PDA

Tüm Versiyonu Göster : Bir Çocuk Sevdim Bölüm Yorumları (Arşiv 3)


Sayfalar : 1 2 3 [4] 5

~~winds~~
02-11-11, 20:04
Dünden beri burada aynı şeyi söyleyip duruyorum. Tekrar söylememe gerek kalmaz sanmıştım ama haddini aşan bir yorum sonrası birkaç kelam etmeden duramadım.
Birincisi ; kimse kimseye neyi sevip neyi sevmeyeceğini , neyi savunup neyi savunmayacağını anlatma hakkına sahip değildir. Ayrıca kendi düşünceleriniz doğrultusunda bir yorumu alıntılayıp "Bunu okuyup belki bir şeyler öğrenip anlarlar diye devamlı alıntı yapacağım." gibi bir cümle kurmak da düpedüz saygısızlıktır. Allah'a şükür bir şeyleri algılayabilecek kapasiteye sahibiz , haddinizi aşmamaya özen gösterin lütfen.
İkincisi ; bizi yaşlarımızla değerlendirme hakkını da kimse vermez. Nereden biliyorsunuz benim 40lı yaşlarımda olmadığımı? Ya da bir Timurseverin 16-17 yaşında olmadığını? Düz mantık diye burada bas bas bağırırken biraz dönüp kendinize baksanız keşke... Ne dememizi bekliyorsunuz? "Ah , evet sizin yaşınız benden büyükmüş. Ve Timur'u destekliyorsunuz. Anladım ben hatamı hemen vazgeçiyorum SinanMine'den!"
Üçüncüsü ; eğer sevdiğin şeyi savunmak "düz mantık" olmaksa , ben buna razıyım. Ama esas "düz mantık" , hatta mantıksızlığın daniskası düşüncelerini hakaret yoluyla başkasına dayatmaya çalışmaktır.
Ayrıca şu an DF'deki en aktif başlıklardan birisidir BÇS başlığı... Bunu sağlayan da zıt düşüncelerdir. Dünden beri söylemekten yorulduğum bir şey var ; herkes istediği fikri savunur ancak bunu insanları alaya alarak ya da aşağılayarak yapmaya kimsenin hakkı yoktur.

Bu tatsız ve gereksiz şeyler umarım bir an önce geride kalır.

***

Fragman yorumuma gelecek olursak.
Sinan'ın , olanları Mine'den duymak istemesi çok hoşuma gitti. Mine de Sinan'ın ağzından duymadan inanmak istememişti olanlara... Ama Sinan da Mine gibi talihsizlikler yaşarsa , ulaşamama ihtimali yüksek. Ayrıca ; Mine'den önce Sinan'ın geldiğini öğrenip , onu Mine'den uzak tutmak için elinden geleni yapacak bir Timur da bulabiliriz karşımızda... Zaten dayatmalar başlamış. "Bu evde olduğun sürece senden ben sorumluyum." Sanki emanet evcil hayvan bırakılmış da ondan bahsediyor. Mine'yle sadece yardım için evlenmemiş miydi? Ne çabuk kaptırdı kendisini evcilik oyununa... :icon_whis
Emine'nin kıskançlığı iyice hastalık seviyesine gelmiş. Mine'nin yaşadığı acıları bile kıskanır hale gelmiş sanırım.

sema65
02-11-11, 20:24
nihayet özet ve fotoğraflar gelmişte bölüm hakkında yorum yapma fırsatımız doğdu.öncelikle beklenen nikah nihayet gerçekleşmiş hayırlı olsun.turan usta pek mutlu değilmiş,onu kızını zorla evlendirmeden önce düşünecekti zira mine az yalvarmadı babasına ne olur elini uzat bana diye şimdi kalkmış üzlüyormuş bence vicdan muhasebesi yapıyor kendiyle.emine ise beni şaşırtmaya devam ediyor bu ne değişiklik anlamadım meğer yıllarca bazı duygularını bastırmış bu olay vesile oldu kızımıza da içindeki cevherleri ortaya döküyor.yalnız unutmasın onun başı yandığı zaman bir 2.klonlanmış timur yok ,o yüzden yine özüne dönsün bence.merve kızımıza gelince böyle yapacağı belliydi ama daha önce babasının hanım arkadaşı evine kadar geldiğinde böyle uyumsuzluk yapmamıştı hatta evlenecekmisin diye babasına sormuştu şimdi ne olduda mine'ye bu kadar tepki gösteriyor anlamadım.aralarındaki yaş farkının eşit olmasımı bu kadar rahatsız etti de kendine rakip olarak görüyor?ama ben eminim ileriki bölümlerde mineyle iyi anlaşacaklar zira yaş olarak birbirlerine denkler,erkek arkadaşı alacağı zamanlar yakın o zaman mineyle bunları paylaşıp kendine sırdaş yapacaktır ne de olsa babasıyla bunları paylaşamaz.bence timur mine'ye zorlama bir hayat yaşatmayacaktır sadece evli bir kadına yakışır şekilde davranmasını isteyecektir ne kadar anlaşmalı evlilik olsada etrafa karşı öyle değil.mine çocuğunu büyütecek hatta okulunu dışarıdan bitirip üniversiteye bile gidecektir.bu arada mine bayağı olgunlaşacak bizde bu değişimi hep birlikte izleyeceğiz.çocukluktan genç bir kadınlığa dönüşüne tanıklık edeceğiz.yaşı ne olursa olsun bir kadın eğer anne olduysa mutlaka ister istemez olgunlaşır,bebek sorumluluğu bambaşka bir şey.sinan'a gelince mine'nin evlendiğini öğrenip ne olursa olsun yüz yüze konuşmak isteğiyle kapısına kadar geliyor.2 olasılık var 1-mine'ye ulaşır hesap sorar ama mine onu af etmez ve bebeğin kendinden olmadığını söyler hatta kocasını çok sevdiğini dile getirebilir.2-sinan hemen göremez kendisini ya da onların birlikteliğini gözleri ile görüp,kafasından bir senaryo yaratıp oradan çekip gider.bence hemen ulaşamayacaktır mine'ye.öyle olsaydı bu nikah olmazdı hatta timur karakteri bile bu dizide olmazdı.bakalım hep beraber seyrederek göreceğiz.

büsra003
02-11-11, 20:28
fragmandan bahsedeyim biraz gerçi çokda beğendiğim söylenemez ama...

nikah kıyılıyor beklenildiği üzere...nikahtan sonra ne olack...timur mineye anahtarı verecek mine odasına gidecekk herhalde...

ya bu arada merve ve minenin odalarının aynı katta olması hiçç iyi olmamış..timur buna hemen çözüm bulmalısın..bence merveyi senin odanın olduğu kata gönder sen aşağıya in:icon_whis..bi art niyetim yok yani merve mine tartışmasınlar...:whistle2

eminem uçmuş uçmuş...ona bişey demiyorum ben...Allah akıl fikir versin...:865323

sinan bekirin adamıyla konuşuyor burda da sinan adama kendisini timurun evine götürmesini istedi galiba..

alyans ve tek taşa mine ne der bilmiyorum ama en azından alyansı takmalı...tek taşıda görünce bi hoş oldumm...:img-in_loama şuan takmasada olur ilerde takar belki kendi isteğiyle..

timru burda yaşadığın sürece senden ben sorumluyum..bu replik üzerine aklıma pek bişey gelmedi ama ..belki mine sabahki kahvaltıdan bahseder yada merveyle ilgili bişey o konuşmada söylenebilir o replik..ama daha mantıklı bi konuda söylenmesi daha uygun olur şu an benim aklıma gelmiyo bişey...

sina timurun evine geliyor geliyor ama ne olabilir kestiremedim tam olarak...

bakalım bazı arkadaşlarında dediği gibi diziye artık tempo atılmalı bencede...Bülent her halukarda izletiyor kendini ama bir tempoda şart hani....:calis

FarahZeynep
02-11-11, 20:35
Timur'la Mine evlenmişler. İyi, aferin onlara. Zaten beklenen bir şeydi bu. O masaya oturduktan sonra Emine ne yapsa ne söylese boş. O lafları nikahtan önce Mine'ye söyleyecekti bu evliliğin gerçekleşmesini istemiyorsa. Timur sanki o laflardan sonra '' Aaa lütfen durun. Bu nikah kıyılamaz. Sinan hep Mine'yi aramış, ben şimdi onları kavuşturacağım.'' diyecek hali yok heralde.

Bölüm özetine gelirsek.

Sinan, Mine’nin evlendiğini öğreniyor. Bu durumu sineye çekme niyetinde olmayan Sinan, Mine’yi görüp neler olduğunu doğrudan ona sormak istiyor.

Sinan'dan beklediğim harekette buydu işte. Ona söylenene inanmayıp bunu Mine'ye sevdiği, aşık olduğu kıza sormak. Belki o çok sevgili babasının adamı Bekir efendi nikahın resimlerini çekti, koşa koşa babasına gösterdi, babası da çocuğunun iyiliğini istiyor ya, hemen koşup Sinan'a yetiştirdi. ''Bak ben sana demiştim, sen ölüm döşeğindeyken o gitti başka bir adamla evlendi.'' dedi. Adam seviyor sonuçta çocuğunu. Ama Sinan bunlara bile inanmamış ki ve Mine'ye sormaya gidiyor. Mine'de Sinan Amerika'ya gittiğinde böyle yapmıştı. İkisinin birbirlerine duydukları güven hayranlık uyandırıcı gerçekten.

Mine, sonunda Timur’la evlenir. Fakat asıl cehennem şimdi başlamaktadır. Babasını kimseyle paylaşmak istemeyen Merve, hiç vakit kaybetmeden harekete geçer.

Timur muradına erdi sonunda. Mine'yle de evlendi. Ohhh, değmeyin keyfine. Peki Mine ne olacak. Sırf babası yüzüne bile bakmadığı için, ablası abisi ondan utandığı için istemediği bir evlilik yaptı. Annesi zaten ''Mine Timur'dan iyisini mi bulacak, başımıza talih kuşu kondu'' diye diye mutlu mesut gelin etti kızını. Kendi gelinliğini hazırladı. Üstüne üstlük kızın gelinlik giyeceğini bile düşündü. O da annedir, kızının iyiliğini ister diyeceğim ama dilim varmıyor. Merve de cadılığa başlayacakmış. Bekliyordum zaten ondan böyle bir şey. Mine zaten mutsuz, Merve de tuzu biberi olacak. Evde cehennem hayatı yaşayacak kız.

Timur’a dair kendince umutlar besleyen Emine ise, kendini çok kötü hisseder. Kendine, Mine’ye, Timur’a, herkese öfkelidir. Birikmiş öfkesini boşaltmanın yollarını arar ve tanımadığı bir dünyaya adım atar.

Emine de kendi kendine gelin güvey olmasaymış kardeşim ne yapalım yani. Birde geçmiş adamın karşısına ''Ben Mine'' diyor. Heee Mine sen. İnsan kardeşini niye kıskanır ki. Hele bir de bu durumdayken. Sen önce davransaydın, açılsaydın adama. O da sana bir güzel ağzının payını verseydi :happy0064 Gerçi Mine'nin bir şey yaptığı da yoktu ama.

Ele güne karşı namusunu temizlemiş görünebilmek için kızını evlendiren Turan, hiç de mutlu değildir. Timur’la yüz yüze gelmeye bile dayanacak hali yoktur. Derdini açacak, içini dökecek birine ihtiyaç duyar. Ve kendini Sabahat’in yanında bulur.

Namusun temizlendi Turan'cığım, niye mutlu değilsin sen hala? Tabi kzını zorla evlendirirsen öyle olur. Sen asıl Mine'yle yüz yüze gelmeye dayanamazsın. İlerde Mine mutsuz olursa ahh ben ne yaptım vahh ben ne yaptım diyeceksin ama boşuna. Birde Mine'ye laf söylüyorsun ama kendin biliyorsun Sabahat'la buluşmayı. Bu buluşmaların sonu hayır değil haberin olsun. Hem namusun falan yani...

Sinan, Mine’nin evlendiğini öğrenir. Tabii ki bunu sineye çekecek değildir. Mine’yi görüp neler olduğunu doğrudan ona sormak ister.

Umarınm sorabilir. Cesareti olmadığından değil. Dizi bu, belki geldiğinden evde olmayacaklar, ya da içeri almayacaklar Sinan'ı. En fenası da Merve'yle karşılaşırlarsa falan. Allah korusun . Yer valla çocuğu :img-hyste

Öte yandan Timur, evlense de Mine’yi kolay kolay kontrol altında tutamayacağını daha ilk günden anlar.

Ne olacakta anlayacak acaba? İlk günden kavga gürültü olamasa bari. Merve bayram eder gerçi, ohh ne güzel bunlar kavga ediyor diye...

matraka
02-11-11, 21:18
Salt size söylediğim bir şey değildi o... Başlığın genelinde yorumları alaya alma , aşağılama durumu mevcut ne yazık ki... Kişilerin yorumlarına katılmayabilirsiniz , karşıt fikirler olmasa tartışma da olmaz. Ancak mevzu kahkaha atan smilelar eşliğinde dalga geçmeye ilerlerse bu düpedüz saygısızlıktır ve hiçkimseye hiçbir şey bu hakkı vermez. Özellikle tek bir kişi üzerine alınmasın diye de en başa yazdım. Gergin bir insan değilimdir , ama benim de sabrımın taştığı yerler var. Bir değil iki değil neticede... Ve benim kendi düşüncem ; yorumlarımızda haklılık payı görüldüğü için alaya alarak üstünün kapatılmaya çalışıldığıdır.
MineSinan aşkını desteklemeyebilirsiniz,buradaki çoğu kişinin bize karşı gösterdiği tutumun aksine bizim buna saygımız var. Aksi de düşünülemez zaten... Ama bunun aşk olmadığının iddia edilmesi bana tuhaf geliyor. Ve yine Timur'u yüceltmek için , Sinan'ın nefes alışından bile hata çıkarılması bana çok ama çok tuhaf geliyor. Biz gördüğümüzü eleştiriyoruz. Timur'u da , Sinan'ı da , Mine'yi de gördüğümüzle değerlendiriyoruz. Hiçbir zaman olmayan şeyleri burada varmış gibi gösterme gibi bir çabamız olmadı. Olmayacak da... En azından kendi adıma bu böyle. Ayrıca benim yorumumda "Sevmiyorsanız da savunacaksınız." ibaresi yer almıyor. Size kimi savunacağınızı ya da destekleyeceğinizi söyleme gibi bir hakkım da yok.
Master mevzusuna gelirsek... Ben "Master , Sinan için Mine'den önce gelir." gibi bir şey söylemedim. Sinan'ın öncelikleriyle ilgili yorum yapmadım burada... O önceliklerle ilgili tek yorumum o mesajdakidir. Gel gelelim ki ; Sinan'ın mastera önem vermesi , sadece onu düşündüğü anlamına gelmez. Bu çocuğun geleceğini kurması için-Mine'yle hayalini kurduğu geleceği-eğitimini en iyi şekilde tamamlaması lazım. Master olayını buraya katmak biraz saçma değil mi? Mine'nin de elinde böyle bir fırsat olsa o da yapmak zorundaydı. Yani aşkla alakası yok bunun... O iki çalışma odalı evi kurmak kolay olmasa gerek... :img-wink:



sevdiğini düşünen insan onu iki yıl arkasında bırakacağını düşünür değilmi?2 yıl diyorum kim ölür kim kalır belli olmayan 2 yıl,
kafamda sinanla ilgili bu kadar çok soru işareti olmasının sebebi,sinanın ta kendisidir,bakın bir kez daha söylüyorum sinan mineyi seviyor,ama ne kadar,

sinan minenin mahallesine rahatca gidebiliyor demiştim,buna o özgüveni veren sevgisimidir,arkasına aldığı güç yada yetiştirilme tarzımıdır,
sinan minenin babasına hakaret etti,bunuda demiştim,mine tavır koydu gitti,arkasından (ben ne dedim şimdi dedi)soruyorum sinanın minenin babasına bu kadar rahat hakaret edebilmesi,arkasındaki güç veya yetiştirilme tarzı değilmidir
100 lerce balon aldı geldi özür diledi,bir balonla değil belki ama 100 balonla affedersin demesi,arkasındaki güç veya yetiştirlme tarzımıdır,
yer sahil :mine sinanın arabasında,minenin tanıdık birilerini görmesi üzerine eğilir ve sinannın dediği rahat ol,ne olmuşki neden eğiliyorsun arabası için de birşeyler söyledi,yani hurda bir arabada değilde lüx bir arabada oturduğu için rahat olmasını ima etti,buna sebeb,arkasındaki güçmüdür,yetiştirilme tarzı ve çevresimidir

bu yazdıklarım bir yerde dursun,

senaryoyu yazalım,sinan minenin hamile olduğunu öğrendi,tüm ailenin karşısına çıkıp mineyi aldı,üstelik sinan masterde yapmış olsun
sonrasında ne olucak;bana bunları bana sizde yazarsanız sevinirim
1-ailesi bu evliliğe ve birlikteliğe karşı,istemeyecekler
2-bu zamana kadar ailesinin gücü ile ayakta kalan sinan,sudan çıkmış balık olur
3-ailesinede resti çeker,master yaptım, kariyer yapar bakarım karıma dedi,(mineyi bu mücadelede saymıyorum,çocuk var)gitti çalışmak istedi
4-ailesi holdingse piyasa aynen şöyledir,biz 40 kişiyiz birbirimizi biliriz,ailesi müdahil oldu işe girmesini engelledi,
5-sinana yukarıdan yukarıdan bir baskı daha,çünkü güçten yoksun,gücü yok,bugüne kadar arkasında,ben şunuda yaparım,uçarımda tarih kitapları beni yazar,ailemi kim takar,nidaları nerde...
sizce bunlara sinan mine ne kadar dayanabilir,mine biraz alışıktır hadide sinan tarifı narin,kırılgan, sinan o kadar baskı altında olurki,biri birşey söylesede, patlasam ayarında gezer hergün,o ayarların hepsini yemekte mine ye düşer,bir ömür bu törpüyle ne kadar geçer

minenin rüyalarındaki sinana dönelim,
1-sinan ailesine saygılıdır,anlayışla karşılar
2-çevre faktörünü göz önünde bulundurur,mahalleye uzak yerde buluşur
3-bir hata yaptığında mali kılıf kullanarak telafi etmez,bir parça içtenlik,ve içten bir özür diler
4-plan yaparken geleceğe dair, sevdiği kızın içinde olanını yapar,bunu yaparken zeki olduğunun bilincinde başarabileceğinin özgüveni ile çalışarak bursu kazanır

aslında sorunda burda çıkıyor,siz sinanı minenin rüyasındaki çocuk ben ise başta yazdığım sinan olarak görüyorum,buna bir örnek vereyim hemen sinan minenin babasına hakaret ettiğinde ,burda sinan böyle biri değil diyen ben değildim,aslında sinan tamda böyle biri...

bu dizi iki sezon timur bencillik edip düğünün iptal etmediğinde bu çok sonraları ortaya çıkıcak ve mine timuru bırakacak sinanla birleşme olduğunda gene burda bunları konuşalım
bunları kayıt altına alıyorum günü geldiğinde yine paylaşırız

selin-ji
02-11-11, 22:56
sevdiğini düşünen insan onu iki yıl arkasında bırakacağını düşünür değilmi?2 yıl diyorum kim ölür kim kalır belli olmayan 2 yıl,
kafamda sinanla ilgili bu kadar çok soru işareti olmasının sebebi,sinanın ta kendisidir,bakın bir kez daha söylüyorum sinan mineyi seviyor,ama ne kadar,

sinan minenin mahallesine rahatca gidebiliyor demiştim,buna o özgüveni veren sevgisimidir,arkasına aldığı güç yada yetiştirilme tarzımıdır,
sinan minenin babasına hakaret etti,bunuda demiştim,mine tavır koydu gitti,arkasından (ben ne dedim şimdi dedi)soruyorum sinanın minenin babasına bu kadar rahat hakaret edebilmesi,arkasındaki güç veya yetiştirilme tarzı değilmidir
100 lerce balon aldı geldi özür diledi,bir balonla değil belki ama 100 balonla affedersin demesi,arkasındaki güç veya yetiştirlme tarzımıdır,
yer sahil :mine sinanın arabasında,minenin tanıdık birilerini görmesi üzerine eğilir ve sinannın dediği rahat ol,ne olmuşki neden eğiliyorsun arabası için de birşeyler söyledi,yani hurda bir arabada değilde lüx bir arabada oturduğu için rahat olmasını ima etti,buna sebeb,arkasındaki güçmüdür,yetiştirilme tarzı ve çevresimidir

bu yazdıklarım bir yerde dursun,

senaryoyu yazalım,sinan minenin hamile olduğunu öğrendi,tüm ailenin karşısına çıkıp mineyi aldı,üstelik sinan masterde yapmış olsun
sonrasında ne olucak;bana bunları bana sizde yazarsanız sevinirim
1-ailesi bu evliliğe ve birlikteliğe karşı,istemeyecekler
2-bu zamana kadar ailesinin gücü ile ayakta kalan sinan,sudan çıkmış balık olur
3-ailesinede resti çeker,master yaptım, kariyer yapar bakarım karıma dedi,(mineyi bu mücadelede saymıyorum,çocuk var)gitti çalışmak istedi
4-ailesi holdingse piyasa aynen şöyledir,biz 40 kişiyiz birbirimizi biliriz,ailesi müdahil oldu işe girmesini engelledi,
5-sinana yukarıdan yukarıdan bir baskı daha,çünkü güçten yoksun,gücü yok,bugüne kadar arkasında,ben şunuda yaparım,uçarımda tarih kitapları beni yazar,ailemi kim takar,nidaları nerde...
sizce bunlara sinan mine ne kadar dayanabilir,mine biraz alışıktır hadide sinan tarifı narin,kırılgan, sinan o kadar baskı altında olurki,biri birşey söylesede, patlasam ayarında gezer hergün,o ayarların hepsini yemekte mine ye düşer,bir ömür bu törpüyle ne kadar geçer

minenin rüyalarındaki sinana dönelim,
1-sinan ailesine saygılıdır,anlayışla karşılar
2-çevre faktörünü göz önünde bulundurur,mahalleye uzak yerde buluşur
3-bir hata yaptığında mali kılıf kullanarak telafi etmez,bir parça içtenlik,ve içten bir özür diler
4-plan yaparken geleceğe dair, sevdiği kızın içinde olanını yapar,bunu yaparken zeki olduğunun bilincinde başarabileceğinin özgüveni ile çalışarak bursu kazanır

aslında sorunda burda çıkıyor,siz sinanı minenin rüyasındaki çocuk ben ise başta yazdığım sinan olarak görüyorum,buna bir örnek vereyim hemen sinan minenin babasına hakaret ettiğinde ,burda sinan böyle biri değil diyen ben değildim,aslında sinan tamda böyle biri...

bu dizi iki sezon timur bencillik edip düğünün iptal etmediğinde bu çok sonraları ortaya çıkıcak ve mine timuru bırakacak sinanla birleşme olduğunda gene burda bunları konuşalım
bunları kayıt altına alıyorum günü geldiğinde yine paylaşırız




Sinan kendince çok geniş bir çocuk olabilir evet bunu yetiştirme tarzınada bağlayabiliriz ama bi yandanda mineylede ilgilidir bu "çok yüz verdim" deriz ya hani o hesap..
Doğru söylediniz sinan babası olmasa maddi açıdan bir hiç, sinan ne mezunu bilmiyorum ama belliki master yapıcak kadar iyi bir dal seçmiş kendine kendisini daha da geliştirmek istemiş Türkiye'de böyle insanları mumla arıyorlar? ki maaşımı düşünücez bence düşünmeyelim Acun gibi birşey olur herhalde :img-hyste

Neden evliliği bukadar sıkıcı bir halde yazdınız ki?
sevdiğinizle evlenmek kadar güzel birşey varmı bu dünyada?
her evlilik böyle geçmez diye düşünüyorum eğerki bu iki insan birbirini çok seviyosa mine o evi saray gibi görür kocasınıda bir kral kendisinide kraliçe gözüyle bakar! çocuğu zaten sevdiği adamdan sütünü içirir yemeğini yapar, neden hayatı zindana dönüşsün ki?

En son yorumunuza gelince timurla tabiki evlenicek yoksa dizinin senaryosu çıkarmı ortaya? zaten Bülent İnal bunu dizi başlamadan önce röpörtajında açıklamış.. heyecanlanmaya gerek yok bence.

(yorumunuza yorum ekleyerek atlamış gibi oldum ama kendimi tutamadım) :img-wink:

matraka
03-11-11, 00:03
Sinan kendince çok geniş bir çocuk olabilir evet bunu yetiştirme tarzınada bağlayabiliriz ama bi yandanda mineylede ilgilidir bu "çok yüz verdim" deriz ya hani o hesap..
Doğru söylediniz sinan babası olmasa maddi açıdan bir hiç, sinan ne mezunu bilmiyorum ama belliki master yapıcak kadar iyi bir dal seçmiş kendine kendisini daha da geliştirmek istemiş Türkiye'de böyle insanları mumla arıyorlar? ki maaşımı düşünücez bence düşünmeyelim Acun gibi birşey olur herhalde :img-hyste

Neden evliliği bukadar sıkıcı bir halde yazdınız ki?
sevdiğinizle evlenmek kadar güzel birşey varmı bu dünyada?
her evlilik böyle geçmez diye düşünüyorum eğerki bu iki insan birbirini çok seviyosa mine o evi saray gibi görür kocasınıda bir kral kendisinide kraliçe gözüyle bakar! çocuğu zaten sevdiği adamdan sütünü içirir yemeğini yapar, neden hayatı zindana dönüşsün ki?

En son yorumunuza gelince timurla tabiki evlenicek yoksa dizinin senaryosu çıkarmı ortaya? zaten Bülent İnal bunu dizi başlamadan önce röpörtajında açıklamış.. heyecanlanmaya gerek yok bence.

(yorumunuza yorum ekleyerek atlamış gibi oldum ama kendimi tutamadım) :img-wink:
ee haklısın sevmiş bir kere mine artık fedakarlık yapıcak kocası için,ben bunu taraf olsun diye, yahu sinan minecilerden bir puan kopartayım,onlara bir darbe vurayım düşüncesi ile yazmadım ki,dizide izlediğim sahnelerden edindiğim izlenim ile yorum ve düşüncelerimi dile getirdim,benim gördüğüm sinanı anlatmaya çalıştım,benim gördüğüm sinandan çıkan karamsarlıksa evet,sinan mine konusunda zaten karamsarım,

evi saray görme meselesine gelince,hangi evi? maddi durumu olmayacakki sinanın,tarih kitaplarına geçme hayali kuran sinanda bile o maddiyat o güç var,eğer o güç olmasa böyle hayaller kurabilir mi?sinanın hayallari bile pahalı, dediği sporları mine evli iken yapabilecek mi, ona maddi olanağı olabilecekmi?benim toptan varmaya çalıştığım sonuç,mine bunların altından kalkabilirmi değil,sinan bunların altından kalkabilirmi?
kusura bakmayın aşk herşeyi affedermi bilmiyorum ama aşk herşeyi halletmiyor onu biliyorum

Bahar61
03-11-11, 00:04
sevdiğini düşünen insan onu iki yıl arkasında bırakacağını düşünür değilmi?2 yıl diyorum kim ölür kim kalır belli olmayan 2 yıl,
kafamda sinanla ilgili bu kadar çok soru işareti olmasının sebebi,sinanın ta kendisidir,bakın bir kez daha söylüyorum sinan mineyi seviyor,ama ne kadar,

sinan minenin mahallesine rahatca gidebiliyor demiştim,buna o özgüveni veren sevgisimidir,arkasına aldığı güç yada yetiştirilme tarzımıdır,
sinan minenin babasına hakaret etti,bunuda demiştim,mine tavır koydu gitti,arkasından (ben ne dedim şimdi dedi)soruyorum sinanın minenin babasına bu kadar rahat hakaret edebilmesi,arkasındaki güç veya yetiştirilme tarzı değilmidir
100 lerce balon aldı geldi özür diledi,bir balonla değil belki ama 100 balonla affedersin demesi,arkasındaki güç veya yetiştirlme tarzımıdır,
yer sahil :mine sinanın arabasında,minenin tanıdık birilerini görmesi üzerine eğilir ve sinannın dediği rahat ol,ne olmuşki neden eğiliyorsun arabası için de birşeyler söyledi,yani hurda bir arabada değilde lüx bir arabada oturduğu için rahat olmasını ima etti,buna sebeb,arkasındaki güçmüdür,yetiştirilme tarzı ve çevresimidir

bu yazdıklarım bir yerde dursun,

senaryoyu yazalım,sinan minenin hamile olduğunu öğrendi,tüm ailenin karşısına çıkıp mineyi aldı,üstelik sinan masterde yapmış olsun
sonrasında ne olucak;bana bunları bana sizde yazarsanız sevinirim
1-ailesi bu evliliğe ve birlikteliğe karşı,istemeyecekler
2-bu zamana kadar ailesinin gücü ile ayakta kalan sinan,sudan çıkmış balık olur
3-ailesinede resti çeker,master yaptım, kariyer yapar bakarım karıma dedi,(mineyi bu mücadelede saymıyorum,çocuk var)gitti çalışmak istedi
4-ailesi holdingse piyasa aynen şöyledir,biz 40 kişiyiz birbirimizi biliriz,ailesi müdahil oldu işe girmesini engelledi,
5-sinana yukarıdan yukarıdan bir baskı daha,çünkü güçten yoksun,gücü yok,bugüne kadar arkasında,ben şunuda yaparım,uçarımda tarih kitapları beni yazar,ailemi kim takar,nidaları nerde...
sizce bunlara sinan mine ne kadar dayanabilir,mine biraz alışıktır hadide sinan tarifı narin,kırılgan, sinan o kadar baskı altında olurki,biri birşey söylesede, patlasam ayarında gezer hergün,o ayarların hepsini yemekte mine ye düşer,bir ömür bu törpüyle ne kadar geçer

minenin rüyalarındaki sinana dönelim,
1-sinan ailesine saygılıdır,anlayışla karşılar
2-çevre faktörünü göz önünde bulundurur,mahalleye uzak yerde buluşur
3-bir hata yaptığında mali kılıf kullanarak telafi etmez,bir parça içtenlik,ve içten bir özür diler
4-plan yaparken geleceğe dair, sevdiği kızın içinde olanını yapar,bunu yaparken zeki olduğunun bilincinde başarabileceğinin özgüveni ile çalışarak bursu kazanır

aslında sorunda burda çıkıyor,siz sinanı minenin rüyasındaki çocuk ben ise başta yazdığım sinan olarak görüyorum,buna bir örnek vereyim hemen sinan minenin babasına hakaret ettiğinde ,burda sinan böyle biri değil diyen ben değildim,aslında sinan tamda böyle biri...

bu dizi iki sezon timur bencillik edip düğünün iptal etmediğinde bu çok sonraları ortaya çıkıcak ve mine timuru bırakacak sinanla birleşme olduğunda gene burda bunları konuşalım
bunları kayıt altına alıyorum günü geldiğinde yine paylaşırız




2 koca yıl mı ?

hem çoookk uzun bir zaman dilimi bu hem de çok kısa...zaman zaten su misali hemen akıp geçiyor...kıyamet alametlerinden biri...seven bekler...günü güne ekleyerek bekler sevdiğini...365x2 =730 gün 730x24 =17.520 saat...iki koca yılda neler değişmez ki insan hayatında...neler yaşanır...neler olur...? giden gittiği gibi mi döner ,kalan gidenin bıraktığı zaman ki gibi mi kalmıştır...? kalamaz...değişir insan...doğanın kanunudur bu...değişir,gelişir...dün ona doğru gelen güzel gelen bugün o kadar da değerli değildir...en basitinden bir örnek vermek gerekirse insanlar bir kaç sene önceki resimlerine baktıklarında bile kendilerine inanamazlar...kılık kıyafetleri,saçları ,tarzları...herşeyleri değişiktir...dün en güzel tarz o iken bugün para versen giydiremezsin ,o zamanki haline döndüremezsin onu...elbette aşk farklıdır ,özeldir...bu tür basit kıyaslamaları kabul etmez ama çok severek evlenen insanların bile 3 ay gibi kısa sürede boşandığı durumlar varken ortada bunları da göz ardı etmemek gerekir...gazetelerin 3.sayfalarına konu olan olaylar hemen hemen aynıdır.sevmişler, ailelerin tüm karşı çıkmalarına rağmen kaçıp evlenmişler ve kısa bir süre sonra kavgalar başlamış adam psikopata bağlamış ve dün sözüm ona aşkından öldüğü kadının hayatına son vermiştir.bu tür olayları cehaletle falan açıklamak da çok anlamsız ,okumuş yazmış kariyer sahibi olmuş pek çok beyfendinin !! bile ne haberleri yayınlanıyor ...gençlik heyecanıyla hooop aşık oldum ben evleneceğim ...daha tanımıyorsun bile çocuğu/kızı...karakteri nasıldır...gezip tozarken herşey iyi güzelde işin içine evlilik ,çocuk ,ev geçindirme derdi girdiğinde ,başınıza bir olay geldiğinde sağlam durabilme ve mücadele edebilme yeteneği nedir ? bir ailenin yükünü taşıyabilir mi ?

bütün bunlar mine ve sinan yaşındayken çok basit ve anlamsız kaygılar gelir insana.birlikte olduktan sonra her türlü zorluğa göğüs gerebilecek kadar büyük ve sağlamdır aşkları...keşke olsa...olabilse...

burada ben sinanı fazla tanımıyorum ,mine ne kadar tanıyor onu da bilmiyorum.gördüğüm kısa zamanlarda sinan ,sevgi dolu mineye aşık genç bir delikanlı.kanı en deli akanlardan ...her anını mineyle geçirmek istiyor...olabilir...birlikte çok eğleniyorlar...mine gibi bir kızla kim eğlenmez ki...tam kafa dengi...ahh bir de aile bu kadar baskıcı olmasa...iyi ki de baskıcıymış minenin ailesi...aile baskıcı olmasa daha başka neler yapacaklardı doğrusu merak ediyorum.

mineyle sinan, aşklarına tam gaz devam ederlerken mine hamile olduğunu öğrenip sinanla paylaşsa bu gerçeği sinan ne tepki verir ? ileride bebekleri olmasını istediğini biliyoruz ...ama o ileride acaba ne kadar ileri bir zaman dilimine tekabül ediyor ? 5-10-15 ????

sonra aileler öğreniyor durumu ,harmandalıgiller onaylıyor kadırgalı ayseli gelin almayı...turandayımgiller zaten dünden hevesli olacaktırlar..bulmuşlar yağlı kapı...'' alllaahhh '' der başka da bir şey demez esmahanhanım teyzem...emine ,zararı sadece kendine rüyalarıyla /hayalleriyle yaşar gider
sevdiğini kardeşine kaptırma tehlikesi olmadan ...erdal , zengin eniştesinin tanıdıkları sayesinde hollywood da bile yönetmenlik yapacak konuma gelir...ohhh ne güzel onlar mutlu biz mutlu...

peki ya sonra...zaman akıp geçtikce ,mine ve bebek için ,planladıklarını yapmayı sürekli ertelemek zorunda kalan sinan ne kadar dayanabilecek kendinden önce mineyi ve bebeği düşünmeye...öyle ya biliyoruz ki bu çocuk delikanlı adını hakedecek kadar kanı deli akan bir genç...paraşütle bir helikopterden de atlayabilir en sarp kayalıkların yamacından da...adrenaline alışkın insanlar için zordur bunlardan vazgeçmek...vazgeçse bile sevdiği için herşeyden ilerde bir gün bu yüzden sevdiğine hep senin yüzünden hayallerimden vazgeçtim deme ihtimali oldukça yüksektir benim için...ve herhalde bir kadını bundan daha fazla yaralayamaz hiç bir şey. en çok kendisi bedel ödemişken üstelik...en çok o yıpranmışsa yaşanan olaylarda.turan usta bulunmuştu böyle bir gaflette...ve bu gaflet domino taşı etkisi yapıp tetikleyecek kurdukları yuvayı yerle bir edecek yıkılışı.gerçi önce minenin olayı ve şimdi de eminenin başına gelmesi muhtemel olaylar gözününe alındığında belki de turan ustanın ihaneti bizim öfkelendiğimiz kadar kızdırmayacaktır bazılarını...diğerlerinin yanında...ne de olsa erkektir...ortada kirlenen bir namus yok ...güzel bir yüzük veya kolye birşey alır hanımına affettirir kendini nolacak ki...esmehan teyzem öğrenirse turan ustanın kırdığı /kıracağı cevizleri ne yapacak ,boşanacak mı bu yaştan sonra...? boşanır gider kardeşiyle yaşar ,ya da erdalla...kız arkadaşının annesi de ne sevinir ama buna.

sinanı tanımadığım gibi timuru da tanımıyorum...tamamen kapalı bir kutu.ne sever ,ne sevmez...en çok neye öfkelenir ,nedir onu en mutlu edecek şey ??? anası babası yok mudur ,ağaç kovuğundan mı çıkmıştır...neden bu kadar serttir...hırlı mıdır hırsız mıdır ???

bilmiyorum...ama şimdiye kadar izlediğim timur karakterinden hiç rahatsız olmadım.ne ,bir bayan olarak begümü aşağıladığında ne de zarlara baş vurduğunda ...begüm kendine öyle davranılmasına izin verdiği için haketmişti o davranışı...zaten tınlamadı bile...

timurun geçmişini de bilmiyoruz ya ,nasıl bir çocukluk yaşamış ,eğitim görmüş mü yoksa çocukluğu hep tamircilerde mi geçmiş ? çok güzel ve rahat bir çocukluk geçirmediği belli...onun bu günlere gelmesine vesile olan zarlara ,bir abiye bir büyüğe akıl danışır gibi başvurması da tuhaf değil benim için.zaten herşeyin başlamasına neden olan o zarlar ,hayatını tamamen değiştiren...ne zaman başvurdu timur o zarlara ?

benim bildiğim 2 kere .

bir ,begüm evlenelim dediğinde ...artık sevmekten aşık olup mutlu olmaktan umudunu kesmişti belki de ,bir başkasıyla herşeye yeniden başlamaya cesareti yoktu belki de...kaybedecek birşey yoktu bu anlamda .zarlar begümden yana çıkarsa verdiği sözü tutup evlenecek yok eğer kendinden yana çıkarsa da bir yükten kurtulmuş olacaktı.

bir diğer olay da ,tamir için arabasını getiren adamın hizmetten memnun kalmaması olayıydı.eğer adam oradan öylece giderse belki çok iyi bir müşteri kaybedecekti ve belki de o adamın aracı olacağı potansiyel başka müşterileri de...

ama alttan alırsa da adam bağırıp çağırarak karşısındakini korkutup sindirdiğini düşünebilirdi...bizim de vardır öyle müşterilerimiz...zaten firma tarafından değiştirilecek olan ürününü zanneder ki kendi çabası ,kabadayılığı sayesinde değiştirmiştir...ve daha sonra en ufak bir olayda çıkagelir ,kendi hatası sonucu oluşan arızalarda da aynı uygulamayı bekleyerek...

timur her iki durumda da zararlı çıkmayacaktı zaten .attığı zar adamın lehine sonuçlandı ve yine sözünde durarak verdi sıfır km arabayı adama...

bunu yazınca aklıma geldi ,adam sözünün eri,bugüne kadar aksi bir davranışta bulunmadı bakalım bundan sonra bulunacak mı ? teyzesinin mineye sorduğu sorunun cevabını almamıza az kaldı...

bazı arkadaşlar timuru yerden yere vuruyor ya ,neden mineyle evlendiği çok belli ,sana dokunmayacağım derken yalan söylüyor...zaten adamın hayatı yalan...sinan gerçeğini öğrendi ve onu da saklayarak mineye büyük bir zarar daha veriyor.adam hem yaşlı bir sapık...hem sübyancı,hem de yalancı .mineye sana dokunmayacağım dedi ama ilk fırsatta deneyecek bunu...göreceksiniz...diyorlar...

şu yaş meselesi de bana o kadar anlamsız ve de o kadar saçma geliyor ki ...arkadaşların hep savunduğu önüne geçilemeyecek olan aşk ne hikmetse burada hükmünü kaybediveriyor...seven bir kadın için ne kadar önemli olabilir ki aşk ? saçmalık ötesi ...düşünülecek en son şey bence...

bu yaş meselesine takılanlardan biri olan turan beyfendinin tutulacağı kadın kaç yaşında acaba ? ve acaba o kadın 30 lu yaşların başında olsa turan beyfendi için bir şey ifade eder miydi bu durum.? yoksa emicem ele verip talkını kendi yutar mıydı salkımı ? bakın işte bunu da pek bir merak ediyorum doğrusu...ama bana kalırsa afiyetle yutardı...

allah aşkına ,mine neden evlendi timurla? timur onu silahla falan mı tehdit etti.gidip yaşasaydı teyzesiyle...doğurup çocuğunu babasına rağmen ,büyütseydi teyzesiyle...hem annesi bırakmazdı onu...anneler bırakamaz yavrularını...elleri hep üzerindedir babanın ruhu bile duymadan...bebecik 6 aylık falan olunca mine de başlardı iş aramaya ...ki zaten o zamana kadar sinan çoktan gelmiş olacaktı ülkeye.okula gidip illaki öğrenecekti minenin başına gelenleri gidip dikilecekti turan ustanın kapısına ,bu kez etrafını saran sabun köpükleri olmadan ....ben diyecekti...minenin sevdiği adam ve karnındaki bebeğin de babasıyım ...bana ait olanları almaya geldim...turan usta hayır mı diyecekti ona ,demeyecekti elbet...öyle yaa aylar boyunca yerde olan başı artık yerden kalkacaktı ...bebecik babasız doğmuştu ama babasız isimsiz büyümeyecekti...ama sinanla birlikte olurken kendisine öğretilen tüm değerlere sırtını dönen ve babasını hiç düşünmeyen minenin babası şimdi şimdi aklına geliyor...ne babasından ne de karnındakinden vazgeçemiyor...her ikisine de sahip olmak istiyor.bunun yolu da şuan için sadece timurdan geçiyor.timur şu durumda minenin kullandığı bir araç olmuyor mu acaba ? ona toplumda saygınlık kazandıracak bir araç ??? ama tabiki suç timurda ,kendisi istedi bunu...ve zaten mine de onunla konuşurken sanki zor durumda olan kendisi değilde timurmuş gibi konuşuyor ve şartlar ortaya sürüyor.

diyor ki bana asla dokunmayacaksın ...

iyi de merak ediyorum ,acaba timur deseydi ki mineye ;

oldu canım başka bir emrin ,isteğin var mı ,bak varsa lütfen ölümü gör söyle...

şaka şaka...

şöyle de diyebilirdi ;

yaa tabii tabi...ben zaten hz. isa gibiyim ,dünya işlerinden de dünya zevklerinden de elimi eteğimi çekeli bin seneler oldu .sana ve bebeğine de zekatım olsun diyerek bakacağım...:img-hyste:img-hyste hatta ilerde aşık olursan birine, bana söyle hemen olur mu seni kendi ellerimle gelin edeceğim ...

bu da şakaydı elbette...

ama gerçekten merak ediyorum ,eğer timur bu şartı kabul etmeseydi mine ne yapacaktı ,kimden yardım isteyecekti.? teyzesine mi sığınacaktı yoksa sımsıkı sarıldığı bebeğinden mi vazgeçecekti ?

bu sorunun cevabını çok merak ediyorum,keşke öğrenebilseydim.

selin-ji
03-11-11, 00:17
evi saray görme meselesine gelince,hangi evi? maddi durumu olmayacakki sinanın,tarih kitaplarına geçme hayali kuran sinanda bile o maddiyat o güç var,eğer o güç olmasa böyle hayaller kurabilir mi?sinanın hayallari bile pahalı, dediği sporları mine evli iken yapabilecek mi, ona maddi olanağı olabilecekmi?benim toptan varmaya çalıştığım sonuç,mine bunların altından kalkabilirmi değil,sinan bunların altından kalkabilirmi?
kusura bakmayın aşk herşeyi affedermi bilmiyorum ama aşk herşeyi halletmiyor onu biliyorum

Ebeveynler her nekadar çocuklarının çok sevdiği fakat kendilerinin sevmediği biri karşılarına geldiğinde çocuğu hatırına susar.. çünkü o onun evladısen falancayı sevdin defol git evimden diyecek hali yok mecbur katlanıcak
sonuçta.. sadece maddi açıdan ufak ceza verir ne bileyim sinanın parasını keser car curt kendini tatmin etmek için yok çocuğu ona muhtaç kalsında af dilesin diye bunu yaparmı? harmangil yapar :) bir çok yetişkin böyle..

ama benim dediğim bu değil sinan Üniversite'de okumuş bir çocuk hem kıdemli bir öğrenci olduğu için e birde master yaptığını düşünürsek maaşı çok yüksek olur, özgeçmiş'te master yaptığını yazdığını düşünürsek sinanın işsiz kalıcağını pek zannetmiyorum ve çevresi geniş bir çocuk en azından arkadaşlarının arasına sızar.

gerçi bu yazdıklarım dizi için biraz uzak kalmış olsa da.. Timur'da hayatı boyunca hiç gülemicek çünkü onu sevmeyen bir kadın var karşısında, ona sürekli somurtan yaptığı herşeye sadece teşekkür ederim diyebilicek biri.
bilmiyorum timur bundan çok çabuk sıkılır diye düşünüyorum.. tabi bunların hepsini zaman göstericek :img-wink:

matraka
03-11-11, 00:22
2 koca yıl mı ?

hem çoookk uzun bir zaman dilimi bu hem de çok kısa...zaman zaten su misali hemen akıp geçiyor...kıyamet alametlerinden biri...seven bekler...günü güne ekleyerek bekler sevdiğini...365x2 =730 gün 730x24 =17.520 saat...iki koca yılda neler değişmez ki insan hayatında...neler yaşanır...neler olur...? giden gittiği gibi mi döner ,kalan gidenin bıraktığı zaman ki gibi mi kalmıştır...? kalamaz...değişir insan...doğanın kanunudur bu...değişir,gelişir...dün ona doğru gelen güzel gelen bugün o kadar da değerli değildir...en basitinden bir örnek vermek gerekirse insanlar bir kaç sene önceki resimlerine baktıklarında bile kendilerine inanamazlar...kılık kıyafetleri,saçları ,tarzları...herşeyleri değişiktir...dün en güzel tarz o iken bugün para versen giydiremezsin ,o zamanki haline döndüremezsin onu...elbette aşk farklıdır ,özeldir...bu tür basit kıyaslamaları kabul etmez ama çok severek evlenen insanların bile 3 ay gibi kısa sürede boşandığı durumlar varken ortada bunları da göz ardı etmemek gerekir...gazetelerin 3.sayfalarına konu olan olaylar hemen hemen aynıdır.sevmişler, ailelerin tüm karşı çıkmalarına rağmen kaçıp evlenmişler ve kısa bir süre sonra kavgalar başlamış adam psikopata bağlamış ve dün sözüm ona aşkından öldüğü kadının hayatına son vermiştir.bu tür olayları cehaletle falan açıklamak da çok anlamsız ,okumuş yazmış kariyer sahibi olmuş pek çok beyfendinin !! bile ne haberleri yayınlanıyor ...gençlik heyecanıyla hooop aşık oldum ben evleneceğim ...daha tanımıyorsun bile çocuğu/kızı...karakteri nasıldır...gezip tozarken herşey iyi güzelde işin içine evlilik ,çocuk ,ev geçindirme derdi girdiğinde ,başınıza bir olay geldiğinde sağlam durabilme ve mücadele edebilme yeteneği nedir ? bir ailenin yükünü taşıyabilir mi ?

bütün bunlar mine ve sinan yaşındayken çok basit ve anlamsız kaygılar gelir insana.birlikte olduktan sonra her türlü zorluğa göğüs gerebilecek kadar büyük ve sağlamdır aşkları...keşke olsa...olabilse...

burada ben sinanı fazla tanımıyorum ,mine ne kadar tanıyor onu da bilmiyorum.gördüğüm kısa zamanlarda sinan ,sevgi dolu mineye aşık genç bir delikanlı.kanı en deli akanlardan ...her anını mineyle geçirmek istiyor...olabilir...birlikte çok eğleniyorlar...mine gibi bir kızla kim eğlenmez ki...tam kafa dengi...ahh bir de aile bu kadar baskıcı olmasa...iyi ki de baskıcıymış minenin ailesi...aile baskıcı olmasa daha başka neler yapacaklardı doğrusu merak ediyorum.

mineyle sinan, aşklarına tam gaz devam ederlerken mine hamile olduğunu öğrenip sinanla paylaşsa bu gerçeği sinan ne tepki verir ? ileride bebekleri olmasını istediğini biliyoruz ...ama o ileride acaba ne kadar ileri bir zaman dilimine tekabül ediyor ? 5-10-15 ????

sonra aileler öğreniyor durumu ,harmandalıgiller onaylıyor kadırgalı ayseli gelin almayı...turandayımgiller zaten dünden hevesli olacaktırlar..bulmuşlar yağlı kapı...'' alllaahhh '' der başka da bir şey demez esmahanhanım teyzem...emine ,zararı sadece kendine rüyalarıyla /hayalleriyle yaşar gider
sevdiğini kardeşine kaptırma tehlikesi olmadan ...erdal , zengin eniştesinin tanıdıkları sayesinde hollywood da bile yönetmenlik yapacak konuma gelir...ohhh ne güzel onlar mutlu biz mutlu...

peki ya sonra...zaman akıp geçtikce ,mine ve bebek için ,planladıklarını yapmayı sürekli ertelemek zorunda kalan sinan ne kadar dayanabilecek kendinden önce mineyi ve bebeği düşünmeye...öyle ya biliyoruz ki bu çocuk delikanlı adını hakedecek kadar kanı deli akan bir genç...paraşütle bir helikopterden de atlayabilir en sarp kayalıkların yamacından da...adrenaline alışkın insanlar için zordur bunlardan vazgeçmek...vazgeçse bile sevdiği için herşeyden ilerde bir gün bu yüzden sevdiğine hep senin yüzünden hayallerimden vazgeçtim deme ihtimali oldukça yüksektir benim için...ve herhalde bir kadını bundan daha fazla yaralayamaz hiç bir şey. en çok kendisi bedel ödemişken üstelik...en çok o yıpranmışsa yaşanan olaylarda.turan usta bulunmuştu böyle bir gaflette...ve bu gaflet domino taşı etkisi yapıp tetikleyecek kurdukları yuvayı yerle bir edecek yıkılışı.gerçi önce minenin olayı ve şimdi de eminenin başına gelmesi muhtemel olaylar gözününe alındığında belki de turan ustanın ihaneti bizim öfkelendiğimiz kadar kızdırmayacaktır bazılarını...diğerlerinin yanında...ne de olsa erkektir...ortada kirlenen bir namus yok ...güzel bir yüzük veya kolye birşey alır hanımına affettirir kendini nolacak ki...esmehan teyzem öğrenirse turan ustanın kırdığı /kıracağı cevizleri ne yapacak ,boşanacak mı bu yaştan sonra...? boşanır gider kardeşiyle yaşar ,ya da erdalla...kız arkadaşının annesi de ne sevinir ama buna.

sinanı tanımadığım gibi timuru da tanımıyorum...tamamen kapalı bir kutu.ne sever ,ne sevmez...en çok neye öfkelenir ,nedir onu en mutlu edecek şey ??? anası babası yok mudur ,ağaç kovuğundan mı çıkmıştır...neden bu kadar serttir...hırlı mıdır hırsız mıdır ???

bilmiyorum...ama şimdiye kadar izlediğim timur karakterinden hiç rahatsız olmadım.ne ,bir bayan olarak begümü aşağıladığında ne de zarlara baş vurduğunda ...begüm kendine öyle davranılmasına izin verdiği için haketmişti o davranışı...zaten tınlamadı bile...

timurun geçmişini de bilmiyoruz ya ,nasıl bir çocukluk yaşamış ,eğitim görmüş mü yoksa çocukluğu hep tamircilerde mi geçmiş ? çok güzel ve rahat bir çocukluk geçirmediği belli...onun bu günlere gelmesine vesile olan zarlara ,bir abiye bir büyüğe akıl danışır gibi başvurması da tuhaf değil benim için.zaten herşeyin başlamasına neden olan o zarlar ,hayatını tamamen değiştiren...ne zaman başvurdu timur o zarlara ?

benim bildiğim 2 kere .

bir ,begüm evlenelim dediğinde ...artık sevmekten aşık olup mutlu olmaktan umudunu kesmişti belki de ,bir başkasıyla herşeye yeniden başlamaya cesareti yoktu belki de...kaybedecek birşey yoktu bu anlamda .zarlar begümden yana çıkarsa verdiği sözü tutup evlenecek yok eğer kendinden yana çıkarsa da bir yükten kurtulmuş olacaktı.

bir diğer olay da ,tamir için arabasını getiren adamın hizmetten memnun kalmaması olayıydı.eğer adam oradan öylece giderse belki çok iyi bir müşteri kaybedecekti ve belki de o adamın aracı olacağı potansiyel başka müşterileri de...

ama alttan alırsa da adam bağırıp çağırarak karşısındakini korkutup sindirdiğini düşünebilirdi...bizim de vardır öyle müşterilerimiz...zaten firma tarafından değiştirilecek olan ürününü zanneder ki kendi çabası ,kabadayılığı sayesinde değiştirmiştir...ve daha sonra en ufak bir olayda çıkagelir ,kendi hatası sonucu oluşan arızalarda da aynı uygulamayı bekleyerek...

timur her iki durumda da zararlı çıkmayacaktı zaten .attığı zar adamın lehine sonuçlandı ve yine sözünde durarak verdi sıfır km arabayı adama...

bunu yazınca aklıma geldi ,adam sözünün eri,bugüne kadar aksi bir davranışta bulunmadı bakalım bundan sonra bulunacak mı ? teyzesinin mineye sorduğu sorunun cevabını almamıza az kaldı...

bazı arkadaşlar timuru yerden yere vuruyor ya ,neden mineyle evlendiği çok belli ,sana dokunmayacağım derken yalan söylüyor...zaten adamın hayatı yalan...sinan gerçeğini öğrendi ve onu da saklayarak mineye büyük bir zarar daha veriyor.adam hem sapık...hem sübyancı,hem de yalancı .mineye sana dokunmayacağım dedi ama ilk fırsatta deneyecek bunu...göreceksiniz...diyorlar...

allah aşkına ,mine neden evlendi timurla? timur onu silahla falan mı tehdit etti.gidip yaşasaydı teyzesiyle...doğurup çocuğunu babasına rağmen ,büyütseydi teyzesiyle...hem annesi bırakmazdı onu...anneler bırakamaz yavrularını...elleri hep üzerindedir babanın ruhu bile duymadan...bebecik 6 aylık falan olunca mine de başlardı iş aramaya ...ki zaten o zamana kadar sinan çoktan gelmiş olacaktı ülkeye.okula gidip illaki öğrenecekti minenin başına gelenleri gidip dikilecekti turan ustanın kapısına ,bu kez etrafını saran sabun köpükleri olmadan ....ben diyecekti...minenin sevdiği adam ve karnındaki bebeğin de babasıyım ...bana ait olanları almaya geldim...turan usta hayır mı diyecekti ona ,demeyecekti elbet...öyle yaa aylar boyunca yerde olan başı artık yerden kalkacaktı ...bebecik babasız doğmuştu ama babasız isimsiz büyümeyecekti...ama sinanla birlikte olurken kendisine öğretilen tüm değerlere sırtını dönen ve babasını hiç düşünmeyen minenin babası şimdi şimdi aklına geliyor...ne babasından ne de karnındakinden vazgeçemiyor...her ikisine de sahip olmak istiyor.bunun yolu da şuan için sadece timurdan geçiyor.timur şu durumda minenin kullandığı bir araç olmuyor mu acaba ? ona toplumda saygınlık kazandıracak bir araç ??? ama tabiki suç timurda ,kendisi istedi bunu...ve zaten mine de onunla konuşurken sanki zor durumda olan kendisi değilde timurmuş gibi konuşuyor ve şartlar ortaya sürüyor.

diyor ki bana asla dokunmayacaksın ...

iyi de merak ediyorum ,acaba timur deseydi ki mineye ;

oldu canım başka bir emrin ,isteğin var mı ,bak varsa lütfen ölümü gör söyle...

şaka şaka...

şöyle de diyebilirdi ;

yaa tabii tabi...ben zaten hz. isa gibiyim ,dünya işlerinden de dünya zevklerinden de elimi eteğimi çekeli bin seneler oldu .sana ve bebeğine de zekatım olsun diyerek bakacağım...:img-hyste:img-hyste hatta ilerde aşık olursan birine, bana söyle hemen olur mu seni kendi ellerimle gelin edeceğim ...

bu da şakaydı elbette...

ama gerçekten merak ediyorum ,eğer timur bu şartı kabul etmeseydi mine ne yapacaktı ,kimden yardım isteyecekti.? teyzesine mi sığınacaktı yoksa sımsıkı sarıldığı bebeğinden mi vazgeçecekti ?

bu sorunun cevabını çok merak ediyorum,keşke öğrenebilseydim.
anlatmak istediklerimi öyle güzel anlatmışsın ki,sinan mine helikopter sahnesi,ne cool çocuk dedirtiyor insana,ama o sahne bile pahalı,o sahne gücü temsil ediyor,ben herşeye sahibimi temsil ediyor,mine değil aslı olsun hadi fatma olsun,yok yok ayşe olsun ne farkeder,minenin yerinde hangi lise 2 ye giden ayşe fatma olsa, etkilenmez,sana güç gösteriyor,varmı daha ötesi,
yoksa söylemişsin ne farkeder ''sonuna kadar,sonsuza kadar''

Ebeveynler her nekadar çocuklarının çok sevdiği fakat kendilerinin sevmediği biri karşılarına geldiğinde çocuğu hatırına susar.. çünkü o onun evladısen falancayı sevdin defol git evimden diyecek hali yok mecbur katlanıcak
sonuçta.. sadece maddi açıdan ufak ceza verir ne bileyim sinanın parasını keser car curt kendini tatmin etmek için yok çocuğu ona muhtaç kalsında af dilesin diye bunu yaparmı? harmangil yapar :) bir çok yetişkin böyle..

ama benim dediğim bu değil sinan Üniversite'de okumuş bir çocuk hem kıdemli bir öğrenci olduğu için e birde master yaptığını düşünürsek maaşı çok yüksek olur, özgeçmiş'te master yaptığını yazdığını düşünürsek sinanın işsiz kalıcağını pek zannetmiyorum ve çevresi geniş bir çocuk en azından arkadaşlarının arasına sızar.

gerçi bu yazdıklarım dizi için biraz uzak kalmış olsa da.. Timur'da hayatı boyunca hiç gülemicek çünkü onu sevmeyen bir kadın var karşısında, ona sürekli somurtan yaptığı herşeye sadece teşekkür ederim diyebilicek biri.
bilmiyorum timur bundan çok çabuk sıkılır diye düşünüyorum.. tabi bunların hepsini zaman göstericek :img-wink:
bu gece kesin iyilik perisi uğramış yanına,çok iyimser gördüm seni,öyle olumlu yazılar yazıyorsunki,dizimizde evladına rağmen,tamirhanesini başkasına vermiş,bir baba yokmuş gibi,mine yi görünce oğluna kadırgalı bir kız diyen bir baba yokmuş gibi,

lpchester
03-11-11, 00:36
Merhabalar...
Öncelikle Timur ve Sinan mukayesinin her zaman devam edeceği bir gerçek...
Ancak onları tanıdıkça durumların izleyiciler tarafından eşitlenmesi veya ayar kavgasında olacağı da bir gerçek....


Yaş 37...Yolun yarısını 2 dirhem geçe...:img-hyste
3x7=21....3+7=10.....21-7=14.(Al sana Merve)...
10+7=17..(al sana Mine.):img-hyste
Bu yaş meselesini nereye çekersen çek püskevit hesabı gibi uzar gider...:calis:img-hyste
Timur kim?
-Araba galericisi...Bir kızı olan baba...(Gladyatör'deki Maksimus gibi oldu ama:img-hyste)Neden ve sonuçları bazen iki küçük zara mal edebilen kendince garip oyunlar oynayan biri...
Şimdi ise bir teklif yaptı...
3 gün zaman diliminde aldığı cevaba 3 ay eklenerek bazı adli işlemlerin geçmesini bekledi...
Tüm bu durumunun diğer taraf aynasının paraşüt zanlısı komada olduğu için ne karın ayrıntısından ne de bu tür tekliften haberi olmayan zatı şahane'nin geri dönüşü oldukça afilli oldu...
Jetle birlikte eve gelen ve Mine'ye dair hayaller gören ve onu özleyen birini ülke toprakları sınırları içerisinde görmek güzel fakat kazadan önceki durumuna isyankar izleyici olarak nerde bu teknoloji demek istiyorum...:img-beee:
Ben hala Sinan'ın birşey yapıp Mine'ye ulaşabileceğini ve bunun için zaman harcamadığını düşünüyorum...
Malum mektup yazdı ama internet denen ve dünya sınırları içerisinde sıkça kullanılan ve E-Mine'nin asla müdahil olamayacağı bir konu nezlinde konuşmak pekte akıl karı değil...:img-hyste
Sinan ki Sinan....
Kazayı duyarsa beni affeder durumundan öte o paraşütle Kadırgaya kadar uçması gerekiyordu Süpersonic Aşık Sinan'ın...:whistle2Ama olmadı...

Dar alanda kısa paslaşmalar nezlinde Sinan'ın kapı önü oturumunu merakla beklemekteyiz...:img-blush

aylin_a.r.ş
03-11-11, 00:43
sevdiğini düşünen insan onu iki yıl arkasında bırakacağını düşünür değilmi?2 yıl diyorum kim ölür kim kalır belli olmayan 2 yıl,
kafamda sinanla ilgili bu kadar çok soru işareti olmasının sebebi,sinanın ta kendisidir,bakın bir kez daha söylüyorum sinan mineyi seviyor,ama ne kadar,

sinan minenin mahallesine rahatca gidebiliyor demiştim,buna o özgüveni veren sevgisimidir,arkasına aldığı güç yada yetiştirilme tarzımıdır,
sinan minenin babasına hakaret etti,bunuda demiştim,mine tavır koydu gitti,arkasından (ben ne dedim şimdi dedi)soruyorum sinanın minenin babasına bu kadar rahat hakaret edebilmesi,arkasındaki güç veya yetiştirilme tarzı değilmidir
100 lerce balon aldı geldi özür diledi,bir balonla değil belki ama 100 balonla affedersin demesi,arkasındaki güç veya yetiştirlme tarzımıdır,
yer sahil :mine sinanın arabasında,minenin tanıdık birilerini görmesi üzerine eğilir ve sinannın dediği rahat ol,ne olmuşki neden eğiliyorsun arabası için de birşeyler söyledi,yani hurda bir arabada değilde lüx bir arabada oturduğu için rahat olmasını ima etti,buna sebeb,arkasındaki güçmüdür,yetiştirilme tarzı ve çevresimidir

bu yazdıklarım bir yerde dursun,

senaryoyu yazalım,sinan minenin hamile olduğunu öğrendi,tüm ailenin karşısına çıkıp mineyi aldı,üstelik sinan masterde yapmış olsun
sonrasında ne olucak;bana bunları bana sizde yazarsanız sevinirim
1-ailesi bu evliliğe ve birlikteliğe karşı,istemeyecekler
2-bu zamana kadar ailesinin gücü ile ayakta kalan sinan,sudan çıkmış balık olur
3-ailesinede resti çeker,master yaptım, kariyer yapar bakarım karıma dedi,(mineyi bu mücadelede saymıyorum,çocuk var)gitti çalışmak istedi
4-ailesi holdingse piyasa aynen şöyledir,biz 40 kişiyiz birbirimizi biliriz,ailesi müdahil oldu işe girmesini engelledi,
5-sinana yukarıdan yukarıdan bir baskı daha,çünkü güçten yoksun,gücü yok,bugüne kadar arkasında,ben şunuda yaparım,uçarımda tarih kitapları beni yazar,ailemi kim takar,nidaları nerde...
sizce bunlara sinan mine ne kadar dayanabilir,mine biraz alışıktır hadide sinan tarifı narin,kırılgan, sinan o kadar baskı altında olurki,biri birşey söylesede, patlasam ayarında gezer hergün,o ayarların hepsini yemekte mine ye düşer,bir ömür bu törpüyle ne kadar geçer

minenin rüyalarındaki sinana dönelim,
1-sinan ailesine saygılıdır,anlayışla karşılar
2-çevre faktörünü göz önünde bulundurur,mahalleye uzak yerde buluşur
3-bir hata yaptığında mali kılıf kullanarak telafi etmez,bir parça içtenlik,ve içten bir özür diler
4-plan yaparken geleceğe dair, sevdiği kızın içinde olanını yapar,bunu yaparken zeki olduğunun bilincinde başarabileceğinin özgüveni ile çalışarak bursu kazanır

aslında sorunda burda çıkıyor,siz sinanı minenin rüyasındaki çocuk ben ise başta yazdığım sinan olarak görüyorum,buna bir örnek vereyim hemen sinan minenin babasına hakaret ettiğinde ,burda sinan böyle biri değil diyen ben değildim,aslında sinan tamda böyle biri...

bu dizi iki sezon timur bencillik edip düğünün iptal etmediğinde bu çok sonraları ortaya çıkıcak ve mine timuru bırakacak sinanla birleşme olduğunda gene burda bunları konuşalım
bunları kayıt altına alıyorum günü geldiğinde yine paylaşırız




Asker çağına gelmiş vatan evlatlarımız da bu yaşlar da arkalarında birilerini bırakıp 2 yıla yakın bir süre gidebiliyorlar..
Ya çevremde var daha yaşları genç olduğu için birkaç yıl yurtdışında (ucuz ülkeler ve fazlaca maaş şartları) çalışmaya gidenler var..Yine arkalarında birilerini bırakıp..
Sinan da master için yani geleceği için gidecekti..
Tek düşündüğü şeyin Mine olması da saçma olmaz mıydı zaten?? İnsanlar aşıkken kendi geleceklerini,yaşayışlarını düşünemezler mi..
Ayrıca mesafeler aşka engel mi..
Tabiki yüzyüze görüşmek gibi değildir ama birçok iletişim aracı mevcut..Ve Sinan da arada bir amerika'dan buraya gelebilecek maddi duruma da sahip..Ee zaten şu anda evlenip gitmek gibi bir durumları söz konusu olamazdı..Mine 17sinde ve okula gidiyordu..
Master için amerika'ya gitmek istemesi neden yanlış onu anlamıyorum..
Eline imkanı olan herkesin de gayet yapması mantıklı..
ayrıca master da öyle herkesin harcı değil..Sadece para sayesinde olmuyor..okul hayatında düzgün bir başarı elde etmiş olması gerekiyor..Ee Sinan'a hem aklı havada diyorsunuz hem baba parası yiyor diyorsunuz..Ama bu genç 23ünde üniversiteyi bitirmiş..Ki 23 yaşında üniversite bitirdiğine göre çift dikiş olayı falan da yok anlaşılıyor..
Bu vurdumduymaz bir gencin özelliği gerçekten merak ediyorum..Sinan'ın aklı havada durumu ile ilgili hiçbir şey göremiyorum ben şahsen..
Tehlikeli sporlara meraklı olması da onu aklı havada yapmaz ki..Birşeyi sevebilir..Yani elinde imkan olmadan da o sporlara ilgi duyan,ileriye dönük yapmak isteyen birçok genç var..Sinan onu şimdiden başarıyor şansı bu..
Ve babasının yanındayken babasının parasından yararlanmasında da bir yanlış yok..
Ve Mine ile evlense şöyle olur böyle olur dediğiniz şeylere de inanmıyorum ..
sonuçta bu genç üniversite mezunu..
Tamam her üniversite mezunu iş bulacak diye kaide yok..Ama bu genç Amerika'da master yapma başarısını sağlayacak bir üniversiteden büyük bir başarıyla mezun..
Ve böyle gençlere de her zaman her yerde iş vardır eminim..

Kendi parasını rahatça kazanmaya başladıktan sonra da şu anki durumuna yakın bir seviyeye gelebilirdi ki Sinan..


Sinan Mine'nin babasına Mine'den duyduğu şeyleri söyledi..
Sinan Mine'yi eve davet ettiğinde ''Hayır olmaz babam kızar'' tarzı birşey dedi sonuçta..Kendi ile ilgili bir sorun değil de dışarıdan bir sorun..
Ve Sinan'da karşı çıktı laf söyledi.
Eve davet etmesi bir yere kadar Mine'nin de kendisinin ''hayır'' demeyip babasını öne sürmesi de hata olarak sayılabilir..Yani ama bu hangi kesimden,her yetiştirilme tarzında böyle sorunlar doğurur..
Cinsel bir ilişkiye girmemiş iki sevgili de dışarıdan erken evlere dağıldıklarında her zaman 3.şahıslara sorumluluk yüklerler..Ve karşı taraftan da bu tarz bir tepki gelir..
Erkekler doğası gereği daha rahatlardır her zaman..Bu böyle olması gerekiyordur ve böyledir..Kızları da kendileri gibi rahat zanneder bazıları..Bir kız kardeşi ya da ablası olmayanlar özellikle-ki olanlar da bile gözükür bu-..
Kendilerine gelince herşeye eyvallah başkasına gelince yallah modunda olurlar..Genellemeye alıyorum çünkü genel olarak bu böyledir ufak tefek istisnalar haricinde..
Yani sinan'ın orada Turan için düşündükleri kendince haklı şeylerdi..
Mine'sinden uzak kalmasının nedeni Turan'dı çünkü..
Ve Turan'dan sürekli şikayet eden bir Mine var ortada..
Bu böyle birşey..

İnsanların özür dilerken ya da başka birşey de kullanma imkanları varsa eğer maddi imkanlarını kullanmasına neden takılıyoruz..
Bir balon değil de 100 balon almış..
ee zaten çocuk orada özür de diledi..Yaptığı davranışın nedenini de açıkladı..
100 balon sadece araçtı..Derste Mine'nin yüzünü güldürmeyi başardı mı evet başardı.
O zaman sorun da yok bence..

Anlatılan Sinan'dan farklı bir çerçeveye çıkarak değerlendirip,olayları olabilecek varsayıyorsunuz gibi geliyor bana..


...

Bunun haricinde mine&Sinan'cılar için sürekli yaşı öne sürenlere artık birşey diyemiyorum..
Yaş ortalaması küçükmüş değilmiş..
Yaşın büyüklüğünü Timur'u sevmek mi getiriyor yani..Bu mudur..
Öyle bir adamı sevmek,her davranışında olmayan iyi şeyleri aramak da bana mantıksız geliyor..Gerçek hayatta olsa acaba böyle mi davranır benden yaşça büyük forumdaşlarım acaba diye düşünmeden edemiyorum..
Herkesin yaşı da düşüncesi de kendine kalmış..
Yaş ortalamamızın küçük olduğu düşüncesine kapılan kişiler de kendileri bilirler..Öyle ise eğer ne güzel düşüncelerini savunan,sürekli birşeyler söyleyebilen gençler var.

matraka
03-11-11, 01:06
Asker çağına gelmiş vatan evlatlarımız da bu yaşlar da arkalarında birilerini bırakıp 2 yıla yakın bir süre gidebiliyorlar..
Ya çevremde var daha yaşları genç olduğu için birkaç yıl yurtdışında (ucuz ülkeler ve fazlaca maaş şartları) çalışmaya gidenler var..Yine arkalarında birilerini bırakıp..
Sinan da master için yani geleceği için gidecekti..
Tek düşündüğü şeyin Mine olması da saçma olmaz mıydı zaten?? İnsanlar aşıkken kendi geleceklerini,yaşayışlarını düşünemezler mi..
Ayrıca mesafeler aşka engel mi..
Tabiki yüzyüze görüşmek gibi değildir ama birçok iletişim aracı mevcut..Ve Sinan da arada bir amerika'dan buraya gelebilecek maddi duruma da sahip..Ee zaten şu anda evlenip gitmek gibi bir durumları söz konusu olamazdı..Mine 17sinde ve okula gidiyordu..
Master için amerika'ya gitmek istemesi neden yanlış onu anlamıyorum..
Eline imkanı olan herkesin de gayet yapması mantıklı..
ayrıca master da öyle herkesin harcı değil..Sadece para sayesinde olmuyor..okul hayatında düzgün bir başarı elde etmiş olması gerekiyor..Ee Sinan'a hem aklı havada diyorsunuz hem baba parası yiyor diyorsunuz..Ama bu genç 23ünde üniversiteyi bitirmiş..Ki 23 yaşında üniversite bitirdiğine göre çift dikiş olayı falan da yok anlaşılıyor..
Bu vurdumduymaz bir gencin özelliği gerçekten merak ediyorum..Sinan'ın aklı havada durumu ile ilgili hiçbir şey göremiyorum ben şahsen..
Tehlikeli sporlara meraklı olması da onu aklı havada yapmaz ki..Birşeyi sevebilir..Yani elinde imkan olmadan da o sporlara ilgi duyan,ileriye dönük yapmak isteyen birçok genç var..Sinan onu şimdiden başarıyor şansı bu..
Ve babasının yanındayken babasının parasından yararlanmasında da bir yanlış yok..
Ve Mine ile evlense şöyle olur böyle olur dediğiniz şeylere de inanmıyorum ..
sonuçta bu genç üniversite mezunu..
Tamam her üniversite mezunu iş bulacak diye kaide yok..Ama bu genç Amerika'da master yapma başarısını sağlayacak bir üniversiteden büyük bir başarıyla mezun..
Ve böyle gençlere de her zaman her yerde iş vardır eminim..

Kendi parasını rahatça kazanmaya başladıktan sonra da şu anki durumuna yakın bir seviyeye gelebilirdi ki Sinan..


Sinan Mine'nin babasına Mine'den duyduğu şeyleri söyledi..
Sinan Mine'yi eve davet ettiğinde ''Hayır olmaz babam kızar'' tarzı birşey dedi sonuçta..Kendi ile ilgili bir sorun değil de dışarıdan bir sorun..
Ve Sinan'da karşı çıktı laf söyledi.
Eve davet etmesi bir yere kadar Mine'nin de kendisinin ''hayır'' demeyip babasını öne sürmesi de hata olarak sayılabilir..Yani ama bu hangi kesimden,her yetiştirilme tarzında böyle sorunlar doğurur..
Cinsel bir ilişkiye girmemiş iki sevgili de dışarıdan erken evlere dağıldıklarında her zaman 3.şahıslara sorumluluk yüklerler..Ve karşı taraftan da bu tarz bir tepki gelir..
Erkekler doğası gereği daha rahatlardır her zaman..Bu böyle olması gerekiyordur ve böyledir..Kızları da kendileri gibi rahat zanneder bazıları..Bir kız kardeşi ya da ablası olmayanlar özellikle-ki olanlar da bile gözükür bu-..
Kendilerine gelince herşeye eyvallah başkasına gelince yallah modunda olurlar..Genellemeye alıyorum çünkü genel olarak bu böyledir ufak tefek istisnalar haricinde..
Yani sinan'ın orada Turan için düşündükleri kendince haklı şeylerdi..
Mine'sinden uzak kalmasının nedeni Turan'dı çünkü..
Ve Turan'dan sürekli şikayet eden bir Mine var ortada..
Bu böyle birşey..

İnsanların özür dilerken ya da başka birşey de kullanma imkanları varsa eğer maddi imkanlarını kullanmasına neden takılıyoruz..
Bir balon değil de 100 balon almış..
ee zaten çocuk orada özür de diledi..Yaptığı davranışın nedenini de açıkladı..
100 balon sadece araçtı..Derste Mine'nin yüzünü güldürmeyi başardı mı evet başardı.
O zaman sorun da yok bence..

Anlatılan Sinan'dan farklı bir çerçeveye çıkarak değerlendirip,olayları olabilecek varsayıyorsunuz gibi geliyor bana..


...

Bunun haricinde mine&Sinan'cılar için sürekli yaşı öne sürenlere artık birşey diyemiyorum..
Yaş ortalaması küçükmüş değilmiş..
Yaşın büyüklüğünü Timur'u sevmek mi getiriyor yani..Bu mudur..
Öyle bir adamı sevmek,her davranışında olmayan iyi şeyleri aramak da bana mantıksız geliyor..Gerçek hayatta olsa acaba böyle mi davranır benden yaşça büyük forumdaşlarım acaba diye düşünmeden edemiyorum..
Herkesin yaşı da düşüncesi de kendine kalmış..
Yaş ortalamamızın küçük olduğu düşüncesine kapılan kişiler de kendileri bilirler..Öyle ise eğer ne güzel düşüncelerini savunan,sürekli birşeyler söyleyebilen gençler var.
bakın tekrar ediyorum
1-askere giderken sevdiği kızı arkasında bırakanlar var doğrudur,ama %80 ailenin haberi vardır,ya nişanlıdır,ya sözlüdür,ya evlidir,ya aileler durumu biliyorlardır
2-babasının sunmadığı hiçbir gerçeği yaşayamaz sinan,babası bu evliliğe karşımıdır,karşıdır,o zaman sorun yok,babası sinan a hiçbir iş verdirmeyebilirmi evet bunu yapabilir
3-aşık oldukları zaman bana göre kendi fikrimdir,kendi geleceğim diye birşey kalmaz,aşık olduktan sonra kendi gerçeğimin adı biz olur
4-master; parası ve gücü olanların harcı olabiliyor
5-elindeki imkanlar mine ile olmayacakki,unuttunuzmu aile buna karşı
6-o kadar rahat sevdiği kızın babasına hakaret ettiki bununla yetinmedi az geldi,üstüne, bir de küstü, sizin için bir şey ifade etmesi gerekmiyor benim için yeterli
7-erkekler doğası gereği yapar bunu,minenin hafif arızalı abisi bunu düşünebiliyor ne hikmetse
8-turan için düşündükleri kendince nasıl haklı olabiliyor,yahu sevdiği kıza babası hakaret etmedimi sinanın,o konumda sevdiğini korumaya çalışan sinan,mine durumunu neden düşünemez,eee çocuk zeki değilmi ? çift dikiş yok
9-100 bolon araç, araç kullanmasa nasıl olurdu,içten bir özür dilese,yada daha sade bir yol bulsa,okula kadar gidip,tüm öğrencilerin gözü önünde yapmasa,yani show yapmasa 100 balonla okula gelmesi,helikopter sahnesi,sinan bunları niye yapıyor,babasının hayrı içinmi,
10-sinanın bütün hayallarinde güç olduğunu söyledim,sinan bütün hayallerini mine üstüne kurmuşsa,anlattığı hayallerin birinde tarihe geçicekti bizim aşık sinan,ama yanında mine yok!çocuk zeki ama farkında değil aşık olmak zaten başlı başına bir olay

Bahar61
03-11-11, 01:58
bakın tekrar ediyorum
1-askere giderken sevdiği kızı arkasında bırakanlar var doğrudur,ama %80 ailenin haberi vardır,ya nişanlıdır,ya sözlüdür,ya evlidir,ya aileler durumu biliyorlardır
2-babasının sunmadığı hiçbir gerçeği yaşayamaz sinan,babası bu evliliğe karşımıdır,karşıdır,o zaman sorun yok,babası sinan a hiçbir iş verdirmeyebilirmi evet bunu yapabilir
3-aşık oldukları zaman bana göre kendi fikrimdir,kendi geleceğim diye birşey kalmaz,aşık olduktan sonra kendi herçeğimin adı biz olur
4-master parası ve gücü olanların harcı olabiliyor
5-elindeki imkanlar mine ile olmayacakki,unuttunuzmu aile buna karşı
6-o kadar rahat sevdiği kızın babasına hakaret ettiki bununla yetinmedi az geldi,üstüne bir durum üzerine küstü sizin için bir şey ifade etmesi gerekmiyor benim için yeterli
7-erkekler doğası gereği yapar bunu,minenin hafif arızalı abisi bunu düşünebiliyor ne hikmetse
8-turan için düşündükleri kendince nasıl haklı olabiliyor,yahu sevdiği kıza babası hakaret etmedimi sinanın,o konumda sevdiğini korumaya çalışan sinan,mine durumunu neden düşünemez,eee çocuk zeki değilmi ? çift dikiş yok
9-100 bolon araç, araç kullanmasa nasıl olurdu,içten bir özür dilese,yada daha sade bir yol bulsa,okula kadar gidip,tüm öğrencilerin gözü önünde yapmasa

yazmış olduğunuz tüm veriler klinik deneyler sonucu test edilip onaylansa bile ,tüm yurt içi yurt dışı araştırmaları bunun doğruluğuna işaret etseler de yine de değişmeyecek insanların yargıları...tıpkı benim timurun hakkındaki yargılarımın değişmeyeceği gibi...ama benim diğerlerinden bir farkım var...ben şuana kadar tanıdığım timurun da en nihayetinde bir insan olduğunu ve elbette hata yapma olasılığını da kabul edip zaman içersinde gelişecek duruma göre bu kararımı yeniden gözden geçirmeyi düşünürken
sinana yazılacak en ufak olumsuz sahnede hemen karakter değil senaristler suçlanacak...sinan aklanmaya çalışılacak.ve ama sonra da timuru sevenler bunu yapmakla itham edilecek.

sinan yapmaz böyle bir şey ama timur yapar...sinan yapınca senariste atılan suç timur yanlış yapınca tamamen timur karakterine aittir.nasıl bir mantık ki bu.?.adam zaten doğarak yapmış en büyük hatayı...neden doğmuş ki...hem çirkin...hem ruh hastası hem sapık hem bilmem ne bilmem neee.
benim aklım bunu gerçekten almıyor. o kadar komik geliyor ki üstelik...

uzun bir zamandır bu siteye üyeyim ,izleyipte forumuna girdiğim çok dizi yok.ama bazen izlemediğim dizilerin bile sayfasına girerim ,sırf daha önceden tanıdığım arkadaşların yorumlarından mahrum kalmamak için.yaşı kaç olursa olsun yorumlarını büyük bir keyifle ve hayranlıkla takip ettiğim pek çok kişi var burada.onlardan öyle şeyler öğreniyorum ki bazen...hayretler içinde kalıyorum ve bu kadar küçük yaştaki bir insanın hem bilgisi hem de manevi dünyası ona gıpta etmeme neden oluyor...ben öyle çok fazla zeki biri değilim...izlediğim diziyi bile bazen öylesine izlerim...o karakteri sevmem hadi o gelince zapla bunu sevmem ıyyy yine mi bu çıktı amaannn ölemedi gitti hadi zapla derken bölüm geçer gider...bazen de sıkılırım birşey anlamam saçma gelir izlediğim sahne bana.ama sonra foruma girip bir kaç yorum okuduğumda bakarım ki hiçte öyle değilmiş işin aslı...meğersem ne kadar derinmiş anlatılanlar...bu tür forumlardan sonra izlediğime dikkat etmeyi ve bir şeyleri didiklemeyi öğrendim...ama buradaki dostların yaptığı gibi derin karakter analizleri yapamam ...öyle derin anlamlar çıkaramam ..öyle işi gırgıra alarak götürmeye çalışırım...hikaye elverdiği kadar.tartışmaları da severim ama saygı çizgisi aşılmadığı ve karşıdakine kendi düşüncelerin dikte edilmediği sürece.

timur ,bazı arkadaşlara itici geliyor ,çoğunlukla da yaşı ileri sürülerek mine gibi genç bir kıza hangi cüretle aşık olduğu sorgulanıyor...sanki yaşla aşık olmak arasında bir bağlantı bir kural varmış gibi.mineye karşı olan tavırları ve bakışları da fazlaca rahatsız ediyor aynı kişileri ve kendileri rahatsız olduğu için de kolayca sapık damgasını yapıştırıveriyorlar ...bana ,aşık bir adamın sevdiği kıza duyduğu aşkın ispatı olan o bakışlar bir başkasına sapıklık olarak geliyorsa yapılabilecek birşey yok.

fragmanı daha biraz önce izledim ve minenin evlendiğini öğrenen sinanın bakışlarından hiç hoşlanmadım .timurun evine bakarken ne vardı o bakışlarda? öfke...kıskançlık...nefret...iğrenme...ama en çok nefret...Allahın yarattığını küçümseyecek değilim ama seçme şansım olsa kimi seçeceğim belli olan bir durumda sinanı hiç beğenmediğimi daha önce de yazmıştım .bu seferki hoşnutsuzluğumun bununla hiç bir alakası yok ama ,gerçekten ...tamamen o anki yüz şekliyle alakalı...öfke ve hırstan kararmış bir halde sinan...ben de rahatlıkla söyleyebilirim ki sinan ilerde çok pis işlerin adamı olabilir...kendinden beklenmeyecek şeyler yapabilecek bir sinan izlersem şaşırmam kendi adıma.

haa...birileri müdahale etmeden hemen yazayım ki o kararan yüz ifadesi timurda da oluyor bazen...öfkeden deliye döndüğünde...tıpkı bende de olduğu gibi...insanız işte...yok birbirimizden farkımız...bir kaç detay dışında...

ve bir de erdal meselesi vardı değil mi ?

bebeği ilk duyduğunda babasından bile fazla deliren ,harmandalıgillerden eli boş dönerken arabada babaya ver gazı ver gazı yapan erdal...mineye okulun kapısında herkesin gözü önünde tokadı çakan erdal...sevgilisinin annesi olayı duyup ayrılmalarına neden olduğu için...

şimdi doğmamış yeğenini sevmeye doyamıyor ya beni bir merak daha alıyor...acaba diyorum ,timur mine ile evlenmeyecek olsaydı erdal yine bu kadar sevecek miydi o bebeği...abicim abicim diye saracak mıydı mineyi ? cevabının evet olmasını çok istediğim bir soru bu....ama pek sanmıyorum.elbette ki yeğenini doğduğu zaman çok sevecek.yeğen sevgisi çok başka birşey...anneliği bilmiyorum ama hala olmak da teyze olmak da müthiş güzel duygular...yorucu ama muhteşem ...rabbim herkese nasip etsin inşallah...
ama yine de mineyi bu kadar çabuk affetmeyecekti diye düşünüyorum.

moonbeam
03-11-11, 04:25
Ele güne karşı namusunu temizlemiş görünebilmek için kızını evlendiren Turan, hiç de mutlu değildir. Timur’la yüz yüze gelmeye bile dayanacak hali yoktur. Derdini açacak, içini dökecek birine ihtiyaç duyar. Ve kendini Sabahat’in yanında bulur.

timur ne yaptı bir anlasam adam sadece yardım etmek istedi yahu.. sanki kıza bütün acıyı çektiren oymuş gibi.. hiç yoktan kendini olaya dahil eden timur hala suçlu olan yine timur.. valla timur forumdan çektiği kadar dizide de çekecek sanırım .. üzülüyorum valla onun için bile bile bu yükü üzerine aldı diye..

Ben bu Turan'ı anlamıyorum, anlayamayacağım. Ne yani şimdi bu adam Timur gece kızıyla yattı mı sanıyor????http://www.dizinindibi.net/forum/images/smilies/bilmiyorum.gif Öyle olsa bile bunu bile bile zorla evlendirmedi mi kızını? Bence Timur'un değil kızının yüzüne bakamaması lazım. Hem de onu tasvip etmediğinden değil ona karşı utancından. Bu adamın ar duygusu çok çarpık. Utanmaması gerekenden utanıp utanması gerekenden utanmıyor. Gitmiş şimdi de Sabahat'e içini dökmeye. Pes yani.
mineyle sinan, aşklarına tam gaz devam ederlerken mine hamile olduğunu öğrenip sinanla paylaşsa bu gerçeği sinan ne tepki verir ? ileride bebekleri olmasını istediğini biliyoruz ...ama o ileride acaba ne kadar ileri bir zaman dilimine tekabül ediyor ? 5-10-15 ????

sonra aileler öğreniyor durumu ,harmandalıgiller onaylıyor kadırgalı ayseli gelin almayı...turandayımgiller zaten dünden hevesli olacaktırlar..bulmuşlar yağlı kapı...'' alllaahhh '' der başka da bir şey demez esmahanhanım teyzem...emine ,zararı sadece kendine rüyalarıyla /hayalleriyle yaşar gider
sevdiğini kardeşine kaptırma tehlikesi olmadan ...erdal , zengin eniştesinin tanıdıkları sayesinde hollywood da bile yönetmenlik yapacak konuma gelir...ohhh ne güzel onlar mutlu biz mutlu...

peki ya sonra...zaman akıp geçtikce ,mine ve bebek için ,planladıklarını yapmayı sürekli ertelemek zorunda kalan sinan ne kadar dayanabilecek kendinden önce mineyi ve bebeği düşünmeye...öyle ya biliyoruz ki bu çocuk delikanlı adını hakedecek kadar kanı deli akan bir genç...paraşütle bir helikopterden de atlayabilir en sarp kayalıkların yamacından da...adrenaline alışkın insanlar için zordur bunlardan vazgeçmek...vazgeçse bile sevdiği için herşeyden ilerde bir gün bu yüzden sevdiğine hep senin yüzünden hayallerimden vazgeçtim deme ihtimali oldukça yüksektir benim için...ve herhalde bir kadını bundan daha fazla yaralayamaz hiç bir şey. en çok kendisi bedel ödemişken üstelik...en çok o yıpranmışsa yaşanan olaylarda.

Al Yazmalım bu dediklerini çok güzel anlatıyor işte. Aşk adı altında düşüncesizce davranan iki çocuk hamilelik yüzünden başka türlü birbirlerini kabul etmeyecek aileler tarafından evlendiriliyor. Oğlan baba parasına muhtaç. Ayrı bir evleri bile yok. Anası her daim kıza hamile olmasan oğlum seninle evlenmezdi diyor... Oğlan bu beklenmedik evlilik yüzünden hayallerinden vazgeçmemekte ısrarlı ama kızın umduğu evlilik de bu değil. Aşk var mı var ama nereye kadar götürecek bu ikisini dersiniz? Şu an Mine ve Sinan evlenseydiyi çok güzel anlatıyor bence bu dizi.

Bir de Sinan'ın eğitimi var bulurdu iş çalışırdı deniyor. Daha masterı yok. Memleket diplomalı işsiz dolu. Amerika'da master bedava yapılmıyor, bir ton para, hiç burslu falan yapacağını da duymadık, yani havada bulut Sinan bunu unut durumu bu konuda. Haydi lisansıyla buldu bir iş diyelim. Türkiye'deki maaşlarla yaşayabileceği bir hayat Sinan gibi arabası ev fiyatında birini ne kadar mutlu edecek? İşkembeden atmak kolay, yaşımız küçük diye bizi küçümsüyorsunuz demek kolay da bizim de bir bildiğimiz var herhalde. Master da yaptık, iş de aradık, ev de geçindirdik de konuşuyoruz...

anlatmak istediklerimi öyle güzel anlatmışsın ki,sinan mine helikopter sahnesi,ne cool çocuk dedirtiyor insana,ama o sahne bile pahalı,o sahne gücü temsil ediyor,ben herşeye sahibimi temsil ediyor,mine değil aslı olsun hadi fatma olsun,yok yok ayşe olsun ne farkeder,minenin yerinde hangi lise 2 ye giden ayşe fatma olsa, etkilenmez,sana güç gösteriyor,varmı daha ötesi,
yoksa söylemişsin ne farkeder ''sonuna kadar,sonsuza kadar''

Benim o balondu, helikopterdi sahnelerinde gördüğüm şu: Hoş ama boş jestler. Belki hiç unutulmayacak bir anı. Ama karşılığında Timur'un yaptıklarına bakalım: bütün gün teyzesini görmeye çırpınmış kızı teyzesiyle görüştürmek, babasının öldürmeye çalıştığı bebek için bir alternatif sunmak. Belki romantik değil, pratik ama çok daha önemli ve etkili jestler... Aslında birinin hayatın gerçekleriyle henüz yüzleşmemiş gençleri, diğerinin de bu zorlukları yaşamış kişileri etkilemesi çok normal.

Dipnot: Yaşımı nerden biliyorsunuz tarzı sorular gördüm, forumu yakından takip edenler için çok kolay bu. Şu yaştayım, lisedeyim, okula gidicem, yaşım Mine'ye yakın vs yazılıyor mesajlarda... Hepsi arşivlerde duruyor...

therebajas
03-11-11, 07:52
Timur'un yaptiklari iyi hos ama sorun ve anahtar sorun su ki Mine Sinani seviyor.
Timur ona asik olmus ne yazar?
Burda Sinan - Timur kavgasi yanip tutusmus ama kimse Minenin duygularini düsünmüyor.

laylaylomm
03-11-11, 09:18
Bahar61'cim, bir yorumunda yorumlarını takip ettiğim birkaç arkadaşım beni foruma çeker diye yazmışsın hislerime tercüman oldun. Bu foruma beni Bülent İnal sevgim ve sizler çekiyorsunuz. Özellikle birkaç gündür Arzu'nun sayfaya yapılan uyarılar dolayısıyla yazmaması beni üzüyor. Arzu'cum lütfen sayfaya gel. Sayfada öyle yorumları okuyorumki senin yorumunda ağır olan birşey olmadığını düşünüyorum. O uyarıların da sana ya da bana geldiğini düşünmüyorum.

lpchester'cım, hesaplamana çok güldüm, yazarken de gülüyorum. Bundan sonra başka hesaplamalar da yapabiliriz. Bir yorumda Timur'un yaşı için 45 yazılmış, adamın yaşı yükseltilmiş. Bunun yerine Mine'nin yaşıyla Merve'nin yaşını aynı söylemeyi yaşıtlar demeyi teklif ediyorum. :)

Matraka, Zambak, Moonbeam, selverr, büşra, tülay gibi yorumlarını okumaktan büyük keyif aldığım, benim söylemek istediğimi yazmışlar diye okurken söylediğim arkadaşlar da var. Bazı arkadaşların ince detaylı yorumları çok hoş, hiçbir şey kaçırmamışlar.

Fragmanı izledim. Emine kendini iyice Mine yerine koymuş. Sonunda da Timur'a hamileyim, benimle evlen derse şaşırmayacağım.
Merve, Mine'ye çektirmeye başlamış. Bu sahneleri büyük merakla bekliyorum. Mine, Merve'ye ne zaman patlayacak merak ediyorum. Mine de ailenin en küçüğü olarak daha serbest hareket ediyordu. Merve'ye karşı uzun süre alttan alabileceğini sanmıyorum.
Timur, yüzüğü parmağına takmış. Ama bence aldığı yüzükler elinde kalacak, Mine onları takmayacak.
Geçen bölümün sonunda olduğu gibi Emine nasıl bir çırpıda Timur'a olayları anlattığı gibi bu bölümün sonunda da Sinan'ın Timurla konuşabileceğini düşünüyorum. Bence ikisinin de konuşması gereken kişi Mine. Emine yanlış kişiyle konuştu, Sinan da aynı yanlışı yapmasın.

büsra003
03-11-11, 09:28
Bahar61'cim, bir yorumunda yorumlarını takip ettiğim birkaç arkadaşım beni foruma çeker diye yazmışsın hislerime tercüman oldun. Bu foruma beni Bülent İnal sevgim ve sizler çekiyorsunuz. Özellikle birkaç gündür Arzu'nun sayfaya yapılan uyarılar dolayısıyla yazmaması beni üzüyor. Arzu'cum lütfen sayfaya gel. Sayfada öyle yorumları okuyorumki senin yorumunda ağır olan birşey olmadığını düşünüyorum. O uyarıların da sana ya da bana geldiğini düşünmüyorum.

lpchester'cım, hesaplamana çok güldüm, yazarken de gülüyorum. Bundan sonra başka hesaplamalar da yapabiliriz. Bir yorumda Timur'un yaşı için 45 yazılmış, adamın yaşı yükseltilmiş. Bunun yerine Mine'nin yaşıyla Merve'nin yaşını aynı söylemeyi yaşıtlar demeyi teklif ediyorum. :)

Matraka, Zambak, Moonbeam, selverr, büşra, tülay gibi yorumlarını okumaktan büyük keyif aldığım, benim söylemek istediğimi yazmışlar diye okurken söylediğim arkadaşlar da var. Bazı arkadaşların ince detaylı yorumları çok hoş, hiçbir şey kaçırmamışlar.

Fragmanı izledim. Emine kendini iyice Mine yerine koymuş. Sonunda da Timur'a hamileyim, benimle evlen derse şaşırmayacağım.
Merve, Mine'ye çektirmeye başlamış. Bu sahneleri büyük merakla bekliyorum. Mine, Merve'ye ne zaman patlayacak merak ediyorum. Mine de ailenin en küçüğü olarak daha serbest hareket ediyordu. Merve'ye karşı uzun süre alttan alabileceğini sanmıyorum.
Timur, yüzüğü parmağına takmış. Ama bence aldığı yüzükler elinde kalacak, Mine onları takmayacak.
Geçen bölümün sonunda olduğu gibi Emine nasıl bir çırpıda Timur'a olayları anlattığı gibi bu bölümün sonunda da Sinan'ın Timurla konuşabileceğini düşünüyorum. Bence ikisinin de konuşması gereken kişi Mine. Emine yanlış kişiyle konuştu, Sinan da aynı yanlışı yapmasın.

oy oy oy laylaylomcum gelmiş.....hoş geldin ablacımmmm:img-in_lo

evet arzu abla seni sayfaya şiddetle çağırıyoruz...:happy0064

bende senin yorumlarını zevkle okuyorum..iyiki yazıyorsun:love01:

bencede mine yüzükleri takmayacak gibi..timur yüzükleri verir..mine ilk başta takmaz.yüzükleri odasının çekmesine koyar sonra kendi isteğiyle yüzükleri takar...timur yüzükleri görür ve içten içe sevinir..tabi bu biraz zaman alabilir..

Bülent Nerede ben(biz) orada.....:img-blush

serra
03-11-11, 09:53
büsra003;
Bülent Nerede ben(biz) orada.....:img-blush


:) şu söz bile timur karakterinin neden bu denli savunulduğunu gösteriyor.O ne yapsa makbul çünkü o Bülent İnal:img-hyste

Bu başlığının adı Bir çocuk sevdim(made ın bülent inal olsun )

Böyle yorumlara girmek istemiyorum ama , bir yerdede sessiz kalamıyorum.

Sevgili matraka, sinan için tüm olumsuzlukları sıra sıra sıralamışsın.2 sene sevgilisinden ayrı kalması, baba parası yemesi vs vs....

Ön yargılı yorumlar, yani çocuğun babası zengin ise arabası var ise suçu ne.Ne diyecekti, baba ben senin paranı kullanamam, arabanı hiç alamam, otobüsüle gidip gelicem her yere:img-hyste mi diyecekti.

Genç bir delikanlının, sevgilisinin oturduğu semte gelmesinin neresi kabahat.
Gayet normal bir davranış.Kız arkadaşını almaya geliyor, kızın durmunu o an için akıl edemiyor olabilir.

Peki timurun , kızın okulunun önüne gidip beklemesine neden birşey yazmıyorsunuz.Timur akıl edicek yaşta neticedede boyu kadar kızı var.

Timur kendi parasını, durumunu kullanmıyormu.
Sinan yaşına uygun uçarı bir hareket yaptı.Helikopter kiralayıp sevgilisine süpriz yaptı.Parası olan yapabilir, imkanlar mevcutken neden kullanılmasın.Siz olsanız yapmazmıyıdınız.He belki helikopter değilde bir yat bile kiralayabilirdiniz.Neticede aşıksınız.

Timur parasını kullanmadımı, o gösterişli nikah, kıza yeniden lüks bir oda düzenlemesi, bebek için herşeyi düşünmesi,ki ki daha çokda kullanacaktır.

Ben şimdiye kadar, sizin anlattığınız bir sinan izlemedim.Bundan sonra ne olur bilemem.Olurda yanlış bir hareketi olur gelir burda eleştiririm.Öyle timuru savunanlar gibi gözü kara savunmam.

laylaylomm
03-11-11, 10:09
serra, bu sayfaya ilk yazdığımız andan itibaren açık ve net bir şekilde sayfada bulunuş amacımızın Bülent İnal'ın oynadığı karektere nasıl hayat vereceğini izlemek ve yorumlamak olduğunu söyledik. Timur ne yapsa makbul demedik, Bülent İnal bizim için makbul dedik. Kötüyü da oynasa izleyeceğiz, iyi karekteri oynasa da izleyeceğiz ve yorumlayacağız. Timurseverlerin bu sayfada Timur'un eleştirme yazılarını da okudum.

Büşra'cım, Mine yüzüklerini çekmecesine bile koymaz diye düşünüyorum. O yüzükler Timur'un elinde kalacak gibi, bir yüzüklere, bir kapanan kapıya bakacaktır. :)
Özette Turan, Timurla konuşamıyor. Bu yüzden de Sabahat'a yaklaşıyor gibi bir cümle vardı. Turan'ın yaşayacağı aşkın gerekçesi bu olamaz. Sıkıntılarını eşiyle paylaşsın.

büsra003
03-11-11, 10:10
:) şu söz bile timur karakterinin neden bu denli savunulduğunu gösteriyor.O ne yapsa makbul çünkü o Bülent İnal:img-hyste

Bu başlığının adı Bir çocuk sevdim(made ın bülent inal olsun )

Böyle yorumlara girmek istemiyorum ama , bir yerdede sessiz kalamıyorum.

illaki muhalefet olma durumu var nedense forumda ama olsun napalım artık...bunu bizzat size söylemiyorum..genel anlamda..

timuru savunuyorum evet...savunulacak bi tarafı olduğu için savunuyorum...hala bunun sorgulaması yapılıyor nedense????????????????

ben ve arkadaşlarım bülent inalını projelerini takip ettiik ve forumlarında hep bulunduk....bunda anlaşılmayacak ne var anlamıyorum....ve ayrıca timurun her yaptığını onayladığımız görülmedi değil mi????begüm sahnesi örneğin..

serra
03-11-11, 10:15
Her oyuncunun bir fanı vardır.Bu yanlış değil ama ben burda bülent inalı sevenlerin timur karakterini eleştirdiğini görmedim, dediğiniz gibi var ise bile çok az olduğundan arada kaynayıp gitmiştir.

