PDA

Tüm Versiyonu Göster : Aşk ve Gurur (Pride and Prejudice)


Sayfalar : [1] 2 3 4 5

AKBEL
11-02-06, 04:45
Aşk ve Gurur
Pride & Prejudice


Filmin Künyesi
Yönetmen: Joe Wright
Senaryo: Deborah Moggach (Jane Austen’in aynı adlı klasik yapıtından)
Görüntü Yönetmeni: Roman Osin
Kurgu: Paul Tothill
Prodüksiyon Tasarımı: Sarah Greenwood
Kostüm Tasarımı: Jacqueline Durran
Yapımcılar: Tim Bevan, Eric Fellner, Paul Webster
Sanat Yönetimi: Nick Gottschalk
Müzik: Dario Marianelli
Universal Pictures / UIP Filmcilik

Oyuncular:
Keira Knightley, Matthew MacFadyen, Brenda Blethyn, Donald Sutherland, Tom Hollander, Rosamund Pike, Jena Malone, Judi Dench, Carey Mulligan, Talulah Riley, Tamzin Merchant

Başroldeki Keira Knightley’e, Akademi tarihinde En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar ödülüne aday gösterilen en genç üçüncü aktris unvanını getiren Aşk ve Gurur (Pride & Prejudice), Altın Küre ödül töreni sırasında Emma Thompson’ın da çok eğlenceli bir sunumla belirttiği gibi, gencecik bir film.

5 kız kardeş, ebeveynleri ve duygusal ilişkileri çevresinde dönen öykü, bir türlü bir araya gelemeyen güçlü ve başına buyruk Elizabeth ile yakışıklı ve aşırı kontrollü beyefendi Darcy üzerine odaklanır. Sosyal statülerin, ekonomik ilişkilerin ve çevrenin, yazık ki duygusal ilişkilerin gidişatı üzerinde de belirleyici olduğu bir dönem anlatılmaktadır.

http://img445.imageshack.us/img445/7518/1118prideali16wj.jpg (http://imageshack.us)

İlk filmini çeken, televizyon kökenli yönetmen Joe Wright’ın yorumuyla Aşk ve Gurur, günümüze ait bir gençlik filminden sadece dekor ve kostümleriyle ayrılıyor. Ama kostümlü filmlerde hakim olabilen o mesafeli ve belirgin bir şekilde geçmişe ait hava burada yok. Genç oyuncular bizim de paylaştığımız motivasyonlarla hareket ediyorlar. Her şeyden belirleyici olansa, dil. Kelimelerin seçimi ve kullanılış biçimleri zaten filmin amacını dışa vuruyor: Ağırbaşlı bir edebiyat uyarlaması değil, bugünün perspektifinden, genç bir film yapmak.

Wright’ın sinema dili de bunu doğruluyor. Yer yer kendine fazla dikkat çekmekle eleştirilen yönetmen, kamera kullanımı ve mizansen anlayışıyla o denli dinamik bir iş çıkarmış ki, kendisini gönül rahatlığıyla son dönemin en umut verici keşiflerinden biri olarak nitelendirebiliriz. Zaman aşımlarında kullanılan kimi mizansen ve kurgu taktikleri göz dolduruyor.

Bu projenin en büyük çıkmazı, romandan 1995 yılında BBC televizyonu için yapılan çok başarılı bir dizi uyarlamasının bulunmasıydı. Karşılaştırmalar kaçınılmazdı. Herhalde en ağır yük de Darcy rolündeki Matthew Macfadyen’ın omuzlarındaydı. Çünkü bahsi geçen TV dizisinde, Colin Firth adeta kendisi için yaratılmış olan bu karaktere kusursuz bir şekilde can vermişti. Öyle ki Firth, kariyerinin sonraki adımlarında, Bridget Jones serisi gibi farklı projelerde de birebir aynı karakterin versiyonlarını canlandırır oldu. Macfadyen da Firth’ün izinde, çok akılda kalıcı bir performans vererek bu işten alnının akıyla çıkmayı başarmış.

Bugüne kadar popüler filmlerde oynayıp oyunculuğuyla çok ciddiye alınmamış olan, henüz 20 yaşındaki Keira Knighley ise (Hayatımın Çalımı Beckham, Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti, Aşk Her Yerde) omuzlarında başarıyla taşıdığı bu filmle iyiden iyiye yıldız statüsüne yükselmiş oldu.

Filmin yan kadrosundaysa, yakın gelecekte isimlerini çok daha sık duyacağımız başka başarılı genç oyuncular da var. Elizabeth’in kız kardeşlerinden en büyüğü Jane rolünde Rosamund Pike ve Jane’in mutluluğunun önünde duran bir karakteri canlandıran, yakın zamanda Mrs. Henderson Presents gibi başka büyük filmlerde de izleyeceğimiz Kelly Reilly’e dikkat çekmek gerek. Herhalde ekibin en büyük sürprizi de, küçük kız kardeş rolünde karşımıza çıkan, Donnie Darko’dan hatırladığımız Jena Malone.

http://img432.imageshack.us/img432/9292/1118prideali22ve.jpg (http://imageshack.us)

Aşk ve Gurur, genç ve dinamik bir film; nefes alan bir film. Hepsinden önemlisi de gerçekten romantik olmayı başarabilen bir film. Beklenmedik gişe geliri ve son olarak 4 dalda Oscar adaylığı da filmin başarısının karşılığı oldu. Dario Marianelli’nin sizi alıp götüren özgün müziklerini ve Roman Oshin’in sade ama şık görüntü çalışmasını da ayrıca belirtmeliyiz.

AKBEL
11-02-06, 04:49
Arkadaşlar gösterime 3 Şubat'ta giren film ile ilgili başlık olmadığı için kısa bir bilgi ile başlığı açtım. Henüz filme gitme fırsatım olmadı ama çok güzel olduğuna eminim. En azından kitaptan aldığım tadı bozmayacak kadar güzeldir. Yukarıdan bahsedilen Dracy karakterinin karşılaştırmasını yapmak için de sabırsızım çünkü BBC'deki dizinin bir kısmında Colin Firth'ü izledim ve gerçekten sanki o düşünülerek yazılmış gibi uyuyordu. Dahası şimdiden kitaptan dolayı merak ettiğim sahneler var umarım beklediğime değer.

AKBEL
11-02-06, 04:59
“Yalnızca geçmişi hatırla, çünkü onu hatırlamak zevk verir.”
[“AŞK VE GURUR” romanından]

Ölümsüz aşkın ve yanlış anlaşılmadan doğan karmaşaların anlatıldığı bu klasik yapıtta, hikaye, 18.yüzyıl sonlarında, sınıf bilincinin hakim olduğu İngiltere’de geçer.


http://img133.imageshack.us/img133/5124/2205949wz.jpg (http://imageshack.us)

Beş kız kardeş olan Bennet’lar - Elizabeth veya Lizzie (Keira Knightley), Jane (Rosamund Pike), Lydia (Jena Malone), Mary (Talulah Riley) ve Kitty (Carey Mulligan), annelerinin (Brenda Blethyn) iyi bir koca bulup geleceklerini güvence altina alma hayalleriyle büyütülmüşlerdir. Fakat, neşeli ve zeki bir mizaca sahip olan Elizabeth, kendisine düşkün olan babasının da (Donald Sutherland) desteğiyle hayatını daha farklı ve dolu dolu yaşamak için çabalamaktadır.

Boston Film Eleştirmenleri Derneği üyeleri tarafından Yılın En İyi Yönetmeni Ödülü’ne, Satellite Ödülleri’nde de Yılın En İyi Giysi Tasarımı Ödülü’ne layık bulundu.

Yazarlar Birliği tarafından, bütün zamanların en romantik romanı seçilen, Jane Austen’in ölümsüz başyapıtı 65 yıl aradan sonra sinemaseverlerle buluşuyor.


http://img133.imageshack.us/img133/606/2205959fa.jpg (http://imageshack.us)

Romanın yazıldığı dönemde miras yasaları kadınlara miras alma hakkını vermiyordu. Aileler zengin bile olsalar kızlarına miras bırakamıyordu. O nedenle de genç kızların zengin koca bulmaları için büyük mücadeleler veriliyordu.

Jane Austen’in görkemli dünyası, aşklarıyla, ince esprileriyle ve tüm duygusallığıyla sonunda beyaz perdeye geri dönüyor. 65 yıl sonra ilk kez filme alınan “Pride and Prejudice - Aşk ve Gurur”da, mekan ve dönemin atmosferine sadık kalındığı gibi tüm çekimler İngiltere’de gerçekleştirildi.

YAPIM NOTLARI
Jane Austen’in klasik romanı “Pride and Prejudice - Aşk ve Gurur” bugüne kadar defalarca televizyon dizisi olarak dramatize edildiği halde (1938, 1952, 1967, 1980 ve 1995), bu romandan sadece bir kez sinema filmi yapıldı.


http://img133.imageshack.us/img133/2725/2205977ly.jpg (http://imageshack.us)



Robert Z. Leonard’ın yönettiği ve başrollerinde Laurence Olivier ile Greer Garson’ın oynadığı 1940 yapımı o filmin 65 yıl sonrasında “Pride and Prejudice”in en büyük geri dönüşü, Working Title Film sayesinde gerçekleşiyor.

ÇEKİMLER GERÇEK MEKANLARDA YAPILDI
“Pride and Prejudice - Aşk ve Gurur”un yapımcıları, filmin çekimlerinin tamamının İngiltere’de gerçek mekanlarda yapılmasına karar verdiler. Böylece film kameraları iç ve dış mekanları rahatça tarama lüksüne sahip olacak, karakterleri içeride ve dışarıda kolayca izleyebilecekti.

11 haftalık çekim takvimi hazırlandı. Bennet’lerin yaşadığı Longbourn malikanesi olarak da 17. yüzyıldan günümüze kalan Groombridge malikanesi seçildi.

AKBEL
11-02-06, 05:03
Aşk ve Gurur (Pride and Prejudice)
Londra Film Eleştirmenleri Derneği ödüllerine sekiz dalda, Altın Küre ödülüne ise "En İyi Film" ve "En İyi Kadın Oyuncu(Keira Knightley )" dallarında aday gösterilen filmden bazı kareler.

http://img155.imageshack.us/img155/5117/a32ejpg3mo.jpg (http://imageshack.us)

http://img133.imageshack.us/img133/7711/a42ejpg5jc.jpg (http://imageshack.us)
Mr. Darcy ve Mr. Bingley

http://img155.imageshack.us/img155/7553/a4c2ejpg1wi.jpg (http://imageshack.us)
Mr. Darcy

http://img155.imageshack.us/img155/1246/a4d2ejpg8hs.jpg (http://imageshack.us)
Elizabeth Bennet

sisley
13-02-06, 05:51
Bende sinemada fragmanını gördüm ,ve merak ediyorum bu filmi ,romanı okumadım ,Yaşamdan Dakikalarda Hıncal Uluç'da övgüyle bahsetti filmden.Bir de ingilizce adından türkçeye aşk ve gurur olarak cevrilmiş ama asıl çeviri gurur ve önyargı oluyor,ve bu ismin daha çok uyduğunu söyledi Hıncal Uluç .Özellikle filmde Keira Knightley 'in performansını merak ediyorum.

MardiGras
13-02-06, 08:02
Pride & Prejudice, Jane Austen in en cok bilinen, tv ye en cok uyarlanan eseri. Film, sinematografisi, muzigi, oyunculugu bakimindan bence cok iyi bir uyarlama. 1995 teki bbc uyarlamasi dizi versiyonunun fanatikleri tarafindan cok siddetle elestirilmis olsa da, romanin bu sinema versiyonu buyuk capli bir izleyiciye kendini sevdirmeyi basardi. Filmin bana gore tek handikapi sure bakimindan 2 saat 15 dakika gibi cok kisitli bir zaman diliminde hikayesini anlatmaya calisiyor olmasi. Bu nedenle romani ya da dizi versiyonu hic bilmeden filmi izleyenlerin oykuyu tam olarak anlamalari zor. Bu arada siz Turkiyede hangi versiyonu izleyeceksiniz cok merak ediyorum. Filmin Ingiltere, Avusturalya, Yeni Zelanda da baska, ABD ve Kanada da farkli sekillerde bitirildigini soylemem lazim. Bunu ancak izleyenler buraya sonunu yazarlarsa anlayabilecegiz.

Yonetmen zaman bakimindan bir parca daha bonkor olsaydi film hikayesini anlatmasi bakimindan cok daha doyurucu olabilirdi diye dusunuyorum.

Colin Firth u kadinlarin olumsuz kahramani haline getiren Mr.Darcy rolunde Matthew MacFadyen bence cok basarili. Colin Firth un kibirli ve gururlu Darcy sinin aksine gururlu ama cok daha duygusal bir Darcy kompozisyonu ciziyor. Romanda Darcy nin butun karakteristiklerini okuyabilmek mumkun iken dizi ve film versiyonlarinda senarist ve yonetmenin sectigi yonleri ile yetinmek zorunda kaliyoruz. Ben, 1995 versiyonunun ve ozellikle Colin Firth un cok buyuk bir hayrani olmama ragmen Matthew MacFadyen in Darcy sini daha cok begendigimi soylemek zorundayim.

Keira Knightly, sofistike, zeki, hazircevap, cagina gore sivri dilli , guzel Elizabeth rolundeki performansi ile bence sinifi geciyor. Bu rolu ile en iyi kadin oyuncu dalinda oscar odulune aday oldugunu hatirlatalim.

Mr.Bennet rolunde Donald Sutherland, Lady Catherine de Burgh rolunde Judi Dench, sure bakimindan karakterleri yeterince islenememis olsa da guclu oyunculuklari ile zaman engeline takilmaksizin hayranlarina bir oyunculuk ziyafeti cekiyorlar.

Film bence bu turu sevenlerin izlemesi gereken bir eser. Tek sorunu yeniden soylemek gerekirse yetersiz zaman diye dusunuyorum.

Askin gercekten ask oldugu bir hikayeyi izlemek isteyenlere ben hararetle oneriyorum. Gunumuzde, her anlamda fast food anlayisina uygun olarak hoyratca ve sabirsizlikla tuketilen, hicbir derinligi olmayan sozde asklara inat butun ihtisami ve guzelligi ile yuzyillardir kitleleri kendine hayran birakmis olan bu ask hikayesinin, simdiye kadar kendisini kesfetmemis olanlarin zihninde aska dair yeni bir pencere acmasini diliyorum.











Sevgiyle Kalin ...

AKBEL
13-02-06, 14:33
Bu arada siz Turkiyede hangi versiyonu izleyeceksiniz cok merak ediyorum. Filmin Ingiltere, Avusturalya, Yeni Zelanda da baska, ABD ve Kanada da farkli sekillerde bitirildigini soylemem lazim. Bunu ancak izleyenler buraya sonunu yazarlarsa anlayabilecegiz.

Yonetmen zaman bakimindan bir parca daha bonkor olsaydi film hikayesini anlatmasi bakimindan cok daha doyurucu olabilirdi diye dusunuyorum.




Zaman bakımından ben de daha gitmeden aynı şeyi düşünüyorum zaten kitap uyarmalarında genelde bir daraltılmış hissine kapılırım. Bakalım bu ufak önyargıma rağmen çıkınca ne düşünüyor olacağım. Bir de sonunun farklı olması olayının nasıl olacağını merak ettim yani kitaptan uyarlanan bir filmin sonunun neden farklılıklar gösterdiğini...Neyse gelince izlediğim sonu da yazarım. Gerçi diğer sonları izleyemedikten sonra bununla yetinmek zorunda kalırım hem zaten gidişata göre de beğeneceğim bir şey olur herhalde. Neyse bugün izleyeceğim sonunda ve gelince de yazarım. Ben daha gitmeden herkese tavsiye ediyorum...

fzk86
13-02-06, 22:48
Filme gitme fırsatı buldum ve çok beğendim.gerçekten harika bir film olmuş. Özelliikle Matthew Mcfadyen'in (Mr. Darcy) oyunculuğuna hayran kaldım. Diğerleride son derece başarılı bir performans sergilemiş. Kısacası herkese tavsiye ederim.

Bu arada filmin farklı ülkelerde farklı sonlanması gibi birşey olabilir mi? MardiGras böyle yazmış ama.. Türkiye'de film tabiki kitapta da olduğu gibi mutlu sonla bitiyor. Aksi düşünülemezdi zaten..

AKBEL
13-02-06, 23:38
Filmi aksiliklerle izlemeye başlamış olmakla birlikte kafamda kitabı okuduğumda oluşanları çoğunlukla bulamadım. Bu zaten gerçekleşebilecek en doğal sonuç. Ama kitaba bu kadar bağlı kalmış bir uyarlama da görmem mümkün olmaz sanırım. Konuşmalardaki cümlelerin çoğu birebir aynıydı. Dış mekanlar harikaydı.Seçilen görüntüler, zaman atlamalar ve birleştirilen sahneler çok yerindeydi kesinlikle. Yine de bana kitaptaki aşkı tattıramadı. Eve gelince elime kitabı alıp bazı yerleri okuma gereği duyduğumu söylemekten kaçınmayacağım. Kitabı okumayan birisinin neler hissedebileceğini düşünemiyorum bu durumda.

Colin Firht'ü çok kısa da olsa izleme fırsatım olmuştu ve rolü ona çok yakıştırmıştım. MardiGras'ın dediği gibi Matthew Mcfadyen'in (Mr. Darcy) duygusal yanı daha ön planda ve bu da olmasa sanırım daha iyi olmazdı bu nedenle bu yönünü daha çok kullanmaları şartmış gibi geliyor. Farklı yönleri ağır bastığı için de seçmek için karşılaştırma yapmaktan vazgeçtim.

Elizabeth Bennet (Keira Knightly), Karakterin bütün özelliklerini taşıyor bence. Sanırım aday olduğu ödülü alırsa şaşıran olmaz.

Benim için tek sorunum filmin süresinden kaynaklanan kısıtlamalarla beklentilerimin de gerçekleşmediğini görerek ufak bir hayal kırıklığı ile salonu terk etmiş olmam ama kafamda tartıkça "daha ne kadarını yapabilirler ki" de diyorum.

Filmin Türkiye'deki sonu ise Bay Bennet'ın Elizabeth ile konuştuktan sonra kitaptaki gibi " diğerlerini de isteyen varsa gönderin iyi günümdeyim kendimi mutlu hissediyorum..." cümlelerinin ardından gülüşünü göstererek son buluyor.Diğer sonların nasıl olduğunu merak ediyorum ve eğer Amerika'da farklıysa bu konuda beni bilgilendirirsen sevinirim,MardiGras.

Filmin müziklerine değinmeden geçmek büyük ayıp olur. Piyano zaten film ve benim için vazgeçilmez olduğu için duyduğum her sesle mest oldum. Müzik olduğu her yerde duyguyu yansıtacak şekilde biçimlendirilerek çok başarılı bir iş çıkarıldığı kabul edilmek zorunda.

Sonuç olarak kitabın ve filmin yerinin farklı olduğunu vurgulamak gereği hissetsem bile filmin kesinlikle izlenilmesi gerektiğini söyleyebilirim. Mutlaka aşka bugünkünden farklı bakmanızı sağlayacağı için bu filme vakit ayırın bence...

MardiGras
14-02-06, 02:28
Film burada su sekilde bitti : Mr. Bennet in 'kizlarimla evlenmek isteyenleri gonderin " manasindaki konusmasindan sonra ekrana Pemberley geldi. Mr.Darcy ve Elizabeth i "ev kiyafetleri" :))) icinde gorduk, aralarinda cok hos bir diyalog gecti ve nihayet film bir opucukle sona erdi . Ingilizler, "bu tam amerikalilara gore bir son, bir parca peri masali" gibi demis olsalar da bu hikaye Fitzwilliam ile Elizabeth in hikayesi oldugu icin ben bu sekilde bir sonu daha romantik ve hos buldum. Farkli iki sonu var derken ben bu final sahnesini kastetmistim. Avrupada cikan DVD sinde bu farkli sonun da oldugunu okudum. Burada 28 subatta cikacak dvdde de obur final mi alternate ending olarak yeralacak, bunu merak ediyorum ote yandan.


Madem Pride & Prejudice i begeniyorsunuz , size BBC yapimi 95 dizisinin tamamini izlemenizi oneririm.

linguist
14-02-06, 02:45
Handan saol bu başlığı açtığın için.Kitabını okumuştum ama vizyona girdiğini bilmiyordum filmin.
Mardigras bilgiler için teşekkürler....

AKBEL
14-02-06, 03:12
Film burada su sekilde bitti : Mr. Bennet in 'kizlarimla evlenmek isteyenleri gonderin " manasindaki konusmasindan sonra ekrana Pemberley geldi. Mr.Darcy ve Elizabeth i "ev kiyafetleri" :))) icinde gorduk, aralarinda cok hos bir diyalog gecti ve nihayet film bir opucukle sona erdi . Ingilizler, "bu tam amerikalilara gore bir son, bir parca peri masali" gibi demis olsalar da bu hikaye Fitzwilliam ile Elizabeth in hikayesi oldugu icin ben bu sekilde bir sonu daha romantik ve hos buldum. Farkli iki sonu var derken ben bu final sahnesini kastetmistim. Avrupada cikan DVD sinde bu farkli sonun da oldugunu okudum. Burada 28 subatta cikacak dvdde de obur final mi alternate ending olarak yeralacak, bunu merak ediyorum ote yandan.


Madem Pride & Prejudice i begeniyorsunuz , size BBC yapimi 95 dizisinin tamamini izlemenizi oneririm.


Bize neden böyle bir son izletmediler anlayamadım. Biz daha mı az romantik bir milletiz? Üstelik çıkarken en azından Elizabeth'in babasıyla konuştuktan sonra Darcy'nin yanına gittiğini bari görebilseydim diye yalvarıyordum. Çok üzüldüm doğrusu. Dvd de acaba bu farklı sonu burada da verirler mi? Umarım verirler. Gerçi çok geç çıkar dvd ama yeterki iki farklı son olsun içinde beklerim. Bu arada bilgi için teşekkür ederim. Bir de BBC'de bu yaz rastladığım birkaç bölümü izleyebildim daha sonra da hiç görmedim dizinin tamamını bulabileceğim bir yol biliyorsan söyler misin? Bunun için de şimdiden teşekkürler.


Handan saol bu başlığı açtığın için.Kitabını okumuştum ama vizyona girdiğini bilmiyordum filmin.
Mardigras bilgiler için teşekkürler.....

Reyhan, canım ben de geç açtım ama sen görüp gideceksin ya çok sevindim. Bu arada haberin yoksa "çalıntı gözler" başlığına da uğra derim. Ülkemin garipliği sadece İstanbul'da 4 sinemada gösterime girmiş. Ben gidemiyorum sen belki düşünürsen diye bak dedim...

linguist
14-02-06, 04:02
Saol Handancım sayende gördüm.En kısa zamanda gitmeye çalışıcam.Dediğin filme baktım konusu çok enteresan dikkatimi çekti.Malesef Türkiye işte.. Bu imkanın sadece İstanbullulara verilmesi haksızlık.

AKBEL
14-02-06, 04:13
Ayrıca arıyordum bulamadım ki zaten öyle bir sahne yokmuş kitapta.Neden kuzenlerinden Elizabeth'i seçtiğini göstermenin yolunu bulmuşlar.Bay Collins ve anneleri Bayan Bennet'ın hangi kızı seçeceği ile ilgili konuşma hatta Bay Collins Jane'in nişanlanma ihtimali olduğunu duyunca Elizabeth için de " güzel bir alternetif " dedi ve ben onu boğamadım ne yazık ki ne cümle yaaa... Ama doğrusu karaktere uygun bir Bay Collins seçtiklerini de söylemek gerek...

MardiGras
14-02-06, 04:23
Uyarlamalarda, kitabin ruhuna uygun bazi eklemeler ya da farkli duzenlemeler yapiliyor. O nedenle kitaptaki karakter ve olaylara yonetmen ve senaristlerin bakis acisi onem kazaniyor her uyarlamada. BBC yapimindaki Mr Collins aslinda cok daha iyi bir secimdi. Tom Hollander - bu filmdeki collins - yeteri kadar itici degildi bence.



Kurallarimiz geregi baska sitelerin reklamini yapmak yasak ancak sunu soylemek herhalde kurallara aykiri olmaz. Internetteki arama motorlarindan birine pride and prejudice yazin o kadar cok bilgi cikacak ki sasiracaksiniz. Bir de alisveris sitelerinden bbc yapimi dizinin dvd sini satin alabilirsiniz. Buyuk sehirlerde yasayan arkadaslar temin etmekte muhakkak daha avantajli olacaklardir.



ABD ndeki son, kitapta olmasa bile bence kitabin ruhuna uygundu, burada film kasimda vizyona girdi simdi subat 28 de dvd si cikiyor. Belki sizde de erken cikar. Bu iki farkli son tartismasi aylardir internette tum hizi ile devam ediyor. Ama madem size avrupadaki sonu veriyorlar, o halde mutlaka dvd versiyonunda bu daha romantik sahneyi alternatif son olarak vereceklerdir.

AKBEL
14-02-06, 04:30
Uyarlamalarda, kitabin ruhuna uygun bazi eklemeler ya da duzenlemeler yapiliyor. O nedenle kitaptaki karakter ve olaylara yonetmen ve senaristlerin bakis acisi onem kazaniyor her uyarlamada. BBC yapimindaki Mr Collins aslinda cok daha iyi bir secimdi. Tom Hollander - bu filmdeki collins - yeteri kadar itici degildi bence.

Kurallarimiz geregi baska sitelerin reklamini yapmak yasak ancak sunu soylemek herhalde kurallara aykiri olmaz. Internetteki arama motorlarindan birine pride and prejudice yazin o kadar cok bilgi cikacak ki sasiracaksiniz. Bir de alisveris sitelerinden bbc yapimi dizinin dvd sini satin alabilirsiniz. Buyuk sehirlerde yasayan arkadaslar temin etmekte muhakkak daha avantajli olacaklardir.

ABD ndeki son, kitapta olmasa bile bence kitabin ruhuna uygundu, burada film kasimda vizyona girdi simdi subat 28 de dvd si cikiyor. Belki sizde de erken cikar. Bu iki farkli son tartismasi aylardir internette tum hizi ile devam ediyor. Ama madem size avrupadaki sonu veriyorlar, o halde mutlaka dvd versiyonunda bu daha romantik sahneyi alternatif son olarak vereceklerdir.

Dizideki Collins hakkında bir bilgim yok ama ben bu eklenen replikle yeteri kadar sinir oldum. Daha fazlası da sakıncalı değil ki dizidekini de merak ediyorum.
Diziye ulaşmam için verdiğin bilgiler için teşekkür ederim.Sanırım vermediğin site isimlerine ihtiyacım olamadan da bulurum. Sağ ol...
Bahsettiğin son bence de kitabın ruhuna uyuyor ben de bu nedenle daha başka bir son isteyerek çıktım böyle bir ekleme istetiyor aslında. Umarım bir güzellik yapıp hem sizinle aynı zamanda oldukça erken bu ülkeye ters ama hem de iki farklı sonla dvdyi elde ederim...

MardiGras
14-02-06, 04:46
Desktop wallpaper filmin resmi sitesinde var. Yine internetten arama yapmak sureti ile ilgili siteye ulasabilirsin.

Bu son meselesi o kadar buyuk tartisma yaratti ki buradaki sonun verilmedigi butun ulkelerde dvd versiyonunda bu sona yer verilecek zannediyorum. Dusununce bence hos da olmustu yani :)

AKBEL
14-02-06, 04:55
Desktop wallpaper filmin resmi sitesinde var. Yine internetten arama yapmak sureti ile ilgili siteye ulasabilirsin.

Bu son meselesi o kadar buyuk tartisma yaratti ki buradaki sonun verilmedigi butun ulkelerde dvd versiyonunda bu sona yer verilecek zannediyorum. Dusununce bence hos da olmustu yani :)


Resmi siteye imza ve avatarım için fotoğraf ararken göz atmıştım ama görmedim sanırım tekrar bakarım.

Bu arada son meselesiyle beni kıskandırıyorsun ama hayalimde sadece evdeki gördüğüm hangi odada oldukları - karar veremedim tabi göremediğim şart olan bir oda da var- bir de konuşmaları eksik. Hani onlar da olsa ben o sonu da gördüm derim :icon_ange

AKBEL
14-02-06, 14:52
MardiGras, yorumunu merak ettiğim için bir sorum var. Bay Bennet ile konuşmadan önceki Elizabeth ve Darcy konuşmasında onca güzel söz duyduktan sonra Elizabeth'in "ellerin üşümüş" demesine ne diyorsun? Aslında karaktere uygun bir davranış gibi geliyor ama nedense Darcy'nin de bu kabul şekliyle sevinçten çok şaşkınlık içinde olduğunu gördüğümden sahnenin başlangıcındaki etkisi devam edemedi ve ben bakakaldım. Üstelik bunu telafi etmek için o güzel sonu da izletmediler. Ayrıca aynı sahnede Elizabeth, Darcy'nin yaptıklarına kitaptaki kadar mahcup olarak teşekkür edemedi sanki. Neyse bu karşılaştırmaya girince filmin tadı kaçar ben bırakayım en iyisi. :img-elvis

Ulaştığım bilgilere göre de 4 sene kadar önce TRT BBC'deki diziyi yayınlamış. Gerçi yabancı yapımların yayınlaması anlaşmasına göre tekrar sözleşme yapmaları gerektiği için zaman geçtikten sonra ellerinde olsa da yayınlayamıyorlar ama ben mail gönderip şansımı deneyeceğim. Belki çok kısa bir sürede ekranda izlerim 5 bölümü birden. :icon_ange

Bu arada aldığım cevap olabilir şeklinde bir cevap olursa sizden mail göndermenizi rica ederek buraya bilgi eklerim.:)

fzk86
14-02-06, 15:51
Film burada su sekilde bitti : Mr. Bennet in 'kizlarimla evlenmek isteyenleri gonderin " manasindaki konusmasindan sonra ekrana Pemberley geldi. Mr.Darcy ve Elizabeth i "ev kiyafetleri" :))) icinde gorduk, aralarinda cok hos bir diyalog gecti ve nihayet film bir opucukle sona erdi . Ingilizler, "bu tam amerikalilara gore bir son, bir parca peri masali" gibi demis olsalar da bu hikaye Fitzwilliam ile Elizabeth in hikayesi oldugu icin ben bu sekilde bir sonu daha romantik ve hos buldum. Farkli iki sonu var derken ben bu final sahnesini kastetmistim. Avrupada cikan DVD sinde bu farkli sonun da oldugunu okudum. Burada 28 subatta cikacak dvdde de obur final mi alternate ending olarak yeralacak, bunu merak ediyorum ote yandan.


Madem Pride & Prejudice i begeniyorsunuz , size BBC yapimi 95 dizisinin tamamini izlemenizi oneririm.


Çok merak ettim şimdi U.S.A'de gösterilen finali. Çünkü ben de filmin biraz daha devam etmesi gerektiğini düşünmüştüm filmi izlerken. Çok şanslı olduğunu bilmelisin.

MardiGras
16-02-06, 01:45
Sevgili Akbel23,


Erkeklerin gercek birer centilmen, bayanlarin kuskusuz birer hanimefendi olduklari, pirenin berber devenin tellal oldugu victoria donemi ingilteresinde :img-lady: bir erkegin bir kadina evlenme teklifi , bu filmde darcy de ve buna benzer diger tum donem dramalarinda gordugumuz gibi " do me the honor accepting my hand in marriage" ya da buna cok benzer bir cumle ile gerceklesiyordu. Iste bu son sahnede Elizabeth "your hands are cold" derken Darcy nin ellerini tutup opuyor. Yani bence bu daha onceki evlenme teklifine verilen gecikmeli bir evet. Ellerini tutarak kabul ettigini gosterdigini dusunuyorum. Darcy nin sahnenin devaminda mutluluktan saskin hali bu dusuncemi destekliyor. Bu tur yapimlardaki bu siirsel anlatimlar benim gibi ture duskun olanlar icin cok ozel ve guzel.

Tesekkur sahnesinde Keira Knightly fena degildi diye dusunuyorum. Elizabeth in icinde bulundugu yogun ve karmakarisik ruh halini biraz utangac, biraz heyecanli, cokca bastiramadigi bir rahatlama ve sevinc dolu ifadesi ile yansitmakta fena degildi diyorum.

Bu turu sevenler icin Jane Austen in diger uyarlamalarini onermedigimi farkettim.

Sense and Sensibility

Persuasion

Emma

Akbel seninle bilahare konustugumuz Elizabeth Gaskell in North and South unu da bir kere daha diger arkadaslara duyurmak adina buyuk bir mutlulukla bu listeye ilave ediyorum.

MardiGras
16-02-06, 01:50
Fzk86,

Sansli oldugumu kabul etmem lazim. Bu konuda filmin hayranlari tam anlami ile ikiye bolunmus olsalar dahi ben yine de amerikan versiyonu sonun daha romantik oldugunu dusunuyorum. Evet bir parca "fazla romantik" olabilir ama neticede bu film tamamen kadinlara hitap eden bir film olduguna gore, kadinlar icin de cok romantik diye bir sey olmadigina gore, bence dunyanin hicbir yerinde kadinlar bu sondan mahrum birakilmamaliydilar diyorum. Dvd versiyonunda bu sonun oldugunu kesinlikle biliyorum, eger sizlere bir parca teselli olabilirse ...

AKBEL
16-02-06, 02:08
Sevgili Akbel23,


Erkeklerin gercek birer centilmen, bayanlarin kuskusuz birer hanimefendi olduklari, pirenin berber devenin tellal oldugu victoria donemi ingilteresinde :img-lady: bir erkegin bir kadina evlenme teklifi , bu filmde darcy de ve buna benzer diger tum donem dramalarinda gordugumuz gibi " do me the honor accepting my hand in marriage" ya da buna cok benzer bir cumle ile gerceklesiyordu. Iste bu son sahnede Elizabeth "your hands are cold" derken Darcy nin ellerini tutup opuyor. Yani bence bu daha onceki evlenme teklifine verilen gecikmeli bir evet. Ellerini tutarak kabul ettigini gosterdigini dusunuyorum. Darcy nin sahnenin devaminda mutluluktan saskin hali bu dusuncemi destekliyor. Bu tur yapimlardaki bu siirsel anlatimlar benim gibi ture duskun olanlar icin cok ozel ve guzel.

Tesekkur sahnesinde Keira Knightly fena degildi diye dusunuyorum. Elizabeth in icinde bulundugu yogun ve karmakarisik ruh halini biraz utangac, biraz heyecanli, cokca bastiramadigi bir rahatlama ve sevinc dolu ifadesi ile yansitmakta fena degildi diyorum.

Bu turu sevenler icin Jane Austen in diger uyarlamalarini onermedigimi farkettim.

Sense and Sensibility

Persuasion

Emma

Akbel seninle bilahare konustugumuz Elizabeth Gaskell in North and South unu da bir kere daha diger arkadaslara duyurmak adina buyuk bir mutlulukla bu listeye ilave ediyorum.

Yorumla birlikte verdiğin bilgiler için teşekkürler, MardiGras. Ben cevabınla fark ettim ki orada replik olmadan sadece ellerini öpüyor olsa daha romantik olacağını düşünmüştüm. Dahası bu durumu romanı okumayanların nasıl değerlendireceğini de merak ediyorum.Neyse konuyu fazla uzatmayayım. Tekrar sağ ol... :icon_ange

Bu arada Emma'yı okudum sinema filmini de yakında izleyeceğim. Diğer Jane Austen romanlarını yavaş yavaş raflarıma yerleştiriyorum. Elizabeth Gaskell'in romanına gelince sanırım çeviren olmamış henüz yaptığım arama sonucunda burada bir şeye ulaşamadım. Ama e-book olarak ingilizce buldum zamanı alacağı kesin olsa da bir ara bilgisayarıma indirip okumaya çalışmayı planlıyorum. Bakalım merak bana neler yaptırabilecek. :img-elvis

Son olarak umarım dediğin gibi her iki sonu da görürüz dvdde ben bunu hak ettiğimi düşünüyorum. Hakkımı yemesinler n'olur... :img-icecr

tvrehberi
18-02-06, 14:25
ben de bu güzel filmi dün izleme şansını yaşadım.zaten romantik yaradılışlı olduğum için bu tür romantik-komedi filmlerini kaçırmam hele de böyle dönem filmleriyse.filmi genel olarak çok beğendim.hele matthew macfadyeni çok beğendim.ingiliz aksanını da çok beğendiğim için kendisine bayıldım diyebilirim.ancak filmin sonu bana ve birlikte izlediğim arkadaşıma da eksik geldi.film elizabethin babasıyla biterken biz arkadaşımla şoktaydık.herkes sinemadan ayrılmak için ayaklandığında biz akadaşımla bitti mi,bu kadar mı,bi sarılma,bi öpüşme,bi babam evlenmemize izin verdi yaşasın gibi cümleler duymayı bekliyoduk hala.burda okuduğum gibi başka ülkelerde daha güzel sonlarla bitiyosa içimde kalır o sahneleri izleyememek.kitabı maalesef okumadım ama okumayı çok istiyorum.dizi uyarlamalarını da maalesef bilmiyorum-ama mr.darcy rolünü colin firth oynamışsa eminim mükemmeldir çünkü o da çok karizmatik-ama diziler için yapabileceğim bişey yok.keşke cnbc-e yayınlasa diyebilirim sadece.çünkü sadece cnbc-eye yakışır bu tür diziler bence....

AKBEL
18-02-06, 16:20
ben de bu güzel filmi dün izleme şansını yaşadım.zaten romantik yaradılışlı olduğum için bu tür romantik-komedi filmlerini kaçırmam hele de böyle dönem filmleriyse.filmi genel olarak çok beğendim.hele matthew macfadyeni çok beğendim.ingiliz aksanını da çok beğendiğim için kendisine bayıldım diyebilirim.ancak filmin sonu bana ve birlikte izlediğim arkadaşıma da eksik geldi.film elizabethin babasıyla biterken biz arkadaşımla şoktaydık.herkes sinemadan ayrılmak için ayaklandığında biz akadaşımla bitti mi,bu kadar mı,bi sarılma,bi öpüşme,bi babam evlenmemize izin verdi yaşasın gibi cümleler duymayı bekliyoduk hala.burda okuduğum gibi başka ülkelerde daha güzel sonlarla bitiyosa içimde kalır o sahneleri izleyememek.kitabı maalesef okumadım ama okumayı çok istiyorum.dizi uyarlamalarını da maalesef bilmiyorum-ama mr.darcy rolünü colin firth oynamışsa eminim mükemmeldir çünkü o da çok karizmatik-ama diziler için yapabileceğim bişey yok.keşke cnbc-e yayınlasa diyebilirim sadece.çünkü sadece cnbc-eye yakışır bu tür diziler bence....

Bu işaretlediğim kısım tam benim durumumu açıklamış. Ama sen kitabı okumadığın halde böyle düşünmüşsün.Demek ki aradığım sonu bulamadığımda kitabı okuyan biri olarak hakılıymışım. Sana şiddetle okumanı tavsiye ederim. Filmdeki bütünüyle yer verilemeyen her duyguyu bulacaksın.Filmi beğendiğine göre kitap da hoşuna gider eminim. Diziye gelince BBC'deki dizi sadece 5 bölüm cnbc-e'nin de diziyi yayınlama ihtimali aklıma bile gelmedi hiç sanmıyorum. Ben zaten TRT'ye sordum anlaşmanın yenilenmesi gerektiğini bu nedenle de mümkün olmadığını söylediler. Ama ara sıra BBC'de rastlıyorum. En son iki gün önce çok geç bir saatte en son sahnelerini izleyebildim. Aklında olursa belki rastladığında izleme fırsatın olur diye yazmak istedim. Neyse umarım MardiGras'ın dediği gibi dvdde her iki sonunu da verirler de rahatlarız...:)

Saba
18-02-06, 17:33
Aşk ve Gurur gerçekten hoş bir filmdi.Ama herkesin belirttiği gibi zaman kısaydı ve romandaki ayrıntılar verilemedi.Kitabı okuyan biri tam olarak tatmin olmaz filmden. Dizi ise bu bakımdan kitaba daha sadıktır.Ben edebiyat uyarlamalarında okuduğum kitaba sadık kalınmazsa çok büyük hayal kırıklığına uğruyorum.Aşk ve Gurur da yıllar önce ilk okuduğumdan beri çok sevdiğim bir kitap.Yalnız filmin bu süre içinde iyi toparladığını söylemek gerek.Önemli olayların hepsi yansıtılmış..Son ise kötüydü, çünkü birdenbire bitirilmiş gibi oldu, sanki devam etmesi gerekiyordu hissi veren bir sondu.Burada başka bir son olduğunu okuyunca çok şaşırdım.Neden bizde gösterilmedi ki? Anladığım kadarıyla o, filme uygun bir sonmuş..Evet kitapta böyle bir sahne yok ama Darcy ve Elizabeth in evlendikten sonraki hayatlarıyla ilgili bilgi veriliyor.Yönetmen de bu şekilde yorumlamış olurdu, biz de görseydik iyi olurdu..

BBC dizisi ise oyuncularıyla, görkemli mekanlarıyla, kitaba sadık kalmasıyla, her ayrıntıyı vermesiyle çok kaliteli ve iyi bir yapımdır.Benim için dizi önde geliyor, filmi sevdiğim halde.Colin Firth ve Elizabeth rolündeki Jeninfer Ehle harikaydılar..C.F. kitaptaki Darcy ye daha çok oturmuştu bence.Ama filmdeki oyuncuyu da beğendim.Dizideki Elizabeth ise olağanüstü sevimli, canlı, neşeliydi ve kitabı okumuş olan biri gerçekten,” evet işte Elizabeth “ derdi rahatlıkla..Keira Knightley ide beğendim ama ben diziyi önce seyrettiğim için pek tarafsız olamıyorum bu konuda.Diğer tipler de iyiydi.Ama bence dizideki Bay Collins in yerini kimse alamaz.O nev’i şahsına münhasır bir yaratık:)..Hele kızların annesini oynayan oyuncu müthişti dizide, filmdekini o kadar iyi bulmadım.

Bu arada dizi 5 değil, 6 bölümlüktür..Ben 4 kere seyretme fırsatı buldum..5, 6 yıl önce BBC de, ondan bir süre sonra TRT 2 de, yine bir süre sonra TRT 3 te, en son da 2-3 yıl önce yine BBC de.. BBC gerçekten de tekrar ediyor, ben de geçenlerde rastladım ama çok geç bir saatti, takip edemedim, hangi gün olduğunu da hatırlamıyorum.Ben TRT tekrar verir diye düşünüyordum, demek anlaşma gerekiyormuş..Ama diziyi seyretmenizi kesinlikle tavsiye ederim.

Jane Austen in diğer eserleri de çok güzeldir.Fakat erkekler pek sevmeyebilirler, romantizm, kadınların bakış açısı var sonuçta..Emma yı da çok severim.Mesela onun filmini çok beğenmiştim.Gwenyht Paltrow ve Jeremy Northam oynamıştı.TRT de 2 kere yayınlandı.Bir de Kate Beckinsale in oynadığı bir versiyon vardı ama onu pek sevmedim.Diğer kitapları Sağduyu ve Duyarlılık (yeni çeviride Kül ve Ateş), Persuasion( dilimize İnanç olarak çevrilmiş) da güzeldir.Bunun da dizisi vardı.Okumadığım Mansfield Park ve Northanger Manastırı var.Mansfield Park ın filmini de, dizisini de seyrettim, epey zaman önce.Diğer kitap hakkında bir bilgim yok..

Filmin en önemli açmazı zaman benim fikrimce, bunun dışında mekanlar çok gerçekçiydi, bunu beğendim.Fakat kitaptan farklı bir yorum vardı, o bana değişik geldi:Elizabeth in, Darcy e önceden beri bir şeyler hissettiği ima edildi.Balo sahnesinde etrafın boşalması, evlilik teklifi sahnesinde neredeyse öpüşecek gibi yaklaşmaları..Oysa kitabı okuyanlar bilir ki, Elizabeth önceleri Darcy den hiç hoşlanmamaktadır ve onun hakkında çok kötü fikirleri vardır.Sadece görüntüde değil, içinden de böyle düşünür.Nerdeyse Wickham a aşık olacaktı...Filmde Wickham ın da rolü çok azdı bu arada..Elizabeth in Darcy e olan duyguları, gerçekleri açıklayan mektubunu okuduğunda değişir, Pemberley de geçirilen günlerde ise aşka dönüşür.Tabii o günler filmdeki gibi kısa değildi.Kitaptaki bu “tanıdıkça aşık olma” anlatımının, filmde değiştirildiğini düşünüyorum..Sonuç olarak film güzeldi ama kısaydı. Sonunu da diğer şekilde görmeyi tercih ederdim.Dizideki sonda ise düğün töreni vardı ve çok hoştu..

