsin
.......

L:Nöbetçi olmasam havaalanına ben bırakırdım seni
B:Önemli değil
L:Berna buraya gelmeni annemlermi istedi
B:Kaygılanmışlar levent gelinleriyle tanışmak çin sabırsızlanıyorlardı ayvalığa gitmeyi birkaç kez ertelediğinizde iş yüzünden düşündüler bende öyledir dedim ama haftalar geçince bir terslik olduğunu anladık telefondada yok birşeyden başka laf etmiyordun
L:Yinede sen birşey söyleme ben anlatırım onlara
B:Sen bilirsin
L:Çok üzülecekler elayı hiç görmediler ama niyeyse çok seviyorlardı
B:Niyesimi var levent sürekli ondan bahsediyordun gerçekten hoş kızmış ama ne yapalım kısmet
L:Kısmet falan değil benim aptallığım
B:Neyse sonuçta yeniden bir araya gelmeniz imkansızsa bence şu jülide konusunu....
L:Berna
B:İyi canın ne istiyorsa onu yap hayat senin hayatın madem yalnız bir itay olarak ölmeye kararlısın baba olmaisteğinede vedalaşmayı unutma özür dilerim
L:Boşver
B:Canım kardeşim tek istediğim kendine mutlu bir yuva kurman zaten bilge çok yıprattı seni daha fazla üzüntü yaşamanı istemiyorum
L:Biliyorum
B:Madem doğru insanın ela olduğuna eminsin inşallah barışırsınız görüşrüüz
L:Güle güle iyi yolculuklar

ayhhh:love05:
cok sevenler varmıs:D
ekliyim dedi:D

özge_letyy
24-06-08, 05:24
66.Bölüm S-Z düğün mekanında..:img-in_lo

Zenan:Bu yakışıklı adam benim müstakbel kocam olabilir mi acaba
Suat:Bu dünya güzeli kadın da benim müstakbel karım galiba:img-in_lo
Suat etrafına bakınır,çaktırmadan Zenan'ı öper..:)
Zenan:Suat ne yapıyorsun herkes burda ayıp ama
Suat:Ne yapayım kaç gündür doğru dürüst görmedim seni şu düğün hazırlıklarından,özledim sevgilimi
Zenan:Ben de..Ama bir de iyi tarafından bak kendi düğünümüz için antreman yapmış olduk
Suat:Doğru
Zenan:Ee..Biz ne zaman evleniyoruz Sayın BİRTAN
Suat:15 günümüz var Zenan Hanım
Zenan:Valla ben bilmem..Bu gün yarın diye beni oyalıyorsan geç kaldın,kaçışın yok haberin olsun.Hem karnım belli olmaya başlamadan elimizi çabuk tutsak iyi olur.Yoksa ninem bize bu dünyayı dar eder valla.Ben gidip Ela'ya bakiyim bir şeye ihtiyacı var mı
Suat:Tamam.Zenan..
Suat,Zenan'ı kendine çekip bi kez daha öper:img-in_lo(hınzır Suat:img-hyste)

dağçiçeği_aslı
24-06-08, 10:53
ARSLAN&JÜLİDE

arslan: ben kendimi kaybetmiş gibiydim. Hayatımda hiç yapmadığım şeyleri senin için yaptım. Hiç hissetmediğim şeyleri senin için hissettim. Ben seninle birlikte olursak benim için biteceğini, ondan sonra da umrumda olmayacağını düşünüyordum. Ama öyle olmadı. Herşey fazla güzeldi. Kçamasaydım herşey kontrolümden çıkacaktı. sana bağlanacaktım ve sen beni sıradan bir aile babasına dönüştürecektin. Çünkü ilk kez gerçekten bunu istedim. Sen bana bunu hissettin. Bana tekrar bir şans verirsen belki biz herşeye yeniden başlayabiliriz.
jülide: ............

£melike£
24-06-08, 14:03
Suat:Ben bi kalp adamıyım! Onu parçalara ayırıyorum,tekrar birleştiriyorum,
ellerimde tutuyorum...Ben bi kalp adamıyım! Emin olduğum tek şey ''sen
benim eşimsin, aşkımsın, en iyi arkadaşımsın, kalbim! Benim kalbim senin için atıyo'' ve her ne olursa olsun bunu sakın aklından çıkarma.
Zenan:Seni seviyorum! Seni seviyorum!
Suat:Sen yanımda olduktan sonra! bizi hiç bişey AYIRAMAZ, HİÇ BİŞEY...

Z*** &***S

bocusum
24-06-08, 15:00
suat:bende biran önce zenanla evlenmek istiorum... o gerçekten benim hayal ettiğim kadın.çok kararlı.bişey yapcam dedikten sonra onu hiç kimse durduramaz.elim işlemezken beni hayata o döndürdü.çünkü o inanıodu.o benim yanımda olmasaydı,bise sahip çıkmasaydı belki de bugün beraber olamazdık.
bi erkek hayatını paylaşacağı kadından daha ne isterki?

levent:güven ister.bence bi erkek bi ilişkide en çok güven ister..

bocusum
24-06-08, 15:03
zenan:bu yakışıklı adam benim müstakbel kocam olabilir mi acaba?
suat:bu dünya güzeli kadında benim müstakbel karım galiba:)

utku17
24-06-08, 15:05
suatın odasındaki sahne...

Z-günaydın cnm
S-günaydın (ve sarılır)
S-az önce levent ile karşılaştık çok tatsızdı,ela ile tartışmışlar galiba,zenan Allah aşkına nedir elanın sakladığı şu sır
Z-söyleyemem suat,lütfen ısrar etme bende üzlüyorum ama yapamam elaya söz verdim hem bu onların hayatı
S-evet haklısın sonuçta onlar yetişkin...eee bugün nasıl bebeğimiz
Z-hadi ben geç kaldım görüşürüz
S-(ve suat çeker öper zenanı)görüşürüz



s-z soyunma odasındaki sahne...

S-filiz'le konuştum oda çok üzgün,sabah annemlerle tartışırken o sinirle ağzından kaçırmış,minede bu fırsatı değerlendirmiş anlaşılan,
zenan bütün bu yaşanılanlar için çok üzgünüm,keşke angel olabilseydim keşke
Z-rezil oldum haldun beye rezil oldum,zaten benim için bebeği doğurmaya karar vermek kolay değildi
S-bak zenan,evlendikten sonrada bu sorunların devam edip etmiyeceğine yada daha başka sorunların çıkıp çıkmıyacağına söz veremem,
ben bir kalp adamıyım onu parçalara ayırıyorum,tekrara birleştiriyorum,ellerimde tutuyorum,ben bir kalp adamıyım emin olduğum tek şey,
sen benim eşimsin,aşkımsın,en iyi arkadaşımsın,kalbim, benim kalbim senin için atıyor ve her ne olursa olsun bunu aklından çıkarma
Z-seni seviyorum,seni seviyorum
S-sen yanımda olduktan sonra,bizi hiç birşey ayıramaz hiç birşey

s-z düğündeki sahne...

Z-bu yakışıklı adam benim müstakbel kocam olabilirmi acaba
S-bu dünya güzeli kadında benim müstakbel karım galiba (ve zenanı öper)
Z-suat napıyorsun,herkes burda ayıp ama
S-napıyım,kaç gündür doğru dürst görmedim seni şu düğün hazırlıklarından,özledim sevgilimi
Z-bende ama birde iyi tarafından bak,kendi düğünümüz için antreman yapmış olduk
S-doğru
Z-ee biz ne zaman evleniyoruz sayın birtan
S-15 günümüz var zenan hanım
Z-valla ben bilmem,bugün yarın diye beni oyalıyorsan geç kaldın,kaçışın yok haberin olsun
hem karnım belli olamaya başlamadan elimizi çabuk tutsak iyi olur,yoksa nenem bize bu dünyayı dar eder valla,ben gidip elaya bakıyım bir şeye ihtiyacı varmı
S-tamam (ve yine öper



levent:sen benim aradığım eş,kadın değilsin
ela:.............................................. ....
levent:senin en üzgün olduğun durumu benimle değil,annen ve zenanla paylaştın benimle değil.onları bırakmadın ama beni bıraktın
ela:.............................................. .........

dolunaz
24-06-08, 16:55
ya lütfen biri leventin son sahnedeki elaya söylediklerini tam olarak yazabilirmi

66.bölümdeki:img-in_lo:img-in_lo

A_S_L_I
24-06-08, 19:06
66. Bölüm (Sezon Finali) - Ela&Levent Son Sahne

Ela: Noldu Levent? Bana niye öyle bakıyorsun?

Levent: Odada nikah saatimiizin gelmesini, senin karım olmanı beklerken bütün ilişkimizi düşündüm. Yaşadıklarımızı...Ne kadar güçlü olursak olalım, ne kadar hayatın karşısında yıkılmaz, yara almaz durursak duralım insanız biz. Benim de zayıf anlarım, düşmekten korktuğum, sendelediğim zamanlarım var...Ve ben bu zamanlarda senin yanımda olduğuna, bana elini uzatacağına, düşersem beni kaldıracağına inanmak istedim. Başını omzuma yasladığında...Tek kişilik yanlızlığımı paylaştığına, seninle huzur bulduğuma inandım. Sana güvendim. Güvenmenin çok zor olduğunu bile bile sana, kadınıma güvendim. Ama sen tek kişilik dünyana almadın beni. Tek başına yaşamayı, tek başına çözmeye çalışmayı tercih ettin. Ben senin sevgilin oldum belki ama dostun olamadım. Sen benim seni ne kadar sevdiğime inanmadın. Seninle herşeyi aşabileceğimize,hayatın tüm garip oyunlarına beraber çözüm bulabileceğimize, çözemesek bile beraber katlanacağımıza inanmadın. Hayatı paylaşmak kuşkı-ulara, güvensizliğe yer bırakmadan samimi, dürüst olmayı güvenmeyi gerektirir Ela. Bu ilişki sürekli benim savaştığım, yürütmek için uğraştığım bir ilişki oldu. Sen bana güvenmedin Ela. Benim sevgimin büyüklüğüne inanmadın. İnansaydın bu yükü, seni çok üzen bu olayı annenle, Zenanla değil ilk benimle paylaşırdın. Benden kaçmazdın. Ben seni hiç bırakmadım. Ama sen beni sürekli bıraktın. İstediğin zaman gidip, istediğin zaman geldin. Arkadaşlarını ve başka kimseyi bırakmadın ama beni bıraktın. Sen benim olmanı umut ettiğim kadın, olmanı umut ettiğim eş değilsin. Ben bu ilişkiye olan inancımı kaybettim Ela. Ben bu yolda birlikte yürüyebileceğimize olan inancımı kaybettim. Ben bu hayatı paylaşabileceğimize olan inancımı kaybettim. Ben seninle evlenemem.

utku17
26-06-08, 20:45
suat:bende biran önce zenanla evlenmek istiorum... o gerçekten benim hayal ettiğim kadın.çok kararlı.bişey yapcam dedikten sonra onu hiç kimse durduramaz.elim işlemezken beni hayata o döndürdü.çünkü o inanıodu.o benim yanımda olmasaydı,bise sahip çıkmasaydı belki de bugün beraber olamazdık.
bi erkek hayatını paylaşacağı kadından daha ne isterki?

levent:güven ister.bence bi erkek bi ilişkide en çok güven ister.....

-------------************------------------

suat:birini gerçekten sevip sevmediğini anlaman için zamana ihtiyacın vardır..mesela ben zenanı gerçekten sevdiğimi,aşık olduğumu anladığım zaman hiçbir şey beni durduramadı..çünkü o benim için doğru insandı..aylada senin için yanlıştı..bunu geçte olsa görmen iyi birşey..
hasan:hocam siz bu aşk işlerinden anlıyorsunuz..şeyy ben birşey sorucam..mesela biri..başka birini..özlüyorsa düşünüyorsa,onun yanındayken kendini mutlu hissediyorsa..onunla herşeyi konuşabiliyorsa bu biri diğerine aşık mıdır?
suat:kesinlikle aşıktır....hasan bu biri kim?
hasan:biri....haa..şey..canım biri ben değilim tabiki..bir arkadaş..bir arkadaş hocam..neyse ben izninizle bir hava alayım hocam..
suat:tabi..

-----------------------

suat:damat bey..nikahtan önce şöyle bir kadeh içelim.heyecanın yatışsın.
levent:saol suat
suat:çok yoğun bir sene geçirdik.ama ne şanslıyız ki yalnız değildik.hadi şerefe..zenan ve elanın şerefine..hayatlarımızı paylaşacağımız bize destek olucak müstakbel eşlerimizin şerefine..

sevgi_keremcem
26-06-08, 21:11
ya birisi leventin gerçekleri öğrendikten sonra ela ile olan konuşmalarını yazabilir mi acaba?:img-blush:icon_sorr

SAHRA_IRMAK
27-06-08, 21:09
ya birisi leventin gerçekleri öğrendikten sonra ela ile olan konuşmalarını yazabilir mi acaba?:img-blush:icon_sorr

NE GERCEGI???

utku17
27-06-08, 21:13
ya elayla leventin barıştığı sahne dinlenme odasındaki ;)

sevgi_keremcem
28-06-08, 01:16
yaa leventin ela hakkında öğrendiği gerçekler.hani nazenin hanım leventle konuşmuştu ya ondan sonrasında ela ile leventin konuşmasını istiyorum lütfen biri yazabilirmi?:img-cray::img-in_lo

dağçiçeği_aslı
28-06-08, 17:19
sevgi_keremcem sanırım istediğin sahne bu...

ela&levent dinlenme odasında...

levent: Nazenin hanım buradaydı.Biraz konuştuk.
ela: Ne söyledi? Ne konuştuğunuz?
levent: Son bir haftada yaşadığımız üzüntünün sebebini söyledi annen. Niye bana gelip anlatmaktansa ayrılmayı tercih ettin? Kaç gündür kendime neden diye sormaktan yorgun düştüm Ela. Şaşırdım... Böyle birşeyi benden saklamana gerçekten çok şaşırdım.
ela: Ben senin ne kadar çok çocuk sahibi olmak istediğini biliyorum. Sırf birlikte çocuklarımız olsun, bir ailemiz olsun diye başhekimlik kariyerini bile reddettin.Ben...
levent: Benim seni ne kadar sevdiğimi de biliyorsun Ela... Gel buraya.(alnından öper:love05:) Çocuk sahibi olmak için bir sürü metod olduğunu sizde benim kadar biliyorsunuzdur doktor hanım. En sonunda elbet bizde çocuk sahibi olucaz. Hem... Belki de küçücük şirin bir bebek evlat ediniriz. Bilmiyorum Ela Hanım mutlaka bir yolunu buluruz. Ama yeterki sen benim hayatımda ol.
ela: Haklısın. Özür dilerim.
levent: Hadi artık. Şu yarım bıraktığımız düğün hazırlıklarını bitirelim. Seni karım olarak görebilmek için sabırsızlanıyorum.
ela: Tamam ama bir şartım var. Nedir şu kızın hikayesi anlat bakalım. O, dergiler falan...
levent: İnandın dimi? Sen beni çok kıskanıyorsun.
ela: Hayır hiç de bile...
levent: Kıskanıyorsun kıskanıyorsun...
ela: Ya kıskanmıyorum...
levent: Kıskanıyorsun...

...sarılırlar:img-icecr:img-icecr

dağçiçeği_aslı
28-06-08, 17:31
aylinin hasta olarak yattığı odada konuşmalar...

suat: Baki bey...Artık vedalaşmaya hazırsanız...
baki: Hiç çocuğunuz yok herhalde.
suat: Efendim?
baki: Eğer çocuğunuz olsaydı döyle demezdiniz. Vedalaşmaya hazırsanız.... demezdiniz.
suat: Baki bey çok üzgünüm ama size bunu teklif etmek zorundayım.
baki: Hayır onun kalbini almayacağım. Kızımın kalbi göğsümde atarken yaşayamam. Hayatımın her günü cehenneme döner:img-cray::img-cray:

suat(zenana): Hzır olduğunda bana haber ver.
zenan: Hı hı...

suat çıkar...

zenan: Baki bey... Hiç çocuğum yok. Yani henüz yok. O yüzden çocuğunu kaybetmenin nasıl birşey olduğunu bilmiyorum. Ama... Baba kaybetmenin nasıl birşey olduğunu biliyorum. Kızınız sizi seviyordu. bu sabah bunu gördüm. Sizin için savaşıyordu. Sizin hayatınız için savaşıyordu. Siz onun babasısınız. onun babasısınız. Sizi bırakıp gitmeği hiç istemezdi. Eğer yapabilseydim ben babama kalbimi verirdim. Eminim kızınızda böyle isterdi.
baki: Tamam.

çok güzel bir sahneydi:img-cray::img-cray::img-cray::img-cray::img-cray:

dağçiçeği_aslı
28-06-08, 17:41
Suatın ailesinin konuştuğu sahne...

Filiz: Biliyor musunuz? Ben abimle konuştum dün akşam. İki hafta sonraya gün almışlar. Daha ne kadar bu durumu uzatıcaksınız? Bu inadı daha ne kadar sürdüreceksiniz?
Necip(suatın babası. ismi galiba buydu:icon_whis):Filiz... Bu konuda söylenmesi gereken herşeyi söyledik biz. Gerisi abine kalmış.
Filiz: Kız doktor niye onaylamıyorsunuz gerçekten anlamıyorum.
Mine: Evet ama aile yapısı...
Filiz: Abla... Yine mi aynı şeyler? Çok abartıyorsunuz.(burada filizi gerçekten çok sevdim:):):))Daha sonra çok üzülüceksiniz.
Necip: Daha önce de söyledim. Sen karışma Filiz.
Filiz: Çocukları olunca ne yapıcaksınız? Onu da mı aileden aforoz ediceksiniz?
Mine: O zamana kadar Suat'ın aklı başına gelir herhalde.
Filiz: Yanılıyorsun ablacım. Zenan Hamileymiş.
Mine: NE!!!!:img-tomat:img-tomat:img-tomat


Bu sırada hepsi şok geçiriyor...:img-hyste:img-hyste

dağçiçeği_aslı
28-06-08, 17:57
Zenan koridorda yürürken Mine gelir:hıh

Mine: Zenan...
Zenan: Mine hanım.
Mine: Herşeyi öğrendim Zenan.
Zenan: Anlayamadım.
Mine: Evet Zenan. Senden bile bu kadarını beklemezdim. Oturup buna seyirci kalıcağımızı düşünmedin herhalde.
Zenan: Mine hanım lütfen. Benim sizle konuşucak birşeyim yok. Ayrıca bunun ne yeri ne de zamanı.
Mine: Hayır. Bence tam zamanı. tabi baktın ki Suat ailesini seçicek sırf onu evlenemeye ikna edebilmek için hamile kaldın. Suat'ın ne kadar çok çocuk istediğini biliyordun. Onun sana hayır diyemeyeceğini biliyordun.
Zenan: Mine hanım gerçekten saçmalıyorsunuz ve ben daha fazla sizi dinlemek istemiyorum.
Suat: Zenan... Hayrola Mine ne işin var burada. Noluyor bir sorun mu var Zenan?
Zenan: Evet var. Çok sevineceklerini düşündüğün için mi söyledin hamile olduğumu. Bak Mine tebrik etmeye gelmiş.

Zenan Haldun'u görür ve koşarak uzaklaşır...:icon_sorr:icon_sorr:icon_sorr

Suat: Zenan...
Mine: Hala bu kızın nasıl birisi olduğunu anlayamadın Suat. Gözünün açılması için daha ne olması lazım. Sırf hamile kaldı diye bu kızla evlenmek zorunda değilsin.

Mine gider...(inşallah bir daha gelemez:hıh:hıh)

dağçiçeği_aslı
28-06-08, 18:00
Haldun& Suat sahnesi...

Suat: Özür dilerim Haldun bey... Hastane de böyle birşey yaşandığı için çok üzgünüm.
Haldun: Üzülme Suat. Hayat bize bazen olduğundan daha karmaşık görünebilir. Önemli olan böyle zamanlarda kararlarının arkasında durmaktır.
Suat: Haklısınız hocam.
Haldun: Bu arada tebrik ederim. :img-wink:

dağçiçeği_aslı
28-06-08, 18:12
Hasan&Zeynep sahnesi...

Hasan: Zeynep... Bir türlü konuşamadık.
Zeynep: Yaa öyle.
Hasan: Ben... Yani biz... Biz o gece gerçekten...
Zeynep: Evet. Biz gerçekten...
Hasan: Tabi ikimizde sarhoştuk. Hem sende çok içmiştin.
Zeynep: Evet. Sarhoştum. Sen de evlisin zaten.
Hasan: Tabii evliyim. Yani evli sayılmam ama kağıt üzerinde öyle tabi.
Zeynep: Zaten biz de çok yakın arkadaşız. Değil mi?
Hasan: Tabi tabi... Çok yakın arkadaşız. Biz en iyisi... Biz... en iyisi unutalım o geceyi. Değil mi?
Zeynep: Tabii tabii....
Hasan: Ama arkadaşız birşey değişmiyor değil mi?
Zeynep: Evet hala arkadaşız.
Hasan: İyi... Ben işimin başına döneyim artık... Görüşürüzbyebyebyebye

umudaslm
29-06-08, 15:55
Z:Ela ela daldın yine günlerdir kendini yiyip bitiriyorsun sencede biraz çocukluk yapmıyor musun levent hastalığını bilse eminim sana destek olur ama sen ona bu şansı tanımadın bile
E:Levent senin sandığın kadar üzülmüyor ayrılığımıza daha bakanı ameliyat ettiği günün gecesinde onun kızıyla çıkıp gitti birkaç gün bile bekleyemedi
Z:Canım hastaneden birlikte çıkmaları birşey demek değil ki babasının hayatını kurtardı diye teşekkür amaçlı birşeyler yapmış olabilir
E:Bende onu diyorum işte

_menekşe_
01-07-08, 12:20
:img-hyste:img-hyste

12.Bölüm/Part 1

Levent:Ben aşık olduğum kadının acı çekmesini uzaktan izlerken artık sevmediğim bir kadından bebek sahibi olmak üzere olan bir zavallıyım!:icon_sorr
Fikret:Bana gestapo dediklerini siz demiştiniz değil mi..Yani Güzin Abla olabilecek en son kişiyim..
Levent:[Gülümsedi:img-in_lo]Zamanla herşey düzelicek bebek doğucak bende Ela'yla yeniden birlikte olucam..
Fikret:Bende İngiltere kraliçesi olucam:P

_menekşe_
09-07-08, 11:49
Levent:Çocukken en mutlu olduğum yer burasıydı..Sanki büyülü bir yer gibiydi...Hayallerimde burdaki her hayvanla onların ülkesine giderdim..Ve bir gün gerçektende gittim:P..Şimdi sıra sende Ayşe..Seninde mutlu olmanı istiyorum..Seninde hayallerinde gidebilecek ülkeler olsun istiyorum..Korkutuğunu biliyorum..Ama korkma ben senin hep yanında olucam..Binmek ister misin?

:img-in_lo

break-us_35
16-07-08, 15:51
35. Bölüm S&Z :img-in_lo

S: Zenan, bazı sıkıcı detayları konuşmamız lazım

Z: Ne gibi?

S: Sizinkiler İstanbul’a gelemeyeceğine göre, biz Muş’a gidicez, bu akşam annemlere gidelim diyorum, hepsini konuşuruz

Z: Bu akşam gitmesek, ben daha geçen sefer yediklerimi hazmedemedim de:kahve

S: Ne demek bu?:icon_ange

Z: Sadece bu kadar acele etmeyelim derim

S: hı hı, senin canını sıkan bir şey mi var?

Z: Büyütecek bir şey yok

S: Tamam…yok…ama yine de neye takıldığını bilmek istiyorum

Z: Doğru zaman mı? Ailen bana ilkel kabileden gelmişim gibi davranmaktan vazgeçecek mi? Saraylı ninenden kalan daha kaç vazoyu kırıcam? Bunun gibi şeyler…:img-pilot

S: Sen alınganlık yapmışsın :img-lazy:

Z: Yapmadım, benden hoşlanmadıklarını biliyorum

S: Zenan hanım, siz fazla oluyorsunuz artık :D

Z: Ne oluyor Suat :icon_whis

S: Lütfen benimle gelir misiniz?:img-haha:

:love09:

Z: Dur ne yapıyorsun biri gelicek!
S: Bir hatırlatayım dedim
Z: Neyi?
S: Benimle bir an önce evlenmezsen neler kaçıracağını…
Z: ...

Ah ah aşk işte :img-in_lo

Suat'a neler yaptırıyor :img-haha:

kutsicilkay
01-08-08, 09:21
en sevidiim eLa LevenT sahnelerinden biridiR.. 31.ßöLüm son PaRT :img-icecr:img-icecr


ela:dün gece için özür dilerim.şeyy,şeyy günümdeyim.hani bazı günler kadınlar sinirli olur..(utanarak) :img-blush

levent:yinede bundan sonra beni terketmeni yasaklıyorum..(muzipçe xD) :img-hyste

ela:bende sana yalan söylemeyi yasaklıyorum..(eniştteyee bakar o meşhur bakışıyla xD xD) :img-blush


levent:ben yalan sölemedimki sadece sustum..(gülerr bizi deli edennn gülümsemesiylee (: ) :img-in_lo:img-in_lo

ela: ya ben horlamamdan bahsediyorum.bana horlamıyorsun demiştin.zenan da itiraf etti,horluyormuşum.(sinir yapmaa relaxx..) :img-angel

levent:olsun,yine de uyurken bebek gibi görünüyorsun.horlayan bebek..(oyy nasıdaa gösel konusurmuss..yirim ben seni yirimm.... ) :img-blush:img-blush

ela:aman o ne bee öle, sakallı bebek gibi.. (en çok koptuum yerr diebilirimm bi bi bakışı bi glüşü varr...anladınızz siz..) :img-in_lo:img-in_lo

_menekşe_
14-08-08, 22:40
52'nin fragmanından:kahve

Suat:Başka bir ameliyat istemiyorum..:img-fie:
Levent:Ama bunu yapabilirim.. :icon_sorr
Suat:İlkinde de böyle demiştin..Ama şimdi elim titriyor!:icon_ange

break-us_35
15-08-08, 23:49
10.bölüm S&Z'm :img-in_lo

Z:Suat Bey!Sizinle bir şey konuşabilir miyim?
S:Çok şaşırdım.Oysa benimle konuşmak istemediğini düşündüm.
Z:İstiyorum..!Ama bizi yanyana gelince herkes aramızda bir şey olduğunu anlıyor.O yüzden bende o yüzden hastanede senden uzak durmaya çalışıyorum.
S:Ama şunu bil, Böyle daha fazla dikkat çekiyoruz.
Z:Öff ya biliyorum... O yüzden gestapo Ela'ya yaptıklarının aynını şimdi bana yapıyor.Nasıl davranacağımı şaşırdım.Ben asıl adamın parmağını yutan köpek için gelmiştim.
S:Köpek mi?
Z:Evet.

----------------------------------

Zenan dinlenme odasında elindeki kitabı okurken Suat girer.

S:Sen bile mükemmel olamazsın.Kendini bu kadar zorlama.
Z:Veterinerde köpeğin istestinal sisteminde parmak aramayı mantıksız buldu.Parmağı kurtaramadık.
S:Şunu kafana sok artık.Ben bile o parmağı kurtaramazdım.
Z:Ama ben senin yapamadığını yapıp senden daha iyi olmalıyım.

Suat Zenan'ın elini tutar ve ona yaklaşmaya başlar..:img-in_lo

Nefeslerini hissettikleri anda, odaya Burak girer :P

----------------------------------

S&Z'm Süper Doktor oynarken :img-in_lo

S:Bana kalsa cerrahi asistan alıken yazılı sınav yerine bu oyunu kullanmalılar.
Z:Nasıl yani?
S:Cerrahi bir zanaattır.Nöra anatomy'den iyi notlar aldı diye sucuk gibi parmakları olan bir adamı mikrocerrahiye almamalılar.Ameliyatta beyninden çok ellerini kullanırsın.Kısacası doğuştan gelen bir yetenek şart
Z:Ben nasılım?
S:Gördüğüm en güçlü rakipsin

Forever:img-icecr

break-us_35
15-08-08, 23:56
S&Z'm :img-in_lo

S: Anlatmayacak mısın?
Z: Anlatacak bir şey yok! Annende babanda çok şeker insanlar

( araya girmek istiyorum :D keşke şimdide onlar için aynı şeyi desek:img-hyste )

S: Hadi Zenan seni tanıyorum, belli ki bir şeye kızmışsın.
Z: Kızmadım.
S: Belli oluyor...
Z: Tamam...Birazcık kızmış olabilirim ama benim yerimde kim olsa kızardı...
S: Sizi sadece iki dakika yanliz bıraktım...Annem bu kadar kötü ne yapmis olabilir ki...?

( tekrar araya giriyorum :D 2. sezon başlı başına yeterli bir sebep suatcım :img-hyste )

Z: Hiç bir sey yapmadı...çok iyi bir kadın...
S: Ama...

