PDA

Tüm Versiyonu Göster : Çalıkuşu - Replikler


NATY&FACU
30-09-13, 22:48
Replikleri bu başlıkta paylaşabilirsiniz.

yaqmuur
01-10-13, 11:53
1. Bölüm

Feride: Babam annemin gidişini.. Ölümün telafisi mümkün olmayan bir hata olduğunu izah edebilseydi eğer.. Ben kayısı ağaçlarıyla, boşlukları doldurmazdım. Anne ektik sanıyordum toprağa. Dünyanın bütün anneleri bana kızım desin diye.

*

Feride: Gözü annesinin helvasında kalan bir kız çocuğuyum ben. Annemin yüzünü gittiği gün unuttum. Oysa sabaha kadar onun solmuş yüzüne bakarak uykuya daldığımı biliyorum. Kim siliyor bu hatıraları kafamızın içinden, gözlerimizden.. Kim?

*

Feride: Ben galiba balıklar gibi bir göl içinde doğdum. Yahut yabanıl otlar gibi toprakta türedim birdenbire. Unutmuş değilim lakin hatıralar paramparça. Bir de şu içimdeki telafisi mümkün olmayan sızı olmasa.. Büsbütün öksüzdüm. Büsbütün yetim. Ben o sızıyı anne baba bildim. Allah, acı çekebilme kabiliyetimden razı olsun, benim.

*

Feride: Annem ve babam beni terk edip gittiğinden beri sevilmeye layık olmadığımı düşünüyordum esasen. Öyle ya, yıldızlara birlikte baktığın biri gittiyse, herkes niye dursun?!

*
Feride: Bütün kızlar onun gönlünü çelebilmek için rekabet halindeydi. İçlerinden biri en çok sevendi muhakkak. Ve muhakkak ki o, en çok seveni elemişti. Mühim olan katılmak mıydı?


*

Feride: Göz göze gelmemek neyi ispat eder, sevmediğimi mi? Ne delilik!

*

Feride: Madem ki seni seviyorum canına okumam hak. Madem ki beni sevdin tüm kutsal kitaplarda ki türlü belalar sana müstehak..

yaqmuur
01-10-13, 12:56
2. Bölüm Fragman

Kamran: Daha o gün anlamıştım Feride, ben ömrümce seninle sınanacaktım. Çünkü insan daima en sevdiğiyle sınanır. :img-in_lo

yaqmuur
02-10-13, 00:48
2. Bölüm

Kamran: Sen koca yalnızlığı, bense sensizliği bardak bardak içecektim .. :img-in_lo

*

Kamran: Derler ki; "Aşk birine seni yok etme kudreti verip, onu kullanmama hususunda ona itimat etmekmiş." Bana bu kudreti ne vakit verdin sen Feride? Bilebilseydim keşke. Korkuyordum senden, ödümü patlatıyordu içime işlemen. Tehlikeli bir oyundu bu.. İkimiz de kanmaya hazır değilmiydik bu yalancı bahara.. Ya çiçeklenirsek Feride, kim solduracaktı bizi birbirimizden başka?

yaqmuur
02-10-13, 21:33
2. Bölüm

Feride: Sence ben daha ne kadar yaşarım? Ne kadar ömrüm kaldı sence?
Kamran: Dilerim sabaha çıkmazsın.
Feride: Dua et ozaman.. çünkü son nefesimi verinceye kadar, etmediğim eziyeti bırakmayacağım sana. Garip olan ben hiç hasta hissetmiyorum, demek ki daha çekilecek çok çilen var. Ömrümün geri kalanında; her an, her saniye burnundan fitil fitil getiricem senin .. and olsun.
Kamran: Yemin ediyorum belamsın, hemde en sahisinden.
Feride: En püsküllüsünden.

:img-eat::img-in_lo

yaqmuur
09-10-13, 13:00
3. Bölüm


Feride: Tembelim ben .. Öfkesini nefrete dönüştüremeyecek kadar da rahatına düşkün. Kin de tutamam; unuturum, sıkılırım. Uykum gelir bir kere.

*

Kamran: Feride .. gerçekten benim kötü kalpli biri olduğuma inanıyor musun?
Feride: Inanmak değil ki insanı yıkan, inanamamak ..

*

Kamran: Feride .. yapma, kolsuz kanatsız bırakma beni .. Feride gitme ona .. gitme .. :img-in_lo

yaqmuur
12-10-13, 16:40
3. Bölüm

Kamran: Sana ihanet etmiş sayılmam için hakikatte sevgili olmamız gerekiyor. Ne bileyim; incinince nasıl baktığını, kaçmaya çalıştığında boynunu nasıl kaşıdığını, köşeye sıkışıp edecek iki kelam bulamadığında görünmez olmak için o elbisenin yakalarıyla oynadığını, uçuşan çiçek tozları yüzünden hapşırdığını, yine de en çok ilkbaharı sevdiğini lakin üşüdüğünü, yaz kış mütemadiyen üşüdüğünü, çayına beş kaşık şeker attığını ..
Hakikatte sevgili olmamız için benim bütün bunları biliyor olmam lazım Feride ..

Feride: Beş değil artık ..

:img-in_lo

voluntary
13-10-13, 00:32
Feride: "Tembelim ben,öfkesini nefrete dönüştüremeyecek kadar da rahatına düşkün. Kin de tutamam. Unuturum, sıkılırım, uykum gelir bir kere!"
...
Feride: "Yalnız kalmana müsade edebilirim. Ama yalnız hissetmene asla."
...
Kamran: Feride! barıştık mı?
Feride: Öyle gecenin bi vakti kıyın kıyın yanaşıp gözlerini kırpıştırdıpında özür dilemiş olmuyosun. 

Kamran: Özür dilerim! 

Feride: Öyle sesini hörül hörül yaptığında da özür dilemiş olmuyosun. 

Kamran: Feride gerçekten özür dilerim

Feride: Özür dilediğinde geçeceğini mi saniyosun?? 
:img-hyste
Kamran: Off tamam ne yapmam lazım beni bağışlaman için ne yapmamı istiyorsun?
Feride: Hiç birşey! git burdan yeter!
Kamran: Gidemem!! 

Feride: Peki bende o zaman bekçiyi cagırırım sana yolu gösterir.

Kamran: Sss tamam beni iki saniye daha dinle ondan sonra gidicem tamam mı seni bu denli inciteceğimi bilsem yemin ederim yapmazdım! Lakin bana darılmaz, gücenmezsin sanıyordum. Hem aslında iyi de oldu sendeki kıymetimi gördüm. Çünkü benim tanıdığım Feride'yi yalnızca sevdiği insanlar üzebilir.
Feride: Özür dilerken bile öldürmeye calışır gibisin. 

Kamran: Sen hala ağzından mi nefes alıyosun? Kaç defa söyledim Feride sana?
Feride: Sıhhatimi düşünüyormuşsun gibi davranma ben kötü kalpli insanları hayatımdan çıkardım. Küsüm sana hepte küs kalıcam.
Kamran: Feride! Gerçekten benim kötü kalpli biri olduğuma inanıyormusun?
Feride: İnanmak değil ki insani yıkan inanamamak.
Kamran: Eğer bana bi şans verirsen sana kalbini ispat edebilirim düzeltebilirim aramızda yaşanan herşeyi temize çekebilirim.
Feride: Mümkün mü sanıyorsun zamanı geri alabilir misin? geri döndürebilir misin olup bitenleri?


Selim: "Ihlamuruna kaç şeker attığını bilmiyorum ve böylece ben sanki ona geç kalmışım gibi hissediyorum"

yaqmuur
13-10-13, 14:36
3. Bölüm

Feride'nin okuduğu Şiir;

Aç gözlerini!
Kıyamet kıyam olsun!
Ölmek dediğin dirilmeye eş değil mi?
Kıyam uyanmaksa, son dediğin o fazladan iki harf mi yani?
Ah o iki harf!
Ah o yaramaz küçüldükçe büyüyen et!
Ruhum Yaradanınsa sen al etimi, etine şifa et.
Yeter ki uyan bu kan uykulardan,
Uyan ki Yaradana şahitlik et.

Sevmedim, bu denizi, tuzu ..
Derimi kavurdu geçti.
Sevmedim bu karanlığı ..
Gözümün ferini aldı gitti.
Sevmedim ben gitmeleri senden.
Sevmedim kaybetmeyi ben, sevmedim bu vedayı.

Canımdan öte can yanı başımdayken, aç gözlerini ziyadır göreceğin.
Kamaştırır ama geçer.
Kısacık bir bebek çığlığıdır şimdi hayat.
E kolay mı başlamanın yükü bu ufacık bir omuza konmuş heyhat!
O omuz ben olurum istersen,
istersen yaren istersen yoldaş.
Bak ettik mi sana iki başlı dev.
Şimdi bir omuz iki baş.

Gölgesi serin,
kökleri derin mi derin bir ağaç oluğunun,
o günlerin hatırına beraber gidelim.
Küçücük elimin avucunda kaybolduğu uykumun olmadığı o zamana ..

yaqmuur
23-10-13, 00:55
4. Bölüm

Feride: Bilmem farkında mısın ama benim gidecek hiçbir yerim yurdum yok.
Kamran: Senin yurdun benim.
:img-in_lo:img-in_lo

*

Feride: Kamran, bilmem farkında mısın ama ben büyüdüm. Epey oldu büyüyeli.
Kamran: Benim için hala; cevaplar kitabı için bana yalvaran, iki dakikada pamuk şekerini toz bulutuna satan bir kız çocuğusun. "Ben düşünce üstüm başım toz olunca oh be dünya varmış derim".
Feride: Unutmamışsın.
Kamran: Niçin unutayım?
Fride: Kamran! Gözlerini üzerime düşürdün zannımca. Koyun pisliği gibi boncuk boncuk .. hem de iki tane. Alır mısın üstümden lütfen? :img-hyste
:img-eat::img-in_lo

yaqmuur
23-10-13, 15:30
4. Bölüm

Feride: Ulan dedim. Afedersiniz mevzu bahis kendim olunca öyle de kaba konuşurum kendimle, neyse dedim ki; Ulan çalıkuşu annen tanısaydı sever miydi seni? Sever miydin anne? Yıldızları saymışlığım kadar senin yüzünü görmemişliğim var benim. Ninni söylesende sesini işitsem dediğim vakitler. Büyüdüm fakat dizlerimde ki çocukluk yaram çarşafa yapıştı; Annem üfle .. Ödevim vardı, bahçeye fırlamışım ayaklarım yalındı. Akşamları kış gelmiş gibiydi; Anne ısıt .. masallara inanmam fazla zamanımı almaz,şakağmı sıcacık bir dize dayamam da. Öğle uykularını da severim, hem de hiç ağlamadan. En sevdiğim meyve eriktir.
Ve bir ev babasız; gökyüzüsüz demektir. Ki hiç sevmem.
Biri üstüne alınsın da, rüyama girsin diye ettiğim dualar da; hiç ulaşmaz yerine. Kalır işte ortada öylece köksüz, kimselersiz.
Masallar diyorduk? Baba anlat ..

yakamoz14
28-10-13, 20:47
Feride: Annem ve babam beni terk edip gittiğinden beri sevilmeye layık olmadığımı düşünüyordum esasen. Öyle ya, yıldızlara birlikte baktığın biri gittiyse, herkes niye dursun?!

Feride:Annemn yüzünü hatırlayabiilicem artık...

Feride: Özür dilerken bile öldürmeye calışır gibisin. 

Kamran: Sen hala ağzından mi nefes alıyosun? Kaç defa söyledim Feride sana?

Feride: Bilmem farkında mısın ama benim gidecek hiçbir yerim yurdum yok.
Kamran: Senin yurdun benim.

Asin55
02-11-13, 21:08
4.Bölüm
Paytonda.
Feride: Kamran... Gözlerini üzerime düşürdün zannımca. Hemde iki koyun pisliği gibi boncuk, boncuk. Hemde iki tane. Alır mısın üstümden lütfen?

5.Bölüm.
Çadırda.
Kamran: Babam ne dedi?
Feride: Ne desin? Söyledim ya. "O beni kurtardi " dedi.
Kamran: Aslan oğlum dedi mi?
Feride: Demez mi... Dedi tabi.
Kamran: E pattis başka ne dedi? Söylesene.
Feride: Iki gözüm, gururum... Içimin gülen yüzü... Sabahım, günaydınım... Can içim...Dedi.

Melda94
06-11-13, 18:15
6. Bölüm, Feride:

Bir annem olsaydi onu çok özlerdim bugün. Kosa kosa giderdim eve, kapiyi çalardim.

Anne bak, büyüdüm
Kamrân'in gözü degdi gözüme
Benim boyum uzuyor anne, o bana baktikça
Kahverengi onun gözleri, özleyemedigim tüm hatiralarin gibi
Kahverengi, sicak bir çift iri isik yansir orada
Kahverengi, sicak bir çift iri isik içime akar, erirdim
Sizin gözleriniz kamasirdi o bana baktikça
Ben gözlerini soruyordum onun
Siz hemen basucuma bir mezar konduruyordunuz; gri, soguk
Kahverengi dedikçe ben, böyle içimden, siz ölülerinizi alnindan öpüp beni gömüyordunuz sonra
Griyi seviyor, kahverengiyle arama sirattan köprüler kuruyordunuz
Kildan ince, kiliçtan keskindi ama sizin günahlariniz
Biriktiriyordunuz ille de benim cebimde, çocuklugumuzun çalinmis misketleri misali

Ama niçin benim cebimde? Size pek ihtimat etmistim."

Sevgi A
07-11-13, 17:22
Feride: Hayatında itimat edeceğin bu kadar kişi olmasına sevindim, ne yalan söyleyeyim.
Kamuran: Sen de dene. Dene iyi geliyor. İnsanlara itimat et, hayatlarına itimat et, aşklarına itimat et. Kırılırım diye korkma! Kırıl, lakin başka türlü yaşamak olmuyor Feride.
Feride: Bugün epey bir şey öğrendim. İtimat, cesaret, yarın önümde ne var cicim he ?
Kamuran: Emanet
Feride: Bol tereyağlı olsun
...
Feride: Sen beni düşüneceğine kendine bak hem beni mektepte sanıyorlar.
Kamuran: Bakıyorum da bugünlerde yalanı cebinde taşıyorsun meslek edineceksin diye korkuyorum.
Feride: Seninle vedalaşabilmek içindi, ama senin meşrebinde böyle incelikler olmadığı için anlayamazsın tabi :img-hyste

ÖzLem(A)
08-11-13, 22:22
(2.bölüm)
Feride:Kamran
Kamran:Yine ne var?
Feride:Şimdi kes bir poz cicim,en aşığından olsun :img-hyste
(Bahçedeki kızlar toplanır,Feride&Kamran'ı izlemeye başlarlar.
Michelle:Ay,tam bir centilmen.
Mary:Bunun ayağı mı aksıyor,ayol?Bana mı öyle geliyor?)
Feride:Her gün ziyaretime gelmek mecburiyetindesin.
Kamran:Oldu,başka vazifem yoktu.
Feride:Hiç ısrar etmeyeceğim.Seni istemediğin birşeye zorlayamam.Mukaveleyi istediğin zaman bozabilirsin.
Kamran:Bu bir tehdit mi?
Feride:Gözlerime hayranlıkla bakar mısın,lütfen?Kızlar izliyor.
(Nadide:Afedersiniz ama bu Kamran erkekse,öteki erkekler ne? )
Feride:Hasılı Kamran'cım,seni tehdit ettiğim falan yok.Bende sır tutmasını seven biri değilim hemde canım teyzeme karşı.Beni neye mecbur ettiğini umarım farkındasındır,nasıl ıstırap çektiğimin.Müthiş bencilsin.
Kamran:Kafi.Senin oyunun,senin kuralların.
Feride:Aferin,hediye getirmeyi de ihmal etme.
Kamran:Koyun

:img-hyste :img-hyste

VamusAngels
14-11-13, 16:45
Kamuran: Kalp ilacı yazayım mı sana?:img-dirol
Feride: Kendine yaz.:img-hyste

http://l1311.hizliresim.com/1h/g/ujhhn.gif (http://bit.ly/c25MCx)http://j1311.hizliresim.com/1h/g/ujhnu.gif (http://bit.ly/c25MCx)
http://u1311.hizliresim.com/1h/g/ujhy3.gif (http://bit.ly/c25MCx)http://u1311.hizliresim.com/1h/g/ujj32.gif (http://bit.ly/c25MCx)

İnemiyorum diyorum!
O halde orda kıvrıl,uyu. :img-hyste

http://l1311.hizliresim.com/1h/g/ujjqs.gif (http://bit.ly/c25MCx)http://k1311.hizliresim.com/1h/g/ujjvg.gif (http://bit.ly/c25MCx)


Feride bir dans ettik aklın gitti.:img-hyste
Hiç de bile! Sen kendi aklına mukayyet ol önce. :icon_whis
Feride rica ediyorum bir daha benim kollarımın arasında dans ederken titreme. :img-hyste
***
Ayrıca senin de avuç içlerin terliyordu,dans ederken.:whistle2
Sana olan heyecanımı her daim sıcak tutuyorum,fena mı?:icon_shad

http://o1311.hizliresim.com/1h/g/ujmd9.gif (http://bit.ly/c25MCx)http://n1311.hizliresim.com/1h/g/ujmkt.gif (http://bit.ly/c25MCx)
http://k1311.hizliresim.com/1h/g/ujmwb.gif (http://bit.ly/c25MCx)

ÖzLem(A)
14-11-13, 21:41
(8.bölüm fragmanından)

Kamran:Kalbini ve rüyasını esirgeyenler utansın!
Feride:Susarak sevenler utansın,esas!

e_lif
14-11-13, 23:10
8 bölüm fragmanından:
kamran: noluyo
besime:feride hanımın her zaman ki densizlikleri patavatsızlıkları işte besle yetimi...
seyfettin:sus
feride:benim gibilerin bir hata yaptıkları vakit işitecekleri söz bellidir.besle yetimi oysun gözünü...

prenses19
15-11-13, 13:32
7. BÖLÜM
"Aşk ki, alemler onun üzerine yaratıldı"

Seyfettin: Şimdi söyle bana evlat, kalbindeki kim? Neriman Hanım mı, Feride mi?
Kamran: Bilsem...
Seyfettin: Yüreğine sor evlat, o bilir.
Kamran: O bir hayli cahil baba... Hem bu ara pek aynı lisanı konuşmuyoruz.
Seyfettin: Haşa evlat, ne cahili... Cihanla beraber atar insanın kalbi, kainatın, hahikatın tüm sırrı orda... Bilmek isteyecek cesareti olana tabii...
Kamran: Ya o cesaret yoksa?
Seyfettin belli belirsiz gülümser: Azad et kalbini, o bulur menzilini...
Kamran: Bakıyorum da mevzu bahis aşk olunca dilinin bağı çözülüyor Seyfettin reis... Pek romantikmişsiniz.
Seyfettin: O aşk ki, alemler onun üzerine yaratılmış evlat, benim dilimin bağı çözülmüş çok mu? E sen de babanı örnek al işte, dilinin bağını çöz de sualime yanıt ver. Kiminle yaşlanmak istiyorsun?

Seyfettin: Çok düşündün.
Kamran: Haliyle...
Seyfettin: Bak evlat bizim yüzümüzden Neriman hanımı sevdiğini söylemiyorsan sana yemin, sana söz evlat, biz hanemizi de kalbimizi de müstakbel zevcene açarız.
Kamran: Sağol baba... Neriman benim pek kıymet verdiğim bir hanım...
Seyfettin: Peki, ya Feride?

Besime: Sen anca otur çocuğum, ancaa otur Feride, millet malı götürsün sen otur. :img-hyste:img-hyste:img-hyste:img-hyste

Kamran: Benim biraz düşünmeye ihtiyacım var baba... Zira böyle sorular soracağını hiç ummuyordum.
Seyfettin: Bir yürekte iki yangın olmaz evlat...
Kamran: İki yangın olduğunu kim söyledi?
Seyfettin: Ne yardan geçiyorsun, ne serden...
Kamran: Baba, bugüne kadar Feride ile alakalı ağzımdan tek bir kelam çıktı mı?
Seyfettin: Çıkmaması düşündürüyor ya zaten...
Kamran: Benim Neriman'la bir münasebetim var. Başka hanımla olması mümkün değil... (Hıhııı... Tabi tabi öylediiir)
Seyfettin: O zaman Neriman hanımla yüzüğü takıcaz. (ıııyyykkk) Haksız mıyım?

Kara Dul: Bizim maceralarımız sıkıcı geliyordur tabi sana,
Feride: Ne demek istediğinizi anlamadım
Kara Dul: Fena bir şey demedim Çalıkuşu... Kamran'ı bu zor günlerde yalnız bırakmadığın için minnetimi ifade etmeye çalışıyordum. Sevgilime göz kulak olduğun için ne kadar teşekkür etsem az...
Feride: Ben Kamran'la birlikte büyüdüm. Siz olursunuz, olmazsınız ama ben her zaman onunlayım. Siz yokken de... O yüzden bana teşekkür etmek size düşmez.:love01:
Kara Dul: Besime'nin gerginliği sana da sirayet etmiş.
Feride: O dediğiniz koyun sürüsünde olur. Benim sizinle bir alıp veremediğim yok.
Kara Dul: Hiç öyle davranmıyorsun ama...
Feride: Harcınız olmayan laflar ederseniz, benden cevabınızı alırsınız. :happy0064

prenses19
15-11-13, 15:00
7. BÖLÜM devam...

Feride: Müsadenizle ben bir konuşma yapmak istiyorum. Buraya geldiğim ilk günü hatırlıyorum. Beni nasıl sarıp sarmaladığınızı, üstelik haşarı bir çocuk olduğum halde...
Kamran: Hala öylesin...

Feride: Ama artık çocuk değilim. Beni sevmek zordu ama siz bana sevildiğimi hissettirdiniz, hem de çok... Annemin elleriyle dokundun bana, babamın gözleriyle baktınız, bana aile oldunuz. Öksüz ve yetim bir kız çocuğuna umut oldunuz. Ne olursa olsun, ne yaşarsam yaşayayım çok mutlu bir çocukluk geçirdim ben... Peki bugün naptınız? Söyleyeceklerimden dolayı şimdiden özür diliyorum. Maksadım kimseyi kırmak değil. Haddimi aşıyorsam, peşinen bağışlayın. Siz bugün kendi kızınızı öksüz ve yetim bıraktınız. Neden? Evet, Necmiye bugün çok büyük bir hata yaptı. Noldu? O artık bizim Necmiyemiz değil mi? Senin Necmiyen değil mi? Senin hastalandığında sabahlara kadar başında beklediğin, dinledikçe şaşırdığı şaşırdıkça yüzündeki ifadeyi sevdiği için ona gramafon aldığınız Necmiye... O değil mi?


Feride dışarıda oturan Kamran'ın yanına gider, elindeki hırkayı uzatır.

Feride: Soğuk...
Kamran: O halde içeri gir.
Feride yine de yanına oturur: Kamran...

Babasına verdiği sözü hatırlayan Kamran merdivende yana kayar, Feride'den uzaklaşır.

Feride: Neden yapmadın?
Kamran: Neyi?
Feride: Tanımadığın insanların hayatını kurtarmak için bile kendini tehlikeye attın ama bugün, kız kardeşinin yaralarını sarmadın. Neden?
Kamran: Her yara sarılmaz, bazısı kangrendir, keser atarsın.
Feride: Nasıl bu kadar acımasız olabilirsin?
Kamran: Ben miyim acımasız olan Feride... Güpegündüz, üstelik babam da ben de evdeyken... Nasıl böyle söyleyebilirsin, nasıl? Bizim durumumuza düşen adamlara ne derler bilir misin, Feride? Affetmicem. Necmiye'yi de, o adi herifi de affetmicem!

Feride: Ben galiba Necmiye'den öç aldım. Benim yüzümden sevilmediğini hissetti. O da kendini hatırlatıyor. Belki de geçmişin acısını çıkarıyor.
Kamran: Meseleyle alakalı bir kendini suçlaman eksikti, o da oldu.
Feride: Ama öyle... Düşünsene; gelip belki de onun çocukluğunu yaşadım. Annesini çaldım, babasını çaldım, abisini çaldım.
Kamran: Beni çalmış filan değilsin!!!
Feride: Heveslinde değilim zaten...
Kamran: O halde yanımda oturma!
Feride: Sana laf anlatmaya çalışanda kabahat.

Feride arka bahçeye doğru yürür.

Kamran: Feride!! Feride karanlıkta düşüp bir yerini kıracaksın. Pattis...
Feride: Ahhh....
Kamran koşar: Sakalımız yok ki anlatalım.

Feride ağacına çıkmaya çalışırken yarı yolda kalmış, ağaca sarılmış :img-hyste

Kamran: Noldu kırıldı mı?
Feride: Tutuldu gibi oldu ayağım, bişey oldu, kitlendi sanki...
Kamran: Kramp girmiştir, bişey yok...
Feride: O ne?
Kamran: Feride hadi in daha beter olacak, düşeceksin.
Feride: İnemiyorum!
Kamran: Gel şöyle aşağıya doğru şuraya bas...
Feride: İnemiyorum diyorum.
Kamran: O halde orda kıvrıl uyu.
Feride: Sıntıır!
Kamran: Gel gel tutucam ben seni, yavaş yavaş...

Feride yavaş yavaş inmeye çalışır, yaklaşınca Kamran belinden tutar inmesine yardımcı olur. Yüzyüze gelirler, bakışları birbirine değer. Poffff... Nerdeyse televizyonun ekranı çatlayacaktı burda arkadaşlar... :img-in_lo Böyle anlatılmaz, defalarca izlenebilecek bir sahne...:img-eat:

Kamran mest olmuş bir şekilde Feride'nin belini daha sıkı tutarken: Git hadi...
Feride şaşkın: Geçti ki zaten...
Kamran: Üzerine basabiliyor musun?
Feride: Hı hıı
Kamran: İyi uykular...

Kamran biran kendine gelir, Ferideyi bırakır. Feride hızlı adımlarla uzaklaşırken arkasından bakar.

Feride evde nefesini düzelmeye çalışırken Kamran'la karşılaşırlar.

Feride: Ben şurdan gideyim.
Kamran: Ben de şu-şurdan gideyim.

yaqmuur
15-11-13, 15:10
8. bölüm fragman

Kamran: Sen hiç aşık oldun mu? Aşk nedir bilir misin? Zira bay Kamran'ınız susarak sevmeyi öğrendiği günden beri aşk için iki kelam dahi edemez oldu.
Kalbini ve rüyasını esirgeyenler utansın!
Feride: Susarak sevenler utansın esas!

evedallas
15-11-13, 16:02
Kamran: Ne zaman geliceksin?
Seyfettin Bey: Bilsem
Kamran: Sen herşeyi bilirisn ama
Seyfettin Bey: Al,vuslatın zembereği farzet, hergün kur ki iyi şeylere vesile olsun.Dermana,şifaya,dayanma kabiliyetine. Ne zaman durdu kes benden o zaman umudu.

prenses19
15-11-13, 17:01
7.BÖLÜM devam...

Feride kapı sesine uyanır, odasından çıkar. Kamran'la karşılaşır.

Kamran: Nasılsın?
Feride: İyi!
Kamran: Üzerine bastığına göre hayli iyisin.
Feride: Hoplayıp zıplayabilirim, ortam müsait olsa sek sek oynayabilirim, hatta dans bile edebilirim. O denli iyiyim.
Kamran Ferideye yaklaşır: Hııı... O halde muayene edeyim seni...

Belinden tutar, dans etmeye başlarlar. (Allahım ilk danslarını rüyada yaptılar:img-in_lo)

Kamran: Kalp ilacı yazayım mı sana?
Feride: Kendine yaz.

Feride Kamran'ın kollarından ayrılır, biran ne yöne gideceğini bilemez. Odasına girer. Yatmadan önce teyzesinin getirdiği sütü içerken Kamran dalar odaya...

Feride: Noluyor be?
Kamran imalı imalı: Afiyet olsun.
Feride: Sanane...
Kamran: Feride yine çocuğun sütünü içmişsin.
Feride: Hangi çocuğun?
Kamran: Feride bir dans ettik aklın gitti.
Feride: Hiç de bile... Sen kendi aklına mukayyet ol önce...
Kamran: Feride rica ediyorum bir daha benim kollarımın arasında dans ederken titreme...
Feride: Hiç de bile!
Kamran: Nasıl yani anlamadım, yani mütemadiyen titricem mi diyorsun?
Feride: Hiç de bile!

Feride sinirlenir, odadan çıkar. Kamran peşinden gider, kolundan tutarak durdurur.

Kamran: Kabalık mı ettim, nereye gidiyorsun?
Feride: Hala da etmeye devam ediyorsun. Milleti uyandıracaksın yetmezmiş gibi...
Kamran: Haydaa...
Feride: Ayrıca, senin de avuç içlerin terliyordu dans ederken... Vıcık vıcık...
Kamran: Sana olan heyecanımı her daim sıcak tutuyorum, fena mı?