AKBEL
18-02-06, 18:24
Saba,

Kitabı okuyanlar hemen hemen aynı hayal kırıklığını yaşamış filmde. Evet, zaman kısıtlı olduğu için ben her şeyi veremediklerine katılıyorum. Sonunun devam gerektirdiğini de düşündüm. ( Bu arada bu bitişten sonra sinemada yanında oturan iki kişinin konuşması ilgimi çekti aktarmak istiyorum. Kitabı okumadıkları yorumlarından belli oluyor ki filmim devam filmi olarak ikincisi gelir diyerek çıktılar. Yani bu son çok yarım bırakıyor insanı.)
Elizabeth'in daha önce aşık olduğunu kitabı okumayanlar için düşündürmek zorundalar. Ben de bunu yapmak zorunda kaldıkları için aslında çok önemli olduğunu düşündüğüm bazı duyguları aktaramadıklarını düşünüyorum.

Diziyi 5 bölüm olarak biliyordum, doğrusunu öğrendiğim iyi oldu. Sağ ol. Dizideki Bay Collins'i düğün sahnesinde sanırım gördüm. Ama başka sahnede görmediğim için merak ediyorum.Doğrusu Elizabeth'in filmdeki halini romandan sonraki hayalime daha yakın buldum. Hatta filmdeki Elizabeth ve babasının konuşması dizidekinden daha duygusal. Elizabeth o sahnede göremediklerini daha iyi ifade ederek sonradan aşık olduğu hissini bulmamı sağladı.Konuyu daha fazla uzatmayayım.

Emma'yı ben de okudum ve filmini henüz izleyemedim. Ama Kate Beckinsale in oynadığı bir versiyonunu hiç duymamıştım. Bir de İnanç ve Mansfield Park'ın dizilerini nerede izlediğini söylersen sevinirim.Bu arada aklıma gelmişken Emma için de başlık açmadan filmi izleyenlerin fikirleri merak ettiğim için buraya yazan olursa çok memnun olurum.

Yorum için teşekkürler. Böyle yazılar okumak zevkli oluyor.:)

Saba
18-02-06, 23:05
Merhaba..Ben de yazımı okuduğun için teşekkür ederim.Ben de sizin yorumlarınızı zevkle okudum.Burayı okumasaydım, filmin başka bir sonu olduğunu bilemeyecektim.Bir de senin yanında oturanların devam filmi beklemelerine çok güldüm.Jane Austen devamını yazmış olsaydı çekilirdi belki.:).

Sanırım dizinin bazı bölümlerini yakalamışsın.Belki BBC daha uygun bir saatte de verir..TRT yayınlayabilseydi keşke..Seslendirme de bir harikaydı TRT de.. O kadar uygun sesler bulmuşlardı ki, sanki oyuncular kendileri konuşuyor zannetmiştim:)..Ben de filmdeki Elizabeth i beğendim ama bilmiyorum, diziyi daha önce seyretmemden dolayı mı, bana daha yakın geliyor dizideki Elizabeth..

Emma yı seyredeli bir kaç yıl oldu.Kate Beckinsale li versiyon da kitaba sadıktı aslında, ama sanırım ben oyuncuları pek beğenmedim. Gwenyht P. ve Jeremy Northam ın olduğu filmi ise çok beğenmiştim... Tabii orada da kısa tutulan yerler vardı ama bence iyi kurgulanmıştı. Gerçi o kadar iyi hatırlamıyorum..Ama mesela Emma ve B. Knigtley nin Harriet ile ilgili kavga ettikleri sahne, B. Knightley nin Emma yı fakir komşuyla alay ettiği için azarladığı sahne ve son olarak B. Knightley nin Emma ya açıldığı sahne kitaba uygundu ve çok hoştu.Keşke daha fazla hatırlayabilseydim ama dediğim gibi epey zaman geçti. TRT de yayınlandı bu filmler..

İnanç ve Mansfield Park ın dizilerini ise çok daha eskiden izledim.Küçüktüm o zaman...TRT o zaman BBC dizilerini hep yayınlardı.Mansfield Park ın filmini ise bir kaç yıl önce, sanırım Cine 5 te seyretmiştim.Kitabı okumadığım için sadık kalıp kalmadığını bilmiyorum ama diziyle aynı paraleldeydi.Yalnız bazı eklemeler vardı, o günlerde İngiltere deki kölelikle ilgili bazı acı hikayeler...Bu, kitapta var mı bilmiyorum ama pek sanmıyorum çünkü Jane Austen böyle konulara asla girmez.Kitaba sadık kalma konusunda BBC dizileri çok dikkatlidir.Ama filmler de daha gerçekçi oluyor tabii..

Yazabileceklerim bu kadar..Sorduklarına cevap olabildiyse sevinirim..
İyi akşamlar..

AKBEL
18-02-06, 23:55
Saba,
Öncelikle verdiğin cevaplar için teşekkür ederim.TRT'de izlediğinin seslendirmesini dahası diziyi çok merak ediyorum. Ama bulduğum dvdleri almak henüz kısmet olmadı. TRT'yi de bu konuda ikna edemedim. Diğer dizileri de aynı kanalda izlemene acaba başka kanal olsa bir şansım olur muydu? diye düşündüğümden üzüldüm. Zaten karar veremedim bu kadar beğenilen diziler olduğuna seviniyorum ama izleyemediğime de üzülüyorum :img-elvis

Emma'yı vizyondayken izleyememiştim. Bu bilgilerle hemen bulup izlerim zaten istiyorum. En önemli konuları kitaba sadık kalarak ele aldıklarına göre beğenmemem söz konusu olmaz herhalde.

Bu başlık sayesinde öğrendiklerime eklediklerin için tekrar sağ ol... :icon_ange

bounie
19-02-06, 15:45
yorumlar gerçekten harika ve ben de kitabı okuyan birisi olarak filmin sonunun daha farklı bitmesini isterdim tadı damağımızda kaldı...diğer farklı sonu kesinlikle görmek lazım;) ama genel olarak bakılınca film zaten muhteşemdi ki keira knightley'nin duru güzelliğine ve oyunculuğuna hayran kaldım...matthew macfadyen de keza öyle...
bu arada filmin soundtracki de var ama Türkiye'de nereden tedarik edebileceğim hakkında bir fikrim yok yani bu konuda yardımcı olabilecek biri var mı? :icon_roll

Ceva
20-02-06, 14:41
Öncelikle Mardigras, Akbel ve Saba verdiğiniz bilgiler için saolun.
TRT bize bir iyilik yapıp diziyi izleyemeyen bizler için tekrar yayınlar umarım.

Aksilikler sebebiyle filmi bu hafta sonu izleyebilme şansına sahip olabildim. Kitabı okuyan biri olarak bende sonunun çok zayıf kaldığını düşündüm. İkinci konuşmalarını da izlemek isterdim, bence ilki kadar güzeldi. Sinemadaki herkes kitabı okuyanlarda,(arada yapılan yorumlardan anladığım kadarıyla) okumayanlarda filmin bu şekilde bitmesine şaşırdı. Bende Mardigras'ın anlattığı sonu izlemek isterdim bunun için DVD'nin çıkmasını bekleyeceğiz mecburen.

Dizi filmini izlemedim ama kitabı okuduğum zaman benimde Bay Darcy olarak düşünebildiğim Colin Firth olmuştu bu nedenle filme giderken biraz tedirgindim ama Matthew Macfadyen'i izleyince bu tedirginliğimin gereksiz olduğu düşündüm. Colin Firth'la bu kadar özdeşleşmiş bir karakteri canlandırması hem çok büyük bir cesaret, hem oyun gücünü göstermesi açısından büyük bir şans olmuş. Matthew Macfadyen, bay Darcy'i daha duygusal, kırılgan oynamış. Mümkünse bundan sonrada başka kimse Bay Darcy olmasın. Keira Knightley içinde birşey söylemek gerekir heralde bence oda rolünde çok iyi. Bunuda Oscar'a aday olarak kanıtladı zaten.

Genellikle kitap uyarlaması filmlerde hep hayalkırıklığı yaşadım ama bu filmde bu hayal kırıklığım fazla olmadı. Filmin kısa olması dolayısıyla bir çok ayrıntı atlanmıştı normal olarak. Bunlardan Meyton daki teyzelerinden hiç bahsetmemeleri, Bay Wickham'ın yeterince yer vermemeleri de geliyor. Kitabı okuyanlar bilirlerki Elizabeth bay Wickham'dan çok hoşlanmaktadır.

Filmdeki bir çok repliğin kitaptan birebir alınmasına da ilginçti. Bay Colins'in evlenme teklifinden sonra babası ve annesiyle yaptığı konuşma buna örnek olarak gösterilebilir.

Filminde en çok şaşırdığım nokta, ilk evlenme teklifinde Bay Darcy ve Elizebeth'in neredeyse öpüşecek olmaları. Aslında kitapta en can alıcı noktalardan birisidir bu evlenme teklifi, Elizabeth o zamanlar bay Darcy'den, Jane ve Wickham sebebiyle nefret ediyordur ve bunu bay Darcy'nin yüzüne neredeyse haykırarak söyler. Filmi kitabı okumayanlar için biraz değiştirmek istemişler. Sanki Elizabeth'in o zamanlar bile bay Darcy'e karşı duyguları varmış gibi gösterilmiş, olmamış. Elizabeth'in Bay Darcy hakkındaki düşünceleri mektubu okuduktan sonra yavaş yavaş değişir, Pemberlyde karşılaştıklarında da ondaki değişimleri farkettikçe aşka dönüşür.

Filmin açılış sahnesi çok beğendim, kuş sesleri, güneşin doğuşu harikaydı. Filmin en çok beğendiğim sahnelerinden biride Bay Darcy'in Elizabeth'in elinden tutup arabaya binmesine yardım ettiği sahne ve Bay Darcy'in eline yapılan yakın plan çekimdi. İkinci evlilik teklifi, üç defa I Love You deyişi süperdi.

En büyük hayal kırıklığımı Pemberleydeki karşılaşmalarında yaşadım ben burada kitaba sadık kalınmasından yanaydım. Kitaptaki karşılaşma harikaydı. Keşke dediğim sahne olarak kaldı.

Güldüğüm yerlerse Elizabeth'e Jane'den gelen mektubu okuyup odanın içinde ağlayıp, bir gözüküp bir kaybolduğu sahnede onu her gördüğünde ayağa fırlayan Bay Darcy'nin hali, (benim hatam dediği sahne çok duygusaldı o başka)
Bay Bingley ve Bay Darcy'nin Jane'nin yanına geldiklerinde Bayan Bennet ve kızların evi toplama telaşıda güldüren yanlarıydı.

Kısaca arkadaşlar ben kitabına hayrandım, filmini de sevdim ve dört gözle dvd sinin çıkmasını bekliyorum. Filmi izledikten sonra Bay Darcy diye sayıklamam da yanıma kar kaldı:))

Ayrıca verdiğiniz kitap tavsiyeleri içinde saolun aramaya başladım bile.

mizrak_tutucu
20-02-06, 14:51
Arkadaşlar,

Farkında degilsiniz sanırım ama geçen sene TRT 2 BBC yapımı Aşk ve Gurur dizisini yayınladı. Hem de iki kere. Ama TRT 2'nin bütün yayınlarında oldugu gibi tanıtım vs. yapılmadıgı için ancak dizinin farkında olanlar bu muhteşem diziyi izleme fırsatını yakaladılar.

Ben henüz filmi görmedim ama İngiliz arkadaşlarım filmin aşırı derecede sulandırılmış ve Amerikanlaştırılmış olmasından şikayet ettiler. Filmin BBC yapımı dizi ile karşılaştırılamayacağını söylediler. Hatta filmle dalga geçip, Dame Judie Dench'in filmde yer aldıgı icin utanç duydugundan olsa gerek fazla ortada görünmedigini söyleyip, dalga geçtiler.

Ben Mr. Darcy rolündeki Mathew McFayden'i Colin Firth ile karşılaştıramasam da çok güzel bir BBC dizisi olan Spooks'ta tanıyıp sevmiştim. İyi bir oyuncudur ama bu tür filmlerin Amerikan versiyonları yerine BBC versiyonlarını her zaman tercih ederim.

michelle
20-02-06, 15:50
Bende filmi 2 gün önce izledim fazla duygusal olduğumdan mıdır bilinmez yer yer bazı sahnelerde ağladım ama filmin sonu bahsettiğiniz gibi biraz abes bir şekilde bitti...
Bulabilirsem en kısa zamanda kitabını alıp okuyacağım kitap ve film kesinlikle bir olmuyor çünkü....

michelle
20-02-06, 15:57
En beğendiğim 3 sahne...

http://img138.imageshack.us/img138/3688/bscap0016nb.jpg

http://img138.imageshack.us/img138/373/bscap0006cv.jpg

http://img86.imageshack.us/img86/3888/bscap0072wh.jpg

AKBEL
20-02-06, 20:40
Öncelikle Mardigras, Akbel ve Saba verdiğiniz bilgiler için saolun.
TRT bize bir iyilik yapıp diziyi izleyemeyen bizler için tekrar yayınlar umarım.
Genellikle kitap uyarlaması filmlerde hep hayalkırıklığı yaşadım ama bu filmde bu hayal kırıklığım fazla olmadı. Filmin kısa olması dolayısıyla bir çok ayrıntı atlanmıştı normal olarak. Bunlardan Meyton daki teyzelerinden hiç bahsetmemeleri, Bay Wickham'ın yeterince yer vermemeleri de geliyor. Kitabı okuyanlar bilirlerki Elizabeth bay Wickham'dan çok hoşlanmaktadır.

Filminde en çok şaşırdığım nokta, ilk evlenme teklifinde Bay Darcy ve Elizebeth'in neredeyse öpüşecek olmaları. Aslında kitapta en can alıcı noktalardan birisidir bu evlenme teklifi, Elizabeth o zamanlar bay Darcy'den, Jane ve Wickham sebebiyle nefret ediyordur ve bunu bay Darcy'nin yüzüne neredeyse haykırarak söyler. Filmi kitabı okumayanlar için biraz değiştirmek istemişler. Sanki Elizabeth'in o zamanlar bile bay Darcy'e karşı duyguları varmış gibi gösterilmiş, olmamış. Elizabeth'in Bay Darcy hakkındaki düşünceleri mektubu okuduktan sonra yavaş yavaş değişir, Pemberlyde karşılaştıklarında da ondaki değişimleri farkettikçe aşka dönüşür.

Filmin açılış sahnesi çok beğendim, kuş sesleri, güneşin doğuşu harikaydı. Filmin en çok beğendiğim sahnelerinden biride Bay Darcy'in Elizabeth'in elinden tutup arabaya binmesine yardım ettiği sahne ve Bay Darcy'in eline yapılan yakın plan çekimdi. İkinci evlilik teklifi, üç defa I Love You deyişi süperdi.

En büyük hayal kırıklığımı Pemberleydeki karşılaşmalarında yaşadım ben burada kitaba sadık kalınmasından yanaydım. Kitaptaki karşılaşma harikaydı. Keşke dediğim sahne olarak kaldı.

Güldüğüm yerlerse Elizabeth'e Jane'den gelen mektubu okuyup odanın içinde ağlayıp, bir gözüküp bir kaybolduğu sahnede onu her gördüğünde ayağa fırlayan Bay Darcy'nin hali, (benim hatam dediği sahne çok duygusaldı o başka)
Bay Bingley ve Bay Darcy'nin Jane'nin yanına geldiklerinde Bayan Bennet ve kızların evi toplama telaşıda güldüren yanlarıydı.

Kısaca arkadaşlar ben kitabına hayrandım, filmini de sevdim ve dört gözle dvd sinin çıkmasını bekliyorum. Filmi izledikten sonra Bay Darcy diye sayıklamam da yanıma kar kaldı:))

Ayrıca verdiğiniz kitap tavsiyeleri içinde saolun aramaya başladım bile.

Yazdıkların için ben de sana teşekkür ederim. Burada hem kitap hem de film hakkında yeni bir mesaj görmek beni çok sevindiriyor. Sağ ol...İşaretlediğim yerlere değinmek istiyorum.

Öncelikle TRT diziyi yayınlamayacak zaman farklarıyla yayınlamış aslında ama en son mailime BBC ile tekrar anlaşma yapmadan yayınlayamayacakları cevabını aldım. Umarım birgün yayınlarlar...

Filmdeki kurdela almaya gittikleri sahnede teyzeleri yerine Bay Wickham'ın tercih edilmesi benim de dikkatimi çekti. Kitapta olanlar olmadığı gibi Wickham ile kardeşinin bulundukları duruma nasıl geldikleri de pek anlaşılmadı. Filmin başında Wickham'la konuşan Elizabeth iken sonunda kardeşinin onunla kaçtığını gördük. Tabi bunu daha çok kitabı okumayanlar için garip bir durum olarak düşünüyorum. Elizabeth Wickham yakınlaşmasını daha çok Darcy hakkındaki fikirlerinin olumsuzluğunu gösterecek şekilde ele almışlar sanki.Bu da tam olarak kitabı yansıtmıyor.

İlk evlenme teklifindeki hallerine güldüm doğrusu. Düşününce kitaptan çok uzak bir durumdaydılar o sahnede. Ama bu da kitabı bilmeyenler için yapılmış olmalı. Tıpkı Elizabeth'in çok daha önce bazı hisslerinin olduğunu düşündürmeleri gibi.

Beğendiğin ikinci sahne benim favorim. Darcy açısından bakınca harika düşünülmüş ve çok güzel çekilmişti. 3 kez I love you demesi bana fazla geldi nedense.

Pemberleydeki karşılaşmayı kardeşiyle tanışma sahnesiyle beraber toparlamışlar ama ben de eve gelince kitaptaki o kısımı okudum zaten kitabın tadı başka...

Seninkilerin haricinde beni güldüren bir yer daha vardı Bay Bingley ve Bay Darcy'nin eve ilk gidişlerinden sonra çalışma yaptıklarını gösteren sahne ki her ikisi de hayalimdekine uymuyordu. Bir de evi hep beraber evi yoparlamalarında ilk defa kalabalık olmalarının işe yaradığını düşünerek daha çok güldüm.

Üzerinde ne kadar konuşup kitabın yerini vurgularsam vurgulayayım izlemek gerekli diye düşünüyorum ben de dvdsini sabırsızlıkla bekliyorum...

MardiGras
21-02-06, 00:25
Adaptasyonlarda benim aradigim ozellik, kitabin ruhuna sadik kalmak, ben, ozu koruyabildigi surece kitaba mot a mot sekilde bir baglilik aramiyorum. Her senarist ve yonetmenin, kahramanlarin -oze bagli kalmak sarti ile- farkli yonlerini on plana cikartmalarindan cok hoslandigimi bile soyleyebilirim. Boyle oldugu icin ayni kitabin birden cok adaptasyonunu her birinden farkli bir tad alarak izleyebiliyorum.


2005 Pride and Prejudice adaptasyonu benim zaman acisindan kucuk itirazim disinda -ki bazi karakterlerin dogrudan disarida birakilmasi ve Wickham gibi kritik karakterlerin karikatur boyutunda kalmalarini sonucladigi icin aslinda onemli sonuclari olan bir itiraz -bu acidan basarili bir adaptasyondu diye dusunuyorum.


Bu adaptasyonun kacinilmaz ve tehlikeli bir sekilde BBC adaptasyonu ile kiyaslanmasi bence bu produksiyonun bir talihsizligi. Yine de bu versiyona haksizlik edilmemesi gerektigini dusunuyorum. Ingilizlerin haughtiness and arrogance karisimi elestirileri , ortaya koyduklari birbirinden basarili adaptasyonlar gozonune alininca tamamen temelsiz degilse de Amerikalilarin Ingilizlerle kaynagini hepimizin bildigi tarihten alan kedi-kopek , dusman kardesler turundeki birbirlerini kiyasiya elestirme karakteristiklerinin bu karsilikli elestirilerde dikkate alinmasi gereken bir faktor oldugua inaniyorum. Ingilizler onca sert elestirmelerine ragmen bu hafta sonu dagitilan 2005 BAFTA odullerinde "The Carl Foreman Award for Special Achievement by a British Director, Writer or Producer in their First Feature Film " odulune filmin yonetmeni Joe Wright i layik gorduler.

Ingilizlerin, Amerikalilara yoneltmeye bayildigi "fairy tale lovers" "sugar-coated moviemakers" suclamalarina gelince, sahsen romantic genre da kesinlikle mutlu sonlari tercih ediyorum. Zaten konu itibari ile gercek hayatta varolmayan turden “ever lasting love” dedigimiz peri masali asklarini konu alan bu tur filmlerde eger bir son tercih edilmek durumunda ise bu neden izlemesi buyuk keyif veren mutlu son yerine , aci ve gozyasi ihtiva eden “gercekci son” olsun ki diye dusunuyorum. Bu anlamda Amerikalilarin cogunlugunun da bu fikirde oldugu muhakkak. Ingilizler bunu elestiri icin bolca kullansalar da benim izlemeye bayildigim BBC adaptasyonlari da aslinda cok da farkli bitmiyor !!!!


Bu versiyonun Ingilizlerce en cok elestiriye ugrayan tarafi olan “kitaba sadakat” olgusuna gelince , belki de Ingilizlere “ilk tasi atanin gunahsiz olmasi gerektigini” hatirlatmak lazim. BBC versiyonundaki meshur gole dalis- islak kiyafetler icinde Lizzie ile karsilasma sahnesinin de kitapta yeralmadigini ve sahnenin icerdigi karsilasma sartlari dusunulunce bu sahnenin donem Ingilteresi icin son derece uygunsuz, bu anlamda gercekdisi oldugunu hatirlatmaya bilmem gerek var mi ?

2005 versiyonunda Lizzie ile Darcy arasinda gozle gorulur bir sekilde ifadesini bulan “fiziksel cekime” iliskin sahneleri ben begendigimi soylemek zorundayim. Pemberley den ayrilis sahnesinde Darcy Lizzie ye arabaya binmesi icin yardim ettiginde , bir anlik temasin ikisinin yuzunde yarattigi sok ifadesi ve akabinde Darcy nin 5000 volt akima tutulmusda bundan kurtulmaya calisiyormuscasina elini acip adeta silkeledigi o sahne, forumlarimizda gerekliligi sikca tartisilan “asiklar , inandiricilik icin birakiniz opussunler birakiniz yakinlassinlar !!!!!” sahnelerine inat, gercekten varolan bir cekimin, gorunuste sartlar ne derece imkansiz olursa olsun saklanmak bir yana son derece yogun bir sekilde ifade edilebilecegine bir ornekti. Benzer sekilde balodaki dans sahnesinde birbirlerine irkiltici bir “aclik” ile bakarken etraflarindaki herkesin ve herseyin gozden kaybolmasi da yine bu sembolizme dayali bir ifadeydi diye dusunuyorum. Ilk evlilik teklifi sahnesindeki yakinlasma da bu anlamda degerlendirilmeli. Yoksa bu sahnede anakronizm aranacak olursa bunu opusecek kadar yakinlasma sahnesinden once bulunduklari ortamda aramak lazim. Chaperon esligi olmaksizin birbirine yabanci iki genc insanin o ortamda yalniz bulunmalari, donemi bilenler icin gercege cok daha buyuk bir aykirilik teskil ediyor olmali. Doneme iliskin roman ve filmlerde her neviden diyaloglara evsahipligi eden meshur “drawing room” larin islevinin bu versiyonda tamamen disarida birakilmasi belki daha dogru bir elestiri olabilirse de bu filmin sinematografisini bir goz ziyafetine ceviren de yine bu acik mekan cekimleri idi bunu da hatirda tutmakta fayda var. Sonuc olarak ben “tutku” yu sahte paravanlarla saklamadan ama gozumuzun icine de sokmadan yogun ve etkileyici yukarida bahsettigim sahnelerle veren yonetmeni bu acidan da cok basarili buldum.

ColinFirth hayrani olmama ragmen “dark chocolate voice - deep pale blue eyes” Matthew MacFadyen in gururlu oldugu kadar kirilgan Darcy kompozisyonunu cok begendigimi daha once de soylemistim. Jennifer Ehle nin cok basarili oyunculuguna ragmen yas ve dolayisi ile yasin gerektirdigi genclik hissini vermek acisindan Keira Knightly nin belki daha uygun bir tercih oldugunu da soylemek lazim. Cok guzel kadinlarin laneti geregi Keira Knightly ye yapilan haddinden fazla sert elestirilere en guzel cevap da herhalde bu rolle gelen Oscar adayligi olsa gerek.


Sonun eksik kaldigini dusunenlere , Ingilizlerin gozunde “sugar-coated” son isteyenlerden olduklarini hatirlattiktan sonra benim kesinlikle bu grupta yeraldigimi onceden belirttigimi ekleyeyim. Bu sonu dvd cikinca izleme sansina sahip olacaginizi bilmek umarim hayalkirikliginiza bir nebze teseli olacaktir. Ben “mutlu son” u izleyenlerden birisi olarak yine de dvd nin buradaki cikis tarihi olan 28 subat i sabirsizlikla bekliyorum. Neden o zaman derseniz fazla darcy goz cikarmaz diyorum :img-fullm


BBC adaptasyonlarinin fanatik hayrani olarak sizlere buyuk bir mutlulukla bu sene icinde BBC nin “Emma” “ Sense and Sensibility” “Mansfield Park” i yeni produksiyonlarla dizi olarak ekranlara getirmeye hazirlandigini soylemek isterim. Emma Thompson imzali senaryosu ile olaganustu basarili 1995 yapimi “Sense and Sensibility” yi yeniden cevirmeye hazirlanan BBC ye Colonel Brandon i Alan Rickman dan daha yogun bir duygu ile oynayacak oyuncuyu arama – bulma konusuda bol bol bol bol bol !!! sanslar dilemenin disinda bu isten karli cikacagimizin bilincinde olarak yeni versiyonlari heyecanla bekledigimi de eklemek istiyorum.













Sevgiyle Kalin …

AKBEL
21-02-06, 00:45
BBC adaptasyonlarinin fanatik hayrani olarak sizlere buyuk bir mutlulukla bu sene icinde BBC nin “Emma” “ Sense and Sensibility” “Mansfield Park” i yeni produksiyonlarla dizi olarak ekranlara getirmeye hazirlandigini soylemek isterim. Emma Thompson imzali senaryosu ile olaganustu basarili 1995 yapimi “Sense and Sensibility” yi yeniden cevirmeye hazirlanan BBC ye Colonel Brandon i Alan Rickman dan daha yogun bir duygu ile oynayacak oyuncuyu arama – bulma konusuda bol bol bol bol bol !!! sanslar dilemenin disinda bu isten karli cikacagimizin bilincinde olarak yeni versiyonlari heyecanla bekledigimi de eklemek istiyorum.
Sevgiyle Kalin …

MardiGras sen var ya, bak bu hale geldim bu kısımı okuyunca :img-hyste Sayende ne çok şeyden haberdar oldum çok çok çok sağ ol...

Ayrıca BBC'yi de şimdiden tebrik edelim... :happy0064

Bir de yağmur sahnesi yorumuyla farklı bir bakış açısı kazandırdığın için de güzel yorumlarına teşekkürler...Ah bugün bir kez daha sevindim bu başlığın olduğuna iyi ki var... :icon_ange

MardiGras
21-02-06, 00:53
Sevgili Akbel23,


10 yasimda bu turu ilk kez izlemis olmama vesile olan Timothy Dalton li "Jane Eyre" ile baslayan ve yillar icinde tartismasiz en sevdigim tur haline gelen "donem drama" larina ilgi duyan genc arkadaslarimizin burada ilgili basligi acacak ve yorumlari ile sayfayi besleyecek sayida olduklarini gormek, asil benim icin bir umut ve samimi bir sevinc kaynagi.

Yeni BBC adaptasyonlari ve bu turun onceki cesitli versiyonlarini izleme olanaginiz oldukca buna benzer basliklarin cogalacagini gormek dilegimle ...

AKBEL
21-02-06, 01:13
Sevgili Akbel23,


10 yasimda bu turu ilk kez izlemis olmama vesile olan Timothy Dalton li "Jane Eyre" ile baslayan ve yillar icinde tartismasiz en sevdigim tur haline gelen "donem drama" larina ilgi duyan genc arkadaslarimizin burada ilgili basligi acacak ve yorumlari ile sayfayi besleyecek sayida olduklarini gormek, asil benim icin bir umut ve samimi bir sevinc kaynagi.

Yeni BBC adaptasyonlari ve bu turun onceki cesitli versiyonlarini izleme olanaginiz oldukca buna benzer basliklarin cogalacagini gormek dilegimle ...

Sen her seferinde bana teşekkür ettirecek bir şey yazıyorsun.Ben o genç arkadaşlardan mı oluyorum? Ne mutlu bana çok sağ ol...(Soruyu sordum cevaplamışsın gibi de teşekkür ettim :blush: )

Bu arada bir de "Jane Eyre" araştıracak başka bir şey buldum. Utanarak söylemeliyim okumadım. :blush: Bunun neleri var? Gerçi soruyorum ama sadece birikiyorlar bildiklerim ne izleyebildim ne de yeni kitaba başladım.( Yeni nesil hevesli ama tembel :icon_whis ) Neyse bunun için de teşekkürler...

Çok mutlu olduğumu bir kez daha tekrarlayayım. :icon_ange

MardiGras
21-02-06, 01:24
Jane Eyre, Charlotte Bronte - Bronte Kardeslerin gorece en sohretlisi - ya ait, turun basyapitlari icinde kabul edilen bir eseridir. Kahramani Mr.Rochester, edebiyat tarihinde kendi basina bir sinif olusturan "brooding/dark sided" diye tarif edilebilecek, benim cevirisinden basarisiz kaldigim , ancak belki "icindeki seytanlara sozgecirmekte zorlanan/ karanlik yonleri cekiciliklerinin yadsinamaz parcasi olan erkek tipi" diye tarif edebilecegim, BBC cevriminde Timothy Dalton tarafindan basari ile canlandirilan karakterdir. Jane Austen yapitlarindaki gorece "light" problemlere gore daha ciddi sorunlari ve gecmise dair yukleri sirtinda tasiyan iki karakterin engel tanimaz askini anlatan benim en sevdigim romanlardan birisidir. Romani okumani tavsiye edecegim gibi pek cok cevrimi icinde 1983 BBC yapimi Timothy Dalton - Zelah Clarke li versiyonunu seyretmeni de hararetle tavsiye ederim.

AKBEL
21-02-06, 01:35
Jane Eyre, Charlotte Bronte - Bronte Kardeslerin gorece en sohretlisi - ya ait, turun basyapitlari icinde kabul edilen bir eseridir. Kahramani Mr.Rochester, edebiyat tarihinde kendi basina bir sinif olusturan "brooding/dark sided" diye tarif edilebilecek, benim cevirisinden basarisiz kaldigim , ancak belki "icindeki seytanlara sozgecirmekte zorlanan/ karanlik yonleri cekiciliklerinin yadsinamaz parcasi olan erkek tipi" diye tarif edebilecegim, BBC cevriminde Timothy Dalton tarafindan basari ile canlandirilan karakterdir. Jane Austen yapitlarindaki gorece "light" problemlere gore daha ciddi sorunlari ve gecmise dair yukleri sirtinda tasiyan iki karakterin engel tanimaz askini anlatan benim en sevdigim romanlardan birisidir. Romani okumani tavsiye edecegim gibi pek cok cevrimi icinde 1983 BBC yapimi Timothy Dalton - Zelah Clarke li versiyonunu seyretmeni de hararetle tavsiye ederim.

Efendim, tekrar teşekkürler. Notlarımı aldım bir film ve bir kitabım daha listeme eklendi sabırsızlıkla zevkli dakikalarının gelmesi için elime geçmeyi bekleyecekler. Sonunda da eminim bu kadar çok beğenildiklerine sevinecekler. Tekrar sağ ol...

Ve sen de bu konuda tanıdığım en iyi uzmansın :img-fullm

linguist
21-02-06, 01:40
[QUOTE=MardiGras
BBC adaptasyonlarinin fanatik hayrani olarak sizlere buyuk bir mutlulukla bu sene icinde BBC nin “Emma” “ Sense and Sensibility” “Mansfield Park” i yeni produksiyonlarla dizi olarak ekranlara getirmeye hazirlandigini soylemek isterim. Emma Thompson imzali senaryosu ile olaganustu basarili 1995 yapimi “Sense and Sensibility” yi yeniden cevirmeye hazirlanan BBC ye Colonel Brandon i Alan Rickman dan daha yogun bir duygu ile oynayacak oyuncuyu arama – bulma konusuda bol bol bol bol bol !!! sanslar dilemenin disinda bu isten karli cikacagimizin bilincinde olarak yeni versiyonlari heyecanla bekledigimi de eklemek istiyorum.
QUOTE]

Bu habere ben de çok sevindim.Genellikle BBC de kendime uygun bir sizi bulamamaktan şikayet ediyordum.Emma,Sense and Sensibility ve Pride and Prejeduce kitaplarını okumuştum fakat uzun bi zaman oldu okuyalı ve ne yazık ki şu an hatırlayamıyorum net bir şekilde özellikle karakterleri :blush: Hafızam bu konuda kötü malesef.Ama şöyle bi göz atsam hatırlayacağımı sanıyorum.

Aşk ve gurur u çok severek okumuştum ama filminden önce kitabı tekrardan okumak istedim hatta aradım ama bulamadım.Bu gidişle okuyamadan gideceğim filme sanırım.Ama bu karşılaştırmayı da yapmak istiyordum.Neyse umarım izleyince olayları hatırlayabilirim.

AKBEL
21-02-06, 01:44
Reyhancığım, kitabın "bordo ve siyah" yayınlarını eminim bulabilrsin. Hani yayın adı verirsem kolay olur diye düşündüm. Öyle ki burada köşe başında bile bulunuyor. Telaşla bulmanı istediğim için yazıyorum çünkü izlemeden okumasan çıkınca bakmak istersin eminim. Kolay gelsin şimdiden de hem okurken hem izlerken keyifler...

MardiGras
21-02-06, 01:48
Sevgili Akbel23,

Uzmanliktan cok uzak olsam da , turun fanatik bir izleyicisi ve okuyucusu olarak , icinde bulundugumuz bu yozlasmis donemde bu ture ilgi gostererek karamsarligimi azaltan genclerle bilgilerimi paylasmaktan dolayi cok memnunum. Ayrica akilli insanlarin onceden soyledikleri gibi "bilgi paylasilirsa bilgidir, degerlidir"


Seni bu ture tamamen asik etmek icin nacizane bir izleme listesi onerisi yapmak istiyorum :

1.North and South - daha once bilgilerini sana ulastirdim -


2. 1995 Sense and Sensibility - Emma Thopmson , Kate Winslet , Hugh Grant, Alan Rickman in basrollerde olduklari Ang Lee versiyonu -


3. Pride and Prejudice - meshur 1995 BBC versiyonu-


4. Persuasion - Jane Austen , 1995 BBC yapimi , Amanda Root , Ciaran Hinds in basrolundeki versiyonu -

5. Mansfield Park - 2005 P&P versiyonu gibi bolca elestiri almis olsa da benim sinifi gecer buldugum ancak yeni versiyonu da merakla bekledigim Frances O'Connor - Jonny Lee Miller in basrolde olduklari 1999 Patricia Rozema versiyonu -

6. Az once bahsettigimiz Jane Eyre

Turkiyede maalesef bu turun filmlerine ulasmak cok kolay olmasa da sana daha once tavsiye ettigim sekillerde ulasabilmek daha kolay olacaktir diye dusunuyorum. Ote yandan Sense and Sensibility nin dvd sinin Turkiye de - en azindan Istanbul da- satildigini kesin olarak biliyorum.

Bu turde daha pek cok basarili eserler mevcut. Bunlar ilk aklima gelen ve biraz da sahsi favorilerim sayilabilecek olanlar.

linguist
21-02-06, 01:49
Reyhancığım, kitabın "bordo ve siyah" yayınlarını eminim bulabilrsin. Hani yayın adı verirsem kolay olur diye düşündüm. Öyle ki burada köşe başında bile bulunuyor. Telaşla bulmanı istediğim için yazıyorum çünkü izlemeden okumasan çıkınca bakmak istersin eminim. Kolay gelsin şimdiden de hem okurken hem izlerken keyifler...

Çok saol Handan açıkçası filmi bilinçsizce izlemek istemiyordum.Aslında ingilizcesini okumak istedim bir ara ama onun roman halini bulmak daha da zormuş sanırım.Bu yayın evini biliyorum alacağım tekrar teşekkürler...

mitra
21-02-06, 01:51
Başlığı görünce ben de birkaç şey yazmadan geçemeyeceğim çünkü ben de bir Aşk ve Gurur hayranıyım. Bu tür tarihsel dramaları gerçekten çok seviyorum ama Aşk ve Gururun ben de ayrı bir yeri var. BBC yapımı diziyi ilk izlediğimde o kadar etkilendim ki sonra en az 5 kere seyrettim. Genellikle film uyarlamalarını izlediğim zaman hayal kırıklığına uğradığım için filmi biraz önyargıyla izledim açıkçası ama birkaç şey dışında filmi de beğendim ama tabii ki 6 bölümlük dizideki tadı alamadım ve Colin Firth ve Jennifer Ehle'nin de ben de ayrı bir yeri olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Fakat sonuçta film olduğu için kısa bir süreye sıkıştırılması gerekiyordu bu yüzden beklediğimden daha başarılı buldum filmi. Tabii ki son sahnenin zayıf kaldığına ben de katılıyorum. Şimdi dört gözle DVDsinin çıkmasını ve diğer sonu izlemeyi bekliyorum. Bu arada ben de Sense and Sensibility, Emma gibi uyarlamaları izlemeyenlere ve özellikle bu tarzı sevenlere izlemelerini tavsiye ediyorum. Onları da eminim beğeneceksiniz.

mizrak_tutucu
21-02-06, 01:52
Istanbul'da veya Ankara'da oturuyorsanız Alkım yayınevinde Pride and Prejudice'in İngilizce orijinalini bulabilirsiniz. Penguin World Classics dizisinin kitaplarını tanesi 4 YTL gibi gayet ucuz bir fiyattan satıyorlar.

AKBEL
21-02-06, 01:58
Sevgili Akbel23,

Uzmanliktan cok uzak olsam da , turun fanatik bir izleyicisi ve okuyucusu olarak , icinde bulundugumuz bu yozlasmis donemde bu ture ilgi gostererek karamsarligimi azaltan genclerle bilgilerimi paylasmaktan dolayi cok memnunum. Ayrica akilli insanlarin onceden soyledikleri gibi "bilgi paylasilirsa bilgidir, degerlidir" ...

Kendine haksızlık etme gönüllü olmak hele bu kadar istekli bence daha iyi uzman olunamaz.

Tabi bir de alışkanlık edindiğim gibi tekrar teşekkürler.Bu listeyi kopyaladım hemen dediğim gib zamanla da hepsine ulaşmaya çalışacağım.Sayende İstanbul'a ziyaret sebebim de oldu. Her şey için sağ ol...

Bu arada Reyhan mizrak_tutucu yazmış. İngilizceleri mevcut diyecektim ben de tam. Umarım bulursub.Tekrar keyifler...

MardiGras
21-02-06, 02:06
Sevgili Akbel23,


Nedense Istanbulda yasadigini dusundum, ancak Ankarada isen, Ankarada da bu dvd lerin en azindan bir kismina ulasabilecegine eminim. Simdi burada adini soylemenin reklam yasagi kuralina girebilecegini dusundugum o dev alisveris merkezlerindeki muzik marketlerini, ciddi kitabevlerini oncelikle kontrol etmen zamandan kazanmana yolacabilir.

Ingilizce bilenlere bu romanlari ingilizce orijinalinden okumalarini siddetle oneririm. Ingilizce bilmeyen arkadaslarin bu vesile ile ture heveslerini azaltmamak lazim , o nedenle iyi yapilan ceviriler de bu konuda basvurulacak yeterli kaynaklardir diye dusunuyorum.

AKBEL
21-02-06, 02:13
Evet, Anakara'dayım ama İstanbul'a sık gidebilen şanslı biriyim:) Tabi burada da bahsetmediğin yerleri kontrol etmeye başladım. ( çok da tembel değilim sanırım:) )

Ben de çeviri okuyacaklara az önce bahsettiğim yayını "bordo ve siyah"ı önerebilirim. Hatta filmde ve dizide rastladığım birçok yeri aynıydı.Tabi bu çevirisinin iyi olduğunu göstermez ama tadı yerinde desem yanlış olmaz sanırım...

Ceva
21-02-06, 09:58
Mardigras verdiğin bilgiler için teşekkürler. Aşk ve Gurur'un BBC versiyonunu çok merak ediyorum. İngilizcemde çok iyi değil o yüzden TRT'den beklemek zorunda kalacağım içinde çok üzgünüm.

Benim ilk okuduğum kitaplardan biridir Jane Eyre ve en özel kitabımdır, okumaktan sayfaları yıpranmışta olsa. Jane Eyre'den bahsettiğini görüncede dayanamadım. Burada bunları konuşabileceğim birilerini bulmak beni çok sevindirdi.

Akbel bende haddim olmayarak kesinlikle Jane Eyre kitabını okumanı tavsiye ediyorum. Aşk ve Gurur kadar seveceğinden eminim.

Önerdiğiniz kitaplardan "Emma" " Sense and Sensibility" henüz bulamadım. “Mansfield Park” buldum. Haftaya elimde olacak bir aksilik olmazsa.
Tekrar teşekkürler arkadaşlar

MardiGras
21-02-06, 10:14
Sevgili Ceva,


Eger dvd sine ulasma imkaniniz varsa mutlaka turkce altyazisi vardir diye dusunuyorum. Bu dusuncem konustugumuz tum filmler icin gecerli. Bence bir kontrol etmeden vazgecmeyin .


Iyi Dileklerimle,

linguist
21-02-06, 12:06
Istanbul'da veya Ankara'da oturuyorsanız Alkım yayınevinde Pride and Prejudice'in İngilizce orijinalini bulabilirsiniz. Penguin World Classics dizisinin kitaplarını tanesi 4 YTL gibi gayet ucuz bir fiyattan satıyorlar.

Çok saol mızrak_tutucu ve Handan..
Ama bu bahsettiğin ince ve şu stage li olanlardan değil dimi?Çünkü ben önceden okudum ve bu defa daha kapsamlısını okumak istiyorum kitabın.Ben kitabı bulamayınca yakınımda, başka bi kitap aldım ama sanırım rafta bekleyecek o şimdilik :)

mizrak_tutucu
21-02-06, 12:10
Sözünü ettigim kitap aşamalı olanlardan degil, kısaltılmamış metinleri içeren (unabridged) versiyonlardır. Ayrıca Beyoglu Caddesi üzerinde Robinson ve Pandora kitapçılarında veya Akmerkez Remzi'de bu tür klasik kitapları bulabilirsin. Penguin yayınlarının birden fazla serisi var.

linguist
21-02-06, 15:30
Filmi az önce seyrettim.Kitaba tekrardan bakamadan seyrettim fakat.Dayanamadım açıkçası.
İzledim ve sıcağı sıcağına yazdıklarınızı okudum.Bir çoğunuz gibi ben de filmin sonundan hiç ama hiç memnun kalmadım.Çok aniden bitti şaştım kaldım.Hiç değilse Bay Darcy nin yanına gidip müjdeli haberi verseydi de ardından bir sarılmayla bitseydi bu film.Bu yönden içimde kaldı hele de Amerika da bunun farklı bir sonla bitirildiğini duyunca daha da bi üzüldüm.Asıl hak ettiğimiz bitiş bu şekilde olmalıydı bence.
Hem tebessüm ettim,hem duygulandım bu filmle.Bay darcy nin Elizabeth ingirmesiyle sürekli ayağa kalıkıp oturması , evlilik teklifi provası ve babanın söyledi son söz beni gülümsetti.
Sahneler ve manzara şahaneydi.Müzikleri de beğendim.
Oyuncuların performansları da doyurucuydu bence.
Yanlız filme bence aşk ve gururdan ziyade gurur ve ön yargı daha çok
uyuyor.Aslında böyle çevrilse daha hoş olurdu bence.Ama tabi estetik açıdan diğeri kulağa daha bi hoş geliyor. :img-fullm
Diğer sonu da izlemek istiyorum bakalım dvd si ne zaman çıkacak..