Valla bu savunma öyle bir hal aldıki, kızın hayatının mihenk taşı olan bir sırrı saklaması ve kıza söylememesi bile savunuluyor.Ben daha ne diyim:img-beee:

aylin_a.r.ş
03-11-11, 11:01
bakın tekrar ediyorum
1-askere giderken sevdiği kızı arkasında bırakanlar var doğrudur,ama %80 ailenin haberi vardır,ya nişanlıdır,ya sözlüdür,ya evlidir,ya aileler durumu biliyorlardır
2-babasının sunmadığı hiçbir gerçeği yaşayamaz sinan,babası bu evliliğe karşımıdır,karşıdır,o zaman sorun yok,babası sinan a hiçbir iş verdirmeyebilirmi evet bunu yapabilir
3-aşık oldukları zaman bana göre kendi fikrimdir,kendi geleceğim diye birşey kalmaz,aşık olduktan sonra kendi gerçeğimin adı biz olur
4-master; parası ve gücü olanların harcı olabiliyor
5-elindeki imkanlar mine ile olmayacakki,unuttunuzmu aile buna karşı
6-o kadar rahat sevdiği kızın babasına hakaret ettiki bununla yetinmedi az geldi,üstüne, bir de küstü, sizin için bir şey ifade etmesi gerekmiyor benim için yeterli
7-erkekler doğası gereği yapar bunu,minenin hafif arızalı abisi bunu düşünebiliyor ne hikmetse
8-turan için düşündükleri kendince nasıl haklı olabiliyor,yahu sevdiği kıza babası hakaret etmedimi sinanın,o konumda sevdiğini korumaya çalışan sinan,mine durumunu neden düşünemez,eee çocuk zeki değilmi ? çift dikiş yok
9-100 bolon araç, araç kullanmasa nasıl olurdu,içten bir özür dilese,yada daha sade bir yol bulsa,okula kadar gidip,tüm öğrencilerin gözü önünde yapmasa,yani show yapmasa 100 balonla okula gelmesi,helikopter sahnesi,sinan bunları niye yapıyor,babasının hayrı içinmi,
10-sinanın bütün hayallarinde güç olduğunu söyledim,sinan bütün hayallerini mine üstüne kurmuşsa,anlattığı hayallerin birinde tarihe geçicekti bizim aşık sinan,ama yanında mine yok!çocuk zeki ama farkında değil aşık olmak zaten başlı başına bir olay

1- % 20 lik haberi olmayan kesim de var..Ve bu durum askerlik de değil evet..Ama gelecek sonuçta değil mi?? Sinan Mine ile hayallerini erteleyip gitmeyecekti sonuçta.. Çünkü yakın zaman içerisinde (2 yıl) evlenmek gibi bir planları yok.. 2 yıl içinde kız 19 olacaktı sonuçta..Tabi + bir olay olmadığı süreceydi bu..Ve o yüzden gitmesinde hiçbir sakınca göremiyorum
2-İşte buna güldüm gerçekten..Yok iş imkanlarını elinden alır yok bilmem ne..Bu bizim dizifilmlerimizde başvurduğumuz saçma yok..Ne kadar nüfuslu olursan ol bütün şirketler,bütün iş verenler senin tek sözünle birine iş vermemeyi kabul etmez..Herkesin çıkarları vardır.Ama Harmangil ailesi de Sinan'ın başvuracağı herkesin çıkarlarının temelinde değildir..Ondan büyükler veya küçükler de vardır..Ben bu olayın gerçekte varlığına hiçbir zaman inanmadım..İnsan bir şekilde bulur yol..Bunu Sinan için diyorsunuz ki daha öğrenci..Erdal bile babasının verdiklerinden öteye gidemiyor ve Sinan'dan yaşça çok da büük..Eleine ekmek alması gereken yaşta..İş bile bulmak için uğraşmıyordu kız arkadaşının annesinin zorlaması olmasa..Hani aynı dizide bu örnekler de var hatırlatmak istedim:img-wink:
3-Sinan Mine'den habersiz gitmiyor ama hiçbir yere..Unuttuğumuz nokta bu..Mine onun gitmesini -istemiyor olabilir- kabul ediyor.. Yani Mine'nin fikirlerini saymama ,biz olmuşluktan çıkmış bir durum yok ortada.
4-Belki olabilir..Ama sanmıyorum ki büyük üniversitelerin sadece paran var ama başarısızsan bile alırlar..Yani çevremde bu işlere adım atmış birçok kişi var..Ve para ile değil de başarıları ile oradalar.
5-Aile karşı olsa ne yazar..Mine&Sinan aç ve açıkta mı kalacaktı yani..Böyle birşey olmazdı biliyorsunuz..Her şekilde bir yollarını bulurlardı geçinrlerdi..He şimdi yaptıklarını ilk zaman yapmazdı belki sinan..Yapamazdı..Ama çok zaman geçmeden kendi parasıyla da yaptıklarının bir kısmını yapmaya başlayabilirdi..Ve bunları yapamayacak olması neyi değiştiriyor..Zaten Mine ile olmuş olsa kendi isteğiyle olacaktı bu.Ve Sinan istediği şeylerin getirisini de taşıyabilecek bir karakter
6-''Saçma sapan'' ifadesini kullandı..Ben bunun yanlış olduğunu zaten söylüyorum.. Ama bunları söylerken tekrar dikkatli izlerseniz eğer Mine'den ayrılmasının 3.bir kişi yüzünden olmasına sinirleniyor Sinan..Kendince haklı düşünüyor kendini demem bundandır..Ve nasıl küstü?.Gayet de pişman oldu özür diledi yani
7-Erdal'ı da gördük..Annesine yakalandığı sahne vs.O da sürekli annesine kızmıyor muydu funda'nın..Seninle görüşemiyoruz edemiyoruz diye..Ben bundan bahsediyorum
8-Beraberliklerindeki hatadan bahsediyorsanız burada zaten defalarca bunun hata olduğunu söyleyen bir insanım..Zaten sinan'a kızılacak birkaç şeyden biridir bu da.. Ve benim hep söylediğim..Sinan'a kızılır ama bunun için aşkı sorglanamaz..
9-100 balonla gelmeseydi kuru bir özür dileseydi de Mine mutlu olurdu onu affederdi..Ama balonları orada camda görünce Mine gülümsemedi mi.''benim için uğraşmış'' diye düşündü sonuçta..Ve bunu kullanması neden yanlış olsun.. Helikopter sahnesinde ne var onu da çözemedim..Yine Mine'yi mutlu etti.. Babasının hayrına yapmıyor evet Mine'yi hayatına dahil etmek için ve onu mutlu etmek için yapıyor Sinan bunları
10-Sinan Mine'nin geleceğinde hep olacaktı ki..Kurdukları hayallerde nasıl yok..Evlilik hayali kurmadılar mı..Çocuk hayali kurmadılar mı ..Bunlar nasıl atlanılıyor anlayamıyorum..

sude9
03-11-11, 11:30
ama gerçekten merak ediyorum ,eğer timur bu şartı kabul etmeseydi mine ne yapacaktı ,kimden yardım isteyecekti.? teyzesine mi sığınacaktı yoksa sımsıkı sarıldığı bebeğinden mi vazgeçecekti ?
.

bebekten vazgeçmezdi sanıyorum..zaten baba çıksın evimden diye yol göstermiş o da teyzesine sığınmış idi..teyze de bakarız büyütürüz diye sürekli söylüyordu..hoş teyzenin hapishane günleri hikayeyi bir noktaya getirme konusunda ortaya atılmış içi boş bir hadise..

aslında hala teyzeyi tercih edebilir mine..edebilirdi daha doğrusu..buna engel bir durum yoktu..baba ile zaten durum aynı..doz şiddetinde düşüş olsa da hala konuşulmuyor hala yüze bakılmıyo vs..babam benim yüüzme bakmadan yaşayamam diyen mine öyle de olsa böyle de olsa canı da yansa yaşayabiliyor..bunca süre yaşanılıyor ise aynı acılar ile bundan sonra da yaşanılabilirdi..zaman herşeyin ilacı ya..3 ayı aşkın zamanda dozu azalan ve ilk zamanlara nazaran daha bi normalleşen aile iliişkileri ilerleeyn zaman ile birlikte daha makul seviyelere gelebilirdi...hem insanoğlunun her isteğine istediği biçimde istediği anda sahip olabilmesi gibi bir durumun söz konusu olduğu da nerden çıkarılmış..evet zor olurdu,acı olurdu..ama zaten 3 ayı aşkındır yaşananlarda pek kolay değildi..demek ki ölüyorum demek ile insan ölmüyor..

baba ile arasını düzeltmeyi istiyor..kaybettikleri var..içinde bulunduğu şartlarda hiç değilse kaybettiklerinden bazılarını tekrar kazanma umudu var..daha doğrusu bu umudun gerçekleşme zamanını öne alacak,işleri diğer tercihe nazaran daah çabuk yola koyacak bir seçeneği var..ama timur ile olan evlilik ona böyle bir garanti vermiyor..kaldı ki babasından buna yönelik bir imada yok..

bir seçeneği diğer seçeneğe tercih ediyor olması mine'ye hiç bir artı ve eksi bakış açısını getirmez..zorunda kalmışlık etiketini mine'nin üzerinden çıkartıp atar sadece:img-wink:

sude9
03-11-11, 11:59
Merhabalar...
Öncelikle Timur ve Sinan mukayesinin her zaman devam edeceği bir gerçek...
Ancak onları tanıdıkça durumların izleyiciler tarafından eşitlenmesi veya ayar kavgasında olacağı da bir gerçek....


Yaş 37...Yolun yarısını 2 dirhem geçe...:img-hyste
3x7=21....3+7=10.....21-7=14.(Al sana Merve)...
10+7=17..(al sana Mine.):img-hyste
Bu yaş meselesini nereye çekersen çek püskevit hesabı gibi uzar gider...:calis:img-hyste

bacım bizde niye yok..bacım bize de alsana..diye çok pis isyan edesim geliyor:img-hyste




Timur kim?

enteresan bir adam


-Araba galericisi...Bir kızı olan baba...(Gladyatör'deki Maksimus gibi oldu ama:img-hyste)Neden ve sonuçları bazen iki küçük zara mal edebilen kendince garip oyunlar oynayan biri...


baba olmak ve galerici olmak enteresanlığını giderememiş işte...:img-hyste

o zarlarda zannediyorum ki yaş mevzusu gibi yaş oldu..:865323



Şimdi ise bir teklif yaptı...
3 gün zaman diliminde aldığı cevaba 3 ay eklenerek bazı adli işlemlerin geçmesini bekledi...


3 gün dedi..güya şart, koşul koydu..iradesini bastı mühür gibi..ama o mühür niye silindi..ya da silikleşti..

gel gitler ile cevap alma süresi vardı...ve çekip giden konuşalım diyen mine'nin arkasından tıpış tıpış giden..bi hoooppp bile demedi yahu en cılız halinden

teyzem olmazsa çıkmama abi versiyonlu şarkı dinledi..gitti geldi..gitti geldi..en son acele eden görüntüde yağlı boya resmi verdi..osman'ın ne çok isterdim bu resmi yorumlamasını.:img-hyste.ben hiç bi şi anlamadım ondan şeettim ama bildiğim bi şey var o da hiç sevmedim bu hali..

özette söz geçiremeyeceğinde mi ,kolay olmayacağının idrakinden mi ne bahsetmiş..eee günaydın yani timur..bilinmez değildi ki..ne yani şimdi bu



Jetle birlikte eve gelen ve Mine'ye dair hayaller gören ve onu özleyen birini ülke toprakları sınırları içerisinde görmek güzel fakat kazadan önceki durumuna isyankar izleyici olarak nerde bu teknoloji demek istiyorum...:img-beee:
mutabıkız bacım

Ben hala Sinan'ın birşey yapıp Mine'ye ulaşabileceğini ve bunun için zaman harcamadığını düşünüyorum...

ben ise madem onca yol geldim bari bir kaç gün burda vakit geçireyim düşüncesinde olduğunu

hotumdu,serumdu,hastahaneydi vs..katakullici amcanın artık düşündüğüm kadar katakullici olmadığını düşünüyorum..niye ki:)


Dar alanda kısa paslaşmalar nezlinde Sinan'ın kapı önü oturumunu merakla beklemekteyiz...

iyileşecek ondan sonra muhtemelen..bu haliyle o kapıdan içeri girmesi pek olası görünmüyor...

zambak 3
03-11-11, 12:05
Şu an için Mine ve Sinanın birbirlerine deli gibi aşık olmaları ilerisi adına da birbirleri için en iyi çift olduklarını göstermez , hani deniyor ya görüp görebileceğimiz en mükemmel çift diye......

Hani büyükler der ya yeni evlenecek gençlere öğüt baabında .....Aynı eve girmeden yaşayıp bilemezsin......

Yaş hususu ise o kadar göreceli ki , kime göre hangi şartlara göre hangi aralığa göre yaş , bunun kıstası ne ?
Sırf yaşı uygun olunca sorunlar hallediliyor olsa oh ne ala ....Herkes bulur akranını yaşar gider....
Hepimizin olmuştur üniversiteden sınıf arkadaşlarının birbiri ile evlendiği.....Her ayrılık haberlerini aldığımda içim cız ediyor.....Hatta bir tanesi hiç unutmuyorum saatlerce karın altında nasıl kartopu oynadıklarını günlerce anlatmıştı....O anlar onun için o kadar romantik tadına doyulmaz sahnelerdi ki....
Ama aynı arkadaşıma şimdi sorsanız o romantikliğini yana yakıla anlattığı eski eşi için hiç de hoş tabirler kullanmıyacaktır....
Bu sadece konu ile ilgili bir örneklendirme , bu forumda birçok kişinin buna dair hikayesi vardır...
Ama illahi böyle mi olacaktır çok severek evlenip halan da aynı anlayış içinde evliliğini yürütenler de var muhakkak..

Ama burada asıl söylenmek istenen bu tabiat harikası yerlerde yaşanan Mine _Sinan aşkının hayat karşısında daha sınav vermediğidir....
Sorumsuzca sunulan , kısıtlı zamanlarda gezilen , yağmurlar altında birbirlerine aşk sözcükleri söylenen bir hayatı herkesler sever.....
Böylesi bir hayattan hele ki lise çağındaki bir kız etkilenmez olur mu ?
Herkesler 10 etkileniyorsa o 100 etkilenir , bu da çok tabidir...

Yaş ilişkilerin yürümesi adına başlıbaşına kriter olsa idi , şu an mahkeme önleri bu kadar severek evlenmiş hem de birbirlerine yaşça da pek münasip çiftlerin boşanma davaları ile yığılı olmazdı...
Evliliği yürütme noktasında esas belirgin olan şey karakterdir...

O karakterin değişik yaşam koşullarında verdiği tepkiler , dayanma gücü , hayat şartlarının eşine olan sevgisisini ne kadar yıpratmasına müsade edip etmediğidir.......
Aileler devreye girer , çocuklar olur , herkesin şartlarına göre karşı karşıya gelebileceği zorluklara dayanabilen , sinirlerine hakim olabilen , sevgisi ile güçlükleri törpüleyerek üstesinden gelen evlilik sınavından geçer , yapamıyan da maalesef bu sınavda sınıfta kalır.....Hatta çoğunlukla öyle olur ki sizin tek taraflı yaptığınız fedakarlıklar da işe yaramaz bu fedakarlıkların karşılıklı olması icap eder....

İşte bu sebeple diyorum ki ; ben tabiat doğa harikası olan bu yerlerde geçirilen zaman dilimlerine bakarak , görüp göreceğim en uygun çift bunlar diyemem.....
Bu duyguların ileride değişmeyeceğine kani olamam....Güzel bir çift desem bile en mükemmeli diyemem , böylesi bir aşk varken siz nasıl etkilenmiyorsunuz diyemem....

Bu aşk bu diziye damgasını vurdu demem için Sinan ve Minenin yaşam sınavından geçmeleri gerekir...
Bilirm ki bu yaşlarda edinilen fikirler çok daha çabuk yerini başka fikirlere hayecanlara bırakabilir......İnsan bir yıl önceki aklını bile beğenmezken iddia edebilir miyim ki bu duygular yerini başka duygulara bırakamaz ...

Sinanın , master durumunu da sorgularım...Hatta bir kaç kere daha yazdıydım eğer ki sevdiğimden ayrı kalmayı gözüm yemiyorsa bu master denilen şey Türkiyede de gayet iyi şartlrda yapılabilen bir şeydir ki İstanbulda da bu kadar nitelikli özel üniversite varken ....( hani kaliteli devlet üniversitelerini kazanmaya bitirme puanı yetmedi ise diye özel üniversiteden bahsettim yoksa hem devlet hem özel çok güzel fakülteler var artık bizim ülkemizde de )

Sinan illahi Türkiyede master yapacağım dese idi ne diyecakti baba , sen açıkta kalırsın oğlum bizim şirket ,patronun oğlu bile olsa ,sadece yurtdışı masterlerini mi kabul ediyor diyecekti.....
Hayır bu konuda illahi ananın babanın diretmesi söz konusu ise de şimdiden geçmiş olsun derim Sinan için daha ki babaya bu konuda bile söz geçiremiyorsa ileride Mine ile evlenmesi için ya ailen ya Mine konumuna getirtecektir kendi durumunu...
Ben kendi adıma söyliyeyim liseyi bitirip üniversiteye başlıyacak Mine gibi güzel bir kızı uzun bir ayrılık sürecinde İstanbulda yalnız bırakmak istemezdim ........
Doluya koyardım almazdı boşa koyardım dolmazdı ama deli gibi aşkından ölüyorsam bırakıp da 2 yıllığına gidemezdim Amerikalara........ Söylemek istediğim Sinana özel bir durum ,hiç master yapmasa bile açıkta ortada kalacak bir çocuk değil , aile onu her halükarda işe de sokacak , kendi bünyelerimnde de gel çalış diyecek ya da bura olmazsa en iyi başka bir yer her zaman için bulunabilecek Sinana..

Diyebilirsiniz ki ,onların birbirine güven sorunları yok ki ......İtimatları olsa dahi Amerikadan bahsediyoruz , giden arkadaşlar bilir insan uzunca bir süre o yolculuktan sonra kendine bile gelemiyor , her aklına esildiğinde gelinip gidilecek bir mesafe değil , komşu şehirden gelmiyorsun....
Mine zaten gidemez oraya iş Sinana düşer gelip gitme faslı , yürütülmez mi bu ilişki yürütülür , yürüten de vardır ....
Ama bizim Sinan ^^ Bu gece ben de kal ^^ d,iye ısrar noktasında biri iken bütün iyiniyetimle gece gündüz benden ayrılma hep yanımda kal diye yorumluyorum olayı başka türlü yorumlarsam şık olmayacak ,
Böyle düşünen bir Sinan Mineyi burada böyle uzun süreyi kapsayan bir ayrılılıkla baş başa bırakmayı tercih etmemeliydi bana göre diyorum......

Çünkü olayımızda fakir bir ailenin Amerikada burs kazanmış ve bu vesile ile de masterini tamamlayacak bunun kendi hayatı için bir dönüm noktası olduğunu düşünen son fırsatı olarak gören bir oğlu yok , master yapmasa bile benim algıladığım zaten işi hazır şirketlerin başına geçmeye aday bir veliaht var...( ki Sinanın bu durumunu ise yargılamıyorum , babasının işlerini devralması kadar da doğal bir şey yok )......
Ama diyebilirsiniz ki idealist bir çocuk , en mükemmeli olsun diye uğraşıyor , tahsilin en iyisini yapmanın nesi suç , hiçkimseye gebe kalmadan öğrenimini neticelendirmek isteyecek şekilde de ideallere sahip ....

Ama burada da aklıma Mine ile yaşadığı vakitsiz gelen deneyimler geliyor.......Çok idealli diyebileceğimiz bir düşünce yapısı olan biri , yarınını bugününü ilmek ilmek hesap eden bir karakter bu kadar ileri noktalara götürmezdi işi , hele ki sevdiği kızla 2 yıllığına bir ayrılık süresi yaşayacağını bilirken sırf Mineyi korumak , yanında olmadığı zaman dilimlerinde onu bile bile ateşe atmamak için , olayların bu noktalara gelebileceği ihtimalinin yüzdesini bile önceden hesap eder bu ilişkiyi tatlı bir flört ötesine götürtmezdi diye düşünüyorum.....

Bu düşüncelerim tamamen kendimi bağlar , ben sadece kendi karakterimden yola çıkarak deli gibi onsuz yapamıyan birisi isem bu noktaları da atlamazdım diye düşündüğümden yazdım...

trueblue
03-11-11, 14:01
Forumda Sinancılar ve Timurcular arasındaki çekişme sürüyor. Benim yorumlarım daha çok Sinan'cı gibi görülebilir ama ben Timur hakkında diziden edindiğim izlenimlere göre yorum yazıyorum.

Timur karakteri bence Mine'yi mutlu etmek, ona yardım etmek değil onun hayatında var olabilmek ve onunla bir gelecek kurabilmek için her şeyi yapabilecek bir karakter şeklinde çizileceği yönünde tahminim.

Çoğu Timur'cu arkadaşlar'ın beklentisi onun Dudaktan Kalbe'nin Cemil'i olması yönünde. Ama karakterin verdiği ip uçları hiç o yönde değil. Bir çok kişi Cemil karakterinin Lamia'yı sevmediği sadece intikam için onun peşinden gezdiğini söyler ve düşünürken, ben hiç o fikirde olmadım. Cemil'in verdiği intiba o yönde değildi.

Timur karakteri çok belirli değil bir kapalı kutu gibi çizildi ama bana Timur'un verdiği intiba olumlu değil. Özetteki "kontrol altında tutma" terimi beni çok daha fazla karıncalandırdı.

9-10 bölümler ile Timur hakkında daha çok fikir edineceğiz diye düşünüyorum.

forgetmenot
03-11-11, 14:34
Timur karakteri çok belirli değil bir kapalı kutu gibi çizildi ama bana Timur'un verdiği intiba olumlu değil. Özetteki "kontrol altında tutma" terimi beni çok daha fazla karıncalandırdı.

9-10 bölümler ile Timur hakkında daha çok fikir edineceğiz diye düşünüyorum.
Eğer dizinin rating sorunu baş gösterirse veya işler düşünüldüğü kadar iyi gitmezse,daha önce benzer uç örnekler gördük onun için bence olamayacak durum değil,senaryoda çok radikal sapmalar olabilir.Mesela,hani Timur kapalı bir karakter ya,kontrol tutkusu çok kuvvetli,aniden çok kötü biri haline getirilebilir.Zaten kızı malum Mineye cehennemi dünyada yaşatmaya yeminli.O yüzden Timur'la ultra gıcık,burnu büyük,kaba,sevgisiz kızı Merve bir olup Mine'yi zehirleyebilirler.:D Kulağa fazla fantazi gibi gelebilir ama demek istediğim;'Bir Çocuk Sevdim', başladığından beri izlediği rota çokca kötücül,gayet kötümser,puslu,sisli bir hava.Dizide gülenler bile dudak ucuyla gülüyor,gözbebekleriyle değil.Bir tek geri dönüşlerde izlediğimiz Mine-Sinan birlikteliğindeki pırıltılar var.Dizi sonunda gerilim filmine dönebilir,Sinan intikam için Mine'nin bebeğini kaçırır vs.Neden olamaz mı??Aile-Ahlak-Namus-konularında fikir tartışmaları,düşünce farklılıkları nereye kadar?Yeterli rating alabilmek için malum Allah ne verdiyse girişebiliyorlar.Yalan mı?Başta A derken sonda Z diyen dizi olmadı mı?Bize neler yutturmaya çaılştılar ya da yuttuk di mi???

trueblue
03-11-11, 15:27
Eğer dizinin rating sorunu baş gösterirse veya işler düşünüldüğü kadar iyi gitmezse,daha önce benzer uç örnekler gördük onun için bence olamayacak durum değil,senaryoda çok radikal sapmalar olabilir.Mesela,hani Timur kapalı bir karakter ya,kontrol tutkusu çok kuvvetli,aniden çok kötü biri haline getirilebilir.Zaten kızı malum Mineye cehennemi dünyada yaşatmaya yeminli.O yüzden Timur'la ultra gıcık,burnu büyük,kaba,sevgisiz kızı Merve bir olup Mine'yi zehirleyebilirler. :D

Kulağa fazla fantazi gibi gelebilir ama demek istediğim;'Bir Çocuk Sevdim', başladığından beri izlediği rota çokca kötücül,gayet kötümser,puslu,sisli bir hava.Dizide gülenler bile dudak ucuyla gülüyor,gözbebekleriyle değil.Bir tek geri dönüşlerde izlediğimiz Mine-Sinan birlikteliğindeki pırıltılar var.Dizi sonunda gerilim filmine dönebilir,Sinan intikam için Mine'nin bebeğini kaçırır vs.Neden olamaz mı??

Aile-Ahlak-Namus-konularında fikir tartışmaları,düşünce farklılıkları nereye kadar?Yeterli rating alabilmek için malum Allah ne verdiyse girişebiliyorlar. Yalan mı? Başta A derken sonda Z diyen dizi olmadı mı?Bize neler yutturmaya çaılştılar ya da yuttuk di mi???




forgetmenot arkadaşım,

Dizilerde senaristler ne yazarsa olur. Ama dizilerin içine senarist geleceğe ilişkin bazı şeyler ekler. Bunlar sonradan anlam ifade ederler. Buna dişil senaryo denir.

Ben reyting kaygısı ile BÇS'nin senaryosunda değişiklik yapılacağını düşünmüyorum. Baştan senaristin kurguyu bu yönde kurduğunu düşünüyorum. Normalde kız birini sever o adam hayırsız çıka kızı zor durumda bırakır onu seven onu kollayan bir adam çıkar kızın yüzünü güldürür. Bu klasik aşk üçgeni dizisi yapıdır. Senarist bana kalırsa bu yapıyı ters yüz etmiş. Kızın biri onu seven sevgilisinden kötü kişilerce ayrılır. Bir kurtuluş diye evlendiği kişi ile daha büyük sorunlar yaşar ve sevdiği ile arasına kocası da girer tarzı bir senaryoya dönüştürüldüğünü düşünüyorum. Ne olacağını ilerleyen bölümlerde göreceğiz.

Mine evlendiği için Emine artık Sinan ile arasına giremez. Çatışma unsuru olabilecek tek kişi Timur kalıyor bu durumda. Burada çatışma Mine ile Sinan'ın bir araya gelememesidir. Dizinin sürmesi bu çatışmanın sürmesine bağlı bana kalırsa.

selin-ji
03-11-11, 15:43
bu gece kesin iyilik perisi uğramış yanına,çok iyimser gördüm seni,öyle olumlu yazılar yazıyorsunki,dizimizde evladına rağmen,tamirhanesini başkasına vermiş,bir baba yokmuş gibi,mine yi görünce oğluna kadırgalı bir kız diyen bir baba yokmuş gibi,


İşte bende ne diyorum her nekadar kadırgalı diye yargılasada ailesine yakıştırmasada kızda eksik görsede oğlu seviyo susmak zorunda..
ha şimdi diceksiniz e bu adam susmadı ki çocuğa yalan söyledi amerikaya gönderdi diye..
harmangilin zihniyeti bu kadar işte ne oldum değil ne olacağım kafasıyla gitmediği için sonrasınıda düşünemiyor!!
peki ya bundan sonra? Sinan babasına düşman olsa daha mı iyi ?
sinanla mine evlilik kıvamına gelselerdi sinan bir şekilde karşı çıkıp mineyi getirdi o eve . :img-wink:

Hani diyorum ki şöyle bir sahne olsa mine hayal ederken ; mahallede şenlik olsa balonlar falan sonra mine kendi odasında aynada kendi gelinliğine baksa o sırada kapı açılsa sinan gelse " hazırmısın hayatım?" dese :img-in_lo sonra bende adrenalin patlaması yaşasam :img-hyste
ay evet evet iyilik melekleri üstümde şuan :img-in_lo

zambak 3
03-11-11, 15:55
forgetmenot arkadaşım,

Dizilerde senaristler ne yazarsa olur. Ama dizilerin içine senarist geleceğe ilişkin bazı şeyler ekler. Bunlar sonradan anlam ifade ederler. Buna dişil senaryo denir.

Ben reyting kaygısı ile BÇS'nin senaryosunda değişiklik yapılacağını düşünmüyorum. Baştan senaristin kurguyu bu yönde kurduğunu düşünüyorum. Normalde kız birini sever o adam hayırsız çıka kızı zor durumda bırakır onu seven onu kollayan bir adam çıkar kızın yüzünü güldürür. Bu klasik aşk üçgeni dizisi yapıdır. Senarist bana kalırsa bu yapıyı ters yüz etmiş. Kızın biri onu seven sevgilisinden kötü kişilerce ayrılır. Bir kurtuluş diye evlendiği kişi ile daha büyük sorunlar yaşar ve sevdiği ile arasına kocası da girer tarzı bir senaryoya dönüştürüldüğünü düşünüyorum. Ne olacağını ilerleyen bölümlerde göreceğiz.

Mine evlendiği için Emine artık Sinan ile arasına giremez. Çatışma unsuru olabilecek tek kişi Timur kalıyor bu durumda. Burada çatışma Mine ile Sinan'ın bir araya gelememesidir. Dizinin sürmesi bu çatışmanın sürmesine bağlı bana kalırsa.
Kızn sevdiği oğlan hayırsız çıkar bir erkek gelir kızın hayatını kurtarır bu klasik bir aşk üçgenidr demişsiniz de , öbür betimlediğiniz senaryo da aynı oranda görülmüş izlenmiş klasikleşmiştir o zaman......

Kızla oğlan birbirine aşıktır , üçüncü şahıslar onları ayırır sonunda gene kavuşurlar birbirlerine , bunun nesi orjinaldir , ben de bunu anlıyamadım ,,,,,

Ama Mine sonunda her iki erkeği bırakıp yoluna devam ederse belki bu daha az konusu işlenmiş şeydir diyebiliriz....Klasik tanımlarımızın daha dışındadır..
Ama b unun için de Mine karakterinin sürekli ortada kalması icap eder o mu iyi bu mu iyi , o mu kötü bu mu kötü , bu sorularla fazla gelip giden bir yol çizmeye başlarsa Mine için de dengesiz sıfatları yakıştırılmaya başlanır , bir bölüm bir karaktere yakın bir bölüm öbür karaktere daha ılımlı olursa , seyirci artık bu tarz bir bölüm bir tarafın ağzına bal öbür bölüm öbür tarafın ağzına bal çalalım mantığını da çok çabuk fark edebiliyor , böylesi bir Mine de seyirciyi memnun etmez...

Bana kalsa da bir yerde senarist grubu tercih yapacaktır klasik olsun olmasın ( ki klasik bir şey izlemiyeyim tamamen orjinallikten oluşsun diyorsak da hiç dizi izlemememiz lazım gelir , dizi izlemeye gönüllü isek bazı şeyleri de peşinen kabul etmiş oluyoruz zaten ) ama hoşumuza gider ama gitmez.........Mine ya Sinan diyecektir ya Timur.....

Bu tercih için dizi daha çok yenidir ama sonralarda geliştirecekleri olaylarla bir yerde de elleri mahkumdur .....Ya da dediğim gibi Mine her iki karaktere de hoşçakal diyecektir ...

lpchester
03-11-11, 16:02
bacım bizde niye yok..bacım bize de alsana..diye çok pis isyan edesim geliyor:img-hyste

O zaman,neden bizimde PüskeviTimurumuz olmasın...:img-hystediyorum...


o zarlarda zannediyorum ki yaş mevzusu gibi yaş oldu..:865323

Bence o zarları bize yollasın....
Kahve fincanının üzerine koyar fal bakarız...:img-wink:
Ya da zarları fincanını içine koyar sallarız...
Şaka bir yana o kırmızı zarlar o evde yakın bir zaman diliminde atılacak...
Bir karar ve inatlaşmanın sonucunda geri dönüş tabiki mümkün olmayacak...


hotumdu,serumdu,hastahaneydi vs..katakullici amcanın artık düşündüğüm kadar katakullici olmadığını düşünüyorum..niye ki:)

Sanırım amcanın ciddi lanet hastalığıyla dalga geçen Harmangil ailesinin hastalıkla oyunun bir kaderi gibi....
Felek,ciddi hastalıklarla dalga konusunu ters taklaya getirip Sinan'ı yamaçlarda kelek gibi avlamış oldu...:img-hyste
O yüzden amca rahat ol...

trueblue
03-11-11, 16:03
Kızn sevdiği oğlan hayırsız çıkar bir erkek gelir kızın hayatını kurtarır bu klasik bir aşk üçgenidr demişsiniz de , öbür betimlediğiniz senaryo da aynı oranda görülmüş izlenmiş klasikleşmiştir o zaman......

Kızla oğlan birbirine aşıktır , üçüncü şahıslar onları ayırır sonunda gene kavuşurlar birbirlerine , bunun nesi orjinaldir , ben de bunu anlıyamadım ,,,,,

Ama Mine sonunda her iki erkeği bırakıp yoluna devam ederse belki bu daha az konusu işlenmiş şeydir diyebiliriz....Klasik tanımlarımızın daha dışındadır..
Ama b unun için de Mine karakterinin sürekli ortada kalması icap eder o mu iyi bu mu iyi , o mu kötü bu mu kötü , bu sorularla fazla gelip giden bir yol çizmeye başlarsa Mine için de dengesiz sıfatları yakıştırılmaya başlanır , bir bölüm bir karaktere yakın bir bölüm öbür karaktere daha ılımlı olursa , seyirci artık bu tarz bir bölüm bir tarafın ağzına bal öbür bölüm öbür tarafın ağzına bal çalalım mantığını da çok çabuk fark edebiliyor , böylesi bir Mine de seyirciyi memnun etmez...

Bana kalsa da bir yerde senarist grubu tercih yapacaktır klasik olsun olmasın ( ki klasik bir şey izlemiyeyim tamamen orjinallikten oluşsun diyorsak da hiç dizi izlemememiz lazım gelir , dizi izlemeye gönüllü isek bazı şeyleri de peşinen kabul etmiş oluyoruz zaten ) ama hoşumuza gider ama gitmez.........Mine ya Sinan diyecektir ya Timur.....

Bu tercih için dizi daha çok yenidir ama sonralarda geliştirecekleri olaylarla bir yerde de elleri mahkumdur .....Ya da dediğim gibi Mine her iki karaktere de hoşçakal diyecektir ...

Benim diğer mesajlarımı okudunuz mu bilmem. :bilmim Ama o mesajlarda Sinan'ın ölebileceğini ve Mine için yaşayamadığı aşkının aklına takılı kalabileceğini yazmıştım. Ayrıca, Bekir Harmangil'in Mine'nin çocuğunu almak için uğraşabileceğini de belirtmiştim.

Eğer Mine&Sinan olacak olsa büyük ihtimal çok daha önemli bir oyuncu seçilirdi Sinan rolü için diye düşünüyorum. Benim düşünceme göre dizinin sonunda Mine çocuğu ile tek başına bir hayat kuracak. Bu arada Mine'nin ailesi de darmaduman olacak ve her biri bir yana savrulacak tahminime göre.

^nymph^
03-11-11, 16:06
Şu an için Mine ve Sinanın birbirlerine deli gibi aşık olmaları ilerisi adına da birbirleri için en iyi çift olduklarını göstermez , hani deniyor ya görüp görebileceğimiz en mükemmel çift diye......

Hani büyükler der ya yeni evlenecek gençlere öğüt baabında .....Aynı eve girmeden yaşayıp bilemezsin......



Başlıkta Mine&Sinan'a iki şekilde yükleniliyor.
1.si Erken yaşadıkları ilişki nedeniyle çok eleştiri aldılar.(bunu Mine&Sinancılar da eleştirdi zaten)
2.si ısrarla üzerinde durulan ''Mine&Sinan beraber olsa ne olacak? Sinan aile baskısına karşı durabilecek miydi?
Sinan bebeği bilse ne olacaktı? ...''
Uzayıp gidiyor bu soruların oluşturduğu cümle dizisi.

Benimde ısrarla belirttiğim birşey var.Eğer dizide Sinan adına ''aile baskısı'' gibi bir durum olsaydı baba Harmangil Sinan'ı hiçbirşey öğrenemeden apar topar postalamazdı yalancıktan hasta ettiği ağbisinin yanına.
Mine havaalanında Sinan'ı anons ettirmesin diye çabalamzdı değil mi?
8 bölümdür izliyoruz diziyi Sinan'ın aile baskısına boyun eğebilecek bir yapıda olmadığı aslında çok güzel vurgulanıyor.Ama işte...

Hayatta hiçbirşeyin garantisi olmadığı gibi aşkında garantisi yoktur.Yani sadece aşk konusunda değil hiçbir konu için ''ilerisi adına'' kesin şeyler söyleyemeyiz.Sadece tahminler yapabiliyoruz gördüğümüz şeyler üzerinden.

Ancak ''Mine&Sinan'ın bir geleceği olacak mıydı? Olmayacak mıydı? Sinan bebeği bilse ne olacaktı? ...'' gibi düşünceler Timur'un hiçbir hakkı yokken Mine&Sinan aşkının geleceğine bu şekilde müdahale etmesini haklı çıkarmaz.
İlerisi olacak mı olmayacak mı? Bebeği bilse isteyecek mi istemeyecek mi?
Keşke bunları izleyip görebilseydik,hiçbir müdahale olmadan.Ne olacaksa ne yaşanacaksa ondan sonra yaşansaydı.Belki o zaman Timur'a karşı bu derece tepkili olmazdık...

Çünkü bizim izlediklerimiz birbirlerine gerçekten değer veren iki genç aşık,ve birbirlerine duydukları güven çoğu dizide görülmeyecek cinsten birşey.Sinan Mine'ye ulaşmak isterken engellendi,bebeği bilmeden duygu sömürüsü ile uzaklaştırıldı.
Mine Sinan'a ulaşmak istedi başaramadı bir şekilde.Sonra amacım ''yardım'' diyerek Mine'ye duyduğu arzuya kılıf bulmaya çalışan olgun olduğundan dem vurulan genç kız babası bir adamın ''evlilik ısrarı'' nı izledik.
Bölümlerdir Sinan'a ne oldu görelim artık derken Sinan dökülür bir halde çıktı karşımıza.Ve niye o hallerde düşmüş bu çocuk yollara? Mine için,aşık olduğu,gelecek hayalleri kurduğu,hayatını paylaşmak istediği kız için.

Mine&Sinan yaşlarından dolayı böylesi büyük,özel bir aşka maalesef layık görülmüyor.
Önceden bu aşkın varlığı bile kabul edilmiyordu şimdi bazı arkadaşlar ''evet aşk var,yok diyemem'' diyebiliyor.Ama hemen ''aşk varda ya gelecek ?'' soruları geliyor artık.
Bunu bizde bilmiyoruz ve cevabını almak için açıkçası sabırsızlanıyorum.Ama elbette bu aşk ve geleceğini izleyeceğimize gönülden inanıyorum.
Her zaman söyledim ne Mine ne Sinan daha genel özeti okuyup başlığa ilk mesajımı yazdığımdan bugüne beni yanıltmadı.
Böyle gitmesini tüm kalbimle diliyorum:img-in_lo



Valla bu savunma öyle bir hal aldıki, kızın hayatının mihenk taşı olan bir sırrı saklaması ve kıza söylememesi bile savunuluyor.Ben daha ne diyim:img-beee:

Timur Emine'nin suç ortaklığını yapıp Sinan'ın aslında hiçbirşeyden haberi olmadan gittiğini saklamaktan daha büyük müdahaleler de bulunacak bence.
Niye? Çünkü Mine daha küçük,olgun değil,sevmeyi bilmiyor,birinin ona yardım etmesi lazım.E Timur ne güne duruyor? Mine'yi olgunlaştıracak,ona sevmeyi öğretecek,ona yardım edecek.Başka amacı varsa Timur ne olsun:whistle2

Olgunlaşma demişken ben Mine'nin ilk bölümden bu yana yaşadığı hayal kırıklığı ile olgunlaştığını,içine kapandığını düşünüyorum.


bilmiyorum...ama şimdiye kadar izlediğim timur karakterinden hiç rahatsız olmadım.ne ,bir bayan olarak begümü aşağıladığında ne de zarlara baş vurduğunda ...begüm kendine öyle davranılmasına izin verdiği için haketmişti o davranışı...zaten tınlamadı bile...



Timur Begüm'ü o şekilde aşağıladığı için,Begüm'de Timur'un aşağılamasına izin verdiği için ikisi de eleştirilecek karakterler benim gözümde.Hadi zarlarla evlilik kararını geçtim ama Timur'un Begüm ile ayrılış tarzı bile bence çok rahatsız ediciydi.

Şahsen Timur'un hiçbir hareketini rahatsız edici bulmayan birisi olsaydımda son yaptığı şeyle gözümde çok puan kaybederdi.Çünkü hiçbir gerekçe ile bir başkasının hayatının akışına müdahale etmeye hakkı yoktur.Çok rahatsız edici,çirkin bir davranış bana göre.


bazı arkadaşlar timuru yerden yere vuruyor ya ,neden mineyle evlendiği çok belli ,sana dokunmayacağım derken yalan söylüyor...zaten adamın hayatı yalan...sinan gerçeğini öğrendi ve onu da saklayarak mineye büyük bir zarar daha veriyor.adam hem yaşlı bir sapık...hem sübyancı,hem de yalancı .mineye sana dokunmayacağım dedi ama ilk fırsatta deneyecek bunu...göreceksiniz...diyorlar...



Timur ''sana dokunmayacağım'' derken yalan söylüyor mu söylemiyor mu onu bilemiyoruz.Ama ben açıkçası böyle bir harekette beklemiyorum,zorla Mine'ye dokunması demek onu tamamen kaybetmesi demek ki bu hem izleyicilerin gözünde Timur'u bitirir hem de eğer senaristlerin aklında Mine ve Timur'a dair birşeyler varsa geri dönüşü mümkün olmayacak bir yanlış olur.
Ama Timur'un boş duracağını da sanmıyorum,en azından Sinan'ı araştıran ne yaptığını merak eden bir Timur çıkabilir karşımıza bu bölüm.

ipekaziz
03-11-11, 16:27
Ben olaya 2 farklı durumsal olarak bakıyorum aslında

biri Mine-Sinan
diğeri Mine-Timur


hangisinin Mine için daha çok güzellik yaptığı, hatalar ettiği, fırsatlar sunduğu, kazıklar attığı falan değil derdim

karşılaştırma yapmak da değil

ben Mine için, şu anda içinde bulunduğu şartlara bakıldığında Timur'u bir şans olarak görüyorum hepsi bu

belki tüm bu yaşananlar yaşanmasaydı ve Mine Sinan ile evlenseydi, ömrünün sonuna kadar mutly yaşayacaktı
belki daha ilk yıllarında şiddetli geçimsizlikten boşanacaklardı

onu bunu bilemem

tek bildiğim Mine, Sinan'la yaşadığı birliktelik sonucu hamile...ve o bebeği haklı olarak dünyaya getirmek istiyor

o zaman içinde bulunduğu durum sahiden çok, ama çok zorlaşıyor

evet çirkin, evet haksızca ve adaletsizce...ama maalesef yaşadığımız toplum bu...

keşke topluma inat ailesi de tıpkı teyzesi gibi yanında ve arkasında durabilselerdi..ama durmuyorlar...ve bu da Mine'nin gerçeği

o zaman denize düşen yılana sarılır misali biraz fazla kaçacak biliyorum, hatta Timur'a haksızlık etmiş olacağım ama, yine de söyleyeyim, Mine denize düşen yılana sarılır misali bu evliliğe sarılmalı ve bebeğini o kokuşmuş kuralların toplumunun önünde "babası olan ve resmi bir evlilikten doğan" bir bebek olarak dünyaya getirmeli

tabii bunun aksini de yapabilirdi...mesela teyzesiyle yaşar, bebeği tek başına doğurur ve büyütmeye çalışırdı..olmaz mı, olur tabii, bal gibi de olur...ama çok zor olurdu be arkadaşlar...üstelik kendisi henüz bir çocukken

gelelim Timur cephesine, Timur Mine'ye çok aşık...delice hemde

bu durumda beni yine Mine açısından sevindiriyor..çünkü kızcağız hamile kaldığı andan beri en yakınlarından bile o kadar kötü ve acımasız bir muamele gördü ki; şimdi yanında O'nun gözünün içine bakan bir Timur görmek beni rahatlatıyor


Sinan'a gelirsek; eksikleri var bence...Mine'ye olan aşkında ve ya karakterinde değil bu eksikler...daha çok deneyimsizliğinde...hayatı, yaşamayı, kuralları, birini sevmeyi, sahiplenmeyi, ailesinin nereye kadar kararlarına karışmasına izin vermesi gerektiğini ve daha bir dolu şeyi yeni yeni öğreniyor...ama tüm bunlar zaman alan şeyler ve Mine'nin de o zamanı maalesef yok

ben böyle düşünüyorum

^nymph^
03-11-11, 16:35
sinan mine helikopter sahnesi,ne cool çocuk dedirtiyor insana,ama o sahne bile pahalı,o sahne gücü temsil ediyor,ben herşeye sahibimi temsil ediyor,mine değil aslı olsun hadi fatma olsun,yok yok ayşe olsun ne farkeder,minenin yerinde hangi lise 2 ye giden ayşe fatma olsa, etkilenmez,sana güç gösteriyor,varmı daha ötesi,
yoksa söylemişsin ne farkeder ''sonuna kadar,sonsuza kadar''

Bazen gerçekten bazı yorumları okurken ağzım açık kalıyor.Sinan'ı tam olarak tanımasakta ordaki amacının ''güç gösterisi'' yapmaktan çok sevgilisine özel bir an yaşatmak istemesi olarak görüyorum ben.
Çünkü Sinan'da kibir ve yukarıdan bakma şimdiye kadar görmediğimiz bir özellik.

zambak 3
03-11-11, 16:35
Benim diğer mesajlarımı okudunuz mu bilmem. :bilmim Ama o mesajlarda Sinan'ın ölebileceğini ve Mine için yaşayamadığı aşkının aklına takılı kalabileceğini yazmıştım. Ayrıca, Bekir Harmangil'in Mine'nin çocuğunu almak için uğraşabileceğini de belirtmiştim.

Eğer Mine&Sinan olacak olsa büyük ihtimal çok daha önemli bir oyuncu seçilirdi Sinan rolü için diye düşünüyorum. Benim düşünceme göre dizinin sonunda Mine çocuğu ile tek başına bir hayat kuracak. Bu arada Mine'nin ailesi de darmaduman olacak ve her biri bir yana savrulacak tahminime göre.

Sevgili Trueblue dediklerinizde bir ihtimal tabiki de , Mine sonunda çocuğu ile tek başına bir hayat kurabileceği benim de aklıma gelmiyor değil üst yorumumda da belirtti idim ama bu olaylar çerçevesinde de Timurun üstünden kötülükler saçacak bir karatere de dönüşecğine asla inanmıyorum ,

Sizin dediğiniz gibi ilerlerse Timur gene kendi eli ile bırakacaktır Mineyi diyorum , hiçbir zorlamaya dayatmadan gönlü istemese bile Minenin o şekilde daha mutlu olacağına kanaat getirdiği an zaten yanında kalması için ısrarcı olmayacağını düşünüyorum...

Timur karakteri şimdilik Mineyi mutlu etme , ona hak ettiği yaşamı verme iddiası ile ortada her ne yaparsa yapsın mutlu edemediği bir kız görürse de zorlamlara gitmezmiş gibi geliyor...

Ailesinin tavırlarına hiç aldırmayacak bir konumda ise Sinan neden zamanında Mineden hiçbir aile mensubuna bahsetmemiş o zaman ....Hadi babayı geçtim anneye bile bahsedilmemiş bu kız.ki, baba,senin haberin varmıydı bu kızdan diye soruyor anneye....

Madem bu kadar aileden çekinmeyen yapıda bir Sinan var, gözü kara sevgili ^^ nymph ^^ bunu vakti zamanında anlatsa idi ya annesine babasına , baba ile Minenin yaşadığı o nahoş olaylar hiç olmasa idi ,, baba Mineyi o şekilde hiç yorumlamasa idi , en azından bildiği için onaylamasa bile belki bu derece oğlu ile hesaplaşma içine girip , Minenin bu söylenenleri duyması önlenebilirdi , diyeceği varsa da daha önce kendi aralarında konuşmuş olurlardı , Mine de merdivenlerden inip kendini aşağılayan bu babanın lafları ile karşı karşıya kalmazdı.........

melisinem
03-11-11, 16:38
moonbeam (http://www.dizifilm.com/forum/member.php?u=21023)'cığım özeti eklediğin için tşkrler:img-kiss:


Sinan, Mine’nin evlendiğini öğreniyor. Bu durumu sineye çekme niyetinde olmayan Sinan, Mine’yi görüp neler olduğunu doğrudan ona sormak istiyor.

Sinan'ın ,Mine'yi bırakmayacağını biliyoruz.Hastaneye kaldırıldı doktorunun dediklerini hatırlıyorumda 2.'ci bir ameliyat gerekebilir dedi . Sinan'ın sağlık durumu hakkında hala olabilecek ihtimallerle karşı karşıya kaldığını söylenilmesine rağmen Sinan'ın hastaneden taburcu olmasını çözemedim.Belki de 2.'ci bir ameliyata gerek kalmamıştır.





Mine, sonunda Timur’la evlenir. Fakat asıl cehennem şimdi başlamaktadır. Babasını kimseyle paylaşmak istemeyen Merve, hiç vakit kaybetmeden harekete geçer.



Merve bizleri şaşırtmadı.Mine'nin durumu çokk zor:865323Tabii Mine kadar Timur içinde geçerli

Timur’a dair kendince umutlar besleyen Emine ise, kendini çok kötü hisseder. Kendine, Mine’ye, Timur’a, herkese öfkelidir. Birikmiş öfkesini boşaltmanın yollarını arar ve tanımadığı bir dünyaya adım atar.

Tanımadığı dünyada önüne kapılar ardınca açılmaz..Emine'nin sonu iyi değil

Ele güne karşı namusunu temizlemiş görünebilmek için kızını evlendiren Turan, hiç de mutlu değildir. Timur’la yüz yüze gelmeye bile dayanacak hali yoktur. Derdini açacak, içini dökecek birine ihtiyaç duyar. Ve kendini Sabahat’in yanında bulur.

Timur'un mutlu olmadığı kısmı okuyunca bayağı :img-hyste:img-hysteÇok pardom ama ,Turan değil miydi,kızı Mine'yi kastederek daha n'kadar sürecek bu durum diyen??

Buyrun burdan yakalım.Sebahat hanımın yanında bulacak kendini.

Sinan, Mine’nin evlendiğini öğrenir. Tabii ki bunu sineye çekecek değildir. Mine’yi görüp neler olduğunu doğrudan ona sormak ister. Öte yandan Timur, evlense de Mine’yi kolay kolay kontrol altında tutamayacağını daha ilk günden anlar.

Sinan'cım ,bakalım Mine'yi görebilecek misin ? Timur'cum şimdidem sana sabırrlar diliyorum

SELVERR
03-11-11, 16:42
merhabalar..

madem senaryo hakkında bir kaç yorum yazılmış bende bir yorum yazayım...

şimdi sayfadaki eski bir diziyyle alakalı bir yorum okyunca bende bir şeyleryazmak istedim bu konuda.. lütfen kimse üzerine alınmasın sadece yorum bana bir çağrışım yaptıuğı için yapıyorum bu yorumu onun dşışında geneli kapsayan ve uzun zamandır yapmak istediğim bir yorum....

şmdi cemil lamia benzerliği dizide hissetmiyorum desem yalan olur herhalde... diziyi hatırlarsak cemil dizide başlarda aşk adamı değildi lamiaya yaklaşımı da bir hırs intikam yüzünden olmuştu hatta bunu cemil kendisi de bir şekilde dile getirmişti diye hatırlıyorum sanırım mektuplardan birinde idi bu itiraf daha çok... neyse ilK sezon daha çok kenana karşı hırs vardı cemilde ama daha sonra 2.sezonda hikaye daha farklı bir yapı kazandı kenan daha çok hatalar yaptı cemil ise yaptığı hataların yanı sıra lamiayı karşılıksız severek ve bekleyerek finalde ona kavuşan oldu.. ama cemil beklerken boşda durmadı mesela kenanın bebeğini kendinden diye kenana söyleyen cemildi babası iel ortak bir yalana başvurmuşlar kenan öyle bilsin diye çabalamışlardı... lamia ile evlilik sırasında yaptığı engellemeler vardı mesela melek bebek hasta iken kenana bir iş ayarlamıştı ikili yan yana gelmesin ,yine lamiamın reklam tanıtım gecesinde kenanın geldiğini bile bile dans etmişti ....ne bileyim bunlar gibi daha bazı detaylar yazılabilir ama yeri değil... o yüzden kısa kesiyorum...ama sonra ne oldu cemil önceki hatalarından ders aldı asıl emeğin farklı olduğunu aslında daha çok da lamia ile ayrı oldukları zamanlarda anladı hatalarını ve telafi edecek şeylerde yaptı ve zamanla kalp kazandı hatta dizi öyle bir hal almıştı ki uyarlanan kitapta cemil silik bir karakterken senaristler sayesinde esas oğlan yapıldı ve kenan mağlup oldu...

izlediğimiz dizide de bu tür bir hikaye neden gelişmesin... ben çok inanmasamda timurun kötü bir karakter olduğuna diyelim ki geçen bölüm son sahne ile timur kötü bir olarak yazılmaya başladı işte ne bileyim mineye çeştl engellemeler kolay, yeri gelipte sinana türlü yalanar çeviren biri olsa . hatta kimbilir belki bebek yalanını da söylese.. tıpkı bahsettiğimiz dizde olduğu gibi zamanla bunu başaramayacağını mineyi bu yolla kazanamayacağını anlasa ve hatta bir kaç arkadaşta diyor ya mineyi zamanla kendisi bıraksa pes etse... tabi timurun yaptıkları da bu süreçte bir şekilde ortaya çıkacaktırözellikle de emine bunu kullanabilir gün gelrir söyleyebilir...timur yaptığı yapacağı kötülüklerden vazgeçip sadece beklemeyiği tercih edebilir zamanla... yada pes eder minenin artık onu sevmeyeceğine.... o dizide cemilin aşkı diziye bağlayan tek sebepti beni hatta ara ara tekrar tekrar izlediğim olur ...o yüzden timur-cemil benzetmesini ben yapıyorum kendi adıma .... zaten timurun öyle bir kötülüğünü falan görmedik olur yada olmaz ama olursa hatasından dönmeyeceğini de bilemeyiz belki döner...ben çokta kötü olacağına inamıyorum ama senarist isterse kötü yaptığı bir adamı melek haline de dönüştürebilir bunu gerek dudaktan kalbe gerekse başka yapımlarda izledim(k)

mine de gerçekten sinana gitse herşeyi anlatsa ve beraber yaşama evlilik her neyse bir birliktelik olsa.. hadi oldu diyelim sinan ve minenin mutlu olup olmayacağını bilemiyoruz şu ana kadar izlesdiğimiz aşk tozpembe idi.. onca cefayı çekn sadece mineydi.. sinan olayların hep dışında idi bilsin yada bilmesin hep dışındaydı.. hatta o kadar dışında idi ki kaza geçirmekle meşguldu.. evlendiler diyelim harmangiller haliyle karşı çıkacak sinan yaşadığı hayattan uzaklaşacak yaşamadığı zorlukları yaşayacaka kim diyebilir ki sinan bunları aşar ve göğüs gerer.. bilmiyoruz ki çünkü görmedik.. bizim gördüğümüz sinan hep zenginlik içinde yaşayan bunun sefasını süren bir karakterdi bunca yıl bolluk içinde yaşayıp birden bunlar elden gidince insanın nasıl dayanacağı net değil hele sinan gibi hizmetlilerle bir eli yağda bir eli bağda her yere şöföorlerle gidip egelen kendi işini başkalarına yaptıran biri ne kadar dayanır... mine zaten bu cefayı çekmiş insan o dayanır ama sinan dayanır mı? eğer olurda erken zamanda gerçek ortaya çıkar sinan mine olursabiz onların aşkını savaşını göreceğiz biz bu zamana kadar sadece minenin aşkı uğruna yaptıklarını izledik sinanı izlediğimiz zaman onun yaptıkları yapackları gösterecek bize gerçekten aşık mı değil mi? bu sorunlar yaşanırsa aralarında tartışma çıkcaka anlaşmazlık boy gösterecek kimbilir belkide sinan bu olaylardan sorumlu tutacak mineyi.. yine benzetme olacak ama birliktelik zamanlarında olanlar yüzünden lamiayı suçlayan kenan izledik bizler.. onu seviyordu ama kırmaktan hor görmekten geri durmuyordu belki sinanda böyle olacak.. öyleki kenan yokluk çekmiş biri olarak bunu lamiaya yüklemekten geri durmayan birydi sinan ise tamamaen lükse alışmış biri zorluk görmemiş biri.. belkide ilk zorluğu mineye karşı çıkış oldu kimse kabul etmesede öyle yada böyle sinan daha bu engellde tökezlemiş bir insan daha zor durumda yapmayacağı ne malum.... .... ama sinanın mien hatıralarındaki bazı yaptıkları da malesef ki sinanın da eksileri olduğunu gösteriyor.... timur beyaz bir karekter değilse ki değil sinanında beyaz bir karekter olmadığını bunun zamanla bize yansıtılacağını düşünüyorum... tabi yapmayadabilir henüz bilemiyoruz

ama ben izlediğimden beri sinan ve minenin gençlik aşkı olarak kalacağına asıl aşkın sevginin timur -mine olacağına inandığım için.timur kötü bille olsa bunun psikopatlığa değil sadece mineyi kaybetmemek için bazı şeyleri yapacağına ve zamanla anlayacağını düşünüyorum... gidişatta düşündüğüm gibi olursa bu hikayeyi daha çok yukarıda yazmaya çalıştığım duruma benzetiyorum..... tabi bu benzrtmeyi yaparken oradaki gibi timur-mine kavyşmasının finale kalmasını istemediğimi belirterek orada yaşadığım ızdırabı yaşamak istemediğim de söylemek istiyorum :)

ve son olarakta hepimiz tahminlerimiz belkide isteklerimiz doğrultusunda yorumlar yapıyoruz belki haklı çıkacağız belkide haklı çıkmayacağız .zaten hikaye daha çok yeni yönünn bile nereye gideceği netleşmiş değil herkes istediği karaktere ağırlık verilsin o mutlu olsun o iy olsun istiyor ama bu her zaman için olmayacak beli bir şey . ama şu bir gerçek ki ne yzarsam yazayım hikayenin nereye gideceğimi çok ama çok merak ediyorum. birhafta böyle olacak diyebilirken diğer hafta acaba ne olacak diye düşünebiliyorum... senaristlerin daha farklı bir şey yazmaya çalıştıklarını da düşünüyorum benzer hikayede ama ters köşe olduğum durumlar daha fazla.... örneğin sinanın dönüşü süprrizdi... eğer aralarında gerçek bir karşılaşma olacaksa bu da sürpriz olucak çünkü beklemiyorum.......


ve forumdaki bu sinan-timur çekişmesi de asla bitmeyecek bu aşikar zaten bu yorumlaşmalar olmazsa forum denen bir şeyde pek olmaz . ama tabi saygı çerçevesind olması da gerekli. ama ne yazıkki bazı durumlarda bunu göremi,yorum artık timuru tutuyoruz bülent inal fanıyız diye sürekli kötülenmeyi kabullenemiyorum....fan olabilirz onu tutabiliriz belki yeri gelecek onu da kötüleyeceğiz ne yaptın sen timur diyeceğiz nasıl yaparsın diyeceğiz ama daha adamın yapmış olduğu elle tutulur bir şey yokken onu aşağılık bir karakter olarak bizleride onu savunanlar olarak görmek nasıl bir şey anlamıyorum... ya adam kalksın mineye zorla sahip olmak istesin o zaman kalkıpta kimse mine istedi o yüz verdi demez herhalde ..yada haketti falan demez . o zaman timuru hep birlikte kınar asar keseriz.. ama sırf mineye farklı gözle bakıyor işte bakışlarından farklı bir anlam arayıp bu sapık bu sübyancı bilmem ne demek ağır kaçıyor kusura bakmayın.. sizlerin o bakışlarda görüp sapık olarak nitelendirdiğiniz hissi biz aşk olarak tutku olarak yorumluyoruz diye nede suçlu olalım.... sinan -mine aşkı yok demiyoruz ki gerçek aşk değil diyoruz gençlik aşkı diyoruz... ama kalkıpta sinan o köprüde mineye yanaşırken (hani minenin kadın olarak mı istiyorsun sorusunun olduğu sahne) kalkıpta sapık olduğu için kıza yapıştı demiyoruz yada beraber oldukları için sinan sapıktı kız kitrletti gibi bir yorum yapmıyoruz çünkü böyle bir şey yoktu... evet bazılarımıza göre hesapsız bir beraberlikti hatta minenin dediği gibi erkendi .....bize ters olmaz olmamlı yada önü arkası düşünülmeliydi diyoruz. mine düşünmedi ise sinan düşünseydi diyoruz yada tam tersi.. biz demiyoruz ama timur mineyi gördüğü ilk anda ona tutulduğu his beslediği için sübyancı sapık daha bilimum özelliğe sahip kişi oluyor....

bir diğer mevzu eminenin sakladığı son bölümde timurun ortak olduğu sır.. evet bir şekilde ortak oldu.. ama sinan ve mineyi ayıran timur değil.. kendinden habersiz gelişen bir durumu son anda öğrendi.. evet gidip mineye anlatabilirdi bunu yapabilirdi ama yapmadı yapmak istemedi...hisleri ile hareket etti söylemedi çünkü o doğrunun bu olduğuna inaıyor... bize göre size göre doğru olmayabilir ama TİMURA GÖRE DOĞRU. ona göre olması gereken bu.... yanlışsada doğruysada bu... oda öyle yaptı ... tıpkı sinanın da master için mineyle gitmek istememesi gibi , tıpkı babası evde diye mineyi görmemesi gibi, ne şartla olursa oldun amerikaya gitmes gibi, orada paraşütle uğraşırken kaza yapması gibi.. kendi doğrularını yaşaması yaşamaya çalışması gibi.. sinan baştan beri amerikaya mineyle gitmeyi düşünebilirdi ona hayır demeyebilirdi üstelik aralarında uzun vadeli bir beraberlik söz konusu olmuşken bir yaşanmışlık varken... ama sinan olmaz dedi değil mi? evet dedi.. ona göre sinana göre doğru olan buydu. ama mineye göre değildi o gitmek istemişti beni götür demişti.... ama sinan napacaktı kendi doğrusunu inandığını yapacaktı.. turanların evin önüne kadar geldi ama içeri girmedi.. mahalleye girmekten çekilmezken kapıyı çalmaya çekindi ona göre doğru buydu babası görmemeliydi... ama o kapıyı çalsa daha farklı olacaktı herşey ama sinan o kapıyı çalmadığı mineye ulaşmadığı için bunları yaşıyoruz.... amerikaya gitti orada paraşüte biniyordu o an sinana göre yapılması gerek buydu oda onu yapıyordu ve kaza yaptı oysa sinan birazcık mineye ulaşmayaçalışabilirdi hiç mi iletişim aleti yoktu. paraşüt yapaak kadar amcasından ayrıldığı zamanı vardı demek ki bu boş zamanında mineye ulaşmak için çabalayabilirdi ....işte yiene hasta hasta ülkeye döndü mieye ulaşmak istiyor herşeye rağmen ayağa kalktı şimdi mineye ulaşmak için sarfettiği gayreti zamanında sarfetseydi bu olmayacaktı belkide.. şimdi de mine gerçeği öğrenirse affedeceğini düşünüyor va çabalıyor ona göre mine affedecek konuşsa her şeyin dzelebileceğine inanıyor ve çabalıyor.. daha bunlar gibi bir çok şey sıralanabilir sinan ve mineye göre o beraberlik doğru zamanda oldu getireceği yıkımı düşünmediler ve inandıkları şeyi yaptılar berbaer oldular. istemeyerk olsa ikisi de pişan olurdu ama değildi inanıyorlardı çünkü... sinan ve mine kendi doğruları ile hareket ederken ki bu kimisine göre göre yalnıştı kimine göre erken neden timurkendi doğruları ile hareket ediyordiye aşağılık oluyor aşağılanıyor bunu anlamıyorum

başta dediğim gibi kimseye hitaben değil genele hitaben yaptığım bir yorum yanlış anlama olmasın lütfen...

trueblue
03-11-11, 17:19
Sevgili Selverr uzun ve detaylı bir yorum yazmışsın klavyene sağlık.

Mesajın beni hedef almasada mesajın ile ilgili görüşlerimi paylaşmak istedim.

Ben tahminlerim doğrultusunda yazıyorum, isteklerimle değil. Bülent İnal sevdiğim bir oyuncudur. BKSU'daki Sinan Ihlamurlar Altında da Yılmaz olarak sevdiğim roller oynadı.

Dudaktan Kalbe'ye gelirsek Cemil başta Lamia'ya Kenan'a olan hırsı ile yaklaştı. Ama Lamia'nın karşılıksız sevmeye yeteneğine, fedakarlığına hayran oldu. İyi bir insanın kötü biri uğruna mahvolabileceğini ters çevirip kötü birinin aşk için iyiliğe dönebileceğini anlattılar. DK başlarken senaristler Cemil aslında, Dr.Vedat demişlerdi ama forumlarda kimse buna inanmak istemedi. Bile bile lades durumuna düştü bazı forumdaşlar. Kitapta Lamia Doktor Vedat ile evlenir ve 6 ay sonra Kenan intihar ediyordu. Yani DK'da senaristler konuyu değiştirmediler baştan hedefledikleri sona ulaştırdılar.

Aynı tür hikayeler izleyiciyi sıkar bunun için altı üst, sağı, sol, iyiyi kötü ile değiştirmek izleyiciye farklı tatlar sunar görüşündeyim. Yoksa olay temcit pilavına dönüyor. :img-wink:

efran_albatros
03-11-11, 18:52
Merhabalar..
Başta bana hiç iç açıcı gelmedi Bir Çocuk Sevdim in konusu, hassas bir konu taraf olunmuş, yargılayıcı bir senaryoyla hepten stresli bir hal alabilirdi..Ama tahmin ettiğimden daha olumlu ilerliyor senaryo bu anlamda..Ben de pek düzenli olamasa da izlemeye çalışıyorum diziyi..

Pek tabii işlenen hepimizi ilgilendirebilecek, çekebilecek konular ve herkesin tepkisi değişiklik gösterir elbette…Ama bu çok kişisel konuları bir dizifilm üzerinden tartışmak da istemem, o yüzden ilk bölümden itibaren okumaya çalışsam da yorumları, yazmadım bir şey; tartışılan konular çok hassas ve sakat yerlere gidebilecek türdendi...Ki zaten Mine ile Timur evliliğine giden süreçte yaşanan her şeyden Mine ve ailesi, Sinan ve ailesi müştereken sorumlu…Herkeste hatasının farkında ve paşa paşa ödüyorlar ( /ödeyecekler) paylarına düşen bedelleri..Üstüne hala bu bıçak sırtı konularda tartışmak, haklı haksız aramak beyhude sanırım…

Zaten şimdilik karakterlerin yaptıkları, ettikleri ya da yapmaları gerekirken yapmadıkları şeyler pek bir şey ifade etmiyor benim için..Asıl hikayesi yeni başlıyor BÇS nin..Bu andan sonra Sinan Mine ye ne kadar inanacak/güvenecek, çocuk hususunda tepkisi/tavrı nasıl olacak; Timur Mine ye nasıl muamele edecek, yeterince anlayışlı, ölçülü olabilecek, Mine nin en yakınlarından göremediği ilgiyi ona hiçbir şey beklemeden verebilecek mi; Turan Mine yi affedecek, sıfırdan ve yapılan önceki yanlışlardan ders çıkrarak kızıyla (evlatlarının hepsiyle) daha açık, samimi ve ilgili bir ilişki kuracak mı?..Bunlar belirleyici olacak..Ama başta dediğim gibi şimdilik hiçbir karakterin yaptıklarını da tepkilerini de sağlıklı, doğru bulmuyorum..

Timur un Mine ye ilgisi biraz garip ve yersiz oldu, ama Sinan ın Mine ile ilişkisi de normal görünmedi bana..Ben de bir üniversite öğrencisiyim ve açıkça söyleyeyim değil mezun olmuş, hala üniversitede okuyan bir erkeğin bile liseli sevgilisi olmasını garip karşılarım..İki sevgili/arkadaş arasındaki yaş farkı sadece rakamların azalıp artmasıyla büyümez bana kalırsa.Üniversite apayrı bir dünyadır, o dünyaya girmiş bir gencinde telaşları, arkadaş çevresi, yaşantısı, gelecek planları, birikimi her şeyi tamamen başkalaşır... Lise başka, üniversite bambaşka bir ortam ve bu iki farklı dönemi yaşayan iki gencin arasındaki mesafe bence gayet büyük ve derin...Üstelik Sinan bir de mezun olmuş, master/Amerika planları yapmaya başladığı, aslında kafasının ve hayatının bambaşka kişi ve konularla dolu olması gereken, parasızlık sorunu da olmadığına göre tatlı telaşlarla dolu bir dönemde ve bu oğlanın bu süreçte lise önlerinde ne işi var anlayamadım ben mesela, gayet abes bir durum :icon_whis ..
Sinan ile Mine arasında çocukluktan beri süregelen bir ilişki olsa, Sinan daha büyük olduğu için daha önce üniversiteye başlamış olsa, ama ilişkileri ve ortak hayalleri devam etse yine neyse ama böylesi…

MS ilişkisi ne menem bir şeymiş ben anlamadım gitti zaten…Kurgu içinde kurgu gibi bir halleri var, iki kat hayal ürünü gibi ya da..Gerçeklikten o kadar kopuk, o kadar 'mış gibi' ler ki…

Timur un Mine yi görür görmez etkilenmesi de bana rahatsız edici geldi..Aslında Bülent İnal güzel bakan bir adam, Mine ye bakışları da ölçülü ve çekingen sayılırdı, ama yine de ben o sahneden, daha görür görmez etkilenmesinden rahatsız oldum..

Düzensiz izliyorum ama göründüğü kadarı ile Al Yazmalım la çok benzer aslında konuları…AY şimdilik pek sarmıyor beni, Asiye ve Cemşit in hayatları kesiştiğinde asıl; ilgiyle izleyeceğim..Cemşit in Asiye ye aşık olacağı süreci çok merak ediyor ve baya baya bekliyorum :img-in_lo ..Keşke diyorum BÇS de izleyicisine bu merak duygusunu yaşatabilseydi...Timur un Mine yi görür görmez etkilenmesi ve bu etkinin onu her görüşünde katlanarak büyümesi iyi olmadı..Zoraki evliliğe dayalı ilişkilerin aşka dönüşüşünü anlatan dizi/filmlerin güzelliği başta birbirlerine (duygusal açıdan da) tamamen yabancı ve soğuk iki insanı bize sunmalarındadır..Eğer Timur başkalarına olduğu gibi Mine ye karşı da ilgisiz hatta kayıtsız olsaydı, mine ile sırf Turhan a yardım edebilmek için evlenseydi ( tabii Timur da istemez olunca evliliğe giden sürecin altı daha farklı ve sağlam gerekçelerle doldurulurdu ) ve hatta yine Mine yi başta bir çocuk gibi görse, herkes sırtını döndüğü için ona acımaya/şevkat göstermeye başlasa, bu süreçte de Mine nin yaşının üstünde bir olgunluğa sahip olduğuna ve bebekten de ötürü yavaştan kadınlığa adım atışına bizzat şahit olsa ve duyguları değişmeye başlasaydı her şey daha anlamlı ve zevkli olurdu benim için…
Niye en baştan her şeyi bu kadar kolaylaştırdılar ki?..Ki bu haliyle biraz da antipatik bir adam Timur, sevemedim şahsen…MS hiçbir yönüyle cazip bir çift değil zaten benim için, ama Timur en baştan aşık olmamış olsaydı MT heyecanlandırabilirdi beni..

Sinan ve Mine iletişim sıkıntısı yaşamasaydı ve Sinan her şeyi vaktinde ve doğru şekilde öğrenseydi ne olurdu bu da ayrı bir mesele…O şartlarda da yapması gerekenleri doğru şekilde yapabileceğini falan zannetmiyorum..Tabii olmamış şeyler üzerinden tahmini yorum yapmakta sakat, ama reşit olmayan bir kızla, korunmadan etmeden; ıssız, abuk sabuk yerlerde beraber olabilen birinden sonrasında çok düzgün, aklı selim, olgun davranması falan da beklenemez sanırım..Tabii uzun vadede değişebişebilir, olgunlaşır, pişman olur ayrı; ama Mine hamileyim diyebilseydi bunun olması gerektiği gibi ve zamanda olamayacağı aşikardı...Bu forumda da tam gaz giden bir Timur/Sinan kapışması var, ben ikisine de pek ısınamadığım için benim dışımda kalıyor bu kapışmalar/tartışmalar..Ama yine de olursa! MT için izlerim sanırım...

Timur un şimdilik hayati bir hatası da yok..Zaten bu devirde iki genç insan arasında iletişimsizlikten doğan çok büyük ayrılıklar, mesafeler olamaz; mantıksız..Yeni bölüm reklamında da Sinan Timur un evinin önündeydi, al işte mesafelerin de, yanlış anlaşılmaların da bittiği nokta..Evlendilerse ne olmuş, Sinan ''Sana geldim Mine..'' dediği an biter her şey, boşanma bile olmaz, evlilik iptal edilir hemen.. Durum bu kadar basitken Timur un bu ilişkide nasıl ayırıcı bir etkisi olabilir ki?..Ya Sinan anlayıp dinlemeden peşin hüküm verecek, ya başka başka bir şeyler olacak, ya da Timur şimdiden sonra başka, büyük bir şeyler yapacak, ama illa ki başka bir şeyler olacak, olmak zorunda..Mesaj, mektup saklamayla falan kimseyi ayıramazsın bu çağda artık..Ya da ayrıldılarsa bile; o kadar kolay ayırabiliyorsan iki insanı sırf saklayan suçlu olmaz :icon_whis ...Mine eve hapsedilmilş, kimseyle görüştürülmüyor da değil, buna rağmen Mine ile karşı karşıya gelemeyecek, hiç konuşamayacaksa da bu Sinan ın başarısı olur; Emine den Timur dan evvel :icon_whis ...

Bir de son olarak Emine konusu çok abuk sabuk bir mecraya kayıyor..Fragmandaki hali, tavrı çok rahatsız ediciydi..Yaprak Dökümü mü canım bu..Bu dizide dramın dibine vuracaksa hiç almayayım ben :img-beee: ...

Z€hRaa
03-11-11, 20:55
Olaylar baya hızlı gidiyor, çok iyi ya. :img-wink:
Ben Sinan-Mine karşılaşmasını sakız gibi uzatırlar gibi diyordum :img-hyste Allah'a şükür olmadı öyle bir şey :img-in_lo Yan yana gelsinler de ne olursa olsun da çok merak ediyorum :img-in_lo

M-T evliliği nasıl olacak bakalım :img-beee:

Özet için teşekkürler :love01:

^nymph^
04-11-11, 08:54
Ailesinin tavırlarına hiç aldırmayacak bir konumda ise Sinan neden zamanında Mineden hiçbir aile mensubuna bahsetmemiş o zaman ....Hadi babayı geçtim anneye bile bahsedilmemiş bu kız.ki, baba,senin haberin varmıydı bu kızdan diye soruyor anneye....


Madem bu kadar aileden çekinmeyen yapıda bir Sinan var, gözü kara sevgili ^^ nymph ^^ bunu vakti zamanında anlatsa idi ya annesine babasına , baba ile Minenin yaşadığı o nahoş olaylar hiç olmasa idi ,, baba Mineyi o şekilde hiç yorumlamasa idi , en azından bildiği için onaylamasa bile belki bu derece oğlu ile hesaplaşma içine girip , Minenin bu söylenenleri duyması önlenebilirdi , diyeceği varsa da daha önce kendi aralarında konuşmuş olurlardı , Mine de merdivenlerden inip kendini aşağılayan bu babanın lafları ile karşı karşıya kalmazdı.........

Sevgili zambak bu noktayı çok farklı değerlendiriyoruz.Çünkü ben aile baskısına boyun eğmeme ile kız arkadaşından bahsetmeme arasında bir kıyaslama yapamıyorum.Kız arkadaşından bahsetmiyor çünkü aileden korkuyor,çekiniyor demek ne derece doğru olur ki?
Üstelik Sinan'ın babası ile çokta iyi bir iletişimi olmadığı düşünülürse neden gitsin de aşık olduğu kızdan paraya ve güce verdiği önemi her fırsatta vurgulayan bir babaya anlatsın?
Yukarıda dediğim gibi ben Sinan ile babasının arasının çok iyi,sıcak olduğunu düşünmüyorum.Bekir Sinan'ı ağbisinin yanına gönderirken ''Benim için değil amcan için git,ona birşey olursa nasıl taşıyacaksın bu yükü,benden çok emeği var sende,oğlu yerine koydu seni'' gibi şeyler söylemişti.

Ben Sinan için gözü kara sevgili tabirini kullanmadım,gözü kara mı değil mi bilmiyorum henüz.Ama sevgilisinden ailesine bahsetmeninde gözü karalıkla bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum.
Sinan ailesine Mine'den bahsetmemiş olabilir ki ben bunu haftalar öncesinde de yazmıştım Sinan'ın hayallerinden bile ne annesinin ne de babasının haberi olduğunu düşünmüyorum...Yani Sinan sırf Mine'yi değil hiçbirşeyini ailesi ile paylaşmayacak birisi gibi geldi bana.

Ama son bölüme baktığımızda o halinde ailesinin hatta doktorun bile karşısında durmuş ve Türkiye'ye dönmüş bir Sinan var.Havaalanında Bekir ''Beni bir dinlese,beni değil doktoru dinleseydi tutardık onu orda...Ya daha kötü olursa'' demişti.Sinan o halde niye döndü? Memleket hasreti çekiyorum bir havasını soluyayım Türkiye'nin diye mi?
Ve Sinan'ın Türkiye'ye niye böyle büyük bir istekle döndüğünü aile bilmiyor mu? Sinan babasının Mine'yi bildiğini biliyordu.Çünkü Mine ve babası maalesef hoş olmayan bir şekilde tanışmışlardı.Ama Sinan annesinin Mine'yi bildiğini bilmiyordu.Ve şimdi bakıyoruz annesi ile Mine'yi konuşuyor.''Onu öyle çok özledim ki,muzur bakışlarını,gözlerinde ki parıltıları...Ben onu görmeye gideceğim anne,kazayı duysa beni affeder mi?'' diyor.Ona Mine'yi anlatıyor.''O sadece bedeni ile değil,ruhuyla güler'' diyor.
Bu da gösteriyor ki Sinan Amerika'da ki hastahanede geçirdiği süre içerisinde annesine Mine'den bahsetmiş.Ve nasıl çaba gösterdiyse aile Sinan'ı orda tutamayacağını anlayıp oğullarını da alıp dönmüşler işte.

Son olarak Sinan Mine'yi ailesine ne zaman anlatır bunu ben pek önemsemiyorum,bana göre önemli olan anlattıktan sonra,Mine'den haberleri olduktan sonra Sinan'ın takınacağı durum.
Ki Sinan rahatlıkla Mine'yi kendisine uygun görmeyen babaya ''onu o zaman siz bulun,onu bana getirin'' diyebiliyor.

Ailesine Mine'yi anlatmadı ki bu çocuk...Hımmm aile baskısına işaret bu durum.
Arkadaş çevresini izlemedik ki Sinan'ın...Mine'yi nasıl anlatmış? Hımmmm ben o zaman bu aşkın samimiyetine inanmam.
Baba parası yiyor bu çocuk(hangimiz yemediysek).Hımmm aileye karşı gelemezdi o zaman bu çocuk.Geleceği olabilecek miydi bu aşkın,parasızlık,geçim sıkıntısı...

Edit:Dudaktan Kalbe'nin sıkı bir izleyicisi ve sıkı bir Kenan&Lamia destekleyicisiydim.Halende Kenan&Lamia aşkı benim için çok başkadır özel bir yeri vardır.Burda o diziyle ilgili konuşmak istemiyorum ama ordaki durumlarla burdakiler birbirinden tamamen farklı,ben benzetilecek ya da karşılaştırılacak birşeyini göremiyorum.Burdaki Mine Lamia'ya benzemiyor,Sinan Kenan'a benzemiyor,Timur'da Cemil'e benzemiyor:img-wink:

moonbeam
04-11-11, 08:56
Sürekli aynı argümanların yinelendiği Sinan-Timur kısırdöngüsünden çıkmış, olaya farklı ve geniş perspektiflerden bakan yorumlar görmek beni sevindirdi. Madem şu an dizide kimse henüz umduğunu bulamadı bari forumdan zevk alalım...

Her ne kadar baştan beri hiç zaman atlamaması istememiş olmama rağmen dizi o kadar garip bir şekilde gitmeye başladı ki geçen hafta ilk defa zaman atlaması olursa da olsun da ne olacaksa olsun artık dedim.

Bence bu dizide oturmayan bir şeyler var. Hiç bir şey belli değil ama bu heyecan değil sıkıntı yaratıyor. Sanki ne yapacaklarını kendileri de bilemez gibiler. Ama sanırım bu karmaşada asıl hikayenin bel kemiğinde oturması gereken "17 yaşında bir kızın hamile kalması ile yaşananlar" temasını kaybedecekler. Nereye çeksen alakasız noktalara gidecek artık dizi.http://www.dizinindibi.net/forum/images/smilies/bilmiyorum.gif Ben ilk başlardaki zevki alamaz oldum son iki bölümdür. Heyecanım kaçtı resmen.

Bunda da Mine için durumun giderek ağırlaşmasının büyük payı var. Zaten Sinan'ı kaybetmekten kalbi kırık, babasının tavrı çok canını yakıyor, okuldan atıldı. 17 yaşında bir insanın kaldırabileceğinden çok ağır yükler bunlar. O yaşta bir aşk ilişkisinin bitmesi bile insanı depresyona sokabilir. Timur ona yardım edeceğini söyledi, bir kısmımız da onun gözlerinde aşkı görüp ona inandık ama Mine dedi ki "Siz sanıyosunuz ki bu karanlığa bi ışık yakıcam. Ama öyle olmıycak biliyorum". Bu konuda Mine'nin haklı çıkması hoşuma gitmiyor. Mine-Timur ilişkisi ilgimi çektiğinden falan da değil üstelik. izlediğim dizileri kadın karaktere göre seçerim ben. Güçlü, ayakları yere sağlam basan kadın karakteri olmayan dizileri izleyemem, erkeklerin ayakları altında paspas olan kadınlara dayanamam. Benim için aslolan esas kızdır. Tabi sonrasında da böylesi bir kadına yaraşır bir esas oğlan. Şimdi Timur onu içinde bulunduğu durumdan çıkarmak için aldı evine getirdi de noldu? Tahminim Turan tavrını değiştirmeyecek. hani o kadar gururlu (!), namuslu (!) ki kendisi... Affedemiyor hala Mine'yi. O zaman ne değişti Mine'nin hayatında? Bir de dertlerine Merve eklendi. Timur dediğini yapamayan aciz bir duruma düştü. Hadi o önemli değil, nasılsa bir zaman bir şekilde düzelecek ama süreçte Mine'nin bu kadar acı çekmesi, bu kadar horlanması ve kötü davranışlara maruz kalmasını ben artık kaldıramıyorum. Biri buna dur demeli. Artık bu Timur mu olur, senarist mi bilmemem ama Mine'nin hayatında bir umut ışığı lazım artık.

^nymph^
04-11-11, 09:31
sinan olayların hep dışında idi bilsin yada bilmesin hep dışındaydı.. hatta o kadar dışında idi ki kaza geçirmekle meşguldu..


Sinan bilerek isteyerek olayların dışında kaldı zaten.Hatta meşgul olayımda ilerde Mine'nin karşısına çıkınca bir bahanem olsun mantığıyla gitti kendisini dağın başından attı böylece meşgul olmuş oldu,sizde haklısınız...

evlendiler diyelim harmangiller haliyle karşı çıkacak sinan yaşadığı hayattan uzaklaşacak yaşamadığı zorlukları yaşayacaka kim diyebilir ki sinan bunları aşar ve göğüs gerer.. bilmiyoruz ki çünkü görmedik.. bizim gördüğümüz sinan hep zenginlik içinde yaşayan bunun sefasını süren bir karakterdi bunca yıl bolluk içinde yaşayıp birden bunlar elden gidince insanın nasıl dayanacağı net değil hele sinan gibi hizmetlilerle bir eli yağda bir eli bağda her yere şöföorlerle gidip egelen kendi işini başkalarına yaptıran biri ne kadar dayanır...


Bu tür yorumları okumaktan artık gözlerim isyan ediyor.Genel olarak söylüyorum arkadaşlar kusura bakmayın ama ''ısıt ısıt ye'' moduna geçtik hep beraber.Sinan bebeği bilse ne olacak? Evlenseler ne olacak? Sefa içinde yaşamış Sinan dayanabilecek mi? Falan filan...

Bu tür yorumların altında ki imayı görebiliyoruz bunu anlamadığımızı sanıp mı bir sayfanın içinde en az 3-4 tane ana sorusu ''Sinan bilse ne olacak? Evlenseler ne olacak?'' olan mesajları yolluyorsunuz gerçekten merak ediyorum.
Yorumlarda inceden inceye anlatılmak istenen şey ''Sinan'ın aşkı babasının gücü varken vardır.Babasının parası,babasının gücü yok mu Sinan'da yok,aşkı da yok''



ama ben izlediğimden beri sinan ve minenin gençlik aşkı olarak kalacağına asıl aşkın sevginin timur -mine olacağına inandığım için.timur kötü bille olsa bunun psikopatlığa değil sadece mineyi kaybetmemek için bazı şeyleri yapacağına ve zamanla anlayacağını düşünüyorum...


Neden gençlik aşkı olarak kalsın ki? Timur var diye mi bu aşk yarım kalmak,gençlik aşkı olarak kalmak zorunda?

Benim çoğu dizide görmediğim türden birbirine değer verme,birbirine güven duyma durumu mevcut Mine&Sinan cephesinde.Birbirlerine verdikleri sözleri,kurdukları gelecek hayallerini çoğu kişi ''toz pembe'',''mış'' gibi görebilir değerlendirebilir.Ama ne Mine ne Sinan ''toz pembe'' ''mış'' gibi görmüyorlar.Hissettikleri şeyler,söyledikleri şeyler gerçek.O yüzden Mine'nin yaşadığı hayal kırıklığı çok büyük,o yüzden Sinan Mine'ye ulaşmak için çabalıyor.




ama ne yazıkki bazı durumlarda bunu göremi,yorum artık timuru tutuyoruz bülent inal fanıyız diye sürekli kötülenmeyi kabullenemiyorum....fan olabilirz onu tutabiliriz belki yeri gelecek onu da kötüleyeceğiz ne yaptın sen timur diyeceğiz nasıl yaparsın diyeceğiz ama daha adamın yapmış olduğu elle tutulur bir şey yokken onu aşağılık bir karakter olarak bizleride onu savunanlar olarak görmek nasıl bir şey anlamıyorum...


Timur'u ya da ismini andığınız oyuncuyu tutuyorsunuz diye sizi kötüleyen kimse yok burda.Neden ısrarla,inatla kabul edilmek istenmiyor anlamıyorum.Artık lütfen bu konuyu aşalım.Ne Timur'u canlandıran oyuncu ne de Timur'u sevenler kötülenmiyor bu başlıkta.Timur'un bizzat kendisi kötüleniyor.Emin olun Timur böyle giderse çok daha fazla kötülenecek tarafımızdan.


Birde mesela başlıkta Mine&Sinancılar sürekli çocuk muamelesi görüyor.Yaş hesabımız yapılıp duruyor.Bizde bundan rahatsızız.Bir kaç arkadaş ve ben sizin oyuncu hassasiyetinizi dikkate almış başlıkta ''oyuncunun adını anmama'' sözümüzü tutuyorken bize yazılan yorumlarda hiçbir değişme olmuyor.


Timur kızı yaşındaki Mine'den etkilenip ona ulaşmak için inceden inceye planlar yaparken ve son öğrendiği şeyi saklaması için Emine'nin kolundan tutup onu tehdit ederken ve o nikah masasına oturup Mine ile evlenirken halen ''elle tutulur'' birşey yok deniliyor ya ben buna şaşırıyorum.
Mine'nin,Sinan'ın ve doğmamış bebeklerinin hayatına önce Emine,sonra Bekir karıştı şimdi de Timur aynısını yapıyor.
Elle tutulur şey yapması için ne yapması gerekiyor? Mine'ye saldırması,Sinan'ı öldürmesi filan mı?:whistle2



sinan birazcık mineye ulaşmayaçalışabilirdi hiç mi iletişim aleti yoktu. paraşüt yapaak kadar amcasından ayrıldığı zamanı vardı demek ki bu boş zamanında mineye ulaşmak için çabalayabilirdi ....


Sinan'ın Mine'ye ulaşmasında engelleyici unsur ''zamansızlık'' değildi bana göre.Eğer Mine'ye ulaşacak zamanı bulamamış olsa bu çok komik kaçar.Ulaşamamasının nedeni Mine'nin telefonsuz kalması olabilir mi acaba?
Mine'nin şuan telefonu yok ve anladığım kadarıyla bu iki genç benim gibi kendi hallerinde takılıyor ne face,ne twitter kullanmıyorlar:)


Edit:Siz genel bir yorum yazdığınızı belirtmişiniz ben sizin yorumunuzun üzerinden yorum yaptım umarım sorun olmaz:img-wink:


Edit:


fragmanı daha biraz önce izledim ve minenin evlendiğini öğrenen sinanın bakışlarından hiç hoşlanmadım .timurun evine bakarken ne vardı o bakışlarda? öfke...kıskançlık...nefret...iğrenme...ama en çok nefret...Allahın yarattığını küçümseyecek değilim ama seçme şansım olsa kimi seçeceğim belli olan bir durumda sinanı hiç beğenmediğimi daha önce de yazmıştım .bu seferki hoşnutsuzluğumun bununla hiç bir alakası yok ama ,gerçekten ...tamamen o anki yüz şekliyle alakalı...öfke ve hırstan kararmış bir halde sinan...ben de rahatlıkla söyleyebilirim ki sinan ilerde çok pis işlerin adamı olabilir...kendinden beklenmeyecek şeyler yapabilecek bir sinan izlersem şaşırmam kendi adıma.


Sinan'ın bakışları çok sert,çok karanlık bakıyor,açıkçası ben ne yapacak,ne yapmaya çalışacak çok merak ediyorum.
O bakışlardan sizin gibi detaylı yorumlar çıkaramadım ama ben çok öfkeli gördüm Sinan'ı.İğrenme,nefret etme gibi şeyler var mı o bakışlarda göremedim.

Ancak Mine'nin evlendiğini duyan Sinan elbette öfkelenecek.Bundan doğal ne olabilir ki?
Aralarında hiçbir tartışma geçmedi,(Bekir'in dengesizliği dışında Sinan'ın Mine'yi kıracak ufak bir hareketi olmadı,babasının yaptığı şeyi de Sinan'a yüklemek ne derece doğru olur?) ve Mine'ye ulaşmak için çabaladı,mesaj attı,karşılığında ''herşey bitti'' mesajını aldı.Oturup ''ellerini tutup sana kendimi anlatabilsem'' diye samimi bir şekilde mektup yazıp gönderdi,ve mektuptan sonra da Mine'nin kendisini aramadığını gördü.
Şimdi de sırf Mine için ne doktoru ne ailesini dinlemeyip geri dönmüşken öğreniyor ki aşık olduğu kız kendisinden çok daha büyük bir adamla evlenmiş.Birde hamile olduğunu öğrenirse ne düşünür çok merak ediyorum.Aslında düşünmesi gereken ilk şey Mine'nin bebeğinin kendisinden olduğu.Başka türlü düşünmesi Mine'ye sandığım kadar güvenmediğini gösterir.
Bekir'de allayıp pullayıp ortaya güzel bir hikaye çıkarırsa Sinan neyi nasıl düşünür izlemeyi merakla bekliyorum.
Ama özetten ve fragmandan anladığımız Sinan Mine'den duymak isteyecek herşeyi...

Sinan'da Mine gibi hayal kırıklığına uğrayacak ama sırf bu hayal kırıklığını yansıtan öfkeli bakışlarla ''çok pis işlerin adamı olur'' yorumunuza katılmıyorum.Bana göre ilk bölümden bu yana ''ben neyi nasıl istersem öyle olur'' tavırlarıyla ortada gezen Timur hikayenin kötü niyetli adamı olacak.
Ama dediğim gibi bana göre.Senaristler ne yazacak,ne izleyeceğiz bekleyip görelim:img-wink:

ozlem12
04-11-11, 09:42
bence barların efendisi emine (:img-hyste ) minenin elinden telefonunu almasaydı.. suanda mine ve sinan evli olucaktı.. sinanın ailesi istemezdi fakat sinan evlenirdi.. veya bana mı öyle geliyo :calis

Bu arada aklıma bir şey takıldı düşünsem düşünsem olmuyo.
timur mineyi neden kontrolu altına almak istiyo . sinan yüzünden falan mı acaba... :whistle2

hani sinan gelirse mine gider diye düşünüpte mi korkuyo, kontrolu altına almak istiyo..
ayrıca merveye çok kızdım. çok saygısız bir kız . anladık babasını kimseyle paylaşamıyo fakat bu kendisinden 3-4 yas büyük birine saygısızlık yapabileceği anlamına gelmez.
Kesin merve 'bu çocuğun babası kimse git onun yanına ' vs vs şeyler söyliycek . Minede çarpıcak suratına bi tane. o sıradada timur görcek ..
Herkese iyi forumlar dilerim :)

[arzu]
04-11-11, 09:58
Bülent İNAL, röportajından;

TİMUR SÜTTEN ÇIKMIŞ AK KAŞIK DEĞİL

Timur’un Mine’ye yardım etmesi bir yandan büyük bir fedakârlık, diğer yandan kendi arzusunun gerçekleşmesi. Bu iki durumdan hangisi daha ağır basıyor?

- Bu konuda ona karşı duyduğu büyük merak daha ağır basıyor. Tabii ki Mine’ye ve Turan Usta’ya yardım etmek de istiyor; ama bakıldığında Timur gibi biri, her zaman tutkularının peşinden gider. Bu, onun kötü biri olduğunu göstermez; ama sütten çıkmış ak kaşık da değil.

Bu projeyi kabul etmenizdeki en önemli etken nedir?

- Bu projeyi birkaç sebepten ötürü kabul ettim. Öncelikli etken senaryo... Sonra yapımcı ve yönetmen. Kabul etmem için her şey çok uygundu. Her zaman iyi senaryo, iyi yönetmen, doğru yapımcı ve doğru kanal bir araya gelmeyebilir. Ben bu projede bunları bir arada bulduğumu düşündüm ve umarım öyle olur.

GÜLCAN VE HAKAN ÇOK PROFESYONEL

Gülcan Arslan ve Hakan Kurtaş gibi genç oyuncularla birlikte çalışıyorsunuz. Set ortamınız ve aranızdaki uyum nasıl?

- Hem Gülcan Arslan ve Hakan Kurtaş, hem de diğer oyuncular o kadar pozitif ve o kadar heyecanlılar ki, bu durum hemen işe de yansıdı. Hakan ve Gülcan, sanki çok uzun yıllardır setlerdeymiş profesyonel ve ahlâklılar. Yolları açık olsun, çok başarılı olsunlar.


tamamı için;
Hürriyet - Röportaj: Cansu URAS - 4 Kasım 2011
http://www.hurriyet.com.tr/magazin/magazinhatti/19159551.asp

FAIRUZA
04-11-11, 10:18
sonunda sinan geldi,:happy0064
son bölümleri bakmadim cünkü psicho timur tek basina cekilmiyordu, simdi iki oldular bir elin nesi, iki elin sesi.:img-hystene bu bizim kizlarin cektigi erkeklerden, kücükken babadan büyümeden kocadan:img-tomat:img-tomat:img-tomat
dizi hizlaniyor sonunda hayat öpücügünü verdi sinan diziye.:img-tomat

ban68
04-11-11, 10:28
Hayırlı cumalaaarrr

Evet bugün dizi var ama beni hiç heyecanlandırmıyor daha. Ama ümidimi de daha kaybetmedim. Kağnı hızıyla, sindire sindire yazılan bir yapım...:img-bored O kadar bilinmez var ki daha. Ama bu bilinmezler içinde bile sayfalar alıp başını gidiyor. :img-book: Yahu daha kimin ne yaptığı-yapacağı aşağı yukarı bile belli deği bana göre. :bilmim Turan acayip bir adam, anlayan beri gelsin. Söyledikleriyle yaptıkları ne kadaannnn uyumlu ya rebbimmm. :img-tomat Bir harf bile yazmak istemiyorum bu varlığa. Balık etli gacıyla geçireceği zaman ve dokunma mesafesi azaldıkça saydıracağım da saydıracağım herhall dozu artarak. Mine konusunda bulunduğu durumu anlayabiliyorum. Zaten kızının durumu adamı yıkmıştı. Timur'a da bayıla bayıla vermedi. Evlendirmekle de herşeyin hallolmadığını gözleriyle gördü. Eee bu durumda bunalım takılması normal de en son suçlayacağı vatandaş Timur, ona göre bunalım takılsın kardeşimmm..:calis Turan'ın fettan hatun sahnelerini saymazsak dişe dokunur hangi karelerde izleyeceğimizi doğrusu merak etmekteyim. Bence Turan hata yapma kotasını doldurdu, Sabo'şla da taşırıyor. Tutulacak bir yeri kalmamasından çekiniyorum. Nereye kadar gidecek acep??

Timur şu anda Emine'den gelen son haberlerle kafasında elli düşünceyle dolaşan, Mine konusunda oldukça hassas, kızının atraksiyonlarından daha tam anlamıyla haberdar olamamış ama alışacağını ümit eden, Mine'yi koruyup kollamakla birlikte verdiği sözleri yerine getirmek için çaba sarfetmeye niyetli bir adam şu anda. Peki olaylar geliştikçe bilinmezleriyle bizi meraklandıran bu adam neler yapacak? Hata sevap cetveli nasıl şekillenecek? Hayalimdeki sahneler olacak mı? Yani Mine'sinin yüzünü anlık da olsa güldürmek için ne gibi planlar içinde olacak yoksa doğaçlama mı takılacak? :img-eat:

Sinan Mine yüzleşmesi olur mu olmaz mı bilmiyorum ama olayların onlar için kesinlikle olması gerektiği gibi gelişmeyeceğini biliyorum. Çünkü öyle olması lazım da ondan. Yoksa fesatlığımdan değil. :img-hyste Çünkü bu iki saf aşık adamakıllı oturup konuşsalar zaten bir adet sorun kalmaz bee. Yani bunlar muhakkak öyle ya da böyle evlenirler. Çünkü ortada bir çocuk var. Ha geçinirler mi geçinmezler mi orasını zaman gösterir de bunlara oturup konuşacakları, gerçeklerin dibine vuracakları yer daha icat edilmedi anacımmm..:img-hyste Yoksa muhakkak herşey ortaya çıkardı. Eee o zaman n'olacak?? Elinin körü olacak, herşey ya yanlış anlaşılmalarla sarpa saracak uzun bir zaman ya da her neyse..:calis Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur, bunlar öyle ya da böyle ayrı kalacaklar. Hikaye bu yani..:okumak:kahve

Benim en favori karakterim olan Mine'm ise :love01: hep üzgün. Onunla birlikte :img-cray::img-cray: ben de. Ahhh be kızım bir hata ettin başına gelmedik kalmadı. Halbuki o kadar özel ve güzelsin ki... Ama kendim ettim kendim buldum şarkısını sana hediye ediyorum. Ha bir de Sinan'a. Zavallı Mine'm Timur'dan tırsıyor, kızından da. Babasının kendisine tavırları için içi kan ağlıyor, :icon_sorr annesinin laylayloommm hallerine sinir oluyor, Emine'yle hiç bir ortak noktası olmadığı için uzak duruyor, (laf aramızda iyi yapıyor.) Kim kaldı, bir tek Süreyya. Onunla da ne zaman ne kadar görüşüp biraz rahatlayacak. Ooohhhhh...:865323 Allah yardımcısı olsun.

Mine için zaman en iyi ilaç olacak. Hele bir de oğluna kavuşunca daha farklı olacak ama. Ama işte...O kadar çok şey var ki beklenip görülecek. Umarım beklediğimize değer. :bilmim

En zorlama karakter olan Emine için yazabileceklerim de zorlama olacağından hiç yeltenmiyorum. Ancak Emine'ye kolay kolay bir şey olmaz. Çünkü o gerçek kötü ve hasta...sofa O oradan yine kurtulur da sonra kurtulmak ister mi bilemiyorum. Onun kurtuluşuna dair tek bir çıkış yolu var ama o da işler mi ya da yazarlır mı belli değil. Yani evdeki birilerinin uyanıp, hal çaresi geliştirmeleri yani bir adet doktora götürmeleri. Ama bu tür vak'alarda tedavi bir kaç yıl sürebelir. Emine'nin iyi kız olmaması gerekteğinden onun için bir iyileşme de yazılmayacaktır. Emine'nin gidişatını çok merak etmiyorum çünkü bana çok ama çok mantıksız geliyor. :img-tomat Onun hakkında tek merak ettiğim Mine-Sinan-Timur üçlemesine yapacakları...:img-fear2

Süreyya karakterinin sahnelerinin kısa olması tercihimdir. Ancak esas konuya muhakkak dahil edilmeli kendi durumu dışında. Ben Süreyya karakterini beğeniyorum, hikayesiyle birlikte. Ancak hikayesinin de yol alması gerektiğine inanıyorum. Yani dönüp baktığımız zaman elde ne var onu görmek istiyorum.

Şimdiden herkese iyi seyirler, keyifli yorumlar...

büsra003
04-11-11, 12:06
arzu ablamm röportaj için çook teşekkürler...

“Bir Çocuk Sevdim” dizisinde kaybettiklerini genç bir kızın hayallerinde ve masumiyetinde bulan Timur adlı karakteri canlandıran Bülent inal, senaryosunu çok beğendiği diziyi ve özel hayatını D-Smart dergisine anlattı.

kaybettiklerini genç bir kızın hayallerinde ve masumiyetinde bulan Timur

evet burda gene timurun geçmişinden bahsediliyor bence...zaten yazmıştım timur minenin hüznünden etkilendi diye:img-wink:

Timur, çok erken yaşlarda hayata atılmış, iş hayatında hızla yükselmiş, genç yaşta evlenmiş bir adam... Bir de kızı babası. Yaşadığı hızlı ve tutkulu hayatın bedelini ödemiş. Bunun sonucunda da kendini dünyaya tamamen kapatmış, esrarengiz bir adam...

ahh canım benimm yaa kıyamamm sana :love01:
şuan timur 37 yaşında merve 13 yaşında 37-13=24 bir sene de hamilelelik dersek timur yaklaşık 23 yaşında evlenmiş...evet bir erkek için erken bi evlilik bencede...esrarengiz adam gerçekten ama ama timuru dünyaya tekrar kazandıracak olan kişidee mine'miz...

şuanda timur için herşeyi öğrenememiş olmamızıda esrarengizliğine ve kapalı kutu olmasına bağlayamıştık bizde zaten...

Timur’un Mine’ye yaklaşımında bence büyük bir merak var. Yıllar önce kaybettiğini düşündüğü o aşk, tutku ve kalp çarpıntılarının, Mine’nin yüreğinde bir yerlerde olabileceğini düşünüyor. Timur, Mine’nin değil, kaybettiklerinin peşinde. Ona karşı gizli, büyük bir aşk besliyor olabilir. Hayatında unuttuğu hisleri arıyor bu adam...

Timur diyorummm yaa timur işteee......bu cevabından da Timurun kesinlikle amacının mineyle beraber olmak olmadığını anlıyorum..yani timurun mineyi istemesindeki amaç minede aşkı bulması oluyor

Koyulttuğum yerden çıkardığım bir diğer anlam da timurun ne sapık ne psikopat ne de sübyancı olmadığını çok açık belli oluyor……………

TİMUR SÜTTEN ÇIKMIŞ AK KAŞIK DEĞİL

Dizi de zaten kimse sütten çıkmış ak kaşık değil…..

Bu konuda ona karşı duyduğu büyük merak daha ağır basıyor. Tabii ki Mine’ye ve Turan Usta’ya yardım etmek de istiyor; ama bakıldığında Timur gibi biri, her zaman tutkularının peşinden gider. Bu, onun kötü biri olduğunu göstermez; ama sütten çıkmış ak kaşık da değil.
Bu cevabını da çok sevdimmmm….forumda sanırım hiç kimse Timur sadece mineye yardım etmek için evlendi diyen olmamıştı ama Timur sırf kendisi için mineyle evlenmek istiyor diyen çok olmuştu..bu cevabıda o kişilere bir gönderme olmuş bir nevi..

Timur hem yardım hemde kendisi için mineyle evlenmek istedi….

Evet timurun kötü bi karekter olmayacağını da anlamış olduk…Çok teşekkürler Bülent’im…..sütten çıkmış ak kaşık olayına gelirsek Timur yaptıkları ve yapacakları şeyleri kötülük olsun diye değil sevdiği uğruna yapıyor yapacak bu da onun başlı başına kötü olması anlamına gelmiyor bence…

Röportaj için herkese teşekkürler…en başta tabiki Bülent İnala çook ama çoook teşekkürler….:happy0064

Edit: trueblue repden değil burdan yorum olarak sizde anladıklarınızı yazında bizde okuyalım o halde....bi zahmet yazıverin röportajda ne anlatılıyorr...

*****

daha detaylı bir yorum yazardım ama şuan için pek vaktim yok...herkese iyi yorumlar....

T.ü.l.a.y.275
04-11-11, 12:46
Roportajı okudum BÜLENT bey bile TİMUR karakterini eleştirmiş..sette herşeyin iyi olduğuna sevindim uyum içinde çalışmak bu olsa gerek ama yinede Mine artık biraz dışa açılsın mıymıylıklarından sıkıldım...

biraz heyecan lazım diziye..Timur tutkunun hatta sevgisinin peşinden gitsin bakalım ne cevap alacak aradaki zıtlaşmalar bari bizleri heyecanlandırır...her zaman tamam Mine oldu Mine sıkılıyorum...Sinan devreye girsin bakalım aşkmı galip gelecek..verilen değermi sevgimi görelim..

iyi seyirler arkadaşlar..

[arzu]
04-11-11, 13:15
Gülçin Santırcıoğlu;

Konservatuar mezunu Santırcıoğlu, bir süre Gökhan Kırdar’ın vokalistliğini yapmış, özellikle Badem grubunun “Kalpsiz” adlı şarkısında yaptığı düetle müzikseverlerin büyük beğenisini toplamıştı. Profesyonel olarak piyano çalan Santırcıoğlu, dizinin bu hafta yayınlanacak olan bölümünde Turan karakterini canlandıran Çetin Tekindor’la karşılıklı oynadıkları sahnede yine şarkı söyleyecek. "Açık Bırak Pencereni, Örtme Perdeyi Bu Gece’’ şarkısını söyleyecek olan Gülçin Şantırcıoğlu, izleyenleri yine mest edecek.

