PDA

Tüm Versiyonu Göster : Ezo Gelin - Senaryolar


Sayfalar : [1] 2

filinta
13-09-07, 13:30
sevgili arkadaşlar. yeni sezonda ezo gelinin izleyicileri arttı..(söylemesi ayıp bende yeni izleyicilerdenim:img-wink:)

şimdiiii pamuk eller klavyeye..:img-yes:


hayal gücünüzü konuşturun ve senaryolarınızı burda paylaşalım

sizin hayal gücünüzle ezo kadim ikilisini yeni maceralara sürükleyelim okuyanlar misafir olarak bakıp geçenler ezo gelin forumunun müdavimi olsun :img-wink:

hepinize kolay gelsin:img-wink:

not: bu başlığa senaryolardan başka birşey yazmayalım senaryolar çoğaldıkça yorumlar için ayrı başlık açarız..

SUEDA40
13-09-07, 17:58
sevgili filinta senaryo sayfası hayırlı olsun
ilk yazan ben olacağım galiba enteple ezo istanbullu kadim efendi dünya ne kadar küçük onları bir araya getirdi ezo ikinci kez doğuyor istanbulda kadim ise 1000 bazıl parçaları yerleştirelem bakalım ne sonuç çıkacak kadimden istenen potron olması o bunun gereklerini yapıyor istediği çok şeyden feda etmiş etmediği tek şey insanlara mesafeli yaklaşıyor ama mahalleye gelince bambaşka biri oluyor oradakilerde belkide aradığı şeyleri buluyor ama ezo çok çetin kadimin çekecekleri var eferin kıza doğrularını savunmasını biliyor kadimde yanlışını biliyor ama üzerindeki patron kıyafetini çıkaramıyor onun icin biraz çalışanlara asi ama ne yalan söyleyeyim keşke bütün patronlar onun gibi olsa
izlerken onlarla birlikte oyunun bir parçası oluyoruz gülüyoruz,ağlıyoruz,sevmeyi sevilmeyi öğreniyoruz birde o cocuksu bakışları bitiriyor bizi
neyse bugün bu kadar sevgiyle kalın

rozi
16-09-07, 16:27
dün geceden sonra :img-wink:sekeri çıkan elçin anne fenalaşır kadim hastaneye götürmek ister ama elçin anne iyi olduğu konusunda ısrar eder :img-yes:ezo ve kadim tüm ısrarlarına ramen ikna edemezler.elçin anneyi yalnız brakmak istemeyen kadim geceyi orda geçirir :img-wink:sabah olur ,elçin anene ile kadim kahvaltı ederler kadim elçin anneye otelde ezo ile olanları anlatır elçin anne kadime çok kızar ezo nun gonlünü almasını söyler kadim elçin anneye ne yapabileceğini sorar elçin anne ezo ya hediye almasını söyler:img-yes:

rozi
16-09-07, 19:15
evet devam:happy0064kadim elçin anneye hiç vakti olmadığını söyler ve kendi adına elçin anne nin almasını ister kadim in bu işi yapamıyacağını anlayan elçin anne ezo ya hediye almayı kabul eder.:icon_ange kadim evden ayrılır otele doğru yola çıkar. uykudan yeni kalkan ezo otele geç kaldığı için acele etmektedir. o sırada telefon çalar ,arayan doktor emredir.:img-cool2emre ezo ya yarın akşam otel de yapılacak olan tıp mezunları buluşmasına birlıkte gitmeyı teklif eder,ezo gelemeyeceğini söylesede emre akadaşının hasta olduğunu yalnız gitmek istemediğini söyler,ezo emre yi kırmaz ve telifini kabul eder.:good:evden aceleye çıkan ezo yu elçin anne beklemektedir.elçin anne ezo yu eve çagarır ezo geç kadığını söyler elçin anne sen merak etme ben kadime söylerim der ve ezo yu içeri alır elçin anne otelde olanları örendiğini soyler ve ezo yu tebrik eder tam o sırada emre arar ezo ya yarın akşam saat 8 de onu almaya geleceğini söyler ezo emre konuşurken elçin anne de çatırmadan ezo yu dinler :icon_whis konuşma bittikten sonra elçin anne merakla yarın nereye gideceğini sorar ezo durumu anlatır:icon_sorr ve gitmek istemediğini ama emre nin çok iyi dostu olduğunu ve onu kıramadığını söyler:img-wink:eçin anne neden gitmek istemediğini sorar ezo neyse elçin anne seni de sıktım :good:ben işe gidim der dışarı çıkar :img-pilotheralde okuduğunuz en kotü senaryo budur :happy0064ilk denemem artık hoş görün:dito:img-haha:

İLK
17-09-07, 21:21
benim seneryo yazma gibi bir yeteneğim yok ama kısacık bişi yazacagım
ewet başliyorum......
kadim elçin annenin evinde sabahlar evden ayrılacağı sırada kapı calınır kapıyı açar.karşısında elinde gül demeti olan bi adam görür:img-in_lo o doktor emredir doktor da şaşkındır ben yanlış yere geldim der kadimse kimi aramıştınız diye sorar o da ben ezoya bakmıştım der
kadim ezonun adını duyunca panikler:sad53: adama göz ucuyla yeniden bakar ve ezo yu niçin aradınız die bi soru sorar ben onun arkadaşıyım der doktor emre :happy0064
o sırada ezo evden çıkar emreyi görür hoşgeldin deyip sarılır :img-yes:sonrası malum partiye çağırır kadimde onları bu arada gizli gizlii dinler olaylar karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen kadim :icon_sorrresmen çılgına döner
arabasına binip uzaklaşır ama nasıl bi bakış attı doktor emreye ne siz sorun ne ben söyleyeyim insan düşmanı na böyle bakmaz:img-yes:

asia
19-09-07, 04:53
Efendim selamlar..
Nicedir dizi karakterleri için yazmayı bırakmıştım..
En son Sıla'da dedim ki.. bu işin tılsımı kaçtı.. sen yazma artık...

Fakat, ''Ezo / Kadim'' med cezirleri öyle hoş ki.. devamı gelirmi bilemiyorum ama gece vakti bir şeyler yazdırdılar bana...
Sevgilerimle..

SENİ SOĞUK BULANLAR ISITAMAYANLARDI!..


İki yürek tutuklusu.. iki sevi yaralısı insanın çarpışmasıydı o …
Mavinin en delisi.. yeşilin en hiddetli rengiydi belkide gözlerdeki..

Adam, nereye .. neden.. gidiyordu…
İçini ezen, adeta presleyen mengene tarifli yeşil bakışları gördüğünden beridir..
Sol yanı ağrıyormuydu neydi?
Neydi bu dokunsan yıkılacak haller.. bu dalıp gitmeler…
Bi anlasaydı!...


Kadın garip.. kadın hüzün yüklü.. kadın sevgiden umarsızdı..
Bi daha mı sevda? tövbe! diyen dilleri çoktan sevmelere suskundu..
Peki ne vardı o uçsuz bucaksız bakışlarda…

Koca ummanlar tüm fırtınalarını toplayıp onun gözlerine atmışlardı sanki…
Vardı bi derdi!..
Söze gelmez, dile sığmaz gizler.. suskunluklar.. dönenip duruyordu kadının başında…
Halbuki, dinlerdi o!
Bilmezmiydi birinin derdine el vermeyi…

Ama yok!
O sade sussun.. bide alaylı baksın..
pek de güzel beceriyordu bunu!

Nasılda kızmıştı.. ''mesafeli olalım! dediğinde adam..
Sanki meraklıydı..
Sanki bi şey oluyordu…
Dik dik bakarsın işte sen böyle anca! dedi..
Ama beni yıkamazsın!…

Yinede sıkıldı…
Tarifsiz kalmaya devam ediyordu duyuları…
Nedense onu görünce dizleri sızılı… kulakları duymaz.. eli tutmaz.. baktığını görmez oluyordu ya…
İşte buna! en çok da buna! bozuluyordu..

Hayır adam, tersti bide..
Hemen lafı yapıştırıyordu…
Altta kalmasına kalmıyordu da..
Sonra, ''yine ne ağır yükler saldı senin bu dilin!'' diye gecelerini tuhaf bi şekilde hayıflanarak geçiriyordu..

Offff yine bu adam.. diye söylendi eve giderken..
Yine o! o! o! kurtuluş yok anlaşıldı…
Mesafeli olmak ha!
Sen bilirsin dedi… sen görürsün… görürsün!!...

Bi müsaade etmez ki zaten.. hele anlatsa…
Arkadaşım! Arkadaşım! Arkadaşım! diye bas bas bağıracaktı ama;
Dinleyen kim!

Kardeşim bütün hepsi birleşmiş sanki anlamamaya… dedi yine..
Kadın kısmısının erkekten dostu olmazmış!!!
Tövbe! tövbe!

O halde gidecekti… isyanla gidecekti...
Başkaldırıp gidecekti!...
Kalınca gözlerinde koca koca yaşlarla.. yol ortasında öyle…
Gururundan gidecekti… kendisine saygısından gidecekti!
Bende insanım! dedi… insanım ben!

O hızla yol boyu köyünü…
Antep’in… gözlerine benzeyen yeşil ovalarını düşündü…
Şimdi dönse oralara..........
Yanından geçen hızlı bi arabanın klaksonunda ayıldı düşlerinden..
Dönerdi.. dönerdi de…
Bi başka olurdu gerisin geriye dönüşü…

Kendini daha mevkili.. daha bişey gibi hayal eti..
Neydi? hah… sosyete… sosyete gibi..
Üzerinde onun gönderdiği entari.. ayağında çeşme başı kadınlarının gözlerini yuvalarından uğratacak ayakkabıları...
Aha bide şöyle boyandımıydı?
Ne eksiği kalırdı?….
O muhteremin yanındaki hatunlardan daha bile güzel olurdu..
Hem doktor iyi adamdı… onlar utansındı…
Gidecekti işte!

Bu düşüncelerle..
Kenidini, Elçin ablası, Arziye.. ve kızların ellerine bıraktı..
Bir kerecik.. bi kere hayatında.. hiç bi şey düşünmeyecekti..
Şevkle onu hazırlamaya aç kadınların istediklerini yaptı…
Sustu… sustu…
Süs bebekleri gibi allanıp pullanmaya razı oldu…
Bekledi öylece sabırla..
Ama içinde bi kıpırtı..

Epey sonra hazırdı…
Işıl ışıl baktıklarına göre..
Güzelde olmuştu… acaba olmuşmuydu sahiden?...

Bazen aynaya bakınca.. gözlerini anlamlı.. dudaklarının kıvrımlarını biçimli.. yüzünü ehh işte bir şeye benzer cins görüyordu ama..
Her zaman değil..

Tereddütle aynaya baktığında kendisini tanıyamadı…
Birden onunda kendisini böyle göreceği düşüncesi girince aklına…
Yine o bağı çözülen dizlerdeki dermansızlık.. geldi bedenine..
Ahh ne zordu bu kule gibi ayakkabılarla dikilmek..
Terleyen ellerini.. avuç içlerini… elbisenin serin kumaşına sürtüp.. ''kendine gel!''
dedi yine…

''Sana ne oluyor.. yerini bil!'' haddini de!
Sen oraların insanımısın..? dengimisin boyalı cilalı o kadınların..
Hem ne işin var?…
''Ahh doktor senin hatrın olmayaydı?'' diye söylenirken içinden zil çaldı…
Alışıkmış gibi hızla merdivenleri inecekti ki..
Ayakkabıların metrelerce topuğu varmışçasına tökezledi.. neredeyse düşecekti..

''Bi bu eksikti kızım! dikkat et!….''
diyen Elçin annenin sesi kulağında, doktorla otele gitmek için yola çıktı…

Doktorun haline bakılırsa.. şaşkın suratına!..
İki laf edemeyen hallerine!..
Demek ki beğenmişti!..
Buda demek oluyordu ki!…

''Oda…''
OFFFF!....

Yine aklında, ''o!'' ''kızım neyin var senin?!''
Gibisinden eliyle dudaklarına dokundu, usulca...
Sonra yol boyu.. sustu...

''Mesafeli olalım!.. bir araya gelmeyelim!''

Bu sözler kulaklarında acı çığlıklı kuşlar gibi dolandıkça..
Deliye döndü… deliye! ama yine sustu…
Ta ki, indiğinde..

İşte o an Ezo bile kendini bilemedi..
Ne yol boyu düşündükleri.. ne hırsla söylenişleri..
Nede ona olan kızgınlığı…
Kendini sakınmayı umarken, halbuki.. gözleri neler yaptırıyordu ona...
Fasulye sırığından tırmanılan hayal alemlerini bulmuş.. küçük bir kız gibiydi.. şaşkın!.. ordan oraya savrulan ince yapraklar gibi titrek!..

Gözler! ahh… mavi anaforlar.. mavi derinlikler.. derin hakimiyetler..
Dalga dalga, döne döne onu dibe.. kendisiyle birlikte arza çeken bakışlar…

Adam da aynıydı..
Elini götürseydi yüreğinin üstüne.. bir götürebilse..
Bastırsa.. tutsa... kalbi çarpmasa…
Ağrımasa!...


Sonra çarpışma.. birden bire.. aniden..
Bu kez silkinip kurtulamayan..
Kaybolan.. yitip giden Ezo…

Taştan yapılmış gibi konuşan duygusuz adam yok şimdi…
Başka biri.. gözlerinin ardındaki gerçek gibi başka biri ''o''..

Düğüm düğüm..yutkusuz nefesler..
Soluk almayı unutmuş iki aşk firarisi..
İki sevmek mensubu…

Ya sonrası?...

'' Koku, tad, sıcak... sende her aradığım vardı...
Seni soğuk bulanlar, ısıtamayanlardı!.. ''




Alıntı satırlar: Arif Nihat Asya / SEN..

Asia..

İLK
19-09-07, 14:16
arkadeşler ben bu seneryo işini çok sevdim ve yazıyorum
kadimle ezo otelin önünde bakışırlarkenpart 1....
kadim:ezo..sen...
ezo:ewet....ben
doktor emre birbirlerine bakan çiftimize bakıp kalmıştır.dayanamayıp
d.e:ezo hadi geç kalıyoruz merak etmişlerdir
ezo:tabi eyi geceler kadim bey
kadim sudan çıkmış balığa döner arkalarından bakakalır gitsem mi kalsam mı bi iç geçirir anlayacağınız en sonunda kararını verir

parti salonunda.......part 2
nedim:oooooo kimleri görüyorum ezo doktor bey .ezo,senin bu kadar güzel olduğunu bilsem doktor beye hayır derdim adeta beni büyüledin deyip elinden öper nazikçe
d.emre hemen atılır
d.e:merhabalar nasılsınız
nedim:teşekkürler iyiyim ezo yu gördüm daha iyi oldum(çapkın)
bu arada davetliler teker teker içeri girirler nedim abisini görünce hemen yanına giderr
nedim:hayrola abi sen eve gitmeyecekmiydin
kadim:eee..evet fakat bi doktor tanıdığımı görünce geri döndüm
nedim:anlıyorum der sırıtarak anlamıştır artık kadimin niyetini
kadim:ne oldu neden güldün komik bişi mi var
nedim:yok abi ne olacak aynı şeyler
ve atık beklenen an geldi dans dans dans dans lalalalay lay...part 3
d.e:ezo dans edelimmi?
ezo:haaa..emre ben nasıl edceğim bilmiim..anlamam ben böğle şelerden
d.e:aaaa ne var canım dans etmekte herkes annesinin karnında öğrenmiyor
ezo:yoh yapamam beceremem derken kadim beği görür ve söylediği sözler aklına gelince dayanamayıp ewet der
d.e:bak şimdi bir elini omzuma diğer elini bana ver heh şimdi hafifce ayaklarımızı sağ sol sağ sol
ezo:aman buna dans mı diiler hele bizim antepe gelsinler bi oyun havası çalıp oynasınlar o zaman.
d.e:doğrudur
ezo:tabi dogru bu şeyi adı ne ise köççük cocuk bilem yapar
ezo ve emre konuşurlarken onları sessiz sakin bir yerden izleyen kadimin kıskançlıkmı desem aşk mı desem duygular dolup taşar ve ezo onu farketmiştir. bu yüzdenki kadim bi ezo ya bakar bi havaya bi ezoya bakar bi havaya ezo da aynı şekilde......az deilsiz

GULBEYAZ76
19-09-07, 17:33
Emre ve Ezoyu uzaktan izleyen Kadim iyice dişlerini bilemiştir.Kendi hislerine anlam vermeye çalışır.Nedir beni kızdıran personelim olarak geceye katılmasıysa ben izin verdim tamam izin vermiş olabilirim ama herkesi kendine baktırması mı lazım.Kendime gelmem lazım kızın suçu ne hem gayette ölçülü davranıyor.Ama bu kadar güzel olmak zorundamıydı.Ne düşünüyorum ben Allahım güzel yada değil banane hem belliki sevgilisi var.
Bu arada Emreye telefon gelir hastaneden Ezoyla birlikte ayrılmaya karar verirler.Tam çıkışa yaklaşmışken Kadim tutamaz kendini.
Kadim:Erkencisiniz Ezo hanım gece yeni başlıyordu.
Ezo:E malum saat 12 ye geliyor.
Kadim:E ne var kocan mı bekler çocuğun mu ağlar.
Ezo:Arabam kabağa dönüşmeden izninizle.
Kadim::img-hi:Gider ayak yine soktu lafı.

GULBEYAZ76
19-09-07, 18:16
Emre ve Ezoyu uzaktan izleyen Kadim iyice dişlerini bilemiştir.Kendi hislerine anlam vermeye çalışır.Nedir beni kızdıran personelim olarak geceye katılmasıysa ben izin verdim tamam izin vermiş olabilirim ama herkesi kendine baktırması mı lazım.Kendime gelmem lazım kızın suçu ne hem gayette ölçülü davranıyor.Ama bu kadar güzel olmak zorundamıydı.Ne düşünüyorum ben Allahım güzel yada değil banane hem belliki sevgilisi var.
Bu arada Emreye telefon gelir hastaneden Ezoyla birlikte ayrılmaya karar verirler.Tam çıkışa yaklaşmışken Kadim tutamaz kendini.
Kadim:Erkencisiniz Ezo hanım gece yeni başlıyordu.
Ezo:E malum saat 12 ye geliyor.
Kadim:E ne var kocan mı bekler çocuğun mu ağlar.
Ezo:Arabam kabağa dönüşmeden izninizle.
Kadim::img-hi:Gider ayak yine soktu lafı.

Kadim yatakta bir o yana bir bu yana dönerken uyuyamadan sabahı sabah etmiştir.
Ezo her zaman ki gibi servis kapısına giderken Kadim onu yakalar.

Kadim:Günaydın Ezo hanım.
Ezo:Günaydın Kadim bey iyimisiniz?
Kadim:Neden sordun?
Ezo:Ne bileyim kadınlıktan hanımlığa terfi ettim de ne olduğumu anlayamadım.
Kadim:Akşam jet sosyeteye girdiniz ya hak ettiniz bu sıfatı.
Ezo:Demek bir parça kumaş ve 1 kg boya gerekmiş hanım olmak için.
Kadim:Birde genç ve yakışıklı partner lazım.
Ezo:Heh işte o dediğinden bende yoktur.
Kadim:Nasıl yok gördüğüme mi inanayım sana mı?
Ezo:Siz ne gördünüz bilemem ama ben hatırını kıramıyacağım bir arkadaşıma eşlik ettim o kadar.
Kadim:Sadece eşlik etmiş o kadar süs püs neydi öyle.
Ezo:Çattık yaaaa.Sizi rahatsız eden ne onu bir anlasam partiye katılmam mı kıyafetim mi?Katılmamsa izin verdiniz kıyafetse o zaman neden böyle bir hediye aldınız?
Kadim:Ne yani ben mi aldım onları.
Ezo:Anlaşıldı kibar ve paralı beyler personele hediye alırken bile kendisi görmüyor.Bunu da öğrendik.Varmıydı başka birşey?
Kadim:Yokkkk.
Kadim içinden ne yani ben onu kendi ellerimlemi o sırık doktora hazırladım.Ah Pınar yaktın beni.

söğüt
19-09-07, 18:58
Kadim yatakta bir o yana bir bu yana dönerken uyuyamadan sabahı sabah etmiştir.
Ezo her zaman ki gibi servis kapısına giderken Kadim onu yakalar.

Kadim:Günaydın Ezo hanım.
Ezo:Günaydın Kadim bey iyimisiniz?
Kadim:Neden sordun?
Ezo:Ne bileyim kadınlıktan hanımlığa terfi ettim de ne olduğumu anlayamadım.
Kadim:Akşam jet sosyeteye girdiniz ya hak ettiniz bu sıfatı.
Ezo:Demek bir parça kumaş ve 1 kg boya gerekmiş hanım olmak için.
Kadim:Birde genç ve yakışıklı partner lazım.
Ezo:Heh işte o dediğinden bende yoktur.
Kadim:Nasıl yok gördüğüme mi inanayım sana mı?
Ezo:Siz ne gördünüz bilemem ama ben hatırını kıramıyacağım bir arkadaşıma eşlik ettim o kadar.
Kadim:Sadece eşlik etmiş o kadar süs püs neydi öyle.
Ezo:Çattık yaaaa.Sizi rahatsız eden ne onu bir anlasam partiye katılmam mı kıyafetim mi?Katılmamsa izin verdiniz kıyafetse o zaman neden böyle bir hediye aldınız?
Kadim:Ne yani ben mi aldım onları.
Ezo:Anlaşıldı kibar ve paralı beyler personele hediye alırken bile kendisi görmüyor.Bunu da öğrendik.Varmıydı başka birşey?
Kadim:Yokkkk.
Kadim içinden ne yani ben onu kendi ellerimlemi o sırık doktora hazırladım.Ah Pınar yaktın beni.

:img-hyste:img-hyste sen çok başarılısın valla, tebrikler
bende gece olabileceklerden yazmaya çalışayım

gece bütün hızı ile devam eder, kadim ezodan gözlerini bir an olsun ayıramaz ama yanınada yaklaşmaz.ezonun halide ondan farklı değildir.kaçamak her bakışları mutlak suretle buluşur.doktor emre durumun farkındadır ama yanına hocalarından bir kaç doktor gelir, onlarla ayak üstü sohbete başlarken,
kadim elinde iki kadehle ezoya demirler,
K:- buyrun hanfendi
ezo şaşkın : ı-ııh ben içmiim.
K:-aa sizin için bu kadar özel bir gecede...
ezo: gece özelde, bana değil
K:-neden, erkek arkadaşınızla bir baloya katılmışsınız...
ezo hemen atlar:-doktor emre arkadaşımda ama dün sizin yanınızdakiler kadar yakın arkadaşım değil, hem benim sizden uzak durmam gerekmiiyor muydu
der
sinirle kadimden uzaklaşır..
kadim elindeki iki kadehi de kendisi içer..

aman pek güzel olmadı ama kadim birazcık olsun anlamıştır ezo ile emrenin arasındaki durumu

İLK
20-09-07, 01:49
ezo lavaboya gitmak için asansörü bekleer bunu gören kadim koşar adımlarla arkasından yetişir.ezo ile kadim birbirlerine delicesine bakarlar ama bu uzun sürmeyecektir .........neyse asansöre binerler kadim dayanamayıp konuşur
kadim:bakıyorum bu ortama çabuk ayak uydurabildin
ezo:nesi varmış bu hayatın herşey yalan herkes yalan
kadim:bazılarına haksızlık ediosun bu gördüğün yerde ne insanlar çıkabilio
ezo:hıııı..gördüğümü gördüm
kadim:ne demek istiyosun pek anlayamadım
ezo:anlasanız şaşardım zaten
kadim:ewet aslında haklısın bazı insanlar birden bire değişiyorlar eee artık ne dersin buna iki yüzlülük mü yoksa ...
ezo:ben anlatmak istediğiz şei anladım burda benlen aynı yerde bulunmaktan şikayetçisiz ama korkmayın isteseniz bile artık aynı havayı bilem solumuyacaz
ezo asansörden iner lavaboya gider kendi kendine söylenir
ezo:mendebur bidaha çok ararsın o yemekleri seni affetmeyecem ha bura yaziam ayaklarıma kapanıp özür dilemeden bi daha oraya adımımı atarsam dur kızım napisan neden çabuk pes edisen göçlü ol dik dur hmmm siz görürsüz kadiM beg el mi yaman ezo mu......:happy0064:happy0064:happy0064

GULBEYAZ76
20-09-07, 12:27
Kadim yatakta bir o yana bir bu yana dönerken uyuyamadan sabahı sabah etmiştir.
Ezo her zaman ki gibi servis kapısına giderken Kadim onu yakalar.

Kadim:Günaydın Ezo hanım.
Ezo:Günaydın Kadim bey iyimisiniz?
Kadim:Neden sordun?
Ezo:Ne bileyim kadınlıktan hanımlığa terfi ettim de ne olduğumu anlayamadım.
Kadim:Akşam jet sosyeteye girdiniz ya hak ettiniz bu sıfatı.
Ezo:Demek bir parça kumaş ve 1 kg boya gerekmiş hanım olmak için.
Kadim:Birde genç ve yakışıklı partner lazım.
Ezo:Heh işte o dediğinden bende yoktur.
Kadim:Nasıl yok gördüğüme mi inanayım sana mı?
Ezo:Siz ne gördünüz bilemem ama ben hatırını kıramıyacağım bir arkadaşıma eşlik ettim o kadar.
Kadim:Sadece eşlik etmiş o kadar süs püs neydi öyle.
Ezo:Çattık yaaaa.Sizi rahatsız eden ne onu bir anlasam partiye katılmam mı kıyafetim mi?Katılmamsa izin verdiniz kıyafetse o zaman neden böyle bir hediye aldınız?
Kadim:Ne yani ben mi aldım onları.
Ezo:Anlaşıldı kibar ve paralı beyler personele hediye alırken bile kendisi görmüyor.Bunu da öğrendik.Varmıydı başka birşey?
Kadim:Yokkkk.
Kadim içinden ne yani ben onu kendi ellerimlemi o sırık doktora hazırladım.Ah Pınar yaktın beni.

Ezo burnundan ateş çıkararak mutfağa dalmıştır.Herkes bir gariplik olduğunu anlar ama kimse sormaya cesaret edemez.
Ezo:Hayırlı sabahlar.Bana hayrı olmadı ama belki size olur.
Kutsal dahil herkes saf saf bakmaktadır.
Ezo:Huuuu size diyim diliyinizimi yuttunuz?
Kut:Cıkcıklama
Ezo:Dilimizi mi yuttunuz diyorum usta.
Kut:Kızım iyi misin sen?
Ezo:Ne iyisi iyilik kim ben kim.
Kut:Haydin yemeğe başlıyak.
Ezo:Usta cıkcıklama
Kut:Hay allah sonunda benide kendine benzettin.
Kadim odasına çıkmıştır ama ne çıkmak.Adeta sinirden odayı dört dönüyordur.Kadına bak ya hem suçlu hem güçlü.Kendine gel Kadim ne suçu hem suçsuzken neden kendini ezdirsin afferin ona.Ay iyice kafayım yedim nerdeyse beni payladığı için bir hediye daha alıcam.Aman Allah korusun aldığımız hediyeyi de gördük.
Mutfakta ise artık iş bölümü faslına gelinmiştir.
Kut:Bugünkü menü dana gordon blue,ve benzeri yabancı yemekler.
Ezo:Aman ustam gözünü seveyim anlamadığım şeyleri verme bana da.
Kut:Oldu kuruyla pilav tarhana birde turşu hazırla sen.
Ezo:Hemen ustam şipşak yapıyım.yapıyorum yapıyorum.
Kut:Kızım belamısın?Burası mahalle lokantası değil.Biz dünya mutfağı hazırlıyoruz.
Ezo:He hazırlayak bakalım sanki dünyanın umrunda.Sen bana vurdulu kırdılı şöyle hırsımı alacağım bir yemek verde ben onu yapıyım yada kızartma gibin birşey.
Nedim Kadimin yanına gelir.
Ned:Abi günaydın.
Kad:Günaydın aydınlık benim yakınımdan bile geçmedi.
Ned:Anlamadım abi neyin var.
Kad:Yok birşeyim neyim olacak.
Ned:Anlaşıldı sen bugün soldan kalktın.Aklıma gelmişken doktorlar organizasyondan çok memnun kaldılar tekrarlanabilirmiş.
Kad:Aman eksik kalsın.
Ned:Nasıl ya o kadar emek verdik tekrar iş bağladık eksik mi kalsın.
Kad:Afferin Nedim iyi iş yaptın.Şimdi biraz dinlenmek istiyorum.
Ned:Bende mutfağa inicem zaten onlarıda tebrik edeyim menüye bayıldılar.Mutfak deyince aklıma geldi Ezo enfesti demi.
Kad:Bilmem çok dikkat etmedim.
Ned:valla fıstık gibi kız burda çalıştığını bilmesem prenses sanırdım.O nasıl bir kıyafet,makyaj,asalet resmen doktorların ondan başka muhabbeti yoktu.
Kad:Demek başka işleri yoktu onların.Kadın görünce ağızlarının suyu akıyor.Sevgiliside nasıl biriyse artık saf saf sırıttı heralde iltifatlara.
Ned:Yok abi onu öyle bir sahiplenişi vardı ki onu incitmeden kendi malı gibi hissettirmeden inceden hafifçe yönlerdirmeler sohbete katmaya çalışmalar.
Kad:Sohbet etmeyi biliyormuymuş o benim bildiğim sadece laf sokar.Aman neyse......
Nedim gider Kadim şimdi ben bu öğlen ne yiyecem diye düşünmeye başlar.Ne yiyecem Ezo hanım hazırlar birşeyler ama ben nasıl isteyecem neden istemiyecekmişim ben patronum patron eli mahkum hazırlıyacak.

Beğenenlerden rep isterim ona göre.

pelin-ce
20-09-07, 13:00
O güzel bölümden sonra bende bişeyler yazmak istedim. İnşallah beğenirsiniz...

Pardon! Çok özür dilerim…
--------------------------------------------------
Derin bakışmaların ardından gelen vurgundur aşkın gizemi…
Gecenin o koyu karanlığında parlayan bir çift ışıktır iki gölgeyi aydınlatan ve bir haykırıştır mavi yeşil tonlarda yüreklerde saklanan… Kimseye anlatılmayan…

(Sessizliği ilk bozan Emre olur.)
Emre: Ezo!
Çimen gözlerini karşısında ona hayranlıkla bakan gözlerden alamayarak…
Ezo: Eyi akşamlar Gadim Bey!
Kadim: İy… İyi akşamlar Ezo! (Başını çevirmeden elini uzatır)
-Nasılsınız Emre Bey?
Emre: Teşekkürler! Siz nasılsınız?
Kadim: Ben… (Zorda olsa başını çevirerek) Ben iyiyim sağolun!
Emre: Neyse artık içeriye geçelim. Ezo!
Kadim: Ah tabi… tabi buyrun!

Gözlerinde kaybolurlar bilinmeyen bir ışığın koyu tonlara aşina yürekler geçip giderken sessizce gecenin içinden…
Geride karanlığın içinde eflatunun tüm koyu tonlarını üzerinde taşıyan kadına bakan Kadim kalır…

Balo salonu…
Kemanların o buğulu nameleri içinde etrafı izliyordu Ezo şaşkın ve suskun ona kilitlenmiş bir çift mavi derinliğin farkında olmadan…

Emre: Ezo bir şeyler içimek ister misin?
Ezo: Yok ben almiyim Emre. Beni çarpiy biliy misin?
Emre: Bir kadehten bişey olmaz al hadi hem belki rahatlarsın biraz.
Ezo: Ben eyiyim ama hadi içiyim bi tane ama bak sonra başına galırım ha oğa göre…(Gülümser)Demedi deme sora olur..
Emre: Olur tamam korkma… Şikayetçi olmam.

Nedim: Abi sen burada mıydın?
-Abi abi iyi misin?
Kadim: Ha Nedim ne oldu?
Nedim: Hani gidiyordun diyorum geri dönmüşsün…
Kadim: Gidiyordum kapıda eski bir arkadaşa rastlayınca geri döndüm…
Nedim: (gülümseyerek) Başka bir nedeni yok yani…
Kadim: Nasıl ne gibi bir nedeni olabilir…
Nedim: Hiç ya neyse… Ezo’yu gördün mü? Gecenin en güzel kadını olmuş, çok görkemli duruyor.
Kadim: Ha evet gördüm. (sinirli ve ukala bir ifade ile) Ama galiba senin kadar dikkatli bakamamışım ki o görkemliliği fark edemedim Nedim Bey büyük eksiklik…
Nedim ince ince gülümser... Ve adının seslenildiği yöne doğru ilerler.
(Ordan geçen garsona uzanarak…)
Kadim: Bakar mısın? Bir içki verir misin?
Garson: Buyrun efendim…
İçkisinden bir yudum alarak yine odaklanır ama eflatun rüya ortalarda görünmüyordur.
Telaşla salonu gözler ve Ezo’nun kapıdan çıkmakta olduğunu fark eder. Hızlı adımlarla ona yetişmeye çalışır…

devamı birazdan....

pelin-ce
20-09-07, 13:04
Asansörün önünde duran Ezo’ya sessizce yaklaşır…
Kadim: Hadi kabul et artık.
Ezo: Ha neyi?
Kadim: Şu haline bak dışarıdan güzel görünebilirsin ama sudan çıkmış balık gibisin…
Ezo: Burada beni gaç kişi taniyi Gadim Bey? Toplasam beş parmağam etmez.
Kadim: Ne demeye çalışıyorsun sen?
Ezo: Diyom ki beni kimse tanımiyi o zaman herkes beni sizin gibi güzel buliyi..
Hem siz neden yanıma geliysiniz ki? Şimci bi gören olsa ne der maazallah!
Gosgoca Kadim bey köylü kızı Ezo’ynan konuşuyi…
(o sırada asansörün kapısı açılır. Ezo bakar ama içeri girmez geri döner. Kadim’de peşinden biraz öfkeli ama ukala)
Kadim: Ha bir de ukalalık ediyorsun yani. Bence kendini küçümseme bu görüntüye birde ukalalık eklemişsin. Yakında tam bir şehirli olursun sen…
Ezo: Yok estağfurullah! Onlar gimin olamam benim toprağımda yalan yetişmiyi.
Eyilik insanın içinde kendi büyiyi Kadim Bey... Ama burada bunu kimse bilmiyi…
(O sırada yanlarına Emre gelir)
Emre: Hah Ezo bende seni arıyordum.
Ezo: Hayırdır Emre kötü bişey mi oldu?
Emre: Aslında kötü değilde benim acilen gitmem lazım. Az önce hastaneden aradılar eski bir hastamı getirmişler. Benim ilgilenmem lazım… Özür dilerim Ezo…
Ezo: Yok emre neye özür dileyin haydi hemen git sen…
Emre: İyi ama sen ne olacaksın…
Ezo: Bana ne bakiyin ben bi taksiye biner giderim…
Kadim: Emre Bey izin verirseniz Ezo’yu evine kadar ben bırakayım…
Emre: Ama…
Ezo: Yok ben giderim Gadim Bey siz heç rahatsız olmayın…
Kadim: Elçin anneme söyleyeceklerim var zaten gidecektim.
Emre: Hadi Ezo benimde gözüm arkada kalmaz hem.
Ezo: Eyi tamam…
Emre: Tamam çok teşekkürler Kadim Bey! Yarın seni ararım Ezo…
Kadim: İyi akşamlar (Emre uzaklaşır) Hadi gelmiyor musun?
Ezo: Eyi geliyim.

Osman abi arabanın başında bekliyordur ama Kadim her zamankinden farklı olarak arabayı kendi kullanmak ister…
Ezo: Eyi akşamlar Osman abi…
Osman abi: Sana da Ezo… Buyrun Kadim Bey…
Kadim: Osman abi bu gece ben kullanacağım…
Osman abi: Ama Kadim Bey siz… (Kadim’in kararlı bakışlarından sonra)Peki Kadim Bey!
Yol boyunca ikisi de sessiz ama kaçamak bakışlarla birbirlerini izlerler…
Mahalleye vardıklarında Ezo arabadan iner…
Ezo: Teşekkürler Gadim bey! Gerçi sayenizde sizden uzak kalamadım amma…
(Tüm gecenin yorgunluğu ve içkinin de verdiği sarhoşlukla bir anda sendeler)
Kadim:Şş şşi iyi misin?( Kollarından tutar)
Ezo: Eyiyim bişiyim yok benim…
Kadim: Belli oluyor. Tabi böyle gecelere alışkın değilsin bir saatte ne hale geldin.
Hadi gel seni eve kadar bırakayım.
(Elçin anne ikisinide fark eder camdan ve hemen dışarı çıkar)
Elçin anne: (Telaşlı bir sesle)Kadim ne oldu oğlum? Aaa nesi var bu kızın?
Kadim: Telaşlanma Elçin anne! Yok hiç bir şeyi içkiyi fazla kaçırmış sadece sabaha düzelir.
Elçin anne: Ah Ezo! Gel kızım gel hadi. Ben şimdi yatırırım onu…
Kadim: Tamam anne…
Ezo: Ben eyiyim Elçin anne. Başım döniyi biraz o kadar valla… Eyi geceler Gadim Beyyy.
Kadim arkasından kısık bir sesle…
Kadim: İyi geceler eflatun rüya…:img-in_lo:img-in_lo

-SON-

GULBEYAZ76
20-09-07, 14:19
Vakit öğlene yaklaşmaktadır Kadim Ezoyu görmek istediğinden midir nedir yavaş yavaş acıkmaya başladığını hisseder.Normal zamanda olsa mutfağı arar ve isterdi ama bugün?Bugünün özelliği ne canım yine ararım işte der ve mutfağı arar.
Mutfak paniktedir.Herkes 517 517 diyip telefonun yanından uzaklaşmaktadır.
Kut:Hadi Ezo sen bak.
Ezo:Yok usta ben bakamam.
Kut:Nedenmiş o?
Ezo:Neden olacak ellerim bulaşıkta ondan he ya ondan.
Kut:Bismillahirrahmanirrahim.Efendim.

Kadim her zaman ki gibi telefona Ezonun çıkmasını beklediğinden şaşırır şaşırmak ne kelime kendini duvara toslamış gibi hisseder.

Kad:2 saattir neden telefona bakmıyorsunuz?
Kut:Şey efendim müsait değildik ondan.
Kad:Nerde çok bilmiş yamağın.
Kut:Anlamadım efendim kimi sordunuz?
Kad:Ezoyu soruyorumm.
Kut:Yemek yapıyor.
Kad:Ver bakalım onu telefona.
Kut:Ezoooooooo
Ezo:Gelemem usta yemek yanıy.
Kut:Sanırım bir sorun var ben yardımcı olayım Kadim bey.
Kad:Söyle o Ezoya 1 saate kadar bana şimdiye kadar getirmediği yemeklerden yapıp getirsin.
Kut:Söylerim efendim.
Kut:Ezo patron senden 1 saaate kadar değişik yemek yapıp götürmeni istiyor.
Ezo:Ben ona yemek falan yapmam.
Kut:Ne demek yapmam Ezo sen bizi kovduracan mı?
Ezo:Şimdiye kadar ben mi yapıyordum yemeğini.
Kut:Olmaz benimkini bile yemiyor biliyorsun.
Ezo:Biliyik biliyoruz burnu büyük mendebur ne olacak.
Kut:Aman kızım sessiz ol yerin kulağı var.
Ezo:O kulağı ben bir bulsam sayacam içimde ne var ne yok gerekli yere iletsin diye ama hala bulamadım.
Kut:Bizde sana yardım edelim de hadi hazırlayalaım şu yemeği.
Ezo:Yardıma gerek yok ben hazırlarım bakın işinize.Ben sana yapacağımı bilirim.
Ezo yemekleri hazırlamıştır tepsiye yerleştirir ve diğer personele sen götür der.
Kut:Olmaz Ezo getirsin dedi.
Ezo:Çok biliyor o götürmem ben ona yemek falan.
Kut:Ne demek götürmem patron o patron valla seninle beraber bizi de işten atar.
Ezo:Yok artık daha neler.
Kut:Lütfen götür şunları.
Ezo:Eyi madem.
Yemekleri alıp Kadimin odasına gider kapıyı çalıp içeri girer.Kadim Ezoyu ve tepsiyi süzmektedir.
Kad:Şuraya bırak tepsiyi.
Ezo:Bırakacaz herhal masa gibi tutup dikilecek değiliz.
Kad:Sakın içinde birşey tutma.
Ezo:Afiyet olsun.
Kad:Nereye?
Ezo:Nereye olacak hala kovulmadıysam mutfağa.
Kad:Bekle yemekleri tadacam.
Ezo:Buda yeni moda mı?
Kad:He ya yeni moda onuda öğretirsin sen bize.
Ezo:Estağfurullah bana mı kalmış sosyetik bir karış etekli arkadaşlarınız varken.
Kad:Demek eteklerini ölçtün.
Ezo:Ölçmeye ne hacet görünen köy klavuz istemez.
Kad:Menümüz ne?
Ezo:Ezo gelin çorba,Kabak dolma,fırında sebze,vezir parmağı.
Kad:Çok manidar bir menü olmuş.Özel mi?
Ezo:Özel tabi istek üzerine hazır ettim.
Kadim çorbadan bir kaşık alır ve tükürür.
Kad:Bu çorba neden bu kadar acı benim bildiğim acı olmaz.
Ezo:Bak ne güzel dedin yani dediniz o sizin bildiğiniz bu da benim ki.
Kad:Sen ne yapmaya çalışıyorsun bana birşey mi anlatmak istiyorsun.
Ezo:Anlatmak istemem şu ki benim hayatımda bu çorba gibin acı ve ben acıya doydum artık daha fazla sizinle uğraşmak istemiyim ya siz kovun yada ben istifa ediyim.
Kad:Daha dayanıklı görünüyordun yazık.
Ezo:Dayanıklıyım ama deyecek olan şeylere.
Kad:Siz değmezsiniz mi demek istiyorsun.
Ezo:Ne haddime hadi kalın sağlıcakla.
Kad::icon_sorr

Beyenenler replesin lütfen.

İLK
21-09-07, 21:15
evet olan olmuştu ezonun şah damarı atmıştı bi kere bu sefer altta kalmayacaktı neyse sabah oldu beklenen gün geldi çattı ezo asansöre bindiarkasından da o pınar denilen uyuz karı
pınar:sen burda yeni işe başladın demek
ezo:evet bi hafta oluyo
pınar:ii olmuş senin gibiler zor bulunur oteli kurtarmışsın ben de ilk duyduğumda hadi canım nasıl olur dedim sonra kadim sana teşekkür için elbise gibi bişiler almamı söyleyince gerçekten inandım umarım beğenmişsindir der ve çıkar
ezo duyduklarına inanamadı demek kadim bey hiç uğraşmadan üstelikte bu kadına ezo bi sinirlendi neyse öğle oldu yemek saati geldi taştı
ezo öğle yemeğini götürürken kendi kendine
ezo:sakın ezo bi saniye bile tartışmadan oradan ayrıl
kapıyı çaldı kadim içeri gir dedi
ezo tepsiyi tam koydu tam arkasını dönecekti
kadim:dün gece lafım yarıjm kalmıştı bitiremedim şimdi söylüyorum
kadim:sen...
ezo:afiyet olsun
kadim:nereye
ezo:ait olduğum yere artık sizinle asla söz dalaşına girmiyecem eyi günler
kadim:ama....ben..şey
kapı kapanır kadim bin pişmandır

GULBEYAZ76
26-09-07, 11:49
Ezo ballıdan gelen teklifle tam anlamıyla şok olmuştur.Bir müddet şaşkınlıktan konuşamaz sonra suskunluğu bozmak gerektiğini anlar.
Ezo:Sen ne diyorsun ağam.
Bal:Ben diyeceğimi dedim Ezo söz sende.
Ezo:Ben çok şaşırdım yani ben öyle bir şeyi aklımdan bile geçirmem.
Bal:Beni kendine layık bulmuyorsun yani öylemi.
Ezo:Yok ağam o ne demek mesele şu ki benim ağzım sütten bir kere yandı bunu en iyi bilen sensin bundan sonra evlilik kolay kolay düşünmem hele seninle hiç düşünmem.Seni kırmak istemem ama ben seni hep bir ağabey bir dost olarak gördüm ve inan şaştım kaldım kusura kalma ama ağam ne sen söylemiş ol nede ben duymuş olayım.Sen şimdi oğlunu kaybettin kendini yalnız belledin ya ondan demişindir zaten başka türlüsünü düşünmek dahi istemem kal sağlıcakla.
Bal:Sen bana kızdın dimi artık kolay kolay yüzümede bakmazsın.
Ezo:Eskisi gibin olmaz tabi hiçbirşey artık.
Ezo şok halinde eve gitmiştir onu camdan gören Elçin durumunda bir gariplik olduğunu farkeder ve konuşmaya gider.Ezo zaten dolmuştur hem anlatır hem ağlar.Ertesi günü pazardır ve Kadim Eliçine gelir.Aynı anda Emrede Ezoya özür dilemeye aynı zamanda onun gönlünü almaya gelmiştir.Kapıda karşılaşan iki rakip mecburen nezaketen selam vermek zorunda kalırlar.Ezonun kapısını çalan Emreyi adeta kapmak üzere bakmaktadır Kadim.Ezo erken davranıp Elçinden önce kapıyı açar ve Emreyi öperek eve alır.Kadimin yüzü kıpkırmızı olmuş adeta ateş saçmaktadır.Elçinde kapıyı açar.
Elç:Hoşgeldin oğlum.
KAd:Hoşbulduk Elçin anne.Nasılsın?
Elç:Ben iyiyim oğlumda sen pek iyi değilsin galiba.
Kad:İş güç işte pazar bile yok bana telefonla konuştum da şimdi.
Elç:Allah başka dert vermesin oğlum düzelir herşey.Yemekte hazır hadi gel oturalım.(İftar vakti ezan beklenecek)
Kad:Tamam anne elimi yıkıyımda oturalım.
Elç:Olur.
Kad:Yemek dedinde aklıma geldi anne ne oldu senin kızla doktorun işi?
Elç:Ne olucak aynı.
Kad:Araları iyi galiba doktor geldi Ezo hanıma.
Elç:Ya haberim yok.
Beğenenlerden rep isterim ona göre beğenmeyenlerin de canı sağ olsun.

GULBEYAZ76
26-09-07, 13:05
Elç:Hoşgeldin oğlum.
KAd:Hoşbulduk Elçin anne.Nasılsın?
Elç:Ben iyiyim oğlumda sen pek iyi değilsin galiba.
Kad:İş güç işte pazar bile yok bana telefonla konuştum da şimdi.
Elç:Allah başka dert vermesin oğlum düzelir herşey.Yemekte hazır hadi gel oturalım.(İftar vakti ezan beklenecek)
Kad:Tamam anne elimi yıkıyımda oturalım.
Elç:Olur.
Kad:Yemek dedinde aklıma geldi anne ne oldu senin kızla doktorun işi?
Elç:Ne olucak aynı.
Kad:Araları iyi galiba doktor geldi Ezo hanıma.
Elç:Ya haberim yok.
Beğenenlerden rep isterim ona göre beğenmeyenlerin de canı sağ olsun.
Elç:Demek doktor Emre geldi.
Kad:Demek dr Emre ne bu samimiyet anne kıskanırım.
Elç:Deli bozuk sende sen kim o kim.
Kad:Tanıştınız mı?
Elç:Tanıştık çok efendi biri ben beğendim.
Kad:Beğenen beğenen desene.
Elç:Daha önce de dedim ben Ezoyu çok sevdim yuva kursun mutlu olsun isterim.
Kad:Kursun kuruyorsa engel mi var.
Elç:Tek engel kendisi.
Kad:Herkes evlenecek diye bir kaidemi var.
Elç:Öyle ama hayat onun için kolay değil.
Kad:Pes edicek birine benzemiyor.
Elç:Demek sende anlamaya başladın onu.
Kad:Yok canım benim ki öylesine otelde birkaç muhabbetine tanık oldum da ondan.
Elç:Keçi bu kız keçi aman neyse seni de sıktım konuyu değiştirelim.
Kad:Yok anne sıkılmadım zaten değişik birşeymi var hayatımız da.
Elç:Oda doğruya.
Kad:Senin ki partiden kaçmış.
Elç:Senin nerden haberin var.
Kad:Nerden olacak senin dr tırım tırım onu arıyordu.
Elç:Sana dediğin gibi bu kızda yalan ve oyun yok.Bende kızdım öyle yalnız gelince ama ne yapıyım sıkıldım dedi.
Kad:Sıkılacaksa neden gelmiş hem sen bile devreye girdin.
Elç:İyide bu aramazıda o size geldiğimi bilmiyor.Hem gelmeyi o hiç istemedi ama Emreyi de kıramadı.
Kad:o zaman çok kıymet veriyor doktora adamı bari ortada sap gibi bırakmasaymış.
Elç:Bu kız tam bir keçi.Talipleri var ama daha önceki evliliğinden dolayı kolay kolay evlenmem diyor.
Kad:Ya çok aşıkmış yada çok acı çekmiş demek ki.
Elç:Çok büyük bir aşkmış onların ki ama acısı da en az onun kadar büyükmüş.
Kad::icon_sorr
Elç:Acısı o kadar büyük ki tek başına kalkıp hiçbilmediği bir yere kadar getirdi onu.
Kad:Talipler dedin de doktordan başkadamı var?
Elç:Var ya daha akşam bir evlenme teklifi almış.
Kad:Kimmiş?
Elç:Oğlum sen de amma meraklı oldun.
Kad:Şaşırdım sadece.
Elç:Neden şaşırdın a oğlum demek işinin ehli sarraflarda var bu memlekette.Şimdiki adam yani Ballı ağa Antepten ama şimdi burdaki işlerinin başında.
Kad:Adam gerçekten ağamı yani?
Elç:Orasını tam bilemem ama adam baya varlıklı Ezoyada çok değer veriyor.Ezo Nuh der peygamber demez.
Kad:Yani kabul etmedi teklifini öylemi.
Elç:Etmedi tabiki hem de çok üzüldü akşam ağlamaktan yüzü gözü şişti.
Kad:İlginç evlenme teklifine üzülen kadın.Hem hayır dedi sonra pişman mı olup ağladı.
Elç:Ne pişman olması nasıl benimle evlenmeyi düşünür ben onu abim gibi dostum gibi görürken diye kendi kendini yedi.
Kad:Belkide aklı doktordadır.
Elç:Onun ki sadece minnet ve vefa duygusu onu seviyor değer veriyor ama aşık değil.
Kadimin içinden geçenler :klme:bella
Kad:Hayat onun hayatı.
Elç:Seninle şimdiye kadar hiç yabancı birinden bu kadar konuştuğumuzu hatırlamıyorum.
Kad:Bende ama galiba yaşlanıyoruz.
Elç:Hadi be deli bozuk kendi adına konuş ben daha onsekizimdeyim.
Kad:Elçin anne ya........
:love01:
Elçin bu konuşmadan anlaması gerekeni anlamıştır ama bunu Kadime çaktırmaya hiç niyeti yoktur bu kıvranışların keyfini çıkarmaya karar vermiştir.
Beğenenlerden rep isterim.

GULBEYAZ76
04-10-07, 12:24
Ezo Kutsal ustayla gitmiştir Kadim ise bu işe şaşırmıştır.Otelde ki odada kalmak istemiyeceğini az çok tahmin ediyordur ama Kutsalda kalacak olması şaşırtıcıdır Allahtan Eylül vardır.Zaten başıda ağrıyordur sabahı sabah eder uyumadan.
Sabah otelin kapısı:
KAd:Günaydın.
Ezo:Sizede günaydın Kadim bey.Günaydın Osman abi.
Osman:Günaydın Ezo nasılsın?
Ezo:İç güveyinden hallice şükür.
Kad:Ezo neden otelde kalmadın.
Ezo:Sağolun ama ben bunu kabul edemem kimseye yük olmak istemem.
Kad:Aman kabul etsen burnun düşer.Hem Kutsal ustaya yük olmuyormusun?
Ezo:Oldum ama gel onu bana sor Eylül tutturdu bırakmam diye kıramadım.
Kad:Sana birşey yaptırmak için ısrar etmek gerek demekki.
Ezo:O herkes için geçerli değil.
Kad:Ne demek istedin.
Ezo:Ne demek istiyecem her ısrar edenle gidecek değilim.
Kad:Tabi ki gidemezsin o ne biçim laf.
Ezo:İzin verdiğin için sağol.
Kad:Sabah sabah maşallahın var.Hem orda burda kalman doğru değil sana ayırdığımız oda da kal.
Ezo:Kalamam hem size ne ki.Her çalışanla böyle ilgileniyorsanız başka iş yapamazsınız otelde batar benden söylemesi.
Kad:Otel benim değil mi ister batırırım ister çıkarırım.Ya ben Elçin annem için diyorum merak ediyor seni.
Ezo:Merak etmesin beni ben başımın çaresine bakarım.
Kad:Demesi kolay çok alıştı sana.İç ses(ya anlasana seni görmeden azarlanmadan duramıyorum.)
Ezo:Sağolsun bende ona çok alıştım.
Kad:İstersen onunla da kalabilirsin.
Ezo:Nerde?
Kad:Bizim evde.
Ezo:Yok daha neler....
Kad:Korkma adam yemiyoruz.
Ezo:Esprimiy di bu gülecem de yanlış olmasın.
Kad:He espriydi rahat rahat gül.
Ezo:Neyse siz Elçin ablaya selamı mı iletin bir zahmet beni merak etmesin benim kalacak yerim çok.
Kad:Mesela neresi?
Ezo:Allah allah ya çattık hesap mı verecez.
Kad:Sanki çok meraklıyım Elçin annem sorar şimdi yoksa banane.
Ezo:Ballı ağaya gidebilirim doktor Emreye gidebilirim aslında Meryemde ne zamandır çağırıyor ya ben burda durmuş size ne anlatıyım haydin size eyiiiii günler.
Kad:Delirecem ya birde eyiiiii günler demez mi....Of başım...Mükemmel genç yetmedi birde kabasakal Ballı çıktı başımıza ya ben ne yapacam.

GULBEYAZ76
04-10-07, 13:40
Ezo Kutsal ustayla gitmiştir Kadim ise bu işe şaşırmıştır.Otelde ki odada kalmak istemiyeceğini az çok tahmin ediyordur ama Kutsalda kalacak olması şaşırtıcıdır Allahtan Eylül vardır.Zaten başıda ağrıyordur sabahı sabah eder uyumadan.
Sabah otelin kapısı:
KAd:Günaydın.
Ezo:Sizede günaydın Kadim bey.Günaydın Osman abi.
Osman:Günaydın Ezo nasılsın?
Ezo:İç güveyinden hallice şükür.
Kad:Ezo neden otelde kalmadın.
Ezo:Sağolun ama ben bunu kabul edemem kimseye yük olmak istemem.
Kad:Aman kabul etsen burnun düşer.Hem Kutsal ustaya yük olmuyormusun?
Ezo:Oldum ama gel onu bana sor Eylül tutturdu bırakmam diye kıramadım.
Kad:Sana birşey yaptırmak için ısrar etmek gerek demekki.
Ezo:O herkes için geçerli değil.
Kad:Ne demek istedin.
Ezo:Ne demek istiyecem her ısrar edenle gidecek değilim.
Kad:Tabi ki gidemezsin o ne biçim laf.
Ezo:İzin verdiğin için sağol.
Kad:Sabah sabah maşallahın var.Hem orda burda kalman doğru değil sana ayırdığımız oda da kal.
Ezo:Kalamam hem size ne ki.Her çalışanla böyle ilgileniyorsanız başka iş yapamazsınız otelde batar benden söylemesi.
Kad:Otel benim değil mi ister batırırım ister çıkarırım.Ya ben Elçin annem için diyorum merak ediyor seni.
Ezo:Merak etmesin beni ben başımın çaresine bakarım.
Kad:Demesi kolay çok alıştı sana.İç ses(ya anlasana seni görmeden azarlanmadan duramıyorum.)
Ezo:Sağolsun bende ona çok alıştım.
Kad:İstersen onunla da kalabilirsin.
Ezo:Nerde?
Kad:Bizim evde.
Ezo:Yok daha neler....
Kad:Korkma adam yemiyoruz.
Ezo:Esprimiy di bu gülecem de yanlış olmasın.
Kad:He espriydi rahat rahat gül.
Ezo:Neyse siz Elçin ablaya selamı mı iletin bir zahmet beni merak etmesin benim kalacak yerim çok.
Kad:Mesela neresi?
Ezo:Allah allah ya çattık hesap mı verecez.
Kad:Sanki çok meraklıyım Elçin annem sorar şimdi yoksa banane.
Ezo:Ballı ağaya gidebilirim doktor Emreye gidebilirim aslında Meryemde ne zamandır çağırıyor ya ben burda durmuş size ne anlatıyım haydin size eyiiiii günler.
Kad:Delirecem ya birde eyiiiii günler demez mi....Of başım...Mükemmel genç yetmedi birde kabasakal Ballı çıktı başımıza ya ben ne yapacam.

Kadim ve Ezo öğlene kadar birbirinden uzak ama yakın olmak isteyen bir ruh halinde dolaşırlar fakat kendi durumlarına bir ad koyamazlar.
Nihayet öğlene doğr mutfak telefonu çalar.
Her zaman ki gibi herkes 517 517 diye kaçışır.
Kut:Ezo bak şu telefona.
Ezo:Sekretermiyik aşçı yamağımı belli değil.Buyrun 517
Kad:517 olan benim sen mutfaksın.
Ezo:Şey pardon buyrun ne vardı.
Kad:Kutsal ustaya söyle bir arkadaşım gelecek özel dosyamdan bir mönü hazırlasın.
Ezo:Özel bir yemek var mı istediğiniz?
Kad:Yok kafasına göre birşeyler ayarlasın.
Ezo:Emredersiniz.
Telefonu kapatır ama kafası atmıştır.İçinden arkadaşı gelmişmiş özel mönüymüş geldi heralde sarı kafa yüzü güler şimdi bize sirke satıyor.Başkalarına 32 diş meydanda sırıtıyor.
Kut:Ezo sana diyorum huuuu.
Ezo:Duymadım usta ne dedin.
Kut:517 ne dedi.
Ezo:Özel dosyadan mönü istiyor özel misafiri varmış ta.
Kut:Allah yandık kolay kolay beğenmezde şimdi.
Ezo:Aman usta yemeğin farkına bile varmaz tasalanma.
Kut:Öyle deme bulur yine birşey.
Ezo:Korkma sen misafir özel gözü yemek falan görmez belkim.
Kut:Orası bizi ilgilendirmez.
Ezo:İyi dedin bize ne dimi.
Kutsal yemeği hazırlamıştır her zaman ki gibi Ezo götürür diye düşünür.
Kut:Hazır Ezo götür hadi.
Ezo:Neden ben götürecekmişim.
Kut:Hep sen götürüyorsun ya.
Ezo:Bende onu demek istiyorum neden hep ben götürüyorum.
Kut:Kızım iyi misin sen yemekler soğuyor.
Ezo:Hiç iyi değilim başkası götürsün hiç çekemiyecem şimdi o suratsızı.
Kadimde telefon görüşmesinden sonra sürekli Ezonun konuşmasını ve imalı ses tonunu düşünür galiba canı sıkkın ne oldu ki diye içi içini yer.Arkadaşının konuşmalarını yarım yamalak dinler.
Kut:Eylül kızım hadi sen götür bari.
Eyl:Yaktın Ezo beni....
Eylül kapıyı çalar bu sefer Kadim can kulağıyla kapıyı beklediğinden hemen gel der.Eylül tepsiyle içeri girince şaşırır.
Kad:Bu sefer yarışı sen mi kazandın.
Eyl:Ne yarışı Kadim bey.
Kad:Yok birşey gidebilirsin.
Eyl:Nasıl yani yemek hakkında birşey sormayacakmısınız?
Kad:Hayır sağol.
Eyl:Afiyet olsun.
Şaşkın Eylül mutfağa iner 517 soru sormadan ve azarlamadan teşekkür bile etmiştir.
Ezo:Geçmiş olsun.Zor geçti galiba sınav.
Eyl:Çok kolaydı ama biraz garipti bana yarışı sen mi kazandın dedi birşey anlamadım.Soruda sormadı.
Ezo:Ben size dedim dimi gözü birşey görmez diye.

GULBEYAZ76
04-10-07, 15:58
Kadim ve Ezo öğlene kadar birbirinden uzak ama yakın olmak isteyen bir ruh halinde dolaşırlar fakat kendi durumlarına bir ad koyamazlar.
Nihayet öğlene doğr mutfak telefonu çalar.
Her zaman ki gibi herkes 517 517 diye kaçışır.
Kut:Ezo bak şu telefona.
Ezo:Sekretermiyik aşçı yamağımı belli değil.Buyrun 517
Kad:517 olan benim sen mutfaksın.
Ezo:Şey pardon buyrun ne vardı.
Kad:Kutsal ustaya söyle bir arkadaşım gelecek özel dosyamdan bir mönü hazırlasın.
Ezo:Özel bir yemek var mı istediğiniz?
Kad:Yok kafasına göre birşeyler ayarlasın.
Ezo:Emredersiniz.
Telefonu kapatır ama kafası atmıştır.İçinden arkadaşı gelmişmiş özel mönüymüş geldi heralde sarı kafa yüzü güler şimdi bize sirke satıyor.Başkalarına 32 diş meydanda sırıtıyor.
Kut:Ezo sana diyorum huuuu.
Ezo:Duymadım usta ne dedin.
Kut:517 ne dedi.
Ezo:Özel dosyadan mönü istiyor özel misafiri varmış ta.
Kut:Allah yandık kolay kolay beğenmezde şimdi.
Ezo:Aman usta yemeğin farkına bile varmaz tasalanma.
Kut:Öyle deme bulur yine birşey.
Ezo:Korkma sen misafir özel gözü yemek falan görmez belkim.
Kut:Orası bizi ilgilendirmez.
Ezo:İyi dedin bize ne dimi.
Kutsal yemeği hazırlamıştır her zaman ki gibi Ezo götürür diye düşünür.
Kut:Hazır Ezo götür hadi.
Ezo:Neden ben götürecekmişim.
Kut:Hep sen götürüyorsun ya.
Ezo:Bende onu demek istiyorum neden hep ben götürüyorum.
Kut:Kızım iyi misin sen yemekler soğuyor.
Ezo:Hiç iyi değilim başkası götürsün hiç çekemiyecem şimdi o suratsızı.
Kadimde telefon görüşmesinden sonra sürekli Ezonun konuşmasını ve imalı ses tonunu düşünür galiba canı sıkkın ne oldu ki diye içi içini yer.Arkadaşının konuşmalarını yarım yamalak dinler.
Kut:Eylül kızım hadi sen götür bari.
Eyl:Yaktın Ezo beni....
Eylül kapıyı çalar bu sefer Kadim can kulağıyla kapıyı beklediğinden hemen gel der.Eylül tepsiyle içeri girince şaşırır.
Kad:Bu sefer yarışı sen mi kazandın.
Eyl:Ne yarışı Kadim bey.
Kad:Yok birşey gidebilirsin.
Eyl:Nasıl yani yemek hakkında birşey sormayacakmısınız?
Kad:Hayır sağol.
Eyl:Afiyet olsun.
Şaşkın Eylül mutfağa iner 517 soru sormadan ve azarlamadan teşekkür bile etmiştir.
Ezo:Geçmiş olsun.Zor geçti galiba sınav.
Eyl:Çok kolaydı ama biraz garipti bana yarışı sen mi kazandın dedi birşey anlamadım.Soruda sormadı.
Ezo:Ben size dedim dimi gözü birşey görmez diye.

Eylül yemekleri bıraktıktan sonra Kadimde arkadaşıyla yemeğe oturmuştur ama aklı Ezodadır.Yemek değil adeta kendini yiyiyordur.Bir ara kendi kendine güler ya ben yemekten önce fırça yemeğe o kadar alıştım ki canım yemek yemek istemiyor.Arkadaşının gözünden kaçmaz bu gülüş.Arkadaş geçen ki bir isim bulayım.(yasemin olsun)
Yas:Kadim neden güldün.
Kad:Ben mi.
Yas:Tabiki sen başka Kadim mi var.
Kad:Aklıma birşey geldide.
Yas:Söylede bende güleyim.
Kad:Yok birşey boşver önemsiz.
Yas:Bu gelişimde seni baya değişmiş buldum.
Kad:Nasıl değişmiş.
Yas:Yani nasıl desem daha hayat dolu.
Kad:Benim hayatım hep aynı Yasemin uzakta olsan az çok biliyorsun.
Yas:Yok yok var sende birşey.Yemeğini neden yemiyorsun?
Kad:Aslında pek iştahım yok yavaş yavaş yerim.
Yas:Seni sıktım mı Kadim yani durgunlaştın.
Kad:Hayır canım ne sıkması yalnız işle ilgili kafam meşgul o kadar.
Yas:Aman bırak şu işi gücü.
Kad:Ben bıraksam da o beni bırakmıyor biliyorsun.
Yas:Biz seninle şöyle aşktan meşkten bahsedemiyecekmiyiz hiç.
Kad:Tam adamı yani.
Yas:Tabiki tam adamı ben senin nasıl aşık olduğunu ve sana aşkın ne kadar yakıştığını bilirim.
Kad:O köprüden çok sular aktı.Ben umutsuz vakayım sen anlat bakalım hala bulamadınmı hayatının aşkını.
Yas:Bulmasına bulamadım ama senden cesaretliyim aramaya devam ediyorum.
Kad:Ya aslında benim ki cesaretsizlikten değil de doğru kişiye rast gelememekten.
Yas:Bana hiç öyle gelmedi.
Kad:Nasıl geldi bakalım çok bilmiş.
Yas:Bana eskisi gibi at gözlüğü takmıyorsun ve sanki bulmaya çok yakınsın gibi geldi.
Kad:Bunu da nerden çıkardın.
Yas:Senin ağzından kolay laf alamıyacağımı biliyorum ama ben kolay yanılmam.
Kad:Hayırlısı diyelim o zaman.
Yas:Ben senin kadar Berrağın da arkadaşı dahası dostuydum ama Kadim artık ne olur bırak şu eski defterleri.
Kad:Aslında eskisi kadar takmıyorum biliyormusun yani benim aşkım kadar ilişkimizde temiz sanıyordum ama malesef sadece benim temiz tutmamla olmadı o bana hayatımın kazığını attı.Benim aslında yediremediğim de bu.
Yas:Anlıyorum canım ama bu yüzden dünyadaki bütün kadınlara kapını kapatamazsın.
Kad:Kapım kapalı ama en azından eskisi gibi sıkı sıkıya kilitli değil.
Yas:Oh ya budur işte.
Kad:Dur ya daha birşey demeden bu ne sevinç.
Yas:Senden bu kadarını duymak bile yetti bana inan çok sevindim.
Kad:Umarım sende beni iyi bir damat adayıyla sevindirirsin.
Yas:Dur dur ne damadı tabi ya demek sende bir gelin adayı var.
Kad:Yok canım lafın gelişi.
Yas:İnan içim çok rahat dönecem bu sefer her defasında aklım sende kalırdı.İşşallah bir daha ki sefere gelinlede tanışırız.
Kad:Olur canım buldukta tanıştırması eksik kaldı.
Yas:Belkide buldun ama hala farkında değilsin yada şimdilik bunu benimle paylaşmaya hazır değilsin ama sana yaramış bu durum.Ay uçağı kaçıracam....
Kad:Panik yapma Osman abi bırakır seni alana.
Yas:Sağol canım ya hadi bana müsade.
Kad:Müsade senin canım arayı fazla uzatma sık gel.
Yas:Belki sen gelirsin balayına bellimi olur.
Kad:Ah siz kadınlar dereyi görmeden paçayı sıvama.
Yas:Ben sıvarım sen bana bakma ama ciddiyim bu konuda.
Kad:Hangi konuda?
Yas:Tabiki balayı.
Kad:Sen konuş konuş uçağı kaçırınca görücem ben seni.
Yas:Doğru hadi gideyim.
Kad:Hadi bende uğurlayım seni.
Yas:Tamam.Kendine iyi bak.
Kad:Sende canım hadi hayırlı yolculuk.