Herkese teşekkürler..

tvrehberi
22-02-06, 14:11
yorumlarınızı okudukça şu diziyi daha da çok merak ettim yani.sıkı da bi colin firth hayranı olduğumdan(o karizma ve mükemmel ingiliz aksanı biaraya gelince hayran olmamak elde değil)çok kıskandım sizleri izlediğiniz için.bu arada jane eyreden bahsedilmiş, dünya klasikleri arasında en sevdiğim diyebilirim.

gümüşşşş
22-02-06, 17:47
arkadaşlar bu filmi 5 gün önce izledim ve çok etkilendim.o kadar ki o gün gidip cd sini alıp evde bir kere daha izledim.ve geçen 5 gün boyuncada yine izledim.Mr. darcy rolündeki Matthew Macfadyen mükemmel bir oyunculuk çıkarmış.filmi izledikten sonra o gün kitabını da alıp okudup .Matthew Macfadyen mr. darcye çok duygusal bir yön katmış.elizabethe seni seviyorum derken çok etkilendim.ilk evlenme teklif ettiği yağmurlu sahne çok ama çok güzeldi.ama filmin sonunu biraz eksik buldum.ben elzabeth ve mr. darc yi evlenirken de izlemek isterdim.ya da elizabethin annesinin bu evliliğe tepkisini vs. daha çok detaylı izlemek isterdim.
arkadaşalr aşk ve gururun internette dizi cd si satılıyormuş.o adresi bilen bana mesaj atıp söyleyebilir mi?hemen almak isitiyorum

pinea
22-02-06, 18:16
arkadaşlar bu başlığı görünce hemen yazdım.yorumlarınızı okuyamadım bile.bende günlerdir bu konu hakkında yazcak birilerini arıyordumbende filmini geçen hafta izledim.filmden o kadar çok etkilendimki gidip kitabını aldım ve okudum.kitabı okuduktan sonra gördümki film biraz daha farklı.filmde elizabeth en baştan beri Mr. Darcy e karşı birşeyler hissediyor gibi yansıtılmış ama kitapta böyle değil..ve o yağmur altında yapılan evlenme teklifi kitaptakinden çok daha güzel yansıtılmış.mR DARC rolünü oynayan Matthew Macfadyen kitaptakinden çok daha duygusal mr. darcy yaratmış.ben bbc de yayınlanan dizisinide çok izlemek istiyorum(dizideki mr. darcy bu kadar iyi mi onu bilmiyorum) .internetten bunu edinebilirmiyim?bana yardımcı olursanız çok sevinirim.film o kadar ani bittiki filmden çıkınca tekrar tekrar izlemek istedim.bide duyduğum kadarıyla filmin farklı ülkelerde gösterilen farklı sonu varmış.doğru mu bu?

AKBEL
23-02-06, 20:45
Evet, yine ben. :) Bugün filmi tekrar izledim. Öncekine göre beklentilerim daha az olduğu için çok mutlu ayrıldım salondan.İlkinde en çok merak ettiğim Darcy ve Elizabeth olduğundan bu kadar dikkat edememiştim diğerlerine. Yanımdaki arkadaşlarım da kitabı okumamış olduklarından çıkınca yaptığımız konuşmada Bayan Bennet, ve iki küçük kızın karakterlerinin kitabı okumayanlar için fazlasıyla yansıtılabildiğini düşünüyorum. Dahası bu sefer sonu bana ilki kadar eksik gelmedi. Babası ile konuşmadan önceki seher vakti sahnesinden gerisini varsaymayarak kocaman bir gülümseme yerleştirebildim yüzüme. Kitabı okumayanlar için de yeterli olduğunu gördüm. Ama söyleyince herkes diğer sonu merakediyor ve daha uygun buluyor.Neyse bu sefer daha mutlu olduğumu ve çok zevk alarak izlediğimi yani sevincimi paylaşmak istedim. Önceden mutlaka izleyin diyordum. Şimdi tutmasalar diğer seansa gideceğimi hissettiğim için tekrar tekrar seyredin diyorum...

Alexia
23-02-06, 21:04
Kitabı hatırlayamadığım kadar çok okumuş, diziyi ise en az 5 kere izlemiş biri olarak, filmi idare eder buldum.
Fillm 2 saatten kısa bir süreye sığdırıldığı için, tabi ki dizinin verdiği tadı veremiyor.
Dizide oynayan oyuncular (tabi ki Colin Firth dışında) çok güzel ve yakışıklı oyuncular değillerdi. Bu bakımdan filmde daha güzel insanların oynadığı söylenebilir.
Ama gerek kostüm gerekse mekan seçimlerinde, dizi kesinlikle filmden çok daha üstündü.
Yine de Pride&Prejudice fanları için hoş bir seyirlik.

kedicccik
23-02-06, 22:01
geçen gün izledim ve çok etkilendim.yalnzı son sahneleri pek kısa tutulmuş. mr. darcy ve elizabethi daha çok izlemek isterdim.yada elizabethin annesinin,mr. darcy nin teyzesinin tepkilerini görmek isterdim.film o kadar aniden bittiki benim için filmi tekrar tekrar izlemek istedim ve izledim.sanırım 10 kere izledim.daha sonra kitabını aldım ve okudum.ben filmi daha çok beğendim.filmdeki mr.darcyi daha çok sevdim..filmde elizabetth en baştan beri mr. darc ye ilgi duyuyor,bu da çok güzeldi.filmdeki karşılaşmalar kitaptan daha etkileyiciydi.belki önce filmi zilediğim için öyle düşünüyor olabilirim.filmi beğenmemde Matthew Macfadyen rolü çok büyük.onun yansıttığı duygular sayesinde filmi çok sevdim.Matthew Macfadyen filmde ilk gördüğümde pek beğenmemiştim ama film biterken "mr. darcy" diye söylene söylene çıktım ve o an benim gözümde Matthew Macfadyen dünyadaki en çekici kişiydi.oyunculuk budur diyorum.bence elizabeth rolündeki bayandan çok daha iyiyidi.hatta filmi alt yazı ve ses olmadan izledim o durumda Matthew Macfadyen oyunculuğu çok daha iyi anlaşılıyor.o bakışları,ses tonu gerçekten çok iyiyidi.

evet kitaptan çok daha farklıydı film.filmde mr. darcy çok duygusaldı.kitaptada öyle olacağını ummuştum ama o kadar duygusal değildi.bence bu filmin en iyisi
Matthew Macfadyen.çok etkilendim ondan

wellcome
23-02-06, 22:30
Arkadaşlar,

Filmi izleyebilme şansını yakalayabilmenize çok sevindim.Ben,taşrada yaşadığım için maalesef bu imkanı henüz bulamadım.

Ancak kitabı kaç kere okuduğumu hatırlamıyorum bile.Hala yatağımın başucundan ayırmadığım ve fırsat buldukça tekrar tekrar okuduğum bir kitap.

Zannedersem kitap, geçtiğimiz yıl, tüm zamanların en iyi aşk romanı seçilmiş idi.

Bazı arkadaşlar filmin finalini yetersiz bulmuş,ama bildiğim kadarıyla kitapta da Elizabeth ve Darcy'nin evlenmelerinden sonraki hayatından pek bahsedilmemişti.Bu durum, belki de hikayenin aslına sadık kalabilmek için düşünülmüştür.

En kısa zamanda filmi izlemeyi ümid ediyor, hatta bunun için sabırsızlanıyorum. Bu arada Aşk Oyunu formunda Akbel arkadaşın imzasını her gördüğümde bu isteğim ve heyecanım daha da artıyor.

Sevgilerimle....

milde
23-02-06, 23:21
ben de bir imzaya takılıp buraya geldim (teşekkürler akbel23) ve sayenizde çok güzel yorumlar okudum. daha sonra geniş bir yorum yapacağım umarım ama dvd'ler gelene kadar alternatif sonun en azından resimlerini görmek isteyenleriniz olursa diye bir tavsiyede bulunmak istiyorum. bildiğim kadarıyla başka bir sitenin linkini vermek yasak ama ben şöyle bir yol deneyeceğim:

eğer her zamanki arama motoruyla "pride and prejudice fan fiction site" şeklinde tırnak içinde bir arama yapıp karşınıza ilk çıkan sitede gallery bölümüne giderseniz birbirinden güzel resimler sizi bekliyor olacak, girmişken sitenin diğer bölümlerine de bakmanızı öneririm.

ben siteyle karşılaşınca öyle hoşuma gitti ki sizlerle paylaşmak istedim,bu şekliyle de kuralları ihlal ettimse şimdiden özür diliyorum

iyi geceler

MardiGras
23-02-06, 23:27
Jane Austen in bu eseri tum dunyada kendisine cok buyuk bir hayran kitlesi yaratmis durumda. Kitabin dizi ya da sinema filmi olarak her yeni cevrimi bu hayranligi bir adim ileriye tasiyacak ve hayran sayisini da arttiracaktir diye dusunuyorum. Ulkemizde kitabin amerikan kolejlerinde turun baska eserleri ile birlikte baslibasina bir inceleme olarak olarak okutuldugunu biliyorum. Bunun disinda ulkemizde yazarin ve eserlerinin cok fazla taninmadigi da bir gercek. Buna ragmen genc arkadaslarin bu kitabi defalarca okuduklarini duymak dogrusu cok hos. Gercek edebiyata duyulan bu ilgi cok umit verici, cok hos.

Kitapta evliliklerine dair bir bolum yok zaten. Cok konustugumuz 95 serisi , cifte nikahtan sonra yeni evliler yeni hayatlarinin baslangicinda dururken Darcy ile Lizzie nin opucuklerine tanik olmamizla bitiyordu. Kitabin puriten taraftarlari bu turden opucuk sahnelerine, yasanilan zamana aykiriligi nedeni ile her zaman karsi olduklarindan o opucuge de karsi cikmislardi. Ayni elestiri zamaninda persuasion, simdi north and south icinde yapiliyor. Ben mutlu sonlarin, yasanilan "bu" zamana bir miktar adapte edilmesinde buyuk sorun yasamiyorum.

Sevgili Akbel 23, senin bu turun sadik hayrani olma yolunun sonuna geldigin asikar. O nedenle kidemli bir fanatik olarak seni de turun genc fanatiklerinden biri olarak ilan etmenin zamani geldi diye dusunuyorum :img-fullm Hayirli olsun :icon_ange



Haftaya sali - 28 inde - burada dvd si cikiyor, nihayet ... yey :img-fullm

AKBEL
23-02-06, 23:39
ben de bir imzaya takılıp buraya geldim (teşekkürler akbel23)


Ben sana çok teşekkür etmeliyim. Verdiğin bilgiden sonra şu anda sitenin sadece ilk sayfasını görmek bile beni deli gibi mutlu etti çok sağ ol...Yorumlarını da bekliyorum...


Sevgili Akbel 23, senin bu turun sadik hayrani olma yolunun sonuna geldigin asikar. O nedenle kidemli bir fanatik olarak seni de turun genc fanatiklerinden biri olarak ilan etmenin zamani geldi diye dusunuyorum Hayirli olsun

Bu söylediklerine -ki sen uzmansın- çok sevinsem de karşı çıkmak zorundayım. Henüz bir yazarın bile tüm romanlarını okumamışken nasıl yolun sonu olur. Daha her seferinde elime alınca bile deliye döneceğim okuyup gözümde canlandıracak ardından da tarifsiz duygulara kapılacağım ne çok kitap ve izleyeceğim film/dizi var. Bunlardan sonra umarım kıdemli olabilme hakkım hala olur.
Bu arada bugün benimle izleyen arkadaşlarıma kitaplarını aldırdım. Onlarda en yakın zamanda okuyacaklar. :icon_ange

AKBEL
24-02-06, 01:12
Efendim, sakıncası olmadığını düşünerek bulduğum farklı son olduğunu düşündüğüm ve yanı sıra beğendiğim fotoğrafları ekliyorum...

http://img108.imageshack.us/img108/7136/pp29va.jpg (http://imageshack.us)

http://img108.imageshack.us/img108/5537/nosekiss21lj.jpg (http://imageshack.us)

http://img108.imageshack.us/img108/1689/pemberley12rz.jpg (http://imageshack.us)

http://img108.imageshack.us/img108/6838/ppkiss208oc.jpg (http://imageshack.us)

http://img108.imageshack.us/img108/6715/trailer20screencap9bb.jpg (http://imageshack.us)

AKBEL
24-02-06, 01:18
http://img108.imageshack.us/img108/1079/perfect20fit3rb.jpg (http://imageshack.us)

http://img108.imageshack.us/img108/5645/frame2052gm.jpg (http://imageshack.us)

http://img108.imageshack.us/img108/4493/keirapride58tg8wz.jpg (http://imageshack.us)

http://img108.imageshack.us/img108/9945/mattkeira4fc.jpg (http://imageshack.us)

http://img108.imageshack.us/img108/2935/photo045uo.jpg (http://imageshack.us)

AKBEL
24-02-06, 01:25
Son olarak işte aşkın adresi...

http://img108.imageshack.us/img108/1660/adsz3338kh.png (http://imageshack.us)

Bu da en güzel sahne benim için... Kapıdan girerken arkasında onu görünce benim kalbim duracak sandım...

http://img108.imageshack.us/img108/3497/0154cv.jpg (http://imageshack.us)

MardiGras
24-02-06, 09:28
Akbel23,

Evet ekledigin basbasa sahneler final sahnesi. Ingilizler, "amerikalilar icin eklenmis sugar-coated son" deyip burun kivirmis olsalar da, bu finalin dvd de alternate ending olarak yeralmasi icin muthis kampanyalar duzenleyenler de yine Ingilizler oldu. Konu boyle asklar olunca bence bu turden sahneler icin sugar-coated demek cok anlamli degil, elbette bu benim gorusum.

Bu arada Darcy nin Lizzie nin kucagina uzandigi banktaki o pozlarini senin sayende ilk kez gordum. Cok guzel bir resim, herhalde filmin promosyonu ile ilgiliydi yine de nasil hicbir yerde rastlamamisim hayret.

Ceva
24-02-06, 10:39
Sevgili Ceva,


Eger dvd sine ulasma imkaniniz varsa mutlaka turkce altyazisi vardir diye dusunuyorum. Bu dusuncem konustugumuz tum filmler icin gecerli. Bence bir kontrol etmeden vazgecmeyin .


Iyi Dileklerimle,

MardiGras verdiğin bilgiler için yine teşekkür ederim, bir ricam daha var.
Uzman olarak senden ve Akbel23 den yardım almak istiyorum. Benim bir türlü bulamadığım bir tane kitap kaldı (sense and sensibility) Kitabını okumadan filmini izlemek istemiyorum. Yardımcı olabilirseniz sevinirim.

Aşk ve Gurur dizisinin alt yazılısını aramaya çalışmalarım da devam ediyor. TRT yi ikna edebilirsek ne iyi olurdu. Aslında bu aralar yabancı dizilere ağırlık vermiş durumda. Sefiller, Balzac, Cengiz Han, Denizler hakimi adlı dizileri veriyor sırayla belki terar anlaşırlar BBC ile. Mail atmaya devam mı etsek acaba.


Akbel filmi tekrar izlemek isteyen biri olarak seni ne kadar kıskandığımı söylemek istiyorum. Bir aksilik olmazsa bu hafta sonu tekrar izleme fırsatı bulacağım içinde seviniyorum. İzleyemeyen arkadaşlarımız olduğunu görmek üzücü ama DVD side 28 Şubatta çıkıyor, en azından belki onu edinip, izleme şansına sahip olabilirler.

Milde verdiğin bilgi için teşekkür ederim. Akbel23 ile birlikte sabahımı aydınlattınız. Yüzümde kocaman bir gülümseme ile çalışmaya başladım.

AKBEL
24-02-06, 11:24
MardiGras verdiğin bilgiler için yine teşekkür ederim, bir ricam daha var.
Uzman olarak senden ve Akbel23 den yardım almak istiyorum. Benim bir türlü bulamadığım bir tane kitap kaldı (sense and sensibility) Kitabını okumadan filmini izlemek istemiyorum. Yardımcı olabilirseniz sevinirim.

Aşk ve Gurur dizisinin alt yazılısını aramaya çalışmalarım da devam ediyor. TRT yi ikna edebilirsek ne iyi olurdu. Aslında bu aralar yabancı dizilere ağırlık vermiş durumda. Sefiller, Balzac, Cengiz Han, Denizler hakimi adlı dizileri veriyor sırayla belki terar anlaşırlar BBC ile. Mail atmaya devam mı etsek acaba.

Akbel filmi tekrar izlemek isteyen biri olarak seni ne kadar kıskandığımı söylemek istiyorum. Bir aksilik olmazsa bu hafta sonu tekrar izleme fırsatı bulacağım içinde seviniyorum. İzleyemeyen arkadaşlarımız olduğunu görmek üzücü ama DVD side 28 Şubatta çıkıyor, en azından belki onu edinip, izleme şansına sahip olabilirler.

Milde verdiğin bilgi için teşekkür ederim. Akbel23 ile birlikte sabahımı aydınlattınız. Yüzümde kocaman bir gülümseme ile çalışmaya başladım.

Sevgili Ceva,

Söylediğin güzel sözlerle sabahımı mutlu başlattığın için ben de sana teşekkür ederim.

Kitap konusunda ayrıca yardımcı olmaya çalışırım.Ben de henüz okumadım ama ulaşmak isteyenler için elimden geleni yaparım...

TRT'nin yayınlamasında ise diğer yayınladığı diziler de eski BBC dizisi ise -ki sadece Balzac'ı rastlayıp izledim ama araştırmadım- bir mail yağmuru ile anlaşmalarını yenilemelerini isteyelim ama şunu da belirtmeliyim daha önce başka bir program için denedim yapmadılar ne yazık ki.Umarım BBC'de yayınlanırken karşılaşacağım.

Filmi tekrar izlemek benim için doğrusu pek de abartabileceğim bir şey değil. Az filme sinemada gider sevdiğimi tekrar tekrar izlerim... Garip olan bu sefer çok da memnun kalmadığı halde -önceki yorumlarımda görülüyordur- arkadaşlarımın gitmesini ve çıktığımızda konuşmayı istediğim için ama nedense ilkinden daha heyecanlı izledim. Neyse ben filmin Türkiye'de de 28'inde çıkacağını bilmiyordum. Kesin bir bilgimi. Tabi sen de buradaysan...

erennn
24-02-06, 12:37
filme zoraki gittim.ama filmden çıkarken konuşmakta bile güçlük çekiyorrdum.ben hep zaten milenyum insanı olmadığı iddia ediyordum bu filmi izledikten sonra iyice emin oldum.filmden çöıkınca 3 saat filmin etkisinden kurtulamadım.filmin sonu hiç tatmin edici değildi.o ikisinin romantik sahnelerini daha çok görmeyi isterdim.o gün film çıkşı kitabını aldım. o sabah kitabı bitirmiştim.hiç uyumadan okudum.sonra gidip filmin cd sini aldım ve defalrca tekrar tekrar izledim.sanırım delirdim.her filmi izleyişimde farklı ayrınıtlar keşfettim.bence filmde Matthew Macfadyen çok ama çok başarılı.filmi bu kadar güzel kılan Mr. Darcynin bu duygusal hali bence...hayatımda izlediğim en romantik sahnelerdi.en son Mr. dARCY seni...seni...seni.... seviyorum diyor ya orda koptum işte.elizabethe bakışları,mimkleri,ses tonu herşeyi çok ama çok gerçekçiydi.
Film romantizmin yansıtılması konusunda kitaptan çok daha başarılı.yönetmenin farklı bir bakış açısı bu..ve ben bu bakış açısını çok sevdim.elbette film kitap kadar ayrıntılı değil ve filmde boşluklar bayağı var.bence oscara Matthew Macfadyen aday olmalıydı.kendisine hayran kaldığımı belirmeliyim

arkadaşalr bbc yapımı olan diziyi izlemedim ben ve meraktan ineternetten o diziyle ilgili bilgi aradım ve resimler buldum.resimlerden Mr. Dracy hakkında hayal kırıklığına uğradığımı söylemeliyim.bana bu filmi Mr. Darcy ROLÜNDEKİ Matthew Macfadyen sevdirdiği için dizideki Mr. Darcy nin beni hayal kırıklığına uğratmasından kokuyorum.dizide ki mr. darcy ile filmdeki mr. darcy arasındaki farklılkları anlatabilecek biri var mı acaba?

AKBEL
24-02-06, 12:58
Eskimeyen bir öykü http://img521.imageshack.us/img521/5017/askgurursin23dw.jpg (http://imageshack.us)

Joe Wright, Jane Austen'in "Aşk ve Gurur"una öyle bir sahicilik vermiş ki yapıtın çağları aşan çağdaşlığını billur gibi görüyoruz.

Eskimeyen, uyarlandıkça yenilenen bir roman "Aşk ve Gurur". Jane Austen'ın zamanını ve insanını gözlemleyip anlatmadaki benzersiz duyarlılığı yönetmenlere öyle bir esin veriyor ki ortaya hep iyi filmler çıkıyor. İki kısa filmden sonra televizyon dizileri yöneten Joe Wright, ilk uzun metrajlı filmi "Aşk ve Gurur"dan alnı açık, yapıtın adındaki duygularla çıkıyor. Hatta Ang Lee'nin Altın Ayı ödüllü "Aşk ve Gurur"uyla rahatlıkla yarışabilir!

Güzelliğe kurban edilmiyor
Wright'ın filminde sanat yönetiminden oyunculuğa öyle bir sahicilik var ki, "Aşk ve Gurur"un çağları aşan çağdaşlığını billur gibi görüyorsunuz. Sanki ortada bir kurmaca, oyuncular vb. yok da o dönemde yaşanan olayların belgeselini çekmişler. Sinemada "belgesel gibi"den anlaşılan yalınlık ve gerçeğe en az müdahaleyle bir konunun aktarılmasının tam tersi üslupta gerçekleştirilmiş bir dönem filminde bu kadar sahicilik insanı şaşırtıyor. Balolar, çay saatleri, uzun yürüyüşler, ilan-ı aşklar içinde danteller, bukleler gibi ayrıntılarla boğulan; bütün bunları yaratmanın keyfiyle mekan ve kostümün güzelliğine kurban edilen uyarlamalardan değil "Aşk ve Gurur". Tek kusuru Keira Knightley'nin Jane Austen'ın biraz da kendinden esinlenerek tanımladığı Elizabeth Bennet karakteri için fazla güzel olması. Güzelliğiyle dikkat çeken kız kardeşi Jane rolündeki Rosamund Pike'tan daha güzel değilse de daha çekici!
Medeni kanunların henüz o kadar medeni olmadığı Viktorya dönemi İngiltere'sinde Bennet ailesinin kızlarının aşk ve evlilik maceraları çerçevesinde toplum kurallarının yüzeyselliğini, yapmacıklığını, insanların katı ahlakçı bir yaklaşım içinde ikiyüzlülüğünü, şekilciliğini anlatır "Aşk ve Gurur". Bayan Bennet, babaları ölünce kızlarının beş parasız kalacağını bildiği için onları evlendirme telaşına düşmüş farfaracı bir küçük burjuva kadındır. Zeki ve kültürlü Elizabeth, güzel ve iyi huylu Jane, akılları bir karış havada Lydia ve Kitty, kitap okumaya, piyano çalmaya ne kadar da gayret etse kapasitesi sınırlı Mary için yaşadıkları dar çevrede "uygun kısmet" sınırlıdır. Ancak yakınlardaki malikaneyi kiralayan Bay Bingley ve arkadaşı Bay Darcy gerek büyük servetleri gerek toplumsal konumlarıyla her genç kız için "büyük balık"tır. Jane'in Bay Bingley ile beklenen ilişkisi, Elizabeth'in Bay Darcy ile sürpriz aşkı ve aileyi etkileyen başka olaylar tarafların karşılıklı önyargılarından kaynaklanan yanlış anlamalar, kalp kırıklıkları, toplumsal skandallarla örselenir.

Joe Wright ev içi hallerinden kılık kıyafete, katı kurallarla belirlenmiş davranış kalıplarından aşkın ifadesine öylesine coşkulu bir Viktoryen gerçeklik yaratıyor ki konuyu ezbere bilsek de merakla, heyecanla, duygulanarak izliyoruz "Aşk ve Gurur"u.

Oyuncular çok başarılı
Filmografisi Emily Bronte uyarlaması "Uğultulu Tepeler"in televizyon versiyonuyla başlayan Matthew MacFadyen, Colin Firth kadar çarpıcı bir Bay Darcy değil belki ama bu karaktere kendine özgü bir kırılganlık katıyor. Onu Michael Apted'ın "Enigma"sındaki yardımcı rolünden, geçen yıl İstanbul Film Festivali'nde gösterilen "In My Father's Den"deki başrolünden anımsayabilirsiniz.

"Karayip Korsanları"nın yıldızı Keira Knightley ise ağırbaşlı ama sözünü sakınmayan Elizabeth'e gençlik aşısı yapmış. Anarşist ruhlu, yerinde duramayan bir genç kız kompozisyonu çizmiş. Brenda Blethyn doğası itibarıyla karikatürize bir anne olan Bayan Bennet'ta, Donald Sutherland kütüphanesine kapanıp gürültücü kadınlardan oluşan ailesini sineye çeken Bay Bennet'ta mükemmel birer oyun çıkarıyor.

03.02.2006 (Alin Taşçıyan / Milliyet)

AKBEL
24-02-06, 13:04
arkadaşalr bbc yapımı olan diziyi izlemedim ben ve meraktan ineternetten o diziyle ilgili bilgi aradım ve resimler buldum.resimlerden Mr. Dracy hakkında hayal kırıklığına uğradığımı söylemeliyim.bana bu filmi Mr. Darcy ROLÜNDEKİ Matthew Macfadyen sevdirdiği için dizideki Mr. Darcy nin beni hayal kırıklığına uğratmasından kokuyorum.dizide ki mr. darcy ile filmdeki mr. darcy arasındaki farklılkları anlatabilecek biri var mı acaba?

Öncelikle bu başlığa hoş geldin diyeyim. Burada yeni yorumlar görmek beni çok mutlu ediyor.

Film ve kitap yorumundan anladığım kadarıyla filmdeki duygusal Darcy yorumuyla Matthew MacFadyen'ı çok beğenmişsin. Dahası kitabı okuyunca da bu yorum kitaptakine göre daha çok hoşuna gitmiş. Ben diziyi tamamen izleyebilmiş şanslılardan değilim. Ama bildiğim dizinin kitaba sadık kalarak çekildiği ve Darcy'nin de kitaptaki kadar kibirli, mesafeli ve sonunda da filmde gördüğümden daha aşık olduğunu biliyorum. Sanırım şimdilik mesajını görünce yazdıklarım sana yeterli olur. Eminim aramızda diziyi izleyenler sana daha çok bilgi vereceklerdir.

esmerralda
24-02-06, 13:42
arkadaşalr bende bu filmi izleyip etkisinden kurtulamayanlardanım.bu saçmalık belkide delilik biliyorum ama filmi defalarca izledim.en sonunda kitabınıda aldım okudum.bende filmi kitaptan daha etkileyici(yansıtılan romantizm açısından) bulanlardanım.gerçi film görsel bir şey kitaptan daha etkileyici olması beklenebilir...ben de filmi daha çok Matthew Macfadyennin Mr. DARCsi yüzünden bu kadar çok sevdim.filmi izledikten sonra kitaapta da mR. darcyi bu kadar duygu dolu bekledim .ve bu konuda hayal kırkıklığı yaşadım.bbc dizindeki versiyonunu bilmiyorum ama Matthew Macfadyen çok iyiydi.Mr Darcy hem kibirli,hem çok duygusal ve kırılgandı.ben bu darcyi daha çok sevdim.bbc dizisinide izlemek isitiyorum umarım ordaki Mr. Darcy beni hayal kırıklığına uğratmaz.filmi izledikten sonra çoğu kişi bu filmi çok beğenmişti.ve en çok etkilendikleri karakter elizabeth değil mr. darcydi.Matthew Macfadyen oyunculuğundan,kimsenin oyunculuğundan hiç etkilenmediğim kadar etkilendim

arkadaşalr bbc yapımı olan diziyi izlemedim ben ve meraktan ineternetten o diziyle ilgili bilgi aradım ve resimler buldum.resimlerden Mr. Dracy hakkında hayal kırıklığına uğradığımı söylemeliyim.bana bu filmi Mr. Darcy ROLÜNDEKİ Matthew Macfadyen sevdirdiği için dizideki Mr. Darcy nin beni hayal kırıklığına uğratmasından kokuyorum.dizide ki mr. darcy ile filmdeki mr. darcy arasındaki farklılkları anlatabilecek biri var mı acaba?
evet ebnde senin mesajını görerek meraktan aradım.elbette fotoğraflardan bakılıarak karar vermek yanlış olur ama bende bbc yapımındaki Mr. Darc yi pek beğenmedim.Matthew MacFadyenin performasıdır bu filmi çok sevmeme etken..bu yüzden onun dışında olan mr. darcyı yadırgadımı sanıyorum.yinede en kısa sürede ineternet bbc yapımı diziyi edinmek ve izlemek isitiyorum

sevgili akbel23 koyduğun resimler çok ama çok güzel teşekkür ederim.ben de bir tane bulmuştum işte..

bu da Matthew Macfadyen ve Keira Knightley den bir fotoğraf.sanırım londrada filmin galasından

AKBEL
24-02-06, 14:05
Kimse üzerine alınmasın ama söylemeden edemeyeceğim. Filmi önce izleyip kitabı sonra okuyanların duygularını etkilediği için duygusal bir Darcy ortaya çıkardıkları için çok kızgınım.Çünkü, öncelikle kitaba aşık olan benim gibi biri için bu hiç de hoş değil. Kitapta bence en önemli kişi tabi ki Elizabeth ben ona ve kitaptaki yaşadığı değişimle Darcy'ye hayranım. Bu karakteri kitaptaki gibi sevdiğim içinde ne kadar azını izlemiş olsam da Matthew Macfadyen'in duygusal yorumunu beğenmiş olsam da dizideki Colin Firth'ün yerini alamaz. Zaten farklı oldukları için de karşılaştırmamak gerekir diye düşünüyorum.

Başta da söyledğim gibi kimse üzerine alınmasın herkesin beğenisi ayrıdır ama filmdeki Darcy'nin dizidekinin daha da önemlisi kitaptakinin beğenilmesini etkilemesi beni üzüyor.İzlediğimde sorun olmadığını söyledğim halde şimdi çok kızdım :img-beee:

esmerralda
24-02-06, 14:08
Kimse üzerine alınmasın ama söylemeden edemeyeceğim. Filmi önce izleyip kitabı sonra okuyanların duygularını etkilediği için duygusal bir Darcy ortaya çıkardıkları için çok kızgınım.Çünkü, öncelikle kitaba aşık olan benim gibi biri için bu hiç de hoş değil. Kitapta bence en önemli kişi tabi ki Elizabeth ben ona ve kitaptaki yaşadığı değişimle Darcy'ye hayranım. Bu karakteri kitaptaki gibi sevdiğim içinde ne kadar azını izlemiş olsam da Matthew Macfadyen'in duygusal yorumunu beğenmiş olsam da dizideki Colin Firth'ün yerini alamaz. Zaten farklı oldukları için de karşılaştırmamak gerekir diye düşünüyorum.

Başta da söyledğim gibi kimse üzerine alınmasın herkesin beğenisi ayrıdır ama filmdeki Darcy'nin dizidekinin daha da önemlisi kitaptakinin beğenilmesini etkilemesi beni üzüyor.İzlediğimde sorun olmadığını söyledğim halde şimdi çok kızdım :img-beee:
bence haklısın...şöyleki ben filmi izleyip okudum kitabı ve kitapta büyük hayal kırıklığı yaşadım.çünkü filmden kaynaklı benim beklediğim Mr. Darcy çok daha farklıydı.film elizabethden çok Mr. DARCY i etkileyici kılıyor.ama aslında olaylar elizabethin etrafında gelişiyor.

en çok sevdiğim Mr. Dracy fotoğrafları...

onurrrr
24-02-06, 14:28
bu forumda bu başlığı görünce çok sevindim arkadaşlar.bende filmi geçen hafat izledim ve çok beğendim.filmiz izledikten sonra kitabını okudum ve bende bazı arkadaşlarım gibi kitapta çok büyük hayal kırıklığı yaşadım.filmde elizabeth en baştan beri mr. darc ye ilgi duyuyor.ama kitapta öyle değil.subay vardı ya unuttum ,elizabeth kitapta ona ilgi duyuor bir dönem...kitabı okyunca çok şaşırdım.ama en çok şaşırdığım duygusal Mr. Darcy nin kitapta olmayışı...diğer ayrıntıları anlayabilirm çünkü sinemada kitapta olduğu gibi konuların ayrıntılı işlenemesi beklenemez.bende filmde Mr. Darcynin Elizabethden daha etkileyici olduğunu düşünüyorum.filmden bu kadar çok etkilenmemi sağlayan Mr. Darcy karakteridir.filmi izledikten sonra Matthew Macfadyen'in hayranı oldum.

Kimse üzerine alınmasın ama söylemeden edemeyeceğim. Filmi önce izleyip kitabı sonra okuyanların duygularını etkilediği için duygusal bir Darcy ortaya çıkardıkları için çok kızgınım.Çünkü, öncelikle kitaba aşık olan benim gibi biri için bu hiç de hoş değil. Kitapta bence en önemli kişi tabi ki Elizabeth ben ona ve kitaptaki yaşadığı değişimle Darcy'ye hayranım. Bu karakteri kitaptaki gibi sevdiğim içinde ne kadar azını izlemiş olsam da Matthew Macfadyen'in duygusal yorumunu beğenmiş olsam da dizideki Colin Firth'ün yerini alamaz. Zaten farklı oldukları için de karşılaştırmamak gerekir diye düşünüyorum.

Başta da söyledğim gibi kimse üzerine alınmasın herkesin beğenisi ayrıdır ama filmdeki Darcy'nin dizidekinin daha da önemlisi kitaptakinin beğenilmesini etkilemesi beni üzüyor.İzlediğimde sorun olmadığını söyledğim halde şimdi çok kızdım :img-beee:
buda sizin bakış açınız ..doğrudur belkide..filmi önceden izleyen biri olarak kitapta mr.darcy i farklı okumak beni çok şaşırttı.filmden dolayı bekelntilerim çok farklıydı.filmde mr.darcy rolündeki Matthew Macfadyen çok iyi bir oyuncu ve mr.darcye farklı bir yorum katmış(diğer darcy bilmiyorum ama okuduklarımdan anladığım bu).şunu söyleyebilirim filmdeki Mr. Darcyinin duygusal ve kırılganlığı insanları çok etkiledi .arkadaiaşrımla filmden çıkınca herkes Mr. DARCY diye söylenip duruyordu.bu yüzden elizabeth karakteri ikinci planda kaldı

sutemini
24-02-06, 14:43
arkadaşalr tesadüfen gördüm başlığı ve şu na çok mutluyum bu yüzden.bende bu film sayesinde Matthew Macfadyen'in sıkı bir hayranı olmuş durumdayım.bence Oscara o aday olmalıydı.sanırım çoğu kişi benim gibi Matthew Macfadyen'nden çok etkilenmiş.bende filmden sonra hemen dost kiatbevine koşup kitabını aldım ve bir güne okudum.ama filmi daha çok beğendiğimi beliretmeliyim.filmdeki Mr. Darcy çok ama daha iyiydi.hatta ben filmdeki Mr.Darcyi o kadar sevdimki bbc dizini izleyebilirmiyim bilmiyorum.çünkü bu filmi iyi kılan Matthew Macfadyen...

gümüşşşş
24-02-06, 14:55
bir ara bilgisayarımın ses sirteminde sorun vardı filmi sessiz izledim ve Matthew Macfadyen'in oyunculuğunun ne kadar iyi olduğunu böylece daha iyi anladım.Matthew Macfadyen'in bakışları duruşu hereşeyi yeterince anlatacak kadar net.Matthew Macfadyen'in ses tonunuda çok beğendiğimi belirtmeliyim.kuzenlertim ve ben bu filmden çok etkilendik.Matthew Macfadyen gerçekten mükemmel bir oyuncu

Filmin ilk giriş sahnesi hala gözümün önüne geliyor.o her yerinde sadelik kokan sanki rüzgarın kulağına bişiler fısıldadığı o sahne.... Gerçekten gurur aşkı engelleyebilir mi? buna gücü yetebilir mi? ben hiç sanmıyorum bu kadar yoğun bir hissi yere sereceğine. zaten bunu filmi izleyen herkes de anlar aşkın ne kadar bi özveri gerektirdiğini. burada önemli olanın tek taraflı değilde karşılıklı yaşanılacağını. başrol karakterlerinin bi süre ayrı kaldıklarındaki hiç konuşmadan verdikleri, gönül sözü edası ile, o sadakat inanın görülmeye değerdi. nefretle başlayan bi aşk, dinmek bilmeyen bi tutkuya dönüşünceki o verdiği acı ; rahatça oturduğunuz o sinema koltuklarında sizi biran yakalayı veriyor. . son olarak oyuncuların(özellikleMatthew Macfadyen) gerçek yaşam gibi gerçekçi oynamaları da çok büyük önem taşıyor. belki de filmden etkilenmenizin bi nedeni de budur nedersiniz?

gümüşşşş
24-02-06, 15:11
Matthew Macfadyen ve Kiera filmin galasında

erennn
24-02-06, 15:26
Kimse üzerine alınmasın ama söylemeden edemeyeceğim. Filmi önce izleyip kitabı sonra okuyanların duygularını etkilediği için duygusal bir Darcy ortaya çıkardıkları için çok kızgınım.Çünkü, öncelikle kitaba aşık olan benim gibi biri için bu hiç de hoş değil. Kitapta bence en önemli kişi tabi ki Elizabeth ben ona ve kitaptaki yaşadığı değişimle Darcy'ye hayranım. Bu karakteri kitaptaki gibi sevdiğim içinde ne kadar azını izlemiş olsam da Matthew Macfadyen'in duygusal yorumunu beğenmiş olsam da dizideki Colin Firth'ün yerini alamaz. Zaten farklı oldukları için de karşılaştırmamak gerekir diye düşünüyorum.

Başta da söyledğim gibi kimse üzerine alınmasın herkesin beğenisi ayrıdır ama filmdeki Darcy'nin dizidekinin daha da önemlisi kitaptakinin beğenilmesini etkilemesi beni üzüyor.İzlediğimde sorun olmadığını söyledğim halde şimdi çok kızdım :img-beee:
eleştirlerini anlayabiliyorum...ama bunun tek suçlusu Matthew Macfadyenin çok iyi oyunculuğu:)filmi izledikten sonra kitap beni de hiç mutlu etmedi.orjinali kitap değilde film gibi geliyor bana..belki kızacaksınız böyle yazdığım için ama böyle düşünüyorum.belkide önce kitabı okuyup sonra filmi zileseydim film yetersiz gelecekti ve gerçek M.r.Darcyi bildiğim için asla duygusal Mr.Darcy den bu kadar etkilenmeyecektim.Ama şu an bana bu dneli dıygusal ve kırılgan olmayan bir Mr.Darcy çok yabancı geliyor

bir Mr. DARCYDEbenden..

pinea
24-02-06, 18:20
arkadaşlar ençok sevdiğim Mr. DARCY fotoğrafı işte...filmi az öce tekrar seyrettim ..kaç kez izlediğmi bilmiyorum ama halen sıkılmış değilim.hızımı alamadım bbc dizisinide satın alacağım

pinea
24-02-06, 18:28
mr darcynin kibirli tavırları, elizabethin yürüyerek janenin yanına gittiğinde aniden çok duygusallaşıyor.elizabethe bakışları çok güzel.insanları bu filmde Mr.Dracyin daha çok etkilemesinin nedeni olayların elizabeth tarafından çok fazla vurgulanmaması.kuzenime görede mr.darcyinin çok duygusal olması.sebep ne tam olarak bilmiyorum ama bu filmi (kitabı okumayanlar için) bu kadar farklı kılan mr.darcynin duygusallığı.bu film benim için bir kalisk oldu.hayatımda beni bu denli etkileyen 2. bir film yok.sizin içinde öylemi arkadaşlar?

erennn
24-02-06, 18:35
mr darcynin kibirli tavırları, elizabethin yürüyerek janenin yanına gittiğinde aniden çok duygusallaşıyor.elizabethe bakışları çok güzel.insanları bu filmde Mr.Dracyin daha çok etkilemesinin nedeni olayların elizabeth tarafından çok fazla vurgulanmaması.kuzenime görede mr.darcyinin çok duygusal olması.sebep ne tam olarak bilmiyorum ama bu filmi (kitabı okumayanlar için) bu kadar farklı kılan mr.darcynin duygusallığı.bu film benim için bir kalisk oldu.hayatımda beni bu denli etkileyen 2. bir film yok.sizin içinde öylemi arkadaşlar?
evet kesinlikle benim içinde bu film klasik oldu.Matthew Macfadyeni sanıyorum
bundan sonra daha birsürü projede görebileceğiz..izleyemeyenlere söyleyeceğim tekşey Sırf Matthew Mcfadyen için izlenir. Dayanılmaz cazibe...
inasının Filmden çıkınca ankaranın gürültüsü karı çamuru daha bi çekilmez oluyo. Alıp başını gitmek, tarlalarda çiftliklerde yaşamak geliyo... Tanrım neden!!

Dünya gözüyle bir kez aşk ne menem bir şeymiş bunu gösteren bir film.izlerken içim titredi çoğu zaman.film romantizmi tamamen yansıtıyor ancak kitabı okuduktan sonra filmde çok eksik bulduğum bir yön oldu.Sanırım sınıfsal farklılıklar üzerine bir söylem i olmayınca sosyolojik meseleler arka planda kalmış.belkide haksız yere eleştiriyotum bilmiyorum

gümüşşşş
24-02-06, 18:45
aslında filmin şöyle kötübir etkisi var..Filmin son derece asil,duygulu, saygılı ve de tutkulu aşkından sonra gerçek hayatın soğukluğuna dönmek yere çakılmak gibi birşey..Sonra o kadar bağır ki ben bir tane Darcy istiyorum diye, kim duyar seni?

ZeYnEp_B
24-02-06, 20:16
ben filmi izledikten sonra kitabı okudum ve kitabı daha çok beğendim açıkçası ama filmdeki liz kitaptakinden daha iyi bir karekter çiziyor filmi izlerken darcy kıza evlenme teklif edrken kız aşıkmış ama gururu yüzünden kabül etmiyormuş gibiydi oysa kitapta liz darcy nin evine görünce aşka geldi diyebiliriz bunun yanı sıra kitapta ki darcy de filmdekinden daha iyi gibiydi bence kitabının okumadıysanız okuyun ben hızımı kesemeyip emma yıda okudum

MardiGras
24-02-06, 21:09
Sevgili Arkadaslar,



Bugune dek Pride and Prejudice in ekrana/beyazperdeye aktarilmis versiyonlari.