Konservatuarda opera ve şan eğitimi alan ve müziğin hayatında hep olduğunu belirten Santırcıoğlu, “Bir Çocuk Sevdim’de canlandırdığım Sebahat karakteri karanlık bir tarafı olsa da çok renkli bir kadın. Bu karakterin şarkı söylemesi onu daha duygusal bir kadın yapıyor. Kendine ait bir dünyası var ve müzik de bunun bir parçası. Bu nedenle söylediğim şarkıların sevildiğini düşünüyorum, izleyenlerden de güzel eleştiriler alıyorum” dedi.
tamamı için;
http://www.medyatava.com/haber.asp?id=86954

selin-ji
04-11-11, 15:13
Röpörtaj için çok teşekkürler :love01:
bknz: Bülent bey'de bizim gibi düşünüyor "biz" den kastım başlıkta tüm Mine-Sinan aşkını destekleyenler..
kendiside karakteri hakkında böyle diyorsa ozaman yorumlarda yanlış hiçbirşey söylenmiyor.

Gülcanla-Hakan gerçekten çok iyiler gülcanın ağlama sahneleri çok çok başarılı..
bundan önceki dizi yorumumda hakana övgüler yağdırmıştım sonuna kadarda hakettiğini düşünüyorum bir hasta rolü yapmak bana göre çok zor o yatakta hasta sesi çıkarmak, yutkunmak, ölü gibi gözlerini hiç kıpırdatmadan durmak.. kimi oyuncu hasta rolü yaparken dudaklarıyla gülmez ama gözleriyle güler ki buda bana hiç inandırıcı gelmez. :865323
Cast seçimi kim yapmışsa çok doğru yapmış :)

SELVERR
04-11-11, 15:25
MERHABALAR.

röoprtajlar için çok teşekkürler arzu

röportajdaki bir şey hakında konuşmak gerekirse;

"Timur, çok erken yaşlarda hayata atılmış, iş hayatında hızla yükselmiş, genç yaşta evlenmiş bir adam... Bir de kızı babası. Yaşadığı hızlı ve tutkulu hayatın bedelini ödemiş. Bunun sonucunda da kendini dünyaya tamamen kapatmış, esrarengiz bir adam..."

timurun hayatı hakkında aslında pek bir şey bilmiyoruz röportajlar olmasa ne ne değildir onu bile bilemeyeceğiz.. tek bildiğimiz bir tamirhanede çalıştığı ustası sayesinde tamirhanenin ona kaldığı birde bir zamanlar yapmış olduğu bir evlilik olduğu.. tamirhaneyi zamanlaşu anki durumuna kendi getirmiş olma ihtimali.. bir annesi babası var mıydı yoksa baştan yetim bir çocuk muydu? hangi şartlar altında yaşadı nasıl bu seviyeye geldi.. yaptığı evlilik asıl oldu nasıl bitti hepsi koskoca bir muallak üzstelik onca bölümdür bunlar hakkında gram bilgi de edinmiyoruz... merve o zarları almasa belki tamirhane hikayesi de muallakta kalacaktı.. anlıyoruz ki bülent beyin röportajından yaşadığı hızlı ve tutkulu bir hayat olmuş.. bu yazıyı okumadan hızlı bir hayat yaşadığını anlamamıştım açıkcası bir şeyler yaşadığı gerçek ama hızlı yaşamış olduğu ve bu hız tutku yüzünden ödediği bedel... öncelikle bu bedel ne onu merak ediyorum... acaba bu hayatı yüzünden mi karısı gitti terketti... bu zamana kadar bir terketme olduğu vurguladı bize o zaman bu hayat yüzünden gitmiş olması yüksek... ama hala oturmayan şeyler var gerçektende esrarengiz bir adam... o kadar kapatmış ki kendini timur kim deseler diyebileceğimiz çok az şey var elimizde..

"Timur’un Mine’ye yaklaşımında bence büyük bir merak var. Yıllar önce kaybettiğini düşündüğü o aşk, tutku ve kalp çarpıntılarının, Mine’nin yüreğinde bir yerlerde olabileceğini düşünüyor. Timur, Mine’nin değil, kaybettiklerinin peşinde. Ona karşı gizli, büyük bir aşk besliyor olabilir. Hayatında unuttuğu hisleri arıyor bu adam..."

acaba o aşk timurun hataları ile mi kaybedildi diye düşünüyorum artık.. o aşkı minede bulabileceğine inaması . bunu timurun önceliğinin onu mutlu etmek olmasında az çok anlıyoruz.. timur adeta mineyi mutlu ederse onu kazanacağını , eğer mutlu ederse şu an yaşadıklarının geride kalacağını ve bu emek karşısında açıkcası bizlerin beklediği bir mine bekliyor. yani zamanla onu kazanacağını bülent beyin deyimiyle aşkı ve tutkuyu onun yüreğinde bulacağını düşünüyor... belli ki zamanla yaşadığı o duygular mineye hissettikleri ile benzerlik gösteriyor ki nine üzerinden o duygulara ulaşmaya çalışıyor.. aslında buna çok şaşırmamak lazım.. mine ile beraber hayatında farklılıklarda yaşanmaya başladı mesela mine ilgili mine tarafından kendisine gelen duygusuz bir kaç hareket dahi onun yüzünü güldürmeye yetiyor... geçmiş hislerini hatırlıyor.. örneğin mineden psaport için gelen telefonda ne kadar mutlu idi.. merve bile farketmişti..

Bu konuda ona karşı duyduğu büyük merak daha ağır basıyor. Tabii ki Mine’ye ve Turan Usta’ya yardım etmek de istiyor; ama bakıldığında Timur gibi biri, her zaman tutkularının peşinden gider. Bu, onun kötü biri olduğunu göstermez; ama sütten çıkmış ak kaşık da değil

merak.. hani derler ya insanın başına ne gelirse ya meraktan ya meraktan diye... timurun başına neler gelecek bu yüzden bende merakla bekliyorum.. timuura fazla merak iyi değil diyen biri olmamış belli ki o da bu yüzden kendini yaktı haberi yok... baştan beri timurun mineye yaklaşımın ona duyduuğu tutku olduğunu biliyorduk ve bu yüzden de belkide karakter olarak yapmayacağı şeyleri yaptığını .. hatta mine olmasa bu kişi bu yardım olur muydu diye de yazıldı çizildi.. bu olaya kendini dahil ediş sebebini sadece yardım değil mineye karşı beslediği hatta kendinin bile adlandıramadığı hisler olduğunu ....zaten bu yardım konusunda yapılan yorumlarda bu tutkuyu biz bildiğimiz için sadece neden turan veya diğerleri bu yardımı kabul etmez diyorduk.. çünkü timurun hislerinin farkında olan bizlerdik onlar bilmezken adamı ne yerine koyuyorlardı... tabi ki duyguları ile örtüşen girişimlerde bulunması suç değil. zaten sorun da burada çıkmıyor u? adam mineye aşık oldu seviyor diye bunları yaptığı için kötülenmiyor mu? sevdiği için iyilik yapılamaz mı? timur sütten çıkmış ak kaşık olsa tamamen ütopik bir karakter olurdu ama bizlere yansıtılan karakter timur doğru ve yanlışlarıyla gri renkli bir adam kömür karası değil :) şu an için.. ama tutkularının peşinden ne derece doğru şeklde gider zaten herkese her şeye rağmen bunu yapmaktan geri durduğu da yok ama tutkuları ona ne kadar yanlış yaptırır yada yaptırır m8ı?


Sadece tek bir doğru yok. Bu nedenle hayallere açık olmalıyız

doğrunun kişiden kişiye göreceli olduğu aşikar zaten.. çatışmalarda bu yüzden çıkmakta.. bizim dizi zaten daha çok beklenenden farlı olarak gelişiyor (tamami ile olmasada) o yüzden neler olacak olabilecek tahminlerden öteye gitmiyor... hikaye böyle giderse be sürprizler olur merak ediyor insan ister istemez..

SELVERR
04-11-11, 15:33
Dizi Asıl Şimdi Başlıyor

Bir Çocuk Sevdim'de Mine ve Timur'un evlenmesinin ardından hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

Başrollerini Bülent İnal, Gülcan Arslan, Hakan Kurtaş ve Çetin Tekindor'un paylaştığı ‘Bir Çocuk Sevdim'in geçen haftaki bölümü, Timur'la nikah masasına oturan Mine'nin cevabını vermeden bitmişti. Bu haftaki bölümde, Mine “Evet” der ve Timur'la evlenir. Fakat asıl cehennem şimdi başlamaktadır. Babasını kimseyle paylaşmak istemeyen Merve, hiç vakit kaybetmeden harekete geçer.

Ele güne karşı namusunu temizlemiş görünebilmek için kızını evlendiren Turan, mutlu değildir. Timur'la yüz yüze gelmeye bile dayanacak hali yoktur. İçini dökecek birine ihtiyaç duyar. ve kendini Sabahat'in yanında bulur.

Bu arada Sinan, Mine'nin evlendiğini öğrenir. Tabii ki bunu sineye çekecek değildir. Mine'yi görüp neler olduğunu doğrudan ona sormak ister. Öte yandan Timur, evlense de Mine'yi kolay kolay kontrol altında tutamayacağını daha ilk günden anlar.
Haber Yayın Tarihi : 04.11.2011 10:12

http://www.sondakika.com/haber-dizi-asil-simdi-basliyor-3105941/

Bahar61
04-11-11, 17:52
Röpörtaj için çok teşekkürler :love01:
bknz: Bülent bey'de bizim gibi düşünüyor "biz" den kastım başlıkta tüm Mine-Sinan aşkını destekleyenler..
kendiside karakteri hakkında böyle diyorsa ozaman yorumlarda yanlış hiçbirşey söylenmiyor.

Gülcanla-Hakan gerçekten çok iyiler gülcanın ağlama sahneleri çok çok başarılı..
bundan önceki dizi yorumumda hakana övgüler yağdırmıştım sonuna kadarda hakettiğini düşünüyorum bir hasta rolü yapmak bana göre çok zor o yatakta hasta sesi çıkarmak, yutkunmak, ölü gibi gözlerini hiç kıpırdatmadan durmak.. kimi oyuncu hasta rolü yaparken dudaklarıyla gülmez ama gözleriyle güler ki buda bana hiç inandırıcı gelmez. :865323
Cast seçimi kim yapmışsa çok doğru yapmış :)

Tüm yorgunluğuma ve gözlerimden akan uykuya rağmen azami bir dikkatle okudum ropörtajı ve ama lakin sizi haklı çıkaracak bir cümleye rastlamadım...nedir sizi bu düşünceye sevk eden merak ettim


'' Tabii ki Mine’ye ve Turan Usta’ya yardım etmek de istiyor; Timur gibi biri, her zaman tutkularının peşinden gider. Bu, onun kötü biri olduğunu göstermez; ama sütten çıkmış ak kaşık da değil.

bu olabilir mi acaba ?


bakın mesela ben de bu cümlede işime gelen kısmı alıyorum ;

''Bu, onun kötü biri olduğunu göstermez''

hem de hiç göstermez..

tutkularının peşinden gidiyor olması mı kötü acaba ?

e iyi de, mine de sinan da tutkularının peşinde gittikleri için bunca olay olmadı mı ? yaşadıkları şeyler hep bu yüzden değil miydi ?

ama elbette timur hatalı ,bir başkasına aşık bir kıza karşı tutku duyuyor...

iyi de aşık olduğu çocuk nerde...pıırrr uçup gitmiş...

tamam yaa ne bağırıyorsunuz hemen ,önce bir sonuna kadar okuyun mesajı , timur önceden böyle olduğunu biliyordu ve tutkuları doğrultusunda bunu büyük bir fırsat olarak gördü...zaten de öyleydi...yalan mı ? tüm şartlar lehineydi o da ayağına gelen şansı kaçırmadı...deli miydi ki ayağına gelen fırsatı tepsin...zaten fırsatçı olduğu çok aşikardı.sizleri utandırmadı...hep birlikte mutluyuz ,gururluyuz.
öğrendiği zaman da şöyle düşünmüş olabilir mi o kısacık zaman diliminde ,tamam o zaman mineye ulaşmaya çalışmış başaramamış iyi güzel de bunca ay geçti aradan neden yeniden denemedi...?? bu çocuktan bi cacık olmaz demiştir muhtemelen...bencil ya zaten...

sahi tüm yazıda ,ne yaşıyla alakalı bir söz ne rapor edilmiş bir sapkınlık ne de psikopat bir karaktere sahip olduğundan bahsedilmemişken nasıl oluyorda sizin yorumlarınızda ona pervasızca isnat ettiğiniz yakıştırmalarınız oyuncu tarafından doğrulanmış oluyor ben gerçekten anlamıyorum....


belki de kendim de sütten çıkmış ak kaşık olmadığım için anlayamıyorumdur...

sütten çıkan apak kaşıkları da can ı gönülden kutluyor ve önlerinde saygıyla eğiliyorum...

SELVERR
04-11-11, 18:12
Geçen haftaki bölüm yorumum yeni bölüm heyecanı nedeniyle yarım kalmıştı…

3 aylık zaman atlamasında kalmıştım.. 3 ay koca 3 ayda eler oldu neler minenin karnı bğüyüdü, Sinan türkiyeye döncek duruma gelmesede geldi, turan amca daha fazlakaralar bağladı falan.. sanırım ilk zaman atlaması bu şekilde gerçekleşti sonrasının ne zaman olacağını da merak ediyorum…
Minenin doktor kontrolü.. güzel sahneydi. Kimbilir mine ilk bebeğine dair nasıl hayal kurmuştu.. yada hayal kurmuş muydu.. beraberlik olmuş olsada bu beklenmeyen bir şeydi sonuçta… bebek isteyebilir ama zamanı olduğu için hayallerinde buna yer vermemiş olabilir çünkü okulla ilgili hayalleri vadı minenin. Olmadı ama.. doktor cinsiyeti söylediğinde minenin sevinci izlenmeye değerdi.. o kadar mutluydu ki yüzünde güller açıyordu.. kontrol çıkışına timurunda gelmesi bana göre güzeldi.. mine gerek olmadığın söylemiş ama bizimki duru mu durmamışta zaten.. Timur nasılmış diye sorduğunda minenin oğlanmış diyerek sevincini belli etmesi güzeld..i.. arabadaki sahnede güzeldi timurun mineye bebek ile ilgili hayal kurup kurmadığını sorması güzeldi.. minede düşünmediğini daha doğrusu bebeğin daha kötü şeyler hatırlattığını falan vurguladı.. tabiî ki başka düşünmek isterdi mine ama şartlar elvermedi.. ev önünde timurun mahkeme uzarsa evliliğinde uzayıp uzamayacağını sorması ve minenin kesin cevabı da güzeldi.. kesin ve netti teyze çıkmadan evlenmeyecekti..

Süreyyanın mahkemede çıkacağını biliyorduk ama nasıl olacağı hakkında bir bilgimiz yoktu kamera kaydı bize de sürpirz oldu… ama iyi oldu süreyanın çıkışı sonuçta suçsuz yere içerde idi.. avukat çok umutlu olmasa da delil bulmuş.. e Timur çıkacak dedi bir kere. Malum çıkmasaydı evlilik olmayacaktı… mahkeme çıkışında süreyyadan bir teşekkür bekledim ben ama olmadı tamam evliliğe karşı olabilir ama öyle yada böyle Timur ve avukatı sayesinde dışarıda bu kadın.. hadi teşekkür etmedin bari ters davranma bir gülümse bir şey yap. Çıkışta göz göze geldiklerinde ben teşekkür bekledim sanki timurda bekledi gibi hissettim.. neyse çıkışta timurun gideceğini gören minenin onun yanına gidip haberi olup olmadığını sorması da güzeldi.. timurun yanıtı da tabi “umutlanmanızı istemedim”.. boşuna umut beslemek daha kötü etkilerdi herkesi böylece hayal krıklığı ihtimali olmadan sevinç yaşadılar.. umulan olmasa idi mine daha çok üzülecekti hem..

Bütün bayanların süreyyada toplanmaları da güzeldi… Süreyya ve mine konuşması esmahan gelmesi idi nasıl bitecekti acaba malum Süreyya mineye nasıl emin olabiliyorsun tarzı bir soru sormuştu.. bu arada esmahanın Süreyya mineyi kararın dan çevirecek diye korkması da izlenmeye değerdi.. kadın onda bile bırakmadı sırf aklını çeler diye birde eminenin teyze sevgisi gözlerimi yaşarttı sanki bu kadar sevmiyor gibiydi önceleri.. bu bölüm farklı idi.. .. bayanlar evde yokken Erdal ve turanın dertleşmesi güzeldi.. Erdal sonunda fundadan bahsedebildi evlenmek istediğinden falan…

Timurum akşam evde binbir heyecanla minenin bebeğinin erkek olduğundan bahzettiği sahneyi beğendim.. daha doğrusu timurun o sevinci ve heyecanını.. Merve umursamadığı baya bir belli etti şuraya da gidelim buraya da gidelim diyerek ama timuru o halde görmek güzeldi.. mervenin ne kadar kıskanç olacağını daha net anladık bu sayede.. timuru daha ortda bebek yokken böyle görüyorsak bebek doğduğunda nasıl görücez merak ediyorum… hep erkek bebek olsun demiştim Timur açısından daha iyi oluacak diye öyle de oldu o sahneleri merak ediyorum..

Mahkeme akşamı timurun gece neredeyse millet uykudayken turanı araması ve işlemlere başlamalarını söylemesi onunda gelmesi gerektiğini söylemesi, turanın anlamaması üzerine yaşı söylemesi falan..dramatik sahneydi .. şimdi timurun bu tavrına kızmadım yanlış bulmadım diyecem yine hata olacak sanırım ama kızmadım çünkü neden.. zaten bu evliliğin olacağı belli evet denilmiş 3 gün demiş 3 ay üzerine eklenmiş… zaman habire geçiyor. Minenin karnıda durmadan büyüyor malum. Öyle yada böyle bu evlilik olacak. Ya er ya geç.. teyzede çıktığına göre daha fazla beklemeye ne gerek var.. ha saat biraz geç ama oda timura has bir hareket malum .. ama ne yalan söyleyeyim daha sabahın körü millet uyurken turanın eve geleceğini beklemiyordum.. heyecandan uyuyamadı zaar… hava aydınlanınca gelmiş  nikah memurluğu sahnesi baya duygusaldı ya.. adam soru soruyor kimseden cevap yok bir ara cevap veren olmucak sandım Allahtan turan konuştu sonunda… çıkışta timurve minenin oturup konuşmaları güzeldi. Fragmandaki geri gelirse dönerse o konuşmada gerçekleşti.. bebek olayı için sarf ediliyor muş ki.. mine süper laf koydu ama hakkını yemeyelim “öyle kabul edebilsem seninle neden evleneyim” diye.. haklı biryerde. Sinanın gelmeyeceğiine inandığı için….

Turan usta için zaten bir şey demiyorum artık.. en az emine kadar aştı kendini.. kadının geçmişini de az çok öğrendi.. çoluk yok çocuk yok rahat valla…. Kızına söylediklerine bak adamın yaptığına…

Sinanın dönüşüne gelirsek… sevda hanımın pişman olduğunu düşünüyordum evet bir pişmanlık var gibi ama icraat yok maalesef hala oğluna oyun oynuyorlar.. Bekir harmangilde işin yolunu buldu mineyi takip ettiriyor. Malum bebeğin hala olduğunu duyunca tutuştu ama evliliği duyması ekmeğine yağ sürecek binbir yalanla sinana iletecek… sinanın çabası tehlikeliydi.. daha iyileşmemiş beli okula gitti ama keşke beklese idi hareket etmesi daha kötü oldu daha bir ağırlaştı durumu.. ama çabalaması güzel … çabalar fayda verir yada vermez ama en azından mineyi unutmamış.. biraz da bu durum hikayeyi bilinmez yapıyor ya neyse…

Bu arada söylemeden edemicem minenin hayalleri diyorduk şimdi sinanın hayalleri izlemiş olduk… beraber duruma düştüler artık.. minenin hastaneye geldiğini görmesi falan…acaba diyorum anne pes edip gerçeklerden bahseder mi?


Ve düğün günü… hazırlıklar bir gün önceden başlamıştı ya neyse. Düğün günü fundada şen oğlu ailesine katıldı onlar tanıştı… evde mine ve esmahanın gelinlik dramı devam etmekteydi. Mine dolabından bir elbise bulup giydi … eminenin nikaha gitmeyeceğini düşünüyorduk ama gitmesinin gerekli olduğunu anlamış olduk.. bu arada timurun hazırlıklarla birebir ilgilenmesi güzeldi.. ben nikahın sade bir şey olacağını hatta evlendirme dairesi falan bekliyordum ki resmen davet hazırlanmış:….o kadarına gerek var mıydı diye düşünüyorum ama Timur saygın biri olduğu için kimse çağırılmadan geçiştirilmeyeceği düşünülmüş sanırım ama fazlaydı bana göre.. evdeki hazırlıklar bitip Timur geldiğinde yola çıkılacakdı.ki teyze geldi.. mineyi yalnız bırakmamak için. Teyze ve mine sahnesi güzeldi.. tabi yanlarında durup onları izleyen Timur ayrı bir güzeldi.. . bu arada turan mineyi elbise ile görünce bozuldu biraz ama ses çkarmadı her zaman ki gibi..


Timurların evdeki sahneye gelince o davetliler kimdi acaba timurun akrabası arkadaşları falan.. yada nikah şahitleri kimlerdi merak konusu idi.. ve nikaha damgasını vuran diğer sahne mervenin tehdidi iki. Mine bu kadarını beklemiyordu … ne kadar bana göre çocukca bir tehdit olsada sanırım yeni bölümde daha yankı bulacak bu durum….


Diğer sahnede eminenin itirafı idi ki. Eminenin bunu niye yaptığını tahmin etmek zor değil. Amacı mineye iyilik yapmak falan değildi öyle olsa timura değil mineye anlatırdı gerçeği ama o timura anlatmayı tercih etti… ama neden . neden mi timura acı çektirmek için çünkü timurun mineyi sevdiğini biliyor anlamak istemesede timurun itirafı var. O yüzden sinanın suçu olmadığını timurun kendinin inandırdığı bu durumun geçici olduğunu vurgulamak istedi.. aralarına kendisinin girdiğini Sinan beklenen gibi biri olmadığını falan… kendi çektiği acıyı timurunda çekmesini istedi beklide. Çünkü Timur bunu bile isteye kabuletti malum evliliği ortaya atan o ama durum böyle olunca sen mutlu olamayacaksın asla dediğin olmayacak istediğin olmayacak demeye getirdi….. timurda tavırnı koydu anlatmazsın dedi. Zaten bu konu hakkında daha önce yazmıştım başka yorum yapmayacağım ..


böylelikler bölüme dair yorumlanacak başka bir detay kalmadığını düşünüyorum ve 8.bölüm yorumumu bitiriyorum.... kaç oldu ama güç olmadı :)

malum bölüme bir kaç saat kaldı.. ve bizdeki en azından bendeki heyecan had safhada... güzel bir bölüm olması temenni ise ile bütün arkadaşlara İYİ SEYİRLER diliyorum..bölüm sonrası yorumlarda buluşmak dileğiyle HOŞÇAKALIN...

DİZİ ASIL BUNDAN SONRA BAŞLIYORMUŞ BAKALIM NELER İZLEYECEĞİZ :)

Bahar61
04-11-11, 20:28
[QUOTE=SELVERR;16104155]

Timurum akşam evde binbir heyecanla minenin bebeğinin erkek olduğundan bahzettiği sahneyi beğendim..

A-aa...aşkolsun selver cim adamın soyadını taşıyacak bir oğlu olacak en hazırından ,sevinir tabiki....pis fırsatçı kart horoz...
daha doğrusu timurun o sevinci ve heyecanını.. timuru daha ortda bebek yokken böyle görüyorsak bebek doğduğunda nasıl görücez merak ediyorum…

nasıl göreceğimizi ben sana söyleyeyim...bak şimdi beni can kulağıyla dinle ,cam fanusuma bakmama gerek bile yok ,olacaklar o kadar belli ki ,o bebek doğar doğmaz timur sapığı nefret edecek babasının kopyası olan o günahsız yavrudan.merve nasıl hayatını cehenneme çevirecekse minenin timur da küçük sinanın hayatını cehenneme çevirecek...demedi deme...




Turan usta için zaten bir şey demiyorum artık.. Kızına söylediklerine bak adamın yaptığına…

turan usta kaç yaşında bilmiyorum sebayatın kaç yaşında olduğunu da bilmiyorum...ve bu yüzden bu konuyu da çok merak ediyorum...aralarında, mineyle timurun yaşı kadar değil ,30 yaş fark olsa bu durum turan usta için birşey değiştirir miydi ? ve yine kendi merakımı kendim gideriyorum ve sorduğum srunun cevabını veriyorum ;

hayııırrr...asla bir şey değiştirmezdi bu durum...turan usta yine yörüngesinde dolaşmaya devam ederdi sebayat'ın...tek dert ortağı o yaa...yerseniz artık...



Ve düğün günü… evde mine ve esmahanın gelinlik dramı devam etmekteydi. Mine dolabından bir elbise bulup giydi …
bu arada timurun hazırlıklarla birebir ilgilenmesi güzeldi...


bu kadar kontrol delisi bir manyak nasıl oldu da minenin ,timurun bunca özendiği nikah için o sıradan elbiseyi giymesine ve o muhteşem saçlarla insanların arasına çıkmasına izin verdi aklım almadı...niye yapmadı, neden minenin giymesini istediği elbiseyi gönderip ardından da eve kuaför göndermedi ?? neden ama neden...tutkularının esiri olduğu için bu küçük detay aklına gelmedi sanırım ...


DİZİ ASIL BUNDAN SONRA BAŞLIYORMUŞ BAKALIM NELER İZLEYECEĞİZ

e nihayet yani...başlasın artık...

maystro...

bakalım neler yapacak kara prens...beyaz atlı prense ve rapunzele nasıl dar edecek dünyayı...


bölüm başlamak üzere ve ben de herkese iyi seyirler diliyorum...

bak timur akıllı ol ,sakın sapıtıpta hiçte huyun olmayan sana yakışmayacak ve dahi asla yapmayacağın şeyler yapma...tamam miii...

yapıpta beni ,bizi ,seni her platformda gözü kapalı savunanların yüzünü yere düşürme...anlaştık mı koççummm :img-hyste:img-hyste:img-hyste

sütten çıkmış ak kaşık olmayabilirsin ama mühim değil...günümüzde artık her şeyin bir çözümü var...

altın yere düşse değerin kaybeder mi tenekeyi parlatsan çeyrek altın eder mi ?

diyesim geldi birden...neden bilmiyorum...geldi yazdım...

ozdenden
04-11-11, 22:43
Minenin boynundaki kolye nedir bilen varsa söylesin, ilkokulda silgimizi öyle boynumuza takardık ona benzemiş :)))))))

büsra003
04-11-11, 22:44
timur:bu evde yaşadığın sürece senden ben sorumluyum...sana bir yere giderken benden izin al demiyorum ama ailen aradığında mine nerde deseler bilmiyorum diyemem

fragmandaki repliğin devamı güzelmiş beğendim..timur şuan için bölüm boyu harikaydı...hatta bi kaç bölümdür timuru hiç bu kadar iyi görmemiştim..

Bülent'in hakkını yemeyeyim tabi..bu bölüm her duyguyu yansıttı..

Hüznü sevinci merakı endişeyi AŞKı umudu her duyguyu geçirdi bana :img-in_lo:img-blush:img-in_lo:img-blush:love01::love01:

Bahar61
04-11-11, 22:50
anneciiimmm...kalbim yerinden çıkacak...ama fazla kaçırdığım yemekten değil...:img-hyste:img-hyste:img-hyste timurun sinanla yapacağı konuşmanın heyecanından...mutlaka haftaya kalacak ama olsun...

bir an ödüm koptu timurun manevraları yüzünden sinan kaza geçirip allah korusun ölecek diye...

bu akşam tüm alkışlar sinana...eğer çizgisini bozmaz aynen devam ederse kazanan o olacak...

ban68
04-11-11, 22:55
Demek ki ha şöyle diyebileceğim bir bölüm izlemem içüünnn heyecanla beklememem gerekiyormuş. :img-ok: İşte budur.

Kısa vadede hiç beklemediğim bir şey oldu ve Timur-Sinan karşı karşıya...:happy0064

Çok dolu dolu bir bölümdü her saniyesiyle. Teşekkür ederimm...:img-eat:

Hem ağladım hem seyrettim. Hangisine ağlayacağımı şaşırdım Mine'ye mi, sinir Turan'a mı, Sinan'a mı bilemedim.:img-cray::img-cray:

Gerçekten dizi şimdi başlamış yaaa. :happy0064

Lavigne0
04-11-11, 22:56
Bu bölüüm ne kadar harika ne kadar heycanlı bir bölümdü yahu...sofa

Ah Mine'm bir mutlu olsa bir gülse artık ya.Sinan'ımda Öğrendiiii evlendiklerini. hep Minenin ablası ve Sinanın babası yüzünden sakladılar herşeyii. :icon_sorr
Timurun kızına bu bölüm gıcık oldum .Sanki çok meraklı Mine o evde yaşamayada.

Neyse şu an için dizi saçmalamıyor :img-hyste
Ama bir an önce SinanlaMine :img-blush Buluşsunlar. :865323

T.ü.l.a.y.275
04-11-11, 22:57
Dizide herkesin terapi alması şart arkadaş :img-hyste:img-hysteEmine ne yaptı öyle yaa resmen takıntılı işte SONUNDA BİRDE O HAMİLE KALMASA BARİ:img-hyste:img-hyste
Merve ayrı bir havada şımarık yaa seviyorum baba kız muhabetlerini ama bugün kızdım kendisine..:img-beee:
Mine ise tamam üzüldün anladık ama yeter yani yazık Timur elleriyle kahvaltı hazırlamış adam daha ne yapsın iyilikten anla biraz değilmi??yüzün gülsün mıymıylığından sıkıntı geldi izlerken..:img-beee::img-beee:hiç değilse Timur'a karşı biraz olsun nazik olsun isterdim..Sinan'ı düşünüyor onunla olsa işkence gibi geçer hayatı başta ailesi istemiyor Mine'yi haberi yok hanımın..:img-tomat
Turan usta abayı yaktı kızları bir alem Esmahan'a yazık olacak sanki..

Ayrıca Mine Sinan hayallerinde Mine cidden çok neşeli gözlerinin içi gülüyor çok merakkkkkkkk ediyorum ki mutlaka Timur ile de bu tür yakın sahnler olacaktır nasıl tepki verecek rol gereği de olsa elektriği hissetmek isterdim..umarım çok beklemem bu tür sahnler için..:img-in_lo

sonunda beklenen an gerçekleşti ama ben SİNAN TİMUR'UN KARŞISINA DİKİLECEK HESAP SORACAK SANDIM AMA TİMUR AFFERİN SANA YİNE KORKMADAN ÇIKTIN TIK TIK DİYEN KENDİSİ OLDU..sİNAN BİRAZ ÇEKİNDİ.:icon_whis

^nymph^
04-11-11, 22:59
Offf yapmayın dizi orda bitirilir mi bu bize yapılır mı yaa:865323

Bölüm şahaneydi çok beğendim.

Emine ağırlıklı bir bölüm izledik.Hiçbir dizide böylesi bir karakter izlemedim o yüzden özellikle bu bölüm fazlasıyla dikkatimi çekti Emine.Hoş dikkat çekmeyecek gibi değildi ki.Ona hem üzüldüm hem nefret ettim bu derece vicdansız olabilir mi bir insan? Kardeşine böyle birşeyi yapabilir mi?
Ama benimki de soru mu? Emine kendisini bile unutmuş,kendisine bile bir başkasının yapamayacağı kötülükleri yaparken nasıl başkasını düşünsün değil mi?

Turan ustadan ve Esmahan'dan nefret ettim resmen.
Emine'yi böyle yetiştirdikleri için.Nasıl davrandılar,nasıl yetiştirdiler bu kızı da böyle kendisine düşman kardeşine düşman.
Erdal ve Mine bu kadar dışa dönükken hayatla barışık insanlarken bu kız böyle?
Böyle doğmadı ya bu kız...

Timur...
Bu bölüm gözüme batan bir hareketi olmadı.Mine'ye davranışları ve Turan usta ile konuşup onu rahatlatmak isteme çabaları hoşuma gitti.

Mine&Sinan hakkındaki yorumlarım az sonra:img-in_lo

matraka
04-11-11, 23:00
anneciiimmm...kalbim yerinden çıkacak...ama fazla kaçırdığım yemekten değil...:img-hyste:img-hyste:img-hyste timurun sinanla yapacağı konuşmanın heyecanından...mutlaka haftaya kalacak ama olsun...

bir an ödüm koptu timurun manevraları yüzünden sinan kaza geçirip allah korusun ölecek diye...

bu akşam tüm alkışlar sinana...eğer çizgisini bozmaz aynen devam ederse kazanan o olacak...
bence şimdi kazanan sinan olmayacak daha sonraları kazanan olabilir,ama timurun mineyi, bırakacağını sanmıyorum,yoksa dizinin anlamı kalmaz!bence sinan mine daha sonra belki sezon finalinde kavuşurlar,ama işler düzgün gidermi onun sözünü veremem

bu dizinin adı,bir çocuk sevdim değilde ne bilim,gri dünyalar:img-hysteyada tutkunun esiri deseler daha ii olurdu
bölüm boyunca gerilim hattı olurmu bir izleyici ya,gerçekten tebrik ediyorum mineyi oynayan kızıda timuruda timurun kızınıda :img-hyste

gerçekten bu bölüm anladım ki,timur aşık değilde farklı bir tutkuyla bağlı mineye

sinan mine aşkı efsane olmaz ama mine timur aşkı böyle işlenmeye devam ederse efsane olur,

hani diyorlar ya bu dizinin senaryosu klasik,valla değil:img-hysteyeminle değil,bir çok dizi izledik şimdiye kadar,bizi her bölüm şaşırtıp reyting rekorları kıranı,aşkını değilde abisini seçen ama arabeks olanı,ilk başta oyun gibi başlayıp evleneni,töre diye zorla evleneni,çocuğu için evleneni ama bunun kadar giri bir dizi görmedim

görmediğim bir dizide klasik olamaz herhalde,konu sıradan kızın tercihleri belli ya sinan ya timur,ama seyrederken klasik değil nasıl bir iştir bu..

selin-ji
04-11-11, 23:05
Hakarette edemiyorum! ya bu emine ne kadar gerikafalı bir kadın ya!
ilgisizlikten,yalnızlıktan değdimi yaptığı şeye?
şimdi deli gibi ortalıklarda dolaşıyor! çok yazık etti kendine çoook..
evet BÇS dizisi anafikir olarak bu tarz şeyin kötü şeyler olduğunu vurgulasada her bölümde bunu konu etmelerinden çok rahatsızım bu olay minede bitmeliydi emineyle devam ettirmek çok saçma! sanki ödünç alınmış bir oyuncakta geri alabilirmişsin gibi? önüne gelenle.. Tövbe estağfurullah!
bu konun böyle basitçe gösterilmesine karşıyım..

sinirimi sinanın annesiyle konuşmasıyla yatıştırdım neyse ki
o nası bir konuşmadır " ben mineyi tanırım o mutluluğunu dudak kenarıyla,kirpiğin gölgesiyle gösterir" bu nası bir örnektir :img-in_lo
" ben mineyi bırakmadım!" bu sahnelerde gözlerim doldu bilmiyorum benmi çok duygusalım.?

Nekadar soğuk bi düğün sonrasıydı minenin yalnız odasında o hallerini gördükçe insanın içine bir sıkıntı oluşuyor sanki "of çok zor" diyesi geliyor insanın,kendisine yakın olarak bir tek teyzesini görmesi nefesiyle uyumak bu çok güzel bir his.

Merveyi eşşek sudan gelinceye kadar dövesim var :fighting2

Timur bu işten çok çabuk sıkılcak gibi geliyor bu iş böyle giderse..
bir evde iki yabancı gibiler ama şu telefon konusunda mineye bende kızdım
her nekadar sevmesede ilgi göstermesede o evli bir bayan haber vermek zorunda..
bu hikayeyi sinana şöyle yutturucaklar mine evlendi çocukta timurdan
yani sinanın çocuktan hiç haberi olmayacak belki finalde :)
bana onu çağırıştırıyor baba harmangilin hareketleri :)

Son sahneye gelirsek Bülent İnal yine o çok sevdiğim bakışı yaptı.
gözleriyle güldü :)

sonsuzlukkk
04-11-11, 23:05
vee karşı karşıya gelirlerrrr....:865323

yalnız mine'ye çok acıdım yaa garibim merve tarafından zaten aşağılanıyor bi de sinan hasreti. ooff işi çok zor.:icon_sorr
merve de fazla abartıyor yaa. sanki beraber yatıyorlar gerçekten karısı gibi yaşıyorlarmış gibi bu ne tepki merve:img-beee: bence sevinmelisin eve arkadaşın geldi :)

emine de işi pişirdi hadi bakalım hayırlısı :blink: kız gittikçe kabus gibi olmaya başladı yüzünü görünce korkuyorum vallahi :img-hyste yaşayan ölü resmen! ismim mine diyor bide. ilerde öç almak için sinanla evlenmesin bu emine kabusu :)

turan usta evini çok ihmal etti artık dertleşmek için başkalarının evine gidiyor. bizim otoriter turan usta'ya da bakın :blink::blink:
ama neyse ki eve döndüğünde karısının kendisini beklediğini anladı da el uzattı. bu hareketi sevdim:img-wink:

haa emine sinan ile telefonla konuşuyorken nasıl olur da sinan duymaz mine'nin sesini yaa :blink: yan binadaki insan duymuştur "bee anne abla ben çıkıyorum dediğini". dizi işte demeden geçemicem :)

timur ne güzel konuştun be mine'ye. mine'nin ağladığını görünce kıyamadı. canımsın :img-in_lo

ay bi yerde güldüm. -mine'nin hayalinde- mine sinan'a sarılmadan önce ne biçim "seni seviyorum" dedi öyle ya dakikalarca güldüm resmen:img-hyste

aylin_a.r.ş
04-11-11, 23:07
Senaristlere teşekkürü bir borç bilirim gerçekten:happy0064
Bu zamana kadar izlettiklerinde yanıltmadıkları için çok mutluyum..

Hani hep Mine'nin ağlamasını gördük,harap oluşunu gördük ya..Sinan da bu sefer sıra..
Ve onunki de o kadar büyük ki..
Bu aşkın büyüklüğü beni benden alıyor:img-in_lo

Sinan Mine'yi ne güzel tanımlıyor her zaman..
Sevinçli olsa saklayamaz ki o..Heryeriyle güler..Dudağının kenarına kadar..
Burada tebrikleri kabul eden mutlu bir gelin mi görüyorsun anne??

Birşey oldu..Neden evlendi..

Sinan fotoğrafları görür görmez ''Mine beni aldattı'' diye düşünmedi..
Sorguladı..Neler olabilir dedi..
Peşini bırakmadı..
ama yine bir Emine engeliyle karşılaştı..
emine demişken..Onu Allah'a havale ediyorum daha da birşey diyemiyorum..
Tanımadığı herifin birine bekaretini verdi..Ve ne bileyim ya o kadar vurdumduymazdı ki..
Neyse bu konu hakkında konuşmaya başlarsam susamayacağım biliyorum..
O yüzden mutlu olduğum kısımlara dönmeliyim (:

Sinan&Mine'nin aşkının güzelliği her geçen gün artıyor..
Her geçen gün bu aşka inancım artıyor..
Her geçen gün umudum artıyor..
Ne diyebilirim ki gerçekten çok başkalar:img-in_lo

Sinan kapıya gitti ya..Ah dedim..Bir görüşseniz ya siz..
Sonra çat görmez miyim bir hayal daha:img-in_lo
Bu çiftin samimiyetini,birbirlerine olan güvenlerini,konuşma şekillerini ne bileyim herşeyini seviyorum..Çok farklı geliyorlar..
Çok farklılar çünkü..

''Seviyor musun beni''
Seviyorum
:img-in_lo

Sinan ağlarken ekran karşında ben kendimi parçaladım
''kıyamamm'' diye diye bir hal oldum..
Sizi ayıranlar utansın..
vurdumduymaz,herşeyi bildiği halde üzülmenize neden olanlar utansın ne diyebilirim ki!!!!

prenses69
04-11-11, 23:08
Bu bölüm cidden güzeldi ama çok beğendim.
Öncelikle Sinan karakterine karşı başlarda pek bir şey hissetmememe rağmen ( ki eskiye dönüt sahnelerle emin olmam zordu nasıl bir karakter olduğu adına ) bu bölüm cidden Sinan karakterini sevdim.
Çok genç evet ama çokta seviyor. O acı çekişlerini gerçektende hissettim.


Timur'u zaten seviyorum:img-in_lo
Dizide ki hiç bir karakter kusursuz ve masum değil zaten.
Timur'u yanlışlarıyla beraber zevkle izliyorum.

Çok heyecanlı yerde bitti , ama Timur Sinan olduğunu anladı yüz ifadesinden belliydi. Sinan'ın tepkileri haklı olarak sert olacaktır ama Timur'un ben pek çıkışıcağını sanmıyorum . Çocuğun hali belli zaten gördü o da

forgetmenot
04-11-11, 23:29
Timur-Mine evliliği bu son karşılaşma sonucu pat diye bitemeyeceğine göre(biterse bu durum Türk TV dizi tarihinde devrim olur herhalde:img-wink:) Timur Mine'ye olan aşkı,tutkusu veya artık hangi tür duygular besliyorsa, o nedenle Sinan'a bambaşka bir hikaye anlatabilir,kendisini çok kötü hissedeceği yalanlar atabilir.Mesela Mine'nin hamileliğinin ayını az söyleyebilir,biz Mine'yle birbirimize aşık olduk.Seni mi bekleyeceğini sanmıştın,sen onu hiç bir zaman hakketmedin,ilişkinizin sorumluluğunu taşıyamadın diye de çemkirebilir.Sinan malum genç,tecrübesiz.Timur'a inanabilir.Diğer taraftan Emine'yi psikologa götürürlermiş orda doktora aşık olurmuş,cidden komik olur.:)Şimdilik Timur-Mine evliliği her halukarda sürecektir diye düşünüyorum.Bu arada B.Ç.Sevdim sayfasında yorum yazmanın tadı eskisi gibi değil ama bunca heyecanlı son sahneyi görünce bir kaç cümle yazmak istedim.

büsra003
04-11-11, 23:34
Ahh bee Sinan oldumu bu şimdi her şey iyi hoşta elindeki fırsatı teptin resmen..
Timur evden ayrılmış onun peşinden gideceğine timurun evine girmeye çalışsaydınya…giremesende kapıdan bi minenin Sinannnnnnn diye bağırdığı gibi sende Mineeeee diye bağırsaydınya..değil mine Timur bile yoldan duyar geri dönerdi…

Beklenen buluşma gerçekleşti…

Timur cama tık tık etti ya hah dedim Timur kaçacak aadam değil….ve son sahnedeki timurun yüz ifadesi hala gözlerimin önünden gitmiyor…..

Bu bölüm güzeldi bence..turan ustanın minenin yastığına sarıldığı anda kendimi zor tuttum göslerim doldu….

Artık bu bölümde de Timur eleştirilmez umarımm

matraka
04-11-11, 23:53
baştan beri söylediğimi söylüyorum hala arkasındayım,sinan mine birbirini seviyor bu aşkı izlerken,etkileniyorumda ama bu etkilenme anlık oluyor hep,bir dizi izleyicisi olarak mine sinan ve onların evini hayal edemiyorum
neden bu böyle oluyor onuda anlamıyorum,sonuçta aşklarını kabullenmişim,birbirlerini sevdiklerini görüyorum o zaman neden tamam diyemiyorum,tamam ben bu aşkı destekliyorum diyemiyorum
ne bilim mesela (bim) izlerken demiri değilde selimi tercih ettim,demir aşıkmıydı evet oda aşıktı,esmada onu seviyordu ama o aşk olmadı,o zaman ki hissi gene hissediyorum,neden mine sinan olmuyor ve diğer tarafta ısrar ediyorum

konu o tarafa gidiyor gibi gözüyor,ama o dizi arabeksti,ne bilim şuna inanmadım o dizide, selimin hayatı ne kadar gerçekse, esmanın ki o kadar hayal bir dünya idi çocuk gibi bir krakterdi, oysa 24 yaşında idi:img-hyste17 de değildi,selim 37 idi
ya dicem yaşımdan dolayı tercih ediyorum ama o zamanda ben esma yaşında idim neden bu böyle oluyor yahu ben neden genç aşıkları seçemiyorum:img-hyste

Bahar61
05-11-11, 00:08
ve tam da düşündüğüm gibi oldu,timur sinan konuşması haftaya kaldı.TMC ye helal olsun ,bildiğim kadarıyla tüm dizilerinde bölüm sonunda gelecek haftanın fragmanı yayınlanırdı .bildiğim kadarıyla diyorum çünkü YAĞMUR ZAMANI'ndan sonra hiç bir dizilerini oturupta baştan sona izlemiş değilim.
şimdi bu uygulama yok.belki pek çoğunuz memnunsunuzdur bu durumdan ,çoğunluk ,bölümün etkisi hemen kaybolmasın diye istemez yeni bölüm fragmanını ama ben istiyorum...keşke verilseydi...azıcıkta olsa yeni bölüme dair bir fikrimiz olurdu.

neyse ,dayanabilirim zannederim...sinanın içler acısı haline dayandıktan sonra bu ne ki ...
ben ,yedi kat yabancı biri olarak üzülürken sinanın haline nasıl oluyordu bir anne haala susup seyirci kalabiliyor evladının acı çekişine ve haala dinleyebiliyor babayı ...pes doğrusu...ama tabii yaa,hepsi evlatlarının iyiliği için ...vay bee...

dizimizde eğer bencillikle itham edilecek birisi varsa 1 .lik sayın bay bilmem ne harmangilindir.

ilerde sinan tüm gerçekleri öğrendiğinde nasıl bakacak evladının yüzüne diye hiç sormayacağım ,merak da etmiyorum zaten.çünkü zeytinyağı gibi üste çıkacağından herşeyi onun iyiliği için yaptığını söyleyeceğinden adım gibi eminim.bu yazdıklarım timur için de düşünülebilir ki zaten düşünülen bir şeydi ama sonuçta timur yabancı birisi.mineye aşık...onu isteyen...bir gün kendisini seveceğini umut eden birisi...


ilk sahnede ,hemen nikahın sonrasında mineye dönüp öpmek için alnına doğru uzanması ve minenin de irkilmesiyle aniden geri çekildiğ sahne sanki bir rol değilde gerçekmiş gibi gerçekti:img-hyste o kadar doğal geldi ki o anki tepkiler...bocalama falan çok hoşuma gitti .sevdim ben bu sahneyi.

mine odasına çekildikten sonra teyzeyle konuşmak istemesi...ona yalnızlığını anlatması...telefonu kapatmak istemeyişi ...kısaca tüm acısı yürek sızlattı.çok üzüldüm ,içim acıdı....içim acıdıkça ,emineden daha çok nefret ettim.allah seni kahretsin emine diyecektim ama demedim...gerek yoktu zira emine kendini yeterince kahrediyordu...bir abla ,bir kardeş nasıl olurda bu derece nefret edebilir ki kardeşinden? nasıl bir kıskançlık nasıl bir ruh hali böylesine bir iğrençliği yaptırabilir bir insana...aklıma geldikçe bile midem bulanıyor.daha önce yaptıkları da affedilebilir kabul edilebilir şeyler değildi ama bu...buu...ııyyy...aklım beni terkediyor sahne gözümün önüne gelince...kabus gibi...ne yaptı emine güya,aklı sıra minenin zifaf gecesinde o da gelin mi oldu ? allahım, sen salak kullarına akıl fikir ihsan et yarabbim...üç vakte kadar bunun da mide bulantıları başlamazsa bana da kimse bahar kanat demesin :img-wink: şeriatla yönetilen bir ülkede de yaşamıyoruz ki timur '' 4 e kadar yolu var nasıl olsa ha bir tane baktım ha iki tane ne olacak ki ,hem o da turan ustamın kızı '' diyip emineyi de nikahına alsın.:icon_whis

süreyya teyze kırk yılda bir akıllı bir laf etti ,esmahan hanım teyzeme neden doktora gitmediniz dedi...umarım bırakmaz bu işin peşini.çünkü eminenin iyi bir tedaviye ihtiyacı var.az boz hasta değil...öyle basit duşlarla yıkanmayla falan ruhundaki yaraları da kötülükleri de temizleyemez çünkü.

içkisinden küçük küçük yudumlar alan timurun bir hışımla minenin odasının kapısına kadar gelmesi kalbimdeki kanın her zamankinden daha hızlı bir şekilde pompalanmasına neden oldu...öyle yaa ,içki bardakta durduğu gibi durmayabilir ve timur minenin odasına dalıp (nasıl olabileceğini hepimiz gayet iyi biliyoruz) '' bana bak mine ,bende hiç Hulisi Kentmen ' e benzer bir hal var mı ? diyecek zannettim..ok korktum çoookkk...en az mine kadar çok korktum hem de...biliyorum timur asla yapmaz böyle bir şey ama bir yandan senaristler bir yandan tüm kötülüklerin anası içki girince işin içine herşey olabilir...kimse ak kaşık olamaz bu hayatta.

gelecek hafta sinanla ne konuşacak neler söyleyecek ona mineyle ilgili bilmiyorum ,belki yapacakları ve söyleyecekleriyle beni büyük bir hayal kırıklığına uğratacak ama bu akşam ,bunca zaman ona güvendiğim ,mineye gerçekten aşık olduğunu ,en büyük arzusunun onu koruyup kollamak olduğunu düşündüğüm için yanılmamış olmaktan dolayı da mutlu oldum.

yemeğe gelmeyen mineye kapıyı açtırıpta onun ağladığını anladığında nasıl üzüldüğünü görünce ,sesi titreyerek,onun böyle ağlamasına engel olmak onu bir daha ağlarken görmemek için bunca şeyi yaptığını söyleyince yine ve yeniden fethetti kalbimi.sinan için nasıl diyorsam ki aynen böyle devam ederse kazanan o olabilir diye ,timur için de aynı şeyi düşünüyorum.timur da böyle devam eder minenin önce kendine güvenmesini sonra da saygısını kazanmayı başarabilirse mineyi kazanan o da olabilir.kısaca şu an ikisinin de şansı fifti fifti...onun için harcayacağı para pul veya yapacağı herhangi başka bir şey mühim olmayacaktır minenin gözünde ki zaten bu akşam '' ben buraya sığındım ama senin paranı almayacağım '' diyerek bunu belli etti.biraz saçmaydı ama tam mineye yakışacak bir hareketti.o haliyle nerde nasıl bir iş bulabileceğini zannediyor ki ,daha şimdiden karnı burnunda ,kim iş verir ki ona.daha önce kırk kere söyledim ,git halkeğitim kurslarına yazıl,bir elişidir ,dikiştir nakıştır birşey öğren.burada yediden yetmişe pek çok kadın bu kurslara katılıyor ve evlerinde ufaktan ufaktan başlayıp sonra da çeyiz dükkanı açıyorlar.ohh ne güzel mis gibi iş...parası iyi ,hem de çok zevkli.benim dediğim zaman başlasaydı kursa şimdiye çoktan öğrenmiş olurdu bir şeyler.teyzeyle birlikte yaparlardı bir şeyler.

bu turan usta da pek bir komik adam yahuu...kızı,sırf o kendisiyle konuşmuyor ,eğer evlenirsem timurla beni affeder affetmese bile konuşur benimle diye düşünerek evleniyor ama adam yine de bakamıyor kızının yüzüne.belki de kızının adını temizlemek için bir cehennemden çıkarıp başka bir cehenneme attığını düşündüğü içindir.timurdan öğrendiği şeyden sonra acaba değişecek midir bu durum ?


zavallı adam bir dertten kurtulduğunu zannederken acaba onu nelerin beklediğini bilse ne yapardı ?

^nymph^
05-11-11, 00:14
Bilmiyorum senaristler ne yaptıklarının farkındalar mı? Bir aşkı bu kadar güzel kaleme alan ve bunu bu şekilde bizlere yansıtan çok az senarist gördüm ben izlediğim diziler arasında.

Mine&Sinan'ı anlatmaya çalışsam artık kelime bulamamaktan çekiniyorum.Beyzamın dediği gibi biz şimdiye kadar Mine'nin yıkılışını,yaşadığı hayal kırıklığını izledik.Mine'nin acı çekmesine şahit olduk şimdiye kadar.Ama bu bölüm gördük ki bu aşk için acı çekecek kişi sadece Mine değilmiş,Sinan'da aşkı için acı çekebilecek bir karaktermiş.

Ağladı yaa çocuk...Resmen ağladı,içim parçalandı izlerken boğazım düğümlendi.
Herşeyi geçtim Mine'nin nikahının fotoğraflarını görünce önyargılı yaklaşmadı duruma.Ve gerçekten beklemediğim asla tahmin etmediğim şeyler söyledi.Hani özetten fragmandan ''Mine beni aldattı'' gibi bir hava içine girmeyeceğini biliyordum.
Ama annesine söylediği şeylerle bitirdi beni.

''Sevinçli olsa asla saklayamaz ki o... Heryeriyle güler..Dudağının kenarına kadar...Kirpiğinin kenarına kadar...
Burada tebrikleri kabul eden mutlu bir gelin mi görüyorsun anne??''
Ve annesinin,(vicdansız annesinin) ''Bu kadar çok mu seviyorsun onu?'' diye sorması...Ahhh ah siz ne anlarsınız sevgiden,aşktan...Eğer bu duyguları ucundan tatmış insanlar olsaydınız birtanecik evladınızın gözünüzün önünde erimesine dayanabilir miydiniz? Ya da iddia ettiğiniz gibi ''Sinan'ı düşünüyor'' olsaydınız...


Sinan sen nasıl bir aşıksın,nasıl bir sevgi senin ki böyle diye sormak geliyor içimden.Kaç kişi senin gibi sevdiği kızın gülümsemesine,sevinmesine böyle özel yorumlar yapar,kaç kişi sevdiği kızın mimiklerini bu derece aklına kazır?

Emine ile yaptığı telefon konuşması...
''Birşey sorabilir miyim'' derken sesinin gitmesi.''Seviyor mu?'' derken ''hayır'' cevabını alsa yeniden hayata başlayacakmış gibi bir tavır içinde olması.

İçim bir tuaf oluyor dayanamıyorum izlerken.
Senaristler bu saatten sonra neler yazar hiç bilmiyorum.Tek isteğim bu kadar güzel ve özel bir şekilde kaleme aldıkları içimize dokunan bu aşka kıymamaları.
Kıyılır mı böyle bir aşka?
Yapmayın lütfen...Özellikle de böyle yalanlarla,oyunlarla,türlü engellemelerle birbirini kaybettiklerini izlettikten sonra ne Mine'nin ne Sinan'ın kalplerini başkalarına açtığını izletmeyin bize.

Böyle birşey yapmayı düşünüyorsanız da lütfen biran önce yapın,soğutun bu çiftten beni.
Mesela ne olurdu bu bölümde Sinan nikah fotoğraflarını görünce içli içli ağlayacağına ''Mine beni aldattı'' deseydi.
Ne olurdu Mine'yi böyle özel bir şekilde anlatmasaydı.
Ne olurdu ''Benim babam senin baban konularına hiç girmeyelim olur mu? Benim babam biraz kıldır'' gibi samimi bir şekilde babasının sevmediği özelliğini dile getirmeseydi.
Babası gibi paraya,güce,soy ismine önem veren,zengin züppenin teki olsaydı.

Ama siz Mine&Sinan aşkını,birbirlerine verdikleri değeri,birbirlerine duydukları yoğun aşkı öyle güzel işliyorsunuz ki hergeçen gün beni daha da bağımlı hale getiriyorsunuz.



Cuma günleri şansımıza siteye bir haller oluyor,özellikle de bu saatlerde,doğru düzgün yorum yazamıyorum,site donup kalıyor,bir mesajı göndermek için bilgisayar başında bekleyip duruyorum...Yazacağım şeyler vardı daha ama yarına artık.

~~winds~~
05-11-11, 00:42
Bölüm biter ve bu garibanın yüz ifadesi;
:img-swoon

Bekliyordum bir karşılaşma ama bu kadar çabuk olacağını hiç tahmin etmemiştim. Hönk diye kaldım ekran karşısında yani... Bari birkaç kelime edeydiler. Bu nasıl vicdansızlıktır sorarım :calis

Emine'yi çözemiyorum cidden. Nasıl böyle çılgınca şeyler yapar , nasıl bu hale getirir kendisini? Hangi amaçla kendisini hiç tanımadığı bir adamın kollarına bırakır? Hem üzüldüm hem de fazlasıyla kızdım bu bölüm Emine'ye... İnsan kardeşine nasıl bu denli kin duyabilir , nasıl bir nefrettir bu? İnsan kardeşinin yaşadığı acıyı bile kıskanır mı? Emine'nin ciddi bir tedaviye ihtiyacı var. :icon_whis

Turan usta ; biriyle konuşma ihtiyacı duydukça kendisini dışarı atıyor. :icon_whis Karınla konuş , yıllardır aynı yastığa baş koyduğun insan. Bu noktada çok kızıyorum Turan ustaya... Bunun dışında Mine'nin yastığını koklayıp ağlaması , orada uyuyakalması... Çok duygusaldı. Ama bir yanım da bunlar olana kadar aklın neredeydi Turan ustaaa demedi değil.

Sinan'ın babasına söyleyecek sözüm yok artık. Bir baba hiç mi görmez çocuğunun çektiği acıyı , hiç mi anlamaz. Pes yani pes. Bu durumda Sinan'ın annesi daha ılımlı , daha destek Sinan'a. Ama o babası yok mu? Alın bu adamı buradan , alın. :calis

Timur'la ilgili sözüm yok bu bölüm. Sadece iki çok küçük nokta var , ama onları bir dahaki bölümün ardından değerlendireceğim. Onların dışında bu bölüm göze batmadı.

Erdal ve Funda çok tatlıydı yahu bu bölüm. : D O balon sahnesinde kahkaha attım resmen , çok tatlı bir sahneydi. Replikler , oyuncuların tepkileri... Hele Erdal : D

Şurada bölüm bittiğinden beri Mine ve Sinan hakkında bir şeyler karalamaya çalışıyorum. Sildim , baştan yazdım. Yine sildim. Ama bu bölüm hissettiklerimi bir türlü anlatamadım. Bu zamana kadar hep Mine'nin döktüğü gözyaşlarını gördük , onun çektiği acıları gördük. Sinan nerede , ne yapıyor göstermediler bizlere... Ama bu bölüm Sinan'ın çektiği acı öyle içime işledi ki... O aşkı , büyük aşkı öylesine hissettirdiler ki... O nikah fotoğrafını eline aldığındaki hali , fotoğrafa tekrar tekrar bakışı... Yüzündeki hüzün , acı... Kelimelerle anlatamıyorum artık bu aşkın bana hissettirdiklerini... Hele annesiyle olan konuşması... "Dudağının kıvrımından kirpiğine kadar mutlu olur o... İstese de saklayamaz ki..." ve bu sözler üzerine annesinin " Bu kadar çok mu seviyorsun onu sen?" diyişi... O an kopardı beni zaten... :icon_sorr Ne desem ne kadar anlatsam boş... Tek bildiğim bu çifti izlemek istediğim ve her geçen bölüm daha çok bağlandığım.

Sinan'ın , Emine ile olan telefon görüşmesi... "Onu seviyor mu?" diye soruşu... İçimi acıttı resmen , nasıl bir aşk bu... Nasıl görmezden gelinir? Nasıl bir hüzün , nasıl bir acı... :icon_sorr

Ve o muhteşem flashback sahnesi... O mekanlarla , MineSinan birleşince nasıl muhteşem bir görüntü çıkıyor ortaya... İçim gidiyor bakarken resmen... O flashbacklerde az da olsa bir tebessüm oluyor ama buruk bir tebessüm... Hani elim böğrümde kaldı derler ya... Benim de bu çifti izlerken ister istemez elim kalbime gidiyor , ve kocaman bir nefes alıyorum. Onlara olanları sindirmek istercesine...

Ben burada ne yazsam , paragraflarca anlatsam az gelecekmiş gibi geliyor. Bende bıraktıkları etkiyi tarif etmem mümkün değil.


Yapmayın lütfen...Özellikle de böyle yalanlarla,oyunlarla,türlü engellemelerle birbirini kaybettiklerini izlettikten sonra ne Mine'nin ne Sinan'ın kalplerini başkalarına açtığını izletmeyin bize.


Şu cümleye milyon kere imzamı atarım canım. Mine ve Sinan , birbirlerini isteyerek bırakmadılar. Aldatmadılar , birbirlerine sırtlarını dönmediler. Hep birbirlerini düşündüler. Acı çektiler , gözyaşı döktüler. Ama 3. kişiler araya girdi ve türlü yalanlar , ulaşamamalar , entrikalar derken yine birbirlerini çok severek ayrı düştüler. Şimdi onlar hala birbirlerini severken bizleri başkalarını sevdiklerine inandırmaya çalışmasınlar. Ya da yapacaklarsa da senin de dediğin gibi biran önce yapsınlar. Yoksa biz iki kat üzüleceğiz. :icon_sorr

Gerçi bir yanım bu olumsuzluğu düşünürken bir yanım da "Eğer bu aşk bitecek olsaydı bu kadar mükemmel işlenmezdi." diyor. Hakan'ın ve Gülcan'ın röportajları geliyor aklıma... "Yok , diyorum. Bitmez... Bir yerlerde mutlaka yine MineSinan'a bağlanacak ve ilk bölüm nasıl onların karesiyle başladıysa son bölüm yine onlarla bitecek. :icon_sorr

Şu bölümün ilk etkisi bir geçsin , yarın sakin kafayla tekrar izleyeyim bölümü tekrar yorumlayacağım. Şu an duyguların karışıklığıyla , karman çorman bir yorum oldu. Yarın toparlayıp tekrar yorumlayacağım. Detayına giremedim henüz.

İyi yorumlar.

matraka
05-11-11, 00:45
evet timurun kızına gelelim sevdim ben bu kızı:img-hysteama bu kızın sonu sanki,serviste diğer kızla konuştuğu gibi olacak,yani öyle hissettim şimdi sevmiyor ama mineyi sevicek,aslına bakarsanız,mervenin kafasına saksı düşerde mineyi severse bu kızı kollar he:img-hysteeğer diyorum mineyi severse,minenin sinandan başka düşüneceği kafasını yoracağı bir sorunu olmayacak,zaman herşeyin ilacı derlerya,bunu diyen halt etmiş,zaman sadece unutmayı değiştirmeyi sever insanları,
4 yıl geçince bakmısın mine herşeyi benimsemiş farkında olmadan ben hala sinanı seviyorum derken:img-hysteevi benimsemiş merveyi benimsemiş,timuru bile benimsemiş ama farkında olmadan

zaman herşeyin ilacı diyen halt etmiş.....

angL_wondrfL
05-11-11, 01:49
Başlığa bölüm yorumu amacıyla uğramadım aslında.
Ama bir kaç şey yazmaya yelteneceğim gibi hissediyorum. :icon_whis

Erdal ve Funda'dan başlamalı...
En baştan beri en etkili dram sahnelerinden sonra onların muzurlukları dikkatimi çekmişti. Ve bence bu gerçekten çok önemli bir ayrıntı. Ağlamak durumuna geldiğim an bana kahkaha bile attırabiliyorlar yani o derece artık siz düşünün :img-blush
Balon sahnesine mi değinsem yoksa sınıf geçme mevzularına mı... :img-hyste
Bu çift kesinlikle dizinin muzurları başka bir şey değil yani.

Ve Sinan...
O nasıl bir duygu seliydi. Ya bir an ben bile mekanı, zamanı kavrayamadım. Mine'nin yerini bilemedim. "Nerede bu kız ?" dedim.
Aslında bir çok arkadaşa katılıyorum ve bu yüzden MineSinan:img-in_lo yorumu yapmayacağım.

Sadece senaristlere gerçekten binlerce kez teşekkür etmek istemiştim. Çünkü bir çok dizide gördüğüm şeyi göreceğimi düşünerek ümitsizliğe düşmüştüm. Genel olarak böyle bir durumda Sinan gibi bir karakterin eline bir düğün fotoğrafı verildiğinde 'Bu kız mutsuz görünüyor?' bile demez. Veya en basitinden 'Neden gelinlik giymemiş?' demez. Ama bu sefer Sinan'la bize/bana safmışız(!) hissini vermediler. Bu yüzden bir kez daha senaristlere teşekkür ediyorum. :happy0064:happy0064

Onun dışında ek olarak yazmak istediğim bir şey yok. Çünkü yorumları okuyan arkadaşlar bir çok yerde benim yazacaklarımı okumuşlardır. Tekrara lüzum görmüyorum. :icon_whis

İyi Geceler
İyi Yorumlar

Bahar61
05-11-11, 01:50
evet timurun kızına gelelim sevdim ben bu kızı:img-hysteama bu kızın sonu sanki,serviste diğer kızla konuştuğu gibi olacak,yani öyle hissettim şimdi sevmiyor ama mineyi sevicek,aslına bakarsanız,mervenin kafasına saksı düşerde mineyi severse bu kızı kollar he:img-hysteeğer diyorum mineyi severse,minenin sinandan başka düşüneceği kafasını yoracağı bir sorunu olmayacak,zaman herşeyin ilacı derlerya,bunu diyen halt etmiş,zaman sadece unutmayı değiştirmeyi sever insanları,
4 yıl geçince bakmısın mine herşeyi benimsemiş farkında olmadan ben hala sinanı seviyorum derken:img-hysteevi benimsemiş merveyi benimsemiş,timuru bile benimsemiş ama farkında olmadan

zaman herşeyin ilacı diyen halt etmiş.....

yok yok hiç gelmeyelim timurun kızına.daha önceleri haklı diyordum ,babasıyla arasına girecek bir yabancı mine ve mervenin ona karşı yapacakları çocukluğuna verilebilir ama bu akşam gördüm ki kazın ayağı öyle değil.merve çok akıllı bir kız ,nasıl olurda bu kadar akıllı bir kız minenin halini görmez ,nasıl olurda tanık olduğu herşeye rağmen mineye böyle davranır.ne bileyim tek ayak üstünde herkese farklı yalanlar atmasını sevmedim.durum zaten mine için yeterince zorken o da iyice tuz biber ekiyor olaya.fazla uzun sürmeyeceğini umut ediyorum.bakalım nasıl olacakta bu ikisi kanki olacaklar...tabii olacaklarsa eğer...mine bir yolunu bulup kalbini fethetmeli mervenin.

zaman, hem herşeyin ilacı olabilir hem de aynı zamanda var olan yaraları büyütmeye de yarayabilir.zamanla üstü kabuk bağlasa da yaranın çoğu zaman kabuk koptuğunda bakarsınız ki yara haala iyileşmemiştir...ya da yeni yeni başlamıştır ten yeni halini almaya.

bir küçük dokunuş yeter unutulanı yeniden hatırlamaya...

matraka
05-11-11, 02:02
yok yok hiç gelmeyelim timurun kızına.daha önceleri haklı diyordum ,babasıyla arasına girecek bir yabancı mine ve mervenin ona karşı yapacakları çocukluğuna verilebilir ama bu akşam gördüm ki kazın ayağı öyle değil.merve çok akıllı bir kız ,nasıl olurda bu kadar akıllı bir kız minenin halini görmez ,nasıl olurda tanık olduğu herşeye rağmen mineye böyle davranır.ne bileyim tek ayak üstünde herkese farklı yalanlar atmasını sevmedim.durum zaten mine için yeterince zorken o da iyice tuz biber ekiyor olaya.fazla uzun sürmeyeceğini umut ediyorum.bakalım nasıl olacakta bu ikisi kanki olacaklar...tabii olacaklarsa eğer...mine bir yolunu bulup kalbini fethetmeli mervenin.

zaman, hem herşeyin ilacı olabilir hem de aynı zamanda var olan yaraları büyütmeye de yarayabilir.zamanla üstü kabuk bağlasa da yaranın çoğu zaman kabuk koptuğunda bakarsınız ki yara haala iyileşmemiştir...ya da yeni yeni başlamıştır ten yeni halini almaya.

bir küçük dokunuş yeter unutulanı yeniden hatırlamaya...
bu gece özlü söz gecesimi yapıyoruz:happy0064aslında yarası için söylediklerin doğru,ama minedeki yaramı ki,acaba diyorum; herşeye rağmen onu sevmekten vazgeçmeyen mine için, sinan bir yaramı ki,izlerken gerçekten seviyorum sinan mine ikilisini,kendi adıma üzülüyorum hallerine,nerdeyse bunu yazanlar sinan mineci sanıcak beni:img-hystedüşün o kadar üzülüyorum yani...
özlü iksirimizi yazmadan olmaz;
elmas nasıl yontulmadan kusursuz olamassa,insan da acı çekmeden olgunlaşamaz,heyy garson çek ordan bir mine

sema65
05-11-11, 02:24
bu akşam bayağı hüzünlendim sinan-mine-timur için.birbirini seven gençlerin duyguları ve ağlayışları beni bayağı etkiledi.timur içinse sevgisinin karşıklıksız olması onun adına bayağı üzücü.bakalım bu durumu nasıl karşılayacak elini uzatsa tutacağı mesafede olan mine'ye dokunamamak onda ne yaralar açacak göreceğiz.sinan'a gelince;mektup'un içeriğini bu güne kadar bilemiyorduk ama bu gece açığa çıktı meğerse adres ve tlf.no yazıyormuş.ama bu gece ki çabasını keşke gittiği yerden gösterseydi de şimdi bu duruma düşmeselerdi.demek insan kaybettiği zaman kaybettiğinin değerini anlıyormuş.şu an için kaybeden o ileride ne olur bilinmez.yine aynı hatayı timur'un peşine takılmakla yaptı oysaki direkt olarak evin kapısını çalsaydı mineyle yüz yüze görüşebilirdi.merve'ye gelince oldukça çocukca davranıyor buna mine'de çanak tutuyor oysa ki o evde emanet gibi durmasa onunda artık burasının kendi evi olduğunu gösterebilse merve onu ezmeye cesaret edemez.yine timur'a iş düşüyor eminin bilse asla mine'yi ezdirmez hatta kızına gerekli dersi verir.mine'ye biraz da kızdım bu bölümde timur onu rahat ettirmek ve hoş tutmak için o kadar çaba sarf ederken mine bu yapılanları görmez gelerek bir teşekkürü bile çok görüyor,oysa ki timur onun ağladığını anladığı an kahroldu.artı timur haklı kimseye haber vermeden öylece evden çekip gidemez evli bir kadına göre davranmasını öğrenecek.her ne kadar o evliliği kabul etmese de kendini sığınma evinde gibi görsede bu böyle.turan ustanın sıkıntısıda açığa çıktı,elimi bile sürmeyeceğim dediği zaman yüzünde güller açtı.sinan-timur karşılaşması pek çabuk oldu.tabiki timur ona gerçekleri söylemeyecek oysaki ben söylemesini tercih ederdim.ama mine'yi bu kadar severken onu kaybetmeyi göze alamayacaktır.bakalım bundan sonraki bölümler bizleri nerelere sürükleyecek göreceğiz.bu arada herkese iyi bayramlar.

kralicehazal
05-11-11, 08:59
Çok şükür ki dün akşamki bölüm nedeniyle " Anti-Timur " modunda bir yorum yapmayacağım.Bir kaç hareketi dışında bana batan bir şeyi olmadı zira.Ama onlarıda söylemesem olmaz.

1 - Şu kızına artık istediği ilgiyi göster be adam! Hiç tanımadığın - tanıdığını sandığın diyelim ya da.Çünkü tanısan Mine'nin Sinana olan aşkınıda anlar,kabullenirdin - bir kızla bile kendi kızından daha çok ilgileniyorsun.Merve'nin annesi zaten yok ( ben yaşadığını düşünüyorum :icon_whis ).Sen hayattaki tek varlığısın.

Ayrıca ona şımarık diyen zihniyeti anlayamıyorum.Tamam,Mine'yi bende çok seviyorum.Ama bakın Merve annesiz büyüyen,bu yüzden tüm sevgisini babasına yöneltmiş 13 yaşında bir kız çocuğu.Babasını değil yabancı ve birdenbire hayatlarına giren,hamike bir kızla kimseyle paylaşmak istemez.Çocuk o daha.Üstüne gitmek bu kadar çok anlamsız.


2 - Gelecek hafta Spoiler'ı bkz : Timur-Sinan konuşmasında Timur'dan gelecek repliği yazıyorum " Mine benden hamile ".:img-wink:

Şimdi bu sübüyancıyı geçmek istiyorum artık çünkü yorumun en güzel kısmını sona sakladım.Sinan & Mine.

Sinan'ıki nasıl bir aşktır.. Nasıl bir sevgidir. " Ben böyle yürek görmedim,böyle sevgi " :img-in_lo

Ayrıca çokta zeki bir çocuk.Resimlere bakınca Mine'nin mutsuz olduğunu ve evliliğin arkasında başka bir sebep olduğunu anladı.Gerçi Timur " Mine benden hamile bu yüzden erkenden evlendik " de diyebilir.Beklerim ondan.

Flashbacklere gelince.. Duygusal biri olmamama rağmen o flashbackleri izlerken - birde piyanolu bir müzik var o devreye girince - yaşaran gözlerime hakim olamıyorum.Ne kadarda güzelmiş her şey.Bir anda altüst oldu.:865323

Mine - Sinan ve Mine - Timur sahnelerinin farkı zaten ortada.Birisinde Mine gözleriyle,tüm bedeniyle içten gülümserken diğerinde sürekli bir mutsuzluk,muhtaçlık ve çaresizlik var.
Gelelim Emineye.. Ya da gelmesek mi? Ciddi psikolojik tedavi görmesi gerek.İlgisizlik,sevgisizlik,bir kadın oalrak beğenilmeme onu bu hale getirmiş.Kadın barların kadını oldu yahu :img-hyste Birde barmenle işi pişirdi..Hadi hayırlısı.Umarım hamile kalmaz. Gerçi kaladabilir.Onada bir dizi ayarlarız. " Bir Barmen Sevdim " :img-hyste

T.ü.l.a.y.275
05-11-11, 09:04
evet timurun kızına gelelim sevdim ben bu kızı:img-hysteama bu kızın sonu sanki,serviste diğer kızla konuştuğu gibi olacak,yani öyle hissettim şimdi sevmiyor ama mineyi sevicek,aslına bakarsanız,mervenin kafasına saksı düşerde mineyi severse bu kızı kollar he:img-hysteeğer diyorum mineyi severse,minenin sinandan başka düşüneceği kafasını yoracağı bir sorunu olmayacak,zaman herşeyin ilacı derlerya,bunu diyen halt etmiş,zaman sadece unutmayı değiştirmeyi sever insanları,
4 yıl geçince bakmısın mine herşeyi benimsemiş farkında olmadan ben hala sinanı seviyorum derken:img-hysteevi benimsemiş merveyi benimsemiş,timuru bile benimsemiş ama farkında olmadan

zaman herşeyin ilacı diyen halt etmiş.....

Evet aynen bende aynı şeyi hissettim...Merve ve Mine ilerde kanka bile olabilirler gibi geliyor umarım da öyle olurlar..Timur bu durumda en fazla sevinen taraf olurdu ..yazık adam ikisi arasında kaldı biri sevdiği kadın diğeri canı kızı zor durum...

Bahar61
05-11-11, 09:53
bu gece özlü söz gecesimi yapıyoruz:happy0064aslında yarası için söylediklerin doğru,ama minedeki yaramı ki,acaba diyorum; herşeye rağmen onu sevmekten vazgeçmeyen mine için, sinan bir yaramı ki,izlerken gerçekten seviyorum sinan mine ikilisini,kendi adıma üzülüyorum hallerine,nerdeyse bunu yazanlar sinan mineci sanıcak beni:img-hystedüşün o kadar üzülüyorum yani...
özlü iksirimizi yazmadan olmaz;
elmas nasıl yontulmadan kusursuz olamassa,insan da acı çekmeden olgunlaşamaz,heyy garson çek ordan bir mine


evet yara arkadaşım...hem de öyle böyle değil çok derin bir yara.iyileşmesi uzun zaman alacak ve belki de hiç bir zaman tam olarak iyileşmeyecek bir yara...

ben oldu bitti sevmem ,yaptığı hatalar yüzünden zırıl zırıl ağlayıp yaptığı şey için pişman olan ,keşke yapmasaydım diyenleri.hataya pişman olmak ve o hatadan ders almak güzel tabiki ama en iyisi o hatayı hiç yapmamak değil midir ? akıl zaten bunun için verilmemiş midir insanoğluna ? ama tabii mine yaşındaki ve onun karakterindeki bir genç kızın sinan gibi seven birine karşı kayıtsız kalması kolay olmasa gerek.mine karşı koyamadı zaten karşı koymak da istemedi ,içinden geldiği gibi yaşadı ve sonrasında gelişen tüm kötü olaylara rağmen yaşadığı büyük hayal kırıklığına rağmen asla pişman olmadı...başkaları gibi " allah b.... versin sinan " demedi.duyduğu herşeye rağmen sevmeye ve nasıl oluyorsa ona güvenmeye devam etti.bu bakımdan takdir ediyorum mineyi.helal olsun vallahi.ben olsam nefretim aşkımın bir hayli önünde olurdu.minenin sinana ulaşma çabaları ise takdire şayan ,evine gitmesi ,havaalanına kadar gitmesi dahası sonrasında amerikaya kadar gitmek istemesi.illa ki kulaklarıyla duyacak sinanın onu sevmediğini ondan vazgeçtiğini. ne kendisini ne de karnındaki bebeğini babasız bıraktığı için nefret etmiyor ondan...haala..ve inatla...mine şu an için çok müşkül bir durumda ama hayatının bundan sonra çok güzel olacağına ve minenin gelecek için kendine seçeceği meslek neyse onda çok başarılı olacağına eminim.onda bu hırs ,bu tutku ve azim varken hayatta istediği her şeye sahip olabilir.

timurla evlenip evine yerleşiyor ama ondan gelecek parayı istemiyor,kendince haklı ama nereye kadar ...ondan alacağı parayı da teyzesinden aldığı para gibi bir borç olarak görebilirdi diye düşünüyorum.ileride ödermek kaydıyla...olmayacak şey değildi.sonuçta o evde yaşayacak ve mervenin izin verdiği ölçüde her türlü imkanından faydalacakken parayı da alabilirdi yani...ama teyzenden bile para almak zorken tamamen yabancı bir adamın parasını almak...mine nasıl dayanıyor bunca strese bu da başka bir hayret konusu benim için...üstelik hamilelik dolayısıyla hormonları almış başını gitmişken.yakındır vucudun bunca eziyete isyan etmesi...mine yakında yataklara düşerse hiç şaşmam ben.
ama galiba karnındaki bebeği onun psikolojik bir çöküntü yaşamasına engel oluyor.

mine ve sinanın yaşadıklarını görünce insanın üzülmemesi bir araya gelmelerini istememesi için insanın vicdandan yoksun olması gerkiyor...ya da emine olması...ya da baba harmangil olması...sonuçta ikisi de farklı nedenleri olsa da aynı tavanın balığı...köpekbalığı hem de.

izlediğimiz mine sinan sahneleri acaba size de bir masal gibi geliyor olabilir mi ? ben bazen öyle hissediyorum...çocuklara anlatılan güzel bir aşk masalı.
ya da evcilik oynayan küçük çocuklar gibiler...bakalım hayat sürüp giderken onlarla birlikte büyüyecek mi aşkları yoksa tüm çabalarının beyhude olduğunu düşünüp yeni hayatlar mı kuracaklar kendilerine...taa ki bir gün bir yerlerde karşılaşana kadar ...
ya da birlikte olduklarında gerçek hayatın hiçte masallarda anlatıldığı gibi olmadığını mı anlayacaklar...??

gönül ister ki timur sinanın kim olduğunu anlayınca alsın tutsun kolundan getirsin minenin yanına ama olmaz ki ...olmaz olamaz imkansız...timur büyük ihtimalle ,çalıkuşundaki harbiye nazırı nizamettin bey gibi düşünüp ,sinana mahalledeki kedinin bile emanet edilemeyeceğini savunacaktır.

T.ü.l.a.y.275
05-11-11, 10:24
reytingler düşmüş arkadaşlar..

bence millet sıkıldı çok kasvetli gidiyor dizi TİMUR KARAKTERİNİN GİZEMLİ HALİNDEN ÇIKMASI GEREKLİ ARTIK..MİNE'DE AĞLAMASIN artık ÇOCUK DOĞURMAYA KARAR VERDİN AYAKLARININ ÜZERİNDE DİMDİK KALMALI TİMUR DESTEK VERDİĞİ HALDE BİLE MIRIN KIRIN EDİYOR...
bölümler akıcı olmalı..
REYTİNGLERLER BAYA DÜŞMÜŞ SİNAN GELDİĞİ HALDE BİLE TAVAN YAPMADI DİZİ ...:img-blush

büsra003
05-11-11, 10:53
Herkese güzel hafta sonları dilerim.

Bu bölüm için şuanda sadece Sinan ve Timur dan bahsedeceğim…

İlk olarak Sinandan bahsedeyim..

Sinan mineye aşık mı evet aşık..peki ben bunu nerden anlıyorum sadece ve sadece sinanın repliklerinden..şimdi herkes sinanın balkondki sandalyede otururkenki sahnesinden etkilendi değimli annesiyle olan sahnesinden falan. Ama ben sadece o sahnelerdeki repliklerden etkilendim.. o sahneyi duydusu olmayan kim oynasa aynı şeyleri hissederdim…

Bi kere ben Sinan da duygu göremiyorum..aslında buna Sinan diyemem Hakan da duygu yok…

Yüz ifadeleri çok sıradan mimiklerini kullanmıyor..tabi bu benim şahsi fikrim.. o yüzden sinandan etkilenemiyorum.. hani sahneler vardır ya hem göze hemde kulağa hitap eder..sinanınki göze hitap etmeyen cinsden benim için..yani gene Sinan dedim yanlış anlamayın aslında bahsettiğim şey hakan…

Yani mesela turan ustanın yastığa sarılma sahnesi bi harikaydı nasıl etkilendim anlatamam..adam mimiklerinin tamamını kullanıyor resmen..tabiki Çetin beyla hakanı karşılaştırmayacağım ama anlatmak istediğim şey bu hakan da kesinlikle duygu yok gibi bişey… bu yüzden ondan çok fazla etkilenemiyorum…

Ama mine tam tersi yüz ifadleri ses tonu ağlaması beni etkiliyor..beden dili çok iyi..bu aşk için tek taraflı mineye baksam çok iyi ama ne zamanki Sinan devreye girse ben beğenmiyorum açıkçası…çok yavan geliyor…

Bu yorumumu kesinlikle Timur fanı olduğum için değil durumu gerçekten böyle hissettiğim için yazıyorum. Kimse yanlış anlamasın lütfen...

Gel gelelim Timura bu bölüm benim gönlümün taaa derinlerini fethetmeyi başardı….

İlk baştan başlayayım aytenle olan konuşması ah bide replikleri hatırlasammm..çok güzeldi…


Gece minenin odasının kapısına gitmesi ama kapıyı bi türlü çalamaması..ahh ahh dedim..ama kapıyı çalsaydı çok kızardım…

Hele gece hele gece yokmu Merve geldiğinde mine diye uyanması içimin yağları eritti resmen… bu nasıl bişeydir anlamadım..nasıl bir ses tonu nasıl bir gözlerin arayışı bitirdi beni……..

Sabahki kahvaltı çabaları canım yaa … yüzükleri verdi sevgili lom’cum aldı yüzükleri mine…inşallah o yüzükleri kendi isteğiyle taktığı sahneleride izleriz…

Banka hesabı na gelirsek mine belki bi yerde haklı ama en azından teşekkür ederim ama ben senin paranı alamam demeliydi…bu konuda biraz kabaydı mine..


Ve gene minenin evden gittiğindeki endişesi merakı arayışları canım ya..mine insan bari aytene söyler çıarken sen ne kadar istemesende evlisin ve timurun sorumluluğu altındasın..Allah tan telefonu aldın yani bide onu almasaydı artıkkk..

Ve gelelim beni derinden etkileyen mine Timur sahnesine…timurun mineyi yemeğe çağırmasına ..kapıyı açtırdı mineyi o halde görünce ahhh canım ya nasılda üzüldü…o sahnede bi minesini göğsüne basıp da ağlama diyebilseydi nelerini vermezdi kim bilir.. Timur mineyi göğsüne basıp ağlama dayanamıyorum dese herhalde ben saatlerce ağlardımmmmm…

Şu an bile yazarken duygulandım ya.. bi kere ben şimdiden şunu hissettim..

Timur sinanın mineyi sevdiğinden daha çok sevecek mineyi..

Timurun aşkı daha bi sarsacak herksei..timur beni çok ağlatacak belli..çünkü Bülent bir aşk adamı o mimiklerin efendisi beden dilinin hakimi…üzüldüğü zaman her yeriyle üzülüyor..beni de çok üzüyor…

Mine timura aşık olur mu bilemem ama timurun aşkı efsane olcak o kesin..bunu bu bölümde çoook iyi anladımmm…

İşte hakan da o duyguları bana geçirebilse o aşkıda bu denli desteklerdim…

Ben kesinlikle BİR TİMUR SEVDİM…hemde çok sevdim…galiba yılmazdan sonra Timur beni derin hülyalara daldıracak…

bal gözlüm
05-11-11, 11:03
Bu hafta vakitsizlikten ne fragman yorumlayabildim ne özet.. Bölümü- de yorumlamasam olmazdı şimdi..:img-blush

Öncelikle şunu söyleyeyim bu bölüm pek bir kasvetli geldi bana..
Acilen toparlanmaları lazım çok ağır ilerliyor dizi, Ece-Melek dizilerini solladılar yani ağılıkta..:calis

Son sahneye kadar öyle aman aman şu sahne çok iyiydi diyebileceğim bir sahne yoktu. Oyuncular götürüyor şu anda kanımca..

Neyse bölüme gelelim..
Sinan sahnelerinde inanılmaz etkilendim bu bölüm. Daha önce de söylemiştim benim bir çift ayrımım yok. Mine Timur'la da Sinan'la da olsa kabulümdür.

Sinan düğün fotoğraflarını görmesine rağmen inanmadı, sorguladı; Mine mutsuz dedi. Bu tavrını sevdim Sinan'ın.
Daha önce aynı durum Mine sahnelerinde de olmuştu. Mine Sinan'ın babasından öğrendiklerine rağmen aşkının peşinden koşmuştu, ondan dinlemem lazım demişti. Klasik yanlış anlaşılmalarla, başkalarının sözleriyle hüküm veren dizi karakterlerimiz yok neyseki.. Senaristlerimizin en sevdiğim tarafı da bu zaten.:img-wink:

Ama ben Sinan Mine'nin karşısına çıkar diye düşünmüştüm. Timur'la konuşmak istemesi ilginç bir o kadar da heyecan verici..
Bakalım iki aşık karşılıklı nasıl paylaşacak kozlarını..?:img-blush

Mine'nin hüznü..:icon_sorr
Ah Mine ah inanılmaz etkiliyor beni..
Korkusu, ürkekliği, bi yandan da dik durmaya çalışması.. Gülcan Arslan çok iyi yansıtıyor gerçekten Mine'nin ruh halini..:img-wink:

Reytingler düşmüş sanırım. Bayram haftası arkadaşlar insanlar tatile gidiyor normal reytinglerin düşmesi moral bozmaya lüzum yok..:img-wink:

Uzun yorum daha sonra gelicek Emine, Erdal, Merve ve diğerleriyle ilgili şimdilik bu kadar vaktim kısıtlı..

Şimdiden iyi bayramlar herkese..:img-blush

sinefil
05-11-11, 11:11
reytingler düşmüş arkadaşlar..

bence millet sıkıldı çok kasvetli gidiyor dizi TİMUR KARAKTERİNİN GİZEMLİ HALİNDEN ÇIKMASI GEREKLİ ARTIK..MİNE'DE AĞLAMASIN artık ÇOCUK DOĞURMAYA KARAR VERDİN AYAKLARININ ÜZERİNDE DİMDİK KALMALI TİMUR DESTEK VERDİĞİ HALDE BİLE MIRIN KIRIN EDİYOR...
bölümler akıcı olmalı..
REYTİNGLERLER BAYA DÜŞMÜŞ SİNAN GELDİĞİ HALDE BİLE TAVAN YAPMADI DİZİ ...:img-blush

Dizi çok ağır ilerliyor,hep aynı minval üzerine gittikçe de konu tıkandı.
Sinan tekrar devreye girince kurgu çözümsüzlüğe mahkum oldu.
Sonuçlar normal.

lavinya
05-11-11, 11:21
Dizi çok ağır ilerliyor,hep aynı minval üzerine gittikçe de konu tıkandı.
Sinan tekrar devreye girince kurgu çözümsüzlüğe mahkum oldu.
Çok ağır ilerliyor.:img-yes::img-yes::img-yes:

Merve kız kabuslar evinden çıkmış kadar korkunç.:img-fear2

Kızı hiç sevemedim. Merve'yi bu kadar kötü yapmak niye?

Merve'nin içine şeytan kaçırmaya gerek var mıydı?

Merve'den korktuğum kadar Emine'den korkmuyorum.:)

Zavallı Emine sonunda muradına erdi ama litfen bunu da ilk ilişkide hamile bırakmayın.

selin-ji
05-11-11, 11:34
reytingler düşmüş arkadaşlar..

REYTİNGLERLER BAYA DÜŞMÜŞ SİNAN GELDİĞİ HALDE BİLE TAVAN YAPMADI DİZİ ...:img-blush

Niye sinan'a bağlıyorsunuz ki? hatırlatırım sinan geçen bölüm geldi ve ratingler gayet yerindeydi.

bilmiyorum ben bu rating işine pek ısınamadım beyaz showda durdu durdu bi anda 2.ci oldu her nekadar aynı kanal olsada..
bikere bu rating sistemi baştan sona kadar saçmalık ikiside aynı saatte başlamıyo ki!
Ali kırcayla ana haber nerdeeee Bir çocuk Sevdim nerdeee..

e birazda senaristin suçu var her bölümde şu cinsel ilişki yok sevişmekti bunlar sanki basit birşeymiş gibi vurgulaması çok rahatsız edici ne gerek var emineye böyle birşey yazmaya?

büsra003
05-11-11, 12:31
Selincim sinan gitti ratingler düştü diye yorum yapıldı.geçen haftada sinan geldi ratigler yükseldi tarzı yorum okumuştum ben.tülay abla o yüzden böyle bişey yazdı sanrım.hatta mine sinancılar mine timurcularda daha çok yazmıştı bi arkadaş.

selin-ji
05-11-11, 12:48
Selincim sinan gitti ratingler düştü diye yorum yapıldı.geçen haftada sinan geldi ratigler yükseldi tarzı yorum okumuştum ben.tülay abla o yüzden böyle bişey yazdı sanrım.hatta mine sinancılar mine timurcularda daha çok yazmıştı bi arkadaş.

O tarzda bi yorum yapıldığını okumamıştım büşracım gözümden kaçmış demek ki :)
benim babam senin babanı döver misali :img-hyste
ya bence çift için ayrımcılık bana saçma geliyo tamam çok seversin desteklersin ama ne bileyim esas oğlan sonuçta belli :img-in_lo

[arzu]
05-11-11, 12:48
Timur'la evlenen Mine, Türkiye'ye geri dönen Sinan'dan bihaber...

Türkiye'ye geri dönen Sinan'ın ilk işi Mine'yi bulmak oldu; ancak Mine'nin evlendiğini öğrenmesi çok uzun sürmedi.

Kendisinden nasıl bu kadar çabuk vazgeçtiğini öğrenmek için Mine'nin karşısına çıkmak isteyen Sinan, Timur'un kendisini farketmesiyle, Mine'den önce onunla karşılaştı.

tamamı için,

04.11.2011 23:45:46
http://haber.kanald.com.tr/Haber/TV-42/Sinan-Minenin-evlendigini-ogrendi-24268.aspx#axzz1cpLk5gyu

T.ü.l.a.y.275
05-11-11, 13:02
Çok ağır ilerliyor.:img-yes::img-yes::img-yes:

Merve kız kabuslar evinden çıkmış kadar korkunç.:img-fear2

Kızı hiç sevemedim. Merve'yi bu kadar kötü yapmak niye?

Merve'nin içine şeytan kaçırmaya gerek var mıydı?

Merve'den korktuğum kadar Emine'den korkmuyorum.:)

Zavallı Emine sonunda muradına erdi ama litfen bunu da ilk ilişkide hamile bırakmayın.

Ablacığım Merve'nin ilk tepkileri normal bence baba kız arasında şimdiye kadar Timur kimseyi almamış ....babasına aşık kızlar varya kimse ile paylaşamayan Merve'de o şekil bir kız ...ilerde Mine ve Merve'nin kanka bile olabileceğini düşünüyorum geçiş bölümleri olabilir şu yaşananlar..sorun bence konunun uzaması her hafta aynı şeyleri izliyoruz akıcı değil olaylar hep aynı aynı aynı....

Niye sinan'a bağlıyorsunuz ki? hatırlatırım sinan geçen bölüm geldi ve ratingler gayet yerindeydi.


Canım ben Sinan reytingleri düşürdü demedim ama bu sayfada SİNAN'I BEKLEYEN ÇOK KİŞİ GÖRDÜM OKUDUĞUM İÇİN ACABA SİNAN VE MİNE UYUMUNU MİLLET BEKLİYOR FALAN DERKEN SİNAN GELDİ AMA REYTİNGLERDE POZİTİF BİR ŞEY GÖRMEDİM...
İzleyici normalde adam gibi adam karakteri çok severler sahip çıkması sevmesi değer vermesi vs. ben ve benim gibi düşünen arkadaşlarım Tİmur'u benimsedik ve istiyoruz herşey yolunda iyi güzel ama Timur işe gidiyor ama ne ihaleye katılıyor nede toplantıya katılıyor..Mine ise teyzesi ile haşır neşir bence akıcı olmalı Sinan çabuk iyileşsinde Timur ile biraz kavga dövüş seyre dalalım bari sakin sakin bu iş olmayacak..yazık TİMUR SİNAN'IN BU HALİNE ACIR VURMAYA BİLE KIYAMAZ..

Emine bile tüm karakterlerden hareketli maşallah gece kuşu oldu ..:img-hyste
Timur'un hiç mi akrabası arkadaşı yok anlamdım ki..:icon_whis dertleşeceği akıl hocası olabileceği hatta iki kadeh atacağı :img-hyste:img-hyste:img-hyste
Turan usta maşallah götürüyor ...bizim Timur çok edepli terbiyeli birde adamı beğenmiyorlar..:img-hyste:img-hyste

moonbeam
05-11-11, 13:43
9. Bölüm

Mine için yine hüsran ve esmer günlerle dolu bir bölümdü... Timur da çaresizdi. Sinan zaten perişan. Emine-Turan ve Sinan’ın ailesigile acımam yok, kendi düşen ağlamaz kategorisinde hepsi de.... Ama öbür üçlünün işi çok zor... Sinan karakteri ne kadar iyi de olsa, Mine’yi gerçekten sevse de, bu ayrılıkta hatasız olsa da hiç merakımı celbetmiyor. Sıkıcı bir karakter. O nedenle dediği, yaptığı beni pek ilgilendirmiyor. Mine’nin evlendiğini öğrendiğindeki tepkisi, onun mutsuzluğuna odaklanması falan güzeldi de neden Mine’nin değil Timur’un karşısına çıktı onu anlamadım. Onun hesap ya da soru sorması gereken Timur değil Mine. Neden Emine'sinden Sinan'ına Mine'yi değil Timur'u muhatap alıyorlar ki? Bunu açıklayacaklar mı bize? Ve Timur ona ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin Emine ve Sinan’in ebeveyn müsvetteleri olmasa Mine ve Sinan’ı kimse ayıramazdı. Oğlana kız evlendi diyorlar, hamile olduğunu gizliyorlar. Ondan sonra tabi çocuk buna anlam veremez. Hayır bebek kendi öz torunları ve umurlarında değil. Emine desen hala pişman değil, hala kıskanç. Turan zaten baştan beri saçmalıyor. Bence bu dizideki en şanslı çocuk Merve. Babasının gerçekten kendisini ne kadar sevdiğini ve buna da uygun davrandığını bilse ne ona ne Mine’ye bu eziyetleri yapmaz. Onun Mine’ye yaptığı her eziyet babasını yaralıyor haberi yok.

MİNE-TİMUR

Biraz deli bir aşık bu Timur. Sanki aşktan gözü başka hiç bir şeyi görmüyor. Ne kadar heyecanlı nikah masasında öyle, sanki gerçek bir nikah kıyılıyor, sanki evlendiği kadın da onu seviyor. Eveti duyunca etrafındaki yüzlere inat ne kadar da mutlu. Sanki son anda elinden kaçırmaktan korktuğu Mine’yle evlenerek rahat bir nefes alıyor. Nikah sonrası elinde patlayan Mine’yi tebrik için öpme girişimi ise bana Kerim’in yılbaşı gecesindeki halini hatırlattı. Bir garip düğüne uygun damatsız fotoğraf çekimi de tuhaftı.

Mine Timur’dan korkuyor. Bunu daha önce de söylemiştim. Nikah sonrası da havuz başında kendisini onunla başbaşa buluncaki tepkisi anında kaçmak. Oysa karşısında odasını çiçek bahçesine çevirmiş, anahtar vermek için tuttuğu elini bırakmak istemeyen tutkun bir adam var ama Mine’nin gözü bunları görecek durumda değil şu an (Belki de görmese daha iyi zaten, korkusu katlanarak artabilir).

Kızını yatırdıktan sonra Ayten’le dertleşiyor Timur. Ve hayalleri yıkılmış birinden hiç de duymak istemediği öğütler duyuyor.

Timur - Hayat hiç hesaba gelmiyor, değil mi Ayten?
Ayten - İnsan bişeyler kuruyo kafasında. Sonra hiç beklemediği şeyler oluyo. [Ayten’in baya ciddi umutları varmış demek Timur’a dair. Tuhaf. Adam o kadar okuması zor ve kapalı kutu gibiydi ki Mine öncesi, Ayten’in üstüne alınacağı bir şey de yapmış olamaz. Hatta Begüm’ü falan da gördü. Ayten’in bu umutlarının kaynağını anlayamıyorum doğrusu]
Timur - İşte benim de tahammül edemediğim şey bu. Böyle ipleri elimden kaçırdım mı hiç hoşuma gitmiyo. O zaman bütün hayat kumar gibi görünüyo gözüme. [Ortadan kaybolan zarlara atıf mı bu kumar meselesi? Ne zamanlarda zar attığını mı anlatıyor bu sözler? Yoksa seçim değil sonuç olarak mu kumardan söz ediyor? Umduğun değil bulduğunla yaşayacaksın gibisinden?]
Ayten - Onun için belki de en iyisi hayal kurmamak. [Havada bulut sen de Mine’yi unut mu demek istedi Ayten? Daha nikah gecesinden farkında mı Timur’un duygularının? Odayı ne kadar özenle hazırladığını biliyor bir tek. Ama Timur’un öğüdünden hoşlanmadığı da açık]

Düğün için hayatında gördüğü “en hüzünlü düğün” diyen Funda düğündekilerin düğün gecesi hallerini görse ne derdi kim bilir? Bir garip düğün gecesiydi vesselam. Kendini yalnız hissetiği için telefonda teyzesinin nefesinden medet uman, Timur’un ve Merve’nin ayak seslerinden korkup kapı eşiğinde sabahlayan Mine, ipleri elinden kaçırmış napacağını bilemeyen ama hayallerini de bırakamayan Timur, kendini alkole ve daha kötüsüne vuran Emine, pişmanlıkla kıvranan Turan, babasının nerde yattığını kontrol etmek isteyen (bunu yapacağına o kadar emindim ki), sonunda dayanamayıp onun yanında gelen Merve, bir türlü gözünü uyku tutmayan ve odasına geleni Mine sanan Timur... Velhasıl hemen herkes için zor bir gece...

Kapısına gelen Timur’un ayak sesleri korkutuyor Mine’yi. Oysa bence Timur’un kötü bir niyeti yok. Fiziksel bir şey ummuyor ya da beklemiyor, sadece ona bir şekilde ulaşmak istiyor. Ama farkına varıyor ki aynı çatı altında bile ona eskisi kadar uzak Mine. Hatta belki de korkusu yüzünden şimdi daha da uzak.

Ertesi sabah gelinine elleriyle kahvaltı hazırlayan Timur alyansını takmış bile. Mine’ye bunu kahvaltıda vermesini anlamadım, o anda Merve falan gelebilirdi ama kızın odasına gidemiyor, nötr alanda yapıyor bunu. Mine’nin tepkisi tuhaf. Ne demek “Doğru ya”? Tüm bunları “evli bir kadın olarak” yaşaması için yaptıkları mı? Merve tarafından sofradan kovulunca odasına kutuyu da alıp inmesine şaşırmadım dersem yalan olur. Böylece yatağa fırlatılan Timur hediyelerinin ilki oldu yüzükler (birileri sormadan daha da gündeme gelmez sanıyorum).

Banka ve para meselesini açtı tahmin ettiğim gibi Timur. Mine’nin “Ondan para falan almak istemiyorum” tavrını beklemiyordum ama Mine’yi de anlıyorum. Her ne kadar adamın evinde yaşasa, yemeğini kabul etse, bebeğine aldıklarını kabul etse bile para almak başka bir şey ve ona borçlu kalmak istememesini anlıyorum. Ama şu haliyle hele de eğitimsiz vs çalışması neredeyse imkansız. Ama ona bir uğraş gerektiği de kesin. Yoksa Sinan’ı düşüne düşüne üzülüyor. Ama bu çalışma değil okul olmalı. Keşke Timur bu konuyu açsaydı. Borç olarak kabul et parayı, çalışmaya başlayınca ödersin çok istiyorsan deseydi. Gerçi bu konuya geri dönülmesini bekliyorum. Sadece o an üstelemek istemedi bence Timur.

Para konusu çözümlenmedi (teyzeden taşınan suyla değirmen dönmez) ama bir diğer dileğim gerçekleşti. Mine’ye telefon lazımdı gerçekten. Hamile bu kız. Tek başına sokaklarda sancılansa, bir şey olsa ne yapacak? Timur’un bu argümanı kullanmamasına şaştım. Ama gerekçesi de gayet yerindeydi. Sonuçta Timur Turan’a “Ben ona bakarım, onu bana ver” demiş. Bir gün arasa da Timur “valla çıkmış gitmiş nerde bilmiyorum” dese Turan “böyle mi bakıyorsun kızıma?” demez mi? Zaten Mine de ailesi söz konusu olunca yelkenleri suya indirdi. Ama telefon gene de yatağın üstüne atılan ikinci şey oldu.

Timur Merve’nin Mine’ye nasıl davrandığından habersiz ama genel tavrından haberdar, kızın sürekli yemeğe gelmemesinden huylanıyor. Her seferinde de ne hali varsa görsün demeyip gidip neyi var iyi mi soruyor. Eve gelip masada üç tabak görünce Merve’nin açıklamasıyla yetinmiyor bu sefer bir gün önce kahvaltıda yaptığı gibi. Hatta kapıdan konuşmakla da yetinmiyor, ille Mine’yi görecek. Daha önce de demiştim bu adam bu kızın ağlamasına dayanamıyor. Hastanedeki ilk “ağlama”sından sonra teyzesini gözaltı ziyaretinden sonra ve odasını gösterdiği gün de demişti aynı şeyi. Şimdi de kapı açılıp Mine’nin halini görünce yüz ifadesinden ses tonuna herşey değişiyor. Ve sözleri çok doğru: “Ben bir daha böyle ağlamayasın diye “buraya gel” dedim sana. Artık üzülmeyesin diye. Bunun için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Bu yaşadığımız ilk günler hepimiz için biraz sıkıntılı olucak. Ama sen de biraz gayret sarfetmelisin. Hayatını böyle ağlıyarak geçiremezsin.” Gerçekten de çok çabalıyor Mine’yi mutlu etmek için ama herşey sadece Sinan’a karşı değil Timur’a da karşı. Elinden başka bir şey gelmiyor. Dolayısıyla Merve’ye de tavrını sonunda gösteriyor. Mine yoksa ben de yokum diyor. Bakalım Merve taktik değiştirecek mi?