Feride bir ses duyar, o yöne doğru gider. Odada oturmuş küçük bir kız görür.

Feride: Ben seni nerden tanıyorum?
Münise: Hani sütüm?
Kamran: Sütünü hırsızlar içmiş kızım...
Feride: Kızım mı? Hıhh... Ben de inandım. Senin babanın adı ne küçük arkadaşım?
Münise: KamUran... (Koptum burdaa, Feride de küçükken böyle diyordu:img-hyste)
Feride: Peki... Annen kim?
Münise: Gülbeşeker... (Burda tüylerim diken diken olmuştu, çok etkilendim:img-wink:)
Feride: Hııhh, şimdi tamam oldu işte... Neriman yetmiyordu, bir de Gülbeşeker çıktı şimdi başımıza... Ne haliniz varsa görün. Ben gidiyorum, uyuycam.

Feride odadan çıkacakken Kamran onu durdurur.

Kamran: Feride, nolur tek başıma bırakma beni bu rüyada...
Feride: Ne yani, yine mi rüyadayım. İyi madem, uyanmadan Gülbeşeker'le de tanışma şerefine nail olursam gerçek hayatta getiririm burnundan fitil fitil...
Münise: Ama Gülbeşeker sensin anne...
Feride: Ne?

Münise başını sallar. Feride kendisine gülümseyen Kamran'a bakar.

O sırada Kamran da Feride de aynı anda uyanır.

Feride: Bismillah...
Kamran: Tövbe estağfurullah... :img-hyste:img-hyste:img-hyste:img-hyste

prenses19
15-11-13, 17:32
7.BÖLÜM devam...

Sabah Kamran'la Feride bahçede karşılaşır.

Feride hızla yanından geçer: Günaydın, hoşçakal...
Kamran: Feride... Pattis...
Feride: Efendim sıntır...
Kamran: Bir 5 dakika beklersen hemen üstümü değişip çıkıcam. Seni mektebe bırakabilirim.
Feride Kamran'ın üstündekilere bakar: Sen, Neriman'ın yanında mıydın ki bu vakte kadar?
Kamran: Neyse sen git, ben kahvaltı edip çıkıcam.
Feride: Afiyet olsun.


Seyfettin: Gözüm, mektepliden uzak dur.
Kamran: Baba sen de fazla abartıyorsun.
Seyfettin: Ben diyeceğimi diyeyim de abartmış olayım. Dün ne konuşmuştuk senle? Kıza ümit verme demedim mi ben sana? Sen ne yaptın, gece vakti bahçede gezdin.
Kamran: Baba muhabbet ediyorduk, onu da mı yapmayalım?
Seyfettin: Lüzumsuzsa yapma...
Kamran: Peki tamam baba... Bundan sonra Feride'nin 100 metre yanına dahi yanaşmam.
Seyfettin: Yanaşma, iyi olur.
Kamran: Sanki ben ırz namus düşmanıymışım gibi...:img-hyste
Seyfettin: Haşa... Ben ne öyle bir laf ettim, ne de öyle bir imada bulundum. Ben dün kız babası olarak bir imtahan verdim, onda da başarısız oldum. Ömrümün geri kalanında ne seninle alakalı, ne de öksüz yetim bir yavrucakla alakalı sınanmak istemiyorum.
Kamran: Sınanmıcaksın baba...
Seyfettin: Lakin evlat, sen mektepliye verdiğin kalbinle Neriman'a sızlayan vicdanın arasında çok sınanacaksın. Bu yüzden Feride'den uzak dur diyorum ya sana... Seni senden korumak için...


Feride: Daha evvel sana bahsetmiştim ya rüyama Münise adında bir çocuk girdi diye, o yine benim çocuğummuş.
Mary: Babası kimmiş peki?
Feride: Kamran tabii ki:img-hyste
Mary dalga geçerek: Tabii ki...


Bugün bana aşk nedir diye sordun. Aşk sensin Feride...


Feride kucağında tepsi salona doğru gelirken Kamran gelir yanına... Tabaktaki tatlılara bakar.

Kamran: Ne bu? Daha önce hiç görmemiştim.
Feride: Ben uydurdum.
Kamran: Zehirlenmeyelim.
Feride: Keşke... Bir dene bakalım.
Kamran tadına bakar: Fena değilmiş, ne bunun adı?
Feride: Gülbeşeker...

Kamran ismi duyunca donakalır, rüyasını hatırlar.

Feride: Sevdin mi? Sevdim de... Ben Gülbeşeker'i çok, çok sevdim de...

prenses19
16-11-13, 21:32
8.BÖLÜM 2.FRAGMAN

Feride: Bir hayalinin en ama en güzel kısmını al Michelle...
Michelle: Aldım.

************************************

Feride: Sevdim de... Ben Gülbeşeker'i çok çok sevdim de...

************************************

Feride: Uzun uzun baktı bana... Sanki o, gözleriyle baktıkça içimdeki serçeler besleniyor.
Michelle: Ooo aşk çanları yeniden çalmaya başladı desene hemşirem...

*************************************

Kamran'in elinde erik paketi var: 1 saat sonra o ağacın altında buluşalım.
Feride: Neden?
Kamran: Gelince görürsün.

*************************************

Küçük Kamran: Feride, ben seni her gördüğümde şurama (kalbini gösteriyor) erik kaçmış gibi oluyor. Sana aşık olmuşum.

*************************************

Küçük Feridecik: Hani küçükken söylemiştin ya bana erik gibi diye. Hani senin için kamaşır ya, benim de kalbim kamaşıyor.

*************************************

Kamran: Eğer 1 dakika gecikirsen beklemem giderim.
Feride: Tam vaktinde orda olucam.

*************************************

Feride Selim'e: Sana bir kere söylicem bir daha da söylemicem; Necmiye'den ayrılacaksın!

Kapıda onları duyan Kamran'ın elindeki erik paketi düşer, içeri girer.

Kamran: Ben seni burda beklerken, sen... (Salak Kamran, sanki kızı Selim'le uygunsuz vaziyette yakalamış gibi bir tavır halinde:img-beee:)

R_paTTZz
18-11-13, 17:57
Feride: Ben galiba balıklar gibi bir göl içinde büyüdüm. Yahut yabanıl otlar gibi toprakta türedim birden bire. Unutmuş değilim, lakin hatıralar paramparça. Bir de şu içimdeki telafisi mümkün olmayan sızı olmasa, büsbütün öksüzdüm, büsbütün yetim. Ben o sızıyı anne baba bildim.

**

Kamran: Daha o gün anlamıştım Feride. Ben ömrümce seninle sınanacaktım. Yakub’un Yusuf’la, İbrahim’in Ishak’la, Kabil’in Habil’le sınandığı gibi. Çünkü insan daima en sevdiği ile sınanır. Ben daha o gün anlamalıydım aramızda duvarlar gibi duran gururunu. Sen koca bir yalnızlığı, bense sensizliği bardak bardak içecektim.

R_paTTZz
18-11-13, 18:00
Feride: Babam annemin gidişini, ölümün telafisi mümkün olmayan bir hata olduğunu izah edebilseydi eğer, ben kayısı ağaçlarıyla boşlukları doldurmazdım. Anne ektik sanıyordum toprağa. Dünyanın bütün anneleri bana kızım desin diye.

**

Feride: Gözü annesinin helvasında kalan bir kız çocuğuyum ben. Annemin yüzünü gittiği gün unuttum. Oysa sabaha kadar onun solmuş yüzüne bakarak uykuya daldığımı biliyorum. Kim siliyor bu hatıraları kafamızın içinden, gözlerimizden? Kim?

R_paTTZz
18-11-13, 18:03
Selim: Ihlamuru kaç şekerli içtiğini bilmiyorum ve böylece ben sanki ona geç kalmışım gibi hissediyorum.

**

Feride: Aç gözlerini. Kıyamet kıyâm olsun. Ölmek dediğin dirilmeye eş değil mi? Kıyam uyanmaksa, son dediğin o fazladan iki harf mi yani? Âh o iki harf... Âh o yaramaz küçüldükçe büyüyen et... Ruhum yaradanınsa sen al etimi. Etine şifa et. Yeter ki uyan bu kan uykulardan. Uyan ki yaradana şahitlik et. Sevmedim bu denizi, tuzu derimi kavurdu geçti. Sevmedim bu karanlığı gözümün ferini aldı gitti. Sevmedim ben gitmeleri senden, sevmedim kaybetmeyi ben. Sevmedim bu vedayı. Canımdan öte can yanı başımdayken. Aç gözlerini, ziyadır göreceğin kamaştırır ama geçer.

R_paTTZz
18-11-13, 18:05
Kamran: Beni iki saniye dinle, ondan sonra gideceğim tamam mı? Seni bu denli inciteceğimi bilseydim yemin ediyorum yapmazdım. Lakin bana darılmazsın, gücenmezsin sanıyordum. Hem aslında iyi de oldu. Sendeki kıymetimi gördüm. Çünkü benim tanıdığım Feride'yi yalnızca sevdiği insanlar üzebilir.

Feride: Özür dilerken bile öldürmeye çalışır gibisin.

Kamran: Sen hâlâ ağzından mı nefes alıyorsun? Kaç defa söyledim Feride sana!

:img-in_lo

R_paTTZz
18-11-13, 18:07
Feride: Dilini bilmediğim bir ülkede gibiyim. Su gibi, son vapur saati gibi. İçimin nasıl yandığını anlatamıyorum. Sanki kayboldum. Gözlerim, ellerim kayıp; sağım solum yok. Belki de ölmüşüm, üstelik kan kusmuşum. Sanki koşmuşum, kan ter içinde son anda adımımı atmışım da karaya, ayağımı bastığım toprak ayrılmış anakaradan. Huzurum, soluklandığım evim; her şey paramparça.

**

Kamran: Sevdiğimi söylemezsem sevme derdi beni boğar, demiş Yunus. Seni seviyorum ta develer tellal değil iken. Sanki bu dünyaya gelirken bu aşk için Allah'a söz vermişim gibi. Kâlû beladan beri işte böyle seviyorum.

prenses19
20-11-13, 11:59
8.BÖLÜM
"Zaman kimseyi beklemez"

Feride: Sevdin mi? Sevdim de... Ben Gülbeşeker'i çok, çok sevdim de...

Kamran elindeki tatlıyı tepsiye geri bırakır.

Feride: Sevmeyeceğini biliyordum zaten...

Feride arkasını döner içeri girmek için...

Kamran: Feride, ben...


Kamran küçüklüklerini hatırlar. Kamran Feride'ye çiçek uzatmıştır. Feride elindeki çiçeği alır yere atar, ayağıyla ezer.

Feridecik: Sensin koyun!
Kamrancık: Ben öyle bir şey demedim ki...
Feridecik: Dedin!
Kamrancık: Ya, Feride, vallahi öyle bir şey demek istemedim. Ya, bir tanecik çiçek verdim sadece o kadar...
Feridecik: Hı hıı yiyeyim diye verdin işte, ağzımın dibine getirdin. Isırayım da koyunlar gibi meeliyeyim diye...:img-hyste
Kamrancık: Ya vallahi o yüzden değil, billahi değil Feride... Getir Kuran'a el basayım.
Feridecik: Ya neyden?
Kamrancık: Şeyden...
Feridecik: Neyden??
Kamrancık: Immm... Feride, sende hiç oluyor mu? Ben seni her gördüğümde şurama (kalbini gösteriyor) erik kaçmış gibi oluyor. Böyle tadı güzel ama mayhoş, sızlıyor da...
Feridecik: Niye ki?
Kamrancık: Edip abinin dediğine göre, sana aşık olmuşum.
Feridecik: Ne? Aşk mı??

Feride yerden taş alır, Kamran'ın gözüne atıp kaçar.

Kamrancık: Ahhh, anne, anneee.....


Kamran anılardan uyanır, kendine gelir. Kafasını kaldırınca babasıyla gözgöze gelir.

Kamran: Benimle gelir misin?

Feride şaşırır, onu takip eder.

Kamran: Gülbeşeker ismini nerden duydun?
Feride: Rüyamdan...
Kamran: Feride bir kere de dalga geçmeden cevap ver.
Feride: Rüyamdan!!!
Kamran: Madem öyle ne gördün rüyanda?
Feride: Ne münasebet canım, rüyamda ne gördüğümü niye söylüyormuşum ben sana?
Kamran: Çünkü görmedin. Çünkü yalan söylüyorsun. Çünkü benim rüyamı çaldın.


Feride rüyasını hatırlar.

Münise: Ama Gülbeşeker sensin anne...

Kamran da Feride de aynı anda uyanır.

Feride: Bismillah...
Kamran: Tövbe estağfurullah...


Feride: Senin rüyan Gülbeşeker mi? Ben Neriman hanım sanıyordum.
Kamran: Bu seni alakadar etmez, sen sadece sualime cevap ver. Bu ismi nerden duydun?
Feride: Aman ne bileyim ben canım, hatırlamıyorum. Kulağıma çalındı heralde bir yerden...

prenses19
20-11-13, 13:10
8.BÖLÜM devam...

Feride Gülbeşeker tatlısını ikram ederken Selim ayağa kalkar.

Sapık: Feride, ben alabilirim.

Kamran ona ters ters bakar. Selim tatlıyı değil de Feride'yi yiyecekmiş gibi kızcağıza bakarken Kamran iyice sinirlenir yanlarına gelir. Tatlıyı ağzına atamadan elinden alır.

Kamran: Dokunur birader... Hazmedemezsin. :img-hyste:img-hyste

Tepsiyi Feride'nin elinden alıp götürür. (Burda dedim Gülbeşeker'i kimsenin yemesinede izin vermez şimdi, hepsini kendi yiyecek heralde :img-blush)


Kamran dışarıda merdivenlere oturmuş düşünüyordur. Feride'nin tatlılarına bakar. O sırada Feride de dışarı çıkar ama Kamran'ın yanına gitmez.

Kamran: Gel başımın belası, gel...
Feride: Bana mı dedin?
Kamran: Kuşlara... Çalıkuşlarına... Hepsini kafese kapatmak lazım, hem de hepsini...
Feride: Ya yaa kolaydı sanki...
Kamran: Kolay değil, hem de hiç kolay değil. Eeee sen neden çıktın dışarı?
Feride: Has yüzüne hasretliğimden değil, Marie'yi bekliyorum.

Birbirlerine kaçamak kaçamak bakıp gülümseler. Kamran yine geçmişi hatırlar.


Teyzesi Feride'ye örgü öğretmeye çalışıyordur.

Feridecik: KamUran da örsün o zaman...
Besime: Kamran öremez, erkek o...
Feridecik: Hayır, o kız... Kız KamUran... Herşeyi kız gibi... Ya ben? Ben erkekim ben... Sizi kandırdıydım. Mahsuscuktan kız numarası yaptıydım. Erkekim ben, vallaha bak...
Besime: Hiii, bak bir de yalan yere yemin ediyor. Allah yakar dilini bak sonra yalan yere yemin ettiğin için...
Feridecik: Yakmasın. Tamam tövbe kız çocuğuyum ben...
Besime: Hııı, hem de çok güzel bir kız çocuğusun. Büyüyünce de çok güzel bir hanım olacaksın. Çok faydasını göreceksin. Aman boşver erkek olmak da ne var? Onlar hep çalışıyorlar, ev babası oluyorlar.
Feridecik: Ben de ev babası olabilebilebilirim ki...:img-hyste
Besime: Allah Allah ben kiminle konuşuyorum acaba... Bak böyle gidersen evde kalırsın, kimse seni almaz.

Kamran üstünde kocaman bir ceket, dudağının üstüne çizilmiş bıyığıyla içeri girer.

Kamran: Ben alırım.

Feride elbisesinin kollarını sıvar. Ayağa kalkıp Kamran'a yumruk atar. :img-hyste


Kamran geçmişin etkisiyle gülümser, Feride'ye bakar.

Feride: Ne?
Kamran: Hiç... Öyle düşünüyorum.
Feride: Ne düşünüyorsun?
Kamran: Garip geliyor. İnsanın hayalleri, anıları oluyormuş. Sonbahar değmeden, henüz yaprak dökmeden kuruyan bir ağaç gibi...
Feride: Yakıcağı yerlere kurmayacaksın demek ki... (Burayı tam anlayamamıştım da...)


Necmiye: Selim, yarın biraz çarşı pazar görmek istiyorum. Öğlen gel beni al. Çeyiz eksiğim var da... Hem çıkmışken babama da uğrarız, kumaş filan bakarız. Pijama dikicem sana kendi ellerimle...
Sapık: Allah belanı versin!:img-hyste

prenses19
20-11-13, 14:51
8.BÖLÜM devam...

Feride eşyalarını toplar, konaktan ayrılır. Kamran peşinden koşar, onu durdurur.

Kamran: Feride... Bekle... Nereye?
Feride: Mektebe...
Kamran: Bugün senin izin günün değil mi?
Feride: En bir sevdiğim...
Kamran: İyi madem... Ben de geleyim seninle... Beni de al yanına... Hııı?


Kamran ve Feride faytondadır. Kamran'la birbirlerine bakarlar.

Feride: Susmasan, konuşsan keşke biraz...
Kamran: Ne konuşayım bilmiyorum ki? Ne sorayım?
Feride: Sorma... Ama konuş Kamran bolur... Susma... İçimin gürültüsünü bastır, nolur... Konuş lütfen...

Feride'nin gözleri dolar. Kamran ona sarılır.


Feride'nin okuluna varınca fayton durur.

Kamran: Eeee... Kimse yok mu?
Feride: Yoktur. Herkes evinde, ailesinin yanında... Mürebbiyeler burdadır, bir de Mümtaz amca...

Feride Kamran'ın elinden bavulunu alır, okul bahçesine girer. Kamran dayanamaz yanına koşar.

Kamran: Feride... Bekle... Hadi karnavala gidelim.
Feride: Kamran istemiyorum. Yatıp uyumak, mümkünse hiç uyanmamak istiyorum.
Kamran: Hadi ama Feride... Bak onlar bizim ahbabımız. Zor günlerimizde bize nasıl yardım ettiler biliyorsun. (Feride'nin kolunu tutar.) Gidelim onlarla konuşalım, sohbet edelim, onlara teşekkür edelim, hadi...
Feride: Sonra gideriz.

Feride okula doğru yönelir. Kamran kolundan tutar durdurur.

Kamran: Feride, pikniğe gidelim.
Feride: Bu soğukta mı?
Kamran: Sanki eskiden soğuk moğuk dinliyordun Feride... Hem sana salıncak da kurarım. Hadi...
Feride: Kamran... İstemiyorum, hiç birşey yapmak istemiyorum nolur...
Kamran: Ben istiyorum.
Feride: Ben istemiyorum.
Kamran: Senin isteyip istememen önemli değil. Ben karar verdim, pikniğe gidiyoruz.

Feride'nin elini tutar, dışarı doğru çeker.

Feride: Kamran, gitmiyoruz... Gitmiyorum gitmicem. Sen git.
Kamran: Feride... Ben seni burda yalnız bırakmak istemiyorum. Beni hayatının dışına atma... Bana kapılarını kapatma nolur... Gidelim...
Feride gülümser: Kağıt helva da alıcan ama, hııı?
Kamran rahatlar: Olur.

Elele okuldan çıkarlar.


Çocukken piknik yaptıkları yere gelirler. Kamran yere örtüyü serer.

Kamran: Hadi Feride, gel...

Cumali piknik sepetini Kamran'a verir. Kamran soymak için bir elma çıkarır.

Kamran: Anlat bakalım... Annemle aranızda noldu?
Feride: Bir şey olmadı. Ben densizlik ettim, o da haddimi bildirdi.
Kamran: Feride, ben annemden zaten öğrenicem. Lakin senden duymayı tercih ederim.
Feride: Duyacak birşey yok Kamran... Kaptsak bu bahsi...
Kamran: Tamam, ben annem adına senden özür dilerim.
Feride: Neden? Beni gerçekle yüzleştirdiği için mi? Hassasiyete lüzüm yok Kamran, ben ne olduğumu biliyorum. Benim gibilerin bir hata yaptığında duyacağı laf bellidir. "Besle yetimi, oysun gözünü..."

Feride ağlamaya başlar. Kamran dayanamaz onu kollarının arasına çeker, sarılır.
Kamran tam saçını öpecekken Feride başını kaldırır. Kamran'ın çenesine çarpar.

Kamran: Ah!
Feride: İyi misin?

İkisi de gülmeye başlar.

prenses19
20-11-13, 14:58
8.BÖLÜM devam...

Feride ve Kamran salıncak kurmak için uğraşıyordur. Salıncak kurulunca ikisi de birbirine bakar.

Feride: Evvela sen bin...
Kamran: Neden ben biniyorum?
Feride güler: Sağlam değilse belki diye...
Kamran: Ben senin deneme tahtan mıyım? Evvela sen bin.
Feride: Üfff... Eeee birlikte binelim o vakit... Hadi...

Kamran zaten dünden razı... İki taraftan salıncağa binerler.

Feride: Eeee kim sallıcak şimdi bunu?

Kamran bir ayağını aşağı indirir nerdeyse isteksizce, salıncağı sallar, tekrar çıkar. Kamran gözlerini bir saniye ayırmadan Feride'ye bakarken Feride dayanamayıp gözlerini kaçırır. Kamran'a dil çıkarır. :img-hyste

Kamran'ın suratı asılır: Feride şöyle yapmasan...
Feride: Ne yapmasam?
Kamran: Yaşıtların gibi davransan, hanım hanımcık olsan, güvenilir olsan, aşık olsan... Feride, sen hiç aşık oldun mu? Aşk nedir bilir misin?


Feride'nin küçükken Kamran'ın üstüne çamur attığı güne geri dönerler. Kamran tulumbanın başında gömleğindeki çamuru temizlemeye çalışırken Feride gelir.

Feride elindeki erikleri uzatır: Kamran, al senin olsun. Hani sen küçükken söylemiştin ya bana erik gibi diye... İşte bende de ondan oluyor. Böyle böyle erik kaçmış gibi... Ben istemiyorum, vallahi billahı istemiyorum ama oluyor. Hani senin dişin kamaşır ya, ben,m de kalbim kamaşıyor. Ama sen bana bakmayınca acıyor erik... Bugün bana bakmadın, dayanamadım ondan attım çamuru... Al, senin olsun. Aşk bunlar...
Kamran: İstemez. Hem ben hatorlamıyorum sana öyle bir şey söylediğimi...
Feride: Yalancı, hatırlıyorsun.
Kamran: Hatırlamıyorum!
Feride: Hatırlıyorsun!
Kamran: Git, beni rahat bırak... Mualla ile bakışıyoruz biz...

Feride elindeki erikleri yere atar.

Feride: Ohh ettim, üstünü çamur ettim ya... Oh olsun sana ohh... Sıntır...


Kamran: Sana soruyorum Feride... Sen hiç aşık oldun mu? (Kamran salıncağı durdurur.) Bu nasıl bir his bilir misin Feride?
Feride de salıncaktan iner: Pek bildiğim söylenemez. Lakin vaktiyle saygıdeğer bir büyüğüm erik gibi bir his olduğunu söylemişti.
Kamran: Tecrübesiz bir zat-ı muhteremmiş.
Feride: Oooo tecrübe konuşsun da dinleyelim madem... Eeee sevgili bay Kamran, bekliyoruz. Aydınlatın bizi rica ederim.
Kamran: Estağfurullah efendim... Aslında söyleyecek çok fazla sözüm yok... Zira Bay Kamuranınız susarak sevmeyi öğrendiği günden beri aşk için iki kelam dahi edemez oldu. Çünkü öğrendi ki aşk keşkeler ve belkilerden yapılmıştır.
Feride: Hıhh... Vah vah... Birini sevme felaketine uğrayanların Allah yardımcısı olsun o vakit...
Kamran: Olsun, olsun... İnsanın kendini keşkelerle deşeleyip bir belkiye tutulması kolay değil.
Feride: Sebep olanlar utansın.
Kamran: Kalbini ve rüyasını esirgeyenler utansın.
Feride: Susarak sevenler utansın esas...

Kamran'la birbirlerine bakarlar. Feride bir an kendine gelir.

Feride: Hayır yani, duygularını salamuraya yatırır gibi... Susarak seviyorsun da noluyor? Sevecek yerlerinin turşusunu mu kuruyorsun?
Kamran onu dinlerken gözlerini alamaz: Feride, tuzlar mısın?
Feride: Kaya tuzu var ister misin?

Kamran bozulur, gözlerini çevirir oflayarak... Feride paketten elma çıkarır, Kamran'a uzatır.

Feride: Soyucan mı bana?

Kamran önce tükürür sonra bıçağı alır.

Feride: Çekirdeklerini de ayıkla bir zahmet...
Kamran: Olur...

prenses19
20-11-13, 15:29
8.BÖLÜM devam...

Geç vakitte Kamran Feride'yi okuluna bırakır.

Feride: Kamran... Beni bugün bir başıma bırakmadığın için teşekkür ederim.
Kamran: Feride, ben senin hep yanındayım tamam mı?

Feride gülümser. Kamran'ın elindeki bavulunu alır.

Kamran: Feride... Bir saniye...

Kamran faytona gider, elinde kağıt helvayla geri döner.

Feride: Sabah almıştık, sen yemedin.
Kamran: Haklısın, teşekkür ederim.

Feride yine gidecekken Kamran durdurur.

Kamran: Feride... Koca yatakhanede bir başına ne yapacaksın? Uyuyabilecek misin?
Feride: Kamran ben 5 yaşımdan beri yalnız uyuyorum.
Kamran güler: Neriman'ın evinde o gün öyle demiyordun.
Feride: Demek ki o günden bugüne büyümüşüm.
Kamran: Hayır, sen aynısın. Hiç değişmedin. Ne yapacaksın bir başına? Korkarsın sen... Kesin korkarsın.
Feride: Bana bak, sen yoksa gitmek mi istemiyorsun?
Kamran: Ne alakası var, hayır ben senin için söylüyorum. Hem görmüyor musun baksana şuraya... Dracula'nın şatosu gibi... Karanlık, korkunç... Benim bile içim ürperdi. ( Ne fenasın be Kamran, kızı nasıl da korkutuyor.):img-hyste
Feride: Evet hakikaten ürpertici... Ne yapsak ki?
Kamran: Gitmesen, burda dışarda otursak?
Feride: Ama soğuk, üşürüz...
Kamran: Ceketimi veririm.

Feride biran düşünür. Kamran ona tatlı tatlı bakar. Ama bizim Feridecik kanmaz.

Feride: Boşver... Hadi git Kamran... İyi geceler...
Kamran: Allah rahatlık versin.

Feride okula girer, Kamran arkasından bakar. Biran gözlerini kapatır.

Kamran: Bakarsa seviyor demektir...

Feride içeri girmeden önce arkasını döner, Kamran'a bakar. Kamran'ın yüzü güler.

Kamran: Ne yapıcam ben?

Faytonun yanına yürür şaşkın şaşkın...

Cumali: Ne yapacaksan tez elden yapacan beyim... Zaman kimseyi beklemez.

prenses19
20-11-13, 17:00
8.BÖLÜM devam...

Feride: Bir hayalinin en ama en güzel kısmını al Michelle...
Michelle: Aldım.
Feride: Şimdi onun içine en ama en korktuğun kabusunu koy.
Michelle:Koymam, kirletemem.
Feride: Kirletmeye bile kıyamıyorsun değil mi? benim izin günüm öyle geçti ama... Tam hayal kuruyordum bir baktım ki kabusun ortasındayım. Sonra Kamran beni uyandırmaya çalıştı o kabustan... Hayal oldu gözlerime... Görsen Michelle, uzun uzun baktı bana... Sanki o, gözleriyle baktıkça içimdeki serçeler besleniyor.
Michelle: Ooo aşk çanları yeniden çalmaya başladı desene hemşirem...
Feride: Biz galiba aynı rüyayı gördük Kamran'la...
Michelle: Gülbeşeker'i mi yoksa? (Feride başını salar.) Eee, e ne dedi peki duyunca? Ay çok heyecanlı...
Feride: Söyleyemedim ki... Utandım.


Kamran Feride'nin yere düşmüş fotoğrafını eğilip alır, gülümseyerek bakar.

Kamran: Başımın belası Gülbeşeker... Fotoğrafı bile rahat durmuyor.


Kamran fondanlarıyla okula Feride'yi ziyarete gelmiş, yerinde duramaz bir şekilde Feride'yi bekler.

Feride gelir: Kamran... Hoşgeldin...
Kamran: Nasılsın Feride?
Feride: Sağlığınıza duacıyız... Siz?

Kamran fondan kutusunu uzatır.

Feride gülümser: Bana mı getirdin?

Hemen kutuyu açar, bir tanesini ısırır.

Kamran gözünü kırpmadan onu seyreder. Feride zor yutkunur.

Feride: Gözün düştü yine... Al bari bir tane...
Feride elindekini tekrar ısıracakken Kamran: Ben elindekini istiyorum.
Feride şaşkın: Isırdım ben bunu...
Kamran: Olsun, ben onu istiyorum.
Feride: Bu benim yarımım. Yiyeceksen ordakilerden ye...
Kamran: Feride vereceksen onu ver. Yoksa istemiyorum.
Feride ısırdığı fondanı gösterir: Bunu mu?