1938 Pride and Prejudice (TV) Curigwen Lewis - Andrew Osborn



1940 Pride and Prejudice (Sinema) Greer Garson - Lawrence Olivier



1952 Pride and Prejudice (TV) Daphne Slater - Peter Cushing



1958 Pride and Prejudice (TV) Jane Downs - Alan Badel



1967 Pride and Prejudice (TV) Celia Bannerman - Lewis Fiander



1980 Pride and Prejudice (TV) Elizabeth Garvie - David Rintoul



1995 Pride and Prejudice (TV) Jennifer Ehle - Colin Firth



2005 Pride and Prejudice (Sinema) Keira Knightly - Matthew MacFadyen



Bu listeyi yazmamin sebebi basitce soyle ozetlenebilir : Jane Austen in yuzyillara yenilmemesinin otesinde, zaman ilerledikce hayran kitlesini genisleten bu eserinin cesitli tv ve sinema uyarlamalari olmustur ve olmaya da devam edecektir. Her uyarlamada yonetmen ve senarist farkli bir bakis acisi ortaya koymakta, esere ozunde bagli kalmakla beraber her uyarlamada kahramanlarin degisik yonlerine vurgu yapmaktadirlar. Oyuncularin da bireysel katkisi ile bu kahramanlarin ozde ayni nuanslarda farkli karakterler olarak cizilmeleri kacinilmazdir. Kitap tek adaptasyonlar cok olunca, onemli olanin kitabi, konusu ve karakterleri ile sindirmek , adaptasyonlari da ekrana getirdikleri farkliliklari bir zenginlik olarak algilayarak seyretmek oldugunu dusunuyorum.

kedicccik
24-02-06, 21:17
kuş cılvıltaları ile başlaması, o doğal güzellikler insanın içine huzur doğmasına neden oluryor.filmde en çok beğendiğim sahneler(sanırım tüm sahneleri çok beğeniyorum)
1.Mr.Dracynin kendisi için “yüzüne bakılmayacak kzı değil hani ama beni dansa heveslendirecek kadar güzel de değil” dedikten sonra elizabethin üzülmüyor gibi görünmesi ama oldukça içerlemesi.Mr. DARCYnin ilk balo olduğu zamanki kibirli ,sıkılgan tavırları(ben bundan sonraki sahnelerde Mr. DARCYyi pek de kibirli bulmadım.ortaya duygusal darcy çıkıyor)
2.elizabeth jane hastalandığı için mr. Bingleyin konağına gittiği zamnaki Mr.DARCYİN tavırları.o andan itibaren Mr. DARCY duygusallaşıyor.
3.elbette elizabeth faytona binerken mr.darcy nin elizabethin elini tutması ve doğan elektrikten Mr. DARCYnin o el haraeketini yapması.
4.ve sonra Mr.bingleyin düzenlemiş olduğu baloda elizabeth mr.wickhamı ararken , Mr. DARCYnin
onu görmesi ve ona arkadan bakışı. Mr. DARCYnin elizabethin birden önüne çıkıp “bir sonraki dansı bana bahşedermisniz”demesi….ve o ikisi dans ederken herkesin ortadan kaybolması…
5.ve sonra elizabetle Rosings konağında karşılaşmalrı.elizabeth piyano çalarken Mr. DARCYnin ona “tanımadığım insanlarla rahatça sohbete girilme yeteneği yoktur” derken ki hali, tavr,ı bakışları….çok güzeldi
6.ve elizabethin jane mektup yazrken Mr. DARCYnin aniden oraya gelip sıkılgan tavırlar sergilemesi..konuşamaması ve eldiveniyle sürekli oynaması..
7.elizabethin kilisede Mr. DARCY nin jane nin mutluluğunu engellediğini anlayıp aniden kiliseden çıkması ve yağmur altında köprüyü koşu gitmesi..
8.en çok beğendiğim sahne şimdi.. Mr. DARCYnin elizabethin arkasından gidip “gurumla savaş vermekteyim ama buna artık daha fazla dayanamayacağım.son ayların benim için işkenceden farkı yoktu.rosingse sadece sizi görme umudu getirdi beni.mantığımla,ailemin beklentileriyle ,benden alt tabakada olmanızla ve kendi mevkiimle çarpıştım.bunları bir kenara bırakacağım ve sizden ızdırabımı sonlandırmanızı isteyeceğim” dediği andaki Mr. DARCY çok ama çok duygusaldı.hele “seni seviyorum” deme şekli beni nerdeyse ağlattı.”annenizin,kardeşlerinizin hatta bazen babanızın tavırlarındaki görgü eksikliği” derken kibirli Mr. DARCY geri dönmüştü.o sahneyi izlerken içimde ne denli fırtınalar doğdu anlatamam.hele en son nerdeyse öpüşecek kadar yakınlaşmalrı. Mr. DARCYnin o an elizabethe karşı hissettiği çekim ekrana çok iyi yansımıştı.sonrada”bu kadar vaktinizi aldığım için affedin beni” deyip gitmesi çok ama çok etkileyiciydi.
8.daha sonra pemberleyde karşılaşmaları… Mr. DARCY nin”evet yürümeyiçok sevdiğinizi biliyorum” derken ki bakışları,duruşu….gerçektençok etkileyiciydi.
9.elizabethin, janeden Lydia nın kaçtığınıa dair mektup aldığında her odaya girişinde Mr. DARCYnin sürekli ayağa kalkmaısı..ki çok tatlıydı …
10,ve sonra Mr. DARCY ve mr. Bingleyin ,bennetlerin evine geldiğinde Mr. DARCYnin elizabethe kaçamak (bir o kadarda utangaç,mahçup) bakışları…
11.ve en son günağarırken Mr. DARCYnin
salına salına gelip elizabethe “seni..seni..seni seviyorum demesi….
O ses tonunu, bakışlarını ömür boyu untacağımı sanmıyorum

Filmden çıktıktan sonra düşündüm ve anladımki filmden bu denli etkilenmemin en büyük nedeni o duygusal(gerektiğinde kibirli olabilen)Mr. DARCY karakteri…daha sonra kitabı okuyunca biraz hayal kırıklığı yaşadığımı belirmeliyim.çünkü kitapta ne elizabeth ilk başta Mr. DARCYye ilgi duyuyordu ne de Mr. DARCY filmdeki kadar duygusaldı.özellikle Mr. DARCYnin kitapta daha az duygusal olması çok üzdü beni..

Ve bence en son elizabethin Mr. DARCYye” nasıl oldu da beni sevdin?güzelliğimi ilk gecede yadsımıştın..ilk başlangıcı nasıl oldu bu işin?bir kez aşık olduktan sonra beni sevmekte devam edişini çok iyi anlayabiliyorum ama ilk başta seni bu aşka düşüren ne olabilir?”sorusuna karşılık Mr. DARCYnin” aşkımın temelini oluşturan saati,dakikayı ,yeri ,olayı ,sözü,bakışı kesin olarak bilemeyceğim.çok zaman geçti aradan.zaten ben işin farkına varıncaya dek bir de baktım ki yolun yarısına ulaşmışım”cevabı filmde muhakkak olmalıydı.düğünlerini görmeliydik..en azından bir kere öpüştüklerinide görmeliydik

MardiGras
24-02-06, 21:19
Sevgili Ceva,


Ben yurtdisinda bulundugum icin bu kitaplarin Turkiyede en kolay nasil bulabilecegin konusunda akbel23 sana daha cok yardimci olabilir diye dusunuyorum. Mizraktutucu nun da kitaplari temin konusunda mesajlari oldugunu hatirliyorum. Sense and Sensibility nin 1995 Emma Thompson - senaryo ve Ang Lee - yonetmen versiyonunu izlersen hicbir hayalkirikligina ugramayacagini da garanti ederim. Bir sinema filmi olmasi sebebiyle zaman acisindan sahip oldugu dezavantajdan etkilenmek bir yana, oyunculuk, kurgu, karakterlerin islenisi ve olaylarin birbirini takip etmesi, kisacasi butunu ile benim izledigim tum zamanlarin en iyi 3 adaptasyonundan birisi olduguna inaniyorum. Colonel Brandon rolundeki Alan Rickman in da inanilmaz performansi ile yine bu manada en basarili 5 icinde yeraldigini dusunuyorum.

kedicccik
24-02-06, 21:20
Filmden çıktıktan sonra düşündüm ve anladımki filmden bu denli etkilenmemin en büyük nedeni o duygusal(gerektiğinde kibirli olabilen)Mr. DARCY karakteri…daha sonra kitabı okuyunca biraz hayal kırıklığı yaşadığımı belirmeliyim.çünkü kitapta ne elizabeth ilk başta Mr. DARCYye ilgi duyuyordu ne de Mr. DARCY filmdeki kadar duygusaldı.özellikle Mr. DARCYnin kitapta daha az duygusal olması çok üzdü beni..

sutemini
24-02-06, 21:31
Filmden çıktıktan sonra düşündüm ve anladımki filmden bu denli etkilenmemin en büyük nedeni o duygusal(gerektiğinde kibirli olabilen)Mr. DARCY karakteri…daha sonra kitabı okuyunca biraz hayal kırıklığı yaşadığımı belirmeliyim.çünkü kitapta ne elizabeth ilk başta Mr. DARCYye ilgi duyuyordu ne de Mr. DARCY filmdeki kadar duygusaldı.özellikle Mr. DARCYnin kitapta daha az duygusal olması çok üzdü beni..
evet çok haklısın.fiilmdeki mr. darcyden sonra kitaptakine alışmam zor oldu ve kitapatakini yadırgadım nedense...ama elbette her oyuncunun aynı karakteri yorumlaması farklıdır(Matthew Macfadyenden bahsediyorum).ama ben filmdekini daha çok sevdim.sanki gerçek gibiydi

evet o dayanılmaz çekici Mr. DARCY

onurrrr
24-02-06, 21:39
arkdaşlar Matthew Mcfadyenin çok güzel resimlerini eklemişsiniz.buda benden olsun

erennn
24-02-06, 22:08
kitabı okyunca farklı bulduğum bir diğer nokta kitapta Lizzy, güzelliğiyle değil, muzipliği, hazır cevaplığı, zekası ve ve kadın olarak döneminin ötesinde görüşleri ve hayalleriyle öne çıkan bir karakter.. Güzelliğin sembolu ablası Jane'dir. Fakat Filmde Keira Knightley güzelliği ve çekiciliğiyle ablasını gölgede bırakmış ve Kitapteki Lizzy'nin gururlu, inatçı ama soğukkanlı halini Keira'nin isterik çığlıkları ve hırçınlığı almış...

michelle
24-02-06, 23:54
Ben sonunda BBC'nin çektiği diziyi buldum daha izlemedim ama göz ucuyla baktığım kadarıyla filmdeki oyuncuları dizideki oyunculara tercih ederim özellikle Mr. Darcy rolündeki aktörü... :blush:

mizrak_tutucu
25-02-06, 00:02
Sevgili Michelle,

BBC dizisini seyretmedigin için böyle düşünmen normal sanırım. Ben Matthew McFayden'i uzun süreden beri izliyorum: Her yerde bayıla bayıla övdügüm Spooks dizisinin baş rol oyuncularından biriydi kendisiydi.

Ancak BBC dizisini seyredersen, hem kitaba ne kadar sadık kaldıklarını ve Jane Austen'in ruhuna uygun harika bir Mr. Darcy yarattıklarını göreceksin. Hele bir göle dalış sahnesi var ki-kitapta olmayan-, o sahneyi gördükten sonra görüşlerin degişecektir eminim. Benim oyum kesinlikle Colin Firth'den yana.

AKBEL
25-02-06, 00:10
Sevgili Michelle,

BBC dizisini seyretmedigin için böyle düşünmen normal sanırım. Ben Matthew McFayden'i uzun süreden beri izliyorum: Her yerde bayıla bayıla övdügüm Spooks dizisinin baş rol oyuncularından biriydi kendisiydi.

Ancak BBC dizisini seyredersen, hem kitaba ne kadar sadık kaldıklarını ve Jane Austen'in ruhuna uygun harika bir Mr. Darcy yarattıklarını göreceksin. Hele bir göle dalış sahnesi var ki-kitapta olmayan-, o sahneyi gördükten sonra görüşlerin degişecektir eminim. Benim oyum kesinlikle Colin Firth'den yana.

Ben her mesajda seviniyorum ama bu sefer ne düşüneceğimi bilemedim. Bu göle dalış -ki kitapta yok nerede, neden oluyor bilmek istiyorum- sahnesini o kadar merak ettim ki "ha deyince" de diziyi bulamadığım için yakında başlığa uğrayamayacağım.Bu sahen hakkında bilgi n'olur. :img-help:

michelle
25-02-06, 00:12
Sevgili Michelle,

BBC dizisini seyretmedigin için böyle düşünmen normal sanırım. Ben Matthew McFayden'i uzun süreden beri izliyorum: Her yerde bayıla bayıla övdügüm Spooks dizisinin baş rol oyuncularından biriydi kendisiydi.

Ancak BBC dizisini seyredersen, hem kitaba ne kadar sadık kaldıklarını ve Jane Austen'in ruhuna uygun harika bir Mr. Darcy yarattıklarını göreceksin. Hele bir göle dalış sahnesi var ki-kitapta olmayan-, o sahneyi gördükten sonra görüşlerin degişecektir eminim. Benim oyum kesinlikle Colin Firth'den yana.

Olabilir tabii tamamını izlemek daha başka olur eminim ama bu gidişle elimdeki diziyide ne zaman izlerim bilmiyorum çünkü dizinin altyazıları malesef yok.... :img-cray:

MardiGras
25-02-06, 00:44
Sevgili Michelle,


Bolge 2 dvd sinde nasil altyazi olmaz sasirdim ancak closed captions denilen sagirlar icin otomatik acilan altyazilar olmasi lazim. Onun da olmadigina eminmisin .

Akbelcigim, Elizabeth teyzesi ve enistesi ile Pemberley i gezerken bu sirada Darcy gelir. Akli Elizabeth tedir. O atesle !!!! mulku uzerindeki gole dalar. Tabi sonra uzerindeki uygunsuz kiyafetleri ile yururken Lizzie ile karsilasir, kisa bir konusma , Darcy izin ister, Lizzie yanlis anlar. Hemen gitmeliyiz der ama Darcy bir kosu gider giyinir Lizzie yi tam ayrilirken yakalar. Sonrasinda Pemberleydeki bu kisa yuruyus sirasinda bence ikili arasinda dizideki en hos diyaloglardan biri gerceklesir.

Ben saglam bir Colin Firth hayraniyim. Darcy karakterini onun yasama gecirdigi sekli ile cok begendim. Filmi de ister istemez bu sebeple belli belirsiz bir onyargi ile izledim. Ancak oyunculuguna yabanci oldugum Matthew MacFadyen hayranligimi kazanmayi bildi. Spooks su anda online dvd order listemin basinda duruyor. Bir oyuncuyu digerine tercih etmemizde ana etken, karakterin yorumlanmasinda oyuncularin, hitap etmeyi basardiklari duygularimiz ile ilgili olsa gerek diye dusunuyorum.

Kitabi okuyunca hayalkirikligi yasayan arkadaslara kitaptaki darcy nin yazarin aklinda olan, yansitmak istedigi darcy oldugunu hatirlatmam lazim. Buna mukabil MM in bir parca daha duygusal , kirilgan Darcy yorumuna sahsen hicbir itirazim yok :img-fullm

AKBEL
25-02-06, 01:03
Sevgili Michelle,
Bolge 2 dvd sinde nasil altyazi olmaz sasirdim ancak closed captions denilen sagirlar icin otomatik acilan altyazilar olmasi lazim. Onun da olmadigina eminmisin .

Akbelcigim, Elizabeth teyzesi ve enistesi ile Pemberley i gezerken bu sirada Darcy gelir. Akli Elizabeth tedir. O atesle !!!! mulku uzerindeki gole dalar. Tabi sonra uzerindeki uygunsuz kiyafetleri ile yururken Lizzie ile karsilasir, kisa bir konusma , Darcy izin ister, Lizzie yanlis anlar. Hemen gitmeliyiz der ama Darcy bir kosu gider giyinir Lizzie yi tam ayrilirken yakalar. Sonrasinda Pemberleydeki bu kisa yuruyus sirasinda bence ikili arasinda dizideki en hos diyaloglardan biri gerceklesir.

Ben saglam bir Colin Firth hayraniyim. Darcy karakterini onun yasama gecirdigi sekli ile cok begendim. Filmi de ister istemez bu sebeple belli belirsiz bir onyargi ile izledim. Ancak oyunculuguna yabanci oldugum Matthew MacFadyen hayranligimi kazanmayi bildi. Spooks su anda online dvd order listemin basinda duruyor. Bir oyuncuyu digerine tercih etmemizde ana etken, karakterin yorumlanmasinda oyuncularin, hitap etmeyi basardiklari duygularimiz ile ilgili olsa gerek diye dusunuyorum.

Kitabi okuyunca hayalkirikligi yasayan arkadaslara kitaptaki darcy nin yazarin aklinda olan, yansitmak istedigi darcy oldugunu hatirlatmam lazim. Buna mukabil MM in bir parca daha duygusal , kirilgan Darcy yorumuna sahsen hicbir itirazim yok :img-fullm

Kurtarıcım MardiGras,
Sağ olasın. Sahne gözümün önüne geldi. Pek de beğendim. Ama...Sana göre en hoş diyaloglardan biri cümlesiyle koyverdim gözyaşımı...(Çok ciddiyim ağlıyorum :img-cray: ) Tekrar çoook teşekkür ederim....

Ben Colin Firth'ü daha önce de izledim. Matthew MacFadyen'i ise yeni gördüm. İkisinin de farklı yönleri ağır bastığı için baştan beri karşılaştırmamaya özen gösteriyorum ki şu anda ben de yerleri ayrı. Yalnız şunu belirtebilirim, en çok sevdiğim kitaptaki Darcy bu nedenle kitabı okumayana hitap eden duygusal Darcy sakıncası olmasa da ikinci planda. Üstelik daha diziyi tamamen izleyemeden.

Bu arada Michelle, eğer MardiGras'ın söylediklerinden sonra alt yazı konusunda bir sonuca ulaşırsan bana dizinin dvd'sini nasıl edindiğinin hakkında bilgi verirsen çok sevinirim...

onurrrr
25-02-06, 01:41
arkadaşalr böyle bir bilgi buldum ..sanıyorum ki önceden yazan olmamıştı..

65 yıl aradan sonra büyük ekrana aktarılan “Pride and Prejudice – Aşk ve Gurur” projesinin yönetmenliğine Joe Wright getirildi. “Pride and Prejudice – Aşk ve Gurur”un BAFTA ödüllü yönetmeni Joe Wright, bu projede uyguladığı yaklaşımı şu sözlerle ifade ediyor:

“Film çekerken daha önce yapılmadığına inandığım yöntemleri uygulamaktan heyecan duyarım. Bu kitaba İngiliz gerçekçiliğinin bir örneği olarak yaklaşmak istedim. ‘Dünya Üzerindeki Cennet’ şeklinde tanımlanan İngiliz mirasının idealize edilmiş versiyonu olması gibi bir niyetim yoktu. Bu filmi gerçekçi ve keskin şekilde yapmak, olabildiğince dürüst olmak istedim. Jane Austen’in karakterleri genç insanlardır. Lizzie 20, Darcy 28, Lydia 15 yaşındadır.Yaşadıkları duygular da, ömründe ilk kez aşık olan genç insanların yaşadığı duygulardan ibarettir. Filmi çekerken öncelikle bu noktadan hareket ettim.”

Senaryo yazarı Deborah Moggach, uyarlamayı yaparken Jane Austen’in kitabındaki diyaloglara ekstra özen gösterdiğini belirtiyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: Diyaloglar arasında kapsamlı bir tarama yaptım. Austen’in kitabındaki harika diyalogları tamamen kopya etmek sözkonusu olamazdı. Bu yüzden büyük çoğunluğunu koruma yöntemini izledim. Çünkü elimdeki kitap, çok iyi katkı maddeleriyle pişirilmiş mükemmel bir yemek gibiydi. İnsanlar bu kitabı çok seviyordu. Bu yüzden de kitabın her yerini neredeyse kelime kelime biliyorlardı. Çok sevilen bir repliğin filme konulmaması hayal kırıklığı yaratabilirdi.

Çekimler gerçek mekanlarda yapıldı
“Pride and Prejudice – Aşk ve Gurur”un yapımcıları, filmin çekimlerinin tamamının İngiltere’de gerçek mekanlarda yapılmasına karar verdiler. Böylece film kameraları iç ve dış mekanları rahatça tarama lüksüne sahip olacak, karakterleri içeride ve dışarıda kolayca izleyebilecekti. 11 haftalık çekim takvimi hazırlandı. Bennet’lerin yaşadığı Longbourn malikanesi olarak da 17. yüzyıldan günümüze kalan Groombridge malikanesi seçildi.

Filmi çekerken “pitoresk gelenek” adını verdiği gelenekten uzak durmaya çalıştığını ifade eden yönetmen Joe Wright, bu konuda izlediği yaklaşımı şöyle açıklıyor:
“Pitoresk geleneğin özünde canlı ve etkili görüntüler sunmak için o döneme ait tablolardan yararlanmak vardır. O dönemde fotoğraf olmadığı için ressamların çizdiği tablolara güvenme eğilimi sözkonusudur. Ancak yağlıboya sanatında herşey belli bir formata uygun olarak kompoze edilir. Dolayısıyla gerçek hayatın kendisi değildir. Pitoresk geleneği izleyenler ayrıca setlerdeki dönem detaylarını göstermek amacıyla geniş açılı çekimlere başvururlar.
Bu konuda ben farklı düşünüyorum. Gerçek detayların küçük şeylerde olduğu görüşündeyim. Örneğin masadaki ekmek kırıntıları, vazodaki çiçekler... Bunların hepsi küçük şeylerdir ama önemli detaylardır. Jane Austen’in kitabında öyküdeki insanlarla ilgili çok sayıda referans vardı. Yakın çekimler yoluyla bunların hepsini kullandım. Periyod filmlerinde sıkça kullanılan klişeler vardır. Bunların bir kısmı bu filmde de yer alacak ama çoğunu göremeyeceksiniz. Benim için klişeleri kullanmak değil, sorgulamak önemliydi.”

Elizabeth rolünde Keira Knightley
Filmin başrolündeki Elizabeth Bennet karakteri için 20 yaşındaki İngiliz oyuncu Keira Knightley seçildi. 1985 doğumlu olan Keira Knightley daha önce “Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl”de Johnny Depp – Orlando Bloom ikilisine karşı oynadığı kusursuz performansıyla dikkat çekmişti. O filmin sonrasında “Love Actually”, “The Jacket” ve “King Arthur” gibi önemli yapımlarda kamera karşısına geçerek başarısını kanıtlamıştı.

Elizabeth Bennet karakterinin çeşitli kuşaklar tarafından iyi tanınan bir karakter olduğunu belirten yönetmen Joe Wright, bu rol için düşündüğü kadın oyuncunun özelliklerini şöyle anlatıyor: Aslında bu rol için Keira kadar güzel bir oyuncu düşünmemiştim. Tek istediğim, herkesçe normal kabul edilmiş kadınsı davranış tanımlamasına uygun görünmeyen bir kadın oyuncu bulmaktı. Keira ile tanıştığımda aklımdaki birçok özelliğin onda var olduğunu fark ettim. Kendisini ve başkalarını sürekli sorgulayan yapıda olduğunu gördüm. Deyim yerindeyse erkek tavırlı bir kadındı. Olağanüstü mizah gücüne ve keskin zekaya sahipti. Çekimler sırasında sürekli sürprizlerle beni şaşırttı. Bir yönetmen daha ne isteyebilir?

Döneme uygun prodüksiyon ve kostüm tasarımları
Yönetmen Joe Wright, filmin sahne arkası düzenlemeleri için prodüksiyon tasarımcısı Sarah Greenwood ile işbirliği yapma yoluna gitti. Uzun süredir beraber çalışıyor olmanın getirdiği avantaj sayesinde birbirlerini kolaylıkla anladıkları için profesyonel bir çalışma ortaya koydular. Yönetmen Joe Wright’ın çekimler öncesi verdiği erken kararlardan birisi de, filmin kostüm tasarımlarını Jacqueline Durran’a emanet etme yönündeydi.

Kostümler konusunda uyguladığı yaklaşımı Joe Wright şu sözlerle açıklıyor: Kraliyet giysilerini her zaman iğrenç bulmuşumdur. Bu nedenle çok yoğun araştırma yaptım. Jane Austen’in yazdığı kitap 1813 yılında yayımlanmıştı ama yazılış tarihi tam olarak 1797’ye denk geliyordu. ‘Pride and Prejudice’in ilk taslağını 1797’de yazan Jane Austen, o dönemde yapıtına ‘First Impressions’ ismini koymuştu. Bu yüzden daha erken dönemin moda anlayışını kullandık. Caroline Bingley karakteri ortaya çıktığında ise en son kreasyonları giyiyordu. Buna karşılık Bayan Bennet’in giysileri ise, 1797’den öncesine aitti. Lady Catherine’inkiler ise daha da öncesindendi. Çünkü her ikisinin gardrobunda da eski dönemlerin en iyi giysileri vardı. Mike Leigh ile çalışmış olan Jacqueline Durran, karakter ağırlıklı İngiliz gerçekçi stilinden geliyordu. Bu nedenle film için hazırladığı her kıyafet ve renk kelimenin tam anlamıyla ince ve zarif görünümlü oldu.”

Son söz!
Yönetmen Joe Wright filmle ilgili son sözlerini dile getirirken şunları söylüyor: Jane Austen’in birçok açıdan peri masalı yazdığını düşünüyorum. Bence en iyi peri masallarının temelinde toplumsal gerçekçilik vardır. Duygusal gerçeklerden yola çıktıkları için kuşaklar boyunca capcanlı kalmışlardır. Tekrar tekrar gündeme gelip yeni versiyonlarla yorumlanmalarının sebebi de budur. Bugün insanlar hala aşık oluyorlar. Başka insanlara karşı hala önyargıyla yaklaşıyorlar. Bazı insanlar da hala gurur yapmaya devam ediyor. Aşkın var olduğunun anlatılması hoşumuza gider. Jane Austen’in yazdığı öyküde de aşkın tatmin edici bir onaylaması vardır. ‘Pride and Prejudice’ insanların birbirlerini anlayabilmek için ne yapması gerektiğini anlatan bir aşk hikayesidir.

MardiGras
25-02-06, 03:55
Sevgili Michelle,


Ben amazon uk den baktim, tabi ki hearing impaired var da ingilizce. Nasil bir mantik kurduysam orada !!! maalesef dizinin teknik ozelliklerinde altyaziya dair bir bilgiye rastlayamadim. Sinema versiyonuna da baktim bu arada, orada turkce altyazi var, ustelik us alternatif son da ekstralarda gorunuyor. Umarim kisa zamanda bu versiyonun dvd sine ulasabilirsiniz.

Sevgili Akbel, sen bu mesaji okumadan sorunun cevabini almis olacaksin zannediyorum ... simdiden iyi seyirler :icon_whis

natserkekia
25-02-06, 14:22
sırf bu sayfaya yazmak için üye olduğumu belirtmeliyim..geçen gün izledim filmi.çok beğendiğim...filmi izledikten sonra kitabını çok merak edip okudum.kitabını okuyunca biraz hayal kırıklığı yaşadığımı belirtmeliyim.filmden oldukça farklıydı..kitapta elizabeth ilk zamanlar Mr.Darcy e karşı pek de olumlu şeyler hissetmiyor.açıkçası filmdeki Mr.Darcy karakterini çok sevdiğimi belitmeliyim.filmde Mr.Darcy gerçekten kibirli ama bunun yanında insanın içine işleyen bir duygusallığıda var.Matthew MacFadyen oyunculuğunu hiçbiryerde izlediğmii hatırlamıyorum,oyunculuğuna oldukça yabancıydım.ama bence Matthew MacFadyen,Mr.Darcy karakterini çok güzel yorumlamış.ilk balodaki duruşu,edası,konuşmaları çok kibirli.hatta elizabethe evlenme teklif ederken bile o kibirli yönünü bayağı öne çıkardı.bence Mr.Darcy kibirli olamk ve duygusallık arasındaki dengeyi çok iyi oturtmuş.o çok duygusal olduğu zamanlarda bile çok asil ve herne olursa olsun kendine güvenen biri.açıkçası filmde Mr.Darcy karakterinin elizabeth karakterinden çok daha öne çıktığını ,filmin bu kadar sevilmesinde Mr.Darcy nin etkisinin çok büyük olduğunu düşünüyorum.belki kitabı ilk önce okuyanlar daha farklı şeyler düşünüyorlar,görüşüme katılmayacaklar.ancak hiç kitabı okumayan ve filmde Matthew Macfadyenin oyunculuğundan çok etkilenlerin kitapta hayal kırklığı yaşayacağını düşünüyorum.çünkü filmde çizilen tablo çok farklı ve o kadar gerçekçi yasıtılmış ki(Mr.Darcy karakterinin çizdiği tablo) insanın kitaptan beklentileri de bu doğrultuda gelişiyor ve kitap okunuca hayal kırkıklığı yaşanıyor.elbette kitapta çok iyi ama filmden kaynaklı insan farklı beklentiler içine giriyor bunu bulamayınca hayal kırklığı yaşıyor.Mr.Darcy karakteri kesinlikle elizabeth karakterinden öne çıkyıor.çünkü Matthew Macfadyenin performansı Keira Knightleynin performansından çok daha iyi..

Mr.Darcy
25-02-06, 14:52
ben filmi dün izleidm ve gerçekten çok beğendim.arkadaşalrıma katılıyorum bencede filmi(kitabı değil) bu kadar muhteşem kılan Matthew Macfadyenin yorumuyla ortaya çıkan Mr.Darcy karakteri.kitapta güzel ama benimde bekelntilerimin altındaydı.Keira Knightleynin performansı da çok iyiyidi ama Matthew Macfadyenin performansının yanında sönük kaldığını düşünüyorum.bu film sayesinde Matthew Macfadyen gibi bir oyuncuyu keşfettim.kendisini daha önce hiç izlememiştim.ama gerçekten çok ama çok iyi bir oyuncu

sırf bu sayfaya yazmak için üye olduğumu belirtmeliyim..geçen gün izledim filmi.çok beğendiğim...filmi izledikten sonra kitabını çok merak edip okudum.kitabını okuyunca biraz hayal kırıklığı yaşadığımı belirtmeliyim.filmden oldukça farklıydı..kitapta elizabeth ilk zamanlar Mr.Darcy e karşı pek de olumlu şeyler hissetmiyor.açıkçası filmdeki Mr.Darcy karakterini çok sevdiğimi belitmeliyim.filmde Mr.Darcy gerçekten kibirli ama bunun yanında insanın içine işleyen bir duygusallığıda var.Matthew MacFadyen oyunculuğunu hiçbiryerde izlediğmii hatırlamıyorum,oyunculuğuna oldukça yabancıydım.ama bence Matthew MacFadyen,Mr.Darcy karakterini çok güzel yorumlamış.ilk balodaki duruşu,edası,konuşmaları çok kibirli.hatta elizabethe evlenme teklif ederken bile o kibirli yönünü bayağı öne çıkardı.bence Mr.Darcy kibirli olamk ve duygusallık arasındaki dengeyi çok iyi oturtmuş.o çok duygusal olduğu zamanlarda bile çok asil ve herne olursa olsun kendine güvenen biri.açıkçası filmde Mr.Darcy karakterinin elizabeth karakterinden çok daha öne çıktığını ,filmin bu kadar sevilmesinde Mr.Darcy nin etkisinin çok büyük olduğunu düşünüyorum.belki kitabı ilk önce okuyanlar daha farklı şeyler düşünüyorlar,görüşüme katılmayacaklar.ancak hiç kitabı okumayan ve filmde Matthew Macfadyenin oyunculuğundan çok etkilenlerin kitapta hayal kırklığı yaşayacağını düşünüyorum.çünkü filmde çizilen tablo çok farklı ve o kadar gerçekçi yasıtılmış ki(Mr.Darcy karakterinin çizdiği tablo) insanın kitaptan beklentileri de bu doğrultuda gelişiyor ve kitap okunuca hayal kırkıklığı yaşanıyor.elbette kitapta çok iyi ama filmden kaynaklı insan farklı beklentiler içine giriyor bunu bulamayınca hayal kırklığı yaşıyor.Mr.Darcy karakteri kesinlikle elizabeth karakterinden öne çıkyıor.çünkü Matthew Macfadyenin performansı Keira Knightleynin performansından çok daha iyi..

evet arkadaşım yaşanan hayal kırklığının nedenini güzel anlatmışsın.bu arada TRT deki ilgili mail adrseini bende bilmek ve yazmak isterim.bbc versiyonunuda merak ettim.gerçi Matthew Macfadyen siz bir Mr.Darcy düşünemiyorum ama...

Mr.Darcy
25-02-06, 15:20
Matthew Macfadyen bu film dışında herhangi bir yerde görseydim bu derece "yakışıklı ve karizmatik " bulacağımı hiç sanmam.hatta filmde ilk gördüğümde çok itici bulmuştum.ama kendisi o kadar iyi oyuncuki filmden çıkarken, yarattığı Mr.Darc karakteri sayesinde ve o muhteşem oyunculuğu sayeinde Matthew Macfadyen çok "çekici ve karizmatik" oldu benim için.oyunculuk budur diyorum.

erennn
25-02-06, 16:16
az önce tekrar ineternetten bbc dizisinin oyuncularına baktım.elbette o diziyi zilemedn böyle bir yargıya varmak zor ama ben filmin oyuncularını daha iyi gördüm.özellikle Mr. darcyi.Mr.Darcy kitaptaki tasvire(fiziki olarakçok uyuor ama filmde kitaptakinden daha iyi bir karakter çizmiş)çok uyuyor ,çok uzun boylu,o kibirli bakışları vs..

AKBEL
25-02-06, 21:36
Arkadaşlar fark ettim ki başlığı ziyaret edenlere reklam oluyor kullanılan imza ve avatarlar. Ben de burada yeni yorumlar görmek için can atarak kullanmak isterseniz diye yapabildiklerimi koyuyorum. :)

imza
http://img164.imageshack.us/img164/2037/admire20banner1ph.jpg
avatarı
http://img515.imageshack.us/img515/8753/admire20bannerfdfd6su.jpg

imzası
http://img164.imageshack.us/img164/7093/pridey220comza1mu.gif

avatarları
http://img515.imageshack.us/img515/5247/pridey220copyerefesaln0yc.gif http://img515.imageshack.us/img515/3926/pridey220copyerefeliziz3ot.gif

http://img164.imageshack.us/img164/6947/pridey220copyerefeak3he.gif http://img515.imageshack.us/img515/8325/pridey220copyerefedarczz8fc.gif

imzası
http://img164.imageshack.us/img164/7020/tshirtdarcsys7wl.jpg
avatarı
http://img164.imageshack.us/img164/9684/writings2darcy9zh.jpg

imzası
http://img515.imageshack.us/img515/1646/tshirtswanfrontelzz5sh.jpg
avatarı
http://img164.imageshack.us/img164/6907/writings2elizi3ma.jpg

kedicccik
25-02-06, 22:39
Mr. Darcynin film boyunca tek güldüğü sahne...hayatımda gördüğüm en güzel gülüş diyebilirim

kedicccik
25-02-06, 22:52
işte şimdide çok ama çok kibirli Mr. darcy

kedicccik
25-02-06, 23:46
sırf bu sayfaya yazmak için üye olduğumu belirtmeliyim..geçen gün izledim filmi.çok beğendiğim...filmi izledikten sonra kitabını çok merak edip okudum.kitabını okuyunca biraz hayal kırıklığı yaşadığımı belirtmeliyim.filmden oldukça farklıydı..kitapta elizabeth ilk zamanlar Mr.Darcy e karşı pek de olumlu şeyler hissetmiyor.açıkçası filmdeki Mr.Darcy karakterini çok sevdiğimi belitmeliyim.filmde Mr.Darcy gerçekten kibirli ama bunun yanında insanın içine işleyen bir duygusallığıda var.Matthew MacFadyen oyunculuğunu hiçbiryerde izlediğmii hatırlamıyorum,oyunculuğuna oldukça yabancıydım.ama bence Matthew MacFadyen,Mr.Darcy karakterini çok güzel yorumlamış.ilk balodaki duruşu,edası,konuşmaları çok kibirli.hatta elizabethe evlenme teklif ederken bile o kibirli yönünü bayağı öne çıkardı.bence Mr.Darcy kibirli olamk ve duygusallık arasındaki dengeyi çok iyi oturtmuş.o çok duygusal olduğu zamanlarda bile çok asil ve herne olursa olsun kendine güvenen biri.açıkçası filmde Mr.Darcy karakterinin elizabeth karakterinden çok daha öne çıktığını ,filmin bu kadar sevilmesinde Mr.Darcy nin etkisinin çok büyük olduğunu düşünüyorum.belki kitabı ilk önce okuyanlar daha farklı şeyler düşünüyorlar,görüşüme katılmayacaklar.ancak hiç kitabı okumayan ve filmde Matthew Macfadyenin oyunculuğundan çok etkilenlerin kitapta hayal kırklığı yaşayacağını düşünüyorum.çünkü filmde çizilen tablo çok farklı ve o kadar gerçekçi yasıtılmış ki(Mr.Darcy karakterinin çizdiği tablo) insanın kitaptan beklentileri de bu doğrultuda gelişiyor ve kitap okunuca hayal kırkıklığı yaşanıyor.elbette kitapta çok iyi ama filmden kaynaklı insan farklı beklentiler içine giriyor bunu bulamayınca hayal kırklığı yaşıyor.Mr.Darcy karakteri kesinlikle elizabeth karakterinden öne çıkyıor.çünkü Matthew Macfadyenin performansı Keira Knightleynin performansından çok daha iyi..
sana katılıyorum arkadaşım.Matthew Macfadyen Mr. darcy e kibirli ve aynı zamanda duygusal bir yön vermiş.her ikisinide çok iyi yansıtmış.bunun daha net görülebilmsei için duygusal ve kibirli darcy resimleri koyacaktım ama bir sorun var yapamıyorum.arkadaşım benim gibi Matthew Macfadyeni beğenen birilerini görünce çok mutlu oluyorum

aliga
26-02-06, 14:38
hayatımda izlediğim en güzel filmdi diyebilirim.aslında romantik filmlerden pek hoşlanmayan biri olarak bu filmi nedense çok sevdim.oyunculuklar,kostümler ,mekanlar çok iyiydi. Film, sıradan insanların aşk ve evlilikten ne anladıklarını çok açık ve çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Bu sıradanlıklara tahammül edemeyen insanların gurur maskesi arkasına sığınabileceklerini ve aslında onların da günün birinde mutlu olabileceklerini anlatan film işte bu mutluluğun da gerçek aşk olduğunu filmin sonunda hafızalara kazınacak bir güzellikte sunuyor izleyiciye...kitabı bir klasik ve zaman probleminden ötürü bir çok eksik öğe bulunuyor ama ben yinede oyunculuklar sayesinde arzulanan etkiyi bıraktığını düşünüyorum.ben Matthew Macfadyenin yorumladığı Mr. Darcyi gerçekten çok sevdiğimi belirtmeliyim.açıkçası filme giderken kendimi "olumsuz" olacağına dair şartlandırmıştım.ne de olsa bu bir filmdi ve kitaptan çok daha eksik öğeyi barındıracaktı.ancak Matthew Macfadyenin yarattığı Mr.DARCY beni çok etkiledi ve filmi zilerken o eksik öğelerin eksikliğini hissetmedim bile.bu yönde oluşan boşluğu Matthew Macfadyenin doldurduğunu söylemeliyim..

yönetmenide tabrik etmek isterim...filmde bir çok öğe eksik olsada genel olarak romanın insana hissettirdiği büyüyü bozmamış..hatta okuyucunun (en azından benim ve birçok arkadaşımın) hayallerini olduğu gibi perdeye yansıtmış..özellikle M.r.Dracy nin salına salına elizabethe gelişini tıpkı hayallerimdeki gibi yansıtmış..filmin maslası görüntüsü romanı okurken hayallerimde kurduğum ortama çok yakındı .

açıkçası bbc dizisini izlemeyi bende çok isterim.kuzenim söylediğine göre dizi çok daha ayrıntılıymış ancak .M.r.Dracy karakteri filmde daha iyi elizabeth karakteri ise dizide çok daha iyiyimiş.bir arkadaşımız konuyla ilgili TRT nin mail adresini yazabileceğini söylemiş.yazarsanız çok sevinirim..

filiz10
26-02-06, 22:20
arkadşalr bu sayfayı aik ve gurula ilgili arama yaparken tesadüfen buldum.diğer sayfalardan çok yorum olduğu için yazmak istedim.filmi çok beğendiğimi belirtmeliyim.uzun zamandır bir filmi zilerken bu kadar gülümsememiştim...bazı arkadaşalrımız filmi çok eleştirmiş ama açıkçası ben çok ama çok iyi olduğunu düşnüyorum.özellikle Matthew Macfadyeni çok beğendiğimi bende belirtmek isitiyorum. Keira Knightleyde oldukça iyi bir performans sergilemiş.filmi o kadar çok beğendim ki toplam 3 kere izledim.ve en kısa sürede dvd sinin çıkmasını bekliyorum

haggart
26-02-06, 22:43
Bu filmi, sevgililer gününde kız arkadaşımla izledim.Zoraki gitmeme ve normalde romantik filmlerden pek hoşlanama rağmen bu filmi gerçekten başarılı buldum.Yanlış hatırlamıyorsam kitabını ortaokul yıllarında okumuştum(konusunu pek net hatırlamıyordum)..Sanırım bu film ,benim bile farkında olmadığım romantik yönümü ortaya çıkardı.Kostümler,oyuncuların performansı gerçekten iyiydi.Dönemin havası da çok iyi yansıtılmış.Bence kendi kulvarında bu zamana kadar yapılmış en iyi film. Filmin yönetmenin de bu filme diğerlerinden çok farklı bir renk kattığını düşünüyorum. .Jane Austen’in nefes kesen bir hayal gücünün olduğunun göstergesi..
Yalnız filmin şöyle bir kötü etkisi var filmi izleyen tüm bayanlar, karşı cinsten Mr.Darcy kadar duygusal,narin olmasını bekliyor.Ben kendi adıma böyle bir problem yaşadığımı söylemeliyim.Kız arkadaşımın Matthew Macfadyen Oyunculuğunu çok beğenmiş olmasına her ne kadar burun kıvırıyor gibi gözüksemde(tamamnen kıskançlığımdan..çünkü 10 gündür bu adam hakkında konuşup sinirlendiriyor beni) esas düşüncem Matthew Macfadyeni Performansının bu filmin beğenilmesinde etkin bir rol oynadığıdır..filmi izlerken oyunculukların iyi olması ve buram buram romantizm kokan sahneler nedeniyle fark edilmeyen bir eksiklik var Kitabı hatırladığım kadarıyla ,filmde sınıfsal ayrımlara daha çok yer verilmiş olması gerekiyordu….

maria_salma
27-02-06, 00:35
romantik filmelrden hoşlananların kesinlikle kaçırmaması gereken bir film..insanı o döneme alıp götüren farklı bir film..filmi beğenmede en büyük etken Matthew MacFadyen hakkındaki görüşlerimi kendi forumuna yazdım zaten

Ceva
27-02-06, 11:11
Sevgili Ceva,

Söylediğin güzel sözlerle sabahımı mutlu başlattığın için ben de sana teşekkür ederim.

Kitap konusunda ayrıca yardımcı olmaya çalışırım.Ben de henüz okumadım ama ulaşmak isteyenler için elimden geleni yaparım...

TRT'nin yayınlamasında ise diğer yayınladığı diziler de eski BBC dizisi ise -ki sadece Balzac'ı rastlayıp izledim ama araştırmadım- bir mail yağmuru ile anlaşmalarını yenilemelerini isteyelim ama şunu da belirtmeliyim daha önce başka bir program için denedim yapmadılar ne yazık ki.Umarım BBC'de yayınlanırken karşılaşacağım.

Filmi tekrar izlemek benim için doğrusu pek de abartabileceğim bir şey değil. Az filme sinemada gider sevdiğimi tekrar tekrar izlerim... Garip olan bu sefer çok da memnun kalmadığı halde -önceki yorumlarımda görülüyordur- arkadaşlarımın gitmesini ve çıktığımızda konuşmayı istediğim için ama nedense ilkinden daha heyecanlı izledim. Neyse ben filmin Türkiye'de de 28'inde çıkacağını bilmiyordum. Kesin bir bilgimi. Tabi sen de buradaysan...

Segili Akbel23,

Filmin DVD si Türkiye'de ne zaman çıkacak malesef bilmiyorum ve heyecanla bekliyorum. (Aşk ve Gurur'un DVD si kitabını ve filmini ne kadar çok sevdiğimi bilen Eniştem'in hediyesi olacak) Filmi şuanda yurtdışında olan ve kitabını benim kadar çok seven bir arkadaşım kendisi için alıcak (bir aksilik olmazsa) ve bende Türkiye'deki çıkana kadar onunla idare edicem.

Sevgili Mardigras,

Yurt dışında olduğunu daha önce söylemiştin ve ben unuttum ama yinede verdiğin bilgiler için teşekkür ederim.

