PDA

Tüm Versiyonu Göster : Bir Çocuk Sevdim Bölüm Yorumları (Arşiv 3)


Sayfalar : 1 2 [3] 4 5

ipekaziz
27-10-11, 13:56
Arkadaşlar,

Bu sayfa birbirinizin yorumlarını , düşüncelerini tenkit etmeniz için değil, dizinin bölümleri hakkında fikir paylaşımında bulunmanız için açılmış bir sanal platformdur.

Yeniden hatırlatmak isterim.

Saygılarımla,

İpekaziz

Dizifilm moderatör

SELVERR
27-10-11, 14:11
merhabalar..

SAYFALAR KARIŞMIŞ NEYSE..

süreyya ile uğraşn kişi.. minenin hikayesi dışında 2 bölümdür bunu da merak etmeye başladım açıcası.. onunla uğraşan kişi kim acaba ne istiyor ve neden süreyyayı içeri attırmak tek hedefi.. mesele kocası ile ilgili bir durum mu yoksa altınan başka bir hikaye daha mı çakacak..hikayenin nereye varacağını merak ediyorum....

bu hafta nikah olacağına göre en azından hazırlıklar tamam ya nikah ta merve neden yok. en azından resimlerde yer almamış.. ne kadar karşı çıksada sırf merak ettiği için o nikaha gidecek biri merve.. acaba timur mu götürmedi yoksa merve hala tepki mi veriyor..

bir diğer merak ettiğim yer hani şimdi timur ve mine merveyi bulmak içi marinaya gidecekler ya mervede görecek onu hatta resimlerin birinde mervenin bakışları dehşetti. acaba mineye ne der... boyundan büyük laflar etmekte üzerine yok mine ye ne der. mine de mervenin ne sebeple gittiğini biliyor acaba ona bir açıklama yapar mı ? hoş o yapmak istese merve dinler mi o da merak konusu?

emine nikaha gitmeyecek anladık. hadi esmahan durumu biliyorda diğerlerine bunu ne diye anlatacaklar.. turan buna bir şey demeyecek mi neden gelmiyorsun diye.. sonuçta ne olursa olsun nikah ve ma aile orda olmaları lazım.. turana ters bir hareket değil mi bu...

gerçi bendeki dde soru turan kaç zamandır neye adam akıllı tepki verdi ki bunu önemseyecek esmahan yine bir atak yapıp bir şeyler uydurmuştur..

ama eminenin evde kalması boşuna yapılmadı gibi geliyor bana...

[arzu]
27-10-11, 14:15
Sinan geri dönüyor

Mine'nin Timur'a evet dediği günlerde, Sinan geri dönüyor.


Bir Çocuk Sevdim'in yeni bölümünde heyecan dorukta. Babası tarafından apar topar Amerika'ya kaçırılan Sinan, orada geçirdiği kaza sonrasında Türkiye'ye dönüyor. Geri dönünce ilk işi Mine'ye ulaşmak oluyor. Bu arada Mine, Timur'la nikahlanmak üzeredir.



26.10.2011 13:40:19
http://haber.kanald.com.tr/Haber/TV-42/Sinan-geri-donuyor-23876.aspx#axzz1bxacihjB

rhinokurt
27-10-11, 14:33
Sinan Minenin hamile olduğunu öğrenecek mi? Gerçi fragmanda okula gidiyor sanki. Şayet okula giderse öğrencilerden biri söyler mi? Bence Sinan çocuğu olduğunu öğrendiyse asla Timurla evlenmesine razı olmaz. Ama haberi yok bence. Timurla evlenmeye çalıştığını duyarsa bunu nasıl yorumlayacak? Büyük ihtimal yanlış anlayacak.

bal gözlüm
27-10-11, 15:23
Ve burda samimi bir soru sorup aynı şekilde samimi bir cevap bekliyorum.Timur'u oynayan oyuncu başka birisi olsaydı bu dizinin esas erkek karakteri yine Timur olarak görülür müydü?
Çünkü ben anlayamıyorum Sinan fragmanda göründü,Timur'un işlevi ne o zaman? Timur esas karakterdir bu bu kadar belliyken nasıl Mine&Sinan olsun yorumları çok göze çarpar olmuş başlıkta.Önceden de vardı bu durum aslında...

Eğer bu dizi Timur üzerine kurulu olsaydı biz birçok şeyi farklı izlerdik bence.En başından Mine&Sinan çifti böyle anlatılmaz,entrikalarla yolları ayrılmazdı.
Ve bu iki genç bu şekilde birbirine aşık olmazdı.En azından Mine Sinan'a çok aşık olurdu buna karşılık Sinan zengin,havalı,Mine'ye değer vermeyen birisi olarak gösterilirdi.
Sargılar içerisinde seke seke Mine'ye koşan bir Sinan izlemezdik sanırım.


Samimi sorunuza samimi bir cevap veriyim o zaman..;)
Evet Timur'u oynayan oyuncu Bülent İnal değil de X kişisi de olsaydı bu dizinin esas adamı yine Timur olurdu.:good: Bunun aksini düşünmek için kör olmak lazım herhalde ya da bambaşka bir pencereden bakmak.:kahve
--------------------------

Bülent İnal'ın fanı değilim, bu diziyi de tek bir oyuncu için izlemiyorum; hikayeyi sevdiğim için izliyorum ve belli bir çift ayrımım yok. Mine&Timur olmazsa izlemeyi bırakırım ya da Sinan&Mine olmazsa bırakırım da demiyorum. Gönlüm Mine&Timur'dan yana olsa da iki çiftte kabulümdür.:img-wink:

Fakat bu başlıkta süregiden Bülent İnal önyargısı artık sinir bozmaya başladı cidden.:img-yes:
Tekrar söylüyorum Bülent İnal'ın fanı değilim ama ona yapılan haksızlığa da dayanamıyorum artık.

Sinancı olmanızı anlarım, Hakan Kurtaş'ı beğenmenizi de anlarım ki bende çok beğeniyorum kendisini.:img-wink: Ama Sinan'ı yüceltecem diye Bülent İnal'ı yerden yere vurmanızı asla anlayamam.
Timur-Sinan karşılaştırılması yapılır; elbet herkesin bir çifti olacaktır, aynı şeyleri düşünmek zorunda değiliz. Zaten bu forumlar farklı düşünceleri paylaşmak için var.

Bülent Bey'in oyunculuğunu eleştirebilirsiniz, şurada böyle oynasaydı daha iyi olabilirdi ya da ne bileyim şu sahnede yetersiz buldum diyebilirsiniz. (Gördüğüm kadarıyla fanları gayet eleştiriye açık arkadaşlar, başka sanatçıların fanları gibi direkt savunmaya geçmiyorlar.) Ama görüyorum ki bu başlıkta Bülent Bey'in oyunculuğu değil de şahsı eleştiriliyor.:kahve
Unutmayalım ki bu bir dizi ve Bülent Bey Timur karakterine hayat veren bir oyuncu sadece..;) Timur'u yazan o değil, Mine'yle Sinan'ı ayıran da o değil.
Hakan Bey nasıl yazılanı oynuyorsa Bülent Bey de yazılanı oynuyor.
Oyuncuların şahsıyla, dizide oynadıkları karakterleri karıştırmayalım lütfen. Bu forumdaki herkesin bunun ayrımını yapabilecek olgunluğa ve zekaya sahip olduğuna inanıyorum.;)

İyi yorumlar herkese..

ban68
27-10-11, 15:25
Timur, “ geri gelirse, dönerse…” :865323 diye Mine’ye soruyorsa işte burası bölümün en can alıcı sahnesi olur her ne kadar Sinan’la ilgili gerçekler bilinmiyor olsalar bile. Keşke öyle olsa. Bu sayede Mine’nin duygu ve düşüncelerini öğrenmiş oluruz. Tamam Mine gerçekleri bilse kesinlikle Timur’la evlenmez, kimse de onu Timur’la zorla evlendirmez ama kimsenin hakikatlerden haberi yok. işte tam bu yüzden ne düşündüğünü bilmek isterdim açıkçası.

Öbür taraftan Sinan neyi ne kadar öğrenecek? Ya da gördüklerine göre mi değerlendirecek? Sinan Mine yüzleşmesi olacak mı? Olacaksa yüzleşmeden neler çıkacak? Her şey Mine Sinan açısından daha da mı arapsaçına dönecek, hiçbir şey bilmiyoruz. :bilmim Bildiğimiz bir şey varsa Sinan döndü ve bekleyip görmek. :tvizleyen

Ancak dizimiz genel itibariyle oldukça ağır ilerlemekte. Senaryo kaplumbağa hızında, sindire sindire...:img-swoon Biraz daha hareketlenmeli diyorum kendimce. Esas konu daha bir dallanıp budaklanmalı. :img-eat: Hele hele Sinan sadece duyduklarıyla ya da gördükleriyle yetinip basıp giderse Amerika’ya o zaman yine Sinan’ın dönüşünü birkaç bölüm daha beklemek iyice sabrımızı zorlayacak. :img-tomat Çünkü esas karakterlerden birinin ortalıklarda görünmemesi bence senaryonun tadını kaçırıyor.

Mesela bize Amerika diye Türkiye’de hazırlanmış setlerde Sinan gösterilebilir. :kar Böylelikle Amerika’da zaman atlaması sırasında istediği gibi takıldı mı yoksa bir taraftan eğitim alırken öbür taraftan aşkını düşündü mü yoksa unutmak için başkalarını mı buldu gibi düşünceler kafamızın bir yerini işgal etmemiş olurdu. Doğrusu az görünen bir Sinan benim de içime sinmiyor olanları görememek açısından. :img-beee:

Mine’nin bebeğinin cinsiyetini öğrenmek için götüren Timur. :img-eat: Bu sahnenin başını doğrusu çok merak ediyorum. “Hadi gidelim, bebeğin ve senin sağlığını öğrenelim.” mi dedi Timur da Mine de “olur” dedi. Yoksa Mine’ye bir şey mi oldu stresten de apar topar Timur muayeneye götürdü ve orada cinsiyetini de öğrendiler?

Her ne kadar bu bebek Sinan’ın bebeği de olsa Timur, Mine’nin bebeğinin cinsiyetini öğrendiği ya da bebeği için heyecanlandığını görünce nasıl bir ifade takınacak ve hangi az cümlelerini kuracak? Ayyy çok meraklandım ve heyecanlandım. :icon_whis:img-blush

Bebeğin Merve kız olduğu için erkek gelmesini beğendim. :img-yes: Eğer bir kız bebek daha o evde olsaydı Merve daha da kıskanabilirdi. Ama öbür taraftan Merve babasının erkek bebekleri daha çok sevdiği kanaatine de varabilir kıskançlığından. Keşke biri erkek biri kız ikiz olsaydı dermişimmm…:img-hyste

Merve Mine ilişkileri zamanla düzelecek hatta Merve Mine ilişkisini Timur kıskanacak bence. Belki de bir gün gerçek evliliğe giden yolda cadı Merve'nin çok dahli olacak...:love01: Ama o zamana kadar çoookk var kii. :icon_sorr Çok kapışmalar, tartışmalar izlemeyeceğiz o günlere, aylara kadar.:happy0064

Z€hRaa
27-10-11, 21:19
Sinan'ın neden gelmediğini öğrenmiş olacağız galiba.
Gerçi bu yine de kaçıncı yy yaşadığımız gerçeğini değiştirmez :img-hyste
Bana nedense hala çok erkenmiş gibi geliyor. Hikaye nasıl ilerleyecek çok merak ediyorum. Ha itirazım yok o ayrı :img-in_lo

Bülent İnal benim sevdiğim bir oyuncudur :img-wink: Bir çok yapımını da izledim. Özellikle Yılmaz karakterini çok sevmiş biriyimdir :img-wink: Şahsına da laf etmek haddime değil. Ben Timur karakterine yüklenildiğini gördüm zaten daha çok. Karakteri ben de sevmiyorum malesef. Ama Bülent İ. harika canlandırıyor. Yabana atamam :img-blush

MineSinan izlermiyiz bu bölüm bilmiyorum. Bu seferde Sinan'ın hatıralarında görsek fena olmaz :img-in_lo

aylin_a.r.ş
27-10-11, 22:17
Klişe sözüne karşılık yorum yazayım dedim sen herşeyi yazmışın canım.O zaman dediğin gibi biz farklı dizilerde gördüğümüz her aşık çifte ''Klişe yahu bu'' diyelim geçelim.
Aşkın klişeliği olur mu Allah aşkına? Benim şimdiye kadar gördüğüm,izlediğim çiftler arasında klişe sıralamasında en son sırayı alacak çift bile olamaz Mine&Sinan.
Bana göre çok samimi,sıcacık ve birçok çiftte göremediğim eğlenceli bir yönleri var.
Yani öyle bir enerjileri var ki ben bu çifti izlerken gülüyorum sürekli.
İlk bölümde Sinan'ın Mine'yi elinden tutup helikoptere doğru koşarken ki o iki replik bile bana yetti.
Mine:Aaa ne yapacağız bununla?
Sinan:Tatbikat yapacaz gel hadi:img-hyste
Sonra Sinan'ın atlaması,Mine'nin yere adımını atar atmaz koşup Sinan'ı pataklaması filan.:img-in_lo
Normalde o helikoptere binme sahnesi filan romantik oldurulmaya çalışılır.Ama bunlarda romantiklikte var,komiklikte var,samimiyette var.
Genelde dizilerde ki çiftler arasında ne bileyim böyle bir resmiyet,suratsızlık filan...Herşeyden alınma,buluttan nem kapma denir ya öyle işte.Ve böylelerinde yaşı genelde bizim aşıklarınkinden büyük olur.Ama anlayış hiç olmaz.Herşeyi yanlış anlarlar,ayrılırlar.Oysa yaşlarından daha olgun davranıyor Mine ve Sinan birbirine karşı.Bunların arasında ki o sıcaklık çok farklı.Çok tatlılar ve komikler ve birbirlerine çok aşıklar.
Öyleki birisi karnında bebeğiyle kendisini bırakıp gittiğini sanan birisinin kapısına gidip yalvarıyor.
Diğeri ''Beni affeder demi?'' diye sargılar içinde seke seke sevdiğine koşuyor.




İçimden geçenler bu kadar net dökülebilirdi kelimelere Emelciğim :)
Onların eğlenceli yönleri de çok fazla..
Kendilerini kasmıyorlar..Hani iki aşık buluştuğunda elleri ayakları birbirlerine dolanır..Ne konuşacaklarını bilemezler..Çoğu zaman sus pus geçer bu konuşmalar.Çok fazla görmüşüzdür bu durumları..
Ama Mine&sinan birbirlerinin yanında rahatlar..
Bu onları farklı,eğlenceli kılıyor..
O hallerine bayılıyorum..
Mesela ilk tanışmalarından sonra Sinan'ın Mine'ye limanda yürürken laf atması da çok şekerdi..Ya da arabayla gelmesi..Arabası ile ilgili yaptığı şakalar,Mineyle uğraşmaları..
Ayrıca her fırsatta denizde az kalsın boğulması ile ilgili onunla dalga geçmesi:D
Güzel bunlar kesinlikle(:


---------

Herşeyden ayrı olarak Bülent İnal'ın şahsına hakaret yapıldığı bir mesaj gösterir misiniz bana lütfen??
Timur yerine Bülent İnal'a söylenmiş birşey gösterirseniz sevineceğim..
Ne denmiş Bülent İnal'a??
Yorumlarda Bülent İnal ismi geçmeyecek bile belki..Ama burada sürekli barşrol yanrol tartışmasını açan arkadaşlar Bİ fanları kusura bakmayın..
Timur tabiki başrol Mine tabiki ona aşık olacak diyen kişiler belli..
Buna karşılık söylenenler Hakan Kurtaş'ın da başrol olduğu..

Ama size birşey söyleyeyim Bir çocuk sevdim ismi bile karşılaştırılırken ''Tabiki timur'dan Mine'ye o söz..Genç oyuncunun karakteri ön plana çıkıp onun iiçin söylenmiş olacak değil yaa'' denilen yorumlar da oldu bu başlıkta onu da belirteyim...

Ayrıca bu olan bir iki ya da üç değil defalarca olduğu için şu anda söyleme gereği hissediyorum..
Yorumları beğenmek ya da beğenmemek zorunda değilsiniz..Ki ben herhangi birinin yorumuna eleştiri yapacaksam başlıkta yapmaya çalışıyorum..
O yüzden yorumlarıma rep ile eleştiri yapan arkadaşlara sesleniyorum..Alıntı ile karşılık verebilirsiniz birşey söylemek isterseniz..Bu replerden sıkılmaya başladım

T.ü.l.a.y.275
27-10-11, 22:33
İyi akşamlar,sayfa baya karışmış ama olsun bazen dizilerin forum sayfalarında bu tür şeyler yaşanabilir ..sakin olmak lazım...:img-wink:
^nymph^ canım sen demişsin ki Timur'u oynayan kişi Bülent bey olduğu için hepimiz çok istiyormuşuz gibi anlatmak istemişsin ama öyle değil başka biri hatta benim hiç sevmediğim biride olsaydı inan yine TİMUR karakteri ön planda olurdu...

hatta Timur karakteri olmasa dizide tat tuz olmazdı..karakteri öyle güzel kaleme almışlar ki adamın ne yapacağını önceden kestirmek mümkün değil...şimdiye kadar herşey iyiydi bakalım Sinan geldi şimdiki tavrı nasıl olacak merakla bekliyorum..Timur karakterinin zarlarla karar vermesi bile tv tarihinde bir ilktir ...hani ilginç geldi bana ama çok hoş bir nüans olarak kaldı beyinlerimizde...

bunu yazarken hep karakteri kullandım bence sizlerde bu şekilde bakın olaya...

yarına az kaldı merakla diziyi bekliyorum..

sonsuzlukkk
27-10-11, 22:57
fragmanı daha yeni izledim de sinan dönüyoorrrr :img-tomat

fakat kaza geçirmiş zannedersem nasıl da zavallı gibi :icon_sorr:icon_sorr:icon_sorr

işte heyecan başlıyooooorrr:happy0064:happy0064

^nymph^
27-10-11, 23:01
Merak etmeyin, diziyi gayet dikkatlice izliyorum ama Sinanın yakışıklı ve sempatik bir çocuk olması hatalarını görmeyecek kadar gözümü kör etmiş değil.



Başlıkta son zamanlarda ''Sinan şöyle boylu poslu,yakışıklı diye seviliyor'' tarzı yorumlar çok dikkat çekici olmaya başladı.Özellikle de ''yakışıklılık kör etmiş değil'' cümlesi.Ben bu yorumların kasıtlı yazılan şeyler olduğunu düşünüyorum çünkü yakışıklılıktan boydan postan dem vuranlar asla Sinan severler değil bazı Timur'cu arkadaşlar ama neyse.Daha önce de bir iki şey yazmıştım ama yine yazayım.Mine&Sinan desteklememin nedeni yakışıklılık,güzellik boy pos,endam değil.
Mine&Sinan'ı ben bir bütün olarak sevdim,öyle değerlendirdim öyle yorumladım.Mine tek başına sempatik değil,tek başına güzel değil.
Sinan tek başına sempatik değil,yakışıklı değil.Mine&Sinan yan yana olduğu an güzel,yakışıklı,sempatik,eğlenceli oluyorlar.Çünkü ikisi birbirini tamamlıyor bana göre...İkisi birarada daha bir anlam kazanıyor benim gözümde.


Sinanın Mineyi bırakıp Amerikaya gitmesi kaçınılmaz olabilir, Minenin hayatındaki kaostan hiç haberi olmayabilir, ona ulaşmakta türlü şanssızlıklar olmuş olabilir, hepsini anlıyorum ama......Sinanın Amerikaya vardıktan sonra çok da hasta olmadığını gördüğü amcasının yanında kalmaya devam edip, paraşütler yapıp gezip tozmasını anlamam mümkün değil...Sinan benim gözümde ne zaman suçsuz olurdu? havaalanından amcasına gittiği arabada kaza geçirseydi, tamamen suçsuz ve günahsız bir şekilde sevdiğinden koparılmış çocuk diyebilirdim.Issız Afrika çöllerinin ortasına atılmadı ya bu çocuk, baktın durum çok vahim değil, atla uçağa dön evine..paran var, pulun var..uçak bileti alacağına paraşüt yapmayı yeğlersen, Mine de uçuverir ellerinden.


Sinan'ın Amerika'da ne yaptığını bize izletselerde bizde,sizde şu varsayımlar üzerine konuşmaktan kurtulsak.
Sinan numaradan hasta olan amcanın turp gibi olduğunu nasıl anlayamadı? Anladı da Amerika'ya gelmişken biraz macera mı yaşayayım dedi?
Birde mesela Sinan tehlikeli spor değilde normal sporları tercih eden birisi olsaydı ve Amerika'da güzelim parklardan birinde yürüyüş yaparken görünmez bir kazaya kurban gitseydi ''Sinan'da yürüyüşünü yapmasaydı canım,amca hasta,Mine'yi bırakıp gitti zaten'' mi denecekti?
Hem neden ısrarla görülmemek isteniyor Sinan Mine'yi bırakıp gitmedi ki.Sinan geri dönecekti ve Mine'nin kendisine babası yüzünden kızgın olduğunu biliyordu belki bilerek Amerika'da zaman geçirmek istedi,Mine bana karşı yumuşasın,siniri geçsin diye olamaz mı?
Hoş Mine'ye ulaşmaya çalışması filan bu ihtimali zayıflatıyor ama sonuçta varsayımlar üzerine konuşuyoruz değil mi:)
Hem Mine'nin de elinden uçması gibi bir durum yok,sizin deyiminizi kullanayım Mine Sinan'ın elinden ailesinin dayatmasıyla ve çaresiz kaldığı için evlenmekle değil,Sinan'ı kalbinden çıkardığı an,onu sevmekten vazgeçtiği an uçar giderdi bana göre.


Bu konuda çok haklısınız, ben de Mine-Timur evliliğnin hemen gerçekleşmesini istemezdim.Ben Sinanın bu evlilik gerçekleşmeden Mineye ulaşmasını ve bu arada olanları birbirlerine anlatmalarını isterdim. Ama çocuk haberini aldıktan sonra Sinanın bu çocuk için çok erken, daha önlerinde tahsil hayatları olduğunu ve evlilik için çok genç olduklarını Mineye söylemesiyle bu çocuğu tek başına bile doğurmayı göze almış Minenin Sinandan bir cacık olmayacağını anlayarak Timura dönüş yapmasını izlemeyi yeğlerdim.
Sinan zaten Amerikaya gidecekti ve beraberliklerini döndükten sonra evliliğe dönüştürmeyi düşündüğünü söylemişti Mineye. Ama bu olağanüstü durum karşısında da ailesini silip Mineyle yola devam edebileceğini sanmıyorum. Aslında doğru olan Minenin çocuğu aldırıp eğitimine devam etmesiydi. Sinanın ailesinin çocuklarının böyle bir sorumluluğa girmesini istememeleri gayet doğal. Hangi anne baba ister bu yaşta çocuğunun tüm geleceğini etkileyecek bir bedel ödemesini.


Sinan'ın ailesi de Mine'nin ailesi de bebek olayına haklı olarak sıcak bakamazlar.Mine'nin ailesi yaşı küçük,evlilik dışı diye karşı çıkardı ama Sinan bebeği bilse ve sahip çıksa aile büyük bir hayal kırıklığı yaşamış olmasına rağmen Sinan bebeğe ve kızımıza sahip çıkıyor diye sevinirdi.
Sinan'ın ailesinin ise niye karşı çıktığını gördük zaten.Aile yüksek sınıftan hiç orta sınıftan bir kızı biricik oğullarına layık görürler mi? Onlara ancak kendi sınıflarından bir gelin yakışır değil mi? Aile bu zihniyette olduğundan elbette Mine ve Sinan evlenmesin,birde bebek çıkmasın oğlumuzun başına diye ellerinden geleni yapardı ki yaptılarda birşeyler.
Aileleri bırakalım Sinan'a gelelim.Sinan gayet doğal olarak bebeği isteyebilirdi ya da istemeyebilirdi.
Ama doğru ama yanlış...(Bu cümlelerin aynısını daha önce de yazdım ben:))
Belkide Sinan bebeği öğrenecek ve istemeyecek,Mine'ye daha çok genciz okullarımız var diyecek.Tabi ben böyle bir şey demesini asla istemiyorum açıkçası beklemiyorumda Sinan'dan ama derse de Sinan'a çok kızamam.
Çünkü gerçekten Mine çok küçük anne olmak için,Sinan'da baba olmak için çok genç.Ailesi Mine'yi kürtaj için hastahaneye götürürken de ben çok tepki vermedim mesela.Tamam ortada bir bebek var ve ortada hayati bir mesele olmadıkça ona kıymak çok acımasızca bana göre.Ama bu konuda herkes çok farklı düşünebilir.
Birde belki Sinan bebeği öğrenince istemeyecek,evliliğe ise yanaşmayacak ve Mine'de Timur'la evlenecek bebeğini evlilik dışı doğurmamak için.Ama Sinan'ın bebekten haberi olduğu için doğumda Mine'nin yanına gelebilir ve bebeğine zamanla alışıp sevebilir ki bu da gerçekte olan bir durum.O zamanda sen zamanında bebeğini istememiştin şimdi babalık haklarını elinden alıyoruz senin mi diyelim?

Ben Timur'un Mine'ye olan beğenisinin fiziksel bakımdan ziyade karakterindeki güçten kaynaklandığını düşünüyorum. Minenin o yaştaki cesaretinin Timuru hayran bıraktığına inanıyorum. Fiziksel beğeni ön planda olsaydı Emine gibi hayaller kuran Timur izletirdi senaristler. Bazıları güç ve sağlam karakterden etkilenir ki Timur da öyle bir adam gibi görülüyor. Zayıflık en tahammül edemediği şey olmalı hayatında. Bunu ilerleyen bölümlerde eski karısının zaafiyetinden dolayı ona ve kızına acılar çektirerek hayatlarından yok olmasına bağlayabilir senaristler.Ben böyle düşünüyorum.

Ben ise tam tersini düşünüyorum dediğiniz şeyin.Çünkü Timur Mine'yi zamanla beğenmedi ki...İlk görüşte etkilendi ve bunu da saklamadı bakışlarıyla bile belli etti.Timur müneccim mi? Daha merdivenlerden inerken gördüğü -hayatında daha önce 1 kez dahi görmediği- genç bir kızın karakterindeki gücü farketsin? Timur Mine'yi ilk gördüğünde ne aşık olduğu birisinden hamile olduğunu ne de baba adayının ortada olmadığını bilmiyordu.Ve bebeği doğuracağım diye inat etmesini de.Yani Mine'nin cesaretinden de haberi yoktu o sıralar.Tabi Timur'un insanın yüzüne bakar bakmaz cesur mu değil mi anlaması gibi üstün bir yeteneği yoksa...Ve bunları öğrenene kadarda zaten Timur Mine'yi videodan seyredip zarlarını çoktan eline almıştı.

Timur Emine gibi sapıkça rüyalar görmediyse de Mine'yi görünce bakışları olsun,teyzesinin evinde Mine'yi duvara sabitlerken ki soluk soluğa kalması olsun Timur'un ne hissettiğini ortaya koyuyor bana göre.

laylaylomm
27-10-11, 23:05
Fragmanımız ve özetimiz gelmiş. Bu bölüm hareketli geçecek görünüyor. Sinan'ın Amerika'dan dönmesi iyi olmuş. Sinan'ın Timur ve Mine'nin evlilik töreninin yapıldığı mekana geleceğini zannetmiyorum.
Timur, Merve'yi nasıl ikna edecek merak ediyorum. Mine, Merve'nin babasına olan sevgisine şaşıracaktır. O nasıl Sinan'dan bahsediyorsa Merve de babasından bahsediyor. Karekterlerimizin ortak yönleri çok.

Bülent İnal fanları diye bir yorum görünce fanı olarak dikkatimi çekti. :) Bülent İnal fanları başrol yanrol tartışması başlattı tarzında bir cümle okudum. Sayfa ilk açıldığından beri takip ediyorum. Bazı kişiler daha dizinin ilk bölümü yayınlanmadan kasıtlı olarak Bülent İnal başrol değil yorumları yapıyordu. Bülent İnal fanı olarak ben ve bazı arkadaşlar dizide tek başrol yoktur diye yazmıştık. O kişide jenerikte ilk yazan başroldür demişti. Bazı Bİ fanları o zaman jenerikte kimin adı ilk yazdı ama biz yine de dört başrol vardır diyoruz diye bölüm sonrası yorum yazmışlardı.
Bülent İnal fanları bu sayfada başrol yanrol tartışmalarını başlattı cümlesini kabul etmiyorum. Bazı cümleleri kurarken genellemelerden de kaçınılması gerektiğini düşünüyorum. Daha önce yazdığım cümlemi tekrar etmek istiyorum. Timur, ister kötü adam olsun ister iyi adam. Ben onu yine yorumlayacağım. Benim için Mine'yle aşk yaşaması ya da başka bir kadınla aşk yaşaması farketmiyor. Sonuçta onun aşık hallerini izleyeceğim.

Mine'nin karşısında rest çeken bir Timur görmek istiyorum bunu da belirtmek istiyorum.

Timur karekteri iyi anlatılıyor cümlesine yakın bir yorum da okudum. Ben de derinliklerine inilmediğinden şikayetçiyim. Karekter kendisini çok ifade etmiyor.

^nymph^
27-10-11, 23:13
Samimi sorunuza samimi bir cevap veriyim o zaman..;)
Evet Timur'u oynayan oyuncu Bülent İnal değil de X kişisi de olsaydı bu dizinin esas adamı yine Timur olurdu.:good: Bunun aksini düşünmek için kör olmak lazım herhalde ya da bambaşka bir pencereden bakmak.:kahve


Samimi cevap için teşekkürler ama bunun aksini görmek için kör olmak lazım ne demek orasını anlamadım.İki mesajda da yazılmış kör değiliz diye,emin olunuz ki çok şükür bizde kör değiliz.Esas adam size göre inkar edilemeyecek,tartışılmayacak derece de Timur olabilir.Bana göre ise kesinlikle Timur değil,olmamalı.


Bülent İnal'ın fanı değilim, bu diziyi de tek bir oyuncu için izlemiyorum; hikayeyi sevdiğim için izliyorum ve belli bir çift ayrımım yok. Mine&Timur olmazsa izlemeyi bırakırım ya da Sinan&Mine olmazsa bırakırım da demiyorum. Gönlüm Mine&Timur'dan yana olsa da iki çiftte kabulümdür.:img-wink:

Fakat bu başlıkta süregiden Bülent İnal önyargısı artık sinir bozmaya başladı cidden.:img-yes:
Tekrar söylüyorum Bülent İnal'ın fanı değilim ama ona yapılan haksızlığa da dayanamıyorum artık.



Bende neden Timur'a yazdığımız şeyler Bülent İnal'ın karakterine,şahsına yazılıyormuş gibi değerlendiriliyor onu anlamıyorum,dayanamıyorum.Kendi adıma konuşayım Bülent İnal'a önyargı yok bende.
O kadar mesaj yazdım Bülent İnal hakkında kullandığım tek olumsuz kelime yok.Timur hakkında ne düşündüğümü defalarca yazdım,bencil dedim,samimi değil,Mine'yi istiyor ama gerçek duygularını saklıyor,Mine'yi kandırıyor resmen dedim.
Ama asla Bülent İnal'ın şahsına en ufak olumsuz birşey yazmadım.Bu neden görülmüyor bende bunu anlayamıyorum cidden.

Evet dizi başladığından beri bozuk plak gibi takılıp kaldığım bir soru var.''Timur'u başka bir oyuncu oynasa,işte fanı olmayan,bilinmeyen bir oyuncu,o zamanda Timur'un Mine'ye bakışları,yaklaşımı böyle beğenilir,Mine&Sinan aşkı yokmuş gibi Mine&Timur aşkı dört gözle beklenir miydi?'' diye soruyorum.Başlıkta da dile getiriyorum. Genelleme yapmıyorum ama bunun nedeni de bazı Bülent İnal hayranlarının Timur'dan çok Bülent İnal hakkında övgüler yazmaları kaşı gözü,bakışı,sakalları,şöyle yakışıklı böyle güzel tarzı yorumlar yazmaları bunları yazarken de ''Sinan'da tek kaş yahu,Bülent İnal varken Sinan'mı Mine ile olacak? ''tarzı yorumlar yazmaları...Doğal olarak insan sormadan edemiyor.Ama zaten bu soruyu bir daha sormayı da düşünmüyorum hayır cevap ortada niye sorup duruyorsam cins miyim neyim ben:img-beee:


Sinancı olmanızı anlarım, Hakan Kurtaş'ı beğenmenizi de anlarım ki bende çok beğeniyorum kendisini.:img-wink: Ama Sinan'ı yüceltecem diye Bülent İnal'ı yerden yere vurmanızı asla anlayamam.



Ben Mine&Sinan aşkını destekliyorum.Onun dışında aman aman Hakan fanı da değilim,Gülcan fanıda.Özellikle de Hakan'ı çok beğeniyorum gibi bir cümle asla kullanmadım.Çekici buluyorum o da canlandırdığı karakterle alakalı,ama Hakan fanı arkadaşlarımdan özür dileyerek belirtiyorum ben Hakan'ı çok yakışıklı da bulmuyorum ki.

Yine söylüyorum Bülent İnal'i yerden yere vurmayı bırakın eleştirmiyorum bile.Hangi mesajımda yerden yere vurmuşum,eleştirmişim onu da yazsanız da bende biranda olsa kendimden şüpheye düşmesem.Hayır o kadar emin yazmışınız ki...



Timur-Sinan karşılaştırılması yapılır; elbet herkesin bir çifti olacaktır, aynı şeyleri düşünmek zorunda değiliz. Zaten bu forumlar farklı düşünceleri paylaşmak için var.

Bülent Bey'in oyunculuğunu eleştirebilirsiniz, şurada böyle oynasaydı daha iyi olabilirdi ya da ne bileyim şu sahnede yetersiz buldum diyebilirsiniz. (Gördüğüm kadarıyla fanları gayet eleştiriye açık arkadaşlar, başka sanatçıların fanları gibi direkt savunmaya geçmiyorlar.) Ama görüyorum ki bu başlıkta Bülent Bey'in oyunculuğu değil de şahsı eleştiriliyor.:kahve
Unutmayalım ki bu bir dizi ve Bülent Bey Timur karakterine hayat veren bir oyuncu sadece..;) Timur'u yazan o değil, Mine'yle Sinan'ı ayıran da o değil.
Hakan Bey nasıl yazılanı oynuyorsa Bülent Bey de yazılanı oynuyor.
Oyuncuların şahsıyla, dizide oynadıkları karakterleri karıştırmayalım lütfen. Bu forumdaki herkesin bunun ayrımını yapabilecek olgunluğa ve zekaya sahip olduğuna inanıyorum.;)

İyi yorumlar herkese..



Cidden morelim bozuldu mesajın sonuna okuyana kadar.:icon_sorr İki mesajda da üst üste aynı tarz yorumlar okuyunca...
Yani en sevmediğim en istemediğim ve yapıldığı an şiddetle tepki verdiğim bir durumun aynısı benim başıma geldi.
Birkaç dizi başlığında oyuncu-karakter ayrımı yapmayanlar olmuş başlığa yazmayı bile bırakmıştım,çünkü en nefret ettiğim durum,karaktere kızıpta canlandıran oyuncuyu yerden yere vurmaktır.
O yüzden özellikle dikkat ediyorken ''karakter hakkında çok kötü şeylerde yazmak istemiyorum,başlıkta onu sevenlerde var'' diye 2-3 mesajımda da belirtmişken şimdi yapmadığım birşey yazmadığım şeyler yapmışım,yazmışım gibi yorumlanıyor.

Ben ve gördüğüm kadarıyla çoğu Mine&Sinacı arkadaşta Bülent İnal'ın ne şahsını ne oyunculuğunu eleştiriyoruz.Timur'u çok eleştiriyoruz kabulde ediyorum ama Bülent İnal'a hakaret,kötü bir yorum okumadım ben başlıkta.
Bu durum neden inatla görülmemeye çalışılıyor? Hayır çok şükür ki karakter oyuncu ayrımı yapabilenlerdenim:) Çoğu arkadaşımda yapabiliyor.Ama ben halen yapamayanların olduğunu sevdiği oyuncu için canlandırdığı karakteri de sevenlerin olduğunu görüyorum bazı üyelerde.Neyse bu beni ilgilendirmez sonuçta,herkesin düşündüğü farklıdır tabi...



İyi akşamlar,sayfa baya karışmış ama olsun bazen dizilerin forum sayfalarında bu tür şeyler yaşanabilir ..sakin olmak lazım...:img-wink:

^nymph^ canım sen demişsin ki Timur'u oynayan kişi Bülent bey olduğu için hepimiz çok istiyormuşuz gibi anlatmak istemişsin ama öyle değil başka biri hatta benim hiç sevmediğim biride olsaydı inan yine TİMUR karakteri ön planda olurdu...

hatta Timur karakteri olmasa dizide tat tuz olmazdı..karakteri öyle güzel kaleme almışlar ki adamın ne yapacağını önceden kestirmek mümkün değil...şimdiye kadar herşey iyiydi bakalım Sinan geldi şimdiki tavrı nasıl olacak merakla bekliyorum..Timur karakterinin zarlarla karar vermesi bile tv tarihinde bir ilktir ...hani ilginç geldi bana ama çok hoş bir nüans olarak kaldı beyinlerimizde...

bunu yazarken hep karakteri kullandım bence sizlerde bu şekilde bakın olaya...


yarına az kaldı merakla diziyi bekliyorum..



Canım zaten ben Timur gereksiz bir karakter,hiç olmasaydı demiyorum böyle bakmıyorum olaya.Dediğin gibi Timur'da bu dizinin tadı,tuzu.Ama tadı tuzu sadece Timur'a yüklemekte bana göre yanlış.
Doğrudur Timur değişik birisi hemde fazlasıyla,hani aslında dikkat çekici yönleri de var,ben mesela ilk bölümde satış elemanına çektiği ayara bayılmıştım.
Çokta ütopik bir karakter,öyle zarlar filan,zarların rengide zaten ayrı birşey,çok beğendim o zarları.
Ama Mine'ye yaklaşımı,bakışları ve kendisine engel olmama durumu bana çok çok itici geliyor.Olamama demiyorum olmama diyorum çünkü Mine'ye doğru atılan her adımı çok kararlı,birazcık olsun tereddüt yok,yahu ben bir durayım ne yapıyorum böyle demiyor.

[arzu]
27-10-11, 23:16
Timur karekteri iyi anlatılıyor cümlesine yakın bir yorum da okudum. Ben de derinliklerine inilmediğinden şikayetçiyim. Karekter kendisini çok ifade etmiyor.

al bende de o kadar lomcum,. çoktandır takıldığım bi noktayı dillendirmek istiyorum. mesela bu adamın neden hiç arkadaşı yok. şöyle yeri geldiğinde iki kadeh tokuşturacağı "ah be abi bi dert aldım ki başıma sorma" diyeceği biri niye yok... laf aramızda çilingir sofrası muhabbetlerini pek severimde :img-wink:

Bahar61
28-10-11, 00:12
önce şöyle güzel bir titremek ve sonra da kendime gelmek istiyorum...bııırrr...

allahım allahım...fragmanda amerikalardan dönüveren ve döner dönmezde sevdiceğini arayan bir adet sinan görünce o kadar korktum o kadar tırstım hatta o kadar yusuf and yusuf oldum ki (sahi bu ne,bilmiyim ama burada birisi yazmıştı ,tırsmanın eşanlamlısı olsa gerek ,hem fazla laf göz çıkarmaz aksine yorum zengin durur diye kullanıverdim ) kaçıp saklanacak bir yer ,kafamı sokacak yumuşak bir kum aradım.zaten o yüzden bugün hiç uğrayamadım...kendimi çöllere vurdum...orada kumlar yumuşaktır diyerekten...ama sonra düşündüm,ben gidersem nolur timurun hali dedim kendi kendime...biliyorum elbette ki burada onu koruyup kollayacak onbinlerce seveni var ama olsun ,ben de burada olmalıyım dedim ,sinan karşısına dikilipte hesap sormaya kalktığında daha da fenası timuru uuff etmeye kalktığında öperim geçer tüm acıları diye vazgeçtim gitmekten...hem ,her gidiş bir vazgeçiştir ve ben asla vazgeçmem sevdiklerimden...velev ki o ihtiyar bir psikopat ve de sapık olsun...

fragman ve resimlerden anladık ki teyzemiz serbest kalıyor,nasıl bilmiyoruz ,belki de hakkında onu içeride tutacak sağlam deliller bulamadılar...hay aksi şeytan demenin dövünmenin bir faydası yok bu saatten sonra.oysa ne çok ümit etmiştim teyze içeride uzun bir süre kalacak ve mine de timurla evlenmeyecek diye ama olmadı,zaten şans benim yüzüme hiç gülmedi ki şu fani dünyada.:img-beee:


teyze çıkınca da tabiki mine söz verdiği gibi nikah masasına oturuyor timurla .şarkıda söylediği gibi nikah masına oturuken de sevdiğini çağırmıyor ama sinanın altıncı hissi ne kaa kuvvetliymiş ki yüreğinden bir davet olduğunu hissediyor kendine ve boynundaki ,ayağındaki saygılara falan aldırmadan gidiveriyor sevdiğine.inşallah ,keşke noooluuurr yetişse ve durdursa o nikahı...durdursa ve haykırsa '' bu nikah kıyılamaz ,çünkü minenin karnındaki bebeğin babası benim '' diye ama hiiç sanmıyorum ki öyle olsun.

aklımda bazı sorular var ,

1: sinanın ,minenin hamile olduğundan haberi var mı ?

2: sinan ülkeye ne zaman dönüyor ?

3:sinan minenin evlenmek üzere olduğunu biliyor mu ?

4: yoksa sinan geri döndüğünde mine zaten çoktaaannn evlenmiş mi olacak ?

5:'' gerçeği öğrendiğinde nasıl bakacağız yüzüne ,apar topar yolladık oralara '' diyen hanım teyzem acaba gerçeklerin tümünden mi bahsediyor yoksa ne kadarını söylemeye cesareti var ?

6: sinanın anne ve babası minenin bebeği aldırdığını da söyleyecekler mi ?(hani mineyi izlettikleri adam hastaneye kadar takip etmiş mineyi ve haber vermişti yaa,bunlar da aklı selim kazandı diye pek bir sevinmiş idiler ,bebekten kurtulduk diye ...dolayısıyla mineden de kurtulmuş oldular)

şu en son soruyu sorunca kendime ve bakınca yeniden resimlere minenin nikaha giderken profilden çekilmiş resmi çekiyor dikkatimi.karnı hamile olduğunu belli edecek kadar belirginleşmiş ,küçük bir kavun gibi:img-hyste:img-hyste

düşünüyorum ...

teyze hapisten çıkıncaya kadar belli bir zaman geçmiş...ama çok değil...çok zaman geçseydi karın koca bir karpuz kadar olurdu .tüm bu zaman zarfında mine de baba evinde kalmış ,turan emicem kızı nişanlayınca azcık kaldırabilmiş başını demek ki ,namus temizlenmiş birazcık...timur mineyle evlenerek kızın adını temizleyip turan ustasının başını dik tutmasını sağlarken türkish deliğht abla da gönül kırıklıklarını onarmaya çalışacak...yarasın emiceme..ama sanırım duvardaki ud ile henüz teşvik i mesaiye başlanmamış...o resmi araçlı adam varken nasıl başlayacakları da merak konusu ama neyse ,geçiyorum bu konuyu...

geçiyorum konuyu çünkü aklıma çok parlak olduğunu zannettiğim şahane bir fikir geldi...sinanın anneciği biricik evladının başına gelen elim kazadan gerekli dersi çıkarmış ve vicdanıyla yaptığı muhasebede vicdanı galip gelince sinanı karşısına alıp bülbül gibi şakımıştır babasıyla yaptıklarını.demişti oğlum hal böyleyken böyle...sen ayakta uyurken ,bizler arkandan böyle böyle işler çevirdik,senin kız hamileymiş ,babası ve abisi bir gece kapımıza dayandı biz de soylu adımıza yakıştıramadık kadırgada bir lisede okuyan kızı gelin almayı o yüzden seni taaa amerikalara yolladık...sonra da öğrendik ki kız bebeği aldırmış...diyecek...sinancık da pek bir mahzunlaşacak...yazzıııkkk kıyamam...ama üzülme sen sinancım o bebek hayatta...allahın fırsatçısı bir sapığın eline düşmüş olabilir senin sevdiceğin ama şuana kadar henüz namusuna halel gelmiş değil...ama daha sonrasında olur mu olmaz mı onu bilemem...onu sadece senaristler bilir...timuru buradaki onbinlerin gözünde küçük düşürmek için timurun hayatta asla yapmayacağı bir şeyi yaptırabilirler ona.bir gece mesela ,bu kadar yeter ula ,diyip zar atabilir ...çift gelirse ben minenin yatağına tek gelirse o benim yatağıma diyebilir...ben karışmam...paşa gönlü bilir...

gene hiç aklımda yokken sulandırdım olayı ,hemen toparlıyorum ve son sözümü söylüyorum.

sinan tam mineyi görüp ona sesleneceği sırada mine arabaya binmek için döner veeee....sinan...minenin karnını görür...mineyle hep hayalini kurdukları bebeği aldırmıştır mine ama şimdi bir başka bebek beklemektedir...yanındaki ihtiyarın bebeğini hem de...ulan ben böyle kaderin ...diyip arkasını dönüp gidecekken yaralarından birisi acır ve gayri ihtiyari bağırınca mine sesini duyup döner ve sinanı görünce hemen yanına koşar...inanamaz önce ...şaşırır...güler...gülerken ağlar...senn...sen burdasın...ama nasıll...der...sonra halini farkeder...yaralarını...tam soracak ve ona sarılacakken sinan hayattaki en büyük 2.hatasını yapar ve '' bunu bana nasıl yaparsın mine,aşkımıza bizim bebeğimize bunu nasıl yaparsın...bu kadar mıydı senin aşkın, benim bebeğimi istemeyip hemen bir başkasını bulup ondan nasıl olurda bir bebek yaparsın ...sen nasıl bir insansın '' derse...tamamdır...mine bir daha ömrü billah bakmaz sinana...
the end...

benim için, happy...happy the end...

~~winds~~
28-10-11, 00:40
Bu yorumumu sevgili [arzu]'nun repi ve Emel'in yorumları üzerine yazıyorum. Aslında bölüme kadar bir şey yazmayacaktım ama özellikle o repi gördükten sonra yazmak , bir açıklama yapmak farz oldu.

Oradaki "fazla fazla" ikilememden ne gibi bir artniyet çıkardınız anlamadım ama bana yazılan yorum aksine ben o yorumu yazarken hiçbir şekilde artniyetle yaklaşmadım. Orada "Bol bol" manasındaydı ve evet hala aynı şeyi savunuyorum. Biz Sinan'ı gıdım gıdım izlerken sizler Timur'u bol bol izleyerek , karakterinden çıkarım yapabilecek tonlarca sahneye sahiptiniz. Savunmakta olduğum ve o mesajımda da savunduğum şey buydu. Lütfen sizler de her mesajımızda art niyet aramayın.

Bir de İnal mevzusuna değinmek istiyorum. Gerçi Emel yeterince bahsetmiş ama ben de bir iki kelam söylemezsem içimde patlar mazallah :p Bizim tarafımızdan asla ve asla Bülent İnal'ın şahsına yönelik iyi veya kötü bir eleştiride bulunulmamıştır. Biz eleştirilerimizi ve yorumlarımızı Timur'a yaptık bu zamana kadar , bundan sonra da böyle olacak. Bizler Sinan'a olan yorumlarımızı da Kurtaş üzerinden gerçekleştirmiyoruz. Sizin düşündüğünüzün aksine bizler aklı beş karış havada çoluk-çocuk değil , ne istediğini bilen insanlarız. Dizi ile gerçeğin ayrımını da en güzel şekilde yapabiliyoruz. Daha önce de söylemiştim ; bu başlık altında mız mız çocuk muamelesi görmekten ciddi anlamda sıkıldım. Acaba sizler Timur'u Timur olarak değil de Bülent İnal olarak gördüğünüz için mi Timur'a olan eleştirileri direk oraya alıyorsunuz. Hakan'ın görüntüsüne laf edildiğinde birimiz çıkıp "Vay efendim Hakan'a hakaret ediliyor." demedik. Direk Hakan Kurtaş adı ile söylenmesine rağmen... Bizim eleştirilerimizin tamamı Timur'adır. Bu karakteri kim oynarsa oynasın aynı eleştirilerde bulunacaktık.

Yarın bölümde umarım Sinan'ın Amerika'da yaşadıklarıyla ilgili kesitler sunulur bize 1-2 sahne de olsa... Ciddi anlamda senaryoda açık yerler kalacak eğer gösterilmezse ve Sinan varsayımlar üzerinden ve kişisel değerlendirmelerle eleştirilmeye devam edecek. En azından elimizde bir şeyler olsun ki bu böyle şu şöyle diyebilelim.

Yarın bölümden sonra görüşmek üzere... Hepinize iyi geceler diliyorum. :img-wink:

bal gözlüm
28-10-11, 00:45
Repler için teşekkürler arkadaşlar..:img-wink:


Samimi cevap için teşekkürler ama bunun aksini görmek için kör olmak lazım ne demek orasını anlamadım.İki mesajda da yazılmış kör değiliz diye,emin olunuz ki çok şükür bizde kör değiliz.Esas adam size göre inkar edilemeyecek,tartışılmayacak derece de Timur olabilir.Bana göre ise kesinlikle Timur değil,olmamalı.


Öncelikle şunu belirtiyim benim yazdığım yazının sadece ilk paragrafı sizin sorunuza cevaben yazılmıştı. Diğer kısımlar genel bir yorumdu.:img-wink: Ama hata bende belirtmemişim bu durumu yazımda. İşyerinde hızlı yazmıştım, şimdi tekrar okuyunca fark ettim. Bu karışıklık için özür dilerim sizden.;)

Gelelim tekrar neden Timur esas adam sorunuza.. "Bu dizinin başrolü Bülent İnal, o yüzden Timur esas adamdır" demicem tabiki.. Çünkü sizin de belirttiğiniz gibi bu dizi dört başrollü bir iştir. Benim için Timur esas adamdır evet, çünkü dizinin adının dahi Timur'a hitaben koyulduğunu düşünüyorum.
"Bir Çocuk Sevdim":img-in_lo
Esas konu Timur'un Mine'ye olan aşkıdır kanımca karşılıklı ya da karşılıksız fark etmez ama benim için esas adam Timur'dur.
Belki siz farklı pencereden yorumluyorsunuz, belki dizinin isminin Sinan'a hitaben koyulduğunu düşünüyorsunuzdur bilemem ama benim düşüncem bu yönde..;)



Bende neden Timur'a yazdığımız şeyler Bülent İnal'ın karakterine,şahsına yazılıyormuş gibi değerlendiriliyor onu anlamıyorum,dayanamıyorum.Kendi adıma konuşayım Bülent İnal'a önyargı yok bende.
O kadar mesaj yazdım Bülent İnal hakkında kullandığım tek olumsuz kelime yok.Timur hakkında ne düşündüğümü defalarca yazdım,bencil dedim,samimi değil,Mine'yi istiyor ama gerçek duygularını saklıyor,Mine'yi kandırıyor resmen dedim.
Ama asla Bülent İnal'ın şahsına en ufak olumsuz birşey yazmadım.Bu neden görülmüyor bende bunu anlayamıyorum cidden.


Yineliyim, bu kısımları size cevaben yazmamıştım genel bir yorumdu.
Evet sizin yazılarınızda Bülent Bey'in şahsına yönelik hakaretlere, eleştirilere rastlamadım. Ama başka arkadaşların yazılarında rastladım. İsim hatırlamıyorum; malesef başlığa baştan sona göz atıp kim olduklarını bulmaya vaktim de yok. Fakat rastladığımı çok iyi hatırlıyorum ve uzun bir süre de direndim cevap vermemek için.


Evet dizi başladığından beri bozuk plak gibi takılıp kaldığım bir soru var.''Timur'u başka bir oyuncu oynasa,işte fanı olmayan,bilinmeyen bir oyuncu,o zamanda Timur'un Mine'ye bakışları,yaklaşımı böyle beğenilir,Mine&Sinan aşkı yokmuş gibi Mine&Timur aşkı dört gözle beklenir miydi?'' diye soruyorum.Başlıkta da dile getiriyorum. Genelleme yapmıyorum ama bunun nedeni de bazı Bülent İnal hayranlarının Timur'dan çok Bülent İnal hakkında övgüler yazmaları kaşı gözü,bakışı,sakalları,şöyle yakışıklı böyle güzel tarzı yorumlar yazmaları bunları yazarken de ''Sinan'da tek kaş yahu,Bülent İnal varken Sinan'mı Mine ile olacak? ''tarzı yorumlar yazmaları...Doğal olarak insan sormadan edemiyor.Ama zaten bu soruyu bir daha sormayı da düşünmüyorum hayır cevap ortada niye sorup duruyorsam cins miyim neyim ben:img-beee:


Bende bu düşünceyi anlamıyorum işte.
Esas adamın kim olduğu bu kadar önemli mi?
Dizinin tadını çıkarmak varken, hikayenin geneline bakmak varken neden kimin esas adam olduğuna bu kadar takılıyorsunuz?
Ben hiçbir yazımda Sinan'a tek kaş demedim, Bülent Bey'in yakışıklılığını da övmedim. Hep söylüyorum beni dizinin genel hikayesi ilgilendiriyor, kimse için takip etmiyorum diziyi. O yüzden bu söylediğiniz şeyleri hiç üzerime almıyorum.



Ben Mine&Sinan aşkını destekliyorum.Onun dışında aman aman Hakan fanı da değilim,Gülcan fanıda.Özellikle de Hakan'ı çok beğeniyorum gibi bir cümle asla kullanmadım.Çekici buluyorum o da canlandırdığı karakterle alakalı,ama Hakan fanı arkadaşlarımdan özür dileyerek belirtiyorum ben Hakan'ı çok yakışıklı da bulmuyorum ki.

Yine söylüyorum Bülent İnal'i yerden yere vurmayı bırakın eleştirmiyorum bile.Hangi mesajımda yerden yere vurmuşum,eleştirmişim onu da yazsanız da bende biranda olsa kendimden şüpheye düşmesem.Hayır o kadar emin yazmışınız ki...


Güzel demekki aynı şeyleri düşünüyormuşuz aslında..:img-wink:
Yani karakterler önemli diyorsunuz sizde benim gibi..

Yine ve yine belirtiyim sizin yerden yere vurduğunuzu söylemedim, genel bir yorumdu. Ama bunu belirtmem gerekiyordu hata bende tekrar özür dilerim.;)



Cidden morelim bozuldu mesajın sonuna okuyana kadar.:icon_sorr İki mesajda da üst üste aynı tarz yorumlar okuyunca...
Yani en sevmediğim en istemediğim ve yapıldığı an şiddetle tepki verdiğim bir durumun aynısı benim başıma geldi.
Birkaç dizi başlığında oyuncu-karakter ayrımı yapmayanlar olmuş başlığa yazmayı bile bırakmıştım,çünkü en nefret ettiğim durum,karaktere kızıpta canlandıran oyuncuyu yerden yere vurmaktır.
O yüzden özellikle dikkat ediyorken ''karakter hakkında çok kötü şeylerde yazmak istemiyorum,başlıkta onu sevenlerde var'' diye 2-3 mesajımda da belirtmişken şimdi yapmadığım birşey yazmadığım şeyler yapmışım,yazmışım gibi yorumlanıyor.

Ben ve gördüğüm kadarıyla çoğu Mine&Sinacı arkadaşta Bülent İnal'ın ne şahsını ne oyunculuğunu eleştiriyoruz.Timur'u çok eleştiriyoruz kabulde ediyorum ama Bülent İnal'a hakaret,kötü bir yorum okumadım ben başlıkta.
Bu durum neden inatla görülmemeye çalışılıyor? Hayır çok şükür ki karakter oyuncu ayrımı yapabilenlerdenim:) Çoğu arkadaşımda yapabiliyor.Ama ben halen yapamayanların olduğunu sevdiği oyuncu için canlandırdığı karakteri de sevenlerin olduğunu görüyorum bazı üyelerde.Neyse bu beni ilgilendirmez sonuçta,herkesin düşündüğü farklıdır tabi...

Bu kısımlar size hitaben yazılmamıştı tekrar belirtiyim.
Başlıkta sezdiğim genel hava buydu o nedenle yazma gereği duydum. Ki ben kolay kolay kimseye cevaben birşey yazmam. Diziyle ilgili yorumumu yazarım çıkarım. Tartışıp kritik yapmayı isterdim sizlerle ama buna vaktim yok malesef.
Sizin sorunuzu görünce fikrimi yazmak istedim sadece, bir istisnaydı yani..:img-wink:
"Ben ve gördüğüm kadarıyla çoğu Mine&Sinacı arkadaşta Bülent İnal'ın ne şahsını ne oyunculuğunu eleştiriyoruz.Timur'u çok eleştiriyoruz kabulde ediyorum ama Bülent İnal'a hakaret,kötü bir yorum okumadım ben başlıkta."

Siz yazmamış olabilirsiniz ama yazan arkadaşlar oldu o yüzden kendi adınıza cevap verin diğer arkadaşları korumayın bence.. Çünkü o tür yazılar okuduğumu çok iyi hatırlıyorum. Uzun zamandır dile getirmek istiyordum fakat kimseyle tartışmamak için erteliyordum. Bugün Arzu arkadaşımızın da aynı konudan muzdarip olduğunu görünce yazmak istedim bende.



Yazdığım yazı size ya da bir başkasına cevaben yazılmış değildir yani; tamamiyle genel bir yorumdur.
Umarım anlatabilmişimdir.;)

lpchester
28-10-11, 01:05
aklımda bazı sorular var ,

1: sinanın ,minenin hamile olduğundan haberi var mı ?

2: sinan ülkeye ne zaman dönüyor ?

3:sinan minenin evlenmek üzere olduğunu biliyor mu ?

4: yoksa sinan geri döndüğünde mine zaten çoktaaannn evlenmiş mi olacak ?

5:'' gerçeği öğrendiğinde nasıl bakacağız yüzüne ,apar topar yolladık oralara '' diyen hanım teyzem acaba gerçeklerin tümünden mi bahsediyor yoksa ne kadarını söylemeye cesareti var ?

6: sinanın anne ve babası minenin bebeği aldırdığını da söyleyecekler mi ?(hani mineyi izlettikleri adam hastaneye kadar takip etmiş mineyi ve haber vermişti yaa,bunlar da aklı selim kazandı diye pek bir sevinmiş idiler ,bebekten kurtulduk diye ...dolayısıyla mineden de kurtulmuş oldular)


İyi geceler,Bir Sapık Sevdi Bahar...:love01:
Velev ki aynen,tam takır aynı çizginde devam ediyorsun helal...:img-wink:
Şimdi ben o genel sorularına nacizhane cevap vereyim...

1)Kesinlikle yok...
Tamam biliyoruz,hasta ve kaza geçirmiş kişilere moral vermek amacıyla iyi haberler vermek iyidir...Fakat Sinan'ın ailesine göre bu tamamen tuzak haberlerden biri...O yüzden no panik diyorum...
Sinan tamamen Harmangil Tuzak Anonim Şirketlerine bağlı...:img-hyste

2)Sanırım kırıklarının alçıya bağlanıp kuruma süresinin geçmesini bekleyen zaman diliminin ertesinde dönüyor...
Zira kemiklerin kaynaşması ve uzun hava yolculuğun komplikasyonlarını yaşamak adına bu zaman dilimini de düşünmek lazım...
Birde Sinan'ın kendisini bırakıp amcanın moralini yüksek tutmaya çalıştığı zamanlarını da saymak lazım...

3)Bilmiyor bence...
Bilme ihtimali bile olsa öyle şen şakrak halde Mine'nin yanına gitmek istemez...
''Kaza yaptığımı bilse beni affeder''söylemi tamamen Amerikan Baharından gelmeyen telefonlardan dolayı kesilen irtibatlardan dolayı olabilir...:whistle2

4)Klişeler...
Böyle olmalı zaten...
Zira bu dizinin yönünün bu yönde olacağı zaten belliydi...
Timur ile Mine hastalıkta-sağlıkta evlenecekler...:img-wink:
Tabi bu ikili ilişkideki bu ikilemdeki rolleri şimdiden merak etmekteyim...

5)Bence yok..
Zaten anne olarak empati yapma potansiyelini bile göremedim ben...
Saklanan gerçeklerin akabinde anne ve babanın Mine üzerinden yapacağı kötü propagandayla Harmangil ailesi yeniden bir arada olacaktır...:img-blush
Yaşasın...:img-beee:

6)Mine'nin hastaneden kaçtığından haberleri yok sanırım...
Ya da ben kaçırdım...
O zaman bu durum Sinan'a çok pis dalacak....:img-hyste
Harmangil komploları...İmza;Anne-baba ve Amerikan Amca...:865323

rhinokurt
28-10-11, 01:21
Bir dizi daha ekranlara veda ediyor.
Kanal d'nin iddialı dizilerinden bir çocuk sevdim 9.Bölümüyle yayınına son verdi.
8.bölümde Sinanın gelmesi üzerine Timurla evlenmekten vazgeçen Mine karakteri babası Turanın da desteğiyle Sinanla evlenme kararı aldı. Tüm bu gelişmelerden sonra dizide konusu kalmayan timur karakteri 8.bölümde diziden ayrılırken son bölümdede Sinanın ailesinin Turangillerden özür dilemesiyle dizi bitirildi. Dizinin yönetmeni "pedofili dizisi çekmekle suçlandık yanlış anlaşıldık bu saatten sonra kariyerimi riske atamazdım oyuncularla görüştüm onlarda hak verdiler paşa paşa bitirdik dedi.
bu arada yeni dizi projesi de belli oldu. Baldız baldan tatlı adlı yeni dizinin tekrar yanlış anlamalara sebep vermemesi için sadece baldız olarak sunulmasına karar verildi.

selin-ji
28-10-11, 01:22
Bir Sapık Sevdi Bahar..



Timur'u çok destekliyorsunuz ama böyle bir lakab'ı timura yakıştırıyorsunuz çok ilginç .:img-huh:

Bence bu dizideki herkes başrol :love01:
herkes boylu poslu çok güzel :love01:
bu tartışmalar çok gereksiz! oyuncunun dış görünüşüyle ilgili yorum yapıp küçümsemek tuhaf..

tutturulmus sinan soyle sinan boyle ya kac bolum bir sinan izlediniz allah askina hatta simdiye kadar izledigim sinan karekteri sorumsuz baba parasi yiyen gezip eglenmeyi seven sorumsuz bir karakterdi hatta ilk bolumde bir kiz annesi olarak sinana kizdimda 17 sinde bir kizdan bu sekilde faydalandi diye tamam ask guzel birsey hatta mukemmel ask dokunmak hissetmek ama iste amasi var insan sevdigi kiza hemen sahip olmaz yatmaz deger verir saygi duyar ..benim izledigim sinan krakteri mineyi habire bir yerlerde SIKISTIRIP opmeye calisan eve gittigi icin mineye kizan onunla kalmasi icin zorlayan bir sinan seyrettim ben birinin yorumunda okudum sinan tam evlenilecek tam mineye gore diye yazmis peki sinana karekterini bir bolum seyrettik seyrettigimiz bolumde de askik oldu dokundu yatti ve gitti ...bir bolumluk sinanda acaba ne gibi bir sorumluluk goruldu cok merak ediyorum ...acaba sinan genc yakisikli kaldiki bana gore timur daha cekici ve yakisikli krizmatik ..zengin olmasimi acaba bunu sinan soyle boyle diyep yorum yapanlar ki bence bu tur yorumlarida yapanlar 20 yas altidir heralde )))
neyse seyredip gorcez ama sunu iyi biliyorumki su andaki mine karakterini anca ve anca timur tasir sinan mineyi asla tasiyamaz cunki mine guclu kararli dimdik ayakta durmasini bilen bir karakter ki 17 yasinda olmasi babasina duskun olup yinede onu kirdigini bile bile ayakta durmaya calisiyor cabaliyor timurda ona destek olucak ve zamani geldiginde eger mine gitmek isterse ona dur demiycek ne kadar cani yansada demiycek..


Sinanın yorumunuzla ölçüp tartış biçmişsiniz .:img-wink:
bu iki gencin yaptıkları doğru değil evet bi anlık gaflet işte.. tabi bunu arzu,tutku,istek olarak da nitelendirebiliriz ama bizim kültürümüzde böyle bir durum olmadığı için bende kınıyorum sizler gibi.
ama bu olayda yaşanan ve verilen kararlar tek sinana ait değil minede isteyerek kendini sinana teslim etti ona güvendi.
bence güvenide boşa çıkmadı çıkmayacak sinan görüldüğü üzere minenin peşini bırakmadı hani diyoruz ya sorumsuz gecelerini pub'larda geçiren biri olsa inanın minenin peşinden koşmaz gider ayşe,fatmanın peşinden koşardı. :icon_whis
he birde mineden o mesajı aldı ya gider o tarz yerlerde bir kızın belinden kavrar ve sabaha kadar içerdi.
bana kalırsa sorumsuzluk ve havai gönül budemektir.
ama sinan sahip çıkıyor! ve bi çaba içerisinde..

mine sinanı gördüğünde belki de yelkenleri suya indirir.:img-in_lo tabi yanımızda taşıdığımız gurur'uda unutmayalım.

Kendi yorumum; süreyyayı dışarıda görüyoruz belkide mahkeme serbest bırakmıştır ama izleme kararı vermiştir, böylede oluyor genellikle.


Bir dizi daha ekranlar veda ediyor.
Kanal d'nin iddialı dizilerinden bir çocuk sevdim 9.Bölümüyle yayınına son verdi.
8.bölümde Sinanı gelmesi üzerine Timurla evlenmekten vazgeçen Mine karakteri babası Turanın da desteğiyle Sinanla evlenme kararı aldı. Tüm bu gelişmelerden sonra dizide konusu kalmayan timur karakteri 8.bölümde diziden ayrılırken son bölümdede Sinanın ailesini Turangillerden özür dilemesiyle dizi bitti. Dizinin yönetmeni "pedofili dizisi çekmekle suçlandık yanlış anlaşıldık bu saatten sonra kariyerimi riske atamazdım oyuncularla görüştüm onlarda hak verdiler paşa paşa bitirdik dedi.
bu arada yeni dizi projesi de belli oldu. Baldız baldan tatlı adlı yeni dizinin tekrar yanlış anlamalara sebep vermemesi için sadece baldız olarak sunulmasına karar verildi.
Kaynak? :blink:

Bahar61
28-10-11, 01:26
Bir dizi daha ekranlara veda ediyor.
Kanal d'nin iddialı dizilerinden bir çocuk sevdim 9.Bölümüyle yayınına son verdi.
8.bölümde Sinanı gelmesi üzerine Timurla evlenmekten vazgeçen Mine karakteri babası Turanın da desteğiyle Sinanla evlenme kararı aldı. Tüm bu gelişmelerden sonra dizide konusu kalmayan timur karakteri 8.bölümde diziden ayrılırken son bölümdede Sinanın ailesini Turangillerden özür dilemesiyle dizi bitti. Dizinin yönetmeni "pedofili dizisi çekmekle suçlandık yanlış anlaşıldık bu saatten sonra kariyerimi riske atamazdım oyuncularla görüştüm onlarda hak verdiler paşa paşa bitirdik dedi.
bu arada yeni dizi projesi de belli oldu. Baldız baldan tatlı adlı yeni dizinin tekrar yanlış anlamalara sebep vermemesi için sadece baldız olarak sunulmasına karar verildi.

ben zaten böyle bir sonuç bekliyordum ,hiç şaşırmadım o yüzden.ama tabiki çok üzüldüm...timur için üzüldüm yani...tüm hevesi kursağında kaldı adamın.bir kez olsun öpüp koklayamadı sevdiği kızı,sımsıkı sarılamadı...hayallerim ,aşkım ,zarlarım ve kızım...

yazık oldu canım diziye...artık bazı arkadaşlar da kınalarını yakabilirler...yorgan gitti kavga bitti...:img-wink:

remoş
28-10-11, 01:27
ben zaten böyle bir sonuç bekliyordum ,hiç şaşırmadım o yüzden.ama tabiki çok üzüldüm...timur için üzüldüm yani...tüm hevesi kursağında kaldı adamın.bir kez olsun öpüp koklayamadı sevdiği kızı,sımsıkı sarılamadı...hayallerim ,aşkım ,zarlarım ve kızım...

yazık oldu canım diziye...artık bazı arkadaşlar da kınalarını yakabilirler...yorgan gitti kavga bitti...:img-wink:
şakamı bu arkadaşlar
bitmiş olamaz
reytingleri gayet iyi
3 olan bir dizi
niye kaldırılsın
bence şakaaaaaaaaaa

rhinokurt
28-10-11, 01:30
şakamı bu arkadaşlar
bitmiş olamaz
reytingleri gayet iyi
3 olan bir dizi
niye kaldırılsın
bence şakaaaaaaaaaa

şaka tabiki :img-hyste sofa
Tam tersini düşünüyorum.
Mine ile Timur evlenecekler.
Haa sonra neler olur izleyip göreceğiz.

remoş
28-10-11, 01:35
şaka tabiki :img-hyste sofa
Tam tersini düşünüyorum.
Mine ile Timur evlenecekler.
Haa sonra neler olur izleyip göreceğiz.
allah iyiliğini versin arkadaşım
öyle bir inandırıcı yazmışsınki
yüreğimize indirdin
yönetmenle olan kısmını
falan nerden düşündün yazdın

lpchester
28-10-11, 01:39
Timur'u çok destekliyorsunuz ama böyle bir lakab'ı timura yakıştırıyorsunuz çok ilginç .:img-huh:

Bence bu dizideki herkes başrol :love01:
herkes boylu poslu çok güzel :love01:
bu tartışmalar çok gereksiz! oyuncunun dış görünüşüyle ilgili yorum yapıp küçümsemek tuhaf..

Sanırım,sayfada ileri gelen yorumlarda öte oluşturulan bir mekanizmada başlıktaki eğlenceli arkadaşlardan çıkan bir söylemdi sadece...:icon_whis
Benim ki yakıştırmak değil,sadece kısmi yorumlara isyan eden arkadaşa destek vermek...:img-wink:
O lakabı cümle içinde kullanırsak sayfaların en başlarına gitmemiz gerekir...
Bu kadar açıklama yeter sanırım....:img-wink:
Neden bu söyleme bir alıntı yaptınız onu da anlamış değilim...
Artık dalga boyutu da ciddileşmeye başladı sanırım....:865323

Başlıktaki şu olguların kırılması şart..
-Timur'u destekleyenler körü körüne Bülent İnal hayranı olacak diye bir kaide olamaz...Burada tamamen bu fan kültüründen bağımsız yorumcularda var...
Bu anlamda bu olgunu kırılması gerekiyor...
-Sinan kısmına gelince...
Oynayan oyuncunun herhangi bir projesi olmadığı için Allah'tan çeşitli karşılaştırmalar okumadık...
Ama tümüyle bu oyuncuya karşı çıkıldığını düşünmüyorum...
Şahsi ve karakter oyunculuğuna laf yok..
Zaten adamı tanımıyoruz...
Bence karakterlerle şahsi isimleri ayırmak en büyük erdem olacaktır...:img-blush

Bahar61
28-10-11, 01:42
şaka tabiki :img-hyste
Tam tesini düşünüyorum.
Mine ile Timur evlenecekler.
Haa sonra neler olur izleyip göreceğiz.

ama arkadaşım aşkolsun yahuuu...az kalsın sekte i kalpten gidiverecektim...taşıyabilecek miydin sen bu yükü...hııı? yapma bir daha böyle şakalar ,olur mu ? ben de timur gibi yaşlı başlı bir insanım ,tansiyonum var ,taşikardim var ,kolesterol desen 300 lerde seyrediyor ani bir heyecanda hıık diye gidiveririm maazallah...oysa benim de timur gibi ,gitmeye hiiiç niyetim yok.

şu fragmanı izliyorum izliyorum ve her seferinde en son sahneden sonra laptopum mu bozuldu acaba diye evirip çevirip bakıyorum ,bir yerlerden acaip sesler geliyor...bu gece çözdüm olayı...meğersem arabadan inen sinan nefes nefese kalıyormuş onun sesini anlayamamışım.bakınıp duruyorum.acaba diyorum ,sinan için arabadan inmek çok zor olduğu için mi öyle nefes nefes kalıyor yoksam ki mineyi görünce mi 100 mt koşmuş tazı gibi nefes nefese kalıyor.


dizide zaman atlaması olacakmış ,hiç istemiyorum ben böyle bir şey olmasını umarım da olmaz.eğer olursa nasıl görürüz evli barklı mineyle timuru...o evin içinde yaşananları...büyütülen bebek ve çocuğu...ilk zamanlar varolacağı muhakkak olan yabancılıkların zamanla belki de çok güzel bir dostluğa ve keşke aşka dönüşünü nasıl göreceğiz...evlendik hoooppp yıllar geçti...hiç sevmedim...ama ne olursa olsun izleyeceğim...taa ki sinanla evlenmeye kalkıncaya kadar.

rhinokurt
28-10-11, 02:11
Dizide timura aşık 3 kadın var.
Biri başta elendi. Timur onu libidosal olarak kullandı. Kadın aşk isteyincede hemen eleyiverdi onu..
Diğeri bakıcıydı, avucunu yalıyodu zaten o bile kursağında kaldı ayrı ev tutuldu ona.
Ve son olarak Emine kendi kendine gelin güvey oldu. Oysa adam en ufak bir meyil belirtisi göstermemişti.

Gelelim mineye. İşte mine hemen sevemez timuru. O sinana aşık. Belkide hep sinanı sever. Ama bir süreliğine timuru da sevebilir kimbilir.

Geleyim Sinana... Sinan iyi çocuk. Aşkı için mücadele edecek. Ailesi ona destek çıkmayacak tabiki. ama yazık sakat şu anda. birde araya iletişimsizlik girdi. Körolası Emine abla ileştirtmedi aşıkları. Oysa bırak konuşsunlar Timurda sana kalsın değil mi. Demekki bu abla kötü biri. Hatta deli.

Turan babanın en çok diksiyonuna hayranım. Çetin Tekindor gibi düzgün konuşuyor.
Mahalledeki işveli kadına yardımseverliği tuttu. Gönlüde biraz kadında kaldı.

sonuçta herşey mine için. 17 yaşında bir karar verdi karnındaki çocuğuna hayat hakkı tanıdı. Timur hazır bekliyor olmadı Sinan var. hiç olmadı ailesi var teyzesi var, sokağa atacak değiller heralde.. Artık ağlamaz bebeğiyle mutlu mesut olurlar inşallah....

büsra003
28-10-11, 09:25
Ama burada sürekli barşrol yanrol tartışmasını açan arkadaşlar Bİ fanları kusura bakmayın..


şu cümle beni benden aldı resmen..bu cümleyi kendi adıma kesinlikle ama kesinlikle kabul etmiyorummm..ki bülent inal fanı arkadaşlarımda kabul etmezler örn:laylaylomcum

laylaylom arkadaşımında dediği gibi dizi başlamadan önce bi arkadaşla başrol yan rol hakkında uzun uzudayı forumda hatta özel mesajdan tartıştık...neymiş efendim jenerikte ilk ismi yazan kız ve erkek başrol diğerleri yan rolmuş...dizi başlamadan böyle denildi hatta bunu bir kaç arkadaşta onaylamıştı..neymiş bütün resimlerde falan çetin beyin resimleri önceymiş o halde jeneriktede o ilk çıkcakmış da diğerleri yan rol olacakmış...derken dizi başladı bi baktık jenerikte ilk bülent in ismi yazdım..ben diye bilirdimki bakın işte jenerikte bülentin ismi yazıyo bülent ve gülcan başrol diğerleri yan rol ama demedim tam tersi geldim buraya siz ne derseniz deyin ilk Bülentin ismi yaazmış olabilir ama başrol 4 tane demiştim...bu konuda gerçekten kusura bakmayın demişsiniz ama çok kusura baktımmmmmmmm

ahh elimde olsa o mesajımı size kanıtlardım ama malesef dizinin başladığı ilk hafta sitede teknik sorundan dolayı son 3 günlük yorumlar silinmişti benimde yorumum silinenler arasındaydı malesef...

neyse sabahın köründe sinirlendim sakin oluyorum sakin oluyorum evet sakinim...

Timur'u çok destekliyorsunuz ama böyle bir lakab'ı timura yakıştırıyorsunuz çok ilginç .:img-huh:


selincim

bu hakareti timura karşı ilk söyleyenler biz değiliz bunu biliyosun değil mi?

biz timuru seviyoruz bazı arkadaşlar ne derse desinler...varsın sapık desinler onlara göre sapık olan timuru seviyoruz biz...

ayrıca bi taraftan o işin komedisi ama belli ki ciddiye alınıyor...

ve onu söyleyebilmekte yürek ister...

*****************

canım arkadaşlarım ablalarım bülent'imin biricik fanları sizleri çok seviyorumm..

hepimiz inadına

BİR SAPIK SEVDİK......:img-in_lo:img-blush:img-in_lo:img-blush

mıstaa
28-10-11, 10:07
Mine, Timur'a " bana dokunamayacaksın" dedi. Yani bu evlilik hiç bir anlamda normal bir evlilk olmayacak. O yüzden Timur'un eve (eğer olursa) kız arkadaşını getirme hakkı vardır. Kimsede buna bir şey diyemez. :) Olurda böyle bir şey gerçekleşirse Mine evlenmeden önceki sözlerini yutacak mı merak ediyorum.


Mine: bu kız kim Timur?
Timur: kız arkadaşım.
Timur'un sevgilisi: bu kim aşkitom..
Mine: hanım hanım ben Timur'un karısıyım asıl sen kimsin?



:img-hyste


Bugün hareketli bir bölüm bizleri bekliyor. Herkese iyi seyirler...

[arzu]
28-10-11, 10:09
tüm mesajları okuyamadım henüz, keyifli bi sohbet varmış kaçırmışım ama oraya da döneceğim...

gelelim bahsetmek istediklerime;
çok şükür okuduğumu anlayabilecek yapıdayım. safamı yatıyorsunuz? (asla, safmısınız? demiyorum dikkat) yoksa beni/bizimi saf sanıyorsunuz? kimin neyi ne için yazdığı gayet açık. ayrıca bu tepkim bi birikim sonucudur. aylardır süregelen yaklaşımın sonucu. sabrın taşma aşamasıdır yani. sevgili aylin_a.r.ş; ve sevgili ~~winds~~ mesajlarına tepki olarak repten yazdıklarımı -ki hakaret içermiyordu belirtmek isterim. bunu yazmamdaki amaçta diğer arkadaşlara açıklık getirmek içindir. sizin böyle birşey demediğinizi biliyorum- daha açarak, genel anlamda herkesle paylaşmak istedim. saklı gizli iş çeviriyormuş olmamak adına. yani söyleyecek bir sözüm varsa çıkar söylerim, kaçak göçek işlerle uğraşmam.
ama madem böyle bir özelliği var forumun, beğenimi nasıl belirtiyorsam tepkimide iletmekte bi sakınca görmedim açıkcası. üstelik bu özelliği sizler için bir kez kullandım. bir dahada kullanmayı düşünmüyorum. ve koyduğum tepkiyi açıktanda dillendirmiş olmanın rahatlığını yaşıyorum...
mesajımda belirttiğim, o zamana kadar yazılmışların ve o mesajdan sonra yazılanların cevabı hala aynıdır. değişmedi yani. bunun içindirki cevap verdiğiniz mesajlara yönelik birşey yazmayacağım. zira kendimi tekrarlamış olurum. aynı şeyleri tekrar tekrar yazmaktan hoşlanmıyorum.
ve dün başlık olarak uyarı aldığımız için bu konuya geri dönmeyecektim ama madem ismim zikredilerek, replerden bahsedildi bende bu konuya açıklık getirmek istedim. ne menem şeyler yazılmış acaba? denmesin diye...

sevgi ve saygılarımla...

[arzu]
28-10-11, 10:22
Mine’nin içine Gülcan kaçtı


Kanal D’nin sevilen dizisi “Bir Çocuk Sevdim”, yeni bir yıldız yarattı. Mine karakterini başarıyla canlandıran Gülcan Arslan, özellikle ağladığı sahnelerdeki performansıyla göz dolduruyor.

tamamı için;

http://www.hurriyet.com.tr/magazin/magazinhatti/19100484.asp

ipekaziz
28-10-11, 10:44
Arkadaşlar

Akşam yeni bölüm var.

Lütfen dün yazdığım uyarıyı dikkate alınız

Tadımız kaçmasın


Bu bir dizi...sadece bir kurgu...unutmayalım


Kavga etmek istiyorsanız başka platformlar var bu amaç için


Ama bu sayfa sadece ve sadece BÇS dizisinin bölümlerinin yorumlanması için

Tekrar ve son kez hatırlatırım

Sevgi ve saygılarımla

İpekaziz
Dizifilm Moderatör

T.ü.l.a.y.275
28-10-11, 10:50
Aşkolsun ama lütfen başlıkta bitti bitiyor Timur ve Mine ayrılıyormuş gibilerinden şakalar yapmayın küt diye gidiyordum allah allah dedim yahu..:icon_sorr:icon_sorr:icon_sorr :img-hyste:img-hyste şok oldum sabah sabah..neyse aman sayfa hiç değilse kendine geldi bir anda:img-hyste:img-hyste

Benim tanıdığım Timur hayatta Mine'yide diziyide bırakmaz hırs yapmıştır kimbilir neler yapacak neler..:img-blushNursel'im yavrum Mine'sini daha koklayamadı öpemedi yazmış koptum resmen:img-hyste:img-hyste:img-hystedimi ama mum ışığında danslar yemekler yenecek..

Mine kendi elleriyle besleyecek:img-eat: hatta kıskançlık krizleri girecek hırsından Timur kum çuvalını yumruklayacak :img-hystespor yapacak çünkü Sinan zannedip baya bi dejarş olacaktır... hayaller tam hızıyla devam bende yetkililere duyrulur:img-hyste:img-hyste

zambak 3
28-10-11, 11:00
Okuya okuya geldim dünkü yorumların hepsini.....

Öncelikle ^^ Bir sapık sevdik .^^ cümlesinden o kadar belli ki işe mizahi olarak yaklaşıldığı.......Ve kim akıl etti ise de aklına sağlık diyorum.....Ben Sinansever de olsam Timursever de olsam bu tarz yaklaşımları , hafif mizahi üslupları seviyorum forumlarda.....
Örneğin Bahar 61 arkadaşım da Sinancı olsaydı bile onun bu mizansel yazılarını keyiflene keyiflene gene okurdum....Öyle güzel aralarda derelerde mesajını tatlı bir üslupla veriyor ki...

Bülent İnal fanı değilim ama şu kadarını ben de söylemek isterim ki burada fanı olan arkadaşlarımızda gayet olgun , seviyeyi düşürmeden ,ortalığı gerginliğe sokmadan laflarını ölçerek biçerek konuşuyıorlar...
Her forumda bu kadar hoşgörü sahibi fanlar olmayabiliyor bununda onlar adına hakkını vermek gerekir diye düşünüyorum..

Yanlış hatırlamıyorsam Laylaylom arkadaşım yazmış olmalı...Timur karakteri için de aynen onun düşüncesine paralel düşünüyorum , daha bu karakterde net ifade edilmedi....
Çok büyük bir ihtimalle bu adamın yaptıklarının geçmişe dayalı bir öyküsü çıkacak...Hatta Minenin karakterine bir yandan olan hayranlık da buradan ileride gelebilir diye düşünüyorum...

Örneğin Mervenin annesi Mine kadar güçlü duramamış olabilir hatta şu ana kadar Sinan ve Mineyi eleştirdiğimiz erken cinsellik mevzularının belki de aynısını Timur ve Mervenin annesi olan kadın da yaşamış olabilir....Hemen hemen matematiksel hesaplayınca Sinanın yaşlarında Timur baba olmuş oluyor.....O zaman sahiplenmediği kadının yerine koymuş olabilir Mineyi., geçmişteki yanlışlığını vicdanen belki de böyle ödeyebileceğini düşünmüştür.......Ya da daha olması kuvvetle muhtemel ,Mine kadar güçlü durmayı başaramamış eski sevdiğine olan kızgınlığı bir yanda Minenin herkese rest çeken karakterine hayranlık bir yanda , işte benim de istediğim duruş buydu deyip günden güne daha da bağlanabilir Mineye....

Bu söylediklerimin hepsi faraziye tabi ki...Senaristler belki de bambaşka bir sebep atacaklar ortaya...............Ama olaylar örgüsü içinde Timur karakteri her ne kadar çok gözükse de en az Sinan kadar onun da iç dünyası daha gözler önüne serilmiş değil....

Yavaş yavaş geçmişe çıkılacak yolculukların zamanı geliyor gibi...

Enigmatic Eyes
28-10-11, 11:01
Diziyi takip etmeye sonradan başladığım için kaçırdığım bölümleri internetten izledim. Bu başlıktaki yorumumda ne Timur'un ne de Sinan'ın Mine için doğru kişi olabileceğini söylemiştim. Ama tamamen yanılmışım. Timur karakterini tanıdıkça sevdim. Mine'ye gerçekten önem verdiğini, bu yüzden ona yardım etmek istediğini düşünüyorum.

Sinan'ın aşkı bana gerçek gelmiyor. O yaşta bir kızın okulunu kırıp bütün günü kendisiyle geçirmesine izin vermesi ve birlikte olmasının sonucunu düşünememesi çok büyük hatalar bence. Sinan sadece Amerika'ya gitmekle ilk kez hataya düşmedi. Bu ilişkiyi yürütme şekli başından beri hatalıydı. Sinan karakteri Mine'den çok kendisini düşünüyor bence. Düşüncesizlikleri yüzünden de Mine'nin hayatını yaktı.

Mine'yi sevdim ben. Sinan'a çok değer verdiği ortada, Sinan'ı çok seviyor ve ondan başka kimseyle mutlu olamayacağını düşünüyor. Bu nedenle Timur'a şu an verdiği tepkileri normal karşılıyorum. Ancak evlendikten sonra Timur'u tanıdıkça onu seveceğini düşünüyorum. Sandığı gibi biri olmadığını, gerçekten Timur'la mutlu olduğunu fark etmesini isterim ben. Aslında Sinan'ın sadece bir gençlik heyecanı olduğunu düşüneceği bölümleri bir an önce izlemek istiyorum. Ama Mine'nin bu noktaya gelebilmesi zor olacaktır. Önümüzde daha birçok bölüm var.

Şu an senaryonun ne yönde ilerleyeceğini bilemiyoruz tabii ki, ama benim gönlüm yukarıda anlattığım gidişattan yana. Herkese iyi yorumlar. :)

[arzu]
28-10-11, 11:06
dizide zaman atlaması olacakmış ,hiç istemiyorum ben böyle bir şey olmasını umarım da olmaz.eğer olursa nasıl görürüz evli barklı mineyle timuru...o evin içinde yaşananları...büyütülen bebek ve çocuğu...ilk zamanlar varolacağı muhakkak olan yabancılıkların zamanla belki de çok güzel bir dostluğa ve keşke aşka dönüşünü nasıl göreceğiz...evlendik hoooppp yıllar geçti...hiç sevmedim...ama ne olursa olsun izleyeceğim...taa ki sinanla evlenmeye kalkıncaya kadar.

hayatım,
bi zaman atlaması illaki olacak bana görede. buna kendini alıştırsan çok iyi olur. :love01:
çünkü bu haliyle dizinin ilerleyebilmesi çok zor. o zaman senaryo saçmalar kanısındayım. ne kadar sinan'ı olaylardan bi haber bırakacaklar ya da mine'nin sinan'ın gidişindeki gerçekleri öğrenmesini.
diyelimki herkes gerçeği öğrendi timur'u da çala kalem "kötü" bir karakter yaptılar -ki olabilir hiçde derdim olmaz- ama bahsetmek istediğim şimdiye kadar çizilen karakterle çelişmiş olacakları. timur kusursuz bir karakter olmasada mine'ye karşı son derece naif ve samimi biri. herşeyden önce ilk andan itibaren etkilendiği bu küçük hanıma kıyamıyor. onun mutsuzluğu üzerine birşeyler inşa etmez. ederse kendiyle çelişir. demek istediğim bu. yani mine'nin timur'la biz görelim veya görmeyelim bir yaşanmışlığının olması lazım ki daha sonrasında en kaba biçimiyle, senaryo tıkandı-saçmaladı demeyelim. en azından ikilinin ilişkileri açısından...

Chakma Meleq
28-10-11, 11:42
Fragmanda Sinan'ı görünce inanamadım. Bir daha izledim, bu sefer de rüya olmasından korktum açıkcası:img-hyste
Ama değil, neler olacak meraktan ölücem.:865323 Başlasın artık daha çok var başlamasına:865323

sude9
28-10-11, 11:54
resimleri görmedim ama hamileliği belli eden bir mine olduğuna göre zaman atlama hususu gerçekleşmiş bir miktar..bundan sonrası içinde olacağını düşünüyorum ben de..öte yandan mine'nin eve yerleşme süresi,yaşanacak sorunlar,çatışmaların dizide yer bulacağını düşünüyorum..doğum anı gerçekleşene kadar bir kaç aylık bir zaman dilimi işlenir gibi geliyor..bebek doğar..arkaya dayalı bir müzik bölük pörcük görüntüler sonra bi bakmışız bebek büyümüş,mine okul işini halletmiş vs...

tabi sinan'ı nereye koyacağımı bilemedim..evlilik gerçekleşecek ve hikaye bu yönde ilerleyecek düşüncesi ağır basmakta..lakin yukarıda bahsettiğim gidişatın oluşagelmesinde sinan'ın etki ya da etkisizlik alanını düşünebilmiş değilim..durumu pek iyi değil sinan'ın..ulaşmak istediği yere ulaşmakta sorun çekebilir ve tedavi süreci devam edebilir..mine'den habersiz olmaya devam eder..bu onu ayrı tutabilir mine'den..ya da denildiği gibi yanlış anlamalar silsilesi örülür sinan kendini geri tutar daha sağlıklı olduğu ana kadar bekler ve ondan sonra ortaya çıkıverir..tabi böylesi bir durumda bu ortaya çıkış aşaması da belirli bir plan içinde cereyan eder gibi geliyor....

şayet süprizlere açık bir senarist var ise elimizde sinan hususu sürüncemede kalmaz..mine ile buluşma gerçekleşir..imza öncesi ya da hemen sonrası(ki muhtemelen sonrası olur).. bu da çok uzun vadeli ayrılık sebebi olmaz gibi geliyor..hoş böylesi bir durumda da boşanma gündeme gelir mi..gelmesi bile bir netice vermez herhalde sadece mevcut çatışmaların şiddetini arttıran yeni bir unsur olarak listeye eklenmiş olur...ben bi söz verdim diye vurgulu söylemlere imza atılıp herşeye rağmen o sözü tutan karakter örnekleri de gördük tv de:)

^nymph^
28-10-11, 11:54
Repler için teşekkürler arkadaşlar..:img-wink:



Öncelikle şunu belirtiyim benim yazdığım yazının sadece ilk paragrafı sizin sorunuza cevaben yazılmıştı. Diğer kısımlar genel bir yorumdu.:img-wink: Ama hata bende belirtmemişim bu durumu yazımda. İşyerinde hızlı yazmıştım, şimdi tekrar okuyunca fark ettim. Bu karışıklık için özür dilerim sizden.;)

Gelelim tekrar neden Timur esas adam sorunuza.. "Bu dizinin başrolü Bülent İnal, o yüzden Timur esas adamdır" demicem tabiki.. Çünkü sizin de belirttiğiniz gibi bu dizi dört başrollü bir iştir. Benim için Timur esas adamdır evet, çünkü dizinin adının dahi Timur'a hitaben koyulduğunu düşünüyorum.
"Bir Çocuk Sevdim":img-in_lo
Esas konu Timur'un Mine'ye olan aşkıdır kanımca karşılıklı ya da karşılıksız fark etmez ama benim için esas adam Timur'dur.
Belki siz farklı pencereden yorumluyorsunuz, belki dizinin isminin Sinan'a hitaben koyulduğunu düşünüyorsunuzdur bilemem ama benim düşüncem bu yönde..;)

Rica ederim.Benim mesajım üzerine Bülent İnal'ı eleştiriyorsunuz,şahsına kötü şeyler
yazıyorsunuz,dayanamıyorum bu duruma gibi şeyler yazdığınız için direk üzerime alındım.Ben yazmadığım halde neden böyle yorumlarla karşı karşıya kalıyorum diye şaşırdım.Ama genel yazmışınız yeterince dikkat etmedim sanırım,o yüzden bende özür diliyorum sizden.

Bir ara başlıkta dizinin ismini de konuşmuş,tartışmıştık bende ismin Sinan için Mine tarafından söylendiğini düşünüyordum ilk başlarda.İşte Mine ''Bir çocuk sevdim,nelere neden oldu,neler değişti hayatımda'' gibi düşünceler üzerine söylüyor olabilir diye düşünmüştüm.Birde genç kızlar hoşlandığı,aşık olduğu erkek kendisinden büyük olsa bile ''çocuk'' kelimesini çok kullanır.Çok duymuşumdur ve kendimde kullandım ''Çok hoş çocuk yahu'' diye.
Ama ''Bir Çocuk Sevdim'' şarkısını dinledikçe Timur'dan Mine'ye söylenen bir söz olduğuna inanmıştım ve yazmıştım,eğer bulabilirsem mesajın sonuna ekleyeyim o mesajı:img-wink:
Evet farklı bakış açısı işte,size göre esas adam,esas kişi başkasıdır bana göre esas kişiler daha farklı.
Hikayenin çıkış noktasına bakınca bile esas kişiler Mine&Sinan,esas aşk Mine&Sinan aşkı bana göre de.


Yineliyim, bu kısımları size cevaben yazmamıştım genel bir yorumdu.
Evet sizin yazılarınızda Bülent Bey'in şahsına yönelik hakaretlere, eleştirilere rastlamadım. Ama başka arkadaşların yazılarında rastladım. İsim hatırlamıyorum; malesef başlığa baştan sona göz atıp kim olduklarını bulmaya vaktim de yok. Fakat rastladığımı çok iyi hatırlıyorum ve uzun bir süre de direndim cevap vermemek için.



Bende bu düşünceyi anlamıyorum işte.
Esas adamın kim olduğu bu kadar önemli mi?
Dizinin tadını çıkarmak varken, hikayenin geneline bakmak varken neden kimin esas adam olduğuna bu kadar takılıyorsunuz?
Ben hiçbir yazımda Sinan'a tek kaş demedim, Bülent Bey'in yakışıklılığını da övmedim. Hep söylüyorum beni dizinin genel hikayesi ilgilendiriyor, kimse için takip etmiyorum diziyi. O yüzden bu söylediğiniz şeyleri hiç üzerime almıyorum.




Doğrudur eğer başlıkta o tür yorumlar gördüm,okudum diyorsanız yazılmıştır fakat ben görmedim sanırım.Yorumları özellikle takip ediyorum ama kesinlikle başlıkta Bülent İnal'ın kişiliğine karşı bir saldırı,kötü söz görmedim,okumadım.Kişiliğini bırakın oyunculuğunu eleştiren kişiyi bile görmedim.
Hayır tabiki de esas adamın kim olduğu önemli değil,benim için başrol,yan rol,esas karakter,yan karakter farketmez.
Yan rolde olanların aşkını da desteklediğim oldu.Örnek:Hatırla Sevgili Defne&Deniz:img-in_lo
Benim için çoğu zaman Ahmet&Yasemin aşkını bile (esas kişilerin) aşkını gölgede bırakıyorlardı.
Yani benim için önemli olan izlediğim aşkın güzelliği,sıcaklığı...Ama işte başlıkta da aşktan ziyade başka şeylerin kıyaslama konusu olması canımı sıkıyor,birşeyler yazmadan duramıyorum.


Güzel demekki aynı şeyleri düşünüyormuşuz aslında..:img-wink:
Yani karakterler önemli diyorsunuz sizde benim gibi..

Yine ve yine belirtiyim sizin yerden yere vurduğunuzu söylemedim, genel bir yorumdu. Ama bunu belirtmem gerekiyordu hata bende tekrar özür dilerim.Bu kısımlar size hitaben yazılmamıştı tekrar belirtiyim.Başlıkta sezdiğim genel hava buydu o nedenle yazma gereği duydum. Ki ben kolay kolay kimseye cevaben birşey yazmam. Diziyle ilgili yorumumu yazarım çıkarım. Tartışıp kritik yapmayı isterdim sizlerle ama buna vaktim yok malesef.Sizin sorunuzu görünce fikrimi yazmak istedim sadece, bir istisnaydı yani..:img-wink:"Ben ve gördüğüm kadarıyla çoğu Mine&Sinacı arkadaşta Bülent İnal'ın ne şahsını ne oyunculuğunu eleştiriyoruz.Timur'u çok eleştiriyoruz kabulde ediyorum ama Bülent İnal'a hakaret,kötü bir yorum okumadım ben başlıkta."


Siz yazmamış olabilirsiniz ama yazan arkadaşlar oldu o yüzden kendi adınıza cevap verin diğer arkadaşları korumayın bence.. Çünkü o tür yazılar okuduğumu çok iyi hatırlıyorum. Uzun zamandır dile getirmek istiyordum fakat kimseyle tartışmamak için erteliyordum. Bugün Arzu arkadaşımızın da aynı konudan muzdarip olduğunu görünce yazmak istedim bende.

Yazdığım yazı size ya da bir başkasına cevaben yazılmış değildir yani; tamamiyle genel bir yorumdur.
Umarım anlatabilmişimdir.;)



Evet aynı şekilde düşünüyormuşuz.Karakterler önemli benim içinde oyuncu geri planda.Ben bu diziye fragmanından ve genel özetinden etkilendiğim için izlemeye başladım.Çetin Tekindor ve Bülent İnal dışında o kadar iyi bildiğim hiçbir oyuncu yoktu.Ama işte iyi iş çıkarmışlar beğendim izliyorum.
Anlıyorum genel bir yorumu üzerime alınmışım,size de bu yüzden yüklendim kusura bakmayın lütfen...
Ama işte ben taraflı mı baktığımdan nedir başlıkta sezdiğiniz o genel havayı ben sezemiyorum.:img-wink:
Çünkü Timur hakkında kötü şeyler söyleniyor deseniz evet bir sürü mesaj var bu yönde.Bende yazdım Timur planlı programlı bir şekilde Mine'yi elde etmek için uğraşıyor,kendi hissettikleri dışında kimsenin ne hissettiğinin önemi yok,bencilin teki diye.Mine'ye yiyecek gibi bakıyorda denildi örnekleri çoğaltabiliriz.

Hayır amacım kimseyi korumak değil kesinlikle.Çünkü başlıkta yorum yazan herkes gayet kendinden emin,düşündüklerini en iyi şekilde dile getirmeye çalışan dizi izleyicileri.Benim yapabileceğim tek şey kendi yazacağım şeyi bir başkası en iyi şekilde ifade etmişse alıntı yapıp teşekkür etmek.Onun dışında koruma gibi bir amacım yok.
Ama sadece yorumlarını özellikle takip ettiğim,başlıkta sürekli bulunan Mine&Sinancı arkadaşlarımın Bülent İnal'ın şahsına karşı kötü birşey söylemediğini belirtmek için yazdım o cümleyi.Hoş başlığa arada uğrayıp Bülent İnal'ı eleştirip gideni de görmedim ama gözümden kaçmış olabilir elbette.24 saat burda değilim,yorumların hepsini okuyorum gelince ama dediğim gibi görmemişim demek ki.

Evet teşekkürler gayet güzel anlattınız,vakitsizlik genel olarak herkesin sorunu sanırım:img-wink:,bende normalde haftaiçi başlığa uğramıyordum ama fragmanı görünce bu hafta böyle oldu.
Keyifli yorumlar,akşam görüşmek üzere.

ban68
28-10-11, 11:58
Cum'a bayramımız mübarek olsuuunnn...

;16074589']mesela bu adamın neden hiç arkadaşı yok. şöyle yeri geldiğinde iki kadeh tokuşturacağı "ah be abi bi dert aldım ki başıma sorma" diyeceği biri niye yok...


Timur karakteri iyi anlatılmayarak iyi anlatılıyor diyorum ben de…:img-hyste
Şimdi karmaşık ve komplike bir adam Timur. Bir bilinmezini çözsek bile daha bitmez. O yüzden tanımak, bilmek, anlamak zaman alır. Varsın alsın. Ben böyle memnunum. :img-dirol
Bir de az ama öz konuşuyor. Biri ağzında biri boğazında olanlar beni yoruyor. Anlamak isteyen zaten anlar. Sen ne kadar anlatırsan anlat söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır. Ayrıca bakışları da kıvılcım saçıyor. O kadar ifadeli ki. :icon_whis

Benim Timur hakkında merak ettiğim özgeçmişi falan değil. Ben onu Mine konusunda merak ediyorum. Mesela Mine’yle aynı yeri işgal ederken, bir yerlere giderken, bir konuyu tartışırken Timur’u izlemenin keyfine doyamıyorum.

Dahası Sinan dönünce duyacağı kaygılarla yapacaklarını, kıskançlıklarını, huzursuzluklarını. Kızıyla Mine arasında kalınca yapacağı tercihi ve mantığını. Mine’si için kaygılandığında bu kadar soğuk kanlı olup olamayacağını. Hasta olan Mine’nin ya da bebeğinin başında sabahlayıp sabahlamayacağını. :img-book::okumak

Evet bu adamın bir arkadaşı, dostu, dert ortağı var mı bilmiyoruz ama olmalı mı olmamalı mı doğrusu kestiremiyorum. Ama Timur gibi her şeyi kendi dünyasında yaşayanlar öyle kolay kolay birilerini bulup anlatamazlar içindekileri. Zaten o kadar bunaldı mı mesela atlasın teknesine açılsın, girsin havuzuna yüzsün, gitsin bir yerlerde kafayı dağıtsın gelsin.
Ama onun asıl ilacı Mine’sinin yüzünün gülmesi. Mine gülsün bir kere bütün sıkıntısı geçer.
Ahhh Mine ahhh. Sen n’aptın bu taş gibi adama ayyy. Senin sayende öyle bir cevval aşık izleyeceğiz ki, tadından yenmeyecek. Ellerine sağlık Mine’mmm. Senin sayende kendini aşan bir adam göreceğiz başka aşıklara inat. :happy0064:happy0064 Çünkü adam zora bodoslama dalıyor bir an bile düşünmeden söz konusu hele hele Mine’siyse.
Neyse, bu bölümü de atlatalım gelsin benim(bizim) sahneler…Timur&Mine olsun da içinde ne olursa olsun.

^nymph^
28-10-11, 12:09
Bu yorumumu sevgili [arzu]'nun repi ve Emel'in yorumları üzerine yazıyorum. Aslında bölüme kadar bir şey yazmayacaktım ama özellikle o repi gördükten sonra yazmak , bir açıklama yapmak farz oldu.

Oradaki "fazla fazla" ikilememden ne gibi bir artniyet çıkardınız anlamadım ama bana yazılan yorum aksine ben o yorumu yazarken hiçbir şekilde artniyetle yaklaşmadım. Orada "Bol bol" manasındaydı ve evet hala aynı şeyi savunuyorum. Biz Sinan'ı gıdım gıdım izlerken sizler Timur'u bol bol izleyerek , karakterinden çıkarım yapabilecek tonlarca sahneye sahiptiniz. Savunmakta olduğum ve o mesajımda da savunduğum şey buydu. Lütfen sizler de her mesajımızda art niyet aramayın.

Bir de İnal mevzusuna değinmek istiyorum. Gerçi Emel yeterince bahsetmiş ama ben de bir iki kelam söylemezsem içimde patlar mazallah :p Bizim tarafımızdan asla ve asla Bülent İnal'ın şahsına yönelik iyi veya kötü bir eleştiride bulunulmamıştır. Biz eleştirilerimizi ve yorumlarımızı Timur'a yaptık bu zamana kadar , bundan sonra da böyle olacak. Bizler Sinan'a olan yorumlarımızı da Kurtaş üzerinden gerçekleştirmiyoruz. Sizin düşündüğünüzün aksine bizler aklı beş karış havada çoluk-çocuk değil , ne istediğini bilen insanlarız. Dizi ile gerçeğin ayrımını da en güzel şekilde yapabiliyoruz. Daha önce de söylemiştim ; bu başlık altında mız mız çocuk muamelesi görmekten ciddi anlamda sıkıldım. Acaba sizler Timur'u Timur olarak değil de Bülent İnal olarak gördüğünüz için mi Timur'a olan eleştirileri direk oraya alıyorsunuz. Hakan'ın görüntüsüne laf edildiğinde birimiz çıkıp "Vay efendim Hakan'a hakaret ediliyor." demedik. Direk Hakan Kurtaş adı ile söylenmesine rağmen... Bizim eleştirilerimizin tamamı Timur'adır. Bu karakteri kim oynarsa oynasın aynı eleştirilerde bulunacaktık.

Yarın bölümde umarım Sinan'ın Amerika'da yaşadıklarıyla ilgili kesitler sunulur bize 1-2 sahne de olsa... Ciddi anlamda senaryoda açık yerler kalacak eğer gösterilmezse ve Sinan varsayımlar üzerinden ve kişisel değerlendirmelerle eleştirilmeye devam edecek. En azından elimizde bir şeyler olsun ki bu böyle şu şöyle diyebilelim.

Yarın bölümden sonra görüşmek üzere... Hepinize iyi geceler diliyorum. :img-wink:



Sağol tatlım çok güzel açıklamışın yazdığın herşeye katılıyorum ve üzerine birşeyler eklemek istemiyorum ama bilmiyorum neden böyle oldu,yani biz karakteri değilde oyuncuyu eleştiriyoruz gibi bir hava oluşturuldu.Yani söylemek istemiyorum ama en güzel örnek o olduğu için vereceğim.Karakter değilde oyuncu eleştirmek nedir,nasıl olur ben onu bir gençlik dizisinin başlığında görmüştüm.Ve başlığa da uzun zaman girmemiştim çünkü hiç hoşlanmam bilgisayar başından oyunculuk dersi vermeye çalışan kendisini otorite olarak gören kişilerin yorumunu okumaktan.
Ama burda bakıyorum başlığa sürekli yazan ve özellikle takip ettiğim arkadaşlarda oyuncu hakkında değil karakter hakkında yazıyor olumsuz eleştirilerini.
Sanırım bizim ''Timur karakterini başkası oynasa....'' diye başlayan sorumuz yanlış anlaşıldı.
Sanki böyle sormuyoruzda Timur'u başkası oynasaydı diyoruz.Ama zaten birdaha böyle bir soru yazmayacağım bu konuyu da açmamaya özen göstereceğim,çabalayacağım,kendimi durdurmaya çalışacağım.Umarım başarabilirim.

kralicehazal
28-10-11, 12:15
Başlığa daha öncede yorum yapmıştım.Yorumsuz kalma kararıma rağmen yine bir iki satır karalayacağım.

Bir adamın kızı yaşındaki bir genç kızla evlenme isteğinin altında aşk aramak,bana göre sapkınlıktır.Bunun adıda " pedofilidir. "

Eğer Timur karakteri Mine'yi düşünseydi ona mantıklı yolları gösterirdi.Bebeğini aldırmasını,eğitimine devam etmesini öğütlerdi.Okumasında yardımcı olurdu.Maddi gücünü kullanarak onu özel bir liseye yerleştirebilirdi son senesini bitirmesi için.Onunla evlenmek isteyerek onu sahiplenmedi,kendi isteklerini gerçekleştirdi.Timur bana göre resmen sübüyancıdır.21. yy'da buna çanak tutmak," kızı sahipleniyor " anlayışıyla hareket etmek bana göre mantıksız ve çok saçma.

Davul bile dengi dengine.:img-wink:

moonbeam
28-10-11, 12:28
dejavu oldunuz mu acaba kalbi olmayan bir adamla alakalı :img-wink:

;16059319']bahar'cım,
kalpsiz adamımı :img-in_lo ve ilan-ı aşkını unutmak ne mümkün.

şimdi önemli olan ne ?

'' sen...''

değişen ne ?

'' ben...''

'' feraye...ben sana aşığım...''

bak ben de unutmamışım...

ve şimdi izlerken klibi farkettim ki üç aşağı beş yukarı aynı itirafı duyabiliriz...çook ileride...belki...

günlerdir ne düşündüğümü artık biliyorum...ben hep seni düşündüm...daha önce hiç bir şeyi hiç kimseyi düşünmediğim kadar seni düşündüm...seni görmeden yapamadım...ayaklarım beni hep sana getirdi aklım hep sana kaçtı...ben hiç böyle olmadım...

:icon_sorr:icon_sorr:icon_sorr:icon_sorr:icon_sorr

ağlamak istiyorum sayın seyirciler...


Ya gerçekten çok fenasınız. :img-beee: Şurda bölümden önce mesajlarınızı okuyup bitirmeye çalışıyorum, sonra yarınki bölümden önce yazmak istediğim sebil gibi mesaj var, düşürdünüz aklıma, 46. sayfada takılı kaldım, saatlerdir sizin yüzünüzden oturmuş Oktay kalpsizini izliyorum! http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/lonely-cry.gifhttp://www.huniliyiz.net/Smileys/default/lonely-cry.gifhttp://www.huniliyiz.net/Smileys/default/lonely-cry.gif Acele macele iyi ki sonunu bağlayıp bitirdiler, yoksa tekrar seyredesim olur muydu bilmem yalnız.

Bakalım şimdi Timur'a nasıl geri adapte olucam???:icon_whis

[arzu]
28-10-11, 12:54
Örneğin Mervenin annesi Mine kadar güçlü duramamış olabilir hatta şu ana kadar Sinan ve Mineyi eleştirdiğimiz erken cinsellik mevzularının belki de aynısını Timur ve Mervenin annesi olan kadın da yaşamış olabilir....Hemen hemen matematiksel hesaplayınca Sinanın yaşlarında Timur baba olmuş oluyor.....O zaman sahiplenmediği kadının yerine koymuş olabilir Mineyi., geçmişteki yanlışlığını vicdanen belki de böyle ödeyebileceğini düşünmüştür.......Ya da daha olması kuvvetle muhtemel ,Mine kadar güçlü durmayı başaramamış eski sevdiğine olan kızgınlığı bir yanda Minenin herkese rest çeken karakterine hayranlık bir yanda , işte benim de istediğim duruş buydu deyip günden güne daha da bağlanabilir Mineye....


olabilir tabi, ama bende zaman zaman acaba diyorum timur'da aşağı yukarı bu şekilde dünyaya gelmiş bir bebek olabilir mi? yani eski eşi değilde annesi olabilir mi benzer şeyleri yaşayan kişi.
timur'un ailesi hakkında bir fikrimiz yok. sadece küçük yaşlardan beri çalışmak zorunda olan biri olduğunu biliyoruz. belkide babası annesini yüzüstü bıraktı ya da erkenden öldü. ve annesi tek başına çaresiz kaldı ,kol kanat gereni olmadı. çıkış bulması için yardım edeni olmadı vs. yani yine kendi yaşanmışlıkları doğrultusunda böyle davrandığını
-beğenisi ya da etkilenişini saklı tutarak- düşünüyorum. turan'a ne demişti, "tek başına çıkamaz."

aylin_a.r.ş
28-10-11, 13:30
şu cümle beni benden aldı resmen..bu cümleyi kendi adıma kesinlikle ama kesinlikle kabul etmiyorummm..ki bülent inal fanı arkadaşlarımda kabul etmezler örn:laylaylomcum

laylaylom arkadaşımında dediği gibi dizi başlamadan önce bi arkadaşla başrol yan rol hakkında uzun uzudayı forumda hatta özel mesajdan tartıştık...neymiş efendim jenerikte ilk ismi yazan kız ve erkek başrol diğerleri yan rolmuş...dizi başlamadan böyle denildi hatta bunu bir kaç arkadaşta onaylamıştı..neymiş bütün resimlerde falan çetin beyin resimleri önceymiş o halde jeneriktede o ilk çıkcakmış da diğerleri yan rol olacakmış...derken dizi başladı bi baktık jenerikte ilk bülent in ismi yazdım..ben diye bilirdimki bakın işte jenerikte bülentin ismi yazıyo bülent ve gülcan başrol diğerleri yan rol ama demedim tam tersi geldim buraya siz ne derseniz deyin ilk Bülentin ismi yaazmış olabilir ama başrol 4 tane demiştim...bu konuda gerçekten kusura bakmayın demişsiniz ama çok kusura baktımmmmmmmm

ahh elimde olsa o mesajımı size kanıtlardım ama malesef dizinin başladığı ilk hafta sitede teknik sorundan dolayı son 3 günlük yorumlar silinmişti benimde yorumum silinenler arasındaydı malesef...

neyse sabahın köründe sinirlendim sakin oluyorum sakin oluyorum evet sakinim...


Tek bir kişiye yönelik birşey demedim farkettiyseniz..
Bu konu defalarca açıldı..
Esas adam timur çünkü Bİ başrol dendi defalarca.
Siz demediniz belki ama başka Bİ fanları dedi..Yalan değil herkes de gördü sonuçta..
Keşke fazla zamanım olsa da bütün mesajları gösterebilsem..
Ama göstermesem bile bu başlıkta sürekli bulunan kişiler nasıl oluyor da inkar edebiliyor bunu anlayamıyorum..

Tartıştığınız kişi kimdir bilmem neler söylediğinizi de bilmiyorum o yüzden..
Dediğim gibi zaten tek bir kişiye yönelik söylediğim birşey değildi..
-O zaman genelleme yapmayın da diyebilirsiniz
hemen cevabımı veriyorum ben de..
Yapan kişiler Bİ fanı olduğuna göre bunu belirtebilirim gayet doğal:img-wink:

Bir de cidden anlayamadım sakin oluyorum sakin oluyorum ne demek yani..
Burası kişisel tartışmaların yapılacağı bir yer değil ama anlam veremedim yazdığınıza.Şahsen sinirlenseniz de sinirlenmesiniz de umrumda değil..
Buraya hiçbir zaman Bülen İnal'ın şahsına yazdığım bir mesaj olmadı..
Daha çok fanlarının yaklaşımına cevap vermişdir ve Timur hakkındaki eleştiriler de karakteredir yani..Anlamak gerekiyor..


Ve [arzu] ben senin repinden kaynaklı yazmadım o yazıyı bunu da belirteyim öncelikle..Bu şekilde yazdığım mesajlara eleştirili repler gelmesi ilk değildi belirttiğim gibi..Kimler o şekilde rep attıklarını da çok iyi bilirler..
Benim sadece sormak istediğim birşey var..
Bu herkese sorduğum birşey..
Bülent İnal'ın şahsine hakaret edilmiş tek bir mesaj gösterir misiniz??
Bu direk bir suçlama ve bir suçlama varsa hem de size göre çoook fazlaysa eğer bu tutum bunu göstermenizi rica ediyorum..
Hangi arkadaşlar hangi mesajlarda bu tutumu sergilemiş..



---

Herşeyden farklı olarak birşey daha söylemek istiyorum ..Diziyle ilgili ilk çıkan haberlerden birine rasladım da az önce..
Haber de

''Kanal D'nin yeni dizisi 'Bir çocuk sevdim' aşklarına sahip çıkmaya çalışan iki gencin hikayesini anlatıyor. '':img-in_lo
diyorlar...

Ve bunu bugün tekrar görmek bir tesadüf sonucu çok mutlu etti beni..
Kendi kendime ''bu kadar umutlanma Beyza..yapmaa'' desem de Mine&sinan için umutlanmaktan başka birşey yapamıyorum:img-in_lo

kralicehazal
28-10-11, 13:33
Herşeyden farklı olarak birşey daha söylemek istiyorum ..Diziyle ilgili ilk çıkan haberlerden birine rasladım da az önce..
Haber de

''Kanal D'nin yeni dizisi 'Bir çocuk sevdim' aşklarına sahip çıkmaya çalışan iki gencin hikayesini anlatıyor. '':img-in_lo
diyorlar...

Ve bunu bugün tekrar görmek bir tesadüf sonucu çok mutlu etti beni..
Kendi kendime ''bu kadar umutlanma Beyza..yapmaa'' desem de Mine&sinan için umutlanmaktan başka birşey yapamıyorum:img-in_lo

Haber başlığına dikkat ; " Pedofili bir adam ve çaresiz bir genç kızın aşk(!) hikayesi denmiyor öyle değil mi? Çok yerinde ve güzel bir haber başlığı olmuş.:img-wink:

büsra003
28-10-11, 13:57
Tek bir kişiye yönelik birşey demedim farkettiyseniz..
Bu konu defalarca açıldı..
Esas adam timur çünkü Bİ başrol dendi defalarca.
Siz demediniz belki ama başka Bİ fanları dedi..Yalan değil herkes de gördü sonuçta..
Keşke fazla zamanım olsa da bütün mesajları gösterebilsem..
Ama göstermesem bile bu başlıkta sürekli bulunan kişiler nasıl oluyor da inkar edebiliyor bunu anlayamıyorum..

Tartıştığınız kişi kimdir bilmem neler söylediğinizi de bilmiyorum o yüzden..
Dediğim gibi zaten tek bir kişiye yönelik söylediğim birşey değildi..
-O zaman genelleme yapmayın da diyebilirsiniz
hemen cevabımı veriyorum ben de..
Yapan kişiler Bİ fanı olduğuna göre bunu belirtebilirim gayet doğal:img-wink:

Bir de cidden anlayamadım sakin oluyorum sakin oluyorum ne demek yani..
Burası kişisel tartışmaların yapılacağı bir yer değil ama anlam veremedim yazdığınıza.Şahsen sinirlenseniz de sinirlenmesiniz de umrumda değil..
Buraya hiçbir zaman Bülen İnal'ın şahsına yazdığım bir mesaj olmadı..
Daha çok fanlarının yaklaşımına cevap vermişdir ve Timur hakkındaki eleştiriler de karakteredir yani..Anlamak gerekiyor..

benim üzerime alınmam da gayet normaldir o halde..çünkü direk bülent inall fanı demişsiniz..bende bir bülent inal fanı olarak yazdım mesajımı...

burada bülent inal fanı olupta yazan çok fazla kişi yok hatırlayıp isim yazarbilirseniz sevinirim.. ha bülent inal fanı olmayıp timuru seven kişileri kasdediyorsanız orasını bilemem...

en azından bazı arkadaşlar demeliydiniz..

ama gerçekten kaç gündür bu böyle..şimdiye kadar hiç bu şekilde olmamıştı..bülent inalın pek çok projesinde yorumlaştık veya diğer dizilerde ama burada hevesimiz kursağımızda kalıyor malesef..işi şakasına vurup slogan atıyoruz o bile eleştiriliyor..yani bi o kalmıştı oda eleştirildi maşallah...

kişisel tartışmaların yapılacağı bir yer değil diyorsunuz ama yanrol tartışmasını açan arkadaşlar Bİ fanları da diyorsunuz.....işi kişisele götüren siz oluyorsunuz farkındaysanız...

umrumda değil cümlesinede üzüldüm bazı şeyler benim umrumda değil ama gelip burada yazmıyorum..olabildiğimce saygılı olmaya çalışıyorum...

***

gerçekten şu andan itibaren karşılıklı atışmalara girmeyeceğim elimden geldiği kadar...başlığımız 2 kez uyarı aldı....ha cevap vermem gerekirsede dayanamayıp yazada bilirim:img-wink:

herkese iyi forumlar arkadaşlar....sevgi ve saygıyla kalın şimdilik..akşama bizi güzel bir bölüm bekliyor...:love01:

[arzu]
28-10-11, 13:59
Timur karakteri iyi anlatılmayarak iyi anlatılıyor diyorum ben de…:img-hyste
Şimdi karmaşık ve komplike bir adam Timur. Bir bilinmezini çözsek bile daha bitmez. O yüzden tanımak, bilmek, anlamak zaman alır. Varsın alsın. Ben böyle memnunum. :img-dirol
Bir de az ama öz konuşuyor. Biri ağzında biri boğazında olanlar beni yoruyor. Anlamak isteyen zaten anlar. Sen ne kadar anlatırsan anlat söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır. Ayrıca bakışları da kıvılcım saçıyor. O kadar ifadeli ki. :icon_whis

Benim Timur hakkında merak ettiğim özgeçmişi falan değil. Ben onu Mine konusunda merak ediyorum. Mesela Mine’yle aynı yeri işgal ederken, bir yerlere giderken, bir konuyu tartışırken Timur’u izlemenin keyfine doyamıyorum.