( tutmak istiyorum ama tutamıyorum ne yapiyim :D ama 2. senemizde menepozdan gelen nedenlerle huysuzlaştı :img-hyste )

Z: Ama ben geldiğim yerle ilgili kurulan cümlelerden hoslanmıyorum...Sana demiştim, iste biz farklıyız...
S: Zenan...Yine saçmalamaya basladın...
Z: Saçmalamıyorum...Ben böyle hissediyorum...Benden bu kadar...
S: Ne yani...Yine ayrilmak mi istiyorsun.?
Z: Hayır...Sadece ben bu kadar alttan alabiliyorum demek istemiştim...
S: Su halimize bak yaaa...Durmadan birbirimizi yanlis anliyoruz...Ne Yapacağım ben seninle.? :img-in_lo

( evlenebilirsin :img-hyste )

BURCAK001
18-08-08, 21:02
Belki hatırlayanız vardır Ela'nın tırnağı hastanın kalbini delmişti de Suat savunma yaptı...

suat: bence de hatalı! Ama en küçük bir hatada gelecek vadeden bir asistanı kapı önüne koymalı mıyız? Soru şu: hepimiz büyük ya da küçük hatalar yapabilir miyiz? Ben hiç hata yapmadığımı, çok iyi bir cerrah olduğumu düşünüyordum, ama yanılmışım... Haldun Bey, dün hastanın göğüs kafesinden çıkarttığınız gazlı bez benim hatam! 5 yıl önce ihtisas yaparken hastayı kapatmadan önce yeteri kadar kontrol etmemişim. Hasta ameliyat sonrası iyi görünüyordu ve ben de yaptığım hatayı fark etmedim. Etseydim söyleyebilir miydim bilmiyorum... Ama ela söyledi! Genç bir doktor bu cesareti gösterdi ve aynı gün içinde rapor etti. Etmeseydi ne olduğunu bulmaya çalışacaktık ve belki de buluncaya kadar hastayı kaybedecektik. Oysa şimdi gayet iyi, sağlığına kavuşacak. Eğer arkasında durursanız, ela çok iyi bir cerrah olacak! Emin olabilirsiniz...

* * *

Birde kaçınca bölüm olduğunu unuttu ama Fikret Suat'a ağzına geleni söylemişti... Ee napalım kendi kaşındı...

Suat: sence ben nasıl biriyim ama gerçeği söyleyeceksin.
Fikret: Hmm ben size saygısızlık etmek istemem
Suat: yani o kadar kötü biriyim he böyle bir fırsatı bir daha yakalayamazsın, merak etme önümüzdeki 30 saniye içinde söyleyeceklerini aleyhinde kullanmayacağım..

Fikret hanim duraklar

Fikret: eeee bence burnu büyük ukala kendini beğenmiş sinir bozucu en itici ve aşırı titizsiniz kendinizden başka hiç kimseyi düşünmüyorsunuz ve değer vermiyorsunuz
Suat: ama ben
Fikret: bitirmedim daha 22 saniyem var
sonra.
Suat: :S

:img-hyste:img-hyste:img-hyste

Ve altıncı bölümde Hasta, Levent ve Ela konuşması...

Hasta: doktor bey, benden söylemesi... Evlenmeden önce iyi bir araştırın sorun soruşturun, bakalım nasıl yemek yapıyor, çayı kahvesi içiliyor mu?
Levent: haklısınız da, ben daha yumurta kırdığını bile görmedim
Hasta: ooooo
Levent: tekrar geçmiş olsun
Hasta: sağol
Ela: demek öyle, bundan sonra zor görürsün zaten!:img-hyste:img-hyste:img-hyste

umudaslm
19-08-08, 13:48
E:Nasıl bu kadar soğukkanlı olabiliyorlar anlamıyorum
H:Ne oldu
E:Ben asla böyle olmayacam babam haklıydı eğer iyi bir cerrah olmak buysa ben olamayacam
Z:Neden bahsettiğini söyleyecek misin
E:İki kişiden birini kurtarmaya karar verdiler diğerini ölüme terkettiler
Z:Peki biri kurtuldu mu
E:Evet...ama diğeri öldü öylece bıraktılar
HAL:Hayat kurtarmak için kararlı olmak gerekir hayatımızda işlediğimiz hatalardan çoğu düşünmemiz gereken yerde hissetmekten, hissetmemiz gereken yerde düşünmekten ileri gelmektedir.Doktorların böyle bir lüksü yoktur.İki kişiyi birden kurtaramayacaksanız birini kurtarmalısınız.Kararsızlık geçirirseniz elleriniz titrer ikisini de kaybedersiniz.

doktorlarhasan
30-04-11, 12:13
AŞK ŞİMDİ BAŞLIYOR
3. BÖLÜM

HASTANE...
ARZU HASANIN YANINDA AĞLARKEN SUAT VE LEVENT HASANIN DURUMUNU KONUŞUYORLARDIR...

LEVENT: İYİLEŞİCEKMİ
Suat: stres yaşamaması gerekiyor, sinirlerde ciddi bir ezilme var yarın tekrar ameliyata almalıyız...
levent: arzu sence hsandan hoşlanıyor mu?
suat : inşallah böyle bişey olmaz
levent: neden...
suat : eğer zeynep gelirse ve hasanda arzuya karşı boş deilse işte o zaman
levent : anladım

hasanın odası

arzu : hocam size , size daha önce bunu hiç söyleyemedim... korktum. ben seni seviyorum hasan bunu yeni anladım... seni kaybedemem
hasanın eli kıpırdar
arzu güler ve hasana sarılır

kafeterya

ela: zenan hasana bişey olmıycak deil mi ?
zenan : şiişt böyle konuşma
özlem: evet hocam hasan hoca güçlüdür eminimki iyileşicek
ela zenan özlem konuşularken bir ses duyulur

..... : elaaaaa
3 kızda arkasını döndüklerinde zeynebi görürler

zenan: zeynep
elayla zenan bakışırlar
zeynep : hasan hasan o iyimi
ela: zeynep nerden çıktın sen dur dur sakin ol
zeynep : hasan iyimi
ela : yoğun bakımda
zeynep : yanına gitmek istiyorum
zenan : zeynep...
zeynep koşar ve hasanın odasına girer o sırada arzunun hasanın elini tuttuğunu görür...
arzu elini çeker
zeynep : hasan ... (ağlar)
arzu : siz kimsiniz
ela ve zenanda gelirler
zenan: arzucum bu zeynep
arzu : zeynep mi
hasan gözlerini açar ve yavaşca
a- ar - zu
arzu : burdayım , burdayım hocam
zeynep hasanın elini tutar : hasan iyi misin
fikret içeri girer...
ela : hocam hasan uyandı
fikret : siz ne yapıyorsunuz burda hadi hadi hepiniz dışarıııı hadi
dışarı çıkarlar hasanın yanında fikret vardır
hasan : hoca- m.... o o zeynep miydi ?
fikret : evet hasancığım çağarmamı istermisin?
hasan : ar- zuyu istiyorum
fikret : tamam
kapıyı açar ve : arzuuu
arzu : efendim hocam hasan seni çağaıyor
zeynep şaşırır.
arzu içeri girer: hocammm
fikret: ben sizi yanlız bırakıyım arzu 2 dakika unutma...
fikret çıkar
hasan : arzu bende seni seviyorum
arzu: hasan dışarda ...
hasan :zeynep umrumda deil
elini tutar

http://tr-tr.facebook.com/note.php?note_id=176140435763930

hasan : o beni seb-----------------------
arzu : hasanı öper
o sırada iiçeri zeynep girer
............

_Selcan_
30-04-11, 17:05
Part 18
Ölümsüz Aşka İnananlara…

Zenan Birtan:
bi kaç gün daha kalsaydın hastanede?
suat birtan:
ya çok sıkıldım burda kalmak istemiyorum eve gitmek istiyorum
Zenan Birtan:
eve gidince ne olacak sanki evde sıkılmayacaksın? burda hi çdeğilse levent var murat var yanıan geliyorlar
suat birtan:
birilerinin gelip gelmemsi değil, ben dinlenmek istiyorum. evde daha rahat ederim
hadi çıkalım, gidelim mi artık?
Zenan Birtan:
inadım inat diyorsun yani..
suat birtan:
off iyim ben Zenan, hem daha yi değil mi? sen de kaç parçaya bölünmemiş olursun fena mı? hastane köşelerinde benim yüzümden darmadağın oldun.
revan evde ben burda sen bir orda bir burda, böylesi daha iyi değil mi?
haa eve gelmemi istemiyorsan o başka. o zaman kalırım burada
Zenan Birtan:
peki peki ne desem dönmeyeceksin kararından? gidelim hadi..
saçmalama eve gelmemeni niye istemiyeyim gel tabi hatta sana borcum vardı onu ödemiş olurum
suat birtan:
borcun mu? ne borcu?
Zenan Birtan:
eve gidince öğrenirsin hayatım?
hıı hadi toparlanda çıkalım
suat birtan:
tamam ben hazırım hadi gidelim. (birlikte çıkarlar)
Zenan Birtan:
sonunda eve gelirler.
sen geç otur ben sana buraya yatak hazırlayayım
suat birtan:
tamam
Zenan Birtan:
zenan yatak odasından battaniye ve yastık getirip aşağıdaki koltuğun üstüne serdi...
uzan şöyle..
suat birtan:
(suat koltuğa uzanır) teşekürler canım
Zenan Birtan:
böyle iyi mi (yastığı düzelterek)
suat birtan:
iyi canım, sağol. Revan nerde?
Zenan Birtan:
biliyorsun revan senin durumunu bilmiyor bende onu elalara bıraktım biraz orda kalsın hem ne zamandır gitmemişti
suat birtan:
hımmm , tamam o zaman, özledim prensesimi. neyse artık iyileşitim sayılır yarın ela getirsin
Zenan Birtan:
ne yani?benden sıkıldın mı?
tamam tamam anladım ben,revanı istediğine göre
suat birtan:
saçmalama Zenan, bunu da nerden çıkardın? ben öyle bişey mi dedim? sadece kaç gündür kızmızı görmedim ve özledim hepsi bu. senin canın kavga çıkarmak istiyor galiba
Zenan Birtan:
benim öyle bi niyetim yok ama sanırım senin amaxın bu?
suat birtan:
(yataktan hafifçe doğrulmaya çalışır, kalbini eliyle tutar) neyin var senin? hastaneden beri bozuk çalan sensin. (gözlerine bakar zenanın)
eve gelmeme sevinmedin mi? o zaman tekrar gidiyim hastaneye? (yüzünü asar) neyse ben biraz uyumak istiyorum
(yastığa başını koyar) biraz dinlensem iyi olacak
Zenan Birtan:
canım, (suatın yanağını okşayarak) özür dilerim,ben sadece...kendime kızgınım..bu olanlar,senin kaza geçirmen,bu durumda olman....hepsii..lanet olsun
suat birtan:
Zenan, bak konuştuk bunu daha önce, senin suçun olmadığını daha kaç kez söyleyeceğim. hem ölmedim sakat da kalmadım, yakında tamamen toparlanırım. bak taburuc bile oldum. (elini tutar zenanın) bunları bi daha kafana takma. olur mu? iyiym ben, bak yaşıyorum
Zenan Birtan:
elimde değil,aklımdan çıkaramıyorum,kötü kötü kabuslar görüyorum..ya sana birşey olsaydı ne yapardım ben..?
suat birtan:
ama olmadı, burdayım ve birlikteyiz hayatım. (elini zenanın saçlarında gezdiri.) hem sen bana bişey diyecektin.. borcum var demiştin neymiş o borç? hım anlatmayacak mısın?
Zenan Birtan:
aaa doğruya,dur bekle hemen getiriyorum..
zenan mutfağa gitti ve dolaptan pastayı çıarıp suatın önüne sundu...
işte bu.."pasta"..doğum gününde sana pasta yedirmedim diye az laf işitmedim hani...
al bakalım istediğin kadar yiyebilirsin
suat birtan:
(gülümser) pasta ha? hiç aklıma gelmemişti, ben unuttuğunu sanıyordum hem üzerinden aylar geçti.. sonunda yapabildin demek !
Zenan Birtan:
laf sokmadan da duramazsın
suat birtan:
sanki sen başka bişey yapıyorsun?
(pastadan yemeye başlar) ehh fena olmamış...
Zenan Birtan:
fena olmamış mı? o kadar uğraştım senin için
sen bi daha zor görürsün
suat birtan:
ne yani tehdit mi ediyorsun beni? zaten en erken üç ay sonra yaparsın. o zamana kadar da pasta nasıl bişey unuturum zaten (zenan gızıklık olsun diye muzipçe gülümser)
eee sen yemiyecek misin? sadece ben yiyorum? Zenan hanım?
Zenan Birtan:
yemiycem işte al sana afiyet olsun
suat birtan:
(zenanın elini tutar ve öper) bitanem bozuldun mu sen? ya şaka yapmıştım. hadi ama sensiz boğazımdan geçmez benim. hem çok güzel ıolmuş ne zamandır hasret kalmıştım kakolu pastaya. hem de en sevdiğimden. hadi ama , (hadi elinden çekip yanına yaklaştırır Zenanı) hadi yanıma otursana , birlikte yiyelim
Zenan Birtan:
iyi yiyelim,bak oğlumuzn canı çekti şimdi
suat birtan:
hah şöyle nazlı karım benim. (çatalla alıp zenana uzatır) aç ağzını bakalım? bebğimize de sana da yarasın canım. ellerine sağlık aşkım çok güzel olmuş
Zenan Birtan:
afiyet olsun
pastanı yedikten sonra ilaçlarını içeceksin kaytarmak yok
anlaşıldı mı
suat birtan:
emredersiniz doktor hanım
Zenan Birtan:
hıhh..şöyle yola gel...
zenan suatın elindeki pasta tabağını alır ve "bu kadar yeter şimdi ilaç zamanı.."
ilaçlarını iç sonra uyursun dinlen biraz
suat birtan:
(ilaçlarını içer) evet Dr. Zenan tüm dediklerinizi yaptım, başka bir emriniz var mı?
Zenan Birtan:
güzelce bi uyku gekiniz hiç birşeyiniz kalmaz Suat Bey
çekiniz
suat birtan:
yoo sen çok olmaya başladın ama (zenanı elinden tutup kendine doğru çeker) gel bakayım sen şuraya. hep siz mi emredeceksiniz? hastanız olarak benim isteklerim olamaz mı?
bir doktor hastası ne isterse onu yapmak zorunda, sen de benim isteklerimi yapmak zorundasın DR. Zenan
Zenan Birtan:
kim demiş onu?doktor ne derse o olur?
suat birtan:
hiç de değil. isteklerimi yapmazsanız sizi baş hekime şikayet ederim doktor
Zenan Birtan:
çok korktummm
ne yapabilirsin ki...?
suat birtan:
çok oldunuz artık siz Zenan hanım (sert bir biçimde Zenanı kendine doğru çeker ve dudaklarından uzun uzunn öper)
Zenan Birtan:
Suat..Dur,nefes al....
heyy kime diyorum?
suat birtan:
haksızlık bu ama, ben senin tüm isteklerini yerine getirdim. şimdi de sen söz dinleyeceksin. ama eğer isteemiyorsanız, çok şey kaçıracaksınız Zenan hanım.
Zenan Birtan:
seni yaramaz çocuk (suatı ensesinden kavradı ve nefesini yüzüne doğru vermeye başladı)
bana ne yaptığının farkında mısın? kalbim yerinden çıkacak gibi..?
suat birtan:
(zenanı kolarının arasında sıkıca tutar) ya benim ki? nasıl atıyor gör müyormusun? (zenanı kendi bedenine iyice yaklaştırır) seni çok özledim AŞKIM..
eee sadece pastayla beni kandıracağınızımı sandınız zenan hanım? şimdi de SEVMEK ZAMANI ..(tekrar zenanı özlemle öper)
Zenan Birtan:
Zenan,Suat'ın öpüşlerine tutkuyla karşılık vererek fısıldadı... "Aşkım benim,Ruhum..."
suat birtan:
Canım benim, biricik sevgilim. seni seviyorum. seni seviyorum seni seviyorum tğm bedenimle tüm ruhumla seni seviyorum. (bir süre bir birlerinin kolarında mutlu dakikalar geçirirler)
Zenan Birtan:
ve ikiside günün yorgunluğuyle kendilerini uykunun kollarına bırakırlar…


Bölüm Sonu

doktorlarhasan
02-05-11, 19:42
AŞK ŞİMDİ BAŞLIYOR
4. bölüm ( yorumlarınızı bekliyorum )
geçen bölümün son partı
hasan : arzu bende seni seviyorum
arzu: hasan dışarda ...
hasan :zeynep umrumda deil
elini tutar

http://tr-tr.facebook.com/note.php?n...76140435763930

hasan : o beni seb-----------------------
arzu : hasanı öper
o sırada iiçeri zeynep girer
............

yeni bölüm:
arzu: şeyy ben çıksam iyi olur.
hasan : arzuuu
zeynep : hasan biraz konuşabilir miyiz?
hasan kafasını çevirir.
zeynep: peki sen dinleme ben anlatıyım... bak hasan ben hayla seni çook seviyorum, seni hiç unutamadım
hasan sinirli bir şekilde: o yüzden mi sebebi olmadan terk ettin beni?
zeynep ağlamaklı bir şekilde: hasan kafam karışıktı inan bana
hasan: ne konuda kafan karışıktı zeynep
zeynep: o kız...
hasan: arzu
zeynep : evet arzu... sen onu seviyomusun
hasan: zeynep yanlız kalmak istiorum
zeynep : hasan
hasan nefes almakta güçleşir ve öksürmeye başlar
zeynep : hasan hasan iyimisin...
kapıyı açar ve : suat beyi çağarın
30-40 saniye sonra suat gelir ve
suat: ameliyata almamız gerekiyor... ne yaptınız çocuğa sinirleri bozulmaması gerekiyordu ela hazırlan ameliyata giriceksin
ela: peki hocam
suat : hadi hastayı alıyoruz.

soyunma odası

arzu sessizce ağlıyodur

fon müziği:
Sesimde söyleyemediğim sözler var
Gizleyemediğim gözyaşlarım
Silipte unutamadığım sabahlar
Kokladığım eşyaları

Bir çaresi bulunur elbet yarın
Yeniden yaşamanın
Bir çaresi bulunur elbet canım
Bi uyuyup uyanalım

Ah bi yolu vardır elbet yarın
Yeniden yaşamanın
Bi çaresi bulunur çıkmazların
Bi uyuyup uyanalım

İçimde saklayamadığım anlarım var
Hiç bitmeyen yanlızlığımın
Silipte unutamadığım geceler
Dönüşü yok hep kalp ağrısı

Bir çaresi bulunur elbet yarın
Yeniden yaşamanın
Bir çaresi bulunur elbet canım
Bi uyuyup uyanalım

Ah bi yolu vardır elbet yarın
Yeniden yaşamanın
Bi çaresi bulunur çıkmazların
Bi uyuyup uyanalım

özlem içeri girer
özlem : arzu iyi misin?
arzu: bilmiyorum ...
özlem: hasan hocayı ameliyata alıyolar
arzu : ne
özlem : yanında olucakmısın
arzu : zeynepte orda
özlem: sen onu boşwer unutma hasan seni seviyo
arzu : haklısın hadi gidelim...

izleme odası
hasan ameliyattadır...

arzu ve özlem girerler
direnç : gel arzucum sen buraya otur
arzu: peki hocam... nasıl gidiyo
direnç : şimdilik bi sorun yok
zenan:anlamıyorum ne konuştunuzda hasanın sinirleri bu kadar bozulda zeynep?
zeynep : gerçekleri

ameliyattan sonra

ela: zorlu bi ameliyattı
levent: keşke aramasaydık zeynebi
ela: keşke, ama zamanı geri alamayız...
fikret: evet arkadaşlar şimdi herkes evine gidiyo 2 gündür ayaktasınız
zenan: ama hocam
fikret: itiraz istemiyorum
ela: hasanın yanında kim kalıcak
zeynep: hocam ben kalabilirim
fikret: yok zeynepcim arzu kalsa daha iyi olur
arzu : peki hocam

elaların evi

levent:2 gündür mafolduk, ama hasan kurtulunda
ela: evet şu an tek isteğim şu
levent : bizde hiç baş başa kalamadık
ela: levent bu durumdamı
levent: hasan iyi arzuda yanında
levent : elanın elini öpmeye başlar elada karşılık veriyordur...
ama bir anda ela : dur levent
levent: ne oldu
ela: bugün olmasa nolur
levent:peki hayatım
ela kapıdan çıkar
levent: nereye
ela: geliyorum
levent : tamam

ela zenanı arar
ela: hah alo zenan
zenan: efendim canım
ela: zenan ben geciktim
zenan: nereye geciktin
ela: ya anlasana
zenan: neeeee ela hamilemisin
ela: bilmiyorum
zenan: ammada meraksızsın
ela: yarın gelirkentest alıcam hastanede yaparız
zenan: tamam canım neyse bay bay
ela: bay bay

hastane

zenan: ela getirdinmi?
ela: eved
zenan : hadi yapalım
ela: tamam
5 dk sonra ikiside şaşırmış bir şekilde birbirlerine bakarlarken kapının açılmasıyla irkilirler
......... bölüm sonu .............
yeni bölüm istenirmi????

doktorlarhasan
07-05-11, 15:28
AŞK ŞİMDİ BAŞLIYOR
GEÇEN BÖLÜMÜN SON PARTI
zenan: ela getirdinmi?
ela: eved
zenan : hadi yapalım
ela: tamam
5 dk sonra ikiside şaşırmış bir şekilde birbirlerine bakarlarken kapının açılmasıyla irkilirler

5. BÖLÜM

LEVENT İÇERİ GİRER : ela aşkım bugün erken çıkmışsın
ela: şey evet işim vardıda
levent: ne işi
zenan: şey levent bey ela---
ela: ben hasanı görmeye geldim
levent: hasan bugün taburcu olmuş
zenan: ne
ela: nasıl ya daha iyileşmediki
levent: gece zeynep nerdeydi
ela: ay biz onu unutyuk
levent:aferin size zeynep gece hastaneye geldi hasanda sinirlendi arzuyla çıktılar
ela: arzu eve gelmediki
zenan: ee nerdeler o zaman
dıtttt dıttttt dıtttttttttt ela ve zenana çağrı gelir
ela: of tamda zamanıydı
zenan: hadi fırla

acil

fikret : durumları ne
ela:araç içi trafik kazası 21 yaşında erkek hasta sağ dalakda ciddi yırtılma var baş dönmesi şikayetleriyle hastaneye gelirken kaza yapmış
hasta: ben iyiyim öbür araçdaki kadın o ölüyo kurtarın onu
zenan: diğer arabadaki kadın kimlik bilgilerinde adının yeşim olduğu örenlidi yolda beyin ölümü gerçekleşmiş
fikret: ela ve zenan hemen hastanın iç kanası olup olmadını kontrol edin sağ kroniğer arterde tıkanma olabilir... suat ve levent beyi çağarın
ela: peki hocam
fikret: zenan sende hastayı tomografiye al
zenan: peki hocam

tomografi
ela levent ve zenan konumaktadırlar
ela: bu olamaz
zenan: şu tümöre bakın bu tümörle nasıl yaşanır ki
levent: tümör giderek büyümekte hemen ameliyata almalıyız hastayı hazılayın
zenan: peki hocam
levent çıkar
zenan: ela hamile olduğunu neden söylemdin
ela: bilmiyorum ya deilsem
zenan: ela saçmalama test olumlu çıktı
ela: şu an ahsan ve arzuyu düşünmeliyiz
zenan: off bide o var dimi
ela: arzu gelmiş olabilir ben bi bakıyım
zenan: tamam bende zeynebi bulayım o zaman... ela levente ne zaman söyliyceksin
ela: bilmiyorum inan bilmiyorum

5. bölüm sonu
yeni bölüm istenirmi? yorumlarınızı bekliyorummmmmm

doktorlarhasan
10-05-11, 16:10
AŞK ŞİMDİ BAŞLIYOR
6.BÖLÜM <3
ela gözlümm e yazılmıştır...

hastane

ela: hah zenannn zenan
zenan: efendim... a arzuyu bulmuşsun
ela: evet hastanedeymiş, zeynep nerde?
zenan : haber yok
arzu: hasan hoca nerde
zenan: haber yok
...................

1-2 saat sonra hasan hastaneye gelir
arzuyla karşılaşırlar

arzu : hasan işemi başlıyosun
hasan: evet ( bi yandan üstünü deiştirir)
arzu: nerdeydin
hasan: Evde
arzu : sürekli seni aradık neden açmadın
hasan: uyuyodum duymamışım
arzu şüphelenir
içeri direnç ve ela girer
direnç: hasan iyi misin sen
hasan:eved
ela: seni kaç kere aradık neden açmadın?
hasan: uyuyodum...
direnç: iki günden berimi
hasan : şey ya
ela: hasan yalan söylediğin belli oluyo
hasan: of kızlar of
hasan çıkar
direnç: ne oldu şimdi
arzu: bilmiyorum ama bişeyler çevirdiği kesin
ela: bencede
........................

akşam ela hastaneden erken çıkmış ve levente hamile oldunu söylemek için bir masa hazırlamıltır...

levent içeri girer
levent: ela aşkım ordamısın
ela: burdayım canım salondayım
levent: oooo özel bir günde benmi unuttum
ela: gel canım gel sana söylemem gerek bişey var
leventin telefonu çalar
levent: fikret arıyo
fikret: hocam kusura bakmayın ama acilde bir hasta var ve size ihtiyacımız var
levent: nasıl yani daha yeni eve geldim
fikret: hocam hastanın durumu ağır
levent: tamam geliyorum

ela: noldu
levent: hastaneye gitmem gerekiyo acilde hasta varmış
ela: offf
levent: aşkım süprizini yarına sakla
levent çıkar

hastane
arzu bir hastasının ameliyat formunu doldururken yanına zeynep gelir ve asistan önlüğü giymiştir arzu şaşırır
zeynep: 3054 numaralı odanın hasta formunu alabilirmiyim?
hemşire : tabi 1 dakika
zeynep: meraba arzuydu dimi
arzu: evet
zeynep: artık bu hastanede çalışıyorum
arzu: nasıl yani
zeynep: hasan saolsun bana işlemler için yardım etti dün bütün gün
arzu: nasıl yani ondan mı dün yoktu?
zeynep: bak arzucum ahsanla bizim aramızda derin bir bağ var (o sırada hemşire dosyayı uzatır ) bizim aramıza kimse giremez bunu unutma
zeynep dosyayı alır ve gider...
arzu bunları duyunca sinirli bir şekilde hasanı aramaya başlar ve dinlenme odasında bulur
arzu: hasan bunu nasıl yaparsın
hasan : neyi
arzu: zeynep yüzünden ölümle yüzleştin ama yinede asistan olması için uyardım ettin öylemi...?
hasan: öyle bişey yok
arzu: bırak hasan ya nasıl inanıyım sana
hasan: bunu sana km söyledi?
arzu :zeynep hasnım hatta bunla kalmadı sizin aranızda büyük bir bağ olduğunu ve bunu aklımdan çıkarmamamı söyledi HOCAM
hasan: arzu dur bekle...
hasan dışarı çıkarken içeri zeynep girer
hasan: ya sen ne hakla arzuya böyle şeyler söylersin
zeynep: hasan bak
hasan: zeynep gözümde daha fazla küçül---
zeynep hasanı öper.......

6. bölüm sonu

A.Konak
14-05-11, 09:38
Bir önceki başlık 1000 mesaj sayısını geçtiği için kapatılmıştır. Bu başlıktan devam edebilirsiniz.

Sevgiler

A.Konak
Moderatör

doktorlarhasan
14-05-11, 13:23
yeni başlık hayırlı ilk YORUM BENDEN OLSUN...
SENARYOLARIMIN ADRESİ:
http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=83847&page=103

http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=83847&page=103

doktorlarhasan
21-05-11, 10:11
AŞK ŞİMDİ BAŞLIYOR...
7.BÖLÜM...
sinemsevdeye yazılmıştır...
GEÇEN BÖLÜMÜN SON PARTI:
hasan dışarı çıkarken içeri zeynep girer
hasan: ya sen ne hakla arzuya böyle şeyler söylersin
zeynep: hasan bak
hasan: zeynep gözümde daha fazla küçül---
zeynep hasanı öper.......

YENİ BÖLÜM

HASAN: zeynep dur yapma
zeynep: neden bana karşı koyamıyomusun
hasan :Zeynep kes şunu . git ve arzudan özür dile
zeynep: bunu asla yyapmıycağımı biliyosun hasan
zeynep gider...
ama bu olanlara bir asistan yani özlem şahit olmuştur.

acil

fikret: zenan durum ne
zenan: hocam dalağı almak zorunda altık ama asıl durum tomografide ortaya çıktı... beyninde 5mm lik tümör var.
fikret: levent beyi çağardınız mı ?
zenan : evet odasında hastanın formunu inceliyor
fikret : tamam ameliyat haneyi hazırlayın...

ameliyat

levent: ne yapıyoruz zenan
zenan: beynin sağ bölümündeki tümör almak için önce aspre ediyoruz ( ATTIM TUTMUŞTUR BELKİ :) )
levent :evet devam edelim

direncin evi

ela telefondadır : evet arzucum saat sekizde ... sonra ben seni eve bırakırım merak etme tamam canım bay bay
direnç: ne oldu kabul etti mi?
ela: evet
direnç: bak bütün kızları çarıyoruz ama bi kargaşa çıkmasın... yani kızma ama ben bu zeynebi pek sevmedim
ela: zeynep baya deyişti... yapmıyacağı şeyler yapıyo bu sorunu aşması lazım...... neyse hadi zenanı arayalım...

hastane

dinlenme odası
hasan girer: arzu
arzu karşılık vermez
hasan: arzu zeynebin söylediklerinin hepsi yalan onunla artık aramızda birşey yok
arzu : nasıl inanıyım sana
hasan: yemin ederim
arzu: tamam ama bi daha bana yalan söylemek yok...
hasan: hah şöyle şimdi barıştık mı?
arzu: barıştık...

akşam ssaat 8 zeynep direnç zenan ve ela oturmuş arzu ve özlemi beklemektedirler...
zeynep : başka kimi bekliyoruz...
direnç: özlem ve ar-----
ela: direnç

kapı çalar
direnç : ben kapıya bakıyım...
direnç: ela özlemle arzu geldi
zenan: zeynep sakın sorun çıkarma olurmu
zeynep: ben çıkarmam ama o arzu olucak kız çıkarabilir.
ela: zeynep onu tanımıyosun bile nasıl böyle konuşabilirsin...
zeynep: ben onu gayet iyi tanıyorum ... arzu altındağ hasanın sevgilisi
arzu: zeynep yeter ama...
direnç: ya tamam sakin olun ben su alıcam başka isteyem varmı?
özlem : hocam bende geliyim

mutfak

direnç: özlem iyi misin yüzün düşmüz
özlem: şeyy hocam
direnç: özlem sabırsızlanmayı hiç sevmem hemen SÖYLEEEE
özlem: ben bugün hasan hocayla zeynebi öpüşürken gördüm...
direnç: ne
6. bölüm sonu :)
..................