Kamran başını sallar. Feride elindekini onun ağzına doğru uzatır, son anda çekip güler.

Feride: Eee neden geldin? Beni kontrole mi?
Kamran canı sıkılmış: Feride seni kontrol etmek mümkün mü?
Feride güler: Ha şunu bileydin.
Kamran: Feride, bugün benim için mektepten kaçar mısın?
Feride: Neden?
Kamran: 1 saat sonra, o ağacın altında buluşalım.
Feride: Neden dedim...
Kamran: Gelince görürsün.
Feride: Kim bilir bunun altından da ne çıkacak değil mi? Kim bilir bana ne oyun oynayacaksın yine...
Kamran: Oyun yok, bu defa başka... İnan bana... Gelecek misin? Cumali efendi seni burda bekleyecek. Birlikte gelirsiniz.

Feride başını sallar.

Kamran: Bak yalnız bir dakika gecikirsen, beklemem giderim.
Feride: Tam vaktinde orda olucam.
Kamran: Söz mü?
Feride: Söz.

Feride ayağa kalkar, ısırdığı fondanı Kamran'ın önüne bırakır yüzüne bakmadan... Fondan kutusunu alıp gider. Kamran arkkasından gülümser, ısırılmış fondanı ağzına atar. :happy0064

asslli
21-11-13, 11:11
Feride: Ben o gün konaktan ayrılmıyor da sanki yırtılıyordum. Ruhumun nasıl söküldüğünü bugün bile hissedebiliyorum. Sanki 5 yaşındaydım ben hep ve babam mütemadiyen gidiyordu. Ama ne anlar değil mi çocuklar ayrılıktan. İçiyle bildiği, içiyle sevdiği bir çift kahverengi göz silinir çocuğun göz bebeklerinden, o kadar..
Sandığınızdan derindir oysa çocukların ayrılık konusunda ki bilgisi. O gün yine aynı sızı, şuramda. Sanki babamın gözleri siliniyordu gözlerimden de ben hiç bir şey yapamıyordum. Duruyordum sanki hani o bebekken sezdiğimiz, adını bilmediğimiz ilk çaresizliğimizin tam ortasında duruyordum.
Bu bizim ilk çaresizliğimizdi. Benim sanki o gün göbek bağım kesiliyordu mütemadiyen. Mütemadiyen o erik ağacının altına gömülüyordum da, artık dönecek bir cennetim yoktu.
Şimdi oda terketti beni
İçiyle terketti içimi
Bıçak gibi kesildi zaman
Bıçak gibi kesildim o gün bende.

yaqmuur
24-11-13, 00:16
9. bölüm 2. fragman

Seyfettin: Duygu fazlanız var belli .. zayi etmeyin evlat; sahip çık şu kıza.

:good:

ÖzLem(A)
27-11-13, 15:37
9.bölüm,çok güzeldi bu sahne
:img-in_lo
Kamran:Burda olduğunu biliyorum.Çık hadi Feride.Söz,bu saatte yatakhaneden kaçtığın için kızmayacağım sana.Esasen,sana çok ama çok kızıyorum.Anlayamıyorum,içimde bir türlü halledemiyorum.Hadi Feride.Feride,annesinden dayak yediği halde anne diye ağlayan bir çocuktan farkım yok.Hadi çık,çık beni teselli et.Elma dersem çık,armut dersem de çık.Elma...Armut...Feride,orada olduğunu biliyorum.Güzellikle çık.Benden hep kaçtığın için kendimi sana açıklayamadım,anlatamadım kendimi sana.Beni hep geri püskürttün.O günden sonra içimde bir ağaç oldun,ne yeşerdin ne de söküldün.Ne yapacağım ben seninle Feride?Sana diyorum Feride.

HiLaLOzcivit
29-11-13, 21:41
9.Bölümden

Esasen sana çok ama çok kızıyorum anlayamıyorum.
İçimde bir türlü halledemiyorum.
Hadi Feride!
Annesinden dayak yediği halde,anne diye ağlayan bir çocuktan farkım yok.
Hadi çık,beni teselli et.
Elma dersem çık armut dersem de çık!
Elma…,armut!
Feride orada olduğunu biliyorum!
Güzellikle çık!

Benden hep böyle kaçtığın için kendimi sana açıklayamadım.
Anlatamadım kendimi sana,beni hep geri püskürttün.
O günden sonra içimde bir ağaç oldun ne yeşerdin, nede söküldün
Ne yapacağım ben seninle Feride?!

yaqmuur
01-12-13, 18:31
10. Bölüm 2. Fragman

Kamran: Bende sana ait olan birsey var.
Feride: Neymis o.
Kamran: Kalbim.

:img-in_lo

yaqmuur
01-12-13, 18:34
10. Bölüm 2. Fragman

Feride & Kamran salincakta sallanirken;
Kamran: Seni seviyorum ..
Feride: Ben de seni sevmiyorum ..
Kamran: Ben seni seviyorum!
Feride: Ben seni sevmiyorum!
Kamran: Feride .. Ben seni seviyorum ..
salincak'in ipi kopar ve düsüp yuvarlanirlar :img-hyste durduktan sonra -hala yerdedirler tabi, Kamran Feride'nin üstünde-;
Feride: Ben de ..

:img-in_lo

HiLaLOzcivit
03-12-13, 19:09
5.Bölüm

"Babasını sırtında taşıyan bir adam,
ne kadar kötü olabilir ki?"

BSuheda
04-12-13, 19:19
10.bölüm
F:her şey karşılıklıı.
K:her şey mi?
F:her şey.
Kamran'ın sırıtışı.:img-in_lo

sakowcik
04-12-13, 22:22
11. bölüm 1. fragmanı
Feride: Hakikatte seni gerçekten seviyor olabilmem için senin ıhlamuru şekersiz içtiğini, aklına bir şey takıldığında iki kaşının ortasında beliren o ince çizgiyi, mevsimlerden en çok son baharı sevdiğini, en sevdiğin kelimenin 'Umut' olduğunu, Kamran, hakikatte seni seviyor olmam için benim bütün bunları biliyor olmam lazım.


:img-in_lo

prenses19
05-12-13, 14:24
9.BÖLÜM
"Senin Yurdun Benim..."

Feride'nin Selim'le olan konuşmasını duyan Kamran içeri girer.

Feride: Kamran...

Kamran onu susturur, geçmişte Selim ve Feride'yle ilgili olan konuşmaları hatırlar. Yanlış anlamanın dibine vurur. Selim'in masasındaki herşeyi o sinirle yere atar.

Feride: Kamran napıyorsun?
Kamran: Asıl sen ne yapıyorsun Feride? İşte içimdeki manzara aynen böyle... O yüzden kırıp döküyorum, yoksa seni kırıcam. Senin burda ne işin var? Senin bu adamla ne işin var?
Feride: Ben Selim beyle konuşmaya geldim.
Kamran: Ben seni orda beklerken sen... Selim beyle konuşmaya mı geldin?
Feride: Kamran önemli bir mevzuydu.
Kamran: Duydum hepsini... Necmiye'den ayrılacaksın diyordun. Sen nasıl bir yalancısın, sen nasıl bir oyunbazmışsın Feride...
Feride: Kamran, pişman olacağın laflar söyleme... Anlamadan, dinlemeden...
Kamran: Senden ala pişmanlık tanımadım ben... Lakin anladım, nasıl ahlaksızlıklar içerisin...
Feride lafını keser: Yeter... Bana hakaret edemezsin sen... Hakkın yok buna...
Kamran: Kes sesini...
Feride: Kesmiyorum. Beni dinleyeceksin. Konuşturmadan adam asmaca aile geleneği olmuş sizde... Ama ben bu sefer susmayacağım Kamran... Ben bu sefer konuşucam, sen de beni dinleyeceksin.
Kamran: Hiçbir mazeret, hem de hiçbir mazeret ben orda seni beklerken bu adama -hatta buna adam dahi denmez- buraya gelip nişanlından ayrılacaksın demeni açıklamana kafi değil.
Feride: Kamran...
Eşek kafalı Kamran bağırır: Çık dışarı Feride... Yüzünü dahi görmek istemiyorum. Çık dışarı, çık!!!!!!

Feride dışarı çıkınca yerde erikleri görür.

(Ayy bir kötü oldum buraları yazarken... )


Feride dayanamaz geri döner, Kamran'ın odasına girer.

Kamran: Dışarı çıkar mısın? Hastalarımla igilenicem. Seninle yeterince vakit kaybettim zaten...
Feride: Sıradaki hastan benim... Vazifen gereği şikayetimi dinlemek mecburiyetindesin.

Feride arkasını döner, Kamran steteskopla ciğerlerini dinler.

Feride: Öksüreyim mi?
Kamran: Öksür.
Feride öksürür: Nasıl? Ciğerlerşm hayli sağlıklı öyle değil mi? Ama bundan birkaç ay öncesine kadar ince hastalıktan vefat edeceğimi sanıyordum. Neden biliyor musun? Selim bey beni buna inandırdığı için...
Kamran: Nasıl?

Kamran: Demek Selim seni zehirleyecekti. Bu yalanı söylemek için geç kaldın Feride... Selim daha evvel beni ikaz etti. Sen bununla onu tehdit etmişsin, beni zehirlediğini herkese söylerim demişsin.
Feride: Kamran, sen kaç yaşındasın? (akıl yaşını seyirci olarak henüz bizde çözemedik canım:img-wink:) Benim bunu söyleyeceğimi tahmin edip tedbirini almış, bunu göremiyor musun? (malum yıllardır gözünün önündeki ay parçasını göremeyip Nero cadısına koştuğuna göre gözler de hipermetrop galiba...) Anlamıyor musun?
Kamran: Anlattığın hikayedeki tutarsızlığın farkında mısın Feride? (senariste hep diyoruz da biz anlatamadık Kamran seni bi diyiver:img-wink:) Ben hiçbirşey unutmadım. Babam hastayken siz kendi derdinizdeydiniz. Babam ölüm döşeğindeyken siz ıhlamur içip flört etmediniz mi?
Feride: Asla böyle birşey yapmadım.
Kamran: Yapmadın mı Feride? Selim seninle görüşmek için benden müsaade istemedi mi? Ben sana sormadım mı? Sen de bana evet demedin mi? Hafızanı mı kaybettin? Olmadı mı bunlar? Peki ya seraya gittiğimizde, Selim beyin böyle kıymetli uğraşları olduğunu bilmiyordum demedin mi?
Feride: Evet dedim. Çünkü beni tedavi edeceğine inanıyordum.
Kamran: Ben hiçbir zaman hasta olan bir kızı tedavi etmek için abisine babasına ben sizin kızınızla konuşuyorum, hatta müsaade ederseniz konuşmaya devam etmek istiyorum diye bişey demedim.
Feride: Fakat ben tedaviyi gizli tutmasını istedim.
Kamran: Niye? Sen devlet erkanı mısın? Niye? Halk sen hasta olunca isyan mı edecek.
Feride: Senin bana acımanı istemedim.
Kamran: Aman ne gurur... Aynı Çalıkuşu arkadaşlarına sevgilisi olduğum yalanını söyleyip, o yalanı devam ettirmem için beni tehdit etmişti. Eeee, nerde gurur, hani?
Feride: Haklısın. O halde ben olmayan gururumu daha fazla ayakalar altında çiğnetmeyeyim. Sana hayatında başarılar diliyorum Kamran... Hoşçakal...
Feride çıkacakken Kamran onu durdurur: Beni ikna edeceksin Feride... Öyle çekip gitmeyeceksin. Beni ikna et.
Feride: Benim böyle bir mecburiyetim yok...
Kamran: Var... Arkamdan bunca dolap dönerken kime inanacağımı şaşırdığım için kusuruma bakmayacaksın.
Feride: Üzgünüm, yapabileceğim birşey yok...
Kamran: Zehirli fondanları Marie söylemişti öyle değil mi?
Feride: Evet, ona da Necmiye söylemiş.
Kamran: O halde Necmiye ile yüzleşmeye gidicez.
Feride: Beni doğrulayacağını hiç sanmıyorum.
Kamran: O halde Marie... Marie ile görüşmekten çekineceğini sanmıyorum.
Feride: Mektepte... Buyur git sen yüzleş.
Kamran: Birlikte gidicez.
Feride: Katiyen... Ben bu çirkin tabloya asla dahil olmıcam.
Kamran: Feride eğer bana doğruyu söylüyorsan başın dik bir şekilde birlikte mektebe gideriz.
Feride: Peki, seninle gelicem. Ama Kamran, bu olay bittikten sonra, benim haklı olduğum ortaya çıktıktan sonra sana yüzümü haram edicem. Bunu unutma!!!

prenses19
05-12-13, 15:25
9.BÖLÜM devam...

Kamran dışarda onu bekleyen Feride'nin yanına gelir.

Kamran: Beklemez gidersin sanıyordum.
Feride: Marie'nin söyleyeceklerinden sonra suratının alacağı hal beni öyle heyecanlandırdı ki bekledim. Söylediklerim doğru çıktığında, utanıcak mısın? Ama bu benim için yeterli olmayacak, utandığını görmek... Sen beni kırmış olduğunla kalacaksın, ben de kırıldığımla...
Kamran: Sana inanmayı çok istiyorum. Feride, hatta inanmaya ihtiyacım var. Ama bir taraftan...
Feride: Bir taraftan ne? Necmiye değil mi? Necmiye'nin durumu... Yok Kamran, ben bu defa alttan almıcam. Necmiye'nin durumundan böyle yapıyorlar yoksa beni çok severler diye kendimi kandırmıcam. Ben bu sefer size hak vermicem. O yüzden sende boşuna şimdiden günah çıkarma...


Medresenin önünde Kamran duyduklarıyla şaşırmış yıkılmış bir haldedir.

Kamran:Sevdiğim değer verdiğim insanlar sanki sözleşmişte Kamran'ı sırtından vurma teşkilatı kurmuş gibiler...

Kamran Feride'nin elini tutar: Feride, ben batıyorum. İnandığım güvendiğim herkes kumdan kaleler gibi bir bir çöküyor. Necmiye, Neriman, Selim... Bir sen kaldın. Nolur gerçek ol.
Feride: Ben zaten hep gerçektim Kamran...

Biran kendilerine gelirler. Elleri ayrılır. Feride Kamran'ın üstünü düzeltir.:img-in_lo


Feride ve Kamran faytonda okula gidiyorlardır.

Feride: Sen bana bugün erik mi aldın?
Kamran: Nerden çıkardın Feride?
Feride: Hastanede, kapının önünde gördüm.
Kamran: Sana yalan söylemek istemiyorum, o yüzden sorma Feride...
Feride: Doğruyu söylemek de bir seçenek Kamran...
Kamran: Evvela senin doğruyu söylediğini göreyim de... (Sanki kızın ne yalanını gördüyse şimdiye kadar)
Feride: Görcekmiş... Nolacak göreceksin de... Bana kırmızı kurdelalı erikler mi alacaksın?:img-hyste
Kamran: Şu alaycı suratını kaybetmediğim için şükredicem.
Feride: O kadarcık mı?
Kamran: Daha ne istiyorsun Feride? Neyin olmamı istiyorsun?
Feride: Ben o manada demedim. Medresede dedimdi ya hani... Neyse...


Feride ve Michelle okulun bahçesinde dertleşiyordur.

Feride: Biliyor musun bugün nerdeyse beni sevecekti. (bu cümleyle resmen içim sızladı ya) Erik almış.
Michelle: O zaten seni seviyor.
Feride: Biliyorum, seviyor. Ama ben öyle sevilmek istemiyorum. Onunkisi öksüz ve yetim bir kıza merhamet duymak sadece... Benim istediğim bu değil.


Seyfettin bey Kamran'ın kahvesini doldurur.

Kamran: Zahmet oldu baba...
Seyfettin: Estağfurullah... Gerçi sen köpüksüz kahveyi sevmezdin biliyorum ama idare et artık :img-hyste:img-hyste:img-hyste


Kamran annesine: Niye? Neden Selim anne? Niye o?
Besime: Canım, insan kimi seveceğini seçemez ki...
Kamran: Ama kimden vazgeçebileceğini seçer. Benden vazgeçti.

Kamran annesinin kucağında uyuyakalır. Rüyasında Feride'yi görür. Feride gülerek ondan kaçıyordur. Kamran peşinden gider.

Kamran: Feride, gördüm seni... Feride, bekle... Kaçma Feride...

Feride durur. Kamran onun gülmesine rağmen gözlerinde yaşlar olduğunu görür.

Kamran: Feride ağlıyor musun sen?
Feride: Hiç de bile...

O sırada Kamran uyanır: Ağlıyor musun Feride?

Feride de ağlarak uyanır.


Kamran Feride'yi görmek için okula gelir, uzaktan onu seyreder. Feride sıkkın, Feride çok yalnız... Yalnızlığını paylaşacak hiç kimsesi yokken oturur orda öylece...

ve Kamran'ı hisseder: Biliyorum, burdasın...

Tam Kamran'ın olduğu yere doğru bakacakken cadı sınıf arkadaşı ispikler onu... Feride içeri koşar.

Kamran: Bakışları bakışlarımı kucaklasaydı o an... Hiç değilse gözlerimiz sevgili olabilseydi böyle uzaktan... Ben yine de dünyayı affedebilirdim. Bakmadın...


Herkes okulun bahçesinde ailesine kavuşmuş evlerine dağılmıştır. Feride yalnızlığıyla başbaşa kalır.

Feride: En azından gökyüzü baki... O terketmez beni...

prenses19
05-12-13, 16:00
9.BÖLÜM devam...

Seyfettin: Bak evlat, o kadar hazırsınız ki birbirinize ne yapıp edip b.. ediyorsunuz herşeyi... Etmeyin, bu kadar emeği israf etmeyin. Duygu fazlanız var belli... Bu hissiyatın zerresini bile bulamayan var oğul... Zayi etmeyin evlat... Sevin birbirinizi güzel güzel...
Kamran: Baba, herşey o dediğin kadar kolay olmuyor.
Seyfettin: Senin cesaretin kırılmış aslan... Sahip çık şu kıza...


Zevkten dört köşe olduğum sahnelerden beri... Tüm repliklere ihtiyacımız yok, aşağıdakiler ziyadesiyle yeter bizim için...:happy0064

Timtah: Senin kalbin de ruhun da bana ait, başkasını sevemezsin.
Kamran: Öyle bir yanılıyosun ki, bilsen adını unutursun. :img-in_lo


Feride konağın bahçesinde uzaktan onları seyretmektedir. O sırada Kamran dışarı çıkar, Feride saklanır. Kamran dışarı çıkınca derin bir nefes alır. Biran geceye doğru bakar, Feride'nin orda olduğunu hisseder.

Kamran: Burda olduğunu biliyorum... Çık hadi Feride... Söz, bu saatte yatakhaneden kaçtığın için kızmıcam sana... Hadi... Esasen,sana çok ama çok kızıyorum. Anlayamıyorum, içimde bir türlü halledemiyorum. Hadi Feride... (Feride'nin saklandığı çalılığın önünde durur.) Feride, annesinden dayak yediği halde anne diye ağlayan bir çocuktan farkım yok.
Feride: Beter ol.
Kamran: Hadi çık, çık beni teselli et... Elma dersem çık, armut dersem de çık... Elma... Armut... Feride, orada olduğunu biliyorum. Güzellikle çık... Benden hep böyle kaçtığın için kendimi sana açıklayamadım, anlatamadım kendimi sana... Beni hep geri püskürttün. O günden sonra içimde bir ağaç oldun, ne yeşerdin ne de söküldün. Ne yapacağım ben seninle Feride? (Feride'nin olduğu çalılığın yanına gelir) Sana diyorum Feride...

Feride'yi orda göreceğinden eminken boş olduğunu görünce darmadağın olur.


Kamran Selim'in yanına gider gerçekleri öğrenince... Suratını masaya yapıştırıverir. Bir de kıvılcım çıkartsa pek memnun olacaktımya neyse...

Kamran: Ya tayinini isteyeceksin ya da istifanı verip defolup gideceksin gözümün önünden... Benim, ailemin, Feride'nin gelip gittiği hatta şöyle bir geçtiği yoldan ayak izini dahi görürsem işte o zaman, işte o zaman gebertirim seni...
__________________

prenses19
05-12-13, 17:15
10.BÖLÜM
"Sevdalınız Kamran"

Okulun önünde ne yapacağını bilemez halde bavulunun üstüne oturan Feride Kamran'ın geldiğini görünce biran herşeyi unutur. Gözünde yaşlar yüzünde bir gülümsemeyle ona bakar.

Kamran: Ağlıyor musun?
Feride gözünün yaşını siler: Seni alakadar etmez.

Feride bavulunu alır, yürümeye başlar. Kamran onu kolundan tutar, durdurur.

Kamran: Gerçekleri öğrendim. Annem herşeyi anlattı bana... Sana nasıl haksızlık ettiğimizi, Necmiye'nin yalanlarını, Selim denen o adi herifin çevirdiği dolapları... Herşeyi öğrendim. Çok ama çok üzgünüm Feride...
Feride gözünde yaşlar: Orasıda beni alakadar etmez.
Feride yine yürüyecekken Kamran onu durdurur: Feride... Feridemm...
Kamran: Bana bir fırsat ver. Düzeltmek için elimden gelen herşeyi yapıcam. Olanları sana unutturmak için... Tekrar eskisi gibi olabilmemiz için bir şans istiyorum.
Eskisi gibi olamayız. Öyle bir cennet yok artık Kamran... Kırılmış bir vazo düşün, eskisi gibi olur mu? Hı? Dağılan parçaları topladın, biraraya getirdin yapıştırdın diyelim tıpkı eskisi gibi görünüyor, içine su koyabilir misin? Çiçek yetiştirebilir misin içinde bir daha? Yetiştiremezsin. Su sızar, çiçekler heba olur solar. Sen de, teyzem de içimdeki çiçekleri böyle soldurdunuz Kamran... Eskisi gibi olmak mümkün değil artık...
Kamran: Feride, bir yolu olmalı... Böyle bıçak gibi kestirip atamazsın. Kendimi sana affettirmenin bir yolu olmalı Feride...
Bu defa yok... Çünkü bazı yaraları ne kadar sararsan sar iyileşmez, hekim bey...

Kamran'ın gözünden bir damla yaş düşer. Feride onu seyreder ve uzaklaşır. İlerde bekleyen faytona yürür.

Kamran: Cumali efendi burda binsene...

Feride döner Cumali efendiye selam verir. Diğer faytona biner.

Faytoncuya: Rıhtıma gidicez.
Kamran: Feride ne işin var, nereye gidiyorsun?
Feride faytoncuya: Acele eder misiniz, vapuru kaçırıcam.
Kamran faytona biner: Hayır! Pattis...
Yok Pattis, kalmadı. Sayende... Sayenizde...
Kamran: Peki Serçe parmağım diyeyim mi?
Deme Kamran... Hiçbirşey deme... Ne güzel, geçmiş karşıma Pattisim, serçe parmağım... Hıhh... Kamran beyefendinin sihirli sözcükleri değil mi? Nasılsa Feride bunları duyduğunda normale döner, herşeyi unutur. Yok Kamran, kusura bakma ama mevzu bu defa böyle bir sempatiden yoksun.
Kamran: Haklısın Feride biliyorum. Ben bir eşşeğimm... Fakat sen ne söylersen, ne istersen beni affetmek için yapmaya hazırım. Yeter ki beni içinden atma...
Ne istersem mi?
Kamran: Ne istersen.
İtiraz etmeden, sorgusuz sualsiz?
Kamran: İtiraz etmeden, sorgusuz sualsiz...
Güzel... O halde git burdan Kamran...
Kamran: Nasıl...
Duydun. Sen bana ne istediğimi sordun, ben de sana ne istediğimi söylüyorum. Burdan gitmeni istiyorum Kamran... Faytondan in ve git...
Kamran: Gideyim mi?

Faytondan iner, Feride'nin faytonu hareket eder. Kamran da onu takip eder.

Feride rıhtımda inmiştir. Tekirdağ'a gitmek için annesinin yüzüğünü bavulundan çıkarmak zorunda kalır. Bilet karşılığında onu bırakır, vapura biner.

Kamran zor yetişir. Biletçinin elindeki yüzüğü görür. Adamın boğazına yapışır. Bileti alırken fazlasıyla para bırakır. Adamın elinden yüzüğü alır.

Kamran: Şu emanetimi de ver.

prenses19
05-12-13, 17:16
10.BÖLÜM devam...

Kamran vapura binince Feride'yi arar, bulunca yanına oturur.

Feride: Ben sana bana rahatsızlık verme demedim mi?
Kamran: Hayır. (Feride şaşırır.) Sen bana faytondan in dedin. Ben de faytondan indim, vapura bindim.

Aşık aşık Feride'ye bakar, Feride başını çevirir. Kamran onu izlemeye devam eder. Feride kalkıp başka bir yere oturur.

Kamran cebinden yüzüğü çıkarınca geçmişi hatırlar.

Kamran Feride'nin odasının önünde onların konuşmasını duyar.

Besime: Gerçi Kamran'la nişan yüzüğünüz olsun diye niyetlendiydim ama...
Feride: Ne münasebet teyze, o sıntırla... Hiç de bile... (Kamran gülümser.) Hem ben okuyorum daha, çocuğum...
Besime: Birşey olmaz, niyet önemli... Ben o niyetle geçirdim yüzüğü parmağına...
Feride: Teyzee...

Kamran dayanamaz içeri girer.

Besime: Hıhh... İyi insan da lafının üstüne...

Feride Kamran'ı görünce telaşlanır, parmağındaki yüzüğü çıkarıp arkasına saklar.

Kamran: Hayrola...
Feride: Neye hayrola?
Kamran: Ne saklıyorsun?
Feride: Hiiiç... (Feride yüzüğü gösterir sonra...) Anneminmiş...

Kamran Feride'nin yanına oturur, yüzüğü elinden alır.

Kamran: Çok güzelmiş... (Feride'nin elini tutar.) Ver bakim şu elini... O dolma parmaklarına olacak mı?

Feride'nin parmağına yüzüğü takacakken Feride elini çeker.

Feride: Ben denedim, olmuyor.

Kamran elini tutar tekrar: Bir de ben deneyeyim.

Yüzüğü Feride'nin incecik parmağına takar. İkisi de önce birbirlerine sonra da Feride'nin parmağındaki yüzüğe bakar.

Feride: Eskittin yüzüğü...

Feride elini çeker, yüzüğü parmağından çıkartır. Koluna silerek parlatmaya çalışır gülümseyerek... Kamran da hayran hayran onu seyreder.


Feride'nin karşı tarafına oturan adam onu izlemeye başlar. Kamran'ın dikkatini çeker. Bir daha bakar emin olmak için, daha fazla yerinde duramaz. Kalkıp adamın yanına gider. Ceketinden tutup onu ayağa kaldırır. Suratına bakar, kafayı çakar.:img-hyste:img-hyste Adamı kolundan tutup uzağa doğru atar.

Kamran: Çık lan dışarı...

Sonra gider Feride'nin yanına oturur. Feride şaşkın şaşkın ona bakar. Aslında Kamran da kendi yaptığına şaşkın gülümseyerek Feride'ye bakar.

Vapurun içinde yiyecek satışı vardır. Saatlerdir hiçbişey yemeyen Feride o tarafa doğru bakar. Kamran da farkeder. Kalkıp 2 tane sandviç alır. birini Feride'ye uzatır. Feride başını çevirir.

Kamran: Acıkmadın mı?
Feride: Acıkırsam kendim alabilirim.
Kamran: Tabii ki alabilirsin. Ama kendime alınca sensiz boğazımdan geçmeyecekti.
Feride: Peki... (Kamran kabul etti sanıp gülümser.) O halde bolca su al yanına...

Kamran kalkıp birini karşıdan onları izleyen küçük kıza verir. Sonra Feride'nin yanına dönüp diğerini yine ona uzatır. Feride ona bakmadan gülümser.

yaqmuur
06-12-13, 23:06
10. bölüm

kiskanan kamran
Kamran: sen nereye gidiyorsun?
Feride: misafir karsilamaya.
Kamran: onlar ev sahibinin isi, burda kendi evindeymisin gibi davranmayi birak.
Feride: istesem de davranamam zaten .. zira öyle hissetmiyorum.
Kamran: ha söyle, biz burda misafiriz; ona göre davranalim. hatta yemekte de fazla vakit kaybetmeyelim; yiyelim yemegimizi bahceye cikalim, ya da sen uyu. :img-hyste
Feride: cok hevesliysen sen uyuyabilirsin, ben oturucam.

prenses19
07-12-13, 14:44
10.BÖLÜM devam...

Feride olanları Müjgan'a anlatır.