Dahası Sinan dönünce duyacağı kaygılarla yapacaklarını, kıskançlıklarını, huzursuzluklarını. Kızıyla Mine arasında kalınca yapacağı tercihi ve mantığını. Mine’si için kaygılandığında bu kadar soğuk kanlı olup olamayacağını. Hasta olan Mine’nin ya da bebeğinin başında sabahlayıp sabahlamayacağını. :img-book::okumak

Evet bu adamın bir arkadaşı, dostu, dert ortağı var mı bilmiyoruz ama olmalı mı olmamalı mı doğrusu kestiremiyorum. Ama Timur gibi her şeyi kendi dünyasında yaşayanlar öyle kolay kolay birilerini bulup anlatamazlar içindekileri. Zaten o kadar bunaldı mı mesela atlasın teknesine açılsın, girsin havuzuna yüzsün, gitsin bir yerlerde kafayı dağıtsın gelsin.
Ama onun asıl ilacı Mine’sinin yüzünün gülmesi. Mine gülsün bir kere bütün sıkıntısı geçer.
Ahhh Mine ahhh. Sen n’aptın bu taş gibi adama ayyy. Senin sayende öyle bir cevval aşık izleyeceğiz ki, tadından yenmeyecek. Ellerine sağlık Mine’mmm. Senin sayende kendini aşan bir adam göreceğiz başka aşıklara inat. :happy0064:happy0064 Çünkü adam zora bodoslama dalıyor bir an bile düşünmeden söz konusu hele hele Mine’siyse.
Neyse, bu bölümü de atlatalım gelsin benim(bizim) sahneler…Timur&Mine olsun da içinde ne olursa olsun.

o kadar güzel anlatmışsınız ki bende kendime hayıflandım "be arzu boşver arkadaşı filan timur kendi kendine tepiklesin dursun, dedim" bu "tepik" sözcüğüde beni nerelere götürdü bilemezsiniz. aşk yorumcusu ünvanını aldığım yıllara ve ünvanı paylaştığım arkadaşıma. farkettimki özlemişim onu :img-in_lo okuyorsa burdan selam olsun...

nasıl bir tutkuyla yapıyor her yaptığını değilmi? nasıl yumuşak bakıyor. sesi tılsımlı gibi konuştukça etki alanına giriyor insan. :img-in_lo

seviyorum timur'u "bir sapık sevdi arzu" :happy0064

SELVERR
28-10-11, 14:10
Pedofili: Klinik Özellikleri, Nedenleri ve Tedavisi
Özet
Son yıllarda çocukların cinsel istismarının çok önemli bir halk sağlığı sorunu olduğu kabul edilmektedir. Çocuklara cinsel istismarda bulunmak tıbbi bir tanı olmadığı, her çocuğa cinsel istismarda bulunan kişinin de pedofilik olmadığı bilinmektedir. Pedofili en az 6 aylık bir süre boyunca, kişide ergenlik dönemine girmemiş bir çocukla ya da çocuklarla cinsel etkinlikte bulunmayla ilgili yoğun, cinsel yönden uyarıcı fantezilerinin, cinsel dürtülerinin ya da davranışlarının yineleyici biçimde ortaya çıkması olarak tanımlanmıştır. Genellikle eylemlerini gizli yaptıkları ve tedavi için başvurmadıkları için pedofili olgularının yaygınlığını belirlemek mümkün olamamaktadır. Diğer cinsel saldırı yapan gruplarla karşılaştırıldığında pedofilik bireylerin daha büyük yaş grubunda oldukları, eylemlerin yapıldığı ortalama yaşların ise 40-70 yaş arası olduğu gösterilmiştir. Pedofili bireylerin büyük çoğunluğu erkeklerdir. Çocuğun cinsel istismarı sözel istismar, cinsel organlarını gösterme, çocukları soyma ve seyretme, cinsel ilişkiye veya mastürbasyona tanık etme, cinsel organını sürtme, bedenine cinsel amaçla dokunma, okşama, müstehcen yayınlara konu etme, oral seks, ağza, vajinaya ve/veya anüse penetrasyon gibi çok çeşitli şekillerde ortaya çıkabilmektedir. Pedofili olgularının eylemlerinde genellikle zor kullanmadığı, aksine önce masum dokunma sonra uygunsuz dokunma, açık resimler gösterme, porno izletme gibi birçok fizik manipülasyon ve desensitizasyon uyguladıkları gösterilmiştir. Bu bireyler için internet ortamı bilgi edinme, mağduru belirleme ve ilişki kurma, fantezi geliştirme, diğer sapkınlığı olan kişilerle bağlantı kurma gibi birçok istek ve ihtiyaçlarını karşılamak için bir araç olmaya başlamıştır. Pedofili bireylerin eylemlerinin nadir olarak impulsif bir cinsel eylem olarak ortaya çıktığı, büyük çoğunluğunun önceden planlandığı gösterilmiştir. Pedofilik bireylerin aile içinde ve dışında sosyal teması sınırlı, içe kapanık, eşi ya da ailesiyle sıcak ilişki kuramayan psikopatik, psikoseksüel ve sosyal açıdan immatür kişilik özelliklerine sahip olduğu belirtilmektedir. Pedofilik eğilimin ortaya çıkmasında gelişimsel, ailesel ve çevresel faktörler ve bu faktörlerin etkileşimi gibi birçok faktörün etkili olduğu anlaşılmaktadır. Uzun süreli psikoterapi, farmakolojik tedavi sonrasında cinsel arzu ve istekte azalma saptanmasına karşın bu bireylerin çocuğa cinsel yönelimlerinde bir farklılık tespit edilmediği için günümüzde pedofilik bireylerin tedavisinde hedef çocuklara cinsel yönelimi değiştirmek olmayıp, yeniden eylemde bulunma oranlarını azaltmaya yöneliktir. Kimyasal kastrasyon adı verilen erkeklerde libidoya etkisi olan testesteron düzeyini düşürmek, bu yolla cinsel eylem sıklığını azaltmak konusu son yıllarda önem kazanmıştır. Tedavide sıkı adli ve klinik izlem ve raporlama, kimyasal ve cerrahi kastrasyon, psikoterapi ve psikofarmakolojik ilaçların kombine olarak kullanımı en büyük yararı sağlamaktadır.Cinsel istismarı ortadan kaldırmanın en etkin yolunun oluşmasını önlemek olduğu bilinmektedir. Ülkemizde pedofilik bireylerin yargılanması ve cezalandırılmasında büyük sorunlar yaşanması, suçun tekrar işlenmesinin önlenememesi nedeniyle bu bireylerin saptanması, kayıt altına alınması ve tedavisi ile ilgili yasal düzenlemelerin acilen yapılması önerilir. Çocukların cinsel olarak istismar edilmesinin önüne geçmek için pedofiliklerin özelliklerini tanımak, böyle bir eğilimin ortaya çıkmasına neden olan faktörleri tespit etmek gerekmektedir.


bazı yorumlar gerçekten can sıkıcı olmaya başladı ki şu makaleyi paylaşmadan kendi alamadım malesef ki...

forumda yorum yapan arkadaşlara sesleniyorum.. şu yazıda yazılanlara biz tanık olduk mu? Eğer olduysak bunu kanıtlayabilirler mi acaba?Hangi sahnede hangi diyalogta şuu yazanlar gerçekleşmiş...

amaç ortalık karıştırmak değil sadece savunulan durumun tıbbı denilecek açıklaması bu eğer burda yazalarda gerçekleşti ise hep birlikte onu yorumlayalım lütfen.... aksi ise şu tez bitsin artık...


Akşama yeni bölüm va5r ama malesef ki aynı şeyler dallanıp budaklanıp duruyor.. Bir yanda aynı şeyi tekrar edenler diğer tarafta haftlardır süren savunmaları tekrar tekrar yaparlar...

şu sayfdalara yorum yazan arkadaşlar bir bakarlar mı acaba kaç tanesi akşam yayınlanacak bölüme ait yorumlar...

tabi ki herkes yazmak istediğini yazmakta özgür karışmak kimsenin de haddine değil ama olmayan bir şeyi varmış gibi göstermek dizinin başından beri süregelen atışmaları yazıp durmak görülenini görmemek ya da sırf aksi isteniyor diye birilerini hatta yeri gelip fanları yerden yere vurmak gibi durumlara maruz kalmak şu sayfalara yorum yazan herkesi ister sinancı ister timurcu isterse genel izleyici herkesi sıkmaya başlamıştır diye düşünüyorum ve artık bir sonu olsun istiyorum.....

inanın her gün güzel yorumlar okyacağım diye foruma girip aynı şeyleri okumak en azından beri fena halde sıkmaya başladı... öyle ki durum moderatörlerinde hoşuna gitmemekteki dünden beri 2 uyarı aldık bundan sonraki uyarı sonrası sayfa ceza alacaktır bunu hiç kimse istemez herhalde.. ben mod onaylı sayfalarda da yorum yazdım sıkıntılarınıda biliyorum bu sayfanın ceza almasını da istemiyorum..

lütfen biraz daha di,kkat edelim..

herkese iy yorumlar...

zambak 3
28-10-11, 14:23
Bülent İnal fanı olmakla ilgili tartışmalarda ^^ nymph^^arkadaşımızın getirdiği bir bakış açısı vardı yorumunda......Aynen şöyle söylemiş : Sanırım bizim Timur karakterini başkası oynasa...., diye başlayan sorumuz yanlış anlaşılmış olabilir...

Nymph arkadaşa öngördüğü bu açıklamadan dolayı da teşekkür etmek lazım , en azından bizler asla böyle söylemedik demeyip daha ılıman yaklaşım gösterdiği yanlış anlamaya belki de bizlerin bu sözleri de sebep olmuştur diyerek daha orta yolu bulduğu için .....

Timur karakterini bir başkası oynasaydı da bu kadar sever miydiniz diye bir aralar bu sayfalarda bayağı yorum yapıldı......Belki tam sanatçıyı eleştirisel bir durum olmasa da sanatçıyı sevmekten dolayı körü körüne bu Timur karakterini tutuyorsunuz anlamına gelecek manalar yüklü idi.....

Bülent İnal severler hali ile bu görüşlere alınganlık göstermiş de olabilirler yani sizin önünüze Bülent İnalı koyalım da nasıl olursa olsun gibi yaklaşımlar da çok hoş durmasa gerek....

Bu mevzuu inşallah çok daha uzayıp kırıcı olmadan kapanır .....Ki ne Bülent İnalı ne de Hakan Kurtaşı beğenmekten dolayı da diziyi seyrediyor olmak asla kabahat görülmemelidir...
Keşke her iki sanatçının da fanları akın akın gelse diziyi seyretse de dizimiz daha da çok reyting alsa diyorum..

Selverr arkadaşımın tesbitleri de çok yerinde ....Amaç üzüm mü yemek bağcıyı mı dövmek bazen hiç belli olamıyor ,kesin ifade içeren sözlerin en azından dizide karşılığı , delili olmalı

Bahar61
28-10-11, 14:54
Okuya okuya geldim dünkü yorumların hepsini.....

Öncelikle ^^ Bir sapık sevdik .^^ cümlesinden o kadar belli ki işe mizahi olarak yaklaşıldığı.......Ve kim akıl etti ise de aklına sağlık diyorum.....Ben Sinansever de olsam Timursever de olsam bu tarz yaklaşımları , hafif mizahi üslupları seviyorum forumlarda.....
Örneğin Bahar 61 arkadaşım da Sinancı olsaydı bile onun bu mizansel yazılarını keyiflene keyiflene gene okurdum....Öyle güzel aralarda derelerde mesajını tatlı bir üslupla veriyor ki...

Bülent İnal fanı değilim ama şu kadarını ben de söylemek isterim ki burada fanı olan arkadaşlarımızda gayet olgun , seviyeyi düşürmeden ,ortalığı gerginliğe sokmadan laflarını ölçerek biçerek konuşuyıorlar...
Her forumda bu kadar hoşgörü sahibi fanlar olmayabiliyor bununda onlar adına hakkını vermek gerekir diye düşünüyorum..

Yanlış hatırlamıyorsam Laylaylom arkadaşım yazmış olmalı...Timur karakteri için de aynen onun düşüncesine paralel düşünüyorum , daha bu karakterde net ifade edilmedi....
Çok büyük bir ihtimalle bu adamın yaptıklarının geçmişe dayalı bir öyküsü çıkacak...Hatta Minenin karakterine bir yandan olan hayranlık da buradan ileride gelebilir diye düşünüyorum...

Örneğin Mervenin annesi Mine kadar güçlü duramamış olabilir hatta şu ana kadar Sinan ve Mineyi eleştirdiğimiz erken cinsellik mevzularının belki de aynısını Timur ve Mervenin annesi olan kadın da yaşamış olabilir....Hemen hemen matematiksel hesaplayınca Sinanın yaşlarında Timur baba olmuş oluyor.....O zaman sahiplenmediği kadının yerine koymuş olabilir Mineyi., geçmişteki yanlışlığını vicdanen belki de böyle ödeyebileceğini düşünmüştür.......Ya da daha olması kuvvetle muhtemel ,Mine kadar güçlü durmayı başaramamış eski sevdiğine olan kızgınlığı bir yanda Minenin herkese rest çeken karakterine hayranlık bir yanda , işte benim de istediğim duruş buydu deyip günden güne daha da bağlanabilir Mineye....

Bu söylediklerimin hepsi faraziye tabi ki...Senaristler belki de bambaşka bir sebep atacaklar ortaya...............Ama olaylar örgüsü içinde Timur karakteri her ne kadar çok gözükse de en az Sinan kadar onun da iç dünyası daha gözler önüne serilmiş değil....

Yavaş yavaş geçmişe çıkılacak yolculukların zamanı geliyor gibi...

herkese güzel bir gün ve hayırlı cumalar dileyerek başlamak istiyorum yorumuma...

zambakcım iltifatın için çok teşekkür ederim.inan ki ben de senin tüm yorumlarını beğenerek okuyorum.hatta bazen o kadar beğeniyorum ki ağzımı toparlayamıyorum...pişmiş kelle gibi sırıtmaktan dolayı tabiki...:img-hyste

buna mukabil sinanı yere göğe sığdıramayanlara ait bir mesaj gördüğümde de hemen bir sonraki mesaja geçiyorum...akşama kadar zaten pc ile uğraşıyorum bir de onca yazıyı okuyupta gözlerime ve ruhuma zarar vermeye gönlüm el vermiyor...sonuçta bu beden ve organlar bile hak alacaklar ruz i mahşerde bizlerden.koz vermemek lazım durduk yere,değil mi?:icon_whis
aslında ben düne kadar sinanı da seviyor ve onun da bir şekilde mutlu olmasını istiyordum (mineyle veya minesiz ama tercihen minesiz:img-wink:) ama artık sinir olmaya başladım çocuğa...vallahi...

ben ,bir B.İ fanı mıyım bilmiyorum ,adamı seviyorum ,sayfasına dönem dönem uğrar iki satır birşeyler karalarım ama belki de 4 aydır bir kez bile girip bakmamışımdır...ıhlamurların altında vedalaştığımız günden sonra da bir tek kalpsiz adamda tüm bölümleri ezberlercesine içime hapsedercesine izlemişimdir...diğer dizilerine de şöyle arada sırada bakmışımdır...eee..ne oluyorum bu durumda...bir insanın kara kaşına kara gözüne hayran olmak ,o gözlerde kaybolmayı istemek yanlış mı aptallık mı ...?

eğer öyleyse kime göre ? onlara göreyse onlar kim allah aşkına...beni bağlar mı bir başkasının düşüncesi...bağlasaydı ben o olurdum...o ben değilim ben de o değil...

vallahi başım döndü yazarken...sanki peşimden atlı koşturuyor...nabzım hızlandı...yüzüme ateş bastı...dıgıdık dıgıdık...dıgıdık...iiihhhh...iihhhhne bu yaaa...

timurla ilgili söylediğin herşeye katılıyorum ,aynen senin gibi düşünüyorum...

bir sapık sevdim sözü de tastamam şahsıma aittir...

T.ü.l.a.y.275
28-10-11, 14:55
Arkadaşlar lütfen yeter ama ...sapıklık lafını burda espri anlamında kullanan arkadaşlar var okuyunca gülüp geçiyordum..
bazı arkadaşlar bunu ciddiye alıp gerçekten bizleri böyle sanması veya karakteri bu şekle sokmanıza inanın gülüyorum..
Ne diziler izledik neler gördük bu diziler kurgu anladınızmı kurgu .....AŞKIN YAŞLA BAŞLA İLGİSİDE YOKTUR BENCE..belki oto kontrolle kendisine çeki düzen verilebilir.. içinde yaşar susarsın..
Timur susmayanlardan ne yapsın adam hayır cevabını alsa bile içinde yaşamaktansa direk açıldı kıza...

hem ne demişler YİĞİDİ GÜL AĞLATIR GAM ÖLDÜRÜR.!
içinemi atsaydı adam hastamı olsaydı

Aylin'ciğim sende iki gencin aşkını okuduğunu yazmışsın ya ..evet belki ilk bölümlerde olabilir ama diziler izleyicinin isteği doğrultusunda da ilerleyen bölümlerde değişirler...bazen diiziler kısa sürer bazende sezonlar boyunca devam eder..bu izleyici ve karakterlerin sevilmesi ile ilgilidir...heran herşey değişebilir diyorum..burada Sinan olduğu için demiyorum bu Timur içinde geçerli canım..

Hülya'cığım yorumuna bayıldım ..Timur'u bende herşeyiyle beğeniyorum belki ilerde adam cidden psikopat olacak benim için iyi günde olduğu gibi kötü günündede yanında olmak düşeradam en yaparsa yapsın yakışıyor karaktere..
__________________

aylin_a.r.ş
28-10-11, 15:17
benim üzerime alınmam da gayet normaldir o halde..çünkü direk bülent inall fanı demişsiniz..bende bir bülent inal fanı olarak yazdım mesajımı...

burada bülent inal fanı olupta yazan çok fazla kişi yok hatırlayıp isim yazarbilirseniz sevinirim.. ha bülent inal fanı olmayıp timuru seven kişileri kasdediyorsanız orasını bilemem...

en azından bazı arkadaşlar demeliydiniz..

ama gerçekten kaç gündür bu böyle..şimdiye kadar hiç bu şekilde olmamıştı..bülent inalın pek çok projesinde yorumlaştık veya diğer dizilerde ama burada hevesimiz kursağımızda kalıyor malesef..işi şakasına vurup slogan atıyoruz o bile eleştiriliyor..yani bi o kalmıştı oda eleştirildi maşallah...

kişisel tartışmaların yapılacağı bir yer değil diyorsunuz ama yanrol tartışmasını açan arkadaşlar Bİ fanları da diyorsunuz.....işi kişisele götüren siz oluyorsunuz farkındaysanız...

umrumda değil cümlesinede üzüldüm bazı şeyler benim umrumda değil ama gelip burada yazmıyorum..olabildiğimce saygılı olmaya çalışıyorum...

***

gerçekten şu andan itibaren karşılıklı atışmalara girmeyeceğim elimden geldiği kadar...başlığımız 2 kez uyarı aldı....ha cevap vermem gerekirsede dayanamayıp yazada bilirim:img-wink:

herkese iyi forumlar arkadaşlar....sevgi ve saygıyla kalın şimdilik..akşama bizi güzel bir bölüm bekliyor...:love01:


Önceki mesajımda da dediğim gibi yazan kişiler de o katogoriye girdikleri için o tabiri kullanmam bence gayet doğal:img-wink:

Timur'un üzerine hikaye yazılacak tabiki..Çünkü Bülent İnal dizinin başrolü..

Aynen bu tabirler kullanılıyordu..
Görmediniz mi??
Şu anda dediğim kim ne zaman hangi mesajında demiş bulamayacağım..Uğraşamayacağım açıkcası.. Ama bunların denildiğini gördüğünüze inanıyorum..

Sadece bize karşı bir suçlama geldi..
Mine&Sinan cı arkadaşlar Bülent İnal'ın artık şahsına da hakaret ediyor denildi..
Yanlış mıyım??
Ben de buna karşılık yapılan şeyi göstermenizi istedim ve şahsen Bülent İnal'ın adının geçtiği yorumlarım sadece ''Tek başrol Bülent İnal değildir'' ve devamını getirdiğim yorumlar olmuştur..Bunu belirttim..Ve bu tartışmayı başlatanları bir de..
Yani kişiselliğe ben dökmedim belirteyim..

Ayrıca sinirlendim..sinirlendim tamam neyse tarzı şeyler yazdınız ne dememi bekliyordunuz?? Yani yorumlarıma birilerinin sinirlenmesi çok da umrumda değil özellikle böyle tabirlerle dile getirilirse:img-wink:



Sevgili Tülay dizi başlamadan çıkan bir haberdi o..Dolaşırken biryerde gözüme çarptı..
Sadece mutlu olduğumu belirtmek istedim..Hikayeni en başında da hep bu aşktan bahsedilmesi ve hikayenin ilerleyen zamanlarında da hep bu aşk hikayesinin olacağını gösterdi bana.. Sadece bu.:img-wink:

SELVERR
28-10-11, 15:32
;16075920']olabilir tabi, ama bende zaman zaman acaba diyorum timur'da aşağı yukarı bu şekilde dünyaya gelmiş bir bebek olabilir mi? yani eski eşi değilde annesi olabilir mi benzer şeyleri yaşayan kişi.
timur'un ailesi hakkında bir fikrimiz yok. sadece küçük yaşlardan beri çalışmak zorunda olan biri olduğunu biliyoruz. belkide babası annesini yüzüstü bıraktı ya da erkenden öldü. ve annesi tek başına çaresiz kaldı ,kol kanat gereni olmadı. çıkış bulması için yardım edeni olmadı vs. yani yine kendi yaşanmışlıkları doğrultusunda böyle davrandığını
-beğenisi ya da etkilenişini saklı tutarak- düşünüyorum. turan'a ne demişti, "tek başına çıkamaz."

açıkcası bende timurun gizli tarafının bu benzerlik olacağını düşünüyorum önceki yorumumda da değinmiştim.. ama tabi durum bu olur mu bilinmez..bana da timur annesinin ona yapamadıklarını dik duramayışını belkide başına gelen daha farklı olayları falan düşünüp bir yanda da genç bir kızın ayakta kalma çabası ile benzerliğini görüyor ve annesinden daha dik durabildiği için zamanında onun yaşadıkları ile karşılaşmaması için çabalıyor gibi geliyor..

yoksa mervenin annesi vehikayesi daha farklı bana göre.. anladığım kadarı ile timur karısını zamanla çok sevmiş hatta o terk ettikten sonra falanda ne kadar kızgın olsa da onu unutamamış hatta odasını bile öyle bırakmıştı ve merveye sevgiside durumun öyle olmadığını gösteriyor...

öncelikle rep yazan arkadaşlara çok teşekkür ediyorum buradan..

bahar ablacım .. Bir Sapık Sevdim sloganını ilk gördüğüm anda gülümseti beni bölüm yorumların gibi bu konuda mizahi yaklaşım hoşuma gitmişti sonra arkadaşlarla bunu yorumlarda paylaşmak falan ama bu bile nerelere geldi .ama önemli değil biz ne hissettiğimizi biliyoruz zaten

timur için bir dost bir arkadaş olması durumuna . aslında bende neden yalnız bu adam kimi kimsesi dertleşeceği yok diye hayıflanıyorum ama bir yandan da timur o kadar kendi içindeki nasıl olurda birine aktarır bunu bilemiyorum.. çünkü doğru yada yanlış hep kendisi tartıp bir karara veriyor birde tam bir dediğim dedik hali var kendisinde başkasının görüşü onda etkili olamaz gibi geliyor..ama hani içki insanı söyletir durumu var ya bir arkadaşı olsa timur yarı sarhoşken duygularını dökse bizde izlesek demeden de edemiyorum malum şu ana kadar bir tek şu son emine konuşmasında diğer tüm konuşmalara göre daha açıktı...

birde timur da acaba insanlara kendin anlatacak kadar güveniyor mu onu merak ediyorum olaylar karşısındaki ön görüsünden sanki bu güven konusunda falan da bir yarası vardır gibi geliyor... en azından yaşadıkları falan öyle ki gördüğümüz kadarı ile timur merve ile olan anlarından ve işinden başka bir aktivitesi olmayan bir karakter gibi.. en azından şu ana kadar öyle gördük birde begümü vardı ama onu da yolladığına göre.. sanki varsa bile bir süre daha bu arkadaş bize gözükmez gibi geliyor... belki evlilik onu iyice çıkmaza soktuğunda yanı artık hissettikleri ona ağır ve fazlageldiğinde bu arkadsaş konuşmasına başvurulabilir gibi... yada şimdi sinanın geldiği durumundan haberdar olmasa timur yada sinan bir şekilde yanlış anlayıp tekrar gider ve zaman atlaması olup geri dönerse sinanın gelişi üzerine bir konuşma olabilir işte minenin tepkisine içerlemesi ile ilgili falan..

ama diyorum ya daha çok zaman var ona....

neyse akşama yeni bölüm var ak koyun kara koyun ortaya çıkacak...

olaylar ne derece tahmin ettiğimiz ölçüde gerçekleşecek ne derece bizi taklaya getirecek hep beraber göreceğiz

neyse şimdilik bu kadar yeter...

belki bir daha yorum yazmam bugün şimdiden diziyi izleyecek tüm arkadaşlara İYİ SEYİRLER diliyorum....

Bir Çocuk Sevdi Timur

Z€hRaa
28-10-11, 15:54
---

Herşeyden farklı olarak birşey daha söylemek istiyorum ..Diziyle ilgili ilk çıkan haberlerden birine rasladım da az önce..
Haber de

''Kanal D'nin yeni dizisi 'Bir çocuk sevdim' aşklarına sahip çıkmaya çalışan iki gencin hikayesini anlatıyor. '':img-in_lo
diyorlar...

Ve bunu bugün tekrar görmek bir tesadüf sonucu çok mutlu etti beni..
Kendi kendime ''bu kadar umutlanma Beyza..yapmaa'' desem de Mine&sinan için umutlanmaktan başka birşey yapamıyorum:img-in_lo

Bunu duyunca bende de aynı duygular oluştu. Nedense 2. plana itilmiş bir aşkmış gibi hissetmiyorum :img-in_lo Bugüne kadar diziyi resmen bu umutla izledim :img-hyste Şimdi Sinan'da geldi hiç bırakmam heralde :img-hyste Eğer sesimizi duyuyorlarsa bu büyük kitleyi de göz ardı etmesinler. MT ciler kadar hatta onlardan bile daha çok MS ciler var. Çevremde büyüğünden, küçüğüne duyduğum bu :img-wink: İki tarafı da memnun etmeye çalışsınlar deiyorum aslında. Ama bugüne kadar çok güzel işlendi bence. Öyle devam edebilir. Daha fazlası da olabilir sorun yok benim açımdan :img-in_lo:img-hyste
Akşama yeni bölüm var. İlk defa bu kadar heyecanlandım. :img-in_lo

prenses69
28-10-11, 16:27
Timur'u sevenler hep Bülent İnal fanıymış ya .
Rahatlıkla söyleyebilirim ki kendisini bu dizide ilk defa bu kadar çok izliyorum.
Diğer dizilerini takip etme olasılığım olmamıştı.
Bülent İnal fanı değildim ama Timur'u seviyorum , hmm psikolojik sorunlarım vardır şimdi kesinde benim:img-hyste

Hayır anlamıyorum Timur karakterini sevme tamam , zaten herkes tarafından kolayca sevilebilicek bir karakter değil.
Ama adama ikide bir hastalık isimleri yakıştırmayın ya.
Öyle bir sorunu olsa emin olun karakter analizlerinde bolca bahsedilirdi.:img-wink: Neyse.

Sinan geliyor ya heyecan bendede tavan yaptı.
Bakalım neler olacak.

rhinokurt
28-10-11, 16:31
Timur Pedofili mi?
Pedofiliyse şayet gayet temkinli bir sapık olabilir.
Kız ürkmesin diye dokunmayacağım diyor belkidee. Bakıcı kızı geceleri başka eve yolluyo niye? Çünki kötü emelleri vaaaaar. Çocuk bir doğsun. iğrençliklerine başlıyacak. Pis sapıııkkkk.

Allahtan Sinan var. O iyi biri. Şu sakatlığı bir iyileşsin Timurun villasına baskın yapcak. Ağzını burnunu kıracak Timurun. Mineyide kurtacak hapsolduğu yerden.

Ama yok yav Timur bence sapık değil. Sanmıyorum. Tamam kendinden 20 yaş küçük birini sevmesi bana normal gelmiyor ama sapık olduğunu da göstermiyor..

Z€hRaa
28-10-11, 16:39
Ama yok yav Timur bence sapık değil. Sanmıyorum. Tamam kendinden 20 yaş küçük birini sevmesi bana normal gelmiyor ama sapık olduğunu da göstermiyor..

Ben de böyle düşünüyorum. Tam sapık diyemem. ama normal gelmiyor nedense. Bir türlü benimseyemiyorum. :icon_whis Yaklaşımında hep bir şeyler arıyorum. Sadece ben de olsa neyse diyeceğim ama öyle değil.

Sevenler de sevsin canım bize ne :img-hyste
Bir şey demedik. :img-hyste

zambak 3
28-10-11, 17:00
Yazmıyayım yazmıyayım diyorum ama gene dayanamayıp yazacağım......Sırf yaşları yakın diye Sinanın reşit olmayan bir kızla önünü sonunu düşünmeden yaşadığı cinsellik hoş oluyor tek suçları sevmek deniliyor ama yaş aralığı daha büyük olunca Timur Mineyi severse ( hem de elimi bile sürmeden seveceğim seni diyerek sevme iddiasında ise ) adam sapık oluyor, , karakterine psikiyatrların alanına girecek hastalıklar yükleniyor.....

Ki öyle bir önyargı ile yaklaşılıyor ki daha evlilik içinde Timurun Mineye nasıl davranacağını , sözünü tutup tutmayacağını görmemişken....Bu adamın da asıl hikayesini daha öğrenmemişken .......Bu kıza nasıl yaklaşımlar sergileyeceğini daha izlememişken....
Bu kadar direkt suçlamalar yerine biraz daha bekleyelim ne nasıl görelim diyorum......Ama bunlar bizlerin altıncı hisleri diyorsanız ben de altıncı hislerimi açıklayayım o zaman ,benim de hisler çok güzel sevecek hem de üstüne titreye titreye sevecek bir aşk adamı göreceğiz diyor......Artık kimin hisleri galip gelirse..


Akşamki bölüm için herkese iyi seyirler diliyorum........

moonbeam
28-10-11, 17:35
Bu foruma ilk mesajımı yazalı bir haftayı geçti, o zamandan beri dizinin başından beri yazılanları okuyorum. Sonunda 260 küsür sayfa okudum, yazmak istediğim bir sürü konu var. Bir ucundan başlayayım bakalım yeni bölüm öncesi ne kadarını yazabileceğim...

Ayın 25’indeki mesajımda oyuncu ve karakterleden söz etmiştim. Bu mesajıma dizinin kurgusu ve genel gidişatı ile başlamak istiyorum. Başından beri olayları "Mine Sinan’a ulaşamıyor, kendini terkedildi sanıyor, mecburen Timur'la evleniyor"a getirmeye çalıştıklarının farkındayım ama başlangıçtaki kurguyu çok zorlama buldum. İkinci bölümde resmen tüm klişelerin dibine vurmuşlar. Bu saçmalıklar içinde kızın uçurumdan atlayıp kurtarılmasını saymıycam bile. Ama bu sahne hariç gerisi de saçma ötesi. Mine ve Sinan'ın bir türlü irtibata geçememesi inanılmaz. Ben Sinan olsam doğumgününde evinde olanlardan sonra kapıya dayanırım (buna kalkıştığında daha önceki sefer yan sokağına kadar geldi diye kızdan laf yemesine rağmen hala tam evi bilmemesi de garipti) buldu gitmiyo, kız teyzesine Sinan'ın numarasını bir türlü veremedi (sırf bunun için kadını evden kovmaktan beter ettiler). Tuvalete giderken telefonunu babasına bıraktı çocuk, kız da tam o anda arada, tesadüfün iğne deliği. Kızın telefonundan aradığı adam demiyor ki kızın biri acil durum diye telefonumu ödünç alıp aradı, yanlışlık oldu diyor. Sinan gerçeği öğrenmesin diye amma da kasmışlar. Hiç bir inandırıcılığı kalmamış. Dizinin devamı uğruna katlanıyorum ama bu kadarı da fazla. Ayrıca sanki Amerika'ya gittikten sonra arayamaz. Bunların emaili falan yok mu bu devirde? Hiç gerçekçi değil. İnsan bir şekilde ulaşır bu iletişim çağında. O mektubun da eline geçmeyeceği daha postalandığı anda belliydi. Kız havaalanına koşasıya adamı tekrar arasaydı ya telefonundan? Timur'u arayabiliyo kartla. Pasaport, vize davaları da çok saçmaydı. Ne bekliyordu Mine? Amerika’ya nerdeyse bir ay önceden randevu alıp mülakata gitmeden vize alınmayacağını bilmeyen kaldı mı? Hadi vizeyi aldılar, reşit olmayan birinin ailesinin izni olmadan yurt dışına çıkamayacağı ne olacak? Bu ikilinin aşkından haz ettiğimden falan değil ama bu zorlama kurgu olmamış.:img-beee: Artık dizilerin başlangıç noktalarını takmamaya başladım yoksa dizi izleyemiycem. Ama gene de bunlar beni rahatsız ediyor. İstedikleri bir gidişat var, işleri mantıklı bir süreçle o noktaya getireceklerine karakterleri harcıyorlar. Mesela güya empati kurmamız gereken Turan. Sebep ne olursa olsun o baba o kızı kovdu mu kovdu, uçurumdan aşağı itti mi (mecazi anlamda) itti, sonrasında kurtarsa da benim için solda sıfır, ben o adamı affetmem bir daha. O baba benim için bitti.

Bu mesajımda değinmek istediğim ikinci konu Timur mu mi Sinan mı İkilemi.

Forumdaki yorumlara bakıyorum, bu konu genel olarak bu dizinin başrolü kim, esas adam kim, başrol illa esas kızla mı olmak zorunda, Mine’yi kim kapacak/kapmalı şeklinde sığ bir kısır döngüde devam ediyor. Forumlarda futbol takımı tutar gibi çift tutmak ya da körü körüne, karakteri ne olursa olsun sevdiği oyuncuyu tutmak bana saçma geliyor. Elbette dizide birden fazla ihtimal varsa çoğu seyirci bir çifti izlemeyi diğerine tercih edebilir, onların kavuşmasını ister vs. Bunun için gerekçeleri de vardır mutlaka, bunlar tartışılabilir. Ama o kadar. Taraftar desteğiyle maçı alıcaz durumu yok burda. Diziyi sırf aşk adına izleyenlerin istedikleri aşk olmayacak gibi görünüyorsa, olanlar kendilerini tatmin etmiyorsa izlememelerini anlarım. Ben de her diziyi bana saçma veya tatsız geldiği anda bırakırım. Herkesin en doğal hakkı bu. Ama anlamadığım “Bu ikisi arasında aşk çok güzel işlendi, demek ki sonunda onlar beraber olucak” “başrol o olduğu için o kızla beraber olucak” gibi iddialar. Bu iddialarla bir yere varamayınca “sizin istediğiniz olmıycak, olamaz, çok iğrenç, tu kaka” gibi çocukça tavırlar.

Kimsenin hayal kırıklığına uğramaması için bence öncelikle dizinin konusu ne ve nasıl lanse edilmiş buna bakmak lazım. Benim için bu dizinin konusu Haziran’da adını ilk duyduğum andan beri belliydi ama hayretle gördüm ki bu konuda bile mutabakat yok!!!! Şarkı ve anlamına daha sonra dönücem. Dizinin konusu diyordum. Başroller belli olmaya başladığında "demek Bülent bir çocuk sevecek" dedim. İlk defa 15 Temmuz’da Memet Güler Habertürk’te dizinin konusunu “16 yaşında hamile kalan bir kadının hikâyesi” olarak yazdı (demek ki yaşı sonradan büyütmüşler). Herkes dizinin konusunun şu veya bu olduğunu iddia edebilir, ama aslolan yapım şirketinin niyeti ve sunduğu sinopsistir. 24 Ağustos’ta Kanal D’nin dizinin konusu hakkında yayınladığı metinde dizi aile içi ilişkileri sorgulayan “bir aile draması” olarak tanımlanıyor ve “dizide değerlerine bağlı bir ailenin küçük kızının, ilk aşkında yaşadığı büyük hayal kırıklığı ve hayatındaki herkesi karşısında bulursa neler olacağı anlatılıyor” deniyor. Mesajım yeterince uzun ama sevgili Saba’nın bu konuyu detayıyla irdeleyen bir yazısını tamamıyla alıntılamadan edemeyeceğim.

Merhaba.. Son yıllarda oyuncu için ya da şu çift, bu çift için seyrediliyor sanırım diziler..:icon_whis Konuyla senaryoya bakıyorum ben oysa..Benim bildiğim bu dizinin konusu aylar önceden belliydi ..İki gencin aşk hikayesi olarak hiç görmedim ben.. Bir aile dramasıydı bence..

Konu, bir genç kızın küçük yaşta hamile kalması, onun ve ailesinin düştüğü durum, sevgilisiyle değil de babasının patronu Timur la evlenmesi, ki bu da 4. bölüm gibi denmişti ve zaman atlaması olması.. Asıl hikaye de bundan sonra başlayacaktı. Eski sevgilinin geri dönmesi.. Yani şu seyrettiğimiz kısımlar dizinin giriş bölümü.. Mine Sinan aşkı da giriş bölümünün hikayesi.. Ama dizinin temel hikayesini oluşturmuyor bu aşk.. Eğer öyle olsaydı sunum çok daha farklı olurdu. Bize aşık gençler izletmeleri bunu değiştirmez. Öyle olsa, bu aşk hikayesi çok daha uzun, mesela yarım sezon verilirdi.. 3 bölümde ayrılmaları sağlanıp, ana hikayeye geçiş yapılmazdı.. Ve tabii karakterlerin bize nasıl tanıtıldığı da çok önemli.. Genel hikaye başta böyle verildiği halde, ilk bölüm tanıtımı sanki gençlik aşklarını sevenleri de çekmek için daha farklıydı.. Oysa bu dizinin hedef kitlesi öncelikle gençler değil.. Ama tam karşısında bir gençlik aşkı dizisi vardı..( Bu kısım benim tahminim..:img-wink:) Tabii bölümü seyredince ilk konuya sadık kalındığını anladım..Şöyle ki;

Ben oyuncu hayranlığından anlamam. Hepsine nötrüm..Ha ÇT un oynayışına hayran olabilirim, o ayrı..:img-blush Bize gösterilen konuya göre, baş karakterler çizilmiş. İlk bölümdeki tanıtım, senaryo gidişatı açısından çok önemlidir.. Mine, bütün detaylarıyla anlatıldı. Kişiliği, sevgilisi, ailesi.. Ailenin baba figürü zaten çok önde, başrol.. Diğer fertler de ayrı ayrı verildi.. Teyzesi bile ki teyzenin hikayesinin ana konuyla hiç ilgisi yok.. Sonra yine detaylarıyla tanıtılan Timur var. Evi, işyeri, kızı, evdeki bakıcı, sevgilisi, gizemli geçmişi, zarları, Mine nin babasıyla dostluğu, vs.. Sinan a bakıyoruz, o ise bize, ancak Mine yle olan aşkı ölçüsünde tanıtıldı.. Dizide ailesiyle olduğu anlar bile hep Mine ile ilgiliydi.. Sinan ın ne okulunu, ne başka arkadaşlarını, Mine dışında hayatta ne yaptğını görmedik. Çılgın sporlara merakını yine Mine ye anlatıyordu. Bütün geri dönüşler Mine nin hatırlaması.. Yani bize tanıtılan Sinan ın, bu dizide kendine ait bir hikayesi yok.. Bir hikayenin baş kahramanı, konu aşk dahi olsa sadece aşk sahnelerinden ibaret olarak anlatılmaz.. Bir senarist baş kahramana ayırdedici özellikler yazar.. Oysa şimdiye kadar gördüğümüz Sinan, sadece Mine nin sevgilisi olarak var.. Zengin aile çocuğu, üniversiteyi bitirmiş master a gidecek, küçük yaşta sevgilisi var, şimdilik gelecek için bir planı yok, ailesine bile kızı söylememiş.. Baba parasını da çok sevmiyor, çılgın sporlar yaparak ünlü olmak istiyor ama şimdiye dek baba parası olmadan yaşamamış. Ve o da hala bir çocuk.. Sinan da çözmemiz gereken hiçbir şey yok.. Yani senarist Sinan a özel bir hikaye yaratmamış, derinlik vermemiş.. Mine ise çok farklı anlatıldı..

Timur değişik, ilginç, takıntılı, gizemli bir adam olarak yazılmış ki seyirci çözmek için meraklansın.. Tabii böyle karakterleri yazarken senaristler abartır olayları.. Burda da var. Ama Timur un önde, baş karakter olduğu belli.. Eğer konu Mine Sinan aşk hikayesi olsaydı, Timur un 3. kişi konumunda anlatılması gerekirdi. Öyle olmadığı kesin..Hani HS benzetmesi yapılmış sanırım, ilgisi yok bence..

Mine Sinan aşkı beni pek etkilemedi. Çocuksu, ayakları yere basmayan, gelecek düşüncesi olmadan yaşandığı için.. Bir de bana eski aşkların o naif, masum, masalsı havasını hiç vermedi.. İlla öyle olması gerekmez tabii.. Ama bana modern, kentli, yabancı ve yerli gençlik dizilerindeki bir aşk gibi geldi..Çok uzak buldum kendime.. Ama mesele bu değil, ben zaten konunun bu olduğunu düşünseydim, ona göre seyrederdim, ya da hoşuma gitmezse bırakırdım. Benim istediğim gibi olmasını beklemezdim tabii.. Ama şu 3 bölümden gördüğüm, ana hikayenin bu olmadığı.. Ben bu diziden gençlik aşkından daha derin bir konu bekliyorum. Mine nin büyüyüp kendini bulmasını mesela.. Çift derdinde değilim, mantıken Timur un yanında büyüyecek Mine ve ona bir bağlılığı olacaktır. Önemli olan bunu güzel sunmaları.. Ben yaş farkını sevmem ilişkilerde ama burda oyucunlar yan yanayken hiç sırıtmıyor. Bir de Timur un etkilenişi var Mine den ama bakışlarında iğrenç, pis bir ifade görmedim.. Zaten aralarındaki evlilik önceleri sözde olacaktır..Timur un da hislerini Mine ye çabucak söylemesini beklemiyorum. Hatta bu Sinan döndüğünde de böyle olacak bence.. O zaman karakterlerin hangi konumlarda olduğunu, duygularını daha iyi anlayabiliriz. Şu an girişi seyrediyoruz ve bununla değerlendirme yapmak yanlış olur..
.....
Bence bu dizi bir gençlik aşkı hikayesi değil. Böyle başlayıp, farklı noktalara varmalı ki bir özelliği olsun.. Klişelik bence her 2 çift için de geçerli.. Sinan Mine aşkı dizinin bütün konusu olursa, ayrıca pek doğru ve gerçekçi olmayan bir mesaj verilmiş olur..:icon_whis

Umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir.:img-wink: Taraf tuttuğum falan yok, sadece bize sunulan konuyu, anladığım şekilde açıklamaya çalıştım. Şunu çok anlamıyorum, bu oyuncuyu sevmiyorum, karakterini de sevmedim, onunla aşk olmasın, ilk gösterilen çift çok hoştu, öyle devam etsin, deniyor.. E ama adam başrolde ve dizinin gelişme bölümünde esas kızla bir şeyler yaşayacağı çok açık, konu belli.. Yani konuyu isteklere göre değiştirecek değiller ki.. Bu konu içinde benim tahminim, Mine büyüyüp olgunlaşacak. Bence hikaye onun olgunlaşmasını, aşka daha değişik bir gözle bakmasını, Timur un da geçmişindeki takıntıları bu aşk ile yenmesi üzerine yoğunlaşacak..Tabii Sinan ın dönüşü yine hayatlarda bir dönüm noktası olacak.. Mine Sinan aşkının şimdi böyle gösterilmesi bu sebepten.. Geçmişteki aşk olmasaydı, Sinan ın geri dönüşünün bir etkisi olmazdı. Sinan gelince Mine ye geçmişi hatırlatacak. Mine geçmişe dönmekle, o andaki hali arasında kalacak.. Bir karar verecek.. Tabii isteğim ilişkilerin çirkinleşmemesi..


Her söylenen katılıyorum ve aynı şeyleri yeniden yazmamak için alıntıladım bu mesajı. Sanmıyorum ki Sinan nikah öncesi Mine ile karşılaşsın. Sinan ve Mine şu an karşılaşırlarsa ve gerçekler ortaya çıkarsa dizi biter. Sevgili Sinefil'in dediği gibi:

Sinan&Mine olduğunu varsayalım:birbirlerini severler,biraraya gelirler,evlenirler,çocukları olur...eee şimdi bundan ne hikaye çıkar çatışma yok ki...
Normal,bilindik,muhtemel olandan değil farklı,kestirilemeyen,çatışmalı olandan hikaye olur!

Mine-Sinan evlense ne olurduyu Al Yazmalım anlatıyor zaten (İlyas’ın motosiklet tutkusu ve Sinan’ın tehlikeli sporlara tutkusu ve bununla meşhur olmak istemesi bile birebir aynı). Orda ipler nasıl kopacak, bir evlilik ve çocuk sorumluluğuna hazır olmayan kişiler kendilerini planlamadan bu durumun içine düşürürlerse sonuç ne olur göreceğiz hep birlikte. O zaman bu konuyu işleyen ikinci bir diziye - hele de aynı anda - zaten gerek yok.

O zaman gidişat nasıl olabilir? Bence iki alternatif var:

- Ya Sinan Timur'la karşılaşır, Timur kötü adama döner, dizi boyunca kavuşmalarını engellemeye çalışır
- Ya da Sinan ve Mine karşılaşmaz, ya da karşılaşsa da olaylar onları bir araya getirecek şekilde gelişmez ve gerçekler ortaya çıkana dek Mine Timur'a ısınmaya başlar ve öğrendiğinde ikilemde kalır. Sinan mı? Timur mu?

Açıkçası bunlardan ikincisi dizinin anlatılan tanımına ve adına uyan gidişattır. Bu bağlamda Sinan ve Mine illa ki bir süre birbirlerine teğet geçecekler, yanlış anlamalar olacak (bakınız DK Lamia-kemancı) ki o esnada Mine'nin Timur'u tanımaya, anlamaya, ona karşı bir şeyler duymaya zamanı olsun. Yoksa iki erkek arasında falan kalmaz. Açıkçası ben öyle uzun boylu bir zaman atlaması, Sinan'ın tekrar yurt dışına gitmesi gibi şeyler beklemiyorum. Eğer Sinan'ı gönderirlerse Mine'nin tam da Timur'u tanıyacağı, seyircinin en heyecanla beklediği süreci anlatamazlar, zaman atlamasıyla heba olur. Bu nedenle ben diyorum ki Sinan yurt dışına gitmeyecek, bir şekilde sürekli yolları kesişecek (nasıl olur demeyin ben DK'da şaşmıştım senaristlerin nasıl Lamia ve Kenan'ı her bölüm karşı karşıya getirdiklerine). Mesela Mine çocuğunu doğurana kadar dışardan lise diplomasını alıp üniversite sınavına girse, seneye üniversiteye başlasa ve tesadüfün iğne deliği Sinan da masterını orda yapsa sürekli yolları kesişir. Bu süreç de gelecek bölümdeki gibi ara ara kısa zaman atlamalarıyla işlenir ve gerçek zamanlı giden dizilerin aksine mesela ilk sezon sonuna kadar 3-4 yıl geçmiş olabilir. İstediğimden yazmıyorum bunları ama bir şekilde bunların yollarını habire kesiştirmezlerse zaten Mine'den bağımsız bir hikayesi olmayan Sinan'ın dizide bir fonksiyonu kalmaz. Ya böyle olacak ya da Sinan'ın paralel ama kesişmeyen hayatını izleyeceğiz. Bu bağlamda Saba'nın mesajından yola çıkarak Amerika dönüşü Sinan'ın nasıl işleneceğini, Mine'den bağımsız bir hikayesi olup olmayacağını merak ediyorum.

Başladığım konuya dönersem, şu ana dek 3 forumda bu dizi ile ilgili tüm yorumları okudum. Ve Sinan mı Timur mu sorusunun cevabının verilmesinde bir kaç birbiriyle ilintili faktör olduğunu gördüm:
- Oyuncu hayranlığı
- Yaş
- Aşk, hayat konusundaki düşünceler ve buna bağlı olarak dizilerden beklentiler

Oyuncu hayranığı konusunu tartışmaya gerek bile yok. Dizileri bu gözle izleyip çiftlerini buna göre seçenler için ister uzun yıllardır hayran olunup takip edilen, isterse söz konusu dizide tanışılıp hayran olunan bir oyuncu olsun (hayranlığın da bir başlama noktası var değil mi) onu izlemekten zevk almak için oyunculuğunun iyiliğine değil kendisine nasıl bir rol biçildiğine bakılıyor nedense. Romantik olsun, iyi olsun, kızı kapsın. Oysa ben hayran olduğum aktörü daha geniş bir yelpazede görmek isterim. Bundan kastım da kıza romantik başkalarına sert olsun falan da değil. Bir rolünde kırılgan ve duygusal olsun, bir diğerinde sert ve gizemli, bir başkasında kötü ve acımasız olsun.

Böyle bir ikilemde yapılan seçimde yaşın da çok önemli bir belirleyici unsur olduğunu ve zevklerle de yakından ilintili olduğunu düşünüyorum. 3 forumda okuduklarıma dayanarak düşüncem izleyicinin çoğunluğunun (istisnalar elbet var) alternatifler arasında yaş farkı varsa kendi yaşına yakın kahramana sempati duyduğu. Ayrıca izleyicinin ne tür bir aşkı izlemek istediğiyle yaşı arasında da genelde bir orantı var. Lise, üniversite yaşındakiler romantizmi, ilk gençlik aşkını seçerken bu yaşın üstündekiler tutkuyu ya da emek harcanan sevgiyi tercih ediyor. Baktım da Sinan’ı tercih edenlerin çoğunluğu AFK hayranları, Al Yazmalım’da İlyas'ı beğeniyorlar, DK’da Kenan-Lamia demişler var aralarında. Bu da yaşa bağlı genel bir beğeniyi gösteriyor. İkinci gruba ise Mine-Sinan aşkı bir gençlik dizisine yakışan, kendilerine bir şey vermeyecek, “sevimli” bir gençlik aşkı gibi geliyor. Tutkulu bir yetişkin aşkı değil. Şimdi şu noktada yukarda belirttiğim dizinin konusuna dayanarak diyorum ki bu bir gençlik dizisi değil. Böyle aşkları tercih edenler bence bu diziyle bile bile lades edip boşuna kendilerini üzüyorlar. Bu dizi o dizi değil. Gençlik dizilerine merakım olmadığı için şu an ne vardır bilemiyorum ama tam gençlik dizisi olmasa da AFK sanırım bir gençlik aşkını anlatan uygun bir örnek.

Dediğim gibi 3 forumun genelinden gözlemim bu dizide Sinan diyenler çoğunluk olarak yaşça Mine’ye yakın, Timur diyenler de Timur’a ve bu çok doğal. 17-20 yaşlar civarındaki hangi kıza farazi olarak sorsanız kendisinden 20 yaş büyük adamdansa 3-4 yaş büyüğü tercih eder. Normali, olağanı budur. Ama diziler olağanı anlatmaz ki. O zaman çok sıkıcı olur.

Gelelim zevk meselesine... Bizim Hunili forumun ecnebileri Sinancı. Onlara neden Timur-Mine hikayesinin beni çektiğini şöyle açıkladım:

1) Diyelim sunduğum alternatiflerden ilki oldu, Timur da Mine ve Sinan'ı ayıran kötüler kevanına katıldı. Benim için bu hikayenin hiç bir orjinalliği kalmaz. Kız oğlanla tanışır, aşık olurlar, bir türlü kavuşamazların artık benim için izlenecek bir yanı yok... Sıradan bir hikaye. Ben sıradışını izlemekten zevk alıyorum. Eğer bu dizi bir türlü kavuşamayan aşıklara dönerse sıradanlaşır. Bu Türk sinemasının 30 senedir anlattığı, zengin oğlan-fakir kızın gaddar ailelerlerce, yanlış anlamalarla, tesadüflerle ayrılıp bir türlü kavuşamamasının hikayesidir. Böyle bir hikayeyi izlemenin benim için eğlenceli hiç bir yanı yoktur. Aradaki temel engel aileler arasındaki sosyoekonomik farktır. Timur’un hikayesi ise zorla evlendiği kıza kendini sevdirmekten ibaret değildir. İşin içinde yaş farkı ve çocuk sevme durumu da olduğundan bence iddia edildiği derecede klişe de değildir.

2) Üstelik Mine-Sinan aşkı dizi başladığında olmuş bitmiş bir aşk. Dizi başladığında varolan aşklar ilgimi çekmiyor. Çünkü benim için işin en eğlenceli kısmını, yanı aşık olma sürecini görmemiş oluyoruz. Ben olmuş bitmiş bir aşkı izlemektense bir aşkın gelişimini izlemekten zevk alıyorum. Aşk olup bittikten sonra izlediğim romantik sahnelerden bir elektrik alamıyorum. İlk ilan-ı aşkı, dokunuşunu, öpüşünü, sevişmesini heyecanla bekleyip izleyemediğim, herşeyin bizden önce yaşanıp bittiği bir aşk bana heyecan vermiyor. Aşk olup bittiyse o zaman hikaye nerde? Mine-Sinan aşkının şu saatten sonra kavuşamama hariç nasıl bir hikayesi olabilir ki? Yeşilçam onyıllarca böyle kavuşamama hikayeleri izletti bize. Belki de ben ve yaşıtlarım bu konuda doygunluk noktasını çoktan geçtiğimiz için bu acılı dramalar artık ilgimizi çekmiyor. Ne demiş Gripin:
Özleyip kavuşamamayı aşk sandık senelerce
Zamanı durduramadık aşk bu mu hadi be sen de http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/good.gif

Bence aşk bu değil, olmamalı. Kaldı ki zaten Mine Sinan’la olursa bu dizi AFK’nın başroldeki kızın yalan söylemediği versiyonu olur. Aynı saatte aynı temalı diziyi getirip karşısına koyarsan da kim ne diye seyreder bu diziyi o zaman?

3) Aşk olup bitmemiş olsa ve bize baştan izletilse bile dizilerin ilk bölümünde, bir bakışta, paldır küldür başlayan aşklar da beni duygulandırmıyor, ya da inandırmıyor. Oldum olası ilgimi çeken hep zor aşktır, “en büyük aşklar nefretle başlar" söylemine inanmam ama böyle başlayan aşkların izlenmesi/okunması daha ilgi çekici bir hikaye yarattığı kesin. Forum takip ederek izlediğim dizilerde [sırasıyla Aşka Sürgün, Sıla, Binbir Gece (bu son ikisini bitmeden terkettiysem de), DK, FSN] hep başta en azından biri diğerinden nefret eden ya da aşkı düşünmeyen çiftler vardı. Kitaplarda da tercihim bu yöndedir. Mesela Jane Austen'ın Aşk ve Gurur’unda ilgimi çeken hemen aşık olan ve tam da bu para meselesi yüzünden ve arkalarından çevrilen dolaplar, yanlış anlamalarla bir türlü kavuşamayan Jane ve Bingley’nin aşkı değil oluşması zor olan Eliza ve Darcy’nin aşkıdır. Bu bağlamda Mine’nin Sinan’a olan çocukça aşkını tatlı (ya da son olanlar nedeniyle acı) bir anı olarak geride bırakıp bir kadın olarak uzunca zamandır kendisini seven ve emek veren bir erkeğe aşık olmasını izlemek çok daha ilgi çekicidir benim açımdan. Mine'nin Sinan’la macerası ilgimi çekse AFK’yı da izliyor olurdum. Resimde Timur yoksa Mine de Feriha’nın yalan söylemeyen versiyonu olurdu zaten.

Ben bu dizinin değişik bir hikaye anlatma potansiyelini sevdim. Timur’un bir çocuğu sevebilmesini ve o çocuğun da bir gün onu sevebilme ihtimalini sevdim.

Mine’nin Timur’u sevemeyeceği argümanları arasında sık sık başvurulan “İlk aşk unutulmaz” söylemi ile ilgili de söylemek istediğim bir şeyler var. Gerçekten aşksa hangisi unutulur ki? Ben ilk aşkımı da unutmadım, ikinciyi de, üçüncüyü de... Daha sayayım mı? Ama şu anda aşık olduğum adama hepsinin toplamından daha çok aşığım. Zaten başka türlü ikinci bir aşk mümkün değil ki! İnsan ille ikinci sevdiğini ilkinden çok sevmeli ki öncekini özlemesin. En azından benim tecrübem bu.

Unutulur sözleri falan gençlere gençlik aşkının hafife alınması, onlardan yaşça büyüklerin ahkam kesmesi gibi geliyor, anlıyorum. Ama unutulmaması gereken nokta şu ki bunları söyleyenlerin şöyle bir avantajı var: onlar da o yaşları yaşadı, o yollardan geçti. Ama buna ek olarak onlar o yaşlar kadar sonraki yaşları da tecrübe etti, dolayısıyla ilerki yaşlardan gençliğe bakabiliyorlar. İnsanın 18’inde, 20’sinde yaşadığı aşka o yaşlarda bakışıyla 30’unda 40’ında geriye dönüp bakışı bir olmuyor.

Gülcan Arslan bir röpörtajında diyor ki “Sinan, Mine’nin hayatında hep olacak”. Bu da ilk aşk unutulmaza delil sayılıyor. Elbette ki olacak, adam çocuğunun babası! Aralarında artık kopmaz bir bağ var. Boşanan çiftler bile arada çocuk varsa eski eşlerinden hayatları boyunca kopamıyor. Bu neyi ispatlar ki?

Mesajımı Sinan karakterini sevenleri endişelendiren bir konu üzerindeki görüşlerimle bitirmek istiyorum:

Mine’nin sonunda Timur’u seçmesi için Sinan ille bir hata mı yapmalı?

Hep Sinan'ın kötüleneceği, batırılacağına dair bir korku var. Haksız değil bu korku çünkü bizim senaristlerimiz yıllardır işin kolayına kaçarak bizi buna alıştırdı. Bir seçim durumu varsa önce uzunca süre iki tarafa da mavi boncuk dağıtırsın, sonra da yavaş yavaş birini yüceltirken birini batırırsın.

Evet benim ilgimi çeken Mine ve Timur'un hikayesi ama ben bu dizide bunun basmakalıp bir şekilde Sinan harcanarak olmasını istemiyorum. İlle bir de bu hayal kırıklığını mı yaşamalı Mine? Şu ana dek gördüğümüz tüm aşk üçgenlerinde, ya da iki aşk arasında kalmış karakterde durum bu oldu. Birinin seçilmesi için diğeri kötülendi, hata üstüne hata yaptırıldı (bakınız DK). Peki Timur’u Mine’nin aşkına layık kılacak tek şey bu mudur? Kaç kişi 17 yaşında tutulduğu ilk aşkıyla bir aile kurmuştur? İlle ilk aşkından ciddi bir sille yedikten sonra mı bir başkasını sevmiştir? İlle ilk aşkın adı batsın derecesinde kötü olması mı gerekir başka birini sevebilmek için? Bir aşkı sadece çok trajik olaylar mı bitirir? Yoksa Sinan değişmedikçe Mine hep 17'sinde yaptığı seçime mahkum mu kalmalı? Yoksa Mine’nin Sinan’a aşkı çocuksu, romantik bir ilk aşkken ve Sinan beş para etmez bir adam değil de onu sevmiş, aldatmamış, terketmemiş bir adamken bile Mine gene de olgunlaşıp büyüme sürecinin doğal bir sonucu olarak Timur’u çok daha başka, çok daha büyük, daha kadınsı bir aşkla sevemez mi? Bence sevebilir, bence sevmeli. Bence senaristler cesur olup Sinan'a hata yaptırmak yerine Mine'nin Sinan'la yaşadıklarına rağmen Timur'dan vazgeçemeyeceğini anlamasını anlatmalı ki orjinal bir şeyler izleyelim. HS’deki durumun sonu farklı biteni olsun (ki ben orda da Ahmet-Yasemin aşkına hiç sempati duyamamıştım ve Necdet’i çok severdim)

özge_bella
28-10-11, 17:39
merhaba arkadaşlar buraya daha öncede bir çok defa "bir çocuk sevdim" sözü kimin kime dediği konusunda çok yazıldı, tartışıldı, konuşuldu o zaman bu konu hakkında yazacak zamanım olmamamıştı içimde kalmasın geçte olsa ben de yazayım dedim. (kesinlikle tartışma amaçlı yazmıyorum) "bir çocuk sevdim" sözü kimine göre Mine'den, Sinan'a kimine göre de Timur'dan, Mine'ye aslında kimin kime söylediği çokta önemli değil diye düşünüyorum. Timur'da, Mine'yi sevebilir, Sinan'da Mine'yi sevebilir. ama asıl önemli olan Mine'nin kimi seviyor ve kimi sevmeye devam edeceği... bir birini seven iki insanın ayrı kalması kavuşamamaları beni üzüyor ben sevenler kavuşsun aşk kazansın istiyorum.

moonbeam
28-10-11, 17:51
Daha yazacağım çok şey var ama sanırım bugünlük bu kadar, sadece yeni bölümden önce 4. bölümden itibaren başka forumlarda yaptığım bölüm yorumlarını paylaşmak istiyorum, belki ilginizi çeker...

4. Bölüm

Karar vermek üzerine bir bölüm izledik. Mine'nin verdiği bir karara karşılık Timur bir karar veriyor ve Turan'a da bir karar sunuyor. Gerçi kararı ilk veren Timur oldu. Hemen oda düzmeye başladı. Ya kız bebeği aldırsaydı? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif Ayten bile şaşırdı haline. Bi de Merve'nin henüz Mine'yi görmemesi iyi oldu da bu kadın gördü ve pasaport lafını duydu. Mine evin hanımı olunca ne düşüncek acaba? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-hysterical.gif Neyse karar verme diyordum. İlk kararı Timur verdi. Hatta Mine kapıya geldiğindeki konuşmalarında bile "Ben kararımı verdim" dedi ki aslında o cümle o an konuştukları pasaport meselesinden fazlasını içeriyordu. Sonra Mine bir karar verip babasına bildirdi. Timur çaresiz olduğunu düşünen Turan'a bir seçenek sundu. Şimdi karar sırası onda.

Herkes Mine'ye doğruyu yanlışı söylemeye kalkıyor. Timur da dahil. Anlaşılan bunlar daha çok tepişen sevgililer kategorisine girecekler Timur'da bu dediğim dediklik, Mine'de de ben kendi kararlarımı veririm inadı olduktan sonra. Dövdü adamı ilk günden kız, koptum. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif Timur bir yandan kızın o haline kıyamadı, üzüldü, diğer yandan da aynı babasının dediği gibi inadına, doğru bildiğinin peşinden gitmesine hayran oldu. Bu arada Turan kürtaj olayını anlatırken nasıl da panikledi Timur Mine'nin kaçtığını duyunca.

Bu sahnenin üstüne elbet Timur'da bi çapanoğlu arar Mine evlenme olayı ortaya çıkınca. Ayrıca nolur ki adam pasaportu verseydi? Nasılsa ne vize alabilir ne de ana babasının izni olmadan yurt dışına çıkabilir.

Diğer meselelere gelirsek:

- Bu Merve'nin şımarıklıkları ve tripleri sıkacak anlaşılan.

- Annenin sonunda Turan'a Süreyya ile ilgili dediklerine bravo dedim. Evinde kalan misafire tavrı çok ayıptı çünkü Turan'ın.

- Bu Timur "söylemem gerekiyo mu, insan sevildiğini hissetmeli" felsefesini Mine'ye de uygulamaz inşallah. Bir kabız esas oğlana daha katlanamam. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/sad0143.gif Hem karaoğlan bizi fena alıştırdı, karayağızdan da aynısını beklerük ve isterük! http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif

- Süreyya'nın bi sürü odası varmış gibi görünen evde bir misafir odası yok muymuş da kızı kanepeye yatırdılar?

- Süreyya bebeğin doğum zamanını neden hesaplatmadı doktora? Daha aldırır diye umuyor da daha fazla bağlanmasın mı istiyordu?

- Erdal ve meydan dayağı benzeri sahnelerden ne zaman kurtulucaz? Dahası dedikoduyu artıracak hareketler bunlar. Sebebi ne olursa olsun hiç anlayış gösteremem. Benim nazarımda böyle insanların yatacak yeri yok. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/mad72.gif Bu dizide Emine bir, Erdal 2, Turan 3. Üzgünüm ama bu böyle.

-İyi bakılamamış solan Mine çiçeği... Bu çiçek metaforu Turan-Timur arasında epey kullanılacak gibi... Evlenme teklifi de böyle geldi zaten.

- Ne yüzsüz arkadaşmış affettim diye kapıya gelen Nurcan denen. Herhalde dizi başladı başlayalı Emine'nin yaptığı tek doğru hareket kapıyı suratına kapamak oldu ama baştaki hatası o kadar büyük ki şimdi ne yapsa boş.

- Ya okullarda böyle jinekolog raporu isteme gibi bir hak mı var? Ne münasebet! Oldu olacak bi de bekaret testi istesinler. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/kizgin.gif

- Emine'nin telefonda Mine'ye söylediklerine de pes. Hangi yüzle konuşuyor? Kızı o hale düşüren o. Tek başına değildi ki Mine. Tek başınalığının tek sorumlusu Emine. Bir de bi daha seni kimse istemez diyor. Hiç öyle bi şey olmadığını görünce iyice mort olucak. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-haha.gif

- Bu Emine de Timur'u aramaya bahane arıyor. Neydi o telefonla konuştuktan sonra kendi kendine hallenmeleri? Bi de ne rüküş alakasız kıyafetleri? Düz bi kot falan giyse ya. (Bi de Timur'a övdürdüler ya o kılıkları http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/blink.gif) Sonra evdeki Timur'la konuşması da saçma ötesiydi. Ya gece rüyasından sonra aldığı soğuk duş http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif Hem de gecelikle. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/happy0195.gif Ay bu kadının fantazileri devam etmez inşallah. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-fear2.gif Mine'nin odasını falan görünce iyice kıskanıp sinir olcak. Bu arada o odanın o kadar zaman depo gibi boş durması da saçmaydı. Timur'un karısından kalan oda ise o zaman mobilyası nerde, onlar atıldıysa atılmayanlar niye orda?

- Cumartesi anneleri sahnesi çok dokundu bana http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/cry1.gif

- Sinan'la dansettiği sahnede kız çok güzel olmuştu. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-thumbup.gif

- Hasteneden gelirken ana baba pişman gibiydiler, ne şimdi bu kız doğurcam dedi diye Turan'ın tavrı? Kızını evlatlıktan reddetmesi? Bravo, süper baba tavrı. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/mad72.gif

- 17 yaşındaki sevgililer hakkaten zırt diye bebek odası falan mı konuşuyor?

- Mini etekli üniforma giyen lise talebelerinden fenalık geldi.

moonbeam
28-10-11, 18:10
5. Bölüm

Timur

Timur’un evini beğeniyorum. Çizilen karaktere uygun buluyorum. Diğer dizilerdeki aileden zengin, geniş aile modeli yaşayanların aksine Timur’un tarzına uygun modern bir ev. Mine’ye de uygun bence. Manzarası da nefis.

Timur’un Mine’yle konuşmasından terkedildiği sonucunu çıkardım ben. Sinan’la ilgili hiç bir şeyi merak etmezken Timur’un geçmişini çok merak ediyorum ama malesef bunu ancak hiç istemediğimiz bir şey olunca, yani eski karısı piyasaya çıkınca öğreneceğiz.

Timur arabasında Mine’nin tokasını bulunca o tokayı saklıycak mı şimdi diye düşündüm. Aklıma AvC’deki kolye geldi. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-fear2.gif Bence bu baya tuhaf olurdu. Ama Timur olgunluğunu gösterdi ve tokayı Mine’yi tekrar görmek için mazeret olarak kullandı. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif

Kızına “Begüm megüm yok artık” demesiyle de bir TV karakterinin daha yıllar sürecek rahip hayatına başladığının resmidir diye düşündüm. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-hysterical.gif (Aslında ilişkilerinin platonik sürecinde Timur’un başka ilişkileri olsa ve bu Mine’yi kıskandırsa ilginç olurdu. Genelde böyle şeyleri hiç istemem dizilerde ama burda Mine’yi uyandırmak için bir şeyler lazım. Böylesi eski eşin piyasaya çıkmasından daha zararsız olabilirdi.)

Timur'un koşu bandında Mine'yi düşündüğü sahneye ben hiç takılmadım. Adamın kızı aklından çıkaramadığını göstermek için o videoya bakmaktan başka bir yol aramışlar ve bu çıkmış. Sürekli o resme bakması sıkardı. Yalnız o esnada çaldıkları müzik şarkının introsuydu, bi an şarkı da giricek sandım, işte o zaman felaket olurdu.

Mine

Turan'ın kızını evden kovduğu sahnenin hemen üstüne Timur'ın Merve'ye "ben hep senin yanındayım" dediği sahneyi koymuşlardı. Dizide bence Timur ve Timur'un Turan'a öğütleri üzerinden bir babanın nasıl davranması gerektiğini gösteriyorlar. Hamileliği ilk duyduğunda dağılmış durumda olan Turan'a "Sen yıkılırsan onlar ayakta kalamaz Turan abi. Önce senin güçlü olman lazım" diyor Timur. Turan şeferim, başım eğildi falan derken Timur "Sadece kendisi için neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemiycek yaşta biri yanlış bişey yaptı o kadar" diyor. Üstüne de Merve'ye davranışları ve desteği var. Olan babayla olması gereken baba Mine-Turan ilişkisinin Merve-Timur ilişkisiyle tezatı üzerinden de anlatılıyor bence.

Mine-Turan ilişkisi ile Merve-Timur ilişkisinin tezatını bir yana bırakırsak gözden kaçan husus Mine’nin babasına düşkünlüğünün de Merve’ninkinden farklı olmadığı.

Geçen bölüm babasına çocuğu doğurmaya karar verdiğini söyleyen Mine’nin babası onu evden kovunca kararını gözden geçirmesi ve geri adım atmasını çok normal buldum. Gerçekten de çok zor bir karar ve ikilemde kalması çok normal. Bir yanda çok sevdiği babası, diğer yanda ya ömrüm boyunca pişman olursam diye aldırmaktan korktuğu bebeği. Timur’un teklifini kabul etmesine de bu neden olacak. İkisinden de vazgeçmemesini sağlayacak bir çözüme ikna olacaktır eninde sonunda. Hele de babasının da bunu kabul edilebilir bulduğunu görürse.

“Ben okumak istiyorum”. Mine’nin kurulda söylediği bu sözler beni babasına yalvarmasından daha fazla etkiledi nerdeyse. Baştan beri diyorum bu kızın hayatta Sinan’dan başka derdi yok mu diye. Tecavüz sonrası tecavüze değil Mustafa’ya odaklanan Fatmagül gibi hayatta tek gayesinin Sinan’mış gibi gösterilmesi beni çok rahatsız etmişti. Sonunda Mine dedi ki “Hayatta en çok istediğim şey okumaktı.” Mine’nin okumak istediğinin dile getirilmesinin ötesinde de önemli buldum bu repliği. Okul açısından düşündüm, bir süredir düşünüyorum. Elbet böyle bir davranış teşvik edilecek bir şey değil ama bundan diğer velilere ne? Küçük yaşta hamile kalan kızların okula devam etmesini kabul ederek bunun normalleştirilmesi hoş olmasa da onları cezalandırarak okumalarını engellemek de çözüm olmasa gerek. Kız çocukların okumasının büyük bir problem olduğu ülkemizde bir kız daha okusun diye elimizden geleni yapmalıyız. O nedenle Mine’nin bu cümlesi beni çok düşündürdü. İlk bölümden beri de diyorum. Timur bir çare bulsun bu kızın okumasına. Bilmiyorum hamile öğrenci kabul eden okul var mıdır Türkiye’de. Özel okullarda falan? (kızının okuluna Mine’yi gönderirmiş http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif) Olmadı eve hoca tutup liseyi dışardan bitirir, nasılsa son sınıftır. Ama illa üniversite sınavına girip okusun istiyorum. Hatta Timur belki bunları söyleyerek ikna eder Turan’ı.

Timur-Mine

Mine-Sinan ilişkisini olsa olsa şirin ya da sevimli olarak adlandırabilirim. Ama Timur ve Mine arasında çok ciddi bir elektrik potansiyeli görüyorum. Mine’ye nasıl bakışlardır o adamda yav. Vallahi eriyip bittim seyrederken. Bu adam da çok fena aşık ve tutkulu bakıyor. Kız için hazırladığı odaya bile kıza baktığı gibi bakıyor adam! Mine’nin yatağında uyuyakalması da hoştu...

Karayağızı da karaoğlan gibi çok atak ve cesur buluyorum. Karaoğlan bir umut diyerek çabalamıştı. Karayağız yaşı, özgüveni itibari ile bunu açıkça dile dökecek değil ama onun da halinin çok farklı olduğunu düşünmüyorum ben. Ayrıca onun Kerim gibi affettirmesi gereken bir günahı yok. Rahatlığı biraz da bundan. Ama gene de Mine’yi zırt pırt görmek için ürettiği bahaneler çok komik. O da ne yapacağını bilemeyen bir aşık gibi davranıyor bir yerde. Mesela Mine’nin okuluna gitmesi. Kimsin, nesin, ne alaka? Ama kendine engel olamıyor adam, gidiyor. Görmek istiyor, konuşmak istiyor, derdine ortak olmak, ona yardım etmek istiyor. Başka şeyler de istiyordur elbet ama bunları da istiyor gerçekten. Hem bağları kopmasın istiyor, teklifine altyapı hazırlıyor, durumu kontrol altında tutmaya çalışıyor (bu işin planlı kısmı), hem de kızı görmek, konuşmak istiyor. Bir şey olacak da elinden kaçıracak diye de ödü kopuyor. Geçen hafta Turan Mine’nin kaçtığını söylediğine benzer bir tepki verdi kız bebeği aldıracağını söylediğinde bu yüzden. Evet bebeğini aldırmış bir Mine’nin kendisiyle evlenmeye ihtiyacı kalmaz. Ama bence tek derdi bu değil, bence Timur bu kadar bencil değil. Turan’ın kendisine anlattıklarından kızın aslında bebeğini doğurmak istediğini biliyor. Bu kendinin de işine geliyor o ayrı ama aldırmanın ona acı vereceğini, sonradan pişman olacağını da biliyor. Buna da engel olmaya çalışıyor. Timur - Meraba. Seni merak ettim. Mine?
Mine - Ne var? Ben sizden bişey istemiyorum artık. Niye geldiniz?
Timur - Söyledim ya merak ettim seni. Biraz konuşalım mı?
Mine - Sizinle konuşcak bişeyim yok.
Timur -Bence konuşulcak çok şey var. Bir an önce burdan gitmek istemiyo musun? [Düşünceli bir adam. Mine’nin kendisiyle konuşmasının etrafın dikkatini çektiğini farkediyor ve onu bu durumdan uzaklaştırmayı teklif ediyor]
***
Timur - Bana kızdın. Kızıyosun. Gitmene engel oldum diye. Gidemezdin ki zaten.
Mine - Giderdim.
[B]Timur - Peki diyelim giderdin. Nolurdu? Seni niye bırakıp gittiğini mi sorardın? Sorsaydın nolucak ki? İşte bunu anlaman lazım.
Mine - Hep benim bişeyler yapmam lazım. Şunu yapmam lazım, bunu yapmam lazım. Hep benim.
Timur - Hayır Mine, öyle değil. Ama başkalarının senin için bişey yapabilmesi senin bunu anlamana bağlı.
Mine -Neyi anlamama?
Timur - O gitti Mine. Nasıl gitti, niye gitti bunların hiç bir önemi yok. Gerçekten hiç bir önemi yok. Anlıyor musun? [Timur’a kızmıyorum söyledikleri ya da yaptıkları için. Çünkü onun bildiği kadarıyla Sinan Mine’den faydalanmış, sonra da onu ortada bırakıp gitmiş bir serseri. Timur gerçeği bilemez. Timur’un düşüncesine göre Mine’nin Sinan’ın peşinden gitmesi ancak daha fazla aşağılanmasına, üzülmesine neden olur. Burda sorumlu Timur değil. Mine’nin gitmesini engellemiş falan da değil. Sorumlu Mine’yi bile isteye kıskançlığından sevgilisinden ayıran Emine, aynı şeyi yapan Sinan’ın babası, hatta hamilelik olayını öğrenince kızı odasına kilitleyip Sinan’la irtibata geçebilmesini engelleyen Turan. Turan kızını eve kilitleyip kendisi oğlanın babasına koşup ona haber vermeseydi de bunların hiç biri olmazdı]
Mine - Yavaş yavaş. Galiba. Anlıyorum da keşke öylece çekip gitseydi. Bişey bırakmasaydı geriye.
Timur - Ne bıraktı ki? Hı? Aşk mı? Gönül yarası mı? Bunların ne kadar çabuk kaybolup gidiverdiğini bilmiyosun sen henüz.
Mine - Bilmiyorum, ya da kabul etmek istemiyorum.
Timur - Hah.
Mine - Ama bunlar değil ki benim söylemek istediklerim.
Timur - Ne peki?
Mine - Karnımda bi bebek var. [Timur bebeği bildiğini söylemiyor. Mine’nin kendisine açılması hoşuna gitmiş gibi. Aslında ben de Mine'nin sözlerini gönül yarasına değil bebeğe yormuştum. Acaba Timur bebeği söyletmek için mahsus mu yanlış anlamış gibi davrandı merak ettim]
***
Timur - Napmayı düşünüyosun?
Mine - Aldırıcam ve herkes kurtulucak.
[B]Timur - Napıcam dedin?
Mine - Bebek gidicek ve herkes kurtulcak. [Ama bu karar Mine'den başka herkesi memnun ederken Mine'nin içinde hiç iyileşmeyecek bir yara açacak]
Timur (Arabayı kenara çeker) - Demek pes ediyosun.
Mine - Ne?
Timur - Sen o kadar korkak mısın?
Mine - Nasıl? Yani ben mi korkağım?
Timur - Evet. Sen Mine. Ben seni daha cesur bi kız sanmıştım.
Mine - Aynen öyle evet. Bütün kabahat bende. Ayrıca da çok korkağım. (Emniyet kemerini açar)
Timur (Kolundan turar) - Hayır, dur lütfen. Tamam, özür dilerim. Ama en azından ne demek istediğimi anladın.
Mine - Hiç bişey anlamak istemiyorum. İnmek istiyorum.
Timur - Ben de bebeğinden vazgeçmemen gerektiğini düşünüyorum. Onun için öyle dedim. [İşte Mine'yi arabadan inmekten vazgeçiren sözler. Şu ana kadar teyzesi dahil hiç kimse ona doğurmalısın demedi, bu konuda destek olmadı. Herkes aldırması için baskı yapıyor] (Tekrar arabayı sürmeye başlar) Vazgeçmezsin sanmıştım.
Mine - Ya ondan vazgeçicem ya babamdan. Ya bebeğim ya babam. Hangisini seçiyim? Kolay di mi? Korkak olmayanlar hemen seçer.
Timur - Seçmiyceksin Mine. İkisi de senin.
Mine - Ya tabi. Hem size ne? Siz niye geldiniz?
Timur - Seni merak ettim. [Kız kaç defa niye geldiniz diye sorarak adamı baya zorladı. Adam kem küm oldu, ne diyeceğini bilemedi. Mine gerçekten de anlam veremiyor adamın tavrına. Aklının ucundan bile geçmiyor Timur’un niyetleri. Arkadaşına Timur konusunda “Saçmalama Allah aşkına. Ne işim olur benim o adamla?” diyor]
Mine - İyi ettiniz. Onlar üzülüyo, siz merak ediyosunuz. Herkese bişiyler oluyo. Kimseye bişey olmasın. Benim bebeğim olmazsa kimse üzülmez, kimse meraklanmaz di mi? Bu bebekten kurtulcam. Başka çare yok. Ben artık inebilir miyim? (İnerler)
Timur - Babalar kızlarından vazgeçmez Mine. Babalar kızlarından vazgeçemez. Çocuğundan vazgeçme Mine. [Her baba senin gibi mi demek istiyorum Timur’a. Ne baba müsvetteleri var dünyada]
Arkadaşının sözlerine rağmen Timur üzerinde hiç düşünmüyor Mine. Daha büyük dertleri var çünkü. Ama Timur’un sözleri onu etkilemiş ki bebeği aldırmaktan vazgeçiyor. Kurul sonrası okuldan çıkarken onun yine beklediğini görünce şaşırıyor, duralıyor. Timur - Bunu unutmuşsun. Belki anısı vardır diye getirdim. İyi misin?
[B]Mine - Hiç iyi değilim. Burdan hemen uzaklaşabilir miyiz? [Geçen sefer geldiğinde öğrenciler daha dağılmamıştı ve Mine’nin üzerindeki gözleri farkeden Timur onun ordan uzaklaşmak isteyeceğini tahmin ederek bunu teklif etmişti. Bu kez kurul yüzünden Mine çıktığında kimse yoktu ama kurulda olanlar yüzünden içinde bulunduğu ruh haliyle ordan kaçıp gitmek isteyen Mine öneriyor uzaklaşmayı, e Timur’un da canına minnet zaten.]
Timur - Tabi olur. Gel.
***
Mine - Ben insem olur mu?
Timur - İncek misin? Nereye?
Mine - Ben yalnız kalmak istiyorum.
Timur - Anlatmak istersen dinlerim. İyi bi dinleyiciyimdir.
Mine - Teşekkürler. (İnmeye kalkar, yanından hızla bir araba geçer)
Timur (Kolundan tutar) - Aman, dikkat et. Dikkat et.
Mine - Teşekkürler. (Timur arabayı emin bir yere çeker) Teşekkürler. (İner)
Mine henüz Timur’u tanımıyor, kendisini ona yakın bulmuyor. Bir açıklama olarak hamile olduğunu söylemek başka, hayatta en çok istediği şeyden, okuma hayalinden vazgeçmek, okuldan atılmak üzere olduğunu ona anlatmak başka. Bu aşamada değil henüz.

Turan-Esmahan

Timur’un teklifi karşısında değişen tepkilerini izledik bölüm boyunca. Kocasının işten çıkmasına başta anlam veremeyen Esmehan sebebini öğrenince ona hak verdi. Ama sonra düşününce de kızına kıyamadı. O toplum ve kafa yapısında kocasının kovduğu kızını geri eve alamıyor, ona destek olamıyor. Ama onu ortada bırakmaya da ana yüreği razı değil. Bu durumda düşünüyor da başka türlü olsa asla razı gelmeyeceği Timur belki de bir fırsattır. Ve iş kadınlarda biterin pratiğini görüyoruz böylece. Timur’un teklifini ilk duyduğunda esip gürleyen adam karısının sözlerinden sonra işe geri dönüyor ve Timur’dan açıklama istiyor.

Turan’ın ilk tepkisi konusunda fazla yazmama gerek yok, geçen hafta bu konudaki düşüncelerimi birkaç kez yazmıştım zaten. Tek merak ettiğim Timur karşısına çıkmasa Turan arabayı alıp mı gidecekti? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif Timur - Bu çok güzel bir çiçek abi. Yazık etme ona. Yazık etmeyelim. Bakarım ben. Duydun mu Turan abi?
Turan - Ne? Efendim?
Timur - Bu çiçeğe bakarım ben. Bana ver. Mine’yle ben evlenirim.
Turan - Sen ne dedin bana Timur Bey?
Timur - Turan Abi
Turan - Sen nasıl?
Timur - Turan Abi bak… Turan Abi!
Turan - Yazıklar olsun.
Timur - Turan Abi
Turan - Ben… ben seni sadece bi patron diye görmedim hiç.
Timur - Ya bırak şimdi patronluğu falan.
Turan - Yeri geldi oğlum saydım [İyi işte, adam da oğlun olmak istiyor http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-hysterical.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-hysterical.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-hysterical.gif] ama- ama haddimi hep bildim. Nerde durucağımı bildim ben.[Altmetin: Ama sen bilmiyorsun. Sen haddini aştın!]
Timur - Bana güvenmiyo musun abi? [İşte anahtar söz: güven. Timur bence bu sözü tekrar kullanacak Turan’la yeni bölümdeki konuşmasında da. Onun güvenini kazanmaya çalışacak. Kızına kötü gözle bakmadığına iknaya çalışacak]
Turan - Güvendim. Her şeyimi emanet edicek kadar güvendim. Ama kızımı… Kızım başka.
Timur - Biliyorum. Biliyorum Turan Abi. Bu yüzden yardım etmek istiyorum ya.
[B]Turan - Yardım mı? Böyle bi yardımı kabul edemem ben. Edemem. [Çok da gururluyuz. Peh.]
Eve gelen Turan işten neden ayrıldığını karısı çok üstüne gelene kadar açıklamıyor ama sonunda patlıyor. Turan - Sen onun ettiği ayıbı biliyo musun ha? Biliyo musun? Bilmeden öyle dır dır dır konuş... Bana kızını ver dedi. Kızını bana ver dedi. Duydun mu? Ben onu oğlum saydım. Kardeşim yerine koydum. Kazık kadar adam karşıma geçmiş bana kızını ver diyor. Mine’yi ver diyor. Mine’yi ver evleniyim diyor.
Esmahan şaşırıyor ve hak veriyor. Esmahan - Nedir bu yaşadıklarımız Turan? Biz sahip çıkamadık mı evladımıza? Doğru düzgün annelik babalık yapamadık mı Mine’ye? Şimdi bi de Timur Bey çıktı. Hiç yakıştı mı bu ona?
Düşünüyor ama işin içinden çıkamıyor o da. Esmahan - Valla hala aklım almıyo. Yaşını başını almış koskoca Timur Bey kalkıyo bizden lisedeki kızımızı istiyo. Akıl var izan var. Daha çocuk bizim kızımız. Nasıl çıkıcaz biz bu işin içinden? Ben bilemedim ki.
İyi hoş da durduk yere istemiyor ya bu adam bu kızı. Bunu hiç düşünmüyorlar ikisi de. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif Sanki adam durduk yere kapıya dayanıp Allah’ın emri peygamberin kavli demiş gibi davranıyorlar. Turan - Düşünüyorum. Kaç gündür düşünüyorum. Nerde yanlış yaptın Turan efendi diyorum. Nerde yanlış yaptın? Bi dağ çöktü sanki omuzlarıma, kaldıramıyorum başımı. Ne önümü görüyorum ne arkamı. Ben kızıma güveniyordum Esmanım. Timur’a da güveniyordum. Kusur mu ettim ha?
“Timur’a da güveniyordum” ne demek Turan efendi? Sanki kızı o hamile bıraktı. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/rolleyes010.gif Ama sonunda Esmehan başka bir bakış açısıyla Turan’a gelip gidişatı değiştiriyor. Turan - De bakalım ne diyceksen?
Esmahan - Söyliycem de dilim varmıyo. [İçine sinmiyor çünkü ama başka çözüm de bulamıyor.]
Turan - O zaman söyleme bişiy.
Esmahan - Timur Bey’e çok kırgınım kırgın olmasına da.
Turan - Dahası mı var bunun?
Esmahan - Var ya. Dahası da var. Ama bilmiyorum. Bilemiyorum. Başka çare gelmiyo ki insanın aklına. Hey güzel Allah’ım, sen bize en doğru yolu göster yarabbim. Çaresiz bırakma bizi.
Turan - De hadi ne çare buldun?
Esmahan - İçim elvermiyo ama belki de en doğrusu evlenmeleri.
Turan - Senin ağzından çıkanı kulağın duyuyo mu ha? Kaç yaşında o Timur dediğin adam. Ha? Mine kadar kızı var nerdeyse.
Esmahan - Tamam Turan. Hemen celallenme. Valla bak benim de yüreğim sıkışıyo. Ben de istemez miydim kızımı vakti geldiğinde telli duvaklı gelin ediyim. Her ana baba gibi göğsümü gere gere yoluyla yordamıyla evlendiriyim. Ama görüyosun halimizi. Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık. [Yukarısı kesin Timur da http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif Sinan da sakallı gelirse aşağı da Sinan olsun bari http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/tongue10.gif]
Turan - Olmaz öyle şey.
Esmahan - Böyle nasıl olucak? Sahipsiz mi bırakıcaz çocuğumuzu? Hem düşünüyorum da Timur Bey iyi insan. İyi bakar. Belki mutlu eder Mine’yi. [İşte biz de onu diyoruz. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/tongue10.gif Yakışıklıyı, zengini, aşığı geçtik, iyi adam. Şu anki durumda onların bilgilerine göre küçük yaşta kızlarından faydalanıp sonra onu ortada bırakmış Sinan’dan daha iyi adam. E durumu yerinde, iyi bakar. Mine’ye de çocuğuna da. Başka kim kabul eder başkasından gayri meşru çocuğu olan bir çocuk kadını? Bu durumda Esmahan’ın gözünde Timur Mine için iyi kısmet]
Turan - İyi bi adam olsa kızıma göz dikmezdi. [İşte Timur’un Turan’ı ikna etmesi gereken konu bu. Onu böyle bir şey olmadığına ikna etmek zorunda]
Esmahan - Orası da öyle ya.
Turan - Öyle. Öyle. Ben oğlum saydım, ailemize soktum bu adamı.
Esmahan - Belki yardım etmek istemiştir. Ne bileyim.
Turan - Böyle yardım olmaz. Bu düpedüz fırsatçılık.
Esmahan - Belki de fırsat. [İşte böyle, herşey göreceli. Birine fırsatçılık görünen diğerine göre fırsat. Mine’nin çocuğunu doğurabilmesi fırsatı] İnsanların yüzüne bakamaz olduk. Belki evlenirlerse. Ben aslında Mine’yi düşünüyorum. Anayım ben Turan. Bırakamam öyle tek başına çocuğumu. Bırakamam.
Karısının söyledikleri Turan’ın aklına yatmış olacak ki işe dönüyor ve Timur’a açıklama fırsatı veriyor. Ama Turan’ın hiç bir şey olmamış gibi gelip işe başlaması bana garip geldi. İşten önce gidip Timur’la konuşması ve bunun sonucuna göre işe dönmesi gerekmez miydi? Yoksa konuşmanın sonucu ne olursa olsun işe dönmeye mi karar vermişti? Öyle ise Timur’un teklifinin çok kötü bir şey olmadığına karar vermiş olması gerekmez mi? [B]Turan - Çıkıp konuşalım mı azcık?
Timur - Konuşalım.
Turan - Bazı şeyleri açıkça konuşmanın vakti geldi Timur Bey.
Timur - Vakit geldi Turan Abi. Farkındayım. Vakit geldi.
Notlar:

- Dizideki geçişleri beğeniyorum. Sadece iki baba arasındaki tezat değil, hep Timur’un Mine’yi düşündüğü sahnelerden Mine’ye geçiş yapıyorlar mesela ve kız bambaşka şeylerin derdine düşmüş oluyor.. O da düşünüyor ama Sinan’ı..

- Okulun önünde Mine’ye “İyi günler. Timur Bey sizi görmek istiyo” diyen adam kimdi? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif Timur onu sırf bunu söylesin diye mi yanında taşımış? Ayrıca kızın alnında yazıyo mu kim olduğu? Görür görmez nerden tanıdı?

- Kızın adı çıkcak iyice okulda Timur’un arabasına falan bindiği için.

- TMC Bizim Yenge’yle kendi kendinin reklamını yaptı.

- Merve babasını Mine için hazırlanan odadan aramış ve kafayı Begüm’e takmıştı. Adamın Begüm’le evlenip o odaya taşınacağını sanıyordu bence. Begüm konusunda yanılsa da tahmini gerçeğin çok da uzağında değil. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/tongue10.gif

- Mine ablasından yediği tokadın sebebini öğrenecek mi bir gün? Kesin o manyak karı kızı hayatını mahvetmekle de suçlar bir gün. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_ahg.gif

- İlk defa bi dizide arabada emniyet kemeri takan insanlar görüyorum. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/good.gif

moonbeam
28-10-11, 18:29
6. Bölüm -1

Timur-Mine içeriği açısından bölümü beğendim beğenmesine ve bu sahneleri bir kaç kez izledim. Benim için başroller arasında elektrik olmadan olmuyor. Uzun süredir Fatmagül-Kerim hariç bunu bulamamıştım ama burda da umduğumu bulduğum için çok mutluyum. Ama onun haricinde bu bölüm pek paldır küldür gelmedi mi size de? Tamam olaylar ilerlesin ama böyle paldır küldür, bağlantısız değil. Mesela o Merve babasını Mine’nin ziyareti hakkında sorguya çekmemiş midir sizce? Ben bu sahneyi görmek isterdim. Tamam Merve babası için Mine’yi aklının ucundan bile geçirmiyor demeye getiriyorlar ama o çocuk babasının her telefonuna bile kim, nolmuş diye burnunu sokarken adamı görmeye evine gelmiş kız hakkında sorguya çekmez mi? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif Sonra bi an Ayten gidecek diye kızgın, bi saniye sonra onun evine gidecek diye zil takıp oynamadığı kaldı. Garibime gitti doğrusu.

Timur-Mine

Timur hakkında bazen hiç haketmediği derecede acımasız eleştiriler yapılıyor. Onun için olaya Timur açısından kısaca bakmak istiyorum öncelikle. Timur Mine’yi ilk kez Turan’ın evine yemeğe gittiği akşam gördü (1. Bölüm). O gün onun hüznünden, halinden etkilendi. Aklından çıkaramadı. Sonra Erdal’ın gönderdiği DVD geldi, aynı gözlerle izledi Mine’yi. Ama başka şeyler olmasa bu iş burada kalır, Timur Mine’nin peşine düşmezdi. Ama o kadar olağandışı şeyler oldu ki Timur aklına bile getirmeyeceği, hayal bile edemeyeceği bir şeyin elini uzatsa dokunabileceği bir mesafede olduğunu farketti birden.

Turan ustanın hastalanmasıyla Mine’yi bir kez daha gördü Timur hastanede (2. Bölüm). Onda gene aynı hüzün vardı. Babasının yanına girmemesi ama olan biteni duymak istemesi, evdekilerin ona tavrı, kapıyı üstüne kitlemeleri dikkatini çekti. Sonra Turan’dan Mine’nin hamile olduğunu öğrendi ama hala aklının ucundan Mine’yle ilgili bir düşünce geçmedi. Turan’a destek oldu, öğüt verdi sadece.

Timur Mine ile ilgili kararını 3. bölümde veriyor. Turan’dan Mine’yi hamile bırakan çocuğun ailesi tarafından yurt dışına kaçırıldığını öğrendikten ve Mine onun peşinden Amerika’ya gitmek için kendisinden yardım istedikten sonra. Artık gerçekten bu konuda ona yardım edemeyeceğini bildiğinden mi, bunun Mine’yi daha da üzmekten başka bir işe yaramayacağına inandığından mı, yoksa kararını vermiş olup onu elinden kaçırmak istemediğinden mi bilinmez, Mine’ye yardım etmeyeceğini söylüyor ve evde ona bir oda hazırlamaya başlıyor.

Yani sözün özü Sinan ortalıkta olsa, Mine’ye sahip çıksa, ya da Mine kendi eliyle Timur’u bu işe bulaştırmasa belki de Timur asla böyle bir teklifte bulunmazdı kızı iki kere görmeyle...

Ama işlerin geldiği noktada önce babasını, sonra Mine’yi ikna etmesi, sonra bunu kendi kızına anlatması gerek. Bu bölümde Turan’ı ikna etti, gelecek bölümde de Mine’yi etmesini umuyorum. İnşallah işler Merve'ye anlatılmayı gerektirecek kadar ilerler.

Babanın ikna edilmesi

Timur-Turan arasındaki konuşmada Timur pek de fazla bişiy söylemedi bence Turan’ı ikna edecek ama başka çaresi olmayan ve oldum olası Timur’a güvenmiş olan Turan ikna oluverdi. Ama ben konuşmanın içeriğinde “Bazı şeyleri açıkça konuşmanın vakti geldi” “Açık konuşıyım di mi?” sözlerini gerektirecek bir şey göremedim açıkçası. Timur - Kızını ilk gördüğüm akşam orda öyle sessizce ağlıyordu. Hepimizin ortasında. Öyle sessizce ağlıyodu. Onun o sıkıntısını hissettim ben Turan abi. O yaşta kendini üstesinden gelemeyeceğin sıkıntılara sokmak ne kadar kolaydır. Hatırlasana. Tek başına çıkamaz o işin içinden.
Turan - Cık. Çıkamaz.
Timur - Birinin ona el uzatması lazım. Ben hep hayatla oyun oynadım Turan abi, biliyosun. [Zarlar meselesiyle ilgili sanırım bu cümle. Mine’nin resmine bakarken Timur’un kaç kez zarlarla oynadığını gördük ama bir kez bile atmadı o zarları. Çünkü bu bir araba verip vermemek gibi bir kumar değildi Timur için. Mine riske atamayacağı kadar önemliydi. Başka her şey bir oyundu ama bu değildi] Bir tek kızım söz konusu olduğunda gerçeğe döndüm. O akşam Mine’yi, yani kızını gördüğümde işte dedim, işte bi gerçek daha. Akıtamadığı gözyaşları bi mücevher gibi parlıyodu orda. Bi mücevher gibi. Orda öyle. Önündeki o uzun yola çıkamadan katrana bulanıcak. Ne pırıltısı kalıcak ne bişey. [Mücevherin katrana bulanması metaforunu da fazla melodramatik ve abartılı buldum. Çiçeğin solması vs gibi bir yoldan gitseler daha güzel olurdu. Hatta mücevher ve pırıltısını kaybetmesi de tamam, ama katran bana abartı geldi. Sanki kız kötü yola düştü.] Ben onun layık olduğu hayatı yaşatırım. Beni tanıyosun Turan abi.
[B]Turan - Tanıyorum. Tabi tanıyorum da Timur bey...
Timur - Güven bana. [Timur’un Turan’a açıkça bu evlilik kağıt üzerinde kalır falan demeyeceğini bekliyordum, çünkü bu yalan olurdu. Timur mert bir adam ve şimdi tam da Turan’ın ailesine girmesi söz konusuyken böyle bir yalan söylemesi yakışık almazdı. Zaten Mine’ye talip olduğu andan itibaren kendisine duyulan güveni zedelemiş durumda. Dolayısıyla açıkça söylenmesi pek de yakışık almayacak bazı şeyleri bu “güven bana” sözleriyle söylemekle yetindi]
Bu kadarcık işte konuşma. Başka da bir şey yok. “Kızını rahat ettiririm, mutlu ederim” sözlerini ise biz de ikinci ağızdan Turan Esmahan’a söylerken duyduk ancak. Ama Turan karısına dedi ki "Ben kızını rahat ettiricem, mutlu edicem diyor...O öyle deyince inandım Esmahan. Belki bi çıkış, bi umut olur diye."

Ve gerçek ortaya çıkıyor...

Bu bölüm tamamen Mine’nin Timur’un niyetini anlaması ve buna tepkisi üzerine kurulmuştu. Mine’nin Timur’un niyetinden kuşkulanmasını okula kendisini görmeye ilk geldiği zamanki sorularından anlamıştık ama o zaman dediğim gibi kafası çok meşgul olduğundan üzerinde düşünmedi. Ablası tokadının sebebi olarak Timur’un adını verince şok geçirdi, hele evlenme lafı onu iyice şaşırttı. Bu bölüm öğrendikleri ile onun için taşlar yerine oturdu. Timur onun için kötü niyetli, aczinden faydalanıp onunla evlenmeye çalışan bir adam durumuna düştü. Ama ona hayır demesi kolay. Onun içerlediği ailesinin baskısı. Bunu nasıl düşünürler, nasıl kabul ederler anlamıyor ve içlerinde kendisine her zaman her konuda zaten en çok desteği göstermiş olan teyzesine daha da çok bağlanıyor. Dolayısıyla ilk tepkileri Timur’dan çok ailesine yöneltilmişti. Yani Timur’dan böyle bir teklif beklenirdi, ne de olsa zorba bir adam Mine’nin gözünde, pasaportuna el koydu, gitmesine engel oldu. Ama ailesi bunu nasıl kabul eder? Mine’nin tepkisi inanamama ve isyan oldu. Ve Timur hakkındaki düşüncelerini babasına söylerken duyduk: “Benden belki 20 yaş büyük olan bi adam. Neredeyse benim kadar kızı olan bi adam.” Ve Mine’nin babasına son sözleri: “İzin verme buna baba. Nolursun izin verme.”

Yüzleşme?

Timur’un dediği gibi cesur bir kız Mine. Ana babasından hesap sorduktan sonra Timur’un kapısında alıyor soluğu. Orda beklemediği bir karşılaşma oluyor Merve’yle arasında. Aslında kendisinde bu teklifi kabul etme eğilimi hiç olmamasına rağmen evlenmesi beklenen adamın nerdeyse boyu boyuna yakın kızının düşmanca tavrı bu işin saçmalığını Mine’nin gözüne daha da sokmak için kurgulanmış. Kendisi de bu işe karşı olduğundan Merve’nin “sen kim, babam kim” tavrı onu şu an rahatsız etmiyor ama Timur’un teklifini kabul ettiğinde hatırlayacak bu anı ve Merve’nin “Senin ne işin olabilir ki babamla?” sözlerini. Kapıdaki görevli tarafından gereksiz bir kovulma sahnesinin üstüne beklenen adam sonunda geliyor (Mine Timur’un evini nasıl öğrendi bilmiyoruz bu arada.) Timur - Mine?
Mine - Başından beri ısınamadım sana. Hep korktum. Çarem yoktu yardım istedim. Oyun oynadın benimle. Sonra da yalandan destek çıktın. Gururumu okşadın, cesaret verdin. Belki bi sürü şeyi yanlış anlıyorumdur. Belki de iyi adamdır dedim. [Neleri yanlış anlamış? Pasaport konusundaki buluşmaları mı? Okula gelmesini mi?] Bebeğini doğur Mine. Cesur kızsın Mine. [Arabada Timur’un “Ben de bebeğinden vazgeçmemen gerektiğini düşünüyorum” sözlerini Mine için dönüm noktasıydı. O anda o sözlerle arabadan inmekten vazgeçmişti] Hepsi hesapmış. Bebeğim olunca beni alman daha kolay tabi. [Şu “beni alman” lafı çok komiğime gitti nedense, pazardan meyve alır gibi http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif] Her şeyden korkuyorum sanıyosun di mi? Hiç bi şeyden korkmuyorum ben. [Nası yani? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/blink.gif Kızım sen daha bu konuşmanın başında bu adama senden hep korktum demedin mi? Sözlerin hiç kendi içinde tutarlı gelmedi bana http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif] Kimsenin beni korumasına ihtiyacım yok. Hele senin hiç yok. Niye evlenicekmişim ki seninle? Söylesene niye?
[B]Timur - Konuşabilir miyim?
[B]Mine - Ben dinlemek istemiyorum seni. Söyliyceğini söyledin sen. [Mine Timur’dan hesap sormaya geldi gibi soruları peşpeşe diziyor ama aslında içindekileri kusmaya gelmiş, onu dinlemeye pek niyetli değil]
Timur - Daha söylemedim Mine. [Mine’nin bu teklifi kendisinden duymaması hiç de iyi olmadı tabi Timur için. Konuyu o açsa başka türlü ortaya koyardı. Gerçi ablasının Mine’ye nasıl anlattığını bilse, Mine Timur’un peşinden koşmuş gibi düşündüğünü bilse ne der acaba] O kadar konuştun. En azından izin ver bi cevap veriyim.
Mine - Artık hiç bi şey söyliyemiyceksin.
Timur - Söyliycem Mine. Mine!
Konuşmanın içeriğini geçip görselliğine gelirsek, nasıl anlatsam? Nerden başlasam? Timur’da kendine güven mi desem, hayranlık mı, aşk mı, hepsinin karışımı mı, bir bakış var. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/kz2vx9.gif Bazen Turan’la Mine hakkında konuşmalarında da ortaya çıkıyor da özellikle Mine’yle konuşurken ona yöneltilince Mine’yi değilse de beni pek eritiyor. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/melting2.gif Burda da aynı pasaport isteme sahnesinde olduğu gibi kız ağzına geleni sayıyo adam nasıl mest bakıyor. Turan’ın Mine’yi anlatırken “dik bakar insanın yüzüne. Böyle minnacık. İsyankar bişiy böyle. Kızardım ederdim ama hoşuma giderdi dik başlılığı. Bu kız kendini ezdirmez derdim” dediği gibi Mine’nin bu halleri Timur’un da çok hoşuna gidiyor. Yaşına rağmen Timur’un ayağının altına paspas olmayacak bir kız Mine. O nedenle öyle hayran hayran bakıyor kıza da olmaz böylesi yav. İnsan nası devam eder bağırmaya adam kendine öyle bakarken? Mine’ye acımıyorsan bize acı karayağız. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/heat.gif

Bu görüşme sonrası Timur sabırla bekliyor. Mine’nin bu fikre alışmasını bekliyor. Herhangi bir girişimde bulunmuyor. Mine içinse olayın düşünülür tarafı yok. Teyzesinin de desteği var nasılsa. Ama işler gittikçe kötüye gidiyor. Okuldan atılıyor.

Sinan rüyasından Timur gerçeğine uyanmak...

Timur’un Esmahan arayana kadar işi oluruna bırakıp Mine’yle konuşmaya çalışmamasına ilk başta şaşırdım. Sonra düşündüm, Mine’nin bunu kabul etmeye zorlanması, baskı altında kabul etmesi Timur’un hiç işine gelmez. Niyeti sadece yardım olsa umursamazdı, evlensin de nasıl evlenirse evlensin derdi ama adamın derdi başka olduğundan Mine bunun en doğru şey olduğuna inanarak ve kendi isteğiyle kabul etsin bu evliliği istiyor. O nedenle onu biraz kendi haline bıraktı, düşünüp alışması için zaman verdi. Ama Esmahan’dan aldığı telefon üzerine kendisini ona anlatmanın zamanının geldiğini düşündü.

Mine’yi görmeye giderken ne umuyordu, ne düşünüyordu bilmiyorum. Ama daha önce adamın kendi evinin kapısında onun üstüne atılıp yumruklayan eli maşalı kızımız bu sefer de kapıyı suratına kapatmaya ve kovmaya kalktı http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-haha.gif, Timur buna izin vermeyince de aralarındaki ikinci itişme geçti. Zaten ilkinden sonra demiştim bunlar tepişen aşıklar olacak galiba diye. O yolda emin adımlarla ilerliyoruz. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif İşin komiği hayatta aklıma gelmezdi aralarında böyle bir yaş farkı olan bir çifte böyle roller biçileceği.

Bu bölüme “Sinan rüyasından Timur gerçeğine uyanmak” dedim. Gerçekten de öyle oldu. Mine hala beyaz atlı prensinin gelip kendisini kurtarması, babasının karşısına çıkması, her şeyi yoluna sokması hayaliyle yaşarken kapıyı açıp karşısında Timur’u görünce başından aşağı bir kova buzlu su dökülmüş gibi oldu. Zorlanmakta olduğu seçimin korkunçluğu bir kez daha çarptı suratına olanca çıplaklığıyla. Bu nedenle de gayet mantıksızca davrandı, kapıyı adamın suratına kapamaya kalktı. Timur’un kendini dinletmedeki kararlılığı ve Mine’nin dinlememe inadı sonucu Mine kendini bileğinden yakalanmış, nefes nefese duvara yapıştırılmış aynı şekilde nefes nefese olan Timur’un delici bakışlarıyla karşı karşıya buldu. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/heat.gif Daha önce korkmadıysa bile o anda korktu işte. Ama neden korktu? Adamın bakışlarından mı? Niyetinden mi? Yoksa birazcık etkilendi de bundan mı? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/whistling.gif O gözlerde ne gördüyse “Bunu da mı yapıcaksın?” diye sordu. Timur belli ki etkilenmişti, hatta kızın dudaklarına kitlenmişti bir an ama tabi ki hiç bir şekilde Mine’yi bir şeye zorlamaya niyeti yoktu. Fesuphanallah, bak beni nelere zorluyorsun der gibi baktı. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gifTimur - Dinle beni Mine. Dinle ve anla. Seninle evlenicem.
Mine - Evlenemiyceksin. Ben istemiyorum.
Timur - Evlenicem. Çünkü sana yardım etmek istiyorum.
Mine (Timur’un tuttuğu koluna bakar) - Böyle mi?
[B]Timur (Parmaklarını biraz gevşetir, ama sonra daha sıkı tutar bileğini) - Herşeyi oyun sanıyosun di mi? Kimseye ihtiyacın yok. Bu yaşta çocuk doğurucaksın. Bu toplumda rahat rahat yaşıycaksın. Babasız çocuk büyütüceksin. Kolaydı di mi? Sen daha benim sana ne demek istediğimi anlamıyosun Mine.
[B]Mine - Ben seni istemiyorum ki. (Timur bileğini bırakır) [Timur’un tam bu sözler üzerine bileğini bırakması çok anlamlı. Bu bir tutsaklık olmayacak, ben seni bir şeye zorlamayacağım ki der gibi. Zaten sonraki sözleri de bunu teyit ediyor]
Timur - Bak anlamıyosun işte. Anlamıyosun çünki beni dinlemiyosun. Sana gel yatağıma gir demiyorum. Gel evli bir kadın olarak çocuğunu doğur, büyüt, oku, çalış, yaşa. Hayatına sahip ol. Başın dik olsun diyorum. (Bakışları yumuşar) İlk defa dinliyosun beni. [Pek de hoşuna gitmiş bu Timur beyin http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/gdance.gif] Anlıycaksın da. Yardıma ihtiyacın var. Bal gibi biliyosun. Ben de sana yardım etmek istiyorum.
[B]Mine - Teyzem bana yardım edicek. Yalnız değilim. [Neyseki artık ilk konuşmadaki kimseye ihtiyacım yok modundan çıkmış Mine. Zaten Sinan rüyası da bunun doğru olmadığını ortaya koydu]
Timur - Sen bilirsin. Yalnız sürüncemede kalan hiç bir konudan hayır gelmez. Üç gün içinde bu konu bitmeli. Üç gün sonra aklımda böyle bi konu olmıycak Mine. Üç gün. Tamam mı?
Timur aslında sadece Mine’nin bu konuyu ciddi bir şekilde düşünmesi için 3 gün lafını ediyor. Yoksa vazgeçecek falan değil. Daha sonra Turan’a “Üzerine varmayın. Bırakın rahatça düşünsün. Vakti var” diyor. Bu sırada akıllı Timur evde hazırlıklarına devam ediyor. Demiştim ben ona güveniyorum, vardır bir planı, başbaşa kalırlar, geniş aile düzeninde de yaşamıyorlar diye ama bu kadarı benim bile aklıma gelmemişti. Ayten’i ayak altından uzaklaştırdı. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/good.gif Ayten’in beklentisi hiç de bu değildi. Acaba kızın hislerini de çakmıştı da burdan da bir sorun olsun istemedi mi? Her ne ise artık her gece evde olmayı planlayan bi Timur var: “Ben de geceleri hep evde olucam.” Eeee Mine’yi çatısının altına aldıktan sonra geceleri dışarı çıkma ihtiyacı kalmayacak. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/whistling.gif Zaten onunla olabildiğince çok zaman geçirmek isteyecek. Çok kurnaz bu adam be! http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-thumbup.gif Ama Merve Mine olayını öğrenince Ayten’in gidişi için de Mine’yi suçlayacak.

Bu arada Mine de teyzesinin göz altına alınmasıyla evine dönüyor. Abisi de Timur’un söylediğine benzer şeyler söylüyor babasız çocuk büyütmekle ilgili: “Sen bu çocuğu doğurucam diye tutturdun abicim. Nolucak peki? Babasız bi çocuk. Abicim milletin ağzı torba değil ki büzesin. Neler söyliycekler. Mine "Milletin ne dediği benim için önemli değil” diyor ama yer etmiştir aklında bir yere bu sözler. Abisiyle yaptığı konuşmadan yaptıklarının ailesini nasıl etkilediğini de görmeye başlıyor. Bir de sevgisiz evlilik meselesi var. Bu konuya ilk teyzesi değinmişti: “bu işler böyle sevmeden etmeden olur mu?” diyerek. Mine de abisine "Sen olsaydın istemediğin biriyle evlenir miydin?” diye soruyor.

Timur’un bu işe artık olmuş bitmiş gözüyle bakar gibi gelip Turan’a direk “Mine nasıl?” diye sorması ilgimi çekti. Ama demiştim biz esas oğlanın cesur ve atak olanını severiz diye. Süreyya’nın gözaltı olayını öğrenince Mine’nin kendisini reddetmek için teyzesinden destek aldığını bilmesine rağmen gene ilk düşüncesi Mine oluyor: “Mine buna da çok üzülmüştür.” İşte Timur’un çok takdirimi topladığı bir an. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/good.gif

Bu arada Mine'nin okuldan atıldığını Timur'a söyleyen olmadı ama belki bize gösterilmeyen bir sahnede öğrenmiştir.

Emrivaki

Bölüm Timur’un Mine’ye emrivakisiyle bitiyor. O zamana kadar evlilik işini ailesi ya da Mine bilmediğinden onlardan habersiz görüşüyordu Timur Mine'yle. Ama artık herşey ortaya döküldüğü için anasından ya da babasından izin alıp görüşüyor. Her şeyi doğru yapmaya kararlı. Ayrıca kendi kendine gittiğinde Mine'nin konuşmak istemediğini gördü, kızın zaten kendisine küs olan babasını kırmayacağını da biliyor. Ve emrivaki yapıyor Mine'ye.

Aslında Mine bu sahnede beni şaşırttı. Gelenin Timur olduğunu görünce çekip odasına gitmesini beklemiştim ben ama o kendisinden habersiz bir şeyler yapılmamasında kararlı. Hiç bir yere gitmiyor. Meydan okuyan gözlerle bakıyor Timur'a. Annesinin normalde yapacağı gibi Emine’den isteyeceğine kendisinden Timur’a çay getirmesini istemesine de sinir oluyor. Timur bu bakışları kaçırmıyor tabi. Mine tam çayla döndüğü anda Timur’un kendisini Allah’ın emri peygamberin kavliyle babasından iki saatliğine istemesi üzerine çayı adamın kafasına atmadığı kalıyor. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif Ay çok eğlendiriyor bu ikisi beni ya. Böyle anlarda sanki aralarındaki yaş farkına da vurgu yapılıyor. Mine çocukça davranıyor, Timur olgunlukla tepki vermiyor.

Turan bu isteğe şaşırıyor. Şimdi aslında onlar Mine ve Timur arasında geçenlerin çoğundan habersizler. Pasaport için görüşmelerden de Timur’un onun okuluna geldiğinden de haberleri yok. Okul ziyaretlerinden birini Emine gördü ama annesine söylediğini sanmıyorum. Tek bildikleri Timur’un Mine’yi görmeye Süreyya’nın evine gideceği. Turan onu bile bilmiyor olabilir. Esma “Sen bu işi bana bırak. Karışma” demişti en son ona. Anlatmamış olabilir. Ama Timur’un isteğinde şaşılacak bir şey yok. Daha önce telefonda Esma’ya söylediği gibi “Konuşmadan olmaz”. Ne bu böyle görücü usulü evlilik gibi kendileri Timur’la konuşup ikna olacaklar, kızla da kendileri konuşup ikna edecekler olur mu? Sonra gidip o adamın çatısının altında karısı olarak yaşayacak olan Mine. Ama Mine konuşmak bile istemiyor Timur’la, yalvarır gibi medet umuyor babasından. Babası hiç oralı değil. Bir yandan sanki kızını Timur’la göndermeyi kendine yediremiyor gibi ama diğer yandan kızın ne yüzüne bakıyor ne de konuşuyor. Çocuğumu doğurucam dedi diye kendisini evlatlıktan reddedip yüzüne bakmayan babasına nedense bu durumda karşı çıkamıyor Mine ve kös kös Timur’un peşinden gidiyor. Tabi evden çıkar çıkmaz Timur’a çıkarıyor tırnaklarını. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/laie67dgirltv7.gif

Arabaya binerlerken ağır çekim verilen son sahnenin çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. Timur ve Mine yeni bir yolun başlangıcındalar. Birlikte... http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/happy0064.gif

moonbeam
28-10-11, 18:36
6. Bölüm - 2

Timur ve Mine arasında geçen iki konuşma arasındaki benzerlik dikkatimi çekti.

4. Bölüm
Mine - Neyin kararı? Ne yaşadığımı bilmiyosunuz bile. Onunla gidip yüzleşmem lazım. Allahaşkına pasaportumu verin. Ben sizden bişey rica ettim. Yardım istedim.
Timur - Yardım ediyorum işte.
Mine - Böyle mi?

6. Bölüm
Timur - Dinle beni Mine. Dinle ve anla. Seninle evlenicem.
Mine - Evlenemiyceksin. Ben istemiyorum.
Timur - Evlenicem. Çünkü sana yardım etmek istiyorum.
Mine (Timur’un tuttuğu koluna bakar) - Böyle mi?

Mine'nin ta en başından beri Timur'un kendisine yardım etmeye çalıştığına inanmadığını gösteriyor sanırım. Güvensizliğinin ta o zamandan göstergesi. Belki de "Başından beri ısınamadım sana" sözlerinin altında yatan şey budur.

Babalar ve kızları

İki baba kız ilişkisi arasındaki tezat ve paralellerden söz etmiştim bölüm öncesinde. Bir de dizinin başından beri yapılan Timur’un nerdeyse Mine kadar kızı olması vurgusu var. Kızların ikisinin de babalarına olan düşkünlüğünün benzerliğine de değinmiştim. Ama biraz da farklılıkları vurgulamak gerek. Bu haftaki Mine-Merve karşılaşması gösterdi ki fiziksel olarak Merve çok da ufak değil Mine’den, boyu boyuna uygun. Gene de yüz hatları, vücudu, tavırları henüz daha çocuksu. Yaşlar küçüldükçe aradaki yılların etkisi de artıyor. İnsan 30’larında, hatta 20’lerindeyken bile 4 yıl çok şey farketmeyebilir olgunluk açısından ama işte burda bir 13 ve 17’inin arasında dağlar kadar fark var. Karakter farkı da var üstüne zaten. Evet kızların ikisi de babalarına çok düşkün ama Mine babasından bağımsız, asi bir kızken Merve tamamen babasına bağımlı, nerdeyse onun dışında bir hayatı, düşüncesi yok. Oda kendisine hazırlandı diye heveslenen Merve "Senin ne işin olabilir ki babamla?" diye küçümsediği Mine için hazırlandığını öğrenince çok bozulcak. Bir de Ayten'e "Babam beni bile doğru düzgün sevmiyo. Başka birini nası sevcek? Olmaz ki öyle şey" demesi var. Birincisi şu babası tarafından sevilmediği takıntısını çok saçma buluyorum. Sırf bu sözleri söylemedi diye. Kaç Türk babası bunu evladına söylemiştir ki? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif Ama bu sözlerin asıl tehlike çanları çalan kısmı son kısmı. Babası kimseyi kendisinden çok sevemez. Kendisini sevmeyen adam başkasını nasıl sevsin. Eyvah ki eyvah. Bu kız çok sorun çıkaracak. Bu sorunların bize gösterilebilmesi için de bir süre zaman atlaması falan olmamalı. 5-6 sene sonra bir anlamı kalmaz ki bunun. Bir çocukda saçma da olsa kabul edilebilecek bu tavır 18 yaşını geçmiş birinde çok sırıtır.

Kızların farkından babaların farkına geçelim: Bir yanda kızına sevdiğini söylemese de sevdiği her halinden belli olan Timur, diğer yanda kızını sokağa atmış, evlatlıktan reddetmiş, yüzüne bakmayan, konuşmayan Turan. Turan’ın kızıyla konuşmaması, yüzüne bakmaması, kız sofraya gelinceki tavrı çok saçma geliyor bana. Neymiş kızı bunu çiğnemişmiş. Çocuğunu doğurup doğurmama gibi şahsi bir kararda kızı onun kararına boyun eğmedi diye sildi kızını adam. Ne saçma şey ya. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif

Notlar

- Çok merak ettiğimiz bi sahneymiş gibi bölümü niye Emine’yle başlattılar ki? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif Haftaya da bari önce evdekilerin Timur ve Mine’nin arkasından ne konuştuğunu göstersinler. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-tomato.gif

- Erdal ilk bölümlerde çok berbat bir karakter olarak çizilmişti, Funda’nın annesinden de hazetmemiştim. O nedenle hikayeleri umrumda değildi. Yumuşatarak iyi yaptılar. Erdal bu bölüm Mine ile sahnelerinde de ablasından çok farklıydı, Funda ve annesiyle sahneleri de eğlenceliydi. Böyle giderse onların hikayesi sıkmaz. Özellikle videosuna koptum. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/laie67dgirltv7.gif Ana-kızın seyrettikleri sahne de hoştu, Erdal'ın ertesi günkü ziyareti de.

- Ama Emine hala aynı mendebur Emine. Ondan yana henüz umut yok. Ona dışardan bir aşk lazım. Merak ediyorum, Mine’nin şiddetli tepkisini gördükten sonra gerçeği idrak etmiş midir yoksa hala Mine’nin numara yaptığını mı düşünüyor. Annesi Timur'u aradığında hırsından elindekini yırttı manyak. Ne platonik aşkmış be!

- Süreyya’nın hikayesinde potansiyel çok ama henüz beni meraklandırıp ilgilendirecek şekilde işlenmedi. Şu an Süreyya pek umrumda değil açıkçası.

- Daha önce Timur’u telefonla arayan Mine Merve’yle karşılaşsın diye mi çat kapı eve gelmiş? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif

- Daha önce eve kadar gelen taksi niye kapının dışında bıraktı Merveleri?

- Kapıdaki görevli ne hakla kovuyor ki Mine’yi? Hadi içeri sokmasın da ya adamın görmek isteyeceği biriyse? Kızı tanımıyor diye kovulur mu?

- Sabahat gelince Turan niye panikleyip kapıyı kapadı? Bi de yanlış zil falan diye yalan söyledi utanmadan karısına. Hadi kızı çocuktu ve evli değil, bu adamın yaptığına pes. Sonra da suçluluktan mı kendi yiyemedi aşureyi, başkasına yedirdi. Saçmaydı. Hele polis gördü diye kadının kapısına dayanmasına pes dedim.

- Daha ortada kukla yok, galaya 2 gün kalmış. Ne saçma şey ya.

- Haftanın komik repliği rüyadaki Sinan'dan geldi: "Saçmalama ne tekmesi? Daha ayağı bile yok onun." http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif

- Acaba nası yardım etmiş Timur Ayten’e? İş falan vererek mi?

- Turan’ın Süreyya’ya tavrını çok vicdansız ve gaddarca buluyorum. Gözaltında işkence görmüş, bebeğini kaybetmiş bir kadının yeniden gözaltına alınmasına “gene başımıza iş açtı” gözüyle bakıyor adam.

Bu arada söyliycem unutuyorum, 2. bölümde Timur’un Turan’ın hastane masraflarını ödemesi ne saçmaydı. O kadar gururlu bi adam bunu nasıl kabul etti? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif

Son olarak Timur Mine’ye 18 yaşına basınca bir araba hediye etsin hayalim var. Kendi kullandığı arabadan bayisinin Mercedes bayisi olduğunu düşünüyorum ama kıza bir Mini hediye etsin istiyorum.

moonbeam
28-10-11, 18:50
7. Bölüm -1

Oh be dünya varmış!!! FSN rezaletinden sonra şöyle dolu dolu bir dizi izlemek ne güzelmiş! http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/good.gif Bunda da ilgimi çekmeyen konular, kişiler yok mu? Var elbet. Ama ilgimi çekenler bol bol verildiği için takmıyorum hiç. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/hoernichtzu_snoozer.gif

Timur-Mine

Çiftimizle ilgili sahneler boldu, içleri doluydu. Hoşuma gitti. Sinan’ı hala hiç özlemiyorum. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-beee.gif Timur-Mine ilişkisini çok güzel anlatıyorlar bence. Tempo ağır falan deniyor ama tam da görmek istediğim bu benim ikili ilişkiler açısından. Timur’daki tutkuyu, koruma isteğini, mutlu etme çabasını, duygularından utanmayıp kendini savunmaya çalışmamasını, kaçak güreşse de bu konuda ne olursa olsun yalan söylememesini, Mine’nin ona güvenemeyişini, art niyet aramasını, kabul ederken bile boyun eğmeyen mağrur tavrını, korkusunu, hiç tutunacak dalı olmamasına rağmen şartlar öne sürerek kendini korumaya çalışmasını, elinde olmadan Sinan’la Timur’u karşılaştırmasını harika anlatıyorlar. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/good.gif Mine’nin Sinan’la ilişkisi çok yüzeysel kalıyor bence bunun yanında. Sıradan bir “boy meets girl” hikayesi.

Timur’un Mine’ye süprizi

Mine herhalde Timur kendisini iki saatliğine “alınca” gerçekten bir evliliğe ikna konuşması beklemiştir. Teyzesini görmek aklının ucundan bile geçmemiştir.

Karakola giderken arabada sahneleri yoktu. Karakolda da Timur’un önünde konuşmuşlar Süreyya ile Mine. Nasıl da izledi sarılmalarını. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/kz2vx9.gif Adamın bakışları neler anlatıyor. Aslında iyi ya da kötü kimseye dert anlatmasına gerek yok, Mine’ye bakışını gören her şeyi anlar. Ben bu adamın bakışlarına aşık oldum ya. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-in_love.gif Mesela Emine savcılıkta gördü bu bakışları ve anladı. Zaten Timur da Mine’ye aşık olduğunu kabul etmişti dolaylı yoldan. Ondan kızın üstüne saldırdı “o herifin niyetinin ne olduğunu gördüm” diyerek Emine. (Sanki adamın niyetinden kız sorumlu http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_ahg.gif)

Süreyya’nın “O mu getirdi seni buraya?” sorusu çok saçmaydı, içeri girerken Timur’u görmemesi imkansızdı. Ayrıca saatten midir nedir aklına ilk o geldi. Ne alaka? Timur’un da Mine’nin de tepkisi güzeldi. Timur bakışlarını önüne indirdi, Mine refleks olarak o tarafa bir bakış attı ama cevap vermeden konuyu değiştirdi. Polisler Süreyya’yı zorla Mine’den koparıp götürmeden Timur’un kalkıp onu şefkatle omuzlarından tutması, destek vermesi çok güzeldi. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/kz2vx9.gif Bu sahnenin ağır çekim oluşu da daha etkileyici kılmıştı.