_Selcan_
05-06-11, 13:38
Çok Yakıştın Kalbime

“Günaydın”…dedi genç adam koynuna yatan güzelliğe…uzun uzun baktı ona,güzel gözlerine…yatakta doğruldu genç kadın,yaklaştı sevdiğine,yanına sokuldu,dudaklarından öptü…

“Günaydın Öpücüğünü vereyim dedim”…dedi genç kadın sevdiğinin yanağını okşarken…genç adam memnun olduğunu belli etmek istercesine gülümsedi…sarıldı birtanesine,saçlarını kokladı…

Onu çok seviyordu…ona olan sevgisini anlatamazdı..her gün her an her saniye özlüyordu onu…genç kadın onun kalbiydi,her şeyiydi…

“seni seviyorum” dedi sevdiğinin alnına bir buse kondurarak genç adam…yanağını okşadı…
Bu söz üzerine genç kadın daha bir sokuldu sevdiğine…mutlulukla gözüne kapatarak “seni seviyorum” dedi…

2 yıldır birlikteydiler…düğünlerine az bir zaman kalmıştı…öyle çok seviyorlardı ki birbirlerini…her şeye rağmen,bütün engellere rağmen hiç bırakmadılar birbirlerini…sımsıkı tuttular birbirlerinin ellerini…

Genç kadın yataktan doğrulduğunda genç adam dikkatlice onu süzdü… Onun her zerresine, her karesine, her şeyine tapıyordu....

“Daha ne kadar beni izleyeceksin?”dedi genç kadın meraklı gözlerle…genç adam gülümsedi..ve yaklaştı ellerinden tutup “ölünceye kadar” dedi…genç kadın gülüşünü onunla paylaştı,mutluluğunu,kalbini,aşkını ona verdi…

“hadi gidelim,son hazırlıkları gözden geçirmemiz gerekiyor”…dedi genç kadın gülen gözleriyle…öyle mutluydu ki…bugün evleniyorlardı,ikisinin de en mutlu günleriydi bugün…

“doğru ya,biz bugün evleniyorduk”…dedi genç adam muzipçe,sevdiğini kızdırmak istiyordu…
“tabi ki şaşkın,bakıyorum hemen de unutmuşsun”..göğsüne vurdu genç kadın,bu adam bana ne yaptı böyle diye geçirdi içinden…

“sadece şakaydı bitanem,seni kızdırmak istedim,kızınca öyle tatlı oluyorsun ki…” çenesinden tutup ona gülümsedi…

“sende beni bu gülüşünle etkiliyorsun hayatım” dedi genç kadın,gerçektende Suat,çok farklı gülüyordu…onu herkesten farklı kılan değişik bir çekiciliği vardı,sanki o gülüne bütün dünya gülüyormuş gibi hissediyordu Zenan..

……

Beyaz gelinliğin içinde,sade bir güzellik duruyordu karşısında…açık yeşil gözler,zarif bir boyun,kırmızı dudakları,sade makyajıyla hayatında gördüğü en güzel gelindi onun için…

Giydiği takım elbise onu daha da çekici kılmış,ona farklı bir hava katmıştı…uzun boyu,ela-yeşil gözleriyle ona gülümseyen adama baktı Zenan…

“çok güzel olmuşsun”…dedi ve yaklaştı alnından öptü biraz sonra karısı olacak kadını…

“sende çok yakışıklı gözüküyorsun” dedi genç kadın biraz sonra evet diyeceği adama…

Nikah masasına oturdukları andan itibaren bütün gözler onların üzerindeydi..kalabalığın arasında çok güzel olmuş,adam da çok yakışıklı diyenler vardı…ikisi de bu sözlere memnuniyetle gülümseyerek memurunun sözlerine odaklandı…

Nikah memuru herkesin bildiği o sözü bitirip genç kadına sorduğunda genç kadın hiç düşünmeden ve heyecanla cevap verdi..

“evet” …salondan büyük bir alkış koptu..herkes bu mutlu çifte alkışlıyordu…

Sıra genç adama gelmişti..nikah şahidi sözünü bitirip mikrofonu genç adama uzattığında,genç adam gülümseyerek ve aynı heyecanla karşılık verdi…

“evet”…salon bu kez daha çok alkışladı iki aşığı…mutluluk ikisinin de gözlerinden okunuyordu…nikah defterine imzayı attıklarında genç adam sevdiğine yaklaştı ve dudaklarıyla dudaklarını mühürledi…

Genç adam sevdiğinin kalbine dokundu…ve o sihirli kelimeleri söyledi…”çok yakıştın kalbime”…o an dünyadaki en mutlu kadın oydu ve en şanslı adam…ikisi de mutlulukla birbirlerine bakarak geleceğe doğru adımlarını attılar..

…SON…

caglyan
31-07-11, 18:44
AŞKIN SİHİRLİ DOKUNUŞU


Hayatın karşımıza neler çıkarcağını bilmiyiz bir çok şeyle karşılarız olumlu ya da olumsuz

hepsinde tecrübe kazanırz iyi ya da kötü

Ama yaşancak bişey varsa yaşanılır bunun önüne geçilmez ve şimdi hayatın gerçek yüzünü

görürürüz ... hayatların nasıl avuçlarımızın arasından kaydığını ya da yaşamı ....

Herşeyi en uç en doruklarda yaşarız soğukkanlı bir beden hayat kurtarmak için çabalayan

ellerimiz .... Biz cerrahlar en kıymaetli şeyimiz ellerimizdir onlara ya hayat verir yada hayatlarını

alıp götürür her ne kadar bilim insanı bilim olsada kader vardır önüne geçemedğiz ya da

mucizler işte bunların hepsi tıpta vardır herşeyi tadarsın

BAzı insanlar vardır hayatların cerrah olmaya adarlar bazıları yaşama hayata peki biz hangisiyiz

bunun cevabını vermek çok zor...

VE şimdi onların hayat mücadelesi

Onların tek hedefi vardı iyi bir cerrah olmak onlar cerrah olmak için doğanlardır

hayatlarını insanlara adarlar geceli gündüzlü....

ve şimdi o cerrahların hastane hayatları ve yaşayamadıkları aşkları......

CERRAHLARR

Opr.dr LEVENT ATAHANLI; Türkiye nin en başarlı beyin cerrahı en iyilerinden hırslı soğukkanlı

disiplinli hiç bir şeyden ödün vermeyen kurallaı bir cerrah çoğu asistanlar diyalog kurmaya

korkar aşkı hiç tatmamaış tatmaya vakit kalmaış biraz ukala ve kendini beğenemiş özgüven çok

ama çok iyi bir hoca asistanlara çok şey katar öğretir bakalım levent atahnalıyı neler bekliyor

Opr.dr SUAT BİRTAN ;Türkiye nini en başarlı kalp cerrahı oda en iyilerinden levent kadar olmsa

ondan ukalalık ve kendini beğenmişlik var leventle lise arkdaşı ve asistan dr zenan birtan ile

evli çok mutlu

Opr.dr FİKRET ERALP;Türkiyenin en iyi genel cerrahı başalı kendinen ödün vermeyn disiplinli

ayrıca asistan şefi asistanlar ondan sorumlurudr ve onların hem şefi yeri geldğinde annleridir

Opr.dr HALDUN GÖKSUN;hastanenin başhekimi başarılı otoriter başhekim ve Türkiyenin en iyi

asistan ve cerrahlarıyla çalışmaya özen gösterir


CERRAHİ ASİSTANLAR

DR. ELA ALTINDAĞ; Başarılı bir cerrah adayı başıan gelen acı bir olaydan sonra duygularını

kaybetmiş

güveni herşeyi çok zor toparlanmış .sakin yapılı tek amacı hayat kurtarmak ve şimdi o çok

başarılı bir cerrah olma yolunda ilerliyor tüm soğukkanlığıyla .. bakalım hayat elanın karşına

neler çıkarcak

DR.ZENAN BİRTAN;Başarlı bir cerrah adayı oda çok başarılı elaya görünce anlıycak aslında

zenan soğukkanlı değilmiş ela bunları göstercek bir çok şey öğrencek kalp cerrahı suat

birtanla çok mutlu bir evlilği var

DR.HASAN TURAY; Aralarındaki en naif en duygusal cerrah aslında yanlış yerde ama annesini

kıramdığı için tıp okumuş ve en yufka yürekli cerrah elayla aralrında iyi bir dostluk kurcak

ilerde ona yardımcı olcak

Daha bir kaç asistan daha olcak onlarda çok başarılı birer cerrah adayları


AŞKIN SİHİRLİ DOKUNUŞU ÇOK YAKINDA İLK BÖLÜMLE

anemon_kızı
05-08-11, 18:46
Kollarımdaki Yabancı

Aynanın karşısında kendisine bakmaya çalışırken istemsizce gülümsedi genç kadın. Kardeşi hala sinirle burnundan solurken yatağına tüneyip kendisini izliyordu. Onu yanında götürmek istese de bu gece sadece eğlenmek istiyordu. Uzun zamandır süre gelen nöbetleri gittikçe daha fazla hayattan kopmasını sağlarken bir yanı çoğu zaman için dört duvar arasına sığınmıştı. Nişanlısı tarafından hiç beklemediği bir anda terk edilmişti.

Şimdi bu durum kendisini hiç etkilemiyor gibi davranmaya çalışıyordu. Ama bu zamana gelene kadar çok çabalamıştı. Uzun saatler süren ameliyatlar, arkadaşlarının yerine tutulan nöbetler. Şimdiyse ilk defa bir şeyler yapmak zaman geçirmek istiyordu.

Arkadaşlarının çoğu nişanlısından ayrılmasıyla birlikte hayatından da kopup gidivermişti. Sanki her şey Demirle var olmuştu. Onun etrafında dönen bir dünya. Çantasının içindekileri son kez kontrol ederken dudaklarını kardeşinin alnına bastırdı. Onu üzüp gitmek istemiyordu. Ailesi öldükten sonra hayatta kalan tek varlığıydı. Onunda hayatındaki yeri sadece üç ayla sınırlıydı. Okulların açılmasıyla tekrar İngiltere’ye dönecekti ve beraber geçirecekleri son bir haftaya girmişlerdi bile.

''seni sık sık arayacağım tamam mı? Anahtarımı aldım. Beni beklemene gerek yok. ''

''Merak etme abla yapılacak onca şey varken gece yarılarına kadar oturup seni beklemem. ''

Hızla önünden geçip giden görüntü eteklerinin havalanmasını sağlarken derin bir nefes aldı zenan. Aklını soru işaretleriyle bulandırıp kardeşine yoğunlaştırmak istemiyordu. Bu gece en azından hiç düşünmeden içmeliydi. Adımları kapıya doğru hızlanırken geçen gün aldığı biletin çantadaki varlığını tekrar kontrol etmek istedi. Demirin en sevdiği gruplarda bir tanesiydi. Dudaklarına yayılan gülümsemeyle arkasından kapıyı çekerken hala sevgilisinin izlerini takip ediyordu. Onun sevdiği mekânları teker teker ziyaret etmeyi bitirmiş. Şimdiyse ekstra konserleri takip ediyordu.

Kendisine doğru gelen taksiye karşı elini havaya kaldırırken hafifçe gülümsedi suçluluk duymuyordu. Demir kendi isteğiyle hayatından çıkıp gitmişti. Şimdiyse onun gittiği yerlere gittiği için kendisini suçlayamazdı. Sadece eğlenmek istiyordu.

''hayatımda başkası var zenan. Yürütemedik sende ne kadar belli etmesen de farkındasın bunun. Gittikçe maratonlaşıyor ilişkimiz. ''

''Biz bir ilişkiye başladık demir. Eğlence parkına girmedik. Seni nasıl eğlendirmemi bekliyordun. Özür dilerim yeni sevgilinin sana uyguladığı becerileri gerçekleştiremedim. '' sinirle burnundan solurken en az kendisi kadar demirinde sinirlendiğini görebiliyordu zenan. Yine de eskisi gibi onu sakinleştirmek için hiçbir davranışta bulunmadı. Onun için birçok fedakârlık yapmıştı. Ama sırf kendisiyle yatamadığı için başka bir kadına giden sevgilisiyle daha fazla konuşmak istemiyordu. Adımlarını dış kapıya yönlendirdiğinde sertçe koluna yapılan baskıyla olduğu yerde çakılı kaldı.

''senin derdin ne biliyor musun? Çekilmezsin, sorun benimle yatamaman değil. Benim seni hayal bile edememem. Duvar gibisin sadece soğuktan ibaretsin sen.''

''İstediğiniz yere geldik inecek misiniz? '' dakikalardır ulaşmaya çalıştığı kadına en sonunda dayanamayıp dönmek zorunda kalmıştı adam. Bir derdi olduğu her halinden belliydi. Ama taksimetresi durmadan yazarken oturup oturmayacağına karar vermek zorundaydı.

''ben, ben çok özür dilerim iniyorum. '' aceleyle taksiden inerken çantasından çıkardığı parayı taksiciye uzattı verdi. ''üstü kalsın lütfen. '' bir şeyler söylemek istese de ağzından sadece bu kadarı çıkabilmişti. Gözleri gittikçe dolarken ellerini yanaklarına bastırdı. Demirin söylediği sözler hala kulaklarında çınlıyordu. Adımlarını yavaş ama kararlı adımlarla mekâna doğru ilerletirken küçük ama sevimli yere göz gezdirdi.

Bu gece çıkacak grubun adını bile hatırlamıyordu. Şarkılarını sevdiği de pek söylenemezdi. Ne kadar ret etse de içlerinde bir yer bu gece sadece demiri görmeyi umuyordu. Bulduğu küçük masaya doğru ilerlerken insanları yararak ilerlemek zorunda kalmıştı.

Dişlerini dudaklarına geçirirken karşısında arkadaşlarıyla konuşan adama sinirle gözlerini dikti. Masaya ulaşmasına çok az kalmışken onun aniden önüne geçmesiyle masayı başkalarına kaptırıvermişti. Parmakları adamın sırtını arşınlarken onun iri bedenini geriye çevirmesiyle bir adım geri atmak zorunda kalıverdi zenan.

''yolun ortasından durmak yerine şöyle narin bedeninizi kenarıya çekmeyi deneseniz. '' deyivermişti tüm siniriyle.

''anlamadım. '' şaşkınlıkla kendisinden kısa kadını süzerken dudaklarına kadar gelen kahkahayı bastırmak zorunda hissetmişti genç adam. Zira karşısında onu sinirle süzen kadın oldukça ciddi görünüyordu.

''anlama güçlüğü çektiğinizi söyleseydiniz derdimi arkadaşlarınıza anlatırdım. ''
ayağını sinirle yere çarparken zorla yutkunmak zorunda kalmıştı genç kadın. Gittikçe daha fazla huysuz olmaya başlamıştı ve asıl canını sıkansa bunun farkında olmaktı. Bakışlarını özür dilercesine adamın üzerinde gezdirirken onun da en az kendisi kadar şaşkın olduğunun farkındaydı.

''konuyu kapatalım mı lütfen. Özür dilerim. ''

''tutarsız mısın sen? '' elindeki içkiyi kafasına dikerken karşısındaki kadını tekrar inceleme gereği hissetmişti genç adam. Az sonra sahneye çıkması gerekirken uğraştığı şeye inanamıyordu. Kendi konserine gelip kendisini aşağılayan bir hayranla ilk defa yüz yüze geliyordu. İlk başlarda bunun tanışmak için bir bahane olduğunu düşünse de genç kadının tavırlarını izledikçe onun içinde yarattığı fırtınayı görebiliyordu.

''az önce senden özür diledim. Şimdiyse sen bana hakaret ediyorsun. '' çattığı kaşları yavaşça aşağıya inerken masumca etrafına bakındı. Henüz demiri görememenin siniri karşısındaki adamdan çıkarıyordu ve bunun farkında olmak geri adım atmasına neden olmuştu bile.

''şimdi sana bir içki ısmarlıyorum ama hepsi bu kendine gelmeye çalış, sadece gevşe ve konserin tadını çıkar. '' az ilerisindeki garsona eliyle işaret ederken çoktan genç kadının yanından ayrılıp kalabalığın içine karışmıştı. Onun küçük, sinirli halleri hoşuna gitse de öncelikle düşünmesi gereken bir konseri vardı. Arka tarafa geçerken aklının bir köşesinde hala neden o kadının yer ettiğini anlamadan kendisini arkadaşlarının arasında bulmuştu.

***

''demir, seninki değil mi şu? ''

Bakışlarını merakla arkadaşının gösterdiği yöne çevirdiğinde sıkıntıyla alnını ovaladı. Yanında minenin huzursuz bir şekilde durduğunu görebiliyordu. Onu daha fazla sıkıntıya sokmak istemeden kafasını arkadaşına doğru sallarken derin bir nefes aldı demir. Zenanla uzun zamandır gittiği mekânlarda karşılaşıyordu ve artık bunun bir tesadüf olmağına inanmaya başlamıştı.

Bakışları kalabalığın içinde zenanı yakalamaya çalışsa da içkisiyle masasında mutlu görünüyordu. Ona âşıktı ama buzdan duvarları gittikçe daha fazla soğumasına neden olmuştu ilişkilerinden. Adımları zenanın masasına doğru ilerlerken sevgilisinin huzursuzca kendisini izlediğinin farkındaydı. Yine de kendisine fazlasıyla güvenen bir kadındı mine. Ve asla zenanı sorun ettiğini belli etmemişti.

''ne yapıyorsun burada zenan? '' gürültüden dolayı sesi daha sert çıkarken sahnenin sönen ışıklarına biran için dönüverdi demir. Konser başlıyordu ve hiç istemediği bir sohbetin içine girmişçesine zenanın karşısında cevabını beklercesine kaşlarını çatmıştı.

''sevdiğim bir grup ve bende dinlemeye geldim. '' zorla yutkunurken gözleri istemsizce akmak için bekleyen yaşlarla dolmaya başlamıştı. Ama kızarmaya başlayan burnuna inat başını yukarıya kaldırdı. Demirin kendisinden iğreniyormuş gibi bakması yetmiyormuş gibi bir yandan da minenin üzerlerindeki bakışlarını hissedebiliyordu. Kararan etrafla birlikte az da olsa rahatlarken ağlasa bile demirin göremeyeceği için sevinmişti. Sahneden gelen yumuşak ama aynı zamanda tok erkek sesiyle bakışlarını demirin üzerinden çekmeye çalıştı. Bu sesi bir yerlerden tanıyordu. Bakışları sahnedeki adamla buluştuğunda onun da kendisini izlediğine yemin edebilirdi. Demirin de durumu anlamaya çalışırcasına sahneye baktığını gördüğünde elindeki içkiyi kafasına dikerken gözlerini kapattı. Konserine geldiği adamla kavga ettiğine inanamıyordu.

''tanıyor musun onu? '' sahnede şarkısını söyleyen adama bakarken istemsizce kaşları çatılmıştı demirin. Adamın eğleniyormuşçasına zenanın gözlerinin içine baktığından emin olduğunda sorusunu yöneltmişti genç kadına ama onun duymaya çalışırcasına eğilmesiyle elbisesinin göğüs dekoltesiyle yüz yüze gelmek derin bir nefes almasına neden olmuştu.

''hı, yok yani bilmiyorum tanışıyoruz sanırım. '' genç adamın kendisine baktığına yemin edebilirdi ama bunu gözlerinin ona oynadığı bir oyun gibi düşünürken demirin sorusuyla daha da emin olmuştu. Genç adam durumdan eğleniyormuşçasına ikinci şarkısına geçtiğinde hafifçe gülümsedi zenan. Demirin sabırsız görüntüsünü belli etmek istercesine eliyle masaya vurduğunda eski sevgilisini tanımasa kıskandığını bile söyleyebilirdi.

''solistin adını biliyor musun? '' masumca ama merakla çıkıvermişti tamamen ağzından.

''Az önce tanışıyoruz demedin mi sen? Nasıl bir tanışıklık bu Allah aşkına adını bile bilmediğin bir adamın konserine geliyorsun. ''

''Suat Birtan, grubun yeni solisti. Onları batmaktan son anda kurtardı. ''

Bakışlarını sahneden çektiğinde az önce duyduğu sesin sadece bir şaka olduğunu sanmıştı zenan ama bakışlarını ona çevirdiğinde yanı başında duran mineye gülümseye çalışarak içkisini yudumladı. Onlara aldırmak istemiyordu. Sırf demiri görmek için adını bile bilmediği bir adamın konserine gelmek ne kadar saçmaysa şu an onlarla konuşmak daha fazla saçma geliyordu kendisine. Karşısında kendisinden oldukça uzun ve güzel bir kadın duruyordu. Bir an için verdiği boş çabanın farkına varmak canını sıktı. Demirin aradığı kadın tam olarak mineydi.

''gidelim mi artık demir, burası beni fazlasıyla bunalttı. ''

Olup bitenler karşısında daha fazla sessiz kalamayacağını hissettiğinde kendisini masada bulmuştu genç kadın. Demirin tekrar zenana dönmeyeceğini biliyordu en azından kendisine karşı zaafları vardı ve mine bunun gayet farkındaydı. Demirin olumlu anlamda salladığı başıyla ağzında gevelediği kelimeleri karşısındaki kadına bir ok misali çevirdi.

''yarın akşam durunun oteline yemeye gidiyoruz zenan. Seni de bekleriz hem böyle gizli kapaklı takip etmiş olmazsın bizi. ''

Büyüttüğü gözlerini minenin üzerinde gezdirirken az önce içtiği içkinin ağzına gelmesiyle hızla yerinden kalkmak zorunda kalmıştı. Tuvaleti nasıl bulup kustuğunu bilmiyordu bile. Yediği az oranda yemekte mine sayesinde çıkıvermişti dışarıya. Kendisine gelmek istercesine lavaboda suratına çırptığı suyla az da olsa rahatladığını hissediyordu zenan. Geriye kalansa sadece unutmaktı. İçmek ve hiçbir şey hatırlamak istemiyordu. Kendisini rezil ettiği ortamdan kaçmadan önce tek istediği sarhoş olmaktı.

Lavabodan çıktığında adımlarını bara doğru ilerleterek taburelerden birine oturdu barmenin uzattığı bardak karşısında gülümserken içkiyi hızla kafasına dikerken aklındaki tek düşünce ikincisini istediğiydi.

''Bir tane daha alabilir miyim lütfen. ''

***

''Seni takip ettiğinin farkındasın değil mi? '' sigarasının dumanını arabanın içerisine bırakırken bakışlarını pencereden dışarıya çevirdi mine. Zenanı bir tehlike olarak görmese de kendisini rahatsız ediyordu. Sevgilisiyle gittiği mekânlarda rahatça eğlenmek isterken onunla karşılaşmak istemiyordu. Demir ne kadar inkâr ederse etsin ona acıyordu bunu biliyordu mine. Birçok defa zenanla konuşup uzak durmasını söylemek isterken demirin inadıyla yapacaklarından vazgeçmek zorunda kalmıştı.

''Ailesini kaybetti mine, tek dayanağı bendim. ''

''sen onun bakıcısı değildin. Sadece psikologuydun ve bitti. Ayrıldınız, şimdiyse hasta gibi peşimizde dolaşmasına dayanamıyorum yine gecemizi berbat etti görmüyor musun? Sen sustukça daha fazla yapmaya devam edecek. ''

Derin bir nefes alırken mineyi rahatlatamayacağını biliyordu demir. Zenan, ailesinin öldüğü kazada tek sağ çıkandı. Uzun zaman onunla yaptığı seansları hatırladığında istemsizce yüzü güldü. Farklıydı ama mesafeliydi. Her zaman için dayanamadığı ama ilişkilerini de sona erdiren bu olmamış mıydı zaten. Zenan onu seviyordu ama hepsi bu. Yaklaşmasına ya da ona dokunmasına izin vermiyordu. Sanki aralarında isteyerek ördüğü bir duvar vardı.

Bakışlarını yoldan çekmemeye çalışsa da aklına gelen görüntüler kafasını karıştırıyordu. Uzun zaman sonra onun bu kadar yakınına gelmesi kendisini rahatsız etmişti hele de o adamın bakışları. Minenin elini bacağında hissettiğin de içi titreyerek yanındaki kadına baktı.

''eve gidelim artık, seni özledim. ''

''nasıl kafamı dağıtacağını biliyorsun değil mi? ''

''hem de çok iyi. '' attığı küçük kahkahayla birlikte dudaklarını demirin boynuna bastırarak onun yoldan ayırmamaya çalıştığı gözünün tam yanına bir öpücük daha bıraktı.

***

''suat çıkıyoruz. Geliyor musun? ''

''siz çıkın benim biraz daha işim var. ''

Arkadaşlarının giden görüntüsü karşısında son kez eliyle işaret yaparken adımlarını bara yönlendirmişti suat. Hemen hemen kimsenin kalmadığı mekânda hala içmeye devam eden kız karşısında gülümseyerek kafasını salladı. Bir derdinin olduğunu o adamla konuşurken anlamıştı ama biraz daha böyle içmeye devam ederse kendini komaya sokabilirdi. Taburelerden birini düzeltip yanına otururken onun itiraz edecek kadar bile kendinde olmadığını fark etti. Ama biraz daha eğildiğinde mırıldanan ses karşısında çoktan uyuya kaldığını anlamıştı. Sıkıntıyla hasana dönerken sinirle çoktan söylenmeye başlamıştı bile.

''kızın halini görmüyor musun? Neredeyse komalık edecekmişsin. Kaç tane içtiğine bile bakmadın değil mi? ''

''mekânın halini görüyorsun. Her geleni takip etseydim burayı yürütemezdim abi.'' Kendini savunmak istercesine ellerini kaldırdıktan sonra yere dağılan şişeri toparlamak için tekrar gözden kayboluvermişti.

''evin nerede hatırlıyor musun? '' az önce zorla kaldırdığı kızın başını dik tutmaya çalışırken onun tekrar başını göğsüne yaslamasıyla derin bir nefes aldı suat.

''beni aşağılamasına izin verdi. Tek bir kelime için ağzını bile açmadı. '' tekrar hıçkırıklara boğulan sesiyle mırıldanırken çoktan başını yasladığı suatın göğsünü ıslatmaya başlamıştı bile. Minenin onu aşağılaması gittikçe kendisine daha zor gelirken demirin hiçbir şey söylemeden çıkıp gitmesi yüreğini acıtıyordu.

''sen bir kendine gel gidip hesabını sorarız güzelim. Ama önce bana evinin yerini söylemelisin. ''

''ne önemi var ki artık beni istemiyorum. Ya ben, ben onu hiç istemiyorum. ''

Parmağını istemsizce sallayan kız karşısında hiçbir yere varamayacaklarını anlamıştı suat. Onu bir çırpıda kucağına alırken adımlarına arabasına yönlendirdi bu şekilde hiçbir yere varamayacaklardı. En azından sabaha kadar onun güvende olmasını sağlayabilirdi. Kızın hala kendi kendisine söylenen görüntüsü karşısında gülümserken onu oturttuğu koltukta sabitlemek için emniyet kemerini üzerine geçirdi.

''sapık mısın sen ya neden beni bağlıyorsun? ''

''onun bir adı var güzelim. Biz halk arasında emniyet kemeri diyoruz. ''

''gerçekten''

''ya gerçekten. '' kızın uzattığı tonda kelimeleri uzatıvermişti suat. Kapıyı kapatırken hala arabanın içinde emniyet kemerini inceleyen kadını izliyordu. Attığı küçük kahkahalar ona eşlik ederken çalıştırdığı arabayla bir gülümseyen gözleri yoldan çok kızı izlemeye başlamıştı bile.

anemon_kızı
06-08-11, 12:42
Kollarımdaki YabancıYatağın örtüsünü açmaya çalışırken aynı oranda üzerine yaslanan kızın gittikçe açılan göğüs dekoltesine bakmamaya çalışarak bakışlarını söylenerek yatağa çevirdi suat. Yol boyunca sürekli eski sevgilisini anlatmasından hiç hoşlanmadığını fark ettiğinde gözüne yaptığı hız seviyesi çarpmıştı. Adamın ismini duydukça bir yerlerde hızlanan kan seviyesi beynine sıçrıyordu. Adını bile bilmediği kızla ilgili tek bildiği eski sevgilisinin isminin demir olduğu ve kendisini bir şırfıntıyla aldattığıydı. Sonunda yatağı açmak konusunda galip geldiğinde kızı yavaşça yatağa bırakarak yanına oturdu. Onun dediklerini bile anlamıyordu. Ama önüne düşen birkaç tel saçtan rahatsız olduğunu anladığında gülümseyerek kısa saçlarını geriye itti.

''biz hala tanışmadık küçük hanım farkındasınız değil mi? '' gülümseyerek bakışlarını kızın üzerinde gezdirdiğinde onun ciddiyetle yerinden zorla doğrulup ayağa kalkmasıyla şaşırarak gözlerini kıstı suat. Biran için ona engel olmayı düşünse de yapmaya çalıştığı şeyi merak etmişti. Ama aynı anda kızın kendisine uzatılan eliyle koca bir kahkaha atarken kızın elini avuçlarının arasına aldı.
''ben, düşes zenan sizde? '' başını gururlu bir şekilde kaldırırken arkadan gelen hıçkırık sesi kelimelerinin yarım yamalak çıkmasına neden olmuştu.

''demek düşes sizsiniz bende dük suat tanıştığımıza çok memnun oldum efendim. ''

Zenanın masumca omuzlarını havaya kaldırıp indirmesiyle tanışmalarının sona erdiğini anlamıştı suat. Yol boyunca ağladıktan sonra onun gülen gözlerini görmek gittikçe daha fazla hoşuna gidiyordu. Elini geriye çektiğinde zenanın yatağa gelmek için attığı adım sendeleyerek yere düşmesine neden oluyordu. Son anda kızı belinden yakalarken hafifçe kendine çekerek doğrulttu.