Müjgan abla: Peki Kamran ne diyor bu işe? Olup biteni anlattın değil mi ona?
Feride: Anlattım, ama inandıramadım.
Müjgan abla: Hadi canım... Kamran makul bir insandır. Senin böyle birşey yapmayacağını bilir elbet... (Bilemedi valla Müjgan ablacık, sorma derdimizi:img-beee:)
Feride: Ben de tam senin gibi düşünüyordum, gel gör ki fena yanıldım. Kalbimi kıranda bu ya... Geçinemeyiz, anlaşamayız, sürekli kavga ederiz ama biliriz birbirimizin kalbini... Kamran beni çok sever... Öksüz, yetim küçük bir kız çocuğunu sever gibi sever, bilirim.
Müjgan abla: Peki ya sen?
Feride: Ben ne?
Müjgan abla: Yani senin duyguların Kamran'a karşı ne alemde? Seviyor musun onu?

Kamran o sırada başını kaldırıp Feride'nin odasına doğru bakar. Hissetti eşek kafalı :img-hyste

Feride: Ben o manada demedim.
Müjgan abla: Ben de o manada sormadım.
Feride: Aşk olsun Müjgan abla...
Müjgan abla: Ben ne dedim ki Feride şimdi kızıyorsun? Hem zaten ateş olmayan yerde...
Feride lafını keser: Tamam abla, tamam... Ne desem anlatamıcam ben sana... Kapatalım bu bahsi... Gelmişim buraya ne güzel, hasret gideriyoruz.
Müjgan abla: Tamam, tamam... Seviyorsun değil mi burda olmayı? Söyle bakalım Çalıkuşu, Tekirdağ'ın en çok nesini seviyorsun?
Feride: Müjgan ablasını...
Müjgan abla: Cııkkk... Kamran'la gidiş dönüş yollarını... :img-hyste


Yatağında üşüyen Feride dayanamayıp üstündeki battaniyeyi alıp yiyecek birşeyler de hazırlayarak bahçeye çıkar. Müjgan abla da dışarıdakini hırsız zannedince denk gelirler.

Kamran: Beni öldürmeye mi çalışıyorsun?
Müjgan abla: Sen de hırsız gibi napıyorsun bu vakitte burda? Niye efendi gibi eve girmiyorsun?
Kamran Feride'ye bakar: Feride gel demeden gelmem.
Müjgan abla: Feride...

Feride omuz silker.

Müjgan abla: İyi o halde, ev sahibi olarak ben diyorum. Gir içeri...
Kamran: Feride çağırmadan olmaz.


Kamran sabaha kadar dışarda beklemiştir. Pencereden onun bu halini gören Müjgan dayanamaz, evdekilere Kamran'ın geldiğini söyler.

Enişte: Kamran sen neyle geldin? Bu saatte vapur yok ki...
Kamran: Ben zaten burdaydım enişte, bir arkadaşım var burda onda kalıyordum. Ordan geldim.
Ayşe teyze: Kimmiş bu arkadaş? Sakın Suzie hanım olmasın.
Kamran: Suzie? Suzie kim teyze tanımıyorum.
Ayşe teyze: O seni pek tanıyor ama... Alıyorum haberlerini, Neriman hanımla seni...

Feride ters ters Kamran'a bakar.


Ayşe teyze Kamran'ı sorguya çekmektedir.

Ayşe teyze: Kardeşine iyi kısmet bulmuşsun, darısı Feride'nin balına...
Kamran: Feride 'nin daha mektebi var.
Ayşe teyze: Nolucak çocuğum, nişanlanır mektebi bitince evlenir. Çıkarsa tabi hayırlsıyla biri... Bizim kız biraz malum, deli bozuk... Zor onu kocaya vermek... Artık bulduğumuzu bırakmıcaz, napalım...
Kamran: Feride'nin öyle koca aramak gibi bir derdi yok teyze... Aklı fikri ilim irfan öğrenmekte, başka da bir tasası yok. Siz merak buyurmayın.
Ayşe teyze: Siz zamane gençleri... İlim karın doyurur sanıyorsunuz. Neyse ki biz varız başınızda yol yordam gösterecek, bu işleri öğretecek... Annen kızıyla ilgilensin, ben Feride ile ilgilenirim. Genç, çok yakışıklı bir zabit var. (Kamran'ın resmen suratı morarıyor burda:img-hyste) Eniştenin evlatlığı... Tam Feride'nin dengi... Akşama yemeğe çağırdım.
Kamran: Lüzumsuz bir davet olmuş teyze... Kızın aklına olmayacak şeyleri sokmayın lütfen... (Feride'ye okulunu bitirmezse kendi ellerimle seni evlendiririm diyen de kimdi acabaaa...:icon_whis) Teesüf ederim. Neyse, ben biraz yürücem.

prenses19
07-12-13, 15:30
10.BÖLÜM devam...

Feride deniz kenarında Nermin ile oyun oynarken İsa ile karşılaşır.

İsa: Yolunuzu mu kaybettiniz küçük hanım?
Feride: Ne münasebet... Ben buraları avucumun içi gibi bilirim.
İsa: Öyle mi? Ben de bilirim. Hiç tesadüf etmedim oysa...
Feride: Kısmet... Feride arkasını döner gitmek için... İyi günler...
İsa: Keşke yarın yine tesadüf etsek...
Sanmam... Hiç de sevmem tesadüfleri...
İsa: Tamam, tesadüf etmeyelim o halde, randevulaşalım.
Feride: Vaktinize yazık olur.
İsa: Bilakis sizi beklemek ladar vaktimi zenginleştirecek başka birşey olamaz. Geleceğinizi ümit ediyorum.
Feride: Tavsiye etmem. Bir arkadaşımın arkadaşı dün gece aynı ümit yüzünden donma tehlikesi atlattı. Bütün gece kızı beklemiş, soğukta, evinin önünde... Sabaha kadar...
İsa: Arkadaşınız hayli şanslı bir hanımmış...
Feride: Nerden biliyorsunuz şanslı olduğunu...
İsa: Çünkü aşkına kavuşmuş, bundan ala şans mı olur.
Feride: Birşey bildiğiniz falan yok... Onlar küs, kavgalı... Aralarında öyle birşeyin olması mümkün bile değil... Çok zor...
İsa: Zorlukları engelleri bilemem ama onlar kalpleriyle kavuşmuşlar, geriye itiraf edip kabullenmeleri kalıyor.
Feride: Aman, bizene...
İsa: Bari adınızı bahşetseydiniz.
O sıra Nermin seslenir: Feridee...
İsa: Size sesleniyorlar galiba...
Feride: Yok... Feride bizim ufaklık, küçük haylaz bir kız çocuğu... Feride o, ben değilim... :img-hyste (nasıl da güzel kendini tarif ediyor)
İsa: Peki ya siz? Sizin bir adınız yok mu?
Feride giderken: Ben... Benim adım Marika...
İsa arkasından: Memnun oldum Marika...

İsa'yı inandırmak için kendi adını seslenerek Nermin'in yanına döner. Müjgan ve Kamran'ın da gelmiş olduğunu görür. Müjgan Feride'nin yanına gelir, Kamran uzaktan onları izler.

Müjgan abla: Perişan durumda Feride, hadi konuşup halledin lütfen...
Feride: İstemiyorum.
Müjgan abla: Bak yoksa seni zorla kucaklayıp götürecek millete rezil olacaksınız. Gözü dönmüş büsbütün... Lütfen vukuat çıkmasın.
Feride: Peki, tamam. Ayakkabımın bağcığı açılmış onu bağlayayım geliyorum.
Müjgan abla: İyi peki...

Müjgan Kamran'ın yanına giderken, Feride eğilmiş bağcığıyla uğraşıyordur.

Kamran seslenir: Oynama... Kördüğüm olur çözemezsin sonra...
Feride: Çözülmüş, bağlamıyayım mı?
Kamran: Gel ben bağlarım. (Feride önce şaşırır cevap vermez) Feride, Feride?
Feride ayağa kalkar, ayaklarını gösterir: Bağcıklarım...

Kamran Feride'nin yanına gelir, Feride gülümseyerek onu bekler. Kamran önünde diz çöker.

Feride: Acele etme, yavaş yavaş, sindire sindire... :img-hyste
Kamran: Hay hay efendim... Hay hay...

Onun bağcığını kendi ayakabbısının bağcığına bağlar. :img-hyste

Feride: Çekilebilirsin...

Kamran Feride'ye yol verir geçsin diye... Feride bağcıktan yürüyemez. Tam düşecekken Kamran tutar.

Feride: Naptın? Üff Kamran... Çöz şunu, çöz dedim.
Kamran: Sana oynama, kördüğüm olursun demiştim.
Feride: Aman, ne sevimli...
Kamran: Sevimsiz, seninle bu son yaşadıklarımız gerçekten sevimsiz Feride... Ben seni nasıl dinlediysem sen de beni dinlemek zorundasın...
Feride: Dinlenecek birşey yok. Her anında her saniyesinde yanındaydım. Kamran: Daha fazla konuşup birbirimizi kırmanın bir anlamı yok... Seninde anlatacak hiçbir şeyin yok Kamran... İnan bana boş yere geldin buraya...
Kamran: Haklısın Feride... Aynı şeyleri konuşup birbirimizi üzmeyelim. Ben buraya sana birşey vermek için geldim. Bende sana ait olan birşey var.
Feride: Neymiş o?
Kamran: Kalbim...
Feride önce şaşırır, sonra gülümser: Peki, ver madem... Sen nasılsa yerine patates koyarak da idare edersin.
Kamran: Sayende pattise döndü zaten...
Feride ayakkabısını çıkarıp ona bırakır: Al, bunun içinde soyarsın.:img-hyste Sıntır...

Eve tek ayakkabıyla yürüyerek gider.

prenses19
07-12-13, 16:23
10.BÖLÜM devam...

Feride akşam için kıyafet seçerken hala siniri geçmemiştir.

Feride: Kalbiymiş... Sende kalp ne arar, ne işe yarar. Sıntır, kara çiyan...:img-hyste

O sırada Müjgan içeri girer: Kuzu, neydi o sahildeki halleriniz? Gülmekten karnıma ağrılar girdi. Alemsin Feride...
Feride: Alemim Müjgan abla... Ruhlar alemiyim şuan...
Müjgan abla: Baksana sen bana, noldu? Ne dedi de sana bu kadar üzüldün.
Feride: Kamran işte... Hem önce böyle güzel güzel laflar ediyor, aklımı çeliyor, bana söylüyor sanıyorum, sonra hemen arkasından başka birşey çıkıyor. Yok aşığı Neriman'a söylüyormuş da, yok şaka yapıyormuş da bilmem ne... Oh ettim ama... Bu sefer hiç üstüme alınmadım. Pabucumu da o yüzden bıraktım, pabucuma anlatsın diye... Sıntır, kandırıkçı...
Müjgan abla: Eyvaah, sen ne yaptın Feride?
Feride: Naptım, çok iyi yaptım.
Müjgan abla: Geçen seferkileri bilmiyorum ama bu sefer sana söylüyordu. Ayol bu Kamran senin gözünde büsbütün yalancı çobana dönmüş. Mecnun olup çöle düşse yine inanmayacaksın seni sevdiğine...
Feride: Bak, seni de kandırmış işte... Hani bu fareler varmış ya, insanların burnuna üfleyip uyuşturup yiyormuş. Kamran'da aynı öyle... İnsanları üfleyip uyuşturuyor. Bilhassa kadınları... :img-hyste:img-hyste:img-hyste Ama beni kandıramayacak.

Feride elinde kıyafetlerle odasından çıkınca eve yeni gelen Kamran'la karşılaşır.

Kamran: Hayırdır, bir yere mi gidiyorsun?
Feride: Akşam misafir varmış. Teyzem düzenli tertipli çık karşısına dedi.
Kamran Feride'nin elindeki elbiseleri kapar: O halde hiç gerek yok, sen her halinle güzelsin.
Feride: Tekirdağ'ın havası senin gözlerine iyi gelmiyor anlaşılan... Verir misin elbisemi...
Kamran: Hayır vermem...
Feride: Kamran ver şunu dedim.
Kamran: Hayır bırak...

Aralarında çekiştirirken elbisenin kolu yırtılır.

Feride: Beğendin mi yaptığını?
Kamran: Beğendim. Hatta bayıldım. (Elbiseyi yere atar, Feride'nin ellerini tutar. Feride elini çekmeye çalışır.) Feride, nolur gidelim, İstanbul'a gidelim, çok sıkıldım ben burda...
Feride: Gitmicem, ben iznimi burda geçiricem. Ama sen gidersen memnun olurum.
Kamran: Gidemem, ben sensiz hiçbir yere gidemem. (Burda öyle bir söyleyişi var ki öfff:img-in_lo)
Feride: Ben de seninle şurdan şuraya gidemem.
Kamran: Bana o kadar güvenmiyorsun yani?
Feride: Güvenmiyorum. Sen de bana güvenmiyorsun. Herşey karşılıklı...
Kamran gülümser: Her şey?
Feride: Herşey...
Kamran yüzündeki sırıtışı gören Feride sinirlenir: Sıntır...


Akşam Feride dünyalar güzeliyken iyice fıstık gibi olmuştur. Kamran sinirle onu izlemektedir. Kapı çalınca herkes misafiri karşılamak için kapıya doğru giderken Kamran Feride'yi durdurur.

Kamran: Sen nereye gidiyorsun?
Feride: Misafiri karşılamaya...
Kamran: Onlar ev sahibinin işi... Burda kendi evindeymiş gibi davranmayı bırak...
Feride: İstesemde davranamam zaten, zira öyle hissetmiyorum.
Kamran: Ha şöyle... Biz burda misafiriz, ona göre davranalım. Hatta yemektede fazla vakit kaybetmeyelim. Yiyelim yemeğimizi bahçeye çıkalım. Ya da sen uyu...:img-hyste
Feride: Çok hevesliysen sen uyuyabilirsin. Ben oturucam.

İsa Feride'yi görünce şaşırır: İyi akşamlar, ben İsa...
Ayşe teyze: Yiğenimi takdim edeyim, Feride...
İsa: Öyle mi? Benim de Feride adında bir tanıdığım var.
Kamran: Bizimki olmasın sakın...
İsa: Yok, benim Feridem küçük haylaz mı haylaz bir kız çocuğu... (Feride'ye elini uzatır.) Memnun oldum.
Feride: Ben de memnun ol..

tam tokalaşmak için elini uzatmışken Kamran tokalaşır.

Kamran: Kamran ben...

prenses19
07-12-13, 21:05
11.BÖLÜM 2.FRAGMAN

Feride ve Kamran vapurda...

Kamran Feride'nin elini tutar: Sevgilim...
Feride utanır: Sevgilim mi?

Kamran etrafına bakar, dayanamaz ona doğru yaklaşır. Feride yana kayar.

Feride: Kamran üstüme gelmez misin lütfen...
Kamran bunun üstüne gülümser: Bal dudak...

***************************************
Kamran: Bundan sonra varlığım sadece senin için atan bir kalpten ibaret olacak.Kamran yalnızca bundan ibaret olacak. Seni sevmekten ibaret...

Kamran yatakta uyuyan Feride'nin saçlarına dokunur, br tutamını öper.

*******************************************
Kamran Feride'nin önüne diz çökmüş, elinde yüzük...

Kamran: Benimle evlenir misin?

BSuheda
08-12-13, 20:30
......
Kamran: ”Kırgınım.Saçılmış bir nar gibiyim.Sessiz akan bir ırmağım geceden.Git dersen giderim.Kal dersen kalırım.”
Feride: ”Git dersen kuşlarda dönmez,güz kuşları.Yanıma kiraz hevenkleri alırım ve seninle yaşadığım o iyi günleri.Kötü günleri bırakırım.”
Kamran: ”Aynı gökyüzü,aynı keder.Değişen bir şey yok ki gidip yağmurlara durayım.”
Feride: ”Söylenmemiş sahipsiz bir şarkıyım.Belki sararmış eski resimlerde kalırım belki esmer bir çocuğun dilinde.
Bütün derinlikler sığ.Sözcüklerin hepsi iğreti.Değişen bir şey yok hiç,ölüm hariç.Aynı gökyüzü aynı keder.”

BSuheda
11-12-13, 14:07
11.bölümden..

"Bak öperim seni benimle evlenmek zorunda kalırsın":img-in_lo

prenses19
11-12-13, 19:21
Canlarım 11.bölümü de yazıcam bizler için ama 10. bölümü tamamlamadan başlamaya gönlüm razı olmadı bunu tamamlayıp hemen 11'e geçicem :img-wink:


10.BÖLÜM devam...

İsa Feride'yi görünce şaşırır: İyi akşamlar, ben İsa...
Ayşe teyze: Yiğenimi takdim edeyim, Feride...
İsa: Öyle mi? Benim de Feride adında bir tanıdığım var.
Kamran: Bizimki olmasın sakın...
İsa: Yok, benim Feridem küçük haylaz mı haylaz bir kız çocuğu... (Feride'ye elini uzatır.) Memnun oldum.
Feride: Ben de memnun ol..

Tam tokalaşmak için elini uzatmışken Kamran tokalaşır.

Kamran: Kamran ben...

Kamran'la tokalaşırlar.


Sofrada yemek yenilirken Kamran da arada Feride'ye bakan İsa'yıtakip etmektedir.

Ayşe teyze: Feride Fransız mektebinde okuyor biliyor musun İsa?
İsa Feride ile Fransızca konuşmaya başlar: Fransızca müthiş bir lisan.
Feride Fransızca cevap verir: Evet, şiir gibidir.
İsa: Sizinle sabaha kadar konuşabilirim. Hem bana su perisi Marika'dan da bahsedersiniz biraz...
Kamran bu durumdan rahatsız, o da Fransızca konuşarak araya girer: Su perisi demek... Kim bu Marika, Feride?
Feride cevap veremeden İsa araya girer: Feride hanımla bizim sırrımız...
Kamran iyice gıcık olmuşken bu duruma Türkçe konuşmaya geri döner: Artık sır kalmadı birazder... Kendi lisanımızı konuşsak da masadakilerede saygısızlık olmasa...


Müjgan gece Feride'nin yanına gelir.

Müjgan abla: Sana keyfini yerine getirecek birşey söyleyeyim mi?
Feride: Lütfen?
Müjgan abla: Kamran seni deliler gibi kıskanıyor Feride...
Feride: O hep kıskanç... Kendi ile alakalı, benimle alakası yok... Herşeye ben sahip olayım, dünya benim etrafımda dönsün. Dengesini bozacak birşey olunca da öyle çıldırıryor işte... İsa bey geldi, delirdi.
Müjgan abla: Çok safsın Feride... Kamran seni İsa'dan kıskandı.
Feride: Beter olsun. Umrumda bile değil...
Müjgan abla: Ama sizi barıştırmamı istiyor.
Feride:Müjgan abla, sakın...Rica ederim sakın böyle birşey yapma... Ben çok iyiyim böyle, kafam rahat hiç değilse... :img-hyste (gel de bize sor ne rahattır eminimm)
Müjgan abla: Valla ben sana sormadan tamam dedim bile... Zaten gündüz sahilde atlattın beni... Artık olmaz, sabah halledeceksiniz bu meseleyi...


Kamran'dan kaçmak isteyen Feride sabah erkenden kalkar, hazırlanıp dışarı çıkar. Kamran kapının kapanma sesine uyanır. Sahile Müjgan'la onun yanına gittiklerinde Feride eve gitme bahanesiyle tekrar kaçar yanlarından... Onunla konumak isteyen Kamran çaresizce arkasından bakar.

Müjgan abla: Valla işin zor Kamran...
Kamran: Böyle yapınca emin olamıyorum. Beni istediğine emin misin?
Müjgan abla: Seni ister mi istemez mi bilemem lakin seni seviyor. Bir bildiğim o...
Kamran: Peki ya yanılıyorsan? O zaman benimle öyle bir dalga geçer ki... Bunu düşünmek dahi istemiyorum. (şaşkoloz bu yaa, hala emin değilmiş yuhh, kız daha napsın, saçını süpürge etti garibim...:img-hyste)
Müjgan abla: Nolur Kamran, ne kaybedersin? Asıl siz böyle korktuça birbirinizi kaybediyorsunuz haberiniz yok...
Kamran: Haklısın... Çok asi çok inatçı... (yahuu yıllardır aşık olduğun kız işte.. Sanki yeni böyle oldu:calis)
Müjgan abla: Bana bak sen korkuyor musun yoksa? (seviyorum bu kızı yaa... damardan girdi afferin)
Kamran: Ne münasebet...
Müjgan abla: Hadi bakalım, göster o zaman o cesur yüreğini...


Feride bahçede Nermin'le salıncaktadır. Nermin ayakta sallandığı için korkunca Feride sinirlenir, indirir onu salıncaktan... Eve doğru yürüyecekken Kamran yol vermez, Feride ona ters ters bakar.

Kamran: Küçücük çocuğu salıncakta korkutacağına denginle uğraşsana?
Feride: Sen misin benim dengim?
Kamran: Noldu, korktun mu?

Kamran salıncağa ilerler Feride'yi bekler.

Kamran: Aaa, ne korkucam be!

Kamran'ın karşısına geçip salıncağa biner. Kamran'ın da binmesiyle salıncağı taşıyan ipler gıcırdamaya başlar. Onlar yüzyüze gözgöze sallanırken salıncakta biz de heyecanda yerimizde sallanmaktaydık vallahi:img-hyste

Kamran: Müjgan bugün bana çok güzel birşey söyledi. Ömrümce umut ettiğim şeyi... (Kamran gülümser.) Beni sevdiğini...
Feride: Şimdi anlaşıldı senin niyetin... Durdur salıncağı inicem ben...
Kamran: Feride, doğrusunu senden duymadan durdurmıcam.
Feride: Hay hayyy, söyliyim madem... Seni sevmiyorum Kamran... Oldu mu şimdi... Durdur dedim.
Kamran azimli: İnanmıyorum sana...
Feride: O senin sorunun...
Kamran: Feride, ben seni seviyorum.
Feride: O da benim sorunum...
Kamran: Feride neden bu kadar zorlaştırıyorsun? Şöyle güzellikle kabul etsen...
Feride: Kamran, kabul edecek birşey yok... Bak hem düşücez durdur şu salıncağı... (Kamran inadına biraz daha hızlanır.) Kamran bak bu ipler bizi tartmayacak. Düşücez diyorum sana...
Kamran: Beni sevdiğini söylemeden olmaz Feride... Seni seviyorum...
Feride: Ben de seni sevmiyorum.
Kamran: Ben seni seviyorum.
Feride: Ben seni sevmiyorum.
Kamran: Feride, ben seni seviyorum.

O sırada salıncağın ipleri kopar. Kucak kucağa yerde yuvarlarlanır. Ona rağmen gözleri birbirinden ayrılmamıştır.

Feride artık dayanamaz, nefes nefese: Ben de...

Kamran sıntırı gülümser hem de 32 diş... Tabi biz de...:img-hyste:img-hyste

ecmelll
11-12-13, 19:44
En sevdiğin kelimenin "umut" olduğunu. ..
Umutsuzluğa düştüğünde ise Kehf suresini okuduğunu...

prenses19
11-12-13, 20:15
Elifciğim ister de ben yazmaz mıyım? Cancağızlarım için gelsin bu bölüm replikleri... :img-wink:

11.BÖLÜM
"Can Şenliğim...":img-in_lo

Kamran Feride'nin itirafıyla Kamran mutluluk havuzuna düşmüşken ikisi de gözlerini birbirinden alamaz.

Nermin sesiyle bahçeyi çınlatır: Çalıkuşu Kamran'ı seviyoor. Çalıkuşu Kamran'ı seviyoor.
Feride utanır: Hiç de bile... (Kamran'ı üstünden atmaya çalışır.) Kamran kalk dedim sana... ( Ne ara dedi ki hiç haberimiz yoook:icon_whis) Çekil..

Kamran üstünden çekilir, Feride eve kaçar. Kamran hala yüzündeki gülümsemeyi silemezken peşinden koşar.

Kamran: Feride...
Feride eve girip kapıyı kapatır: Allahım ne yaptım ben... Yine tuzağa düşürdü beni sıntır.. (böyle tuzağa can kurban bence yaa:img-blush)
Ayşe teyze: Feride noluyor kızım...
Feride: Nolucak teyze, uslanmıyorum. O oluyor.
Kamran eve girer: Feride çocukla çocuk mu oluyorsun?

Feride onu görince odaya kaçar.

Ayşe teyze: Hayrola Kamran ne bu haliniz?
Kamran: Hayırdır teyze hayır... Bu Feride ile bizim en iyi halimiz...

Ayşe teyze şaşkın bir halde dışarı çıkar.

Kamran Yüzündeki gülümseye son hız devam: Feridem, Çalıkuşum, Serçe parmağım hadi aç şu kapıyı... Ya Nermin o, alınma... Hadi aç... Can şenliğim... (Aha geldi bizim vurucu hitap:img-in_lo)
Feride kapının arkasında onu dinlerken: Can şenliğim... Ne güzelmiş...

Kamran yüzündeki aptal sırıtışla kapıya vurur.

Feride: Yine kandırıyor beni...
Kamran: Feride hadi aç şu kapıyı... Bak yüzüne hasret kaldım. :img-in_lo
Feride:Ya yaaa, açim de alay et değil mi?
Kamran: Niçin alay edeyim?
Feride: O söylediğim şey yüzünden... Bahçede, salıncaktan düşünce...

Kamran kapının arkasında gülmekten kopar ama bu gülüş öyle anlatılacak birşey değil... Sevgili Kariha arkadaşımın izniyle forumda kullandığı çalışmayı ekliyorum:img-hyste:img-hyste
http://s10.************/u11cxuek5/anigif.gif (http://**************/)

Feride: Daha doğrusu zorla söylettiğin şey yüzünden...
Kamran gülmemek için kendini zor tutar: Sen bana ne söylemiştin? A aaa, sen bana bir şey mi söyledin? Hatırlamıyorum ki... Peki güzel birşey miydi o?
Feride sinirlenir: Demek hatırlamıyorsun ha... Hatırlamazsın tabii... Haklısın... Hiç yaşanmamış farzedelim, hiç olmamış sayalım, en iyisi... (Dayanamaz kapıyı açar, karşısında 32 diş sırıtan bir Kamran bulur.:img-hyste) Dilim sürçtü hem öyle salıncaktan da düşünce beynim bulandı. Şuurum yerinde değildi, yoksa ne mümkün...

Feride arkasını döner odaya girer. Kamran peşinden gider, onu kendine doğru çevirir. Yüzünün ellerinin arasına alır.:img-blush

Kamran: Şapşalım benim...
Feride: Sensin şapşal...
Kamran: Tamam, tamam benim şapşal... Tekrar duymak istediğim için hatırlamıyorum dedim... Malum, senden öyle güzel laflar hep duyamıyoruz. Sen bana seni seviyorum dedin. Şuan ben dünyanın en mesut insanıyım Feride...

sakowcik
11-12-13, 20:15
11. bölümden inciler.

Kamran: Seni seviyorum.... Seni sevmeyi de seviyorum.

Kamran: Can şenliğim.

Feride: Kamran, gitme! Beynimin en kullanmadığım kısmı seni bırakmamam gerektiğini söylüyor.

Besime: (Ferideye) Kaynanası da seviyormuş tam da sofranın üstüne gelmiş.
Kamran: Ona ne şüphe anneciğim. :img-in_lo:img-hyste

Kamran: Biz Feride'yle konuşuyoruz.
Seyfettin: Nece konuşuyorsunuz ikigözüm?! Yeni bir lisan mı keşfettiniz?

Kamran: (Feride'ye) Sen de bi zahmet beni geçir istiyorsan? :img-in_lo (gereksiz replik gelebilir de ordaki bakışlar süper :img-in_lo)

Kamran: Bak öperim seni benimle evlenmek zorunda kalırsın.

Neriman: Selim için Isırmaz dimi? :img-hyste

Kamran: Size anlatıcak çok romantik hikayem var. Sonunu hiç bilmediğim iki kelimeden oluşan çok güzel bir masal. :img-in_lo

Kamran: Feride'm :img-in_lo

(yorumun başlığı yalnış olmuş Kamran'dan inciler yazsaydım keşke)

prenses19
11-12-13, 21:29
11.BÖLÜM devam...

Kamran mutluluktan havalardayken Feride'de geçmiş ile hesaplaşmaktadır.


Kamran'ın kulübede ona dokunduğu anı hatırlar. Yine böyle yüzünü ellerinin arasına almıştır.

Kamran: Seni seviyorum...
Taa develer tellal değil iken,
Sanki bu dünyaya gelirken,
Bu aşk için Allah'a söz vermişim gibi...

Kamran: Böyle yazmıştım saklı sevdamın mektuplarına... Böyle başladı Neriman ile sevmemiz...


Kamran okulda Feride'nin oyununu bitirmek için onu kandırırken... hatırlar.

Kamran ona elini uzatmış: Ben elimi uzatınca sen kaçmasan, ben uzatınca sen bırakmasan...
Feride: Ne diyorsun sen be?
Kamran: Gerçek bir randevu istiyorum senden... İkimiz başbaşa konuşucaz. İzin gününde buluşalım. Sen nereye istersen gelirim.