Timur’un ikna turları başlıyor

Ah boşuna sevmedim ben karayağızı da karaoğlan gibi. O da sevdiceğinin ağlamasına dayanamayanlardan. O da şimdilik onun saçını okşayıp, bağrına basıp teselli edemeyenlerden. Ama içi gidiyor işte. Sanırım ömrü Mine’ye “ağlama artık” demekle geçecek. “Sen hep böyle ağlar mısın?” diye başlayan kişisel ilişkileri için çok anlamlı bir gidişat aslında. Mine’ye hava almak isteyip istemediğini sorması aslında onu gerçekten de konuşmak için değil sadece teyzesine götürmek için çıkardığını gösterdi. Mine’nin bu kez yalnız kalmak ya da ondan kaçmak yerine bu teklifi kabul etmesi, onu dinlemesi iyiye işaretti. Konuşmalarını beğendim. Timur - Zor durum. Biliyorum. Görüyorum. Turan abi. Sen. Omuzlarına binen yük. Hayatta en çok güvendiğin insan, teyzen şu an yanında değil. Ama bu kararı sen verdin Mine. Ben bu yükü taşırım dedin.
Mine - Nası taşıycam?
Timur - Ben sana yardım edicem. Bana güvenmiyosun ama güveniceksin.
Mine - Olcakları biliyomuşsunuz gibi konuşuyosunuz. [İşte Timur’da bazılarını rahatsız eden, bazılarının hoşuna giden özgüven dediğimiz şeyin kaynağı bu aslında. Sanki her şey onun istediği gibi olacakmış gibi kendinden emin davranması, başka insanların onayı olmaksızın bir şeylere girişmesi. Ama Timur çok güzel cevaplıyor bu gözlemi]
Timur - Hayır bilmiyorum. Kafaya koyarsın ve yaparsın. [Timur’un bu felsefesiyle büyüyüp olgunlaşacak Mine. Aynı onun gibi istediklerinin peşinden koşan kararlı ve güçlü bir birey olmayı öğrenecek] Akıllı insanlar böyle yapar. Sen de çok akıllı bi kızsın.
Mine - Neye yaradı ki aklım?
Timur - Yarıycak. Merak etme. Ama şimdi dinle beni.
***
Timur - Hayatın elinden kayıp gidiyo. Böyle hissediyosun di mi? Ben hayatının dizginlerini sana geri vericem. Ama sana yine sürükleniyomuşsun gibi geliyo. Herkes toplanmış sana zorla bişey yaptırıyo diye düşünüyosun.
Mine - Öyle değil mi?
Timur - Hayır değil. Benim sana baktığımda gördüğüm şeyi sen kendinde göremiyosun. Kimse sana zorla bişey yaptıramaz. İstediğin şeyler olucak istemediğin şeyler olmıycak. [Dedim ya Timur tutkulu adam, minnettarlık, sevgi emektir falan kesmez onu. Mine kendisini istemeden onu istemez zaten. Ben bu bölümde kesin ikna oldum, ilk önceliği Mine’yi mutlu etmek. Onu kimselere kaptırmaya niyeti yok doğru ama ona sahip olmak değil onu gerçekten mutlu etmek istiyor. Sadece evlenmeye ikna etmek için değil, birazcık rahat ve huzur bulsun diye de içini rahatlatmaya çalışıyor. Burda da bence sadece kendisiyle evlenip evlenmemesinden değil o evliliğin içeriğinden söz ediyor. O evliliğin içeriğini sen belirleyeceksin, içinde istediğin şeyler olacak, istemediklerin olmayacak diyor. Mine’nin kendisine güvenmesi için çabalıyor] O çocuğu doğurucaksın, güzel güzel büyütüceksin, sonra okuluna geri dönüceksin. [Timur’un kendisine söyledikleri içinde Mine’nin gerçekten ilk dikkatini çeken noktanın bu olmasıyla ilk bölümlerin aksine onun gerçekten de hayatta en çok istediği şeyin okumak olduğunu görebiliyoruz artık]
Mine - Nasıl?
Timur - Çok kolay. En kolayı bu. Hayatına kaldığın yerden devam ediceksin. Sadece devam etmiyceksin. Hak ettiğin gibi yaşıycaksın. O çocuğu büyütüceksin. Sonra göğsünü gere gere herkesin ortasına çıkıcaksın. Kimse bir tek kelime dahi edemiycek. Şu anda istediklerin bunlar değil mi? [Çok zekice. Kendi isteklerine değil sadece Mine’nin şu anda istediklerine odaklanıyor] Ben de sana onu teklif ediyorum işte. Bu bi çeşit özgürlük. [Yani benimle evliliği bir tutsaklık olarak görme - ki geçen hafta duvara yapıştırma sahnesine bu durum evliliğe metafor olarak kullanılmıştı]
[B]Mine - Özgürlüğünü kendin elde etmez de birileri sana verirse bi gün geri de alabilirler demişti teyzem.
Timur - Evet doğru demiş. (Mine dönüp ona bakar) Ama özgür olman için kimse sana yardım edemez de dememiştir herhalde.
Mine - Demedi.
Timur beyimiz kibarlığını eve gelince arabadan inip Mine’nin kapısını açarak gösterdi. Kızımız da oturup izin verdi buna. Yalnız insan bi teşekkür eder teyzesiyle görüştürdü diye. Allah’tan adam bunları takan bir tip değil.

Bir Aşk İtirafı

Kargalar şeyetmeden Timur’un işyerine damlayan Emine’ye şaştım kaldım. Timur - Emine? Hayrola?
Emine - Neden evlenmek istiyosun kardeşimle? sağolasın[/COLOR]"dı öyle? İki gün önce adamın önünde el pençe divan duruyordu, şimdi gelmiş babasının yapmadığı kadar hesap soruyor. Timur ondaki bu ani değişimi anlamamış olamaz. Kardeşi için endişesine mi yormuştur gerçekten?]
[B]Timur - İçerde konuşalım mı?
Emine - Yok, gerek yok.
Timur - Kardeşin için endişeleniyosun farkındayım. [Çok safsın be Timur. Çok körsün. Yoksa değil misin? Emine’ye sahip olmadığı duyguları atfetmek yerine sahip olması gerekenleri mi yüzüne vurmaya çalışıyorsun yoksa?] Mine çok hassas, çok narin biri. Ama ben onu incitmem, merak etme.
[B]Emine - Ha yani ona aşık mı oldun? İnanayım mı buna?
Timur (Merakla) - Neden inanmayasın?
[B]Emine - İnanmıycam.
Timur - Neden?
Emine - Çünkü senden küçük o. Çok küçük. [Ne alakası var???? Aşkın yaşı yokmuş Emine http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/tongue10.gif]
Timur - Evet farkındayım. [Evet bu yaş meselesini birisi ilk kez Timur’un yüzüne vuruyor ama o tınmadı bile. Hiç üzerinde durmadı bir engel olarak] Mine çok genç ve çok acı çekiyor. Ben onun acı çekmesine dayanamıyorum Emine. İstersen sen bunun adına aşk de ama ben öyle ad falan koymam. Gerçi gerek de yok. Ben onu mutlu etmek istiyorum. [Timur’un derdi sevgi ve aşkla değil. Kızını da çok seviyor o. Ama daha önce de dediğim gibi derdi aşk sözcükleriyle. Başından ne geçtiyse bu sözcüklere güvenmiyor artık. “Actions speak louder than words” felsefesinde. Ainesi iştir kişinin, lafa bakılmaz yani. Söylemeye gerek bile duymuyor. Onun için sevgi sevdiğini söylemek değil mutlu etmek. Mine’ye de böyle yaklaşıyor. Onu mutlu edecek şeyler yapıyor. Teyzesiyle görüştürüyor, bebeğine mutlu bir yuva sunuyor, okuma imkanı sunuyor, babasının onu affetmesi ihtimalini sunuyor. Ve onun ağzından şu an bu sözcüklerin çıkmaması Mine için de iyi. Çünkü gerçeği bilse onunla bu kadar kolay evlenemez - kolay dediğime bakmayın, hiç kolay değil elbet ama göreceli söylüyorum. Varsın Timur’un art niyetleri olabileceğini düşünsün. En azından şimdi hala onun iyi niyetli olabileceği ihtimali de var Mine’nin kafasında. Ama Mine onun aşkını bilse bu ihtimal de onun için ortadan kalkacak. Oysa şimdi Timur’un ona sunduklarını gerçekten de iyi adammış diye de kabul edebilir] Mine çok özel biri. Gerçek dediğimiz her şey aslında öyle sağlam değildir. Ama Mine çok gerçek. İnkar edilemiycek bi gerçek. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif[/IMG]]
[B]Emine - Seni sevmiyo, Sinan’ı seviyo. Bu da bi başka gerçek.
Timur (Sinirlenir) - Sinan kim? Sinan kim? Mine’yi hakedicek ne yaptı ki? [http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/happy0064.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/happy0064.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/happy0064.gif Yürrü be koçum, kim tutar seni. Timur’un tutkusunu gördüm ben burda. Sinan’ı kıskanma potansiyelini, Mine’yi paylaşmak ya da kaybetmek istememesini] Kızı bırakıp gitti. Mine onu unutucak. Unutmalı. (Kendine gelip sakin bir ses tonuyla) Unutucak işte.
Emine - Ya unutmazsa?
Timur (Omzunu tutar) - Kardeşin için endişeleniyosun eminim. Farkındayım. Mine başlarda bocalıycak. Ama sonra çok mutlu olucak. Mine çok mutlu olucak Emine. [Ay tam adamına söyledin. Çok umrundaydı Emine’nin. Şimdi iyice hırs yapıcak. Yalnız Timur’un bu kendinden emin ve umutlu tavırları çok çekici. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/heat.gif Bunu da söylemeden edemiycem. Ama burda daha önemlisi Timur’un tavrının temelinde yatanlar. Ne Mine’nin dediği gibi geleceği görmek bu ne de bizlerin atfettiği gibi özgüven aslında. Sadece Mine’ye de dediği gibi bir karar vermiş ve uyguluyor adam. Kafaya koymuş, Mine’yi mutlu edecek, bunun için elinden ne geliyosa yapacak] Mine için en doğrusu bu. Aslında herkes için en doğrusu bu.
Timur yine yardım ediyor

Timur artık Mine’yi mutlu etmek için elinden geleni yapıyor. Haber almış Süreyya’nın savcılığa götürüleceğini, yine onları görüştürmeye gelmiş. Süreyya götürülürken Timur’un sen ağlama, dayanamam bakışlarını Emine gördü demiştim. Eve dönüşte herkes içeri girerken Mine onun bunları kendisi için yaptığının bilinciyle Timur’la konuşmak için geride kaldı. Timur hem dürüsttü hem de doğru davrandı. Bana mecbursun işte konuşması yapıp Mine’yi sıkıştırmak yerine üzgünlüğünü dile getirdi. Koşulsuz yardım teklif etti. Konuyu açan Mine oldu. Çünkü Timur hiç bir şey söylemese de kendisi o baskıyı hissediyordu. Timur taviz verip zamanı uzatmadı. (Gerçi nasıl sayıyorlar bunu bilmiyorum, o 3 gün konuşmasından sonra en az 4-5 gün geçti Mine cevabını verene kadar) [B]Timur - Çok üzgünüm. Teyzenin senin için ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Eğer elimden bişey gelirse yardım etmek isterim.
Mine - 3 gün mü demiştiniz bana?
Timur - Evet öyle dedim.
Mine - Yarın son günüm karar vermek için. (Timur kafa sallar) Zaman hep aleyhime işliyor.
Mine Timur’un niyetini sorguluyor

Sinan’dan umudunu kesen ve babasının hala yüzüne bakmadığı Mine Timur’la evliliği ilk kez ciddi olarak düşünüp konuşmak için onu aradı. Mine - Bana deselerdi ki bi yanlış yapıcaksın ve bütün hayatın baştan aşağı değişicek inanmazdım. Ama öyle oldu. Hayatım karardı.
Timur - Evet görüyorum.
Mine - Siz sanıyosunuz ki bu karanlığa bi ışık yakıcam. Ama öyle olmıycak biliyorum. Size minnettar olmıycam.
Timur - Bunu beklemiyorum zaten. [Ayrıca istemiyor da. Dedim ya minnet kesmez bu adamdaki tutkuyu]
Mine - Size bişey sorabilir miyim?
Timur - İstediğini sorabilirsin.
Mine - Bana yardım etceksiniz.
Timur - Evet.
Mine - İstediğim hayatı yaşamam için.
Timur - Evet.
Mine - Peki siz benden ne istiyosunuz? [İnsanların genelde karşılıksız günahlarını vermedikleri bir devirde çok yerinde ve gerekli bir soru. Baştan beri Timur’un Mine’nin bu sorusuna vereceği cevabı bekliyorum]
Timur - Sana değer veriyorum. Mutlu olmanı istiyorum. [Yalan yok bu adamda. Gerçeğin tamamını söylemeyebilir gerekmedikçe ama söylediği de yalan değil hiç bir zaman]
Mine - Neden? Beni istediğiniz için mi? [İşte bu soruda gözlerini kaçırıyor Timur çünkü gözler yalan söylemez. Çünkü hayır dese yalan olur, evet dese şu an uygun olmaz] Cevap vermiycek misiniz? (Timur tekrar ona bakar) Ben buraya bunu öğrenmeye geldim. Aslında siz beni mi istiyosunuz? Kadın olarak. [Timur ona “Sana gel yatağıma gir demiyorum” demiş olmasına rağmen, banktaki konuşmada “İstediğin şeyler olucak istemediğin şeyler olmıycak” demesine rağmen Mine’nin bu soruyu sormasına neden olan takıntısına sonra gelicez]
Timur - Bi şeyi hiç anlamıyosun di mi? Bunu da mı yapıcaksın?[/COLOR]” diye soran sonra da evlenme konusunu “Ben seni istemiyorum ki diyerek yine istemeye getiren kıza cevaben söylediği “Bak anlamıyosun işte. Anlamıyosun çünki beni dinlemiyosun”un tekrarı. Sanırım Mine’nin anlamadığı şey Timur’un onu o da kendisini istemeden istemediği. Ve Timur’un ondan istediğinin vücudundan çok daha fazlası olduğu. Bu ihtimal aklına bile gelmiyor Mine’nin. Emine inanmak istemediği için “inanmıycam” dese de aklına gelmişti aşk ihtimali]
[B]Mine - Soruma cevap vermiycek misiniz?
Timur - Vericem. Sana dokunmıycam. [Nasıl kelimelerle oynuyor bakın. Aslında Mine’nin sorusuna cevap vermedi. Mine hislerini sormuştu. Ama o nasıl davranacağından söz ediyor. Seni istemiyorum demiyor, çünkü bu yalan olur ama benim sürekli tekrarladığım gibi aslında davranışlar duygulardan daha önemli bu durumda]
Mine - Bu asla olmıycak. [Murphy’nin kanunlarına göre bir dizide ne zaman bu kadar büyük bir laf edilirse tam tersi olur Mine’cim http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/tongue10.gif Bu bağlamda ben senin sonu hiç hayırlı görmüyorum http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif]
Timur - Onu diyorum zaten. Sana dokunmıycam.
Evet Timur efendi kıza “dokunmıycam” da dedin, sen daha çok yüzersin, koşarsın... http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif Artık kızınla sevgilin arasında delirdiğinden mi yoksa duvarlara tırmandığından mı bilinmez. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/tongue10.gif (Timur geçen sefer koşarken neresi olduğunu anlayamamıştım, o dışardaki havuz değil de kapalı bi havuz daha var gibi gelmişti bana. Öyleymiş. Sanırım yüzdüğü yerin kenarında o koşu bandı da. Ama buranın evle bağlantısı ne hala çözemediğimden ıslak ıslak odasına yürümesinde ısrar ediyorum http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/cadi.gif)

Bu konuşma sonrasında gördüğü rüyayla Mine’nin derdini anlıyoruz. Sinan’ın da kendisini tek bir şey için istediği konusunda zaten şüpheleri varmış. Hamile kalınca Sinan’ın bunu bile bile kendisini terkettiği izlenimiyle bu fikir iyice kafasında yer etmeye başlıyor. Ve sanırım kendisine aşıkmış gibi davranıp onu yatağa atmış sonra da terketmiş görünen Sinan ve yardım edecekmiş gibi davranan Timur arasında bu nedenle bir paralel kurmuş. Acı tecrübesi ona herkesde art niyet aratıyor. Sinan’ın kendisini terketmesinin bedelini Timur ödüyor Mine’nin güvensizliğiyle.

Öte yandan Sinan’ın dokunma davalarını uzun vadede Timur’a tezat olsun diye hatırlamış olabilir mi Mine? Timur’un başka her türlü onu mutlu etmeye çalışırken bu konudaki sabrı mı sevdircek onu yani? “Beni çok mu seviyorsun?” sorusuna “çok istiyorum” diye cevap veren Sinan ve “Aslında siz beni mi istiyosunuz? Kadın olarak” sorusuna “Sana dokunmıycam” diye cevap veren Timur 20-21 yaşındaki genç erkeğin kontrol edemediği hormonlarıyla yetişkin bir adamın kontrolünün farkını da vurguluyor. (Mine’nin Timur’la konuşurken bunu böyle ifade etmesine tamam da Sinan’la konuşmasında saçma geldi bana “kadın olarak istemek“ tabiri. İnsan sevgilisiyle böyle mi konuşur?)

forgetmenot
28-10-11, 18:54
Senaryo yazanlar her iki tarafında dengesini gözetsin(Sinan çok başarılı,çok sevilen bir karakter-hatta başrol oyuncusundan daha normal,daha sevecen,daha tatlı,başrol oyuncusu genç kıza yaş itibarıyla çok yakın vs-ikinci planda kalmasın) senaryoyu öyle şekillendirsin düşüncesine yer verilmiş.Şimdi senaryo yazanlar bu konuyu değil de mesela çok bildik başka bir halk hikayesinin modern versiyonunu yazsalardı,muhtemelen orjinal hikayedeki gibi Ferhat'a Şirin için dağları deldirtmeyeceklerdi (günümüz şartlarında epey zor)ama buna eşdeğer imkansıza yakın bir aksiyon yazacaklardı.Neticede ana konu belli,değişmez.Aynı şekilde BÇS'i yazmaya oturduklarında da iskelet belliydi,o şartlarda kanalla görüştüler,oyuncular seçildi.Günümüze gelirsek;Konu seni sarmaz,konuyu onaylamazsın,başrol oyuncusuna gıcık olursun veya bin ton başka sebeple diziyi seyretmeyi bırakırsın onu anlarım.Rating sorunuyla dizi kalkar,o şu bu olur onu da anlarım.Ama değişen dengeler yüzünden dizinin ana iskeleti tamamen değiştirilirse,baştan karar verilmiş ana hikayede radikal değişiklikler yapılırsa,bu izleyicide başta 'güvensizlik,büyük bir boşluk duygusu yaratır.O zaman kendini 'aldatılmış' hisseder.En azından, ben öyle hissederim bir daha da bu senaristlerin yazdıklarını ciddiye almam.Eğer öyle olacaktıysa veya olacaksa neden Sezen Aksu'nun şarkısını kullandılar?O şarkının bir misyonu var,işaret ettiği bazı değerler var,piyasa şarkısı değil ki,bir iddiası var.Şarkının sözleri olacak olayları özetliyor.Dizi kaygan zemin üzerinde gidecekse,değişen temayüllere göre şekil alacaksa,ben başka bir,iki şarkı önereyim:);

aşk seni bulabilir de
uzakta durabilir de
samimi oluyor derken
mesafe koyabilir de
bu böyle
vurabilir de
ilgisiz durabilir de
onu sana katıyor derken
tuzaklar kurabilir de
bu böyle (1)

Ya da;

Ah içimizde ne aç hevesler
Arada hicaz arada caz nefesler
Bir yanımız her duruma müsait
Ne kadar uyarsa o kadar ister(2)

1:Sertap Erener-Bu böyle
2-Sezen Aksu-Hadi Bakalım

moonbeam
28-10-11, 19:02
7. Bölüm -2

Mine’nin kararı

Merve’nin aksi gibi bu kez yemeğe babasıyla gelmek istemesi komikti. Akşam yemeğe damat gibi giyinip gelmiş bizim karayağız. Mine çiçeği almış üstelik. Çok ince bir düşünce. “Çok güzel görünüyolardı” http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/canim.gif Bir Mine'nizi alıcam, karşılığında bunları getirdim der gibi. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/laie67dgirltv7.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/laie67dgirltv7.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/laie67dgirltv7.gif

Mine’nin merdivenden iniş sahnesi tam bir deja vu olmuş. Güzeldi. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/good.gif Ama bu sahne için daveti yemek olarak kurgulamaları saçma olmuş. Çünkü sonuçta kimse bişi yiyemedi.

Mine’nin kararını bildirmek için Timur’u eve çağırmasına çok şaşırdım önce. Saçma, adamın yanından geliyosun, onun soruna cevabına dayanarak kararını verdinse söylesene orda ona diye düşündüm. Zaten bölüm öncesi cümbür cemaatken söylemesin, Timur’a yalnızken söylesin istediğimi söylemiştim. Ama sahneyi görünce anladım. Herkes herşeyi anlasın, neyi neden yaptığını bilsin ve öyle kabul etsin istedi. Mine’nin söylediklerine bayıldım. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-ok.gif Timur sıkıysa aşık olmasın bu kıza. Hepsinin boğazına bi yumru oturttu söyledikleriyle. Aynı kendi hissettiği gibi. Mine - Ben babamın aslan kızıydım, annemin civcivi, ablamın inatçı keçisi, abimin arıza ufaklığı. Biraz erkendi biliyorum. Ama ben aşık oldum. Bütün ömrümü geçirebilirdim bu aşkla. Bi insanın sahip olabileceği en güzel şeye sahiptim ben. Sadece aşk. [Timur’un şu anda çok iyi anladığı, kesinlikle empati yapabildiği duygular bunlar. O böyle şeyler hissetmeyeli o kadar çok zaman olmuş ki tek taraflı bile onu mutlu ediyor bu duygular sanki. Hiç kıskanarak ya da kızarak bakmadı ona. Sadece düşünceliydi] Ama bedeli çok ağır oldu. Babam utanıyo benden. Yokmuşum gibi davranıyo. Ablam yüzüme tükürcekmiş gibi bakıyo. Abim ona nasıl zarar verdiğimi anlatıp duruyo. Annem hep sızlanıyo. Bi teyzem vardı yanımda. Onu da alıp götürdüler. Şimdi bi çukura düştüm. Karanlık bi çukur bu. Nası çıkarım bilmiyorum. Bildiğim tek şey bebeğim için yaşamam gerek. (Babasına bakar) Yaşıycaz biz. [Sana rağmen der gibi baktı, önce beni sonra bebeğimi öldürmek istemene rağmen http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/good.gif] (Timur’a döner) Şimdi siz bu karanlıktan çıkaracağınızı söylüyosunuz. Ne acayip di mi? Bütün yanlışlıkları yapan, herkesin başına belayı açan benim. Şimdi hepinizin kurtulması için bi yanlış daha yapmam gerekiyo. [Timur’la evlenmeyi yanlış görüyor ama beni buna siz mecbur bıraktınız, bana başka çare bırakmadınız diyor. Timur’la konuştuktan sonra eve dönüşünde de dedikleriyle bir kurban gibi evlendiğini herkesin kafasına soktu: “Tamam mı baba? Alnınızdaki lekeyi temizlemek için evlenicem. Sen de başını yerden kaldırabiliceksin. Yüzün gülsün artık.” Bunun üstüne babası da ertesi günlerde ister istemez vicdan yaptı “Nasıl kıyarım ben sana? Kıyamam ki. Nasıl kıyarım? ... Benim endişem var Timur Bey. Bu... bu evlilikte kızımın iyi olması lazım. Mutlu olması lazım. Anlatabildim mi?” diye, “İyiliklerini düşünürken yavrumu ateşe mi atıyorum?” diye] Yani size bi cevap vermem gerekiyo. Anne, baba, abi, abla, Timur bey’le evlenmeyi kabul ediyorum. [Sanki konunun muhatabı Timur değil onlar http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif] (Timur’a) Şimdi biraz yalnız konuşabilir miyiz?
Sahneyi öyle bir kurgulamışlar ki sanki hayır deme ihtimali varmış gibi. Aslında fragmanda gösterilmese öyle gibiydi gelişi. Bir de öyle bir müzik vermişlerki aşırı dramatize olmuş. Abartmasalardı bence müziği.

Mine’nin şartları

Mine Timur’la konuşurken içerde söylediklerini daha açık bir dille tekrar etti. Mine - Sizinle evlenmeyi niye kabul ettiğimi biliyosunuz değil mi? Çaresizlikten. Bunu çok iyi anlamanızı istiyorum.
Timur - Anlarım.
Mine - Ama herhangi bir şüphe duymadan. [Neden şüphe duycak ki?] Sizinle evlenicem. Çünkü başka çarem yok. Tamam mı? Bana yardım edebileceğinizi söylemiştiniz.
Timur - Evet. Her şeyin yoluna gireceğini söylüyorum. Güven bana.
Mine - Güvenemiyorum. Çünkü tek istediğinizin bana yardım etmek olduğuna inanmıyorum. [Akıllı kızsın vesselam. Kök söktürcen karayağıza. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif]
Timur (Boğazını temizler) - Doğrusu güvenmendir tabi. [Timur gene yalan söylememek için direniyor]
Mine - Doğrusu? (Timur başını sallar) Sizinle evlenmem doğru mu? [İkidir bunun yanlış olduğunu ima ediyor, içerdeki konuşmasında da yapmıştı] Benim bazı şartlarım var. Sizinle evlenicem. Ama karınız olmıycam. Yani beraber yatmıycaz. [Mine’nin Timur’a güvensizliğinin altında yatan bu. Sinan tecrübesinden sonra erkekler tek bir şey ister düşüncesi hakim olmuş ona sanki. Timur ne derse desin onu bu konuda ikna edemiyor. Onun için tekrar tekrar bu konuyu açıyor Mine. Bir şeyi kırk kere söylersen olurmuş hesabı kafanda böyle bir şey varsa çıkart diyor. Çünkü çok iyi biliyor ki evlendikten sonra Timur bu konuda bir şey yapmaya kalksa onu hiç bir şekilde durduramaz. Sözlerinden başka kendisini koruyacak hiç bir şey yok elinde. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_sorry.gif O nedenle habire bu sözleri tekrarlıyor hem onu uyarmak hem de kendi kendisini telkin etmek ister gibi] Hiç bi zaman. [Gene ileriye dönük de uyarıyor. Şimdilik kabul etmiş görünüyorsun ama benim duygularım değişmeyecek diyor] Odamı kilitliycem ve anahtar sadece bende olcak. [Geceleri uyurken mi kilitliycek? Yoksa her dakka mı? Gece gündüz aynı evin içinde yaşarken kilitli bir kapı seni nasıl koruyabilir? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif] Bi de teyzeme yardım edebileceğinizi söylemiştiniz.
Timur - Evet, yardım etmek isterim. Elimden ne gelirse yaparım.
Mine - O zaman yapın. Evlenmek için teyzemin çıkmasını bekliycem.
Kararın sonrası

Planının ilk etabının başarıya ulaşması Timur’a yetti. Ne Mine’nin şartları, ne güvensizliği ne de isteksizliği rahatsız etti onu. Kabul etmişti ya, gerisi önemli değildi. Emine’ye “Mine başlarda bocalıycak” dediği gibi bunu bekliyordu zaten. Eve de gene Merve’nin bile dikkatini çekecek kadar mutlucuk geldi Timur. Tabi kızına mutluluğunun sebebini o gece itiraf etmedi. Ertesi gün açtı konuyu. Sonra bir an evvel evlenebilmek için Süreyya konusuna el attı. Tabi Mine’nin aleyhine işliyor zaman ama Timur için vakit nakittir şu anda.

Mine evlenicek diye gelinlik çıkaran anneye pes diyorum. Mine’nin gelinlik giymek istememesini çok iyi anlıyorum. Giyse absürd olurdu. Aslında gönlümden Timur’un evinde aile arasında bir nikah geçiyor ama Mine nikah dairesine gidip Mustafa ve Hacer’in evlendiği gibi evlenmek bile isteyebilir. Bu konu kim tarafından nasıl açılcak merak ediyorum. Neyse konuya döneyim. Tabi ki Esmahan’ın “İnsanın hayatında kaç kere olur böyle bişiy?” gerekçesi çok saçma. Ama Mine’nin gelinlik giymeme nedeni karnında bir bebek olmasından ziyade mecburi bir evlilik yapması olmalıydı. Yani bu bir aşk evliliği değil. Karnında bebekle Sinan'la evlense de gelinlik istemeyecek miydi yani?

Timur iğrenç yüzüğünü çıkarıp alyans taksın demiştik de ben acaba bunlar yüzük takar mı ki diye şüphelenmeye başladım. Gelinlik konusuna karşıyım ama Esmahan bu konuda elalem ne der diye bastırırsa şikayet etmem. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/tongue10.gif

Turan ise bir kez daha Timur’u uyardı güya. Peh diyorum kendisine. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/sad0143.gif [B]Turan - Nasıl kıyarım ben sana? Kıyamam ki. Nasıl kıyarım?
Timur - Ne diyodun kızına Turan abi?
Turan - Kıyamam sana diyordum. Nasıl böyle olduk diyordum.
Timur - Az kaldı abi. Bağrına basıcaksın rahat rahat. [Turan’ın inadını çok saçma buluyorum. Kızı evlendiği gün mü suratına bakıp konuşmaya başlayacak yani? Timur da bunu gayet doğal karşılıyor http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/rolleyes010.gif]
Turan - Benim endişem var Timur Bey. Bu... bu evlilikte kızımın iyi olması lazım. Mutlu olması lazım. Anlatabildim mi?
Timur - Anlıyorum abi.
Turan - Onun kılına zarar gelirse, incinirse benim yüreğim kanar. [Ne tesadüf benim de diyor Timur içinden]
Timur - İçin rahat olsun.
Yalnız adamdaki özgüvene hayran mı olayım sinir mi olayım kararsızım. Mine’yle, Turan’la, Emine’yle olsun bu konuyu konuşurken sürekli gülümsüyor. Endişesi olmayan tek kişi o zira.

Mine okuldan ayrıldı diye Narin diziden çıkıcak diye korkmuştum. Çıkmasın. Ailesinden fayda yok kıza. Teyzesi de yaş itibariyle her konuda rahatça konuşacağı biri değil ve baştan Timur'a karşı önyargılı zaten. Bari bu dert ortağı sabit kalsın. Eve gelip gitsin, birlikte çıksınlar. Arkadaşsız yalnız esas kızlara dönmesin Mine de. Narin’in Mine’yi teselli etmeye, destek olmaya çalışması hoşuma gidiyor. Sonra acaba söyledikleri ileriye dönük kehanet mi diyorum: “Hem sen bebeğini kucağına alınca gözün Timur’u falan görmez.” Sürekli gözünün önünde Timur olacağı için başlarda sanki olanlar Timur’un suçu gibi bu evliliğe mecbur kalmaktan onu sorumlu tutacaktır çünkü Mine. Ama bebeği doğunca Timur artık batmamaya başlayacaktır.

Mine ilk kez Timur’un kızı hakkındaki endişesini dile getirdi. Demiştim kızın düşmanca tavrını o zaman umursamadı ama evlenmeyi kabul edince hatırlayacak diye: “Zaten onun da bi kızı var. Aynı evde nası olucak?” Ama gene demiştim, bu Timur’un problemi. Narin de benimle aynı fikirde. “Ohooo. Koskoca adam ya. O bunları çoktan düşünmüştür de teklifini ona göre yapmıştır herhalde. Sen bunları kafana takma canım benim.” Ama işin ilginç yanı Mine’nin bunu düşünmesi. Yani endişesi hangi konuda? Evliliklerinin acayipliği mi? Çünkü sonuçta Merve’nin bu evliliğe karşı tavrı bir yana o evde Timur’la başbaşa kalmamanın, yanlarında sürekli Timur’un ilgisini isteyen birinin olmasının işine gelmesi lazım.

Timur’un Merve’ye gerçekleri olduğu gibi anlatmasına şaşırdım ama aslında şaşırmamam gerekirdi. Yazıp duruyorum adam yalan söylemiyor diye. Kızına neden söylesin, hem de bu kadar önemli bir konuda? Aynı çatı altında Merve’nin durumda bir gariplik olduğunu anlamaması zaten imkansızdı. Mine’yi korumak için yabancılara rol yapabilir Timur ama kızı başka. Hem zaten Mine de evde rol yapmaz. Hatta bunu yapmak zorunda kalmamak da güvencelerinden biri olacak endişeleri için. Şimdi benim merak ettiğim bu tür bir evlilik Merve için daha mı çok yoksa daha mı az kabul edilir? (Timur daha çok olduğunu düşünüyor belli ki) Yani Mine onun karısı değil de kızı gibi olursa kendisine daha rakip gibi olmıycak mı? Timur’un Merve ile bu konuşması ile Mine ile konuşmaları arasında bir parallel vardı. İkisinden de güven istiyor Timur. İlerde de Merve’yi bu evliliği kabul etmeye, Mine’yi de bu evlilikte mutlu olmaya ikna etmek için benzer argümanlar kullanıcak gibi. [B]Timur - Ağlaman bitti mi? (Merve kafasını sallar) İyi. O zaman dinle beni. Ama sonuna kadar dinliyceksin tamam mı? Şimdi ben evlenmeye karar verdim ama...
Merve - Evlenme. Ben istemiyorum. [Merve yaşında bir çocuk için çok doğal ama aynı derecede de bencilce bir istek bu]
Timur - Biliyorum. Ama ben senin istemediğin bi şeyi yapmıyorum. [Ne yani, Mine de ona karşılık verse ve zor durumda olmasa Merve yüzünden onunla gerçek bir evlilik yapmaz mıydı? Bundansa evliliğinin aralarındaki ilişkiyi değiştirmeyeceğini söylemeliydi Merve’ye bence]
Merve - Nasıl?
Timur - Ben birisiyle evleniyorum çünkü ona yardım etmek istiyorum. Bi kızın bebeği olucak. Babası onları bırakıp gitmiş. Bu kızın bebeğini güzel güzel büyütebilmesi için ona yardımcı olucam.
Merve - Niye yardım ediyosun? Kim o?
Timur - Çünkü ona yardım etmek istiyorum. Bak sen benim kızımsın. Akıllı bi kızsın. Kötü bi şey yapmıycağımı anlamalısın.
Merve - Ben anlamıyorum.
Timur - Anlıycaksın. Anlarsın, bana güvenirsen anlarsın. Merve, bana güveniyo musun? [Ne bahtsız adam bu ya, ne müstakbel karısı günveniyor ne kızı http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif]
Merve - Kim o?
Timur - Tanışıcaksınız.
Merve - Kim o kız?
Timur - O iyi bi kız. Tanışıcaksınız. Vakti gelince.
Merve'nin daha sonra bizi tanıştırcak mısın diye sorup durması saçma. Elbette tanıştırcak, getircek aynı evde yaşıycaklar sonuçta. O gün tanıştırcak hali yok ya! Ama kim diye merak etmesi normal.

Timur’un güvenceleri

Timur odayı göstermek için nasıl bir zamanda aradı Mine’yi de kız hala yatakta uyurken kendi kızı okuldan geliyordu? Biliyorum Merve beklenmedik şekilde erken geldi ama herhalde aradan da epey zaman geçti. Keşke kızı yatakta göstermeselerdi.

Timur Mine’yi aradığında keçimiz gene keçiliğini yaptı Timur’a. Dedim sana be Timur, işin var senin bununla. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/tongue10.gif Şimdiye kadar babasına gösterdiği asiliği, ablasına yaptığı inatçı keçiliği artık Timur’a yapacak Mine. Şikayet de edemez çünkü kendi istedi. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif Kız bir evine gitmeyi bile ne zor kabul etti. Timur’un davet nedeni ona kendisini iyi hissedeceği bir şey göstermek.

Mine o eve daha önce de gelmişti ama Timur’un niyetinden haberi yoktu o zaman. Bu nedenle bu kez farklı baktı etrafına. Dışarıyı süzdü bir. Gördüğü zenginlik onu huzursuz etti mi acaba? Sinan'ın evine de gitmişti ama misafir olarak gitmek başka, öyle bir yerde yaşayacak olmak başka. Ama müstakbel evinin kapısından içeri girdiğinde huzursuzdu. Salona bile giremedi eşikte kaldı. Bu adama güvenmiyor, bunu da ona açıkça söyledi (böyle dürüst ve açık bir ilişki çok hoşuma gidiyor benim). Kim bilir aklından neler geçti Timur’un onu neden evine davet ettiğiyle ilgili. Ortalıkta da kimselerin görünmemesi en kötü endişelerini doğrular gibiydi. Oysa bir mantıklı düşünse evlenince o evde bu adamla birlikte yaşayacak, bunun gecesi var gündüzü var. İkisinin yalnız oldukları zamanlar olacak. Ama düşünecek halde değildi işte. Timur - Gelsene. Geç. Geç.
Mine - Evde kimse yok mu?
Timur - Bu güvensizliğin nedenini anlamıyorum Mine. [Neden mi lazım? Seni tanımıyor, teklifine de normal bir teklif denemez, şimdi kızın hakkını yememek lazım, sana neden güvensin ki? Timur bunu söylüyor ama hep çok olgunca karşılıyor Mine’nin tepkilerini. Kırılmıyor, kızmıyor. Üzülmüyor. Anlayışla kabul ediyor durumu. Onun bu halleri de çok hoşuma gidiyor] Hadi gel. Bu arada kızım Merve’yle konuştum. Biraz tepki gösterdi ama zamanla durumu anlıycaktır. [Al bakalım kızın kafasını meşgul edecek bir dert daha, ama Timur dürüst adam, bilmesi daha iyi diye düşünmüş olmalı. Böylece ilk karşılaşmalarında olabileceklere hazırlıklı olur Mine] Hadi gel. (Odasına getirir) Girsene. (Mine açmaya çalışır açamaz) Kilitli. Anahtarı yalnızca sende olucak. (Anahtarı verir. Girerler) Gelsene. Beğendin mi?
Mine (Kafa sallar) - Teşekkürler.
Timur onu kilitli bir odaya getirip anahtarını eline vererek Mine’nin içini rahatlatmak için ilk şartına uyduğunu gösteriyor ona. Telefonda da dediği gibi kendisini iyi hissetmesini sağlamaya çalışıyor. Bu sadece onun şartlarına uyma güvencesi de değil, devamı da var. Bunu da Mine odaya girince görüyor. Babası kızını babasız bir çocukla evinde istemezken, bu durum herkesin tadını kaçırmışken bu adam ona ve bebeğine bir yuva, bir aile veriyor. Her şeyini hazırlamış bile. Mine ister istemez etkileniyor. İlk defa kendisi için yaptığı bir şey için teşekkür ediyor Timur’a. Timur - Bırak artık ağlamayı Mine. Yüzün gülsün biraz. Yalnızca bebeğini düşün. O çok güzel bi çocuk olucak. Hepimizin ışığı olucak. [Mine Timur’la konuşmaya ofisine gittiğinde ona demişti ki “Hayatım karardı... Siz sanıyosunuz ki bu karanlığa bi ışık yakıcam”, evlenme teklifini kabul ederken de benzer şekilde bir karanlıktan kurtulma metaforu kullanmıştı: “Şimdi bi çukura düştüm. Karanlık bi çukur bu... Şimdi siz bu karanlıktan çıkaracağınızı söylüyosunuz.” Timur da bunlara cevaben şimdi Mine’nin bebeğini ona tutunacak bir dal olarak sunuyor, ışığımız o olacak diyor] Onu çok sevicez. (Mine başını kaldırıp Timur’a bakar) Sevgiyle büyüycek merak etme. [Aslında bu Mine’ye Timur’un sunabileceği en önemli şey. O da bunun farkında, bu nedenle başını kaldırıp bakıyor. Dikkatini çekiyor Timur’un söyledikleri. Gene kendi evi ve babasıyla tezat bir şekilde Timur ona ve bebeğine kendi ailesinin sunmadıklarını sunuyor. Bebeğinin büyüyeceği sevgi dolu bir aile, onu seven bir baba. Ama zaten babasını paylaşmak istemeyen ve evlenmesine karşı olan, üstüne babası kendisine onu sevdiğini hiç söylemediği için sevilmediğini düşünen Merve’nin duyabileceği en kötü şeydi bunlar. Mine ağlar, Merve ağlar, işi var karayağızın işi. Dertsiz başına dert aldı. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif]

***

Mine - Hiç bi şeyden haberi yok. Belki de hiç olmıycak. Olmasın da zaten. [Bu noktada seni babası bilsin diycek sandım] Dedem benim yüzümden anneme küsmüş demesin. Annem bana hamileyken hep ağlıyomuş demesin.
Timur çok düşünceli. Mine’nın korkularını, huzursuzluğunu, güvensizliğini anlıyor. Hoşuna gitmiyordur elbet ama normal karşılıyor. Yatakta yanına oturmadı onu huzursuz etmemek için, gitti ayak ucun oturdu. Mine yatakta otururken birden zaman atlayacak diye korktum... Hani birden yatakta bir bebek falan. Ay şu ana kadar ki tempodan çok memnunum ben aslında. İçinde bu bölümki kadar ve böyle dolu dolu Mine-Timur sahnesi olsun da isterlerse gün gün göstersinler. Pat diye zaman atlayıp bize en merak ettiğimiz kısımları göstermeyip sonra da malzeme bitti diye işi moka sardırmalarındansa asıl merak ettiğimiz bu zamanları göstersinler atlamadan. Mine’nin nikahını, o evdeki ilk gününü, Merve’yle ilişkilerinin iniş-çıkışlarını, Timur’u tanıyıp güvenmeye başlamasını, kabuğundan çıkıp evin ahalisiyle vakit geçirmesini görelim.

moonbeam
28-10-11, 19:15
7. Bölüm -3

Timur - Mine çok genç ve çok acı çekiyor. Ben onun acı çekmesine dayanamıyorum Emine. İstersen sen bunun adına aşk de ama ben öyle ad falan koymam. Gerçi gerek de yok. Ben onu mutlu etmek istiyorum.

Ben Timur'un bu sözlerini aklımdan çıkaramıyorum. Aşk kelimesini bu kadar erken ağzına almasını beklemiyordum. Hani gizemli adam, ağır abi falan ya, aynı kızına yaptığı gibi her türlü sevgisini gösterip uzunca süre dillendirmeyeceğini sanıyordum. Üstelik de muhatabına değil (gerçi Mine bunu duysa ödü kopar, tabanları yağlarhttp://www.dizinindibi.net/forum/images/smilies/img-hysterical.gif) Gene de şaşırdım doğrusu.

Düşünüyorum da saplantılı ve bencilce seven Emine (sonuçta adamı tanımıyor, derdi ne bilmiyor, onu ne mutlu eder bilmiyor, onu mutlu etmek gibi bir derdi de yok, istediği o kendisini mutlu etsin) Timur'unki gibi bir sevgiyi anlayabilir mi?http://www.dizinindibi.net/forum/images/smilies/bilmiyorum.gif Heba oldu güzel sözler ona yanarım...

Mine'nin evlenmeyi kabul ettiğini açıklamasından sonra Timur'un yanından gelip babasıyla konuştuğu sahneye bayıldım. Mağrur ve başı dik olan Mine, kızına bakamayan Turan'dı. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-thumbup.gif

Notlar

- Düşündükçe bu diziyle FSN arasında bir çok benzerlik gördüm. * Timur'ın Mine'ye karşı "sen ağlama, dayanamam" şeklinde kıyamama halleri
* Bir erkekten yediği kazığın acısını diğerinden çıkaran esas kıza karşı başkasının hatasını telafi etmeye çalışan esas erkek
* Kilitli kapılar ve kilidin açılması, güvenin gösterilmesini beklemek
* Mine gittikçe güzelleşiyor. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/good.gif Daha da güzelleşek ruh haline paralel olarak. Tıpkı Fatmagül gibi..
- Karakollarda ya da hapishanelerde insanlar ille alelacele ve tam sarılırken mi ayrılırlar?

- Merve ve Ayten’in taksisinin Timur ve Mine’nin bankta oturduğu yerin önünden geçmesiyle nasıl bir atraksiyon yaratmayı amaçladılar? Ayten sağolsun tam o sırada konuşarak Merve’nin görmesini engellemese Merve görücek diye heyecan mı yapmamız beklendi?

- Evdeki haller tam beklediğim gibiydi. Ama çok da saçmaydı. Adam kızın nerdeyse nişanlısı sayılır. Neden gelip kızı götürmesine izin vermek genişlik olsun? Ayrıca ne yapabilir ki kıza başka bir zamanda yapamayacağı? Gündüz onların haberi yokken alıp götürse yapamaz mı? Bu ailelerdeki gece çıkma konusundaki saplantıyı hiç anlamamışımdır. Sanki bazı şeyler sadece gece yapılabilirmiş gibi. Mine eve gelince Emine’nin sorgulama cüretine de şaştım. Üstelik henüz Timur duyabilecek mesafedeyken. Sanki ailesinden habersiz çıktığı günler gibi. Mine tahmin ettiğim gibi Timur’un kendisini teyzesiyle görüştürdüğünden söz etti sadece.

- Yine TMC kendi reklamını yaptı Bizim Yenge ile. Bunu en çok yapan şirket TMC. Zaten dizinin şarkısını da kendi sanatçısı söylüyor.

- Timur eve geldiğinde kendisini sorgulayan kızına “zehir hafiye” “sorgu hakimi” gibi şeyler söyledi. Merve’nin bu halleri ilerde Mine’yi de bunaltır, Timur’un da aşkını şıp diye anlar bu kız. Timur’un “sorgu hakimi” sözünden Süreyya’nın sorgusuna geçilmesi de çok ince düşünülmüş bir detaydı. Zaten tüm sahne geçişleri öyle güzel bu dizide. Mesela bu bölümde 2 tane daha vardı. Mine annesiyle teyzesinden konuşuyor, ordan geçilen sahne Timur’un avukatla Süreyya’nın durumunu konuşması. Mine arkadaşıyla Timur’un kızı meselesini konuşuyor (problem olacağını bilirmiş gibi), ordan Timur’un Ayten’i arayıp sabah kendisini odasına kilitleyen Merve’nin durumunu sormasına geçiliyor. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/good.gif

- Turan’ın Sabahat konusunda şişip kalmasına pek sevindim ama mutlaka adamı korumak içindir.

- Emine’nin o mektubu veremeyeceği belliydi. Saklanması ve Mine ve Sinan’ın bu yanlış anlamalar yüzünden ayrı olması hoşuma gitmiyor ama Timur bilip Mine’den saklasın istemediğim için rahatladım.

- Mine’nin Sinan’ı neden telefonla aramadığı meselesine sonunda bir açıklık vermeleri iyi oldu. İkna edici olmasa da hiç sözedilmemesi saçma olmaya başlamıştı.

- Mine’nin son umudu da Sinan’ın evine gidince bitti. Numarayı verseler de Sinan hastaysa Bekir açardı zaten telefonu. Gene aynı şeyi yapardı. Eve dönünce Mine ablasına Sinan hakkında, yalnızlığı hakkında içini döktü ve o duygusuz kız kılını kıpırdatmadı. Ne saplantılı bir ruh hastasıymış. Derdi Timur falan değil Mine’nin mutsuz olması. Yoksa o zaman bile verebilirdi mektubu. Yeni geldi derdi vs. Sinan’dan bir umudu olan Mine buna tutunur ona ulaşamasa da Timur'la evlenmezdi.

- Hamilelik olayından sonra kimse Mine’nin ne zaman nereye gittiğini sorgulamıyor. Akşam karanlıkta çıkıp Timur’u falan görmeye gidiyor. Oysa dizinin başında kıyamet eve geç geldi diye kopmuştu. İş işten geçti nasılsa gözüyle bakıyorlar sanırım.

- Mine’nin Timur’la evlenmeyi kabul etmesi üzerine depresyon hırkası giyip yatan Emine beni kopardı. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-hysterical.gif

- Höf sıktı şu çocuğu uyurken saç okşayan baba klişesi.

- Dala dala gece alemine dalmış Emine. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif Tam tahmin ettiğimiz gibi. Ayol bunun sonu Mine’den kötü olucak. Hayalleri de coştu. Timur, Sinan... Elden geçirmediği kalmadı. Ama bu kabus da asıl derdinin Timur değil Mine olduğunun göstergesiydi.

- Kızına evliliği gibi karşı çıkacağı bir konu okula gitmeden önce sabah mı açılır? Timur’un zamanlaması şahane. Akşam eve geldiğinde söyleseydi ya. Merve’nin tepkisi hiç şaşırtıcı değil.

- Sıkıldıklarında kendilerini meyhaneye atan Sabahat’le çoluklu çocuklu arkadaşı bu memlekette mi yaşıyor? Ayrıca orası mahalle meyhanesiyse ve Turan’ın oraya gelme huyu varsa adam eve gelmediğinde onu niye ordan aramadı evdekiler de onlar yerine Timur buldu?

- Odaya beşik bile getirdiğine göre Ayten’e de durumu anlatmış olmalı Timur. Keşke bunu da görseydik. Ayten zaten daha önce Mine’nin pasaportunu istemeye gelmesine tanık olmuştu. Sonra Mine’nin Timur’la konuşmaya geldiğini gördü. Şimdi evdeki çekingen tavırları ve Timur’un “Bu güvensizliğin nedenini anlamıyorum Mine” sözleri üzerine neler düşündü kim bilir? Bir de Ayten’in kazasını ve Timur’un yardımını merak ediyorduk ya, bu hikayeyi Mine Ayten’den dinlese ne güzel olur. Adama tarafsız bir gözle bakmış olur. Art niyetsiz yardım eden bir adam olduğunu görür.

- Timur Mine'yi eve getirmişken zaten bu evliliğe karşı olan Merve aniden eve gelince Ayten onun yanlarına gitmesini engellemeye çalışıyor, başaramayınca kendi köşesine mi çekiliyor? Böyle bir anda nerelerdeydi de kızın evden çıktığını göremedi? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif Ne saçma. Şimdi aşağıya inip onun orda olmadığını görünce mi farkedecek gittiğini? Yoksa odadan çıkarken Timur çantasını mı görecek? Ya da limandan mı arayıp haber verecekler? (Bu arada kızına açık denizde yatı idare edecek kadar öğretmiş olabilir Timur ama aynı araba kullanmak gibi en zoru limana girip çıkmaktır, Merve'nin yanındakilere falan çarpmadan çıkabilmesi inanılmaz iyi şans)

moonbeam
28-10-11, 20:07
;16028193']zaman zaman isimler üzerinede düşünüyorum.
tdk, kişi adlarındaki sözlük karşılıkları da çok ilginç. sizlerlede paylaşmak istedim...

Timur Köken: T.
Cinsiyet: Erkek

1. Demir.

Mine Köken: Far.
Cinsiyet: Kız

1. Metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı. 2. İnce ve parlak nakış. 3. Çiçekleri başak durumunda, alacalı, mavi veya menekşe renginde, ıtırlı bir bitki.

Sinan Köken: Ar.
Cinsiyet: Erkek

1. Mızrak, süngü.


Arzu'cum paylaştığın bilgiler için teşekkürler. Şimdi Timur demir, yani bir metal, Mine de metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı olduğuna göre Mine Timur’un cilası olacak desene.:happy0064:happy0064:happy0064

Bir de ben de mineyi hep mavi diye düşünürdüm ama dizide habire sarılı turunculu çiçekler gösteriyorlar.

her büyük aşkın kaçınılmaz sonu olduğunu bilen, duyan,gören,yaşayan biri olarak benimde söylenecek sözüm var bu konuda.Herkesin düşüncesine saygı duymakla beraber yadsınamayan bazı gerçekler var.Bu gerçek aşkın ömrünün tahmin edilenden çok kısa olduğudur.Aramızda bu gerçekle yüzyüze henüz gelmemiş olanlarımız olabileceği gibi,bunu yaşamış bundan dersler çıkararak hayatına kaldığı yerden devam etmiş olanlarımız,yada bununla yaşamayı öğrenmiş olanlarımızda var elbet.Yani evet aşk dünyayı yaşanabilir kılan,hayatı sevmeyi kolaylaştıran insanın ayağını yerden kesecek kadar güçlü bir duygu ama herşey gibi onunda sonu var.yanlış anlaşılmasın zaman içerisinde aşkın farklılaştığı,değiştiği dönüştüğü şeyi değerli bulanlardanım.yani evliliklerin aşkla başlayıp(istisnalar hariç)sevgiyle güçlenip sağlamlaştığına inanıyorum.Ama başladığı büyüklükte devam eden edebilen bir aşk görmedim (ben görmedim diye yok değil tabiiki ama doğa ve insan kanunlarına aykırı bir durum olduğundan yine istisnalar hariç diyorum)
Kadın erkek ilişkileri karmaşık bir o kadarda zor ilişkiler.Zamansa bu ilişkileri sınayan, çoğu kez yıpratan,yoran,zorlayan bir süreç.demem o ki her aşk gibi mine sinan aşkı da onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine durumunda (yani evlendikleri koşulda o heyecanlar geçip günlük hayat gailesi içinde zamanla değişecek dönüşecek,kanıksanacak,alışılacak,heyecanını yitirecek ve en sonundada çevrenize baktığınızda rahatlıkla görebileceğiniz türden bir ilişki olacak.Bu ne yazıkki kaçınılmaz.Ha şimdi diyeceksinizki sanki timurla evlenirse öyle olmayacakmı?.Evlilikleri gerçeğe dönüştüğü(belliki bu bir süre gerektirecek malum henüz ortada karşılıklı bir aşk mevcut değil)an yine bu son kaçınılmazdır.Her ilişkinin kaçınılmaz kaderini onlarda yaşayacaklar.Ancak bu arada onların aralarındaki gel gitler,aşık olunma süreci bu dizinin konusunu teşkil ediyor işte.yani izleyeceğimiz bu süreç olacak.Hep merak etmişimdir tutkuyla takip ettiğim aşklarını hayranlıkla izlediğim dizilerin kahramanlarının o diziye konu aşkları dizi final yaptıktan sonra(pek çok kez sevenler kavuştuktan yani evlendikten sonra) ne hale gelmiştir diye.mesela asi ile demir(asi dizisi)şimdilerde kavgaya başlamışlarmıdır.asi evi kaç kez terk etmiştir.Yada savaşla yasemin(aşk ve ceza dizisi) artık birbirlerine ne sıklıkta dokunuyordur,yada ne bileyim ceren ile ömer hala biribirlerine efsaneleri okuyorlarmıdır.tabiiki okumuyorlardır.


Leo Buscaglia Yaşamak, Sevmek ve Öğrenmek kitabında der ki "Hollywood filmleri aşkı bir kaçma kovalamaca olarak gösterir, film boyunca adam kadını kovalar, yakalamasıyla film biter. Bu hiç de sağlıklı bir aşk değil. Halbuki bence asıl hikaye orda başlar, ben hep bundan sonrasını merak ederim. Film boyunca kaçan kadın yakalandıktan sonra napar?"

Dediğin gibi sonrasında da anlatılacak büyük bir hikaye olsa film bitmezdi...

Sizin sapık olarak gördüğünüz o bakışlarda ben tam aksine minenin bir bakışı için hayatını önüne serecek bir adamı görüyorum.


Günlerdir Timur'un bakışlarını nasıl tarif edebileceğimi düşünüyorum. Aşık, tutkulu, hayran, hepsi var. Çok yoğun bakıyor. Mine etrafındayken adamın hayatından başka herşey siliniyor, önemini yitiriyor sanki. Öyle bir odaklanıyor, öyle bir kilitleniyor bakışları. Benim gördüğüm bu...

minenin ,'' kapımı kilitleyeceğim '' sözünü takiben mervenin kırılarak açılan kapısını görünce neden bilmem gülüvermişim...


Evet tam da Mine'nin anahtar istediği bölümde Timur'un kapı kırma performansını görememiz oldukça ironikti. :img-hyste Ama Minecik kendini kandırıyor böyle, Timur da yeterki gönlü olsun diyor. Yoksa o anahtarın kopyası olmadığı ne belli? Olmasa da adam istese o üfürükten kapı mı durduracak onu? Bu dilek Mine'nin naifliğini gösteriyor bir yandan, bir yandan da belki de işe yaramayacağını bile bile kendini koruma içgüdüsünü...

ya evde karın bekliyor.karınla dertleşsene.. ona gelince içme dertleşme uyuyalım. Kadına gelince koluna takıp gidiyor..


Bu Sabahat Turan'ın geyşası oldu. Yaygın düşüncenin aksine geyşalar hayat kadını değil ama erkekleri eğlendirmek ve derdini dinlemek için eğitiliyorlar. Ve evinde karısıyla asla yapmayacağı sohbetleri geyşalarla yapıyor Japon erkekler. Bi nevi eğlenilecek kadın-evlenilecek kadın ayrımı gibi.:img-beee:

Bülent İnal fanı değilim ama sesinin fanıyım desem acaba güldürür müyüm kendimi bilemiyorum...... Görüntü girmese bile sadece sesinin tonlamalrı ile bile bize birçok duygu geçişi verebilir gibime geliyor....


Sen güldürmezsin zira kesinlikle yalnız değilsin de esas ben güldürecek bir şey paylaşayım bu konuda, Okan Bayülgen bir kez programına Bİ konuk olduğunda sesinin kendisinde sevişme arzusu uyandırdığını söylemişti.:img-hyste:img-hyste:img-hyste

;16058637']sahi, mine neden evlerinin önüne gelince arabadan hemen inmedi de timur'un kapıyı açmasını bekledi. :icon_whis

hayır geldiklerini anlamadı kafa dalgın desem, emniyet kemerini çıkarıyor ve şöyle bir etrafına bakıyor. hadi diyelim tek başına yürüyemeyecek kadar bitkin, ama kapıyı açınca timur hiç dokunmuyor ki yine kendi iniyor, yürüyor. demekki kapıyı açacak mecali yok ya da timur'un yapabileceklerini görmek istiyor. :img-hyste


Neden olacak fesat Emine ve aynı fesatlıktaki arkadaşı cadoloz pencereden uzun uzun inceleyebilsinler diye.:icon_whis

Mine sanırım yumurta bile kırmasını bilmiyor gibi geldi ya neyse..:img-blush


Müstakbel kocası onu da beceriyor, sen merak etme.:happy0064:happy0064:happy0064

O nasıl bir kabustu öyle ya.. Sinan ve emine.. koptum ama görünce. :img-hyste Aslında bu durum bile eminenin ne kadar çekemez olduğunu gösteriyor bence.. kardeşim benimkini çaldı bende onunkini çalayım . bilinç altında böyle bir şey yatıyor demek ki o kabusu gördü…


Emine’nin Sinan kabusu pek anlaşılmamış bence. Sinanseverler tarafından da epey eleştirilmiş Sinan'ı kötü gösteriyor diye. Ama o kabus hiç bir şekilde Sinan karakterine atfedilemez, sadece Emine'ni iç dünyasını yansıtmaktadır, dolayısıyla neden Sinan’a sempati duyan izleyiciyi rahatsız etti anlamadım. O rüya’nın Sinan’la bir ilgisi yok, Sinan orda figuran sadece. O rüyanın anlam ve önemi Emine ve Mine ilişkisine tuttuğu ışık. Emine ne Sinan kötülensin diye gördü o kabusu ne de Sinan’ı istediğinden. O kabus Emine’nin bilinçaltındaki Mine’nin yerine geçme istediğinin dışavurumuydu sadece. Rüyada Mine’nin kıyafetlerini giyen Emine Mine’nin hayatını yaşıyor, Mine’nin sevgilisiyle buluşuyor, Sinan da Emine’ye Mine’ye davrandığı gibi davranıyordu. Çünkü Emine'nin derdi Mine gibi sevilmemek. Rüyanın Sinan’la zerre alakası yok dediğim gibi. Emine’nin Mine hakkında bilinçaltında hissettiklerinin dışavurumu sadece (hani belki şu ana kadarki tavırlarından anlaşılmamışsa diye bir de böyle gözümüze sokma gereğini duymuşlar).

yasemin94
28-10-11, 20:41
Geçen haftadan sonra bu bölüm ilaç gibi gelicektir bana. Hala aklımda, hatırladıkça gülüyorum halime. Mine'nin hayal ettiği havuz sahnesinden sonra, tekrar bi havuz görünce yüzeni Sinan sandım. Nasıl fırladım yerimden " Sinan! Geri gelmiş! " dedim. Sonra Timur'u gördüm. :icon_sorr Ne akıl ama bende ki yamaç paraşütü yaparken çocuk sakatlansın sonra hemen sapasağlam olsun bide yetmesin, havuz sefası yapsın. Sinansızlık ne hallere getirmiş beni. :img-tomat Fragmanı gördüm kendime geldim valla. Sinan'ın o sesi, yüzü. Ne özlemişim ben bu çocuğu ya. Sesi bile farklı bi his uyandırıyor bende, böyle bi ferahlık, huzur, aşk. :img-in_lo

Sinan'dan sonra geçen bölümle ilgili söyliyebiliceğim pek fazla şey yok doğrusu. Zaten şurda dakikalar kalmış ne denir ki. Ama Emine'ye değinmeden olmaz! Allah'ım bu kızın kesin bi sorunu var bence. Gördüğü rüya falan. Kendinde olamaz. Timur'dan sonra Sinan. Aklıma geldikçe gülüyorum. :img-hyste Tamam, kolay değil aşkın elinden gidiyor. Gerçi ne elden gitmesi hiç bişey yok ortada. Ama öyle rüya görülür mü ya. Sonrasında bi çığlık patlatıyor. Oyunculuğuna diyicek tek lafım yok valla, çok iyi bi oyuncu. Süper oturmuş rolüne. Daha iyi Emine olamazdı.

Yanlış birşey söylediysem kusura bakmayın. Sinan'ı görücek olmanın mutluluğu ve Mine'nin Timur'la evlenicek olmasının üzüncüyle karma karışık bi hal almanın verdiği sonuç.

Herkese iyi seyirler. :love01:

kralicehazal
28-10-11, 20:53
Mine ve Timur o odadayken ve Merve onları dinlerken içim gitti benim.

" O bebek sevgiyle büyüyecek,o hepimiz için bir ışık olacak " diyen Timur acaba neden ona tamamen yabancı bir kızın bebeğini bu kadar düşünürken kendi öz kızını düşünmüyor? Neden bir türlü onun sevgisiz büyüdüğünü,beklediği,istediği ilgiyi ona vermediğini göremiyor? Sübüyancılıkla fazla mı meşgul ne? Merve'yi yeteri kadar umursadığını sanmıyorum.Ona fazla sert davranıyor.Keşke kendi öz kızınada Mine'ye davrandığı kadar yumuşak davransa.:img-wink:

Ne olursa olsun,aralarında ne geçmiş olursa olsun Merve'nin annesi o kadın.Eşyalarını evden atmaya ne hakkı var? Annesini silmeye Merve'nin gözünde ne hakkı var?

Umarım bir şeyler kafasına yakında dank eder.

EDİTT : Ve ve ve asıl önemli soruyu Merve sordu.Çocuk kadar düşünemedi.

Merve : O kaç yaşında baba?

Timur : 17. :img-hyste:img-hyste

büsra003
28-10-11, 21:19
ayyy timur mine uyumunu bu bölüm çoook daha iyi anladımm...:love01::love01:

dizi başladığında içim kıpır kıpır oldu nedense...:img-blush

timur mervenin saçlarınıı tararkenki sahne süperdi bence çook hoşuma gittii..:img-in_lo

minenin babasına bakışlarıda gözümden kaçmadıı...:love01:

sebahat hanım pek bi fettan maşallah...yürürken yerler sallanıyor mübarek..:img-tomat

hoş bi kadın turan ustayıda sarstı baya..:img-hyste

bazı yorumlara cevap yazmamak için kendimi zor tutuyorummm....

[arzu]
28-10-11, 21:20
iki evliliğe karşıt kişinin yaş sorgusu çok hoşuma gitti. mine'nin yaşını timur'un cevaplaması merve'nin yaşını mine'nin cevaplaması çok iyi düşünülmüş. herşey bir tarafa, evliliğe kalkışan bu iki insanın ilk sıkıntılara başlangıcını vermiş oldular böylece...

timur panik haldeyken, merve'nin yerini mine'nin hatırlatması süperdi. baba kızın halinden yine bir baba kız anladı...

mıstaa
28-10-11, 22:49
Mine-sinancılar sürekli "sinan değişmesin, kötü bir karakter olmasın" diyordu. İstedikleri oldu. senaristler Timur'u değiştirecekler anlaşılan. :) Mine için psikopata bağlayan bir Timur izleyeceğiz. :)

kralicehazal
28-10-11, 22:51
Timur - Mine uyumu nedir ben çok merak ediyorum. Mine'nin tiksintiyle Timur'a bakması,her fırsatta onu istemediğini dile getirmesi ve sırf çaresizliği yüzünden neredeyse babası yaşında bir adamla evlenecek olması mı?

Timur'un nasıl bir adam olduğunu bence bu bölüm çok net gördük.Kızını ne kadar üzdüğünü bile bile,neredeyse onunla yaşıt yabancı bir kadınla evleniyor kızını hiçe sayarak.O kızın psikolojisini unutturuyor sanırım çoğu kişiye Bülent İnal'ın karizması.Malum,hani o küçük bir kız çocuğu.Bir anda hayattaki tek varlığı olan babası kim olduğunu bile bilmediği,hamile bir kızı eve getirip bundan sonra bizimle yaşayacak,bebeğinede biz bakacağız diyor.Kimse burada kızı düşünmüyor heralde? Çok olağan karşılanmış bakıyorumda.:icon_whis

Bölümün en güzel repliği Mine'den geldi. " Öyle düşünsem seninle neden evleneyim ki? "

Bunu öğrenen iyi kalpli,aşık (!) Timur'umuzda ne yapıyor? Hani Mine'yi çok düşünüyor ya(!) mektuptan,aramalardan haberi olmamasını istiyor Mine'nin.Şimdide çıkarcı olmadığını söyleyebilir miyiz? Söyleyenlerle bence aynı diziyi izlemiyoruz.

Saygılar,iyi yorumlar.

Z€hRaa
28-10-11, 22:54
Bölümü izlerken sinirden delirdim. Mutlu olurum sanmıştım ama bitene kadar acı çektim :icon_sorr Sinan hiç değişmemiş. Aklı fikri Mine'de. Mine de öyle :img-in_lo Timur'a laf soktuğu yerde oh dedim :img-hyste Öyle olacağını bilsem sizinle neden evleneyim ! Budur !.

Senaristlere şimdiden teşekkür ediyorum. Sinan'ı adi bir pislik gibi göstermedikleri için :img-hyste Aşkına öldüğüm çocuk :img-in_lo

Timur da giderek uyuz olmaya başladı. Kızla neden evlendiğini bir türlü cevaplayamadı. Ki ben de hala anlamış değilim :icon_whis Yardımmış peh :img-beee:. O bakışlar öyle demiyor ama. Emine'yi de tehdit etti üstüne. Yardım etmek istese gerçekten engel olmazdı değil mi ?

Ama bugün bütün domatlar yine yeni yeniden Sinan'ın anne ve babasına :img-hyste Allah sizi bildiği gibi yapsın :img-beee::img-hyste


Ha birde Sinan'ın Mine'yi anlattığı özlediği sahnelerde içimden bir şeyler kopup gitti. Aşk budur işte dedim. Aşkın tarifi gibi birşeydi anlattıkları :img-in_lo


Keyifli yorumlar, iyi akşamlar :love01:

laylaylomm
28-10-11, 23:07
Emine'nin bir çırpıda herşeyi Timur'a söylemesi sonucunda Timur'un verdiği cevaplarda matraka ve mıstaa'nın kulaklarını çınlattım. Dizinin devamı açısından biri kötü olmalı demişlerdi Timur oldu. Mükemmel değildi ama kötü de değildi.
Timur, Mine'nin bütün taleplerine evet dedi, bunlardan caymaz diye düşünüyorum. İlerleyen bölümlerde bununla ilgili neler göreceğiz? Sinanla onu kavga halinde mi izleyeceğiz merak ediyorum. Mine'nin onu sevme ihtimalini mi seviyor? Timur'u anlayamıyorum.

Timur, Emine'nin söylediklerini duyunca sende bunu sakladın öyle mi dedi, saklamasına sinirlendi. Ama sonra da söyledikleriyle bu zamana kadar konuşmadıysan bundan sonra sus diye üstü kapalı tehdit etti.

haramikedi
28-10-11, 23:09
Timur psikopata bağlamasın bence. "Mine'yi hayatında istiyor ve bunun için herşeyi yapıyor" kısmı güzel:img-in_lo ama öyle bariz kötülüklerin adamı olmasın. Beklentim yüksekti "Tımırdan" :img-hyste (şeyşo:love01: ) Öyle biraz enteresan, güçlü, gizli deli:img-hyste ama ayakları yere sağlam basan, asil bi adam olucaktı Tımır:img-in_lo Hayallerimi yıktırmam!:butch:

ya yalnız, bu dizilerdeki aşk üçgenlerinde hangi adamı dışlasam yataktan doğrulamaz hale geliyor:img-hyste ÖBGZ Murattan sonra şimdi de Sinan pıtırcığı:img-hyste

aylin_a.r.ş
28-10-11, 23:15
Ne Sinan'ın dönmesi,ne Mine&Sinan sahneleri hepsinden öte zevkten dört köşe olduğum bir sahne vardı ki..
''Off off ''demek istiyorum gerçekten:img-in_lo
O da Mine'nin aşkının ne kadar gerçek ne kadar bitmez olduğunu gösterdiği sahne
-Döneceğini düşünsen
-Bunu düşünsem zaten sizinle evlenmem

Biliyorum replikler tam olarak böyle değil..
Ama anlamı bu şekildeydi önemli olan da bu değil mi zaten..
O an ciddi anlamda aşırı sevindim..Evde uyuyan bir kesim var sonuçta çığlık falan atmadım yanlış anlaşılmasın(:
Ama yüzümde ufak değil baya bir sırıtış vardı(:
Ve bu sırıtışın ilk nedeni tabiki Mine&Sinan'a dair hiç umudumun bitmeyeceği gerçeği ve onların aşklarının bitirilemeyecek olmasının umudu..
İkincisi ise Timur'un aldığı hal..
Çok üzüldüm sana biliyor musun Timur:whistle2


Neyse bunları geçecek olursak eğer bölüm gerçekten birkaç bölümdür olan kasveti üzerinden atmıştı..Tamamı ile mükemmel bir bölüm falan değildi..Ama asıl bu bölüm bana geçiş bölümü gibi geldi..Heyecanlı bölümler izleyeceğimizi düşünüyorum:img-wink:

Merve Timur sahnelerine değinmek pek de istediğim şeyler değildi açıkcası..Ama değinmeden edemeyeceğim. 13 yaşındaki bir kız bile bunu sorgularken ne kadar doğru bir adamsın değil mi Timur??
-Kaç yaşında baba

Ve Timur'un bunu söylemeye çekinmesi yutkunması da bazı şeyleri açıklıyor sanırım.. Olmaması gereken,yanlış olan şeyleri..
-17

o an
-evet kızım senden sadece 4 yaş büyük..birinizi bir dizime birinizi bir dizime yatırıp saçlarınızı okşayacağım,ikinizi de ben büyüteceğim

falan da diyebilirdi yani:whistle2

Ama pardon erkek bir bebek de geliyor değil mi?Timur onu napacaksınn????
O senin varlığın olmasa olmaz biliyorsun..

Minelerin evinde de bu yaş konusu geçtiğindeki ortam aynı gerçeği tekrar gün yüzüne çıkarır cinsteydi..

-O daha çocuk babasını çok seviyor..Önce kabullenmez sonra alışır

cinsi birşey söyleyen çok sevgili anne(!) senin kızın çocuk değil mi o zaman?
45 yaşında bir adamla evlenmeyi mi hakediyor?
Bu mudur??

Sinan'ın gelişi beklediğimden daha fenaydı..Çocuk kımıldatamıyor hiçbir yerini:icon_sorr
Sürekli bir Mine'yi düşünüşü mevcuttu..Gördük hep beraber çok şükür:img-in_lo
Gördüğü rüya da neyin nesiydi öyle:icon_sorr
Ellerinden kayıp giden bir Mine:icon_sorr


Yeni eklenen bir MS sahnemiz daha vardı..Konuşmadan anlaşan canlar sizi:img-in_lo
Ağacın altına oturmuş iki aşık..Biri gözlerini kapamış..Diğeri onun dizinde huzur bulmuş..Ne sözler var ortada ne de başka birşey..Ama aşk kokuyor her anları her dokunuşları,her bakışları..
İşte öyle farklılar ki:img-in_lo

Şu Sebahat midir nedir..Yok ben sevemedim onu..Ne o ya..Evli olduğunu biliyorsun adamın..Geçen bölüm koluna girmelere falan da sinir olmuştum..
Hani Esmayı da sevmiyorum artık o ayrı ama ben kocam olacak adamın kolunda öyle bağrı 5 metre açık sallana sallana giden bir hatun göreceğim yok yani o an sanırım girişirdim bir güzel:img-beee:

Neyse Sabahat den de bahsettiğimize göre..


Timur'un iyilik için neler yapabileceğini çok iyi gördük bu bölüm değil mi..
Ah adam ya seni her geçen gün daha çok seviyorum

-İronim anlaşılıyor sanırım..Ama mazallah forum dışından biri okur diye belirteyim dedim-

Timurcuğum senden cidden nefret ediyorum..

Tek amacı iyilik yapmak olan kanatsız meleğimiz..
Mine orada mutsuzken,sen neden olduğunu bilirken,düzelmesi için bir yol gösterilmişken ''onu ömür boyu saklayacaksın'' diyorsun..
Vallahi büyük adamsın ne diyim önünde saygıyla eğiliyorum:865323

Evet uzun uzun MS sahneleri herşeyi irdelemek istiyorum aslında ama bölüm sonrası bu kadar oldu ne yapalım (:
Ve benim hala umudum var..Neden bilmesem de var

b.u.r.c.u.
28-10-11, 23:20
Mine-sinancılar sürekli "sinan değişmesin, kötü bir karakter olmasın" diyordu. İstedikleri oldu. senaristler Timur'u değiştirecekler anlaşılan. :) Mine için psikopata bağlayan bir Timur izleyeceğiz. :)

selamlar sapık sever arkadaşlarım..ve sevmeyen arkadaşlarım..:love01:

aynen öyle arkadaşım..adamın bir psikopat yanı eksikti sağolsun onu da tamamladılar..:img-hyste az yükleniliyordu zaten Timur'a biraz daha gidilir hiç değilse artık üstüne..:img-tomat
şimdi olanı biteni saklamayı seçen Timur.. yarın öbür gün Sinan-Mine'nin görüşmesine de karşı çıkar.. hatta zorbalık bile yapabilir bu uğurda..heyyyttt ben senin kocanım kır dizini otur evinde görüşemezsin elin erkekleriyle falan filan.. senarislerin canı sağolsun napalım..:img-beee:

bu arada Mine'nin flashbackleri bitti Sinan'ınkiler başladı.. geçmişten kopup şu güne gelselerdi bir iyi olacaktı.. adamlar dizi başladığından beri flashbaclarle götürüyorlar bu ikiliyi..yeter artık bence..

bölüme gelince fena değildi.. Merve'ninki cesaret işiydi valla.. baban direksiyonu iki tutturdu diye usta denizci mi oldun sen aa kızım tek başına açılıyorsun koskoca tekneyle..sonra öyle çığlıklar atarsın yardım edin yardım edin diye..neyseki ucuz atlattın..
ayrıca Merve'nin nerede olabileceğinin Mine'nin yardımıyla bulunması iyiydi..ama bunların baba kız olarak takıldıkları tek yer orasımıymış.. :bilmim direk orası geldi Timur'un aklına..ilginç valla..

Emine'ye gelince..sen nasıl birşeysin yahu.. hatun şimdide alkolik olma yolunda ilerliyor..
içki nedir bilmezdim şimdi bir ayyaş oldum kıvamına az kaldı..:img-hyste

Erdal..seviyorum ben bu karakteri ya.. sempatik ve şirin..sonunda babasıyla da konuştu..Funda ailenin karşısına çıktı.. bakalım bu ikilide herşey yolunda gidecek mi..
ayrıca Erdal'ın takım elbise içindeki hal ve tavırlar oldukça güzel sahnelerdi..sütçü Hamza mıydı Erdal'la aynı karizmaya sahip kel adam..:img-hyste isim konusunda yanılıyor olabilirim ama güzeldi o sahne..:img-wink:

dizini final kısmı ise çok klasikti.. niye bu evet kısmını hep bir sonraki haftaya bırakırlar merak ederim..:icon_whis bu arada Merve'nin Mine'yi tehdit ettiği sahnede güldüm.. sen cehennemi bilir misin.. evet dersen bu ev sana cehennem olacak tarzı cümleler..:img-hyste neler olacak o evde bakak görek..:img-hyste

^nymph^
28-10-11, 23:28
Timur'un Mine'ye aşık olmasını da kendimi zorlayarak anladığımı kabul edelim.Bunu kabul etsem de Mine'ye,Turan ustaya ve ailesine ''Benim amacım yardım,bana güvenin'' diye yaklaşmasını kabul edemiyorum.
Mine Timur'la evlenmeyi kabul edecektir.Ama niye edecek? Timur'n söylediklerine güvenecek,babasını,ailesini daha fazla yıkıp geçmemek için evlenecek.
Peki Mine Timur'un gerçek düşüncelerini bilse ailesi için dahi olsa Timur'a ''evet'' der miydi?
Bence teklifi kabul etmeyi bırakın Mine anında kaçardı Timur'dan.Bu açıdan bakınca Timur Mine'yi bilerek isteyerek kandırıyor.

Doğrudur öyle hissedebilirsin cnm,bende tam tersini yani Timur'un bu dizide kötü yönlerinin izletileceğini düşünüyorum.
Timur'un Mine'nin pasaportuna el koyması,üstüne Mine kapısında ağlarken kapıyı yüzüne çarpması üzerine başlıkta ''Aslında bu olay ilerde yaşanacak şeyler hakkında ipucu verebilir,Timur Mine'nin istediği şeyleri yapmasına eğer kendisinin istemediği,tasvip etmediği şeylerse izin vermeyecektir,engel olacaktır'' yazmıştım.
Şimdi de Mine ile evlenmek için etrafındaki herkese gerçek duygularını değilde masal anlatır gibi birşeyler anlatması,Minelerin evine gelip Mine'ye danışmadan ''Mine'yi 2 saat alabilir miyim'' demesi,yani herşeyi kendi istediği doğrultuda yapması gelecekteki Timur hakkında düşündüklerimi kuvvetlendiriyor.

Eğer zaman atlaması olurda aradan geçen yıllara rağmen ayrı olmalarına rağmen bitmemiş bir Mine&Sinan aşkı görürsek Timur'un aradan kolayca çekilip ''Sevenler kavuşşsun'' diyeceğini sanmıyorum.O da boş durmayacaktır bana göre.
Neyse kesin şeyler söylemekte istemiyorum,izleyip göreceğiz.



Daha önce yazdığım bir mesajı alıntı yaparak başlamak istedim yorumuma.İlk başlıkta bulunan arkadaşlar bilir sanırım,orda da çok yorum yazmıştım daha dizi başlamadan.
Sonra bazı yorumları yazdığıma birazcık pişman olmuştum,yahu bu dizinin senaryosunu ben mi yazıyorum kesin konuşmaktan vazgeç,Sinan belki sandığın gibi olmayacak,belki Mine&Sinan aşkını sandığın kadar güzel bulmayacaksın diye.
Ancak şuan o kadar mutluyum ki,8.bölümü geride bıraktık ne Mine,Sinan ne de ikisinin o büyülü aşkı beni ve diğer Mine&Sinancıların çoğunu hiç yanıltmadı.

Timur hakkında da düşündüklerim çıkmaya başlıyor yavaş yavaş.Şimdi mesajlarımı okudum tekrardan onların hepsini alıntı yapsam ne demek istediğim çok güzel anlaşılır aslında...


Timur Mine'yi istiyordu gördüğü ilk andan beri.Sonra Mine'nin çaresizliğini öğrendi ve bunu kendi için kullanmaktan çekinmedi.Açıkçası Timur'a yüklenirken de dur bakalım adam Sinan'ın gitmek zorunda olduğunu,bebeği bilmiyor diyordu içimden bir ses.Ama o cılız sese kulak vermemekle iyi etmişim.Mine'ye dokunmayacağım sana diye söz verebilir,dokunmayabilirde ama Mine'yi şimdilik yanında istiyor. Ve görüldüğü gibi kendini o derece düşünüyor ki ne kendi kızını düşünüyor,ne Mine'yi,ne Sinan'ı ne de masum bir bebeği.
Eğer Timur şimdiye kadar iddia ettiği gibi sadece yardım amaçlı Mine ile evleniyor olsaydı Emine'yi o şekilde tehdit etmezdi.Hoş orda Emine'ye de oh olsun sana dedim orası ayrı ama ona ne oluyor ki olan Mine'ye,Sinan'a oluyor işte.
Emine'ye öyle çıkışınca dur bakalım Mine'ye birşey diyecek mi diye de bekledim,samimi söylüyorum,hadi Timur lütfen beni yanılt dedim.Ve Mine'ye ''Hazır mısın'' diye sorduğu an tamam dedim,yine yanıltmadın beni...

Timur ve Merve birbirine ne çok benziyor.Bu bölüm daha iyi gördüm,anladım.İkisi de arıza tipli karakterler.Merve gidiyor Mine'yi ''Sen cehennemi bilir misin? Sana cehennem yaşatırım'' diye tehdit ediyor.
Timur'da Emine'yi tehdit ediyor.

KübrArda
28-10-11, 23:34
ilk bölümden sonra diziyi izlememiştim, çünkü minesinan aşkı varken timurmine aşkını izlemek istemedim. Bu bölüm sinanın tekrar döndüğünü görmek için baktım, en sevindiğim şey sinanı değiştirmemeleri oldu. Eğer onu kötü yapsalardı minesinan adına hiç bir umudum kalmazdı zaten. Ama ikisi de birbirini bu kadar çok severken illa babası yaşındaki adamla evlendirip ona aşık etme çabası içine girmek neden, keşke dizideki gerçek aşk hep minesinan olarak kalsa..
Ve merak ediyorum bu çocuk bebeği ne zaman öğrenecek, mine sinanı bi daha ne zaman görecek. Onlar kavuşamadıkça ben öldüm sinirimden bu bölüm.

haramikedi
28-10-11, 23:37
bir de, dizinin başında Timur'un kendi kızına bile dur diyeceği yeri bilmesini takdir etmiştim.Kızıyla ilgili bir babaydı yine ama O'na mantıklı sınırlar çizebiliyordu. Birkaç bölümlük bi aradan sonra farkettim ki, kızının muhtemel üşütüklüklerinin önünü kesecek o iradesini gevşetmişler sanki biraz.

Filiz Akın ve Ediz Hun'un Yaralı Kalp filmindeki gibi olsaydı. Tımır asilce beklemede. Sonra bebek doğacak, Sinan yine bir yerlerden düşecek uçmaktayken, Mine de "bu Sinandan bişicik olmaz, yere konsa bi dert, konmasa bi dert" diye, günlerden birgün Buz Devrindeki Sid gibi "ne güzel gözlerin var senin öyleee" yapacak Tımır'a bence. Yani böyle olsun.

[arzu]
28-10-11, 23:39
timur gözüme gözükmese iyi olur. :img-blush artık onu ikinci emir bile kurtaramaz. bakalım daha neler göreceğiz. hadi o yaptıkça ben saydıracağım nasılsa bekliyorum. psikopata bağlayacağı kesin gibi. ayrıca son sözlerindeki mine'nin iyiliği kısmını kaçırdım ben heralde, pek anlayamadım da! bu durumda ne gibi bir iyilik bekleyebilir onu. sinan'a ulaşmaya çalışırsa hayatı ona cehennem ederim demek mi oluyor başka bir değişle...

ilk andan itibaren timur'da onaylamadığım davranışlar vardı ama hiç bu bölümdeki kadar gözüme batmamıştı. evlilik için aceleci davranan hallerini de sevmedim mesela. bir sapık sevmiştim :img-wink: ama gelinen nokta itibariyle psikopata dönüşecek olan timur'u sevebileceğimi sanmıyorum...

bunlar bir tarafa,
Bülent İnal'ın performansını çok beğendiğimi ifade etmeliyim. timur olarak beni delirtmeyi başardı, tebrikler. :happy0064

gülbeşeker
28-10-11, 23:41
Herkese iyi akşamlar,diziyi sonlarına doğru izleyemedim,o yüzden özellikle son kısımları hakkında yorum yapamıyorum fakat bu bölümde Mine-Timur diye bir aşk olacağı konusunda olan ümitlerimi tamamen yitirdim diyebilirim,birinci sebep:Minenin çocuğu doğacak ve de erkek olacak o çocuk Sinana benzer ve Mine hep onu görünce Sinanı hatırlar ,bu aşk hiç bitmez.
İkincisi:Sinan oldukça masum görünüyordu Mineyi görmek için de çabaladı,ama elinden bir şey gelmedi,Mineye aşık değil de diyemeyiz,bu da sözün bittiği yer.

Neyse ben sanırım en fazla bir iki bölüm daha diziyi izleyeceğim ve sonra büyük ihtimalle bırakacağım,çünkü gidişata göre Timur ilerde kötü karaktere dönüşebilir iki aşığı ayıran v.s... Bu da benim gönlümden geçen senaryoya ters düşüyor,herkese iyi seyirler iyi yorumlar...

T.ü.l.a.y.275
28-10-11, 23:44
İyi geceler arkadaşlar,direk dalıyorum yorumlarınızı okumadım..
Bu bölüm çok sıkıldım yeter artık ne olacaksa az çok ilerlesin dizi evet veya hayırı bile duyamadık..:img-beee:konular açılsın bu dizi böyle devam ederse kan kaybeder....:calis

Bölümde herşey yolunda giderken Timur ve Emine'nin konuşmasına yıkıldım resmen :icon_sorr kötüde düşünmek istemiyorum sanki sağ gösterip sol vuracaklarmış gibide geliyor..kafam karıştı ama ne yalan söyliyeyim..herşeye rağmen Timur'u yinede destekliyorum..:img-wink:

Anlamadığım şey senaristler ne yapmak istiyorlar acaba ?????SİNAN kötü karaktermi olacak .!derken rüyalar falan TİMUR'UN Emine ile olan sözlerine takıldım..:icon_whisşimdi bu adamların ikiside mi psikopat soruyorum yani bi karar versenizde bizde ikilimde kalmasak..:img-hyste:img-hyste:img-hyste

Timur son sahnede düğün için eve Mine'yi almak için vs.geliyor ama bu adamı hiç değilse telefonla bari arayan soran bir yakınıda mı yok..:img-beee:AYOL BU ADAMI LEYLEKLER Mİ GETİRMİŞ ...:img-hyste:img-hyste:img-hysteumarım dizi bundan sonra az çok hızlanır hızlansın kavgamı olacak,kıskançlıkmı olacak hatta kim psikopat olacaksa karar versinler görelim :img-hysteikilimde olunca insan ne yapacağını şaşırıyor..:865323
Sinan da da akıl yok arkadaş okula gidinceye kadar hiçmi bir arkadaşın yok telefon diye birşey var..sanırım Sinan ve Mine nikah sonrası karşılacaklar gibi ama nikah olurmu olmazmı ne olur bilmiyorum...:img-beee:umudum kalmadı..:img-beee:

^nymph^
28-10-11, 23:54
Ne Sinan'ın dönmesi,ne Mine&Sinan sahneleri hepsinden öte zevkten dört köşe olduğum bir sahne vardı ki..
''Off off ''demek istiyorum gerçekten:img-in_lo
O da Mine'nin aşkının ne kadar gerçek ne kadar bitmez olduğunu gösterdiği sahne
-Döneceğini düşünsen
-Bunu düşünsem zaten sizinle evlenmem

Biliyorum replikler tam olarak böyle değil..
Ama anlamı bu şekildeydi önemli olan da bu değil mi zaten..
O an ciddi anlamda aşırı sevindim..Evde uyuyan bir kesim var sonuçta çığlık falan atmadım yanlış anlaşılmasın(:
Ama yüzümde ufak değil baya bir sırıtış vardı(:
Ve bu sırıtışın ilk nedeni tabiki Mine&Sinan'a dair hiç umudumun bitmeyeceği gerçeği ve onların aşklarının bitirilemeyecek olmasının umudu..
İkincisi ise Timur'un aldığı hal..
Çok üzüldüm sana biliyor musun Timur:whistle2


Neyse bunları geçecek olursak eğer bölüm gerçekten birkaç bölümdür olan kasveti üzerinden atmıştı..Tamamı ile mükemmel bir bölüm falan değildi..Ama asıl bu bölüm bana geçiş bölümü gibi geldi..Heyecanlı bölümler izleyeceğimizi düşünüyorum:img-wink:

Merve Timur sahnelerine değinmek pek de istediğim şeyler değildi açıkcası..Ama değinmeden edemeyeceğim. 13 yaşındaki bir kız bile bunu sorgularken ne kadar doğru bir adamsın değil mi Timur??
-Kaç yaşında baba

Ve Timur'un bunu söylemeye çekinmesi yutkunması da bazı şeyleri açıklıyor sanırım.. Olmaması gereken,yanlış olan şeyleri..
-17

o an
-evet kızım senden sadece 4 yaş büyük..birinizi bir dizime birinizi bir dizime yatırıp saçlarınızı okşayacağım,ikinizi de ben büyüteceğim

falan da diyebilirdi yani:whistle2

Ama pardon erkek bir bebek de geliyor değil mi?Timur onu napacaksınn????
O senin varlığın olmasa olmaz biliyorsun..

Minelerin evinde de bu yaş konusu geçtiğindeki ortam aynı gerçeği tekrar gün yüzüne çıkarır cinsteydi..

-O daha çocuk babasını çok seviyor..Önce kabullenmez sonra alışır

cinsi birşey söyleyen çok sevgili anne(!) senin kızın çocuk değil mi o zaman?
45 yaşında bir adamla evlenmeyi mi hakediyor?
Bu mudur??

Sinan'ın gelişi beklediğimden daha fenaydı..Çocuk kımıldatamıyor hiçbir yerini:icon_sorr
Sürekli bir Mine'yi düşünüşü mevcuttu..Gördük hep beraber çok şükür:img-in_lo
Gördüğü rüya da neyin nesiydi öyle:icon_sorr
Ellerinden kayıp giden bir Mine:icon_sorr


Yeni eklenen bir MS sahnemiz daha vardı..Konuşmadan anlaşan canlar sizi:img-in_lo
Ağacın altına oturmuş iki aşık..Biri gözlerini kapamış..Diğeri onun dizinde huzur bulmuş..Ne sözler var ortada ne de başka birşey..Ama aşk kokuyor her anları her dokunuşları,her bakışları..
İşte öyle farklılar ki:img-in_lo


Timurcuğum senden cidden nefret ediyorum..

Tek amacı iyilik yapmak olan kanatsız meleğimiz..
Mine orada mutsuzken,sen neden olduğunu bilirken,düzelmesi için bir yol gösterilmişken ''onu ömür boyu saklayacaksın'' diyorsun..
Vallahi büyük adamsın ne diyim önünde saygıyla eğiliyorum:865323

Evet uzun uzun MS sahneleri herşeyi irdelemek istiyorum aslında ama bölüm sonrası bu kadar oldu ne yapalım (:
Ve benim hala umudum var..Neden bilmesem de var

O sahneyi anlatmaya çalışsam beceremem inan ki canım.Ama sen çok güzel özetlemişin.Biri diğerinin dizinde huzur bulmuş,ortada ne söz ne başka birşey...Harikasın canım yaa:img-in_lo
O sahnenin ardından mıydı başka bir sahnenin ardından mı emin olamadım ama hani Sinan Mine'nin öptüğü yanağını okşadı ya...Offf nasıl duygulu,anlamlı sahneler bunlar böyle...
İzldiğimiz kadarıyla aile Sinan'ı bir süre daha Amerika'da tutmak istemiş,havaalanında anne baba arasında geçen konuşmalardan anladım.Baba ''Bu halde onu getirmemeliydik,doktoru dinlemeliydi'' diye kızarken anne ''ne yapalım durdurabildik mi?'' dedi.
Sinan annesine her fırsatta Mine'yi özlediğini,onu görmek istediğini söyledi.Onu hayal etti,onu düşündü ve o halinde ona koştu sağlığını riske atarak.Niye? Mine beni affetsin istiyor,ona değer veriyor,ona çok aşık...
Bir bilse Mine'nin hamile olduğunu,onun bebeğini doğurmak için nerdeyse tüm evrene karşı durduğunu.Ve halen ona öyle aşık olduğunu,inkar etse de içinde azda olsa Sinan dönecek diye bir umut olduğunu.
Bir bilse...Ah bir bilse...:icon_sorr

Mine'nin karnıda büyüdü bu bölüm,annelik yakışacak Mine'ye.Ama hani öyle karnı büyümüşken mahallede filan ailenin durumu da gerçekten çok zor.Ama bir arkadaş yazmıştı Erdal&Mine sahneleri ne kadar güzel,sıcak oluyor,Erdal Mine'ye kızsa bile ''ağbicim'' demeden ağzını açmıyor diye.Bu bölüm Erdal'ın Mine'nin karnını okşaması,yeğenini daha doğmadan sevmeye başlaması filan.Erdal çok doğal,tatlı birisi...

Aile kendilerine göre haklı bir karar aldı,Mine'yi ''Timur gibi bir kısmet çıktı yatıp kalkıp dua edelim'' mantığıyla (bunu Esmahan teyzemiz bizzat söyledi bu bölüm) evlendirdiler.Mine çok mutlu olacak,Timur onu mutlu edecek sanıyorlar.Merve'de alışır canım ne varki...
Ne kadar eminler ne kadar kesin konuşuyorlar.Timur'u ne kadar iyi tanıyorsunuz,sizin kızınızdan sadece 4 yaş küçük olan Merve'yi ne kadar iyi tanıyorsunuz?
Esmahan Merve'nin korku filminden fırlamış gibi Mine'yi ''Sana cehennemi yaşatırım'' diye korkutmasını görse (evet Mine orda hem korktu hem üzüldü) yine ''aman canım o daha çocuk,alışacak'' mı diyecekti?
Mine'yi elleriyle mutsuzluğa sürüklediler,Neden? Başlarını yukarı kaldıracaklar ya canım bundan önemli ne olabilir?
Merve Mine'ye dediği gibi cehennemi yaşatır çünkü ben o kızın duygularını çok uç noktalarda yaşayan sorunlu birisi olduğunu düşünüyorum.

Canım Timur hakkında kendimi tutuyorum,çünkü bu bölüm Sinan'ı izlemek istediğimiz,umduğumuz yönde izledik.Yanılmadım,yanılmadık çok mutluyum,Timur bile keyfimi kaçıramaz.Ona sonra döneceğim hiç merak etme:img-wink:

zambak 3
29-10-11, 00:00
Her şey bir yana ben de kokteyl havasındaki nikaha takıldım....Şöyle aile arasında sade bir nikah nelerine yetmiyordu....

Hele bir de davetliler çağırmamışlar mı ? Gözlerim havuza atılmış nilüfer çiçekleri bile aradı....Vallahi utanmasalar bir de üstüne havai fişek gösterisi yapacaklardı.....Unutmadan bu düğün hazırlıkları bizim Timurun aklı olsa gerek....

Tülaycığım senin dediğin gibi kim hangi karaktere bürünecekse karar versin senariistler......
Birçok diziden insan deneyimli olunca senaristlerin şu mantığı hemen aklıma geliyor , eyvah ki eyvah diyorum....

Şimdi seyircinin ikiye bölündüğünü anlayınca senaristlerin değişmeyenı mantığı devreye giriyor bir bölüm bir çifte bir bölüm öbür çifte yazmaya başlıyorlar....Reytingden dolayı seyirci kaçırmayacağız diye bir bölüm Sinana bir bölüm Timura diye yazmaya başlarlarsa ve Mineyi de hangisini net seçeceğine karar veremiyen bir konuma da ileride sokarlarsa değmeyin keyfimize derim....

Ne yas tutacak___ ne de zafer çığlıkları atacak kadar her şey belirgin....

trueblue
29-10-11, 00:04
Ama bölüm yorumu yerine bu akşamki bölümün bana çağrıştırdıklarını yazayım.

Öncelikle Sinan karakterinin sonunu iyi pek iyi görmüyorum. Bana kalırsa senaristler zavallı Sinan'ı öldürecekler. Çocukcağız Mine diye diye gidebilir. Sinan ölürse dangoz babası Mine'nin bebeğini almak için kesin dava açar. Çünkü istemedikleri o bebek oğullarından kalan tek şey olacak. Zavallı Mine bu sefer bebeğini kaybetmemek için mi savaşacak? :bilmim Tabii ki Timur destek olur ama Bekir parası gücü ile saldıracaktır.

Bu arada düğündeki Emine'nin hali Dufy Duck gibiydi. :img-hyste :img-hyste :img-hyste

ezzzgi
29-10-11, 00:06
Her şey bir yana ben de kokteyl havasındaki nikaha takıldım....Şöyle aile arasında sade bir nikah nelerine yetmiyordu....

Hele bir de davetliler çağırmamışlar mı ? Gözlerim havuza atılmış nilüfer çiçekleri bile aradı....Vallahi utanmasalar bir de üstüne havai fişek gösterisi yapacaklardı.....Unutmadan bu düğün hazırlıkları bizim Timurun aklı olsa gerek....

Tülaycığım senin dediğin gibi kim hangi karaktere bürünecekse karar versin senariistler......
Birçok diziden insan deneyimli olunca senaristlerin şu mantığı hemen aklıma geliyor , eyvah ki eyvah diyorum....

Şimdi seyircinin ikiye bölündüğünü anlayınca senaristlerin değişmeyenı mantığı devreye giriyor bir bölüm bir çifte bir bölüm öbür çifte yazmaya başlıyorlar....Reytingden dolayı seyirci kaçırmayacağız diye bir bölüm Sinana bir bölüm Timura diye yazmaya başlarlarsa ve Mineyi de hangisini net seçeceğine karar veremiyen bir konuma da ileride sokarlarsa değmeyin keyfimize derim....

Ne yas tutacak___ ne de zafer çığlıkları atacak kadar her şey belirgin....


ben gördüm havuzda nilüfer çiçeklerini hatta çok şaşırdım ama dedim ne de olsa kokteyl yapmış Timur eeee havuzu da unutmamış.. Teyze dahil herkes kendince giyinmişti. Gene en onurlu duruşu sergileyen Mineydi. Mine gelinlik giymeyi reddetti ama pembe elbise yerine senaristler kirli beyaz yada krem rengi elbise de giydirebilirlerdi gelinliğe yakın olsun diye:img-hyste

laylaylomm
29-10-11, 00:11
Timur'un Merve için endişelendiği sahne çok doğal çekilmiş. Timur'un tepkileri de çok doğaldı. Diziyi izlerken evdekilerden çok doğal bir sahne cümlelerini duyunca gururlandım, Bülent İnal'a gelen iltifatı üzerime alındım. Çok değişik bir adam cümlelerine de seviniyorum. Ne güzel böyle enterasan bir tipi yansıtabiliyor.:)

Flashbacklerden çok sıkılmaya başladım. Bir bölümde bu kadar çok fazla flashback görmek istemiyorum. Oldu olacak anı göstermesinler bir tek flashback izleyelim.

Merve, Mine'yi evdeki cehennemle tehdit ettin ya çok sevindim. Biraz heyecan gelse çok güzel olur. Bir de sen ve çocuğun bizi ilgilendirmiyorsunuz tarzında bir cümle kurdu. Zaten karşındakide seni ve babanı pek umursamıyor gibi, kendi halinizde takılırsınız.
Merve'nin babasına aşık hallerini seviyorum. GA'da röportajında dizinin konusu olarak babaya olan aşkı da söylemiş. Bence Merve'nin babasını çok sevmesi Mine'nin hoşuna gidiyor.
Süreyya'nın mahkeme sahnelerinden de sıkıldım. Oraları müzikle geçiştirebilirlerdi.

Mine, Sinan'ın döneceğini umut etmiyormuş. Bu yüzden de Timurla evleniyor. Bir an önce karşılaşsınlar da ikilemini görelim. Timur'un ya dönerse lafını hatırlayacak mı?

Diziyi Selvi Boylum Al Yazmalım filmine benzetenler olmuştu. Bence Timur, Cemşit karekterinde biri değil. Cemşit gizemli değildi.

Çekimleri seviyorum, sahneler güzel yakalanıyor.

Bahar61
29-10-11, 00:11
;16079032']timur gözüme gözükmese iyi olur. :img-blush artık onu ikinci emir bile kurtaramaz. bakalım daha neler göreceğiz. hadi o yaptıkça ben saydıracağım nasılsa bekliyorum. psikopata bağlayacağı kesin gibi. ayrıca son sözlerindeki mine'nin iyiliği kısmını kaçırdım ben heralde, pek anlayamadım da! bu durumda ne gibi bir iyilik bekleyebilir onu. sinan'a ulaşmaya çalışırsa hayatı ona cehennem ederim demek mi oluyor başka bir değişle...

ilk andan itibaren timur'da onaylamadığım davranışlar vardı ama hiç bu bölümdeki kadar gözüme batmamıştı. evlilik için aceleci davranan hallerini de sevmedim mesela. bir sapık sevmiştim :img-wink: ama gelinen nokta itibariyle psikopata dönüşecek olan timur'u sevebileceğimi sanmıyorum...

bunlar bir tarafa,
Bülent İnal'ın performansını çok beğendiğimi ifade etmeliyim. timur olarak beni delirtmeyi başardı, tebrikler. :happy0064

ay aman offf...off oofff...bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır...yıkıllııırrr...

ah şekerim biliyo musun ki benim bütün bir akşamım sinir harbiyle geçti.daha düne kadar çarşamba akşamlarımı zaptedip osmanım kanatımla arama bariyer çeken ablam ve kızları bu sefer cuma akşamımı gaspettiler...önce çocukları yıka sonra giydir saçlarını kurut ,vs vs...bir de tam herkes yattı ohh be derken iki kız başıma kaldı.biri der bana komik bebekleri aç(3 yaşında ) diğeri der bana moda tasarımı (8 yaş )ile ilgili bir yerler aç...anlayacağın üzere bölümü doğru düzgün izleyemedim bile.izlediğim yerler ise ..allahım allahım...nayııırrr nolamaz...ben haftalardır bir sapık sevdiğimi sanmıştım ama meğerse bir psikopat sevmişim...ve biliyor musun ben bayılırım psikopat adamlara...ama yok yok olamaz ki ,timur asla ve kat a böyle bir adam olamaz...yaa,aslında böyle diyorum da niye neden itiraz ettiğimi de bilmiyorum...ne yaptı ki timur ? heee...biran önce evlenmek için bir silah kullanmadığı kaldı değil mi ? eee...ne var bunda ...eskiler hep söyleyip dururlar zaten, hayırlı işlerinizde acele edin diye...timur da yaşı itibariyle çok duymuş bu sözleri ,büyük lafı dinleyip acele ediyor...hem bir de ne demişler ,demir tavında dövülür:icon_whis

pis emine ,aptal emine...ben bu zamana kadar çok salak gördüm ama emine kadar salağını da hiç görmemiştim.aptal...pardon bunu daha önce demiştim ,zekasız kız,sanki anlamadın mı bunca zaman ,bu adam kardeşini istiyor ,hiç bir şey vazgeçiremez onu amacından , daha önce de denedin şansını başaramadım.son bir hamle yaptın ama sırrını ifşa etmek için seçebileceğin en son kişiyi seçtin.timur aptal mı ki yüzüp yüzüp kuyruğa kadar gelmişken vazgeçsin mineden...ppışşııttt...daha çoook beklersin sen...yaz var kış var acele edecek ne iş var güzelim...bekle sen daha...

acaba izleyemediğim kısımlarda timur daha başka neler yaptı ,neler söyledi...ne zamna yüklenir acaba bu bölüm...ya da tekrarı ne zaman verilir....

aklım bir türlü almıyor ,timur bunları yapacak adam değildi, ne oldu bu çocuğa neden bu hale geldi:img-hyste:img-hyste:img-hyste senaristler de iyice kafayı sıyırmışlar.hiiç akıl alır gibi değel...

aşkın bir sabun ise köpürt beni pakize...

T.ü.l.a.y.275
29-10-11, 00:14
Her
Tülaycığım senin dediğin gibi kim hangi karaktere bürünecekse karar versin senariistler......
Birçok diziden insan deneyimli olunca senaristlerin şu mantığı hemen aklıma geliyor , eyvah ki eyvah diyorum....

Şimdi seyircinin ikiye bölündüğünü anlayınca senaristlerin değişmeyenı mantığı devreye giriyor bir bölüm bir çifte bir bölüm öbür çifte yazmaya başlıyorlar....Reytingden dolayı seyirci kaçırmayacağız diye bir bölüm Sinana bir bölüm Timura diye yazmaya başlarlarsa ve Mineyi de hangisini net seçeceğine karar veremiyen bir konuma da ileride sokarlarsa değmeyin keyfimize derim....

Ne yas tutacak___ ne de zafer çığlıkları atacak kadar her şey belirgin....


Bende sen gibi düşündüm canım " ne yardan geçerim ne serden"diyorlar sanırım.! bir dizide iki erkeğinde kötü olduğunu görmedim genelde biri olur ama maşllah biizm dizide herkes in maşallahı var..:img-hyste:img-hysteSinan bir alem ,Timur son anda koyverdi gitti..:img-hystesanırım ÜÇ AYLIK SÜRE İÇİNDE SABRI KALMaDI ADAMIN :img-hysteEmine bile babsının karışında akşamcılar gibi içiyor sanki meyve suyu :img-hystenikahın sonunda doğru Emine'yi ya havuzda nilüferlerin içinde yada barda görebiliriz..:img-hyste
Turan ustam abayı yaktı :img-in_lo
Erdal ise kendi halinde düne kadar Mine ye tavırlı olan aile erkek bebekten sonra coştular:img-hyste
Merve bu bölüm şımarıklılığını diz boyu gösterdi:865323
AAAAAAAAAAA lütfen akllı başlı bir karakter istiyorum haftaya:img-hyste:img-hyste:img-hyste

fracture
29-10-11, 00:14
Timur'un bu durumu beni şaşırtmıyor,neden evlendiği gayet açık.Bunu hâlinden gösteriyor.Etrafındaki herkes anlamış durumda.Adam herşeyiyle zorluyor.İster bencilce ister başka türlü...Sinan'dan bir farkı yok gözümde.Burada kim iyi kim kötü tartışması değil de kim Mine için kim iyi gelecek onu düşünmek gerek:865323

Timur'un hoşuma giden iki tarafı oldu bu bölüm...

Merve'nin durumuna titizlenirken; ne olursa olsun Mine'yi bırakmadı,arabadan indirmedi onu.Mine'nin varlığı onu rahatlatıyor.Başından beri bunu diyorum...Bir tılsım gibi.Mine Timur'a ilâç gibi geliyor.Varlığı yetiyor,yanında olsun yeter.O kadar sahiplenici davranıyor ki, Mine onu istemese de bunu taşıyor.Devam ediyor...O nasıl bir kendine güvense Mine'nin mutlu olacağına inanıyor.Tuhaf bir umudu var Timur'un...Çok rahatsız edici değil. Mine mutlu olmasa da Timur'un bu çabası görülmeye değer.


İkincisi ise Mine'nin teyzesinin tahliyesinde cd kanıtı hakkında cümlesiydi...

"Mahkemede ne olacağı belli olmaz; umutlanmanızı istemedim.":whistle2

Emine'ye söylediği cümlelerden farkı yok aslında yukarıdaki cümlenin.

Hayatta ne olacağı belli olmaz.Sinan'ın bir mektubu,telefonu,yüzü,sesi herşeyi Mine'yi umutlandırır...Belki Sinan'a da ulaştırır.Fakat mutlu eder mi bilinmez:865323 Timur buna inanmaya devam ediyor.Yanlış,bencil bir düşünce;kaba bir davranış olabilir.Ben de çok doğru bulmam...Fakat kadere bu kadar bağlanan bir adamdan da farklı durumlar beklemiyorum.


Sinan'ın Mine için çabalaması da beni şaşırtmadı.Mine'yi ne kadar sevdiğini biliyorduk...Hayallerinin peşinde bir hayat ya da pembe dünyalara ait bir Mine olması,Sinan'ın gerçeklerle yüzleşmesi için yeterli değil. Çocuk iyi değerlere sahip,güzel bir sevgiyle büyütülmüş.Fakat Mine kadar büyük gerçeklerle karşılaşmadı daha. Bakalım bunlarla yüzleştiğinde nasıl sarsılacak,ne kadar dayanabilecek...Onu da bekleyen sürprizleri merak ediyorum.

lpchester
29-10-11, 00:15
Merhabalar...
Açıkcası ben bu bölümü de kasvetli buldum...
3 ay geçmiş ama nedense bana bir milim bile ilerlemiş gelmiyor...
Karakterlerin ani değişimleri yok ama yinede senaryo ilerlemesinde bir hikaye tavrı yok...
Bu nedenle bu bölümler geçiş bölümü olsa iyi olur...
Zira rutinlik bu diziye yakışmıyor...
Senaristlerin bu bölümde Dalgalanan Budaklanan tavrındaki ani değişimlerin olacağının sinyalleri de mevcuttu hani...
Biraz daha ekşin...:img-eat:

Sinan geldi hoş geldi...
Tam da tahmin ettiğim bir halde geldi...
Zira Amerikan ecnebi yamaçlarına kendini vurmuş biri olarak iyi bile sayılır...
Mine'nin hayalleri 8-0 ilerlerken Sinan bu durumu 8-1'e getirmiş oldu...:img-hyste
Bu da güzel...:img-hyste
Onun bu halinden ve Mine'ye ulaşmaktan öte ailesini daha merakla beklediğimi söyleyebilirim...
Ancak aynı tas aynı hamam cinsindeki Harmangil ebeveynlerinde annede hafif bir ayrışma gördüm...
Oğlunun hatasını kabul edecek durumdaki babaya söylemlerinde ilerde belki cesaretlenebilir...
Ancak Bekir Harmangil aynen devam...
Mine'nin hamile oluşunu ve evlilik hazırlığı manasındaki el altındaki admaları yine devrede...
Bakalım neler olacak bu tarafta...

Emine ile Nirvana'ya ulaşma serisi...
Volüm bilmem kaç...:img-hyste
Şişelerin dibine vurduğu bu bölümde Timur ile olan konuşmasında asıl konuşulması gereken durumu bir anda söylemesini beklemiyordum...
Sanırım ilk konuşma girişiminde tek eksik metil alkoldu sanırsam...:img-blush:img-beee:
Timur'un açıkcası ''Sakladın demek...Neden söylemedin...Ve şimdi neden söylüyorsun durumundaki tavrını normal buldum...
O kadar zaman sonra Sinan tarafındaki bir takım gerçeklerin dile gelmesinin trene 5 kala söylenmesine az bile demiş sayılır....
O yüzden yine olmadı Eminem...:icon_sorr

Tekneyi karayan vuran küçük Deniz Balığı Merve iyi bir paylamayı haketmişti..
Fakat olmadı...
Ben sahne sonunda canını tahlikeye atan Merve'nin iyi bir azar işiteceğini zannetmiştim ama iyi kurtardı...
Özellikle Timur'a sarılırken yan gözlerle Mine'yi izlemesi zaten durumu özetledi...
Zira son sahnedeki ''Cehennem''vari söyleme yakışan ateşler gözlerde mevcuttu...
Cidden Mine'nin bu kızla işi zor...
Lafını sakınmıyor...Kibirli de sayılabilir bana göre...:img-blush
İzleyip görmek lazım....

^nymph^
29-10-11, 00:16
Ama bölüm yorumu yerine bu akşamki bölümün bana çağrıştırdıklarını yazayım.

Öncelikle Sinan karakterinin sonunu iyi pek iyi görmüyorum. Bana kalırsa senaristler zavallı Sinan'ı öldürecekler. Çocukcağız Mine diye diye gidebilir. Sinan ölürse dangoz babası Mine'nin bebeğini almak için kesin dava açar. Çünkü istemedikleri o bebek oğullarından kalan tek şey olacak. Zavallı Mine bu sefer bebeğini kaybetmemek için mi savaşacak? :bilmim Tabii ki Timur destek olur ama Bekir parası gücü ile saldıracaktır.

Bu arada düğündeki Emine'nin hali Dufy Duck gibiydi. :img-hyste :img-hyste :img-hyste

Sinan dökülür durumda zaten,doğru düzgün hareket dahi edemiyor,dönsün diye çok bekledik,sevindikte onu görünce ama onun da Mine gibi çaresiz kalması bana çok dokundu.
Kendisini çok zorlayarak okulun önüne kadar gitti çokta bekledi ama daha adımını attığı an yere kapaklandı.Şimdide hastahane de Mine diye sayıklıyor,babasına ''Onu siz bulun getirin bana o zaman'' diyor.Yardım istediği babası Mine'yi ona getirmeyi bırakın kızı paket yapıp dünyanın bir köşesine postalar aslında ama tabi Sinan bunu bilmiyor.

Sinan'a birşey olmasın yaa,biz bu aşkı şimdiki zamanda izleyelim,Mine'nin gözünden 2-3 dakikalık sahnelerle yetinmek istemiyoruz derken ve tam Sinan döndü Mine'ye çok aşık diye seviniyorken umarım böyle hazin bir son olmaz Sinan adına.:icon_sorr

Birde bu bölüm zaman atlaması oldu ya ben dizinin başından beri bahsettiğimiz zaman atlaması bu mu değil mi karar veremiyorum.

aylin_a.r.ş
29-10-11, 00:17
O sahneyi anlatmaya çalışsam beceremem inan ki canım.Ama sen çok güzel özetlemişin.Biri diğerinin dizinde huzur bulmuş,ortada ne söz ne başka birşey...Harikasın canım yaa:img-in_lo
O sahnenin ardından mıydı başka bir sahnenin ardından mı emin olamadım ama hani Sinan Mine'nin öptüğü yanağını okşadı ya...Offf nasıl duygulu,anlamlı sahneler bunlar böyle...
İzldiğimiz kadarıyla aile Sinan'ı bir süre daha Amerika'da tutmak istemiş,havaalanında anne baba arasında geçen konuşmalardan anladım.Baba ''Bu halde onu getirmemeliydik,doktoru dinlemeliydi'' diye kızarken anne ''ne yapalım durdurabildik mi?'' dedi.
Sinan annesine her fırsatta Mine'yi özlediğini,onu görmek istediğini söyledi.Onu hayal etti,onu düşündü ve o halinde ona koştu sağlığını riske atarak.Niye? Mine beni affetsin istiyor,ona değer veriyor,ona çok aşık...
Bir bilse Mine'nin hamile olduğunu,onun bebeğini doğurmak için nerdeyse tüm evrene karşı durduğunu.Ve halen ona öyle aşık olduğunu,inkar etse de içinde azda olsa Sinan dönecek diye bir umut olduğunu.
Bir bilse...Ah bir bilse...:icon_sorr

Mine'nin karnıda büyüdü bu bölüm,annelik yakışacak Mine'ye.Ama hani öyle karnı büyümüşken mahallede filan ailenin durumu da gerçekten çok zor.Ama bir arkadaş yazmıştı Erdal&Mine sahneleri ne kadar güzel,sıcak oluyor,Erdal Mine'ye kızsa bile ''ağbicim'' demeden ağzını açmıyor diye.Bu bölüm Erdal'ın Mine'nin karnını okşaması,yeğenini daha doğmadan sevmeye başlaması filan.Erdal çok doğal,tatlı birisi...

Aile kendilerine göre haklı bir karar aldı,Mine'yi ''Timur gibi bir kısmet çıktı yatıp kalkıp dua edelim'' mantığıyla (bunu Esmahan teyzemiz bizzat söyledi bu bölüm) evlendirdiler.Mine çok mutlu olacak,Timur onu mutlu edecek sanıyorlar.Merve'de alışır canım ne varki...
Ne kadar eminler ne kadar kesin konuşuyorlar.Timur'u ne kadar iyi tanıyorsunuz,sizin kızınızdan sadece 4 yaş küçük olan Merve'yi ne kadar iyi tanıyorsunuz?
Esmahan Merve'nin korku filminden fırlamış gibi Mine'yi ''Sana cehennemi yaşatırım'' diye korkutmasını görse (evet Mine orda hem korktu hem üzüldü) yine ''aman canım o daha çocuk,alışacak'' mı diyecekti?
Mine'yi elleriyle mutsuzluğa sürüklediler,Neden? Başlarını yukarı kaldıracaklar ya canım bundan önemli ne olabilir?
Merve Mine'ye dediği gibi cehennemi yaşatır çünkü ben o kızın duygularını çok uç noktalarda yaşayan sorunlu birisi olduğunu düşünüyorum.

Canım Timur hakkında kendimi tutuyorum,çünkü bu bölüm Sinan'ı izlemek istediğimiz,umduğumuz yönde izledik.Yanılmadım,yanılmadık çok mutluyum,Timur bile keyfimi kaçıramaz.Ona sonra döneceğim hiç merak etme:img-wink:

O sahne evet çok güzeldi yine Emelciğim:img-in_lo
1.bölümdeki muzur Sinan Mine'yi korkutmuştu..sonra da Sinan'ın tabiriyle ''panter yavrusu'' gibi saldırmıştı ona (:
Bu vurmalar bile doğallık bana göre..
Neyse ne diyorduk (:
Sonra o muhteşem kelimelerin döküldüğü sahne
-Seni asla bırakmayacağım
O güzel bakışlar,narin dokunuşlar..Sinan tekrar düşündü bunları..
Sonra Sinan Mine'sinin öptüğü yeri okşadı..
Ne desem ki çok ama çok güzeldi..
Başka bir boyuta taşıyorlar beni onlar..Onları izlerken öyle bir hal alıyorum ki:img-in_lo
Aşklarına inancım tam..Ve bitmeyecek bu inancım hiçbir zaman..


Bir de bebek mevzusu açıldığında Timur sordu ya ''düşünmüş müydün'' diye..
Aklıma Mine&Sinan'ın lunapark sahnesi geldi..Gelecekti çocukları hakkında konuşuyorlardı..sinan kız babası olmak istediğini söylemişti..
Bir de şey düşündüm şimdi..Gerçi düşünce bile trajikomik geldi..
Şimdi eğer bu evlilik gerçekleşirse-dediğim gibi hala umudum var- ve bebek Sinan'dan habersiz doğarsa (ki bu nasıl olur hiçbir fikrim yok..Sinan Mine'ye ulaşmak için herşeyi yaapmaya hazır..5-6 ay daha onu görmemesi mantıksız olur..Gerçi ne mantıksızlıklara dayandı bu yürekler değil mi Emelciğim..21.yy da bütün iletişim araçlarını çöpe atan senaristlerimiz var ya neyse) işte bunlar olursa acaba diyorum Mine çocuğun ismini ''Sinan'' koyar mı:whistle2
Ne bileyim bu aklıma geldiğinde çok güldüm kendime.. Ama ''acaba'' demedim de değil:whistle2


Merve'nin tepkisi çok çocukçaydı..Yani olması gerektiği gibiydi demeliyim.. O daha çocuk fazlasını bekleyemiyor insan doğal olarak..
Bir kız çocuğu için baba her zaman önemlidir..Merve için daha da ön planda Timur..
Ve onun dışında bu kız daha küçük..Birşeyleri idrak edecek yaşta değil sonuçta..Babasının sevgisini paylaşmak istemiyor..
Evet ''cehennemi yaşatırım'' derken çocukça ve gerçekti tepkisi..
ama bu çocukça tepkiler gerçek büyük hareketlere dönüşür ileride eminim..
O yaştaki birinden herşeyi beklemek normal bence..
Yani biraz da psikopat bir yanı da var kızımızın sonuçta..
Bebeğe bile zarar vermeye kalkabilir..
Hatta Mine'nin düşük yapma ihitmali falan da geliyor aklıma..
Bilmiyorum..

Bakalım diğer bölümü merakla bekliyorum hayatım(:
Umutlarım sönecek mi yoksa daha da mı alevlenecek:img-in_lo

zeyneps
29-10-11, 00:24
Maalesef AFK'yi izlediğim için son ve açıkçası dizinin gidişatından umutlu olmadığım için Sinan'ın bile gelişi diziyi izletemedi bana...

Ama şimdi dayanamadım ve bakayım dedim Sinan gelmiş gelmiş de nolmuş bitirdi beni bu ikili ,bu kadar mı tatlı olurlar birlikte :img-in_lo,bu kadar mı yakışırlar birbirlerine ,bu kadar mı özlerler birbirlerini...

Sinan'ın hali içler acısı ya :865323
Mine ilk bölümlerde uçurumdan atladıktan sonra "Sinan" dedikten sonra bayılmıştı o zaman bir benzetme yapmıştım Mine'ye Mecnun gibi oldu bu kız diye...

Şimdi de Sinan rüyasında Mine'yi görüyor artık ikisi de Mecnun'a döndü ne olacak bu gençlerin hali :icon_sorr

Keşke iyilik sever Timur Bey Mine'nin teyzesine falan aşık olsa ...süper olur hem yaşı yaşıma olur :img-bored

Ayrıca bu ikili kavuşamayacaksa Sinan bir an önce ölürse çok memnun olurum vakit nakittir...boşuna bizi yormasınlar...

Bahar61
29-10-11, 00:34
Timur'un bu durumu beni şaşırtmıyor,neden evlendiği gayet açık.Bunu hâlinden gösteriyor.Etrafındaki herkes anlamış durumda.Adam herşeyiyle zorluyor.İster bencilce ister başka türlü...Sinan'dan bir farkı yok gözümde.Burada kim iyi kim kötü tartışması değil de kim Mine için kim iyi gelecek onu düşünmek gerek:865323

Timur'un hoşuma giden iki tarafı oldu bu bölüm...

Merve'nin durumuna titizlenirken; ne olursa olsun Mine'yi bırakmadı,arabadan indirmedi onu.Mine'nin varlığı onu rahatlatıyor.Başından beri bunu diyorum...Bir tılsım gibi.Mine Timur'a ilâç gibi geliyor.Varlığı yetiyor,yanında olsun yeter.O kadar sahiplenici davranıyor ki, Mine onu istemese de bunu taşıyor.Devam ediyor...O nasıl bir kendine güvense Mine'nin mutlu olacağına inanıyor.Tuhaf bir umudu var Timur'un...Çok rahatsız edici değil. Mine mutlu olmasa da Timur'un bu çabası görülmeye değer.


İkincisi ise Mine'nin teyzesinin tahliyesinde cd kanıtı hakkında cümlesiydi...

"Mahkemede ne olacağı belli olmaz; umutlanmanızı istemedim.":whistle2

Emine'ye söylediği cümlelerden farkı yok aslında yukarıdaki cümlenin.

Hayatta ne olacağı belli olmaz.Sinan'ın bir mektubu,telefonu,yüzü,sesi herşeyi Mine'yi umutlandırır...Belki Sinan'a da ulaştırır.Fakat mutlu eder mi bilinmez:865323 Timur buna inanmaya devam ediyor.Yanlış,bencil bir düşünce;kaba bir davranış olabilir.Ben de çok doğru bulmam...Fakat kadere bu kadar bağlanan bir adamdan da farklı durumlar beklemiyorum.