Umarım okuyanların yüzünde küçük te olsa bir tebessüm oluşturabilmişimdir.

pelin-ce
04-10-07, 16:04
Ezo: Biliyim kim olsa yapardığız. Ben ona teşekkür etmiyim.
Kadim: Ya!
Ezo: E ismimi söylediğiz ya...

----------------------------------------------
Ertesi sabah otelin önü...

Kutsal usta: Geç kaldık, geç kaldık...
Eylül hadi hadi çabuk olun..
Eylül: Tamam baba ya!
Ezo: Yürü şindi azarı yiyeceğek...O sırada Kadim gelir...
Kadim: Ezooo... (Ezo arkasını dönüp bakar ve gülümser)
Ezo: Haydi sen git Eylül! Ustama de hemen geliyim.
Eylül: Tamam Ezo abla.
Ezo: Günaydın. Buyrun Gadim Bey...
Kadim: Günaydın. Bu gün nasılsın bakalım.
Ezo: Eyiyim sağolun. Ben eyiyimde Elçin ablam nasıl?
Kadim: Hı o iyi iyi! Seni merak etmiş ama...
Ezo:He bende onu merak ediyim. Eğer izniniz olursa bu gün iş çıkışı görmeye geliyim diyeceğdim. Onu şindi yüzü giliydir belki amma...Baksağa eviynen hayalleri de yanıp küllere döndü. Yüreğini yangınlar sardı.
(Kadim hüzünlü gözlerle ama hayranlıkla dinliyordu Ezo'yu)
Kadim: Sen hep kendinden başkalarını mı düşünürsün?
Ezo: Bana ne olmuş ki eyiyim çok şükür. Biliyim ki biz başka evler buluruz, hayatlar gurarız ama onun içi çıra kimin hep yanar.(Ellerini beline koyar ve sinirli sorar.) Hem siz benim başkalarını düşündüğümüde nerden çıkardığız?
Kadim: Kim ben mi?
Ezo: He ya siz!
Kadim: Ben... Mükemmel genç Doktor...Neyse ya sabah sabah yine formundasın. Sen beni taşlamadan ben gidiyim en iyisi. Sana iyi günler...(Kadim uzaklaşır)
Ezo: (sinirli çık çık lar) Ne sebeptense doktora taktı bu da ha...

-----------------------------------------------------
Öğlene doğru mutfak...

Kutsal Usta: Zeki patlıcanları ver oğlum.
Zeki: Hangi patlıcanlar usta.
Kutsal Usta: Oğlum az önce sen soymadın mı?
Zeki: Ben soydum değil mi?
Kutsal Usta: Evet! Hadi ver artık.
Zeki: Neyi usta?
Kutsal Usta: Zekiii...
Ezo: Buyur ustam burdalar. (O sırada telefon çalar)
Kutsal Usta, Eylül ve Zeki Ezo'ya bakarlar.
Ezo: Eyi anladık 517. Buyrun mutfak. Ha evet, evet tamam.
Kutsal Usta: Ne istiyormuş?
Ezo: Yemek!
Kutsal Usta: Yemek mi? İyide ne yemeği?
Ezo: Valla anlamadım usta. İlaç mı içeceğmiş neymiş hemen yiyecek bişeyler getirin diyi, diyor.
Kutsal Usta: Allah Allah bir şey mi oldu acaba?
Ezo:(Düşünceli) Bilmiyim, bilmiyorum.

pelin-ce
04-10-07, 16:06
devamı...
------------------------------------------------
517 :)

Kadim: Gir!
Ezo: Yemeğniz Gadim bey...
Kadim: Hı bırak oraya!
Ezo: Siz eyi misiniz?
Kadim: Neden sordun?
Ezo: E yemek istediğiz ama adını vermediğiz hem sesiğiz de kötü geliydi.
Bende merak ettim. Yani biz mutfaktan ettik...
Kadim: (gülümser) Bilmiyorum sanırım hasta olacağım. Baş ağrımı geçirmiştin bunada bir önerin var mı?
Ezo: Bakiyim. (Elini kadim'in alnına koyar ve ateşine bakar. Kadim şaşkındır)
Kadim: Yine napıyorsun?
Ezo: E benden yardım istediğiz bende ateşinize bakiyim.
Kadim: Peki söyle o zaman ateşim varmıymış peki? Bu gün hangi reiki yöntemini uygulayacaksın?
Ezo: Buyur ne...ki.. Ben o dediğini bilmiyim ama şindi bi çorba yaparım bide ilaç alıp dinlenirseğiz bişiyiniz galmaz.
(Kadim'im kolundan tutup koltuğa doğru çeker.)
Kadim: Ne yapıyorsun? Dur dursana.
Ezo: Sen benim hayatımı kurtarmadın mı? Kurtardın. E şindi bırak ta ben bi eyilik ediyim sana sen şindi dinlen ben hemen çorbayi alip geliyim.
(Ezo odadan koşarcasına çıkar Kadim şaşkın ama gülümsüyordur. Bir süre sonra...)
Ezo: Yettim Gadim Bey.
Kadim: Dur yavaş ol! Sakin sakin...
Ezo: Siz şindi bu çorbayı içiysiğiz sonra da bu ilacı. Akşama da bişiyciğiniz galmaz. (Kadim çorbaya bakar)
Kadim: Bu ne çorbası böyle iyi geleceğine emin misin? Sonra zehirlenmeyeyim.
Ezo: (Elleri belinde sinirli bir ifade ile) Benim çorbam. (gülümser bunu söylerken)Y ani Ezo gelin çorbası. Gorkmayın bişiy olmaz.
Kadim: Demek Ezo Gelin! Yok yok o zaman kesin zehirlenirim ben.
Ezo: Eyi siz bilirsiğiz. İsterseğiz geri götüriyim.
Kadim: Tamam kızma hemen içiyoruz işte.
Ezo: Eyi gördük! Şindi şu ilacıda yutun. Yutun, yut. Hah oldu.
(Yine kolundan tutup kaldırır ve yatağa doğru çeker)
Kadim:Yine nereye ya?
Ezo: E dinlenecektiğiz ya!
Kadim: Ben burda da dinlenirim. Hem bir sürü işim var benim, eminim seninde mutfakta vardır.
Ezo: He var siz yatarsağız bende gidecem.
(Kadim yatağa uzanır Ezo mutfağa doğru yol alır.)


Bu defa pek iyi olmadı ama idare edin olur mu?.:icon_sorr
İsterseniz devamıda gelir sanırım:icon_whis

GULBEYAZ76
05-10-07, 09:40
Kadim arkadaşını yolcu ettikten sonra onu kendi kadar iyi tanıyan birinin daha kendisi doğru dürüst birşey anlatmadan hayatındaki değişikliği fark etmesini düşünmektedir.Kendi kendine acaba ben ona karşı özel birşey mi hissediyorum yoksa içi dışı bir birine hasret kaldığım için onunla atışmak mı beni mutlu ediyor der.Eğer atışmaktan bile bu kadar mutlu oluyorsa aslında ben ne kadar boş bir adamım diye düşünür.Dışardan bakıldığında gıpta içinde bakılan varlık için de koskoca bir yokluk daha doğrusu kocaman bir boşluk.Tamam telefonuma çıktı ama cin gibi olan küçük hanım dalgın ve tutuk gibiydi.Acaba bana mı kızdı yemeğimi de getirmedi.Getirse bir dert getirmese ayrı bir dert bende epey dengesizmişim diye düşünür.
Kadim kendiyle hesaplaşırken Ezoda mutfakta dalgın dalgın iş yapmaktadır.Söylenenleri kah duyar kah duymaz.Mutfaktakiler onun bu durumunu yangına ve evsiz kalmasına bağlarlar.
Ezo ise kendi ruh halini çözme derdindedir.Kadime hissettiğim nefretmi diye düşünür yok ben kimseden nefret edemem der.Kızgınlıkmı diye düşünür tamam ilk günler hissettiği bu olabilir ama şimdi kızmak için bile doğru dürüst nedenim yok der.Peki bugün ben ona neden kızdım arkadaşı gelmiş özel mönü istiyor diyemi ne hakkım var ister ister bana ne.O kadına karşı yüzü gülüyor diyemi kızdım suratsız mendebur diyen ben gülüyor diye kızan yine ben.Allahım sen benim aklımı koru kalbimi tekrar yanılarak ateşlere atmamdan beni koru diye dualar eder.
Nihayet akşam olmak üzeredir Kadimin içi içini yemektedir.Ezoyu görmek istemekte fakat hiçte bahanesi olmamasından yakınmaktadır.Elim mahkum çıkış saatini kollayıp bir tesadüf yaratmam şart diye düşünür.Ezonun çıkışına az bir süre kala Emre Ezoyu arar.
Ezo:Efendim doktor.
Emr:Nasılsın Ezo iyimisin?
Ezo:Eyiyim şükür hayırmı?
Emr:İştemisin?
Ezo:Çıkacam birazdan bende.
Emr:Eğer işin yada verilmiş sözün yoksa şu ders proğramını yapsak.
Ezo:Yok işim yok ta artık kitaplarım da yok.
Emr:Nasıl yok kaybettin mi?
Ezo:Yok yok uzun hikaye uzatmıyım şimdi.
Emr:Ezo çıkma işten ben seni almaya geliyorum arayınca çıkarsın kapıya.
Ezo:Eyi madem bekliyim.

Kadim aşağıda pusuya yatmıştır ama Ezonun çıkış saati geçmesine rağmen çıktığını görmemiştir.Meraktan ölmek üzeredir acaba erken mi çıktı yoksa birşey mi oldu diye kendi kendini yer.Yıllar var ki hiç kimse için bu kadar meraklanmadığını ve endişelenmediğini düşünür.Allahım ya hissettiğim şey aşksa ben ne yaparım der.

GULBEYAZ76
05-10-07, 10:14
Kadim acaba mutfağamı baksam baksam ne diyecem görsem ne konuşacam görmesem de kimseye soramam.Mutfaktakilerle de iyice yüz göz olacam yok yok oraya da gidemem diye düşünür.
Hazırlanmış bir vaziyette mutfakta telefon elinde Ezo Emreyi beklemektedir.Nihayet Emre arar.
Ezo:Geldinmi doktor?
Emr:Geldim Ezo çık hadi.
Ezo:Tamam geliyim.
Ezo servis kapısından çıkar aynı esnada Kadimde beklemekten sıkılmış ve hava almaya karar vermiştir.Tam çıkış kapısına yaklaşınca park eden bir araba dikkatini çeker Emre arabadan iner diğer taraftan Ezoda gelir her zaman ki gibi birbirlerini öperler Ezo ön koltuğa oturur ve giderler.
Kadim ise kessen bir damla kanı akmaz vaziyette kapıda kalakalmıştır.Nefes alamadığını hisseder ve zor bela kendini dışarı atar.
Kad:Osman abi ben yalnız gidecem yarın görüşürüz.
Osm:Kadim bey lütfen ben
Kad:Hayır tek gidecem der ve gaza basar.
Arkasından endişeli bir Osman bırakarak çeker gider.Osman ise arkasından Allahım ne olur sen onu koru ona birşey olmasına izin verme diye dualar eder.
Kadim gaza basmasına basmıştır ama nereye gittiği hakkında en ufak bir fikri yoktur.En son sahile park eder.Olayın şokundan anca anca çıkmaya başlamıştır.Allahım o doktoru öldürmek istiyorum diye aklından geçirir daha sonra bu düşüncesinden kendi bile irkilir.Şimdiye kadar annesi ve Berrağın kendi hayatında yarattığı hayal kırıklığını ve yıkımı düşünür.Bu ikisi için bile öldürmek aklından geçmezken şimdi daha düne kadar hiç tanımadığı bugün ise ona hiç zararı olmayan birini öldürmek istemesini düşünür.Sonrasında neden şaşırıyorum ki oda benim geleceğimi elimden almaya çalışıyor der.Ben onun yanında olmasına,arabasına binmesine,öpmesine bile dayanamazken ya Elçin annemin dilekleri olur da onunla evlenirse diye kahrolur.
Başağrısı artık Kadim için dayanılmaz bir hal almıştır.Etrafı dikkatle inceler ve bir tekel büfesi görür soluğu orda alır ve tekrar arabaya döner.Yavaş yavaş demlenmeye başlamıştır.
Allahım başım çatlıyacak gibi ağrımı kesen de o ağrıyı veren de o diye kendi kendine söylenir.Alkol yavaş yavaş onu etkisi altına almaya başlamıştır.
Yıllardır bütün kadınlardan kaçtım bağlanmaktan irademi kaybetmekten korktum ama kaçış buraya kadarmış belayı buldum ama tatlı bela diye düşünür.
En son düşündüğü ya dünyamı aydınlatacak yada hayatımı daha da karartacak diye düşünürken alkolün etkisiyle arabada sızar.
Ezo ve Emre de her zaman ki gibi dertleşmiş.Emre yangında haber vermediği için Ezoya kızmıştır bir daha aynı şeyi yaparsa ona çok kızacağını söylemiştir.Sonrasında ise Ezoyu Kutsal ve Eylülün evine bırakıp kendi evine dönmüştür.

GULBEYAZ76
05-10-07, 11:49
Sabah güneş gözüne vurunca Kadim yavaş yavaş ayılır ve otelin yolunu tutar.Her sabah ki gibi saat ikisi içinde aynı işlemiş ve birbirlerinden habersiz birbirleri için atan iki yürek kapıda karşılaşmıştır.Ezo Kutsalın arabasından iner Eylül yoktur çünkü hastalanmış ve evde kalmıştır.Kutsalda arabayı garaja götürür.

Ezo:Günaydın Kadim bey.:img-yes:
Kad:Günaydın.:icon_evil
Ezo:Siz iyimisiniz.
Kad:Neden sordun doktormusun?
Ezo:He ya doktorum mastırımı da sizin otelin mutfağında kabak oyarak ve patlıcan deşerek yapıyım.
Kad:Ne bileyim belki doktorun yanında dura dura doktorda olmuşsundur dedim.
Ezo:Dururum durmam bu sizi neden alakadar ediyor.
Kad:Dimi ya bu çok normal.
Ezo:O benim arkadaşım ve yoldaşım bu konuda kimseye hesap vermem.
Kad:Ben sana hesap sormuyorum.
Ezo:Ne yapmaya çalıştığınızı anlasam zaten.
Kad:Benim personelim hareketine dikkat etmeli.
Ezo:Yanlış ne yaptım ki açıkca deki bende suçumu bileyim gerçi suçum yoktur kesin ama siz yine birşey bulursunuz söyleyin de rahatlayın.
Kad:Sen saygın bir yerde çalışıyorsun ve otelin önünden bir arabaya binip başka bir arabadan inemezsin.
Ezo:Dur hele dur ne arabsından bahsediyosun sen.
Kad:Akşam seni doktorun arabasına binerken gördüm.Şimdide Kutsalın arabasından indin.
Ezo:Hop hop ağar ol patronsun dedik alttan aldık ama bu kadar yeter.
Kad:Alttan almış halin mi bu.
Ezo:Siz ne dediğinizin farkındamsınız kimse bana iki paralık kadın muamelesi yapamaz.
Kad:Sende ona göre davran o zaman.
Ezo:Ben şimdiye kadar namusumla yaşadım ve kimseye de laf ettirmedim bundan sonrada ettirmem.
Kad:Ben sana namussuz demedim sadece dikkat et diyorum.
Ezo:İyi ki demedin bindiğim araba belli değil indiğim araba belli değilmiş bu ne demek.
Kad:Ya ben tam olarak öyle demek istemedim.
Ezo:Tamı yarımı yok bu işin.
Kad:Otelde ki odanda kal artık.
Ezo:Kalmıyorum şimdi millet bana patronun kapatması falan der mazallah.
Kad:Saçmalama o ne demek.
Ezo:Ne demek bunu da sen düşün artık.Senin gibi okumuş mektep görmüş bir adam bile benim iki arkadaşım yoldaşımla olan arkadaşlığımı böyle anladığına göre Allah cahil insanların düşüncelerinden beni korusun.

h23
05-10-07, 12:06
ya ilk denemem olacak umarım begenirsiniz :img-blush

kadim ezoyu ozlemiştir, sabah karsılasmamıstır,bahane bulmalı ama ne
neyse o sırada nedim arar elcin anneyi kontorl icin hastaneye goturecegini soyler, kadim bunun uzerine ben burdan ezoyu alayım ikisini de kontrole goturelim der
ve kadim mutfaga iner. ezo yine zorla iş yapmaya calısmaktadır kadim ezonun kolundan tutup,
kadim: hadi hastaneye gidiyruz
ezo: bnm ihtiyacım yok
kadim: ya hala neyine gururunu yapıyorsun, elcin annemi goturecegiz seninde pansumanı yenileyelim,
ezo : hayır istemimmm, hem benm doktor tanıdıklarım var ihtiyacım yok cok sukur,
kadim bu lafa kudurur, sırtına attıgı gibi ezoyu once lavaboya goturr ellerini yıkar, sonra da dısarı cıkartır ezo sinirlidir,
ezo: istanbullusun ama maşallah dag eskiyasından farkın yok,
kadim: sende insansın ama keciden farkın yok niye beni delirtiyorsun, inadına inadına doktor beyi hatırlatıyorsun,
ezo: anlamimmm ki bu doktora niye sinir olduz,
kadim:pek anlaybilecegini zannetmiyorum,
ezo: bende pek anlatabileceginiz zannetmimmmmm
kadim: neyse uzatma cok yoruyorsun beni,
ezo: ben mi zorla gelin alın beni mutfaktan dedm, siz geldiz
kadim: evet insanlık yaptık hata ettik,

h23
05-10-07, 12:10
elcini alırlar. elcin bunları yanyana gorunce sevincten cıldırır, arabada elcin anne one oturmak ister zorla kadimle ezo yanyana dussunler diye,
hastaneye giderler.
hemsire pansuman yapar ezo cıgırır, kadim yine yaında destek olmaya calısır,
sonra hemsire yonelip kadime karınızı goturebilrsiniz der
kadim direk mutlu bi şekilde sırıtır
ezo: ne diyisizz hemsire bu bnm kocam neyim deil,kadime doner hem sen niye sırıtisinnn, cok hosuna gitti galiba
kadim: ya sorma bayıldım mutluluktan, sadece gunde 1 ogun senin dırdırını cekiyorum, evli olsak gece-gunduz senin laflarına uzun diline katlanmak nasıl bişeydir diye dusundum halime sukredip gulumsedim,
ezo: tabi tabi oyledir, o zmn bende gulebilirim cok sukur sizin meymenetsiz suratınızı bi ogun goriim ya evli olsak gece-gunduz bu asık suratı gormek ne kotudur,
kadim: evet tabi oyledir, kocanın basının niye agrıdıgını anlamak zor olmasa gerek,
ezo: sizde her lafımı fırsat bilisiz, ne diye yardım ettim ki size, bırakaydım beyniz patlsaydı
kadim: hadi uzatma
elcin anne gelir,
elcin: aaa cocuklar bu ne haliniz niye boyle hep kavga ediyorsunuz olmaz ki ama
kadim: ezoya sor ogrenirsin elcin anne bi dakka dilini tutmuyo ki bu kızın
ezo: bana mı attın sucu, durup dururken bana sataşisinn
kadim: neyse kapatalım, elcin anne bi ev bulmustum hazır cıkmısken ona bakalım mı
elcin duygulanır, oglum der sarılır, eve gilidip bakılır, elcin begenmiştir, ama peki ya ezo ne olacaktır,
döner ezoya:
elcin: eoz kızım mahallemden ayrılacam bari senden ayrılmayayım hem biryerde bnm yuzumden evsiz kaldım ev sahibi olarak evinin bakımını ustlenmem laızm, zaten seni bi kız gibi bildim sende burda benimle yasar mısın,
ezo sevinir ama yanında kadim onun elcin annesini sıksık ziyaretlerini dusunur,
ezo: yok elcin ablam kurban olurum ama senin kendine gore bi hayatın cevren var, benim arkadaslarım evime gidip gelmii ama senin sıksık misafirlerin olii, seni rahatsız ederim,hele de fazla samimi olmamam gereken misafirlerin der kadime burnu havada abkarak
kadim direk bu lafın kendisine ait oldugunu anlar, güler ezonun bu nazlı hali iyice hosuna gitmiştir kadim'in
kadim: merak etme haberleşiriz ben gelecegim zaman karsılasmamak icin sen o cok fazla arkadaslarının yanına gidersiz,
ezo: topu topu bi pazarım var onu da dısarıda geciremem
kadim: iyice dellenir, iyi o zmn odadan cıkmazsın benim meymenetsiz suratımı gormezsin olur biter,
elcin anne yine araya girer
elcin:aaa cocuklar ne bu ya surekli kavga ediyorsunuz, benm hayatta oz kızımdan sonra siz varsınız, ikinizi de bir arada gormek cok mutlu eder beni, ikinizden de ayrılmak istemem. bu evde kalacagız der ve kadime donup:
benim soframda patron-işçi diye bişey yoktur tamam mı kadm sakın ezoma boyle bi baskı yapma,
kadim: senin bu ezon sadece beni patron olarak gormek istiyor ben ne yapayım, iyi bundan sonra beni elcinin oglu olarak gorurse benden yana hiç sorun yok, bende işçim değil de elcin annemin kızı olarak gorurum der ve konu tatlıya baglanır :D

pelin-ce
05-10-07, 14:11
Kadim: Ben burda da dinlenirim. Hem bir sürü işim var benim, eminim seninde mutfakta vardır.
Ezo: He var siz yatarsağız bende gidecem.
(Kadim yatağa uzanır Ezo mutfağa doğru yol alır.)

Devamı...

(Kadim uyandığında çoktan akşam olmuştur.
Hemen saate bakıp Osman abiyi arar)
Kadim: Osman Ezo'ya söyle beni beklesin.
Osman Abi: Tamam Kadim Bey söylerim.
(Bir süre sonra Kutsal Usta'larla beraber Ezo görünür)
Osman Abi: Ezo!
Ezo: Buyur Osman Abi.
Osman abi: Kadim Bey beklemeni istedi.
Ezo: Allah Allah yine ne yapacakmış ki beni!
(O sırada Kadim merdivenlerden iner, Ezo'nun arkası dönük olduğundan onu farketmez)
Kadim: Hadi gidelim!
(Ezo'nun boş bulunduğu bir andır bu ve korkar)
Ezo: Ay! Allah iyiliğinizi versin. Bu ne böyle canım...
Kadim: Ne o korktun mu?
Ezo: Ben mi yok ne korkacam da siz beni istiymişiniz.
Kadim: Evet (Kutsal Ustaya dönerek)
Ustam siz gidin...
Kutsal usta: Tamam kadim Bey iyi akşamlar.
Ezo: (Şaşkınlıkla)Durun dur! Sizin ateş kafanıza da mı vurdu ki! Ben otelde kalmam dediydim size.
Kadim: Biliyorum.
Ezo: Ee daha ne öyleyse...
Kadim: Ya sen Elçin annemi görmek istemiyormuydun?
Ezo: İstiyim.
Kadim: O zaman konuşmada bin şu arabaya! (Kadim arabaya biner)
Bunu duyan Kutsal Usta hemen gülümser ve Ezo'ya yaklaşarak...
Kutsal Usta: Ezo Elçin Hanım'a geçmiş olsun dileklerimizi ilet ayrıca bizden bir isteği olursa çekinmeden söylesin.
Ezo: Tamam usta baş üstüne. Eyi akşamlar...

-------------------------------------------
Arabada...

Kadim: Teşekkür ederim.
Ezo: Bana mı?
Kadim: Evet.
Ezo: Allah Allah!
Kadim: Ne oldu yine? Şimdi de teşekkür ettim diye mi kızdın?
Ezo: Yok estağfurullah! Ondan değil de...
Kadim: Hıı! Nedenmiş?
Ezo: Dün adımı söylediydiğiz. Ben onun şaşkınlığını atamadıydım daha ya üstüne bir de teşekkür gelince... Siz eyisiğiz demi ateşiniz falan yok yani...
Kadim: İyiyim. Senin bu taşları yiyince daha da iyi oluyorum.
Ezo: ...........

-----------------------------------------------
Evde...

Hafize Hm: (Telaşlı bir ses tonu ile)Hoşgeldiniz Kadim Bey...
Kadim: Hoş bulduk Hafize Hanım. Ne oldu Elçin annem iyi değil mi?
Hafize Hm: Merak etmeyin çok iyi...
Kadim: Hmm! Sen iyi misin?
Hafize Hm: Şey efendim Nedim bey henüz gelmedi. Telefonunda ulaşılmıyor:
Kadim: (Süreyya olayından sonra kızgın) Çok önemli işleri vardır tabi...
Hafize Hm:Torunum hastalanmışta...Ben... Bu akşamlık izin isteyecektim...
Kadim:Tamam Hafize hanım. Osman bıraksın sizi. Eğer bir şeye ihtiyacınız olursa beni...
Hafize Hm: (şükran dolu gözlerle)Teşekkür ederim Kadim Bey, çok sağolun...
(Elçin anne salonda yatmaktadır. Ezo'yu görünce şaşırır ve gülümser)
Elçin anne: Ezo hoş geldin kızım...
Ezo: Oyy Elçin ablam nasılsın?
Elçin anne: Ay ben iyiyim canım benim. Asıl sen nasılsın kolun acıyor mu?
Ezo: Yok Elçin ablam. Ben eyiyim.
Elçin abla: Sen nerde kalıyosun bakıyim. Otelde de kalmıyomuşsun ha...
Ezo: Kutsal Ustam'la Eylül'de kaldım. Hem Kutsal Ustamın selamı var sana eğer bizden bi isteği olursa çekinmeden desin dedi...
Elçin anne: Sağolsunlar. Hem sen neden hemen çalışmaya başladın canımın içi. Bizim bu deli oğlan yormuyor seni değil mi? (Kadim'e bakar. Kadim utanır!)
Ezo: Kim? Gadim bey mi? Yok estağfurullah.
Elçin anne: Hadi hadi ben tanımazmıyım onu. Bişey beğenmez müşkül pesent şey (Güler)
Kadim: ya yapma Elçin anne...
(Bir süre oturup sohbet ederler. Kadim ise işlerle ilgileniyordur.)
Elçin anne: E hadi yemek yemiyecek miyiz? Kadim hadi! Aaaa açlıktan ölüyorum burda çocuklar...Hadi Ezo şöyle güzel bir sofra kuralım...
Ezo: Napiysin sen Elçin ablam. Daha tam iyleşmeden ayağa kalkılır mı hiç? Sen bana mutfağın yerini de ben yaparım.
Elçin anne: Ama kızım senin de elin yandı.
Ezo: Ben eyiyim...
Elçin anne: Ama olmaz ki böyle napsak şimdi. Kadim sen Ezo'ya yardım et bari.
Kadim: Kim ben mi?
Ezo: Aman Elçin ablam ben yaparım bir yangından kurtuldum ikincisine dayanamam.
(Elçin anne gülümser)
Kadim: Ben mi yakıcam seni! Hıhı senden iyi yemek yaparım ben...
Ezo: Hııı biliyik. Her yemeğin seceresini dökiysiğiz maşallah...
(İkiside mutfağa doğru yol alırken Elçin anne onları böyle görmenin mutluluğunu yaşamaktadır. Kurnazca gülümser...:img-pilot)

pelin-ce
05-10-07, 14:14
devamı:)

--------------------------------------------------------
Mutfak.....

Kadim: Eee ne yapıyoruz?
(Ezo ocağın üzerinde ki tencerelere bakar)
Ezo:Bişey yapmiyiz burda zati yemekler var...
Kadim:Hafize Hanım yapmıştır. Ya hani sen bugün şey yapmıştın ya...
Ezo: Ne yapmıştım.
Kadim: Hani öğlen bana getirmiştin.
Ezo: Kutsal Ustamın yemeğini mi diyisiğiz?
Kadim: Hayır! Şu senin adını taşıyan çorban Ezo gelin...
Ezo: Ha o mu? Eee...
Kadim: Diyorum ki ondan yapsan hem Elçin....
Ezo: Zehirlenmek mi istiysiğiz siz?
Kadim: (kadim kollarını birleştirir) Niye zehirlenmek istiycek mişim?
Ezo: Malum sabah zehirlenirim diye pek kortuyduğuz da.
(Kadim öylece kalır. Ezo arkasını döner ve dolabı karıştırmaya başlar. Bulduğu soğanları doğramaya çalışır. Ama her hamlede eli biraz daha acımaktadır.)
Kadim: istersen yardım ediyim.
Ezo: Yok ben yaparım. Ayy!
Kadim: Hadi inat etme ver şu bıçağı... Nasıl doğruyorum.
Ezo: Şöyle yan yan
Kadim: Böyle mi?
Ezo: Ha evet öyle.
(Çorba için gerekli malzemeleri bulur ve yapmaya başlar. Kadim soğanları doğramaya çalışırken göz ucuylada Ezo'yu izliyordur. Yemek yaparken ne kadar da sakin ve kendinden geçmiş olduğunu düşünür.)
Kadim: (İç çeker)Ne güzel! Soğanlar bitti. Şimdi ne yapıyorum.
Ezo: Ben alayım. Sizde tabakları alın. Güzel olan ne ki...
Kadim: Senin yanında olupta sessizliği dinleyebilmek. Sen durmadan yemek yapsana?
Ezo: (Ellerini belinekoyar)Karşımda ki çığırıp durmasa sessiz olmayi bende biliyim ama kem talih işte ne yaparsın karşıma hep bölelerini çıkariyi...
(O sırada Elçin anne gelir)
Elçin anne: Aaa çocuklar siz yine kavga ediyor sunuz? Ne bu böyle canım durmadan birbirinizi yiyor sunuz? Kocaman insanlarsınız, çocuklar gibi böyle...
Kadim: Ben salona gidiyim.
Ezo: (Söylemekle söylememek arasında kalsada tedirdin bi sesle)E tabaklar...kaldı da...(Kadim sinirli arkasını döner)
Kadim: İyi ver! Tamam da burda iki tabak var:
Ezo: Eyi işte sizlen Elçin anneme...
Kadim: Sen yemiyor musun?
Ezo: Yok ben gideyim. Kutsal Ustamlarda kalacam bu gece geç kalmiyim.
Elçin anne: Olur mu öyle şey canım. Bu gece bizim misafirimizsin. Kocaman ev sana verecek bir odamız elbet var. Dimi Kadim?
Kadim: Şey! Yani evet...Bırakmaz..
Ezo: Ama Elçin abla....
Elçin anne: İtiraz istemem. Hem ben seni bu saatte sokağa bırakmam Ezo kız!

(Masa Elçin anne sayesinde neşelenir. Ezo köyde ki komik olayları anlatır. Kadim çorbasını afiyetle içer. Hayat her zaman kötü süprizler hazırlamamaktadır. Elbetiyi olanlar içinde sunacağı bir şeyler vardır...)

h23
05-10-07, 15:36
ezo otelden tam cıkacakken otelde bir musteri hastalanır otel lobisinde musterinin cocugu mahzun bi sekilde agalmaklı kalır oyle, ezo bu yuregi dayanmaz bebegi alır onla ilgilenmeye baslar , kadim bey hastalık olayını ogrenir musterisiyle ilgilenirken ezo'yu kesmeyi de ihmal etmez :D
kadim: musteri hastaneye gitti cocukla ilgilebilecek misin
ezo: tabi ne demek, peki burda mı ben cıkacaktım da
kadim: iyi işte sana ayarladıgım odayı kullanilibilrsin,
ezo cıkar cocukla
kadim kontrol icin gelir odasına bebek sessizdir,
kadim: ne o cocugu bayılttın mı yoksa
ezo: niye geldiniz basımda bi cocuk var 2.sine gerek yok :D
kadim: bana cocuk mu demek istedin
ezo. yok estagfirullah,
kadim: neyse cocuk ne durumda, iyi mi
ezo: biraz zor oldu da uyuttum cok sukur, bazıları gibi susmak nedir bilmiii
kadim: o bazıları ben miyim
ezo: ee nasıl anlarsaz artık
kadim: cocuktan anlıyorsun anlasılan, var mıydı senin cocugun
ezo: yok
kadim:peki kocan hayatta mı?
ezo: he
kadim: niye bosandın
ezo: size ne
kadim: haklısın aslında sebebi acık uzun dilin bile yeter
ezo. ne yapam o da olmasa kendimi savunamam
kadim evet guclu en azından oyle gorunmeye claısan bi kadınsın
bebek uyanır
ezo uyutmak ister ama kadimin yanında utanır
ezo. sey bebegi uyutmak icin ayaklarımı uzatacam kusura bakmazsanız
kadim: hosuna gitmiştir bu saygısı, yoo tabi uzat der
ezo yatakta uzatır ayaklarını bebegi baslar sallamaya,
kadim yanına gelir oturur, kulagında elcin annesinin ev kurmalısın lafı gelir, hasretle icini ceker, bi ezo'ya bi bebege bakar.
kadim: bebek guzel sey di mi
ezo: evet dunyanın en tatlı şeysii,
kadim: kadınlara guvenebilsem evlenmek cocuk sahibi olmak isterdim,
ezo: kadınlara niye guvenmisiz,
kadim: bosver
ezo : haklısın sanane deyin kısaca
kadim: yoo ondan deil uzun hikaye, neyse der ezo bebegi sallarken kendi de uyur kalır yine kadimin omuzunda,
kadim gecen sefer yaptıgı saflıgı yapmaz uzun uzun izler bu sefer ezoyu ezosunu :D ve dalar hayallere..

GULBEYAZ76
10-10-07, 15:32
Ben bu hafta çok yoğunum bayram tatili de var senaryo yazamıyacam ama şöyle küçük bir hayal kuralım......
K&E küçük kız sayesinde çok güzel vakit geçirmişler ve bu sahneleri tekrar tekrar düşünmekten zar sor uyumuşlardır.Sabah erkenden uyanan Ezo bakar kızın uyamaya niyeti yok 517 ye gider Kadim uyku sersemi kapıya gelir uyandırdımmı Kadim bey benim eve gitmem lazım deby uyuyor ne yapacaz Kadim gider kızın yanına uyanınca kız tutturur annem diye Kadim hastaneye götürür durum ciddidir kız çok üzülür.Kadim ne yaptıysa yüzünü güldüremez kız da sürekli ozoyu sorar durur Kadim alır kızı ozoya götürür.Ezonun yüzü gözü boya içinde Emre ile badana yapıyor kız ezoyu palyaço gibi görünce başlar gülmeye.Kadim durumu anlatır Ezoya kızda boya yapmak ister alır eline fırça bu sefer Kadim kendini kötü hisseder işe yaramaz gibi Emrede süper boya yapıyordur mükemmel genç tabi.Kadimde boya yapmak için bir oda seçer ama beceremez kapıdan çaktırmadan Ezoyu kaş göz işareti ile çağırır Emre duymadan ya ben daha önce hiç yapmadım da nasıl yapacam Ezoda bele :img-hystebele :img-hystebele :img-hystediye tarif eder.:img-hyste

h23
10-10-07, 18:38
boya badana işi bitmiş yerlesmeye gelmiştir sıra gel gör ki
arefe gunu.. elcin anne evi gormeye gelir,
kadim de esyaların buyuk kısmını almıstır.
ezo: kadim bey yarın bayram siz sey etmeseydiniz
kadim: ee elcin annemin bayramını kutlayacagım, ziyaretine gelecegim,
elini opecem bunlar icin bi eve gelmem lazım di mi
ezo: oyle de siz bayramda bi yere gitmii misiniz
kadim: yok anne-baba yok bizde ne yapalım bizim de elcin annemiz var işte,
elcin: oglum kadim her bayram gelir elimi oper bayramı yanımda gecirir
kadim: ezo ben bayramda işçilerime izin veririm, sende annenlere gideceksen gidebilirsin
ezo: seyy benim de oyle elini opecegim bi anne-babam yok,
kadim: hımm elcin anne el-openlerin cogalacak desene bu bayram :)
ezo: evet elcin annemin yanında gecirecez bayramı-surat saskın bi gulumseme icinde

aksam olur ezo telaslı
ezo: elcin anne kadim bey de gelecekmiş bişeyler hazırlamak lazım, tatlı neyim yapsak
elcin: yaparız kızım bu telas niye
ezo: ee sey patron ya ne de olsa gorkii insan
elcin: bu evde kadimin patronlugu kalmaz, o nasıl oglumsa sen de kızımsın
ezo: eyi sen nasıl diyisen

h23
10-10-07, 18:42
bayram sabahı kapı calar kadimin elinde 2 cicek
kadim: bu elcin annemei, bu da sana EZO
ezo: neye zahmet ettiniz kadim bey, elcin annem neyse de bana gerek yoktu
kadim: madem artık bu evde 2 cicek beni karsılıyo, benim de 2 cicekle gelmem lazım di mi
ezo: seyyy
kıpkırmızı, ilk defa ezomuzun dili tuutlmustur
elcin: hadi kapıda kaldınız gecsenize aa

öpüşme faslı:
kadim: elcin anne bayramın mubarek olsun
ezo:gurban oldugum elcin ablam bayramın mubarek olaa

oturmaya tesebbus edilir
elcin anne: ee siz bayralasmıyor musunuz
ezo-kadim saskın bakıslarla seyy kem kum
kadim: el uzatır bayramın kutlu olsun ezo
ezo: sagolun sizin de
elcin anne: ayy ne bicim bi bayramlasma, soyle sarılın kucaklasın,
kadim kollarını acar sonuna kdr ezo da girer kadimin sefkatli kolları arasına sarılırlar, ve uzun sohbete dalarlar

masum kiz
12-10-07, 16:42
arkadaslar bu ilk denemem sizlerden esinlenip bende yazmak istedim bakalim nasil olacak..
(ve ben israrla bir banyo sahnesi bekliyorum bizimkilerden..ezoyu beyaz bir bornoz icinde o islak saclariyla kadimin onu o sekilde görmesi cok sey istemiyorum ki(:img-wink:)

o gecenin sabahinda
debby büyük bir korkuyla uyanir..uyandigi an yaninda kimseyi bulamaz ve aglamaya baslar...otel görevlisi duydugu seslerden sonra kadime haber verir ve kadim odaya girer...banyoda olup sesleri duymayan ezo herseyden habersiz beyaz bir bornozla iceriye girer ve gördügü manzara karsisinda sasirir .kadim odadadir.. kadimde ezo'yu o islak saclari ve beyaz bornoz icinde cok güzel bulur ve bakmaya doyamaz...ezo cekinir kadimden birden üstünü basini toplamaya baslar..kadimde bunu farketsede ara sira gözelrini kacirirak ezoya bakmaya devam eder..

ezo-noliyi burda..
kadim-sanirim kötü bir rüya görmüs birde seni yaninda göremeyince...
ezo-oyy kurban oldugum ben burdayim ,nereye giderim seni birakip..hay Allah simdi nedicik annesinden bir haber varmi ?
kadim-evet durumu iyiymis ama bir-iki gün daha hastanede kalmasi gerekiyormus..
ezo-desenize debby bir-iki gün daha annesinden ayri kalacak..
kadim-orasi öyle ama sen annesini aratmiyorsun masaallah...
ezo-napiyim olanlardan sonra ilk beni gördü zagar bir anne sevgisi ariyi besbelli..
kadim-evet bunuda cok iyi basariyorsun zaten....neyse
debby kahvalti edelim mi?
debby-:img-yes::img-yes:
kadim-istersen sende bizimle gel..
ezo-yok is saati benim mutfakta olmam lazim..size afiyet olsun..
kadim-ise gec baslamanda bir sakinca yok nasil olsa debby sen yaninda olmadan kahvalti etmicek bunu ikimizde biliyoruz ...
ezo-bilmem ki nasil olur?:icon_whis
kadim-fazla nazlanma istersen..
ezo-ben nazlanmiyim..sadece bu durumlara alisik degelim o kadar..
debby-ozo ozo:img-yes:
ezo-eyi tamam ...
kadim-güzel.. söyliyeyim de kahvaltiyi odama getirsinler..
ezo-odaniza mi?
kadim-evet bir sakincasi mi var?
ezo- yok ta ne bileyim garip geldi iste odanizda kahvalti felan..

kadim onun duymayacagi sekilde icinden bir sesle

kadim-herseyin bir ilki vardir kücük hanim..
ezo-buyur!
kadim-yok birsey neyse sizi odamda bekliyorum ..
ezo-eyi napalim biz birazdan geliyik o halde..

ezo giyinmis tam basina yazmasini baglarken debby'nin müdahalesiyle karsilasir ..yazmasini basina baglamasini istemeyen debby yazmayi alip ezoya vermek istemez..

ezo-ne o istemiyin mi?
debby_:img-fie::img-fie:
gülerek elleriyle ezonun saclarini dokunur..
ezo-eyi ee napalim senimi kiricaz kücük prenses..

ikisi hazirlanmis kadimin odasina dogru ilerlerler .kahvalti da coktan gelmistir ve kadim saatine bakarak onlarin gelmelerini beklemektedir..
ve geldiklerinde de her zaman ki gibi ikisi arasinda o tatli atismalar baslar..

İLK
12-10-07, 21:16
ezo ve debi çoktan kalkmıştır kadimse hala uyuyordur ezo malum yeni aldığı eve gidip bakması lazım eee bu yüzden kadimi açtırtır ve kadim hemen giyinip ezo nun odasına gider
kad:ne oldu hastalandımı debi
ezo:yok benim eve gitmem lazım eee malum yapılacak işler var
kad:canım acele deil ya kahvaltı yapıp öyle gidersin
ezo:olmaz zaten selim gelecekti hem ders çalıştıracak hem de evin öteberisini getireceydi
kad:hımmm öylemi bi mükemmel genç daha bakalım devamı gelecekmi
ezo:konu bu deel debiyi size bırakacaktım bide izin verirseniz ....
kad:tabi tabi bekletme çocuğu gözü yolda kalmıştır
ezo:yaa siz ne diisiz töbe töbe sabah sabah neyse bana müsade güle güle debi
deb:ozo ozo
ezo:anam ben seni oraya götüremem ki sen kadim beyle kal okey prenses
kad:hadi bakalım biz gidelim
ezo:de hade
kad:hoşçakal
ezo:heıı güle güle

masum kiz
13-10-07, 17:38
arkadaslar bu ilk denemem sizlerden esinlenip bende yazmak istedim bakalim nasil olacak..
(ve ben israrla bir banyo sahnesi bekliyorum bizimkilerden..ezoyu beyaz bir bornoz icinde o islak saclariyla kadimin onu o sekilde görmesi cok sey istemiyorum ki(:img-wink:)

o gecenin sabahinda
debby büyük bir korkuyla uyanir..uyandigi an yaninda kimseyi bulamaz ve aglamaya baslar...otel görevlisi duydugu seslerden sonra kadime haber verir ve kadim odaya girer...banyoda olup sesleri duymayan ezo herseyden habersiz beyaz bir bornozla iceriye girer ve gördügü manzara karsisinda sasirir .kadim odadadir.. kadimde ezo'yu o islak saclari ve beyaz bornoz icinde cok güzel bulur ve bakmaya doyamaz...ezo cekinir kadimden birden üstünü basini toplamaya baslar..kadimde bunu farketsede ara sira gözelrini kacirirak ezoya bakmaya devam eder..

ezo-noliyi burda..
kadim-sanirim kötü bir rüya görmüs birde seni yaninda göremeyince...
ezo-oyy kurban oldugum ben burdayim ,nereye giderim seni birakip..hay Allah simdi nedicik annesinden bir haber varmi ?
kadim-evet durumu iyiymis ama bir-iki gün daha hastanede kalmasi gerekiyormus..
ezo-desenize debby bir-iki gün daha annesinden ayri kalacak..
kadim-orasi öyle ama sen annesini aratmiyorsun masaallah...
ezo-napiyim olanlardan sonra ilk beni gördü zagar bir anne sevgisi ariyi besbelli..
kadim-evet bunuda cok iyi basariyorsun zaten....neyse
debby kahvalti edelim mi?
debby-:img-yes::img-yes:
kadim-istersen sende bizimle gel..
ezo-yok is saati benim mutfakta olmam lazim..size afiyet olsun..
kadim-ise gec baslamanda bir sakinca yok nasil olsa debby sen yaninda olmadan kahvalti etmicek bunu ikimizde biliyoruz ...
ezo-bilmem ki nasil olur?:icon_whis
kadim-fazla nazlanma istersen..
ezo-ben nazlanmiyim..sadece bu durumlara alisik degelim o kadar..
debby-ozo ozo:img-yes:
ezo-eyi tamam ...
kadim-güzel.. söyliyeyim de kahvaltiyi odama getirsinler..
ezo-odaniza mi?
kadim-evet bir sakincasi mi var?
ezo- yok ta ne bileyim garip geldi iste odanizda kahvalti felan..

kadim onun duymayacagi sekilde icinden bir sesle

kadim-herseyin bir ilki vardir kücük hanim..
ezo-buyur!
kadim-yok birsey neyse sizi odamda bekliyorum ..
ezo-eyi napalim biz birazdan geliyik o halde..

ezo giyinmis tam basina yazmasini baglarken debby'nin müdahalesiyle karsilasir ..yazmasini basina baglamasini istemeyen debby yazmayi alip ezoya vermek istemez..

ezo-ne o istemiyin mi?
debby_:img-fie::img-fie:
gülerek elleriyle ezonun saclarini dokunur..
ezo-eyi ee napalim senimi kiricaz kücük prenses..

ikisi hazirlanmis kadimin odasina dogru ilerlerler .kahvalti da coktan gelmistir ve kadim saatine bakarak onlarin gelmelerini beklemektedir..
ve geldiklerinde de her zaman ki gibi ikisi arasinda o tatli atismalar baslar..

kadim-nerde kaldiniz ?
ezo-ee anca geliyik iste kadim bey.
kadim-bu kadar gec hazirlandigini bilmiyordum ezo..bunu da görmüs olduk sayende..
ezo-gec hazirlanmam ben.. saclarim islakti onlari kuruttum sadece..
kadim- :Pkurutmak icin basini o aletinin altina sokmadin umarim..
ezo-siz beni eyice cahil zandiniz herhal kadim bey..
kadim-ya!! demek sac kurutma aletinden haberin var....
ezo-magarada yasamiyidik herhal....alt tarafi antepten geldik..neyin ne oldugunu cok iyi biliyik...
kadim-neyse kahvaltiya gecelim hi!!
ezo-eyi siz nasil isterseniz..
kadim-debbby prenses ,

masaya otururlar..ezo ekmege kaymakla bal sürüp debby'e verir..
ezonun özenle severek bunu yaptigini gören kadimin cok hosuna gitmistir bu durum..

kadim-elcin annede cok yapardi bunu..
ezo-neyi?
kadim-simdi senin debby'e yaptigini..sizi görünce o günlr aklima geldi birden..
ezo-o günleri cok özlisiniz anlasilan..
kadim-elimde olsaydi hep cocuk kalmak isterdim..hic büyümemeyi..
ezo-ee hala bir tarafiniz hep cocuk kalmis iste kadim bey..sadece bunu aciga cikaracak birseyler aramis durmussunuz besbelli..
kadim-nasil yani?

h23
15-10-07, 12:22
doktor emre ve ezo bahcede otururlar
doktor emre: ezo o cocuk kimdi kadim bey'in kucagında olan
ezo: musterilerden birinin cocugu annesi hastanede biz baktık o gcee
doktor emre: biz?
ezo: kadim bey ve ben
doktor emre: o mendebur adam cocuk mu baktı
ezo: oyle deme kadim bey'e
doktor emre: koskoca patron ne diye cocuk bakıyo hem senin ne işin var yanında
ezo: dgorevli kadim beye haber vermeye geldiginde aksam ben odasındaydım kadim beyin duydum olayı ee cocuk var deyince ilgileneym dedim
doktor emre: hımm aksam saatinde neden odasındasın kadim bey'in hıh ?
ezo: kutsal ustamın msiafiri varmıs o gece kadim bey demişti otelde oda ayarladım diye onu sormaya gittim oda duruyorsa otelde kalayım diye
doktor emre: benim evim dururken otelde kalıyorsun oyle mi?
ezo: dr. emre bekar iki adamın evinde dul bi kadın oalrak kalmam mı daha iyi yoksa işyerim olan otelde bi odada mı, niye boyle sorular sorisin
doktor emre: bilmiyorum bu kadim beyi dilinden dusurmuyorsun o da fazla ilgileniyor sanki seninle
ezo: ee iyiliginden işte mendebur dediydim basta ama pişmanım simdi
arkasından ettigim tum laflar icin cok pişmanım aslında cok iyi bi insan sadee patron diye işte ne bileyim mesafeli olaması gerekiyo ki haklı bi yerde tabi,
bu sırada arkalarında dinleyen kadim girer konusmaya
kadim: merhaba
doktor emre:merhaba kadim bey nasılsınız
kadim: tesekkur ederim, ezo 2 adam getirttim onlar ev işini yapabilirler hadi sende otele gel,
ezo: gerek yoktu kadim bey
kadim: bu işler sana agır bosver bak elin de yaralı, hem bu işçiler debbieyle ilginemezler, ama evle ilgilenebilirler
doktor emre: cocukla ilgilenme işini yapan personeliniz yok mu?
kadim: ne demek istiyorsun, sonucta ezoya yardım da etmek istiyorum
doktor emre: boya badana işini yapabilecek işçi buluyorsanız bi bakıcı da bulabilirsiniz, debbieyimi bahane ediyorsunuz
kadim: peki ya sen evi-pansumanı mı bahane ediyorsun, burda kıza yardım yerine oturmus sohbet ediyorsun
doktor emre: kadim bey her personelinizin ozel hayatıyla bu kadar ilgiliyseniz işlerinizden geri kalırsınız
kadim: ezo benim icin sadece bi personel değil, elcin annemin manevi kızı daha onemlisi benim icin iyi bi dost
doktor emre: dost haa ? peki ezoya sorabilir misiniz ben ezonun nesiyim yada o sizi dost olarak goruyor mu
ikisi birden ezo'ya bakarlar.
ezo: kadim bey doktor emre dert babam gibidir, sizin degeriniz ayrı onun degeri ayrı. debbieyle ilgilenmemi daha duzgun soyleyebilirdiniz, doktor emreyi tanıyorsunuz benim icin degerni de telaşlanmanıza gerek yok ondan bana zarar gelmez
doktor emre sende kadim beyi tanıyorsun cok iyi bir insandır ne bana ne de debbieye bişey olsun istemez telaşı bu yuzden herhalde, kadim bey en iyisi debbieyi buraya bırakın ben evle ilgilenirim hem debbiede vakit gecirmiş olur, hem ne sizi ne de doktor emreyi kırmak istemem
kadim: başına bişey gelmesin
ezo: yok gozumden esirgemem merak etmeyin cok iyisiniz de uslubunuzu biraz daha duzeltirseniz daha iyi olur
kadim: ozur dilerim bişeye ihtiyacın olursa ararsın cekinme , her ne kadar kabul etmesende her zaman bi dostun sayılırım bu yuzden cekinme
ezo: cok sagolun kadim bey iyi gunler

pelin-ce
15-10-07, 17:21
Valla ingilizce terimler için şimdiden özür dilerim ama siz anlarsınız benim dilimden :) Beğenmeniz dileğiyle...

(Masa Elçin anne sayesinde neşelenir. Ezo köyde ki komik olayları anlatır. Kadim çorbasını afiyetle içer. Hayat her zaman kötü süprizler hazırlamamaktadır. Elbet iyi olanlar içinde sunacağı bir şeyler vardır...)

Debiie'nin annesi hala hastahanede müşaade altındadır ve bir süre daha gözetim altında tutulacaktır. Kadim Debbie'yi kimseye emanet etmek istememektedir. Böylece Debbie Ezo ve Kadim'i iyice yakınlaştırmıştır...
Bu arada zaman iyiliklerini de sunmuş Ezo ve Elçin anne yeni evlerine taşınmışlardır...

Devamı...
---------------------------------------------
Bayram öncesi...
Ezo: Günaydın Elçin ablam...
Elçin: Günaydın canım benim.
Ezo: E ama senin maşallahın var. Bu ne hız böyle kurban olduğum ablam ne zaman hazırladın sen masayı...
Elçin: (güler) Yarın bayram Ezo kız yapılacak çok iş var. Hadi hemen kahvaltımızı yapalımda işlere koyulalım tamam mı?
Ezo: He tamam biliyimde ne işin varmış bakalım?
Elçin: Yarın tüm çocuklarım yanımda olacak. Onlara en sevdikleri yemekleri yapmam lazım.Allah herkese böylesi çalışkan ve iyi kalpli dört çocuk nasip etmez. (Gülerek)Yani anlayacağın Ezo kız bu bayram bana geliyor...
Ezo: Oyyy kurban olurum ben sana. Akşama Arzu'da geliyi nasıl seviniysindir sen şindi...
Elçin: Sevinmez miyim? Seviniyor insan tabi dile kolay kaç yıldır hasretiz o gurbet ellerde öyle aman deli kız ağlatıcaksın beni şimdi hem gelicek artık zaten.
Ezo: Tamam ablam susiyim. Ben doydum şindi ne yapiyik...

Öğlene doğru evin tüm işleri bitmiş sıra mutfakta güzel yemekler yapma bölümüne gelmiştir. O sırada kapı çalınır. Ezo una bulanmış vaziyette kapıyı açmaya gider...

Ezo: Kim o?
Kadim: Benim Ezo! Kadim...
Ezo: Hoş gelmişiniz Gadim Bey..
(Kadim kucağında Debbie bir süre sessizlikten sonra Debbie'ye bakarak gülmeye başlar tabi Debbie'de...
Debbie: Kedim what's hapened? (Ne oluyor)
Kadim: Nothing prenses... (Hiç)
Ezo: Noliyi bişey mi var?
Kadim: (Gülmeye devam ederek)Yok! Yok bişey. Hoş bulduk! (İçeri geçerler)
Ezo:(Üzerine bakarak)Heç mi yemek yapan insan görmediğiz?
Kadim: Aslında kendimde dahil olmak üzere çok gördüm ama böylesini ilk defa gördüm. Kusura bakma! (Ezo'nun cevap vermesine izin vermeden)Elçin annem nerde?
Ezo: İçerde, mutfakta yemek yapiyi, yapıyor...
Debbie nasılsın güzek kız?
Debbie: Ozo (der ve sarılır Ezo'ya)
Kadim harika yemek kokularını takip ederek mutfağa girer...
Kadim:Imm! Yine yaptın dimi?
Elçin: Ay deli çoçuk korkuttun. (Güler ve yanağını okşayarak)Yaptım tabi sen çok seversinde ben gül böreğini yapmazmıyım hiç...
Kadim:Harikasın sen!
Ezo ve Debbie mutfak kapısında onları izliyorlardır...
Ezo: Gel Debbie kız bak bu Elçin ablam. Gadim Bey'in maması.:)İşte bu güzel kız da Debbie Elçin abla.
Elçin: Hani şu evlat edineceğiniz öyle mi? (güler)
Elçin anne ve Debbie tanışırlar Debbie Kadim'e dönerek...
Debbie: Kedim! Elçin is your mother?(Elçin sesnin annen mi?)
Kadim:(başını sallar) Hıhı! She's my mother...(O benim annem)
Ezo diyorum ki bu gün Debbie için giyecek bir şeyler alayım. Ne dersin?
Ezo: Eyi düşünmüşünüz Gadim Bey sevinir garipde bana neye soriysiniz ki?
Kadim: Eğer işin yoksa sende bizimle gelir misin?
Ezo: Eyi ama Gadim Bey ben Elçin ablama yardım...
Elçin: Sen git Ezo. Zaten gerisi bana ait sıra Arzu'nun sevdiklerinde (Güler)
Kadim: Hem sen ona daha uygun bişeyler seçersin diye düşünmüştüm. (Debbie'ye bakarak)Şimdi benim seçtiklerimle...
Hı nedersin?
Ezo: Eyi madem ablam da böyle diyi ben üzerimi değiştiriyim gidelim o zaman..
Kadim: Tamam...

---------------------------------------------
Alış-Veriş merkezinde hepsi yine çok eğlenirler. Debbie'ye kıyafet beğenirler. Elçin anne ve Arzu için hediye alırlar. Ve dönüş...

Arabada...
Ezo: Gadim Bey eğer müsade ederseğiz bu gece evimde kaliyim diyorum.
Kadim: Tamam! Haklısın seninde işlerin var ve ben seni yeterince....
Ezo: Yok ondan değil?
Kadim: Ya neden?
Ezo: Biliysiğiz bu akşam Arzu geliyi Elçin ablamı yanlız bırakmak istemiyim. Hem ilk günden ayıp olur kıza ondan hem Debbie'de benle kalır. Arzu onun dilinden anlar...
Kadim: Peki ama bana ihtiyacınız olursa hemen arayın. Tamam mı?
Ezo: Baş üstüne Gadim Bey!

Evin önüne gelirler. Ezo ve Debbie ellerinede paketlerle iner. Kadim seslenir.
Kadim: Ezo biraz bakar mısın?(Ezo arkasını döner)
Ezo: Buyrun!
Kadim: şey! Bu senin için... (elindeki paketi uzatır)
Ezo: Bu ne ki?
Kadim: Küçük bir hediye yardımların için hem o laflardan sonra bu defa bizzat kendim veriyorum hediyeni bak...
Ezo: Eyi o zaman bende bizzat teşekkür ediyim. Teşekkür...
(Ezo utanır yanakları al al olur ve belli etmemek için hemen eve girme çabasındadır. Bir yandan Debbie'nin elinden tutmaya çalışırken diğer yandan kapıyı açmaya çalışır elindeki poşetleri düşürür toplar ve sonunda içeri girerler. Kadim arkalarından gülümsemektedir...)

Devamı gelecek... inşallah:icon_whis

h23
15-10-07, 17:43
cok kısacık ama birden aklıma geldi umarım begenirsiniz
debbie: is ezo your wife( ezo senin karın mı )
kadim: not yet (henuz değil) :P
debbie: do you want ? (ister miydin)
kadim: why not (neden olmasın) :happy0064
ezo da saskın bakıslarla "ne diyisiz, benim hakkımda"

masum kiz
15-10-07, 18:14
kadim-nerde kaldiniz ?
ezo-ee anca geliyik iste kadim bey.
kadim-bu kadar gec hazirlandigini bilmiyordum ezo..bunu da görmüs olduk sayende..
ezo-gec hazirlanmam ben.. saclarim islakti onlari kuruttum sadece..
kadim- :Pkurutmak icin basini o aletinin altina sokmadin umarim..
ezo-siz beni eyice cahil zandiniz herhal kadim bey..
kadim-ya!! demek sac kurutma aletinden haberin var....
ezo-magarada yasamiyidik herhal....alt tarafi antepten geldik..neyin ne oldugunu cok iyi biliyik...
kadim-neyse kahvaltiya gecelim hi!!
ezo-eyi siz nasil isterseniz..
kadim-debbby prenses ,

masaya otururlar..ezo ekmege kaymakla bal sürüp debby'e verir..
ezonun özenle severek bunu yaptigini gören kadimin cok hosuna gitmistir bu durum..

kadim-elcin annede cok yapardi bunu..
ezo-neyi?
kadim-simdi senin debby'e yaptigini..sizi görünce o günlr aklima geldi birden..
ezo-o günleri cok özlisiniz anlasilan..
kadim-elimde olsaydi hep cocuk kalmak isterdim..hic büyümemeyi..
ezo-ee hala bir tarafiniz hep cocuk kalmis iste kadim bey..sadece bunu aciga cikaracak birseyler aramis durmussunuz besbelli..
kadim-nasil yani?


ezo-yanisi kadim bey simdiye kadar kendinizi saklamayi cok iyi becermissiniz...baskalarina ic yüzünüzü hic göstermemissiniz ..güvensizliginizden kimselere siginmamis ama hep birseylere sarilma ona tutunma ihtiyaci duymussunuz ve onu buldugunuzda da..!!
kadim-bak sen ee!!
ezo-eesi misal debby!bu kiz sayesinde icinizdeki cocuk ruhunuz disari cikiverdi iste yalan mi?sizin amaciniz o cocugun acilarini bir nebze olsun iyilestirmek ama bunu asil kendinizde yapiyorsunuz ..artik kim kimin yarasini iyilestiriyorsa..
kadim- abartmayalim istersen...
ezo-ben mi abartiyim ...dünkü olanlari kim görse ayni seyleri düsünürdü herhal..hem ben dogrulari söyliyim sadece....
kadim-demek sana göre dogrular bunlar..
ezo-degil mi pekii?
kadim-bir psikiyatrist kesilmedigin kalmisti basimiza oda oldu ..hatta bu kabiliyetini yabana atma bence gercekten!!..doktor arkadasin emre sayesinde liseyi bitirip üniversiteyide okursan onun gibi sende bir psikiyatrist olur beraber milletin sorunlarini cözersiniz ikiniz..
ezo-insaallah..ee neden olmasin..sizin gibi yardima ihtiyaci olan pek cok insan var bu memelekette kadim bey..
kadim-yardima ihtiyacim oldugunuda kim söyledi?
ezo-söylemeye hacet yok.bu acikca görüliyi...
kadim-haddini asma istersen!!
ezo-o zaman sizde beni ve doktor emre beyi yermekten vazgecin ..
kadim-lafta söyleyemicez anlasilan..
ezo-bana onca iyiligi dokunmus ve hala yardim etmekte olan doktora hic bir kimsenin söz söylemeye hakki yok ..bu siz olsaniz bile!!


ezo-afedersiniz!!sanirim biraz ileri gittim..
kadim-demek farkindasin?
ezo-sizde damarima basmayin o halde!! ..
kadim-allah allah nolur pekii o deli damarina basarsam?
ezo-eee alisiksiniz ne de olsa böyle durumlarda lafi yiyip oturan siz oldugunuz icin siz daha iyi bilirsiniz tabii...
ezo-ben gitsem iyi olacak..cok bile kaldim..artik debbylede siz ilgilenirsiniz!!

ezo odadan cikmak icin hamle yaparken kadimin onu durduran sesiyle irkilir..

kadim-ezo!!
kadim-afedersin..bende sana karsi cok kaba davrandim..
ezo-ya demek farkindasiniz..?
kadim-daha fazla zorlama istersen..!!
neyse olanlari unutalim..hem bu sekilde bu kücük kizida daha fazla tedirgin etmeye hakkimiz yok..
kadim-simdi masaya otururmusun!!
ezo-:icon_whis
kadim-lütfen!
ezo- pekii.
kadim-cay!!
ezo-ee zahmet olmazsa..
debby-ozo ozo
ezo- söyle debby kiz ne istiyisin yapayim hemen..
kadim-sürdügün bal kaymakli ekmekten istiyor..
ezo-öyle mi oy kurban oldugum sen istersinde ben yapmazmiyim...

ezo ekmegi sürmüs debby'e vermeye hazirlanirken kadimin kendisini büyük bir zevkle izledigini farkeder utanmistir ezo ve cekinerekte olsa kadime sormayi ihmal etmez..

ezo-sey..sizde !!!
kadim-zahmet olmazsa..:img-yes:

aradan kisa bir zaman gecmistir ki ezo kadimdeki garipligi farkeder..
ezo-bir sorun mu var kadim bey?
kadim-sorun mu?
ezo-yani birsey söylemeye calisinizde cekinisiniz gibi geldi baga..
kadim-yo.... sey aslinda evet...
ezo-nedir ?
kadim-sana yaptigim teklifle ilgili
ezo-ne teklifi ?
kadim-hani resimlerini cekme konusundaki sana yaptigim teklif!!
ezo-bu israr niye kadim bey..
kadim-israr degil..rica diyelim sadece.. hem bu benim acimdan cok önemli...
ezo- baska kizmi yok neden ben.?..
kadim-sen farklisin ..yani nasil desem arkadasin dedigi gibi fotograf icin inanilmaz ifadeler var sende ..ve bende bunu yakalayip cekmek istiyorum...hepsi bu !!
ezo-hepsi bu öyle mi?
kadim-evet..
ezo- demek bu sizin icin bu kadar önemli yani
kadim-evet dedik ya!!
ezo-iyi kabul edelim bakalim..ama bakin hosuma gitmeyen birsey olursa..
kadim-merak etme öyle birsey olmayacak.. aksi bir durumda senin hismina ugramak istemem dogrusu...sen bu konuda kendini benim ellerime birak yeter!!
ezo-:img-swoon
kadim-yani bana güven demek istemistim...senin istemedigin hic birsey sana zorla yaptirilmayacak..bana inanabilirsin..
ezo- eyi inanalim o zaman...
kadim-:P
ezo-:P
debby:P
ve hepsi beraber neseli bir sekilde kahvaltilarini yaparlar...SON.

pelin-ce
16-10-07, 14:54
Debiie'nin annesi hala hastahanede müşaade altındadır ve bir süre daha gözetim altında tutulacaktır. Kadim Debbie'yi kimseye emanet etmek istememektedir. Böylece Debbie Ezo ve Kadim'i iyice yakınlaştırmıştır...
Bu arada zaman iyiliklerini de sunmuş Ezo ve Elçin anne yeni evlerine taşınmışlardır...

Devamı...
---------------------------------------------
Bayram öncesi...
Ezo: Günaydın Elçin ablam...
Elçin: Günaydın canım benim.
Ezo: E ama senin maşallahın var. Bu ne hız böyle kurban olduğum ablam ne zaman hazırladın sen masayı...
Elçin: (güler) Yarın bayram Ezo kız yapılacak çok iş var. Hadi hemen kahvaltımızı yapalımda işlere koyulalım tamam mı?
Ezo: He tamam biliyimde ne işin varmış bakalım?
Elçin: Yarın tüm çocuklarım yanımda olacak. Onlara en sevdikleri yemekleri yapmam lazım.Allah herkese böylesi çalışkan ve iyi kalpli dört çocuk nasip etmez. (Gülerek)Yani anlayacağın Ezo kız bu bayram bana geliyor...
Ezo: Oyyy kurban olurum ben sana. Akşama Arzu'da geliyi nasıl seviniysindir sen şindi...
Elçin: Sevinmez miyim? Seviniyor insan tabi dile kolay kaç yıldır hasretiz o gurbet ellerde öyle aman deli kız ağlatıcaksın beni şimdi hem gelicek artık zaten.
Ezo: Tamam ablam susiyim. Ben doydum şindi ne yapiyik...

Öğlene doğru evin tüm işleri bitmiş sıra mutfakta güzel yemekler yapma bölümüne gelmiştir. O sırada kapı çalınır. Ezo una bulanmış vaziyette kapıyı açmaya gider...

Ezo: Kim o?
Kadim: Benim Ezo! Kadim...
Ezo: Hoş gelmişiniz Gadim Bey..
(Kadim kucağında Debbie bir süre sessizlikten sonra Debbie'ye bakarak gülmeye başlar tabi Debbie'de...
Debbie: Kedim what's hapened? (Ne oluyor)
Kadim: Nothing prenses... (Hiç)
Ezo: Noliyi bişey mi var?
Kadim: (Gülmeye devam ederek)Yok! Yok bişey. Hoş bulduk! (İçeri geçerler)
Ezo:(Üzerine bakarak)Heç mi yemek yapan insan görmediğiz?
Kadim: Aslında kendimde dahil olmak üzere çok gördüm ama böylesini ilk defa gördüm. Kusura bakma! (Ezo'nun cevap vermesine izin vermeden)Elçin annem nerde?
Ezo: İçerde, mutfakta yemek yapiyi, yapıyor...
Debbie nasılsın güzek kız?
Debbie: Ozo (der ve sarılır Ezo'ya)
Kadim harika yemek kokularını takip ederek mutfağa girer...
Kadim:Imm! Yine yaptın dimi?
Elçin: Ay deli çoçuk korkuttun. (Güler ve yanağını okşayarak)Yaptım tabi sen çok seversinde ben gül böreğini yapmazmıyım hiç...
Kadim:Harikasın sen!
Ezo ve Debbie mutfak kapısında onları izliyorlardır...
Ezo: Gel Debbie kız bak bu Elçin ablam. Gadim Bey'in maması.:)İşte bu güzel kız da Debbie Elçin abla.
Elçin: Hani şu evlat edineceğiniz öyle mi? (güler)
Elçin anne ve Debbie tanışırlar Debbie Kadim'e dönerek...
Debbie: Kedim! Elçin is your mother?(Elçin sesnin annen mi?)
Kadim:(başını sallar) Hıhı! She's my mother...(O benim annem)
Ezo diyorum ki bu gün Debbie için giyecek bir şeyler alayım. Ne dersin?
Ezo: Eyi düşünmüşünüz Gadim Bey sevinir garipde bana neye soriysiniz ki?
Kadim: Eğer işin yoksa sende bizimle gelir misin?
Ezo: Eyi ama Gadim Bey ben Elçin ablama yardım...
Elçin: Sen git Ezo. Zaten gerisi bana ait sıra Arzu'nun sevdiklerinde (Güler)
Kadim: Hem sen ona daha uygun bişeyler seçersin diye düşünmüştüm. (Debbie'ye bakarak)Şimdi benim seçtiklerimle...
Hı nedersin?
Ezo: Eyi madem ablam da böyle diyi ben üzerimi değiştiriyim gidelim o zaman..
Kadim: Tamam...