''bence sen düşmeden yatağa girsen iyi olur düşes hanım. ''

''sende gelecek misin? ''

''nereye? '' şaşkınlıkla sorduğu soru karşısında zenanın üzerini örtmeye çalışarak ellerini yorganın üzerine çıkardı suat.

''yatağa tabii ki de uyumayacak mısın? '' karşısında zekâsı kıt birine bakıyormuşçasına ağzını büzüp kaşlarını çattığında tek eliyle yatağın diğer tarafına vuruvermişti zenan.

Derin bir nefes aldığında karşısındaki kız tarafından sabrının zorlandığını anlıyordu suat. Bu gece için gereğinden fazlasıyla içmişti ve fazlasıyla savunmasız olduğunun da farkındaydı ama eğer bu gece o yatağa girerse yarının ikisine de çok daha farklı şeyler getireceğinden emindi. Aklı biran önce koşup o yataktan çıkıp gitmesini savunuyordu ama ilk defa canı mantığını dinlemek istemedi. Zenanın yanında kendisine yer açarken kızın gülümseyerek kendisine çevirdiği bakışlarına aynı şekilde cevap vererek o da gülümseyiverdi. Ama bu gece uslu durmayacak olan ne yazık ki kendisi değildi.

Zenanın parmaklarını saçlarında hissettiğinde kasılarak gözlerini kapattı. Eğer bu kadar içkili olduğunu bilmese barda her zaman kendisine asılan kızlardan birinin evine yalanlar söyleyerek geldiğine yemin edebilirdi. Saçlarından dudaklarına doğru kayan parmaklar dudaklarının üzerinde gezinirken dişleri sinirle zenanın parmaklarını yakalayarak hafifçe ısırıvermişti.

''canımı acıttın ama. '' acıyla başını geriye çekip suratını büzüştürerek acıyan parmağını öpüvermişti zenan.

''eğer böyle devam edersen biraz sonra daha kötü şeyler olacak zenan. Çok daha kötü şeyler hadi lütfen uyu artık. ''

Karşısında inatla mızıkçılık yapan adam karşısında dolan gözleri her an akmak için beklerken yatakta doğrulup oturuvermişti zenan. Önce demir şimdi de suat bütün erkekler tarafından bir bir reddedilirken bu durum gittikçe daha fazla canını sıkıyordu. Dönmeye başlayan başına aldırmadan yatakta kendisine inatla sırtını dönen suatın sırtını dürtükleyerek kendisine bakmasını istiyordu. Ama suatın dönmemesi üzerine daha fazla sinirlenerek kollarını havaya kaldırıp üzerindeki elbiseyi çıkardı. İçinde bulunduğu oda mı gittikçe daha fazla ısınmaya başlamıştı yoksa kendi bedeni mi gittikçe daha fazla terliyordu anlayabilecek durumda değildi o an için.

''suat, çok sıcak burası? ''

Cevap vermek için arkasını döndüğünde şaşkınlıkla yanında oturan kızı süzdü suat. Kendi iç çekişmesine dalmışken zenanın hangi ara soyunduğunu bile anlamamıştı. Kızın kızarmaya başlayan gözlerinden durumun alkol yüzünden olduğunu anlayabiliyordu. Parmakları zenanın sırtında gezindiğinde onun kapattığı gözlerine odaklanarak burnunu saçlarının arasına gömdü.

''bence seni kusturmalıyız. '' ciddiyetle bakışları kızın gözlerini yakaladığında şuurunun gittikçe daha fazla kapandığını görebiliyordu. Az önce biraz da olsa anlamlı bakan gözleri gittikçe etrafına daha boş bir şekilde bakmaya başlamıştı.

''hiç, ama hiç romantik değilsin. '' havaya kaldırdığı başını daha fazla dik tutamayarak kendini tekrar yatağa bırakmıştı genç kadın. Anlayamadığı bir şekilde suatın kendisini kaldırmaya çalışmasından dolayı rahatsız olmuştu. Onun bedenine sarılan elleriyle çok sonra kucağa alındığını anladığında başını yere doğru çevirmeye çalışarak aşağıya baktı. Ama hemen sonra midesinin bulanmasıyla yaptığından pişman olarak tekrar bakışlarını yukarıya çevirdi.

''çok yükseğe çıkmışız aşağıya inelim lütfen. ''

''merak etme zenan biraz sonra ikimizin ayakları da yere basacak. ''

Küvetin sonuna kadar doldurduğunda zenanla birlikte küvetin içine girerken hafifçe titredi suat. En az kendisi kadar zenanın da titrediğini anladığında sıkıca onu göğsüne doğru çekerek bedenini göğsüne yasladı. Zenanın dişlerinin titrediğini duyabiliyordu. Parmakları onun saçlarında gezinirken gittikçe ortaya çıkan dürtüleri yüzünden daha fazla uslu duramayacağından emindi. Soğuk suyun zenan kadar kendisine de iyi geleceğini düşünürken hiçbir değişiklik olmamıştı. Kucağında iç çamaşırlarıyla oturan kız bütün dürtülerini bir bir ayağa kaldırıyordu.

O suyun içerisinde ne kadar süre öylece kaldıklarını bilmiyordu bile. Zenanın nefes alış verişlerinin düzenli bir şekilde hareket ettiğini hissettiğinde yavaşça küvetten çıkarak onu yatak odasına götürdü. Tüm o neşenin içki yüzünden olduğunu anlayabiliyordu. Yine de sabah uyandığında kendisinden çok uzak olmamasını diledi içten içe bir şekilde. Az önce bozdukları yatağa genç kadını yatırırken yorganı onun çıplak bedenine çekti. Ama harekete geçen dürtüleri örttüğü yorganı tekrar açmasını emrediyordu.

Onu ıslak bir şekilde o yatakta öylece sabaha kadar bırakamazdı. Ama eğer düşündüğü şeyleri yaparsa bu odadan çıkıp gidebileceğine bile inanmıyordu. Yatağın yanına yavaşça oturduğunda zenanın kendi kendine bir şeyler mırıldandığını fark etti. O an için iç çekişmesiyle o kadar çok boğuşuyordu ki anlamak için çabalamadı bile suat. Az önce örttüğü yorganı tekrar açarken karşısına çıkan vücutla tuttuğu nefesini bırakarak parmaklarını zenanın iç çamaşırına götürdü.

Elindeki iki parçayı atarken kafası çoktan başka bir boyuta geçmişti bile. Parmakları genç kadının göbeğinin üzerinde gezinirken hafifçe eğilip küçük bir öpücük bıraktı. Aynı anda onun titreyerek hareketlenmesiyle yavaşça doğrularak gitme zamanının geldiğini anlamıştı genç adam. Yorganı tekrar üzerine örterken hafifçe eğilip dudaklarını zenanın dudaklarına bastırdı.

''bardaki adam sana ne yaptı bilmiyorum. Ama yemin ederim onun tüm etkilerini üzerinden silip atacağım. '' sesi fısıltı halinde çıkıvermişti. Son kez zenanın alnına bastırdığı dudaklarını çekerken aldığı yastığıyla odadan ayrıldı suat.

***

Elindeki viskiyle oynarken gittikçe daha fazla artan su sesiyle sevgilisinin onu duşa çağırdığını biliyordu demir. Ama bu gece için fazlasıyla kafası karışmışken canı o banyoya girmek istemiyordu. Zenanı içki çarpardı. Ailesi öldükten kısa bir süre sonra onu barlardan toplamaya başladığında ancak tedavi vaktinin geldiğini anlamıştı. Şimdiyse bu gece onu orada öylece savunmasız bırakmak tüm bedenine yayılan huzursuzluk dalgası daha fazla artıyordu. Mineye hiç uymayıp en azından onu eve bırakmalıydı. Aklını kemiren düşüncelerle derin bir nefes alırken minenin boynuna dolanan elleriyle ıslanan suratını elinin tersiyle siliverdi.

'' sulu şakaları sevmem mine biliyorsun bunu. '' sesi öyle sinirle çıkmıştı ki karşısındaki kadının şaşkınlıkla geriye çekildiğini bile fark etmedi.

''neyin var senin o kadın yüzünden mi bu tavrın yine? ''

Havluyu üzerinden çekip yere atarken arkasında duran demirin buna dayanamayacağını biliyordu. Açtığı dolaptan kıyafet almak için eğildiğinde sadece bekledi. Demir eninde sonunda gelirdi. Zenanı değil kendisini tercih etmişken bir gece yüzünden tekrar aklı karışamazdı. Beklemesi uzarken daha fazla huzursuzlaştı genç kadın. En sonunda çekmeceden aldığı iç çamaşırlarıyla arkasını dönerken koca bir boşlukla karşılaştı. Demir gitmişti.

Adımlarını evden dışarıya yönlendirirken nereye gittiğinin bile farkında değildi. Sadece biraz olsun nefes almak istiyordu. Verdiği kararın doğru olduğundan emin olmak istese de aklı hiçbir şekilde doğru yolu gösterememişti kendisine. Mineyi sevdiğini söyleyemezdi ama geceleri kendisini mutlu ediyordu. Ne istediğini çok iyi bilip her zaman için cevap vermemiş miydi? Genç kadın da asıl ilgisini çekende bu olmuştu. Ama zenan farklıydı. Onunla zaman geçirmeyi seviyordu eğer son zaman işleri yüzünden aralarına mesafeyi koymasa belki şimdiye evlenmiş bile olabilirlerdi. Sadece duvarlarını kaldırmak istemişti genç kadının. Fakat ördüğü setler o kadar derindi ki bir türlü ulaşmayı başaramamıştı demir.

Sonunda kaçan tarafta yine kendisi olmuştu bu ilişkiden ama bu gece o elbisenin içinde onu tekrar gördüğünde yüreğini delip geçen bir pişmanlık duygusu yerleşmişti. Zenana ne kadar tersini ifade etse de onu deli gibi istiyordu. Mineyi kaç defa zenan diye hayal edip birlikte olduğunu bile hatırlamıyordu. Minenin gözleri de zenan gibiydi. Ama tek eksiği ışıldamıyordu. O mat gözleri daha çok soğuk bir camdan ibaretti. Arabasını bulduğu bir barın önünde durdururken aklındaki tek düşünce sarhoş olmayan aklını sarhoş edip tüm bu karabasandan kurtarmaktı.

***

Eli alnına giderken deli gibi ağrıyan baş ağrısına katlanamayacağını düşünüyordu genç kadın. Akşam için en son hatırladığı önüne konan içkilerdi sonrası ise yok. İçinden kendi kendisine hayıflanırken yavaşça gözlerini açtığında gördüğü manzara karşısında hafifçe gülümsedi. Hayır, bu oda kendisinin değildi. Yaptığı tek hareket gözlerini tekrar kapatmak oldu. Fazlasıyla içmişti ve henüz uyandığına inanmıyordu. Fakat arkalardan bir yerden yemek kokusu geliyordu. Hem de öyle bir koku ki biran önce kalkıp mutfağa gitmesini emrediyordu açlıktan öten karnı. Gözlerini tekrar açtığında etrafta tanıdık bir şey görmek adına göz gezdirdi. Ama yoktu. Her şey o kadar yabancıydı ki üzerindeki yorganı çekip doğrulduğunda çıplak vücudunu görmesiyle kendisini basan ter yüzünden hızla üzerini örttü hiç tanımadığı bir evde çıplaktı.

Şakaydı, sadece bir şaka akşam yaşadıklarını gözden geçirmek adına kendini sıktıkça tek hatırladığı demir ve mineydi. Sonrası ne olmuştu. Hangi adamın evine gelip bu kadar dağıtmıştı bilmiyordu zenan. Yerdeki iç çamaşırlarını gördüğünde gözleri çoktan dolmaya başlamıştı bile. Eline aldığı iç çamaşırını üzerine geçirirken hızlı hareketlerle elbisesini aradı. Tek istediği içerideki adam çıkıp gelmeden bu evden ayrılmaktı. Ama kapıda durup kendisini seyreden bir çift ela gözle karşı karşıya geldiğinde başarısız olduğunu anlamıştı. Dikleştirdiği başı düşünceyle karşısındaki adamı taradığında onu bir yerlerden hatırladığına emindi.

Aklı küçük bir taramaya izin verdiğinde parmağını adama doğru savurarak tehditvari gözlerini üzerinde gezdirdi. Bütün gece kendisine bakıp şarkı söyleyen adamın evine nasıl geldiğini hatırlamıyordu. Hem de yaşadıkları kavgadan sonra ancak onu bu eve zorla getirmiş olmalıydı.

''seni adi herif..'' sesindeki ton öyle iğrenirmişçesine çıkmıştı ki adamın değişen bakışları karşısında biran için yumuşasa da tekrar sabitlediği gözler parmaklarının onun göğüs kafesini delip geçecekmişçesine vurmasını sağlamıştı. Fazla içmişti içkiye karşı dayanıklı değildi. Ve bir şarkıcı tarafından basit bir geceye layık görülmüştü.

Titreyen bacakları tekrar yatağa oturmasını söylerken düşmemek için duvara tutunarak yatağa oturdu. Karşısındaki adamdan iğreniyordu ama en çok bu şekilde dağıtacak kadar içtiğinden kendisinden nefret ediyordu. Dolmaya başlayan gözlerindeki yaşları engelleyemeyeceğini anladığında onları serbest bıraktı. Bedenin titreyerek sarsılırken kapıdaki adamın yaklaşıp yaklaşmama konusunda tereddüdünü görebiliyordu. Ama ona dönüp bakmadı. Sadece yatak odasından çekip gitmesini istiyordu en azından kendisi giyinip gidene kadar ortalarda gözükmemeliydi.

''bana da neler olduğunu anlatacak mısın? ''

Merakla ama sinirle çıkan sesi daha fazla dayanamayacağını anlatıyordu kendisine. Adımlarını kıza doğru atmak istese de onun az önceki tavrından dolayı çekingen davranıyordu. Bir yanı yaptıklarından dolayı böyle bir tepkiye sinirlense de onun ağlamaya başlamasıyla tüm çekingen tavrı da o an kaybolmuştu. Zenanın yanına oturarak yüzünü kendisine çevirmeye çalıştı. Ama onun inatla diretmesi yüzünü daha sert bir şekilde sıkıp kendisine çevirmesine neden oldu.

''bana baksana sen, derdin ne? Dün gece tüm yaptıklarımdan sonra böylemi teşekkür ediyorsun. ''

Hızlanan kalp atışları yerinden çıkacakmış gibi atmaya başladığında karşısındaki adamın söylediklerini uzun bir süre algılamaya çalıştı. Dün gece yaptığı şeyler için üstüne bir de teşekkür beklediğine inanamıyordu. Yerinden sinirle kalkarken onun elalarına bakmamaya çalışarak az önce unuttuğu elbisesini tekrar aramaya başladı. Olan olmuştu ve tekrar yanı başındaki adamla akşam kendisine nasıl dakikalar yaşattığını tartışmayacaktı. Elbiseyi bulmanın rahatlamasıyla üzerine geçirerek adımlarını hiç bilmediği evin yatak odasından dışarıya attı. Biran önce kapıyı bulup içinde bulunduğu evden çekip gitmek istiyordu. Ama inatla kendisini takip eden adamın varlığı gittikçe daha fazla huzursuz ediyordu kendisini.

''bana baksana bir sen yattığımızı mı düşünüyorsun? ''

Sonunda dayanamayıp dış kapıyı arayan kadına yönelttiği sorunun cevabını beklerken onun hırsla kendisine bakan gözlerinden durumu yeni yeni anlıyordu suat. Sabah kalktığında kendisini çıplak bulmuştu ve hiç hatırlamadığı bir gecenin hesabını kendisine biçiyordu. Dudaklarına gelen kahkahayı bastırmadan gülerek mutfağa yöneldi. Onun da merakla peşinden geleceğine emindi. Az önce yaptığı omleti tabaklara koyarken eliyle zenana oturması için işaret yaptı. Bakışlarındaki sertlik etkisini göstermiş olmalı ki hiçbir itiraz göstermeden sandalyeye çöküvermişti genç kadın.

''yatmadık mı yani? '' merakla sorduğu sorunun cevabını beklercesine gözlerini karşısındaki adamın üzerinde gezdirirken ancak o an fark etmişti zenan. Kendisinden oldukça uzun ve fazlasıyla yakışıklı gözüküyordu. Aklından geçen düşünceleri savurmak istercesine başını salladığında adamın şaşkınca kendisine baktığını fark ederek hafifçe gülümsedi. ''başım ağrıyor. Çok içmiş olmalıyım. ''

''hem de çok fazla sarhoştun sana evinin adresini sordum. Ama genelde sorularıma cevap vermek yerine bana şu mine adlı kadına giden eski sevgilini anlatmakla meşgul oldun. ''

''off, çok özür dilerim ben. '' utanarak başını masaya diktiğinde aklına gelen düşüncelerle tekrar dikleştirmişti zenan. Ne olursa olsun karşısındaki adamın kendisini soymasını gerektirecek bir durum yoktu. Onun sapık olması dışında.

''kıyafetlerini neden çıkardığımı merak ediyorsun değil mi? '' gülümseyerek kızı izlediğinde aklındaki soru işaretlerinin en büyüğünün o olduğunu biliyordu suat. Durumun keyfini çıkarmak istercesine omletinden bir çatal alarak zenana yemesi için işaret yaptı. Ama kızın çatala dokunmak gibi bile bir niyeti yoktu.

''çok içmiştin. Terlemeye başladın ve bende seni küvete soktum eğer iç çamaşırların üzerinde kalsaydı şimdi karşımda böyle sağlıklı oturuyor olmazdın. Eğer aklındaki soru bakıp bakmadığımsa sana yalan söyleyemem gerçekten güzel bir vücudun var.''

Kendisi bu kadar eğlenirken kadının sinirden titreyen hali karşısında gülerek bardağından bir yudum almıştı suat. Fazlasıyla eğleniyordu ve artık başka şekle giremeyeceğini düşündüğü yüz gittikçe daha fazla komik bir hal alıyordu. Az önce az da olsa yumuşattığı bakışlar şimdi yine sert bir şekilde kendisine çevrilmişti. Onun sessiz sedasız evinden gitmesini istemiyordu. Yine de nasıl bir yoldan konuya gireceğini bilemiyordu. Tutucu bir hali var gibiydi.

''hayat ikimiz içinde fazlasıyla sıkıcı zenan. Sen eski sevgilin tarafından aldatıldın bense her gece konserden konsere koştururken sağlıklı bir ilişki yaşayamıyorum bile. Dün gece gerçekten çok eğlendim. Koşulsuz bir ilişki istiyorum. Birbirimize karışmadan yaşayabileceğimiz bir ilişki. Geceleri birbirimizi mutlu edebiliriz. Sıkılana kadar sen eski sevgilinden bu sayede intikamını alırsın. Bunun için sana yardım edebilirim. Benimle yaşa. Sadece normal bir meslek sahibi olmadığımı bil eve geceleri geç gelebilirim. Bu yüzden beni sorgulama çünkü isteyerek yapmıyorum. ''

''metresin olmamı mı istiyorsun? '' şaşkınlıkla ağzından çıkan soru karşısında gittikçe daha fazla siniri artarken karşısındaki adamı inceleme gereği hissetti zenan. Kendisine karışmayacak ama mine gibi onu mutlu edebilecek bir kadın arıyordu. Demir de bu yüzden onu terk etmemiş miydi? Titreyen ellerini belli etmemeye çalışarak masanın altına saklarken bakışlarını suatın şefkatle bakan gözlerinde gezdirdi. Hayatı boyunca belli kurallar içinde yaşayıp her zaman için kaybeden taraf olmuştu. Kardeşi bir hafta sonra yanından ayrılıp gittiğinde tekrar yalnız bir kadın haline dönüşecekti. Yine de karşısındaki adamın merakla beklediği sorunun cevabı yüreğini rahatsız ediyordu. Evliliğe karşı değildi. Aksine eğer demir canını yakmasa onunla evlenmek için her şeyini verebilirdi.

''metresim olamazsın ben evli değilim. Sana evlilik sözü de veremem zenan. Çünkü yaptığım meslekte evliliğe yer yok. '' Elindeki çatalı bırakırken istemsizce karşısındaki kızı izliyordu suat. Yaptığı teklifi reddetmesini istemiyordu. Yine de onun gittikçe sararan yüzünden az sonra evinden çıkıp gideceğinden emindi. Zenanın ayağa kalkan görüntüsü karşısında onunla birlikte ayağa kalkarken bir an için onu durdurmaya niyetlendi ama kızın kendisine çevirdiği kararsız bakışlardan bir şeyler demek istediğini anlamıştı.

''ben, teklifini kabul ediyorum. ''

anemon_kızı
07-08-11, 19:26
Dayandığı duvarda hala kardeşinin gidişini izliyordu genç kadın. Onunla yaşadığı kötü günler yüzünden ilgilenememişti bile pişmanlıkla başını cama yaslarken derin bir nefes aldı. En yakın zamanda tekrar İngiltere’ye gidip onun gönlünü almalıydı. Cebinde ısrarla çalan telefonu bir kez daha meşgule atmak için avucunun içine aldığında gördüğü isimle zorla yutkunarak derin bir nefes aldı. Arayanın yine hastaneden olduğunu düşünürken yanıp sönen isim kalp atışlarını da hızlandırmıştı. Biran için açmamayı düşünse de aldığı kararda vazgeçerek adımlarını kapıya yönlendirdi. Bir yandan da aklında söylemesi gerekenleri düşünüyordu. Sonunda açmak için ekrana dokunurken telefonu güç almak istercesine daha sıkı kavradı.

''açmayacağını düşünemeye başlamıştım. '' sesindeki dinginliğe rağmen az önce yaşadığı korkuyu bastırmıştı suat. Telefonun üçüncü çalışından sonra zenanın açmayacağını düşünürken karşıdan gelen nefes sesiyle yüzünde oluşan gülümsemeyi bastırmadan az ilerisinde prova yapan arkadaşlarından uzaklaşarak başka bir köşeye doğru hareketlendi. Son görüşmelerinde zenan sadece bir hafta isteyip yanından ayrılmışken geçirdiği haftanın yavaşlığı kendisini daha çok bunaltmıştı. Şimdiyse onun kararından vazgeçmediğini umuyordu sadece.

''ben kardeşimi geçiriyordum, ancak duyabildim. '' sesindeki titremeyi bastırmaya gayret ederek yutkunduğunda hafifçe gülümsedi zenan. Genç adam büyük ihtimalle bu akşam gidip gitmeyeceğini merak ediyordu. Hızlanan kalp atışlarıyla birlikte adımlarını hızlandırdı. Kardeşinin gitmesini bahane ederek ondan kaçmayı başarabilmişti ama şimdi. Bir yanı suatın sunduğu teklifi kabul edip demirden intikam almayı isterken, diğer yanı onu hiç umursamadan terk eden bir adam için boş yere canının yanacağını hatırlatıyordu.

''beni aramadın ve ben de.. ''

''sana gelip gelmeyeceğimi merak ettin. '' genç adamın sözlerini tamamlarken gerildiğini hissediyordu. Basit bir ilişkinin içine girecek olmak canını sıkarken bunları telefonda konuşuyor olmak daha fazla sinirlenmesine neden oluyordu. Ne olursa olsun suatın kibarlığına laf edemezdi. Acizliğinden faydalanmamıştı. Demirden sonra bir erkek tarafından istenmek hoşuna gitse de kuracakları ilişkinin bir sonu yoktu ve eğer ona bağlanırsa canının gereğinden fazlasıyla yanacağını biliyordu zenan. Demirden sonra tekrar aşık olmayacağını düşünse de bağlılık çok daha farklıydı. Bir evin içinde gece yarılarına kadar suatın gelmesini beklemek yine de genç adamın kendinden emin tavırları ve o etkileyici sesi hoşuna gidiyordu.

''peki, bir cevap verebilecek misin zenan? Eğer biraz daha düşünmek istersen seni bekleyebilirim. Bu akşam konserime gel. İzin ver sana kendimi tanıtayım. '' Cama yasladığı diğer eli istemsizce ritim tutarken kendisini lise genç aşıklar gibi hissetmeye başlamıştı genç adam.

''suat, bu çok saçma yani biz böyle bir ilişkiyi yürütemeyiz. Ben çok özür dilerim ama yapabileceğime inanmıyorum. '' dediklerinin verdiği rahatlamayla tuttuğu nefesini bırakırken karşı tarafta kesilen sesle suatın biran için telefonu kapattığını bile düşünmüştü. Onun arkadaşlığını isteyebilirdi. Etrafında dertleşecek kimsenin kalmadığı şu zamanlarda ilgisi fazlasıyla hoşuna gidiyordu. Ama daha fazlası sırf demiri kıskandırmak için bir adamla yatamazdı. Teklifini kabul ettiği sabah nasıl bir buhranda olduğunu bilmiyordu. Telefondan gelen seslerden suatın düşündüğünü anlayabiliyordu. Her şeye rağmen yine de kalbi onu üzmeyi istemiyordu.

''akşam bara gel sadece seninle konuşmak istiyorum. Bu konuya daha sonra karar verelim olur mu? '' reddedilmek canını yaksa da zenansız bir hafta daha geçirebileceğini düşünmüyordu. Onu görmek isteyen yanını sürekli olarak sayılı gün bahanesiyle avutmuştu. Ama şimdi onu tamamen kaybetmek üzereyken attığı adımların daha sağlam olması gerektiğinin bilincindeydi. Yanında durup merakla telefonu kapatmasını bekleyen menajerini eliyle durdurarak ondan biraz daha uzaklaştı. Telefondaki sessizlik uzadıkça zenanın geleceğine dair umutları da yavaş yavaş kayboluyordu.

''tamam, akşama görüşürüz. '' ağzından çıkan kelimelerin kendisine ait olduğundan bile emin değildi. Ama telefonda duyduğu o ses o kadar yalvarırcasına çıkmıştı ki evde oturup bu geceyi geçirebileceğine inanamamıştı. Suratında oluşan gülümsemenin farkında bile olmadan telefonu kapatarak adımlarını alışveriş merkezine doğru hareketlendirdi. Bu gece için giyebileceği bir giysinin olduğunu sanmıyordu. Olsa bile en azından bu gece için farklı görünmek beğenildiğini hissetmek istiyordu yüreği.

''birini mi buldun sen? '' merakla sorduğu soru karşısında bir süre cevap almayı beklese de arkadaşının gülümseyen suratıyla derin bir iç geçirdi güney. Onun pencereden dışarıya yönelttiği bakışlarıyla bir yanına gelerek hafifçe duvara yaslandığında içini kaplayan huzursuzluk dalgası çoktan etrafını sarmıştı. Yeni bir şirketten teklif almışlardı ve tam yükseleceği sırada arkadaşının etrafında herhangi bir kadın görmek istemiyordu. Ona bu durumu anlatmaya çalışsa da başarılı olamayacağını biliyordu. Her zaman kafasının dikine giden taraf olmuştu suat. Dengeyi sağlamak ise yine kendisine kalıyordu. Bulduğu plak şirketi beklediğinden daha fazla karlı çıkmalarını sağlayacaktı ve bu yolda son vuruşlarını yapıyor olabilirlerdi.

''akşam buraya geliyor. Bir yere kaybolma seni onunla tanıştıracağım. '' elindeki telefonla oynarken kendisini feci derecede rahatlamış hissediyordu genç adam. Zenanla yaptığı konuşma o kadar çok olumsuzluktan oluşuyordu ki artık ne yaparsa yapsın onun fikrinden caydıramayacağını düşünmeye başlamıştı. Sonrasıysa anlayamadığı bir şekilde teklifini kabul etmişti genç kadın. Bakışları arkadaşının üzerinde gezerken aklı hala zenandaydı. Onu bu gece ikna etmek için belki de son şansıydı. Bu sefer geçen akşam ki gibi elinden uçup gitmesine izin vermeyecekti. Güneyin yanında bir şeyler geveleyen halini dinlemeye çalışsa da aklı hala zenandaydı.

''şirket diyorum, teklifimizi kabul etti. Kasetin çıkıyor, pazartesi stüdyoya girmen gerek. '' tüm siniriyle sarf ettiği sözlere rağmen arkadaşının mecnun gibi düşünen hali yüzünden sinirle yumruklarını sıktı genç adam. Daha şimdiden suatı bu duruma getirdiyse gerisini düşünemiyordu. İkisinin de hayatıydı bu yaşam ama suatın yokluğu tüm işlerin de aksaması demekti. Sonunda dayanamayarak bağırmaya başladığında gözlerini sinirle suata dikti. ''biraz da olsa sevinmeyi deneyebilir misin? Lütfen. ''

''kaset çıkarmak istemediğimi biliyorsun güney. İki yıllık bir sözleşme sadece bağımlılık demek. Onlara iplerimi teslim edip istedikleri gibi hareket etmemi istiyorsun. '' konunun derinleşeceğini anladığında ilerisindeki koltuğa oturarak arkasına yaslandı suat. Kaset çıkarmak istiyordu ama bu şekilde bir plak şirketiyle değildi. Barlar özgürlüktü, parasını kazanıp istediği zaman ortadan kaybolabiliyordu. Ama şimdi o kasetle birlikte tüm hayatı değişecekti. Plak şirketi nereye isterse o da onlarla bir sürüklenip o tarafa gitmek zorundaydı. Arkadaşının sevinen halini üzmek istemese de daha fazla parada hiçbir zaman gözü olmamıştı. Hele şimdi yaşı gittikçe ilerlerken basit bir kaset sadece fuzuli geliyordu gözüne. ''

''sana verdikleri evi görmedin bile ve inan bana gördüğünde söylediklerin için pişman olup bana teşekkür edeceksin. Yarın sabah saat onda randevumuz var ama ondan önce sana evi göstermeliyim. İlk başlarda sana özel olarak kiralanacaktı ama dostun sayesinde girdiğim pazarlık sonucu artık ev senin. Bu kadar uğraşımdan sonra sakın kaçayım deme'' nefes nefese anlatılarına rağmen karşısındaki adamın değişmeyen surat ifadesi sonucu derin bir nefes aldı güney. Suat gerektiğinde fazlasıyla zorlu bir adam oluyor.