TİMUR

Daha önce de yazmıştım Timur anlayışlı ve empati yapan bir adam. Mine’nin çekincelerini de anlayıp hoşgörüyor, kızının tavrını da, Mine’nin ailesinin sabahın köründe aramalarına neden olan merakını da, Turan’ın rahatsızlığını da. Mine’ye anlayışlı davranıyor. Kapıda konuşmak istemesine tamam diyor, para konusunda ısrar etmiyor, o kadar merak etmiş olmasına rağmen eve dönünce hesap sormuyor, telefon konusundaki ısrarını mantıklı bir şekilde açıklıyor. Kızını dışlamayıp eskisi gibi davranıyor. Esmehan ve Turan’ın tavrını anlayışla karşılıyor. Mine’nin kendi yanında annesiyle rahat konuşamadığını anlayınca onu yalnız bırakıyor.

Timur ustasını iyi tanıyor o nedenle neden işe gelmediğini anladı (bu arada işyerindekilerin bu evlilikten haberi yok mu? Tebrik eden falan görmedim ikisini de ama adam bir gün aniden alyansla gezer oldu, kimse mi farketmedi?) ve her zamanki gibi konuşarak olayı kökünden halletmek istedi. Adamımsın Timur. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-thumbup.gif Onun bu açıklığı çok hoşuma gidiyor. Kırk kez Turan’a “bana güven” dedi ama yetmeyince sonunda Mine’yle anlaşmalarını açık açık söyledi. Turan da sonunda rahatladı.

Timur’un efkarlıyken bakabileceği bir nikah fotoğrafı oldu. Belki Mine’nin ortadan kaybolması hemen nikahın ertesi günü olmasa Timur bu kadar telaşlanmazdı. Ama bu hiç beklemediği şey onu panikletti. O sinirle Merve’ye patladı. Merve’nin söyledikleri onu daha da korkuttu: “Belki de pişman oldu gitti... Belki de bebeğin babasına gitti. Olamaz mı?” Emine’nin nikahta söylediklerinden sonra bu o kadar olası ki Timur iyice korktu. Allah’tan Mine tam o anda geldi. Üstelik Timur’un kendini aradığını bilmeden ve onun sormasına gerek kalmadan nerde ne yaptığını söyleyiverdi ve Timur bir bardak suda fırtına kopardığını anladı. Gene de bu bir daha tekrarlanmasın diye önlemini de almış.

Kızlar odalarına çekildikten sonra Timur’un tek başına merdivenlere oturup kaldığı sahne işinin gerçekten de hiç kolay olmadığını anladığı sahneydi. Bir yanda hala üzgün, hala kuşkulu ve güvensiz, ona hala “siz” diye hitap eden, ondan para almayı kabul etmeyen, telefona bile itiraz eden, kimseden habersiz çekip giden, hiç bir şekilde kontrol altında tutamadığı Mine, diğer yanda gizlice karıştırdıklarından haberi olmasa da hoşnutsuzluğundan gayet haberdar olduğu kızı Merve... Ve iki konuda da o anda elinden hiç bir şey gelmeyen çaresiz Timur. Aslında nikah gecesinden çok o an o gece Ayten’le konuştuklarını hissediyor olmalı. Olaylar kontrolünden çıkmış, ipin ucunu yakalayamayan ve bundan hiç hoşlanmayan bir Timur... Üstelik ne Mine ne Merve kumar oynayacağı konular. Onlar Timur'un oyun olmayan "gerçek"leri.

Bölüm sonu beklemediğim şekilde oldu. Timur-Sinan karşılaşması olabilir diye düşünmüştüm ama böylesini değil. Timur çok karizma adam. Kendisini takip edenlere izini kaybettirip sonra karşılarına dikilmesine bayıldım. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-haha.gif Hele de camı alyansıyla tıklatıp “Kimsiniz lan siz? Niye takip ediyosunuz beni? Kimsiniz siz?” demesine. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/happy0064.gif Bence anladı Sinan’ın kim olduğunu. Ama bunu ona söyleyecek mi? Ya da herhangi bir şey söyleyecek mi yoksa soracağını sordu Sinan’ın konuşmasını mı bekleyecek? İkincisi Timur'a daha uygun, az konuşup daha çok soru sorar ve dinler gibi ama Timur çözemediğimiz bir bilmece. Konuşup Sinan'ın konuşmasına fırsat vermeyebilir de.

MİNE

“Nasıl olayım ki? Yabancı bir ülkeye göç etmiş gibi hissediyorum kendimi.” Mine’nin teyzesine söyledikleri yeni evindeki yeni hayatını çok güzel özetliyor.

Mine’nin o evdeki hissi yalnızlık, yabancılık, korku (Timur), düşmanlık (Merve). Kendisi için bir yabancı tarafından döşenmiş bir oda. Kendisi için annesi tarafından hazırlanmış ona yabancı eşyalar. Bir tek bebek eşyaları ilgisini çekiyor odada. Bu yabancılıkta çareyi teyzesini arayıp nefesini dinlemekte buluyor.

Sabah uyandığında hala yabancı eve. Tuvaletin yerini bile bilmiyor. Karşısına çıkan yabancı kızın da yardımcı olmaya hiç niyeti yok. Kimse bu kıza evi gezdirmemiş mi? Neyse ki Ayten çıkıyor karşısına. Evde bu kadar yalnızlık çekerken kahvaltıdan da kovuluyor. Yabancı odasını biraz olsun kendine yakın hissetmek için eve kendi eşyalarını almaya gidiyor çünkü annesine de dediği gibi “Bana ait hiç bir şey yok orda. Hepsi odamda.” Ve onun "odası" hala babasının evinde.

Mine’nin eşyalarıyla Sinan’ın bir resminin Timur'un evine gideceğinden emindim ve bu resmin bir şekilde Merve’nin eline geçeceğini düşünüyorum. Merve kapıyı zorlamaya başladı bile, elbet bir gün açık bulacak. Bulunca da o resmi büyük bir zevkle babasına iletecek. Zaten Mine’yi evde bulamayınca babası kızdı diye zevkten dört köşe oldu.

Mine o evde kendisini akşama kadar odasına kapatacak sanmıştım, salonda görünce şaşırdım ama Merve ona tavır yapabilsin diyeymiş. Sonraki ağlaması Merve'den çok Sinan yüzündendi ama... Merve'nin yaptıkları geçekten onu acıtmıyor gibi ama gene de ben tahammül edemiyorum böyle sürekli itilip kakılmasına.

TURAN

Turan’ın tuhaf tepkisini anlamıyorum anlamayacağım demiştim. Yüzüne bakamaması, utanması gerektiği damadı değil kızı. Sonunda iki kelime etti zorla Mine'ye ama gene de bakamadı... Mine'nin cesaretle ilgili sözleri utancından bakamadığının mı göstergesi? O zaman Timur'dan öğrendiklerinden sonra bakabilecek mi? Timur'un adam gibi bir adam olması kendi yaptığını maruz göstermez ki. Karısı, kızı yerine Sabahat’le konuşması konusunda söyleyeceğimi söyledim zaten de bari kadının dediklerini bir anlayabilse:

Sabahat - Ailenize çok düşkünsünüz değil mi Turan Bey?
Turan - Aileme? Ben onlar için yaşıyorum. Başka bi gayem olmadı hiç.
Sabahat - Ve şerefiniz için.
Turan - İkisi aynı şey değil mi? [http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/blink.gif Sen bu kafayla gidersen askere daha çok alırsın teskere Turan efendi]
Sabahat - Bazen olmuyo işte. Bazen sevgiyi yanlış yerde arıyoruz. Şerefi yanlış yerde buluyoruz. O zaman ikisi kavuşmuyo.

Al işte Turan efendi, anlayana sivrisinek saz diye boşuna dememişler. Babanın dağılması konusunda Sabahat daha önce Timur’un dediklerini yineledi. Ama o da boşa..

MERVE

“Bak babama o ne kadar rahat... Yok, merak etmez o beni şimdi.” Merve’nin böyle hissetmesi doğal ama yaptıkları yenilir yutulur değil. Aynı zamanda yalanlarına Ayten’in müdahale etmemesi de hoş değil. Onun da durumu zor anlıyorum. Merve’yi şikayet ediyor durumuna düşmek istemez ama Merve’ye buna ortak olmayacağını söylemeli.

Merve arkadaşından duymak istemediklerini duyunca hoşuna gitmedi. Bakalım babasının tavrına tepkisi ne olacak?

Notlar

- Mine'nin 17 yaşında olmasına ve Timur'la arasındaki yaş farkına karşılık Timur'un yaşlı bir adam olmadığı mesajı da veriliyor demiştim. Bu hafta bu konvoya Funda da katıldı, ki o da yaşça Mine'ye yakın birisi: "Amannn. Öyle yaşlı değil. Yakışıklı, karizmatik adam." Yani ortada Sinan durumu olmasa Narin de Funda da bu işe öyle olmayacak kadar anormal gözüyle bakmıyorlar.

- "Biraz da benle uğraşın" diyen Emine dikkat çekmeye çalışan çocuk gibi. Ya da yaptıkları dikkat çekmek için intihar teşebbüsünde bulunanlar kadar çocukça.

- Mine'nin odasında banyo var sanmıştım yokmuş.

- Ben de böyle çarşaf çarşaf nikah fotoğrafı gelmiş bölüm resmi diye demiştim meğer Sinan için çekilmiş. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/tongue10.gif

- Emine’nin Sinan Mine’ye ulaşmasın diye hala yaptıklarından sonra sorumlu hala Timur mu?

- Çantası omzunda odasında eşya toplayan Mine çok saçma bi görüntü oldu.

- Bu Sinan’ın annesi babası denenler hiç o çocuk bizim torunumuz diye düşünmüyor. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-tomato.gif

- Siyahlar pek yarışıyor karayağıza be. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-in_love.gif Bir de şu spor ceketlerine bayılıyorum. Bu dizide bu adamı çok güzel giydiriyorlar. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-thumbup.gif

- Sinan’ın Timur’un evden geri çıkacağını bilir gibi pusuya yatması çok saçmaydı. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif

Bahar61
05-11-11, 15:00
Ama mine tam tersi yüz ifadleri ses tonu ağlaması beni etkiliyor..beden dili çok iyi..bu aşk için tek taraflı mineye baksam çok iyi ama ne zamanki Sinan devreye girse ben beğenmiyorum açıkçası…çok yavan geliyor…

Bu yorumumu kesinlikle Timur fanı olduğum için değil durumu gerçekten böyle hissettiğim için yazıyorum. Kimse yanlış anlamasın lütfen...

Gel gelelim Timura bu bölüm benim gönlümün taaa derinlerini fethetmeyi başardı….

İlk baştan başlayayım aytenle olan konuşması ah bide replikleri hatırlasammm..çok güzeldi…


Gece minenin odasının kapısına gitmesi ama kapıyı bi türlü çalamaması..ahh ahh dedim..ama kapıyı çalsaydı çok kızardım…

Hele gece hele gece yokmu Merve geldiğinde mine diye uyanması içimin yağları eritti resmen… bu nasıl bişeydir anlamadım..nasıl bir ses tonu nasıl bir gözlerin arayışı bitirdi beni……..

Sabahki kahvaltı çabaları canım yaa … yüzükleri verdi sevgili lom’cum aldı yüzükleri mine…inşallah o yüzükleri kendi isteğiyle taktığı sahneleride izleriz…

Banka hesabı na gelirsek mine belki bi yerde haklı ama en azından teşekkür ederim ama ben senin paranı alamam demeliydi…bu konuda biraz kabaydı mine..


Ve gene minenin evden gittiğindeki endişesi merakı arayışları canım ya..mine insan bari aytene söyler çıarken sen ne kadar istemesende evlisin ve timurun sorumluluğu altındasın..Allah tan telefonu aldın yani bide onu almasaydı artıkkk..

Ve gelelim beni derinden etkileyen mine Timur sahnesine…timurun mineyi yemeğe çağırmasına ..kapıyı açtırdı mineyi o halde görünce ahhh canım ya nasılda üzüldü…o sahnede bi minesini göğsüne basıp da ağlama diyebilseydi nelerini vermezdi kim bilir.. Timur mineyi göğsüne basıp ağlama dayanamıyorum dese herhalde ben saatlerce ağlardımmmmm…

Şu an bile yazarken duygulandım ya.. bi kere ben şimdiden şunu hissettim..

Timur sinanın mineyi sevdiğinden daha çok sevecek mineyi..

Timurun aşkı daha bi sarsacak herksei..timur beni çok ağlatacak belli..çünkü Bülent bir aşk adamı o mimiklerin efendisi beden dilinin hakimi…üzüldüğü zaman her yeriyle üzülüyor..beni de çok üzüyor…

Mine timura aşık olur mu bilemem ama timurun aşkı efsane olcak o kesin..bunu bu bölümde çoook iyi anladımmm…

İşte hakan da o duyguları bana geçirebilse o aşkıda bu denli desteklerdim…

Ben kesinlikle BİR TİMUR SEVDİM…hemde çok sevdim…galiba yılmazdan sonra Timur beni derin hülyalara daldıracak…

vaayyy...sen tamamsın artık canım...ben senin ruhuna el fatiha okumaya başladım bile...dostum olarak sen de benim ardımdan okursun diye umuyorum...okursun değil miii ?

sinan ya da daha doğru bir ifadeyle hakan kurtaş'ın , bir Çetin Tekindor bir Bülent İnal olmasını bekleyemeyiz elbette daha yolun çok başında...mazisini bilmiyorum ,daha önce hiç izlemedim kendisini. izlediysem bile hatırlayamıyorum.düşündüklerin benim için de geçerli aslında ,repliklerin çok vurucu olduğunu düşünüyorum ben de .ama duyguyu iliklerime kadar hissedemiyorum .buna karşılık timurla ilgili sahnelerde ,her bakışta ,her harekette ,özellikle de o kara gözler aşkla parladığında ,hissedilen duyguların etkisiyle sesin rengi değiştiğinde ...allahım allahım...ben nerdeyim...ben kimim...burası neresi...hiç bir şey hatırlamıyorum ...zaman duruyor ve ben sonumu hiç iyi görmüyorum...

sen timurun uyuduğunu mu sandın ,aşkolsun...büyük bir yanılgı içersindesin şekerim,bunu bil.hiçte bile uyumuyordu timur .

odasının kapısı açılır açılmaz '' minee '' diye fırlayınca yataktan öyle bir güldüm ki ,yok artık daha neler ,çok beklersin ,diyerek ... o odanın kapısını bir gün gelip mine açacak mı bilemiyorum ,bunun cevabını ben de merak ediyorum ama ondan önce dikkatlice kilitlediği kendi kapısını ne zaman kilitlemekten vazgeçeceğini daha çok merak ediyorum.ne zaman güvenmeye başlayacak timura ? ne zaman rahat hissedecek kendini o evde...güvenecek mi ,hissedecek mi ? şu ,düşmüş dediğiniz reytingler canımı sıktı...korkuyla dizi izlemek istemiyorum artık...

ve 2.sahne ...timurla mineye ait olan 2.sahne...

benim için o kadar anlamlıydı ki o sahne...mineyi yiyecekmiş gibi bakıyor diyenler böyle düşünmeyeceklerdir muhtemelen ama ben öyle düşünüyorum...o kısacık sahne ve o ses tonuyla söylenen tüm sözler en güzel aşk sözcüklerinden daha değerliydi benim için.çok sevdim...çok beğendim...daha da fazlasını izlemek isterim...ben de daha çok ,derin hülyalara dalmak istiyorum banane banane...benim de canım vaarrr ben de insanım...benim de kalbim varr, ben de insanım...

yes,da ,evet ben de bir Timur sevdim...pişman değilim...hiç de olmamayı diliyorum...

huu senarist abilerim ,ablalarım ,kardeşlerim sesimi/zi duyan var mı ?
Timur diyoruz...kara kedi olup ayırmasın sevenleri...onlar kendiliklerinden vedalaşsınlar...timur kalıbının adamı olsun...please...

Crushcrush
05-11-11, 15:02
Mine&Sinan !! :img-in_lo
Sinan'ın Mine'ye bu kadar aşık olduğunu tahmin etmiyordum bu çiftin kavuşmasını gitgide daha fazla istemeye başladım ama artık çok zor görünüyor :(
Ayrıca bu diziyi çok sevmeme rağmen çok yavaş ilerlemesinden dolayı rahatsızım.

ebruss
05-11-11, 15:21
Sinan çabuk iyileşsinde Timur ile biraz kavga dövüş seyre dalalım bari sakin sakin bu iş olmayacak..yazık TİMUR SİNAN'IN BU HALİNE ACIR VURMAYA BİLE KIYAMAZ..

Emine bile tüm karakterlerden hareketli maşallah gece kuşu oldu ..:img-hyste
Timur'un hiç mi akrabası arkadaşı yok anlamdım ki..:icon_whis dertleşeceği akıl hocası olabileceği hatta iki kadeh atacağı :img-hyste:img-hyste:img-hyste

Turan usta maşallah götürüyor ...bizim Timur çok edepli terbiyeli birde adamı beğenmiyorlar..:img-hyste:img-hyste



Tüli yorumlarını okudum cidden dizi çok ağır ilerliyor bencede heyecan lazım..gizemli havasından çıksın artık timur...
ne demek hayatım Timur gibi adam bulmuşlar daha ne olsun adam evinde çalışanı var kendi elleriyle yemek hazırlıyor kıymet bilen yok canım...Mine hanım sankia dam yiyecek teyze telefon açık kalsın diyor ya sanki telefon faturasını teyzen ödeyecek:img-hyste:img-hyste ne var yumuşacık yatak kapın kilitli daha ne yat uyu hatta Timura teşeküret...:img-hyste:img-hyste

Sinanın her yeri yara bere ama oğlan neye güvenerek Timur gibi gizemli adamı takip eder ama timur ne yaptı ceeeee dedi sinan tırstı..:img-hyste:img-hystebencede hareket lazım ama Timurun elinde kalacak diye üzülüyorum yoksa olsun Tüli valla diziye heyacan şart..:happy0064hatta mine görür görmesiyle sancısı tutarmış..ama mine yine şanslı timur alır kucağına götürür ..:img-hyste

^nymph^
05-11-11, 15:22
izlediğimiz mine sinan sahneleri acaba size de bir masal gibi geliyor olabilir mi ? ben bazen öyle hissediyorum...çocuklara anlatılan güzel bir aşk masalı.
ya da evcilik oynayan küçük çocuklar gibiler...bakalım hayat sürüp giderken onlarla birlikte büyüyecek mi aşkları yoksa tüm çabalarının beyhude olduğunu düşünüp yeni hayatlar mı kuracaklar kendilerine...taa ki bir gün bir yerlerde karşılaşana kadar ...
ya da birlikte olduklarında gerçek hayatın hiçte masallarda anlatıldığı gibi olmadığını mı anlayacaklar...??


Bence izlediğimiz Mine&Sinan aşkı artık ''masal'' boyutunu çoktan geçmiş bir durumda.Çocuklara anlatılan güzel bir aşk masalı böyle olmaz ki.Ya da ne Mine ne de Sinan evcilik oynayan çocuklara benzemiyor ki...
Tamam başlarda izlediğimiz Mine&Sinan çifti rüya gibiydi,birbirlerine aşıklar,geziyorlar,eğleniyorlar,hayattan birlikte tat alıyorlardı.
Ama artık bu aşk adına o devir çoktan kapandı.
2.bölümde Sinan'ın gidişiyle masal bitti gerçeği yaşamaya başladılar Mine ve Sinan.(ki ben Mine&Sinan aşkını masal olarak görmüyorum) Mine'nin yaşadığı gerçeği Sinan yokken izlemeye başladık.Çektiği acıyı,yaşadığı çaresizliği,gururunu bir kenara bırakıp Sinan'ın evine kadar gidip kapıda ki görevlilere ''bakın ben hamileyim nolur numarayı verin'' diye yalvarmasını,Sinan'a duyduğu aşkı,özlemi herşeyi izledik.

Geçen bölümden bu yana da bu aşkın diğer kahramanı Sinan'ı izliyoruz.Onun gözünden Mine'yi izliyoruz ki bu bizim en büyük isteğimizdi şimdiye kadar.
Sinan'ın gözünden Mine'yi,bu aşkı izleyebilmek.
Ve sağolsun senaristler esirgemedi bizden bunu.Mine'nin aşkı çok büyük çok yoğun diyordum ve aşkına bu derece sahip çıkma çabaları çok hoşuma gidiyordu.Ama görüyorum ki Sinan'ın aşkı da en az Mine'nin ki kadar büyük,onun ki kadar yoğun.
Sinan'ın Mine'yi özleyeceğini,unutmayacağını tahmin ediyordum ya da daha doğrusu buna inanmak istiyordum belki de.Sinan döndüğünde bu şekilde değilde başka türlü davranmış olsaydı çok üzülecektim.
Ama döndüğünden bu yana kendisinden çok Mine'yi düşündüğünü onu nasıl sevdiğini izliyoruz.Ve herşeyden önemlisi kullandığı replikler.Ahh o replikler...:img-in_lo
Çoğu zaman Sinan çok genç,tecrübesiz olarak görülüyor ya hani,genç olabilir,tecrübesiz de olabilir ama Mine'ye duyduğu aşkı öyle güzel anlatıyor,öyle yoğun duygular barındıran sözler söylüyor ki varsın genç olsun,tecrübesiz olsun hiç önemi yok benim için.

Herneyse konuyu çok dağıttım ne diyordum ben? Hıh... Gerçek hayatın masallarda olmadığını mı görecekler? demişiniz ya...

Bence bu yaşadıkları zaten çok çok gerçek.Şuan için masala benzer birşey göremiyorum ben.
Bol gözyaşı,hayal kırıklıkları,anlam veremedikleri bir sürü yaşanmış şeyler...Masal olarak görülen şey birbirlerine duydukları yoğun aşk mı? Birbirlerine duydukları güven mi? Aşklarını yaşama şekilleri mi?
Bu iki aşık bu şekilde devam ederse ben bu aşkta masal olma değilde efsane olma potansiyeli görüyorum.


Reytingler düşük gelmiş,neden bu dizi böyle ses getirecek bir dizi olamadı onu anlayamıyorum.Onu da geçtim neden bir bölüm 2.sıradayken bir bölüm daha gerilerde kalıyor.
Bazı arkadaşlar dizi yavaş ilerliyor diyor ama bence yavaşlık konusunda bir sıkıntı yok ki,aksine gayet tadında ilerliyor.9.bölümü geride bıraktık ilk bölüm ile arada çok fazla fark var.
Sinan'ın dönmesiyle ben senaryonun hareketlilik kazandığını düşünüyorum.
Senaryonun ya da işlenen aşkın klişe değil özgün olduğunu,oyuncuların çok başarılı olduğunu,çekimlerin kaliteli olduğunu düşünüyorum.

Son olarak Erdal&Funda çiftinden bahsedecektim birkaç arkadaşkta bahsetmiş.Diziye hareketlilik ve sıcaklık katan bir ikili.Çok tatlılar,çok sempatikler.Her sahnelerinde illa bana tebessüm ettiriyorlar.
Erdal zaten başlı başına komedi.Nikahın ertesi sabahında Esmahan Emine'ye ''yüzün çok solgun kızım,neyin var'' diye sorarken Erdal Emine'nin karşısına dikilip elinde ekmek bir yandan kocaman kocaman lokmalar alıyor,biryandan Emine'ye tuaf tuaf bakıp kafasını sallıyor ya o sahnede koptum:img-hyste

Edit:Sinan'ın neden direk eve gidip kapıyı çalmadığını ve neden Timur'un peşine düştüğünü anlamadım.Timur evden çıktığında ben Sinan'ın eve gideceğini düşünmüştüm.Bir Sinan&Timur karşılaşması hiç beklemiyordum,ne konuşacaklar çok merak ediyorum.Tahmin hakkımı kullanmıyorum şimdilik.

Edit:Sinan'ı Hakan Kurtaş yerine başka bir oyuncu oynasaydı bu aşk daha mı gerçek,daha mı samimi gelecekti arkadaşlar? Yani oyuncu faktörü mü ortada bu derece varlığını,güzelliğini,yoğunluğunu belli eden bir aşkı itici gösteriyor? Bu yüzden mi güzel baktığı,daha yakışıklı olduğu iddia edilen diğer oyuncunun canlandırdığı karakterle Mine'nin yaşayacağı aşk bekleniyor? Bazı yorumlardan böyle bir yargıya kapıldım,beni aydınlatırsanız sevinirim.
Çünkü başlarda ve yakın zamana kadar düşündüğüm şeyde aslında haklı olduğumu görüyorum bazı yorumları okuyunca.

ebruss
05-11-11, 15:25
Mine&Sinan !! :img-in_lo
Sinan'ın Mine'ye bu kadar aşık olduğunu tahmin etmiyordum bu çiftin kavuşmasını gitgide daha fazla istemeye başladım ama artık çok zor görünüyor :(
Ayrıca bu diziyi çok sevmeme rağmen çok yavaş ilerlemesinden dolayı rahatsızım.


Sinan ve mine'yi hayal ,rüya aşk sahnleri içinde gösterince cidden hoş görüntü diyorum bende ama DAHA TİMUR VE MİNE SAHNLERİNİ İZLEMEDİK BENCE O ZMAN İŞ DEĞİŞSECEKTİR..
BELKİDE MİNE TİMUR A GERÇEK AŞKI SENDE BULDUM DİYECEK:happy0064:happy0064 BİLMİYORUZ:img-wink: NELER YAŞANACAK..:img-wink:

Bahar61
05-11-11, 15:30
;16106520']Timur'la evlenen Mine, Türkiye'ye geri dönen Sinan'dan bihaber...

Türkiye'ye geri dönen Sinan'ın ilk işi Mine'yi bulmak oldu; ancak Mine'nin evlendiğini öğrenmesi çok uzun sürmedi.

Kendisinden nasıl bu kadar çabuk vazgeçtiğini öğrenmek için Mine'nin karşısına çıkmak isteyen Sinan, Timur'un kendisini farketmesiyle, Mine'den önce onunla karşılaştı.




vaayyy,arzucum gelmiş hoşgelmiş ,ne kadar mesudum allahım diyecektim ki yine haber eklemek için geldiğini görünce pek bir müteessir olup üzüldüm..ikisi aynı şey miydi yoksa...neyse boşver...

getirdiğin yüm haberler için teşekkür ederim canım.iyi ki varsın...sen de olmasan ben tüm bu haberlerden habersiz yaşayıp gideceğim.
ama ben senin yorumlarını okumak istiyorum...özlüyorum yaa...niye yazmıyorsun..yaz yaz yaz...hatta naz gibi söylersem belki kırmazsın beni...

lütfen ...lütfen... lütfen

akşam sinan evi aradı ve kaderin kötü bir oyunu olarak yine ve yeniden emine açtı telefonu...sadece timur veya baba harmangil değil ki kader bile karşı mineyle sinana.

ama bu benim sinana kızmamı engellemedi...aradın baktın ki telefona çıkan mine değil...hergün ara ...saat başı ara...gece ara...gündüz ara...illaki mine birgün çıkar telefona...olmadı annesi...ama yok ,o da bu saatten sonra çare olamaz sana ...ama olsun be evladım ara sen...sabrın sonu selamettir...

moonbeam
05-11-11, 16:48
Yorumlarımda ameliyat mevzusunu atlamışım. Doktorun konuşmasına göre yakın zamanda yapılması gerekiyor ve Amerika'da yapılacak. Yani Sinan Timur'la konuşmasında ne olacaksa Mine'yi görmeden ameliyat için yeniden yurt dışına çıkacak. İşi flashbacklerle de daha fazla götürürlerse bay geleceğinden ve Sinan'sız diziyi ilerletmek istemediklerinden mecburen zaman atlamasına gidecekler. Bari doğumu falan görsek. Mine'nin evde ya da Timur yanındayken sancılanmasını, onu hastaneye Timur'un götürmesini, hep yanında olmasını istiyorum. Sonra bebekten de kendinden tuttuğu kadar uzak tutmasın Mine Timur'u. Kendi babasıyla ilişkisini Timur'un kızıyla ilişkisiyle kıyaslayıp bebeğini Timur gibi bir babanın sevgisinden mahrum etmesin. Bu da herkesin aradaki buzlar nasıl eriyecek sorusunu cevaplar. Bebek iyi bir katalizör olur Mine'nin Timur'la daha fazla zaman geçirmesi ve onun farklı yönlerini görmesi için.

Sinan'ın neden Mine değil Timur'la konuşmak istediğini ya da takip ederek napmaya çalıştığını anlamadım. Takip boyunca selektör yapıp durdursunlar diye bekledim. Timur kendi farkedip durmasa gideceği yerde mi çıkacaktı karşısına?

Sinan'ın bebekten haberi yok. Gördüğü tüm resimler masada otururlarkendi. Bebeği görse Mine'nin neden evlendiğini anlardı. Bunu bilmediğinden mutsuz olacağı bir evliliğe girmesine anlam veremedi. O adamı seviyor mu sorusunun cevabını da alamadı Emine'den. Bir ihtimal sanki Mine'yi rahatsız etmektense içini rahatlatmak istedi Timur'un nasıl bir adam olduğunu kendi gözleriyle görerek.

Kadir Kavri
05-11-11, 16:53
Emine En Sonunda Rahatladı Herhalde.Emine'ye,Üzüyorum. Turan Ustan'ın,Halide İşler Acısı Bir Teyze Var O Kadar.

Sinan'a,Üzüldüğümü Belirtmek İsterim.

selin-ji
05-11-11, 17:55
Bahar61 arkadaşım rep yorumunda esas oğlanın kim olduğunu sormuş ve cevap istemiş bende söylüyorum dizi için esas oğlan SİNAN'dır! o hem minenin sevgilisi,hem bebeğin babası zaten bunlar herşeyi anlatıyor.
ben çekişme yaratılsın istemem sonuçta bu bir dizi ama burdaki bir diğer ana karakter sinandır..
ne yalan söyleyeyim ilerde sinanı öldürme gibi birşey düşünürlerse ben o dakikada izlemeyi bırakırım.
çünkü beni bağlayan mine-sinan aşk'ı üstüne basa basa söylüyorum AŞK!

Riyankaa
05-11-11, 18:09
Replerdeki,mesajlardaki yazışmalarınızı başlığa taşımazsanız başlığın selameti açısından daha iyi olur.

Bir esas oğlan tartışmasına da hiç gerek yok şu aşamada. Oyuncular üzerinden değil de karakterler üzerinden yorum yapın lütfen. Esas oğlan ya da oyuncular üzerinden gerginlik yaratılması hoş olmuyor.

Keyifli yorumlar.

T.ü.l.a.y.275
05-11-11, 18:11
Sinan ve mine'yi hayal ,rüya aşk sahnleri içinde gösterince cidden hoş görüntü diyorum bende ama DAHA TİMUR VE MİNE SAHNLERİNİ İZLEMEDİK BENCE O ZMAN İŞ DEĞİŞSECEKTİR..
BELKİDE MİNE TİMUR A GERÇEK AŞKI SENDE BULDUM DİYECEK:happy0064:happy0064 BİLMİYORUZ:img-wink: NELER YAŞANACAK..:img-wink:

Ebruşum dermi acaba Mine hayalini bile kuramıyorum Timur'den tırsıyor kız :img-hyste:img-hyste:img-hyste
Timura asıl aşkı sende yaşadım ah ahha keşke dese haala benim umudum var ama bakalım biraz ilerlese dizi anlayacağızda...:img-blushMine ve Timur sahnlerini izleyelim bakalım Mine kiminle aşk sahnlerinde daha mutlu göreceğiz canım..:img-in_lo
tabi okuyan ilgililere duyrulur..

matraka
05-11-11, 18:21
öncelikle reytingler hakkında bir kaç şey söylim,dizimiz gerçekten çok kasvetli,gülen insan yok dizide,

bizim dizi sanki her bölümü sinema filmi gibi,başından sonuna gerim gerim geriliyorsun minenin o hali,üstüne sinan,yani biri taraftan artık hayatlarında yavaş yavaş olumlu olaylar olmalı

bizim dizi 8 de başlasa daha ii reyting alır şüphesiz,ama bunada şükür,arada böyle olabilir önemli olan reytinglerin bu halde devam etmemesi
edeceğinide sanmıyorum

runaway
05-11-11, 18:49
Merhabalar ben geldim...
Dünkü bölüm gerçekten çok güzeldi. Ama her bölümü izledikçe bunalıma giriyorum resmen. Gülcan Arslan o kadar güzel rol yapıyor ki, kendimi onun yerine koymaktan alamıyorum. Dizide çok fazla dram var. Mine - Sinan sahnelerine daha fazla yer verilse çok daha iyi olur. Mine ve Timur'un evlenmesine çok üzüldüm. Timur'un kızı, Mine'nin hayatını zorlaştıracağa benziyor. Kızcağız odadan çıkamıyor.
Pek sanmıyorum ama umarım Sinan ve Mine tekrar birleşir. Onların masum aşkı umarım sonsuza kadar sürer. Elimde olmadan Timur karakterine gıcık oluyorum. Mine'den yaşça o kadar büyük olmasına rağmen ona aşık oldu ve evlenmeye zorladı. Fatmagül'ün Suçu Ne dizisinde Fatmagül Kerim'le zorunluluktan evlendi ve şimdi birbirlerine aşık oldular. Bu dizide de aynısı olsun istemiyorum.
Mine'nin ablası ilgisizlikten niyeti bozdu. Geleceğini pek parlak görmüyorum. Ailenin başına 2. hamilelik olayı çıkmasa bari. Gelecek hafta neler olacak çok merak ediyorum. Sinan - Mine aşkı, Mine'nin ablası ve Sinan'ın ailesinin kurbanı olmasın.

büsra003
05-11-11, 18:51
sevgili Riyanka bu soru bizzat sorulduğu için açıklamak zorundayım yoksa bu konulara hiç girmeyecektim lütfen son kez mazur görün....



Edit:Sinan'ı Hakan Kurtaş yerine başka bir oyuncu oynasaydı bu aşk daha mı gerçek,daha mı samimi gelecekti arkadaşlar? Yani oyuncu faktörü mü ortada bu derece varlığını,güzelliğini,yoğunluğunu belli eden bir aşkı itici gösteriyor? Bu yüzden mi güzel baktığı,daha yakışıklı olduğu iddia edilen diğer oyuncunun canlandırdığı karakterle Mine'nin yaşayacağı aşk bekleniyor? Bazı yorumlardan böyle bir yargıya kapıldım,beni aydınlatırsanız sevinirim.
Çünkü başlarda ve yakın zamana kadar düşündüğüm şeyde aslında haklı olduğumu görüyorum bazı yorumları okuyunca.

Hemen aydınlatayım o halde…..benim için oyuncu önemlidir..aslında önemli olan oyuncunun dış görünüşü değil karektere kattığı duygudur…dizide mine Sinan aşıkı var bu çok ortada bişey..ve ben kesinlikle şimdiye kadar o aşkı reddetmedim..ama aması var işte..

Ama mine Sinan aşkını sizin gibi derinden hissedemiyorum ben..bakın şuanda timuru falan bi kenara bıraktım..sanmayın ki timuru seviğim için bunları yazıyorum…bi eksiklik var oda bence oyuncunun pişmemesi olgunlaşmaması…

Şimdi hakan kurtaş benim için çok yeni daha çömez diyebilirim…keşke bu diziden önce (ezeli saymıyorum çünkü 1 bölümde oynadı) biraz oyunculuk adına yavaştan başlasaydı….yani hemen direk başrol ve aşk adamı olmasaydı keşke…hakan kötü oyuncudur demiyorum ama bence biraz daha olması gerekiyordu hakanın.sizde diyeceksiniz ki gülcanda yeni…ama bazı insaların duygu geçirme yönleri doğuştandır..mesela benim yeğenim daha 4 yaşında jest ve mimiklerini o kadar harika kullanıyorki konuşmasa da yüz ifadesinden her şeyi anlıyorum..ve ben buna hayret ediyorum…gülcanda öyle biri belki..yani hiç geçmişte projesi olmayan birisi başrol olamazmı olur..doğuştan yeteneği yada gerçekten duyguyu yansıtabilme kapasitesi varsa olur.. neyse diyorum ki hakan bana göre oyunculuk evrelerinden sırayla geçmeliydi…bu benim şahsi fikrim tamamen..kendisi bu diziyle kariyerinde büyük çıkış yaptı belki ama umarım daha sonra oyunculuk adına sorunlar yaşamaz..bence oyuncular ilk etepat yan rol daha sonra başrol oynamalı..çünkü ilk başta başrol olup sonra yan role düşmesi kötü ve abes oluyor…ama dediğim gibi gerçekten yetenekli oyuncular hariç…

benim için oyuncuyu oyuncu yapan jest mimik beden dili ve ses tonunun ayarıdır..hakanın jerst ve mimikleri çok fark göstermiyor bana göre hep aynı gibi bişey arada bir farklılaşıyor..beden dilini kullanamıyor..ses tonu da hep aynı tondan konuşuyor...işte bu faktörlerin hakanda gelişmesi gerek...

Size veya başkasına duygu geçirilebiliyor belki ama bana geçiremedi o aşk duygularını maalesef…o duyguları hissedemediğim bir aşkı da benimseyemem ben…haa yok da saymam ama izlemek için izlerim sadece…(mineden bahsetmiyorum bu arada)

Yani şöyle düşünün genelde her dizide aşk kahramanları bulunuyor değil mi?onlarda aşık onlarda birbirlerini delicesi seviyor..ama bizler her dizideki aşıkları beğenip izlemiyoruz değil mi yani ben kendi adıma bu böyle….o duyguyu hissiyatı alırsam beğenir ve desteklerim o çifti…bu konuda da oyuncuya düşen rol çoook büyüktür…

Mesela bülen inal dan bahsedeyim..kendisi ilk olarak dikkat bebek var dizisinde çaycıydı sanırım...yani taaa oralardan(arada farklı projeler var) azad dizisine derken kurşun yarasına ordan da ıhlamurlar altında dizisine geldi…ve herkesi etkileyen bir aşk adamı yılmaz karekterini canlanndırıdı..yavaştan yavaştan..duyguları hisleri öğrene öğrene..ve sonradan hep başrol oynadı…


İşte keşke hakanda direk bi aşk adamı başrol değilde yavaştan başlasaydı…ha bu dizide oynamasın değil bu ama ben böyle hissettim..benim gibi hisseden de azdır zaten..ben biraz detaycıyımdır…neyse işte böyle..mineden aşkı hissederken sinandan o aşkı hissedemiyorum..ama ortada aşk yok değil var ama ben iliklerime kadar hissedemedim o aşkı..belki bu zamanla değişir ve hakan beni yanıltır umarım…

tekrardan söylüyorum mine sinan aşkı ok..minenin duygularından sinanın repliklerinden anlıyorum ama sinan bana duygusunu yansıtamıyor...bu yazdıklarım mine sinanı desteklemediğimin değil sinandan etkilenemediğimin biir nedeni...

vaayyy...sen tamamsın artık canım...ben senin ruhuna el fatiha okumaya başladım bile...dostum olarak sen de benim ardımdan okursun diye umuyorum...okursun değil miii ?

sinan ya da daha doğru bir ifadeyle hakan kurtaş'ın , bir Çetin Tekindor bir Bülent İnal olmasını bekleyemeyiz elbette daha yolun çok başında...mazisini bilmiyorum ,daha önce hiç izlemedim kendisini. izlediysem bile hatırlayamıyorum.düşündüklerin benim için de geçerli aslında ,repliklerin çok vurucu olduğunu düşünüyorum ben de .ama duyguyu iliklerime kadar hissedemiyorum .buna karşılık timurla ilgili sahnelerde ,her bakışta ,her harekette ,özellikle de o kara gözler aşkla parladığında ,hissedilen duyguların etkisiyle sesin rengi değiştiğinde ...allahım allahım...ben nerdeyim...ben kimim...burası neresi...hiç bir şey hatırlamıyorum ...zaman duruyor ve ben sonumu hiç iyi görmüyorum...

sen timurun uyuduğunu mu sandın ,aşkolsun...büyük bir yanılgı içersindesin şekerim,bunu bil.hiçte bile uyumuyordu timur .

odasının kapısı açılır açılmaz '' minee '' diye fırlayınca yataktan öyle bir güldüm ki ,yok artık daha neler ,çok beklersin ,diyerek ... o odanın kapısını bir gün gelip mine açacak mı bilemiyorum ,bunun cevabını ben de merak ediyorum ama ondan önce dikkatlice kilitlediği kendi kapısını ne zaman kilitlemekten vazgeçeceğini daha çok merak ediyorum.ne zaman güvenmeye başlayacak timura ? ne zaman rahat hissedecek kendini o evde...güvenecek mi ,hissedecek mi ? şu ,düşmüş dediğiniz reytingler canımı sıktı...korkuyla dizi izlemek istemiyorum artık...

ve 2.sahne ...timurla mineye ait olan 2.sahne...

benim için o kadar anlamlıydı ki o sahne...mineyi yiyecekmiş gibi bakıyor diyenler böyle düşünmeyeceklerdir muhtemelen ama ben öyle düşünüyorum...o kısacık sahne ve o ses tonuyla söylenen tüm sözler en güzel aşk sözcüklerinden daha değerliydi benim için.çok sevdim...çok beğendim...daha da fazlasını izlemek isterim...ben de daha çok ,derin hülyalara dalmak istiyorum banane banane...benim de canım vaarrr ben de insanım...benim de kalbim varr, ben de insanım...

yes,da ,evet ben de bir Timur sevdim...pişman değilim...hiç de olmamayı diliyorum...

huu senarist abilerim ,ablalarım ,kardeşlerim sesimi/zi duyan var mı ?
Timur diyoruz...kara kedi olup ayırmasın sevenleri...onlar kendiliklerinden vedalaşsınlar...timur kalıbının adamı olsun...please...


Offf ablam ya halim nee ola??..okurum tabi okumam mı???

Evet dediğin gibi çok yeni ama yukarıdaki yorumumda da belirttim bu kadar yeni bir oyuncu aşk adamı başrol olmasaydı keşke..neyse bu konu hakkında çook yazdım..seninde dediğin gibi mine Sinan aşkını derinlerde hissdemedim….

Evet haklısın bir an dalgınlığıma geldi sanırım..gerçekten uyumuyordu Timur..daha çook bekler o kapıyı Timur…

2. sahne ahh o ikinci sahne ne kadar da anlamlı ne kadar da anlamlıydıııı..timurun hüznü beni hüzünlendiriyor yaaa...

Timurdan mineye gelsin…

ey istanbul çok şey istemiyorum o ışıklardan birinin altında onunla aynı yastığa baş koymaktan başka…bu senin sokaklarında bir ev olsada...ıhlamurlar altındamı hatırladım bi an



Heyy senaristler duyun bu Timur sevdalılarını…:happy0064

Ben ne olursa olsun iser krşılıklı ister karşılıksız Timur aşkı izlemek istiyorum..ama karşılıklı olursa pek makbule geçer….:love01:

Ha bu arada timurun minenin kapısını 4 kere tıklatması dikkatimi çekti..ve gene sinanın camınıda 4 kere vurmuştu sanırım…evet 3 ler bitti 4 lere geçtik…:img-hyste:img-hyste

laylaylomm
05-11-11, 19:20
Büşra'cım, yüzük Mine tarafından odaya götürülünce sen aklıma geldin. O yüzük kabul olunmayacak diye düşünmüştüm. Şimdi de kabul görmedi ama odanın içine girebildi. :)

Son sahneyi hiç beklemiyordum ama çok güzel bir sahneydi. Timur Mine'yi kaybetmek istemeyecektir. Sinan'a Mineyle bebek beklediklerini söyleyebilir. İlk bölümlerde olsa Timur bu durumu öğrenince Mineye anlatır derdim. Ama Emine sonraki sahnelerden anladığıma göre olaylar değişecek görünüyor. Sinan da umudunu yitirip Amerika'ya gidebilir.
Emine olsun Sinan olsun yanlış kişiyle konuşuyorlar. Muhatapları Timur değil, Mine olmalı. Dizide ilerleyen bölümlerde Timur herşeyin sorumlusu ve aşıkları ayıran konuma gelirse şaşırmayacağım.

Merve, Mine'ye ben sana cehennemi yaşatacağım deyince daha fazlasını beklemiştim.:img-hyste Mine, masada onlarla beraber yemek yemeye çok meraklı görünmüyor.

Bir arkadaşın yazdığı yoruma çok güldüm. Telefon faturasını Timur ödüyor demişti. :img-hyste O sahneyi izlerken benim de aklımdan geçmişti.

Bahar61'cim, avatarın dikkatimden kaçmadı. :)

Timur camı tıklatırken Sinan alyansı görmüştür.

bimkolik
05-11-11, 20:06
Y

Sinan'ın neden Mine değil Timur'la konuşmak istediğini ya da takip ederek napmaya çalıştığını anlamadım. Takip boyunca selektör yapıp durdursunlar diye bekledim. Timur kendi farkedip durmasa gideceği yerde mi çıkacaktı karşısına?

Sinan'ın bebekten haberi yok. Gördüğü tüm resimler masada otururlarkendi. Bebeği görse Mine'nin neden evlendiğini anlardı. Bunu bilmediğinden mutsuz olacağı bir evliliğe girmesine anlam veremedi. O adamı seviyor mu sorusunun cevabını da alamadı Emine'den. Bir ihtimal sanki Mine'yi rahatsız etmektense içini rahatlatmak istedi Timur'un nasıl bir adam olduğunu kendi gözleriyle görerek.

Sinan'in evin kapisinda Mine ile konusma firsati bulmak icin bekledigini sanmistim bende. Hatta Timur evden cikinca, hh iste simdi iceri girip Mine'yi soracak dedim ama olmadi..ben de anlam veremedim Sinan'i takip etmesine. Tabii yine senaryo acisindan oldugu belli. sinan bu asamada Mine'yi gorse hersey ortaya cikip birbrlerine kavusmalai gerekir ki bu dizinin sonu demek..
Her ne kadar Mine -Timur askinin yesermesini bekliyor olsam da, Sinan'i ve Mine'yi haksiz yere aci cekerken gormek icimi acitiyor. Ne ablasi Emine'yi ne de Sinanin ailesini anlamis degilim. Oglunuz oumden donmus, tek ihtiyaci olan sey moral ve bunu ona saglayacak tek insanin Mine oldugunu biliyorsunuz ve bunu evladinizdan esirgiyorsunuz...Bir anne olarak ogluma boyle bir kotuluk yapamazdim herhalde..Neticede Mine bir sokak supruntusu veya azili katilin cocugu degil. Nedir bu hirs anlamis degilim..
Ya dangalak Emine? Mine'nin mektubunu saklayarak sozum ona Mineye aci cektirecek...acinin katmerlisini kendi cekti suursuzlugu sayesinde..
Ayrica dizide bir onun hamileligi kusur kalmisti ...Timur onu da kuma diye alir falan mi sandi zevzek acaba? Emine ve fantezileri beni fena halde gicik ediyor.. Sanki Timurla cok buyuk ask yasiyordu da, Mine de zorla adami elinden almis gibi bunalimlara girmedi mi, hasta oldum ...Ayrica senaryo da o sekilde evden cikip icip dagitip kendini tanimadigi adamin kollarina atmasi cok ucuk geldi bana..

Timur..Timur..Timur....nasil deliriyor aslinda Mineyi kontrol edemdigi icin, adeta cildiriyor ama hic bir sey soyliyemiyor...bu halleri cok tatli cokk...
Timur Mine'ye himayesinde biri gibi degil de arkadas gibi yaklasmayi denese belki aralarindaki mesafe daha kisa surede kapanabilir. Konusabilseler mesela...Minenin ihtiyaclarini gidermekten ziyade ilgisini cekecek konular bulup konusmayi denese.Hatta caktirmadan Mine'ye is bulabilir Timur.. Mine de bu kadar duvar ormese...Uyuz Merve de gicikliklarina son verse..
Mine'nin Timur'a gulumsedigini gorsek...Ardindan Timur'un eridigini.....

forgetmenot
05-11-11, 20:06
*Bildiğim kadarıyla Türk dizilerinde bir tek Keskin Bıçak dizisinin senaryosu başından belliymiş.Diğerleri(Ezel gibi çok pahalı, muazzam prodüksiyonlar dahil)esen rüzgarlara göre,ratinglere göre yön değiştirebildi,BÇS'de değiştirebilir,büyük ihtimalle değiştirecektir.Daha önce de yazdığım gibi adı üstünde edebiyat eseri değil,dizi bu.Belirli bir formatta hazırlanan,ticari bir iş.Onun için bu pilav daha çok su kaldırır,'esas oğlan'da,esas hikaye de daha çok değişir,ben buna hiç şaşırmam.Bu konuda şimdiden çekişmek,hatta çekişmek bence luzumsuz.
*Hakan Kurdaş'ın daha durgun,blok halinde oynadığına ben de inanıyorum.Vucut dili konusunda biraz daha çalışmalı,kamera önü oyunculuk apayrı bir konu.Çok uzun yıllardır dizi çeken Bülent İnal'la karşılıştırılması düşünülemez.Ne var ki,genç ve heyecanlı aynı zamanda da samimi bir oyuncu,gelişime de açık.Bir kaç proje sonra O'da çok başarılı işler yapacaktır.Gülcan hanım uzun yıllardır izlediğim en fevkinde genç aktrislerden biri.Özgü Namal'daki yoğun duygu aktarımı ve mesleki hırsı ben bu hanımda da görüyorum.Önü çok açık,Tv ekranları için cidden harika bir buluş.Aslında Hakan'la Gülcan'ın yazılan karakterlerinde bir tuhaflık,ütopik yan, bir ecnebilik,yabancı bir doku var.Dizinin özellikle ilk bölümlerinde sanki Türkiye'de değil de yabancı ülkede yaşayan bir çift sevgili gibi davranıyorlardı.Neyse ki Mine hamile kalıp hayatın gerçekleriyle karşılaşınca topraklarımıza temelli dönüş yaptılar.
*Merve karakterini de haddinden fazla sert,kötücül,hatta yaşına göre fazla bunalımlı buluyorum.Bu dünyada annnesiz bir sürü çocuk var,hem onların Merve gibi karnı tok,sırtı pek de değil.Hepsi onun gibi dünyaya karşı bu kadar düşmanca davransa,bu derece bunalım takılsa işimiz vardı.Babasının eski kız arkadaşına karşı da yaşından beklenmeyecek zalimlikte davrandı,çok feci sözler söyledi.Hiç yumuşatmadan söyleyeceğim,insanları ayırt eden,sınıflayan,burnu büyük ve çok bencil bir kız bu.Tastamam kötücül birisi.Ben size diyeyim Mine'ye zamanla daha da kinlenecektir ve işi evi içinde sadece Mine varken yakmaya kadar götürür.Hani eskiden bir film vardı 'Kötü Tohum Carrie' diye bu Merve olsa olsa o Carrie'nin kızkardeşi olur.Ya da gelecekte bu kötücüllükle olsa olsa Emine'nin ekürisi olur.Biri 14 biri 30 yaşında,ohhh miss,beraber ne işler çevirirler.
*Senaristlerin nasıl bir bildiği var,bu Merve olayını nereye bağlayacaklar da bu kadar keskin çizgilerle karakteri çiziyorlar anlayamıyorum.Bence senaristlerde aynı Mine-Sinan özgür aşkını yaratırken yaptıkları gibi,gene yabancı dizilere öykünme problemiyle karşı karşıyayız.Çok bizden olmayan,'tercüme kokan' unsurlar sokuşturuyorlar diziye.Ratingler belki bu sebeplerden etkileniyordur.Diziyi izleyen Türk seyirci ne bu yahu bu dizide ölçü yok da demiş olabilirler.Dizinin bir tarafı aşırı şarklı(bakınız Turan usta,rakı masasında dertleşmeler,gözünün içine bakamamalar,evlatlıktan reddetmeler evden kovmalar )diğer tarafta aşırı garplılık(Lise öğrencileri aşkı özgürce dibine kadar yaşıyor,korunmasız cinsel ilişki,ben seni seviyorum ondan başka limitim yoklar)Bir de sürekli zar sallayan gizemli bir adam var,o konuya hiç girmiyorum.Sanki zar adam.:)

trueblue
05-11-11, 20:07
Son sahneyi hiç beklemiyordum ama çok güzel bir sahneydi. Timur Mine'yi kaybetmek istemeyecektir. Sinan'a Mineyle bebek beklediklerini söyleyebilir. İlk bölümlerde olsa Timur bu durumu öğrenince Mineye anlatır derdim. Ama Emine sonraki sahnelerden anladığıma göre olaylar değişecek görünüyor. Sinan da umudunu yitirip Amerika'ya gidebilir.
Emine olsun Sinan olsun yanlış kişiyle konuşuyorlar. Muhatapları Timur değil, Mine olmalı. Dizide ilerleyen bölümlerde Timur herşeyin sorumlusu ve aşıkları ayıran konuma gelirse şaşırmayacağım.

Timur camı tıklatırken Sinan alyansı görmüştür.

Neden herkes Mine'yi değil Timur'u muhatap olarak alıyor? Ama Sinan, Mine'yi görse oturup konuşurlar, barışırlar ve sorun çözülür diye düşünüyorum. Sinan'ın Mine ile konuşmak yerine Timur ile konuşmasının açıklaması senaristlerin Sinan&Mine ayrılığını devam ettirme çabalarından olsa gerek diye düşünüyorum.

Aynı fikirdeyim laylaylom arkadaşım. Bence de Timur, Sinan'a çok ağır gelecek bir şey söyleyecek ki Sinan dönüp Amerika'ya gidecek. Benim tahminim, Timur Sinan'a Mine ile beraber olduğunu ve Mine'nin hamile kaldığını söyleyecek, bebek nedeniyle evlendiklerini söyleyecek. Bebek için evlendikleri doğru, yemin etse başı bile ağrımaz. :img-hyste Tek küçük sorun babanın kim olduğunu gizlemek olabilir bu durumda. :icon_whis

Sinan gittikten sonra zaman atlaması olacak tahminime göre.

efran_albatros
05-11-11, 20:24
Ne MT zoraki evliliğinin ne de MS zoraki ayrılığının altını doğru dürüst dolduramadı şimdilik senaristler..Halbuki dizinin kırılma noktası bu iki husus, kurgunun can damarı...

Emine Timur a aşıkken ve Mine yi kıskanırken, içten içe tükenirken bu evlilik yüzünden niye ısrarla Sinan ın Mine ye ulaşmasını engelliyor?..Sinan a ''Mine mektubu okudu ama yinede evlendi..'' diyor, Sinan ın umudunu kırmak için elinden geleni yapıyor..Halbuki direkt dese ''Ben mektubu veremedim o dönem, Mine de senden umudu kesince bir de hamile olunca...'' diye anlatsa; niye anlatmıyor?..Ben çok düzenli izleyemiyorum, bilmediğim, atladığım bir sebep mi var?..Yoksa şayet öyle böyle değil, acayip bir kurgu hatası/zayıflığı ortadaki :bilmim ..

Sonra Sinan neden Mine nin evlendiğini, yani artık o önünde durduğu evde yaşadığını ve Timur da evden çıkmışken Mine nin içeride büyük ihtimalle yalnız olacağını düşünüp kapıyı çalmak yerine bilmediği, tanımadığı bir adamın peşinden gidiyor..Üstelik neyin takibi o, amaç ne?..Timur kendi fark etti de çıktı Sinan ın karşısına, Sinan a kalsa öyle amaçsızca peşi sıra gidecek miydi?..Hem sonra Mine dururken niye bu adamla konuşmaya çalışıyor, hiç tanımadığı bu adamdan duymak isteyeceği ne olabilir, Mine yle daha konuşmadan?..Hani Mine vesilesiyle tanıdığı, ama Mine ile duygusal hiçbir bağlarının olmadığını bildiği bir aile dostu falan olsa Timur, Sinan da hesap sormak istese?..Zorlaya zorlaya anlamaya çalışıyorum, ama Mine nin içeride olduğunu bilirken Timur un peşine düşmesine hiçbir mantıklı açıklama getiremiyorum :icon_whis ...

Bir de başta dediğim gibi bunlar ufak tefek, birkaç bölümlük detaylar değil, senaryonun kırılma noktası olan olaylar..Nasıl bu kadar zorlama ilerler, anlayamıyorum..

s.eren
05-11-11, 20:29
Sinan gittikten sonra zaman atlaması olacak tahminime göre.

inşallah diyorum...

Dizinin kasvetli havası bir nebze değişir inşallah Mine'nin sonsuz mutlsuzluğu çok mutsuz ediyor beni.evlilik kararının alındığı şartlar belli birşeylerin değişeceği belli ama şu aşamada bu değişim sürecini şahsen ben kaldıracak durumda değilim

dün gece herkese ayrı ayrı üzüldüm ama en çok Mine'ye üzüldüm ha pardon Rosemary'nin bebeği Merve'ye bir de ne halt ettiği belli olmayan Emine'ye üzülmedim

zaman atlaması herkese iyi gelir diye düşünüyorum...

SELVERR
05-11-11, 20:34
Merhabalar.

Bölüm üzerine yorum yapmaya başlamadan önce reytingler hakkında birkaç kelam edeyim. Dizinin reytinglerini anlamakta zorlanıyorum neredeyse başladığı andan beri bir hafta iyi ise diğer hafta düşük geliyor.. geçen hafta 2. iken bu hafta daha düşük bir oran yakalamış.. Ben özellikle bu haftaki düşüklüğün dizinin kasvetli falan olmasından değilde tatil dolayı ile bu durumda olduğunu düşünüyorum.. dizinin ağır ilerlediğini çok fazla düşünmesem de bu haftaki bölüm diğer bölümlere daha hareketli idi bana göre… gerçekten de akşam izlerken dizinin daha şimdi şimdi başladığını hissettim… bu arada bölüm yorumlarını okudum ellerinize sağlık….

Bölümü yorumlamaya ilk sahnemizden başlayalım.. Beklenen nikah sahnesi geçen hafta yarım kaldığı yerden başlayıverdi.. Memurun mineye sorusu ile herkes minenin cevabına kilitlendi. Merve,emine,turan,Süreyya ve Timur. Hepsi bir heyecanla o cevabı beklediler sanırım Timur dışında evet desin diye bekleyen de yoktu.. Merve zaten baştan yapması gereken tehdidi yapmış mineye evet dememesin buyurmuştu . Süreyya en baştan tavrını belli etmiş ikili nikah masasına gelirken alkışı bile çok görmüş uzaktan uzaktan izlemeyi tercih etmişti… turan usta da ne kadar kabul etmese de kabul etmiş olduğu evlilik kararının kızı tarafından gerçekleşse mi daha iyi yoksa gerçekleşmese mi daha iyi olacağına karar verememiş şekilde çaresizde tam da nikah asasının karşısında onlara bakmaktaydı .. emine ise mineye olan bütün kin ve nefreti ile durumu izlemekte aynı zamanda timura da hata yapıyorsun bunu er yada geç göreceksin bakışları atıyordu… ailenin diğer fertleri ise diğerlerine nazaran daha normal durumda idiler.. esmahan ise eminenin deyimi ile emeline ulaşan tek kişi olduğunu belli edecek derecede mutlu ve mesuttu…. Aile bu duyguları yaşarken timurda meraklı halde cevap vermekte geciken minenin ne cevap vereceğini düşünüyordu beklide acaba minenin aşkı bu evliliğe galip gelir mi diye düşünüyordu… cevap beklenen merci mine ise kendisinden cevabı bekleyen 2 önemli isim arasında Merve ve turan arasında gitti geldi bu süre zarfında.. babasına baktı o tepkisizdi merveye baktı o hayır demekteydi.. sonunda kararını verdi ve ağlamaklı halde evet deyiverdi… timurun da evet cevabı ile kimi için kurtuluşu kimi için sığınak kimi içinde leke temizlenmiş oldu… hem Timur hemde mine tarafından verilen evet cevabı çeşitli kalplerde yaralar açtı.. kimi kızı için kimi babası kimi yeğeni kimi de umut beslediği kaybettiği adam için… cevaplardan sonra imzalar atıldı ve tebrik aşamasına gelindi… .

Tebrik aşamasında timurun girişimi belki refleks belki başka bir his altında mineye yaklaşmak istedi masumane şekilde ama minenin geri adımı ile akıllıca bir manevrayla şahitlerle tokalaşıldı.. o sahne ister istemez gülümsetti… Timur ilk golü yemişti denilebilir.. :icon_whis

Nikah sonrası turan amcam daha fazla dayanamayıp ortadan kayboldu Merve odasına çekildi… ayten ile dramatik bir konuşma yaptı falan.. damat bir ara firar durumunda iken mine ailesi il fotoğraf çektirdi.. damatsız bir hatıra oldu.. adamı o derece dışarı attılar.. neyseki nikah anında çekilen birkaç kare var elinde…. Nikahı ve timuru kaybetmeyi hazmedemeyen abla emine ise içkinin dibine vurdu… aile içinde her türlü her cins büyük dram yaşanırken biz nikah anında etrafta bilhassa nikah masasında bulunan esrarengiz kişilerin neci olduğunu anlayamadığımızla kaldık.. sanırım belediyeden memurla beraber geldiler onlarda şahit aranmasın diye… ya bu adam iş adamı sonuçta hiç mi ortağı iş arkadaşı ya en basitinden aile dostu bir arkadaşı yok.. cidden artık timurun çöpsüz üzüm olduğunu düşünüyorum.. hiç tebrik eden falan da olmadı.. hepsi mi haberdar bu evliliğin sahteliğinden de ortada ytoklar yada funda etmişliğin pot kırıp geçmiş olsun dememek için mi yoklardı ortalıkta.. :img-hyste

Mine evlenedursun sinanda hastaneden çıkmakta idi.. hasta yatağında o halde iken babasına mineyi bulup bulmadığını sorması .. tam olarak karakteri benimseyemesem de içimi sızlattı..takipcisi olduğum biri değil belki çok samimi bulmuyor olsam da üzüldüm haline.. mineyi kaybettiğinden ötürü değil belki daha çok anne ve babası tarafından böyle bir durumda olduğu için.. yanlış anlaşılmasın mineyi kaybettiği için değil diyorum çünkü olaylar bir bakıma bu hale gelmese idi mine Timur evliliği olmayacaktı o yüzden.. neyse ben bile bu durumda sinanın hali için içinde bulunduğu durum için üzülüyor ki onu doğuran büyüten insanlar nasıl bu gaddarca olabiliyorlar onu anlamıyorum.. tamam mineyi gelin olarak görmeyebilir sevmeyebilir ama ama oğlu yatalak halinde bile o kızı soruyor.. kendi sağlığından geçip baba onu buldun mu diyor. Ama babası olacak annesi olacak insanlar lafı geçiştirmekte buluyollar çareyi.. üstelik oğulları bir bakıma onlar yüzünden o halde iken sonuçta yalan söyleyip göndermeseler bu kaza olmayacaktı beklide .. acaba hiç mi üzülmüyorlar gerçi üzülmedikleri belli ama neyse… bence Sinan böyle ailesi olduğu için hayata baştan yenik başlamış zaten.. sonraki yenikliklerde az biraz bu aile sayesinde başına geliyor.. ailesi olacak insanlar erkende olsa kimine göre yanlışta olsa oğullarının mutluluğunu çalmış insanlar..

Nikah daveti akşama kadar bir şekilde sürmüş gitmiş olacak ki. Herkes dağıldığında hava karanlıktı bu arada Bekir harmangil ve adamı boş durmamış fotoğrafçıyı yanlarına çekmeyi başarmışlar ki adam bütün fotoğrafları yetiştirmiş.. açıkcası fotoğrafların birebir sinanın eline geçeceğini beklemiyordum :icon_whis

Herkes dağıldıktan sonra mine bahçede iken timurun yanına gelişi ve anahtarı verdiği sahne güzeldi.. bende bir an anahtar mine de değil miydi diye düşünmüştüm ama yedeği de varmış. Hani Timur diyor ya başka yok gerçekten diye.. acaba mı dedim gerçekten yok mu başka yedek… ama diğer yandan da bölüm ilerledikçe Merve odaya girmeye çalışınca dedim ki yedeği olsa idi Merve haberdar olurdu ve açıp girerdi.. sanırım gerçekten yedeği yok.. ama mine yedek anahtarı görünce şaşırdı yazık… onlar konuşurlarken mervenin onları dinlemesi timurun bunu fark etmesi ve mine gittikten sonra merveyi yanına çağırması güzeldi.. adam biliyor kızını naspın.. sonra baba kız tebrikleşme konuşması hoşuma gitti daha doğrusu YALANDAN TEBRİK ETME konuşması.. babası yatalım dediğinde mervenin beraber mi diye sorması da güzel… ne kadar anladım yalandan falan dese de tam anlamı il emin olamıyor kız . hala bir punduma getirilip getirilmediğinden emin değil.. belkdde bölüm içinde r bu kadar sinir etmesi ortadaki evlilik dramını görememesinden… birazcık etrafına baksa noktaları tam anlamı ile birleştirse mineye kızgınlıkla nefretle bakmak yerine onun o evdeki halini görse sorun kalmayacak ama . yok… daha erken yakında görecek inşallah:img-wink:

Biraz da nikah gecesinden bahsedilelim.. ne uzun ne bitmeyen herkes için ne ızdıraplı bir geceydi o gece öyle..:icon_whis mine açısından bakarsak bilmediği yerde bilmediği bir odada her ne kadar kapı kilitli olsa da diken üstünde yapayalnız.çaresizlikten tek çare olarak gördüğü yerde üzgün hayata kırgın, ailesine kırgın bulunduğu duruma kırgın. Evde odada yalnız hissedip kendini teyzesini arayıp onun nefesini duyarsa iyi hissedeceğini düşünen telefon ucundaki nefesten medet uman üzgün .. timurun tıkırtısına daha doğrusu o tıkırtının kimden olduğunu bilmeden korkup kapı önüne gelip dakikalarca oturan korkutan titreye bir sözde gelin mine … . Sinan açısından bakarsak kendine oynanan onca oyundan bihaber yara bere içinde kendine oynanan yeni oyundan bihaber.. timura gelince onun durumu hepsinden vahim.. bile isteye kimsenin kolay kolay kaldıramayacağı bir yükü üzerine aldı.. sevdiği tutkuyla bağlandığı bir kız, ona yakın ama çok uzak, ona binbir sözler vermiş ama evli ama değil.. ne yapacağını şaşırmış belkide ben bunu nasıl yapıyorum diye soran daha başına neler geleceğinden ne zorluklar yaşayacağından çokda haberi olmayan .. daha ilk saatlerde bu yükü tek başına göğüsleyemeyip içkiden medet uman bir sözde damat Timur.. :icon_sorrkardeşine olan hırsını kıskançlığını kardeşine yaptığı yaşadığı birliktelikten dolayı onca söz edip hayal aleminde yaşadığı bir duyguyu bu evlilik sayesinde kaybedip kardeşine adlettiği suçu en ufak bir tereddüt yaşamadan bar köşesinde kendini tanımadığı bir adama teslim edip bunu mineye yükleyen bir abla emine…:img-tomat kızına yaşattığı bu evlilik için kızının durumu için aldıkları karar için çoktan pişman sağlam durmaktan çoktan yıkılmış, kızı evde iken yüzüne bakmayıp o gittikten sonra yaptığı hataları görüp hissedip kızının yatağında uyumayı tercih eden çareler içinde çaresiz bir baba. Olaylar içinde beklide kendini en mutlu hisseden ne olursa olsun kızını evlendirmenin sevincini yaşayan mutlu olabilen bir anne… bu bahsedilen anne babaki diğer kızları ne halde ne durumda farkında bile değil. Öyle ki kız dışarı çıktı mı girdi mi haberleri yok… yine olayların içinde ama bir o kadar da dışında kız arkadaşını ailesi ile tanıştırmanın mutluluğunda bir abi.. babasının evliliğine kabul edip kabul edemeyen gizli gizli kapıları dinleyen babasına aşık onu paylaşmaktan kaybetmekten korkan bir küçük Merve ve bütün bu dramın acının içinde bulunduğu tek gece düğün gecesi.. ben izlerken her birini ayrı ayrı içimde hissettim.. her karakterin içinde bulunduğu çaresizlik hatalar hep birden o geceye sığdı ve gece bitmek tükenmek bilmedi…

gecenin güzel birkaç dakikasından biri funda ve annesinin konuşması ve timuru yakışıklı karizmatik olarak nitelendirmesi, diğer sahnede yatağında uzanan timurun odasının kapısı açılınca içeri girenin mine olduğunu düşünerek mine demesi ve beklide hayal kırıklığı ile kızını görüp onunla beraber uyuması..

ayten Timur konuşması aslında timurun durumunu da anlatır nitelikteydi.. adamın iki laf edebileceği bir ayten var sanırım artık.. önceden turanla konuşuyordu genelde dinliyordu onu ama bir onla dertleşiyordu şimdi turan olmayınca aytenle dertleşme başladı sanırım… baya anlamlı bir sahneydi aslında..

hayat hiç hesaba gelmiyor değil mi?

Doğru hayat bu bazen asla tutmuyor hesaplarımız.. örneğin mine ve sinanın hesapları tutsa idi bu durumda olurlar mıydı… minenin hesabında önce okul ve sonra sinanla mutluluk vardı.. sonra beklemedikleri oldu ve araya girenler ve durum yüzünden ayrı düştüler hayat ummadıkları yerden vurdu.. aynı hayat yıllar önce timuru da bambaşka bir yerden vurmuştu yıllar sonra aynı hayat bu sefer daha farklı bir yerden vuruyordu.. timurun hesabında o akşam turanın evinde mineyi görüp ona tutkuyla bağlanacağı daha sonra baştan istemeden olaylardan haberdar olacağı sonra bu duruma evlilik aşamasına geleceği var mıydı? Eminim yoktu… çünkü timurun belleğinde evlilik begümle zarlar tutarsa olacaktı sırf onun niyet, olsun diye.. ve bunun gibi durum.. kimsenin hesabı tutmadı hayat karşısında mesela emine timurla ilgili hayal besliyordu minenin durumunda kıskançlıktan bazı gerçekleri gizledi ama noldu darbe beklemediği yerden geldi.. hayal kurduğu adam eminenin yalanları sayesinde şimdi kardeşinin öyle yada böyle kocası oldu… aytenin de bunun gibi dramatik bir durumu var işte.. hayat bu ney,in nerden geleceği bazen kimsenin tekelinde olamıyor bazen de bazılarının sayesinde.. ama HAYAT İŞTE.

İşte benimde tahammül edemediğim şey bu:Böyle ipleri elimden kaçırdım mı hiç hoşuma gitmiyor o zaman bütün hayat kumar gibi görünüyor gözüme

Aslında bu söylemden timurun durumun hayatın darbesi ile olduğu açık anlaşılıyor beklide zamanında zarlara olan bağlılığı bu hayatın attığı kelek olduğu.. o darbeden sorma kumar oynadığı.. ama işte hayat baze kumar oynamaya da gelmiyor.. bakınız mine… onun üzerinde oynayabildi mi mesela..

O konuşmada aytenin son sözleri çok hoşuna gitmedi timurun.

Onun için beklide en iyisi hayal kurmamak


İyide insanın ayakta tutan birazda kurduğu hayaller değil midir.. tabi sırf hayal aleminde yaşamak da değil .. ama hayallerin olmazsa bir şeyler sana hayal kurdurmazsa niye yaşarsın ki.. elbet hayallerin olacak.. belki bazen çok yıkıcı oluyor hayal kırıklığı ama hayal kurmadan da yaşamak olmuyor.. beklide her şeyi yerinde kararında bırakmalı.. neyse sonuçta Timur hoşlanmadı sözden ve içkiye devam etti. İçkinin etkisi ile beklide minenin kapısına gelişimi ama girmeyeceği belli idi… beklide o odada minenin var olduğunu hissetmek istedi sadece.. beklide kapı arkasından da olsa nefesini duymak istedi.. ve o kapıya kadar geldi.. ama asla kötü bir amacı yoktu bu belli idi.. çaresizce o kapıda dikildi ve odasına geri döndü.. mine ise gelen ses karşısında irkildi kimden geldiğini kapının kilitli olduğunu bilse de kendini emin durumda hissetmedi ve kapı önüne oturdu… kalkamadı kapı önünden…

Diğer şey ise mervenin kapıları dinleyip sonra emin olamadığı için uyuyamam bahanesi ile babasının odasına gelmesi .. timurun açılan kapıya mine sevinci güzeldi..umutsuzca bir umttu timurun ki.. beklide o an aklındaki tek şey tek merak mine olduğu için mine kelimesi döküleverdi dudaklarından… öyle ya mine neden niçin gelecekti ki .. izlerken az içim sızlamadı değil..

VE eminenin yemiş olduğu halt.. hayır eline ne geçti çok merak ediyorum… amaç yeni bir Timur mu yoksa sadece hırs mı . bir hırs bir insana böyle bir hata yaptırır mı? Bir kardeş bir kardeşe bu kadar kin duyar mı? Adamla resmen beraber oldu hem de ben mine diyerek.. hayır beraber oldu da noldu şimdi bütün sorun dert tasa ortadan mı kalktı… iyi halt ettin emine deim.. bir aferin çektim izlerken kendisine. Açıkcası bu kadar ileri gitmesini beklemiyordum ben son anda kaçar falan diye. Ama yok resmen beraber oldu… eminenin evden gizli çıkma durumunu biri fark etti ya şükür dedim.. olayı bilmesede sonunda biri gördü. Hayır nasıl bir evdir anlamadım ki aslında turan da uyanık esmahanda ama kızın eve girdiğini çıktığını duymuyorlar.. uyusalar bile o tıkırtıya duyulur herhalde.. yada benim uykum hafif falan olduğu için öyle düşünüyorum yada dizi olduğu için duymuyorlar ama çok saçma.. eminenin durum vahim yakın zamanda tımarhaneyi boylamazsa şaşıramacam.. Süreyya dışında durumun ciddiyetini anlayan da olması hoş esmahan bu kafayla giderse eminede yaptıklarında ısrar ederse daha başlarına ne gelir tahmin bile edemiyorum..:img-tomat

trueblue
05-11-11, 20:39
*Merve karakterini de haddinden fazla sert,kötücül,hatta yaşına göre fazla bunalımlı buluyorum.Bu dünyada annnesiz bir sürü çocuk var,hem onların Merve gibi karnı tok,sırtı pek de değil.Hepsi onun gibi dünyaya karşı bu kadar düşmanca davransa,bu derece bunalım takılsa işimiz vardı.Babasının eski kız arkadaşına karşı da yaşından beklenmeyecek zalimlikte davrandı,çok feci sözler söyledi.Hiç yumuşatmadan söyleyeceğim,insanları ayırt eden,sınıflayan,burnu büyük ve çok bencil bir kız bu.Tastamam kötücül birisi.Ben size diyeyim Mine'ye zamanla daha da kinlenecektir ve işi evi içinde sadece Mine varken yakmaya kadar götürür.Hani eskiden bir film vardı 'Kötü Tohum Carrie' diye bu Merve olsa olsa o Carrie'nin kızkardeşi olur.Ya da gelecekte bu kötücüllükle olsa olsa Emine'nin ekürisi olur.Biri 14 biri 30 yaşında,ohhh miss,beraber ne işler çevirirler.

*Senaristlerin nasıl bir bildiği var,bu Merve olayını nereye bağlayacaklar da bu kadar keskin çizgilerle karakteri çiziyorlar anlayamıyorum.

Merve, Emine'nin ekürisi olursa insanlığı Allah korusun. Şeytan'ın kadın formunda hayat bulmuş hali olurlar. 'Kötü Tohum Carrie'deki gibi kafayı dinle bozmuş bir anneleri de yok ikisinin de. Bunlar nereden çıktılarsa.



Bence senaristlerde aynı Mine-Sinan özgür aşkını yaratırken yaptıkları gibi,gene yabancı dizilere öykünme problemiyle karşı karşıyayız.Çok bizden olmayan,'tercüme kokan' unsurlar sokuşturuyorlar diziye.Ratingler belki bu sebeplerden etkileniyordur.

Diziyi izleyen Türk seyirci ne bu yahu bu dizide ölçü yok da demiş olabilirler.Dizinin bir tarafı aşırı şarklı(bakınız Turan usta,rakı masasında dertleşmeler,gözünün içine bakamamalar,evlatlıktan reddetmeler evden kovmalar )diğer tarafta aşırı garplılık(Lise öğrencileri aşık özgürce dibine kadar yaşıyor,korunmasız cinsel ilişki,ben seni seviyorum ondan başka limitim yoklar) Bir de sürekli zar sallayan gizemli bir adam var,o konuya hiç girmiyorum.Sanki zar adam.:)



Vallahi Mine&Sinan aşkı garplımı yoksa tercümemi kokuyor bilmem ama bu işi Avrupa'da ABD'de yapan gençlerin eminim doğum kontrolünden filan haberleri vardır. Bunlar gibi rus ruleti oynar gibi beraber olup, bir bebek yapmıyorlardır.

Ayrıca bu diziyi yazan senaristlerin teknolojik birikimleri 1995 yılını aşamaz. Günümüzdeki gençlerin iletişimleri gelişmiş batılı ülkelerdekileri ülkemizden geçtim, Çin'de Hindistan'da bile gençlerin cep telefonu haricinde, internet erişimleri, e-posta adresleri, Msn, Icq bağlantıları, facebook, twitter, myspace hesapları, skype gibi sayısız haberleşme yolları var. Ama Mine kızımız bir cep telefonu haberleşmesi haricinde hamile olduğunu Sinan'a söyleyemeyi. denemedi bile :img-hyste :img-hyste :img-hyste

Garip olan bir durumsa şimdi hatta son 10 yıldır gecekonduda yaşayan ailelerin çocuklarının bile notebook, netbook bilgisayarları varken Mine'nin bilgisayarı yok. :img-hyste :img-hyste :img-hyste

Turan usta'nın şarklılığına gelirsek ne olduğu pek belli olmayan kadın karşısında eriyip akmalar, tanımadığı kadınlarla meyhanelerde demlenmeler gırla.

Bu nasıl şarklılık bu nasıl garplılık bende anlamadım gitti. Bu halk ve bu pilav daha çok şey kaldırır haklısın. :img-hyste :img-hyste

S.ern'im Rosemary'nin bebeği Merve mi? :img-hyste :img-hyste Şeytan tohumu diyorsun ha?:img-wink:

bkmkolik
05-11-11, 21:46
Merabalar.
Diziyi çok sık takip etmiyorum.Açıkcası büyük umutlarla izledim ama daha sonra çok sıkıcı bir hal aldı benim için.
Açıkcası tanıtımlardan Mine&Timur dedim ama Timur çok soğuk bir karakter zaten dizide de öyle bir hava var.Sinan'ıda çok sevemedim Mine için bile nötrüm.
Şimdi diceksiniz hiç bir çifti sevmiyosan ne işin var burda :)
Bu dizide ben Erdal&Funda çiftini çok seviyorum :img-hyste
Erdal'ıda çok sevdim.Dün akşamda çok güzellerdi.Traş etme provaları falan :img-hyste Seviyorum onların sahnelerini.Burayada belki benim gibi sevenler vardır diye yaziyim dedim :)
Neyse hepinize iyi yorumlar ve iyi bayramlar :img-wink:

pas.si.on79
05-11-11, 21:53
Ben Sinan ın neden Timur u takip ettiğini anlamadım. senin muhatabın konuşacağın kişi ne ablası ne ailesi ne de Timur... Adresi bulmuşsun çal kapısını Mineyle konuşmak istediğini söyle.. Yok Kocasından dolayı onu sıkmayım mı dedin kocasının olmadığı bir zamanda git konuş.. Ne diyeceksen de.. niye beklemedin de.. ne oldu de... ama bizzat Minenin karşısına çık.. Fotolarda Minenin karnı belli olmuyor mu.. birçok foto oturaraktı ama bir tanesi ayaktaydı onu yırttı ama gerçi bazı model kıyafetler de belli olmuyor ki hamile misin değil misin:) ama gelinlik giymemişti yok mu bunda tuhaftlık Sinan. anladın tuhaflık olduğunu ama yanlış kişilere takıldın.Sen git Mineyi bulsana.

Mine nin ne yapmak istediğini ben anlamadım o ayrı. Sinanı aramayı kesti.Teyzesi bir yolunu bulur ulaşırdı. Zaten Timura ona ulaşmak gibi bir çabası olduğunu da söylemedi. çocuğuna gerçekleri de söylemeyecek..

Merve babasının sevgilileriyle daha önce tanışmış.hatta konuşmaları soruları bile ezberlemişti.yani babasının sevgilisi ve ilerde evlenebilecek olma düşüncesine her ne kadar kabul etmese de daha önce bir alt yapı vardı. ancak onun gösterdiği tepki üstelik Mineyle daha iki kelime etmemiş. ondan olumsuz elektrik alacak durumlar olmamış.
Babasıyla arası Mineden öncesinde de öyle çok da iyi değil. Sürekli sevilmemekten ilgisizlikten babasına şikayet ediyordu. Mineyle birlikte eve ve onla daha ilgilendiğini görüp bundan fayda da çıkarmıyor. Hatta yalnız büyüyen bir çocuk ister istemez yanında birilerini ister.. elbette ters de olabilir. Yani yalnız yaşamaya alışmışsın ama birden evde yabancı birileri var. rahatsız edebilir..

Fakat sen ilgi, sevgi istiyorsun.. baban da kağıt üzerinde evli ama hayatınızı değiştirecek seni etkileyecek kadar evli gibi değiller. Misafir gibi görebilirsin..çocuksun sen daha ya.. tamam çocukluğun yerini bluğ çağındasın hayatın sana neler getirceği hangi sürprizlerle karşılaşacağını bilmeden kendini büyümüş sansan da "hayatını cehenneme çeviririm" gibi büyük laflar edecek kadar küçüksün.

Emineye gelirsem onun için söyleyeceğim birşey yok. sözün bittiği yer..annesine kızıyordum neden dr a götürmüyor neyi bekliyor diye.. Teyzesinin dr a götürelim dediğinde bilmem ki deyince gerçekten bilmediğini düşündüm. Umarım Emineyi dinlemezler götürürler dr a.. beterin beteri vardır derler ya.. bu durumu onun ucuz kurtulmuş hali de olabilir.

Babası Turan Bey... eee ne diyeyim ona kızının ne durumda olduğunu görüyor neyin var diye soruyor....Eminenin yaptığı bir değil beş değil.. hiç mi farketmiyorlar.. Hiç mi önemsemiyorlar desem herhalde yeridir. Neymiş tanımadığı biriyle dertleşiyormuş.. yapma allahını seversin.. Mineye de kızıyorum aslında baban sana kızım sana sahip çıkarım evlenme demiş mi.. olan oldu demiş mi.. kızının hamile olduğunu duymayan kalmadı. sonra karnı büyüdü.. ama yine Turan aynı Turan.. Kızına evlenme diyemedi..

o kadından geliyor karısının elini tutup birlikte gidiyor.. yoksa kadına ağzını açıp tek kelime bile etmiyor.yüzüne bakmıyor.. nasıl hayat arkadaşı bu ya.. onların annesinden daha mı çok tanıyacak başkası. annesindn daha çok mu yardım etmek isteyecek başkası.. ama yok tabi senin derdin başka Turan Amca....

ban68
05-11-11, 22:37
Merhabalar

Nikah masasında babasından gözünü ayıramayan Mine. Gözleriyle,“Yüzüme yine eskisi gibi bakman, benimle konuşman, benden utanmaman için evleniyorum baba.” diyen Mine. Kızcağız “evet” dedikten sonra yüzü gülen Timur, daha da bilenen Merve. Timur’un da “evet”inden sonra basıp giden Turan’ın arkasından bakakalanlar. En başta Mine. Geldiğinden beri durmadan içen ama nikah olduktan sonra daha da sertini isteyen psikopat manyak Emine. Kırk yıllık içiciler gibi içiyor. Ardı ardına yuvarlayıp nasıl oldu da yıkılmadan eve kadar gitti Emine? Benimki de laf yani. Sızmadığı gibi akşam da içmeye devam etti. Yahu şunun daha bir oturaklısını yazın yani…Daha saçma olanı ise değil eve gelene kadar, geldikten sonra bile kimseciklerin Emine’nin ayakta zor durduğunu fark edememesi. Özellikle Esma’nın çünkü Turan başını yerden kaldırmıyor zaten.

Nikahın ardından Timur’un gayet doğal bir refleks gibi Mine’nin alnına yönelmesiyle ben, “dur Timur, daha dakka bir gol bir sakın yapma. Sana zırnık güvenmeyen, korkan Mine’nin hali nice olur sonra” dedim kendi kendime. Bir baktım ki, elimi bile kaldırmışım az bir şey Timur’u çekmek için. O kadar kaptırmışım kendimi yani. Amaç Mine’yi ürkütmemek yaa…Zaten hali ortada. Pöfff…Ama o sahne güzeldi yine de bee…

Süreyya’nın, “güçlü olacaksın, artık daha güçlü olmak zorundasın” sözleri de iyice baydı. Ama hemen arkasından Funda’nın, “geçmiş olsun, ayy mutluluklar dilerim” sözünü duyunca da koptum. Kız ne kadar doğru bir laf etti. Duydun mu Süreyyaaaa!!…

Şimdi Mine, annesi, Funda, Erdal birlikte resim çekindikten sonra hemen arkasından hava kararmış ve arabada kös kös oturan Turan gösterildi. Bu durumda fotoğraf sahnesinden sonra akşama kadar bu millet n’aptı havuz başında sorması ayıp? Tamam Emine’yi biliyoruz. Diğerleri de herhalde müzik çalıp göbek atmadıklarına göre akşama kadar öylece oturdular mı yani?

Mine’nin üzerine giydiği mont mu ceket mi neyse çok güzeldi. Ne kadar mahzun bakıyordu havuza. Timur’un, “üşüdün mü?” sorusundan sonra irkilip kaçarken, kolundan tutup avucuna anahtarı bırakan Timur’un, “Odanın diğer anahtarı. Yapılacak şeyler vardı, sana vermemiştim ama başka yok. Gerçekten.” deyişine ben niye inanmadım? Yok yok Timur doğru söylüyordur da kapıları sağlam değil yaa. Bir vuruşla açlıveriyor. Ben yine niyeti bozdum, toparlansam iyi olur. Ama gönül bu işte, neler istemiyor ki… Yora yora Allah vere. Hem kim bilir, yerin kulağı vardır derler.

Timur’un avuçlarından kayan Mine’nin eliyle, Mine’sinin elini bırakmak istemeyen Timur’un elini öyle bir çekmiş ki kameramanlar bin repliğe bedel.

Söylemeden geçemeyeceğim: Mine giderken arkasından bakan Timur karesine boğaz köprüsünün bahçenin sanki bitişiğindeymiş gibi duran kırmıza boyanmış hali öyle muhteşemdi ki, aşık olduğum İstanbul burnumda daha bir tüttü.

Mine odasına girince etrafa bin bir hüzünle baktı ben de merakla. Ama hemen arkasından Mine’nin hüznüne dahil oldum ister istemez ve gözlerimden akan yaşlara engel olamadım. Öyle güzel rol yapıyor ki Gülcan Hanım, gerçekten o da anı yaşayanlardan olsa gerek. Rolün içine girebilmek bu oluyor herhall. Tebrikler…

Odanın içinde çiçekli altı vazo saydım ama sanki çiçekler de hüzünlüydü ev sahibesi gibi. Ürkmüş serçe kuşu gibi yatağına tüneyip, bir oraya bir buraya baktıktan sonra yalnızlığını teyzesiyle gidermek için telefona sarılan ve az da olsa uykuya dalan Mine içimi acıttı.

Funda da Timur’u yakışıklı ve karizmatik bulanlardan. “Öyle de yaşlı değil” diyor. Ayol bir insan o yaşta nasıl yaşlı olur, biri bana deyiversin. O zaman ben çoktaaannn nene olmuşum haberim yok. Pışşıııkkkk, hiç de bilemm. Ortalıkta ne kadar çok genç yaşta ihtiyarlamışlar var. Önemli olan yaşlanmak değil ihtiyarlamamak.

Şükürler olsun birisi de Timur’u tebrik etti nikah memuru dışında: Ayten. Tam o sırada boğaz köprüsü bu kez de maviye boyanmıştı.

Timur&Ayten konuşmasında Timur,”İşte benim de tahammül edemedim şey bu. Böyle ipleri elimden kaçırdım mı hiç hoşuma gitmiyor. O zaman bütün hayat kumar gibi görünüyor gözüme.” dedi ve ben çok bilinmeyenli bu adam hakkında şu kanıya vardım:
Timur elde etmek istediği veya planları dahilde olan çok önemli konularda kendisinin önüne çıkan engelleri bertaraf edememeye dayanamıyor. Odaklandığı her ne ise, her ihtimalini öngörebiliyor, akledebiliyor, ona göre de adımlar atıyor ama ne zaman aklına gelmeyen başına gelirde işler kontrolünden çıkarsa ya da çıkmaya yüz tutarsa hayatı kumar gibi görüyor ve bu açmazdan kurtulmak için de zarlarına başvuruyor. Çünkü ipler elinden gitmiştir ve iş mucizeye kalmıştır. O zaman o da risk alarak yani zarlarına başvurarak ya bu çıkmazdan külliyen kurtuluyor ya da kabul edip o zorluğu yaşıyor. Ama ben Mine konusunda asla zar atarak yüzde elli şansını kullanmak isteyeceğini düşünmüyorum. Yani, “Onu bırakmalı mıyım, bırakmamalı mıyım” diye zar atmayacaktır Timur. Bunu Mine’sine bırakacaktır.

Timur’un ayak sesleriyle daldığı uykudan uyanan Mine’nin koşuşu öyle panikleydi ki, düşecek sandım.
Timur kapının dışında ayakta derin derin nefesler alırken Mine kapının arkasında yere çökmüş, sinmiş. Timur bir ara kapının koluna baktı, “sakın” dedim ama öbür yanımda “bir gün mutlaka…” diyordu. Sabreden muradına ermiş mi, gebermiş mi göreceeezzzz. Timur kapının arkasındaki Mine’sini elini uzattığında dokunacak kadar yakın hissediyordu ve heyecanı o kadar belli oluyordu ki…Ama Kaf Dağ’ının ardı kadar da uzak olduğunu anladığında da bu kez hemen uzaklaştı. Ve böylece yatak odasının koordinatları hakkında da bilgim oldu bu bölüm.

Bence Merve’yle Timur’un odaları yer değiştirmeli. Çünkü hem Merve belasının yapabilecekleriyle gerim gerim gerilmez izleyici hem de bunların koridorda ,orada burada rastlaşmaları sağlanmış olur. Nasıl fikir ama?? Hem bebek de doğduğunda Timur bir aşağı bir yukarı koşmaktan kurtulur her ağladığında…Başka bir niyetim varsa Mine olayım.

İnsanın fikri neyse zikri de odur ya, her yanı Mine olmuş Timur, kızının odasının kapısını açmasıyla “Mine”diye öyle güzel doğruldu ki içimin yağları eridi zevkten yaa. Adam resmen Mine’de fena bulmuş ayyy…Bu kadarcıkta böyleyse bir de hayalini kurduğum o güzel sahnelerde halim nice olur kim bilir.

Turan’a ne kadar çok kızsam da Mine’nin odasında sergilediği performansla yine gözyaşlarımı tutamadım. Kapıda durup kızının boş yatağına baktıktan sonra oturup gözleri dolu dolu eşyalarına dokunması, kızını kucaklıyormuş gibi yastığını alıp sıkı sıkı sarılması, yastığı öptükten sonra hıçkıra hıçkıra ağlaması, tam bu sırada Mine’nin kapının ardında hâlâ yerde oturmuş ürkek ürkek etrafı dinlemesinin gösterildiği karlere kalbimi ağlattı. Yine gözlerimden akan yaşa engel olamadım.

Esas kötü Emine’nin kendisine ettiklerini gördükten sonra yaptığı kötülükler solda sıfır kaldı. Kendisine acımayan başkasına hiç acımaz. Ancak şükür birisi anladı bu şeytanın gecelerin bir kısmını dışarlarda geçirdiğini. Bakalım o da hamileler kervanına katılacak mı? Allah’ım aklımı koru, yok böyle bir deliii.


Devamını getirmeyi düşünüyorum, nasib...
.

T.ü.l.a.y.275
05-11-11, 22:47
Merabalar.
Diziyi çok sık takip etmiyorum.Açıkcası büyük umutlarla izledim ama daha sonra çok sıkıcı bir hal aldı benim için.
Açıkcası tanıtımlardan Mine&Timur dedim ama Timur çok soğuk bir karakter zaten dizide de öyle bir hava var.Sinan'ıda çok sevemedim Mine için bile nötrüm.
Şimdi diceksiniz hiç bir çifti sevmiyosan ne işin var burda :)
Neyse hepinize iyi yorumlar ve iyi bayramlar :img-wink:

Bence Timur soğuk biri değil onu sanırım yaşadıkları bu hale getirmiş ama öğrenemedik gitti ne olmuş ne yaşamış adam bir bilsek bizde onunla birlikte üzülürdük..
Timur ve Mine yakışması var çok hissederek yazıyorum ama karakter olarak onu yapmak zorundalar sanırım öyle davranıyorlar işte bende diyorum ki artık bundan vazgeçsekte dizide ilerleme olsun ida zlesek bence ozman tadına doyulmaz bir dizide olacaktır..
bunun olması için Sinan& Timur ve Mine üçlemi için bir karar verilmeli ikilemde kalınmasın özellikle Mine karakteri için diyorum..sonrası çorap söküğü gibi gelecektir..


BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.

^nymph^
05-11-11, 23:04
Şurada bölüm bittiğinden beri Mine ve Sinan hakkında bir şeyler karalamaya çalışıyorum. Sildim , baştan yazdım. Yine sildim. Ama bu bölüm hissettiklerimi bir türlü anlatamadım. Bu zamana kadar hep Mine'nin döktüğü gözyaşlarını gördük , onun çektiği acıları gördük. Sinan nerede , ne yapıyor göstermediler bizlere... Ama bu bölüm Sinan'ın çektiği acı öyle içime işledi ki... O aşkı , büyük aşkı öylesine hissettirdiler ki... O nikah fotoğrafını eline aldığındaki hali , fotoğrafa tekrar tekrar bakışı... Yüzündeki hüzün , acı... Kelimelerle anlatamıyorum artık bu aşkın bana hissettirdiklerini... Hele annesiyle olan konuşması... "Dudağının kıvrımından kirpiğine kadar mutlu olur o... İstese de saklayamaz ki..." ve bu sözler üzerine annesinin " Bu kadar çok mu seviyorsun onu sen?" diyişi... O an kopardı beni zaten... :icon_sorr Ne desem ne kadar anlatsam boş... Tek bildiğim bu çifti izlemek istediğim ve her geçen bölüm daha çok bağlandığım.

Sinan'ın , Emine ile olan telefon görüşmesi... "Onu seviyor mu?" diye soruşu... İçimi acıttı resmen , nasıl bir aşk bu... Nasıl görmezden gelinir? Nasıl bir hüzün , nasıl bir acı... :icon_sorr

Ve o muhteşem flashback sahnesi... O mekanlarla , MineSinan birleşince nasıl muhteşem bir görüntü çıkıyor ortaya... İçim gidiyor bakarken resmen... O flashbacklerde az da olsa bir tebessüm oluyor ama buruk bir tebessüm... Hani elim böğrümde kaldı derler ya... Benim de bu çifti izlerken ister istemez elim kalbime gidiyor , ve kocaman bir nefes alıyorum. Onlara olanları sindirmek istercesine...

Ben burada ne yazsam , paragraflarca anlatsam az gelecekmiş gibi geliyor. Bende bıraktıkları etkiyi tarif etmem mümkün değil.

Şu cümleye milyon kere imzamı atarım canım. Mine ve Sinan , birbirlerini isteyerek bırakmadılar. Aldatmadılar , birbirlerine sırtlarını dönmediler. Hep birbirlerini düşündüler. Acı çektiler , gözyaşı döktüler. Ama 3. kişiler araya girdi ve türlü yalanlar , ulaşamamalar , entrikalar derken yine birbirlerini çok severek ayrı düştüler. Şimdi onlar hala birbirlerini severken bizleri başkalarını sevdiklerine inandırmaya çalışmasınlar. Ya da yapacaklarsa da senin de dediğin gibi biran önce yapsınlar. Yoksa biz iki kat üzüleceğiz. :icon_sorr
Gerçi bir yanım bu olumsuzluğu düşünürken bir yanım da "Eğer bu aşk bitecek olsaydı bu kadar mükemmel işlenmezdi." diyor. Hakan'ın ve Gülcan'ın röportajları geliyor aklıma... "Yok , diyorum. Bitmez... Bir yerlerde mutlaka yine MineSinan'a bağlanacak ve ilk bölüm nasıl onların karesiyle başladıysa son bölüm yine onlarla bitecek. :icon_sorr

Şu bölümün ilk etkisi bir geçsin , yarın sakin kafayla tekrar izleyeyim bölümü tekrar yorumlayacağım. Şu an duyguların karışıklığıyla , karman çorman bir yorum oldu. Yarın toparlayıp tekrar yorumlayacağım. Detayına giremedim henüz.

İyi yorumlar.


Canım dizi şimdilik Mine&Sinan'ın birbirlerine duydukları büyük aşkın üzerinden ilerliyor bana göre.İlk bölümden bu yana özenle işlenen bir aşk var ortada.Mine olsun Sinan olsun aşkı gerçekten buldular birbirlerinde.Mine demişti ya ''Bir ömür yetecek bir aşktı bizimkisi'' diye.Bunun doğruluğunu kanıtlamak istiyorlarmış gibi bir halleri var.
Hani deniyor ya Mine belki Timur'a ''gerçek aşkı sende buldum der'' diye.Mine'nin Sinan'a aşık hallerini,ondan bir parça olduğu için bebeğini doğurma konusunda nerdeyse tüm evrenin karşısına dikilmesini izledikten sonra Mine'nin Sinan'a duyduğu aşkın kolay kolay biteceğini hiç sanmıyorum.Özellikle de halen senaristlerin Mine&Sinan aşkına ''masum ve büyük bir aşk'' vurgusu yaptıklarını düşünürsek.
Ve Mine&Sinan'ı karşılaştırmaktan bu derece kaçınmalarıda çok büyük soru işareti bence.
Bu aşkın ilerisi olmasa,ilerde kavuşma ihtimalleri yüksek olmasa yolları bu şekilde ayrılmazdı diye düşünüyorum.Zaman atlaması olur mu bilmiyorum ama sanırım olacak.Ve zaman atlaması sonucunda bile kucağında çocuğu halen Sinan'a aşık bir Mine görürsek daha ne diyeyim ki...
Ve aynı şekilde Mine başkasıyla evlendi diye belki de araya girecek başka büyük yalanlarla Türkiye'den Mine'ye kırgın,küskün,kızgın bir şekilde ayrılan Sinan da aradan yıllar geçtiği halde Mine'yi kalbinden söküp atamamış olursa...

Ki şuan izlediklerimiz gösteriyor ki Mine&Sinan aşkı bir çırpıda vazgeçilecek öylesine yazılmış bir aşk değil.
En büyük göstergesi de yukarıda da belirttiğim ve seninde belirttiğin gibi yollarının ayrılma şekli .Ve tabi böyle güzel anlatılması.
İzlediğimiz sahneler,söylenen replikler...Hepsi bu aşkın özelliğine,güzelliğine vurgu yapıyor:img-in_lo

Flashback demişken bende çok çok beğendim canım herzaman ki gibi.Ama o flashbackta en beğendiğim şey senaristlerin Sinan'ın babasına hiç benzemediğini yine vurgulamaları oldu.''Benim babam braz kıldır'' dedi ya orda ''onu emin ol bizden iyi kimse bilemez Sinan'cım'' dedim kendi kendime...

sevgili Riyanka bu soru bizzat sorulduğu için açıklamak zorundayım yoksa bu konulara hiç girmeyecektim lütfen son kez mazur görün....

Hemen aydınlatayım o halde…..benim için oyuncu önemlidir..aslında önemli olan oyuncunun dış görünüşü değil karektere kattığı duygudur…dizide mine Sinan aşıkı var bu çok ortada bişey..ve ben kesinlikle şimdiye kadar o aşkı reddetmedim..ama aması var işte..

Ama mine Sinan aşkını sizin gibi derinden hissedemiyorum ben..bakın şuanda timuru falan bi kenara bıraktım..sanmayın ki timuru seviğim için bunları yazıyorum…bi eksiklik var oda bence oyuncunun pişmemesi olgunlaşmaması…

Şimdi hakan kurtaş benim için çok yeni daha çömez diyebilirim…keşke bu diziden önce (ezeli saymıyorum çünkü 1 bölümde oynadı) biraz oyunculuk adına yavaştan başlasaydı….yani hemen direk başrol ve aşk adamı olmasaydı keşke…hakan kötü oyuncudur demiyorum ama bence biraz daha olması gerekiyordu hakanın.sizde diyeceksiniz ki gülcanda yeni…ama bazı insaların duygu geçirme yönleri doğuştandır..mesela benim yeğenim daha 4 yaşında jest ve mimiklerini o kadar harika kullanıyorki konuşmasa da yüz ifadesinden her şeyi anlıyorum..ve ben buna hayret ediyorum…gülcanda öyle biri belki..yani hiç geçmişte projesi olmayan birisi başrol olamazmı olur..doğuştan yeteneği yada gerçekten duyguyu yansıtabilme kapasitesi varsa olur.. neyse diyorum ki hakan bana göre oyunculuk evrelerinden sırayla geçmeliydi…bu benim şahsi fikrim tamamen..kendisi bu diziyle kariyerinde büyük çıkış yaptı belki ama umarım daha sonra oyunculuk adına sorunlar yaşamaz..bence oyuncular ilk etepat yan rol daha sonra başrol oynamalı..çünkü ilk başta başrol olup sonra yan role düşmesi kötü ve abes oluyor…ama dediğim gibi gerçekten yetenekli oyuncular hariç…

benim için oyuncuyu oyuncu yapan jest mimik beden dili ve ses tonunun ayarıdır..hakanın jerst ve mimikleri çok fark göstermiyor bana göre hep aynı gibi bişey arada bir farklılaşıyor..beden dilini kullanamıyor..ses tonu da hep aynı tondan konuşuyor...işte bu faktörlerin hakanda gelişmesi gerek...

Size veya başkasına duygu geçirilebiliyor belki ama bana geçiremedi o aşk duygularını maalesef…o duyguları hissedemediğim bir aşkı da benimseyemem ben…haa yok da saymam ama izlemek için izlerim sadece…(mineden bahsetmiyorum bu arada)

Yani şöyle düşünün genelde her dizide aşk kahramanları bulunuyor değil mi?onlarda aşık onlarda birbirlerini delicesi seviyor..ama bizler her dizideki aşıkları beğenip izlemiyoruz değil mi yani ben kendi adıma bu böyle….o duyguyu hissiyatı alırsam beğenir ve desteklerim o çifti…bu konuda da oyuncuya düşen rol çoook büyüktür…

Mesela bülen inal dan bahsedeyim..kendisi ilk olarak dikkat bebek var dizisinde çaycıydı sanırım...yani taaa oralardan(arada farklı projeler var) azad dizisine derken kurşun yarasına ordan da ıhlamurlar altında dizisine geldi…ve herkesi etkileyen bir aşk adamı yılmaz karekterini canlanndırıdı..yavaştan yavaştan..duyguları hisleri öğrene öğrene..ve sonradan hep başrol oynadı…


İşte keşke hakanda direk bi aşk adamı başrol değilde yavaştan başlasaydı…ha bu dizide oynamasın değil bu ama ben böyle hissettim..benim gibi hisseden de azdır zaten..ben biraz detaycıyımdır…neyse işte böyle..mineden aşkı hissederken sinandan o aşkı hissedemiyorum..ama ortada aşk yok değil var ama ben iliklerime kadar hissedemedim o aşkı..belki bu zamanla değişir ve hakan beni yanıltır umarım…

tekrardan söylüyorum mine sinan aşkı ok..minenin duygularından sinanın repliklerinden anlıyorum ama sinan bana duygusunu yansıtamıyor...bu yazdıklarım mine sinanı desteklemediğimin değil sinandan etkilenemediğimin biir nedeni...

Cevap için teşekkürler.
Dediğiniz gibi bana ve çoğu Mine&Sinancılara iki oyuncuda o duyguyu çok güzel geçiriyor.Herzaman söyledik biz bu aşkın sıcaklığını sevdik,Mine'nin,Sinan'ın yapmacık olmamalarını,birbirlerine karşı doğal,içten olmalarını sevdik diye ve bu derece sevmemizde de Gülcan&Hakan uyumu ve dediğim gibi o duyguyu geçirmeleri etkili oldu.Senaristlerin anlatım gücünü unutmamak lazım tabi.