---------------------------------------------
Alış-Veriş merkezinde hepsi yine çok eğlenirler. Debbie'ye kıyafet beğenirler. Elçin anne ve Arzu için hediye alırlar. Ve dönüş...

Arabada...
Ezo: Gadim Bey eğer müsade ederseğiz bu gece evimde kaliyim diyorum.
Kadim: Tamam! Haklısın seninde işlerin var ve ben seni yeterince....
Ezo: Yok ondan değil?
Kadim: Ya neden?
Ezo: Biliysiğiz bu akşam Arzu geliyi Elçin ablamı yanlız bırakmak istemiyim. Hem ilk günden ayıp olur kıza ondan hem Debbie'de benle kalır. Arzu onun dilinden anlar...
Kadim: Peki ama bana ihtiyacınız olursa hemen arayın. Tamam mı?
Ezo: Baş üstüne Gadim Bey!

Evin önüne gelirler. Ezo ve Debbie ellerinede paketlerle iner. Kadim seslenir.
Kadim: Ezo biraz bakar mısın?(Ezo arkasını döner)
Ezo: Buyrun!
Kadim: şey! Bu senin için... (elindeki paketi uzatır)
Ezo: Bu ne ki?
Kadim: Küçük bir hediye yardımların için hem o laflardan sonra bu defa bizzat kendim veriyorum hediyeni bak...
Ezo: Eyi o zaman bende bizzat teşekkür ediyim. Teşekkür...
(Ezo utanır yanakları al al olur ve belli etmemek için hemen eve girme çabasındadır. Bir yandan Debbie'nin elinden tutmaya çalışırken diğer yandan kapıyı açmaya çalışır elindeki poşetleri düşürür toplar ve sonunda içeri girerler. Kadim arkalarından gülümsemektedir...)

Devamı....
--------------------------------------------------
Gece yeni güne yüzünü göstermeye hazırlanırken sanki bu koca şehirde uyumayan iki insan vardı...
Hissettiklerine anlam veremeyen iki deli yürek...
Kadim ve Ezo...
Kadim neredeyse her gece ondan kaçıp giden uykuyu artık özgür bırakmış, elindeki kitabı okumaya çalışıyordu. Ama o gece her şey fraklıydı sanki...
Uykusuzluğu geçmişin izlerini taşımıyordu, aksine bugüne dair birşeyler vardı içinde...
Okuduğu her satıra yeşilin her tonunu almış o gözler düşüyordu...

Kadim: (Eliyle başını oğuşturdu ve kitabı okumaya devam etti)
Hangi masalı anlatır sesin?
Hangi şiirden çalıntı o gözlerin?
Bir gizemi var düşlerinin...
Söyle kime dayanır tarihin?

Okuduğu her satır gülümsemesine sebep oluyordu. Güzel geçen günün her anını yeniden, yeniden yaşıyordu.

Ama sadece o değildi gülümseten düşlerde kaybolan! Bir de o vardı yeşil gözlerin sahibi Ezo...
Hediye edilen elbisesini üzerine tutmuş aynanın karşısındaydı. Bir an gece lambasının loş ışığında çoktan tatlı rüyyalara dalmış olan Debbie'nin yüzünü seçmeye çalıştı. Sonra üçünün tüm gün ne kadar mutlu olduklarını farketti. Yaşadıklarını getirdi gözlerinin önüne....
Ve tekrar başını çevirdi. Gözleri kadar yeşil elbisesine baktı, bir de aynaya yansıyan suretine. Nedendir bilinmez sanki ilk defa bu kadar güzel bulmuştu kendini... Güzelliğinin farkına daha önce varmamışmıydı ki?

Ve gün ilk ışıklarını vurdu uykusuz gözlere...

Ezo: Günaydın Debbie gız! Bak bu gün bayram şindi güzel elbiselerimizi giyelim de aşağıya inelim tamam mı?
(Debbie gülümsedi ve Ezo'nun yanağına bir öpücük bıraktı. Önce Debbie giyindi Ezo'nun yardımıyla, ardından yeşil elbisenin sahibi.. Sonunda ikiside üzerini giyinmiş hazır halde salona indiler..)

Bayram sabahı, salon...
-------------------------------------------------------
Ezo: Günaydın Elçin ablam. Eyi bayramlar...
Elçin:(elinde ki tabağı masaya koyarak)Günaydın! (Ezo'ya döner) Ezooo...
(Yeşil elbisesi, kadife siyahında dalgalı saçlarıyla Ezo'yu karşısında görünce çok şaşırır.)
Elçin:(Kendine gelir) Ayy! İyi bayramlar! Ne güzel olmuşsun sen Ezo kız, kim aldı bu elbiseyi bakalım hı...(Manalı bakışlar atar)
Arzu: Çok zevkli bir seçim olmuş. Değil mi anne?
(O sırada Debbie olanları anlamaya çalışır ve Ezo'ya yaklaşıp elbisesini göstererek...)
Debbie: Kedim is gift...(Gülümser)
Arzu: Kadim'mi hediye etti...
Elçin: Kadim! Bizim delibozuk öyle mi?(güler)
(zaten utanan Ezo iyice kızarır)
Ezo: He Gadim Bey almış. Hani Debbie'ye bakiyim ya yardımlarım için, teşekkür maksadıynen yani. Ben gabul etmiydim gerçi ama hani sen dediydin ya hediyeyi geri çevirmek ayıptır deye ondan şey ettim ben...
(Elçin abla ve Arzu birbirlerine manalı gülümserken kapı çalar.)
Ezo: Ben şey ederim. Kim o?
Kadim: Biz geldik Ezo...(Ezo kapıyı açar)
(Açılan kapının ardında yeşillere bürünmüş bir al yanaklı belirir. Kadim hayranlıkla şaşkınlık arasında kalan gözleriyle bu güzelliği sadece izlemekle yetinir.)
Ezo: Hoş gelmişiniz. Buyrun...
Kadim: Sen çok......
(O sırada Debbie koşarak Kadim'e sarılır)
Debbie: Kedimmm...
Kadim: Prenses...
Debbie kucağında içeri geçer. Ardından Nedim....
Ezo: Hoş geldiğiz Nedim Bey! Eyi bayramlar...
Nedim: Hoş bulduk Ezo, iyi bayramlar. Bu arada abimin cümlesini ben tamamlayayım harika görünüyorsun.
Ezo:(Utanıp başını öne eğerek) Sağolun...

Bayram tebrikleri biter, kahvaltı yapılır, kahveler içilir, sohbetler edilir ama Kadim'in gözü sadece bir kişidedir. Ezo...

İlham gelince devamıda gelecektir.:img-yes::)

pelin-ce
16-10-07, 17:52
Bayram tebrikleri biter, kahvaltı yapılır, kahveler içilir, sohbetler edilir ama Kadim'in gözü sadece bir kişidedir. Ezo...

Devam... devam...:)

Bir süre sonra Ezo Debbie'nin Kadim'im kucağında uyuya kaldığını farkeder...
Ezo: Uyumuş...
Kadim üzerinde ki efsunu atmaya çalışarak...
Kadim: Evet uyudu...
Elçin: Ah canımbenim. Ezo hadi yatıralım.
Kadim: Tamam ben hallederim. (Yavaşça ayağa kalkar) Peki nereye ya...
Ezo: Ben gösteryim size...
Kadim: Tamam...
(Elçin abla arkalarından gülümser ve Arzu ile Nedim'in sohbetine eşlik eder)

Ezo'nun odası...
----------------------------------------------

Ezo yorganı kaldırır,Kadim Debbie'yi yavaşça yatağa bırakır ve Ezo'ya bakar...
Ezo bir anne şefkatiyle Debbie'nin üzerini örter yüzüne düşen saçlarını toparlar ve bir an Kadim'le göz göze gelirler...
Kadim: Burası... (etrafa bakmaya çalışarak) Burası gerçekten güzel olmuş. kutlarım seni kısa zamanda çok iş başardın.Tabi şu mükemmel genç doktor Emre'nin de yardımlarıyla...
Ezo: Hıı öyle oldu. Sağolsun doktor çok yardım etti, her işe koştu.
Ama onun kadar sizde yardım ettiğiz, etmediğiz mi? Siz her ne kadar yardım niyetine görmesenizde siz olmayaydığız biz bu eşyaları ala...
Kadim: Bu Elçin anneme görevim benim. Nedim ve beni o büyüttü. Bize öz annemizden.....
Neyse sizin için elimden ne gelirse yapmaya hazırım... Her zaman...(Gülümser)
Ezo: Yine yaptığız...
Kadim: Anlamadım. Ne yapmışım ben yine?
Ezo: Yine cümlenizi yarım bıraktığız. Hep bişeyleri konuşmaktan vaz geçiysiğiz. Neden?
Kadim: Belkide geçmişe dönmek istemediğimdendir...
Ezo: Geçmişinizde ne olduysa onu siz yaşadığız Gadim bey! Siz tüm konuşmalarınızı yarıda bıraksanızda o yaşadıklarınız size ait. Unutmak isteseğizde unutamassınız. Herkes kimi...
Kadim: Hmm! Öyle mi? Ağzın iyi laf yapıyor. Sende doktor Emre gibi psikoloji okusana hıı...
Ezo: Bunun okumakla alakası olmiyi ki... Siz okusanızda, okumasanızda hayat size bunu öğretiyi...
Kadim: Peki senin geçmişinde ne var Ezo?
Ezo başını öne eğer sessizdir ve Kadim'in onu izlediğinin farkındadır...
(Kısa süren bir sessizlikten sonra)
Kadim: (Ezo'nun saçını düzelterek) Elbisen.. yakışmış...
Zilin sesi ile kendilerine gelirler...
Ezo: Kapı çaliyi, Elçin abla merak eder şindi...
Ezo odadan hızla çıkmaya çalışır, aynı şekilde kalbide göğsünden...
Kadim son kez Debbie'ye bakar. tam başını çevirecekkken komodinin üzerinde ki çerçeve dikkatini çeker. Bir yanında debbie ve Ezo, diğer yanındaysa Debbie'nin ikisini çektiği resim gülümser...

salon...
----------------------------------------------------
Ezo: Hoş gelmişiniz Gutsal Ustam... Eyi bayramlar...
Kutsal Usta: Hoş bulduk Ezo! Bu ne güzellik..
Elçin: Hadi buyrun buyrun...
Eylül: Hakikaten Ezo çok güzel olmuşsun...
Ezo: Sen deme bari, sbahtan beri bir taktılar demeyen galmadı zati. Çıkaracam artık ha...
Eylül: Tamam, sustum(Eliyle ağzına fermuar çeker)
Ezo: Hah eyi, eferin. (Gülümser)
Salona geçerler, arkalarından Kadim gelir...
Kadim: Hoş geldiniz!
Kutsal Usta: Hoş bulduk Kadim Bey. iyi bayramlar...
Kadim: Sana da ustam...
Eylül: İyi bayramlar Nedim Bey...
Nedim: Sana da...(eğilerek ve sessiz) meraklı fare...
(Eylül hayran, gülümser)

Herkes bir şekilde sohbete dalmıştı... O sırada Kadim'in telefonu çaldı...
Kadim: Alo...Hı hı evet...Ne zaman çıkıyormuş peki?.... Hmm! Yarın mı? Ama..Tamam anladım, tamam...
Debbie... Annesi bu gün taburcu oluyormuş ve sabah erkenden ülkelerine gönderileceklermiş.Annesine teslim etmmemizi istiyorlar...
Ezo: Hemen mi?
Kadim: Evet hemen... Annesi istemiş...
Ezo: Eyi de... (gözleri dolar) uyuyordu.
Kadim: Ben uyandırırım.
Ezo: Bende eşyalarını topliyim...
Yukarı çıkarlar...
Kadim: Ona bende en az senin kadar alıştım ama gerçekten mutlu olacağı tek yer annesinin yanı biliyorsun...
Ezo: He biliyimde... Böyle birden... Çantası hazır, oyuncaklarıda burda...
Hoşçakal debbie gız, Ezo'yu untma olur mu?
Debbie: Ozo ( der ve Ezo'nun kucağına atılır)
Kadim: Sende gel birlikte götürelim...
Ezo: Tamam geliyim...

Bahçede...
-------------------------------------------------
Nedim: Abi Osman'da izinli bırak da arabayı ben kullanayım...
Kadim: Tamam sorun yok ben kullanırım...
Nedim: Abi emin misin?
Kadim: Nediiim!
Nedim: Tamamm, tamam...

O kazadan sonra da araba kullanmıştı ama yanlızdı. Bu defa yanında iki hayat vardı. iki masum can... Arabaya geçti, ellerini direksiyona koydu...

Kadim: Yapabilirim, yapabilirim. (derin bir nefes aldı)
Ezo: Eyi misiniz Gadim Bey?
Kadim: İyiyim tamam.
Ezo ve Debbie el salladılar son kez... Nedim şaşkın uzaklaşan arabanın ardından bakıyordu...


byebyebyebye

GULBEYAZ76
18-10-07, 16:34
İhanet.
Kad:Efendim.
Ezo:İhanet dedim.
Kad:Ben baktım hiçbirşey anlamadım sana nasıl bunu çağrıştırdı.
Ezo:Bilmiyorum öyle hissettim diyelim.
Kad:Yok bu öylesine birşey değil.
Ezo:Şimdi burda kozadan çıkmaya çalışan bir insan var.
Kad:Eeeeeeee
Ezo:Madem dalga geçeceniz ne soruyonuz.
Kad:Afedersin devam et lütfen.
Ezo:Edelim bakalım.Kozadan çıkan bir insan var yani hayata tutunmaya çalışan ama yara almış.
Kad:Ver bakalım şunu bana.
Ezo:Bakın işte yüzünde acı var ve elleri bir yeri tırmalıyor.
Kad:Sence nereyi tırmalıyor.
Ezo:Bence hayatı.
Kad:İlginç ama yarayı nerden almış ki?
Ezo:Yarayı kendine çok yakın birinden ve ummadığı anda almış.
Kadim başını tutar.Ezoda panikler.
Ezo:Eyimisiniz Kadim bey.
Kad:İyiyim sen devam et.
Ezo:Valla benden bu kadar.
Kad:Var sende bir hal.
Ezo:Yok ne hali canım yorgunum.
Kad:Hala aklım almıyor sen nasıl yorumladın.
Ezo:Yakıştıramadınız mı?
Kad:O da nerden çıktı?
Ezo:Ne bileyim anlattıklarıma şaşırdınız ya.
Kad:Ben boşuna kahin demiyorum sana birde psiyatr oldun.
Ezo:Başa döndük yine.Bazı şeyler için okumak gerekmez Gadim bey.
Kad:Ben öyle birşey mi dedim şimdi.
Ezo:Direk demediniz ama ben anladım.
Kad:Maşallah herşeyi anlıyorsun zaten.
Ezo:Birde görüyorum tabi.
Kad:Ne yani ben görmüyor muyum?
Ezo:Bazen bakmaz yetmez insana sahiden görmek gerekir.
Kad::icon_sorr Ezo sen bana ne ima ediyorsun.
Ezo:Estağfurullah ne şeyedicem size şimdi izin verirseniz dinlenecem.
Kad:Dinlen seni tutan mı var.
Ezo:Odamdan çıkarsanız dinlenecem.
Kad:Ya pardon kafa mı kaldı.
Tam Kadim Debyi öpmüş çıkarken Ezo dayanamaz.
Ezo:Kendinize dikkat edin.
Kad:Niye öyle dedin şimdi.
Ezo:Oda mı yasak.
Kad:Daha önce hiç dememiştin.
Ezo:Lafın gelişi canım birde başınız ağrıyor ya ondan dedim.İyi geceler.
Kad:Sizede en ufak birşeyde ararsın odamda olacam.
Ezo:Okey
Kad:Sen bu azimle ingilizceyi de öğrenirsin.
Ezo:Evel allah.
Kad:Tabi birde dr Emre yardım eder.
Ezo:Eder sağolsun.
Kad:troest

Çok içime sinmedi ama yine de foruma belki hareket gelir diye karaladım birşeyler.
Devamı yokkkkk.

söğüt
18-10-07, 19:54
debbienin annesi sağlığına kavuşmuş kızını alıp amerikaya gitmiştir..
bu ayrılık, kadim içinde ezo içinde hiç ummadıkları kadar üzücü olmuştur..
ezonun evden işe, işten eve rutin gidiş gelişleri dışında hayatında hiç bir renklilik yoktur.debbie'den ayrılmak çok dokunmuştur
hele o yağmurlu gece...
ahmeti düşünerek içi acımıştır.şimdi kimbilir mapusane ne kadar soğuktur, rutubette vardır..ah keşke göndermeseydi ahmeti ..ya debbie??? o eroinman anne ile nerelerdedir yağan yağmurlarda..kalbinden kah ahmeti, kah debbieyi geçirerek sağa sola dönmekten uykusu kaçmıştır..kadim bey nasıl da çok sevmişti debbieyi..acaba ahmeti görseydi, ne yapardı, onuda çok sever miydi..?
yataktan kalktı, ışığı yaktı..
amaaann elçin annede olmayınca evin tadı tuzu da hiç olmuyor..
gelmesine daha 2 ay var..şekeri falan da var, yaban ellerde rahat ediyor mudur ki..e canım ne de olsa arzunun yanında..kızı iyi bakar anneciğine..içinden "keşke benim de anam olaydı elçin abla" ...anasını hiç hatırlamadığından içi sızlar, gözlerinde yaşlar irileşir; eğer benim de anam yaşasaydı ben canımı verirdim onun için"..
yanlızlık dayanılmaz olmuştur..çantasında taşıdığı debbieli resmi çıkarır, "allahım ne olurdu, bari bi çocuğum olaydı, canıma yoldaş olurdu..." dayanamaz, bırakır kendini..nerdeyse bağıra bağıra ağlar.ağlamaktan başı ağrıyana kadar ...
o saatlerde gözüne uyku girmeyen birileri daha vardır.şehrin caddelerinde amaçsızca dolaşan..nedimin ikinci ihanetini kafasında evirip çevirmektedir..nasıl çıkacaktır bu işin içinden..gerçi feryal (mi feray mı) elinden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyordur ama...zaman göstrecek her şeyi..yağmurun hızına arabanın silecekleri yetişemez olur..kontağı kapatır, park eder... oofff... yine baş ağrısı ..deli gibi bir zonklama..biraz koltuğa yaslanır..öylece durur..
sonra nerede olduğunu merak eder..hayretler içinde, içini de yanaklarını da ateş basar..allah allaahh.. elçin annem de yok ki..neden geldim ben bu saatte buraya..?? allah allaahhhh bir hayret olay daha...gece saat 02.30 ve ezo hala uyumamış..ışık yanıyor..ne yaptığını ayırt edemeden arabadan sinirle iner ve eve doğru koşar adımlarla ilerler...kesin bir misafiri var...evet kesin...o var...o çok sevgili arkadaşı...kapıyı ısrarla çalar, artık sinirden mi yoksa üşüdüğünden mi bilinmez, vücudu tir tir titremektedir..ne işi vardır bu adamın bu saatte haa ne işi vaarr, yok artık bu kadarı da fazla.orası aynı zamanda elçin annesinin evidir. müsade edemez böyle bişeye..hıh arkadaşıymış..külahıma anlatırsın, görücez şimdi..görüceezz..
kalbi delirmiştir artık, neden açmıyor, derken kapının arkasından titrek, meraklı bir ses..
EZO: kim oooo??
KADİM: (bulunduğu ruh halinden sıyrılıp) ezo, benim ben..
ezo kapıyı açar, gözleri ağlamaktan şişmiş, kıpkırmızı olmuş bir halde
EZO: aaa kadim bey, noldu.. siz..hayırdır..debbie mi....
kadim heyecanını biraz bastırarak, mazaret bulmaya çalışır..
KADİM: yok ezo yok debbie annesinin yanında..ben sadece geçerken ışığın yandığını görünce bişey mi var.. diye... ben..merak ettim de.. hasta falan mısın..belki bi yardımım dokunur..
ezo hiç anlam verememekle beraber, sırf ayıp olmasın diye anlamış gibi yapar..
EZO: he biraz. ben..şey olmuşumda..
KADİM: ezo sen ağlamışsın..
EZO: ben mi yoook..o şeyden..benim de başım şey oldu da..
KADİM: ağrıyor mu, ne tesadüf benimkide..hiç geçmeyecek gibi..ee o meşhur masajından yapsaydın ya kendine..
ezo iyice afallar, ne diyeceğini bilemez..insan kendi kendine yapamaz ki o masajı..rüzgar ve soğuk iyice kendini belli eder, ezo kapı aralığında üşür ..biraz da çekinerek..
EZO: kadim bey kapıda kaldığız..içeri buyrun..
KADİM:aa evet çok soğuk değil mi..kusura bakma..ben rahatsız etmeyeyim seni
EZO: yok estafurulllah rahatsızlık değil de..ne söyleyeceğini bilemez..sizi de uyku tutmamış belli..
der ve kadimin geçebileceği kadar kenara çekilir..kadim içeri girer, ezo kapıyı örter..bir an birbirlerine bakarlar..ezo başı açıktır, saçları omuzlarına dökülmüş, pazar işi pijaması ve üzerinde bir el örgüsü hırka..bellii çok ağlamış..ama neden..kendisini içeri aldığına göre evde yalnız demek..
EZO: ee buyrun ..buyrunn..
oturma odasına geçerler..kadim içindeki heyecanı biraz daha sakinleştirmiştir artık, ama bu defada ezo telaşlıdır..kapılara duvarlara çarpa çarpa yürür..
KADİM: ezo nasıl buranın ısınması..
EZO: valla kombili olduğu çok eyi oldu..her bi yer ısınii
KADİM: e tabii canım, artık elçin annem uğraşamaz sobayla falan..sen de çalışıyorsun, zor olurdu..
EZO: hıı eyle olurdu..
ikiside oturma odasında ayakta durmaktadır, gözgöze gelmemek için çabalarlar..konuşacak laf bulmakda çok zordur şimdi.
EZO: kadim bey siz ıslanmışız..valla üşürsüz siz böyle
KADİM: ee yok önemli değil ezo..ben zaten şimd..
EZO: yok .. heç eyle şey olur mu.. durun ben size havlu getirem de..ceketinizi çıkarın
KADİM: zahmet olacak..
EZO:zahmetine razıyık.
KADİM:???????
EZO:!!!!!!!!!!!!!
EZO: şey..elçin abla kızar sonra bana..oğluna kıyamaz o..fırça yemektense birazcık zahmet ..nolacak ki..
KADİM:demek elçin annem olmasa..
EZO: aha yok şimdi..yağmurda mı koyduk sanki..
yüzünü asarak, havluyu uzatır kadime
KADİM: tamam canım, alınma hemen..
ezo mahzun alıngan bir halde kenara çekilir..
kadim saçlarını kurular, ezonun bu hali içine dokunur, -hiç kıyamaz zaten sağolsun-
KADİM: aldın almasına da bir bardak çay ikram etmek aklına gelmedi ama
ezo şaşkın - alla allaaa ben ne bilim o kadar oturacağını-, hizmette kusur ettiği için mahçup;
EZO: he valla, şimdi ben de onu diyecedimm
KADİM: ne diyecektin..çok zahmet verdin be adam kalk da bi çay demle mi diyecektin..
ezo alı al moru mor, baş ağrısı falan da kalmamış artık..
panter gibi atlar
EZO: yook ..estafurullah.. ben hemen şeederim..
der ve mutfağa koşar..titreyen elleri buz gibi olur..apar topar ketıl da su kaynatır..hemen çayı demler..demini almaya bırakır..
tepsiye bardakları dizeken, heyecandan düşürür, bardaklar kırılır..
kadim ellerini göğsünde birleştirmiş, ezoyu izlemenin tadını çıkarmaktadır.bu kadında farklı bir şey vardır ... kadimin yüreğini ısıtan, ağrılarını dindiren, her belaya karşı durabilecek kadar güçlendiren bir şey vardır..
KADİM: sen otelin mutfağındada böyle terminatör gibi misin..
ezo boş bulunur, korkar..
EZO: hhiihhh..
KADİM : korkma ..şaka yaptım..
EZO: yok ben ondan değil de..
kadim ezonun yanına yaklaşır bir bardak su doldur suyu kendi elleri ile içirir..
ezo zor bela utana sıkıla iki yudum içer..
EZO: teşekkür..
kadim artık biraz daha ferahlamış, rahatlamıştır..ezosu hakkında aklındaki can acıtıcı sorular uçup gitmiştir..bakışları, yumaşak bir tebessümle, ezonun yüzünde, gözlerinde dolaşır.ezonunsa kalbi artık yerinden çıkacak gibidir..

söğüt
18-10-07, 20:47
ezonun içinde heyecan rüzgarları esmektedir.kadimle daha fazla göz göze kalamaz ve kırılan camları toplamak bahanesi ile eğilir..kadim de eğilir..
EZO: siz zahmet etmeyin kadim bey ben toplarım..
KADİM:niye zahmet olsun ezo, bir an önce toplayalım da çayımızı içelim rahat rahat..
EZO: dikkat edin eliiizz...
KADİM: aahhh..
cam kırığı kadimin avuç içini keser, kan akmaya başlamıştır bile..
ezo panikler..hemen kağıt havluyu koparır kadimin elini avucuna alır ve yaranın üstüne bastırır..
ezonun narin yumuşak elleri ,kadimi son derece mutlu eder..
ezo yarı üzgün, yarı beceriksizliği yüzünden mahçup, bir yandan kadime kıyamamaktadır..
KADİM: önemli değil, üzülme..
EZO:nasıl üzülmiim..şuna bak nasıl kanii.. siz beyle tutun, ben sargı bezi getireyim, saralım..ezo pür telaş yerinden kalkar ecza dolabına giderken yine sağa sola çarparak gider.
kadim ezonun bu telaşlı haline gülümseyerek bakar ..sırf ezonun perişan telaşlı hali hoşuna gittiği için
KADİM:çabuk ol, çok kanıyo bak..
EZO: ooyy.. geliim.. bastırın siz eyice..
elinde malzemelerle gelir
titreyen elleri ile kadimin elini pansuman eder..bir güzel sarar..
kadimin losyonunun kokusu artık iyice başını döndürür ezonun..sendeler..kadim ezoyu belinden kavrayarak tutar..
KADİM: ne oldu..fenalaşıyorsun sen..neyin var..
EZO: şeyim var..o ..şey.. beni kan tutii de biraz..
KADİM: sahimi..gel çabuk otur şöylee..
ezo yaptığı şeyin ayıp olduğunu hissederek toparlanır..
EZO: çay kararacak, içebilseydik..
KADİM: sen git otur ben getiririm çayı..
ezo mahçuptur söylediği yalandan ama artık olan olmuştur..sessizce oturma odasına geçer..oturur..
kadim elinde çay tepsisi ile gelir..
KADİM: eveett prenseess, çayınız buyrun
ezo oturduğu yerde biraz daha toparlanır..
EZO: teşekkür, zahmet oldu..eliniz çok mu aciii..
KADİM: aahh evet.. çok acıyooo..acaba diyorum masaj iyi gelir miii:img-hyste:img-hyste:img-hyste

masum kiz
18-10-07, 23:21
kadim-:P
ezo-:P
[B]debby:P
ve hepsi beraber neseli bir sekilde kahvaltilarini yaparlar...SON.

son demistim ama baslamadi ki bitsin...

kahvaltilarini yaptiktan sonra ezo mutfaga inmek icin izin ister ama debby'nin o güzelim sitemlerine maruz kalir ve mutfaga gitmekten vazgecer..bunu kadim de zorlamistir o olmadan debby'e bakmasinin zor olacagini bahane ederek onlarla beraber kalma yönünde ezoyu ikna etmeyi basarir......hem debby'nin hemde kadimin ezoyu kolay kolay birakmaya niyetleri yoktur ..ezo ne yapacagini bilemez bir vaziyette öylece dururken kadimin aklina disariya cikip alisveris yapma fikri gelir...ve debby'e söyler bunu cocuk duyar duymaz sevincten havalara ziplar cünkü yine onlarla gecirecegi güzel bir günün heyecanini tasimaktadir icinde..ezo bir anlam veremez ..

ezo-ne dedinizde debby kiz böyle havalara uciyi kadim bey?..
kadim-ona alisverise gidecegimizi söyledim ondan böyle sevincli!
ezo-bana neden sormiyiniz?
kadim-belki sende istersin diye düsünmüstüm yani düsünmüstük?
ezo-ama yanlis düsünmüssünüz..
kadim-yaa! ne isin var pekii
ezo-beni mutfaga göndermediniz bari eve gideydim..temizliktir,boyadir birseyler yapardim..yazik bütün isleri doktora yiktik..yalniz basina kaldi o evde..
kadim-yazik... cidden! seni birakalim dicem ama benim demem birsey ifade etmiyor malum debby huysuzlaniyor!!
ezo-kim huysuzlaniyor acaba..?
kadim-birseymi dedin?
ezo-yok birsey demedim de hadi gidelim o halde..

alis veris yerine gelirler yine olur olmadik herseyi almistir kadim bu arada yasadigi sevinc yüzünden okunur..ilk baslarda istemesede bu ezonunda hosuna gitmistir...uzun gezmelerden sonra ezo bir kitapcinin önünde bulur kendini...önden debbyle gitmekte olan kadim ezonun öylece durdugunu görerek yanina gelir..

kadim-noldu ezo?
ezo-hic
kadim- gel istersen girelim
ezo-::icon_roll:icon_roll

ezo kitaplara bakar her birini eline sürer ama almaya cekinir..
bunu gören kadimin yine muzipligi tutmustur...

kadim- ezo ne is yoksa sen bir kitap kurduydun da bizim mi haberimiz yoktu...
ezo-dalga gecmeyin kadim bey!
kadim-bak simdi dalga gectigimide kim söyledi ?
ezo-ben sadece burdan gecerken doktor emrenin dogru türkceyi bilip iyi konusmam adina bana bol bol kitap okumam gerektigini söylemisti o geldide simdi aklima...
kadim-öyle ya düsünceli, yardim sever doktor bey...kitabin adinida söyleseydi bari..!
ezo-buyur!
kadim- yok birsey...neyse sana uygun neler varmis bir bakalim ..hadi gel..

ezo uzun arayislardan sonra rast gele bir kitap alir eline.bunu kadimde farketmisitr..

kadim-güzel bir secim..
ezo-hii..!
kadim-elindeki kitap diyorum....... cok güzel bir romandir.. gerci bu sana agir gelir ama...
ezo-neyi anlatiyi..yani an-la-ti-yor..
kadim-kitabin adindan anlasiliyor sanirim ..
ezo-Asklarin En Güzeli..ask deyi burada..
kadim-..gercekten..!!

gözler biranda bulusur ve kadim ezonun gözlerinin icine bakarak;

kadim-evet aski anlatiyor..tasradan gelen bir kizin patronuyla yasadigi saf ve temiz askini .

ikiside bir zaman öylece bakakalirlar ama fazla uzun sürmez ezo utanarak basini yere egmis kitabi yerine koymaya hazirlanir

ezo-haklisiniz bu bana cok agir...
kadim-ne o sayfalardan mi korktun yoksa konusundan mi ?:P
ezo-her ikisinden diyelim...
kadim-asktan korkuyorsun ..
ezo-korktugumdan degil..sadece insan bir kere hüsrana ugradiktan sonra askla ilgili birsey görmeye ,onu okumaya cekiniyi ..onu yok saymak istiyi...
kadim-..aski varken yok saymak ha!!
ezo-hee...!!bir varmis bir yokmus misali...
kadim-senin icin öncesinde ask vardi ama simdi yok öyle mi?
ezo-evet. olmayan bir seyin pesinden gitmek ne derece dogru sizce ? hem böyle degilmidir zaten büyük asklar ya filmlerde yada böyle ask romanlarinda oluyi iste...gercekte araki bulasin..
kadim-bilmem öyle mi sence?
ezo-hee öyle !!bunlari bakipta gercek hayatta bunu görememek gercek aski yasayamamak insani daha da ü-zü-yor.
kadim-bu konuda cok yaralisin anlasilan...

gözler yine birbirine kilitli,

ezo-kim degil ki?.....neyse gidelim mi?..
kadim-istersen baska tür bir kitap alabilirsin ..
ezo-yok ben daha sonra alirim sagolun..
kadim-istersen sana krimi tarzi bir kitap alalim ha ne dersin..:P
ezo-buyur :icon_confne yi?:img-blush..
kadim-polisiye tarzi yani.:P..seversin belki otelde ki o yolsuzluk olayindan sonra,

kizgindir ezo ama alttada kalmaz

ezo-olur..!! bana o dediginizden,sizede dolandirilmamanin 10 kurali adli bir kitap varsa onu alalim... ara sira acar okursunuz artik..
...artik...:icon_whis:icon_whis
kadim-sana da birsey söylenmeye gelmiyor...

hepsi beraber dükkandan cikmak üzereyken ezo eylüle alacagi cd'yi almadigini farkeder...

ezo-kadim bey siz gidin ben simdi geliyorum..
kadim-noldu?
ezo- ..sey..eylül cd demisti..su hivi metalmidir her ne karin agrisiysa iste onlardan ... adini da yazmisti bir kagida ben alip yaniniza geliyim...

onlar disarda beklerlerken ezo satici kiz sayesinde cd'yi bulmus almaya hazirlanirken aklina kadim beyin tavsiye ettigi o kitap gelir ..

ezo-su kitabida almak istiyim..is-ti-yoo-ruumm..
satici-hangisini ?
ezo-sey adi ..Asklarin En Güzeli'ni..

ve ezo onuda alip dükkandan cikar...

masum kiz
18-10-07, 23:46
son demistim ama baslamadi ki bitsin...

kahvaltilarini yaptiktan sonra ezo mutfaga inmek icin izin ister ama debby'nin o güzelim sitemlerine maruz kalir ve mutfaga gitmekten vazgecer..bunu kadim de zorlamistir o olmadan debby'e bakmasinin zor olacagini bahane ederek onlarla beraber kalma yönünde ezoyu ikna etmeyi basarir......hem debby'nin hemde kadimin ezoyu kolay kolay birakmaya niyetleri yoktur ..ezo ne yapacagini bilemez bir vaziyette öylece dururken kadimin aklina disariya cikip alisveris yapma fikri gelir...ve debby'e söyler bunu cocuk duyar duymaz sevincten havalara ziplar cünkü yine onlarla gecirecegi güzel bir günün heyecanini tasimaktadir icinde..ezo bir anlam veremez ..

ezo-ne dedinizde debby kiz böyle havalara uciyi kadim bey?..
kadim-ona alisverise gidecegimizi söyledim ondan böyle sevincli!
ezo-bana neden sormiyiniz?
kadim-belki sende istersin diye düsünmüstüm yani düsünmüstük?
ezo-ama yanlis düsünmüssünüz..
kadim-yaa! ne isin var pekii
ezo-beni mutfaga göndermediniz bari eve gideydim..temizliktir,boyadir birseyler yapardim..yazik bütün isleri doktora yiktik..yalniz basina kaldi o evde..
kadim-yazik... cidden! seni birakalim dicem ama benim demem birsey ifade etmiyor malum debby huysuzlaniyor!!
ezo-kim huysuzlaniyor acaba..?
kadim-birseymi dedin?
ezo-yok birsey demedim de hadi gidelim o halde..

alis veris yerine gelirler yine olur olmadik herseyi almistir kadim bu arada yasadigi sevinc yüzünden okunur..ilk baslarda istemesede bu ezonunda hosuna gitmistir...uzun gezmelerden sonra ezo bir kitapcinin önünde bulur kendini...önden debbyle gitmekte olan kadim ezonun öylece durdugunu görerek yanina gelir..

kadim-noldu ezo?
ezo-hic
kadim- gel istersen girelim
ezo-::icon_roll:icon_roll

ezo kitaplara bakar her birini eline sürer ama almaya cekinir..
bunu gören kadimin yine muzipligi tutmustur...

kadim- ezo ne is yoksa sen bir kitap kurduydun da bizim mi haberimiz yoktu...
ezo-dalga gecmeyin kadim bey!
kadim-bak simdi dalga gectigimide kim söyledi ?
ezo-ben sadece burdan gecerken doktor emrenin dogru türkceyi bilip iyi konusmam adina bana bol bol kitap okumam gerektigini söylemisti o geldide simdi aklima...
kadim-öyle ya düsünceli, yardim sever doktor bey...kitabin adinida söyleseydi bari..!
ezo-buyur!
kadim- yok birsey...neyse sana uygun neler varmis bir bakalim ..hadi gel..

ezo uzun arayislardan sonra rast gele bir kitap alir eline.bunu kadimde farketmisitr..

kadim-güzel bir secim..
ezo-hii..!
kadim-elindeki kitap diyorum....... cok güzel bir romandir.. gerci bu sana agir gelir ama...
ezo-neyi anlatiyi..yani an-la-ti-yor..
kadim-kitabin adindan anlasiliyor sanirim ..
ezo-Asklarin En Güzeli..ask deyi burada..
kadim-..gercekten..!!

gözler biranda bulusur ve kadim ezonun gözlerinin icine bakarak;

kadim-evet aski anlatiyor..tasradan gelen bir kizin patronuyla yasadigi saf ve temiz askini .

ikiside bir zaman öylece bakakalirlar ama fazla uzun sürmez ezo utanarak basini yere egmis kitabi yerine koymaya hazirlanir

ezo-haklisiniz bu bana cok agir...
kadim-ne o sayfalardan mi korktun yoksa konusundan mi ?:P
ezo-her ikisinden diyelim...
kadim-asktan korkuyorsun ..
ezo-korktugumdan degil..sadece insan bir kere hüsrana ugradiktan sonra askla ilgili birsey görmeye ,onu okumaya cekiniyi ..onu yok saymak istiyi...
kadim-..aski varken yok saymak ha!!
ezo-hee...!!bir varmis bir yokmus misali...
kadim-senin icin öncesinde ask vardi ama simdi yok öyle mi?
ezo-evet. olmayan bir seyin pesinden gitmek ne derece dogru sizce ? hem böyle degilmidir zaten büyük asklar ya filmlerde yada böyle ask romanlarinda oluyi iste...gercekte araki bulasin..
kadim-bilmem öyle mi sence?
ezo-hee öyle !!bunlari bakipta gercek hayatta bunu görememek gercek aski yasayamamak insani daha da ü-zü-yor.
kadim-bu konuda cok yaralisin anlasilan...

gözler yine birbirine kilitli,

ezo-kim degil ki?.....neyse gidelim mi?..
kadim-istersen baska tür bir kitap alabilirsin ..
ezo-yok ben daha sonra alirim sagolun..
kadim-istersen sana krimi tarzi bir kitap alalim ha ne dersin..:P
ezo-buyur :icon_confne yi?:img-blush..
kadim-polisiye tarzi yani.:P..seversin belki otelde ki o yolsuzluk olayindan sonra,

kizgindir ezo ama alttada kalmaz

ezo-olur..!! bana o dediginizden,sizede dolandirilmamanin 10 kurali adli bir kitap varsa onu alalim... ara sira acar okursunuz artik..
...artik...:icon_whis:icon_whis
kadim-sana da birsey söylenmeye gelmiyor...

hepsi beraber dükkandan cikmak üzereyken ezo eylüle alacagi cd'yi almadigini farkeder...

ezo-kadim bey siz gidin ben simdi geliyorum..
kadim-noldu?
ezo- ..sey..eylül cd demisti..su hivi metalmidir her ne karin agrisiysa iste onlardan ... adini da yazmisti bir kagida ben alip yaniniza geliyim...

onlar disarda beklerlerken ezo satici kiz sayesinde cd'yi bulmus almaya hazirlanirken aklina kadim beyin tavsiye ettigi o kitap gelir ..

ezo-su kitabida almak istiyim..is-ti-yoo-ruumm..
satici-hangisini ?
ezo-sey adi ..Asklarin En Güzeli'ni..

ve ezo onuda alip dükkandan cikar...

yasadiklari o gün onlar icin cok güzel ama bir o kadarda yorucu gecmistir..debby,kadim ve ezo sözlesmek üzere sinema bölümüne inerler..yeni aldiklari cizgi filmi izleyeceklerdir...ama debby'nin agir agir kapanan göz kapaklari buna izin vermez..uykuya dalmisitr debby ve bunu ilk farkeden ezo onu alip yukariya cikarmak ister ama kadim bunu kendisinin yapacagini söyleyerek ezoyu kendisini burda beklemesini söyler...ezo anlayamamistir neden kadim beyi sinema bölümünde bekleyecegini anlamaz..cünkü debby uyumus kendisininde debby'le gitmesinin iyi olacagini düsünmüstür ama kadim böyle söyleyerek bunun olmasina engel olmusutr..
merakli bir sekilde beklemeye baslar ..kadim gelmistir ...ve ezo daha fazla dayanamayip sorar..

ezo-kadim bey ben niye debby'le gitmedim ..niye baga burada beklememi söylediniz.
kadim-dur telas etme ezo...
ezo-telas degilde ne bileyim öyle iste..
kadim-beraber bir film bakariz diye düsünmüstüm...
ezo-ee zati siz hep düsünisiniz..
kadim-bir sakincasi yoktur umarim..
ezo-bir sakincasi yokta...sizle ben iki yetiskin cizgi film mi izleyecez kadim bey?
kadim-ne var bunda ...illa kücükler bakacak diye bir kural yok ..ama ben baska sey sectim...uzun zamandir arsive bakmiyordum ne var ne yok diye ..arastirirken eski bir film buldum...bakariz dimi?
ezo-he bakariz valla ben cok sevdim bu sinema isini her gün baksam bikmam..
kadim-güzel. simdi takip geliyorum..

kadim- tamam .artik bakabiliriz...
ezo-neyi anlatiyi..?
kadim-sen hep basta mi sorarsin bunu?
ezo-yok ben eyle sey ettiydim
kadim-bu kez söylemicem mazaallah yarisinda kacar gidersin filmin..:P
ezo-bari filmin adini deseydiniz ..
kadim-adimi
ezo-heee
kadim.-Rüzgar Gibi Gecti artik daha fazla soru sorma da keyfini cikar filmin olmaz mi?
ezo-iyi tamam birsey demedik ...

film boyunca ezo pür dikkat kendini filmin o büyülü havasina kaptirmisken kadimde ayni güzellikte ezoya bakiyordu...ezo'yu onun filmin her aninda verdigi tepkileri üzüntü ve sevinciyle öylece görmek kadimi daha da etkilemisti... dogaldi ezo icinden geldigi gibi bütün sadeligiyle cocular gibi neseli ve mutluydu..ezo hala filmin etkisinde gözlerini ayirmadan izliyordu filmi ve o inanilmaz sahne geldiginde bütün masumluguyla eline sicacik bir temasin oldugunu farketti...yana döndügünde tipki o filmdeki gibi ayni yakinlikta ve bir o kadar can alici bakislarla kadim ezo'nun karsisindaydi artik..

Ö.Dilek
19-10-07, 01:33
senaryolarınızı okurken birden bire ilham geldi ve ilk kez birşeyler karaladım. sizinkiler kadar olmasada benimkinide inşallah beğenirsiniz.:img-wink:

Ezo ihanet dediğinde kadim anlamıştır ezo’nun ona ne anlatmak istediğini fakat fazla üstelememişdir. O gece yeni evi kutlamak için ezo kadim ve debbie elçin anneye yemeğe gitmişlerdir. Kutsal usta ve eylül’de ordadırlar. Kadim o gece debbie yle olanları elçin anneye anlatmışdır. Elçin anne debbie hakkında konuşurken ikisininde gözlerinin nasıl sevinçle dolduğunu ona nasıl bir anne baba gibi bağlandıklarını görmüşdür ve onların birbirleri için yaratıldıklarını anlamışdır iş başa düşmüş onların çöpünü çatıcakdır artık…
Debbie de kutsal usta ve elçin annenin o içtenliğini çok sevmişdir .
Debbie: kadim
Kadim: efendim prenses
Debbie: kutsal usta elçin annenin eşimi:img-pilot
Kadim: :icon_sorr ıııı… yok prenses arkadaşı
Elçin anne : ne diyor oğlum
Kadim: yok elçin anne bir şey demiyor kutsal ustanın senin eşin olup olmadığını soruyor çocuk işte..
Elçin anne kala kalıyor yüzü kızarıyor ne diyeceğini şaşırıyor:img-in_lo kutsal ustada ondan geri kalmıyor bıyıklarıyla oynuyor, yiyor.:img-in_lo
Eylül: babaaa (kaş göz hareketleri yaparak ) yeme.:img-hyste

Gece çok güzel geçiyor yemek yiyorlar sohbet ediyorler kutsal usta ve eylül evlerine gidiyorlar. Saat baya ilerlemişdir. Debbie nin uykusu gelmişdir ve mızmızlanmaya başlamışdır.

Debbie: kadim uykum geldi hadi gidelim
Elçin anne : bu gece burada kalın geç oldu
Debbie : hadi ozo uykum geldi hadi
Kadim: prenses bak elçin annem burada kalın diyor
Ezo: burada kalıverin işde gadim bey geç oldu.
Debbie: hadi kadim gidelim odamı özledim (debbie kadimi çekiştirmektedir hadi hadi diye) kadimde ezo ya konuşulanlar tercüme ediyor
Ezo : ayy... guzum odanımı özledin sen gıyamam
Debbie: ozo kadim hadi gidelim
Ezo : ah kurban olduğum elçin annem biz gidelim bak debbie kızda çok istiyor seni burada ilk gecende yalnız bırakmak da içimden gelmiyor ama
Elçin anne : olsun kızım siz gidin napalım artık böyle olsun

Kadim debbie kucağına almışdır ezo da yanın da tam bir aile gibi giderlerken elçin anne peşlerinden bakarken ne kadarda birbirlerine yakıştıklarını düşünüp içinden oldu bu iş diye geçirip kıskıs gülmüşdür…:happy0064

Arabada giderlerken debbie uyuya kalmışdır ve kadimde odaya kadar debbie yi çıkartıp yatağına yatırmışdır tam ayakkabılarını çıkartırken ezoyla kadimin elleri birbirine deymiş öyle bir iki saniye afallayıp birbirbirlerinin gözlerine takılı kalmışlardır. kendilerine geldiklerinde birdenbire telaşla :img-in_lo kadim iyi geceler diyip ezo‘nun yüzüne bakamadan odadan adeta kaçarak çıkmışdır. :img-in_lo ezo’da ne yapacağını şaşırmışdır kalbi o kadar hızlı atıyordur ki… kadim odasına girdiğin de hala ezo’nun gözleri gözlerinde ezoda ne varda bu kadar beni etkiliyor diye düşünmeye başlamışdır ve iyleşmek için tutunacak bir dal bulduğuna o anda karar vermişdir… artık içi daha rahattır.. :love05:

mithrandir72
19-10-07, 01:34
İhanet

Yeşil gözlerinde taşıdığı endişeyle bakıyordu deniz mavisi gözlere. Bu ihaneti hak ediyor muydu gerçekten. Karşısında duran bu adam ne yapmıştı da böyle bir ihanet layık görülüyordu. Yok yok olamazdı. Bu bakışların sahibi ihaneti hak edecek bir şey yapmış olamazdı.
Endişeli bakışlar yerini şefkate bırakıyordu ve Ezo’nun gergin yüzü gevşiyordu yavaş yavaş ama Nedim’in söyledikleri kalbinin sıkışmasına sebep oluyordu yinede. Kadim beyin sesi ile daldığı düşüncelerinden sıyrıldı Ezo.

Kadim: Ezooo, sana diyorum,
Ezo: Hıı, ne dediyiz,
Kadim: Daldın gittin hayırdır,
Ezo: Haa evet daldım biraz kusura bakmayın

Kadim Ezo’dan aldığı ihanet cevabı ile tuhaf hissetmişti kendini. Ondan bu şekilde bir cevap beklemiyordu. Çimen yeşili gözlerini gözlerine dikmiş ve hiç tereddüt etmeden ihanet demişti. Oysa kendisi heykelcikten hiçbir anlam çıkaramamıştı. Tekrar Ezo’nun elindeki heykele baktı düşünceli düşünceli. Ezo durduk yere ihanet demiş olamazdı diye düşündü. İçeri girdiğinde çok endişeliydi ve hiç olmadığı gibi bir hale bürünmüştü. Korkmuş gibi mi yoksa başka bir şey mi karar veremedi. Bakışlarını heykelcikten kaldırıp Ezo’ya dikti. Gözlerindeki gizi okumak istercesine derinlere inmek istercesine baktı gözlerini kısarak.

Kadim: Demek ihanet görüyorsun.

Ezo Kadim’in bu şekilde bakmasından rahatsız oldu nedensiz, hemen başka yere bakmaya çalıştı ama yüzünün her santiminde Kadim’in bakışlarını hissedebiliyordu. Yere baktı, sağa baktı, sola baktı, Debby ile ilgilenir gibi yaptı ama o bakışları üzerinden atmanın çaresini bulamadı. Çaresiz o da baktı sonunda Kadim’in gözlerine.

Kadim: Sen iyi değilsin.
Ezo: Yoo eyiyim Gadim bey, nerden çıkardınız,
Kadim: Ne oldu Ezo
Ezo: Bir şey olduğu yok Gadim bey valla eyiyim, dedim ya yorgunluktan, size öyle geliyi.
Kadim: Öyle olsun bakalım, sadece inanmış gibi yapıyorum.

Ezo hiçbir şey söylememiş sadece Kadim’e bakmıştı. Gerçekleri söylemelimiydi açık açık. Az önce aşağıda Nedim’den duyduklarını söylemelimiydi. Söyleyip de iki kardeşin arasını açmak vardı işin ucunda. Eğer söylerse Kadim küplere binecek gidip kardeşiyle korkunç bir kavgaya tutuşacaktı. Yine o sert görünümüne bürünecekti. Bu iki gün içinde ne de çok gülmüştü ne de çok mutlu olmuştu. Şimdi bunu bozamam diye düşündü Ezo.

Peki ya söylemezsem neler olur. Nedim bir krediden söz etmişti ve Kadim beyin bunu ödeyemeyeceğini duymuştu. Söylemezde işleri kötüye giderse, o zaman daha çok üzülmez miydi, daha kötü duruma düşmez miydi?

Of Allah’ım ne yapacağım ben nidaları yükseldi Ezo’nun içinde. Çaresiz yine yere baktı Ezo.

Kadim: İhaneti anlattığını nasıl anladın.
Ezo bu konunun kapanmasını ne kadar çok istiyorsa Kadim’de bu konu üzerine gitmek istiyordu açık açık ve Ezo’yu sıkıştırmanın yollarını arıyordu. Gözlerindeki o ifadenin asıl nedenini ortaya çıkarmalıyım diyordu içten içe.

Ezo başını sallayarak evet dedi.
Kadim: Nerden bu kanıya vardın anlatabilir misin?
Ezo içinde bulundukları ortamdan sıyrılmak için hemen bir şeyler yapmalıydı. Bu konuşmanın az önce gördüklerine kadar uzanacağını hissediyordu nedense ve bakışlarını sertleştirip ellerini beline koyarak dik dik baktı Kadim’in gözlerine.
Ezo: Ne demek istiysiniz Gadim bey, anlayamam mı yani.
Kadim’in yüzüne yerleşen gizli gülümsemesiyle birlikte kolları da göğsünde birleşmişti anında.
Kadim: Ben öyle bir şey demedim. Ben baktım baktım anlamadım, bana anlatmanı istiyorum, suç mu yani?
Ezo: Tabi tabi bende inanim, siz bal kimin benimle alay ediniz
Kadim bakışlarını sertleştirmişti bu sefer ve Ezo’ya bir adım yaklaşmıştı gözlerinin içine bakarken.
Kadim: Ben alay filan etmiyorum, neden olayı başka yere çekiyorsun.
Ezo: Olayı başka yere çekmim benim anlamadığımı ima ediniz bende sinirlenim.
Kadim: Haa ben anladım, sen konuyu değiştirmeye çalıyorsun.
Ezo ellerini belinden indirerek gözlerini Kadim’den kaçırdı ve farkında olmadan kekeledi.
Ezo: Yo, yok canım nerden çıkariysiniz, ben alaycı konuşmanıza şey ettim,
Kadim artık hafiften sinirlenmeye başlamıştı ve kaşlarını çatarak baktı Ezo’ya, daha sonra parmağını ona doğru salladı.
Kadim: Bak son kez söylüyorum, ben alay etmiyordum.
Ezo inanmayan bakışlarla Kadim’e baktı,
Ezo: Ne biliyim, öyle alay eder gibi bir halınız varda ondan şey ettim.
Kadim: Sana öyle gelmiş, hadi şimdi anlatıyor musun?

Ezo bir an durup düşündü. Nedim’in söylediklerini açıkça söyleyemezdi ama Kadim’i bir şekilde uyarabilirdi. Evet evet aynen bunu yapacaktı. Kadim’i başka bir şekilde uyaracaktı.

Ezo: Heykele ne hacet Gadim bey, ihaneti bilmek için bir taşa bakmağa gerek yok.
Kadim: Hımm demek öyle, eee devam et bakalım.
Ezo: Yani demem o ki, insan en yakınındaki insana bile güvenmiyicik, ihanetin nereden, nasıl geleceğini kimse bilemez. Ne anana, ne babana ne de gardaşına asla güvenmiyicin.

Ezo farkında olmadan kardeşine kısmını bastırarak söylemişti biraz. Kadim’in yüzü bir anda gerilmişti. Sanki yeni yeni Ezo’nun ne demeye çalıştığını anlıyor gibiydi. Daha geçen gün kardeşinin o kadınla görüştüğünü görmemiş miydi? Dahası yine aynı kardeş, nişanlısı ile birlikte olmamış mıydı?
Kadim başını salladı aşağı yukarı doğru.

Kadim: Evet haklısın, insan bu devirde kardeşine bile güvenmeyecek.

Ezo bu konuşmanın daha fazla uzamasını istemiyordu ama bir de kredi olayı vardı. Ezo Kadim’i kardeşi konusunda uyardığını düşünüyordu ama kredi konusunda bir şey yapmış sayılmazdı. Bunu nasıl halletmeliydi bilmiyordu. Sakin kafayla düşünmeye ihtiyacı vardı. Bir an önce oradan, Kadim’den uzaklaşması gerekiyordu. Belki de Elçin hanımdan yardım isteyebilirdi. Evet, gidip Elçin ablasından yardım isteyecekti.

Ezo: Iıı şeyyy, Gadim bey eğer bağa ihtiyacınız yoksa ben gidim artık.
Kadim Ezo’nun gitme lafını etmesinden hiç hoşlanmamıştı. Onu orada tutmak istiyordu nedenini bilmediği ya da bildiği halde bilmezden geldiği bir gerekçe ile.

Kadim: Iıı, peki ya Debby ne olacak.
Ezo: Baksanıza dünya bile umurunda değel, hem gidip Elçin ablamlan hasret giderem azcık, ne de olsa artık kendi evimize taşındık. Oda için çok teşekkür.

Kadim iyice rahatsız olmuştu. Konuşmaktan zevk aldığı, onu sinirlendirmekten zevk aldığı ve belki de kendini onun yanında iyi hissettiği Ezo şimdi gidiyordu. Hem artık otelde değilde kendi evinde kalacaktı. Ama ona gitme kal diyemezdi. Kendinde o gücü bulmuyordu henüz. Gitme dese bile bunu neden yaptığını nasıl bilecekti. İçindekileri kendine bile itiraf edememişken ona nasıl gitme kal derdi ki? Çaresizce gidişini izleyecekti.

Kadim: Rica ederim ne demek. Ne zaman başın sıkışırsa burada bir odan olacak Ezo.

Ezo Debby’i öptükten sonra hızlı adımlarla ve arkasına bile bakmadan oteli terk etti. Kadim ise hala Ezo’nun tavırlarında bir gariplik olduğunu düşünmekle meşguldü. Bu düşünce onu yiyip durdu bütün gece. Ezo’yu o duruma getiren olayı çok merak ediyordu. Üzerine de ihanet üzerine ettikleri konuşma onu daha çok meraklandırmıştı. Onu görmeliydi ama nasıl. Saat ona geliyordu. Bu saatte gidip ne diyecekti ki. Gitse bile ne açıklama yapacaktı. En sonunda huysuzlanan Debbyi kucağına aldığı gibi Ezo’nun evinin yolunu tuttu.

Ezo Elçin hanımla henüz konuşmamıştı. Nasıl söyleyeceğini hala bilmiyordu. Nedim Kadim kadar oğlu sayılırdı Elçin hanımın. Gece vakitte bahçeye çıkmışlardı temiz hava almak için. Elçin hanımda Ezo’daki durumu fark etmiş ve açılmasını sağlamak amacıyla bahçeye çıkarmıştı onu.

Elçin: Kızım sende bir şeyler var geldiğinden beri ama söyleyemiyorsun belli.
Ezo artık daha fazla saklayamayacağını hissedebiliyordu. Elçin hanıma bakmakta güçlük çekiyor ve tedirgin tedirgin sallanıyordu sandalyesinde.
Ezo: Elçin abla,
Elçin: Söyle kızım,
Ezo: Iııı
Elçin: Hadi kızım söyle de rahatla artık,
Ezo: Ooff nasıl söylenir ki böyle bir şey.
Elçin: E hadi be kızım söyle artık aaa.
Ezo derin bir nefes aldı, yerine iyice kuruldu ve Elçin hanıma bakarak Nedim’in yaptığı konuşmayı bir bir anlattı. Elçin hanım gözleri dolu dolu dinledi Ezo’yu. Nasıl olabilirdi. Nedim abisine böyle bir şeyi nasıl yapardı hiç aklı almıyordu. Gözyaşları yanaklarından bir bir süzülmeye başladı. Ezo yerinden kalktı ve Elçin hanımın yanına oturdu.
Ezo: Ağlama gurban olduğum ablam. Bana yardım et deye şey ettim ben. Gadim beye yardım etmeliyik,

Bu konuşma bir kişi tarafından daha dinlenmişti elbette. Debby’i getiren kadim sesleri duyunca Debby’e susmasını işaret etmiş ve ikisinin konuşmasını dinlemişti. Dinledikçe sinirleniyor, sinirlendikçe kan beynine sıçrıyor ve başına ağrılar giriyordu. Nedim’in Süreyya ile görüştüğünü biliyordu ama bu kadar ileri gidebileceğini asla tahmin etmiyordu. Neden bu kadar şaşırmıştı ki, sonuçta nişanlısı ile birlikte olan kişi de kardeşi Nedim’di.

Sinirin verdiği rehavetle yavaşça Debby’i kucağından indirdi Kadim. Hala olduğu yerde durmuş Ezo ve Elçin annesine bakıyordu. Debbey daha fazla sessiz kalamamış ve Ozo, Ozo diyerek Ezo’ya koşmuştu. Ezo Debby’in sesini duymaktan ilk defa bu kadar korkmuştu. Başını kaldırıp da Kadim’i karşısında görünce neye uğradığını şaşırmıştı. Gözleri büyüdü korku ve endişeyle,
Ezo: Gadim bey
Elçin hanımda olduğu yerden kalkarak Kadim’e doğru koşup ona sarıldı ama Kadim tepkisizdi. Gözlerini Ezo’ya dikmiş hayal kırıklığı barındıran bakışlarla bakıyordu ona. Ezo onlara doğru bir iki adım atınca Kadim kendine geldi ve dış kapıya yöneldi. Ezo’nun içindeki korku daha bir büyüdü o zaman.
Ezo: Gadim bey durun, Allah aşkına durun.
Elçin hanımda ağlayarak Kadim’i durdurmaya çalışıyordu.
Elçin: Kadim oğlum dur lütfen gitme.
Kadim: Elçin anne bırak beni.
Elçin: Yavrum Allah aşkına yapma gitme,
Kadim Elçin annesini dinleyecek gibi değildi kesinlikle. Diğer bir koluna da Ezo yapıştı sonunda ve gözlerine bakmaya çalışarak konuştu.
Ezo: Gadim bey sakin olun, öfkeyle galkan zararla otururmuş, hayde içeri geçek hıı
Kadim kolunu Elçin hanımdan kurtararak Ezo’ya yöneldi tümüyle. Kolunu tuttuğu elini iterek bağırmaya başladı.
Kadim: Neden bana söylemedin haa, gündüz bir şeyler olduğunu anlamıştım, o kadar sormama rağmen neden söylemedin Ezo, neden, neden
Ezo üstüne üstüne yürüyen Kadim’den korunmak için geri geri yürüyordu, onunda gözleri dolmuştu. Ne diyeceğini bilmez bir haldeydi.
Ezo: Ben ne diyeceğimi bilemedim Gadim bey. Gardaşınızla aranızın bozulmasına sebep olmak istemedim.
Kadim bu sefer Ezo’ya iyice yaklaşarak onu kollarından yakaladı ve sertçe tuttu kollarını. Bakışlarındaki öfke insanı ürkütecek dereceydi ve Ezo ilk kez onu böyle görüyordu. İki günlük sevgi kırıntıları da kaybolup gitmişti.
Kadim: Bana söylemeliydin Ezo, senin yardımına ihtiyacım yok anladın mı? Bana söylenem gerekirdi ve bende bunun hesabını kendim sormalıydım, hatta bunu şimdi yapacağım.
Kadim Ezo’yu bıraktı ve yine kapıya yöneldi.
Ezo: Gadim bey, yapmayın, Nedim benden bilecek, konuştuklarını hemen yetiştirdiğimi bilecek, aranızın bozulmasına ben sebep olacam Allah aşkına yapmayın.
Kadim şimdi durmuştu, arkasında ağlayarak konuşan Ezo’yu dinliyordu. Şimdi gidip de Nedim’den hesap sorarsa olayın kaynağının Ezo olacağını öğrenecekti Nedim ve Ezo böyle bir şeyin olmasını asla istemiyordu. Zaten onun için ona söylememişti ya olanları. Elçin hanım Kadim’in durmasını fırsat bilerek yine oğlunun koluna yapıştı.
Elçin: Allah aşkına bir şey yapma şimdi oğlum. En azından bu sinirinle yapma. Bak sonra çok üzülebilirsin. Yarın sakin kafayla düşünür hal çaresine bakarsın.
Kadim ağrısı giderek artan başını tuttu gözlerini kapatarak ve oradan bir an önce uzaklaşmak istediği içinde hızlı hızlı konuşmaya başladı.
Kadim: Tamam Elçin anne yapmıyorum. Debby bu gece sizinle kalsın.
Elçin: Söz ver bana.
Kadim: Elçin anne,
Elçin: Söz ver dedim. Söz ver bir şey yapmayacaksın.
Kadim başını salladı çaresizce, olabildiğince çabuk gitmek istiyordu oradan.
Kadim: Tamam söz veriyorum.
Kadim kapıya doğru yönelince arkasındaki adımlarla ve Ezo’nun ağlamaklı sesi ile yine yerinde durdu.

Ezo: Ben de sizinle gelim
Kadim sert bakışlarını Ezo’ya dikerek,
Kadim: Sen nereye
Ezo: Siz nereye gidiyseniz bende oraya, Bu halde yalnız bırakamam sizi, hem Nedim’e gitmeyeceğinizi nerden bilicim.
Kadim: Ezoooo
Ezo gözlerindeki yaşları silmeye çalışarak konuştu.
Ezo: Hiç ele Ezooo demeyin, ne de söyliseniz ben gelicim dedimmi gelicim.
Kadim: Sen başıma bela mısın nesin yaa, gelmiyorsun o kadar.
Ezo: Heee başınıza belayım, bu belayı başınıza ben sardım, kötü bişiy yapmayacağınızdan emin olmam lazım.
Kadim Ezo ile başa çıkamayacağını anlayınca pes etti ve konuşmadan hızlı adımlarla arabasına bindi. Ezo’da hemen ardından ona yetişerek ön koltuğa yanına oturdu. Elçin hanım olanları korku ile izleyen Debby’i alarak içeri girdi mecburen.

Yol boyunca Kadim hiç konuşmadı. Ezo’da korkusundan hiç sesini çıkarmadı. Ama gözü sürekli Kadim’deydi. Yüzündeki gerginlik hiç azalmıyordu. Hatta daha çok artıyordu sanki. Birde iki de bir başını tutuyordu Kadim. Başı çok ağrıyordur şimdi diye düşündü Ezo. Keşke bir masaj yapsaydımda hemencik geçiverseydi ağrısı. Keşke bu olanlar hiç yaşanmasaydı. Keşke Nedim’i hiç duymasaydım. Bir sürü keşke sıraladı Ezo. Ama en sonunda bu keşkeler tek bir yere çıktı. Ya öğrenmeseydi ve işleri kötüye gitseydi daha mı iyi olacaktı. Öğrendi de şimdi bir hal çaresine bakacaktı. Ama bu gece Nedim’le konuşmamalıydı. Buna engel olacaktı Ezo. Ne pahasına olursa olsun.

Araba nihayet otelin önünde durdu ve Kadim hiç konuşmadan arabadan inip otele yöneldi. Ezo’da onu takip etti ona yetişmeye çalışarak. Her zaman atıştıkları asansördeydiler şimdi, aradaki tek fark bu sefer ikiside sessizdi. Biri konuşsa fırtınalar kopacakmış gibi bir hava vardı ikisinde de. Ezo bunu bildiği için hep sessizdi. Yine sessiz ama hızlı adımlarla Kadim’i takip etti ve birlikte Kadim’in odasına girdiler. Ezo’nun odaya da girdiğini gören Kadim ona doğru döndü ve çatık kaşlarını Ezo’ya dikti.