Ben bu hafta sonu filme tekrar ve kalabalık bir grupla gittim (kitabı ve filmi o kadar çok anlattım ki dayanamadılar) ve yine çok büyük bir heyecanla izledim. Filmi çok beğendiler ve kitabını alıp okumaya karar verdiler.

Favori sahnem daha önce de yazmıştım cumartesi kesinlikle emin oldum bay Darcy'nin Elizabeth'in elinden tutup arabaya binmesine yardım ettiği ve bay Darcy'nin eline yapılan yakın plan çekim ve hareketi.

Burada yeni arkadaşlar görmek çok güzel ama önce filmi izleyip sonra kitabı okuyup hayal kırıklığı yaşamalarına üzüldüm. Ben kitaptaki darcy i daha çok beğeniyorum ama Matthew Macfadyen'nin bay Darcy karakterine kattığı duygusallık ve kırılganlıkta çok iyi olmuş.

TRT ye diziyi yayınlaması için mail atma işine bende seve seve katılırım.

Bu arada Filmi izlemek isteyenlere tavsiyem biran önce filme gitmeleri, özellikle Anadolu yakasında oturanların çünkü İstanbul Anadolu yakasında film yayınlayan sinema sayısı ne yazıkki çok az kaldı.

MardiGras
27-02-06, 11:25
Sevgili Ceva,

Kitaptaki Darcy karakterinin hayalkirikligi yaratmasi aslinda isin ozune ters. Jane Austen in yarattigi Fitzwilliam Darcy o . Hayalkirikligina sebebiyet verense Matthew MacFadyen in "Darcy" rolune getirdigi yorum ve kismi farkli bakis acisi. Colin Firth un aslina oldukca sadik "kibirli/gururlu" Darcy kisilestirmesine, daha fazla hayranlik uyandirmasi kacinilmaz olan "kibirli ancak kirilganligini somut olarak gorebildigimiz seker Darcy" alternatifini getirdigi icin, kitabi filmi izledikten sonra okuyanlar hayalkirikligina ugruyorlar. Ben yine de kitabi bir kere daha ve filmin ikliminden ciktiktan sonra okumalarini salik veriyorum. Jane Austen in guclu kalemi ve yuzyillara meydan okuyan ask tasvirinin hakettigi ovguyu, bu tavsiye ettigim yeniden okumadan sonra almayi basaracagina inaniyorum.

Ceva
27-02-06, 11:41
Sevgili Ceva,

Kitaptaki Darcy karakterinin hayalkirikligi yaratmasi aslinda isin ozune ters. Jane Austen in yarattigi Fitzwilliam Darcy o . Hayalkirikligina sebebiyet verense Matthew MacFadyen in "Darcy" rolune getirdigi yorum ve kismi farkli bakis acisi. Colin Firth un aslina oldukca sadik "kibirli/gururlu" Darcy kisilestirmesine, daha fazla hayranlik uyandirmasi kacinilmaz olan "kibirli ancak kirilganligini somut olarak gorebildigimiz seker Darcy" alternatifini getirdigi icin, kitabi filmi izledikten sonra okuyanlar hayalkirikligina ugruyorlar. Ben yine de kitabi bir kere daha ve filmin ikliminden ciktiktan sonra okumalarini salik veriyorum. Jane Austen in guclu kalemi ve yuzyillara meydan okuyan ask tasvirinin hakettigi ovguyu, bu tavsiye ettigim yeniden okumadan sonra almayi basaracagina inaniyorum.

Sevgili MardiGras,

Söylediklerine kesinlikle katılıyorum. Diziyi izleyemeyen bahtsızlardan olsamda benim hayalimdeki ve sevdiğim bay Darcy kesinlikle kitaptaki gibi kibirli/gururlu, sevdiği kadına evlenme teklif ederken bile bu huyundan vazgeçmeyen kişiydi. Bu sebeblede filmi ilk izlemeye başladığımda çok şaşırmıştım. Benim hayalimdeki bay Darcy ile Matthew MacFadyen canlandırdığı bay Darcy çok farlıydı ama bu beğenmediğim anlamına gelmiyor tabiki sadece farklı geldi. Filmdeki bay Darcy nin gözlerinde duygusallığı ve kırılganlığı sürekli gördük. Filmden çıktıktan sonra eve gidip kitabı tekrar okudum ve evet ben kitaptaki bay Darcy daha çok seviyorum. Arkadaşlara verdiğin tavsiyeyede katılıyorum filmin etkisinden çıktıktan sonra kitabı dikkatli olarak okumaları.

Bu arada MardiGras çok merak ettiğim bay Darcy'nin göle dalma olayını anlatmışsın bu daha da çok merak etmemi sağladı. ah TRT ah demeye devam ediyorum.

MardiGras
27-02-06, 11:55
BBC produksiyonu olan dizi de yayinlandiktan sonra cok genis bir hayran kitlesi yaratmisti kendisine. Film/dizi bu kitabin her yeni cevrimin bir oncekinden daha kucuk bir hayran kitlesi yaratmayacagina da eminim.

CF buyuk olcude bu seri ile popularite kazandi. Colin Firth-Mr.Darcy imaji belleklerde oylesine keskin bir yer tuttu ki , daha sonra yine Colin Firth un oynadigi Bridget Jones's Diary filmindeki bas kahraman bile Mr Darcy olarak yazildi. Orada isim Marc Darcy idi. Ben farkettigimde acikcasi bir tesaduf diye dusunmustum. Daha sonra filmin cikan dvd sinde yazarin bunu acikladigi bolumu seyredince de gercekte sasirmistim. CF fanatikleri, filmin gundeme geldigi ilk gunden baslayarak bugune dek MM a cok buyuk bir tepki gosterdiler. Bu tepki, CF hayranliginin isiginda kacinilmaz olsa da MM farkli yorumu ile bence bu "CF = Darcy" kalibini bir parca olsun kirmayi basardi diye dusunuyorum.

Ayrica tipki CF gibi bu film oncesinde de ciddi bir oyunculuk kariyeri olan MM, bu film ile selefi gibi cok buyuk bir popularite kazandi.

Trt nin dizi versiyonunu yeniden verecegine eminim. Bu konuda gelen talepler mutlaka dikkate alinacaktir. Umidinizi kaybetmeyin diyorum.

AKBEL
27-02-06, 12:33
.... sevdiğim bay Darcy kesinlikle kitaptaki gibi kibirli/gururlu, sevdiği kadına evlenme teklif ederken bile bu huyundan vazgeçmeyen kişiydi. ....

Herkese selamlar,

Kaç gündür filmi daha çok beğenen ve kitapta hayalkırıklığı yaşadığını söyleyen arkadaşlarımın yazdıklarını okudum. Doğrusu zevkleri bakış açıları tartışılmaz ama ben Matthew MacFadyen'ın rolünden dolayı bu kadar etkilemiş olmasına üzülüyorum.

Sevgili Ceva,

Ben de senin gibi kitaptaki Darcy'i çok seviyorum. O'nun aşkından dolayı kendiyle savaşması, bu savaşta yenildiğini kibirine ve gururuna rağmen kabul edip yine de bu özellikleri ile teklif etmesi, reddedildikten sonra da aşkının büyüdüğünü düşünmeme sebep olan düşüncelerinin anlatılması....Saymakla bitmiyor ki...Ben en çok aşkın her ikisini de değiştirmesine bayılıyorum. Huylarının ne kadar etkili olduğunu anlamalarına ve geçirdikleri süreçte fark ettiklerine açıkcası kitabın bende hissettirdiklerine bayılıyorum. Daha fazla devam edemeyeceğim gidip kitabı okumak geldi içimden bu sefer bu kadarla kalsın :)

sutemini
27-02-06, 21:12
’AŞK VE GURUR’UN YAZARI JANE AUSTEN DE BEKAR BİR KADINMIŞ!
Bu hafta gösterime giren Aşk ve Gurur’un yazarı Jane Austen, 19. yüzyıl Britanyası’nın yerleşik değerlerini hiç de dikkate almadan yaşamış, ’erkek dünyası’nda bir kadın yazar olarak mücadele etmeyi göze almıştı. İşte cesur bir kadının sıra dışı portresi...

’Bir bayan’ yazar...
Aşk ve Gurur henüz vizyona girmişken, yaratıcısı Jane Austen’ı daha yakından tanıyalım istedik. Karşımıza, dönemi için oldukça radikal sayılacak bir kadın çıktı

Yıl 1813. Basılmasından yıllar sonra ’kült roman’ sıfatını kazanacak bir roman sessiz sedasız raflarda yerini alıyor. Romanın yazarı olan ’bayan’ o tarihte 38 yaşına basmış orta sınıf bir İngiliz hanımı. Baloları ve bahçede ikindi çaylarıyla küçük çaplı İngiliz eşrafını özellikle de bu sınıfa mensup kadınların hayata bakışlarını mizahi bir dille anlattığı, suya sabuna dokunmayan aşk hikâyeleri ev hanımlarının beğenisini kazanmış, fakat edebiyat dünyasının yüksekte oturan ağır ağabeyleri ’Kadın romanı,’ diyerek gelecek yüzyıla kadar kendisine burun kıvırmaya devam edecekler. Altı kitabı var, ama "sevgili çocuğum" diye bahsettiği ve yazıldıktan ancak 17 yıl sonra yayıncıların ilgisini çekebilmiş bu kitap favorisi. Anladığınız üzere yazımızın konusu Jane Austen; bahsi geçen roman da Türkçeye Aşk ve Gurur olarak çevrilen, 3 Şubat’ta ise beyazperdeye uyarlanmış halini üçüncü kez izleyeceğimiz Pride and Prejudice. Bu yazı da filmi bahane edip hazırladığımız Jane Austen portresi.
Romanlarındaki karakterler gibi Jane Austen da taşrada, sekiz çocuklu bir ailenin yedinci çocuğu olarak Hampshire’in bir kasabasında doğuyor. Babası bir papaz olduğu için sosyal hayat içinde ailesine saygıda kusur edilmemekle birlikte, gelir seviyeleri pek yüksek olmadığından hiçbir zaman sosyetenin gerçek üyeleri gibi yüksek muamele görmüyorlar. Keza, içinde olup ait olmama, tabiri caizse dışarıda kalma durumu, Austen’ın tüm romanlarında işlediği bir tema; bu bağlamda baş kahramanların genellikle orta sınıfa mensup olması ve en alay edilesi karakterlerin zengin sınıftan çıkması da rastlantı değil tabii.

İlk aşkı genç papazdı
Austen’ın entelektüel birikimi, 18. yüzyıl İngilteresi’nde caiz olduğu üzere özel derslerle sağlanıyor ve Austen, Fransızca ve İtalyanca gibi yabancı diller kadar, İngiliz edebiyatı ile de bu şekilde tanışıyor. Daha 14 yaşında küçük tiyatro oyunları yazarak başladığı edebiyat hayatında ilk büyük eseri olan Sense and Sensibility (Duygu ve Duyarlılık)’ı 20 yaşında, Aşk ve Gurur’u da ondan bir sene sonra hazırlayıp bitiriyor, fakat bu iki kitap da kendisi ancak 30’lu yaşlarının sonlarındayken yayımlanıyorlar. Denir ki, Austen o dönemde kadınlara yönelik çıkmış birçok didaktik kitabın aksine (örneğin Advice to Young Ladies on the Improvement of the Mind and Conduct of Life) eğlendirmek için yazdığı halde, son üç kitabı Mansfield Park (1813), Emma (1816) ve Persuasion’da (1817) ilk romanlarında karşılaştığı yayın zorlukları ve ilgisizlik nedeniyle daha ciddi ve ağırbaşlı bir üslup kullanmıştır. Neşeli ruhları körelten sistemin günahı boynuna...
Dünyadan göçtükten sonra ünlenen pek çok diğer sanatçı/edebiyatçı/müzisyen gibi Austen da kıymeti sonradan anlaşılanlardan. 1817 senesinde kanser olduğu düşünülen hastalığından ölmeden önce kendi mütevazı sosyal çevresinde ve genellikle kadınlar arasında isim yapmışken, yüzyılın sonunda Austen romanlarının birden kıymete bindiğini görüyoruz. Eserlerinin deri kaplı olarak Sir Walter Scott ve Shakespeare’in yanında, saygıdeğer beylerin kütüphanelerini süslemesi içinse 20. yüzyılı beklemek gerekir.
Şu noktada, öncelikle Jane Austen hakkındaki söylentilerin çok geniş bir yelpaze oluşturduğunu belirtelim. Romanlarında bol bol sözünü ettiği dedikodu kazanı, yazarımız için de kaynamış anlaşılan, velhasıl hiç evlenmediği için lezbiyen olduğundan tutun da feminist olduğunu, ayrımcı olduğunu, frijit olduğunu iddia edecek kaynaklar eksik değil. 1800’lerde yaşamış bir yazarı 2000’li yılların kavram çekmecelerine sokuşturmaya çalışmanın geçerli(siz)liği bir yana, tüm bu edebiyat dedikoduları bizi ilgilendirmez tabii ama, kendimizi tutamayıp biraz avukatlık yapalım. Austen’ın hiç evlenmediği doğru, fakat bunun nedenini Austen’ın erkekleri korkutacak derecede zeki, bunun yanında bir erkeğin istemeyeceği kadar parasız oluşunda aramak daha doğru. Ayrıca 1801-02 yıllarında Austen’ın başından iki romantik deneyimin geçtiğini biliyoruz: 1801’de ölen genç bir papaz onun ilk aşkı olur. 1802’deyse zengin bir aile dostu kendisine evlenme teklif eder. Jane teklifi kabul eder, fakat ertesi sabah tam da Aşk ve Gurur’daki Elizabeth’in yapacağı bir şeyi yapıp fikrini değiştirdiğini açıklar: İçine dönük, kekeme ve pek de zeki olmayan koca adayına âşık değildir. Burada, Austen’ın yaşadığı dönemdeki evlilik müessesinden biraz bahsetmekte fayda var. Kardeşine yazdığı bir mektupta kendisinin de söylediği gibi "Bekâr kadınların fakir düşme olasılığı çok yüksek, ve tek başına bu durum bile evlilik için iyi bir neden." İronik olan taraf alt gelir seviyesine mensup kadınlara öğretmenlik, dadılık gibi işlerle kendini geçindirme ve kısmen de olsa bağımsız olma fırsatı tanıyan toplumun, orta gelir seviyesinden kadınlara sosyal ve maddi güvence için tanıdığı tek opsiyon evlenmek, ve bu yolla hayatının tüm iplerini kocalarına teslim etmek. Evliliğin o zamanların İngilteresi’nde hayat boyu olduğunu düşünürsek iyi bir koca adayı bulmanın önemi daha iyi anlaşılır. Evlenmemiş kadınların aileleri ile yaşamak dışında bir seçenekleri olmadığından, evlilik aynı zamanda baba evinden çıkmak için de elde olan tek onurlu yol. Tüm bunlar Jane Austen’ın kendine evlenme teklif eden aile dostunun teklifini reddetmesinin aslında nasıl radikal bir karar olduğunu daha iyi ortaya koyacaktır sanırız.

Austen feminist miydi?
Jane Austen’ın feminist olup olmadığı konusuna gelince, bakış açısına göre değişiklik gösterdiğini söyleyelim. Örneğin 1870 yılında yaşamış bir eleştirmen Austen’ın kitaplarından bahsederken "Tüm yapıtlarında ev kadınlığı erdemleri üzerine tatlı tatlı ders verir," diyebilirken, "Jane Austen feminist miydi yoksa?" sorusu bir kez telaffuz edildi mi, romanlarında feminist eğilimler görmek hiç de zor olmaz. Aşk ve Gurur’da mesela, Elizabeth’in Bay Darcy ile evlenmemek için inat etmesindeki en büyük sebep, ilişkilerinde Darcy’nin kendisine tepeden bakışını gurur meselesi yapmasıdır; aralarındaki çekimin çift taraflı olduğuna karar verdiğinde ancak, evlenme teklifini kabul eder. Kadın erkek ilişkilerinde tarafların birbirini tanıması ve anlaması gerektiğini, sırf ekonomik nedenlerle evlilik yapmanın fahişelikle bir olduğunu, mutlu sonun iki tarafın da aynı platformda olmasıyla gerçekleşebileceğini savunan Austen’ın bu bağlamda ilerici, eşitlikçi bir yazar olduğu söyenebilir çünkü bu kadarını istemek bile dönemin İngilteresi’nde idealizm sayılır. Fakat bunun dışında Austen’ın, kadının toplumdaki ikincil pozisyonunu olduğu gibi kabullendiğini ve hatta "Servet sahibi her bekâr erkeğin kendine bir eş seçmesinin kaçınılmaz olduğu evrensel bir gerçektir," cümlesinde olduğu gibi toplumsal kuralları satirik de olsa- bilimsel doğrular kadar benimseyip karakterlerini de bu gerçeğe teslim ettiğini gorüyoruz. Onu romantik çağdaşlarından ayıran, aslına bakarsanız tam da bu realist davranışı oluyor. Austen romanlarını her şeyden önce birer toplumsal eleştiri olarak görmek gerekir. Siyasi bir tavrı yoktur: Yaşadığı dönemde gerçekleşen Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluşu, Napolyon savaşları veya endüstri devriminin Austen’ın bahsettiği izole kasaba hayatında yeri yoktur. O, toplumun şekilciliğini, kadınların kendilerini kuşatan baskıcı toplumsal ilişkiler içinde kendi kaderlerini belirleyemeden debelenip durduğu hayatların eleştirisini yapar daha çok. Shakespeare zamanından beri toplumu hicvetmek için bir silah olarak kullanılan mizahi anlatım tarzını benimsemesini de bu açıdan değerlendirmek yanlış olmaz.
Tüm romanları birbirine benzediği ve sanatlı bir dil kullanmak yerine basit İngilizceyle yazdığı için Austen sık sık eleştirilir, hatta Mark Twain onun yazdığı kitapların olmadığı herhangi bir kütüphaneye, içinde başka hiçbir kitap olmasa bile iyi bir kütüphane diyecek kadar ileri gider. Kısıtlı süje seçimini -üstelik de taşra hayatının kıstırılmış yavanlığı içindeyse- dezavantaj olarak değerlendirmek anlaşılır bir durum tabii, fakat Austen’ın gözlemleri öyle yerindedir ki hayatlarında pek de aksiyon olmayan karakterler tam da bu sayede psikolojik derinlik kazanıp ete kemiğe bürünürler. Diğer 18. yüzyıl yazarları çoğunlukla tuhaf ve korkunç olanı konu eden macera dolu gotik hikâyeler peşindeyken Austen yapılmayanı yapmış, o zamana kadar kimsenin keşfetmeye değer görmediği banal orta sınıf hayatına ışık tutmuştur. Kitaplarını okuyan herkesin rahatlıkla fark edeceği gibi yarattığı kahramanlar güncelliklerini koruyor, anneler hâlâ kızlarına zengin koca ararken dış görünüşe kapılıp birbirini tanımadan evlenen çiftler pişmanlıkla mahkemeye koşuyor; o günden şimdiye değişen pek bir şey yok. Yazıldıktan 200 yıl sonra hikâyelerinin hâlâ ilgi çekmesinin nedeni karakterlerinin zaman ve mekâna meydan okuyan bu evrensellikleri.

Film, Amerika’da farklı sonla bitiyor
Filme gelince, tahmin edildiği üzere Aşk ve Gurur İngiltere’de kolaylıkla ilk sıraya yerleşti bile. Sosyal komediden çok, romantik aşk ilişkisinin ön planda olduğu filme gelen tepkiler çoğunlukla olumlu. Yalnız İngilizleri, özellikle de ’puritan Austencıları’ rahatsız eden ufak bir detay var: Yapımcıların bir pazarlama stratejisi olarak, Amerika salonlarında vizyona girecek filme alternatif bir bitiş hazırlamış olmaları. Filmin İngiliz versiyonu ki biz de bunu izleyeceğiz- Darcy ve Elizabeth arasında masum bir öpücük ile biterken, duyumlara göre Amerikan seyircisi için eklenen sahne ile film, kahramanlarımız gecelikleri içinde ve Darcy, Elizabeth’in adını sayıklarken bitiyormuş. Öncelikle belirtelim ki 18. yüzyıl evlilikleri, dolayısı ile Jane Austen romanları hiçbir zaman çiftler arasında fiziksel/cinsel uyumluluk güvencesi vermez. Kadına rahat yaşam standardı sunacak bir koca, çiftlerin birbirini tanıması ve aşk, Aşk ve Gurur’da Elizabeth’in mutluluğu için kafidir. Bunlar döneme göre yeterince cüretkâr kriterlerdir, bu nedenle Darcy ile evliliği Aşk ve Gurur’da mutlu son demektir. Fakat söz konusu mutlu son olunca 21. yüzyıl seyircisinin beklentileri haliyle farklı; aşk ve anlaşmanın yanı sıra iyi bir cinsel hayat da günümüz mutluluk anlayışında önemli bir faktör. Sırf Amerikan seyircisini tatmin edip mutlu sona inandırmak için romanın bitişini değiştirip Darcy ve Elizabeth arasındaki cinsel uyumu vurgulayan bir sahne eklemek, romanın yazıldığı döneme uymayan bir sapma olarak tarihlerine bağlı İngilizlerin hoşuna gitmemiş haliyle, öte yandan bu sekiz dakikalık sahneyi, izleyiciyi bir dönem filmi seyrediyormuş hissinden uzaklaştırıp romanı güncelleştirdiği için savunanlar da yok değil. ’Zengin çocuk-fakir kız’ formüllü Yeşilçam melodramlarını andıran Aşk ve Gurur bakalım Türk seyircisi tarafından nasıl karşılanacak?

sutemini
27-02-06, 21:17
o 8 dakikalık sonu bende izlemeyi çok siterdim..demek Mr.darcy elizabethin adını sayıklarken film bitiyor..umarım türkiyede çıkacak olan dvdlerde o 6 dakikalık son olur

aliga
27-02-06, 21:54
Pride and Prejudice (Aşk ve Gurur)

Yazan: Bora Tokgöz
Tarih: 06.02.2006





İhtişamlı hayatlara olan özentiden midir bilinmez ama son dönemlerde, filmleri zengin insanların gözünden izlemeye alışmıştık. "Aşk ve Gurur", bu gidişata dur diyen ve olayları, son derece sade bir hayat yaşayan güçlü ve gururlu bir kızın bakış açısından anlatan etkileyici bir film.

Geçmiş dönem filmleriyle pek aram olmamasına rağmen, "Aşk ve Gurur"u severek izledim. Yalan yok, filme karşı olumlu bakışımda Keira Knightley'nin de önemli bir etkisi var. Keira, henüz 20 yaşında olmasına rağmen, sadece olağanüstü gülüşüyle değil oyunculuğuyla da büyülüyor. Oscar adaylığını sonuna kadar hak etmiş. Onda, güzelliğin ötesinde birşeyler var. Beyazperdenin karşısına geçince, madara olan ne güzeller gördük.

Lizzie, kadınlığının ve gücünün farkında olan, sözünü esirgemeyen ama zerafetinden ve hanımlığından da asla taviz vermeyen özel bir karakter. "Aşk ve Gurur", kimilerine göre feminist bir film olarak görülebilir. Ama bu filmin, günümüz feminizminin, kadını erkekliğe özendiren anlamsız yaklaşımlarından tamamen arınmış, özünde, sevgi ve gururun kadına ne kadar yakıştığını anlatan bir dokusu var.

Oldum olası İngiliz aksanına karşı bir antipati duymuşumdur. Bu aksan, bana hep İngilizler’in insanlara karşı, o soğuk tutumunu hatırlatır. Bu filmde de soğuk insanlar vardı. Ama bu kez, filmin sıcaklığından olsa gerek, tüm diyaloglar kulağıma hoş bir tınıyla geliyordu. Sanırım artık vurgulu bir "impoootın" sözcüğü duyduğumda kızmayacağım İngilizler'e.

Sömürülmeye çok elverişli bir senaryo olmasına rağmen, yönetmen bir kez olsun yapmacık duygu yüklemelerine başvurmamış. Gözümüze sokulan tek şey, kimi karakterlerin, burjuva sınıfından olduklarını göstermek için sürekli olarak birşeylerin fiyatından bahsetmeleri. Oysa ki, tek bir bakışlarından anlaşılıyor ne oldukları. Üstelik, filmin burjuvazinin kendini yüksekte görme hırsına karşı eleştirel bir tavır aldığı da apaçık ortada.

Filmin, aslında pek de güldürmeyen ve sıkça kendini tekrar eden bir mizah anlayışı var. Yine de, bu sayede filmi sıkılmadan izliyorsunuz. Victoria döneminde, İngilizler'in selam verişlerinden, giyimlerine kadar yaşam tarzlarına dair bir sürü ayrıntıya gözünüzün alışması zaman alsa da, bir noktadan sonra kendinizi filmin akıcılığına kaptırıyorsunuz. En azından, selam verirken bile herkesin birbirine ismiyle hitap etmesini garipsemiyorsunuz artık.

Bir dönemi oldukça yalın bir dille anlatması ve teknolojinin varolmadığı dönemlerde, cep telefonsuz, msn'siz aşkların da gayet güzel yaşanabildiğini göstermesi bakımından izlenmeyi hak eden bir film. Hayata karşı sağlam bir duruşu olan, tavizsiz kadınların filmi.



Bora Tokgöz

melissa_erdem
01-03-06, 15:37
Ben kitaptaki Darcy ile filmdeki Darcy arasında pek bir farklılık göremiyorum.Filmdeki Darcy de aşkından ötürü kendiyle çok ciddi savaşlar veriyor ve bu savaşta yenildiğini tüm guruna rağmen kabul edip evlilik teklifinde bulnuyor.Devamında reddedildikten sonra duyguları ile düşünceleri arasındaki çizgiyi çok net belirliyor… ve o büyük aşkı için değişmesi ve mücadele etmesi gerektiğini özümsüyor.yaşanan tüm gelişmler tıpkı kitaptaki gibi gelişiyior filmde de.Elizabethe evlenme teklif ederken Mr.Darcy oldukça duygusal tavırlar içindeydi (kitapta da Mr.Darcy elizabethden red cevabı aldığı zamanki halleri şöyle tarif edilmişti”Bay Darcy şöminenin köşesine yaslanmış ,gözlerini kıza dikmiş duruyordu.Kendini toparlayabilmek için çaba harcıyordu.toparlayana dedin de ağzını açmamaya karalıydı……..….Genç kız bunları söylerken Bay Dracynin renk değiştirdiğini gördü.Ama Darcy heyecanını çabuk yendi ve Eelizabethin sözlerinin sonunu hiç sesini çıkarmadan dinledi”.ben bu cümlelerden kitaptaki Bay DARCYNİN duygusal olduğunu çıkarmıştım) ancak o tekliften sonra hiç beklenmedik şekilde kibirli Bay Darcy geri dönüyordu….hemde “annenin ,kardeşelrinin hatta babanın tavırlarındaki görgü eksikliği” cümlesini sarfedecek kadar kibirli Bay Darcy geri dönüyordu.Bay Darcy evlenem teklif ederken bile huyundan vazgeçmiyor...Kitaptada benzer gelişmeler yaşanıyor..Hatta kitapta Bay Dracynin E lizabethe olan beğenisinin filme göre daha çok vurgulandığını düşünüyorum.Kitapta Bay Darcy Caroline Bingleye ,”elizabethin gözlerini çok anlamlı bulduğunu ” çok daha önceden söylüyor ancak filmde Bay Daecynin Elizabethe karşı olan ilgisinin kesinliğine, o müthiş elekktirklenme sahnesi yaşanıncaya kadar varamıyorsunuz.Ayrıca filmde Bay Darcy ve Elizabethin Rosingsde karşılaşmaları tesadüf eseri gerçekleşiyor(her ne kadar Bay Darcy daha sonra rosingse “Elizabethi görme umdunun getirdiğini” belirtse bile karşılaşmaları bir tesadüf).oysa kitapta Bay Darcy Rosing konağına geldikten hemen sonra ,Bay Collinslerin papaz evine geliyor(herkes büyük bir şaşkınlığa düşüyor).Bay Darcynin papaz evindeki tavırları yine her zamanki gibi soğuk ve gurulu olsa bile ,filmdeki Darcye göre “Elizabethe ilgisinin” daha net anlatıldığı kesin. .Elizabethi görmek adına adımı Bay Darcy atıyor ve papaz evine gidiyor.

Matthew MacFadyen yorummladığı Bay Darcy karakterinin kitaptakiyle paralel ilerlediğini düşünüyorum.

MatthewMcFadyen
02-03-06, 16:00
Yıllardır tekrar tekrar okuduğum "Aşk ve Gurur"un beyazperdeye aktarıldığını duyunca çok sevinmiştim.Çünkü uzunca bir süre "keşke kitabın filmi çekilse" diye düşünmüş ve sonunda bu dileğimden vazgeçmiştim.Filme giderken kendimi "olumsuz" düşüncelere adapte etmiştim.Bu 2 saat 7 dakikalık bir filmdi ve asla kitabı gibi olamayacktı.Bu konuda haklı gerekçeler sonucu yanılmadığım oratadaydı.Ancak dönemin havasının iyi yansıtılmasından ve oyunculukların çok ama çok iyi oluşundan ötürü filmi izlerken bahsi geçen eksik öğeleri hissetmiyorsunuz.
Benim film izlerken şöyle bir talihsizliğim oldu;Hemen yanımda filmi izleyen grubun yorumları filme karşı olan konsantrasyonumu bozdu.Filmin sonuna kadar " bu ne filmin yarısı selamlamayla geçiyor,saçmasapan" gibi yorumları dinlemek zorunda kaldım.
Dönem hakkında bilgi sahibi olmayan insanlar filmi beğenmeyip ütopik bulabilirler,saygı duymak gerekiyor . Konuya yabancı olanlara tavsiyem dünyada rekorlara imza atmış bir sosyo-analiz olan "Statü Endişesi" adlı kitabı okumaları.
Hiçbir romantik filmde Oyunculuk,dekor ve kamera yönetimi emin olun bu kadar iyi olmamış ve yerini bulmamıştır.Filmde oyunculuğu takdire değer oyuncular en başta Matthew MacFadyen olmak üzere Brenda BLETHYN(Bayan Bennet,Donald Sutherland(Bay Bennet)....Ancak Matthew MacFadyenin performasnın hepsinden çok daha öne çıktığını düşünüyorum.COLİN fİRTH den sonra Mr.Darcy i yorumlamak cesart ister diye düşünüyorum.Ancak Matthew MacFadyenin yorumladığı Mr.Darcyi çok sevdiğimi belirtmeliyim.

MardiGras
04-03-06, 02:34
DVD si nihayet cikti burada ve ben derhal temin ettim. Izleyince bir kere daha filmin sinematografisine hayran kaldim. Eger Turkiyede de dvd si bu extralari icerirse cok memnun kalacaginizi zannediyorum. Butun ekiple uzun soylesiler, cekim arkasi goruntuler, soylesiler, jane austen e ayrilan bolum. Extralarini cok zengin buldum, bizde alternate ending dogal olarak yoktu ama gorunen sizde onun da olacagi.


Sinemada izledigimde de farkettigim ama zaman gecince buradaki yorumlari yazarken unuttugumu farkettigim diger bir ufak anakronik durumu da belirtmeden gecmek istemiyorum. Jane, hasta oldugu icin Netherfield de kalirken Lizzie onu gormeye geldiginde odasinda konusuyorlar ve Mr Bingley odanin kapisini calip iceri giriyor. Odanin ortasinda dek degil belki kapi esigi demek daha dogru ancak bir genc kizin geceligi ile yataginda yatarken bir erkegin, yatak odasina girmesi - yaninda kizkardesi degil annesi bile olsa- donem dusunulunce imkansiz bir durum. Yonetmeninden senaristine Ingiliz olan ekip herhalde bunu yazip cekerken donemin sartlarini degerlendirmede mutlaka herseyi dusunmuslerdir, bu sahnenin de kendine gore bir mantigi elbette diye dusunmek istiyorum.

hiLda
04-03-06, 11:15
http://img301.imageshack.us/img301/9580/orgoglioepregiudizio5yh.jpg

http://img456.imageshack.us/img456/576/elizabeth9qm.png

erennn
04-03-06, 18:49
Friday, February 17, 2006
Aşk ve Gurur

Jane Austen'ın neredeyse 200 yıldır büyük bir beğeniyle okunan eseri "Pride and Prejudice"'i(aslında "Gurur ve Önyargı" diye tercüme edilir ama yıllar önce "Aşk ve Gurur denmiş" biz de öyle dedik) ben de en az dört kez okudum. Televizyon için yapılan değişik uyarlamaları ve özellikle BBC'nin 1995 yapımı mini dizisini defalarca izledim. Romanın yeni bir uyarlaması yapılacağını duyunca dizinin pek çok hayranı gibi Colin Firth'in Mr Darcy'sini kimsenin daha iyi oynayamayacağını düşündüm.

Filmi benden önce izleyen bazı arkadaşlar filmden sıkıldıklarını, neredeyse ezbere bildikleri konunun tekrarının o kadar zevk vermediğini söylemişlerdi. İyi ki filme bu "önyargı" ile gitmemişim.

Daha açılış sahnesinden filmin diziden farklı olacağı belliydi. Çok iyi bir prodüksiyonun ürünü olan dizi tabii ki romana daha sadıktı ama aynı zamanda steril bir görüntüsü vardı. Gerçi Jane Austen'ın hiçbir zaman Longbourne'un arka bahçesinde çamurlar içerisinde oynayan kazlardan ya da domuzlardan bahsetmesi veya evin mutfağını tasvir etmesi beklenemez. O yüzden romana sadık kalan dizi de İngiliz taşrasının yalnızca ön yüzünü gösteriyordu. Lizzy'nin çamur içerisinde birkaç mil yürüdüğü sahne hariç.

Film çok daha gerçekçi: Assembly Hall'daki halka açık dans o kadar gerçekçi ve enerjik ki neredeyse insanların ter kokularını duyabilirsiniz. Sonra yemek sahnelerinde masa örtüsünün üzerindeki ekmek kırıntıları, Elizabeth'in mutfakta çekilen sahnesi, evin eskimiş çerçeveleri...

Film İngiliz taşrasını da bütün güzelliği ile gösteriyor. Lizzy'yi zaman zaman yeşil yosunlarla kaplanmış dev bir çınarın altında, zaman zaman sarp bir kayalığın en ucunda (biraz da tehlikeli bir durumda) görüyoruz.

Filmde tanıdık olduğumuz karakterlerin çoğu var ama bazıları atlanmış. Örneğin Mr Bingley'in evli olan kızkardeşi ve onun eşi, Lizzy'nin "akıllı olmayan" teyzesi vs yok. Ama zaten onlara gerek de yok çünkü iki saatlik bir filmde gösterilmeye değer bir katkıları yok hikayeye.

Lizzy'nin annesi tam da olması gerektiği gibi dırdırcı ve patavatsız. Babası (Donald Sutherland) evde dördü aptal altı kadınla bir arada yaşamanın yolunu kütüphanesine çekilip kitap okumakta bulmuş. Baba ölünce mirasının kalacağı uzak akraba ve din adamı Mr. Collins dizideki kadar sürüngen görünmedi gözüme. Sanki biraz daha sinsiydi. Dizideki katıksız salaktı. Mr Wickham'ı hiç beğenmedim. Orlando Bloom gibi bir adamdı. Onu da çok silik buluyorum zaten ama bu adam baston yutmuş gibi donuk bir tip. Hiç de Lizzy'nin dikkatini çekecek biri gibi durmuyor. Lady Catherine de Bourgh'ü oynayan Judie Dench o yaşta harika görünüyor.

Mr Bingley sanırım dizidekinden daha iyiydi. Belki daha genç olduğundandır. Jane Bennet ise en azından daha güzel olduğu için daha uygundu role.

Gelelim baş karakterlere: Keira Knightley'i zaten Karayip Korsanları ve Aşk Her Yerde filmlerinde beğenmiştim. P&P için biraz fazla zayıf aslında ama Elizabeth rolüne çok yakışmış. Mr Darcy'yi ilk gördüğü sahnede Natalie Portman'a o kadar çok benziyor ki Yıldız Savaşları'nda Prenses Amidala'nın "decoy" unu oynamasına şaşırmadım.

Ve tabii ki Mr Darcy'yi oynayan Matthew MacFadyen. Onu BBC dizisi "The Way We Live Now"da sefih ve işe yaramaz Felix olarak izlemiştim o yüzden bu role seçilmesine şüpheyle baktım ama Mr Darcy rolünde birşey var sanırım. Biraz eli yüzü düzgün ve iyi bir erkek oyuncu oynadıktan sonra Darcy'nin "genç kızların yüreğini hoplatması" işten bile değil. Colin Firth Regency kostümleri içinde ve favorilerle çok yakışıklı görünüyordu, MacFadyen de filmdeki uzun saçlarıyla çok daha etkileyici. Firth'ten biraz daha farklı oynamış rolü. Firth sanki biraz daha uzak ve soğuktu. MacFadyen'da biraz daha duyarlılık gördüm sanki. Lizzy'ye daha ilk gördüğünde kaçamak bakışlar atması, arabaya bindirirken elini tutması, yağmur altında evlenme teklif ettiği sahne... Hani derler ya iki oyuncunun "kimyası tam tutmuş."

Filmde eleştirebileceğim bazı yönler de var: Birincisi Elizabeth sanki biraz fazla kıkırdıyor. Sonra bazı "modern" espriler var. Örneğin Mr Collins'in vaaz sırasında "intercourse" deyişi. Bana biraz "Dört Nikah Bir Cenaze" de Rowan Atkinson'ın "Holy Goat" deyişini hatırlattı. Bir başka nokta da Mr Darcy'nin mektubu vermek için Lizzy'nin odasına gelmesi. O zamanlar böyle birşeyin olması mümkün değildi. Ama bunlar ufak şeyler ve sadece Jane Austen "pürist"leri kafaya takar bunları.

Hasılı vel kelam Aşk ve Gurur'u çok beğendim. İnsanın içini ısıtan, coşku veren bir film. Kadınlar zaten sever ama erkeklerin de beğeneceği bir film olduğunu düşünüyorum. Hatta Mehmet dizisinden daha çok beğenmiş. Dönem dramları sevenlere özellikle tavsiye ederim.

erennn
04-03-06, 18:55
AŞK VE GURUR
Jane Austen´in klasik romanı "Pride and Prejudice - Aşk ve Gurur" bugüne kadar defalarca televizyon dizisi olarak dramatize edildiği halde (1938, 1952, 1967, 1980 ve 1995), bu romandan sadece bir kez sinema filmi yapıldı. Robert Z. Leonard´ın yönettiği ve başrollerinde Laurence Olivier ile Greer Garson´ın oynadığı 1940 yapımı o filmin 65 yıl sonrasında "Pride and Prejudice"in en büyük geri dönüşü, Working Title Film sayesinde gerçekleşiyor.

65 yıl aradan sonra büyük ekrana aktarılan "Pride and Prejudice - Aşk ve Gurur" projesinin yönetmenliğine Joe Wright getirildi. Filmin prodüksiyon amirlerinden Debra Hayward bu tercihin gerekçesini şu sözlerle açıklıyor: "Joe Wright´ın yönettiği ve aralarında ´Charles II: The Power & Passion´ın da yer aldığı önceki çalışmaları hepimizi etkilemişti. Onunla tanıştığımızda vizyonumuzun aynı olduğunu gördük. Bir filmin nasıl yapılması gerektiği ve klasik Austen öyküsünün anlatımı konusunda aynı paralelde düşündüğümüz ortadaydı. Zaten dünya çapında tanınan bir kitap olduğu için öyküyü yeniden keşfetmek gibi bir durum sözkonusu değildi. Bu öyküyü ilk yazıldığı şekliyle sunmak istedik. Jane Austen´in ruhuna uygun düşen oyuncuları seçtik. Onlara televizyon dizisindekinden oldukça farklı görünümler yükledik. Austen´in kitabının aslını bozmadan modern yöntemlerle çekmiş olsa da Joe Wright´ın uslanmaz bir romantik olduğu kesin olarak ortaya çıktı."


ELIZABETH BENNET ROLÜNDE KEIRA KNIGHTLEY.
Elizabeth Bennet rolünü üstlenen Keira Knightley ise, geniş kitleler tarafından çok iyi tanınan böyle bir karakteri canlandırmanın getireceği zorlukların farkında olduğunu, buna rağmen bu işe kalkıştığını ifade ederek düşüncelerini şu sözlerle dile getiriyor:


"Böyle bir rolü almanın getireceği büyük baskılar vardı. Elizabeth Bennet karakteri, edebiyat dünyasında bugüne kadar kızlar için yazılmış en iyi rollerden birisidir. Karşınıza böyle bir rol fırsatı çıktığında kesinlikle hayır diyemezsiniz. Aynı zamanda ürkütücü bir roldü. Kitabı okuyunca insan oradaki Lizzie karakterini hemen sahipleniyor. İlk okuduğumda ben de etkilenmiştim. Bu yüzden herkesin aynı şekilde düşündüğüne inanıyorum. Kısacası o kitabı okuyan herkesin Elizabeth Bennet ile ilgili açık ve net bir fikri vardır. Bu yüzden heyecan verici bir roldü."


DARCY ROLÜNDE MATTHEW MAC FADYEN
Matthew Macfadyen portresini çizdiği Darcy karakterini şöyle tanımlıyor: "Bence bu karakter oldukça gururlu ve kendini beğenmiştir. Bazıları ona küstah da diyebilir ama bence yanlış anlaşılmış demek daha doğrudur. Oynamak için fantastik bir roldü. Materyal olarak da çok iyi çizilmişti. Bu rolde daha önce Laurence Olivier ve Colin Firth´ün oynadığıni öğrenince biraz tedirgin olmakla beraber yine de oynamak istedim. Zaten bu tür şeylere kafayı takarsanız bir Shakespeare yapıtında asla rol alamazsınız. Çünkü geçmişte bu rolleri hep dev sanatçılar oynamıştır. Sonuçta her aktör oynadığı role farklı birşeyler getirir. Bu yüzden tüm zorluğuna rağmen rolü aldım."


AİLENİN BABASI BAY BENNET ROLÜNDE DONALD SUTHERLAND
Kızlarla ve kadınlarla dolu evin tek erkeği konumunda olan Bay Bennet rolünde iki Altın Küre ödüllü tecrübeli aktör Donald Sutherland oynadı. Yönetmen Joe Wright bu rolde özellikle onun oynamasını neden istediğini şu sözlerle açıklıyor:


"Donald tek kelimeyle efsane aktördür. Çocukken ´Revolution´ adlı bir filmde figüran olarak rol almıştım. Filmin aktörleri arasında Donald da vardı. Daha sonraları yine onun oynadığı ´Don´t Look Now´ adlı film daima favorilerim arasında yer aldı. Geçenlerde onu Nicole Kidman ile oynadığı ´Cold Mountain´de izlerken Bay Bennet rolünün gerektirdiği bütün özelliklere sahip olduğunu fark ettim. Şefkatli baba rolünü en iyi onun oynayacağını düşündüm."


AİLENİN ANNESİ BAYAN BENNET ROLÜNDE BRENDA BLETHYN
Beş kızın annesi olan Bayan Bennet rolünü üstlenen Brenda Blethyn, Bayan Bennet karakterini şu sözlerle tanımlıyor:
"Gerekli dikkat gösterilmediği takdirde son derece cansıkıcı olabilecek bir karakterdir. O kadar çok konuşur ve bağırır ki, artık biraz sussa da kafamızı dinlesek diyeceğiniz gelir. Ancak kızlarına karşı sevgi dolu olduğu, beşine de büyük özen gösterdiği net olarak ortadadır. Bayan Bennet´in çok ciddi bir problemi vardır. Hiç kimse onun bu problemini yeterince ciddiye almaz. Beş kızı vardır ve onlara koca bulmak zorundadır. Üstelik bu kocalar zengin ve seçkin olmak zorundadır. Ancak ailenin yaşadığı Longbourn çevresinde bu tip erkeğe pek rastlanmaz. Bu yüzden Meryton kasabasına subaylar geldiğinde Bayan Bennet´in keyfinden yanına varılmaz. Subayların çoğu Londralı olduğu için aradığı seçkin kocayı nihayet bulabilecektir."