''sadece seni kırmamak için o sözleşmeyi imzalayacağım güney ama sonrası yok iki sene sonra anlaşmamız bittiğinde daha fazla çalışmak istemiyorum. ''
Arkadaşının aydınlanan suratından ona istediği cevabı verdiğini biliyordu suat. Güney geleceği düşünmezdi onun için her zaman şimdiler vardı. Evini seviyordu yine de eğer zenan teklifini kabul ederse site içinde güvenliği olan bir ev daha sıcak geliyordu gözüne. Geç saatlere kadar çalışacağı zamanlar en azından genç kadını gözü arkada kalmadan evde bırakabilirdi. Aklından geçirdiği düşünceler hafifçe gülümseyerek alnını ovaladı. Onu ne zaman hayatının merkezine soktuğunu bilmiyordu. Ama uzun zaman sonra böyle hissetmek gittikçe daha fazla hoşuna gitmeye başlamıştı.

***

Odasındaki duvarlar üstüne gelmeye başladığında kendisini dışarıya atmıştı genç adam. Şimdiyse nereye gittiğini bile bilmeden bilinçsizce arabasıyla dolaşıyordu sokaklarda. Yüreği zenanın yanına gidip konuşmak istese de yaşananlardan sonra onunla ne konuşacağını bilemiyordu. Mineyle son zamanlarda arası gittikçe daha fazla açılmaya başlamıştı. Ve bu durum gittikçe daha fazla canını sıkıyordu. Genç kadının sürekli evlilikle ilgili yaptığı iğnelemer canına tak ettiğinde üç gün önce geri dönüşü olmayan bir şekilde kavga etmişti ve şimdi canı dönüp onun yanına gitmek istemiyordu.

Arabasından çıkarken önünde dikilen apartmana göz gezdirdi. Aklı yavaş ve sakin ilerlemesi gerektiğini savunurken adımları koşarak merdivenleri çıkıp genç kadının yanına gitmek istiyordu sonunda kapının tam önünde durduğunda gömleğini bozulan yerlerini düzelterek ellerini saçından geçirdi. Onu fazlasıyla incitmişti ve şimdi böyle karşısına çıkıyor olmak korkutuyordu kendisini. Yine de tekrar bir şansı hak ediyordu. Zenanın ayrılıkları boyunca sürekli peşinde olması genç kadının kendisine karşı olan zaafının farkındaydı demir ve bu durum cesaretini daha da arttırıyordu. Sonunda çaldığı kapının açılmasını beklerken derin bir nefes aldı.

Elbisenin etek boyunu çekerken içten içe kendisine söyleniyordu genç kadın. Satıcının dolduruşuna gelip bu elbiseyi aldığında ne düşündüğünü bilmiyordu ama şimdi kendisine fazlasıyla kısa ve açık geliyordu. Gardırobunu açtığında son çare olarak bir şala ihtiyacı olduğunu düşünüyordu. Nefes nefese kalan bedeni hala kıyafetlerini karıştırırken duyduğu zil sesiyle şaşkınlıkla ayağa kalktı. Kardeşi gitmişti ve evine hemen hemen hiç gelen misafiri olmuyordu. Hızlı adımlarla kapıya doğru ilerlediğinde delikten geleni görmeye çalıştı ama kapının arkasındaki öyle bir açıda durmuştu ki zenan sadece saçlarını görebiliyordu. Sonunda ikinci defa duyduğu zil sesiyle kapıyı açtı.

''evde olmadığını düşünmeye başlamıştım. '' kapıdan girmek için adım attığında gördüğü kıyafetle hafifçe gülümsedi genç adam. Zenanın onu takip ettiğinin farkındaydı ama evine gideceğini kendisi bile bilemezken onun bilip böyle hazırlanmasına imkân yoktu. Aklından geçen düşünceler bir bir beynini kemirirken gülümsemesi yüzünde soldu. Kendi evine giriyormuşçasına salona yönlendirdi adımlarını ama genç kadının hala bıraktığı yerde durması o an için umurunda bile değildi. Koltuklardan birine gelişi güzel oturduğunda sonunda kapıyı kapatıp kendisine doğru gelen zenanı izledi bir süre. Onu fazlasıyla özlemişti ama asıl kendisini rahatsız eden bunu yeni yeni anladığıydı.

''demir, ben dışarıya çıkmak üzereydim. '' karşısında kendisini süzen adamı bir süre şaşkınlıkla izledi zenan. Bekleme listesinde en son sırada yer alıyordu kendisi ama demirin ilgili bakışları biran için hoşuna gitse de sonrasında rahatsızlık duymaya başlamıştı. Minenin demirin evine geldiğinden haberinin olup olmadığını merak ediyordu. Belki sadece şu takip konusunda kendisini uyarmaya gelmişti. Aklından geçen birçok soruya rağmen geçip demirin karşısına oturmadı. O an için sadece onun evinden çekip gitmesini istiyordu.

''özel bir yere gidiyor olmalısın değil mi? '' ağzından tamamen kıskançlıkla çıkan sözlere aldırmadan hafifçe öne eğildi demir. O an nasıl göründüğü umurunda değildi. Tepesine çıkan siniri gittikçe surat ifadesinin daha da tehditvari bir hal almasını sağlıyordu. Karşısında kendisine korkuyla bakan kadına aldırmadan ok gibi bakışlarını ona yöneltmeye devam etti.

anemon_kızı
11-08-11, 15:23
Genç adamın rahatlığı karşısında gittikçe daha fazla şaşkınlığa düşerken sonunda durduğu kapı aralığından çekilmeyi akıl edebilmişti zenan. Demirin mine’nin yanında olması gerekirken neden kendisine geldiğini anlamıyordu. Onun son yaşananlardan sonra peşini bırakmasını söylemek için geldiğini düşünürken genç adamın kıskanç bakışları karşısında suratında oluşan gülümsemeyi bastırmadan salona doğru ilerledi. Biran için demirin tam karşısındaki koltuğa oturmak istese de aldığı karardan anında vazgeçivermişti. Eteğinin boyu yeterince kısaydı birde üstüne koltuğa oturup kalkarken üzerindeki elbisenin bu hadiselere dayanabileceğini düşünmüyordu. Genç adamın hala merakla kendisine yönelttiği bakışları ilk başlarda hoşuna gitse de gittikçe daha fazla rahatsız olmaya başlamıştı.

Kendisini hiçbir bahanesi olmadan sıkıldığı için terk eden bir adam. Evinde koltuğunda oturmuş onu sorguya çekiyordu. Az önce gevşeyen sinirleri bir bir önüne yaşadıklarını sererken gözü az ilerisindeki saate takıldı. Demir yüzünden suatın konserine geç kalıyordu. Ona söz vermişken bu sefer en azından kaçmak istemiyordu.

''bana geldiğinden mine’nin haberi var mı demir? '' tamamen karşısındaki adamı rahatsız etmek amaçlı sorulan sorunun saniye saniye nasıl etki ettiğini görmüştü. Dudaklarına yayılan gülümsemenin keyfini çıkarırken biran için içinde bulunduğu duruma rağmen huzurlu olduğunu hissetti. Karşısındaki adamı hala seviyordu. Eğer kendisinin verdiği değerin birazını da olsa o da verebilse şimdi çok daha farklı konumda olabilirlerdi. Demirin de en az kendisi kadar düşünceli olduğunu görebiliyordu zenan.

''ben, mine’nin dünkü davranışları için özür dilemek istedim. Fazlasıyla ileriye gitti ve ben ona engel olamadım. ''

Oturduğu koltukta öne doğru eğilirken derin bir nefes aldı demir. Hiçbir zaman için iyi bir yalancı olmamıştı. Zenanla da bu yüzden ayrılmamışlar mıydı sanki. Eğer ters giden bir şeylerin farkında olmasaydı genç kadına o tek gecelik ilişkisinden bahsetmeyecekti bile. Ama durum öyle bir hal almıştı ki. İstemsizce kendisini korumaya çalışırken tüm yaralayıcı oklarını zenana çevirmişti. Onun anlamsızca yüzüne bakan bakışları karşısında rahat olmaya çalıştıkça daha çok batıyordu. İçinde bulunduğu durum yüreğini kıskaç gibi kavrayıp sıkarken nefes alması zorlaşıyordu.

Onun sadece basit bir akşam yemeği için böyle giyinmesini isteyen yüreğine karşı mantığı acımasızca gerçekleri suratına vurmayı seçiyordu. Zenan yeni birini bulmuştu ve böyle süslenip o adamın yanına gitmek için saat sayıyordu. Beyninin içinde dönüp duran ses daha fazla sinirlenmesini sağlarken sıktığı yumruğuna aldırmadan zenanın onu rahatlatacak bir şeyler söylemesini diledi.

''uzatılmaması gereken sadece basit bir tesadüften ibaretti. Bu kibar davranışın için teşekkür ederim ama artık gitsen iyi olacak. ''

''gitmem için neden bu kadar acele ediyorsun zenan? Seni bekleyen biri mi var?''

Karşısındaki adamı süzerken onun konuyu nereye getirdiğini anlayabiliyordu. Yine de demirdeki bu değişim gittikçe daha fazla korkmasını sağlıyordu. Karşısında bir yılını paylaştığı sevecen adam yoktu. Tek bir lafıyla onu yok edebilecekmiş gibi bakan adamı tanımıyordu ve bu durum gittikçe daha fazla korkmasını sağlıyordu. Gerginleşen haline rağmen ortamın biraz daha olsa yumuşaması gerektiğinin farkındaydı. Adımları istemsizce kapıya doğru hareketlenirken güçlü olmaya çalışarak koltuğunda oturan genç adamı süzdü.

''var ya da yok bunu bilmesi gereken en son insansın sen. '' sinirle ağzından çıkan sözlerden sonra ağzını şaşkınlıkla kaparken demirin yerinden kalkıp birkaç saniye içinde yanına gelen görüntüsü karşısında daha fazla gerilmişti. Aralarında hiçbir mesafe bırakmadan gözlerinin içine bakarken bir an onun kalkan elinden yüzüne vuracağını zannetti ama hemen sonrasında saçlarını okşayan parmaklar az da olsa sakinleşmesini sağlamıştı.

''böyle bitmesini istemedim ben. Her şey kontrolümden çıkmıştı sanki sadece bir hata yaptım ve biz kaybolduk. Sanki hiç yokmuşuz gibi. '' nefes nefese kaldığını hissettiğinde dudaklarını karşısındaki kadının dudaklarına değdirerek hafifçe yutkundu. Onun yanında olmaktan zevk alıyordu. Zenanın dalıp giden görüntüsünden biraz daha umutlanırken dudaklarını sıkıca onun dudaklarına bastırdı demir. Ama aynı anda çalan telefon sanki yaşadıkları şeyi bölmek istercesine ötüp duruyordu. Genç kadının dikkatinin dağılmasını istemese de zenan çoktan onun etki alanından çıkıp koltukların arasında telefonunu aramaya koyulmuştu. Derin bir nefes alırken karşılaştığı boşluk karşısında kendisini koca bir hayal kırıklığı içerisinde buldu.

''bulmana yardım etmemi ister misin? ''

''lanet telefon buralarda bir yerde olmalı. '' titreyen elleriyle yastıkları kaldırırken demirin hemen yanı başında telefonunu arayan görüntüsü karşısında sıkıntıyla derin bir iç geçirdi. Az önce yaşadıklarına inanamıyordu. Genç adamın hiçbir şey yokmuş gibi kendisini öpmesine izin vermişti. Elleri istemsizce dudaklarına giderken çıkan rujunu elinin tersiyle sildi zenan. Kafasını yastıkların arasından kaldırdığında demirin elinde parlayıp sönen telefonunu görmesiyle rahatlarken telefonu almak için elini uzattı ama karşısındaki adamın çatılan kaşları ve ağzından çıkıveren soru karşısında şaşkınlıkla olduğu yerde sabitlendi.

''kim bu suat yeni sevgilin mi? '' az önceki huzurundan eser yoktu sanki. Tam tekrar bir şeyleri yoluna soktuğuna inanırken her şey yere çakılıvermişti ve bunun tek suçlusu karşısında ona şaşkınlıkla bakan kadındı. Artan kalp ritimleriyle birlikte zenanın sinirle telefonunu almak için onun eline yaptığı hareketi ters bir hareketle geri çevirirken. Genç kadının savrulduğu yerde duvara çarpmasıyla bir adım geriledi demir. Sadece elini zenandan kurtarmak istemişti. Yaptığı baskı çok fazla bile değildi. Sıklaşan yüreği adımlarını hızlandırırken yerde tam zenanın hizasına oturdu. Onun kanayan alnına içi acıyarak dokunurken göğsüne atılan yumrukla sinirle dişlerini sıkmak zorunda kaldı.

''sadece kazaydı. Yemin ederim isteyerek yapmadım. İzin ver sana yardım edeyim. '' en az zenan kadar kendini de telkin etmek için çıkan sözler genç kadının hıçkırıklar içerisinde titremesiyle yarım kalmıştı. Onu tekrar sarıp sarmalamak isterken zenanın attığı ikinci yumrukla geri çekilmek zorunda kaldı.

''defol demir, evimden hayatımdan her şeyimden çık. Seni görmek istemiyorum artık. Lütfen git minenin yanına git. ''

Histerik biçimde çıkan sözler rahatlamasını sağlamalıydı. Ama daha çok kapana kısıldığını hissediyordu zenan. Gittikçe daha fazla ağrımaya başlayan başını ovalarken saniyeler içerisinde gerçekleşen olayın farkına bile varamamıştı. Tek hatırladığı telefonunu almak için demire elini uzattığıydı ama sonrası sadece karanlıktı yanı başındaki duvara çarparken çıkan sesin hayra alamet olmayacağını biliyordu. Henüz neresinin kırıldığını bilmese de karşısındaki adamdan yardım almak istemiyordu. Onun süngüsü düşmüş bir şekilde yere bıraktığı telefonunu almaya çalışırken çarpan kapıyla demirin gittiğini anlamıştı.

***

Gözleri merakla etrafı tararken gittikçe daha fazla sabırsızlanıyordu genç adam. Zenanın en azından daha erken mekâna geleceğini düşünerek hata etmişti. Sahnede bunaldığını hissettiğinde yerini yardımcısına bırakarak sahneden indi. Geleceğini söyledikten sonra zenanın vazgeçmiş olmasını düşünmek istemiyordu. Aralarında yaşanan kısa anlara rağmen yalancı birine benzemiyordu genç kadın. Tek sorunu çıktığı ilişkiden dolayı etrafına güvenmemesiydi. Sonunda zenanı aramaya karar verdiğinde durmadan çalan telefon sadece meşgule düşüyordu. Artan sinirini bastırmaya gayret ederken açılan telefonla birlikte elindeki bardağı masaya bıraktı. Anlaşılan genç kadın sonunda aramalarına dayanamamıştı.

Birkaç saniye sabırsızlıkla sarf ettiği söze rağmen karşıdan duyduğu tek şey bağrışmalardı. Sonunda daha fazla sabırsızlanırken mekândan çıkarak kendisini dışarıya attı. Telefondaki gürültüden bir kadın ve erkeğin kavga ettiği belli oluyordu. Yine de telefonun diğer ucundaki sesin zenana ait olduğundan emin olamadı suat. Daha çok adamın bir şeyler söylediğini işitebiliyordu. Bir eli arabasına yaslı bir şekilde derin derin nefes alırken içine düştüğü sıkıntının kendisi bile farkında değil.

''zenan beni duyuyor musun?'' karşı taraftan kesilen bağrışmalar sonunda sesini daha fazla arttırırken sıkıca gözlerini kapattı suat. Eğer biraz daha cevap alamazsa soluğu polis karakolunda alacaktı. Zenandan ayrılmadan önce ev adresini almadığı için kendisine lanet ederken arabasının içine geçerek kontağı çalıştırdı.

''suat''

Sesi o kadar yumuşak ve az çıkmıştı ki kendisinin bile zor işittiği sesin suat tarafından duyulup duymadığından emin olamadı. Gözlerinden akan yaşları eliyle silerken hala az önce yaşadıklarının şokundaydı. Demir her zaman için kibar bir adımdı. Sadece bir telefon yüzünden bu şekilde davranması gözlerini sıkıca kaparken yerinden doğrulmak için elini yere bastırdı zenan ama aynı anda dudaklarından çıkan iniltiyle kolunu acıyla geri çekti.

''sadece nerede olduğunu söyle biraz sonra yanındayım. '' ağzından soluk soluğa çıkan sözlerden sonra derin bir nefes alarak gazı kökledi. Nereye gittiğini bilmeden öylesine arabayı sürmek yeterince zorken telefondaki sessizlik gittikçe daha uzun gelmeye başlamıştı. Telefonu kulağında sabitlemeye çalışırken ikinci kez telefonun diğer ucundaki kadına seslenme ihtiyacı duydu.

''zenan, lütfen şu lanet adresi söyler misin bana? ''

''gelmene gerek yok, ben iyiyim sadece.. '' zorla yutkunurken dizlerinin üzerinde doğrulmaya çalıştı. Suatın sesinden ne kadar endişelendiğini anlayabiliyordu yine de tüm o hazırlıklarından sonra bu kadar berbat bir şekilde onun karşısına çıkmak istemiyordu. Suatın ikinci kez çıkan sert sesi karşısında başka bir şansının olmadığını anlamıştı genç kadın. Suata adresi söylerken tek eliyle tutunduğu kapıdan destek almaya çalıştı. Onun biraz sonra kapısında olacağından emindi. Ayağa kalktığında gittikçe daha fazla ağrımaya başlayan kolunu oynatmaya çalışarak aynanın tam önünde durdu. Alnından akıp duran kanın yarısı donmuş bir şekilde yüzünü şekillendirirken acıyla yüzünü buruşturuverdi.

Gece için yaptığı tüm planlardan sonra böyle bir son yoktu hayalinde. Eliyle alnına dokunurken gittikçe daha fazla ağrıyan kolu yüzünden daha fazla acı çekiyordu. Dudağında yarım kalan ruju hızla silerek çıkarmaya çalıştı. Demirin kendisini öpmesine izin vermişti. Sıkılı dişlerini gevşetmeye çalışırken çalan kapı karşısında şaşkınlıkla kapının koluna dokundu zenan. Bu kadar kısa sürede suatın gelemeyeceğinden emindi.

Demirin gelmiş olması riskine karşı hızla çarpmaya başlayan kalbi gerilmesine neden oluyordu. Bu zamana kadar kendisine güven veren adam şimdi sadece korkmasına neden oluyordu. Bakışları kapının deliğine doğru kayarken ikinci kez yumruklanan kapıyla sıçrayarak yerinde doğruldu. Ama kapıda gördüğü yüz sadece gülümsemesini sağlamıştı. Hızla kendine doğru araladığı kapıyı geri çekerken beline sarılan ellerle kendisini yere basmıyormuş gibi hissetti.

''gelmişsin. '' yüzünde oluşan gülümsemeyle tek kolunu suatın boynuna sararken onun yaptığı baskıyla dudaklarından acıyla inilti döküldü.

''neler oldu sana böyle. '' genç kadının ağzından çıkan iniltiyle ancak ondan ayrılıp onu inceleyebilmişti suat. Parmakları sinirle zenanın suratına gittiğinde onun alnında donmuş olan kanı okşayarak hafifçe geri çekildi.

''önemli bir şey değil. Sadece küçük bir kazaydı. ''

''seni hastaneye götürmeliyiz. Ben eşyalarını hazırlarken dinlen biraz. ''

''hastaneye gitmeye gerek yok. İyiyim ben kolum sadece incinmiş olmalı. '' suatın kendisini umursamadan tek tek odalarının kapısını açmasıyla şaşkınlıkla kalakaldı.

''yine de basit birkaç testten geçmenin kimseye zarar olmaz değil mi? Hem eşyaların bende kaldığında sana lazım olacak. Ev sana aitse iyi bir emlakçı tanıdığım var kiraya verebiliriz. '' sonunda bulduğu yatak odasından içeriye girerken yatağın hemen yanında komedinin üzerinde duran resimleri görmesiyle derin bir nefes alarak kasılmaya başlayan midesine karşılık yatağa oturdu. Zenan ve o adamın gülümseyen yüzleri hoşuna gitmemişti. Eline aldığı resmi incelerken yavaşça çerçeveyi açarak resmi çıkardı. Ama o an için umurunda olan tek şey zenandı. Resmin diğer tarafını yırtıp parçalara ayırırken kapıda ona şaşkınlıkla bakan kadını fark etmedi bile.

''ne yaptığını sanıyorsun sen? ''

''sana bunu yapan adamı şimdilik sadece küçük bir resimde parçalıyorum. Ama inan bana eğer karşılaşırsak aynısını onun üzerinde de gerçekleştiririm. ''

''sadece düştüm. Bana bunu kimin yaptığını bilmiyordun. Sakın bir daha özel hayatıma burnunu sokup hayatımdaki insanları yargılama. ''

Sinirle burnundan solurken en az karşısındaki kadının da kendisi kadar sinirli olduğunu görebiliyordu suat. Bazı şeyleri alttan almaya çalışsa da hiçbir zaman için bu konularda başarılı olamamıştı. Şimdiyse tüm söz hakkını zenan üzerinde kullanmak isterken onun bu taştan hali kendisini gittikçe daha fazla zorluyordu.

''artık beklemek istemiyorum. Eğer benimle bu gece yeni bir hayata başlamak istiyorsan inan bana sana tüm kalbimi açmak için sabırsızlanıyorum. Ama daha fazlasına katlanamam. Evini bilmeden, telefonun diğer ucunda hangi adamla kavga ettiğini bile anlayamadan sana uzaktan yaklaşamam. Şimdi bir karar ver. Eşyalarını toplayıp benimle gelmek istiyor musun? Yoksa hiç tanışmamış gibi hayatlarımıza devam mı edelim? ''

''özür dilerim. ''

Oturduğu yerden kalkarken karşısındaki kadını acıyla süzdü suat. Çabalamıştı ve olmamıştı daha fazla bir kadını ikna etmek için uğraşmaya niyeti yoktu. Belki ikisi içinde yolun başında bu işi sonlandırmak daha iyiydi. Sinirden ağrımaya başlayan alnına aldırmadan adımlarını kapıya yönlendirdiğinde zenanın bileğine yapışan görüntüsü karşısında şaşkınlıkla ona baktı.

''eşyalarımı sen olmadan bu incinmiş kolumla toplayamam. Bana yardım edecek misin? '' gülen gözlerini karşısındaki adama diktiğinde en az onun da kendisi kadar şaşkın ama gülümseyen suratıyla mutlulukla derin bir nefes aldı genç kadın.

kalpsesi
08-09-11, 17:12
Cerrahi Şefi ,Genel Cerrahi=Opr.Dr.Haldun Göksun
Beyin Cerrahisi (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Beyin_Cerrahisi&action=edit&redlink=1)=Dr.Levent Atahanlı
Kardiyoloji (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kardiyoloji) , Kalp Cerrahisi=Dr. Suat Birtan
Plastik Cerrahi (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Plastik_Cerrahi&action=edit&redlink=1)=Dr,Arslan İbrahimoğlu
Travma Cerrahisi (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Travma_Cerrahisi&action=edit&redlink=1)=Dr.Yavuz Soner
Şef Asistan , Genel Cerrahi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Genel_Cerrahi)=Fikret Eralp
Kadın Hastalıkları ve Kadın Doğum Uzmanı=Dr.Jülide
Aydın
Cerrahi Asistanları(Kıdemli)=
Dr. Leyla Atahanlı
Dr. Aslı Helvacı
Dr. Kerem Şekerci
Dr. Şirin Önal
Cerrahi Asistanları =
Dr. Ela Altındağ
Dr. Zenan Parlar
Dr. Kader Denizhan
Dr. Burak Kuzey
Dr. Hasan Turay
Karekterler Hakkında Kısa Bilgiler=
Türkiye'nin en iyi hastanesi kıdemli ve yeni asistanlarıyla, yeni bir güne başlamaktadır... Ela, Zenan, Burak, Kader ve Hasan! Farklı karakterleri ama ortak bir hedefleri vardır onların. İyi bir doktor olmak!

Leyla, Aslı, Kerem ve Şirin! Onlar da farklılar ama ortak yönleri başarılı ve iyi bir doktorken artık gerçek bir cerrah olmak!
Görünür de kendilerinin en iyi olduklarını düşünen 5 Opr.Cerrah var. Dr.Levent Atahanlı, Dr. SuatBirtan,Dr.Yavuz Soner, Dr,Arslan İbrahimoğlu ve Dr.Jülide Aydın peki hangisi Opr.Dr.Haldun Göksun’dan boşalan başhekim yerini dolduracak?

Ela; ünlü bir cerrahın kızıdır. Herkesin düşündüğünün aksine bu durum hayatını hep daha da zorlaştırır.Hastanede geçecek günlerini zorlaştıracak biri daha vardır. Pek de hoş bir tanışma geçirmediği beyin cerrahı Levent...
Nedeni belirlenemeyen epilepsi krizi geçiren ünlü aktör ilk hastasıdır. Ölümün sınırından dönen aktör, çekilmez davranışlarıyla Ela'yı da canından bezdirir.Üstüne bir de Levent beyin başbelası kardeşi onu kızdırınca ilk günü çekilmez olur.

Zenan diğerlerine hiç benzemez. Sert, kuralcı, hırslı biridir. Hastaneye getirilen töre kurbanı genç bir kızın dramına ortak olur. Hem bir doktor hem de doğulu bir kadın olarak.

Kader; kusursuz güzelliği başına hep bela olmuştur. Güzel olmak zordur, hem doktor hem güzel olmak daha da zordur. Ancak o kimsesiz büyümenin acısını, doktor olabilmek için çektiği zorlukları asla belli etmez.

Hasan; hastaneye gelen yeni evli çifti mutlu edebilmek için elinden geleni yapar. Kocası kalp ameliyatına giren geline bir söz verir. Oysa doktorluğa başladığı ilk gün alacağı bu ders oldukça ağır olacaktır. Üstüne bir de girdiği ameliyatta yaşadıkları… O artık bir MB'dir. Yani doktorların kendi aralarında dedikleri gibi "Morg bekçisi!"

Burak, fazla yakışıklı fazla ukaladır. Her şeyi çok iyi bildiğini düşünür. Tam bir baş belasıdır yani. Cerrahi Bölüm şefi Haldun'la karşı karşıya gelecektir.
Gestapo lakabıyla bilinen ve yeni doktorların şefi Dr. Fikret ise hepsinin kabusu olacaktır.

Dr.Leyla Atahanlı=Levent Atahanlı’nın başbelası kız kardeşi…Zeki üstüne bir de abisi kadar güzel olunca Dr. Levent’in hayatı çekilmez hale gelir.Dr.Levet’in Ela’ya olan ilgisini öğrenmesi sonucu onu biraz kızdırır.
Dr.Şirin Önal=Onun tek bir amacı var diğerlerinin en iyisi olmak ve bu yolda onun kalbini çalmayı başaran Travma cerrahisi Dr.Yavuz Soner onların ilişkisi bakalım Şirin’in kariyerini nasıl etkileyecek?
Dr.Aslı Helvacı=Hem başarılı hem de fazla iyi niyetli yeni asistanlardan Hasan’a M.B. olmanın kötü bir şey olmadığından bahsedip onu koruyacaktır.
Dr.Kerem Şekerci =Hayatın sadece cerrahlıktan ibaret olmadığını düşünen bir yapısı vardır.Cerrahlığın sadece bir iş olduğunu düşünüp Aslı ile ilişkileri hep bir netleştirme çabası içindedir.
Doktorlar yine soluk soluğa !!!

Ela ve Levent aynı anda taksiye binerler
E:Lütfen iner misiniz önce ben bindim
L:Bence ikimiz de aynı anda bindik bu hem yağmurda kimse beni bu taksiden indiremez
E(şoföre)Önce benim bindiğimi beyefendiye söyler misiniz amca?
L:Amcanız mı şöför bey isterseniz soralım amcanıza kim daha önce binmiş ha?
Ş:Ben karışmam siz aranızda halledin artık
E:Beyefendi iner misiniz zaten canım burnumda işe de geç kaldım.
L:Bu yağmurda
E:Erimezsiniz!
Ş:Karar verin artık ya ikiniz de inin ya da devam edin.
Taksi hareket eder.
Ela’nın telefonu çalar.
E:Alo evet benim evet sabah konuşmuştuk tamam 1sn lütfen(çantasını açar bir elinde telefon diğer yandan kalem aramaktadır bir yandan da saçını gözünün önünden çekmeye çalışmaktadır)1dk lütfen kalem bulmaya çalışıyorum(Levent kalem çıkarır verir)Buyrun sizi dinliyorum(Bu sefer Levent Ela’nın saçını düzeltir)Kontrol edip sizi arıyacağım telefonu kapatır)
E:sağda durur musunuz?Şimdi siz iniyorsunuz ve kendinize başka bir taksi buluyorsunuz!
L:Anlamadım.
E:Anlıcağınız dilde anlatırdım ama zamanım yok iner misiniz aşağıya?
L:Afedersiniz ama siz neyden bahsediyosunuz ?
E:Sen hangi cesaretle bana dokunursun ya!
L:Ben sadece yardımcı olmaya çalışıyordum
E:Yardımmış...Centilmenlik yapıp bir kadına takside öncelik tanımazsın ama utanmadan saçını düzeltirsin ne kadar inandırıcı!Sapık mısın nesin!
L:Sapık mı ben mi bakın küçük hanım hakaret ettiğinizin farkında mısınız siz
E:Çok özür dilerim beyefendi ama sizin gibilere hiç tahammülüm yok hemen arabadan inmezseniz sizi poliseşikayet edicem.İnin aşağıya polis çağıracağım.
L:Tamam sakin olun iniyorum.Şemsiye...
Ela şemsiyeyi fırlatır
E:Hödük!