LİSA
05-11-11, 23:28
dizinin dünkü bölümü güzeldi ben reytinglere bakmıyorum benim için kaliteli olan bir dizi ve reytinglerde önemli değil ilerki günlede dahada iyi olacaktır.
dün akşam emine karakteri kadar bir karakter izlemediğimi düşünüyorum bu güne kadar tamam timuru seviyor olabilirsin mineye kıskançlık duyuyor olabilirsin ama gidipte kendini sokakta önüne gelene sunman gerekmezdi kıskançlık bu kadar kör edemez bir insanın gözünü allah emineyi ıslah etsin mine deli dolu ama sevdiği için yaptı her şeyi(onun yaptığıda doğru değil ve o yaştaki kızlara örnek olmalı) ama ya sen ne için yaptın
çetin tekindor muhteşem bir babanın kızı arkasından çektiği acıyı nasılda yansıttı babalar kızlarını nedense uzaktan severler gittiklerini anlayıncada derbeder oluyorlar bu şekilde
teyze karakterini çözemedim minenin akıl hocası dikbaşlılıkta mineyle yarışır
sinan ın acı çektiğini dün akşamki bölümde gördük ve mineyi tanıyor mutsuzluğunu resimlerden görecek kadar biliyor ama bana hala kapalı kutu bugüne kadar hiçmi ortak arkadaşları yoktu arada haber getirip götürecek bir arkadaşları olmalıydı
timur da benim için hala kapalı kutu kızını seviyor mineyi seviyor ve minenin ağladığını gördüğü sahnede öyle bir baktıki üzüldüğünü görmemek elde değildi bu aşk üçgeni nasıl olacak bilmiyorum ama bir zamanlar bir istanbul masalındada forum demirciler ve selimciler olarak ayrılmıştı ve bu forumda ayrılmış sonuçta kararı senaristler verecek .yalnız bir çocuk sevdim şarkısının sözleri diziye o kadar uygunki dizi bu doğrultudamı ilerler acaba
Bir Çocuk Sevdim Sezen AKSU
Bir çocuk gördüm uzaklarda
Gözleri kederli hatta korkulu
Her şeye rağmen biraz gülümsedi çocuk
Sıcak sade ama biraz kuşkulu
Bir çocuk sevdim uzaklarda
Sanıyordum ki onun özlemi de buydu
O ise bir bakışta beni örtülerimden
Yalnızca ve yalnızca duygularıyla soydu
Ben böyle yürek görmedim böyle sevgi
Şimdi çocuk büyümekte günbegün
Bütün hüzünleri okşadı birer birer
Gizli bir ümide sarılarak biraz küskün
Bir çocuk gördüm uzaklarda
Biraz çocuk biraz adam biraz hiçti
Ellerinde yaşlı zaman demetleri
Daha önce denenmemiş yeni bir yol seçti
Bir çocuk sevdim uzaklarda
Bir elinde yarın öbür elinde dün
Erken ihtiyarlamaktan sanki biraz üzgün
Dünyanın haline bakıp güldü geçti

bir arkadaşın yorumuna katılıyorum ben timurcu değilim sinancıda değilim ama sinan karakterini oynayan oyuncu ekranlarda daha çok yeni ve sanki bu dizideki esas oğlan statüsünü kaldırmıyor bülent inal gibi güçlü bir oyuncu karşısında şansı yok gibi mine sinan aşk sahnelerinde gülcan aslan aşkı daha çok hissettirirken sinanda onu bulamıyorum orda bir kopukluk var

oslo
05-11-11, 23:40
Turan Usta nikahta ve nikahtan sonra çok üzgündü.Hatta ertesigün işe gitmedi.Kızının odasında yattı.Tamam kızını seviyormuş,onun için üzülüyormuş..Bizler anladık da Mine anlayamadı.Hiç tanımadığı bir kadına bile daha çok ilgi gösterebiliyor.

Timur kızı ile evlendi.O da evlenmelerine izin verdi.Kızını sevmediği birisi ile evlendirdiği için üzgün.Ama şerefi kurtuldu:img-wink:Ayrıca bu evliliğin gerçek evlilik olduğunu düşündü,Timur ile karşılaşmamak için işe gitmedi.İşe gittiği gün de Timur kendisi ile konuşmak isteyince sanki zoraki kabul etti.Timur evliliklerinin gerçek evlilik olmadığını söyleyince derin nefes aldı.Eve gelince de gülümsüyerek "Mine iyiymiş,Timur Beyle konuştum",dedi.Turan Usta,Timur ile kızımla yalancı evlilik yapacaksınız, diye şart koşmamıştı.Timur bu evliliği gerçek olarak algılayıp hareket etseydi,Turan Usta'nın Timur'a kızmaya hakkı yoktu.Kendi elleriyle evlendirdiği kızının yaşayabileceği acılara bir yenisini daha eklemiş olacaktı.

Evet,Merve babasını çok seviyor ve onu kimseyle paylaşmak istemiyor.Onun herşeyi babası.Ama bu yaşta ayak üstü arka arkaya söylediği yalanlar ve yaptığı planlar zamanla kendisi için de söyleyebileceği yalanlar tehlikeli olabilir.Emine ile Merve doktor yardımı almalılar.Hoş belki Mine,Merve'yi anlayış ve sevgiyle bu durumdan kurtarabilir.Emine'yi bakalım kim kurtarabilecek?

SELVERR
06-11-11, 00:12
tekrar merhabalar.


Yoruma devam edelim

Herkes açısından sancılı bir gecenin sabahı…karşımız a gelen ilk sahne minenin bilmem kaç saat sonra artık tıkırtı hissedilmeyince yatağına geçip yattığı ve orada uyandığı oldu.. daha sonrada mutfakta aytenle beraber hevesle kahvaltı hazırlayan Timur.. resimleri ve fragmanı gördüğümde o kahvaltının bizzat Timur tarafından hazırlanacağını tahmin etmiştim yanılmadığıma sevindim… zaten timurun bu konuda başarılı olduğunu biliyorduk ama bu hazırlık bambaşkaydı sonuçta.. daha çok mine için.. ama diyorum keşke mine o kahvaltıyı yapabilmiş olsaydı yanarım yanarım o kadar hevesle hazırlanan kahvaltıya yazık oldu ona yanarım..

Emine ise yaptığı şeyin büyüklüğünü ancak sabah anlayabiliyordu ama neye yarardı ki artık olan olmuş hatta ölen ölmüştü.. Turanın da neredeyse uyanır uyanmaz mineyi aramaktan bahsetmesi esmahana sorması esmahanın daha erken telkini ile daha sonra ara demesi güzeldi.. merak ettiler zaar..

Mine ve Merve karşılaşmasının minenin odası olduğunu düşünmüştüm.. o açılan kapının minenin kapısı olduğunu mervenin odaya daldığını falan ama değilmiş meğer durum daha vahim miş.. mine çok sıkıştığı için lavabo aramaktaymış. Yazık kız Merve kapıyı açınca pek heveslenmişti yerini söyleyecek diye ama mervenin uyuzluğu ile karşılaştı.. Allahtan karşısına ayten çıktı yoksa durum vahimdi. Ayten kendiliğinden anlamasa söylemeye niyeti de yoktu pek Allahtan ayten çaktı da tarif etti yerini… aslında bir ara neden odada lavabo banyo yok diye düşündüm.. ama diğer taraftan çark etti: o ihtiyaçlar içinde odada olanak olmuş olsa idi mineyi oda dışında hiç göremeyecektik sanırım.. malum yemek duruları Merve tarafından sabote ediliyor ihtiyacı olmasa o odada yaşar gider hatta bebeği doğurur ve büyütürdü mine.. ne biz ne de Timur görebilirdik mineyi..

Sabah sabah Bekir harmangili elinde düğün fotoğrafları ile oğlunun başında beklemesi de biro kadar içler acısı idi.. oğlunu derinden yaralamak için vermekte bir a bile tereddüt etmemiş olacak ki anında odada bitivermiş.. yazıktır günahtır demeden edemiyorum ney yazık ki . böyle anne baba

bölüm sahnelerini yorumunu bırakp dizinin gidişatı hakkında bir kaç yorum yapayım sayfadaki çeşitli yorumları okuduktan sonra;

sinan haberi öğrendikten sıonra gördüklerine inamaması aslında özeti Okusakda bu kadarını beklemiyorduk dedirtti bana.. durumu berabere götürme bir gayeleri var sanki senaristlerin.. hem timuru hemde sinanı tutulacak bir adam durumuna getirdiler.. dizinin gidş yönü ilk andan timur mine olarak düşünüldü öyle algılandı ama sinan ne kadar bir şekilde gitmiş olsada geldikten sonra çabalarıyla yaşadıklarıyla masum dedirtiyor insana .. mineninn yüzünden mutlu olduğunu anlaması , ona sormak için eve gidişi ordan burdan duyduklarına kanmamış olması hatta telefonda eminenin dediklerine inanmamış olması yaşadığı onca şeye evliliği duymasına rağmen vazgeçmemiş olması ...hikaye nasıl gelişecek dedirtiyor.. bir bakıyorsun bu çocuk bu istikrarlar giderse mineden gerçekleri dinlerse tamamdır mine ve sinan olur diyorsun... asıl çiftim onlar olmasada gidişat boşuna hayal kuruyor olabilir misin dedirtiyor timur kara çalı olarak mı kalır dedirtiyor ama

diğer tarafta timur var. onun duygularını da yaptıklarını da ilmek ilmek işliyorlar.. adam ilk günden itibaren kızı mutlu etmek için çabalıyor kızın önüne sermediği nimet yok nerede.. öyle bir zorlama da yapmıyor tamam diyor.. telefon mevzusunda falan haklıydı mesela . neyse kız mutlu olsun diye kızı her ne kadar yeMeyecek etmeyecek desede mineden duymadan emin olamıyor.. düşünülebilecek en ufak detayı düşünüyor.. banka hesabı açmak gibi telefon gibi.. sonra mineyi üzgün görmeye dayanamıyor .. hatta bölümün en güzel sahnesi o sahne yani minenin ağladığını gören timurun söyledikleriydi mesela.. sen ağlamayasın diye getirdim diyor.. kızı kurtarmak için her şartını kabul ediyor .. onu gördükçe timur mine olur diyorsun .. bazı olaylar onun dışında gelişti diyorsun ....timurdan vazgeçme gibi bir durumum yok zaten ama ,iyiki tutuyorum diyorum ama dizinin gidişatı için her sinan sahnesi çıktığında acaba mı diyorum özellikle son bölüm dedim.. :img-wink:

bu bölüm sonrası kafam daha fazla karıştı.. ne kadar sinan mine aşkını kendimce inandırıcı bulmasamda elektirik alamsam da ilk aşk desemde . bu vazgeçmeyiş ilerisi için soru işaretleri bırakıyor. hem minenin hem sinanın yaşadıkları acılar sürekli akıllarının birbirinde olması... aynı şekilde timurun yaptıkarı yapacakları.. salt bir hikaye olsa mesela sinan mineyi unutur yada evliliğe inanır çeker gider.. yada timur salt kötü olur ikiliyi ayırır ama dizide şu an için ikisi deyok .. tabi ileride ne olur bilinmez ama şu an ki hal ile tam bir muallak.. bir kaç yorumda gördüm biraz selim demir durumu var gibi hatta burada iki tarafta aynı gibi.. o dizide ben demiri haksız bulurdum baştan itibaren selim-esma derdim ve sonunda o galip olmuştu.. başta esmanın çocukluk aşkı ile başlayan sonra demirin karşılığı ile güzelleşene sonra demirin hataları ile gerçek olmadığı anlaşılan bir aşk. sonrada asıl aşk.. burada da gönlüm timur ve mine olmasından yana ama dediğim gibi sinana da ahım şahım bir hata yaptırmıyorlar... bazı duyguları hissetmesemde bu vazgeçmeyiş ...... tabi zamanla yaparsa o zaman selim demir durumu olur gibime geliyor..(ay birden esma selim aşkım depreşti neten bulabildiğim sahneleri izlesem iyi olacak sanırım :) ) neyse devam edelim

birde acaba diyorum timur ve sinan karşılaşması timurun yalan söylemesine neden olacak ve ortalık bu sayede mi karışacak.. öyle olursa sinan tarafına da yükleneceğim ne yazık ki çünkü muhatap alması gerekn timur değil mineydi.. kapı önünde o kadar saat bekleyip neden içeri girmediği timurun çıktığını bile bile mineyle konuşmak için eve girmeyipte neden timurun peşine takıldığı ... işte sinanın bunu neden yaptığını anlayamadığım için eğer timur o konuşmada olayı farklı boyutta anlatırsa timurdan çok sinana kızacağım.. timurcu olduğum için değil sevdiği inandığı kızla hatta kendi deyimi ile mutlu mutsuz olduğunu yüzünden burnundan anlayabildiği kızla değilde yedi kat el denilebilecek tanımadığı bilmediği bir adamla konuştuğu için... tıpkı o gün o eve girmemesine laf ettiğim gibi... çünkü gerçekten timuru ne amaçla takip etti timur farketmese gittiği yere kadar g,idecek miydi.. hava aydınlıkken evin önüne geldi o kadar saat neden girmeyi düşünmesi sonu.ta mineden duymak istiyordu gerçeği.. işte durum burada biraz muaallak neden diyorum sinan neden mineye değilde timura gitti eğer o konuşmada timura inanır vazgeçerse sevdiği kızı dinlemeden etmeden inandığı belkdide çekip gideceği için kızacağım çünkü benim bu hikayede sinanın durumu bu oyuna inana hatta bana göre evlilik haberini aldıktan sonra inanacak belkide minenin karşısına geçip hakaret edecek bir sinandı yani mineyi dinlemeden hükmü verecek bir eski aşk bekliyordum eğer timur konuşmasından sonra sinan mineyle konuşmak için bir girişimde bulunmazsa yineaz çok aynı konuma gelecek....sevdiği kıza değil başkasına inandığı için..

timur sinan karşılaşmasını bu yüzden beklemiyordum aslında. ama düşününce eğer sinan mine karşılaşması olsaydı ortada sorun kalmazdı da.. yalnız şu bir gerçek ki yine ters köşe olduk sinan mine beklerken timur sinan karşılaşması oldu... dizinin bu halini aslında daha çok seviyorum daha öncede yazmıştım bu bazı durumları kestirememe ekran karşısında aaa deyip kalma durumunu:img-hyste


bakalım haftaya o önemli konuşma nasıl gerçekleşecek hata yapan taraf kim olacak. timur ne söyleyecek? sinan inanacak mı? bu karşılaşmadan sonra dizi nasıl ilerleyecek ? :icon_whis:img-tomat

bazı arkadaşlar dizi yavalş ilerliyor diye yorum yapıyorlar ama bana göre dizi ** kıvamında ilerliyor.. ama kasvet konusunda hak veriyorum dizide gülecek bir durum yok hatta gülen yüz bile yok bir tek erdalın sahneleri ara ara komik oluyor mesela bu hafta traş çalışmaları güzeldi. ama bzaen onların sahnelerinde bile içim sıkılıyor.. :img-tomat

ama diziye olan merakım ve ilgim her geçen bölüm daha bir artıyor benim. her geçen bölüm bir sonraki bölümü daha bir merak ediyorum... mesela gelecek bölümü şimdiden ne olur ne olmaz diye kurmaya başladım fragman çıkar mı diye umut etmeye.. o karşılaşma nolur falan diye...


neyse diziye ilgim arttıkça yazdıkçada yazasım geliyor o zaman yorumlarda alıp başına gidiyor tabi ki okuyan arkadaşlar artık sıkılıyorlarsa mazur görsünler engel olamıyorum kendime:...:img-beee:


ve son olarak TÜM ARKADAŞLARIN KURBAN BAYRAMINI KUTLUYORUM...

İyi yorumlar..

bölüm yorumun Devamı gelecek tabi ki :)

lpchester
06-11-11, 00:26
Merhabalar...
Bu bölümün hareketlilik durumları kısmen değişmiş olsa da geçen bölümlere göre biraz daha iyiydi...
Ama tatmin noktasında hala beklentiler karşılanmadı...
Tamamen hikaye noktasında akışta belirgin hatalar var...:img-blush

Bölüme gelirsek;
-Mine'nin eve adapte dönemi...
-Sinan'ın gizli takip etme ajanlığı...(Bu çocuğa Amerika hiç yaramadı...:img-hysteBen söylüyorum...)
-Emine'nin Nirvana'ya haddinden fazla çıkışı ve kafa üstü çakılışı...:img-punk:
-Turan Bey'in ''Ud''a çözülen ağzı...:img-beee:
-Küçük Kız Çaki Merve'nin kıskançlık ve öfke bunalımları...:icon_roll
Ve diğerleri....


Mine'nin hiç tanımadığı evdeki tedirginliği çok güzel yansıtıldı...
(Sanırım ilk yurtta yattığım akşamı hatırladım...:img-hyste)
O her sese dikilen kulakları,odanın içinde fakat bir kenarında durduğu zaman dilimleri gerçekten güzeldi...
Telefonla teyzeyi arama durumuna gelince açıkcası ben teyzeye gıcık olduğum için sahne gözüme pek gelmedi...


Sinan'a gelince...
Açıkcası böyle bir doldurmanın sözle değilde belge kısmında olması tam bir stratejiydi...Harmangil babanın;
-Üzgünüm oğlum...Ben elimden geleni yaptım...Fakat çok geç....:icon_whisdurumuna atılan görselliklere Sinan'ın inanmaması beklenendi...
En azından gerçekten o resimlere dışarıdan bakan biri bile anlardı hüzün olduğu...
Fakat olayın diğer tarafı bilinmediği için evliliğin asıl amacının Sinan tarafından karın tokluğunda yanlış anlaşılma durumu olağan olacaktır...
Resimlerdeki evlilik meselesinin ana temel amacındaki yanlış anlamalar ve saptamalar bu yola bir viraj aldıracaktır...
Sinan durumunda tabiki...
Ancak son sahne cidden süpriz oldu...
Sinan'ın azimle o kapıda beklemesi...Sabahtan akşama....
Ve ben hala Sinan ve iyileşme evrelerindeyim...Her zamanki gibi...:img-hyste
Neyse artık...
Timur'un eve giriş-çıkış zaman diliminin ışık hızındaki tavrının arkada beliren 4 ayaklı binek aracının takip mesafesini ayarlamama durumu bize bu sahneyi izlettirmiş oldu...:img-blush:img-hyste
Ancak Timur'un o camı tıkırtmasına bayıldım...Aynı şekilde açılan cama da...
Kimsin?Niçin takip ediyorsun?:img-blush
Ne olacak şimdi durumu...
Sanırım Timur,Mine'yi iyice sahiplenecektir...
Ancak şunu biliyorum ki;
-Demek döndün...
-Mine senden hamileydi...Ben onunla bu yüzden evlendim...
-Sen de döndüğüne göre beraber eve gidip bu durumu düzeltelim....demeyecektir herhalde...:whistle2
Ki zaten böyle bir durum senelerdir süren dizilere inat bir devrim nitetliğinde olur...:calis
Hikayenin 3'lü halde aradaki yanlış anlamalar ve suçlamalar eşliğinde ilerlemesi adına böyle olmalı...
Ancak buradaki Timur'un ne söyleyeceği ya da Sinan'ın açıklamaları veya hesap sorma durumu çok önemli...
Bu konuşmada en çok Sinan'a kızılacak gibi...
İşin içine Muhattap meselesi giriyor galiba...
Ya da dizilerde genelde Sinan'ın ilk önce Mine'nin karşısına,bunu duyan Timur'un daha sonrada Sinan'ın karşısında çıkması gerekiyordu...
Ya da ben yanlış biliyorum...:img-hyste


Turan Bey'i ben çözemedim hala...
Ne baba olarak ne de bir aile reisi olarak bana hiç bir duyguyu geçiremiyor...
Gözümde o kadar pasif kalıyor ki...
Tamam bazı şeylere kızgın veya üzüntülü...
Fakat konuşmama durumunun evdeki tek kişiye bağlanması olmuyor...
Bire karşı Turan Bey o evde 3 kişiyi harcıyor...:img-beee:
Allah aşkına Turan Bey gece hayatını bilen birisi olarak o Emine'nin halini görmüyor mu?
Peki ya Esmahan...
Sürekli E-Mine'nin halini saklama çabası...
-Yok yorgundur...Yok başı ağrıyor....
Kız resmen eve girerken yıkılıyor gibiydi....
Fakat Turan Bey her zamanki gibi transit geçti gitti....
İçkiyi bilmeyen biri bile o E-Mine'nin halinden anında çakardı....
Ama yok E-Mine'nin hızlı çıkışı ve çakılışında tek başına...
Bir yol kesen veya bir dur diyen olmadığı için Kız kendini gece alemine vurdu...
En azından Erdal yakaladı...:icon_whis


Ve gelelim asıl meseleye...
E-Mine ve asrın hatası...:img-blush
Açıkcası son ana kadar ''Aaaa''meselesinin verdiği dejavu kuvvetiyle o adama haddini bildirir ve eve gider zannediyordum ama olmadı...
İçkinin kör kuvveti diyelim...:icon_sorr
E-Mine kendini fena ters ayakta bıraktı...
Bu durumun ağır yükü omuzlarında...
Teyzesine kısmen açılma girişimi yerindeydi...Fakat onun Mine olan durumuna verdiği bilinç altındaki tepkiler maalesef öfke nöbetinin önüne geçemedi...
Tedavinin dile gelmesi güzeldi...
Ancak E-Mine'nin bu konuyu böyle kendiliğinden açacağını düşünmüyorum....
Onu buna birşey mecbur edecek...
Ve bazı geri dönüşler E-Mine'yi asla eskisinden öte duygularına basamak aldırmayacak...
Öfke=Kıskançlık...Bu kombinasyon değişmez....
Fakat cidden teyzesine kurduğu cümlelerde E-Mine'ye acımamak elde değil...



Edit;Devam edecek..sofa

zambak 3
06-11-11, 00:54
Dünkü bölümde Emine ve Harmangil ailesi dışında kimsede öyle çok bariz dikkat çekici hatalar görmedim.....

AlLah Emineyi ve o anne ile babayı bildiği gibi yapsın , eminim ki dizinin sonunda yapacaktır da...

Merveyi daha bu ilk günleri diye hoş karşılayabiliyorum....Ama onda da işi daha da büyütme adına ciddi bir potansiyel mevcut..
Mineye , elinde telefon uyuyup kaldığı sahnede içim çok acıdı ....Yalnızlığı o kadar belli idi ki...

Sinan neden bütün gün o kapıda bekledi onu da anlamadım...Hadi bekledi güzel peki Timurun arabasıyla evine geldiğini gördü gene niye beklemeye devam etti , çıktığını gördü o zaman emin ki bu evde Mine yalnız , niye gitmedi inanın orayı hiç yorumlayamadım....Bana kalsa Timuru hesaba çekmek yerine önce Mineyle hesaplaşma yoluna gitmeli idi ........

Sinan _Timur karşılaşması güzeldi , ilk kez dizi heyecanlı bir yerde bitti....Zamanaşımı olacaksa Sinanın gene ortadan kaybolması lazım , o zaman Timur bir şeyler söyleyecek ki , Sinan gidecek Mineyi görmeden .......
Herhalde Sinan la Timur bakışıp bakışıp o sahne sonlanmıyacaktir....Konuşmaları lazım..

Ben de dizinin temposunu çok düşük buluyorum bir de çok karanlık sahneler var , gün ışığını çok az görüyoruz...Ben gerek sinema filmlerinde gerek de dizilerde renklerin canlılığından yararlanılmayınca içime kasvet çöküyor , gerçi diyebilirsiniz ki maşallah bütün karakterlerin hüzünden , üzüntüden gün yüzü görecek halleri mi var , renkler bunların neyine , kara kara çekimler bu dizide zaten olması gereken.....
Ama bu kadar da kasvet bazen fazla oluyor dizi izleyicisi için diyorum....

Reytingler düşük gelmiş , birçok sebep ortaya atılmış....Yalnız bizim dizye rakip olan sürekli gün birincisi çıkan dizideki gençlerin aşkı büyük bir genç kitle tarafından ilgi ile izleniyorken bizim dizi rakip diziden Mine _Sinana yönelse bile çok da seyirci çalamaz gibime geliyor.....

30 ve üstüne Timur _Mine aşkı daha hitap edebilir ve dizi ortada dolaşan izleyiciyi çok rahat kendi yanına çekebilecekse de , sanki bu konuda da senaristlerin çok nazlandıklarını düşünüyorum....
Herhalde gene senaristler ne de olsa seyirci ikiye bölünüp kamplaşmış biz hiçbirinin gönlünü kırmadan orta hallice götürelim mantığında olacaklar, o zaman vay halimize vay diyorum.......

Sonunda hangi çiftin olacağı belli dizilerde seyirci birçok engele rağmen ha bugün ha yarın diyerek sabredebiliyor ama son ana kadar bir o tarafa bir bu tarafa yazmaya başlarlarsa seyircideki sabır bu denli çok olmuyor , kopuş daha süratli meydana geliyor diye düşünüyorum.......

Gerçi bunlar daha ilk bölümler bu kadar erken çift belli etmiyeceklerdir daha nabız yoklamasındalar ama bir yerde de kararlarını verip öyle devamını getirmeliler...Yoksa fazlası ile ortada dolaşan aşk üçgenleri bir müddet sonra dizinin paylaşılamıyan kahramanını da dengesiz bir hale sokuyor böyle olunca da o karakterdeki inandırıcılık yok oluyor...

sema65
06-11-11, 02:19
evet reytingler bu hafta bayağı düşmüş dediklerinize bende katılıyorum dizi çok ağır ilerliyor ve hüzün çok fazla işleniyor.günümüzde zaten insanların insanların oldukça sorunları varken böyle dramatik dizileri pek seyretmiyorlar birde üstüne üstlük senaryo ağır da işliyorsa ben bu sonuçları onun için yadırgamadım.diziye gelirsek yan rolleri destekleyen kişi sayısı yok denecek kadar az aslında onun içinde hikaye de çok tıkanıklık yaşıyoruz.mesele bu gençlerin hiçmi bir arkadaş grubu yok en azından hepimizin çok olmasada 1-2 samimi arkadaşı vardır candan dertleşebileceğin burda ise sanki bu insanlar anti-sosyal yaşam tarzı benimsemişler.emine olayına gelirsek bence son derece gereksiz bir sahneydi önüne ilk gelen adamla birlikte olması bu dizide bu sahnenin yaşanması hikaye için ne kadar gerekliydi acaba?kaldiki bir kızın böyle düşüncesizce ani bir refleksle yaptığı hareketin başına açtığı sorun ve ailenin tutumu göz önüne alırsak son derece gereksizdi.sebahat hanım meselesi bu hikayede ne rol oynayacak oda ayrı bir soru işareti?onuda anlamış değilim.kısacası dediğim gibi yan roller zayıf kalıyor hikaye kısır döngünün içinde dönüp duruyor.acilen bu boşlukları dolduracak yeni sağlam yeni kişiler diziye katılmalı onların hikayeleri ile desteklenerek bu diziye bir ivme kazandırılabilir.tabi merkez gene timur-mine-sinan kalacak ama en azından belki bu ağlak sahneler biraz azalır.

moonbeam
06-11-11, 07:55
Eleştirmenler de tam gaz yüklenmeye devam ediyor diziye:

http://cadde.milliyet.com.tr/2011/11...i_HEP_AGLIYOR_ (http://cadde.milliyet.com.tr/2011/11/06/YazarDetay/1459831/TURAN_BABA_HAREKET_HALiNDE__DiGERLERi_HEP_AGLIYOR_ )

06 Kasım 2011 Pazar Sina Koloğlu

TURAN BABA HAREKET HALiNDE, DiĞERLERi HEP AĞLIYOR!

Kanal D’nin ‘Bir Çocuk Sevdim’ dizisi, artık “Sevmez olaydım” halini aldı. Son bölümü izledikten sonra bir süre ara vermek faydalı diye düşündüm. Yani şöyle; 2-3 bölüm geçsin dönüp bakayım, çünkü içim fena halde bayıldı. Millet şu ara ne yapacaksa yapsın, gerildim! Turan Baba fena dertli. Kız gitti adama, acaba bi şeyler oluyor mu sorusu beynini kemiriyor. Attı kendini sokağa, doğru Sebahat Hanım’ın evine gitti, içini dökmeye. ‘Açık Bırak Pencereni Örtme Perdeyi Bu Gece’ şarkısını ud eşliğinde söylüyordu Sebahat Hanım. Taş plak tarzından çok, yeni dönem pop tadında! Hani ud bile bu havayı bozamadı. Bu arada beyninde bir ur mevcut yerli film teması, baş dönmeleri de nüksetti. Hepsi bir yana Turan bey yine mutlu olmuştu.

Mine’nin kapısı ne zaman açılacak?
Diğer takımsa felaket durumdaydı. Mine odasına girip, kapıyı kilitliyordu. Otobüsle (ki bunu kendisi söyledi) doğup büyüdüğü mahalleye bir kere gitti. Hangi otobüs merak ettim, kapının önünde durak filan yok. Emine artık tam devir psikopata sarmış durumda. Timur bir Turan Baba’yı rahatlatacağım, bir Mine’yle uğraşacağım, bir Merve’yi idare edeceğim derken bir de Sinan belasıyla uğraşmak zorunda. Sinan boynunda boyunluğuyla İstanbul kazan ben kepçe dolaşıp durmakta, arada eve uğramakta. Süreyya, ilerleyen bölümlerde KCK mı yoksa Ergenekon mu bilinmez, yine içeri alınabilir!
Unutmadan insanın yüreğine su serpilen dizinin tek karakteri Turan Baba oldu. Çünkü patron Timur “Merak etme, elim eline değmiyor kızının” diye onu şimdilik sakinleştirdi. Ama ben söyliyeyim, o kapı yani Mine’nin kapısı öyle kilitli kalacak değil! O kapıyı Sinan mı açacak yoksa Timur mu izleyip göreceğiz, ama önce çocuk doğacak ! Dizinin müziği de iyice yeknesak bir hal almış, bu havayı nasıl vereceğim diye debelenip duruyor...

Haksız da sayılmaz hani. Herkes dert küpü oldu dizide, mutlu insan kalmadı.

Hakan Kurtaş'ın bugün Milliyet'teki röpörtajından:

http://cadde.milliyet.com.tr/2011/11/06/HaberDetay/1459805/%E2%80%9CUmut_vermek_guzel%E2%80%9D

“Sinan, Mine’den vazgeçmeyecek”

* Gelelim diziye. Mine’nin evlenmesi Sinan’ı nasıl etkileyecek?
İkisi arasındaki aşk bitmediği için, onu bulup geri kazanmaya çalışacak.

* Bambaşka bir kadın var artık karşısında...
Evet. Belki o da bambaşka bir şekilde kendini anlatmaya çalışacak. Ama Mine’den vazgeçmeyecek. Çünkü karşınızdaki insan ne yaparsa yapsın, aşıksanız vazgeçemiyorsunuz. Birbirlerine ulaşmaya çalışacaklar. Özelllikle Sinan daha çok ulaşmaya çalışacak.Bu nasıl ulaşmaya çalışmak? Niye Mine'nin değil Timur'un karşısına çıktı o zaman? http://www.dizinindibi.net/forum/images/smilies/bilmiyorum.gif

şuan timur 37 yaşında merve 13 yaşında 37-13=24 bir sene de hamilelelik dersek timur yaklaşık 23 yaşında evlenmiş...evet bir erkek için erken bi evlilik bencede...


Hepsinin yaşlarını da bilmeme rağmen bu hesaplamayı daha önce yapmamış olmama şaştım şimdi. Buna dikkat çektiğin için teşekkürler Büşra. Bence de evlenmek için çok erken bir yaş bu hele de bir erkek için. Timur neden bu kadar erken evlenmiş merak ediyorum ama evliliğinin sürmemesi çok doğal bu koşullar altında. İnsanlar kişisel gelişimini tamamlamadan evlilik yapınca bu evliliklerin çoğunluğu yürümüyor.

Herneyse, benim asıl dikkat çekmek istediğim nokta Timur'un evlendiği ve baba olduğu yaşın Sinan'ın şimdiki yaşına çok yakın olması. Sinan'dan için Mine'den 3-4 yaş büyük dendi. Üniversiteyi de bitirdiğine göre 21 yaşında falan olmalı. Yani baba olduğunda 22 olacak. Timur'un baba olduğu yaştan 2 yaş küçük sadece. Bu durumda Timur Sinan'ın bu sorumluluğu taşıyıp taşıyamayacağı konusunda söz söyleyebilecek derecede bu konuda tecrübe sahibi.

bu arada turan mineyi elbise ile görünce bozuldu biraz ama ses çkarmadı her zaman ki gibi..


Ben o sahneyi farklı yorumlamıştım. Yani bence Mine'nin gelinlik falan giymesini beklediğinden değil ama kızını hep gelinlikle evlendirmeyi hayal etmiştir, hatta bir de hamile olduğu ortada kızın elbiseyle. Bence o bakışın manaları bunlardı, yoksa o haliyle kızının gelinlik giymesini beklediğinden ya da istediğinden değil.

turan usta kaç yaşında bilmiyorum sebayatın kaç yaşında olduğunu da bilmiyorum...ve bu yüzden bu konuyu da çok merak ediyorum...aralarında, mineyle timurun yaşı kadar değil ,30 yaş fark olsa bu durum turan usta için birşey değiştirir miydi ? ve yine kendi merakımı kendim gideriyorum ve sorduğum srunun cevabını veriyorum ;

hayııırrr...asla bir şey değiştirmezdi bu durum...turan usta yine yörüngesinde dolaşmaya devam ederdi sebayat'ın...tek dert ortağı o yaa...yerseniz artık...


Turan 55 yaşında. Sabahat konusunda bilgimiz yok. Benim tahminim 35-40 civarı olduğu yönünde. Yani yaş farkları Mine ve Timur'unkinden çok farklı değil.

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/yg/habergoster.php?haber=58571

04/11/2011 - 20:07:47 Zap Dedik

Ekranlarda neler oluyor?

Dizilerdeki flashback’ler bazen izleyiciyi bezdiriyor. Birçoğu yerli yersiz ve dizinin süresini uzatmak için yapılan bu flashback’lere şimdi bir de dizi kahramanlarının rüyaları eklendi. Bu konuda kimse Kanal D’de yayınlanan “Bir Çocuk Sevdim” dizisinin eline su dökemez. Dizideki iki kardeş Emine ve Mine, ne zaman yatağa girseler hemen rüya görmeye başlıyorlar. Biz de bu rüyaları onlarla birlikte izliyoruz.

* Sinan'ınkini kaçırmış olmalı http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/geberdim.gif

laylaylomm
06-11-11, 09:34
Oslo'cum, benim de dikkatimi çeken ama yazmadığım bir noktaya değinmişsin. Turan Usta, Timur'a sahte evlilik yapın diye şart koşmamıştı. Senin de yazdığın gibi Timur bu evliliği gerçek olarak algılayıp hareket etseydi,Turan Usta'nın Timur'a kızmaya hakkı yoktu.

Selverr, Sinan, Timur'a inanıp vazgeçecek gibi durmuyor. Yani karekter hata yapmadan gidecek şekilde yazılmış duruyor. Hatta Sinan'ın Timur'u neden muhatap aldığına dair cümleleri olabilir, bu konuda biz onu anlayamamışız diyebiliriz. Röportajında da söylemiş Sinan Mineden kolay vazgeçmeyecekmiş. Timur'dan sonra Mine'ye ulaşmak için çaba gösterebilir. Ama Timur onun peşinde olduğunu gördü. Buna izin vermemek için elinden geleni yapabilir.


lpchester,
Sinan'ın ilk önce Mine'nin karşısına,bunu duyan Timur'un daha sonrada Sinan'ın karşısında çıkması gerekiyordu...



Bence bundan sonra senin yazdığın gibi olacak. Timurla arasında geçen konuşmaya inanmayan Sinan Mine'nin karşısına çıkmaya çalıştığında Timur onun karşısına çıkacak.
Timur, herkesin sıkıntısını anlayıp açıklama yapıyor. Sinan'ın çabalarını da anlayacaktır.


zambak3, Sonunda hangi çiftin olacağı belli dizilerde seyirci birçok engele rağmen ha bugün ha yarın diyerek sabredebiliyor ama son ana kadar bir o tarafa bir bu tarafa yazmaya başlarlarsa seyircideki sabır bu denli çok olmuyor , kopuş daha süratli meydana geliyor diye düşünüyorum.......

Timur şuan için Mine tarafından sadece sığınılacak liman olarak görülüyor. Uzun süre liman olarak kalırsa bu da sıkıcı olabilir. Bu liman sahneleri geçtikten sonra senin yazdığın gibi olursa o da sıkıcı olur.
Herşeyi sıkıcı bulacak gibi oldum. :)

Moonbeam, haberler için teşekkür ederim. Eleştiriler haksız da sayılmaz. Flashbacklerin fazlalığı eleştirilerini ben ve bazı arkadaşlar da yapmıştık. Diğer eleştiriler de sayfada yazıldı.

zambak 3
06-11-11, 10:44
Öncelikle herkesin Kurban Bayramını kutlarım.....Malum bayram hemen
bir şey yazıp çıkayım....Kendi adıma söyliyeyim Laylomcuğum
önceleri olağan olarak karşısındaki erkeğe güvenmeyen , ondan hatta nefret eden bir kadının zamanla ona alışması , güvenmesi ve sevmesini beklemek adına bu diziyi seyretmeye başladım......

Erkek karakterin bu ürkek kızdaki korkuları , endişeleri , kırılganlıkları zamanla nasıl yeneceğine olan inancı sağlamasındaki dayanak noktasını görmek istediğimden ilgimi çekti ve tabiki de beklenildiği üzere kızın bu adama farklı duygularla zaman içinde yaklaşması.....

Bülent İnalın bir tek Ihlamurlar altında dizisini hepsini gene syretmemekle birlikte daha iyi takip etmiştim......Bugünkü şartlar altında da izlediğimde oyuncu bakışları ile çok rahat^^ aşık adam^^ rolünün hakkını verecek yüz ifadelerine sahip....Sözün kısası adam çok güzel bakıyor....

Ama bak bak nereye kadar dağ olsa taş olsa çatlar , bir yerden sonra bu da izleyiciyi sıkar , karşısındaki nuh der peygamber demezse , beyhude bir çabadan öteye gitmez Timurun halleri ,
Reytingler desen bıçak sırtı , senaristler de öyle bir çifti alıp koparıp götüremezler ......

Her iki erkek karakter de birbirleri ile iyilik yarışına girerlerse o da saçma olur bir yerde bir karakterin ciddi bir hata yapması lazım.....Bakalım o şans hangi karaktere gülecek ?Sağlıklı mutlu huzurlu bayramlar hepinize....

laylaylomm
06-11-11, 11:12
Zambak'cım, ben de Mine'nin Timur'a farklı duygularla yaklaşmasının sürecini izlemeyi çok istiyorum. Bir çocuk seven Timur'u o çocuk sevecek mi bunu izlemek istiyorum. Ama nedense umutsuzluğa düşmüş gibiyim sanki bu süreci göremeyecek gibiyiz. Bazen Timur'un çabaları boşa gidecek diye düşünmeye başlıyorum.

Büşra ve Moonbeam, güzel bir ayrıntı yakaladınız. Timur da erken yaşta baba olmuş. Timur'un geçmişini çok merak ediyorum.

Merve ve planları nasıl ilerleyecek bu da merak ettiğim konulardan biri. Bir de Timur Merve'ye sevgi göstermiyor tarzında bir cümle okudum. Bence ilgi ve sevgisini gösteriyor sadece devamlı söylemiyor. Merve, sevgi arsızıysa Timur'un suçu ne?

trueblue
06-11-11, 12:25
Büşra ve Moonbeam, güzel bir ayrıntı yakaladınız. Timur da erken yaşta baba olmuş. Timur'un geçmişini çok merak ediyorum.




Merve'de Mine'nin bebeği gibi ateşli bir gençlik aşkının meyvesi bana kalırsa.

Sinan karakteri bana çok tanıdık geliyordu hep. Sonra nereden tanıdık geldiğini buldum. Imagemaker yerli bir James Dean yaratmaya çalışmış. İnanmazsanız aşağıdaki resimilere bir bakın. :img-wink:

http://wowturkey.com/tr478/hakan_kurtas2_4657.jpg

http://www.sinepil.org/imaj/queennothing/james-dean.jpg

http://www.magazindenizi.com/wp-content/uploads/2011/09/hakan-kurta%C5%9F-ezel-dizisi-son-b%C3%B6l%C3%BCm.jpghttp://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTsSH747afyx1E1qflER9PaE1HV5c4jB bBF4LNxOvtBXN-sJaRY3D3zXkrOWw

Edit:BÇS bu senenin ÖBGZ'si oldu resmen. Durmadan felaketler, gülmeyen yüzler, ağır tempolu korku filminden kaçıp gelmiş kılıklı kan dondurucu müziklerle ÖBGZ'yide geçecek bu gidişle. Erdal ile Funda olmasa gam, kasavet ile intihar ettirebilecek bir dizi. İyi oyunculukları izlemek ve Erkek oyunculara erimek dışında dizinin vereceği az şey var.

BÇS, umarım haziranda biter. Çünkü anlatacak konusu kalmayacak.

Hakan Kurtaş, James Dean'e benzerliği ile şu anda 24 yaşındaki Sinan rolü için uygun. Büyük zaman atlaması olduğunda Sinan geri dönecek ama o zaman 31-32 yaşında filan olacak. Hakan o rol için biraz fazla genç kalmayacak mı? Giyim, saç ile bir şeyler yapılabilir ama biraz fazla genç kalacağını düşünüyorum. Yetişkin Merve için hangi oyuncuyu düşünüyorlar acaba?

selin-ji
06-11-11, 19:50
BÇS, umarım haziranda biter. Çünkü anlatacak konusu kalmayacak.

Hakan Kurtaş, James Dean'e benzerliği ile şu anda 24 yaşındaki Sinan rolü için uygun. Büyük zaman atlaması olduğunda Sinan geri dönecek ama o zaman 31-32 yaşında filan olacak. Hakan o rol için biraz fazla genç kalmayacak mı? Giyim, saç ile bir şeyler yapılabilir ama biraz fazla genç kalacağını düşünüyorum. Yetişkin Merve için hangi oyuncuyu düşünüyorlar acaba?

Nası zaman atlaması olucak? sinan nereye gidicek ki?
bu arada resimlere baktım evet tarzlar, saçların dağılımı falan benziyor ama örnek alındığını yada bir idol olarak görüldüğünü pek zannetmiyorum.
eğer ki sinanı yaşlandırıcaklarsa aman ondan basit ne var kalıp çıkartıp maske taktırırlar adama yaşlanır :img-hyste
aklıma MRS. DOUBTFİRE (müthiş dadı) filmi geldi. :img-hyste

ban68
06-11-11, 20:14
Sinan daha gözünü açar açmaz babası olacak vicdansız, “uyanmanı bekliyordum, baba oğul laflayalım dedim.” diyor. Bir insan bu kadar mı anlayışsız olur yaa. Oğlun daha yeni gözünü açmış ama sanki müjdeli haber verecekmiş gibi kabına sağamıyor adam. Pess… Yahu bi dur, çocuk kalksın, kahvaltısını etsin, kendine gelsin verirsin müjdeni. :img-tomat

Bekir’in istediği bir göz Allah verdi iki göz. Hem oğlunu Kadırgalı bir kızla evlendirmekten kurtuldu hem de oğlunu Mine’ye karşı engelleme turları son buldu. Ama ne kadar da yanılıyor aslında.

Ben öyle pembe bulutlar üzerinde gezen biri liseli diğeri yeni üniversiteyi bitirmiş aşıkların aşklarına inanmam. O yollardan geçtik yaa. Üstelik çoğumuzun sevgilileri de öyle Sinan gibi boğaz manzaralı villalarda oturup, son model arabalara binip, istediği gibi takılma özgürlüğüne sahip değillerken bile güzel gençlik aşkları yaşadık. Ancaaak 9.bölüme kadar izlediğim Sinan beni asla kesmezsek 9.bölümdeki Sinan beni gerçekten tatmin etti. Sonrasını bilemem ama şu anda görünen bu. Sezar’ın hakkı Sezar’a . Zaten Mine’m beni aşkına inandırmıştı. (Her zaman gerçek aşkın kazanmasını istemişimdir ancak benim favorim yine de Timur olacak çünkü o bambaşka bir adam. Sinan iyi bir aşık ama Timur başka yaa… Mine’yle ilgili hemen her konuda sanki liseli aşıklar gibi eli ayağına dolaşan, adını söylerken çıkan sesin nahifliği, bakışlarındaki ilgi, alaka, sevgi, şefkat, AŞK…Ben o adamın Mine ile ilgili her sahnesinde daha bir dikkat kesiliyorum çünkü yaptıklarının ve söylediklerinin satır araları beni çok etkiliyor. :img-blush) Yani sınanan aşıklardan olmaya devam ediyor bu şaşkaloz aşıklar da, daha yüzleşmeler yeni yeni başlıyor. İşte bundan sonrası önemli. Kim ne kadar arkasında durabilecek aşkının ve uğrunda nelerini feda edebilecek. Beni ilgilendiren bu kısım işte. (Aynı şey Timur için de geçerli.)

Yani Sinan’ın bundan sonra yapabilecekleri beni çok ilgilendiriyor. (Dolayısıyla Timur’un da.)Her geçen bölüm, gerçekleşecek yüzleşmeden çıkacak sonuç çok mühim.

Hakem düdüğünü çaldı ve maç başladı. Ne kadar hatalı hareketler olacak, kim sarı hatta kırmızı kart görecek, uzatmalarda neler yaşanacak, penaltı vuruşlarına sebebiyet veren dokuz kusurlu hareketten birini kimler yapacak? :img-hyste Yani köprülerin altından akması gereken çok sular var. Daha ilk dakikalarda yapılan faullü hareketler maçın sonunu belirlemez. Ya da atılan goller galibiyeti. Hakem maçın bittiğini haber veren düdüğünü çalana kadar her şey olabilir.

İlk zaman atlaması beni hiç tatmin etmedi. Mine’nin karnının daha da şiştiğini görmesem değil zaman atlaması bir saat bile geçmemiş diyecektim he. :img-beee: Şimdi Timur&Sinan yüzleşmesinin ardından Sinan yine Amerika’ya giderse – ameliyat için gerekli bu- dönünceye kadar o zaman aralığında olanları göremezsek ya da yine bol kepçe flashbacklerle karşılaşırsak bu hoşuma gitmez. Hiç olmazsa 2-3 bölüm her karakterin zaman atlaması içinde neler yaptıklarını neler yaşadıklarını görebilsek. Bebek doğmuş, 3-5 yaşına gelmiş, yaşananları taksit taksit gerekli yerlerde ya da süre doldurmak için görmek istemem doğrusu. Ayrıca sanki Amerika’ymış yapmak da hiç zor değil ki. :calis

Sinan resimlere baktı ve Mine’nin mutsuzluğunu gördü, anladı. :img-ok:

Türk dizileri çok merhaleler kat etti şüphesiz ama yetmez. Mesele bu sahne 10-15sene önce olsaydı o kadar farklı yazılırdı ki… Aşık adam sevdiği kadının başkasıyla evlendiğine dair fotoları görür ve saydırır da saydırır sonra da nefret ederdi. Ama artık öyle olmuyor ve olması gerekenler yazılıyor.

Eğer bir hafta içinde 90 dakikalık bazen 100 ve üzeri, dizi çekilmeye devam ederse tabii ki kamera, mantık ve çekim hataları olacaktır.
Ancak reytingi iyi gelip yapımcı ve kanalın yüzünü güldüren bir yapım olursa uzatmalarla izleyiciye de kal geliyor. Çünkü aslında 1 sezon sürecek kapasitedeki bir diziyi, izleyici çok sevdi diye 2 sezona hatta 3 sezona yaymak sonucunda senaryoda sapmalar, saçmalamalar, esas konunun yerini çoktan işgal etmiş yan konular, esas karakterlerin en az göründüğü ama yan karakterler üzerinden devam ettirilmeye çalışılan yapımlar görmek işten bile olmuyor. Buradan yola çıkarak kendi adıma bayıla bayıla izlediğim hangi dizi olursa olsun bence en olması gereken yerde bitirilmeli ki, tadı damağımda kalsın derim. Yani yapımcı ve kanal cebini doldurmayı düşündüğü kadar kalitenin de asla bozlamaması gerektiğini her daim düşünmeli.

Sinan resimlere bakınca, “foto montaj bunlar” bile dese uyardı yani. :calis

Anneye bak hizaya gel. Ne diyor: “Sinan, bana kızacaksın biliyorum ama anneyim ben. (Nerden belli??) Sen bi tanecek oğlumsun benim. Kendini bu kadar üzmene dayanamam. Buna izin veremem."

İzin verdin ama. İzin verdiniz. :img-tomat Ne yaptın be kadın oğlun için.

Koca baskısı altında inisiyatif alamayan kadınlara gıcık olmuşudur hep. Peki bu tür kadınlar ne zaman ağızlarını açarlar, gözlerini yumarlar, ha? İş işten geçip oğlunu mezara koyunca mı? Herkes anne olamıyor işte. Anne evladının mutluluğu için her imkanı zorlayandır. Öyle oturup ağlayan değil. Ama bu bir diziydi demi…Ama öyleleri de var. Bu kadın hem de paralılardan. Ne aklını ne de parasını kullanabilir bu tür kadınlar anneliklerini göstermek adına. Hesapta anneler. Bir de demez mi, “bu kadar çok mu sezdin bu kızı?” E be akılsız kadın gözlerin kör mü senin? Ya kulakların? Kalbin de mi yok? Sen aşık olmadıysan oğlun da olmaz diye bir kural mı var? Ha yok, olduysan zaten sözün bittiği yerdesin, cehenneme kadar yolun var. :img-tomat Ayy yeter yoksa klavyemin ayarı kaçacak…

Sadede gelelim…Sinan gerçekten çok ama çok safsın be oğlum. Madem Turangillerin telefonunu biliyordun niye şimdiye kadar aramadın diye sormazlar mı adama? Aklın nerelerdeydi? :calis Amerika’ya giderken aklını Türkiye’de Mine’de bıraktın ama işte öyle yaparsan böyle olur işte.

Öbür taraftan amaç sizi buluşturmamak, konuşturmamak olunca en olumsuz ütopyalar da yazılabiliyor. Ben bunlara karşıyım ayy. Desteklisini yazın biraz. Bir de yetmezmiş gibi telefona bizim psikopat manyak çıkmaz mı? :fighting2 Emine her ne kadar eliyle ahizeyi kapatmaya çalışsa da Sinan’ın mümkün değil arada Mine’nin sesini ya da annesinin Mine deyişlerini duymaması. Burası da biraz zorlama olmuş ama bir zar zor da olsa yutmaya alışığız zaten. Neler neler yutturulmadı ki bize seyrettiğimiz onca dizide. Bu kuş yemi kadar kalıyor onların yanında. :img-hyste

Sinan annesinin gitmemesi yönünde ısrarlarına, “giderim, beni durduramayacağını biliyorsun, görmüyor musun halimi, duramıyorum” bakışı attı ve çıktı. Boğazın akşamleyin harika manzarasında yine maziye daldı. Şimdi olsa yine aynı hatayı yapar mıydı acaba? Yapar mıydılar?


Ertesi gün erkenden babasının adamından meğerse Mine’nin kaldığı yeri öğrenmek için evine kadar gitmiş Sinan. Ben ev, adres olamaz diye düşünmüştüm fragiden ama tastamam öyleymiş. Öğrendikten sonra istikamet Timur’un evi. Taaa akşama kadar beklediler. :img-hyste Yahu hiç mi acıkmadılar, susamadılar mı? Oraları hiçte öyle merkeze yakın bir yere benzemiyordu atıştırmalık bir şeyler alacak. Sonra bu çocuğun durumu hâlâ iyi değilken saatlerce nasıl oturdu? Ha şimdi inecek ha şimdi yüzleşme olacak Mine’yle derken senaristlerin oyununa geldik, sobelendik. :img-wink: Kim tahmin ederdi böyle bir yüzleşmeyi? Amaç yine Sinan’la Mine’yi görüştürmemek. Yoksa bunlar mümkün değil ayrı kalmazlardı nikaha rağmen.

Evet en son sahne çok güzeldi. Timur’un takip edildiğini çakması, izini kaybettirip birden belirivermesi, cama vurup, “Kimisiniz lan siz? Niye takip ediyorsunuz beni?”nin ardın gelen karşılaşma… :img-icecr

İşte şimdi zurnanın zırt dediği deliğe geldik.:kar Hep istemiyor muyduk böyle bir sahne. Oldu işte. Ben ilk önce yanlış anlaşılmalarla dolu Mine&Sinan sahnelerinden sonra böyle bir sahne bekliyordum ama bu da olur yani.

Eeee şimcik n’olceeekkk?? Çarşamba, Perşembe hele hele Cuma zor gelceeekkk…:865323

Ancak olacak olan şu ki, Timur Mine’yi Sinan’a elleriyle vermeyeceğine , “hadi zar atalım, çift gelirse seninle gelecek, tek gelirse benimle kalacak” :img-hyste da demeyeceğine göre Timur ya da Sinan kapışmasında kim hangi yanlışı yaparsa yapsın yanlış olduğunu söylemekle birlikte asla hemen asıp kesmeyi düşünmüyorum . Çünkü bunun için daha çok erken. Bakalım bu karşılaşmanın sonunda bir gün gelinen nokta bu karşılaşmada söylenenlere, inatlaşmalara, tehditlere, düşmanlığa değecek mi?

Yani ben haticeye değil neticeye bakıyorum. İyi ki o zaman böyle söylemişim, davranmışım mı olacak bir gün yoksa keşke o zaman böyle yapmasaymışımlar mı gelecek? Yani bu kapışmanın faydası kime olacak ileride ben ona bakıyorum. Gönlüm Timur’dan yana olsa da hak edinin kazanması tercihimdir.

__________________

SELVERR
06-11-11, 23:58
merhabalar..

haberler içn çok teşekkürler..
yorumuma sinan ve babasının sahnesinden devam ediyorum..

Aslında çok istedim o kızı sana getirip yüzünün güldüğünü görmeyi inan çok istedim..

Gerçekten istesen fdurum bu halde olur muydu? Baştan bebeği bile bile kıza yüz çeviren babasına türlü hakaret eden sensin, bebek alındı diye sevinip bayram eden sensin. Cidden baya çok istemişsin mineyi sinana getirmeyi sayın Bekir harmangil…

Yazık sinanda babasının kurduğu kumpastan ve olanlardan bihaber şekilde mineye bir şey oldu diye telaş yaptı.. nerden bilsin ki durumu aklına en kötüsü geliverdi bir anda. .birde mutsuz baba numarası yapmıyor mu. Çok üzülmüşmüş falanmış filanmış… valla Bekir harmangilin yaptıkları yanında turanınkiler solda sıfır kalır bence..

Timurlardaki kahvaltı heyecanı bölüme dair sevdiğim sahnelerden biriydi.. Timur o heyecanı yaşarken mine tanımadığı bir yerde sabaha uyanmanın sıkıntısını yaşıyor şenoğlu ailesi ise mineyi arasak mı erken mi geç mi diye kararsızlıkla boğuşuyordu… Timur elleri ile masayı hazırlarken mine geldi oraya çekindiği her halinden belli idi.. Timur onu görünce durumu kurtarmak için ilk konuşan o oldu ve günaydın dan sonra gelsene diyerek kahvaltıya davet etti mineyi . mine kahvaltı masasına oturur oturmaz timurun telefonu çaldı çünkü esmahan ve turan daha fazla dayanamamışlar ve turanın teşviki ile esmahan aramıştı onları.. meral ettik hoş beşi ardından telefon mineye verildi.. esmahanın mineni halini hatırını sorduktan sonra konuyu direk bornoz çamaşır falan konusuna getirmesi koparttı ne yazık ki beni.. kızı merak ettin aradın hadi mineye yaptığını geçtim yanında kocan var durumdan onun hiç memnun olmadığı belli neden bir nevi mahrem durumu çağrıştıran konuya dalıyorsun direk.. :img-tomat kızına diyeceksen daha sonra rahat rahat de.. ama yok esmahan hanım dayanamadı hepsinden bol bol var diyor bir de.. minede yazık konuyu nasıl kapatacağını bilememiş olacak ki daha sonra konuşsak olmaz mı dedi.. o sözleri duyan timurda durumu çakozladı ve rahat konuşsu diye oradan ayrıldı.. :img-wink: esmahan minenin durdurması ,ile lafını yarıda kesip kapatmak zorunda kaldı kimbilir daha ne söyleyecekti kızına.. engel oldular kadına.. :img-hyste

Gelelim yüzük sahnesine . o sahnede aralarında bir diyalog geçer diye beklemiştim ben ama birden elinde yüzük kutusu ile timuru görüverdik ekranda . timurdan bir söz kelime gelmedi sanırım somut olarak bulunan obje yeterliydi sadece açıp masaya koymakla yetindi.. duruma minenin tepkisi de bir o kadar abesti “doğru ya” …. :img-wink: :happy0064 Tamam boynuna atlamasını alan düşünmedik herhalde bayılmayacağını da biliyorduk bu duruma ama doru ya gibi bir kelimede beklemiyordum doğru ya ne kadar anlamasız ise kutunun kapağını kapatmaıs o kadar anlamlıydı… ama şaşmamak lazım da ben diyalog bekliyordum ondan şaşladım biraz.. tabi ki timurda minenin takmayacağını tepki vereceğini bilerek almıştır o yüzükleri ama bir yerde lazım o yüzükler.. birileri kalkıp yüzüğün yok mu kızım senin diye sorabilir el elami geçtim hatta ilk soran esmahan olur bana göre.. Timur ise alır almaz takmış muhtemelen yüzüğü . sahte mahte ama takmaktan gurur duymuş olacak ki takıvermiş hemencecik.. :happy0064
minenin ise odasına giderken yüzükleride almış olduğunu dikkat etmemiştim yatağa atınca gördüm yüzük odaya bir şekilde girdi parmağa takılmasına kim ve ne vesile olacak bakalım merak ediyorum :icon_whis

Kahvaltıya damgasını vuran sahneden devam edersek.. Merve gelir gelmez cin fikriyle babasını oradan yollayıverdi.. baba kız konuşurken minenin gözleri de mervedeydi zaten sanırım evliliğe tepkisini merak ediyordu.. neyse domates bahanesi ile Timur ortadan çıkarılınca Merve atağa geçti …

Ne işin var senin burada odan var ya senin git odanda et kahvaltını

Aslında ne kadar kırıcı sözler… hoş mine açısından bu sözlerinde bir önem farzetttiği yok ama zaten o kahvaltıya zoraki gelmiş o masaya zoraki oturan özellikle eğreti duran birine yapılan bu muamele ne kadar adildi.. çocuk desekte maşallah boyundan büyük davranmakta üstüne yok mervenin.. mineyi kovmadan babası gitmiş mi diye kontrol yapıyor birde tam bir cin .. minenin merveye itiraz edeceğini düşünmüyorduk zaten.. dediğim gibi zaten eğreti idi istenmeyince de kalktı gitti.. bir ara mine merdivenlerden inerken timurla karşılaşacaklar zannettim.. karşılaşma olmayınca minenin odasının mutfakla yan yana olduğunu görünce kapı sesini duymuştur Timur dedim ama Timur her şeyden bir haber şekilde mine ile yapacağı kahvaltının heyecanı ile yukarı bir çıktıki ne görsün mine yok.. hemen mineyi sordu nerde diye.. ama Merve boş durur mu hemen alanları sıralayıverdi oracıkta.. baya yüksek yalan potansiyeli varmış anlamış olduk bu sayede hatta emineye bile taş çıkartacak kadar iyi yalancı bu kız.. ikisi yan yana gelseler iyi ikili olurlardı sanırım.. hani bir laf var ya deli deliyi Dakka da falan diye.. aman aman diyorum tabi ki ikisinden ayrı ayrı bu kadar çekerken birde yan yana olsalar halimiz nice olurdu.. Merve babasına bu yalanı söyledi de Timur inandı mı bence inanmadı.. birde sanırım Merve yalan söylerken babasına bakamıyor kafasını çevirip durdu Timur bundan da çaktı gibi geldi bana.. çaktı da ihtimal vermedi sanki.. yani olmaz diye düşündü zaten minenin de çok da hevesli olmadığını bildiği için bir şey dememiş olabiilir…:img-beee:
Kahvaltı sonrası minenin odasına gelmesi de güzeldi. Beklide banka bahanesi olmuştu.. zaten daha çok meraktan geldiği belliydi. İlk sorusu iyi misin bir şeyin yok ya oldu.. sonrada aç kalmamasına getirdi konuyu.. Minede yerim diye geçiştirdi sonrada konuşması gereken bir konu olduğunu oturup konuşmayı önerdi.. Minenin oturmaya karşı çıkmasını anlamadım orda..ama sanırım oturup konuşmaktan kasıt odaya girmek falan diye düşündü o yüzden mi burada kalsam dedi. Timurda ne yapsın buna da peki dedi. O kapı önü konuşmasını ben kahvaltıya çağırma olarak yormuştum ama olay farklı gelişti.. Banka hesabı meselesinin hemen olacağını düşünmemiştim yani hemen para mevzusu beklemiyordum . ama Timur iyi düşünmüş hesap açtırmak fikrinde.. sonuçta mine gidip timurdan para istemez keselse istemez.. oda kendince bir yolunu bulmuş parayı yatırırım benden para isteyecekti isteyemeyecekti derdi olmaz demiş.. ama minenin daha fazlasını yapıp para istemeyeceğini düşünmemiş.. aslında bende beklemiyordum bunu.. sonuçta durum malum mine öyle yada böyle evlendi ve para hariç diğer imkanları da kullanıyor hatta o gece yalnız kalmamak için telefonu açık bıraktı o faturayı timurun ödediğini unuttu mu acaba dedim bu mevzu açılınca. . dediğim gibi sonuçta her imkanı öyle yada böyle kullanacak.. timurla aralarında para vermem gibi bir anlaşmada yok.. bu haliyle çalışması da çok zor.. daha doğrusu iş bulması zor sonuçta eğitim yok bir şey yok . durum vahim.. ama kızımız malesef fazlası ile dik kafalı kabul etmem dedi bir kere. Ama izlerken acaba dedim Timur borç olarak dese kabul eder miydi? Edebilirdi diye düşünüyorum.. sonuçta bir gün ödemek karşılığında almış olacaktı çalışınca yani çocuk doğunca iş bulur öderdi.. timurdan bu fikir gelebilirdi.. daha gelebilirdi zaten Timur tamam demedi sadece üstelemedi ve konuyu daha sonraya bırakmaya karar verdi.. Bana göre boş durmayıp mineyi dinlemeyip o banka hesabını bir şekilde açmanın yolunu bulacaktır. Parayı almaıs konusunda da borç olarak ikna edebilir.. mine ikna olur mu bilmem ama olsa böylesi şu an için daha mantıklı olurdu.. Sonuçta şu durumda kendi imkanları ile iş bulması zor. Teyzeden gelen paraylada olmaz teyze ne kazanıyor ki ne verecek.. en mantıklısı borç falan diyerek Timur tarafından parayı kabul etmesi diye düşünüyorum.. aslında para mevzusundan önce okul mevzusu açılsa idi daha iyi olurdu diye düşünüyorum.. Minenin okulunu bitirmek istediğini Timur biliyor okul vasıtası ile yaklaşsa mineye daha doğru bir adım olurdu ilk adım olarak.. hem mine timurun sunacağı şeylerin gerçek olduğuna timurunn yalan yada evlenmek için bahane üretmemiş olduğuna inanırdı güven için bir köprü atılabilirdi okul üzerinden. Ama belki bankadan sonraki adımda bu olur.. sonuçta Timur sözünü verdi bir şekilde tutacaktır da.. yani tutacağına inanıyorum… :happy0064

Sinanın resimlerden minenin mutsuz olduğunu anlamasına şaşmadım.. zaten onunda dediği gibi kim olsa çakardı kız neredeyse ağlıyacaktı masada.. nikahın her karesinden mutsuzluk akıyordu aslında ailenin de karalar bağladığını görse tam emin olurdu bir şey olduğundan ya neyse.. inanmaması bir sebebi vardır demesi. O resimlerde acaba karın belli değil miydi? Sanırım ayakta olanda vardı.. aslında bakınca minenin karnı baya belli fotolarda belli olmamış mı ki… annesininde ben anneyim diye içlenmesi izin veremem demesi acaba diyorum şimdi mi aklına geldi anne olduğun daha doğrusu geldi mi? Sonuçta hamileliği biliyorlar evliliğin sebebini anlamamaları anormal olur.. her şey açık ve net.. Sinan bir şey bilmezken emin .. ama onlar bilirken kötülüyorlar görmüyor.. daha doğrusu görmek istemiyorlar.. malesefki o sahnede sevda harmangil üzülen anne hissi vermedi bana.. Sinan böyle inanmayınca mutsuz olduğunu anlayınca ister istemez durum nereye gider diyorsun ama hakan bey röportajında da minenin hayatında olacağını ulaşmak için çabalayacağını söylemiş.. acaba hayatında ne kadar olacak ne kadar ulaşacak.. bambaşka biri olarak çıkacak mine diyordu bu bambaşka hal nasıl olacak ne değişmiş ne aynı kalmış olacak merak konusu.. eğer timurla konuşmasından sonra çekip giderse ve yine hayallerle devam ederse hikaye çok ta inandırıcı olmazdı Sinan bir süre gitse bile geri dönecek ve çabalarına devam edecektir.. röportaj sonrası daha emin olduk durumdan..

Galeriye giden timurun önce turanın gelmediğini öğrenmesi turanı araması açmaması üzerine evi araması ve aytenden minenin evde olmadığını öğrenmesi öğrendiğindeki yüzünü alan ifade süperdi. Bana göre kızmak değil. Telaş,kaybetme korkusu ,tutku. Daha bir sürü his.. aytene türlü sorular sordu? Sormadın mı? Bir şey demedi mi? Çekti gitti mi? Ayten de yazık ne diyeceğini sapıttı …. Timur daha ilk günde o korkuyu yaşadı. Minenin habersizce çekip gitmesi ilk günden vazgeçip gitmiş olma ihtimali aytenle konuştuğu her dakika timurda o duyguları gördük.. en azından ben gördüm.. Merve babası kızdı diye sevindi ama durum daha farklı kaybetme korkusu hemde daha ilk günden bunu yaşamak hemde eminenin nikahta dedikleri düşünülünce Timur korkmasında ne yapsın.. Minede haber gele mine eve gelene kadar neler düşündü eler kurdu kimbilir.. zaten odasında dönüp durması bir türlü oturamaması .Merakı.. ofisteki hali.. bu arada Timurun elinde de düğüne ait bir resim var.. içlenip ilçenim bakabileceği uzaktan sevebileceği hasret gidereceği bir fotoğraf.. sanırım o fotoğrafın acısı biraz daha farklı .. nikah memuru falan çıkmamış.. sinandakilerde yoktu sanki ondan yada ben fark etmedim. Neyse sonuçta gizli saklıda olsa bir fotoğrafı almış yanına fotoğrafla avunayım diye.. :icon_sorr aklının hala Minede olduğu belliydi öyle ki Ayteni tekrar aradı olumsuz cevap alınca yine bir hayal kırıklığı yine bir merak hasıl oldu..

Mine evden teyzesine gitmek için çıkmış aslında tahmin etmek zor değildir sonuçta ondan başka anlayan yok onu.. yani mine açısından durum böyle.. Süreyya ile konuşurken Minenin söylediği şu sözler çok yerinde ve anlamıydı..

Yabancı bir ülkeye göç etmiş gibi hissediyorum kendimi

Çok doğru aslında neden ne olursa olsun ilk kez gittiğin yerde üstelikte uzun bir süre kalacaksın ilk gecen hep zor geçer diken üstündesindir farklı bir ülke gibi.. mesafeler yakın olsa bile bu hissi yaşamayan yoktur herhalde.. öyleki o yüzden gece mine için çok zor geçti.. sabah yaşadıkları da bu yabancı ülke hakkında pek parlak şeyler göstermiyordu mineye . malum Merve faktörü.. zaten yabancı olduğu bir ülkede birde azılı bir düşmanı vardı adeta.. çalışma konusu da teyzeye açıldı. Teyze kendine iş bulamıyor mineye nasıl bulacak merak ediyorum açıkcası.. bulamazsa dediğim gibi onun parası ile nereye kadar.. en iyisi timurun parası yine er geç bu da anlaşılır ya neyse.. yada işi acaba Timur bulsa nasıl olur? İstese yapar Timur ama bakalım bu konuda ne düşünüyor onu tam anlamadım kapamadan ertelendi konu..

Turanın sonunda eminedeki garipliği fark etmesi iyi oldu. Dip dibeler ama kimse onun ne durumda olduğunu bilmiyor bilen umursamıyor.. emine bu halde ise anne babada büyük suç var.. eminenin yanı sıra tabi ki.. hoş turan öğrendi de noldu emine bir şeyim yok dedi kapattı konuyu..

Bu bölümde komşuların çenelerinin boş durmadığını da görmüş olduk.. evlense de durum pek değişmemiş aslında konuşan yine konuşuyor.. timurun o gün yaşadığı korkunun bir başka versiyonunu da esmahan mineyi kapı önünde yaşadı.. artık ilk günden kaçtı diye mi düşündü.. naparız ne ederiz mi dedi bilmem ama bir telaş bir telaş .. kıza hal hatır sormadan sorguya çekiyordu .. damatı kaybedicem diye korktu zaar. Sorularıyla yordu kızı resmen.. birde kim getirdi diyor.. kız kaçtı geldi işte ne var... Turanın hala konuşmamasına söylenecek söz ise minenin dediği gibi cesaretsizlik gibi geliyor bana .. Tamam mineye evlen dedi ama bir yandan evlilikte yanlış diye düşünüyor diğer yandan evlenmezse yanlış.. kız evlendi istediğini yaptı ama yine bağrına basamıyor beklide kendini bu evlilikte suçlu gördüğü için cesaret edemiyor bağrına basmaya. Bu evlilik yüzünden de mine acı çekerse çekiyorsa bunu kaldıramayacağı için yaklaşmıyor kızına

Minenin odasını kilitli tutmak istemekle haklı olduğunu Merve sayesinde anladık yokluktan istifade odaya girecekti ama kilitli olması planında yoktu tabi baya sinir oldu ama..

Minenin odasından aldıkarı alacakları cidden onlar mineye ait olan eşyalardı oda eşyalarını aldı haklı olarak.. kitap arasından düşen resim boşuna mineyle birlikte o eve gelmedi.. o resim bir şekilde ortaya çıkacak ve bir işe yaracaktır … bir yorumda okumuştum bende Merve tarafından babasına gösterilmek üzere kullanılabilir. Yada kimbilir belki şans eseri Timur bulur hatta bir kitap arasında falan olup timurun önüne düşer belki.. ama Merve bulup gelse ve babasına gösterse bak onu unutmamış falan dese daha acı verir herhalde timura. Neolur bilmiyorum ama boşa gitmedi onu biliyorum beklide en unuttuğumuz bir ada umulmadık bir sahnede ortaya çıkıverecek o fotoğraf. Belki timurun umutlu bir anında çıkıp gelecek tokat gibi

devam edicem....

lpchester
07-11-11, 01:19
Bence bundan sonra senin yazdığın gibi olacak. Timurla arasında geçen konuşmaya inanmayan Sinan Mine'nin karşısına çıkmaya çalıştığında Timur onun karşısına çıkacak.
Timur, herkesin sıkıntısını anlayıp açıklama yapıyor. Sinan'ın çabalarını da anlayacaktır.

Aslında olayın bu yönden gelişimi olağan olacaktır...
Ancak burada Sinan'ın hangi tutumla konuya girişi önemli...:img-blush
Timur'un cevap verme veya vermeme durumu...
Ben nedense Timur'un bu ayaküstü konuşmayı uzatmadan kısa yoldan bitireceğini düşünüyorum...:img-blush
Ben bu durumun sonunda anlayış kısmının Timur'da ağır olduğunu düşünüyorum....
Tabi senarist ne yazar bilinmez....
Yeter ki düzelmekte zorlanacağımız taklalara gelmeyelim...:img-hyste


Herneyse, benim asıl dikkat çekmek istediğim nokta Timur'un evlendiği ve baba olduğu yaşın Sinan'ın şimdiki yaşına çok yakın olması. Sinan'dan için Mine'den 3-4 yaş büyük dendi. Üniversiteyi de bitirdiğine göre 21 yaşında falan olmalı. Yani baba olduğunda 22 olacak. Timur'un baba olduğu yaştan 2 yaş küçük sadece. Bu durumda Timur Sinan'ın bu sorumluluğu taşıyıp taşıyamayacağı konusunda söz söyleyebilecek derecede bu konuda tecrübe sahibi.

Bu da güzel bir yaklaşım olmuş...:img-wink:
Sinan'ın yaşında Timur'un babalığı...
Bir nevi karşılıklı babalık durumuna kurulacak empatiler...
Gerçekten Timur'un Sinan'ın yaşındaki hallerini merak ediyorum...
-Evliliği,babalık heyecanı ve aşka ilk bakışı....:img-blush
Liste uzar gider...
Timur Sinan'ın yaşında...
Listeden yamaç paraşütünü çıkaralım lütfen...:img-hyste

moonbeam
07-11-11, 04:43
esmahanın mineni halini hatırını sorduktan sonra konuyu direk bornoz çamaşır falan konusuna getirmesi koparttı ne yazık ki beni.. kızı merak ettin aradın hadi mineye yaptığını geçtim yanında kocan var durumdan onun hiç memnun olmadığı belli neden bir nevi mahrem durumu çağrıştıran konuya dalıyorsun direk.. :img-tomat kızına diyeceksen daha sonra rahat rahat de.. ama yok esmahan hanım dayanamadı hepsinden bol bol var diyor bir de.. minede yazık konuyu nasıl kapatacağını bilememiş olacak ki daha sonra konuşsak olmaz mı dedi.. o sözleri duyan timurda durumu çakozladı ve rahat konuşsu diye oradan ayrıldı.. :img-wink: esmahan minenin durdurması ,ile lafını yarıda kesip kapatmak zorunda kaldı kimbilir daha ne söyleyecekti kızına.. engel oldular kadına.. :img-hyste


Ben çamaşır durumunun mahrem bir konu olmasından çok çeyiz olduğu için kızın konuşmak istemediğini düşündüm. Yani o eve taşındı ama gelinlik giymedi, yüzük takmayacak, bunu bir evlilik olarak görmek istemiyor. Dolayısıyla evliliğe ait detayları da konuşmak istemiyor. Hele de Timur'un yanında. Yüzüğe verilen "Doğru ya" tepkisi bana da başta garip gelmişti ama sanki o an yüzükleri görmesiyle Mine'nin o eve neden ve nasıl geldiğinin idraki gibiydi o sözler. "Doğru ya biz dün evlendik" der gibi. Kutuyu kapatması da bu evliliğe karşı tavrıydı.

Yeni evli bir çifti ertesi sabah kahvaltı saati aramanın abesliği yeterdi zaten ama bana en garip geleni Esmahan'ın sanki ortada gerçek bir düğün gecesi varmış gibi şımarıkça konuşmaları oldu. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/nee.gif Bence gece uyuyup uyumadığını sorması havlu bornozdan daha mahrem!!!

sonrada konuşması gereken bir konu olduğunu oturup konuşmayı önerdi.. Minenin oturmaya karşı çıkmasını anlamadım orda..ama sanırım oturup konuşmaktan kasıt odaya girmek falan diye düşündü o yüzden mi burada kalsam dedi. Timurda ne yapsın buna da peki dedi.


Timur orda bariz içeri girmek için bir hamle yaptı. Yani Mine'nin derdi oturmayla değil konuşmanın mekanıyladı. Kapının yanında iki koltuk var. Timur orda oturmayı teklif etse bence Mine itiraz etmezdi. Timur'un içeri girme hamlesi üzerine cevabı "burda kalsam?" oldu. Aslında Timur Mine'ye odayı ilk göstermeye getirdiğinde oturup konuştukları gibi çok konuşmalar olacak orda sanmıştım ama demek buna zaman var. Şimdilik Timur'a eşiği geçme izni yok.

Bu da güzel bir yaklaşım olmuş...:img-wink:
Sinan'ın yaşında Timur'un babalığı...
Bir nevi karşılıklı babalık durumuna kurulacak empatiler...
Gerçekten Timur'un Sinan'ın yaşındaki hallerini merak ediyorum...
-Evliliği,babalık heyecanı ve aşka ilk bakışı....:img-blush
Liste uzar gider...
Timur Sinan'ın yaşında...
Listeden yamaç paraşütünü çıkaralım lütfen...:img-hyste


Düşünüyorum da genelde herkes Sinan'ın Mine'ye yaşı yakın olduğu için Timur'a karşı 1-0 önde olduğunu düşünüyor. Tabi Mine'nin de onu sevmesi ile bu üstünlük 2-0'a çıkıyor. Ama aslında bir kaç gün önce efran_albatros'un yazdığı gibi yaş olayı sadece arada 20 var diye sorun olmaz, buna hayır diyorsak üniversite mezunu birinin liselerden kız toplaması bana da pek normal gelmiyor. Bu Timur'a uyarlanamaz çünkü bu hamilelik, terkedilme vb meseleler olmasa Timur şu an Mine'ye yaklaşmazdı bile. Ama Sinan bunu yaptı.

Herneyse, asıl diyeceğim şu ki aslında bence Timur hayat tecrübesiyle Sinan'ın fersah fersah önünde. Hatta Sinan'ın yaşındaki haliyle bile. Timur Turan'ı anlıyor çünkü aynı yollardan geçmiş. Bu hafta Mine'nin Sinan'la ilgili hatırladığı sahne bana çok anlamlı geldi. Ailelerinin farklarından ve uyumsuzluğundan söz ediyorlardı. Bekir Harmangil kızın oturduğu Kadırga semtini ve okuduğu devlet okulunu bile hor gören bir eski zengin. Sinan ağzında gümüş kaşıkla dünyaya gelmiş. Üniversite talebesi 21 yaşında çocuğun altında ortalama Türk vatandaşının alabileceği evden daha pahalı bir araba var. Tamam Sinan bunlara rağmen şımarmamış, bu belki takdir edilebilecek bir şey (bence değil, olması gereken bu) ama Sinan gerçekten de hayatın gerçeklerinden bir haber. Babası da sınıf farkı bilincinde bir adam. Öte yanda Mine Turan ustayı alın teri ve emeğe önem veren bir insan diye tanıtıyor. Şimdi yaş meselesi vs bir kenara uygun bir zamanda Timur'la Sinan kapısını çalsa bu adam hangisini daha çok beğenir damat adayı olarak dersiniz? Turan Timur'a saygı duyuyor çünkü Timur alın terinin değerini biliyor. Kendi çabasıyla gelmiş bulunduğu yere. Buna rağmen sonradan görme bir zengin gibi bununla hava atmıyor. Evet çok lüks bir evi var, çünkü buna parası var, neden rahat yaşamasın? Pahalı bir arabası var ama Sinan'ınki gibi "chick magnet" denen türden gösteriş arabası değil. Kendisi gibi sağlam, karizmatik. Esmahan'ın düğün sonrası dediği gibi bir evine bak "Ama bi de Timur Bey’e bak. Hiç anlamazsın öyle bi evde oturduğunu. Sağolsun çok mütevazi adam." Gerçekten de öyle. Ustasının evinde ne kadar rahat.

Timur Sinan yaşlarında emeğiyle çalışmış, evlenmiş, aile sorumluluğu edinmiş. Dolayısıyla ta o zamanki Timur bile hayat tecrübesi olarak Sinan'ın fersah fersah önünde. Ve bu tecrübelerin içinde yamaç paraşütü falan gibi tehlikeli sporlar yok. O zamanlar Timur'un böyle lükslere vakti olduğunu sanmıyorum.

trueblue
07-11-11, 15:20
Düşünüyorum da genelde herkes Sinan'ın Mine'ye yaşı yakın olduğu için Timur'a karşı 1-0 önde olduğunu düşünüyor. Tabi Mine'nin de onu sevmesi ile bu üstünlük 2-0'a çıkıyor.

Herneyse, asıl diyeceğim şu ki aslında bence Timur hayat tecrübesiyle Sinan'ın fersah fersah önünde. Hatta Sinan'ın yaşındaki haliyle bile. Timur Turan'ı anlıyor çünkü aynı yollardan geçmiş. Bu hafta Mine'nin Sinan'la ilgili hatırladığı sahne bana çok anlamlı geldi. Ailelerinin farklarından ve uyumsuzluğundan söz ediyorlardı. Bekir Harmangil kızın oturduğu Kadırga semtini ve okuduğu devlet okulunu bile hor gören bir eski zengin. Sinan ağzında gümüş kaşıkla dünyaya gelmiş. Üniversite talebesi 21 yaşında çocuğun altında ortalama Türk vatandaşının alabileceği evden daha pahalı bir araba var. Tamam Sinan bunlara rağmen şımarmamış, bu belki takdir edilebilecek bir şey (bence değil, olması gereken bu) ama Sinan gerçekten de hayatın gerçeklerinden bir haber. Babası da sınıf farkı bilincinde bir adam.

Sevgili Ayışığım, bana kalırsa Bekir Harmangil eski zengin değil sonradan zengin olan biri. Bizde bir laf vardır : Sonradan görme, gavurdan dönme. Bekir'de tam öyle bir adam. Ailesi zengin olan insanlar daha nezaketli, daha insaniyetli olur. Çünkü pamuklar içinde büyütülmüşlerdir; Hele de eski jenerasyondakiler. Ama zengin olmak için, para için acımasızca rakiplerini alt eden bir insan için karşısına çıkan her sorunu ne olursa olsun alt etmeye çalışır. Para sahibi olanların ikinci hırsı sosyal statü sahibi olmaktır. Oğlunu/kızını yüksek sosyeteden köklü bir ailenin çocuğu ile evlendirip, bilmemkimlerle ya da falanlarla dünür olarak statüsünü yükseltmektir amacı. Bu durum 1880’lerde 1900’lü yılların başında Amerikalı zenginlerinin kızlarını, fakir düşmüş İngiliz aristokratları ile evlendirerek soyluluk edinme çabalarına benzer.

Bekir Harmangil için Mine’nin ailesi ve oturduğu Kadırga semtini ile okuduğu devlet okulu onun hayallerine uygun değil hatta hayalleri için yok edilmesi gereken bir tehlike. Savaşarak zengin olmuş bir adam için oğlu acı çekmiş önemli mi? Önemli değil, çünkü o acı vererek, herkesi ezerek zirveye çıkmış bir adam; oğlu içinde gençtir, unutur der geçer. Mine ya da bebeğin zerre kadar önemi yok. Çünkü asil bir gelin ona oğlundan bir sürü mavi kanlı torun verecektir. :img-tomat :img-tomat

Bana ilginç gelen nokta ise Sinan’ın Mine'ye iki aile arasındaki farkları görüp daha işin başından senin ailen, benim ailem tartışmasına girmeyelim diyecek kadar olguluk göstermesi.


Öte yanda Mine Turan ustayı alın teri ve emeğe önem veren bir insan diye tanıtıyor. Şimdi yaş meselesi vs bir kenara uygun bir zamanda Timur'la Sinan kapısını çalsa bu adam hangisini daha çok beğenir damat adayı olarak dersiniz? Turan Timur'a saygı duyuyor çünkü Timur alın terinin değerini biliyor. Kendi çabasıyla gelmiş bulunduğu yere. Buna rağmen sonradan görme bir zengin gibi bununla hava atmıyor. Evet çok lüks bir evi var, çünkü buna parası var, neden rahat yaşamasın? Pahalı bir arabası var ama Sinan'ınki gibi "chick magnet" denen türden gösteriş arabası değil. Kendisi gibi sağlam, karizmatik. Esmahan'ın düğün sonrası dediği gibi bir evine bak "Ama bi de Timur Bey’e bak. Hiç anlamazsın öyle bi evde oturduğunu. Sağolsun çok mütevazi adam." Gerçekten de öyle. Ustasının evinde ne kadar rahat.

Timur Sinan yaşlarında emeğiyle çalışmış, evlenmiş, aile sorumluluğu edinmiş. Dolayısıyla ta o zamanki Timur bile hayat tecrübesi olarak Sinan'ın fersah fersah önünde. Ve bu tecrübelerin içinde yamaç paraşütü falan gibi tehlikeli sporlar yok. O zamanlar Timur'un böyle lükslere vakti olduğunu sanmıyorum.

Bu paragrafında çok doğru noktalara temas etmişsin Canım. Timur bir halk adamı, halkın içinden emeği ile sivrilmiş, çıktığı toplumu unutmamış, havalara girmemiş bir insan. Bir çok insan dünyayı ben yarattım hallerine giriyorlar. Ben Timur’un halk adamı olarak kalmasını çok takdir ediyorum. Keşke birçok kişide öyle olsa, çoğu kişi biraz statü, biraz para gördü mü içinden çıktığı aşağı sınıftakileri küçümsemeye başlıyor. Bu özellikle düşük ve orta sınıf burjuvalar için geçerlidir. Yüksek sınıf burjuvalar bunu fazla dert etmez. Yine Bekir Harmangil’e döndük. Ne Timur gençken fakir olduğu için, ne de Sinan zengin olduğu için suçlu. Sinan o zenginliğe, o anne babaya rağmen yinede çok düzgün bir genç ben ona hayret ediyorum. Öyle insanların yetiştirdiği Sinan’ın ukala, bencil, gıcık bir TİKİ olmaması ise gerçek bir mucizedir bence. Keşke onun durumundaki her genç Sinan gibi olabilse. Öylesini bulmak büyük kıratlı, temiz elmas bulmak kadar zor. Timur içinde işler çok yolunda sayılmaz. Sinan’dan bin beter bir durumda olan entrikacı ve yılandilli bir Merve yetiştiriyor ki, Allah yardımcısı olsun. Şimdi böyle olan Merve'yi birde 21 yaşında görmek lazım.

Olgunluk, eğer yeterince akıllıysak edineceğiz bir hediye. Hiç birimiz annemizden şimdiki halimizde doğmadık, hatalar yaparak, bedeller ödeyerek bu günkü olgunluğumuza eriştik. Sinan hayatı boyunca korunup kollanmış, sevilip şımartılmış bana göre 24 sana göre 21 yaşında bir genç. Timur ise hayatın yükünü genç yaşta omuzlamış ve ömrü mücadele ile geçmiş, ustasının ona sunduğu fırsatı iyi değerlendirmiş 37 yaşında bir adam. Aralarında en az 13 en çok 16 yaş var. Timur, Sinan’dan yaş olarak, deneyim olarak çok önde bu asla tartışılamaz. Sinan’ın yola sonradan çıkması önemli değil, Timur yaşlarına geldiğinde nasıl bir adam olacağı önemli.

Timur, Sinan yaşındayken hayat gailesi ile uğraşmaktan, karın doyurma savaşı vermekten, adrenalin-extreme sporları aklından bile geçirememiştir. Lüks ihtiyaçların ortaya çıkması için her türlü ihtiyacın fazlası ile karşılanması gerekir. Aç ve susuz insan için ekmek su yeterlidir. Ama her gün yeterince yemek bulan insan için çeşitlilik, lezzet önem kazanır. Her gün çeşitli, lezzetli yemek bulan insan yeni tatlar aramak önem kazanır ve gurmeler böyle çıkar.

LİSA
07-11-11, 18:21
zaman atlaması olacağı hakkında yorumlar okudum ve nerden bu kanıya kapınıldı bilmiyorum eskiden diziler hakkında ipuçları verilirdi galiba öyle bir durummu var
tiur ve sinan karşılaşmasını beklemiyordum en azından sinanın akıllılık edip mineyle konuşacağını düşünüyordum ama galiba senaristlerin başka bir bildiği var
mine zamanla timura güvenecek zaten adamın her davranışı çok anlayışlı ve 17 yaşında bir kız için bu davranışalr babadanda sevgi görmediyse karşısndaki kişiyi sevme nedenlerinden biri oluyor.
17 yaşın bahar rüzgarları yerini anlayışlı bir sevgiye bırakacak(gerçi ben kadın ve erkek arasında aşırı yaş farkının zorluklar çıkaracağını düşünsemde etrafda bu tür evlilikler var ve çok güzel anlaşıyorlar gençler birbirini yerken onlar orta yolu bulup gül gibi geçiniyorlar)

^nymph^
07-11-11, 23:09
Düşünüyorum da genelde herkes Sinan'ın Mine'ye yaşı yakın olduğu için Timur'a karşı 1-0 önde olduğunu düşünüyor. Tabi Mine'nin de onu sevmesi ile bu üstünlük 2-0'a çıkıyor. Ama aslında bir kaç gün önce efran_albatros'un yazdığı gibi yaş olayı sadece arada 20 var diye sorun olmaz, buna hayır diyorsak üniversite mezunu birinin liselerden kız toplaması bana da pek normal gelmiyor. Bu Timur'a uyarlanamaz çünkü bu hamilelik, terkedilme vb meseleler olmasa Timur şu an Mine'ye yaklaşmazdı bile. Ama Sinan bunu yaptı.



Sinan'ın yaşının Mine'ninkine yakın olması Sinan'ı Timur'un önüne geçirmiyor benim gözümde.Benim gözümde Sinan'ın önde olmasının nedeni Mine'nin Sinan'a duyduğu büyük aşk,Sinan'ın Mine'ye duyduğu büyük aşk,birbirlerine verdikleri değer,birbirlerine güven duymaları ve ortada ikisine ait bir bebek olacak olması.Daha öncede yazmıştım Timur'un yaşı ile Sinan'ın yaşı aynı olsa bile benim destekleyeciğim kişi Timur değil Sinan olurdu.
Başkalarının engellemeleri ve yalanları ile ayrı düşmeleri de gözümde ki aşklarını daha da büyütüyor.Arada söylenen yalanlar,saklanan şeyler var ama yine de birbirlerini düşünmekten,özlemekten başka birşey yapamıyorlar.Bu bence çok özel bir durum.Çoğu dizilerde izlediğmiz aşklardan daha farklı geliyorlar bana.

Ayrıca liseden kız toplamak ne demek Allah aşkına : (
Sinan bunu yaptı derken liseden kız topladı mı demek istiyorsunuz? Sinan'ın liseden kız toplar gibi bir hali mi var? Mine liseye gidiyor ve Sinan'da liseli Mine ile büyük aşk yaşıyor diye liseden kız topluyor işte demek bence duruma yüzeysel yaklaşmak olur.Sinan'ın Mine'ye verdiği değer ortada,karakteride artık az çok ortada.Ve yanlış hatırlamıyorsam genel özette hem Mine hem Sinan adına yaşadıkları aşk ''ilk aşk'' diye adlandırılıyordu.


Herneyse, asıl diyeceğim şu ki aslında bence Timur hayat tecrübesiyle Sinan'ın fersah fersah önünde. Hatta Sinan'ın yaşındaki haliyle bile. Timur Turan'ı anlıyor çünkü aynı yollardan geçmiş. Bu hafta Mine'nin Sinan'la ilgili hatırladığı sahne bana çok anlamlı geldi. Ailelerinin farklarından ve uyumsuzluğundan söz ediyorlardı. Bekir Harmangil kızın oturduğu Kadırga semtini ve okuduğu devlet okulunu bile hor gören bir eski zengin. Sinan ağzında gümüş kaşıkla dünyaya gelmiş. Üniversite talebesi 21 yaşında çocuğun altında ortalama Türk vatandaşının alabileceği evden daha pahalı bir araba var. Tamam Sinan bunlara rağmen şımarmamış, bu belki takdir edilebilecek bir şey (bence değil, olması gereken bu) ama Sinan gerçekten de hayatın gerçeklerinden bir haber. Babası da sınıf farkı bilincinde bir adam. Öte yanda Mine Turan ustayı alın teri ve emeğe önem veren bir insan diye tanıtıyor. Şimdi yaş meselesi vs bir kenara uygun bir zamanda Timur'la Sinan kapısını çalsa bu adam hangisini daha çok beğenir damat adayı olarak dersiniz? Turan Timur'a saygı duyuyor çünkü Timur alın terinin değerini biliyor. Kendi çabasıyla gelmiş bulunduğu yere. Buna rağmen sonradan görme bir zengin gibi bununla hava atmıyor. Evet çok lüks bir evi var, çünkü buna parası var, neden rahat yaşamasın? Pahalı bir arabası var ama Sinan'ınki gibi "chick magnet" denen türden gösteriş arabası değil. Kendisi gibi sağlam, karizmatik. Esmahan'ın düğün sonrası dediği gibi bir evine bak "Ama bi de Timur Bey’e bak. Hiç anlamazsın öyle bi evde oturduğunu. Sağolsun çok mütevazi adam." Gerçekten de öyle. Ustasının evinde ne kadar rahat.


Timur'un hayat tecrübesi Sinan'ınkinden fersah fersah önde olabilir.Doğaldır da...Öyle şaşılacak ya da Timur'un hanesine artı bir puan olarak yazılacak bir özellik değil hayat tecrübesi.
Karakter özelliklerini değerlendirip birisinin hanesine artı birisininkine eksi yazabiliriz ama hayat tecrübelerini değerlendirip bu çok önde bu çok geride diye değerlendirmek bence bize bir fikir vermez,Timur'mu Sinan'mı karşılaştırmasında.Hayat tecrübelerimiz yetiştiğimiz aileden,gittiğimiz okuldan,yaşadığımız mutluluklardan,acılardan...Birçok şeyden oluşur.Timur Sinan'ın yaşındayken de daha tecrübeli olmuş olabilir,çünkü bir erkeğin erken yaşta işe atılması elbette ona bir çok tecrübe katar.


Buraya kadar tamam ama Sinan'ın ve Timur'un arabalarını bile böyle bir yaklaşımla değerlendirmek izelediğimiz Sinan karakteri adına yanlış bir yaklaşım olur bana göre.Sinan'ın arabası tam genç işi bir araba ve bana göre çokta spor bir araba.Gösteriş arabası diyebilirsiniz ama Sinan'ın bundan bihaber olduğunu düşünüyorum ben.Gösterişe önem veren bir karakter değil bence.Aksine o arabada olmasa çok sade bir genç.Üzerinde genelde bir kot bir gömlek görüyoruz ki o da öyle göze çarpan gösterişli şeyler değil.
Ağzında gümüş kaşıkla doğmuş olabilir ama bunu hiçte belli etmeyen birisi.
Bu olması gereken şey demişiniz ama bence bu öyle bir zenginliğin içinde öyle anne,babanın yanında yetişmiş bir genç için üstün bir meziyet.

Ayrıca bu mantıkla bakarsak Timur'un saydığınız özellikleri de olması gereken şeylerdir.Zengin ama mütevazi,ustasının evinde ne kadar rahat...Olması gereken şeylerdir efendim:)

Ki bence Timur zaten zenginliğini giyim kuşamıyla,eviyle,arabasıyla fazlasıyla belli eden bir karakter.Ama bunu eleştirmek için söylemiyorum,elbette maddi gücü varsa güzel giyinecek,elbette güzel bir arabaya binip güzel bir evde sürdürecek yaşamını.
Yani maddi durum üzerinden ne Sinan'ı ne de Timur'u eleştirmek bence doğru değil.
Ama siz Sinan'ın arabasına bile ''gösteriş arabası'' diye yaklaşırsanız,Timur'unda değişik açılardan yaklaşılacak yönleri vardır.Yani eleştirmek için eleştiri yapılacak çok konu bulunabilir demek istiyorum.Umarım anlatabildim.

Birde Esmahan'ın Timur için mütevazi demesi ya da başka herhangi iltifat kelimesi kullanmasının hiç bir önemi yok.Çünkü kadın Timur'a resmen talih kuşu gözüyle bakıyor.Biz onun ağzından Timur'a dair daha ne kadar güzel sözler duyacağız kim bilir.





Timur Sinan yaşlarında emeğiyle çalışmış, evlenmiş, aile sorumluluğu edinmiş. Dolayısıyla ta o zamanki Timur bile hayat tecrübesi olarak Sinan'ın fersah fersah önünde. Ve bu tecrübelerin içinde yamaç paraşütü falan gibi tehlikeli sporlar yok. O zamanlar Timur'un böyle lükslere vakti olduğunu sanmıyorum.


Timur evlenmiş mi evlenmemiş mi bunu kesin olarak bilmiyorum.Aile sorumluluğu da edinmiş olabilir.Belki o zamanlar aile sorumluluğu almasına engel olabilecek kendisi gibi bir adet ''yardımsever'' birisi yoktu ortalarda.Timur'da bu sorumluluğu rahat rahat alabilmiştir.''Sorumluluk alabildi'' diye övebilirsiniz sizde burda.
Timur beyin keyfi izin verse de keşke o tür sorumlulukları Sinan'da,Mine'de alabilse.
Sorumluluk alabilme hakkını bari çalmasa şu iki masum insandan.

Son olarak spor yapmak lüks sayılmaz sevgili moonbeam.Sinan spor yapıyor diye niye böyle alttan alta eleştiriliyor onu da anlamıyorum.
Yamaç paraşütünü gidip üye olan herkes yapabilir.Üniversitelerde bile yamaç paraşütü kulupleri var,gidip üye olan herkesi alıp dağın başına çıkarıyorlar.(gerekli bilgileri verdikten sonra)

Son olarak Timur kızı Merve'yi lüks içinde yaşatan bir baba,izliyoruz,görüyoruz.Yani aile zenginse elbette çocuğuna orta gelirli bir ailenin yaşatamadığı şeyleri yaşatacaktır,yapamayacağı şeyleri yapacaktır.Sinan'ın ailesi de zengin bir aile,üstelik Sinan tek çocukları.Ama önemli olan Sinan'ın kendisine verilenler karşısında şımarmamış olması,düzgün bir karaktere sahip olabilmesi benim gözümde.

;16113606']kanal D yayın akışı ; cuma

20:00 - 007 James Bond :Casino Royale


----


galiba bu hafta dizimiz yok. :icon_sorr

Çok güzel...Cuma gününü iple çekerken merakla Timur&Sinan konuşmasını beklerken bir hafta daha fazladan:icon_sorr
Tamda vize haftama denk geliyor,bu hafta verselerde ağız tadıyla izleseydik keşke...

LamiAslı
07-11-11, 23:36
'Tükürdüğünü yalamak' deyimini kendim için, şu anda kullanabilirim artık. Sinan için buna değer çünkü.
Bu başlığa yazmamaya kararlıydım. Nedenleri çok açıktı. Sadece olmak için Timur'cu olan, bazı şeyleri benimsemeden, görmezden gelerek veya başka bir tarafa çekerek yorumlayan birkaç kişi vardı başlıkta-ki hala var ama- ve onlara dil dökmek gerçekten de zordu. Ama şu dokuzuncu bölümü izledikten sonra, Sinan'ı gördükten sonra dayanamadım.

Turan bey'in ve Esma hanım'ın çektiği acıları anlıyorum. Toplum baskısı, kızının mutluluklarını istemelerinden öne geçiyor. Aslında onların bencil davranmak istemediklerini düşünmek istesem de bu yönüyle de çelişiyorum aslında kendimle. Mine, istemediği bir adamla hiç istemediği bir evliliğe sürükleniyor herkesin benimsemiş olduğu 'Etraf ne der?' düşüncesi yüzünden.

Mine, teyzesi ne kadar dil dökerse döksün güçlü duramayacağını biliyordu. Çünkü çevresinde ailesi olmayacaktı. Teyzesi destek olacaktı belki ama direği babası, tutunduğu babası olmayacaktı. Babasının ona yüz çevirmesi onun bitikleşmesine neden oldu ve kendini bu evliliğe sürükledi. Eğer Turan bey de Mine'nin teyzesi gibi düşünseydi Mine şu anda ne Turan'la evlenmek zorunda olurdu, ne de kendisini güçsüz ve çaresiz hissederdi.
Hatta Mine, evlenmeden önce nikah memuru o son soruyu sorarken bile babasına baktı. Babasının tek bir sözüyle, gözlerindeki parıltı belirebilir ve içindeki ağır yük kalkabilirdi. O nikah masasından kalkabilirdi. Gelinlik giymek istememesi çok anlamlıydı. Zaten... Öyle olmalıydı. O, sevdiği adamla evlenince gelinliğini giymeliydi.

Gerçi Turan bey tıpkı benim düşündüğüm şeyi yaptı. Aklına getirdi nikah masasındayken Mine'nin o bakışlarını... Sanki o da kızını kurtarmak istiyordu ama kalıplaşmış yargılar buna izin vermedi ve hiçbir zaman da vermez zaten. :icon_whisKızının odasına gidip yastığını koklayarak ağlaması hem acıklı, hem anlamlı hem de çok güzeldi.

Şimdi Mine hiç istemediği bir evde, hiç istemediği bir hayata başlıyor. Hiç istemediği bir şekilde sırf zorunluluktan o evde kalıyor. Sırf babasıyla annesi mutlu olsun, kardeşinin yüzü daha fazla düşmesin, bebeğinin rahatı yerinde olsun diye. Sırf güçlüymüş gibi görünmek için. Timur'u tutunacak bir dalmış gibi görmüyor aslında. Sadece, yanlız yolunda-aslında hiç yanlız değilken- yanında olan ama aslında hiç varolmayacak birisiymiş gibi görüyor.

Emine, sana ne demeli ?Yahu, madem aşıksın bu kadar bu adama. E niye mektupları sakladığını, Sinan'ın aslında onu çok merak ettiğini aramaya çalışıp bir türlü ulaşamadığını ve senin hep bunu engellediğini Mine'ye söylemedin? Eğer Mine'ye söyleseydin ne kendine saçma sapan şeyler yapıp gülünç duruma düşmeyecektin, ne de anlamsız bir acı yüzünden benliğinden olmayacaktın. Sana hem acıyorum hem de senden nefret ediyorum.

Ve senin kesinlikle bir tedaviye ihtiyacın var. Sen, Mine'nin durumuna düşüerek sanki her şeyi çekebilecekmiş gibi düşünüyorsun ama düştüğün çamurun farkında bile değilsin. Birincisi, Mine istediği ve sevdiği adamla birlikte oldu, sense sarhoşluğunun acizliğiyle Mine'ye resmen özenirmiş sanki bir yön bulurmuş umuduyla hiç tanımadığın bir adamla. İkincisi Mine bundan pişmanlık duymadı ama sen hem pişmanlık duyacaksın hem de çok acı çekeceksin.

Merve'nin hislerini anlamaya çalışıyorum... Ama olmuyor. Olağan tepkilermiş gibi dursa da verdiği tepkiler o kadar sığ, abartı ve yapmacık görünüyor ki.

Sinan...

Seni anlatmaya ne sayfalar, ne sözlerim yeter Sinan. Gerçekten de öylesin. İçindeki inanılmaz aşk beni her geçen gün büyülüyor. Nasıl bir çocuksun sen... Sen hasta halinle sırf Mine'den daha fazla ayrı kalmamak için İstanbul'a döndün, kendine çevrilen kumpastan haberin yok öylece Mine'yi yeniden görme umuduyla yaşıyorsun her geçen gün. Seni gördükçe hem senin babana, hem Mine'nin ablasına lanetler yağdırmayı ihmal etmiyorum.

Sen Mine'nin nikah resimlerine bakarken ağladığında, benim içimi erittin. Belki bunu ergen kız halimle söyledim ama öyleydi. Daha başka açıklayamıyorum. Hissettiklerime en yakın şey şu 'içimi erittin' oldu.
Ve senin her şeyi aslında ucu ucuna da olsa fark etmen hem çok iyi hem de çok yerinde oldu.

'Öyle değil... Hiç tanımayan birisi bile görür bunu, anlar. Baksana şuna mutlu bir yüz mü bu? İstediği adamla evlenmiş, tebrikleri kabul eden bir gelin mi görüyorsun burda?'
'Ben onu biliyorum anne. Mine'yi tanıyorum. Böyle... Sevindiği zaman her yeriyle sevinir. Dudağının kenarına kadar. Kirpiklerinin gölgesine kadar yayılır mutluluğu. Saklayamaz ki... İstese de saklayamaz.'

Senin aşkın o kadar içten ki. Bir erkeğin taşıyabileceğine göre fazlasıyla güzeli. Fazlasıyla duygulu, fazlasıyla içten. Sen konuşurken, Mine derken bile hissediyorum içinde neler olduğunu.:img-blush
Hani sen 'Seviyor mu? O adamı...' derken için titredi ya. Benim de boğazıma bir yumru oturdu. Senin kadar aşkını bu kadar hissettirebilen bir karakter daha izlemedim ben. :img-in_loGözlerin dolarkenki acın, inanmak istemeyişin...

Sonrasında hemen babanın Mine'den haber almak için tuttuğu adamın evine gidişin çok zekiceydi. Benim asıl korkum senin birtakım şeylerden sonra Mine'nin seni bırakıp, zengin bir adamla evlenerek rahat bir hayat sürmek istemesi gibi bir düşünce barındırdığını düşünmen olur. Ama senin böyle bir şey düşünmeyeceğini biliyorum. Asıl Mine hamile ve bunu nasıl kullanacaklarını da bilmiyorum ama senin Mine'den asla vazgeçmeyeceğini umuyorum.