JANE BENNET ROLÜNDE ROSAMUND PIKE
Ailenin en büyük kızı Jane rolünü üstlenen Rosamund Pike, üstlendiği karakterle ilgili yorumunu şu sözlerle yapıyor: "Beş kız kardeşin en büyüğü olduğu için, kardeşlerini bir araya toplama konusunda sorumluluk duygusu gelişmiştir. Bu nedenle hafif de olsa annelik içgüdüsüne sahiptir. Ancak bu rolü oynarken ağırbaşlı ve kuru bir abla olsun istemedim. Yeri geldiğinde insanları güldürmeyi bilen abla tipini tercih ettim. Zaten Bennet ailesinin her yerinde kahkaha ve hareket vardır."


LYDIA BENNET ROLÜNDE JENA MALONE
"Jena Malone portresini çizdiği Lydia Bennet karakteriyle ilgili düşüncelerini şöyle ifade ediyor: "Lydia 15 yaşındadır ve aşık olma fikrine aşıktır. Askerlere ve rütbelere odaklanmış haldedir. Tüm zamanını erkeklerle buluştuğunda ne giyeceğini hayal etmekle geçirir. Aslında erkeklere çok fazla yaklaşım göstermesi de mümkün değildir. Çünkü sadece kendisine uygun sosyal statüden erkeklere yaklaşma şansı vardır. Her sosyal statüden insanın bir araya toplandığı baloları heyecan verici bulması bu yüzdendir. Her sınıftan erkekle dans edebileceği tek yer balo salonlarıdır. Günlük hayatı son derece sade geçmektedir. Eğitimi ihmal edildiği için okula gitmez. Evde yapacak işi de olmadığı için can sıkıntısı içinde dolaşır durur. Bennet kardeşlerin en küçüğü olduğu için diğer ablalarına kıyasla daha fazla özgürlüğü vardır. Bu özgürlüğünü de sonuna kadar kullanır."


LADY CATHERINE DE BOURG ROLÜNDE JUDI DENCH
Filmdeki önemli karakterlerden birisi de, Darcy´nin halası Lady Catherine de Bourg rolüydü. Film yapımcıları, daha büyük deneyim gerektiren bu rol için İngiliz sinemasının efsanevi kadın oyuncusu Judi Dench ile anlaşma yaptılar.
Lady Catherine de Bourg rolünde oynamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Judi Dench, portresini çizdiği bu karakteri şu sözlerle tanımlıyor:
"Lady Catherine zorba ruhlu, otokratik, kuşkucu, kurnaz ve hile yapmayı bilen bir kadındır. Asıl niyeti Darcy´i kendi kızıyla evlendirmektir. Filme başlarken kitabı çok iyi biliyordum. Bu kitabı yazdığında Jane Austen´in çok genç olduğunu biliyor muydunuz? Kitabı yazdıktan sonra çekmeceye attı ve yıllarca orada kaldı. Çok büyük bir başyapıt ve harika bir aşk hikayesidir. Rol bana teklif edildiğinde çok hoşuma gitti. Joe ile çalışmak da keyifliydi. Henüz 33 yaşında olan bir yönetmenin böylesine zor bir işe kalkışması ve benim yaşımdaki bir oyuncunun bu kadar genç bir yönetmen tarafından filme davet edilmesi tarif edilmesi imkansız bir keyif verdi."

weasleys
04-03-06, 22:25
ben bu rolde keirayı beğenmedim hatta itici buldum. hele aradaki sebepsiz gülüşleri sinirlerimi bozdu bile dedim. ama oscar adayı nasıl oldu bilemiyorum. onun dışında matthewi beğendim. rolüne yakışmıştı. güzel filmdi.

*lalezar*
05-04-06, 11:53
CF buyuk olcude bu seri ile popularite kazandi. Colin Firth-Mr.Darcy imaji belleklerde oylesine keskin bir yer tuttu ki , daha sonra yine Colin Firth un oynadigi Bridget Jones's Diary filmindeki bas kahraman bile Mr Darcy olarak yazildi. Orada isim Marc Darcy idi. Ben farkettigimde acikcasi bir tesaduf diye dusunmustum. Daha sonra filmin cikan dvd sinde yazarin bunu acikladigi bolumu seyredince de gercekte sasirmistim.
Trt nin dizi versiyonunu yeniden verecegine eminim. Bu konuda gelen talepler mutlaka dikkate alinacaktir. Umidinizi kaybetmeyin diyorum.

bende bu hafta sonu izledim filmi kitabı okumamıştım ve dizi hakkında da hiç bi fikrim yoktu, başlıga da filmi izlemeden girmek istemedim sadece fragmanı izleyerek bir de hıncal uluçun yasamdan dakikalardaki fikirleriyle gittim filme ve çok begendim
foruma ugradıgımda hep bikaç sayfa okuyup çıkmak durumunda kaldıgım için colin firth ün mr.darcy rolünde oynadıgını okuyunca sasırdım yukarıda işaretledigim gibi Bridget Jones's Diary filminde de adı darcy idi "ne bu böyle bütün darcy karakterlerini CF mi oynamış" demiştim ama alıntıdan da anlasıldıgı gibi zaten ondan esinlenerek karakterin adı darcy olmuş
filmi izledikten sonra kitabı mutlaka okumak istedim burda -sivas- bir iki yere sordum ama bulamadım ama aryışlarım devam edecek, ben kitaptaki karakter analizlerini, tasvirleri filan çok merak ettim ama önce filmi izleyip sonra kitabı okuyan arkadasların yorumları da acıkcası biraz endiselendirdi beni
filmin kötü etkisi konusunda arkadaslara katılmamak mümkün degil ;)
"neden biizim de bir MR.DARCY'mizin olma ihtimali -neredeyse- imkansız"

emma yı trt2 de izlemiştim ve çok begenmiştim zaten GP u çok severim ama şimdi pek hatırlayamıyorum
TRT umarım diziyi tekrar yayınlar bu konuda herhangi bi bilgisi olan arkadasların burdan bunu duyurmalarını da çok isterim

*lalezar*
06-04-06, 10:44
sizin yazdıgınız sahnelerden baska bir de filmin sonlarında konuşurlarken mr.darcy "bedenimi ve ruhumu büyülüyorsunuz" gibi bişey dedi ya o replik süperdi yani söyleyişi filan çok hoşuma gitti benim
kitabı sipariş etttim haftasonu geliyoo

savsatli
06-04-06, 13:44
bende bu hafta sonu izledim filmi kitabı okumamıştım ve dizi hakkında da hiç bi fikrim yoktu, başlıga da filmi izlemeden girmek istemedim sadece fragmanı izleyerek bir de hıncal uluçun yasamdan dakikalardaki fikirleriyle gittim filme ve çok begendim
foruma ugradıgımda hep bikaç sayfa okuyup çıkmak durumunda kaldıgım için colin firth ün mr.darcy rolünde oynadıgını okuyunca sasırdım yukarıda işaretledigim gibi Bridget Jones's Diary filminde de adı darcy idi "ne bu böyle bütün darcy karakterlerini CF mi oynamış" demiştim ama alıntıdan da anlasıldıgı gibi zaten ondan esinlenerek karakterin adı darcy olmuş
filmi izledikten sonra kitabı mutlaka okumak istedim burda -sivas- bir iki yere sordum ama bulamadım ama aryışlarım devam edecek, ben kitaptaki karakter analizlerini, tasvirleri filan çok merak ettim ama önce filmi izleyip sonra kitabı okuyan arkadasların yorumları da acıkcası biraz endiselendirdi beni
filmin kötü etkisi konusunda arkadaslara katılmamak mümkün degil ;)
"neden biizim de bir MR.DARCY'mizin olma ihtimali -neredeyse- imkansız"

emma yı trt2 de izlemiştim ve çok begenmiştim zaten GP u çok severim ama şimdi pek hatırlayamıyorum
TRT umarım diziyi tekrar yayınlar bu konuda herhangi bi bilgisi olan arkadasların burdan bunu duyurmalarını da çok isterim

Arkadasim bende BBC dizisi var 10 gun sonra sana gonderebilirim.Kitabi okunca hayal kirikligi yasamana gelince boyle birsey olacagini pek sanmiyorum.Kitap ile filmin tek farki kitapta daha cok Lizzynin duygulari anlatilmis filmde ise Lizzy kadar Dracynin duygulari da izleyiciye yansitilmis. Filmdeki Dracyi kitaptakine gore daha duygusal bulanlar var.Bu Film ve kitaptaki anlatim farkliligindan kaynaklanan bir yanilsama.yOKSA aski icin kendinde birsuru seyi degistiren bir adamin duygusal olmasi kacinilmaz.Ancak Matthew MacFadyenin söyle bir talihsizligi var;Ondan once Collin Firth Darcy karakterini yorumladi ve o darcy daha "duygusuz" ve "ruhsuz" idi.Oysa kitaba en uygun Darcy M.M nin yarttigi hem kibirli hemde askindan oturu kendindeki degisimi net gordugumuz Darcydir.
__________________

*lalezar*
06-04-06, 14:28
Arkadasim bende BBC dizisi var 10 gun sonra sana gonderebilirim.Kitabi okunca hayal kirikligi yasamana gelince boyle birsey olacagini pek sanmiyorum.Kitap ile filmin tek farki kitapta daha cok Lizzynin duygulari anlatilmis filmde ise Lizzy kadar Dracynin duygulari da izleyiciye yansitilmis. Filmdeki Dracyi kitaptakine gore daha duygusal bulanlar var.Bu Film ve kitaptaki anlatim farkliligindan kaynaklanan bir yanilsama.yOKSA aski icin kendinde birsuru seyi degistiren bir adamin duygusal olmasi kacinilmaz.Ancak Matthew MacFadyenin söyle bir talihsizligi var;Ondan once Collin Firth Darcy karakterini yorumladi ve o darcy daha "duygusuz" ve "ruhsuz" idi.Oysa kitaba en uygun Darcy M.M nin yarttigi hem kibirli hemde askindan oturu kendindeki degisimi net gordugumuz Darcydir.
__________________

kitap haftasonu elimde olacak büyük ihtimal,
kitapta darcynin daha iyi anlatılmış olacagını düsünüyorum hali, tavrı, düsünceleri, kibiri, gururu vs.... tabii lizzie nin de
ben daha çok kitaptaki karakteri merak ediyorum yani filmdeki karakteri çok sevdim ama filmde hersey çok çabuk gelişti ben iyice sindire sindire olayların gelişimi anlamak istiyorum bu yüzden kitabın hayal kırıklıgına ugratmayacagını düsünüyorum yani kitapta aşkın gücü sanki daha bi güzel anlatılmıştır gibime geliyor
filmde darcy yeterince kibirliydi zaten durusu,bakışı filan ne kadar gururlu oldugunu da yagmur altındaki sahneden anlamış olduk film fazlasını kaldırmazdı sanki

elizabeth_darcy
18-04-06, 20:13
ilk önce herkese merhabalar..
ben siteye sırf aşk ve gurur için,duygularımı sizinle paylaşmak için üye oldum vede çok memnunum
bende bi çok arkadaş gibi ilk önce filmi izledim ve o kadar etkisnde kaldımki(allahtan film elimin altında) bir hafta boyunca dersaneden eve gelince direk alışkanlık olmuş gibi izledim.ya öyle bişey ki artık deliriyorum dedim.sürekli filmi düşünüyorum yada izlemeye kalkıyorum.allahtan sizin yazdıklarınızı okudumda biraz rahatladım tek ben değilmişim diye.bide ben öss hazırlanan öğrenciyip yani betr bişey bu ders yerine aşk ve gurur...
tabi kitabınınıda almayı unutmadım yalnız benim tarafımdan iyimi kötümü sizler daha iyi bilirsiniz (çevirisi bakımından) 1972 basım tarihi eser gibi bişey ama çeviri bakımından bilmiyorum nasıl önce size bunu danışmak istedim
neyse konuya tekrar dönüyorum kitabı okuyunca tabi biraz hayal kırıklığına uğradım.çünkü filmde lizie baştan beri sanki darcy e den hoşlanıyo gibiydi.kitapta ise mektubu okuyup pemberleye geldiğinde ancak ona aşık olmaya başlıyo.bunun dışında kitapta süperdi
yalnız sizlerinde değindi bi konu varki zaman. çok kısıtlıydı herşey bir anda olup bitti (ben nasıl bittiğini anlamadım tabi).ve son benim istediğim gibi değildi keşke bizdede amerikadaki son gibi bitseydi.neyse artık dvd beklicez
oyuncular mükemeldi keira vede mathew süper iş çıkarmışlar.filmden sonra ikisininde fanatik hayranı oldum.haklarında herşeyi takip ediyorum.keira öok duru bi güzelliği var elizabeth karakterinin hakkını vermiş.hele mathew mükemmel bi oyuncu yaşayomuşcasına oynadı çok etkilendim
gelelim filmdeki sahnelere o kdar güzel kareler vardıki.elizebeth in o tepeden bakışı bi çok şeyi yansıtıyodu.hele ilk evlenme teklifi.ve darcy nin ilk ve son gülüşü olan yer yani elizabetle darcy nin kız kardeşin tanışma sahnesi mükemmeldi
neyse o kadar çok yazacak şey var ama bende sizin sabrınızı zorlamıyım

Zodiac
19-04-06, 00:58
kitabını okumuştum filme biraz endişetle gitmiştim kitabın iyi uyarlanamama endişesiyle ama yanılmışım herkese tavsiye ederim hem kitabı hem filmi

willlover
24-05-06, 21:31
Aşk ve Gurur'un Türkiye'de ne zaman çıkacağı konusunda benim de bir bilgim yok.Öte yandan yurtdışında çıkalı yıl oldu vr gerçekten ekstralarını,çekim hatalarını vs. çok emrak ettiğim bir film.Bir an önce çıksa iyi olur:( Bu linklerdeki resimler,filmin setinden görüntüler:

http://img279.imageshack.us/my.php?image=0219hs.jpg

http://img115.imageshack.us/my.php?image=0275to.jpg

http://img279.imageshack.us/my.php?image=04313ee.jpg

http://img279.imageshack.us/my.php?image=311b5fv5yt.jpg

http://img279.imageshack.us/my.php?image=bts20cold20cold20cold7cr.jpg

http://img398.imageshack.us/my.php?image=md187pp.jpg

http://img398.imageshack.us/my.php?image=mdkeiraknightley001087xv.jpg

alyaria
26-05-06, 18:57
Keşke bu sayfadan daha önce haberim olsaydı. Yazmak için bu kadar geç kalmazdım. Jane Austen'in romanını daha önce okumuştum. Filmin gösterime girmesini sabırsızlıkla bekledim ve ilk haftasında gittim. Filmde kitabı kadar etkileyiciydi. Özellikle Mr.Darcy karakterini canlandırılan Mathew MacFadyen ve Kiera Knightley'in uyumu çok iyiydi. Ben olsam oscarı verirdim:)
Filmi mutlaka izlenmesini tavsiye ediyorum izleyenler özellikle Elizabeth ve Mr Darcy'nin dans sahnesi ile yağmur altındaki aşk itirafı sahnesini çok beğenecekler.
Romanını ise es geçmeyin. Her ne kadar filmde romana sadık kalınmışsa da roman daha ayrıntılı . Aslında yazacak çok şey var filmle ilgili ama geç kaldım:)

isfendan
31-05-06, 01:03
Merhaba Arkadaşlar...yaklaşık 4 aydır bu foruma üyeyim.Matthew için açılan başlık altında da bayadır aktif üyeyim ama tembellikten Aşk ve Gurur'la Keira'nın bölümlerine hiç bakamadım.Bu yüzden kardeş sayfalarda da nasıl Matthew bölümünde kendimi tanıttıysam burada da aynısı yapmak istedim..
aşk ve gurur'la tanışmamı şöyle özetlemek isterim...tesadüfen ingiliz filmlerini sevdiğim için bu film dikkatimi çekmişti ve netten indireyim demiştim..türkiyede vizyona girmeden baya önce filmi resmen ağzım açık kalarak izledim.Film bitti ve ben yüzümde sebepsiz bir tebessüm,kalbim de bir mutluluk,yeniden aşka aşık olmuş gibiydim:img-grin2 İngilizcem fena değildir ama ne ingilizce ne türkçe altyazı olmadan filmi izlediğim bi de söylemesi ayıp kitabı da okumadığım için filme Fransız gibi baktığım sahneler olmuştu :icon_roll neyse sonra ing.altyazı çıkınca bir daha izledim,sonra da kendim biraz düzenlemeler yaparak türkçe altyazılı izledim ve "oh be dedim"...zaten filmi ilk izlerken o 25.dakika da ellerin birbirine değdiği ve Mr.Darcy'i resmen elektrik çarpmış gibi etkilendiği sahnede bende koltukta eridim aktım...aman tanrım dedim bu ne tutku :blush: sonra bu yaşa kadar kitabın adını bile duymamış biri olmanın yarattığı eziklikle hemen romanı okudum.Ardından baktım Jane Austen süper bir yazar sonra başladım diğer kitaplarını bulmaya ama çoğu romanın uyarlama filmlerini izledim...sadece Mansfield Park'ın romanını okudum ardından filmini izledim...Persuasion,Sense & Sensibility,Emma,Northanger Abbey,1995 Aşk ve Gurur'u izledim...Ayrıca Matthew Macfadyen'a da aşık oldum:img-grin2 diyeceklerim şimdilik böyle arkadaşlar,elimde ki "Aşk ve Gurur" resimleri,videolarını burada sizlerle paylaşmak istiyorum aynı Matthew bölümünde yaptığım gibi:img-grin2

willlover
01-06-06, 18:00
isfendan,paylaşımın için çok teşekkürler.Ben de filmi izledikten sonra uzun süre müziklerin etkisinde kalmıştım.Bende sadece The Secret Life Of Daydreams,Mrs. Darcy ve Your Hands Are Cold vardı.Sayende hepsi oldu.Aşk ve Gurur,hiç kuşkusuz müzikleriyle de bir numaralı bir film.Dario Marionelli(umarım doğru yazdım), inanılmaz bir iş çıkarmış bu soundtrack albümünde.En iyi müzik oscarını kesin o alır diye bakıyordum;ama aksi gibi Pride and Prejudice diğerlerinden olduğu gibi bu kategoriden de gecede eli boş döndü.Bu müzikleri tekrar tekrar dinledikten sonra,Pride and Prejudice'in bu kategoride hakkının yendiğini düşünmeden edemiyorum.

isfendan
01-06-06, 23:42
isfendan,paylaşımın için çok teşekkürler.Ben de filmi izledikten sonra uzun süre müziklerin etkisinde kalmıştım.Bende sadece The Secret Life Of Daydreams,Mrs. Darcy ve Your Hands Are Cold vardı.Sayende hepsi oldu.Aşk ve Gurur,hiç kuşkusuz müzikleriyle de bir numaralı bir film.Dario Marionelli(umarım doğru yazdım), inanılmaz bir iş çıkarmış bu soundtrack albümünde.En iyi müzik oscarını kesin o alır diye bakıyordum;ama aksi gibi Pride and Prejudice diğerlerinden olduğu gibi bu kategoriden de gecede eli boş döndü.Bu müzikleri tekrar tekrar dinledikten sonra,Pride and Prejudice'in bu kategoride hakkının yendiğini düşünmeden edemiyorum.

cevabın için çok teşekkür ederim willlover,kimse birşey yazmayınca bende üzülmüştüm:img-sorry Oscar töreni konusunda sana katılmamam elde değil, Aşk ve Gurur'a çok haksızlık edildi,sabahın körüne kadar Aşk ve Gurur'la ilgili herhangi bir dalda ödül verirler diye ntv'yi izledim hatta Matt'in dizisi Spooks'u bile izlemedim ama sonuç hüsran oldu:fighting2 Bir de senin de dediğin gibi filmin müzikleri için ne desem az,bugün filmi bilmem kaçıncı kez yine izledim ve o tutkulu,coşkulu ritimler beni benden aldı yine:img-grin2 Bende ayrıca '95 BBC versiyonuna ait parçalarda var,özellikle giriş introsu harika..eğer istersen sana onu da yollarım,beğeneceğine eminim;)

isfendan
04-06-06, 20:08
GROOMBRIDGE PLACE (Longbourn, the Bennet family home)

Groombridge Place, near Tunbridge Wells on the border of Kent and
East Sussex in Southern England, is anchored by a tranquil moated
brick house, set within acres of gardens. Although a dwelling was
first built on the site around the year 1200, the present house
dates from the 1660s, when the first formal gardens were planned
with the help of the celebrated horticulturist John Evelyn. Over the
years, additions and alterations have been made to the gardens - the
unique White Rose garden, the Drunken Garden, and the Knot Garden,
among others. The Apostle Walk is now commonly known as the
Draughtsman's Garden, after being used as the key location for Peter
Greenaway's The Draughtman's Contract. While the house is a private
home, the gardens are open to the public throughout the summer, and
as such are visited by 200,000 people annually.

The Pride & Prejudice production was fortunate to request use of the
house to stand in as the Bennet family home at a time when the
property had changed hands - for only the second time in 400 years.
The new owner was persuaded to delay his own plans for interior
redecoration until after the Bennets and the film crew had moved on
and out. Production designer Sarah Greenwood and her art department
were able to transform the house's interior to late 18th-
Century "shabby chic," and it became the Bennets' house, Longbourn.
Exteriors were also transformed, as Lizzie's duckboard bridge was
built across the moat; windows were changed to match the period
portrayed; and a tidy courtyard became a manure-rich refuge for the
various farmyard creatures that would eventually find their way to
the Bennet family dining table.


BASILDON PARK (Netherfield Park, rented by Mr. Bingley)

Netherfield, the temporary home (near the Bennets', Longbourn) of
the dashing and wealthy Mr. Bingley, is in reality Basildon Park
(near Reading, Berks), a magnificent 18th Century Palladian mansion,
set in 400 acres of parkland and overlooking the River Thames in
Berkshire.

Built between 1776 and 1783, Basildon Park fell into disrepair in
the early part of the 20th Century. It was rescued and restored by
Lord and Lady Iliffe in the 1950s. The couple restored the house and
filled it with important paintings, textiles, and furniture. In
1978, the Iliffes presented the property to the National Trust,
along with a large endowment and the collections they had assembled
inside.

The house and gardens are now open to the public from spring through
autumn.
Pride & Prejudice audiences will see the west front and loggia of
Basildon Park, as well as the dining room and the Octagon Drawing
Room, which overlooks the East Park and has an Italianate ceiling
and frieze; however, they will not see the Sutherland Room, named
not for Pride & Prejudice actor Donald Sutherland but rather for
Graham Sutherland, an artist whose studies were bought by Lord
Iliffe and presented to the Herbert Art Gallery and Museum,
Coventry. Those studies currently in the Sutherland Room are on loan
from the Gallery.


BURGHLEY HOUSE (Rosings, the home of Mr. Darcy's aunt Lady Catherine
de Bourg)

For both the exterior and interior of Rosings, the imposing home of
the equally imposing Lady Catherine (dowager aunt of Darcy and
patron of Mr Collins), the Pride & Prejudice production journeyed to
Burghley House, one of the largest homes in England. The house
remains in the family whose ancestor, William Cecil Lord Burghley
(Chancellor and favorite of Queen Elizabeth I), built it in the mid-
16th Century. The main building has not been much altered over the
centuries. Many of the Cecil descendants have acquired major works
of art and employed artists and craftsmen from Europe to enhance
their surroundings. The Heaven Room, used in the film as Lady
Catherine's drawing room, is a stellar example. The 5th Earl, Lord
Exeter, commissioned the Italian artist Verrio to paint the wall and
ceilings, in addition to the magnificent murals on the walls and
ceilings of the staircase (the Hell Staircase) leading to the Heaven
Room. Verrio worked at the house for many years, but took to
spending his earnings in the George Hotel in nearby Stamford, where
the Pride & Prejudice cast stayed during filming. Verrio eventually
left Burghley House in disgrace - and in debt to many of the
villagers.

Burghley House is now owned by a family trust, and the property is
managed by Lady Victoria Leatham (daughter of the Marquis of Exeter,
the medal-winning Olympic runner portrayed in the Academy Award-
winning film Chariots of Fire by the late actor Ian Charleson, who
has an RSC Award named after him which Pride & Prejudice leading man
Matthew Macfadyen was nominated for). Lady Victoria appears
regularly on the long-running Antiques Roadshow, advising members of
the public on the provenance and value of articles that they have
brought from their homes.


CHATSWORTH HOUSE (Pemberley, Mr. Darcy's family home)

The largest private country house in England and the home of the
Duke and Duchess of Devonshire, Chatsworth House is the house used
in Pride & Prejudice as the exterior of Pemberley, Mr. Darcy's
family home. Jane Austen made mention of Chatsworth in Pride and
Prejudice, and the Duchess believes that the author was thinking of
Chatsworth (which is in Derbyshire) when describing Pemberley.

Deborah, the Duchess of Devonshire, is one of the renowned "Mitford
Girls" (her sisters were writers Nancy and Jessica Mitford, as well
as Unity Mitford and Diana Mitford). During WWII, Chatsworth (built
in the 17th Century) was occupied by a girls' boarding school,
Penrhos College. 300 pupils and teachers lived and worked there from
1939 until 1946. The house was subsequently reopened to the public,
and in 1973 a farmyard and adventure playground were added on.
Beginning in 2001, Chatsworth was opened to visitors for the holiday
season (from early November until late December).

Within the house, the grand staircase of the Painted Hall (where
charitable functions and the children's Christmas party are held) is
where, in Pride & Prejudice, Lizzie Bennet and the Gardiners (the
latter portrayed by Penelope Wilton and Peter Wight) begin their
tour of Pemberley. It is within the Sculpture Gallery (so named for
the 6th Duke's having devoted the space to stone and sculpted
figures) that Lizzie sees the bust of Mr Darcy - and hears of his
fine qualities.


WILTON HOUSE SALISBURY ([also] Pemberley, Mr. Darcy's family home)

Built in the 16th Century on a site occupied for nearly 800 years
prior by a succession of religious communities, Wilton House
Salisbury is the family home of the 18th Earl of Pembroke (whose
late father, the 17th Earl, was director/producer Henry Herbert).
The uniquely designed Double Cube Room is seen in Pride & Prejudice
as the drawing room of Mr. Darcy's family home, where Lizzie is
introduced to Darcy's sister Georgina.

The Double Cube Room, widely recognized as one of the finest
surviving examples of 17th Century Palladianism (inspired by the
architect Palladio) in England, houses and showcases a collection of
family portraits by the 17th-Century artist Sir Anthony van Dyck.


HADDON HALL (The Inn at Lambton)

The Banqueting Hall at Haddon, utilized onscreen in Pride &
Prejudice as the dining room at the Lambton Inn, is the essence of a
medieval manor from the 14th Century, and would have - as the
principal dwelling room - housed 40-50 at that time.

For over 400 years the house, built atop a limestone outcrop and
located in Bakewell, Derbyshire, has belonged to the Manners family,
and the house and grounds are open to the public. Other feature
films that have been shot there include the Working Title production
of Elizabeth and the most recent version of Jane Eyre.


* Additional locations *

TEMPLE OF APOLLO Stourhead Gardens (in Stourton, Wilts) were used
for the Rosings Garden sequence in which Darcy proposes to Lizzie
but is rejected.

ST. GEORGE'S SQUARE (in Stamford, Lincolnshire) is where the
(Bennets' local) Meryton Village scenes were shot.

HUNSFORD (of The Alms House, at the Boughton House Estate in
Northamptonshire) was used for scenes of Mr. Collins' parsonage
(adjacent to the film's Rosings house).

HUNSFORD CHURCH (at St. Peter Brooke, in Rutland) is the church
whose interior doubled as Mr. Collins' church in the film.

PEAK DISTRICT (at Stanage Edge, in Hathersage Moor, Derbyshire) is
where Lizzie and the Gardiners tour Derbyshire

isfendan
04-06-06, 20:22
http://img453.imageshack.us/img453/9295/chatsworthhousemain203x1526yl.jpg
Chatsworth House (photo: Gary Rogers)

Pride & Prejudice (2005)

The big screen version of this epic tale features several Derbyshire locations and stars Keira Knightley, Matthew MacFadyen, Brenda Blethyn, Donald Sutherland and Judi Dench.

Derbyshire features in yet another production of the Jane Austen classic Pride and Prejudice - but not all the scenes are obvious.

The one that really does stand out is Chatsworth House - again used as the setting for Pemberley, the fictional residence of Mr Darcy. This is hardly surprising though as it is believed that Chatsworth was the home on which Jane Austen actually modelled Pemberley - she wrote the novel while staying in Bakewell in around 1812.

Austen wrote: "It was a large, handsome, stone building standing well on rising ground, and backed by a ridge of high woody hills; and in front, a stream of some natural importance was swelled into greater, but without any artificial appearance."

Look out for some fine exterior shots of Chatsworth, as well as some recognisable interior shots.

Within the house, the grand staircase of the Painted Hall is where Lizzie and the Gardiners start their tour of Pemberley, and within the Sculpture Gallery, Lizzie Bennet sees the bust of Mr Darcy, while his housekeeper describes the many good qualities of her master.

http://img318.imageshack.us/img318/7820/prideandprejudicesculpuregalle.jpg

Look out, too, for a dramatic view of nearby Stannage Edge.

Another featured location in this 2005 film is Haddon Hall - in particular, see if you can spot the chapel and the dining room.

Haddon Hall's 15th Century chapel
Haddon Hall is now the family home of Lord Edward Manners, who continues to restore the building. Much time and effort has been put into renovating the stained-glass windows in the 15th Century Chapel, used in the film, and re-pointing the walls.

http://img318.imageshack.us/img318/626/haddonhallchapelmain203x1527tu.jpg

And Adminstrator Janet O'Sullivan was also given a role in the film. She said: "I was one of the visitors to the inn. I was dressed as a semi-posh person.

"We started out at around 7 o'clock in the morning. We got 'corsetted-up' at Bakewell Town Hall and actually got to film at about 2 o'clock in the afternoon.

"The scene they shot took about four hours to film so it was about 10 o'clock before we got our costumes off - to great relief!"

kaynak: www.bbc.co.uk

isfendan
04-06-06, 20:33
Lizzy'nin gezdiği Heykel Galerisi
http://www.eastmidlandstours.com/tours/12/pif1.htm

Yemek Odası hatta salonu:img-grin2
http://www.eastmidlandstours.com/tours/12/pif2.htm

Bahçe
http://www.eastmidlandstours.com/tours/12/pif3.htm

isfendan
04-06-06, 20:59
Lady Catherine de Bourg'ün ve Mr.Collins'in evlerinden görüntüler

http://www.haddonhall.co.uk/tour_virtual_approach.htm

willlover
05-06-06, 14:25
isfendan,çok teşekkür ederim.Henüz yazıyı okuma olanağu bulamadım;ama galeriye baktım.Fİlmin mekanları çok etkileyici.Özellikle heykellere bakarken bir an kendimi Elizabeth'in yerine koyar gibi oldum:img-grin2 Tablolar falan dönemin sanat eserlerini yansıtıyor.Gerçekten de filmde kendimi 17. yüzyılda gibi hissetmiştim.Bunu sağlayan şeylerden biri de mekanlar olmalı herhalde.

isfendan
05-06-06, 15:57
isfendan,çok teşekkür ederim.Henüz yazıyı okuma olanağu bulamadım;ama galeriye baktım.Fİlmin mekanları çok etkileyici.Özellikle heykellere bakarken bir an kendimi Elizabeth'in yerine koyar gibi oldum:img-grin2 Tablolar falan dönemin sanat eserlerini yansıtıyor.Gerçekten de filmde kendimi 17. yüzyılda gibi hissetmiştim.Bunu sağlayan şeylerden biri de mekanlar olmalı herhalde.

virtual tour'ları beğenmene çok sevindim cnm:img-grin2,birşey değil;) aynen bende senin gibi o heykel galerisinden çok etkilendim.Filmde kullanılan mekanlar çok büyüleyici,daha önce harry potter filminde ki şatodan böyle etkilenmiştim.Bu filmde ki Pemberly'de tam bir peri masalı gibi:king: ingilizler tüm film mekanlarını çok süper bir şekilde turistik amaçlı kullanıyor ve buralardan çok para kazanıyor.:icon_idea Cnm,bu arada yazıları ingilizce diye okumaya fırsat bulamadıysan ben küçük çapta bir çeviri yapabilirim:img-book:

willlover
06-06-06, 14:18
virtual tour'ları beğenmene çok sevindim cnm:img-grin2,birşey değil;) aynen bende senin gibi o heykel galerisinden çok etkilendim.Filmde kullanılan mekanlar çok büyüleyici,daha önce harry potter filminde ki şatodan böyle etkilenmiştim.Bu filmde ki Pemberly'de tam bir peri masalı gibi:king: ingilizler tüm film mekanlarını çok süper bir şekilde turistik amaçlı kullanıyor ve buralardan çok para kazanıyor.:icon_idea Cnm,bu arada yazıları ingilizce diye okumaya fırsat bulamadıysan ben küçük çapta bir çeviri yapabilirim:img-book:

Kesinlikle İngilizler bu film sektörünün etinden sütünden yararlanıyorlar.Hatta arama motorlarında arama yaptığımda Jane Austen turları falan görmüştüm.Bu filmin üzerine zaten o mekanları gezenlerin sayısı 2-3 kat artmış duyduğuma göre.Hem de sadece iç turizm olarak değil,dışarıdan gelen turistlerin sayısı da epey fazlaymış.

Filmde de Pemberley çok müthişti.Böyle ağaçların arasında bir girişi var,yani tıpkı peri masalı senin de söylediğin gibi.Şu yazılara gelince,ben kendim çevireyim ki İngilizce antrenmanı olsun,değil mi ama:img-grin2

isfendan
06-06-06, 19:51
ya ne zaman çıkacak bu filmin dvdsi Türkiye'de:icon_evil alternate endingi bir izlemek nasip olmadı ya link falan bir şeyler var mı netten online izleyebileceğimiz?

slm,DVD halen Türkiye'de çıkmadı...amazon.co.uk'da artık dvd'nin kullanılmışları bile satılmaya başladı ama biz sadece soundtrack albümü görebildik:img-sorry daha önce de bu forumda uzun versiyonu izlemek için son kısmı upload etmiştim sanırım denk gelmedin:icon_roll o zaman keira'nın web sitesinden videoyu pc'ne kaydedebilirsin.işte link'i...

http://www.keiraweb.com/pppromo.html

sayfanın ortalarına doğru "Promotional Video Clips" yazısına gel ve "The Kiss - Full scene" yazan link'i tıkla ve videoyu kaydet,hepsi bu:img-grin2 iyi seyirler:img-nyam:

isfendan
07-06-06, 15:01
Kesinlikle İngilizler bu film sektörünün etinden sütünden yararlanıyorlar.Hatta arama motorlarında arama yaptığımda Jane Austen turları falan görmüştüm.Bu filmin üzerine zaten o mekanları gezenlerin sayısı 2-3 kat artmış duyduğuma göre.Hem de sadece iç turizm olarak değil,dışarıdan gelen turistlerin sayısı da epey fazlaymış.

Filmde de Pemberley çok müthişti.Böyle ağaçların arasında bir girişi var,yani tıpkı peri masalı senin de söylediğin gibi.Şu yazılara gelince,ben kendim çevireyim ki İngilizce antrenmanı olsun,değil mi ama:img-grin2

cnm ya akıl yaşta değil baştadır diye biz atasözü var,bu söz yaşına bakmaksızın kafası zehir gibi çalışanlar için söylenir ve sende kesinlikle onlardan birisin;) şimdi bu kız bana niye böyle dedi diyeceksin,sebebini söyleyim....yazılarını çok dikkatle okuyorum,o kadar geniş bir bilgi haznen olmalı ki böyle detaylı yorumlar yazıyorsun hep...ben güya turizm'le ilgili bir bölümden mezunum iç-dış turizmden bahsetmek benim bile aklıma gelmedi:img-grin2 Dediğin gibi ingilizler bu konuda pratik zekalarını iyi kullanıyorlar,ben çekim yapılan evler içn tur fiyatlarına şöyle bir bakmıştım da 25-50 pound arası fiyat veriyorlar...Türk parasına çevirirsek dehşet bir para...PP 2005'den sonra iyi kar ettikleri kesin,benim de imkanım olsa bende giderim o turlara,çünkü bu işler için çok güzel bir paket turlar hazırlamışlar,yemede yanında yat misali:img-grin2

willlover
07-06-06, 16:52
cnm ya akıl yaşta değil baştadır diye biz atasözü var,bu söz yaşına bakmaksızın kafası zehir gibi çalışanlar için söylenir ve sende kesinlikle onlardan birisin;) şimdi bu kız bana niye böyle dedi diyeceksin,sebebini söyleyim....yazılarını çok dikkatle okuyorum,o kadar geniş bir bilgi haznen olmalı ki böyle detaylı yorumlar yazıyorsun hep...ben güya turizm'le ilgili bir bölümden mezunum iç-dış turizmden bahsetmek benim bile aklıma gelmedi:img-grin2 Dediğin gibi ingilizler bu konuda pratik zekalarını iyi kullanıyorlar,ben çekim yapılan evler içn tur fiyatlarına şöyle bir bakmıştım da 25-50 pound arası fiyat veriyorlar...Türk parasına çevirirsek dehşet bir para...PP 2005'den sonra iyi kar ettikleri kesin,benim de imkanım olsa bende giderim o turlara,çünkü bu işler için çok güzel bir paket turlar hazırlamışlar,yemede yanında yat misali:img-grin2

İltifatlar için teşekkürler:img-grin2Kıpkırmızı olmuş durumdayım:img-grin2 Keşke Türk film sektörü de fimleri bu kadar iyi değerlendirebilse diye düşünmekten alamıyorum kendimi ben.Yani zaten kaliteli yapımların sayısı çok az;onları da heba ediyorlar.Mesela Babam ve Oğlum filmi nerede geçiyorsa,ya da Eşkiya filmi,oralara turlar düzenlenebilirdi uygun fiyatlara.

Ben imkanım olsa kesinlike giderdim o turlara.Resimleri bile iştah kabartıcı.Bu turlar için açtıkları siteler de gerçekten çok bilgilendirici ve çok güzel.Yani reklam işini gerçekten çok güzel yapmışlar.İnsanın iştahını kabartıyor.:img-nyam:

willlover
07-06-06, 16:54
cnm ya videonun kalitesi konusunda haklıymışsın,senin linkten yenisini indirdim ve ilk defa bu kadar net bir şekilde izledim,dvd'den alınmış bu video,çok sağol:img-kiss: keira'nın sitesinde ki video sanki sinemanın içinde çekilmiş gibiydi:img-grin2 :img-haha:

Bence keira'nın sitesindeki video sinemadan kamera çekimi.İlk başta ben de o videoya sahiptim ve haliyle ayrıntıları pek anlayamamıştım.Şimdi ayrıntılarına falan da çok dikkat ediyorum.Gerçekten mükemmel bir görüntü kalitesine sahip.

heatrow
08-06-06, 22:40
arkadaşlar ben pride sinemada izledikten sonra visitpp.com'a mail atmıştım bu arada itiraf edeyim nerdeyse gösterimden kalkmasına yakın bi tarihte izlemiştim...ahhh ahh neler kaçırmışım o vakte kadar hele ki yeni gösterime girdiğinde cnn turk de yayınlanan balo sahnesinin kamera arkasını zaplamış olmakla:icon_evil neyse bu turun muhterem sahipleri bana bi harita yolladılar. Orada lizzie nin Georgina ile Darcyi gördüğü Pemberleyde ki salonun İngilterenin güneyinde ( salisbury); Pemberley 'in dış cephesi olarak gösterilen saray yavrusunun ise daha kuzeyde ( derbyshire -chatsworth) olduğunu görmüş şaşırmıştım...hala Büyük Britanya seyahat kitabım ve o harita uygun zamanı bekliyoruz...hepsini yerinde görmek için...

bu arada şu öpüşme sahnesinin olduğu videodan bahsediyoruz sanırsam...yaa benimde ev ahalisi izlediğinde ne hoş hiç öpüşme sahnesi bile yok..bu kadarı anca türk filmlerinde olur demişlerdi...bi an aklıma lizzie yi oynayan hülya koçyiğit darcy oynayan ediz hun geldi...ama hiç kimse matt.in yerini tutamaz...düşünemiyorum...mrs darcy mrs.darcy....:icon_cry:

willlover
09-06-06, 19:32
Evet,Matt'in sonda Mrs. Darcy,Mrs.Darcy diye sayıklamaları çok hoş,ben oraları inanılmaz çok sevdim.Sesine de epey yakışmış.Yalnız böyle ekstra bir sahne olması,Jane Austen'in fanatik fanlarını bayağı kızdırmış diye duydum.Hatta bunlar,filmin bu sahnesini protesto etmişler.Ama bana kalırsa,bu sahnelerde kitabın ruhuna aykırı bir şey yok.Sadece yönetmenin kitabın son birkaç sayfasını uyarlama şekli bu olmuş bence.Ayrıca Türkiye'de ve çoğu ülkede gösterildiği haliyle,filmin sonu havada kalıyor biraz bence.Kitabın son birkaç sayfasının sağlıklı uyarlaması,ancak bu sahneyi filme koyduğunuzda yerli yerine oturabiliyor.O yüzden filmin her yerde bu şekilde bitmemesine ben hiçbir anlam veremedim.