Ley:Bugün yeni asistanlar geliyormuş.
Şi:Süper ezicek yeni kafalar yani!
A:Niye öyle diyosun ki?Biz de bir zamanlar onlar gibiydik şimdi kıdemli olduk.
Şi:Eskiden de bizi eziyorlardı şimdi biz onları onlar da kıdemli olunca yenileri bu bir tür gelenek gibi büyük balık küçük balığı yer.
Ke:Şirin doğru söylüyor ilk zamanlar uzman doktorlar canımızdan bezdiriyordu.Hem birde şimdi onlardan biri bizi asiste edibilirmiş.
Şi:İşte bu!
A:Bana yüzkarası diyebilirsiniz o zaman ben benimkine iyi davranırım.
Ley:Yavuz Bey geliyor.Hadi bize müsaade.
Şi:Nasılsın?
Y:Seni özledim.(Onu yavaşça köşeye kimsenin göremeyeceği bir yere çeker öper.Şirin kendini geriye çeker.)
Şi:Burası bir hastane.
Y:Yani?(Gülümser.Şirin’in utanmasına bayılıyordur.)
Şi:Biri görebilir.(Sorun pek de birinin görmesi değildi.)
Y:Görseler de yadırgıycaklarını pek sanmıyorum sonuçta 6 birlikteyiz.
Şi:Yine de hastanede uzman doktoruyla kırıştırıyo diye adımın çıkmasını istemiyorum.
Y:Peki eğer sevgilim rahatsız oluyorsa bende hastanede dişimi sıkarım.(Sinir bozucu şekilde güler.)
Şi:Sağol.Yani anlayışın için teşekkür ederim.(Şirin sağa sola bakıp yanağına bir öpücük kondurup uzaklaşır.)
(Arkasından gülüp)Y:Hemen de kızardı ya.

F:Sonunda Şirin Hanım teşrif etmeniz ne kadar güzel.
Şi:Afedersiniz hocam.
F:Her neyse birazdan yeni çömez asistanlarım gelicek.Onlara(Leyla hemen cevap verir)
Ley:5 altın kuraldan bahsedeceksiniz.
F:Evet.İşte geliyorlar.
Z:Gestapo kadın mıymış ben erkek zannediyordum.
B:Hala kadınların cerrahi de işi olmadığınıa inanıyorum bence yapabildikleri işleri yapmalılar.
K:Sende yapman gerekeni yapıp çeneni kapasan?
B:Demek manken sensin?
F:Merhaba ben Fikret Eralp asistan şefiyim.Bunlar da benim kıdemli asistanlarım.Hemen tanıtın kendinizi.
Ley:Leyla Atahanlı beyin cerrahının kardeşiyim.
F:Kendini böyle mi tanıtıyorsun bu hiç etik değildi.
Ley:Afedersiniz.
Şi:Şirin Önal.
A:Aslı Helvacı.(Asistanlra göz atarken Hasan’la bakışmaları Kerem’i rahatsız etmiştir.)
Ke:Kerem Şekerci.
F:Evet.Şimdi başlıyoruz.Leyla sen arslan beyin yanına.Şirin sen Yavuz beyin yanına baypasta nedense seni istedi(Gestapo imalı bir şekilde Şirin’e bakış attı.)
Aslı,Kerem sizde taburcu işlemleriyle ilgilenin.Bende çömezleri altın 5’le tanıştırp acile götürüyüm.
H:(Fısıldayarak)Altın 5 ne?
E:Bilmiyorum.
F:Hadi herkes işin başına.
(Şirin ve Leyla uzaklaşırken) Şi:Ya 6 ay oldu gestapo benimle uğraşmayı bırakmadı.
Ley:Bırakmaz tabi sen git uzman doktorunla (hemen şirin sözünü keser)
Şi:Bizimki ciddi bir ilişki.
Ley:Neresi ciddi herkes başkalarından öğreniyor birlikte olduğunuzu.
Şi:Olabilir ama sonuçta çoğunluk biliyor değil mi nerden öğrendiklerinin ne önemi var ki?Yavuz da senin gibi düşünüyor hiç hoşuma gitmiyor.
Ley:Sen insanlara yeterli açıklamyı yapmadıkça bu böyle olur.Neyse sonra görüşürüz.
Şi:Görüşürüz.Of ya ben böyle mutluyum ne gerek var diğerlerinin bilmesine?


Beğenirrseniz devamını yazacağım.:img-hyste

mavigozlum
13-10-11, 22:05
yeni başlıyorum senaryoma. hepinize iyi okumalar. bu senaryo biraz da arka sokaklarla bağlantılı olucak ama daha çok doktorlar tabii ki. önce karakterleri tanıtıcam.

ela: 25 yaşındadır. başarılı bir cerrahi asistanıdır.
zenan: agresif biridir. 30 yaşındadır ve kadın doğum uzmanıdır.
hasan: saf ve temiz kalpli bir cerrahi asistanıdır. 25 yaşındadır.
ayşe: 23 yaşındadır ve cerrahi asistanlığı yapıyodur. çok cana yakındır. çok güzeldir.
yavuz: 32 yaşında bir genel cerrahi uzmanıdır. tunç'un babası mesut'un arkadaşıdır.
tunç: 23 yaşındadır ve ayşenin ortaokuldan arkadaşıdır. liseyi ve üniversiteyi beraber okumuşlardır. liseden beri sevgililerdir. o da cerrahi asistanıdır.
kader: 26 yaşında bir cerrahi asistanıdır. eskiden mankenlik yapmıştır.
burak: yakışıklı ve kadınlara düşkün 27 yaşında uzman bi beyin cerrahıdır.
levent: 38 yaşında yakışıklı bi uzman bi kalp cerrahıdır. didem'le ilgileniyodur.
didem: 31 yaşında estetik cerrahıdır. çok güzeldir ve genç görünüyodur. hastanedeki bütün cerrahlar onun peşindedir. o ise bu kişilerden sadece kendini gerçekten seven levent'le ilgileniyodur. çok başarılıdır. dışardan sert görünse de çok sıcakkanlıdır. ama saf değildir.
fikret: genel cerrahi uzmanıdır. 33 yaşındadır ve agresif biridir. zenanla sürekli kavga etmektedirler.
mesut: tunç'un babasıdır. polistir. agresiftir.



ayşe, ela, hasan, kader aynı evde kalıyolardır.
zenan ve didem aynı evde kalıyolardır.
burak, levent, yavuz aynı evde kalıyolardır.
tunç, mesut ve köpekleri garip beraber kalıyolardır.



1.bölüm- küçük adımlarla yola koyulmak

cerrahi asistanlarının işe başlayacağı ilk gündür. herkes çok heyecanlıdır. hastaneye yeni gelmişlerdir.

k: selam. ben kader.
a: ayşe
t: tunç.
e: ela
h: ha-hasan.
t: asistanların arasındaki tek erkek biziz ha?
a: noldu, şikayetçi misin?
t: yok canım. ne şikayetçi olucam.
fikret gelir
f: oo hoşgeldiniz. ilk günden ne bu labalilik?
d: fikret! kızmasana asistanlara. ilk günden gözlerini korkutuyosun.
f: didem hanım, ben asistanlarımı böyle yetiştiriyorum. sonunda da çok başarılı cerrahlar çıkıyo. lütfen işime karışmayın.
z: fikret! biz senden daha çok yetkiye sahibiz, ve söylediklerimizi yapmak zorundasın.
f: peki zenan hanım!
zenan asistanlara döner, hafifçe gülümser
z: hoşgeldiniz. ben zenan parlar. hastanenin kadın doğum uzmanıyım.
d: ben didem eğri. estetik cerrahıyım.
b: (kadere bakarak) ben de burak. soyadımı bilmeseniz de olur. beyin cerrahıyım.
kader elaya fısıldar;
k: kasınç şey.
l: levent. kalp cerrahı levent. (gülümser)
o sırada yavuz geçiyodur. tunç'u ve diğer asistanları görür. tunçun yanına gelir.
y: tunç?! kazandın mı burayı aslan parçası?
t: kazandım yavuz abi.
y: süper. beraber çalışıyoruz artık. bundan sonra abi yok hastanede. yavuz bey diyceksin.
z: siz nerden tanışıyosunuz?
y: tunç benim abimin iş arkadaşının oğlu. aile gibiyizdir.
d: o zaman buraları tanıdığına göre, iyi adapte olursun tunç.
t: (güler)
f: şimdi, müsade ederseniz, asistanlarımı geri alabilir miyim?
b: tabi fikretçim, müsade senin.
cerrahlar gider bi tek asistanlar ve fikreet kalır. fikret bişeyler anlatır. en sonda ise
f: cerrahlık, iki basamaklık kocaman bi merdiven gibidir. birinci basamağı geçemessen asla ikinci basamağa gelemessin. nasıl merdivenin tepesinden düşerseniz yaralanıyosunuz, cerrahlıkta da, yaptığınız en ufak hata başınıza dert açabilir. daha da kötüsü birinin hayatına mal olabilir. yani, arkadaşlar, asistanlık, küçük adımlarla yola koyulmak demektir...

1.bölüm sonu

yorumları bekliyorum

gamzeli kıss
25-12-11, 18:12
-iki hafta sonra-
ela sabah telefonun sesiyle uyanır arayan leventtir
E: leventt sabahın köründe uyandırılır mı insan ya
L:aşkım sabah mı kalmış saat 11 e geliyo uykucu senii
E:ne 11 e mi geliyo iyi uyumuşum ben ya
L:tatil bu gün zaten uykunun keyfini çıkarmak istediğini biliyorum ama bn de seninle vakit geçirmek istiyorum hadi gel kahvaltıya gidelim bari
E:kahvaltı mı öğle yemeği desek öğlen olmuş nerdeyse
L:tamam tatlım sen nasıl istersen bir saate gelirim almaya
E:tmm aşkım bekliyorum
L: ela..
E: efendim canım
L:seni seviyorum
E: (gülümser) ben de
L:(gülümser ve telefonu kapatır)
ela ise duşunu alır saçlarını kurutur sonra düzleştirir...ispanyol paça kot pantolon ve yarasa kol beyaz blüzünü giyer tek omzunu aşağı indirmiştir..çok hafif makyajdan sora hazırdır)
E:burcuuu...
B:........
E:burcuuu canımm nerdesin(mutfağa gelir dolabın üzerinde bir not bulur)
" tatlım ben buraklayım seni uyandırmak istemedim uykucu arkadaşm bnm öptm seni"
E: hah deli ya :) (derken zil çalar) heh geldi beyaz çantasını da alır kapıyı açar)
E: hoşgeldin canım
L:hoşbulduk hayatm sabah sabah ne bu güzellik böyle çok şıksın
E: sanki senin benden kalır bi yanın var levent ya
L:hadii hadii çok konuştun gidelim artık :)
E:tamam canım
(ela ve levent öğle yemeği için bi restourant a giderler fakat bu yerin arka tarafında açık hava sevenler için masalar vardır o bölüme geçerler buraklar ise tatiden istifade göl knarına pikniğe gitmişlerdir)

(burcu ve burak birbirine sarılmış göl manzarasını izliyolardır arda muhabbet ediyolardır)
B: burak sence biz iyi birer doktor olabilecek miyiz
Bu: tabii ki aşkım şüphen mi vardı sen çok iyi bir doktor olucaksın eminim :) hem bunları konuşmasak da tatilin tadını çıkarsak artık :)
B: öyle mi burak bey(der burağın kolalrından kaçar koşmaya başlar )
Bu: gel buraya...seni kaçak senii (o da koşmaya başlar burcunun peşinden)
B:hadii gelsene ihtiyar yakalayamadın beni bir türlü
Bu: ihtiyar demek he görürsün şem şimdi ihtiyarı(der daha hızlı koşmaya başlar burcu tam bir ağaca elini yaslamş dinlenirken arada burağı gözetlerken burak belinden yakalar ve döndürmeye başlar)
B:yakaldım senii (ikisi de kahkaha atıyolardır) demek ihtiyar he kimmiş ihtiyar grdük burcu hanım
Bu: (hala gülüyordur) bırak bni yaa ihtiyarsın işte ihtiyarrr :D
(burak boş durur mu tam bu sırada yapışır dudaklarına ayrıldıklarında ikisi de nefes nefesedir)
B: sen beni öldürmeye mi meraklısın yaa
Bu: hayır aşkım ama napiyim çok tatlıydın :)
B: off burak ya (utanır ve az önce gölü seyrettekleri yere gider ve oturur)
Bu: utangaç sevgilim bnm (der o da gider burcuya arkasndan sarılır burcu da kafasını burağın gösüne yaslar manzarayı seyrederler)
gelelim ela ve levente
Onlar da kahvaltılarını yapmış Levent Elayı eve bırakıyodur
E: aşşkım kahve içmeye gelirsin dimi
L: aşkım ister de ben gelmez miyim
E: zevzek sen de :)
L: bakalım sizin elinizden kahve içmek nasıl olucak ela hnm zehrlenmem dimi
E: of levent ya çok gıcıksın(bu arada eve gelmişlerdir ela da mutfağa yönelirken levent kolundan tutar ve belinden sarar gözlerine bakar)
L:aşkım şaka yapıyorum senin elinden zehir olsa gözümü kırpmadan içerim ben (der ve öper ela da karşılık verir ayrıldıklarında)
(ela leventn kollarından sıyrılıp mutfağa gider utançtan kıpkırmızı olmuştur Levent te içeri gider koltuğa oturur)
E:levent nasıl içersin kahveni
L: orta olsun aşkım
E: tmm cnm (kahveleri alır gelir yanına da atıştrmalık kurabiyeler getirir)
E: film izleyelim mi aşkım
L: olur cnm da ne izliycez
E: geçen gün burcuyla bi filmalmıştık ama izleyememiştik onu izleyelim :)
L: olur (ela filmi takar dvd ye leventin yanına oturur kafasını göğsüne yaslar sarmaş dolaş izlerler filmi)
L:aşkım film de bittiğine göre ben gidiyim ders çalışırım biraz :)
E: yaa gidiyo musun :(
L: (Elanın yüzünü iki elinin arasına alır) aşkım ders çalışmalıym ama söz telafi edicem bak bu günü
E:.........
L: tmm mı ?
E: tmm aşkım :) (yine öper elayı ve gider)

caglyan
25-12-11, 21:35
''DÖRT DUVAR AŞK''
ELA ALTINDAĞ;Genç güzel alımlı bir kız ama güzel oldğunu bazen kendisi bile fark etmiyor yani fark etcek zamanı bile olmuyor .Aşkı hiç tatamamıs babasının ekseninden hiç çıkmamış.Aslında kendi hayatı diye hep babasının hayatını yaşamıs babasının hayalinde ki kız olmus ama ela bunların hiçbirini istemese bile zorla yaptırlmıs çünkü katı kurallar varmıs ....

NİHAT ALTINDAĞ;Elanın babas disiplinli bu haytta hep onun dedği olmustur aklına yatmayan seyleri hiç yapmmasıtır
bu konuda Elayı bir kukla gibi oynatmıs ne isterse ona göre hareket etmis tam kafasndaki profile uyan bir kız çoçuk yetişmiş elanın yaptıklarını hiçbir zaman beğenemeyen hatta sevgisini gösteremeyen bir babaymıs.
ve haytta en nefret ettği sey iş başarılızslığ ve alnına yenilgi ve haksız olrak kazanlıan bişeye karşı hep şavaşmıs doğrucu bir iş adamı ve hayatta en gıcık oldğunu nefret ettini adını bile duymak istemedği iş adamı Levent Atahanlıdan hiç hazetmememkterdir

LEVENT ATAHANLI;Başarlı tuttuğu kopran her ne kdar da olsa biraz karanlık yönleri olan bir insan başarılzıktan hiç hazetmeyen hırslı tututğunu kopran biri ona göre bişey benm olcak diyorsa kesinlikle onun olur başka yolu yoktur inatcıdır ve bu yüzden diğer şirketler tarafından sevilmez hem bu kdar başarlı olması hemde birazcıkta olsa karanlık ilerle işlerini çzöemsi ama bu onu ne yıldırycak ne de utandırmamsıtır hatta kimseyi takmaz bu hayta aşk kapını
hiç çalmamıs uzun süren bir birlikteği var ama o da hayatı tek başına geçirmemesi için ve iş alemdeminde
Nihat Altındağ soyadını duymaya tahamüülü bile yok
(ŞİMDİLİK BAŞ KAREKTERLER BUNLAR DİĞERLERİNİ HİKAYE İÇİNDE VERCEM)
UMARIM beğenrisiniz ilk izlenim ve yorumlarınz benm için çok önemli
''DÖRT DUVAR AŞK''
Her zaman ki gibi kalk yüzünü yıka ve aşağıdan annemin sesi
nazenin:elaaa kızım hadi kalk baban şimdi sinirlencek hadi yavrum bağırtırma sabah sabah
E:geldim anne geldim kaç yasşındayım ama hala babamdan fırça yiyiorum çalışmaya başladım bişeyi beğenmiyor işime karışıyor babam bana torpil yapmasın diye sabah erken şirkte ben gidiyorum neden Nihat Altındağ kızına torpil yapmasın desin diye temizlikçiler ile birlikte giriyorum bomboş şirkte ve herkesten sonra çıkıyorum benm hayatrım bu anne
NA:kızım biliyorum ama napcasın baba işte huylu huyundan vazgeçer mi ah kızım ben kaç senedir ne cekiyorum ama napıyım hadi yavrum
E:hadi gittim ben
NA:bu arada kaan nerelerde annesiyel görüştük kızım nişanlını ihtmal etme
E:nişalmım mı anne çalışmaktan zaman ayıramıyorum hoş oda yoğun çalışıyor o beni biliyor ben onu çoçukluğumuz beraber geçti aynı okul aynı lise aynı üniversite ve nişalım bakalım
NA:baban çok seviyor ama
E:ya öyledir nasıl seviyorsa saşırdım ama kaana söylerim neyse ben çıktım
Ela şirkte gelir erkenden çalışmaya başlar
babası şirkte gelir
X:günadyın Nihat Bey
Nİ:günaydın der odasına geçer hemen dosyaları karışmaya başlar
Ela ise çalışmaktan sıkılır kaanı arar ama ulaşamaz
E:nerde bu ya bu kdarda çalışılmaz ki tamam babamın gözüne gir ama bu kdararı abartıı
Öğlen olur ela hazırlanır
en yakın dostu Zenanın yanına gidicek
Nİ:ela hanım nereye çalışma bitti mi
E:ewet Nİhat Bey farkındasnız öğle mesasi herkes gibi bende işimi bitrdim yemeğe gidiyorum
Nİ:iyi git fazla oyalanama
E:emredersiniz!!!!! bıktım ya bıktım der sinirle Zenanın yanına gider
Z:ooo sen Nihat amcadan izin alıp gelirmisin
E:aman zor geldim kapıda bir sürü sordu sordu ya valla bıktım bu hayattan heycan yok zenan ölüp gitcem bu dosylar arasnda yaa adelet mi bu bazen diyorum keşke başka bir adamın kızı olsaydım
Z:yapcak bişey yok kaderine razı gelcesin kaanı ara buluşun bişeyler yapın
E:oda sağolsun iişinden vakit ayıramıyor babammı yaranmaya çalışyor bilmiyorum yA TElefonuda cevap vermiyor
Z:belki şarjı bitmiştir kim bilir arar döner o sana
E:inşlaah eğer dönerse akşam bişeyler yapalım diycem yoksa ben bunalcam ya
Z:tamam canım iyi olur
*******
x:Günaydın levent bey
L:odama kahveyi getir hemen
X:peki efendim
L:bir seferdde doğru getirsinler hemen kahvemi masam göreyim ama yok
S:abi hayırdır yine formundasın
L:kahvem yokk!!!
S:offf çok büyük problemiş
L:suat dalga geçme gece hiç uyuymadım yorgunluğum alması lazım bir sürü iş var
S:hayrıdrı gene nerden söndrüdün feneri
L:fener filan söndürmedim senin alıycağın tarzda bişey yok başka iş filan yorgunum işte
S:tamam canım senin ki nerde
L:nerdeyse nerde ya bugün bana bulaşmasında ne yaparsa yapsın cekemiycem
S:bu kdar kaba olmak zorundamısın
L:bu mu kabalık haaahaa der güler çaılışırlar levent kahvesini yudumlar
L:su Nihat ALtıdağ var ya canımı sıkmaya başladı hersye burnu sokuyor ya nefret ediyorum silecem onu iş dünyasından görcek zor sabrediyorum
S:oğlum adam ihtiyarın teki ne uğraşıyorsun
L:hadilen bir ihtiyar bu kdar güçlü olur daha başka seyler var
S:eee oğlum eski kurt o yılların tecrübesi
L:hiç umrumda değilim uyuz bir tipi var haz etmiyorum haklı o sanki bir tek dürüst iş yapan o
S:yanlış sayılmaz oğlum
L:hadi bee derken kapı açılır şebnem içeri girer
Ş:günadyın aşkımmm aramadın beni
L:işim vardı
S:neyse çifte kumrular ben sizi yalnız bırakıyım
L:suat işimiz v ardı ama
S:yoo yoktu siz eğlenin der çıkar
Ş:aşkım çok özledim seni dün gece gelemdin
L:hergün senin yanında olmak zorunda değilim dimi sebnem bıkraızzzz yoksa
Ş:leventtt yeterrrr biz seninle daha kaç yıl sevigli kalcaz dalga geçiyorlar uzatmalı sevgili diye evlenlim
L:bana bak sebnem bu ilişiki koşulum neydi benm benden evilik beklemeeeeee ben evlenmemmm sensin heryseş kabul eden bana kalsa ben tek gecelikten yanayım su güne kdar iyi sabreyiroum ya buna alış yada kapı bak orda
Ş:leventt ama
L:aması yokkk ya uzun süreli sevgili olursun ya da kapıdan çıkıp gidersin çokta umrumda olmazzz anladın mı bana böyle laflar gelme en nefret ettğim şeydr
Ş:özür dilerim der öpmek için yaklaşır levent geir çekilir
L:işim var sana ayrıcak vaktim yok
Ş:ama kaç haftadır buluşmadık
L:napıyımm gez işte alışverşi filan yap biliyorsun o alışveriş yapman iiçin verğim pararlr bu iş sayesinde
Ş:çok kabasın levent
L:ben hep böyledim sebnem şimdi mi zor geldi sanaaa giderken kapıyı kapat der hiç ilgilenmez
Zaten levent hep böyledir kaba herseyi dosoğru söyleyen ukela kendiğine günven tam
şebnem ağlarak çıkar.
Akşam
E:alo kaan sonunda açtın ndersin sen
K:işim var canım gelemiycem biliyorsun yoğunum
E:iyi anladım işin biince ara bari bir çay bari içerlim
K:ela işim var
E:tamam
NA:noldu kızım
E:işi varmıs ya
Nİ:oğlanı oylama çalışşın ne güzel örnek al biraz
E:doğru söylürsun baba ne desense bizde diğer çiftler gibi değiliz önce sorumluk iş der sofradan kalkar
Nİ:nereyee yemeğin bitmedi
E:izinv erisinse zenan gidicemmm
Nİ:geç kalma
NA:nihat ela aklı başında bir kız ne yapcağını bilir
Ela evden çıkar bir zenanı arar bir gece klübne gelir
X:oo ela sen ve gece klübü baban izin verdi mi senin ödevlerin yok mu
E:çok komik ya çok espirilisin sen
Ela zenan köşeye çekilir
E:salak ya çalışıyormus ben ssan vakit geçirelim dedim maksimım yarım saat insan zaman ayırambilir nasıl ilişki ben anlamadım
Z:boşver o salağı ya der durur ela kız acaba sen onunla yakın değilisin ya
E:nasıl yakın
z:diğer sevgililer gibi değilisin ya babanda filan dolayı bozulmus olmasın
E:yok artık babamı biliyor ve benm öyle seyler yapmıycağıda evlenmeyi bekliyordu çünkü ben evlenemeden olsun istemem hem bana ters benden önce babama ters
Z:benm ki sadece öneri
Lventte o klübe gelir yanında yardımcılar yoktur suat ve o
oturlarl sorna barmenlerin oldğu msada Ela dikkatini çeker
L:bakarmısın şu bayanlar kimn ilk defa görüyorum normalde hep buradym ya yabnacı geldi
s:snaane lan
L:sen bir sus
X:hanginler levent bey
L:su bayanlar
X:söylemem levent garsnon eline 200 lira sıkıştırı
X:ela hanım ve zenan hanım
L:kim ben biliyorum
X:ünlü iş adamı Nihat altığdağın kızı
L:hangiisi kısa saçlı mı
X:yok efendim o arkdaşı uzun saçlı bayan
L:yaaa der bakar sağol
S:ne düşüyorsun levent sakın aklımdan geçeni düşünme
L:ne geçiyor
bakalım ne olcak
iilk yorumlarnız benm için önemli beğenip beğenemdiğize dair yorum yaparsanız çok sevirimi

doktorlarhasan
03-03-12, 15:24
Aşk Şimdi Başlıyor...
8. bölüm.


Direnç: Özlem ciddi misin sen?
Özlem: Malesef hocam, ama hasan hoca zeynebe bişiler söyledi duyamadım.
Direnç: Off bu kötü oldu. neyse içeri gidelim şüphelenmesinler.
Ela: Nerde kaldınız?
Özlem: Hiiiç.
Zenan: Kızlar size Elayla bişey açıklıycaz :D
Ela: Zenaan!
Zenan: Ama ela kızların bilmeye hakkı var.
Arzu: Abla kötü bişey mi oldu?
Ela: Hayır canım.
Zenan: Ela hamile :)
Zeynep: ama nasıl? ela sen. yani bu nasıl olur?
Ela: BEnde bilmiyorum.

dirençin telefonu çalar.

direnç: Kaan arıyo
Direnç: Alo
Kaan: ....
Direnç: Tamam tamam geliyoruz.

Arzu: Noldu hocam?
Direnç: Ela. levent
ela: nolmuş levente
direnç: Şey. trafik kazası ge-
Ela: Bayılır.
Zenan: Elaaaaaaaaaaa.

.....................................

Hastane.
Ela: Hocam hocam levent iyimi?
Haldun: Ela bak
Ela: Noldu levente noldu?
Haldun: Levent, durumu çok ağır..

Fon müziği

Kaldım, bir deniz ortasında,
Yalnız seni bekledim.
Suskun bir yağmur sonrasında,
Bir tek,seni istedim

Aşkın bir gül misali,
Solarken de hala;
Sen kokan dili.

Ağla bitecek gibi,
Zamanla geçecek gibi;
Bak çiçeğine sen, solmasın,
Bir gün dönecek gibi.

8. bölüm sonu. devamı gelicek.

gamzeli kıss
22-05-12, 19:52
(Biraz snra burcu eve gelir ela da uzanıyodur koltukta)

B:ben geldimmm
E:hoşgeldin canım
B:hoşbulduk canım nabıyosun sen
E:gördüğün gibi uzanıyorum birazdan ders çalışıcam sen de erkenden çıkmışsın
B:ah sorma burak piknik yapalım diye tuturunca kıramadım iyi de oldu hava güzeldi
E:iyi yapmışsınız canım
B:ee sen naptın
E:leventleydim kahvaltı yaptık işte sonra eve geldik film izledik
B:onu bunu bırak da aliyle cenke nasıl söylüycez hadi söyledik diyelim nasıl tepki vericekler
E: bilmiyorum sonuçta yıllardır dostuz akşam yemeğe çağırırız konuşuruz işte
B:işte bu iyi fikir ben arıyım söyliym Aliye o zaman(aliyi arar)
A:efendim canım
B: napıyosunuz kanka
A:iyiyz kanka napalım ders çalışıyoduk
B:hmm iyi bakalımm aşkam bize gelin berbaer yemek yiyelim olur mu ?
A:makarnandan bi dde salatandan yapçaksan gelirim kanka
B:(gülümser) kankam ister de yapmaz mıyım ya
A:oo tmm o zamn sizdeyiz akşam

(kızlar yemek hazırlamaya koyulur akşam olur)
kapı çalar..
E:ben baktım canım...Hoşgeldinizz geçin bakalım
C:hoşbulduk cnm Al bakalım(elindeki pastayı verir ) A:hoşbulduk cnm
B:hoşgeldinizz..ya ne zahmet ettiniz
C&A hoşbuldukk canım
A:ne saçmalıyosun sen ne zahmetii :)
B:hadi siz oturn bn getiriyorum yemekleri
C:oo herşey süper elinize sağlık valla siz bu gidişle çok boş bırakmazlar
A:hoop hop abi bizden kız almak kolay mı ya
(Elayla burcu şaşkınlıkla birbirlerine baktılar nasıl bir tesadüftü bu böyle)
B:oo kanka biz de hemen gidicez demiyoruz zaten :)
E:yalnız sizinle konuşmak istediğimiz bi şey var
C:konuşun bakalım sizi dinliyoruz
B:bizim yani elayla benim
C:evet canım elayla seenin ?
B:ya bize hani geçen kahvaltıda mesajlar gelmişti ya
A:lar ? sana da mı geldi yani?
B:evet ama konumuz bu diil kankacım..o mesajlar bizi erkek arkadaşlarımızdandı
E:Evet..
C&A: NE ?

gamzeli kıss
22-05-12, 19:57
7.BÖLÜM

E: yaa yapmayın böyle
B:onlar sizin yerinizi alamaz hiçbir zaman ama gönül işte kimi seçecğini bilmiyor
A:bak canım bizim aramızaa girerlerse döveriz onları hee dünyayı dar ederiz hem kim ki bu şanslı beyler ?
E:giremezlerr buna izin verirmiyiz sanıyosunuz cnm benim
B:Levent ve Burak
C:neee? nasıl yani ya siz daha geçenlerde kavga ediyodunuzz ?
E:o aylar önceydi canım bir anda oldu işte ya napiyim
C:oyy kıyamam bn canıma ama o leventin de burağın da bir hatasını görürsm oyarım gözlerini
E:tamam abicim :)
C:Abiicmmiş zevzek seni (Gülerler ve böyle tatlı tatlı knouşurlar herkes evine dağılır)

Aylarrr sonra..ela ve leventin ilişkileri gayet iyi gidiyordu burak ve burcu da çok mutlulardı beylerin ve bayanların da tepkileri güzel olmuştu beraberlik haberlerini alınca...Bir sabah Ela Levente sürpriz yapmak için Levent in evine gitmeye karar verdi anahtarı yoktu ama yedek anahtarın nerde olduğunu biliyordu erkenden kalktı ve yola çıktı kahvaltıyı da beraber yaparız diye düşünüp eve geldi sessizce kapıyı açtı veiçeri girdi..tam Leventin odasına yönlenicekti ki mutfaktan gelen sesleri duydu..