Kadim: Odamda da mı rahat vermiceksin.
Ezo biraz ileri gittiğini düşündü bir an için ve o an odada olduğu için utandı kendisinden. Başını yere eğdi ve,
Ezo: Şeyy, haklısınız, ben en eyisi odama gidiyim. Eğer bir şeye ihtiyacınız olursa,
Kadim anında Ezo’nun lafını kesti
Kadim: Benim hiç kimseye ihtiyacım yok anladın mı? Şimdi hemen çık odadan.
Ezo gözleri dolu dolu arkasını döndü. Çok kötü hissediyordu şimdi kendini. Bu kadar öfkeyi hak ediyor muydu ki. O sadece yardımcı olmak istiyordu ama Kadim’in öfkesine maruz kalmıştı. Ezo ağır adımlarla odadan çıkmaya hazırlanırken Kadim sinirli sinirli odayı bir iki kez turladı ve artık dayanamayarak patladı. Odadaki masanın üstündekileri attı, sandalyeleri devirdi, sehpalar üzerinde ne varsa atmaya başladı. Bulduğu her şeyi kırıp dökmeye, hıncını eşyalardan çıkarmaya başlamıştı. Ezo korku içinde arkasına dönünce delirmiş bir Kadimle karşılaştı. Ona engel olmaya çalıştı ama yapamadı. Kadim’in güçlü kollarından tutmak neredeyse imkansızdı. Kadim bu sefer yatak odasına yönelmişti ve yatağın üstündeki çarşafları atmaya başlamıştı. Kadim yatak odasını da dağıtınca artık dayanamayarak ağlamaya başladı ve yatağın baş ucuna çöktü yavaşça. Ezo kapıdan onu izliyordu hala ve o da dayanamayarak ağlamıştı bu manzara karşısında. Kadim’i ilk defa böyle görüyordu. Acaba başkasıda onu bu şekilde görmüş müydü. Bir başkasının yanında da böyle davrandığı olmuş muydu. Başkasını düşünecek durumda değildi Ezo, o şu an karşısında savunmasız çocuklar gibi ağlayan Kadim’e bakıyordu. Yanaklarından süzülen yaşlara aldırmıyordu artık. Ağır adımlarla yatağın kenarına gitti Ezo ve,
Ezo: Gadim bey, eyi misiniz?
Kadim başını bile kaldırmadan konuştu, sesi hala sert ve acımasızdı.
Kadim: Git buradan, kimseyi istemiyorum, seni istemiyorum, anladın mı seni yanımda istemiyorum, git buradan, git, git.
Ezo daha çok göz yaşı bıraktı yanaklarına doğru gözlerini kapatırken ve çaresizce odadan çıkmak için bir adım atmıştı ki elinde bir sıcaklık hissetti. O anda bütün vücudunu titreme almıştı. Gözlerini daha sıkı yumdu ve zorla yutkundu. Kadim’in yumuşayan ses tonu ile araladı gözlerini,
Kadim: Gitme Ezo, gitme, beni yalnız bırakma, ne olursun gitme, sana, sana ihtiyacım var.
Ezo Kadim’in yanı başına çöktü, eli hala Kadim’in elindeydi. Tam karşı karşıyaydı iki nemli göz. Deniz gözlü Kadim’in gözlerinde fırtınalar durulmuştu ve içinde yeşilimsi yaprakların yansıması vardı. Ezo’nun yaşlı gözlerinin yansımasıydı bunlar. Bakışlar birbirine kenetlendi eller gibi. Kadim daha sıkı tuttu Ezo’nun elini.
Kadim: Bırakma beni Ezo, sana ihtiyacım var.
Ve Kadim başını yavaşça Ezo’’nun omzuna bıraktı. İyice yanaşmışlardı birbirlerine Ezo boşta kalan ve Kadim’in bu temaslarının verdiği heyacan ile titreyen elini Kadim’in saçlarına götürdü. Ona iyice sarıldı Kadim. Ezo başını Kadim’in başına dayayıp kapadı gözlerini bu anın tadını çıkarmak istercesine.
Ezo: Buradayım Gadim bey, sizi asla yalnız bırakmam, söz...
İki beden ateş olmuş yanıyordu. Ezo Kadim’in alnındaki ve elindeki sıcaklığı hissedebiliyordu. Bu çok garip bir duyguydu. Dahası çok güzel bir haz vermişti Ezo’ya. Kadim’in kolu belini sarmıştı ve bundan hiç ama hiç rahatsız değildi Ezo, aksine kendini çok huzurlu ve güvende hissediyordu.
Ya Kadim, Kadim savunmasız bir çocuktu Ezo için. Başını göğsüne dayamış küçük çocuklar gibi göz yaşı döküyordu ama hisleri bir çocuğunkinden çok ama çok farklıydı. Kalbinde ki ritim bozukluğu ona tatlı bir heyecan veriyordu. Avucunda Ezo’nun ateş gibi yanan elini tutuyor ve alnında da tenini hissediyordu. Bir süre sonra kadim’in gözyaşları dinmişti. İkisininde gözleri kapalıydı ama ikiside gün gibi uyanıktı. İçinde bulundukları anı yaşıyorlardı besbelli. İçlerinden taşan sevinçle ve bastırdıkları duygularla savaşmayı bırakmışlar birbirlerine dokunmanın keyfini çıkarıyorlardı kendilerinden geçmişçesine.
Sabaha kadar Ezo başını Kadim’in başına dayadı, eliyle saçlarını okşadı, Kadim Ezo’yu içine çekmek istercesine koluyla sarmaladı ve elini avucunda hapsetti.

Umarım beğenirsiniz, yorumumu isterim :icon_whisbye

h23
19-10-07, 12:10
kadim: ihanet mi
ezo: evet
kadim: bu laf oyle sıradan bi laf değil altında bişey var ezo, ezo??
ezo: yok bişi
kadim: pekala anlarız simdi gözlerimin icine bakarak yok bişi de bakalım
ezo gozleri kacamak "yok dedim işte, zorlamayın yeter"
kadim: hani sen insanların gozlerinin icine bakarak konusurdun, bende insanların gozunun icindekini yakalarım tıpkı su andaki gibi, ne kdr saklasan da gozlerinin seni ele verir,
ezo: iyi kadim bey evet bişi var ama soyleyemem
kadim: sen tanıdıgım en durust mert kadınsın, ve her zaman dogruyu soylemeni beklerim
ezo: her soyledigi dogru olmalı ama HER DOGRU HER YERDE SOYLENMİİ İŞTE
kadim: benim yanımda kimseden korkmana gerek yok tum dogruları konusabiliriz
ezo: yok olmuyo işte
kadim: ezo sen bnm en guvendigim insanlardan birisin, oz kardesime bile guvenmem sana guvenirim
ezo: ozkardesinze guvenmemek mi o nedenmiş
kadim: evet bikaç yasadıgım ihanetten sonra artık..
ezo: demek bilisiz iyi o zmn
kadim: neyi biliyorum demek nedimle ilgili bişeyler biliyorsun
ezo: yok yok ben bişey bilmiim
o sırada nedim odaya girer ezoyla kadimi gorunce panikler
nedim korkak bi sekilde "abi,ezo siz burda ne yapıyorsunuz"
kadim: burası debbie ve ezonun odası, ha bu arada ezo yaptıgın seyi soyledi, GÜZELL AFERİNN
nedim: nasıl yani tepkin sadece bu mu
kadim: yani acıkcası beklemezdim, guzel gelişme var sende gitgide akıllanıyorsun, elzcin anneye bu kdr buyuk bi iyilik yapman bazı seyleri kırmaya basladıgını gosterir,
nedim: ne elcin annesi anlamadım?
kadim: ee ezo soyledi elcin annenin evini dayamıs dosemissin
nedim: haa ezonun soyledigi o muydu
kadim: baska soyleyebilecegi bişey mi vardı ki?
nedim: yok yok unutmusum da bi an elcin annenin evini doseme konusunu
kadim: GÜZEL İNSAN YAPTIGI IYILIKLERI UNUTMALI AFERİN NEDİM AMA BASKASININ YAPTIGI IYILIKLERI KESİNLIKLE UNUTMAMALI ha ne dersin ??
nedim: haklısın abi
kadim:bana soylemek istedigin bişey var mı, nedim
nedim: yok abi yok
kadim: ya peki senin ezo?
ezo: yok bişey kadim bey
kadim: guzel iki yalancı insanla bir aradayız ne guzel neyse,
ezo: kadim bey seyy elcin annem bugun muhakkak gelmemi istiyor da gidebilir miyim
kadim: iyi de ben cocukla tek basıma yapamıyorum
ezo: hıı soyledim elcin ablama da debbie ve kadim de gelsin dedi
nedim: guzel hala hatırlanmıyoruz, bizi cagırmak yok haa?
ezo: yok debbieden dolayı sey oldu yoksa hususen deil,
kadim: bosuna yorma ezo kendini, nedim inanmaz zaten, ısrarla kendisine zarar verildigini dusunur o hep,
nedim: neyse siz de sakadan anlamıyorsunuz benm zaten bi arkadasla gorusmem lazım, gelmiyeyim
kadim: nasıl bi arkadas bu?? abinden daha yakın biri mi
nedim: seyy bi arkdas işte neyse ben kactım
ezo-kadim bi sure bakısırlar
kadim: hala emin misin soyleyecegin bişey olmadıgına
ezo. siz herseyi biliyor mussunuz zaten soylememe gerek yok
kadim:iyi hadi gidelim elcin anneme,
ezo: ben bi iki parca bişey hazırlayayım debbie icin,
kadim:pekala

Ö.Dilek
19-10-07, 14:59
inşallah devamınıda beğenirsiniz arkadaşlar sizleri okudukca bana da ilham geldi klavyenin başından kalkamadım bir türlü :img-wink:

Fakat birdenbire nedim aklına gelmiştir acaba ezonun ihanet lafının onunla ilgisi varmıydı, bir şeymi biliyordu.:icon_sorr Kesin onunla ilgiliydi; neden nedim şaşırtıyor insanları dediğinde ağzında bir şeyler gevelesin ki hem gözleri de başka şeyler anlatıyordu kesin kesin dedi kendi kendine. o güzel gözler tüm duygularını apaçık ortaya koyuyordu. Zaten ezo hiç yalan söylemeyi beceremiyordu ki demek ki bir şey vardı söylememesi için beklide onu üzmemek için söylemiyordu. Demek ki onu düşünüyordu birden bire içini bir sevinç kapladı. :img-in_lo Doktorunun da dediği gibi biraz daha resme vermeliydi kendini. Bu düşüncelerle eli birden bire ezo’nun gözlerinin resmine kaydı ve o gün ilk karşılaştığı gün aklına geldi yüzünü bir gülümseme kapladı…:img-in_lo

Ezo’da kendi odasın da ondan farklı değildi nedim nasıl da o iyi niyetli abisine bunu yapabiliyordu. :icon_sorr (gıcık oluyodum şimdi nasıl da düşünüyorum dedi içinden allah allah ne vardı ki):img-in_lo Ona bunu nasıl söyleyecek di ki debbie geleli bam başka bir kadim’le karşılaşmış dı nasıl yapardı onu nasıl üzebilirdi öğrenirse yıkılır kadim bey diye düşün dü bu düşüncelerle yatağında uyuya kaldı . sabah bir telefon sesiyle birden bire zıpladı yatağından.

Ezo: efendim
Kadim: ezo benim kadim uyandırdım galiba
Ezo : yoh yoh gadim bey uyanmışdım
Kadim : o zaman debbie de alda gelin kahvaltı yapalım
Ezo: olurmu gadim bey sizinle kahvaltı ha olmaz
Kadim : olur olur hadi bekliyorum der ve ezo’nun cevabını beklemeden kapatır. Yüzünde bir gülümsemeyle:img-hyste

Ezo da şaşırıp kalmışdır nasıl olacak gadim beyle aynı masada. Ama istemeden üstünü giyindi debbie de o arada kalkmış ezoyu çoktan çekiştirmeye başlamışdır.

Debbie: kadim kadim
Ezo : dur debbie kız kurban olam okey okey :img-yes:
Ezo tam başını bağlayacakken debbie eşarbını alıp koşarak kadimin odasına girmişdir bile ezo da peşinden
Ezo: debbie kız dur
Kadim : arkası dönük ne oldu niye koşturuyorsunuz diye dönmüşdür ezo’yu görünce kala kalmışdır.
Debbie: kadim ozo bağlamasın bunu böyle daha güzel
Ezo : ne diyi gadim bey eşarbımı da aldı ben alışık değilem böyle dolanmaya
Kadim : böyle daha güzel olduğunu söylüyor ezo . Kadim de sıkılgan bir yüz ifadesiyle bencede daha güzel.:img-in_lo
Ezonun da yüzü kızarmış ne yapacağını şaşırmışdır.:img-in_lo

Kahvaltı masasına oturmuşlardır.

Kadim : ezo dün gece çok düşündüm sana o heykel niye ihaneti anlattı dün bir garipdin zaten bana bir şey mi anlatmaya çalışıyorsun acaba . :img-polic
Ezo : yoh yoh kadim bey siz soruncak öyle deyiverdim iş de ne o bana bir şey anlamaz mı ne yani köylüyük diye (ezo gözlerini kaçırmakdadır gene)
Kadim: gözlerin öyle demiyor ama ezo
Ezo : kızgın bir şekilde, ne diymiş gözlerim öğretinde onu diyem o zaman
Kadim : bir şey var ezo bir şey var hemde nedimle ilgili .ama seni tanıdığım kadarıyla da sen istemeden bunu sana söyletemeyeceğimi çok iyi biliyorum. (kaygılı bir şekilde gülümser)
Ezo ne yapacağını şaşırmışdır eli ayağına dolanmışdır çayı da masaya dökmüşdür her ikiside birden aynı peçeteye uzanmışlar ve gene aynı şey olmuşdur elleri birleşmişdir.

Kadim: pardon pekala şimdilik bu konuyu kapatıyorum zamanı geldiğinde sen bana söylersin nasıl olsa sen yalan söyleyemezsin ezo değilmi...(kesin bir şey vardı nedimle ilgili diye düşündü yoksa ezo’ damı biliyor du arkasından bir şeyler çevirdiğini)

Ezonun boğazına bir şeyler düğümlenmişdir ne yapacağını şaşırmış bir vaziyette sadece başını sallamakla yetinmişdir.:icon_whis

h23
19-10-07, 19:14
ezo debbieyi hazırlar kadim beyin odasına giderler,
3ü asansorle inerler
asagıda ismail hakkı bey kucagında cocukla kadimi gorunce durdurur
doktor: oo kadim dostum kadim nasılsın, kendine guzel bi ugras bulmussun ha
kadim: evet doktor bey en guzel ugras bi cocuk herhalde,
doktor: cok dogru bi karar vermişsin, yasadıgın tramvayı bi cocukla cok guzel giderebilirsin, cunku cocuklar ne ihanet ederler ne de suc onlar saf temizdirler, peki bu iş ciddi mi yani ne bileyim evltalık falan?
kadim: ne yalan soyliim dusunmuyor deilim, cocugun babası belli değil annesi kokain krizinde alabilirim ciddi dusunmuyor değilim,
doktor: cok mantıklı hem cocuga da inanılmaz faydan olur, ayrıca fotograf isinden cok daha faydalı bi tedavi yolu,
biliyorum kızacaksın ama bunu bi arkadas olarak değil doktor olarak tavsiye ediyorum, resim isine devam, cocugu da ciddi düşün,
kadim: dusunecegim tesekkurler ismail hakkı bey,
doktor: seyy bu hanım kim bu arada,
kadim: ARKADASIM, aynı zamanda elcin annemin ev arkadası,
doktor: yaa cok guzel, insanlarla tekrar arkadaslık kurman cok guzel,
kadim: aslında tam olarak değil, hala bazı sıkıntılar var ancak sadece bu ezonun farklılıgı,
ezo bu arada mest olmustur, hep işcim sen bakar mısın diye seslenen kadim bey direk arkadasım olarak tanıtmıstı.
kadim: ezo aynı zamanda seyy, doktor emreyle tanısmama vesile olan ortak arkadasımız,
doktor:memnun oldum, doktor emre evet mukemmel bi genctir,
kadim: hııı oyledir kendisi neyse gorusmek uzere cok sevindim karsılastıgımıza
ayrıldıktan sonra arabaya dogru giderken ezonun kafasında bi suru soru isareti vardır,dayanamaz ici-dısı bir ezo baslar sorularına
ezo: kadim bey madem bana arkadasım dediniz kızmazsanız bişey sorabilir miyim,
kadim: tabi ezo, lutfen
ezo: seyy debbiei evlatlık dusundunuz ciddi misiniz, evlenirseniz bi gun karınız isteyecek mi ki
kadim:oyle bişey olmayacagına gore sorun yok
ezo: nasıl niye,
kadim: BENCE İNSAN TEK BİR KEZ SEVMELİ, VE COK SEVINCE ARTIK USTUNE SEVGI TANIMIYOR
ezo: SEVDANIN BUYUGUNU TATTI MI YUREK GENISLIYO, ICINE NE KOYSAN DOLMUYOR
kadim: icimdeki seyler ancak bu kadar guzel anlatılır, ne o sende mi benim gibi dusunuyorsun,
ezo: evet seyyy sanırım aynı seyleri de yasamisiz ki hissediyoruz, neyse bu debbieyi ne bileyim tanımıyorsunuz tam oalarak henuz , hic bi bagınız yok akrabalıgınız neyim yok nasıl olacak
kadim: sen dememiş miydin "BAĞ, KAN BAĞINDA DEĞİL, GÖNÜL BAGINDADIR " diye işte bnm debbieyle olan bagım da bu sekilde
ezo: karıstırdınız herhalde size boyle bişey demedim ben, ama dogru bi söz
kadim:elcin anneme giderken osmanla konusurken soylemiştin
ezo: haa siz o zmn bizi mi dinliyordunuz,
kadim: belli etmesem de emin olabilirsin her lafını her sozunu dikkatle dinliyorum, ogrendigim cok sey var bu yuzden arkadasım diyorum zaten
ezo: cok sasırdım kadim bey, seyy hani bi kez bana bi teklif yapmıstınız, hala gecerli mi
kadim: ne teklifi hatırlayamadım
ezo: fotograf teklifi hala istisez ben kabul ediim, para neyim de istemim, arkadsaınız olarak bunu kabul ediim
kadim: cok sasırdım niye kabul ettin
ezo: ne bileyim fotograf cekimini oyle farklı amaclı yapıyorsunuz hem doktor tavsiye etmiş
kadim: hımm gene acıdın bana haa?
ezo. yok estagfiruallah sadece yardımı olacaksa diye dedim
kadim: olabilir acıkcası, hem debbie de varken guzell yarın otelde benim odada cekeriz ha ne dersin, hatta bu aksam da cekinelim biraz, dur biraz makinamı alayım
ezo: eyi peki kadim bey ben burda bekliim,
daha sonra 3ü giderler guzel bi aksam bol fotograflı bir gece gecirirler

Ö.Dilek
19-10-07, 23:30
Ezonun boğazına bir şeyler düğümlenmişdir ne yapacağını şaşırmış bir vaziyette sadece başını sallamakla yetinmişdir.:icon_whis

Ezo’yu almışdır bir düşünce ne yapacak ki ya söyleyip ikisinin arası bozulacak dı iki kardeşin birbirine girmesine sebep olacak dı, ya da söylemeyip kadimin batmasına sebep olacak dı. Ne yapacaktı; şimdi köşeye sıkışmış dı, kadimin de söylediği gibi yalan söylemeyi de beceremezdi ki hiç. Ama her şeye rağmen söylememesi gerekiyordu iki kardeşi ayırırsa bunun vebaliyle yaşayamazdı. Bunu yapmak çok zor olacak dı bunun içinde kadim bey den uzak kalacak dı. Çünkü gözlerine bakınca yapamazdı. bu düşüncelerle dalıp gitmişdi.:icon_whis

Kadim: ezo ezo
Ezo birden bire korkup irkilmiş dir.
Kadim : ezo ne oldu
Ezo : hı yoh yoh bir şeycik yoh
Kadim : ne yani. Hadi neyse dünden beri var bir şeyler sende ama
Ezo : benimle işiniz yoksa ben gidiyim
Kadim: nereye
Ezo: eve
Kadim : şart mı şimdi debbie durmuyo biliyorsun
Ezo : elçin annem yalnız kaldı ilk gününde yalnız bırakmak olmaz onu
Ezo: debbie gız gadim beyi üzme emi der ve öper

Kadim kala kalmışdır ezo da var bir haller diye düşünmüşdür. saatler kadim için geçmek bilmemektedir bir bahane uydurup elçin anneye gitmesi gerekiyordu hemen niye kaçar gibi gitmişdi ki ezo. Debbie de huysuzlanmaya başlamış dı gene annesini görmek istemekteydi birdenbire beyninde çakmaklar çakdı ve debbie de alıp elçin anneye gitmek için yola çıkdı.
(tabii ki artık debbie var bir bahane üretmesine gerek yok):happy0064

Ezo: kim o
Kadim : benim ezo
(ezo’ nun gene eli ayağına dolanmışdır nasıl bakacakdı kadim beyin yüzüne o güzel gözlerine hiç yalan söylemeyi beceremezdi ki ) kapıyı açar.
Ezo : oy oy debbie kız ne oldu
Kadim : gene annesini görmek istedi tutamadım travma geçiriyor biliyorsun bende sana getirdim
Ezo: iyi yapmışınız sizin işiniz varsa bakın benimle durur burada dimi debbie gız (kadime bakmadan debbie ye bakarak )
Kadim : ne o ezo beni kovuyormusun
Ezo : gözlerine bakmadan yoh yoh estağfurullah
Kadim: peki dediğin gibi olsun akşama gelirim elçin anneme selam söyle
Debbie : kadim gitme bizimle kal
Kadim : işlerimi halledip gelicem merak etme prenses

Düşünceli bir şekilde arabaya binmişdir.
Osman : bir şeymi var kadim bey düşünceli gördüm sizi
Kadim : yok bir şey osman
Osman : nereye kadim bey
Kadim : otele gitmeden önce İsmail hakkı beye bir uğrayalım

İsmail hakkı : o kadim dostum son görüşmemizden beri seni burada görmeyi hiç beklemiyordum bir şeylermi değişdi
Kadim : evet derken tamamen başka biri gibi gözüküyordu
İsmail hakkı : demek yanılmamışım
Kadim :evet yaşadığıma tanıklık edecek tutunabileceğim gerçek birini buldum o kadar içten o kadar doğal ki berrak dan sonra ilk defa bir kadına karşı bunları hissediyorum:img-in_lo
İsmail hakkı: demek bir kadın
Kadim: evet bir kadın nasılda şaşırdınız değilmi ama onu tanısanız sanki bu dünyada tanıdığım kişilerden çok farklı hiç kirlenmemiş derken yüzü bambaşka bir hal alıyordu.resmen gözleri aydınlanıyordu:img-in_lo

İsmail hakkı bey gördükleri karşısında şaşırıyor kadimin gözlerinden bir şeyler okunuyordu ama bu kadarını beklememiş di.. ezo’dan bahsederken gözlerinin içi gülüyordu resmen..:love05:

buda üçüncü kısım umarım beğenirsiniz.

h23
21-10-07, 16:01
kadim ve ezo bu guzel ve samimi sohbetten sonra arabaya binerler, osman da 3unu bi arada gormekten mutlu bi seiklde yola koyulurlar, elcin annelerinin evine gelmişlerdir, elcin anneleri o guzel, şen kahkahalarıyla kapıyı acmıs ve karsısında ezo-kadim-debbie 3lüsünü gorunce yanakları iyiden iyie allasmıstır,
elcin: ooo kadim ezo cocuk ? prova mı yapıyorsunuz,
kadim: seyy elcin anne merak ettigin sesini duydugun cocuk bu işte, otel musterilerinden birinin cocugu, neyse iceride anlatırım der ve annesinin al yanaklarına opucugu kondurur
ezo-elcin-kadim-debbie otururlar, kadim olayı anlatır,sohbet ederler. guzel bi aksamdan sonra kadim gitmek ister
elcin: oglum bu gece kalsan mahallede ilk gecemiz 2 kadın kalmıyalım, henuz bilmiyoruz mahalleyi tam olarak, hem gitme bu saatten sonra
ezo: elcin ablam 2 degil 3 bayan debbieyi saymi misin
kadim: debbie'yi de alıp gideyim ben olmaz oyle,
ezo: iyi de debbie uyudu yazık uyandırmayın o kalsın
kadim:. hıı yani sen git debbie kalsın diyorsun bana
ezo: oyle demek istemedim, sizin kalıp kalmamanız sizin kararınız ama debbienin kalması gerekir diyim
elcin: aa cocuklar siz kavga etmeden duramaz mısınız, hadi kadim kal bosver gitme sabah otele gidersin.
kadim: iyi peki de pijamam falan da yok
ezo: doktor emrenin boya icin kullandıgı kıyafetleri yıkamıstım burda onu kullanabilirsiniz,
kadim: evet doktorun adı gecmese sasardım
ezo:ee ne yapam alla alla burda yardım etti kıyafetlerini yıkayıp goturecektim ne yapalım
kadim: neyse olur peki alayım bari, gerci onun gibi iyi fizigim yok ama
ezo: töbe töbe podyuma cıkmisiz kadim bey yatacaksınız o kdr,uff
kadim giyer kıyafetleri biraz dar ve uzun olur :D
kadim giyinip cıkınca ezo, debbie baslar gülmeye
kadim: ne guluyorsunuz cok mu komik
ezo: yuruyen merdivenlerden dusmemden daha komik oldugu kesin bakın bu sefer de siz debbieyi eglendirdiniz, bi taraftan gizlemeye calısır ama al al yanakları gülme krizini gizlemesine engel olur
kadim: ne yapalım beni doktor emre yasındayken sen gorecektin filinta gibiydim, yaslandıkca haliyle biraz gobekk oluyor
ezo hala gülmektedir iyi geceler dilenir debbie yi de alıp odasına cekilir ezomuz, kısa bi gulusun ardından aklına yine nedim gelir bu kdr iyi bi abisine nasıl yapar bunu,
uyku tutmayan ezo kalkar mutfaga gider kadimi de uyku tutmamıstır,
mutfakta gören ezo hemen gozlerini kacırır goz goze gelmekten kacınır gizledgi sey iyice vicdanını kemirmektedir
kadim:: gülmemek icin mi bana bakmıyorsun, o kadar mı komik gorunuyorum ha?
ezo: yok estagfiruallah,
kadim:hımm evet sende baska bi hal var muhtemelen bugun gizledigin meseleyi dusunuyorsun
ezo:SİZ DE NASIL Bİ FOTOGRAF CEKTİYSENİZ, HASTANEDE FİLMELR NASIL İNSANIN ETİNİ KEMİGİNİ ASIP İCİ GÖRİNİ YA, GÖZLERİMİN FOTOGRAFINI DA Bİ CEKTİNİZ HEMEN KALBİMDEKİNİ GORİSİZ, SAKLANMI Kİ SİZDEN BİŞEY
kadim: MARİFET NE MAKİNADA NE DE CEKEN BU ELLERDE, MARİFET GOZDE VE O GOZLE ARAYA KAPI KOYMAYAN KALPTE, ne yapayım sen bişey gizleyemiyorsun, hadi soyle ne oldu
ezo:kadim bey cok tereddut ettim bunu soylemek de ama sanırım soyleem daha iyi olacak,2 kardes arasını bozmak istemem ama gece gunduz calisiz ve size bi zarar-iflas vs.. gibi bi durum olsun sitemim haketmisiz cunku,
kadim:iflas zarar ? ne o yine bi yolsuzlugumu cıkardın otelimdeki seni muhasebicim yapayım en iyisi
ezo: dalga gececkseniz anlatmıyayım
kadim:yoo sadece saka yaptım lutfen anlat
ezo duyduklarını anlatır, kadim soktadır, bas agrısı yine tutar,
ezo: kadim bey cok arada kaldım anlatıp-anlatmama arasında bana inanmayabilirsiniz, ama gozlerime bakınca gorursunuz gercegi,
kadim:yoo sana guveniyorum hele de kardesim nedim olursa soz konusu kişi, bu ilk degil,neyse simdi nedim senin bunu bildigini biliyor mu?
ezo: sseyy sorguladı beni dinliyor musun diye dilim tuutldu anlamıs olabilir,
kadim: hımm o zaman istersen biraz mesafeli duralım nedim suphelenmesin ve ben bi plan yapıp kendim anlamıs gibi yapmalıyım kendim cıkartmalıyım ortaya yaptıgı seyi, sen eger bisey ogrenirsen odama gelmeden telefonla vs.. soyle bana yada elcin anneme soyle tamam mı? korkmana gerek yok. ,
ezo: sagolun kadim bey, soylerim bana guvendgiiniz icin sagolun
kadim: bana guvenmemi sagladıgın icn asıl sen sagol, hadi yatalım da yarın debbieyle de ugrasacagız istersn debbie burda kalsın elcin annem de iyi anlar senin gibi cocuk bakmadan, gerci nedimi de o yetiştirdi ama

Ö.Dilek
21-10-07, 21:34
daha fragmaı izleyemesem de :img-wink:

İsmail hakkı : o kadim dostum son görüşmemizden beri seni burada görmeyi hiç beklemiyordum bir şeylermi değişdi
Kadim : evet derken tamamen başka biri gibi gözüküyordu
İsmail hakkı : demek yanılmamışım
Kadim :evet yaşadığıma tanıklık edecek tutunabileceğim gerçek birini buldum o kadar içten o kadar doğal ki berrak dan sonra ilk defa bir kadına karşı bunları hissediyorumİsmail hakkı: demek bir kadın
Kadim: evet bir kadın nasılda şaşırdınız değilmi ama onu tanısanız sanki bu dünyada tanıdığım kişilerden çok farklı hiç kirlenmemiş derken yüzü bambaşka bir hal alıyordu.resmen gözleri aydınlanıyordu

İsmail hakkı bey gördükleri karşısında şaşırıyor kadimin gözlerinden bir şeyler okunuyordu ama bu kadarını beklememiş di.. ezo’dan bahsederken gözlerinin içi gülüyordu resmen..:love05:

Kadim doktordan dönerken daha bir rahatlamış hissetmektedir. İlk defa kendine bile itiraf edemediği Ezo’ya karşı olan hislerini biriyle paylaşmış dı. ezo niye kaçıyordu ki benden diye düşündü hep yanında olmasını istiyordu. Kendini onun yanında daha iyi hissediyordu. Sanki debbie de katılınca tam bir aile gibi olmuşlardı.Yol boyunca bunları düşünmüşdü .:img-in_lo

Elçin anne: kim o
Kadim: benim elçin anne
Kadim: ne o elçin anne ezo ve debbie nerde
Elçin anne: hayırdır ezoyu mu merak ettin
Kadim: ne diyeceğini bilemeden şaşkın bir ifadeyle elçin anneyi öperek yok elçin anne öyle demek istemedim hep o açıyordu da :icon_sorr
Elçin anne: gülerek ve sıkıştırarak demek o açıyordu beyefendi benim açmamı beğenmediniz
Kadim: aman elçin anne
Elçin anne: gülerek ezo mutfakta yemek yapıyor . Eli daha iyleşmedi ben ne dedimse dinletemedim bu deli kıza birde sen bak bakalım
Debbie kadim kadim diyerek hemen boynuna atlamışdır
Kadim: prenses kucağında debbie’ yle mutfağa gitmişdir.

Kadim: Antep mutfağından neler hazırlıyorsun bize bakal
Düşüncelerinden sıyrılan ezo birden bire irkilmiştir
Kadim: yine ne oldu korkuttum mu bu sıralar çok dalgınsın ezo aklın başka yerlerde.
Ezo: ne diyeceğini şaşırarak ve kadimin yüzüne bakmadan yok yok yorgunluk çıkıyi heral
Kadim: ne yapıyoruz şimdi debbie yi yere bırakarak
Ezo: sizi bilmem ama ben yemek yapıyim ıı yapıyorum
Kadim: ne o mutfağa kimseleri almıyormusunuz küçük hanım demediler mi sana benim güzel yemek yaptığımı sana yardım ediyim
Ezo: yok gadim bey olurmu heç ben yaparım. haa bir şey diyorlardı ama hurme mi neydi
Kadim: gurme
Ezo: evet evet tam dedinizden. debbie kız bakıyim gadim beyi görüncek beni unuttun.
Kadim:ee ne yapıyoruz
Ezo: sizi buradan ne desem atamayacağıma göre o zaman şu biberleri domatesleri doğrayın
Kadim: beni başından atmaya çalışıyorsun bakıyorum
Ezo : yok ne haddime estafurullah
Kadim ve ezo yan yana yemek hazırlamaya başlamışlardır.
Elçin annede onları mutfak kapısından izlemekteydi.
Elçin anne: ooo bakıyorum da çok iyi anlaşıyorsunuz gülerek tam bir aile oldunuz debbie de var çocuk olarak..

İkisinin de eli ayağına dolanmış dır. Ezoyu bir öksürük tutmuş elleri titremeye başlamışdır.:img-in_lo Kadimin de ondan aşağı kalır yanı yoktur hem biraz şaşkın hem de biraz muzır bir şekil de ezo’ya bakmaktadır.:icon_whis

Elçin anne: şaka şaka ( o bildik şen kahkahasını atarak) bu kadar etkileneceğinizi bilseydim demezdim yemekten de olucaz şimdi. :img-hyste

pelin-ce
22-10-07, 13:56
Kadim: Yapabilirim, yapabilirim. (derin bir nefes aldı)
Ezo: Eyi misiniz Gadim Bey?
Kadim: İyiyim tamam.
Ezo ve Debbie el salladılar son kez... Nedim şaşkın uzaklaşan arabanın ardından bakıyordu...

Devamı...


Arabada....

Ezo: Hep böyle oliyi.. Birini seviyim gabulleniyim ama hep ayrılmak zorunda galiyim (Gözleri dolar)
Kadim: Biliyorum...
Ezo: Ha ne dediğiz?
Kadim: Biliyorum dedim. Aynı şeyleri yaşıyoruz seninle...
(Birbirlerinin gözlerine baktılar yine sonra sessizliğe büründüler yol bitene dek kimse konuşmadı)

Hastane....

Kadim: Ekber...
Ekber: Efendim! Hoşgeldiniz ama size kötü bir haberim var maalesef.
Kadim: (Merakla ve düşünceli) Ne oldu Ekber?(Ezo’ya bakar oda şaşkındır)
Ekber: Kadim bey kadın kaçmış!
Ezo: Ne? Kaçmış mı?
Kadim: Nasıl olur Ekber? Nasıl kaçar? Nereye?
Ekber: Kokoin krizi olunca hastane polisi devreye girmiş. Mary Luis’de telaşlanıp kaçmış...
Ezo: Gadim Bey nolacak şindi? (Debbie’ye sarılır)
Kadim: Bilmiyorum Ezo bilmiyorum. Uff! (Eliyle başını tutar)

Debbie’yi de alarak otele geri dönerler...
Aradan birkaç gün geçmiştir. Mary Luis bulunamamıştır henüz. Ezo halen otelde kalmaktadır...
Hayat eskisi gibi Debbie’nin etrafında döndürmektedir onları...

Lobi...

Kadim resepsiyonda görevlilerden biri ile konuşurken birden onları görür. Nedim öfkeli ve kuşkulu gözlerle Ezo’ya hızlı hızlı bir şeyler anlatıyordur. Ezo ise çaresiz ve korkmuş gözlerle Nedim’i dinliyordur. O her şeye gücü yeter gibi görünen kadın sanki korkudan küçücük kalmış gibi hisseder Kadim onu bu halde görünce...
Hemen yanlarına doğru ilerler...

Kadim: Merhaba ne o bir sorun mu var?
Nedim: Hayır abi ne sorun olabilir ki Ezo’ya evi soruyordum. Alışabildiler mi, rahatlar mı, bir eksikleri var mı diye... Öyle değil mi Ezo?
Ezo: Ha! Şey evet Nedim Bey sağolsun onu soriydi...
Kadim: Hmm... Demek artık büyüyorsun Nedim!
Nedim: Hayır abi! Sen henüz farkına yeni varsan da aslında çoktan büyüdüm ben...
Kadim: Evet haklısın ama sırlarını bana anlatmadığın sürece senin nasıl büyüdüğünü fark edemem. Öyle değil mi?
Nedim: (Ezo’ya bakarak) Bazı sırlar herkesin hoşuna gitmeyebilir. Neyse bu gün işlerim yoğun ben odamdayım...
Kadim: Kolay gelsin Nedim...
Ezo ile başbaşa kalmıştır. (Ezo Kadim’in gözlerine bakmaktan kaçınarak...)
Ezo: Debbie uyanmıştır...
Kadim: Ezo seninle konuşacaklarım var.
Ezo: Gadim Bey Debbie odada yalnız uyandıysa gorkmuştur garibim...
Kadim: Merak etme onun yanında da konuşabiliriz...

515....

Debbie hala uyuyordu... Her şey sessizdi, herkes sessizdi. Ezo sessizdi...

Kadim: Neler oluyor Ezo, sence de artık anlatmanın zamanı gelmedi mi?
Ezo: Gadim Bey ne anlatmamı istiysiğiz bilmiyim. Anlatacak bişeylerim olsa elbet söylerdim..
Kadim: Demek hala susmayı tercih ediyorsun...
Ezo gözlerini kaçırdı ve düşüncelere daldı. Belkide ilk defa bu kadar korkuyordu. Omuzlarında bu ağır yükü taşırken yorulup her şeyden vazgeçeceğinden korkuyordu. Şimdi susmayı becerebiliyordu ama ya bu yükü taşıyamayacak duruma gelirse, ya her şeyi anlattığında Nedim Bey daha kötü oyunlar oynarsa, ya bu sır herkese zarar verirse tüm bu düşüncelerden sıyrılmaya çalıştı...
Kaçmalıydı ondan, uzaklaşmalıydı...

Ezo: Gadim Bey anlatacak bişeyim yok ama bi isteğim var...
Kadim: Hmm! Neymiş o isteğin? (ellerini göğsünde birleştirdi)
Ezo: Biliysiğiz eve taşınalı bi dolu zaman oldu Elçin ablam yalnız. Geceleri Eylül yanında galiyi ama nereye kadar. Debbie gızın anasının ne zaman bulunacağı da belli değil. Ben diyim ki artık evimde galsam...
Kadim: Demek artık bizden sıkıldın. Ama haklısın sen çocuk bakıcısı değilsin öyle değil mi? Debbie ile ben ilgilenirim. Özür dilerim hata benim.
Ezo: Estağfurullah! Gadim Bey ben...
Kadim: Tamam bir şey söylemene gerek yok! İstediğin zaman gidebilirsin, hatta hemen şimdi git!

Kadim Ezo’nun damarına bastıkça basıyordu. Belki onu öfkelendirirsem sakladığı sır dökülür dilinden diye düşünüyodu. Ama Ezo öfkelenmiyor, suskun kalıyor hatta kaçmak için acele ediyordu gibiydi... Kadim onu hiç böyle görmemişti sakladığı şey her neyse içini yiyor gibiydi ama neden söylememekte bu kadar ısrarcıydı ki?

Ezo: Gadim Bey ben...
Kadim: Bir şey söylemene gerek yok dedim. Hadi git!
Ezo: (Sesini yükselterek) Gadim Bey ben bıktım demedim. Sadece burda kalmiyim dedim. Debbie benim yanımda galmıştı yine galır. Ona evde de bakabilirim... Ama siz gitmemi istiyseğiz o başka giderim...

Kadim sesini çıkarmadı. Ezo çantasını aldı Debbie’ye baktı hala uyuyordu. Yaklaşıp alnına bir öpücük kondurdu. Kadim’in yüzüne bakmadan bakamadan çıktı. Ondan uzaklaşmalıydı, çünkü ona yalan söylemeye dayanamıyordu.
O bunu hiç hak etmiyordu.

İstanbul’un karanlığına tanık uyumayan iki yürek oldular o gece...
Bir sır vardı aralarında söylense herkesi üzecek, söylenmese ikisinin arasını daha da açacak bir sır...

Güvenmek neydi? Bunca yaşanmışlıktan sonra kime güvenebilirdi ki? Kim anlardı yürekten onu, tam her şey yolunda giderken, tam da yeniden güvenmeyi öğrenirken neden uzak düşmüştü yüreği... Nedim’le aralarında ki bu sır neyin nesiydi?
Bir an durdu abartıyordu belki de, belki de hiçbir şey onun düşündüğü gibi değildi.
Hatta belki de söyleyemiyor değil söyleyemiyordu bazı gerçekleri...
Kadim: Nedim öfkeliydi, Ezo korkmuştu. Tabi, tabi Ezo söyleyemiyor, mutlaka bir şeylerden korkuyor.
Ona sert davrandığını düşündü. Özür dilemeliydi ama nasıl?

Ertesi sabah…

Elçin: Kadim oğlum nasılsın?
Kadim: Ben iyiyim Elçin anne asıl sen nasılsın?
Kadim: Valla bey efendi bi zahmet edipte annenizi görmeye gelirseniz nasıl olduğumu da öğrenirsiz...
Kadim: Yapma Elçin anne durumu biliyorsun.
Elçin: Aman tamam biliyorum ama bu akşam bizdesin ona göre hem gül böreğide yaptım(Güler)
Kadim: Tamam Elçin anne yine sen kazandın. Görüşürüz...
Debbie: Kedim...
Kadim: Good morning prenses...
Debbie: Where is Ozo?

Gün alacakaranlığa düşmüştür. Kadim Debbie’yi de alarak Elçin annesinin davetine doğru yola çıkar…
Elçin: Kim o?
Kadim: Benim Elçin anne…
Elçin: Hoş geldin oğlum! Sende hoş geldin güzel gözlü kız…
Kadim: Hoş bulduk! Ezo yok mu?
Elçin: (Gülümser) Mutfakta!
Kadim: Debbie onu çok özledi de…
Elçin: Siz mutfağa geçin ben masayı kontrol ediyim.
Kadim: Tamam…
Debbie: Ozo, Ozo…
Ezo: Oyy Debbie gız hoş geldin.
Kadim: Merhaba Ezo
Ezo: Hoşgelmişiğiz Gadim Bey...
Kadim: Seni göremeyince çok özledi…
Ezo: (Debbie’nin yanaklarını okşayarak) Sen beni mi özledin gınalı kuzu!
Kadim:Nasılsın?
Ezo: Eyiyim sağolun...
Kadim: Eee neler yaptınız. Sana yardım ediyim...
Ezo: Yok estafurullah olur mu heç öle şey hem bitti zati...
Kadim: Hadiiii...
Ezo: Eyi öyleyse… Bir an ikisi de sessizleşti. Kadim çok ciddi görünüyordu, Ezo ise kaçamak bakışlarla onu izliyordu…
Kadim: Ezo…
Ezo: Buyrun Gadim Bey..
Kadim:Ben özür dilerim. Dün, dün sana biraz fazla yüklendim...
Ezo: Yok estafurullah önemli değel Gadim Bey ben unuttum zati. Siz benden yardım istediğiz sizi yarı yolda bırakmam. Ben sadece Elçin ablam için, o burda yalnız galmasın deye şey ettiydim. Debbie gızı sizin kadar seviyim, düşiniyim. Ona evde de bakarım hem Elçin ablama da yoldaşlık ederim deye düşündüydüm. Ama siz istemiyim derseğiz otele dönerim...
Kadim: Yok haklısın! Annemi burda yalnız bıraktık. Debbie ile zaten tüm gün ilgileniyoruz gece de burda kalır. Her hangi bir sorun olursa da telefon edersiniz olur...
Ezo: Hah eyi o zaman anlaştık...
Kadim: Anlaştık...
Elçin: (Elçin anne kapıda durmuş gülümseyerek onları izliyordu)Sizi böyle anlaşırken görmek ne güzel! Konu ne? Ne için anlaştınız bakalım...
Ezo: Gadim Bey izin verdi geceleri burda galiyiz Debbie gızla...

(Fragmana göre düzeltme yağınca pek iyi olmadı gibi ama neyse...)

rozi
23-10-07, 12:12
debinin gidişinin üzerinden haftalar geçmiştir kadim debinin gidişinden sonra yıne içine kapanır ve ezoyla daha az ilgilenmeye başlamıştır bütün zamanını nedimin ihanetıyle uğraşarak geçırır ve sorunu çok geç olmadan çözüme kavuşturur.süreyya kadıme karşı yaptığı pilan suya düşünce kadime karşı öfkesi dahada artar ve yeni pilanlar yapmaya başlamıştır nedimse kadimin yaptığı ihaneti bilmedığını sanmaktadır ama kadimin ona karşı soğukluğu onu tedirgin etmektedir.tüm bu olanlardan bunalan kadim biraz rahatlamak için elçin anneyi ziyarete gider tabi bir sebebide ezo yu görmektir kadim ezoyu uzun zamandır görmediği için nasıl olduğunu merak etmektedir.kadim arabadan iner ve eve doğru yönelir kapıyı çalar ve kapıyı doktor emre açar kadim şaşkınlığını üzerin den atamada doktor emre seslenir

emre_buyrun kadim bey hoşgeldiniz
kadim_kendine gelir ve cevap verir)hoşbulduk pardon sizi burda görmeyı beklemiyordum elçin annem yok mu onu ziyarete gelmiştimde
emre_hayır alışverişe gitmiş kapıda kaldınız buyrun içeri girin )kadim emreyi evde görmekten çok rahatsız olmuştur ve gözleri hemen ezo yu arar ve ezo nun sesini duyar
ezo_kimmiş doktor elçin ablammı geldi?)ezo elınde çay tepsisiyle içeri girer ve kadimi karşısında görunce şaşırır çünkü kadim uzun zamandır pazar günleri ziyarete gelmiyordur.
ezo_hoşgelmişsiz kadim bey )kadim ezoya çok ciddi ve sert bir ifadeyle cevap verir.
kadim_hoşbolduk ezo ve emrenin evde yalniz olması kadimi dahada öfkeledirmişdir.ezo_çay içermisiniz kadim bey diye sorar
kadim_yine sert bir ifadeyle hayır acelem var saten elçin annemi merak ettim sanırım gecikecek ben sonra uğrarım (ezo_ben sizi yolcu edim )emre_tekrar görüşmek üzer kadim bey)kadim_teşekkürederim iyi gunler
ezo_biraz daha otursaydınız kadim bey elçin annem gelir birazdan)kadim_alaylı bir ifadeyle cevap verır,sizi rahasız etmek istemem ) ezo_yok estafurullah doktor bana ders vermek için gelmişti saten)kadim_öfkeli bir ifadeyle cevap verir.senden açıklama yapmanı istedimmi .ezo_kadimin bu öfkeli tavrına anlam veremez emreden hoşlanmadığının farkındadır ama kadimin gözlerin den nerdeyse ateş çıkmaktadır bu tepkisi ezo yu da kızdırır,ben size açıklama yapmıyorum sadece merak etmişsinizdir diye söyledim _kadim _dahada kızar ve ezo nun gözlerine bakarak cevap verir .senin hayatında olan hiçbirşeyi merak etmiyorum.elçin anneme geldiğimi söylersin der ve arkasına bakmadan evden çıkar .ezo_kadimin akasından bakarken debi gelir aklına kadimin onun yanın da ne kadar mutlu ve sevecen olduğunu hatırlar ama az önce yanından ayrılan kadimle o kadim arasında şimdi dağlar kadar fark vardır.

devamı gelecek arkadaşlar :img-yes:kusuruma bakmayın senaryo konusunda pek yetenekli değilim ama arkadaşlarımın yazdıklarına özendim biraz bişeyler karalayım dedim:img-in_lo

masum kiz
23-10-07, 18:13
yasadiklari o gün onlar icin cok güzel ama bir o kadarda yorucu gecmistir..debby,kadim ve ezo sözlesmek üzere sinema bölümüne inerler..yeni aldiklari cizgi filmi izleyeceklerdir...ama debby'nin agir agir kapanan göz kapaklari buna izin vermez..uykuya dalmisitr debby ve bunu ilk farkeden ezo onu alip yukariya cikarmak ister ama kadim bunu kendisinin yapacagini söyleyerek ezoyu kendisini burda beklemesini söyler...ezo anlayamamistir neden kadim beyi sinema bölümünde bekleyecegini anlamaz..cünkü debby uyumus kendisininde debby'le gitmesinin iyi olacagini düsünmüstür ama kadim böyle söyleyerek bunun olmasina engel olmusutr..
merakli bir sekilde beklemeye baslar ..kadim gelmistir ...ve ezo daha fazla dayanamayip sorar..

ezo-kadim bey ben niye debby'le gitmedim ..niye baga burada beklememi söylediniz.
kadim-dur telas etme ezo...
ezo-telas degilde ne bileyim öyle iste..
kadim-beraber bir film bakariz diye düsünmüstüm...
ezo-ee zati siz hep düsünisiniz..
kadim-bir sakincasi yoktur umarim..
ezo-bir sakincasi yokta...sizle ben iki yetiskin cizgi film mi izleyecez kadim bey?
kadim-ne var bunda ...illa kücükler bakacak diye bir kural yok ..ama ben baska sey sectim...uzun zamandir arsive bakmiyordum ne var ne yok diye ..arastirirken eski bir film buldum...bakariz dimi?
ezo-he bakariz valla ben cok sevdim bu sinema isini her gün baksam bikmam..
kadim-güzel. simdi takip geliyorum..

kadim- tamam .artik bakabiliriz...
ezo-neyi anlatiyi..?
kadim-sen hep basta mi sorarsin bunu?
ezo-yok ben eyle sey ettiydim
kadim-bu kez söylemicem mazaallah yarisinda kacar gidersin filmin..:P
ezo-bari filmin adini deseydiniz ..
kadim-adimi
ezo-heee
kadim.-Rüzgar Gibi Gecti artik daha fazla soru sorma da keyfini cikar filmin olmaz mi?
ezo-iyi tamam birsey demedik ...

film boyunca ezo pür dikkat kendini filmin o büyülü havasina kaptirmisken kadimde ayni güzellikte ezoya bakiyordu...ezo'yu onun filmin her aninda verdigi tepkileri üzüntü ve sevinciyle öylece görmek kadimi daha da etkilemisti... dogaldi ezo icinden geldigi gibi bütün sadeligiyle cocular gibi neseli ve mutluydu..ezo hala filmin etkisinde gözlerini ayirmadan izliyordu filmi ve o inanilmaz sahne geldiginde bütün masumluguyla eline sicacik bir temasin oldugunu farketti...yana döndügünde tipki o filmdeki gibi ayni yakinlikta ve bir o kadar can alici bakislarla kadim ezo'nun karsisindaydi artik..

ne kadar süre öyle kalmislardi emin degildiler cünkü filmin o ask büyüsü bir anda onlarida sarivermisti ..adini koyamadiklari bir cekim vardi ikisi arasinda yada cevabini veremedikleri bir his o delice atan kalplerinde... gözler adeta birbirine kilitlenmis mavi ve yesil tonlarin birbirine yansimasini görüyorlardi bakislarinda .. birbirine askla bakan gözlere sanki birde filmden yankilanan sözcüklerde eklenmisti...adeta gözlerin sahitligini yaparcasina yankilanyiordu onlarin kulaklarina..
bir süre filmden gelen sesleri dinlediler...kulaklari oksayan o güzel sözler her ikisini de ask sarhosu yapmaya yeterdi...en azindan kadim buna dünden hazirdi ..ezoyu ilk gördügü andan itibaren ezonun vahsiligini,dobraligini, onun güvenilr biri oldugunu görmesi ve bir o kadar da güzelligiylede bunu dahada farkedilebilir yapmasi kadimin ona karsi birseyler hissetmesini kolaylastiriyordu...bir daha sevebilecegini aklinin ucundan bile gecirmiyordu cünkü sevmis ama aci cekmisti kadim..hemde yasanilabilecek en kötü bir sekilde sevdigi tarafindan yapilan bir ihanete degisilmisti sevgisi...bunu kaldiramamis kendini herkesten herseyden soyutlamisti...taki ezo gelinceye kadar...ilk gördügü andan itibaren bir sicaklik besledigi bu kadina her gecen gün daha da yakin oluyor ,ona ilgi duyuyordu ...ya ezo o neler düsünüyordu...bir yani evet desede diger yani bu aski yasamaya izin vermiyordu gibiydi..emin olamiyordu duygularindan...sevdikce acilar ceken bir kadin olarak aska tövbeliydi ama karsisinda duygusal onun deyimiyle bir kis günesi gibi insani sicacik ediveren ,romantik,bakislariyla insanin ruhunu oksayan,kalbi delip gecen kadime kim dayanabilirdi......hemde o kendisine asikken...

bu esnada adeta filmden güc alan kadim her defasinda daha da yaklasiyordu ezoya... o öpüsme sahnesinde ki gibi ezoyu tutkulu bir sekilde yaklasarak onu öpecegini düsünmüstü kadim..bunun olmasini istiyor ve istegini her sekilde belli ediyordu.....biraz daha yaklastikca ezonun tatli dudaklarinda ki o sicacik nefesini hissedebiliyordu ...ama kader gözlerde ve sonra kalpte baslayan bu tutkunun dudaklarda birlesmesine izin vermiyordu sanki...
calan bir telefonla ikiside olduklari yerden irkildiler bir anda ...calan ezonun telefonuydu ...tam zamaniydi der gibi yüzünde yari memnun bir ifadeyle telefonu acmaya calisirken bu kadim icin deyim yerindeyse tam bir kem talihti.. ......delicesine caglayan bir selale gibi hircindi kadim ve bu mavi gözlerinden de acikca disariya tasiyordu..
eli ayagi dolanan ezo telefonuna almak icin hamle yaptigi sirada cantayi yere düsürdü..icinden disariya sacilan bir kac esyanin icinde kendisini cok mutlu edecek bir seyi gördü kadim...cantanin icinde ezoya almasi icin tavsiye ettigi ama ezonun geri cevirdigi asklarin en güzeli adli kitap vardir..ezo bir aceleyle kadim beyin görmemesi icin kitabi hemen alip cantaya koyar ama olan olmusutr artik..görmemis gibi davranir kadim ama o tatli ,muzip gülüsü coktan yüzünde yerini almisitir bile.... ....
ezo telefonuna bakar arayan doktor emredir...sanki bunu kadime söylemeye zorunlu gibi hissederek arayanin doktor emre oldugunu söyler..
adini duymasiyla kadimin o hircin hali yerini öfkeye birakmistir artik..en son duymak istedigi isim en güzel aninda bir kara kedi gibi aralarina girmis ve bu güzel anin yitip gitmesine neden olmustur...o olmasaydi der kadim icinden eger o ezoyu aramasaydi neler olurdu demekten kendini alamaz bir türlü...
bu sebeple kadim her zaman ki gibi kiskanc hallerine bürünmekte ve bunu göstermektende cekinmemektedir ...

yaptigi kisa görüsmenin ardindan utangac bir haldedir ezo..

ezo-sey....doktor emre
kadim- söylemistin....eee niye aramis bakalim ? yoksa kendisi nasil caliskan biri oldugunu göstermek icin boyanin bittigini mi haber veriyor?
ezo-yok...sey ders icin ....
kadim-ders mi?
ezo- he..selim kurstan kitaplari temin etmis ...hani yandiydi
kadim-söylemene gerek yok..biliyoruz ..bu arada selim kim?
ezo-..haa o mu dogruya ben size söylemeyi unuttum ..o bizim doktorun ev arkadasi ..görseniz öyle seker öyle tatli bir cocuk..
kadim-sana sadece kim oldugunu sordum kisiligini anlat demedim...
ezo- sey afedersinniz..yani uzun lafin kisasi istersen yarin gel seni calistiralim diyi .
kadim-ne güzel!! iki gönüllü cok sanslisin ...bu gidisle cok yol katedersin sen eminim..
ezo-sagolsunlar ilgileniyorlar..

ezonun duymayacagi bir sekilde icinden söylenir

kadim-ona ne süphe
ezo-birsey mi dediniz...
kadim- artik filmi izlesek diyordum ..
ezo-eyi napalim izleriz bizde...

film ve ardindan gece sessiz, moral bozuklugu icinde birbirleriyle hic konusmadan son bulur...

masum kiz
23-10-07, 18:21
yasadiklari o gün onlar icin cok güzel ama bir o kadarda yorucu gecmistir..debby,kadim ve ezo sözlesmek üzere sinema bölümüne inerler..yeni aldiklari cizgi filmi izleyeceklerdir...ama debby'nin agir agir kapanan göz kapaklari buna izin vermez..uykuya dalmisitr debby ve bunu ilk farkeden ezo onu alip yukariya cikarmak ister ama kadim bunu kendisinin yapacagini söyleyerek ezoyu kendisini burda beklemesini söyler...ezo anlayamamistir neden kadim beyi sinema bölümünde bekleyecegini anlamaz..cünkü debby uyumus kendisininde debby'le gitmesinin iyi olacagini düsünmüstür ama kadim böyle söyleyerek bunun olmasina engel olmusutr..
merakli bir sekilde beklemeye baslar ..kadim gelmistir ...ve ezo daha fazla dayanamayip sorar..

ezo-kadim bey ben niye debby'le gitmedim ..niye baga burada beklememi söylediniz.
kadim-dur telas etme ezo...
ezo-telas degilde ne bileyim öyle iste..
kadim-beraber bir film bakariz diye düsünmüstüm...
ezo-ee zati siz hep düsünisiniz..
kadim-bir sakincasi yoktur umarim..
ezo-bir sakincasi yokta...sizle ben iki yetiskin cizgi film mi izleyecez kadim bey?
kadim-ne var bunda ...illa kücükler bakacak diye bir kural yok ..ama ben baska sey sectim...uzun zamandir arsive bakmiyordum ne var ne yok diye ..arastirirken eski bir film buldum...bakariz dimi?
ezo-he bakariz valla ben cok sevdim bu sinema isini her gün baksam bikmam..
kadim-güzel. simdi takip geliyorum..

kadim- tamam .artik bakabiliriz...
ezo-neyi anlatiyi..?
kadim-sen hep basta mi sorarsin bunu?
ezo-yok ben eyle sey ettiydim
kadim-bu kez söylemicem mazaallah yarisinda kacar gidersin filmin..:P
ezo-bari filmin adini deseydiniz ..
kadim-adimi
ezo-heee
kadim.-Rüzgar Gibi Gecti artik daha fazla soru sorma da keyfini cikar filmin olmaz mi?
ezo-iyi tamam birsey demedik ...

film boyunca ezo pür dikkat kendini filmin o büyülü havasina kaptirmisken kadimde ayni güzellikte ezoya bakiyordu...ezo'yu onun filmin her aninda verdigi tepkileri üzüntü ve sevinciyle öylece görmek kadimi daha da etkilemisti... dogaldi ezo icinden geldigi gibi bütün sadeligiyle cocular gibi neseli ve mutluydu..ezo hala filmin etkisinde gözlerini ayirmadan izliyordu filmi ve o inanilmaz sahne geldiginde bütün masumluguyla eline sicacik bir temasin oldugunu farketti...yana döndügünde tipki o filmdeki gibi ayni yakinlikta ve bir o kadar can alici bakislarla kadim ezo'nun karsisindaydi artik..

ne kadar süre öyle kalmislardi emin degildiler cünkü filmin o ask büyüsü bir anda onlarida sarivermisti ..adini koyamadiklari bir cekim vardi ikisi arasinda yada cevabini veremedikleri bir his o delice atan kalplerinde... gözler adeta birbirine kilitlenmis mavi ve yesil tonlarin birbirine yansimasini görüyorlardi bakislarinda .. birbirine askla bakan gözlere sanki birde filmden yankilanan sözcüklerde eklenmisti...adeta gözlerin sahitligini yaparcasina yankilanyiordu onlarin kulaklarina..
bir süre filmden gelen sesleri dinlediler...kulaklari oksayan o güzel sözler her ikisini de ask sarhosu yapmaya yeterdi...en azindan kadim buna dünden hazirdi ..ezoyu ilk gördügü andan itibaren ezonun vahsiligini,dobraligini, onun güvenilr biri oldugunu görmesi ve bir o kadar da güzelligiylede bunu dahada farkedilebilir yapmasi kadimin ona karsi birseyler hissetmesini kolaylastiriyordu...bir daha sevebilecegini aklinin ucundan bile gecirmiyordu kadim cünkü sevmis ama aci cekmisti ..hemde yasanilabilecek en kötü bir sekilde sevdigi tarafindan yapilan bir ihanete degisilmisti sevgisi...bunu kaldiramamis kendini herkesten herseyden soyutlamisti...taki ezo gelinceye kadar...ilk gördügü andan itibaren bir sicaklik besledigi bu kadina her gecen gün daha da yakin oluyor ,ona ilgi duyuyordu ...ya ezo o neler düsünüyordu...bir yani evet desede diger yani bu aski yasamaya izin vermiyordu gibiydi..emin olamiyordu duygularindan...sevdikce acilar ceken bir kadin olarak aska tövbeliydi ama karsisinda duygusal onun deyimiyle bir kis günesi gibi insani sicacik ediveren ,romantik,bakislariyla insanin ruhunu oksayan ve kalbi delip gecen kadime kim dayanabilirdi......hemde o en temiz duygularla kendisine asikken...

bu esnada adeta filmden güc alan kadim her defasinda daha da yaklasiyordu ezoya... o öpüsme sahnesinde ki gibi ezoyu tutkulu bir sekilde yaklasarak onu öpecegini düsünmüstü kadim..bunun olmasini istiyor ve istegini her sekilde belli ediyordu.....biraz daha yaklastikca ezonun tatli dudaklarinda ki o sicacik nefesini hissedebiliyordu ...ama kader gözlerde ve sonra kalpte baslayan bu tutkunun dudaklarda birlesmesine izin vermiyordu sanki...
calan bir telefonla ikiside olduklari yerden irkildiler bir anda ...calan ezonun telefonuydu ...tam zamaniydi der gibi yüzünde yari memnun bir ifadeyle telefonu acmaya calisirken bu kadim icin deyim yerindeyse tam bir kem talihti.. ......delicesine caglayan bir selale gibi hircindi kadim ve bu mavi gözlerinden de acikca disariya tasiyordu..
eli ayagi dolanan ezo telefonuna almak icin hamle yaptigi sirada cantayi yere düsürdü..icinden disariya sacilan bir kac esyanin icinde kendisini cok mutlu edecek bir seyi farketti kadim...cantanin icinde ezoya almasi icin tavsiye ettigi ama ezonun geri cevirdigi asklarin en güzeli adli kitabi görüyordu..ezo bir aceleyle kadim beyin görmemesi icin kitabi hemen alip cantaya koydu ama olan olmustu artik..görmemis gibi davranan kadimin o tatli ,muzip gülüsü coktan yüzünde yerini almisitir bile.... ....
ezo telefonuna bakar arayan doktor emredir...sanki bunu kadime söylemeye zorunluymus gibi arayanin doktor emre oldugunu söyler..
adini duymasiyla kadimin o hircin hali yerini öfkeye birakmistir artik..en son duymak istedigi isim en güzel aninda bir kara kedi gibi aralarina girmis ve bu güzel anin yitip gitmesine neden olmustur...o olmasaydi der kadim icinden eger o ezoyu aramasaydi neler olurdu demekten kendini alamaz bir türlü...:img-wink::img-wink:
bu sebeple kadim her zaman ki gibi kiskanc hallerine bürünmekte ve bunu göstermektende cekinmemektedir ...

yaptigi kisa görüsmenin ardindan utangac bir haldedir ezo..

ezo-sey....doktor emre
kadim- söylemistin....eee niye aramis bakalim ? yoksa kendisi nasil caliskan biri oldugunu göstermek icin boyanin bittigini mi haber veriyor?
ezo-yok...sey ders icin ....
kadim-ders mi?
ezo- he..selim kurstan kitaplari temin etmis ...hani yandiydi
kadim-söylemene gerek yok..biliyoruz ..bu arada selim kim?
ezo-..haa o mu dogruya ben size söylemeyi unuttum ..o bizim doktorun ev arkadasi ..görseniz öyle seker öyle tatli bir cocuk..
kadim-sana sadece kim oldugunu sordum kisiligini anlat demedim...
ezo- sey afedersinniz..yani uzun lafin kisasi istersen yarin gel seni calistiralim diyi .
kadim-ne güzel!! iki gönüllü cok sanslisin ...bu gidisle cok yol katedersin sen eminim..
ezo-sagolsunlar ilgileniyorlar..

ezonun duymayacagi bir sekilde icinden söylenir

kadim-ona ne süphe
ezo-birsey mi dediniz...
kadim- artik filmi izlesek diyordum ..
ezo-eyi napalim izleriz bizde...

film ve ardindan gece sessiz, moral bozuklugu icinde birbirleriyle hic konusmadan son bulur.

gülendam83
24-10-07, 00:32
arkadaşlar içimden geldi birşeyler yazdım ama çok mu saçma olmuş.. kötüyse açıkça söyleyin yazmıyayım..:img-wink:

38.bölüm...

(kadimin odası)
debbie: ozoo ozoo.. diye koşarak atlar ezonun boynuna.. ve birşeyler söyler ezoya..
kadim gülümseyerek izliyordur onları.. ezo debbie nin ne dediğini öğrenmek için kadime bakar..
kadim: seni çok özlemiş.. bir daha gitmemeni istiyor.. onu bırakmıyacakmışsın der..
ezo gülümser ve sarılır debbie ye: hiç bırakırmıyım kuzumm yanındayım artık der..
keyiflerine diyecek yoktur hepsinin de.. tam o esnada kapı çalar..
kadim: girin..
nedim: abi diyerek girer odaya.. ezoyu görünce bir şaşkınlık yaşar.. ezonun kafası önüne eğilmiştir..
kadim hemen girer lafa: ezo sen debbie ile ilgilenebilirsin..
ezo debbie yi alır ve çıkar odadan...
kadim: debbie ezo ya çok alıştı.. bir gün kayboldu ortadan ezo ezo diye sorup duruyor.. neden bilmem durup dururken ayrılmak istedi ezo der...
nedim: niyeki? memnun değilmiymiş der..
kadim: bende öyle düşünüyordum ama ne var anlamadımki der gayet normal.. neyse izin vermedim tabi gitmesine.. çok uğraştım ama geri getirdim der...
nedim susar dalar bir an sonra birden toparlanarak: iyi yapmışsın abi der..
kadim: sen ne söyleyecektin bana?
nedim: hee şeyy. ben biraz dışarı çıkıyorum da kredi işi tamam gibi.. onunla ilgilenicem...
kadim: tamam sen halledersin..
nedim:görüşürüz o zaman..
kadim:kolay gelsin..
odada garip bir hava vardır ama kimse bildiklerini açıklamaz..
nedim odadan çıkar.. kadim düşüncelere dalar...

ilk kez yazıyorum...:img-blush

Ö.Dilek
24-10-07, 15:33
Kadim: Ben senin canını acıtmam
Ezo: Biliyim, biliyorum ve el sıkışmışlardır.
Ezo için bambaşka bir şeydi kadim beyi hiç bu kadar içten görmemiş di. Artık çalışanı değil arkadaşı olacaktı. Kadim bey ona önem veriyordu. Biri tarafından bu kadar güvenilmek ne kadar güzeldi. Ömer’den sonra ilk kez yüreğinde birine karşı bu kadar güzel şeyler hissediyordu. Birden bire bu duygularından korktu.:img-in_lo
Ezo: Ben de debbie yi yani sizleri özledim
Kadim için de durum farksızdı ilk kez yıllar sonra unuttuğu kendine bile itiraf etmediği duygular yaşıyordu ve işin ilginç tarafı ezo ya bunları itiraf etmiş kadar olmuştu. Ezo’nun varlığıyla hissettiği kötü şeyler biraz hafiflemiş di. Nedim’le bile konuşmak ona artık zor gelmiyordu. Onunla yüzleşmeliydi belki de. :icon_sorr

Ezo: Gadim bey dün bana sormuşdunuz ya otel de bir şey mi oldu diye
Kadim: lütfen ezo bu konu hakkında sana artık bir şey sormayacağımı söylemiştim
Ezo: dün dediniz gibi Gadim bey ben yalan söyleyemem heç onun içinde
Kadim: tamam ezo bu konuyu kapatalım bir şey söylemene gerek yok
Ezo: ben sizin iyiliğiniz için üzülmemeniz için söyleyemiyorum ama kendinize dikkat edin emi
Kadim: beni düşündüğün için sağ ol ezo hadi bu konuyu uzatmayalım seni sabırsızlıkla bekleyen biri var biliyorsun.
Ezo: evet debbie kız nasıl
Kadim: Filipinli bir dadı buldum ama o seni arıyor, dünden beri yemek bile yemedi doğru dürüst.