Çamlıca tepesinde olanlar ve Kamran'la sonrasındaki konuşmalarını hatırlar.

Feride:Artık arkadaşlarına yalan söyleme mecburiyetinde değilsin
Kamran: Aşağılık herifin tekiydi ayrıldım diyeceksin. Ve bitecek işte bu saçma sapan oyun...
Feride: Bana ihanet ettin.
Feride: Ferideciğim, seni aldatmış sayılmam için aramızda hususi bir bağın olması gerekiyor. Sana ümit vermiş olmam... (Kamran Feride'nin gözlerindeki yaşları görür.) Feride, farkında olmadan ümit mi verdim ben sana?


Feride olanları hatırlayınca üzüntüyle gülümser, karşısında onu izleyen Kamran'a bakar.

Feride: Lakin, bu defa da ben sana şaka yaptım.
Kamran: Asıl şimdi şaka yapıyorsun.
Feride: Aaa ne o ? Yoksa sen ciddiye mi aldın? Yapma Kamran... Salıncakta o kadar hızlı sallanıyorduk ki sen sekte-i kalpten gitme diye öyle söylemek mecburiyetinde kaldım. Yani anlayacağın senin hayatını kurtarmak içindi... Bana teşekkür borçlusun. Kamran, yoksa... Yoksa ben farkında olmadan sana ümit mi verdim? Hı?
Kamran: Anlıyorum Feride, geri döndüremiyeceğim, düzeltemeyeceğim hatalarımın acısını çıkartıyorsun benden... (ohh olsun:img-beee:) Olsun canın sağolsun. Lütfun da başım üstüne, kahrın da başım üstüne... :img-in_lo Lakin beni sevmediğini söyleme...
Feride: Fakat öyle... Neden inanmak istemiyorsun anlamadım.
Kamran, hakikatte seni gerçekten seviyor olabilmem için, senin ıhlamurunu şekersiz içtiğini...
Kamran: Çayına 5 kaşık şeker attığını...
Feride: Aklın birşeye takıldığında iki kaşının arasında beliren o ince çizgiyi...
Kamran: İncinince nasıl baktığını...
Feride: Sinirlenip kızdığında, gözlerini ayırınca kirpiklerinin kaşına değdiğini...
Kamran: Kaçmaya çalışınca boynunu nasıl kaşıdığını...
Feride: Mevsimlerden en çok sonbaharı sevdiğini...
Kamran: Lakin üşüdüğünü, yaz kış mütemadiyen üşüdüğünü...
Feride: Sağ elinin serçe parmağının sol elinin serçe parmağından daha uzun olduğunu,
Kamran: Köşeye sıkışıp edecek iki kelam bulamadığında görünmez olmak için elbisenin yakalarıyla oynadığını...
Feride: En sevdiğin kelimenin umut olduğunu... Umutsuzluğa düştüğünde ise Kehf suresini okuduğunu... Kamran, hakikatte seni seviyor olmam için,
Kamran: Benim bütün bunları biliyor olmam lazım...


Kamran yatakta oturan Feride'nin karşısına oturur.

Kamran: Feride, beni sevdiğini söyleyip gidemezsin Feride...
Feride: Fakat sana şaka olduğunu söyledim. Neden inanmamakta bu kadar ısrar ediyorsun anlayamadım. Hep sen mi yapacaksın? Bu defa da ben sana oyun ettim.
Kamran: Benim Feridem kin tutamaz, hemen uykusu gelir.
Feride: Bakıyorum hafızan yerine gelmiş, senin adına sevindim. Keşke Kamran Selimle gördüğünde de benim kim olduğumu hatırlayabilseydin. Keşke o gün de benim Feridem öyle birşey yapmaz diyebilseydin.

Kamran'ın yanından kalkar, dışarı çıkmak için kapıyı açar. Kamran arkasından gelir kapıyı kapatır. Anahtarı da alır. O sırada içeri girmekte olan Nero tayfası kapıda kalır.

Feride: Kamran aç şu kapıyı...
Kamran: Açmıcam. Bu kapıyı kilitlemek hayli keyifli bir uğraşmış. Demin sana için için kızıyordum ama haklıymışsın.

O sırada Ayle teyze Kamran'a kapıyı açtırmaya çalışıyordur. Sonunda Neriman'ın geldiğini söyler. Feride ters ters Kamran'a bakar. Kamran bu nalet cadı da nerden çıktı böyle diye düşünür. Bence yanii:img-hyste

Kamran: Neriman mı burda? Teyze sizin yerinizde olsam Neriman'ı defederdim. Kendisi hayli güvenilmez ve yalancının teki...

Kapıdakilerden kurtulmuşken durum bu seferde Feride'ye izah etmeye gelir.

Kamran: Feride...

Feride odaya gider. Kamran da peşinden gider.

Kamran: Feride, yemin ediyorum Neriman'ın burda olduğunundan haberim yok.
Feride: Beni alakadar etmez. Beni milletin önünde rezil ettin. Hayatımı altüst etmeye ne hakkın var senin, ne hakkın var?
Kamran: Senin ne hakkın var benim duygularımla oynamaya peki? (vah vahhh sen zamanında kandırmadın mı kızı gerçek bir randevu istiyorum diye:img-tomat)
Feride: Oooo acıdı mı Kamran bey...
Kamran: Acısın mı istiyorsun Feride? (olabilerr, zamanında o papatyam diyen diline acı biber sürcez:img-hyste)
Feride: Ben seninle ilgili hiç bişey istemiyorum Kamran... Anladın mı? (Feride ayağa kalkar, Kamran'ın elindeki anahtarı almaya çalışır. Kamran arkasına saklar.) Ver şunu...
Kamran: Hayır konuşucaz.
Feride almaya çalışır: Kamran ver şu anahtarı dedim.
Kamran Feride'nin ellerini bileklerinden tutar, biryere kaçmasın diye bırakmaz: Vermicem Feride...
Feride: Kamran ver dedim.
Kamran Feride'nin ellerini bileklerinden tutar, arkasında tutar: Hayır vermicem.
Feride: Kamran bırak beni...
Kamran: Hayır. Feride, bir inat uğruna herşeyi başlamadan bitiremezsin. Üstelik sen de seviyorken...
Feride: Yok öyle birşey...
Kamran: Ne öyle birşey... Seni sevmiyorum bile diyemiyorsun. Çünkü yalan söylemek istemiyorsun.
Feride: Ya ne demezsin... En bir sevdiğimsin...
Kamran gülümser: Biliyorum.
Feride: Hiç de bile... (Feride kurtulmaya çalışır, Kamran umursamaz...) Kamran bırak beni...
Kamran: Tamam bırakıcam. Ama evvela gözlerimin içine bakarak seni sevmiyorum diyeceksin.
Feride: Ondan kolay ne var?
Kamran: Söyle o halde... Çünkü eğer öyleyse, eğer gerçekten beni sevmiyorsan bu kapıdan çıkar giderim, bir daha da senin karşına çıkmam. Seni rahatsız etmem Feride... Yoluna dahi çıkmam. Artık söyle, ikimizin de ıztırabı bitsin. (ya bizim ızdırabımızsofa)
Feride'nin gözleri dolu dolu: Merhem kullanmamam yaralarım olmadığı anlamına gelmez.
Kamran ellerini bırakır: Yani beni seviyorsun ama beni istemiyorsun.
Feride: Seni sevmeyi sevmiyorum.
Kamran: Bravo Feride... Senden başka hiçkimse bir lafıyla beni dünyanın en mutlu insanı yapıp, aynı zamanda dünyanın en mutsuz insanına dönüştüremezdi. Ben seni seviyorum. Ben seni sevmeyi de seviyorum.

Kamran son defa ona bakar. Evden çıkar. Feride gözleri yaşlı onun gidişini izler. Kamran artık bahçeden çıkmak üzereyken Feride'nin sesini duyar.

Feride: Kamran, gitme... Beynimin en kullanmadığım kısmı seni bırakmamam gerektiğini söylüyor. :img-hyste:img-hyste

İkisi de dolu dolu gözlerle birbirlerine bakarlar. Yıllardır birbirlerine hasret, hiç görmemişler gibi sarılırlar. Kamran sımsıkı sarılır ona, saçlarını koklar. Allahım yanii o nasıl bir nefes almaktır, düşünün artık...:img-in_lo Feride'yi havaya kaldırır, ikisinin kahkahalarıyla kendi etrafında döndürür. :happy0064:happy0064 Allahım çok tatlılar yahuu:img-blush

BSuheda
11-12-13, 22:11
12.Bölüm Fragmanı
Eğer bana evet dersen baştan aşağı mutluluk olurum.
Bırakırım şairliği.Şairlik zaten mutsuz adam işi.Senden ala şiir mi olur,senin yüzünden ala?
Eğer bana evet dersen baba olurum,baba olur eve ekmek getiririm.:img-in_lo

yaqmuur
14-12-13, 22:49
12. bölüm 2. fragman

Kamran: bundan sonra ne yapacagima aslinda Feride karar vericek; kaderim onun iki dudaginin arasinda ..

(ah Kamran ah. :865323 )

*selcan*
16-12-13, 01:10
11. bölüm

Kahvaltıdan sonra dışarıya çıkan Kamran ve Feride tam merdivenlerden inerken Feride'nin ayağı takılır Kamran fark eder ve gülerek seslenir

Kamran: Feride... (yüzüne bakar) kızardın yine yanıyorsun
Feride: Soğuktan üşümeyim diye
Kamran: (Feride'nin söylediğine inanmayan Kamran dalga geçer gibi) hımm
Feride: İyi oluyo sende dene
Kamran: Eğer öğreteceksen neden olmasın

Merdivenleri indiklerinde Kamran Feride'ye yakınlaştıkça

Feride: Kamran yapma şöyle uzak dur benden
Kamran: Öğlen seni Göksu'ya götüreyim, eğer istemezsen pikniğe götürürüm
Feride: Dersim var benim
Kamran: Bak öperim seni benimle evlenmek zorunda kalırsın
Öğlen bir de kaçırıcam seni
Tamam mı bal dudak

Feride ordan kaçar Kamran arkasından bakar sonra ağzı kulaklarında hastaneye yollanır.

Bu konuşmaları duyan mutfak tayfası


Sütlü: Ben bildim valla bildim ikisinin arasında bişeyler var dedim yokmuymuş
Dilber:ellam ellam bilene kadar kaç sütçü eskitti kim bilir :img-hyste

>DOLUNAY<
17-12-13, 03:34
11. Bölümde hem fragmanında hem de bölümün içinde çalan herkezin çok bi sevdiği şarkı (gece gece uykumu kaçıran ve bunu paylaşmamı sağlayan şarkı:img-blush) :img-in_lo
:whistle2:whistle2

Sarı kırmızı çiçekler soldu
Bu bahar bir matem yılı oldu
Neşeli gözlere yaşlar doldu
Gittin uzaklaraaa

Yine birgün dönersin diye
Özlerim o gül kokan teni
Ufuktaki kızılın rengi
Dudağındaki rengi

Yıllar girseede aramıza
Teselli olmaaaz yaramıza
Bu dertten ölsem ömrüme yanmam
Yıllarca sevsem aşkınla kansam
Güldür beni sen bir gün olsun
Kırık gönlüme neşe dolsunn

Bu dertten ölsem ömrüme yanmam
Yıllarca sevsem yine aşkınla kansam
Kandırdı beni siyah gözler
Yalanda olsaaaa
Tatlı sözler
:img-in_lo:whistle2

...melissa...
18-12-13, 22:38
Mişel: Göz süzeceksin cicim cilvenaz olacaksın işvebaz bakacaksın yer yer şuh yer yer dalında bir gonca
Feride: Hıh çok biliyorsun sen :)
Mişel: Sorma teorim var ama pratik berbat :)

...melissa...
18-12-13, 22:41
Kamran: Peri masalına dönüşsün istiyordum ama bu kadarını da düşünmüyordum doğrusu Feride haydi çık ortaya bak saat gece yarısına geliyor gece yarısına gelmeden bana evet demezsen pattize dönüşürsün haydi !

...melissa...
18-12-13, 22:43
Kamran: Allahım sen mevzuyu biliyorsun
Feride: Amin

***

Mişel: Kabul ediyor musun yani teklifini
Feride: Evet ama lütfen kimseye söyleme olur mu :)

...melissa...
18-12-13, 22:45
Kamran: Yarın gelecek mutlaka gelecek ve bana evet diyecek
İşte oğlun o zaman tastamam olacak baba o zaman diğer yarısına kavuşacak sevdiğiyle bir olacak elif olacak
Seyfettin: Haydi bakalım evlat inşallah

...melissa...
18-12-13, 22:46
Kamran: Külkedisi masalına dönüştü şimdi bu pabuç senin ayağına olacak sonrada sen benim prensesim olacaksın :)

Feride: Haaaaha benim adım çalıkuşu

...melissa...
18-12-13, 22:48
Kamran: Feride neden susuyorsun dudaklarından evet sözcüğü dökülecek diye mi korkuyorsun yoksa

Feride: Dudaklarımdan hayır sözcüğü dökülecek diye de korkuyor olabilirim sevgili bay kamran

Kamran: Feride birşey söyle

Feride: Peki nasıl bakacağım ben şimdi hocalarımın yüzüne rezil ettin beni

Kamran: Tamam birşey söyleme kızgınsın sen

Feride: Kızgınım evet şimdi herkes manidar manidar bakacak bana göz süzecek hiç sevmediğim imalar, türlü laflar, alaylar

Kamran: Feride özür dilerim ben gidiyorum

Feride: İsabet olur

Kamran: Gidiyorum ama sadece bana hayır dememen için yarın bana cevabını söylersin her zaman ki yerde ama gelmezsen hayır kabul edeceğim bir daha da yoluna çıkmayacağım

...melissa...
18-12-13, 22:50
Kamran: Eğer bana evet dersen baştan aşağı mutluluk olurum bırakırım şairliği şairlik zaten mutsuz adam işi senden ala şiir mi var senin yüzünden ala ? Eğer bana evet dersen duvar ustası olurum evimizin duvarını yaparım, Hanımeli yetiştiririm en bir sevdiğinden.. Eğer bana evet dersen yeni yeni icatlar çıkartırım çatıda kuş yuvaları yaparım ama sen beslersen..
Eğer bana evet dersen baba olurum baba olur eve ekmek getiririm.. Feridem, can şenliğim evet diyecek misin bana ?

BSuheda
19-12-13, 17:54
13.Bölüm fragmandan...
Kamran:Birini mi bekliyorsun yolun ortasında? Kimi bekliyorsun?
Feride:Sana gitme diyebilen Ferideyi bekliyorum.Belki o durdurabilir seni.
Gitme Kamran.Yok yere hasret koyma aramıza.Durduk yere iş çıkarma başımıza.
Kamran:Fakat sen beni reddettin.
Feride:Seni reddetmedim.
Kamran:Peki dün neden gelmedin?
Feride:Kaçabilseydim tabiki gelirdim,sersem.
Kamran:Yani cevabın?
Feride:Yani cevabım..Evet Kamran.
:img-in_lo

yaqmuur
21-12-13, 22:20
13. Bölüm 2. fragmandan

Kamran: ladesim lades olsun mu?
Feride: olsun!
Kamran: sözünde durmayan?
Feride: senden beter olsun!

*

Feride: peki ya sen kazanirsan?
Kamran: eger ki kazanirsam; bana bir öpücük vericeksin.
Feride: sintir!

*

fragmanin sonunda;
Kamran: lades.

:img-in_lo:img-in_lo

>DOLUNAY<
21-12-13, 23:02
13. Bölüm 2. Fragmanı:happy0064

Kamran: Seni hızlandırılmış aşk kurslarına alıyorum.:img-hyste
Feride: Hıh
...
Hastahanede annesi be babasının yanında Feridenin elini sıkıca tutan kamran

Kamran: Feride ve ben eğer izniniz olursa evlenmeye karar verdik. :love01:
Seyfettin enişte hasta yatağından: Allaaah!
Teyze: KAMURAN!!
...
Kamran: Ladesim lades olsun mu?
Feride: Olsun!
Kamran: Sözünde durmayan...?
Feride: Senden beter olsun!
...
Feride: Peki ya sen kazanırsan?
Kamran: Eğerki kazanırsam bana bir öpücük vericeksin!:love05:
Feride: Sıntır! :img-hyste
...
Piknikte
Kamran: Sen şunu bir tut ben de etleri dizeyim.
Feride: Aklımda!
...
Kamran feridenin ayaklarını yıkarkene
Kamran: Allah Allah
Feride: Ne yapıyosun!? -Klasik o güzel gülümesi-:img-hyste
Kamran ayaklarını kurulasın diye peşdamal uzatır;
Kamran: Al bakalım şunu.
Feride: Aklımda!:img-hyste
Kamuran burada "hadi ya, tüüh" der gibi ellerini birbirine vurup kendi etrafında çömelek vaziyette döner :img-hyste:img-hyste
...
Kamran boş fincanı ferideye uzatır;
Kamran: Sana zahmet.
Feride: Aklımda!
...
Soeur: Bazılarınız kamran beyi tanıyorsunuz. Bundan böyle mektebimizde öğretmenlik yapacak.
Kamran elinde temsili maket kalbi yanında dikilen ferideye uzatarak;
Kamran: Sınıftaki arkadaşlarına teker teker bu kalbi gösterir misin!?
Feride kalbi alır ve BİNGO!! :img-hyste:img-blush
Kamran amacına ulaşmış ve klasik o sırıtışıyla;
Kamran: LADES!! :happy0064:img-hyste:img-hyste:love01:
Ve feridecik şaşkoloz bir şekilde kamrana bakar... :img-hyste:img-in_lo

BSuheda
25-12-13, 21:32
13.Bölüm pamuk şeker sahnesi
K:Rica ediyorum daha fazla devam etme
F:Noldu?Canın mı çekti?
K:Canımın ne çektiğini tahmin dahi edemezsin.
F:Turşudur o! :img-hyste

justinhenin
31-12-13, 17:45
14 bölüm fragmanı

F:Umudum,içimin gülen yüzü,sabahım,günaydınım
K:Ah benim yüreği cesur sevdası çocuk yarim :img-in_lo:img-in_lo

ÖzLem(A)
07-01-14, 00:49
Kitapla dizi arasında bir paralellik keşfettim,belki sizde farketmişsinizdir:D

Kamran:Seni ne kadar seversem seveyim,sanki hiç yetmeyecekmiş gibi geliyor.

(Kitaptan) Feride:...Her şeye rağmen seviliyordum, sevildiğimi de bilmiyor değildim; fakat bu bana kâfi gelmedi, istedim ki çok, pek çok sevileyim, kendi sevdiğim kadar değilse bile -çünkü buna imkân yok- ona yakın sevileyim.

prenses19
08-01-14, 23:37
Cancağızlarım merhabalar, ben döndümmm. Ben yokken bir sürü özel mesaj gelmiş bana... Bazı arkadaşlar replik eklemeyince merak etmiş diziyi bıraktım sanmışlar. Yok öyle bir şey... Herşeye rağmen dayanıyorum. Bu ara azimle tez savunma sınavıma hazırlanmaktayım arkadaşlar... Bugün de deşarj olmak için yazdım bir sürü replik....

Bir de çok ilginç bir mesaj aldım. Yurt dışından diziyi takip eden bir çok arkadaş varmış. Bana mesaj atan arkadaş Rusya'dandı sanırım... Onlar dinlerken çoğu yeri anlayamıyorlarmış, senin repliklerini okuyarak anlıyoruz dediler. Bu sefer replikler onlar için de gelsin o zaman... :img-wink: Kaldığım yerden devam edeyim.

11. BÖLÜM devam…
Can Şenliğim:img-in_lo

Feride ve Kamran teyzeleri gelmeden deyim yerindeyse evden kaçmaktadır.

Kamran: Feride, hadi teyzen gelmeden çıkıp gidelim.
Feride elindeki bavulu Kamran’a verir: Gerçi, seni azarlanırken görmek de ayrı bir keyif olacaktı ama…
Kamran gülümser: Kurunun yanında yaş da yanar ama… Sen de kurtulamazdın.
Feride: Kamran yakalanıcaz, neyi bekliyoruz hadi…

Feride giderken elini Kamran’a uzatır. Kamran gülümser, elini tutar. Elele koşarak bahçeden çıkarlar.

Feride ve Kamran vapurda kendilerine yer bulurlar. Yerlerine oturunca birbirlerine bakarlar.

Feride: Eeee nereye gidiyoruz biz şimdi?
Kamran: Evimize…
Feride: Orası benim evim değil Kamran…
Kamran: Feride, nolur bırakalım bu tatsızlıkları…
Feride: Kamran, ben konaktan kovuldum ve kovulduğum yere gitmek istemiyorum.
Kamran: Feride, ya bu müthiş bir yanlış anlaşılmaydı. (Feride’nin elini tutar.) Bak annem de çok üzgün, ben de çok üzgünüm zaten…
Feride: Teyzemin ettiği lafı ömrüm boyunca unutmıcam. Hem kendilerini tekrar öksüz ve yetim beslemek zorunda bırakmayalım değil mi? Malum çok feci göz oyarım.
Kamran: Pekala, biz bir memleketimize dönelim sonra sen nereye istiyorsan oraya gidelim. İstersen kulübeye gidelim. Olmaz mı?
Feride: Olur mu?
Kamran: Olur tabi… (Kamran etrafına bakar, Feride’nin elini tutar.) Sevgilim…
Feride şaşkın şaşkın yutkunur: Sevgilim mi?
Kamran: Sevgilim ya…
Feride etrafa bakınır, Kamran’ın elinden elini çeker: Kamran bu ne laubalilik… Bir süre birbirimizi görmeyelim lütfen… :img-hyste:img-hyste
Kamran: Kıpkırmızı oldun.
Feride: Utandırma sen de… (Kamran etrafa bakınır, Feride’ye yaklaşır.) Kamran üstüme gelmez misin lütfen...
Kamran umursamaz kulağına eğilir: Bal dudak…

Feride yüzüne bakamaz. Ondan uzaklaşmaya çalışır. O uzaklaştıkça Kamran yaklaşır. İkisi de gülmeye başlar.


Kamran karşılarında oturan kıza Feride’yi göstererek işaret diliyle: “Ben onu seviyorum” der.
Feride de işaret diliyle: “Bu abi deli…” der. :img-hyste

İkisi de gülerken Neriman gelir Kamran’ın yanına oturur. Feride Kamran’a bakar, kalkıp başka yere oturur. Kamran da peşinden gider, yanına oturur. Ne yapacağını bilemez Feride’nin bu morali bozuk halini düzeltmek için…

Kamran: Su içer misin? (Feride hayır anlamında başını sallar.) Kağıt helva var, kağıt helva alim mi? 10 tane, 15 tane, 20 tane, alim mi?
Feride: İstemem.
Kamran sıkkın: İstemezsin. ..

Neriman bu sefer de gelir tam karşılarına oturur.

Kamran: Feride, bu dünyada sadece ikimiz var gibi davranamaz mıyız?
Feride: Yapamayız Kamran… Bize nefretle, kederle bakan bir çift göz varken burada mutluluk gösterisi yapamayız.
Kamran: Feride, onu umursama… hem zaten biz evlendikten sonra zaten bizden ümidini kesecektir.
Feride şaşkın: Ne evlenmesi?
Kamran: Şair evlenmesi… (Şinasi’yi de anıyoruz buradan…)
Feride: Mektebim var benim…
Kamran: Biliyorum. Zaten mektep bittikten sonra… Babamla konuşucam, şöyle güzel bir nişan yaparız.
Feride telaşlanır: Kamran sakın… Yani, ben ne anlarım evlilikten, ev işinden… Mutfakta tam bir beyefendiyimdir mesela… (Aynı benim sözlerimm… Allahtan erkek arkadaşım yemek yapmayı biliyor, ilerde aç kalmaz garibim :P)
Kamran: Önemli değil, kalfalar var. Hem düşünsene, kafalar ne kadar sevinecekler. Annem, annem sevinçten çıldıracak.
Feride: Karman, biraz daha beklesek, biraz daha bizim aramızda kalsa bu…
Kamran: Niye?
Feride: Utandıracaklar çünkü beni, üstüme gelecekler. Herkes bir şey söyleyecek. Nolur ha, söylemeyelim nolur?
Kamran: Feride, buna yapacak bir şey yok. Kaçınılmaz son…
Feride: Öyle de şimdi söylemeyelim, çok utanırım lütfen…
Kamran: Peki tamam, öyle olsun.

prenses19
08-01-14, 23:56
11. BÖLÜM devam...

Feride vapurdan inince annesinin yüzüğünü bıraktığı biletçiye bakar. Kamran bakışlarını fark eder.

Kamran: Noldu Feride, bir şey mi gördün?
Feride: Hı, yok baktım öyle…

Kamran tam fayton çağıracakken onaların bineceği faytona Neriman biner. Kamran sinirlenir. O sırada Feride’nin gülümseyerek ona baktığını görür. Onun da siniri geçer bir anda, gülümser ona… Başka fayton çağırır. Feride’ye binmesi için yardım eder, göz göze gelirler.

Kamran: Sadi Nedim Paşa konağına…
Feride: Hayır… (Feride faytondan iner.) Kamran, sana konağa gitmeyeceğimi söylemiştim.
Kamran: Feride biner misin? Feride, ailenden ümidi kesme… bana da anneme de hatamızı telafi etme fırsatı ver. Olur mu?


Feride ve Kamran konağa gelmişlerdir. Kapıya varamadan Feride durur.

Feride: Karman, ben yapamıcam.
Kamran: O kadar mı zor senin için?
Feride: Zor… içimde halledemiyorum, ayaklarım geri geri gidiyor.
Kamran: Peki tamam. Ben emrivaki yaptım. Fayton uzaklaşmadan gidelim.
Feride: Tamam…

O sırada Cumali efendiye yakalanırlar. Evdeki herkes orda olduklarını öğrenir, aşağıya inerler.


Feride’nin Selim’le olan yalan nikahını Kamran ve Feride’ye anlatırlar.

Seyfettin enişte: Peki kızım sen nasıl düştün bu tuzağa? O adama nasıl, niçin verdin o imzayı?
Feride: Kamran’ın idam hükmü verilmişti. Ben dergiyi dağıtırken çıktı karşıma…
Kamran: Ne dedi? Tehdit mi etti? Nasıl aldı peki?
Feride: Seni kurtarabileceğini söyledi. İnanmaktan başka çarem yoktu Kamran… Senin kaçacağın gemiyi o ayarladı. Karşılığında da bana o kağıdı imzalattı.
Seyfettin enişte: Ah be kızım… Cahil de değilsin ki…
Feride: O an Kamran’ın kaçıp kurtulmasından daha önemli hiçbir şey yoktu enişte…


Kamran babasıyla sohbet ederken yerinde duramıyordur.

Seyfettin enişte: Sen nasıl ikna ettin mektepliyi? Nasıl getirdin konağa?
Kamran: Pek de ikna ettiğim söylenemez. Biraz emrivaki oldu.
Seyfettin enişte güler: e o daha büyük bir başarı… Sözünü geçirebilmişsin inatçı keçiye… Dünyanın sonu mu geldi nedir? Allah Allah… İyi iyi ben çok sevindim bu işe…
Kamran: Baba, ben sana bir şey söylicem ama yemin edeceksin kimseye söylemeyeceksin.
Seyfettin enişte: Ne olduğunu bağlı…
Kamran: O halde söylemiyorum, boşver…
Seyfettin enişte: Söyle söyle…
Kamran: Yemin et.
Seyfettin enişte: Boş yere yemin etmem. Nasıl olsa söyleyeceksin. Baksana yerinde duramıyorsun heyecandan…
Karman gülümseyerek: Biz Feride ile konuşuyoruz.
Nece konuşuyorsunuz iki gözüm? Yeni bir lisan mı keşfettiniz?
Kamran: Ya baba o manada değil, biliyorsun.
Seyfettin enişte: Ne manada aslan parçası? Sizin yüreğiniz zaten aynı lisanı konuşuyordu ama siz susturuyordunuz. Bana yeni bir şey keşfetmiş gibi gelme… İkinizde kalın kafalı olduğunuzdan ancak anladınız birbirinizin duygularını… Neyse Allah’tan geç oldu da güç olmadı.


Kamran Feride’nin odasının kapısını çalar.

Kamran: Feride…

Feride alelacele yatağa girer, uyuyor numarası yapar. Kamran odaya girer.

Kamran: Feride, ne çabuk uyudun? (Eğilir yorganını düzeltir, yanına oturur.) Sen benim gözümde hala küçücük bir kız çocuğusun… Hep sevdiğim, derinimde çocukluğumda aşık olduğum bir kız çocuğu… ne vakit büyüdün sen Feride? Ne vakit, hayatımı kurtarmak için kocaman adımlar atar oldun? Seni ne kadar seversem seveyim sanki hiç yetmeyecekmiş gibi geliyor. :img-blush Sana yemin ederim, bundan sonra varlığım sadece senin için atana bir kalpten ibaret olacak. Kamran yalnızca bundan ibaret olacak… Seni sevmekten ibaret…
(Feride’nin bir tutam saçını alır eline, eğilim öper.) Hayatıma bahar getirdin, Can Şenliğim… :img-in_lo

Kamran gülümseyerek odadan çıkar, Feride gözlerini açar. Hadi bakalım Feride hanım uyu uyuyabilirsen. :img-hyste:img-hyste

prenses19
09-01-14, 00:09
11. BÖLÜM devam...