Sırf bu bölümü izledikten sonra... Artık, senin için izliyorum Sinan. Senin aşkın için. İlk defa böyle bir yorum yazıyorum ama hislerimin daha onda birini bile ifade edemediğimin farkındayım. Sinan, çok seviyorum seni. :img-in_loSen hem karakterinle, hem aşkınla izlediğim erkek karakterler arasında gönlümde birincisin.:love01:

SELVERR
08-11-11, 00:00
merhabalar.

bu hafta dizinin yeni bölümünün olmaması gerçekten üzücü..

bölümler içinde şüphesiz en fazla merakla beklenen bölümdü daha doğrusu bölümün ilk sahnesi olması muhtemel sinan ve timur konuşması...ve ben timur ve minenin evde olması muhtemel sahnelerini bekliyordum... ve de merve boyundan büyük ne işler çevireceğini ama uzatmalı olarak beklemek varmışş...

ama bir yandan da iyi olmuş bu hafta olmaması bayram dolayısı ile daha fazla düşme yaşanabilirdi reytinglerde...

ama neyse ne bir hafta daha girdi araya acaba nasıl sabredeceğiz gelecek cumaya kadar...

fragmanda dönmeye başlamaz o halde .. en azından özet yada bölüm resimleri erken çıksa ccumanın gelmesini beklerken oyalanır tahmin yorumları yaparız...


iyi yorumlar..

^nymph^
08-11-11, 00:08
Bana ilginç gelen nokta ise Sinan’ın Mine'ye iki aile arasındaki farkları görüp daha işin başından senin ailen, benim ailem tartışmasına girmeyelim diyecek kadar olgunluk göstermesi.




Başlığa aslında Sinan hakkında detaylı bir yorum yazmak için girmiştim ama gördüğüm bir kaç yorumla alıntı yapamadan duramadım yine:icon_sorr
Sevgili trueblue senin Mine&Sinancı olmadığını biliyorum ama yazdığın bazı cümleler çok hoşuma gitti onlar üzerinden yorum yapacağım,umarım sorun olmaz senin için:img-wink:

Bahsettiğin ''senin ailen benim ailem tartışmasına hiç girmeyelim,benim babam şunlara şunlara değer verir,biraz kıldır işte'' demesi Sinan adına çok güzel bir ayrıntıydı bence.Dediğin gibi bunu söylemesi ile olgunluk gösterdi diye düşünüyorum.





Ne Timur gençken fakir olduğu için, ne de Sinan zengin olduğu için suçlu. Sinan o zenginliğe, o anne babaya rağmen yinede çok düzgün bir genç ben ona hayret ediyorum. Öyle insanların yetiştirdiği Sinan’ın ukala, bencil, gıcık bir TİKİ olmaması ise gerçek bir mucizedir bence. Keşke onun durumundaki her genç Sinan gibi olabilse. Öylesini bulmak büyük kıratlı, temiz elmas bulmak kadar zor. Timur içinde işler çok yolunda sayılmaz. Sinan’dan bin beter bir durumda olan entrikacı ve yılandilli bir Merve yetiştiriyor ki, Allah yardımcısı olsun. Şimdi böyle olan Merve'yi birde 21 yaşında görmek lazım.



Koyulaştırdığım cümlelerin çok hoşuma gitti.Evet Sinan zengin bir ailenin çocuğu ve onu yetiştiren anne baba ortada.Ama Sinan'a bakıyoruz aslında böyle gençlerde görmeye alışık olduğumuz hiç bir özellik yok kendisinde.Ukala değil,çekilmez birisi hiç değil.Son derece espirili,eğlenceli,vakit geçirmekten bıkmayacağınız birisi.Bencil birisi değil izlediğimiz kadarıyla.Ve elindeki fırsatların etkisiyle şımarmış,burnu havada bir genç kesinlikle değil ki bu da benim bir insan da özellikle de bir erkekte en çok önem verdiğim özelliklerden birisi.
Okumuş,bilinçli,kariyer planları yapan,efendi,sevdiği kızla ortak bir gelecek hayali kuran,baba olma hayalini bile kuran bir genç.



Olgunluk, eğer yeterince akıllıysak edineceğiz bir hediye. Hiç birimiz annemizden şimdiki halimizde doğmadık, hatalar yaparak, bedeller ödeyerek bu günkü olgunluğumuza eriştik. Sinan hayatı boyunca korunup kollanmış, sevilip şımartılmış bana göre 24 sana göre 21 yaşında bir genç. Timur ise hayatın yükünü genç yaşta omuzlamış ve ömrü mücadele ile geçmiş, ustasının ona sunduğu fırsatı iyi değerlendirmiş 37 yaşında bir adam. Aralarında en az 13 en çok 16 yaş var. Timur, Sinan’dan yaş olarak, deneyim olarak çok önde bu asla tartışılamaz. Sinan’ın yola sonradan çıkması önemli değil, Timur yaşlarına geldiğinde nasıl bir adam olacağı önemli.



Dediğin gibi şimdiki olgunluğumuza hatalar yaparak ve bu hataların sonucunda bir çok farklı duygular tadarak (acı,korku,büyük hayal kırıklıkları...) ulaştık.(ama çok olgunuz,ama az,ama hiç) ve olgunlaşma hiç bitmeyen bir süreç bence.Yarın dün olduğumuzdan daha olgun olacağız belki yaptığmız hatalardan dersler almaya devam ederek ya da karşılaştığımız olayların etkisi ile,belki de geri gideceğiz bulunduğumuz olgunluk noktasından...

Yaşla da elbette ilgisi vardır inkar edemem ama yaşı büyük olan insan daha olgundur,yaşı küçük olan insan daha az olgundur diye bir ayrımı yapamayız diye düşünüyorum.Timur Sinan'dan tecrübe bakımından epey önde olabilir ama ben ikisini karşılaştırdığımızda Timur'un olgunluk konusunda sınıfta kaldığını düşünüyorum.

Timur söyledikleri ile yaptıkları konusunda çelişen bir insan aynı zamanda.En iyi örnek bölümlerdir masal anlatır gibi ''amacım yardım'' temalı felsefi konuşmalarını dinledik Timur'un.Ama nikahtan hemen önce öğrendiği şey karşısında verdiği tepki onun asıl niyetini ortaya çıkardı.
Timur kendi istekleri söz konusu olduğunda başkalarınınkine saygı gösteremeyecek,başkalarını düşünemeyecek karakterde birisi.Ve bu bence kesinlikle olgunluk değil.Olsa olsa bencillik olur.
İnsanın kendi istekleri elbette önemlidir,elbette kendisini herkesten çok düşünür buna itirazım yok.Ama hep derler ya ''başkalarının haklarının başladığı yerde senin hakkın biter'' diye.Timur'a armağan ediyorum bu sözü:)



Birde ''hak eden kazansın'' deniliyor ya.Bunu söyleyen arkadaşların samimiyetinden şüphem yok yanlış anlaşılmak istemem.Ancak arkadaşlar ''hakeden kazansın'' demek ''adaletten yana'' olduğumuzu gösterir.Ortada Mine&Sinan aşkına dair adalet görüyor musunuz?
Ve Timur'un bildiği birşeyleri Mine'den saklayarak yani Sinan'dan önde olarak aşkı adına savaşmasını haklı buluyor musunuz?
Ortada birbirini seven iki insan var ve yakında bir bebekleri olacak,üstelik bunlar birtakım haksızlıklara uğrayarak ayrı düştüler,bir başkasının sırf kendi hissettiklerini göz önünde bulundurarak bu çiftin geleceğine müdahale etmesi karşısında ben hakedenin kim olduğunun belli olduğunu düşünüyorum.

İki aşık kendileri dışındaki insanların doğru bildikleri şeyler yüzünden başka başka yerlere savrulacak.Belki daha büyük yalanlarla birbirlerinden nefret eder duruma gelip yine de kalplerindeki aşkı söküp atamayacak ve kopmalarında olmasa bile ayrı kalmalarında payı olan bir adam söz konusu olunca da ''hak eden kazansın'' diyeceğim...Hayır bunu kesinlikle diyemem ben.Timur'un benim gözümde ''hakeden'' konumuna gelmesi için bu hikaye başka türlü kurgulanmalıydı,bu şekilde değil.


Son olarak Sinan'ın Timur'u muhatap alması....Daha doğrusu almaması mı?
Sinan Timur'un peşinden gitti doğru ama onu durdurmak gibi bir amacı olmadığını düşünüyorum ben.Amacı sanırım Mine'nin evlendiği adamı biraz olsun gözlemlemekti.Eğer Timur farketmeseydi Sinan'ın onu durdurmak gibi bir niyeti yoktu bence.Çünkü epey yol aldılar Sinan onu durdurmak istese Timur onu sobelemeden önce durdururdu.
Gönül isterdi ki Timur'un peşine takılacağına direk gidip kapıyı çalsaydı.

Ve Siz eğer insanlardan hatalarının sonucuna katlanma hakkını bile çalarsanız o insanın olgunlaşma hakkını da elinden çalmış olursunuz.Timur'un Sinan ile yapacağı konuşma bence tüm karakterler için dönüm noktası olacak.
Timur ya birşeyleri çalacak üç insanın hayatından,ya da işte beni yanılttın diyeceğim erdemli bir harekette bulunacak.Merakla bekliyorum Timur&Sinan konuşmasını.

Edit:Çocukluğumun bayramları özledim...Sımsıcak,samimiyet dolu birbirinden güzel geçen bayram günlerini...Hepinizin eski bayramların tadında,havasında güzel bir byram geçirmenizi diliyorum...




'Öyle değil... Hiç tanımayan birisi bile görür bunu, anlar. Baksana şuna mutlu bir yüz mü bu? İstediği adamla evlenmiş, tebrikleri kabul eden bir gelin mi görüyorsun burda?'
'Ben onu biliyorum anne. Mine'yi tanıyorum. Böyle... Sevindiği zaman her yeriyle sevinir. Dudağının kenarına kadar. Kirpiklerinin gölgesine kadar yayılır mutluluğu. Saklayamaz ki... İstese de saklayamaz.'

Senin aşkın o kadar içten ki. Bir erkeğin taşıyabileceğine göre fazlasıyla güzeli. Fazlasıyla duygulu, fazlasıyla içten. Sen konuşurken, Mine derken bile hissediyorum içinde neler olduğunu.:img-blush
Hani sen 'Seviyor mu? O adamı...' derken için titredi ya. Benim de boğazıma bir yumru oturdu. Senin kadar aşkını bu kadar hissettirebilen bir karakter daha izlemedim ben. :img-in_loGözlerin dolarkenki acın, inanmak istemeyişin...

Sırf bu bölümü izledikten sonra... Artık, senin için izliyorum Sinan. Senin aşkın için. İlk defa böyle bir yorum yazıyorum ama hislerimin daha onda birini bile ifade edemediğimin farkındayım. Sinan, çok seviyorum seni. :img-in_loSen hem karakterinle, hem aşkınla izlediğim erkek karakterler arasında gönlümde birincisin.:love01:


İnanmıyorumm...Seni başlıkta yorum yazarken görmek beni çok mutlu etti,sonunda canım yaa,hoşgeldin:love01: Canım Mine&Sinan aşkı var oldukça bu diziden kopamayacağımız bir gerçek.O yüzden başlığa yazmama sözü verme birdaha lütfen,tamam sürekli gelme ama arada da olsa bir ses et lütfen:img-wink:


Sinan'ın o söyledikleri varya...Yani ne desem ki? Biliyorum ne desem yetmeyecek,az kalacak ama şu kadarını söyleyeyim Sinan'dan bu kadarını ben bile (bakın ilk bölümden bu bölüme Mine&Sinan diye tutturan ben bile) beklemiyordum.Tabi içimdeki ukala ses susmuyor,''sen genel özetteki iki cümleyi okuyunca da zaten bu aşka tutulmadın mı'' diye soruyor ama neyse.
Tamam Sinan Mine'ye aşıktı,ona değer veriyordu ama o halde Türkiye'ye sırf Mine için dönmesi,hemen onu arayıp bulmak istemesi,okulunun önünde düşüp hastahaneye götürüldüğünde doktor ''tehlikeli bir durum atlattınız'' temalı konuşmasını yapıp çıktığında Sinan'ın babasına başını çevirip ''Mine'den haber var mı?'' diye sorması...
Bunlar çok güzel detaylar Sinan'ın aşkı adına...

O ''seviyor mu?'' repliğini bana hiç hatırlatma.Orda sesi titredi,sonra da gitti ya boğazım düğümlendi.

Canım Sinan'ı bende çok seviyorum,dönene kadar bu karakter kafamda soru işaretleri oluşturuyordu,'acaba'' larım vardı Sinan adına.Tamam izlediğimiz ilk 2 bölüm ve flashbacklerden aslında Sinan'ın nasıl birisi olduğunu anlamıştım ama şimdiki zamanda izlediğimiz Sinan ile herşey netleşti kesinlik kazandı.

Timur'un baba olduğu yaştan 2 yaş küçük sadece. Bu durumda Timur Sinan'ın bu sorumluluğu taşıyıp taşıyamayacağı konusunda söz söyleyebilecek derecede bu konuda tecrübe sahibi.

Timur baba olduğunda ister Sinan'ın şimdiki yaşından büyük olsun,ister küçük olsun,ister aynı yaşta olsun.
Ne olursa olsun ''Sinan'ın bu sorumluluğu taşıyıp taşıyamayacağı hakkında'' söz söyleyemez.
Tecrübe sahibi olması bile Timur'a bu hakkı vermez.Tecrübeler bu derece yol gösterici olsaydı hiç bir insan hata yapmazdı,gidip tecrübe sahibi insanlara danışırdık ne hata,ne dert,ne tasa...

Herneyse bu sorumluluğu taşıyıp taşıyamayacağı hakkında söz söyleyebilecek tek kişi Sinan'ın kendisidir.Ne Bekir Harmangil,ne Turan usta ne de Timur...

Üstelik Timur Sinan'ı hiç tanımazken sırf baba olduğu yaşta Sinan'dan 2 yaş büyüktü diye nasıl bu sorumluluğu taşıyıp taşıyamama konusunda söz söyleyebilir ki.
Üstüne vazife olmayan bu şeye bari karışmasın Timur.

LamiAslı
08-11-11, 00:33
İnanmıyorumm...Seni başlıkta yorum yazarken görmek beni çok mutlu etti,sonunda canım yaa,hoşgeldin:love01: Canım Mine&Sinan aşkı var oldukça bu diziden kopamayacağımız bir gerçek.O yüzden başlığa yazmama sözü verme birdaha lütfen,tamam sürekli gelme ama arada da olsa bir ses et lütfen:img-wink:


Sinan'ın o söyledikleri varya...Yani ne desem ki? Biliyorum ne desem yetmeyecek,az kalacak ama şu kadarını söyleyeyim Sinan'dan bu kadarını ben bile (bakın ilk bölümden bu bölüme Mine&Sinan diye tutturan ben bile) beklemiyordum.Tabi içimdeki ukala ses susmuyor,''sen genel özetteki iki cümleyi okuyunca da zaten bu aşka tutulmadın mı'' diye soruyor ama neyse.
Tamam Sinan Mine'ye aşıktı,ona değer veriyordu ama o halde Türkiye'ye sırf Mine için dönmesi,hemen onu arayıp bulmak istemesi,okulunun önünde düşüp hastahaneye götürüldüğünde doktor ''tehlikeli bir durum atlattınız'' temalı konuşmasını yapıp çıktığında Sinan'ın babasına başını çevirip ''Mine'den haber var mı?'' diye sorması...
Bunlar çok güzel detaylar Sinan'ın aşkı adına...

O ''seviyor mu?'' repliğini bana hiç hatırlatma.Orda sesi titredi,sonra da gitti ya boğazım düğümlendi.

Canım Sinan'ı bende çok seviyorum,dönene kadar bu karakter kafamda soru işaretleri oluşturuyordu,'acaba'' larım vardı Sinan adına.Tamam izlediğimiz ilk 2 bölüm ve flashbacklerden aslında Sinan'ın nasıl birisi olduğunu anlamıştım ama şimdiki zamanda izlediğimiz Sinan ile herşey netleşti kesinlik kazandı.

Merhabalar birtanem, hoşbuldum. İnan bana artık öyle kesin şeyler yazmayacağım yani başlıkta gidip gitmeme konusunda. Sinan bana tükürdüğümü yalattı. Ona olan hislerimi ancak biraz olsun burda dindirebilirdim. Ben bu çocuğun sevgisine, zekasına, aşkına hayranım. :img-in_lo

Benim anlayamadığım şey madem Emine Timur'u istiyordu, madem Mine'yle evlenmesine karşıydı elinde bunca şey varken nasıl gözünü yumdu da buna katlanabildi? Üstelik sonucunda da kendisine saçma sapan şeyler yaptı. :whistle2

Benim de gözlerim doldu. Bilmiyorum hem duygusal birisi olduğum için hem de bu kadar aşkı etkileyen bir karakter izlemediğim için oldu sanırım. Öyle etkilenmiştim ki. :img-in_lo
Sinan Mine'yi içinde yaşattığı sürece, ben hep onu izleyeceğim hep onların aşkını benimseyeceğim. :love01:

QUZEY
08-11-11, 01:44
allahim ya simdi sinan 2 guzel laf etti diye asikmi oldu :img-hyste:img-hyste nedense cok yapmacik geldi bana ve mineyi hala sinanin yanina yakistiramiyorum ...ama timurla muhtesem duruyorlar ..
haaa birde birsey dikkatimi cekti sinan efendi madem minelerin evinin numarasini biliyormusda neden aramamis yada aratmamisda birden bire mineye ulasip haber aldi cok komikti :img-hyste ve gercekten o boyunluklarla cok korkunc gozukuyor ya sofa gercekten seven insan eger birseyler olupta mine evlendi diyorsa bunun illa bir sebebi var diyorsa timur yerine mineye ne olursa olsun ulasip sorup ogrenebilirdi mine nasil sinanin evine gidip basbas bagirdi sinan efendide baktiki timur cikti mineyle konusmayi deneseydi beyfendi oyle yatakda asigim seviyorum yok soyle yok boyleyle olmaz oluycakda .....

mine sonunda timura asik olucak cunki daha 17 yasinda ve aski tam anlamiyla yasamadi ne oldugunu bilmiyor bunu timurla ogrenecek ve gercekten birbirlerine cok yakisiyorlar ......

yazmiycaktim artik ama dayanamadim hala duzmantik ilerliyorsunuz sirf sinan genc yakisikli timur olgun diye ama ask bir yere kadar bir yerden sonra malesef bitiyor .....

dahada yazmam bu sondu ve inaniyorumki timur ve mine arasinda daha guzel bir ask olucak bekleyip gorecegiz emin kaynaklardan edinilmis bilgidir demedi demeyin :img-hyste:img-hyste

moonbeam
08-11-11, 02:49
Bazı arkadaşlar yazdıklarımı anlayamamışlar, dolayısıyla da yanıtlayacağım diye çarpıtmışlar.

Zamandan büyük lüks yoktur hayatta. İnsanların hobilerle doldurabilecekleri boş vakitleri olması büyük bir lükstür. Spor da böyle bir şeydir. Karnını doyurmakla uğraşan insanın ilk mesajımda da dediğim gibi bu lükse vakti yoktur. Mesela bu forumda geçirdiğim zamanı ben başka şeylerden çalarak harcıyorum. Evde boş boş oturup sıkılırken ne yapsam da vakit geçirsem diyerek değil.

Neyse, ben mesajlarımı kimse cevap versin, tezlerimi çürütsün diye yazmıyorum. O nedenle de her birine verecek yanıtım olmasına rağmen bunu yapmayacağım. Anlayacak olan ilk seferde anlardı, anlamamakta ısrar eden nasılsa değişmeyecek.

Sinan hayatı boyunca korunup kollanmış, sevilip şımartılmış bana göre 24 sana göre 21 yaşında bir genç.

Bu konuda neden ısrar ettiğini gerçekten hiç anlamıyorum. Yaşın bana göresi sana göresi olmaz. Senaristlere göresi vardır, bu karakteri yaratan onlar. Sana daha önce de dediğim gibi benim gördüğüm tek bilgide (kaynağını da gösterdim) Sinan'dan için Mine'den 3-4 yaş büyük deniyor. Ben de onun üniversite mezunu olduğunu hesaba katarak 21 olmalı diyorum. Eğer senaristler gözümden kaçan başka bir yerde 24 demişse (böyle tutarsızlıklara az rastlamadık) o zaman ben de Sinan için 21-24 yaşlarında derim. Ama bu bilgiyi kendi gözlerimle görene kadar ben onu 21 yaşında düşüneceğim çünkü forumlardaki kaynağı belirsiz kulaktan dolma bilgilerin zaman içinde yorumlarla değiştiğini gördüm. Mesela şu zaman atlaması ile ilgili makaleyi bulup kendim okumadan önce forum yorumlarına dayanarak Mine'nin zaman atlamasından sonraki yaşı 25 olacak izlenimi almıştım ama makalede öyle bir şey yazmıyor. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif

Sinan 21 yaşında ya da 24 yaşında umrumda bile değil ve ne hikaye açısından ne benim açımdan hiç bir şeyi değiştirmez bu. Ama ben 21 yaşını kafamdan uydurmadım, bir kaynağım var. "Bana göre" bir şey değil bu.

ban68
08-11-11, 03:38
Birde ''hak eden kazansın'' deniliyor ya.Bunu söyleyen arkadaşların samimiyetinden şüphem yok yanlış anlaşılmak istemem.Ancak arkadaşlar ''hakeden kazansın'' demek ''adaletten yana'' olduğumuzu gösterir.Ortada Mine&Sinan aşkına dair adalet görüyor musunuz?



Mine&Sinan aşkına dair adaleti yok edenler bu aşkı yazanlar ilk önce çünkü neler neler yapmadılar ki saçmalardan seçmeler:

Amcasına aşırı değer veren bir genç yazdılar. Bu adamı da yalandan hasta edip çok zengin olmasına rağmen genç yaştaki yeğenini Amerika’ya gönderdiler yanında durması ve moral bulması açısından. Neymiş amca baba yarısıymış ve asıl önemlisi de Sinan’ın da yumuşak karnıymış. Pehhhh… Bunu yaparken de duygu sömürüsüyle birlikte dayatmacıyı da gördük.:img-tomat

Anlayışsız ve bencil ebevenyn portresi çizerek neler neler yaptırmadılar ve hâlâ yaptırıyorlar.

Kocanın kararlarını benimsemese bile sesini çıkaramayan bir anne sundular.

Ne hikmetse hastalığında amcasının yanında olmak için Amerika’ya giden gence yamaç paraşütü yaptırdılar ve komalık ettiler.:img-hyste

Günümüz iletişim araçlarını çöpe attırdılar.:img-hyste

Sinan’a parasını ve aklını kullandırmayıp Mine hakkında kendisine sürekli bilgi verecek bir arkadaş ya da birisini görevlendirmediler.

Sinan’a Mine’nin evinin telefonunu aylar sonra arattılar. O zamanda karşısına psikopat manyak Emine’yi çıkardılar. :img-hyste

Amerika’ya giderken Mine’yle görüşmek için evlerine kadar giden Sinan’ın karşısına yine Emine çıkarken, gelen mesaj ve mektubu da Emine’yle yok ettirdiler. Vs…vs…Unuttuklarım olabilir.

Peki benim olmasını istediğim Mine&Timur aşkı için adaletin “a”sı var mı?

Bir kere Timur'un karşısında başka birisine aşık üstelik ondan bir çocuk bekleyen bir kadın var adı MİNE olan.

Hiç kimse bilmese bile Mine’ye aşık ama bunu söylememesi gereken bir adam var adı TİMUR. :icon_sorr Eğer bunu Mine’ye söylese zaten kendisine güvenmeyen ve korkan, hayatının baharında, genç ve cahil bir kadın kim bilir daha ne kadar ürker. Yani çok sabredip çalışması gerekli.:whistle2

Merve adında babasına değil yardımcı, köstek bir küçük şeytan var evde. Üstelik yaşı da Mine’ninkinden sadece 4 yaş küçük. sofa

Başı yerde gezen Turan’ın başını yerden isteyerek kaldırmayı teklif ettiği halde kendisine bir türlü güvendiremeyen bir adam Timur. :icon_sorr Halbuki bu iki adam anladığımız kadarıyla çok uzun zamandır birlikte çalışıyorlar ve birbirlerini çok iyi tanıyorlar. Yanisi şu ki, Timur Turan için bir iyiliğe kalkıştı, hem ihtarlar aldı hem de tepkiler. :img-tomat

Mine’yi 17 yaşında yazarak aradaki 20 yaş farka bir çok kişinin olumsuz yaklaşmasını sağladılar. Halbuki benim UNUTULMAZımdaki kız da 19 yaşında Timur yaşlarında bir adamdan hamile kalmıştı. Ama benim EDAM hem reşit olmuş hem de üniversite 1'de okuduğu için o iki yaş forumlarda hiçbir zaman konu edilmedi. Yani Mine 18 yaşında ve üniversite 1’de okusaydı burada böyle bir patırtı kopmazdı.



Ve Timur'un bildiği birşeyleri Mine'den saklayarak yani Sinan'dan önde olarak aşkı adına savaşmasını haklı buluyor musunuz?


Sinan'dan önde mi?? :img-hyste Aşkın gücünü unutmayın...:img-in_lo Sinan bence kendi aşkı, Mine'nin kendine duyduğu aşk ve bebekle bayağı önde yaaa...


Hâlâ lafımın arkasındayım çünkü Timur bunu söyleseydi, nikaha 5 kala işler gerçekten Mine için bakın Mine için diyorum içinden çıkılmaz bir hal alırdı.

Çünkü bir kere Turan kesinlikle karşı çıkardı. Çünkü Sinanların evinde olanlar malum. Sonra Bekir’in yine katakulliyle Mine’yi Sinan’dan uzaklaştıracağı kesin. Sinan’ı Mine’den uzaklaştırmak için bu kez ayda bir teyze bile icad ederdi bu adam :img-hyste ya da bilmem hangi yalan. Sonra Sinan yorgan döşek hasta yattığı, kendisi dışında gelişen olaylardan haberi olmadığı, Mine’nin kendisine ulaşma gayretlerinden de habersiz olduğundan yine bir şey değişmez ve bu saflar yine kavuşamadıkları gibi Mine evlenmeyerek nerede kalırdı bilemiyorum. :icon_sorr Çünkü baba evde istemiyor, teyze arkasından kumpas kuranlar sayesinde tekin bir hayata sahip değil. Para durumlarına girmiyorum bile.


İki aşık kendileri dışındaki insanların doğru bildikleri şeyler yüzünden başka başka yerlere savrulacak.Belki daha büyük yalanlarla birbirlerinden nefret eder duruma gelip yine de kalplerindeki aşkı söküp atamayacak ve kopmalarında olmasa bile ayrı kalmalarında payı olan bir adam söz konusu olunca da ''hak eden kazansın'' diyeceğim...Hayır bunu kesinlikle diyemem ben.Timur'un benim gözümde ''hakeden'' konumuna gelmesi için bu hikaye başka türlü kurgulanmalıydı,bu şekilde değil.


Şimdi ortada yalan yanlış birinden uzaklaştırılan aşıklarla, genç bir kadına bir çok olumsuzluklara rağmen aşık olmuş bir adam var. Bu iki aşık madem birbirlerine güveniyorlar ve asla birbirlerine olan aşkları bitmeyecek diyorsunuz, hodri meydan. Halep ordaysa Timur burada. :img-hyste Bekleyelim görelim. Dünyada neler değişmiyor ki, sabahtan akşama... Yıllar geçtikçe, olaylar geliştikçe neler neler olmaz. Buyursun Sinan aşkına kavuşmak için elinden geleni ardına komasın, buyursun Timur da bir başkasına aşık bir kadının aşkına rağmen bıkmadın usanmadan öyle şeyler yapsın ki, Mine de Timur’un kendine olan aşkını muhakkak ama muhakkak görsün, hissetsin, düşünmeye başlasın. Zaten ondan sonra Mine’yi izlemek zevkli olacak.:img-eat: Çünkü artık güvensizlik yerini düşünmeye bırakınca suların yönü değişmeye başlayacaktır.

Ama bakın hep diyorum ve diyeceğim de. Bu aşkın galibi kesinlikle ve kesinlikle aşına daha çok sahip çıkıp, Mine’si için her türlü fedakarlığı ve çok önemli şeylerden vazgeçmeyi göze olan olmalıdır. :calisYani Mine ya bunu muhakkak görebilmeli ve Sinan’a defalarca aşık olmalı ya da Timur’un gerçek aşkına aşık olup Sinan’ı mazideki gençlik aşkı sayfasına kaldırıp güzel bir hatıra olarak saklamalı. Zaten oğlu bunu ona hep hatırlatacaktır. Hak eden kazansın. Aşk kazansın. :love01:

Z€hRaa
08-11-11, 10:29
Bu başlıkta anlamadığım tek şey şu.
Dizinin esas aşkı(!) MT olabilir. Ama biz onu desteklemek ve Timur'u sevmek zorunda değiliz. MS destekliyoruz. Kavuşmasalar bile onların aşklarını seviiyoruz :img-in_lo Ne var bunda ? Sonunda MT olacakmış bize ne :img-hyste Sırf bu yüzden desteklemeyelim mi yani ? Aşk göreceli. Dizilerdeki çiftler de öyle. Biz onları yakıştırdık napalım. :img-in_lo Siz de MT yi sevin bir şey demiyoruz.

Tüm tartışmalar bunun üzerinden çıkıyor zaten. Neyse herkese iyi günler :love01:

T.ü.l.a.y.275
08-11-11, 11:46
.
haaa birde birsey dikkatimi cekti sinan efendi madem minelerin evinin numarasini biliyormusda neden aramamis yada aratmamisda birden bire mineye ulasip haber aldi cok komikti :img-hyste
dahada yazmam bu sondu ve inaniyorumki timur ve mine arasinda daha guzel bir ask olucak bekleyip gorecegiz emin kaynaklardan edinilmis bilgidir demedi demeyin :img-hyste:img-hyste

Selam arkadaşlar öncelikle bu hafta dizinin olmamasına şaşırdım acaba reytingler düştü diyemi yok.. belki yayın akışı değişecek olabilir malum başka bir kanalda diğer dizi başlayacak..:icon_whis

Sinan olayına gelince hep demiştim..Sinan telefon edebilirdi tabi hatta öyle ısrarla arayabilirdi ki evdekiler bu adamda kim diye rahatsız edene dek..hep Emine çıkacak değildi telefona Mine Sinan'ı bu sebepten dolayı bile affetmeyebilir..:img-beee:

şimdi gelelim kırmızı ile yazılı olan tüyoya bunun böyle devam edeceğini bende düşünüyorum ama emin yerlerden falan diye yazınca daha mı emin oldum ben..:img-hyste:img-hystetşk. bilgi için canım..:img-wink:

trueblue
08-11-11, 12:01
Bu konuda neden ısrar ettiğini gerçekten hiç anlamıyorum. Yaşın bana göresi sana göresi olmaz. Senaristlere göresi vardır, bu karakteri yaratan onlar. Sana daha önce de dediğim gibi benim gördüğüm tek bilgide (kaynağını da gösterdim) Sinan'dan için Mine'den 3-4 yaş büyük deniyor. Ben de onun üniversite mezunu olduğunu hesaba katarak 21 olmalı diyorum. Eğer senaristler gözümden kaçan başka bir yerde 24 demişse (böyle tutarsızlıklara az rastlamadık) o zaman ben de Sinan için 21-24 yaşlarında derim. Ama bu bilgiyi kendi gözlerimle görene kadar ben onu 21 yaşında düşüneceğim çünkü forumlardaki kaynağı belirsiz kulaktan dolma bilgilerin zaman içinde yorumlarla değiştiğini gördüm. Mesela şu zaman atlaması ile ilgili makaleyi bulup kendim okumadan önce forum yorumlarına dayanarak Mine'nin zaman atlamasından sonraki yaşı 25 olacak izlenimi almıştım ama makalede öyle bir şey yazmıyor. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif

Sinan 21 yaşında ya da 24 yaşında umrumda bile değil ve ne hikaye açısından ne benim açımdan hiç bir şeyi değiştirmez bu. Ama ben 21 yaşını kafamdan uydurmadım, bir kaynağım var. "Bana göre" bir şey değil bu.

Kaynağına inanıyorum Ayışığım. Sinan'ın 21 yaşında olmasının 23 yaşında olmasının bencede fazla bir önemi yok. Atalarımızın dediği gibi "Akıl yaşta değil baştadır" zaten.

Ben Emine ve Bekir'e birde Sinan'a bakınca bu çocuk nereden çıkmış diyorum. Canavar baba, mızmız anneden mümkün değil o çocuk çıkamaz. Kesin Sinan doğumda karışmış bir bebek.

Birde aklıma geldi hep tartışılan yamaç paraşütü mevzusu. Benim 45 yaş civarında beraber çalıştığım bir yöneticim vardı. Evli, 3 çocuk babası. Aslen köy çocuğu ama Ankara'da üniversitede yamaç paraşütüne merak salmış. Yamaç paraşütü yüzünden kol, bacak kaç yerini kırdı, hatta omurgası çatladı felç riski atlattı karısı bir daha yamaç paraşütü yaparsan seni boşarım dedi. Hafta sonları kocasını hiç bir yere kendi olmadan yollamıyor. Adam hala yamaç paraşütü yapıyor ama ayda bir iki gün o da mesai saatlerinden izin alıp. Hanımı ararsa toplantıda diyorduk. Can çıkmadan huy çıkmıyor. :img-hyste :img-hyste :img-hyste

forgetmenot
08-11-11, 12:11
Timur'la değil de Sinan'la evlenecek olsa,mutlu olsa,dramatik çatışma yok ki diziyi kim izleyecek onu soran yok.Sinan'la Mine aileleri arasındaki tüm pürüzleri yok etseler,hamilelik olduğu için evlenseler,evlilik için çok genç olmalarına rağmen mucize bu ya çok mutlu olsalardı,böyle bir diziyi kim izlerdi?Çatışma,heyecan bunun neresinde olurdu? 'Bir Çocuk Sevdim' adı konulup aralarında yaş farkının çok olduğu Timur diye bir karakter,uyuz kızı gibi yan karakterler diziye neden konulmuş ?Karşıtlık,çatışma,heyecan yaratmak,izlenme oranını arttırmak için olabilir mi acaba?:icon_whis
*Dizinin sonunda Sinan'la Mine olgunlaşıp,tüm sorunlarını,kırgınlıklarını aşıp,çocuklarıyla beraber yine birarada olabilirler.Timur kendince verdiği tüm emeklere,ümitlenmelerine rağmen elleri böğründe kalabilir.Ama şimdi değil.Bunu da iyi anlamak gerekir.

trueblue
08-11-11, 12:34
Timur'la değil de Sinan'la evlenecek olsa,mutlu olsa,dramatik çatışma yok ki diziyi kim izleyecek onu soran yok.Sinan'la Mine aileleri arasındaki tüm pürüzleri yok etseler,hamilelik olduğu için evlenseler,evlilik için çok genç olmalarına rağmen mucize bu ya çok mutlu olsalardı,böyle bir diziyi kim izlerdi?Çatışma,heyecan bunun neresinde olurdu? 'Bir Çocuk Sevdim' adı konulup aralarında yaş farkının çok olduğu Timur diye bir karakter,uyuz kızı gibi yan karakterler diziye neden konulmuş ?Karşıtlık,çatışma,heyecan yaratmak,izlenme oranını arttırmak için olabilir mi acaba?:icon_whis
*Dizinin sonunda Sinan'la Mine olgunlaşıp,tüm sorunlarını,kırgınlıklarını aşıp,çocuklarıyla beraber yine birarada olabilirler.Timur kendince verdiği tüm emeklere,ümitlenmelerine rağmen elleri böğründe kalabilir.Ama şimdi değil.Bunu da iyi anlamak gerekir.

Sevgili forgetmenot benim Sinan ile Mine evlensin dediğim yok. Dediğin gibi çatışma yoksa dizi de yoktur.

Forumdaki çekişmenin esas nedeni tanının tam konulamaması. Hastalığa tam teşhis koyamazsan tedavide edemezsin. Bülent İnal Hayranlarının teşhisi yanlış onlar Mine illa ki Timur ile olsun ne olursa olsun derdindeler. Kimsenin senaryo bize ne anlatıyor, bizden çıkarmamızı istediği sonuç ne gibi çabaları yok. Halbuki senaryonun asıl çatışma konusu birbirlerine kavuşamayan genç ve saf aşıklar Mine&Sinan yan hikayeler Turan Usta'nın dağılan ailesi. Bir çok karakterin kendi yan hikayeleri anlatılacak olsada birincil görevleri Mine&Sinan'ı ayırmak ve hayatlarını zorlaştırmak. Dizinin sürmesi için ana çatışma son bölüme kadar sürmek zorunda. Ayrıca zamanın dolması ve çeşitlilik vermesi için bir kaç yan hikayede olmak zorunda.

matraka
08-11-11, 15:00
allahim ya simdi sinan 2 guzel laf etti diye asikmi oldu :img-hyste:img-hyste nedense cok yapmacik geldi bana ve mineyi hala sinanin yanina yakistiramiyorum ...ama timurla muhtesem duruyorlar ..
haaa birde birsey dikkatimi cekti sinan efendi madem minelerin evinin numarasini biliyormusda neden aramamis yada aratmamisda birden bire mineye ulasip haber aldi cok komikti :img-hyste ve gercekten o boyunluklarla cok korkunc gozukuyor ya sofa gercekten seven insan eger birseyler olupta mine evlendi diyorsa bunun illa bir sebebi var diyorsa timur yerine mineye ne olursa olsun ulasip sorup ogrenebilirdi mine nasil sinanin evine gidip basbas bagirdi sinan efendide baktiki timur cikti mineyle konusmayi deneseydi beyfendi oyle yatakda asigim seviyorum yok soyle yok boyleyle olmaz oluycakda .....

mine sonunda timura asik olucak cunki daha 17 yasinda ve aski tam anlamiyla yasamadi ne oldugunu bilmiyor bunu timurla ogrenecek ve gercekten birbirlerine cok yakisiyorlar ......

yazmiycaktim artik ama dayanamadim hala duzmantik ilerliyorsunuz sirf sinan genc yakisikli timur olgun diye ama ask bir yere kadar bir yerden sonra malesef bitiyor .....

dahada yazmam bu sondu ve inaniyorumki timur ve mine arasinda daha guzel bir ask olucak bekleyip gorecegiz emin kaynaklardan edinilmis bilgidir demedi demeyin :img-hyste:img-hyste
hep söylemişimdir,
mine sinandan daha cesur diye,,hep vazgeçen sinan olmuştur,amerikaya gitmedende devamlı minenin cep telefonunu aradı evini aramadı ilginçtir,mine ne olucağını düşünmeden,evinin önüne gidip sinan sinan diye haykırabiliyor,ama sinan kapının önünden geri dönüyor

benim tezlerimi zaten destekleyen hareketler bunlar

sinan mine sahnelerini izlerken tamam bende etkileniyorum,ama işte keşke aralarındaki aşk için ama olmasa ama o ama var:img-hystenası bir cümle olduysa
timur aynı durumda olsa,kızın babası rahatsız dinlermi sanmam

selin-ji
08-11-11, 16:17
Bazen diyorum ki bu dizi neden Cuma günü?
yahu cuma gününe gelen kadar asır geçiyor sanki? 1aydır izlemiyormuşum gibi geliyor bana :)
Salı günündeyiz fragmanda yok özette yok çatlamak üzereyim vallahi. :icon_sorr
öyle bi fragman çıkmalı ki karşımıza sinanla-timur karşı karşıya gelince naptılar acaba diye merak uyandırması lazım..

sema65
08-11-11, 18:35
ben iki şeye dikkat çekmek istiyorum.1-başından beri seni asla bırakmıyacağım,terk etmeyeceğim diyen bir SİNAN. 2-birde israrla turan ustaya ben kızını mutlu edeceğim diyen bir TİMUR. bu sözler boşu boşuna söylenmedi herhalde.evet sinan asla per etmeyeck gerçi şu an uygulamaya çalıştığı yol doğru olmasada bir gün mutlaka mine'nin karşısına çıkıp yüz yüze gelecektir.bu yüzleşme neleri getirir neleri götürür henüz bilemiyoruz.timur ise bence verdiği sözü tutacaktır ben eminimki mine izin verirse gerçekten onu mutlu edebilir.zira yaşı bakımından oldukça tecrübeli bir erkek üstüne üstelik zamanında ne yaşadığını henüz bilemiyoruz ama sanırım onunda kırık bir aşk hikayesi var.şu unutulmamalıdırki 2.eşler hep daha kıymetli olmuşlardır sanırım oda daha önceki yaşanan acı tecrübenin verdiği olgunlukla aynı hatalar tekrar edilmek istemediğinden daha bir dikkatli davranılmasındandır.bence aşk gelip geçici bir duygu tabi herkese nasip olmayan bir his yaşayabilenler şanslı olanlar ama gerçek sevgi bence daha değerli insanın ayakları yere daha sağlam basar daha objektif bakarsın hayata ve mutlu olmak daha kolaydır.bende mine-timur ikilisinin daha mutlu bir ikili olacağından yana tavır takınmaktayım.diğer şık olursada onada saygı duyarım.

LİSA
08-11-11, 19:00
dizide mine sinan ve timur aşkı önde olsada yan konularda benim ilgimi çekmekte mesela emine kardeşlik kıskançlık sonucu yaptığı hata onu nereye götürecek ya erkek kardeş ona ne olacak yada turan usta ikinci baharmı yaşayacak eğer bu konular yaprak dökümü gibi değilde daha incelikle işlenirse dizide saçmalama ve konu sıkıntısı olmaz ve timur mine sinana saçmalıklar yaptırmazlar

arte
08-11-11, 19:41
Selamlar ve Herkese İyi Bayramlar:img-wink:
diziyi sevsem de başlıktaki gergin ortam sebebiyle yazmak pek içimden gelmedi:img-blush
bir çocuk sevdim sonu başından belli olan dizilerden değil ismi bile yoruma açık bu bana çok çekici geliyor ama bu belirsizlik ortamı germiş gibi

görünüşe göre iki seçenek var :ya iki genç aşığın kaderin tüm cilvelerine göğüs gerişini araya giren kara kedilere rağmen aşklarını canlı tutuşlarını izleyeceğiz
ya da bir yaptığı bir gençlik hatasından sonra bir genç kızın gerçek aşkla tanışmasını
peki herşey bu kadar keskin hatlarla gelişmek zorunda mı :img-wink:

sonunda mine timurla mı olur yoksa sinanla mı bunu bilemiyorum ama bir gerçek var ki timur olsa da olmasa da kısa vadede sinan ve minenin bir araya gelebilme ihtimali yok

tamam kabul biraz zor ama bir kadın hayatta iki tane adam gibi adamla karşılaşamaz mı yani :img-heh:
elbette izlerken birilerini kendimize daha yakın hissederiz ben de timur odaklı izliyorum:img-in_lo
lakiiiin;
sözde aşkından öldüğü kızın hamile olduğunu öğrenince arkasına bakmadan kaçan sinan ya da mine beni sevecek onu ancak ben mutlu ederim diye diretip sinana mani olacak timuru izlemektense sevdiği kızın gözlerine bakarak mutlu olup olmadığını anlayan kendisine sunulanlara inanmayan sinanı, bebeğine de mine kadar özen gösteren, ağladığını anlayınca içi titreyen timuru izlemeyi tercih ederim
herkes desteklediği karakteri dizinin merkezine oturtup diğer karakterin üzerini karalama çabasına girmiş ama bu karakterlerin kusurlarının altını çizip durmak ya da onlardan kusursuz olmalarını beklemek büyük haksızlık

klişelerden şikayet edip duruyoruz ama klişe konusunda ısrarcı olanlar da yine bizleriz sanki:icon_whis

SELVERR
08-11-11, 19:42
merhabalar..

madem bu hafta yeni bölümümz yok bu haftayı bir şekilde atlacağız o yüzden bende hem sayfa hareketlensin hemde sıkılmayalım diye bir anket hazırladım kendimce. cevaplarsanız sevinirim...
ANKET
1.En sevdiğiniz karakter-ler:
2.En sevmediğiniz karakter-ler:
3:En beğendiğiniz sahne: Neden?:
4.En beğenmediğiniz sahne.Neden?:
5.En beğendiğiniz bölüm :
6.En beğendiğinz replik:
7.Desteklediğinz Çift:
8.Neden Bir Çocuk Sevdim:
9. Dizi için bir şarkı seçseniz hangisi olurdu. Niçin?
10.Dizide olmasını istediğiniz ve beklediğiniz sahne:

Şimdiden cevplayan arkadaşlara çok teşekkür ederim...

LamiAslı
08-11-11, 20:04
Anket için teşekkürler. :img-wink:

1.En sevdiğiniz karakter-ler:
Sinan. :img-in_lo

2.En sevmediğiniz karakter-ler:
Timur, Merve, Emine.

3:En beğendiğiniz sahne: Neden?:
Sinan'ın olduğu her sahne. Çünkü her sahnesi anlamlı, her sahnesi bir şeyler hissettiriyor.:img-in_lo

4.En beğenmediğiniz sahne.Neden?:
Timur sahneleri, Timur-Merve sahneleri. Birincisinin nedeni çok uzun ama ikincisinin nedeni yapmacık gelmesinden kaynaklanıyor.

5.En beğendiğiniz bölüm :
1. bölüm, 9. bölüm.:img-in_lo

6.En beğendiğinz replik:
Sinan'ın Mine'ye ithafen söylediği her replik. :img-in_lo

7.Desteklediğinz Çift:
Mine&Sinan.:img-in_lo

8.Neden Bir Çocuk Sevdim:
Tek nedeni Sinan karakterinin yaşadıklarını görmem ve Mine-Sinan'ın akıbiyetini merak ettiğim içindir.

9. Dizi için bir şarkı seçseniz hangisi olurdu. Niçin?
Redd- Nefes Bile Almadan. :img-in_lo

10.Dizide olmasını istediğiniz ve beklediğiniz sahne:
Sinan-Mine ve bebekleriyle mutluluk dolu sahneler görmeyi çok istiyorum. :img-in_lo

ban68
08-11-11, 20:14
bence aşk gelip geçici bir duygu tabi herkese nasip olmayan bir his yaşayabilenler şanslı olanlar ama gerçek sevgi bence daha değerli insanın ayakları yere daha sağlam basar daha objektif bakarsın hayata ve mutlu olmak daha kolaydır.bende mine-timur ikilisinin daha mutlu bir ikili olacağından yana tavır takınmaktayım.diğer şık olursada onada saygı duyarım.

Şimdi gerçek aşk dediğimiz nereye bakarsa aşık olduğu kişiyi görmek, onda yok olma durumu, gerekirse elinin tersiyle iteceği dünyalıklarıyla, uğruna canını vermekten bir an bile çekinmeme -ki bu gerçek büyük ikramiyedir ve çok çok az kişiye isabet eder- bitmez, yok olmaz zamanla. Nefret etse bile asla sevmekten vazgeçemez. Vazgeçmeye çalıştıkça içine çeker aşk ve o ne derse yapar. Aşka hükmedilmez. Eğer bir kere aşk belasına düşmüşse insan, kaçıp kurtulması imkansızdır çünkü götüreceği yer hep onun yanıdır. Aşık kavuşamadığı aşkı için ya uğruna savaşır ya da aşkı için bırakır, uzaklaşır ama asla sevmekten vazgeçmez ne kadar yıllar geçse bile. Ve aşk tamama ermektir. Bununla birlikte her babayiğidin kârı değildir aşık olmak.

Ama sevmek durumu çok kolay anlatılır çünkü herkes birini sevme potansiyelindedir. Burada mantık devrededir her daim, dediğin gibi.

İşte buradan yola çıkarak ben de Timur'un aşkı için yapamayacağı şey yoktur diyebilirim. Çünkü adam kendi eliyle kendisini ateşe attı. Tıpkı Mine gibi. Çünkü Mine de kendini gördü, sezdi, bildi. Ne kadar da çok benziyordu kendisine. Mine Timur'u kendi çekim alanına öyle bir aldı ki, yerinde duramayan, hep aşık olduğu kadının yüzünü güldürme derdinde olan, bununla birlikte yan faktörlerle de boğuşan bir adam oluverdi. Yani Timur bu aşka çok yenik başladı. :icon_sorr Ama Timur'a birisi sorsa "Mine'yi tanımamayı ister miydiniz?" diye "Asla" diyecektir daha şimdiden çünkü onsuz olamaz artık, mümkün değil. Nefes alamaz.

Bir de geçmişte yaşadığı her ne varsa kendisine tecrübe olarak geri döndüğüne göre harika bir aşk adamı izleyebiliriz. :img-in_lo

Kızıyla gittiği tekne gezileri muhakkak yerini Mine'ye bırakcaktır ara ara çünkü öyle olması gerektiğini çok iyi biliyor. :img-wink:

Bebek de doğduğunda 3'ü birlikte yapabilecekleri şeylerin farkında Timur çünkü bunları yaşadı. Dolayısıyla benim sahneler gelebilir. :img-eat: Veya bebek ateşlenmiş, keyifsizlenmiş, Timur da Mine rahat uyusun diye bebeği yanına almış, Mine de bir uyanmış oğlu yanında yok. Bir de ne görsün, bunlar gerçek baba oğul gibiler...:dance: Bu sahneler hangi annenin hoşuna gitmez. Ya da kendi elleriyle bebeği beslerken bu arada Mine için hissettiklerini söylemeye başlıyormuş o muhteşem ses tonuyla. :img-in_lo Tam o sırada yanlarına gelen Mine'sine de belli etmemek için hemen toparlanması...Ahhh ahhh görecek miyiz acep??

ayka
08-11-11, 20:23
Anket için teşekkürler. :img-wink:

1.En sevdiğiniz karakter-ler:
Timur,Mine

2.En sevmediğiniz karakter-ler:
[/B]Emine:img-beee::img-beee::img-beee:

3:En beğendiğiniz sahne: Neden?:
Sinanla Minenin ask dolu sahneleri ve Timurlu sahnleler..Ask dolu oldugu icin :img-in_lo:img-in_lo:img-in_lo

4.En beğenmediğiniz sahne.Neden?:
Eminenin adamla birlikte oldugu sahne..cok sacmaladi :img-beee:

5.En beğendiğiniz bölüm :
Hepsi .:img-in_lo

6.En beğendiğinz replik:
Sinanin Mineye soyledigi her replik ve de Timurun replikleri :img-in_lo

7.Desteklediğinz Çift:
Mine&Sinan.:img-in_lo Timuru cok sevsem de

8.Neden Bir Çocuk Sevdim:
Akici,izlerken keyif aliyorum :happy0064:happy0064:happy0064.

9. Dizi için bir şarkı seçseniz hangisi olurdu. Niçin?
Jenerikden baska hic bir sarki gecmiyor aklimdan :) :img-in_lo

10.Dizide olmasını istediğiniz ve beklediğiniz sahne:
Sinan-Mine bulusmali mutlaka :img-in_lo:img-in_lo. :img-in_lo

selin-ji
08-11-11, 21:23
1.En sevdiğiniz karakter-ler: Mine-Sinan-Turan
2.En sevmediğiniz karakter-ler: Bekir Harmangil
3:En beğendiğiniz sahne: Neden?: Minenin uçurumdan atlayışı ve sinanın onu kurtarması :img-in_lo
4.En beğenmediğiniz sahne.Neden?: Timurun evdeki sahneleri nedense o ev bana çok soğuk geliyor.
5.En beğendiğiniz bölüm : 1.bölüm ilk göz ağrım:img-in_lo
6.En beğendiğinz replik: "SİZ TÜRKLER NE DİYOR ALLAHIN EMRİ... :)
7.Desteklediğinz Çift: mineeeee-sinaaan
8.Neden Bir Çocuk Sevdim: kaliteli oyuncular kaliteli bir yapım kaliteli bir çekim.
9. Dizi için bir şarkı seçseniz hangisi olurdu. Niçin? SEZEN AKSU-SENİ KİMLER ALDI JENERİK İÇİN GÖKHAN KIRDARIN YAPIMLARI HARİKA OLUYOR.
10.Dizide olmasını istediğiniz ve beklediğiniz sahne: mineyle sinanın evlilik sahnesi :img-in_lo

sonsuzlukkk
08-11-11, 21:31
çok iyi düşünmüşsün teşekkürler :img-wink:

1.En sevdiğiniz karakter-ler:
timur, mine,erdal,funda
2.En sevmediğiniz karakter-ler:
emine,sebahat
3:En beğendiğiniz sahne: Neden?:
mine'nin helikopterden inip sinan'a koştuğu sahneyi ve didişip şakalaştıkları sahneyi beğendim. nedeni güzeldi lise yıllarımı hatırlattı bana
4.En beğenmediğiniz sahne.Neden?:
mine'nin uçurumdan atlama sahnesi.
5.En beğendiğiniz bölüm :
1.bölüm
6.En beğendiğinz replik:
timur'un mine ile konuşmaları :img-in_lo
erdal ve funda konuşmaları :)
7.Desteklediğinz Çift:
timur & mine (sinan &mine de derdim ama timur'un mine'ye olan tavrı hoşuma gitti sinan'ı bırakasım geldi :) )
8.Neden Bir Çocuk Sevdim:
ilk bölümünü beğendim ve izlemeye devam ettim
9. Dizi için bir şarkı seçseniz hangisi olurdu. Niçin?
sezen aksu - küçüğüm :img-wink:
10.Dizide olmasını istediğiniz ve beklediğiniz sahne:
emine'nin ne yapacağını merak ediyorum

rica ederiz:img-wink:

SELVERR
08-11-11, 23:39
Emine ve Sinan telefon konuşması … sinanın mektup olayını minenin bildiğini öğrenmesi için kurgulanmış belli ki.. yani emine tarafından yaptığı hata üzerine bir yenisinin eklenmesi için..çünkü sinanın o telefonda edindiği tek bilgi mektubu okuyup ve bilerek evlendiği olduğu.. … ama eminenin bunu neden yaptığı hakkında söylenecek bir tek söz kıskançlık sanırım.. açık söylersek Minenin mutlu olmasını engellemek istedi kendi aklınca bana göre. Çünkü yaptığı hatadan dönebilir yada hatasından Timur dışında haberdar olan olmadığı için sinana o telefonda gerçeği söyleyebilirdi. Kendini ortaya atmadan bile yapabilirdi. Mine senden mektup falan almadı sana ulaşmak için çok çabaladı hava alanına kadar geldi ve hamile olduğu içinde sevmediği bir adamla evlendi diyebilir hatasını telafi edebilirdi hem kimse bilmemiş olurdu. Mektupta ulaşmamış şeklinde düşünülebilirdi ama emine sinana mektubun okunduğunu söyleyerek bu kapıyı da kapandı çünkü sinan her şeyi öğrendiğinde yada en azından mektubu okumadığını bile bilse mineye ulaşmaya çalaşacak ve ulaşacak ve sonunda mine sinana döneceği için mine mutlu olacaktı bu konu hakkında önceki yorumlarımda emine timuru seviyorsa sinana neden gerçeği söylemedi mine ve sinanı kavuşturmadı demiştim evet eminenin hayallerinde Timur vardı ve mine onu çaldı her ne kadar karşılıksız olsada.. o yüzde mineye ayrı bir tavrı var.. ama sinana gerçeği söylese bile Timur ona kalmayacak çünkü timurun mineye aşık olduğunu ona inanmıyorum dese de bunu biliyor ve bu yüzden timurun her şeyi göze alarak evlenme teklifi ettiğini de o yüzden gerçeği söylemesi emineye timuru kazandırmayacak ama sır gizli kalırsa minede mutlu olamayacak çünkü sevmediği adamla evli . gerçekleri bilse koşa koşa sinana gider ve mutlu olur eminenin yaşayamadığı şeyleri sevdiği adamla sinanla yaşar ama gerçekler gizli kalırsa bu olamaz.. kızgınlığın diğer sebebi belkide asıl sebep minenin bebeğimi doğurucam diye kesin ve rahat konuşabilirken evlenmeyi babası istiyor diye bir şekilde zoraki şekilde kabul etmesi. bebek konusunda olduğu gibi evlenmeye de kesin dille karşı çıkabilirdi ama mine bunu yapabilecekken tıpkı bebekte olduğu gibi evlilikte yapmadı işte bu durum en çok kızmasına sebep olan durum.. minenin gerçektende timurda da gözü olduğunu düşünüyor olabilir sonuçta sinan onu terk etti olarak biliyor mektup falan haberinde değil ya sinanı kaybettim bu fırsatı tepmeyeyim diye düşünmüş ve ablasının göz koyduğu adamı da öyle yada böyle elinden almış oluyor... itiraz etme gibi bir lüksü varken bunu yapmadı diyor yapabilirdi ama yapmadı diyor ve asıl bu yüzden gerçeği bilip mutlu olmasın istiyor o beni mutsuz etti hayır diyebilecekken evet dedi bende herşeyi saklarım ve her iki tarafta da mutlu olmaz gözüyle bakıyor bence.. süreyyayla konuşmalarında daha çok bu vardı bence. bu durum emineyi haklı yapar mı kesinlikle yapmaz helede daha büyük hataları bile mineye olan kini yüzünden yapmış ken :icon_whis timurunda bu evlilikten asla mutlu olmayacağından emin çünkü ona söylemesi gerekenleri söyledi ve timurun içine şüphe ve kaybetme korkusunu ekti sinanın suçsuz olduğunu söyleyerek . timurda her anında bu durumu göz önüne getireceği için ortada bir şey olmasa da bu korkuyu yaşayacağı için ondan da bu şekilde intikam almış olacak.. hatta emiinenin salmış olduğu korkuyu Timur yaşamaya başladı bile bana kalırsa.. :icon_whis

Yeri gelmişken timurun yaşadığı korkudan devam edelim.. Timur zaten sabahtan beri acabalarla bekliyordu ayteni aradı sordu geldi mi falan diye olumsuz cevaplar aldı akşama kadar nasıl dayandı ise muhtemelen eve gelir gelmez minenin kapısına geldi evde olmadığından emin olmak için . inanmak istemiyordu beklide bilmiyorum replik güzeldi ama

Canım ne bileyim her taraf açık belki bir yerden falan
Sanki gelse gözükmeyecek kız.. diyorum ya biliyor ama inanmak istemiyordu sanki ..
ve o sinirle mervenin odasına daldı müziğe çattı mervede az değil babasının yarasına nas ıl tuz basacağını kanatacağını biliyor direk
Belkide gitti
Ah be kızım denilir mi bu hiç o durumdaki adama…
Kim gitti
Acaba kim?
O.Belkide pişman oldu gitti

Kafasında üşüşen cümleleri merveden duymak daha ağır geldi timura onu durdurmaya çalıştı ama Merve susar mı açtı bir kere çenesini ve son cümle daha ağırdı

:Belki de bebeğin babasına gitti olamaz mı?

Diğerleri neysede bucümle asla duymak istemediği düşünmek istemediği cümle olsa gerek.. şimdiden ileride mine o evden giderse Merve neler söyler konu hakkında ve timuru nasıl yaralar diye düşünmeye başladım arı gibi sokuyor valla.. adamın çektiği acı yetmezmiş gibi birde merve ön sezilerini sıralayıp duracak iş zor vallahi.

Ama Allahtan mine tam zamanında geldi de konu kapandı yoksa Merve susmaz timurda duyacaklarına daha fazla dayanamazdı sanırım… acaba diyorum şu kızı birazcık sustursalar nasıl olur hem fazla konuşuyor hem de boyundan büyük..

Timur odadan çıkıp mineyle karşılaştığında timurun bir şey söylemeden minenin nerede olduğunu söylemesi güzeldi.. öyle bir durumdaydıki bir şey söyleyemedi bile . ama merveye bakışları durumu özetler gibiydi aslında.. onlar içeri girdikten sonra merdivene oturması bu korkuyu da şimdilik atlattın Timur dememe sebep oldu. Evet bugünlük atlattı ama devamı gelecek bakalım Timur buna nasıl dayanacak.. :icon_whis

Diğer Timur ve mine sahnesi de güzeldi.. timurun minenin kapısını 4 defa çaldığını fark ettim. Her serfinde dört kere tıklatıyor.hatta sanırım sinanın arabasının camını da da 4 kere tıklattı . Timur gelmeden minenin bebeği ile konuşması da güzeldi.. bakalım bir anlasın ne anlatıcak ona merak ettim.. Timurun telefon alması güzeldi minenin kabul etmek istememesini anlıyorum daha doğrusu anlamaya çalışıyorum

Ben sana karışmıyorum Mine bir yere giderken benden izin al demiyorum sadece aradığım zaman ulaşmak istiyorum seni merak ediyorum
Mine şunu iyi anlaman lazım. Bu evde yaşadığın sürece senden ben sorumluyum ailene karşı ben sorumluyum olara Mine nerde bilmiyorum diyemem

ama timurda haklı sonuçta olmaz ya bugün turan işte olsaydı ve timura mineyi sorsa idi Timur ne yanıt verecekti turana. Bilmiyorum mu diyecekti yada haber vermeden gitmiş abi mi diyeekti.. Mine teyzesine ve evine gitmiş olabilir ama kimse nereye gittiğini bilmiyordu sonuçta hadi onu geçti hamile sonuçta başına başka bir şey gelebilir sancısı tutabilir bebek düşmezde olur mu olur yani bunun gibi farklı kazalarda gelebilir o durumda önce timura hesap sorulmaz mı turan demez mi sen kızımı koruyacağını sahip çıkacağını söyledin ben sana kızımı emanet ettim nerde şimdi o diye.. minenin başına bir şey gelse elbet sorar sormak da hakkı zaten… o zaman timurun durumu ne olur bilmiyorum falan dese.. o yüzden telefon olmalıydı ve timurda söylediklerinde o sahnede haklıydı… mine başta tepki göstersede söylediklerinde haklı olduğunu düşünmüştür diye düşünüyorum.. minede bir bakıma kendi açısından haklı ama zorlama olarak gördü timurun yaptğını yada hesap verme gibi oma konu o değildi o yüzde özette yer alan kontrol altında tutma söyleminin yersiz olduğunu düşünüyorum niyetin o olmadığı bana göre bariz belliydi orada.. :icon_sorr

Turan sabahat sahnesi olmasa daha güzel olurdu bana göre. Bu adamın başka dertleşecek kimsesi yok mu? Yoksa gitsin karısı ile dertleşsin kaç yıllık karısı anlatsa o da anlamayacak mı derdini. Tamam esmahan damata dünden kabul olmuş olabilir ama turan sabahata anlattığı gibi anlatsa oda anlardı diye düşünüyorum zaten karısı ile doğru düzgün bir konuşmuşluğu da olmadı.. o zamana kadar. Ama sanırım Timur muhabbetten çıkınca sabahati uygun buldular tarafsız biri olarak….

. turan ve sabahat arasında geçen diyalogtaki sabahatin sözleri ile 3.bölümde timurun turana söyledikleri sözler benzerlik taşıyordu…hani timurun oksijen maskesi hakkında söyledikleri şu sözler.

Timur. Derler ki anne babalara önce siz oksijen maskenizi takın sonra çocuğunuzunkini takın .Niye ?
Turan:Niye
Timur: Sen yıkılırsan onlar ayakta kalamaz Turan abi. Önce senin güçlü olman lazım.
Ve sabahatin sözleri
Sabahat: sizin çok sağlam durmanız lazım baba dağılırsa ailede kimse hiçbir şeyi toparlayamaz sonra

Tabi durum bize ters oldu ama Timur ve sabahat takası oldu… ne kadar yanlış bir hareket olarak düşünsemde değinilen konu ve tarafsız yorum olarak sabahat muhabbeti daha mantıklı idi ama tabi arada duygular falan olunca hoş bir görüntü olmuyor e yazık ki hele de evde yolunu gözleyen karın olursa.. hele sabahatla muhabbet sonrası eve gelen turanın esmahanın elinden tutması falan çok da inandırıcı gelmiyor ne yazık ki..

Timurun Turanın işe gelmeme sebebini de tahmin edeceğini beklemiyordum şaşırdım açıkcası…Timurun beni şaşırtmasını seviyorum en çok sanırım… :happy0064neyse.. durumu anlayıp anlaşmalarından turana bahsetmesi güzeldi.. Normal şartlarda olsa kimse bu evliliğin anlaşmalı olduğunu söylemezdi ama Timur söyledi Timuru tanıdığım karakterlerden farklı yapanda bu sanırım… :good:

Ben Mineye bir söz verdim bunu seninde bilmeni istiyorum .Onun evde bir odası var anahtarı onda ona dedim ki sen istemedikçe bu odaya kimse girmiycek ve sana..

Zaten kendi planlamış olduğu durumu turana bir güzel anlattı yukarıdaki sözleri ile.. Turanında bu sözlere ihtiyacı vardı sabahata vurgulamaya çalıştığı durum buydu ve Timur tarafından dile gelip ortada yüzüne bakamayacağı bir durum olmadığını öğrenince turan rahatladı ve eve geldiğinde yüzü gülüyordu ve esmahana minenin iyi olduğunu söylüyordu.. uzun zamandan beri turanın rahat olduğunu hissettim hep diken üstü bir hali vardı Timur konuşmasından sonra o halinden eser kalmamıştı .. aslında bu anlaşma durumu herkes tarafından öğrenilir mi diye de düşünmüyor değilim. Sonuçta Süreyya haberdar durumdan şimdi turanda haberdar oldu esmahana söyleyebilir bu sayede emine falanda öğrenir herkes düzmece evlilikte haberdar olursa hikaye nasıl gelişir diye düşünüyorum.. herkes sahte evli olduklarını bilecek eminenin öğrenmesi tavrını değiştirir mi acaba? Gerçi durumu bilse yine daha önce yazdığım sebeplerden sosar gibi ama anlaşmayı herkesin bilmesi de yine bildiğimiz dizilerden farklı bir durum. :icon_whis Genelde bu durum saklanır ama bizim dizide daha 2.günden bilmeyen yok gibi.. mervede biliyor unutmamak lazım.. Bu da çok hayra alamet olmasa gerek diye düşünüyorum…

Emine Süreyya dertleşmesi beklemediğim bir sahneydi gene. Aslında eminenin çok fazla hatası olduğunu bilsem de teyzesine dedikleri ve teyzesinin de ona hak vermesi eminenin bu duruma gelmesinde büyük etken olduklarını gösterdi bana.. tamam kıskançlıkta var ama baya baya millet emineyi yok saymış mineye yoğunlaşmış ki teyzede birnevi vurguladı sen aklı başındaydın falan diye.. herkes bunu bariz belli etmiş ki beklide emine küçüklükten gelen travma ve haksızlık sebebiyle şu an bu halde.. bu bölüm itibari ile bu konuda emineden çok turan ve esmahanı suçlu görmeye başladım.. tabi ki anne baba her çocuğunu ayrı severek yeri aynıdır ama sanırım küçük diye üzerine titreme olayı fazla abartılmış ki eminede bu halde tabi yetiştirme tarzı da vra içinde.. sanıyorum ki Süreyya dışında bu gerçeği de gören yok.. baksanıza esmahan eminenin ataklarını bildiği halde susuyor doktor falan aklına gelmiyor Süreyya olmasa dile bile gelmeyecekti sonuçta süreyyanın haklı olduğu belli emine hiç normal değil yakında iyice tırlatacak öyle ki bu kız evi bile yakacaktı neredeyse hiç mi önemsenmez … emine çok da haksız diyemiyorum ne yazık ki anne baba ayrı alemde olmuşlar çocuklar ayrı alemde sanırım onca yıl.. eve giren çıkanın belli olmaması da ayrı bir detay tabi ki..

Erdal ve fundanın traş çalışmaları güzeldi.. balon iyi örnek olmuş. Erdal istese yaparda ama işte istemiyor funda bile ilk anda yaptı. Ama erdalın film çekmek gibi bir arzusu varken berberlik zor biraz ancak birilerini keser falan.

Mervenin her dakika çekilmez hale geldiği de bariz belli.. tamam babasına aşık ama bu kadarı da fazla değil mi hoş mine onu çok da umursamıyor ama ayteninde hiç ses çıkarmaması ilginç hoş ses çıkarsa ne olucak Merve ona da bi ton laf eder susturur ya neyse.kızı yemekler istemediğini her defasında belli ediyor.:icon_whis . ama timurun eve gelip yine merveyi dinlememesi ve mineyi çağırmaya gitmesi güzeldi.. kapı önünde konuşurken mine kapıyı neden açmadı diye merak etmiştim sonra ağlamaklı sesi dikkatimi çekti . timurda minenin uyucam yemiycem demesinde pes etmedi ve kapıyı açtırana kadar durdu orda.. .
Uyucam demesine inanmadı

Bu saatte mi ?Aç karnına mı?Hadi gel lütfen nolur hadi

Ve sonunda istikrarıyla kapıyı açtırdı… Mine ise kapıyı açar açmaz sırtını döndü ağladığını anlamasın diye ama Timur fark ettin ve
Ağladın mı sen
Dedi. O nasıl ağladın mı demektir ya. Oradaki ses tonu eritti beni resmen:happy0064 . ve sonraki sözleri çok etkileyiciydi…

Ben bi daha böyle ağlamayasın diye buraya gel dedim sana.Artık üzülmeyesin diye.

Bu sözler favori repliklerim oldu resmen… :good: ağlamayasın diye gel dedim.. öyle ya amacı mineyi mutlu etmekti inanıyorda mutlu edeceğine ama mineyi öyle görmek üzdü

Bunun için elimden geleni yapmaya çalışıyorum .

Elinden gelenin fazlasını yaptığını düşünüyorum.. Bu kadar anlayış ve özelikle üstüne titremesi çok hoşuma gidiyor.. mesela merveye inanıp keyfine bakardı ama yapmıyor bunu illa ki mineden duymak istiyor iyi mi değil mi görmek istiyor.. mine istese daha fazlasını da yapar ama işte.. :icon_sorr

Bu yaşadığımız ilk günler hepimiz için biraz sıkıntılı olucak ama sen de biraz gayret sarfetmelisin …hayatını böyle ağlayarak geçiremezsin

Şu an için bu gayret yok minede ama zamanla alışacaktır eve . yani en azından alışmalı yaşayabilmesi için alışması lazım.. öyle yada böyle o evde yaşıyor artık ama biraz zamanı var kolay değil tabi ki ama alışmak istemesi de lazım sığınmış olduğu bir ev olarak da görse artık o evde.. o evdeki kişilere alışmalı.. bu kadar diken üstü ve geçici gibi durmaması lazım.. tamam acı çekiyor ama içinde de bir can var onu da düşünmesi lazım biraz hem bu kadar üzüntü keder o bebeğe hiç mi zarar vermiyor onu da anlamıyorum ya olmaması lazım… gülsün eğlensin demiyorum tabi ama diken üstünde de durmasın artık.. ama çok yeni alışınca bu kadar eğreti olmaz sanırım.. bir de umarım merveye bu kadar tepkisiz kalmaz. Mine tepki vermedikçe o daha azıtıyor.. aslında bir anlasa minenin ne halde olduğunu kızla boşuna uğraştığını ama yok.. . yada en azından Merve mineye gelme etme derken birisinde timura yakalansa diyorum yani mine söylemez sonuçta Timur kendisi tanık olsa olaya güzel olurdu..

Timurun mine yemeğe gelmeyince dışarı çıkıp yemek istemesi de güzeldi.. o evde daha fazla durmak istemedi sanırım. Tabi bu çıkış daha farklı bir sahneye gidiyordu ama Merve bir şekilde planına ulaşamamış oldu babası ile yemek yiyemedi… :img-hyste


Sinanın her şeye rağmen vazgeçmeyip telefon konuşmasını da önemsemeyip babasının adamını bulması ve onu adrese götürtmesi güzeldi.. ama gündüz gidip te mine yalnızken neden eve girmedi yada Timur çıktıktan sonra onu takip etmek yerine neden eve girmedi hala düşünüyorum ve kendimce bir anlam veremiyorum…. Sonuçta sinanın baştan itibaren muhatap almak istediği kişi mineydi onun karşısına çıkıp dinleyecekti bir sebebi olduğunu biliyordu ama gidipte neden mineyle konuşabileceği ortam varken bekledi ve timurla karşılaştı.. Timur fark etmese sadece takip mi edecekti o takip neyi ispat edecekti sinana ne öğrenecekti.. peki amaç konuşmak idi ise neden uzun süre takipte kaldı Timur görene kadar.. sadece takip amaçlı olsa bile yakalanmayı göze almış olmalı ve bir şekilde timuru muhatap seçmiş konumda şu an.. timurla olan olacak konuşması yeterli olacak mı* yoksa ona da inanmayıp mineyle konuşmaya çabalayacak mı merak ediyorum..:icon_whis

Timurun takip edildiğini fark edip iz kaybettirip birden arabanın yanında belirmesi güzeldi.. camı çalıp kimsiniz lan siz diye sorması falan güzeldi.. Sinan arabadan inince halini falan görünce bana Sinan olduğunu anladı gibi geldi.. baştan takibi anlama veremesede o olduğunu anladı bence..

T.ü.l.a.y.275
08-11-11, 23:47
1.En sevdiğiniz karakter-ler: Timur ve Mine hatta Merve
2.En sevmediğiniz karakter-ler: Emine,Sinan ve ailesi
3:En beğendiğiniz sahne: Neden?:Timur ve Mine sahneleri ayrıca baba-kız sahnleri Timur ve Merve sohbetini de seviyorum..
4.En beğenmediğiniz sahne.Neden?:Sinan ve kendi ailesinin olduğu sahnler ..ayrıca Erdal'ın çok sulu ve komik olmayan espirileri..
5.En beğendiğiniz bölüm :Timur'un olduğu her sahne
6.En beğendiğinz replik:Timur'un Mine ve Merve ile olan her diyoloğu seviyorum
7.Desteklediğinz Çift:Timur ve Mine
8.Neden Bir Çocuk Sevdim: ilk başta ilgimi çekti sonra Timur ve Mine uyumu elektirğini hissettmem oldu..
9. Dizi için bir şarkı seçseniz hangisi olurdu. Niçin?Ben sende tutuklu kaldım SEZEN AKSU..TİMUR'DAN MİNE'SİNE GİTSİN
10.Dizide olmasını istediğiniz ve beklediğiniz sahne:Timur ve Mine'nin birlikte olabileceği ama Mine'nin yüzünün güldüğü şakalaştıkları,sohbet ettikleri hatta arada kıskançlık içinde debelendikleri sahnleri çok isterdim...


ANKET İÇİN TŞK.

Bahar61
09-11-11, 02:06
[QUOTE=SELVERR;16118267]merhabalar..

madem bu hafta yeni bölümümz yok bu haftayı bir şekilde atlacağız o yüzden bende hem sayfa hareketlensin hemde sıkılmayalım diye bir anket hazırladım kendimce. cevaplarsanız sevinirim...


ANKET
1.En sevdiğiniz karakter-ler:

elbette timur ve de mine :img-wink:


2.En sevmediğiniz karakter-ler:

elbette ki ,tartışmasız emine ve de baba harmandalıgil...
3:En beğendiğiniz sahne: Neden?:

timur ; '' ağladın mı sen ? ''

mine ; '' ağlamadım...''

timur ; '' ben ...bir daha böyle ağlamayasın diye buraya gel dedim sana...artık üzülmeyesin diye...bunun için elimden geleni yapmaya çalışıyorum...

sahneyi çok sevdim ,replikleri çok sevdim...çünkü her bir sözün yürekten söylendiğine inandım...hiç bir ses ,kalbin hissetmediği acıyla böyle titremez çünkü.

bunu yazmasam büyük haksızlık olur ,minenin sinanla konuştuğu ve '' seviyoomm '' dediği sahneye de bayıldım...çook tatlıydı mine orada...gülcan da alabildiğine doğal.tek kelimeyle harikaydı sahne.


4.En beğenmediğiniz sahne.Neden?:

ruh hastası emine ve barmen sahnesi...midem, ağzıma kadar geldi...tek kelimeyle iğrenç bir sahneydi.
5.En beğendiğiniz bölüm :

9.bölüm

6.En beğendiğinz replik:

timurun mineye söylediği her söz...

7.Desteklediğinz Çift:

bakınız avatarım ;

timur and mine :love01:
8.Neden Bir Çocuk Sevdim:

because ,timur varda ondan :img-hyste
9. Dizi için bir şarkı seçseniz hangisi olurdu. Niçin?

ikimiz bir fidanın güller açan dalıyız:img-hyste:img-hyste:img-hyste

çok arabesk ama banane ,timurun mineye her bakışında şu sözler geliyor aklıma;
yaşamanın gayesini seni görünce anladım

senden gelen her cefaya bu canımı adadım

bil ki tahammül kalmadı başka birini sevmene
sevemezsin başkasını razı değilsen ölmeme

10.Dizide olmasını istediğiniz ve beklediğiniz sahne:


sinanın sevgi dolu kalbinin bir başkası için aynı coşkuyla çarpması ve mineyle timurun arasından çekilip gitmesi...ve ve veee...tabiki mine timur aşkının biran önce filiz vermeye başlaması...sessiz ama derinden...sapasağlam kökler salarak...güven duygusu ve saygıyla mayalanmış.

ama bundan da önce minenin artık gerçekten ağlamaktan vazgeçip artık gülmeye başlamasını bekliyorum.bunun için de bebeğinin doğması gerekiyor sanırım...bebeğinden başkası güldüremez onu...o gülünce doğal olarak timur da gülecek ,timur gülünce de ben güleceğim ...

seviyorum güzel bakıp güzel gülen adamları...yapacak bir şey yok...

Şimdiden cevplayan arkadaşlara çok teşekkür ederim...

asıl ben teşekkür ederim bu parlak fikir için .gerçekten çok güzel oldu.aklınla bin yaşa ve ellerine sağlık.

ban68
09-11-11, 02:08
1.En sevdiğiniz karakter-ler?
1. Mine
2.Mine
3.Timur

2.En sevmediğiniz karakter-ler?
EMİNE EMİNE EMİNE EMİNE EMİNE EMİNE EMİNE EMİNE EMİNE….YİNE EMİNE
BEKİR BEKİR BEKİR BEKİR………………………….ve KARISI
Merve
Turan

3:En beğendiğiniz sahne? Neden?:
1. 6. bölümde Süreyya’nın kapısındaki Mine&Timur . Allah’ım nasıl bir sahneydi o ya. İki keçinin kapı denemeleri , Mine’nin esip gürlemesi, Timur’un kendini hem bakışları hem sözleri hem de fiziksel gücüyle zorla dinletmesi ve tam onda ortaya çıkan ve bütün trafoları yaktıran elektrik. :img-in_lo

2. 7.bölümde Timur’un bürosundaki Mine&Timur konuşmaları. Orada Mine Timur’a güvenmese de evlenmek için ikna oldu. Öyle güzel sorguya çekti ki Timur’u:
“Neden, beni istediğiniz için mi? Cevap vermeyecek misiniz? Ben buraya bunu öğrenmeye geldim. Aslında siz beni mi istiyorsunuz kadın olarak?"
3.Yine 7’deki Mine’nin Timur’la evlenmeyi kabul ettiğini ailesine ve Timur'a söylediği akşam. Mine’nin söyledikleri her şeyi tastamam açıklıyordu ve dizinin 1. en önemli dönüm noktasıydı bana göre.

4.En beğenmediğiniz sahne? Neden?
1. Emine’nin iyice manyayıp tozutmanın tavan yaptığı 9. Bölüm’deki sahnesi. Gereksizdi de ondan.
Zaten Emine gibi yetişmiş birinin de ne kadar tırlatırsa tırlatsın geceleri sokağa çıkıp hem de bir bara gidip dağıtması imkansızdır. Hele hele hiçbir erkekle duygusallık yaşamamış, iffetli bir kadının birden kıskançlık adı altında böyle bir saçmalığı yapması da mümkün değil. Hiç olmamalıydı o sahneler. Zaten yaptıklarıyla delirmesinin nedenlerini anlıyoruz.

5.En beğendiğiniz bölüm?
7. Ve 9. Bölümler.

6.En beğendiğiniz replik?
Emine: Ha yani ona aşık mı oldun? İnanıyım mı buna?
Timur: Neden inanmayasın?
Emine: İnanmayacağım.
Timur: Neden?
Emine: Çünkü senden küçük o, çok küçük.
Timur: Evet farkındayım . Mine çok genç ve çok acı çekiyor. Ben onun acı çekmesine dayanamıyorum Emine. İstersen sen bunun adına aşk de ama ben öyle ad falan koymam. Gerçi gerekte yok ben onu mutlu etmek istiyorum. Mine çok özel biri. Gerçek dediğimiz her şey aslında öyle sağlam değil ama Mine çok gerçek inkar edilemeyecek bir gerçek.

7.Desteklediğinz Çift?
Mine&Timur
Erdal&Funda

8.Neden bir çocuk sevdim?
Ağlamak için dermişim. :img-hyste
Mine’nin gerçekten doğal, samimi, içten, dürüst, saf aşık, akıllı, çalışkan, kendi doğrularında inatçı, her ne kadar ailesini çok zor durumda bırakmış olsa da onları çok seven, yine de onlarsız yapamayan birisi olduğu ve kendisine çok benzeyen bir adamın çok bilinmeyenleriyle bu kıza aşık olması ve onu kazanmak için olan mücadelesi beni çekti. :img-eat:

9. Dizi için bir şarkı seçseniz hangisi olurdu? Niçin?

Seçmezdim çünkü dizinin konusu bu şarkıda yazılmış zaten.

10.Dizide olmasını istediğiniz ve beklediğiniz sahne?
Mine’nin Timur’u anlamaya, tanımaya çalıştığı sahneler. Ardından kendisini çok seven iki adam arasında kalıp çok kararsızlıklar yaşayıp en sonunda çok ilginç bir olayla kendini Timur’un kollarında bulacağı sahne. :happy0064 İşte bu benim en favori sahnem olaceeekkk. :love01: :happy0064
Ama bu arada Mine'nin Timur’a gel-gitlerle dolu kareleri de görmeyi çok isterim. Bu hem beni hem de Timur’u daha da delirtecektir. :img-hyste Timur'un Sinan'ı kıskanmasıyla yapacakları da diğer favori sahnelerim olaceekkk. Bu iki aşığın kapışmaları da güzel olacaktır.
En sonunda çok ihtişamlı bir düğün ve tekneyle harika bir balayı…Hayaller bizim özgürlüğümüz değil mi?


Şimdi cuma nasıl gelecek derken hakikaten bu hafta dizimiz yuhh miiiii??:icon_sorr Pöffff...Selverrcim teşekkürler anket için. Bizi bir hafta daha oyalacak bir şeyler lazımm...:img-hyste:

trueblue
09-11-11, 16:41
Emine için bakarsak Emine kötü değil sadece deli. Akli dengesi yerinde değil. Eğer aklı başında olsa Mine evlenmeden işi bozardı. Sinan'ın mektubunu verse, Sinan aradı dese Mine asla Timur ile evlenmezdi. Aklı başında olsa Timur evlenmesin diye açıklardı.

Sevgili Sinefil'in dediği gibi iyiyi kötüden ayırma yeteneği yok. Olsa tutup Barmen ile beraber olmazdı. Ama senaristler kurgu baştan yanlış kurmuş. Sinan&Mine'nin kavuşamaması çok havada kalmış. Hele günümüz teknolojisinde. Dizi dönem dizisi olsa anlayacaktım. Örneğin 1998'de filan geçseydi. O zaman için Sinan'ın bilgisayarı, interneti olmasına rağmen Mine'nin olmaması normal olurdu. Tek iletişim ev ve cep telefonları olurdu. Kurgu mantıklı nedenlere oturtulamamış.

Bülent İnal ise oyunculuğu, fan kitlesi ve kadınlar üzerinedeki etkisi ile reyting toplasın diye düşünülmüş sanki. Çetin Tekindor'da aynı şekilde reyting toplasın diye düşünülmüş sanki. İki eski deneyimli oyuncu ile iki yeni oyuncu Gülcan Arslan ve Hakan Kurtaş dengelensin denmiş. İyi bir fikir ama senaryo zayıf kalmış.

Sevgili kardeşim Sinefil, Çalıkuşu'ndaki Doktor Hayrullah Bey gibi Timur ölürken Mine'ye Sinan'a git der dedi. :img-hyste :img-hyste :img-hyste Beni çok güldürdü, Allah selamet versin, onuda güldürsün. Doktor Hayrullah Bey ile Timur'u kıyaslamak gün ile geceyi kıysalamak gibi olur biraz.

Hatırladığıma göre Doktor Hayrullah Bey, Feride'yi hiç sahip olamadığı kız evladı gibi görmüştü ve onunla korumak için evlenmişti. Hatta nikah gecesi odasına gelen Feride'yi komik bir şekilde göndermişti. "Allahım namusumuz sana emanet. Bu zamane kızlarından." diye Feride'de ona sarılıp "Babam, sen benim babamsın" demişti.

Timur ise Mine'yi ilk gördüğünde çarpıldı bir erkek olarak. Odasına giren Merve'ye Aç Tavuk Kendini Darı Ambarında Görürmüş misali "Mine" dedi.:img-hyste :img-hyste O an Allahtan Merve ve Mine boy-bos, kilo olarak çok farklılar dedim. Yoksa... :whistle2 Töbe töbe :img-blush:img-blush Bende neler düşünüyorum. sofa

Sinancıların bastırması kadar sanırım konunun durağanlaşması ve reyting kaybı üzerine Kanal D, TMC üstünde baskı kurdu. Sonuçta çatışama artsın, olaylar hızlansın diye Sinan apar topar getirilecek ve apar topar Amerika'ya geri postalanacak.

Bizim halkımız çabuk sıkılır öyle aylarca yıllarca aynı şeyi ısıtıp ısıtıp önüne süremeyeceklerini ön görememiş senaristler. Bu saatten sonra senaristler Timur'u melek yapsalar bile dizi senaryo felaketinden çöker. Çatışma konusu kalmaz bir deli Emine ile bu gemi gitmez. :icon_sorr :icon_sorr :icon_sorr
Senaristlere düşen en baştaki düşünceyi koruyup hazirana ulaşmak olacaktır.

SELVERR
09-11-11, 22:54
ANKET

1.En sevdiğiniz karakter-ler:

Timur Ve Mine

2.En sevmediğiniz karakter-ler:

Bekir Harmangil ve belki Emine

3:En beğendiğiniz sahne: Neden?:

Timur ve Minenin sahnelerini seviyorum ama özellikle

4.Bölümdeki Minenin pasaportunu almak için Timurun evine gelmesi ve kapıdaki konuşmanın olduğu sahne

6.Bölümdeki süreyyanın evindeki timur ve Mine sahnesi

9.Bölümdeki Minenin ağlaması üzerine Timurun konuşmasının olduğu sahne

Timur -turan dertleşmeleri ve timurun merveyle özel vakit geçrirdiği sahneler güzel.. örneğin tekne gibi..

4.En beğenmediğiniz sahne.Neden?:

Eminenin fantazyaları ve özellikle 9.Bölümdeki bardaki sahnesi.. Bazen de erdal ve funda sahneleri ..

5.En beğendiğiniz bölüm :

6.Bölüm ve 9.Bölüm

6.En beğendiğinz replik:

Sana gel yatağıma gir demiyorum.Gel evli bir kadın olarak çocuğunu doğur, büyüt,oku,çalış,yaşa.Hayatına sahip ol başın dik olsun diyorum


Mine çok genç ve çok acı çekiyor. Ben onun acı çekmesine dayanamıyorum Emine.İstersen sen bunun adına aşk da ama ben öyle ad falan koymam. Gerçi gerekte yok ben onu mutlu etmek istiyorum. Mine çok özel biri. Gerçek dediğimiz her şey aslında öyle sağlam değil ama Mine çok gerçek İnkar edilemeyecek bir gerçek


Ben bi daha böyle ağlamayasın diye buraya gel dedim sana.Artık üzülmeyesin diye. Bunun için elimden geleni yapmaya çalışıyorum .Bu yaşadığımız ilk günler hepimiz için biraz sıkıntılı olucak ama sen de biraz gayret sarfetmelisin hayatını böyle ağlayarak geçiremezsin

7.Desteklediğinz Çift:

Timur ve Mine

8.Neden Bir Çocuk Sevdim:

Diziye Bülent İnal olduğu için başladım.. Başlarda bu kadar hastası olacağımı da düşünmüyordum ama devam etme sebebim Timurun Mineye olan aşkını seviyor olmam.. Mine karşılık versin yada vermesin Timurun aşkı bambaşka..

9. Dizi için bir şarkı seçseniz hangisi olurdu. Niçin?

Mustafa Ceceli- Karanfil derdim çünkü sözleri dinlerken bana Mineyi anımsatıyor .Timurun ona söylediği söylemeye çalıştığı sözler bu şarkıda dile gelmiş gibi hissediyorum... Bir de Bulutsuzluk Özlminden -Sevdan Bir Atewş şarkısını da Timurun aşkı için seçerdim.. Araştırsam daha anlamlı olanları da bulabilirim sanırım..



Mustafa Ceceli-Karanfil

Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim

Bir sessiz çığlık gibi kırmızı masum narin

Bu ürkek bu al duruş söyle neden bu vazgeçiş

Ne oldu ümitlerine bu ne keder bu ne iç çekiş

Sen ki özgürlük kadar güzelsin,sevgi kadar özgür

O güzel başını uzat göklere,gül güneşlere gül

Kırılma,küsme sen yine bir şiir yaz

Çok değil inan az kaldı az

Bu kadar erken susma biraz bekle

Ağlama,ağlama gül biraz



Bulutsuzluk Özlemi-Sevdan Bir Ateş

Senin alev gözlerin

Eritse şu ruhumu

Buz olur kesilirim

Yanarken içim

Sesin bir uçurum

Çağırırsa beni

Kuş olur uçarım

Yanarken içim

Sevdan bir ateş oldu bende

Gönlüm bir deli coştu sende



10.Dizide olmasını istediğiniz ve beklediğiniz sahne:

Bebek doğduğunda Timur ve Mine 3 bir arada sahneleri olsun istiyorum. Timurun bebeğe baktığını sevdiğini falan görmek istiyorum ve tabi ki Minenin Timurun aşkına karşılık vermesi zamanla onu sevmesini

Kara_Esreff
09-11-11, 23:57
SELVERR anket icin tesekkurler :)

ANKET

1.En sevdiğiniz karakter-ler: Mine ve Sinan. Arada Timurda gozume guzel gorunmuyor degil hani :)

2.En sevmediğiniz karakter-ler: Emine ve Bekir Harmangil

3:En beğendiğiniz sahne: Neden?: Mine ve Sinanin flashbacklari. Izlemesi cok keyifli oluyor cunku her ikisi de cok basarili oyuncular.

4.En beğenmediğiniz sahne.Neden?: Cogu kisi gibi bende Eminenin yaptigi hareketleri tasvip etmiyorum. Son bolumde Sinanla telefon konusmasi benim icin Eminenin bitis noktasi oldu. Sinan diger tarafta aci cekerken gormek uzucuydu.

5.En beğendiğiniz bölüm : Ilk bolum.

6.En beğendiğinz replik: Minenin Sinani hayal etmesi, ve de Sinana: kokunu ozlemisim demesi.

7.Desteklediğinz Çift: Mine ve Sinan

8.Neden Bir Çocuk Sevdim: Oncelikle Bulent Inal ve Cetin Tekindor gibi usta oyuncular oldugu icin. Onun disinda Gurcan Arslan ve Hakan Kurtasin oyunculuklarini da cok begeniyorum. Guzel bir ekip olmuslar.

9. Dizi için bir şarkı seçseniz hangisi olurdu. Niçin?: Bunu dusunmemistim, bilemiyorum.

10.Dizide olmasını istediğiniz ve beklediğiniz sahne: Mine ve Sinanin bulusma sahnesi

serra
10-11-11, 09:52
Sevgili forgetmenot benim Sinan ile Mine evlensin dediğim yok. Dediğin gibi çatışma yoksa dizi de yoktur.

Forumdaki çekişmenin esas nedeni tanının tam konulamaması. Hastalığa tam teşhis koyamazsan tedavide edemezsin. Bülent İnal Hayranlarının teşhisi yanlış onlar Mine illa ki Timur ile olsun ne olursa olsun derdindeler. Kimsenin senaryo bize ne anlatıyor, bizden çıkarmamızı istediği sonuç ne gibi çabaları yok. Halbuki senaryonun asıl çatışma konusu birbirlerine kavuşamayan genç ve saf aşıklar Mine&Sinan yan hikayeler Turan Usta'nın dağılan ailesi. Bir çok karakterin kendi yan hikayeleri anlatılacak olsada birincil görevleri Mine&Sinan'ı ayırmak ve hayatlarını zorlaştırmak. Dizinin sürmesi için ana çatışma son bölüme kadar sürmek zorunda. Ayrıca zamanın dolması ve çeşitlilik vermesi için bir kaç yan hikayede olmak zorunda.
Sevgili trueblue, o kadar güzel bir noktaya değinmişsinki, hikayenin ana temasından bahsetmişsin.
Mine-sinan, mine-timurdan çok ortadaki trajediye bakın,

Vicadını , kızına olan sevgisi ile namusum kavramı arasında sıkışan bir baba,
Çocukluktan gelen pisikolojisi ve güvensizliği ile kardeş kıskançklığı nefrete dönüşmüş, şimdilerde yolundan sapan bir abla,
Halen ne olacağına , ne yapacağına karar verememiş olan bir abi,
Babasına aşık, annesinin eksikliğinde büyümüş sorunlu bir kız,
Bunların arasına 2 aşık,
Hepsinin ortasında genç bir kıza ilgisi olan bir adam,

Bu hafta bölüm yorumu yapamadım, malum bayram, tatil vs vs

Bir kaç şeye değinirsem, sinana çok üzüldüm, hani hep diyorlar ya şımarık, zengin züppe sinan, neymiş babasının amcasının aşığıymış, valla ben hiç öyle bir sinan görmüyorum.

matraka
10-11-11, 10:27
Sevgili forgetmenot benim Sinan ile Mine evlensin dediğim yok. Dediğin gibi çatışma yoksa dizi de yoktur.

Forumdaki çekişmenin esas nedeni tanının tam konulamaması. Hastalığa tam teşhis koyamazsan tedavide edemezsin. Bülent İnal Hayranlarının teşhisi yanlış onlar Mine illa ki Timur ile olsun ne olursa olsun derdindeler. Kimsenin senaryo bize ne anlatıyor, bizden çıkarmamızı istediği sonuç ne gibi çabaları yok. Halbuki senaryonun asıl çatışma konusu birbirlerine kavuşamayan genç ve saf aşıklar Mine&Sinan yan hikayeler Turan Usta'nın dağılan ailesi. Bir çok karakterin kendi yan hikayeleri anlatılacak olsada birincil görevleri Mine&Sinan'ı ayırmak ve hayatlarını zorlaştırmak. Dizinin sürmesi için ana çatışma son bölüme kadar sürmek zorunda. Ayrıca zamanın dolması ve çeşitlilik vermesi için bir kaç yan hikayede olmak zorunda.

arkadaşlar şu fanı, bu fanı demekten artık vazgeçelim,burda birçok arkadaşımız Bülent İnal ın fanıdır,bu doğrudurda,ama bülent inal fanları, mine illa timur ile mutlu olur söyleminde iseler,bu ne kadar yanlışsa, sizin yukarıdaki sözlerinizde, bana göre katılırsınız katılmassınız o kadar yanlış,

bu dizide bülent inal kötü krakter olsada izlerim ben,çünkü dizinin konusunu senaryosunu,oyuncularını sevdim ben,sadece bülent inal olduğu için değil,bunu ayırmamız gerekiyor,beni bilenler bilir ,bülent inalı severim ama karayılan dizisinden sonraki dizilerininin hepsini 3.bölümden sonra izlemeyi kestim,neden acaba? fanı değilmiyim izlemem gerekmiyormuydu

ben mine sinan olayına,olayına demeyelimde aşkına sizin baktığınız kadar masum bakamıyorum,ve senaryodan anladığım çıkarım, yaptığım analiz minenin timurla mutlu olacağı yönündedir,siz nasıl, sinan mine mutlu olmalı, gibi bir iddağınız varsa, benimde timur mine mutlu olur iddası var

siz öyle anlıyorsunuz diye, benimde öyle anlamam gerekmiyor,herşey bakış açısı,ben resmi böyle görüyorum ,hastalığa tedavi bulacaksanız ilk önce sinana biraz cesaret aşısı bulun,belki evin önlerine gelip gelip geri dönmez

serra
10-11-11, 10:45
arkadaşlar şu fanı, bu fanı demekten artık vazgeçelim,burda birçok arkadaşımız Bülent İnal ın fanıdır,bu doğrudurda,ama bülent inal fanları, mine illa timur ile mutlu olur söyleminde iseler,bu ne kadar yanlışsa, sizin yukarıdaki sözlerinizde, bana göre katılırsınız katılmassınız o kadar yanlış,

bu dizide bülent inal kötü krakter olsada izlerim ben,çünkü dizinin konusunu senaryosunu,oyuncularını sevdim ben,sadece bülent inal olduğu için değil,bunu ayırmamız gerekiyor,beni bilenler bilir ,bülent inalı severim ama karayılan dizisinden sonraki dizilerininin hepsini 3.bölümden sonra izlemeyi kestim,neden acaba? fanı değilmiyim izlemem gerekmiyormuydu

ben mine sinan olayına,olayına demeyelimde aşkına sizin baktığınız kadar masum bakamıyorum,ve senaryodan anladığım çıkarım, yaptığım analiz minenin timurla mutlu olacağı yönündedir,siz nasıl, sinan mine mutlu olmalı, gibi bir iddağınız varsa, benimde timur mine mutlu olur iddası var

siz öyle anlıyorsunuz diye, benimde öyle anlamam gerekmiyor,herşey bakış açısı,ben resmi böyle görüyorum ,hastalığa tedavi bulacaksanız ilk önce sinana biraz cesaret aşısı bulun,belki evin önlerine gelip gelip geri dönmez

Trueblues arkadaşımzın yazdıklarında ben bir yanlışlık göremedim, hangi cümlesinden ne çıkadınızda yanlış diyorsunuz.
Kişisel olarak şu bülent inal fanıdır o yüzden böyle diyorlar demiyorki, üzerinize alınıyorsunuz.
Genel olarak bülent inal fanlığı var ve bizzat dediler o yüzden bu formdayız bu diziyi isliyoruz diye.Açık açık bu dile getirildi.Onun için mine timur demeleride gayet normal.

Sinana cesaret aşısına gelirsek, tamamen senoryanın mantıksızlığındadır.Bunu sinan karakterine değilde senariste yükleyin.Kapısının önüne gitmesinden de öte, facebook, msn, e-mail, twiter ve bir çok ulaşabilecek aracı vardı.Nehikmetse 2011 yılında hepsinin kökü kurudu.

matraka
10-11-11, 10:54
Trueblues arkadaşımzın yazdıklarında ben bir yanlışlık göremedim, hangi cümlesinden ne çıkadınızda yanlış diyorsunuz.
Kişisel olarak şu bülent inal fanıdır o yüzden böyle diyorlar demiyorki, üzerinize alınıyorsunuz.
Genel olarak bülent inal fanlığı var ve bizzat dediler o yüzden bu formdayız bu diziyi isliyoruz diye.Açık açık bu dile getirildi.Onun için mine timur demeleride gayet normal.

Sinana cesaret aşısına gelirsek, tamamen senoryanın mantıksızlığındadır.Bunu sinan karakterine değilde senariste yükleyin.Kapısının önüne gitmesinden de öte, facebook, msn, e-mail, twiter ve bir çok ulaşabilecek aracı vardı.Nehikmetse 2011 yılında hepsinin kökü kurudu.
Forumdaki çekişmenin esas nedeni tanının tam konulamaması. Hastalığa tam teşhis koyamazsan tedavide edemezsin. Bülent İnal Hayranlarının teşhisi yanlış onlar Mine illa ki Timur ile olsun ne olursa olsun derdindeler. Kimsenin senaryo bize ne anlatıyor,

senaryo bize ne anlatıyor,bende yukarıda senaryonun bana ne anlattıklarını yazdım,ayrıca bir yorumu kendime göre, şahsi fikrim olarak yanlış göremezmiyim,oda benim fikrimi yanlış göremezmi?

hastalığın adı, kime neye göre konulucak,ortada bir durum yok ki,dizinin ne yöne gideceği, başından beri belli de bizmi yanlış anladık,hastalığın adı kişiseldir,bana göre, sana göre,bize göre, size göre vardır,görecelidir

bülent inal hayranları (mine timurla mutlu olurda ısrar etmeleri),yahu ben sinan mine aşkına karşı değilimki,ama timur mine tarafını tutuyorum ve ısrar etme hakkımı kullanıyorum

tekrar yorumlamak zorunda kaldım,demek şimdide senaryo mantıksızlaştı,
facebook olayına gelelim,valla şahsen face kullanmıyorum:img-hystemsn yetiyor bana,biliyormusun; azınlıkta olsa, bu ülkede face, twit,msn kullanmayanlar var,genç yaşlı farketmez!

bi farkındalık daha söylim, sinan cep telefonu numarasını değiştirmiş,yeni cep telefon numarasını, mineye mektupla bildirmiş oda eminede

evet senaryo mantıksız,mantıksız değil bana göre, ama böyle arada kalması hiç iyi değil reytingler yönünden bizim halkımız kafasında bir ikili oluştururlar ve o ikiliyi beklerler, bir oyana bir bu yana, bizim topluma göre değil, dizinin tek sorunu bir an önce iyisi ile kötüsü ile taraf olmamasıdır, yoksa burda birbirimizi yiyeceğiz

zambak 3
10-11-11, 12:21
Dizinin beğeniriz veya beğenmeyiz halan bir taraf belirleyememesi ( Matraka arkadaş da belirtmiş ) ,hep bu mihenk etrafında da dönecek gibi duruyor olması dizide bence reyting kaybettirir...

Benim algıladığım dizi izleyicisi sonunda bu çift zaten olur derse önüne getirilen bütün engellere rağmen sabredip bekleyebiliyor....
Ama reytinglerden dolayı da keskin bir viraj alamayıp bir bölüm birine öbür bölüm öbürüne , bir bölüm biri ile yakınlaştırdılarsa diğer bölüm diğerinin izleyicisi küsmesin diye diğer karaktere yakınlık duyan , ortada dolanan bir Mine ile işi götürmeye kalkacaklarsa da , dizi izleyenler artık bunu çok çabuk fark edip diziyi zamanından önce terk edebilir...

Hadi şimdi daha yeni dedik ama böyle süregelirse en azından kendim için söyliyeyim tat almamaya başlıyorum...
Paylaşılamıyan karakter ( bizim dizide de Mine oluyor ) ne yapacağına karar veremiyor tarzında sahnelerle çokça gözükmeye başladı mı bir müddet sonra ne Timurcuları memnun edecektir ne de Sinancıları....

Şimdilik kızımız Sinana olan aşkından geri adım atmamaktadır...............Ya hiç şaşırmasın yörüngesini ya da gün gelir de Timura karşın bir şeyler hissetmeye başlarsa da dönüp dönüp flashbacklerle tekrar geçmişleri anmasın.....Eğer ki kalbinde Timura karşı bir şey hissederse o vakitten sonra da sevgisi çoğalsın ve tereddütler yaşamasın....

Gençlik aşkının konu edildiği dizi izleme amacım olsa idi , rakip kanalda en alasından oynatıyorlar , orada keyifle setrediyor olurdum ....Ama benim ilgimi çeken de şartlar gereği ümitsiz konumda bulunan Timurun Minenin kalbine girip giremiyeceği , onunla geçireceği ev sahneleri , bebeğin büyürken ki ikisinin paylaşımları , cinselliğin olmadığı bir aşkın nasıl işleneceği ,Timurdan neredeyse nefret eden bir kadının hislerinin zamanla sevgiye dönüşüp dönüşemiyeceği hususları oldu.....