Otele gittiklerinde debbie ezo’nun boynuna atılmıştır ozo ozo diyerek bir şeyler der :happy0064
Ezo: Gadim bey ne diyi
Kadim: seni çok özlediğini ve onu yalnız bırakmamanı istiyor
Ezo: kurban olduğum debbie gız sen benimi özledin kuzum bende seni çok özledim
Kadim onların bu halini görünce ikisinin de onun için ne kadar önemli olduğunu ve yeniden hayata dönüşünün kanıtı olduklarını bir kez daha anladı. Onları bir daha kaybetmemeliydi.
Kadim: ezo sana üzgün olmak yakışmıyor hep şu anda ki gibi mutlu ol emi. Tam o sırada
Nedim: pardon abi yalnızsın sanıyordum seni. Nedim ezo’yu görünce şaşırmıştı
Ezo’nun da eli ayağına dolanmıştı hemen debbie’yi bırakmıştı
Kadim’de uzaktan ikisini izliyordu
Kadim: bir şey mi var nedim niye şaşırdın
Nedim: yok abi muhasebeden ezo’nun iş den ayrıldığını söylemişlerdi.
Ezo: ne diyeceğini şaşırarak şey diye lafa başlamıştı ki
Kadim: evet öyleydi ama debbie durmadı ve ezo’yu buraya gelmesi için zor ikna ettik
Kadim: niçin beni arıyordun
Nedim çok sinirlenmiş ti bu sıralar ezo’nun gelmesi çok kötü olmuş tu bu kadın işlerini karıştıracaktı.
Nedim: abi sonra konuşuruz sen meşgulsün.(ezo’ya bakarak)
Ezo: Gadim bey ben debbie’yle çıkıyim :icon_whis
Kadim: yok dur ezo
Kadim: ezo’yu kastediyorsan onun yanın da konuşabiliriz evet
Nedim demek abim bu kadına bu kadar güveniyordu işler çok karışacaktı. Dünde abisi ona otelin başına getirmeyi teklif etmişti. Keşke biraz daha bekleseydim hemen Süreyya’ya evet demeseydim diye bütün gece bunları düşünmekten uyuyamamıştı zaten.
Kadim: evet nedim beni neden arıyordun.
Nedim: krediyi sormuştun ya abi müsteşara ulaşamadım ama kredi daha çıkmamış
Kadim: iyi
Nedim: başka bir şey sormayacak mısın abi
Kadim: yoo sormam mı gerekiyor nedim bir şey olsa sen benden saklamazsın söylersin zaten değil mi? (imalı bir tebessümle)
Nedim: şaşırarak tabi ki abi tabi diyerek ve ezo’ya bakarak odadan çıkmıştır.
Ezo bu konuşmaları şaşkınlıkla izlemekteydi. Bu kadar iyi bir adama hem de kardeşi nasıl bu kötülüğü yapabilirdi ki. :icon_sorr

h23
24-10-07, 15:42
kısacık seneryo isteyen arkadaslar simdilik idare etsin :( bu yogun mesai arasında ancak fırsat bulabildim..
kadim. elcin anne merhabalar ne yapıyorsunuz bakayım, mrb ezo nasılsın
ezo: hos gelmişsiniz kadim bey,
kadim:debbie ne yapıyo
ezo:iceride resim yapıyo
kadim:guzell, elcin anne ezo gelin bakalım oturalım size harika bi haberim var
ezo,elcin:aa neymiş bu
kadim cebinden cıkartır ucak biletlerini, 4umuz icin bi tatil ayarladım, cok zor kotu gunler gecirdik biraz işten uzaklasmak istiyorum
ezo:nasıl yani 4umuz
kadim: bi kış tatil merkezinde 4 kişilik yer ayarladım, debbie prenses tatile gidiyoruz
debbie: yuppiiii, kadim resim yaptım baksana
kadim:ya ne guzel b resimdeki tacı olan SOVALYE DE KIM yoksa ben miyim
debbie: evet ben prensesim, sen kral ezo da kralice
kadim:guler ezoya tercume eder, ezo yanakları al al olmustur
ezo: debbie kız prenses burda da prens nerde varmı prensin?
kadim debbieye tercume eder
debbie: hayırr prensim yok benim yasım daha coook kucuk
kadim: debbie aşkın yası yoktur, bazen 40ında bulursun gercek askı hiç belli olmaz der ve ezoya gulumser
ezo: ne diyisiz,
kadim tercume eder ezonun gozlerinin taa icine bakarak olayı ozetler, ezo 40ında askı yakaladıgını itiraf eden kadim karsısında kıpkırmızı olur,
hazırlanılır ertesi gun yola cıkılır, ezo ilk kez ucaga binmenin heyecanı icindedir,
kayak merkezine giderler, kadim bi dag evini kiralamıstır rahat etsinler diye..

rozi
25-10-07, 13:37
[QUOTE=rozi;5150734]debinin gidişinin üzerinden haftalar geçmiştir kadim debinin gidişinden sonra yıne içine kapanır ve ezoyla daha az ilgilenmeye başlamıştır bütün zamanını nedimin ihanetıyle uğraşarak geçırır ve sorunu çok geç olmadan çözüme kavuşturur.süreyya kadıme karşı yaptığı pilan suya düşünce kadime karşı öfkesi dahada artar ve yeni pilanlar yapmaya başlamıştır nedimse kadimin yaptığı ihaneti bilmedığını sanmaktadır ama kadimin ona karşı soğukluğu onu tedirgin etmektedir.tüm bu olanlardan bunalan kadim biraz rahatlamak için elçin anneyi ziyarete gider tabi bir sebebide ezo yu görmektir kadim ezoyu uzun zamandır görmediği için nasıl olduğunu merak etmektedir.kadim arabadan iner ve eve doğru yönelir kapıyı çalar ve kapıyı doktor emre açar kadim şaşkınlığını üzerin den atamada doktor emre seslenir

emre_buyrun kadim bey hoşgeldiniz
kadim_kendine gelir ve cevap verir)hoşbulduk pardon sizi burda görmeyı beklemiyordum elçin annem yok mu onu ziyarete gelmiştimde
emre_hayır alışverişe gitmiş kapıda kaldınız buyrun içeri girin )kadim emreyi evde görmekten çok rahatsız olmuştur ve gözleri hemen ezo yu arar ve ezo nun sesini duyar
ezo_kimmiş doktor elçin ablammı geldi?)ezo elınde çay tepsisiyle içeri girer ve kadimi karşısında görunce şaşırır çünkü kadim uzun zamandır pazar günleri ziyarete gelmiyordur.
ezo_hoşgelmişsiz kadim bey )kadim ezoya çok ciddi ve sert bir ifadeyle cevap verir.
kadim_hoşbolduk ezo ve emrenin evde yalniz olması kadimi dahada öfkeledirmişdir.ezo_çay içermisiniz kadim bey diye sorar
kadim_yine sert bir ifadeyle hayır acelem var saten elçin annemi merak ettim sanırım gecikecek ben sonra uğrarım (ezo_ben sizi yolcu edim )emre_tekrar görüşmek üzer kadim bey)kadim_teşekkürederim iyi gunler
ezo_biraz daha otursaydınız kadim bey elçin annem gelir birazdan)kadim_alaylı bir ifadeyle cevap verır,sizi rahasız etmek istemem ) ezo_yok estafurullah doktor bana ders vermek için gelmişti saten)kadim_öfkeli bir ifadeyle cevap verir.senden açıklama yapmanı istedimmi .ezo_kadimin bu öfkeli tavrına anlam veremez emreden hoşlanmadığının farkındadır ama kadimin gözlerin den nerdeyse ateş çıkmaktadır bu tepkisi ezo yu da kızdırır,ben size açıklama yapmıyorum sadece merak etmişsinizdir diye söyledim _kadim _dahada kızar ve ezo nun gözlerine bakarak cevap verir .senin hayatında olan hiçbirşeyi merak etmiyorum.elçin anneme geldiğimi söylersin der ve arkasına bakmadan evden çıkar .ezo_kadimin akasından bakarken debi gelir aklına kadimin onun yanın da ne kadar mutlu ve sevecen olduğunu hatırlar ama az önce yanından ayrılan kadimle o kadim arasında şimdi dağlar kadar fark vardır.

akşam olmuştur herkez yatağında uyurken gözlerine uyku girmeyen iki aşık birbirlerinden habersız düşüncelere dalmıştır ezo kadimmin bugünkü öfkeli davranışlarının sebebini düşünmektedir kadimse elinde ezonun resmine bakarak neden ezoyu bu kadar kıskandığını düşünmektedir doktor emrenin ezoya ne kadar deyer verdiğini bilmekte ya ezo kendisini bu kadar seven ve ilgilenen birine oda birşeyler hisediyormu diye merak içindeydi bu düşünce kadimin içini kemirmekteydi bunu mutlaka öğrenmeliyim dedi içinden ama nasıl ezo ya böyle birşey soramazdı ozaman onu kızdırmayı düşündü ezo kızdığı zaman gözü hiçbirşey görmüyordu sözünü sakınmıyordu kadim içinden geçenlere kendisi bile inanamıyordu gülümsedi ve içkısinden bır yudum aldı ve ezonun resmine bakarak yeniden düşüncelere daldı ama bu pilanı mutlaka uygulayacaktı

sabah olmuş ve ezo telaşla işe yetişmeye çalışıyordu dün gece gözüne uyku girmemiş sabah kalkamamiştı aceleyle çıktı evden.kadimde sabırzızlıkla ezo yu beklemekteydi

ezo-kusur bakmayasın kutsal ustam geçgaldım senin eylülü almaya gideceni unutmuşum
kutsal-tamam kızım panik yapmana gerekyok ama birdaha olmasın hadi işinin başına
ezo- başüstüne
kutsal- ha ezo kadim bey seni sormuş gelince hemen bana uğrasın demiş hazır gitmiş kahvaltısını da götürüver senden başka gönüllü yok bu işe
ezo-emrin olur ustam hemen götirim ezo tepsiyi alıp çıkar kalbi yerinden çıkacakmış gibi hızlı atmaktadır neden çağırmıştır kadim bey diye merak içindedir içerıye girdiğinde karşısına nasıl bır kadim çikacaktır diye merak etmektedir kapıyı çalar
kadim-gel
devam edecekbye

h23
25-10-07, 15:46
kadim-ezo elleri icten tokalasmadan sonra tekrar ayrılır,
kadim: nedim suphlenmesin ben bu sornu cozene kadar sen doktor emreyle kal madem, aksamları eve getririm debbieyi gorusursunuz
ezo: peki kadim bey
kadim: zaten bi bakıcı buldum debbieye merak etme,
eller ayrılır, aksam olur, kadim debbieyi de alıp elcin annelerine gider,ezo ev haliyle saclr dagınık odasında ders calısmaktadır
kadim: merhaba ezo nasılsın
ezo: hosgelmişiniz kadim bey, debbie nerde
kadim: hıı debbi kadar olamadık, insan ARKADASINI boyle mi karsılar,
ezo: seyy haklısız arkadasım lafına alısamadım ne bileyim kusura bakmayın
kadim: hımm arkadas gibi goruyorsan arkadsım ol, yoksa sırf ben istedim diye değil,
ezo: yok merak etmeyin kadim bey ICIMDEN GELMEDIKCE BISEY YAPMAM BEN
kadim: peki ICINDEN GELMESINE RAGMEN YAPMADIGIN SEYLER OLUR MU
ezo: anlamadım nassıı yani ?
kadim: bazen icimden o kadar cok sey gelir ki benim ama tutarım kendimi yapamam, tıpkı su andaki gibi
sende hiç olur mu boyle?
ezo: mesela NE GELIYO ICINIZDEN SIMDI
kadim: BOYNUNA SARILIP COCUK GIBI AGLAMAK
ezo: anlamim gercekten en guclu adamlar bile aglayabiliyorlar demek ha?
kadim: bu sadece bana mahsus bişey guclu falan değilim
ezo: yok gordugunuz aga da aglamıstı taziyeden sonra omuzumda
kadim: yaa demek omuzunda agladı, buna sakın bir daha musade etme
ezo: yok zaten istemedim ama ne bileyim taze evladını kaybetmişti icim dayanmadı, sonra zaten ozur diledi,
kadim: ya niye boyle yapıyorsun inadına mı, kızdırıyorsun beni bıktım senin su arkadslarından
ezo: cok sukur kızgınlastınız
kadim: bu ne demek oluyo
ezo: ee simdi konuyu buraya cekmesem aglayacktınız, bende tıpkı sizin gibi aglar halinizdense kızgın halinizi tercih ederim
kadim gülümser bu cevap cok hosuna gitmişti, ezonun sadece guzelllik değil aklı zekası da kadimin basını donduruyordu adeta
ezo: kadim bey eger faydası olacaksa ne zaman istersez aglayabilirsiniz benimle hiç çekinmeyin
kadim: tesekkur ederim, hala senin gibi guvenilecek insanların oldugunu bilmek guzel,
elcin anne: kadim nerdesin kayboldun debbie bişey soyluyo anlamadım
kadim-ezo o sırada gozlerine bakıp dalmıslardır taa uzaklara
kadim: haa dalıp gittim hay Allah hadi gidelim der ayaga kalkar ezoya elini uzatır, ezonun elini tutar odadan beraber cıkarlar,
debbie: ozooo seni cok ozledim
kadim: sana soylediklerimi soyluyo yani cok ozlemiş,
beraber oturulur sohbete dalınır, kadim ne kdr debbieyi goturmek istese de debbieyi bırakmaz ezo,

h23
25-10-07, 15:51
kadim ordan ayrılır ferayın yanına gider
kadim: feray merhaba guzelim
feray: ne o yine mi icki ayy sen yine mi sarhos edeceksin beni,
kadim:hayır bu gece gercekten ben sarhos olacam
feray: nee kadim kotu bişey mi oldu yine,
kadim: yooo gecen gece hani bi soru sormustun ya asık mısın sarhos mu diye
feray: eee?
kadim: işte o gece 2 si de değildim, ama bu gece ilki oldugumu farkettim, simdi 2.si de olmak istiyorum,
feray:ne diyorsun kadim ask mı oldururum seni, berrakın olmadın, ancak topragın olursun
kadim:şşşt, der gülümser merak etme asık oldugum kadın berrak zaten,
feray: hımm berragı hatırladın sen
kadim: hayırr, oyle değil, asık oldugum kadın BERRAK ama ismiyle değil, cismiyle gonluyle gozleriyle berrak
feray: kadim ne sacmalıyorsun,
kadim: şşşt asığım ve sarhoş olmak istiyorum kadim deli gibi icer, sonra feraydan elcin annesine bırakmasını ister, giderler elcin anneye
elcin anne: kim oo
feray: seyy elcin hanım acın ben kadimin arkadsaı kadimi getirdim
elcin anne:aa oglum kadim sen icki ne yapmıssın boyle,
kadim:şşşt elcin anne bişey deme SEVİYORUM hepsii buu
iceri girer, ezo saskın bakıslarla izler kadim beyi kıskanmıstır yanında o arkadasını gornce hele de seviyorum diye hayrkırınca kadim bey
ezo: eyyi sevdinizde bize ne hazır sevdiginiz kadının yanında kalaydınız töbe töbe sarhos sarhos ne geliniz buraya, sevdiginiz kadınla paylassaydınız sarhoslugunuzu
kadim: gülümser, bende oyle yaptım zaten, kahkahayı patlatır, sonra utanır, az once seviyorum diye haykıran kadim susar sevdigini o yesil gozleri gorunce karsısında dili nutku tutulur,
kadim: elcin anne burda uyuyabilir miyim
elcin anne:tabi oglum ezo yardım et kızım kadimi uzatalım
ezo: yok ben ellemem o ayyası
kadim: bosver ona zahmet olmasın kıyamam
ezo: sarhosken almasaydık mı eve elcin anne ne bicim konusiii bu
elcin anne: merak etme ezo uyur simdi, ooo dalmıs bile hadi ustunu ortelim der ferayı iceri alır
emutfaga gecer 3 kadın
elcin anne:kızım ne bu hali kadimin ne oldu ona sen kimsin
feray:ben kadimin taa liseden arkadsıyım berrakla onu ben tanıstırdım 3umuz cok iyiydik kadim bnm icn hep bi abi gibidir boyle bazen gelir dertleşir benle,bu gece de geldi asıgım diyerek kime dedim berrak yesil gozlu bi guzele dedi, anlamadım ne oldu, kimi kastediyo
elcin anne:ee kızın adını soylemedi mi
feray: hayır sadece bi ara agladı onu cok seviyorum ama soyleyemem cok farklı içşim dedi, kim bu kız ya siz tanıyor musunuz
elcin anne: sanırım tahmin edebiliyoruz der ezoya gulumseyerek bakar,
ezo: seyy ben yatim elcin anne der utanıp kacar,
ezo: tum gece dusunur kadim bey kimi dusunuyo diey zor bela uykuya dalar..

Ö.Dilek
25-10-07, 23:43
Ezo bu kadar kötülüğü yapamam diye düşündü karar verdi söylemeye artık bundan kaçış yoktu. Kadim beyin üzülmesine dayanamıyordu. :sad53:
Ezo: Kadim bey ben bir şey konuşmak istiyorum sizinle siz sormıycam dediniz ama ben artık dayanamıycam
Kadim: ezo bu Nedim’le mi ilgili
Ezo: zorlanarak başını salladı
Kadim: Nedim’in bu tek ihaneti değil zaten
Ezo: şaşkın şaşkın ama nasıl olur yani siz biliydiniz ve ses etmiydiniz öylemi (ezonun gözünde kadim bey daha da büyümüştü ne kadar da yüce gönüllüydü)
Kadim: evet şaşırdın değil mi bunları konuşmanın zamanı değil şimdi sonra konuşuruz sen kendini üzme artık her şey olacağına varır.:img-yes:
Kadim: ee şimdi ne yapıyoruz
Debbie koşarak gelmiştir kadim kadim diye bir şeyler söylemekteydi
Ezo: gene annesini mi istiyor Gadim bey
Kadim: evet şimdi beraber bir yerler gidelim yemek yiyelim sonrada hastaneye uğrarız.
Üçü bir yerde güzel bir yemek yemiştir. Daha sonra akşamüstü hastaneye gitmişlerdir.
Debbie annesini görmekten hiç memnun kalmamıştı çünkü öylece yatıyordu hiç konuşmadan. Çok üzülmüştü :sad53:
Kadim: ama bak şimdi bu gece ezo da seninle kalacak prenses bende varım hep yanında olmaya çalışacağım annen de en kısa zaman da iyileşecek üzme kendini artık prenses
Ezo da debbie’nin o haline çok üzülmüştü hep birlikte otele geri dönmüşlerdi
Kadimin odasın da üçü oyunlar oynamışlardı debbie nin keyfini yerine getirmek için her şeyi yapıyorlardı. Yatma vakti gelmişti
Ezo: oyy kınalı kuzu hadi gel uykun geldi odamıza gidip yatalım (bir yandan da el hareketleri yaparak anlatıyordu)
Debbie: kadim kadim
Ezo: ne diyo Gadim bey
Kadim : (ne diyeceğini şaşırarak) şey biliyorsun bu gün çok üzgün ve üçümüzün bir ara da kalmamızı istiyor.
Ezo: olur mu hiç
Kadim: biliyorsun büyük bir travma geçiriyor çok üzgün
Ezo: ama gadim bey yok yok olur mu hiç çocuk diye her dediğini yaparsak çok şımarır
Kadim: aman ezo çocuk işte bana güvenmeyi öğren artık hem merak etme ben adam yemem
Ezo nun yüzü kıpkırmızı olmuştur ne yapacağını şaşırarak debbie de bir yandan çekiştirerek
Ozo ozo lütfen (kadim de vereceği cevabı beklemekteydi fark ettirmeden göz ucuyla bakarak)
Ezo: okey okey peki prenses. Ama bu böyle olmaz ki her dediğine he he nereye kadar kendi kendine söyleniyordu
Debbie sevinçle yatağın üstünde zıplamaya başlamıştı şimdi. Kadim de için den bir oh çekmişti o da gitmelerini istemiyordu.Bu olanlardan sonra bu gece yalnız kalmak istemiyordu.
İkisi birbirinin yüzüne baktı ne yapacaklarını şaşırarak
Ve üçü de aynı yataktaydı ortada debbie halen daha zıplayıp duruyordu.
Ezo: hadi bakalım debbie gız geç oldu ben senin dediğini yaptım sende şimdi benim dediğimi yap oldu mu
kadim ezonun dediklerini tercüme etmiştir.
En sonun da debbie uyuya kalmıştır. Ezo ve kadim ise ne yapacaklarını şaşırmış öylece hiç kıpırdamadan yatmışlardı en sonun da ezo da yorgunluğa teslim olup sızmıştı. Kadim ise onları seyrediyor du ne kadar da güzeller diye düşündü ikisi de yanındaydı karşı odada değil tam yanı başındaydılar buna hala inanamıyordu. Ama gerçek di kendini o kadar mutlu ve huzurlu hissediyordu ki. Bu düşüncelerle uyuya kaldı.
Sabah kadim uyandığında yatakta debbie yoktu ve ezo yanı başındaydı çok yakındılar birbirlerine sıcaklığını hissediyordu onu izlemeye başladı bu anın bitmemesi için her şeyini verirdi. Saçlarına dokunmak istiyordu ama elleri tam gidecekken debbie ozo kadim diye bağırarak odaya girdi ve bu anın büyüsü öylece uçup gitti. (kadim içinden tam zamanında debbie diyordu)
Ezo gözlerini açtı ve kadimi yanı başında ona bakarken görünce ne yapacağını şaşırdı yüzü kıpkırmızı olmuştu çoktan,:img-in_lo ne kadar zamandır bu haldelerdi diye düşünmekten kendini alamadı. Hemen kendini toparlayıp ne yapacağını şaşırarak
Ezo: şey sızmışım yorgunluktan heral hiçbir şey duymamışım debbie gız uyanalı çok oldumu.
Kadim: aynen bu gece o kadar rahat uyumuşum ki çoktandır hiç uyumadığım kadar bende yeni uyandım
Debbie: kadim ozo
Ezo: ne diyor gadim bey
Kadim: kahvaltı söylemiş kahvaltıya çağırıyor.
(kadim bu sabah hiç olmadığı kadar mutluydu nedimin ihanetleri bile uçup gitmişti aklından) :img-in_lo

pelin-ce
26-10-07, 01:24
Yıkılan ümitlerle yitirilmişken henüz başlayamayan aşkın öyküsü!
Bir kapının ardından duyulurmuş sevdanın sesi...
Mavinin yeşile vuran her tonu,
Yeşertirmiş kalplerde güveni...
Hangi zamana ait olursa olsun, yaşanacak bir sevda ateşi....

Kadim: Korkma! Ben senin canını acıtmam...
Ezo: Biliyim... Biliyorum...

Ezo hiç bilmediği bir duyguyu yerleştirdi kalbine! Bilmiyordu; çünkü adını koyamamıştı...
Aşk dese değildi, aşkı tatmıştı, yüreğini bir sevdaya yakmıştı ama bu bambaşkaydı adını koyamamıştı...
Yaşadığı duygular kalbinde ki her hüzün kırıntısını ufalamıştı. Sadece korkular kalmıştı geriye...
Kendine olmayan korkular... Mavi gözlerle her şeyden habersiz, çok acılar çekecek, o adama dair korkular...
Oysa karşısında durmuş “canını acıtmam” demişti. Şimdi ne yapmalıydı, ne söylemeliydi de avutmalıydı hem kendini, hem dili söylemese de yüreğiyle gerçeği bekleyen bu mavi gözlü yüreği...
Gerçeği anlatsa yara alacak, anlatmasa hiç ummadığı bir el tarafından sırtından bıçaklanacaktı...
Daha da korktu Ezo içine düştüğü bu araftan...Daha da...

Ya o mavi gözlü güzel adam...
Uzun yıllar sonra ilk kez hissetmişti sahici bir yüreği yüreğinde...
İlk kez yanımda kal, elimi tut, güvende olayım demişti, üstelik bunu bir kadına söylemişti...
Ama güvensizliğinin tek nedeni olan, bir girdap gibi her geçen gün karanlığa düşmesine sebep olan kadınlar değilmiydi? O başkaydı, kalbinde saf sevgi, gözlerinde gerçeğin ta kendisi vardı. O herkesten başkaydı...
Başka topraklardan uçuşmuş yüreğine bulanmıştı... Yeşilin tonlarını yüreğine eken kadın olmadan nefes alamayacağını hissetti...Korktu!

Kadim: Hadi gidiyoruz...(Ezo’nun elinden tutarak yürümeye başladı)
Ezo: Nereye Gadim Bey! Durun... Gadim Bey...

Kadim birden durdu. Arkasını dönmesiyle dünya bir renk tutulmasına şahit oldu...

Kadim: Bilmiyorum. Ama buradan seninle gitmek istiyorum... Gelmeyecek misin?
Ezo: Gadim Bey ben... Ben... Eyi geliyim...

Gün geceye büründü, tüm şehir sessizliğe...
Uyku haramdı yine iki aşık kalbin rengarenk gözlerine...
Tüm gün ne yapmışlardı, nereye gitmişlerdi bilmiyorlardı...
Ne zamanın ne de mekanın bir önemi vardı o an sadece birbirine tutulan bir renk cümbüşü...Yeşil ve mavinin vurgunuydu hafızalarına kazınan...
Ezo o gece de evinde kalmıştı. Yine Kadim istemişti bunu, nedenini bilmiyordu ama ısrar da etmedi Ezo, zaten o ne derse kabullüydü...


Elçin anne: Günaydın Ezo...Bu gün nasılsın, yüzün gülüyor bir şey mi oldu?
Ezo: He ya oldu Elçin ablam...
Elçin anne: Ne oldu?
Ezo: Ben yeniden otele döndüm...
Elçin anne: Ne? Nasıl?
Ezo: Gadim Bey sayesinde... İşi bırakmamı istemiymiş, geldi derdini anlattı. Tabi Debbie gızında durumunu deyince ben geri döniyim dedim...
Elçin anne: Ayy Ezo çok sevindim. Oh be içim rahatladı sana söylememiştim ama üzülmüştüm be yavrum...
Ezo: Sağolasın Elçin ablam... Sen üzülme ama bak her şey yolunda yiyecek ekmeğimiz başımızı sokacak bir evimiz var. Mutluyuk demi?
Elçin anne: Mutluyuz be Ezo kız...
Ezo: Hadi Kutsal Ustam gelir şindi. Ben kapıya çıkayım...
Elçin anne: Tamam, kolay gelsin...
Ezo: Sağol ablam... Haydi hoşça kal...
Elçin anne: Hoşça kal...

Otel...

Ezo asansörden inip koridorda ilerlemeye başlar. İçinde bir ürperti vardır nedenini çok iyi bildiği o soğukluk...
Sevdiklerine zarar verecek o elin acımasızlığının ürpertisi...Kabusu gerçeğe dönüştürür bu his...
Bir an karşısında ihanetin sureti olan adamı bulunca irkilir...

Ezo: Ayy Nedim Bey sizmiydiğiz?
Nedim: Benim Ezo! Görüyorum ki hala burdasın ve içine girdiğin ailenin yaşayacaklarını önemsememişsin...
Ezo: Nedim Bey ben dediğinizi gabul edip işten ayrıldıydım. Ama Gadim Bey...
Nedim: Abimin seni bırakmayacağını zaten biliyorum, benim için önemli olan senin sözünü tutman ama sen hiç direnmeden dönmüşsün. Şimdi aç kulağını ve beni iyi dinle...

Bunları söylerken gözlerinde öfke vardı...
Bir zırh gibi öfkeden kalkanlar kurmuştu gözlerinde, ki korkuları görülmesin diye...Korkuları onu daha da sinirlendirmişti, ne yaptığının kendide farkında değildi. Ezo’nun elini tuttu, canını yakıyordu... Sesini yükseltmişti...

Nedim: Şimdi aç kulağını beni iyi dinle...
Madem döndün, susmayı da biliceksin. Abimin bu konuşmanın bir kelimesinden bile haberi olursa yapacaklarımı tahmin bile edemezsin...
Ezo: Nedim bey canımı yakiysiğiz..

Hiçbir şeyden, hiç kimselerden korkmayan o gözü kara, taşralı kız Ezo korkuyordu işte...Kendi için değil, sevdikleri için, hayatına anlam katanlar için...

Ezo: Bunu zaten söylemiyim. Ne diyeceğdim ki gardaşınız sırtınıza bir bıçak vuracak. Sizi kanatacak, acınızla mutlu olacak mı? Gardaşınız size ihanet edecek mi?

Kadim sessizce izliyordu olanları Ezo’nun canının yanmasına daha fazla müsaade edemedi. Nedim, artık o kardeşi değildi yabacı hiç tanımadığı bir ruhtu sanki...
Ona verilen güveni ihanete değişmişti... Oynadığı oyunun farkında değildi...

Kadim: Nedim!
Nedim: Abi sen... Biz...
Ezo: Gadim Bey...

Gözlerinde ki öfke saklanamayacak kadar büyüktü. Baktığı herkesi yakıyordu sanki o maviler...

Nedim’e dönük yüzüyle sordu...
Kadim: İyi misin sen Ezo?
Ezo: Gadim Bey ben... Ben eyiyim...
Kadim: İyi Debbie’nin yanına git hemen...
Ezo: Ama Gadim Bey... (Kadim yüzünü Ezo’ya çevirdi, Ezo o an ne demek istediğini anladı ve yapması gerekeni yaptı... )
Nedim: Abi ben...
Kadim: Sen kardeşimsin benim ama yüzüne baktığımda seni neden tanıyamıyorum...
Sen... Sen ailemden kalan tek akrabam bu ihanete sebebin neydi...Ben sana ne yaptım Nedim...
Bu kadarını hak ettim mi?
Nedim: Sen bana ne yapabilirdin ki tek suçun hiçbir şey yapmamış olmandı abi, hep sustun...
Sen babamın oğlu, sen herkesin sevdiği, sen otelin başına geçebilecek tek güç...Sen, sen, sen... Sen bana hiçbir şey yapmadın abi çünkü ben zaten yoktum, unutulmuştum.
Kadim: Bunları sana yaşatan ben değildim Nedim. Güçlü olmayı ben seçmedim. Annemiz bizi bırakıp gittiğinde seni korumak istedim, çabuk büyümek için zorlandım. Sen henüz çok küçüktün...
Sırlarla yaşamanın ne kadar zor olduğunu... Bunu bilir misin Nedim? Kardeşinin ihanetine uğrayıp, her gün onun yüzüne bakabilmeyi bilir misin? Hayır! Sen madalyonun öbür yüzüsün... Sen... Sen benim sevdiğim kadını aldın.
Sen bana ihanet ettin Nedim. Sana sunduğum güvene ihanet ettin...

Nedim duyduklarıyla donup kalmıştı. Abisi her şeyi biliyordu, ama nasıl. Süreyya’mı söylemişti...
Bunu yapamazdı, en azından şimdi yapamazdı...

Kadim: (Öfke ile karışık gülümseyerek.) İçimde ki sırrı ikinizde bilmediniz, saklandım, içimde yaşadım...
Gördüklerim, onlarla yaşamak çok zordu. Ben tam yeniden ayağa kalkmışken sen Süreyya ile anlaştın değil mi? Seni tanımıyorum ben, kardeşimi tanıyamıyorum Nedim...

Kadim hızla ayrıldı otelden...
Nedim öylece kalmıştı, duydukları, sırlar ve onu sevebilen tek kişi artık ona yabacı gözüyle bakıyordu...

pelin-ce
26-10-07, 01:26
Ezo endişeyle bekledi saatleri....
Kadim yoktu, aşağı sorduğunda “gitti” dediler, nereye sorgusu yoktu...
Zaman durmuş, düştüğü araf daha da derinleşmişti...
Karanlık geceyle birlikte yüreğine de indi...
Debbie çoktan uyumuştu. Karşı odaya geçememişlerdi bir türlü, yüreğinin sesi “burda kalmalısın!” diyordu...
Cama yaklaştı sessiz geceye daldı...

Ezo: Nerdesin Gadim Bey! Ah Ezo ne ettin sen? Neye döndün ki geri, şindi kim bilir nerde?
Ya başına bi hal geldiyse, o zaman ne yapacaksın ha, nasıl soğutacaksın içine düşen kor yangını...
Sen ne ettin Ezo?


Kadim sessizce açtı kapıyı, huzura ihtiyacı vardı göreceği yüzler ona huzurun en güzelini veriyordu...
Odaya girdi kimse yoktu... Korktu! “Nerdeler?” sorusu içini kemiriyordu sanki...
Hemen karşı odaya yöneldi, kapıyı hızla açtı. Lambayı açınca karşısında gözleri yaşlı, endişeli Ezo’yu buldu...

Kadim: Ezo...
Ezo: Gadim Bey... Eyi misiniz?
Kadim: İyiyim... Ben şimdi daha iyiyim... Debbie nerde?
Ezo: Uyuyor! Gadim Bey ben özür dilerim...
Kadim: Neden?
Ezo: Ben buraya hiç gelmemiş olsaydım...
Kadim: (Elini Ezo’nun dudaklarına götürdü) Şşşşş... Sen iyi ki burdasın, yanımdasın. Eğer siz olmasaydınız ben böylesine güçlü hissetmezdim. Böylesine her şeye göğüs geremezdim...
Teşekkürler Ezo, bana yeniden nefes almayı öğrettin...

Ezo’nun elini alır avcuna ve kalbinin tam üzerine götürür...

Kadim: Bak kalbimde kıpırtılar var artık. Güvenmek, yeniden birine tutunup ayaklanmak tüm bunlar seninle başladı...Şimdi beni bırakırsan yine düşerim. Sakın gitme olur mu?

Ezo ne diyeceğini bilmiyordu ama gözleri anlatmıyor muydu zaten her şeyi? Öylece kalırlar zamanı yenmeye çalışırcasına, gözlerdeki vurgun kalplerine inmiş sessiz itiraflarla birbirlerini seyrederler...

Ezo: Gadim Bey siz yorgunsunuzdur. Ben Debbie’yi de alıp gideyim...
Kadim: Ezo gitmeyin burda kalın...
Ezo: Ama Gadim Bey bu beyle... Yani nasıl olur?
(Açık kapıdan vuran loş ışıkla Debbie’ye bakar)
Kadim: Baksana nasıl da uyuyor onu rahatsız etmeyelim. Hadi sende onunla uyu, beni düşünme...
Ezo: Gadim Bey siz ne yapacaksığız? Dinlenmelisiğiz...
Kadim: (Başını oğuşturarak) Beni düşünme lütfen. Hem uyumak değil, düşünmek istiyorum biraz.
Ezo: Eyi madem öyleyse, size eyi geceler...
Kadim: Size de... (gülümser)


Geceyi ne kadar beklediğini bilmiyordur ama gök yüzünün mavimsi koyuluğundan sabahın geldiğini anlıyordu...
Odanın kapısını sessizce araladı. İkisi de tatlı bir uykudaydılar. Yatağın başucunda ki koltuğa oturdu. Onları izledi...

Kadim: Bir mucize yarattınız ve artık benim bile ulaşamadığım kalbime dokundunuz.
Sizi asla bırakmam, ne pahasına olursa olsun...

İnşallah beğenirsiniz:icon_whis

rozi
26-10-07, 12:55
ezo-kusur bakmayasın kutsal ustam geçgaldım senin eylülü almaya gideceni unutmuşum
kutsal-tamam kızım panik yapmana gerekyok ama birdaha olmasın hadi işinin başına
ezo- başüstüne
kutsal- ha ezo kadim bey seni sormuş gelince hemen bana uğrasın demiş hazır gitmişken kahvaltısını da götürüver senden başka gönüllü yok bu işe
ezo-emrin olur ustam hemen götirim ezo tepsiyi alıp çıkar kalbi yerinden çıkacakmış gibi hızlı atmaktadır neden çağırmıştır kadim bey diye merak içindedir içerıye girdiğinde karşısına nasıl bır kadim çikacaktır diye merak etmektedir kapıyı çalar

kadim-gel (ezo)elinde tepsiyle içeriye girer günaydın gadim bey (kadim)gün pek aydın değıl ezo nerdeyse öğlen oldu (ezo)kusuragalmayın uyanamadın yorgunluk işte bidaha olmaz (kadim)imalı bir tavırla cevap verir emre bey dün seni çok yordu galiba pek samimiydiniz araniz iyi görünüyor(ezo)kadimin tavrından lafı nereye getirmek istediğini farketmiştir ne diyceğını bilemez kadim in kızmasının sebebi acaba yanlış anlamış olabilirmi diye geçirir içinden hemen geliş sebebini tekrar söyler doktor bana ders vermekiçin geldiydi sizede söyledim ama inanmiseniz kendisine sorun hem buna bu kadar neden taktınız anlamim söylemek istediğiniz bişey varsa açıkça sorun benin sakliycak bişeyim yok(kadim ) peki ozaman birbirimize açık olalım kadim hiç düşünmeden içindekileri dokmeye başlar elçın annemin evine özel arkadaşlarını getırmenden hoşlanmıyorum o ev sadece sana ayıt değil ve bu yüzden davranışlarına dikkat etmen gerekiyor (ezo)bir an nefesi kesilir kadimin söyledilerini anlamaya çalişır aslında anlamakdadır ama kadimin ona böyle bir şey yakıştıramayacağnı düşünü öfkeyle kadimin gözlerine bakar kadiminde ondan farkı yoktur. ezo sinirle sorar kadim bey siz nedemeye çalişısiz kadimin in kikançlıktan gözü dönmüştür ezo yu nekadar üzdüğünün farkına varamamıştır ve belkıde son sözü aralarında geçen her şeyi bitirecektir (kadim)yeterince açık konuştum sanirım ama madem başladık bitireyim elçin annemin evinde hemde o yokken sevgilini getiremezsın bunu söylediğine kendi bile inanamaz ama bu sözün dönüşüşü yoktur artık kadim çaresizlikle ezonun vereceği tepkiyi beklemektedir ama ezo adeta taş kesmiştir o insanın içine işleyen gözlerden yaşlar süzülmeye başlar ezo nun kalbi paramparçadır ezo kadime birtek şey söyler bana korkma ben senin canını yakmam demiştiz ama benim canımı sizin kadar kimse yakmadı.kadim canı şimdi ezo dan daha çok acımıştı anlamsız bir kıskançlik her şeyi yıkmıştı ne yaptım ben dedi içinden akmasına kıyamadığı o gozyaşları şımdi sel gibi acı içinde kendisi için akıyordu kadim çaresizdi elinden hiç bişey gelmiyordu ezo daha fazla dayanamadı kapiya doğru yöneldi biran önce uzaklaşmak istiyordu oradan ama kadim izin vermedi kolundan tuttu ezonun ezo ne olur gitme dinle beni (ezo) bırakın beni sizin söyleceniz hiçbişey dinlemim.kadim.ezo lutfen dur beni dinlemeden hiç biryere gidemezsin(ezo) kadimin gözlerine bakar kadim adeta gözleriyle yalvarmaktadır kadim tekrar eder beni dinlemeden gidemezsin.:img-cray:

devam edecek arkadaşlar babiş ten fırsat bulabilirsem adamın içine doğuyor heralde senaryo yazdığım hep yakalanıyorum:sad53:

Ö.Dilek
27-10-07, 11:55
Bir telefon sesi kadimin odasındaki sessizliği bozdu. Hastaneden arıyorlardı.
Doktor: kadim bey biz biliyorsunuz müşterinizin durumunu elçiliğe bildirdik oradan geldiler ve kanunlara göre ülkesinde tedavi görecekmiş ülkesine iadesi istendi ve tabiî ki kızına da.
Kadimin elinden telefon birden bire düşmüştü. Hiç beklemediği bir anda debbie’ye o kadar alışmışken ayrılacaktı. Ezo ve debbie nin gülüşmeleri odadan geliyordu. Hiçbir şeyden habersiz ne de güzel eğleniyorlardı. O kadar düşüncelere dalmıştı ki Debbie’nin Kadim Kadim diyen sesiyle düşüncelerinden sıyrıldı. :icon_sorr
Ezo’da kadim beyin bu halinden bir şeyler olduğunu anlamıştı. Çok kötü görünüyordu çökmüştü sanki.
Kadim zorda olsa bu durumu ona anlatmam lazım yetkililer gelmeden önce benden duymalı diye düşündü. :icon_whis
Kadim: prenses gel bakalım biraz seninle konuşalım
Debbie: peki Kadim
Kadim: bak prenses bu benim için çok zor ama kanunlara göre seni ve anneni Amerika’ya göndermeleri gerekiyor.
Debbie: annem iyleştimi derken yüzü o kadar aydınlanmıştı ki
Kadim: yok tam olarak değil prenses ama orda daha iyi bakacaklar, yakında iyleşecek
Debbie: ama neden kadim
Kadim: kanunlar böyle diyor prenses ama merak etme sana telefon numaramı vereceğim bir şey olduğun da veya sesimizi duymak istediğinde, bizi özlediğinde arayabilirsin ben sana her zaman elimden geleni yapacağım hep yanında olmaya çalışacağım merak etme diyerek öptü.
Ezo az buçuk ne olduğunu anladı gene ayrılık gözükmüştü.:sad53: Ahmet bebe‘den sonra bir kez daha yıkılacaktı her seferinde olan bana oli diye düşündü. Kadim beye baktı oda çok kötü gözüküyordu.

Debbie yoktu artık yanlarında. Kadim birden bire bir boşluğa düşmüştü. Birkaç gündür o kadar olumsuzluğa rağmen çok mutluydu. Tam bir aile olmuşlardı. Bu düşüncelerle aşağı indi
Kadim: Osman anahtarları verir misin?
Osman: ama olmaz Kadim bey
Kadim: merak etme hadi biraz yalnız kalmaya ihtiyacım var
Osman anahtarları vermekte kararsız kaldı
Osman: hadi merak etme sapasağlam geri geleceğim
Osman istemeye de olsa anahtarı vermek zorunda kalmıştı.
Kadim arabada tüm yalnızlığıyla kala kalmıştı şimdi. Kimse yoktu yanın da eski yalnızlığına geri dönmüştü. Kredinin de zamanı gelmişti. Gelince her şey üst üste geliyordu debbie’nin gidişine mi üzülsün, yoksa canından kanından olan kardeşi Nedimin ikinci ihanetiyle sarsılışı namı. Böyle şeyler yaşamak için ruhu çok yorgundu artık. Bu düşüncelerle nereye gittiğini bilmeden arabanın gazına basıyordu. En sonunda bir evin önünde durdu. Hep düşünmeye ihtiyacı olduğunda buraya gelirdi ama berrakla malum kazadan beri hiç gelmemişti.:icon_sorr

Ezo için de durum farksızdı debbie’den sonra bir boşluğa düşmüştü. Ama alışmıştı artık o Ahmet bebeden tecrübeli sayılırdı. Şimdi kadim bey için endişeleniyordu. Onu hiç böyle görmemişti. Çok kötü gözüküyordu. Nereye gitmişti ki acaba düşündü. Ama artık bu düşüncelerden sıyrılıp bir şeyler yapması gerekiyordu. Son yaşananlardan sonra onu bu durumda yalnız bırakamazdı.

Kadim kaç saattir bilmiyordu kımıldamadan pencerenin önündeki koltuğa yerleşmiş öylece düşüncelere dalmıştı. Hayatında olan her şey bir film şeridi gibi gözünün önünden geçmişti.
Daldığı bu düşüncelerden kapının çalmasıyla uyandı.
Kadim: kim o
Ezo: benim ezo gadim bey
Kadim: kapıyı açarak ne işin var burada beni nerden nasıl buldun
Ezo: çok aradık sizi en sonunda Osman abinin aklına bura geldi
Kadim: git ezo yalnız kalmak istiyorum diyerek kapıyı kapadı
Ezo: kapıda hani hep yanınızda kalmamı istiyodunuz, hani bana güveniydiniz, hani arkadaşınızdım.
Kadim: git ezo git kimseyi istemiyorum
Ezo: tamam ben biyere gitmiycem siz beni içeri alana kadar bekliycem

Kadim öylecene gene aynı yere oturdu oraya çivilenmiş gibiydi sanki. Baya sonra cama gitti
Ve ezo daha orda bekliyordu. Ne kadar da inat diye düşündü havada soğuktu. Ve en sonun da
Kapıyı açtı.
Kadim: bir rahat kalamayacak mıyım ben. Tabi sen kimsenin dediğini yapacak biri değilsin. (sinirli demişti bunu) ne istiyorsun ezo
Ezo: bazen insan bazı şeyleri kendi atlatamaz yanın da birisi olsun arkadaşlık etsin ister içten içe
Kadim: ne demek yani ben ne istediğimi bilmiyor muyum? Bana kısaca aptal diyorsun.
Ezo: yoo estağfurullah
Kadim: de de çekinme koca bir aptalım en güvendiğim kişiler tarafından ihanete uğrayan aptalım.(başını tutarak )
En sonunda bağırarak koltuğa çöktü.
Ezo: başınızmı
Kadim başını salladı.
Ezo: çekinerek masaj yapıyim. şıp diye geçer.
Ezo avucuna masaj yapıyordu bir yandan da bu olanlar karşısında ne yapacağını şaşırmıştı. Kadim beyi hiç böyle görmemişti. İçin de ne fırtınalar kopuyor kim bilir diye düşündü keşke bana anlatsa içinde ki fırtınayı da yardım edebilsem. Öylece hiç konuşmadan kalakaldılar. :icon_sorr

rozi
27-10-07, 13:52
kadimin söylediği sözler ezoyu çok mutlu etmiştir gözlerinin içi parlar kadimimse ezo dan daha mutludur tam herşey bitti derken yeniden kabuğuna çekilecekken bütün bu karanlık düşüncelerin aslında bir yanılgı olduğunu anlamıştır ezo onu yüz üstü bırakmamış aslında onu korumaya çalışmıştır artık ona ihanet etmiycek onu yalnız bırakmıycak biri vardır.kadim ezo ya bakarken içinden onu nekadar özlediğini farketmiştir sanki ezo yu günlerdir görmemiş gibi elini hiç bırakmak istemez ezonun sevgiyle bakan gözlerine kilitlenir.kadim

Kadim. hadi seni otele bırakayım debi seni çok özledi karşısında görünce çok sevinecek,Ezo taman gelim de doktora ayıp olmasın gelince beni bulamasa çok meraklanır,Kadim in hemen yüzü asılır emrenin yaptığı iyiliği taktir etmektedir ama Ezo nun onu önemsemesiden hiç hoşlanmamaktadır.ya merak ederse arar seni hadi debi yalnız merak eder bizi,Ezo eyi madem bekletmeyelim debi gızı kadim ve ezo otele doğru yola çıkarlar.otele gelirler 5. kata çıkarlar azo kadime debi yalnız bırakmadız herhal diye sorar kadim merak etme yanında görevli var kadim kapıyı açar debi ortalarda görunmüyordur .ezo e nerde bu kız yıne oteli gezi herhel.kadim merak etme belki kendi odasındadır diyer odaya geçerler ama debi oradada yoktur ikiside merak içinde debi yi aramaya başlarlar tam o sırada kadimin yardımcısı Mehmet bey gelir kadim hemen telaşla debiyi sorar.mehmet bey .kadim bey malesef size kötü bir haberim var kadim ne haberi debi ye birşeymi oldu .mehmet,malesef az önce elçilikten geldiler kızı ve anesini amerıkaya götürmek için aldılar sizi beklemeleri için çok israr ettim ama dinlemediler çok üzgünüm efendim.kadim ve ezo adeta taşkesilmişlerdir ikiside şoktadır .kadim. ne zaman gittiler mehmet .yarım saatten fazla oldu kadim bey bana hemen hangi hava alnından gideceklerini bul ve haber ver,mehmet, baş üstüne kadim bey,kadim hemen aşağıya iner ezo da peşinden gider . kadim çok öfkelidir yıne herşey yine ters gitmeye başlamıştır kadim osman abiden anaktarı ister osman abi vemek istmez kadimin kızgın olduğunu görür endişelenir kadim ısarla alır anaktarı arabaya biner ezo da yanına
kadim arabayı okadar hızlı sürmektedirki ezo korkmaya başlamıştır ama hiçbırşey söyleyemez biraz da kendini suçlu hssetmektedir gözlerinden bütün acısı okunmaktadır kadimin çaresizce debi ye yetişmeye çalışmaktadır onu son bir kez daha görmek için var gücüyle sürer arabayı.ezo dayanamayıp sorar kadim bey uçağın nereden kalkıcağını bilmiz nere gidik merak ettim ,kadim ,cevap verir en yakın havaalanına orada olacaklarını umuyorum tam o sırada telefonu çalar arayan mehmet beydir hava alanının adını söyler ve uçakın 20 dakika sonra kalkıcağını haber verır

kadim doru tahmin etmiştir ama zamanında yetişememekten korkmaktadır arbayı daha hızlı sürer ezo nun kortuğunu farketmez sonunda hava alanına yetişirler kadim hizla içeri girer ezo da onu takip eder ikiside debi yi armaktadır tam o sırada debi nin sesini duyarlar kadim ozo ikiside aynı anda sesin geldiği yere doğru dönerler debi tam karşılarındadır debi kendisini tutan görevliden kaçıp ezo ve kadime doğru koşar kadim debiyi kucağına alıp sıkıca sarılır prenses seni göremiycemdiye çok korktum onları öyle gören ezo dayanamaz alamaya başlar kadimin ne hissetiğini çok iyi anlamaktadır aynı acıyı oda tatmiştır bu kadimin ilk ama ezo nun ikinci acısıdı debi ezo ya bir şeyler söyler kadim hemen tercüme eder geldğin için çok mutlu seni çok özlediğini söylüyor ezo gözleri dolu dolu bende seni özledim debi gız çok özledim üçünün de gözleri dolar ama bu güzel anı elçilik gorevlilerı bozar ve debiyi kadimin kucağından almaya çalışırlar kadim debiyi ezo ya teslim eder ve görevlilerle yalnız konuşmak istediğini söyler kadim debi nin yanından uzaklaşır ezo kadimi uzaktan izlemektedir debinin burada kalmasını salıycak bir şey yapması için dua eder. kadim tekrar ezo ve debinin yanına gelir ezo kadimin yüzünde her şeyi anlamiştır kadimin sanki dünya başına yıkılmıştır eyilip debini elıni tutar ona bır şeyler söyler debi kadimin boynuna sarılıp ağlamaya başlar kadim beni bırakma diye yalvarır debi kadim çaresizce üsgünüm prenses sözümü tutamadım .uçak kalkmak üzeredir görevli daha fazla bekleyemez debi yi almaya çalışır ama debi öylesine sıkı tutarki kadimi ayıramazlar ezo hiçbirşey yapamaz çarsizce ağlamaktan başka debi nin çığlıkları hertarafı ınletir kadim çaresizce teslim eder debiyi debi gözyaşları içinde yalvarır kadim ozo beni bırakmayın görevliler debinin gözyaşlarına aldırmadan alıp götürürler kadim daha fazla tutamaz kendini ağlamaya başlar debinin arkasından seslenir beni affet prenses sözümü tutmadım ezo kadimin bu haline dayanamaz sıkıca sarılır kadime acınızı anlim kadim bey ama böyle brakman kendinizi ezo nun sevkatli sözleri sarılması bile tesir etmez kadime debi gitmiştir ve o hiçbirşey yapamamıştır acının verdiği öfkeyle kadim kendisini teselli etmek için sarılan ezo nun kollarını tutar gözlerinin içine bakarak beni yalniz bırak kımseye iktiyacım yok der ve oradan ayrılır ezo çaresizce kadimin arkasından bakar onu yalnız bırakmamak için peşinden koşar ama kadim arabaya biner ve arkasından bağıran ezo yu dinlemeden hızla uzaklaşır

:img-cray::img-cray::img-cray:debiyi şimdiden özledim

h23
27-10-07, 16:09
kadim otele gider, nedimden dolayı hemen goturmek istemez ezo doktorun evinde kalır
kadim otele gidince gorememiştir debbieyi
debbie apar-topar gonderilmiştir kadim debbieyi ucaga binmeden yakalar, aglar cok etkilenmiştir, ilk defa birine bu kdr baglanmısken tekrar avuclarından kayıp gitmiştir o kişi,
hayat kadim icin o kdr hızlı değişir ki,daha bir gun once ezosunu kaybetti diye kendini perişan etmişti tam hersey duzelmişken bu sefer de debbieyi kaybetmiştir,
neden hersey tam olmuyordu o kadar yorgundu ki kafasında bir suru soru işareti vardı,
debbieyi neden bu kadar sevmişti,
ezoya hiç tanımamasına ragmen neden bu kadr guvenmişti haklı mıydı guvenmekte sadece bi cift göz resmi değil miydi ezo onun icin,
herkes patron oldugu icin korkarken ezo nasıl bu kadar cesur olablmişti,
ya doktora ne demeli nasıl ezoyu bu kadar severken elleriyle kendine teslim etmişti
insanlara olan guvensizligi kafasını kemiriyordu,
doktor neden ezonun haberi yok demişti,
yoksa bu bir oyun muydu guvenemiyordu insanlara hele de yasadıklarınden saonra imkansız gibiydi doktor emre-ezonun yaptıklarını aklı almıyordu hersey bi oyun olabilr miydi?
ya nedim ne yapmalıydı nedim'e, artık yuzlesme zamanı gelmişti
doktorunu once aradı yuzlesmek istedigini sonra nedimin odasına gitti,
kadim: nedim doktorumla konustum yarım bıraktıgım tedavime devam edecem, sıra sende kalmıstı bugun yuzlesecegiz,
nedim: nerden cıktı bu, neden bugunlerde bişey mi oldu biri bişey mi soyledi
kadim: bu kadar tepki vermene gerek yok, sadece debbieyle ugrasırken hala yasadıgımı hayata sarılabilecegimi dusundum hepsi bu,
aksamustu kadim-nedim-doktor yuzlesirler korkunc bi yuzlesme olur,
kadim: herseyi biliyorum nedim
nedim: neyi abi? iş mi konu yine,
kadim: maalesef bu kadar basit bi konu değil
nedim: abi ne demek istiyorsun
kadim: herseyi biliyorum nedim sen ve berrak biliyorum
nedim: ne demek sureyya soyledi ha soylemeyecekti anlasmamız bu sekildeydi baska ne soyledi
kadim: ne sureyyası o da mı biliyor, hayır bana kimse bişey soylemedi ne anlasması nedim
nedim: abi sureyyanın sirketiyle anlastım mustesar falan yok
kadim: onu da biliyorum, arastırdım hala cıkmayınca suphelendim
nedim: ne yapmayı dusunuyorsun
kadim: simdilik aklıma tek gelen sey senden uzak durmak
kalkar kadim doktor durdurmak istese de engel olamaz,
nedim arkasından bakakalmıstır,
kadim kendisini dag evine atar, hiçkimseyi gormek istemez,

h23
27-10-07, 16:21
ezo aksam eve gitmiştir, kadim bey aksam debbiyi getirecekti nerde kalmıslardı
ezo: elcin anne nerde kaldılar bunlar, kadim bey aksam debbieyi getirecekti,
elcin: kızım sen doktor emrenin ofisinde değil miydin,
ezo: sorma ne oldu , bugun ofisine geldi doktorun beni tekrar istetti kadim bey sade patron değil
arkadslık da teklif eti cok mutlu oldum elcin ablam
ezo: seyy elcin abla nedim bey nasıl biri, kadim bey niye bu kadar yıkılmıs
elcin: kızım kadim cok cekti hayatta tum guvendigi insanlar onu terketti, cok ihtiyacı var bi arkadsa
senin de samimiyetini gorunce gercek bi insan gorunce kacırmak istememiştir tabi seni,
ezo: elcin anne arasak mı merak ettim ayıp olur mu sen bi arasan
elcin: kızım ne olacak arayıver, debbieyi de sori
ezo arar ama ulasamaz bi turlu telefonu kapalıdır
ezo: hay allah kapalı telefonu
elcin: dur kızım oteli arayalım
elcin arar oteli yoktur kadim bey. ogleden sonra nedim beyle cıktıgı soylenmiş.. daha da ulasılamamsıtır
elcin: hay allah en son nedimle cıkmıs nerde ki bu cocuk
ezo: nedim beyle mi aman ulasalım hemen nedim bey tehlikeli,
elcin: osmanı da arayalım der osmanı arar, osmanı cok sıkıstırır
osman: kadim bey kimseye soylememi istemedi, bi dag evinde
elcin: osman cok onemli merak ettik lutfen soyle yerini,
osman soyler yerini zaten arabayı da bırakmıstır telslanmıstır kadim bey icin,
ezo: elcin abla ben gidecem oraya dayanamam
elcin: kızım bende geleyim
ezo: sen blirsin elcin ablam istersen evi bos bırakma yine bişey olur, sade ben bi gidem bakayım, hep yanımda kal dediydi bırakmak olmaz arkadas arkadası yalnız komaz,
ezo arar kadim beyin evini bulur,
BU SEFER ARKADASININ PESINE DUSEN EZO, KAPIYI ACAN KADIMDIR
kadim: ezo sen ?
ezo: hee ben siz bıraksaz da ben bırakmam
kadim: yalnız kalmak istiyorum kimseyi gormek istemiyorum
ezo: beni de mi, bugun soylediklerinizden sonra hele
kadim: bugun sacmaladım sadece debbie icindi sozlerim debbie de gittigine gore sana ihtiyacım kalmadı,
ezo: yani beni sadece debbieye bakmak icin istettiz yanınızda yalan mıydı
kadim: yalan evet
ezo: hee YALAN SOYLİSİZ AMA SABAH DEĞİL SİMDİ YALAN SOYLİSİZ,
kadim: hayır su anda gayet bilincli bi sekilde soyluyorum, git simdi ezo,
ezo: gitmiyecem dısarıda beklerim
kadim: iyi ne hain varsa gor der kapıyı kapar..
ezo yagmur altında bekler ıslanmıs usumustur.. kadim en sonunda dayanmaz kapıyı acar hadi gel iceri usuyeceksin,
ezo: yok kadim bey burda kalmıyalım sizi goturmek istim
kadim: ya sacmalama be bu gece burda kalacam ya evine git yada gel iceri
ezo bakar kadim kararlı, girer iceri,
ezo: kadim bey niye kendinize boyle yapisiz, zarar verisiz buraya hapsederek kendinizi,
kadim: kadim cunku ben berbat bi insanım kimse sevmedi beni bugune kadar nişanlım annem kardeşim herkes arkamdan vurdu, kimseye bi faydam da olmuyo böyle bi insanım işte
ezo: kadim bey 3 tip iylik vardır ki sadece hayatta değil öldükten sonra bile devam eden ameller iyiliklerdir,
kadim: hımm neymiş bunlar,
ezo: birincisi ogrenci yetiştirmek ki siz yapisiz, ikincisi iyi evlat yetiştirmek evli olsaz cok iyi cocuk yetiştireceginiz gorduk, sonuncusu da agac ekmek,onu yapar mısınız bilmim, sonuc olarak yaptıgınız iyilikler sadece simdi değil omur boyu surecek iyilikler merak etmeyin,
kadim: hiç sanmıyorum
ezo: kadim bey BAKIN HER DOGAN GUNES YENI UMUTLARI DA BERABERINDE DOGURUR
kadim: BENIM GUNESIM YILLAR ONCE BATTI HIC DOGMAMAK UZERE
ezo: kadim bey bu kadar umutsuz olmayın hiç bi gunes batmaz kıyamet kopmadıkca,bakın agaclar hala nefes alıyo
kadim: evet cunku bu eski agaclar, yeni bi agac olmayacak artık hiç bi fidan tutmayacak,
ezo: yok kadim bey tutacak size ispatlayayım bunu, hadi bahceye bi fidan ekelim ona baktıkca buyudugunu gordukce sizin umudunuz da yesersin buyusun
kadim: faydası olacak mı,
ezo: hee olur olur rahatlarsınız,
ertesi gun olur kadimle ezo fidanı ekerler,
ezo: ne ilginc fidan tutsun hayat kazansın diye gömik, halbuki insanları oldukten sonra gömik,
kadim. hııı bende yasarken olenlerdenim diyelim de tam arabesk olsun,
ezo: iyi dalga gecin keyfiniz duzelecekse,
kadim: bu saatten sonra hiç bişey duzeltmez benim keyfimi,
ezo: ne oldu kadim bey otelden en son nedim beyle cıkmıssınız,
kadim: sana aynı seyi sordum cevap vermemiştin once sen anlat
ezo: bosverin kadim bey neyse anlatmak isterseniz burdayım dinlerim sizi,,
kadim: teşekkur ederim gereken kişiyle konustum zaten dün
ezo: kimle
kadim: nedimle, arkamdan cevirdigi dolapları ogrendim dun de yuzlestik der
ve anlatır ezoya yaptıklarını ezo sok olmustur gun sohbetle itiraflarla gecmiştir aksam oldugunda kadim yine orda kalacaktır
nedimle kız arkadsaı aksam iceri girmiştir,
ezo-kadimi aksam bi evde yalnız gorunce sok olmustur
nedim: hımm anlasıldı sureyya olmadıgına gore ispiyoncu kim belli oldu,
ezo: nedim bey hiçbişey soylemedim ben, sozumde dururum ne pahasına olursa olsun
nedim: paha dedin de aklıma geldi ucretin ne kadar ezo soyle bakalım
ezo: ucretim mutfakta calısan icsilerle aynı sizde bilisiz maaşımı
nedim: onu sormuyorum gözlerinin ucretini, abimle gecirdigin bi gecenin ucretini
ezo: nedim bey agzınızdan cıkanı kulagınız duyumii, ben buraya sey icin geldim
nedim: ne icin ? ha debbie de gitti bahanen ne olacak merak ediyorum
ezo: ben seyy kadim beyi merak ettim o yuzden geldim
nedim: hımm patronun ulasamayıp pesine dustun gece yanında kaldın, cok inandırıcı dogrusu
kadim: nedim ezo benim sadece bi işcim değil arkadasım ama senin anladıgın gbi bi bayan arkadasım değil, dost anlmında
ezo: nedim bey siz ne zannedisiz
der uzerine yurur, kadim onu sakinleştirmeye calısır

rozi
28-10-07, 19:28
[QUOTE=rozi;5188622]kadimin gidişinden sonra ezo otele döner kalbinde debi nin acısı çok tazedir aklına geldikçe tutamaz kendini güzel gözlerinden yaşlar süzülür aklı bir yandanda kadimdedir nerde napıyor diye merak içindedir bakışları göz yaşları ve yeniden alevlenen öfkesi hiç gitmez aklından nerdesin kadim bey allah verede bir zarar vermeyesin kendine. Ezo bu düşüncelerle boğuşurken, kadim kendini yollara vurmuştur nereye gittiğini kendisi bile bilmiyordur debinin çığlıkları hayla kulaklarında yankılanır o yalvarışları gelir debi nin o hali ona unutmak istediği kötü bir anısını yeniden hatırlatır tipki debi gibi oda annesine yalvarmıştır beni bırakma diye ama annesi yınede terketmiş kadimi hemde bir yabancı için annesinden oylesine nefret etmektedir ki sıf bu yüzden kadınlara hiç güvenmemiştir kadim tam birine güvendim derken resmen çifte ihanete uğramıştır bu hayatta güvenebileceğim kimsem yok der içinden gözlerinin önune ezo gelir o hiç yalan söylememiştir kadime hiç aldatmamıştır onu kadim bir gün ya ben seni kaybediceğim yada sen beni der korkmuştur tüm bu başına gelenlerden sonra tekrar ayağ kalkacak gücü yoktur her şeyden vazgeçer kendini yine yolara vurur

Ezo hayla otelde kadimin odasında beklemektedir kadimi çok merak eder kutsal usta ve diyerleri gitmişlerdir ezo geceyi otlde geçirir sabah kalktığında kadim hayla gelmemiştir ezo kime sorsa kadimi ne gören nede yerini bilen vardır nedimle karşılaşmamak için otelden ayrılır hemen elçin anneye gider kadimin nerde olduğunu bilse bilse o bilir diye düşünür tek şansı elçin annedir.