Sabah Kamran da Feride de heyecanla hazırlanmaktadır. Odalarından çıkınca karşılaşırlar.

Feride: Günaydın…
Kamran yolunu keser: Günaydın… Dinlendin mi?
Feride: Hıhıı sen?

Kamran da evet diye başını sallar. Feride başka tarafa bakar ona bakmamak için….

Kamran: Kahvaltıdan sonra hastaneye gidicem, birkaç işim var. Ondan sonra buluşalım mı? Seni Göksu deresine götüreyim mi?
Feride: Olmaz.
Kamran elini tutar: Neden olmaz? Biz sevgili değil miyiz? Gezicez tozucaz.
Feride: Allah aşkına söyleme şu lafı… (Feride elini çeker.) Dersim var benim, ders çalışıcam. Eniştemle de medreseye gidicez bugün…
Kamran: Kahvaltıdan sonra gideceksiniz. Öğle paydosuna kadar da gelmiş olursunuz zaten… Akşam da ders çalışırız. Ben çalıştırırım sana, tamam mı?
Feride: Olmaz!! Sanki senden biliyordum ben dersimi bugüne kadar…
Kamran: Feride zorlaştırmasan… Biz daha evvel de çalışıyoduk.
Feride: Evet çalışıyoduk. Ne bilim o zaman böyle değildik. Şimdi sen yanımda olunca kafam almaz.
Kamran: Niye? Başka şeyler mi gelir aklına?
Feride: Hiç de bile… Ben bir yüzümü yıkayayım.

Feride arkasına bakmadan kaçar.


Kamran kahvaltı masasından kalkarken Feride’ye bakar.

Kamran: Sen de bir zahmet beni geçir istiyorsan.

Herkes Feride ile Kamran’a bakar. Feride Kamran’ın peşinden gider.

Feride: Ne yaptığını sanıyorsun sen?
Kamran: Beni geçirmenin nesi kötü?
Feride Kamran’ın paltosunu tutarken: Teyzemin nasıl baktığını görmedin galiba…
Kamran: Nasıl bakmış?
Feride: Manidar… Diline bir düşersem var ya, yandım Allah…

Feride Kamran’ın kravatını düzeltirken Kamran da onu izlemektedir. Feride fark edince elini çeker, kapıya gider.

Kamran: Feride bir saniye…

Feride’nin paltosunu eline alır. Giyinsin diye ona tutar. (Ahhh o kırmızı palto efsanemiz olmuştur. Buradan bilinsin yani… ) Paltoyu giydiriken sıkıca kollarına alır, saçını koklar. Feride kalpten gitmek üzere, bizim televizyon bu tutkudan patlamak üzeredir o derece…

Dışarı çıkarlar.

Kamran: Feride, kızardın yine… Yanıyorsun…
Feride güler: Soğuktan, üşümeyeyim diye…
Kamran: Hıııı
Feride: İyi oluyor sen de dene…
Kamran Feride’ye yaklaşır: Eğer öğreteceksen neden olmasın.
Feride geri çekilir: Kamran yapma şöyle, uzak dur benden…
Kamran Feride’yi kolundan tutar pencerelerin altına götürür: Öğlen seni Göksu’ya götüreyim. (taktı Göksuya:img-hyste) eğer hava ısınırsa pikniğe götürürüm.
Feride: Dersim var benim…
Bak öperim seni, benimle evlenmek zorunda kalırsın.:img-hyste Öğlen 1 de kaçırıcam seni… Tamam mı Baldudak?:img-blush

Feride’nin eli ayağı birbirine dolanır, Kamran’dan kaçar.


Feride akşam ders çalışırken Kamran yanına gelir.

Kamran: Bugün sözleştiğimiz halde babamın dükkanını temizlemeye gitmeyi tercih etmişsin.
Feride: Enişteme söylemişsin.
Kamran: Bu yüzden mi gelmedin?
Feride: Neden söyledin?
Kamran: Neden beklemedin?
Feride: Bir süre kimseye söylemicektik. Öyle söz vermiştin, öyle anlaşmıştık.
Kamran: Babam kimse mi?
Feride: Sorularıma soruyla cevap verme!
Kamran: Sen de öyle cevap veriyorsun.
Feride: Karman, senin yüzünden eniştemin yüzüne bile bakamıyorum, çok utanıyorum. Bugün zaten kahve döktüm bacağımı yaktım, hgala acıyor.
Kamran bacağına doğru eğilir: Bakim…
Feride geri çekilir: Ne münasebet…

Kitaplarını toplar odasına gider.

Feride: Sıntır…


Akşam okulda kutlama olurken Salon karanlığa gömülür. Feride tam merdivenlere doğru kaçarken üzerine ışık vurur. O sırada karanlığın içinde Kamran çıkar.

Kamran: Hiç bitmeyecek sandınız, öyle değil mi? Ben de öyle… Çok sıkıcıydı gerçekten… Neyse ki size anlatacak çok romantik bir hikayem var. Sonunu hiç bilmediğim, iki kelimeden oluşan çok güzel bir masal… Feridem, Can Şenliğim, (tek dizinin üstüne çöker, annesinin yüzüğünü ona uzatır) benimle evlenir misin?:love01::happy0064

prenses19
09-01-14, 01:27
12. BÖLÜM
"Sen bana evet dersen"

Akşam okulda kutlama olurken Salon karanlığa gömülür. Feride tam merdivenlere doğru kaçarken üzerine ışık vurur. O sırada karanlığın içinde Kamran çıkar.

Kamran: Hiç bitmeyecek sandınız, öyle değil mi? Ben de öyle… Çok sıkıcıydı gerçekten… Neyse ki size anlatacak çok romantik bir hikayem var. Sonunu hiç bilmediğim, iki kelimeden oluşan çok güzel bir masal… Feridem, Can Şenliğim, (tek dizinin üstüne çöker, annesinin yüzüğünü ona uzatır) benimle evlenir misin?:love01::happy0064

Feride şaşkın, ne yapacağını bilemez halde Kamran'ı izlemektedir.

Kamran: Eğer bana evet dersen baştan aşağı mutluluk olurum. Bırakırım şairliği... Şairlik zaten mutsuz adam işi... Senden ala şiir mi var, senin yüzünden ala? Eğer bana evet dersen, duvar ustası olurum evimizin duvarını yaparım. Hanımeli yetiştiririm, en bir sevdiğinden... Eğer bana evet dersen, yeni yeni icatlar çıkartırım. Çatıda kuş yuvaları yaparım ama sen beslersen...
Eğer bana evet dersen, baba olurum. Baba olur eve ekmek getiririm. Feridem, Can Şenliğim, evet diyecek misin bana?

Feride tam evet demek için ağzını açmışken kıskanç bir karga gak diyiverir. Feride de bulunduğu durumdan utanır ağlayarak kaçar uzaklaşır. Kaçraken ayakkabısını düşürür yolda... Kamran'ın peşinden geldiğini bildiğinden dönüp alamaz da... Çareyi annesini görmek için tırmandığı ağaca sığınmakta bulur.

Feride'nin arkasından koşan Kamran cevabını alabilmek için bahçeyi aramaktadır. Yerde Feride'nin ayakkabısını bulur.

Kamran: Peri masalına dönüşsün istiyordum ama bu kadarını da düşünmüyordum doğrusu... Feride, hadi çık ortaya... Bak saat gece yarısına geliyor. Gece yarısına gelmeden bana evet demezsen pattize dönüşürsün hadi...:img-hyste

O sırada ağaca tünemiş Çalıkuşumuzu görür. Elinde ayakkabı ağaca yaklaşır.

Kamran: Feride neden susuyorsun? Dudaklarından evet sözcüğü dökülecek diye mi korkuyorsun yoksa?
Feride sinirlenir: Dudaklarımdan hayır sözcüğü dökülecek diye de korkuyor olabilirim sevgili Bay Kamran!!!

Kamran derin bir nefes alır.


Kamran: Feride, birşey söyle...
Feride: Peki, nasıl bakacağım ben şimdi hocalarımın yüzüne? Rezil ettin beni...
Kamran: Tamam bir şey söyleme. Kızgınsın sen...
Feride: Kızgınım evet... Şimdi herkes manidar manidar bakacak bana, göz süzecek. hiç sevmediğim imalar, türlü laflar, alaylar...:icon_whis
Kamran: Feride özür dilerim. Ben gidiyorum.
Feride: İsabet olur
Kamran üzgün: Gidiyorum, ama sadece bana hayır dememen için... Yarın bana cevabını söylersin, her zaman ki yerde... Ama eğer ki gelmezsen, hayır dedin kabul edicem. Bir daha da yoluna çıkmıcam.

Kamran elindeki ayakkabıyı ona gösterir.


Feride ve Kamran'ın küçüklük hallerini gösterirler. Feride Kamran'a yumruk atar.

Feridecik: Oh ettim ona... Almasın beni istemiyorum.
Kamrancık: Alıcam işte, alıcam.
Feridecik: Hiç de bile...
Kamrancık: Evlenicem kızım ben senle...
Feridecik: Yok yaa... (Feride kaçmaya başlar.) Yakalayamaz ki, yakalayamaz ki...

Kamran da onu kovalar. Mutfakta koşarken Feride terliğini düşürür. Kamran yerden alır.

Kamrancık: Külkedisi masalının aynısı oldu. Şimdi bu pabuç senin ayağına olacak, sonra da sen benim prensesim olacaksın.

Feridecik ayağından terliğinin öteki tekini çıkarır, Kamran'ın yüzüne atar.:img-hyste

Feridecik: Hahahahaa benim adım Çalıkuşu...:img-hyste:img-hyste:img-hyste (öldüm burda gülmekten, bu küçük Feride pek şeker:img-eat:)


Geçmişi hatırlayan Kamran Feride'nin ayakkabısını ağacın önüne yere bırakır.


Seyfettin enişte evde merakla Kamran'ı beklemektedir. Kamran eve gelince yanına gider.

Seyfettin enişte: Hoşgeldin romantik... (Kamran'ın suratı asıktır.) Haberler iyi değil anlaşılan... Kabul etmedi mi yoksa?

Kamran gülümser, babasıyla sarılırlar.

Seyfettin enişte: Gel bir sarılayım damada... Heytt be aslan parçası, şaşırttın utandırdın kızı milletin içerisinde katakulliye getirip evet dedirttin di mi kızcağıza?
Kamran: Yok baba, evet demedi.
Seyfettin enişte: Haydaa...
Kamran: Yani henüz demedi.
Seyfettin enişte: Ya sen şu işi baştan bir anlatsana bana...

Kamran gülerek anlatmaya başlar: Herşey Katina ile planladığımız gibiydi. Çok güzel bir süpriz oldu. Feride'yi görmen lazımdı. Nasıl şaşırdı şapşal...
Seyfettin enişte: Ya sadede gel öldürecek misin beni... Mektepli ne dedi?
Kamran gülerek: Nerdeyse evet diyordu.:img-hyste
Seyfettin enişte: Nerdeyse?
Kamran: Evet... Gözlerinde gördüm. Tam bana evet diyordu ki çatlak sesli bir kız çıktı ve bizimki kaçtı.
Seyfettin enişte: Peşinden gitseydin...
Kamran: Gitmez olur muyum, gittim. Hemen ağaca attı kendini... Senin anlayacağın annesine sığındı. Onu öyle görünce işte dayanamadım, içim parçalandı. Sonra hemen sinire başvurdu tabii... Ben milletin yüzüne nasıl bakıcam diyip durdu.
Seyfettin enişte: E müslüman ben sana dedim. Kızı utandırma dedim.
Kamran yüzünde gülümseme: Utanmak ne kelime, kıpkırmızı oldu. Yarın bana cevabını verecek. Eğer yarın buluşacağımız yere gelmezse, cevabını hayır olarak kabul edeceğimi söyledim.
Seyfettin enişte: İyi halt ettin. Büyük konuşmuşsun iki gözüm... Dünyanın bin bir türlü hali var. Ne bileyim en ufağından o sirke tabiatlı hocaları ya okuldan çıkmasına izin vermezse, o zaman nolucak?
Kamran: Baba, benim tanıdığım benim bildiğim Feride kafasına koyduğunu muhakkak yapar. Eğer hocaları izin vermiyosa, izinsiz kaçar. Kapıdan olmazsa, bacadan... Adı bu yüzden Çalıkuşu ya... (Ahhh be Kamran sen daha Dehşet Isabel'i görmemişsin demek ki:img-beee:)
Seyfettin enişte: O da doğru ya...
Kamran: Yarın muhakkak gelecek. Gelecek ve bana evet diyecek... İşte oğlun o zaman tastamam olacak baba... O zaman diğer yarısına kavuşacak. Sevdiğiyle bir olacak, elif olacak...
Seyfettin enişte: Haydi bakalım evlat, inşallah...

prenses19
09-01-14, 02:14
12. BÖLÜM devam...

Feride Michelle ile odada cezadadır. Bir türlü kaçmayı başaramamıştır. Birden gülmeye başlar.

Michelle: Noldu? Niye gülüyorsun?
Feride: Ya bu Kamran beni ben küçükken "alıcam seni, alıcam seni" der sinir ederdi.
Michelle: Adam olacak çocuk taa o zamandan belliymiş.
Feride: Bir gün yine kızdırdı beni... Evde koşuşturuyoruz, ben buna terliği bir fırlattım ağzına geldi. Dişi damağını mı kesmiş ne? Lazer amca 1-2 saat bir şey yiyip içmesin demişti.


Feride geçmişi hatırlar. Bir de ne görelim bizim Feridecik Kamran'ın karşısına oturmuş hapur hupur yemek yiyor. Önünde bir sofra var ki bir kuş sütü eksik:img-hyste

Feridecik: Suslaştın mı Kamran...

Kamran hayır anlamında başını sallar.

Feride fondan atar ağzına: Hımm fondan, hem de en sevdiğim... (Kamran'a uzatır.) İster misin?

Kamran tam ağzını uzatmışken geri çeker.

Feridecik: Hımm çok lezzetli...

Kamran bir tane eline alır, yemeye çalışınca canı acır: Off yiyemiyorum ki ama yaa...

Feridecik: Hımm biraz da su içeyim.

Feride hala ağzına birşeyler tıkıştırıyordur üstüste... Bir an durur, yüzü buruşur.

Feridecik: Karnımın içinde atlar koşuyor Kamran...:img-tomat


Michelle: Kamran ile birlikte ne çok anınız var, değil mi?
Feride: Birlikte çocukluğumuz var. Michelle galiba ben bu yüzden onun yanında nasıl davranacağımı bilemiyorum.
Michelle: Nasıl yani?
Feride: Halimi bir görsen... Elimi kolumu nereye koyacağımı bilemiyorum. Sanki bedenim benden bağımsızlığını ilan ediyor. Garip garip davranıyor benden habersiz... Heyecanlanıyorum, titriyorum, utanıyorum ona bakmaya...
Michelle: Peki ne vakittir bu böyle?
Feride: Birbirimize duygularımızı açık açık itiraf ettiğimizden beri...
Michelle: Vallahi hemşire, buldun bunuyorsun bence...:img-hyste
Feride: Ne alakası var?
Michelle: Çok alakası var. Mektepte senin yerinde olmak isteyen onlarca kız sayabilirim. Hele dün geceki süprizden sonra sen de yüzlerce... Önemli olan bir beyin aklını gönlünü çelebilmek değil, onu elinde tutabilmektir. Böyle davranırsan baştan kaybedersin hemşireciğim, ben diyeyim sana... Kamran beyin hayranı çok...
Feride: İşte ben de bu yüzden bu Sıntır'ın yüzüne çamur atmak, yüzünğü tırmalamak istiyorum ya...
Michelle: Onun yerine göz süzeceksin cicim... Cilvenaz olacaksın, işvebaz bakacaksın. Yer yer şuh, yer yer dalında bir gonca gül...:img-blush:img-hyste
Feride: Hıhhh çok biliyorsun sen...
Michelle güler: Sorma teorim var ama pratik berbat...:img-hyste


Bizim şaşkoloz Kamran bey alıp başını gitmeye karar verir. "Tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış" modunda Madrid yolları taştan der beyefendi... :img-beee:
Faytona binmeden önce son bir kez konağa bakar. Geçmişi hatırlar.


Kamran konağın dış merdivenlerine oturmuş kitap okurken Feride gelir yanına...

Feride: Madrid'e gidiyormuşsun.
Kamran: Amcam çağırdı, tahsilimi orda yapıcam.
Feride: Mektep medrese burda da var.
Kamran: Ben orda yapıcam.
Feride: Özenti seni... Sen zaten çıt kırıldım kibarcık bişeydin, iyicene kibarlaşıcan. Gökkuşağının altına geçmiş gibi olucan, kıza dönüşüp gelicen.
Kamran: Senin işin yok mu kızım? Gitsene başımdan... Sanane...
Feride gelip yanına oturur: Benim işim sensin... Gitme...
Kamran: Üzülür müsün?
Feride: Hiç de bile... Hem sen gidersen kimle alay edicem ben? Eğlencemin derdindeyim ben... Necmiye lapacı sıkıcı... Ama seninle iyi oluyor. Kafan da çalışıyor, derslerime yardımcı oluyosun. Hem sen gidersen kime çamur atıcam ben Kamran... Gitme...


Kamran faytonla limana doğru giderken Cumali efendi sağolsun yolu uzatır, Feride'nin okul yolundan götürür onu... O sırada Kamran'ın yanına koşan Feride'nin faytonuyla karşılaşırlar.

Kamran: Feride...:img-in_lo:img-in_lo:img-in_lo

SelmaVicatto
09-01-14, 21:05
Seyfettin reis Ferideye: Bakıyorum şimdiden beyinin sözüne girmişsin aferin! :D

prenses19
09-01-14, 23:27
Arkadaşlar yeterince yazmış 13. bölüm repliklerini ama ben de daha önceden yazmıştım, o yüzden eklemeden duramadım. Herkesin emeğine sağlık arkadaşlar...:love01:

13. BÖLÜM
"Aklımda"

Kamran faytonla limana doğru giderken Cumali efendi sağolsun yolu uzatır, Feride'nin okul yolundan götürür onu... O sırada Kamran'ın yanına koşan Feride'nin faytonuyla karşılaşırlar.

Kamran: Feride...

Faytonlar durur, ikisi de aşağı inerler.

Feride: Oo sevgili Bay Kamran…

Cumali efendi diğer faytonun sürücüsüne işaret eder, yanlarından uzaklaşırlar.

Feride Kamran’a bişey belli etmemeye çalışarak: Yoksa beni ziyarete mi geliyodun?
Kamran: Hayır. Peki ya sen? Sen nereye gidiyodun Feride?
Feride ne diyeceğini bilemez halde: Ben, teyzemin hasta olduğu haberini aldım. Apar topar çıktım öyle...
Kamran: Annem hasta falan değil ki... Gayet iyi… Nerden duydun?
Feride: Yaa öyle mi? Şaka yapmış olacaklar herhalde… Neyse... Peki sen nereye gidiyodun?
Kamran gözlerini kaçırır: Ben, uzun bir seyahate çıkıcam.
Feride: Peki benimle vedalaşmadan mı gidecektin?
Kamran: Çok umrundayım sanki...

Feride gözleri dolu dolu gülümser.

Kamran: Komik olan ne?
Feride derin bir nefes alır: Konuşalım mı biraz?
Kamran: Hiç vaktim yok…
Feride: Iyi madem. Ben seni yoldan alıkoymayayım. (Kamran umursamıyomuş gibi başını sallar.) Güle güle Kamran, yolun açık olsun.
Kamran: Mersi matmazel… Size de hayatta başarılar. (Feride’ye arkasını döner, faytona doğru yürür.) Cumali efendi, hadi gidiyoruz. (Faytona binerken Feride’ye döner.) Sen de öyle dikilme, mektebine git.

Feride hayır anlamında başını sallar.

Kamran: Neden hayır? Birini mi bekliyosun yolun ortasında?

Feride evet diye başını sallar.

Kamran: Kimi bekliyosun?
Feride: Çocukluğumu… Sana gitme diyebilen Feride’yi bekliyorum…

İkisi de yıllar önce Kamran’a kendince gitme diyen küçük Feride’yi hatırlar.

Feridecik: Sen gidersen kime çamur atıcam ben Kamran? Gitme…

Feride gözleri dolu dolu: Belki o durdurabilir seni… Gitme Kamran...Yok yere hasret koyma aramıza… Durduk yere iş çıkarma başımıza... Gitme...
Kamran dayanamaz yanına gelir: Fakat sen beni reddettin. Ben artık buralarda duramam ki…
Feride: Seni reddetmedim…
Kamran: Peki dün neden gelmedin?
Feride: Ceza almıştım çünkü…
Kamran: Ama benim tanıdığım Feride kafasına koyduğunu muhakkak yapardı. Kapıdan olmasa pencereden, pencereden olmasa bacadan kaçardı. Adı bu yüzden Çalıkuşu ya... (Şaşkolozum benim kız kaçamadım diyor ya…)
Feride: Kilit altındaydım Kamran… Ne yaptıysam başaramadım, kaçamadım.
Kamran: Peki ya kaçabilseydin?
Feride: Kalın kafalı olmak için özellikle çaba gösterdiğini düşünüyorum artık... Kaçabilseydim tabii ki gelirdim, sersem.
Kamran: Yani cevabın?
Feride: Yani cevabım... Evet Kamran...
Kamran şaşkın şaşkın: Evet? (Niye şaşırıyorsa anlayamadım.)
Feride: Evet…

Birbirlerine bakıp gülmeye başlarlar, sonra da sımsıkı sarılırlar. :img-in_lo


Feride ve Kamran faytondadır. Kamran ondan gözünü alamazken Feride dayanamaz.

Feride: Kamran bakmaz mısın lütfen...
Kamran: Sen benim sevgilim değil misin? İstediğim kadar bakarım sana... Bal dudak. ..

Kamran ona yaklaşınca Feride başörtüsünün tülüyle yüzünü kapar. İkisi de gülmeye başlarlar.

Feride: Nereye gidiyoruz biz peki?
Kamran: Konağa gitmesek... Seninle olsak... İkimiz, baş başa... Sadece senin gözlerin ve benim gözlerim... Bütün dünyayı unutsak...
Feride: Bütün dünya da bizi unutmasın sonra?
Kamran: Ne şahane olur di mi...
Feride gülerek: Bilemem... Ama öyle bir şey olursa mektep cezamdan kurtulacağım kesin...
Kamran: Aslında benim yüzümden ceza alıyor oluşun hoşuma gitmiyor değil...
Feride: O niye o?
Kamran: Çünkü sen bana çok çektiriyosun. Yukardaki de sana çektiriyor. Eğer sen bana iyi davranırsan, hayat da sana iyi davranır, nazlı yarim... (oyyy:img-in_lo yarım diyen dilleriniii:img-tomat)
Feride: Aman, her seyden kendine pay çıkar.
Kamran: Yoo pay çıkarmıyor doğruyu söylüyorum. "Ya kırdığın gönlü Allah seviyorsa... Bilemezsin... Bilseydin ödün kopardı, dokunamazdın" demişler.
Feride: Pes doğrusu. Caanım mesneviyi de kendi emellerine alet ettin yaa...
Kamran güler: Madem öyle, aşığının kalbini kırmayacaksın diyordu babam... Ona ne diyeceksin? Feride ne olur, ben ne diyorsam beni dinle. Sonra cezasını sen de ben de çekiyoruz. Tamam mı? Söz mü?
Feride: Ne diyosun, ne istiyosun gene? Anlamadım ki...
Kamran: Benim söylediklerimi tekrar ediceksin.
Feride: Hıh...
Kamran: Ben bundan sonra..
Feride: Ben bundan sonra..
Kamran: Sevdiceğim Kamran ne derse... (sevdiceğini yesinler:img-eat:) (Feride'den önce ses çıkmaz.) Hıhıııı...
Feride: Sevdiceğim Kamran ne derse...
Kamran: Onu yapıcam. O'nun sözünden dısarı çıkmıcam.
Feride: Hiç de bile...

İkisi de gülmeye başlar. O sırada Kamran pamuk şekerciyi görür.

Kamran: Aa ister misin?
Feride çocuk gibi sevinir: En bi kocamanından...
Kamran: Cumali efendi bir dur... Dur dur dur... Abi Şöyle en bİ kocamanından alayım...

Kamran pamuk şekeri Feride'ye uzatır.

Feride: Ee kendine almadın mi?
Kamran: Birazcik ucundan verirsin.
Feride: Bilemicim...:img-hyste

Feride bir parça alır, Kamran uzanır ama Feride ağzına atar.

Kamran: Versene...
Feride: IIıh...
Kamran: Biraz?
Feride: Benim! (Feride yemek için bir parça daha alır, Kamran uzanır iyice ama vermez.) Kendin de alsaydın...

Kamran istemeye istemeye geri çekilir.

prenses19
10-01-14, 00:34
13. BÖLÜM devam...

Cumali efendi piknik sepetiyle birlikte onları bırakır. Kamran Cumali efendiyle konuşurken Feride pamuk şekerini yiyerek yürümeye devam eder. Kamran evdekilere bişey söylememesi için Cumali efendiyi sıkı sıkı tembihler.

Kamran: Sen kimseye belli etmeden şöyle kalfalara söylesen de mükellef bir sofra hazırlasalar. Akşam Feride ile evleneceğimi söylicem onlara...
Cumali efendi önce şaşırır: Merak etme sen, o iş bende...


Kamran piknik sepetini açmış, sofrayı hazırlamak için örtüyü sererken Feride de ağaca dayanmış hala pamuk şekerini yemektedir.

Kamran: Sen niye yavaş yavaş yiyosun?
Feride: Yavaş yiyorum ki çabuk bitmesin diye...
Kamran: Boşver bitsin. Ben sana yenisini alırım.
Feride: Mühim olan çok fazla tüketmek değil Kamran, tadını çıkarmak... Yavaş yavaş, oldu bittiye getirmemek... (Kamran iyice yanına yaklaşır, Feride de kaçar.) Pamuk şekeri yemek bir sanattır Kamran... Bak mesela... (Pamuk şekeri gösterir ders anlatır gibi...) İç tarafının tadı dışıyla aynı olmaz. Çünkü burası içerde kalıyor. Dışarıda kalan kısmın şekerini emdiği için daha bir tatlı oluyor. Immmhhh... Bu harikulade lezzeti damağında hissetmek çok önemli...
Kamran Feride'yi izlerken mest olmuş: Feride, rica ediyorum daha fazla devam etme...
Feride: Noldu, canın mı çekti?
Kamran: Canımın ne çektiğini tahmin dahi edemezsin. (Feride'nin dudaklarına bakar.) Bal dudak... :img-blush
Feride biraz uzaklaşır ondan: Turşudur o... Zaten tadı da kötü... Ben de öyle bitsin diye yiyodum. Ziyan olmasın diye...

Kamran yanına gelir, Feride'nin dudağının kenarında kalmış pamuk şekeri görünce gülümser. Dudağından alır ağzına atar. Feride şaşkın şaşkın bakarken elindeki pamuk şekeri alır. Lades kemiğine benzeyen sapını gösterir. (Bu çocuk boşa niyeti bozdu demedik bunca zaman... Pamuk şekerden bile lades çıkardı.:img-hyste)

Kamran: Lades tutuşalım mı?
Feride: Nesine?
Kamran: Sen söyle...
Feride: Hmm peki... Ay sonunda karnavala dönme dolap diye bir şey gelecekmiş, çığırtkandan duydum. Ona binmecesine... (ayyy saf Feridem benimm:icon_whis)
Kamran: Tamam, sen kazanırsan seni dönme dolaba götürücem.
Feride: Sen kazanırsan?
Kamran: Ben hakkımı saklı tutuyorum. Kazandıktan sonra söylicem.
Feride: Olmaz öyle sey.
Kamran: Söylemicem.
Feride: O zaman lades tutuşmuyoruz.
Kamran: Peki tamam... Tutuştuktan sonra söylicem.
Feride: İyi peki madem...
Kamran: Ladesim lades olsun mu?
Feride: Olsun...
Kamran: Sözünde durmayan?
Feride: Senden beter olsun!
Kamran: Olsun.
Feride: Eee, peki ya sen kazanırsan?
Kamran: Ben kazanırsam, bana bir öpücük vereceksin. Bal dudak...
Feride: Sıntır... (Kamran güler.) Avucunu yalarsın. Ayrıca sen kazanamıcaksin ki... (Pamuk şekerin sapını Kamran'a uzatır.) Al bunu da bugünün hatırası olarak saklarsın.
Kamran alırken: Aklımda...