Son bölüm benim kanımca her iki erkek karakterde bariz göze batacak hatalar yapmadılar , böyle birbirleri ile iyilik yarışı içine girmeyeceklerine göre de ,bir müddet sonra birinden biri çok ciddi bir hata yapmalı ki bu belirsizlik ortadan kalksın...
Kanımca her iki taraftan birini küstürtmeyelim reyting kaybetmiyelim diye düşüne dururken senaristler , bazen de öyle bir an geliyor ki ; bir taraf derken iki taraf da gidiyor ellerinden

O dozu tadında tutmaları şart diye düşünüyorum...

sinefil
10-11-11, 12:33
Çok doğru noktalara değinmişsin sevgili trueblue
Hikaye baştan,hemen hemen her Türk dizisinin zayıf karnı olan hataya düşülmüş, enine boyuna düşünmeksizin,doğru denklem kurulmaksızın kurgulanmış izlenimi veriyor.
Genel anlamda konuşulacak olursa-hangi yapım olursa olsun farketmez-senaristler bir konu buluyorlar ama baştan sona hiç değilse kabaca bir 'synopsis' olmadığından istim arkadan gelsin misali çalakalem girişiyorlar.Üç-beş bölüm sonra izleyici eğilimleri de belli olunca,elde net bir yol haritası bulunmadığından ne yöne gideceklerini bilemeyip,bir o yana bir bu yana yalpalamaya başlıyorlar.

BÇS'de de aynı şey oldu...Sinan-Mine taraftarları (hakları da yok değil) Sinan da Sinan diye tempo tutunca karakter belki de planlanandan erken Türkiye'ye döndürülüverip kurgu resmen çuvallatıldı.Timur sırf kendini düşünen bir egoiste dönüştü,Emine de evliliği engelleyebilecekken engellemeyip kurgu tıkanmaya mahkum bir noktaya taşınmış oldu...sırf Sinan döndüğünde Mine'yi evlenmiş bulsun diye!
Bunun neresi mantıklı

Bu koşullar altında tek çıkış yolu Çalıkuşu Feride'nin Doktor Hayrullah'ı gibi ölüm döşeğinde 'Sinan'a git' diyen bir Timur olur demiştim,sevgili trueblue de değinmiş zaten :img-hyste:img-hyste:img-hyste
İnsana düşündürttükleri şeye bakın,tövbe tövbe :fighting2

[arzu]
10-11-11, 12:54
Etyen Mahçupyan;

"Bugünlerde 'Bir çocuk sevdim' adında bir dizi izliyorum. Kız 17 yaşında, liseli, âşık olduğu erkekten hamile kalıyor ve delikanlının babası oğlunu fakir kızdan kurtarmak için Amerika'ya yolluyor. Kızın babası oto tamircisi. Geleneklerine, onuruna, namusuna bağlı bir insan. Kızın hamile olduğu ortaya çıktığında, okul yönetimi ve kızın babası-ailesi kızın bu namussuzluğunun kendilerine bulaşmaması için kıza ceza vermenin peşine düşüyor. Kız ise çocuğu doğuracağım diye tutturuyor... Baba'nın patronu orta yaşlı dul bir erkek. Kıza bir görüşte âşık oluyor ve babayla konuşarak kızla evlenmek istediğini, kızının çocuğuna babalık yapacağını, kızına güvenli ve huzurlu bir hayat vereceğini söylüyor. Kıza da evlenme teklifi yapıyor... Ancak baba, şimdiye kadar güvendiği, insan olarak takdir ettiği patronunun bu teklifine karşı hemen işi bırakıyor ve patronuna cephe alıyor. Bu arada kız da babasının patronuna şiddetle hayır diyor. Baba, kendi namusunu, onurunu düşünüyor. İşin garibi mağdur olan kız da aşkının namusunu, onurunu düşünüyor... Ne baba, ne de kız doğacak olan çocuğun sağlıklı doğmasını, huzur, refah ve güven içinde yaşamasını düşünmüyor...

tamamı için;


Etyen Mahçupyan - Zaman / 10.11.2011
http://zaman.com.tr/yazar.do;jsessionid=40E6CA71057E5EB4499C14F3D44E1D 2F?yazino=1200320


---

Diziler kaç bölümlük tasarlanıyor?


Zorlanan bir başka dizi, yine Kanal D’de yayınlanan “Bir Çocuk Sevdim”... Senaristler, rüyaydı, flashback’ti derken şimdilik idare ediyorlar. Peki, bu durum nereye kadar sürecek, daha ne kadar idare edecekler?

tamamı için ;


http://www.yenicaggazetesi.com.tr/yg/habergoster.php?haber=58830

laylaylomm
10-11-11, 14:02
Selverr, anket için teşekkür ederim.

1-En sevdiğiniz karakter-ler
Timur
2-En sevmediğiniz karakter-ler:
Bekir Harmangil
3-En beğendiğiniz sahne: Neden?:
Bülent İnal'ı izlemek keyif verdiği için Timurlu sahnelerin tamamını seviyorum.
4.En beğenmediğiniz sahne.Neden?:
Emine'nin barmenle yaşadığı sahne, fazla abartıldı.
5-En beğendiğiniz bölüm :
4. bölüm
6-En beğendiğinz replik:
Tanıtım fragmanlarında da görüp etkilenmiştim. Sen hep böyle ağlar mısın?
7-Desteklediğinz Çift:
Şuan için bir çiftim yok. Dizi başlarken Mine'nin yavaş yavaş Timur'a aşık olacağını izleyeceğimi düşünmüştüm. Eğer o yöne doğru giderse çiftim onlar olacak. Teyzenin evindeki sahneden elektirikleri yüksek görünüyor.
8-Neden Bir Çocuk Sevdim:
Bülent İnal'ın rol aldığı her yapımı izlemeye çalışıyorum.
9-Dizi için bir şarkı seçseniz hangisi olurdu. Niçin?:
Dizinin şarkısının sözleri konuyu anlattığı için uygun olmuş. Ama ilerleyen bölümlerde benim dizi başlamadan düşündüğüm gibi olursa aşağıdaki şarkıyı hediye etmek isterim. :)

Nil Burak-Olmaz Olmaz deme

içimden geçeni sana anlatabilsem
kalbimin sesini bir dinletebilsem
dizine yaslansam bir çocuk gibi
sanki ayrılmış da kavuşmuş gibi

olmaz olmaz deme hiç
olmaz olmaz sevgilim
zaman neler gösterir
belli olmaz sevgilim

bir soru sorulsa cevabım sensin
günahım olsa da sevabım sensin

10.Dizide olmasını istediğiniz ve beklediğiniz sahne:
Timur'un yıllar geçtikten sonra Mine'nin Sinan'ı unutamadığını düşünüp kendi elleriyle Mine'yi Sinan'a götürdüğü ve oradan uzaklaşırken ağladığı sahne.

matraka
10-11-11, 14:16
senaristsin bir proje düşünüyorsun,kafanda hikaye oluşuyor,ama düşündüğünle geldiğin nokta farklı
önemli olan cesaretle hikayeni anlatabilmektir,değişikliğe uğratmadan,eksi gibi gözüken olayların hepsi bakmışsın zamanla fenomen olmuş,ama riski almışsın hikayeni anlatmayı başarmışsın,(yaprak dökümü,adını feriha koydum vs vs)

4.bölümde zaman atlaması yapılacak diyen senaristler,seyircinin baskısına neden boyun eğdiler meraktayım,sinan geldi ne oldu peki,1.bölümün sonundan 8 bölüme kadar heryer sinan deyip durdu,sonuç geldi,ne oldu peki,sinan gelmesi sorunu çözmez,reytingler açısından ama sinan mine buluşması olayı çözer,şarkıyla paralel dizi çekicem diyorsun sinan 3 km yakında oturuyor,niye getirdin bu adamı

bizim senaristlerin en sevdiğim yanı,kalemleri oldu,hakkını yemeyelim çok özenli replik yazılıyor ama bu dizinin bir yerden kıpırdaması lazım,ya sinan mine tarafından ya timur mine tarafından
sinan mine tarafından gelişecekse şarkı güme gitti:img-hystebu saatten sonra senaristlere karar vermek düşer,iki taraftan gitmez bu dizi,artık kararınızı verin bir zahmet

matraka
10-11-11, 14:20
Selverr, anket için teşekkür ederim.

1-En sevdiğiniz karakter-ler
Timur
2-En sevmediğiniz karakter-ler:
Bekir Harmangil
3-En beğendiğiniz sahne: Neden?:
Bülent İnal'ı izlemek keyif verdiği için Timurlu sahnelerin tamamını seviyorum.
4.En beğenmediğiniz sahne.Neden?:
Emine'nin barmenle yaşadığı sahne, fazla abartıldı.
5-En beğendiğiniz bölüm :
4. bölüm
6-En beğendiğinz replik:
Tanıtım fragmanlarında da görüp etkilenmiştim. Sen hep böyle ağlar mısın?
7-Desteklediğinz Çift:
Şuan için bir çiftim yok. Dizi başlarken Mine'nin yavaş yavaş Timur'a aşık olacağını izleyeceğimi düşünmüştüm. Eğer o yöne doğru giderse çiftim onlar olacak. Teyzenin evindeki sahneden elektirikleri yüksek görünüyor.
8-Neden Bir Çocuk Sevdim:
Bülent İnal'ın rol aldığı her yapımı izlemeye çalışıyorum.
9-Dizi için bir şarkı seçseniz hangisi olurdu. Niçin?:
Dizinin şarkısının sözleri konuyu anlattığı için uygun olmuş. Ama ilerleyen bölümlerde benim dizi başlamadan düşündüğüm gibi olursa aşağıdaki şarkıyı hediye etmek isterim. :)

Nil Burak-Olmaz Olmaz deme

içimden geçeni sana anlatabilsem
kalbimin sesini bir dinletebilsem
dizine yaslansam bir çocuk gibi
sanki ayrılmış da kavuşmuş gibi

olmaz olmaz deme hiç
olmaz olmaz sevgilim
zaman neler gösterir
belli olmaz sevgilim

bir soru sorulsa cevabım sensin
günahım olsa da sevabım sensin

10.Dizide olmasını istediğiniz ve beklediğiniz sahne:
Timur'un yıllar geçtikten sonra Mine'nin Sinan'ı unutamadığını düşünüp kendi elleriyle Mine'yi Sinan'a götürdüğü ve oradan uzaklaşırken ağladığı sahne.
10.soruyumu bekliyorsun:img-hysteyapma mine timuru sevmesse, bıraksın mineyi, acısınıda yaşasın,ama kendi elleriyle teslim etmek ne demek,yapmasın böyle birşeyi,o kadar mükemmel olmasın:img-hyste
aslında dizide konuda var timurun geçmişi,mesela ben tamirhane meselesinin ileride çıkacağını düşünüyorum,o adamın oğlu çıkıcak biryerlerden,
mesela,timur minenin teyzesi için bir şeyledi,sanki birisi onunla uğraşıyor,al sana bir konu daha,mesela timurun eski eşi al sana bir konu daha,ama yeter bayıldık artık,bütün bölüm mervenin mineye yaptıklarınımı izlicez

laylaylomm
10-11-11, 14:36
10.soruyumu bekliyorsun:img-hysteyapma mine timuru sevmesse, bıraksın mineyi, acısınıda yaşasın,ama kendi elleriyle teslim etmek ne demek,yapmasın böyle birşeyi,o kadar mükemmel olmasın:img-hyste
aslında dizide konuda var timurun geçmişi,mesela ben tamirhane meselesinin ileride çıkacağını düşünüyorum,o adamın oğlu çıkıcak biryerlerden,
mesela,timur minenin teyzesi için bir şeyledi,sanki birisi onunla uğraşıyor,al sana bir konu daha,mesela timurun eski eşi al sana bir konu daha,ama yeter bayıldık artık,bütün bölüm mervenin mineye yaptıklarınımı izlicez

Timur, bıraktı geri dönüyor bir yandan da Sezen Aksu'dan Gidiyorum şarkısı çalıyor. Bülent İnal'ın bu sahnedeki oyunculuğunu izlemek istiyorum.

Gidiyorum bütün aşklar yüreğimde
Gidiyorum kokun hala üzerimde
Sana korkular bıraktım bir de yeni başlangıçlar
Bir kendim bir ben gidiyorum

Timur, herşeye müdahale ettiği için kendi elleriyle teslim etmeli. Sonrasında Mine geri dönmesin demedim. Timur, Mine'yi Sinanla yeni bir başlangıç yapması için bırakacak. Mine yeni başlangıcı belki Timurla yapmak belki de Sinanla yapmak isteyecek. Timur'un aşk acısı çekerkenki hallerini izlememiz yanımıza kar kalır. :img-hyste

Senin yazdığın sahneler olacak diye düşünüyorum. Merve'nin annesi gelecektir. Timur'un geçmişi ortaya çıkacaktır. Oradaki acılarını ve sevinçlerini de izlemekten zevk alırım. :)

ban68
10-11-11, 14:39
10.Dizide olmasını istediğiniz ve beklediğiniz sahne:[/B]
Timur'un yıllar geçtikten sonra Mine'nin Sinan'ı unutamadığını düşünüp kendi elleriyle Mine'yi Sinan'a götürdüğü ve oradan uzaklaşırken ağladığı sahne.


Timur Mine'sini elleriyle adrese teslim mi etsin!! Nayıııyyyy, n'olamaaazzz!!:calis
Elleriyle değilde kargoyla ya da tahhüttlü olsa olmaaa mııııı???:img-hyste

Timur eğer bir gün bunu yaparsa yani Mine'sinin hâlâ aşkını unutmadığını görüp mücadelesinden vazgeçerse -ki, ihtimal dahilinde :icon_sorr- Mine sayfayı tümden kapamamalı, az da olsa aralık bırakmalı. Belli olmaz, Mine, kalbinde yaşattığı aşkla yaşadıkları birbirini tutmadığında Timur'a dönebilir bir U dönüşüyle. Neden olmasın?? :img-eat:

lpchester
10-11-11, 14:45
Yeni başlık hayırlı olsun...


hastalığa tedavi bulacaksanız ilk önce sinana biraz cesaret aşısı bulun,belki evin önlerine gelip gelip geri dönmez

Açıkcası Sinan ''Cesaret''kontenjanını maalef başka kulvarlarda kullanıyor...
Gönder oradan bir Paraşüt...:img-hysteÇakılasım var...:whistle2durumları mevcut...

Laylaylom'cum,10.soruyu bütünlemen kendince güzel olmuş...
Her durumdan hikayeye değişik falsolar verebilecek türden her harekete açığız..
Yeter ki hareket olsun...:img-blushÇok yavaş bu dizi ya...

matraka
10-11-11, 14:51
Timur Mine'sini elleriyle adrese teslim mi etsin!! Nayıııyyyy, n'olamaaazzz!!:calis
Elleriyle değilde kargoyla ya da tahhüttlü olsa olmaaa mııııı???:img-hyste

Timur eğer bir gün bunu yaparsa yani Mine'sinin hâlâ aşkını unutmadığını görüp mücadelesinden vazgeçerse -ki, ihtimal dahilinde :icon_sorr- Mine sayfayı tümden kapamamalı, az da olsa aralık bırakmalı. Belli olmaz, Mine, kalbinde yaşattığı aşkla yaşadıkları birbirini tutmadığında Timur'a dönebilir bir U dönüşüyle. Neden olmasın?? :img-eat:

Aynen bu ihtimali düşünüyorum bende,sinan mine birleşmeli mine rürasında gördüğü mükemmel sinanın aslında bir melek değil,insan olduğunu onun da hatalar yapabileceğini,hatta birlikteyken hayata karşı verdikleri mücadelede,sorunlara bakış açılarının farklılarları nedeni ile timura geri dönmesinden yanayım
ben hala ısrar ediyorum,ileride timurdan mineyi ayırmak için,evlilik öncesi emine itirafı geldi

matraka
10-11-11, 14:54
Yeni başlık hayırlı olsun...



Açıkcası Sinan ''Cesaret''kontenjanını maalef başka kulvarlarda kullanıyor...
Gönder oradan bir Paraşüt...:img-hysteÇakılasım var...:whistle2durumları mevcut...

Laylaylom'cum,10.soruyu bütünlemen kendince güzel olmuş...
Her durumdan hikayeye değişik falsolar verebilecek türden her harekete açığız..
Yeter ki hareket olsun...:img-blushÇok yavaş bu dizi ya...
kimse kabullenmek istemiyor, bazı sinan tavırlarını,ama mineye evlensekte ben uçmayı ve çakılmayı bırakmam diyor adam dikkat ettinizmi bilmiyorum gene mine yok:img-hystehayalinde
kendi hayat tarzından ödün vermiyor adam,çocuk demiyorum eşşek kadar adam,insanlar belli yaş gruplarında değişim geçirdikleri gerçektir,insanlar değişir,bakalım bu 4 yıl sinan a ne yapıcak

SELVERR
10-11-11, 15:07
merhabalar.

yeni başlık hayırlı uğurlu ve bol reytingli olsun inşaallah.


bu arada umarım kapanan sayfadaki gerginlikler ve kasvetli hava bu sayfalara da taşınmaz da rahat rahat yorum yapabiliriz.

bende timurun ileride kendi elleriyle mineyi bırakabileceğini düşünüyorum.. tabi karakteri de psikopat bir hale getirmezlerse reyting kaygısı ile.. bu çizgide giderse ileride onuutsuz olduğunu düşünüp bırakır gibi geliyor. ama değişmezse...

laylaylom arkadaşımızın 10.soru için yazdıkları çok yerinde bana göre de.. istenilse diziden çok malzeme çıkabilir ama öncelik minenin durumu olduğu için diğerlerine daha sonra sıra gelecek sanırım sonuçta o ipuçları boşuna verilmedi ama bende bir an önce haraeketlensin istiyorum mervenin planları yada eminenin fantazyaları diziyi kurtarmaz...

bölümün hareketlenmesi açısındann timur ve sinan karşılaşmasından da umutluyum..

ULU ÖNDERİMİZİ SAYGI VE SEVGİYLE ANIYORUM

laylaylomm
10-11-11, 15:08
Yeni başlığımız hayırlı olsun. En kısa zamanda bu başlığı da kapatalım.

Arzu'cum, haberler için teşekkür ederim. Flashback ve rüya fazlalığı bir köşede daha yer bulmuş. Ben ve bazı arkadaşlar da aynı düşüncelerimizi dile getirmiştik.

ban68, Timur, Mine'yi kendi elleriyle teslim edebilecek cesarete sahip veya sahip olmalı. Merve'yle Timur evdeyken kapı çalsa ve içeriye Mine girse ve bu sırada yine Sezen Aksu'dan Ben Sende Tutuklu Kaldım şarkısı çalsın.

Ne Senden Öncesi
Ne Senden Sonrası ahahh
Ayrılık Aman
Ölümden Yaman
Geçmiyor ki Zamaaan
Geçmiyoooor
Ayrılık Aman
Ölümden Yaman
Geçmiyor ki Zamaaan
Geçmiyoooor
Ben Sende Tutuklu Kaldım
Kendi Hayatımdan Çaldım
Yedi Cihan Dolaştım
Bana Mısın Demiyor
Sakladım Gözlerini
O Tatlı Sözlerini
Yandım YaLan Sözlerini
ahhhh
Banamısın Demiyor

Selverr, şarkı sorusu sorduğuna pişman olmuşsundur. Bir sordun kaç tane yazdım.

lpchester'cım, hikayeye değişik falsolar verebilecek türden her harekete açık olduğumuz gibi oyunculuk şölenlerine de açığız... :)

[arzu]
10-11-11, 15:15
Selverr, anket için teşekkür ederim. sorularındaki en'leri kaldırdım umarım senin için sorun olmaz. çünkü henüz "en" diyebileceğim bi durum sözkonusu değil. cevaplarımda da tüm "hatalarına rağmeni" barındırdığını belirtmek isterim.

1-sevdiğiniz karakter-ler
Timur, Turan, Mine, Merve
2-sevmediğiniz karakter-ler:
bir noktadan sonra herkesi kendince haklı görüyorum. ama emine'yi anlamakta zorlanıyorum.
3-beğendiğiniz sahne: Neden?:
6. bölümde itiş kakışla başlayan ve timur'un 3 gün süre vermesiyle biten sahne. henüz o sahnenin elektriğinin önüne geçilmedi.
4.beğenmediğiniz sahne.Neden?:
geriye dönüşlerde dahil hayal/rüya sahnelerini sevmiyorum. gerçeklikten uzak geliyor.
5-beğendiğiniz bölüm :
6. bölüm
6-beğendiğinz replik:
Sen hep böyle ağlar mısın?
7-Desteklediğinz Çift:
yok. olmasını istediğim ; timur & mine
8-Neden Bir Çocuk Sevdim:
Bülent İnal'ın her yapımını izlerim. ek olarak, timur'u ete kemiğe büründürüşünüde çok sevdim.
9-Dizi için bir şarkı seçseniz hangisi olurdu. Niçin?:
hiç düşünmedim.
10.Dizide olmasını istediğiniz ve beklediğiniz sahne:
mine ve sinan'ın karşı karşıya gelmesi.
kabul etmelilerki bu iki insanın görüşmemesini sağlam zemine oturtamadılar. bari bu düşüncelerinden vazgeçsinler.

trueblue
10-11-11, 15:18
Yeni başlık açılmış, hayırlı uğurlu olsun. Kapanan başlıkta bayağı toz kaldırmışım. Ben senaryodan bahsediyorum. Bülent İnal sevginiz yanlış konuda ısrar nedeni oluşturuyor demişim bir arkadaş alınmış.

Ben hiç bir oyuncunun fanı değilim. Ama Bülent İnal'ın oyunculuğunu beğenirim. Hele Bu Kalp Seni Unutur mu? dizisindeki Sinan karakteri ile harika performans göstermişti. Ay oradaki adı Sinan'mıymış. :img-hyste :img-hyste

Oyuncu dediğin iyi karakteri de oynar kötüyü de, deliyi de, sarhoşu da, bağımlıyı da, fahişeyi de, gay'ıda, Quasimodo'yuda . Oyunculuk budur aslında. İyi karakteri her oyuncu oynar esas kötüyü oynamak zordur. Onun için karakter oyuncuları dizileri filmleri sırtında taşırlar. Bence Bülent İnal'ın kötü karakteri canlandırmasında hiç bir sakınca yok. Ben onun rolün altından kalkacağına inanıyorum. Sorun bu değil esas sorun Bülent İnal fanlarının onu gri bir karakter olarak izlemek istememelerinde. Oyuncu olarak o bir risk almış ve rolü kabul etmiş. Bence alkışlanacak bir davranış klişe rollerin dışına çıkmak, değişik tarz karakterleri denemek. :happy0064 :happy0064 aynı Cansel Elçin'in katil rolünü kabul etmesi gibi. Sorun oyuncularda değil ben pilavdan başka aş, kargadan başka kuş tanımam illa Bülent İnal Beyaz Atlı Prens olsun diyen izleyicilerde.


NOT: Timur karakteri ile ilgili olarak yazmayı unuttum.
Merve o yemeyecekmiş dediğinde Timur Ayten’e bir tepsi hazırla odasına götür der diye bekledim ama o hiç umursamadı. Cemil, Lamia sofraya oturmasa odasına sofra kurdururdu Macide’ye. Timur ise Tınn. Bu karakter Beyaz Atlı Prens gibi çiziliyor mu sizce. :bilmim :bilmim :bilmim

serra
10-11-11, 15:28
Sinandan nefret etmek için 8 sebep ;
Tabi ya bu sinan ne fena bir çocuktu,
1-Amacı sadece mine ile beraber olmak, onu kullanmak cinsellik yaşmaktı,İsteği oldu baktı kaçıcak yeri yok Amerikaya amcasına koştu
2-Bu sinan varya zaten mineye hiç değer vermezdi, beraberken boş boş konuşur, gelecek planları yapmazdı.
3-Ya bir keresinde babasına yakalanmışlardıda, kızın arkasında atıp tuttu.Babasına karşı neler dedi neler
4-Mineyide fakir olduğu için hor görürdü, sürekli aşağılar kızı ve ailesini küçük düşürürdü.
5-Birde bu sinan baba parası yemekten başka bir iş yapmaz, o bar senin bu bar benim sabahlara kadar aleelere akardı.
6-Hatırlarsınız bir keresindede mineyi aldatmıştı
7-Baktı mineden yakasını kurtaramayacak, habersiz hemen amerikaya uçtu.Birde orda yalandan sporlara başladı
8-Hasta olmasına rağmen , İstanbul gece hayatından mahrum kaldığı için apar topar döndü, başka bir sebebi yoktu.Aklı fikri eğlence,para ..
9-Amerikadan dönünce, hastayım mineyle felan uğraşamam diye dinlenmeye aldı kendini,mine aramasına rağmen karşısına çıkmadı.
10-Minenin evlendiğini duyuncada, ben biliyodum bu kızın gözü zaten paramdaydı, buldu bak kendine zengin koca diyip durdu

Bunları izledik demi, evet evet izledik:img-hyste

matraka
10-11-11, 15:55
Sinandan nefret etmek için 8 sebep ;
Tabi ya bu sinan ne fena bir çocuktu,
1-Amacı sadece mine ile beraber olmak, onu kullanmak cinsellik yaşmaktı,İsteği oldu baktı kaçıcak yeri yok Amerikaya amcasına koştu
2-Bu sinan varya zaten mineye hiç değer vermezdi, beraberken boş boş konuşur, gelecek planları yapmazdı.
3-Ya bir keresinde babasına yakalanmışlardıda, kızın arkasında atıp tuttu.Babasına karşı neler dedi neler
4-Mineyide fakir olduğu için hor görürdü, sürekli aşağılar kızı ve ailesini küçük düşürürdü.
5-Birde bu sinan baba parası yemekten başka bir iş yapmaz, o bar senin bu bar benim sabahlara kadar aleelere akardı.
6-Hatırlarsınız bir keresindede mineyi aldatmıştı
7-Baktı mineden yakasını kurtaramayacak, habersiz hemen amerikaya uçtu.Birde orda yalandan sporlara başladı
8-Hasta olmasına rağmen , İstanbul gece hayatından mahrum kaldığı için apar topar döndü, başka bir sebebi yoktu.Aklı fikri eğlence,para ..
9-Amerikadan dönünce, hastayım mineyle felan uğraşamam diye dinlenmeye aldı kendini,mine aramasına rağmen karşısına çıkmadı.
10-Minenin evlendiğini duyuncada, ben biliyodum bu kızın gözü zaten paramdaydı, buldu bak kendine zengin koca diyip durdu

Bunları izledik demi, evet evet izledik:img-hyste

1-sinan mineyi sevmiyor diyen çıkmadı
2-önemli olan ağızdan çıkan söz değil,söylediklerinle, yaptıklarının birbirini tutması ki sinanda bu zaafiyet var
3-babasına karşı mineyi tam savundu diyemeyiz,sevdiği kıza derdini anlatamadı sonuçta,madde 2
4-evet aynen öyle,babasını hor gördü yeterince,daha ne yapıcak merak ediyorum
5-sinanın hayatını sosyal çevresini bilmiyoruz ne dersek yalan olur tıpkı yazdığınız gibi
6-madde 5 e bkzn.
7-iyide gittiği yer amerika,uzun süre gelemicek sevdiği kıza açıklama yapmak zorunda, evin kapısından ben mi döndüm yoksa bencil timurmu sporla alaka kuramadım ama bir kızla gelecek kurmaktan çok o sporla ilgileniyorsa,o spor hayatında yer kaplıyorsa,sana rağmen ben o sporuda yaparım derse, ölse bile ne olucak geride kalanın önemimi var
8-tabi mine için döndü,iyide dizide ne için döndüğüne dair bir sahne geçmediki yine tahmin
9-iyide buda varsayım,uçurumdan atlayacağına amerikadan dönse,minenin evine uğrasa,bir işide doğru yapsa okula bir daha dönse minenin arkadaşlarından durumu öğrense,sadece bir işi doğru yapsın dişimi kırcam
10-evlendiyse vardır bir sebebide demedi ama,sadece merak etti,1 yıldan fazla beraber olduğun her insanı bir anda at desen atamassın sat desen satamassın

matraka
10-11-11, 16:01
Yeni başlık açılmış, hayırlı uğurlu olsun. Kapanan başlıkta bayağı toz kaldırmışım. Ben senaryodan bahsediyorum. Bülent İnal sevginiz yanlış konuda ısrar nedeni oluşturuyor demişim bir arkadaş alınmış.

Ben hiç bir oyuncunun fanı değilim. Ama Bülent İnal'ın oyunculuğunu beğenirim. Hele Bu Kalp Seni Unutur mu? dizisindeki Sinan karakteri ile harika performans göstermişti. Ay oradaki adı Sinan'mıymış. :img-hyste :img-hyste

Oyuncu dediğin iyi karakteri de oynar kötüyü de, deliyi de, sarhoşu da, bağımlıyı da, fahişeyi de, gay'ıda, Quasimodo'yuda . Oyunculuk budur aslında. İyi karakteri her oyuncu oynar esas kötüyü oynamak zordur. Onun için karakter oyuncuları dizileri filmleri sırtında taşırlar. Bence Bülent İnal'ın kötü karakteri canlandırmasında hiç bir sakınca yok. Ben onun rolün altından kalkacağına inanıyorum. Sorun bu değil esas sorun Bülent İnal fanlarının onu gri bir karakter olarak izlemek istememelerinde. Oyuncu olarak o bir risk almış ve rolü kabul etmiş. Bence alkışlanacak bir davranış klişe rollerin dışına çıkmak, değişik tarz karakterleri denemek. :happy0064 :happy0064 aynı Cansel Elçin'in katil rolünü kabul etmesi gibi. Sorun oyuncularda değil ben pilavdan başka aş, kargadan başka kuş tanımam illa Bülent İnal Beyaz Atlı Prens olsun diyen izleyicilerde.


NOT: Timur karakteri ile ilgili olarak yazmayı unuttum.
Merve o yemeyecekmiş dediğinde Timur Ayten’e bir tepsi hazırla odasına götür der diye bekledim ama o hiç umursamadı. Cemil, Lamia sofraya oturmasa odasına sofra kurdururdu Macide’ye. Timur ise Tınn. Bu karakter Beyaz Atlı Prens gibi çiziliyor mu sizce. :bilmim :bilmim :bilmim
iyide dön dön başım döndü benim,sorun timurun psikopat olması değilki dizinin yapılış açılarında,senaryoda senle ayrılıyoruz, sen büyük kocaman mine sinan aşkına engel olmak isteyenlere rağmen ayakta duran aşkı görüyor o dizinin isminide bir çocuk sevdim diyorsun

bense hayatta yapayanlız kalmış kıza sahip çıkan onu seven onun içinde diziye bir çocuk sevdim denilen bir dizi izliyorum
sorun timurcularda değil yani,illa sorun arıyorsan bu dizide gri olmayan bencil olmayan bir krakter yokki timuru da neyaz atlı prens göreyim
ben dizide gördüğümü tek cümleyle ifade edeyim
(sevdiğiniz insanı seçebilirmisiniz?)

serra
10-11-11, 16:38
1-sinan mineyi sevmiyor diyen çıkmadı
2-önemli olan ağızdan çıkan söz değil,söylediklerinle, yaptıklarının birbirini tutması ki sinanda bu zaafiyet var
3-babasına karşı mineyi tam savundu diyemeyiz,sevdiği kıza derdini anlatamadı sonuçta,madde 2
4-evet aynen öyle,babasını hor gördü yeterince,daha ne yapıcak merak ediyorum
5-sinanın hayatını sosyal çevresini bilmiyoruz ne dersek yalan olur tıpkı yazdığınız gibi
6-madde 5 e bkzn.
7-iyide gittiği yer amerika,uzun süre gelemicek sevdiği kıza açıklama yapmak zorunda, evin kapısından ben mi döndüm yoksa bencil timurmu sporla alaka kuramadım ama bir kızla gelecek kurmaktan çok o sporla ilgileniyorsa,o spor hayatında yer kaplıyorsa,sana rağmen ben o sporuda yaparım derse, ölse bile ne olucak geride kalanın önemimi var
8-tabi mine için döndü,iyide dizide ne için döndüğüne dair bir sahne geçmediki yine tahmin
9-iyide buda varsayım,uçurumdan atlayacağına amerikadan dönse,minenin evine uğrasa,bir işide doğru yapsa okula bir daha dönse minenin arkadaşlarından durumu öğrense,sadece bir işi doğru yapsın dişimi kırcam
10-evlendiyse vardır bir sebebide demedi ama,sadece merak etti,1 yıldan fazla beraber olduğun her insanı bir anda at desen atamassın sat desen satamassın

Yazdıklarım varsayım değilki, olan ve olmayanlardan çıkardığım şeyler.Yani burda sinan için mineyi sevmiyor, zengin zippenin teki yaşadığı şey sadece gençlik ateşi tarzı yorumlar yapıldı.Araştırın okursunuz.

Evet sinan minenin babası için talihsiz bir cümle kurdu.Hangimiz dörtdörtlüğüz, hangimiz sütten çıkma ak kaşık.Oda bir hata yaptı ve sonrasında anlayıp özür diledi.Mine bunu büyük bir sorun etseydi, ayrılırdı zaten.
Hayır yani iyikide öyle birşey dedi, yoksa ne derdiniz sinan için

Defalarca dediğim gibi sinanın mineye ulaşmaması, evine gidememesi vs vs, tabirinizle bir işi doğru yapmaması sadece senoryanın gerektiğinden.Kader ağlarını örüyor hesabı.bunu anlayamadınzmı anlamakmı istemiyorusnuz.Hangisi?

Yani öyle bir hal aldıki, aaaa sinan len:icon_whis senşn gözünün üstünde kaşın var tütttüüü sana:img-hyste:img-hyste

trueblue
10-11-11, 16:46
iyide dön dön başım döndü benim, sorun bülent inalın psikopat olması değilki dizinin yapılış açılarında,senaryoda senle ayrılıyoruz, sen büyük kocaman mine sinan aşkına engel olmak isteyenlere rağmen ayakta duran aşkı görüyor o dizinin isminide bir çocuk sevdim diyorsun

bense hayatta yapayanlız kalmış kıza sahip çıkan onu seven onun içinde diziye bir çocuk sevdim denilen bir dizi izliyorum
sorun timurcularda değil yani,illa sorun arıyorsan bu dizide gri olmayan bencil olmayan bir krakter yokki timuru da neyaz atlı prens göreyim
ben dizide gördüğümü tek cümleyle ifade edeyim
(sevdiğiniz insanı seçebilirmisiniz?)

Bülent İnal'ın psikopat olduğu da ne demek? :img-fear2 :img-fear2 Bari Timur de Bülent İnal'ın oynadığı karakter de. Bülent İnal seni mahkemeye verse kazanır. Tanımadığın, etmediğin adam için doğru konuş lütfen. Ağzından çıkanın farkına var. Kantarın topuzunu kaçırıyorsun. :icon_evil

Bir Çocuk Sevdim diye bir dizi izliyorsun doğru ama o çocukta onu sevdi mi? Dizinin adı bunu söylemiyor.

Timur Mine'ye sahip çıktı evet ama hiç Sinan'ı aramaya onları bir araya getirmek için çaba sarf etti mi? Yok. Peki gerçeği öğrenince ne yaptı sessiz kaldı. Sinan'ı arayıp bulsa ben Mine ile evlenmem, bebek filanda üstlenemem dese o zaman Timur hayatta yapa yalnız kalmış kıza sahip çıkmış olurdu. Birde Sinan'ın fikrini öğrenseydik bari. Sinan Mine ile evlenir çocuğuna sahip çıkarsa Mine yapayalnız, ne de yardıma muhtaç olurdu.

"sevdiğiniz insanı seçebilirmisiniz?" Hayır seçemezsiniz. Ama onu mutlu edip etmemeyi seçebilirsiniz. Timur, Emine ile Voltran'ı oluşturup Sinan ile Mine'yi ayırmak yolunu seçti.

Senaryoda anlatılan bu. Bu da bir kurgu senarist bunu kafasında kurguladı. Dizi isteğe bağlı değil ki. Sanki döner veya hamburger siparişi veriliyor. Benim dönerim soğansız, bol domatesli olsun, yok benimki turşusuz çift peynirli bol yeşillikli az ketçaplı cheseburger olsun. Dizi fiks menüdür, alıp almamak sana bağlıdır. Senaristler herkesi memnun etmeye kalkarlarsa hiç kimse memnun olmaz. Ayrıca anlatacak bir hikayede kalmaz ortalıkta. Bazı karakterler daha çok sevilir öne çıkarılır o başka. Ama anlatılacak konu için çok farklı kurgu talepleri diziyi perişan eder sonuçta.

Emine karakteri giderek psikopata bağlanıyor. Senaristler Emine karakterini çok iyi çizdiler. Emine'nin deli aklındaki kini, kıskançlığı çok güzel yansıtıyor izleyiciye Onuryay Evrentan hanım. Çok başarılı bir kompozisyon çiziyor. Kendisini kutluyorum. :happy0064:happy0064

SELVERR
10-11-11, 16:58
sevgili laylaylom şarkılar birinden güzel anketleri okurken iyiki bir anket hazırlamış diyorum ben.. bu arada söylemesem olmaz Ben Sende Tutuklu Kaldım benimde aklımdan geçen bir şarkıydı bazı kısımları uymadığı için yazmadım ankete cevap verirken ama bir geri dönüş sahnesinde yer alması baya anlamlı olurmuş....

bu arada dizide arada başka şarkılar çalsın istiyorum şu zamana kadar iki şarkı çaldı biri Milat birisi de diziye ismini veren şarkı... Müzik seçimi de çok önemli oluyor bazı sahnelerde en azından müziklerle dikat çekilebilir kasvetli hava arasında fon müziği olarak bile yer verilse yeterli olur sanırım... Şarkı derken malsef ben sabahata seslendirilen şarkıları hiç beğenmiyorum....

rica ederim arkadaşlar.. Arzucum dizinin dönüm noktası olurdu bu karşılaşma ama dediğin gibi neden karşılaşmadılar durumuna verecek bir cevap yok daha doğrusu anlamlısı yok.. karşılaşma daha çok ses getirecek o kesin ama kullanılmıyor.. aslında hala karşılaşmalarında büyük bir engel yok istesler olurdu sinan kapıda bekleyeceğine içeri girer konuşurdu ... illa timuru görecektiyse farklı bir şekilde de yazılabilirdi .. şimdi sinan neden içeri girmedi sorusuna kimse anlamlı cevap veremiyor tıpkı yurt dışı meslesinde teknolojiden o kadar mı uzaktılar gibi düşünüldüğü gibi..

Sevgili Trueblue.. Yemek konusunda dediğiniz gibi Aytene hazırlatması aklımdan geçmedi değil.. özellikle 2.yemekte bunu yapabilirdi bizle yemek istemedi herhalde demişti merve timur bunu baz alarak odasına götürtebilirdi ama yapmadı.. kahvaltıda midesi bulandı falan deyince yemeğe devam etmişti ama akşam yemeğinde merveden duyduklarına rağmen yemeğe oturmadan minenin odasına gitti kapı açılana kadar da baya uğraştı kapı açılmadan önce aç karnına mı falan yemek için ısrar ediyordu sonra ağladığını görmesi konuyu başka bir yere götürdü o sahnede gelmeyecek mis,in diye sordu ama fazla ısrar etmedi.. bundan sonra olacak bir yemek sahnesinde odasına götürülmesini söyleyeceğine dair bir his oluştu bende ..çünkü adım adım gerçekleşti sonraki adımda odaya götürtmek olacaktır.. akşamkinde durumunu gördü ve fazla üstelemek istemedi bence.. malum karışmayacak ya Mineye.Zaten kendisi de yemeğe oturmadı Mine yok diye hatırlarsak... o yüzden ben çok ta tın olarak davrandığını düşünmüyorum adamın her hareketi mine tarafından ters tepiyor o kadar sık boğaz etmekte istememiştir belki ama önemsediği belli kahvaltıda gitmese bile daha sonra merak edip bana göre hesabı bahane edip görmek için kapısına geldi bir şey yemeyecek misin diye sordu akşamkinde de kapı açılana kadar etmediği ısrar kalmadı ama dediğim gibi yeni bölümde bir yemek sahnesi olursa mine merveden dolayı gitmeyecektir ve o yemek odaya kadar girecektir..zaten o evde olup olabilecek sahneler sınırlı mine odasından doğru düzgün dışarı çıkmıyor bir diğer yemek sahnesi diğer bölüme sarkıltılmıştır belki birde şu düşünülmüş olabilir yemekte odasına götürülmeye mervenin dediği odasında yemeye başlarsa timur mineyi o evde nasıl görecek yada aralarındahangi ara bir diyalog geçecek timur hep bir bahane ile kapıya mı dayanacak zaten mine odasında oturup duruyor en azından yemekte dışarı da olması güzel düşünülmüş bence... ama o aşamlarda gelecektir. Cemil lamia demişken keşke onlar kadar güzel sahneleri olsa Mine ve Timurun... Lamia da başkasını seviyordu tersliyordu ama orada en sevdiğim sahneler evdeki sahneleriydi atışmalıda olsa zevkliydi... Burada Mine Lamiya bin basar durumda katılıkta .......Minenin durumu daha kasvetli o yüzden ikili sahnelerde henüz onlar kadar tat almıyorum ne yazık ki.. neyse gene uzattım... :)

bu arada yemek konusuna yaptğım yorumu timuru savunmak için yazmıyorum sadece o konuda düşündüklerim bunlar.. Beyaz atlı prens demek ütopik bir karakter olacak demek değildir zaten ... hem Beyaz atlı prens olmayacak kadar da yaptığı bir hata olmadığını düşünüyorum ama gri bir karakter o gerçek.. bana göre beyaz bir karakterde yok hem dizide hem de gerçekte timurda gerçeklerden biri bana göre... timur beyaz değil ama sinan da değil bana göre.. Yanlış anlamayın sinancı olmadığınızı da biliyorum... :)

dizinin gidişatı hakkında DK deki duruma benzeyeceğini düşünüyorum.. orda da cemil çok masul değildi hatta başta siyah karakterdi bile denilebilir ama griydi ama noldu sonuç.... O yüzden de diziyi daha çok o beklenti içinde izliyorum ki 9.bölüm de de bunu aksini çıkaracak bir şey görmedim kendi adıma.. daha öncede yazdım esas aşkın daha bizler için işlenmemiş olan timur mine olacağını ... akasi olsa timurun aşkını bize bu kadar güzel yansıtmazlardı diye düşünüyorum adamın kız mutlu olsun diye yapmadığı şey yok gerçekten çabalıyor hayır daha ne yapacak bilmiyorum ki.. Knedi aşkı için çabalamasa sinan mine kavuşsun diye uğraşsa ortada nasıl bir sorun kalır ki onu merak ediyorum. Ama diyorum ki ileride ama baya ileride gerçekten minenin mutsuzluğunu görsün anlasın onu kendi elleri ile sinana bırakacaktır da tıpkı örnekteki gibi.



Sinandan nefret etmek için 8 sebep ;
Tabi ya bu sinan ne fena bir çocuktu,
1-Amacı sadece mine ile beraber olmak, onu kullanmak cinsellik yaşmaktı,İsteği oldu baktı kaçıcak yeri yok Amerikaya amcasına koştu

Gidşin sinanın isteği olduğunu yazan bir yorum hiç okumadım sinanın oyuna kurban gittiğinin herkes farkında bana kalırsa.. Cinsellik durumuna gelince düşüncesiz davrandıklarını düşünüyorum olabileceklerin düşünülmesi gerekti daha doğrusu bu durumda minenin yaşayabileceklerinin sinanın düşünmesi gerekirdi bir sürü yöntem var. amaç çocuk yapmak değildi çünkü ikisi de daha evliliği düşünmüyorlardı okul master vs hayalleri vardı hesapsızca yaşadılar.. Mine de sinan da bunu düşünmesi . o yüzden bu yaşananlarda ne kadar ailelerin payı varsa da bu durumda olmalarında kendilerinin da payı büyük.. hatta yanlış birşey olduğunu babasına yalvarırken mine dile getirmişken neden hala anlaşılmıyor hatalı davrandıkları bende onu merak ediyorum... bu arada diğer bir sahnede minenin bile beni kadın olarak mı istiyorsun sevmiyorsun dediği bir sahne yaşadık.. tamam aşktır da olabilecekleri hesap etmek ızın durumunu düşünmesi lazımdı...

2-Bu sinan varya zaten mineye hiç değer vermezdi, beraberken boş boş konuşur, gelecek planları yapmazdı.

değer konusunda net konuşamasam da değer verse en azından annesi bilirdi mineyi.. haberleri bile yoktu ki babası onları görünce neler dedi.. planlar yaptı ama maste için bende geleyim mineyi götürmeyi istemedi yaşı küçük diye mi.. beraber olurken bu fikir neden yoktu peki..

3-Ya bir keresinde babasına yakalanmışlardıda, kızın arkasında atıp tuttu.Babasına karşı neler dedi neler

haberleri bile yoktu . çok da ikna edici bir konuşma geçmediğini düşünüyorum.. tamam babası ama bakıyorum da şu a minenin göze aldıklarında sinan yanında neredeyse sıfır kalır onun sadece kızı sevdiğini ispat etmesi gerekirken onu bile babasına yapamadı ki o kadar oyuna kurban gitti ama birde mineye bakın... tabi buna pek fırsat verilmedi orası da ayrı

4-Mineyide fakir olduğu için hor görürdü, sürekli aşağılar kızı ve ailesini küçük düşürürdü.
başlarda her şey tom pembe idi ama sonra görüyoruz ki minenin hatırladıklarından turan usta için neler dedi.. mine bile kızdı hatırlarsanız..

5-Birde bu sinan baba parası yemekten başka bir iş yapmaz, o bar senin bu bar benim sabahlara kadar aleelere akardı.
bar mar bilmiyoruz da yurrt dışında baya baya aktivite yaparken kaza yaptığını ve şu duruma geldiğini biliyoruz.. amcası baskı yaparak mı yaptırdı paraşütü ona... tabi mineyi düşünmüşte olabilir onu bilmiyoruz ama sosyal aktivite bakıından boş olmadığından az çok haberdarız..
6-Hatırlarsınız bir keresindede mineyi aldatmıştı
aldattığını da düşüncenimiz yoktu...

7-Baktı mineden yakasını kurtaramayacak, habersiz hemen amerikaya uçtu.Birde orda yalandan sporlara başladı
ilişki yaşayacak kadar cesurdu madem o kapıyı çalacak kadarda cesur olup mine ile konuşsaydı . spor konusuna gelince amerikada karalar bağlamak varken sporla uğraşmış olduğunu da halinden görüyoruz..

8-Hasta olmasına rağmen , İstanbul gece hayatından mahrum kaldığı için apar topar döndü, başka bir sebebi yoktu.Aklı fikri eğlence,para ..
Mine için döndü biliyoruz.. biz olmayan şeyleri yazmıyoruz ki zaten dizide izlediklerimize ve oldu diye bildiklerimizi yazıyoruz.. bu arada sinan amerikada yada istanbulda bar hayatına takılmaz eğlenmez diye bir vurguda yapılmadı bize sadece görmedik belkide seviyor nerden belli sevmediği diye de düşüebilirz

9-Amerikadan dönünce, hastayım mineyle felan uğraşamam diye dinlenmeye aldı kendini,mine aramasına rağmen karşısına çıkmadı.

kapısına kadar geldi ama ne hikmetse akşama kadar arabanın içinde oturdu durdu madem dinleyecekti mineyi neden imkanı varken ulaşabilecekken yapmadı bunu ... sinan keyfinde mi diyen oldu acaba anlamıyorum ki...

10-Minenin evlendiğini duyuncada, ben biliyodum bu kızın gözü zaten paramdaydı, buldu bak kendine zengin koca diyip durdu

iyi de zatem sinan o şekilde baktı da demedik...ama mine kadar çaba harcamadı bu aşk için .... harcayacaksada daha görmedik.... hayır şöyle bir şey var dizide sinanı topu topu kaç bölüm gördük bu gördüklerimiz hem minenin hatırladıklarıydı aşıksa aşkı hep o anılardaki halleriyle benimsendi.. belkide mine öyle görmek istediği için o şekilde hatırladı her sahneyi olamaz mı yani? insan anılara da başka anlamlar yükleyebilir zaman geçtikçe bunu farkettiği de olabilir yanlış düşünmüşüm der belkide minenin o anıları sadece minenin bakış açısındandı olamaz mı..belkide sinan o kadar aşık bir adam değildi .. şu 9 bölümde sinanın aşk dolu hayal hatıra olmayan kaç. sahnesini izledik.... .. bir kaç sahne dışında minenin hatırladıklarını birebir nasıl yaşandığını bilmiyoruz mesela.. bir tek sinın da aynı hatırladığı sahneler için kesin konuşabilirz o halde.. toplasan 3 bölümlük aşkını izliyoruz özelliklede 9.bölümde evlilik için bir sebeop olduğuna inandığını ve vazgeçmediğini ama bundan başka daha yaptığı bir şey göremedik... ha gördüysek ben izlemedim sanırım o bölümleri :img-hyste mine daha çaba konusunda mine kadar bir harcama yapmadı kusura bakmayın... yaparsa o zaman konuşalım

sırf sinan ve mineye inanmıyoruz diye bütün bunları demiş gibi görülmemizde acayip doğrusu..... hayır anlamıyorum ki herkes aynı çifti desteklemek zorunda mı baktığımız açılar farklı gördüklerimize yüklediğimiz anlamlar farklı .... timurun sahnelerine farklı anlamlar yüklendiği gibi istesek sinanın sahnelerine farklı anlamlar verebilirz ama oldukça sağduyulu yaklaşmaya çalıştıkça hala biz yanlış görüyor düşünüyor oluyoruz.. bu yüzden fanlarına bile denilmedik laflar kalmıyor sırf vurgusu yapılan aşkın sinan mine olduğuna inanmadığımız yada istemediğimz için ....o kadar savunulan sinanın sütten çıkmış ak kaşık olduğunu da görmeyebilirz tıpkı nefret edilen sebeplerde yazdığımız açılardan bakarsak.....

ortam gerilmesin diyoruz ama bir yerden patlak veriyor mutlaka... herkes aynı düşünmek zorunda değil neden öyleymiş gibi algılanıyor anlamıyorum sizin görüşünüşe göre ak olan bana göre kara size kara olan bana ak olabilir.... .bize timurun beyaz olmadığını söyleyip duruyor bazı arkadaşlar ama sinanında baeyaz olmadığını kabul eden yok ediyorlar yada etmiş gibi davranıp etmediklerini vurgulayan yorumlar yapıyorlar.. yani sorun sadece timurcularda da değil malesef...


neyse gene uzattım kusura bakmayın daha fazla dayanamadım.... ama sinanın mineye ulaşamaması ve aralarına engeller girip bir türlü karşılaşma olmaması senaryo gereği olarak nitelendirilip sinan aklanabiliyorsa timurun emineyi susutrması da senaryo gereğiydi timurun orda bir hatası yoktu o zaman senaryo öyle olmalıydı timurda öyle yaptı.... senaryo açısından bakarsak karakterlerinde suçu yok her şey o senaryoyu yazanlarda o zaman .. suçu senaryoya atacaksak burada diziyi yorumlamaya da gerek yok o zaman ama biz yorum için burdayız senaryodaki şeyler öyle gerektiği için karakter bunu yaptı falan filan bunlar boş... sonuçta karakter yorumlarını ve yaptıklarını sorguluyoruz... senaryo sorgulansa hepimiz bir şeyler yazarız ama söz konusu karakter.. senaryo bu şekilde işlemese kimse suçlu değil emine bile...

istesem timur karakterinin mine ve ailesine yapmış olduğu iyiliklerin yardımın yanında eminenin başlattığı ve neden olduğu durumu sonradan öğrenip tepkisiz kalıp mineye anlatmaması durumunun sıfır kaldığını düşünebiliim..
..
artık yeni bölüme dair bilgiler özet resim falan gelsin yoksa beklemekten çıldırıcam.... ve aynı şeyleri okuyup tekrar tekrar yorumlamaktan...


iyi yorumlar..

matraka
10-11-11, 17:49
Bülent İnal'ın psikopat olduğu da ne demek? :img-fear2 :img-fear2 Bari Timur de Bülent İnal'ın oynadığı karakter de. Bülent İnal seni mahkemeye verse kazanır. Tanımadığın, etmediğin adam için doğru konuş lütfen. Ağzından çıkanın farkına var. Kantarın topuzunu kaçırıyorsun. :icon_evil

Bir Çocuk Sevdim diye bir dizi izliyorsun doğru ama o çocukta onu sevdi mi? Dizinin adı bunu söylemiyor.

Timur Mine'ye sahip çıktı evet ama hiç Sinan'ı aramaya onları bir araya getirmek için çaba sarf etti mi? Yok. Peki gerçeği öğrenince ne yaptı sessiz kaldı. Sinan'ı arayıp bulsa ben Mine ile evlenmem, bebek filanda üstlenemem dese o zaman Timur hayatta yapa yalnız kalmış kıza sahip çıkmış olurdu. Birde Sinan'ın fikrini öğrenseydik bari. Sinan Mine ile evlenir çocuğuna sahip çıkarsa Mine yapayalnız, ne de yardıma muhtaç olurdu.

"sevdiğiniz insanı seçebilirmisiniz?" Hayır seçemezsiniz. Ama onu mutlu edip etmemeyi seçebilirsiniz. Timur, Emine ile Voltran'ı oluşturup Sinan ile Mine'yi ayırmak yolunu seçti.

Senaryoda anlatılan bu. Bu da bir kurgu senarist bunu kafasında kurguladı. Dizi isteğe bağlı değil ki. Sanki döner veya hamburger siparişi veriliyor. Benim dönerim soğansız, bol domatesli olsun, yok benimki turşusuz çift peynirli bol yeşillikli az ketçaplı cheseburger olsun. Dizi fiks menüdür, alıp almamak sana bağlıdır. Senaristler herkesi memnun etmeye kalkarlarsa hiç kimse memnun olmaz. Ayrıca anlatacak bir hikayede kalmaz ortalıkta. Bazı karakterler daha çok sevilir öne çıkarılır o başka. Ama anlatılacak konu için çok farklı kurgu talepleri diziyi perişan eder sonuçta.

Emine karakteri giderek psikopata bağlanıyor. Senaristler Emine karakterini çok iyi çizdiler. Emine'nin deli aklındaki kini, kıskançlığı çok güzel yansıtıyor izleyiciye Onuryay Evrentan hanım. Çok başarılı bir kompozisyon çiziyor. Kendisini kutluyorum. :happy0064:happy0064
sonuçta kızsanda demek istediğimi anlamışsın,iyide timurun mine ile sinanı bir araya getirmek gibi bir görevimi var,birde timur olayları dışarıdan bilen biri değilmi?sen olsan timur krakterinin yerinde biri,kızkardeşi son anda gelse böyle konuşsa,inanırmısın,yada güvenirmisin,emin olurmuydun kafanda şimdiye kadar neden bekledi işaretleri oluşmazmı?sorunsuz güvenirmisin yani bencillik arıyorsak bu dizide bencil olmayan krakter yok,bunları çok yazdık zamanında tekrarlamak istemiyorum

söylediğim gibi sinan mine birbirini seviyor,ama benim için yeterli değil sizin için dizi zaten yukarıda yazdıklarımdan ibaret,herkes mine sinan aşkına karşı cesurca savaşıyorlar,bende ise farklı
not:bir yorum önce timur krakteri hakkında yazmışsın ben yorumumda bu dizide beyaz atlı prens yok demiştim,yanlış anlamışsın galiba
yemek muhabbetine gelince zaten olanları timurda anladı,ilk defa yemek yemesse bir insana saygı duyman gerekir yiyeceksin yemeyeceksin diyaloğuna gerek yok bence,önemli olan durumu farketmesi,ve kızına kendince ceza vermesidir,ayrıca durumu farkettikten sonraki mine konuşması,bin kere yemek yememesinden daha faydalı olmuştur kanaatimce

matraka
10-11-11, 17:52
Yazdıklarım varsayım değilki, olan ve olmayanlardan çıkardığım şeyler.Yani burda sinan için mineyi sevmiyor, zengin zippenin teki yaşadığı şey sadece gençlik ateşi tarzı yorumlar yapıldı.Araştırın okursunuz.

Evet sinan minenin babası için talihsiz bir cümle kurdu.Hangimiz dörtdörtlüğüz, hangimiz sütten çıkma ak kaşık.Oda bir hata yaptı ve sonrasında anlayıp özür diledi.Mine bunu büyük bir sorun etseydi, ayrılırdı zaten.
Hayır yani iyikide öyle birşey dedi, yoksa ne derdiniz sinan için

Defalarca dediğim gibi sinanın mineye ulaşmaması, evine gidememesi vs vs, tabirinizle bir işi doğru yapmaması sadece senoryanın gerektiğinden.Kader ağlarını örüyor hesabı.bunu anlayamadınzmı anlamakmı istemiyorusnuz.Hangisi?

Yani öyle bir hal aldıki, aaaa sinan len:icon_whis senşn gözünün üstünde kaşın var tütttüüü sana:img-hyste:img-hyste
iyide bireysel yorum yapıyoruz değilmi?onların aşkını küçük görenler gurubunda değilim,her aşk büyüktür,büyüklüğünü küçüklüğünü ölçemem saygı duyarım ama şahsi fikrimdir,yeterlimidir sorusu hemen peşinden gelir
bence yeterli değildir,ikiside değişecekler hangimiz kaldık değişmeyen,sorun değiştiklerinde aynı kalıcaklarmı

LİSA
10-11-11, 19:27
timur sinan karşılaştırması bu forumda sıktı artık benim gözümde eğer yapımcı sinan rolü için esaslı bit oyuncu deneseydi bu forum bu kadar birbirine girmez acaba hangisi olmalı diye tenis maçı izler gibi izlertdi burdaki kuvvetli aday bülent inal sinan rolündeki oyuncu etrafımdaki insanlarda dahil gözümüze giremedi sorun burda zaten başrol oyuncuları tanınırlılık ta eşit olmalıydı
hep deniyorki timur için bir çocuk sevdim ismi yakıştırması yapılıyor ben aynayı birde mine tarafından tuttuğumda yıllar geçtikten sonra sinanın çocukca tavırlarına karşın onun için bu düşünce oluşabilir.
onyedi yaşındaki düşüncelerle 25 ve üstü yaşlarda insanların düşünceleri değişiyor lise aşklarına insanlar yıllar sonra gülebiliyor
şunuda belirtmek isterimki aşırı yaş farkının olduğu ilişkilerde fazla yansıtılmamalı olgun erkekler iyidir hoştur yardımsever beyaz atlı prenstir buda lise çağındaki kızların aklını çelebilir senaryo bıçak sırtında senaristlerin dikkat etmesi lazım
timurda hata yapacakki sinan ve mine kavuşmasın yoksa dizi biter ve mine kendini taısın karar versin belli bir dönem sonra minenin aşk üçlemindeki kararsızlıklarını yaşıyor olacağız

LİSA
10-11-11, 19:31
bence dizideki ikinci emine benim gözümde ayten karakteri çok sessiz ve timuru seviyor kızın yaptığı şımarıklıklara ses çıkarmıyor timura gidip diyebilirde merve yüzünden mine sofraya oturmamakta oda şer cephesinde

büsra003
10-11-11, 19:44
herkese merhebalar….

Yeni başlığımız hayırlı olsun…

Bazı konulara değineceğim..

Kapanan başlıkta bi kaç bişeyden bahsedildi. Timurun sinandan daha önde olduğu falan yazılmıştı sanırım..bi kerem ben kesinlikle sinanın daha avantajlı olduğunu düşünüyorum her açıdan.

Yani şöyle bi düşündüğümüz de Sinan ve mine en az 10 dk karşılıklı konuşsalar bütün problemleri çözerler bir nevi de olsa…ama Timur mineyle değil 10 dk senelerce beraber yaşasabile minenin timuru sevmesi seneler sürebilir.bu durumda Sinan daha avantajlı ama değerlendiremiyor maalesef.bu durumda kalkıpta sinanın şansı yok denilemez bence..

Gelelim sinanın hatalarına..benim gözümde bir tarafta sevdiği için mücadele eden her şeyi göze alan bebeğiyle beraber başkasını seven birini kendisini sevmesi için elinden geleni yapmaya çalışan,bir adam Timur var diğer taraftada Sinan..

yurt dışına çıkmak zorunda kalan fakat bir türlü mineye ulaşamayan türkiyeye geldiğinde yanlış kişiye başvuran bir Sinan…

1: mineye veya arkadaşına bi tanıdığını göndermeyi düşünemedi maalesef Sinan amerikadan..mektubunu alıp almadığını sorgulamadı..

2: ev telefonunda aramak aklına gelmedi sinanın ne yazık ki…

3:aradan zaman geçipte türkiyeye döndüğünde ilk olarak okuluna gitti..yani minenin okulda olma olasılığı %50 sinana göre değil mi fakat evde olma olasılığı %100 olan minenin evinin kapısının önünde beklemeyi bilemedi..ya da evin kapısını çalmak hiç aklına gelmedi herhalde…

4:minenin evlendiğini öğrenince kestirip atmadı tamam ama muhatabı yanlış…minelerin evini aradın tamam öğrendin kesin olarak evlendiğini istese timurun ev telefonunu o anda öğrenebilirdi hiç aklına gelmedi nedense timurun evini arayıp telefona mineyi isteyebilirdi…

5:timurun evini bulduğunda neyi bekledi bilmiyorum…kapıyı çalmak da aklına gelmedi bu sinanın…

Bi arkadaş yazmıştı belki gözlem için timuru takip etti diye..iyi de neden????timurun nerelere takıldığını öğrenmek için mi yoksa timurun bi hatasını bulmak için mi neden gözlemliyorsun ki timuru…sinanın şu an için beklemeye gözlem yapmaya vakti yok..belki ağırlaşacaksın amerikaya gideceksin zamanın kısıtlı niye direk minenin karşısına çıkmıyorsun ki ey çocuk…eğer gerçekten gözlemek için timuru takip ettiysen ben buna saçmalık derim

Ha muhatap olarak timuru görüyorsan mine yerine,, bu da bence aptallıktır…mineye o kadar yakınken bıraktın gittin…yazık hataların diz boyu Sinan efendi …

Ha timuru takip etmenin başka bir nedeni varsa orasını bilemem…

Bu durumda Sinan benim için aşkı için elinden geleni yapamadı maalesef…mine ondan daha çok çabaladı sinanın evine kadar gidip elin adamlarına hiç tanımadığı kişilere sinandan hamile olduğunu söyledi…bana göre mine daha çok çabaladı ama Sinan hep yanlış hareket etti ..

matraka
10-11-11, 20:06
timur sinan karşılaştırması bu forumda sıktı artık benim gözümde eğer yapımcı sinan rolü için esaslı bit oyuncu deneseydi bu forum bu kadar birbirine girmez acaba hangisi olmalı diye tenis maçı izler gibi izlertdi burdaki kuvvetli aday bülent inal sinan rolündeki oyuncu etrafımdaki insanlarda dahil gözümüze giremedi sorun burda zaten başrol oyuncuları tanınırlılık ta eşit olmalıydı
hep deniyorki timur için bir çocuk sevdim ismi yakıştırması yapılıyor ben aynayı birde mine tarafından tuttuğumda yıllar geçtikten sonra sinanın çocukca tavırlarına karşın onun için bu düşünce oluşabilir.
onyedi yaşındaki düşüncelerle 25 ve üstü yaşlarda insanların düşünceleri değişiyor lise aşklarına insanlar yıllar sonra gülebiliyor
şunuda belirtmek isterimki aşırı yaş farkının olduğu ilişkilerde fazla yansıtılmamalı olgun erkekler iyidir hoştur yardımsever beyaz atlı prenstir buda lise çağındaki kızların aklını çelebilir senaryo bıçak sırtında senaristlerin dikkat etmesi lazım
timurda hata yapacakki sinan ve mine kavuşmasın yoksa dizi biter ve mine kendini taısın karar versin belli bir dönem sonra minenin aşk üçlemindeki kararsızlıklarını yaşıyor olacağız
bir çocuk sevdim parçasını dinlerseniz
mineden sinan a olmayacağını anlarsınız zaten

Bir çocuk gördüm uzaklarda
Gözleri kederli hatta korkulu
Her şeye rağmen bir an gülümsedi çocuk (Timur Mine karşılaşması yemek masası)
Sıcak sade ama biraz kuşkulu

Bir çocuk sevdim uzaklarda
Sanıyordum ki onun özlemi de buydu akabinde Gelişen olaylar
O ise bir bakışta beni örtülerimden
Yalnızca yalnızca duygularıyla soydu

Ben böyle yürek görmedim böyle sevgi
Şimdi çocuk büyümekte günbegün minenin ev halleri timurun evindeki
Bütün hüzünleri okşadı birer birer
Gizli bir ümide sarılarak biraz küskün

Bir çocuk gördüm uzaklarda
Biraz çocuk biraz adam biraz hiçti
Ellerinde yaşlı zaman demetleri timur tarifi (hiç)burda mecazi anlamda)
Daha önce denenmemiş yeni bir yol seçti (ilerde minenin seçeceği yol

Bir çocuk sevdim uzaklarda
Bir elinde yarın öbür elinde dün geçmiş sinan gelecek timur
Erken ihtiyarlamaktan sanki biraz üzgün
Dünyanın haline bakıp güldü geçti

not:çok daha ayrıntılı yazabilirim,o kadar ki sahneler bile uyuyor şarkıya
not2:timuru tarif et deseler kısa ve öz bu derdim (
Biraz çocuk biraz adam biraz hiçti )
minenin yanında tam bir çocuk,dışarıda tam bir adam,minenin gözünde bir hiç:)adamdan korkuyor, para istemiyor,telefon istemiyor,sana sadece sığındım diyor
tam timur tarifi zamanla değişecektir:img-hyste

sema65
10-11-11, 23:40
fragman ve özet olmayınca hepimiz kısır döngünün içinde dönüp hep aynı şeyleri konuşuyoruz.bende timur'un ileriki zamanlarda mine'yi bırakacağını düşünüyorum oda mine'nin ona karşı ileride takınacağı tavırlara bağlı.şayet hiçbir sevgi kırıntısı göstermezse timur onu kendi eliyle sinan'a teslim edecektir.çünkü o kadar çok seviyorki mine'yi asla onun mutsuz olmasına dayanamaz timur.işte o zaman dilerimki mine o güne kadar yaşadıklarının muhasebesini iyi yapar ve kimin ona gerçekten sahip çıktığına doğru olarak karar verir.ayrıca aradan geçen zaman zarfı içinde kimse aynı kalmaz,kaldıki mine'de bu zaman içinde anne olmuş olacaktır artık daha bir sorumluluk sahibi genç kadın olarak o eski pervazsız ,uçarı hallerinden eser kalmayacaktır.bakalım o eski duyguları sinan'ı gördüğü zaman aynı şekilde kalmışmı onu görme şansımız umarım olur?ne demişler gözden uzak olan gönüldende ırak olurmuş.

selin-ji
11-11-11, 03:34
fragman ve özet olmayınca hepimiz kısır döngünün içinde dönüp hep aynı şeyleri konuşuyoruz.bende timur'un ileriki zamanlarda mine'yi bırakacağını düşünüyorum oda mine'nin ona karşı ileride takınacağı tavırlara bağlı.

Bu dediklerinize katılıyorum.
evet timur mine'den ileriki zamanlar sıkılıcak gibime geliyor , başta kendisi kabul etti ama mine sonuçta ne bir çift laf ediyor ne aldıklarını kabul ediyor nede karı-koca hayatı yaşıyor.
evet evlenmeden önce böyle şartlar koştu ama bir erkeğin başta tamam deyipte sonuna kadar bu tarzda yaşayacağını pek zannetmiyorum.
bi zaman sonra tıkanır kavgalar,tartışmalar, vs vs.

Yarın dizimiz yok demek :icon_sorr
kuzey-güneyde aynı şekilde olmuştu bayram dolayısıyla herhalde?
napalım artık haftaya cuma'yı beklicez.. vallahi şu cumayı bekleyene kadar ömrümden asırlar gidiyor :)
birde tam yerinde kestiler iyimi.

serra
11-11-11, 09:08
Sevgili selver,yorumun uzun olduğu için alıntılayamadım.Emek verip tek tek açıklama getirmişsin.Ellerine sağlık
Ama benim yazdıklarım zaten senoryada olanlar değildiki, yazdıklarım sinan için denilenlere bir tepkiydi.Biraz mübala katarak.
O maddeler, birebir denmese bile, sinan için, ağzında gümüş kaşıkla doğmuş,mineye değer vermiyor, amerikalara gitti üstüne sor yaptı, isteseydi mineye ulaşabilirdi gibi senoryadan varsayımlar çıkartarak olmamış şeyleri oldu gibi yorumlayanlara istinaden yazdım.

Ben sinanın ne hovarda bir sahnesini izledim, nede mineye değer vermeyen bir sahnesini izledim.Amerikaya gitme nedeninide biliyoruz.Ortaya vicdanı bir durum soktular.Ölüm döşeğinde olan bir amca.Amerikada neler oldu, amca nasıl biri sinanı nasıl kandırdı bilemiyoruz ki.Bunları göstermediler bize.
Sinan sizin dediğiniz gibi biri olsaydı, hasta hasta apar topar Türkiyeye geri dönmek istemez, döner dönmezde mineyi görmek istemezdi.Annesine kaza yaptığımı görünce beni affeder demi anne demezdi.
Lütfen gördüklerimizi, yorumlayalım, hayal dünyamızda karakter oluşturmayalım.
Mineye ulaşamaması , tamamen senoryanın saçmalığındandır.Dizi için yapılan eleştirileri okursanız hep bu konuya değiniyorlar.Sinan mineye nasıl ulaşamaz diye.

Söyleceklerim bu kadar, dön dön aynı yerleri konuşup duruyoruz.

moonbeam
11-11-11, 09:08
SİNAN-MİNE-TURAN-TiMUR

Faraziyelerle uğraşmayı sevmem, önüme konan şeyi yorumlamayı tercih ederim. O nedenle “öyle olsaydı böyle olurdu” söylemlerini havanda su dövmek olarak görüyorum. Tahmin yapmayı da sevmem, benim için işin zevki olanı yorumlamakta. Beni hislendiren, düşündüren, yorumlayacağım şeyler veren dizileri severim. Dizimizin olaylarının merkezindeki 4 karakteri incelemek uzun süredir aklımda ama vakitsizlikten sıra gelmedi. Bu bölümsüz geçecek haftada bir el atayım bakayım, işin içinden çıkabilecek miyim....

İsimleri özellikle bu sıra ile yazdım çünkü aradaki bağlantıları gösteriyor bu. Mine için önce Sinan var, sonra babası. Sinan ve ona olan aşkı için babasının onaylamayacağını, kızacağını bildiği şeyleri göze alıyor. Sinan varken Sinan’ı, yokken Sinan’ın bebeğini seçiyor babası yerine. Ama babasının kararlı tavrı nedeniyle ikisinin arasına sıkışıp kalıyor. Bir de Turan’ın yanındaki Timur var. Timur Turan’ı seviyor ve sayıyor. Mine ile babasının patronu sıfatı ile tanışıyor, aile içi meselelerine bu şekilde dahil oluyor. Ve herkesin gözünde Sinan’ın terkettiği, Turan’ın da sokağa attığı Mine’ye sahip çıkıyor, bir nevi onun hayatında Turan’ın yerini alıyor. Böylece Turan aradan çıkıp durum

SİNAN-MİNE-TiMUR

oluyor. Timur Mine’ye babasından beklediği ve bulamadığı desteği sunuyor bebek konusunda. “Babandan harçlık istemiyceksin herhalde” diyerek artık maddi sorumluluğunun kendisine geçtiğini belirtiyor. “Bu evde yaşadığın sürece senden ben sorumluyum. Ailene karşı ben sorumluyum” diyerek bir nevi şu ana dek Turan’ın yüklendiği sorumlulukları üstüne alıyor. Ama Turan’ın kısıtlamalarını getirmiyor ona: “Ben sana karışmıyorum Mine. Bi yere giderken benden izin al demiyorum” diyor. Birebir aynı olmasa da Timur’un şu anda Mine’nin hayatındaki fonksiyonu ile öncesinde Turan’ın fonksiyonundaki benzerlikleri göz önüne alırsak öncesinde Sinan ve Turan arasında kalan Mine’nin şimdiden sonra da Sinan ve Timur arasında kalmasından doğal bir şey olamaz.

Olayın bir boyutu da Sinan’ın Mine’nin geçmişi Timur’un da bugünü oluşu. Yarını kim olacak hep birlikte izleyip göreceğiz.

Karakter incelemelerimi yukardaki sıra ile yapmayacağım. Tersinden gideceğim.

TİMUR

Timur karakteri mükemmel değil, kimse de öyle olmasını beklemiyor ve de istemiyor zaten. Defoları var elbet ve bu özellikle yapılıyor. Mükemmel bir karakter olsa inandırıcı olmazdı. Eğlenceli olan aşkın onu ne kadar değiştireceğini izlemek, bakalım Mine’ye duyduğu aşk Timur’a neler yaptıracak? Senaristler izleyicinin bundan hoşlandığını keşfettiğinden beri esas karakterlere ciddi hatalar yaptırıyorlar dizinin başında, onu yere batırıyorlar ki çıkışı uzun sürsün (Sıla, BBG, DK, FSN). Ben şahsen böyle bir hikayeyi başta mükemmel olan karakterin batırılıp çıkarılmasına tercih ederim. İzlemiyorum ama dışardan gözlemim AFK’nın bu yolu izlediği yönünde.

Timur yaşanmışlıkları olan, kompleks, renkli, gizemli bir karakter. Onu tanımak istiyorum, merak ediyorum. Bu da Mine’siz Timur sahnelerini de izlenesi kılıyor. Sinan’ın nesini merak edeyim? Okul maceralarını mı? Eski sevgililerini mi? Başka ne hikayesi olabilir ki?

Dizinin başından beri Merve ile sahnelerinden sıkılanlar olmuş. Oysa bu sahnelerin Timur karakterini tanıtmaya katkısı bir yana benim çok hoşuma gidiyor onun bu baba hallerini izlemek. Kızını çok seven ama aynı zamanda taviz vermeyen, yeri geldiğinde otoriter ama onu asla yalnız bırakmayacak, her ihtiyacı olduğunda yanında olacak bir baba. Yani Turan gibi kızını çok büyük de olsa bir hatada silecek bir baba değil. Merve-Timur ilişkisinin dizideki bir fonksiyonu Timur’u tanımlamaksa bir diğeri de Mine-Turan ilişkisine tezat bir alternatif sunmak.

Timur’la ilgili kritikleri tarafından sorgulanan pek çok eylem var:

1. Mine’nin pasaportunu gaspedip Amerika’ya gitmesi için yardım etmemesi:

Timur Mine'ye neden yardım etsin ki bu konuda? O anda Sinan’ın bebeği bilmeyeceği aklının ucundan geçmez. Bile bile terkedip gitti sanıyor. Mine telefonla konuşmayı kendisi denemedi Sinan gittikten sonra. Timur ilk buluşmalarında sormuştu “Gitmeden sorulmuyo mu?” diye. Mine de ulaşamadım falan demedi, yüzüme karşı söylemesi gerek demeye getirdi. Telefon için Mine'nin Timur'a ihtiyacı yok ki. Cep telefonu devri, her memlekette çalışıyor bu meret. Mine telefon kartıyla Timur'u aradığı gibi uçağın iniş saatini hesaplayıp Sinan'ı da arayabilirdi. Bence o noktada Sinan'la görüşmenin gerçekten Mine için kötü olacağını düşündü Timur. Çünkü onun gözünde Sinan küçük yaşta bir kızı hamile bıraktıktan sonra bunu bile bile çekip giden birisi. Böylesi bir karşılaşma Mine’yi üzüp aşağılamaktan başka neye yarar ki?

Bu pasaport konusunda Timur kimki ne karşıyor da Mine’ye öğüt veriyor, onun hakkında karar veriyor konusuna gelince: Mine kendisi dahil ettiği Timur’u hayatına ve sorunlarına, kendi ayaklarıyla gidip yardım istedi. Evet ilk bakışta ondaki hüzün Timur’un içinde bir şeylere dokundu, onu düşündürdü, hislendirdi, ikinci görüşmedeki aynı hal bunu pekiştirdi ama Mine yardım isteyinceye kadar onunla irtibata geçmeye falan çalışmadı. Turan’dan sorunu öğrendiğinde dahi sadece ona bir baba olarak nasihat verdi. Ailenin şu an sana ihtiyacı var dedi. Ne zamanki Mine’yi hamile bırakan oğlanın yurt dışına kaçırıldığını duydu, ne zamanki Mine kendi ayaklarıyla gelip ondan yardım istedi, o zaman Timur olaylara müdahale etti. Odayı da bunlardan sonra hazırlamaya başladı zaten. Ne ailesinin Sinan’a yalan söylediğinin ne de Emine’nin yaptıklarının aklına gelmesi beklenemez. Şeytanın aklına gelmez böylesi kötülükler. Bu durumda Mine’nin ondan istediği yardım türünün imkansız olması (vize sorunu, yaş sorunu) haricinde orada karşılaşacaklarından ötürü bu görüşmenin onun için daha da kötü sonuçlanacağı, dahası ustasıyla arasındaki ilişkiden dolayı onun arkasından böyle bir iş çevirmesinin hiç de dürüst ve adam gibi bir adama yakışacak bir hareket olmadığı göz önüne alınırsa Mine'ye yardım edemezdi. Bir yolunu bulup kendi becermesin diye pasaporta el koydu ama Mine’nin istediği gibi babasına da söz etmedi.

2. Timur neden Mine bebeği aldırsın istemedi?

Mine’ye bebeğini aldırma dediği için de çok eleştirildi Timur. Kendi çıkarı için aldırma demiştir diye. Mine de evlilik olayını duyar duymaz bunu söyledi onun yüzüne: “Bebeğini doğur Mine. Cesur kızsın Mine. Hepsi hesapmış. Bebeğim olunca beni alman daha kolay tabi”. Olaylara bir bütün olarak değil parça parça bakılırsa böyle görülebilir. Mine de olayların sadece bir kısmını görebildiği için doğal olarak böyle bakıyor zaten ama biz seyirci olarak Mine'nin gördüğünden çok daha fazlasını görüyoruz ve gözden kaçırılmaması gereken gerçekler var bununla bağlantılı. Öncelikle Turan Timur’a Mine’nin bebeğini aldırmaya götürdüklerini ve de Mine’nin kaçtığını söyledi. Böylece Timur Mine’nin bebeği aldırmak istemediğini öğrendi. Sonra da Turan ona kızının kendisini çiğneyip bebeğimi doğurcam diye tutturduğunu ve kendisinin de onu evlatlıktan reddettiğini söyledi. Bu durumda Timur Mine’nin bebeği zaten aldırmak istemediğini biliyor. Aldırırsa baskı altında aldıracak. Sonra Mine ile konuşunca Timur Mine’nin babası ve bebeğini iki kefeye koyup tarttığında bile kolayca karar veremediğini gördü. Anladı ki Mine bu bebeği aldırırsa bunun için kendisini hiç affetmeyecek, bu onda Sinansızlıktan çok daha derin yaralar açacak, bir tarafı hep eksik, bir kanadı hep kırık kalacak. Hiç tam anlamıyla mutlu olamayacak. Hep bu yaptığına pişman olacak. Şimdi adına ne derseniz diyin bu adam bu kıza karşı bir şeyler hissediyor. Bunun içinde koruma iç güdüsü, yardım etme arzusu, üzülmesine dayanamama da var. Doğru bulursunuz ya da bulmazsınız, bu adamın bu kıza “bebeğini aldırma” demekten başka bir şey söylemesi beklenebilir mi bu durumda? Hele de kız kendisine hangisini seçeyim sorusunu sormuşken bir cevap vermemesi düşünülebilir mi? Bir bebek Mine’nin Timur’la sözde evlenmesine vesile olabilir ama hiç değişmeyecek bir gerçek de bu bebeğin Sinan'ın bebeği olduğu ve Mine ile arasında kopmaz bir bağ olacağıdır. Timur bunu gerçekten bencillikle istemiş olabilir mi? Görünürde Mine’yi terkedip gitmiş ve bir daha da geri gelmeyeceği düşünülen bir Sinan varken bencil* bir Timur’un bebeğini kaybeden Mine’yi teselli etmek için yaklaşması beklenmez mi? Bu bebek Timur'a çok acı da verecek Mine ve Sinan arasında kopmaz bir bağ olacağından.

Timur'un bebekle ilgili tavrının kendi geçmişiyle ilgisi olabileceğini düşünenler var. Bana şu ana dek gösterilen Timur zamanında kendi çocuğunu istememiş ve şimdi Mine üzerinden bunu telafi etmeye çalışan biri gibi gelmedi. Gördüğüm bazı yorumların aksine bence Merve’yi Timur değil annesi istememiş olabilir.

Ben Timur'un hikayesinin Merve'nin doğumunda değil karısının onu terkedişinde olduğunu düşünüyorum. Belki de kadın onu zengin biri için falan terketti Timur zengin olmadan önce, o da iyice hırs yaptı ama zengin olduktan sonra her şey anlamını yitirdi (kızından başka) ve işi zarlara vurdu. Mine ona hayatının anlamını geri verecek. Çünkü kızı hariç sevgisiz bir hayat yaşıyor Timur. Kızının sevgisi de ona yetecek türde değil.

Belki de Timur'un karısı Merve'yi doğurmak istemedi, aldırmak istedi, Timur'un zoruyla doğurdu, Timur'un ona karşı sevgisini de bitiren bu oldu. Çocuk doğunca da kadın çekip gitti... Belki Mine'ye söylediklerini zamanında karısına da söyledi bu adam (doğurmalısın). Belki o zaman da korktu kadın kendinden habersiz aldırır diye, hatta o zaman zenginlemişse kadına para teklif etmiş bile olabilir doğursun diye. Belki bebek doğunca sevmesini ummuştur ama kadın hiç umursamadan çekip gitmiştir.

Mine o evde Timur ve Merve arasındaki baba-kız ilişkisini kıskanabilir, aynı şekilde annesini ne zamandır görmediğini bilmediğimiz Merve de Mine'nin bebeği olunca onların arasındaki anne-çocuk ilişkisini kıskanabilir.

* MİNE, SİNAN VE TİMUR: BENCİL OLAN KİM?

Ailesini düşünmeden sevgilisiyle birlikte olan Mine mi bencil? Mine’nin babası isteklerinin yerine gelmesine engel oluyor diye ona "saçma sapan" diyen Sinan mı? Yoksa Mine’ye yardım edebilme şansı ayaklarına geldiğinde onu tepmeyen, istediğinin peşinden kararlı adımlarla giden Timur mu? Bence hiç biri. Bencil olan aşkın ta kendisidir. Hele de ilk zamanlarında. İnsanın gözü başka hiç bir şeyi, hiç kimseyi görmez. Sadece sevdiğiyle vakit geçirmek ister. Ona yakın olmak ister. Akıl, mantık uçar gider çoğu zaman. Hayatta en çok istediği şey okumak olan Mine düzenli olarak okulu asmaya başlar, babası olmadan yaşayamayacağını söyleyen kız onun hiç tasvip etmeyeceğini gayet iyi bildiği şeyler yapar. Sinan’ın gözü yaptığının kanunen suç olduğunu bile görmez, Mine’nin eğitim hayatını, aile hayatını nasıl etkilediğini umursamaz, onun geleceğini riske atmaktan çekinmez. Timur kimsenin ne diyeceğine aldırmaz, başkasının bebeğini kabul edecek kadar gözünü karartmıştır. Aşk böyle bencildir ilk zamanlarda. İnsanları bencil yapar.

Ama karşılıklı, ama karşılıksız üçü de aşık. Yaptıkları hatalara ya da hoşgörülmeyen davranışlara tarafsız bir gözle bu pencereden bakılırsa yapılan karşılaştırmalar çok daha sağlıklı ve adil olur. Tabi böyle bir kaygınız varsa. Adil kişi bir tarafa gelince her yaptığına ama o aşık diye kılıfını geçirip diğer tarafa aynı hakkı tanımazsa bu çifte standart olur. Hayatta en tahammül edemediğim şeylerden biridir çifte standart.

3. Timur evlenmeden Mine’ye yardım edemez miydi? Başkası (mesela Emine) olsa da evlenir miydi?

Timur neden Mine’ye yardım ediyor? Ve neden böyle yardım ediyor? konusu çok tartışıldı. Emine olsa aynısını yapar mıydı? Yapmazdı elbet. Emine’ye değer vermiyor ki. Emine'nin mutluluğu umrunda değil ki. Bunlar Mine'nin sorusuna verdiği cevaplar. Timur Mine’ye sadece Turan ustanın kızı diye yardım etmiyor, Emine olsa Turan usta için yardım ederdi ve başka türlü olurdu yardımı. O başka türlü yardımı Mine’ye yapsın derseniz Emine ve Mine bir değil. Emine okumuyor, iş açısından bir gelecek ideali yoktu. Bize gösterilen Emine’nin tek hayali sevilmek ve evlenmek. Durumu bambaşka. O zaman Timur’a dönelim. Neden “yardım ediyor” Mine’ye?
- Mine'den etkilendi, onu korumak, dahası ona yakın olmak istiyor. Böyle bir fırsat bulmuş kaçırır mı? Yani bu olaylar olmasa arayıp da bulamayacağı bir fırsat. Ama tek sebep bu değil.
- Bir kız babası olarak kesinlikle Turan'la empati yapıyor. Sadece Mine'ye değil Turan'a da yardım etmek istiyor. Ama Mine'ye karşı duyguları olmasa (mesela söz konusu Emine olsa) bunu onunla evlenerek yapmaz elbet. Evlilik şaka mı? Timur Mine ile girdiği evliliğin bir gün karşı taraf da isterse gerçeğe dönüşmesini istiyor. Bunu istemeyeceği biriyle kağıt üzerinde dahi olsa neden evlensin? Hele de kızının bu konudaki hassasiyeti göz önüne alınırsa. Parasal yardım yapar, kızı bir yere yerleştirir falan en fazla.
- Kız babası olarak empatisi sadece Turan'a değil Mine'ye de. Yani benim kızım bu durumda olsaydı diye düşünerek de kıyamıyordur Mine'ye, ama Mine’ye olan duyguları olmasa sırf bu nedenle de evlenerek yardım etmezdi ona.

Timur‘un Mine’ye yardım etme, koruma şekline katılmayabilirsiniz. Ben şu ana dek bize tanıtılan Timur’da art niyet görmediğim için beni rahatsız etmiyor. Bir gün beni severse umudu art niyet değildir benim gözümde, bi evleneyim de nasılsa yatağa atarım art niyettir ki Timur bence kesinlike böyle düşünmüyor. Özü sözü bir olan bir adam. Kaçak güreşiyor ama yalan söylemiyor. Söylediklerinde hep gerçek payı var. Böyle tanıtılıyor bize Timur karakteri. Bu durumda onun sözlerine inanmam bekleniyor benden.

4. Nikah öncesi Emine’den duyduklarını Mine’ye neden söylemedi?

Mine ve Sinan'ı ayıran EMİNE VE SİNAN'IN AİLESİDİR. 4 ay sonra bir şeyler öğrenmiş Timur'un bunları Mine'ye anlatmaması bu gerçeği değiştiremez. Ben Timur'un o anda Mine'ye bir şey söylememesini mesela 3 ay önce Emine galeriye geldiğinde bunu öğrense söylememesiyle bir tutmuyorum. Bence de Timur bunu saklamamalıydı. Ama her halikarda hala ondan büyük hatalar yapan Mine’ye çok daha yakın insanlar var. Emine nikah vaktinde bile bunu gelip Mine'ye değil Timur'a söylüyor. Dolayısıyla artık Emine için çok geç. Timur'a söylemiş olması sorumluluğunu hafifletmiyor. Asıl muhatabı Mine bu gerçeklerin.

Ama malesef dizi matematiği gereği Timur bunu Mine'ye anlatmadı, aynı Sinan’la konuşmasını anlatmayacağı gibi. Üstelik bunlar sadece şu an Mine ve Sinan’ı ayırmak için kullanılan şeyler de değil. Asıl fonksiyonları tam da Mine Timur'a karşı bir şeyler hissetmeye başlamışken Mine ve Timur’u ayırmak olacak. Emine kıskançlığından sakladıklarını yumurtlayacak ve Timur da biliyordu ama senden sakladı diyecek. Timur da kendisini "seni kaybetmek istemedim"le savunacak klişesi izleyeceğimizi düşünüyorum. Timur'un Mine nazarında ipini çekebilir bu davranışı.

5. Timur’un zarları da çok eleştirildi (maksat eleştirmek olsun, bahane bulmak kolay). Ama bu zarlar o kadar karakterini oluşturmada önemli bir detaydı ve öyle güzel açıklandı ki dizide. Timur'un zarlara ilişkisine MÖ ve MS olarak bakıyorum ben, yani Mine’den Önce ve Mine’den Sonra (hatta Timur karakterine bir bütün olarak da böyle bakılabilir). İki kere kullandığını gördük zarları, ne için kullandığını hatırlatmama gerek yok. Ama Mine ile ilgili her hangi bir konuda bir kez bile kullanılmadı. Neden acaba? Mine de Merve gibi Timur için bir oyun değil hayatın gerçeği olduğundan olmasın?

6. Timur Mine’yi kendisiyle evlenmeye zorladı, hatta Sinan ve Mine’yi ayırdı şeklindeki yorumlara katılmıyorum.

Mine’yi Timur’a mecbur bırakan Timur değil kendi ailesidir. MİNE VE SİNAN’I AYIRAN TİMUR DEĞİLDİR. OLAYLARIN GELİŞTİĞİ ŞARTLAR SONUCUNDA MİNE’YLE EVLENDİ DİYE DE TİMUR BU DİZİNİN KÖTÜ ADAMI HİÇ DEĞİLDİR.

Olayların geldiği nokta için suçlu/sorumlu/kötü adam-kadın arıyorsak Timur’a gelene kadar üüüü elimizi sallasak ellisi mevcuttur:
1. derece sorumlu o yaşta cinsel ilişkiye giren - hem de korunmasız - Mine ve Sinan
2. derece sorumlu Mine’nin hamileliğini bile bile onları ayıran Emine ve Sinan’ın ailesi
3. derece sorumlu onlara en çok ihtiyaç duyduğu anda kızlarına sahip çıkmayan Turan ve Esmahan’dır.

Bu durumda onların sahip çıkmadığı Mine’ye sahip çıkmaya talip olan Timur’u kim hangi yüzle suçlayabilir? Acaba sonunda Mine ona aşık olacak korkusundan mı bu şimdiden kötüleme kampanyası?

***

Burdan ikinci adama geçmek istiyorum:

TURAN

Benim bu dizide asıl kızdığım kişidir Turan. Mine ve Sinan gençtir, toydur. Yapmışlardır bir hata, cahillik. Emine’nin belli ki ruh sağlıyı yerinde değildir. Bekir bencildir, kötüdür. Peki ya Turan???? Namusludur, gururludur! Sabahat’in dediği gibi “Şerefi yanlış yerde bulur”.

Turan‘ı en sert eleştiren kişi benim, onu asla affedemeyeceğim ben. 17 yaşında bir çocuğun hatasını affedebilirim ama 3 çocuk büyütmüş Turan'ı affedemiyorum çünkü memleketimizde kadınları ezen zihniyeti yaşatan düşüncelerin esiri bir adam o. Turan etrafın dedikodusunu kaldıramayacak bir insansa ben de Turan gibi böyle şeyleri kaldıramayacak, millet ne der diye evladını kurban edecek insanları kaldıramayacak bir insanım. Avrupa'da değil Türkiye'de yaşaması, klasik Türk erkeği olması vs benim için mazeret değil. Zaten böyle diye diye insanların yanlışlarını mazur görmekten değişmiyor Türk erkeği. Kızını kürtaja götürmeden önce uçurumun kenarına götürüp aşağı itmesi döverek çocuğunu düşürmekten daha hoş görünmüyor benim gözüme. Arkasından atlayıp kurtarması da affettirmiyor onu. Benim için o an itibariyle kızını öldürmüş bir adam Turan Usta. Bu bir dizi olmasa o kızın sağ kurtulması neredeyse imkansız. Yani bu adam evlat katili. Ne uğruna? Çarpık bir zihniyetle tanımladığı şerefi...

Her ne kadar Timur-Mine evliliğini merak etsem de sırf milletin ağzı kapansın diye kızını böyle bir evliliğe mecbur bırakmasını da kabul edemiyorum aynı Süreyya gibi. Biz Timur'dan Mine'ye fiziksel bir anlamda zarar gelmeyeceğini gördük ama Turan bundan korka korka gene de kızını bu evliliğe mecbur etti. Kesinlikle hiç empati yapamıyorum bu adamla. Benim kafama çok ters, asla saygı duyamayacağım, kızından daha namussuz bulduğum bir adam.

Turan usta konusunda çok doluyum, nefretim sınır tanımıyor çünkü Mine'nin durumunun baş sorumluları (hamilelik olayından sonra) Emine ve Sinan'ın ailesi ise hemen arkasından Turan geliyor. İyi adam, kızını seven baba böyle davranmaz. Bu sevgi değil. Böyle sevgiyi ben istemem eksik olsun.

Turan Usta benim gözümde aklanamaz. Neden mi? Çünkü duygular başka davranışlar başkadır. Herkesin her duyguyu hissetme hakkı vardır. Turan da kızının yaptıkları karşısında kızabilir, hayal kırıklığına uğrayabilir. Bunlar her ana babanın hissedeceği doğal duygulardır. Ama aynı Timur'un 17 yaşında bir kıza hisleri örneğinde olduğu gibi iyi insanı kötü insandan ayıran duygular değil davranışlardır. Bu noktada da iyi ebeveyni kötüden ayıracak şey de davranıştır. Turan benim gözümde kötü bir babadır. Sonuçta bu adam kızını o uçurumdan aşağı itmişse, aile desteğine en ihtiyacı olduğu anda yapayalnız bırakmışsa, evlatlıktan reddedip evinden kovmuşsa içinde hissettiği sevginin kime ne faydası var? Bir çocuğa gösterilmeyen kuru sevgi değil ihtiyacı olan anlarda verilen destek lazımdır. Bu noktada Timur'un Merve’ye “söylemem gerekiyo mu, insan sevildiğini hissetmeli” sözünü hatırlatmam gerek. Şimdi sizce Mine babası tarafından sevildiğini hissediyor mudur? Sevgi sözcüklerinin söylenmesi de duyulması da güzeldir, insanı mutlu eder ama arkasının dolu olması lazım. Boş lafın kimseye de faydası olmaz. LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜMEZ, AİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ. Ya da ACTIONS SPEAK LOUDER THAN WORDS. Timur da bunu demek istedi kızına sanırım.

***

Sıra geldi kızımıza...

MİNE

Her bölüm ağlayan Mine’den şikayet ediliyor... Kız tarafı olmam sebebiyetiyle herhalde her dizide bunu yazmak durumunda kalıyorum... İzleyici her bölüm ağlayan Lamia’dan, Fatmagül’den, Mine’den sıkılır. Bense onları ağlatanlara lanet ederim. Yahu ağlamayıp da napcaklar???? Kıza edilmeyen kalmadı...

Mine istedi ki babası ona teyzesinin vadettiği gibi destek olsun, Timur'la evlenmeye mecbur bırakmasın. Evet bir hata yaptı ama gene de babası ona sahip çıksın istiyor. Haksız mı? Bence değil ve Turan kendisini kurban ediyormuş gibi hissediyor. Bölüm yorumlarımda da bundan bolca söz ettim. Turan Timur'u yıllardır tanıyor da olsa bu teklifini hala içine sindiremedi, ona hala tam olarak güvenemiyor bu konuda ki uyarıyor. Nasıl bir baba bu durumda hala kızını buna zorlar?

Timur'dan basbaya korkuyor bu kız. Hani şu senaryoda olan ama tahmin ediyorum aynı intihar sahnesinde Turan'ın "at kendini" sözlerinin atılması gibi durumu yumuşatmak için çıkarılan "ben daha çok küçüğüm, başedemem o adamla" sözlerini hatırlayalım. Evlenme teklifini ilk öğrendiğinde Timur'a sözlerini hatırlayalım: "Başından beri ısınamadım sana. Hep korktum". Sonra Mine'nin sürekli bunun gerçek bir evlilik olmayacağı yönünde Timur'dan teminat istemesini, ona şartlar sürmesini hatırlayalım. Ya da eve geldiklerinde yalnız olduklarını sandığındaki halini. Sürekli anahtarlardan, kilitlerden, odasına izinsiz girilmemesinden söz açmasını. Haksız mı Mine? Kendi açısından bence hiç değil. Timur'un dediği gibi bir şeyi hiç anlamıyor o, Timur'un gerçek duygularını. Henüz de anlayamaz. O Timur'u bizim tanıdığımız kadar tanımıyor çünkü. Kuşkulanması, korkması çok normal. Babasının desteğini istemekte de çok haklı bence. Dedim ya dizinin başından beri Turan ustayı en fazla eleştiren ve asla affetmeyecek olan tek kişi benim. Açıkçası onun bu namus, şeref triplerini, içinde bulunduğu durumu hiç umursamıyorum. Çünkü bence doğru davranan bir ebeveyn çocuğuna kırılsa da, hayal kırıklığına uğrasa da ilk düşüncesi çocuğunun geleceği, iyiliği olmalı, kendi çarpık namus-şeref anlayışı ve elalem ne der değil.

Evet bazılarımız Timur'un Mine'ye iyi geleceğini, sonunun mutlu biteceğini düşünüyoruz, bu aşkı izlemek için heyecanlanıyoruz, olaya Timur penceresinden bakıyoruz ama kadınların sürekli ezildiği toplumumuzda benim için her zaman aslolan kadının dramıdır, bakın Sinan olanlar sonucunda en fazla sevgilisinden ve çocuğundan olur ama Mine okuldan atılır, evlatlıktan reddedilip evden kovulur, intihara teşvik edilir, kürtaja götürülür, tokat ve hakaret yer, sevmediği, istemediği bir adamla evlenmeye mecbur bırakılır (her ne kadar sonunda Mine gözü açık girse de bu evliliğe ve bu onun için daha hayırlı olacaksa da teyzesinden umduğu desteği babasından bulsa evlenmezdi, babası onunla konuşmayıp yüzüne bakmayarak psikolojik baskı yapmasa, annesi ya babana bir şey olursa bunun yüküne nasıl dayanırsın diyerek duygu sömürüsü yapmasa evlenmezdi). Ben Mine'ye çok acıdım bu bölümde. Neyse ki Timur'a güvenim tam, kısa zamanda onun bu güvensizliğini yenecek.

Kız tarafıyım, huyum kurumuyor bir türlü...

Bir de Mine’nin yaşı hususunda söylemek istediklerim var: Şimdi Mine 17 yaşında, reşit değil, oy veremez. Kendi kendine evlenemez, yurt dışına çıkamaz, araba kullanamaz. Ama bir yandan okula giderken bir yandan yetişkin hayatı yaşıyor. Sevgilisiyle birlikte olmuş, hamile kalmış ve bir çocuğun sorumluluğu ve bununla ilgili kararlar yüklenmiş omuzlarına. Teyzesine "çocuk deyip durma, ben çocuk değilim" diyor. Biz de kızıyoruz kimse kızın ne istediğini sormuyor, Timur dahil herkes onun adına kararlar veriyor diye. Sonra kalkıp Timur Turan'a "Sadece kendisi için neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemiycek yaşta biri yanlış bişey yaptı o kadar" dediğinde onu alkışlıyoruz ama aynı şeyi Mine'ye söylediğinde kızıyoruz: "Yanlış bişey yapmana engel oluyorum". Daha biz karar veremiyoruz ki Mine çocuk mu değil mi, kendi kararlarını vermesine izin verilmeli mi verilmemeli mi. Aslında bu o yaştaki insanların kaderi değil midir? Yeri gelince çocuk, yeri gelince yetişkin muamelesi yapılır hep onlara (daha doğrusu yetişkinlerin işine gelince).

Bir de 17 yaş meselesiyle ilgili başka ilgimi çeken nokta var. Diyelim Mine 18 yaşında. Ne farkedecek? (Bu çizginin bir yerde çekilmesi gerek ama farklı zamanlarda farklı toplumlarda farklı yerlere çekilmiş bir rüşt çizgisi ve hiçbirinin de kesin bir temeli yok, birazcık rastgele) Bir 6 ya da 12 ay onu nasıl değiştirecek? Demem o ki bu kadar az fark olunca bu yaş meselesi de anlamsızlaşıyor. Mine bir sene içinde (diğer şeyler sabit kaldıkça, evlenme, annelik gibi durumlar olmazsa) çok da fazla olgunlaşmayacak. Şimdikinden daha akıllı olmayacak. Diyelim liseyi de bitirmişti. Çocuk ve evlilik için üniversiteden vazgeçmek liseden vazgeçmekten daha mı kabul edilebilir? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif Bu devirde lise diplomasıyla ne yapılabiliyor ki? Olay dramatize edilmek için Mine lise talebesi ve 17 yaşında yapılmış zira lise mezunu ve 18 yaşında olsa evlenip çocuğunu büyütmesi kabul edilir olacak!!! Asıl tartışmamız gereken bu bence.

Etrafındaki yetişkinlerin ona davranışını bir kenara bırakıp Mine'nin kendi duygu ve düşüncelerine gelirsem: Ben 18 yaşında her şeyi bildiğimi zannederdim. Kimsenin fikrini almaz, hep kafamın dikine giderdim. Çok bağımsızdım. Aslında fazla bir şey bilmediğimi anlamam için 30'larıma gelmem gerekti. Mine de herhalde böyle hissediyor, tüm ergenler gibi en doğrusunu kendisinin bildiğini düşünüyor. O nedenle ona kızamıyorum, böyle davranmasını anlıyorum.

Mine'nin küçüklüğü ya da çocukluğu göreceli. Duruma göre, kişiye göre göreceli. Baştan beri diyorum hamile kalmayı falan düşünmemesi sadece Mine'nin değil ondan bile çok Sinan'ın suçu, bu faturayı sadece bu kıza kesmemek lazım. Ama Sinan için küçük değildi Mine, ya da öyle düşündü (oysaki üniversitelilerin bile liseliye bakması pek normal karşılanmaz, adam mastera başlayacak). Ama Timur'a, onun kararlı, gizemli tavrına karşı napcağını bilemiyor.

Evlilik teklifini kabul ettiğini açıklarken de doğal olarak isyan ediyor. Ailesine tamam ben bir yanlış yaptım ama bunun telafisi daha büyük bir yanlış olmamalıydı, ama siz beni buna zorladınız diyor. Sadece Timur'un da bundan bir pay alması gerçekten gerekli miydi tartışılır ama ona karşı çok net olmak istediğinden böyle davrandı diye düşünüyorum. Ne duygularla evlendiğini çok iyi bilsin Timur istedi. Tüm bunların altında da dediğim kendini koruma içgüdüsü yatıyor. Sinan'la yaşadıkları nedeniyle çok acı çekiyor şu anda. Bir kez daha bir adamın yatak macerası olmak istemiyor. Karşısındaki adamın yaşı, ani teklifi vs de göz önüne alınınca benden başka bir şey isteyemez diye düşünüyor. Ve doğal olarak bu onu çok korkutuyor. Kendini korumak için de dediğim gibi elinde olan tek şey sözleri. Çok acıyorum haline ben Mine'nin. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_sorry.gif Yani düşünsenize, kız o an başkasına aşık ve ondan hamile. Bu durumda ne Timur'un yakışıklılığını, ne iyi niyetini, ne de kendisini incitecek, zorlayacak biri olmadığını görebilir. Onun için ne kadar korkunç bir şeydir hiç tanımadığı bir adamla evlenmek zorunda olmak. Timur umutlarla giriyor bu evliliğe, ne kadar da mutlu Mine kabul ettiği andan itibaren. Ama Mine idam fermanı imzalanmış gibi. Sadece bebeği için yapıyor bunu. Ama çok korkuyor olabileceklerden aslında. Timur'a tavrı bu yüzden.

***

Son olarak bir de Sinan var tabi...

SİNAN

Sinan Mine’ye aşık mı? Mine’ye ulaşmak için yeterince çaba sarfetti mi? Bunlar da bir tarafın Sinan’ı eleştirdiği, diğer tarafın savunup durduğu konular. Bence gereksiz tartışmalar bunlar. Dizide verilmek istenen mesaj “Sinan Mine’ye çok aşık ve ona ulaşmak için elinden geleni yaptı” olduğuna göre ben bunu böyle alır kabul ederim ve sorgulamam. Ama buna tavrım böyleyse başka herşeye de tavrım böyle olur. Hiç kimseye çifte standart uygulamam, nalıncı keseri gibi hep kendime yontmam. Bu durumda Sinan’a ait olumsuz hatıralar da kabus değil gerçektir, Sinan’ı karalama kampanyası hiç değil Sinan’ın ta kendisidir. O da aynı Timur gibi hataları ve sevapları olan bir insanoğludur.