Ezo elçin annenin evine gelir ona Debi gidişini ve Kadimin durumunu anlatır Elçin olanları öğerince çok üzülür kadimin nereye gitmiş olabileceğini bulmaya çalışır aklına hemen çiflik evi gelir orada olabileceğini söyler ezo ya çiflik evi Kadim ve Nedimin birlikte büyüdükleri evdir aynı zamanda orası Kadimin sığınağıdır der ezo. kadim çok sevdiği birini kaybetmişti ozaman da yine kendini o eve kapatıp günlerce çıkmamıştı ortaya canim oğlum kimbilir nasıl yanıyor için diye tutamaz gözyaşlarını

Ezo, ağlama elçin ablam madem bilik nerde olduğunu gidek bakak hemen konuşur ikna ederız birkaç gün bizde kalır .Elçin, ah ezo sen bilmezsin Kadimin huyunu kimseyi yaklaştirmaz yanına insanları kendinden uzaklaştırmak için o kadar kırıcı olurki dayanamazsın en iyisi ben Nedimi arayayım o yardım eder Kadime iki kardeş sararlar yaralarını .Ezo hemen engel olur kadime yardım edebilecek en son kişi nedimdir. ezo sakın elçin annem Nedim beye haber verme elçin anne şaşkınlıkla bakar ezo ya şey Nedim beyin çok acil bir işi var miş şimdi hem bu olanları öğrenirse çok üzülür ,Elçin, e napalım işi varsa abisinden önemlimi iş beklesin Kadimin Nedime daha çok iktiyacı var ve telefon açar çalıyor ama cevap veren yok nerde bu çocuk ayol ,Ezo, derin bir nefes alır Elçin abla nedime ulaşıcak diye çok korkmuştu nedime söylememesi için bir şeyler yapması gerekir ben dedim Elçin ablam işi vardiye sen en iyisi adresi ver bana ben gidip bakarım Kadim beye ,elçin,olurmu ezo sen ikna edmezsin Kadimi hem kalbini kıracak bir şeyler söyler üzer seni ,Ezo, sen merak etme Elçin ablam ben az çok tanim Kadim beyi darılmam söledine hem beni istemese bile hiç deyilse nasıl olduğunu örenirik ,Elçin.peki o zaman madem sen gitmek istiyorsun yapacak bir şey yok ben Osmanı arayayım da seni götürsün .Ezo . sende gel Elçin ablam ikimiz bir olur tutuğumuz gibim kolarından getiririk buraya .Elçin. yok Ezo ben Kadimi bir kere daha öyle görmeye dayanamam sen git kızım ne dese aldırma oldumu.Ezo,peki Elçin ablam sen merak etme heç

Ezo elçin ablanın söylediklerini düşünmektedir Kadimin çok sevdiği bir arkadaşının öldüğünü söylemiş ve kadimin yine böyle olduğunu anlatmıştı Ezo Kadimin sanıldığını aksıne sert biri olmadığını yaşadığı acıların onu böyle biri yaptığını düşünmüştür aslında Kadimle daha fazla ortak yönleri vardi ikiside hep kaybetmiştir belki de bu yuzden Kadimi kendine bu kadar yakın hisediyordu Ezo

Osman abi gelir elçin abla ona Ezo yu dağ evine götürmesini söyler Osman abi hemen Ezo yu da alıp yola çıkar eve gelirler Osman ,ben burda beklerim. Ezo .yok Esman abi ben Kadim beyle dönerim sen merak etme hem hava da soğdu sen git.Osman.peki ozaman Kadim beye söylersin gitiğimi yarın görüşürüz Ezo.Osman abi gitmiştir Ezo kapının önüne gelir ama çalmaya cesaret edemez biraz bekler ve derin bir nefes alır kapıyı çalar

Kadim.içerde koltukta uyuya kalmıştır kapının sesiyle uyanır burda oduğunu kimse bilmemektedir kalkıp kapıya doğru yönelir Kadim sinirle kapıyı açar karşısın da Ezo yu görünce çok şaşırır .Kadim. ne işin var senin burda .Ezo. şey bensizi merak ettimde adresi Elçin ablamdan aldım,Kadim, beni merak etmek sana mı düştü .ezo .ne diyceğini bilemez ben eyimiziniz diye bakim dedim .Kadim konuşmasına fırsat vermez kendisi tamamlar Ezo nun sözlerini .açık konuş ben senin gözünde zavallı güçsüz yanında çalişan bi elamanının yardımına muhtaç olacak kadar çaresiz bir insanım ,ezo ,yok estafurullah ben size acimim,Kadim yok sen bana acıyorsun acıyorsunki buraya kadar gelmeye cesaret edebiliyorsun benim kimseye iktiyacım yok helle sana hiç yok hemen git burdan.kadim Kapıyı kapatır. Ezo ne yapıcağını bilemez gitmeye karar verir Kadim kapını arkasında Ezo nun merdivenlerden inişini dinlemektedir.Kadim. sadece kendisinin duyabileceği bir sesle nolur gitme ezo sana çok iktiyacım var der gözleri dolar.Ezo nun aklına Elçin ablanın Kadim için söyledikleri gelir Kadimin bu sözleri onu uzaklaş tırmak için söylediğini düşünür yeniden

kapının önüne gelir yüksek sesle Kadime seslenir ne derseniz deyin Kadim bey sizin iyi olduğunuzu görmeden hiç biryere gitmim gerekirse sabaha kadar burda beklim
Ezo nun bu sözlerini duyan Kadim biraz rahatlar ama kapıyı açmamakta kararlıdır Ezo ya güvenmek ten korkar yeniden birine alışmanın ve sonra onu bir den kaybetmenin acısını bır daha yaşamak istemez.yamur başlamiştir Ezo nun gelişinin üzerinde nerdeyse 2 saat geçmiştir Ezo ne soğuk havaya nede yamura aldırmaz inatla beklemeye devam etmektedir Kadim pencereden ezo ya bakar onun soğukta beklemesine daha fazla dayanamaz aşağı iner ve kapıyı açar

Kadim.hayla burdamısın sana gitmeni söylemiştim ,Ezo,bende siz iyi olana kadar gitmiycemi söyledim siz ne derseniz deyın gadim bey yüzünüz yeniden gülene kadar yanınızdayım,Kadim ne diyeceğini bilemez Ezo nun bu sözleri içinde yanan ateşe bir kova su dökmüş gibi hafifletir kalbini Ezo nun gözlerine bakar ona sadece gerçeyi söyleyen o gözlere simdi daha iyi hissetmektedir.Kadim, hadi içeri gir hasta olacaksın bide senle uğraşmayalım Ezo içeri girer
Ama evin dişarıdan farkı yoktur hertaraf buz gibidir

Kadim.üşüdüysen hemen şömineyi yakalım .Ezo.eyi olur bana disiz hasta olcaksın diye ama kendinize dikkat etmisiz bari üzerinize bir şey giyin hasta olacaksınız. Kadim. sen beni merak etme kolay kolay hasta olmam ben pardon sormadım açmısın ,Ezo.yok deyilim sağolun .Kadim sevindim çünkü evde yiyecek hiç bir şey yok ama yarın gidip birşeyler alırız tabi burda olursan.Ezo.merak etmeyin gadim bey Elçin ablama sözüm var sizi almadan biyere gitmim.Kadim imali bir ifadeyle cevap verir yani ben burda ne kadar kalırsam sende kalacaksın öylemi .Ezo nun yüzü kızarır cevap vermez.Ezo nun bu hali kadimin çok hoşuna gider yüzünde hafif bir gülümsemeyle Ezo yu izler ezo gözlerini kaçırır .Ezo siz ateşi yakarken bende ortalığı toplim.Kadim peki olur Kadim hemen şömineyi yakar ikiside ateşin başına otururlar ikiside hiç konuşmaz birbirlerine söylicek çok şeyleri vardır ama konuşmaya cesaret edemezler Ezo da Kadimde aynı kişiyi düşünmektedir debi yi onu şimdiden çok özlemişlerdir Ezo gününde verdiği yorgunluk la uyuya kalır Kadim kim se Ezo nun uyuduğunu farkeder hemen kalkıp Ezo nun üzerini örter karşısına oturur ezo nun yanında olması kadime huzur verır her şeyi siler kafasında sadece ezo yu düşünür ezo nun kalbindeki yerini ona olan hislerinin ne olduğunu bilemez ezo onun için kimdir nedir anlam veremez ve sabaha kadar onu seyreder
Sabah olmuştur Ezo uyanır Kadimi arar hemen gözleri kalkar ve heryere bakar Kadim ortalarda görünmemektedir Ezo çok meraklanır tam o sırada Kadim arabayla gelir elimde poşetlerle iner alişveriş vapmiştır .Kadim günaydın evde yiycek birşeyler yoktu bende gidip birşeyler aldım.Ezo meraktan biraz sinirlenmiştir madem alişverişe gidiysiniz neden haber verminiz meraktan ölidim.Kadim.uyuyordun kaldırmak istemedim hem neden bu kadar büyütüyorsun anlamıyorum.Ezo . size bişey oldu sandım kusura kalman gadim bey .kadim Ezo ya bakar gerçektende çok meraketmiştir ezo nun bu telaşı kadimin çok hoşuna gider hadi birşeyler hazırlayalım da kahvaltı edelim .Ezo .peki der ve ikiside mutfağa geçerler.
Kadim hemen kahvaltı hazırlamaya başlar Ezo şaşkınlıkla kadimi izler .ezo.siz zahmet etmen gadim bey ben yaparım .kadim sen misafirsin ben hazırlarım .ezo. olurmu öyleşey ben yaparım .Kadim.olmaz otur dedim sana alt tarafı bir kahvaltı.Ezo. böle olmi ama siz hazirlayacak sınız ben yicem .kadim .Ezo ya doğru eylir cevap verir hep sen bana kahvaltı hazırladın bırak da birkere ben sana hazırlayım .Ezo artık bir şey diyemez Kadim kararlıdır Ezo sessızce kapıdan onu izler
Ezo kadim kahvaltıya otururlar birlıkte iki iyi arkadaş gibi sohbete dalarlar kasim ezo ya evde geçirdiği eski güzel günleri anlatır son ra ezoya bahçeyi gezdirir babasıyla birlikte diktikleri ağaçları gösterir kadimin aklına debi içinde bir ağaç dikme fikri gelir birlikte seraya gidip debi için bir çam ağacı alırlar kadim ağacı dikmek için torağı kazar ama ezo bir türlü beyenmez kadimin kazışını iki keçi hemen didişmeye başlar

Ezo.becereminiz içte bırakın ben yapim gadim bey .kadim. ya sen benimle uraşıcana su getirsene dikince iktiyacımız olacak .ezo. dikmek için daha derin kazmanız gereki bu kadarcık yerde tutmaz o.kadim.sen den kurtuluş yok anlaşılan kadim söylene söylene kazmaya devam eder .bu kadar yetermi biraz daha kazarsam içinde kaybolucam .ezo .eh yater herhal şimdi güzelce dik .kadim .emredesiniz hanımefendi.ezo.yok eftafurullah emir vermek ne haddime ben yardici olim sadece ama istemeseniz konuşmam.kadim tamam tamam sanada laf söylenmiyor kadim ağacı alır ve diker bir yandan gözü ezo dadır oldumu .ezo. eh fena değil .kadim sanada bir şey beyendiremiyoruz.hadi içeri girelim.birlikte eve dönerler .ezo mutfağa girer akşam için yemek hazırlamak için kadim de ateşi yakar üzerindeki kara bulutlar dağalmış sakinleşmiştır koltuğa uzanır ve uyuya kalır ezo içeri girer kadimin koltukta uyuduğunu görür üzerindeki muntu kadimin üzerine örter ve yanına oturur .aklına kadimin ölen arkadaşı gelir ezo o kişiyi çok merak eder ve sonra tekrar mufağa döner

canlarım umarım beyenirsiniz en kısa zamanda devamını yazacağım bye

Ö.Dilek
29-10-07, 00:40
Kadim: de de çekinme koca bir aptalım en güvendiğim kişiler tarafından ihanete uğrayan aptalım.(başını tutarak )
En sonunda bağırarak koltuğa çöktü.
Ezo: başınızmı
Kadim başını salladı.
Ezo: çekinerek masaj yapıyim. şıp diye geçer.
Ezo avucuna masaj yapıyordu bir yandan da bu olanlar karşısında ne yapacağını şaşırmıştı. Kadim beyi hiç böyle görmemişti. İçin de ne fırtınalar kopuyor kim bilir diye düşündü keşke bana anlatsa içinde ki fırtınayı da yardım edebilsem. Öylece hiç konuşmadan kalakaldılar. :icon_sorr

Kadim bey hiç eyi görünmüyor diye düşündü ne yapsam acaba dedi kendi kendine
Ezo: Gadim bey çok yorgun görünüyosunuz biraz uzanın isterseniz.
Kadim Ezo’nun gelmesiyle biraz rahatlamıştı onun varlığı iyi geliyordu ona.
Kadim: evet Ezo üşüyorum da dediğin gibi biraz uzanayım. Oturduğu koltuğa uzandı
Ezo: kadim bey bir şeyler hazırlayım bakın bir şey de yemediniz dedi demesiyle kaldı çoktan
Kadim olduğu yerde sızmıştı.
Ezo’da karşısındaki koltuğa oturdu ve onu izlemeye başladı. Ne kadarda çökmüştü hiç böyle görmemişti onu. Kaç saat geçtiğini bilmeden öyle otururken
Kadim’in hayır hayır deme sesleriyle sessizlik bozuldu. Hemen koşarak yanına yaklaştı kendinde değildi kadim cayır cayır yanıyordu. Hemen mutfağa koşup soğuk su ve bir bez bularak yanına geldi. Alnına pansuman yapmaya başladı ama kadim bey hala sayıklıyordu.
Ne dediği tam anlaşılmıyordu ama nedim ve berrak diye birinden söz ediyordu. İhanet ettiniz size güvenmiştim diye bir şeyler geveliyordu ağzında. Pansuman yapmaya devam etti birkaç saat sonra biraz ateşi düşmüştü ve rahat bir uykuya dalmıştı. Ezo koltuğa öylece kendini bıraktı o kadar yorgun hissediyordu ki. Oda karşısındaki koltukta uyuya kaldı.

Sabah kendine gelmişti Kadim. Gözlerini açtığında Ezo’nun koltukta öylece oturur vaziyette uyuduğunu fark etti. Demek sabaha kadar burada onunlaydı onu yalnız bırakmamıştı. Yüzünde güzel bir tebessüm oluştu. Artık yalnız değilim diye düşündü galiba bu kadar olumsuz şeyin içinde güvenebileceğim birini buldum dedi. Biraz da olsa içinde yaşam kırıntıları başladı. Artık yanın da güvenebileceği sırtını dayayabileceği birisi vardı. Kalktı ve kahvaltılık bir şeyler aldı hazırladı. Odaya girdiğinde Ezo’nun halen uyuduğunu gördü. Tam örtüsünü düzeltmek üzere üzerine eğildiğinde Ezo gözlerini açtı ve gözleri birleşti.
Ezo: af edersiniz uyuya kalmışım sizi beklerken.
Kadim: sabaha kadar benimi bekledin
Ezo: dün gece çok korkuttunuz Gadim bey çok ateşlendiniz, durmadan sayıkladınız şimdi nasıl oldunuz
Kadim: teşekkür ederim beni beklediğin için Ezo daha iyiyim hadi kalk ta bir şeyler yiyelim ikimizde çok yorulduk
Ezo: hemencecik hazırlarım Gadim bey
Kadim: sen uyurken çoktan o işi hallettim bile
Ezo: gusura galmayın Gadim bey hiş bir şey duymamışım
Kadim: önemli değil Ezo o kadar güzel uyuyordun ki kıyamadım. Hem benden de iyi yapamazdın değil mi?
Ezo’nun yüzü al al olmuştu. :img-in_lo Birlikte masaya oturdular
Ezo: nede güzel şeyler hazırlamışınız. Bu sabah daha iyi görünüyonuz.
Kadim: beğendiğine sevindim ee bakalım sayıkladın dedin neler söyledim
Ezo: yo yo bir şey söylemediniz
Kadim: hadi Ezo
Ezo: şey yeniden sizi üzmek istemiyorum Gadim bey dün gece çok kötüydünüz
Kadim: dün geceyi atlattığıma göre o kadar üzülmem merak etme hadi
Ezo: tam bişey de demediniz aslında ihanet, Nedim, Berrak diye bişeyler söylüyodunuz
Kadim’ in birden bire yüzü değişti
Ezo: bakın size demişdim (ezo fazla da bunu kurcalamak istemedi nasıl olsa anlatmak istese anlatır diye düşündü)
Kadim: merak etme Ezo iyim ben artık bazı şeyleri yüzleşmemin zamanı gelmişti zaten hadi gel bahçede biraz hava alalım
Ezo: Debbie gız napar acaba şimdi çok bağlandınızdı ona
Kadim: evet Ezo o bana çok iyi gelmişti yaşadığımı anlamıştım onunla, belki de onla kendi çocukluğuma döndüğüm için boş ver şimdi
Ezo: onun hep bur da, büyüdüğünü görmek istermiydiniz
Kadim: evet tabii ama bunun için çok geç
Ezo: bence hiç de geç değil
Kadim: saçmalama Ezo nasıl olacakmış o
Ezo: şimdi bu bahçeye bir tane Debbie için fidan dikecez onun büyümesini, serpilmesini görücez hem de bu size çok iyi gelecek
Kadim’ede bu iyi bir fikir gibi gelmişti. Belki de Ezo’nun dediği gibi bu ona iyi gelecekti.
İkisi birlikte bahçeye bir fidan diktiler. :img-yes:

rozi
29-10-07, 13:52
ezo-kusur bakmayasın kutsal ustam geçgaldım senin eylülü almaya gideceni unutmuşum
kutsal-tamam kızım panik yapmana gerekyok ama birdaha olmasın hadi işinin başına
ezo- başüstüne
kutsal- ha ezo kadim bey seni sormuş gelince hemen bana uğrasın demiş hazır gitmişken kahvaltısını da götürüver senden başka gönüllü yok bu işe
ezo-emrin olur ustam hemen götirim ezo tepsiyi alıp çıkar kalbi yerinden çıkacakmış gibi hızlı atmaktadır neden çağırmıştır kadim bey diye merak içindedir içerıye girdiğinde karşısına nasıl bır kadim çikacaktır diye merak etmektedir kapıyı çalar

kadim-gel (ezo)elinde tepsiyle içeriye girer günaydın gadim bey (kadim)gün pek aydın değıl ezo nerdeyse öğlen oldu (ezo)kusuragalmayın uyanamadın yorgunluk işte bidaha olmaz (kadim)imalı bir tavırla cevap verir emre bey dün seni çok yordu galiba pek samimiydiniz araniz iyi görünüyor(ezo)kadimin tavrından lafı nereye getirmek istediğini farketmiştir ne diyceğını bilemez kadim in kızmasının sebebi acaba yanlış anlamış olabilirmi diye geçirir içinden hemen geliş sebebini tekrar söyler doktor bana ders vermekiçin geldiydi sizede söyledim ama inanmiseniz kendisine sorun hem buna bu kadar neden taktınız anlamim söylemek istediğiniz bişey varsa açıkça sorun benin sakliycak bişeyim yok(kadim ) peki ozaman birbirimize açık olalım kadim hiç düşünmeden içindekileri dokmeye başlar elçın annemin evine özel arkadaşlarını getırmenden hoşlanmıyorum o ev sadece sana ayıt değil ve bu yüzden davranışlarına dikkat etmen gerekiyor (ezo)bir an nefesi kesilir kadimin söyledilerini anlamaya çalişır aslında anlamakdadır ama kadimin ona böyle bir şey yakıştıramayacağnı düşünü öfkeyle kadimin gözlerine bakar kadiminde ondan farkı yoktur. ezo sinirle sorar kadim bey siz nedemeye çalişısiz kadimin in kikançlıktan gözü dönmüştür ezo yu nekadar üzdüğünün farkına varamamıştır ve belkıde son sözü aralarında geçen her şeyi bitirecektir (kadim)yeterince açık konuştum sanirım ama madem başladık bitireyim elçin annemin evinde hemde o yokken sevgilini getiremezsın bunu söylediğine kendi bile inanamaz ama bu sözün dönüşüşü yoktur artık kadim çaresizlikle ezonun vereceği tepkiyi beklemektedir ama ezo adeta taş kesmiştir o insanın içine işleyen gözlerden yaşlar süzülmeye başlar ezo nun kalbi paramparçadır ezo kadime birtek şey söyler bana korkma ben senin canını yakmam demiştiz ama benim canımı sizin kadar kimse yakmadı.kadim canı şimdi ezo dan daha çok acımıştı anlamsız bir kıskançlik her şeyi yıkmıştı ne yaptım ben dedi içinden akmasına kıyamadığı o gozyaşları şımdi sel gibi acı içinde kendisi için akıyordu kadim çaresizdi elinden hiç bişey gelmiyordu ezo daha fazla dayanamadı kapiya doğru yöneldi biran önce uzaklaşmak istiyordu oradan ama kadim izin vermedi kolundan tuttu ezonun ezo ne olur gitme dinle beni (ezo) bırakın beni sizin söyleceniz hiçbişey dinlemim.kadim.ezo lutfen dur beni dinlemeden hiç biryere gidemezsin(ezo) kadimin gözlerine bakar kadim adeta gözleriyle yalvarmaktadır kadim tekrar eder beni dinlemeden gidemezsin.:img-cray:

devam edecek arkadaşlar babiş ten fırsat bulabilirsem adamın içine doğuyor heralde senaryo yazdığım hep yakalanıyorum:sad53:

Kadim sikica tutar Ezo nun kollarını sölediği sözlerden çok pişman olmuştur, ama kalbi param parça olan Ezo nun gözyaşlarını dındırecek hiç bir şey yapamaz, ne söyliyceğini bilemez o kadar acı çekmek tedirki .Ezo.bırakın beni Kadim bey bun dan sonra ne arkadaşınızım nede çalışanınız ne yaparsanız yapın ömrümce affetmicem sizi .Ezo nun bu sözleri oylesine yakarki Kadimin içini, çaresiz bırakır Ezo yu .ezo göz yaşlarıyla çıkar odadan Kadim ezo nun gidişini öylece izler, sanki bu onu son görüşü gibi gelir Kadime çaresizce yığılır yere herşey bitmiştir kadim için, onu hayata bağlayan tek kişiyi anlamsız bir kiskançlık yüzünden kaybetmiştir bunun dönüşü yoktur artık.
Ezo ağlayarak asansöre biner tam o sırada hiç görmek istemediği biri çıkar karşısına nedim ezo nun ağladığını görün ce meraklanır ezo Kadimin odasın dan gelmektedir hemen merakla kadimin odasına gider kadim sanki dünya başına yıkılmış gibidir nedim gelmek için çok yanliş bir zaman şeçmiştir çünkü kadim artık içindeki zehiri akıtmaya hazırdır nedim den hem berrak ın hem otelin hemde ezo nun acısını çok fena çıkaracaktır.

Nedim.hayırdır abi ezo yu ağlarken gördüm mükemmel dostluğunuz bittimi yoksa .kadim öfkeyle nedime bakar sert bir ifadeyle cevap verir dişarı çık nedim .
Nedim. Abisinin yüzüne bakar kadim geçekten çok siniirlidir anlamadım neden dişarı çıkmamı istiyorsun ben seni merak ettim yok sa ezo sana benim hakkımda birşeyeler söyledi nedim belli etmemeye çalişsada çok korkmuştur ezo herşeyi anlattı diye düşünür.kadim senin hakkında ne söyleye bilirki ..nedim.bak abi ezo ya güvenmeni anlıyorum ama o sandığın gibi temiz biri değil tek amacı sana yaranmak oda diyer insanlar gibi senin paranın peşinde.Nedimin bu sözleri adeta çıldırtır Kadimi nedimin üzerine yürür yakasından tutar ve .ona en güzel cevabı verır.kadim.sen ezo ya ahlak dersi verecek en son kişisin nedim bir daha sakın ezo nun adını ağzına alma .Nedim.sana ne söyledi bilmiyorum abi ama ne dediyse yalan bana inanmayıp yanında çalişan bir işçi parçasına mi inanacak sın .Kadim daha fazla tutamaz kendini gözünden bile sakındığı kimselere ezdirmediği kardeşinin hayla yüzüne baka baka yalan söylüyordur Kadim nedimin yüzüne çok sert bir yumruk atar nedim yere yığılır inanamaz abisinin ona vurduğuna neden der kadime bunu hakedecek ne yaptım .Kadim hayatın da ilkkez vurmuştur nedime onun içi nedimden daha çok acımakdar .Kadim. sen beni sırtımdan vurdun nedim bana ihanet ettin önce sevdiğim kadını aldın elimden onu sevdiğimi bile bile onunla beraber oldun sora bunun lada yetinmedin süreyyayla birlik olup oteli almaya çalıştın ve hep sana güvenmediğim için beni şuçladın şimdi sen söyle nedim yerimde olsan sen ne yapardın .nedim abisinden duyduğu bu sözlere inanamaz kadim her şeyi biliyordur çaresızce susar ve utanç la başını yere eyer artık abisinin yüzüne bakaca gücü yoktur.Kadim sanki bir enkaz gibidir her şey bitmiştir onun için artık ne ezo vardı hayatında nede kardeşi .nedimin yanından ayrılır ve dışarı çıkar .karşısında kutsal ustayı bulur buyur usta birşeymi vardı.kutsal.usta şaşırış kadim hiç iyi görün müyordur ne diyceğini bilemez .şey kadim bey ben ezo az önce işi bıraktı çok kötü görünüyordu acaba ne olduğunu biliyormusunuz diye merak ettim.kadim hiç bir şey diyemez ezo nun son sözleri yankılanır acısına acı katan o sözleri kutsal ustaya bakar ve kendine dikkat et ustam der ve oteleden ayrılır .kapıda onu Osman beklemektedir anaktarı ister Osman abi vermek istemez kötü bir şey olduğu Kadimin her halinde bellidır.Kadim.lütfen Osman abi ver anaktarı korkma ben iyim .Osman kadimin kararlı tavrı karşısında çaresiz verir anaktarı .Osman.ama bir şartla kadim bey bende size eşlik edicem.Kadim arabaya biner ve hızla uzaklaşır otelden .Osman abi dikkatle kadimi izlemektedir onu hiç böyle görmemiştir kadim arabayı durdurur .daha fazla dayanamaz bu kadar ağır yüke .ağlamaya başlar öylesıne ağlarki osman abi çarasız ce izler kadimi o kacaman kadim bey yıkılmıştır sanki osman tutmaz kendini sarılır kadime onu teselli etmeye çalışır .kadimin saçlarını okşar merak etme olum hepsı geçecek sen çok güçlü bir çocuksun .kadim in o güzel gözleri adeta çalayan gibi akmaktadır.herşeye dayanmiş hayata karşı direnmişdir ama gücü bitmiştir artık sıkıca sarılır osman abisine babasına sarılır gibi artık ondan başka kimsesi yoktur.


canlarım yazarken çok duygulandım umarım bu duyguyu sizde hisedersiniz:sad53:

ezo-kadim
29-10-07, 15:04
Kadim ezodan geri dönmesini isteyince zaten hic istemeden yaptigi bir seyin tamda telafisi mümkünken peki der Ezo ,tam bu sirada otelden o korkunc haber gelir ayrilik vaktidir zaten her güzel seyin sonunda hep hüzünler vardir Debbie kiz gidiyordur ,gidiyordur gitmesinede Kadim cocuklugunun en karanlik günlerini Debbinin varligiyla kapatmaya calistigini kendisine bile itiraf edemez ona sanki annesiymis gibi ilgilenmesinin altinda yatan gercegin annesine olan özlemden kaynaklandigini,olanca sevgisini ona verirken sevgilere ne kadar ac oldugunun farkinda degildir neyse Debbienin gidisi onunda cocuk tarafinin yikilmasina neden olur enkaz altindan oysaki yeni cikmaya baslamisti ne güzel Ezoda dönecekti degmeyin keyfine .Ama iste hayat bu olanca sikintisiyla cocuklugunun gectigi belli bir yasa kadar en mutlu oldugu sonraysa kabuslar evine gelir,belki bir yüzlesme belkide sorularina cevap aramak icindir bu kacis Ezo kadimin telefonuna ulasamaz zaten durumu ögrenincede Kadim beyi cok merak eder ne yapar eder Elcin anneden adresi alir eve geldiginde Kadim bey onu görmek istemedigini söyler o keci inadiyla direnir gece yarisina kadar kapida bekler,Kadim Bey dayanamayip iceri alir sonra baslarlar muhabbete Kadim bey orali degildir anlatmaya ama Ezo olanlari az bucuk ögrenmistir Elcin anneden,Gadim Bey size hak veriyorum yasadiklariniz kolay degil ama benim hayatimda sizinkinden farkli degildir der,Kadim yok canim sen benim yasadiklarimi nerden bilebilirsin cok kötü günler gecirdim der ,EZO olanca gücüyle ayaga kalkar sen benim ne yasadigimi biliyormusun der:Kadim karsisinda yarali bir Ceylan görür yok nerden bileyim der o zaman dinleyin beni ben cok sevdim Gadim Bey hemde cok Ömer yani kocam benim bu kadar sevgime karsilik olarak ne yapti cocugum olmuyor diye gidip baskasiyla evlendi zaten yalniz bsima oldugum su dünyada bir darbede canimdan cok sevdigim kocamdan oldum tek basina hemde Antepte kadin olmak nedir bilirmisiniz yok nerden bilecen sen hep varlik icindeydin,sonra tek basima bir mücadele doktor Emre bey ben tam düsmek üzereyken beni tutan ve hayata baglayan tek insan onu kiskanmaniza gerek yok o benin kardesim gibidir der.Kadimde banane canim kimse kim kiskanclik krizi tutarda belli etmez mendebur belli etsene ne olur sanki,yani senin anlayacagin Gadim bey hayat sadece seninle eglenmedi benimlede eglendi,ama her seye ragmen mevsimler nasil akip gidiyorsa aynen bizimde kisin arkasindan gelinlik giymis tac takmis bahar gibi olmamaiz gerek yoksa nasil olur böyle hayat gecmez der,Kadim karsisinda kendi gibi kanadi kirik bir güvercin bulur bu yüzden sana olan yakinligim belkide bu yüzden der.Sabah olur bak Gadim Bey bana sadece Kadim de Ezo olur Gadim bey aman Gadim ise agac dikerek baslayalim bahar geldiginde nazli bir gelin edasiyla dolasan ici civil civil bir agacimiz olsun tamam öyleyse basla kazmaya,benmi yok ben tabiki sen,Kadim cukuru kazar ve agaci diker umut tohumlarinida beraberinde dikmistir oraya,aksam oldugunda Kadim hastalanir tabi dagin basi incecik gömlek terledi narinim hastalandi sabaha kadar basinda oturan Ezo Kadimi seyretmekten kendini alamadi sabah oldugunda Ezo Kadime böyle gitmez senin icini kut kemirecegine git kardesinle yüzles ve bu beladan kurtul der tam o sirada Nedim hafta sonu kacamagi icin eski evlerine gelirler bakarki abisi ve kovdugu Ezo karsisindadir kiz arkadasida Kadimin eski kirintilarindan galiba kizda sok olur beklemiyordur böyle bir seyi dagin basinda gel sen kör talih vahvah.Artik Nedimle Kadim yüzlesirler olanca kinini kusmaya baslar Nedim abisine yok seni daha el üstünde tuttular,yok babam sana bütün yetkilerini verdi her seyin en iyisine sen sahip oldun ama bende senden intikamimi aci aldim senin nisanlin la beraber olarak der,Kadim lanet olsun size ben bunlari zaten biliyordu beni aptalmi sandiniz siz ama ne yapabilirdim sen benim kardesimsin her seye ragmen annemin ve babamin emanetiydin ben senden asla vazgecmedim Nedim ama sen beni bir cirpida yok etmek icin hep tetikte durdun sana olan sevgimi hic anlamadim oysaki ben sana annemin veremedigi o sevgiyi sana vermek icin hep cabaladim kiskancliktan ayrilip benim sana olan sevgimi azicik görebilseydin keske ,bu kadarmi kördü gözlerin yaziklar olsun sana yaziklar yinede kizamiyorum sana biliyormusun bu kadar canimi acitmana ragmen.Ezo Kadimin üzülmesine fazla dayanamaz ve Kadimi elinden tuttugu gibi eve getirir ona mutfakta harikalar yaratir Antep mutfaginin yuvalamasindan yapar cok özel bir yemektir sifa niyetine yedirir Ezo cabucak iyilesmesini ve isinin basina dönmesini ister Ezo cünkü ona herkesin ihtiyaci oldugunu söyler tabiki Benimde der.Birbirlerini anlamaya baslayan Ezo -Kadim cok iyi bir dost sirdas olurlar ve arkasindan ASK gelecek insaallah benden bu kadar umarim begenirsiniz

pelin-ce
29-10-07, 18:06
38. Bölüm….


Bir giden vardı... Bir ardından bakan...
Küçücük bir el, uzaklaşıyordu ondan...
Yapayalnızdı, ihanetin acı gerçeğiyle...
Bir oyun oynamalıydı esaretine tanık suretlere...
Yıkıldı, kırıldı, yapayalnızdı o koca adam...

Debbie gitmişti, hayat artık yüreği kadar sessizleşti...
Omuzlarında eskisi gibi ağır yükler, taşıması için vurulmuş ihanetler kalmıştı bir sakinliğin ardından...
Kısa bir an durulan mavileri, hırçın dalgalarla bulanıklaştırmıştı yine kırık yüreğini...
Kaçmak istedi Kadim, sahte gülücükler sunamazdı ona üzülen suretlere...
Kendini en iyi yine kendi bilirdi. Yaşayacaklarını, yaşatacaklarını...
Kaçmalıydı tüm bu keşmekeşin içinden, kaçıp saklanmalıydı...
Öyle de yaptı....
Ama unuttuğu bir şey vardı; o kavgalar, o karanlık kalabalıklar kendi içindeydi...Yüreğine hapisti...

Otel...

Ezo: Gadim Bey yok mu?
- Yok Ezo!

Tüm gün bekledi Ezo! Bir haber, bir avuntu sözü bekledi...
Çünkü en iyi o bilirdi Kadim’in yüreğinde ki boşluğu, çünkü kendide hissediyordu dilini bilmediği o küçük kızın yokluğunu...
Düşündü!

Ezo: Ben bu kadar acı çekiysem, ona tutunup yürümeye çalışan Gadim Bey kim bilir nasıl yaniydir şindi...

Ezo yüreğindeki bu keskin acıya daha fazla dayanamaz. Onu en son Osman'ın görebileceğini düşünerek hemen onun yanına iner. Araba ordadır...

Ezo: Osman Abi Meraba...
Osman: Merhaba Ezo...
Ezo: Osman abi Gadim Bey'i gördün mü? Sabahtan beri onu ariyim ama bulamadım. Bizim Debbie gızı götürdüler.Gadim Bey yıkılmıştır şindi...
Osman: Kadim Bey gitti Ezo...
Ezo: Gitti mi? Nereye Osman abi nereye gitti ki o halde...
Osman: Yıllar sonra o eve yeniden gitti...Çiftlik evine...
Ezo: Yalnız mı? Osman abi eğer onu taniysem bu hiç eyi bişey değil?
Osman: Yalnız kalmak istiyormuş beni hemen geri gönderdi. Aklım onda ama bir şey yapamıyorum ki...
Ezo: Osman abi rica etsem beni götürür müsün oraya?
Osman: Sen mi?
Ezo: Belki bişeyler yapabilirim deyim, belkim geri döndürebilirim...

Osman şaşkın ama kabullüdür. Her çareye baş vurmaya zaten hazırdır. Kadim onun için bir oğul kadar değerlidir çünkü... Hemen arabaya binip yola koyulurlar...

Osman: Sabah sabah Debbie gidince ne olduğunu anlayamadı. O hep sessizdir, içine atar kendince yaşar her şeyi...Sevinci de hüznü de içindedir...
Ezo: He biliyim belli oliyi halından...
Osman: Bu ev onun için çok değerliydi. Ama o kazadan sonra bir daha hiç gitmedi. Şimdi gitmesinin çok önemli nedeni olmalı...
Ezo: Kaza dedin! Ne kazası oldu ki? (Ezo'nun meraklı gözlerle sorusunun cevabını bekliyordu...)
Osman: Kadim Bey ve nişanlısı Berrak Hanım...
Onlar büyük bir trafik kazası atlattılar. Berrak Hanım'ı kaybettik.Arabayı Kadim Bey kullanıyomuş. Kadim Bey o günden sonra eski Kadim Bey değildi. Bir daha araba kullanmadı, o eve hiç gitmedi. Uzun zaman tedavi gördü ama kendine gelemedi. Sen onu nasıl ikna ediceksin bilmiyorum ama umarım bir işe yarar bu yaptığımız...

Sonunda eve varırlar Ezo arabadan inip etrafa bakar. Etrafta o büyük evden başka bir ev yoktur. İçini bir ürperti alır. Akşam karanlığında ayaz her yeri ıssızlaştırmıştır...

Ezo: Osman abi sen geri dön. Şimdi burda olduğunu bilirse bizi geri gönderir. Gelmez...
Osman: Tamam Ezo eğer bir sorun olursa beni ararsın gelip seni alırım...
Ezo: Sağol Osman abi. Hadi dikkatli git olur mu?

Ezo alaca karanlığın ortasında ürkek bir tavşan gibi sessiz kalır. Hızlı adımlarla eve doğru ilerler. Koca evden sadece silik bir ışık yansıyordur karanlığın ortasına... Yaklaşır...yaklaşır... Kapıya vardığında elini zile doğru götürür ve tuşa basar...
Bu yaptığının ne kadar mantıklı olduğu ya da nelere sebep olacağı umurunda bile değildir.
Ona açılacak kapıyı bekler...

Kadim gecenin içinde beyninde binlerce uğultu düşünüyordu... Bu ev ona sadece kötü hatıraları anımsatmıştı. Berrak ve Nedim'in ihaneti, onların bu yaşadıkları aklı almıyordu. Suçu neydi onu da bilmiyordu. Baş ağrısı şiddetlendikçe, şiddetleniyordu..
Elini başına götürdü ovuşturmaya başlıyordu ki birden aklına Ezo düştü. Hiç tanımadığı bu kadın öyle anlarda aklında beliriyordu ki sanki o uzak topraklardan tüm karanlıkları aydınlatmak için gönderilmişti...
O an kapıdan gelen sesle irkildi... Akşamın o karanlık saatlerinde üstelik kimsenin bilmediği bu yere kim gelirdi. Osman abiden gitmesini istemişti o olamaz diye düşündü.. Kapıya doğru ilerledi ve kolu tutarak araladı kapıyı...Gördüğü suret aklına düşenle aynıydı...

Kadim: Ezo...
Ezo: Gadim Bey ben...
Kadim: (Şaşkınlığı hareketlerine yansır)Senin ne işin var burda? Hem nasıl? Nerden öğrendin, nasıl geldin?
Ezo: Ben sizi merak ettim Osman abi diyince...
Kadim:Tabi ya Osman! (etrafa bakınarak)O nerde şimdi, hemen geri dönün. Beni yalnız bırakın...
Ezo: Osman abi yok! Sizin bunu deyeceğinizi bildiğimden ben onu gönderdiydim.
Kadim: Hıı! Yani iyi bir şey yaptığını mı sanıyorsun sen şimdi?
Bu dağ başına yalnız kalmak için geldim. Biraz huzur istiyorum. Neden kimse anlamıyor...
Ezo: Gadim Bey bir insan yalnız kalmak istiyse biliyim ki canı aciydir. Yaşlı bir kök çınar kimin içinizi yer o dert kanınızı kurutur, çınarın konuşacağı bir dili yoktur ama insan öle değil. Siz beni arkadaş gabul ettiniz o zaman derdiniz derdimdir...
Kadim: (Öfkeyle)Demek öyle ama ben senden buraya gelmeni istemedim. Şimdi gelmek için kullandığın bu çabayı dönmek için kullan bir zahmet...
Büyük bir gürültü ile kapıyı yüzüne kapar onun inatçılığını, gitmeyeceğini biliyordur ama bu yaptığı...
Ezo: Siz beni eyi bilirsiğiz. Kapıyı açana kadar hiç bir yere gitmiyim...

İçinde ki ürperti ile karşıda ki banka oturur. Korkuyordur ama gitmeye hiç niyeti yoktur... Onun bu inadı sabaha kadar da sürse beklemeye gücü vardır...
Saat zamanı izler, Kadim yüreği kocaman o kadını...
Daha fazla dayanamaz...

Kadim: Anlaşıldı, senden kurtuluşumuz olmayacak bari içeri gir de inadından donma bahçemde...
Ezo: Çok eyisiniz sağolun ama ben böyle eyiyim...
Kadim: Tabi buraya gelmen bir hataydı kabul ettin kendini cezalandırıyorsun...
Ezo: Burda kendini cezalandıran bir kişi var onunda yüzüne bakiyim. Gene olsa gene gelirim. Ben ayaza alışkınım nasıl olsa siz üşümeyin...
Kadim: Sayende yeterince üşüdük zaten bir kere de inatçılık etmeden dediğimi yapsan...
Ezo: (Sesinde ki öfkeli tonla)Eyi geliyim...

Ev dışarıdan göründüğü kadar soğuktur. Şömine sanki yıllardır ateşin yüzünü görmemiş hasretten karalara bürünmüş gibi sessizce bekliyordur…
Kadim hemen birkaç odun parçası bularak şömineyi yakmaya çalışır. Gözü arada Ezo’ya takılır büyük bir şaşkınlıkla evi inceliyordur…

Kadim: Korkma! Eskisi kadar öfkeli değildir…
Ezo: Ne? Neden korkmiyim?
Kadim: Ev diyorum sana bir şey yapmaz tüm zehrini bana kustu zamanında…
Ezo: Korkmiyim insanlara acılar salan ev değil içinde yaşananlardır. Siz unutmadıkça o ev sizi boğar kimin görünür ama sizi boğan gene sizsiğizdir…
Kadim: Hmm! Sen bu felsefi konuşmalara iyice alıştın bakıyorum…
Ezo: (Gülümser) Dilimin döndüğünce, aklımın erdiğince konişiyim işte…
Kadim: Ama doğru cümleler kuruyorsun…

Ezo utanır başını önüne eğer…

Akşamın ayazı yerini şöminede yanan odunların çıtırtısına bırakıp, gecenin karanlığını sürüklemeye çalışır. İki sessiz yürek dillerinin ucuna gelen sözcükleri söylemek ister ama öyle bir kilit vardır ki hiçbir anahtar açamaz sanırlar. Oysa o gözler çoktan vurgunların en hasını yaşamış, kaderlerini bir birini görmeye adamıştır ama yüreklerinden gelen uğultuları düşünceler susturmaktadır…

rozi
30-10-07, 17:22
[QUOTE=rozi;5188622]kadimin gidişinden sonra ezo otele döner kalbinde debi nin acısı çok tazedir aklına geldikçe tutamaz kendini güzel gözlerinden yaşlar süzülür aklı bir yandanda kadimdedir nerde napıyor diye merak içindedir bakışları göz yaşları ve yeniden alevlenen öfkesi hiç gitmez aklından nerdesin kadim bey allah verede bir zarar vermeyesin kendine. Ezo bu düşüncelerle boğuşurken, kadim kendini yollara vurmuştur nereye gittiğini kendisi bile bilmiyordur debinin çığlıkları hayla kulaklarında yankılanır o yalvarışları gelir debi nin o hali ona unutmak istediği kötü bir anısını yeniden hatırlatır tipki debi gibi oda annesine yalvarmıştır beni bırakma diye ama annesi yınede terketmiş kadimi hemde bir yabancı için annesinden oylesine nefret etmektedir ki sıf bu yüzden kadınlara hiç güvenmemiştir kadim tam birine güvendim derken resmen çifte ihanete uğramıştır bu hayatta güvenebileceğim kimsem yok der içinden gözlerinin önune ezo gelir o hiç yalan söylememiştir kadime hiç aldatmamıştır onu kadim bir gün ya ben seni kaybediceğim yada sen beni der korkmuştur tüm bu başına gelenlerden sonra tekrar ayağ kalkacak gücü yoktur her şeyden vazgeçer kendini yine yolara vurur

Ezo hayla otelde kadimin odasında beklemektedir kadimi çok merak eder kutsal usta ve diyerleri gitmişlerdir ezo geceyi otlde geçirir sabah kalktığında kadim hayla gelmemiştir ezo kime sorsa kadimi ne gören nede yerini bilen vardır nedimle karşılaşmamak için otelden ayrılır hemen elçin anneye gider kadimin nerde olduğunu bilse bilse o bilir diye düşünür tek şansı elçin annedir.


Ezo elçin annenin evine gelir ona Debi gidişini ve Kadimin durumunu anlatır Elçin olanları öğerince çok üzülür kadimin nereye gitmiş olabileceğini bulmaya çalışır aklına hemen çiflik evi gelir orada olabileceğini söyler ezo ya çiflik evi Kadim ve Nedimin birlikte büyüdükleri evdir aynı zamanda orası Kadimin sığınağıdır der ezo. kadim çok sevdiği birini kaybetmişti ozaman da yine kendini o eve kapatıp günlerce çıkmamıştı ortaya canim oğlum kimbilir nasıl yanıyor için diye tutamaz gözyaşlarını

Ezo, ağlama elçin ablam madem bilik nerde olduğunu gidek bakak hemen konuşur ikna ederız birkaç gün bizde kalır .Elçin, ah ezo sen bilmezsin Kadimin huyunu kimseyi yaklaştirmaz yanına insanları kendinden uzaklaştırmak için o kadar kırıcı olurki dayanamazsın en iyisi ben Nedimi arayayım o yardım eder Kadime iki kardeş sararlar yaralarını .Ezo hemen engel olur kadime yardım edebilecek en son kişi nedimdir. ezo sakın elçin annem Nedim beye haber verme elçin anne şaşkınlıkla bakar ezo ya şey Nedim beyin çok acil bir işi var miş şimdi hem bu olanları öğrenirse çok üzülür ,Elçin, e napalım işi varsa abisinden önemlimi iş beklesin Kadimin Nedime daha çok iktiyacı var ve telefon açar çalıyor ama cevap veren yok nerde bu çocuk ayol ,Ezo, derin bir nefes alır Elçin abla nedime ulaşıcak diye çok korkmuştu nedime söylememesi için bir şeyler yapması gerekir ben dedim Elçin ablam işi vardiye sen en iyisi adresi ver bana ben gidip bakarım Kadim beye ,elçin,olurmu ezo sen ikna edmezsin Kadimi hem kalbini kıracak bir şeyler söyler üzer seni ,Ezo, sen merak etme Elçin ablam ben az çok tanim Kadim beyi darılmam söledine hem beni istemese bile hiç deyilse nasıl olduğunu örenirik ,Elçin.peki o zaman madem sen gitmek istiyorsun yapacak bir şey yok ben Osmanı arayayım da seni götürsün .Ezo . sende gel Elçin ablam ikimiz bir olur tutuğumuz gibim kolarından getiririk buraya .Elçin. yok Ezo ben Kadimi bir kere daha öyle görmeye dayanamam sen git kızım ne dese aldırma oldumu.Ezo,peki Elçin ablam sen merak etme heç

Ezo elçin ablanın söylediklerini düşünmektedir Kadimin çok sevdiği bir arkadaşının öldüğünü söylemiş ve kadimin yine böyle olduğunu anlatmıştı Ezo Kadimin sanıldığını aksıne sert biri olmadığını yaşadığı acıların onu böyle biri yaptığını düşünmüştür aslında Kadimle daha fazla ortak yönleri vardi ikiside hep kaybetmiştir belki de bu yuzden Kadimi kendine bu kadar yakın hisediyordu Ezo

Osman abi gelir elçin abla ona Ezo yu dağ evine götürmesini söyler Osman abi hemen Ezo yu da alıp yola çıkar eve gelirler Osman ,ben burda beklerim. Ezo .yok Esman abi ben Kadim beyle dönerim sen merak etme hem hava da soğdu sen git.Osman.peki ozaman Kadim beye söylersin gitiğimi yarın görüşürüz Ezo.Osman abi gitmiştir Ezo kapının önüne gelir ama çalmaya cesaret edemez biraz bekler ve derin bir nefes alır kapıyı çalar

Kadim.içerde koltukta uyuya kalmıştır kapının sesiyle uyanır burda oduğunu kimse bilmemektedir kalkıp kapıya doğru yönelir Kadim sinirle kapıyı açar karşısın da Ezo yu görünce çok şaşırır .Kadim. ne işin var senin burda .Ezo. şey bensizi merak ettimde adresi Elçin ablamdan aldım,Kadim, beni merak etmek sana mı düştü .ezo .ne diyceğini bilemez ben eyimiziniz diye bakim dedim .Kadim konuşmasına fırsat vermez kendisi tamamlar Ezo nun sözlerini .açık konuş ben senin gözünde zavallı güçsüz yanında çalişan bi elamanının yardımına muhtaç olacak kadar çaresiz bir insanım ,ezo ,yok estafurullah ben size acimim,Kadim yok sen bana acıyorsun acıyorsunki buraya kadar gelmeye cesaret edebiliyorsun benim kimseye iktiyacım yok helle sana hiç yok hemen git burdan.kadim Kapıyı kapatır. Ezo ne yapıcağını bilemez gitmeye karar verir Kadim kapını arkasında Ezo nun merdivenlerden inişini dinlemektedir.Kadim. sadece kendisinin duyabileceği bir sesle nolur gitme ezo sana çok iktiyacım var der gözleri dolar.Ezo nun aklına Elçin ablanın Kadim için söyledikleri gelir Kadimin bu sözleri onu uzaklaş tırmak için söylediğini düşünür yeniden

kapının önüne gelir yüksek sesle Kadime seslenir ne derseniz deyin Kadim bey sizin iyi olduğunuzu görmeden hiç biryere gitmim gerekirse sabaha kadar burda beklim
Ezo nun bu sözlerini duyan Kadim biraz rahatlar ama kapıyı açmamakta kararlıdır Ezo ya güvenmek ten korkar yeniden birine alışmanın ve sonra onu bir den kaybetmenin acısını bır daha yaşamak istemez.yamur başlamiştir Ezo nun gelişinin üzerinde nerdeyse 2 saat geçmiştir Ezo ne soğuk havaya nede yamura aldırmaz inatla beklemeye devam etmektedir Kadim pencereden ezo ya bakar onun soğukta beklemesine daha fazla dayanamaz aşağı iner ve kapıyı açar

Kadim.hayla burdamısın sana gitmeni söylemiştim ,Ezo,bende siz iyi olana kadar gitmiycemi söyledim siz ne derseniz deyın gadim bey yüzünüz yeniden gülene kadar yanınızdayım,Kadim ne diyeceğini bilemez Ezo nun bu sözleri içinde yanan ateşe bir kova su dökmüş gibi hafifletir kalbini Ezo nun gözlerine bakar ona sadece gerçeyi söyleyen o gözlere simdi daha iyi hissetmektedir.Kadim, hadi içeri gir hasta olacaksın bide senle uğraşmayalım Ezo içeri girer
Ama evin dişarıdan farkı yoktur hertaraf buz gibidir

Kadim.üşüdüysen hemen şömineyi yakalım .Ezo.eyi olur bana disiz hasta olcaksın diye ama kendinize dikkat etmisiz bari üzerinize bir şey giyin hasta olacaksınız. Kadim. sen beni merak etme kolay kolay hasta olmam ben pardon sormadım açmısın ,Ezo.yok deyilim sağolun .Kadim sevindim çünkü evde yiyecek hiç bir şey yok ama yarın gidip birşeyler alırız tabi burda olursan.Ezo.merak etmeyin gadim bey Elçin ablama sözüm var sizi almadan biyere gitmim.Kadim imali bir ifadeyle cevap verir yani ben burda ne kadar kalırsam sende kalacaksın öylemi .Ezo nun yüzü kızarır cevap vermez.Ezo nun bu hali kadimin çok hoşuna gider yüzünde hafif bir gülümsemeyle Ezo yu izler ezo gözlerini kaçırır .Ezo siz ateşi yakarken bende ortalığı toplim.Kadim peki olur Kadim hemen şömineyi yakar ikiside ateşin başına otururlar ikiside hiç konuşmaz birbirlerine söylicek çok şeyleri vardır ama konuşmaya cesaret edemezler Ezo da Kadimde aynı kişiyi düşünmektedir debi yi onu şimdiden çok özlemişlerdir Ezo gününde verdiği yorgunluk la uyuya kalır Kadim kim se Ezo nun uyuduğunu farkeder hemen kalkıp Ezo nun üzerini örter karşısına oturur ezo nun yanında olması kadime huzur verır her şeyi siler kafasında sadece ezo yu düşünür ezo nun kalbindeki yerini ona olan hislerinin ne olduğunu bilemez ezo onun için kimdir nedir anlam veremez ve sabaha kadar onu seyreder
Sabah olmuştur Ezo uyanır Kadimi arar hemen gözleri kalkar ve heryere bakar Kadim ortalarda görünmemektedir Ezo çok meraklanır tam o sırada Kadim arabayla gelir elimde poşetlerle iner alişveriş vapmiştır .Kadim günaydın evde yiycek birşeyler yoktu bende gidip birşeyler aldım.Ezo meraktan biraz sinirlenmiştir madem alişverişe gidiysiniz neden haber verminiz meraktan ölidim.Kadim.uyuyordun kaldırmak istemedim hem neden bu kadar büyütüyorsun anlamıyorum.Ezo . size bişey oldu sandım kusura kalman gadim bey .kadim Ezo ya bakar gerçektende çok meraketmiştir ezo nun bu telaşı kadimin çok hoşuna gider hadi birşeyler hazırlayalım da kahvaltı edelim .Ezo .peki der ve ikiside mutfağa geçerler.
Kadim hemen kahvaltı hazırlamaya başlar Ezo şaşkınlıkla kadimi izler .ezo.siz zahmet etmen gadim bey ben yaparım .kadim sen misafirsin ben hazırlarım .ezo. olurmu öyleşey ben yaparım .Kadim.olmaz otur dedim sana alt tarafı bir kahvaltı.Ezo. böle olmi ama siz hazirlayacak sınız ben yicem .kadim .Ezo ya doğru eylir cevap verir hep sen bana kahvaltı hazırladın bırak da birkere ben sana hazırlayım .Ezo artık bir şey diyemez Kadim kararlıdır Ezo sessızce kapıdan onu izler
Ezo kadim kahvaltıya otururlar birlıkte iki iyi arkadaş gibi sohbete dalarlar kasim ezo ya evde geçirdiği eski güzel günleri anlatır son ra ezoya bahçeyi gezdirir babasıyla birlikte diktikleri ağaçları gösterir kadimin aklına debi içinde bir ağaç dikme fikri gelir birlikte seraya gidip debi için bir çam ağacı alırlar kadim ağacı dikmek için torağı kazar ama ezo bir türlü beyenmez kadimin kazışını iki keçi hemen didişmeye başlar

Ezo.becereminiz içte bırakın ben yapim gadim bey .kadim. ya sen benimle uraşıcana su getirsene dikince iktiyacımız olacak .ezo. dikmek için daha derin kazmanız gereki bu kadarcık yerde tutmaz o.kadim.sen den kurtuluş yok anlaşılan kadim söylene söylene kazmaya devam eder .bu kadar yetermi biraz daha kazarsam içinde kaybolucam .ezo .eh yater herhal şimdi güzelce dik .kadim .emredesiniz hanımefendi.ezo.yok eftafurullah emir vermek ne haddime ben yardici olim sadece ama istemeseniz konuşmam.kadim tamam tamam sanada laf söylenmiyor kadim ağacı alır ve diker bir yandan gözü ezo dadır oldumu .ezo. eh fena değil .kadim sanada bir şey beyendiremiyoruz.hadi içeri girelim.birlikte eve dönerler .ezo mutfağa girer akşam için yemek hazırlamak için kadim de ateşi yakar üzerindeki kara bulutlar dağalmış sakinleşmiştır koltuğa uzanır ve uyuya kalır ezo içeri girer kadimin koltukta uyuduğunu görür üzerindeki muntu kadimin üzerine örter ve yanına oturur .aklına kadimin ölen arkadaşı gelir ezo o kişiyi çok merak eder ve sonra tekrar mufağa döner

canlarım umarım beyenirsiniz en kısa zamanda devamını yazacağım bye

Akşam olur ezo kadime çok güzel antep yemekleri yapar sofrayı hazırlar kadim hayla uymaktadır ezo. kadimi kaldırmak ister ama kıyamaz kaldırmaya kadim sayıklamaya başlar ama ne söylediği anlasılamayacak sözler söyler ezo sadece berrak ve nedim dediğini anlar Ezo. Uykusunda bile kavga edi herhal diye söylenir elini kadimin arnnına koyar kadim ateşler içinde yanmaktadır ezoçok telaşlanır dağın başın tek başına napıcağını bilemez hemen mutfağa gider bir kabın içine soğuk su koyar hemen bezle kadimin ateşini düşürmeye çalışır kadimin üzerını açar aklına ne geliyorsa yapar ama işe yaramaz ezo iyice korkmaya başlar kadimin gömleğini çıkarır üşümesi için kapıları açar çaresizlikle elinden ne geliyorsa yapar kadim ateşin verdiği rahatsızlıkla sayıklamaya devam eder ezo tutamaz kendini gözlerinden yaşlar süzülür kötü bir şey olacak diye çok korkar soğuk suyla pansuman yapmaya devam eder kadimin ateşini biraz olsun düşürmeyi başarır nerdeyse sabah olmuştur kadim yavaş yavaş gözlerini açar karşısında ezo yu görür ezo kadimin üşüdüğünü fark edip üzerini örter tam o sırada kadim ezo nun elını tutar ve kandine doğru çeker ezo çok şaşkındır kadime hiç bu kadar yakın olmamıştır

Ezo.şey ben ateşiniz çıktıydı yardım edim dedim .kadim .saol kadim hayla ezo nun elini sikica tutmaktadır seni başkası sandım afedersin ezo nun elini bırakır .ezo size yemek hazırladım.kadim teşekkür ederim ama aç değilim.ezo.olmaz hem hastasız yemek yeyınki güçlenin .kadim.israr etme ezo saten yicek halim yok .peki madem yicek haliniz yok ben yidiririm size .kadim ezonun bu ilgisine şaşırır ama onun bu ilgisi çok hoşuna gider.ezo mutfaktan bir kase çorbayla gelir kadime sorla içirmeye çalışır kadim çaresiz ne derse yapar ezo nun istediklerini .kadim biraz daha iyi hissetmeye başlamıştır kendini ama başı çok arımaktadır.ezo. başınız mı yine .kadim.evet çok arıyor.ezo. hemen kalkıp ilaç bakar ama bulamaz.hiç ağrı kesici bulamadım.kadim merak etme geçer şimdi .ezo.şey belki masaj yapım geçer .kadim. eh napalım yap bari.ezo. kadimin aldımaz gibi tavrına bozulur ama acı çekmesine dayanamaz masaj yapmaya başlar eline kadim büyük bir dikkatle ezo yu izlemektedir onun yanında olmak çok mutlu etmektedir kadimi bu duygu korkutur onu ve anlamsız bir şüpeye düşer.kadim neyin peşindesin ezo. ezo şaşkınlıkla kadimin yüzüne bakar.ezo.anlamim kadim bey ne demek istinız.kadim. gerçektende beni düşündüğün içinmi burdasın yoksa başka bir amacınmı var .ezo şaşkınlıkla cevap verir benden ne çıkarın var diye sorısız yani.kadim. aynen öyle sen bir yabancısın yeni tanıdığın birini neden bu kadar düşünesinki.ezo. çok sinirlenir hemen öfkeyle kalkar yerinden .ezo.haklısınız siz düşünmeye deyecek biri değelmişsiniz.ezo gitmeye kalkar .tam o sırada kadim tutar kolundan.ezo.bırakın beni .kadim.ezo özür dilerimdur.ezo.hayır özrünüz bi işe yarami bende hataki sizi düşünim.kadim.sıkıca tutar ezo nun kolunu öyleki canını acıtığını anlamaz.kadim.haklısın lütfen gitme.ezo. birakın gidcem ezo kararlıdır.gitmeye.kadim sert bir şekilde kendine çeker ezo yu.gözlerinin içine bakar lütfen gitme bırakma beni.kadim o kadar içten söylerki ezo dayanamaz kadimin gözlerine bakınca öfkesi diner kadim çok pişman olmuştur .ezo.peki gitmim .kadim bırakır ezo nun elini .kadim.canını acıttım galıba özürdilerim.ezo.önemli deel ezo.elini tutar canı acımıştır ama bellietmemeye çalışır.ama kadim anlar canının acıdığını ezo nun elini tutar bidaha seni hiç incitmiceğim ezo söz veriyorum.

canlarım devamını yazayım dedim biraz acele oldu ama hoş görün yazı hatalarından dolayı özür dilerim sizler en iyisine layıksınıbye

h23
30-10-07, 18:37
fragmanla alakası yok sadece icimden geldi paylasmak istedim umarım begenirsiniz

eylul: kimo
kadim: ben kadim
eylul: hoş geldiniz kadim bey,
elcin: kimmiş eylul,
eylul: nedim bey, aman kadim bey der utanır
kadim iceri girer kutsal usta ezo elcin annesi ve eylul sımsıcak bi ortam utana sıkıla girer, icindeki sıkıntıya bi cozum buamamıs atmıstır kendini buraya
kadim: herkese iyi aksamlar, oo elcin anne gittigin mahallede topluyon herkesi bak yalnız kalmamıssın
elcin: sagolsunlar oyleler kutsal bey cok destek oldu
kadim: guzel aa o da ne kutsal usta elcin anne tavla mı oynuyorsunuz
kutsal usta: seyy evet kadim bey elcin hanım da ben de cok severiz tavlayı
kadim: ezo sen ne yapıyorsun
ezo: hos gelmişsiniz kadim bey eylul liseden hatırladıklarıyla yardımcı oluyor sagolsun, size cay getireyim
kadim: yoo lutfen zahmet etme ben alırım der bardagnı doldurur,
elcin annesine bakar kutsal ustayla kıskanmaya baslar ezo da pek kulak asmadı kadim bey bişey yapmalı ama ne
kadim: seyy ee turnuva yapsak ya madem
elcin: aa cok guzel olur o zmn kutsal ustayla oynadıgımız macın galibi senle oynasın kadim oglum olur mu ha ?
kadim: seyy olur tabi olur bi-icinden ya ezoyu da katmak lazım ama nasıl diye dusunur
kadim: elcin anne 4lü turnuva daha yi olmaz mı, 2 grup olusturalım o ikililerin galibi de kendi aralarında mac yapsınlar sampıyonlarda oyle olur hep,
kutsal usta: kızım eylul gel bakalım 4.ol
kadim sinir krizi gecirmek uzeredir neden planları hep tutmaz,neyseki Eylül rahatlatır
eylul:baba ben pek sevmiyorum oynamayı ezo oynasın seni 5-0 yendi diye mi onu cagırmıyorsun
hepsi gülüşürler,
kadim fırsat bu fırsat diye dusunur hemen atlar
kadim: 5-0 ha? sana bişey ogretilmiyo masallah ama beni yenebilecegini sanmıyorum der ezonun adeta damarına basar,
ezo: yok kadim bey sizinle mac yapmiyam ben aman Allah korusun,
kutsal usta: kadim bey sizle ben, ezoyla da elcin hanım oynasınlar galipleri de kendi aralarında mac yapsın dediginiz gibi,
kadim hay allah der icinden ya ezo yener kendi yenilirse ne yapıp edip ezoyla finale kalmalı diye dusunur
kadim: şeyy peki oynayalım kutsal ustam der macı kadim kazanır, sıra bayanlara gelmiştir,
ezo elcin hanım macında kadim ezonun her iyi sonucunda yuzunde koca bi gulumseme olusur,
elcin: oglum sen kimden yanasın bakayım
kadim:seyy elcin anne ezonun kutsal ustadan sonra seni de yenecek olması komik geldi
ezo: niye komikmiş kadim bey olamaz mı
kadim: yoo sana cabuk ogrenen bri oldugunu soylemiştim, neyse rakibimin kimin olacagı su anda merak ettigim
ezo: neyse iyi olan kazansın kadim bey der ve macı kazanır,
kadimin tum aksam boyunca kurdugu planlar tutmustu ezo-kadim karsı karsıyaydı,
kadim zarın tekini alır dierini ezoya uzatır,
ezo: bu ne kadim bey tek zar
kadim: bildigini sanıyordum tavlayı buyuk olan baslıyacak
ezo:iyi işte siz benden buyuksuz siz atın direk,
kadim: bana yaşlı mı demek istedin,
bu arada elcin anne-kutsal usta saskın bakıslarla kadim-ezo ikilisini izlerler
elcin anne: aaa cocuklar daha maca baslamadan boyle kavga ettiniz,
kadim: neyse at hadi
ezo: yok kadim bey siz baslayın
kadim: off ezo atacagız hangimiz daha buyugunuz atarsak o baslıyacak inatcılık etme hadi
ezo: eyi madem der atar 6 gelir-ezo gulmeye baslar,
kadim:ne guluyon bendeki zarda da 6 sayısı var, ha bu arada nesine oynuyoruz
ezo: nasıl yani
kadim: canım bosuna oynamıyoruz ya yemegine oynayalım mı, kim yenilirse gelecek haftaki pazar yemegini o yapacak
ezo: iyi de kadim bey ben o yemege katılmim ki
kadim:iyi işte katılman icin bi sebep olur bi haftasonu da doktor arkadasını gormezsin,
ezo:eyi madem sizin yemeginizi yemek de varmıs
kadim: hımm iddialısın yani,
ezo: hee kendime guvenim suc mu
kadim:yoo cok guzel bişey der atar kadimin de 6 tutar
elcin: ooo cok zor bi mac bekliyo galiba
kutsal: finale yarısır bi mac elcin hanım der ve gulusurler
mac oynanır mac boyunca da sadece zarlarla değil dille de yarısır dururlar
ve iki macın galibi de ezo olur,
ezo: ee kadim bey mavi dosyanızdan bi mnü secelim mi bari der ve güler
kadim: o dosya hanım misafrlerim icin ii madem oyle olsun der ve bi sonraki pazar gunu icin sozlesilir kadim ayrılır,
otelin yolunu tutar icinde ise buyuk bi burukluk vardı sıcacık bi aile ortamını ne kdr da ozlemiştir..

masum kiz
30-10-07, 19:04
kadim bu olanlar karsisinda yikilmistir adeta ...kendini bu sehirden uzaklastirmak icin osman abiye izin vererek delice sürer arabasini...nereye ,kimlerden kactigini bilmeden ihanetlerin, acilarin kol gezdigi bu sehirden olabildigince uzaklara yol alir kadim......
arabasini sürerken aklina debby'le gecirdigi saatler aklina gelir...daha bir saat önce onunla güzel vakit geciren onun resmini ceken ondan ayrilmak istemeyen bu tatli kizla artik o zamanlari yasayamayacak olmasi onu daha da derinden etkiler..
kadim oysa ne kadar cok alismistir debby'e ...kendinden bir parca gibiydi debby...yasayamadigi cocukluguydu..ona aile özlemini , babaligi tattiran tek varlikti .. masumiyetin saf yüzüydü debby..
ama her güzel seyin sonu gibi buda bir tatli ani olarak son buluyordu ..ama kadim icin buna alismak zordu... icinde azda olsa bir ümitle onun hep yaninda olacaginin sözünü verirken simdi bu duruma caresizce kabullenmek onun icin cok aciydi...

basi agridigi icin üzülen bunu gidermek icin kadime o kücücük elleriyle ovan, ona... kedim...diye seslenen bu kiz artik hic bir zaman onun yaninda olamayacakti...digerleri gibi oda elinden kayip gitmisti cünkü ...
bunu düsündükce araba daha da cok hizlandi .. ona acilar yasatan bu sehirin bogucu havasindan uzaklasmak tek istegiydi artik....

ama nereye gittigini bilmeden sürüyordu arabasini ...tenhalara ...herkesten uzak kalabilecek issiz bir yer neresi diye düsünürken aklina kendini dinlendirdigi o ciftlik evi geldi aklina ......
uzunca bir süre kalirim diyordu kendi kendine ...nasilsa geri döndügümde hersey yine eskisi gibi olacak ve ben yine kendi yanlizligimla yasayacagim ...

ama bilmiyordu ki onunla ayni duygulari yasayan biri daha vardi ..ezo...
kadim bicare yol alirken herseyin yolunda gittigini sanan ezo herseyden habersiz evde debby'nin gelecegi zamani bekler...
dakikalari saydigi an osman abinin gelip söyledigi bir söz onuda cok derinden sarsar...tipki ahmet bebede oldugu gibi debby'de gidecektir artik...varligini alistigi bu kizdan ayrilmak kadim kadar kendisinide perisan eder ama alisiktir ezo...alismanin ona ne derece üzüntü getirdigini ögrenmistir artik..kendini buna hazirlamis ve kabullenmeyi ögrenmistir...
elcin anne cok iyi tanidigi ,icini okudugu kadimin bu haber üzerine cok yikildigini düsünerek ezoya kadimi bulmasini ister...
ezo elcin annenin bu tavrina anlam veremez ilk baslarda ama elcin anne kisaca gecmisini anlattigi kadimin debby olayiyla hayata daha da küsecegini düsünerek tedirgin olmustur bile...

kadimin nerede olacagini elcin anneden ögrenen ezo hemen oraya dogru yola cikar...sert görünümün altinda yufka yürekli merhametli ,duygusal bir adamin var oldugunu bilmek ezoyu daha da kararli yapar...ezo kadimi teselli etmenin zor olmayacagini bir sekilde ona moral vermenin kadime iyi gelecegini düsünür...

ve o ciftlik evine gelmistir artik ezo...... bir ürperti almistir ezoyu...tahmin edemedigi kadar bu denli büyük bir ev beklemiyordur...aksamin karanliginda soguk bir o kadar da kasvetli gibi görünen bu evin icinde kadimin oldugunu bilmek bir parca icini rahatlatir ezonun...yavas adimlarla evin kapisini calar...

bitkin olan kadim burada hic kimseler tarafindan rahatsiz edilmeyecegini düsünürken hic beklemedigi ummadigi bir anda ezoyu görmenin saskinligini yasar...

kadim daha yeni arkadasligini istedigi bu kadinin ona yardimci olmak istemesine sevinsede yanliz kalmak istedigini söyleyerek ona geri dönmesini söyler ama ezodur bu kolay kolay gitmeye niyeti yoktur...
bir süre disarda bekleyen ezoyu daha fazla sogukta tutmak istemeyen kadim onu iceriye alir...
kadimin konusmaya mecali yokken simdi ezoyla tartismaya hic mi hic niyeti yoktur...
sessizce koltuga cöker kadim.. yilllarin ona yasattigi bütün acilar bir anda bir yük gibi üstündedir yorgun ve bitap bir haldedir....
ezo ise basta ne yapacagini bilmez bir vaziyette göz ucuyla kadime bakmakta onun ne sekilde bir tepki verecegini merak etmektedir...

bir süre onu o sekilde seyreden ezo dayanamaz artik...kadime debby'den bahsetse bu daha da yarasini kanatmak olur diye düsünür ...

ezo-eviniz güzelmis..
kadim sadece gözlerini bir yere odaklamis bir sekilde ezonun söylediklerini dinlemektedir..tepki vermez..
ezo- havalarda sogudu artik..malum sonbahar geldi..
kadim kafasini sallar...
kadim-..sonbahar.......yaz'i hic yasamamis biri icin bir önemi yok bence..
ezo-sey ocagi yaksam üsüyeceksiniz böyle..
kadim-..bu soguklara aliskinim ....hem sen niye geldin ezo...sana kim söyledi benim burada oldugumu..?.

ezo-kim söylediyse söyledi kadim bey...yardima ihtiyaciniz olur deye geldim iste..
kadim-kimse senden yardim falan istemedi..hem gördügün gibi yardima ihtiyacim falanda yok.....
ezo- var...birakin acilarinizi azda olsa dindirmeye yardim edeyim....

kadimin yüzünde alayci bir gülümseme belirir ezoya karsi...

kadim-sen acinin, aciyla büyümenin ne demek oldugunu bilirmisin ezo....?.
ezo-niye böyle dediniz simdi kadim bey... bu dünyada aci herkes icin var benim icinde öyle tabii..
kadim- kimsenin benim kadar cok aci cektigini sanmiyorum......senin bile..

duydugu bu sözler ezonun kalbini delip gecer adeta ..kendi yasadigi zorlu hayati hakkinda hic bir fikri olmayan kadimin bu sarfettigi bu sözler karsisinda yikilmistir ezo..hemde acilarin en kötülerini yasamisti üstelik.bilmeden icini acitan kadime cektigi acilari anlatarak onun kadar kendisininde bu hayattan darbe yemis biri oldugunu kadimin yüzüne vurmaya kararliydi ezo....