Sinan'ın Mine için çabalaması da beni şaşırtmadı.Mine'yi ne kadar sevdiğini biliyorduk...Hayallerinin peşinde bir hayat ya da pembe dünyalara ait bir Mine olması,Sinan'ın gerçeklerle yüzleşmesi için yeterli değil. Çocuk iyi değerlere sahip,güzel bir sevgiyle büyütülmüş.Fakat Mine kadar büyük gerçeklerle karşılaşmadı daha. Bakalım bunlarla yüzleştiğinde nasıl sarsılacak,ne kadar dayanabilecek...Onu da bekleyen sürprizleri merak ediyorum.


vallahi ne yalan söyleyeyim ben bile anladım timurun neden evlendiğini...niyetinin ne olduğunusofa

ayyneenn...benim için de hiç bir fark yok .sonuçta ikisinin de istediği şey aynı.ikisi de mineyi kendi hayatlarında istiyorlar...timurun eline belki de hayatta asla sahip olamayacağı bir fırsat geçti ve bu fırsatı da ona mine kendi elleriyle sundu adamda ayağına gelen fırsatı geri tepmedi.daha önce de yazmıştım sonuçta timurda bir insan...ve seven bir insan.buradaki pek çok arkadaş timurun yaşına takmış durumda ,minenin yaşının ondan bir hayli küçük olması pek çoklarının midesini bulandırıyor ama benim için möhim değil,no problem yani.o çok methedilen yerlere göklere sığdırılamayan moderen evropalarda amerikalarda bile böyle evlilikler ,aşklar çokca yaşanmakta...ülkemizde de tabiki.normal şartlarda ben minenin yerinde olsam o masaya oturuncaya kadar kafayı yer emineden beter tüm kayışları yakardım...ama mine duvar gibi sağlam...vallahi maşallah kıza...bir de hamilelikte kadınların , hormonlarındaki değişimler sonucu daha hassas oldukları söylenir ama ben minede hiç bir hassasiyet ,yıkılma ,ağlama krizi falan görmedim...kuyruğu dik tutacak diye mi kastı bu kadar kendini bilmiyorum.belki de düğünden sonra izleriz bu tür dağılmaları.

ama tabii düğün olursa...

bir de timur '' hayır '' dermiş nikah memuruna...

sinana bu akşam ben de çok üzüldüm...mineye ulaşma çabasını takdir ettim...bir yandan da annemle uğraşıp durdum...yok ,ne güzel çocukmuş değil mi, yok düğünü niye bu kadar erken yapıyorlarmış ,falan filan...sorup durdu...

evet sinan mineye aşık mineyi seviyor ,mine de onu seviyor ,burada bunu kimse inkar etmedi zaten ama sinan ,gülünce ağzı ,burnu gözleri kısaca tüm bedeni gülen mineyi seviyor...eğlenceli ,tatlı mineyi seviyor...kafa dengi olan onunla herşeye varım diyen mineye aşık...bir bebek girince hayatlarına eskisi kadar özgür olabilecekler mi ,mine ,sinanla her türlü ekşına gözü kapalı varım diyebilecek mi ?
bu ve bunun gibi bir sürü nedenden dolayı ben de sinanla mine için bir gelecek göremiyorum.ve bu akşam izlediğim ve de izleyemediğim sahnelerde neler yapmış olursa olsun timur hemen infaz etmeyeceğim...bekledim beklemeye de devam edeceğim...çünkü biliyorum ki o asla kötü bir adam değil...

dedim ama bazen bakışları benim bile yüreğimi hoplatıyor...

b.u.r.c.u.
29-10-11, 00:39
Ancak Bekir Harmangil aynen devam...
Mine'nin hamile oluşunu ve evlilik hazırlığı manasındaki el altındaki admaları yine devrede...
Bakalım neler olacak bu tarafta...

Emine ile Nirvana'ya ulaşma serisi...
Volüm bilmem kaç...:img-hyste
Şişelerin dibine vurduğu bu bölümde Timur ile olan konuşmasında asıl konuşulması gereken durumu bir anda söylemesini beklemiyordum...
Sanırım ilk konuşma girişiminde tek eksik metil alkoldu sanırsam...:img-blush:img-beee:

Bekir Harmangil şimdilik aynen devam ama bence değişecektir.. bu değişim yakın zamanda mı olur yoksa bebeğin doğumunu mu bekler bilemiyorum ama olacaktır muhakkak.. adam bu bebek oğlumun,bizim kanımızı taşıyor, bizim yanımızda büyümeli klişesine yakın bir karakter gibi..çünkü inkar edemeyeceği bir gerçek var ki o bebek gerçekten onun torunu..

Emine..Emine..Emine..
favorim bu hatun dizide..:img-hyste
bugün algılarımda biraz sorun var..:icon_whis o yüzden özette mi izledim bölümde mi tam hatırlamıyorum -geçen haftayı izleyemediğim için- ama o rüya sahnesine ve sonrasında atılan çığlıkları bittim..:img-hyste gözlerim açık kabus görmüş gibi hissettim kendimi bir an..sofa neyseki çabuk kendime geldim..hatun süperdi ya..

ama adımlarını yanlış atıyor.. bu gerçeği Timur'a söyleyeceğine Mine'ye söyleseydi bu evlilik meselesi belki de tarihi gömülmüş olacaktı.. ama safım benim sapık Timur'dan medet umdu.. adamda bu kadar yaklaşmışken Mine'yi bırakacak göz var mı gızz Emine...:img-hyste

zambak 3
29-10-11, 00:43
Sevgili Bahar 61 , özlü atasözlerimizden biri ile olaya yaklaşımına bayıldım .

Büyüklerimiz ne demiş ^^ Hayırlı işlerde acele edin..^^ ...Şimdi Timur yol yordam gelenek görenek bilen biri.....Onun da senin de buyurduğun gibi bu söz küçüklüğünden beri kulağında fazlası ile yer etmiş olacak ki , gecenin bir yarısında telefon ederek ve de sabahın köründe ( daha bizimkiler kahvaltıya bile oturmadan Turan amcam elinde ekmeklerle dönüyordu ) kapıya dayanarak , bu atasözünün hayata nasıl uyarlanması gerektiğini bize çok güzel gösterdi...

Şaka bir yana Timurda , Mineyi etsem etsem ben mutlu ederim havası var..........Ondaki bu özgüven de beni bu karaktere karşı daha da yakınlaştırıyor , değişik enteresan bir tip....

Bakalım Timurun bu sezgiler ne kadar doğru çıkacak , Emineden aldığı haber sonrası gene Sinana olan içindeki bir güvensizlikten dolayı mı bunu asla söylemiyeceksin dedi ( biliyor ki bunu bir duysa Mine o an her şeyi bırakır koşar ama meçhule mi gider yoksa her şey daha mı iyi olur Timur şu aşamada kestiremediği için işi şansa bırakmadı )

Ya da Timuru psikopata bağlıyacaklar ön hazırlık yapıyorlar....Onun için söylettiler , ...

Bir de Minenin flashbackleri bitti Sinanınkilere sıra geldi......
Sinan_Mine olayını da daha uzunca bir vakit böyle götürecekler gibi , bir de ameliyattan bahsedildi , Sinan daha ayağa kalkmazmış gibi duruyor.....

~~winds~~
29-10-11, 00:44
Ne yapsam nereden başlasam bilemiyorum ki... Toparlayamıyorum bir türlü : ) Öncelikle , Sinan hiçbir koşulda bizi yanıltmıyor. Beni ağlattı resmen bu bölüm... Nasıl mükemmel , nasıl büyüleyici bir aşktır bu... Bir kere daha hayran kaldım , bir kere daha büyülendim ve bir kere daha "İyi ki..." dedim.

MineSinan için çalan şarkıdan başlamak istiyorum.

Söyleyecek sözüm olmuştur hep
Ben hiç böyle suskun kalmadım
Hayli garip, içli ve yorgun
Yarım kaldık ona ağlarım.
Kapadım gözlerimi,
Yarınımı sana bıraktım.
Akışına uydum da nasıl,
Nasıl yaşadığımı anladım.
Sözün sonu kederli bir gülüştür.
Ayrılık zamanı kayıptır, eylüldür.
Varsın olsun yıllar geçsin üstünden,
Sevdim ya seni miladım o gündür...

Nasıl güzel bir şarkıydı , nasıl duygusal bir sahneydi. Sinan'ın , Mine'yi görmek için sargılar içinde okulun önünde bekleyişi... Mine'nin ondan habersiz bambaşka bir yerde Sinan'ı düşünmesi... Okul dağıldıktan sonra Sinan'ın , okul kapısına doğru giderken düşmesi... İçim paramparça oldu resmen... Bu mu aşk değil dedim. Aşk değilse , ne? Hele Sinan'ın hastahanede baygınken Mine'yi sayıklaması... Emel ile bunun hayalini kurmuştuk ama Amerika'da olanları anlatırlarken gösterirler diye düşünmüştük. Bu kadar erken bu kadar güzel bir sahnenin geleceğini düşünmemiştim. :img-in_lo Ayrıca,Sinan'ın gözünden de Mine'yi gördük sonunda... O rüya beni benden aldı. Sinan'ın , Mine'yi nasıl masumane bir şekilde sevdiğini gösterdi bize... Ondan uzak kalınca , bir şeylerin nasıl eksik oluşunu... Mine'sini kaybetme korkusunu... Her şeyi ayan beyan gösteriyordu o rüya... Özellikle kaybetme korkusunu Sinan'ın yüzünde çok net gördüm. Ve belli ki Sinan ayılır ayılmaz İstanbul'a dönmek istemiş. O halde bile tutamamışlar orada... Sağlıklı olsa demek ki neler olacaktı. Bir söz vardır; "Büyük aşklar büyük imtihanlarla sınanırmış." diye... MineSinan için de geçerli olan bu... Bu imtihanı nasıl atlatacaklar , senaristler nasıl kazık sorular hazırladı onlar için... Merakla beklemekteyim.

Bölümüm iki kısım vardı her şeyi anlatan bana göre...

İlki;

Merve: O kaç yaşında?
Timur: 17
***
Emine: Kaç yaşında bu çocuk?
Mine: 13

İkincisi;

Timur: Olduğunu düşün...
Mine: Öyle düşünsem neden seninle evleneyim ki?


Timur hakkında çok fazla yorum yapmayacağım. Emine , onları söylediği anda Timur'un böyle bir yanıt vereceğini tahmin etmiştim. Bir acaba bile demedim. Çünkü ; 1. bölümden beri izlediğim Timur bu Timur... Hep dediğim bir şey vardı ; "Timur , Mine'yi istiyor." diye... Timur , Mine'yi istiyor ve bunun için yapmayacağı şey de yok. Bugün Emine'yi tehdit eden adam yarın öbür gün kim bilir ne yapar. Hele bir de MineSinan'ın bebeğinin aralarında sürekli engel olacaklarını düşünürsek , o çocuğa karşı da şimdiki gibi bir şefkat(!) besleyeceğini düşünmüyorum. Şimdiden Sinan'ın geliş fikri onu çıldırtırken , MineSinan'ı yan yana görünce neler olur tahmin edemiyorum. Ayrıca Merve'ye de teessüflerimi iletiyorum. İnsan cici annesine(!) öyle davranır mı yavrum , çok ayıp. : D Şaka bir yana bu kız ciddi anlamda Timur'a benziyor. Timur nasıl istediği olsun diye diretiyorsa , Merve de öyle... Babası "Ben istiyorum , olacak!" diye dolaşırken , Merve "Ben istemiyorum , olmayacak!" modunda dolaşıyor ortalıkta... Bu baba-kız , Mine'ye çok çektirecek sinyalleri verildi. Özellikle kız baya çektirecek.

DipNot: Ah benim senaristlerim... Tamam eridim bittim Sinan'ın hastahaneye gittiği sahnede ama , kendini yollara vurmadan önce bir telefon edeydi. : D Ya da annesi diyemedi mi , "Oğlum ver adresi ben senin için giderim." diye... Ama doğru , kavuşamayacaktı değil mi bunlar? :img-beee:

DipNot2: Size aşkım minimum , size öfkem maksimum... Sevgili Sinan'ın ebeveynleri. :img-beee: Gidin siz kendinizi vurun yamaçlardan yamaçlara...


EDİT: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'mız kutlu olsun arkadaşlar.

büsra003
29-10-11, 00:50
ay aman offf...off oofff...bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır...yıkıllııırrr...

ah şekerim biliyo musun ki benim bütün bir akşamım sinir harbiyle geçti.daha düne kadar çarşamba akşamlarımı zaptedip osmanım kanatımla arama bariyer çeken ablam ve kızları bu sefer cuma akşamımı gaspettiler...önce çocukları yıka sonra giydir saçlarını kurut ,vs vs...bir de tam herkes yattı ohh be derken iki kız başıma kaldı.biri der bana komik bebekleri aç(3 yaşında ) diğeri der bana moda tasarımı (8 yaş )ile ilgili bir yerler aç...anlayacağın üzere bölümü doğru düzgün izleyemedim bile.izlediğim yerler ise ..allahım allahım...nayııırrr nolamaz...ben haftalardır bir sapık sevdiğimi sanmıştım ama meğerse bir psikopat sevmişim...ve biliyor musun ben bayılırım psikopat adamlara...ama yok yok olamaz ki ,timur asla ve kat a böyle bir adam olamaz...yaa,aslında böyle diyorum da niye neden itiraz ettiğimi de bilmiyorum...ne yaptı ki timur ? heee...biran önce evlenmek için bir silah kullanmadığı kaldı değil mi ? eee...ne var bunda ...eskiler hep söyleyip dururlar zaten, hayırlı işlerinizde acele edin diye...timur da yaşı itibariyle çok duymuş bu sözleri ,büyük lafı dinleyip acele ediyor...hem bir de ne demişler ,demir tavında dövülür:icon_whis

pis emine ,aptal emine...ben bu zamana kadar çok salak gördüm ama emine kadar salağını da hiç görmemiştim.aptal...pardon bunu daha önce demiştim ,zekasız kız,sanki anlamadın mı bunca zaman ,bu adam kardeşini istiyor ,hiç bir şey vazgeçiremez onu amacından , daha önce de denedin şansını başaramadım.son bir hamle yaptın ama sırrını ifşa etmek için seçebileceğin en son kişiyi seçtin.timur aptal mı ki yüzüp yüzüp kuyruğa kadar gelmişken vazgeçsin mineden...ppışşııttt...daha çoook beklersin sen...yaz var kış var acele edecek ne iş var güzelim...bekle sen daha...

acaba izleyemediğim kısımlarda timur daha başka neler yaptı ,neler söyledi...ne zamna yüklenir acaba bu bölüm...ya da tekrarı ne zaman verilir....

aklım bir türlü almıyor ,timur bunları yapacak adam değildi, ne oldu bu çocuğa neden bu hale geldi:img-hyste:img-hyste:img-hyste senaristler de iyice kafayı sıyırmışlar.hiiç akıl alır gibi değel...

aşkın bir sabun ise köpürt beni pakize...

bahar ablammm nedir bizdeki bu sevda bilemedim ki bennn....

sloganı mı değiştirsek ne bir pisikopat sevdik yapalım şunu:img-hyste

bölümde hatalar vardı.. 3 ay geçmesine tam anlamıyla anlam veremedim sinan için mi teyze için mi yaptılar bilemedim..

bölümden üç ay geçti ama hava şartları hala aynı normalde kış gelmesi gerekiyordu..keşke hiç 3 ay olmasaydı...1 ay falan da yapabililerdi ama amaçlarını tam olarak anlayamadım...

haa amaçları timurun sabrını denemekse başardılar adamda sabır kalmadı...3 gün karar zamanı 3 ay evlenme zamanı 3 yıl da aşık olma süreci olacak galiba...ah ahhhh....:865323

emine yaptı gene yapacağını adam 3 aydır beklemiş eyy saf kardeşim 3 ay önce nerdeydin sen...ha 3 ay önce bu söylediklerini söyleseydin de timur o konuşmasının aynısını yapsaydı derdimki timurum elden gitti..ama kalkmış nikahtan yarım saat önce söyledin...

haa birde çorbayı masaya çarpman yokmu minenin kafasına atsaydın ya kızcağız yanardı timurda onu beğenmez seni alırdı..güzelim çorbaya yazık ettin...mercimekti galiba pekde severim:img-eat::img-eat:

ve flashback lerden bende sıkıldım biraz hani farklı sahneler tamam da o sahneleri izlemiştik biz ne gerek vardı bozuk plak gibi sardır sardır izlee..

neysem bölümün başları hariç çook da güzel değildi...ama idare etti işte artık seneryo hızlanmalı bencee de:calis

trueblue
29-10-11, 00:51
bunu ben haftalar oncesinden dusundum:img-hyste:img-hyste
sinan ortalikta gorunmeyince bi ara ciddi ciddi oldurduler sandim cocugu:img-tomat

dedim,tamam bu hikaye baska bi yere kaydi.
biz minetimur askini ve onlarin dayanismasini izleyecegiz sinanin ailesine karsi.
cunku sinan olseydi,
minenin cocugu onlarin TEK TORUNU ve tek veliaht olacakti.
yani cocuk bi an paylasilamayan bulunmaz hint kumasi olacakti.

ama sinan bu bolum dondu,ve senaryo su an bu ihtimalden uzaklasti..

Aklın yolu birmiş. :img-wink: Bebek doğduktan sonra Sinan ölürse o zaman tek torun tek veliaht daha çok önemli olur. Şimdi henüz bebeğin cinsiyetini bile bilmiyorlar. Oğulları da henüz sağ.

lpchester
29-10-11, 01:02
Bekir Harmangil şimdilik aynen devam ama bence değişecektir.. bu değişim yakın zamanda mı olur yoksa bebeğin doğumunu mu bekler bilemiyorum ama olacaktır muhakkak.. adam bu bebek oğlumun,bizim kanımızı taşıyor, bizim yanımızda büyümeli klişesine yakın bir karakter gibi..çünkü inkar edemeyeceği bir gerçek var ki o bebek gerçekten onun torunu..

Emine..Emine..Emine..
favorim bu hatun dizide..:img-hyste

ama adımlarını yanlış atıyor.. bu gerçeği Timur'a söyleyeceğine Mine'ye söyleseydi bu evlilik meselesi belki de tarihi gömülmüş olacaktı.. ama safım benim sapık Timur'dan medet umdu.. adamda bu kadar yaklaşmışken Mine'yi bırakacak göz var mı gızz Emine...:img-hyste

Bekir Harmangil vakası bu yönde ilerlerse değişik bir şey izlemeyiz zaten...
Bilindik dizi klişeleri...
Adam zaten Mine'nin bebeğini gözden çıkarmıştı en baştan...
Hastanedeki adam bebekten kurtulacaklar haberini verince nasıl da yüzü aydınlanmıştı...
Ben,hanım ve Sinan yine üç kişilk bir aileyiz diye sevinmişti...
Bir de Amerikan Amca..:img-hyste
Bu anlamda inşallah bu yönde ilerlemez..

Emine'ye gelince...:img-blush
Zaten benim favorim...
İstanbul Gecelerinin daimi müdavimi olmaya aday...
Zira o sert alkollere direnen bünyesine şaşırmamak elde değil...
Gecenin o saatinde iyi cesaret....:whistle2
Ancak bu bölümdeki söyleminin Timur'a söylenmesi kendince had bildirmesine yordum ben...
Onun Timur'a Sinan üzerinden bir posta koyuşu mevcuttu...
Mine'ye söylese neler olurdu bilemem ama ben son sahnede herşeye kendini kapatmış ve babasına odaklı bir Mine gördüm...
Sadece babasının gözlerinden Vazgeç-Vazgeçme durumunu Mine bir kez daha görmek istedi...
Bu durumda bu Evet-Hayır merasiminde Mine açısından Evet %70'ti zaten...
Turan bey bakışlarıyla çok büyük bir etkendi...Bana göre tabi...

selin-ji
29-10-11, 01:14
-Hiçbir etki altında kalmadan timur gürhan'la evlenmeyi kabul ediyormusunuz?
-Eğer evet dersen bu ev sana cehennem olur cehennemi bilirsin herhalde?
Bu sorular karşısında mine ne yapsın peki? kız zaten dokunsan ağlıcak bide karnında çocukla sinanın hasretini çekerken merveylemi uğraşıcak?
evet buda benim sorum.

Hakan Kurtaş:img-clapp
Derslerine giren hocalar kimse ellerine emeklerine düşüncelerine sağlık böyle bir oyuncu yetiştirdikleri için.. :img-clapp
Ben kendisini sadece Ezelin son bölümünde görmüştüm yeni yeni tanıyorum kendisini ve gözüme girmeyede başladı ee boşuna Gelecek Vaad eden oyuncu ödülü almamış:img-clapp

Gülcan'a zaten birşey söyleyemiyorum çünkü kendisi gözlerimin dolmasına çok sebep oluyor bu nası bi durgunluk,bir masumluk,ağlamaktır yaa..!

Sinanın rüyası çok kötüydü ya
birden minenin mimikleri değişti öfkeli bir ifade oldu sonra uzaklaştı..
Tek istediği mine :img-in_lo
Annesiyle sevdiği kız hakkında konuşması çok hoştu.
okadar zor ki tek ayak dolaşmak, boynunu arkaya yatıramamak ve bunu engelleyen bir şey olması okadar rahatsız edici ki ama sinan bunuda geçmiş tek hedefi mineye gitmek :img-in_lo

^nymph^
29-10-11, 01:23
Aşklarına inancım tam..Ve bitmeyecek bu inancım hiçbir zaman..

Bir de bebek mevzusu açıldığında Timur sordu ya ''düşünmüş müydün'' diye..
Aklıma Mine&Sinan'ın lunapark sahnesi geldi..Gelecekti çocukları hakkında konuşuyorlardı..sinan kız babası olmak istediğini söylemişti..
Bir de şey düşündüm şimdi..Gerçi düşünce bile trajikomik geldi..
Şimdi eğer bu evlilik gerçekleşirse-dediğim gibi hala umudum var- ve bebek Sinan'dan habersiz doğarsa (ki bu nasıl olur hiçbir fikrim yok..Sinan Mine'ye ulaşmak için herşeyi yaapmaya hazır..5-6 ay daha onu görmemesi mantıksız olur..Gerçi ne mantıksızlıklara dayandı bu yürekler değil mi Emelciğim..21.yy da bütün iletişim araçlarını çöpe atan senaristlerimiz var ya neyse) işte bunlar olursa acaba diyorum Mine çocuğun ismini ''Sinan'' koyar mı:whistle2
Ne bileyim bu aklıma geldiğinde çok güldüm kendime.. Ama ''acaba'' demedim de değil:whistle2


Ben artık bizden yani senden,kendimden ve Tuğçe'den şüphelenmeye başladım valla canım:img-hyste
Niye mi? Ya hep mi aynı yönde düşünürüz bu çift hakkında,aynı sahneleri hayal ederiz,aynı tahmini yaparız,çok sevdim bu yönümüzü ben:img-wink:
Mine'nin bebeğinin erkek olacağını tahmin ediyordum ve ilk defa tahminim tuttu cinsiyet hakkında.Ve aynı senin gibi Mine bebeğin ismini Sinan koyar mı acaba dedim fragmanı izleyince.Gülme tatlım kendine neden olmasın bende düşündüm,çok güzel olur aslında:img-in_lo

Mine&Sinan aşkına benimde inancım tam,Sinan cephesinden olayları değerlendiremiyorduk net bir biçimde.O yüzden azda olsa tereddütlerim vardı neler olacak,Sinan ne yapıyor,Mine'yi özlüyor mu diye,ama okulun kapısının önünden çabalamaktan,Mine'ye gideceğim çok özledim onu diye kendisini zorlamaktan nefes nefese kalan ve sonra da yere kapaklanan bir Sinan izledikten sonra bu aşka inancımda,umudumda çok çok fazla...



Ne yapsam nereden başlasam bilemiyorum ki... Toparlayamıyorum bir türlü : ) Öncelikle , Sinan hiçbir koşulda bizi yanıltmıyor. Beni ağlattı resmen bu bölüm... Nasıl mükemmel , nasıl büyüleyici bir aşktır bu... Bir kere daha hayran kaldım , bir kere daha büyülendim ve bir kere daha "İyi ki..." dedim.

MineSinan için çalan şarkıdan başlamak istiyorum.

Söyleyecek sözüm olmuştur hep
Ben hiç böyle suskun kalmadım
Hayli garip, içli ve yorgun
Yarım kaldık ona ağlarım.
Kapadım gözlerimi,
Yarınımı sana bıraktım.
Akışına uydum da nasıl,
Nasıl yaşadığımı anladım.
Sözün sonu kederli bir gülüştür.
Ayrılık zamanı kayıptır, eylüldür.
Varsın olsun yıllar geçsin üstünden,
Sevdim ya seni miladım o gündür...

Nasıl güzel bir şarkıydı , nasıl duygusal bir sahneydi. Sinan'ın , Mine'yi görmek için sargılar içinde okulun önünde bekleyişi... Mine'nin ondan habersiz bambaşka bir yerde Sinan'ı düşünmesi... Okul dağıldıktan sonra Sinan'ın , okul kapısına doğru giderken düşmesi... İçim paramparça oldu resmen... Bu mu aşk değil dedim. Aşk değilse , ne? Hele Sinan'ın hastahanede baygınken Mine'yi sayıklaması... Emel ile bunun hayalini kurmuştuk ama Amerika'da olanları anlatırlarken gösterirler diye düşünmüştük. Bu kadar erken bu kadar güzel bir sahnenin geleceğini düşünmemiştim. :img-in_lo Ayrıca,Sinan'ın gözünden de Mine'yi gördük sonunda... O rüya beni benden aldı. Sinan'ın , Mine'yi nasıl masumane bir şekilde sevdiğini gösterdi bize... Ondan uzak kalınca , bir şeylerin nasıl eksik oluşunu... Mine'sini kaybetme korkusunu... Her şeyi ayan beyan gösteriyordu o rüya... Özellikle kaybetme korkusunu Sinan'ın yüzünde çok net gördüm. Ve belli ki Sinan ayılır ayılmaz İstanbul'a dönmek istemiş. O halde bile tutamamışlar orada... Sağlıklı olsa demek ki neler olacaktı. Bir söz vardır; "Büyük aşklar büyük imtihanlarla sınanırmış." diye... MineSinan için de geçerli olan bu... Bu imtihanı nasıl atlatacaklar , senaristler nasıl kazık sorular hazırladı onlar için... Merakla beklemekteyim.

Bölümüm iki kısım vardı her şeyi anlatan bana göre...

İlki;

Merve: O kaç yaşında?
Timur: 17
***
Emine: Kaç yaşında bu çocuk?
Mine: 13

İkincisi;

Timur: Olduğunu düşün...
Mine: Öyle düşünsem neden seninle evleneyim ki?


Timur hakkında çok fazla yorum yapmayacağım. Emine , onları söylediği anda Timur'un böyle bir yanıt vereceğini tahmin etmiştim. Bir acaba bile demedim. Çünkü ; 1. bölümden beri izlediğim Timur bu Timur... Hep dediğim bir şey vardı ; "Timur , Mine'yi istiyor." diye... Timur , Mine'yi istiyor ve bunun için yapmayacağı şey de yok. Bugün Emine'yi tehdit eden adam yarın öbür gün kim bilir ne yapar. Hele bir de MineSinan'ın bebeğinin aralarında sürekli engel olacaklarını düşünürsek , o çocuğa karşı da şimdiki gibi bir şefkat(!) besleyeceğini düşünmüyorum. Şimdiden Sinan'ın geliş fikri onu çıldırtırken , MineSinan'ı yan yana görünce neler olur tahmin edemiyorum. Ayrıca Merve'ye de teessüflerimi iletiyorum. İnsan cici annesine(!) öyle davranır mı yavrum , çok ayıp. : D Şaka bir yana bu kız ciddi anlamda Timur'a benziyor. Timur nasıl istediği olsun diye diretiyorsa , Merve de öyle... Babası "Ben istiyorum , olacak!" diye dolaşırken , Merve "Ben istemiyorum , olmayacak!" modunda dolaşıyor ortalıkta... Bu baba-kız , Mine'ye çok çektirecek sinyalleri verildi. Özellikle kız baya çektirecek.

DipNot: Ah benim senaristlerim... Tamam eridim bittim Sinan'ın hastahaneye gittiği sahnede ama , kendini yollara vurmadan önce bir telefon edeydi. : D Ya da annesi diyemedi mi , "Oğlum ver adresi ben senin için giderim." diye... Ama doğru , kavuşamayacaktı değil mi bunlar? :img-beee:

DipNot2: Size aşkım minimum , size öfkem maksimum... Sevgili Sinan'ın ebeveynleri. :img-beee: Gidin siz kendinizi vurun yamaçlardan yamaçlara...


EDİT: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'mız kutlu olsun arkadaşlar.


Bende senin yorumunu bekliyordum canım çıkmadan okumak için.Aynı şekilde hayalini kurarken hiçte beklemiyorduk bu kadar kısa sürede izleyeceğimizi.Ama ben diyorum sana bizim kalbimiz temiz diye:)
Benim aklıma gelmeyen bir noktayı yazmışın.''Büyük aşklar büyük sınavlarla sınanırmış''.Tam Mine&Sinan'a uygun bir söz.Mine'nin ilk bölümden beri yaşadıkları,sürekli ağlaması,ailesinin,kendisinin zor durumda kalması,bebeği hakkında yaşadığı ikilem.Mine'nin yaşadıkları kolay değildi ama herşeye rağmen arkadaşına da söylediği gibi ''sabah akşam Sinan'ı düşünmeye'' devam etti Mine.Onu sevmekten vazgeçmedi umarım vazgeçmezde.
Sinan'a gelirsek onun yaşadığı daha da zor bir durum.Ölümle burun buruna gelmiş.Kazayı hemen gittikten sonra yapmıştı,o kadar bölüm izledik tek bir haber almadan,üstüne birde bu bölüm 3 ay geçti.Çocuk halen toparlanamamış nasıl ağır bir kaza geçirdiyse.Hani derler ya herşeye çare bulunur birtek ölüme bulunmaz diye.Az kalsın öyle oluyormuş Sinan cephesinde...
Bu durum Sinan'ın annesini epey etkilemiş sanırım açıkçası ben anneyi böyle beklemiyordum onu böyle izleyince birazcık umutlandım belki oğlunun mutluluğu için Mine'nin hamileliğini filan söyler mi diye.Çünkü oğlunun Mine'yi ne derece sevdiğini görüyor,haline üzülüyor.Babadan hiç umudum yok,arkadaşların yazdığı gibi yarın bir gün Sinan'a birşey olsa Mine'den bebeği bile almak isteyebilir o adam,duygusuzun teki.
Canım bende ilk bölümlerden itibaren Timur hakkında bize ipuçları verildiğini düşünüyorum bunu da defalarca dile getirdim,getirdik.
Mine'nin pasaportuna el koyması ve bunu yaparken de yanlış yapıyorsun Mine diye bir bahane öne sürmesi,Mine'nin bebeği aldıracağını sanınca ''Bende seni cesur sanmıştım'' diye gaz vermesi ki ben bunun altında art niyet arayanlardanım.Sonra Turan ustadan Mine'yi isteme şekli,evlerine gidip Mine'ye sorma zahmetinde bile bulunmadan ''Mine'yi 2 saat alabilir miyim'' diye sorması...Ve bu derece kararlı bilinçli atılan adımları ''amacım sana yardım Mine'' kılıfı altına saklaması.
Başlıkta da defalarca konuşuldu bu konu.''Mine'nin dik durmasını,hayatını kazanmasını istiyor Timur,amacı yardım'' denildi.Ama Timur Mine'yi kendisi için istiyor,ne hamile olması ne çaresiz olması onun umrunda değil ki...Tüm bu durumlar Timur'u amacına götüren araç konumundaydılar.
Ve işte gelinen nokta ortada Timur,hani Mine'nin acı çekmesine dayanamayan,amacının sadece yardım olduğunu masal anlatır gibi millete anlatan Timur varya Mine'nin,karnında ki bebeğin hayatının yönünü değiştirdi belkide.
Yani o mektubu sakladın öyle mi?
Evet sakladım.
İyi o zaman sonsuza kadar saklamaya devam edeceksin.Mine'nin iyiliği için.

Ne demektir bu Allah aşkına yaa...

Evet Timur daha önce de söyledim biz benciliz,seni biz yanlış tanıdık,yanlış yorumladık.Yoksa sen çok masumsun ve dediğin gibi sırf Mine'yi düşünüyorsun!!!

Evet canım Merve babasına çok benziyor ve ben açıkçası Mine için endişeleniyorum çünkü Merve'de o potansiyel var,bu kız Mine'yi rahat bırakmaz.Umarım çok ileriye gitmez de bebeğe ve Mine'ye zarar vermez...


Teşekkürler tatlım hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.
İyi geceler:img-wink:

Edit:Son olarak Sinan annesine Mine'nin gülüşünü tarif ederken onu anlatırken ''onun dudakları,burnu,yüzü tüm bedeni,ruhu güler anne'' dedi ve orda annesi bile etkilendi oğlunun Mine'nin gülüşünü bile böylesine güzel anlatmasından.Ama Sinan Mine'nin gülüşünü böyle anlatıyor diye gülen Mine'yi seviyor zorluklara karşı durabilecek miydi? tarzı yorumlara katılmıyorum.Orda Sinan'ın ses tonu,kullandığı kelimeler filan Mine'nin gülüşünün Sinan'da uyandırdığı duygulardı ve bu duygular öyle özel ki Sinan cephesinde...
Sinan şuan zaten büyük bir zorlukla mücadele ediyor.Hali ortada yürümekten bile aciz bir durumda:icon_sorrAmerika'dan buraya gelmesine doktor bile karşı çıkmış ama o gideceğim diye inat etmiş.Niye inat etti kendi odasını,yatağını özlediğinden mi?
Mine için döndü o halde Türkiye'ye.

Bahar61
29-10-11, 01:41
Sevgili Bahar 61 , özlü atasözlerimizden biri ile olaya yaklaşımına bayıldım .

Büyüklerimiz ne demiş ^^ Hayırlı işlerde acele edin..^^ ...Şimdi Timur yol yordam gelenek görenek bilen biri.....Onun da senin de buyurduğun gibi bu söz küçüklüğünden beri kulağında fazlası ile yer etmiş olacak ki , gecenin bir yarısında telefon ederek ve de sabahın köründe ( daha bizimkiler kahvaltıya bile oturmadan Turan amcam elinde ekmeklerle dönüyordu ) kapıya dayanarak , bu atasözünün hayata nasıl uyarlanması gerektiğini bize çok güzel gösterdi...

Şaka bir yana Timurda , Mineyi etsem etsem ben mutlu ederim havası var..........Ondaki bu özgüven de beni bu karaktere karşı daha da yakınlaştırıyor , değişik enteresan bir tip....

Bakalım Timurun bu sezgiler ne kadar doğru çıkacak , Emineden aldığı haber sonrası gene Sinana olan içindeki bir güvensizlikten dolayı mı bunu asla söylemiyeceksin dedi ( biliyor ki bunu bir duysa Mine o an her şeyi bırakır koşar ama meçhule mi gider yoksa her şey daha mı iyi olur Timur şu aşamada kestiremediği için işi şansa bırakmadı )

Ya da Timuru psikopata bağlıyacaklar ön hazırlık yapıyorlar....Onun için söylettiler , ...

Bir de Minenin flashbackleri bitti Sinanınkilere sıra geldi......
Sinan_Mine olayını da daha uzunca bir vakit böyle götürecekler gibi , bir de ameliyattan bahsedildi , Sinan daha ayağa kalkmazmış gibi duruyor.....


teşekkür ederim canım ,

büyüklerimiz her zaman ki gibi yine haklılar ,hayırlı işlerde acele etmek lazım...bugünün işini yarına bırakan sinanın başına neler geldiğini hep birlikte gördük, eğer o da bilip atasözlerini uygulasaydı kendi hayatına asla bu olaylar yaşanmazdı.yapyazık oldu sinana da mineye de...ama olanla ölene çare yok...biz şimdiden sonra olacaklara bakalım...

ama olacaklar sanki beni biraz korkutmaya başladı gibi.timurdan mineye bir zarar geleceğini asla düşünmüyorum ama bu senaristlerin işi de belli olmaz yani...bunu daha önce sinansever pekçok arkadaş dile getirmişti burada ,bu çocuklar ne yapıyorlarsa senaristler öyle buyurduğu için
yapıyorlar ,bakalım timura neler yapmasını emredecekler...
Psi-psikopatım, billah yaparım,

Az biraz gül yüzüme, buz gibi bakma, )
Cana yakın ol biraz, suratını asma, )

Tatlı tatlı konuş, sen bilirsin de,


Ya güzel bir söz söyle, sevdir kendini, )

Bıktım senden billahi, boşarım seni )



iki ekmekle eve gelen turan usta ve kapıda biten timurun durumuna uygun bir atasözü daha sana ;

erken kalkan yol alır...:img-hyste:img-hyste:img-hyste

korktuğum bir diğer şeyse sinanın zedelenen sinirleri ve mecbur kalınan ameliyat...

sinan belki de bu son ameliyatta felç geçirecek ve tekerlekli sandalyeye mahkum kalacak.bunu kabullenemediği için de minenin karşısına çıkmayacak.zaten o babası olacak dümbelek de şimdi kabara kabara anlatır ona ,senin minen evlendi hem de hamile diye...bir de nikah resimlerini gösterdimiydi ooohhh...tamamdır...yazık sinana vallahi...ne seveni var ne soranı var öyle yalnız ki...tıpkı şarkıdaki gibi... Ne sevenim var ne soranım var
Öyle yalnızım ki
Çilesiz günüm yok dert ararsan çok
Öyle dertliyim ki,
Bana kaderimin bir oyunumu bu
Aldı sevdiğimi verdi zulumu
Dünyaya doymadan geçip gideceğim
Yoksa yaşamanın kanunumu bu
Bıktım artık yaşamaktan
Çekmekle bitermi bu hayat yolu
Bu yalnızlık bu dertler...
Bekleyeceğim... bekleyeceğim...
Geri dönmese bile
Alıştım kaderin zulmüne artık
Bana gülmese bile
Geri dönmez artık giden sevgililer
Her ümit ufkunda ağlıyor gözler
Bitmeyen çilenin derdin sarhoşuyum
Kahredip geçiyor en güzel günler
Bıktım artık yaşamaktan
Çekmekle bitermi bu hayat yolu
Bu yalnızlık bu dertler...

Bahar61
29-10-11, 02:22
Emine'ye gelince...:img-blush
Zaten benim favorim...
İstanbul Gecelerinin daimi müdavimi olmaya aday...
Zira o sert alkollere direnen bünyesine şaşırmamak elde değil...
Gecenin o saatinde iyi cesaret....:whistle2
Ancak bu bölümdeki söyleminin Timur'a söylenmesi kendince had bildirmesine yordum ben...
Onun Timur'a Sinan üzerinden bir posta koyuşu mevcuttu...
Mine'ye söylese neler olurdu bilemem ama ben son sahnede herşeye kendini kapatmış ve babasına odaklı bir Mine gördüm...
Sadece babasının gözlerinden Vazgeç-Vazgeçme durumunu Mine bir kez daha görmek istedi...
Bu durumda bu Evet-Hayır merasiminde Mine açısından Evet %70'ti zaten...
Turan bey bakışlarıyla çok büyük bir etkendi...Bana göre tabi...

emine o mektubu çok daha sonra ortaya çıkarır ve belki de bizim istediğimiz şekilde gelişen olayları durdurmak için kullanır diye düşünürken bu akşam hiç beklenmedik anda timura anlatıverdi mesajları ve mektubu ...şaşırdım ama şaşırmadım da...kız her türlü duruma karşı kendince tedbirler alıyor.amacı mineyi hiç bir zaman mutlu görmemek...17 yıl prenses gibi yaşamasının bedelini en ağır şekilde ödesin diye canını verecek nerdeyse.

emine neden şimdi o mektuptan ve mesajlardan bahsetti timura ?

1: mineden vazgeçmemiş sinanın yarın öbür gün yine karşılarına çıkacağını ve mineyle oğlunu geri alacağını anlayıp yol yakınken vazgeçsin diye mi ,

2:olurda mine zamanla timuru severse , allah korusun mutlu falansa eğer ,hemen harekete geçip, sinanın ona ulaşmak istediğini ama ulaşamadığını ve timurun bundan haberdar olduğunu mineye yumurtlamak ve dünyasını başına yıkmak için bir kozu olsun diye mi söyledi ?

babadan hayır yok canım ,olmadı olmaz da bu saatten sonra .benim bir umudum var ,timur durduracak nikahı ama ...bu senaristlerle çok zor bu iş...onlar karışmasa her işe timur kesinlikle durdurur bu nikahı...ama cık...

bunun işin şaka kısımları ,ama merak ettiğim bir şey var ki onu gerçek anlamda çok merak ediyorum.ciddi ciddi merak ediyorum yani öyle böyle değil...

bu forumda veya forum dışında tanıdığımız ,aile veya çevremizdeki insanlar arasında bencil insan yok mudur hiç ,4x4 lük bir insan olabilir mi ,zaafları olmayan tüm iyi meziyetlere sahip bir insan ?

gerçekten merak ediyorum ...var mı cevap verecek olan...belki de ,ben de bencil olduğum içindir ki timuru hemen harcayamıyorum.

~~winds~~
29-10-11, 02:47
Bende senin yorumunu bekliyordum canım çıkmadan okumak için.Aynı şekilde hayalini kurarken hiçte beklemiyorduk bu kadar kısa sürede izleyeceğimizi.Ama ben diyorum sana bizim kalbimiz temiz diye:)
Benim aklıma gelmeyen bir noktayı yazmışın.''Büyük aşklar büyük sınavlarla sınanırmış''.Tam Mine&Sinan'a uygun bir söz.Mine'nin ilk bölümden beri yaşadıkları,sürekli ağlaması,ailesinin,kendisinin zor durumda kalması,bebeği hakkında yaşadığı ikilem.Mine'nin yaşadıkları kolay değildi ama herşeye rağmen arkadaşına da söylediği gibi ''sabah akşam Sinan'ı düşünmeye'' devam etti Mine.Onu sevmekten vazgeçmedi umarım vazgeçmezde.
Sinan'a gelirsek onun yaşadığı daha da zor bir durum.Ölümle burun buruna gelmiş.Kazayı hemen gittikten sonra yapmıştı,o kadar bölüm izledik tek bir haber almadan,üstüne birde bu bölüm 3 ay geçti.Çocuk halen toparlanamamış nasıl ağır bir kaza geçirdiyse.Hani derler ya herşeye çare bulunur birtek ölüme bulunmaz diye.Az kalsın öyle oluyormuş Sinan cephesinde...
Bu durum Sinan'ın annesini epey etkilemiş sanırım açıkçası ben anneyi böyle beklemiyordum onu böyle izleyince birazcık umutlandım belki oğlunun mutluluğu için Mine'nin hamileliğini filan söyler mi diye.Çünkü oğlunun Mine'yi ne derece sevdiğini görüyor,haline üzülüyor.Babadan hiç umudum yok,arkadaşların yazdığı gibi yarın bir gün Sinan'a birşey olsa Mine'den bebeği bile almak isteyebilir o adam,duygusuzun teki.
Canım bende ilk bölümlerden itibaren Timur hakkında bize ipuçları verildiğini düşünüyorum bunu da defalarca dile getirdim,getirdik.
Mine'nin pasaportuna el koyması ve bunu yaparken de yanlış yapıyorsun Mine diye bir bahane öne sürmesi,Mine'nin bebeği aldıracağını sanınca ''Bende seni cesur sanmıştım'' diye gaz vermesi ki ben bunun altında art niyet arayanlardanım.Sonra Turan ustadan Mine'yi isteme şekli,evlerine gidip Mine'ye sorma zahmetinde bile bulunmadan ''Mine'yi 2 saat alabilir miyim'' diye sorması...Ve bu derece kararlı bilinçli atılan adımları ''amacım sana yardım Mine'' kılıfı altına saklaması.
Başlıkta da defalarca konuşuldu bu konu.''Mine'nin dik durmasını,hayatını kazanmasını istiyor Timur,amacı yardım'' denildi.Ama Timur Mine'yi kendisi için istiyor,ne hamile olması ne çaresiz olması onun umrunda değil ki...Tüm bu durumlar Timur'u amacına götüren araç konumundaydılar.
Ve işte gelinen nokta ortada Timur,hani Mine'nin acı çekmesine dayanamayan,amacının sadece yardım olduğunu masal anlatır gibi millete anlatan Timur varya Mine'nin,karnında ki bebeğin hayatının yönünü değiştirdi belkide.
Yani o mektubu sakladın öyle mi?
Evet sakladım.
İyi o zaman sonsuza kadar saklamaya devam edeceksin.Mine'nin iyiliği için.

Ne demektir bu Allah aşkına yaa...

Evet Timur daha önce de söyledim biz benciliz,seni biz yanlış tanıdık,yanlış yorumladık.Yoksa sen çok masumsun ve dediğin gibi sırf Mine'yi düşünüyorsun!!!

Evet canım Merve babasına çok benziyor ve ben açıkçası Mine için endişeleniyorum çünkü Merve'de o potansiyel var,bu kız Mine'yi rahat bırakmaz.Umarım çok ileriye gitmez de bebeğe ve Mine'ye zarar vermez...



Canım benim çok teşekkür ederim. :love01:

Ben bu bölümden sonra MineSinan aşkına daha sıkı bağlandım , daha yürekten inandım canım. Mine , hala umut besliyor içinde aslında... Timur'a söylediği cümlede bunu görüyoruz bence... Sinan'dan gelecek en ufak iyi haberde bütün gemileri yakacak Mine... Ne Timur kalacak ortada ne başka bir şey... Senaristler de yazdıkları karakterleri iyi analiz etmiş olacak ki bu nedenle karşılaştırmıyorlar Mine ve Sinan'ı...
En az Mine kadar üzülüyorum ben de Sinan'a... Hiçbir şeyden haberi yok en başta... Ona karşı söylenenler karşısında kendini savunma hakkı bile yok elinde , keza söylenenlerden haberi bile yok. Ve dediğin gibi ölümden döndü resmen... Bu yavrumun da başına gelmeyen kalmadı daha 8. bölümden...
Sinna'ın babası çok ama çok bencil birisi... Sadece adını , şanını , her şeyden önce kendisini düşünüyor. Sinan'a karşı hiçbir şekilde iyi yaklaşımı olmayacaktır. Hatta en az Timur kadar engel teşkil edecektir. Annesi daha yumuşak ama onu da Sinan'ın babası bey bastıracaktır büyük ihtimalle... :img-beee: Bu adam uçaydı paraşütle neyin daha iyi olmaz mıydı Emeeel ? : D
Beni bu saatten sonra o "Amacım yardım" safsatalarına kimse inandıramaz zaten canım. Timur kredilerini eksiye çekti artık... Yardım etmek isteyen insan Mine'yi eğitimine devam etmesi için yüreklendirir. Bebeğini doğur , 40 yaşındaki bir adamla evlen diye değil. Evlendikten sonra da artık "Mine sen cesur biz kızsın , bana aşık olabilirsin. Korkup kaçma!" der. :icon_whis Emine'ye söyledikleri ve söyleyiş tarzı nasıl , nasıl... Sıfat bulamadım şimdi... İtici diyeyim en iyisi... Nasıl iticiydi öyle... Nasıl kendinden emin söyledi , "Ben söyleme dediysem söylemeyeceksin!" hesabında... Fazla güven iyi değildir Timur amca :icon_whis Biz , Sinan'ın tipini çok sevdiğimizden diyoruz onları zaten canım , yoksa Timur amca melek gibi adam! Çarpılırız mazallah. :img-hyste
Aynen canım... Merve her şeyi yapabilecek bir kız olduğunu iyiden iyiye belli etti. Yoksa senaristler "Sana burayı cehennem ederim." gibi iddialı bir cümle kullanmazlardı. Zaten sevmiyorduk Merve'yi , iyice gıcık kaparız olan olur.

Bu arada Timur , Sinan'ı hiç görmedi henüz... Bir şekilde Sinan ve Timur tanışırlarsa ve Timur Sinan'ı eve davet ederse olacakları düşünmek dahi istemiyorum. Karnı burnunda Mine , Timur'un evinde... Karşısında Sinan ve Timur amca... Aman Allah'ım! :img-swoon

LİSA
29-10-11, 05:16
bu foruma arada bir giriyorum sıklıkla yorum yapmasamda
diziyi seviyorum oyunculuklar harika
diziyi seviyorum çekimi güzel
diziyi seviyorum konusu güzel ne salt iyi ne salt kötü var şu ana kadar
ama burada yapılan yorumlar fena.
benim dizide tuttuğum karakter turan usta o durumda olacak bir babanın bütün özelliklerini en güzel durumda yansıttığı için çetin tekindor'a bayılıyorum.ama jön karakterler hakkında yapılan yorumlar ve hatta timur karakterine pedofili suçlaması yapacak kadar ileri gitmeler saçmalık.timur karakteri hala gizemli ve sinan karakteride hala gizemli gelecek ne gösterecek belli değil.sinan lı aşk sahnelerine bakarak ne kadar aşık diyebiliriz bilmiyorum ama minenin ona hala aşık olduğu belli.ama 17 yaşında bir insanın aşk anlayışı ile birkaç yıl sonraki aşk anlayışı farklı olur.keza sinan içinde geçerli bir durum ve timur içinde geçerli. yaş konusunun irdelendiği sahneler gerçekten dokunaklıydı baba kızın konuşması minenin masada timurun kızının yaşını söylerken turan ustanın bakışlar nüfus memurunun önünde vekalet vermesi bu sahneler çarpıcıydı timur:37 mine:17 zor gerçekten zor hem timur hem mine için ve hemde gelecekte öğrenecek sinan için neden diziyi keyifle izleyip keyifli yorumlar yapmıyoruz sonuçta bunlar karakter ve gelip geçici
ya gercek hayattaki mineler turan ustalar ve minenin ailesi gibi aileler minenin hiç değilse etrafın ağzı kapansın diye kurtarıcı evliliğini yapacak timuru var ya gerçek hayattaki mineler ya mezardalar ya sokaktalar yada ????

bu arada 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun :cheer:

büsra003
29-10-11, 08:30
herkese günaydın ve bayramınız kutlu olsun....

dün gece bölüm sonunda biraz öfkeliydim timura ama sabah sakin sakin uyandım..gözlerimi kapadım ve dünkü bölümü timuru düşündüm...

şuan itibariyle timurun kötü bi karekter olduğunu düşünmüyorum..:img-blush

timurun mineyi çook sevdiğini,, ona karşı konulmaz bir şeyler duyduğunu,, onunla aynı yatağı paylaşmasada aynı evi paylaşmak istemesini,, onu ve bebeğini hayata kazandırmak istiyor..timurdan ben bunları anlıyorum..anlamaya çalışıyorum yada..

şimdi timur mineyi seviyor ve onunla evlenmek istiyor..yani en azından onu korumak onu hergün görebilmek ve aynı evde olmak istiyor...hal böyleyken adamın tereddütleri var..kolay değil bu tereddütle 3 ay bekledi..zor bir durum olsa gerek..derken nikah tarihi alındı..herşey tamam nikah günü geldi nikaha yarım saat kalmış densizin biri kalkmış sinan mineyi seviyor ona ulaşmak istedi ben engel oldum diyor eee buna karşılık timur ne yapsaydı diye düşündüm düşündün durdum aklıma şunlar geldi...

1:o anda eline mikrafonu alıp sevgili misafirler nikahımız iptal edildi herkes dağılabilir mi demeliydi.daha sonra ne yapacağını bilmeden..

2:mine sinan seni bırakmamış amerikaya gitmek zorunda kalmış gel nikahtan vazgeç turan usta gel mineyi sinana götürelim mi deseydi sinana şimdiye kadar ne olduğunu bilmeden..

3:emine şimdi bunun sırası değil nikah bi kıyılsın sonra söyleriz mineye mi deseydi

yani düşündüm de en mantıklı cevabı verdi timur hem kendi ve hemde mine adına...

o saatten sonra karnı büyüdü kızın turan usta hala konuşmuyor kızıyla ee timurda mineyi seviyor en hayırlısı o nikahın olmasıydı...

emine o sırrı saklamalı en mantıklısıda..yoksa minenin ne yapacağı sinanın bebeği kabul edip etmeyeceği sinanın tepkisini biz az çok kestirebilsekde onlar bilmiyorlar...timur belkide düşündü madem sinan mineyi seviyordu iyi de adam 4 aydır(3 ay zaman atlaması 1 aya da onun öncesi desek)nerede bu adam niye kızın arayıp sormamış veya gelmedi amerikadan diye düşündü belkide..çünkü bizden başka kimse bilmiyor sinanın kaza yaptığını...

haa emine kızımız o sırrını nikah dan bir kaç gün bir hafta önce söylese iş değişebilirdi belki..timur her ne kadar mineyle evlenmek istesede belki sinana ulaşabilirdi en azından mineye söylemeden sinanın ağzını yoklama şansı olurdu ama o saatten sonra yapılacak hiç bir şey yook bence...

timur en doğru şeyi söyledi gibi geliyor bana....timuru hala çözmüş değilim...adam git gide gizemli olmaya başladı..

ben timuru seviyorummm beeaaa napim işte çekici geliyor bana..ve sonuna kadar izlemek istiyorum mine için mücadelesini karşı koyamadığı zamanla aşkını izlemek istiyorumm..

zambak 3
29-10-11, 10:26
Büşracığım esasında sakinlikle düşününce o konum ve şartlar altında Timur bir bakıma gerçekten doğru olanı yaptı...

Zaten adam o kadar istekli ki kızla evlenmeye , göz göre göre bir mektuba , sarhoş olmuş Eminenin laflarına bakıp Timur gibi bir karakter o an geri caymazdı......
Karakter öyle oynak bir o yana bir bu yana savrulan , onun bunun lafları ile hareket edecek bir yapıda değil...

Timur karakterinin en gözle görülür özelliklerinden biri kafaya koyduğunu yapıyor.olması.....Aklına yatan en iyi çözümdür onun için. hatta herkes için..

Esasında düşününce nikahın kıyılmasına beş on dakika kalmış , sırf Timur değil , birçok kişi hele ki karakter böyle ise ve de bu kadar istekli ise , bu nikahı ertelemezdi....
Sarhoş Eminenin lafı ile gözünden sakındığı Mineyi meçhule bırakır mı böyle bir adam....

Timur karakterinin Mineyi o kadar mutlu edeceğine , koruyup koruyacağına dair inancı var ki ;
Bu savını muhakkak deneyecek , yaşamın içinde görecek ama iddia ettikleri gibi mutlu edemezse de Mineyi gün gelip kendi elleri ile de bırakabilecektir...

Dün akşam marinaya giderlerken Mine ^^ben olmazsa ineyim eve döneyim^^ dedi , Timur da^^ olmaz öyle şey seni ben aldım ben bırakırım^^ diye cevap verdi....

İşte bu mantıkta olan bir Timur , ileride baktı işler hiç de hesap ettiği gibi yürümüyor , kendi ağzı ile Mineye serbestsin diyecektir.......Minesiz mutlu olmak Timur için zor olsa da , mutsuz bir Mine Timur için daha da zor olacaktır....

Çok mutlu olacaksın diyen Timur , başaramadığını anladığı an , nikahta yaptığı gibi diretmiyecek bence bırakacaktır Mineyi....
Ama bunları görmesi için yaşaması lazım Timurun , bu hayat Mineye iddia ettiği gibi huzur mu verecek yoksa iyice hüzün mü

mıstaa
29-10-11, 10:45
Emine'nin bir çırpıda herşeyi Timur'a söylemesi sonucunda Timur'un verdiği cevaplarda matraka ve mıstaa'nın kulaklarını çınlattım. Dizinin devamı açısından biri kötü olmalı demişlerdi Timur oldu. Mükemmel değildi ama kötü de değildi.
Timur, Mine'nin bütün taleplerine evet dedi, bunlardan caymaz diye düşünüyorum. İlerleyen bölümlerde bununla ilgili neler göreceğiz? Sinanla onu kavga halinde mi izleyeceğiz merak ediyorum. Mine'nin onu sevme ihtimalini mi seviyor? Ti:icon_sorrmur'u anlayamıyorum.

Timur, Emine'nin söylediklerini duyunca sende bunu sakladın öyle mi dedi, saklamasına sinirlendi. Ama sonra da söyledikleriyle bu zamana kadar konuşmadıysan bundan sonra sus diye üstü kapalı tehdit etti.

Bende niye kulaklarım kaşınıyor diyorum.:img-hyste Şaka bir yana böyle olacağı belliydi. Senaristlerinde elleri mahkum. Hikayenin akışı için karakterlerle oynamaları lazım. Ve bunun Timur üzerinde yapılması lazım. Çünkü Sinan'ın iyi veya kötü olması o kadar ilgi çekmez. Ama esas oğlan kötü yapılırsa ilgi çeker. Bu da öyle bir şey.
**************

Mine'nin, Timur'a küçümser tavırla "Sinan'ın döneceğini düşünsem seninle niye evleneyim ki?" dediği sahnede Timur "sen görürsün" bakışı attı Mine'ye. En azından ben öyle yorumladım. Bu yüzden Mine ile Timur arasındaki durumu/ilişkiyi daha bir merakla bekliyorum. :)

büsra003
29-10-11, 10:52
mrb arkadaşlar ratingler gelmiş buyrun...

TARIH 28/10/2011
HEDEF KITLE TOTAL

2 BIR COCUK SEVDIM KAND 20:55:46 1:34:08 1 5,64% 14,72%

12 BIR COCUK SEVDIM (OZET) KAND 19:58:03 0:43:28 1 3,38% 9,15%

TARIH 28/10/2011
HEDEF KITLE A/B

2 BIR COCUK SEVDIM KAND 20:55:46 1:34:08 1 7,71% 20,88%

4 BIR COCUK SEVDIM (OZET) KAND 19:58:03 0:43:28 1 4,74% 13,94%

ozlem12
29-10-11, 12:46
Çokça özensizdi

Yuh dedim resmen. tamam anladık mine anlaşma gereği evleniyo fakat evlenirkende, saçını arkadan örüp sonrada şekil vermek.. çokça özensizdi bence.

Sonra merve cadısı

Yuh ya. sen neymişsin? Neydi o tehtidler falan filan cehennem ederim , aptal aptal konusma falan :img-hyste bence minenin ters anına gelcek çakıcak bir tane mervenin surata :img-hyste

Enigmatic Eyes
29-10-11, 13:31
Öncelikle herkesin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutluyorum.

Dizinin az çok nasıl ilerleyeceği bu bölümde belli oldu. Timur, "sevenleri ayıran kötü adam" olacak galiba. Galiba diyorum, çünkü senaristlere hiç belli olmuyor. Daha 1 bölüm öncesinde çoğu kişi Sinan'ın kötü gösterileceğini düşünürken, kötü gösterilen Timur oldu.

Timur'un bölüm boyunca evlenmek için acele etmesi, Mine'nin hiçbir şekilde Sinan'la bağlantı kuramaması için Emine'yi tehdit etmesi çok rahatsız etti beni. Bunları yapan bir adam ilerde neler yapmaz ki... Sinan'ın sürekli hayatlarında olacağını bu işin içine katarsak; Mine çok yıpranacaktır. Bir de küçük cadı Merve var tabii.

Benim beklentilerimin çok dışında gelişiyor olaylar. Böyle klişe bir hikâye izlemektense Mine'nin Timur'la sonunda mutlu olacağı bir hikâyeyi izlemeyi tercih ederdim. Ama sağ olsun senaristler; Timur'u bencil ve fırsatçı bir adam olarak göstererek bu hikâyeyi başlamadan sonlandırdılar.

Sevenlerine saygım sonsuz ama Mine & Sinan'ı ben gerçekten aşık bir çift olarak göremiyorum. Birbirleriyle birlikte vakit geçirmekten hoşlanan iki genç insan olarak gördüm hep onları. Aşktan çok hoşlantı, gençlik heyecanı gibi geldi bana. Mine'yi Timur'la daha farklı bir açıdan izlemek isterdim.

Diziyi takip edip etmemek konusunda şu an kararsızım. İlerleyen bölümlere bakarak kararımı vereceğim artık. Çünkü bu senaristlere güven olmuyor. Umarım bir bölüm Mine - Sinan, bir bölüm Mine - Timur olarak götürmezler senaryoyu. Aksi takdirde diziden kimse zevk alamaz.

matraka
29-10-11, 13:34
Emine'nin bir çırpıda herşeyi Timur'a söylemesi sonucunda Timur'un verdiği cevaplarda matraka ve mıstaa'nın kulaklarını çınlattım. Dizinin devamı açısından biri kötü olmalı demişlerdi Timur oldu. Mükemmel değildi ama kötü de değildi.
Timur, Mine'nin bütün taleplerine evet dedi, bunlardan caymaz diye düşünüyorum. İlerleyen bölümlerde bununla ilgili neler göreceğiz? Sinanla onu kavga halinde mi izleyeceğiz merak ediyorum. Mine'nin onu sevme ihtimalini mi seviyor? Timur'u anlayamıyorum.

Timur, Emine'nin söylediklerini duyunca sende bunu sakladın öyle mi dedi, saklamasına sinirlendi. Ama sonra da söyledikleriyle bu zamana kadar konuşmadıysan bundan sonra sus diye üstü kapalı tehdit etti.
artık kulaklarımı çınlatmana gerek kalmadı,forum ahalisini çok özledim bensiz epey yorum yaptılar,tabi ben bunlara cevap yazamadım,nette bile özgürlük yok kardeşim,:img-hyste
neyse bizim mine timurcuları bile almış gitmiş bir endişe,yahu ne oluyor size,
Sinan&minecilerin istediği de bu...:img-hysteçözülüyorsunuz arkadaşlar
dizinin son sahnesini yorumlasam yeter bence hatta fazla bile,diğer bölümlerin yorumlarını,daha sonra yaparım
şimdi düğünden önce eminenin timura gelip olan biteni anlatması karşısında,timurunda emineye susmasını söylemesi,tabi herkeste bir aa ama sinan kötü krakter olucaktı,şimdi timur mu kötü krakter olucak denmesine sebeb oldu
bana göre durum bundan ibaret değil,eğer mine evlenmese timurla değişen birşey olucakmı?olmayacak; sinan mineyi 4 yıl göremeyecek arkadaşlar buna alışsanız iyi olur,tek başına veya teyzesi ile bu çocuk da büyüyemez,yani timur gene en mantıklısını yaptı,emine ye susacaksın derken

peki timur bencilliğinden mi yaptı bunu,evet ondan yaptı:img-hysteama senaristin amacı ileriye zemin hazırlamak,mine er geç timurdan kopacak bu sanıyorum 4 yıl zaman atlamasından 3-4 bölüm sonra olucak,bu sır ortaya çıkıcak,minede demek biliyordun diyecek ve kopma yaşanacak
yani sevgili senaristimiz ileriye dönük oynuyor:img-hystezaman atlamasından sonra büyük ihtimalle geriye dönük flashbackler bize yol gösterecek,bir dahaki bölüm evt cevabını duymadan 4 yıl sonra yazarsa şaşırmayalım

peki mine timurdan neden kopmak zorunda,bence senaristler sinan mineyi ilerki zamanda birleştiricek,böyle olması gerek ki mine hayatında boşlukları doldurabilsin,aslında sinancığımızın beyaz atlı prensi olmadığını görsün...
ama bir yandan da timur bağlantısı kopmayacak,artı flasbackler bu sefer timur mine sahneleri için kullanılıcak

neyse timurcular rahat edin,sinan kardeşimiz salt kötü olmayacak,timurda olmayacak,ama her insan gibi sinanda hata yapıcak,hata diyorum :img-hystebknz.(kötü krakter demiyorum)

büsra003
29-10-11, 14:03
artık kulaklarımı çınlatmana gerek kalmadı,forum ahalisini çok özledim bensiz epey yorum yaptılar,tabi ben bunlara cevap yazamadım,nette bile özgürlük yok kardeşim,:img-hyste
neyse bizim mine timurcuları bile almış gitmiş bir endişe,yahu ne oluyor size,
Sinan&minecilerin istediği de bu...:img-hysteçözülüyorsunuz arkadaşlar
dizinin son sahnesini yorumlasam yeter bence hatta fazla bile,diğer bölümlerin yorumlarını,daha sonra yaparım
şimdi düğünden önce eminenin timura gelip olan biteni anlatması karşısında,timurunda emineye susmasını söylemesi,tabi herkeste bir aa ama sinan kötü krakter olucaktı,şimdi timur mu kötü krakter olucak denmesine sebeb oldu
bana göre durum bundan ibaret değil,eğer mine evlenmese timurla değişen birşey olucakmı?olmayacak; sinan mineyi 4 yıl göremeyecek arkadaşlar buna alışsanız iyi olur,tek başına veya teyzesi ile bu çocuk da büyüyemez,yani timur gene en mantıklısını yaptı,emine ye susacaksın derken

peki timur bencilliğinden mi yaptı bunu,evet ondan yaptı:img-hysteama senaristin amacı ileriye zemin hazırlamak,mine er geç timurdan kopacak bu sanıyorum 4 yıl zaman atlamasından 3-4 bölüm sonra olucak,bu sır ortaya çıkıcak,minede demek biliyordun diyecek ve kopma yaşanacak
yani sevgili senaristimiz ileriye dönük oynuyor:img-hystezaman atlamasından sonra büyük ihtimalle geriye dönük flashbackler bize yol gösterecek,bir dahaki bölüm evt cevabını duymadan 4 yıl sonra yazarsa şaşırmayalım

peki mine timurdan neden kopmak zorunda,bence senaristler sinan mineyi ilerki zamanda birleştiricek,böyle olması gerek ki mine hayatında boşlukları doldurabilsin,aslında sinancığımızın beyaz atlı prensi olmadığını görsün...
ama bir yandan da timur bağlantısı kopmayacak,artı flasbackler bu sefer timur mine sahneleri için kullanılıcak

neyse timurcular rahat edin,sinan kardeşimiz salt kötü olmayacak,timurda olmayacak,ama her insan gibi sinanda hata yapıcak,hata diyorum :img-hystebknz.(kötü krakter demiyorum)

arkadaşımmm yaaa hoş geldin sefalar getirdin özledik seniiiiiii:love01:

yorumlarını özlemişim...okuyunca içim açıldı:img-hyste:img-hyste

bende senin gibi düşündüm dizilerdeki sırları hiç ama hiç sevmem muhakkak bir gün gün yüzüne çıkar...

bilmiyorum neden ama timuru kötü karekter olrak sıfatlandırmak içimden gelmiyor...

dediğin gibi 9. bölüm ... yıl sonra diye başlayabilir...ama pek de sanmıyorum..

nede olsa mervenin mineye çektirdiklerini muhakkak izletirler bize...

baklım neler olcakk:calis

lpchester
29-10-11, 14:05
emine o mektubu çok daha sonra ortaya çıkarır ve belki de bizim istediğimiz şekilde gelişen olayları durdurmak için kullanır diye düşünürken bu akşam hiç beklenmedik anda timura anlatıverdi mesajları ve mektubu ...şaşırdım ama şaşırmadım da...kız her türlü duruma karşı kendince tedbirler alıyor.amacı mineyi hiç bir zaman mutlu görmemek...17 yıl prenses gibi yaşamasının bedelini en ağır şekilde ödesin diye canını verecek nerdeyse.

emine neden şimdi o mektuptan ve mesajlardan bahsetti timura ?

Açıkcası Emine'nin bu kadar zaman beklemesi ve nikah gününde bazı gerçekleri dile getirmesini beklemiyordum...:whistle2
Annesinin yaptığı hazırlıklara tripler atan Emine'nin o hazırlıklara inat Mine'ye mektup ve mesajlar konusunda patlayabilirdi...
Neden Mine'ye değil de Timur'a söyledi...
Bana göre Emine'nin şöyle bir durumu olabilir;
-Mine'nin Timur'la mutlu mesut evlenmediği zaten biliniyor evde...Bu durumda Mine'ye açıklanan bazı şeyler Mine'nin umutla ve beklentiyle dolmasını sağlayabilirdi...
Malum EMine'cik biraz kıskanç olduğu için bu cepheden müdahale etmek istemedi...
-Timur'a söylenme kısmına gelince...
Emine'nin bence ona daha fazla hıncı var...
Çünkü bu evliliğin onun tarafından istendiği ve dile getirildiği bir gerçek...
''Kızını bana ver''kısmındaki polemiğinin Emine tarafından ilk ağızdan duyulması hayal kırıklığını ciddi bir birikime ulaştırdı...:img-blush
Bu anlamda nikahta Timur'un kendince canını yakmaya ve bu evlilikle ilgili hayal kurmaması adına had bildirmeye kalktı o kadar...
Benim gözümde Emine bu...
Yakında ikimizde Nirvana'ya ulaşacağız...:img-hyste

Öte yandan Timur'un Merve ile Mine arasındaki balans ayarını ayarlamadaki ustalığını merakla beklemekteyim...
Zira kızını çok tehlikeli gördüm...
Hani küçük kardeş kısmında büyük çocuklar kıskançlığından bebeğin üzerine oturur ya...Bilmem hiç tanık olduğunuz mu?
Merve'nin kan bağı yok ama öyle bir potansiyel mevcut....:img-hyste
İşin çok zor Timur...

Sevgili Zambak 3,Timur'un gün gelecek onu bırakacak savınızı sevdim....
Hala Timur karakterini tam olarak tanımadığımızı düşünüyorum...
Mine'yle birlikte derinlere bir yolculuk yapacağız...

bal gözlüm
29-10-11, 14:15
Bölümü beğenerek izledim ama fragmandaki hareketliliği bulamadım yine..
Sinan'ın gelişiyle hareketlenir diyordum ama galiba önümüzdeki bölümlere kaldı hikayenin açılımı..:img-wink:

Mine'nin cevabının evet olacağı konusunda herkes hemfikir sanırım.
Bizim senaristler bölüm sonlarını doğru yerde bağlayamıyorlar kanımca merak uyandırmıyor yani. Kendi adıma konuşmam gerekirse haftaya ne olacak diye heyecanlanmıyorum.:kahve

Üç aylık bir zaman atlaması oldu. Zaman atlamasındaki amaç neydi onu da çözemedim teyzenin çıkması mı yoksa Mine'nin karnının büyümesi mi?:img-pilot

Kokteyl tarzı nikahları da saçmaydı. Ben sade bir nikah töreni olur diye düşünmüştüm Timur Bey'imiz bildiğin düğün yapıyor.:img-hyste Ah Timur ah nasıl da heyecanlı yeni yetmeler gibi..:)

Sinan sahneleri pek bir etkileyiciydi.
Mine'yi anlatışını sevdim; özellikle gülüşünden bahsederken çok samimiydi..:img-blush
Sinan Mine'ye ulaşmak için her yolu deneyecektir. Asıl olay da bundan sonra başlıcak zaten. Mine'nın bir başkasıyla evlenmiş olduğuna akıl sır erdiremicektir, yaşananları da bilmiyor. Bakalım tepkisi ne olacak tüm bu olanlara..?

Merve'nin tripleri tam gaz devam ediyor. Mine'ye çıkışmasından ziyade Ayten'e olan tavrına sinirlendim ben. Kız onu sakinleştirmeye çalışıyor, yanında olduğunu hissettiriyor. Onun tavrıysa; "bıktım senin bu pollyannacılığından, salak salak konuşma..":img-tomat
Merve cidden çok sinir bozucu oluyor bazen hatta çoğunlukla..:)

Eminecim de iyice gecelerin kadını oldu.:D İnşallah başına birşey gelmez sokaklarda hiçte korkmuyor maşallah.:)
Ve Eminecim seni çözmekte güçlük çekiyorum. Ne demeye o kadar zaman bekleyip sırrını en söylenmicek kişiye söyledin?:icon_whis Hayır yani amaç neydi çok merak ediyorum.
Timur'un tamam bu nikah olmıcak, Mine'yle Sinan'ı kavuşturalım demesini mi bekliyordu acaba?:whistle2

Timur'un tepkisini abartılı ya da psikopota bağladı diye yorumlamıyorum ben. Yani evet tehdit biraz fazla kaçtı ama... Bu adam Mine'ye karşı birşeyler hissediyor, tek amacı Mine'ye yardım etmek değildi bunu hepimiz biliyoruz. Elbette Mine'yi kaybetmemek için herşeyi yapacaktır.:img-yes: Bi de yüzmüş yüzmüş kuyruğuna gelmiş bırakır mı hiç nikah kıyılmadan. :)

Timur bunu yaptı kötü adam oldu, yarın obür gün Sinan birşey yapacak kötü adam olacak. Yok böyle birşey arkadaşlar.. Bu dizide salt kötü ya da salt iyi karakterler yok, gri karakterler var.
Normalde de böyle değil midir zaten? Hangimiz hep iyiyiz ya da hangimiz hep kötüyüz?
İnsanların zaafları vardır, hatalar yaparlar ve bunların bedelini öderler. Yapılan hatalar, zaaflar hiç kimseyi kötü yapmaz.
Timur da bir hata yapmıştır, zaafına yenilmiştir. Bu onun kötü biri olduğu anlamına gelmez.;)

Haftaya zaman atlaması olur diye düşünüyorum. Çünkü bu şekilde bi ilerleme olmuyor biraz atraksiyon lazım diziye..;)

ban68
29-10-11, 14:32
Herkesin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun...:love01:

Daha izler izlemez Timur’un vazgeçmeyeceğini biliyordum. Kesinlikle ve kesinlikle doğru yaptı. :calis Ayrıca Timur karakterini az çok çözmeye başladığımı düşünerek beni hiç mi hiç şaşırtmadı. Kaldı ki, ben de aynısını yapardım. Niye?

Çünkü Timur’un vazgeçmesi demek her şeyin Mine için daha bir içinde çıkılmaz bir hal alması demek de ondan. sofa
Öbür taraftan ERKEKLER SIRF İYİLİK OLSUN DİYE EVLENMEZLER.
Bir kitap okudum hayatım değişti diyenler gibi ben bir dizi izledim hayatım değişti.
Timur deliler gibi Mine’yi seviyor. Sinan da Mine’yi seviyor. Mine de Sinan’ı. Eeeeeee şimdi n’olacak?
Olacağı şu:
Timur eğer yoldan çıkmazsa, psikopata bağlamazsa :bilmim Mine’ye verdiği sözleri tutacaktır yani Mine’yi ve bebeğini teminat altına alacak her şeyi yapacak. Kaldı ki, bunlar o konumdaki bir adam için çok kolay şeyler.
Zor olan zaman içinde Mine’ye ve Merve’ye rağmen hayatındaki iki kadının Timur’a bakış açısının değişip değişmeyeceği. Yani şu ünlü güven konusu...:865323 Ve Sinan’a rağmen Mine’si için ne kadar çaba sarf edeceği. Bunları izleyip göreceğiz.
Yani büyük lokma ye büyük konuşma dedikleri gibi Timur’un lafları boğazında mı kalacak yoksa zamanla kayıp gidecek mi? Bütün bunlar olurken bizi ne gibi sürprizler bekliyor acaba??
Sinan’ın devreye girmesi belli ki zaman alacak. Adam felaket bir durumda. Eğer babası gerçekten baba olsa adam zaten bu durumlar olmazdı. Bekir ve Emine’nin yolları sakın kesişmesin.:img-fear2:img-help:

Peki Emine niye durdu durdu son dakika yine elinden geleni ardına koymadı?
1.“Bakın ben Sinan’ın mesajlarını ve mektubunu sakladım ama daha nikah kıyılmadan Timur’a söylememe rağmen Timur bu nikahı yine kıydı. Tek suçlu ben değilim. Belki suçlu bile değilim Timur bile benim gibi gerçekleri söylemediğine göre.” demek , sıkıya gelince kıvırabilmek için.
2.Timur’un Sinan konusunda aklına kurt düşürüp zaten soru işaretleriyle dolu olan aklını daha meşul etmek, Timur’u daha da huzursuz etmek için.
3.Timur’un yine de nikahı kıyacağını sarhoş kafayla tahmin edip Mine’den kıskançlığının öcünü almak. Yani içini kemiren acabalara bir de Emine manyağının söylediklerinin eklenmesiyle Mine’ye hayatı çekilmez bir hale getirebilecek Timur hayal edip bu planı devreye sokması. Ya da tam tersi; kendisinin olmayan Timur’u daha da mutsuz edecek bir bilgi vererek Mine konusunda elini daha da zayıflatmak istemesi. Yani “çok hayal kurma. İşler seni bildiğin gibi değil. Sinan aslında senin düşündüğün gibi biri hiç değil” mesajını vererek onu daha da zorda bırakmak.

Niye Mine’ye söylemedi?
Mine’ye söylese Mine asla Timur’la evlenmez. Sinan’ı ne olursa olsun bekler. Sevdiğiyle evlenen bir kardeş görmektense ölmeyi tercih eder Emine. :fighting2

Dizideki karakterlere baktığımız zaman her biri almış başını gitmiş. Çoğunluk dediğim dedik çaldığım düdük , kimisi gecelere gizli gizli akıp karanlık yüzünü tatmin eder öbürü laylaylomm, hayat umrunda değil, beriki çıkarları peşinde çocuğunu falan düşündüğü yok, diğeri başkasına verir salkımı kendi yutar talkımı vs…Yani al birini vur ötekine…:img-tomat

pas.si.on79
29-10-11, 15:16
Fragmanı izlediğimde Timur Mineye "O ya dönerse" dediğinde Mine de senle evlenmezdim dedi.. Bu sözü ile ümit veriyor diye Mineye kızmıştım ama sonuçta fragman bu izlemeden yazmayım dedim. İyi yapmışım.. Orda döneceğine " kabul edersen" lafı girdiğinde o zaman bambaşka hal aldı.. O zaman seninle evlenmezdim dedi.. Aferin Mineye.. Timur açısından baktığımda ya sen bu kıza iyilik yapmak istemiyormuydun eeeeeee şimdi ne oldu.. Bencilce herşey senin lehine olsun mu istiyorsun.. Adam dönerse hayır gitmem demesini mi istiyorsun.. Yoksa evlenmez misin onunla.. bu cevabı duymayı istedi ama iyilik olsun diye evlendiğini söyleyince karşılığında hiçbir şey beklemediğini onun üzerine hayır ona dönmeni istemiyorum da diyemedi.

Aferin Mineye dedim ama ... şimdi Sinan ın yurt dışına gideceğini biliyordu. Ulaşsa da ulaşmasa da bir gün geleceğini düşündüğünü de söylemeliydi.. Yani ne biliyim asla gelmez dönmez karşılaşmayız demesi olmadı. Çünkü babası Timur değil Sinan.. oğluna bir zaman gerçeği söyleyecek. Sinana da.. söylemeli de...... Ama sonra anlıyorum ki Mine gerçeği söylemek istemiyor. Hiçbirşeyi bilmeyecek diyor. Deden annemi üzmüş..annem benim için üzülmüş vs.. bunları bilmemesi demek gerçeği bilmemesi dmek.. Bunun için de Minenin gözünün karartacak bir neden yoktu.. Sonuçta sen bu adamla baban için evlendin.. ve şartların için evlendin..O kadar uzun bir zaman geçmeden de Sinan gelebilir.. Gelmese de sen oğlun için ulaşmaya devam edeceksin..

Timur Mineye yardım etmek istiyorsa Sinanı bulsun konuştursun diyordum.. bunları yapmadı.. illaki Minenin istememesiyle ilgisi yok ki.. Karakteri sevmem için O elinden geleni yaptı demem için Timur Sinan a ulaşmaya çalışsaydı ama birşeyler engel olsaydı..Bu öyle kaza falan değil.. 3 ay sonra Sinan ülkeye döndü. Dönemeyeceği hiç ulaşamayacağı birşeyler olsaydı.. Ne biliyim uçak düşseydi kimse sağ çıkmasaydı.. Ya da tekneye binseydi tekne alabora olup Sinan ıssız adaya düşseydi..:)))) tamam belki klişe ama Timur karakterini ben bu şekilde sevemiyorum.

bundan olsa gerek son anda Eminenin Timura herşeyi itiraf etmesinden dolayı Emineyi susturması hatta tehdit etmesine de kızmadım. Timur un amacı bu zaten.. Mineye iyilik yapmak istiyor düşünmesi için 3 gün süre veriyor.. sonrası olmaz.. AYrıca Timur eminim Sinan ın ülkeye döndüğünü bile biliyordur. Ondan herşeyi ben beklerim. Nikah gününü hızlandırdı..

Timur un gülümseyerek bakmasını seviyorum:) ama nebiliyim bunlara anlam veremiyorum. Seviyor Minenin öncesini düşünmek ilgilenmek istemiyor. bundan sonra diye bakıyor.. aşık olmuş kendini seveceği günü bekliyor.zamanla olacağına da inanıyor.. Onu severken o çocuğu arayıp bulmak istemiyor. yoksa mineyi kaybedecek.. Kendini kandırıyor aramadı sormadı bırakıp gitti diye inanmayı seçiyor.. ÖYle ya sonuçta O ne yapıp ne edip uğraşsaydı.. ASlında gelecek diye endişeleniyor bu yüzden de nikahı acele tutuyor..:)

Timur un kızı tekneyi alıp kaçtı.Babası tamam kızmasın ama ders verecek bir söz bile söylemedi..Mineye öyle laf etti ki... nasıl bir kız bu ya.. şimdi bu kızla bir bebekle aynı evde nasıl yaşanır.. bebeğin hayatından ben endişe duyarım ben..

babasının konuşmasını o kadar istiyor ki ya baban senin daha büyük yanlış yapmanı istiyor. buna rağmen babandan nefret et demiyorum ama bu kadar da baba evlenirsem konuşacak mısın benimle deme.. sana sahip çıkmamış ki... herşeyi rağmen ben bu çocuğa bakarım dememiş.. Kendiliğinden şartlardan dolayı sen Timurla evlenme kararı vermedin..Baban istiyor diye evleniyorsun..

Turan Beye ne demeli.. o kadınla karşılaşıyor.. nasıl utanıyor.konuşmuyor yere göğe bakıyor.. içi fesat... gerçi o kadını ne zaman görse dili tutuluyor eli ayağına karışıyor.. Bu kadından hoşlanıyor.. seviyor.. aşık oldu.. Buna rağmen kızına,baldızına nasıl davranıyor..

T.ü.l.a.y.275
29-10-11, 15:22
.
Bekir ve Emine’nin yolları sakın kesişmesin.:img-fear2:img-help:



Canım yorumunu okudum yerinde analiz yapmışsın bende dün gece için dizinin yavaş ilerlediği düşüncesindeyim haala .....
reytingler güzel gelmiş ama bence konular açılsın ve baya bi hızlanma olsun 3 aylık ilerleme ile ben birşey anlamdım sadece Mine'in karnı büyümüş o kadar...:icon_whis

Emine ve Bekir yazınca aslında tempo bu denli gidecekse Emine ve Bekirin karşılaşması hiçde fena olamz diyorum heyecan olmalı dizide..Bekir Mine'yi istemiyor...Emine Timur'u istiyor ortak nokları var aslında ikisi birşeyler yapacaklarmış gibide geliyor ama umarım kendi kazıkları kuyuya kendileri düşer..
Mine iyi güzel üzgün diyordum ama çok fazla mıymıy olmaya başladı inan izlerken sıkılıyorum valla ben dün gece sıkıldım..:img-beee:
Merve'yi severken bile dün gece onada çok kızdım şımarık hareketleri neydi o öyle bilmiş şey..

Sinan'ı yürütmemk için baya uğraşmaışlar başarmışlarda ama Sinan'ın dizinin devamında dizide hangi konumda olacağını merak ediyorum ne yapacak acaba?
Timur ile karşılacaklardır mutlaka rakip mi olacaklar ama nasıl nerde?..Sinan ve Mine kesinlikle karşı karşıya gelecektir ama nerde..Mine bu karşılamanın neresinde olacaktır acaba..sanırım haftaya az çok belli olur rüya sahnleri görmekten de sıkıldım dizide..:img-hyste
Timur'u anlamaya başladım ama umarım adam gibi adam görüntüsünden huyundan suyundan vazgeçmez..hata yapmaz izleyicinin gözünde efendi, saygılı ve dürüst aşık bir karakter olur..

Bahar61
29-10-11, 15:24
Öncelikle herkesin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutluyorum.

Dizinin az çok nasıl ilerleyeceği bu bölümde belli oldu. Timur, "sevenleri ayıran kötü adam" olacak galiba. Galiba diyorum, çünkü senaristlere hiç belli olmuyor. Daha 1 bölüm öncesinde çoğu kişi Sinan'ın kötü gösterileceğini düşünürken, kötü gösterilen Timur oldu.

Timur'un bölüm boyunca evlenmek için acele etmesi, Mine'nin hiçbir şekilde Sinan'la bağlantı kuramaması için Emine'yi tehdit etmesi çok rahatsız etti beni. Bunları yapan bir adam ilerde neler yapmaz ki... Sinan'ın sürekli hayatlarında olacağını bu işin içine katarsak; Mine çok yıpranacaktır. Bir de küçük cadı Merve var tabii.

Benim beklentilerimin çok dışında gelişiyor olaylar. Böyle klişe bir hikâye izlemektense Mine'nin Timur'la sonunda mutlu olacağı bir hikâyeyi izlemeyi tercih ederdim. Ama sağ olsun senaristler; Timur'u bencil ve fırsatçı bir adam olarak göstererek bu hikâyeyi başlamadan sonlandırdılar.

Sevenlerine saygım sonsuz ama Mine & Sinan'ı ben gerçekten aşık bir çift olarak göremiyorum. Birbirleriyle birlikte vakit geçirmekten hoşlanan iki genç insan olarak gördüm hep onları. Aşktan çok hoşlantı, gençlik heyecanı gibi geldi bana. Mine'yi Timur'la daha farklı bir açıdan izlemek isterdim.

Diziyi takip edip etmemek konusunda şu an kararsızım. İlerleyen bölümlere bakarak kararımı vereceğim artık. Çünkü bu senaristlere güven olmuyor. Umarım bir bölüm Mine - Sinan, bir bölüm Mine - Timur olarak götürmezler senaryoyu. Aksi takdirde diziden kimse zevk alamaz.


vallahi ben de yalan yok ,daha mesajı okumadan işte dedim ,bir sinancı daha ...ama okuyunca muhteşem mesajınızı yüzümde ısparta yöresine özgü güller açılıverdi...çok teşekkür ederim,timurun yerin dibine sokulacağının sinyallerinin verildiği berbat bir final sonrası bu mesajı yazdığınız için.benim zaten içimde timura karşı bir soğukluk oluşmamış olsa da yine de bu tür sağduyulu ,akıllı ,mantıklı ve son derece objektif yorumları okumak hoşuma gidiyor...

ama yine de şöyle bir durum da söz konusu ki ,eğer emin olsam ki timuru gerçekten berbat bir karaktere dönüştürecekler nikahtan sonra izleyip izlememekte ben de kararsız kalabilirim.

banane 17 yaşında aşık oldum diyerek ilk karşısına çıkan erkekle yatağa giren bir genç kızın hamile kalınca başına gelenlerden...yapmasaydı, şimdi ne hali varsa görsün der izlemem...A-aa ama tabii sevdi değil mi ,çoook fena aşık oldu...hormonlar devereye girince akıl mantık uçtu gitti...eee..hani bizi hayvanlardan ayıran akıl nerelere gitti...kızımız hem de cin gibi akıllıyken üstelik...aklı beş karış havada olsa hadi neyse diyebilir insan...babaya çok kızıyoruz ya şimdi evladını nasıl göz göre göre ateşe atar ,nasıl önce evden kovup sonrada affetmek için dedesi yaşındaki biriyle evlenmesini şart koşar diye,ama sonra aynen ona kızdığım kadar mineye de kızıyorum,o babasının bu tür tepkiler vereceğini adı gibi biliyordu,gerçi hamile kalmamış ve sinan gitmemiş olsaydı yediği nanelerin hiçbirinden ailesinin haberi olmayacaktı...ama kader işte...hiç bir şey bizim planladığımız gibi gitmiyor...

keşke dizi sizin de söylediğiniz çizgide ilerleseydi.ama bunun için geç değil elbette.bakalım timur öğrendiği gerçekle nasıl baş edecek ve mineye karşı davranışlarında herhangi bir değişikliğe yol açacak mı bu durum ?

bekleyelim görelim...

ama haala bir sapığı sevmeye devam ediyorum...tüm ilgililere duyrulur...

Bahar61
29-10-11, 15:52
Canım yorumunu okudum yerinde analiz yapmışsın bende dün gece için dizinin yavaş ilerlediği düşüncesindeyim haala .....

reytingler güzel gelmiş ama bence konular açılsın ve baya bi hızlanma olsun 3 aylık ilerleme ile ben birşey anlamdım sadece Mine'in karnı büyümüş o kadar...:icon_whis

Emine ve Bekir yazınca aslında tempo bu denli gidecekse Emine ve Bekirin karşılaşması hiçde fena olamz diyorum heyecan olmalı dizide..Bekir Mine'yi istemiyor...Emine Timur'u istiyor ortak nokları var aslında ikisi birşeyler yapacaklarmış gibide geliyor ama umarım kendi kazıkları kuyuya kendileri düşer..
Mine iyi güzel üzgün diyordum ama çok fazla mıymıy olmaya başladı inan izlerken sıkılıyorum valla ben dün gece sıkıldım..:img-beee:
Merve'yi severken bile dün gece onada çok kızdım şımarık hareketleri neydi o öyle bilmiş şey..

Sinan'ı yürütmemk için baya uğraşmaışlar başarmışlarda ama Sinan'ın dizinin devamında dizide hangi konumda olacağını merak ediyorum ne yapacak acaba?
Timur ile karşılacaklardır mutlaka rakip mi olacaklar ama nasıl nerde?..Sinan ve Mine kesinlikle karşı karşıya gelecektir ama nerde..Mine bu karşılamanın neresinde olacaktır acaba..sanırım haftaya az çok belli olur rüya sahnleri görmekten de sıkıldım dizide..:img-hyste

Timur'u anlamaya başladım ama umarım adam gibi adam görüntüsünden huyundan suyundan vazgeçmez..hata yapmaz izleyicinin gözünde efendi, saygılı ve dürüst aşık bir karakter olur..


uyyyy haçan habu emine ile sinanın babası ,eminenin gecelere aktığı bir gece karşılaşıp günah denizine birlikte dalmasınlar...vaaayyy...ne iğrenç ve de mantıksız bir senaryo yazdım anında ve dakkasında ...tıpkı timuru yaşlı bir sapkın göstermeye çalışanlar gibi:img-hyste

merveye çok kızıyorum evet ama aytene o sözleri söylediği için kızıyorum.yoksa mineye dayılandığı için kızmış değilim...onun yerinde ben olsam ve sadece babamla ikimize ait olan dünyaya birisi girmeye kalksa ve üstelikte karnında bir başka adama ait bir bebek varsa...o hoooo...hemen yağlamıştım zemin ve merdiven basamaklarını...

timuurrr...timurcuğum akıllı uslu olmak zorunda değil...yok yok yanlış bir cümle oldu ,değiştiriyorum hemen ,timurcuğum yaşının gerektirdiği akıla ve sağduyuya sahip bir yetişkin olaraktan ,ve de gönlünü mineye kaptırmış olmasından dolayı gayet akıllıca bir politika gütmeli ve ince ince işlemeli ,aşkını mineye ispat etmeli...ama eğer olurda bunu yapacağına minenin gazosuna ilaç atmaya falan kalkarsa varya...allah şahidim olsun bir daha adını bile anmam ...büker boynumu ,orhan babadan batsın bu dünya şarkısı eşliğinde kaderime isyan eder sayın pek değerli senaristlerimize de bilhassa selam ve sevgilerimi sunarım...

lpchester
29-10-11, 16:39
Turan Beye ne demeli.. o kadınla karşılaşıyor.. nasıl utanıyor.konuşmuyor yere göğe bakıyor.. içi fesat... gerçi o kadını ne zaman görse dili tutuluyor eli ayağına karışıyor.. Bu kadından hoşlanıyor.. seviyor.. aşık oldu..

Turan Bey sahilde Esmahan'la yürüdükleri sahnede Sabahat hanımın karşıdan onlara doğru gelmesiyle nasıl da panik oldu...:img-help:
Aslında o sahnede Esmahan tanımamış olsa bile Sabahat hanımın konuşmayacağını düşünüyordum...
Zaten kadında görmezden geldi...
Alışık mevzularda Turan Bey'in zora düşmemesi adına aslında kinayeli bir sahneydi...
İlerde olacakları düşününce Esmahan'ın olası hayal kırıklığı ve burnunun ucunu görememe durumu mevcut olabilir...
Hele ki komşuluk mevzusu ilerlerse...
Bu gidişte teyzenin kapısı çok aşınır çok...:whistle2:865323

Bahar61
29-10-11, 16:51
Turan Bey sahilde Esmahan'la yürüdükleri sahnede Sabahat hanımın karşıdan onlara doğru gelmesiyle nasıl da panik oldu...:img-help:
Aslında o sahnede Esmahan tanımamış olsa bile Sabahat hanımın konuşmayacağını düşünüyordum...
Zaten kadında görmezden geldi...
Alışık mevzularda Turan Bey'in zora düşmemesi adına aslında kinayeli bir sahneydi...
İlerde olacakları düşününce Esmahan'ın olası hayal kırıklığı ve burnunun ucunu görememe durumu mevcut olabilir...
Hele ki komşuluk mevzusu ilerlerse...
Bu gidişte teyzenin kapısı çok aşınır çok...:whistle2:865323

A-aa ,aşkolsun hemşerim ,bacısının evinde ne işi var ki esmahan teyzemin,arkalarında hükümet kapısı gibi enişteleri var .bahane de hazır zaten ,küçücük minicik kızının ona ihtiyacı var...ayyy kıyamam ben...zavallı timur ayteni evden yolladı kötü emelerini gerçekleştirebilmek için ama yemedi...esmahan teyzem gelip tüm huzurunu bozacak timurun...:img-beee:

ban68
29-10-11, 17:05
Emine’nin sahneleri çıkınca sinirle karışık bir gülmek geliyor. Elimde değil. Hem geriliyorum hem gülüyorum yaa..:tvizleyen
Emine: Alo?
Mine: Abla, benim. Gecikiyorum da biraz. Merak etmeyin diye…( Daha lafını bile bitirtmedi dangoz.)
Emine: Hayrola, niyeymiş?
Mine: Timur Bey’in kızı tekneyi alıp denize açılmış…
Emine: Eeeeeeeee?? Kızın gezmesi sana mı dert oldu? ( He Mine’ye dert oldu. Sana ne!!)
Mine: Yok öyle değil, tek başına tekneyi alıp…(Yine bitiremedi lafını Mine’mmm…)
Emine: Ammaaannnnn her neyse, bana ne…
Mine: Yani tehlikeli bir durum da…Gidip kurtaracaklar. Biz de…( Bir bitirtmedi be. :img-tomat)
Emine: İyi iyi…Gecikeceksin yani. Söylerim.
Diyor ve pat telefonu kapatıyor. Allah’tan kim olduğunu soran annesine kinayeli de olsa eh işte de olsa söyledi ve gitti.
Yani Timur’u sevmeyebilir, Mine’ye hasedinden kudurabilir ama masum bir canın hayatı tehlikede. Yani nefret kısmıyla bu durum ne alaka? :fighting2 Bir bilse kendisinin küçük versiyonu olduğunu Merve’nin belki de nasıl sevecek haspamm…


Yahu bu tekne karaya mı bindirdi? Bildiğin kayalığa çarptı Titanic gibi. :img-hyste

Bundan sonraki kısmı görmek isterdim doğrusu. Yani tekne çarpmanın etkisiyle yan mı yattı, batmaya mı başladı, ağır hasar mı aldı, Merve nasıl kurtarıldı vs…:kahve

Tamam bu tür çekimler zordur ama bu sahnenin tastamam görülmesi inandırıcılık açısından önemliydi. Ayrıca bir teknenin zarar görmüş sahnesi de o kadar zor olmasa gerek bugünkü teknolojiyle.

Timur’un bir taraftan merakla kızının gelmesini beklerken öbür taraftan Mine’yi gözleriyle kontrol etmesi güzeldi. :img-eat:

Kıyıya çıkan cadı Merve’nin, “bunun yüzünden oldu, hepsi bunun yüzünden” demesi, :img-tomat Mine’nin de masum masum olan biteni seyretmesine içim acıdı. :icon_sorr Zavallı Mine’m. :img-cray: Bir hatası nelere mal oldu. Bakalım bir de bebek gelince neler neler göreceğiz Merve cadısından.:img-cold:

Ama babası gelince Mine’nin yüzünün aydınlanması, “biz de gidelim mi baba?” diye soruşundaki ses tonuna bittim yaa..:love01: İyi ki, Merve’nin olduğu arabayla gitmesini istemedi Turan, Timur’un soruşuna karşılık.

Emine psikopatı yolda panic nöbeti (anksiyete) yaşadı, :happy0064 Sebahat gacısı yetişti. :img-hyste Amma da güzel yazılmış he bunların tanışmaları. Bir de Esma’nın, “siz doktor musunuz yoksa?” demesine koptum…:img-hyste:img-hyste Evet evet doktor, hemi de kocanın doktoru biliyon muu?? Daha doğrusu terapisti oluyo kendileri saf Esmammm..:img-beee:

moonbeam
29-10-11, 17:19
8. Bölüm

Dizi beni şaşırtan ve memnun etmeyen bir yöne ilerliyor. Mine’ye bu kadar yüklenilmesine ve onun bu kadar acı çekmesine dayanamıyorum. Mesela Merve’nin tepkisi çok abartılmış. Zaten kızın hayatı cehennem. Gündüzleri Timur evde yokken neler olur? Mine hapis gibi tüm günü odasında mı geçirecek? Akşamları o evde yemekler nasıl yenir? Mine Timur’a bir şey anlatmaz. Zaten o tarz bir paylaşımları da yok. Ayten çıtlatırsa Merve ona da cephe alıp yapayalnız kalır. Turan desen hala kızın suratına bakmıyor. Teyze bir yandan kızı huzursuz edecek şeyler söyleyip duruyor, Emine ortalığı karıştırmaya devam ediyor. Kızın tarafında Timur’dan başka kimse yok ama onun da Timur’u istediği yok. Bu bölüm bana ciddi afaganlar bastı. Hem sıkıldım, hem daraldım. Bence Sinan’lı sahnelerden de bir sonuç çıkmayacağı bilindiğinden tempo düştü.

Ayrıca bir de gidişata anlam veremedim. Daha dün yazmıştım bu dizinin konusuyla ilgili görüşlerimi. Şimdi dizi bu haliyle nereye gider hiç fikrim yok. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif Zira bu gidişat 17 yaşında hamile kalan bir kızın hikayesinden doğan bir aile dramınından çıkıp ÖGZB gibi bir felaketler silsilesine ve klişeler ötesi kavuşamayan sevgililere doğru son sürat yol alıyor. Hayır Mine Sinan’la birleşecekse birleştirin, olsun bitsin. Birleşmeyecekse bu kadar ajitasyona, kıza bu kadar çektirmeye gerek yok. Sinan’ın ailesi tam yola gelmişken Mine’nin evlendiğini öğreniyor. Ne yapacaklar şimdi? Sinan’a evlenmiş mi diyecekler? Kızın taşıdığı çocuğun kendi torunları olduğunu biliyorlar. Buna rağmen saklamaları korkunç olur. Derhal söylemeliler kendi hatalarını telafi etmek için.

Bir de Emine’nin durup durup nikaha 5 kala yaptıklarını Timur’a yumurtlaması var (Tam bu evliliğe mani olacak bir sebep bilen varsa ya şimdi konuşsun ya da ebediyyen sussun sahnesi olmuş, Timur da Emine'ye ebediyyen sus dedi zaten). Emine çok mutsuz ve etrafındaki herkesi mutsuz etmek istiyor. Mine’nin halini görüyor dolayısıyla ona vurmaktan vazgeçmiş gibi ama Timur’un heyecanı da gözünden kaçmamıştır. O da huzursuz olsun istedi. Başka hiç bir amacı olamaz. Yoksa amacı bir şeyleri engellemek olsa gider direk Mine’ye anlatırdı. Mine’nin Sinan’dan yana en ufak umut ışığı görse Timur’la evlenmeyeceğini biliyor. Ama bunu yapmaya cesareti yok. Timur ona neden yaptın bunu diye sormalıydı. Ama sanırım bu hiç beklemediği bir şey olduğundan o anki derdi “damage control”dü. Hiç istememiştim Timur’un Emine’nin yaptıklarına ortak olmasını. Mine ve Sinan'ı ayıran Timur değil Sinan'in ailesi ve Emine'ydi ama şimdi Timur gerçekleri bile bile Mine'ye söylemeyip Mine'yle evlendi diye ihale ona kaldı. Adaletin bu mu dünya? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-tomato.gif Emine madem bunu yapacaktı 3 ay önce yapsa çok daha iyi olurdu. O zaman Timur’un iyi adam mı kötü adam mı olduğu ortaya çıkardı. Ama şimdi nikaha 5 dakka kala napmasını bekliyor Emine adamın? Koşup Mine’ye anlatmasını mı? Tek amacı huzursuzluk çıkarmak. Oysa o eklemese de ortada huzursuzluktan bol bir şey yok.

Dedim ya, bu son gelişmeden sonra bu dizi nereye gider hiç bir fikrim yok ama bölümler bu 8 tadında ilerleyecekse herkesi sıkar. Mine’nin Sinan’la birleşmesini isteyenler oyalamalardan ve arkalarından çevrilen dolaplardan, yüzlerine söylenen yalanlardan bıkarlar, Timur’la olmasını isteyenler de Timur'un tepesinde sallanan Demokles’in kılıcının inivermesini beklemekten. Mine Timur’a alışmadan, güvenmeden, sevmeden onun böyle bir şeyi kendisinden sakladığını öğrense zaten onun hakkındaki olumsuz yargıları teyit edilmiş olur. Ama sorun yaratmak için illaki de sonradan ortaya çıkması lazım. Mesela Emine foyası ortaya çıkınca zeytinyağ gibi üste çıkmak için Timur’un da bildiğini söyleyiverir aynı kendi suçlarını Fatmagül’le Meryem’e atan Mukaddes gibi.

Timur desen zaten merak ettiği bir konuydu bu, özellikle tam da bunun öncesinde Mine’ye Sinan ortaya çıkarsa ne yapar diye sordurdular ve cevabını alamadı. Şimdi gerçekleri biliyor, Sinan’ın bir gün gelivermesi ya da Mine’nin gerçekleri öğremesi korkusuyla yaşayacak o da. Sonuçta Mine’nin kendisinden boşanıp Sinan’la evlenmesini engelleyebilecek hiç bir şey yok çünkü. Ama bu şaşırtan gelişmeyle dizi rotasını kaybetti malesef. İnşallah senaristlerin bir bildikleri vardır da beni olumlu anlamda şaşırtıp yaratıcı bir şey sunarlar bize.

Mine-Timur
Aslında bu hafta böyle bir şeyden fazla söz etmek mümkün değildi zira herkes kendi telinden çalıyordu. Dikkat çeken noktalar Mine’nin oda için tekrar Timur’a teşekkürü, Timur’un Turan’ın Mine’ye tavrının onu ne kadar üzdüğünü görüp müdahale etmeye çalışması, biraz tutarsız da olsa Mine’nin Timur’a “sen” diye hitap etmesi ama hala “Timur bey” olması... (farklı diyalogları farklı insanlar mı yazıyor ne, tam doktora gittikleri gün sen demişken ertesi gün o mahkeme çıkışındaki siz de neyin nesiydi? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/blink.gif Sanki aralarındaki o ikili konuşmalar olmamış gibi ne resmi bi konuşmaydı o öyle)

Mine’yi bilmem ama baba Timur benim açımdan pek izlenesiydi. Kapıdakilere posta atan kızgın Timur’a, marinada endişeyle bekleyen Timur’a, hele arabadaki çıldırmış Timur’a (“Nerde bu kız? Nerde bu kız? Nerde nerde nerdesin?”) bayıldım. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/happy0064.gif Merve’nin nerde olabileceğini Mine’nin düşünmesi de güzel bir ayrıntıydı: “Baba kız gittiğiniz bi yer var mıydı?”. Aslında Mine onunla gitmek istememiş ama Timur bırakmamış. Ne yardan ne serden vazgeçmemek bu olsa gerek.Mine - Beni bırak mıycak mısın bi yerde?
Timur - Nası gidiceksin ki şimdi?
Mine - Her zaman ki gibi otobüsle.
Timur - Olmaz. Seni ben aldım ben bırakıcam. [http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/blink.gif Nası yani? Sahilden almadın mıydı? Kesin Mine’ye bir araba alıncak. Aslında şaşıyorum, galeri sahibi adam kızı için bir şöför ayarlamamış mı? Ayten de araba kullanabilir, takside işleri ne?]
Mine - Gerçekten gerekmez ben giderim.
Timur - Sonra gidersin Mine. Sonra gidersin.
Marinada Timur’un sabırsız ve endişeli bekleyişini napcağını bilemeyerek bekleyen ama yanına gidemeyen Mine tam olması gerektiği gibiydi. Merve ve Timur’un sarılmasını izleyişi de güzeldi. Acaba kendi babasıyla ilişkisini düşündü mü o an? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_sorry.gif

Merve’nin babasına sözlerini Mine’nin kendi babasına tekrarı (“Biz de gidelim mi baba?”) üzerine Turan’dan olumlu bir cevap gelmeyeceğinden korkan Timur’un müdahale edip durumu kurtarması ve Mine’ciğin sırf babası onu eve götürecek diye sevinci izlenmeye değerdi. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/cry1.gif Ama arabadaki durumlar çok tezattı. Sarılan Timur-Merve’ye kıyasla konuşmayan Mine-Turan... Babasına kızgın Merve ile kızına kızgın Turan (gerçi Merve babasını sıyırmış işin içinden, suçu Mine'ye atıvermiş). İki farklı baba profili yine vurgulandı.

Sonra doktor sahnemiz geldi. Timur bebeğin cinsiyetini kimden öğrenecek merak etmiştim. İstediğim gibi direk Mine’nin ağzındanmış.Mine - Gelmene gerek yok demiştim. [Yav bu adam bu çocuğu büyütmeyecek mi? Mine sanki hiç alakaları olmayacak gibi davranıyor, sanki adamın evini otel gibi kullanacaklar. Gerçekten de bebek için değil babası yüzünden evleniyor gibi.]
Timur - Nasılmış?
Mine - Oğlanmış.
Timur - Güzel. Allah bağışlasın.
Mine - Teşekkür ederim.
Timur - Hadi gel seni eve bırakıyım.
...
Timur - Peki sen hiç düşünmüş müydün kız mı oğlan mı diye? Şaşırdın mı?
Mine - Bilmem. Düşünmemiştim herhalde.
Timur - Hiç aklından geçmedi mi?
Mine - Yok. Ben daha çok karnımda herkese zarar vericek bişey varmış gibi hissediyodum.
Timur - Olur mu öyle şey?
Mine - Oldu ya işte.
Timur - Sen artık bundan sonrasını düşün Mine. Oğlunu kucağına alıcağın anı düşün bence.
Mine - Sen görüştün mü avukatlatla? Ne diyolar yarınki mahkeme için?
Timur - Tahliye edilebilir belki diyo.
Mine - İnşallah.
Timur - Bence de. Peki ya bırakmazlarsa?
Mine - Bıraksınlar. Ne istiyolar ki teyzemden?
Timur - İşte onu diyorum. Ya bırakmazlarsa işte. Yine de bekliycek miyiz nikah için? Cevap vermedin.
Mine - Bekliycez. Teşekkür ederim.
Teyzenin çıkması herkesi sevindiriyor. Ama Süreyya hala bu evliliği engelleme peşinde. Sonunda Mine ona başka kimseye söylemeklerini açıklıyor:Mine - Biz bi anlaşma yaptık. O adam bana dokunmıycak, söz verdi.
[B]Süreyya - O zaman niye seninle evleniyo Mine? Sen bu söze inanıyo musun?
Timur’un yüzüne sana güvenmiyorum diyebilen Mine annesi gelince bu soruya yanıt vermiyor ama zaten işkilli olduğu bu konuyu ilk fırsatta tekrar Timur’a açtı, kafasını kurcalayan Merve meselesinden hemen sonra:Mine - Merve ne dedi peki?
Timur - Anladım dedi. Yani anladı işte.
Mine - Kabul etcek mi yani?
Timur - Edicek.
Mine - Odama benden izinsiz kimse girmiycek. Anahtarı sadece bende olucak di mi? [Ah Mine ah sen bu gidişle Timur’dan değil Merve’den kork!! “Kimse” kelimesini duyar duymaz bu kızın girip Mine’nin odasını, özel eşyalarını karıştıracağı, bir şeylerine zarar vereceğini falan aklıma geldi]
Timur - Bunları tekrar tekrar konuşmamız gereksiz.
Mine - Gereksiz mi?
Timur - Gereksiz. [Adam yüz kere söyledi, inanan şimdiye inanırdı, inanmayana da 101. gerçekten gereksiz] Şimdi ben sana bişey sorucam. O... çocuk geri gelirse? Dönerse? Ona söyliycek misin?
[B]Mine - Neyi?
Timur - Bebeği.
Mine - Dönerse mi?
Timur - Evet dönerse.
Mine - Dönse haberim olucak mı ki? [Timur’un sorusuna cevap verdirmemek için Mine’ye yazılan replikler çok saçma olmuş burda. Neden olmasın ki? Yani kazara bir yerde falan karşılaşabilirler. Yoksa “dönse”yi “sana dönse” diye mi yorumladı Mine?]
Timur - Yani olursa.
Mine - Olmaz.
Timur - Olduğunu kabul edelim.
Mine - Öyle kabul edebilsem seninle niye evleneyim ki?
İşte bu cevap Timur’u kaygılandıracak.. Hele de Emine’nin son dakika itiraflarından sonra. Nikaha damgasını vuranlar Merve’nin tehdidi ve Emine’nin itirafı...

Ve nikah kıyılırken,
Zavallı Mine... Gerçekten de umutsuz bir durumda. Babası, Merve, Timur... Nasıl baş edecek?
Zavallı Timur... Ondan başka durumdan memnun olan yok... Bu duruma kızını da Mine’yi de alıştırması çok zaman alacak.
Ve zavallı Sinan... Dünyadan haberi yok. Yakında ya yeni bir yalanla ya da gerçeklerle iyice yıkılacak.

Mine
Mine’nin durumuna çok üzülüyorum. Tanıyanlar bilir, kız tarafıyımdır. Üzmesinler kızçemi artık yeter. Zaten genç kız kalbi aşk acısıyla yaralı, üstüne babasının tavrı, istemediği bir adamla evlenmek zorunda olmak, üstüne de Merve’nin kendisini istemediğini böyle göstermesi... Tekne olayı bile yetti anlamasına. Suçlu çocuk gibi arabanın yanında duruşu içimi acıttı. Akşam evde doğru düzgün yemek yiyemedi yazık, ablası yarasına tuz basar gibi yaş meselesini açtı. Bu kadarı bile Merve’yi de dertlerine eklemişken o nikah öncesi tehdit tuz biber ekti:Merve - Hayır diyceksin. Evlenmiyceksin babamla. İstemiyorum seni. Duydun mu? Sen de karnındaki o çocuk da bizi ilgilendirmiyosunuz. Eğer evet dersen cehennem olur bu ev sana. Cehennemi biliyosun di mi?
Biliyor Merve’cim, biliyor. Hem de çok iyi biliyor. Zaten şu anda tam içinde yaşıyor. Sen bunu daha ne kadar kötüleştirebilirsin ki? O zaten karanlık bir çukurda... http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-cray.gif

Onu Merve’den de çok üzen babası... Kendisine bir şeyler söylesin diye babasının gözünün içine bakması yüreğimi parçalıyor. Bölüm resimlerinde arabadaki üzgün halleri de babası yüzündenmiş.

Üstüne daha kabuk bile bağlamamış olan Sinan yarası... Onun anıları taptazeyken tanımadığı, sevmediği, korktuğu bir adamla evlenmeyi kabul etmiş durumda. Timur’un mahkeme akşamı arayıp işlemlere başlamak istediğini çğrenmesiyle Mine’nin tadı kaçtı. Ertesi sabah adam geldiğinde daha yataktaydı. O kadar ilgisiz ve isteksiz ki nikah gününe kadar kıyafet düşünmemiş (Kaç 17 yaşında kızın dolabında olur da lazım olur diye öyle bir elbise olur meraktayım http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/rolleyes010.gif). Ve nikah anı gelip çattığında bir Merve’ye bir babasına bakıyor. Ağzından çıkanı biri onaylayacak diğeri onaylamayacak... Birisi şu an kendi hayatındaki en önemli insan, diğeri de Timur'un...

Timur

Bir kaç yüzünü gördük bu bölüm Timur’un: kızını seven endişeli ama onun ısrarına pabuç bırakmayan kararlı baba... bir an evvel Mine ile evlenmek isteyen sabırsız ve de sevdiğini kaybetmemeye kararlı aşık adam...

Baba Timur bir anne gibi kızının saçlarını taradı, ona aylar önce beğendiği elbiseyi aldı, gezmelere götürmeye söz verdi.

Sabırsız aşık Timur önce Mine’ye “Ya bırakmazlarsa işte. Yine de bekliycek miyiz nikah için?” diye sordu, Süreyya çıkar çıkmaz harekete geçti. Niye yatma vakti aradı onu anlamadım.

Kaybetmekten korkan aşık Timur Mine’ye “Dönerse? Ona söyliycek misin?” diye sordu, Emine’ye “Demek ki o mektubu ömür boyu saklıycaksın Emine. Mine’nin bundan hiç bi zaman haberi olmıycak. Mine’nin iyiliğini istiyorsan. Ve asıl kendini düşünüyorsan tabi” dedi.

Bir de ne olursa olsun aşık Timur var. Mine’sini eve otobüsle göndermeyen, “Seni ben aldım ben bırakıcam” diyen, Mine “Gelmene gerek yok” dese de doktora gelen, alyans seçen, düğün için hazırlanan havuz başını bizzat kontrol eden,düzelten... Nasıl da heyecanlıydı nikah günü, ne güzel hazırlatmış havuz başını, nasıl da özenmiş. Gören kendisine aşık bir kadını memnun etmeye çalışıyor sanır.

Siyahların adamı Timur çok yakışıklıydı. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-in_love.gif

Merve Kördüğümü
Dediğim gibi Merve’nin tepkileri aşırı abartılmış. Mine’yi suçlamalar, yok saymalar, onunla ilgili şeyleri görmezden gelmeler. Tamam Timur üstüne gitmemeye çalıştı ama o zaman da aradan 3 ay geçmiş, değişen hiç bir şey yok. Timur’un onunla açıkça konuşması, nikahtan önce tekrar Mine’yle biraraya getirmesi gerekmez miydi? Yani pat diye bir yabancı gelip evlerinde yaşamaya başlayınca daha mı kolay olacak alışmak? Yüzme bilmeyen insanı öğrensin diye derine atıvermek gibi bu, ama Mine’nin artık kendisini kurtaracak takati kalmadı gibi.

Mine’nin ailesinin yemek masasında oturup Timur’un kızının şımarıklığından söz etmesinden hoşlanmadım. Hele abinin özel bakıcılardan söz etmesi çok abesti. Annesiz büyümüş bir kız, babası bütün gün çalışıyor, elbet biri bakmak zorunda. Ortada bir teyzedir, haladır, büyükannedir de yok (sahi bu Timur çöpsüz üzüm mü? Hiç mi ailesi yok? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif Nikahtaki figuranlar kimi temsil ediyordu peki?) Şımarsın diye mi tutulmuş yani özel bakıcı? Ama yaptığından sonra zeytinyağ gibi üste çıkan Merve’nin “Onun yüzünden oldu. Hepsi onun yüzünden” demesi şımarıklığın ta kendisiydi. Hele Ayten’e yaptığı büyük terbiyesizlikti.

Geçen hafta acaba babasının gerçekten evlenmeyip böyle kızı yaşında birisiyle kağıt üzerinde bir evlilik yapması Merve açısından daha mı çok yoksa daha mı az kabul edilir diye sormuştum. Merve’nin babasına Mine’nin yaşını sormasından anlaşıldı ki onu kendisine daha bir rakip görmesini sağlamış bu durum. Bir de aynı başlarda Mine’nin Timur’a “o adam” diyerek yok saymaya çalışması gibi Merve için de Mine “o” ya da “o kız”.

Merve babasına sözü geçmeyince Mine’ye yöneldi ama kendi babası istediğini yapmazken Mine onun tehdidiyle kararından vaz mı geçicek? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif

Esmahan
İlk çıktığı sahnede bu anne manyak, gelinlik bitmiş çeyiz çıkmış ortaya demiştim. Erken konuşmuşum. Gelinlik de bitmemiş. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/nee.gif Esmahan’ın böyle bir durumda gelinlik, tel duvak derdine düşmesi zaten saçmaydı, kız giymiycem dedikten sonra devam etmesine ne desem bilemedim. Adam nikaha gün almak için aradı diye gitti uyumuş kızı uyandırdı bir de. Hele de “Timur bey gibi damat” diye zil takıp oynayacak halleri! http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/fighting29.gif Sanki kızı aşk evliliği yapıyor. Esmahan’a meşhur beşlememi gönderiyorum. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/besleme.gif Hayır madem kızını o kadar düşünüyorsun, tek başına ne diye doktora gönderdin? İnsan yanında gitmez mi? Biliyor ki bu anı paylaşacağı bir kocası yok. Kızın kafasına girmesin ve fikrini değilştirmesin diye Mine’yi Süreyya’yla da bırakmadı.

Turan
Hala kızını Timur’la evlendirmeyi kendine yedirememesine rağmen kızı buna zorlamasına pes diyorum.

Süreyya
Süreyya’nın Timur’a hapisten çıkmasına katkısı dolayısıyla bi teşekkür etmesini beklerdim. Adamı yok sayması çok çocukça. Mine’ye desteği, kararlı duruşuna eyvallah da Mine’yi vazgeçiremedi en azından bir Timur’la konuşmasını beklerdim. “Mine’yle evlenmesinizi tasvip etmiyorum ama benim için yaptıklarınız için teşekkürler” der insan. Amacı farklı olsa da Emine bile buna cesaret etmişken Süreyya beni bir kez daha hayal kırıklığına uğrattı. Mine kendisinden Sinan’ı bulmak için yardım istediğinde de kılını kıpırdatmamıştı. Oysa Timur’dan çok ona kızmak gerek böyle bir durumda çok sevdiği yeğenine yardım etmedi diye.

Notlar:
- Bu hafta da yaş meselesinin üstüne baya duruldu. Önce Merve Mine’nin yaşını sordu ve bu konuyu Merve ile konuşmak Timur’u Emine ile konuşmaktan çok etkiledi. Nikah işini konuşmak için niye Turan’ı aradı diyordum ki bu sahne de Mine'nin yaşına bağlandı, gün alınırken de tekrar edilip durdu. Bir de tabi Emine'nin Mine'ye Merve'nin yaşını sorması vardı. Sanki başka her şey çok güllük gülistanlık da tek sorun yaş gibi bunu vurgulayıp durdular.
- Getti dağ gib yat....
- Teyzeyi ziyarete niye Mine ortada yokken gidiliyor anlamadım.
- Nurcan’ın dedikodu merakından öğ geldi. Ne vıcık vıcık bir insan çeşidi, mahkeme duvarı gibi Turan’dan bile laf almaya çalıştı ya pes dedim.
- Berberde müşteriyi videoya çekip traştan vazgeçiren Erdal güldürdü.
- Turan karısıyla birlikteyken Sabahat’la karşılaşınca nasıl da tırstı. Sabahat kesin anlamıştır. Ama o da bir garip. Buna rağmen kalkmış daha adamı meyhaneye davet ediyor. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/blink.gif Mine'ye namussuz damgası vuran ne namuslu mahalleymiş.
- Emine’nin midesi bulanan Mine’ye şefkati neydi? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/blink.gif
- Ultrasonda gösterilen nasıl büyük bi karındı öyle, doğurdu doğuracak...
- Mine-Süreyya vs Merve-Timur peşpeşe sahnelerinde Süreyya Mine'yi vazgeçirmeye çalışırken Timur Merve'yi iknaya çalışıyordu.
- Odasında kitaplarına dokunan Mine okul özlemini mi gösterdi yoksa bari okula döneceğim diye bir kendini teselli miydi bu neydi?
- Sabahat’in söylediği “Seni sevmek ne suçmuş ki bilmedim yandım ezelden” şarkısı nasıl da Mine’yi anlatıyordu.
- Bu Seda anne çok üzülüyo, dökülcek oğluna bence.
- Hapisanede volta atarken bile fularını eksik etmeyen Süreyya güldürdü. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-haha.gif Kırmızı bir fular uğruna hapsedilmişken ben olsam daha da fular takmazdım. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/laie67dgirltv7.gif
- Nikah öncesi Timur’un sokakta beklemesine de mahallenin gözü önündeki baba-kız konuşmadan bakışma sahnesine de anlam veremedim.
- Bu dizinin kuaförü Merve’ye çalışıyor. Her bölüm amma örük örük örüyolar kızın saçını.

Sonsöz: Emine-Timur sahnesi baya hevesimi söndürdü benim bu diziye. Tam da iyice sarmaya başlamıştım, yazık oldu. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_sorry.gif

lpchester
29-10-11, 17:29
A-aa ,aşkolsun hemşerim ,bacısının evinde ne işi var ki esmahan teyzemin,arkalarında hükümet kapısı gibi enişteleri var .bahane de hazır zaten ,küçücük minicik kızının ona ihtiyacı var...ayyy kıyamam ben...zavallı timur ayteni evden yolladı kötü emelerini gerçekleştirebilmek için ama yemedi...esmahan teyzem gelip tüm huzurunu bozacak timurun...:img-beee:

Bu da olası ihtimallerin içinde...
Ancak bunun ötesinde benim merak ettiğim kısım;Mine'nin ailesi dışardan bu evliliği nasıl görecek...
Malum Mine'nin kendine ait bir odası ve bir adet de anahtarı var..:whistle2
Kızına gelinlikler hazırlayan Esmahan'ın bu kağıt üzerinde evliliği zannedilenden farklı düşünüyor...
Bu anlamda kalıcı bir misafirlik olmaz herhalde...
Timur bakıcı tutar...Ayten'de var...:865323

Açıkcası Esmahan'ın bazı tutumları cidden sinir bozucu...
Bir anne olarak konulara olan bakışı çok hafif kalabiliyor...
Mesela Emine...Her ne kadar cesur bir karakter görünse de oldukça bastırılmış bir karakter...
Sinir buhranlarının nedenini tahmin boyutunda bilmesi ve hiçbirşey yapmamasına anlam veremiyorum...
Zira o rüya bağrışlarında bir anne olarak bir takım önlemler alması gerekiyordu...
Acil olan Mine'nin işiydi çünkü...
Bu anlamda Emine'ye çok talip gelir çok düşündü sanırsam...:img-blush
Turan Bey'de Emine'de birşeyler olduğunun farkında...
Ama şu anda o,yere bakmakla meşgul...Birde alemlere akmakta...
Zavallı Emine...Seni bir tek ben mi düşünüyorum...:img-hyste

b.u.r.c.u.
29-10-11, 17:42
Bu da olası ihtimallerin içinde...
Ancak bunun ötesinde benim merak ettiğim kısım;Mine'nin ailesi dışardan bu evliliği nasıl görecek...
Malum Mine'nin kendine ait bir odası ve bir adet de anahtarı var..:whistle2
Kızına gelinlikler hazırlayan Esmahan'ın bu kağıt üzerinde evliliği zannedilenden farklı düşünüyor...
Bu anlamda kalıcı bir misafirlik olmaz herhalde...
Timur bakıcı tutar...Ayten'de var...:865323

Açıkcası Esmahan'ın bazı tutumları cidden sinir bozucu...
Bir anne olarak konulara olan bakışı çok hafif kalabiliyor...
Mesela Emine...Her ne kadar cesur bir karakter görünse de oldukça bastırılmış bir karakter...
Sinir buhranlarının nedenini tahmin boyutunda bilmesi ve hiçbirşey yapmamasına anlam veremiyorum...
Zira o rüya bağrışlarında bir anne olarak bir takım önlemler alması gerekiyordu...
Acil olan Mine'nin işiydi çünkü...
Bu anlamda Emine'ye çok talip gelir çok düşündü sanırsam...:img-blush
Turan Bey'de Emine'de birşeyler olduğunun farkında...
Ama şu anda o,yere bakmakla meşgul...Birde alemlere akmakta...
Zavallı Emine...Seni bir tek ben mi düşünüyorum...:img-hyste


bence aile bu evliliğin hiçbir türlü durumunu kafaya takmayacak.. belki ileriki zamanlarda bir pişmalıkları olacaktır kızı istemediği biriyle evlendirdikleri için ama şu durumda namus temizlendi gibi düşünüyorlar.. Turan usta habire karnı çıkmaya başladı ne zaman evlenecek dedi durdu bölümde..onun derdi evlensin ve bebek bir babası var olarak doğsun..

aslında benim takıldığım nokta.. Mine'nin durumunu mahalle hep öğrendi sanırım..sonuçta bu sebeple okuldan atılınca duymayan kalmamıştır.. ee şimd kız evlenince yaptığı ayıp ya da hata kapanmış mı oldu.. :bilmim herkes yine biliyor yine biliyor Mine'nin evlilik dışı bir çocuğu olacağını..hee çok çok ekstradan neyseki koca buldu kendine diyeceklerdir..bu mu rahatlatacak aileyi acaba..