L: domatesleri verir misin canım
X:yoksa bana menemen mi yapıcaksın
L:evett sabah sabah ne bekliyodun tatlım börek de açayım istersen
X:hmm aslında güzel fikirmiş biliyo musun aşkısı
L:ben ce de hayatım ama vaktim yok
X.dur yardım ediyim bari o zamn ben dee masayı hazırlıyım
L:ya sen otur yoramam ben canımı hazırlarım iki dakikada
X:off saçmalamasana sen aşkıma kıyamamm ben
L: canımsın sen (sarıldılar ve ela da bunu gördü leventin yanında gayet güzel , çekici bir bayan vardı ve bunalrı duyunca şok oldu artık gözlerinden akan yaşlara engel olamıyordu Levent bunu ona nasıl yapmıştı sonra dışarı attı kendini birden ama o üzüntüyle anahtarı düşürmüştü ve kapıyı kapatmadan gitmişti .. levent bu sesi duyunca hemen kapıya yöneldi ama hiçkimse yoktu çok şaşırdı sonra kapıyı kapatıp içeri girdi)

X:kimmiş canım
L:bilmiyorum anahtar içerdeydi ve kapıyı açıktı
X:ne yani demek ki bilen biri
L:evet ama kim olabilr ki gelmişse neden haber vermeden gitmiş
X:Allah Allah..neyse bnm işe gitmem gerekiyor canım bırakırsın dimi beni
L:bırakırım zaten ben de okula gidicem
X:hadi o zaman

Ela hemen eve gitti zaten Burcu da yeni uyanmıştı ve elayı o halde görünce şok oldu

Bu:Elaaaaa bu halin ne noldu sana canım böylee ?
E:burcuuu (sıkıca sarıldı arkadaşına ve ağlaması daha da hızlandı)
B:canım benim noldu sana böyle sakin ol biraz hadi sil gözyaşlaırını anlat bana
E:(ela herşeyi analtır burcuya) ya bunu bana nasıl yaparr nasıll ! aklım almıyo bi türlü Neden böyle bi şey yaptı bana ben o na ne yaptım ki sevmekten bakşa ne yaptım onaaaaaaa (yere çöküp yine ağlamaya bşladı)
B:canm bi sakin ol belki yanlış anlamışsındır
E:neyi yanlış anlayım ki sen burağı bi kadınla sarmaş dolaş görseydin ne yapardın burcuu
B:tamam canım haklısın ama mahvolmuşsun cnm bak bu gün önemli bi sınavımız var okula gitmeliyiz şimdi banyoya gir sen elini yüzünü yıka bi kendine gel okula gidelim
E:ben girmiycem sınava sen git
B:olmaz ama çok önemli sen de biliyosun bnm için gelicksin bak lütfen
E:tamam ama hiç bi şey yapamam ki bu kafayla ben

(daha sonra hazırlandılar ve okula gittiler Ela Levente görünmemeye çalıştı sınav zamanına kadar çünkü ne onu görmek ne de sesini duymak istiyodu Levent onu defalarca aradı mesaj attı ama hiçbirine cvp vermedi ve sınavdan sonra burcuyla beraber eve gidiyorlardı ki...Karşıdan gelen Levent ve Burağı gördüler)

L:(levent elanın halini görünce şok oldu gözleri kan çanağına dönüştü kıpkırmızıydı ) elaa bu halin ne bitanem seni sabahtan beri arıyorum neden cvp vermiyosun (elini tutmak istedi)
E:dokunma bana Leventt..!!! bundan sonra yüzünü bile görmek istemiyorum hatta sesini bile duymak istemiyorum anladın mı istemiyorummmm..!
(burak da çok şaşırdı bu duruma Cerene ne oldu gibisinden bakış attı ceren de sadece burağa bakmakla yetindi)
L:ela noldu niye böyle davranıyosun ne yaptım ben sana ???(ela bu sırada levente tokat atar levent şok olmuştur ama çok da kırılmıştır )
L:sen gelsene benimle (Elayı kolundan tuttuğu gibi arabaya bindirdi ve gaza bastı)

B: aşkım noldu şimdi Ela neden böyle davrandı Levent e
Bu:offf sorma burak ya (anlatır burağa olanları)
(burak gülmeye başlar)
B:ay inanmıyorum ya sırf bunun için mi üzüldü yani ela
Bu:Burakkkkkkkkk sen iyi misin ya nesi var bunu gülünücek ?
B:aşkım Leventin yanındaki bayan ablasıydı ya dün gece işten dönerken bize geldi gece bizde kaldı
Bu:neeeee ablası mı inanmyorum ya Levent niye haber vermemiş o zaman
B:canım napsın gecenin bi vaktinde uyandıramaya kıyamamıştır
Bu: bi dakika bi dakika "tır" derken sen dün gece evde değilm iydin burakk !
B:hayatım sakin ol evdeydim de ben sabah erkenden kalktım okula geldim bi kaç işim vardı faturaları falan da ödedim onlar kahvaltı yapıp çıkmışlar
Bu:ayy inanmıyorum ya
B: sinemaya gidelim mi ?
Bu:olurr..:)))

Levent ve Ela da ise

E:durdur arabayı inicem
L:................
E:durdursanaaaa ya durdurrrrrrrrr
L:(Levent sahil kenarına gelir arbadan iner ve Elayı da indirir)
L:evet şimdi anlatın bakalım ela hanım derdinizi neymiş bu sinirinizin sebebi ? ne yaptım ben sana ?bu tokadı hak edicek kadar ne yaptım hee neee !!!! Niye bana bu şekilde davranıyosun...........???
E:peki sen beni nasıl bu kadar kolay aldatabiliyosun Levenettt nasıll..!!!!
L:ne ? aldatmak mı ? ela sen neden bahsediyosun Allah aşkına yok öyle bir şey !!
E:nasıl yok ya nasıl yokk !! bu sabah kendi gözlerimle gördüm levent sevgilinle nasıl tatlı tatlı şakalaştığını ona nasıl sarıldığını !!!
L:sevgilim mi ? bu sabah gelen sen miydin yani ??
E: evet bendim dedim güzel bi sabah sevgilime sürpriz yapayım evine gidip kahvaltı hazırlayayım sonra uyandırıyım da güne güzel başlayalım ama bi baktım Levent bey bi kadınla sarmaş dolaş Aşkım hayatım canım !!
L:Ela sana inanamıyorum o benim sevgilim sandığın bayan kimdi biliyo musun ablamdı !!!
E:(ela bunu duyunca şok olur ve bin pişman olur Levente vurduğu için) Ne..?(sesi daha da kısılmıştır)
L:evett ela hanım ablamdı..!! Ama sen bana güvenmediğin için sevgili yakıştırmasını çok güzel yapmışsın bravo sana ela...
E:benn...ben..(daha çok ağlamaya başladı).......özür dilerim Levent..Levente yaklaştı elini tutmak istedi ama bu sefer de levent izin vermedi..
L:sen bana güvenmiyosun Ela hem de hiç şimdi istediğin kadar özür dile hangisi o tokadın verdiği kalbimde açtığı yarayı sarabilir ??
E:leventt affet nolur bak ben bi hata yptım çok özür diliyorum çok pişmanım....
L:(levent Elanın bu haline daha fazla daynamadı kıyamadı yine birtanesine ama küçükbi oyun oynadı ) Nasıl affedeyim ki seni çok kırdın beni çook ayrılalım ela bitsin.
E:nee ?? hayır..!!! olmaz izin vermem buna
L:sen herşeyi bitirmişsin zaten içinde
(Ela bunu üzerine daha çok ağlamaya başlar..)
E:levennt nolur bırakma beni dayanamam ben sensizliğe nolu aşkım son kez affet beni(levent artık iyice yumuşamıştır birden elaya sarılıverir)
L:şaşkın şey nasıl düşünürsün seni aldatacağımı ben seni bu kadar çok severken nasıl bakarım bi başkasına
E:(elada bunun üzerine daha çok sarılır Levente)Aşkım..seni çok seviyorum Levent çokk ama seni kaybetmeye dayanamam..
L:şşş tamam birtanem ağlama artık kıyamam meleğime(elanın yüzünü avuçlarına alır gözyaşlarını siler )
E:seni öyle görünce yani ablana sarılmış çok kıskandım Levent daha önce kimseye bu kadar içten sarıldığını görmemiştim..ama seven insan kıskanır napiyim..Hem ben de nerden biliyim seniin ablan olduğunu daha ailenle bile tanışmadım kii(elaa çok büyük bi pot kırdığını anlar )
L:demek ailemle tanışmayı bu kadar çok istiyosun (gülümser)
E:şeyy..Levent bi anda azğımdan kaçtı işte hadi gidelim eve ben hiç bi şey yemedim sabahtan beri karnım acıktı
L:dur bakalım Ela hanım kaçamzsınız ben de sana bunu söylüycektim bu gün aslında artık ailemle tannıştırmak istiyorum seni canımdan çok sevdiğim kadını tanımalarını istiyorum
E:Ben de seni çok seviyorum levent
L:hadi yemeğe gidelim bi şey de yememişsin sabahtan beri sen
E:olur..(restourana giderler )

Burcu ve Burak ise sinemaya gelmişlerdir
Bu:ee hangisine giricez
B:hmm korku filmi var bak burda ona girelim
Bu: olmaz evde izleriz korku filmini ben aşk filmine gitmek istiyorumm
B:tamam o zmn gel şuna bilet alalım
(salona girerler ve bir süre sonra film biter fakat burcu yine gözyşlarını tutmamıştır)
B:aa sen de amma sulugözsün ya
Bu:ama napiyim çok duygusaldı
B:gel hadi yemeğe gidelim acıktım ben
Bu:hmm o zamn bize gidelim beraber yemek yiyelim :))
B:işte buna hayır diyemiycem..

Elalarda eve gelmişlerdir Leventle beraber oturuyorlardır
(Ela Leventin göğsüne başını koymuş Levent te Elayı sıkıca sarmıştır ve sonra)
E:Levent
L:efendim canım (ela leventi tokat ettığı yanağından öper)
L:bu ne içindi aşkım
E:şey tokat attım ya hala kızıyorum kendime bunu nasıl yaptım diye zaten
L:hmm o zaman bi daha öp ben anlamadım bi şey
E:hmm gel buraya (yanağına yönelmişken levent dudkalrına yapışır sevgilisinin öpüşürler)
E:oldu mu levent bey
L:çok güzel oldu Ela hanım (bu sırada burcuyla burak gelirler)

Bu:sen geç cnm ben mutfakta bi şeyler hazlayıp gelicem
B:olmaz ben de...aa elalarda burdaymış
E:Burak hoşgeldin,n,z
L:hoşgeldin abi
B:hoşbulduk canım biz yemek yiycez açsınızdır umarım .d
E:sen otur cnm biz hallederiz burcuyla
B:tamam o zamn

(Ela burcunun yanına gider yemek hazırlarlar yerler ve beyler bir süre sonra evlerine gider...)

Bu:barışmışsınız
E:sorma cnm ya yanlış anlamışım
Bu:biliyorum canım burak anlattı
E:evet oda zaten erken çıkmış ondan evde yokmuş ya
Bu:sınavını da yapamadın doğru düzgün inşallah kalmazsın
E:off bilmiyorum yaptım bi şeyler
Bu:ahh elaa ahh

_Selcan_
03-06-12, 02:16
BENİDE YAKTIN
Beni de yaktın beni de yıktın
Dedin unut diyorsun elimde değil ki
Unutmak istesem bile unutamıyorum
Canımdan bir parçasın söküp atamıyorum…

Sen giderken benim kalbimide götürüp gittin.Duygularımı aldın önce benden sonra hayallerimi,sonra sevgimi, sen insanlığımı aldın benden. Öyle bir gittin ki kurtardın kendini .Ya ben ? Ben na’pıcam ? Bu kadar acıya nasıl dayanıcam. Sen öldün ve kendini kurtardın, bense acılarla baş başa kaldım.Sen hayatım boyunca unutmayacağım bir yara açtın bende. Gidişin değilde bana bıraktığın hatıran çok koydu bana . Seni güzel hatırlamak isterdim ama olmadı , kalbimdeki yarayla bıraktın beni.
Tam ortasındayım hayatın . Tek başınayım bundan sonra. Yalnızlık koymaz fazla , ama en çok bıraktığın yara adamı yıkar,mahveder.
Sen benimle oynadın ,alay ettin. Duygularımla,hislerimle,hayallerimle oynadın. Kendine oyuncak arıyormuşsun , buldun dalganı geçtin ve gittin.Ölmekle olmuyor be adam , ölmekle olmuyor ! Geride bıraktıkların en çok insanın canını yakıyor.
Sen bana hiç acımadın .Eğer acısaydın böyle bir şeye kalkışmazdın.Bana kıyamıyordun öyle mi ? Hah.Kıyıyorsun , hem de öyle güzel kıyıyorsun ki.. acımadan..
Ne kadar zaman geçer bilmiyorum , ne olur bilmiyorum. Ama.. bana bıraktığın yara.. Ömrümün sonuna kadar bende kalacak ve ben unutmayacağım… !
Bana bunu yaptın ya .. Senden , senden .…

S O N
“Siz , siz olun asla sevdiklerinizi kandırmayın , onların kıymetini bilin , onları sevginizden mahrum etmeyin , onları kaybetmeyin yoksa kaybettiğinizde sizde kalan derin bir yara olur ve kolay kolay unutamazsınız , o yarayı hayatınız boyunca taşırsınız…”

_Selcan_
03-06-12, 02:38
YENİDEN DOĞUŞ
Bittim…
Herşeyimi kaybettim…
Sevdiğim adamı , hayatımı paylaşacağım adamı kaybettim…
Ben şimdi onsuz na’pıcam …

Genç kadın kendi kendine söyleniyordu bir köşede. Genç adam ağlamaklı bir ses tonu duydu ve bakışlarını köşede büzülmüş ağlayan bir kadına çevirdi.
Merak etmişti neden ağladığını, onu bu kadar kahreden şeyin ne olduğunu merak etmişti.Usulca yaklaştı genç kadına ağlamaktan kızarmış gözlerine baktı.
Tanımıyordu yanına gelen genç adamı. Utanmıştı yüzü kızarmıştı , burada oturmuş ne yapıyorum diye düşündü kendine kızarak..Kendine çeki düzen verdi ve gözyaşlarını sildi hafifçe.
“afedersiniz gitmem gerek..”
Genç adam kadının bileğine dokundu usulca gözlerine sevgiyle baktı.
“Uzun zamandır ağlıyorsunuz , bir derdiniz olmalı , eğer anlatmak isterseniz…”
“hayır teşekkür ederim sadece eve gitmek istiyorum”
Genç kadın adamı dinlemeden ayağa fırladı . Ayağa kalkmasıyla sendelemesi bir oldu ama son anda genç adamın tutuşuyla yere düşmekten kurtuldu.
Nefesi yüzüne geliyor daha kötü oluyordu , ağlaması giderek artmış ayakta zor duruyordu.
“buradan gitmek istiyorum”
Genç adam genç kadını bedenine yasladı ve bardan çıktılar. Onu arabasına bindirip yola çıktılar. Genç kadın yolda sahile gitmek istediğini söyledi.Ve sahile geldiler.Sahile geldiklerinde genç kadın banka oturdu genç adamda yanına gitti.Kadın başını adamın omuzlarına yasladı ve başladı her şeyi anlatmaya.Kelimeler bir bir dökülüyordu ağzından, o anlattıkça ağlaması daha da şiddetleniyor , gözyaşları durmak bilmiyordu.Adamsa teselli etmeye çalışıyor sadece dinliyordu.
Genç kadın uyandığında kendini daha adını bile bilmediği adamın kollarında buldu bedenini. Dün gece ne olmuştu da bu vaziyete gelmişlerdi , hatırlamaya çalıştı . Biraz düşündü ve her şey aklına geldi.Yapmış olamazdı her şeyini bir yabancıya anlatmış olamazdı.Dehşetle açıldı gözleri ve yatakta huzursuzca kıpırdandı.
Kollarında uyandığı adamla , Suatla bir süre görüşmedi Zenan. Aradan biraz zaman geçtikten sonra genç adam onu aradı.
“Zenan , benim Suat , iyi misin ?”
Telefonda duyduğu sesle şaşırsada gülümseyerek cevap verdi.
“Suat , iyiyim daha iyiyim sen nasılsın ? Umarım sana verdiğim rahatsızlıktan dolayı iyiysindir.”
“Yapma Zenan , gayet iyiyim , bana rahatsız etmedin , sana faydam dokunduysa sorun yok.”
“Evet ,evet iyiyim.”
“Buluşalım mı bir yerlerde , ne dersin?”
Genç kadın kısa bir süre düşündü ve memnuniyetle cevap verdi.
“Neden olmasın , nerde buluşucaz.”
“Bildiğim çok güzel bir kafe var , pastaları çok güzeldir , istersen oraya gidebiliriz.”
“Ahh , tabi neden olmasın, güzel olur”
“Tamam yarım saate geliyorum , görüşürüz.”
“Görüşürüz.”
Yabancı dediği adam şimdi en yakın arkadaşı olmuştu . Onunla konuşuyor sohbet ediyordu.Onun yanında kendini iyi hissediyor mutlu oluyordu genç adam içinde durum farksız değildi.
“Zenan , sana bir şey söylemek istiyorum, aslında nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum”
“Söyle.”
Merakla bakıyordu genç adamın gözlerine. Suat genç kadının ellerine uzandı usulca dokundu. Gözlerine sevgiyle bakıp konuşmaya başladı.
”Zenan , ben .. benimle evlenir misin ?”
Genç kadın bir an şaşırsada gülümseyerek cevap verdi ,Seviyordu Suat’ı , onu bu ızdıraptan çekip kurtaran oydu , onunla mutlu olabilirdi.Düşünmeden cevap verdi.
“Evet , seninle evlenirim.”
Genç kadının yüzünü avuçları arasıan aldı genç adam ve dudaklarına uzanıp tutkuyla öptü.
“Seni seviyorum sevgilim , seni seviyorum”
“Bende seni seviyorum Suat”
Birbirlerinin kollarında geleceğe umutla , sevgiyle yeni bir adım attılar . Bu Zenan’ın dönüm noktası , yeniden doğuşuydu…


S O N

“Sevgi insanlar arasındaki en güçlü bağdır,Öyle bir bağdır ki bu bağın aşamayacağı hiçbir şey yoktur. Sizde sevdiklerinizden sevginizi mahrum etmeyin. Onları sevin ve bırakmayın…”

caglyan
06-07-12, 18:12
KALBİM

ELA ALTINDAĞ ; Genç delidolu yaşama sevinci olan hayattan kormayan , göründüğünde herkesin yüzünde tebessüm oluşturacak bir kız.Ta ki başına gelenlerden sonra genç kızı bir sürü ardı arkası kesilmeyen olaylar bekliyor.Bakalım Ela bu işin içinden nasıl çıkacak
http://www.dizimizi.com/resimler/6000/yasemin-ergene39.jpg

LEVENT ATAHANLI ;Başarılı , yakışıklı ,karizmatik tüm kızlar hayran ona ama o hiç birine bakmaz.Sert görünümlü sinirli biraz da maço .Şimdiye kadar hayatına bir sürü kadın girmiş ama hiçbirine aşık olmamış.Babası öldükten sonra ailesine düşkün biri olmuş.Evde annesi halası kuzeni ve eşi ile birlikte yaşamaktadır.
http://www.muzikdinle6.com/thumb/7095-kutsi-ankara.jpg

Yan karekterleri sonra vereceğim ...

HİKAYEYE GİRİŞ

Herşey çok hızlı gelişti hiç olmadığı kadar hızlı ve garip ...Bazen ne yapmamız gerektiğini bilmeyiz sanki bir köşeye sıkışmış gibi oluruz.Her taraf kapalı...
Leventin Halası Hacer aslında her şeyin mimarı o .. Eşini ve abisini kaybettikten sonra evdeki yönetimi alır.Sanki evin reisi gibi her şey onun kontrolü altındadır.Levent ses etmez.Saygısızlık etmek istemez.Halası sonuç olarak.Anneside usanmıştır bu aileden karışmaz.Evdeki tüm yönetim haladan sorumludur.Otoriter eski toprak.Gelenekçi oğlu var.Maleseff oğlunu kendi elleriyle beğendiği kız ile evlendirememiş.Hep içinde upte oğlu Leventin üniversiteden arkadaşı olan Ayşe ile evlenmiştir.Tek istediği kendi rızası ile oğluna kız almak ama o da olmamıştır.İçinde kalmıştır.Umutları tükenmez çünkü daha evin oğlu Levent vardır ve Levent daha evlenmemiş.Hayatına bir türlü ciddi ilişkilere yer yoktur.
Leventin Halası Hacer,
http://img.filimlerim.com/mi/11/04/12/8/5/1/o_624361_serif-sezer.jpg

Leventin annesi güzel alımlı bir kadın .Erken yaşta anne olduğu için şuan genç bir anne .Hayata zorluklara mücadele veren biri sadece oğlu için yaşayan bir anne .Hacer Hanımla çok fazla anlaşamazlar ama Gül ne olursa olsun hanımefendiğini korur ve her seferinde alttan alır.Leventte bu hayatta bir tek annesine kıyamaz.Tek varlığı annesi
Leventin annesi Gül Hanım
http://tr.freeimagesarchive.com/data/media/5/3_Vahide+G%C3%B6rd%C3%BCm.jpg

Tabi birde aile üyeleri olan Leventin kuzeni Ali ve Eşi Ayşe var.Onlarda evin fertleri seslerini çıkartamazlar çoğu şeye koca evde kimsenin sözü geçmez.Hacerden başka.

KALBİM...

-1-

Herşey bir kaç ay öncesiydi.Kim bilebilirdi böyle şeyler olacağını Kader ... Onu engellemek bazen imkansız olabiliyor.Yine öyle zamanlardan biri ... Ela arkadaşları ile tatile gelir.Okulda bir dönemi daha bitirmişlerdir.Sonunda Üniversite üçüncü sınıfı da bitirmişlerdir.Artık dinlemeyi hak etmişlerdir.Ailesinden izin alır.Giderler.Tabi Elayı bu tatilde yalnız bırakmayan dostu kardeşi Zenan o da yalnız bırakmaz.Arkadaşı ile oda tatile giderler.

Ela '' Zenan ne iyi oldu geldiğimiz ya oh tatil gibisi yok ''
Zenan '' Bencede deniz kum güneş daha ne ister bir insan ''
Elanın arkadaşı '' Ela bari bu tatil dönüşü boş dönmeyelim ya takalım kolumuza birini ''
Ela '' Aaa evet canım millet de bizi bekliyordu zaten ''
Zenan '' Neden olmasın canım ''

Denizde güneşlenirler.İskeleye yakışıklı karizmatik iki adam geçer.Tekneye binerler.Güneş gözlüklerle karizmatiktir
Arkadaşı '' Ela gelenleri görüyor musun ''
Ela ''Kızım ne yapıyım şimdi ben annem ve babama tatile gidiyorum dedim dönüşte damat ile dönersem problem olabilir '' Der kahkahayı patlatır.
Kızlar eğlenirken yakışıklı adamlar teknelerindedir.
Suat '' Abi ne iyi oldu kaçtığımız ya bir kaç gün şarttı bu kaçamak ''
Levent '' Aynen yoruldum evde biliyorsun kalabalık sonuçta insan sıkılıyor.Halamlar filan fena''
Suat '' Keşke Gül ablada gelseydi ''
Levent '' annem evde kalmayı tercih etti neyse ben onu sonra götürürüm güzel bir yerlere ana oğul ''

Zenan '' Hadi sene denize girsek ya ''
Ela '' Daha güneşleneyim ben biraz daha canım ''
Zenan '' Hadi havuz başına gidelim ''
Ela '' Siz gidin ben birazdan gelirim ''
Zenan '' Tamam oraya gelirsin canım ''

Zenanlar havuz başına giderler.Ela güneş kremini sürer.Saçını tepeden topuz yapar.Toplar.Denize girecektir.Ela iskeleye doğru gidecekken arkadaşını görür.Teknesine davet eder.
Ela '' Nasılsın canım ''
arkadaşı '' ne olsun Ela buradaki teknelere bakıyorum kaptanlık yapıyorum ''
Ela '' Teknenin sahibi bir şey demesin ''
Arkadaşı '' Yok çok iyiler öyle kötü biri değiller zaten yukarıda güneşleniyorlar.Sen kafana göre takıl ben hemen geliyorum ''
Ela '' Saçmalama nereye bende gidiyorum zaten kızlar bekliyor ''
Arkadaşı '' Tamam tekrardan gel o zaman ''
Arkadaşı tekneden iner.Yalnız kalır.Tam tekneden gidicek ''
Levent '' Hey sende kimsin teknemde ne işin var ''
Ela '' Aaaa bak karıştırmışım ben tekneleri kusura bakmayın ''
Levent '' Bana bak kimsin sen ne işin var burada ''
Ela '' Ya arkadaşım vardı onu gördüm şimdi gidiyorum kusura bakmayın rahatsız ettim ''
Levent '' İyi öyle olsun madem surda seni görmeye geldim demiyorsun da ''
Ela '' Ne alakası var canım daha neler hem sizi niye görmeye geliyim ki yani neyse gitmem gerek arkadaşımda gitti teşekkür ederim kısa bir süre için beni burada ağırladınız için '' Der gülümser tekneden kendini denizin sularına atar.Levent arkasından izler.

Suat '' Oda kimdi ''
Levent '' Bilmem arkadaşımı görmeye geldim dedi ama bilemiyorum ''

Akşam olur.Elalar yemektedir.
Zenan '' Off ya tatilin bitmesi ne kadar kötü ya ''
Ela '' Aynen yoğun tempoya dönmek fena ama yapcak bir şey yok ''
Zenan '' Hadin doyasıya yaşayalım şu günleri hadi eğlenmeye diskoya gidelim ''
Ela '' Süper hadiii ''
Kızlar diskoya gelirler.
Ela '' OOoo süperrr ya ne zamandır doyasıya eğlenemiyordum süper.Dans ederler.
Ela ''Zenoş ben telefonumu odada unutmuşum alıp geliyorum şimdi ''
Zenan '' Tamam ''

Ela diskodan çıkarken biri ile çarpışır içkiyi adamın üstüne döker.
Ela '' Ay çok özür dilerim ya çok pardon ''
Levent '' Hanımefendi dikkat edin biraz '' Der durur
Levent '' Sen sabah ki kız ''
Ela '' Sende sabah ki oğlan gerçekten çok özür dilerim ya ''
Levent '' Yapıyorsun yapıyorsun özür diliyorsun ne olacak şimdi benim üstüm gömleğimi maf ettin''
Ela '' Ne yapıyım canım sizde karşıma çıkmasaydınız ''
Levent '' ben bilmem şimdi gidicektim ama şu gömleğimin haline bak ya ''
Ela '' Of tamam ya bulucam bir çaresini baş belası ''
Levent '' Sensin o karşıma çıkan sensin baş belası asıl sensin çekil şurdan ya gidiyorum ''
Der Levent odasına çıkar öfke ile
Ela '' Offf ya bende ki şans adam kızdı haklı tabi neyse ya bir gömlek bari alıyım '' Der gider gömlek alır .Ama odasını nasıl bulacaktır.Resepsiyona soramaz.Çünkü kızlar bir duysa dalga geçerler.Odaların görevlilerinden birini görür.
Ela '' Ya pardon şuan yaptığım delilik ama bir şey sormak durumundayım size ''
Kadın '' Buyurun ''
Ela '' Şimdi ben adamın birine çarptım üstüne bir şey döktüm filan gömlek aldım ama adamın adını bilmiyorum sadece bu otelde kaldığını biliyorum ''
Kadın '' Ben ne yapıyım ''
Ela '' Normal boylarda gamzeli hafifte karizmatik biri teknesi filan var iskelede biliyorum şuan çok saçma bir şey yapıyorum ama mecburum yani ne olur ''
Kadın '' ben bilemedim ''
Ela '' Ya daha otele bugün geldiler bugün gelenler hangi tarafta onu bari söyle üstümde yük kalmasın ''
Kadın ''........ katta yeni müşteriler geldi ama ''
Ela '' Tamam sağol ''
Ela o kata gelir.Kapıları çalmaya başlar.yanlış kişi öteki çalar öyle sonraki yine öyle tam pes edicek son kapıyı çalar.
Suat '' Pardon kime baktınız ''
Ela '' Ya ben yanlış geldim özür dilerim ''
Suat ''Siz sabah ki teknede ki kızsınız ''
Ela '' Ay maşallah beni de gören kalmamış yani pess ''
Suat '' ne vardı ''
Ela '' Ya senin o teknede gamzeli biri vardı bu onun '' Der paketi verir .Gider.Levent duştan çıkar.
Levent '' Suat elindeki ne öyle ''
Suat '' Bunu gamzeli biri varmış ona vercekmişim ''
Levent '' Kim ki o ''
Suat '' Sabah tekneye gelen kız o getirdi ''
Verir.Levent paketi açar.İçinden gömlek çıkar.Levent bakar gülümser
Levent '' Neyse iyiyimiş en azından suçunu bilmesi güzel bu da bir şey ''
Ela Zenanların yanına gider.Yorulduğunu odasına gitmek istediğini söyler.Ayrılır yanlarından odasına çıkar.Üzerini değiştirir.yatağa uzanırken kapı çalar.
Ela '' Zenan kesin bir şeyi unuttu '' Der kapıyı açar.Şok olur.Şaşırır.
Ela '' Sen beni nasıl buldun ''
Levent '' Basit oldu gerek yoktu buna ''
Ela '' Olsun borçlu kalmak istemedim ''
Levent '' Ya iyi, güzel teşekkür edeyim dedim bende ''
Ela '' Suçluyum ya üzerine içki döktüm diye o kadar kızdınız gittiniz şimdi nasıl davranıyorsun sen nasıl bir manyaksın ya bir dediğin bir dediğini tutmuyor ben anlamadım yani ''
Daha Ela konuşurken Levent çoktan genç kızın dudaklarına yapışır.Ela şaşırır.Nereden geldiğini bilemez hemen ayrılır
ELa '' Çık odadamdan sen kim olduğunu zannediyorsun hııı '''
Levent '' Ben başarılı yakışıklı bir iş adamı ''
Ela '' Şuna bak manyak sen beni ne zannettin ''

AYLAR SONRA

Yorumlarınızı beklerim

caglyan
08-07-12, 11:12
KALBİM....