ezo-aciyi bana anlatmayin kadim bey.. dünya bir tek sizin etrafinizda dönmiyi...
bende sizin gibi annesiz babasiz büyümenin zorlugunu bilirim...sevdigin insanin sana aci cektirmesini ,ugruna deger verdigin cabaladigin onca seylerin elinden kayip gitmesinin ne demek oldugunu cok iyi bilirim hemde..

kadim-ya ihanet ezo !! onuda bilirmisin o9nuda yasadin mi benim gibi?
kadim her konustugunda ezonun kabuk baglayan yarasi daha da depresiyordu...kadimin her sözü bir darbe niteligindeydi adeta..

ezo- !! evet hemde en kötüsünü yasadim...
kadim-öyle mi?

ezo-sevdigimle bir ömür gecirmeyi hayal ederken onun apansiz gidisiyle yikilirsin ama o bir gün baska bir kadinla cikip gelir. bunun ne denli aci oldugunu siz bilemezsiniz kadim bey ama yapacak birsey yoktur artik ..sen her gece yanliz yatarken onun o kadinla beraber uyudugunu bilerek her gece kahrolursun..
ama herseye ragmen acilarini icine atip ona olan sevginden onunla istanbula yeni bir hayat icin gelirsin ama birde bakmissin ki sevgin bir paraya degisilmis ve satilmissindir..
..simdi siz söyleyin kadim bey hangisi daha aci...

kadim hic beklemedigi bu sözler karsisinda ne diyecegini bilemez...karsisinda ki kadinin kendisi kadar hatta daha fazla acilar cektigini düsünerek ona karsi kendini kötü hissetmistir..yasadiklarina göre ne büyük bir kadin oldugunu düsünür o an ..mahcuptur kadim..yaptigi hatayi bir sekilde telafi etmek ister...
ezo ise bütün öfkesini kadime kusarak gitmeye hazirlanirken kadimin müdahalesiyle karsilasir...kolundan tutmusutr kadim..yalvaran gözlerle bakmaktadir ezoya...ama ezo damari basilmis bir vahsi kedi gibi icindeki zehirini akittigi kadimden uzaklasmak ister..

kadim-özür dilerim ....
ezo-bosuna gelmisim buraya ....yardima ihtiyaciniz yok besbelli..
kadim-ben bilemezdim..
ezo-..hayatta tek aci cekenin siz olmadiginizi ögrendiniz iste simdi mutlusunuzdur umarim..

bogusmadan sonra kadim gitmemesi icin ezonun bileklerinden tutmustur kisa süreli cekismenin ardindan gözler bulusur ikisinin bir anda...öfkeli ve üzüntülü olan bakislarin yerini artik tutkulu bakislar almistir....
ezo kadimin tuttugu aciyan bilegini bakar önce sonra tekrar kadime cevirir gözlerini...ezonun öfkesi gecmemistir hala

ezo-canimi acitiyorsunuz kadim bey...
kadim farkinda olmadan ezonun tuttugu bilegi birakir ama icindeki aci gözlerinden de okunmaktadir..
kadim-o zaman beni anlarsin....nolur yanimda kal ezo...

ezo-bende bunun icin gelmistim kadim bey ama siz
kadim-biliyorum kendi canim yandigi icin seninde canini yakmak istedim..
ezo- bunu konuda da üstünüze yok zaten
kadim-kusura bakma...debby'nin gidecegini duydugumdan beri cok kötüyüm..

ezo- tamam iste bir arkadasiniz olarak birakin size yardim edeyim.....
kadim-arkadas!! kulaga ne hos geliyor oysa .. ......
ezo-..hem ne bu böyle soguk bir evde sessiz ölümü bekler gibi durisiniz...
kadim- yasayan bir ölüyüm zaten ezo..yillar sonra bana ilk kez biri yasadigimi hissettirmisti ama simdi onun gidisiyle yine ayni eski ben olacagim..

ezo-karamsar olmak size birsey kazandirmaz kadim bey...bende ilk duydugumda cok üzüldüm ama hayat herseye ragmen devam edior...
kadim-.. hayat öyle mi!!.. devamli olarak sana ihanet edildigini bilerek yasanan bir hayat sence ne kadar degerli söylermisin ezo...her an arkandan bicaklanmanin ,yarin acaba nolucak diye süphelerle gecen zamanlarin, ne kiymeti var ...
ezo- haklisiniz kadim bey.dicek birseyim yok ama yinede icinizde hayata dair bir seylere karsi hep yeserecek ümitler koymalisiniz ki tutsun...
kadim-bu hayatta tutunacagim biri gitti zaten ..baska kim onun yerini doldurabilir ki ?
ezo-üzülmeyin ..ben varim..
bir anda kadimin gözleri agzindan birden cikan bu sözlerin sahibine ezoya cevrilir ..ezoda aniden söyledigi bu söz üzerine utanmistir..bu sözü nasil söyledigine kendisine sasirir ve düzeltmek istercesine kekeleyerek konusmaya baslar..
ezo-...sey...yani biz variz dicektim yani elcin ablam , sizi seven kutsal ustalar var . ..sizi sevenleriniz sayesinde bu günleride atlatacaksiniz...ben biliyim..
kadim-ayni sey degil ki ezo..benim beklentilerim cok farkliydi ve debby'le buna cok yaklasmistim..o bana bir aile olabilmek ugruna yasanacak bir hayat adina cok sey vermisti ama simdi onun gitmesiyle tekrar hersey basa döndü..

ezo-ben en iyisi size sicak birseyler hazirlayayim ..kendinize gelirsiniz.. .

ezo mutfakta zar zor buldugu malzemelrden sonra yaptigi sicak corbayi kadime getirmek icin geri geldiginde kadimi koltuga uzanmis bir halde bulur..üsüyen kadimin üstüne bir örtü örtüp ona seyretmeye koyulur..
ilk tanistiklari zamandan bu yana baslarda gecimsiz mendebur dedigi bu adamin simdi ne kadar sevilesi ,sefkatli bir adam oldugunu düsündükce ve onu tanimis olmanin mutluluguyla yüzünde bir gülümseme belirir ezonun.. kendi icinde kadime karsi engel olamadigi bir merak vardir...
uyudugu zamanki her anini kadimi bakmakla geciren ezo bu ilginin bir merhamet belirtisimi yoksa adini koyamadigi bir sevgi kipirtisi mi oldugunu bilmeden kendini ona yardim etmeye adar..
ve elcin annenin söyledikleri dolanir kafasinda ...kadimin gecmisiyle ilgili az cok bildikleri kadimin bir kadini cok sevmis olabilecegi düsüncesi tarifi imkansiz kiskancliklar dogurmustur bile icinde..

gece ezonun kadimin basinda öylece beklemekle gecer..ilk uyanan kadim ezonun sandalyede uyudugunu ve onun kendi basinda bekledigini görmesi kadimi mutlu etmeye yetmistir...cünkü ezonun dün aksam söyledigi bir itiraf gibi olan o sözünden sonra kadim düne nazaran daha mutludur artik... hayata ve hatta aska dair hep yeserecek bir ümidi tasimanin sevinci icinde.......

ezo-kadim
30-10-07, 19:43
Kadim ezodan geri dönmesini isteyince zaten hic istemeden yaptigi bir seyin tamda telafisi mümkünken peki der Ezo ,tam bu sirada otelden o korkunc haber gelir ayrilik vaktidir zaten her güzel seyin sonunda hep hüzünler vardir Debbie kiz gidiyordur ,gidiyordur gitmesinede Kadim cocuklugunun en karanlik günlerini Debbinin varligiyla kapatmaya calistigini kendisine bile itiraf edemez ona sanki annesiymis gibi ilgilenmesinin altinda yatan gercegin annesine olan özlemden kaynaklandigini,olanca sevgisini ona verirken sevgilere ne kadar ac oldugunun farkinda degildir neyse Debbienin gidisi onunda cocuk tarafinin yikilmasina neden olur enkaz altindan oysaki yeni cikmaya baslamisti ne güzel Ezoda dönecekti degmeyin keyfine .Ama iste hayat bu olanca sikintisiyla cocuklugunun gectigi belli bir yasa kadar en mutlu oldugu sonraysa kabuslar evine gelir,belki bir yüzlesme belkide sorularina cevap aramak icindir bu kacis Ezo kadimin telefonuna ulasamaz zaten durumu ögrenincede Kadim beyi cok merak eder ne yapar eder Elcin anneden adresi alir eve geldiginde Kadim bey onu görmek istemedigini söyler o keci inadiyla direnir gece yarisina kadar kapida bekler,Kadim Bey dayanamayip iceri alir sonra baslarlar muhabbete Kadim bey orali degildir anlatmaya ama Ezo olanlari az bucuk ögrenmistir Elcin anneden,Gadim Bey size hak veriyorum yasadiklariniz kolay degil ama benim hayatimda sizinkinden farkli degildir der,Kadim yok canim sen benim yasadiklarimi nerden bilebilirsin cok kötü günler gecirdim der ,EZO olanca gücüyle ayaga kalkar sen benim ne yasadigimi biliyormusun der:Kadim karsisinda yarali bir Ceylan görür yok nerden bileyim der o zaman dinleyin beni ben cok sevdim Gadim Bey hemde cok Ömer yani kocam benim bu kadar sevgime karsilik olarak ne yapti cocugum olmuyor diye gidip baskasiyla evlendi zaten yalniz bsima oldugum su dünyada bir darbede canimdan cok sevdigim kocamdan oldum tek basina hemde Antepte kadin olmak nedir bilirmisiniz yok nerden bilecen sen hep varlik icindeydin,sonra tek basima bir mücadele doktor Emre bey ben tam düsmek üzereyken beni tutan ve hayata baglayan tek insan onu kiskanmaniza gerek yok o benin kardesim gibidir der.Kadimde banane canim kimse kim kiskanclik krizi tutarda belli etmez mendebur belli etsene ne olur sanki,yani senin anlayacagin Gadim bey hayat sadece seninle eglenmedi benimlede eglendi,ama her seye ragmen mevsimler nasil akip gidiyorsa aynen bizimde kisin arkasindan gelinlik giymis tac takmis bahar gibi olmamaiz gerek yoksa nasil olur böyle hayat gecmez der,Kadim karsisinda kendi gibi kanadi kirik bir güvercin bulur bu yüzden sana olan yakinligim belkide bu yüzden der.Sabah olur bak Gadim Bey bana sadece Kadim de Ezo olur Gadim bey aman Gadim ise agac dikerek baslayalim bahar geldiginde nazli bir gelin edasiyla dolasan ici civil civil bir agacimiz olsun tamam öyleyse basla kazmaya,benmi yok ben tabiki sen,Kadim cukuru kazar ve agaci diker umut tohumlarinida beraberinde dikmistir oraya,aksam oldugunda Kadim hastalanir tabi dagin basi incecik gömlek terledi narinim hastalandi sabaha kadar basinda oturan Ezo Kadimi seyretmekten kendini alamadi sabah oldugunda Ezo Kadime böyle gitmez senin icini kut kemirecegine git kardesinle yüzles ve bu beladan kurtul der tam o sirada Nedim hafta sonu kacamagi icin eski evlerine gelirler bakarki abisi ve kovdugu Ezo karsisindadir kiz arkadasida Kadimin eski kirintilarindan galiba kizda sok olur beklemiyordur böyle bir seyi dagin basinda gel sen kör talih vahvah.Artik Nedimle Kadim yüzlesirler olanca kinini kusmaya baslar Nedim abisine yok seni daha el üstünde tuttular,yok babam sana bütün yetkilerini verdi her seyin en iyisine sen sahip oldun ama bende senden intikamimi aci aldim senin nisanlin la beraber olarak der,Kadim lanet olsun size ben bunlari zaten biliyordu beni aptalmi sandiniz siz ama ne yapabilirdim sen benim kardesimsin her seye ragmen annemin ve babamin emanetiydin ben senden asla vazgecmedim Nedim ama sen beni bir cirpida yok etmek icin hep tetikte durdun sana olan sevgimi hic anlamadim oysaki ben sana annemin veremedigi o sevgiyi sana vermek icin hep cabaladim kiskancliktan ayrilip benim sana olan sevgimi azicik görebilseydin keske ,bu kadarmi kördü gözlerin yaziklar olsun sana yaziklar yinede kizamiyorum sana biliyormusun bu kadar canimi acitmana ragmen.Ezo Kadimin üzülmesine fazla dayanamaz ve Kadimi elinden tuttugu gibi eve getirir ona mutfakta harikalar yaratir Antep mutfaginin yuvalamasindan yapar cok özel bir yemektir sifa niyetine yedirir Ezo cabucak iyilesmesini ve isinin basina dönmesini ister Ezo cünkü ona herkesin ihtiyaci oldugunu söyler tabiki Benimde der.Birbirlerini anlamaya baslayan Ezo -Kadim cok iyi bir dost sirdas olurlar ve arkasindan ASK gelecek insaallah benden bu kadar umarim begenirsiniz
Evet ertesi gün Nedim yilan süreyyayla bulusur planlarda olumsuz bir gelisme var tatlim a meraklandirma beni söyle hadi der süreyya abim sanki olan bitenden haberdar gibi bana isi devretti ben simdi ne yapacagim olanca gücümü oysa isi batirmak icin kullanmistim oysa simdi toparlamak cok zor olacak bakarmisin yaptigimiz tuzak nasilda ayagimiza dolandi der ,a canim SIKMA canini düsündügün seyede bak baska planlar yapariz ,yok süreyya ben abimle yüzlestim benim neler yaptigimin farkinda ben artik bu oyunu oynamak istemiyorum ,senin basina tasmi düstü yok öyle Nedim efendi batacaksakta birlikte batacagiz hem ben seni cok seviyorum der (sisarilinca yilan bakislarini ortaya koyar)bizim saf oglan inanir tabi .Kadim daha gecenin etkisinden kurtulamaz ezoyla yasadiklari cok özel seylerdir icini yoklar bir söyle benim ona olan alakam ne yönde benim neyim bu der sorgular kendini askin alevlendiginin o da farkindadir yillar sonra gelen bu duygular Kadimi heyecanlandirir ,telefona sarilir Ezo sey isin yoksa seninle söyle bir dolasabilirmiyiz der Ezoda ne zaman teklif gelecek diye beklerken calan telefon onunda yüreginde carpintilar yaratir olur Gadim Bey hani anlasmistik sey Gadim ,oldu simdi .Ezo en güzel kiyafetlerini giyer ve kadim beyi bekler a Osman abiyi bekliyordum yok canim ona izin verdim bu günü sadece ikimize ayiralim dedim Ezo hafiften kizarir ,yemek yemeye nereye gidelim aman gadim benim rahat edecegim bir yer olsun der Ezo tabi sorun degil,onu sade ama *** bir balikci restorantina getirir yemekten sonra a aklimda birsey vardi gidelim hadi ,nereye Gadim soru sormak yok gel benimle ,a burasi oyuncakci dükkani Debbiede yok niye geldikki buraya bak Ezo aslinda ben sana ogün bir hediye almistim ama sana veremedin izin verirsen sana bir oyuncak ayi almak istiyorun ,sen bilirsin aslinda hic gerek yoktu ama tesekkür.Ezoyu aksam evine birakir kadim otele dönerken o kadar heyecanlidirki ne kadarda özlemistir bu duygulari ,dogru insani buldugunada emindir artik ,Ezo ise kucaginda kocaman bir ayiyla icari girer bismillahirrahmanirrahim der Elcin abla bu ne Ezo Gadim beyin hediyesi Elcin muzip bir sekilde güler hayirli olsun ,Ezo odasina cekilir onca yasadiklarindan sonra sarayinin kapilari kapaliyken hemde kilitler vurmusken üstüne ,kapilarini ardina kadar acan SOVALYE Kadim beyi düsünür insaallah dogru yapiyorsundur Ezo der,sakin kendini kaptirma kizim davul bilem dengi dengine aman bosver düsünmek istemiyorum ,tam yatacakken calan telefonu aceleyle acar Gadim yok ben Emre afedersin doktor seni bizim Gadim Bey zannettimde yok Ezo ne kusuru iki gündür yoksunda merek ettim eyiyim ben sey Gadim Beyleydim biraz hastaydida ya öylemi gecmis olsun simdi iyimi?cok iyi merak etmeyin turp gibim valla ,sevindim.Ezo bak Kadim Beyden uzak dur biliyorum senin duygularin baska türlü ama yinede dikkat et tamam doktor sen beni merak etme ben kendimi korurum iyi aksamlar doktor tamam sanada.Sabahi zor eder Kadim telefona sarilir Ezo sey nasilsin iyimisin aksam rahat uyudunmu ,hemde nasil cok yorulmusum deliksiz uyudum sey ise gelcekmisin kovulmadiysam tabiki niye gelmeyim baska gelirim yok benim biliyorsun ,tamam o zaman görüsürüz ,tamam.Ezo otele gelir Kadim meraktan catlayacaktir kapida bekler Ezo onu görünce sasirir birseymi vardi Gadim Bey yok Ezo yalnizca seni görmeyi arzu ettim su meshur yemeklerinden yapsana ama iki kisilik servis olsun yemege misafirinizmi var evet tamam herhal,yemegi yapip yukari cikarir odanin kapisi hafif araliklidir Gadim Bey ,gelsene ezo tamam iceri giren Ezo sooook olur icerisi kirmizi güllerle donatilmis odanin kapisini aralar gözlerine inanamaz cok özel biri galiba der Ezo oysaki iki gündür yasananlar neydi ozaman,gözleri dolar Kadim olanca sikligiyla karsisina dikilir ne o :o güzel gözlerdeki yaslar neden yok bisey Gadim bey hani sadece Kadim diyecektin tamam Gadim burayi cok özel biri icin yaptim ,öyleyse ben gidiyim size afiyet olsun der arkasini dönüp giderken Kadim olanca sevecen ligiyle Ezoyu kolundan yakalar o ÖZEL INSAN SENSIN EZO benmi?

rozi
01-11-07, 15:42
Kadim sikica tutar Ezo nun kollarını sölediği sözlerden çok pişman olmuştur, ama kalbi param parça olan Ezo nun gözyaşlarını dındırecek hiç bir şey yapamaz, ne söyliyceğini bilemez o kadar acı çekmek tedirki .Ezo.bırakın beni Kadim bey bun dan sonra ne arkadaşınızım nede çalışanınız ne yaparsanız yapın ömrümce affetmicem sizi .Ezo nun bu sözleri oylesine yakarki Kadimin içini, çaresiz bırakır Ezo yu .ezo göz yaşlarıyla çıkar odadan Kadim ezo nun gidişini öylece izler, sanki bu onu son görüşü gibi gelir Kadime çaresizce yığılır yere herşey bitmiştir kadim için, onu hayata bağlayan tek kişiyi anlamsız bir kiskançlık yüzünden kaybetmiştir bunun dönüşü yoktur artık.
Ezo ağlayarak asansöre biner tam o sırada hiç görmek istemediği biri çıkar karşısına nedim ezo nun ağladığını görün ce meraklanır ezo Kadimin odasın dan gelmektedir hemen merakla kadimin odasına gider kadim sanki dünya başına yıkılmış gibidir nedim gelmek için çok yanliş bir zaman şeçmiştir çünkü kadim artık içindeki zehiri akıtmaya hazırdır nedim den hem berrak ın hem otelin hemde ezo nun acısını çok fena çıkaracaktır.

Nedim.hayırdır abi ezo yu ağlarken gördüm mükemmel dostluğunuz bittimi yoksa .kadim öfkeyle nedime bakar sert bir ifadeyle cevap verir dişarı çık nedim .
Nedim. Abisinin yüzüne bakar kadim geçekten çok siniirlidir anlamadım neden dişarı çıkmamı istiyorsun ben seni merak ettim yok sa ezo sana benim hakkımda birşeyeler söyledi nedim belli etmemeye çalişsada çok korkmuştur ezo herşeyi anlattı diye düşünür.kadim senin hakkında ne söyleye bilirki ..nedim.bak abi ezo ya güvenmeni anlıyorum ama o sandığın gibi temiz biri değil tek amacı sana yaranmak oda diyer insanlar gibi senin paranın peşinde.Nedimin bu sözleri adeta çıldırtır Kadimi nedimin üzerine yürür yakasından tutar ve .ona en güzel cevabı verır.kadim.sen ezo ya ahlak dersi verecek en son kişisin nedim bir daha sakın ezo nun adını ağzına alma .Nedim.sana ne söyledi bilmiyorum abi ama ne dediyse yalan bana inanmayıp yanında çalişan bir işçi parçasına mi inanacak sın .Kadim daha fazla tutamaz kendini gözünden bile sakındığı kimselere ezdirmediği kardeşinin hayla yüzüne baka baka yalan söylüyordur Kadim nedimin yüzüne çok sert bir yumruk atar nedim yere yığılır inanamaz abisinin ona vurduğuna neden der kadime bunu hakedecek ne yaptım .Kadim hayatın da ilkkez vurmuştur nedime onun içi nedimden daha çok acımakdar .Kadim. sen beni sırtımdan vurdun nedim bana ihanet ettin önce sevdiğim kadını aldın elimden onu sevdiğimi bile bile onunla beraber oldun sora bunun lada yetinmedin süreyyayla birlik olup oteli almaya çalıştın ve hep sana güvenmediğim için beni şuçladın şimdi sen söyle nedim yerimde olsan sen ne yapardın .nedim abisinden duyduğu bu sözlere inanamaz kadim her şeyi biliyordur çaresızce susar ve utanç la başını yere eyer artık abisinin yüzüne bakaca gücü yoktur.Kadim sanki bir enkaz gibidir her şey bitmiştir onun için artık ne ezo vardı hayatında nede kardeşi .nedimin yanından ayrılır ve dışarı çıkar .karşısında kutsal ustayı bulur buyur usta birşeymi vardı.kutsal.usta şaşırış kadim hiç iyi görün müyordur ne diyceğini bilemez .şey kadim bey ben ezo az önce işi bıraktı çok kötü görünüyordu acaba ne olduğunu biliyormusunuz diye merak ettim.kadim hiç bir şey diyemez ezo nun son sözleri yankılanır acısına acı katan o sözleri kutsal ustaya bakar ve kendine dikkat et ustam der ve oteleden ayrılır .kapıda onu Osman beklemektedir anaktarı ister Osman abi vermek istemez kötü bir şey olduğu Kadimin her halinde bellidır.Kadim.lütfen Osman abi ver anaktarı korkma ben iyim .Osman kadimin kararlı tavrı karşısında çaresiz verir anaktarı .Osman.ama bir şartla kadim bey bende size eşlik edicem.Kadim arabaya biner ve hızla uzaklaşır otelden .Osman abi dikkatle kadimi izlemektedir onu hiç böyle görmemiştir kadim arabayı durdurur .daha fazla dayanamaz bu kadar ağır yüke .ağlamaya başlar öylesıne ağlarki osman abi çarasız ce izler kadimi o kacaman kadim bey yıkılmıştır sanki osman tutmaz kendini sarılır kadime onu teselli etmeye çalışır .kadimin saçlarını okşar merak etme olum hepsı geçecek sen çok güçlü bir çocuksun .kadim in o güzel gözleri adeta çalayan gibi akmaktadır.herşeye dayanmiş hayata karşı direnmişdir ama gücü bitmiştir artık sıkıca sarılır osman abisine babasına sarılır gibi artık ondan başka kimsesi yoktur.


canlarım yazarken çok duygulandım umarım bu duyguyu sizde hisedersiniz:sad53:

Kadim içindeki acıdan azda olsa kurtulur ama kendini okadar yalnız hısetmektedir ki çarazizce düşüncelere dalar hep gözünün önüne ezo gelir nasıl afettirecektir kendini aklını kurcalar bu sorular osman hayla yanındadır az onceki kadimin içinde kopan fırtınaların sebebini merak etmektedir kadim öylesine güçlüdür ki onun gözünde. ne babasının nede nişanlısını ölümünde ağlamayan tüm bu acılara katlanan kadimi bu hale ne getirmiştir bunu düşünür ve endişesi dahada artar ikisi arasındaki bu sessizliği kadim bozar

Kadim:osman abi seni eve bırakayım ben ordan elçin anneme gideceğim
Osman:arabayı ben kulansam kadim bey tabi sizin için bir sakıncası yoksa osman kadimi yalnız bırakmak istemez elçin anneye gideceğinden emin olmak ister
Kadim:merak etme osman abi şimdi iyiyim sadece biraz yalnızkalmaya iktiyacım var.
Osman: kadim çok kararlıdır çaresiz kabul eder
Ezo:otelden ayrıldiktın sonra taksiye biner ama nereye gideceğini bilemez elçin ablaya gidemez onu böyle görürse çok üzülür ve nedenini öğrenmek ister aklına emre gelir onu anlayabilecek tek arkadaşı odur, emre ezo yu karşısında görünce çok şaşırır ezo hiç iyi değildir.
Emre:ezo ne bu halin birine bişeymi oldu ezo sessiz ce ağlamaya başlar daha fazla tutamaz kendini ağlayarak sarılır emreye emre ne yapacağını bilemez teselli etmeye çalışır ezo yu hiç bu kadar çarasiz gormemiştir onu, ezo emre ye arkadaş gibi sarılır ama ezo emrenin gözünde sevdiği kadın dır ve onu böylesıne üzen herkimse büyük bür düşman kazanmıştır.
Ezo:kendine gelir kusura bakmayasın doktor seni kendime yakın gördümden sarıldım beni bi sen anlisin
Emre:ezo neoldu anlatacakmısın ezo gözyaşlarını siler cevap vermez emreye tamam ben anladım nedim bey dimi yine kalbini kıracak bir şey söyledi nedeni bu hemen gidip dersini vereceğim ona çok oldu artık seni böyle üzmeye hakkı yok
Ezo:sakin ol doktur valla nedim beyin bi suçu yok hem saten ben işi bıraktım gitmicem bi daha otele
Emre:dahada şaşırır nasıl yanı işten neden ayrıldın nedim bey değilse bu halinin sebebi ne peki emre biraz durur ve kadim bey değilmi ezo gözlerini emreden kaçırarak cevap verir
Ezo: yok kadim beyle bi sorun olmadı aramızda anlaşamadım bıraktım işi hem bilin aksi adam sağı solu belli olmi en iyisi başka bir iş bulmak
Emre: bu söylediklerine inanmamımı bekliyorsun ezo sen kadim beye bir şey olacak diye kendini perişan ettin onu ne kadar düşündüğünü biliyorum ama beliki seni çok kırmış adını duyunca bile gözlerin doluyo emre kadime çok kızgındır dün evde olanlar gelir aklına ve kadimin bununla ilgili ezo yu üzdüğünü düşünür. ezo daha fazla konuşmaz emre de ezo nun uzerine gitmez ve onu neşelendirmek için konuyu değiştirir ama aklı kadimdedir ne yapıp ne edip kadim ve ezo arasında olanları örenmeye kararlıdır.

Kadim:saatlerce dolaşır yollarda sonra ezo yu da görme umuduyla elçin anneye gider kapıya kadar gelir ama bekler acaba kapıyı ezo mu açacaktır onu görürse ne diycek nasıl tepki verecek kadim herşeyi göze alır ezo yu o kadar merak etmektedir ki sessizce kapıyı çalar içerden elçin annenin sesi gelir kim o
Kadim:benim elçin anne
Elçin:kapıyı açar kadim hayırdır oğlum bu saatte bir şeymi oldu
Kadim:hayır olmasımı gerekiyor seni görmek istedim
Elçin:kadimin halini pek beyenmez birşeylerin ters gittiğinden şüpelenir.hadi ordan beni merak etmiş külahıma anlat sen onları günler çuvalamı girdi gel bakalım sen içeri ne oldu ne bitti anlat bana hiç beyenmedim halini, kolun dan tutar ve içeri çeker kadimi
Kadim:hemen evde ezo yu arar gözleri dayanamaz sorar elçin anneye,ezo yokmu göremedimde gerçe bu saat de yatmıştır heralde
Elçin:yok oğlum ezo gelmedi daha merak edip aradım emre beyle berabermiş önemli bir işleri mi ne varmış orda kalacakmiş bu akşam
kadim:emrenin adını duyunca hemen öfkelenır yer kendini ezo nun onunla aynı evde kalmasından rahatsız olur ama bütün bu olanaların tek sebebi olarak kendini görür.elçin anne ben çok yorgunum izin verirsen yatmak istiyorum
Elçin: a dur bakalım bana hesap vermeden nereye
Kadim:elçin anne bir şeyim yok sadece çok yorgunum başını tutar o korkunç ağrı yenıden başlamıştır.elçin anne daha fazla gitmez üzerine,peki ama bu burda kalmaz yarın teker teker anlatacaksın bana derdini bunca yıllık oğlumu ben tanımazmıyım yine birşey olmuş sana
Kadim:peki yarın konuşuruz kadim elçin annesine böyle demişti ama içinden geçenler çok farklıydı elçin hiçbir şeyden haberi olmayacaktı çünkü kadim biliyordu elçin annenin o güzel saf kalbi bu kadar sırrı ve ihaneti kaldıramazdı.
Elçin.kadimi ezonun odasına götürdü.bu akşam ezo nasılsa gelmiycek burda rahat edersin diyer odalarda eşya eksik oğlum ev o kadar büyükki dolmuyor içi
Kadim:önemli değil elçin anne ben heryerde rahat ederim yeterki içinde huzur olsun.
Elçin:ah be olum nedir senin derdin bir bilsem der için den o kadar sevmekte dirki kadimi bu mutsuz hali çok dokunur içine.iyi geceler oğlum umarım yarının güzel olur
Kadim:sanada elçin anne.kadim ezonun yatağına uzanır hertarafta onun kokusu vardır bu ona anlam veremediği bir huzur verir sankı ezo yanındadır nefes kadar yakın gibi hisseder kendini aklında sadece ezo vardır saatlerce onu düşünür ve onu birdaha görememe korkusu yeniden sarar içini kalkar ve yüreyi nereye götürürse oraya gider ezo nun yanına onu bu gece görmeden o gözlere bakmadan uyku yoktur kadime

umarım beyenir siniz biraz kısa oldu ama devam edecekbye

masum kiz
02-11-07, 17:05
(fragmana yada özete göre senaryo yazmak bana göre degil ..dizinin devami seklinde ama tamamen benim isteklerim, beklentilerim dogrultusunda yazmak cok daha eglenceli..)


alnindan akan terlerle uyandi ezo....bütün vücudunu saran bir titremeyle firladi yatagindan......noldugunu anlayamamisken ezonun bagrislarindan uyanan elcin anne kosarak ezonun yanina geldi..

elcin anne-noldu ezo yavrum..?
ezo-... birseyim yok elcin abla iyiyim ben ..
elcin anne-nasil iyisin ?..soguk terler bosalmis alnindan baksana ..
elini ezonun alnina koyar elcin anne
elcin anne-senin atesinde var ezo..
ezo-telaslanacak birsey yok kurban oldugum hadi git yat sen...
elcin anne- seslerine uyandim..sayikliyordun kötü bir rüya gördün herhalde..
ezo-he birseyler gördüm ama sey edemiyim...
elcin anne-..ben biliyorum ne yapacagimi.. cünkü bütün bunlar kadimin yüzünden..makine gibi calistiriyor seni canim ..mesaiye kalmalar falan... sonra iste böyle yorgunluktan bitap düsüyorsun be cocugum ..
ezo-deme öyle elcin ablam ..kadim beyin bir sucu yok ..ben kendimi iyi bakmadim herhal biraz üsütmüsüm kirginligim ondandir , sabaha birseyim kalmaz...


elcin anne-eminmisin..bak istersen bir corba kaynatayim ha iyi gelir..
ezo- bak simdi senide telaslandirdim ...merak etme elcin ablam sabaha iyi olurum ben..
elcin anne-..iyi o halde sen öyle diyorsan..ama birsey olursa cekinmeden seslen gelirim tamam mi.?.
ezo-tamam seslenirim hadi sana allah rahatlik versin..
elcin anne-sanada ezom..

noldugunu kendiside anlayamamisti ezo..gördügünün bir rüyami yoksa bir kabusmu oldugunu bilemiyordu..ama onu derinden etkiledigi bir gercekti...aklini alan bu düsüncelerle zar zor uykuya daldi..
sabah olmustu..ezo iyi oldugunu sanip ayaga kalkmak istemis ama aninda sendelemisti..tekrar yataga cöküverdi bir anda....tekrar denemek istesede bunu yapacak gücü kendinde bulamiyordu..bütün gücü vucudundan cekilip gitmisti sanki....
yürümeye tahammülü yoktu ezonun ama gidip calismasi gereken bir isi oldugununda farkindaydi..hele dünkü geceden sonra ise gitmemek olmazdi diye düsündü bir an... bunu kadim beye yapamazdi.. onun iyi niyetini suistimal edecegi korkusuna kapildi bir an...

ezo üstünü giyinmeye hazirlanirken kutsal usta her zaman ki dakikliginden birsey kaybetmiyordu..ayni saatte arabasini onlarin evin önünde durdurmus iki tatli belasi zeki ve deli serifeyle atismalara baslamisti bile..

ezo bir hallerle giyindikten sonra kendisine bir ucurum gibi görünen merdivenlere bakti önce sonra bir eliyle duvara dayanarak yavas yavas indi merdivenlerden..inerken üzerindeki kirginligini kimseye belli etmek istemiyordu ama ne yapsada basarili olamadi..dünden onun kötü halini gören elcin annenin gözünden kacmamisti bu hali...

elcin anne-ezo hic iyi görünmüyorsun be yavrum..istersen kal bugün evde..he olmaz mi? kadime de senin hasta oldugunu söyleriz..
ezo-..gerek yok elcin ablam ..ben iyiyim..
elcin anne-..ay ben görmüyorum sanki senin nasil oldugunu.. senin degil calismaya ayakta duracak halin yok be cocugum..
ezo-yav sen merak etme ..bir calismaya baslayayim acilirim ben..
elcin anne-..yani pes ezo..bu inat bir sende ,birde kadimde var...öldür allah sizi kararinizdan vazgeciremiyoruz ..bir kere direttiniz mi diretiyorsunuz artik...neyse allah size sabir versin ne diyeyim..
ezo-...amin elcin ablam amin..hadi ben gittim ..aksama görüsürüz...

onlar otele vardiklarinda kadim ise güne huzurlu bir sekilde uyanmanin o güzel hazzini yasiyordu icinde... yüzüne ve o deniz mavisi gözlerine mutlulugun her hali yerlesivermisti sanki..

ezo kendini toparlamak istesede bu bir türlü mümkün olmuyor ve bu isinede yansiyordu...ise baslayali bir saat olmasina ragmen 5 tabak ve 2 bardak kirmisti..kutsal usta ezonun ne kadar inatci oldugunu bilerek ilk baslarda müdahale etmek istememisti ama daha fazla böyle devam edemezdi..dayanamadi..

kutsal usta-aaa yeter ama ezo ..simdi o önlügü hemen cikariyorsun ve dogruca evine giiyorsun..
ezo-noldu usta ?
kutsal usta-hala noldu diye soruyor ..
ezo-ee calisiyim iste ne güzel..
kutsal usta-nesi güzel ezo ha nesi güzel..iyi degilsin iste..hadi yaktigin yemekleri saymiyorum ama bu sekilde de mutfakta saglam birsey kalmicak be kizim ..
ezo-söz daha dikkatli olurum usta..
kutsal usta-bak hala duruyor ..seni kovmamimi istiyorsun yoksa..?
ezo-iyi iyi tamam gidiyim ben.
kutsal usta-ha söyle usta sözü dinle ..bir güzel dinlen..seni yarin yine burda görmek istiyorum tamam mi ezo...
ezo-eyi öyle osun bakalim...
kusal usta-zeki,eylül hadi oyalanmayin ..serife sende o yumurtalari kaynat hemen... tam 5 dakika ,5 saniye fazla kaynarsa karismam ona göre.. ...
cabuk olalim kadim bey kahvalti ister simdi..

ezo otelden cikmadan önce emre'yi aramis onuna dertlesmek istedigini söylemistir... ..cünkü onu anlayan tek kisi oldugu icin dün geceki rüyayi emreye anlatip icini rahatlamaktir amaci ...ezo emrelere dogru yol alirken

otelin mutfagi

güne mutlu uyanan kadim kahvalti istegini telefonla söylemek yerine kendisi mutaga gelip hem ezoyu görmek hemde ne istedigini bizzat kendisi söylemek icin mutfaga gelir....deli mavi gözleri ezoyu arar ama onu görememenin üzüntüsüyle telaslanir kadim..

kadim-kutsal usta ezo yok mu?
kutsal usta-yok kadim bey..
kadim-neden? ..birseymi oldu ezoya..?
kutsal usta-telaslanmayin..mühim birsey degil..kendisi halsizde bugün..bende izin verdim..
kutsal usta-dedigim gibi biraz dinlensin yarina birseyi kalmaz...
benim yüzümden diye hayiflanir kadim..onu o sogukta bekletmenin pismanligini tyasimaktadir icinde...
kadim-iyi yapmissin kutsal usta...sagol..elcin anneye bir arayalim bakalim ..ezonun durumu nasilmis..
eylül-..sey ..eve gittigini sanmam ..yani sey otelden cikmadan ezo abla dr.emreyle telefonda konusuyordu...simdi gelirim diyordu telefonda..

kiskanclik damarlari kabaran kadimin o deli mavi gözlerindeki ates farkedilmeyecek kadar belirgindi..
kadim- nasil yani..ezo hanimin mutfakta calismaya hali yok ama dr.emreye kosa kosa gitmeye gücü var öyle mi...ne güzel ...harika..
ortami yumusatmak ister kutsal usta..
kutsal usta-kahvaltiniz simdi hazir olur kadim bey..
kadim- yok kalsin istemiyorum...
kutsal usta-ama krepler tam istediginiz gibi oldu kadim bey. ..
kadim-istemiyorum dedim ..ben cikiyorum size kolay gelsin..
kutsal usta'nin sert bakislarina maruz kalan eylül yaptigi hatayi anlamis gibi mahcup haller icinde
eylül-bu hic iyi olmadi iste...bilemezdim ki kadim bey arayip ezo ablanin durumunu ögrenmek isteyince birden agzimdan cikti iste baba yaa off..
kutsal usta- ama bir daha tekrarlanmasin eylül..demek ki böyle durumlarda kör sagir ve dilsiz olmasini bileceksin ...
eylül-tamam baba söz ..bir daha tekrarlanmaz...

emre'nin evi[/B]


emre-noldu ezo?telefonunu alinca birsey oldu sandim..
ezo-yok birsey oldugundan degil.. öyle konusuruz dediydim iste..
emre- ne bileyim bu saatte olunca sasirdim biraz..
ezo-he aslinda isteydim ama kutsal usta beni apar topar cikardi..
emre-isten mi?
ezo-yok isten degel...iyi degilimde bugün..
emre-ee ustan hakli ..hic iyi görünmüyorsun..birsey mi oldu yoksa..

ezo hem dün gece olanlari hemde gördügü rüyayi emreye anlatmaya koyuldu..

ezo-görmeliydin doktor..ne menem bir rüyaydi bu bilmiyim ha!...hala hatirladikca korkiyim .....
emre-merak ettim simdi ..ee anlat ezo seni dinliyorum....
ezo-kapkaranlik bir yerdi..4 duvar ne bir kapi nede bir delik ben ordan cikmaya calistikca baska bir yerden ömerin feryat figan bagrislarini duyiyim..ona yardim etmek istiyim ama yapamiyim..göz gözü görmüyor ki...ben cirpindikca ömer her bagirisinda ses daha da zayifliyi..bense ellerimle duvarlari tirmiliyim... sonra ömerin sesi tümden kesildi ...sonra bir anda bir kapi acildi..gelen isiktan gözlerim bir kamasti ki deme gitsin..tam bakamiyidim isiktan ama bir adam...tam göremedim ama bir adamdi .. ellerini uzatmis bana dogru gelirken birden uyanmisim..baskada birsey hatirlamiyim..uyandigimda kanter icinde kalktim.. gerisi malum iste böyle anliyacan.....
nedir, neyin nesidir ben pek anlamadim doktor..genelde pek kabus görmem

emre-sen bunun bir kabus oldugunumu düsünüyorsun..?
ezo-ya ne ki doktor ..zifir karanliklarda kaldim diyim saga , ömerin sesi tümden kesildi gitti... onun bagrislari hala kulalarimda cinliyi biliyinmi..
emre-ve esrarengiz bir adam silueti..
ezo-.buyur.
emre-yani gölgesi
ezo-he bir adam gölgesi..öylece bana bakip ellerini uzatti..kimdi,neydi , benden ne istiyidi bilmiyim....

emre-bak ezo..bazen gercek hayatta yasadiklarimiz bilinc altimiza yerleserek bunu bizim rüyalarda görmemizi saglar..
ezo-ne diyin doktor ben birsey anlamadim ha....bilinc ,milinc
emre- söyle söyliyeyim o zaman..aslinda sen görmek istediklerini yada yasamak istedigin duygularini gercek hayatta saklasanda bu bir sekilde rüyanda beliriverir...yani rüyanda görmek istedigin sekilde görürsün..bu bir insan ,bir nesne yada bir olay bile olabilir..

ezo-dur doktor..kafam allak bullakti zaten..birde sen eyice bulandirdin...
emre-sana olabilecek en acik sekilde anlatmaya calistim ezo..

ezo- sen simdi baga o rüyadaki kisinin kim oldugunu benim bildigimimi ima ediysin.?.
emre-evet ezo aynen öyle ..ve bir imada da bulunmuyorum ezo ...bunu sana acikca söylüyorum..cünkü bu kisinin kim oldugunu ikimizde gayet iyi biliyoruz..
ezo-naptin sen doktor.?nerelere götürdün isi ...alt tarafi sana bir rüya anlattim ..sense kitap yazdin hemide en kafa karistiranindan ha.....

emre-zaten gördügün rüyada herseyi son derece net acikliyormu? ..
ezo-..o zaman bana da deyiverde bende bileyim doktor..neymis bu kadar acik olan sey ..
emre-icinde ömere ait en ufak bir sevgi kirintisi kalmamis..onu unutmus yada unutmaya yaklasmissin..ve bunu basaranda
ezo-orda dur bakalim doktor..cok ileri gidisin ..

emre-dogrulari duymak seni ne zamandan beri rahatsiz ediyor ezo..
ezo-beni rahatsiz eden birseymi var ki bunun egrisi ,dogrusu olsun doktor..
emre-sen ancak kendini kandiriyorsun ezo..her ikimizde bunun dogru olmadigini biliyoruz..sadece kendine itiraf etmekten kaciyorsun..yaniliyormuyum..
ezo-ben gitsem iyi olacak sanirim..yoksa kalirsam senin kalbini kirmaktan korkiyim..
emre-ezo bu sekilde kacman gercekleri degistirmez ..aksine böyle yaparak bunun dogrulugunu kabul etmis olursun..
ezo kizgin bir sekilde emreye bakar
ezo-sana eyi günler doktor..

ezo eve gelinceye kadar bütün yolculuk boyunca emrenin dediklerini düsündü durdu ...öyle ki dr.emre kendisinin bile itiraf etmekten cekindigi gercekleri bütün acik yüreklilikle ona söylemisti. ..emreninde dedigin gibi ezo, kadimi hayatinin neresine koymustu,kendisi icin anlami,degeri neydi kendiside bimiyordu...

bu aklini kurcalayan sorularla eve gelip odaya dogru ilerliyordu ki elcin annenin sitemkar sözleriyle karsilasti..
elcin anne-ah ezo!! ..beni dinlemedin ki bosu bosuna yordun kendini oralara ..

ezo-ne bileyim elcin abla gücümü toplar yaparim dediydim...bakti ki kutsal usta mutfakta birsey kalmayacak beni kovar gibi otelden cikardi ...
elcin anne-yemekte yememissindir sen..
ezo-canim istemiyi elcin abla sagol..
elcin anne-olmaz öyle sey ..ben bir seyler yapip geliyorum hemen arkasindan da bir nane-limon bak birseyin kaliyormu..
ezo-simdiden sagol..elcin ablam...hakkin cok büyük..
elcin anne-böyle anlarda birbirimize destek olmicazda ne zaman olucaz canim benim..hadi sen dinlen ben hemen geliyorum..

emre'nin evi


arka arkaya siddetli bir sekilde caliyordu kapiyi kadim..sanki bütün öfkesini zilden cikarir gibiydi.....
emre telasli calinan kapiyi acti..karsisinda kadim beyi görmeyi beklemiyordu ama sasirmamisti da....emre, gördükleri, ezoyla olan konusmalarindan sonra onlarin her ikisinin birbiri icin ne derece önemli olduklarinin onun neden burada oldugunu anlayabiliyordu....sakince karsiladi kadimi...

emre- kadim bey..
kadim-merhaba emre bey sizinle konusmak istedigim seyler var ..
emre-tabi buyrun..iceri gecin söyle.
kadim önceki halinin aksina simdi daha sakindi...

kadim direk konuya gecmek icin hemen basladi söze..

kadim.-sizinle ne konusacagimi merak ediyorsunuzdur umarim...
emre-bunu tahmin etmek zor degil .....
kadim-öyle mi..?
emre-konu ezo öyle degil mi?
kadim-onun sizin icin ne kadar degerli oldugunu biliyorum ..bunuda en güzel sekilde de gösterdiniz zaten..
emre-dedigim gibi ezo cok üzgündü ve ben buna daha fazla dayanamazdim..bu yüzden gelip size söyledim..
kadim- tekrar tesekkürler ...benim asil kafami kurcalayan siz, ezo icin ne derece önemlisiniz ben bunu ögrenmek istiyorum..
emre-yoksa onun benimle görüsmesinden rahatsizmisiniz kadim bey?
icindeki cevabi cok iyi biliyordu kadim..ama kendisinin bile inanamadigi bir sekilde yanitlamisti emrenin bu sorusunu...
kadim- .. arkadasim oldugu icin bilmeye hakkim var diye düsündüm..
emre-..hak verirsiniz ki onunla arkadasligimiz sizden cok daha eski kadim bey .......
kadim-evet bunu inkar edemem ..hasta halinde bile buraya gelip sizinle dertlestigine göre cok saglam bir arkadasliginiz olmali..
emre-öyle..ama yinede sizi rahatlatayim . ben de sizden farkli degilim merak etmeyin ..yani ezoya arkadas olmaktan baska bir yakinligim yok...
kadim-anliyorum...
emre-burdaydi dertlestik sadece.. bana icindeki sikintilari dün etkisinden kurtulamadigi rüyayi anlatmaya gelmis...hepsi bu...
kadim-..ne rüyasi
emre-..bunu söyleyemem ..eger ezo anlatmak isterse size anlatir ...
kadim-iyi günler emre bey
emre-sizede..

elcin annenin sayesinde ezo sabahki durumuna göre simdi biraz daha iyidir ...iki ev arkadasi dertlesirlerken evin calan ziliyle birden irkilirler..
gelen kadimdir ve ezoyu merak etmistir..

devami gelecek

masum kiz
02-11-07, 19:35
ezo sabahki durumuna göre simdi biraz daha iyidir ...iki ev arkadasi dertlesirlerken evin calan ziliyle birden irkilirler..
gelen kadimdir ve ezoyu merak etmistir..

kadim-merhaba ezo nasilsin...
ezo-sagolun iyiyim simdi..
kadim-sey kutsal usta söyledi hasta oldugunu ...
ezo-öyle mi kusura kalmayin artik..ben böyle sey olsun istemezdim..
kadim-önemli degil..madem hastaydin neden geldin ise .?..

elcin anne dün olanlardan habersiz ezoya yardim etmeye calisirken bir yandan da kadime sitemlerde bulunuyordu...

elcin anne-sen bir kere hic konusma kadim kizginin sana
kadim-bana niye kiziyorsun simdi elcin anne ...
elcin anne- sen calistirsan kizi makine gibi olacagi bu...
kadim- elcin anne ..
elcin anne-senin yaninda köle calismiyor. cocugum..
kadim-tamam bir dahakinde fazla calistirmam oldumu tamam mi?
elcin anne-tamami yok kadim..
ezo-durun yemeyin birbirinizi benim yüzümden..ben .iyiyim iste...
elcin anne-..bu kiz her basin sikistiginda sana yardim ediyor ..senin müsterinin kizina dadilik yapiyor ama sen napiyorsun ..
ezo-kurban oldugum elcin ablam tamam...
kadim-yaptin mi begendigini ..elcin anneden senin sayende ilk kez azar isitiyorum
ezo-aa ben naptim simdi......
elcin anne-hakediyorsunda ondan..bak birde cekinmeden ezoyu sucluyor ..sana yardim eden birine bu yaptigin hic hos birsey degil kadim.....
ezo- iyilikten maraz dogarmis ee dogru demisler...

daha konusurdum ama neyse aksam icin birseyler hazirlamam gerek..
elcin anne mutfaga gitmis ikisi odada yanliz kalmislardir..

kadim nerden nasil baslayacagini bilmez bir sekilde odada yürümeye baslar...

kadim-baska birseye ihtiyacin var mi?..
ezo-sagolun bir ihtiyacim yok cok sükür..gördügünüz gibi iyiyim ben ..
kadim-..hii görülüyor..bu halde emre beye gidecek kadar iyisin ...
ezo-size kim söyledi oraya gittigimi.?.
kadim-kim söylediyse söyledi...
ezo-..sey canim sikkindi biraz ..ondan gittiydim..
kadim-dünkü olanlardan sonra seninle arkadas oldugumuzu saniyordum..
ezo-ee bizde aksini iddaa etmedik herhal arkadasiz hala.....
kadim-ama senin bana gelip derdini anlatman yerine sen oraya gitmeyi tercih ettin...
ezo-ikisi ayni sey degel..
kadim-ayni sey olmayan ne ezo...onu benden farkli kilan yada ona anlatip bana anlatamadigin sey ne.....

ezo ne cevap verecegini bilemiyordu ...ne dese kadim beyden kacamayacakti cünkü ama bir anda basina giren bir agriyla bu durumdan kurtulmustu ezo...
basini iki elinin arasina aldi ve aci duydugu her halinden belliydi..

ezo-anam anam basima cok kötü agrilar giriyi..
kadim ,yüzünde garip bir tebessüm muzip bir sekilde konusuyordu ezoya..
kadim-ne o seninde yüreginin agrisi basina mi vurdu...?

ezo-yok bu bas agrisi yüregimden degel dünkü üsütmeden ileriye geliyi..
kadim-beni sucluyorsun yani..?
ezo-yok estagfirulah..kimseyi sucladigim falan yok...
kadim-yok yok sen beni sucluyorsun...haksizda degilsin aslinda seni iceriye almayip disarda bekletmekle hasta olmana sebep oldum.....
ezo-ben öyle birsey demedim ...
kadim-tamam.. o zaman izin ver agrini gecireyim..bas agrilarini gecirmede benim senin gibi farkli yöntemlerim yok ama sana cok bilindik birseyi yapabilirim pekala..
ezo-napisiniz kadim bey..
kadim, yanina oturmus ezonun yüzünü elleri arasina alarak sakaklarini ovmaya calisir ama bu ezo acisindan kolay olmaz..
ezo-yav birakin diyim size ..allah allah...
kadim-inat etme...bas agrisinin ne kötü bir sey oldugunu biliyorum..
ezo-yav istemiyim diyim niye anlamisiniz..
kadim-ya birak ovayim iste..

sonunda ezo pes etmis kendini kadimin sefkatli ellrine birakmisti..her saniye aralari dahada yakinlasiyordu....ilk basta yardimsever bir sekilde ezonun sakaklarini ovan kadimin bakislari ezoya daha da yaklastikca yerine tutkulu bakislara birakti...
ezoya bakmaya doyamiyior gözleriyle adeta onun resmini ciziyordu..ezonun o yosun gözlerini, tatli dudaklarini bakmaktan kendini alamiyordu kadim...ezo icinde durum farksizdi... yaklastiklari her an kalp carpintilari daha bir duyuluyor birbirinin nefeslerini dudaklarinda hissedebiliyorlardi...ve gözlerin dudaklara odaklanmasi iclerinde karsi konulmaz bir istege dogru götürüyordu onlari..
cok yaklasmislardi ki elcin annenin seslenmesi üzerine ikisi birden o tatli uykudan uyaniverdiler

devami gelecek..

ezo-kadim
03-11-07, 20:48
Ezo ve Kadim yedikleri yemegin ardindan güzel bir arkadasliga yelken acmanin heyecaniyla sohbetlerine devam ederler.Ezo ben cok acilar cektim ve bu acilarimi hep icime gömdüm oysaki senin gibi karsima hic güzel bir arkadas cikmadi tam anlatiyim derken her seyimi saklama ihtiyaci duydum bu cok kötü etrafima kalin duvarlar ördüm ilk defa bu duvarlarin surlarindan giren sen oldun isterdimki kapilarimi ardina kadar dayayayim ,aman Gadim bey bos verin siz simdi bunlari ben zoru severim bakmayin siz benim böyle ufak tefek olduguma ,biliyorum Ezo kocaman bir yüregin var senin .Bizimkiler konusurken tam o sirada Kadimin telefonu calar Kadim bey kardesiniz Nedim bey trafik kazasi yapmis cok agir yarali size haber veriyim dedim ,tesekkür ederim .Telefonu kapatan Kadimin yüzü kirec gibidir Ezo hayirdir birseymi var?evet Ezo Nedim kaza yapmis cok agirmis ,aman Allah korusun Gadim hadi ne duruyok gidelim hemen ha evet biran ne yapacagimi bilemedim .De haydi normal simdi soktasiniz ondan,hastaneye birlikte gelirler nedim ameliyattadir Kadim dünkü davranisini düsünüp cok üzülür keske onu üzmeseydim eger ona birsey olursa Allah'im ne olur kardesimi bana bagisla lütfen diye yalvarir.Bu arada Süreyya Kadimi görür ona dogru yaklasir merhaba eniste ,Kadim basini kaldirdiginda karsisinda gördügü insanin Süreyya oldugunu anlar ne isin var senin burda der ,ne isim olacak enkazlarindan birini daha görmeye geldim önce kardesim simdide Nedim yaptiklarindan memmunsundur eminim ,sen ne dediginin farkindamisin der ayaga kalkar Ezo yanindadir hanfendi siz utanmiyormusunuz Kadim bey zaten acili birde siz gidin Alllahinizi severseniz,sende kimsin der kücümseyen tavriyla bakar Ezoya .Kadim süreyya'nin kolundar tutar ve bana bak burasi ne yeri nede sirasi simdi basimdan git tamammi der,Süreyya yok canim ben burada kalip Nedimin ameliyattan cikmasini bekleyecegim .Gadim Bey siz ona aldirmayin sakin olun nolur bakin dua edelimde ciksin bir an önce ,o sirada Nedime kan aranmaktadir yoktur 0 grubu ,Kadiminkide uymuyordur ne dediniz 0 grubumu benimki uyir ben veririm Ezo bunu yapmak zorunda degilsin ,olurmu Kadim bey sizin caniniz o sizin icin yaparim herseyden önce tesekkür ederim Ezo .Nedime gerekli kani verir Ezo yüzü sararmistir ayaga kalkmak istediginde hafiften sendeler tam o sirada Kadim kolundan tutar onun o güzel orman kokulu gözlerine sevgiyle bakar cok sagol ezo der,bisey degil Gadim bey dedimya o sizin caniniz.Nedim kendine gelir nihayet Kadim basindan hic ayrilmaz ne olursa olsun o anne ve babasinin emanetidir,Nedim kendine geldiginde Ezoyuda orda görür ve cilgina döner ne isi var bunun burda abi gitsin der Kadim'de: eger o sana kan vermeseydi simdi ne olurdu bilmiyorum ona cok sey borclusun der .Nedim utanir Ezonun yüzüne bakmadan sagol bunu yapmak zorunda degildin biliyim aman biliyorum sizin icin degildi zaten Gadim bey icin yaptim ben bunu,arada sessizlik olur,Kadim caktirmadan Ezoyu süzer.Senin o kadinla ne isin olabilir Nedim sen arkamdan neler ceviriyorsun Allah askina söylermisin ,yasakmi biz iki arkadasiz bunda ne kötülük var .Nedim bogazina kadar battigi pislikten kurtulmak istedikce batacaktir bunun farkindadir ,yaptigi anlasmayla aslinda kendi sonunu hazirlamistir,imza yetkisini kullanan Süreyya ona vaad ettigi yöneticiligide vermemis bunu ögrenen nedim öfkeyle ciktigi sirketten alkolünde etkisiyle kaza yapmistir simdi ne yapacagim diye kara kara düsüncelere dalar kara Nedim.Ezo Kadim beyi cok yorgun görür sey isterseniz bizim eve gidelim hem Elcin ablam yemek hazirlamis yok ben burda kalacagim ama Kadim bey bakin Nedim Beyin durumu cok iyi ne olur kirmayin beni inat etmeyin ,tamam tamam geliyorum hah söyle ya .Ikiside eve gelir Elcin anne telasli beklemektedir oglum Kadim Nedim nasil oldu sen gelme deyince bende gelmedim ama meraktanda öldüm be oglum simdi nasil iyimi?cok iyi Elcin anne teleslanma yarin ben seni aldirtirim osman abiye ,sen nereye gidiyorsun bakiyim hayatta yollamam seni hic iyi görünmüyorsun ben Ezoyla yatarim sende Ezonun odasinda kalirsin yok anne ben gidiyim Kadiiim tamam Elcin anne tamam.Yenilen yemegin ardindan ezo yataginin carsaflarini yeniler Kadim bey size layik degil ama hani anlasmistik Ezo ,tamam Gadim iyi geceler birsey lazim olursa cekinmeyin olurmu?tamam ama gerek yok sende benimle birlikte ayakta kaldin dinlen hadi ben herseyin yerini biliyorum tamam eyi geceler sanada.Kadim Ezonun odasindadir onun yatagina huzurla uzanir etrafina bakar ona aldigi oyuncak ayi basucunda durmaktadir gülümser ayrica Debbinin verdigi resinde konidinin üstündedir baska bir mutluluikla parlar gözleri yillar sonra bu huzurun adini koymaya calisir ve EZO der.Sabah huzurla uyanir ruhu ve sevincle asagi iner.bye

Ö.Dilek
05-11-07, 13:33
Ezo ve Elçin abla oturmuşlar sohbet ediyorlardı…

Ezo: Elçin abla Doktor Emre’ye ayıp oldu bu evi boyamamda yardımcı oldular bi teşekkür edemedik, diyorum ki bir yemek versek onlara.
Elçin: tabi kızım bana neden soruyorsun burası ikimizin evi bak kızıcam ama.(bildik kahkahasını atmıştır) bak görüyor musun Doktor beye ayıp oldu taşınma telaşesinden benimde hiç aklıma gelmedi
Ezo: oyy gurban olam elçin ablam… Ben yarın ararım dr. Emre’yi
Elçin: ben o zaman yarın alış veriş yapıyım, sonrada yemekleri yaparım
Ezo: elçin ablam sen kendini yorma ben gelince yaparım.
Elçin: sen iş den yorgun argın gelip yemek mi yapacaksın olmaz
Ezo: ben yaparım Elçin ablam. Hem Doktor Antep yemeklerini özlemişdir

Sabah Ezo oteldeki işinin başına daha bir heyecanla gitmişti kadim beyle eskisi gibi değillerdi artık daha bir yakınlardı. Hemen çalışmaya başladı aklıda hep telefondaydı ama beklentisinin aksine öğlen olmasına rağmen telefon hiç çalmadı. Endişelenmeye başladı işlerden dolayı Kadim beyin moralimi bozuktu acaba.

Kutsal usta: ne o ezo neyin var senin
Ezo: yoo ustam bir şeycim yok
Kutsal usta: niye dalgınsın o zaman aklın burada değil sanki
Ezo: yok ustam akşam doktor bey yemeğe gelecekte neler yapsam yetişirmi onun telaşesi işte
Kutsal usta: be kızım söylesene erken çıkarsın olur biter
Ezo: yok yok olur mu heç ustam kadim bey ne der hem bir misafir için
Kutsal usta: bugün pek iş yok zaten ezo kadim beyde yokmuş dışarıda işleri varmış bugün

Ezo’nun yüzü aydınlandı birden bire demek işi varmış kötü bir şey yokmuş

Ezo: tamam ustam işlerimi bitiriyim çıkarım
Ezo işlerini bitirdikten sonra eve doğru yola çıkmıştır.

Kadim işlerini bitirmiş otele gelmişti. Görüşmeleri pekiyi gitmemişti. Ezo’yu düşündü Ezo ona iyi geliyordu. Bugün hiç Ezo’yu görmemişti asansöre bindi gülümseyerek mutfak katına bastı. Gözleri onu arayarak etrafına baktı Ezo yoktu.

Kutsal usta: bir şey mi vardı kadim bey buyurun
Kadim: evet yeni geldim de yiyecek bir şeyler isteyecektim
Kadim: ezo yokmuy du
Kutsal usta: yok bugün doktor beyler yemeğe gelecekmiş pek yapacağı işte yoktu bende izin verdim

Kadim doktorun ismini duyar duymaz beyninden vurulmuşa döndü. Ve hemen Kutsal ustanın ne dediğine bakmadan odasına çıktı.

Kutsal usta şaşırdı zeki’ye
Kutsal usta: şimdi yemek istedi mi istemedi mi?
Zeki: ne usta
Kutsal usta: aman zeki aman sus bir şeyler hazırlayalım da götür
Zeki: tamam usta

Kadim odasında sinirden ne yapacağını şaşırmış vaziyette dolanıp duruyordu. Gözlerinden ateşler fışkırıyordu. Ezo’ya bir adım yaklaşıyordu ki dr. Emre çıkıyordu.

Ezo eve gelmiş yemekleri hazırlamış üstünü değiştirmiş elçin anneyle konuşuyordu ki kapı çaldı.
Ezo: elçin ablam sen git giyin ben bakarım kapıya doktor bu kadar erken gelmez ama
Ezo kapıyı açtığı gibi şaşırıp kalır
Ezo: sizmiydiniz Gadim bey
Kadim: evet Elçin annemi görmek için habermi vermem gerekiyordu dedi sert bir şekilde
Ezo: gene tersinizden kalkmışınız heral
Kadim: yoo gayet iyiyim merak etme…
Elçin: Kadim oğlum ne güzel sürpriz
Kadim: buradan geçiyordum uğrayım dedim Ezo’ya bakarak memnun olmadınız galiba
Elçin anne aradaki gerginliği fark ederek
Elçin: siz gene mi didişiyorsunuz bakıyım hem sen niye kapıda bekliyorsun girsene
Kadim: buyur edilmedik ama giriyim(ezo ya bakarak)
Elçin: Kadimm! Hadi bakıyım aa kızıyorum ama
Ezo arkalarından yürüyerek kendi kendine Allah Allah gene gelmişler bu adama ne oluyo bilmiyim ki dün ayrı bugün ayrı…
Odaya geçerler otururlar kadim masaya bakarak
Kadim: birini bekliyorsunuz galiba
Elçin: evet Ezo hatırlattı doktor beye yaptıkları için teşekkür edemedik çok iyi birisi o kadar işi gücü varken yardım etmiş sağ olsun
Kadim: tabi tabi mükemmel genç (ezo’ya bakarak)

Ezo’nun telefonu çalar…

Elçin: kimmiş o Ezo(kadim’de pür dikkat Ezo’ya bakmaktadır)
Ezo: doktor elçin ablam hastaneden çağırmışlar gelemiycekmiş.
Elçin: tüh o kadar da hazırlandık ama olsun sonra çağırırız.
Kadim: çok alçak sesle tüh kötü olmuş diyerek gülümsedi
Ezo: bişeymi dediniz Gadim bey
Kadim: yoo
Elçin: (şen bir kahkaha atarak) hadi konuşmayı bırakında yemekleri yiyelim
Kadim: yok elçin anne kalkacağım ben
Elçin: hadi bakıyım, bak kızıyorum ama Kadim!
Kadim masaya oturur yemeklere bakarak imalı imalı
Kadim: misafirinize nelerde yapmışsınız
Elçin: ben pek bir şey yapmadım Ezo yaptı
Ezo: Doktor özlemiştir diye Antep yemekler yapmıştım
Kadim: imalı imalı Ezo’ya bakarak tabi özlemiştir (bütün iştahı kaçmıştı ne kadar değerli dr. Emre diye düşündü)
Elçin: Kadim senin neyin var bakıyım
Kadim: yoo
Elçin: var var bir şeyler geldiğinden beri imalı imalı, sinirli konuşmalar.
Kadim: nerden çıkartıyorsun elçin anne

Ezo’da ikisinin konuşmalarını dinliyordu Gadim bey’in hali neydi ki böyle geldiğinden beri ona çok kötü davranıyordu. Yumuşak kalpli o adam gitmiş yerine o eski Gadim Bey gelmişdi. Acaba işden erken çıktım diyemi kızdı diye düşündü.

Ö.Dilek
05-11-07, 17:08
Elçin: kimmiş o Ezo(kadim’de pür dikkat Ezo’ya bakmaktadır)
Ezo: doktor elçin ablam hastaneden çağırmışlar gelemiycekmiş.
Elçin: tüh o kadar da hazırlandık ama olsun sonra çağırırız.
Kadim: çok alçak sesle tüh kötü olmuş diyerek gülümsedi
Ezo: bişeymi dediniz Gadim bey
Kadim: yoo
Elçin: (şen bir kahkaha atarak) hadi konuşmayı bırakında yemekleri yiyelim
Kadim: yok elçin anne kalkacağım ben
Elçin: hadi bakıyım, bak kızıyorum ama Kadim!
Kadim masaya oturur yemeklere bakarak imalı imalı
Kadim: misafirinize nelerde yapmışsınız
Elçin: ben pek bir şey yapmadım Ezo yaptı
Ezo: Doktor özlemiştir diye Antep yemekler yapmıştım
Kadim: imalı imalı Ezo’ya bakarak tabi özlemiştir (bütün iştahı kaçmıştı ne kadar değerli dr. Emre diye düşündü)
Elçin: Kadim senin neyin var bakıyım
Kadim: yoo
Elçin: var var bir şeyler geldiğinden beri imalı imalı, sinirli konuşmalar.
Kadim: nerden çıkartıyorsun elçin anne

Ezo’da ikisinin konuşmalarını dinliyordu Gadim bey’in hali neydi ki böyle geldiğinden beri ona çok kötü davranıyordu. Yumuşak kalpli o adam gitmiş yerine o eski Gadim Bey gelmişdi. Acaba işden erken çıktım diyemi kızdı diye düşündü.

Kadim: elinize sağlık
Ezo: afiyet olsun
Elçin: ezo sen geç otur bakıyım çoktandır ayaktasın ben masayı kaldırırım
Ezo: olurmu heç elçin ablam ben varken
Elçin: hadi bakıyım kızıcam ama aa

Ezo ve Kadim oturma odasına geçmiştir.

Ezo: Gadim bey benimle alıp veremediğiniz bir şeymi var
Kadim: yok nedenmiş o
Ezo: eee geldiğinizden beri benimle uğraşıp duruyorsunuz da bir sorununuz varsa açıkca söyleyebilirsiniz
Kadim: yok bir şey senin kuruntun sert söylemişti kadim (başını tutarak. Ah gene bu baş ağrısı… Kendine bile itiraf edemediği bir şeyi, Ezo’ya nasıl diyebilirdi ki. Onun Emre’den bahsettiğini duyunca sinirleri bozuluyordu )
Ezo: başınız mı?
Kadim: başını sallayarak hiç bir şey demedi
Ezo yanına gelerek elinizi verinde biraz masaj yapıyım rahatlatır.
Kadim: doğru buzlu sular, masajlar istemiyorum
Ezo: siz bilirsiniz
Kadim hiç ondan bu tepkiyi beklemiyordu ve hayal kırıklığına uğradı.( ben sinirlenince ne dediğimi bilmiyorum diye düşündü. oysa ki ne kadar çok istiyordu.)
Kadim: tamam tamam kızma hiç fena fikir değil diyerek elini uzattı

Ezo masaj yapmaya başladığında yüzüne takılı kalmıştı. Onun elini ve sıcaklığını hissetmek ne kadar güzeldi. Onun soluğunu yakından hissetmek çok iyi geliyordu ona. Keşke onun gibi olabilsem, hemen güvenebilsem diye düşündü. Gene de Ezo’yla tanışalı aşama kaydetmişti.