Esmahan'ı bende anlamıyorum.. kızının durumunu bile bile sessiz kalıyor üstelik onu teskin edecek hiçbirşey yapmıyor.. Emine'nin Timur'a olan durumu tahmin ötesinde bence.. Timur'un teklifi evde duyulduğunda Emine'nin tepkisinden sonra Esmahan sende kısmetini bulursun gibisinden birşeyler söylemişti tam olarak hatırlamıyorum ama Timur'a olan ilginin farkındaydı bence.. ama tabi Mine ve bebeciğini kurtarmak adına Emine'ciği harcadılar..:img-hyste
yok gülüm yok bende düşünüyorum onu..:img-wink: her daim aklımda..:img-hyste

Turan usta ise nereye doğru yol aldı belli değil.. komşu kadınla ilişkilerinin alacağı boyuta dair tahminler vardr elbette ama ustam senin yaptığının kızının yaptığından ne gibi bir farkı olacak ki. :bilmim

siyah lale
29-10-11, 17:47
keşke dizi sizin de söylediğiniz çizgide ilerleseydi.ama bunun için geç değil elbette.bakalım timur öğrendiği gerçekle nasıl baş edecek ve mineye karşı davranışlarında herhangi bir değişikliğe yol açacak mı bu durum ?

bekleyelim görelim.....

Sevgili Bahar, beklerken, Timur bey için bu şarkıyı uygun buldum..:img-wink:

Bakmasa gözlerin, tutmasa ellerin
Sevmesen de, ben seni sevmeye razıyım
Yüzünü dönmesen, acımı görmesen
Kadrimi bilmesen de, ben yine de razıyım
Varsın gülmesin kaderim
Varsın boş kalsın ellerim
Ben seni sevmeye aşığım..


Ferhat Göçer

Seni Sevmeye Aşığım

Bakmasa gözlerin, tutmasa ellerin
Sevmesen de ben seni sevmeye razıyım
Yüzünü dönmesen, acımı görmesen
Kadrimi bilmesen de ben yine de razıyım
Varsın gülmesin kaderim
Varsın boş kalsın ellerim
Ben seni sevmeye aşığım
Varsın gülmesin kaderim
Varsın boş kalsın ellerim
Ben seni sevmeye aşığım
Bakmasa gözlerin, tutmasa ellerin
Sevmesen de ben seni ,sevmeye razıyım
Yüzünü dönmesen, acımı görmesen
Kadrimi bilmesen de ben ,yine de razıyım
Varsın gülmesin kaderim
Varsın boş kalsın ellerim
Ben seni sevmeye aşığım
Varsın gülmesin kaderim
Varsın boş kalsın ellerim
Ben seni sevmeye aşığım
Bakma gözlerime tutma ellerimi
Başka gönüllerde ara boş yere kendini
Varsın gülmesin kaderim
Varsın boş kalsın ellerim
Ben seni sevmeye aşığım
Varsın gülmesin kaderim
Varsın boş kalsın ellerim
Ben seni sevmeye aşığım
Ben seni sevmeye aşığım
Söz - Müzik: Recep Ersel Serdarlı

SELVERR
29-10-11, 18:18
merhabalar...

öncelikle reytingler geçen haftaya göre güzel gelmiş. az çok tereddüt etmeye başlaömıştım özellikle dünkü şakadan sonra..

herkese herşeye rağmen ben bölümü güzel bulan varsa onlar arasındayım..

sayfaları okuya okuya geldim.. ne yorumlar yazılmış dünden beri öyle...

timurcuları bir endişe almış gitmiş.. bir timurcu olarak ben en ufak bir endişeye kapılmadım açkcası... kimsede o kadar telaş etmesin timurun psikopatlık bir durumu olmayacak... tamam dünkü tedit vari söylem bir çoğunuzca yanlış bulunmuş olabilir ama böyle bir durumda ne yapması beklenirdi yada beklerdiniz merak ettimm açıkcası.. timur ne yapsa daha iyi olurdu...

1. timur badız emineden bu gerçeği öğrendiği an bütün hazırlıklara davetlilere rağmen o nikah masasından kalkıp gitmeli miydi mesela.. sonrasındada mine bunu neden yaptığını bu kadar yardım için ısrar ederken hatta yerine göre en sevdiği varlığı karşısına alırken birden neden vazgeçtiğini öğrenmek isteyecekti malum.. hele de o anda herkesin önünde istenmyene bir gelin olmuşken.. evet mine soracaktı timura neden yaptın bunu diye? mine sordu diyelim.
timurdan nedeni açıklamak zorunda kalacak kalksa emine senden sinanın mektubunu ve telefonunu mesajlarını saklamış bende sen bir yalan içinde yaşadığın için sen mutlu ol diye kendi isteğimle bu evlilikten vazgeçtim sevdiğin adam seni seviyor bebektende haberdar değil git ona koş her şeyi anlat deyip oradan ayrılsın...

mine de malum gerçeği öğrendikten sonra her şeyi bırakıp koşa koşa sinana gitse onun durumunu görse neden aramadığını kazayı öğrense ve mine ve sinan kavuşsa.. sinanın babası ne kadar engel olabilir.. birde bebeğin erkek veliajht olduğu söyenirse anında kabul eder değil mi? öyle değil midir başta bebek istenmez varis olduğu için bağra basılır bütün bu olanlardan sonra düğün dernek kurulsa turanın yüzü yerden kalksa malum kızı sevdiği adamla bebeğin babası ile evleniyor artık ortada sorun da yok.. herkes mutlu mesut olsa. timurda bu olaylardan sonra kızını alıp istediği yerlere tatile götürse dizide gerçekleşecek daha doğrusu izleyici çekecek ne kalırdı..

a) Eminenin her gece gördüğü çeşitli fantazyaları ,mine ekarte olduğu için fantazyalar timurla renklenecek elbet
b)erdalın evlenme çabası malum mine sorunu ortadan kalktığı için turanlarda fundayla tanıştığına göre düğün dernek kurulur
c) bu düğün merasimlerini kaldıramayan emine iyice alemlera akar ve başına bela açar..
d) Muratına eren turan usta sabahatla dqaha sık meşgul olur. bunu gören esmahan teyze sinirinden emineyle takılmaya başlar belkide süreyya ile takılır
e) Mineler mi olarda mutlu mesut bebek büyütürler aşkları dolu dizgin devam eder...
olabileceklerinden bunlardan az buçuk farkı olacaktır ki zaten dediğim gibi aileler mine sinan evliliğine karşı çıkamazlar zaten turanların istediği babasının çocuğuna sahip çıkması idi bu durum gerçekleşir harmangillerde veliaht için susar sorunlar biter ve dizi mutlu son görürdü...
peki aklıma ilk ihtimal gelen bu olanlar yada olacaklar diziy nereye kadar götürür en fazla kaç hafta devam eder bir düşünün..hangi seyirci bunu kaldırır mesela..

zaten izlediğiniz dizilere bir bakarsanız bakarsak..mutlu sona ulaşan çiftler bir süre sonra klişe sorunlara mağruz kalırlar zaten genelde sorun çözümü de final olur falan..

ne kadar anlatmak istediğimii anlatabildim bilmiyorum ama işte bunlardan dolayı timurun emineyi uyararak susturması bunca zaman konuşmamışsın bundan sonra konuşmazsın demesi gerekliydi.

şimdi iki aşık gerek aileler gerekse timurun bu son hamlesi sayesinde kavuşmayacaklar aralarına yanlış anlaşılmalar girecek falan filan...hikaye böylece devam edicek izleyici çekecek

mine bu sırrı hemen öğrenemeyecektir.. evliliğin bir kaç yıl sonrasında falan olacağını da düşünüyorumben. çünkü bu sır ve sinanın babasından duyacakları falan eklenince sinanın kini intikamı falan devreye girecektir.. mine bunlara anlam veremeyecektir haklı olarak... bunun yanı sıra evlilik hayatına da alışmaya başlayacak timuru sağladığı imkanlar sonrası ayağı yere basan bir insan durumuna da gelecektir.. tabi bu geçen süreç zarfında timurun bu sırrın yükünü nasıl taşıyacağını taşıyığp taşıyamayacağını da izleyeceğiz hatta binbir şartlarla yapılan evliliğin ona getirdiği yıkımı... minenin ne kadar mutlu olacağını timurun istediğini başarıp mutlu edip edemeyeceğini bunlara hep birlikte tanık olacağız sonra bir zaman geçecek ve 2 ihtimalle bu sır ortaya çıkacak

1. Timur uzun süredir taşıdığı bu yükü vicdan azabına daha fazla dayanamayacak mineyi ne kadar kaybedecek olsada bu gerçeği sinanın masum olduğünu ortaya çıkaracak
yada
2. emine timurun galerideki konuşmada dediklerinin doğru çıktığını gerçekten minenin mutlu olduğunu görecek ve içinde yıllardır süren ve artık patlama derecesine gelen kıskançlık ve hırsla bu evliliği yıkmak için mineye gidip herşeyi göze alarak yaptığını anlatacak ve düğün günü bu sırrı kocası ile paylaştığını onunda bu sırra ortak olduğunu anlatacak... mine herşeye rağmen mutlu diye bunu yapıp hayatını yıkacak....

2 şıktan 1.cisi gerçekleşti diyelim. mine bunu duyar duymaz timura çeşitli tepkilerde bulunacak ablasına ortak lup hayatını çaldığı için zamanla güvendiği adamın aslında koca bir yala olduğunu görecek.. ve öğrendikleri ile sinanın karşısına çıkacak herşeyi olan biteni anlatacakk sonrası sinan mine olacak ve mutlu son..

yada mine gerçeği öğrendikten sonra sinan gidince aslında sinanı değil timuru sevdiğini zamanla ona alıştığını onsuz yapamadığını işte sinanın aradaığı olmadığını anlayacak ve bu sefer kendi isteği ile timura dönecek ve mutlu son...

2.şık gerçekleşti diye düşünürsek mine önce ablasına nefret kusacak sonra timura gelip bu olanların doğru olup olmadığını sorgulayacak belki gizli gizli yapacak belkide açık açık karşısına çıkıp söyleyecek timurda yapamadığını falan anlatacak mine dinlemeyip sinana gidecek herşeyi anlatacak barışacaklar mutlu mesut yaşayacalar.. timurda bu olanlar sonrası kızını alıp ortadan kaybolup yepyeni bir hayata başlayacak yada sizlerin düşünüğü gibi sinan vemine mutlu yaşayacaklarını düşünürken timur daha fazla dayanamayacak ve psikopat olup ortalığı karıştıracak ve hikaye bu şekilde gelişecek...

tabi ki bunlar sadece tahmin yada ön sezi ama sizlerin düşündüğü gibi timur o gerçeği gizlemeyip açıkladıktan sonra kısıtlıolabilecekler olmasındansa olayların böyle dallanıp budaklanıp yayınlanmasını ve böyle izlemyi tercih ederim..

olay zaman yayılmasa mine o düğünde gerçeği emineden duysa çekip giden mine olsa bir tek ortada tmurun psikopat olma ihtimali kalırdı ki bu da çok bir süre diziyi götürmezdi.. belli ki olayları düşündüklerim gibi yada az çok benzer şekilde zamana yayacaklar ki ortaya bir dizi çıksın...

işte ben bunları düşünerek izlediğim için eminenin er yada geç bu gerçeğ açıklayacağını düşünüyordum bunun düğün olması beklentim dışında idi ama bekliyordum hatta timurun gizleyeceğini o yüzden dün izlerken hiç şaşırmadım sayılır ... zaten hepimiz bu evliliğin olacağüını da biliyorduk timurun bunu mineye anlatması demek evliliğin olmaması demekti ki timura anlattırılmayarak uzatıldı durum..

olayın gidişatı şşaırtmadı peki savunduğum timur karakterinin bu yaptığını doğru mu buldum.. evet doğru buldum gerek minenin içinde bulunduğu durum gerek ortam gerekse sinan hiç bir şeyi bilmediği için daha doğrusu bu evlilik olmasa bile sinanın mineye sahip çıkacağına dair kesin kanıt olmamasından dolayı en doğru olanı yaptı bence... biz sinanı her haliyle izledik sayılır en azından var olduğu sahnelerde ne kadar aşık olduğunu ben geçici desem bile bunun olduğunu gördük ama timur bunu görmedi ki emine söyleyene kadar sinanın mineyi terk ettiğini zannediyordu ve şimdi birde sinanın amerkada mineyi unutabilme ihtimali var birde sinanın dömeme ihtimali var... döndüğünü biz gördük mineyi unutmadığını da ama timur yada başkası bundan haberdar değil şimdi timur bu durumda mineyi bir çeşit bilinmez ortasında tek başına bıraksa mı daha iyi olurdu bencil olmayı göze alarak bu sırrı saklasa mı daha iyi olurdu... ben 2. cisi derdim çünkü timur açısından bakarsak sinanın döneceği meçhul hala mineyi sevdiği meçhul mineyi bu gerçekten sonra yalnız bıraksa aradan çekilse mine ailesi ile geri dönse yine bir şekilde sinana ulaşmaya çalışsa ulaşamayacağı daha muhtemel iken. evlilikte olmadığı için minenin maruz kalacağı bir durum var sokak ve babası...

zaten duyguları ne olursa olsun evlenmekteki amaç mineyi hayatta yalnız bırakmamak değil miydi? bana göre öyle ... işte timurda bir sırrı saklayarakda olsa olasılıklarla hareket etmektense kendi inandığı doğruları ile harekt etti...

kimine göre doğru kimine göre yalnışş.kime göre de bencilce davranarak....

çünkü o kendini mineyi mutluedicem diye hazırlamış kendi doğruları ile bunun için çalışacak başarılı olur olmaz bunu hep birlikte göreceğiz ama verdiği bu karar aslında en baştan beri kafasına koyduğu şeyden mineye uzatacağı yardım elinden önüne çıkacak her engele her gerçeğe rağmen vazgeçmediğini gösteriyor ki ben yanar döner bir adam olmasındansa öyle bit timur izlemektense inandığı gerçekler doğrultusunda gerekirse yanlış yaparak hareket eden bir timur izlemeyi tercih ederim...

Başkalarının yönlendirmesi ile araya girmesi ile kendinden ödün vermesindense yanlışta olsa hataysa bunu kendisinin görmesi ve ders alması daha önemli....zaten aksi olsa Timur da Timur olmazdı gibi geliyor bana .. sonuçta kendisi bile inanmadığı bir şeyi yapmış olmuş oluyor..

ne kadar derdim anlaşılır bilmiyorum ama şu anki durum ile ilgili düşüncelerim bunlar ya haklı çıkıcam ya haksız haklı çıkrsam ne mutlu bana haksız çıkarsam da sağlık olsun .)

bölüme dair yorumu daha sonra yapıcam hem bölümü tekrar izleyip tek tek yorumlamak ayrı bir zevk veriyor...

tüm Bir Çocuk Sevdim ailesine sevgiler .iyi yorumlar..

Enigmatic Eyes
29-10-11, 18:54
vallahi ben de yalan yok ,daha mesajı okumadan işte dedim ,bir sinancı daha ...ama okuyunca muhteşem mesajınızı yüzümde ısparta yöresine özgü güller açılıverdi...çok teşekkür ederim,timurun yerin dibine sokulacağının sinyallerinin verildiği berbat bir final sonrası bu mesajı yazdığınız için.benim zaten içimde timura karşı bir soğukluk oluşmamış olsa da yine de bu tür sağduyulu ,akıllı ,mantıklı ve son derece objektif yorumları okumak hoşuma gidiyor...

ama yine de şöyle bir durum da söz konusu ki ,eğer emin olsam ki timuru gerçekten berbat bir karaktere dönüştürecekler nikahtan sonra izleyip izlememekte ben de kararsız kalabilirim.

banane 17 yaşında aşık oldum diyerek ilk karşısına çıkan erkekle yatağa giren bir genç kızın hamile kalınca başına gelenlerden...yapmasaydı, şimdi ne hali varsa görsün der izlemem...A-aa ama tabii sevdi değil mi ,çoook fena aşık oldu...hormonlar devereye girince akıl mantık uçtu gitti...eee..hani bizi hayvanlardan ayıran akıl nerelere gitti...kızımız hem de cin gibi akıllıyken üstelik...aklı beş karış havada olsa hadi neyse diyebilir insan...babaya çok kızıyoruz ya şimdi evladını nasıl göz göre göre ateşe atar ,nasıl önce evden kovup sonrada affetmek için dedesi yaşındaki biriyle evlenmesini şart koşar diye,ama sonra aynen ona kızdığım kadar mineye de kızıyorum,o babasının bu tür tepkiler vereceğini adı gibi biliyordu,gerçi hamile kalmamış ve sinan gitmemiş olsaydı yediği nanelerin hiçbirinden ailesinin haberi olmayacaktı...ama kader işte...hiç bir şey bizim planladığımız gibi gitmiyor...

keşke dizi sizin de söylediğiniz çizgide ilerleseydi.ama bunun için geç değil elbette.bakalım timur öğrendiği gerçekle nasıl baş edecek ve mineye karşı davranışlarında herhangi bir değişikliğe yol açacak mı bu durum ?

bekleyelim görelim...

ama haala bir sapığı sevmeye devam ediyorum...tüm ilgililere duyrulur...
Rica ederim. Mesajı yazmak için sabahı bekledim. Çünkü dünkü bölüm bende hayal kırıklığı yarattı, bu süre zarfında da biraz daha mantıklı düşünüp, öyle bir şeyler yazmaya karar verdim.

Mine analizi konusunda haklısınız. Şu an babasının ona sırtını dönmesinin tek sebebi hamile kalmasıydı. Adam çaresiz zaten. Karşısına da kızıyla evlenmek isteyen biri çıkınca (hem de bu güvendiği, kendisi için önemli olan biri) her ne kadar içinden gelmese de ona müsaade ediyor.

Bence de dizinin bu çizgide ilerlemesi için geç değil. Ama Timur'un böyle gösterilmesi beni biraz tedirgin ediyor. Başlıkta okuduğum yorumlardan sonra biraz daha Timur'u anlamaya çalıştım ben de.

Aşık olduğu bir kız var. O kızla evlenmesine dakikalar kalmış, ablası gelip sevgilisinin aslında onu terk etmediğini söylüyor. Timur bu durumda hangi yoldan gidebilirdi ki? Eğer onun yerinde ben olsam, ben de aynı şeyi yapardım galiba diye düşünmeye başladım. Kim aşık olduğu insanı elinden kaçırmak ister? Timur da kaçırmak istemediği için böyle yaptı.

Diğer bir ihtimal de Sinan'a güvenmemesi olabilir. Sinan defterinin Mine için tamamen kapanmasını istiyor. Tekrar Mine'nin hayatına girerek, Mine'yi üzeceğini düşünüyor Sinan'ın. Bu nedenle Emine'yi tehdit etti. Bu sebep daha geçerli. Timur'un kendinden çok emin olduğunu düşünürsek hak verebiliyoruz bu duruma.

İlerleyen bölümlerde umarım psikopata bağlamış bir Timur izlettirmez bize senaristler. Ama dünkü bölüm bunun habercisi gibiydi sanki. O yüzden net bir yorum yapamıyorum. Hâlâ kızgın olsam da Timur'a, yaptıklarını onun penceresinden bakarak yorumlamaya başladım.

Ayrıca bu dizininin ana teması Mine & Sinan'ın bir araya gelebilmek için yaşadıkları zorluklar olsaydı, dizinin daha değişik bir adı olurdu. "Bir Çocuk Sevdim" bana Timur ve Mine'yi hatırlatıyor. Dünkü bölümden sonra bu isim olayı da benim tesellim oldu galiba. :img-hyste

nisa 60
29-10-11, 19:00
Merhaba arkadaşlar açıkçası bende Timurun değişeceğini hiç düşünmüyorum .
Mineyi kaybetmek istemez
Mine ve Timurun evleneceği belli zaten hikaye bundan sonra başlayacak (sabırsızlıkla bekliyorum) Mine aynı evde yaşadığı zaman Timurun gerçek kişiliğini görecek ve bence etkilenecek durum böyle olmaya başladığında da Emine ortaya çıkıp Sinandan bahsedebilir mektuptan Timurun bildiğinden felan:icon_whis
Mervenin Mineye olan tepkisinide bekliyordum zaten hatta Merve yüzünden bebeğe bir zarar gelebilir bile Mineyi zor günler bekliyor:icon_whis

MİNE &TİMUR :img-in_losahnelerini izlemek için sabırsızlanıyorum.

^nymph^
29-10-11, 19:03
Herkesin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun...

Daha izler izlemez Timur’un vazgeçmeyeceğini biliyordum. Kesinlikle ve kesinlikle doğru yaptı. Ayrıca Timur karakterini az çok çözmeye başladığımı düşünerek beni hiç mi hiç şaşırtmadı. Kaldı ki, ben de aynısını yapardım. Niye?
Çünkü Timur’un vazgeçmesi demek her şeyin Mine için daha bir içinde çıkılmaz bir hal alması demek de ondan.
Öbür taraftan ERKEKLER SIRF İYİLİK OLSUN DİYE EVLENMEZLER.

Yani Timur olaylar Mine için içinden çıkılmaz bir hal alacak diye mi vazgeçmiyor??? Ben açıkçası buna asla inanamam.Timur Mine'nin içinden çıkamayacağı bir durumla karşılaşmasını istemese o masaya Mine ile oturmazdı.


Herneyse bugün başlığa uğrayınca haftalardır söylemeye,anlatmaya çalıştığım(ız) şeyin üzerinde nerdeyse herkesin hemfikir olmasına sevindim açıkçası:img-wink:
Evet erkekler özellikle de Timur sırf iyilik olsun diye,yardım olsun diye evlenmez bunun içinde evlenmiyor zaten.Timur Mine ile evlenmeyi kafasına koyduğu zamanda,Süreyya'nın evinde Mine'yi bileğinden tutup duvara yasladığında da söylemiştim.Mine'nin gözlerinin içine baka baka ''sana gel yatağıma gir demiyorum,çocuğunu doğur,oku,başını dik tut'' dediğinde de samimiyetinden şüphe etmiştim.Sağolsun Timur beni ilk bölümden bu yana hiç yanıltmadı.

Timur Emine'den öğrendiği şeyle o nikahı iptal ettirmeliydi,hüzünlü bir şekilde çaresizce oturmuş bekleyen Mine'nin yanına gidip ''Hazır mısın?'' diye sormamalıydı.Timur'un Mine istenmeyen gelin olurdu ne duruma düşerdi diye düşündüğünü hiç sanmıyorum.O anda umrunda olan tek şey o imzayı attırmaktı Mine'ye.
Timur'un vazgeçmemesi bana göre 3 insanın hayatının akışını bir şekilde hemde önemli bir şekilde değiştirdi.Ve Timur Mine'den Mine'yi düşündüğü için değil kendisini düşündüğü için vazgeçmiyor.Mine'nin o halini görüyor,ne kadar kırılgan,üzgün görünüyor,Timur'la evlenmektense bebeğini evlilik dışı doğurmaya bile daha istekli olduğunu görüyoruz.Bunu Timur'da görüyor,Mine ile ama az ama çok bir şekilde vakit geçirdi,gözlerinde ki hüzünü farketmiyor mu bu adam,insan biraz olsun etkilenir Mine'nin o halinden.
Timur şimdiye kadar Sinan'ın bebeği bilerek Mine'yi terkettiğini sanıyordu.Ama öğrendi işte...Mektubu,mesajları,Sinan'ın Mine'ye ulaşmak için çabalamasını.Tamam nikahtan hemen önceydi ancak yine de geç değildi,çünkü nikah masasına oturmamışlar,imzaları atmamışlardı,geri dönme imkanı vardı önünde.Eğer Timur Mine başta olmak üzere herkesi kandırmıyor olsa o imzalar atılmış olsa bile öyle davranmazdı.Emine'ye ne söylediğini herkes duydu değil mi?
''O mektup sonsuza kadar saklanacak,Mine'nin iyiliği için'' ve arkasından ekliyor.''Kendi iyiliğin için'' Timur burda tıpkı Merve'nin Mine'yi tehdit ettiği gibi Emine'yi tehdit ediyor.Bunun başka açıklaması olamaz bana göre.
Mine'nin ve Sinan'ın hayatına,oğullarının geleceğine önce Bekir Harmangil sonra Emine müdahale etti,acımasızca..Şimdi de Timur müdahale ediyor,bilerek ve isteyerek,tereddüt etmeden.
Mine bir tarafa Sinan bir tarafa çekiliyor başkaları tarafından.Üstelik birbirlerine bu derece aşıkken.Normalde çok sinirlenmem lazım ama ben çok üzülüyorum.Çünkü müdahale edilen hayatlar beni her zaman çok üzer.Çok trajik bulurum kendi hayatınıza sizin değil de sizi düşündüğünü iddia eden kişilerin keyiflerine göre yön vermesine.
Kendimizden düşünelim lütfen bence bu korkunç birşey.Mine Sinan'ın bebeklerinden haberi olmadığını öğrenseydi sizce o masaya oturur muydu?
Bebeği geçtim Sinan'ın ölümden döndüğünü,durumunun halen iyi olmadığını ve buna rağmen kendisine ulaşmak için çabaladığını (çabalayamadığını) bilse...
Mine bunu bilse,Sinan bebeği bilse ne olacaktı? Sinan ailesine karşı durabilecek miydi diye sorulabilir(ki başlıkta bu tarz sorular soruldu cevapta yazdım)

Önceki mesajlarımda Sinan doğal olarak bebeği istemeyebilirde,daha çok genciz,okullarımız ne olacak diyebilirdi diye birşey yazmıştım.Ama ben dün akşam birşeyden emin oldum.Sinan eve getirildiğinde görevlinin Bekir Harmangil'e ''Sinan beyin arkadaşı geldi,numarasını istedi ve hamile olduğunu söyledi'' dediği anda babanın yüz ifadesi sayesinde.Sinan bebeği bilse kabullenecek,baba da bunu biliyor.Oğlunun bebeğine,sevdiği kıza sahip çıkacağını biliyor.Ve bundan çok korkuyor,çünkü oğlunu tanıyor,kendisine benzemediğini biliyor.Boşuna Sinan'ı Mine'den uzak tutmaya çalışmıyor bu adam.Oğlunun o halde bile Türkiye'ye dönmek için niye böyle inat ettiğini gördü,şahit oldu.Bunu Sinan'ın annesi de gördü ama o babadan biraz daha farklı,duygusal olmalı,en azından oğlunun o halinden etkileniyor ve yaptıklarını sorgulamaya başlamış.Baba da o bile yok.

Dizideki karakterlere baktığımız zaman her biri almış başını gitmiş. Çoğunluk dediğim dedik çaldığım düdük , kimisi gecelere gizli gizli akıp karanlık yüzünü tatmin eder öbürü laylaylomm, hayat umrunda değil, beriki çıkarları peşinde çocuğunu falan düşündüğü yok, diğeri başkasına verir salkımı kendi yutar talkımı vs…Yani al birini vur ötekine…



En ilginç bulduğum durumlardan birisi de sizin değindiğiniz nokta.Mine'nin yaptıklarını aile de eleştirdi haklı oldukları yerler vardı tabi,bizde eleştirdik.Şimdi Mine'yi eleştiren onu horgören abla,baba neler yapıyor.Abla herkes uyuyunca kendisini barlara vuruyor.Baba ise nedenini anlayamadığım bir şekilde tanıştığı hoş bayanı eşinden gizliyor,onunla görüşmeye devam ediyor.Aralarında tuaf bir elektrik oldu çok garip bir durum.
Dizide en sevdiğim karakterler Mine ve Sinan,onlar ne zarar verdilerse en çok kendilerine verdiler.Başkalarının hayatlarına müdahale etmek için yapmadılar hiçbirşeyi,evet büyük bir hata yaptılar.Ama bu hatanın bedelini yine kendileri ödüyor.Hemde acı bir şekilde.Dün akşam izlediklerimiz bence Mine&Sinan'ın iyi halleriydi eğer yanılmıyorsam onlar daha da zor durumda kalacaklar,daha zor günler bekliyor ikisinide...

Mine'nin ailesine gelince Esmahan'da Turan ustada epey hafiflerler evlerinden fazlalık Mine'nin ve bebeğinin ağırlığı kalktı ya...


Edit:Sormak istiyorum Timur sevdiği kızı elinden kaçırmak istemiyormuş bu yüzden yaptığı doğru oluyormuş ya Mine ve Sinan'ın ya da doğmamış bir bebeğin hiç mi önemi yok?
Mine cenazeye gider gibi gidiyor kendi nikahına,aklında,kalbinde Sinan,karnında da Sinan'ın bebeği var.
Niye bu iki gencin trajedisi ısrarla görülmek istenmiyor,halen Timur'un yaptığı haklı bulunmaya çalışılıyor anlamıyorum gerçekten.

Ahh pardon unutmuşum ''Herşey Timur için'' zaten değil mi?
Birbirini seven iki genç,bebek kimin umrunda.Mine Esmahan'ın dediği gibi yatıp kalkıp dua etmeli,Sinan'ın oğlu da Timur'a baba der,Mine'de zamanla aşık olur hayatının akışına bilerek isteyerek müdahale eden yardımsever Timur'a.
Bizde ayıla bayıla izleriz,ne kadar klişeden uzak,ne kadar özgün,ne kadar muhteşem bir hikaye...

Edit 2:
Sonunda dizinin adı ile ilgili yazdığım mesajı bulabildim.Alıntı seçeneği yoktu o yüzden kopyalayıp yapıştırıyorum direk.

Hatırlarsanız ilk başlıkta dizinin adının kimden kime söylendiği konusunda sayfalarca yorum yazmıştık.
Yonca Lodi'den ''Bir Çocuk Sevdim'' şarkısını fırsat buldukça dinlediğim için ve Mine'nin Sinan'a olan aşkını,onun için onun bebeği için ailesini bile karşısına alıp evinden olmasını izledikçe önceden söylediğim şeyde yanıldığımı düşünmeye başladım.
Önce Mine'nin ''Bir Çocuk Sevdim'' i Sinan için söylediğini düşünüyordum.
Ama bunu Timur'un Mine için söylediğini düşünüyorum artık.Şarkının sözlerine bakalım hep birlikte.

Bir çocuk gördüm uzaklarda
Gözleri kederli hatta korkulu
Her şeye rağmen bir an gülümsedi çocuk
Sıcak sade ama biraz kuşkulu

Mine'den bahsediliyor bu dörtlükte.Özellikle de dün akşamki bölümde Mine'nin gözlerinde fazlasıyla korku,keder vardı.

Bir çocuk sevdim uzaklarda
Sanıyordum ki onun özlemi de buydu
O ise bir bakışta beni örtülerimden
Yalnızca yalnızca duygularıyla soydu

Timur Mine'nin bebeğinin babasını gerçekten sevmediğini,onu kolayca unutacağını sanıyor bence.Çünkü karşısında ki kız sevgilisine ulaşmak için ağlarken Timur'un duruşundan,sözlerinden,Turan ustaya söylediklerinden Mine'nin sevgisini küçümsediğini düşünüyorum ben.Yani Mine'nin sevgisine,aşkına inanmıyormuş gibi bir hali var Timur'un.Her an ''Bak çocuk sen sevgi nedir bilmiyorsun ben sana öğreteceğim'' diyecek diye bekliyorum

Bu dörtlükte de ''Sanıyordum onun özlemi buydu'' cümlesi benim demek istediğimi doğrular nitelikte.


Ben böyle yürek görmedim böyle sevgi
Şimdi çocuk büyümekte günbegün
Bütün hüzünleri okşadı birer birer
Gizli bir ümide sarılarak biraz küskün

Mine'nin yüreğinden,Mine'nin başka birisine duyduğu sevgiden bahsediliyor ''Ben böyle yürek görmedim,böyle sevgi'' derken.Ve tahmin edildiği gibi Mine Timur'un yanında büyüyecek.Koşullar,annelik Mine'yi daha da olgunlaştıracak günbegün.Yalnız zaman hızla akarken Mine'de Sinan'ı unutamayacak,gizli bir ümit Sinan olacak onun için.

Bilmiyorum ben bu şarkıyı dinledikçe böyle düşünmeye başladım.Belki yanlış belki doğru yorumluyorum...

Bu şarkıda (ilk defa sevdiğim bir çift için başlığa şarkı sözü ekliyorum) Mine&Sinan için.Mine'den Sinan'a desem daha mı doğru olacak ne?:img-in_lo

Söyleyecek sözüm olmuştur hep
Ben hiç böyle suskun kalmadım
Hayli garip, içli ve yorgun
Yarım kaldık ona ağlarım
Kapadım gözlerimi
Yarınımı sana bıraktım
Akışına uydum da nasıl
Nasıl yaşadığımı anladım

Sözün sonu kederli bir gülüştür
Ayrılık zamanı kayıptır, eylüldür
Varsın olsun yıllar geçsin üstünden
Sevdim ya seni miladım o gündür

Yolun sonu hüzünlü bir gülüştür
Ayrılık zamanı yetim bir eylüldür
Varsın olsun yıllar geçsin üstünden
Sevdim ya seni miladım o gündür


Bu yaşlarında aşkın,sevginin,değer vermenin nasıl birşey olduğunu kendilerini seven sevmeyen herkese kanıtlamaya çalışır gibiler.:img-in_lo

Son Edit:) Mine&Sinan aşkını biz ilk bölümden itibaren sevdik,bağlandık,ama hep geçmişten kesitler izledik,şimdiki zamanda pek sahneleri yoktu.Yani elimizde çokta somut şeyler yoktu.Ama dün ki bölümle herşey somutlaştı,gerçekleşti.
Buna rağmen Mine&Sinan'ın yaşadığını aşk olarak görmeyenleri gerçekten anlayamadım.Yanlış anlaşılmasın elbette herkesin kendi görüşü ama dün izlediğimiz sahnelerin ardından nasıl ortada aşk yok denir,samimi bir aşk yok denir anlamakta zorluk çekiyorum.
Sinan ve Mine'nin ne hissettiği ortada,ne istedikleri ortada.Sinan ölümden dönmüş kendisine gelince Türkiye'ye Mine'sine koşmaya çalışıyor sakat koluyla,ayağıyla,boynuyla.Onu ne derece özlediğini dile getiriyor her fırsatta.

Ve ilginçtir 40 yaşına gelmiş bir adamın aşırı derece de bencil tavırlarıyla ''kızı yaşındaki Mine'yi elinden kaçırmak istememesi'' aşk oluyor,kararlılık oluyor,Sinan'ın Mine için deyim yerindeyse yerlerde sürünmesi hemde o haliyle ''aşk'' olmuyor.

Son olarak bencillik her insanın doğasında vardır.Ama Timur'da bencillik yok aşırı bencillik var.Kendisini o kadar düşünüyor,kendine o kadar değer veriyor ki etrafındaki herkesi kendine uydurmaya,yönetmeye çalışıyor.
Çaresiz bir genç kızın durumundan faydalandığı gibi birde ondan gerçekleri saklayacak.Aferin Timur böyle devam et sen...

ban68
29-10-11, 20:05
Yani Timur olaylar Mine için içinden çıkılmaz bir hal alacak diye mi vazgeçmiyor??? Ben açıkçası buna asla inanamam.Timur Mine'nin içinden çıkamayacağı bir durumla karşılaşmasını istemese o masaya Mine ile oturmazdı.


Edit:Sormak istiyorum Timur sevdiği kızı elinden kaçırmak istemiyormuş bu yüzden yaptığı doğru oluyormuş ya Mine ve Sinan'ın ya da doğmamış bir bebeğin hiç mi önemi yok?
Mine cenazeye gider gibi gidiyor kendi nikahına,aklında,kalbinde Sinan,karnında da Sinan'ın bebeği var.
Niye bu iki gencin trajedisi ısrarla görülmek istenmiyor,halen Timur'un yaptığı haklı bulunmaya çalışılıyor anlamıyorum gerçekten.




Kendimi Timur’un yerine koyunca ben de böyle yapardı mı yine yazacağım izninle çünkü:

Dizinin aksiyon boyutunda devam etmesi açısından bu şarttı. Aksi halde Timur diye bir karaktere kesinlikle ihtiyaç duyulmaz, olay örgüsü yani kısır döngü diğer karakterler üzerinden işler ve dizi bir-2 bölüm sonra biterdi mecburen. İyi mi olurdu diye sorulacak olursa iyi olmazdı çünkü buradan ekmek yiyen yüzlerce insanın olumsuz etkilenmesi demek olurdu bu. Ha bu izleyicinin umurunda olur mu? Tabii ki olmaz çünkü onlara izleyecekleri dizi mi yok…

Öbür taraftan dizilerde her karakter genel hatlarıyla belirlenmiştir ve ondan sapılmaz istisnai durumlar olmadıkça. Yani Timur gibi hedefine kilitlenmiş ve sevdiği kadını illâ ki mutlu etme ve yüzünü güldürme derdine düşmüş bir adamın kalkıp da bu işi Sinan’a devretmesini ben düşünemem. Yani Timur karakteri dizide her hareketini Mine odaklı yaparken kalkıp da gümüş tepsinde Mine’yi aşkı olan Sinan’a asla sunmazdı. Bu o karaktere tamamen zıt bir durum olurdu.

Öbür taraftan Mine’ye kalkıp da, “Sinan seni hiç unutmamış, bebeğinden de haberi yok. Kendini affettirmek için onca mesaj atmış, mektup yazmış, koş sen ona git.” dediğinde sanki Bekir’in Mine’yi kapıda karışalayıp, “iyi ki geldin, ben de seni aramaktan yorulmuştum, gel oğluma ilaç ol.” diyeceğini nerden biliyoruz? Sinan’ın annesi bile oğlu için Mine’yi aramıyor. Ben aynı durumda olsam daha Amerika’dayken Mine’yi buldurur, getirtirdim oğlumun sayıklamaları karşısında. Ama yok, onlar sadece izliyorlar, çocuklarına üzülüyorlar o kadar.:img-tomat

Aynı zamanda ben aşkın bir emek istediğini, sınanması gerektiğini kesinlikle aşamalardan geçmesini düşünenlerdenim.

Yani şimdi bu saf aşıklar ilk kez bir sınavdan geçiyorlar. Ayırılık sınavından. Bana göre şu anda iyi gidiyorlar ve birbirlerinden vazgeçmediler. Peki Timur’un gerçekleri sakladığı Mine tarafından öğrenildiğinde (zaman atlamasını da düşünürsek) ya da Sinan doğru yanlış olaylar hakkında bilgi sahibi olmaya başladığında neler yapacaklar? Mine hemen uygun adım Sinan’a koşacak mı, Sinan Mine görüşmelerinde neler olacak? Kim ne kadar diğerini dinleyip hak verecek hatta inanacak? Yani aşkının peşinden gidip diğerini onarmaya çalışan, tekrar beraber olmak için gayret edecek kim olacak? Yani izlemeden bilemeyeceğimden daha doğrusu bu aşkın büyüklüğüne görmeden inanamayacağımdan ben TİMUR diyorum. Göreyim ondan sonra "evet Mine Sinan olmalı" diyeyim. Yani kim aşkını hakedecek? Bana göre Timur kesinlik kendini ateşe attı. İyi de yaptı. Onu da göreceğiz.

Eğer Timur karakterine söylediklerini yedirmezlerse –ki, ben aksini düşünmüyorum çünkü karaktere ters- Timur asla Mine’sine zarar vermez, bir yerden sonra da her ne olacaksa daha da üstüne gitmez. Ama o bir yere kadara kadar çoookkk atraksiyon izlememiz lazım.

Ben ayrıca hep şöyle düşünürüm dizileri izlerken. Esas adamlar ya da esas kızlar arada kendilerini aşacak aksiyonlarda hatta yanlış kararlarda bulunmalılar ki, geri dönüşlerini, hatalarını affettirmek için yapacaklarını izleyebilelim. Tek düze, sıkıcı bir karakter izleyiciyi yorar.(Doğrusu ben artık yorulmaya başladığımı rahatlıkla söyleyebilirim...:img-bored:img-swoon) O yüzden gerek Sinan gerekse Timur muhakkak kendileri dışında gelişen olaylarda karakterlerini destekleyecek ama tahmin etmediğimiz atraksiyonlarda bulunacaklardır, bulunmalılar da…Bana uyar…:img-eat:

ban68
29-10-11, 20:36
Funda’nın annesinin (adı neydi unuttum) “berberin başı olmuş yani” deyişine ne çok güldüm akşam. :img-hyste:img-hyste Ben bu kadının sahnelerini ve repliklerini beğeniyorum ama bu akşamki gibi kısa ama öz sahneler olsun Erdal, Funda ve annesine dair olanlar, PLEASE…:calis

En sonunda iyice kanaatim geldi ki, Erdal essahtan yönetmen olmak istiyor. Üstelik yaptığı çekimler de işe yarıyor. Berber koltuğundaki kıldan adama, “çok fotojeniksin, çok yakışıklısın…” dediği yerde ne çok güldüm ayy. Birisi tutsa keşke bu safın elinden …:img-ok:

Erdal’ın yemekte Merve’ye verip veriştirmesine karşılık Turan’ın, “İnsanların içini dışını nerden biliyorsun sen? Merve akıllı bir kız.” demesinden Turan’ın Merve’yle görüşmüşlüğü, konuşmuşluğu olduğunu anlamakla birlikte aynı zamanda sanki Timur’un özeliyle ilgili bir şeyler bildiği zannı oluştu bende, bilemiyorum. :kahve

Timur demişken; gerçekten bu adamın annesi, babası, ablası, abisi, kız-erkek kardeşi, akrabası bir şeyi yok mu hakikatten? Yoksa niye yok sorması ayıp? Yok yani böyle gökten zembille inmiş adam görüntüsü pek acayip duruyor da…:img-banne

Timur kızının saçını tararken ne güzel şeyler söyledi. :love01: İyi, hoş, güzel deee…Merve Mine’ye ve bebeğe zarar vermeye kalkışınca o zaman bu kadar sakin ve pozitif olacak mı?? Buraları beni çok ilgilendiriyor. sofa Merve’ye yaptıkları karşısında kızsa bir dert kızmasa ayrı. Nasıl sabredecek, nasıl dayanacak olan bitene, ha?:865323 Merve biricik varlığı, Mine uğruna çok büyük riskler aldığı belki de çok büyük bir yanlışı olacak ama yine de vazgeçmek istemediği, aşık olduğu kadın. Üstelik öyle böyle şeyler vadetmedi yani. :calis
Mine bu evliliğe can atan birisi olsa Begüm gibi tamam, bu kıskançlıklara öyle ya da böyle katlanılabilir, Timur’la konuşabilir, anlatabilir ama tam tersi ki her şey.

Evde bomba gibi patlamaya hazır gezen bir çocuk, :img-gun: iki kadını idare etmeye çalışan ama kendi eliyle kendini ateşe atmış bir adam :icon_sorr ve ikisine karşı da güvensiz ve tedirgin, başına dağlar yıkılmış çok genç bir kadın, MİNE…:img-cray:
Valla hayalimdeki sahnelerden geçtim, Merve'nin tehlikeli oyunları olmasın razıyım, o kadar yani…sofa

laylaylomm
29-10-11, 20:51
Arzu'cum sayesinde Bülent İnal'ın Marie Claire dergisine verdiği röportajı okudum. Bülent İnal'ın Timurla ilgili söylediğini okuyunca zambak3'ün kulaklarını çınlattım (diziyle ilgili birilerinin kulaklarını çınlatıp duruyorum :)).

Bülent İnal: Senaryoyu ilk okuduğumda Timur karekterinin derinliği beni çok etkiledi. Diğer karekterlere göre biraz daha esrarengiz. Çok fazla duygularını ele vermeyen biri. Gençliğinde yaşadığı bir sorun sebebiyle duygusal bir yıkıntı yaşamış ve iç dünyasını dışarıya kapatmış bir karekter. Hayatta kızından başkası yok. Ona bile mesafeli ve aslında iş yerindeki servis şefi dışında kimseyi de dünyasına sokmuyor. Diğer yandan kimseyi takmayan, başına buyruk biri ta ki Mine karekteriyle karşılana kadar.

Biraz da kendini kaderin akışına bırakmış biri, değil mi?

Bİ: Evet alacağı bazı kararları attığı zarlarla veriyor. Bu bir hayat felsefesi ama kendinden emin ve kesin kararlar verebilen bir insanın bazı önemli kararları alması gerektiğinde zarlara başvuruyor olması ilk başta enteresan gelmişti. Onu kendi hayatımla özdeşleştirince, aslında çok da farklı olmadığımı düşündüm. Zarlar bizim her gün verdiğimiz kararların simgesel anlatımı çünkü hiçbirimiz önemli bir karar verirken doğru mu yoksa yanlış mı sonuç doğuracağını bilmiyoruz. Hepimizin hayatı biraz böyle. Her gün zar atıyoruz ve sonucunun doğru mu yanlış mı olduğunu bilmiyoruz.

Bahar61
30-10-11, 00:29
Rica ederim. Mesajı yazmak için sabahı bekledim. Çünkü dünkü bölüm bende hayal kırıklığı yarattı, bu süre zarfında da biraz daha mantıklı düşünüp, öyle bir şeyler yazmaya karar verdim.

Mine analizi konusunda haklısınız. Şu an babasının ona sırtını dönmesinin tek sebebi hamile kalmasıydı. Adam çaresiz zaten. Karşısına da kızıyla evlenmek isteyen biri çıkınca (hem de bu güvendiği, kendisi için önemli olan biri) her ne kadar içinden gelmese de ona müsaade ediyor.

Bence de dizinin bu çizgide ilerlemesi için geç değil. Ama Timur'un böyle gösterilmesi beni biraz tedirgin ediyor. Başlıkta okuduğum yorumlardan sonra biraz daha Timur'u anlamaya çalıştım ben de.

Aşık olduğu bir kız var. O kızla evlenmesine dakikalar kalmış, ablası gelip sevgilisinin aslında onu terk etmediğini söylüyor. Timur bu durumda hangi yoldan gidebilirdi ki? Eğer onun yerinde ben olsam, ben de aynı şeyi yapardım galiba diye düşünmeye başladım. Kim aşık olduğu insanı elinden kaçırmak ister? Timur da kaçırmak istemediği için böyle yaptı.

Diğer bir ihtimal de Sinan'a güvenmemesi olabilir. Sinan defterinin Mine için tamamen kapanmasını istiyor. Tekrar Mine'nin hayatına girerek, Mine'yi üzeceğini düşünüyor Sinan'ın. Bu nedenle Emine'yi tehdit etti. Bu sebep daha geçerli. Timur'un kendinden çok emin olduğunu düşünürsek hak verebiliyoruz bu duruma.

İlerleyen bölümlerde umarım psikopata bağlamış bir Timur izlettirmez bize senaristler. Ama dünkü bölüm bunun habercisi gibiydi sanki. O yüzden net bir yorum yapamıyorum. Hâlâ kızgın olsam da Timur'a, yaptıklarını onun penceresinden bakarak yorumlamaya başladım.

Ayrıca bu dizininin ana teması Mine & Sinan'ın bir araya gelebilmek için yaşadıkları zorluklar olsaydı, dizinin daha değişik bir adı olurdu. "Bir Çocuk Sevdim" bana Timur ve Mine'yi hatırlatıyor. Dünkü bölümden sonra bu isim olayı da benim tesellim oldu galiba. :img-hyste

aslında turan usta o kadar kötü durumda ki ne kadar kızarsam kızayım üzülüyorum da ona.belki sinanların yaşadığı çevrede yaşasa ,olmuş bir kere .yapmış bir cahillik ne yapalım evladımızı sokağa atacak halimiz yok ya ,diyebilirdi ama yaşadıkları çevre belli...aldıkları terbiye ,yıllardır süre gelen mahalle baskısı...elalem ne der falan filan...kızının...biricik minesinin yüzüne bakmak bile gelmiyor içinden.yaşadığı hayal kırıklığı ve utanç o kadar büyük ki...mine eğer eminenin yaşında olsaydı tıpkı esmanın yaptığı gibi güle oynaya verebilecekken kızını timura şimdi aradaki yaş farkını ,minenin timuru sevmeyişini falan düşünerek içi kan ağlasa da razı oluyor bu evliliğe.

ama şimdi ,turan ustamız kendisi yanlış bir yola sapıyor...battı batacak yani...kendini komşu kadına fena kaptırdı...işten ayrıldığı zaman bunun hesabını soran ailesine '' ilk kez kendim için bir şey yaptım '' demişti meğersem kendi için yaptığı şey bir milatmış gerisi de gelecekmiş...emicem komşu kadına içindekileri dökerek içinin şişini indiriyor...allahı var şimdi kadın da tam bir dinleme uzmanı.adamı öyle güzel işliyor ki karga olsa adam nerdeyse bülbüle dönecek.

timurdan çok şey bekliyoruz ,mesela kendimden örnek vermem gerekirse ,ben istiyorum ki timur o nikahın kıyılmasına izin vermesin,emineden duyduklarını anlatsın mineye ve hatta sinanı da arayıp bulsun mineyi de ona götürsün.yalanım varsa öyle bir geçsin zaman ki aylinle soner kavuşamasın ...eğer kaderleri bir yazılmışsa zaten sinanla bir yere varılamayacağını anlayıp döner gelir mine...aslında senaristler herşeye karışmasa timur da aynen böyle yapar ama yok illaki timuru pis adam kötü adam psikomanyak adam yapacaklar...

mesela şöyle bir sahne olsaydı ,timur emineden duyduklarından sonra minenin yanına gidip ,'' aşkım ,öyle bir şey duydum ki sen de duyunca kulaklarına inanamayacaksın...hadi yeter bu kadar surat asıp oturduğun ,kalk hemen gidiyoruz .sinan seni terketmemiş,sana ulaşmak için çok uğraşmış ama ablan engel olmuş her seferinde...ben nasıl bunu daha önce öğrenemedim eğer bilseydim hiç bir şey bu duruma gelmezdi...bak haala oturuyor...aranan baba bulundu diyorum sana ...

timur bunları söylerken liseli kızlar gibi ellerini çırpıp bir de olduğu yerde zıplayarak sevinç çığlıkları attı mıydı tamamdır...minenin karnı izin verdiği ölçüde birbirlerine sarılıp kendi etraflarında da dönebilirler ...güzel ve unutulmaz bir düğün günü olurdu...olamayan bir düğün günü...

yahuuu,bu sinan mineye ulaşmaya çalışmış ,her seferinde durdurulmuş ama gideli aylar olmuş ondan sonra ses yok seda yok...insan düşünmez mi ki çok kalbi kırıldı ,ilk andaki öfkesinden dolayı bana o mesajları yazdı ,belki sakinleşmiştir dur bir kez daha arayayım ,diye neden düşünmemiş...neden aramamış...mine bile sinanın ,bile bile gittiğini düşünürken bırakmadı peşini...ille de yüzüme söyleyecek dedi...hiç tanımadığı bir adamın kapısını çalıp yardım isteyecek kadar ileriye götürdü işi...

belki de timur da o kısacık anda bunları düşündü ,olamaz mı ? bence olabilir...olmalı...olacak...istiyorum...

evet kesinlikle timur köpkötü ,çok kötü bir karakter olamaz...melek te olamaz...olmasın da zaten...minenin gazozuna ilaç koymasın yeter...:img-hyste

bimkolik
30-10-11, 02:45
Timur Mineye yardım etmek istiyorsa Sinanı bulsun konuştursun diyordum.. bunları yapmadı.. illaki Minenin istememesiyle ilgisi yok ki.. Karakteri sevmem için O elinden geleni yaptı demem için Timur Sinan a ulaşmaya çalışsaydı ama birşeyler engel olsaydı..Bu öyle kaza falan değil.. 3 ay sonra Sinan ülkeye döndü. Dönemeyeceği hiç ulaşamayacağı birşeyler olsaydı.. Ne biliyim uçak düşseydi kimse sağ çıkmasaydı.. Ya da tekneye binseydi tekne alabora olup Sinan ıssız adaya düşseydi..:)))) tamam belki klişe ama Timur karakterini ben bu şekilde sevemiyorum.

bundan olsa gerek son anda Eminenin Timura herşeyi itiraf etmesinden dolayı Emineyi susturması hatta tehdit etmesine de kızmadım. Timur un amacı bu zaten.. Mineye iyilik yapmak istiyor düşünmesi için 3 gün süre veriyor.. sonrası olmaz.. AYrıca Timur eminim Sinan ın ülkeye döndüğünü bile biliyordur. Ondan herşeyi ben beklerim. Nikah gününü hızlandırdı..

Timur un gülümseyerek bakmasını seviyorum:) ama nebiliyim bunlara anlam veremiyorum. Seviyor Minenin öncesini düşünmek ilgilenmek istemiyor. bundan sonra diye bakıyor.. aşık olmuş kendini seveceği günü bekliyor.zamanla olacağına da inanıyor.. Onu severken o çocuğu arayıp bulmak istemiyor. yoksa mineyi kaybedecek.. Kendini kandırıyor aramadı sormadı bırakıp gitti diye inanmayı seçiyor.. ÖYle ya sonuçta O ne yapıp ne edip uğraşsaydı.. ASlında gelecek diye endişeleniyor bu yüzden de nikahı acele tutuyor..:)

Timur un kızı tekneyi alıp kaçtı.Babası tamam kızmasın ama ders verecek bir söz bile söylemedi..Mineye öyle laf etti ki... nasıl bir kız bu ya.. şimdi bu kızla bir bebekle aynı evde nasıl yaşanır.. bebeğin hayatından ben endişe duyarım ben..

babasının konuşmasını o kadar istiyor ki ya baban senin daha büyük yanlış yapmanı istiyor. buna rağmen babandan nefret et demiyorum ama bu kadar da baba evlenirsem konuşacak mısın benimle deme.. sana sahip çıkmamış ki... herşeyi rağmen ben bu çocuğa bakarım dememiş.. Kendiliğinden şartlardan dolayı sen Timurla evlenme kararı vermedin..Baban istiyor diye evleniyorsun..

Turan Beye ne demeli.. o kadınla karşılaşıyor.. nasıl utanıyor.konuşmuyor yere göğe bakıyor.. içi fesat... gerçi o kadını ne zaman görse dili tutuluyor eli ayağına karışıyor.. Bu kadından hoşlanıyor.. seviyor.. aşık oldu.. Buna rağmen kızına,baldızına nasıl davranıyor..

Passioncum, butun deginmek istedigim noktlardan bahsetmissin..
Malesef dun aksamki bolumde Timur benden sifir aldi. :icon_sorr
Bunalim Eminenin o mektuptan bahsetmesinden sonra Timurdan gelen gelen cevap beni hayal kirikligina ugratti. Belki son dakikada nikahtan vaz gecilmesi yanlis anlasilmalara sebep olur diye cekinmis olsa bir derece..
Yani, Emineye, "simdi sirasi ve zamani degil bu meselenin" dese sorun yok. Ama Timur "Mine bunu asla ogrenmeyecek" diyerek aslinda ablasinin yaptigi kotuluge ortak olmus oldu..
Mine bunlari hic hak etmiyordu. Resmen hirsizlik yapmis oldular. Herkesin gercegi bilme hakki vardir. Emine ve Timur Minenin bu hakkini caldilar.
Timur ve Mine beraberligini cok istememe ragmen, bu sekilde bir aldatmacayla kazanilacak sevginin Timur icin ne degeri olabilir? Beyninin bir kosesinde hep Mineye gercekleri soyleseydim kosa kosa Sinana giderdi gercegi olmayacak mi? Gonul isterdi ki: Timur Sinanla esit sartlarda savasarak Mineyi kazansin. Ama bu sartlarda Sinan bir sifir malup. Timur Sinanin Minenin hamileligini bile bile terkettigini sanarak ondan Mineye hayir gelmeyecegini dusunmus olabilir ama gercegin boyle olmadigini ogrenince Minenin Sinanla gorusebilmesi icin ben de cabalamasini tercih ederdim. Ha ondan sonra Sinan evlenmeye yanasmaz ve Mineye cocugu aldir falan derse tabii ki durum degisir...
Aslinda bu dizide sinir oldugum karakterlerin basinda Timurun kizi Merve de ayri bir case. Korku filmi kahramani gibi, ne antipatik ve de uyuz bir kiz o oyle..Hakikaten bebegin hayatina bile kastedebilecek kadar urkunc bir yaratik..
Ikinci en sinir oldugum kisi Turan bey.. Tencere dibin kara misali, kendi cok ahlakli davraniyormus gibi kizinin cahilce yaptigi hatayi bir turlu affedemedi. Nikah gunu Minenin karnina bakip bakip suratina binlerce defa "sen ahlaksizsin" diye haykirdi resmen..Meyhanelerde baska kadinlarla gonul eglendirmeye gelince kosarak gidiyor beyimiz...Hic sevmiyorum Turani.

moonbeam
30-10-11, 06:52
Timur Emine'den duyduklarını içeri gittiğinde Mine'ye söylese ne olurdu diye düşünüyorum ve aklıma FSN'deki Meltem'in nikahı geliyor. Orda da tam nikah masasına yürürken öğrenilen bir gerçek vardı. Tabi ki bir çok fark var arada. Meltem'in sevdiği bir adamla evleniyor olması gibi. Ama öğrenilen gerçek de çok korkunç. Kızın biri kalkmış "evleneceğin adam bana tecavüz etti, evlenme onunla" diyor. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-fear2.gif Meltem buna rağmen babası rezil olmasın diye evleniyor...

Meltem ve Mine elbet çok farklı karakterler. Meltem Mine'ye göre çok salak, zayıf bir kız. Ama Mine de babasını Meltem'in babasını sevdiğinden çok daha fazla seviyor.* Timur'la evliliğinin tek nedeni babası, bebek falan değil. Babası kendisini affetsin umuduyla evleniyor. Timur da bunu görüyor. Babasının nasıl gözünün içine baktığını ve karşılık göremeyince nasıl üzüldüğünü görüyor. Şimdi nikaha 5 kala gerçekleri Mine'ye anlatırsa Mine çok zor bir seçimin daha eşiğinde olacak. Yapmakta zorlandığı bebeğim mi babam mı seçimine (ki Timur bir çıkış yolu önermese babasını seçmişti) Sinan mı babam mı da eklenecek. Baştan Sinan'ı kabul edecek olan Turan Sinan'ın babası tarafından aşağılanıp kapıdan kovulduktan, aylardır mahallede milletin ağzına sakız olduktan, şimdi de evden kızını Timur'la evlendirmek üzere çıktıktan sonra bir rezaleti daha kaldıramaz çünkü. Üstelik Emine ve Timur da dahil hiç kimse ne Sinan'ın kaza geçirdiğini ne de döndüğünü biliyor. Her halikarda 3-4 aydır kendisinden ses seda çıkmayan, vazgeçmiş görünen, Amerika'da bilinen bir Sinan var. Dolayısıyla böyle bir durumda Meltem'den çok daha cesur Mine bile bu noktada sonu belli olmayan bir "wild goose chase" (boşa kürek çekme) yerine babası uğruna Timur'la evlenmeyi seçebilirdi. İzlemeden bilemeyiz.

Timur'a gelince, elbet tek sebep bu değil ama duyduklarını Mine'ye söylememe kararında bu da rol oynamış olabilir, Mine'yi böyle bir kararın vereceği acıdan kendince korumaya çalışmış olabilir. Doğru mu? Değil elbet. Herkes kendi hayatından mesuldür ve kendi kararlarını vermesine izin verilmeli. 17 yaşındaki Mine de dahil.


* Hani Turan Mine'den için "Timur’un yanında çocuk o" demişti ya. Bana Mine Timur başta kimsenin yanında çocuk gibi gelmiyor, bir kişi hariç: Turan. Bir tek babasından tek bir söz, bir bakış bekleyen hallerinde Mine'yi çocuk olarak görüyorum ben. Annesiyle ilişkisinde bile bir yetişkin buna kıyasla.

moonbeam
30-10-11, 07:23
Açıkcası Emine'nin bu kadar zaman beklemesi ve nikah gününde bazı gerçekleri dile getirmesini beklemiyordum...:whistle2
Annesinin yaptığı hazırlıklara tripler atan Emine'nin o hazırlıklara inat Mine'ye mektup ve mesajlar konusunda patlayabilirdi...
Neden Mine'ye değil de Timur'a söyledi...
Bana göre Emine'nin şöyle bir durumu olabilir;
-Mine'nin Timur'la mutlu mesut evlenmediği zaten biliniyor evde...Bu durumda Mine'ye açıklanan bazı şeyler Mine'nin umutla ve beklentiyle dolmasını sağlayabilirdi...
Malum EMine'cik biraz kıskanç olduğu için bu cepheden müdahale etmek istemedi...
-Timur'a söylenme kısmına gelince...
Emine'nin bence ona daha fazla hıncı var...
Çünkü bu evliliğin onun tarafından istendiği ve dile getirildiği bir gerçek...
''Kızını bana ver''kısmındaki polemiğinin Emine tarafından ilk ağızdan duyulması hayal kırıklığını ciddi bir birikime ulaştırdı...:img-blush
Bu anlamda nikahta Timur'un kendince canını yakmaya ve bu evlilikle ilgili hayal kurmaması adına had bildirmeye kalktı o kadar...

Kesinlikle amacı bu. Eğer amacı nikahı durdurmak olsa gider Mine'ye anlatır. Mine'ye anlatmamasının iki nedeni var: 1) Onu mutlu görmek istemiyor 2) Baştan sakladıklarını şimdi itiraf etmesi onu babası nazarında çok kötü bir duruma düşürür. Her ne kadar hamile kalan ve başlarına bu dertleri açan Mine'ydiyse de o zamandan beri çektiklerinin 1. derece sorumlusu Emine olur. Emine bunu göze alamaz.

Mutsuz Emine etrafındakilerden özellikle mutsuzluğuna sebep olduğunu düşündüklerini de mutsuz etmek istiyor. Mine hep ona tercih edilmiştir, o zaman cezalandırılmalı, mutsuz edilmelidir. Timur da Mine'yi tercih etmiştir, o zaman o da cezalandırılmalıdır. Bu nedenle gelip tam da o anda zehrini akıtmıştır Timur'a. Sen havanı alacaksın demiştir. Söyledikleri Timur'un da dediği gibi geçen konuşmalarının bir tekrarıdır aslında. "Mine seni sevmiyo, Sinan'ı seviyo, Sinan da bir gün gelecek, gerçekleri öğrenen Mine de seni bırakıp ona koşacak" demeye getirmiştir. Dikkat ederseniz Timur'u gerçekleri Mine'ye söylemekle değil Sinan'ın eninde sonunda Mine'ye döneceğiyle tehdit etmiştir Emine. Sırf onu mutsuz etmek için.

Mine'nin cevabının evet olacağı konusunda herkes hemfikir sanırım.

Bizim senaristler bölüm sonlarını doğru yerde bağlayamıyorlar kanımca merak uyandırmıyor yani. Kendi adıma konuşmam gerekirse haftaya ne olacak diye heyecanlanmıyorum.:kahve

Kesinlikle. Bence klişe bir nikahta evet deyip dememe yerine Emine mektubu ve Sinan'ın aradığını Mine'den sakladığını Timur'a söylediği anda bitmeliydi bölüm. Çok daha heyecanlı olurdu o zaman.

Timur deliler gibi Mine’yi seviyor. Sinan da Mine’yi seviyor. Mine de Sinan’ı. Eeeeeee şimdi n’olacak?
Olacağı şu:
Timur eğer yoldan çıkmazsa, psikopata bağlamazsa :bilmim Mine’ye verdiği sözleri tutacaktır yani Mine’yi ve bebeğini teminat altına alacak her şeyi yapacak. Kaldı ki, bunlar o konumdaki bir adam için çok kolay şeyler.
Zor olan zaman içinde Mine’ye ve Merve’ye rağmen hayatındaki iki kadının Timur’a bakış açısının değişip değişmeyeceği. Yani şu ünlü güven konusu...:865323 Ve Sinan’a rağmen Mine’si için ne kadar çaba sarf edeceği. Bunları izleyip göreceğiz.

Kesinlikle budur. FSN neden iki sezondur bu kadar yüksek reytinglerle izleniyor? Çünkü kendisini görmeye bile tahammülü olmayan bir kızın sabırla güvenini ve sevgisini kazanmaya çalışan bir adam var ortada. Orada ilk aşk fos çıktı, battıkça battı. Ben burda istiyorum ki öyle olmasın, ama buna rağmen Timur Mine'nin güvenini ve sevgisini kazanabilsin.

Enigmatic Eyes
30-10-11, 11:54
aslında turan usta o kadar kötü durumda ki ne kadar kızarsam kızayım üzülüyorum da ona.belki sinanların yaşadığı çevrede yaşasa ,olmuş bir kere .yapmış bir cahillik ne yapalım evladımızı sokağa atacak halimiz yok ya ,diyebilirdi ama yaşadıkları çevre belli...aldıkları terbiye ,yıllardır süre gelen mahalle baskısı...elalem ne der falan filan...kızının...biricik minesinin yüzüne bakmak bile gelmiyor içinden.yaşadığı hayal kırıklığı ve utanç o kadar büyük ki...mine eğer eminenin yaşında olsaydı tıpkı esmanın yaptığı gibi güle oynaya verebilecekken kızını timura şimdi aradaki yaş farkını ,minenin timuru sevmeyişini falan düşünerek içi kan ağlasa da razı oluyor bu evliliğe.

ama şimdi ,turan ustamız kendisi yanlış bir yola sapıyor...battı batacak yani...kendini komşu kadına fena kaptırdı...işten ayrıldığı zaman bunun hesabını soran ailesine '' ilk kez kendim için bir şey yaptım '' demişti meğersem kendi için yaptığı şey bir milatmış gerisi de gelecekmiş...emicem komşu kadına içindekileri dökerek içinin şişini indiriyor...allahı var şimdi kadın da tam bir dinleme uzmanı.adamı öyle güzel işliyor ki karga olsa adam nerdeyse bülbüle dönecek.

timurdan çok şey bekliyoruz ,mesela kendimden örnek vermem gerekirse ,ben istiyorum ki timur o nikahın kıyılmasına izin vermesin,emineden duyduklarını anlatsın mineye ve hatta sinanı da arayıp bulsun mineyi de ona götürsün.yalanım varsa öyle bir geçsin zaman ki aylinle soner kavuşamasın ...eğer kaderleri bir yazılmışsa zaten sinanla bir yere varılamayacağını anlayıp döner gelir mine...aslında senaristler herşeye karışmasa timur da aynen böyle yapar ama yok illaki timuru pis adam kötü adam psikomanyak adam yapacaklar...

mesela şöyle bir sahne olsaydı ,timur emineden duyduklarından sonra minenin yanına gidip ,'' aşkım ,öyle bir şey duydum ki sen de duyunca kulaklarına inanamayacaksın...hadi yeter bu kadar surat asıp oturduğun ,kalk hemen gidiyoruz .sinan seni terketmemiş,sana ulaşmak için çok uğraşmış ama ablan engel olmuş her seferinde...ben nasıl bunu daha önce öğrenemedim eğer bilseydim hiç bir şey bu duruma gelmezdi...bak haala oturuyor...aranan baba bulundu diyorum sana ...

timur bunları söylerken liseli kızlar gibi ellerini çırpıp bir de olduğu yerde zıplayarak sevinç çığlıkları attı mıydı tamamdır...minenin karnı izin verdiği ölçüde birbirlerine sarılıp kendi etraflarında da dönebilirler ...güzel ve unutulmaz bir düğün günü olurdu...olamayan bir düğün günü...

yahuuu,bu sinan mineye ulaşmaya çalışmış ,her seferinde durdurulmuş ama gideli aylar olmuş ondan sonra ses yok seda yok...insan düşünmez mi ki çok kalbi kırıldı ,ilk andaki öfkesinden dolayı bana o mesajları yazdı ,belki sakinleşmiştir dur bir kez daha arayayım ,diye neden düşünmemiş...neden aramamış...mine bile sinanın ,bile bile gittiğini düşünürken bırakmadı peşini...ille de yüzüme söyleyecek dedi...hiç tanımadığı bir adamın kapısını çalıp yardım isteyecek kadar ileriye götürdü işi...

belki de timur da o kısacık anda bunları düşündü ,olamaz mı ? bence olabilir...olmalı...olacak...istiyorum...

evet kesinlikle timur köpkötü ,çok kötü bir karakter olamaz...melek te olamaz...olmasın da zaten...minenin gazozuna ilaç koymasın yeter...:img-hyste
Turan ustanın hayata bakış açısı, yetiştirilme tarzı bu kadarıyla sınırlı bence de. Kızının başına gelenleri normal karşılayamıyor ama haklı da. Kızının mutsuz olduğunu görüyor ama yapacağı bir şey de yok. Mine'nin Timur'la evlenmesini istemiyor, dediğiniz sebeplerden dolayı. Çünkü onu içinde bulunduğu mutsuzluktan daha büyük bir mutsuzluğa sürükleyeceğini biliyor. Ama ben her şeye rağmen Turan Usta'nın kızının yanında olmasını çok isterdim. Tabii Mine'nin arkasında olsaydı böyle bir hikaye çıkmazdı ama olmasını isterdim. Çünkü hep sırtını döndü. Aradan zaman geçmesine rağmen hala konuşmuyor Mine'yle. Mine de babasına çok düşkün. Eğer bu evliliği yaparsa babasıyla arasının düzeleceğine inanıyor. Aslında ben evlilikten sonra bile arasının düzelebileceğinden şüpheliyim ya neyse.

Sabahat'dı sanırım o kadının adı. Çok fena kaptırdı kendini Turan usta. Bugüne kadar hanımına içini döküp rahatlayamamış, her şeyini paylaşamamış ama bu kadınla oturup sohbet edip içini döktüğü zaman çok rahatlıyor. Amaaa Mine'nin yaptığını bu kadar ayıplarken, kendi ayıbını göremiyor galiba. Turan usta bu kadına aşık olacak artık, belli oldu. Ve Mine'ye yaptıkları gelecek aklına pişman olacak, onu anlamaya çalışacak artık. Böyle gider bu hikaye diyorum. :whistle2

Ben de Timur'dan aynı şeyi bekliyorum. Zaten olacağı varsa olur diyerek bunu Mine'ye söylemeliydi. Hala söyleyebilir ama benim hiç umudum kalmadı, Emine'yi tehdit etti söylememesi için. Şimdi neden gidip kendisi söylesin ki? Belki o kısacık anda kafasından bir şeyler geçmiştir ama söyleyeceğini hiç sanmıyorum ben. Eğer gidip bunu Mine'ye söyleseydi eminim ki Mine o zaman güvenecekti Timur'a. Ben isterdim ki Timur bunu Mine'ye söylesin, götürsün Sinan'a ama işler tahmin ettikleri gibi yürümesin. Yani Sinan'dan tekrar saklansın bu durum babası tarafından. İşte o zaman "Timur elinden geleni yaptı" deriz. Ama şimdi yaptığı bile bile karanlığa sürüklemek. Dediğin gibi senaristlerimiz ille de Timur'u kötü adam yapacak, başka yolu yok. :img-beee:

Sinan'ın ulaşma çabaları bana da yetersiz geldi. Amerika'ya gittikten sonra bir problem olmadığını gördüğü zaman geri dönmeliydi vakit kaybetmeden.

aylin_a.r.ş
30-10-11, 12:54
Başlıkta Timur'u savunmalar almış başını gitmiş yine :)
Ama şaşırmadım..Ne olursa olsun herşey Timur içindi değil mi(:

Neyse Timur'a kızmak,ondan nefret etmek,yaptığı bencillikleri dile getirmekten daha önemli şeyleri yorumlamak için geldim kendi açımdan..

Bölüm sonrasında heyecanla o kadar derin yorumlayamamıştım Mine&Sinan sahnelerini..

Sinan'ın annesine Mine'den bahsetmesi,onu görmeye gitmesi,o halde sürekli onu sayıklaması,rüyasında ondan kopmasının verdiği üzüntüyü görmesi,eskiyi düşünüp Mine'nin öptüğü yeri okşaması vs hiçbiri insana aşkı hissettiremiyor mu gerçekten ya..
Hala aşk yok diyenler olabildiği için şahsen şaşırıyorum ama saygı duyuyoruz ne yapalım..
Bunlar dışında Sinan'ın o helikopterle oynaması bile çok büyük birşeydi..
Mine'den gelen bir hediyeyi ellerken bile ne kadar masumdu..Ne kadar güzel bakıyordu..
O hediyeyi doğum gününde almıştı Mine Sinan'a..
Yani o babayla tanıştığı lanet gün mü desem:865323
O gün bir de Mine ile Sinan 1. yıllarını doldurmalarına 30 küsür gün kaldığından bahsetmişlerdi değil mi..
Bölümlerdir açıkcası bu günü hatırlatmalarını istedim..
Yani Mine'den bir hayal ama o güne özel birşeyler istedim..
Biriyle konuşmasını istedim..
bu bölüm belki olur diyorken 3 ay zaman atlaması geçti..
Ve ben o özel günün hatırlatılmamasına çok uyuz oldum:icon_sorr

Sinan babasına ''siz bulup getirin'' derken ne kadar da çaresizdi..
Gerçeklerden haberi olsa neler olur kim bilir..
Her anında bir kişiyi düşünüyor..Kendi sağlığından önce Mine'nin onu affetmesi önceliği..

Ki daha önce de dediğim gibi Sinan'ın hiçbir şeyden haberi yok!!
Sadece o gün babasının Mine'yi kırdığını düşünüyor..Sonrasında bir türlü ulaşamadı zaten Mine'ye..Ve Amerika'ya gitmek zorunda kaldı..Kaza da geçirince araya çok uzun bir zaman girdi..
Mine ile aralarında büyük bir sorun yoktu,olmadı..Ki belki de olmadan devam edecekti..
Bu uzun zaman onu arayamadığı için mutsuz..Kendini affettirmek istiyor..
mine'nin yaşadıklarını bilse,kendi evlenmek istediği kadının başkasına ''evet'' dememek için kendini zor tuttuğunu,karnında bebeğini taşıdığını bilse neler yapardı kimbilir:icon_sorr

Ben bu iki aşığın durumuna gerçekten çok üzülüyorum.. Birbirlerini bu kadar seviyor gözükmeseler.
Mine Sinan'ın aşkını haketmiyor ya da Sinan Mine'nin aşkını haketmiyor diyebilsem böyle olmayacağım belki de..
Ama ikisi de birbirine çok bağlı..İkisi de birbirine çok aşık..
Ve ikisi de birbirinin aşkını sonuna kadar hakediyor..


Şimdi geleceğe dair birkaç şey söylemek istiyorum..
Sinan büyük bir zaman atlamasından sonra gelmedi..
Hiçbir şey için geç değil yani..
Bu zaman içinde geri döndürmeleri kesinlikle bende soru işaretleri doğuruyor..
sonuçta Mine'nin en az 3-4 ayı var doğum yapmaya o da en az..
Erkek bebekler geç doğarmış öyle derler 9 ay 10 günü de bekleyebilir tabi
Neyse en az 4 aydan bahsediyorsak eğer bu süre zarfında Sinan belki eskisi gibi koşamaz ne bileyim eskisi kadar sağlıklı olmaz ama birşeyleri başaracak konuma gelir..
Ve şu anda bu kadar Mine'sini düşünen adam kesinlikle o süre zarfında arar..
ee evi belli,okulu belli..
''biriyle evlendi,çocuk bekliyor'' denirse eğer Sinan tabiki tereddüte düşer..Çünkü arada geçen bir zaman var ve bu zaman zarfında ''benim çocuğum mu'' acaba diye düşünmekten ötesini de düşünebilir..Bir de Mine'nin ağzından Emine'nin attığı mesajlar da var sonuçta ''Seni istemiyorum '' gibi..
Mektubuna dönmeyen bir kız var..Onu aramayan..
Yani biz biliyoruz Mine'nin ne kadar uğraştığını ama Sinan bilmiyor..
Aynı şekilde Mine de Sinan'ın uğraşlarını bilmiyor..
Ve bu durum yanlış anlaşılmaya sebep olur..
Fakat olsa bile ben vazgeçeceğini düşünmüyorum Sinan'ın..
Mine'yi arayıp sorar..Ona ulaşmaya çalışır..
Mine'nin dediği gibi ''gözlerinin içine bakacağım'' der ..
Onunla yüzleşmek ister..
Bu yüzleşme iş işten geçtikten sonra olmasın tek isteğim bu..
Mine'yi başka biri yaptıktan sonra olmasın..
Bu başka birindan kastım Timur'a aşık olmuş bir Mine değil kesinlikle..Bize tanıtılan Mine ölür de Timur'a aşık olmaz ben size söyleyeyim:img-hyste
Benim bahsettiğim Mine'nin bu inatçı tutumunun aksine Sinan geldiğinde ''bebek senin değğil,başkasını seviyorum '' tarzı bir söylem içine girmiş Mine..
Böyle bir Mine olmamalı..
Yani bebeğin doğmadan önce Sinan'ın öğrenmesi gerekiyor..
Sinan'ın öğrenmemesi çok büyük bir saçmalık..
Hadi bu 21.yy da iletişim araçlarını kullanmamalarına bir yere kadar tamam dedik..Herşeye eyvallah dedik de..
Birbirilerinden bu akdar haber alabilecek pozisyondayken ve bebeğin doğumuna daha uzun bir süre varken Sinan'ın kendi oğlunu doğduktan çok süre sonra öğrenmesi çok büyük bir mantıksızlık olur!!
Öğrenmeli..Belki yanlış anlaşılmalarla kendi bebeği olduğunu düşünmez ama öğrenmeli..!

Ve o bebek timur'a ''baba'' dememeli arkadaş ya..
Böyle birşey olursa Sinan'dan önce ben dayanamam..Yapmasınlar şu saçma yeşilçam triplerini lütfen..-Yeşilçam filmleri hastası bir insanımdır yanlış anlaşılmasın..ama ''senin baban bendim oğlum'' ''babacığım babacığım'' ''oğlum oğlumm'' diye sarılan baba oğullardan bıktım kesinlikle:img-wink:-

Bir de bu aileyi anlayamıyorum,anlamdıramıyorum yapamıyorum..
Allah göstermesin benim başıma gelse böyle birşey tamam babamın tepkileri aynı olurdu..Fazlası olurdu belki..Ama babam yaşındaki biriyle evlendirmeye kalkmazlardı ya..Dediğim gibi Allah göstermesin..
Turan Usta'yı evden kovması dahil tepkilerinin hepsini anlayabiliyorum ama kızını biriyle evlendirmesini anlayamıyorum..
Başını yerden kaldırmak içinmiş peh diyorum..
O baş bir kere yere indiyse kusura bakmayın kimse dışarıdan ''namusunu temizledi'' diye bakmaz olaya..
dışarıdan insanların laflarına takılmayı anlayamadığımı,kendi düşüncelerini önemli olduğunu daha önce de söylemiştim burada..
Bu kızın göbeği çıktı..Herkes tarafından bir bebek beklediği biliniyor..
4 ay olmuş o evde yaşıyor..
Timur'la evlenince ''babası buymuş demek ki aldı kızı'' mı diyecek millet..
O olan başını yere eğen şey gerçekleşti mi?? Evet gerçekleşti..O kız evlilik dışı bir hamilelik yaşıyor yaşadı..
Ee bunu hiçbir şey değiştiremeyeceğine göre nasıl oluyor da bunu yapabiliyorsun Turan Usta soruyorum sana:img-tomat


Ve son olarak

bu şarkının tamamı bir bırakılmışlığı anlattığı için uymasa da bu kısmını Mine&sinan için söylüyorum:img-in_lo

Son defa görsem seni
Kaybolsam yüzünde
Son defa yenilsem sana
Hiç anlamasan da
Son defa benim olsan
Uyansam yanında.
Emre Aydın-Son defa

^nymph^
30-10-11, 14:28
Başlıkta Timur'u savunmalar almış başını gitmiş yine
Ama şaşırmadım..Ne olursa olsun herşey Timur içindi değil mi(:

Neyse Timur'a kızmak,ondan nefret etmek,yaptığı bencillikleri dile getirmekten daha önemli şeyleri yorumlamak için geldim kendi açımdan..

Bölüm sonrasında heyecanla o kadar derin yorumlayamamıştım Mine&Sinan sahnelerini..

Sinan'ın annesine Mine'den bahsetmesi,onu görmeye gitmesi,o halde sürekli onu sayıklaması,rüyasında ondan kopmasının verdiği üzüntüyü görmesi,eskiyi düşünüp Mine'nin öptüğü yeri okşaması vs hiçbiri insana aşkı hissettiremiyor mu gerçekten ya..
Hala aşk yok diyenler olabildiği için şahsen şaşırıyorum ama saygı duyuyoruz ne yapalım..
Bunlar dışında Sinan'ın o helikopterle oynaması bile çok büyük birşeydi..
Mine'den gelen bir hediyeyi ellerken bile ne kadar masumdu..Ne kadar güzel bakıyordu..
O hediyeyi doğum gününde almıştı Mine Sinan'a..
Yani o babayla tanıştığı lanet gün mü desem:865323
O gün bir de Mine ile Sinan 1. yıllarını doldurmalarına 30 küsür gün kaldığından bahsetmişlerdi değil mi..
Bölümlerdir açıkcası bu günü hatırlatmalarını istedim..
Yani Mine'den bir hayal ama o güne özel birşeyler istedim..
Biriyle konuşmasını istedim..
bu bölüm belki olur diyorken 3 ay zaman atlaması geçti..
Ve ben o özel günün hatırlatılmamasına çok uyuz oldum:icon_sorr

Sinan babasına ''siz bulup getirin'' derken ne kadar da çaresizdi..
Gerçeklerden haberi olsa neler olur kim bilir..
Her anında bir kişiyi düşünüyor..Kendi sağlığından önce Mine'nin onu affetmesi önceliği..

Ki daha önce de dediğim gibi Sinan'ın hiçbir şeyden haberi yok!!
Sadece o gün babasının Mine'yi kırdığını düşünüyor..Sonrasında bir türlü ulaşamadı zaten Mine'ye..Ve Amerika'ya gitmek zorunda kaldı..Kaza da geçirince araya çok uzun bir zaman girdi..
Mine ile aralarında büyük bir sorun yoktu,olmadı..Ki belki de olmadan devam edecekti..
Bu uzun zaman onu arayamadığı için mutsuz..Kendini affettirmek istiyor..
mine'nin yaşadıklarını bilse,kendi evlenmek istediği kadının başkasına ''evet'' dememek için kendini zor tuttuğunu,karnında bebeğini taşıdığını bilse neler yapardı kimbilir:icon_sorr

Ben bu iki aşığın durumuna gerçekten çok üzülüyorum.. Birbirlerini bu kadar seviyor gözükmeseler.
Mine Sinan'ın aşkını haketmiyor ya da Sinan Mine'nin aşkını haketmiyor diyebilsem böyle olmayacağım belki de..
Ama ikisi de birbirine çok bağlı..İkisi de birbirine çok aşık..
Ve ikisi de birbirinin aşkını sonuna kadar hakediyor..


Şimdi geleceğe dair birkaç şey söylemek istiyorum..
Sinan büyük bir zaman atlamasından sonra gelmedi..
Hiçbir şey için geç değil yani..
Bu zaman içinde geri döndürmeleri kesinlikle bende soru işaretleri doğuruyor..
sonuçta Mine'nin en az 3-4 ayı var doğum yapmaya o da en az..
Erkek bebekler geç doğarmış öyle derler 9 ay 10 günü de bekleyebilir tabi
Neyse en az 4 aydan bahsediyorsak eğer bu süre zarfında Sinan belki eskisi gibi koşamaz ne bileyim eskisi kadar sağlıklı olmaz ama birşeyleri başaracak konuma gelir..
Ve şu anda bu kadar Mine'sini düşünen adam kesinlikle o süre zarfında arar..
ee evi belli,okulu belli..
''biriyle evlendi,çocuk bekliyor'' denirse eğer Sinan tabiki tereddüte düşer..Çünkü arada geçen bir zaman var ve bu zaman zarfında ''benim çocuğum mu'' acaba diye düşünmekten ötesini de düşünebilir..Bir de Mine'nin ağzından Emine'nin attığı mesajlar da var sonuçta ''Seni istemiyorum '' gibi..
Mektubuna dönmeyen bir kız var..Onu aramayan..
Yani biz biliyoruz Mine'nin ne kadar uğraştığını ama Sinan bilmiyor..
Aynı şekilde Mine de Sinan'ın uğraşlarını bilmiyor..
Ve bu durum yanlış anlaşılmaya sebep olur..
Fakat olsa bile ben vazgeçeceğini düşünmüyorum Sinan'ın..
Mine'yi arayıp sorar..Ona ulaşmaya çalışır..
Mine'nin dediği gibi ''gözlerinin içine bakacağım'' der ..
Onunla yüzleşmek ister..
Bu yüzleşme iş işten geçtikten sonra olmasın tek isteğim bu..
Mine'yi başka biri yaptıktan sonra olmasın..
Bu başka birindan kastım Timur'a aşık olmuş bir Mine değil kesinlikle..Bize tanıtılan Mine ölür de Timur'a aşık olmaz ben size söyleyeyim:img-hyste
Benim bahsettiğim Mine'nin bu inatçı tutumunun aksine Sinan geldiğinde ''bebek senin değğil,başkasını seviyorum '' tarzı bir söylem içine girmiş Mine..
Böyle bir Mine olmamalı..
Yani bebeğin doğmadan önce Sinan'ın öğrenmesi gerekiyor..
Sinan'ın öğrenmemesi çok büyük bir saçmalık..
Hadi bu 21.yy da iletişim araçlarını kullanmamalarına bir yere kadar tamam dedik..Herşeye eyvallah dedik de..
Birbirilerinden bu akdar haber alabilecek pozisyondayken ve bebeğin doğumuna daha uzun bir süre varken Sinan'ın kendi oğlunu doğduktan çok süre sonra öğrenmesi çok büyük bir mantıksızlık olur!!
Öğrenmeli..Belki yanlış anlaşılmalarla kendi bebeği olduğunu düşünmez ama öğrenmeli..!

Ve o bebek timur'a ''baba'' dememeli arkadaş ya..
Böyle birşey olursa Sinan'dan önce ben dayanamam..Yapmasınlar şu saçma yeşilçam triplerini lütfen..-Yeşilçam filmleri hastası bir insanımdır yanlış anlaşılmasın..ama ''senin baban bendim oğlum'' ''babacığım babacığım'' ''oğlum oğlumm'' diye sarılan baba oğullardan bıktım kesinlikle:img-wink:-

Bir de bu aileyi anlayamıyorum,anlamdıramıyorum yapamıyorum..
Allah göstermesin benim başıma gelse böyle birşey tamam babamın tepkileri aynı olurdu..Fazlası olurdu belki..Ama babam yaşındaki biriyle evlendirmeye kalkmazlardı ya..Dediğim gibi Allah göstermesin..
Turan Usta'yı evden kovması dahil tepkilerinin hepsini anlayabiliyorum ama kızını biriyle evlendirmesini anlayamıyorum..
Başını yerden kaldırmak içinmiş peh diyorum..
O baş bir kere yere indiyse kusura bakmayın kimse dışarıdan ''namusunu temizledi'' diye bakmaz olaya..
dışarıdan insanların laflarına takılmayı anlayamadığımı,kendi düşüncelerini önemli olduğunu daha önce de söylemiştim burada..
Bu kızın göbeği çıktı..Herkes tarafından bir bebek beklediği biliniyor..
4 ay olmuş o evde yaşıyor..
Timur'la evlenince ''babası buymuş demek ki aldı kızı'' mı diyecek millet..
O olan başını yere eğen şey gerçekleşti mi?? Evet gerçekleşti..O kız evlilik dışı bir hamilelik yaşıyor yaşadı..
Ee bunu hiçbir şey değiştiremeyeceğine göre nasıl oluyor da bunu yapabiliyorsun Turan Usta soruyorum sana:img-tomat


Ve son olarak

bu şarkının tamamı bir bırakılmışlığı anlattığı için uymasa da bu kısmını Mine&sinan için söylüyorum:img-in_lo

Son defa görsem seni
Kaybolsam yüzünde
Son defa yenilsem sana
Hiç anlamasan da
Son defa benim olsan
Uyansam yanında.
Emre Aydın-Son defa


Evet canım biliyorsun Timur esas karakterimiz ve herşey onun için:)
Timur hakkında şimdiye kadar yani ilk bölümden bu yana ne yazdıysak ne düşündüysek doğru çıktığı için tekrar tekrar birşey yazmamıza gerekte yok aslında:img-wink: Seninde dediğin gibi Timur'un bencilliğinden daha önemli şeyler var yazılması gereken aslında:img-in_lo

Mine&Sinan aşkını,haftalardır izlemeyi beklediğimiz sahnelerin ucundan dahi gösterdiler ya o bile bizi mutlu etmeye yetti.Hep merak ediyorduk acaba Sinan Mine'yi düşünüyor mu? Mine'yi özlüyor mu? diye.Hani aslında biz bunu tahmin ediyorduk zaten ama yine de elimizde somut şeyler yoktu.Ve bu yüzden Sinan açısından çokta kesin şeyler söyleyemiyor,varsayımlar üzerine konuşuyorduk.Ama bu bölüm gördük sonunda.Sinan'ın Mine'ye bu derece özlemle ulaşma çabaları beni alt üst etti,hem sevindim hem hüzünlendim...

Ayrı ayrı yorumlamak istediğim sahneler var,başlayayım hemen.

Mine bebeğinin cinsiyetini öğrenirken;
Doktor:Pek hareketli bişey olacak,dönüp duruyor.(Ahh siz onun babasını bir tanısanız neden öyle hareketli olduğunu anlardınız doktor hanım,oğluda Sinan'a benzeyecek,onun gibi yerinde duramayacak küçük Sinan:img-in_lo)

Doktor:Sonunda kendini belli etti minik beyimiz
Mine:Erkek mi? diye sorup bebeğinin cinsiyetini öğrendiği için mutlu bir şekilde başını yastığa koyarken,aynı anlarda Sinan uçaktan indiriliyor.Çok hoşuma gitti bu iki sahne arasında ki geçiş.

Bekir:Hiç dinlememeliydim seni bu vaziyette onca yol gelinir mi?
Sinan'ın annesi:Sanki ben istedim getirelim diye,dinlemedi işte görmedin mi?
Bekir:Bir beni dinlesi beni değil bir doktoru dinlese...Tutardık orda.Ya daha kötü olursa naparız?
Anne:Söyleme öyle,iyi olacak benim çocuğum

Evde Sinan'ın odasında
Anne:Rahat mısın? Birşey ister misin?
Sinan elini biraz zor hareket ettirerek ''Şunu verir misin?''
Anne:İlahi Sinan oyuncak mı istiyorsun?
(Annecik bilmiyor tabi onun Sinan için ne kadar değerli olduğunu,Sinan burda Mine'nin hediyesini eline alınca yüz ifadesine dikakt lütfen:img-in_lo)

Ertesi gün Sinan Mine ile helikopter maceralarını,Mine'nin kendisini pataklamasını anımsıyor.Sonra Mine'nin öptüğü yanağını okşuyor.
Bu sırada kendini bir halt sanan Bekir Harmagil ''Bu kız bize göre değil oğlum dedim dinletemedim'' diye nutuk çekiyor anneye.
Görmüyor mu oğlunun halini,Mine'yi nasıl sevdiğini,daha uygundur değildir derdinde,oğlun ölümden dönmüş senin,hiç mi vicdan yok bu adamda?

Akşam;
Anne:Ağrın var mı?
Sinan:Biraz...Ama geçecek.
Anne Sinan'a çorba içirirken Sinan:İyi olmak istiyorum anne,eskisi gibi...Mine'yi biran önce görmek istiyorum.Kazayı öğrenince beni affeder mi?
Anne:Şimdi bunları düşünme,biran önce iyileş...
Sinan:Onu öyle özledim ki...Pırıl pırıl gözlerini,o muzur bakışlarını ama en çokta gülüşünü.O nasıl güler biliyor musun? Böyle dudaklarıyla değil ağzıyla,burnuyla,yüzüyle,bütün bedeniyle,bütün ruhuyla...
Annesi burda ağlamaklı oluyor oğlunun sevdiğini böyle güzel,özel bir şekilde anlatması karşısında duygulanıyor sanırım.
Bende çok duygulandım,etkilendim.Ama bu sahneyi ''Sinan Mine'nin güler yüzünü seviyor...'' diye yorumlayan arkadaşlarda oldu.Şaşkınım...Gerçekten...
Timur Mine'yi böyle anlatsa çok farklı yorumlar okurduk eminim.


Sabah Turan ustaların evinde.
Esmahan:Ayy ne olacak canım hemen yaparım şekersiz içiyordunuz değil mi? (teyze kusura bakma da çok cinssin sen yaa:img-tomat,Timur'u kızın için talih kuşu olarak görmen her bölüm soğutuyor beni senden)
Timur:Yok gerçekten zahmet etmeyin,Mine hazırlansın çıkalım biz,çok iş varda.
(Aman biran önce evlen,Mine'ye imzayı attırki teyze de çıktı hapishaneden,Mine'yi vazgeçirir sonra)
O sırada Mine aşağıda konuşulanları hüzünle dinliyor karnını okşuyorken,Sinan'da elinde fotoğraf Mine'yi düşünüyor,fotoğrafı okşuyor,cebine koyup kendisini fazlasıyla zorlayarak ayağa kalkıyor.
Annesinin ''Bu halde nasıl gidersin,hareket edecek durumda değilsin sen.Ben ciddiyim'' demesi karşısında ''Bende ciddiyim kapıyı açar mısın?'' diyor ve noktayı koyuyor.

Sinan Mine'ye giderken Mine'de taş gibi oturuyor nikah başvurusu yaptıkları odada.Esmahan'da bu sahnenin sonunda eve geldiklerinde ''Tüy gibi hafifledim Turan inanabiliyor musun? Timur Bey damadımız oluyor. Böyle damat herkese nasip olmaz,herkesin ağzı kapansın şimdi'' diyor.
Allah'ımmm şaka mı bu kadın yaa:img-tomat
Bunu söylerken kızının birkaç saat önce nikah başvurusu yaptıkları odada nasıl oturduğunu gözünün önüne getirmiyor,getirmek istemiyor belkide. Kızının gözlerinin içine hiç bakmıyor mu bu kadın?

Neyse geçelim bu sinir bozucu yerleri.Sinan Kadırga Lisesinin önünde arabanın içinde okulun kapısına bile gülümseyerek bakarken Mine yine hüzünlü bir şekilde dolaşıyor deniz kenarında.Fonda Yonca Lodi ''yarım kaldık ona ağlarım''...
Bu derece uygun bir şarkı sözü var mıdır bu iki çaresiz aşığa...

Sinan okulun önünde düşerken ve kaldırılıp hastaneye götürüldüğü sırada Mine teyzesine buruk bir şekilde nerdeyse ağlayacak bir halde ''O gün...Nikah günü yanımda ol,beni yalnız bırakma'' diyor.
Gülcan'ı gün geçtikçe daha çok beğeniyorum.Hüzünlü sahnelerde o derece başarılı ki izlerken boğazım düğümleniyor:icon_sorr

Hastanede
Doktor:Kendini çok zorlamış,sinir zedelenmesi tekrarlayabilir,bir süre gözlemleyeceğiz.
Ağrı kesicilerin etkisi geçipte Sinan gözlerini açmışken Mine ile ilk birlikte olduğu günü anımsıyor.Aynı anda Mine'de boş gözlerle birşeyler düşünüyor.Sinan'ı düşündüğüne eminim orda.

Sonra Sinan'ın rüyası...Mine geliyor Sinan'ı yanağından öpüyor ve Sinan gözlerini açıyor,karşısında Mine var,gülümsüyor Sinan:img-in_lo
Sinan:Seni çok özledim
Mine:Bende
Sinan:Birdaha hiç ayrılmayalım
Ve Mine Sinan'ın elini bırakıp gidiyor.Sinan'da ''Mine'' diye sayıklıyor uykusunda...

Yine hastanede;
Sinan:Allah kahretsin,Allah kahretsin diye kendini zorluyor.
Anne:Oğlum napıyorsun,biliyorsun bu hareketler çok tehlikeli
Sinan:O zaman onu bulun...Mine'yi bulup buraya getirin
Baba:Tamam oğlum,bulup getirecem.
(bakalım ne dolaplar çevireceksin Bekir Harmangil:img-tomat)

Mine ve Sinan'ın birbirlerine duydukları bu yoğun aşk benim için öyle değerli ki...İzlerken iliklerime kadar hissediyorum.
Senaristlere kızıyorum bazen ama aslında onlara teşekkür etmeliyim böylesi bir aşkı izlettikleri için.

Umarım bu aşk böyle devam eder,başından beri dilediğim/dilediğimiz gibi birbirlerinden uzakta da olsalar,aralarında aşılmaz engeller,kişilerde olsa birbirlerine karşı besledikleri beni benden alan bu aşk hiç bitmez.
Mine'nin oğlu olacak,Sinan'ın oğlu...Mine oğluna her baktığında Sinan'ı görecek,aralarında asla kopmayacak bir bağ zaten var ama aralarında ki bağ sadece oğulları olmaz umarım...

Beyzacım senin yorumunu okumak bana ilham verdi,teşekkürler canım,görüşmek üzere:love01:

Edit:Yazmayı unutmuşum Mine'nin ailesi hakkında yazdıklarına da katılıyorum canım.Bende anlamıyorum bu aileyi.Turan usta bir bakıyoruz Mine'nin karnına sanki orda tanımlanamaz bir cisim varmış gibi bakıyor.Evet kızı evlilik dışı hamile kaldı,çok büyük bir hata yaptı.Haklı ne yapabilir,torunum diye bağrına basacak değil ya deyip geçelim hadi.
Ama olmuyor işte.Sonra bir bakıyoruz Turan usta merdivenlere oturmuş tıpkı Mine gibi çaresiz bir şekilde ağlıyor.Mine'yi veriyorum,küçük kızımı veriyorum diye.
Dediğin gibi Mine'nin karnı büyüdü iyice,mahallede ki herkeste hamile olduğunu biliyor.Yani Mine'nin Timur'la ya da başkası ile evlenmesi Mine'nin evlilik dışı hamile kaldığı gerçeğini değiştirmeyecek.
Mahallelinin gözünde Mine yine ''ahlaksız'' olacak.Hadi Mine'nin karnı büyümeden Timur'la evlense mahalleli belki ''bizde yuttuk'' moduna girer.Ama 4 ay beklendi ve Mine öyle evleniyor.Bence ''milletin ağzı kapanacak sonunda,ohh tüy gibi hafifledim'' diyen Esmahan teyze yanılıyor.Mahalleli bu evlilik niye böyle geç oldu,kız nerdeyse doğuracaktı adam öyle ikna oldu evlenmeye diye de laf,söz eder.Yani eğer insanlarda dedikodu merakı varsa laf edecek çok şey bulurlar.

Fragman ne zaman gelir acaba? Çok merak ediyorumda Sinan'ın bundan sonra ne yapacağını.
Bence ya babasına güvenecek Mine'yi getirmesini bekleyecek.Hoş baba da Mine'yi getirmek yerine ''kara haber'' getirecek oğluna...Mine evlenmiş,seni unutmuş diyecek:img-tomat
Ya da Sinan bekleyemeyecek Mine'nin evine gidecek ve biz Turan usta&Sinan karşılaşması izleyeceğiz.

Sinan'ın geri dönmesini bu kadar erken beklemiyordum ve şaşırdım o yüzden senaristlerin yine bizleri şaşırtabileceğini düşünüyorum ve bir Mine&Sinan karşılaşması da bekliyorum:img-in_lo

Tabi Sinan'ın kim olduğunu araştırıp onun Türkiye'de olduğunu öğrenen Timur birşeyler çevirmezse,engel olmazsa.
Ki elbet olacaktır,hatta ben Mine'yi de alıp yurtdışına gidebileceğini bile düşünüyorum.İzleyelim görelim çok merak ediyorum.

Ha bu arada içimden bir ses diyor ki,çok cılız bir ses...''Acaba Timur seni yanıltır mı? Mine ile evlenmekten son anda vazgeçer mi?''
Neyse en iyisi ben bu sesi duymayayım...

QUZEY
30-10-11, 15:41
allahim ya ne kadar duz mantik dusunuyorsunuz siz ya yok timur nikahi durdursun yok soyle yapsin yok boyle yapsin iste emine soyleyince timurun cevapi beni sok etti falanda filanda ya allah askina timur nikahi iptal etse mineye herseyi anlatsa ne olucak ..
timurun yaptigi yalnmis degildi bence cunki mantikli dusunurseniz tabiki dusunmezssiniz cunki nedense daha krekterleri tam anlamadan biri gunah kecisi oldu ..
neyse timur nikah iptal dese acaba mineyi nasil bir sinana yolluycak peki sinan mineyi istiycekmi bebege sahip cikacakmi adam bunlari nerden bilsin bunlari biz biliyoruz sinan neden gelmedigi kaza gecirdigini komada yattigini timurmu biliyor hayir biz biliyoruz peki sizce timur mineye bukadar deger veriyorken bir bilmezin icine birakirmi tabiki hayir ee bunuda yapmayinca timur kotu oluyor ...nolcak simdi babasi sinana evlendi diyecek ustelik hamile diyecek tabi sinan hic mineyle konusmadan inanacak belki yine ameliyat icin gidecek ne olcagi belli degil siz tutturmusunuz timur nikahi iptal etsin eger insansa mineyi sinana gotursun )))
minenin durumu ne olacak peki sinan bulunana kadar baba mineyele konsumuyor teyze sorunlu mine dogurmak uzere bu bebege bakilmasi lazim masraf lazim oyle bol bol atmasi guzel tabiki eee nede olsa ask varmisya onuda gorucez bakalim

Ceren Oktay
30-10-11, 16:19
Timur^dan iyice tiksinmeye başladım. Bravo adama valla bravo.
Emine'yi resmen tehdit etti. Mine ile evlenip ona sahip olmak istiyor işte. Onu düşünen adam, Mine mutlu olsun diye git söyle derdi yok hatta kendi söylerdi öğrendiklerini. Uyuz. Orda olsaydım elimde kalırdı valla :865323
Sinan'a yazık hiçbir şeyden haberi yok. Ailesi, Mine'yi isteyecek gibi. Nolur hiçbir şey için geç olmasın Mine hayır desin. Off off evlenme Mine o adamla evlenme :icon_sorr

karadenizsevda
30-10-11, 18:29
allahim ya ne kadar duz mantik dusunuyorsunuz siz ya yok timur nikahi durdursun yok soyle yapsin yok boyle yapsin iste emine soyleyince timurun cevapi beni sok etti falanda filanda ya allah askina timur nikahi iptal etse mineye herseyi anlatsa ne olucak ..
timurun yaptigi yalnmis degildi bence cunki mantikli dusunurseniz tabiki dusunmezssiniz cunki nedense daha krekterleri tam anlamadan biri gunah kecisi oldu ..
neyse timur nikah iptal dese acaba mineyi nasil bir sinana yolluycak peki sinan mineyi istiycekmi bebege sahip cikacakmi adam bunlari nerden bilsin bunlari biz biliyoruz sinan neden gelmedigi kaza gecirdigini komada yattigini timurmu biliyor hayir biz biliyoruz peki sizce timur mineye bukadar deger veriyorken bir bilmezin icine birakirmi tabiki hayir ee bunuda yapmayinca timur kotu oluyor ...nolcak simdi babasi sinana evlendi diyecek ustelik hamile diyecek tabi sinan hic mineyle konusmadan inanacak belki yine ameliyat icin gidecek ne olcagi belli degil siz tutturmusunuz timur nikahi iptal etsin eger insansa mineyi sinana gotursun )))
minenin durumu ne olacak peki sinan bulunana kadar baba mineyele konsumuyor teyze sorunlu mine dogurmak uzere bu bebege bakilmasi lazim masraf lazim oyle bol bol atmasi guzel tabiki eee nede olsa ask varmisya onuda gorucez bakalim

Yorumunuzda sonuna kadar haklısınız.Ben de Emine'nin Timur'a Sinan'la ilgili itirafını anlattığında tamam dedim Timur şimdi gider nikahı iptal eder,durumu Mine'ye anlatır.Mine'yi Sinan'a gitmesi konusunda bir adım atar.Çünkü Timur karakteri gerği bunu yapmalıydı.Ama sonra derinlemesine düşündüğümde,
Timur'un yaptığı bu davranışın mantıklı ve Mine'yi bir girdapın içine sokmaması adına uygun bir davranış olduğumu gördüm.Bu görüşümün diğer yorumcu arkadaşlarla örtüştüğünü görünce bu konuda yanlız olmadığımı görünce sevindim.

SELVERR
30-10-11, 18:39
sayfalardaki yorumları okudumaz çok bölümü yorumlamaya başlarsak...


bölüm haliyle mervenin şovu ile başladı.. o marinaya giderken , tekneyi çalıştırırken pek bir kendinden emindi ne yaptığının farkında bir hali vardı yalnız ne zamanki vakit yelken açma vakti oldu işte o zaman mervenin bilgiler uçup gitti. artık yönümü ayarlayamadı ne oldu pek anlamasamda yelkenin tam anlamıyla açılmadığını gördük.. zaten bir süre sonrada sürüklenmeye başladı. o sahne o kadar gerçekçi çekilmiş ki ben heyecanımdan yerimde duramadım... mervenin durum karşısındaki endişesi sahil güvenliğe ulaşmaya çalışması batıyoruz diye veryansınları teknenin su üzerindeki hareketleri birebir o kazanın yaşandığını hissettirdi hatta o karaya çarpınca ben çarpış anını da göreceğiz diye beklemiştim ki onu göstermediler. oysa karay yaklaşış anını tam çarpana kadar milim milim gösterdiler açıkcası ben böyle özenli bir kza sahnesi çekeceklerini beklemiyordum yani timur oraya ulaştığında kaza olmuş bitmiş olur falan diye ama mervenin korkusunu birebir yansıttılar...


merve orada teknede korkarken babası da kızına ulaşamanın korkusunu yaşıyordu tabi ki.. mervenin evde olduğundan haberdar olmayan timur odadan çıktıklarında aytenden mervenin kabolduğunu öğrendi.. şaşırdı merve evde miydi diye.. sonra kapıdaki güvenlikten mervenin dışarıya çıktığı öğrenildi tabi ki güvenlik kızın sorgusuz sualsiz gittiğine ses çıkarmadığı için timurdan bir güzel paparayı yedi.. bu arada timurun endişe içinde güvenliği azarlaması falan babalığıını hissettirdi açıkcası bana... hatta bir ara turan da baba timurda baba aradaki 7 farkı bulmak gibi bir arzu oluştu birden.. nreyse devam edelim dışarı çıkıldığı öğrenilince mervenin gideceği yerler araştırılmaya başlandı timur araba ile çıkarken hadi mine dedi mine de ikiletmeden bindi arabaya.. sonra timurun arabadaki "nerde bu kız nerde bu kız nerde Merve nerdesin" diye veryansını etkileyiciydi.. gerçekten kızına ulaşmaya çalışıp ulaşamayan bir baba hissi oluştu.. kızını gerçekten merak ettiği onun başına bir şey gelecek diye endişesi had safhadaydı.. sonrasında mervein nerede olacağını tahmin edemeyen timura mineden gelen soru ile verilen ipucu güzel bir ayrıntı oldu "baba kız gittiğiniz bir yer var mıydı" .bu soru timura mervenin belkide olabileceği tek yeri hatırlattı ve son sürat oraya doğru yol alındı... aslında minenin ilk anda sessiz sedasız timurun arabasına binmesi garibime gitmişti yani bu durumda neden ses çıkarmadı diye ama sonrasında arabada "beni bırakmayacak mısı bir yerde "sözleriyle beni şaşırtmamış oldu.. timurun bir yanda telefonla konuşmaya kızını belasız kazasız kurtarmaya çalışmakla meşgul olmasına rağmen minenin nasıl gideceğini sorgulaması da ayrı bir detaydı.. mine ise Her zaman ki gibi otobüsle. gidebileceğini söylerken timur gene karalılıkla bırakmayacağını söylüyordu o durumda bile çünkü mineyi o almıştı o bırakacaktı.

aslında sahil diye sözleşmişlerdi ama yine de o durumda mineyi bıakmadı bilmiyorum belkide yanıda istedi belkide gerçekten onu evine bırakmadan rahat etmeyeceği için indirmedi mineyi hatta minenin ısrarına rağmen "sonra gidersin mine sonra "dedi..

minenin durumu haber vermek için evi araması ve telefona eminenin çıkması büyük talihsizlikti kız ne için arıyor eminenin dediklerine bakalım..komedi sahneler olduğu kesin..


Emine: Alo?

Mine: Abla, benim. Gecikiyorum da biraz. Merak etmeyin diye

Emine: Hayrola, niyeymiş?

Mine: Timur Bey’in kızı tekneyi alıp denize açılmış…

Emine: Eeee?? Kızın gezmesi sana mı dert oldu? (ay allahım ya bir dur dinle kızı demi ama yok)

Mine: Yok öyle değil, tek başına tekneyi alıp

Emine: Amannn her neyse, bana ne…( sana neyse niye incik cincik soruyursun o vakit demi ama)

Mine: Yani tehlikeli bir durum da…Gidip kurtaracaklar. Biz de...

Emine: İyi iyi…Gecikeceksin yani. Söylerim.

bari endişelen bir şey de ya sanki kız ben tekneyle gezmeye gidiyorum dedi . bir afra bir tafra. birde direk suratına kapatmadı telefonu yazık mine kalakaldı öylece.

esmehan:Kimmiş

emine:Kızın

esmahan:ne diyor

emine:Müstakbel damadının kızı tekneyle kaçmış onu kurtaracaklarmış..

hadi mineye kızgın onunla usturuplu konuşmuyorda annesi ile de aynı tarzda konuşuyor lafı tıktığı gibi gitti. yazık kadında telaşlandı bir hışımla turanı aradı.. amma turanda ayrı alem kızının başına onca olay gelir gık çıkmaz adamda timurun kızını duyunca koştur koştur marinaya gitti.

neyse timur sahnelerinden devam edelim. marinaya geliş koşturuş merveye gitmek için telaşlanması sahil güvenlik geciktikçe yerinde duramayışı endişenin tavan yapması güzeldi. görevliler bir şey olmadığnı söyledi ama sözler ona yararlı olmadı kızını görmeden rahat edemeyecekti belli ki.. mine ise yazık arabadan indi ama bir türlü ne ileri ne geri gidebildi.. han.i ciğerci kedisi gib karşıdan karşıdan olayı izledi.. tabi timurun endişe arasında gözlerinin mineyi bulması ve orda mı değil midiye yoklaması da güzeldi.. bir yandan kızı içi endişeleniyor diğer yandanda mineden kendini alamıyordu adam ne yapsın...

mervenin bulunup geldiği sahnede bottakilere yanaşmaları için bile çeşitl talimatlar veriyordu adam dahası var mıkızını gördü sağ ama yanında hissetmeden rahat etmeyecekti belli ki. kızın inmesini bileb ekleyemeyecekti neredeyse...

güzel kızım tamam geçti ,tamam geçti güzel kızım ,tamam hep yanındayım korkma...

aslında timurun ilk karşılaştığı anda kızına bağırması yada ne bileyim bir nevi üzerine yüklenmesi lazımdı daha doğrusu böyle bir tepki bekleniyordu timurdan ama bağırmak çağırmak yerine kızına hep yanında olduğunun teminatını veriyordu. zaten korkmuş bir kıza bağırıp azarlamak yerine sakinleştiirmek için uğraşıyordu.. bu arada bab kız sarılması çok içten bir şekilde gerçekleşti.. bu arada minenin botu görüp yaklaşmak isteyip bir kaç adım atıp daha fazla yaklaşamaması daha doğrusu kararsızlığı da iyi yansıtıldı arabanın yanında dolandı durdu ama ne gidebildi arabaya binebildi ne de yanlarına kadar gidebildi.. zaten sonrada o attığı iki adımı da geriye atarak arabaya yaslanıp onları uzaktan izlemeyi tercih etti. bu arada onlar sarılırken mineninde yüzü güldü belkide babası ile olan anlarını hatırlıyordu yada ne bileyim şu an babası ile böyle şeyler yaşayamadığı için imreniyordu timur ve mervenin samim,iyetlerine yakınlıklarına..

timurun ise bir yandan kzını korkmaması için tesell ederken gene gözlerinin mineye değmesi onua doğru bakması falan gzeldi. sonrasında oraya turanın gelmesi ve minenin yüzünde her ne olursa olsun güllerin açmış olması güzeldi... hatta onca zaman karşıdan izlediği timur ve merveye babası gelince babası ile beraber yaklaşması da iyi bir ayrıntı idi.. babasından mı güç aldı nedir.?

tabi merve yine yapacağını yaptı önce babasına hepsi onun yüzünden dedi daha sonra daha turan konuşurken "gidelim baba "diyerek arabaya doğru geçti.. mervenin gidelim baba söylemi üzerine mineninn de "bizde gidelim mi baba " demesi güzeldi.. babasından cevap gelmemesi üzerine önce hem turandan hemde mineden merve adına özür dileyen timurun ortamdaki gerginliği bir nevi bilinmezi çözmek için turana "mineyi sen mı alırsın biz mi bırakalım " diye sorması da oldkça yerinde davranıştı..minenin turandan ters bir yanıt alma ihtimaline karşı araya girerek duruma müdahale etti .. doğru da yaptı.. ama turan biz gideriz diyerek konuya netlik getirdi..

daha sonra arabalarına binen baba kızın durumu tam olarak birbirine zıt özellik taşıyordu. bir tarafta ne hata yapmış olursa olsun kızına sevgi ile yaklaşan bir baba.. hatta kızmaması garip karşılanabilecek bir durumda iken tek kelime etmemiş bir baba. diğer tarafta hata yapmış ve hatasını telafi için her yola başvuran babasına yaklaşmak içinçabalayan bir evlata kayıtsız kalan bir baba... ne kadar tezat bir görüntü oldu.. timur ve merve sarılırlarken turan ve mine somurtma aşamasındaydılar....


timurun merveye kızıp kızmama meselesine gelince aslında kızmak değilde bir kaç söz söylemek olabilirdi bilmiyorum daha sonra aralarında bir konuşma geçti mi geçmedi mi ama bu yaptığı hata iyi bir ders olmuştur diye düşünüyorum en azından bir daha babasına kızarsa kendi hayatı ile oyun oynamayacağını anlamıştır umarım.. yoksa inatçılıktan ve dediğim dediklikten vazgeçmeyeceği aşikar.. aslında mervede acayip derecede mineye benzemiyor mu? gerek baba sevgsi gerek diş başlılığı... gerçi timur biraz daha sert duruyor turana karşıı en azından yerinde tepkiler veriyor.. uyarı adı altında yapıyor.. turan gibi olayın başında konuşup sonradan sessizliğe bürünmüyor.. tabi timurun bu kadar sevgi dolu olmasının karşısında mervenin durumu davar ama timur turana göre sevgisini biraz daha net gsteren bir baba gibi geliyor bana. turan ise özellikle bir kaç haftadır ha varlık ha yokluk arasında gidip geldiği için . ha bir kere minenin saçını okşamışlıı var olaylar sonrası ama en azından kız soru sorduğunda net bir cevap verse kızı bu kadarda caresiz bırakmasa demeden edemiyorum.. öyle kız resmen gözlerinin içine bakıyor babam bir kere konuşsun bana baksın diye....

hatta neredeyse bu evliliği bebeğin durumundan çok babasının tutumundan yaptığı herkesce malum.. babam affetsin babam sevsin babam başını kaldırsın diye uğraşıyor.. o bu kadar uğraşırken turanın bu kadarda tepkisiz kalması fazla abes geliyor bana.. evlen diyen sensin kız yapıyor ne olursa lsun bu evliliği. en azından buna karşı bir tepki ver hayır evlenme diyorsan bunu dile getir.. kız evlenicem desede bir surat bir surat evlenmiyorum desede aynı surat... babası ile arasındaki ilişkde en ufak bir değişiklik dahi olmayacaksa bu kız neden babası için evleniyor o zaman.. durum o ki turan tavrında kararlı ve değiştirmeyecek.. o zaman neden hala evlensin karnı büyüdü diye laf edip duruyor evlenmesini iistiyorsa neden nikahta yüzü beş karış istemiyorsa neden kız evlensin diye kağıt imzaladı.. bu adam neden bu kadar tepkisiz.. timur büyük diye yapıyorsa neden timura evet dedi kızın da evet demesini sağladı? tamam mine hata yaptı da kız kendini paralıyor neredeyse bu kadar duygusuzlukta nerden geliyor anlamadım...

hayır başlarda düşünülen gaddar bir baba görüntüsü de yok adamda hayır öyle astığım astık kestiğim kestik biri olsa bu kadar sorun etmeyeceğim ama adamda höt diyecek bir durumda yok gibi bu aralar...gaddar olsa zaten sevmiyor ne sevgisi bekleyeceksin deyip kestirip atıcam ama üzülüyor gibi de duruyor ama insan hiç mi yumuşamaz.. sadece mineye karşıda değil aslında tüm aileye karşı bir durum var gibi neredeyse duvar diye nitelendiricem o derece yani... belkide komşu bayana kaydığı için aileden bu derece soyutlandı bilmiyorum ama baskısı yerine resmen anne baskısı izler olduk bu aralar bana bu garip geliyor daha çok.. babadan çok anne tepki veriyor olanlara olacaklara hatta izin verseler daha bir fazla müdahalede bulunacak...yada belki evin bu duruma gelmesinde bunun da etkisi var baba yerine anne daha baskın olmuştur öncesi de sonrası dao yüzden çocuklar bu haldedir.. belkide turanın dediği gibi o hep ailesi için çalıştı gereken yerde müdahaleyi esmahan yaptı bu şenoğullarında olağan bir şeyde biz boşuna şaşırıyoruz...ne kadar şenler oda tartışılır ya neyse :)


devam edicem;

sude9
30-10-11, 19:17
hikayeydi,gidişattı hepsi bir kenara bölümde 2 sahne vardı ki fazlasıyla acıtıcıydı..

merve gidelim baba diyor..timur da severek,sarmalayarak kızının isteğine karşılık veriyor..mine o sahneye o denli kaptırıyor ki kendini...çocukça..aslında yaşta mühim değil..kaçında olursa olsun insan anne babası karşısında hala çocuk ve bunun tadını çıkarmaya her daim heveslidir..güzel bir kıskançlık giriyor devreye..merve babasından birşey istiyor..baba da kızının dileğini yerine getiriyor..benim babam da aynısını yapar ifadesi yerleşiyor mine'nin yüzüne..gözünde yüzünde beliren tebessüm..ondan değilmidir bizde gidelim mi baba deyişi..onca yaşanılan şey kuvvetle muhtemel silindi o anda..hiçbirşey yoktu ve yaşanmamıştı..sadece babalar ve kızların olduğu küçücük bir an..ve o anın tadını çıkarmaya çalışan iki kız görüntüsüydü..ne denli kısa bir andı..turan'ın tavrı mine de beliren o tebessümü de silip götürdü..

bir de nikah günü alma anı..turan neden kendisinin olması gerektiğini anlamlandıramıyor....timur'un yaşı küçük söylemine kadar..sonra hep birlikte küçük bir o da içinde..diyorum ya hikayeydi,gidişattı hepsi bir kenara..küçük bir oda..evlilik için reşit olmayan bir kız..ona evlilik kurumunun içine girebileceğini tastiklemeye gelen anne ve baba..diğer köşe de böyle bir tastike ihtiyaç duymayan bir adam..her birinin yüzünde ki ifade ortak atılan bir adım için nasılda birbirinden zıt ve alakasız öyle..

bu iki sahne dursun köşede..

**

timur değişti mi?
timur kötü adam olmaya doğru gidiyor mu?

timur hala enteresan bir adam diye tanımladığım olmaya devam ediyor..hala bilinmezlerle dolu..hala tahmin edilişi pek kolay olmayan biri..başından beri bu değişmedi..hala da öyle..ondan sebep mevcut 2 sorunun cevabı kuracağımız fantazyalardan başka bir şey olmayacak..ta ki timur kendini tanıtana dek..eylemleri hususunda belirli öngörüler yapılabilicek konumda lakin bu eylemlere sebebiyet veren duyguların mahiyeti o hususlar biraz muamma işte..

timur dan şu minvalli cümleler işittik süregelen bölümler boyunca;

tek başına yapamaz..doğru karalar alamaz..elinden tutmalıyız....kendi başına doğruyu bulamaz..sen karar vereceksin..

lakin en önemli cümlesi şuydu;

ben bir karar verdim..

ondan sebeptir,emine den işittiği şeylerin hiç biri şu sıraladığım timur cümlelerini ters düz edemezdi..yani timur madem böyle imiş o halde ben kendimi delete yapıp fikir ve düşüncelerimi ,eylemlerimi yeniden gözden geçirteyim dedirtemezdi..yani timur için mine hala doğruyu bulabilieck yaşta ve olgunlukta biri değil...hala ona doğruyu gösterecek birilerine ihtiyaç...hala elinden tutulması gereken..ve en önemlisi timur hala "ben bir karar verdim" noktasında olduğu gibi duruyor..bunlar yapıştırılacak iyi ya da kötü sıfatlarının kullanılmasından farklı bir noktada duruyor..

timur mine'ye 3 gün deyip ya evet ya hayır artık konu kapanır yaklaşımında bir görüntü çizerken ortaya sunduğu aceleci tutum..ki gecenin bi saati herkesler uykuda timur telefon başında..ve atlılar kovalıyor görüntüsü veren halini de birbiri ile bağdaştıramadım..


**

merve ile olan ilişkisini ne denli beğendiysem de son 3 bölüm sebebiyle bu davranış şeklinin hiç mi hiç iyi bir yöntem olduğunu düşünmüyorum artık..zira merve ortada..bu kızda ki şımarıklık falan değil..bu çok daha üst seviyde ve fazlasıyla yıkıcı geliyor gözüme..ne olursa olsun ne yaparsam yapayım babam benim yanımda,arkamda inancı belli ki fazlasıyla yer etmiş..hatanın bedeli,yanlışın telafi edilecek bir süreci olduğu bu kıza öğretilmemiş belli ki..timur bu hussuları atlamış..ya d bilerek yapmış..elindeki tek varlığı olduğu için olsa gerek...ama hata yapmış timur..şu tekne faslında..evet korkmuştu ve sarıldı kızına hiçbirşeycikler demedi..iyi de doğruda yaptı..ama sakinleşince bunun üzerine konuşma yapılmalıydı..karya değilde hareket halindeki bir tekne sandal ya da gemiye bindirseydi ne olacaktı..bu denli sorumsuzluk yapmışken saç tarayıp beni korkuttun demek hiç bir değer ifadesi değil..kaldı ki tavrını da ortaya koydu merve

mine'ye musallat olmaktanda geri durmadı..cehennem imiş..peehhh:img-tomat

**

sinan mine'ye dair flasback yaptı..sonra rüyasında gördü..böylece eşitlendiler:img-hystetek mine den olmuyor idi:img-wink:kaldı ki amca beklentim yerle yeksan..o kaa iyi düşünmüş idim daleveracı amca gelecek..nasıl bağladı sinan'ı oraya anlatcak diye:img-hyste..umudumuz flasback yine anlaşılan

mine'ye gitme fikri güzel..okul önünde illa poz verecem niyetine girip yere yığılışı fazla acitasyon..belli ki her halükarda uçabileceğine inanıyor bu çocuk


**

emine...emine...emine...sen nasıl bi şeysin emine..

geçen hafta kurtardık derken terslediği adam ile içkiyi yudumladı bu hafta...lakin dokunuş faslında kaçtı..o halde haftaya dokunuşa eyvallah..adam usul usul sokulmay çalışır ondan kaçar ..kaldık dimek ki bu icraatın devamı için bi daha ki haftaya..

turan her geçen bölüm batıyor..baba oğul konuştu..hayret. halbukisi artıkın kendi içindi..ya da bu vesile ile vicdan rahatlatıyor..evin annesi her zaman ki gibi silik sönük..lakin altın gibi damat yaklaşımları,üst seviye minnet hali pek bi itici sahiden..

aylin_a.r.ş
30-10-11, 19:19
allahim ya ne kadar duz mantik dusunuyorsunuz siz ya yok timur nikahi durdursun yok soyle yapsin yok boyle yapsin iste emine soyleyince timurun cevapi beni sok etti falanda filanda ya allah askina timur nikahi iptal etse mineye herseyi anlatsa ne olucak ..
timurun yaptigi yalnmis degildi bence cunki mantikli dusunurseniz tabiki dusunmezssiniz cunki nedense daha krekterleri tam anlamadan biri gunah kecisi oldu ..
neyse timur nikah iptal dese acaba mineyi nasil bir sinana yolluycak peki sinan mineyi istiycekmi bebege sahip cikacakmi adam bunlari nerden bilsin bunlari biz biliyoruz sinan neden gelmedigi kaza gecirdigini komada yattigini timurmu biliyor hayir biz biliyoruz peki sizce timur mineye bukadar deger veriyorken bir bilmezin icine birakirmi tabiki hayir ee bunuda yapmayinca timur kotu oluyor ...nolcak simdi babasi sinana evlendi diyecek ustelik hamile diyecek tabi sinan hic mineyle konusmadan inanacak belki yine ameliyat icin gidecek ne olcagi belli degil siz tutturmusunuz timur nikahi iptal etsin eger insansa mineyi sinana gotursun )))
minenin durumu ne olacak peki sinan bulunana kadar baba mineyele konsumuyor teyze sorunlu mine dogurmak uzere bu bebege bakilmasi lazim masraf lazim oyle bol bol atmasi guzel tabiki eee nede olsa ask varmisya onuda gorucez bakalim

Bizimki düz mantıksa sizinki nasıl değil gerçekten merak ediyorum..Her şekilde timur'u bir savunma mevcut..Ne yaparsa yapsın iyi bir tarafını gözetme..Hayali yardımları görmek mevcut..
Ve bizimki düz mantık ama sizin ki değil..
Şaşırdım..
Timur yaptığı bu hareketle hiçbir şekilde haklı olamaz !!