-2-

AYLAR SONRA...

Acı nasıl bir şeydi.Elanın kalbi acıyordu.Anne ve babasını trafik kazasında kaybetmişti.Onun için çok ağır bir şeydi.Çünkü o da her çocuk gibi anne ve babasına düşkündü.Ailenin biricik kızıydı.Ama şimdi tek kalmıştı.Sanki o hayat dolu kız gitmişti de yerinde başka bir Ela gelmişti.Gülmeyen sürekli ağlayan gözleri şiş kaldıramıyordu bu acıyı yalnız kalmayı ..Zenan onu hiç yalnız bırakmıyordu.Dostluk böyle bir şeydi en kötü günde yanında olmak ...Amcası ve kuzeni vardı.Tek dayanağı onlardı.Ailesi olarak bir tek onlar kalmıştı.Tutunacak tek dalı amcasıydı.


Levent '' Hala günaydın nereye sabah sabah ''
Hacer '' Akrabamız vardı memleketten bir kaç ay önce trafik kazasında karı koca hayatını kaybetti .Bir gitmek lazım aylardır gitmedik ayıp oldu ''
Levent '' Üzüldüm ''
Hacer '' Gül sen gelecek misin ? ''
Gül '' Hayır ben kaldıramıyorum ölümleri sen git bizim yerimizede ''
Hacer ' İyi tamam ''
Hacer gider.

Gül '' Levent sen ne yapıyorsun bugün ''
Levent '' Ne yapıyım anne işe giderim herhalde ama istersen gitmem yani ''
Gül '' Olur mu öyle şey ama akşam erken gel ana oğul sohbet ederiz bir şeyler yeriz ''
Levent '' Tamam annecim ''
Der sarılır.Öper
Levent '' Sen beni sakın bırakma olur mu ben sensiz yaşamam anne ''
Gül ''Kimse istemez evladını yavrunu bırakıp gitmek oğlum.Sen beni bırakmadığın sürece ben seni bırakmam canım oğlum sen olmasan ben yaşamazdım.Sen benim yaşama sebebimsin hayata bağlanma sebebimsin ''
Levent '' Canımm neyse ben gidiyim işlerimi bitiriyim akşam sohbet edelim ''

Elanın amcası ''Mustafa oğlum Ela odasında mı ''
Mustafa '' Evet baba da böyle olmaz kız başımıza bela alacağız .Tamam amcamın yadigarı ama devir kötü Allah muhafıza bir laf söz getirir.Laf ederler bu yaştan sonra bunlarla uğraşmayalım ''
Elanın amcası '' Bende biliyorum da oğlum ne yapacağız ''
Mustafa '' Evlendirelim baba çıksın bu evden çıksın bu soyattan ''
Elanın amcası '' Oğlum kiminle evlendireceğiz kolay mı ha deyince bulmak ''
Mustafa '' Elbet çıkar baba yoksa başımıza kalır ''
Elanın amcası ''Haklısın Mustafa ''
Derken kapı çalınır.Hacer gelir.
Hacer '' Merhaba Ahmet Bey ''
Ahmet '' Ooo Hacer Hanım hoşgeldiniz buyurun ''
İçeriye geçerler.
Hacer '' İşlerden gelemedik kusura bakma başınız sağolsun çok üzüldük duyunca Allah rahmet eylesin ''
Ahmet '' Sağol Hacer Hanım hayat ne yapacağız.Abimle yengeminde kaderi buymuş ''
Hacer '' Haklısınız ''
Otururlar konuşurlar oradan buradan
Mustafa ' Hacer Teyze yakında tanıdık şöyle helal süt emmiş biri düzgün bir akraban ya da tandığın var mı ''
Hacer '' Oğlum kız mı erkek mi ? ''
Mustafa '' Amcamın kızı Ela var eğer güvenebileceğimiz biri varsa evlendirelim ''
Hacer '' Kızı görmem lazım olmaz ''
Ahmet '' Odasından çıkmıyor ki ama güzel kız Hacer böylesi yok ''
Hacer '' Neden evlendirmek istiyorsunuz'' der durur anlar.
Mustafa Elanın fotosunu getirir.
Mustafa '' Kız bu sonra odasından çıkarsa görürsünüz ''
Hacer '' Maşallah pekte güzelmiş kızınız ben bir araştırayım ''Hacer kalkar gider.Eve gelir.
AYşe '' Anne nerede kaldın merak ettik ''
Hacer '' Geldim ya hesap mı vereceğim koskoca kadınım kaybolmam herhalde ''
Ayşe '' Yok canım onu demedim ''
Leventte şirketten erken gelmiş.Bahçede annesi ile sohbet ediyordur.Sonra kuzeni Ali de katılır.Hacer içeriye geçer.Ve kıza damat adayını bulmuştur.

Hacer '' Sizinle konuşmam gereken önemli bir konu var '
Levent '' Hala ne bu önemli konu ''
Hacer '' Levent sana bir kız buldum görmen lazım manken gibi oyuncak bebek gibi ''
Gül ' Nee Hacer Abla sen neyden bahsediyorsun Levent istiyor mu ? ''
Ayşe '' Bencede anne Levent koskoca adam yani sen karar veremezsin buna değil mi Levent ''
Hacer '' Siz karışmayın buldum evlendireceğim sizi ''
Levent '' Hala senin dediğin kız kimbilir nasıl senin hayalindeki istediğin kızdır benim hayalimdeki değil hem ben evlenmeyi düşünmüyorum iyiyim böyle ''
Hacer '' Sana fikrini sormadım evleneceksin dedim o kadar hiç mi hatrım yok baban hatrına bile yapmak zorundasın''
Levent '' Halaa ! ''
Hacer '' Sesini yükseltmee ''
Gül '' Allahım sen bana sabır ver neden böyle yapıyor.Ali bu annen herkesin hayatını maf ediyor.Sen Leventin arkadaşıydı Ayşe severek evlendiniz benim oğlum niye görücü uslü ile evlenecek adalet mi bu ''
Levent '' Anne tamam sakin ol ''

Ela odasındadır.Amcası girer.
Ela '' Amca '' Der kalkar.
Ela '' Bugün düşündüm iyi ki varsın ailem olarak siz olmasanız ben ne olurum ''
Ahmet '' Ela uzatmayacağım lafı ben seni evlendireceğim olmaz böyle kız çocuğu evde ben bu mesulite giremem ''
Ela '' amca şakanın hiç zamanı değil kötü durumdayım ne evliliği burada yaşarıyoruz işte bakarım ben size merak etmeyin ben ne zamana kadar aileme söz getirdim bundan sonra daha da dikkat ederim ''
Ahmet '' Olmaz dedim Ela evlendireceğim seni mi çekeceğim ben üstümde bir yük işim yok ''
Ela '' Olmaz evlenmem bennnn ''
Ahmet '' Elaaa eşyalarını topla ufaktan ''
Ahmet her şeyi Hacer ile konuşmuş neredeyse hemen düğün yapacaklar.Ela Zenanı arar gelir.
Zenan '' Ahmet amca siz kardeşinizin emanetine böyle mi bakacaksınız bu ne ''
Ahmet '' Sen karışma evlenecekk ''
Zenan '' Olmaz öyle şey Ela eşyalarını topla gidiyoruz bende kalırsın şuna bak''
Ahmet '' Bana bak Zenan eğer Elayı şey yap sanada hayatı zindan ederim Elaa arkadaşına zarar gelsin istemezsin değil mi ? ''
Zenan '' Siz beni tehdit mi ediyorsunuz bu ülkede polis var''
Ahmet '' Elaa!!''
Ela '' Yazık bende ailem var diye seviniyordum babamın kemikleri sızlayacak ''
Elanın zorla eşyalarını toplatır.
Zenan '' Ela saçmalama ''
Ela '' Zenan ben sana zarar gelsin istemem ve amcam dediği yapar hem de kesin kaderime boyun eğiceğim ''
Zenan '' Saçmalık ''
Ela ağlaya ağlaya eşyalarını toplar .Amcası Eladan hemen vazgeçicektir.Bu kadar acımasız hepsinin gözünü para bürümüştür.Elayı kolundan tutar.
Ela '' Bunu hayatım boyunca unutmayacağım tanımadığım bir adamın kollarına atıyorsunuz beni bu nasıl vicdan hayatımı maf ediceksiniz ''
Mustafa '' Kes sesini ''
Zenan öylece bakar.Ela izin vermez.Zenan bir şey düşünmek zorundadır.Elayı götürürler.Leventlerin ev halkıda bahçede otuyorlardır.Bir süre sonra araba gelir .
Levent '' Bu ne ya araba mı geldi ''
Gül '' Levent sakin ol ''
Levent '' Anneee halam beni evlendirecekk yaaa ''
Elayı zorla arabadan indirirler.Valizini alırlar bahçeye gelirler.
Hacer '' Ahmet Bey ''
Ahmet '' Hacer Hanım buyurun gelininiz tepe tepe kullanın ' Der Elayı iter.Düşer.
Gül '' Kızım iyi misin der '' Koşar yanına Ela ağlamaktan maf olmuştur.
Gül '' Siz ne yaptınızı sanıyorsunuz ''
Ahmet '' Artık bizden çıktı sizin olsun Hacer Hanım ''
Gül '' Vicdansız mısın ''
Levent Elanın yanına gider kaldırmaaya
Levent '' İyi misin der '' Saçlarını yüzünden çeker.Bir görürür şok aylar önce gördüğü kız Ela da aynı şekilde ..
Hacer '' İşte Levent evlenceğin kız artık kız bizimdir ''
Ayşe '' Anne sen her şeyi böyle zorla Levent hiç bir zaman evlenmek istemedi ama bu ''
Hacer '' Kes sesini sen ben varken sana konuşmak düşmez ''
Gül '' Hemen oda hazırlatın hadi iyi misin ''
Ela '' Hayır sanki bir çöp parçası gibi buruştulup atıldım hem de amcam tarafından hiç tanımadığım bir yere eve insanlara hem de zorla ''
Levent '' Ela sakin ol hadi ''
Gül '' Gel kızım ben sana yardımcı olayım kalkmana Fatma eşyalarını odasına taşı ''
Ayşe ise kıza bakıyordur.Gül kızın koluna girer.
Gül '' İyi misin ''
Ela '' Hayır ben ben '' Der Ela yığılır kalır.
Gül '' Elaa Ela aç kızım gözlerini ''

gamzeli kıss
18-07-12, 00:04
8.BÖLÜM

ertesi gün Burcunun doğum günüydü...Ela da Burcu uyanmadan Burağı aradı

B:efendim elacım
E:Naber burak
B:iyiym yenge senden naber
E:bn de iyyim canım yarın Burcu nun doğum günü biliyosun dimi
B:evet yenge biliyorum
E:peki var mı bi programın
B:aslında var gibi
E:anlat bakalım ona göre bi şeyler hazırlayalım
(Burak da anlatır)
E:tamm o zaman yarın hiç bi şey çaktırmıyoruz Burcu ya okey :) ?
B:ayıp ettin yenge
E: hadi o zmn görüşürüz .d

Ela Cenk ve Ali yi kahvaltıya çağırmıştı kahvaltılarını yaptılar ve koltklara geçtiler

C: Kanka bnmle bi mutfağa gelsene ya bi şey sorucam
Bu:geliyim canım
C:sen değil güzleim Ela gelsin
Bu:gizlimiz saklımız mı var cenk bey..!
C:canım benm ondan değil (kulağına fısıldar) Aliyle ilgili bi durum sana da anlatırm da ali çakmasın tmm mı
Bu:tamam o zaman
(mutfağa giderler)

C:ela yarın Burcunun doğum günü ne yapıcaz bi planınız var mı ?
E: var kanka Burak onu akşama kadar oyalıycak hiç bi şeyden haberi yokmuş gibi sonra bizde buraklarda hazırlık yapıcaz o da cereni getiricek akşam sürprüz olucak yani :)
C:tamam o zamn yarın buraklardayız. d
E:aynen öyle

E:eee hadi gitmiyo muyuz artık okula geç kalıcaz
A:hadi gidelim ozamn
Bu:(burcu hiç bi şey anlamamıştır ama üzlmüştür de) tamam.

(okula giderler derslere girerler çıkarlarr.. çıkışta Ela esra ve İrem in yanına gider)

E:kızlar
İ:aa ela ne işin var senin burda Levent te seni arıyodu
E:kızlar yarın Burcunun doğum günü ve yarın akşam saat altıda buraklardyız tamm mı :)
Es:tamam canım
E:haa ama Burcuya hiç bi şey çaktırmak yok
Es:peki bakalım görüşürüz yarın canım
E:görüşürüz kızlar(Leventi arar)
L:efendim canım
E:levent beni arıyomuşsun bi şey mi oldu
L:evet sevgilimi özledim göremedim akşama kadar
E:aşkım nerdesin sen bn de geliyim
L:okuldaki kafe var ya ordayız Burakla Burcu da yanımdalar
E:tmm cnm bekle geliyorum(Leventin yanına gider)
L:hoşgeldin canım
E:hoşbulduk cnm.. bi ben eksikmişim zaten :)(burcunun yüzünü düşük görünce )
E:canım senin neyin var
Bu:hiiç yok bi şey neyim olsun ki
E:var var
Bu:yok dedim Ela hiç bi şeyim yok..!!(masadan kalkar gider burak da peşinden tabi)
L:ela neyi var burcunun doğum gününü unuttuk sanıyo diye morali bozuldu diycem ama doğum günü yarın
E:aşkım sorma bu gün Cenkle Ali kahvaltıdaydı Cenk de mutfağa çağırdı bni bi şey söylüycm diye Burcu da gizlimiz saklımız mı var dedi.Cenk de kulağına bi şey söyledi snra morali bozuldu aslında Cenkle mutfağa doğum günü için konuşmaya gitmiştik ama yalnış anladı canım arkadşım
L:yazık ya üzülmüş kız
E: yarın alırım ben onun gönlünüü
L:o zamann şimdi pastahaneye gidelim pasta seçelim sonra da yemek yiylerim olur mu
E:Aşkımsın sen :)) (Leventi ynaağından öper ve giderler)

B:burcuuu burcuu beklesene canım ya(kolundan tutar kendine çevirir)aşkımm niye ağlıyosun senn (sarılır Burcuya)
Bu: ...(burcu da anlatır sabah yaşadıklarını)
B:bebeğim üzülme bu kadar hem senden niye bi şeyler saklasınlar ki en yakın arkadşların onlar senin
Bu:ama daha önce hiç böyle yapmamışlardı burak biz hiç bi şey saklamazdık birbirimizden(bunları söylerken bile gözyaşlarına engel olamıyodu)
B:oyy kıyamam ben sana tamam canım biraz sakin ol hadi anlatırlar illa sana saklamazlar güven bana
Bu:seni çok seviyorum biliyosun dimi
B:biliyorum canım çünkü ben de seni çok seviyorum (yaklaşır iyice Burcuya ve snnda öpüşrler sonra yine sarılırlar)
B:hemne de utanırmış bnm sevgilim
Bu:yaa burak ya hadi gezelim bi yerlere gidelim
B:emrinize amadeyim prenses :
Bu:hadi o zamn prensim (gülüşürler ve birbirlerne sarılarak yürürler snra önce yemeğe giderler snra da burak cereni eve bırakır)aşkım gel kahve içelim
B:canım gelmsem işim var biraz onları halletmem gerekiyo
Bu:peki sen bilrsin canım görüşürüz o zamn
B:görüşürüz canım (cereni yanağından öpücekken kulağına "seni çok seviyorum sakın unutma" der)
Bu:ben de seni çok seviyorum aşkım(der içeri gider burak da evine gider )

L:hoşgeldin abi
B:hoşbulduk
L:ha biz bu gün Elayla pastayı seçtik yarın alıcaz gerisi de sana kalmış artık :)
B:çok iyi yapmışsınız abi

Bu:ben geldim (yine soğuktur biraz)
E:hoşgeldin canım
Bu:hoşbulduk bn yatıyorum(odasına yönelicekken ela durdurur)
E:senin neyin var cnm ya
B:Yok bi şey Ela yalnız bırak beni uykum var
E:peki canım peki(Burcu odaya gittikten sonra) ah be canım biraz daha bekle bakalım :)) (der ve o da uyur)

x-buse-x
29-07-12, 00:37
Ela ve Arslan ikilisini daha once hic cift olarak dusunmemisdim, bu biraz farkli oldu galiba ((:




Ela: Arslan bey, beni istemissiniz?
Arslan: (koltugunu Ela'ya dogru cevirir) bey'mi oldum simdi? noldu bana olan buyuk askina?
Ela: (ozel konularina girmemek icin kendini zor tutmaktadir) buraya neden cagirdinizi soylermisiniz? Fikret hanim beni acil'de bekliyor.
Arslan: (aniden ayaga kalkar) sen benim asistanimsin, hastanede bir suru asistan varken eminim Fikret hanim benimle karsi karsiya gelmek istemez.
Ela: (derin bir nefes alarak) bu konuya iyi deyindiniz, artik sadece sizinle calismak istemiyorum, normal hastaniz bile yok, anca yuzuyle gozuyle oynamak isteyen kokoslar geliyor, ben gercek hastalarla calismak istiyorum..
Arslan: (sozunu keserek) sana ne isteyip istemedigini soran olmadi, bana 'siz' demeyide kes, oldugundan dahada fazla sahte gorunuyorsun gozume.
Ela: (sinirlenmemek icin kendini zor tutuyordur) ne istiyorsun sen? derdin ne?
Arslan: bir derdim yok benim, sadece karsimda iyi melek rolune girme cabalarini gordukce kendimi kaybediyorum.
Ela: ben oynamiyorum Arslan. Neden boyle davrandigini anlamiyorum, ama kes artik gercekden sacmaliyorsun.
Arslan: (yuz ifadesi tamamen sinirli bir hale donmustur) sacmaliyorum oylemi? sen yapdiklarin sacmalik degilmi ha? beni kandirmaya calisman sacmalik degilmi? hic yakisdiramadim sana, guzelligini zekani kullanarak ne elde edecegini zannediyorsun sen? (hah) ben sana soyleyeyim, hicbirsey!
Ela: bana karsi bukadar kaba olman icin ne yapdim ben? seni sevdim ben Arslan, seni seviyorum ben, beraber gecirdigimiz onca guzel vakit'e ne oldu? ben bukadar ne yapdimda sen bana boyle seyleri layik gordun? soylesene, ne?
Arslan: (bilmedigi bir sebebden dolayi sinirlenmekdedir) sen bir kadinsin! hepsi gibi sende oylesin, kadinlar melek yuzlu kotu yaratiklardir, bir erkege yapabiliceginiz tek sey onlari aldatmak ve terketmekdir (git gide Ela'ya yakinlasiyordur)
Ela: nedediginin farkindamisin sen? Ela'yim ben, bak bana (Arslan'nin cenesini tutarak iyice burun buruna gelmelerini saglar) annenle olan herseyi anlattin bana, benimle paylasdin, ben seni anladim, neden Arslan? neden simdi boyle yapiyorsun!
Arslan: (yuksek sesle) seni gordum! Mert denen o pislik hastanenin korudorlarinda burun burunaydin. Hadi anladik kaltaksin, pisliksin, bari herkesin ortasinda yapma ha? (artik tamamen bagirmakdadir)
Ela: (duyduklarinin sokuyla gozleri dolmus, dilindeki kelimeler tukenmisdir) ne-ne? nediyorsun sen? kaltak ha? Ben napdim sana? seni cok seviyorum, oyle seviyorumki icimde hissedebiliyorum, bana nasil boyle birseyi nasil yakisdirirsin, nasil soylersin yaa? Allah kahretsin (sinirle odadan cikmak icin kapinin kulpunu tutar)
Arslan: (yumruguyla kapiyi geri iter ve Ela'yi kendine cevirir - Ela dondugunda gozleri kan canagina donmusdur) bir aciklaman dahi yok, gordunmu? Mert'le yatigini inkar etmiyorsun!
Ela: (hickiriklar icinde) tabiki yatmiyorum Mert'le! gorduklerini resmen yanlis algilamissin, kotuydum be o bana yardim etmeye... ya neden acikalama yapiyorumki ben? Arslan ne olur, birak gidicem
Arslan: Zora gelince kac tabi, annem olan o kadindan farkin yok senin, ondan ettigim kadar sendende nefret ediyorum! anladinmi! nefrett!
Ela: (bu sozlerle tamamen yikilmisdir - gozlerinin icinde biriken yaslar kocaman damlalar halinde yanagina degmeden yere kalbimin kirik parcalari gibi dusuyordur) nefret? peki (sesi kisilmakdadir)
Arslan: (icindeki alev parcasini kontrol edememekdedir) aglama, niye agliyorsunki? (aslinda bunu Ela'yi aglarken gormeye dayanamadi icin soyler, fakat ona olan askini suanda gizlemek zorundadir) ben neden aglamiyorum ha? 2'ci bir darbeden sonra nasil hala ayakdayim? (halbuki artik oda agliyordur)
Ela: birak gideyim (Arslana suan okadar yakindirki kokusunu icine cekebiliyordur, kendini dahada zayif gostermeden hemen cikmak istiyordur)
Arslan: git, git tabi, oldurdun ya, sende git.
Ela: Arslan.. yapma
Arslan: CIK ELA!
Ela onun gozlerinin icine bakip, icindeki kirginligi ofkeyi birkez daha gordukden sonra odadan cikar..
Arslan ise bugune kadar kadinlara besledigi, ve aylar once Ela'yi tanidiginda geride birakdigini nefretini yeniden icine doldurmakdadir, acisinin goz yaslarini disari birakirken....



Yorumlarini bekliyorum!

yakut_deniz
22-11-12, 03:45
DOKTORLAR

Haldun Göksun - Cerrahi Şefi Opr. Dr. ( Cüneyt Türel )
Levent Atahanlı - Beyin Cerrahı Opr.Dr. ( Kutsi )
Suat Birtan - Kalp Damar Cerrahı Opr.Dr. ( Bekir Aksoy )
Arslan İbrahimoğlu - Plastik Cerrahi Uzmanı Opr.Dr. ( Devrim Nas )
Jülide Aydın - Kadın Hastalıkları & Doğum Uzmanı Opr. Dr. ( Mehtap Altınok)
Fikret Eralp - Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. ( Yeşim Ceren Bozoğlu )
Ela Altındağ - Cerrahi Asistanı Dr. ( Yasemin Ergene )
Zenan Parlar Birtan - Cerrahi Asistanı Dr. ( Melike Güner )
Hasan Turay - Cerrahi Asistanı Dr. ( Yağmur Atacan )
Zeynep Öztürk - Cerrahi Asistanı Dr. ( Gamze Topuz )
Nazenin Üstün Göksun -( Itır Esen )
Rüya Uyar - ( Emina Sandal )

yakut_deniz
22-11-12, 05:16
( Yepyeni bir Doktorlar senaryosuyla karşınızdayım arkadaşlar ... Okursanız ve iyi - kötü yorumlarınızı eksik etmezseniz sevinirim. Diziye göre 67. bölümden yani 3. sezondan başlıyorum. )
Levent: Oda da nikah saatimizin gelmesini senin karım olmanı beklerken bütün ilişkimizi düşündüm yaşadıklarımızı ... Ne kadar güçlü olursak olalım , ne kadar hayatın karşında yıkılmaz , yara almaz durursak duralım ... İnsanız biz benimde zayıf anlarım, düşmekten korktuğum sendelediğim zamanlarım var ve ben bu zamanlarda senin yanımda olduğuna bana elini uzatacağına düşürsem beni kaldıracağına inanmak istedim başımı omzuna yasladığımda tek kişilik yanlızlığımı paylaştığına seninle huzur bulduğuma inandım sana güvendim güvenmenin çok zor olduğunu bile bile sana kadınıma güvendim ama sen tek kişilik dünyana almadın beni tek başına yaşamayı tek başına çözmeye çalışmayı tercih ettin ben senin sevgilin oldum belki ama dostun olamadım sen benim seni ne kadar sevdiğime inanmadın seninle herşeyi aşabileceğimize hayatın tüm garip oyunlarına beraber çözüm bulabileceğimize çözemesek bile beraber katlanabileceğimize inanmadın hayatı paylaşmak kuşgulara güvensizliğe yer bırakmadan samimi dürüst olmayı güvenmeyi gerektirir. Ela bu ilişki sürekli benim savaştığım yürütmek için uğraştığım bir ilişki oldu sen bana güvenmedin Ela benim sevgimin büyüklüğüne inanmadın inansaydın bu yükü seni çok üzen bu olayı annenle Zenanla değil ilk benimle paylaşırdın benden kaçmazdın ben seni hiç bırakmadım ama sen beni sürekli bıraktın istediğin zaman gidip istediğin zaman geldin arkadaşlarını ve başka kimseyi bırakmadın ama beni bıraktın sen benim olmanı umut ettiğim kadın olmanı umut ettiğim eş değilsin ben bu ilişkiye olan inancımı kaybettim Ela ben bu yolda birlikte yürüyebileceğimize olan inancımı kaybettim Ela ben bizim hayatı paylaşabileceğimize olan inancımı kaybettim. BEN SENİNLE EVLENEMEM !!!
Levent'in bu sözlerinin üzerinden Ela'yı düğünlerinde terk etmesinin ardından 3.5 ay geçmişti. Ela Levent'le yaşadıklarının ardından bu şekilde gaddarca düğün gününde üstünde gelinliğiyle terk edilmesinin ardından yeni yeni kendine geliyor kendisine ve çevresindekilere en çokta Levent'e yaşadıklarını unuttuğunu göstermeye çalışıyordu. Ama Levent'e çok kızgın olsa da ne Levent'i ne de yaşadıkları aşkı unutmuş değildi hatta bunun için kendisine çok kızgıyordu ona bunları yaşatan adama hala nasıl ilk gün ki gibi aşık olabilirdi bu çok saçma olsa da Ela kalbine söz geçiremiyordu.
Levent içinse durum farklıydı o ne olursa olsun verdiği kadardan son derece memnundu yanlış birşey yaptığını kesinlikle düşünmüyordu sadece konuşmayı yapmak için yanlış bir gün yanlış bir zaman seçtiğini düşünüyordu. Keşke diyordu keşke evlilik telaşı içine girmeden Ela'nın onun için doğru kadın olmadığını anlasaydı o zaman yıllarca iyi - kötü bir şeyler paylaştığı bir zamanlar aşık olduğu kadına böyle büyük bir üzüntü yaşatmadan aralarındaki ilişkiyi bitirebilirdi. Ela'ya karşı olan duyguları ise Zenan'a yada herhangi bir arkadaşına duyduğu sevgiden farksızdı. Levent farkındaydı artık Ela onu heyecanlandırmıyor , yan yana geldiklerinde beraber çalışırken artık ona 'aşk' gibi bakmıyordu yani aşkı bitmişti tamamen ve kalbi boştu.
Zenan & Suat ise ; sade bir nikahla evlenmeyi tercih etmişlerdi bir an önce Zenan'ın karnı belli olmaya başlamadan. Zenan düğün yapmak istememişti çünkü en yakın arkadaşı hatta kardeşi düğün gününde büyük bir yıkım yaşamışken düğün yapmak hiç Zenan'a göre değildi. Suat'ta bu duruma anlayış göstermiş düğün yapmak konusunda ısrarcı olmamıştı. Tabi nikah şahitlerinin Ela ve Levent olması biraz tuhaf kaçmıştı ... Zenan Levent'e herşeyden ve herkesten fazla öfkelenmişti Ela'ya yaşattığı yüzünden şimdilerde öfkesi biraz dinse de hala her fırsatta laf sokup iğnelemeyi ihmal etmiyordu. Suat ise evlendikten sonra yaşacak daha tatsız olaylar ve beraberinde gelecek bir boşanmadansa Levent'in yaptığının doğru olduğunu düşünüyordu. Ve her zaman ki gibi dostunun yanındaydı ... Bu arada Zenan 6.5 aylık hamile idi ve Suat ve Zenan Suat'ın ailesiyle hala konuşmuyordu.
Haldun & Nazenin: Sonunda mutlu sona ulaşmış , evlenmişlerdi. Tabi Ela'nın ve Nazenin diğer çocuklarınında izniyle Nazenin İstanbul'a temelli olarak yerleşmişti İstanbul'a dolayısıyla haldun ise başhekimliğe hala devam ediyordu.
Hasan & Zeynep: Sabah şekerleri olmaya devam ediyordu :) Ela'yla aynı evi paylaşıyorlardı hala ve sevgili olmaları dışında pek bir değişiklik yoktu hayatlarında.
Arslan & Jülide: Levent'lerin nikah günü başlayan ilişkilerinde Arslan Jülide'yi pisikopatlaşma moduna getirmeyi başarmıştı.
Fikret: Bildiğimiz gibi hala Gestapoydu.