Bu arada bu son sahne,aslında ilk orijinal senaryo metninde yokmuş diye duydum.Oyunculardan Matthew ile Keira,filmin ilk senaryosunun sonunun çok havada kaldığını düşünerek böyle bir sahneyi teklif etmişler sanırım.Bunu bir İngiliz forumunda okumuştum.

heatrow
09-06-06, 22:23
bence bu sahnenin bizim ülkemizde de gösterilmesi gerekirdi...gerçektende film havada öylesine bitiyor...üstelik o sahne tıpkı kitaptaki gb bir hava yansıtıyor darcynin lizzienin yanında nasılda süt dökmüş kedi gb olduğunu tıpkı kitaptaki gb anlatan; aralarında büyük bir aşk olduğunu ve lizzienin şakacı ama özgür ruhunu yansıtan bir sahne...yani filmin tamamını düşününce darcynin karakterinde yaşadığı değişikliklerin son noktasını göremeden küt diye bitiyor film...ayrıca willlover okuduğun doğru ise kim kimi öpmek istediği için o sahneyi düşünmüş doğrusu merak ettim:img-polic

willlover
10-06-06, 15:41
bence bu sahnenin bizim ülkemizde de gösterilmesi gerekirdi...gerçektende film havada öylesine bitiyor...üstelik o sahne tıpkı kitaptaki gb bir hava yansıtıyor darcynin lizzienin yanında nasılda süt dökmüş kedi gb olduğunu tıpkı kitaptaki gb anlatan; aralarında büyük bir aşk olduğunu ve lizzienin şakacı ama özgür ruhunu yansıtan bir sahne...yani filmin tamamını düşününce darcynin karakterinde yaşadığı değişikliklerin son noktasını göremeden küt diye bitiyor film...ayrıca willlover okuduğun doğru ise kim kimi öpmek istediği için o sahneyi düşünmüş doğrusu merak ettim:img-polic

Bak işte kimin kimi öpmek istediğini bilemem:img-grin2 Ki zaten Matt evli barklı adam,öyle şeyler düşünmez yani:img-grin2 Keira'yı bilemem ama :P MM online forumundakiler Keira'nın hafiften Matt'e abayı yaktığını söylüyorlar;ama doğru değildir merak etmeyin:img-grin2

sevgi86
10-06-06, 20:27
bu öpüşme işin fazla takılmayın bence harikaydı film
final sahnesinde ekleme çıkarma yapmak yönetmenin bileceği iş
jane austen hayranlarının bu konuda aşırı hassasiyet gösterdiklerine inanıyorum

isfendan
10-06-06, 21:36
Bak işte kimin kimi öpmek istediğini bilemem:img-grin2 Ki zaten Matt evli barklı adam,öyle şeyler düşünmez yani:img-grin2 Keira'yı bilemem ama :P MM online forumundakiler Keira'nın hafiften Matt'e abayı yaktığını söylüyorlar;ama doğru değildir merak etmeyin:img-grin2

eğer bu tarz bir hayranlık duyma söz konusuysa Keira'ya yerden göğe kadar hak veriyorum,ben filmi izlerken adama ayılıp bayıldım hele Keira'nın yerinde olsaydım kötü şeyler olabilirdi:img-grin2 dermişim...zaten Matthew için "adam gibi adam" benzetmesi var Keira'nın,kız birşeyler biliyor cnm:img-grin2

heatrow
10-06-06, 23:01
doğrusunu söylemek gerekirse matt evli olmasaydı bence kesinlikle aralarında bir ilişki olabilirdi...hoş başka insanlar olsaydı evlilik çokda bağlamazdı... ama keiranın yerinde olmak istemezdim çok zor bir seçim olurdu benim için...neyse filmle ilgili bahsetmek istediğim bir nokta var ve sizlerinde düşüncelerini merak ediyorum. kostümler hakkında ne düşünüyorsunuz? pp nin dizisinde kostümlerin aşırı derecede lüx olduğunu gözlemlemiştim. bu filmde ise daha sade ve kararlı olduğunu düşünüyorum. yalnız bir iki sahnede darcy nin pantolonunu hiç beğenmediğimi belirteyim...Caroline Bingley kıyafetleri ki özellikle şarap rengi olan favori kıyafetim...gerçektende saç makyaj ve kostüm olarak sade ve asil...( bu arada caroline bingleyi oynayan aktris empire awards ta bu rölü için ödül aldı...)

isfendan
11-06-06, 03:41
doğrusunu söylemek gerekirse matt evli olmasaydı bence kesinlikle aralarında bir ilişki olabilirdi...hoş başka insanlar olsaydı evlilik çokda bağlamazdı... ama keiranın yerinde olmak istemezdim çok zor bir seçim olurdu benim için...neyse filmle ilgili bahsetmek istediğim bir nokta var ve sizlerinde düşüncelerini merak ediyorum. kostümler hakkında ne düşünüyorsunuz? pp nin dizisinde kostümlerin aşırı derecede lüx olduğunu gözlemlemiştim. bu filmde ise daha sade ve kararlı olduğunu düşünüyorum. yalnız bir iki sahnede darcy nin pantolonunu hiç beğenmediğimi belirteyim...Caroline Bingley kıyafetleri ki özellikle şarap rengi olan favori kıyafetim...gerçektende saç makyaj ve kostüm olarak sade ve asil...( bu arada caroline bingleyi oynayan aktris empire awards ta bu rölü için ödül aldı...)

ne yalan söyleyim dizide ki kıyafetleri filmdekine nazaran daha çok beğenmiştim ama bu yorumum sadece bayanlar için hatta Lizzy için geçerli diyebilirim..2005 PP'sinde Lizzy'yi zaman zaman çok sade buldum mesela zümrüt yeşili veya beyaz çizgili elbisesiyle...ama balo da ki beyaz elbisesi ve incili topuzu hariç o çok süperdi:img-grin2 Lizzy'nin aksine kardeşleri daha canlı renkleri ve kumaşları tercih ediyordu..mesela şu resimde olduğu gibi..
http://img60.imageshack.us/img60/5671/stolzundvorurteil198eb.jpg
bu arada cnm şu şarap rengi kıyafet konusunda sana katılıyorum,gerçekten çok hoştu..her ne kadar hatun kötü bir karakteri canlandırsa da çok hoş bir bayan..fransız dilberleri gibi..kızıl saç-beyaz ten-renkli göz:img-grin2

erkeklerin kıyafetine değinirsem bende pantoların tarzını hiç beğenmedim,sanki hep başkasının bedenine göre dikilmiş gibi bir his yarattı bende,mesela Lady'nin evinde ki bir sahnede erkekler uzaktan dikilmiş Lizzy'e doğru bakıyor ya,işte o sahne de Darcy'nin paltolunu kötü duruyor sanki...bir de sanki Matthew çok iri bir adammış gibi bacakları falan kalın durmuş..bunun yanında Mr.Bennet veya Mr.Bingley çok narin kalmışlar yanında..sanki Darcy paltoların içine ancak sığmış gibi geldi..belki sadece bana öyle geldi bilmiyorum:img-grin2 bende bunları paylaşmak istedim:img-icecr

isfendan
11-06-06, 04:06
Lizzy'nin geceliği...

http://img84.imageshack.us/img84/8942/pandpkeiraknightdress12tg.jpg

http://img84.imageshack.us/img84/8564/pandpkeiraknightdress31xr.jpg

http://img84.imageshack.us/img84/1921/pandpkeiraknightdress28vm.jpg

http://img84.imageshack.us/img84/8674/pandpkeiraknightdress49fe.jpg

http://img125.imageshack.us/img125/779/pandpkeiraknightdress56zv.jpg

http://img96.imageshack.us/img96/1656/ppkeiranightydvd5ru.jpg

isfendan
11-06-06, 04:25
"A dress worn by Elizabeth Bennet (Keira Knightley) in the wonderful 2005 adaptation of Jane Austen’s novel Pride and Prejudice. This custom made, simple, cotton dress is pale green with a fine black and white vertical line pattern. The garment has hidden buttons up the front and a cord that is tied in a bow on the collar. There is no size marked but it is labelled “Sands Films”. Keira has earned an Academy Awards nomination for Best Actress in a leading role for her wonderful performance in the film. She can be seen wearing this style of dress in scenes near to the beginning of the film when she visits Netherfield to see her sick sister and then later on when she’s been to church and runs off into the rain where Mr Darcy the proposes to her. The bottom of the skirts are mud stained from the later scene."

http://img91.imageshack.us/img91/6161/pandpkeirakgreendress15kz.jpg

http://img61.imageshack.us/img61/6511/pandpkeirakgreendress39it.jpg

http://img91.imageshack.us/img91/8775/pandpkeirakgreendress28ji.jpg

http://img61.imageshack.us/img61/3415/pandpkeirakgreendress45jb.jpg

http://img161.imageshack.us/img161/6261/ppkeiragreendressdvd15ow.jpg

http://img161.imageshack.us/img161/3364/ppkeiragreendressdvd23tf.jpg

http://img161.imageshack.us/img161/8094/ppkeiragreendressdvd53cl.jpg

isfendan
11-06-06, 04:31
filmden kostümlerle ilgili bilgiler bulmaya devam edeceğim,umarım şimdilik bulduklarımı beğenirsiniz:img-grin2

willlover
11-06-06, 14:21
isfendan,ben film boyunca kostümleri çok beğenmiştim.Şimdi elimin altında bu resimlerin bulunduğunu bilmek çok güzel:img-grin2 Elbiseler pamuklu kumaştan yapılmış galiba,bu zaten dışarıdan bakınca belli oluyordu.Elizabeth'in kıyafetleri diğer kardeşlerine nazaran daha solgun renklerden oluşuyor falan diye yazmışsınız.Bence bunun nedeni,Elizabeth'in diğer kardeşlerine göre daha olgun bir tarafının bulunması olabilir.Yani yönetmen,bunu vurgulamak istemiş olabilir.Matthew'un aksesuarlarına bayıldım ben.Mesela özellikle fularları harikaydı yaaa:img-grin2 Ben fular takan erkeklere bayılırım zaten,onda ayrı hoş durmuş:img-grin2 Ben özellikle Darcy'nin Pemberley'de karşılarına çıktığı zamanki kostümüne bayılmıştım.:img-grin2 Bence kostümler abartısız.Sömürmemişler olayı.

heatrow
11-06-06, 16:34
filmden kostümlerle ilgili bilgiler bulmaya devam edeceğim,umarım şimdilik bulduklarımı beğenirsiniz:img-grin2
canım bu ne süper bir buluş...natalie portmanın starwarstaki kıyafetlerinden oluşan bir site bulmuştum padmeswardrop diye..keşke pp içinde öyle bi site olsaydı...diye düşünürken sen bu müthiş fotoları bulmuş ve her zaman ki gb bizimle paylaşmışsın...canım bunları bulmak için harcadığın emeğe teşekkür ederim...

heatrow
11-06-06, 16:42
isfendan,ben film boyunca kostümleri çok beğenmiştim.Şimdi elimin altında bu resimlerin bulunduğunu bilmek çok güzel:img-grin2 Elbiseler pamuklu kumaştan yapılmış galiba,bu zaten dışarıdan bakınca belli oluyordu.Elizabeth'in kıyafetleri diğer kardeşlerine nazaran daha solgun renklerden oluşuyor falan diye yazmışsınız.Bence bunun nedeni,Elizabeth'in diğer kardeşlerine göre daha olgun bir tarafının bulunması olabilir.Yani yönetmen,bunu vurgulamak istemiş olabilir.Matthew'un aksesuarlarına bayıldım ben.Mesela özellikle fularları harikaydı yaaa:img-grin2 Ben fular takan erkeklere bayılırım zaten,onda ayrı hoş durmuş:img-grin2 Ben özellikle Darcy'nin Pemberley'de karşılarına çıktığı zamanki kostümüne bayılmıştım.:img-grin2 Bence kostümler abartısız.Sömürmemişler olayı.

benim bir tasarımcı olarak görüşüm lizzie yi kıyafetleri ile aşırı sade gösterdikleri yönünde..biraz daha cıvıl cıvıl olabilirdi diye düşenmeden edemiyorum...kitty- lidya ve anne ise olması gerektiği gb hoppa tasvir edilmiş. jane benim kostüm olarak en beğendiğim 2. karakter oldu. en çok beğendiğim ise kesinlikle ve kesinlikle caroline...yalnız malesef georgina yı çok başarılı bir tasvir olarak bulamadım. matt'in kıyafleri özellikle lacivert ceketi ve dediğin gb fular çok yakışmış...bir tek o kahverengi pantolon son derece kaba ... isfendanın dediği gb sanki başkası için dikilmişte matt yanlışlıkla giymiş gb bir his uyandırıyor...

willlover
11-06-06, 17:03
benim bir tasarımcı olarak görüşüm lizzie yi kıyafetleri ile aşırı sade gösterdikleri yönünde..biraz daha cıvıl cıvıl olabilirdi diye düşenmeden edemiyorum...kitty- lidya ve anne ise olması gerektiği gb hoppa tasvir edilmiş. jane benim kostüm olarak en beğendiğim 2. karakter oldu. en çok beğendiğim ise kesinlikle ve kesinlikle caroline...yalnız malesef georgina yı çok başarılı bir tasvir olarak bulamadım. matt'in kıyafleri özellikle lacivert ceketi ve dediğin gb fular çok yakışmış...bir tek o kahverengi pantolon son derece kaba ... isfendanın dediği gb sanki başkası için dikilmişte matt yanlışlıkla giymiş gb bir his uyandırıyor...

Ben Jane'in kıyafetlerine bayıldım yaa.Zaten kız da tatlı,o kıyafetleri giyince daha da açmış onu:img-grin2

isfendan
11-06-06, 18:06
canım bu ne süper bir buluş...natalie portmanın starwarstaki kıyafetlerinden oluşan bir site bulmuştum padmeswardrop diye..keşke pp içinde öyle bi site olsaydı...diye düşünürken sen bu müthiş fotoları bulmuş ve her zaman ki gb bizimle paylaşmışsın...canım bunları bulmak için harcadığın emeğe teşekkür ederim...

çok sağol güzelim,filmde kullanılan daha fazla kıyafet bulmak istiyorum ama biraz kaynaklar kısıtlı,umarım Jane'in veya Caroline'ın kıyafetlerini de yakından görebiliriz:img-grin2

sevgi86
12-06-06, 22:49
eğer bu tarz bir hayranlık duyma söz konusuysa Keira'ya yerden göğe kadar hak veriyorum,ben filmi izlerken adama ayılıp bayıldım hele Keira'nın yerinde olsaydım kötü şeyler olabilirdi:img-grin2 dermişim...zaten Matthew için "adam gibi adam" benzetmesi var Keira'nın,kız birşeyler biliyor cnm:img-grin2

evet ben de bayıldım darcy ye
film arasında arkadaşlara inşallah bir araya gelemezler de darcy bana kalır dedim
darcy bir içim su
çok karizma adam
adam gibi adam dediğin gibi:img-nyam:

willlover
13-06-06, 13:46
evet ben de bayıldım darcy ye
film arasında arkadaşlara inşallah bir araya gelemezler de darcy bana kalır dedim
darcy bir içim su
çok karizma adam
adam gibi adam dediğin gibi:img-nyam:

Şu aralar bu Mr.Darcy karakterinde bir tılsım olduğuna inanmaya başladım.Kim oynasa yıldızı parlıyor.:img-grin2 Ama Matthew MacFadyen bu karakteri üzerinde öyle bir taşıdı ki,bence bu ilgiyi hak ediyor.:img-grin2

willlover
13-06-06, 16:21
Buraya kendi yaptığım bir gifi koymak istiyorum:

http://img20.imageshack.us/img20/7885/ppgif0sm.gif

heatrow
14-06-06, 22:51
Buraya kendi yaptığım bir gifi koymak istiyorum:

http://img20.imageshack.us/img20/7885/ppgif0sm.gif
willl. çok süper olmuş...espriside çok hoş bu işi çok iyi kıvırıyorsun...bence photoshop olayına da gir ..aynı şehirde olsaydık yardımcı olmak isterdim...:img-grin2 daha başka gifflerde bekliyoruz...:love05:

willlover
15-06-06, 14:16
willl. çok süper olmuş...espriside çok hoş bu işi çok iyi kıvırıyorsun...bence photoshop olayına da gir ..aynı şehirde olsaydık yardımcı olmak isterdim...:img-grin2 daha başka gifflerde bekliyoruz...:love05:

Şu photoshop olayını da bilen bir arkadaşımdan öğrenip bu işe gireceğim.Ama seninkiler kadar usta bir çalışma bekleme benden:img-grin2 Daha başka gifler,videolar,kesinlikle boş oldukça yapmaya devam edeceğim:img-grin2

heatrow
17-06-06, 15:25
:img-icecr BEKLENEN GÜN GELDİ ARKADAŞLAR, ARTIK PP DVD VE VCD OLARAK EVLERİMİZDE....BU FIRSATI KAÇIRMAYIN....( GERÇİ BEN KORSAN OLARAK ALMIŞTIM YANİ BİLİYORUM BU BİR SUÇ AMA NAPAYIM DÜNYANIN HERYERİNDE AYLAR ÖNCE ÇIKTI DVDSİ....) BEN HEMEN GİDİP YASAL Bİ DVD ALACAĞIM..SİZLER???:img-polic

alyaria
19-06-06, 11:35
Nihayet . Ankara' daki kitapevleri çalışanlarıyla tanış oldum nerdeyse:) Gidince daha çıkmadı diyorlar.
İlk işim yasal vcd'sini almak olacak.

Butterbeer
19-06-06, 13:20
dvd çıktı sanırım, ben yarın alıcam, dost kitabevinden

willlover
19-06-06, 15:58
O dvd'den kesinlikle elimin altında bir tane bulunması lazım:img-grin2 DVD'den çekilmiş resimler fan sitelerinde ve bu sitede dolaşıyor ve bu da benim iştahımı kabartıyor.Türkçe dublajın dvd'de olmadığını söylemiştiniz;açıkçası dublajın yokluğunu pek hissetmem.Oyuncular orijinal sesleriyle çok daha iyi bence:img-grin2

isfendan
19-06-06, 20:26
slm arkadaşlar,yaklaşık 30 dakika önce büyük bir hevesle yasal P & P DVD'mi de aldım:img-grin2 Maalesef Heatrow arkadaşım gibi bende önceden korsan dvd almıştım ama sırf o alternatif sonu,ekstraları ve doğru düzgün bir dvd'yi elimde bulundurmak adına bir daha filmi satın aldım:img-nyam: hemen bir tekrar daha yapıp hevesimi gidermek istiyorum:img-nyam:

willlover
19-06-06, 20:53
Valla ben bugün bulunduğum yerdeki 3 yasal cd'ciye sordum,bir sonuç çıkmadı.Ama en kısa zamanda elimde bulundurmam lazım.Sizler benden daha şanslısınız.:img-grin2

heatrow
19-06-06, 22:13
daha önce fark etmemiştim...1- darcy ve lizzie nin dans sahnesinde dikkat ettiniz mi matt dansın ilk bölümlerinde adım sayıyor gibi...2- georgina ile lizzienin tanıştırıldığı bölümde matt in eline bakın..ritm tutar gb parmaklarını hiç durmadan hareket ettiriyor....Arkadaşlar o kadar çok izledim ki filmi:img-grin2 artık en ince ayrıntılara kadar fark ediyorum...:img-polic

isfendan
20-06-06, 03:23
Valla ben bugün bulunduğum yerdeki 3 yasal cd'ciye sordum,bir sonuç çıkmadı.Ama en kısa zamanda elimde bulundurmam lazım.Sizler benden daha şanslısınız.:img-grin2

cnm senin adına çok üzüldüm umarım en kısa zamanda dvd'yi alırsın,ben vcd'den yana değilim de:img-grin2 ben de başkentte yaşamama rağmen çoğu şeyi istanbul'dan sonra buluyorum:img-sorry bu arada dvd'yi "Ada Müzik & Kitap Evinden" aldım,vcd'yi de gördüm ama ilgilenmedim:img-grin2 muhtemelen Dost ve D&R'da da vcd-dvd bulunur artık...

yesilgozlu_83
20-06-06, 10:39
arkadaşlar orjinal dvd yi almak isteyenler internetten temin edebilirler.
çoğu alışveriş sitesinde satışa sunulmuş üstelik indirimli.
bilginiz olsun istedim.

willlover
20-06-06, 11:18
cnm senin adına çok üzüldüm umarım en kısa zamanda dvd'yi alırsın,ben vcd'den yana değilim de:img-grin2 ben de başkentte yaşamama rağmen çoğu şeyi istanbul'dan sonra buluyorum:img-sorry bu arada dvd'yi "Ada Müzik & Kitap Evinden" aldım,vcd'yi de gördüm ama ilgilenmedim:img-grin2 muhtemelen Dost ve D&R'da da vcd-dvd bulunur artık...

Yaa kesinlikle gelir de,böyle iki-üç hafta geçebilir gelene kadar rahat rahat:img-grin2 Şansa bak ki şehir dışındayım;ama burda olduğum yer de yaşadığım yerden pek farklı değil.O yüzden temin etmek çok zor.İstanbul'da olsak iş kolaydı:img-grin2

Bence Matt'in o hareketleri doğaçlamaydı.Yani tabii tam senaryo metnini bilemeyiz;ama senaryo metninde o tip hareketler olduğunu sanmıyorum.Bence Matt,Mr.Darcy'nin utangaçlığını ve insanlarla iletişim kuramdaki sorununu çok başarılı yansıtmış.Yani mesela Matt'in olduğu her sahnede Mr.Darcy'nin utangaçlığı çok rahat sezilebilir.Ben de korsan cd'den filmi bayağı izlemiştim:icon_whis ama heatrow'un bahsettiği sahneleri görmemiştim hiç,dikkat etmemiştim.:img-grin2 Gözlem yeteneğinden dolayı heatrow'u tebrik etmek gerek:img-grin2

İnternet alışverişine gelince,bilmiyorum ama internetten alışverişe pek güvenemiyorum,devir hacker'ların devri:img-grin2 Adamlar google'a bile hasar verecek kadar ustalaşmışlar yani.

isfendan
20-06-06, 22:25
halen Aşk ve Gurur'la ilgili birşey almamış olan arkadaşlara sesleniyorum,kesinlikle dvd'yi alın,bonus bölümünü bugün baştan sona izledim ve bayıldım:img-nyam: :cheer: matthew'u film çekimi dışında röportaj yapılırken izlemek harika,sayısını bilmediğim kadar çok internetten bu tarz şeyler izlemiştim ama dvd'de izlemek olağanüstü.Çok güzel bölümler var,mesela 19.yy kadın-erkek ilişkileri nasıldı?Jane Austen kimdir?yine 19.yy kıyafet ve mücevherleri,film boyunca kullanılan evler ve sahipleri,perde arkası görüntüler,oyuncular,yönetmen,yapımcı ile röportajlar vb.diye son derece ilgi çekici bölümler var,yaklaşık 1 saat boyunca ilgiyle izleyeceğiniz bölümler var.:img-eat: Tabi yine bonus bölümünde alternatif sonda var...daha önce de görmüştüm ama videoların kalitesinden midir bilmem yeni dikkatimi çeken şey,mrs.darcy'li öpücük olayı başlamadan önce yapılan uzak çekimde Lizzy'nin Darcy'nin bacağını okşaması :img-blush :icon_whis o ana kadar son derece efendi duruyorlardı,sonradan böyle bir sahne görmek hoş tabii:img-pilot

heatrow
20-06-06, 22:40
halen Aşk ve Gurur'la ilgili birşey almamış olan arkadaşlara sesleniyorum,kesinlikle dvd'yi alın,bonus bölümünü bugün baştan sona izledim ve bayıldım:img-nyam: :cheer: matthew'u film çekimi dışında röportaj yapılırken izlemek harika,sayısını bilmediğim kadar çok internetten bu tarz şeyler izlemiştim ama dvd'de izlemek olağanüstü.Çok güzel bölümler var,mesela 19.yy kadın-erkek ilişkileri nasıldı?Jane Austen kimdir?yine 19.yy kıyafet ve mücevherleri,film boyunca kullanılan evler ve sahipleri,perde arkası görüntüler,oyuncular,yönetmen,yapımcı ile röportajlar vb.diye son derece ilgi çekici bölümler var,yaklaşık 1 saat boyunca ilgiyle izleyeceğiniz bölümler var.:img-eat: Tabi yine bonus bölümünde alternatif sonda var...daha önce de görmüştüm ama videoların kalitesinden midir bilmem yeni dikkatimi çeken şey,mrs.darcy'li öpücük olayı başlamadan önce yapılan uzak çekimde Lizzy'nin Darcy'nin bacağını okşaması :img-blush :icon_whis o ana kadar son derece efendi duruyorlardı,sonradan böyle bir sahne görmek hoş tabii:img-pilot
yaaa böyle ayrıntılı bilgi vermen çok iyi isfendancım...ama teşekkür etmiyorum:img-grin2 :love05:
arkadaşlar sizde dikkat ettiniz mi filmde lizzie collinsin teklifini red ettiğinde mary ( Allah'ım adını yanlış mı yazdım:fighting2 ) nasıl keşke bana teklif etseydi gb bakıyor....yorumunuz nedir

alyaria
21-06-06, 10:13
Dvd izlemeyi sevmiyorum, seyrettiğim hikayenin kahramanlarını gerçek halleri ile görmek filmin büyüsünü bozuyor sanki:)Biraz tuhaf bir mantık farkındayım ama asıl ricam bahsettiğiniz alternatif sonu dvd dışında internetten indirip izleme şansım var mı acaba?
Forumlarda link ve internet adresi vermek yasak sanırım. özel mesaj göndererek yardımcı olursanız çok sevinirim:)

willlover
21-06-06, 11:22
yaaa böyle ayrıntılı bilgi vermen çok iyi isfendancım...ama teşekkür etmiyorum:img-grin2 :love05:
arkadaşlar sizde dikkat ettiniz mi filmde lizzie collinsin teklifini red ettiğinde mary ( Allah'ım adını yanlış mı yazdım:fighting2 ) nasıl keşke bana teklif etseydi gb bakıyor....yorumunuz nedir

Evet,zaten kitapta da Mary'nin Mr.Collins'e özel bir ilgisi olduğundan bahsediliyordu.Filmde de var demek ki,bu çok normal:img-grin2

Bu arada öpüşme sahnesinden önceki o yeri ben 4. izleyişimde fark etmiştim;ama tabii dvd'de her şey daha kolay fark ediliyor.:img-grin2

Ayrıca Jane Austen,Pride&Prejudice filmiyle birlikte bir kez daha gündem konusu olmaya başladığından olsa gerek,onun hayatı anlatılan bir film çekilecekmiş diye duydum.:img-grin2

isfendan
22-06-06, 01:57
yaaa böyle ayrıntılı bilgi vermen çok iyi isfendancım...ama teşekkür etmiyorum:img-grin2 :love05:
arkadaşlar sizde dikkat ettiniz mi filmde lizzie collinsin teklifini red ettiğinde mary ( Allah'ım adını yanlış mı yazdım:fighting2 ) nasıl keşke bana teklif etseydi gb bakıyor....yorumunuz nedir

bende birşey değil demiyorum cnm:img-haha: ne demek görevimiz:img-pilot Mary-Collins iyi bir çift olabilirdi,o gıcık adama ancak Mary gibi bir kız dayanabilir:fighting2 şu anda hatırlayamadım ama Will'inde dediği gibi kitapta böyle birşey de geçiyor olmalı,balık hafızama yeni düştüm yine:img-grin2

willlover
22-06-06, 11:42
Zaten Mary'nin de adamı beğenmesinin sebebi,diğer çoğu erkeğin aksine biraz daha eğitilirse çok kültürlü biri olabileceği inancıydı;ama tabii bu gerçekleşmedi:img-grin2

beyazkedi
22-06-06, 12:26
halen Aşk ve Gurur'la ilgili birşey almamış olan arkadaşlara sesleniyorum,kesinlikle dvd'yi alın,bonus bölümünü bugün baştan sona izledim ve bayıldım:img-nyam: :cheer: matthew'u film çekimi dışında röportaj yapılırken izlemek harika,sayısını bilmediğim kadar çok internetten bu tarz şeyler izlemiştim ama dvd'de izlemek olağanüstü.Çok güzel bölümler var,mesela 19.yy kadın-erkek ilişkileri nasıldı?Jane Austen kimdir?yine 19.yy kıyafet ve mücevherleri,film boyunca kullanılan evler ve sahipleri,perde arkası görüntüler,oyuncular,yönetmen,yapımcı ile röportajlar vb.diye son derece ilgi çekici bölümler var,yaklaşık 1 saat boyunca ilgiyle izleyeceğiniz bölümler var.:img-eat: Tabi yine bonus bölümünde alternatif sonda var...daha önce de görmüştüm ama videoların kalitesinden midir bilmem yeni dikkatimi çeken şey,mrs.darcy'li öpücük olayı başlamadan önce yapılan uzak çekimde Lizzy'nin Darcy'nin bacağını okşaması :img-blush :icon_whis o ana kadar son derece efendi duruyorlardı,sonradan böyle bir sahne görmek hoş tabii:img-pilot

Sevgili Isfendan! Alternatif sonu izleyememis bir "Ask ve Gurur" hayrani olarak, senden orada ikisinin arasinda gecen konusmayi buraya yazmani istesem, cok sey istemis olmam degilmi? Gercekten filmin bizden esirgenen o kismini cok merak ediyorum. Kesinlikle dvd sini alicam ama o zamana kadar senden, yada seyreden baska arkadaslardan ricam bu.Simdiden tesekkür ediyorum..:img-help:

ozdnuygn
22-06-06, 17:23
AŞK VE GURUR

Sense & Sensibility ve Emma’dan bu yana, beyazperdede büyük bir Jane Austen uyarlaması izlememiştik. 2006 yılına gelmişken artık buna ihtiyacımız olmadığını düşünenler de çıkabilir belki. Ama önyargılı davranmakta acele etmeyin. Başroldeki Keira Knightley’e, Akademi tarihinde En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar ödülüne aday gösterilen en genç üçüncü aktris unvanını getiren Aşk ve Gurur (Pride & Prejudice), Altın Küre ödül töreni sırasında Emma Thompson’ın da çok eğlenceli bir sunumla belirttiği gibi, gencecik bir film.

5 kız kardeş, ebeveynleri ve duygusal ilişkileri çevresinde dönen öykü, bir türlü bir araya gelemeyen güçlü ve başına buyruk Elizabeth ile yakışıklı ve aşırı kontrollü beyefendi Darcy üzerine odaklanır. Sosyal statülerin, ekonomik ilişkilerin ve çevrenin, yazık ki duygusal ilişkilerin gidişatı üzerinde de belirleyici olduğu bir dönem anlatılmaktadır.

İlk filmini çeken, televizyon kökenli yönetmen Joe Wright’ın yorumuyla Aşk ve Gurur, günümüze ait bir gençlik filminden sadece dekor ve kostümleriyle ayrılıyor. Ama kostümlü filmlerde hakim olabilen o mesafeli ve belirgin bir şekilde geçmişe ait hava burada yok. Genç oyuncular bizim de paylaştığımız motivasyonlarla hareket ediyorlar. Her şeyden belirleyici olansa, dil. Kelimelerin seçimi ve kullanılış biçimleri zaten filmin amacını dışa vuruyor: Ağırbaşlı bir edebiyat uyarlaması değil, bugünün perspektifinden, genç bir film yapmak.

Wright’ın sinema dili de bunu doğruluyor. Yer yer kendine fazla dikkat çekmekle eleştirilen yönetmen, kamera kullanımı ve mizansen anlayışıyla o denli dinamik bir iş çıkarmış ki, kendisini gönül rahatlığıyla son dönemin en umut verici keşiflerinden biri olarak nitelendirebiliriz. Zaman aşımlarında kullanılan kimi mizansen ve kurgu taktikleri göz dolduruyor. Filmin ilk yarısında yer alan balo sahnesi, mizansenin karmaşıklığı ve kameranın hakimiyeti ile hayranlık uyandırıyor. (Evet, en azından bu sahne için şu söylenebilir ki, belki biraz fazla hayranlık uyandırıyor; “kendini hissettiren organ hastadır” diye düşünecek olursak…)

Bu projenin en büyük çıkmazı, romandan 1995 yılında BBC televizyonu için yapılan çok başarılı bir dizi uyarlamasının bulunmasıydı. Karşılaştırmalar kaçınılmazdı. Herhalde en ağır yük de Darcy rolündeki Matthew Macfadyen’ın omuzlarındaydı. Çünkü bahsi geçen TV dizisinde, Colin Firth adeta kendisi için yaratılmış olan bu karaktere kusursuz bir şekilde can vermişti. Öyle ki Firth, kariyerinin sonraki adımlarında, Bridget Jones serisi gibi farklı projelerde de birebir aynı karakterin versiyonlarını canlandırır oldu. Macfadyen da Firth’ün izinde, çok akılda kalıcı bir performans vererek bu işten alnının akıyla çıkmayı başarmış. Belki İngiliz sineması da böylece yeni romantik prensini bulmuştur.
Bugüne kadar popüler filmlerde oynayıp oyunculuğuyla çok ciddiye alınmamış olan, henüz 20 yaşındaki Keira Knighley ise (Hayatımın Çalımı Beckham, Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti, Aşk Her Yerde) omuzlarında başarıyla taşıdığı bu filmle iyiden iyiye yıldız statüsüne yükselmiş oldu.

Filmin yan kadrosundaysa, yakın gelecekte isimlerini çok daha sık duyacağımız başka başarılı genç oyuncular da var. Elizabeth’in kız kardeşlerinden en büyüğü Jane rolünde Rosamund Pike ve Jane’in mutluluğunun önünde duran bir karakteri canlandıran, yakın zamanda Mrs. Henderson Presents gibi başka büyük filmlerde de izleyeceğimiz Kelly Reilly’e dikkat çekmek gerek. Herhalde ekibin en büyük sürprizi de, küçük kız kardeş rolünde karşımıza çıkan, Donnie Darko’dan hatırladığımız Jena Malone.



Aşk ve Gurur, genç ve dinamik bir film; nefes alan bir film. Hepsinden önemlisi de gerçekten romantik olmayı başarabilen bir film. Beklenmedik gişe geliri ve son olarak 4 dalda Oscar adaylığı da filmin başarısının karşılığı oldu. Dario Marianelli’nin sizi alıp götüren özgün müziklerini ve Roman Oshin’in sade ama şık görüntü çalışmasını da ayrıca alkışlıyoruz. Sonuç olarak şunu söyleyebilirim ki, kelimesi kelimesine bir uyarlama yapmak yerine, romanın ruhunu yakalayıp günümüz sinemasına adapte edebilmiş, tadından yenmeyecek bir film karşımızdaki.

willlover
28-06-06, 14:24
Filmin VCD'sini en sonunda alıp izleme olanağını buldum.Gerçekten çok mutluyum:img-grin2 Türkçe dublaj biraz sırıttı tabii,Matt'le Keira'nın ve Brenda Blethyn'le Donald Sutherland'in ses tonunu çok aradım filmin bazı sahnelerinde.Ama yine de gayet güzel bir VCD çalışması olmuş.Umarım DVD'si de bizim buralara bir an önce gelir ve izleme imkanım olur:img-grin2 DVD'yi daha da büyük bir heyecanla bekliyorum,ekstralar malum:img-grin2

fun_da
28-06-06, 20:36
arkadaşlar bugün benim ilk günüm daha şimdi üye oldum acemiliğimi bağışlayın lütfen.Sizinle dvd deki 18.yy dans protokolünü gösteren bir bölüm var ve orada MM'de yorum yapıyor.Onu izlemenizi tavsiye ederim.Çok hoş gözüküyor.Özellikle "sizden çok hoşlandım,işte numaram "derken çok tatlı.

willlover
29-06-06, 11:56
arkadaşlar bugün benim ilk günüm daha şimdi üye oldum acemiliğimi bağışlayın lütfen.Sizinle dvd deki 18.yy dans protokolünü gösteren bir bölüm var ve orada MM'de yorum yapıyor.Onu izlemenizi tavsiye ederim.Çok hoş gözüküyor.Özellikle "sizden çok hoşlandım,işte numaram "derken çok tatlı.

Hoşgeldin Funda:img-grin2 Umarım DVD'yi izleme şansım olur benim de.Gerçekten ekstraları itibariyle müthiş görünüyor çünkü.Mesela Jane Austen için özel bir bölüm bile varmış DVD'nin içinde.Ve ekstralardan gördüğüm screencaps ve birkaç videoya bakacak olursak,gerçekten güzel olacağını tahmin ediyorum.Bizim buradaki Cd'ciye VCD geldi,DVD de eli kulağındadır:img-grin2 Adam bu film yüzünden bıktı benden yalnız,hergün soruyorum neredeyse:img-grin2

heatrow
30-06-06, 13:59
arkadaşlar bugün benim ilk günüm daha şimdi üye oldum acemiliğimi bağışlayın lütfen.Sizinle dvd deki 18.yy dans protokolünü gösteren bir bölüm var ve orada MM'de yorum yapıyor.Onu izlemenizi tavsiye ederim.Çok hoş gözüküyor.Özellikle "sizden çok hoşlandım,işte numaram "derken çok tatlı.

hoşgeldin..
evet bende o kısmına bayıldım..birde...centilmen erkekler hakkında söyledikleri çok hoş...bir erkek gerçekten Darcy gb olmalı

fun_da
01-07-06, 19:54
hoşgeldin..
evet bende o kısmına bayıldım..birde...centilmen erkekler hakkında söyledikleri çok hoş...bir erkek gerçekten Darcy gb olmalı


Hoşbulduk.....:img-grin2
Ben filme ve dvd deki bütün ayrıntılara bayıldım.Bu filmin etkisinden nasıl kurtulacağım hiç bilmiyorum.Başka hiç bir filmden etkilenmez oldum.Bana ancak Mett'in diğer filmlerini izlemek iyi gelecek,belki bu sayede Aşk ve Gururun etkisinden kurtulabilirim ama malesef Enigma dışında hiç birini bulamıyorum.Anlıycan bu filmin etkisinden (yada by Darsy'nin)kurtulmam imkansız gibi gözüküyor.Bu konuyu paylaşacak birilerinin olması ayrıca çok hoş.BEN BİR MM'ZEDEYİM....::love05:

willlover
02-07-06, 15:00
Filmin en hoş taraflarından biri,kuşkusuz Darcy'i Matt'in canlandırması:img-grin2 Ama ablam,Colin Firth bin basar buna demiyor mu,gıcık oluyorum:icon_evil Ona göre Colin Firth'ün çizdiği Darcy çok daha iyiymiş vs. vs. :icon_evil

elizabeth_darcy
05-07-06, 01:11
Hoşbulduk.....:img-grin2
Ben filme ve dvd deki bütün ayrıntılara bayıldım.Bu filmin etkisinden nasıl kurtulacağım hiç bilmiyorum.Başka hiç bir filmden etkilenmez oldum.Bana ancak Mett'in diğer filmlerini izlemek iyi gelecek,belki bu sayede Aşk ve Gururun etkisinden kurtulabilirim ama malesef Enigma dışında hiç birini bulamıyorum.Anlıycan bu filmin etkisinden (yada by Darsy'nin)kurtulmam imkansız gibi gözüküyor.Bu konuyu paylaşacak birilerinin olması ayrıca çok hoş.BEN BİR MM'ZEDEYİM....::love05:
aynen senin durumunayım ve burdaki herkes gibi.sadece aşk ve gurur için üye oldum.derdimi birtek siz anlayabilirsiniz.darcy ve lizzieve darcy aşkına aşık oldum.sürekli izliyorum filmi tekrar tekrar.
ayrıca müzikleride indirdim harika başka bişey diyemiyorum.bence oscar haketmişti yazık oldu..neyse böyle yazarak içimi ferahlatıyorum

forgetmenot
05-07-06, 01:21
Türkçe dublaj biraz sırıttı tabii,Matt'le Keira'nın ve Brenda Blethyn'le Donald Sutherland'in ses tonunu çok aradım filmin bazı sahnelerinde.:img-grin2

Yönetmenin de belirttiği gibi Matt'in yanlızca güzel değil aynı zamanda 'derin' bir ses tonu var.Bence türkçe dublajda Matt'i seslendirecek henüz o derinlikte bir erkek sesi,Türkiye'de mevcut değil!Aslında rahmetli Alev Sezer yaşasaydı,belki onun sesi olabilirdi.Bir de çok zorlanırsa belki Tamer Karadağlı'nın da sesi olabilir(o da çaresizlikten,adam aynı oyunculuğundaki gibi dublajda da abartır da abartır,köpürtür de köpürtür artık!)

willlover
05-07-06, 20:08
En iyisi filmi altyazılı izlemek;çünkü dublajda sahneler gerektiği heyecanıyla yansıtılamıyor.Adamların gerçekten kızıp kızmadığını,duygularını anlamak falan oldukça zorlaşıyor.Hele hele Matt'in sesine alışınca:img-grin2

norahhh
06-07-06, 03:05
filimi dün izleme fırsatım oldu ve çok beğendim zaten beğendiğim bi kitaptı ve colinin oynadığı filmide çok beğenmiştim fakatbuda çok iyiydi özelliklede keira knightley çok güzeldi elizabeth bennet karakteri için biçilmiş kaftan gibiydi.matthew macfadyen için ise söyleyecek bişey bulamıyorum hem çok başarılıydı hemde çok yakışıklı gerçi fragmanlarda ilk gördüğümde colinden sonra buadam sırıtmış dedim fakat filmi izlediğimde yorum yapmak için erken davrandığımı anladım.izlemeyen herkese tavsiyem enkısa zamanda izlemeniz...

mademoiselle
09-07-06, 20:23
Filmi ben de izledim. Aslında önce kitabı okumuştum
(tabi ki çok beğenmiştim. Bundan tabi ne olabilir:) ) Film ise film oluşu dolayısıyla biraz hızlı geçiştirilmiş hissi uyandırdı. Üstelik de biçok sahne sanırım gene 121 dakikaya sığdırmak amacıyla kitaptan farklıydı. ( elizabeth'in charlotte'la collins'i görmeye yalnız gitmesi gibi...)
Buna rağmen filmi gene de çok beğendim. O atmosfer çok güzel yansılıtmıştı bence. Çok fazla zoom vardı ama bu da kimine olumsuz anlamda başdöndürücü:) etki yapabilecek olsa da bana kalırsa etkileyiciliği yansıtmak adına iyi bir seçim olmuş.
Şunu da hemen belirtmeliyim ki Jane Austen'ın hayalinde Fitzwilliam Darcy, Matthew Macfadyen gibi biriydi herhalde! Darcy karakterinin ete kemiğe bürünmüş halini tam anlamıyla yansıttı bana.
Keira Knıghtley'in apansızın sırıtmalarının gözüme batması dışında o da gayet uygun olmuş Elizabeth karakteri için bana göre. Collins'i, mr&mrs. bennet'ı daha başka hayal etmiştim ama izledikçe gözüm alıştı. İzlediğim çok olmuştu da bu filmi, geçenlerde alternatif bir sonu olduğunu duyunca dvdsini aldım ve tekrar tekrar izledim. İçinde özel seçenekler kısmı var:

19. yüzyılda randevu politikası
Aşk ve Gurur'un evi
Bennetlar
Jane Austen'ın yaşamı
Set günlüğü
Yönetmenden film boyunca yorumlar
19. Yüzyıldan imajlar
Aşk ve Gurur soy ağacı
ve Alternatif son gibi...

"Alternatif son" kısa ama izlemenizi öneririm:)

Bu filmden sonra iyice anladım ki ben dönem filmlerinin özellikle de böyle müthiş görsel şölen yaratan bir de buna klasik bir eserin kurgusunun eşlik ettiği dönem filmlerinin müptelasıyım:)

Bu film üstüne söylenecek çok şey var tabi. Ayrıca internette de biçok bilgiye rastlanılabiliyor P&& ile ilgili. Hatta kitabın kaldığı yerden devam etmiş biçok yazar ve kitapları var. Türkiye'ye hiç gelmemiş bu kitaplar sanırım ama internetten sipariş edilebiliyor tabi. Bunu özellikle mr darcy ve elizabeth'in fanları için yazdım (haberleri olmayabilir diye).
Gördüğüm kadarıyla tüm dünyada inanılmaz fanları olan bir kitap bu(özellikle de mr darcy hayranı bu kişiler:) ) ve bu forumda da en çok yazılan, görüntülenen film de bu galiba...
Neyse, demek istediğim: izlemeyenler, bu filmi izlemenizi tavsiye ederim ama ondan da çok okumayanlar için kitabını okumanızı tavsiye ederim naçizane:)...

Butterbeer
09-07-06, 21:24
özel seçenekler oldukça güzel, dvd alacaksanız özel versiyonunu alın buna değer

willlover
10-07-06, 21:34
Evet, özellikle fan fiction zengini bir kitap Pride&Prejudice. Mesela Mr. Darcy Takes A Wife diye bir kitap varmış,sanırım o en ünlüsü.Herhalde Jane Austen değil de günümüzdeki bir yazar bu kitabı yazsaydı,kesinlikle devamını çıkarırdı.Harry Potter serisinin yazarı J.K. Rowling bile,''Mesela ben Jane Austen'i çok severim ve kitaplarının sonunda karakterlerin daha sonraki yaşamlarında başlarına ne geldiğini çok merak etmişimdir.'' demiş.Ben bu tip kitaplardan bir-iki tanesini e-book olarak okudum.(gerçi İngilizceydi ve epey zorluk çektim.:img-grin2 Bir-iki ayda falan bitirdim.Tabii arada başka kitaplar falan da okuyordum:img-grin2 )Bunların Türkçe'ye çevrilmemesin nedeni,sanırım asıl kitabın bu tip kitapların hepsini gölgede bırakmasıdır.Gayet güzel kitap yazanlar olmuş aralarında ama,hiçbir Jane Austen'in iğneleyici mizahına sahip değildir,bunu rahat rahat söyleyebilirim:img-grin2

talii
12-07-06, 13:28
acaba banada yolayabilirmisin ask ve gururu ne kadar ardaığım halde bulamaadım .diziyi trt de izlemiştim ve filminede bayıldım.bana ulaştırabilirmisin.yada bulabilecegim bi adres verebilirmisin

talii
12-07-06, 13:29
Arkadasim bende BBC dizisi var 10 gun sonra sana gonderebilirim.Kitabi okunca hayal kirikligi yasamana gelince boyle birsey olacagini pek sanmiyorum.Kitap ile filmin tek farki kitapta daha cok Lizzynin duygulari anlatilmis filmde ise Lizzy kadar Dracynin duygulari da izleyiciye yansitilmis. Filmdeki Dracyi kitaptakine gore daha duygusal bulanlar var.Bu Film ve kitaptaki anlatim farkliligindan kaynaklanan bir yanilsama.yOKSA aski icin kendinde birsuru seyi degistiren bir adamin duygusal olmasi kacinilmaz.Ancak Matthew MacFadyenin söyle bir talihsizligi var;Ondan once Collin Firth Darcy karakterini yorumladi ve o darcy daha "duygusuz" ve "ruhsuz" idi.Oysa kitaba en uygun Darcy M.M nin yarttigi hem kibirli hemde askindan oturu kendindeki degisimi net gordugumuz Darcydir.
__________________
cvbınnı merakla beklicem

hoppala20
19-07-06, 14:40
dvd si çıktı ama vcd den haberi olan var mı acaba ben bi iki yere baktım ama henüz çıkmamış. malesef dvd izleme imkanım yok o yüzden vcd ile idare edeceğim artık

hoppala20
24-07-06, 12:13
evet arkadaşlar filmi çok sevdiğimi bilen bi arkadaşım vcd sini hediye etti ve dün izleme şansı yakaladım. vcd türkçe dublajlıydı ve türkçe bir dublajla bir film nasıl berbat bir hale gelir onu izledim inanın. sanki aşk ve gururu değil de başka bir filmi izliyomuş gibi oldum filmi ilk defa izliyo olsaydım eğer bumu bu kadar övülen aşk ve gurur diyebilirdim. duygular hiç iyi yansıtılmamış. hiç beğenmedim ben açıkçası bir an önce dublajsız orjinal vcd bulmam ve bidaha izlemem lazım.

ingenue
27-07-06, 15:20
Sevgili Isfendan! Alternatif sonu izleyememis bir "Ask ve Gurur" hayrani olarak, senden orada ikisinin arasinda gecen konusmayi buraya yazmani istesem, cok sey istemis olmam degilmi? Gercekten filmin bizden esirgenen o kismini cok merak ediyorum. Kesinlikle dvd sini alicam ama o zamana kadar senden, yada seyreden baska arkadaslardan ricam bu.Simdiden tesekkür ediyorum..:img-help:
Alternatif sonu, buradan seyredebilirsiniz http://www.youtube.com/watch?v=sk6VWMPtt1E

Ve filmin orjinal scriptinde, alternatif son aynen şöyle yazılmış:

145 EXT. PEMBERLEY - DUSK.

We see a man's greatcoat walking away from camera and WIDEN to reveal Lizzie's hair caught up in the collar of the coat as she turns to someone with a heart-stopping smile. [In the movie Lizzie sits on something that looks like a table, it's quite dark, so hard to see what it is exactly. She strokes Darcy's calf]

WIDEN FURTHER to reveal Darcy at her side, in night-shirt and breeches, both of them looking as though they've just flung themselves out of bed... which is precisely the case.