Emine'yi resmen tehdit etti ''O zaman ömür boyu saklayacaksın'' diye..
Bunu neden dedi..
Hiçbir zaman söylemeyecek bunu..Mine'nin onun yanında olması herşeyden daha önemli..
Hani bu adam gerçekten yardım etmek istiyordu Mine'ye..
Hani onu üzgün görmeye dayanamıyordu..
Hani gerçekten aşıktı..Bence Timur takıntılı..Aşık olsaydı bunu duyduğunda hüzünlenirdi Mine için..
Ama o sadece kendi için ''ya mine öğrenirse eyvah'' dedi...
Timur bu duruma farklı yaklaşamaz mıydı..
Mesela Emine onu dediğinde yüz ifadesi fena halde şaşırmış,konuşamayan,Emine'nin gülümsemesine bile maruz kalmış bir adam olabilirdi..
Ama o kafasında öyle bir planlamış durumdaki tek derdi Mine onun yanında olsun..Onun olsun..
Daha önce yurtdışına göndermiyorken sunduğu bahaneden sonra,bebeği aldırması için değerlendirmesinden sonra da demiştik biz bunu..''mine'nin kendine muhtaç olup onun yanında olmasını istiyor '' diye..
ama o zaman öngörülü olduk..Daha görmediğimiz şeyleri söylediğimiz söylendi..
Adam bu sefer kartları çok açık oynadı..
Bütün niyetini belli etti..
Sadece bununla değil ..Teyzenin çıktığı gece Turan usta yatağına girmişken yani Mine'yi kaybetme korkusuyla ''yarın halledelim'' diye onu aradı..
Bu yardımsever adam(!) birşeyleri akışına bırakmalıydı ama ..Gerçekten yardım için yapan adam biraz akışına bırakmaz mıydı..
Bu sahiplenmeyi,korumayı anlayamıyorum..Adam ''ben fırsatçıyım'' diye bağırırken birşeylerden iyi şeyler çıkarmaya çalışmayı ama görünen herşeyiyle masum ve gerçek bir aşkı görmemeyi anlamıyorum..
''Sevmiyorum'' demek ayrı ama bu aşkı ''görmemek'' ayrı şeyler..
Farklar var.. hem de çok açık farklar..

^nymph^
30-10-11, 19:23
allahim ya ne kadar duz mantik dusunuyorsunuz siz ya yok timur nikahi durdursun yok soyle yapsin yok boyle yapsin iste emine soyleyince timurun cevapi beni sok etti falanda filanda ya allah askina timur nikahi iptal etse mineye herseyi anlatsa ne olucak ..
timurun yaptigi yalnmis degildi bence cunki mantikli dusunurseniz tabiki dusunmezssiniz cunki nedense daha krekterleri tam anlamadan biri gunah kecisi oldu ..
neyse timur nikah iptal dese acaba mineyi nasil bir sinana yolluycak peki sinan mineyi istiycekmi bebege sahip cikacakmi adam bunlari nerden bilsin bunlari biz biliyoruz sinan neden gelmedigi kaza gecirdigini komada yattigini timurmu biliyor hayir biz biliyoruz peki sizce timur mineye bukadar deger veriyorken bir bilmezin icine birakirmi tabiki hayir ee bunuda yapmayinca timur kotu oluyor ...nolcak simdi babasi sinana evlendi diyecek ustelik hamile diyecek tabi sinan hic mineyle konusmadan inanacak belki yine ameliyat icin gidecek ne olcagi belli degil siz tutturmusunuz timur nikahi iptal etsin eger insansa mineyi sinana gotursun )))
minenin durumu ne olacak peki sinan bulunana kadar baba mineyele konsumuyor teyze sorunlu mine dogurmak uzere bu bebege bakilmasi lazim masraf lazim oyle bol bol atmasi guzel tabiki eee nede olsa ask varmisya onuda gorucez bakalim

Timur nikahı durdursun demek düz mantık değil,Timur'un yapması gereken şey bu.Siz ister düz ister yamuk deyin,Timur bölümlerdir ''amacım yardım da yardım'' diye millete felsefe yapıp duruyordu.Gerçek niyetini ortaya çıkaran hareketi ise kesinkes gördük bu bölümde.

Tabi Timur Mine'yi o derece düşünüyor ki...Emine'den gerçekleri öğrenince de bu yüzden Emine'ye ''O mektup sonsuza kadar saklanacak'' dedi.Timur aslında Mine'yi çok düşünüyor,onu bilinmezliğe atamam diye korkuyor,kesinlikle haklsınız.:whistle2
Önceden de Timur Sinan'ın bebeği bilerek gittiğini sanıyor,biz biliyoruz bebeği bilmediğini ama Timur bilmiyor diye savunuluyordu,şimdi de Sinan'ın ne durumda olduğunu bilmiyor,Mine'yi bilinmezliğe atmak istemiyor diye savunuluyor.Timur'un yüz ifadesi kullandığı replikler neydi peki? Yani izlemesek ben uyduruyorum diye düşünmeye başlayacağım artık.

Timur orda gerçekten Mine'yi düşünseydi kullandığı replik kesinlikle
''Mine'nin iyiliği için...Ve kendi iyiliğin için'' olmazdı.Adam resmen tehdit etti Emine'yi.Burda Emine tehdit edilmiş edilmemiş hiç umrumda değil açıkçası orasıda ayrı.

Timur Mine'ye değer vermiyor,Timur Mine'yi karısı olarak görmek istiyor.İkisi farklı şeyler.
Bir insan başka bir insana değer veriyorsa onun hissettiklerine de değer verir,kendi istediği olsun diye ''değer verdiği iddia edilen'' ve kendisinden o kadar küçük bir genç kızın gözlerinin içine baka baka ''seninle evleneceğim,çünkü sana yardım edeceğim'' diye yalanlar söylemez.Onun gerçekleri bilme hakkına saygı gösterir.
Ama Timur bunları yapmıyor çünkü Mine'ye değil,kendi hissettiklerine,kendi düşündüklerine önem veriyor.
Bu nedenle ben Timur'un ilerleyen bölümlerde de boş duracağını hiç sanmıyorum.Bunun sinyalleri ilk olarak Mine'nin pasaportuna el koyduğu bölümde verilmişti.Mine kapısında ağlarken o kapıyı yüzüne kapatmıştı.Hani Mine'nin acı çekmesine,ağlamasına dayanamayan Timur var ya işte o...Mine'ye değer veren adam böyle oluyorsa hiç değer vermesin,Mine'yi rahat bıraksın daha iyi.

Edit:Birde Mine evlenmese bile maddi açıdan kesinlikle sorun yaşamazdı.Teyzenin işi olmamasına rağmen oturduğu evi görüyoruz.Ailenin maddi durumuda kötü değil,istenilse bebeğe de Mine'ye de pekala bakılabilir.Ancak ailenin derdi maddi yük değil,elalemin ağzını kapatmak.

aylin_a.r.ş
30-10-11, 19:31
Evet canım biliyorsun Timur esas karakterimiz ve herşey onun için
Timur hakkında şimdiye kadar yani ilk bölümden bu yana ne yazdıysak ne düşündüysek doğru çıktığı için tekrar tekrar birşey yazmamıza gerekte yok aslında:img-wink: Seninde dediğin gibi Timur'un bencilliğinden daha önemli şeyler var yazılması gereken aslında:img-in_lo

Mine&Sinan aşkını,haftalardır izlemeyi beklediğimiz sahnelerin ucundan dahi gösterdiler ya o bile bizi mutlu etmeye yetti.Hep merak ediyorduk acaba Sinan Mine'yi düşünüyor mu? Mine'yi özlüyor mu? diye.Hani aslında biz bunu tahmin ediyorduk zaten ama yine de elimizde somut şeyler yoktu.Ve bu yüzden Sinan açısından çokta kesin şeyler söyleyemiyor,varsayımlar üzerine konuşuyorduk.Ama bu bölüm gördük sonunda.Sinan'ın Mine'ye bu derece özlemle ulaşma çabaları beni alt üst etti,hem sevindim hem hüzünlendim...

Ayrı ayrı yorumlamak istediğim sahneler var,başlayayım hemen.

Mine bebeğinin cinsiyetini öğrenirken;
Doktor:Pek hareketli bişey olacak,dönüp duruyor.(Ahh siz onun babasını bir tanısanız neden öyle hareketli olduğunu anlardınız doktor hanım,oğluda Sinan'a benzeyecek,onun gibi yerinde duramayacak küçük Sinan:img-in_lo)

Doktor:Sonunda kendini belli etti minik beyimiz
Mine:Erkek mi? diye sorup bebeğinin cinsiyetini öğrendiği için mutlu bir şekilde başını yastığa koyarken,aynı anlarda Sinan uçaktan indiriliyor.Çok hoşuma gitti bu iki sahne arasında ki geçiş.

Bekir:Hiç dinlememeliydim seni bu vaziyette onca yol gelinir mi?
Sinan'ın annesi:Sanki ben istedim getirelim diye,dinlemedi işte görmedin mi?
Bekir:Bir beni dinlesi beni değil bir doktoru dinlese...Tutardık orda.Ya daha kötü olursa naparız?
Anne:Söyleme öyle,iyi olacak benim çocuğum

Evde Sinan'ın odasında
Anne:Rahat mısın? Birşey ister misin?
Sinan elini biraz zor hareket ettirerek ''Şunu verir misin?''
Anne:İlahi Sinan oyuncak mı istiyorsun?
(Annecik bilmiyor tabi onun Sinan için ne kadar değerli olduğunu,Sinan burda Mine'nin hediyesini eline alınca yüz ifadesine dikakt lütfen:img-in_lo)

Ertesi gün Sinan Mine ile helikopter maceralarını,Mine'nin kendisini pataklamasını anımsıyor.Sonra Mine'nin öptüğü yanağını okşuyor.
Bu sırada kendini bir halt sanan Bekir Harmagil ''Bu kız bize göre değil oğlum dedim dinletemedim'' diye nutuk çekiyor anneye.
Görmüyor mu oğlunun halini,Mine'yi nasıl sevdiğini,daha uygundur değildir derdinde,oğlun ölümden dönmüş senin,hiç mi vicdan yok bu adamda?

Akşam;
Anne:Ağrın var mı?
Sinan:Biraz...Ama geçecek.
Anne Sinan'a çorba içirirken Sinan:İyi olmak istiyorum anne,eskisi gibi...Mine'yi biran önce görmek istiyorum.Kazayı öğrenince beni affeder mi?
Anne:Şimdi bunları düşünme,biran önce iyileş...
Sinan:Onu öyle özledim ki...Pırıl pırıl gözlerini,o muzur bakışlarını ama en çokta gülüşünü.O nasıl güler biliyor musun? Böyle dudaklarıyla değil ağzıyla,burnuyla,yüzüyle,bütün bedeniyle,bütün ruhuyla...
Annesi burda ağlamaklı oluyor oğlunun sevdiğini böyle güzel,özel bir şekilde anlatması karşısında duygulanıyor sanırım.
Bende çok duygulandım,etkilendim.Ama bu sahneyi ''Sinan Mine'nin güler yüzünü seviyor...'' diye yorumlayan arkadaşlarda oldu.Şaşkınım...Gerçekten...
Timur Mine'yi böyle anlatsa çok farklı yorumlar okurduk eminim.


Sabah Turan ustaların evinde.
Esmahan:Ayy ne olacak canım hemen yaparım şekersiz içiyordunuz değil mi? (teyze kusura bakma da çok cinssin sen yaa:img-tomat,Timur'u kızın için talih kuşu olarak görmen her bölüm soğutuyor beni senden)
Timur:Yok gerçekten zahmet etmeyin,Mine hazırlansın çıkalım biz,çok iş varda.
(Aman biran önce evlen,Mine'ye imzayı attırki teyze de çıktı hapishaneden,Mine'yi vazgeçirir sonra)
O sırada Mine aşağıda konuşulanları hüzünle dinliyor karnını okşuyorken,Sinan'da elinde fotoğraf Mine'yi düşünüyor,fotoğrafı okşuyor,cebine koyup kendisini fazlasıyla zorlayarak ayağa kalkıyor.
Annesinin ''Bu halde nasıl gidersin,hareket edecek durumda değilsin sen.Ben ciddiyim'' demesi karşısında ''Bende ciddiyim kapıyı açar mısın?'' diyor ve noktayı koyuyor.

Sinan Mine'ye giderken Mine'de taş gibi oturuyor nikah başvurusu yaptıkları odada.Esmahan'da bu sahnenin sonunda eve geldiklerinde ''Tüy gibi hafifledim Turan inanabiliyor musun? Timur Bey damadımız oluyor. Böyle damat herkese nasip olmaz,herkesin ağzı kapansın şimdi'' diyor.
Allah'ımmm şaka mı bu kadın yaa:img-tomat
Bunu söylerken kızının birkaç saat önce nikah başvurusu yaptıkları odada nasıl oturduğunu gözünün önüne getirmiyor,getirmek istemiyor belkide. Kızının gözlerinin içine hiç bakmıyor mu bu kadın?

Neyse geçelim bu sinir bozucu yerleri.Sinan Kadırga Lisesinin önünde arabanın içinde okulun kapısına bile gülümseyerek bakarken Mine yine hüzünlü bir şekilde dolaşıyor deniz kenarında.Fonda Yonca Lodi ''yarım kaldık ona ağlarım''...
Bu derece uygun bir şarkı sözü var mıdır bu iki çaresiz aşığa...

Sinan okulun önünde düşerken ve kaldırılıp hastaneye götürüldüğü sırada Mine teyzesine buruk bir şekilde nerdeyse ağlayacak bir halde ''O gün...Nikah günü yanımda ol,beni yalnız bırakma'' diyor.
Gülcan'ı gün geçtikçe daha çok beğeniyorum.Hüzünlü sahnelerde o derece başarılı ki izlerken boğazım düğümleniyor:icon_sorr

Hastanede
Doktor:Kendini çok zorlamış,sinir zedelenmesi tekrarlayabilir,bir süre gözlemleyeceğiz.
Ağrı kesicilerin etkisi geçipte Sinan gözlerini açmışken Mine ile ilk birlikte olduğu günü anımsıyor.Aynı anda Mine'de boş gözlerle birşeyler düşünüyor.Sinan'ı düşündüğüne eminim orda.

Sonra Sinan'ın rüyası...Mine geliyor Sinan'ı yanağından öpüyor ve Sinan gözlerini açıyor,karşısında Mine var,gülümsüyor Sinan:img-in_lo
Sinan:Seni çok özledim
Mine:Bende
Sinan:Birdaha hiç ayrılmayalım
Ve Mine Sinan'ın elini bırakıp gidiyor.Sinan'da ''Mine'' diye sayıklıyor uykusunda...

Yine hastanede;
Sinan:Allah kahretsin,Allah kahretsin diye kendini zorluyor.
Anne:Oğlum napıyorsun,biliyorsun bu hareketler çok tehlikeli
Sinan:O zaman onu bulun...Mine'yi bulup buraya getirin
Baba:Tamam oğlum,bulup getirecem.
(bakalım ne dolaplar çevireceksin Bekir Harmangil:img-tomat)

Mine ve Sinan'ın birbirlerine duydukları bu yoğun aşk benim için öyle değerli ki...İzlerken iliklerime kadar hissediyorum.
Senaristlere kızıyorum bazen ama aslında onlara teşekkür etmeliyim böylesi bir aşkı izlettikleri için.

Umarım bu aşk böyle devam eder,başından beri dilediğim/dilediğimiz gibi birbirlerinden uzakta da olsalar,aralarında aşılmaz engeller,kişilerde olsa birbirlerine karşı besledikleri beni benden alan bu aşk hiç bitmez.
Mine'nin oğlu olacak,Sinan'ın oğlu...Mine oğluna her baktığında Sinan'ı görecek,aralarında asla kopmayacak bir bağ zaten var ama aralarında ki bağ sadece oğulları olmaz umarım...

Beyzacım senin yorumunu okumak bana ilham verdi,teşekkürler canım,görüşmek üzere:love01:

Edit:Yazmayı unutmuşum Mine'nin ailesi hakkında yazdıklarına da katılıyorum canım.Bende anlamıyorum bu aileyi.Turan usta bir bakıyoruz Mine'nin karnına sanki orda tanımlanamaz bir cisim varmış gibi bakıyor.Evet kızı evlilik dışı hamile kaldı,çok büyük bir hata yaptı.Haklı ne yapabilir,torunum diye bağrına basacak değil ya deyip geçelim hadi.
Ama olmuyor işte.Sonra bir bakıyoruz Turan usta merdivenlere oturmuş tıpkı Mine gibi çaresiz bir şekilde ağlıyor.Mine'yi veriyorum,küçük kızımı veriyorum diye.
Dediğin gibi Mine'nin karnı büyüdü iyice,mahallede ki herkeste hamile olduğunu biliyor.Yani Mine'nin Timur'la ya da başkası ile evlenmesi Mine'nin evlilik dışı hamile kaldığı gerçeğini değiştirmeyecek.
Mahallelinin gözünde Mine yine ''ahlaksız'' olacak.Hadi Mine'nin karnı büyümeden Timur'la evlense mahalleli belki ''bizde yuttuk'' moduna girer.Ama 4 ay beklendi ve Mine öyle evleniyor.Bence ''milletin ağzı kapanacak sonunda,ohh tüy gibi hafifledim'' diyen Esmahan teyze yanılıyor.Mahalleli bu evlilik niye böyle geç oldu,kız nerdeyse doğuracaktı adam öyle ikna oldu evlenmeye diye de laf,söz eder.Yani eğer insanlarda dedikodu merakı varsa laf edecek çok şey bulurlar.

Fragman ne zaman gelir acaba? Çok merak ediyorumda Sinan'ın bundan sonra ne yapacağını.
Bence ya babasına güvenecek Mine'yi getirmesini bekleyecek.Hoş baba da Mine'yi getirmek yerine ''kara haber'' getirecek oğluna...Mine evlenmiş,seni unutmuş diyecek:img-tomat
Ya da Sinan bekleyemeyecek Mine'nin evine gidecek ve biz Turan usta&Sinan karşılaşması izleyeceğiz.

Sinan'ın geri dönmesini bu kadar erken beklemiyordum ve şaşırdım o yüzden senaristlerin yine bizleri şaşırtabileceğini düşünüyorum ve bir Mine&Sinan karşılaşması da bekliyorum:img-in_lo

Tabi Sinan'ın kim olduğunu araştırıp onun Türkiye'de olduğunu öğrenen Timur birşeyler çevirmezse,engel olmazsa.
Ki elbet olacaktır,hatta ben Mine'yi de alıp yurtdışına gidebileceğini bile düşünüyorum.İzleyelim görelim çok merak ediyorum.

Ha bu arada içimden bir ses diyor ki,çok cılız bir ses...''Acaba Timur seni yanıltır mı? Mine ile evlenmekten son anda vazgeçer mi?''
Neyse en iyisi ben bu sesi duymayayım...

Emelciğim herşeyi o kadar güzel anlatmışsın ki ne desem bilemedim:img-in_lo
Dediğin gibi ufacık sahnelerle bile birçok şeyi anlayabiliyoruz..
Sinan hakkında düşüncelerimiz yanlış çıkmadı ve benim de en sevindiğim şey bu..
Sinan'ın gözünden bu özlemi görecek miyiz acaba diye çok merak ediyorduk..
Ve gerçekten birkaç ufak sahneyle ne kadar büyük bir özlem çektiğini anladık..:img-in_lo
O helikopter sahnesini hatırlayıp,öptüğü yeri okşamak..O yüzündeki ifade:img-in_lo
''özledim onu'' demenin en saf en güzel haliydi kesinlikle..
Gördüğü kabus..Başta rüya gibi başladı gerçi..
Mine'yi görmek ona iyileşmesi için çok büyük ölçüde yardım edecek ben bunu da çıkardım açıkcası..
Onun yanında olduğunda herşey daha güzel,herşey daha farklı..
Mine onun elinden tuttuğunda ne kadar da mutluydu öyle:img-in_lo
Sonra onun gitmesiyle aldığı hüzün,yüzündeki korku..
''Aşk var işte'' diye bağırıyordu sahneler bize adeta..
Şarkı çok cuk uymuştu sahnelere..Ve dediğin geçiş sahneleri de çok güzel ayarlanmıştı..

Bu aşka umudumuzu kırmaları gerekmiyor mu gerçekten bir MineTimur ikilisi göstereceklerse..Aralarında duygusal bağ olan bir çift göstereceklerse..
Bunu neden yapmıyorlar anlayamıyorum..
İlk bölümden son bölüme kadar aynı çizgisinde gidiyor dizi..
Karakterler de aynı şekilde..
Geçen bölüm gördüğümüz Sinan hayali Sinan'lardı..Mine'nin kabuslarında gördüğü,korkularındaki Sinan'dı..
Tepki vermemizin nedeni böyle bir bilinçaltı bile oluşturulmamalı düşüncesiydi..Ki gerçek sinan'ı gördüğümüzde de öyle olmadığını çok iyi anladım..Anlıyoruz..Anlamaya devam edeceğiz:img-in_lo


Emelciğim benim nikahın olmamasındaki umudum Timur'dan yana değil maalesef.. Timur bunu yapmaz..Adamın içinde yok yapamaz o ya:img-hyste
Mine son sahnede Turan ustaya öyle baktı ki:icon_sorr
Bir an Turan Usta kafa sallayacak da Mine evlenmeyecek diye düşünmedim değil..
Çünkü önceki gece çok ağladı o da çok üzüldü..
Kızını seviyor herşeye rağmen..Olması gerektiği gibi..
Ve Esmahan gibi güle oynaya vermiyor kızını bu ortada..
Ve bu yanlıştan dönecek kişi olsa olsa Turan Usta olabilir gibi geliyor bana..
bu evlilik olmaz diye düşünmeden edemiyorum..
Belki pollyannacılık gibi olacak ama içimde hala bir umut var benim..

Ve dediğim gibi olsa bile bu bebeği Sinan öğrenmeli!!
Öğrenmemesi herşekilde mantıksız olacak..

Sinan'ın erken dönmesinin ardından birşeyler çıkacak bu belli..
Neden erken döndürdüler..
Neden böyle uğraşırken görüyoruz Sinan'ı..
Herşey bir soru işareti..Ve herşey bir umut kaynağı benim için:img-in_lo

^nymph^
30-10-11, 19:42
timur dan şu minvalli cümleler işittik süregelen bölümler boyunca;

tek başına yapamaz..doğru karalar alamaz..elinden tutmalıyız....kendi başına doğruyu bulamaz..sen karar vereceksin..

lakin en önemli cümlesi şuydu;

ben bir karar verdim..

ondan sebeptir,emine den işittiği şeylerin hiç biri şu sıraladığım timur cümlelerini ters düz edemezdi..yani timur madem böyle imiş o halde ben kendimi delete yapıp fikir ve düşüncelerimi ,eylemlerimi yeniden gözden geçirteyim dedirtemezdi..yani timur için mine hala doğruyu bulabilieck yaşta ve olgunlukta biri değil...hala ona doğruyu gösterecek birilerine ihtiyaç...hala elinden tutulması gereken..ve en önemlisi timur hala "ben bir karar verdim" noktasında olduğu gibi duruyor..bunlar yapıştırılacak iyi ya da kötü sıfatlarının kullanılmasından farklı bir noktada duruyor..

timur mine'ye 3 gün deyip ya evet ya hayır artık konu kapanır yaklaşımında bir görüntü çizerken ortaya sunduğu aceleci tutum..ki gecenin bi saati herkesler uykuda timur telefon başında..ve atlılar kovalıyor görüntüsü veren halini de birbiri ile bağdaştıramadım..


İşte Timur'u bu yüzden sevmedim,sevemem.Adam üzerine vazife olmayan konularda bile konuyla asıl ilgisi olan kişinin düşüncelerini,duygularını önemsemiyor.
Timur için Mine doğruyu bulabilecek yaşta değil.Timur için,Timur'a göre...Timur kim oluyorda Mine'nin yaşamı üzerine ipotek koyuyor.Kim oluyorda onun doğruyu düşünmediğine olgun olmadığına karar verebiliyor?

Birşey söyleyeyim mi bu dizide en çok eleştiriyi Mine ve Sinan aldı.Birlikte oldular diye ama gelinen noktaya bakıyorum,dizide ki en olgun karakter kesinlikle Mine...
''Ben aşığım abla,sen belki de yaşamadığından bilmiyorsun,anla beni,yardım et'' diye ablasına yalvardı bencil oldu.Asi oldu,dikbaşlı oldu.Ama 8 bölümdür izlediğimiz Mine herkese olgunluk dersi veriyor son aldığı kararla.
''Babam benim yüzümden üzülüyor,babam yüzüme bakmıyor,ablam yüzüme tükürecek gibi bakıyor,annem şöyle...'' gibi düşüncelerle ailesinin istediği onayladığı bir evlilik yapıyor.''Özür dilerim'' der gibi bir hali var Mine'nin.
Bu evliliği ne bebeği için ne de Timur'un ''oku,çocuğunu doğur,başını dik tut'' demesi için yapıyor.Sadece ailesi hatta babası için yapıyor.
İşte olgunluk budur,kendine değil,başkalarına değer vermek budur.Dün de söylemiştim ''Mine&Sinan kendilerini seven sevmeyen herkese aşkın,sevginin,değer vermenin nasıl birşey olduğunu kanıtlamaya çalışır gibiler'' demiştim.

Son olarak eleştirdiğim nokta Timur'un bakış açısı,düşünceleri yanlış anlamayın,sizi eleştirmiyorum:img-wink:


O helikopter sahnesini hatırlayıp,öptüğü yeri okşamak..O yüzündeki ifade:img-in_lo
''özledim onu'' demenin en saf en güzel haliydi kesinlikle..
''Aşk var işte'' diye bağırıyordu sahneler bize adeta..

Bu aşka umudumuzu kırmaları gerekmiyor mu gerçekten bir MineTimur ikilisi göstereceklerse..Aralarında duygusal bağ olan bir çift göstereceklerse..
Bunu neden yapmıyorlar anlayamıyorum..
İlk bölümden son bölüme kadar aynı çizgisinde gidiyor dizi..
Karakterler de aynı şekilde..
Geçen bölüm gördüğümüz Sinan hayali Sinan'lardı..Mine'nin kabuslarında gördüğü,korkularındaki Sinan'dı..
Tepki vermemizin nedeni böyle bir bilinçaltı bile oluşturulmamalı düşüncesiydi..Ki gerçek sinan'ı gördüğümüzde de öyle olmadığını çok iyi anladım..Anlıyoruz..Anlamaya devam edeceğiz:img-in_lo


Ve dediğim gibi olsa bile bu bebeği Sinan öğrenmeli!!
Öğrenmemesi herşekilde mantıksız olacak..

Sinan'ın erken dönmesinin ardından birşeyler çıkacak bu belli..
Neden erken döndürdüler..
Neden böyle uğraşırken görüyoruz Sinan'ı..
Herşey bir soru işareti..Ve herşey bir umut kaynağı benim için:img-in_lo

Canım zaten biliyorsun eğer Mine ve Timur arasında duygusal birşeyler olacaksa (dağlara,taşlara:calis) biz o zaman burda olmayacağız.Daha önce de bu yüzden dizi izlemeyi bıraktığım oldu,yapmadığım birşey değil yine yaparım.Ha bu sefer çok üzülürüm ama diziyi bıraktığıma değil böylesi bir aşka yazık ettikleri için.
Böylesi masum,temiz bir aşkı yazacaksınız,sonra araya giren 3.kişiler yüzünden bu çifti ayıracaksınız,ikisi farklı yerlere,hayatlara sürüklenecek,sonra bu aşkı bitireceksiniz.Ve bu aşkın kahramanlarından biri aşkının,hayatının kaderini değiştiren bir adama aşık olacak.Yok tatlım ben almayayım,korku filmi gibi bu hikaye:whistle2

Kesinlikle katılıyorum Sinan bebeği öğrenmeli,ve ne tepki vereceğini de görmeliyiz.Bebeği duyunca sevinecek mi? Yoksa Mine sen ne yaptın nasıl doğurmaya karar verirsin? mi diyecek:icon_sorr Saklamaya gerek yok ben Sinan'ın böyle birşey söyleyeceğini sanmıyorum hatta söylemeyeceğine eminim ama bilmiyorum olabilir de...

Bekir'in Mine'nin hamileliğinin devam ettiğini öğrendiği sahneye birkez daha baktım bugün.Adam ölüm haberi almış gibi oldu.İpucu arıyorum herşeyde.Acaba Sinan'ın bebeğini bilse sahip çıkacağından korktuğu için mi öyle şok oldu bu adam? Sinan'ın Mine ile evlenmek isteyeceğini tahmin ettiği için mi Sinan'ı saklıyor?

sude9
30-10-11, 20:03
Bu evliliği ne bebeği için ne de Timur'un ''oku,çocuğunu doğur,başını dik tut'' demesi için yapıyor.Sadece ailesi hatta babası için yapıyor.
İşte olgunluk budur,kendine değil,başkalarına değer vermek budur.

geçen hafta bu husus hakkında düşündüğüm şey bu hafta mine tarafından cevaplandırıldı..o da şuydu

mine sinan'a dair inancını yitirdi..kim ne derse desin fikrinden dönmez ve sinan'a inanır iken gelmeyen aramayan sinan dan sonra bebeği bildiği halde gelmiyor,babası doğru söylüyor demek ki sevmiyor önemsemiyor cümlelerine inanmaya başladı..ne içine düştüğü durum ne babası ne ailesi hiç biri değil..inanmaya başladığı şey yüzünden timur ile evleniyor..zaten timur'a da o gelmeyecek..geleceğine inansam evlenmezdim minvalli cümleler kurdu bu bölüm..

evet babası ile barışmak istiyor ama bu isteği onun timur ile evlenme sebebini teşkil etmiyor...olası kar-zarar durumunun içinde kar olarak babasını kazanma fikri var tabi

FarahZeynep
30-10-11, 20:11
Benim için biraz karışık bir bölümdü aslında. Bu bölüm hem Sinan'ı dikkatle izledim hem Timur'u. Öncelikle şunu kabul etmek gerek sanırım Timur Mine'yi seviyor olabilir bazı arkadaşların dediği gibi, ama sevgininde üstünde hissettiği bir şey var Mine'ye karşı. Ben Mine'ye bakarken onun gözlerinde bu bölüm hep bir merak gördüm. Sanki sürekli acaba şimdi ne yapacak? ne söyleyecek? gibi bakıyor Mine'ye. Bazen sadece Mine'ye odaklanıyor, sanki hiçbir şey, hiç kimse yokmuş yanında gibi. Ama ben bu kıza bu şekilde baktığında bile bakışlarında sevgi görmüyorum, göremiyorum. Sadece merak görüyorum.

Sinan'a gelince... Ayy canım benim yaa. Kıyamam ben ona. Çok kötü bir halde. Yürüyemiyor bile. Ama o halinde bile aklında sadece mine var. hala acaba beni affeder mi diye düşünüyor. Affeder Sinan'cığım affeder, sen yeter ki çık bir mine'nin karşısına da :img-hyste


Yeni eklenen bir MS sahnemiz daha vardı..Konuşmadan anlaşan canlar sizi:img-in_lo
Ağacın altına oturmuş iki aşık..Biri gözlerini kapamış..Diğeri onun dizinde huzur bulmuş..Ne sözler var ortada ne de başka birşey..Ama aşk kokuyor her anları her dokunuşları,her bakışları..
İşte öyle farklılar ki:img-in_lo


Çok güzel anlatmışsın canım. Bundan başka bir söze gerek yok zaten. Her anları ayrı bir farklı. Ayrı bir huzurlu :img-in_lo

Timur: Olduğunu kabul edelim.

Mine:Öyle kabul edebilsem seninle niye evleneyim ki?

Bu bölüm Sinan'dan tamamen vazgeçmiş bir Mine gördüm ben. Geleceğine ihtimal bile vermiyor artık. Hiçbir umudu kalmamış. Bu Mine Sinan karşılaşmasında eksi bir faktör olur bence. Eğer Sinan Mineye niye evlendin diye sorarsa, Mine de Sinan'a senin geleceğine ihtimal dahi vermedim bir saatten sonra derse Sinan'ın kırılacağını tahmin edebiliyorum.

Emine: Sinan... Mineyi terk etmedi. Bebekten de haberi yok. Defalarca aradı. Hatta mektup bile yolladı. Ama ben aradığını Mine'ye söylemedim. Mektubu da vermedim.

Timur: Sakladın demek.

Emine: Evet sakladım.

Timur: Demekki o mektubu ömür boyu saklayacaksın Emine. Mine'nin bundan hiçbir zaman haberi olmayacak. Mine'nin iyiliğini istiyorsan. Ve asıl kendini düşünüyorsan tabi

Hala Timur Mine'ye aşık, onun iyiliğini düşnüyor ona yardım etmek istiyor diyemez kimse bu sözlerden sonra. Acaba Timur hiç düşünmemiş midir bu çocuk gerçekten terk etti mi bu kızı, yoksa hiçbir şey bilmiyordu da öyle mi gitti diye. Emine bunları söylerken korkması bu yüzden işte. Korktuğu başına geldi. Belki hiç bize aksettirilmedi ama kesinlikle bunu düşünmüştür diye düşünüyorum. Lokantada yemek yerlerken Mineye ya haberin olursa, diye ısrar etmesinin sebebi budur zaten. Hep düşündü bunu ve o anda Mine'ye söylemenin uygun olacağını düşündü. Mine'nin onunla evlenmekten vazgeçemeyeceğini düşündüğü zamanda. Bu durumda Timur'un kendine acaba ben gerçekten Mine'nin iyiliğini istiyor muyum? sorusunu sorması gerek.



Timur ve Merve birbirine ne çok benziyor.Bu bölüm daha iyi gördüm,anladım.İkisi de arıza tipli karakterler.Merve gidiyor Mine'yi ''Sen cehennemi bilir misin? Sana cehennem yaşatırım'' diye tehdit ediyor.
Timur'da Emine'yi tehdit ediyor.

Eee ne demişler babasına bak kızını al :img-hyste

Z€hRaa
30-10-11, 20:15
Sayfada yine tartışmalar var. Bir gün de olmasın yahu :img-hyste
Her neyse olsa da olmasa da düşünceler değişmiyor sonuçta :icon_whis

Mine-Sinan ve Sinan-Timur karşılaşmalarını çok merak ediyorum. MS karşılaşmasında neler olacak kim bilir :img-in_lo Bekir Harmangil'in türlü numaralarıyla belki karşılaşmaları zaman atlamasından sonraya kalır :img-beee: Yapar mı yapar o uyuz. Hatta gider Timur ile konuşur ittifak yaparlar :img-hyste beklerim :img-hyste Ama Sinan şöyle Timur'un ağzını burnunu kırsa da ben de rahatlasam :img-hyste Çok istiyorum bu sahneyi. :img-hyste:img-hyste

Sinan hamile bir Mine ile karşılaşırsa ne olur :icon_sorr yıkılır. Peki Mine ? Off :icon_sorr
Fragman özet falan bir şeyler çıkmalı :whistle2

aylin_a.r.ş
30-10-11, 20:20
Canım zaten biliyorsun eğer Mine ve Timur arasında duygusal birşeyler olacaksa (dağlara,taşlara:calis) biz o zaman burda olmayacağız.Daha önce de bu yüzden dizi izlemeyi bıraktığım oldu,yapmadığım birşey değil yine yaparım.Ha bu sefer çok üzülürüm ama diziyi bıraktığıma değil böylesi bir aşka yazık ettikleri için.
Böylesi masum,temiz bir aşkı yazacaksınız,sonra araya giren 3.kişiler yüzünden bu çifti ayıracaksınız,ikisi farklı yerlere,hayatlara sürüklenecek,sonra bu aşkı bitireceksiniz.Ve bu aşkın kahramanlarından biri aşkının,hayatının kaderini değiştiren bir adama aşık olacak.Yok tatlım ben almayayım,korku filmi gibi bu hikaye:whistle2

Kesinlikle katılıyorum Sinan bebeği öğrenmeli,ve ne tepki vereceğini de görmeliyiz.Bebeği duyunca sevinecek mi? Yoksa Mine sen ne yaptın nasıl doğurmaya karar verirsin? mi diyecek:icon_sorr Saklamaya gerek yok ben Sinan'ın böyle birşey söyleyeceğini sanmıyorum hatta söylemeyeceğine eminim ama bilmiyorum olabilir de...

Bekir'in Mine'nin hamileliğinin devam ettiğini öğrendiği sahneye birkez daha baktım bugün.Adam ölüm haberi almış gibi oldu.İpucu arıyorum herşeyde.Acaba Sinan'ın bebeğini bilse sahip çıkacağından korktuğu için mi öyle şok oldu bu adam? Sinan'ın Mine ile evlenmek isteyeceğini tahmin ettiği için mi Sinan'ı saklıyor?
[/FONT]

Aynen bunu ben de diyorum hep..Eğer bize dayatma baştan beri gördüğümüz harici birşeyler gösterecek olurlarsa,olası MT aşkında ben direk bırakırım diziyi..
Bunu dediğimiz için de eleştiriliyoruz gerçi Emelciğim :)
Ama ne yapalım bizi bağlayan Mine&Sinan çifti..Hiçbir zaman inkar etmiyoruz ki bunu:img-wink:

Ben de Sinan'ın şaşkınlık içinde olacağını ama düşündüğünde bebek için mutlu olacağını düşünüyorum.
Sinan'ın ilk bölümde kayalıklarda ''sen de benimle gelirsin'' dedikten sonra ertesi gün güya bahaneler üretmesine birçok laf söylenmişti..
Oradakiler bahane değildi..
''Keşke olsa'' dedi..
''Gelemezsin ki daha reşit değilsin'' dedi..
''Vize alması zor'' dedi..
Bunlar yanlış şeyler miydi??
Bir gün önce ''Benimle gelirsin'' demesinin nedeni de zaten Mine'nin yanında olduğunu göstermekti..O an Mine'nin ihtiyacı vardı buna..Ki bu sözüyle Sinan Mine'nin her zaman yanında olacağını gösterdi bana göre..
Ve sonraki gün de o gün söylediklerini çöpe atan şeyler söylemedi..Önlerindeki engellerden bahsetti..
Sonuçta 17 yaşındaki kızın yaşını büyütemezler değil mi.
Vize vermeyen Amerika'dan zorla vize alamazlar değil mi..

Şu anda bu sahneye nereden geldim bilmiyorum gerçekten:img-hyste
Bu sahneyi yazarken başlangıçta bir yere bağlayacaktım ama şimdi anlatınca nereye bağlayacağımı unuttum:img-hyste
Neyse yazmış bulundum ne yapalım :)

Baba Harmangil'in böyle davranması bana da bu soruları sordurttu canım..
Çünkü gözlerinin önünde oğlunu görüyor..Nasıl davranacağını biliyor az çok..
O korkuyla böyle davrandı bence de..

Ve şimdi aklıma geldi..
sinan bu bebeği ve evliliği öğrendikten sonra master yapmak için Amerika'ya gider ve zaman atlaması da bu 2 yıl süre zarfı mı olur acaba..
ama yine de Mine&Sinan'ın yüzleşmesi gerekiyor..
Sinan ''Seni aradım..Telefon etim..Mektup yazdım.'Beni bekle' dedim ama sen gelmedin'' diyip harap oluşunu Mine'ye göstermesini istiyorum..
Mine'nin de aynı şekilde ''Senin bebeğin değil'' demesini değil de ''Sensiz neler yaşadım..Hep aradım..Havaalanına geldim..Herşeyden haberin olduğunu söylediler'' vs demesini..
Ya bu yüzleşmeyi merak ediyorum..
Ve bu yüzleşmenin zaman atlamasından sonra olmasını istemiyorum!!!!
geçen hafta bu husus hakkında düşündüğüm şey bu hafta mine tarafından cevaplandırıldı..o da şuydu

mine sinan'a dair inancını yitirdi..kim ne derse desin fikrinden dönmez ve sinan'a inanır iken gelmeyen aramayan sinan dan sonra bebeği bildiği halde gelmiyor,babası doğru söylüyor demek ki sevmiyor önemsemiyor cümlelerine inanmaya başladı..ne içine düştüğü durum ne babası ne ailesi hiç biri değil..inanmaya başladığı şey yüzünden timur ile evleniyor..zaten timur'a da o gelmeyecek..geleceğine inansam evlenmezdim minvalli cümleler kurdu bu bölüm..

evet babası ile barışmak istiyor ama bu isteği onun timur ile evlenme sebebini teşkil etmiyor...olası kar-zarar durumunun içinde kar olarak babasını kazanma fikri var tabi

Fikrinden dönmez derken??
Mine Sinan'dan gelecek en ufak haber ile ona uçarak gider şu anda..
Sinan'ın hiçbir şey bilmediğini bilse hiçbir şeyi takmaz..

Mine Timur'la evlenirken gözeteceği çıkarlarını düşünmedi ki hiç
Şöyle bir ev olacak.Okuyacağım..Çocuğuma bakacağım vs demiyor ki..
Bu evliliği kabul etmesindeki tek neden babasının onu affetmesi..
Ölse kabul etmezdi yoksa.

T.ü.l.a.y.275
30-10-11, 20:22
Ama Sinan şöyle Timur'un ağzını burnunu kırsa da ben de rahatlasam :img-hyste Çok istiyorum bu sahneyi. :img-hyste:img-hyste



Kesinlikle bende bu tür bir sahne istiyorum ama Timur'u destekliyorum ...Sinan vuruken Timur da elma, armut toplamaz sanırım..:img-hyste:img-hyste:img-hysteikiside birşeyler yapmaya çalışırlar sanırım değilmi?:img-wink:
ama bu tür bir sahnenin olması için zaman atlaması olması şart Sinan zaten zor durumda Timur üflese yıkılacak..:img-hyste:img-hyste

Z€hRaa
30-10-11, 20:26
Kesinlikle bende bu tür bir sahne istiyorum ama Timur'u destekliyorum ...Sinan vuruken Timur da elma, armut toplamaz sanırım..:img-hyste:img-hyste:img-hysteikiside birşeyler yapmaya çalışırlar sanırım değilmi?:img-wink:



ama bu tür bir sahnenin olması için zaman atlaması olması şart Sinan zaten zor durumda Timur üflese yıkılacak..:img-hyste:img-hyste


Evet şimdi olmasın :img-hyste Ama böyle bir sahneye Mine'nin şahit olduğunu düşünüyorum. Bir tane de o patlatır Timur'a ahaha :img-hyste Hayal kurduğum şeye bak yahu. :img-hyste

Mine kıyamaz Sinan'a :img-in_lo:icon_sorr Sinan'ın öfkesini falan damerak ediyorum.
Mine'yi dinlemeden çekip gidebilir, yargılayabilir. :icon_sorr Başka türlü inanamam zaten ona.

sude9
30-10-11, 20:41
Fikrinden dönmez derken??
Mine Sinan'dan gelecek en ufak haber ile ona uçarak gider şu anda..
Sinan'ın hiçbir şey bilmediğini bilse hiçbir şeyi takmaz..

Mine Timur'la evlenirken gözeteceği çıkarlarını düşünmedi ki hiç
Şöyle bir ev olacak.Okuyacağım..Çocuğuma bakacağım vs demiyor ki..
Bu evliliği kabul etmesindeki tek neden babasının onu affetmesi..
Ölse kabul etmezdi yoksa.

sinan'ın babası havaalanında onu durdurmaya çalışıyordu..olumsuz sözler sarf ediyordu..ama mine zerresine inanmıyordu..tepkisiyle ortaya koyuyordu..veya ailesi çeşitli olumsuz cümleler söyler iken sinan tarafında olup ona isnat edilen hiç bir şeyi kabul etmiyordu..sağlam inancı ve bitmeyen umudu vardı..fikrinden dönmez bunlara delalet..

sinan'ı şu an bilse görse ne yapar ne yapmaz mevzusu yok ortada...ne yapacağı net..geleceğine inansa evlenmez..bu da gelse ne yapacağına işaret..

babasını kazanma fikri de çıkardır değil mi..
çıkar hususu maddi olanaklar ile sınırlı tutulamaz..kazanılacak her şey bu kapsam içindedir..

~~winds~~
30-10-11, 20:42
Başlık altında bizler Sinan'ı savunduğumuz zaman aklı beş karış havada oluyoruz , yaşımızdan dem vuruluyor , düz mantık hatta mantıksız oluyoruz , Sinan'ın kaşına gözüne hayran olduğumuz için bu savunmaları yaptığımız bile söyleniyor. Ama Timur savunulduğu zaman mantıklı olunuyor , öyle mi?
Bu başlıkta sürekli Sinan'a dair bir suç aranıyor , bir yanlış aranıyor. Vay efendim Mine ile birlikte olmuş , vay efendim nasıl atlarmış oralardan , gününü gün ediyormuş , aklı beş karış havadaymış falan filan... Hani diyorsunuz ya Timur ne yaparsa yapsın yaranamaz size diye... Asıl bu Sinan için geçerli... Çocuğun her hareketinden , her sözünden bir suç çıkarımı yapmaya çalışıyorsunuz. Sürekli o suçlu , o genç , o hatalı diyorsunuz. Gördüğünüzü eleştirmiyorsunuz. Fakat biz Timur'da 1. bölümden beri gördüğümüzü eleştirirken , Timur'un hareketlerini yorumlarken artniyetli oluyoruz. Bölümde hangi karakter olursa olsun gördüğümüzü eleştiriyoruz. Yeri geliyor Sinan'ı , yeri geliyor Mine'yi , yeri geliyor Timur'u... Sizin Timur'a yaptığınız gibi her harekerinde ilahlık çıkarmıyoruz hiç kimseyi...
1-Timur , Sinan'ın hiçbir şeyden haberi olmadığını biliyor.
2-Timur , Mine'nin Sinan'ı sevdiğini biliyor.
3-Timur , Sinan'ın Mine'ye ulaşmaya çalıştığını ama Emine yüzünden ulaşamadığını biliyor.
4-Timur , Mine'nin kendisiyle evlenmek istemediğini biliyor.
Bütün bunları bilen Timur , Emine'yi tehdit ederek Mine'den sakladığı şeyi sonsuza kadar saklamasını istiyor. Bakın çocuk doğana kadar sakla sonra Mine'ye söyleyelim demiyor. Şu nikah geçsin ben söyleyeyim demiyor. Şu an yeri değil uygun bir zamanda söyleyelim demiyor. "SONSUZA KADAR SAKLAYACAKSIN , MİNE'NİN İYİLİĞİ İÇİN. KENDİ İYİLİĞİN İÇİN." diyor. İnce bir çizgi var burada ve anlatılmak istenen çok şey var. "Sonsuza kadar" , "Mine sonsuza kadar benim olmalı , Sinan falan istemiyorum hayatımda" demek istiyor. Ve bu "Sonsuza kadar" aynı zamanda "Sinan'ı Mine'den uzak tutmak için elimden geleni yapacağım." anlamına da geliyor. Yani "Sinan , sonsuza kadar Mine'ye yaklaşmamalı." demek istiyor. Ayrıca da ; "Mine umrumda değil , ben onu Sinan'dan uzak tutayım da..." modunda bence... Ne hikmetse tüm bunları yapan Timur için ; Mine'yi seviyor ondan yaptı deniyor. Ve aynı Timur için ; Mine'ya yardım etmek isteyen melek gibi adam deniyor. Timur ne yapsa haklı , ne yapsa ilah maşallah. Ama Sinan'ı savunmak mantıksızlık oluyor.
Ama unutmamak lazım Sinan da Mine'ye "Sonsuza kadar bırakmayacağım seni..." diyor. Timur bilmeden bir savaşa giriyor bence... Emine'ye kurduğu cümleyle , Emine'yi tehdit ederken Sinan'a meydan okuyor. Ama Timur kendisini parasıyla güçlü sanıyorsa , Sinan'da aynı zamanda da aşk olduğunu unutmamalı diyorum.
İyi yorumlar...

ban68
30-10-11, 20:48
Sayfada yine tartışmalar var. Bir gün de olmasın yahu :img-hyste
Ama Sinan şöyle Timur'un ağzını burnunu kırsa da ben de rahatlasam :img-hyste Çok istiyorum bu sahneyi. :img-hyste:img-hyste




Yahu tabii ki tartışmalar olacak yoksa forumun tadı mı olur...:img-hyste Herkes aynı fikirde...:img-bored:img-swoon

Ayyy sen aklınla bin yaşaa... Valla dövüşsünler, billa dövüşsünlerr..:happy0064
Seyerederken zevkten herhall koltuktan kayar düşerim...:img-hyste
Ama Sinan dövüşmeyi plandıktan sonra bir zahmet tehlikeli sporlardan uzak dursun yoksa rüyasında bilem dövemez Timur'u. :img-hyste
Bahisler açılsın...:img-hyste

FarahZeynep
30-10-11, 21:17
Sayfada yine tartışmalar var. Bir gün de olmasın yahu :img-hyste
Her neyse olsa da olmasa da düşünceler değişmiyor sonuçta :icon_whis

Mine-Sinan ve Sinan-Timur karşılaşmalarını çok merak ediyorum. MS karşılaşmasında neler olacak kim bilir :img-in_lo Bekir Harmangil'in türlü numaralarıyla belki karşılaşmaları zaman atlamasından sonraya kalır :img-beee: Yapar mı yapar o uyuz. Hatta gider Timur ile konuşur ittifak yaparlar :img-hyste beklerim :img-hyste Ama Sinan şöyle Timur'un ağzını burnunu kırsa da ben de rahatlasam :img-hyste Çok istiyorum bu sahneyi. :img-hyste:img-hyste

Sinan hamile bir Mine ile karşılaşırsa ne olur :icon_sorr yıkılır. Peki Mine ? Off :icon_sorr
Fragman özet falan bir şeyler çıkmalı :whistle2

Evet ya dövüşsünler :happy0064 Yıkılsın ortalık :img-hyste Biraz heyecan gelsin diziye ya :img-hyste Çok bunaldım sürekli Mine-Sinan-Timur üçlüsünün üzüntülü hallerinden :whistle2 Hem Timur'la Sinan'ın yüzüne renk gelir birazcık fena mı ? :img-hyste

zambak 3
30-10-11, 21:20
Yahu tabii ki tartışmalar olacak yoksa forumun tadı mı olur...:img-hyste Herkes aynı fikirde...:img-bored:img-swoon

Ayyy sen aklınla bin yaşaa... Valla dövüşsünler, billa dövüşsünlerr..:happy0064
Seyerederken zevkten herhall koltuktan kayar düşerim...:img-hyste
Ama Sinan dövüşmeyi plandıktan sonra bir zahmet tehlikeli sporlardan uzak dursun yoksa rüyasında bilem dövemez Timur'u. :img-hyste
Bahisler açılsın...:img-hyste

Senaristlerin istediğide bu, bizler de tam onların istediği kıvamda ilerletiyoruz zaten forumu....Bu iki erkek karakter üzerinden kamplaşmalar yaratıp reyting alacaklar...
Ben diziden sonraki bölüm yorumumda da belirttim .....Ne zafer çığlıkları atmak için erken ne de yaslara bürünmek için.....

Bir bölüm Timura bir hata yaptırırlar öbür bölüm Sinana , iyice dallandoırıp budaklandırırlar , artık dizi mantığını iyi kötü çözmüş bizler bunlara şaşırmamamız gerekir...

Bir de Mineyi de dizi belli bir süre yol aldıktan sonra da iki arada bir derede yaptılar mı oh ne ala....Artık burada konuşur dururz bu bölüm Mine Timura pas verdi öbür bölüm Sinana....


Sinancı arakadaşlarımda Timura karşı ciddi bir nefret söz konusu O sebeple biraz sinirleri yatışacaksa bence de vursun ,hatta hastahanelik edinceye kadar vursun ki, hem Timur da anlasın anyayı Konyayı ,madem Mineyi etsem etsem ben mutlu ederim iddiası var, gülü seven dikenine katlanır mantığıyla yesin sopaları da görsün.... ..

Bir de hep yazacağım unutuyorum, Moonbeam ve Selverr arkadaşlarımı yzdıkları uzun yorumları ve sabırları için tebrik etmek isterim...Onların yazılarını okuyunca bölümü tekrar seyretmiş gibi oluyorum , güzel ince ince sahneleri yorumluyorlar , ellerine sağlık....

sema65
30-10-11, 22:01
dizi başladıktan sonra gülcan hanımın bir söyleyişini okudum orada sinan mine'nin hayatında her zaman olacak dedi.acaba bu çocuk içinmi söylendi yoksa bu geri dönüşler devam mı edecek?eğer böyle olacaksa çok sıkıntı verecektir diziye.

matraka
30-10-11, 22:08
Sayfada yine tartışmalar var. Bir gün de olmasın yahu :img-hyste
Her neyse olsa da olmasa da düşünceler değişmiyor sonuçta :icon_whis

Mine-Sinan ve Sinan-Timur karşılaşmalarını çok merak ediyorum. MS karşılaşmasında neler olacak kim bilir :img-in_lo Bekir Harmangil'in türlü numaralarıyla belki karşılaşmaları zaman atlamasından sonraya kalır :img-beee: Yapar mı yapar o uyuz. Hatta gider Timur ile konuşur ittifak yaparlar :img-hyste beklerim :img-hyste Ama Sinan şöyle Timur'un ağzını burnunu kırsa da ben de rahatlasam :img-hyste Çok istiyorum bu sahneyi. :img-hyste:img-hyste

Sinan hamile bir Mine ile karşılaşırsa ne olur :icon_sorr yıkılır. Peki Mine ? Off :icon_sorr
Fragman özet falan bir şeyler çıkmalı :whistle2
sinan hayatı boyunca tam iyileşemeyecekken,timuru nasıl dövecek:img-hysteonu geçtim timuru hafife almayın gene derim:img-hystesağlam olsa da sinan,bizim timurla başa çıkamaz,
bizim forum iyice ayrıldı, krakter ayrımı yapmaya başladık,iyisi kötüsü ile başladıkta ne sinan ı tanıyoruz nede timuru...
valla ben sinanı ailesi ile sorunu olan bir genç biliyorum,babası ile olan sahnelerden,şimdi hasta olduğu için öyle bir durum yok ama öyle
mesela sinan arkadaşları ile nasıl, cevap bilmiyoruz,kısacası sosyal hayatında nasıl biri,bunu bilmeden ben sinan mine aşkına inanmam,kimse kusura bakmasın önemli olan sahne, sinan mine sahneleri değil benim gözümde kız arkadaşı konusunu muhakkak bilmek zorundayız, çevresinde mine ile ilgili ne diyor ne biliyoruz, bunlar yıllarca sır gibi arkadaşlarından saklı değildiler herhalde,bu sahneleri görmeden inanmam,gördüğümde olumlu ise sahneler saygı duyarım sinan mine aşkını zaten kabullendim kimsenin de itiraz edeceğini sanmıyorum
ama o aşk sahneleri çok kusursuz,çok mükemmel,hani insan bir güzel bir rüya görür,sabah uyanırsın gerçek hayat
aşksa bu yaşadıkları, kusursuz aşk görmedim ben,ne leyla mecnun böyle idi,ne kerem ile aslı en büyük aşk hikayesi onlar ise....

selin-ji
30-10-11, 23:04
Ay alemsiniz yorumları okudum sinan-timur kavga etsin çok entrika olur diye.
Ne timur nede sinan sokak kavgası edicek kadar seviyesiz kişilikte değiller.
Öyle bir sahne olsa bile ağızlarını burunlarını kanatırlar sonra 2 nefes aldıktan sonra biz ne yapıyoruz ya? kıvamına gelirler.

Vallahi herşey eminenin elinde diye düşünüyorum ben eğer ki emine mineye
-mine ben yalan söyledim sinan sana ulaşmaya çalıştı böyle böyle oldu diye
mine kesinlikle kuş olup uçar. :img-blush
belki söyleme gibi bir durum olur ama timur engel olur adam mineyle evlenmek için teyzesini çıkarttı .:)

lpchester
30-10-11, 23:33
timur değişti mi?
timur kötü adam olmaya doğru gidiyor mu?

timur hala enteresan bir adam diye tanımladığım olmaya devam ediyor..hala bilinmezlerle dolu..hala tahmin edilişi pek kolay olmayan biri..başından beri bu değişmedi..hala da öyle..ondan sebep mevcut 2 sorunun cevabı kuracağımız fantazyalardan başka bir şey olmayacak..ta ki timur kendini tanıtana dek..eylemleri hususunda belirli öngörüler yapılabilicek konumda lakin bu eylemlere sebebiyet veren duyguların mahiyeti o hususlar biraz muamma işte..

Timur'un değişme ve değişmeme durumu için henüz erken...:img-blush
Hala kapalı bir kutu...
Hatta labirent...Etrafında dolaşıyoruz fakat tam olarak içine giremedik...
''Geçmişini bilmeden geleceğe yön veremezsin'' diye bir söylem aynen Timur için geçerli...
Bülent İnal bir dergiye röportaj verdi...Bilmem haberiniz var mı?
Orada Timur karakteri ile ilgili;
-Gençliğinde yaşadığı bir duygusal yıkıntı ile kendisini dış dünyaya kapatmış biri dedi...
İşte bu duygusal yıkıntıyı merak ediyorum ben...
Açıkcası enteresan bir durumun çıkmasını bekliyorum....
İç dünyaya yapılacak herhangi bir yolculukta biz merakla izleyen forumdaşlar seve seve muavin olabilir yani..:img-hyste
Beklemekteyiz efendim...


sinan mine'ye dair flasback yaptı..sonra rüyasında gördü..böylece eşitlendiler:img-hystetek mine den olmuyor idi:img-wink:kaldı ki amca beklentim yerle yeksan..o kaa iyi düşünmüş idim daleveracı amca gelecek..nasıl bağladı sinan'ı oraya anlatcak diye:img-hyste..umudumuz flasback yine anlaşılan

Durum 8-1 Sude bacım...:img-hyste
Sinan'ın ağır koma durumunda daha çok izleyebiliriz...
Sinan'ın gözünden Mine hikayesi....
Bu arada Emine bu rüyalara karışır mı bilemiyorum...:img-hyste
Zira potansiyel mevcut...:865323
Amcayı hiç hatırlatma zaten...
Hasta iken hasta bakıcı oldu...Adam kendi sözde hastalığını unutmuştur...


mine'ye gitme fikri güzel..okul önünde illa poz verecem niyetine girip yere yığılışı fazla acitasyon..belli ki her halükarda uçabileceğine inanıyor bu çocuk


Aslında o hareketini taktir etmedim değil...
Azimli çocuk vesselam...
Amerikan Baharının yamaçlarından uçarken Kadırga sokaklarına konmak biraz acı gelmiştir herhalde..:img-blush
Yine de acı bir sahneydi....
Spor arabayla gelseydi belki o Mine'nin arkadaşı tanırdı...Ne bilelim...:whistle2

remoş
30-10-11, 23:50
arkadaşlar
mervenin annesi nerde
yaşıyormu
ben dizide bu
konuyla alakalı
bir şey göremedim

özge_bella
31-10-11, 05:18
1-Timur , Sinan'ın hiçbir şeyden haberi olmadığını biliyor.
2-Timur , Mine'nin Sinan'ı sevdiğini biliyor.
3-Timur , Sinan'ın Mine'ye ulaşmaya çalıştığını ama Emine yüzünden ulaşamadığını biliyor.
4-Timur , Mine'nin kendisiyle evlenmek istemediğini biliyor.
Bütün bunları bilen Timur , Emine'yi tehdit ederek Mine'den sakladığı şeyi sonsuza kadar saklamasını istiyor. Bakın çocuk doğana kadar sakla sonra Mine'ye söyleyelim demiyor. Şu nikah geçsin ben söyleyeyim demiyor. Şu an yeri değil uygun bir zamanda söyleyelim demiyor. "SONSUZA KADAR SAKLAYACAKSIN , MİNE'NİN İYİLİĞİ İÇİN. KENDİ İYİLİĞİN İÇİN." diyor.
"sonsuza kadar saklayacaksın Mine'nin iyiliği için" böyle iyilik mi olurmuş. Mine'nin, Sinan'ı ne kadar çok sevdiğini biliyor, Sinan'ı tanımıyor fakat Emine'den, Sinan'nın Mine'yi aradığını, O'nun hiç bir şey bilmediğini biliyor neden Emine itiraf ettiğinde bir duraklayıp üzülüp düşünmüyor Mine'yi, Sinan'dan korumaya filan mı düşünüyor Sinan'ı tanımıyor ki üstelik Timur, Mine'nin hayatıyla ilgili nasıl karar verebilir ben buna bencillik derim. Mine'nin, kendisiyle neden evlendiğini de biliyor üstelik kız hamile Mine'nin gerçekleri bilmesi hakkıdır. ama Timur gerçekleri saklayarak hem Mine'yi, Sinan'dan uzaklaştırıyor hem de Mine ve Sinan'nın bebeğinin anne babasıyla yaşayacağı hayatı elinden almış oluyor şimdi diyeceksiniz ki Mine, Sinan'la karşılaştığında bebeği söyler bebekte ayrıda olsalar annesini babasını tanır öyle büyür ya öyle olmazsa Sinan, Mine'nin evlendiğini öğrendiğinde yurt dışına gidebilir ve geri döndüğünde de çocuk büyümüş Timur'u babası biliyor olabilir. Sinan çocuğuyla ilgili ne kadar çok şey kaçırmış olacak emeklemesini, yürümeye başlamasını, ilk sözcüğünü ve daha bir çok şeyi, bunların hiç birini çocuğuyla yaşayamamış olacak. Sinan kendi çocuğu için yabancı olacak bu ne kadar kötü bir durum. Merve'nin annesi Timur'dan Merve'nin varlığını saklamış olsaydı ve Timur daha sonra öğrenmiş olsaydı ne hissederdi acaba. bir anne babanın kendi çocuğunun varlığını kendisinden saklanması kadar acı bir durum olamaz.

büsra003
31-10-11, 09:10
herkese günaydınn..

timur hakkında gene her zamanki gibi yorumlar yapılıyor...sayfanınn iyiliği için cevap vermeyeceğim ben kendi adıma..

timuru şuan itibariyle hala çözmeye çalışıyorum...her dizide az çok karekterin ne yapacağını çözersin ama timurrrrrr başka..kendiside röportajında söylemiş timur esrarengiz diyee..evet evet timur esrarengiz...:icon_sorr:icon_sorr

timur sinanın karşılaşması hakkında konuşulmuş..sofa

timur sinana bi vursa yavrum yazık soluğu amerikada alır...:img-tomat:img-hyste

işin espirisi bi tarafa bende merak ediyorum o ilk karşılaşmayı..

bence timur sinana hesap sorabilir nerdeydin bu zamana kadar tarzında..:865323

nikahtan sonra ne olacak ben onuda merak ediyorum..herkes dağılacak bizimkilerde balayına çıkmayacaklar tabi:img-hyste

mine odasına gider kapıyı kilitler...merve odasına gider kapıyı kilitler...timur mine ve merveyi yemeğe çağırır gelmezler bi merve bi mine derken odalar arasında mekik dokurmuş...yok yok soğuk bir akşam yemeği yerler gibi...

yaa bu arada ben şu resimlerin olduğu sahneyi merak ediyorumm..daha doğrusu sahne varsa tabi...
http://img221.imageshack.us/img221/2571/573972907c03edd06eb1069p.jpg

http://img153.imageshack.us/img153/3497/cc9929bcd1390b871717707.jpg

zambak 3
31-10-11, 09:47
^^ Aşk mı , gönül yarası mı , sen bunların nasıl geçip gittiğini bilmiyorsun henüz ^^ diyen bir adam var karşımızda......

Uğruna ölebileceğine inandığın O sevdiğinin ,bir gün gelip eskisi gibi kalbini acıtmadığını , zamanın , hayat şartlarının her şeyi herkesi unutturabileceğini düşünen bir adam....

Hele bir de karakter onun bunun lafı ile değil sadece kendi aklı ile hareket ediyorsa ,pişman olacaksam yapamadıklarımdan değil yaptıklarımdan dolayı olurum mantığını güdüyorsa , Timurun o son sahnedeki tavrı hiç de kendi karakteri ile zıt bir görüntü çizmiyor..

Mineyi sadece kendinin mutlu edebileceğine , onun yaralarını sadece kendinin sarabileceğine , onu sadece kendisinin anlayabileceğine dair bir inanç geliştirmiş ..( zaten karakterin en büyük özelliklerinden biri bu aklına yatmayanı öldürseniz yapmıyor aklına yatandan da öldürseniz vazgeçmiyor...)

Bu inancını hayat şartları çinde Mineye isbat noktasında duruyor ve bunun önüne çıkabilecek her engeli de savurma fikrinde ( örneğin Emine , o sarhoş Eminenin aklı ile allahaşkına böyle bir adam hareket eder mi , gerekirse onu evet tehdit eder durdurur .)
Timur bu Mineyi mutlu etme iddiasından , bizzat denemeden vazgeçmiyecek....Sonunda başaracak veya her ne yaparsa yapsın bir yere kadar olabiliyormuş diyecek ama kafaya koydu deneyecek.....Ve inanıyorum ki Mineyi ne yaparsa yapsın mutlu edemediğini hissettiği anda da üstünden elini çekecek ama bunları görüp yaşamadan Mineyi meçhule bırakmıyacak....

Timur geçmişte her ne yaşadıysa o kadar canını yakmış olmalı ki , bir yerde kendi geçmişindeki o kadın kimse ( anne , kız kardeş , sevgili ) onun yerine koyuyor sanki Mineyi....
Geçmişin bir daha aynı şartlarla kendi önüne gelmesine izn vermeme mantığıyla hareket ediyor...
Geçmişte o bilemediğimiz kadına ,yardım etmesi gerekirken etmemiş olan kişinin yerine de kendini koyuyor ve ister bencilce deyin ,ister iyilik bunun neresinde deyin , ister saplantılı deyin ne derseniz deyin ,kendi inandığı doğrultudan en ufak sapma yapmadan bu mantık çerçevesinde ilerliyor Timur...

serra
31-10-11, 10:20
Günaydın herkeze,

Bölümü beğendim, zaman atlaması tam yerinde olmuş.Sinana çok üzüldüm, çaresiz halleri anne ve babanın odun halleri üzdü beni.
Bir arkadaş demiş, yakında bebeğe sahip çıkarlar diye.Bu konuda katılıyorum, o zaman kıymetli torunları olcak.Klasik senoryo..

Timurun davranışına şaşırmadım.Hatta inanın o sahneyi tahmin etmiştim.

Anlamadığım şey , eminenin timura bunu söylemesindeki amaç neydi.Ne bekliyordu?Timurun "aaa tamam o zaman, mine kızım evelenmemize gerek kalmadı bak sinan masummuş, hadi gel sinanı bulalım" demesinimi.

Hayır, timur tamda karakterini yansıttı burda.

Gecenin bi vakti turan ustayı cebinden arıyor, abi bu evlilik işini geçiktirmeyelim diyor.
Çok bilmiş timur, sana öğretmedilermi, hastalık, ölüm dışında gece vakti kimse rahatsız edilmez.Sen ki gün görmüş medeni insansın, bu toplumsal kuraldan haberin yokmu.
Daha mine yatakteyken eve geliyor.:img-hyste

Yani bunu sinan yapsa şöyle derim, aklı bir karış havada,aşık,cahil bu.

Timurun ne aklı havada, ne aşık(o sadece yardımsever) nede cahil mi???

Yazık ettiler mineye.Tek çözüm bu saçma evlilik olmamalıydı.Üstelik evde cadı gibi bir kız varken.
Bilmiyorum kızada kızamıyorumki, ergenlik çağınızda babanınızın sizden 4-5 yaş büyük biri ile evlenmesi, kabul edilir birşey değil.Kim olsa aynı tepkiyi verir belkide daha fazlasını.
Timur beyimiz ilerleyen bölümlerde sinanı da ortadan kaldırabilir.Ben bişey yapmadım sakattı, merdivenden yuvarlandı tü tü yazık oldu:icon_whis:icon_whis

Birde şu var , bana çok saçma geliyor, yok timur iyilik sever (böcek savar gibi :D) Yok amacı sadece mineye yardım etmek, mineye söylememekle iyi yaptı, napacaktı ki, kızın hayatını kurtarıyor işte ne güzel fln filan.
Yapmayın arkadaşlar ya, kimsenin kimsenin hayatına müdahele etmeye, onun hakkında karar vermeye, kaderi ile oynamaya hakkı yok.Bunun adı bencillikten başka bir şey değil.

sude9
31-10-11, 10:35
Orada Timur karakteri ile ilgili;
-Gençliğinde yaşadığı bir duygusal yıkıntı ile kendisini dış dünyaya kapatmış biri dedi...
İşte bu duygusal yıkıntıyı merak ediyorum ben...

ben daha fazlasını merak ediyorum:)
misal bu adamın ne arkadaşı ne akrabası hiçbirşeycikleri yok..bi turan abisi vardı arada bir iki lafın belini kırardı..hoş daah çok dinleme yanlısıydı kendisine dair birşeycikler anlatmıyordu..ama arada iyi giden bir dostlukları vardı..artık gelinen aşamada bu da yok..kayınpeder damat olarak kuracakları ilişkisnin temeli pek iyi olmadı..gidişatı nasıl olur bilinmez..

umuyorum ki tüm bu merak ettiğimiz hususlarn cevapları zar hadisesi gibi saçma ve ötesi olmaz:865323hala o konu bir şekilde açıklanacak ve ustam zar attı ,al saan da yol gösterecek dedi başlangıcı düzgün bir hale koyulacak diye beklerken ne ses ne seda..


Durum 8-1 Sude bacım...:img-hyste
Sinan'ın ağır koma durumunda daha çok izleyebiliriz...
Sinan'ın gözünden Mine hikayesi....
Bu arada Emine bu rüyalara karışır mı bilemiyorum...:img-hyste
Zira potansiyel mevcut...:865323
Amcayı hiç hatırlatma zaten...
Hasta iken hasta bakıcı oldu...Adam kendi sözde hastalığını unutmuştur...

skor tabelası pek iç açıcı olmasa da dostluk maçı babında hadiseye yaklaşmak durumu kurtarıyor:)..hem aparatifleri gördük mönüyü tamamlamak için zaman var..

emine üryalara karışmaz bence..rahat ve no panic:img-hyste..üryalar hayrolsun dimek için emine den sinan'a çizittirilmiş bir şeyler gerek..emine de mektup yüzünden karışmış idi yaa..sofa

sen çok çağırdın geldi sinan..ben az mı çağırdım amcayı ondan mı gelmedi..:icon_sorr:img-hyste



Aslında o hareketini taktir etmedim değil...
Azimli çocuk vesselam...
Amerikan Baharının yamaçlarından uçarken Kadırga sokaklarına konmak biraz acı gelmiştir herhalde..:img-blush
Yine de acı bir sahneydi....
Spor arabayla gelseydi belki o Mine'nin arkadaşı tanırdı...Ne bilelim...:whistle2

mine'ye gidişi evet..arabada ki tebebssüm içinde bekleyişi de evet..

lakin poz vermek..olmadı..hem seslense duymayacakmıydı mine..hadi çıktın arabadan..beklesene durduğun yerde..

bir de sağlam giden ve ne zamandır görünmeyen sinan yeni görüntüsü ile yapacağı süprizin nasıl bir etkiye sebebiyet vereceğini mi tartmak istedi ..ya da koşa koşa gelip atlayan mine resmini düşleyip taşıyabilme ve havada çevirebilme potansiyelini mi..

yok yahuu iyi kotarılamamış acitasyon bir sahne idi..

fracture
31-10-11, 11:29
Timur'un değişme ve değişmeme durumu için henüz erken...:img-blush
Hala kapalı bir kutu...
Hatta labirent...Etrafında dolaşıyoruz fakat tam olarak içine giremedik...
''Geçmişini bilmeden geleceğe yön veremezsin'' diye bir söylem aynen Timur için geçerli...
Bülent İnal bir dergiye röportaj verdi...Bilmem haberiniz var mı?
Orada Timur karakteri ile ilgili;
-Gençliğinde yaşadığı bir duygusal yıkıntı ile kendisini dış dünyaya kapatmış biri dedi...
İşte bu duygusal yıkıntıyı merak ediyorum ben...
Açıkcası enteresan bir durumun çıkmasını bekliyorum....
İç dünyaya yapılacak herhangi bir yolculukta biz merakla izleyen forumdaşlar seve seve muavin olabilir yani..:img-hyste
Beklemekteyiz efendim...





Timur'un Mine'yi anlamasındaki ya da etkilenmesindeki en büyük etken de sanırım bu duygusal yıkıntı sanırım.

Mine'yi çok iyi anladığını düşünüyorum Timur'un. Ona Sinan konusunda umut vermiyor. Vermeyecek de... Aynı mahkeme çıkışı avukattan öğrendiği küçük bilgiyi vermediği gibi.

"Umutlanmanızı istemedim..."

Bundan dolayı Emine'ye karşı takındığı tavrı ne kadar sert olursa olsun, çok da basit ya da ileride âşkından dolayı psikopata bağlanacak(!) bir durum olarak görmüyorum. Timur Mine'ye aslında kendince bir iyilik yaptı... O durumda tek gerçek Timur çünkü,Sinan değildi. Herşeyin yeniden başa sarmasını kimse istemez. Hele ki bu kadar sona yaklaşmışken... İyiki de söylememiş diyorum. Emine adına da seviniyorum,gerçi daha da çılgınlaşacak o ayrı:865323 Timur'un yaşadığı durumu düşünerek de bunu yansıttığını düşünüyorum. Açıkçası ben de merakla bekliyorum...

zeyneps
31-10-11, 11:42
"sonsuza kadar saklayacaksın Mine'nin iyiliği için" böyle iyilik mi olurmuş. Mine'nin, Sinan'ı ne kadar çok sevdiğini biliyor, Sinan'ı tanımıyor fakat Emine'den, Sinan'nın Mine'yi aradığını, O'nun hiç bir şey bilmediğini biliyor neden Emine itiraf ettiğinde bir duraklayıp üzülüp düşünmüyor Mine'yi, Sinan'dan korumaya filan mı düşünüyor Sinan'ı tanımıyor ki üstelik Timur, Mine'nin hayatıyla ilgili nasıl karar verebilir ben buna bencillik derim. Mine'nin, kendisiyle neden evlendiğini de biliyor üstelik kız hamile Mine'nin gerçekleri bilmesi hakkıdır. ama Timur gerçekleri saklayarak hem Mine'yi, Sinan'dan uzaklaştırıyor hem de Mine ve Sinan'nın bebeğinin anne babasıyla yaşayacağı hayatı elinden almış oluyor şimdi diyeceksiniz ki Mine, Sinan'la karşılaştığında bebeği söyler bebekte ayrıda olsalar annesini babasını tanır öyle büyür ya öyle olmazsa Sinan, Mine'nin evlendiğini öğrendiğinde yurt dışına gidebilir ve geri döndüğünde de çocuk büyümüş Timur'u babası biliyor olabilir. Sinan çocuğuyla ilgili ne kadar çok şey kaçırmış olacak emeklemesini, yürümeye başlamasını, ilk sözcüğünü ve daha bir çok şeyi, bunların hiç birini çocuğuyla yaşayamamış olacak. Sinan kendi çocuğu için yabancı olacak bu ne kadar kötü bir durum. Merve'nin annesi Timur'dan Merve'nin varlığını saklamış olsaydı ve Timur daha sonra öğrenmiş olsaydı ne hissederdi acaba. bir anne babanın kendi çocuğunun varlığını kendisinden saklanması kadar acı bir durum olamaz.Zaten bu her şeye karışma ,her duruma müdahale etme hakkını kendinde gören insanlar yüzünden bir çok kişinin hayatı mahvolmuyor mu?

Timur şunu yaşamış ,bunu yaşamış,geçmişinde böyle böyle şartlardan geçmiş konusu ise bana tam anlamıyla komik geliyor.

Geçmişinde zorluklar yaşayan sanki sadece Timur Bey vahh vaahhh... bu yüzden de başkalarının hayatına karışma hakkını kendine hak görmesi doğal?

Timur gecmişinde zorluklar yaşadığı için ,şimdi başkalarının hayatını kurtaracak öyle mi?

Peki ya bir bebeğin hayatı? Onun kendi babasını tanıyamayacak olması onun sevgisini almadan büyüyecek olması?

Bir babanın kendi canından olan bebeğinin "ilkleri" ni asla tadamayacak olması ve onlardan çalınan yılların değerinin hiç bir şeyle ölcülemeyecek olması , hiç bir kuvvetle geri getirilemeyecek olması?

Timur'un iyiliği,Timur'un iyilik severliği öyle mi?

Geçmişinde ne yaşadıysa yaşadı ,ama bu ona başkalarının hayatına karışma hakkını vermiyor bir kere Timur deyim yerindeyse "dış kapının dış mandalı",onun Mine'nin hayatına bu şekilde dahil olması o kadar alakasız ki...

Mine bir başkasının bebeğini taşıyor ,biliyorum bu onun için bir şey ifade etmiyor ama Mine Sinan'ın bebeğini taşıyor , kendisinin değil...

Nasıl olur da bu hayata kendisini dahil etmeye çalışır ya ,çıldırtıyor resmen insanı bu düşünce!!

Eğer iyilik yapmayı çok seviyorsa neden Emine'nin dedikleri karşısında onu susturdu "Mine 'nin iyiliği için senin iyiliğin için susmak zorundasın", "iyilik" düşünürken "tehdit" vurgusunu ihmal etmiyor elbette...

Hani iyilik yapıyordu ya Mine'ye söyleseydi gerçekleri ,hiç değilse senin dediğin gibi Mine Sinan'la mutlu olamayacaksa bile ,onların bir bebekleri olacak,bir çocukları olacak ,ayrı olsalar da anne ve babasının "sevgisiyle" büyürdü.

İnsanların "hata" yapma hakkını bile elinizden alamazsınız , çünkü insanları olgunlaştıran bu hatalardır!
Mine ve Sinan hata yapacaklarsa yaparlar ,bir başkası nasıl olur da onlara karışma cüretini kendinde görür...

40 yaşındaki adamın 17 yaşındaki birisine "sevgi ,aşk" kalıplarıyla üzeri örtülmeye çalışılan bastırılmış "cinsel arzular" duyması yetmedi bir de "iyilik" kisvesi altında geçekler saklanıyor!

Mine'nin annesi de pek bir rahat "aman aman damadımız olacak" bir başka anne o kadının yerinde olsa çıldırırdı heralde ...

Timur Bey öyle bir yerde görüyor ki kendini ,öyle bir "kurtarıcı" rolü üstlenmiş ki (Amerika'nın nasıl kurtarıcı rolü üstlendiğini hepimiz biliriz;)) ,doğruyu göremiyor ,hak olanı kabul edemiyor ,etmiyor.

Timur ne yazık ki gecmişinde ne yaşadıysa şimdi onun acısını başkalarından çıkartıyor.
Mine'den ,Sinan'dan ve henüz dünyaya gelmemiş bir bebekten ...geçmişinde ne yaşadıysa gerçekten acıyorum Timur'a ne hale gelmiş yazık!!

Aklımdan hiç çıkmayan şu paragrafı yüz bin defa söylemekten ,yazmaktan bıkmam heralde ;

"Hırsızlık bağışlanmayacak tek suç, bütün günahların anası.Bir insanı öldürdüğün zaman ,bir yaşam çalarsın ,karısını bir kocadan ,çocuklarını bir babadan mahrum edersin. Yalan söylediğin zaman, bir insanın gerçeğe ulaşma şansını çalarsın. Aldattığın zaman, bir insanın doğruluk, adalet hakkını elinden alırsın. Çalmaktan daha büyük bir kötülük yoktur.."

Benim için Timur'un durumunu hiç tartışmasız özetleyen bir paragraftır bu hadi Mine'yi Sinan'ı gectik diyelim dünyaya gelmeden bir bebeğin hayatını elinden aldı ,o bebeğin hayatını mahvetti ya...bundan daha başka bir kalıbı artık ona yakıştıramam ,zaten başka türlüsünü düşünmeyi de kendime yakıştıramam.

"İyilik" kisvesi altında istedikleri kadar onu parlatmaya ,cilalamaya çalışabilirler...ama tahta çürükse mıh çakmanın ne gereği var?

büsra003
31-10-11, 13:00
Dizimiz Bizim Yenge dizisinde izleniyodu.. :img-hyste:img-hyste

Filiz: (mineyi işaret ederek ) çok üzülüyorum bu kıza
Mehbare: Eh kendi etti kendi buldu

aaa evet dün zom yayarken bende denk geldim...

hatta turan mine sahnesiydi....

ehh mehpare hanımda haklı bi yerde baksana o bile durumu fark etmiş diziyi kaçırmadan izlediği belli:img-hyste:img-hyste:img-hyste

********

timurun emineden öğrendikleri karşısında ne yapması bekleniyorduu?durun anlatayımm..

nikahı iptal edip turan abi ben kızınla evlenemem..herkes dağılabilir...turan ne olduğunu anlayamadan sinirli bir şekilde mineyi alıp gitmek ister ama timur engel olur hayır götüremezsin mineyi ben ona sinanı bulacağım..turan tabi sinirlenir mineyi kolundan tutar alır gider...derken timurun söyledikleri mine için bir ışık olur ve herşeyi göze alıp evden kaçar.timura gider..timur sinanı bulur..mineyi sinana götürür sinan mine kavuşurlar ve mutlu sonnn..mine bebeğini doğurur bi taraftan sinana diğer taraftan bebeğine bakar ve gül gibi geçinip giderler....derken televizyon tarihinde bir ilk yaşanır 15 bölümde sırf genç aşıklar kavuşsun diye biten bir dizi....:calis

alın sizin istediğiniz gibi bir seneryo

Edit:aa şimdi diyeceksiniz ki diğer karekterlere ne oldu..

mineyi arayan turan en sonunda timuru arar.timur kızın sinanın yanında der...gururuna yenik düşen turan tabancasını alır mine ve sinanı öldürmeye gider..ama olaylar hiç de öyle gelişmez..sinanların evinde bekir harmangille karşılaşan turan gene hakaretlere mazur kalır ve tabancasıyla önce bekiri sonra kendisini öldürür..

bekirin bütün mal varlığı sinana kalır ...esmehan ve sinannın annesi zor da olsa koccalarının yokluğuna alışırlar...

timur da sevdiği kızın başkasının yanında olması onu kahreder ve kızı merveyi de alır denize açılırlar ve bir daha hiç dönmezler..

timur giderken tek tanıdığı insan olan erdalı iş yerinin başına geçirir...erdal hemencik fundayla evlenir funda erdal ve esmehan mutlu mesut yaşarlar..

emine emineye ne oldu düşün düşün bulamadım..derken emineyede zengin bi koca bulurlar..timuru unutamayan ve deliren emine kocasını öldürür ve kendisinide deliler hastahanesine yatırırlar...

süreyya oda kocasını bulur minelerin yakınında bi yere taşınırlar ..mine sinandan fırsat bulduğunda soluğu teyzesinin yanında bulur...

bu dediklerim 5 bölüm anca sürer ama düz hesap olsun 1 bölüm de flasbackler olsa 6 bölümde biter ve dizi mutlu mu mutlu bir sonla biter...


bu mudur hayırrrrrrr tabikide:img-hyste:img-hyste

nikah kıyılır ve bu yazdıklarımın hiç birisi olmaz:img-hyste sofa...çok mu kötüyüm ne:happy0064

selin-ji
31-10-11, 13:12
Aslında ne Turanın neden Minenin bir başkasının yardımına ihtiyacı var.
Mine olaya duygusal bakıyor turan ise çevre açısından bakıyor yarın bir gün çocuk büyücek okula gidicek

arkadaşları dicek - senin baban var mı?
çocuk- öldü dicek yada boşandılar dicek..
peki mahalle büyüklerimiz? biliyorsunuz ki mahalle çok dedikoducu tam çocuk geçerken orda biri dicek vaaahh babası gitti bilmem ne kaldı çocuk!
ondan sonra koşarak ağlayarak minenin yanına gidicek annee babama ne oldu gerçeği anlat bana böyle böyle dediler minenin piskoloji iyice gidicek..
yoksa Turan Usta bir çocuğa daha bakardı.

Bende başta teyzesi gibi düşündüm evlenmesin ikisi büyütsün diye ama sonradan bu olay canlandı gözümde..
(farkında olmadan bende bi senaryo uydurmuşum) :)

b.u.r.c.u.
31-10-11, 13:16
yaaww şu Timur ne adammış ya.. Mine'nin hayatını mahvettiği yetmedi !! birde bebeğinkini ediyor..yazık yazık.. !!

asıl ben bebeğin hayatına mahveden Timur yorumuna gülerim..geçmişinde yaşadığı sıkıntı dolayısıyla yardıma muhtaç birine yardım eden Timur'a değil..

çünkü bebeğin babasını tanıyamayacak olması gibi bir durum söz konusu değil.. bebek doğdu, Sinan'ın bebekten haberi oldu ve görmeye geldi de Timur yürü git kapıma bir daha gelme mi dedi.. ya da alıp evine götürecek oldu da Timur vermem bu benim bebeğim mi dedi.. ne uyduruyorsunuz ya.. bebek babasını tanıyamayacakmış..pehh..

babası bebeğinin ilklerini göremeyecekmiş..bunun sebebi Timur'dan önce o pek düşündüğünüz bebeciğin dedesidir.. baba Harmangil kendi öz be öz evladını düşünmezken Timur niye dert etsin ki.. hem artık teknoloji gelişti..Timur alır eline Mine'nin bir kamera 7/24 çeksin bebeğini.. sonrada paket yapıp göndersin babasına..tabii en kötü ihtimal bu..hani olurda Timur kapıdan bacadan kovarsa Sinan'ı diye şey ettim..

ayrıca Timur'un son sahnede öğrendiklerinden sonra dedikleri tehditten ziyade Emine'nin gerçekten de iyiliği için susmasıydı.. ne yani Emine çıkıp ortaya ya da Timur, Sinan aslında Mine'yi aramış sormuş hatta mektuplar bile yazmış ama Emine yok etmiş deseydi ne olacaktı..Mine ve anne babası aferin kızım iyi etmişsin..böylece daha iyi damat bulduk mu diyeceklerdi.. hepsi birden yüklenecekti Emine'nin üzerine.. hatta Mine'nin yerinde ben olsam elimden alamazlardı öyle bir durumda Emine'yi..bu yüzden madem o haltı yemiş susmaya devam etmesi de yerinde olurdu.. en azından Sinan tekrardan çıkıp gelene kadar..yani Mine'nin karşısında durana ve herşeyi öğrenene kadar..

zambak 3
31-10-11, 13:46
yaaww şu Timur ne adammış ya.. Mine'nin hayatını mahvettiği yetmedi !! birde bebeğinkini ediyor..yazık yazık.. !!

asıl ben bebeğin hayatına mahveden Timur yorumuna gülerim..geçmişinde yaşadığı sıkıntı dolayısıyla yardıma muhtaç birine yardım eden Timur'a değil..

çünkü bebeğin babasını tanıyamayacak olması gibi bir durum söz konusu değil.. bebek doğdu, Sinan'ın bebekten haberi oldu ve görmeye geldi de Timur yürü git kapıma bir daha gelme mi dedi.. ya da alıp evine götürecek oldu da Timur vermem bu benim bebeğim mi dedi.. ne uyduruyorsunuz ya.. bebek babasını tanıyamayacakmış..pehh..

babası bebeğinin ilklerini göremeyecekmiş..bunun sebebi Timur'dan önce o pek düşündüğünüz bebeciğin dedesidir.. baba Harmangil kendi öz be öz evladını düşünmezken Timur niye dert etsin ki.. hem artık teknoloji gelişti..Timur alır eline Mine'nin bir kamera 7/24 çeksin bebeğini.. sonrada paket yapıp göndersin babasına..tabii en kötü ihtimal bu..hani olurda Timur kapıdan bacadan kovarsa Sinan'ı diye şey ettim..

ayrıca Timur'un son sahnede öğrendiklerinden sonra dedikleri tehditten ziyade Emine'nin gerçekten de iyiliği için susmasıydı.. ne yani Emine çıkıp ortaya ya da Timur, Sinan aslında Mine'yi aramış sormuş hatta mektuplar bile yazmış ama Emine yok etmiş deseydi ne olacaktı..Mine ve anne babası aferin kızım iyi etmişsin..böylece daha iyi damat bulduk mu diyeceklerdi.. hepsi birden yüklenecekti Emine'nin üzerine.. hatta Mine'nin yerinde ben olsam elimden alamazlardı öyle bir durumda Emine'yi..bu yüzden madem o haltı yemiş susmaya devam etmesi de yerinde olurdu.. en azından Sinan tekrardan çıkıp gelene kadar..yani Mine'nin karşısında durana ve herşeyi öğrenene kadar..

B.u.r.c.u. zaten şu Timura edilen nefretin binde biri Sinanın babasına annesine edilmiyor.....
Varsa yoksa Timur.....Pişmanlık yaşayıp şimdi gitseler ya Turan beylerin kapıya.....Biz ettik siz etmeyin deseler ya , Mineyi sarıp sarmasalar ya....Timur için deniliyor ya dış kapının dış mandalı diye , niye elini çekmiyormuş , tamam iç kapının iç mandalı olan Harmangil ailesi var , gelsinler onlar ellerini taşın altına koysunlar......

Timur o kadar hassas bir noktada ki Mine kadar Turan ustasını da düşünmek zorunda.....Hadi diyelim ki çılgın Eminenin aklına uydu ama ya evdeki hesap çarşıya uymazsa ,^^ bana güven ağabey ^^dediği bir de ustası var, ona da vermiş olduğu sözler var ,yarın bir gün demez mi Turan ^^^senin yapıp yapacağın bu kadarmış , sen ne basiretsiz adamsın , iki lafa bu kızı nikah öncesi böyle bıraktın..^^

Timur karakteri tartıp biçti yola çıktı , bu karakterde esas orada Eminenin aklına uysa idi kırılganlıklar başgösterirdi....
Zaten dizilerde bir öyle bir böyle yalpalayan erkek karakterlerden bıkan , onun bunun ağzı ile yol alanlardan artık iyicene bunalan ben için en azından doğru mu yapar eğri mi yapar gelecekte göreceğiz ama , inanın bu karakter çok daha izlenisi geliyor....

b.u.r.c.u.
31-10-11, 14:01
B.u.r.c.u. zaten şu Timura edilen nefretin binde biri Sinanın babasına annesine edilmiyor.....
Varsa yoksa Timur.....Pişmanlık yaşayıp şimdi gitseler ya Turan beylerin kapıya.....Biz ettik siz etmeyin deseler ya , Mineyi sarıp sarmasalar ya....Timur için deniliyor ya dış kapının dış mandalı diye , niye elini çekmiyormuş , tamam iç kapının iç mandalı olan Harmangil ailesi var , gelsinler onlar ellerini taşın altına koysunlar......

Timur o kadar hassas bir noktada ki Mine kadar Turan ustasını da düşünmek zorunda.....Hadi diyelim ki çılgın Eminenin aklına uydu ama ya evdeki hesap çarşıya uymazsa ,^^ bana güven ağabey ^^dediği bir de ustası var, ona da vermiş olduğu sözler var ,yarın bir gün demez mi Turan ^^^senin yapıp yapacağın bu kadarmış , sen ne basiretsiz adamsın , iki lafa bu kızı nikah öncesi böyle bıraktın..^^

Timur karakteri tartıp biçti yola çıktı , bu karakterde esas orada Eminenin aklına uysa idi kırılganlıklar başgösterirdi....
Zaten dizilerde bir öyle bir böyle yalpalayan erkek karakterlerden bıkan , onun bunun ağzı ile yol alanlardan artık iyicene bunalan ben için en azından doğru mu yapar eğri mi yapar gelecekte göreceğiz ama , inanın bu karakter çok daha izlenisi geliyor....


kesinlikle öyle.. halbuki bütün bu olayların baş göstermesine sebep onlardır..
birde şöyle bir durum var.. Timur velevki uydu Emine'nin aklına kıymadı nikahı aldı götürdü Mine'yi Sinan'a.. Harmangiller kapıyı sonuna kadar açıp hoşgeldiniz mi diyeceklerdi..
oğlu bu gerçeği öğrenmesin diye binbir türlü kumpas kurup elin Amerikalarına gönderen baba Kadırgalı kızla Amerikan Baharını soluyup gelmiş oğlunu kavuşturacak mıydı.. onlar ayrı düşsün kavuşmasın diye elinden geleni yapmaya devam edecekti.. adamda tükürdüğünü yalayacak bir tip yok henüz..bu durumda Sinan'ın da babasına gücü yeteceğini pek sanmıyorum..
hamileliği öğrenen baba Sinan'ı amca için hasta ziyaretine gönderdiyse Sinan'ın da bu gerçeği öğrenmesinin ardından amcanın cenazesine gönderirdi bu sefer..:icon_whis

yani hiçbir şey yine güllük gülistanlık olmaz ve Mine bebeği ile ortada kalmaya devam ederdi..

serra
31-10-11, 14:04
Yani timurun bu sinan olayını gizlemesinede kılıf bulunuyor ya pes artık diyorum.

Şimdi sahneyi şöyşe bi hatrlarsak, emine timura ,"sinan mineyi terk etmedi, mektubu var ama ben vermedim" vs vs gibi sözler etti.

Bu sözler karşısında timur korkup önce emineyi tartakladı sonrada bundan kimseye söz etmiceksin diye tehdit savurdu.
Sizce bunu turan usta içinmi, mine içinmi yaptı.Güldürmeyin beni ya:D

Bunu sırf kendi duyguları için yaptı, gün gibi ortada.

Mineymiş, sinanmış, turanmış umrunda değil.Onun istediği mine ve ona kavuşma arzusu.

Zaten eminenin söyledikleri karşısında , kimse şimşek hızı ile düşünüp söylesem şöyle olur , söylemesen böyle olur diyemez.
Onu anca izleyiceler der.Bak şöyle diyeydi ya, yok ya şöyle yapsaydı.

Ama dürüst vede menfaatçi olmayan, insani değerleri ve dengeleri bilen biri bu gerçeği mineye söylerdi.
Bir süre devam eden kaosun ardından, minede sinanda mutlu olurlardı.

ban68
31-10-11, 14:37
Bir süre devam eden kaosun ardından, minede sinanda mutlu olurlardı.

Ve burda da masal biterdi. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine...:img-eat:

Böylece 9-10 bölüm sonra dizi biter herkes evlerine dağılırdı mutlu, mesud, bahtiyar...:img-hyste

Ben de tam tersini yazayım. Gaddar baba Bekir oğlunu tekrar Amerikalara kaçırkene uçak Atlantik'te düşer. Kötü baba ve zavallı aşık Sinan okyanusun derin sularında boğulur. :icon_sorr:happy0064
Mine de zaten ümidini kesmiş olduğu Sinan'ını oğlunda yaşatır. Timur'un ona kol kanat germesiyle birden bire bir sabah kalkınca "ay ben Timur'a aşık oldum" der, Timur da sevinçten havalara uçar, :img-hyste "ama sana söz verdim dokunmayacağım" der, Mine de, "tamam yemin keffareti verene kadar beklerim" der. :img-hyste:img-hyste
Kardeşinin çok ama çok mutlu olduğunu gören Eminem de aktığı barlardan bir gece geri dönmeeezzzz... :happy0064:happy0064 Halbuki benim ne hayallarim vardı..:img-beee:

serra
31-10-11, 14:44
Ve burda da masal biterdi. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine...:img-eat:

Böylece 9-10 bölüm sonra dizi biter herkes evlerine dağılırdı mutlu, mesud, bahtiyar...:img-hyste

Ben de tam tersini yazayım. Gaddar baba Bekir oğlunu tekrar Amerikalara kaçırkene uçak Atlantik'te düşer. Kötü baba ve zavallı aşık Sinan okyanusun derin sularında boğulur. :icon_sorr:happy0064
Mine de zaten ümidini kesmiş olduğu Sinan'ını oğlunda yaşatır. Timur'un ona kol kanat germesiyle birden bire bir sabah kalkınca "ay ben Timur'a aşık oldum" der, Timur da sevinçten havalara uçar, :img-hyste "ama sana söz verdim dokunmayacağım" der, Mine de, "tamam yemin keffareti verene kadar beklerim" der. :img-hyste:img-hyste
Kardeşinin çok ama çok mutlu olduğunu gören Eminem de aktığı barlardan bir gece geri dönmeeezzzz... :happy0064:happy0064 Halbuki benim ne hayallarim vardı..:img-beee:

Güzel senoryalarınız var, devamını getirin :D

Ben dizinin gidaşıtını yada sonunu demedimki, bu tarz davranışı doğru olurdu.Timur saklamayıp söylemesi, dürüst biri olduğunun göstergesi olurdu.Devamında ne olur ; mutlu mesut olması benim düşüncem, devamı belkide hiç beklediğimiz gibi olmaz, belki bebek doğmaz bir sürü sorun yaşar ayrı kalırlar.Timur yine piyasaya çıkar vs vs.

Dizinin gidişatından çok , timurun davranışını anlatmak istedim.
Problemo :D:img-wink:

lpchester
31-10-11, 15:15
ben daha fazlasını merak ediyorum:)
misal bu adamın ne arkadaşı ne akrabası hiçbirşeycikleri yok..bi turan abisi vardı arada bir iki lafın belini kırardı..hoş daah çok dinleme yanlısıydı kendisine dair birşeycikler anlatmıyordu..ama arada iyi giden bir dostlukları vardı..artık gelinen aşamada bu da yok..kayınpeder damat olarak kuracakları ilişkisnin temeli pek iyi olmadı..gidişatı nasıl olur bilinmez..

umuyorum ki tüm bu merak ettiğimiz hususlarn cevapları zar hadisesi gibi saçma ve ötesi olmaz:865323hala o konu bir şekilde açıklanacak ve ustam zar attı ,al saan da yol gösterecek dedi başlangıcı düzgün bir hale koyulacak diye beklerken ne ses ne seda..

Tabi bunlar da merak konusu...
Timur,geçmişte nasıl bir yıkıntı yaşamışsa kendini dış dünyaya doğru kapatmış...Sadece Turan Usta'sı ve kızı var...
Turan usta kısmında da dediğin gibi dinleyici...:img-wink:
Şimdiki statüde bu konuşma faslı nasıl olur bilinmez ama eskisi gibi olmayacağı kesin...

Zar meselesine gelince...
Bu geçmiş yıkıntının Timur'un Tamirci ustasının oğlunun bir etkisi varmıdır acaba?
Baba Timur ile o genci karşılaştırmış ve belki de hayattaki tek mal varlığını çırağına bırakmış olması oğlunda derin bir intikam çukuru açmıştır...:whistle2
Zira çocuğun ''Görüşeceğiz''tavrından bu yıkıntıyı bağlamak içten değil...
Herşey olabilir...
Tüm olasılıklar dahilinde zar mı atsak,kahve falı mı baksak,bilemedim..:img-hyste


Bundan dolayı Emine'ye karşı takındığı tavrı ne kadar sert olursa olsun, çok da basit ya da ileride âşkından dolayı psikopata bağlanacak(!) bir durum olarak görmüyorum. Timur Mine'ye aslında kendince bir iyilik yaptı... O durumda tek gerçek Timur çünkü,Sinan değildi. Herşeyin yeniden başa sarmasını kimse istemez. Hele ki bu kadar sona yaklaşmışken... İyiki de söylememiş diyorum. Emine adına da seviniyorum,gerçi daha da çılgınlaşacak o ayrı:865323 Timur'un yaşadığı durumu düşünerek de bunu yansıttığını düşünüyorum. Açıkçası ben de merakla bekliyorum...

Bende aynen sizin gibi düşünüyorum...
O kadar ay susmuş birinin son dakikalarda konuşmasına bir nevi tepki olarak gördüm...
Sonuçta karşımızda güllük-gülistanlık bir düğün yoktu...
Timur teklifini sundu ve cevap için 3 gün süre vardı karşılarında...
Ve oradan çıkan karar sonucunda nikaha kadar gelindi...
Aradan geçen 3 ay...
3 ay+3 günde konuşmayan Emine'nin son dakikalarda dile gelmesi Timur'un gözünde dengesizlikti...
Neden şimdi konuşuyorsun,zamanında konuşup bir son verseydin gibi bir tavır gördüm...Tabi bana göre...:img-wink:

Emine'nin Nirvana'ya çıkışını merakla beklemekteyiz efendim...sofa

parot
31-10-11, 15:24
sinana kızıyordum ama gece izleme fırsatım oldu çok üzülüyor sürekli mineyle geçirdiği günler aklından geçiyor hele okulun önünde o kadar bekleyip çıkış saati geldiğinde arabadan çıkması ve yere düşüşü beni çok üzdü sanırım paraşüt kazasıymış yazılardan bunu anladım

zeyneps
31-10-11, 15:30
Yani timurun bu sinan olayını gizlemesinede kılıf bulunuyor ya pes artık diyorum.

Şimdi sahneyi şöyşe bi hatrlarsak, emine timura ,"sinan mineyi terk etmedi, mektubu var ama ben vermedim" vs vs gibi sözler etti.

Bu sözler karşısında timur korkup önce emineyi tartakladı sonrada bundan kimseye söz etmiceksin diye tehdit savurdu.
Sizce bunu turan usta içinmi, mine içinmi yaptı.Güldürmeyin beni ya:D

Bunu sırf kendi duyguları için yaptı, gün gibi ortada.

Mineymiş, sinanmış, turanmış umrunda değil.Onun istediği mine ve ona kavuşma arzusu.

Zaten eminenin söyledikleri karşısında , kimse şimşek hızı ile düşünüp söylesem şöyle olur , söylemesen böyle olur diyemez.
Onu anca izleyiceler der.Bak şöyle diyeydi ya, yok ya şöyle yapsaydı.

Ama dürüst vede menfaatçi olmayan, insani değerleri ve dengeleri bilen biri bu gerçeği mineye söylerdi.
Bir süre devam eden kaosun ardından, minede sinanda mutlu olurlardı.


Timur'da yarın bir gün kılıfını hazırlar minareyi çalan kılıfını hazırlar ne de olsa :img-heh:

Bence bu bebeğin babasını tanıyamayacak olmasının bir sürü sorumlusu var başta Sinan'ın babası ,ardından da Turan , Emine ,ve pek tabii saygıdeğer Timur...

Timur suçlu değil demek şeye benziyor ; birisinin evini soyarlarken birisi merdiveni getirmiş ,birisi gözcülük yapmış ,birisi de eve girmiş hangisi daha az suçlu demeye benziyor.
Sonuçta hepsi aynı amaç için toplanmamışlar mı bu işin daha az suçlusu mu var artık.

Üstelik Timur öğrendiği gerçekten sonra sustu ya , ha Timur ha Sinan'ın babası artık...

Timur dürüst bir adam değil ,sevilesi bir adam hiç değil ,iyi bir adam da değil ,kadınlara bakış açısı ise (eski sevgilisine sözlerini hatırlarsınız) erkeklerde en nefret ettiğim bakış açısı ,bu kadar seksist bir bakış açısı daha olamaz.

Bu arada eğer yanlış anlaşılıyorsa , Bülent İnal'la Timur'u bir tutmam ,oyuncuyla karakteri ayırt etmekle ilgili hiç bir sıkıntım yok.:whistle2

tsli_çoruh
31-10-11, 15:54
Ilk defa yaziyorum buraya :)
Diziyi fazla takib eden biri degilim ama ara sira izliyorum ve hosuma gidiyor
Mine çok güzel karnida büyüdü harikaydi :)
Ben sonuna yine izliyemedim :D
Sinan la mine sonuna kadar
Bülent inal'i severim ama bu rol ona yakismadi yok yani yakisdida , Mineyle timur asla kendi dengini bulsun bulmali
Sinan timur yüzünden daha çok çekicek

sude9
31-10-11, 17:04
Zira çocuğun ''Görüşeceğiz''tavrından bu yıkıntıyı bağlamak içten değil...
Herşey olabilir...
Tüm olasılıklar dahilinde zar mı atsak,kahve falı mı baksak,bilemedim..:img-hyste



Neden şimdi konuşuyorsun,zamanında konuşup bir son verseydin gibi bir tavır gördüm...Tabi bana göre...:img-wink:

Emine'nin Nirvana'ya çıkışını merakla beklemekteyiz efendim...sofa

ben sana bi diyim mi bacı..bence o çocuk uçtı gitti buhar oldu..kaç bölüm geçti o hususta hala bişeycikler yok..hikayesi fiyaskoydu zaten..muhtemelen o çocukta fiyasko..salla domat:img-hyste

kahve falı deme bana bacı..kahve falı deme:hıh

emine ve maceraları:)

seni sevmiyordan..sinan mektup yolladıya geldi..düşünüyorum da sıra timur'a da gelecek mi..ya da timur bana bak emine senin derdin benimle minvalli cümlelere girişip emine'yi hepten konuşamaz kıvama mı getirecek..ondan sonra merhaba gece alemi:img-hyste

sağlam bi kavradı emine'nin kolunu di mi:)

tee kaç vakit..hani şu söz dinlemeyen mine sahnesinde..beni anlamıyorsun beni dinlemiyorsun diye öfkesi kabarmış bi timur var idi..o vakit bu denli anlaşılma derdi çekmesini ,muhakkak anlaşılma isteğinde oluşunu ve öfkesinin dozunu irdelemiş..belli başlı sebeplere bağlamama karşın yine de o sebepleri durum karşısında yeterli bulmamış ve bu hususu üzeride durulması gereken bir mevzu olarak düşürüvermiş idim aklıma..emine'nin koluna bir hışımla yapışıvermesi o vakit gelen düşüncelerimi yeniden çığrıştırıverdi..

süreyya diyor ya sana dokunmayacağına nasıl inanabiliyorsun diye..ben de o noktadayım..yani inanmaktayım timur'un söylediği gibi davranacağına,hareket edeceğine..lakin yer yer ortaay çıkan bu öfke hali..ki düşündürücü olan şiddeti..pire gibi kaşındırtmaya devam ediyor hala beni..yavv bu timur çok düşündürtücü bir adam oldu :img-patsabi sal çayıra mevla kayıra diye yaklaşıyor bi de yavaş,yavaş,dikkatli diye telkin veriyorum:img-hyste

trueblue
31-10-11, 17:08
Dizide yaş farkı durmadan dillendiriliyor ve ortaya sürülüyor. Bunun bu kadar söylenmesi kafalarda ileride yapılacaklara hazırlık diye düşünüyorum. Senaryodaki sözler görsel olarak verilemeyen ve ileride kullanılacak konulara hazırlık amacı ile kullanılır.

Yaş konusunun 30-50 bazına gelince daha da önem kazanacağına eminim. 30 yaşındaki Mine kadınlığının, cinselliğinin doruğunda iken 50 yaşındaki Sinan tükenen vücudun ve azalan cinselliğin zorluklarına girecek. Aşık olmadığı bir adamdan birde cinsel tatmin bulamayan genç kadın durumuna döner olay diye düşünüyorum.

Sinan Mine’yi bebek olmadan seviyorsa zaten sevmiyordur bence bende onun Mine ile olmasını istemem. Ama ben baba olsam bana haber verilsin isterdim. Doğru ya da yanlış Sinan’ın kararı olurdu. Sinan bebeği kabullenir mi? Bu konuyu bebeği bilmediği için bilemeyiz. Ama genç bir insan için baba olmayı kabullenmek zor olur. Ama yaşasın da dedirtebilir senaristler. Doğmuş bebekler daha çabuk kabullenilir bana kalırsa.


“Ömür Boyu Minnet Duymamı Beklemeyin!” Bu söz önemli bir söz gün gelip senaristler bunu bir şekilde kullanacaklar eminim.

Mine&Sinan aşkının yürümeme ihtimali düşük. Bu onların ilk aşkları, sosyal statüleri, aileleri her şeyleri farklı. Sadece aşkları var o da zaman içinde eskiyip aşınacaktı aileler sayesinde. Şimdi ise Mine&Sinan aşkı daha önemli oldu. Engellerle karşılaştı ve yaşanmamışlığa düştü. Mine, Timur veya başkası ile en büyük en mükemmel aşkı da yaşasa aklının bir köşesinde tam yaşayamadığı aşkını hatırlayacak ve merak edecek. Denemediği sürece bilemeyecek, Lamia denediğinde gerçek ile hayal arasındaki farkı görüp gerçeği anlamıştı. Hele Sinan ölürse Mine için tümüyle bilinmezde kalacak olay ve en büyük aşkı olacak her zaman için.

Mine’de Türk filmlerinin iyi, cici kız halleri var. Onun da sabrı taşacak sonunda. Lamia gibi o da çaçaronlaşacak tahminime göre.

Turan Usta Yaprak Dökümü’ndeki Ali Rıza beyle, ÖBGZ’deki Ali Kaptan’ın tam ortasında bir karakter. Roman YP’de değişen sosyal yapının savurduğu evlatları olan ahlaklı baba vardı. ÖBGZ’de değerli evlatlarının uçkur için savuran baba var. Burada ise sosyal yapının savurduğu evlatların ahlaklı babasının çocuklarının yoluna gireceği ve aile temelinin tümüyle yıkılacağı konusu var.

Emine alkolik olup, sokağa düşerse hiç şaşmayalım. Hatta pavyona düşmüş, metres olmuş bir Emine çıkabilir karşımıza.

Zaten bu dizi bir yerde bir YP, bir ÖBGZ aslında. Adı çeldirirci olarak kullanılıyor. Bir Çocuk sevdim Turan içinde geçerli.

Zaten Bülent İnal’ın Marie Claire Kasım sayısına verdiği röportajda şöyle demiş:

“Bir Çocuk Sevdim, senaryosu gereği bu bahsettiklerinizi kapsıyor aslında.
Ailelerdeki korkular ve biraz da baskılarla kurulmuş bağları, ahlaki kavramları ve onlara gereğinden fazla önyargıyla bağlanıp ailenin kendi içindeki sıkıntılarını anlatan, muhafazakâr aile yapısı ve içindeki çatışmalardan yola çıkarak hazırlanmış bir hikâye. Bütün karakterler yavaş yavaş bağlı oldukları o ahlaki kavramları istemeden ya da karşı koyamayarak yıkmaya başlayacaklar. Aslında herkes kendiyle çaktırmadan içten içe hesaplaşacak.”

Bekir Harmangil haklı olduğunu düşünüyor bu nedenle oğlunun mutsuzluğu pahasına onları ayırıryor. Bekir, bütün çatışmaya neden olan birinci kişi; İkinci kişi ise Emine, bunlar kilit karakterler. Ben Bekir nedeniyle Sinan ölür diyorum. Sinan’ın çıldırması kaza, kazada ölüm getirirse Bekir torunu için her şeyi yapar. Emine'de Bekir'de yaptıkları kötülüğün bedelini ödeyecekler emin olun. Her ikisi de ödemeye başladılar. Ama turpun büyüğü heybede, eşeğin büyüğü ahırda daha. Daha çok ödeyecekleri var.

kelebek24
31-10-11, 17:23
herkese merhaba Bir Çocuk Sevdim ailesi :img-wink: forumu uzun zamandır takip ediyorum ama artık üye olmanın zamanı geldiğini düşündüm, ben de bir iki bişey yazmak istiyorum;

öncelikle gülcan arslan mine rolünü çok güzel oynuyor.. mine her ağladığında benim de gözlerim doluyor, dayanamıyorum kendimi ağlarken buluyorum.. gerçekten çok üzülüyorum mine'ye. tvde çok duygusal sahneler izlemişizdir ancak hepsi bizleri ağlatacak kadar duygulandırmaz. bu öyle değil işte. gülcan bize mine'nin acısını hissettiriyor. kendi adıma konuşursam ben sahnenin içine giriyorum gerçekten oldukça etkileyici...

bir de mine'nin sinan'ı sevişi çok hoşuma gidiyor.. hiç pes etmiyor hep aşkının arkasında, her zaman aşkı için savaşmaya hazır. sinan'ı bir türlü unutamaması da bundan. kendisinin onu bırakıp gidebileceğine inanamıyor, inanmak istemiyor. eminim ki mine bundan sonra da sinan'ı hiç unutamayacak. hani bir çocuk sevdim şarkısında geçen "ben böyle yürek görmedim, böyle sevgi" sözü var ya, tamamen mine'yi tanımlıyor.

ne timur'cuyum ne de sinan'cı, diziyi objektif olarak izlemeye çalışıyorum. aslında iki çift de kabulümdü ama benim de objektifliğim gitti son izlediğimiz bölümden sonra... timur'un son bölümde yaptığı hiç hoş değildi. mine'nin sonsuza kadar kendisinin olmasını istiyor ama işin içine yalan katarak mı? bir de kendisine güvenmesini söylüyor, gerçekten timur hiç güvenilir biri değil. aşık insan aşık olduğu kişinin üzülmesini istemez. kendi mutluluğundan çok onun mutluluğunu düşünür. onu bu mutlu edecekse, böyle olsun diyebilmelidir. timur'un mine'den tüm bunları saklamasının sebebi kendisini düşünmesidir. yani kendi mutluluğu. hem karnında başkasının bebeğini taşıyan hem de kalbinde başka bir adam olan bir kadınla ne kadar mutlu olacaksa olsun bakalım... ama bu sakladıkları mutlaka bir gün ortaya çıkacak. ve bu yaptıklarının bedelini ödeyecek timur inşallah...

matraka
31-10-11, 17:52
Dizide yaş farkı durmadan dillendiriliyor ve ortaya sürülüyor. Bunun bu kadar söylenmesi kafalarda ileride yapılacaklara hazırlık diye düşünüyorum. Senaryodaki sözler görsel olarak verilemeyen ve ileride kullanılacak konulara hazırlık amacı ile kullanılır.

Yaş konusunun 30-50 bazına gelince daha da önem kazanacağına eminim. 30 yaşındaki Mine kadınlığının, cinselliğinin doruğunda iken 50 yaşındaki Sinan tükenen vücudun ve azalan cinselliğin zorluklarına girecek. Aşık olmadığı bir adamdan birde cinsel tatmin bulamayan genç kadın durumuna döner olay diye düşünüyorum.

Sinan Mine’yi bebek olmadan seviyorsa zaten sevmiyordur bence bende onun Mine ile olmasını istemem. Ama ben baba olsam bana haber verilsin isterdim. Doğru ya da yanlış Sinan’ın kararı olurdu. Sinan bebeği kabullenir mi? Bu konuyu bebeği bilmediği için bilemeyiz. Ama genç bir insan için baba olmayı kabullenmek zor olur. Ama yaşasın da dedirtebilir senaristler. Doğmuş bebekler daha çabuk kabullenilir bana kalırsa.


“Ömür Boyu Minnet Duymamı Beklemeyin!” Bu söz önemli bir söz gün gelip senaristler bunu bir şekilde kullanacaklar eminim.

Mine&Sinan aşkının yürümeme ihtimali düşük. Bu onların ilk aşkları, sosyal statüleri, aileleri her şeyleri farklı. Sadece aşkları var o da zaman içinde eskiyip aşınacaktı aileler sayesinde. Şimdi ise Mine&Sinan aşkı daha önemli oldu. Engellerle karşılaştı ve yaşanmamışlığa düştü. Mine, Timur veya başkası ile en büyük en mükemmel aşkı da yaşasa aklının bir köşesinde tam yaşayamadığı aşkını hatırlayacak ve merak edecek. Denemediği sürece bilemeyecek, Lamia denediğinde gerçek ile hayal arasındaki farkı görüp gerçeği anlamıştı. Hele Sinan ölürse Mine için tümüyle bilinmezde kalacak olay ve en büyük aşkı olacak her zaman için.

Mine’de Türk filmlerinin iyi, cici kız halleri var. Onun da sabrı taşacak sonunda. Lamia gibi o da çaçaronlaşacak tahminime göre.

Turan Usta Yaprak Dökümü’ndeki Ali Rıza beyle, ÖBGZ’deki Ali Kaptan’ın tam ortasında bir karakter. Roman YP’de değişen sosyal yapının savurduğu evlatları olan ahlaklı baba vardı. ÖBGZ’de değerli evlatlarının uçkur için savuran baba var. Burada ise sosyal yapının savurduğu evlatların ahlaklı babasının çocuklarının yoluna gireceği ve aile temelinin tümüyle yıkılacağı konusu var.

Emine alkolik olup, sokağa düşerse hiç şaşmayalım. Hatta pavyona düşmüş, metres olmuş bir Emine çıkabilir karşımıza.

Zaten bu dizi bir yerde bir YP, bir ÖBGZ aslında. Adı çeldirirci olarak kullanılıyor. Bir Çocuk sevdim Turan içinde geçerli.

Zaten Bülent İnal’ın Marie Claire Kasım sayısına verdiği röportajda şöyle demiş:

“Bir Çocuk Sevdim, senaryosu gereği bu bahsettiklerinizi kapsıyor aslında.
Ailelerdeki korkular ve biraz da baskılarla kurulmuş bağları, ahlaki kavramları ve onlara gereğinden fazla önyargıyla bağlanıp ailenin kendi içindeki sıkıntılarını anlatan, muhafazakâr aile yapısı ve içindeki çatışmalardan yola çıkarak hazırlanmış bir hikâye. Bütün karakterler yavaş yavaş bağlı oldukları o ahlaki kavramları istemeden ya da karşı koyamayarak yıkmaya başlayacaklar. Aslında herkes kendiyle çaktırmadan içten içe hesaplaşacak.”

Bekir Harmangil haklı olduğunu düşünüyor bu nedenle oğlunun mutsuzluğu pahasına onları ayırıryor. Bekir, bütün çatışmaya neden olan birinci kişi; İkinci kişi ise Emine, bunlar kilit karakterler. Ben Bekir nedeniyle Sinan ölür diyorum. Sinan’ın çıldırması kaza, kazada ölüm getirirse Bekir torunu için her şeyi yapar. Emine'de Bekir'de yaptıkları kötülüğün bedelini ödeyecekler emin olun. Her ikisi de ödemeye başladılar. Ama turpun büyüğü heybede, eşeğin büyüğü ahırda daha. Daha çok ödeyecekleri var.
bu sayfada bir tek cinsel konulara girilmemişti oda oldu sonunda,kimse kimseyi cinsel konularda şöyle olur böyle olur diyemez,cinsellik hakkında söylediklerinizi kontrol ederseniz sevinirim,özellikle erkek ve yaş kısmını araştırın sonra yazışalım yeterli bilgi bulamassanız size bilgileri gönderirim,buraya kadarmı düştük ya

timur ne adammış ne yapsa şimdiye kadar eleştirilen bir krakter,bu kadar sert eleştirlien bir krakter görmedim,o yüzden bazı durumları açıklamakta yarar var,17 yaşındaki minenin hayatını karartan timur değil,mine ile 16 yaşından beri birlikte olup,birinci önceliği mine olmayan timur değil,insanları yukarıdan bakarak sevdiği kızın ailesini düşünmeden hakaret eden timur değil,sonra pişman olmuş gibi çocuklar gibi balonlar alıp gelende timur değil,ilerde inşallah tahmin ettiğim olucak sinan mine birleşince,ve bunların ilkn kavgaları aile yüzünden çıkıcak,çünkü ben sinanın özür dileme halinde pişman olduğunu görmedim,arabadan inerken ben ne dedim şimdi diyen bir sinan vardı

yukarıdaki olaylar bilinen olaylar,daha sinanın kız arkadaşını sosyal çevresine nasıl tanıttığına şahit olmadık,buna şahit olalım bir bakalım
bunları niye yazdım yukarıdaki yanlışlardan inanın bana, timurdan fazlası çıkar,ama sorun bizim bakış açımızda,sinancılar sinanın sorunlu krakter olduğunu kabul etmiyor,timurcular ediyor,geçmişinden dolayı,sinancılar neden etmiyor,timurun davranışlarının sebebine geçmiş diyorsak sinanın yukarıda yazdığım hatalarına da yetiştirilme tarzının, çevresinin etkileri diyebiliriz

kısacası dizi daha emekleme safhasında,biz ise forumda bütün günahları timura,emineye bile değil,tüm doğruları sinana veriyoruz böylede bir yere varamıyoruz,varamayacağızda...
not:sinan ile ilgili düşüncelerimi genel olarak yazdım foruma,sizinle alakası yok üstünüze lütfen alınmayın!!

trueblue
31-10-11, 18:23
bu sayfada bir tek cinsel konulara girilmemişti oda oldu sonunda,kimse kimseyi cinsel konularda şöyle olur böyle olur diyemez,cinsellik hakkında söylediklerinizi kontrol ederseniz sevinirim,özellikle erkek ve yaş kısmını araştırın sonra yazışalım yeterli bilgi bulamassanız size bilgileri gönderirim,buraya kadarmı düştük ya

timur ne adammış ne yapsa şimdiye kadar eleştirilen bir krakter,bu kadar sert eleştirlien bir krakter görmedim,o yüzden bazı durumları açıklamakta yarar var,17 yaşındaki minenin hayatını karartan timur değil,mine ile 16 yaşından beri birlikte olup,birinci önceliği mine olmayan timur değil,insanları yukarıdan bakarak sevdiği kızın ailesini düşünmeden hakaret eden timur değil,sonra pişman olmuş gibi çocuklar gibi balonlar alıp gelende timur değil,ilerde inşallah tahmin ettiğim olucak sinan mine birleşince,ve bunların ilkn kavgaları aile yüzünden çıkıcak,çünkü ben sinanın özür dileme halinde pişman olduğunu görmedim,arabadan inerken ben ne dedim şimdi diyen bir sinan vardı

kısacası dizi daha emekleme safhasında,biz ise forumda bütün günahları timura,emineye bile değil,tüm doğruları sinana veriyoruz böylede bir yere varamıyoruz,varamayacağızda...

Sevgili matraka arkadaşım, cinsellikte aşkın, hayatın bir parçası. Bunun düşmekle ne alakası var? :bilmim Cinsellik dünya tüm insanların yapısında olan bir şey niye bu kadar kızdın anlamadım. :bilmim Hepimizi leylekler getirmedi, hepimiz cinsellik sonucu oluştuk ve doğduk. Tüp bebekler hariç. :img-blush

Dizilerdeki aşklar cinsellik içermiyormu? Tecavüzler, aldatmalar, evli insanların başkaları ile beraber olması niye izlenme rekorları kırıyor acaba? Onlar düşmek sayılmıyor mu acaba?