Feride sinirlenir sofrayı hazırlamak için sepeti boşaltmaya gider.:img-hyste


Kamran önlerinde birbirine kur yapan çiftleri izlerken Feride farkında değil, etrafına bakınmaktadır.

Kamran dayanamaz: Feride, herkes ne yapıyor biz ne yapıyoruz!
Feride etrafına bakar, elele dolaşan çifti görür: Ne yapıyoruz? Dört yapraklı yonca arıyoruz. Sen de mi onlar gibi olmak istiyosun?
Kamran: Feride, bu günler geri gelmeyecek. Sen demiyor muydun yavaş yavaş yaşayalım, tadını çıkartalım, anı yaşayalım.
Feride: Evet, nasıl yavaş? (Feride yavaş yavaş yürümeye başlar.) Böyle mi?
Kamran: O kadarda değil... Biraz hızlı...
Feride hızlanır: Böyle mi?
Kamran gülümser: İsteyince nasıl yapıyosun...:img-hyste

Feride güler.

Kamran: Mendil...
Feride: Ne diyosun?
Kamran: Mendilini çıkar, at... Yere at...

Feride cebinden mendilini çıkarıp yere atar. Kamran eline alıp koklar. Feride yüzünü buruşturur.

Kamran: Kirli miydi?
Feride: Yok da... Mendil yani... Nesini kokluyosun?
Kamran: Bundan sonra mendilin üzerine kokunu sürceksin. Seni hızlandırılmış aşık derslerine alıyorum.
Feride: Hıhh...
Kamran: On adımda nasıl tutkulu aşık olunur sana bir bir anlatıcam.
Feride: Aman, senden öğrenicektim.
Kamran: Sevdiceğim... Her cümlenin sonuna sevdiceğim veya sevgilim sözcüklerini koyucaz. Tamam mı? Böyle asker arkadaşım gibi konuşmıcaksın. Ne diyormuşuz? Sevdicegim...
Feride söylediğini tekrarlayacakmış gibi yapar: Ss... Sıntır... Yok tutkulu aşıkmıs da bilmem ne... Senden öğrenicektim. Hem öyle bayık bayık bakıp göz süzülünce ne oluyorsa artık...

Kamran yerden aldığı 3 yapraklı yoncalarla sahte dört yapraklı yonca yapar. :img-hyste

Kamran: Feride buldum, dört yapraklı...

Feride heyecanka koşup gelir, elinden alır.

Kamran: Lades...
Feride yoncanın sahte olduğunu farkeder: Hileli bu...
Kamran: Hileli mileli... Ben kazandım.
Feride: Sayılmaz, saymam bunu... Hile yaptın.
Kamran: Hilesini sonra tartışırız. Aldın eline işte, ben kazandım.
Feride yoncaları yere atar: Asla, katiyen... Hile yaptın, sayamam.
Kamran: Neyse, neticede iddiamız devam ediyor. Yine ben kazanıcam.
Feride: Hıh şöyle, yola gel!

Kamran Feride'ye doğru yaklaşır, Feride arkasını döner. Kamran gülerek mendilini koklar.

prenses19
10-01-14, 02:24
13. BÖLÜM devam...

Kamran elinde yoncayla Feride'nin yanına gelir: Feride... (Feride bakmaz ona...) Feride bak buldum.
Feride: Aklımda... Bu da yalan olmasın da... Aklımda... (Elinden alir. Gerçek olduğunu fark edince yüzü güler.) Kamran, bu gerçekmiş... (Kamran'a sarılır sımsıkı...) Yaprak sayısı kadar dileğimiz olucak... (Kamran'ın kollarında olduğunu farkedince geri çekilir.) Afedersin...
Kamran Feride'nin elinden alır yoncayı: Aklımda... Dört yaprağımız var. İkişer ikişer dilekte bulunalım.

Feride gülümser. Kamran bir yaprağı koparır.

Feride'nin gözlerine bakarak: Seni diliyorum. (Öteki yaprağı da koparır.) Yine seni diliyorum.
Feride elinden alır: Aklımda...

Feride içinden dileklerini tutar.

Kamran: Sesli söylesene. (Feride hayır diye başını sallar.) Ama ben söyledim. (Feride omzunu silker.) Feride..
Feride: Iıııı...
Kamran derin bir nefes alır: Alacağın olsun.

Kamran arkasından uzanır, gülümseyerek Feride'nin elini tutar. Feride elini çeker.


O sırada Fahriye'nin muhteşem sesiyle "Benim gözüm sende" çalmaya başlar.:love01:


Feride ile Kamran koşturarak konağa gelirler.

Feride: Besime teyzem bizi böyle görünce yaygarayı koparacak.
Kamran: Yok, görünmeden giricez. Temizlenince çıkarız karşılarına...
Feride Kamran'ı durdurur: Kamran, benim anahtarım yok ki...
Kamran cebinden anahtarını çıkarır: Benim var. Cumali efendi inşallah halledebilmiştir.
Feride: Neyi halledebilmiştir?
Kamran: Sürprizi...

Feride ile Kamran elele koşarak konağa giderler.


Feride ve Kamran gizlice konağa girerler. Kamran'ın odasına çıkarlar.

Feride: Kamran... Niye senin odana giriyoruz, ben kendi odama giderim.
Kamran Feride'yi içeri çekiştirir: Feride gir şuraya...
Feride: Bırak dedim beni...
Kamran: Hişştt sessiz ol.
Feride: Ya Kamran bırakır mısın elimi...
Kamran nefes nefese: Feridee... Tamam odana gideceksin. Ama hiç sesini çıkarmıcaksın tamam mı?
Feride: Hııı senden biliyordum.

Kamran'dan elini kurtarmaya çalışırken bişeyleri devirir.

Kamran düzeltir: Naptın, napıyosun sessiz ol dedikçe... Peki tamam... Ben bir su getireyim. Şu üstümüzü başımızı temizleyelim. Sesini dahi çıkarmayacaksın.
Feride: Tamam!

Kamran gülümseyerek dışarı çıkar.

Feride: Sıntır...

Kamran gidince onun parfümlerini incelemeye başlar. Koklarken Kamran gelir içeri... Feride arkasını döner hemen... Kamran önce parfümlere sonra Feride'ye bakar.

Kamran gülümseyerek: Güzel kokuyo mu bari?
Feride: Hiç de bile... Odada berbat bir kou vardı. Onun kaynağını arıyorum.
Kamran: Hıı tabii...


Feride ayakkabılarını çıkarmaya gitmiş çıplak ayaklarıyla Kamran'ın odasına girer.

Feride:Suyu bitirmedin inşallah... Çamur ayakkabılarımdan bile sızmış.
Kamran:Yok canım, var daha... (Feride eğilir Kamran'ın elinden ibriği almak için Kamran geri çeker.) Var var..
Feride:Aaa, versene Kamran...
Kamran:Var diyorum su...
Feride:Ver o zaman...
Kamran Feride'nin ayağını tutar: Ver bakalım şu ayağını... Ne bunların hali...
Feride şaşkın ayağını çekmeye çalışır: Kamran napıyosun?
Kamran: Pislenmiş...

Kamran Feride'nin ayağını yıkarken Feride kahkahayı basar:img-hyste

Feride durdurmaya çalışır: Kamran ver şunu... (Kamran öteki ayağa geçer.) Kamran bırak dedim, tamam yeter...
Kamran:Hişşt sessiz... (Başka tarafa bakarak havluyu uzatır ona...) Al bakalım şunu...
Feride:Aklımda!
Kamran: Sırf şu havluyu verebilmek lades yapabilmek için ayağını dahi yıkadım.:img-hyste (Feride güler.) Feride, şu inadın bitmiyor.
Feride: Niye şahsi alıyorsun, niye kızıyorsun? Hayır ben oyunu kuralına göre oynuyorum. Ayrıca her türlü hileye hurdaya da başvuran sensin...
Kamran sinirlenir: Hadi kalk gidelim duyacaklar şimdi...

prenses19
11-01-14, 18:55
13. BÖLÜM devam...

Kamran: Az daha senin sebebin oluyodum.
Seyfettin bey: Sen benim ancak onurum, gururum olursun aslan parçası...


Kamran: Madem senin ilacın mutluluk, seni çivi gibi yapacak çakı gibi ayağa kaldıracak bir ilaç daha vereyim.

Kamran Feride'nin elini tutar.

Feride şaşırır: Napıyorsun?
Kamran: Gel... (Yatağın yanına yaklaşırlar.) Annem... Babam... Feride ve ben eğer izniniz olursa evlenmeye karar verdik.
Seyfettin bey kalkamaz ama dayanamaz da: Allaaahhh:happy0064

Besime teyze ikisine de sarılır sevinçle...

Besime teyze: İşittin mi işittin mi Seyfettin bey!
Seyfettin bey gözleri dolu dolu: İşitmez olur muyum hiç... Valla evlat, ben sabahı eylemem bu gece taburcu et beni... Ben bu saadetle daha 50 yıl daha yaşarım. Daha torun sevicez ya... (Yataktan kalmaya çalışır.) Hadi kalkın gidelim.

Kamran onu durdurur. Seyfettin bey gözlerini silerken Kamran ve Feride birbirinin gözlerinde kaybolmuştur.


Sabah kahvaltıda Feride ve Kamran yumurta tokuştururken konak kahkahalarıyla inliyodur.

Seyfettin bey: Siz büyüdüğünüzden emin misiniz ya? Evlenmek için pek acele ediyorsunuz zannımca...:img-hyste
Kamran: Yok baba ya, Feride'nin çocuklukları işte... Beni de alet ediyor. :icon_whis
Feride: Afedersiniz enişte...
Seyfettin bey: Yaa hazırlar mısın bana böyle saman gibi kahvaltıyı... Kendinize ballar reçeller kaymaklar... Bana gelince hı...
Feride: Yooo, ben akşam Kamran nasıl söylediyse öyle hazırladım kahvaltını...
Kamran: Anca ispiyon...
Seyfettin bey: Besime hanım bunlar nasıl geçinecekler ya... Biz torum beklerken bunlar...

Feride torun lafını duyunca çayı devirir.:img-hyste

Besime teyze: Torunla birlikte büyürler. :icon_whis


Seyfettin bey: Kızım bana bir kahve yapar mısın?
Feride Kamran'a döner hemen: Yapim mi, içebilir mi?

Kamran olmaz diye başını sallar.

Seyfettin bey: Daha şimdiden beyinin sözüne girdin, aferin...:img-hyste Maşallah...
Feride utanır, Kamran'ı umursamaz: Derhal yapıyorum enişte...:img-blush
Seyfettin bey: Kendine de yap.
Kamran: Baba içemezsin.
Seyfettin bey: Öleceğimi bilsem ben bu kahveyi içicem Kamran... Kız isteme kahvesi bu, başka bir şeye benzemez.:love01:

Kamran ve Besime hanım gülümser.


Kamran Feride'yi annesinin mezarına götürür.

Kamran: Anne... Baba... Bizim ahir dünyadaki kıymetlilerimiz... Biz çocuklarınız, bu üç günlük dünyamızı iki kişi tamamlamak niyetindeyiz. Burda, sizin huzurunuzda, şerefimle temin ederim ki, Feride’ye size akıttığı hasret gözyaşlarından başka hiç bir keder yaşatmıcam. Bana armağan bıraktığınız su damlası için, sizlere sonsuz minnettarım. Müsterih olun. Biz bir yaprağa akan iki su damlası gibi birbirimize karışacağız. Nereye akarız belli değil... Lakin, bize inanın. Huzurunuzda size mutluluk sözü veriyoruz, yarim ve ben....

Feride: Anne, baba size söz veriyoruz. Mutluluk sözü...


Kamran ve Feride faytonla okula gitmektedir.

Kamran: İyi misin?
Feride: Kamran beni bugün anneme ve babama götürdüğün için ve orda söylediklerin için sana teşekkür ederim.

Kamran dayanamaz sarılır ona... Feride başını omzuna koyar.


Okula vardıklarında fayton durur, Feride hemen aşağıya iner. Kamran elinde Feride'nin çantası onu durdurur.

Kamran: Feride, ben de gelicem seninle...
Feride: Kamran, nolur izni benim yanımda alma... Kendin git al.
Kamran: Peki tamam... Sen nasıl istersen.

Feride gülümser, okula girer.

Kamran: Ferideee... Bir şey unutmadın mı?

Feride'nin çantasını gösterir.

Feride geri döner, çantayı alırken: Aklımda...
Kamran: İddiayı ben kazanıcam Bal dudak...:img-blush
Feride gülümser: Hııı...


Kamran Feride'nin sargılanmış parmaklarını görür.

Kamran: Feride, parmaklarına noldu?
Feride: Mühim birşey değil...
Kamran: Feride, ne bu halin!
Feride:Önemli değil, okulda oldu, geçer.
Kamran: Mahsustan yapıyorsun di mi?
Feride:Ne mahsustanı be? Dalga mı geçiyosun? İnsan bir geçmiş olsun der.
Kamran: Feride, yüzük arifesi öncesinde olacak iş mi? Bir kere de sorun çıkarmasan... (Yuhh kızcağız neler çekti lafa bak... Döndü yine eşek kafalı Kamran'a:img-beee:)
Feride:Merak etme, benim yüzüğümü de kendi parmağına takarsın olur biter.


Okulda büyün kızlar yeni gelen Sağlık bilgisi öğretmenini konuşuyodur.

*Kızlar yeni gelen sağlık öğretmenini duydunuz mu? Çok yakışıklıymış.
**Hadi ya, adı neymş?
*Adını bilmiyorum ama kendi gözlerimle gördüm. Çok yakışıklı...

O sırada Feride sınıfa girer. Michelle gülümseyerek onu beklemektedir.

Feride: Noldu?
Michelle gülerek: Sorma hemşirem...
Feride: Neyi sormiyim?

O sırada Kamran okuldaki hocalarından biriyle sınıftan içeri girer. Hocaları Kamran'ın artık sağlık bilgisi dersine gireceğini açıklar. Feride şaşkınlıktan hala sırasına oturamamış öylece Kamran'a bakmaktadır. Kamran otursun diye sırayı gösterir. Feride inanamaz gibi ona bakarak sırasına oturur.

Kamran: Eee ne dersiniz başlayalım mı?
Cadı Valez: Başlayalım ama hiç bitmesin rica ederim.:img-beee:

Feride ters ters ona bakar.

Kamran: Eveettt, kim buraya gelip bana yardımcı olmak ister?

Sınıftaki bütün kızlar el kaldırır ama Kamran Feride'nin sırasına yaklaşır.

Kamran: Matmazel Feride? (Feride omuz silker.) Pardon?
Feride: Gelemem.
Kamran: Öğretmeninize karşı mı geliyosunuz ilk günden?
Feride: Ne alakası var Kamran...
Kamran: Mösyö Kamran... Hitabınıza dikkat edin lütfen... (Mösyönü yesinler sıpa yaa:img-hyste)
Feride şaşırır: Mösyö... Kamran...
Kamran başını sallar: Rica ediyorum gelir misiniz?

Feride aya kalkıp yanına gider.

Kamran: Evet, bugün insan anatomisi işliyoruz. Bu gördüğünüz kalp... Hiç romantik değil, öyle değil mi? Zaten olmasına da lüzum yok. Kalp dediğimiz organ yalnızca vücudumuza kan pompalar.
Feride: O dediğiniz bazıları için geçerli sadece...
Kamran: Sizin kalbinizin işleyişi farklı mı Matmazel?
Feride: Bilemem, hekim olan sizsiniz...
Kamran gülümser: O halde bir ara dinlerim. :img-in_lo

Feride ile birbirlerine bakarlarken tüm sınıf onları izlemektedir. Feride gözlerini kaçırır. Kamran elindeki kalp modeline bakar. Ladese tutuştukları anı hatırlar.

Kamran: Ben kazanırsam, bana bir öpücük vereceksin. Bal dudak...

Kamran hınzır hınzır gülümser. Elindeki kalbi Ferde'ye uzatır.

Kamran: Matmazel Feride, bu kalbi sınıftaki arkadaşlarına teker teker gösterir misin?

Feride ters ters Kamran'a bakar. Elindeki kalbi alır.

Kamran kulağına eğilir: Lades...

Feride şaşkın şaşkın elindekine bakar. Kamran gülümser.:img-in_lo:img-hyste:img-blush

prenses19
11-01-14, 19:46
14. BÖLÜM
"Güven"

Kamran hınzır hınzır gülümser. Elindeki kalbi Ferde'ye uzatır.

Kamran: Matmazel Feride, bu kalbi sınıftaki arkadaşlarına teker teker gösterir misin?

Feride ters ters Kamran'a bakar. Elindeki kalbi alır.

Kamran kulağına eğilir: Lades...

Feride şaşkın şaşkın elindekine bakar. Kamran gülümser.:img-in_lo:img-hyste:img-blush Feride'nin ise eli ayağı birbirine dolanmış içinden eyvaahh diye çığlıklar atar haldedir. Nasıl bir tatlılıktır öyleee:icon_whis

Feride: Hiç de bile... (Omuz silker.) Sayılmaz.

Feride elindeki kalbi yere atar.

Kamran: Napıyorsun?

Cadı Valez gelir yerden alır: Kalbinizi ayaklar altına alan bir talebeyle mi ders anlatmayı, yoksa onu el üstünde tutanını mı tercih edersiniz Mösyö?

Feride iyice sinirlenir. Kamran şaşırır, cadının elinden alır kalbi...

Kamran: Anlaşılan ilk günden ders işlemek çok da doğru bir tercih olmadı. Buyrun sizi yerinize alalım. Buyrun... (Feride ve cadı yerlerini oturur.) O halde ilk günümüzü birbirimizi tanımaya ayıralım.
Nadide: Biz sizi tanıyoruz zaten...
Nebibe: Hekim bey...
Felike: Yalnızca biz mi?

Kızlar gülüşürler. Feride sinir küpü olmuştur iyice...

Marie: Evet hepimiz tanıyoruz. Feride'nin velisi ve müstakbel nişanlısı olarak... Yeni vazifeniz hayırlı olsun Mösyö Kamran...
Kamran: Mersi Marie'cim... Evet arkadaşlar, aranızda bazılarınız beni tanıdığını düşünebilir. (Feride o konuşurken defter çıkarıp birşeyler yazmaya başlar.) Lakin bugün burda, sağlık bilgisi mualliminiz olarak bulunmaktayım. Ve derslerimde saygı, disiplin ve çalışkanlık isterim. (Feride'nin yanına durur, yazı yazarken onu durdurur.) Özel hayatınızda tanıdığınız bildiğiniz Kamran abiniz olabilirim, lakin şu kapıdan girdikten sonra...
Valez: Şu kapıdan mı? (pencereyi göstererek) Şu kapıdan mı?
Kamran kapıyı göstererek: Şu kapıdan dışarı çıkın!
Valez: Çıkmıyorum!
Kamran: Bir daha söylemicem, Matmazel... Dışarı çık!

Cadı dışarı çıkar, Kamran'ın onu dersten attığını hocasına ispikler.:img-beee:


Kamran: Evet, soracağınız başka soru yoksa, sağ baştan başlayarak kendinizi tanıtabilirsiniz.

Feride kapıda not yazıp Michelle'e verir. Michelle de Feride'nin sormasını istediği soruyu okuyup Kamran'a sorar.

Michelle: Benim var Mösyö...
Kamran: Sor Michelle...
Michelle: Siz, bildiğim kadarıyla çok iyi bir hekimsiniz, çok özel bir hekim... Mesleğinize hayran olduğunuzu da biliyorum. Sizi burda görmek hepimizi şaşırttı açıkçası... Iııı, neden burdasınız?
Kamran Ferde'ye bakar: Değişikliği seviyorum diyelim. Demek istedim. Tabii temelli burda kalmıcam. Mektebinizden davet aldım, onu değerlendirdim.
Feride kendi kendine: Öyle her davete icabet ediyorsan, işimiz iş...:img-hyste
Kamran gülümser: Feride, eğer birşey söylemek istiyosan ayağa kalkman lazım...
Feride ayağa kalkar: Yoo, bir şey demedim.
Kamran: İyi...


Sınıfta herkes mezun olunca yapmak istediklerini sırayla anlatıyodur.

Muzo: Hayalim mezun olunca Asap beyle evlenmek...
Kamran: Hadi bakalım... Tanıştığıma çok memnun oldum Muzaffer...

Kamran Feride'ye bakar, konuşmasını bekler.

Feride başını çevirip Michelle'e: Sıra sende... Beni tanıyor zaten...
Kamran: Feride...
Feride: Ben de mi kendimi anlatıcam?
Kamran: Hıhıı...
Feride ayağa kalkar: Ben Feride... Çalıkuşu Feride... (Feride güler. Feride gülünce Kamran'ın da yüzü güler.) Ne bilim bir değişik oldu. Yani size de saygısızlık etmek istemem ama ne anlatayım bilemedim.
Kamran: Arkadaşların nasıl anlattıysa, sen de birer birer anlatacaksın. Meselaa, hayatta en çok neyi merak ediyosun? Hayallerin neler?
Feride: Neyi merak ediyorumm? Ne bileyim, öyle ufak önemsiz şeyler... Hemen herkesin yaşadığı, önemsemediği şeyler...
Kamran: Farz-ı mahal?
Feride: Farz-ı mahaal... Farz-ı mahal, bir izin gününüzde, evinize gidip kapıyı çaldığında, kapının arkasında annen ve babanın seni beklediğini bilmek... Eminim güzel bir histir... Mesela bunu merak ediyorum. (Bir anda hayallerinden uyanır, ses tonunu değiştirir.) Bir de dönme dolap denen icadı... Bunu merak ediyorum, bu kadar...
Kamran gülümser: Peki, mezun olduktan sonra ne istiyosun?
Feride: Muallime olmak isterdim. Bana muallime hanım demeleri hoşuma giderdi.
Kamran: Neden?
Feride: Çünkü o zaman çocuklarla rahatlıkla oynayabilirdim. Hem kimse beni büyüdüğüm için yargılamazdı. Peki ya siz, siz neden hekim oldunuz?
Kamran: Bir çocuk yüzünden...

Feride gülümser.

prenses19
11-01-14, 20:15
14. BÖLÜM devam...

Kamran Feride'nin sorusuyla geçmişe yolculuğa çıkar.

Genç Kamran ve Feridecik gizli gizli Seyfettin beyin çalışma odasına girerler. Kamran dolaptan Feride'nin babasının asker ünifıormasını çıkarır.

Feridecik: En son bunları mı giyinmiş?
Kamran başını sallar: Bir gün ben de baban gibi süvari olucam. Madrid'e göndermedin, Harbiyeye yazılıyorum. Mezun olduğumda yanına, mektebe gelicem. Babanın bıraktığı yerden alıcam seni...
Feridecik üniformaya dokunuyodur: Başka birşey olsan?
Kamran üniformayı üzerine tutar: Süvari güzel... Atım, kılıcım, bu elbiselerin içindeyim...

Feridecik üniformayı Kamran'ın elinden alır, sarılır sıkıca... Babasının kokusunu içine çekmek istercesine... O sırada üniformadaki kurşun deliğini görür.

Ferdecik: Hayır, hiç de güzel bişey değil... Süvariler ya ölüyor ya da öldürüyor Kamran... Sen süvari olma... Şey, hekim ol... Annem gibi hasta anneleri iyileştir, yaşat.


Ders bitiş zilinin çalmasıyla Kamran da Feride de geçmişin anılarından çıkarlar.

Kamran: Evet kızlaar, önümüzdeki hafta dolaşım sistemini çalışıp geliyosunuz. Ona göre... Çıkabilirsiniz...

Kızlar Kamran'ın etrafını sararken Feride sınıftan dışarı çıkar. Kamran'ın gözleri Feride'yi takip etmektedir.


Feride yatakhanede Kamran'ın ona hazırladığı "Cevaplar Kitabı" nı karıştırmaktadır.

Feride: Herşeyi yazmış, bir öpücüğü yazmamış, Sıntır...:img-hyste

O sırada Michelle ve Marie yatakhaneye girerler.

Michelle: Sen niye kaçtın öyle sınıftan?
Feride: Ders bitti, ben de çıktım.
Michelle: Hıı, iyi ettin. Nişanlını bıraktın yamyamların eline...:img-hyste
Feride: Bir kere şu lafı etmezsek...
Michelle şaşırır: Hangisini? Yamyamları mı?
Feride: Hayır... Nişanlın lafını...
Michelle: E iyi peki, etmeyelim. Etmiyelim de hemşirecim, ben senin yerinde olsam Kamran beyi mektepte pek yalnız bırakmazdım.
Feride: Nedenmiş o?
Michelle: E kızlar... Koridorda yürürken boyunları falan tutuluyor resmen... Valez de biliyosun gıcık gıcık sinir ediyor.
Marie: Haset deve nolucak? Gerizekalı mal değneği... Ay keşke Kamran bey burda işe başlamasaymış. Yani başta o deve olmak üzere bütün kız kuruları adamın etrafında pervane oldu ya...
Feride Marie ile konuşmadığı için Michelle'e döner: İstedikleri kadar pervane olsunlar Michelle... Benim Kamran'a itimadım sonsuz...
Michelle: Böyle düşünmene çok sevindim. Ben de bu yüzden aranız bozulucak diye çok korkuyodum. O zaman mektebi aşk yuvanıza çevirmek için sana bir sır vericem. Kamran muallime odasında, yalnız... Koş, durma... :img-hyste
Feride: Ne münasebet! Yani bu aralar onunla yalnız kalmam pek hayrıma olmaz.
Marie kendini tutamaz: Nedenmiş o? Herkesin arayıp da bulamadığı şey...
Michelle tekrarlar: Nedenmiş o? Herkesin arayıp da bulamadığı şey...
Feride: Michelle, sen hiç öpüştün mü?
Michelle: Ahh, nerde?
Valez: Biri öpücük mü dedi? Fevkalade müthiş bir hadise... Tadı muhteşem... Islak, yumuşak, şeftali gibi...

Feride şeftaliyi duyunca huylanır. (Eyvahh unut Kamran bence o öpücüğü...:icon_whis)

eylemoz
16-01-14, 00:02
15.bölüm


Kamran :bu ağaç ne ağacı biliyomusun? feride aşıklar ağacı ... Feride :banane:img-hyste
Kamran :bu ağacın gölgesinde oturanlar birbirlerine aşık oluyolarmış....
Feride: bizene:img-hyste
Kamran :ama sen de oturuyosun ...
Feride :sanane:img-hyste (gergin derin bi nefes alır kamran feridesinin sinir olduğu cvplarından :img-hystebüyük feridem de muhteşem orda)
Kamran :ama benle oturuyosun:img-hyste
Feride:Kime ne
jeton düşer sıntırellada : ....mükemmel son neeeeeeee
Kamran :Bittin kızım sen bana aşık olacaksın:img-hyste hazır cvp mükemmel final hiçte bileneeeeeeeeeeee sıntır taşsız da durmamış cadım nasıl arıyo

yaqmuur
19-01-14, 05:19
15. Bölüm

Kamran: sen cansin, canansin; Allah'tan sonra bana can bagislayansin. :img-in_lo

eylemoz
19-01-14, 14:14
Feride :Ahh şurda bir ev var
Kamran:Evet.... hadi gel ...gel şurdan gidelim
Feride :ahhh...(ayağı acısa da takibi bırakmaz)...Kamran napıyosun? içerimi girceksin
Kamran :Feride ev var dedin..... geldik...
Feride: doğru ya...
kamran kapıyı açar ortamı kontrol eder dalar içeri
feride: herşeyden kabersiz:img-hyste
Kamran insanlara rahatsızlık vermeyelim romantizmlerini bozmayalım(alışık değil tabi şaşkın:img-hyste) canı acıyo....
Kamran :(yeterr anla artık dercesine ellerini kaldırır)Feride kimse yokki sadece sen ve ben varız..hadi kapat kapıyı
Feride : ( hala inanamaz:img-hyste:img-hyste ben olsaydım eeeee derdim orda)Kamran burdadırlar geleceklerdir
Kamran mumları yakar :Feride .... çoktan geldiler


:love01::love01:Sen böyle kulübe sürprizleri yap arkandayız

bal bocuku
22-01-14, 03:52
Kamran: Merci Letaaaafet :img-hyste Kaç yaşındasın?
Letafet : 17
Feride: Yuhhh.. Bende 12 :img-hyste


......