Dizinin başından beri bize gösterilen Sinan-Mine sahnelerini (flashbackler de dahil) gerçekçi değil ağır derecede masalsı buluyorum. Zaten izleyicinin bir kısmı da buna dayanarak eğer gerçek aşk onlarınki olmasa bu kadar güzel anlatılmazdı deyip duruyorlar. Oysa bence anlatım bu yüzeysel yorumdan çok daha derin ve zekice... Mesela Mine Sinan'dan kuşku duymadığı ilk zamanlarda Sinan'la ilgili sadece iyi şeyleri hatırladı, hep mutlu günlerini. Onu kırsa da tamir eden bir Sinan'ı. Ne zamanki ondan umudunu kesti, onun kendisini kullanıp attığına inandı o “beni sadece istiyor musun?” olayını hatırladı... Hani selective memory (seçici bellek) diye bir şey vardır ya, seçmece anılar... O kişi hakkında iyi düşünürken hep iyi şeyleri hatırlarsınız, kızınca da en kötüleri. Durum böyle işte. Hala Mine'ye aşık Sinan'ın da sadece iyi şeyleri hatırlamasına şaşmamak gerek. Bakalım o Mine'ye kızınca, yanlış anlayınca neler hatırlayacak? Biz ancak o zaman anlayacağız gerçek ilişkileri nasılmış diye. Çünkü şu anda çok taraflı bir şekilde görüyoruz olayları. Ama tahminim bir ilişkinin bundan ibaret olabileceğini sanabilecek naïfliktekiler bunları Sinan'ı karalama çabası olarak görmeye devam edecek malesef. Sinan böyle değildi, sonradan bozuldu diyecekler.

Oysa bence Sinan ve Mine arasında bu tatsızlıkların olduğu noktalar tam da masal dünyasından çıkıp ayaklarının yere bastığı noktalar. Gerçeğin hayal dünyalarını etkilemeye başladığı noktalar. Mesela Sinan istiyor ki sevgilisi gece evinde kalsın. Kız olmaz, babam diyor. Baba yadsınamayacak bir gerçek. Üstelik de hayal dünyalarına, masallarına uymayan bir gerçek. Masalı bozan kötü adam. O nedenle de “saçma sapan”. Ama bunun dile getirilmesi de tatsızlık yaratıyor.

Sinan bunları hiç düşünmemiş, düşünmek bile istememiş, başta dediğim aşkın bencilliğiyle sadece Mine ile aşkını yaşamak istemiş. Düşünmüş olsa kızı zor durumda bırakacak isteklerde, hareketlerde bulunmazdı, kendi babasını tanıyan bir genç adam onun bu kızla ilişkisine tepkisini tahmin eder, onları böyle pat diye tanıştıracağına yolunu yapar, babasını önceden ikna ederdi. Ama Sinan Timur gibi ikna adamı değil. Plan program adamı hiç değil. Hatta düşünce adamı bile değil. Aklına eseni yapan bir delikanlı sadece. Aynı kafada olan gençleri tatmin edebilir ama benim için çok yetersiz, çok düşüncesiz, çok plansız programsız, çok toy.

Görüldüğü gibi Sinan hakkında fazla yazamadım, ve yazdıklarım hep Mine’yi de içeriyor çünkü bize Mine’yle ilişkisi haricinde bir Sinan gösterilmedi. Sinan’ın Amerika sahnelerini göremedik diye hayıflananlar var... Ama biz zaten dizide Sinan’ı Mine’nin gözünden izliyoruz çoğunlukla, ve Sinan’ı da sadece Mine ile ilişkisi boyutunda görüyoruz. Dolayısıyla Sinan’ın Mine’nin hariç tutulduğu maceraları senaristleri hiç ilgilendirmiyor. Olaylara böyle bakınca Sinan Timur’dan çok üçüncü teker gibi görünüyor.

zambak 3
11-11-11, 09:16
fragman ve özet olmayınca hepimiz kısır döngünün içinde dönüp hep aynı şeyleri konuşuyoruz.bende timur'un ileriki zamanlarda mine'yi bırakacağını düşünüyorum oda mine'nin ona karşı ileride takınacağı tavırlara bağlı.şayet hiçbir sevgi kırıntısı göstermezse timur onu kendi eliyle sinan'a teslim edecektir.çünkü o kadar çok seviyorki mine'yi asla onun mutsuz olmasına dayanamaz timur.işte o zaman dilerimki mine o güne kadar yaşadıklarının muhasebesini iyi yapar ve kimin ona gerçekten sahip çıktığına doğru olarak karar verir.ayrıca aradan geçen zaman zarfı içinde kimse aynı kalmaz,kaldıki mine'de bu zaman içinde anne olmuş olacaktır artık daha bir sorumluluk sahibi genç kadın olarak o eski pervazsız ,uçarı hallerinden eser kalmayacaktır.bakalım o eski duyguları sinan'ı gördüğü zaman aynı şekilde kalmışmı onu görme şansımız umarım olur?ne demişler gözden uzak olan gönüldende ırak olurmuş.

Aynı şeyleri düşünüyoruz......Muhakkak ki Mine Timura karşın bu sert tutumunu sürdürür ve sürekli mutsuzluğunu gözler önüne serecek şekilde tavırlarla ortada dolaşırsa gün gelir Timur , boşanalım teklifini dahi sunabilir....Hele ki bir zaman atlaması ile üniversiteyi bitirmiş , çocuğunu o bebeklik safhalarından kurtarmış bir Mineye bu teklifi , Timur çok daha rahatlıkla sunar.....

B öyle olması hem Sinancıları hem de Timurcuları memnun eder üstelik ......Bu şekilde deniliyor ya ^^ Timur Mineyi kendi için istiyor ^^ hem bu söylemlerin doğru olup olmadığı ,hem de Sinanla birlikte olabilme fırsatı eline geçmiş Minenin
Sinanla aile kurup kuramıyacağını daha canlı kanlı izleme fırsatımız doğar....

Timur olmasa hayatlarında ,Mine ile Sinan gerçekten o hep hayallerindeki gibi bir mutluluk tufanında dolaşırlarmıydı yoksa hayatın ta kendisi insanı bazen hiç hesap edemediği zorluklar karşısında değişik tutumlar da sergilemesine sebep olur muydu , bunu hep birlikte seyrederiz.....

Bu netice zarfında hiçbirimiz varsayımlarla da konuşmamış oluruz ,gözümüzle görür izler daha ciddi delilllerle yorumlarız, belki gerçekten çok mutlu olacaklar belki de hayallerinden düşlerinden öteye gidemiyecek istekleri ........Ama bunların muhakkak dizide seyirciye sunulması şarttır

Yoksa iki tarafta tezlerinde ne kadar haklı olup olamadığını bilemiyecek ve bu kısır döngü nihayete eremiyecek....

Bir de dizinin şarkısı Timurdan Mineye yönelik buna pek itiraz geleceğini düşünmüyorum lakin bu şarkı Mineden Sinana yönelik olsa idi bence Sinan açısından durum hiç de hoş olmazdı....
Bir kadının geçmiş aşkını ^^ çocuktu o ^^ gözüyle görmesi erkek için pek de itibar edilecek bir durum olmasa gerek.......O erkeği davranışları ile takındığı tutumlar itibari ile çocukça diye sıfatlandırmak , onun o aşk için vermesi gereken emekleri , çabayı , durması gereken noktalardaki kararlılığını da ,bugünkü gözlerle yorumlanıldığında ne kadar boşmuş diye nitelendirmek ,erkek duruşu açısından tercih edilecek bir konum olmasa gerek diye düşünüyorum.



Sevgili[B] Moonbeam yazınızı , uzunca karakter yorumlarınızı okudum , öncelikle sabırlı kaleminiz için size övgü göndermek gerek...Olayın şimdi itibari ile Turanın yerine geçmiş bir Timur mukayesesi ile yaklaşımınızı ise değişik bir bakış açısı olarak gördüm hatta belirtiyorsunuz ki tek farkla Timur Turandan ayrılıyor, benden izin al demiyorum diyerek de Minenin hayatına çok da müdahil olmayacağını belirtiyor....Çok farklı bakış açıları ile olan yazınız için ellerinize sağlık diyeceğim...

moonbeam
11-11-11, 10:43
;16106520']Timur'la evlenen Mine, Türkiye'ye geri dönen Sinan'dan bihaber...

Türkiye'ye geri dönen Sinan'ın ilk işi Mine'yi bulmak oldu; ancak Mine'nin evlendiğini öğrenmesi çok uzun sürmedi.

Kendisinden nasıl bu kadar çabuk vazgeçtiğini öğrenmek için Mine'nin karşısına çıkmak isteyen Sinan, Timur'un kendisini farketmesiyle, Mine'den önce onunla karşılaştı.

tamamı için,

04.11.2011 23:45:46
http://haber.kanald.com.tr/Haber/TV-42/Sinan-Minenin-evlendigini-ogrendi-24268.aspx#axzz1cpLk5gyu

Ya bu insanlar diziyi izlemeden haber yapıyorlar böyle saçma sapan. Bu Sinan Timur'un evden çıkmasını fırsat bilip Mine ile konuşmaya çalışacağına Timur'un peşine düşmedi mi? Demek ki amacı Mine'yle değil Timur'la konuşmakmış. O nedenle bu yorum içeren haberlere hiç itimadım yok. Diziyi izleyenler bile yanlış yorumlarken izlemeyenler tamamen saçmalıyor.

görünüşe göre iki seçenek var :ya iki genç aşığın kaderin tüm cilvelerine göğüs gerişini araya giren kara kedilere rağmen aşklarını canlı tutuşlarını izleyeceğiz
ya da bir yaptığı bir gençlik hatasından sonra bir genç kızın gerçek aşkla tanışmasını
peki herşey bu kadar keskin hatlarla gelişmek zorunda mı :img-wink:

sonunda mine timurla mı olur yoksa sinanla mı bunu bilemiyorum ama bir gerçek var ki timur olsa da olmasa da kısa vadede sinan ve minenin bir araya gelebilme ihtimali yok

tamam kabul biraz zor ama bir kadın hayatta iki tane adam gibi adamla karşılaşamaz mı yani :img-heh:
elbette izlerken birilerini kendimize daha yakın hissederiz ben de timur odaklı izliyorum:img-in_lo
lakiiiin;
sözde aşkından öldüğü kızın hamile olduğunu öğrenince arkasına bakmadan kaçan sinan ya da mine beni sevecek onu ancak ben mutlu ederim diye diretip sinana mani olacak timuru izlemektense sevdiği kızın gözlerine bakarak mutlu olup olmadığını anlayan kendisine sunulanlara inanmayan sinanı, bebeğine de mine kadar özen gösteren, ağladığını anlayınca içi titreyen timuru izlemeyi tercih ederim
herkes desteklediği karakteri dizinin merkezine oturtup diğer karakterin üzerini karalama çabasına girmiş ama bu karakterlerin kusurlarının altını çizip durmak ya da onlardan kusursuz olmalarını beklemek büyük haksızlık

klişelerden şikayet edip duruyoruz ama klişe konusunda ısrarcı olanlar da yine bizleriz sanki:icon_whis

Ben de baştan beri bunu yazıp duruyorum. Mine sonunda iki karakter arasında tercih yapsa bile bu iyi adam-kötü adam seçimi gibi kolay bir seçim olmasın, sadece gönlü kimdeyse o olsun. Yani iki karakter de batırılmasın (ne senaristler ne de taraflı seyirciler tarafından), Sezar'ın hakkı Sezar'a verilsin, biz de klişelerden arınmış, değişik bir şeyler izleyelim..

İşte buradan yola çıkarak ben de Timur'un aşkı için yapamayacağı şey yoktur diyebilirim. Çünkü adam kendi eliyle kendisini ateşe attı. Tıpkı Mine gibi. Çünkü Mine de kendini gördü, sezdi, bildi. Ne kadar da çok benziyordu kendisine. Mine Timur'u kendi çekim alanına öyle bir aldı ki, yerinde duramayan, hep aşık olduğu kadının yüzünü güldürme derdinde olan, bununla birlikte yan faktörlerle de boğuşan bir adam oluverdi. Yani Timur bu aşka çok yenik başladı. :icon_sorr Ama Timur'a birisi sorsa "Mine'yi tanımamayı ister miydiniz?" diye "Asla" diyecektir daha şimdiden çünkü onsuz olamaz artık, mümkün değil. Nefes alamaz.

Ne kadar doğru. Mine ile ilişkisi Sinan'a zarar verecek bir şey değil ama Mine için tam tersi oldu. Tüm riskleri alan Mine'ydi. Tuzu kuru olan da Sinan. Timur da çok şeyi göze aldı aşkı için. Sevdiği ve saydığı ustasıyla, kızıyla arasının bozulmasını göze aldı, evinin düzenini bozdu, bir başka adamın çocuğuna babalık, dokunamayacağı bir kadına kocalık etmeye talip oldu. Bunların hiç biri kolay şeyler değil. Sinan'ın aldığı riskler ise çok başka türlü, hayatın gerçekleri ile ilgili değil, paraşütle atlamak, yamaç paraşütü gibi tehlikeli sporlarla ancak. Bu durumda karakter olarak ve aşka bakış olarak Mine ve Timur daha çok benzeşiyorlar.

T.ü.l.a.y.275
11-11-11, 11:13
bence dizideki ikinci emine benim gözümde ayten karakteri çok sessiz ve timuru seviyor kızın yaptığı şımarıklıklara ses çıkarmıyor timura gidip diyebilirde merve yüzünden mine sofraya oturmamakta oda şer cephesinde

YENİ BAŞLIK HAYIRLI OLSUN ARKADAŞLAR!

Bencede Emine'den sonra işlerimizi zora sokacak olan kişi Ayten sessiz ve derinden gidiyor..
belki Emine kadar tehlikeli olmaya bilir veya Timur'un ona ilgisi olmayacağını kabulllenmişte olabilir ona rağmen kıskançlıktan Merve'nin yaptıklarını Timur'a anlatmaması bende de soru işareti olarak kaldı..ayrıca altan alttan Merve'den sonra Mine'ye kendiside bu şekilde yaklaşacak gibi hiç olmadık şekilde Timur ile Mine mutlu olsun istemez kıskançlık böyle bir şey sanırım...

Timur'a allah güç kuvvet versin herkesin karşısında dimdik sağlam kalmak zor iş...

LİSA
11-11-11, 13:02
sevgili matraka şarkının sözlerini biliyorum ve çok severek dinlediğim bir parça bu şarkı diziye uyuyor ama ben kendim aynayı mine tarafından tuttuğumda böyle bir hisse kapıldım timur tarafından tuttuğumda şarkının sözleri timur için yazılmış sanki sinan tarafından tutarsanda mine bir çocuk onun tanımlamalarında (dizide annesine konuşurken) bunu hissedebiliyorum

ipekb
11-11-11, 13:47
Bu raytıng denen ıllet bazen bı bakıyorsunuz...öylece bitirivermişer..bence bızım dızımızın raytınglerı ıyı..ferıhanın kemıkleşmış ızleyıcısı gecen yıldan dolyı bırakmıyor..neyse..demek ıstedığıme gelınce:dizimiz haftaya normal seyrınde devaam deme?...yenı dızılerı keşenlı alıyı yakında dıye lanse etmeye başladılar..bır aksilik olmaz inşallah..

rhinokurt
11-11-11, 14:16
Mine ile röportaj:

Ben: Selam Mine iki dakikanı meşgul etcem. Evde odanda kilitliyken elinden telefon alındığı için Sinanı arayamadın.
Mine: oeevet ole oldu.
Ben: Sonra ablan Sinan yurdışına gidiyor deyince pencereden atlayıp kaçtın. Sokaktaki vatandaşlardan telefon isteyip konuşmak istedin. Samimi olduğun güvenebileceğin hiç arkadaşın yok mu koca mahallede?
Mine: Yok ki. İşleri güçleri dedikodu.
Ben: Havaalanına gittin. Sinanın ismini anons ettireceğin sırada baba harmangilin lafıyla anons ettirmekten vazgeçtin...
Mine: Yüsyüse görüşmeliydiemm
Ben: Sinan ile aslında ortada bir problemin yok. Niye gittiğini bilmiyorsun. Ara sor.
Mine: Yüsyüse konuşmalıyıııeem, Niye gittiğini izah etmeliee.
Ben: Yav tamam gitmiş işte. Ama niye gitti. Yüzyüze de konuşursun ama acil bir durum var. Ara yauv.
Mine: Banane yüsyüseaa
Ben: ara gözünü seveyim lütfen bak Allah'ın adını verdim
Mine: yüsyüsee
Ben: Çok inatsın ha. Teyzen Sinana ulaşmak konusunda hiç yardım etmedi. Teknolojiye meraklı abin de hiç ilgilenmedi.
Mine: Telefona yurtdışından ulaşılamıyor.
Ben: Mail atın o zaman. Maili telefonu ile açabilir.
Mine: Sinanın mailini bilmiyorum. Zaten ben internet kullanmıyorum kiii
Ben: Sen ürün tasarımcısı olma hayalleri kurmuyormusun?
Mine: Aeevett
Ben: Biraz teknolojiyle ilgilen. İlkokul çocukları bile ödevleri için nete giriyor. Sen hiç üniversite için hazırlanmıyormusun
Mine: Abone olduğum dergi var. Test çözüyom.
Ben: Ne diyim sen bu kafayla tasarımcı filan olamazsın ya bir mail ya bir mail.
Mine: Sinan da internet kullanmıyo
Ben: Hadi be rüyalarından birinde Sinanın laptopunu gördük. Evde mis gibi oturduğun yerden internete iş yapabiliyorsun diyen Sinan değilmiydi? Yurtdışına eğitim için giden birinin internet kullanmaması mümkün mü bu devirde?
Mine: Bilmiyom işte Sinanı mailini bilmiyom
Ben: Yok mu ortak arkadaşınız. telefon bozulsa birbirinize nasıl ulaşıcaksınız?
Mine: Yok şilede tanıştık biz. Sadece ikimiziz. Sinan ve beean
Ben: Üf yoruldum ben. Son kez söylüyorum ara veya mail attır.
Mine: Yüsyüse...

trueblue
11-11-11, 14:50
Mine ile röportaj:

Ben: Selam Mine iki dakikanı meşgul etcem. Evde odanda kilitliyken elinden telefon alındığı için Sinanı arayamadın.
Mine: oeevet ole oldu.
Ben: Sonra ablan Sinan yurdışına gidiyor deyince pencereden atlayıp kaçtın. Sokaktaki vatandaşlardan telefon isteyip konuşmak istedin. Samimi olduğun güvenebileceğin hiç arkadaşın yok mu koca mahallede?
Mine: Yok ki. İşleri güçleri dedikodu.
Ben: Havaalanına gittin. Sinanın ismini anons ettireceğin sırada baba harmangilin lafıyla anons ettirmekten vazgeçtin...
Mine: Yüsyüse görüşmeliydiemm
Ben: Sinan ile aslında ortada bir problemin yok. Niye gittiğini bilmiyorsun. Ara sor.
Mine: Yüsyüse konuşmalıyıııeem, Niye gittiğini izah etmeliee.
Ben: Yav tamam gitmiş işte. Ama niye gitti. Yüzyüze de konuşursun ama acil bir durum var. Ara yauv.
Mine: Banane yüsyüseaa
Ben: ara gözünü seveyim lütfen bak Allah'ın adını verdim
Mine: yüsyüsee
Ben: Çok inatsın ha. Teyzen Sinana ulaşmak konusunda hiç yardım etmedi. Teknolojiye meraklı abin de hiç ilgilenmedi.
Mine: Telefona yurtdışından ulaşılamıyor.
Ben: Mail atın o zaman. Maili telefonu ile açabilir.
Mine: Sinanın mailini bilmiyorum. Zaten ben internet kullanmıyorum kiii
Ben: Sen ürün tasarımcısı olma hayalleri kurmuyormusun?
Mine: Aeevett
Ben: Biraz teknolojiyle ilgilen. İlkokul çocukları bile ödevleri için nete giriyor. Sen hiç üniversite için hazırlanmıyormusun
Mine: Abone olduğum dergi var. Test çözüyom.
Ben: Ne diyim sen bu kafayla tasarımcı filan olamazsın ya bir mail ya bir mail.
Mine: Sinan da internet kullanmıyo
Ben: Hadi be rüyalarından birinde Sinanın laptopunu gördük. Evde mis gibi oturduğun yerden internete iş yapabiliyorsun diyen Sinan değilmiydi? Yurtdışına eğitim için giden birinin internet kullanmaması mümkün mü bu devirde?
Mine: Bilmiyom işte Sinanı mailini bilmiyom
Ben: Yok mu ortak arkadaşınız. telefon bozulsa birbirinize nasıl ulaşıcaksınız?
Mine: Yok şilede tanıştık biz. Sadece ikimiziz. Sinan ve beean
Ben: Üf yoruldum ben. Son kez söylüyorum ara veya mail attır.
Mine: Yüsyüse...

:img-hyste :img-hyste :img-hyste

Senaryodaki saçmalığı kurulan çatışmanın belinin ne kadar kırık olduğunu gözler önüne sermişsin. :img-clapp Tebrik ederim. :img-clapp:img-clappTüm çaba Mine ile Sinan kavuşamasın diye ama bu kadarda abukluk olmaz ki. :img-tomat :img-tomat :img-tomat

bal gözlüm
11-11-11, 15:19
Yeni başlığımız hayırlı olsun öncelikle..:img-wink:
Heyecanla bir haftadır bugünü bekliyordum ama yeni bölüm yok..:icon_sorr Timur-Sinan karşılaşmasında neler olacak çok merak ediyordum şimdi işin yok bir hafta daha bekle pff..:img-beee:

Timur-Sinan tartışmaları tam gaz sürüyor yine.. Açıkçası başlığa giresim gelmiyor, bu tartışmaları okumaktan o kadar bunaldım ki...
Herkesin kendine göre bir çifti var, sevdiği bir karakter var. Nedenlerini nasıllarını her birimiz yazdık ettik ama başlığa her girişimde aynı yorumları okumak istemiyorum artık. Zaten kısıtlı bir zamanda giriyorum ve yorum yazdığım tek dizi başlığı da bu başlık. Ama başlığa her bakışımda içime kasvet basıyor hep aynı tartışmalar sürdüğü için..
Elbet fikir ayrılıklarımız olacak; yazıcaz, tartışıcaz ama hep aynı hep aynı ciddi anlamda bunaltıcı olmaya başladı Timur-Sinan tartışmaları.
Bu söylediklerimi bir serzeniş olarak değil de bir rica olarak algılarsanız sevinirim.:img-wink:


Anket için teşekkürler..:img-wink:
Hazır gelmişken cevaplıyım bende..:)


1-Sevdiğiniz karakterler
Timur, Mine, Sinan.

2-Sevmediğiniz karakterler:
Sinan'ın babası.. Bi de sevmediğim değil de yaptıklarına anlam veremediğim Emine var.

3-Beğendiğiniz sahne: Neden?:
Hastanedeki Timur-Mine konuşması..
-Sen hep böyle ağlar mısın?
-Ağlamıyorum.
-Ağlama.
Bu sahnenin önüne geçebilecek bir sahne izlemedim henüz şahsım adına..:img-blush

4.Beğenmediğiniz sahne. Neden?:
Bölümü uzatmak adına çekilen anlamsız sahneler..

5-Beğendiğiniz bölüm :
6. bölüm.

6-Beğendiğinz replik:
Sen hep böyle ağlar mısın?
Timur'a yazılan replikleri seviyorum genelde süslü değil gayet sade ama etkileyici.. Tabi Bülent İnal'ın tonlamalarıyla anlam kazanıyor o replikler...:img-blush

7-Desteklediğinz Çift:
Her iki çiftte kabulümdür ama gönlümden geçen Timur&Mine..

8-Neden Bir Çocuk Sevdim:
Tanıtım fragmanında çalan müzik ve oyuncu kadrosu hatırına ilk bölümüne bir şans vermeye karar vermiştim. Sonrasında müptelası oldum. Öykünün gidişatını merak ediyorum. Bülent İnal Bir Çocuk Sevdim şarkısında geçen sözleri dizide göreceğiz demişti bir röportajında.. O süreci izlemek istiyorum. İşte bunların hepsi için Bir Çocuk Sevdim diyorum.;)

9-Dizi için bir şarkı seçseniz hangisi olurdu. Niçin?:
Bence diziye seçilen şarkı cuk oturmuş. Bir Çocuk Sevdim'den başka bir şarkıyı hayal edemiyorum.

10.Dizide olmasını istediğiniz ve beklediğiniz sahne:
Mine-Sinan karşılaşması..

matraka
11-11-11, 16:14
[QUOTE=moonbeam;16127270]SİNAN-MİNE-TURAN-TiMUR

Faraziyelerle uğraşmayı sevmem, önüme konan şeyi yorumlamayı tercih ederim. O nedenle “öyle olsaydı böyle olurdu” söylemlerini havanda su dövmek olarak görüyorum. Tahmin yapmayı da sevmem, benim için işin zevki olanı yorumlamakta. Beni hislendiren, düşündüren, yorumlayacağım şeyler veren dizileri severim. Dizimizin olaylarının merkezindeki 4 karakteri incelemek uzun süredir aklımda ama vakitsizlikten sıra gelmedi. Bu bölümsüz geçecek haftada bir el atayım bakayım, işin içinden çıkabilecek miyim....

İsimleri özellikle bu sıra ile yazdım çünkü aradaki bağlantıları gösteriyor bu. Mine için önce Sinan var, sonra babası. Sinan ve ona olan aşkı için babasının onaylamayacağını, kızacağını bildiği şeyleri göze alıyor. Sinan varken Sinan’ı, yokken Sinan’ın bebeğini seçiyor babası yerine. Ama babasının kararlı tavrı nedeniyle ikisinin arasına sıkışıp kalıyor. Bir de Turan’ın yanındaki Timur var. Timur Turan’ı seviyor ve sayıyor. Mine ile babasının patronu sıfatı ile tanışıyor, aile içi meselelerine bu şekilde dahil oluyor. Ve herkesin gözünde Sinan’ın terkettiği, Turan’ın da sokağa attığı Mine’ye sahip çıkıyor, bir nevi onun hayatında Turan’ın yerini alıyor. Böylece Turan aradan çıkıp durum

SİNAN-MİNE-TiMUR

oluyor. Timur Mine’ye babasından beklediği ve bulamadığı desteği sunuyor bebek konusunda. “Babandan harçlık istemiyceksin herhalde” diyerek artık maddi sorumluluğunun kendisine geçtiğini belirtiyor. “Bu evde yaşadığın sürece senden ben sorumluyum. Ailene karşı ben sorumluyum” diyerek bir nevi şu ana dek Turan’ın yüklendiği sorumlulukları üstüne alıyor. Ama Turan’ın kısıtlamalarını getirmiyor ona: “Ben sana karışmıyorum Mine. Bi yere giderken benden izin al demiyorum” diyor. Birebir aynı olmasa da Timur’un şu anda Mine’nin hayatındaki fonksiyonu ile öncesinde Turan’ın fonksiyonundaki benzerlikleri göz önüne alırsak öncesinde Sinan ve Turan arasında kalan Mine’nin şimdiden sonra da Sinan ve Timur arasında kalmasından doğal bir şey olamaz.

Olayın bir boyutu da Sinan’ın Mine’nin geçmişi Timur’un da bugünü oluşu. Yarını kim olacak hep birlikte izleyip göreceğiz.

Karakter incelemelerimi yukardaki sıra ile yapmayacağım. Tersinden gideceğim.

TİMUR

Timur karakteri mükemmel değil, kimse de öyle olmasını beklemiyor ve de istemiyor zaten. Defoları var elbet ve bu özellikle yapılıyor. Mükemmel bir karakter olsa inandırıcı olmazdı. Eğlenceli olan aşkın onu ne kadar değiştireceğini izlemek, bakalım Mine’ye duyduğu aşk Timur’a neler yaptıracak? Senaristler izleyicinin bundan hoşlandığını keşfettiğinden beri esas karakterlere ciddi hatalar yaptırıyorlar dizinin başında, onu yere batırıyorlar ki çıkışı uzun sürsün (Sıla, BBG, DK, FSN). Ben şahsen böyle bir hikayeyi başta mükemmel olan karakterin batırılıp çıkarılmasına tercih ederim. İzlemiyorum ama dışardan gözlemim AFK’nın bu yolu izlediği yönünde.
hepsine alıntı yapmadım yorumların çok güzel,iyi analiz etmişsin,ellerine sağlık,
yani forumda herkes kendi bakış açısını yazıyor,bir taraf krakter hakkındaki görüşlerini söylüyor,diğer tarafta aynı şeyi görmüyoruz diyor,kısaca forum bana göre,sana göre,bize göre,size göre bazı arkadaşlarımız bu tür yorumları okumaktan sıkılmışlar,sahneleri olduğun farklı görüyoruz ve çatışma çıkıyor bundan daha doğal ne olabilirki,önemli olan birbirimize karşı saygı ve sevgi çevçevesinde bunları yapıyor olmamız

tekrar teşekkürler

not:bu akşam umutla fragmanın çıkmasını bekleyeceğiz galiba,bu akşam fragman çıkabilir

b.u.r.c.u.
11-11-11, 20:12
yeni başlık hayırlı uğurlu olsun..
ben bugün yeni bölüm olmadığını bilmiyordum..aslında tahmin etmiştim ama bir umut yine de..
şimdi bir hafta daha mı bekleyeceğiz..:icon_sorr
ama ben Emine'ciğimi ve onun maceralarını özleyeceğim..neyse artık..
tabi Sinan-Timur karşılaşması sonrasında neler oldu onu da merak etmiyor değilim..:icon_whis

sema65
11-11-11, 20:56
sevgili moonbeam uzun yazından ötürü alıntı yapamıyorum ama karakterleri çok farklı açılardan analiz etmişsin öncelikle bu analizlerinden dolayı seni kutlamak istedim ve bu kadar uzun yazmandan dolayı sabrını ayrıca takdir ettim.sevgili arkadaşım sizinde yaşınızın otuz üstü olduğunu söylediğinizden dolayı sevgili genç arkadaşlarımız bizim gibi daha olgunlaşmış olmadıklarından sizin ve benim gibi arkadaşların yazılarını farklı algılayabiliyorlar.mesele burda timur-sinan-mine değil sizinde dediğiniz gibi genç ergen olmayan bir bayanın yaşadığı hayal kırgınlığı.ne ailesinden ne de sevdiğini zannettiği erkekten ve dolayısıla onun ailesinden istediği desteği görememesi.bir tek ona bu dünyada babasının bile yapmadığı hoşgörü ve toleransı ona hiç tanımadığı ve dediğiniz gibi o çok korktuğu adam tarafından sağlanıyor.işte bundan sonrası senaristlerimize kalıyor bu hikayeyi ilmek ilmek işlemek onların kalemlerinde bizlere nasıl bir hikaye çıkaracaklar ben çok merak ediyorum.tekrar o güzel yorumlarınız için teşekkür ederim.

arte
12-11-11, 10:40
Günaydınlar:img-wink:
selverrcim bir anket hazırlamış ben de cevaplayayım

1-Sevdiğiniz karakterler
Timur, Mine ve pek çok kişiden farklı olarak emine:)

2-Sevmediğiniz karakterler:
sinanın ailesi ve bazen de merve

3-Beğendiğiniz sahne: Neden?:
9. bölümde timurun minenin kapısındaki konuşması,hali tavrı sözleri bakışları
bir de ya dönerse sorusuna minenin öyle kabul edebilsem seninle niye evlenebileyim cevabı.bu sözleri çaresizliğini çok net anlatıyordu:icon_sorr
yer yer dik başlılığı ve düşündüğünü fazla direk söyleyişi:icon_whis sinir etse de minenin bu hallerini seviyorum

4.Beğenmediğiniz sahne. Neden?:
eminenin barmenle olan sahnesi

5-Beğendiğiniz bölüm :
9. bölüm

6-Beğendiğinz replik:
Sen hep böyle ağlar mısın?


7-Desteklediğinz Çift:
mine de timuru sevdiği zaman mine-timur;)

8-Neden Bir Çocuk Sevdim:
en başından izlemedim sonra tvde rastgeldim bir bakayım dedim kapıldım izliyorum
9-Dizi için bir şarkı seçseniz hangisi olurdu. Niçin?:
bana kalırsa diziyi bir çocuk sevdim şarkısının üzerine yazmışlar :) o yüzden başka bir şarkıyı düşünemiyorum bile
10.Dizide olmasını istediğiniz ve beklediğiniz sahne:

bu bölüm dananın kuyruğunun koptuğu bölüm olacak sanıyorum ki.
şayet timur-sinan karşılaşmasında hiç bir engel çıkmaz da sinan kim olduğunu karşısına niçin çıktığını açık açık söylerse timur da aynı açıklıkta herşeyi anlatsın isterim.
sinan henüz kendine bile yetemiyorken şu haliyle minenin karşısına çıkamaz,çıksa bile o ailesi varken mineyi daha fazla hırpalamaktan başka bir işe yaramaz bu. timur onların hayatına müdahale edecekse bu noktada müdahale etmeli mineye ve bebeğine sahip çıkabildiğinde gel demeli
gerisi kaderin ve senaristlerin hayal gücüne kalmış :)
haa böyle olmaz timur sinana yalan söylerse söylediği gibi amacı minenin mutluluğu değil düpedüz kendi mutluluğudur o zaman biz de gerçek timuru tanımış oluruz:icon_evil :)

timuru minenin hayatında illa bir kahraman bir masal prensi olarak görme ısrarım yok.sevgili trueblue çok güzel bir yorum yapmış konuyla alakalı zaten bir oyuncu her rolü oynayabilmeli:img-yes:dizide izlemekten en keyif aldığım karakterlerden birinin emine olduğunu düşünecek olursak benim bundan pek de şikayetim olmaz :img-wink:

asabiii
12-11-11, 14:09
1.En sevdiğiniz karakter-ler: Timur ve Mine

2.En sevmediğiniz karakter-ler: Emine,Sinan ve ailesi,Erdal'ın mustakbel kayınvalidesi,mahalledeki dedikoducular

3:En beğendiğiniz sahne: Neden?:Timur ve Mine sahneleri ..

4.En beğenmediğiniz sahne.Neden? Sinan'ın mıymıy halleri,bana itici geliyor o karakter

5.En beğendiğiniz bölüm :Timur'un olduğu her sahne

6.En beğendiğinz replik:Timur'un Mine olan sohbeti tatlı tatlı konuşması

7.Desteklediğinz Çift:Timur ve Mine

8.Neden Bir Çocuk Sevdim: Timur ve Mine elektirğini hissettim

9. Dizi için bir şarkı seçseniz hangisi olurdu. Niçin?Ebru Gündeş BEYAZ

10.Dizide olmasını istediğiniz ve beklediğiniz sahne ..Timur'un yüzünün gülmesi mutlu görmek,Minenin değer vermesi..

efran_albatros
12-11-11, 16:51
BÇS ne MS nin imkansız hale gelen ama bitmeyen aşkına!; ne de zoraki evlilikten aşka evrilecek olan! MT ilişkisine odaklı değil şimdilik...Hala Mine ve Turan arasında olanlara bağlı ilerliyor olaylar, denge unsuru hala baba-kız ilişkisi...Belki daha önce birkaç yorumdan okuduğum, ama aslı var mı bilmediğim zaman atlaması gerçekleşirse daha net görürüz, dizinin hangi tarafa meyledeceğini...Ama muallaklık daha epey devam edecek de olabilir, izleyip göreceğiz..Ve ben daha evvel de dediğim gibi MT kısmından dahil oldum, sardım diziye..

Sinan ve Mine nin aşkı ise bana başından beri hiç geçmedi…Tanışmalarından başlayarak izlediğimiz flashbackler ve ayrıldıkları dönem de dahil…Sinan ın Mine ye ikinci görüşünde daha adını bile soracak kadar tanışmamışken ''deniz kızı'', öbür seferinde ''su perisi'' falan şeklinde giden hitapları bile yeterli aslında, ilişkileri yapmacık, çiğ…Yeni tanıştığı kıza 'prenses, melek, peri..' tipi türlü şekillerde isimler türetip, bunlarla seslenerek kur yapmalar, şirin görünmeler falan bu dünyadan gibi bile gelmiyor bana…Benim dünyamdan insan/ilişki manzaraları değil en azından :icon_whis …

Mine ve Timur cephesi ise ilginç olacak gibi..Yani çetin geçecek o evde hayat her ikisi içinde, ama özenli işlenirse benim için merak uyandırıcı ve zevkli bir süreç olacak…Bu meşhur zaman atlamasını da doğru bir zamanda yapar, doğru sınırlandırırlar umarım…Ben Mine nin odasının kapısını kilitlemeyi unutmaya, sonra gerek duymamaya başlama sürecini izlemek istiyorum…Merve her ne kadar şu halleriyle darlandırsa da beni, azıcık daha ılımlı bir kız haline getirilirse Mine ile ilişkilerinin gidişini de merak ediyorum.. Madem Timur la mesafeliler ve bu uzunca bir zaman böyle gidecek; en azından Merve ile ilişkileri düzelmeli, ki Timur la aralarında çocuklarından ileri gelen karşılıklı bir bağ oluşsun..( Zaten bu dizinin bu kadar yıpratıcı, negatif bir havasının olması iyi değil, uzun vadede sıkar, bunaltır herkesi..tüm karakterleri çatıştırmak, herkesi birbirine koymak hiç mantıklı değil...Bu kavgalı, gerilimli ilişkilerinin kafadan yarısının normalleşmeye başlaması gerek, ki dizinin havası da değişir biraz böylelikle..)..

Nicedir yerli dizilerimizde gri karakterler yazmak moda, birkaç sene evvel olsa ana karakter olan Timur hayatta MS ayrılığına bulaştırılmaz, bu ikilinin ayrıldığı sürecin dışında tutulurdu, ama şimdi Timur u da biraz bulandırıp, işi daha karmaşık hale getirmek daha çok işlerine geliyor senaristlerin, ki artık seyircide bu karakterlere daha yakın…Ondandır, Timur Sinan a Mine ile evliliklerinin gerçek olduğu temalı bir konuşma yapabilir, sonra Sinan ilk defa gördüğü bu adamın sözüne inanarak, Mine ile hiç konuşmadan Amerika ya dönmeye falan karar verebilir…Şimdiye kadar çok temelsiz ve mantıksız işlendi MS ayrılığı, son darbeyi de böyle yine bir garip vurmakta beis görmeyebilir senaristler; şaşırmam..Timur zaten Emine nin yalanlarına ortak oldu, işi daha ileri götürecek olabilir, ama Sinan tarafını nasıl bağlayacaklar bilemiyorum…Sevdiğini söylediği, ''evlenmezdi, zaten mutlu değil, bir şey olmuş?..'' dediği kızı hiç görmeden, konuşmadan tanımadığı insanların lafına inanarak bırakıp gidecek mi :blink: ?..

İki gencin imkansız aşkı, bir türlü kavuşamamaları, aralarına giren büyük, kocaman engellerle mücadeleleri, birbirlerine ve aşklarına olan sarsılmaz inançları gibi 'büyük lafları' taşıyabilecek durumda değil şu haliyle MS çifti ve hikayesi…Büyük engel denilen iki mesaj/mektubun saklanılması, ayrılık denilen de sevgilisinin oturduğu yerin kapısına kadar gelip kapıyı çalmaması mı?..MS ayrılığı hala hiç konuşamamış olmalarından ibaretken aralarındaki aşkı sarsmadan nasıl devam ettirecek senaristler bu durumu?..Ya da her şey bu kadar basit ve çözümü mümkün hatta kolayken hala, yine de, ısrarla konuşamayan/kavuşamayan iki gencin hikayesi büyük aşk üzerine nasıl temellendirilebilir :icon_whis ?..Timur yalanlar söyler, Sinan da Mine ile bir daha görüşme girişiminde bulunmaz ve giderse, aradan yıllar geçip yalanlar ortaya çıktığında ben Timur la konuştum, sonra senle konuşma gereği duymadım gittim diyebilecek mi, bu şekilde mi kendini müdafaa edecek?..Kandırılmak böyle bir şey mi ya da, bu kadar basit mi?...( Belkide -ve umarım- başka şekilde bağlanır Sinan ın gidişi ) ..

Ki Sinan Timur ve Mine evliliğinin gerçekliğine inanarak giderse Amerika ya, yanında başka bir kadınla dönecektir yüksek ihtimalle..Belki karısı, belki sevgilisi olacaktır yanında ki büyük ayrılık! yine büyük engellerle! sınanmaya devam etsin :icon_whis …

Timur ise apayrı bir dava..Şimdilik pek ısınamadım aslında Timur a, ama yine de hani ne denir; iş var bu karakterde :icon_shad ...Mine yi görür görmez etkinlenmesini garip karşıladım evvela ( İlgisi erken ve yersiz başlamış olsa da tavırlarında bir ölçüsüzlük, saygısızlık, rahatsız edici herhangi bir şey yok ama ) ; Turan ustanın Timur a olan siniri, soğukluğu, tedirginliği; hepsi çok doğal o yüzden..Timur un hem Turan, hem de naçizane benim nazarımda yarattığı bi' garip hissiyatı yıkabilmesi için Mine ye yaklaşımının çok doğru, çok anlayışlı, çok hassas olması gerek artık..Atacağı tek bir yanlış/ölçüsüz adım, yapacağı tek bir hata gözümden düşürür onu...Ha elbette gün gelecek sustuğu gerçeklerin ve söylediği yalanların bedelini illaki ödeyecek; Mine yi kaybedecek, belki Turan ı kaybedecek, ki bu kaybetmeler zamanlama ile doğru orantılı olarak can acıtır..Onu sevmeyen, duvar gibi Mine yi kaybetmekle, ona alışmaya/güvenmeye hatta belki sevmeye başlamış Mine yi kaybetmek arasında da çok büyük fark var..İşte o gün geldiğinde de Timur u kurtarırsa bu zamanlarda Mine ye ve oğluna karşılık beklemeden vereceği sevgi, emek, anlayış kurtarır..O yüzden bundan sonrası Timur için çok önemli, dilerim tahmin ettiğim gibi davranır :img-wink: ..

zambak 3
12-11-11, 17:45
Timur _Sinan konuşmasında Sinanın daha hesap sorar konumuda olacağı kesindir.......Ama bu hesap soracağı kişinin Timur olması ise ne kadar doğrudur bu forumda birçok arkadaşım da bunu belirtmiştir..

Akıl fikir sahibi bir insanın yapması gereken Mineyi muhatap alması gerketiğidir ama inanın çok merak etmekteyimdir ki Sinan , Timurun karşısına dikilip ne diyecektir ?

Sadece resimlere bakıp Minenin mutsuz fotoğraflarından yola çıkmış olması mıdır Timurun karşısına çıkmak isteme sebebi ? Sinan ,Mineyi zoraki bir evliliğe ittiğini düşündüğü Timuru mu önce hesaba çekecektir ? O sebeple mi Mine şıkkını ikinci plana almıştır ?
Bu Sinanın ne yapmak istediğini anlayan varsa beri gelsin diyorum da başka bir şey demiyorum..

Ya da anlık bir kararmıdır desem Sinanınki o zaman niye saatlerce kapıda bekleyip de amaç değiştirp gene hangi sebep daha makul gelmiştir de
, Timuru ön plana almıştır ?
Ya da Timurun eve girdiğini görmüş de hangi umuda dair orada bu adam ne de olsa evden birazdan gene çıkar diyerekten halan kapı önünde beklemiştir?

Ya da Mineyi görmeye çok kararlı bir aşık sabahtan akşama kadar kapı önünde bekler mi ? Gerekirse Timurun da karşısına çıkar ama ne yapar ne eder bu kadar ayrılıktan ve bilinmezden sonra Mineyi fırsat da hazır ayağımda iki arada bir derede der görür...

Ayrıyaten Efran Albatros un da vurguladığı üzere , Timur Sinana ne anlatırsa anlatsın ama gerçek ama hayali , onun dediklerine inanmamasıdır doğal olanı
Timur , Sinana ^Biz çok mutluyuz hatta bir de üstüne bebek bile bekliyoruz ^^ gibi hayali söylemler bile anlatsa , Mineye , aşklarına güvenen Sinanın ( hani bizim kızbeni bırakıp gittiğini yüzüme söylemeden inanmam diye tutturmuştu ya hatta yüsyüse diye mizansel olarak yaklqaşılmıştı ya rhinokurt arkadaşımızın röportajı ile )Bunları Mineden duymadan tekrardan Amerikalara dönmesi ise Sinan açısından fahiş hata olur...

Timurun ne söylerse söylesin hiçbir lafı Sinanın mağlubiyetini örtbas edemez ........Timuru suçlu ilan etmez , bilakis çabukça bir kabulleniş Sinana darbe vurur...Ayrılık sebebi Timurun bu laflarıdır denmez şahsi görüşümce , eğer ki olaylar böyle gelişirse esas bu aşka inanmamış kişi Sinandır derim ben.

Ben de Sinan karakteri için senaristler acaba şunu mu vurgulayacaklar diye düşünüyorum ....Seviyor mu seviyor , kötü biri mi asla değil ama o son noktayı vuracak dirayette bir karakter değil....Zaten o son adım her konuda öyle mühim ki ...Çok sevdiğim bir laf vardır ; başarı , ötekiler pes ettikten sonra da ipe asılıyor olanlarındır...

Timur da ipe sonuna kadar asılma kudreti var gibi duruyor , bakalım Sinan ne kadar ipi bırakmıyacak , Minenin gösterdiği cesaretin ne kadarını sergileyecek göreceğiz , onun bunun lafı ( Eminenin , Timurun ) lafları ne kadar aklına yatacak hepsini izleyeceğiz sanırım..

matraka
12-11-11, 18:17
fragman çıkmadımı arkadaşlar,altta bir çocuk sevdim cuma 20:00 de diyeli çok oldu ben çıkmıştır ümidi ile geldim ama galiba çıkmamış
neyse biraz daha bekleyelim bakalım
bu bölüm zaman atlaması olabilirmi acaba diye merak ediyorum,sinan amerikaya geri dönermi?aradan geçen zaman aşklarını unutturmaz buna eminim ama değişecek özelliklede mine bakalım bizim kızımız peri kızına nasıl dönüşücek

SELVERR
12-11-11, 19:07
merhabalar.

şüphesiz diziye dair bölüme dair en merak uyandıran sahne timur ve sinan karşılaşmasıydı ki karşılaşmada tatil dolayısıyla bir hafta daha ertelenmiş oldu ama ne kadar merak etsemde iyiki bu hafta yokmuş diyorum biri bayram dolayısı sebebiyle diğeri de dünkü milli maç sebebiyle. ki rakip dizi bile ikinciliğe inmişken bir çocuk sevdim için vahim bir durum olabilirdi en azından bu önlenmiş oldu.

buna rağmen dün film sonrası yeni bölüm fragmanın verilmesini beKledim hatta show programınıda izledim acaba aralarda verilir mi diye ne yazık ki verilmedi. sanırım merak uyansın diye yapılıyor yada ben merak ettiğim için o şekil düşünüyorum..

Karşılaşma her açıdan önemli .. birincisi bu karşılaşmada konuşulacaklar timurun sinana söyleyecekleri ve sinanın söylenenler karşısındaki tavrı.. bu karşılaşmada büyük ihtimal timurun yalan söyleyeceği. Ki bu durumda işleri çıkmaza sokacak durum bu yalan olacaktır çünkü mine ve sinanın karşılaşmaması için en mantıklı şey bu yalanın söylenmesi .. Şimdi bu durumda sinanın timura inanma olasılığı da bu durumda ama sinanın timura inanması da daha farklı bir soruna neden olacak sinan ve mine aşkı içn benim gibi düşünen arkadaşlar için.. sinanın muhatabı olmayan timura inanıp mineye sorma gereği duymaması zaten bu aşka inanmayan beni haklı duruma getirecek ki sinanın timura inanması demek daha doğrusu inanıp mineyle kouuşmaması demek sinan ne kadar aşık olduğunun görülmesi demek... doğru olan sinanın timura inanmayıp mineye ulaşmaya çalışmasıdır eğer zaten bunu yaparsa o zaman hakkını teslimde ederim kendisine yalana inanmadı yine mineyle konuşmak istedi diye ama inanıp çekip giderse kimse beni sinanın mineyi gerçekten sevdiğine inandırmış olamaz bunca zaman izlediğimizin aşkın ne kadar çokda inanmasamda mine tarafında olduğuna inanırım o zamanda ileride timurla olabilecek aşk için beklentiletrim daha fazla artar.. dediğim gibi yalan olacağı kesin gibi bir durum olaylar hemen toparlanacak olsa bu kadar karmaşa olmazdı hadi oldu diyelim timur bu konuşmada gerçekleri söylese sinan ve mine için çok bir sorun kalmaz... gerçekleri anlatan timur boşanmayı da kabul eder mineyi bırakır ama dizide timur aradan çıkacak durumda değil olayların birebir içinde gerçekleri söyleyp ortadan çekilmesi gerekir zaten bir hikayesi kalmaz. mineye ulaşmaya çalışsa gerçekler ortaya çıktığında mineye ulaşmaya çalışması bir şey kazandırmaz. kendi elleriyle bıraktıktan sonra neden uğraşsın birde o durum var.. şu durumda sinan ve ineye engel olan aileler olur ki harmangiller bebek erkek diye kısa bir süre sonra onu da kabullenirler TURANLARDA BAŞTA YAYGARA KOPARSALARDA OLAYLAR KARŞISINDAKİ Kİ ÖNCEDEN GÖSTERDİKLERİ TAVIRLARA GÖRE ÇOK ENGEL TEŞKİL ETMEZLER.. .. ama şimdi timur yalan söylerse hikaye daha farklı bir boyuta taşınır ki beklediğim o yalanın söylenmesi timurun hata yapması .. bu durumda da sevgili moonbeanın bahsettiği dizilerde hata yapan erkekler konumunda olur ve aklanır.. o dizilerde aklanan karakterler zamanla destekcisi olunan karakterlerdi timurda aklanır bu mantıkla zaten timurun yapıp yapacağı bu yalan olur hikaye gereği daha fazla bir hatası olamaz gibi geliyor çünkü bahsedilen karakterler aklandı ve kabul gördü ise de timur onlar yanında daha avantajlı kalır bana göre.. bu aklanma durumunda da efran_albatros arkadaşımın da bahsettiği karşılıksız sevgi ve emek devreye girer daha çok.. zaten timurun bebeğe karşı sevgi besleyeceği aşikar bunu dile getirdi zaten ve durumun bu şekilde işleyecek olacağına inanıyorum daha çok..

aslında beni bu şekilde düşündüren timurun bu dizideki işlevi aynı konumda sinan olsa yani durumu daha aktif olsa aklanacak kişinin sinan olacağını da düşünebilirdim yıllar sonra gelir yalanlardapayı olmdığı ortayaçıkar mine ve sinan kavuşur diye düşünür belkide bu düşünce sebebiyle diziyi bırakabilirdim çünkü inanmadığım istemediğimm bir diziyi anında bırakırım ama dizideki sinanın işlevi bizim izlediğimiz takipcisi olduğumuz dizilerdeki gibi değil sinan daha pasif hatta kendisini daha çok hayal aleminde görüyoruz ve gidişatında sonradan daha farklı bir hale geleceğine sinanın dizi üzerindeki etkisinin daha fazla olacağına inanmıyorum bu durum aynı konumda timurda olsa farketmezdi yani timur karakteri aşık olunan ve hayallerde yaşayan adam sinan karakteri (karakterleri yine oyuncular canlandırsa dahi) )ise aşık olan adam olsa aynıs şekilde düşünürdüm yani sonunda sinanın kazanacağını... ama sinan o kadar pasif durumdaki düşünmeye çalışsamda düşünemem o yüzden bahsedilen dizilerdeki aklanma durumunun timur üzerinden yola çıkılarak sevilen desteklene bir halde olacağını düşünüyorum hatalarının bedelini de ödeceğini tabi ki. zaten bedel ödemezse inandırıcı olmazdı...hoş şu durumda çok sevilmeyen bir durumda değil ama hataarı dolayısı ile tepki çekip aklanabilir diye düşünüyorum... tabi ki senaristlerimiz beni bu konuda da ters köşeye yatırmazlarsa...:img-hyste

zaman atlaması gerçekleşsin mi gerçekleşmesin mi diye tereddüt yaşıyorum ben.. daha doğrusu ne kadarlık bir zaman atlaması olacak ....asıl öemli olan bu bir kaç yıllık zaman atlaması demek bir çok sahneyi görmememiz demek mesela evliliğin ilk aylarındaki çatışmaları,doğum anlarını ,bebeğin eve ilk giriş aşamalarını,minenin ilk annelik heyecanlarını ve bebekle hayal ettiğimiz sahneleri geçiştirme şekilde izlersek bize tat verecek sahnelerden mahrum kalmamız daha muhtemel.. mine olgunlaşacak hem yaş bakımından falan ama ne kadar.. 1 sene yada 2 sene geçse ne kadar fark eder şimdi 17 yaşında olan kız 19 hadi 20 yaşında olur. o zamanlık bir zamanda bebeğin en az 2 yaşına girmesi demek ama daha falası olacaksa en güzel sahneler çöpe gider hemde mine eve hemencecik alışmış gibi olur sonuçta 3-4 yıl atlasa elbet mine bir şeylere alışmış olur.. birde zaman atlaması diyoruz da mine bu evliliğe ne kadar katlanacak o var.. bebeği ile konuşurken çok üzün sürmeyecek diyordu bebek doğsun kendisine ve bebeğine bakacak duruma gelse anında boşanmak ister mine... bebek doğduktan sonra iş bulsa bu süre zarfında okulu bitirse bir şekilde hayatı düzene girer ve daha fazla o evde durmaz. zaten zoraki katlanıyor timurdan para falan da almak istemiyor bu halde iş arıyor doğumdan sonra kesin iş bulur bu kafayla giderse malum teyzede var.. yaşıda elverdikten sonra boşanmaya da çok karşı çıkan olmaz olsada mine dinlemez.. zaten durum daha çok reşit değil diye bu halde değil mi? ne kadarlık bir zaman atlaması ası merak ettiğim durum o bunlaryüzünden ?


edit: Bu arada bir şey merak ediyorum genelde diziler başlarken oyuncuları show programlarına falan katılırlar bizim dizi oyuncularının katıldıkları bir program var mıydı acaba? yersiz bir soru ama MERAK ETTİM..

trueblue
12-11-11, 19:38
Yeni bölüm ve fragmandan haber çıkmaması bence yeni bölümün henüz çekildiğine delalet ediyor. Büyük ihtimalle senaristler dizinin senaryosunun formatını değiştiriyorlar. İzleyici isteğine göre esas oğlan olarak Timur'u tanımlamak için senaryoyu revize diyor olabilirler. Bu durumda kötü yada gri yapılması gereken karakter Sinan olacak. Çatışmayı hangi boyuta taşıyacaklar bu durumda? Büyük ihtimalle Sinan'ı Mine'ye hakaret eden , çocuğunu elinden almayan bir hale getirebilirler (karşınızda yeni bir Dudaktan Kalbe, Lamia ve HüKen tekrarı olur o zamanda) Ama hiç bir alt hazırlık olmadan Sinan karakterinin ters yüz edilmesi tüm senaryonun yapısına zarar verecek ve karakterlere inanırlığını yok edecektir. Çünkü şu ana kadar yazılan Sinan ile taban taban zıtt bir karakter çizilmasi Sinan'ı destekleyenler grubunu zıvanadan haklı olarak çıkaracaktır. Ama Timur'u destekleyenler memnun olacaktır. Bu tür bir değişiklik senaryo felaketi, senaryonun batması ise dizinin sonu olabilir. Ama böyle olsa bile bir kısım izleyici memnun edilmiş olacaktır en azından.

*** ÖNEMLİ :Yukarıda yazdıklarım tüyo değildir sadece benim tahminlerimdir. Başka yerlere tüyo diye taşınmaması önemle rica olunur.

selin-ji
13-11-11, 01:22
Dizi hakkında en ufak bi haber çıkmaması gıcık edici birşey.
hani böyle final yapmazda ama TV'den kaldırılır ya aynen öyle bi hava seziyorum dizide.. zurnanın zırt dediği yerde bitirdiler bide.
gelde meraklanma, en azından kısa bir kesit verebilirler fragman olarak.
ne bileyim bir görüntü veya bir söz.

Trueblue aman deme..
senaryosu sonradan değişen dizileri yarım bıraktığım okadar çok oldu ki..
bayram nedeniyle çekilmemiş olabilir.

moonbeam
13-11-11, 04:15
Bence tek olan şey bir çok başka dizi gibi bayram tatili için çekimlere ara verilmiş olması. Bir hafta ara verdilerse yeni bölümün çekilmemesi, fragman falan çıkmaması da çok normal. Çünkü zaten bunlar en erken pazartesi çıkıyor, daha geç çıktığı da oldu. Senaryoda bir değişiklik olduğunu sanmıyorum.

Görmek isteyene dizide kendisine çok daha fazla zaman ayrılan, Mine hariç hayatı da anlatılan Timur zaten esas oğlan. Dizi zaten baştan böyle kurulmuş. Eksik anlatılan Sinan. İzleyici istediğine göre bir değişiklik olması dizinin Sinan'a kayması olur ancak. Zira diğer izleyicinin gidişattan bir şikayeti yoktu ki... İşleri berbat eden Sinan'ın erken dönüşü oldu.

moonbeam
13-11-11, 04:53
9. Bölümle ilgili yazmaya fırsat bulamadığım bir iki nokta kalmıştı:

- Turan ne anladı kızının durumuyla ilgili nikahın ertesi günü sabahın köründe karısına aratarak? Belli ki daha evin telefon numarasından bihaberler. Kızı kocasının cep telefonundan arıyorlar, adam belli ki yanında. İyi olmasa bile söyleyebilir mi kız? Ne diyecek adamın yanında?

- Bu hafta çalan bazı müzikler bana hep Aşka Sürgün'ün müziklerini hatırlattı. Özellikle Mine odasında valizini toplarken.

- Valiz demişken dizilerdeki yarı boş valizlere ve herşeyin olduğu gibi valize tıkılmasına değinmezsem olmaz. Herhalde bir tek dizi insanı valizini anca yarıya kadar doldurur. Hele o Mine'nin en son koyduğu müzik kutusu doğru düzgün sarılmadan o yarı boş valizden gittiği yerde tek parça halinde çıkamaz.

- Ayrıca o hamile kızın o valizi ordan oraya sürüklemesine, merdivenlerden indirmesine bir Allah'ın kulunun da tek laf etmemesine şaştım kaldım.

- Mine'nin Timur'a "Ben sığındım buraya" sözleri bana nedense Mukaddes'in Rahmi'ye "Ben sana sığındım" sözlerini hatırlattı. Mukaddes de bir başkasından hamile olduğu için istemeyerek Rahmi'yle evlenmişti. Ama benzerlik bu noktada bitiyor. Mukaddes bebeğin babası konusuda Rahmi'yi kandırmış, gerçek bir evlilik yapmıştı. Gene de sığınma kelimesi bana Mukaddes'i hatırlattı.

Enigmatic Eyes
13-11-11, 13:54
Görmek isteyene dizide kendisine çok daha fazla zaman ayrılan, Mine hariç hayatı da anlatılan Timur zaten esas oğlan. Dizi zaten baştan böyle kurulmuş. Eksik anlatılan Sinan. İzleyici istediğine göre bir değişiklik olması dizinin Sinan'a kayması olur ancak. Zira diğer izleyicinin gidişattan bir şikayeti yoktu ki... İşleri berbat eden Sinan'ın erken dönüşü oldu.
Evet, ben de esas oğlanın Timur olduğunu düşünüyorum. Sinan olayların bu noktaya gelmesinde kullanıldı ve ileride tekrar sorun teşkil etmesi için kullanılacak. Sinan her zaman Mine'nin hayatında olmaya devam edecek tabii ki, Mine'nin bebeğinin babası olarak. Ama o kadar olmalı işte. Çünkü bu dizi Timur ve Mine'nin hayatlarının kesişmesini ve bir şekilde bir araya gelmelerini anlatıyor. Bundan sonrası Timur ve aşkıdır benim için. Umarım bu sıraladığım tahminler tutar ve yavaş yavaş ama sağlam ilerleyen güzel bir aşk hikâyesi izleriz. Herkese iyi yorumlar... :)

büsra003
13-11-11, 15:54
anket için teşekkürler biraz geç oldu ama...

1.En sevdiğiniz karakter-ler:

Timur&Turan&Mine

2.En sevmediğiniz karakter-ler:

Bekir bey ve biraz emine...

3:En beğendiğiniz sahne: Neden?:

Timur ve Minenin sahnelerinin çoğunu hatta hepsini seviyorum...:img-in_lo

2.bölümdeki hastahane sahnesi ve

9.Bölümdeki Minenin ağlaması üzerine Timurun konuşmasının olduğu sahne

4.En beğenmediğiniz sahne.Neden?:

Eminenin 9.Bölümdeki bardaki sahnesi..abartılı buldum...

5.En beğendiğiniz bölüm :

aslında hepsi ama 6.Bölüm 7.Bölüm ve 9.Bölüm daha beğendim...

6.En beğendiğinz replik:

sen hep böyle ağlarmısın?

vee..

Ben bi daha böyle ağlamayasın diye buraya gel dedim sana.Artık üzülmeyesin diye. Bunun için elimden geleni yapmaya çalışıyorum .Bu yaşadığımız ilk günler hepimiz için biraz sıkıntılı olucak ama sen de biraz gayret sarfetmelisin hayatını böyle ağlayarak geçiremezsin..

7.Desteklediğinz Çift:

Timur ve Mine (mine timura aşık olunca yada olmasın ben beğeniyorum ikisini)

8.Neden Bir Çocuk Sevdim

tabiki benim için en önemli neden Bülent İnal..onun için başladım diziye...ve büyükbir nedenle onun için devam ediyorum...

9. Dizi için bir şarkı seçseniz hangisi olurdu. Niçin?

aslında anketi okuyalı çok oluyor ama cevaplamak yeni nasip oldu..ankaeti okuduğumda aklıma pek çok şarkı geldi şimdi hepsini paylaşmayacağım her hafta 1 tane paylaşacağım bu haftanın ki

FERHAT GÖÇER:KALP KIRILSADA SEVER...

TİMURDAN MİNEYE...

Bir günden benden şikayet etttiğin
ne varsa özleyeceksin
Unuttuğun yalanlara benzemeyecek
hep yanında götüreceksin
Kalbimi kırdın tebessüm ettin birşey demedim
Kalbim senindir sen kendi parçanı yok ettin

Dalı kurusada ağaç yağmura nasıl küser
Saatin dursa bir an zaman onu nasıl bekler
Alı koymus tebessüm aşığına bir zalim
Yıkılır dökülür aman kalp kırılsada sever

Hazineler harabelerde olur
Yaz bunu baştan
Yıkılmışım dükülmüşüm
Perişanım ama aşktan

Dalı kurusada ağaç yağmura nasıl küser
Saatin dursa bir an zaman onu nasıl bekler
Alı koymus tebessüm
Aşığına bir zalim yıkılır dökülür
Kalp kırılsada sever.

ban68
13-11-11, 16:01
:img-bored

Herkese merhabalaarrr...

Bir hafta yayınlanmadığı yetmiyormuş gibi bir de senoların izleyici kalelerine attıkları güzel bir golle dizinin sonlanması sonucu meraktan pc başında kök saldık, parmaklarımız paslandı...:865323

Yazılabilecek ne varsaydı da yazdık. Daha ne yazacaaazzz...:calis

Ben en iyisi Timur'dan Mine'sine bir şarkı hedaaayeee edemm: :img-in_lo

Herkesin var bir hikayesi, gidenleri var kalanları var
Hiç bitmeyen şikayetleri, sönenleri var yananları var
Seni ilk gördüğüm o günden beri adına aşk deyip bağlandım
Hem mutluluğu paylaşaya hem acılarına ortağım

Sana ait bütünüm senindir özüm
Kimseyi görmüyor inan ki gözüm
Asla vazgeçmedim yemin ederim
Arkasındayım hâlâ verdiğim sözün

Aklıma gelince o güzel yüzün
Her yanımı kaplıyor tatlı bir hüzün
Aynı rüzgara vurgun iki yelken
Aynı salkımda ayrı iki üzüm

Timur&Sinan kapışmasından çıkacaklar her ne olacaksa yazar grubu artık bu gelişmenin belki de sonucun üzerinden kalemlerini oynatacaklar, en azından çoookkk uzun bir süre. Bu yüzden bu bölüm dizinin belki de en önemli dönemeci.

Yanisi şu ki, bazı fanların gözünde birisi kötü adam olacak. Çünkü iki karakterin de neredeyse aynı hizada olması imkansız. Muhakkak birinin strateji değiştirmesi lazım bu aşk meydan savaşında. Ya da aşkta ve savaşta her şey mübahtır :icon_whis sözü devreye tam tekmil sokularak izleyicinin taraf belirlemesi daha da kolaylaşatırılacak.

sema65
13-11-11, 18:25
ne bayram izniymiş bu böyle bitmek bilmedi.tüm diziler çalışırken bizim dizi yerinde sayıyor.bu kadar stoksuz gidilirmi sayın yönetmen?sizler hiç mi hesaba katmadınız önümüz kış biraz fazla bölüm çekelim elimizde bulunsun demediniz?şunu unutmayalım 1 hafta yayınlanmadığı zaman o dizinin büyüsü kayboluyor insan nerde kalmıştık diyor.zaten istenilen reytingler yakalanmıyor birde araya rötar girince eldekide kaçacak haberiniz olsun.bakalım bu hafta yeni dizi var karşımızda ATV'de göreceğiz bu ara ne kadar etkilemiş seyirciyi.

sude9
13-11-11, 19:18
diziyi netten takip ediyorum..son bölümü henüz izlemedim..ilginçtir izlemek gibi istek ile de yüklü değilim.."pek bir şey değişmeyecek,kaçıracak bir mevzu olmayacak " hissinin ağır bastığını söylemeliyim..zannediyorum ki mevcut isteksizliğe sebebiyet veren de bu his..fazla durağan ve ağır akan hikaye gelinen son noktada iflasa sebebiyet verdi..tempoda yapılacak ayarlamalar ile bu hal geçebilir diye düşünüyorum....en azından benim için..

öte yandan forumu takip ettim..repliklere baktım..görsel olarak izlememiş olmam bölüm hakkında bilgi sahibi olmanın önünde engel değil..:)tüm bu takip sürecinde mevcut fikir üzerinde duruyorum hala..dikkat çekici ,sürükleyici bir gelişme yok bölümde....iyi kötü bilinen ,beklenilen hadiseler cereyan etmiş..tek bir şey dışında...sinan'ın mine'ye dair "mutlu geline benziyor mu,sebebi olmalı" minvalli cümleleri.... tabi emine tüm konseptin dışında, şahsına münhasır biri o ...ondan sebeptir mevzubahis ettiğim husus içinde yer alması mümkün değil..:img-hyste

sinan şayet kurduğu cümlelerin ardında ise ve tüm samimiyeti ile söyleyivermiş se o sözleri...yani senarist bir bölüm öyle ,bir bölüm böyle mantığını gütmez ise...dizi beklenilen ,tahmin edilen,alışılagelmiş hikayeler içinden sıyrılmayı becerir...yanlış anlamalar (ki çoğu da zekaya hakaret içermekte) klişesi ya da saçmalığı diziden uzak olur bu da dizinin artısı olur..

hoş timur takibine koyulan sinan resminden sonra bu söylediklerimi inanarak mı söylemeliyim bilemedim:)..ama umutsuz durmuyor yine de..

emirimCU
13-11-11, 19:29
normalde fragman cuma-cumartesi cikmaliydi cunku 1 hafta ara verildi zaten, hadi tamam dedik cikmasin
ama pazar aksami olmamiza ragmen fragman yok
yada ciktida ben mi gormedim arkadaslar
ne fragman ne ozet bu zamana kadar cikmaliydi ya ne yapmaya calistiklarini hic anlamadim
sabirsizliktan olelim mi yanii

T.ü.l.a.y.275
13-11-11, 20:04
yahu ben bu dizinin stoksuz olduğuna inanmıyorum da sanki senaryo değiştirmek için mi yaptılar nedir:img-hyste:img-hysteMine bir anda gülüyormuş Timurrrrrrr diye kız bir anda değişime uğruyormuş boynuna atlıyormuş sana minnettraım falan diye:img-hyste:img-hystebelki Sinan iyileşir ne de olsa Timur ile kavga edecekler daha güçlü olması lazım armut toplamayacak değilmi:img-hyste:img-hysteneyse sayfa boş kalmaktan iydir hayal etmekte güzelmiş:img-hyste:img-hyste
fragmanı merakla bekliyorum umarım güzel gelişmeler olur..

mıstaa
13-11-11, 20:30
kanal d fragmanı henüz yayınlamadı ama sürekli ekranın alt kısmına "bir çocuk sevdim cuma yeni bölüm" tanıtımını yapıyor. Yani fragman olsa kanal yayınlayacak ama yapımcı firma henüz bölümü tamamlayamadı demek ki.

Bir de Tmc bir diğer dizisi Bizim Yenge'nin senaristlerini değiştirdi. Aynı işlemi Bçs'ye de uygulayabilirler belki.

*************
Yeni bölümle ilgili senaristlerin bir an önce karar vermesi lazım. Hangi karakter kötü olacak. Sinan'mı yoksa Timur'mu. Zira içinde psikopat olan diziler daha çok dikkat çekiyor. :) Aksi takdirde karakterleri iyilik meleğine bağlarlarsa bu hikayenin sonu gelmez.

SELVERR
13-11-11, 21:51
merhabalar.

dizinin ve kanalın sitesinde ayrıca tvde sıkı takipteyim. ama hala ne fragman ne özet nede fotoğraf var ortada....

biliyorum normalde pazartesiden erken çıkmıyor hiç biri ama bir haftalık kocaman bir ara söz konusu o yüzden erken çıkması lazım ama yok...

bir hafta fazladan ara olunca yorumlayacak yazacak bir şeyde kalmadı hatta bazı konular defalarca konuşuldu edildi yazacak edecek bir şeyde kalmadı.

ama vakitte geçmiyor ki.. bugünden umudu kestik artık yarın için umut besliyorum hemen çıksa artık...:img-hyste

eminenin çılgınlıklarını saçmalaıklarını biel özler oldum hatta abartayım bekir harmangili özledim be ya

Bir Çocuk sevdim izlemek ve yorumlamak istiyorum ben yaaa...

[arzu]
14-11-11, 11:08
benim gibi özleyenler için küçük bi hatırlatma, yarın tekrar bölüm var...

tekrar ;
15 kasım salı, saat 23.00 - 9 bölüm

---

yeni bölüm ;
18 kasım cuma, saat 20.00 - 10. bölüm

rhinokurt
14-11-11, 13:09
10. Bölüm Özet denemesi

Sinan, Timur'u görmek ve olanları sormak istiyor.
Sinan, Mine’nin evlendiğini öğreniyor. Bu durumu sineye çekme niyetinde olmayan Sinan, Timur'u görüp neler olduğunu doğrudan ona sormak istiyor.
Tabi tabi önce Timura soracaksın. Artık ne hikmetse izleyip göreceğiz...
Bir ara Mineye de uğra istersen ona da sorarsın. Neymiş kızın derdi, niye evlenmiş? Belki seni daha çok aydınlatır.

Tanımadığı bir dünyaya adım atan Emine birlikte olduğu adamın pişman mısın sorusuna acaba ne yanıt verecektir? En azından mailini alacak mıdır?
Alsın kesinlikle. Bir de kimdir, nedir, nerde oturur öğrensin. Lazım olacak ilerde.

Kendini Sabahat’in yanında bulmakta ısrarcı olan Turan yeni bir aşka yelken açtığını artık kendine de itiraf edecek midir?
Kızından sonra Turan da dedikoducu mahallenin ağzına düşerse ne olacak? Bu sefer kim kurtaracak onu? Yoksa battı balık yan gider diye mi düşünüyor? Dur şu Emine de müjdeyi versin ilanı aşk edersin Sebayatına..

Mine’yi kolay kolay kontrol altında tutamayacağını daha ilk günden anlayan Timur Mine için sürpriz olarak laptop alır
Timurun evinde boş boş oturup sıkılan Mine laptopu görünce bunu napiyemmm ben diyip bir kenaramı atacak yoksa "Hımmm bu sinana ulaşmamda yardımcı olabilieeerr mi diyecek?

pas.si.on79
14-11-11, 19:54
10. Bölüm Özet denemesi

Sinan, Timur'u görmek ve olanları sormak istiyor.
Sinan, Mine�nin evlendiğini öğreniyor. Bu durumu sineye çekme niyetinde olmayan Sinan, Timur'u görüp neler olduğunu doğrudan ona sormak istiyor.
Tabi tabi önce Timura soracaksın. Artık ne hikmetse izleyip göreceğiz...
Bir ara Mineye de uğra istersen ona da sorarsın. Neymiş kızın derdi, niye evlenmiş? Belki seni daha çok aydınlatır.

Tanımadığı bir dünyaya adım atan Emine birlikte olduğu adamın pişman mısın sorusuna acaba ne yanıt verecektir? En azından mailini alacak mıdır?
Alsın kesinlikle. Bir de kimdir, nedir, nerde oturur öğrensin. Lazım olacak ilerde.

Kendini Sabahat�in yanında bulmakta ısrarcı olan Turan yeni bir aşka yelken açtığını artık kendine de itiraf edecek midir?
Kızından sonra Turan da dedikoducu mahallenin ağzına düşerse ne olacak? Bu sefer kim kurtaracak onu? Yoksa battı balık yan gider diye mi düşünüyor? Dur şu Emine de müjdeyi versin ilanı aşk edersin Sebayatına..

Mine�yi kolay kolay kontrol altında tutamayacağını daha ilk günden anlayan Timur Mine için sürpriz olarak laptop alır
Timurun evinde boş boş oturup sıkılan Mine laptopu görünce bunu napiyemmm ben diyip bir kenaramı atacak yoksa "Hımmm bu sinana ulaşmamda yardımcı olabilieeerr mi diyecek?

bu koyu yazılanlar özet mi? birşeyler bende söyleyim.yok değilse siliyim:)
demiştim. bu kısım zaten geçen haftadan vardı.

Sinan Timurla niye takip ediyor konuşuyor soruyor... muhatabı o mu.. insan sevdiği kızla konuşmaz mı.. karşısına çıkmaz mı dinlemez mi... sanki sadece kendi seviyordu.sonuçta birbirinizi seviyordunuz. Sinan o hareketiyle gözümden düştü.. Ha bu demek değildir ki Timuru seviyorum.

SELVERR
15-11-11, 15:02
ortada bölüme dair yeni bir habar özet falan olmayınca sayfalar bomboş kalmış...

mine röportajından sonra özet denemelerine falan da girilmiş ama ne fayda .. bizler yzsak senaryoları şimdiden o oo karşılaşma oldu bitti ve araya yıllar girmişti hatta hayal gücünü geliştirerek neler neler yazmıştık..:)

normal şarrtlarda bugün akşam üzeri bölüm fotoları ve akşam ö.g.z.k reklam aralarında da fragmanın yayınlanması lazım...

umarım bugünde kaynayıp yarıına bırakmazlar... bir şey değil zaten durum kritik gibi izleyici diziyi unutacak üstelik bu hafta yeni ve muhtemelen ses getirecek bir yapım daha başlıyor.... dizi kaybı olmaması için fragmanların dönmesi gerekirken umarım daha fazla bekletipte kendikuyularını kazmak gibi bir girişimde bulunmazlar..

çünkü ben dizi bitsin istemiyorum diziye dair istediğim hiç bir sahne diyalog göremedim daha hevesim kursağımda kalsın istemiyorum....

ve tüm ümidimle bekliyorum yeni bölüme dair bilgileri.


iyi yorumlar...

rhinokurt
16-11-11, 00:42
Sinan, adını söylediği anda Timur onun kim olduğunu anlar.
Timur'un Sinan'ın şeceresini çıkartmış olması gerekir zaten. Sinan ölmediğine göre illaki Türkiyeye geri dönecek Mine'yi almaya gelecekti.

Mine’nin kocası olarak, Sinan’a haddini bildirir.
Mine benle evlendi artık peşimizi bırak rahatsız etme demiştir.

Sinan ise duyduklarıyla daha da sarsılacaktır.
Dahası ne acaba? Mine ile bebekleri olacağını mı söyleyecek yoksa?

Oğlunun üzüntüsünü gören Seda, ona yalan söyledikleri için huzursuzdur. Belki de gerçeği anlatmanın vakti geldi diye düşünür.
Huzursuz ama hala pişman değil. Bu ne yüzsüzlük?

Timur’dan para almayacağını söyleyen Mine iş bulmakta kararlıdır.
Bu kızın aklı niye okulda değil? Eğitimin yarım kalmış. Tek derdin okumak olmalı. Timurdan aldıklarını borç say, ilerde tasarımcı olup para kazandığında geri ödersin.

Evde ise Merve onu huzursuz etmek için elinden geleni yapmaktadır. Timur durumu farkedip kızıyla duygusal bir konuşma yapar. Bunun üzerine Merve babasına, Mine’yle iyi geçindiğini kanıtlamak ister. Yapacağı şey sadece Mine’yle Timur’un arasını açmakla kalmaz, Turan’ı bile endişeye sürükler. Kızını evlendirmekle hata ettiğini düşünmeye başlayan Turan, Timur’dan hesap sorar.
Mine ile Timurun arasının açılması için önce arasının olması gerekmez mi? Resimlerden anlaşıldığı üzere beraber yemeğe gitmişler. Dialog kurma imkanı doğmuş demek ki.
Yine resimde gördüğümüz üzere Merve annesinin kırmızı giysisini Mine'ye giydirecek Timurda görünce kızıp köpürecek sanırım. Bu Timur niye Merve'nin annesine kızgın? Hadi kızgın diyelim niye hıncını Mine'den çıkarıyor? Niye kendi kalesine gol atıyor?

Öte yandan psikolojisi iyice bozulan Emine darmadağın olmuştur.
Psikolojisinin düzgün olduğu anı görmedik ki. Kendi kendine gelin güvey halleri, kardeşine karşı zalimce tavırları. Deli zaten.

selin-ji
16-11-11, 00:42
Şükür kavuşturana! fragman çıktııı!! :happy0064
Sinanın annesi herşeyi anlatıyor sinana
o kız oğlumuzun bebeğini taşıyor dediği anda sinan kapıdan içeri giriyordu belki yine yanıltmaca olabilir ama büyük ihtimal duyuyor.

ben demiştim yine diyorum,gördüğünüz üzere timur herşeyi üstüne aldı.
sinanada benim çocuğum dicek.
sinanda sus pus olucak ama inşallah bizi yanıltmazlarda öğrenir.:img-in_lo

emirimCU
16-11-11, 00:43
Oğlunun üzüntüsünü gören Seda, ona yalan söyledikleri için huzursuzdur. Belki de gerçeği anlatmanın vakti geldi diye düşünür.
hadi insallah hadi insallah ya, resmen tunelde bir aydinlik gibi oldu bu yazi benim icin:D hadi insallah anlatsin Sinana

Öte yandan psikolojisi iyice bozulan Emine darmadağın olmuştur.
onun psikolojisi zaten bozuktu ki :D daha nekadar darmadagin olabilir acaba dusunmek bile istemiyorum :D

Bahar61
16-11-11, 01:32
evvettt...nihayet azmettim ve başardım...ben de izledim fragmanı...

ama fragman öncesi geç kalmış bir, yeni sayfa hayırlı olsun mesajı yazayım da ayıp olmasın ,dosta düşmana karşı :img-wink:

inşallah eski sayfaya inat daha güzel ,çok daha keyifli ve daha anlamlı yorumlarla ,çabucak kapanıverir bu sayfa...

fragmanda timur sinana ''demek sinan sensin ,karımdan da bebekten de uzak dur diyor...'' yani galiba sanırsam öyle diyordu.bebek kısmından emin olamadım...'' bebeğim '' veya '' bebeğimiz '' değilde '' bebek ''demiş olması ilginç geldi bana.tabii eğer kulaklarım beni yanıltmadıysa.

merveye fazla kızamayacağımı düşünmüştüm her seferinde ama sabah kahvaltısı ve de akşam yemeğinde mineye yaptıkları ena halde canımı sıkmıştı.ayten bile benim gibi bu kadarını beklemiyordu merveden ki o da ,özellikle akşam yemeğindeki hareketi karşısında hayretini gizleyemedi.merveye bu yaptıkları yetmemiş olacak ki bu kez çok daha aşırıya kaçıor ve annesine ait olan o meşhuuurr kırmızı elbiseyi mineye veriyor bunu giyer misin diye...minenin de bir kez olsun laf dinleyeceği tutmuş,giyiyor...acaba neden giyiyor...timur alsa giymezdi...belki de mervenin iyi niyet hediyesi olarak görmüştür...o elbise annesinden kalan tek hatıraysa merve onu saklamalı diye düşünmüş ve onu atmak isteyen timura da kızmıştım ama haklıymış adam ve haketmiş merve o hareketi.şimdi o elbiseyle ilgili tek beklentim ,öylece çöpe atılması kesmez beni önce bir güzel parçalara ayrılmalı...hem de mervenin yanında...zavallı mine elbiseyi giymiş dolaşıp duruyor .

onunla niye evlendiğimi biliyorsun...ama şimdi ...

keşke daha net duyabilseydim...mine tam olarak bunları mı dedi...ve keşke kanald nette yayınlasaydı fragmanı ...

sinanın ,pamuk kalpli anneciği biricik evladının daha fazla acı çekmesine artık seyirci kalamıyor ,gönlü razı olmuyor evladının bunca dertle boğuşmasına, sevgili eşine ''ona herşeyi anlatacağım '' diyor .beyefendi elbette karşı çıkaccaktır buna ama daha sonrasında '' o kız bizim oğlumuzun çocuğunu taşıyor '' derken ekranda görünen ve duydukları karşısında afallayan sinan eğer ki başka bir sahnenin parçası değilse çok süper olur bu iş...herşeyi bilen sinanın ne yapacağını çok merak ediyorum.

moonbeam
16-11-11, 01:41
Ne sinir bozucu bir özet gelmiş ya.

Sinan gerçeği öğrenecek mi?

Sinan, adını söylediği anda Timur onun kim olduğunu anlar.
Demek önce Sinan adını söylüyor, son sözleri de bunlar oluyor.

Mine’nin kocası olarak, Sinan’a haddini bildirir.
Kızı bırakıp gittiğinden, aylardır habersiz bıraktığından söz eder.

Sinan ise duyduklarıyla daha da sarsılacaktır.
??? Bebekten mi söz edecek? Mutluyuz mu diyecek? Yoksa onu çok üzdün artık seni affetmez mi?

Oğlunun üzüntüsünü gören Seda, ona yalan söyledikleri için huzursuzdur. Belki de gerçeği anlatmanın vakti geldi diye düşünür.
Tabi ki anlatmaz, anlatsa aylar önce anlatırdı.

Timur’dan para almayacağını söyleyen Mine iş bulmakta kararlıdır.
Eeeee? Bulur mu bulmaz mı? Para alır mı almaz mı? Nereye nasıl bağlanacak bu inat?

Evde ise Merve onu huzursuz etmek için elinden geleni yapmaktadır. Timur durumu farkedip kızıyla duygusal bir konuşma yapar.
Timur'un farketmemesi, fark eder etmez de müdahale etmemesi imkansızdı zaten. Ne diyecek acaba Merve'ye?

Bunun üzerine Merve babasına, Mine’yle iyi geçindiğini kanıtlamak ister. Yapacağı şey sadece Mine’yle Timur’un arasını açmakla kalmaz, Turan’ı bile endişeye sürükler.
Ne yapacak bu kız ki hem iyi geçindiğini gösterip hem Mine'yle Timur'un arasını açacak (Bi de sanki araları çok iyiydi, daha da açılırsa nolur ki? http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-fear2.gif) diyordum, hele de bu olaylar Turan'a kadar gidecek! Herhalde onların davet edildiği yemekte bir şeyler olacak. Zaten o yemekte Merve nasıl davranacak çok merak ediyordum diyordum ki... Arzu bajım Merve'nin annesinin kırmızı elbisesi dedi...

Merve nasıl giydirir bunu Mine'ye? İyilik maskesiyle elbet.... O değil de o elbise de o odadaki herşeyle birlikte atılmadı mıydı? Ayrıca da bu kızın karnı burnunda nasıl oluyor da dolabında zaten olan elbiseyi nikahına giyiyor üstüne oluyor, Merve'nin bak dolabımda tam da sana göre bir elbise vardı deyip verdiği üstüne oluyor anlamıyorum. Hepsi mi robadan kesimli bu elbiselerin?

Merve'nin yemek davetinde annesinin elbisesini Mine'ye giydirmesi Daphne de Maurier'in Rebecca'sından fırlamış bir sahne. Orda da sonradan Rebecca'nın annesi olduğunu öğrendiğimiz ara bozucu Mrs. Danvers isimsiz ikinci Mrs. de Winter'a evde verilen davette kızının bir sene önce aynı davete giydiği elbiseyi giydiriyordu.

Demek ki Timur'u anılara ve karısı hakkında içini dökmeye bu sevkediyor. Nasıl bir tepki verdiyse sonra özür diliyor ve açıklamak istiyor. Aslında bu başta çok kötü görünse de hayırlara vesile. Çünkü Mine Timur'un daha önce kendisine aşk ve aşk acısı hakkında tüm söylediklerini kendisini manipüle etmek için söylediğini düşünmüştü. Henüz bir an bile bu Merve'nin annesi nerdedir diye düşünmedi. Timur'u duyguları olan bir insan olarak düşünmüyor o (arzu başka bir şey). O nedenle onun da yaraları olan bir insan olduğunu görmesi önemli bir adım yakınlaşma için. Başı tatsız olsa da sonu eninde sonunda hayırlara vesile olacak, küçük cadı Merve de kendi kazdığı kuyuya düşecektir.http://www.dizinindibi.net/forum/images/smilies/banane.gif

Kızını evlendirmekle hata ettiğini düşünmeye başlayan Turan, Timur’dan hesap sorar.
Peh. Uyan da balığa gidelim Turan. Şimdi Timur'dan neyin hesabını soruyorsun sen? Onun yerine git kendi kafanı duvarlara vur. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/wallbash.gif

Öte yandan psikolojisi iyice bozulan Emine darmadağın olmuştur.
Resimlere bakılırsa yemek davetinde bir uyarı daha yiyor Timur'dan ve gene kendini barlara atmış.

Bunlar hiç umrumda değil de Timur'la Mine'nin arası nasıl ve ne zaman düzelecek? Bölüm sonu ne olacak? gibi şeylerin merakındayım. Gelsin artık fragman bu karamsar şeyler beni kesmedi.

Resimlerle de ilgili iki satır bir şey çiziktireyim. Timur Sinan konuşmasından sonra eve dönmüş Merve ile konuşuyor. Keşke özet sırası karışık olsa da Timur Merve ile o gece konuşsaydı, o zaman bölüm sonu için umut olurdu ama bu konuşma daha ortalarda olacak. Sonra Timur kendi kendine efkarlı düşünüyor.

Mine ile Timur'un 3 sahnesi var resimlerde. Biri klasik kapı ağzı konuşması, Mine kırmızı elbiseli. Herhalde ailesinin geldiği akşam bu kadar şık giyinmiştir. Diğeri normal ev hali, hatta üstünde kalın bir hırka var. İş aramaktan mı geliyor ne?

Ama en çok nasıl birlikte yemeğe çıktıklarını merak ediyorum. Kız evde doğru düzgün yemek yiyemiyor da Timur onu böyle bir şeye nasıl ikna etti? Ve bu araları bozulduktan mı düzeldikten mi sonra? Timur'un iç dökmesi burda olacak gibi.

moonbeam
16-11-11, 02:33
İlginç bir fragman gelmiş... Bakalım bizi cumaya kadar oyalayabilecek mi? Neyse perşembe FSN ile aldatıyorum BÇS'yi zaten, az kaldı diye kendimi avutayım ama iki hafta beklemek zor oldu gerçekten.

Timur - Kimsiniz lan siz?
Sinan - Mine’yle konuşmak istiyorum. [Evladım Mine evde. Adamı takip edeceğinie kapısını çalıp konuşaydın, sen arandın be! http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/tongue10.gif Sana Amerika da yaramamış. Neymiş bu devirde kocasından izin almak? Salak! http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_ahg.gif]
Timur - Demek Sinan sensin.... [Sinan'ın bir sözünden onun kim olduğu çıkarımını yapmasını bekliyordum Timur'un] Bi daha seni karımın ve bebeğin yanında, yöresinde görürsem
Sinan - Bebek mi?

Acaba Timur Sinan'ın bebeği bildiğini düşünerek ağzından mı kaçırıyor yoksa bilmediğinin farkında da özellikle mi söylüyor? Mine'den için karısı olarak söz ediyor (ki bu doğru) ama bebeğin kendi bebeği olduğunu söylemiyor gördüğümüz kısımda. Bu da şimdiye dek gördüğümüz yalan söylemeyen Timur'a uygun bir davranış. Karşısındakinin kendi çıkarımlarını yapmasını bekliyor.

Sinan'ın ailesinin ona bir şey söyleyeceğini sanmıyorum. Bekir öğrenirse bizden nefret eder şudur budur diye karısını kandırır, o kadın da kanar. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_ahg.gif Sinan'ın bakışı da başka şeyedir zaten. Gene de bunu bölüm sonu atraksiyonu yaparlar mı acaba?

Fragmanın geri kalan kısmı sanki Mine'nin Timur'dan korkması üzerine kurulmuş (Ladydefne sevinmiştir). Önce Süreyya soruyor: "Bu adam seni huzursuz ediyo mu?" Buna Mine'nin ne cevap verdiğini görmüyoruz ama gene Emine kıza ne dediyse Mine ablasına "Niye evlendiğimi biliyorsun. Ama şimdi korkuyorum. Tuhaf bi adam o" diyor. Resimlerde Timur'la konuştuğu kıyafet var Mine'nin üstünde. Ya evden çıkmadan ya da dönünce bu konuşma. Emine'ye oh olsun, nasıl bir cezadır bu. Kendi isteyip ulaşamadığına ulaşıp da istemeyen biri var karşısında. Ama gel de bu tuhaf adamdan korkan Mine'ye için acımasın. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/img-cray.gif Evde herkesin odasında banyo var bir Mine'nin yok, neden? Bu korkuları yaşasın diye. Bornozla odasına koşuşu canımı yaktı benim (ama ben o durumda olsam kıyafetlerimi de banyoya taşır orda giyinirdim öyle saçma bir duruma düşmektense).

Minik cadı Merve planlı programlıdır. Elbiseyi kabul ettirmek için önceden kıza yanaşmaya başlamıştır. Şimdiye kadar gördüğümüz tavırlarından birden "Mine, bu akşam bunu giyer misin?" moduna geçemez. Önce yerini yapmıştır yavaş yavaş. Mine de bu zeytin dalını kabul etmek için giymiştir elbiseyi. Yazık kıza ya. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/cry1.gif Zaten Timur'dan ödü kopuyor. Bir de Merve çilesi. Artık bu bölüm son olsun da son yaptıklarından sonra çekilsin kenara Merve. Timur'un takım elbiseyle aşağı inip banyo kapısına baktığı bir sahne var. Acaba yemekte elbiseye tepkisinden sonra kız kendini banyoya kapatıyor da peşinden mi iniyor? (Ya da kız banyodan çıkmadan inmiştir, ondan bizimki banyodan bornozla çıkıp peşinden atlı kovalıyormuşcasına odasına koşuyordur geri gelirse diye) Kızımız da assolist gibi millet teşrif ettikten sonra çıkmayaydı piyasaya keşke de ne olacaktıysa ailesi gelmeden olaydı.

O elbiseyi kızının üstünde görmek bile ne kadar acıtmıştı Timur'u. Mine'nin üstünde görmek nasıl da canını yakmıştır kim bilir. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/cry1.gif Ona da çok üzülücem bu hafta belli oldu.

Gene kırmızı bir elbiseyle nereye gittiyse eve dönerken yollardan topluyor Timur onu. Bir de dükkan gibi bir yerden çıkıp karşısında Timur'u buluyor. Acaba kız iş mi buldu? (Emine ile kitapçı gibi bir yerde konuşuyor, orda çalışıyor olabilir mi?) Üstünde siyah bir elbise var. Yemeğe o akşam mı gidiyorlar?

Her zamanki gibi sorular, sorular....

moonbeam
16-11-11, 06:02
8. Bölüm'den:

Timur - Şimdi ben sana bişey sorucam. O... çocuk geri gelirse? Dönerse? Ona söyliycek misin?
Mine - Neyi?
Timur - Bebeği.
Mine - Dönerse mi?
Timur - Evet dönerse.
Mine - Dönse haberim olucak mı ki?
Timur - Yani olursa.
Mine - Olmaz.
Timur - Olduğunu kabul edelim.
Mine - Öyle kabul edebilsem seninle niye evleneyim ki?

Aradan haftalar geçti, ben bu konuşmayı aklımdan çıkaramıyorum. Sinanseverlerin son cümlesine odaklandığı bu konuşma beni uzun zamandır rahatsız ediyor. Ama bir türlü fırsatım olmadı nesinin rahatsız ettiğini düşünmeye. Tam da Timur Sinan’a bebekten söz etmişken, Sinan sonunda bir bebeğin varlığını öğrenmişken aklıma bu konuşma düştü yeniden. Maksadı neydi bu konuşmanın? Sinanseverler tarafından Timur’a laf sokmak olarak algılandı ve beğenildi. Mine’nin bu konuda Timur’a laf sokmasına gerek mi var? Evlenme teklifini nasıl ve hangi koşullarda kabul ettiğini Timur dahil hepimiz gördük. Arkasından başbaşa konuşmalarında Mine’nin mecburiyetini nasıl vurguladığını gördük. Bunun için bu konuşmaya bir gerek var mıydı? Ya da maksat laf sokmaksa bunu başka türlü yapsalardı çünkü bu konuşmanın tutarlı bir yanı yok. Önce Timur’un Mine’ye saçma sorusu. Bu adam Sinan’ın bebeği bile bile gittiğini düşünmüyor muydu o konuşmanın olduğu zamanda? Ne mantıksız sorudur bu. Mine de o zaten biliyor demiyor... Çok saçma değil mi bu konuşma? İkisi de sanki Sinan’ın bebeği bilmediğini biliyor gibi konuşuyor. Oysa o zamanda ikisine de aksi söylenmişti. İkinci saçmalık da Mine’nın dönse haberim olmaz ya da zaten de dönmez ki temalı konuşması. Bu adam temelli mi gitti Amerika’ya sanki? İllaki de bir gün dönmeyecek mi? Dönünce de kazara da olsa görüşmeleri ihtimali yok mu? Ne demek istiyor yani Mine? Öyle bile karşıma çıkacak olacağını bilsem seninle evlenmem mi? Ne saçma konuşmadır bu ya? Neresinden tutsam elimde kalıyor. http://www.huniliyiz.net/Smileys/default/icon_nixweiss.gif

Bence Timur'un sorması gereken "Ona söyliycek misin?" değil "Ona döner misin?" olmalıydı. O anki bilgisiyle tek korkusu bu olabilirdi. Sinan'ın bebeği öğrenmesi değil, çünkü zaten bildiğini sanıyor. Sinan'ın pişman olup Mine'yi geri istemesi, Mine'nin de onu affedip ona dönmesi olmalıydı korkusu. Soru böyle sorulsa aynı cevabın bir anlamı olurdu. Sinan'dan en ufak bir umudu olan Mine'nin Timur'la evlenmeyeceğini gösterirdi zaten.

Şimdi burdan fragmandaki konuşmaya geçiyorum.

Timur - Bi daha seni karımın ve bebeğin yanında, yöresinde görürsem
Sinan - Bebek mi?

Bu kez Timur Sinan’ın bebeği bilmediğini biliyor. Konuşmanın tamamını görmedik ama Timur belli ki Sinan’ın bebeği kendisinden sanacağını bilerek, bunu sağlayıp onun Mine’den umudunu kesmesini sağlamak için söylüyor bunu. Başka türlü Sinan'ın "Bi daha seni karımın ve bebeğin yanında, yöresinde görürsem" türü tehditlerine pabuç bırakıp bırakmayacağını bilemez. (Sahi Sinan sözünü kesmese ne diyecekti ki devamında? Neyle tehdit edecekti Sinan'ı?) Çünkü şu aşamada belli ki Mine gerçekleri öğrense anında Sinan'a koşar. Sinan da aynı şekilde Mine'ye.

Şimdi merak konusu Sinan'ın bebek konusunda ne düşüneceği. Mine bebekten 1 aylık hamileyken haberdar olmuş olsa, aradan geçen 1-2 aylık süreç bunların bir türlü iletişememesi, Sinan'ın Amerika maceraları ve Mine'nin Timur'la evlenmeyi kabul etmesiyle geçse, 3 ay da zaman atlamasıyla 5-6 aylık olmalı bebek. Yani bunlar ayrılalı 4-5 ay geçti. Şimdi bebeğin ne kadarlık olduğunu bilmeyen Sinan kendinden olduğunu düşünemez hemen, buna tamam ama ne düşünecek çok meraktayım. Yani bu kız aniden kendisine kızıp ayrıldı, sonra o kızgınlıkla gitti başkasıyla beraber oldu, hamile kalıp evlenmek zorunda kaldı ondan mutsuz diye mi düşünecek? Kendisine kızgınlıkla okulu bırakıp önce isteksizce evlenip sonra hamile kalacağını düşünemeyeceğine göre... Bunu düşünürse gene de Mine'yi bırakıp gider mi? Hem de bir kez bile görmeden? Sinan'ın çekip gitmesi için Mine'nin mutlu olduğuna ikna olması lazım. Timur nasıl başaracak bunu? Peki resimlere bakıp kızın mutsuzluğunu anlayan Sinan nasıl inanacak hiç tanımadığı bu adamın sözüne de Mine'ye sorma gereği bile duymayacak? Ortada Timur ve Mine'ye ait bir bebek olduğunu düşünmesi yetecek mi onu Mine'nin mutluluğuna ikna etmeye? Ne yani ne sanıyordu? Kağıt üzerinde evlilik yaptıklarını mı? Kimin aklına gelir böylesi? Yoksa daha 2-3 gün önce evlendiklerini biliyor da ondan mı bu kadar şaşırdı bebek haberine? Peki Timur'un kendisinin kim olduğunu bilmesinin bu düşüncelerine etkisi ne olacak? Mine benimle ilişkisini anlattığına göre birbirlerine karşı açıklar diye mi düşünecek? Kızın başka türlü evlendiğini nasıl düşünür ki zaten? Kocası babası mı ki saklasın ondan böyle bir şeyi?

Bu konularda meraktayım. Mine'nin evlenme haberinin Sinan'da şok yarattığının ve ne düşüneceğini bilmediğinin farkındayım. O nedenle ben de tahmin edemiyorum. Bekleyip göreceğiz.

rhinokurt
16-11-11, 12:10
Sinan ile röportaj

Ben: Merhaba Sinan. Mine'ye telefon ettin ama görüşmeyelim şeklinde bir cevap aldın.
Sinan: Evet bana küs.
Ben: Ne küsü? Ne yaptınki sen? Sana küs olması için bir sebep yok.
Sinan: Benimle görüşmek istemediğini belirten bir mesaj attı ama. Demek ki bilmeden bir hata yaptım.
Ben: Öyleyse git görüş. Mine senin arkadaşın değil sevgilin hatta ailen.
Sinan: Ne ailesi?
Ben: Pişmanmısın sorusunu sorarken laf olsun diye mi sordun? Madem aile olmak gibi bir niyetin yok niye işi bebek yapma boyutuna getirdin? Hiç kazayla oldu filan deme. Gayet bilincin yerindeydi.
Sinan: Bir kereden birşey olmaz.
Ben: Dalga mı geçiyorsun?
Sinan: Yok da ne bileyim hiç hesap yapmadık. Aşkımızda hesap kitap yok. Çok büyük bir aşkımız var bizim. Herşeyi oluruna bıraktık.
Ben: Ne demek oluruna bıraktık? Kız daha liseye gidiyor tedbir almadığına göre olacak belli. Bak hamile ve okuldan da atıldı.
Sinan: Yapma ya gerçek mi diyorsun?
Ben: Ne zannettin?
Sinan: Ee öyleyse Mine benim bebeğimi taşıyor.
Ben: Sen yurtdışına gitmeden önce niye Mine'yle konuşmadın?
Sinan: Babası aksiymiş zili çalamadım.
Ben: Ortak arkdaşınızı yollasaydın.
Sinan: Yok ortak arkadaşımız. Sap gibi dolaşıyoruz. İşte telefon bozuldumu ayvayı yedik.
Ben: Tamam ortak arkadaşınız yok ama Mine'nin babası hiç mi evden çıkmayacak? Evin önünde nöbet bekle. Adam çıktıktan sonra çal kapıyı gir içeri.
Sinan: Vaktim yoktu. Amcam rahatsız.
Ben: Amcanı sen mi ameliyat etcen? Çok aceleyse baban gitsin.
Sinan: Şirketi bırakamaz.
Ben: Niye? Tatile çıkınca nasıl oluyor peki?
Sinan: Bilet alınmış.
Ben: İptal ettir. Sonra tekrar alırsın zengin adamsın. Çok mu zor yeni bilet almak.
Sinan: Hem ne bileyim Minenin hamile olduğunu önemli birşey yoktur dedim gittim amcamın yanına . Zaten uzun süre kalmıyacaktım. Hemen geri dönecektim.
Ben: Gittin sakatlandın.
Sinan: Evet amcam bir türlü düzelmedi. Bende adrenalin yüklüyüm.
Ben: Sonuç koma tabi. Yav tamam sporunu yap ama sırası değil. Hemen geri dönmeyecekmiydin sen.
Sinan: Olmadı işte. Olanla ölene çare yok.
Ben: Hadi sakatlık bahsini geçtim. Türkiye'ye döndün. Arasana Mineyi?
Sinan: Telefonu cevap vermiyor.
Ben: Evini ara.
Sinan: Bana küs olduğunu düşünüyorum. Sakat halimle görürse kendime dikkat etmedim diye daha da küser.
Ben: Küserse küssün. Ömür boyu küsecek değil ya. Seni görürse küslük kalmaz. Bu sakat halinle görüp hala mıy mıy edecek kadar odun biri mi Mine?
Sinan: Hayır
Ben: Ee öyleyse dert ettiğin şeye bak. Hadi git Mineyle konuş.
Sinan: Varya evlenmiş. Ama şüphelendim. Düğün fotolarında üzgündü.
Ben: İyi git sor öyleyse.
Sinan: Önce Timura sorayım. mine ile görüşmek istediğim söyleyeyim.
Ben: Ne Timuru? Git Mine ile konuş.
Sinan: Ama evlenmiş.
Ben: Eeee evlenince direkt konuşulamıyor mu. Git konuş.

Ertesi gün...

Ben: Naptın konuştun mu Mineyle?
Sinan: Yok Timurla konuştum. Bana kızdı.
BEn: Olum sen hasta mısın? niye Timurla konuşuyon? Adam elbette kızar. Sonuçta evlenmiş onla. Sen Mineyle konuşsana.
Sinan: Ama Mine hamileymiş.
Ben: Sor mineye?
Sinan: Ya Timurdansa?
Ben: Karışmıyorum. Ne halin varsa gör. Sana yardımcı olanda kabahat.

selin-ji
16-11-11, 12:37
Sinan ile röportaj

Ertesi gün...

Ben: Naptın konuştun mu Mineyle?
Sinan: Yok Timurla konuştum. Bana kızdı.
BEn: Olum sen hasta mısın? niye Timurla konuşuyon? Adam elbette kızar. Sonuçta evlenmiş onla. Sen Mineyle konuşsana.
Sinan: Ama Mine hamileymiş.
Ben: Sor mineye?
Sinan: Ya Timurdansa?
Ben: Karışmıyorum. Ne halin varsa gör. Sana yardımcı olanda kabahat.

hahahahahahahhaahahahhahahaa:img-hyste
karışmıyorum ne halin varsa gör he ?:img-hyste:img-hyste:img-hyste
ay alemsin ya :img-hyste
sinan elbette böyle düşüncektir ama o bu işin peşini bırakmaz.
GülcanArslan'ında dediği gibi Sinan minenin hayatında hep olucak.:img-in_lo

T.ü.l.a.y.275
16-11-11, 12:46
sonunda Timur Sinan'a hadini bildirecekmiş vay vay anasını diyorum:img-hysteTimur baya baya kaptırdı da ..Mine ne yapacak acep :icon_whisSinan peşini bırakmayacaktır da nasıl bunlar tekrar bir araya gelecekler merak ettim..iş anlamında karşı karşıya gelseler diyorum.rakabet olsun kısknçlıklar falan baya hareketlenecektir dizi...
Merve ve Mine arasında Timur neler yapacak bakalım ileriyi düşünmek daha önemli sanki :img-blushTuran usta Timur'a set çıkış yapacakmış Timur altta kalmaz umarım..