Kendinden yaşça çok küçük kadınla evlenen erkeğin aldatıldığı bir çok örnek var gerçek hayatta. Kadında erkekten çok yaşlı olduğunda aynı durum ortaya çıkar. Ben ona da karşıyım.

Ben Sinan'cı değilim. Sinan, toy, hayatı boyunca poh pohlanmış, zengin olmuş, şımartılmış bir genç; zorda kalsa belki Mine'yi bırakırdı. Ben hataları yok demiyorum.

SELVERR
31-10-11, 18:54
en son baba kızların sahnelerinde bırakmıştım sanırım..
onlar bu olayları yaşaya dursun esmahan teyzem güzel komşu ile emine sayesinde tanışmakla meşgul idi.. emine yaşamış olduğu travmalara daha fazla dayanamayıp fenalık geçirmekle meşguldu.. artık kardeşi ile yapmış olduğu telefon konuşmasından sonra timur ve minenin beraber ız kurtarma çalışmalarına da başladıklarını duyup kıskançlıktan mı bu hale geldi bilinmez ama yol ortasında birden nefes alamamaya başladı...yardımsever komşu hanımda bilmeden gelecekteki yol arkadaşının ailesi ile tanışmış bulundu. o sahnede "nefes almakta zorlanıyor musunuz "sorusuna karşılık siz doktor musunuz klişesi girdi devreye. aslında sabahat açılın ben doktorum dese daha bir komik olurdu ya neyse.. yalnız süreyyayı ziyarete neden mine ile gidilme zahmetinde bulunulmadı acaba? kızın teyzesini görmek için ne kadar uğraş verdiği hatta hepsinden daha fazla merak ettiği bilinirken onun haberi bile olmadan nasıl gittiler anlamadım.. hoş zaten göremediler ama asıl minenin gitmesi gerekiyordu bence...

erdalın bereber maceraları da başladı bu bölüm.. ben akıllı uslu berbelik yapacak diye umutlanmıştım ama hata yapmışım kamerayı elden bırakmamakla beraber berbere gelen müşterilere profil iltifatları ile kaçırmayı hedefledi sanırım.. yakında berbere sakal saç kestirmeye kimseler gelmeyecek ondan korkuyorum..

şenoğullarında akşamki yemek konusu mervenin kaçması idi.. kızınkaçması ile ilgili herkes fikrini beyan etti sayılır. erdal bakıcı ellerinde büyümesinden,esmahan şımarıklığından dem vurdular.. mervenin kaçma sebebinin mine olduğu öğrenilince esmahan hanım konuya müdahale etti.. gerçektende esmahanın fragmandaki sözleri merve için sarf ediliyormuş...kızı ümitsizliğe düşmesin istiyor sanırım sanki mine güle oynaya evleniyorda bir tek merve vardı derdi..

bu arada bakıcı elinde büyüdüğü için mi yada sırf şımarık olduğu için mi merve bu derece tepki veriyor düşünmek lazım......bence onunla doğrudan bir alakası yok.. mervenin durumunu düşünecek olursak küçük yaşta annesiz kalmış...sebep ne bilmiyoruz henüz ama eğer kocası ile olan anlaşmazlık yüzünden gitti ise belli ki giderken kızını hiç düşünmemiş onu bırakıpgidebilmiş.. eğer başkası ile gitmişse de o daha vahim tabi ki...merve asıl sebebi bilsin yada bilmesin sonuçta annesi gitmiş... ölmüş olsa belki bu derece oolmazdı yani en azından annesinin onu severek öldüğünü bilebilirdi. yani isteyerek bırakıp gitmediğinden emin olurdu. ama gerek diyaloglardan gerekse timurjn tavırlarından eşinin ölmüş değil daha çok bırakıp gitmiş bir eş olduğu anlaşılmakta.. her ne kadar merve gerçek sebepten farklı bir terk ediş hikayesi bilmekte olsa bile ne olursa olsun annesi onu terk etmiş gitmiş. bu gerçek mervenin hafızasında içinde bir yerde var..annesi gittikten sonrada tek gerçeği sığındığı kişi babası olmuş.. babası öyle yada böyle bu zamana kadar aralarına birini sokmamış... öyle ki begümden bildiğimiz kadarı ilesevgillilerini kızı ile tanışrmak gibi bir girişimi de olmamış.. diğer şımarıklıklarını bir kenara bırakıp sadece bu olayı alırsk şimdi yıllar sonra babası kızın karşısına çıkıp evlenicem diyor.. unutmamak lazım ki merve bu korku ile yaşıyordu zaten. işte korktuğu başına geliyor ... timur ne kadar evliliğin sebebini falan kızına anlatsada mervenin ne kadar anlayacağı şüpheli...öyle ki evliliğin diğer tarafı bile bunu anlamakta zorluk yaşarken. neyse merve babasına anladım demiş belki ama bu derece bağlı olduğu babasının başkalarını seveceğinden onlar yüzünden babasını kaybetmekten yalnız kalamktan korkuyor merve. hırçınlığı da bu yüzden.. evet bazen durumu abartıyor ama çok da suçlayamıyorum merveyi ne yapıyorsa babasına olan aşkından yapıyor çünkü... düşünürsek zaten babasının kendisini sevmediğini de düşünüyordu her ne kadar timur aksi demeye çalışsada merve pek inanmıyordu buna hatta aytene demişti babam beni sevmiyor başkasını nasıl sevecek gibi... belkide asıl onu korkutan kendisini sevmeyen babasının başka birini sevecek olması bu seveceği kişi gerek mine gerekse bebeği olarak düşünülebilir.. çünkü şu an her ikisini de kendisine rakip olarak görüyor ve onları daha çok sevecek olma ihtimali içini yiyor .. aslında timur evliliğin falan sebebini anlatınca baya baya ikna olmuştu evdeki o konuşmalar dengesini bozdu tekrar o duydukları da bebekle ilgili olan sözlerdi tabi.. kendisini sevdiğini bir kere bile dile getirmeyen babası mineye neler diyordu bakarsak;

Çok güzel bir çocuk olucak.Hepimizin ışığı olucak Onu çok sevicez.Sevgiyle büyüycek merak etme

Kız babasına kendisine bunları ve benzerlerini söylemedi diye inanmıyordu hatırlarsak timurda merveye sözlere gerek olmadığını konuşmadanda anlaşılabileceğini söylemişti. sonuç itibari ile merve bunu duyamadı ama timur daha doğmamış bir bebeği seveceğini söylüyordu hemde akşamında yardım için bunu yaptığını kızına söylemişken.. bunları duyan merve tekneyi alıp kaçmasın da napsın .... aslında hangi kız evlat böyle bir şeyi kolay kolay kaldırabilirdi ki... bu olayı minenin yaşadığını düşünürsek çok da farklı davranmazdı herhalde.. öyle ki şu an babası için bir evlili yapacak olan kızdan bahsediyoruz.. belki başka sebeplerde var evliliği kabul etmesi için ama büyük ölçüdede babası etken değil mi....o yüzden ha mine ha merve farketmez tepkiler aynı tehlike ölçüsünde olurdu sanırım..bu arada esmahana alışma konusunda hak veriyorum ben.. şu an ikili arasında durum parlak olmasa da zaman içinde mine ve merve iyi ikili olacaklardır malum büyük ölçüde aynı dili konuşuyorlar işte biraz da bu yüzden diyoruz timurun bu ikisi ile işi baya zor ve acılı olucak diye...

turangillerde mevuz bu iken timur tarafında kızına yin şevkatle yaklaşan baba görüntüsü vardı.. kızının saçını tarıyordu timur.. valahi imrenmedim desem yalan olur.... neyse..
sence ben korkakmıyım
değilsin

peki benim bugün ne kadar korktuğumu biliyor musun[/B]?[B]Ben hayatta bir tek şeyden korkarım senin başına bir şey gelicek ve sen üzüleceksin diye.Başka şeyden korkmam.Bunu biliyorsun değil mi?

aslında bir baba evladı gözüyle bakmazsak olaya timur merveye verdiği değeri bu sözlerlede kanıtlamış oldu ama işte duygusal yaklaşınca durum böyle olmuyor ne yazık ki. illaki o iki kelime sarf edilsin istiyorsun belki sevildiğini biliyorsun inanıyorsun ama dile de gelsin istiyorsun artık evlat şımarıklığı da denilse olur bu duruma..hatta dizide mine babasına el uzatırken bunu dile getirmişti Yüzüme karşı söylemedin ama beni sevdiğini biliyorum ,geceleri saçımı okşadığını biliyorum ....bilsekte dile gelsin isteriz bazen..

Mine burda bizimle birlikte yaşıyacak bunun nedenini sana anladım sende anladın.
anladım söylemi gerçekleşmedi ama bencede o konuşmada timur gerçeği anlattığında merve ikna olmutşu duruma.. yani babasının onun istemediği bir şey yapmadığına inanmıştı ama işte sonra olan oldu.....merve olayı bildiğihalde bu tepkiyi veriyorsa buevliliğin normal bir evlilik olduğunu düşünse nasıl bir tepki verirdi merak ediyorum ben.... artık düğünde sadece mineyle konuşmakla kalmaz eve bomba falan yerleştirirdi bu düğün olmasın diye mazallah :)

Sen benim hayattaki tek varlığımsın ömrünün sonuna kadar senin yanında olucam aramıza kimse giremez. Mine çok iyi bir kız ona yaklaşırsan tanırsan sende seviceksin .Bir daha sakın beni korkutma tamam mı?

bu sözlerlede merveye verdiği değer daha bir ortaya çıktı aslında.. mervede anlıyordu sanki ama timur sözü tekrar mineye getirince tekrar tepesi attı kızı.. mineye tavrı babasının karısı olacağından değil daha çok rakibi olacağından bu belli.. evlilik gerçeğini timurun anlatması kıskançlığın aslında daha basite inmesini de sağlamış oldu bence.... hatta bana göre düğündeki tehditin bile ne kadar çocukca olduğu belliydi...o teHdit beni korkutmadı açıkcası yada mervenin yapacaklarının daha sınırlı olduğunıu düşündüğümden korkmadım belkide yada merve beni çok şaşırtacak bilmiyorum ama dediğim gibi korkutmaktan çok gülümsetti aslında o tehdit... merve bile inanmıyordu bana göre minenin bu ethditle hayır diyeceğinden öyleki nikah anında içi içini yiyordu bu yüzden.. bu arada timur içi pek arahat şekilde "aramıza kimsegiremez "diyorda mine daha şimdiden aralarına girdi bunu ne zamn farkedicek acaba?ne kadar yardım şu bu desede minenin çoktan hayatında yer ettiğini hatta kızı o yüzden kaçmış olsa bile kızına hala mine diyebildiğini hatta laf arası sen de seversin diyerek durumun aslında gizlenmekten çok açık vermeye de başladığını ....tıpkı verdiği sözleri nasıl ne kadar tutacağını merak ettiğim gibi Mine gerçeğini de ne zaman ve nasıl farkedeceğini merak ediyorum..

diğer bir konuda yaş mevzusu oldu bu hafta bir tarafta emine mervenin yaşını sorarken diğer tarafta merve tarafından aynı şey soruluyordu..bir tarafta timur yaşı söylemekte zorlanırken mine ise babasından gelmesi muhtemel cevabı bekliyor gibiydi.. anlaşılan o ki bu mevzu ara ara tekrar edicek... bu arada ne kadar mine ve merve arası yaş farkı az olsada aslında aralarındaki fark çok büyük bunu bu bölüm daha iyi anladım ben....aradaki yaş 4 yıl ama mine daha olgun .. kırılgan belki ama gerek yaşadığı olaylara gerek kendi göze aldığı şeyler düşünülünce merveye göre daha güçlü... babasına ihtiyacı var gibi olsada aslında çok da yok... bir yerde aile baskısına dayanarak bir yola giriyorsa diğer tarafta kendi kararını da verebiliyor. evet bebeği doğurma onun kararı bu kararı tek başına aldı tıpkı sinanla bu anları yaşarkende yaptığı gibi. evlilikte tökezleme sebebi de bu olayın artık sadece onu ilgilendirmekten çıkması ile oldu... merve ise daha çok babasına muhtaç daha çocuk.. mineyi kıskanıyor öyle ki o korku anından sonra bile mineye kötü kötü bakıyor onun yüzünden diyordu... aynı şekilde nikahtaki tehditte öyle..


merve mineyi bir tarafa koyarsak .. turanın sızlanmasını merak ediyordum.. evet resmen karnın büyümeye başladığını dile getirmiş neyi bekliyorlar diye.. aslında istemez gözükmeye başlasada evlilik olsun bu durumdan kurtalalım dediği de bariz belli...

bu arada turan bu kadar acele ederken evlilik için timurun teyze çıkar çıkmaz hatta bazı arkadaşların garipsediği gibi gece yarısı arayıp hazırlıklara başlayalım demesine sabahın körü eve gelmesine şaşmamak lazım... adam turanın hassasiyetini biliyor üstelik bekledikleri şartta ortadan kalktı napsın demi... neyse timurun acelesi hakkında daha ayrıntılı yorum yapıcam daha sonra..:icon_whis

turan esmahan konuşmasında esmahanın konuyuemineye kısmete getirmesi de şaşılacak şey açıkcası. kadın eminenin timuru beklediğini biliyor hala bile bile kısmet çıksa diyor kızının şu aralar bambaşka bir alemde seyrettiğinin farkında ama böyle konuşuyor .. işte şaşıyorum bu yüzden esmahana da. bu arada turanda eminedeki garpliğin farkında ama sanki anlam veremiyor ama emine garip davranışlar verdiğinde emineye odaklanıyor gibi.. bakalım turan bu durumu anlar mı? gerçi anlasa dile getirir mi* mışş..

turan amca-esmahan ve sebahat karşılaşmasından bahsedersek. turan amcaacayip heyecan yaptı ama komşuyu görünce bakmakla bakmamak görmekle görmemek arasında gitti geldi.. sabahatın merhabasına esmahan cevap verince kalakaldı tek laf edemedi. komşu gidince hemen sordu ama erden tanıyorsun diye.. turan amcanın fena kaptırdığı bu karşılaşmasında bariz belliydi bakalım görelim gelecek ne getirecek.... turanın durumu da kötü ...

minenin evliliği neden kabul ettiği süreyya tarafından da dile getirdi. bebekten çok babası için.. mine açısından durumbiraz daha farklı olsada sinanın gelmeyeceği ile de bağdaşsada sebep dile geldi.. minenin artık dönüşü yok.. diye başlayan sözleri telefon konuşmasındaymış. ben biri ile karşılıklı konuşur diye bekliyordum ama değilmiş.. süreyyanın bebeği doğurma ile ilgili söylemlerine gelirsek hani "dünyadada çocuğunu tek başına büyüten bir sürü kadın var" bu sözlere. acaba süreyya bununda sandığı kadar basit olmadığının farkında değil mi yoksa farkında da sadece mine evlenmesin diye mi deyim yerinde ise saçmalıyor...

çocuk doğurmak büyütmek acaba kolay bir şey mi? insan yanında kocası ,belli bir geliri,eğitim geçmişi hatta gerekirse aile yardımı olduğu halde çocuk büyümekte ne zorluklar yaşıyor.. eğitimiydi mamasıydı ne bileyim bir dünya gideriydi.. hadi maddi durum bir şekilde çözüldü diyelim mine iş buldu çalıştı çocuğa baktı büyüttü .. bir çocuk sadece doyurmakla beslemekle de büyümüyor onun yetişmesi içinde bir sürü şey gerekli.. örneğin okulu.. okul işi de kolay yazdırdın bir okula okumaya başladı çocuk .. peki o çocuk babasız olduğu için kendisine vurulan damgayı nasıl kaldıracak... nasıl savunacak.. mine bebeğin bir şey bilmesini istemiyor anlaşılan o ki babasını da anlatmayacak . hoş çocuğun babası olduğu bilinse bile yanında olmadığı içinde bu söyemlere maruz kalacak. o çocuk başı dik şekilde nasıl okuyacak büyüyecek . mine hadi kendi hakkında söylenen sözleri görmezden geldi tek başına u hayatı sağladı.. o çocuk nasıl kabullenecek bunu babam nerde neden yok neden bana.. diyorlar diye sormayacak mı? birde erkek çocuk olacak bu... nasıl kaldıracak bu gerçek yüzünden başı belaya girecek gerekirse kavga edecek.. minenin seçtiği daha doğrusu süreyyanın öğütlemeçalıştığı bu yol sayesinde daha ilk andan 1-0 yenik başlamış olmayacak mı hayatta.. .. hadi diyelim süreyyada destek olacak. girdiği işler aradığı eş şu an yaşadığı olayları daha sonrada yaşamasına nedn olacak. süreyyanın bu durumu ileride yardımdan çok zararda sağlayacak.....süreyyanın söylediği hayatta bunlar belkide daha fazlası yaşanacak

şimdi birde timurun sunduğu sunacağı hayata bakarsak.. en azından o çocuk babalı doğmuş olacak? ha babası yok mu evet var? ama nerde hani nerde? ne kadar haberi var durumdan hatta ne kadar haberdar olacak? haberdar olmamaıs için başta bekir harmangil gibi bir engel var mesela.. hala kızı görebilmiş bile değil ya çocuktan haberi e zaman olur o bile belli dğeil.. işte en azından bir baba olacak başında. iyi bir eğitim, iyi bir aile, ne kadar tam olur bilinmez ama mutlu bir yuva.. bazı damgalara maruz kalmayacak başı dik yürüyecek...sonuçta bazılarına göre kötü niyetli olsada ne olursa olsun yanında bir koruyucu kollayıcı lacak.. öyleki bu adamın nasıl bir baba olduğunu da biliyoruz hatta hep beraber izledik... kızını nasıl sevdiğini onun için endişelendiğini falan.... bunların hepsini şartlar el verse belki sinanda yapar ama önce o şartların el vermesi öncelikle harmangilin ortadan çekilmesi sinanın sağlığına kavuşması ve bilimum sorunların halledilmesi lazım ki... şartlar böyle iken çocuk askerlik çağına gelir herhalde sinan oğlundan haberdar olup yanına gelip destek olana dek..

~~winds~~
31-10-11, 21:13
İyi akşamlar...

Hala Timur ilahlaştırılmaya devam ediliyor gördüğüm kadarıyla... Değişen pek bir şey olmamış... Sinan ve Mine'nin bebeğinden bahsetmişler arkadaşlarım... Çok acı bir şeyden bahsetmişler aslında... "Babasız büyüyen bir çocuk..." O bebeğin önünde iki seçenek var. Birincisi; Timur amcayı babası olarak bilecek. Kendi babasını tanıma fırsatı olmayacak. Kendisiyle alakası olmayan bir insanın yanında , onun düşünceleriyle büyüyecek... Bu çocuk belki de hayatı boyunca kandırılacak , bir bireyden kim olduğu saklanmış olacak ki yapılabilecek en büyük haksızlıktır masum bir bebeğe... İkincisi; Timur'u babası olarak bilmeyecek ama kendi babasını da tanımayacak. Herkes ailesinden bahsederken o annesinden ve annesinin yanında yaşadığı Timur amcasından bahsedecek. Ki en acısıdır bu... Babası 2 yaşındayken ölen bir arkadaşım var. Biz eskaza yanında "Baba" tabirini kullandığımızda , kızın gözlerinde beliren hüznü görmemek mümkün değil. Siz bu bebeğin yerinde olsaydınız , bu iki seçenekten birini yaşamak ister miydiniz? Kafamda canlandırmam bile halime binlerce kez şükretmeme neden oldu. -Timur , bu bebeğin hayatını mahfediyor yorumlarında da gülünecek bir şey yok. Timur'un , Sinan'ı Mine'ye hiçbir şekilde yaklaştırmayacağı geçen bölümdeki sözleriyle ayan beyan ortaya döküldü bence...- Gerçi , bu başlıkta bu bebek ne kadar düşünülür o da muamma... Neticede ; Mine ile Timur evlendikten sonra bu bebek ölsün. Sinan'la hiçbir bağ kalmasın aralarında diyenler oldu. Hah bu "Bebek ölsün , Sinan'la bağ kalmasın." diyen arkadaşlarımız , bizler eskaza Mine ve Sinan birbirini görsün diyince de karşı atağa geçiyorlar. "O zaman 20 bölümde bitsin bu dizi , onlar kavuşursa konu mu kalır." diyerek. Bizlerin Timur'u sevmeyişi eleştiriliyor ama Sinan'ın her zaman Mine'nin hayatında olacağı kabul edilemiyor. Sinan'a gelirsek ; onun için de iki ihtimal var. Birincisi ; asla bir oğlu olduğunu bilmeyecek. Mine'nin onu neden terkettiğini ve ona neden ulaşamadığını düşünerek geçirecek ömrünü... Ve suçu olmadığı halde kıacak belki Mine'ye... İkincisi ; Sinan , Mine'nin evlendiğini öğrenecek. Büyüyen karnını da görecek. Hemen arkasından bir başkasıyla evlendiğini , kendisini hiç sevmediğini düşünecek. Ve yine Mine'ye kızacak ve belki nefret edecek , çünkü gözünde Mine onu kandırmış olacak. Mine'ye gelirsek ; onun için tek ihtimal var. Hayatı boyunca Sinan'a kızacak. Her şeyi bilerek gittiğini , bile bile bıraktığını düşünecek. Ama bütün bunların ne önemi var , değil mi? Bu dizide sadece Timur ve onun duyguları var neticede , önem teşkil eden tek şey Timur... Yok efendim Timur geçmişte kırgınlıklar yaşamış , yok bilmem ne... Her geçmişinde kırgınlık yaşayan kendinde başkalarının hayatlarına müdahale etme hakkı görseydi dünya nasıl bir yer olurdu derin şüphelerim var. :icon_whis Ayrıca bu başlık altında Sinan'ın ebeveynlerine en çok yüklenen de bizleriz. Şimdi onları da sevgiyle sardığımız iddia ediliyor , hey Allah'ım. :img-hyste Timur'u ne kadar sevmiyorsak , Sinan'ın ebeveynleri olacak insan müsfettelerini de o kadar sevmiyoruz. Hatta Turan ustaya da kızgınız. Bu iki gencin hayatına müdahale eden ve onları aşklarından , hayatlarından eden herkese bizim tepkimiz. Mine ; bebeğini ve Sinan'ını düşünüyor. Sinan ; Mine'sini düşünüyor. Sinan'ın annesi ve babası ; -sözde- Sinan'ı düşünüyorlar. Turan ; kızını ve ailesini düşünüyor. Timur ise ; sadece ve sadece kendisini düşünüyor , kendi isteklerini ve arzularını düşünüyor. Bu dizide herkesin düşündüğü biri varken , Timur'un tüm bunları elinin tersiyle itip sadece kendi isteklerine odaklanması en azından benim tarafımdan kabul edilemez ve asla da kabul edilmeyecek.
Timur'un hep dürüstlüğünden dem vuruluyordu , kızına Mine olayını olduğu gibi anlatması ayakta alkışlanarak karşılandı. Ama dürüstlük abidesi , yardımsever Timur amcanın Mine'den , Sinan'ı saklaması karakteriyle aynı doğrultuda oldu , yapılması gerekeni yapmış oldu. Sonra da bizlere Timur'un her hareketini olumsuzlukla karşıyorsunuz-aslında bu daha kaba söyleniyor ama biz böyle söyleyelim.-deniyor. Üstüne basa basa bu konuyla ilgili her yorumumda bıkmadan usanmadan kuracağım bu cümleyi ; sizler Timur'u gözünüzde çok büyüttüğünüz için bizim Timur'un her hareketini kötü yorumladığımızı düşünüyorsunuz.
Sinan'ın insanlara yukardan bakan , kendini beğenmiş , aklı beş karış havada , babasının parasıyla şımartılmış , birinci önceliği Mine değil kendisi olan , Mine'nin ailesini hor gören bir karakter olduğunu söyleyenler için bir kaç replik paylaşmak istiyorum.

-Bu , Sinan'ı insanları hor gören ve yukardan baka biri olarak tanımlayanlara...-
Sinan: Yalnız böyle koşturursan yumurtalar kırılır. Hadi atla...
Mine: Yok bu benim için fazla...
Sinan: Bak öyle zengin oğlan utangaç kız tripleri yaratmayalım tamam mı? Hadi atla...
-Mine , arkadaşlarını görünce koltuğun altına saklanır.-
Mine: Arkadaşlarım , beni bu arabada görmemeliler.
Sinan: Allah Allah , gören de cenaze arabası sanır.
Mine: Yanlış anlama , çevrem...
Sinan: Tamam o zaman yeniden tanışalım. Buna biniyorum diye kükremem , ısırmam , öyle birden havalanmam. İkimiz de zararlı madde değiliz yani... Tamam mı?
Mine: Tamam.

-Bu , Sinan'ı baba parasıyla şımarmış biri olarak tanımlayanlara...-
Sinan: Sana bir şey söyleyeyim mi? Bak göreceksin , günün birinde adımı tarihe yazdıracağım. Hem de babamın parasıyla ya da okuduğum okullarla falan değil... Kendi adımla! Sinan Harmangil şunu şunu yaptı diyecekler... Yüzyıllar sonra kitaplarda okuyacaklar. Al işte sana ölümsüzlük...

-Bunlar da , Sinan'ın birinci önceliğinin Mine olmadığını , Sinan'ın Mine'nin hayatını kararttığını söyleyenlere...-
Mine: Madem yakaladın , hiç bırakma e mi?
Sinan: Bırakmayacağım. Elimizde bastonlar , ihtiyarlayana kadar... Bırakmayacağım seni.

Mine: Sence biri bize büyü falan mı yaptı?
Sinan: Bence rüyadayız.
Mine: Hiç bitmesin.
Sinan: Hiç bitmeyecek...

Sinan: Pişman mısın?
Mine: Değilim... Çünkü seni çok seviyorum. Biz hiç ayrılmayacağız değil mi?
Sinan: Ayrılmayacağız sevgilim... Seni hiç bırakmayacağım...

:whistle2

Son izlediğimiz bölümde Sinan'ın , Mine'nin gülüşünü anlatışı onun daha önceki başlıklarda savulunulduğu gibi -cinsellik düşkünü , uçkurunu tutamayan biri- olmadığını kanıtlıyor. Sinan , Mine'nin bedenini değil ruhunu sevdi. Sevgisine ikna olmanız için de alçılı ayağıyla , hayatını tehlikeye atarak Mine'ye gidişine bakmanız yeterli... Görmek isteyen için delil çok , görmek istemeyene milyon kere yazsak nafile...

Son olarak ; hala Mine'nin , Sinan için gençlik ateşi olduğu söyleniyor. Kaç kişi gençlik ateşi uğruna sağlığını , belki de hayatını tehlikeye atarak alçılı ayağıyla peşinden gider. Kaç kişi gençlik ateşini Sinan'ın sözleriyle tanımlar. Kaç kişi gençlik ateşi için annesine babasına bile söz geçiremeyerek , o halde sevgilisine ulaşmak için İstanbul yollarına düşer. "Sinan , Mine'yi düşünmüyor. Çünkü onunla birlikte oldu." laflarına da şu saatten sonra karnım fazlasıyla tok.

Ayrıca ; bir dahaki bölüm veya sonraki bölümlerde Sinan'ı araştıran bir Timur görürsem hiç şaşırmam. Malum "En iyi tanıdığın kişi düşmanın olmalıdır." diye bir söz var. Timur'un da Sinan'ı alt etmesi için çok iyi tanıması lazım.

İyi yorumlar.

FarahZeynep
31-10-11, 22:30
İyi akşamlar...

Hala Timur ilahlaştırılmaya devam ediliyor gördüğüm kadarıyla... Değişen pek bir şey olmamış... Sinan ve Mine'nin bebeğinden bahsetmişler arkadaşlarım... Çok acı bir şeyden bahsetmişler aslında... "Babasız büyüyen bir çocuk..." O bebeğin önünde iki seçenek var. Birincisi; Timur amcayı babası olarak bilecek. Kendi babasını tanıma fırsatı olmayacak. Kendisiyle alakası olmayan bir insanın yanında , onun düşünceleriyle büyüyecek... Bu çocuk belki de hayatı boyunca kandırılacak , bir bireyden kim olduğu saklanmış olacak ki yapılabilecek en büyük haksızlıktır masum bir bebeğe... İkincisi; Timur'u babası olarak bilmeyecek ama kendi babasını da tanımayacak. Herkes ailesinden bahsederken o annesinden ve annesinin yanında yaşadığı Timur amcasından bahsedecek. Ki en acısıdır bu... Babası 2 yaşındayken ölen bir arkadaşım var. Biz eskaza yanında "Baba" tabirini kullandığımızda , kızın gözlerinde beliren hüznü görmemek mümkün değil. Siz bu bebeğin yerinde olsaydınız , bu iki seçenekten birini yaşamak ister miydiniz? Kafamda canlandırmam bile halime binlerce kez şükretmeme neden oldu.

Dizide ne olursa olsun - Mine Timur'la evlensin, ona aşık olsun ya da Sinan'a olan aşkı bitsin- bu bebeğin gerçek babasıyla tanışmasını istiyorum. Belki Timur ona çok iyi babalık yapabilir, Mine'yle sıcak bir aile tablosu sergileyebilirler çocuğun karşısında ama gerçek babası gibi olamaz diye düşünüyorum. Belki de babasını tanıyınca bile hala Timur'u daha çok sevecek, onu babası gibi görecek, ya da Sinan'ı daha çok sevecek olabilir; ama en azından babasını tanımak bu çocuğun hakkı. İster sever ister sevmez bu ona kalmış. Umarım böyle bir senaryo gelmez karşımıza.

Keyifli yorumlar (:

sema65
01-11-11, 00:01
herkes çocuğun gerçek babasıyla büyümesi gerektiğini hatta onunla mutlaka tanışması gerekliliğini söyleyip duruyor,tabi normal olanı kendi babası ile büyümesi ama o kadar insanlar varki evlatlık aldıkları çocukları kendi biyolojik çocukları gibi seven ebeynler varken bunları burda tartışmak biraz garip oluyor.timur şayet o çocuğu kendi büyütürse eminimki kendi öz çocuğu gibi sevip benimseyecektir.önemli olan ona emek verendir.ayrıca sinan'ın bu çocuktan haberi olsada bu aile baskısıyla doğmasına müsade edip etmeyeceğinide bilemiyoruz.neticede baba parasıyla hayatını sürdüren bir şahıs olarak ne kadar ailesini karşısına alarak diretebilirdi bu da ayrı bir soru işareti.hatırlarsanız sinan amerikaya geri dönecekti zaten master için,mine beni bırakıp gidecekmisin buralardan diye sormuştu ve bende seninle geleyim diye söylemişti,sinan o zaman sen nasıl benimle gelirsin demişti.belki yaşının küçük olmasından dolayı böyle söylemiş olabilirde ama yakın zamanda mineyle ilgili bir planı bulunmuyordu.şimdi böyle bir adamın çocuk sahibi olması ne kadar doğru bir düşünün.ayrıca timur mineyle hastaneye kontrole gittiğinde bebeğin erkek olduğunu söylediğinde mine'ye güle güle büyüt dedi,büyütürüz demedi kendini bu işe katmadı.timur mine'yi gerçekten çok seviyor asla ona zarar verecek bir şey yapacağını da sanmıyorum.şu an mine için en hayırlı olan timurla evlenmek,ileride belki sinanla birlikte olurlar şu an için bilemiyoruz ama bu gün için en doğru şey evlenmesidir.mine'nin de kendi ailesine karşı yükümlülüğü var,babası o kadar modern düşüncelere sahip biri değil kaldıki günümüzde sanmıyorum ki kaçımızın ailesi bu durum karşısında geniş davranır bilinmez.bu dizi 2 seneye dayanacaksa bu hikayeyi başka türlü uzatmaları mümkün değil.

lbektas
01-11-11, 02:26
Dikkatleri üzerine çeken bir bölümle başlamıştı dizi,malüm oyuncularının muhteşemligiyle bir adım öndeydi ve ardından gelen senaryo ,evet sinan ve minenin aşkı ile başlamıştı ,bu aşk efsane olabilecek konuma gelmeden minenin düştügü durum ve bu durumun ısrarla devam ettirilmeye çalışlması biraz amaçdışına taştı,mine zor durumda yani aile baskısı altında timurla evlenmeye mecbur ediliyor izlenimini verirken ,bebegini dogurma gayreti bu duruma ters düşüyor yani o zihniyette bir aile kızına çocugunu yaşatma hakkı tanımaz ,hadi yaşattı kızın karnı burnunda mahallede gerine gerine gezdirmez,onuda geçdik ne zaman evleneceginin takdirini kızın keyfine bırakmaz,kızın kardeşi amanda dayısı diye erkek yegene şirinlikler yapmaz ,bu absurtlükler içinde zıp çıktı ilerleyen sinan aşkı gelip gecici bir izlenim veriyor ......

aslında bu tür diziler den çok hoşlanmıyorum yani içinde genç kız ve evliik dışı hamilelik ardından gelen bebek mücadelesi.

can dündarın köşesinde yazdıgı bir yazıyı aktarmak istedim,


Edirne'de sevişirken görüntülenen liseli kızın fotoğrafları...Ve günlerdir Mardin'den Sivas'a kadar Türkiye'nin dört bir yanından 12 -13 yaşında küçük kızlara tecavüz haberleri...

Madalyonun bir yüzünde ağzı salyalı sübyancılar var. Peki diğer yüzünde?...

Alttan alta inanılmaz bir " ergen ihtilali "yaşadığımızın farkında mısınız? Son zamanlarda bir lise mezuniyet balosunda bulundunuz mu hiç? Gitseniz, gördüğünüz ağır makyajlı,cesur dekolteli, yüksek topuklu, cep telefonlu kızların 16 - 17 yaşında olduğuna inanabilir miydiniz acaba?

Levent'te bir estetik kliniğinde görevli bir uzmanla görüştüm.

Dinlediklerime inanamadım:

" 14 - 15 yaşında kızlar, ana babalarından habersiz gelip kaşlarını kaldırmak, fazla yağlarını aldırmak, selülit tedavisi yaptırmak istiyor " muş.

Geçenlerde bir kız elinde Angelina Jolie ' nin fotoğrafıyla gelmiş ve " Bunun ki gibi dudak istiyorum " demiş.

18' lik bir lolita da göğüslerini büyütmesi için yalvarmış.

" En büyük istekleri " neymiş biliyor musunuz?

Zara'nın ya da Diesel' in 34 bedenine sığmak...Bunun için yarışıyorlarmış: " Çünkü televizyonda gördükleri mankenler 34 beden giyiyor. Onu giyebilmek için 44 kilo kalmaları lazım.

Bunun için resmen aç geziyorlar. Gün boyu yedikleri, bir kase yoğurt, iki tas salata, sigara, kahve ve kola... 500 kaloriyle yaşamaya çalışıyorlar. O yüzden vücutlarında demir, sodyum eksikliği var.

Yanlış beslendikleri için vücutları hızla deforme oluyor, müdahale için de bize geliyorlar. "

bir Uzman, bunun son 3 yılda gözlenen bir " patlama" olduğunu söylüyor:

"Ben de anneyim, 18'lik ' lipolu ' (yağ aldırmış) kızları görünce dehşete kapılıyorum.

Biriktirdiği 300 - 500 milyonla gelip; ' Dudağımızı şişir' diyenleri ' Bırakın dudağınızı da gidin kafanızı şişirin' diye geri yolluyorum. "diyor

Genelde üst gelir grubundan hastaları bulunan bir jinekoloğun gözlemleri daha da çarpıcı:

"Genç nüfusta müthiş bir uyanma var " diyor. 17 - 18 yaşlarında lise öğrencilerinin kürtaj için başvurduğunu söylüyor ve bazı gözlemlerini aktarıyor :

Batı'da ergenlik yaşı 16 - 17' den 11 - 12' ye geriledi.

Amerika'da10 yaşa kadar düştü. Genç kızlar annelerinden çok daha erken adet görüyor artık...

Bunun, iklimden beslenmeye kadar pek çok nedeni olabilir ama en önemli nedenlerinden biri " ........."...Yani, okulda, çevrede ve özellikle de medyada cinsel teşhirin yaygınlaşması... Baştan çıkarıcı klipler, uyarıcı filmler, cinsellik yüklü diziler, çıplaklığa çağıran reklamlar, beyinde ergenliği erken uyandırıyor, cinselliğin keşfini hızlandırıyor.

Özellikle varlıklı kesimden gençler, lise çağında, özentiyle büyük ve seksi görünme derdine düşüyor. Karşı cinsi de sadece bir olarak görüyor. Anneleri mi? Onlar da kızlarının ponponlu çorapları ve lastik ayakkabılarıyla genç görünme çabasında...

Küçükler büyük, büyükler küçük görünmek için yarışıyor adeta...

Kimseyi suçlamayalım; bu tablo bizim eserimiz:

İyi bir kalça sahibi olmanın, iyi bir kafa sahibi olmaktan daha fazla prim yaptığı bir ülkeden ne bekliyordunuz ki?

Kafasını çalıştıranların kafasını koparırken, kalçasını çalıştıranları baş tacı eden bir toplumda nasıl çocuklara "

Göğsünü değil, kütüphaneni büyüt " öğüdü verebiliriz ki?

Yasak çare değil... Beyin faaliyetine itibar kazandırmaya ve öncelikler konusunda topyekün bir hesaplaşmaya ihtiyacımız var.

Bu toplum nereye gidiyor sizce

Toplum nereye gidiyor bilemiyorum ama iyi bir yerlere gitmediini görebiliyorum,saygısızlık,hakaret etmekle övünür olmuşlar,hiç bir yerde görmesek sitedeki yazışmalarda birbirlerinin fikirlerini ukala tabirlerle eleştirenlerin uslubu yaşlarını ele veriyor, .her neyse biz konumuza dönelim ,minenin gözüyle gerek rüyalarında gerek flasbacklerle sinanla aralarındaki elektrigi gördük ,biraz fazlaca rüyalar alemine bulaşır oldu diziler sırf frangmana dikkat çekmek adına izleyiciyi yanıltmak adına rüyalardan medet umar olmuş senaristler,dedigim gibi her bölüm minenin sinan rüyası,önce annenin,sonra babanın,sonra minenin,sonra timurun kızının son olarak teyzenin evlilige ikna edilişi tek tek bölüm bölüm verildi şimdi sinan geldi ee rüya görme sırası sinanda,gelelim asıl meseleye dizinin de isminden anlaşılacagı üzere bu sevgi timurun yani o diyor bir çocuk sevdim diye ,bu aşk öylesi mükemmel bir aşk olsaydı mine hamile kalıp sinan ve bebegiyle mutlu yaşasaydı biz ne izleyecekdik, bekleyip görecegiz sinanda görsün 10-15 rüya bakalım....

Sinan ve minenin aşkı şöyle parkta bahcede gördügümüz türden laylaylom bir aşk ,yada öyle yansıtılıyor,Timurun aşkını görelim malüm Bİ canlandırdıgı karakterlerin tamamı iyi aşıktı muhakkak Timurda öyle olacaktır ....

^nymph^
01-11-11, 07:20
timur ne adammış ne yapsa şimdiye kadar eleştirilen bir krakter,bu kadar sert eleştirlien bir krakter görmedim

Timur ne adam?
Bencilin,kendini düşünmekten başka,kendi duygularına,hissettiklerine önem vermekten başka birşey yaptığını görmediğimiz bir adam.
Mine ailesine ve kendisine evlilik kararını açıklarken ''Annem şöyle bakıyor,babam yüzüme bakmıyor...Bebeğimde bende yaşayacağız'' diye duygusal bir konuşma yaparken nerdeyse ağlayacak durumda iken eve ıslık çalarak mutluluktan uçarak giden bir adam.
Ahh tabi Timur Mine'yi mutlu edecek ya şimdilik Mine ağlasın,kızsın hiç önemi yok.Sonradan nasıl olsa mutlu olacak Mine Timur'la:whistle2

daha sinanın kız arkadaşını sosyal çevresine nasıl tanıttığına şahit olmadık,buna şahit olalım bir bakalım
bunları niye yazdım yukarıdaki yanlışlardan inanın bana, timurdan fazlası çıkar,ama sorun bizim bakış açımızda,sinancılar sinanın sorunlu krakter olduğunu kabul etmiyor,timurcular ediyor,geçmişinden dolayı,sinancılar neden etmiyor,timurun davranışlarının sebebine geçmiş diyorsak sinanın yukarıda yazdığım hatalarına da yetiştirilme tarzının, çevresinin etkileri diyebiliriz

Sinan'ın Mine ile birlikte olması,okulunun önüne,mahallesine gelmesi epey eleştiri aldı.Çocuk baba parası yiyen aklı beş karış havada serserinin teki Timurcuların çoğunun gözünde.
Hangimiz baba parası yemedik sanki? Sinan'da okuyan bir genç,ne yapsın ihtiyaçlarını kendisi karşılamak için çalışsın mı? Önemli olan okulunu bitirdikten sonra bu çocuk ne yapacak? İş tutabilecek mi? Para kazanabilecek mi? Herneyse...
Bunları çok okudukta Sinan'ın sosyal çevresi ve Mine'ye duyduğu aşkı kıyaslama,sosyal çevresine bakıpta bu aşkın samimiyetine inanma gibi bir durumla yeni karşılaşıyorum.Mine'yi sosyal çevresine nasıl tanıtmış benim için hiç önemli değil.Çünkü ben Sinan'ın samimiyetine inanıyorum.Kız arkadaşını arkadaş çevresine tanıtmaktan kaçınacağını,ya da başka türlü tanıtacağını Sinan'ın soy ismine,paraya önem vermemesi yani sınıf ayrımı yapmaması aslında ispatlıyor.Ama görmek isteyene işte.
Sinan sorunlu bir karakter değil.Bu yüzden Sinan'ın Sorunlu bir karakter olduğunu kabul etmemiz mümkün değil. Sorunlu olduğunu gösteren tek bir hareketi yazmanızı rica ediyorum,lütfen.
Başkalarının hayatlarına burnunu sokmuyor,kimsenin geleceğini çalmıyor,kimseyi tehdit etmiyor.En başında nasıl izlediysek halen öyle.
Mine'ye aşıktı,halen aşık.




kısacası dizi daha emekleme safhasında,biz ise forumda bütün günahları timura,emineye bile değil,tüm doğruları sinana veriyoruz böylede bir yere varamıyoruz,varamayacağızda...


Emine hakkında da onca yorum yazdık,özellikle o mesajları saklama,mektubu saklama olaylarından sonra çok yüklendik Emine'ye,yani Emine'yi suçsuz görüpte herşeyi Timur'a yükleme gibi bir durum yok.
Dizide başta Mine&Sinan hata yaptı.İlerisini düşünmeden sonra yaşanması gereken birşeyi epey erken yaşadılar.Özellikle de Mine için çok erken bir birliktelikti.Sonra Emine bilerek isteyerek hata değil kötülük yaptı.Kendini bir halt sanan Bekir Harmangil'i unutmuyoruz tabi.
Sonra ben en çok Mine'nin ailesini de eleştirdim.Ama Timur kadar hiç kimseyi eleştirmedim kabul ediyorum.
İlk bölümde Mine'ye ısrarla bakması sonrasında Mine ile olan sahneleri,Mine'ye yaklaşımı o kadar antipatik ki gözümde.
Hep şu durum savunuldu Timur Mine'nin karakterinden etkilendi,hüznünden etkilendi.
Oysa Timur Mine'yi ilk gördüğünde ne yaşadığını bilmiyordu,karakterini ise hiç tanımıyordu.
Yani iddia edildiği gibi Timur'un Mine'nin karakterindne etkilenmesi gibi bir durum asla olmadı.Timur Mine'den etkilendi,onu istiyor,onun içinde çabalıyor.En başta Turan ustaya sonra Mine'ye yalan söyledi.Mine'nin pasaportunu sakladı,Şimdi de Emine'yi tehdit etti...Şuan bizim izlediklerimiz bunlardır.
Ve desteklediğimiz aşkta ortadayken Timur'u anlamamız,onu eleştirmememiz mümkün değil.

^nymph^
01-11-11, 07:53
herkes çocuğun gerçek babasıyla büyümesi gerektiğini hatta onunla mutlaka tanışması gerekliliğini söyleyip duruyor,tabi normal olanı kendi babası ile büyümesi ama o kadar insanlar varki evlatlık aldıkları çocukları kendi biyolojik çocukları gibi seven ebeynler varken bunları burda tartışmak biraz garip oluyor.timur şayet o çocuğu kendi büyütürse eminimki kendi öz çocuğu gibi sevip benimseyecektir.önemli olan ona emek verendir.


Yazdığınız durumla Timur'un Sinan'ın çocuğuna babalık edecek olması çok çok farklı durumlar.
(tabi böyle birşey olacak mı henüz bilmiyoruz ama yine de aklımdakileri yazmak istiyorum)
Evet evlatlık alıp biyolojik çocukları gibi seven aileler var ama biliyorsunuz aileler çocukları genelde hatta herzaman ''Çocuk Esirgeme Kurumlarından'' alıyor.Ve Çocuk Esirgeme Kurumunda etrafımdaki çoğu insandan daha fazla bulunduğum için biliyorum o yüzden rahatlıkla söylüyorum ordaki çocuklar anne babalarının umrunda değil.Ha bakacak gücü olmayan anne babalarda bırakıyor çocuğunu ama ne gariptir bakacak durumu olmadığı için çocuk bırakan ailelerin kurumda 1 değil en az 2-3 çocuğu bulunuyor.Yani ben bakacak durumu olmayan ailelerin bile bu durumda çocukları önemsediğini düşünmüyorum.Böyle ailelerin çocuklarını da çocuk sevgisiyle yanıp tutuşan ailelerin gelip alması,onları kendi çocukları gibi sevmesi karşısında ben herzaman çok duygulanmışımdır,öyle insanları çok çok takdir etmişimdir.

Neyse konuyu dağıtmayayım Timur'un Mine'yi gerçekleri bilme hakkından mahrum bırakıpta sonra doğacak çocuğuna iyi babalık yapması sonucunda ''önemli olan emek vermektir'' diye yüzeysel bir yaklaşımda bulunmak benim vicdanımı rahatsız ediyor.Bebek babasından saklandıysa da adam bebeğe sahip çıkıyor iyi bakıyor diye sevinmem mümkün değil.


ayrıca sinan'ın bu çocuktan haberi olsada bu aile baskısıyla doğmasına müsade edip etmeyeceğinide bilemiyoruz.neticede baba parasıyla hayatını sürdüren bir şahıs olarak ne kadar ailesini karşısına alarak diretebilirdi bu da ayrı bir soru işareti.


Sinan'ın baba parası ile hayatını sürdüren bir şahsiyet olduğu her fırsatta dile getiriliyor.Sinan 22 yaşında ve okuyor,işinin başına geçmemiş.Dolayısıyla da gidip başka birisinden para almayacağına göre babasının parasını tabiki de kullanacak.Anneler babalar çocukları kendi işlerini eline alıncaya kadar çocuklarını desteklerler güçlerinin yettiği yere kadar.
Birde sizin mesajınızla alakalı değilde şu ''aklı beş karış havada olma'' sözü ile ilgili Erdal geldi aklıma,26 yaşında evlilik düşünüyor Funda ile ama doğru düzgün iş bile bakmıyor,okumamışta...Aklı beş karış havada olmak böyle birşey olsa gerek.
İzlediğimiz Sinan aile baskısını önemseyecek birisi değil.Bebeği istememe durumu olacaksa aile baskısından değil Sinan'ın ''daha çok genciz,okullarımız ne olacak,anne baba olamayız bu yaşta'' düşüncesi ile olur.
Eğer aile Sinan üzerinde baskı kurabilecek olduklarına inanıyor olsaydı zaten Sinan'ı Mine ulaşamadan,bebeği söyleyemeden paket yapıp Amerika'ya yollamazlardı.
Havaalanında ki Bekir Mine sahnesi geldi aklıma.Bekir,Mine Sinan'ı anons ettirmesin diye ne kadar çabaladı.Mine'yi vazgeçirmek için ''bebeği bilerek gitti'' dedi.
Oğlunu tanıyor bu adam,ne olursa olsun bu kızı yarı yolda bırakacağını düşünmüyordu.Ve bende böyle düşünüyorum Sinan Mine'yi yarı yolda bırakacak karakterde birisi değil.

hatırlarsanız sinan amerikaya geri dönecekti zaten master için,mine beni bırakıp gidecekmisin buralardan diye sormuştu ve bende seninle geleyim diye söylemişti,sinan o zaman sen nasıl benimle gelirsin demişti.
belki yaşının küçük olmasından dolayı böyle söylemiş olabilirde ama yakın zamanda mineyle ilgili bir planı bulunmuyordu.şimdi böyle bir adamın çocuk sahibi olması ne kadar doğru bir düşünün.ayrıca timur mineyle hastaneye kontrole gittiğinde bebeğin erkek olduğunu söylediğinde mine'ye güle güle büyüt dedi,büyütürüz demedi kendini bu işe katmadı.timur mine'yi gerçekten çok seviyor asla ona zarar verecek bir şey yapacağını da sanmıyorum.şu an mine için en hayırlı olan timurla evlenmek,ileride belki sinanla birlikte olurlar şu an için bilemiyoruz ama bu gün için en doğru şey evlenmesidir.mine'nin de kendi ailesine karşı yükümlülüğü var,babası o kadar modern düşüncelere sahip biri değil kaldıki günümüzde sanmıyorum ki kaçımızın ailesi bu durum karşısında geniş davranır bilinmez.bu dizi 2 seneye dayanacaksa bu hikayeyi başka türlü uzatmaları mümkün değil.

Sinan ''Benimle nasıl gelirsin'' demedi.Vize alman gerekiyor hem yaşında tutmuyor ama vize işi filan hallolunca sonradan gelirsin yanıma gibi birşey söylemişti.Yakın zamanda kariyeri ile ilgili bir planı vardı ama Mine ile ilgili yoktu doğru.Çünkü Mine hayatında olacaktı Sinan'da dönünce Mine ile evlenecekti.İlk bölümde Mine'ye ''Siz Türkler nasıl diyor? Allah'ın emri...'' diye birşey söyleyip gülmüşlerdi.O zaman ciddi düşünmüyor olabilir demiştim ama gelinen noktada Sinan'ın Mine'ye ne kadar değer verdiği,onu hayatında ne kadar istediği ortada.Bu çocuk Mine ile evlenirdide.

Mine için en hayırlısı Timur ile evlenmek mi oluyor? İsterseniz hayırlı mı değil mi tahminimce evde korku filminden fırlamış gibi dolaşacak Merve Mine'ye neler yaşatacak izleyelim görelim sonra konuşalım.
Evde Turan usta Mine'nin yüzüne bakmıyordu Mine buna dayanamıyordu ama Merve bunu bile aratır bence.O potansiyel var o kızda.


-Timur , bu bebeğin hayatını mahfediyor yorumlarında da gülünecek bir şey yok. Timur'un , Sinan'ı Mine'ye hiçbir şekilde yaklaştırmayacağı geçen bölümdeki sözleriyle ayan beyan ortaya döküldü bence...- Gerçi , bu başlıkta bu bebek ne kadar düşünülür o da muamma... Neticede ; Mine ile Timur evlendikten sonra bu bebek ölsün. Sinan'la hiçbir bağ kalmasın aralarında diyenler oldu.
Hah bu "Bebek ölsün , Sinan'la bağ kalmasın." diyen arkadaşlarımız , bizler eskaza Mine ve Sinan birbirini görsün diyince de karşı atağa geçiyorlar. "O zaman 20 bölümde bitsin bu dizi , onlar kavuşursa konu mu kalır." diyerek. Bizlerin Timur'u sevmeyişi eleştiriliyor ama Sinan'ın her zaman Mine'nin hayatında olacağı kabul edilemiyor. Sinan'a gelirsek ; onun için de iki ihtimal var. Birincisi ; asla bir oğlu olduğunu bilmeyecek. Mine'nin onu neden terkettiğini ve ona neden ulaşamadığını düşünerek geçirecek ömrünü... Ve suçu olmadığı halde kızacak belki Mine'ye... İkincisi ; Sinan , Mine'nin evlendiğini öğrenecek. Büyüyen karnını da görecek. Hemen arkasından bir başkasıyla evlendiğini , kendisini hiç sevmediğini düşünecek. Ve yine Mine'ye kızacak ve belki nefret edecek , çünkü gözünde Mine onu kandırmış olacak. Mine'ye gelirsek ; onun için tek ihtimal var. Hayatı boyunca Sinan'a kızacak. Her şeyi bilerek gittiğini , bile bile bıraktığını düşünecek.

Canım Timur Emine'nin kolunu tutup ''sonsuza kadar saklanacak'' diye tehdit ettikten sonra bile halen Timur bu derece savunuluyor,savunulmasını geçtim sevenleri elbette iyisiyle kötüsüyle savunabilir,ama bunu yaparken karşı tarafın söylediklerini alaya alma,düşüncelere gülme filan hiç hoşuma gitmiyor.
8 bölümü geride bıraktık ve Timur'un karakteri ortada.Biz Timur'u daha ilk bölümde Mine'ye bakışlarıyla anladık,sonrası da geldi,kendi istekleri doğrultusunda ''yaptığın yanlış'' diyerek pasaporta el koyma,sonra bebeğimi aldıracağım diyen Mine'ye ''bende seni cesur sanmıştım'' diyerek gaz verme...Ki dikkat lütfen Mine'nin iki davranışı karşısında Timur'un takındığı duruma.
Mine Sinan'a gitmek isteyince maceracı oluyor,yanlış yapıyor.Ama iş bebeği doğurmaya gelince kıza cesaret aşısı yapıyor.Niye?
Bebek yoksa Mine'de yok Timur içinde ondan :whistle2
Dizi 20 bölüm devam etmiş,50 bölüm devam etmiş umrumda değil.Yeterki mantıklı doğru düzgün ilerlesin...


Ama bütün bunların ne önemi var , değil mi? Bu dizide sadece Timur ve onun duyguları var neticede , önem teşkil eden tek şey Timur... Yok efendim Timur geçmişte kırgınlıklar yaşamış , yok bilmem ne... Her geçmişinde kırgınlık yaşayan kendinde başkalarının hayatlarına müdahale etme hakkı görseydi dünya nasıl bir yer olurdu derin şüphelerim var. :icon_whis Ayrıca bu başlık altında Sinan'ın ebeveynlerine en çok yüklenen de bizleriz. Şimdi onları da sevgiyle sardığımız iddia ediliyor , hey Allah'ım. :img-hyste Timur'u ne kadar sevmiyorsak , Sinan'ın ebeveynleri olacak insan müsfettelerini de o kadar sevmiyoruz. Hatta Turan ustaya da kızgınız. Bu iki gencin hayatına müdahale eden ve onları aşklarından , hayatlarından eden herkese bizim tepkimiz. Mine ; bebeğini ve Sinan'ını düşünüyor. Sinan ; Mine'sini düşünüyor. Sinan'ın annesi ve babası ; -sözde- Sinan'ı düşünüyorlar. Turan ; kızını ve ailesini düşünüyor. Timur ise ; sadece ve sadece kendisini düşünüyor , kendi isteklerini ve arzularını düşünüyor. Bu dizide herkesin düşündüğü biri varken , Timur'un tüm bunları elinin tersiyle itip sadece kendi isteklerine odaklanması en azından benim tarafımdan kabul edilemez ve asla da kabul edilmeyecek.


Canım zaten bazı mesajları okuyunca hayretten ağzım açık kaldı.Yok Timur böyle yapıyormuşta geçmişte yaşadığı birşey varmış,nedenleri varmış.
Olabilir efendim,hangimiz zorluklar,yaşamımızda iz bırakan şeyler yaşamıyoruz?
Ama dediğin gibi bu tür şeyler yaşayan her insan kendisinde başkalarının hayatına önemli bir şekilde yön vermek,müdahale etme hakkı görseydi vay bizim halimize:calis

Kendimden düşünüyorum eğer birisi benim hata yapma hakkıma bile müdahale edecek olsa,benden birşeyler hemde çok önemli birşeyler saklayarak hayatımın akışını kendi istediği yönde değiştirecek olsa kesinlikle bu derece iyi niyetli olamam.Elimden bir kaza çıkar,ciddi söylüyorum.Ablaymış,ağbiymiş,babaymış ve üzerine hiç vazife olmayan dış kapının en dış mandalı bir adam...
Vay geçmişte yaşadığı,vay şu,vay bu...Bunları o an düşünmem mümkün olmaz.


Timur'un hep dürüstlüğünden dem vuruluyordu , kızına Mine olayını olduğu gibi anlatması ayakta alkışlanarak karşılandı. Ama dürüstlük abidesi , yardımsever Timur amcanın Mine'den , Sinan'ı saklaması karakteriyle aynı doğrultuda oldu , yapılması gerekeni yapmış oldu. Sonra da bizlere Timur'un her hareketini olumsuzlukla karşıyorsunuz-aslında bu daha kaba söyleniyor ama biz böyle söyleyelim.-deniyor. Üstüne basa basa bu konuyla ilgili her yorumumda bıkmadan usanmadan kuracağım bu cümleyi ; sizler Timur'u gözünüzde çok büyüttüğünüz için bizim Timur'un her hareketini kötü yorumladığımızı düşünüyorsunuz.

Çok haklısın canım.Timur ne yapsa iyi oluyor,Mine'yi düşünüyor,içinden çıkılmaz durumlarla karşılaşmasın diye yapıyor deniliyor.

Ya da Timur yapması gerekeni yaptı oluyor.Timur ne karakterde birisi olduğunu Mine'nin çaresizliğindne çok güzel bir şekilde faydalanarak gösterdi.Onu nikah masasına oturttu.Ve bunu da ''yardım'' adı altında yapması ne kadar dürüst bir insan olduğunu açıklıyor.

Sinan'ın insanlara yukardan bakan , kendini beğenmiş , aklı beş karış havada , babasının parasıyla şımartılmış , birinci önceliği Mine değil kendisi olan , Mine'nin ailesini hor gören bir karakter olduğunu söyleyenler için bir kaç replik paylaşmak istiyorum.

-Bu , Sinan'ı insanları hor gören ve yukardan baka biri olarak tanımlayanlara...-

Sinan: Yalnız böyle koşturursan yumurtalar kırılır. Hadi atla...
Mine: Yok bu benim için fazla...
Sinan: Bak öyle zengin oğlan utangaç kız tripleri yaratmayalım tamam mı? Hadi atla...
-Mine , arkadaşlarını görünce koltuğun altına saklanır.-
Mine: Arkadaşlarım , beni bu arabada görmemeliler.
Sinan: Allah Allah , gören de cenaze arabası sanır.
Mine: Yanlış anlama , çevrem...
Sinan: Tamam o zaman yeniden tanışalım. Buna biniyorum diye kükremem , ısırmam , öyle birden havalanmam. İkimiz de zararlı madde değiliz yani... Tamam mı?
Mine: Tamam.


-Bu , Sinan'ı baba parasıyla şımarmış biri olarak tanımlayanlara...-


Sinan: Sana bir şey söyleyeyim mi? Bak göreceksin , günün birinde adımı tarihe yazdıracağım. Hem de babamın parasıyla ya da okuduğum okullarla falan değil... Kendi adımla! Sinan Harmangil şunu şunu yaptı diyecekler... Yüzyıllar sonra kitaplarda okuyacaklar. Al işte sana ölümsüzlük...

-Bunlar da , Sinan'ın birinci önceliğinin Mine olmadığını , Sinan'ın Mine'nin hayatını kararttığını söyleyenlere...-
Mine: Madem yakaladın , hiç bırakma e mi?
Sinan: Bırakmayacağım. Elimizde bastonlar , ihtiyarlayana kadar... Bırakmayacağım seni.

Mine: Sence biri bize büyü falan mı yaptı?
Sinan: Bence rüyadayız.
Mine: Hiç bitmesin.
Sinan: Hiç bitmeyecek...

Sinan: Pişman mısın?
Mine: Değilim... Çünkü seni çok seviyorum. Biz hiç ayrılmayacağız değil mi?
Sinan: Ayrılmayacağız sevgilim... Seni hiç bırakmayacağım...

:whistle2

Son izlediğimiz bölümde Sinan'ın , Mine'nin gülüşünü anlatışı onun daha önceki başlıklarda savulunulduğu gibi -cinsellik düşkünü , uçkurunu tutamayan biri- olmadığını kanıtlıyor. Sinan , Mine'nin bedenini değil ruhunu sevdi. Sevgisine ikna olmanız için de alçılı ayağıyla , hayatını tehlikeye atarak Mine'ye gidişine bakmanız yeterli... Görmek isteyen için delil çok , görmek istemeyene milyon kere yazsak nafile...

Son olarak ; hala Mine'nin , Sinan için gençlik ateşi olduğu söyleniyor. Kaç kişi gençlik ateşi uğruna sağlığını , belki de hayatını tehlikeye atarak alçılı ayağıyla peşinden gider. Kaç kişi gençlik ateşini Sinan'ın sözleriyle tanımlar. Kaç kişi gençlik ateşi için annesine babasına bile söz geçiremeyerek , o halde sevgilisine ulaşmak için İstanbul yollarına düşer. "Sinan , Mine'yi düşünmüyor. Çünkü onunla birlikte oldu." laflarına da şu saatten sonra karnım fazlasıyla tok.

Ayrıca ; bir dahaki bölüm veya sonraki bölümlerde Sinan'ı araştıran bir Timur görürsem hiç şaşırmam. Malum "En iyi tanıdığın kişi düşmanın olmalıdır." diye bir söz var. Timur'un da Sinan'ı alt etmesi için çok iyi tanıması lazım.

İyi yorumlar.

Tuğçem sen ne yaptın yaa:love01:
Her bir cümlenin altını çizmek,rengini değiştirmek istedim.Yani öyle güzel yazmışın,anlatmışın ki...Dediğin gibi delil çok görmek isteyene,ama işte görülmek istenmiyor.
Timur'un Sinan'ı araştıracağını ve boş durmayacağını bende düşünüyorum.İzleyelim ve görelim bakalım tahminlerimiz yine çıkacak mı:img-wink:

Alıntı yapmak istediğim,düşüncelerimi yazmak istediğim mesajlar var daha,ama vaktim yok maalesef,çıkmak zorundayım.
Umarım fragman akşama gelir,görüşmek üzere...


13 yaşında ki küçük bir kızla beraber olan 26 hayvana en hafif cezayı veren adalete yazıklar olsun...Neymiş çocuk kendi isteğiyle beraber olmuşta,İstemeseydi karşı koyarmışta...Ya bu daha çocuk,kendi isteği ne demektir,nasıl bir anlayıştır.Nasıl karşı koysun küçücük bir beden...Vicdanım sızladı...İnsanlığımdan utandım...

ban68
01-11-11, 11:59
Sinan ve minenin aşkı şöyle parkta bahcede gördügümüz türden laylaylom bir aşk ,yada öyle yansıtılıyor,Timurun aşkını görelim malüm Bİ canlandırdıgı karakterlerin tamamı iyi aşıktı muhakkak Timurda öyle olacaktır ....

Sinan&Mine karakterlerinin aşklarını yaşadıkları tabiat harikası yerler, lunapark ve mekanlar öyle böyle değil hani...:img-icecr:img-cool2 Hele ilk bölümde birlikte oldukları göl kıyısı...:img-ok: Benim bilem içim bir hoş oluyor oraları izlerken yani...:img-in_lo Bir de aşık gençlerin böyle yerlerde buluşmaları..Zaten hormonlar tavan yapmış. :icon_whis Amaaa...Amasını 8 bölümdür izliyoruz işte...:img-cray: Cebinde parası, altında son model spor arabası, Allah'tan başka hesap verecek kimsesi olmayan bir çocuk Sinan. Yeter ki, Kadırgalı tarzında bir kızla çıkmasın da ne halt yerse yesin...:img-tomat Ama kazın ayağı öyle değil. Bu güzel mekanlardan gerçek dünyaya rücu yapan Sinan'la, Sinan&Timur karşılaşmaları benim farvori sahnelerim olacak...:happy0064 Tabii ki bir de Mine&Sinan karşılaşmaları...Ama baydı artık hee...

Şimdiye kadar Bİ diye bir sanatçıyı sadece duymuşluğum ve görmüşlüğüm var fragmanlardan. Hiç bir projesini izlemedim. Bu diziyi izlemeye başladıktan sonra kendisiyle birlikte diğer bütün oyuncular hakkında ciddi araştırmalar yaptım. Hepsinin de mükemmel geçmişleri ve oyunculuk kariyerleri var. Zaten belli olmuyor mu..:tvizleyen Onuryay Hanımefedi süper bir oyuncu. Sinan karakterini canlandıran Hakan Bey ise aldığı ödülün hakkını fazlasıyla veriyor her sahnesinde. (Sadece bağırışlarında ve bazı konuşmalarında biraz fazla gereksiz gırtlak sesi veriyor bana göre...:bilmim) Bülent Bey ise değil rollün hakkını vermek sadece vücut dili, yüz ifadesi ve bakışlarıyla beni alıp götürüyor. Mine karakterini canlandıran Gülcan Hanım'ın ışıl ışıl gözlerini ve mükemmel gülüşünü çok ama çok beğeniyorum. Rolüne hayat verirken hiç aşırılıkları yok. Ama sesine hâlâ alışmaya çalıştığımı söyleyebilirim..:img-blush Yani bizim oyuncular 10 üzerinden 11'likler. (Bahsetmediğim diğer oyuncular da dahil.)

Şimdi Bİ hep iyi aşık olmuşsa geçmişteki rollerinde :happy0064 burada da aynısı görürüz umarım. Şu ana kadar beni tatmin etti son sahnedeki Emine vak'ası dahil.

Artık biraz hareket diyorum. Gelecek fragiyi ve özeti merak ediyorum. Zaman atlaması, doğum, yüzleşme ya da ne olacak da bölüm doldurulacak?? :img-artis

melisinem
01-11-11, 12:18
Sevgiler & Saygılar BÇS Ailesi :img-kiss:



Merve'nin şımarıklarına anlam veremiyorum.Tekneye binip kaçmak isteyen,babasına o korkuyu yaşatmasına rağmen hala yanı Merve'yi izliyoruz.Tekneye bindikten sonra Timur'a haber verileceğine dair tahminlerimiz çıktı.Ama Mine'nin ' Baba kız beraber gittiğiniz yer var mı''diye sorması güzeldi.

Merve'nin değişeceğini sanmıyorum.Daha da akıl almaz olacak .Tekneye yan yattı iyide batmış -yan yatmış halini görseydik yaMerve'nin yara almadan kurtulması da ayrı bir komediydi..Denize açıldıktan sonra Alabora gerçekleşti,Rüzgar şiddetini attırmaya başlayınca Merve panikle telsiz telefonu yalpalayarak sağa-soğa sallanarak dahi olsa alıp ,yardım çağrısını yapmayı akıl edebildi de ,telefonu almak sağa-sola sallanarak dengesini kurmaya çalışırken Rüzgarın şiddetini göz önünde bulundurursak(m)Merve'nin telefonu almaya gittiği anın sonrasında Dümene tutunup ayakta durmaya çalıştığı hengame 'hafif sıyrık'almasını isterdim. Deniz de Rüzgar şiddetini arttırdı,tekne(yat)yan yattı aldığı darbe ve yatın motorunun gücü,teknenin kayalığa çarpma anında ki hızının ölçüsünü düşünürsek Merve'nin hafif sıyrıklarla yara alması gerekirken yara almadan tekneden kurtarıldı.


Merve'nin hal ve hareketleri de bi garip.Timur ,Mine'nin bebeğinin Erkek olduğunu söylerken Merve'nin kıskançlık triplerine girmesiyde neyin nesi?Belki yazdıklarımı okuyunca yeniden aynı şeyleri yazıyor gibi olacağım ,Merve'nin yaptıkları tasvip edilecek şey değil.Timur'un neden Mine ile evlenmek istediğini biliyor.Tamam Timur kızına nedenlerini açıklayarak evleneceğinin açıklamasını yaparken ,Timur'un Mine'ye karşı birşeyler duyduğu da belli zaten. Timur yardım istedi diğer yandan ise Mine'yi seviyor.

Timur'un mutlu-mutsuz ruh halini anlayan hisseden biri Merve,babasının mutlu olduğu anlarda onu bu denli mutlu eden olayın*gelişmenin ne olduğunu anlayacak ,hissedebilecek kadar babasını analiz ediyor.Alınan evlilik kararında Babasının YARDIM etme isteğinin yanı sıra Timur'un yeniden birine AŞIK olduğunu anladığından babasını paylaşmak istemiyor.Kısacası Merve ,Babasının yardım etmek için evlenmek istediğinin açıklamasına rağmen ,Merve'nin NEDEN? sorularını yanıtsız bırakması erteliyor olması Merve'nin beklediği yanıtın EVET'ini onaylıyor.


Merve'nin dadısı Ayten'le olan sahnesindeki replikleri de oldukça kötüydü.Ayten'e sarf cümlelerde büyük bir terbiyesizlik yaptı.Merve mutsuz olduğu anlarda herkesi aynı 'BulutLarın'altında buluşmasını istiyormuşçasına kendisi mutsuzken yanında bulunanlarında mutlu olmamaları için elinden geleni yapacak kadar Bencil bana göre.


Kız evlatları için BABA'ların yeri bambaşkadır muhakkak ,dediğim gibi Merve'nin sergilediği davranış biçimi hiç hoş değil.Nikah günü Mine'nin karşısına dikilip HAYIR diyeceksin.Babam'la evlenirsen bu evi sana Cehennem ederim tehdit var-i konuşmaları 13 yaşındaki çocuğa yakışan davranış değil.. Hem Merve'nin içinde bulunduğu ruhsal çöküntüyle Mine'nin bulunduğu ruhsal çöküntü aynı ama ne yazık ki,Merve etrafında gerçekleşen olaylara sadece kendi çevresinden bakarak yorumlaya çalışıyor.

Savaşın ortasında komutansız kalmaktır, babasız kalmak.

Sözü Hem Merve hem de Mine için yazılmış..Babasına aşık iki kız.Babalarına duydukları sevgi aynı çizgide..Babalarının mutsuz olmasından korkan,mutlu olabilmesi için elinden geleni yapacak bir karekterdeler.

Mine ve Merve'nin verdiği Savaş aynı 'BABASIZ'kalmaktan korkuyorlar.Tabii Mine ve Merve'nin yaşadıkları tamamen birbirinden uzak,Merve babasını kaybetmek istemiyor çünkü Mine ile evlenirse Babasının ona olan sevgisinin-ilgisinin azalacağını ikileminde kalan sürekli içini kemiren durum söz konusu iken ;



Mine'nin penceresinden bakınca olaylar tamamen farklı.Yaşadığı AŞK'ın sonucunda omuzlarına yüklenen büyük yükü sırtlamaya çalışırken anlaşılmak istenirken ısrarla anlaşılamayan oldu. Sırf babasının ahlaki görüş açıları diye diye ,karaları bağlamışçasına 'evlenmesi'gerektiğinin tınlamasını yaparken BABA faktörünün AĞIR BASAN baskısı Mine'nin Babasını,kaybetmemek için sürekli kendiyle,doğacak olan bebeğiyle,Babasıyla Savaş halinde olacak.Mine ,kendini kabullendirene kadar BABA'sı ne der _BABAM beni anlar mı_Babam eskisi gibi yine sever mi ben v.s.... diye düşünecek ,,,düşünecekk ve yine düşünecekk..


Mine'yi hemen anlayacak,bağrına basıp,bir tek tebbessümle mutlu olacakken Baba Turan ,huysuz huysuz asık suratla kızının karşısında duruyor,yüzüne bakmaktan kaçınıyor,2 kelime sarf etmek kaçıyor ..

Merve için aynı şey söylenemez.Timur'un aldığı kararlarda altında yatan neden ve sonuçlarının açıklaması yapılmasına rağmen hala mutsuz olmayı-olabilmeyi etrafına serpiştirmesine rağmen Baba Timur herzaman yaptığını-dediğini söylüyor.Ben hep senin yanında olacam,en kıymetlimsin diyor..

Timur'un kızının limana getirildikten sonra ki sahnede Turan-Mine sahnesi etkileyiciydi.Etkilendim izlerken.Timur ,Merve'ye kızamazken Turan ,Mine'nin hamile olduğunu öğrendikten sonra arabasına bindirdiği gibi uçuruma gidip Ya Kendimi Öldürürüm Ya da ..... diyip susuyor.Bu sahneyi izlerken 2 farklı BABA profili gördüm.


Turan ve Timur'un ortak yönü BABA olmaları,ikiliyi ayıran en önemli(güzel yanı)Timur'un olaylara hakimeyeti karşısında sergilediği davranış biçimi..Muhakkak Turan'ın Dünya'ya bakış açısı ile Timur'la aynı olmayacaktır ,bir BABA olarak ne eğitim-ne yaşadığı çevre -ne de el-alemin iğneleyici bakışlarının neler olur hesabını yapacak kadar değerli değil,önemli olan KIZININ yanında olabilmen/olabildiğinin ÖZ Güvenini aşılamaktır.


Sinan'ın Türkiye'ye dönüşünü izledik '3 AY SONRASI'eşliğinde..Sinan'ın ,Mine'yi unutması tamamen saçmalık olurdu zaten senaristlerimiz olabildiğince güzel ilerliyor..Bu bölümde Sinan'ın ,Mine olan sahnelerinin flashbacklerinin yeraldığı kısa kısa sahneler izledik..Sinan'ın,Mine'yi hemen bulmayacağı konusuna dair yapılan yorumlarda hemfikirdik,Mine'nin okulan gittiğini ve fragmanda yanıltmaca taktiğinin olduğunu açıktı.

Sinan'ın , Mine'ye ulaşması karşısına çıkması uzun bir zaman istiyor..Hala yaptığı kazanın etkisini üzerinden atamamış.Tedavisi de yarım okul önünde düşmesinin ardından artık Sinan'ın tedavisinin tamamlanması için hastane ortamında HEKİM'in gözetim altında olması gerekir...

Bekir ve Seda çiftinin pişman oldukları hissiyatına kapıldıklarını sanmıyorum.Seda hanımın vicdan azabından daha çok eşi Bekir'e içindeki sakladıklarını kustuğunu gördük.Bekir gibi biri için söylenenler 'Bir Kulağından Girip Diğer Kulağından Çıkacaktır.'

Turan'ın üstüne basa basa ERKEK ERKEĞE 2 KADEH içelim sahnesinde Erdal'la olan sahnelerini izlemek keyifliydi.Ah be ! Turan amca birde aynı inceliği Mine için yapsan olmaz mı ? Turan'ın ev ÖNCESİ ve SONRASI hallerinde EVRİM değiştirmesine fitt oluyorum.Baba Turan evde konuşmak yerine susmayı tercih eden,suratı beşkarış halde iken EV SONRASI halleri oldukça asimile oluyor.Evet Evett ,Sebahat hanımla olan sahnelerinden bahsediyorum..Evde yöneltilen sorulara vereceği yanıt beklenirken sus pus olması-öylece dona kalır halinin EVDEN adımını attıktan sonra başkalaşması Turan Amca'mızın gidişatının iyi olmayacağının habercisi...


Erdal'ın YÖNETMENLİK macerası *yeteneği nasıl sonuç alacak merak ediyorum..Berber Dükkanına gelen müşterileri saç-sakallarını kestirmemeleri için elinden geleni yapmakta.Malum Satış sektöründe Mağazaya giren müşterinin denediği kıyafetler esnasında Yakıştı mı sorulur ? ( Neden sorulma gereği duyulursa artık,önemli olan senin ne düşündüğündür)Satış Elamanı Çok Yakıştı,Tam sizin için yapılmış diyerek Ürünün almasını-satışın gerçekleşmesi adına yapmadığı oyun kalmazken ,Erdal ise tam tersine yapıyor.Erdal yeni yöntemim sayesinde kuyruk oluşacak diye hülyalar da olması boşuna,bu gidişle Berber dükkanına saç-sakal traşı için müşteri gelmez.


Emine'nin sağlık durumunun iyiden kötüye hatta daha da kötüye gideceğinin işaretiydi sahneler.Gecelere akmaya devam ,Emine için bu bölüm tam onu anlatan şarkıyı buldum

Volkan Konak - Tahir ile Zühre (http://www.tatliaskim.com/showthread.php?t=276497)

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da


Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil

Bütün iş bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte

Yani yürektehttp://www.uslanmam.com/images/smilies/smiliv.gif yürekte






Mesela bir barikatta dövüşerek

Mesela kuzey kutbunu keşfe giderken
Mesela denerken damarlarında bir serumu
Ölmek ayıp olur mu
Olmaz







Sevgilim

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil
Bütün iş bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte
Yani yürektehttp://www.uslanmam.com/images/smilies/smiliv.gif yürekte







Seversin dünyayı doludizgin

Ama o bunun farkında değildir
Ayrılmak istemezsin ondan
Ama o senden ayrılacak
Yani sen elmayı seviyorsun diye
Elmanın seni sevmesi şart mıhttp://www.uslanmam.com/images/smilies/smiliv.gif
Değil...:img-hyste






Emine'nin gecelere gecelere akma macerası devam ederse ,Nöbetçi İçkici abi izlemeye devam edeceğiz demektir..Aynı adam aynı içki kadehi elinde oturmuş öylece Emine'yi izliyor.. Nöbetçi İçkici Abi 7/24 Emine'nin Peşinde


Emine'nin durup durup süpriz yumurtadan çıkarcasına Nikah günü Timur'a gerçekleri anlatmasındaki amacı neydi?Sen kalkıpta adama ben sakladım ,Mine'nin hiçbirşeyden haberi yok desen Timur'un da (Timur değil bir başkası da olsa aynını derdi)Mine'nin üzülmemesi için sakladın demek yanıtını verirdi..Timur'un ,Emine'ye tehdit var-i demek ki 'saklayacaksın' demesine atarlandım..Timur bu bölüm beni sinirlendirmeyi başardı.Gece gece NİKAH GÜNÜ için aradığını izleyince Timur'a ekran karşında söylendim..Timur'cum herşeyin bir vakti-yolu yordamı var dimi :) Neden o saatte ararsın gündüzler torbaya mı girdi ???


Yalnız sahneyi izlerken atarlanmış olmam Timur'un 'KIRMIZI ZARLAR'ını' görmemi engellemedi. Timur'un ,Turan'ı aramadan önceki sahnesini izlemek isterdim.Acaba Turan Ustayı arasam mı aramazsam mı diye KIRMIZI ZARLARINI kullandı mı merak ettim doğrusu.

Süreyya'nın suçsuz yere üzerine atılmaya çalışıldığı belliydi..Valla 3 AY SONRAS'ını gördükten sonra SÜREYYA'nın 3 AY BOYUNCA mapusane damında neler yaşadığını merak ettim.Esmehan'ın repliğinden esinlenerek diyorum ki ; Hoca Nasreddin gibi Maya Çaldım durumum:img-hyste:whistle2


Süreyya'nın mahkemeden tahliyesine karar verilmesinin ardından bütün maile fertleri ile öpüşüp sarıldıktan sonra NEZAKAT kuralları çerçevesinde Timur'a yaptıklarından dolayı TŞKR edebilirdi.Timur'u sevmemiş olması TŞKR etmeyeceği anlamına gelmez.Mine'yle olan konuşmalarında kim için diye diye zaten çıkmazda olan Mine'nin aklını karıştırması da çabası.

Bekir'in ,Mine hakkında bilgiye ulaşması için takibe aldırması sonucunda neler yapacak? Mine'nin bebeğini(öz torununu)aldırmadığını öğrendi -şimdi ise bir başkasıyla evlendiğini öğrendi okeyy! Ya SONRA ..?


Bekir'in,Mine'yi bulmasının ardından Sinan'ın karşısına getireceği ihtimali oldukça zayıf.Mine'nin ,Timur'la evlenmesi demek Bekir için Tereyağından KIL çekmek misali olur.Çünkü Sinan'ın Mine'yi unutmasını istiyor.Bütün istedikleri altın tepsi eşliğinde önüne geldi,Bekir'in durumu bambaşka boyuta yani,Sinan'la birleşmeleri için yardım edeceğini sanmıyorum..


Mine-Timur'un Nikah Töreninde ki ,nikahı kıyacak Memur'un acemi olduğu her halinden belliydi(Bu arada BGG MURAT çok değişmişsin saçlar gitmiş-yoksa sende mi Erdal'ın çalıştığı berber dükkanına gelerek,kameradan gelen zoom'lardan nasibini aldın)Anne-Baba adı sormadan direkt Timur'u eşiniz olarak kabul ediyor musunuz sorusunu sordu ,nerde ilgi nerde görev aşkı

Timur'u anlamaya-çözmeye çalıştıkça diğer yandan da Timur'a kızıyorum.. 40 düğümle kör olan ilmek gibi,Her bir düğümü çözmeye çalışırken bir sonraki düğümü çözmeye çalışırken düğümlenmeye devam ediyor..


Timur'un MİNE'den önce ki hayatı MERVE idi..Kızıyla birlikte hayatını idame ettiren ,hayatında yalnız olamayacağını düşündüğünden Begüm'le adını koyamadığı beraberlik yaşıyor.Yine de mutsuz - alt hikayesinde yaşadıkları bilinmiyor- Merve'nin Annesi hakkında konuşmaktan kaçan ,kızının annesi hakkında sorularını ertelemeye-unutturmaya çalışıyorken hayatının sürpriziyle ,Timur'u değiştirecek gelişme Mine ile tanışıyor ,aynı masa da oturuyor,bakışlarıyla etkileniyor..

Timur'un MERVE - MİNE'den önceki hayatı ise tam bir girdam.Eşi ile nasıl tanıştı,neden ayrıldı.İsmini duymaya bile tahammül edemeyecek kadar neler yaptı hep ?'leri..Timur'un geçmişde yaşadığı anlara ne zaman gideceğiz acaba?Eşinin yaptıkları hata*yanlış sonrasında kalbini ve duygularını rafa kaldıran olmuş.Şuan içinse Timur'un hayatında MERVE ve MİNE var.Timur için oldukça SANCILI dönem..Merve'nin inatçılığı kadar Mine'de inatçı.Timur 2 inatçı meleklerinin arasında kalacak,büyük ter dökecek.

Turan ve Timur'un BABA kimliğindeki özellikleri ve ayrıntılarıyla birlikte Ortak Yönleri yazmıştım.BABA kimliğinin dışında Timur'un gerek Mine ile gerekse Sinan ile ortak yönleri de b'bakıma var.


Nietzsche’nin sevgilisi Lou Salome’ye mektup :img-blush

Öyle bir hayat yaşıyorum ki ,
Cenneti de gördüm , cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm ,pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayati en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki ,
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime,
Sonra dedim ki "söz ver kendine"
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.
Öyle bir hayat yaşadım ki ,
son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman,

Hep acele etmem bundan, anladım...

:img-blush




Timur'un Öncesi - Sonrası yaşadığı ruhsal-psikolojik travma,




eşini sevdi ama sevilen olmadı.Aldatıldı ya da terkedildi.Aşkı yaşadığını düşünürken yaşamadığını anladı.Büyük bir hayal kırıklığına uğradı.Sonrasında ne mi oldu? Artık yepyeni bir sayfa açtı ,kızıyla birlikte unutmaya-unutturmaya çalıştı HAYATI benimsemeye,yaşamaya başladı.Yaşadıkları Timur'un hayata,kadına ve Aşka olan tanımlamalarınında değişmesini sağladı.Yaşadığı hayattı sorgulamaya çalışırken yeni yollar keşfetti.Mine'yi gördü..





Mine'nin Öncesi - Sonrası yaşadığı ruhsal-psikolojik travma,




Öyle bir aşk yaşadı ki hayatının dengelerini alt-üst etti..Cenneti yaşarken Cehennemin içine sürüklendi.Mine Babasının Tabu'larını kabullenmek yerine (zayıf düşse de bünyesi) hayatla mücadele etmeye çalıştı.Sonrası mı bilinmezliğin verdiği oyunla hayatında yeni sayfa açmasına rağmen bir sonraki sayfada ki izleri taşımaya devam edercesine arayış içerisinde




Sinan'ın Öncesi - Sonrası yaşadığı ruhsal-psikolojik travma




Mine için yazdıklarım Sinan içinde geçerli.Babasının oyunuyla herşeyden uzak tutulmaya çalıştı.Kendi kendiyle konuşurken Mine'siz yaşamının bir anlam teşkil etmediğini anladığı gibi canına kıymak istedi.Bütün bunlar yaşanırken hayat Sinan için zor halini aldı.



sonrasında hayatlarında ki çizgileri ortak hikayeleri






Timur karekterini 'kötüleştirecekleri'sinyallerine rağmen bir ihtimal yapmazlar diyorken Senaristlerin neler yapabileceği konusunda tecrübeliyim.Timur karekteri psikopata bağlanmış sahnelerini izlemek istemem.
Mine'yle cafe'deki sahnesinde Bebeğini O adama (Sinan'a)söyleyecek misin ? diye soru yöneltmesinde ki ses tonuna bittim,mamafi Mine'minde tonlaması ,bakışı THE AND :img-in_lo:img-eat:




Timur'un bu soruyu yöneltmesinin ardından Timur tamamen kendi kafasında allayıp budakladığı sarmaşıkların yanıtı almak için bilerek sordu diye düşünülse de Timur'un böyle düşünerek sorduğunu sanmıyorum.Mine'ye ,bebeğin olduğunu mu söyler misin ? diye sorunca Mine'nin yanıtı değilde Timur'un 'Bebeği Olduğunu Söyler misin?'repliği bana Merve'yi hatırlamamı sağladı..



Timur'un ,Merve'nin annesi hakkında yönelttiği soruları yanıtsız bırakması acaba Merve'nin Annesinin hayatlarından nasıl çıktığına dair alttan verilen küçük ipucu muydu? Mine 'söylicek misin' derken Merve'nin duymak istediği yanıtı vermemesi acaba Eşinin ÖLDÜĞÜ - ÖLDÜRÜLDÜĞÜ olabilir mi diye düşündürdü.. ÖLDÜRÜLDÜĞÜ demişken - yanlış anlaşılmasın - TİMUR tarafından ÖLDÜRÜLEN değil,bir başkası sevdiği tarafından ÖLDÜRÜLMESİ olabilir..



KIRMIZI ZAR'ların hikayesini izlerken ,Ustasının dükkanını Timur'a devretmesi,Zarlarıyla birlikte içine sindiremeyen Usta'nın bir işe yaramaz oğlunun İNTİKAMININ parçası olabilir..


Mine,Timur'un sorduğu soruya yanıtın açıklayıcı olmaması bir yana ,Mine'nin unutmaması gereken en önemli nokta doğacak olan bebeğin Babası Sinan..Şuan içinde bulunduğu ruh hali ,haberim olacak mı ki diye ikilimde kalmasından çok ,zamanı gelince Bebeğin babasının SİNAN olduğunu ve Bebekten haber olmalı insan..


Çünkü Mine her n'kadar doğacak olan BEBEĞİNİN ANNESİ ise Sinan'da Bİyolojik BABASI.. Sinan ,bebeğinin olduğunu bilmeli !


Veee .Veeeee Son olarak
Edit: BİR SAPIK SEVDİM/K ( Bahar-Sinem-Büşra-Prenses_06 ve Arzum):img-hyste

Ayfer*
01-11-11, 12:23
Timur'un Emineyi tehdidi bile Mine'nin iyiliği için. Ağzım bir karış açık yorumlarınızı okuyorum arkadaşlar. Bir adam iyilik timsali her şeyi kendi istediği gibi yapmak istiyor. Kızın annnesi, babası, ablası, teyzesi ve en önemlisi kendisinin kendi yaşamı hakkında söz hakkı olmamalı. Neden ? Çünkü o daha çok küçük. Kendisi için neyin iyi neyin kötü olduğunu bilemez. Allahtan Timur var. Yoksa Mine'nin hali nice olurdu. Timur herşeyi Mine için istiyor, kendisi için birşey istiyorsa ne olsun! Emineye ne dedi. Bu mektuptan sonsuza kadar haberi olmayacak. Yoksa senin için de iyi olmaz dedi. Şimdi bundan ben ve benim gibi art niyet arayan sayın arkadaşlarım şimdi ben düşündüm. Bunda ne var. O anda o düğün nasıl iptal edilir. Ya yine Sinan'a gidilir ve Sinan evlenmeye yanaşmazsa yine Minecik ortada kalırsa, ne kadar üzgün görüyoruz bu defaki yıkımı daha büyük olur. Emineye senin içinde iyi olmaz dedi. Neden böyle söyledi Timur? Çünkü zannediyor ki Emine de kendi gibi Mine'nin iyiliğini istiyor. Kardeşi öyle darmadağın olursa, bir daha toparlanamazsa nasıl kahrolurlar ikiside. Timur nerden bilsin Emine'nin sırf kıskançlığı yüzünden bunları sakladığını. O zannediyor ki Emine de kardeşini düşündüğü için onun hayatına böyle müdahale ediyor. Timur şimdi Emine bunun sırası değil,sonra konuşuruz,merak etme sen, herşey yoluna girecek mi demeliydi.Bir ara itiraf ediyorum bende böyle demeli diye düşündüm. Hiç kimse bu kadar müdahaleci olmamalı. Bir insanın hayatına bu kadar müdahale etme hakkını kendinde bulmamalı. Buna hakkı yok. Timur kim oluyor?
Sonra çocuk. Sinan'ın bunu bilmeye hakkı yok mu? Yok efendim hala baba parası yiyormuş. Bilse ne olurmuş. Timur baba parası yemiyor (Sinan hala okuyor, hepimiz o durumda baba parası yiyoruz değil mi? Sanki Sinan okulu bitirmiş, ama çalışmak zor geliyor, ben şu tepeden bu tepeden atlayım çalışmayım baba parası yiyeyim diyor.) kendi parası varya o çocukta onun hakkı. Sonra ona kendi çocuğu gibi bakarmış.(Timur'un yetiştirdiği çocukta ortada.herkes merve gibi bir kızı olsun ister zaten) Sevgi emek demekmiş. zaten evlatlık alıp kendi çocuğu gibi büyüten aileler varmış mış mış mış. uzmanlar bile evlatlık çocukların ailelerine fazla vakit kaybetmeden bunu çocuğunuza söylemelisiniz. Çocuğun bunu bilmeye hakkı var diyor. Doğru söz konusu kişi Timur olunca Sinan'ın bilmeye hakkı olmamalı değil mi? Şimdi gidip dilime acı biber süreceğim. Neler söylüyorum ben.
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.

trueblue
01-11-11, 12:34
[FONT=Lucida Sans Unicode]Timur'un bu soruyu yöneltmesinin ardından Timur tamamen kendi kafasında allayıp budakladığı sarmaşıkların yanıtı almak için bilerek sordu diye düşünülse de Timur'un böyle düşünerek sorduğunu sanmıyorum.Mine'ye ,bebeğin olduğunu mu söyler misin ? diye sorunca Mine'nin yanıtı değilde Timur'un 'Bebeği Olduğunu Söyler misin?'repliği bana Merve'yi hatırlamamı sağladı..

Timur'un ,Merve'nin annesi hakkında yönelttiği soruları yanıtsız bırakması acaba Merve'nin Annesinin hayatlarından nasıl çıktığına dair alttan verilen küçük ipucu muydu? Mine 'söylicek misin' derken Merve'nin duymak istediği yanıtı vermemesi acaba Eşinin ÖLDÜĞÜ - ÖLDÜRÜLDÜĞÜ olabilir mi diye düşündürdü.. ÖLDÜRÜLDÜĞÜ demişken - yanlış anlaşılmasın - TİMUR tarafından ÖLDÜRÜLEN değil,bir başkası sevdiği tarafından ÖLDÜRÜLMESİ olabilir..

KIRMIZI ZAR'ların hikayesini izlerken ,Ustasının dükkanını Timur'a devretmesi,Zarlarıyla birlikte içine sindiremeyen Usta'nın bir işe yaramaz oğlunun İNTİKAMININ parçası olabilir..


Merve'nin annesi hayatta olduğuna eminim. Kadın büyük ihtimak çocuğunu ve Timur'u terk edip kaçtı gitti. Şimdi Timur evlendiğine göre Merve'nin annesinin çıkıp gelmesi yakındır diyorum. Hatta Merve'yi yanına almak isteyecektir. Merve, Mine'yi istemediğinden babasına kızdığından Annesine gitmek isteyebilir.

Usta'nın bir işe yaramaz oğlunu senarist konusuz kalırsa sandıktan çıkarabilir. Ama bunca yıl bir şey yapmamış adam ortaya çıkarsa çok abes olur. Hapisten çıktı diyebilir senarist o da başka.:img-hyste :img-hyste

matraka
01-11-11, 14:53
Sevgili matraka arkadaşım, cinsellikte aşkın, hayatın bir parçası. Bunun düşmekle ne alakası var? :bilmim Cinsellik dünya tüm insanların yapısında olan bir şey niye bu kadar kızdın anlamadım. :bilmim Hepimizi leylekler getirmedi, hepimiz cinsellik sonucu oluştuk ve doğduk. Tüp bebekler hariç. :img-blush

Dizilerdeki aşklar cinsellik içermiyormu? Tecavüzler, aldatmalar, evli insanların başkaları ile beraber olması niye izlenme rekorları kırıyor acaba? Onlar düşmek sayılmıyor mu acaba?

Kendinden yaşça çok küçük kadınla evlenen erkeğin aldatıldığı bir çok örnek var gerçek hayatta. Kadında erkekten çok yaşlı olduğunda aynı durum ortaya çıkar. Ben ona da karşıyım.

Ben Sinan'cı değilim. Sinan, toy, hayatı boyunca poh pohlanmış, zengin olmuş, şımartılmış bir genç; zorda kalsa belki Mine'yi bırakırdı. Ben hataları yok demiyorum.
benim yorumunuza eleştirel bakmamın sebebi,Timur Krakterinin yaşından dolayı, cinsel sorun yaşayabileceği hakkındaki yazınız,sağlıklı insanların sağlıklı cinsel hayatı olur diyorum başka da bir şey demiyorum,sinanda derseniz olabilir bak:img-hystehastalıktan tamamen sağlıklı kurtulabileceğini sanmıyorum çünkü:img-hysteiyi olsa bile, psikolojik tedavi alması gerekecek
sinan meselesine gelince,sizden alıntıladım ama foruma genel olarak söylediğim birşeydi,

matraka
01-11-11, 15:02
:img-hyste-Bu , Sinan'ı baba parasıyla şımarmış biri olarak tanımlayanlara...-
Sinan: Sana bir şey söyleyeyim mi? Bak göreceksin , günün birinde adımı tarihe yazdıracağım. Hem de babamın parasıyla ya da okuduğum okullarla falan değil... Kendi adımla! Sinan Harmangil şunu şunu yaptı diyecekler... Yüzyıllar sonra kitaplarda okuyacaklar. Al işte sana ölümsüzlük...

-Bunlar da , Sinan'ın birinci önceliğinin Mine olmadığını , Sinan'ın Mine'nin hayatını kararttığını söyleyenlere...-
Mine: Madem yakaladın , hiç bırakma e mi?
Sinan: Bırakmayacağım. Elimizde bastonlar , ihtiyarlayana kadar... Bırakmayacağım seni.

Mine: Sence biri bize büyü falan mı yaptı?
Sinan: Bence rüyadayız.
Mine: Hiç bitmesin.
Sinan: Hiç bitmeyecek...

Sinan: Pişman mısın?
Mine: Değilim... Çünkü seni çok seviyorum. Biz hiç ayrılmayacağız değil mi?
Sinan: Ayrılmayacağız sevgilim... Seni hiç bırakmayacağım...

bunları yazınca sinan insanlara havadan bakmayan biri oluyor,minenin mahallesine kadar gelmedi,hergün okulun önüne kadar gitmiyor,sevdiği kızın babasına rahatça hakaret edebiliyor,mahalle kızına(sosyal yaşantısını bildiği halde) hemde reşit olmayan bir kıza bende kal bu gece gitmeyelim diyebiliyor (bu yüzden küsebiliyor)
yok canım sinan rahat biri değil heç,sinanın mineye söyledikleri ile çelişmiyor mu? sinan kendisine sunulan hayattan rahatsızsa yukarıdaki eylemleri yapmaması lazım,sevdiği kızı anlaması gerekmiyormu,insan o paradan o güç ten nefret ediyorsa o gücü neden kullanır gitsin yeni camide dilensin demiyoruz,masterı çalışarakmı kazanmış,yoksa para ile mi yapacak
yahu sizler bile sinanın birinci önceliğinin mine değil master olduğunu burada söylemedinizmi bana şimdi geriye dönük yazdıklarını araştırtmayın

serra
01-11-11, 16:41
matraka; bunları yazınca sinan insanlara havadan bakmayan biri oluyor,minenin mahallesine kadar gelmedi,hergün okulun önüne kadar gitmiyor,sevdiği kızın babasına rahatça hakaret edebiliyor,mahalle kızına(sosyal yaşantısını bildiği halde) hemde reşit olmayan bir kıza bende kal bu gece gitmeyelim diyebiliyor
yok canım sinan rahat biri değil heç,sinanın mineye söyledikleri ile çelişmiyor mu sinan kendisine sunulan hayattan rahatsızsa yukarıdaki eylemleri yapmaması lazım,sevdiği kızı anlaması gerekmiyormu,insan o paradan o güç ten nefret ediyorsa o gücü neden kullanır gitsin yeni camide dilensin demiyoruz,masterı çalışarakmı kazanmış,yoksa para ile mi yapacak
yahu sizler bile sinanın birinci önceliğinin mine değil master olduğunu burada söylemedinizmi bana şimdi geriye dönük yazdıklarını araştırtmayın

Kimse sütten çıkmış ak kaşık değil ki sinanda olsun.Hataları görmek istiyorsanız rahatça hata bulabilirsiniz.
İyiki sinan babasına laf etti, elinizde başkada koz yok.Sonrasında özür diledi, af diledi bunu neden dile getirmiyorsunuz.
Bir insanın ailesinin durumu iyiyse, tahsili için neden bu imkanları kullanmasın.
Sinanın okulun önüne gelmesi gayette normal bir olay, sevdiği kızı okuldan alıp beraber vakit geçiriyor.Cinsellik boyutuna değinmiyorum ki bence yanlış bir olaydı.
Ama size bir şey diyimmi asıl yanlış ve absürd olan yaşını başını almış birinin okul kapısında beklemesi.

matraka
01-11-11, 16:54
Kimse sütten çıkmış ak kaşık değil ki sinanda olsun.Hataları görmek istiyorsanız rahatça hata bulabilirsiniz.
İyiki sinan babasına laf etti, elinizde başkada koz yok.Sonrasında özür diledi, af diledi bunu neden dile getirmiyorsunuz.
Bir insanın ailesinin durumu iyiyse, tahsili için neden bu imkanları kullanmasın.
Sinanın okulun önüne gelmesi gayette normal bir olay, sevdiği kızı okuldan alıp beraber vakit geçiriyor.Cinsellik boyutuna değinmiyorum ki bence yanlış bir olaydı.
Ama size bir şey diyimmi asıl yanlış ve absürd olan yaşını başını almış birinin okul kapısında beklemesi.
zaten bende hata diyorum,hataları iki tarafta yapabilir,yapacaklarda o kadar keskin çizgilerle ayrıldı ki forum sinan&mine Timur&mine diye iki grupta bir grubu kabul etmiyor,
17 yaşındaki bir kızı benim için ha timur beklemiş,ha sinan valla benim için farketmiyor,size bir öernek haber yazayım 13 yaşındaki kıza 100 kişi tecavüz etmiş kızın rızası var diye mahkeme, 5 yıl ceza vermiş güzel ülkemde o yüz kişinin içinde, hakim senin yaşın fazla,sen diğerlerinden büyüksün o halde senin cezan 6 yıl dememiş,
demek istediğim sinan 17 yaşındaki kızla kanunlara göre suç işlemiş,23 yaşında sinanda olsa 37 yaşında timurda olsa aynı cezayı alıcaktı

toplumda uç noktalar vardır,bizim toplumumuzda da bunlardan olması herkeze garip geliyor evlenme programlarında 40-45 yaşındaki erkekler 24-25 yaşındaki bir kadınla evlenmek isteyebiliyor,bu sorgulanmıyor, yaş farkı 20, 40 ayşındaki dul kadınla 65-70 yaş aralığında birisi evlenmek isteyebiliyor,bu sorgulanmıyor yaş farkı 25-30 buda normal karşılanıyor
yabancı devlette amerikada olan bir olay,54 yaşındaki adam 16 yaşındaki kadınla evli bu orda olay olmuyor,sorgulanmıyor,
timur mineyi severse ama sapıkk :img-hyste

matraka
01-11-11, 18:50
Bölüm Fotoları yayınlanmış,vatana millete hayırlı olsun timur mine evliliği:img-hystebakalım timur gerçekten sapıkmı olucak:img-hystebazı arkadaşlarımız bencil timuru beğenmesede bence sapık olmayacak

SELVERR
01-11-11, 19:11
merhabalar;
bölüm resimleri süper.. evliliik olmuş bildiğimiz üzere..

kahvaltı masaları hazırılamış.. masayı hazırlayan timur değilse şaşarım... sanki minenin odasına da kahvaltıya çağırmak için gelmiş..

acaba onlar kahvaltı yaparken merve nerelerde ki.. evlilik oldu diye bu sefer farklı boyutta bir çılgınlık hazırlığında mı acaba? :)

emine düğün boyunca içkinin dibine vurmuş sanırım.. halaiçiyor resimlerde.

minenin gece odasında telefonla konuştuğu süreyya olabilir mi? neler olup bittiğini anlatır malum süreyya inanmıyordu ona...

turan amca ile sabaht abla sahnesi var ama kim kime gelmiş anlamadım.. ama bir karşılaşma olmuş belli ki..

bencede resimlerden anlaşılan o ki timur baya sapık davranmış hatta ve hatta öyle sapık davranmış ki mineye kapısını kilitlesin diye odanın anahtarını takdim ediyor... öyle sapık ki timur mine o yüzden odasında tek başına hatta telefonla konuşuyor...birde kahvaltıyı bir bilseniz ne hayaller kurark hazırlamış hazırlamadı ise kimbilir ne hayallerle kahvaltıya çağırmak için minenin kapısında :img-hyste

anlayacağız bakalım bu bölüm nikah sonrası timur bir sapık mı yoksa değil mi? e malum nikah sonrası normal şartlarda timurun boş durmaması lazım :img-hyste

mine tulumlu haliyle gözüme pek bir hoş gözüktü bu arada.. o sahneleri de merak ediyorum..

neyse ya ;biz ne desek boş nasıl olsa. önümüzdeki bölümlere bakalım :)

özette bir gelse bakalım yeni bölüm nelere gebeymiş :)

bu bölümü daha çok merak ediyorum :)

kelebek24
01-11-11, 19:21
bölüm resimleri gelmiş, mine-timur evleniyorlar.... bakalım bundan sonraki bölümlerde ne olacak? çok merak ediyorum :img-wink: timur yalan söylemeye ve yaptığı bencilliklere devam mı edecek yoksa evlilik onu değiştirecek mi (hiç sanmıyorum ama) izleyip görücez :img-wink:

sinan bu bölüm de mine'ye ulaşamıcak gibi görünüyor ... bir an önce sinan'la mine buluşmalı!! şimdiden çok duygu yüklü bir sahne olacağını gözümde canlandırabiliyorum :icon_sorr

bimkolik
01-11-11, 20:27
Fragman super.....beklenen nikah gerceklesiyor..
Yaratik Merve yine uyuzca davraniyor Mineye.."Senin ne isin var burada, odanda kahvalti etsene" gibi bir sey soyluyor, tam dayaklik bu kiz...
Emine barda iyice sarhos ve halvet durumlari...cok sacma...haddinden fazla...

mıstaa
01-11-11, 21:45
Eveeett Mine ile Timur evlenmiş. Artık karı koca oldular ve Sinan dış kapının dış mandalı. Umarım bundan sonra yerini bilir ve Timur'un sinirlerini bozmaz. :)

selin-ji
01-11-11, 22:37
Eveeett Mine ile Timur evlenmiş. Artık karı koca oldular ve Sinan dış kapının dış mandalı. Umarım bundan sonra yerini bilir ve Timur'un sinirlerini bozmaz. :)

hahay dış kapının dış mandalımı?
o en önemli faktör bikere :) bebişin babası :img-in_lo
fragmanda timurun evinin önüne gidiyo çok sinirli bakıyodu bizim sinan.:img-cool2

büyük bi ihtimalle evdeki korumalar sinanın girmesine izin vermicek yada evdekilerin hiçbiri evde olmayacak :img-beee:

Edit: bu arada mine'nin bahçivan tulumunu çok beğendim çok tatlı olmuş bebişte karnında, çok tatlı göstermiş :)

aylin_a.r.ş
01-11-11, 22:52
Evet evlenmemelerine dair umutlarım vardı ama artık söndü..
Evlendiler..
Hadi sevinin hep beraber alkışlayalım (!)
çok mutlu oldum ben şahsen :cheer:
Mine Timur'dan iyisini mi bulacak..(!)
Bebeğine babalık yapacak daha iyi biri mi var..(!)
Of ama Turan haklısın başın yerden kalkmalı..(!)
Esmahan hanımcığım hayat standartların yükselecek böylesi bir damatdan daha iyisi Şam'da kayısı..(!)

Evelndiler..O cehennem kaçkını Merve ve Mine aynı evde..
Kahvaltı yapmasını bile istemiyor aynı sofrada..
Evet bu ev çok güzel olacak Mine için..
Böylesi bir yaşam için herşey yapılır gerçekten..

Sinan sen de ne yapıyorsun oğlum..Ne hakkın var senin o evin kapısına gitmeye..
Sen dış kapının dış mandalısın olur mu (!)
O kız senin sevgilin değil..
Sen ona aşık değilsin..
Karnındaki çocuk da senin değil..

Hatta dış kapının dış mandalı bile olamazsın biliyor musun (!!!)


Neyse sinirimizi biraz attıktan sonra normal bir yorum yapmaya dönersem eğer..
Evlenmişler aferin ..
Timur Bey'e alyanslar yetmemiş yeni yüzükler getirmiş..
Maşallah adama ya..Ne düşünceli şeysin sen öyle (;
Ha bir de Mine ne yaptı da ''senden ben sorumluyum'' tarzı birşey diyor bu uyuz adam..
Görücez bölümde yine neler esecek başına da nasıl zindan edecekler hayatı baba kız Mine'ye...

Ve Sinan bu evliliği nasıl öğrendi..
Ah canım tabiki benim ki de soru mu yani..
Çok sevgili(!) baba Harmangil yumurtlamıştır..
''Hem de hamileeeee oğlum''
''O kız bizim ailemize yakışmaz demiştim sana ''
tarzı cümleler duyacağımıza adım kadar eminim sanırım:whistle2

Nasıl vicdandır bu adamdaki..
Gerçi neyse sadece baba harmangil değil sorunlu olan..
Mine'nin aynı evi paylaşacağı adam sorunun başı ya neyse..

Bakalım ben yine de bölümden umutluyum..
Hasret duyguları güçlendirir..
Birbirlerinden nefret ederler Mine&Sinan.Daha doğrusu ettiklerini sanırlar..
ama onlar aşık..
Ve aşkla nefretin arasındaki o ince çizgiden doğru tarafı seçecekler bir gün elbet:img-in_lo

forgetmenot
01-11-11, 23:16
Tüüü sana Emine.Gözlerime inanamadım.Bar'da kim beyaz atlı prens bulmuş da sen bulacaksın.Kutsal bakirenin acı sonu.Ne hazin!Bu Emine, bu gidişle Allah esirgesin,kötü yola da düşer.Bir de orada Timur'un eski karısına rastlamasın?Tabii iyi aile babası Turan'ın bu aralar takıldığı kızıl saçlı hatun Timur'un eski karısı değilse?O ihtimal de buraya yazılmıştı,ondan soruyorum.Bir de Laleli'de çalışan o kızıl saçlı bayanın mesleğini anlayabilen oldu mu???Sinan-Timur güzellemelerini veya kötülemelerini şu an için yararsız buluyorum.Senaristler nasılsa ana hikayeyi belirlemişler,ona göre hareket edecekler.İkisi de aynı önemde dizi için.Ama Sinan veya Timur bir yere kadar önemli.Çünkü bana göre;asıl dizide ilerleyen bölümlerde Mine'nin geçireceği değişim daha önemli olacaktır.Sonuçta dizideki ana karakter, Mine.Gelecek bölümlerde nasıl bilinçli bir anne olacağını izlemek bana daha çok zevk verecek.Aşk meşk bir yere kadar.Bu kadar acıyı Mine sadece 'aşk' için çekmesin,kişisel gelişimi için de gerekiyorsa acı çeksin,emek harcasın,gözyaşı döksün.De yaşayacakları birşeye değsin.Yoksa son kertede 'bir aşk dizisi seyrettik' deyip geçilecek.

~~winds~~
01-11-11, 23:24
Yorumlarımızı alaya almak , üstlerine tuhaf senaryolar yazmak çok mu hoşunuza gidiyor? Eğer rahatsızlık duyuyorsanız yanıtlamazsınız. Kimsenin kimsenin yorumunu aşağı görmeye , dalga geçmeye hakkı yok. Bu zamana kadar hangi SinanMine'cinin sizlerin yorumunu alaya aldığını gördünüz? Biraz saygılı olmak bu kadar zor olmasa gerek. Herkesin bir sınırı var,bunun da bilincinde olmak gerek.

Sinan'a sadece iki şekilde yüklenebilirsiniz. Birincisi , Turan beyle ilgili Mine'ye söylediği... İkincisi ise cinsellik... Cinsellik konusunda eleştirilecek bir yan asla yok aslında ama Sinan'ı yerden yere vurmaya ant içtiğiniz için çok sevgili Timur uğruna şaşırmıyorum artık... Neyse bu iki konudan başka hiçbir hata bulamayacağınız için dönüp dolaşıp aynı şeyleri ısıtıp ısıtıp önümüze koyuyorsunuz. Biz bıkmadan usanmadan yanıtlarız orası ayrı , ama tüm yorumlarımız alaya alınınca bizdeki sabır da bir yere kadar dayanıyor.


Canım Timur Emine'nin kolunu tutup ''sonsuza kadar saklanacak'' diye tehdit ettikten sonra bile halen Timur bu derece savunuluyor,savunulmasını geçtim sevenleri elbette iyisiyle kötüsüyle savunabilir,ama bunu yaparken karşı tarafın söylediklerini alaya alma,düşüncelere gülme filan hiç hoşuma gitmiyor.
8 bölümü geride bıraktık ve Timur'un karakteri ortada.Biz Timur'u daha ilk bölümde Mine'ye bakışlarıyla anladık,sonrası da geldi,kendi istekleri doğrultusunda ''yaptığın yanlış'' diyerek pasaporta el koyma,sonra bebeğimi aldıracağım diyen Mine'ye ''bende seni cesur sanmıştım'' diyerek gaz verme...Ki dikkat lütfen Mine'nin iki davranışı karşısında Timur'un takındığı duruma.
Mine Sinan'a gitmek isteyince maceracı oluyor,yanlış yapıyor.Ama iş bebeği doğurmaya gelince kıza cesaret aşısı yapıyor.Niye?
Bebek yoksa Mine'de yok Timur içinde ondan :whistle2
Dizi 20 bölüm devam etmiş,50 bölüm devam etmiş umrumda değil.Yeterki mantıklı doğru düzgün ilerlesin...


Canım öncelikle üstte belirttiğim gibi o alaya almalardan ben de son derece rahatsızım. Nasıl bir kendini üstün görme durumu ise bu çözebilmiş değilim , ama bir son verilse çok iyi olacak. Burada herkes istediği yorumu yapma konusunda özgürdür ve kimse kimseyi aşağılayamaz. Ve yine hangi cümlenin altını çizeceğimi şaşırdım canım... Özellikle şu cesaret aşılama mevzusunu öyle güzel anlatmışsın ki... Sinan için yapılanlar çılgınlık ama Timur'a giden yolda her şey mübahtır , öyle mi? Yok öyle bir dünya... Ayrıca evet , dizinin bölüm sayısına neden bu kadar takılınıyor anlamıyorum. Mantığını ve değerini kaybetmiş bir dizi 300 bölüm sürse ne olur sürmese ne olur. Az olsun kaliteli olsun... Hafızalarda güzel yer etsin.


Çok haklısın canım.Timur ne yapsa iyi oluyor,Mine'yi düşünüyor,içinden çıkılmaz durumlarla karşılaşmasın diye yapıyor deniliyor.

Ya da Timur yapması gerekeni yaptı oluyor.Timur ne karakterde birisi olduğunu Mine'nin çaresizliğindne çok güzel bir şekilde faydalanarak gösterdi.Onu nikah masasına oturttu.Ve bunu da ''yardım'' adı altında yapması ne kadar dürüst bir insan olduğunu açıklıyor.


Canım boşuna demiyorum , "Timur bu başlık altında ilahlaştırılıyor." diye... Basbaya da bu durum söz konusu... Sinan'ın , Mine'ye söylediği sevgi sözcükleri bile altında bir şey aranıyor. Ama Timur ne yaparsa şahane adam , mükemmel insan. Bize objektiflik dersi verileceğine biraz kendi yorumlarına baksa insanlar... Ben burada Timur'u eleştirebilen , yeri gelince kızan insanlar da gördüm. Boşu boşuna olan bir şeyi olmamış gibi göstermenin lüzumu yok.


Tuğçem sen ne yaptın yaa:love01:
Her bir cümlenin altını çizmek,rengini değiştirmek istedim.Yani öyle güzel yazmışın,anlatmışın ki...Dediğin gibi delil çok görmek isteyene,ama işte görülmek istenmiyor.
Timur'un Sinan'ı araştıracağını ve boş durmayacağını bende düşünüyorum.İzleyelim ve görelim bakalım tahminlerimiz yine çıkacak mı:img-wink: Alıntı yapmak istediğim,düşüncelerimi yazmak istediğim mesajlar var daha,ama vaktim yok maalesef,çıkmak zorundayım.
Umarım fragman akşama gelir,görüşmek üzere...
13 yaşında ki küçük bir kızla beraber olan 26 hayvana en hafif cezayı veren adalete yazıklar olsun...Neymiş çocuk kendi isteğiyle beraber olmuşta,İstemeseydi karşı koyarmışta...Ya bu daha çocuk,kendi isteği ne demektir,nasıl bir anlayıştır.Nasıl karşı koysun küçücük bir beden...Vicdanım sızladı...İnsanlığımdan utandım...

Ah canım benim , bunları yazarken o repliklerin olduğu sahneleri tekrar tekrar izledim ben... Ve "Boşuna hayran değilim ben bu çifte yahu." dedim. İyi ki var onlar yahu... :img-in_lo Görmek istemeyene göstermek için zorlamayacağım artık zaten , insanların dalga malzemesi oluyor yorumlarımız ne alakaysa... :icon_whis
Bunun çıkması lazım bence ve ben MineSinan'dan önce Timur ve Sinan'ın karşılacağını düşünüyorum. Timur elinden geleni ardına koymayacaktır. :whistle2

O olay ilgili de çok doluyum canım. 13 yaşında bir çocuğa karşı bu denli acımasız olabilen insanlar(!) ve o insanların adaletine güvenmek... "İnsanlık nerede kaldı?" diye sormak lazım. :icon_sorr


***


Sinan'ı dış kapının dış mandalı olarak görmek de cidden enteresanmış. Mine'nin sevdiği adam Timur değil Sinan , Timur'un Mine ile tek bağı imza... O imza da Sinan'ı dış kapının dış mandalı yapmaya yetmez. :img-wink: Sevgili Timur-Mine'ci arkadaşlarımızın yorumlarıyla cevaplayacak olursak , Sinan onların hayatından çıksın. Mine , Sinan'ın bebeğini doğursun. Timur , bebeğe süt alsın falan... Ne heyecanlı bir hikaye değil mi? Timur da Sinan da bu hikayede var. Ütopik ve olmayan şeyleri dillendirerek , bu ütopik şeyleri yorumlarla dalga geçmek için kullanarak kimse bir yere varamaz bence... :whistle2

Ayrıca ; neden Timur-Mine evliliği gerçekleşmeyecek demişiz gibi davranıyorunuz? Bizler bu evliliğin gerçekleşeceğinin bilincindeydik. Belirteyim dedim. :img-wink:

Fragmanı izlemedin henüz. İzlediğimde ayrıca onun yorumunu da yapacağım.

İyi yorumlar.

matraka
01-11-11, 23:49
Yorumlarımızı alaya almak , üstlerine tuhaf senaryolar yazmak çok mu hoşunuza gidiyor? Eğer rahatsızlık duyuyorsanız yanıtlamazsınız. Kimsenin kimsenin yorumunu aşağı görmeye , dalga geçmeye hakkı yok. Bu zamana kadar hangi SinanMine'cinin sizlerin yorumunu alaya aldığını gördünüz? Biraz saygılı olmak bu kadar zor olmasa gerek. Herkesin bir sınırı var,bunun da bilincinde olmak gerek.

Sinan'a sadece iki şekilde yüklenebilirsiniz. Birincisi , Turan beyle ilgili Mine'ye söylediği... İkincisi ise cinsellik... Cinsellik konusunda eleştirilecek bir yan asla yok aslında ama Sinan'ı yerden yere vurmaya ant içtiğiniz için çok sevgili Timur uğruna şaşırmıyorum artık... Neyse bu iki konudan başka hiçbir hata bulamayacağınız için dönüp dolaşıp aynı şeyleri ısıtıp ısıtıp önümüze koyuyorsunuz. Biz bıkmadan usanmadan yanıtlarız orası ayrı , ama tüm yorumlarımız alaya alınınca bizdeki sabır da bir yere kadar dayanıyor.

Canım öncelikle üstte belirttiğim gibi o alaya almalardan ben de son derece rahatsızım. Nasıl bir kendini üstün görme durumu ise bu çözebilmiş değilim , ama bir son verilse çok iyi olacak. Burada herkes istediği yorumu yapma konusunda özgürdür ve kimse kimseyi aşağılayamaz. Ve yine hangi cümlenin altını çizeceğimi şaşırdım canım... Özellikle şu cesaret aşılama mevzusunu öyle güzel anlatmışsın ki... Sinan için yapılanlar çılgınlık ama Timur'a giden yolda her şey mübahtır , öyle mi? Yok öyle bir dünya... Ayrıca evet , dizinin bölüm sayısına neden bu kadar takılınıyor anlamıyorum. Mantığını ve değerini kaybetmiş bir dizi 300 bölüm sürse ne olur sürmese ne olur. Az olsun kaliteli olsun... Hafızalarda güzel yer etsin.

Canım boşuna demiyorum , "Timur bu başlık altında ilahlaştırılıyor." diye... Basbaya da bu durum söz konusu... Sinan'ın , Mine'ye söylediği sevgi sözcükleri bile altında bir şey aranıyor. Ama Timur ne yaparsa şahane adam , mükemmel insan. Bize objektiflik dersi verileceğine biraz kendi yorumlarına baksa insanlar... Ben burada Timur'u eleştirebilen , yeri gelince kızan insanlar da gördüm. Boşu boşuna olan bir şeyi olmamış gibi göstermenin lüzumu yok.

Ah canım benim , bunları yazarken o repliklerin olduğu sahneleri tekrar tekrar izledim ben... Ve "Boşuna hayran değilim ben bu çifte yahu." dedim. İyi ki var onlar yahu... :img-in_lo Görmek istemeyene göstermek için zorlamayacağım artık zaten , insanların dalga malzemesi oluyor yorumlarımız ne alakaysa... :icon_whis
Bunun çıkması lazım bence ve ben MineSinan'dan önce Timur ve Sinan'ın karşılacağını düşünüyorum. Timur elinden geleni ardına koymayacaktır. :whistle2

O olay ilgili de çok doluyum canım. 13 yaşında bir çocuğa karşı bu denli acımasız olabilen insanlar(!) ve o insanların adaletine güvenmek... "İnsanlık nerede kaldı?" diye sormak lazım. :icon_sorr
***


Sinan'ı dış kapının dış mandalı olarak görmek de cidden enteresanmış. Mine'nin sevdiği adam Timur değil Sinan , Timur'un Mine ile tek bağı imza... O imza da Sinan'ı dış kapının dış mandalı yapmaya yetmez. :img-wink: Sevgili Timur-Mine'ci arkadaşlarımızın yorumlarıyla cevaplayacak olursak , Sinan onların hayatından çıksın. Mine , Sinan'ın bebeğini doğursun. Timur , bebeğe süt alsın falan... Ne heyecanlı bir hikaye değil mi? Timur da Sinan da bu hikayede var. Ütopik ve olmayan şeyleri dillendirerek , bu ütopik şeyleri yorumlarla dalga geçmek için kullanarak kimse bir yere varamaz bence... :whistle2

Ayrıca ; neden Timur-Mine evliliği gerçekleşmeyecek demişiz gibi davranıyorunuz? Bizler bu evliliğin gerçekleşeceğinin bilincindeydik. Belirteyim dedim. :img-wink:

Fragmanı izlemedin henüz. İzlediğimde ayrıca onun yorumunu da yapacağım.

İyi yorumlar.

buna alaya almak demiyelim,bazı gerçekler ortada ben başından beri mine sinanı sevmiyor demedim,ama bu aşkı küçümsedim,olanları görmezden gelemiyorum ve hala aynı düşünüyorum,sinan kelimeleri ile yaptıkları farklı olan biri,(bana göre)bu yazdığım cümleyi ilerde size hatırlatırım
burda benim aşka saygısızlık etme gibi bir lüksüm olamaz,ama sinan mine aşkının bu kadar güzel gösterilmesi,tabi minenin rüyalarında( bilirsiniz rüyalarda bir ağaç orman,döküntü bir ev dublex villa olabiliyor,kısacası ben mükemmel aşklara inanan biri değilim,inanmadığım aşkıda savunmam,kendi fikrimdir,kusursuz aşk yoktur

~~winds~~
02-11-11, 00:16
buna alaya almak demiyelim,bazı gerçekler ortada ben başından beri mine sinanı sevmiyor demedim,ama bu aşkı küçümsedim,olanları görmezden gelemiyorum ve hala aynı düşünüyorum,sinan kelimeleri ile yaptıkları farklı olan biri,(bana göre)bu yazdığım cümleyi ilerde size hatırlatırım
burda benim aşka saygısızlık etme gibi bir lüksüm olamaz,ama sinan mine aşkının bu kadar güzel gösterilmesi,tabi minenin rüyalarında( bilirsiniz rüyalarda bir ağaç orman,döküntü bir ev dublex villa olabiliyor,kısacası ben mükemmel aşklara inanan biri değilim,inanmadığım aşkıda savunmam,kendi fikrimdir,kusursuz aşk yoktur

Salt size söylediğim bir şey değildi o... Başlığın genelinde yorumları alaya alma , aşağılama durumu mevcut ne yazık ki... Kişilerin yorumlarına katılmayabilirsiniz , karşıt fikirler olmasa tartışma da olmaz. Ancak mevzu kahkaha atan smilelar eşliğinde dalga geçmeye ilerlerse bu düpedüz saygısızlıktır ve hiçkimseye hiçbir şey bu hakkı vermez. Özellikle tek bir kişi üzerine alınmasın diye de en başa yazdım. Gergin bir insan değilimdir , ama benim de sabrımın taştığı yerler var. Bir değil iki değil neticede... Ve benim kendi düşüncem ; yorumlarımızda haklılık payı görüldüğü için alaya alarak üstünün kapatılmaya çalışıldığıdır.
MineSinan aşkını desteklemeyebilirsiniz,buradaki çoğu kişinin bize karşı gösterdiği tutumun aksine bizim buna saygımız var. Aksi de düşünülemez zaten... Ama bunun aşk olmadığının iddia edilmesi bana tuhaf geliyor. Ve yine Timur'u yüceltmek için , Sinan'ın nefes alışından bile hata çıkarılması bana çok ama çok tuhaf geliyor. Biz gördüğümüzü eleştiriyoruz. Timur'u da , Sinan'ı da , Mine'yi de gördüğümüzle değerlendiriyoruz. Hiçbir zaman olmayan şeyleri burada varmış gibi gösterme gibi bir çabamız olmadı. Olmayacak da... En azından kendi adıma bu böyle. Ayrıca benim yorumumda "Sevmiyorsanız da savunacaksınız." ibaresi yer almıyor. Size kimi savunacağınızı ya da destekleyeceğinizi söyleme gibi bir hakkım da yok.
Master mevzusuna gelirsek... Ben "Master , Sinan için Mine'den önce gelir." gibi bir şey söylemedim. Sinan'ın öncelikleriyle ilgili yorum yapmadım burada... O önceliklerle ilgili tek yorumum o mesajdakidir. Gel gelelim ki ; Sinan'ın mastera önem vermesi , sadece onu düşündüğü anlamına gelmez. Bu çocuğun geleceğini kurması için-Mine'yle hayalini kurduğu geleceği-eğitimini en iyi şekilde tamamlaması lazım. Master olayını buraya katmak biraz saçma değil mi? Mine'nin de elinde böyle bir fırsat olsa o da yapmak zorundaydı. Yani aşkla alakası yok bunun... O iki çalışma odalı evi kurmak kolay olmasa gerek... :img-wink:

moonbeam
02-11-11, 01:07
Bölüm resimleri:

Benim şu nikahla ilgili merak ettiklerim var:
- Nikah masasında şahitlik yapan kel alaka adamlar kim?
- Nikaha davetli insanlar kim?
- Anahtar teslim töreni beklenen bir şeydi de hava kararmış, başbaşa kalmışlar, o saate kadar havuz başında düğün mü yaptılar? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif
- Mine’nin yatağının başucundaki beyaz çiçekler çok hoş. Gelin buketi mi ki?
- Alyanslar ne zaman piyasaya çıkacak? Anahtar verirken hala o iğrenç yüzüğü takıyor Timur.