Feride: Gelecek nesiller bu danteli yapan ev kızı kör oldu diye sergileyecekler inşşşaallaahh :img-hyste

eylemoz
22-01-14, 04:44
17.bölüm fragman
dudak altına mührübasar feride :love04:
feridem :artık benimle evlenmek mecburiyetindesin..
Kamran sevinçten seyfettin reis ve besime sultanın odasını basar:img-hyste
Kamran'ım :oğlunuz evleniyo oğlunuz!!(tellal lzm aslında:img-hyste)
şaşkınyataktan fırlayan besime :img-hystesüper :kimle ?
seyfettin reis rahatça yastığagömülür: tabiki mektepliyle(biliyo kuzularını)ohhh(onasıl ohhh çekiştir:img-hyste)
inanamayan besime:ne söyledi sana feride
sıntır kamran :benimle evlenmek zorundasın dedi
seyfettin reis inanamaz yataktan fırlar:kim
Kamran: korktum (yemezler daha çok korkacaksın)bende tabii evleniriz dedim

feride :umduğuna ermek için ümidinde sabit ol benden ümidini kesme kamran


şükür istemede cukk olmuş ...
tuzlu kahveyi içen Kamran :Feride bu ne yaaa:img-hyste
Seyfettin Baba: Allah'ın emri ,Peygamber'in kavliyle kızınız Feride'yi oğlumuz Kamran'a istiyoruz
besime sultan ( son iki bölümde az da olsa affettim):siz başlıktan haber verin başlıktaannnn hımmm...Hayırlı olsun der son söz
Seyfettin reiste rahatlamıştır :Hayırlı olsun
Kızımızı alan oğlumuz: bidaha beni hiç bırakma olur mu ?:love01:
feridem : bidaha hiç..:love01::love01:


sadece yazarken enaz 50 kez dinledi fragmanı :img-hyste doyamadı defalarca dinledi ohhh çekti seyfettin reisle Çalıkuşu sevdalısı:love01:

öpücükten sabaha geçişi atlamasınlar dua edin:img-wink::img-wink:

esmer_-ezel
22-01-14, 05:10
Kamran:Ne işin var bu saatte burda
Feride: Bugün beni sevmediğini söyledin
Kamran:Seni sevmiyorum
Feride:Bu iki oldu
Kamran:Çetelesini tutmuyorum istersen 40 defa söylerim
Feride:Birşeyi kırk defa söylersen olur
Kamran:Olduralım mı?Ne dersin sen saymak ister misin
Feride:Peki
Kamran:Seni sevmiyorum
Feride:3
Kamran:Seni sevmyorum
Feride:4
Kamran:.
.
.
.
.
.Kamran:Seni Sevmiyorum
Feride:16
Kamran:Seni Sevmiyorum
Feride:17
Kamran:Seni Sevmiyorum
.
.

.
Kamran:Seni Sevmiyorum
Feride:38
Kamran:Seni Sevmiyorum(Gözlerine bakıp)
Feride:39(Gözlerine bakıp)
Kamran:Seni Sev...
Feride:Kamran'ı susturur:):):):):)(ama ne susturma sıntır gibi bizde şoklardayız:o :0 :img-in_lo:img-clapp:img-fear2

BARAN-18
22-01-14, 14:40
"Feride ve ben.. Ortadan yırtılmış bir resimden farkımız yok şimdi.."
Benim bu gözlerim sanki yalnızca sana bakmak için yaratılmış...
Kalp kime ait ise, göz ona döner hep..

BARAN-18
05-02-14, 14:44
Feride'nin intihar sahnesinde söyledikleri...

rüyanda görürsen uyanma...
hayatımın yası…
solan mevsimim.
içimdeki mıh.
kalbimdeki har…
adağımdır ağaran saçlarım, senindir al.
bu bendeki kağıt kesiği…
bu bendeki gün batımı…
açamayan çiçek…
küskün çocuklar…
ve göğün bütün yağmurları hatırandır, al.
şimdi yetim bir dünyadır, denizini özleyen martılar…
kök saldım yokluğuna.
beni ancak bir ağaç anlar.
-hasretle nasıl başa çıkar ağaçlar?..
ya denizler, nasıl ağlar?..
ah bu bendeki sonbahar…
bu bendeki kırık dal…
kanımda solan kırmızı, kirpiklerimde kar, hasretindir yar…
hiç olmazsa rüyalarımda sar…

HiLaLOzcivit
08-02-14, 00:57
Kamuran: Feride gidemezsin! Daha biz
olamadık. Daha ben sana doyamadım.

BARAN-18
12-02-14, 00:55
Gitseydin dünya ahiret acım olurdun. Kapanmayan yaram. Bitmeyen hikayem... Olurdun. İyi ki gitmedin.

BARAN-18
12-02-14, 22:29
"Benim köklerim sende.
Sen bana soluk oldun.
Seni içimde tutabilmek için nefesimi vermeye dahi kıyamıyorum."

BARAN-18
26-02-14, 16:20
yemin ederim ben bir seni yaşayacağım bir sana yaşayacağım ,sen bana can oldun
Feride'ninKamranın odasında okuduğu şiir
Ağrılardan bir dağ geldi oturdu ömrümüze…
Ama sen masal kuşlarını küstürme.
Onlar getirecek güneşi, karanlık göğümüze…
Tükenme!

Su durur, Ay unutur
Bakışsız kalır deniz, mavisi solar
mehtapsız kalır aşıklar…
Tükenme!

Çarpa çarpa kırar boynunu serçeler, göğsümün kafesinde
Ritmini yitirir solumdaki kan gülü
kurur orada… Öylece…
Kara çocuk… Tükenme!

Kırılan kemik… Atomlarına ayrılan biblo,
Tuz ve nar aşkına!
Yani ki, kanayan kolumuz kanadımız, adımlarımız…
dağılan avuç içi haritamız aşkına!
Bitme!

-Ki olmaz… Olmaz böyle dağılmak.
Sevgilinin saçları rüzgarda dağılır örneğin
Bir çocuk gülümser, bulutlar dağılır örneğin…
Yok. değil bu benim bildiğim,
dağılmak…
Kırılmak… Ağrımak… Başka.

Dünya adaletsiz çocuk… Dünya zorba
Belki eşitleniriz bir gün aşkla
Bu kekeme, toz ve duman şarkıyı iyi belle;

-Öyle durdum ki sana, demirim pas içinde.
İçime susmaktan, derinde besmelem, yosun içinde.
Besmelem ki…
Dağılan… Kırılan… Ağrıyan… Kara çocuk.
Buna “amin” de.

Kalk!
Al göğüme bıraktığın yağmurları
Al bu satırları…
-Ah yetmiyor… Yetmiyor hiç bir sözcük iyileştirmeye…
Bir hayali yeniden kurmak için söz sırası ellerimizde.
Ama ellerin senin,
Yok… ellerin gibisi yok…

Kıpırda!
Yürüdükçe sancıyan bir yolu geçeceğiz birlikte
Ve baharın yeşilini akıtacağım,
incinmiş bilek gibi bakan gözlerine…
Değil bu… solmanın sırası hiç değil…
Düşüp de kalmanın, yıldız saymanın…

Durma!
Adı illa ki umut olan bir çağa tay gibi koşmak gerektir
Un ufak olsa da sol yanımız, kara çocuk, sevdayla…

ÖzLem(A)
13-03-14, 02:15
“Düşünsene...Onu çok seviyorsun. O, kötü biri olamaz, olmamalı.Ama sevmeye devam ediyorsun.Bakışlarını, ellerini, baktığı her şeyi.Sorun ne biliyor musun Kamran?Eğer sen zannettiğim adam değilsen, şu hayatta artık nefret edeceğim çok şey var demektir.Yürüdüğüm yollar, dinlediğim şarkılar, tenine değen güneş, seni sen yapan, senin sevdiğin her şey, ben dahil her şeyden nefret edeceğim.
Ama devam edeceğim sevmeye.
Çünkü insan devam eder, Kamran.”

justinhenin
14-03-14, 23:56
feride sen böyle susunca ben beş bin on bin birden ölüyorum
ne diyim kamran düşünüyorum anlamaya çalışıyorum
anlamaya çalışma bugünde böyle de hayatta herşeye bir anlam yüklemeye çalışma
belkide öyledir kamran bugün günlerden ne
takvimde salı ama ben başka bir isim verecem AŞKIN AĞIR İŞÇİLİĞİ
yada İSTANBUL,UN FETHİ dicem neden neden neden

görmüyormusun feride gün doguyor bir şehir uyanıyor hatta uyanmıyor
çiçek açıyor bu güzeligin bu hüznün bu şehrin müsebibi sensin feride
nedenmiş o söylücem ama benimle dalga geçmiceksin

geçmiicem söz

ben böyle umuda ihtiyacım oldugunda izleri takip ediyordum hayatın bana gösterdigi işaretlere bakıyordum bende yapıyorum arada öyle aşık olunca bir başka oluyor
sen beni sevmeden evvel örneğin böyle erik tomurcukları patladıgında kesin feride beni seviyor diyordum yada şimdi eger bana bakarsa kesin beni seviyor diyordum.

kesin bakmışımdır bakmıştın ve dünyalar benim olmuştu
ben hapisten çıktıktan sonra daha bir iki gün oldu düşündümki feride aşık insana hayat bahane çıktım ayagımı yere bastım yerde toprak ORDA SEN

o an kendi kendime dedimki ulan kamran siz hiç ayrılmıcaksınız dedim baksana baksana bu yolar bile siz bir biriize koşasınız diye var analtabiliyormuyum feride
seni bana beni sana istanbulun fethi getirdi
koskoca gemileri karadan bu yüzden yürüttüler hala anlamıyormusun seni nekadar sevdiğimi

justinhenin
15-03-14, 00:05
ımmm uffff :img-hyste
sıcakmı geldi çok sıcak yandım:img-in_lo:img-in_lo
üfffffffffffffffffffffff:img-hyste
degişikmiş:img-in_lo
neymiş o degişik olan:img-in_lo:img-in_lo
yani anlatamam ama hisetirebilirimi belki:img-hyste:img-in_lo
üffffffffffffffffffffffff:img-hyste
nasıl tuaf dimi serinletmesi gerekirken dahada yakıyor:img-in_lo
feride bana öyle yapma öpücem yoksa:love01:
hayır öpmüceksin:love01:
neden çünki ben öyle isityorum:img-beee:

ilk kez replik yazdım baya zor ama çok güzel bunlar ya

serebra
15-03-14, 15:09
18.Bölüm

Saklı Sevdama Mektuplar :img-in_lo
''Sevdiğimi söylemez isem sevmek derdi beni boğar'' demiş Yunus.
Seni seviyorum...
Ta develer tellal değil iken...
Hatta sanki bu dünyaya gelirken Allah'a bu aşk için söz vermişim gibi...
Kalu beladan beri...
Ve sana hep geç kalmaktan korkuyorum...

serebra
25-03-14, 01:59
16.bölüm

''Şem ile Pervane'' masalı

Kamran: Sana bahtsız aşık Pervane ile Kaf dağının ardındaki soylu ama kalpsiz Şem'in hikayesini anlatayım mı?
Pervane bir gün uzakta çoooook uzakta bir aydınlık görmüş.
Öyle ki yıldızların, güneşin, ayın yanında lafı olmayacak kadar cılız bir ışıkmış.
Sevdalanmış.
Onun yanına varmaya karar vermiş.
Taaaaa Kaf dağının ardına kadar kanat çırpmış.
En sonunda o ışığın geldiği evi bulmuş.
Şem'miş o ışığın adı.
Camın öte yanında yanan bir mum.
Pervane de camın öte yanında çaresiz aşık.
Haber yollatmış Şem'e. Arada cam olmadan onu görmek istediğini söylemiş.
Aşığının bu isteğini duyan Şem de,bir hayran için vuslatım hayalden ibarettir,ne aşıklık ne de sevgili hayalleri kurmasın demiş.
Aşk ile uslanmış gönlüne başka kapılarda hayat arasın demiş.
Pervane yine de camın önünden hiiiiiç ayrılmamış.
Şem'in en sonunda kalbinin mührü kırılmış,merhamet etmiş,kaldırmış aradan camı.
Pervane de vuslatına doğru koşarken evvela kanatları tutuşmuş,yandıkça fır dönüyormuş Şem'in etrafında.
Yandıkça daha yakın dönmeye başlamış ve en sonunda oracıkta can vermiş.
Son sözleri ise şunlar olmuş.
-İllaki aşk illaki ateş illaki Şem!
Şunu bil ki kalbin ahı engelsiz oklar gibidir,hedefini yaman kavrar ve kavradığı ölür, illaki ölür.
Kimi sevdadan yanar, kiminin sevdaya yanacak kadar ateşi dahi yoktur ki NURA ANCAK YANANLAR ULAŞIR.
Şem'de yanmış o günden sonra, erimiş can evi, ta ki sevgiliye kavuşuncaya dek!

*Nesli*91
27-03-14, 12:03
23. Bölüm


Yasim on iki göbek adim Sintir. Nerede usul usul yanan bir mum görsem aglayasim gelir.
Mumlar ayna gibidir bana caresizligimi hatirlatir. Bazen derim ki kendi kendime
"Ulan Sintir böyle yavas yavas eriyecegine birden Alev alip yansan ya."
Caliskusu o zaman dönüp bakar sana, isikli piriltili seyleri pek sever, belki o zaman seni de sever.

Benim kafam da bir Ülke var, kimselerin bilmedigi, kücük, sicak bir Evim var orada. Edip abi dedi;
Evim var deyince Hanimlar evet diyormus. Bahcesin de Güne Bakanlar var, hem de boy boy,
bu akli da Edip abi verdi. Cicek seven Erkekleri, Hanimlar pek bir begenirmis. Ilik Rüzgarlarim var
perdeleri ucusturan, Cam önünde SEN varsin. Edip abi dedi ki; iyi düsleyelim iyi olsun,
iste SEN orada beni bekliyorsun.

Burnuma nefis kokular geliyor, donatmissin Masa'yi.
Sofra da sofraymis haaa. Bunu da Edip abi'nin bir siirin'den asirdim.

Solumuz da Soba, icin de Patates, Ayva, Evimiz, Yuvamiz.
Seninle BEN sicacigiz. Günesin Kalbinde yalnizca SEN ve BEN.
Mütemadiyen yanmadayiz, bu son kelime kafiye.

IMZA

SENIN IKI KOLUNUN UZUNLUGUNDAN
BILE DAHA KOCAMAN SEVEN
KAMRAN.

justinhenin
30-03-14, 01:12
maf olmuş durumdayım ah ne güzel sözlerdi bunlar ne güzel:icon_sorr

Feride: Aç gözlerini. Kıyamet kıyâm olsun. Ölmek dediğin dirilmeye eş değil mi? Kıyam uyanmaksa, son dediğin o fazladan iki harf mi yani? Âh o iki harf... Âh o yaramaz küçüldükçe büyüyen et... Ruhum yaradanınsa sen al etimi. Etine şifa et. Yeter ki uyan bu kan uykulardan. Uyan ki yaradana şahitlik et. Sevmedim bu denizi, tuzu derimi kavurdu geçti. Sevmedim bu karanlığı gözümün ferini aldı gitti. Sevmedim ben gitmeleri senden, sevmedim kaybetmeyi ben. Sevmedim bu vedayı. Canımdan öte can yanı başımdayken. Aç gözlerini, ziyadır göreceğin kamaştırır ama geçer.

justinhenin
30-03-14, 22:03
2 bölüm feride

yagmurda dans etmek
kırılan bir bileğin üzerinde seksek oynaya bilmektir
yaniki yaşamak ciddi hadisedir
başlayan herşey bitmekle kayyimdir
en uzun en çaresiz geceni düşün sabah olmadımı
ey adem yazgının sisi bostanı ayrı oldugun kim söyledi sana
hani şu ömrü boyunca koca bir kayayı dik bir dagın doruguna yuvarlamaya mahkum edilen batsız
nezaman doruga ulaşsa kaya hep elinden kaçar ve hep sisi bos herşey yeniden başlamak mecburuyetinde kalır
yolu yok bulup buluşturucak gerekirse borç harç denklicek umut ediceksin çünki güneş
yalnızca umut edenlerin yüzü suyu hürmetine dogar
karamsar olmaya hakın yok iyi olcaz iyi:img-hi:

sevgi yılmaz:img-hi::img-hi:

serebra
31-03-14, 13:18
9. Bölüm

Bir Eflatun Ölüm

Kamran: ''Kırgınım,saçılmış bir nar gibiyim;
Sessiz akan bir ırmağım geceden.
Git dersen giderim,kal dersin kalırım.''

Feride: ''Git dersen kuşlar da dönmez,güz kuşları,
Yanıma kıraz hevenkleri alırım ve seninle yaşadığım o iyi günleri.
Kötü günleri bırakırım.''

Kamran:''Aynı gökyüzü,aynı keder.
Değişen bir şey yok ki gidip yağmurlara durayım.''

Feride: ''Söylenmemiş sahipsiz bir şarkıyım.
Belki sararmış eski resimlerde kalırım,
belki esmer bir çocuğun dilinde.
Bütün derinlikler sığ, sözcüklerin hepsi iğreti.
Değişen bir şey yok hiç, ölüm hariç.
Aynı gökyüzü aynı keder.''

eylemoz
04-04-14, 02:22
Kamran :seni canımın içinden daha çok seviyorum:love01:(bende sizi çokkkk:love01:)

BARAN-18
06-04-14, 12:50
Çalıkuşu 24.Bölüm
babam öyle gözler armağan etmiş ki bana söz gelimi sen ”aa kuşlar geçiyor” deyip alacaksın şekerimi elimden ben bakarım tereddütsüz ve o kuşları görürüm olmadığını ikimizde bilsek de ben bir sürü kuşlar kurarım bir görünür bir kaybolur güneşe gider onlar pike yapar yarışır onlar gökyüzü aydınlık bulutlar mavidir hem pamuk şekeri senin ellerine daha çok yakışır bir yalana gönüllü inanmak olur o zaman da aşk bense her gün hayalini tamamlamaya çalışıyorum senin yapboz gibi o zamanda bir yalanı mümkün kılma çabasına dönüşmez mi aşk bakma bana öyle ben yara kabuğundan sızan bir eyüp oluyorum o zaman sabrının son kırıntısını az evvel kuşlara vermiş, ne zaman bizli bir hayal kurmaya kalksam seni tamamlayamıyorum seni tamamlayamayınca da ben eksiliyorum çiçeğin kuruması gibi eksiliyorum sular çekildiğinde kara da kalan balık gibi perdelerin kapanması gibi eksiliyorum

yaqmuur
06-04-14, 16:57
24. Bölüm

Kamran: Sen nasıl bir lütufsun; seni yazan kaleme şükürler olsun. :img-in_lo

alex_zarife
07-04-14, 15:14
25.bölüm fragman
Feride: Kamran elimi tuttuğunda sanki yüreğini avucuma koyuyor gibi sanki canını emanet ediyor gibi o kadar sevildiğimi hissediyorum:img-in_lo

eylemoz
11-04-14, 04:36
çöl masalıdır ayrılık çocuğum
kuma karışır, yol alır ayrılanlar çöle
kervanlar geçer.heybeleri kahırla yüklü kervanlar,tepinir dururlar yüreklerin hemen üstünde

aşk;
kocaman eksilmektir çocuğum
sen bunu upuzun trenler gibi düşün, trenler kadar büsbüyük bir eksilmek

gırtlağında ibrahim`in bıçağıyla yaşar sevdalılar...
ama sen korkma. melekler var
ağrır birden geri teper çocukluktan kalma yaralar
bak.. senin dizlerinde , benim kalbimde aynı yara var

tutamaz ayrılanlar hayatın rengarenk uçurtmasından
ama sen sıkı tut, bırakma sevincin pamuk ipliğinin ucundan

aşk;
şu kadar ölmektir çocuğum,sen bunu gökyüzü gibi düşün
minareler,kuleler gibi koskocaman

yekparedir insan sevmezden evvel. tamdır,eksilmemiştir henüz

sen bunu çarşıdan aldığın nar gibi düşün
bir tane. eve gelince hani bin tane
..tane tane,gez,göz,arpacık ve tetik ve parça parça

o tekerlemedeki nara döner ayrılanların yüreği
kan kırmızısı dökülmüş ,üstelik ömrü saçılmış

senin pencerene konan minimini bir kuştur aşk çocuğum
al yine de içeri ,ama üşüme
ve sonra unut onu
usul usul sızar sevdaya düşerken ayrılığın da zehri
sen bunu aynı anda bir havuzu dolduran iki ayrı musluk gibi düşün
yok yok kapatma gözlerinin vanasını..
bırak yağsın bulutlar
izin ver fırtınaya
nerdeymiş çocuğum.. hanimiş?hanimiş bulut..

bak asıl şimdi başlıyor tufan!

justinhenin
22-04-14, 01:02
feride- kamuranmı burdaydı,

kamran-size verdigim sözü tutamadım feride sadece mutluluktan aglıcaktı
ama ben ona agrı oldum gözyaşı oldum

feride-biliyorum ben burda aglarken onunda yanakları ıslanıyor biryerlerde
en az benim kadar acı çekiyor biz artık aynı kurşunla vurulmuş iki yaralı yüregiz şimdi ama hayat tabiki böyle olması gerekiyormuş

kamran-işte bunu kabul edemiyorum bunu kabul edemiyorum öyle degilmi güzüde teyze öyle degilmi nizamettin amca
kızınız beni bırakmamalı bırakmamalı şimdi burda olsa huzurunuzda diz çöküp
merhametine ve vicdanına aşkımıza galip gelmemesi için yalvarırdım yemin ediyorum yemin ederim ben sana ihanet etmedim feride eger inanmıyorusan kalbine sor feride

feride-biliyorum bana ihanet etmedigine inanıyorum ama öyle arada kalmıştımki
kalbim atmıyordu sanki aksak ritim adını sayıklıyordu sadece
biz birbirimizi nekadar seversek sevelim ortada dogmamış bir bebek var
bir çocugun yeri anne ve babasının yanı olmalı kendimden biliyorum
dünya babasız çocuklar için uygun bir yer degil bunuda kendinmden biliyorum
şahsi almayın nizamettin komutan amam babalar gidince herkez gidiyor lanet gibi babalar gidince kimi seversen gidiyor ondan sonra hayır memlekette okadar yol yok nereye gidiyor ben anlamıyorum

kamran- o çocugu kendi çocuklugunla bir tutma feride yalvarırım yapma yapma bunu bize

feride-hayır ben devletimizi düşündügümden sonra o çocugun gözlerinden hayalinden küçücük yüreginden gidebilmen için yol yapabilcekler bide

kamran-benden vazgeçerek o çocuga

feride-o çocuk demekte ne kötü dimi bir adı yokmu acaba

kamran-benden vazgeçerek o çocuga bir aile vermiş olmucaksın feride kendi çocuklunu temizi çekmiş olmucaksın yapma bunu bize yalvarırım yapma

feride-ben hiçbir yetimin ahını vebalini alamam ona sebep olamam

kamran-sen benim sebebiim olacaksın bırakma beni terketme

feride-ben seni nerenden terkedecegimide bilmiyorumki kamuran
ellerindenmi,gözlerindenmi,rüyalarındanmı
ben seni nasıl bırakacagımı bilmiyorum
ben seni çok seviyorum kamuran hemde en bi çok
nolcam ben şimdi nolcaz biz napcaz.

26 bölüm mezarlık sahnesi
ah sevgi yılmaz ben senin kalemini çok özlücem ama

alex_zarife
25-04-14, 22:51
24.Bölüm
Kamran: Sen de kalkıp buraya gelmişsin..Yıllar önce çocukken yazdığım hikayeyi, seninle birlikte güneşin kalbinde olmayı düşlediğim evi yapmaya çalışmışsın.. İşte bak sofra orda mumları yakmışsın..Soba, soba orda.. Patates de vardır içinde dimi? Ben yazmıştım çünkü..Dışarda günebakan çiçekleri, bahçeyi yapacaktık seninle..
Feride: Yapıcaz..
Kamran: İşte sen sen bu kadar koca yürekli, güzel, onurluyken; ya ben kara, boğazına kadar sefaletin içine batmış, çirkin bir adamım.. Eski sevgilim bile konakta hem de senin hakkın olan konakta.. Sen benim için sattın o konağı.. Ben seni koruyamadım Feride, ben seni kendimden dahi koruyamadım.
Feride: Olanlar sinirini bozmuş senin.. Gel.. Etrafımızda olup biten önemli değil Kamran, her şeyi kontrol edemeyiz.. Önemli olan bunca sefaletin içinde onurlu kalabilmek ve birbirimizi ne kadar sevdiğimiz..
Kamran: Çok hem de çok Feride, seni canımın içinden daha çok seviyorum.. Seni kaybetmekten o kadar korkuyorum ki..
Feride: Ben seni muhtaçlıkla sevmiyorum, ben seni hürriyetim gibi seviyorum.. Bugüne kadar ettiğim dualara amin der gibi, umutla, inanarak.. Ben kaybedeceğimi bildiğim savaşlara bile bile girecek kadar cesaretle seviyorum Kamran seni, vatanım gibi seviyorum..Bir avuç toprağıyla yetindiğim, sürgünüm, sılam.. Bu yüzden beni kaybetmekten korkma.. Bu aşk benim gölgem Kamran, bastığım yerde ayak izim, dokunduğum yerdeki parmak izim.. Eğer olur da bir gün aramıza yıllar yollar insanlar girerse eğer bizden geriye bu izler kalıcak.. Bu yüzden korkma Kamran, kötüyü çağırma.

Elaaya
11-05-14, 19:44
Kalp dediğin bir imkansızlık şiirini bilirde ya gözlerim !
En yaralı yerim benim.
Gözlerim gözlerinsiz kalınca ben sabahı nasıl ederim ?
Kararmaz mı bütün dünya ?
Bir ömür ya ben nasıl öğreteyim sendeki imkansızlığı ellerime ?
Bir an bile kavuşmayan ellerimiz ,nasılda yıkmak da bunca şeyi ?
Ne tuhaf !
Oysa benim başım en çok senin göğsüne yakışırdı ...
Başım ki ; tam omzuna yatmalıktı ..
Ben artı...k bu yetim başla hiç bir hayale ağlayamam...
Sonra boynum ki ; dalından düşen bi yaprak,
Mevsimsiz sürgün yedim ,senden ayrı bir ömre doğarak...
İnsan yalnız kalbiyle sevmez ki ,
Unutmaya ilk ondan başlasın ..
Unutmak kör kuyu!
Unutmak dipsiz karanlık !
Ahh ! ah ! nerden başlamalı unutmaya bilmem ki ?
Senden başladım, unutmaya kendimi...
Desem ki ;
Ne Aşk, ne imkansızlık ,Ne ayrılık ,
Olmak isteyip de Olamamış bir Erik Sancısı bizimkisi...:img-in_lo

#göçebe#
20-05-14, 00:27
sus..
susun artık..
..

azelya romanını baştan sona okudum kamuran..
bir daha yoluma çıkma..
yolun açık olsun..
ben bunu ilk kez yürekten söyledim..
ve ben bunu ilk kez böyle yürekten söyleyince ..yolun açık olsun.. bir dua niteliği kazandı..
kalbim barıştı seninle böylece..

herkes ettiğini bulur..
ben de..
sen de..
bu hep böyle..

ne çıkar ben bu kapıyı açsam.. açmasam ne çıkar..
çarpıp gitsem..
ardındaki odalar çoktan yitmiş..
kapılar yansa ne çıkar..

benim şu hayatta yaptığım en iyi ikinci iş.. ki beni bilirsin kendimle ilgili çok hoş düşüncelerim yoktur..
benim şu hayatta yaptığım en akıllıca iş.. oltamın ucuna uçurtma takıp gökyüzü avlamaktır..
benim şu hayatta yaptığım en iyi sonuncu iş.. kafamı duvarlara çarpıp çarpıp nihayet anlamaktır..
diyeceğim o ki.. kan revan bir ahmaklıktır.. benim şu hayatta yaptığım en iyi üçüncü iş..

ne çıkar sarsan yaramı..
sarmasan.. öldürsen ne çıkar..
ben çoktan tükürmüşüm ciğerimi.. nefes olsan ne çıkar..

benim şu hayatta yaptığım en berbat 98. iş..
almak seni.. çoğaltmak.. kendime katmaktır..
benim şu hayatta yaptığım en berbat 99. iş..
tutup seni düşlerime yakıştırmaktır..

ne çıkar rüyalarıma girsen.. rüyalarımdan gitsen ne çıkar..
ben çoktan ağlamışım gözlerimi.. görmüyorum artık seni..
sen var olsan ne çıkar..
olmasan ne çıkar..

alex_zarife
24-05-14, 00:35
30.bölüm Kamran
Canın yanar..
Bende yanıcak can mı var..
Çıksa da canım ruhumdan sanmayın ki bu aşk çıkar canımdan..
Aylardır seni arıyorum Feride,
Bulamayacağımı biliyorum fakat aramamak elde mi?
Gam kervanı yolcusuyum ben, ömrüm senin uğrunda kıldan ince..
Ver fermanımı, kes cezamı Feride..
Bu da böyle vasiyetim biline,
Öldüğümde toprağımdan bir testi yapıp yare verin ki dudaklarına değebileyim:img-in_lo

justinhenin
10-06-14, 20:47
Bazı insanlar babalarının gülüşlerinden,
cesaret ve inançtan birazda,
külden yapılmadır.Tıpkı kamran gibi:img-in_lo

Bazı insanlar tepeden tırnaga sabırdan,
tepeden tırnaga umuttan ve,
upuzun yollar boyu gitmelerden yapılmıştır.Tıpkı feride gibi:icon_sorr