We follow as Darcy helps Lizzie clamber onto a fallen tree which they both sit astride, bare feet swinging, looking alternatively at the amazing views of Pemberley and each other. [This last scene has clearly been reduced, what a pity! We don't get to see this.]


DARCY: And how are you today, my dear?
LIZZIE: Very well, only I wish you would not call me "my dear".
DARCY: Why?
LIZZIE: It's what my father always calls my mother when he's cross about something.
DARCY: What endearments amI allowed?
LIZZIE: Let me think. Lizzie for everyday. My Pearl for Sundays and Goddess Divine - but only on special occasions.
DARCY: And what shall I call you when I'm cross? Mrs. Darcy?
LIZZIE: (suddenly serious) Oh no. You can only call me Mrs. Darcy when you are entirely and perfectly and incandescently happy.

He takes her face between his hands.

DARCY: And how are you this morning Mrs. Darcy?
Lizzie smiles as he kisses every inch of her face and in between each kiss, murmurs "Mrs. Darcy".

We PULL AWAY as this happens, seeing them now looking for all the world like two children, utterly at ease and with nothing to hide from each other.

Angel-us-
28-07-06, 21:42
Yeni izledim, müthiş bir eser olmuş. Özellikle roman uyarlamaları çok zordur ama film çok kaliteliydi. Ayrıca aşk ve gurur değil esasen, Kibir ve Önyargı :)
Darcy kibirli, Elizabeth de önyargılı...
Keira rolünü iyi başarmış ama Matthew Mcfayden tam anlamıyla karakterle bütünleşmiş gibi. İçinde fırtınalar kopan ama belli etmeyen adam... Sonu da çok güzeldi. Donald Sutherland de çok iyiydi. Ama ben anneyi yani Mrs. Bennet i hiç sevmedim yani oynadığı rol iğrençti ya habire Jane ne kadar güzeldir diyordu salak.

willlover
29-07-06, 16:50
Ben Brenda Blethyn'in performansını gayet beğendim valla:img-grin2 Bence Mrs. Bennet çok iyi yansıtılmış. Büyük konuşmak istemem; ama hiç kimsenin Mrs. Bennet'i onun kadar iyi yansıtabileceğini zannetmiyorum. Kitapta nasıl okuduysam kadın aynısını beyazperdeye aktarmış. Mrs. Bennet'in karakteri pek de hazedilecek gibi değil zaten, aynı Türk anneleri gibi, bütün film boyunca en çok ima ettiği şey, '' Başıma kalacaksınız!'' olmuş:img-grin2

Angel-us-
29-07-06, 18:12
Ya zaten kadının oyunculuğuna birşey demedim, karakter gıcık aslına bakarsan. Kadın da yetenekli bir oyuncu demek ki baya gıcık kaptım filmde de :)

Butterbeer
29-07-06, 18:24
Mrs. Bennet'in karakteri pek de hazedilecek gibi değil zaten, aynı Türk anneleri gibi, bütün film boyunca en çok ima ettiği şey, '' Başıma kalacaksınız!'' olmuş:img-grin2

evet bencede romandaki karakter aynen yansıtılmış.''Hepiniz Başıma Kalacaksınız'' şeklindeki tavırları beni filmboyunca uyuz etmişti.Ama rolünü gerçekten muhteşem oynamış

Butterbeer
30-07-06, 18:39
elinde filmin soundtrack albümü olan varsa koyabilirmi buraya?

AKBEL
30-07-06, 18:46
elinde filmin soundtrack albümü olan varsa koyabilirmi buraya?

Telif hakkı nedeniyle film müziklerinin paylaşımı söz konusu değildir...

Butterbeer
30-07-06, 20:20
tamam bilmiyordum sağol, buldum zaten :)

http://img371.imageshack.us/img371/7079/ppcopy6jp.jpg

willlover
08-08-06, 21:16
Filmin soundtrack'i çok güzel :) Herkese tavsiye ederim. V For Vendetta'nın soundtracklerini yapan kişiyle bu filmin soundtracklerini yapan kişi aynı. Eğer bu soundtracklerden hoşlandıysanız, ki ben bayıldım, v for vendetta'nınkilere de bir bakabilirsiniz. Ama ben bakmadım :)

dml
09-08-06, 02:14
İzlediğim en iyi uyarlama film diyebilirim...
En sevdiğim klasiğin çok güzel bir şekilde sinemaya yansıtılmasından dolayı çok sevindim, iki kez izledim sinemada doyamadım... Karakterler cidden çok güzel yansıtılmış, müzikler çok çok güzel uyum sağlamış, geçişler de filmi bütünleyince hakikaten eksik bir taraf kalmıyor sanırsam...
Mr. Darcy hayranlığımı pekiştirdiği için Matthew Mcfayden'a da teşekkürü bir borç bilirim...

elizabeth_darcy
09-08-06, 21:10
bende çok teşekke edrm video için.ne güzel bir filmdir yahu

willlover
10-08-06, 01:42
SAĞOL kardeş yaaa ne zamandır bunu arıyordum walla ölecektim sıkıntıdan....sağol sağol sağol...:img-kiss:

:img-grin2 Bu son gerçekten çok güzel; ama ben bu sonun da yetmediğini düşünüyorum. Mesela Colin Firth'ün oynadığı uyarlamada neşeli bir kır düğünü yapılmış, bunda da bu tarz bir şeyler olabilirdi. Alternatif sonuyla bile sonu bana biraz havada kalmış gibi gözüktü.

zumruduanka
11-08-06, 10:39
Arkadaşlar... Kitabı okuduğum anda en sevdiğim beş kitap arasında yerini aldı. Ve acaba bu kitabın filme uyarlaması nasıl olur diye düşündüm. Beklediğimden çok daha iyi olmuş. Yalnız daha önemlisi müzikleri. Karakterlerin hislerini ve düşüncelerini bu kadar güzel ifade edebilen başka bir film müziği duymadım doğrusu. Müzikler için Dario Marianelli'yi ne kadar tebrik etsem azdır sanırım. Bu arada maalesef filmin BBC uyarlamasını izleyemedim. Nasıl ulaşabileceğimi bilen varsa lütfen yazsın. Ya da Tv'de yayınlanma imkanı var diye okumuştum forumda. Bunun aslı nedir?

willlover
11-08-06, 13:47
Arkadaşlar... Kitabı okuduğum anda en sevdiğim beş kitap arasında yerini aldı. Ve acaba bu kitabın filme uyarlaması nasıl olur diye düşündüm. Beklediğimden çok daha iyi olmuş. Yalnız daha önemlisi müzikleri. Karakterlerin hislerini ve düşüncelerini bu kadar güzel ifade edebilen başka bir film müziği duymadım doğrusu. Müzikler için Dario Marianelli'yi ne kadar tebrik etsem azdır sanırım. Bu arada maalesef filmin BBC uyarlamasını izleyemedim. Nasıl ulaşabileceğimi bilen varsa lütfen yazsın. Ya da Tv'de yayınlanma imkanı var diye okumuştum forumda. Bunun aslı nedir?

Sanırım BBC Prime arada tekrarlarını yayınlamakta tv versiyonunun. Ve bildiğim kadarıyla TRT2 bu tip uyarlamaları yayınlama ihtimali gayet yüksek bir kanal:img-grin2

prenses19
11-08-06, 14:51
ya arkadaşlar film çıkalı ne kadar oldu ama ben bu sitede buranın yerini yeni keşfettim ben de sonu niye bu kadar havada kaldı diyodum meğer bize gösterdikleri son buymuş ya o sonun hemen paylaştan indirileni yok mu ben repidsharedan indiremiyorum ne olur şimdi merak ettim

mademoiselle
11-08-06, 17:29
evet arkadaşlar filmi çok sevdiğimi bilen bi arkadaşım vcd sini hediye etti ve dün izleme şansı yakaladım. vcd türkçe dublajlıydı ve türkçe bir dublajla bir film nasıl berbat bir hale gelir onu izledim inanın. sanki aşk ve gururu değil de başka bir filmi izliyomuş gibi oldum filmi ilk defa izliyo olsaydım eğer bumu bu kadar övülen aşk ve gurur diyebilirdim. duygular hiç iyi yansıtılmamış. hiç beğenmedim ben açıkçası bir an önce dublajsız orjinal vcd bulmam ve bidaha izlemem lazım.
sana aynen katılıyorum! bir türkçe dublajlı halini izleyeyim dedim ve olamaz böyle birşey! herhalde tv de yayınladıklarında herkes izler ve ne demek istediğimiz anlaşılır:)
bir an önce izlemelisin bence de orjinal halini. nasıl dublaj bir filmi böyle değiştirir şaşırarak izledim. demekki seslendirme de önemli.biliyordum ama yaşadım şimdi:)

sedab
11-08-06, 23:52
bu filmi yada herhangi bir filmi dublajlı izlemek filmi öldürmek demek.hele bu film için yapılacabilecek bir hakaret yani.filmde ingiliz aksanını en güzel konuşan iki kişi var ki birine yani MM e hasta olma sebebim aksanıdır.

yukarıya soundtrack i koydum tümünü-bir önceki mesajda
burdada official site var buyrunuz
http://www.prideandprejudicemovie.net/splash.html

Butterbeer
12-08-06, 01:53
soundtrack linkinde hata var.%4e kadar geliyo sonra yükleme tamamlandı diyor ve dozyanın içide boş.

willlover
12-08-06, 11:38
Ben bir hata olmadan yüklemeyi başarabildim.

Dublaj konusunda size katılıyorum. Gerçekten dublaj yapılarak filmdeki birçok duygu verilememiş. Mesela hep verdiğim örnek, Matt'le Keira'nın yağmur altındaki sahnesi, yani normalde hararetli hararetli tartışmaktalar; ama dublaj yapılınca sanki sakin sakin sohbet ediyorlarmış gibi olmuş ve bu biraz filmin yapısına abes kaçıyor yer yer. Ya da Mr. Collins'in sesi, bence hiç olamamış.

alyaria
12-08-06, 12:46
Türkçe dublaj konusunda herkes aynı fikirdeymiş demekki. Türkçe dublajla izlenince ne buldum bu filmde dedirtecek kadar kötü bir dublajdı.Tekrar dublajsız izleyerek kendime geldim:)
İlk defa bir yapımda orjinal sesin , tonlamanın , vurgulamaların filme kattığı tadı bu kadar açık farkettim.
Gerçi Türkiye'de MM'i hakkını vererek kaç kişi seslendirebilir o da ayrı konu...

mademoiselle
12-08-06, 16:59
Gerçi Türkiye'de MM'i hakkını vererek kaç kişi seslendirebilir o da ayrı konu...
Özellikle Matthew Macfadyen'ı seslendiren kişinin sesi hiç uymamış o'na bence. Kulağımı tırmaladı derler ya,aynen öyle oldu benim için.mr collins de gerçekten öyle,willovercım. Biraz daha uygun bir ses bulunabilirdi belki. Keira'nınki gene daha iyi diyebilirim.
pp nin dublajı diğer filmlerin dublajından daha özensiz geldi bana. hepsinde dublaj duyguları yansıtmaz ama bu 'hadi dublaj yapalım' deyip o anda yapılmış gibi geldi.
Bence Matthew Macfadyen'ın kendi sesi çok güzel. Hemde dediğiniz gibi tonlamalar,aksan,vurgulamaları çok iyi...

willlover
13-08-06, 11:47
Bence bir tek Mrs. Bennet, Lady Catherine ve azıcık da Elizabeeth'in sesi iyiydi. Aslında Lydia güzel seslendirilmiş sayılırdı; ama seslendirme için öyle kişiler seçmişler ki, ses tonları birbirine benzediğinden bazen karıştırıyordum kimin ne söylediğini:img-grin2

Mesela Darcy'le Collins'i seslendiren kişilerin ses tonları aşırı derecede yakın. Ya da Elizabeth ile Jane'i seslendiren kişilerin. Bu da kötü olmuş bence.

heatrow
13-08-06, 12:56
ben eklemeden geçemeyeceğim. "bu dansa bana lütfeder misiniz? " deyişinde kusmak istiyorum. yaaa hiç yakışıyor mu koskoca darcy bu tonda ağlar gb dansa kaldırmayı teklif etsin. onun haricinde korkunç bulmadım. 3-5 defa izleyince fikrim değişiyor ama neyse...

mademoiselle
13-08-06, 16:16
seslendirme için öyle kişiler seçmişler ki, ses tonları birbirine benzediğinden bazen karıştırıyordum kimin ne söylediğini:img-grin2

Mesela Darcy'le Collins'i seslendiren kişilerin ses tonları aşırı derecede yakın. Ya da Elizabeth ile Jane'i seslendiren kişilerin. Bu da kötü olmuş bence.
belki ikisini de aynı kişi seslendirmiştir biraz seslerini değiştirerek:img-haha: şaka tabi ama olur mu olur:)

mademoiselle
13-08-06, 16:20
(Milliyet'ten filmle ilgili hoş bir yazı...)


Eskimeyen bir öykü

Joe Wright, Jane Austen'in "Aşk ve Gurur"una öyle bir sahicilik vermiş ki yapıtın çağları aşan çağdaşlığını billur gibi görüyoruz

Alin TAŞÇIYAN

"Aşk ve Gurur / Pride and Prejudice"

Eskimeyen, uyarlandıkça yenilenen bir roman "Aşk ve Gurur". Jane Austen'ın zamanını ve insanını gözlemleyip anlatmadaki benzersiz duyarlılığı yönetmenlere öyle bir esin veriyor ki ortaya hep iyi filmler çıkıyor.
İki kısa filmden sonra televizyon dizileri yöneten Joe Wright, ilk uzun metrajlı filmi "Aşk ve Gurur"dan alnı açık, yapıtın adındaki duygularla çıkıyor. Hatta Ang Lee'nin Altın Ayı ödüllü "Aşk ve Gurur"uyla rahatlıkla yarışabilir!

Güzelliğe kurban edilmiyor

Wright'ın filminde sanat yönetiminden oyunculuğa öyle bir sahicilik var ki, "Aşk ve Gurur"un çağları aşan çağdaşlığını billur gibi görüyorsunuz. Sanki ortada bir kurmaca, oyuncular vb. yok da o dönemde yaşanan olayların belgeselini çekmişler. Sinemada "belgesel gibi"den anlaşılan yalınlık ve gerçeğe en az müdahaleyle bir konunun aktarılmasının tam tersi üslupta gerçekleştirilmiş bir dönem filminde bu kadar sahicilik insanı şaşırtıyor. Balolar, çay saatleri, uzun yürüyüşler, ilan-ı aşklar içinde danteller, bukleler gibi ayrıntılarla boğulan; bütün bunları yaratmanın keyfiyle mekan ve kostümün güzelliğine kurban edilen uyarlamalardan değil "Aşk ve Gurur". Tek kusuru Keira Knightley'nin Jane Austen'ın biraz da kendinden esinlenerek tanımladığı Elizabeth Bennet karakteri için fazla güzel olması. Güzelliğiyle dikkat çeken kız kardeşi Jane rolündeki Rosamund Pike'tan daha güzel değilse de daha çekici!
Medeni kanunların henüz o kadar medeni olmadığı Viktorya dönemi İngiltere'sinde Bennet ailesinin kızlarının aşk ve evlilik maceraları çerçevesinde toplum kurallarının yüzeyselliğini, yapmacıklığını, insanların katı ahlakçı bir yaklaşım içinde ikiyüzlülüğünü, şekilciliğini anlatır "Aşk ve Gurur". Bayan Bennet, babaları ölünce kızlarının beş parasız kalacağını bildiği için onları evlendirme telaşına düşmüş farfaracı bir küçük burjuva kadındır. Zeki ve kültürlü Elizabeth, güzel ve iyi huylu Jane, akılları bir karış havada Lydia ve Kitty, kitap okumaya, piyano çalmaya ne kadar da gayret etse kapasitesi sınırlı Mary için yaşadıkları dar çevrede "uygun kısmet" sınırlıdır. Ancak yakınlardaki malikaneyi kiralayan Bay Bingley ve arkadaşı Bay Darcy gerek büyük servetleri gerek toplumsal konumlarıyla her genç kız için "büyük balık"tır. Jane'in Bay Bingley ile beklenen ilişkisi, Elizabeth'in Bay Darcy ile sürpriz aşkı ve aileyi etkileyen başka olaylar tarafların karşılıklı önyargılarından kaynaklanan yanlış anlamalar, kalp kırıklıkları, toplumsal skandallarla örselenir.
Joe Wright ev içi hallerinden kılık kıyafete, katı kurallarla belirlenmiş davranış kalıplarından aşkın ifadesine öylesine coşkulu bir Viktoryen gerçeklik yaratıyor ki konuyu ezbere bilsek de merakla, heyecanla, duygulanarak izliyoruz "Aşk ve Gurur"u.

Oyuncular çok başarılı
Filmografisi Emily Bronte uyarlaması "Uğultulu Tepeler"in televizyon versiyonuyla başlayan Matthew MacFadyen, Colin Firth kadar çarpıcı bir Bay Darcy değil belki ama bu karaktere kendine özgü bir kırılganlık katıyor. Onu Michael Apted'ın "Enigma"sındaki yardımcı rolünden, geçen yıl İstanbul Film Festivali'nde gösterilen "In My Father's Den"deki başrolünden anımsayabilirsiniz.
"Karayip Korsanları"nın yıldızı Keira Knightley ise ağırbaşlı ama sözünü sakınmayan Elizabeth'e gençlik aşısı yapmış. Anarşist ruhlu, yerinde duramayan bir genç kız kompozisyonu çizmiş. Brenda Blethyn doğası itibarıyla karikatürize bir anne olan Bayan Bennet'ta, Donald Sutherland kütüphanesine kapanıp gürültücü kadınlardan oluşan ailesini sineye çeken Bay Bennet'ta mükemmel birer oyun çıkarıyor.

"Aşk ve Gurur / Pride and Prejudice"
Yön: Joe Wright
Oyn: Keira Knightley (Elizabeth Bennet), Matthew MacFadyen (Bay Darcy), Rosamund Pike (Jane Bennet), Brenda Blethyn (Bayan Bennet), Donald Sutherland (Bay Bennet), Simon Woods (Bay Bingley), Tom Hollander (Bay Collins)
Gör: Roman Oshin
Sen: Deborah Moggach
Müz: Dario Marianelli

mademoiselle
13-08-06, 16:29
'Aşk ve Gurur'un efsane divası

Asalet unvanlı oyuncu Judi Dench.

Britanya'nın gururu Dame Judi Dench, Aşk ve Gurur'da Bay Darcy'nin kibirli ve asil teyzesini oynuyor. Genç yıldızlara eşlik eden Dench, her zamanki gibi muhteşem


Jane Austen'ın klasik romanı 'Pride and Prejudice/Aşk ve Gurur', (2001 baskısı 'Gurur ve Önyargı' olarak çevrildi) yine perdede. Başka bir deyişle Jane Austen'ın 18. yüzyıl İngiliz toplum yapısıyla içten içe dalga geçtiği nükteli ve ironik tarzı, bir kez daha zeki diyaloglara can verecek.
Eser, 1940 yapımı Laurence Olivier'lı filmden itibaren defalarca sinemaya uyarlandı. Ama Austen hayranlarının en çok 'Aşk ve Gurur'un üstüne titrediğinden olsa gerek roman daha çok serbest uyarlamalara kaynaklık etti. Geçen sene Türkiye'de de gösterime giren Bollywood soslu Austen uyarlaması 'Bride & Prejudice/Gelinim Olur musun?' ve romanı da, filmi de 'Aşk ve Gurur'a göndermelerle dolu 'Bridget Jones'un Günlüğü' ilk akla gelenler. Tabii bir de Colin Firth'ü Bay Darcy rolünde yıldızlaştıran BBC yapımı mini dizi versiyonu var. Romanın satır satır uyarlanmasından olsa gerek Austencıların kutsal bellediği dizi, bu hafta gösterime giren Joe Wright filminin işini iyice zorlaştırıyor. Ne var ki Wright'ın filmi de, Britanya'nın kalburüstü oyuncularını bir araya toplayarak Austen hayranlarının gönlünü çelecek gibi. Özellikle Keira Knightley'nin başını çektiği aktrisler, Austen kadınlarını ete kemiğe büründürecek güçteler. Tabii Bay Darcy'nin kibirli ve asil teyzesi Lady Catherine de Bourgh'u canlandıran Dame Judi Dench de kadronun en parlağı.


Hınzır asil
Judi Dench, Britanya çıkışlı filmlerde güçlü bir kadın karakter söz konusu olduğunda yapımcıların ve yönetmenlerin ilk akla gelen Oscar'lı isimlerden. Bu hafta 'Kanıt'ını seyredeceğimiz John Madden'ın 'Âşık Shakespeare'iyle aldığı bu Oscar bile Dench'in performanslarının etkisini görmek için yeterli. Çünkü oyuncu, Oscar'ına sadece sekiz dakika göründüğü Kraliçe Elizabeth rolüyle uzanmıştı..
Prestijli aktris Dench, Stephen Frears imzalı 'Mrs. Henderson Presents/Bayan Henderson Sunar'la bu sene yine En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar'a aday. Yani 'Aşk ve Gurur'daki rol arkadaşı Keira Knightley'nin rakibi. II. Dünya Savaşı'nda iflasın eşiğindeki tiyatrosuna izleyici çekmek için oyuncularını çırılçıplak soyan, böylece de Britanya sahne hayatında devrim yapan Bayan Henderson'ı canlandırıyor. Bu, Dench'in yönetmen Frears'la üçüncü çalışması. Frears, Dench'in Bayan Henderson rolü için ne kadar heyecanlandığını aktarırken onun için "Asaletle hınzırlığın karışımı" diyor.


Britanya'nın en sevileni

Dame Judi Dench, karakterlerine başkalarına pek nasip olmayan boyut kattığı, çok yönlü oyunculuk yeteneğiyle sadece Frears'in değil tüm Britanya halkının kalbini fethetti. Onu, ülkenin II. Dünya Savaşı'ndan sonra yetiştirdiği en güçlü aktris olarak belirleyen anketlerin dediği bu.
Tabii Dench, bu ününü sinemaya olduğu kadar yaklaşık 50 senelik tiyatro kariyerine de borçlu. 1957 tarihli 'Hamlet' prodüksiyonunda Ophelia rolüyle başladığı tiyatro hayatı, muhtemelen en başarılı kariyer hikâyelerinden. Tasarımcı olma hevesiyle girdiği tiyatroda daha sonra konservatuardaki ağabeyinin verdiği cesaretle oyunculuğu denemeye karar veren Judi Dench, doğuştan gelen yeteneğiyle sayısız ödülün sahibi oldu, sadece efsanevi aktrislere nasip olan eleştiriler aldı. (Hatta konservatuardaki sınıf arkadaşı muhteşem Vanessa Redgrave, sonradan ondaki doğal yeteneği kıskandığını itiraf ediyor.)
Dünyanın geri kalanı ise Dench'in yeteneğine beyazperdede tanık oluyor. Gerçi sinema kariyerinin başında dünyanın gözünü Britanya'ya çeviren 'Kızgın genç adamlar' ekolünden yüz bulamadı. Hatta rivayet o ki bu ekolün önde gelenlerinden yönetmen Tony Richardson, Dench'e yüzünün sinemaya uygun olmadığını bile söylemiş. Bundan sonra bir süreliğine cesareti kırılsa ve tiyatroya ağırlık verse de 1964'te 'The Third Secret/Üçüncü Sır'la adım attığı sinemadaki performanslarıyla Richardson'ı haksız çıkardı. Özellikle 1980'lerden sonra çevirdiği filmlerle adını en güçlü sinema oyuncuları arasına yazdırdı. Oscar'a aday olduğu, Kraliçe Victoria'yı canlandırdığı 'Mrs. Brown/Bayan Brown', ünlü yazar Iris Murdoch'ın zorlu yıllarını odağa alan 'Iris'teki performansı, 'Çikolota' ilk akla gelenler.


Kraliçe Victoria'dan 'James Bond'un M'ine
Ama Dench'in bir özelliği de isminin ağırlığını asık suratla karıştırmaması. Örneğin 1995'deki 'Golden Eye'dan beri James Bond filmlerinin karizmatik hükümet yetkilisi M'i. Şu aralar rolünü Daniel Craig'li yeni Bond macerası 'Casino Royale'da yinelemeye hazırlanıyor. Vin Diesel'li aksiyon bilim kurgu 'Riddick Günlükleri'nde sanal çağı mesken tutmuş hayalet karakteri, onu dönem filmlerinden ve Oscar'lık performanslardan dışarıya çıkaran bir başka proje.
Buradan da anlaşılabileceği gibi Dench, yeteneğini sakınmayıp her yönde kullananlardan. Rol yelpazesindeki çeşitliliği görmek için 'Âşık Shakespeare'de canlandırdığı Kraliçe Elizabeth'i ve hep karşılaştırıldığı diğer Dame Maggie Smith'le beraber kamera karşısına geçtiği 'Lavanta Kokulu Kadınlar'da genç misafirine âşık olan yaşlı saf kızkardeş karakterini yanyana getirmek yeterli

prenses19
14-08-06, 21:07
arkadaşlar ben de dün aldım kitabı çok zevkle okuyorum

sedab
14-08-06, 21:29
benim için mr darcy her zaman matthew macfadyen olacaktırrr.hattaMM sadece MR.darcy olarak kalacak.bu nedenle bbc nin 1995 yapımı pride and prejudice i merak ediyorum.ama colin firth ü beğenirim diye de korkuyorum hani.
nerden bulsam da izlesem

mademoiselle
15-08-06, 03:55
Sedab seninle aynı düşünceleri paylaşıyoruz. O yüzden yazını gülümseyerek okudum;) Benim içinde MM mr darcy ,mr darcy MM olarak kalacak diyebilirim. En azından Matthew Macfadyenı en çok bu role yakıştırıyorum izleyebildiğim diğer rolleri arasından.
Colin Firth'e gelince, dizi versiyonunu maalesef izleyebilmiş değilim.Aslında Colin Firth'ü pek de beğenmem ama bbcnin sitesinde merak edip baktığımda mr darcy olarak görmek bile sempati uyandırmıştı. Zaten biçok kişinin de beğenerek izlediğini biliyorum. Dolayısıyla korkmakta haklısın :) ama keşke dediğin gibi: "Nerden bulsak da izlesek?" Aslında bu filmin üstüne bbcnin tekrar yayınlama ihtimali olabilir mi acaba diye de düşünmüyor değilim. Çünkü ara sıra tekrar yayınlandığını okumuştum diye hatırlıyorum. Tabi yayınlansa bile nasıl öğrenebileceğiz o ayrı konu. Takip etmek gerekecek sanırım.
dvdleri çıkmış vaktiyle ama tabi ki şimdi bulmayı ümit etmek gibi bir yanlışlığa düşmeyeceğim. İnternetten satın alma gibi bir alışkanlığın varsa da kolayca ulaşabilirsin sanırım...

mademoiselle
19-08-06, 22:41
Bir sinema eleştirmeninin yorumu:

Jane Austen, İngiliz edebiyatı kadar sinemanın da vazgeçilmezlerinden biridir. Hangi kitabı sinemaya uyarlanmadı ki! Hatta bir değil, sayısız kez. Jane Austen kaynaklı edebiyat uyarlamaları “Pride and Prejudice” ile sınırlı değil; “Mansfield Park” “Sense and Sensibility” “Emma” ve “Persuasion” sinema ve televizyonda pek çok başarılı işe imza atılmasını sağladı. Hatta geçen yıl romanın Bollywood versiyonu olan "Bride and Prejudice" filmini izlemiştik, epey eğlendirici bir Hint filmiydi. Ama "Gelinim Olur musun" gibi akıllara durgunluk veren bir isimle gösterime girdiği için, ilgilenmemiş olabilirsiniz. Bu kadar çok sayıda Jane Austen uyarlaması varken, yeni bir “Aşk ve Gurur” filmine (Pride and Prejudice, doğrusu Gurur ve Önyargı, o da ayrı konu) gerek var mıydı, diye düşünenler varsa, özellikle şimdi sinemaya gitsin.

Yönetmen Joe Wright, ilk sinema filmi olmasına rağmen öylesine başarılı bir çalışma çıkarmış ki, “Aşk ve Gurur”la ilgili diğer sinema ve televizyon uyarlamalarını kesinlikle bir yana bırakabilirsiniz. Esasen 18. yüzyıl İngilteresinde geçen bir öykü, büyüleyici bir şekilde sinemalaştırılıp, gerçeklik ve sahicilik kazanmış. “Aşk ve Gurur” kadın-erkek ilişkilerinin karmaşıklığı üzerine düşündüren, toplumun empoze ettiği kuralları irdeleyen, çevre baskısı ile kişisel ilkeler arasında sıkışma duygusunu iyi oyunculukla yansıtan bir film. Sağlam bir sinema duygusuna sahip olduğu kadar, hayat kaynağı olan edebiyata da asla ihanet etmiyor. Bir dönem filmini sanki günümüzde geçen bir öykü tadında izliyoruz. Oyunculara gelince: Keira Knightley, Matthew Macfayden, Judi Dench olağanüstü; ayrıca muhteşem anne ve baba (Brenda Blethyn ve Donald Sutherland) rollerine unutulmaz bir inandırıcılık katıyor. Sonuçta hem gözümüze, hem gönlümüze hem de o mükemmel İngiliz aksanıyla kulağımıza hitap eden bir film.

Sadece romantiklere değil, iyi sinema arayışında olanlara, dahası İngiliz Dili Edebiyatı bölümünde okuyan bütün öğrencilere mutlaka izlemelerini tavsiye ederim.

Angel-us-
19-08-06, 22:46
Colin Firth daha bi romantik gözüküyor diye okumuştum bi yerde, yani MM gibi çok kibirli durmuyormuş. Tabi kibirli durması da rolü ne kadar iyi oynadığını gösterir.

*AşKveGuRuR*
21-08-06, 03:35
bu benim hayatımın filmi :img-artis
çok süper ben hayran kaldım
ama sonunu kesmişler die okudum çok üzüldüm :img-cray:
ayrıca ben bu filmi sinemada diil vcd den izledim
keşkesinemada izleseymişimm :icon_cry:

kusursuz
21-08-06, 04:01
Ben bu filmi sinemada izlemeyi çok istemiştim,olmadı.Cd'ye çıkar çıkmaz almıştım,hemde büyük umutlarla.Keira Knigthley ve Matthew Macfadyen'den izledim.Açıkcası pek beğenmedim.Filmin konusu çok hoş,Keira'yde beğenirim hoş kız.Karayip korsanlarından bir sempatim var ama Bay Darcy bana çok soğuk geldi.Bilmiyorum belkide seslendirmeden dolayı öyle gelmiştir.Sesini hiç beğenmedim.Belki orjinalden sesleriyle izlersem fikrim bir nebzede olsa değişebilir.Colin Firth'üde çok merak ediyorum.O bana daha sempatik geliyor.En kısa zamanda kitabınıda okuyacağım,hakikaten büyük bir eser.

137137
24-08-06, 18:35
bu filmi bn snmda izlemiştim. arkadaşlarım aradıklarını bulamadıklarını söylemişlerdi ama benim için ii bir film di. insanların gururlarının aşkın önüne nasıl geçtiği ve insanlara nasıl acı çektiği bnce çok ii anlatılmıştı. ama sonunda birleşmeselerdi çok üzülüürdüm

willlover
25-08-06, 10:58
Bu film, insana kitap okuyormuş hissi uyandırıyor. Bu kimimiz için süper, kimimiz için pek iyi bir şey değil; çünkü olaylar yavaş gelişiyor kitap okuyormuş hissi uyandırınca. Ben yavaş gelişmesini severim, ama filmi izleyen birkaç kişi de mesela oalylar çok yavaş gelişiyor diye izlemeyi bırakmış.

sevgi86
01-09-06, 15:30
dün filmi tekrar izledim VCDden
türkçe seslnedirme güzel olmaz diyordum ama ne bir eksik ne bir fazla
aynı heyecanı tekrar yaşadım
ilk bölümde darcy ikinci yarıda da elizabeth gurur ve önyargılarıyla beni sinir etmeyi başardılar ama harika bir mutlu sonla filmi bitirdik
dün çok güzel bir gün oldu benim için
:img-icecr

sevgi86
01-09-06, 15:35
Ben bu filmi sinemada izlemeyi çok istemiştim,olmadı.Cd'ye çıkar çıkmaz almıştım,hemde büyük umutlarla.Keira Knigthley ve Matthew Macfadyen'den izledim.Açıkcası pek beğenmedim.Filmin konusu çok hoş,Keira'yde beğenirim hoş kız.Karayip korsanlarından bir sempatim var ama Bay Darcy bana çok soğuk geldi.Bilmiyorum belkide seslendirmeden dolayı öyle gelmiştir.Sesini hiç beğenmedim.Belki orjinalden sesleriyle izlersem fikrim bir nebzede olsa değişebilir.Colin Firth'üde çok merak ediyorum.O bana daha sempatik geliyor.En kısa zamanda kitabınıda okuyacağım,hakikaten büyük bir eser.

evet seslendiren adamın ses tonu darcy yi yakalamadı
darcy nin daha gür ve erkeksi bir ses tonu var otoriter
aşk sözcükleri söylerken bile bu ses tonu baskın onu büyülü kılan da bu
seslnedirme her zaman biraz değiştirir filmi ben gerçi memnun kaldım en azından doğru düzgün türkçeleştirmişler bazen en önemli replikleri çevirmemeyip değiştirirler o laflar film için çok önemlidir ya
ama keiranın seslendirmesi iyiydi bence
darcy yi daha sert bir ses tonundan dinlesek iyi olurdu aslında
bir darcy zaten soğuk bir tip fazla canayakın biri değil...
meyse dün bahaneyle erkek kardeşime de izlettim nazlandı ama o da beğendi sanırım gerçi buraya bir şey yazmamış ama...

bustedspii
04-09-06, 22:48
bu filme 8 arkadaş gitmiştik genelde bizim arkadaş ortamında gittigimz filmlerden hoşnut olmadan cıkarız ama bu filmden cıktıgımız herkes " iyi secim yaptık he" " baya güzeldi filmde " diyerek cıktı..cok güzel bir film bence de..

willlover
09-09-06, 11:28
Şu aralar 95 versiyonu izlemekteyim, daha 1. cd'yi yeni bitirdim, ama olsun:img-grin2 Aynı romandan uyarlandığı için, yer yer sahnelerin benzerlikler çok aşırı; ama yine de film versiyonu kesinlikle daha güzel:img-grin2 Yani ben oyunculardan şu ana kadar izlediklerimden sadece Bingley'i filme göre daha çok sevdim o kadar.

Filme göre daha ayrıntılı olabilir belki; ama Colin Firth'ün vücut dilinde ben aşkı göremedim. Çok yoğun bir kibirle bakıyor; ama gerçekten o kibrin içinde hiç ilgi duyduğunu gösteren bir bakış yok. Ses tonunu zaten sevmiyorum ben Colin Firth'ün. Onun ağzında Darcy'nin lafları eğreti duruyor. Elizabeth'e gelince, ablama göre Jennifer Ehle'in diksiyonu daha kusursuz, o daha iyi bilir tabii; ama bana Keira'nın ses tonu daha sevimli ve daha hoş gibi geldi:img-grin2 Ayrıca Colin Firth ile Jennifer Ehle biraz kart kalmış oynadıkları karakterlere göre:img-grin2 Bu arada iki versiyonu da izleyen enredeyse herkes, dizinin Mr. Bennet'ını daha çok beğendiklerini söylüyorlar; ama ben filmin Mr. Bennet'ını daha çok beğendim. Belki kitaba biraz uymayan bir kişilik yaratmış Donald Sutherland, ama o çok daha sevimli duruyor bence:img-grin2

sevgi86
09-09-06, 14:36
Şu aralar 95 versiyonu izlemekteyim, daha 1. cd'yi yeni bitirdim, ama olsun:img-grin2 Aynı romandan uyarlandığı için, yer yer sahnelerin benzerlikler çok aşırı; ama yine de film versiyonu kesinlikle daha güzel:img-grin2 Yani ben oyunculardan şu ana kadar izlediklerimden sadece Bingley'i filme göre daha çok sevdim o kadar.

Filme göre daha ayrıntılı olabilir belki; ama Colin Firth'ün vücut dilinde ben aşkı göremedim. Çok yoğun bir kibirle bakıyor; ama gerçekten o kibrin içinde hiç ilgi duyduğunu gösteren bir bakış yok. Ses tonunu zaten sevmiyorum ben Colin Firth'ün. Onun ağzında Darcy'nin lafları eğreti duruyor. Elizabeth'e gelince, ablama göre Jennifer Ehle'in diksiyonu daha kusursuz, o daha iyi bilir tabii; ama bana Keira'nın ses tonu daha sevimli ve daha hoş gibi geldi:img-grin2 Ayrıca Colin Firth ile Jennifer Ehle biraz kart kalmış oynadıkları karakterlere göre:img-grin2 Bu arada iki versiyonu da izleyen enredeyse herkes, dizinin Mr. Bennet'ını daha çok beğendiklerini söylüyorlar; ama ben filmin Mr. Bennet'ını daha çok beğendim. Belki kitaba biraz uymayan bir kişilik yaratmış Donald Sutherland, ama o çok daha sevimli duruyor bence:img-grin2

öncelikle
nerden izliyosun bende izlemek istiyorum yaaa!!!

ben tabi bir karşılaştırma yapamam ama mr.bennett(donald sutterland) bence filmdeki en başarılı oyuncuydu
ben filme giderken bir tek onu tanıyordum aslında
çok başarılıydı
özellikle final sahnesi çok inandırıcı ve duygu yüklüydü
şu diziyi bir de ben görsem artık çok merak ediyorum:icon_cry:

isfendan
09-09-06, 22:23
cnm,uzun süredir aktif olmama kararı almıştım ama yazdıklarını okuyunca bende birşeyler söylemek istedim:) öncelikle 95 versiyonunu birçok kez izlediğimi belirtmek isterim:img-grin2 Bence de film diziye göre daha güzeldi.Tamam dizi daha ayrıntılı ve romana daha sadık ilerlerken insanda biraz o bildik İngiliz disiplinini hatırlatıyordu,lakin film versiyonu daha yenilikçi bir yapıdaydı.Bana göre oyuncular arasından en çok Elizabeth'i canlandıran Jennifer Ehle romanda ki lizzy'e daha çok benzemişti.Keira mı Jennifer mı deseler sanırım Jennifer derim,Lizzy rolü için belki biraz yaşlı kalmıştı ama ben onun tarzını daha çok beğenmiştim.Mr.Bennet konusunda ise bence de Donald Sutherland çok daha iyi bir oyunculuk sergiledi.Onca ingiliz oyuncunun arasından bir Kanadalı oyuncunun mücadelesi övgüye değer.Bridget Jones'da ki kadronun içinden sıyrılan Renee Zellweger gibiydi bence:img-grin2

Uzun bir süredir Colin Firth seven biri olarak bende Matthew'un bizlere yansıttığı o duyguları asla Colin'de göremedim,soğuk tavırları sanki aşırıya kaçmış gibiydi göl sahnesi hariç tabii:img-grin2

Ayrıca dizide ki bayanların kıyafetleri kesinlikle filmdekinden çok daha iyiydi belki filmde ki balo kıyaftelerini saymazsak.Ayrıca imdb'den yeni öğrendiğime göre PP 95 çekimleri sırasında Colin Firth ve Jennifer Ehle aşk yaşamışlar,yanılmıyorsam aralarında 9 yaş var:img-grin2

Şu aralar 95 versiyonu izlemekteyim, daha 1. cd'yi yeni bitirdim, ama olsun:img-grin2 Aynı romandan uyarlandığı için, yer yer sahnelerin benzerlikler çok aşırı; ama yine de film versiyonu kesinlikle daha güzel:img-grin2 Yani ben oyunculardan şu ana kadar izlediklerimden sadece Bingley'i filme göre daha çok sevdim o kadar.

Filme göre daha ayrıntılı olabilir belki; ama Colin Firth'ün vücut dilinde ben aşkı göremedim. Çok yoğun bir kibirle bakıyor; ama gerçekten o kibrin içinde hiç ilgi duyduğunu gösteren bir bakış yok. Ses tonunu zaten sevmiyorum ben Colin Firth'ün. Onun ağzında Darcy'nin lafları eğreti duruyor. Elizabeth'e gelince, ablama göre Jennifer Ehle'in diksiyonu daha kusursuz, o daha iyi bilir tabii; ama bana Keira'nın ses tonu daha sevimli ve daha hoş gibi geldi:img-grin2 Ayrıca Colin Firth ile Jennifer Ehle biraz kart kalmış oynadıkları karakterlere göre:img-grin2 Bu arada iki versiyonu da izleyen enredeyse herkes, dizinin Mr. Bennet'ını daha çok beğendiklerini söylüyorlar; ama ben filmin Mr. Bennet'ını daha çok beğendim. Belki kitaba biraz uymayan bir kişilik yaratmış Donald Sutherland, ama o çok daha sevimli duruyor bence:img-grin2

willlover
10-09-06, 13:35
Jennifer Ehle& Colin Firth çıkmış yani bir ara:img-grin2 Bence Colin Firth'ün şimdiki karısı daha iyi bir seçim. İkisi çok yakışıyorlar bence, Jennifer ile Colin pek yakışmıyor, tabii bence:img-grin2 Ayrıca kimyasal olarak pek de uymuyorlar. Bence Matthew ile Keira daha iyi bir ikili oldu onlardan. Bilmiyorum, sanırım önyargılı yaklaştığımdan, Jennifer'ın oyunculuğunu pek beğenmedim:img-grin2 Yani bilmiyorum, bana pek Elizabeth gibi gelmedi o. Keira ona kıyasla daha neşeli ve daha canlı gibi:img-grin2 Ve ayrıca ikisinde de Elizabeth'in taşı gediğine koyma huyu önemli ölçüde var; ama Keira'ya daha çok yakışıyor gibi :) Bu arada 3. cd'Ye geçmiş bulunmaktayım. Ve daha ayrıntılı olmasına rağmen, 95 versiyonunun renklerini, atmosferini filme göre daha solgun ve karamsar buluyorum. Bu arada oradaki Mrs. Bennet haddinden fazla bağırıyor, o konuştuğunda sesi kısıyorum:img-grin2

kaptan jack
10-09-06, 21:31
arkadaslar ben bu filmi izledim ama begenmedim.:img-sorry bana sıkıcı geldi normalde tüm filmleri sonuna kadar izleri ama bu filmin sonunda uyuyakalmısım.keira knightley cok sempatikti ama rolünün hakkını vermiş.