Mine’nin odasında telefon varmış...

Pek çok örneğini göreceğimizi sandığım bir kapı eşiği konuşması gerçekleşiyor. Timur Mine’yi kahvaltıya çağırıyor diye düşünyorum. Kıyafetinden de hafta sonu gibi görünüyor. Nikah ertesi cumartesidir. Telefondaki kim ola ki?

Gene Sabahat'in evinde biten Turan’a bööööö. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-tomato.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-tomato.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-tomato.gif

***

Fragman bazı sorularımı cevaplamış. Mine'nin evet diyeceği kesindi, zaten fragmanın başı bölüm sonuyla aynı, o konuyu atlıyorum.

Tahminim hala fotoğrafların ve fragmandaki sahnelerin çoğunun nikahın ertesi gününden olduğu yönünde. Merve'nin hayatı Mine'ye zehir etme çalışmalarının ikisini görüyoruz fragmanda. Birisi kahvaltı sofrasından kovması ("Ne işin var seni burda? Git odanda et kahvaltını"), diğeri de çat kapı odasına dalması. Timur bu kıza hiç terbiye vermemiş mi diyeceğim ama konu bu değil biliyorum. Merve için sık sık şımarık deniliyor. Bence Mine öncesi bir şımarıklığını görmedik. Babası takdir al götüreyim dediğinde yaşasın dediğine göre iyi bir öğrenci. Ayten'le de Mine ile ilgili çıkışına kadar ilişkisi çok iyiydi. Alışverişte babası istediği elbiseyi almayınca bir mızmızlığını görmedik. Bence Merve şımarık bir çocuk değil. Sadece iki konuda çok hassas: annesi ve babası. Daha önce evde gördüğümüz huysuzlukları hep annesi söz konusu oluncaydı. Mine meselesi de baba konusunda bam teline dokunuyor. Onu da kaybedecek diye ödü kopuyor. Bu da haksız bir kaygı değil. Timur ne derse desin evde bir 3. kişinin (bebeği saymıyorum bile) olmasının ilişkilerine etki etmemesi mümkün değil. Uzun vadede tatlıya bağlansa ve Merve'nin hayatı için bile daha iyi olsa bile (bu kesinlikle ihtimaller dahilinde) ilk etapta bocalaması çok doğal. Bu durumun yarattığı dengesizlikle şu anda karakter dışı davranıyor. Ama yaptığı terbiyesizliklerin hiç birini affettirmez elbette. Tahmin ettiğim gibi uzunca süre Timur'un bunlardan haberi olmayacak. Mine aynı nikah öncesi gibi Merve'yi yanıtsız bırakacak ya da kahvaltıda yaptığı gibi onun isteklerine boyun eğecek. Bu arada oda kapısı çat kapı açılınca Mine Timur geldi sanmış mıdır acaba? Arkası dönüktü.

O günkü olaylarla ilgili tahminime gelince: Resimlerden düşündüğüm gibi sabah Timur Mine'yi kahvaltıya çağırıyor, yukarı çıktıklarında merak ettiğim alyanslar piyasaya çıkıyor, bakalım Mine'nin tepkisi ne olacak? (Timur Mine'ye alyansın yanı sıra bir de taşlı yüzük almış. Fragman net görüntülü bir yere düşse de inceleyebilsek zira bana o sahnede Timur berbat yüzüğünden kurtulup alyans takıyor gibi geldi... http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/happy0064.gif) Mine çalışmak istediğini de bu arada bir yerde söylüyor herhalde. Sonra kahvaltıda gelen bir telefonla Timur'un işe gitmesi gerekiyor, o gittikten sonra gelen Merve Mine'yi masadan kovuyor, daha sonra da odasında taciz ediyor. Mine ailesini ziyarete gidiyor. Eve dönüp onu bulamayan Timur telaşlanıyor, Mine gelince ona bundan sonra nerde olduğunu kendisine haber vermesini söylüyor, itiraz eden Mine'ye "Bu evde yaşadığın sürece senden ben sorumluyum" diyor. Bu beklediğim kapı eşiği konuşmalarının ikincisi. Aynı günün akşamında oluyor. Mine aynı kıyafetlerle, odasında başucu lambası yanıyor, Timur ise işe gittiğinden üstündekileri değiştirmiş.

Sanki tüm fragman nikah ve ertesi gününden. Bu bölümde zaman çok yavaş geçecek hissine kapıldım.

Sinan ve Emine sahnelerine fazla yorum yapmaya gerek görmüyorum. Tek diyeceğim Emine daha o gece gecelere akmış! Şu süslenip barlara akma işi saçma ötesi. Mine gibi büyüse tamamdı da onun o ev kızı hallerinden sonra normalde ne barın yerini bilmesi gerekir ne de orda nasıl davranacağını. Bana zorlama geliyor. Hatta gidip ilk önüne gelen adamla yatması diziyi "17 yaşında hamile kalan kızın hikayesi" aksından iyice çıkarıp Yaprak Dökümü misali evlatlarından darbe üstüne darbe yiyen babaya doğru götürüyor, tek gereken Erdal'ın berberi batırıp pis işlere girip hapse atılması! Sinan'ı bakıp gidici gördüm ben ama yapmaz herhalde...

moonbeam
02-11-11, 01:11
Dizimiz Bizim Yenge dizisinde izleniyodu.. :img-hyste:img-hyste

Filiz: (mineyi işaret ederek ) çok üzülüyorum bu kıza
Mehbare: Eh kendi etti kendi buldu


Borç ödüyorlar. Mine'nin ailesi de ikidir Bizim Yenge seyrediyordu. TMC bunu hep yapar, kendi dizilerinde diğer dizilerini, filmlerini hatta şarkıcılarını kullanır....

ozdenden
02-11-11, 02:08
Bıraksınlar Mine ve Sinan mutlu olsun..Timur Bey de Minenin ablası ile evlensin :)))

Başka dizilerin afişlerini de gösteriyorlar reklam amaçlı ....

sonsuzlukkk
02-11-11, 05:35
fragmanı izledim evlilik teklifini kabul ediyor :happy0064
ama timur'un kızı rahat vermiyor mine'ye :icon_sorr anlamadım nedir bu kızın mine'den istediği. babası gerekeni açıkladı neden evlendiğini. hala neyin suratını yapıyor ki merve :icon_whis
babasının ayrıldığı kadına ne kadar sıcak bakıyordu halbuki :865323
sinan'da peşlerine düştü hayırlısı bakalım :865323

Bahar61
02-11-11, 07:33
Sinan Mine'nin son durumunu bilmiyor.
Büyük ihtimalle babası onu yanlış yönlendirecek. Mine'nin evlendiğini söyleyecektir. Ayrılığı daha da keskinleştirmek için bebeğin Timurdan olduğunu ve bu yüzden apartopar evlendiklerini bile söyleyebilir..
Ayrıca Minenin asıl derdinin yağlı bir kapıya demiratmak olduğu için kendinden yaşca büyük ama zengin birini tercih ettiğini de belirtebilir.
Mineye aşık olan Sinan bu habere kolaylıkla inanıp galeyana gelmeyecektir. Mineden mantıklı bir açıklama duyması lazım. Bu kadar kısa sürede deliler gibi sevdiği kız nasıl bu kadar değişmiş olabilir? Üstelik okulunu bile yarım bırakmayı gözalarak? Belkide zorla evlendirildi.
Benim merak ettiğim Mine ile Sinan yüzyüze gelemiyecek mi bu dizide?

-------

Emine aşk ve ceza dizisine mi özendi nedir. Kendini bara atıp hiç tanımadığı biriyle ileri gitme aşamasında. Çoğu diziye tek bebek yetmiyor. Emine de diziye ikinci bir bebek konusu için çalışıyor olabilir.

-------
Mervenin yaptıkları kaba ve terbiyesizce ama onun durumundaki bir çocuktan anlayışlı olmasını beklemekte ne kadar doğru? Evin bir düzeni vardı. Babası ve dadısı ile mutlu bir şeklide yaşıyordu. Şimdi evde genç bir anne adayı var. Üstelik daha doğmamış bebek için babası sevinmeye başlamış bile. Kolay değil kabullenmesi...

günaydın ,

ben de mine ile sinanı ayırmak için sinana minenin asla affedemeyeceği bir hata yaptırmaları gerektiğini düşünmüş ve bunu da daha önce yazmıştım.

sinanın babası hastane odasında minenin evleniyor olduğunu duyduğunda gözlerinde zafer ışıkları yanıyordu.acar dedektifi mutlaka o nikahtan pek çok kare çekmiş ve getirmiştir bekir beyfendiye...babamız da büyük bir keyifle , vicdanı evladı için hiç sızlamadan resimleri göstermiş sinana ve bak işte senin hayatını bile tehlikeye atacak kadar sevdiğin kız 4 ayda unuttu seni bir başkasıyla evleniyor...üstelik bir de bebeği olacak ondan...bak ve anla falan der ...sinan inanir veya inanmaz bilemem ama bir yolunu bulup dikilirse minenin karşısına ...ve sorarsa kendi infazına neden olacak o büyük soruyu ,uğradığı hakaret karşısında mine sanmam ki '' hayır sinan hiç bir şey senin bildiğin gibi değil '' desin...sinanın ondan ve aşkından şüphe etmiş olması aylardır yaşadığı olayların üzerine tuz biber ekecek ve belki de mine içinde biriktirdiği tüm öfkeyi sinana kusacaktır...ve eğer timur da orada olursa o sırada ondan başka tutunacak kimsesi de olmayacaktır.gördüğü manzara ve mineden işiteceği sözler karşısında da sinanın artık orada kalmasına gerek kalmayacaktır...ilerde artık anne veya baba ölüm döşeğinde insafa gelip anlatmazsa veya sinan minenin okuldaki kız arkadaşıyla konuşup gerçeği öğrenemezse yıllar yıllar boyunca bu ihanetin acısını yaşamaya mahkum kalacaktır...

tamamen iyileştikten sonra kendini yine tehlikeli sporlara vereceğini düşünmek de yanlış olmaz sanırım.

emine ,o mine kadar şanslı olacak mı göreceğiz...gerçi minenin ne kadar şanslı olduğu da tartışılır ya ,neeeysee...

merveyi ben anlıyorum...mineye söyledikleri fazla olabilir ama sonuçta 13 yaşında bir çocuk o...tüm hayatı biranda değişiyor...hayattaki tek varlığı artık sadece ona ait olmayacak...kim ,hangi çocuk sakince karşılayabilir ki bunu?

sude9
02-11-11, 10:10
şincik sıralama neydi

adam içki ısmarladı..emine kaçtı..bir daah ki hafta aynı adam yine içki ısmarladı..emine kabul etti..adam temasa geçince emine kaçtı..bu durumun bu hafta emine aynı adamın içkisini kabul edip temasına izin verip yaklaşmaya çalışması esnasında kaçması şeklinde yol bulmalıydı..öyle ya sırayla emine de işler..lakin sırasıda konu mankeni adamı da karışmış artık..bir nikah bunca karışıklığa sebebiyet verebiliyomuş dimek:865323

bu kız sağlam kafa ile durup düşünüp hareket etmeyi öğrenmek için başına musibet gelmesini bekliyor herhalde..bu gayreti ile yakındır o halde :whistle2turan dan göreceği yüz çevirmeler..annesinden göreceği silik ve ezik hareketler ile mine'nin timur ile evliliğini dört ayak üstüne düşmek olarak yorumlaması neticesinde benzer bir dört ayak üstüne düşme işimi umut ediyor üryalarında ne:img-tomattimur dizilerde olur..emine'nin başına gelecekler ise kuvvetle muhtemel dizilerden bağımsız olacak

emine'nin hikayesinin gelişim sürecinde ki saçmalığa değinilmiş zaten..tekrara gerek yok:kahve

fragmandaki geri kalan tüm ayrıntılar beklenilmeyen değil zaten...sinan iyileşip ayağa kalkıp dikilecek karşılarına..tabi ona diar bir ölüm hikayesi yazılmaz ise(torun peşine düşen üçkağıtçı dede harmangi hikayesi de olmayacak gibi değil hani)

T.ü.l.a.y.275
02-11-11, 11:04
Resimleri gördüm ve fargmanı izledim evlilik gerçkleşmiş şükürler olsunda hepsinin suratları beş karış arkadaş anlamdım gitti..:img-blushhiç değilse Timur gülseydi bari..geriliyorum resmen izlerken.. Timur Emine'nin söylediklerine takılmış olabilir..:icon_whisMinenin kıyafeti çok yakışmıştı ama..Merve bize baya çektirecek gibi bizler ne kadar Timur & Mine derken kendisi bozmak için elinden geleni yapacak gözüküyor..Emine kendinden geçmiş bu cesaretine hayranım sonunu merak ediyoruym daha ne kadar hata yapacak acaba?
Umarım fragman dışında dizi daha akıcı olur ve zevkle izleriz...Sinan kapıya kadar gelmiş sanırım ama içeriye girebilecekmi tepkiler nasıl olacak...sadece isteğim akıcı olsun artık kaç bölümden beri hep aynı şeyler yahu..birşeyler başlasın artık..

zambak 3
02-11-11, 11:17
Fragmanın en ilginç kısmı bizim çılgın Eminenin halleri ,Tam psikiyatrlara konu olacak şekilde dizide ilerliyor...
Kendini Mine farz ederek bir karakter erezyonuna uğramış ki , herhalde çift kişilikli bir durum söz konusu ....

Gündüzleri Emine , geceleri barlarda ve rüyalarda Mine....

Emine karakterini oynayan sanatçı hakikaten rolünün hakkını sonuna dek veriyor......Bakışlar , o anki ruh haline uygun sesler , tebrik etmek lazım..
Gerçi dizideki her oyuncu rolünü güzel yapıyor o da ayrı......Bu kadar ağır tempoda ilerliyen bir diziyi başka da nasıl açıklamak mümkün bilemiyorum......

Konu ile birlikte sanatçıların da özenli bir şekilde seçilmesi mevcut ki ağır tempoya rağmen seyrettiriyor....( yalnız bu da ne kadar gider bilemiyorum bir yerde de daha çok hareketlilik gerekli , Tülay bu konuda parallel düşünüyoruz , dizye ciddi tempo gelmeli ...)

Fragmanımıza dönersek , evlilik beklenildiği üzere gerçekleşiyor...Merve _Mine ilişkisi de beklenildiği üzere gayet soğuk başlıyor.......Hatta bir kaç bölüme kalmaz ^^ Ben de sanıyor musun babanla evlenmekten dolayı , burada sizlerle olmaktan dolayı mutluyum.^^ diyen bir Mine olacak ......( Ama bu laflarını zaman içinde Mine tasdikleyecek mi ya da tam tersi mi düşünmeye başlayacak onu göreceğiz...en azından ben bunu görnek için buradayım)

Sinan babasının adamından Mineyi bulması için yardım mı istiyor ki .......Kapıya gidip dikilecek Minenin karşısına çıkacak desem , Mine dakika düşünmez gider Sinana , gidip Mineye kendini göstermezse de bu nasıl uğraş , son adımı neden atmıyorsun diyecek insan...

Hem böylesi büyük aşka tutkun olduğunu söyleyen bir Sinanın , Minenin kendisini bu kadar severken, başka bir adamdan hamile kalıp onunla evlenmesine , hemen inanacak olmasına da aklım ermiyor ( inanırsa hani aşkınız , birbirinize olan inancınız diye düşünecek insan )
Kapıyı çalıp dikilse karşısına öbür bölüme diziyi bitirmek icap eder, bakalım bizim senaristler ne yapacak da ,Sinan Minenin karşısına çıkmayacak...

ban68
02-11-11, 11:24
Herkese merhaba

Fragmandan anlamadıklarım:

1.Sinan zaten çok zor kalkıyor, yürüyorken bir de okulun önünde düşünce daha da kötü olmuştu. Hatta sinir zedelenmesi ve kalçasından tekrar ameliyat olma ihtimalleri doğmuştu. Eeee şimdi bakıyoruz ki, Sinan baya baya düzelmiş. Birkaç ay daha mı geçti acaba geçen bölümde olduğu gibi?? :bilmim

2.Emine acaba kişilik bölünmesi mi yaşıyor? Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, öfke nöbetleri, zarar verme eğilimi, kadınlarda daha çok görülmesi falan…Ama Emine’nin durumu çok vahim. Eyvah eyvahhh…:img-fear2

3.Sinan ne istiyor acaba? Adam “Bunu istemeyin benden yapamam” dediğine göre ev-adres bulmaya benzemiyor bu pek.

Emine’nin durumu evde ne zaman fark edilecek? Artık iyice tırlattı. Körkütük eve tek başına gelemeyeceğine göre kimse yine fark etmeyecek mi? Ya da sabah gelirse kimseler duymayacak mı, kimseye denk gelmeyecek mi? Emine’nin durumuna ailenin tepkisi nasıl n’olacak? Mine evlendirildi namusları temizleniverdi, :img-tomat peki Emine? Bu aile nereye gidiyor?? Hayır, Turan’ın Emine’yi suçlamaması gerekir. Kendisinin yaptıkları ne??
Sadece bir adım kaldı Emine'yle aynı kulvarda olmaya. :img-tomat:img-tomat

Bakalım Merve neler yapacak? sofa Timur’un yanında Merve nasıl davranacak, yokken nasıl? Bir psikopat daha kaldırabilir mi bu dizi? Eğer bir de Sinan’ı ya da Timur’u bozarlarsa herhalde dizi, akıl sağlığı yerinde olmayan karakterlerin çatışması olacak…Aman Allah’ımmm…Lütfen Emine’den başka manyak olmasın. Millet deliye biz akıllıya hasret bir dizi çekemem ben yaa..:calis

hale-m
02-11-11, 11:54
Merhaba,

Bir Çocuk Sevdim bu sezon severek seyredeceğimi düşündüğüm ama maalesef yanıldığım bir dizi oldu. Kesinlikle dizinin sevenlerini gücendirmek için yazmıyorum. Herkesin beklentisi farklıdır ve dizi benim beklediğim hikayeyi bana sunmadı. Fakat yine de hikayesi umduğum gibi çıkmayan diziyi tekrarlarından takip etmeye çalışıyorum.

Dizinin ilk tanıtımlarında açıkçası daha naif bir hikaye bekliyordum. Timur ve Mine arasındaki bağın daha arı, daha oyunlardan, psikolojik baskılardan uzak bir şekilde kurulmasını... Ama karşılaştığım hikaye 17 yaşındaki genç bir kızın hataları üzerine yıkılan dünyasının içine beklemediği bir anda ve istemediği halde giriveren bir adamın, kıza duyduğu istek ve arzularına yenilerek öyle ya da böyle onu kendi çizdiği hayata doğru isteği dışında adeta itmesi oldu. Timur'un Mineyi ona getiren yoldaki taşları diziş yöntemi ne onurlu bir şekilde oldu, ne de gerçekten Minenin iyiliğini isteyen birinin yapacağı şekilde. Sanırım bu noktada hiçbirimizin itirazı olamaz.

Timur Mineden etkilenebilir, onu isteyebilir ve bu nedenle onun zorlaşan hayatına el uzatmak isteyebilir. Bu konuda bir sıkıntım yok. Fakat bu el uzatışın onu kendisine mahkum etme yoluyla yapılmasıdır onurluca olmayan. Doğru olan davranış Timur'un Turan'a "Mineyle evlenirim" demesi değildi. Turan'ı kendisine değil doğru olana doğru yönlendirmesi gerekirdi. Toplumun tepkilerinden korkan Turan Ustaya o mahalleden taşınabileceğini, isterse bu konuda yardımcı olabileceğini, yeni bir yerde kimsenin Mineyi de çocuğunu da sorgulamayacağını, önemli olanın kızı olduğunu ve hatta kızının eğitim masraflarını üstleneceğini ve destek olacağını söyleyebilirdi. Turan Usta kabul eder miydi derseniz... Hamile olan kızıyla evlenmesini kabul ettiğine göre bunu da ederdi.

Timurun şu durumda Mineyi kurtardığı şeyin ne olduğunu da zaten pek anlamış değilim. Sadece çocuğuna bir soyadı verdi ve okutma vaadinde bulundu. Tüm bunların Timur Minenin hayatına hakkı olmayan bir şekilde müdahale etmeseydi de olacağını düşündüğümü (Sinan gelecek ve Mineyle buluşacaklardı ve Sinan Mineyi bırakmayacaktı) bir kenara atarak düşünüyorum. Çocuk Turan Ustanın soyadını alırdı ve lafa söze karşı taşınırlardı. Taşınmasalar bile dedikodu yalnızca dedikodudan ibaret kalacaktı. Kimsenin onları taşlayacağı yoktu. Turan Usta gibi bir adam için zor olabilir ama kimse babalığın kolay olduğunu söylemedi zaten değil mi? Turan Usta en sonunda kızını affedecek ve torununu bağrına basacaktı. Mine de okuluna sonra devam edebilirdi. Yapmaları gereken tek şey o mahalleden ayrılmak olurdu belki. Açıkçası bu durumla Timurun yanındaki hayatı arasında kıyaslama yapıldığında kendi seçtiği hayat daha cazip geliyor. Sonuçta ortada her an Mineyi hamile olduğu için öldürebilecek bir baba veya erkek kardeş yoktu, olsa kızın hayatını kurtardı diyeceğim ama onu bile diyemiyorum.


Mine ve Sinan'ın hatalarını sorgulamayacağım. İkisinin de hataları var. Fakat o hatalar onların hataları. Bu şimdi Minenin hayatına dair yapılan hatadan çok farklı. Çünkü başkalarının dayattığı hatalarla hayatınızın yönünün belirlenmesindense sizin kendi hatalarınızla belirlenmesi çok daha iyidir. O zaman kendi hatalarınızdan ders alır ve büyürsünüz. Bu hata benimdi diye sahiplenebilirsiniz olanları. Bu çok önemli birşey bence.Hatalarınızı dahi sahiplenebilmek... Fakat şimdi Minenin hayatına yapılan müdahale Mine dışında gelişen bir şey. Bilinçli bir şekilde Minenin hayatını kendi hayatına doğru getiren bağları tek tek oluşturmuş bir Timur var ortada. Minenin iyiliğini düşünüyor bile diyemiyoruz üstelik. Çünkü istediği Mine.

Mine-Sinan'cı veya Mine-Timur'cu değilim. Bunu açıkça belirteyim. Mine ve Sinan'ın aşkı beni cezbetmedi. Ortada bir Mine-Timur aşkı da yok. Fakat objektif olarak baktığımda Mine-Sinan aşkının doğruları vardır, hataları vardır mühim değil. Bu aralarında bir aşk olduğu gerçeğini değiştirmez. Değişmeyecek bir şey de Timur'un müdahalesiyle onlardan alınan şey olacak. Özellikle son yaptığı şey, yani Sinana dair gerçeği saklaması bu aşkın ortasına kendisini zorla sokması Timur ve niyetine dair son noktayı koymamı sağladı.

İleride senaryo gereği ne olur bilemiyorum. Fakat ileride Mine Timur'u sevse dahi şu gerçek maalesef değişmeyecek. Mine kendisine dayatılan hayatı benimsemiş olacak, istediği hayatı değil.

Bu noktada da kendimizi Minenin yerine koymamız gerektiğini düşünüyorum. Düşünsenize birini seviyorsunuz, hem de size çılgınca hatalar yaptıracak kadar çok. O da sizi seviyor. Ayrı düşüyorsunuz, hamile olduğunuzu öğreniyorsunuz ve o gelsin diye bekliyorsunuz. Biliyorsunuz ki o gelecek, sizi seviyor. Ama birden hiç tanımadığınız babanız olacak yaşta bir adam sizin babanıza sizinle evlenmek istediğini söylüyor. Siz direniyorsunuz, aşkınıza da güveniyorsunuz. Aşkın cesareti, gençliğin gözükaralığı ne derseniz deyin aşkınıza inanıyorsunuz işte. Son umudunuz olan teyzenizin başı belaya giriyor. Babanızın yanına gidiyorsunuz tekrar, babanız size kızgın küsmüş. Bu sırada o tanımadığınız adam sizinle evlenmek istiyor hala. Bu teklif sizi zora sokuyor, çünkü ailenizde bir beklenti oluşturuyor. Teklif olmasa bu beklenti de olmazdı. Adamla evleniyorsunuz. Çocuğunuz da doğuyor, sevdiğiniz adamla değil evlendiğiniz adamla büyütüyorsunuz. Sonra bir gün öğreniyorsunuz ki sevdiğiniz adam sizi bırakmamış, terketmemiş, sizden ve ondan saklanan birçok şey varmış. En önemli bilgiyi de evlendiğiniz babanız yaşındaki o adam saklamış. Boşa geçen onca yıl, Minenin tercihi olan ama yaşayamadığı onca şey... Ne yapardınız? Kimi isterdiniz? Neler hissederdiniz? Sizden, çocuğunuzdan ve sevdiğiniz kişi olan çocuğunuzun babasından çalınanların hesabını kimden sorardınız?

zeyneps
02-11-11, 12:34
Merhaba,


Dizinin ilk tanıtımlarında açıkçası daha naif bir hikaye bekliyordum. Timur ve Mine arasındaki bağın daha arı, daha oyunlardan, psikolojik baskılardan uzak bir şekilde kurulmasını... Ama karşılaştığım hikaye 17 yaşındaki genç bir kızın hataları üzerine yıkılan dünyasının içine beklemediği bir anda ve istemediği halde giriveren bir adamın, kıza duyduğu istek ve arzularına yenilerek öyle ya da böyle onu kendi çizdiği hayata doğru isteği dışında adeta itmesidir. Timur'un Mineyi ona getiren yoldaki taşları diziş yöntemi ne onurlu bir şekilde oldu, ne de gerçekten Minenin iyiliğini isteyen birinin yapacağı şekilde. Sanırım bu noktada hiçbirimizin itirazı olamaz.

Timur Mineden etkilenebilir, onu isteyebilir ve bu nedenle onun zorlaşan hayatına el uzatmak isteyebilir. Bu konuda bir sıkıntım yok. Fakat bu el uzatışın onu kendisine mahkum etme yoluyla yapılmasıdır onurluca olmayan. Doğru olan davranış Timur'un Turan'a "Mineyle evlenirim" demesi değildi. Turan'ı kendisine değil doğru olana doğru yönlendirmesi gerekirdi. Toplumun tepkilerinden korkan Turan Ustaya o mahalleden taşınabileceğini, isterse bu konuda yardımcı olabileceğini, yeni bir yerde kimsenin Mineyi de çocuğunu da sorgulamayacağını, önemli olanın kızı olduğunu ve hatta kızının eğitim masraflarını üstleneceğini ve destek olacağını söyleyebilirdi. Turan Usta kabul eder miydi derseniz... Hamile olan kızıyla evlenmesini kabul ettiğine göre bunu da ederdi.

Mine ve Sinan'ın hatalarını sorgulamayacağım. İkisinin de hataları var. Fakat o hatalar onların hataları. Bu şimdi Minenin hayatına dair yapılan hatadan çok farklı. Çünkü başkalarının dayattığı hatalarla hayatınızın yönünün belirlenmesindense sizin kendi hatalarınızla belirlenmesi çok daha iyidir. O zaman kendi hatalarınızdan ders alır ve büyürsünüz. Bu hata benimdi diye sahiplenebilirsiniz olanları. Bu çok önemli birşey bence.Hatalarınızı dahi sahiplenebilmek... Fakat şimdi Minenin hayatına yapılan müdahale Mine dışında gelişen bir şey. Bilinçli bir şekilde Minenin hayatını kendi hayatına doğru getiren bağları tek tek oluşturmuş bir Timur var ortada. Minenin iyiliğini düşünüyor bile diyemiyoruz üstelik. Çünkü istediği Mine.

İleride senaryo gereği ne olur bilemiyorum. Fakat ileride Mine Timur'u sevse dahi şu gerçek maalesef değişmeyecek. Mine kendisine dayatılan hayatı benimsemiş olacak, istediği hayatı değil.

Sanırım bu noktada da kendimizi Minenin yerine koymamız gerektiğini düşünüyorum. Düşünsenize birini seviyorsunuz, hem de size çılgınca hatalar yaptıracak kadar çok. O da sizi seviyor. Ayrı düşüyorsunuz, hamile olduğunuzu öğreniyorsunuz ve o gelsin diye bekliyorsunuz. Biliyorsunuz ki o gelecek, sizi seviyor. Ama birden hiç tanımadığınız babanız olacak yaşta bir adam sizin babanıza sizinle evlenmek istediğini söylüyor. Siz direniyorsunuz, aşkınıza da güveniyorsunuz. Aşkın cesareti, gençliğin gözükaralığı ne derseniz deyin aşkınıza inanıyorsunuz işte. Son umudunuz olan teyzenizin başı belaya giriyor. Babanızın yanına gidiyorsunuz tekrar, babanız size kızgın küs. Bu sırada o tanımadığınız adam sizinle evlenmek istiyor hala. Bu teklif sizi zora sokuyor, çünkü ailenizde bir beklenti oluşturuyor. Teklif olmasa bu beklenti de olmazdı. Adamla evleniyorsunuz. Çocuğunuz da doğuyor, sevdiğiniz adamla değil evlendiğiniz adamla büyütüyorsunuz. sonra bir gün öğreniyorsunuz ki sevdiğiniz adam sizi bırakmamış, terketmemiş, sizden ve ondan saklanan birçok şey varmış. En önemli bilgiyi de evlendiğiniz babanız yaşındaki o adam saklamış. Boşa geçen onca yıl, Minenin tercihi olan ama yaşayamadığı onca şey... Ne yapardınız? Kimi isterdiniz? Neler hissederdiniz? Sizden, çocuğunuzdan ve asıl sevdiğiniz olan çocuğunuz babasındna çalınanların hesabını kimden sorardınız?

O kadar güzel yazmışsınız ki yine sizi bu forumda da görmek çok hoş :)

Açıkçası benim de beklediğim hikaye bu değildi ,gerçi zaten ben Sinan'ın zengin züppe bir genç olacağını Timur'unsa klasik iyi ve zengin bir adam olacağını düşünerek izlemiştim.

Ama ilk yanılışım Sinan hakkında oldu ,ikinci yanılışım Timur hakkında...

Timur hakkındaki düşüncelerim zaman içinde değişecek diye beklerken( okuduğum röportajlardan olumlu anlamda sanmıştım) beni fazlasıyla şaşırtarak çok farklı bir yöne gitti hikayenin Timur tarafı...

Timur neden dediklerinizi yapmadı bunu ben de düşünüyorum.
Timur o kadar zengin bir adam ki ,ve sözü geçen bir adam Turan Usta'yı sizin de dediğiniz şekilde ikna edebilirdi ,başka bir şehre olmasa bile başka bir mahalleye taşınmalarını sağlayabilirdi.

Ve orada Turan Usta ve ailesinden hesap soracak kimse çıkmazdı.
Gerçekten çıkmazdı ,hadi Turan Usta o mahallede çok uzun zamandır orda oturuyordu ve herkesin tanıdığı birisi o yüzden herkes her şeyi biliyor ,haklarında dedikodu yapma hakkını kendilerinde buluyorlar diye kabullendik diyelim...

Ama tanınmadıkları bir yerde böyle bir sorun yaşamazlardı.
Gerci yaşasalar ne olacaktı a'dan z'ye bu ailenin hayatını başkaları belirleyecek ne güzel...kimin haddine dedikodu yapmak ...bana göre utanması gereken bu aile değil ,susmayı bilmeyenlerdir.

Ve baştan beri dediğim şey ,Mine Timur'a aşık olunca ne olacak?

Aileler çocukları hakkında ne karar verirse doğrudur ,ailelerimizin bize sunduğu hayatları yaşayalım ,onların bize sunduğu tercihleri kabul edelim.

Çünkü bu bizim için doğru olandır olacak ,üstelik böyle bir ülkede zaten çok hassas olan bir konuda böyle aşırı bir mesaj verilmiş olacak.

Mine'nin yerinde olan istemedikleri kişilerle evlenen pek çok kişi yok mu bu ülkede?Maalesef var...
Maalesef pek çok kadın bunu yaşamak durumunda kalıyor.
Maalesef onların bedenleri üzerinde ,hayatları üzerinde söz söyleme hakları yok.

Hata konusu hakkında yazdıklarınız çok hoşuma gitti.
Aklıma izlediğim bir dizi geldi.
Bir anne ölmek üzereyken küçük bebeği için bir video hazırlamıştı ve videoda şöyle diyordu "Hata yaptığından emin ol.Ve pek çok hata yap...çünkü büyüyebilmemiz için daha iyi bir yol yoktur"

O zaman da çok etkilenmiştim bu sözlerden...bir anne neden ölmek üzereyken,çocuğunun yanında olamayacağı halde "hata yap" diye öğüt verir diye düşünmüştüm ve sonra çok anlamlı ,belki söylenebilecek daha "süslü" pek çok cümleden daha değerli gelmişti bana bu sözler...

Şimdi Mine maalesef kendi hatasının sonuçlarını yaşayamayacak.
Başkalarının tercihlerini yaşamak zorunda kalacak.

Ve yine daha önce söylediğim gibi Timur'u severse alkış alacak,sevmezse dışlanacak.
Çok yazık...

serra
02-11-11, 12:36
Merhaba,

Bir Çocuk Sevdim bu sezon severek seyredeceğimi düşündüğüm ama maalesef yanıldığım bir dizi oldu. Kesinlikle dizinin sevenlerini gücendirmek için yazmıyorum. Herkesin beklentisi farklıdır ve dizi benim beklediğim hikayeyi bana sunmadı. Fakat yine de hikayesi umduğum gibi çıkmayan diziyi tekrarlarından takip etmeye çalışıyorum.

Dizinin ilk tanıtımlarında açıkçası daha naif bir hikaye bekliyordum. Timur ve Mine arasındaki bağın daha arı, daha oyunlardan, psikolojik baskılardan uzak bir şekilde kurulmasını... Ama karşılaştığım hikaye 17 yaşındaki genç bir kızın hataları üzerine yıkılan dünyasının içine beklemediği bir anda ve istemediği halde giriveren bir adamın, kıza duyduğu istek ve arzularına yenilerek öyle ya da böyle onu kendi çizdiği hayata doğru isteği dışında adeta itmesidir. Timur'un Mineyi ona getiren yoldaki taşları diziş yöntemi ne onurlu bir şekilde oldu, ne de gerçekten Minenin iyiliğini isteyen birinin yapacağı şekilde. Sanırım bu noktada hiçbirimizin itirazı olamaz.

Timur Mineden etkilenebilir, onu isteyebilir ve bu nedenle onun zorlaşan hayatına el uzatmak isteyebilir. Bu konuda bir sıkıntım yok. Fakat bu el uzatışın onu kendisine mahkum etme yoluyla yapılmasıdır onurluca olmayan. Doğru olan davranış Timur'un Turan'a "Mineyle evlenirim" demesi değildi. Turan'ı kendisine değil doğru olana doğru yönlendirmesi gerekirdi. Toplumun tepkilerinden korkan Turan Ustaya o mahalleden taşınabileceğini, isterse bu konuda yardımcı olabileceğini, yeni bir yerde kimsenin Mineyi de çocuğunu da sorgulamayacağını, önemli olanın kızı olduğunu ve hatta kızının eğitim masraflarını üstleneceğini ve destek olacağını söyleyebilirdi. Turan Usta kabul eder miydi derseniz... Hamile olan kızıyla evlenmesini kabul ettiğine göre bunu da ederdi.

Timurun şu durumda Mineyi neden kurtardığını da zaten pek anlamış değilim. Sadece çocuğuna bir soyadı verdi ve okutma vaadinde bulundu. Tüm bunların Timur Minenin hayatına hakkı olmayan bir şekilde müdahale etmeseydi de olacağını düşündüğümü (Sinan gelecek ve Mineyle buluşacaklardı) bir kenara atarak düşünüyorum. Çocuk Turan Ustanın soyadını alırdı ve lafa söze karşı taşınırlardı. Taşınmasalar bile dedikodu yalnızca dedikodudan ibaret kalacaktı. Kimsenin onları taşlayacağı yoktu. Turan Usta gibi bir adam için zor olabilir ama kimse babalığın kolay olduğunu söylemedi zaten değil mi? Turan Usta en sonunda kızını affedecek ve torununu bağrına basacaktı. Mine de okuluna sonra devam edebilirdi. Yapmaları gereken tek şey o mahalleden ayrılmak olurdu belki. Açıkçası bu durumla Timurun yanındaki hayatı arasında kıyaslama yapıldığında kendi seçtiği hayat daha cazip geliyor. Sonuçta ortada her an Mineyi hamile olduğu için öldürebilecek bir baba veya erkek kardeş yoktu, olsa kızın hayatını kurtardı diyeceğim ama onu bile diyemiyorum.


Mine ve Sinan'ın hatalarını sorgulamayacağım. İkisinin de hataları var. Fakat o hatalar onların hataları. Bu şimdi Minenin hayatına dair yapılan hatadan çok farklı. Çünkü başkalarının dayattığı hatalarla hayatınızın yönünün belirlenmesindense sizin kendi hatalarınızla belirlenmesi çok daha iyidir. O zaman kendi hatalarınızdan ders alır ve büyürsünüz. Bu hata benimdi diye sahiplenebilirsiniz olanları. Bu çok önemli birşey bence.Hatalarınızı dahi sahiplenebilmek... Fakat şimdi Minenin hayatına yapılan müdahale Mine dışında gelişen bir şey. Bilinçli bir şekilde Minenin hayatını kendi hayatına doğru getiren bağları tek tek oluşturmuş bir Timur var ortada. Minenin iyiliğini düşünüyor bile diyemiyoruz üstelik. Çünkü istediği Mine.

Mine-Sinan'cı veya Mine-Timur'cu değilim. Bunu açıkça belirteyim. Mine ve Sinan aşkı beni cezbetmedi. Ortada bir Mine-Timur aşkı da yok. Fakat objektif olarak baktığımda Mine Sinan aşkının doğruları vardır, hataları vardır mühim değil. Bu aralarında bir aşk olduğu gerçeğini değiştirmez. Değişmeyecek bir şey de Timur'un müdahalesiyle onlardan alınan şey olacak. Özellikle son yaptığı şey, yani Sinana dair gerçeği saklaması bu aşkın ortasına kendisini zorla sokması Timur ve niyetine dair son noktayı koymamı sağladı.

İleride senaryo gereği ne olur bilemiyorum. Fakat ileride Mine Timur'u sevse dahi şu gerçek maalesef değişmeyecek. Mine kendisine dayatılan hayatı benimsemiş olacak, istediği hayatı değil.

Sanırım bu noktada da kendimizi Minenin yerine koymamız gerektiğini düşünüyorum. Düşünsenize birini seviyorsunuz, hem de size çılgınca hatalar yaptıracak kadar çok. O da sizi seviyor. Ayrı düşüyorsunuz, hamile olduğunuzu öğreniyorsunuz ve o gelsin diye bekliyorsunuz. Biliyorsunuz ki o gelecek, sizi seviyor. Ama birden hiç tanımadığınız babanız olacak yaşta bir adam sizin babanıza sizinle evlenmek istediğini söylüyor. Siz direniyorsunuz, aşkınıza da güveniyorsunuz. Aşkın cesareti, gençliğin gözükaralığı ne derseniz deyin aşkınıza inanıyorsunuz işte. Son umudunuz olan teyzenizin başı belaya giriyor. Babanızın yanına gidiyorsunuz tekrar, babanız size kızgın küs. Bu sırada o tanımadığınız adam sizinle evlenmek istiyor hala. Bu teklif sizi zora sokuyor, çünkü ailenizde bir beklenti oluşturuyor. Teklif olmasa bu beklenti de olmazdı. Adamla evleniyorsunuz. Çocuğunuz da doğuyor, sevdiğiniz adamla değil evlendiğiniz adamla büyütüyorsunuz. sonra bir gün öğreniyorsunuz ki sevdiğiniz adam sizi bırakmamış, terketmemiş, sizden ve ondan saklanan birçok şey varmış. En önemli bilgiyi de evlendiğiniz babanız yaşındaki o adam saklamış. Boşa geçen onca yıl, Minenin tercihi olan ama yaşayamadığı onca şey... Ne yapardınız? Kimi isterdiniz? Neler hissederdiniz? Sizden, çocuğunuzdan ve asıl sevdiğiniz olan çocuğunuz babasındna çalınanların hesabını kimden sorardınız?


Hoşgeldin arkadaşım, ne kadarda güzel ve doğru şeyler dile getirmişsin.Benimde düşündüklerim ama yazıya dökemediklerim.

Mine şuan dayatma bir hayat yaşıyor.Merve ile birlikte o hayat tahammülü zor bir hal alıcak.Annenin böyle bir pisikolojide hamileliğini devam ettirmesi ve sonundada çocuğunu dünyaya getirmesi hiçte sağlıklı değil.Doğum sonrası deprosyana bile girebilir.

Tek çare bu evlilik olmamalıydı.Hayır madem hikayede timurun aşkı var.Bunu daha naif işleyebilirlerdi.
Dediğin gibi timur onlara maddi yardımda bulunup, evlerini taşımaları ile yeni bir hayat kurmaları konusunda destek olabilirdi.Zamanla mineyi daha yakından tanır, belkide mine ona aşık olurdu.
Her zaman yaş mevzusu dile getirildi.37-17 arasında uçurumdan dem vuruldu.
Bu fark benide rahatsız ediyor ama nedeni timurun bu ısrarcı ve saplantılı tavrı.
Akıl yaşta değil baştadır demişler..

cemotara
02-11-11, 12:46
Merhaba,

Bir Çocuk Sevdim bu sezon severek seyredeceğimi düşündüğüm ama maalesef yanıldığım bir dizi oldu. Kesinlikle dizinin sevenlerini gücendirmek için yazmıyorum. Herkesin beklentisi farklıdır ve dizi benim beklediğim hikayeyi bana sunmadı. Fakat yine de hikayesi umduğum gibi çıkmayan diziyi tekrarlarından takip etmeye çalışıyorum.

Dizinin ilk tanıtımlarında açıkçası daha naif bir hikaye bekliyordum. Timur ve Mine arasındaki bağın daha arı, daha oyunlardan, psikolojik baskılardan uzak bir şekilde kurulmasını... Ama karşılaştığım hikaye 17 yaşındaki genç bir kızın hataları üzerine yıkılan dünyasının içine beklemediği bir anda ve istemediği halde giriveren bir adamın, kıza duyduğu istek ve arzularına yenilerek öyle ya da böyle onu kendi çizdiği hayata doğru isteği dışında adeta itmesidir. Timur'un Mineyi ona getiren yoldaki taşları diziş yöntemi ne onurlu bir şekilde oldu, ne de gerçekten Minenin iyiliğini isteyen birinin yapacağı şekilde. Sanırım bu noktada hiçbirimizin itirazı olamaz.

Timur Mineden etkilenebilir, onu isteyebilir ve bu nedenle onun zorlaşan hayatına el uzatmak isteyebilir. Bu konuda bir sıkıntım yok. Fakat bu el uzatışın onu kendisine mahkum etme yoluyla yapılmasıdır onurluca olmayan. Doğru olan davranış Timur'un Turan'a "Mineyle evlenirim" demesi değildi. Turan'ı kendisine değil doğru olana doğru yönlendirmesi gerekirdi. Toplumun tepkilerinden korkan Turan Ustaya o mahalleden taşınabileceğini, isterse bu konuda yardımcı olabileceğini, yeni bir yerde kimsenin Mineyi de çocuğunu da sorgulamayacağını, önemli olanın kızı olduğunu ve hatta kızının eğitim masraflarını üstleneceğini ve destek olacağını söyleyebilirdi. Turan Usta kabul eder miydi derseniz... Hamile olan kızıyla evlenmesini kabul ettiğine göre bunu da ederdi.

Timurun şu durumda Mineyi neden kurtardığını da zaten pek anlamış değilim. Sadece çocuğuna bir soyadı verdi ve okutma vaadinde bulundu. Tüm bunların Timur Minenin hayatına hakkı olmayan bir şekilde müdahale etmeseydi de olacağını düşündüğümü (Sinan gelecek ve Mineyle buluşacaklardı) bir kenara atarak düşünüyorum. Çocuk Turan Ustanın soyadını alırdı ve lafa söze karşı taşınırlardı. Taşınmasalar bile dedikodu yalnızca dedikodudan ibaret kalacaktı. Kimsenin onları taşlayacağı yoktu. Turan Usta gibi bir adam için zor olabilir ama kimse babalığın kolay olduğunu söylemedi zaten değil mi? Turan Usta en sonunda kızını affedecek ve torununu bağrına basacaktı. Mine de okuluna sonra devam edebilirdi. Yapmaları gereken tek şey o mahalleden ayrılmak olurdu belki. Açıkçası bu durumla Timurun yanındaki hayatı arasında kıyaslama yapıldığında kendi seçtiği hayat daha cazip geliyor. Sonuçta ortada her an Mineyi hamile olduğu için öldürebilecek bir baba veya erkek kardeş yoktu, olsa kızın hayatını kurtardı diyeceğim ama onu bile diyemiyorum.


Mine ve Sinan'ın hatalarını sorgulamayacağım. İkisinin de hataları var. Fakat o hatalar onların hataları. Bu şimdi Minenin hayatına dair yapılan hatadan çok farklı. Çünkü başkalarının dayattığı hatalarla hayatınızın yönünün belirlenmesindense sizin kendi hatalarınızla belirlenmesi çok daha iyidir. O zaman kendi hatalarınızdan ders alır ve büyürsünüz. Bu hata benimdi diye sahiplenebilirsiniz olanları. Bu çok önemli birşey bence.Hatalarınızı dahi sahiplenebilmek... Fakat şimdi Minenin hayatına yapılan müdahale Mine dışında gelişen bir şey. Bilinçli bir şekilde Minenin hayatını kendi hayatına doğru getiren bağları tek tek oluşturmuş bir Timur var ortada. Minenin iyiliğini düşünüyor bile diyemiyoruz üstelik. Çünkü istediği Mine.

Mine-Sinan'cı veya Mine-Timur'cu değilim. Bunu açıkça belirteyim. Mine ve Sinan aşkı beni cezbetmedi. Ortada bir Mine-Timur aşkı da yok. Fakat objektif olarak baktığımda Mine Sinan aşkının doğruları vardır, hataları vardır mühim değil. Bu aralarında bir aşk olduğu gerçeğini değiştirmez. Değişmeyecek bir şey de Timur'un müdahalesiyle onlardan alınan şey olacak. Özellikle son yaptığı şey, yani Sinana dair gerçeği saklaması bu aşkın ortasına kendisini zorla sokması Timur ve niyetine dair son noktayı koymamı sağladı.

İleride senaryo gereği ne olur bilemiyorum. Fakat ileride Mine Timur'u sevse dahi şu gerçek maalesef değişmeyecek. Mine kendisine dayatılan hayatı benimsemiş olacak, istediği hayatı değil.

Sanırım bu noktada da kendimizi Minenin yerine koymamız gerektiğini düşünüyorum. Düşünsenize birini seviyorsunuz, hem de size çılgınca hatalar yaptıracak kadar çok. O da sizi seviyor. Ayrı düşüyorsunuz, hamile olduğunuzu öğreniyorsunuz ve o gelsin diye bekliyorsunuz. Biliyorsunuz ki o gelecek, sizi seviyor. Ama birden hiç tanımadığınız babanız olacak yaşta bir adam sizin babanıza sizinle evlenmek istediğini söylüyor. Siz direniyorsunuz, aşkınıza da güveniyorsunuz. Aşkın cesareti, gençliğin gözükaralığı ne derseniz deyin aşkınıza inanıyorsunuz işte. Son umudunuz olan teyzenizin başı belaya giriyor. Babanızın yanına gidiyorsunuz tekrar, babanız size kızgın küs. Bu sırada o tanımadığınız adam sizinle evlenmek istiyor hala. Bu teklif sizi zora sokuyor, çünkü ailenizde bir beklenti oluşturuyor. Teklif olmasa bu beklenti de olmazdı. Adamla evleniyorsunuz. Çocuğunuz da doğuyor, sevdiğiniz adamla değil evlendiğiniz adamla büyütüyorsunuz. sonra bir gün öğreniyorsunuz ki sevdiğiniz adam sizi bırakmamış, terketmemiş, sizden ve ondan saklanan birçok şey varmış. En önemli bilgiyi de evlendiğiniz babanız yaşındaki o adam saklamış. Boşa geçen onca yıl, Minenin tercihi olan ama yaşayamadığı onca şey... Ne yapardınız? Kimi isterdiniz? Neler hissederdiniz? Sizden, çocuğunuzdan ve asıl sevdiğiniz olan çocuğunuz babasındna çalınanların hesabını kimden sorardınız?
Sevgili hale-m;
Yorumun harika olmuş ellerine sağlık...Tamamıyla aynı fikirdeyim...
Mine öyle yada böyle hata yapmıştır ama sonucu bu olmamalıydı...
Kabul edelim veya etmeyelim mine ve sinan birbirlerine aşık ve bu iki aşık yalan dolanlarla birbirinden ayırıyorlar ve timurda hoşlandığı bu kızı kendisiyle evlenmesi için onu zorluyor ve aile baskısı için timurla evlenmek zorunda kalacak...
Yani bu kızın hayatı çalınıyor ve istemediği ve sevmediği birisiyle evlendiriliyor...
Belki zamanla timura aşık olabilir ama eninde sonunda bu gerçekleri öğrenecek ozaman bu kız daha da yıkılmayacak mı...
Ayrıca aşık olduğu birisiyle evlenecekti ama buna izin vermediler...
Mine eminim ki herşeyi öğrendikten sonra timura tepki verecektir...
Ben şahsen mine-sinan ikilisinin ayrılmasına razı değilim...

moonbeam
02-11-11, 13:12
Bir Çocuğu Sevmek Üzerine

Uzunca zamandır yazmak istiyorum hem yaş farkı hem de Timur’a çirkince yapılan sapık/pedofil/sübyancı yakıştırmaları üzerine (Akıl hastası, diktatör, psikopat gibi konuya alakasız ithamları ve tiksiniyorum, iğrenç gibi yargıları ise cevap vermeye bile değer bulmuyorum).

Önce şu sapıklık konusu:

Şiddetle bunun gibi etiketleri reddediyorum. Timur’un Mine’ye bakışı ya da ona karşı hissettiklerinden dolayı sapık olarak gösterilmesini yanlış buluyorum. Bir kere öncelikle ortaya rahatça savurduğumuz kelimelerin anlamlarını bilmemiz gerek:

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre:

Pedofil: Sübyancı
Sübyancı: Ergenlik çağına girmemiş çocuklara karşı cinsel ilgi duyan kimse, pedofil.
Ergen: Döl verebilecek duruma gelmiş olan, erin, yeni yetme.

Bu durumda ortada 17 yaşındaki ve hamile kalabilen Mine’ye duyulan bir arzu varsa bile bu bu hisleri duyanı sübyancı yapmıyor. Gördüğünüz üzere bu konunun hisleri taşıyanla ve onun yaşıyla hiç bir ilgisi yok, bu tamamen hislerin objesinin yaşıyla bağlantılı bir şey. Gene TDK’ya göre ergen İngilizcede’ki “teenager” kelimesine karşılık geliyor. Yani ergenlik 13-19 yaşları arasını kapsıyor. Bu durumda Merve’ye bile duyulabilecek duygular teknik olarak pedofili olmuyor.

Bir de yaşı bir kenara bırakıp böyle yatkınlıkları olan erkeklerin dertlerinin ne olduğuna ve nasıl davrandıklarına ve bunun elimizdeki duruma ne kadar uyduğuna bakalım: Öncelikle böyle yatkınlıkları olan bir erkek sürekli yaşı küçük çocukların peşindedir. Timur’un hayatında başına daha önce böyle bir şeyin geldiğini hiç sanmıyorum. Sonra bu eğilimi olan kişilerin derdi sekstir. Timur’dan Mine’ye karşı böyle bir girişim, hatta ima bile görmedik. Böyle bir şey olduğu zaman da hem Mine'ye sadece fiziksel arzularla yaklaşmayacak, adam aşık, hem de Mine’nin yaşı yetişkin olacak ve bu durumda yaş farkından söz edilebilir ama sübyancılıktan asla. Bu tarz eğilimi olan kişileri çocuklarda çeken gelişmemiş beden yapısı ve çocuklar üzerindeki güçleridir. Mine bu tanımların hiç birine uymuyor. Bedenen çocuk değil, zaten 18 yaşından önce kendi seçimiyle seks yaparak ve hamile kalarak da bir yetişkin hayatı yaşamaya başlamış. Ayrıca evlenmesiyle birlikte reşit de kabul ediliyor artık. Üstelik cinsel bakımdan bir erkek karşısında hiç de daha büyük bir yaştaki bir kadına göre öyle çaresiz falan da değil. Maşallah, yeri geldi mi Timur’a sözel ya da fiziksel olarak saldırmaktan da çekinmiyor.

Yine TDK sözlüğüne göre:

Sapık: 1. Tavır ve davranışları normal olmayan veya geleneklerden, törelerden ayrılan, anormal (kimse), gayritabii, anormal
Cinsel sapık: Cinsellik açısından aykırı eğilimleri olan kimse.

Genel anlamda baktığımızda memleketimizde özellikle de görücü usulü yapılan evliliklerde yaygın olan ama zaman zaman yazın gördüğümüz örnek üzere şöhretler arasında da görülen, sadece memleketimizde değil tüm dünyada örneklerine sıkça rastlanan hem arada ciddi yaş farkı bulunan kimseye hem de 18 yaşın altında olan kimseye duyulan arzu/sevgi/evlenme isteği bir gelenek, görenek ya da töreye aykırı değil! Dolayısıyla anormal de kabul edilmiyor. 30-35 yaşlarında doktora öğrencisi arkadaşlarım 16 yaşındaki kızlarla evlendi. Görücü usulüyle. Amerikalılardan bazılarını gelinin yaşı dumur etti, inanamadılar, gerçekten 16 yaşında mı diye sordular. Ama Türkiye’de bunu eleştiren olduğu kadar umursamayan ve doğal karşılayan bir kesim olduğu da muhakkak.

Burda yaştan dolayı olayın cinsel yönünden söz edildiğini düşündüğüm için özellikle “cinsel sapık” kelimelerinin karşılığına da baktım, ve tanım hiç de Timur’a ve duygularına uymuyor bence.

Bir de bu konuda kişinin duyguları ve eylemleri arasındaki farka değinmek gerek. Kimsenin duyguları üzerinde kontrolü yoktur. Bu nedenle insanları duyguları için yargılamak yanlıştır. Önemli olan bu duygulara ne tepki verdikleri, nasıl davrandıklarıdır. Timur Mine’yi ilk gördüğünde onun hüznünden etkilendi. Onu aklından çıkaramadı. Aynı şey hastanedeki görüşmede de pekişti. Bu kızın boyundan büyük sorunlarla boğuştuğu ve çok acı çektiği belliydi. Bu Timur’un içinde, uzun zamandır böyle şeyler hissetmeyen kalbinde bir yerlere dokundu. Sonra onun hamile olduğunu öğrendi. Bu arada ne kızı görmeye çalıştı, ne hakkında bilgi almaya çalıştı. Mine bir şekilde babası tarafından sokağa atılıp ortada bırakılmasa bir şey de yapacağı yoktu. Turan’dan kızı hamile bırakan çocuğun yurt dışına kaçtığını öğrendi. Turan’ın bu durumu hazmedemediğini, kızını evden kovduğunu duydu. Sonra Mine onu arayıp yardım isteyerek onu bu işin içine soktu. İşte Timur o andan sonra Mine’ye kendince yardım etme planlarına başladı. Ama bunu yaparken bile uygunsuz tek bir davranışı olmadı. Ne uygunsuz tek bir kelime etti, ne uygunsuz ya da gereksiz bir biçimde dokunmaya çalıştı, ne de habire iddia edildiği gibi “kızı yiyecek gibi” “salyalarını akıtarak” “sapıkça” baktı. Bunu düşünenler hiç böyle bakış görmedikleri gibi seven bakış da görmemişler demek ki. Ama insan tarafsız gözle bakamayınca neyi isterse onu görüyor demek.

Olaya Mine açısından da bakmak lazım ayrıca. Mine Timur'a aşık olsa o da mı sapık olacak? Yok mu böyle kendisinden büyük erkekleri tercih eden kızlar? Yoksa sapıklık sadece ilişkinin erkek tarafı için mi geçerli? Timur'u Mine'ye aşık eden şey yaşı değil ki ayrıca. Öyle olsa adamın rutin olarak o yaşlarda kızlarla ilgilenmesi gerekir. Kızın yaşı işi zorlaştıran bir faktör sadece. Ama adam kızın başka özelliklerine aşık oldu.

Timur’un Mine’yi istemediği hiç bir şeye zorlamayacağına ve reşit olana kadar, belki daha sonrasında bile uzunca süre ona karşı fiziksel bir girişimde bulunmayacağına inanıyorum. Mine istemeden ona dokunması söz konusu olmayacak. Durum böyle olduğu sürece de bu ilişkide etik, ahlaki vs açılardan hiç bir problem görmüyorum. İnsanlar kendileri ile ilgili konularda özgür kararlar verdiklerinde bunu yargılama hakkını nerden kendimizde buluyoruz? Bu ne cüret? Herkes bizim kişisel ahlak kuralarımıza göre mi yaşamalı?

Böyle bir ortamda karşıt fikirlerin olması, bunların tartışılması burayı renklendirir elbet. Ama bu ancak tartışmalar nezaket ve mantık çerçevesinde ise olur. Ortaya hiç bir doğruluğu, temeli olmayan savlar atarak değil. Yanlış bir şeyi kırk kere de tekrar etseniz elli kere de tekrar etseniz sırf siz tekrar ettiniz diye doğru olmayacak.

Bir çocuk sevdim şarkısı

Dizinin adını ve hikayesini ilk duyduğumda şarkının sözlerine bakmış ve kafamdaki hikayeye çok oturduğunu görmüştüm. Bülent İnal 27 Ağustos tarihli Milliyet röpörtajında diyor ki şarkıyla dizinin ilgisi konusunda: "O şarkı kullanılıyor. Sözleriyle bağlantılı şeyler olacak ileride. Zamanla göreceğimiz bütün ilişkiler o şarkının alt metninde var olan şeyler."

Bu durumda bu alt metni biraz irdelemek lazım bence:

Bir çocuk gördüm uzaklarda: Timur'un Mine'ye ilk bakışı, bedeni o sofrada, kalbi ve aklı bambaşka yerlerde
Gözleri kederli hatta korkulu: Kederliydi gerçekten ve bu Timur'un ilgisini çekti ama evde kızı söyleyinceye kadar farketmemiş gibiydi aynı zamanda
Her şeye rağmen biraz gülümsedi çocuk: Bunun evliliklerine bir işaret olduğunu düşünüyorum, tüm başına gelenlere rağmen Mine'nin hüznünün yavaş yavaş dağıldığını göreceğiz, Timur onu güldürmek için herşeyini seferber edecek. Merve'yi kıskandıracak şeyler de burdan çıkacak zaten. Merve'yi şımartmadığı kadar şımartacak belki de Mine'yi Timur. Hele Mine bebeğini kucağına alınca gülümsemesine engel olamayacak. Hatta şöyle sahnelere tanık olacağımızı düşünüyorum: bebeğiyle oynayan, ona gülücükler saçan bir Mine ve kapıdan yüzünde bir gülümsemeyle onu izleyen Timur.
Sıcak sade ama biraz kuşkulu: Timur'un kendisini sevebilme ihtimali aklına bile gelmeyecek başlarda Mine'nin. Kendisine yardım etmeyip pasaportuna el koyması ile zaten ona notunu verdi Mine. O konuşmada Timur'a karşı tavrının aniden değişmesi çok güzel verilmişti. Birden yumuşak, kibar Mine gidiyor ve o ana dek sizli konuştuğu adama emir kipiyle "pasaportumu ver o zaman" diyen bir Mine geliyor. Bu evlilik iyice kuşkularını artıracak Mine'nin. Bu adam benden ne istiyor, niye böyle davranıyor diye düşünecek.
***
Bir çocuk sevdim uzaklarda: İlk anda tarif edemediği şeyler duydu belki de Mine'ye Timur, ama onun hüznünü, yalnızlığını, kararlılığını, aşkını gördükçe sevecek onu. Kendisine dokunacak kadar yakın ama bir o kadar da uzak olmasına rağmen.
Sanıyordum ki onun özlemi de buydu: Sanmanın da ötesinde, Timur biliyor Mine'nin aşkını, aşkına olan özlemini.. Bu evlilikle daha da yakından görecek. Kendi aşkını sunacak Mine'ye özlemini duyduğu aşk yerine.
O ise bir bakışta beni örtülerimden
Yalnızca ve yalnızca duygularıyla soydu: Geçmişte yaşadığı her neyse Timur'un bugününü çok etkilemiş kuşkusuz. Kadınlara tavrını bu belirlemiş zaten. Bir umursamazlık zırhı giyip arkasına saklanmış, yaralarını herkesten saklıyor. Ama bunları hiç açık etmemiş, sorgulamamış, ta ki Mine'ye kadar. Mine'nin herşeyini herkesin gözünün önünde yaşaması Timur'u geçmişiyle hesaplaşmaya itecek.
***
Ben böyle yürek görmedim böyle sevgi: Nasıl ki Cemil Lamia'nın sevme yetisine aşık oldu, Timur da Mine'nin Sinan aşkını gördükçe daha da çok sevecek onu... Bu kendisine çok acı verse de.
Şimdi çocuk büyümekte günbegün: Yaşadıkları Mine'yi zamanından önce olgunlaştıracak ister istemez.
Bütün hüzünleri okşadı birer birer
Gizli bir ümide sarılarak biraz küskün: Mine hep bir gün Sinan'ın dönmesi ve her şeyi açıklaması ümidiyle yaşayacak, ne olursa olsun, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin olanları onun ağzından duymadan inanmayacak. Ama bu hüzünlü bir süreç olacak. Hem Mine hem de Timur için. Mine hep güvenecek Sinan'a. Bu da Timur'u "Ben böyle yürek görmedim, böyle sevgi" düşüncesine itecek. Mine bu düşünceler içindeyken Timur'a karşı hissettiklerine anlam veremeyecek, çözemeyecek, ancak Sinan'la görüşüp onu kafasında bitirdikten sonra çözecek Timur meselesini.
***
Bir çocuk gördüm uzaklarda
Biraz çocuk biraz adam biraz hiçti
Ellerinde yaşlı zaman demetleri
Daha önce denenmemiş yeni bir yol seçti: Mine'nin direnci, cesareti, bildiği yoldan gitme inadı Timur'u ona hayran edecek.
***
Bir çocuk sevdim uzaklarda
Bir elinde yarın öbür elinde dün: Bir elinde Timur, bir elinde Sinan
Erken ihtiyarlamaktan sanki biraz üzgün: Mine'den çok Timur üzülecek bence buna.
Dünyanın haline bakıp güldü geçti: Mine de bir gün o noktaya gelecek inşallah....

Yaş farkı

Belki jenerasyon farkıdır. Bizim jenerasyonda hem ana babalarımız, etrafımızdakilerde yaş farkı şimdiye göre daha fazlaydı (çiftler okulda falan tanışmazdı ki yaşıt olsun), hem de bunu işleyen Türk ve dünya filmleriyle, beyaz dizilerle, klasik romanlarla falan büyüdük biz. Bu kitaplarda 15-16 yaş fark gayet rutindi. Gerçek hayattan da pek çok örnek verebilirim üstelik.

Ecnebiler isim bile takmışlar bu olaya, "May-December romance" diyorlar. Önce bir film dünyasına bakalım, hatta Türk dizilerinden başlayalım: Bir İstanbul Masalı, Öyle bir Geçer Zamanki, Son Ağa yaş farkı olan çifleri ele alan yapımlar. Filmlere gelince benim ilk aklıma gelen Richard Gere’in Autumn in New York filmi. Kızın 16 yaşında olduğu Üzgünüm ama seni seviyorum adlı İtalyan filmini de bu forumda duydum. Bir çok edebi eser uyarlaması var içinde ciddi yaş farkı olan çifti barındıran, bunu edebiyat kısmında ele alacağım.

Şu an işe gidip gelirken arabada Jane Austen'ın Emma'sını dinliyorum. Bir gün birden bağlantı kurdum diziyle. Çiftlerin arasında ciddi yaş farkı olan iki romanından biridir bu Austen'ın. Emma doğduğunda Mr. Knightley 16 yaşındadır, elinde büyümüştür Emma. Romanın başında Emma 21, Mr. Knightley 37 yaşındadır. Kimse umursamamıştır bu yaş farkını. Ama romanın sonunda Mr. Knightley Emma'ya ona 16 yaşındaykenden beri aşık olduğunu söyler. Yazıldığından 200 sene sonra bu itiraf bazı okurları rahatsız eder. Sübyancılık gibi gelir. Oysa kadınların 15 yaşında evlenmesinin çok normal olduğu bir dönemdir bu. Mesela Pride and Prejudice’de (Aşk ve Gurur) evden kaçan Lydia 15 yaşında evlenir.

Austen'ın yaş farkı olan ikinci romanı Sense and Sensibility'dir (Sağduyu ve Duyarlık). Kitabın başında Marianne 17 Colonel Brandon 35 yaşındadır. Zaten romantik ve aklı bir karış havada bir kız olan Marianne için 35 yaş bir ayağı çukurda demektir. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif Kitabın sonunda ise (sanırım iki yıl kadar sonra) evlenirler. Orda da yaş farkını bir tek Marianne dert etmiştir başlarda. Onun bu yanılgılarının hikayesidir roman aslında.

Jane Austen’dan diğer filme de alınmış romanlara geçeyim: En ünlüleri Gone with the Wind (Rüzgar Gibi Geçti): 17 yaş fark, Jane Eyre: yaş farkı 20’in üzerinde ve romanın başında Jane Mine’den sadece 1 yaş büyük, Mr. Rochester ise 40 sanırım, Daphne de Maurier’in Rebecca’sında Maxim ikinci karısının babası olacak yaşta. Bir de Jane Webster’ın Daddy Longlegs’i (Jarvis ve Judy arasındaki yaş farkı da 20) ve Bernard Shaw’un My Fair Lady ve Educating Rita olarak filme alınan Pygmalion oyunu var. Bunlar sadece ilk bakışlta aklıma gelen örnekler, eminim düşünülürse örnekler çoğaltılabilir.

Bir de kızın 18 yaşın altında olduğu örnekler var ki kuşkuşusz bunların en ünlüsü Nabokov’un Lolita’sı. Bunu şu ana kadarki örneklerimizden ve BÇS’den ayıran da çocuğun başta gerçekten de 12 yaşında bir çocuk olması ve ortada cinsel bir ilişki olması. Buna benzer bir başka örnek de Marguerite Duras’ın romanı The Lover (Kuzey Çinli Sevgili). Burada da kız 15 sevgilisi 27 yaşında ve aralarında cinsel bir ilişki var. Hem de para için. Şimdi yaş farkı daha az ve bu adam bu kızın babası olamaz diye bu durum daha mı ahlaklı? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif Bu son iki örnek elbetteki önceki örneklere daha tezat, daha Hayat Devam Ediyor tadında. BÇS’de Timur’a yöneltilen iddiaların asıl hedefinde olması gereken şeyler bunlar, merak edip farkı görmek isteyen bir zahmet bunlara baksın.

Gerçek hayattan da örneklerim var. Çok yakın bir arkadaşım eşinden 20 yaş küçük, 20 yıldır evliler ve gayet mutlular. Eşimin anne babası arasında da 215-16 yaş fark varmış. Annesi babasını ilk gördüğünde çok yakışıklı bir adam olduğunu düşünmüş (eşim babasının fotoğraflarına çok benziyor) ama yanındaki çocukları yüzünden evli olduğunu zannetmiş, aslında baba eşini kansere kaybetmiş. Gerçekten çok romantik bir hikayeleri var. 20 yaşındaki gencecik çok güzel bir kız (yerel güzellik yarışması birinciliği bile var, gençlik resimlerini görseniz Hollywood aktrislerine taş çıkarır) aşık olup kendisinden o kadar yaş büyük dul ve çocuklu bir adamla evlenmiş. Yıllarca evli ve mutlu yaşamışlar, ve eşi ölünce tekrar evlenmeyi aklına bile getirmemiş eşimin annesi.

Son olarak bir de yorumsuz şekilde Hakan Kurtaş’tan örnek vereyim:

Hakan Kurtaş röpörtajından:
http://www.haberturk.com/medya/haber/679693-bir-cocuk-sevdimin-yildizinin-bilinmeyenleri

15 Ekim 2011 Cumartesi, 13:17:01

Vücut’ta porno filmlerde oynayan bir genci canlandırıyorsun. İlk film için iddialı görünüyor.
Filmin porno üzerine kurulu bir hikâyesi yok.“Yaş farkı olan insanlar arasında aşk yaşanmaz”,tabusunu yıkan bir film. Yaşa bakmadan acıları, önyargıları aynı olan insanlar var. Canlandırdığım,hayatını pornodan kazanan biri değildi. Sadece bir kereye mahsus böyle bir projede yer almak zorunda kalıyor.

Tüm bu örnekleri dizmekten amacım ne? Yaş farkı meselesinin kişiye, zamana, topluma göre ne kadar göreceli olduğu göstermek istedim. Bir de Mine çocuk yaşta iken daha üzerinde durulacak ama sonra umursanmayacak bir şey olduğunu. Mr. Knightley'in o 16 yaş lafı olmasa kimsenin 21 yaşında Emma ile evlenmesine bir itirazı yok zira. Yani alan memnun satan memnunsa başkasına ne? Ayrıca da genellemeler tehlikelidir. Diziler, romanlar, filmler olağandışını anlatır. Burda da 20 yaş farkına rağmen olağanüstü bir aşk olabilir. Kaldı ki yaş farkı bir problemse eğer çizgiyi nerede çekeceğimizi kim, nasıl belirleyecek? 10 yaşın üstü mü olmaz? 10'la 11'in farkı ne? Peki ya 11'le 12'nin? Bu böyle gider... Ama iş biraz da yaşa değil yaşam tarzı ve karaktere bağlı değil mi?

Ne olmuş Mine Timur'un kızından sadece 4 yaş büyükse? Yaşlar aynı olsa da Timur’un bir çocuğu olmasa ne farkedecekti? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif Bu kez de babası olabilecek yaşta adam denecekti.

İnsan 17 iken 30 bile kendisine yaşlı görünür, 40’ındakine 30'undaki daha bebek... Boşuna dememişler her şey göreceli diye. İnsan okul çağındayken ister istemez ortamı dolayısıyla belli kalıplar içine girip sadece akranlarıyla görüşüyor ve doğal olan bu gibi geliyor. Ama hayatın geri kalanı çok farklı. Benim şu anda 20'sinden 60’ına arkadaşım var. Hiç birini de yaşlarıyla değerlendirmem. Akıl yaşta değil baştadır’ın öyle çok örneğini gördüm ki. Ne 16 yaşında insanlar gördüm 60’ındakinden akıllı, olgun. Önemli olan gönüller, kafalar bir olsun. Bu durum arkadaşlıkta böyle iken aşkta neden farklı olsun? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif (Chasing Amy filmi bu düşünceyi cinsiyetlere kadar genişletmişti ve bir insana aşık olursun demişti Amy, ne olduğunu düşünmeden.)

Yaş farkı konusunda da etik olarak bir problem görmüyorum. Bir ilişkide aslolan kişilerin birbirlerine duyguları ve yaklaşımıdır. Olayın etik yönünü bu belirler. Benim için birbirine sevgiyle bağlı, karşılıklı saygılı yaş farkı olan bir çift sorun değildir. Ama yaş farkı olmasa dahi ilişkide çıkar varsa asıl etik sorun ordardır. Zengin ama sevmediği kadın/adamla para ya da çıkar için evlenenler ya da sevgili olanlar mesela... Yaş farkı yüzünden yaşı büyük olanın diğerinden istifade etme durumu varsa ancak bu ahlaki bir problemdir. Bu konu Mahsun Kırmızıgül’ün yakında ATV’de başlayacak olan “Hayat Devam Ediyor” dizisinde detayıyla işlenecek. O zaman bazı konularda Timur’a ne kadar haksızlık edildiği daha açık bir şekilde ortaya çıkacak bence.

Yaşla ilgili son sözüm de 37 yaşındaki adama ısrarla 40-45 yaşında denmesindeki mantığı anlayamadığım... Adamı olduğundan yaşlı gösterince nefretiniz ya da iddialarınız haklı mı çıkmış oluyor? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif

Şimdi son olarak dizimizde yaşın nasıl işlendiğine bakalım. Bu husus doğal olarak Timur evlenme konusunu ortaya attıktan sonra söz konusu ediliyor:

5. Bölüm

Turan - Sen onun ettiği ayıbı biliyo musun ha? Biliyo musun? Bilmeden öyle dır dır dır konuş... Bana kızını ver dedi. Kızını bana ver dedi. Duydun mu? Ben onu oğlum saydım. Kardeşim yerine koydum. Kazık kadar adam karşıma geçmiş bana kızını ver diyor.
***
Esmahan - Valla hala aklım almıyo. Yaşını başını almış koskoca Timur Bey kalkıyo bizden lisedeki kızımızı istiyo. Akıl var izan var. Daha çocuk bizim kızımız.
***
Turan - Senin ağzından çıkanı kulağın duyuyo mu ha? Kaç yaşında o Timur dediğin adam. Ha? Mine kadar kızı var nerdeyse.

6. Bölüm

Emine - Bu sefer prensin yaşı biraz büyük geldi di mi?
***
Mine - Benden belki 20 yaş büyük olan bi adam. Neredeyse benim kadar kızı olan bi adam.
***
Turan - Timur’un yanında çocuk o.
***
Süreyya - Adamın kocaman kızı var. Sen onunla nası yaparsın?
***
Esmahan - Koskoca adam. Böyle bi teklifi durduk yere yapmaz ya.
***
Merve - Sen bu odayı bi genç kız için hazırladın.
***
Süreyya - Evet abla geri çevrilcek, hatta hiç üstüne konuşulmıycak bi teklif. Aralarındaki yaş farkı, adamın kızı, Mine’nin durumu, eniştemin hali düşünülünce nası olabilir diyosun anlamıyorum.

7. Bölüm

Emine - Çünkü senden küçük o. Çok küçük.
Timur - Evet farkındayım.
***
Narin - Ohooo. Koskoca adam ya. O bunları çoktan düşünmüştür de teklifini ona göre yapmıştır herhalde...

8. Bölüm

Merve - O kaç yaşında?
Timur - 17.
***
Emine - Kaç yaşındaymış bu... çocuk?
Mine - 13.
***
Timur - Turan abi bu işi artık uzatmasak diyorum. Yarın ilk şu nikah başvurusunu yapsak.
Turan - İyi olur. Başvurun.
Timur - Ama sizin de gelmeniz gerekiyor abi.
Turan - Bizim mi? ... Neden bizim de bulunmamız gerekiyo?
Timur - Mine 17 yaşında olduğu için abi.
***
Memur - Muvaffakatname? Ha. Gittiniz yani notere. 18 yaşından küçük olunca mecburen istiyoruz.

Bu vurgu dizide tekrar tekrar yapılacak. Bunda şaşıracak, üzülecek, sevinecek bir şey yok. Bir dizi için çatışma gerek. Çatışma demek bir çift arasında engeller demek. Bu engeller de çeşit çeşit olur. Mesela aileler arasında eskiden gelen bir husumet (Asi), bir tarafın bir başkasını seviyor olması ve tecavüz (FSN) gibi. Burda da engel bir tarafını başkasını sevmesi ve yaş farkı. Dolayısıyla bu fark vurgulanacak. Yaş farkını sorun görenler arasında sırasıyla Turan ve Esmahan, Emine, Mine, Süreyya var. Narin bu konuda yorum yapmadı, Timur da kendisi bunu problem olarak görmekten çok başkalarının problem olarak görmesini problem olarak görüyor gibi. Bu konuyu tek sorun etmeyen kişi olması da aşık olması nedeniyle. Mine de aşık olsa takmazdı kesinlikle.

Burada yaş farkı hariç ikinci bir vurgu da Mine'nin 18 yaş altında olması ki bunun zaten Timur'la hiç ilgisi yok. Risk aldığı hamilelik konusunun yaşına ne kadar uymayan bir şey olduğunun vurgulanması bu. Babasının kendisiyle nikah başvurusuna gelmesi Mine Sinan'la evlense de olacak bir şeydi sonuçta. Yani bu vurgu bunun yanlışlığının mesajı. Bu yaş cinsel beraberlik, hamilelik, çocuk, evlilik vb için çok erken ve yanlış vurgusu. Bunların birlikte yaşandığı erkek kim ve kaç yaşında olursa olsun.

Bununla beraber 6. ve 7. bölümlerde Timur’un yaşıyla ilgili yeni bir vurgu da vardı. Evet bir yandan Mine’den çok büyük olduğu söyleniyor ama öte yandan Timur’un "genç bir adam" olduğuna da vurgu var. Yani aradaki yaş farkını dengelemek için bu mesaj da veriliyor sürekli. Üstelik Mine'nin yaşıtı Narin bu mesajı verenlerden biri. Narin bu mesele ortaya çıkmadan da hiç yaşına atıfta bulunmadan Timur'u yakışıklı olarak nitelendirmişti. Demek ki o yaşta bir genç kız için Timur o gözle bakılabilecek bir adam.

4. Bölüm

Narin - Bişiy diycem o arabalı adam kimdi? Çok da yakışıklıydı ha. Ne iş?

6. Bölüm

Ayten - Baban genç bi adam. Günün birinde karşısına seviceği biri çıkarsa niye evlenmesin?

7. Bölüm

Narin - Hakkaten ya o adam kaç yaşında? Yani genç görünüyodu da. Ne var kızım ya? Gördüğümü söylüyorum ben. Hem hoş, hem karizmatik.
***
Ayten - Baban her zaman her şeyden önce seni düşünür. Ama o genç bi adam. Evlenmek en doğal hakkı değil mi?

Burda da verilen mesaj bence Timur'un yaptığında temelde bir yanlış yok.

lpchester
02-11-11, 13:29
Beklendiği üzere evlilik gerçekleşmiş...:img-blush
Zaten aksi durumu düşünülemezdi...
Şimdiki hikaye Evlilik-Sinan ve Bebek kombinasyonu üzerine yıkılabilir...
Bu durumun 3+1 hali(+1 bebek,ki zaten en büyük yol gösterici o olacak bana göre)dereceleri nasıl bir hikayede ilerleyecek meraklardayım....

Sinan'ın bu denli çabuk iyileşip,anında olaya dahil olma durumuna şaşırdım...
Geçen bölümde okulun önünde yuvarlandığı zamanda doktor pekte iç açıcı şeyler söylememişti...
Şimdi gizli ortalıklarla babasının adamını çalma durumunu girişmiş...
Ve Mine'ye ulaşmış...
Garip gerçektende...
Ama o da haklı;Türk hekimlerine emanet edilme durumu yaramış...:whistle2:img-hyste
Amerikan Baharındaki hallerini görmediğimiz için muamele görüp görmeme konusunda tereddütlerim vardı halbuki...Tıpkı Amca gibi...
O yüzden hızla araştırmalara girişmiş...
Uçtu uçtu Mine uçtu tavrını merakla bekliyoruz...

Merve ve evdeki ''Cehennem Potansiyeli..'''
Beklenen durum buydu zaten...
Allah'tan önünden kahvaltılıkları kaldırmadı...:img-eat:


emine'nin hikayesinin gelişim sürecinde ki saçmalığa değinilmiş zaten..tekrara gerek yok:kahve
Biz boşuna yazmadık Emine'yi...Ve Nirvana'sını...:img-punk:
Patlamaya hazır potansiyelini hayatının hatasını yapmakta kullanmaya kalkışmış...
Emine yavrum sen şimdi Mine mi oldun....:icon_whis
Bak o öyle rüyalara benzemez....
Aaaaaaa deyip odadan kovalamazsın kimseyi...:img-beee::img-hyste
Kaçıp kurtulacağı belli duruyor Emine'nin...:img-tomat:img-tomat
Neyse artık....

b.u.r.c.u.
02-11-11, 13:34
Emine, Mine olmuş onun yolundan ilerliyor..
bizim büyükler ön tekerlek nereye giderse arka tekerlek de oraya gider derdi ama belli ki bu ailenin aracı geri geri gidiyor..:img-hyste

Emine arka tekerlek olan Mine'nin yolundan ilerlemeyi tercih etmiş.. hem de onun adını kullanarak..
ama maalesef elimizde ileriki zamanlarda kendisine yardım eli uzatacak bir Timur'umuz kalmadı..taze bitti..:img-hyste adam sizin aileye çalışacak değil ya..

ama inş açıkta kalmaz bu kızcağızda.. ona da yardım eli uzatacak.. orta yaşı geçkin, evlenip ayrılmış ve kızı olan, azıcık art niyetli ama aslında yardımsever, sapık iç güdüleri olan, bir çocuk değil de bir abla sevmeye gönüllü adaylar aranıyor..duyurulur..:icon_whis

SELVERR
02-11-11, 13:37
merhabalar..

sonunda fragmanı izleyebildim.. akşam izlemek için baya çaba harcadım ama ancak sonunuizleyebilmiştim ...

fragman 8.bölümün sonundan itibaren başlamış nikah memurunun sormuş olduğu soru ile.. bölümün başı olacak sahne... mine herşeye rağmen evet demiş ve nikah kıyılmış... yalnız minenin cevabını merak eden herkesin pür dikkat minye odaklandığı fragmanda dahi belli edilmiş.. bakalım bölümde ne olacak...

merve minenin evet dediğini kaldıramamış olmalı kızın odasına pat diye dalmış.. artık neler söyleyecekse. yalnız merve odaya girdiğinde mine korktu sanırım malum arkası dönüktü ya acaba timur mu sandı diye düşünmedim değil.. neyse bu sahne merak ettiğim sahnelerden biri olacak sanırım..

resimlerde de verilen kahvalatı sahnesinin devamında sanırım timur işe gitmek için evden ayrılıyor ve mineyi merveyle kahvaltıda baş başa bırakıyor . öyle ki merve mineyi istemiyıor kıza senin ne işin var burda git odanda et kahvaltını diyor.. sanırım mine de boyun eğecek ona.... yalnız daha ilk andan boyun eğerse merve neler yapar kimbilir..

eMİNE aşmış kendinin.. bardaki o adamla baya ilerletmiş samimiyeti. benim gibi bir kadınla beraber olmak ister misin? hay allahım bu nasıl soru.. resmen adama kendini altın tepside sunmuş.. neyse adamda zaten o niyetlşe yaklaştığı için pek itiraz etmemiş oracaıkta mercimek fırına verilmek üzere harekete geçilmiş... işin piyangosu da eminenin mine olması sanırım... madem bu kadar meraklı mine olmaya nikahta mine yerine o evet diyiverseydi mine zorlanmazdı böylece :) bakalım emine mine olarak daha neler yapacak... düşünsenize başına bir iş gelirmiş zaten yakın ya neyse turan sorarmış kızım ne yaptın sen " ben yapmadım baba MİNE yaptı" ne minesi kızım sen yapmışsın işte .. "hayır baba o ben değildim içimdeki mine yapıyordu herşeyii""ben suçsuzum bütün suyç mine de baba" ... ay allahım ya ne gülerim ama.. şaka falanda eminenin durumu cidden baya kötü.. bu gidşle sonu da malum .:icon_whis.

sinan mineye ulaşmayı kafasına koymuş. sanırım babasının onu oyaladığını anladı ve babasının adamından yardım isteyecek. adamda kabul edince sinan önce gerçeği öğrenecek sonrada minenin evine yani timurlara gidecek.... tabi yanlış anlaşılmalarla dolu bir karşılaşma.. mesela sinanın yardım istediği adam durumu bekir harmangile söyler.. oda adamına sinana anlatılmak üzere gerçeklerden soyut daha düzmece bir hikaye anlatır. işte seni unuttu timurdan hamile o yüzden evlendi falan gibi. sinanda bunları duyup mine ile yüzleşmek isteyebilir yada yüzleşmeolmaz sinan duyduklarına inanmaz görmek ister minein kapısına kadar gelir.. minenin orada olduğunu karnının şiş olduğunu hatta birde yanında timuru gördü mü . mine ile görüşmeden babasının anlattıklarını kabulenerek oradan ayrılır..başta inanmaz da sonragördükleri inandırır diye düşünüyorum... hatta mine sinan karşılaşması bence olmayacak gene olay sinanın gerçeği kabullenmesi için hazırlanmış gibi.. olaları gördükten sonra sinan tedavi için yurtdışına gidebilir sonra yıllar sonra iyi olarak hatta belkide intikam için geri döner falan... eğer o karşılaşma normal olarak olursa mine herşeyi anlatır sinanda ona inanmak arzusuyla orada olduğu için inanır ve barışırlar.. yani karşılaşma olursa pek bir ilerme olmaz herşey olup biter.. ha karşılaşmada mine sinanın kendisinde şüphelendiğini görüp biriktirdiği siniri falan dökerse tartışıp sinanda bir şeyi öğrenmeden giderse oradan hikaye uzayabilir.. ama hislerim karşılaşma olmayacağı yönünde.

bekldiğimiz kahvaltı sahnesinde alyanslarda takdim ediliyor timur tarafından.. hatta alyans yanına bir de tek taş almış .. yine farkettim ki timur kendi alyansını parmağına çoktan takmış bile.. diğer yüzük gitmiş alyans gelmiş :happy0064 tek taş nasıl bir şey olduğunu merak ettim... o sahnede minenin gerek yoktu demes lazım. demezse hata olur... bakalım mecburen o yüzük parmağa takılacak mı?

minenin odasının önündeki konuşmayı bir şeyle bağdaştıramadım anladığımkadarı ile akşam vakti olan bir konuşma... acaba ne olmuş olmalı ki "burada yaşadığım sürece senden ben sorumluyum" diyor timur.. . mine habersiz dışarı falan mı çıktı mesela teyzesi ile görüşmek için... mesela eve geç gelmiş olabilir.. yada başka bir şey oldu . yada mesele falan yok timur sorumluluğunu dile getirdi sadece... bölüme dair merak ettiğim diğer sahnede bu sahne..

~~winds~~
02-11-11, 13:52
Dizinin ilk tanıtımlarında açıkçası daha naif bir hikaye bekliyordum. Timur ve Mine arasındaki bağın daha arı, daha oyunlardan, psikolojik baskılardan uzak bir şekilde kurulmasını... Ama karşılaştığım hikaye 17 yaşındaki genç bir kızın hataları üzerine yıkılan dünyasının içine beklemediği bir anda ve istemediği halde giriveren bir adamın, kıza duyduğu istek ve arzularına yenilerek öyle ya da böyle onu kendi çizdiği hayata doğru isteği dışında adeta itmesi oldu. Timur'un Mineyi ona getiren yoldaki taşları diziş yöntemi ne onurlu bir şekilde oldu, ne de gerçekten Minenin iyiliğini isteyen birinin yapacağı şekilde. Sanırım bu noktada hiçbirimizin itirazı olamaz.

Timur Mineden etkilenebilir, onu isteyebilir ve bu nedenle onun zorlaşan hayatına el uzatmak isteyebilir. Bu konuda bir sıkıntım yok. Fakat bu el uzatışın onu kendisine mahkum etme yoluyla yapılmasıdır onurluca olmayan. Doğru olan davranış Timur'un Turan'a "Mineyle evlenirim" demesi değildi. Turan'ı kendisine değil doğru olana doğru yönlendirmesi gerekirdi. Toplumun tepkilerinden korkan Turan Ustaya o mahalleden taşınabileceğini, isterse bu konuda yardımcı olabileceğini, yeni bir yerde kimsenin Mineyi de çocuğunu da sorgulamayacağını, önemli olanın kızı olduğunu ve hatta kızının eğitim masraflarını üstleneceğini ve destek olacağını söyleyebilirdi. Turan Usta kabul eder miydi derseniz... Hamile olan kızıyla evlenmesini kabul ettiğine göre bunu da ederdi.

Timurun şu durumda Mineyi kurtardığı şeyin ne olduğunu da zaten pek anlamış değilim. Sadece çocuğuna bir soyadı verdi ve okutma vaadinde bulundu. Tüm bunların Timur Minenin hayatına hakkı olmayan bir şekilde müdahale etmeseydi de olacağını düşündüğümü (Sinan gelecek ve Mineyle buluşacaklardı ve Sinan Mineyi bırakmayacaktı) bir kenara atarak düşünüyorum. Çocuk Turan Ustanın soyadını alırdı ve lafa söze karşı taşınırlardı. Taşınmasalar bile dedikodu yalnızca dedikodudan ibaret kalacaktı. Kimsenin onları taşlayacağı yoktu. Turan Usta gibi bir adam için zor olabilir ama kimse babalığın kolay olduğunu söylemedi zaten değil mi? Turan Usta en sonunda kızını affedecek ve torununu bağrına basacaktı. Mine de okuluna sonra devam edebilirdi. Yapmaları gereken tek şey o mahalleden ayrılmak olurdu belki. Açıkçası bu durumla Timurun yanındaki hayatı arasında kıyaslama yapıldığında kendi seçtiği hayat daha cazip geliyor. Sonuçta ortada her an Mineyi hamile olduğu için öldürebilecek bir baba veya erkek kardeş yoktu, olsa kızın hayatını kurtardı diyeceğim ama onu bile diyemiyorum.


Mine ve Sinan'ın hatalarını sorgulamayacağım. İkisinin de hataları var. Fakat o hatalar onların hataları. Bu şimdi Minenin hayatına dair yapılan hatadan çok farklı. Çünkü başkalarının dayattığı hatalarla hayatınızın yönünün belirlenmesindense sizin kendi hatalarınızla belirlenmesi çok daha iyidir. O zaman kendi hatalarınızdan ders alır ve büyürsünüz. Bu hata benimdi diye sahiplenebilirsiniz olanları. Bu çok önemli birşey bence. Hatalarınızı dahi sahiplenebilmek... Fakat şimdi Minenin hayatına yapılan müdahale Mine dışında gelişen bir şey. Bilinçli bir şekilde Minenin hayatını kendi hayatına doğru getiren bağları tek tek oluşturmuş bir Timur var ortada. Minenin iyiliğini düşünüyor bile diyemiyoruz üstelik. Çünkü istediği Mine.

Mine-Sinan'cı veya Mine-Timur'cu değilim. Bunu açıkça belirteyim. Mine ve Sinan aşkı beni cezbetmedi. Ortada bir Mine-Timur aşkı da yok. Fakat objektif olarak baktığımda Mine Sinan aşkının doğruları vardır, hataları vardır mühim değil. Bu aralarında bir aşk olduğu gerçeğini değiştirmez. Değişmeyecek bir şey de Timur'un müdahalesiyle onlardan alınan şey olacak. Özellikle son yaptığı şey, yani Sinana dair gerçeği saklaması bu aşkın ortasına kendisini zorla sokması Timur ve niyetine dair son noktayı koymamı sağladı.

İleride senaryo gereği ne olur bilemiyorum. Fakat ileride Mine Timur'u sevse dahi şu gerçek maalesef değişmeyecek. Mine kendisine dayatılan hayatı benimsemiş olacak, istediği hayatı değil.

Bu noktada da kendimizi Minenin yerine koymamız gerektiğini düşünüyorum. Düşünsenize birini seviyorsunuz, hem de size çılgınca hatalar yaptıracak kadar çok. O da sizi seviyor. Ayrı düşüyorsunuz, hamile olduğunuzu öğreniyorsunuz ve o gelsin diye bekliyorsunuz. Biliyorsunuz ki o gelecek, sizi seviyor. Ama birden hiç tanımadığınız babanız olacak yaşta bir adam sizin babanıza sizinle evlenmek istediğini söylüyor. Siz direniyorsunuz, aşkınıza da güveniyorsunuz. Aşkın cesareti, gençliğin gözükaralığı ne derseniz deyin aşkınıza inanıyorsunuz işte. Son umudunuz olan teyzenizin başı belaya giriyor. Babanızın yanına gidiyorsunuz tekrar, babanız size kızgın küs. Bu sırada o tanımadığınız adam sizinle evlenmek istiyor hala. Bu teklif sizi zora sokuyor, çünkü ailenizde bir beklenti oluşturuyor. Teklif olmasa bu beklenti de olmazdı. Adamla evleniyorsunuz. Çocuğunuz da doğuyor, sevdiğiniz adamla değil evlendiğiniz adamla büyütüyorsunuz. Sonra bir gün öğreniyorsunuz ki sevdiğiniz adam sizi bırakmamış, terketmemiş, sizden ve ondan saklanan birçok şey varmış. En önemli bilgiyi de evlendiğiniz babanız yaşındaki o adam saklamış. Boşa geçen onca yıl, Minenin tercihi olan ama yaşayamadığı onca şey... Ne yapardınız? Kimi isterdiniz? Neler hissederdiniz? Sizden, çocuğunuzdan ve sevdiğiniz kişi olan çocuğunuzun babasından çalınanların hesabını kimden sorardınız?

Bu zamana kadar bu başlık altında okuduğum en güzel yorumlardan biriydi. Üstüne ne söylenir bilemiyorum. Sadece alıntılamak istedim bu mesajı... Altını çizdiğim cümlelere de milyon kere katılıyorum. Ellerinize sağlık.

Bu konudan daha önce de bahsetmiştim. Dizinin fragmanlarını ilk izlediğimde Sinan'ın , Mine'yi kandırıp bırakıp gideceğini sanmıştım. Ama yağmur altındaki sahnelerini de bir o kadar sevmiştim. İlk bölüm düşündüğüm gibi çıksaydı şayet , diziyi izlemeyecektim. Hatta o yüzden dizi ile ilgili yorumumu 1. bölüm sonrasına saklamıştım. Sizinkinin tam tersi yani...Ama diziyi izleyince tüm tahminlerimde yanıldığımı gördüm.

Timur'un "yardım" ettiğine zerre inancımın olmamasının nedeni sizin söylediklerinizdir. Hepsini parça parça dile getirdik burada daha önce... Ama siz öyle güzel , öyle derli toplu anlatmışsınız ki... Timur'un amacı gerçekten yardım olsa idi şayet , yardım için sizin de dediğini üzere evlilikten başka tonla çözüm yolu bulunabilirdi. Timur'a sapık , pedofilli gibi yakıştırmaları hiçbir zaman yapmadım. En fazla söylediğim şey bakışlarından hoşlanmayışımdır. Ve gerçekten de hoşlanmıyordum. 37 yaşında bir beyin 17 yaşındaki bir kızı gördüğü andan itibaren onu delicesine istemesi de normal gelmiyor , evet. Timur kendi istediği hayatı oluşturmak için , Mine'ninkini elinin tersiyle itebilme cürretini gösteriyor. Sonra da bunun yardım olduğuna inanmamız bekleniyor.

Mine ile ilgili söylediklerinizi , özellikle de son paragrafı okurken , tüylerim diken diken oldu. Mine'ye dayatılan hayatı ve bunun getirilerini öyle güzel anlatmışsınız ki... Ne olursa olsun Timur , Mine'nin onu istemediğinin bilincinde olacak bir adam. Kendi isteklerini Mine'ye dayatması , kendisini tuhaf bir şekilde mutlu eder belki ama Mine'yi mutlu eder mi? Timur , Sinan'ı saklıyor Mine'den... Zamanla Mine'ye iyi yaklaşırsam , onu unutur diye düşünüyor sanırım. Hadi diyelim Mine zamanla Timur'a minnet duymaya başladı. Bu sakladığı şeyi er ya da geç öğrenecek. O zaman aynı minneti duyacak mı? Biri benden bu denli önemli , hayatımın akışını etkileyecek bir şeyi saklasaydı kendisiyle ilgili düşüncelerim hangi boyuta taşınırdı bilemiyorum. Ayrıca MineSinan arasındaki aşkı sevmemenize rağmen , yok saymadığınız için teşekkür ederim kendi adıma... Bu aşk var ve şu ana kadar yansıtılan hikayeye baktığım kadarıyla hep olacak da...

Son olarak ; insan hatalarıyla vardır. Mine'nin hatası çok büyüktü , evet. Ama ödediği bedel hayatının elinden alınması olmamalıydı.

sude9
02-11-11, 14:08
başka bir mahalle,başka bir ev sahiden gerekli mi?

turan'ın ve ailesinin öyle bir derdi sözde var ama görünürde yok..mine büyümüş karnı ile baba evinde yaşıyor..o mahallede her daim görünüyor..turan'ın boynu yerde ama gözler fıldır fıldır dönmeye devam ediyor..yani şu yaşantılarına bakılırsa öyle aman aman büyük bir dert ızdırap ve keder içinde olduklarına inanmak mümkün değil..büyümüş karnı ile baba evinde yaşamaya devam eden bir mine gerçeği var zaten..demek ki bu haliyle de her ne kadar boyun bükülerek arz-ı endam edilse dahi gayette yaşanabiliyor imiş..dedikodular duyulsa dahi ,dedikodular içinde yaşanılabiliyor imiş..nasıl bakarım insanların yüzüne düşüncelerine rağmen o insanların yüzüne bakılmaya devam ediliyor imiş..haa evlendi haa evlenecek diye beklerken geçip giden zaamn daha evlilik olmadan bazı şeyleri yerli yerine oturtmuş zaten..o ilk tepkiler o ilk yaklaşımlar yerini bir nebze yumuşamaya bırakıvermiş...velhasıl timur du..evlilik teklifiydi..şu durum karşısında zaten çoktan hava-cıva oluvermiş....

öyleyse tüm bu olanlar ne iş?öyle ya:img-wink:

lpchester bacım..kurtulma durumları benzer bir aaaaaaa vakası şeklinde cereyan edecek mi dersin..kişiler aynı olmasa da ürya pek bi gerçek olmuş yaa:)

moonbeam
02-11-11, 14:23
başka bir mahalle,başka bir ev sahiden gerekli mi?

turan'ın ve ailesinin öyle bir derdi sözde var ama görünürde yok..mine büyümüş karnı ile baba evinde yaşıyor..o mahallede her daim görünüyor..turan'ın boynu yerde ama gözler fıldır fıldır dönmeye devam ediyor..yani şu yaşantılarına bakılırsa öyle aman aman büyük bir dert ızdırap ve keder içinde olduklarına inanmak mümkün değil..büyümüş karnı ile baba evinde yaşamaya devam eden bir mine gerçeği var zaten..demek ki bu haliyle de her ne kadar boyun bükülerek arz-ı endam edilse dahi gayette yaşanabiliyor imiş..dedikodular duyulsa dahi ,dedikodular içinde yaşanılabiliyor imiş..nasıl bakarım insanların yüzüne düşüncelerine rağmen o insanların yüzüne bakılmaya devam ediliyor imiş..haa evlendi haa evlenecek diye beklerken geçip giden zaamn daha evlilik olmadan bazı şeyleri yerli yerine oturtmuş zaten..o ilk tepkiler o ilk yaklaşımlar yerini bir nebze yumuşamaya bırakıvermiş...velhasıl timur du..evlilik teklifiydi..şu durum karşısında zaten çoktan hava-cıva oluvermiş....


Bravo. Timur'un hangi yaptığı doğrudur, yanlıştır tartışır, tartışacağız da ama kızın kanından canından ablası onu sırtından bıçaklamışken, babası uçurumdan itip evden kovmuşken, yüzüne bakmayıp tek laf etmeyerek her tür psikolojik baskı ile annesi de duygu sömürüsü ile bu evliliğe zorlamışken bir teklif yaptı diye tüm olanların BAŞ SORUMLUSUNU Timur ilan etmeyi ben anlayamıyorum. Turhan ve Mine'nin bu evlilikle ilgili pozisyonları hakkında yazmak istediklerim var. Onlara da belki haftaya fırsat bulurum. Ama suçlular sıralamasında Timur bir şeyler saklama konusunda Emine ve Sinan'ın ailesinden çok sonra kızı zorlama konusunda da Mine'nin ailesinden çok sonra gelir. Nasıl bir baba bunu yapar, üstüne de savunulur, ona anlayış gösterilir ama TÜM suç Timur'a kalır benim anlamam mümkün değil.:bilmim

gardasch
02-11-11, 15:20
Selam ahali...

Bir kac cümle oyuncular hakkinda yazayim...gercek isimlerini pek bilmedigim icin dizideki isimleriyle yaziyorum...

Ekip olarak cok iyiler...Oyuncular dizideki karekterleri cok güzel yansitiyorlar...

Mine tam bir 17yasindaki gibi bir kiz...bagzden cocuksu düsünceleri...bagzen o kilifi yirtip hayattan ne istedigini ehil bir kiz...hayati toz pembe görürken...birden Sinanin gidisiyle ve karnindaki bebegiyle hayatin aci gerceklerinin icinde buldu kendisini....kendisi büyümeye calisirken...birde karnindaki bebegini büyütüyor...

Emine ise, simdiye kadar hep ailesine karsi sadakatli...Minenin yaramazliklarina göz yuman..onun yaninda olan...ailesinin gurur kaynagi...ama nedense ailesinden az sevgi almis bir genc kiz...akabinden Minenin o kadar yanlislarina ragmen...lottodan 6li tuturmus gibi Timurla evlenme asamasinda olmasi...
Eminenin gözünde en büyük darbede...o kadar namusuna düskün olan bir baba var...en büyük yanlisi yapan bir kiz kardes...babsina karsi gelipde cocugunu aldirmayan bir kiz kardes...herseye ragmen babanin öfkesi Eminenin bekledigi gibi olmayip...tam tersine bu kadar hatadan sonra Minenin karsisina, Eminenin asik oldugu, onun icin erisilmeyecek bir adam cikmis...Bu durumda her kötülügü yapmis bir Minenin karsisina cikan bir Timur var...gelsinde Mine dellenmesin...Mineyi oynayan kisiyide tebrik ediyorum...süper süper oynuyor...

Timura gelince...sahsen bu karakteri oynayan kisiyide ilk defa bu dizide görüyorum...oda o Timur karekterini mükemmel oynuyor...Olgun, hayatta ne istedigini bilen...ama bir yeri yinede yarali bir karakteri oynuyor...Ne olursa olsun o yarali karaterini disa karsi saklayan bir Timur var...Kizini cok seven...Mineyi seviyor, ama onunda adi askmi, acimami, yardim severlilikmi bilemiyorum...Bu duygularida cok güzel yansitiyor Timur karakteri...

Sinan...kendine has bir genc...Minesini cok seviyor...hayat toz pembe daha onun icin...Eger bebegi duysaydi Minesini yalniz birakmazdi diye tahmin ediyorum..ama aile baskisina gögüs gelirmiydi...orasida daha mechul...
Sinan karakteride cok güzel yansitiliyor...

Turan amca ailesini seven, caliskan, dürüst...asiri derecede namusuna düskün bir baba...yani bir nevi bir türk aile babasi...
Kizini cok seviyor...ama kendini kizina karsi güvenini kaybetmis bir baba var...bu karakterde cok yerinde yansitiliyor...

SELVERR
02-11-11, 15:36
özet için çok teşekkürler.. Fragman dışı bir şey yok ama yine yorumlayayım..

Sinan, Mine’yi görmek ve olanları sormak istiyor

Sinan, Mine’nin evlendiğini öğreniyor. Bu durumu sineye çekme niyetinde olmayan Sinan, Mine’yi görüp neler olduğunu doğrudan ona sormak istiyor.

bak işte direk sormak isteyeceğini değilde gerçek mi diye görmek isteyeceğin düşünüyordum.. ama görmek onun ağzından dinlemek istiyormuş.. eğer şartlar el verirse bu karşılaşma olacak gibi ama şartlar el verirse tamam sinan o kapıya kadar geldi ama o kapıdan içeri bahçeden içeri girebilecek mi? işte bunu merak ediyorum.. hadi girdi diyelim mineye ulaşabilecek mi? hani demiştim ya timurun konuştuğu sahne minenin dışarı çıkıp eve dönmesi olabilir mi acaba diyeöyle bir durum varsa sinan mine evde yokken oraya geliyor olabilir ve görüşemez.. hala karşılaşmaya dair bir ümidim yok.. ama sinanın nikah öncesi dönüşü gibi bir ters köşe yaşayabilirz ve beklenen karşılaşmada olabilir :(

Mine, sonunda Timur’la evlenir. Fakat asıl cehennem şimdi başlamaktadır. Babasını kimseyle paylaşmak istemeyen Merve, hiç vakit kaybetmeden harekete geçer.

asıl cehennem pek bir gaddarca olmamış mı ya? okurken tırsmadım desem yalan olur... acaba beklediğimiz aksine cehennem denilecek sahneler mi izleyeceğiz biz.. merve tamam zaten o baştan cehenneme dair bir söz verdi de umarım timur tarafına da lanse edilmiyordur bu cehennem... umarım sunduğu koşullar cehennem değildir.. en azından kızına engel olabilse diyorum...

Timur’a dair kendince umutlar besleyen Emine ise, kendini çok kötü hisseder. Kendine, Mine’ye, Timur’a, herkese öfkelidir. Birikmiş öfkesini boşaltmanın yollarını arar ve tanımadığı bir dünyaya adım atar.

bu sefer tam anlamıyla o dünyaya girecek sanırım emine.. o dünyada neler yaşayacak merak ediyorum. yoksa şenoğullarını yeni bir dram mı bekliyor... ah emine ah..

Ele güne karşı namusunu temizlemiş görünebilmek için kızını evlendiren Turan, hiç de mutlu değildir. Timur’la yüz yüze gelmeye bile dayanacak hali yoktur. Derdini açacak, içini dökecek birine ihtiyaç duyar. Ve kendini Sabahat’in yanında bulur.

timur ne yaptı bir anlasam adam sadece yardım etmek istedi yahu.. sanki kıza bütün acıyı çektiren oymuş gibi.. hiç yoktan kendini olaya dahil eden timur hala suçlu olan yine timur.. valla timur forumdan çektiği kadar dizide de çekecek sanırım .. üzülüyorum valla onun için bile bile bu yükü üzerine aldı diye..

Sinan, Mine’nin evlendiğini öğrenir. Tabii ki bunu sineye çekecek değildir. Mine’yi görüp neler olduğunu doğrudan ona sormak ister.
sorabilecek mi cidden merak ediyorum.. hüç umudum olmasa da..

Öte yandan Timur, evlense de Mine’yi kolay kolay kontrol altında tutamayacağını daha ilk günden anlar.

sanırım bu durum kapı önün konuşmasının sebei olan durum.. en fazla evden habersiz çıkma eve geç gelme olur diye düşünüyorum. merveden kaçmak adına sokağa atmış bile olabilir mine kendini. maul yan yaa oldukları sürece merve zehrini dökmek isteyecektir minede hem ona dayanamayacağı için hemde hava almak için bile çıkar gider.... zaten bölüm için olaylar hep ilk gün olacak gibi duruyor. en azından fragman ve özet bunu kapsıyor gibi....

yalnız fragman bile özetten daha ayrıntılı olmuş ya....

^nymph^
02-11-11, 19:14
Sinan, Mine’yi görmek ve olanları sormak istiyor

Sinan, Mine’nin evlendiğini öğreniyor. Bu durumu sineye çekme niyetinde olmayan Sinan, Mine’yi görüp neler olduğunu doğrudan ona sormak istiyor.

Sinan'dan beklediğim hareket buydu,Mine'nin evliliğini duyup,çabalamadan,anlamadan,dinlemeden Mine'ye kızıp çekip gitmesi Sinan'a ve aşkının büyüklüğüne yakışmazdı.
Özette ki cümleden ve fragmandan anladığım kadarıyla Sinan'da bir zamanlar Mine'nin kendisine ulaşmak için gösterdiği çabayı gösterecek.
Duyduklarına değil Mine'nin gözlerinin içine bakıp onun ağzından duyacaklarına önem vereceğini gösteriyor bu durum.
Birde fragmanda Bekir'in adamı Sinan'ın yanında ''Bunu benden istemeyin'' gibi birşey söylüyor.O adam ve Sinan ne alaka onu anlayamadım.Bekir'in bir oyunu mu o adamın Sinan'ın yanında olması?

Ahh bu çift tüm klişeleri yıkmak ister gibi bir hava içerisindeler.:img-in_loÖzellikle de birbirlerine duydukları bu yoğun ''güven'' duygusuyla.
Ne duyacaksam aşık olduğum insandan duymalıyım mantığı...Önce Mine,şimdi Sinan...
Sinan Mine ile konuşamayacak olsa da görebileceği birtakım şeyleri Mine'ye sorma fırsatı olamadan yanlış yorumlayacak olsa da Mine'ye ulaşıp gerçekleri ona sormak isteme düşüncesi bile beni mutlu etmeye yetti.


Mine, sonunda Timur’la evlenir. Fakat asıl cehennem şimdi başlamaktadır. Babasını kimseyle paylaşmak istemeyen Merve, hiç vakit kaybetmeden harekete geçer.

Mine'nin Timur'la evlenmesine aslında hiç gerek olmadığını düşünenlerdenim.Mine'nin Timur ile evliliği ona ne getirecek kesin olarak söyleyemem.Ama emin olduğum tek şey var Mine'yi sakin ve huzurlu günlerin beklemediği...


Öte yandan Timur, evlense de Mine’yi kolay kolay kontrol altında tutamayacağını daha ilk günden anlar.

Kontrol altında tutmak ifadesine çok takıldım.Mine&Sinan ayrılığında ve birbirine ulaşamama konusunda Timur'un bir etkisi yoktu.Bu noktada Emine ve Bekir Harmangil yapmıştı herşeyi.Ama Timur Emine'den çok önemli şeyler öğrenmişken önce ona ağzını kapalı tutmasını tembih ediyor(!) şimdi de Mine'yi kontrol altında tutmak istiyor.
Kontrol altında tutmanın Timur açısından anlamı;Mine'yi Sinan'a kaptırmamak.


Bravo. Timur'un hangi yaptığı doğrudur, yanlıştır tartışır, tartışacağız da ama kızın kanından canından ablası onu sırtından bıçaklamışken, babası uçurumdan itip evden kovmuşken, yüzüne bakmayıp tek laf etmeyerek her tür psikolojik baskı ile annesi de duygu sömürüsü ile bu evliliğe zorlamışken bir teklif yaptı diye tüm olanların BAŞ SORUMLUSUNU Timur ilan etmeyi ben anlayamıyorum.

Mine'nin ailesini de burda çok eleştirdik.Kendi adıma konuşayım hatta aileyi o derece eleştirdim ki bir arkadaş ''aile daha ne yapsın? ya da ne yapmasını bekliyorsunuz'' diye resmen sorguladı beni.Kendisine de yazdım ''hakim karşısında savunma yapıyormuşum gibi hissettim kendimi sayenizde'' diye.
Tüm olanların sorumlusu Timur değil ama şu da bir gerçek ki Timur'un son yaptığı şeyde en az Bekir ve Emine'nin yaptığı kadar büyük ve önemli bir müdahaleydi.
Ve bence Timur Mine'nin hayatına müdahale etmeye de devam edecek.




Resimleri gördüm ve fargmanı izledim evlilik gerçkleşmiş şükürler olsunda hepsinin suratları beş karış arkadaş anlamdım gitti..:img-blushhiç değilse Timur gülseydi bari..geriliyorum resmen izlerken.. Timur Emine'nin söylediklerine takılmış olabilir..:icon_whis



Tülaycım Mine'nin ve ailenin durumu ortada,ne Mine istiyor bu evliliği ne de Mine'nin evlenmesi için gün saymış olsa da Turan usta istiyor.
O yüzden böyle bir nikahta hiç kimsenin yüzünün gülmemesi bence çok doğal:img-wink:

Timur'da Emine'den öğrendikleriyle hem şaşkına döndü hemde korktu bence.Çünkü biliyor ki Mine Sinan'a çok aşık,şimdi de Mine'yi bebeği ile terkedip giden bir Sinan değil de hiçbirşeyden haberi olmayan bir Sinan ile tanışmış oldu Timur.

Edit:Düz mantık ve dünyayı toz pembe görme neden biz Mine&Sinan çiftini destekleyenlere karşı yazılıyor inanın anlamlandıramıyorum.

Başlıkta Mine&Sinan kolayca biraraya gelsin,aşklarını böyle parklarda bahçelerde yaşasınlar,el ele göz göze,bebekleri doğsun,amanda aman ne sevimli olsunlar bizde oturup bunu izleyelim temalı bir mesaj okumadım.

Aksine biz diyoruz ki aralarına ne girerse girsin,kim girerse girsin,ne zorluklar yaşarsa yaşasınlar kopmasınlar birbirlerinden,ayrıda olsalar kalplerinde ki görünmez bağlar asla kopmasın diyoruz.
Eğer bu düz mantıklılık oluyor,dünyayı toz pembe görmek oluyorsa kabul ediyorum ben düz mantıklının biriyim,yaşadığımız dünyayı da (ne kadar kötü niyetli insanlarla,felaketlerle,acılarla dolu olsa da ) toz pembe görüyorum.

Şu yaş mevzusundan da ciddi anlamda rahatsızlık duymaya başladım.Bu ayrım neden yapılıyor? Neyi ispat etmek için bu cümleler yazılıyor?

QUZEY
02-11-11, 19:29
selamlar ...
diger sayfalari okuyorumda hic bir sayfada burdaki gibi duz mantikli yorumlar yok o yuzden burda yorum yapmak cok sacma . burasi duzelene kadar yorum yapmak istemiyorumki bu sebepten dolayi sanirim bir cok insanda bu sekilde davranacak ..cunki duzmantikla yorum yapan arkadaslarin diziyi nasil izliyor neye gore duzmantikla yorum yapiyorlar hala daha anlamis degilim aslinda dizi cok guzel konusuda oyuncularda ama bu sayfada sinan ve mine diye basbas bagiran arkadaslar oldukca bu sayfaya yorum yapilmaz ..
belkide burdaki yas ortalamasi 17 ve alti olabilir bence ....bazi arkadaslarinda yorumlarini okudum 1 yada 2 kisi sanirim gayet guzel yorumlardiki bu arkadaslarin 30 yaslarinda falan olmalari lazim cunki okadar mantikli yorumlar yapilmiski sinanda elestirilmis timurda ve boylede olmasi gerekiyor daha sinani 2 bolum izlemelerine ragmen nasil bu karekter hakkinda duzgun namuslu kendine guvenen tuttugunu koparan mine icin ailesinin karsisinda duran bir sinan oldugu cikti anlamadim ..
kaldiki kac bolumdur seyrettigimiz bir timur var ve daha karekteri tanimadan ne piskopatligi ne sapikligi ne supyanciligi kaldi ...
yazik gercekten yazik .....
tekrara duzmantik yorum yapan ve duzmantik dizi seyreden akli havada dunyayi tospembe goren arkadaslari kiniyorum..ve bir daha buraya ne bir yorum yazarim nede yazilanlari okurum ....

Enigmatic Eyes
02-11-11, 19:47
selamlar ...
diger sayfalari okuyorumda hic bir sayfada burdaki gibi duz mantikli yorumlar yok o yuzden burda yorum yapmak cok sacma . burasi duzelene kadar yorum yapmak istemiyorumki bu sebepten dolayi sanirim bir cok insanda bu sekilde davranacak ..cunki duzmantikla yorum yapan arkadaslarin diziyi nasil izliyor neye gore duzmantikla yorum yapiyorlar hala daha anlamis degilim aslinda dizi cok guzel konusuda oyuncularda ama bu sayfada sinan ve mine diye basbas bagiran arkadaslar oldukca bu sayfaya yorum yapilmaz ..
belkide burdaki yas ortalamasi 17 ve alti olabilir bence ....bazi arkadaslarinda yorumlarini okudum 1 yada 2 kisi sanirim gayet guzel yorumlardiki bu arkadaslarin 30 yaslarinda falan olmalari lazim cunki okadar mantikli yorumlar yapilmiski sinanda elestirilmis timurda ve boylede olmasi gerekiyor daha sinani 2 bolum izlemelerine ragmen nasil bu karekter hakkinda duzgun namuslu kendine guvenen tuttugunu koparan mine icin ailesinin karsisinda duran bir sinan oldugu cikti anlamadim ..
kaldiki kac bolumdur seyrettigimiz bir timur var ve daha karekteri tanimadan ne piskopatligi ne sapikligi ne supyanciligi kaldi ...
yazik gercekten yazik .....
tekrara duzmantik yorum yapan ve duzmantik dizi seyreden akli havada dunyayi tospembe goren arkadaslari kiniyorum..ve bir daha buraya ne bir yorum yazarim nede yazilanlari okurum ....
Başlığa girdiğimde yorum alıntılamak gibi bir niyetim yoktu ama yorumunuz biraz ölçüleri aşmış bence. Timur'u seviyor olmanız Sinan'cı ve SinanMine'ci arkadaşlara laf söyleyeceğiniz anlamına gelmez. Siz Timur'da ne buluyorsanız onlar da Sinan'da onu buluyorlar. Farklı bakış açıları olmasaydı bu forumun tadı olur muydu sizce? Benim en sevdiğim forum BÇS şu an. Çünkü farklı bakış açılarından yazılan yorumlar okumak bana zevk veriyor. Olaya değişik yönlerinden bakabiliyorum, o yüzden ben forumun durumundan çok memnunum.

Ayrıca o size göre "düz mantık". :img-wink:

İyi yorumlar...

büsra003
02-11-11, 19:53
selamlar ...
diger sayfalari okuyorumda hic bir sayfada burdaki gibi duz mantikli yorumlar yok o yuzden burda yorum yapmak cok sacma . burasi duzelene kadar yorum yapmak istemiyorumki bu sebepten dolayi sanirim bir cok insanda bu sekilde davranacak ..cunki duzmantikla yorum yapan arkadaslarin diziyi nasil izliyor neye gore duzmantikla yorum yapiyorlar hala daha anlamis degilim aslinda dizi cok guzel konusuda oyuncularda ama bu sayfada sinan ve mine diye basbas bagiran arkadaslar oldukca bu sayfaya yorum yapilmaz ..
belkide burdaki yas ortalamasi 17 ve alti olabilir bence ....bazi arkadaslarinda yorumlarini okudum 1 yada 2 kisi sanirim gayet guzel yorumlardiki bu arkadaslarin 30 yaslarinda falan olmalari lazim cunki okadar mantikli yorumlar yapilmiski sinanda elestirilmis timurda ve boylede olmasi gerekiyor daha sinani 2 bolum izlemelerine ragmen nasil bu karekter hakkinda duzgun namuslu kendine guvenen tuttugunu koparan mine icin ailesinin karsisinda duran bir sinan oldugu cikti anlamadim ..
kaldiki kac bolumdur seyrettigimiz bir timur var ve daha karekteri tanimadan ne piskopatligi ne sapikligi ne supyanciligi kaldi ...
yazik gercekten yazik .....
tekrara duzmantik yorum yapan ve duzmantik dizi seyreden akli havada dunyayi tospembe goren arkadaslari kiniyorum..ve bir daha buraya ne bir yorum yazarim nede yazilanlari okurum ....


timur ağzıyla kuş da tutsa yaranamayacak bunu kabul eden arkadaşlar da var burada bizzat...

*****

alıntılayıp cevap verebileceğim o kadar çok yorum var ki ama yapmayacağım bunu...şuan için yorumları okumakla yetiniyorum



şunu da yazmazsam olmaz ..

sorgulama kelimesinin geçtiği bir mesaj okudum da aklıma geldi..

ben (biz)de sorgulanmıştık bir nevi...yok işte siz Bülent İnal için mi seviyorsunuz o karekteri??Bülent İnal yerine başka birisi oynasa gene aynı düşünürmüydünüz??

ya bundan kime ne kii???yani ben timuru severim sevmem ne için sevdiğim kimim için sevdiğim neden sorgulanmıştı bilmiyorum...:icon_whis

ve gene Bir Sapık Sevdik sloganımızda sorgulanmıştı..işte nasıl yakıştırıyosunuz bilmem ne??

neyse gene tutamadım kendimi...

fragmandan ve özetten birazdan bahsedeceğim:img-wink:

lpchester
02-11-11, 19:53
lpchester bacım..kurtulma durumları benzer bir aaaaaaa vakası şeklinde cereyan edecek mi dersin..kişiler aynı olmasa da ürya pek bi gerçek olmuş yaa:)

E-Mine'nin öfke bunalımının İstanbul gece fantazyalarına karışması zaten içten değildi..
Öfkesinin verdiği yakıcı ateş içindeki alkolikle tepkimeye girdiği dönemde kendisini yakacak haberi yok...:865323
Ben hala aaaa vakası yanlısıyım...
Zira Emine'nin bu şekilde kendisini harcamasını istemem...
Kıskançlık potansiyeli olarak hali hazırda kenarda durmalı...
Psikolojik aynalardan ayna beğensin bence...
Bu gidişte senarist bu Emine'yi her türlü psikoya bağlayacak belli...:img-hyste


Özete gelirsek;
Sinan, Mine’nin evlendiğini öğreniyor. Bu durumu sineye çekme niyetinde olmayan Sinan, Mine’yi görüp neler olduğunu doğrudan ona sormak istiyor....
Normalinin dizi kültüründe bu durumun şöyle cereyan etmesi gerekir;
-Sinan sıkı ve yanlış bir şekilde doldurulur...
Burada Mine tarafından yapılan sadakatsızlığın dibine vurulur....
Mine'nin konuşmasına izin vermeden içinde biriktirilen zehri bir anda kusar...
Doğrudan ona sorma durumu;Böylece karşı taraf cinsinden inada binmiş olur...:img-blush
Sineye çekmeyen Sinan'ı görmek güzel...Fakat bir anda bu evliliğin aslını ve gerekçesini öğrenmek için henüz erken gibi...
İllaki dönüşümler ve yanlışlar olacaktır...
En azından bazı yüzleşmelerde araya girecek fazlalık insan silüetleri(Harmangil ailesinin ebeveynleri...) gerçekleri farklı yansıtmaya devam edecektir...

Derdini açacak, içini dökecek birine ihtiyaç duyar. Ve kendini Sabahat’in yanında bulur.
Bu Turan Bey'de Sabahat hanıma yaklaşmanın yollarını arıyor...
Tanımamakta ve konuşmakta ustalık derecesinin Dert Ortağı kısmında ilerlemesi hiç hoş değil...
Bu durumun nereye gideceği zaten belli...
Dert Ortağımdan;Biricik Sevgilime doğru giden bir yoldayız...:img-hyste




Edit;Düz mantık nedir ya?:img-hyste:img-hyste
Bizim başlık düzlükten çoktan çıktı,yokuş tırmanıyor...:img-eat::img-hyste