Ezo da ondan farksızdı eli eline değdiğinde kalbini bir sıcaklık kaplamıştı. Ömer’den sonra ilk defa birine karşı kalbi bu kadar hızlı atıyordu. Bu duygu çok güzeldi ama bir o kadar da korkutucuydu. Onunla aramda dağlar kadar fark var dedi bu düşüncelerden kurtulmam lazım diye düşündü. Ömer’den sonra bir üzüntüyü daha kaldıramazdı. Bu düşüncelerle masajı bitirdi.

Ezo: iyi geldimi Gadim bey der demez gözleri birleşti.

O anda ikisi içinde dünya durmuştu sanki. Dünyanın bütün kötülüklerine rağmen hiçbir şey düşünmeden hep böyle kabilsek diye düşündü her ikisi de. Ama bu güzel an fazla uzun sürmedi. Elçin annenin şen kahkahasıyla bölündü

Elçin: didişmeye son vermişsiniz aferin size
Ezo: şey şey ben bir çay koyuyum elçin ablam (Ezo kıpkırmızı olmuştu eli ayağına dolandı)
Kadim: teşekkür ederim.(şaşkınlığını daha çabuk atarak)
Elçin: ne için
Kadim: başım ağrıyordu da Ezo’nun masajı sayesinde geçti
Elçin: gülerek ezo’nun mutfaktan gelen şangırtılarına yavaş kızım yavaş

Her ikisi için de çok iyi geçmişti o gece. Gece sonun da her ikisinin de yüzleri gülüyordu. Kadim hiç gitmek istemiyordu oradan çok huzurluydu.

Kadim: geç oldu elçin anne ben kalkayım diyerek kalktı
Ezo’ya elini uzattı. Geldiğinde ki o sinirli halinden en ufak bir belirti yoktu.
Kadim: her şey çok güzeldi teşekkür ederim.
Ezo: bişey değil. Diyerek bir iki saniye el ele kaldılar.
Daha sonra elçin anneye sarılarak veda etti onlara. Yol boyunca Ezo’nun gözleri hiç aklından çıkmadı.

h23
06-11-07, 11:30
Klasik Pazar yemeklerinden biri olacagını dusunen elcin anneden cok farklı dusunmustur kadim. Bu ilk Pazar yemekleridir ezonun evinde, daha onemlisi bir arkadası olarak ilk yemekleri.. kadim ellerinde cicekle birlikte cikolotoyla kapıya dayanır kapıyı elcin annesi acar.
Elcin: oglum hosgeldin aaa takım elbise hayrola sen hiç benim evime boyle şık gelmezdin bu süs kimin icin der ve en şen kahkahasını atar, kadim mahcup
Kadim: askolsun elcin anne senin karşına sanki paspal çıkıyorum sadece bugun spordansa boyle takılayım dedim der ve cicekle cikolotayı uzatır, elcin kadimdeki tek degişkligin kıyafetle olmadıgını farketmiştir,
Elcin: kadim cikolata hayırdır kız istemeye geldiysen senin gibi huysuz bi adama verecek kızım yok der ve imalı imalı kadime bakar,
Kadim: off ya elcin anne aklın fikrin başımı bağlamakta der ve sofraya düşünceli düşünceli bakar,
Kadim: eee sofrada neden 2 tabak var elcin anne
Elcin: yoksa nedim gelecek mi ayyy cok mutlu olurum oglum
Kadim: yok gelemiyecek de seyy icin sordum ya seyy ezo yok mu,
Elcin: hımmm cok mu üzüldün.
Kadim utanmıstır toparlanmalı ama nasıl
Kadim: canım hala benden çekiniyor mu oturmuyor mu sofraya onu merak ettim
Elcin: doktor emrenin yanına gitti
Kadim: sebep? Benim geleceğimi biliyor bu nasıl şeydir ya aklım almıyo der ve sinirli bi sekilde en yakın sandalyeden destek alır
Elcin: aklın almaz tabi, bak oglum kız doktor emrenin yanında çalışmaya başlıyacaktı
Kadim hemen girer araya
Kadim: ya gittim ayagına tekrar donmesini rica ettim elcin anne daha ne yapayım demek ki gönlü varmış anlaşıldı
Elcin: ayy dur bi hemen huysuzlasma, işe baslamadı ders calısmak icin gitti ama diyeceğim su ki ertesi gun ezoyu mesaiye bırakıyorsun, haberin vardır sanırım o gece dönmedi, bu kadar cok calıstırırsan bu kız gercekten başlıyacak doktor emrenin yanında calışmaya haberin olsun. senden ricam da buna engel olman sonuçta ne bileyim emrenin gözü var kız da kız ne kdr umit vermese de sadece arkadaş olarak görse de aklını çeler ayy Allah muhafaza , söylemedi deme otelde calısırken aklım arkada kalmıyo ama.
Kadim: elcin anne o gece ezo mesaiye kalmadı merak etme kimseyi sabaha kadar calıstırmam
Elcin: ee bana kutsal usta oyle soyledi.
Kadim: seyyy ya benim canım sıkkındı dagevine gittim ezo da arkamdan geldi, o gece orda sabahladık,
Elcin: nasıl yani sadece 2niz dağ evinde yalnız mı kaldınız der imalı imalı bakarak
Kadim: evet inatcının teki oldugundan ezo tabi peşimi bırakmadı
Elcin: ee gercek arkadasmıs demekki
Kadim: arkadas haa hemen yetiştirmiş o da
Elcin: ayy oglum ezo arkadaslık teklif edileyecek biri ama sen arkadaslık teklif edecek biri değilsin ona şaşırdım aferin ezoya inatcı diye kızıyordum işe yarıyo demekki
Kadim: onun ne inatcı oldgunu senden daha iyi bilirim ezoyu senden daha once tanıyorum ben
Elcin: nasıl yani anlamadım otelde işe baslamadan once sen ?? der ve saskın bakıslarla kadime bakar
Kadim: hııı elcin anne Pazar yemeklerinden birinden donerken fotograf cekmi icin ara sokaklarda karsılastım onla yol kapalıydı bana yol vermedi, daha tanımadıgı bi insanla hemen kavga edebilecek biri, keçi gibi de inatçı
Elcin: o sana yol vermediyse sen verseydin hem 1 kişi tek basına kavga etmez eminim senin de hatan vardır,
Kadim: bak ya kac yıllık ogluna karsılık onu mu savunuyorsun.
Onu derken kadim derinlere dalar guzel gozlusunu ozlemiştir hemen duzeltir
Kadim onu derken ezo’yu kastediyorum
Elcin: oglum bana bak yuzume bak der kadimin ezo dedikçe içinin titremesini hissetmiştir onu kokusundan bile tanıyan elçin annesi
Kadim: efendim elcin anne
Elcin gulumser kahkahayı patlatır ve der ki:
Elcin: oglum sana demiştim ya esaslı bi köylü kızı bulacam diye, bana gerek kalmadı sen bulmuşsun bile der
Kadim cıldırır bu laf uzerine
Kadim: ya elcin anne neler soyluyorsun boyle daha neler
Elcin: nedenmiş Allah Allah guzellikse var akılsa var bilgelikse fazlasıyla var. Ettigi lafları bi gorsen. tek ders universitede verilen dersler değildir oglum ezo en zor dersleri hayat dersini almıs birisidir yine de sen bilirsin eger azıcık da olsa gonlun varsa ben ezoyu yoklarım, ylunu yaparım ki bence O da sana karsı boş değil,
Kadim: hııı benden nefret ediyor, haklı da bi yerde huysuz biriyim o gece dısarıda beklettim kızcagızı hep ezdim dalga gectim kucumsedim, ama artık oyle değil bende ezoyu yavas yavas cozmeye basladım. zaten hissettiklerimi soyledim ezoya arkadasım olmasını yanımda kalmasını istiyorum, belki de elcin anne öz annemde gormedigim sefkati ezo hiç tanımadıgı debbieye sergileyince etkilendim, debbinin aglamasını gece yarısı hissediyordu, berrak nişanlımken yalnız bırakırdı beni ama ezo hiç tanımadıgı benim icin bi dag evine gelip basımda bekledi. Tüm işçilerim korkarken yuzume karsı yalakalık yapıp arkamdan dolap cevirirken ezo herseyi yuzume apacık soyledi bana bagırdıgı oldu yanlıs gordugu seyleri korkmadan cekinmeden işsiz kalacagını umursamadan soyledi, anlamıyorum nasıl bişey bu kız..
Elcin: o gercek birisi hepsi bu. Sahte değil,
Kadim: sanırım oyle bu yuzden fotografına bakıp bakıp duruyorum
Elcin: fotografı mı var sende der gülümseyerek
Kadim: seyy dedim ya fotograf cekimi sırasında karsılastık kavga ettik yol verme kavgası
Elcin: eee ? der meraklı bakıslarla
Kadim: neyse sonra biz yolumuza devam edecekken sonucta bi cift goz gozdur dedim, ezoya seslendim arkasından hanfendi diye ezo donunce de flashhh
der adeta gozunun onunda o gun canlanmıstır, gülümser o kavgası bile hosuna gitmiştir
Elcin: bak sen ezo bundan bahsetmedi hiç,
Kadim: hala kızıyo bana zaten surekli basıma kakıyo, insan bi izin alır vs.. diye elcin anne cok sahici gozleri var, ozellikle bu yuzden goz fotografı cekiyorum
Elcin: ee iyi oglum o zaman benim yoklamama gerek yok senin de ezonun da gozleri herseyi anlatıyor,
Kadim: yok elcin anne yok oyle bişey ben artık kimseyi sevmem ama ne bileyim cok farklı biri bunu da inkar edemem, keske daha farklı yerde daha farlı kişiliklerde daha farklı sekilde tanıssaydık hersey daha guzel olabilirdi der ve icini ceker,
Kadim: ona ne kadar yakınsam o kadar da uzagım elcin anne. ne kadar arkadslık tekif etsem de o hep bir yerlerde işçim olarak kalacak. Senden daha cok goruyorum belki ama bazı mesafaleri yıkamıyorum bi türlü
Elcin: kadim bunu yıkmak senin elinde, sen ona patron gibi davranırsan o da işci gibi davranır sen arkadaslık teklif ettigin icin ezo pesinden dagevine gelmiştir, onun hayatındaki yerini sadece kendine yada bana değil ona anlatmalısın belli etmelisin
Kadim: haklısın galiba ama bunu yapmak cok zor elcin anne otelde 100lerce calısan var nasıl birini ayırabilirim,
Elcin: bi yerden baslamalısın oglum der
Kadim de elcin anne de derin dusuncelere dalmıstır..

Kadim saatlerce oturmustur ama ezonun gelecegi yoktur, telşlanmaya başlar,
Kadim: elcin anne ezo hep pazarları bu kadar gecikir mi
Elcin: yok oğlum ikindi olmadan gelirdi. genelde sadece oturur sohbet ederlerdi, ilk defa ders için gitti bak içime kurt dusurdun sen de benim. arasak mı ki
Kadim: ben arıyorum, sonucta misafiri var dersse tutarız ozel bi hoca evinde çalışır o kadar yol gitmeye ne gerek var
Elcin: sen mi arıyorsun iyi sen bilirsin
Selimle ezo calısırken ezo da telefonunu emreye bırakmıstır zaten arasa arasa ya meryem ya ballı ağa arardı. Ezo bırakırken rica etmişti doktora calarsa bakarsın diye,
Kadim: merhaba ezo, ya nerdesin bugun gelecegimi biliyorsun cok kırıldım gelmiyecek misin,
Emre: kadim bey siz misiniz ben emre seyy ezoyla selim iceride ders calısıyorlar, telefonu bendeydi rahatsız etmesin diye,
Kadim: teşekkur ederim rahatsız etmiyeyim o zaman size iyi gunler der ve kapatır
Kadim sinirlidir ne diye bekliyorsam diye mırıldanır icinden
Elcin: ne oldu oglum
Kadim: ne olacak telefonu emredeymiş o actı rahatsız edermişim neyse elcin anne ben kalkayım yeterince oturdum zaten teşekkurler hersey icin.
Elcin: ee ezoya selam yok mu
Kadim: yok baksana aklına gelmedigimize gore kucuk hanımın.. cok da gerek yok selama der ve ayrılır icini yemiştir bu doktor emreyle olan ilişkisi telefonunu da bırakıyorsa cok samimilerdir diye dusunur

h23
06-11-07, 11:33
Yangın, debbie, dagevi derken tüm atlatılan badirelerden sonra ezo sonunda mutfaga dönmüştür.. peki simdi ne olacaktı iki ayrı ama aynı carpan yurek iki birbirine adeta seri baglı beyinden aynı akım ve aynı soru geciyordu bundan sonra hersey eskisi gibi mi olacak. Bu soruyu cevaplamanın tek yolu öğlen üzeri 517nin aramasıydı. Ve beklenen an gerçekleşir, ezo cekingen adeta bi ceylan gibi. Kutsal usta-eylül-zeki-ezo silsilesi hep ezo da biterdi ama bu sefer bi halka daha eklenmiştir ezo da şerifeye bakar ve gülümseyerek 517 der. Şerife acar kadim kırgındır ezonun sesini duymamıstır, yemegini istetir acaba yemegi de mi getirmeyecekti.
Kapı calar:
kadim gel bile demez kapıya kosar kendi acar, ezo gelmiştir
Kadim: hoşgeldin, der gülümseyerek
Ezo: seyy cıkacaksaz sonra getireyim yemegi soğur burda durursa
Kadim: yoo cıkmıyordum
Ezo: ee kapıyı actız ya ondan sey ettim der kacamak gozlerle bakarak, adeta yüreği titrer kadimle gözgöze gelmekten neden bu kadar korktugunu kendisi de bilmiyordu o değil miydi gözünün icine bakarak konusan
Kadim: sana actım kapıyı elinde tepsi varken zor oluyordur kapıyı acman diye düşündüm,
ezo saskındır hersey eskisi gibi olmayacaktı anlasılan ama cekinir, o yine işçi gibi davranması gerektigini düşünür, kapısına yemek getirdiği bu insan sonucta patronudur,
Ezo: çok sagolun, cok dusuncelisiz,
tepsiyi bırakır masaya ve kapıya yönelir, ama kadim durdurur,
Kadim: bu kadar mı?
Ezo: mönüyü begenmediyseniz bişeylerde daha hazırlayıp getirelim
Kadim: hayır ondan bahsetmiyorum
Ezo: ya ?
Kadim: yemegi bırakıp cıkmandan bahsediyorum,
Ezo: yok bu kadar değil
Kadim: hıı iyi devamı nedir?
Ezo: ee yemeginizi yedikten sonra birde tepsiyi almaya geliyoruz ya o zaman tamamlanıyo yemek faslı
Kadim gülümser. her zmaanki gibi inceden inceye espri yapmıstır zeki ezosu
Kadim: hıı sen arkadslarına bugun nasılsın ne haber gibi sorular sormaz mısın
Ezo: hee sorarım eyi işte dediz ya arkadslarıma sorarım
Kadim: pardon ben senin neyinim peki
Ezo: bu yemegi bi arkadsıma değil otelin sahibine yani patronuma getirdim
Kadim: ya öyle mi al tepsiyi cık dısarı ve bi daha arkadas gibi girer misin lütfen,
Ezo: kadim bey işiz yok herhalde fotografcılıktan sonra birde tiyatroya mı merak sardız, yemeginiz bitince ararsız gelir tepsiyi alırım,
Kadim: arkadas oldugumuzu sanıyordum oyle olsun ezo
Ezo: otel sınırları icinde içşinizim , size taa en basından demiştim işçiyle patron arasında dag vardır diye.. kusura bakmayın ama dogru olan bu sanırım, ayrıca arkadas her an birlikte olunan değildir, ihtiyac oldugunda dar gununde yanında olandır, otelde de olsanız basınıza bişey gelse derdnizi anlatmak isterseniz dinlerim, ama durup dururken burda oturup laflamam tamamen kul hakkına girer haram lokma olur aldıgım maaşın hakkını vermem lazım gelir del mi ? hemm şeyy neyse
Kadim: Yoo lutfen söyle
Ezo: yani ne bileyim beni arkadaş olarak aradıysaz ee telefon numaram var sizde mutfagın telefonundan aramanız işçinizi aramanız demektir neyse ben gideyim der hızlı adımlarla cıkmak ister
Kadim: evet haklısın peki ezo bi sorunum olursa cebinden ararım direk mutfagı aramam teşekkur ederim der ezo cıkar
Kadim adeta tokat yemiş gibidir, ne olacaktı ne yapmalıydı, ezo da kalp carpıntıları içinde odayı terketmiştir. İlk defa ömerden sonra bir erkeğin gözleri sesi içini titretiyordu,

h23
06-11-07, 11:37
Gece karanlığa bürününce insan geceyi aydınlatacak birşeyler arar eğer uyku tutmuyorsa
Kadim de o gece uyuyamaz gözünün önünden son bikaç aydır yasadıkları gelir, ne kadar hızlı değişir hayatı. Ve uzun zamandan sonra ilkler yaşamaya başlar,
İlk defa baba gibi hissetmiştir, ilk defa yalnızlıgını paylaşan biri cıkmıstır ilk defa debbieyle bu kadar eğlenmiştir, cekmecesinden debbienin resmini cıkartır, bakar, ama geceyi aydınlatmaya yetmemiştir debbienin melek yüzü, daha aydınlık sahici bişey arar sırayla resimlere bakar ve en gercekci resim ezonun gözleri gecenin karanlıgını ancak bu yeşil parlak gözler aydınlatabilirdi, saatlerce bakakalır. Gün ışımaya baslamıstı ama kadimi uyku tutmamıstı, gözleri ezonun gözlerinden ayrılmadığı sürece kadimin kirpiklerine kavusmak haramdı sanki, başağrısı tutmaya başlamıstı, imkansızlıkları düşündükçe hersey daha da karamsarlaşmaya baslamıstı kadim icin, ilaçlarını aldı migren icin aslında en iyi tedavi ezosuydu kocasını düşünmeye basladı onun da migreni varmıs acaba neden bosanmıstı severek mi evlendi hala seviyor muydu unutmadıgına göre ama pek de bahsetmiyordu pekcok soru vardı aklında bu sorularla yıpranan beyni birde migren ilaçlarının etkisiyle iyice yorgun düşmüştü, uykuya dalmıştı,
öğlene geliyordu..
kutsal usta: kadim bey hala aramadı kahvaltı isterdi, otelde değil mi ki acaba
ezo: hasta falan olmasın aman allah korusun
kutsal usta: sanımıyorum ekber beyi aradım otelde kalacagını söyledi,
ezo:osman abiye soralım dün gece ne yapmış o bilir,
osmanı arar osman otelde olduğunu söyler, ezo telaşlanır, dün söylediklerini düşünür, otelde işçisiydi ama basına bişey gelirse arkadasıydı,
ezo:kadim bey erken kalkan düzenli biridir odasına gidip bakalım
kutsal usta: yok ezo olmaz öyle şey kızar
ezo:başlarım kızmasına bilirim onun kızmasını aman cok korktum ben cıkıiiim
ezo telaşla gider odasına saolnda değildir, yatak odasına girip girmemekte tereddut eder salonda masanın ustunde ilaçlar vardır belli ki kadim bey hastalanmıstır gece utana sıkıla kapıdan seslenir
ezo:kadim bey kadim bey iyi misiz orda mısınız,
kadim hala aldıgı ilaçların etkisindedir tam uyanamamıstır
ezo dayanamaz içeri girer kadim bey yatagındadır, ilk kez gormuyordur onu yatarken ama ilk kez korkmustur bu kadar yaklasır, yatagında avuclarında kendi resmini görür şaşkındır
ezo:kadim bey kadim bey ohoo öğlen oldu iyi misiz hasta falan değilsiz inşallah.
Kadim uyanır yatarken baktıgı gözlerle uyanmak iyi gelmiştir gülümser
ezonun gözleriyle kapadıgı gun yeni güne de ezonun gözleriyle baslamıstır.
Kadim: günaydın ezo ne yapıyorsun burda
ezo:kahvaltı neyim istemediz merak ettim odanıza geldim iceriden ses gelmedi ee ilaçları masada gorunce cok korktum
Kadim: neden ölürsem üzülür müsün,
ezo sinirli hala aklı göz resmindedir.
ezo:elinizde fotografımı gormeden önce evet,
Kadim o ana kadar unuttugu yatagına savrulmus fotografı gorunce toparlanır,
Kadim: akşam debbie sen o gunleri düşündüm fotograflara baktım sonra başım agrıyordu masajın kadar etkili olmadı gözlerin. ilaçlarım sanırım biraz ağır geldi uyku yapar zaten uyanamamısım kusura bakma seni de telaşlandırdım,
ezo:kadim bey yeri del belki ama sizden fotograflarımı istiim hosuma gitmedi Allahtan ben gelmişim bakmaya baskası gelse yanlıs anlıyacak, sizi tanımasam ben bile yanlıs anlıyacaktım,
Kadim: yanlıs anlasılacak bişey yapmadım ben bugune kadar ne anlasılıyorsa odur
ezo:anlamadım
Kadim: yeterince acıktı hele de senin gibi akıllı birisi için
ezo:size iyi günler, ölmeden önce haber verinde diğer zamanlar bosuna telaşlanmayalım, hoş bundan sonra telaşlanacagımı sanmimmm
Kadim: ben ama telşalanırım senin için ezo bak benn
ezo:kadim bey susun resmimi de yırtın atın
Kadim: ama
ezo:yeter kadim bey hiçbişey duymak istemiyorum, beni zerre kadar sevisez deger verisez resmimi yırtın atın,
Kadim gözünün önünde hemen yırtar ezonun resmini
Kadim: seni zerre kadar değil bedenimin tüm zerreleri adedince sev. Ezo keser duymak istemez bu lafı
ezo:kadim bey susun eyi günler size der ve hemen kaçar

pelin-ce
06-11-07, 17:59
İLAN-I AŞK

Mavi-yeşil bir sabahın ilk aydınlık tonları…

Ateşli bir gecenin sabahında dinmişse yüreğinin tüm sancıları,
Mavi bir dinginlikte konuşurmuş aşkın rengarenk gözleri…
İki suskun yürek artık konuşmak için çırpınıyordu. Yol boyu dillerinin ucunda kalan yasaklı kelimeler artık firar etmek istiyordu…
Tüm gece nereye gittiğini bilmeden sürdü arabayı, zaman durduğundan mıdır bilinmez bitmek bilmemişti sert kabuktan taş yollar, sonunda bir sahil kenarında durdu Kadim…
Önce ilk günden aklına takılan o yeşil efsun gözlerine baktı Ezo’nun, sonra dışarı attı kendini, boğuluyordu sanki, kıskançlık hücrelerini kemiriyor ama ne sıfatla ona öfkesini dillendireceğini bilemiyordu…
Ezo’yu bir başka elin elinde, bir başka tenin hislerinde görmek çılgına çeviriyordu.
Ezo’sunu biliyordu, tanıyordu hatta “güven” kelimesini onun için yeniden yazmıştı içinde bir yerlere ama sadece ona güvenmek yetmiyordu, kimseye güvenmiyordu…
Hırçın dalgaları izledi aklında tüm bu düşüncelerle…

Ezo hala arabadan inmemiş, mavi gözlerin sahibi bu adamın ne düşündüğünü anlamaya çalışıyordu. Yine ne olmuştu da böyle öfke kusuyordu karanlık kuyulardan çıkarılmayı bekleyen yüreği, yine neydi derdi?
Bir süre izledi karamsar hallerini, kapıyı araladı usulca nemli kumları adımladı…
Sabahın serin meltemi, gecenin keskin ayazını anımsattı birden…

------------------------------------------------------------
Alacakaranlığın yakıcı siyahları…

Karanlığın elini tutmuş aydınlık, çaresiz ona teslim olmuştu…
Uzun süredir derslerini ihmal eden Ezo tüm gün Selim ve Emre ile çalışmış günün yorgunluğu ile evine dönmeye çalışıyordu. Emre’nin onu eve bırakma çabalarını nazikçe reddetmiş ağır günün ardından biraz da kendini dinlemek istemişti…


Ezo: Selim vallah sayende ben en zor fakülteyi bile bitiririm ha!
Selim: Abla sen bu kadar hevesli olduktan sonra kesin bitirirsin zaten…
Emre: Evet Ezo seni çok hırslı görüyorum ve bu çok hoşuma gidiyor…
Ezo: Sağol doktor. Eee geç oldu artık bende yavaş yavaş gideyim… Elçin ablam da merakta kalmasın.
Emre: Tamam hadi ben bırakayım seni…
Ezo: Aaa yok sağol Doktor ama yeterince yordum sizi de ben bi taksiye biner giderim. Hem benden bıkmanızı da istemem…
Emre: Ama…
Ezo: (konuşmasına izin vermeden susturdu onu) Bak beni iyi taniysin sen giderim dedim demi? O zaman giderim…
Emre: Peki, peki… Senin inatçılığınla başa çıkılamayacağını biliyorum…
Ezo: Haydin eyi akşamlar size…
Emre – Selim: Hoşça kal…
Sessiz gece kadar sessiz yürüdü… Bu suskunluğunu bozansa peşinde ki arabanın yavaş ilerleyişiydi. İçine korku kırıntıları yerleştiren yabancı bir karanlık…
Taksi durağının sarı arabaları az ilerideydi ama peşindeki onlardan daha yakındı.
Adımlarını hızlandırdı sanki dönen tekerleğin sesleri geride kalmıştı. Derin bir nefes alacakken kolunu biri tuttu. Korkudan hiçbir şey söyleyemedi önce, sonra…
Ezo: Siz!
Kadim: Benimle geliyorsun…
Ezo: A… Ama…

Arabaya bindirdi Ezo’yu, gözleri, sözleri hatta elleri bile öfkenin izlerini yüklenmişti. Ellerini direksiyona uzattı başını çevirdi. Gözleriyle bin bir soru soruyordu karşısında titreyen kadın ama susuyordu. Onu korkuttuğunun farkındaydı ama öfkesine yeniliyordu. Ama ama ama… Aklında ki binlerce ama ile kontağı çevirdi ve son sürat geceye karıştılar…

Ezo… Haksızlıklara yenilmeyen, zalimleri sözleriyle döven kocaman bir yüreğe sahip cesur kadın… Neden susuyordu, neden karşı koymuyordu…
Aklında bir oraya bir buraya çarpan soru yığınına neden kendi cevap arıyordu…

Zaman ilerledikçe hızla koyu karanlıklara gömülüyorlardı sanki. Kendilerine sordukları binlerce soruyla boğuşarak… Sonunda sabahın ilk gülümsemesiyle mavi denizleri gördüler. Hırçın dalgalarıyla sahili döven denizleri…----------------------------------------------------------

Nemliydi kumlar, attığı her adımda ayak izlerinin gölgesini bırakıyordu onlara…
Sonunda varmak istediği noktadaydı. Önce derin mavilere baktı…
Sonra sırtını ona dönmüş o adama…

Ezo: Gadim Bey biz neden buradayız? Bu sessizliğiniz neden, bu öfkeniz?
Kadim: (Ezo’nun devam etmesine izin vermedi) Bu güne dek içimde yaşanmışlığa dair ne varsa hep sustum. İhanetlere uğradım, en acılarına göz yumdum. Hayata hep bir öfke ile karşı çıktım…
Kalın duvarların ardında ayakta kalmayı başardım. Benden korktular çoğu zaman, herkesi korkutan adam oldum…
Sonra hiç ummadığım bir gün karşıma sen çıktın. Gözlerimin içine bakarak yanlışlarımı yüzüme vurdun. Korkmadan…

Mavi gözlerini yeşil derinliklere teslim ederek…

Kadim: Dün seni izlerken çok düşündüm. Senden arkadaşım olmanı istedim evet ama hissettiğim şey bu değildi. Bu yakınlığın nedeni ne diye isimlendiremiyorum. Ama her an yanımda olmanı istiyorum…

Ezo onun neler diyeceğini çok iyi biliyordu. Saçma bir aşkın içine düşmüştü tıpkı kendi gibi. Ama o aşk imkansızlıkların derinlerinden kopamazdı. Olmazdı…
Her zaman kendine yetmişti aklıyla, sevgisiyle savunmuştu kendini ama bu adamın yanında yapamıyordu bunu. Aralarında sadece sevgi duygusu ile ne kadar yürünürdü…

Ezo: Gadim Bey bunları şindi neden söyliysiğiz ki? Ben sizi taniyim dedim. Siz karanlık kış gününde sıcacık yüzünü gösteren kış güneşiydiğiz. Gece basınca karanlıkta boğulduğunuzu biliyim. O karanlıkta hangi ışık olsa tutunacaktığız. Tesadüf ki ben vardım bağa tutundunuz. Ama…
Kadim anlamıştı cümlenin sonundaki acımasızlığı elini Ezo’nun dudaklarına götürdü.
Kadim: Şşşii… Beni dinlemeni istiyorum önce sorgusuz sualsiz beni dinlemeni…

Ezo derin bir nefes aldı önce korkuyla yutkundu sonra ellerinde o ılık teni hissedince…

Kadim: Yüreğimi yüreğinin hemen yanına koy, orda tut ki beni seninle iyileşsin kırıklarım…
Bu buz kesmiş elleri ben ısıtayım, o eller benim yaralarımı sarsın…
Gözlerim gözlerinin yeşiline takılı kalsın, kalsın ki içimde ki hüzün mavilerinde fırtınalar kopmasın.
Artık yoruldum Ezo; ihanetten, yalandan, bu kara oyunlardan yoruldum. Artık bu hiç bitmeyen karanlık fırtınanın sabahına uyanayım istiyorum.
Artık bu baş ağrılarına, bu sanrılara yenilmek istemiyorum…
Senin yanında, sana güvenerek huzur günlerimi yaşamak istiyorum…
Mevsimlerimiz hep yaz olsun, benim yazım ol istiyorum…
Bana cevap vermeden düşünmeni istiyorum…
Benim yazım olur musun?

Gözlerinin yeşilinden maviler sızdı Ezo’nun. Kadim'se sardı sevdiği kadını tüm gücü ile o an orda sonsuza dek kalmak istercesine….

Öyle güzel bir cümlenin ardından Asia ablamdan da özenerek bişeyler yazmak istedim.Umarım beğenirsiniz...bye

rozi
07-11-07, 14:17
Kadim içindeki acıdan azda olsa kurtulur ama kendini okadar yalnız hısetmektedir ki çarazizce düşüncelere dalar hep gözünün önüne ezo gelir nasıl afettirecektir kendini aklını kurcalar bu sorular osman hayla yanındadır az onceki kadimin içinde kopan fırtınaların sebebini merak etmektedir kadim öylesine güçlüdür ki onun gözünde. ne babasının nede nişanlısını ölümünde ağlamayan tüm bu acılara katlanan kadimi bu hale ne getirmiştir bunu düşünür ve endişesi dahada artar ikisi arasındaki bu sessizliği kadim bozar

Kadim:osman abi seni eve bırakayım ben ordan elçin anneme gideceğim
Osman:arabayı ben kulansam kadim bey tabi sizin için bir sakıncası yoksa osman kadimi yalnız bırakmak istemez elçin anneye gideceğinden emin olmak ister
Kadim:merak etme osman abi şimdi iyiyim sadece biraz yalnızkalmaya iktiyacım var.
Osman: kadim çok kararlıdır çaresiz kabul eder
Ezo:otelden ayrıldiktın sonra taksiye biner ama nereye gideceğini bilemez elçin ablaya gidemez onu böyle görürse çok üzülür ve nedenini öğrenmek ister aklına emre gelir onu anlayabilecek tek arkadaşı odur, emre ezo yu karşısında görünce çok şaşırır ezo hiç iyi değildir.
Emre:ezo ne bu halin birine bişeymi oldu ezo sessiz ce ağlamaya başlar daha fazla tutamaz kendini ağlayarak sarılır emreye emre ne yapacağını bilemez teselli etmeye çalışır ezo yu hiç bu kadar çarasiz gormemiştir onu, ezo emre ye arkadaş gibi sarılır ama ezo emrenin gözünde sevdiği kadın dır ve onu böylesıne üzen herkimse büyük bür düşman kazanmıştır.
Ezo:kendine gelir kusura bakmayasın doktor seni kendime yakın gördümden sarıldım beni bi sen anlisin
Emre:ezo neoldu anlatacakmısın ezo gözyaşlarını siler cevap vermez emreye tamam ben anladım nedim bey dimi yine kalbini kıracak bir şey söyledi nedeni bu hemen gidip dersini vereceğim ona çok oldu artık seni böyle üzmeye hakkı yok
Ezo:sakin ol doktur valla nedim beyin bi suçu yok hem saten ben işi bıraktım gitmicem bi daha otele
Emre:dahada şaşırır nasıl yanı işten neden ayrıldın nedim bey değilse bu halinin sebebi ne peki emre biraz durur ve kadim bey değilmi ezo gözlerini emreden kaçırarak cevap verir
Ezo: yok kadim beyle bi sorun olmadı aramızda anlaşamadım bıraktım işi hem bilin aksi adam sağı solu belli olmi en iyisi başka bir iş bulmak
Emre: bu söylediklerine inanmamımı bekliyorsun ezo sen kadim beye bir şey olacak diye kendini perişan ettin onu ne kadar düşündüğünü biliyorum ama beliki seni çok kırmış adını duyunca bile gözlerin doluyo emre kadime çok kızgındır dün evde olanlar gelir aklına ve kadimin bununla ilgili ezo yu üzdüğünü düşünür. ezo daha fazla konuşmaz emre de ezo nun uzerine gitmez ve onu neşelendirmek için konuyu değiştirir ama aklı kadimdedir ne yapıp ne edip kadim ve ezo arasında olanları örenmeye kararlıdır.

Kadim:saatlerce dolaşır yollarda sonra ezo yu da görme umuduyla elçin anneye gider kapıya kadar gelir ama bekler acaba kapıyı ezo mu açacaktır onu görürse ne diycek nasıl tepki verecek kadim herşeyi göze alır ezo yu o kadar merak etmektedir ki sessizce kapıyı çalar içerden elçin annenin sesi gelir kim o
Kadim:benim elçin anne
Elçin:kapıyı açar kadim hayırdır oğlum bu saatte bir şeymi oldu
Kadim:hayır olmasımı gerekiyor seni görmek istedim
Elçin:kadimin halini pek beyenmez birşeylerin ters gittiğinden şüpelenir.hadi ordan beni merak etmiş külahıma anlat sen onları günler çuvalamı girdi gel bakalım sen içeri ne oldu ne bitti anlat bana hiç beyenmedim halini, kolun dan tutar ve içeri çeker kadimi
Kadim:hemen evde ezo yu arar gözleri dayanamaz sorar elçin anneye,ezo yokmu göremedimde gerçe bu saat de yatmıştır heralde
Elçin:yok oğlum ezo gelmedi daha merak edip aradım emre beyle berabermiş önemli bir işleri mi ne varmış orda kalacakmiş bu akşam
kadim:emrenin adını duyunca hemen öfkelenır yer kendini ezo nun onunla aynı evde kalmasından rahatsız olur ama bütün bu olanaların tek sebebi olarak kendini görür.elçin anne ben çok yorgunum izin verirsen yatmak istiyorum
Elçin: a dur bakalım bana hesap vermeden nereye
Kadim:elçin anne bir şeyim yok sadece çok yorgunum başını tutar o korkunç ağrı yenıden başlamıştır.elçin anne daha fazla gitmez üzerine,peki ama bu burda kalmaz yarın teker teker anlatacaksın bana derdini bunca yıllık oğlumu ben tanımazmıyım yine birşey olmuş sana
Kadim:peki yarın konuşuruz kadim elçin annesine böyle demişti ama içinden geçenler çok farklıydı elçin hiçbir şeyden haberi olmayacaktı çünkü kadim biliyordu elçin annenin o güzel saf kalbi bu kadar sırrı ve ihaneti kaldıramazdı.
Elçin.kadimi ezonun odasına götürdü.bu akşam ezo nasılsa gelmiycek burda rahat edersin diyer odalarda eşya eksik oğlum ev o kadar büyükki dolmuyor içi
Kadim:önemli değil elçin anne ben heryerde rahat ederim yeterki içinde huzur olsun.
Elçin:ah be olum nedir senin derdin bir bilsem der için den o kadar sevmekte dirki kadimi bu mutsuz hali çok dokunur içine.iyi geceler oğlum umarım yarının güzel olur
Kadim:sanada elçin anne.kadim ezonun yatağına uzanır hertarafta onun kokusu vardır bu ona anlam veremediği bir huzur verir sankı ezo yanındadır nefes kadar yakın gibi hisseder kendini aklında sadece ezo vardır saatlerce onu düşünür ve onu birdaha görememe korkusu yeniden sarar içini kalkar ve yüreyi nereye götürürse oraya gider ezo nun yanına onu bu gece görmeden o gözlere bakmadan uyku yoktur kadime

umarım beyenir siniz biraz kısa oldu ama devam edecekbye

Kadim:gecenin karanlığını yaracak bir hızla emrenin evine gelir, arabadan evi izlemektedir işiklar hayla yanmaktadır, ve sessizce arabada bekler ezo yu görme umuduyla bekler, ezo yu gerçekten de çok merak etmektedir iyi olduğunu görmek için gerekirse sabaha kadar beklemeye karalıdır.

Ezo:dişarıda kadimin onu beklediğinden habersiz düşüncelere dalmıştı otel onun için yoktur. kadim den uzaklaşmak için elçin anneden de ayrılması gereklidir, ama ezo okadar alişmiştıkı nasıl bir anda hekesden uzaklaşacaktı yeniden nasıl başlayacaktı her şeye aklına yine kadim geldi onu deyil düşünmek ömür boyu görmek bile istemiyordu. kadimi görmemek için herşeyi yapmaya hazırdı bu endişelerle uykuya daldı.kadim sabaha kadar hiç ayrılmadı ordan belki ezo yu özlediği için belkide içini yakan suçluluk duygusundan. sabah oldu. ezo ve emre evden ballının yanına gitmek için ayrıldılar, kadim hayla orda onları izliyordu ve yeniden öfkesi alevlendi olmuyordu işte, emre nekadar iyi olursa olsun tahamül edemiyordu onu bide üzerine ezo nun onun yanında mutlu görünmesi, daha da kızdırdı kadımı ve hızla ayrıldı ordan.

Kadim ve ezo nun bir birlerini görmeyişinin ardından tam bir hafta geçer, ezo elçının yanından bir bahaneyle uzaklaşmıştır tabı elçine tamamen ayrılmak istediğini söyleyemez,ezo ballının ve emrenin iş tekliflerini rededer, onlerın yardım için böyle yaptığını fanrkındadır daha önce olduğu gibi yine kendi ayaklarının uzerinde durmak ister.

Kadim se deyim yerindeyse volkan gibidir herkesi kiran üzen biri olmuştur içindeki zehir herkesi etkilemektedir nedimle yolarını ayırır ve yeniden içine kapanır kendini sürekli alkolle avutmaya başlamıştır çok içiyordur kadim kendinden geçene kadar. çok kötü dürümdadır onun bu halıne ne elçin ne kutsal ne de osman çare olamaz bu yetmiyormuş gibi oteldede işler iyice kötüye gitmektedir

Elçin son bir kez kadimle konuşmak ister otele gelir ve kadimi yine sızmış bır halde bulur bu onu o kadar uzmektedir ki ne yapacağını bilemez

Kadim:kendine gelir elçin anneyi karşısında görünce hemen toparlanır,elçin anne ne işin var burda birşeymi oldu

Elçin: ah olum ne bu halin derdin ne be çocuğum acımıyormusun gençliğine sana yakışıyormu bu haler
Kadim:benim helimde bir şey yok elçın anne ben halimde memnunum artık istediğim gibi yaşıyorum
Elçin:senin istediğin kör kuyularda kaybolmak yok olup gitmekmi nesini seviyorsun bu durumun şu haline bak nerde benim o herşeye göğus geren oğlum bu zayıflık yakışmıyor sana
Kadim:o senin tanıdığın kadim yok artık elçin anne ben pes ettim artık bu hayattan bir beklentim kalmadı şımdi senden ricam beni yalnız bırakman beni çok sevdiğini biliyorum seni ne kadar üzdüğümün farkındayım ama beni anla elçin anne artık yoruldum gücüm yok.
Elçin:olum böyle pes edemessin nolur bu sözlerini duymamiş kabul ediyorum benim olum bu kadar çaresiz bu kadar umutsuz olmaz hemen topla kendini sen yine eskisi gibi olana kadar bırakmayacağım peşini
Kadim:yeniden yaşamak için bir neden lazım ama benim hiçbir nedenim yok oysa o kadar çok yaklaşmıştım ki bir anda kayboldu gitti artık hiç birşeyin önemi yok benim için
Elçin:anlamıştı her şeyi sadece adını koyamamıştı bu zamana kadar ama şimdi emindi
Elçin:o zaman sana tek sözüm seni yeniden hayata bağlayan o sebep neyse git bul onu gerekirse peşini birakma biraz inatçıdır ama kalbi pamuk gibidir hele sana hiç kıyamaz gülümseyerek söyler son sözünü kadim şaşkınlıkla bakar elçinin yuzune
Kadim:neden bahsediyorsun elçin anne anlamadım
Elçin:bal gibi anladın hadi beni daha fazla kızdırma sen giderken ben dönüyordum( basar kahkahayı) bırdahaki geldiğimde seni böyle görürsem ikinizi de kapatıcam bir odaya barışana kadar çıkarmıycam hadi ben gidiyorum sana bir gün müddet veriyorum hemen dayan kapısına
Kadim:ne diyceğini bilemez elçin anne konuşmasına izin vermez Elçin:şakınlıkla kendisine bakan kadime son bir şey söyler bu onu ayıltmaya yetecek dir
Elçin:ezo bana birşeyler söyledi geçen gün malum doktor emre çok ilgileniyor ezoyla düydüğüma göre niyeti ciddiymiş
Kadim:kendine gelir ne cevap vereceğini bilemez bundan banane elçin anne ezo benim hiç birşeyim deyil dolayısıyla onun hayatı beni ilgilendirmez.kadim öyle söylesede sesi bile deyişmiştir kızgınlığı her halinden belidir ama bu hali elçınin çok hoşuna gider. biliyorum olum hanı düğün falan olursa hazırlıklı ol eh gitmezsen ayıp olur hadi çok kaldım ben gidiyorum sana iyi günler.kadim hayla anlam veremez ama söyledikleri çok kızdırır inanamaz ezo nun evlenme ihtimali deli eder onu çok kizgindır he türlü çilginliği yapacak derecede

Ezo:butun gününü iş aryarak geçirir ama istediği gibi bir iş bulamaz eve dönmek sorunda kalır ama bu onu çok rahatsız etmektedir daha fazla emreye yük olmak istemez ama başka çaresi de yoktur tam o sırada telefonu çalar arayan osmandır ezo şaşırı aklına kadim gelir acaba kötü birşeymi oldu diye düşünür telefonu açar
Ezo:buyur osman abim birşeymi oldu
Osman:ezo nasılsın kızım merak ettim seni armadın sormadın unutunmu bizi
Ezo:yok olurmu osman abim sizi nasıl unuturum iş peşinde koşım yaktim olmi
Osman:hepimiz seni çok özledik ezo bır ara gelde yüzünü görelim
Ezo:tamam osman abim en kısa zamanda gelirim insallah
Osman:şey ezo ben kutsal ustadan duydum iş arıyormuşsun benim çok yakından tanıdığım bir arkadaşım aynı senin gibi bir eleman arıyor senden bahsettim hemen getir başlasın işe dedi ne dersin vaktin varsa bir görüşe bilirmiyiz
Ezo:allah senden razı olsun osman abim ayaklarıam kara sular indi iş armaktan hızır gibim yetiştin imdadima
Osman:peki o zaman nedesin söyle alayım seni gidelim görüşmeye memnun kalırsan başlarsın iyi insandir merak etme
Ezo.peki sen al beni hemen gidek.ezo çok sevinir bu habere osmanı beklemeye başlar ve osman gelir arbaya binerler osman kadimin arabasıyla gelince ezo birden tedirgin olur ama osmanın yalnız olduğunu görünce rahatlar.
Osman:nasilsın ezo seni görmeyeli baya oldu çok özledik seni
Ezo.saolasın osman abim bende çok özledim hepini gözümde tütisiz
Osman:hadi yeni patronu bekletmeyelim seni çok merak ediyor
Ezo:sana ne desem az gelir söz yüzünü kara çıkart mıycam
Osman:biliyorum ezo sen mutlu ol yeter bana hadi gidelim

Birlikte yola çıkarlar ezo suskundur osmanda öyle ezo kadimi merak eder ama sormaya cesaret edmez kızar içinden kadime sanki her şeyin şuçlusu ben mişim gibim bir arami özür bilem dilemedi gerçe dilese afetmem ki der içinde ama eylül ve kutsal ustanın söyledikleri gelir aklına acaba geçektende okadar kötümüdür diye alamaz kendini bu düşüncelerden arba durur

Ezo:geldikmi osman abim
Osman:evet ezo geldik burası
Ezo:etrafına bakar durdukları yer bir park tır etrafta kimseler yoktur ezo şaşırır.osman abim ne işimiz var parkta kimse yok burda osman hiç cevap vermez gözlerini kaçırır ezo dan ezo ne yapacağını bilemez arkadan yaklaşan arabayı farkeder araba osman abinin kendi arabasıdır tam yanlarında durur ezo işiktan kim olduğunu tam göremez osman arbadan iner ezo ya bakıp bana kızma ezo unu kıramadım ezo hiç bir şey anlamaz arbadan kadim iner ve hizla ezo nun arabasına biner ezo panikle arabadan inmeye çalışır ama kadim ondan önce davranır ve kapıları kitler kadim osmana teşekkür eder ve hızla uzaklaşır ezo çok sinirlıdır gözlerinden nerdeyse ateş çıkmaktadı ama kadim aldırmaz onun bu haline

Ezo:siz napsız hakınız yok buna inmek istim ben
Kadim:merak etme iniceksin ama benim istediğim yerde o yuzden boşuna çırpınma seni bırakmayacağım
Ezo:kadimin tavrından korkar edişeli bir sesle sorar nere gidik
Kadim:ezo ya bakar ve hafif bir gülümsemeyle cevap verir defne hanımı görmeye bakalım görmeyeli ne kadar büyümüş
Ezo: ezo sankı ben beyaz olmuştur cevap veremez kadim çok kararlıdır ona çok kızgındır ama onu unutmaması kendini affettirmek için uraşması hoşuna gider kendine bile itiraf edemez ama kadimi gördüğüne çok sevin miştir onu özlemiştır .



evet yine kestim ama hem vaktim yok hemde moralım sıfır :sad53:

h23
07-11-07, 16:18
kadim: demek para buldun madem bu kadar zenginsin, ne diye burda calısıyordun basta soyleseydin ya
ezo: kadim bey ben değilim ama zengin arkadaslarım var, ee hani gormustunuz ya ağa vardı işte o
kadim: hııı işimiz ağalara kaldı
ezo: ne olmus ağaysa insan değil mi ağalar,
kadim: bak ezo bu işler bu yollarla hallolmaz, silahla ceteyle işim olmaz
ezo: ne silahı ne diyisiz, uzun zmaandır iş kurmak istidi temiz insanlarla, bende soyledim sizi
kadim: yaa teşekkur ederim, temiz oldugumu kabul ettigin icin der alaycı bi bakısla
ezo: kadim bey ballı aga aga olarak değil parası olan bi ortak olarak iş teklif edi detaylrı da konusmak icin bugun sizi yemege bekli, siz bilirsiz gerisine karişmim boyumu asar cunku
kadim etrafına bakınır kimsecikler yoktur
kadim: korkma laf söz edecek kimse yok, korkak olmanı da anlamıyorum bu konuda sen kolay kolay baskalarının laflarına takılmazdın ne oldu
ezo: bilmimm duymak istemedigim laflardı, arkadas kalamayız gibi düşinimm sanırım neyse dedgim gibi bugun sizi yemege bekli evine kabul edersez.
kadim: bi dakka ne demek arkadas kalamayız
ezo: yok bişey kadim bey zor işte o kadar gerisini sormayın eyi gunler..
aksam olur ballı ağa kadim ve ezoyu almak icin gelmiştir, otel onunde kadimin ve ballı aganın arabaları burun buruna.. ezo gelir ayakta kısa tanısma faslından sonra
ballı ağa: buyrun arabaya gidelim
kadim: araba var biz arkadan takip ederiz tesekkur ederim, hadi ezo gel,
ballı ağa: ezo hanım buyrun gecin arabaya
ezo arada kalmıstır ne etse ki simdi... kadimin arabasına binse laf olur, ee patronu dururken arkadası diye ballı agayı tercih etse kadim sinirlenir, en sonunda ballı aga da karar kılar
ezo: peki ballı aga der arabasına yonelir, kadim arkada bakakalır
kadim: peki guzel, bende bineyimde arkadayız biz der
tum yol boyunca ikisnin de aklı araba krizindedir,
eve varılır.nur hanım karsılar misafirlerini kadim o kadar saskın bir o kadar da urkektir,
hiç kimseye guvenmeyen bu adam agalarla calısmayı kabul etmiştir, ezoya olan guveni kadimi bile sasırtmıstır
nur hanım: hoş geldiniz
kadim: teşekkur ederim
ezo: aman nur hanım ne olmus guzel yuzune
nur hanım: guzel yüz benim ki mi senin ki mi tum antep bilir senin guzelligini, meshurdur
ezo kızarmıstır, kadim de izler o sırada ezosunu,
kadim: antebe sıgmadı da istanbula mı tasımak istedin sohretini
ezonun kafasıı karman corban olmustur
ezo: bu iltifat mıydı daga mıydı tam anlayamadım
kadim: bence gayet acıktı ne demek istedgim
ezo: hayır değildi,
kadim: neyse kapatalım der kacamak gozlerle
masaya gecilir, muthiş yemekleri goren kadim
kadim: senin speciellerden galiba ha?
ezo: hee oyledir, pek guzeldir bizim entep yemekleri
kadim: hıı boyle giderse bu ortaklık olursa artık otelin menusunde de bol bol
ezo: fena mı duzgun karın doyuran yemekler olur, siz de begenmiştiniz hem
kadim: yok canım bi lafım yok, sadece otelin genel profiline uymuyo da neyse isminiz neydi
ballı ağa: ballı aga
kadim: canım ahmet mehmet gibi bi isminiz vardır herhalde,
ballı ağa: ortaklarım boyle der sizde bana boyle deyin
kadim soylenir ezoya bakarak
kadim: kimlere kaldık Allahım senin aklınla davranırsam olacagı buydu,
ballı ağa: ezo ne dedi kadim bey
ezo: teşekkur edi bana kadim bey senle tanıstırdıgım icin del mi kadim bey sırıtarak
kadim: hııı aynen oyle
ballı ağa: ee kadim bey istersez baslıyalım konusmaya
kadim: yemekte iş konusmaktan pek hoslanmam iştah kacırır
ballı ağa: bizim yemeklerimizle kolay kolay iştah kacmaz hele de sohbetimizle hiç kacmaz ama ortak olacaksak alıskanlıklarınıa da saygı duyarız
kadim: hııı cok naziksiniz teşekkur ederim
yemek yenilir, ezo nur hanımla mutfaga gecer kadimle ballı aga anlasırlar, el sıkısılır
ballı aga adamına işaret eder,
ballı ağa: hee ezo hanımı cagırın
ezo: hee agam bitti herhal konusmanız inşallah hayırlı guzel sonuc cıkmıstır
ballı ağa: hee ezo hanım anlaşicez inşallah kadim beyle, guzel bi ortaklık olacak
ezo: ayy allahıma sukur, ee melek gibin bi patronum vardı 2 oldu desenize ne mutlu bana
kadim: hıı melegi gosterecem ben sana der dişlerini surterek hala hazmedemiiştir bu işi agayla calısmayı
ballı ağa: istisez burda kalın ezo hanım ama zorlamiyim sizin gibi namuslu bi hanımı rahat etmiyeceksez eve bıraktırayım
ezo: sagouln agam hee gidem en iyisi eve
kadim: siz zahmet etmeyn biz bırakırız, haa bu arada elcin annem bizde nedime bakıyo, sen nereye gideceksin, tek kalma
ezo: yok sorun deil dun de yalnız kaldım,
kadim: istersen gel bize elcin annem de bizde ben nasıl olsa otelde kalacam yada otel de oda actıryaım sana yine,
ezo: yok kadim bey korkacak olursam kutsal ustama gecerim, cok sagolun
ballı aga: ezo hanım yalnız kalacaksen bizde kal nur hanım meryem bacın hep burda zati, ee yerimiz de fazlaslan var
ezo yine ballı agayla kadimin arasında kalmıstır, bi taraftan icine kurt dusmustur ben hep boyle mi olacam acep kotu mu yaptım diye icini kemirir dusunceler
ezo: peki kadim bey sizle geleyim direk kutsal ustaya bırakırsa osman abi iyi olur, hem yalnız kalmamıs olurum hem de ikinizde de kalmamıs olurum sanırım en iyisi de bu
kadim: iyi peki
ballı aga: kutsal usta kim
kadim: hıı tanısırsınız onunla ballı bey, mutfagın emektar ustasıdır, ezoya yakın oturuyo kızıyla kızı da bizde calısıyo, yarın gelirsiniz yavas yavaz oteli elemanları tanıtırım, iyi aksamlar der el uzatır
ballı aga: hee sagolun iyi akmsalar size de, hee ezo hanım eve gidince arayın beni aklımız kalmasın
ezo: hee agam arayayım merak etmeyn sagolun iyi aksamlar
arabaya gecilir, ezo kadim arabaya binerler ikisinin de agzını bıcak acmaz. kutsal ustaya varılır
kadim: teşekkur ederim, kusura bakma ne bileyim biraz saskınlıgımdan imalı konustum ozur dilerim
ezo: yok estagfirullah kadim bey heç onemli değil
iyi aksamlar dilenir ve ayrılınır

umarım beğenirsiniz ;)

banubanu
07-11-07, 17:54
Çok amatörce... ama kafamdaydı bu sahne.. yazayım dedim.. şimdiden kusura bakmayın..
Otelin satılacak olması Kadim’i gerçekten üzüyordur. Nedim’i ziyarete gitmek istiyor ama bir türlü cesaret bulamıyordur. Sonunda eve gider..

Elçin A: Kadim oğlum hoş geldin.
Kadim: hoş bulduk Elçin anne, Nedim nasıl ayaklandı mı biraz?
Elçin A: Oo hem de nasıl, beni hiç dinlemiyor. Bir türlü dinlenmesini sağlayamıyorum.
Kadim: Görsem onu, merak ettim.
Nedim içerden gelir. İkisi de tedirgin bakışlarla birbirlerini süzerler.
Nedim: Abi hoş geldin.
Kadim: hoş bulduk, sana bakmaya geldim. Nasılsın?
Nedim: iyiyim, bir şey yok.
Kadim: Tamam, iyi görünüyorsun zaten. Ben gideyim artık.
E A: Aaa bu kadar çabuk mu? Oğlum otursaydın, ateş almaya mı geldin?
Nedim: Doğru işler yoğundur bu günlerde. Otele müşteri buldun mu?
Kadim: Seni bunların ilgilendirdiğini sanmıyorum Nedim.
Nedim: Neden abi sonuçta benim de hissem var, ve ne kadar alacağımı merak ediyorum
Kadim: Nedim bu duygusuz konuşmalarını dilersen başka zaman yapalım.
E. A: Tartışmayın çocuklar lütfen.
Kadim: Ben gidiyorum zaten Elçin Anne. Eve gitmek istediğin zaman haber ver Osman seni gelip alsın.
Onların cevaplarını dinlemeden hızla çıkar gider.
Otele varmıştır. Otele girerken Süreyya lobide onu bekliyordur.
Süreyya: Kadim.
Kadim hızla ve sinirle Süreyya’nın üstüne yürür,
Kadim: Ne işin var burada, hangi yüzle geliyorsun.
Süreyya sinsi gülümsemesiyle
Süreyya: Oteli satışa çıkarıyormuşsun. Müşteri olarak geldim. Ne var bunda?
Kadim: Nasıl böyle bir şey düşünebiliyorsun? Hangi mantıkla…. Tamam hadi git artık. Daha fazla uzatma
Süreyya: Ne oldu benim varlığım seni rahatsız mı ediyor? Etrafına bakarak.. Sonunda krallığını bırakıyorsun ha Kadim Bey.
Kadim: Süreyya git dedim.
Süreyya: Seni bu halde hatta daha kötü hallerde görebilmek için her şeyi yaparım? Yaptım da, hatta yapacağım Kadim. Kardeşimin ölümünü fitil fitil burnundan getireceğim.
Kadim: Yeter artık Süreyya, gerçekleri bilmiyorsun, sana bunu anlatacak da değilim. Artık gitsen iyi olur.
Süreyya: Gerçeklerden mi bahsetmek istiyorsun Kadim? Bundan emin misin? İşlerini Berraktan üstün tuttun, şu oteli ona yeğledin, seni sevmek istedi ama ona izin vermedin, hep kıyasladın, sorguladın… sonunda ona kollarını açan ilk kişiye koştu..
Kadim: yeter… Süreyya’nın kolundan tutup otelin kapısından dışarı çıkardı..
O sırada Ezo mutfaktan çıkıp otelin dışında onları görür, durup seyretmeye başlar.
Süreyya: Bırak beni Kadim, benim kardeşimi benden aldın, hız tutkun yüzünden, ama artık sende beni bir nebze anlıyorsun. Kardeşin yaşarken senin için öldü. İhanetin ne demek olduğunu, ölmekten beter olduğunu artık sende biliyorsun.
Kolunu kurtarır, ve bir taksiye atlar…. Kadim Süreyya’nın arkasından bakakalmıştır. Ellerini sıkmış sinirden titriyordur.

Osman arabanın önünde bekliyordur onu, Kadim arabanın yanına gider
Kadim: Osman anahtarları ver
Osman: Ka….
Kadim: Osman ver dedim
Osman: peki Kadim bey;
Anahtarı Kadim’e verir. Kadim arabaya binerken Ezo gelip hemen ön koltuğa oturur.
Kadim: Ezo in..
Ezo: İnmiyom.. bakalım nereye gidiyorsunuz? Ben de gelim.
Kadim: Peki ya sen bilirsin… diyerek arabayı hızla sürmeye başlar. Ezo hemen emniyet kemerini takar..
Arabayı hızla sürüyordur Kadim. Ezo endişeli bakıyordu Kadim’e
Ezo: Kadim bey biraz yav….
Kadim: Ezo sus! Ben demedim sana arabaya bin diye. Sen istedin
Ezo: Ama bu kadar hız neyi çözecek anlamiim ki?
Kadim: Sessiz olsan biraz..
Ezo: kimdi o kadın? Niye kavga ediiidiniz? Sizi bu kadar üzen, sinirlendiren kim ola ki?
Kadim: Eski bir düşmanım. Belki de ebedi düşmanım
Ezo: Düşmanlarınız her sizi kızdırdığında böyle mi yapaksınız? Kendinizi hıza yollara mı vuracaksınız?
Kadim: Ben buyum?
Ezo: Kendinizi öldürmeye çalışmaya ben buyum mu diyorsunuz?
Kadim: Ezo yeter bilmediğin şeyler var..
Ezo: o zaman anlatın.
Kadim daha da hızlandırır arabayı
Kadim: Ben kendi kendime bile anlatamıyorum.
Ezo: Kadim bey, yavaş..
Kadim: her şeyi yenidene yaşamak demek anlatmak.. onları tekrar yaşamak… yapamam…
Ezo: Kadim bey noolur yavaş…
Kadim o kadar dalmıştır ki daha da hızla sürerken viraja bir kamyon girer…
Ezo: Kadim bey…
Kadim son anda direksiyonu çevirir… araba yol kenarındaki tarlaya girer.. sonunda bir ot yığınına çarparak durur…
Ezo emniyet kemerini taktığı için sadece sarsılmıştır. Kadim telaşla ona bakar..
Kadim: Ezo Ezo iyi misin? İyi misin?
Arabadan dışarı çıkar, Ezo’nun kapısını açar, emniyet kemerini çözer.. dışarıya çıkarır..
Ezo: iyiyim iyiyim bir şeyim yok..
Kadim: özür dilerim, çok özür dilerim gerçekten.. Aman Allahım seni….seni de…
Ezo: iyiyim iyiyim Kadim bey, ama siz… başınız kanıyor..
Kadim başını tutar, gerçekten de başını vurmuş kanıyordur..
Ezo: Gelin şuraya oturun.
Kadim’i kolundan tutup tarladaki bir yüksek taşa oturtur. Etrafına bakınır. Tarlaya su vermek için küçük bir ark görür. Başındaki tülbenti çıkarıp arka batırıp geri gelir. Yavaşça Kadim’in başına koyar. Kadim uykudan uyanmış gibi kendini geri çeker.
Ezo: Kıpırdamayın, kanı sileyim bakayım ne kadar ciddi?
Kadim: Ezo özür dilerim, aynı şeyi sana da yapacaktım.
Elini Ezonun yanağına götürür.
Kadim: iyi misin sen? İyi misin gerçekten
Ezo: iyiyim Kadim bey, (kadimin elinin yüzünde olması onu utandırmıştı) Esas siz kendinize bakın. Buna bir baktırmak lazım.
Bir yandan da tülbentini Kadim’İn başındaki yaraya bastırıyordu.
Kadim Ezo’nun başındaki elini tutar:
Kadim: Neden hep böyle oluyor Ezo? Neden hep sevdiklerime zarar veriyorum? Neden benden kaçıyorlar? Neden onların ölmesine, hasta olmasına neden oluyorum?
Ezo: Böyle konuşmayın Kadim Bey? Sizin ne suçunuz var? İnsan hayatta kendi elinde olmayan şeylerden kendini suçlu hissederse nasıl yaşayabilir? Ya böyle sizin gibi deli gibi davranır ya da kendini ö…
Kadim. Öldürür değil mi? Evet benim istediğim senelerce buydu. Ama bak ne hale geldim.. sonunda nerdeyse seni öldürüyordum..
Hışımla ayağa kalkar..
Kadim: Ben ben.. seni yani sana zarar vermek en son istediğim şey…
Ezo: Biliyorum Kadim Bey..
Kadim: Özür dilerim Ezo… sevdiklerime zarar vermek bende alışkanlık olmuş… ben sana zarar vermek istemiyordum, ama ben gerçekten sinirli, agresif, mendebur kötü adamın tekiyi…
Ezo: Hayır.. öyle demeyin kendinize... deyip eliyle Kadim’İn ağzını kapadı… Kadim şaşkınlıkla durdu.. Ezo da utanıp elini çekiyordu ki Kadim elini tuttu.. Tekrar ağzında götürüp küçücük bir buse kondurdu.
Kadim: Ezo, sen bana iyi geliyorsun. Yanındayken gerçek Kadim olabiliyorum. Sen sahicisin ve yanındakileri de sahici yapıyorsun. Senin yanında sahte davranamaz insan.
Ezo: Kadim Bey.. lütfen.. elini çekmeye çalıştı. Ama Kadim sıkıca tutuyordu. Öbür elini de Ezo’nun çenesine dokundurdu..
Ezo gözlerini aşağıya indirdi..
Ezo: Kadim Bey, başınız…. Kanıyor hala…
Kadim: Kanasın.. ben yüreğimin kanamasını iyileştirmeye çalışıyorum…. Seninle.. arkadaşın olmaktan öte olmak istiyorum…
Ezo: Kadim bey.. elinden kurtulmak için çabalar… kendini çekmeye ama Kadim onu kendine çekip sarılır…
Kadim: Ezo.. şimdi seni bırakırsam bir daha asla bunu yapamam.. izin ver lütfen izin ver böyle duralım…
Ezo çaresiz, utanmış öylece durur…
Kadim Ezo’nun saçlarını okşar..
Ezo: Kadim bey…. Başınız…
Kadimde utanarak Ezo’dan ayrılır.. Ezo tekrar tülbenti Kadim’in başına koyar. Kadim gözlerinin içi gülerek ve hayranlıkla Ezo’nun gözlerinin içine bakar. Ezo Kadim’e bakmamaya çalışıyordur. İçinde hem sevinç hem de üzüntü vardı.
Olmaması için uğraştığı şey sonunda olmuştu işte…..

masum kiz
07-11-07, 20:51
ezo sabahki durumuna göre simdi biraz daha iyidir ...iki ev arkadasi dertlesirlerken evin calan ziliyle birden irkilirler..
gelen kadimdir ve ezoyu merak etmistir..

kadim-merhaba ezo nasilsin...
ezo-sagolun iyiyim simdi..
kadim-sey kutsal usta söyledi hasta oldugunu ...

ezo-öyle mi kusura kalmayin artik..ben böyle sey olsun istemezdim..
kadim-önemli degil..madem hastaydin neden geldin ise .?..

elcin anne dün olanlardan habersiz ezoya yardim etmeye calisirken bir yandan da kadime sitemlerde bulunuyordu...

elcin anne-sen bir kere hic konusma kadim kizginin sana
kadim-bana niye kiziyorsun simdi elcin anne ...
elcin anne- sen calistirsan kizi makine gibi olacagi bu...
kadim- elcin anne ..
elcin anne-senin yaninda köle calismiyor. cocugum..
kadim-tamam bir dahakinde fazla calistirmam oldumu tamam mi?
elcin anne-tamami yok kadim..
ezo-durun yemeyin birbirinizi benim yüzümden..ben .iyiyim iste...
elcin anne-..bu kiz her basin sikistiginda sana yardim ediyor ..senin müsterinin kizina dadilik yapiyor ama sen napiyorsun ..
ezo-kurban oldugum elcin ablam tamam...
kadim-yaptin mi begendigini ..elcin anneden senin sayende ilk kez azar isitiyorum
ezo-aa ben naptim simdi......
elcin anne-hakediyorsunda ondan..bak birde cekinmeden ezoyu sucluyor ..sana yardim eden birine bu yaptigin hic hos birsey degil kadim.....
ezo- iyilikten maraz dogarmis ee dogru demisler...

daha konusurdum ama neyse aksam icin birseyler hazirlamam gerek..
elcin anne mutfaga gitmis ikisi odada yanliz kalmislardir..

kadim nerden nasil baslayacagini bilmez bir sekilde odada yürümeye baslar...

kadim-baska birseye ihtiyacin var mi?..
ezo-sagolun bir ihtiyacim yok cok sükür..gördügünüz gibi iyiyim ben ..
kadim-..hii görülüyor..bu halde emre beye gidecek kadar iyisin ...
ezo-size kim söyledi oraya gittigimi.?.
kadim-kim söylediyse söyledi...
ezo-..sey canim sikkindi biraz ..ondan gittiydim..
kadim-dünkü olanlardan sonra seninle arkadas oldugumuzu saniyordum..
ezo-ee bizde aksini iddaa etmedik herhal arkadasiz hala.....
kadim-ama senin bana gelip derdini anlatman yerine sen oraya gitmeyi tercih ettin...
ezo-ikisi ayni sey degel..
kadim-ayni sey olmayan ne ezo...onu benden farkli kilan yada ona anlatip bana anlatamadigin sey ne.....

ezo ne cevap verecegini bilemiyordu ...ne dese kadim beyden kacamayacakti cünkü ama bir anda basina giren bir agriyla bu durumdan kurtulmustu ezo...
basini iki elinin arasina aldi ve aci duydugu her halinden belliydi..

ezo-anam anam basima cok kötü agrilar giriyi..
kadim ,yüzünde garip bir tebessüm muzip bir sekilde konusuyordu ezoya..
kadim-ne o seninde yüreginin agrisi basina mi vurdu...?

ezo-yok bu bas agrisi yüregimden degel dünkü üsütmeden ileriye geliyi..
kadim-beni sucluyorsun yani..?
ezo-yok estagfirulah..kimseyi sucladigim falan yok...
kadim-yok yok sen beni sucluyorsun...haksizda degilsin aslinda seni iceriye almayip disarda bekletmekle hasta olmana sebep oldum.....
ezo-ben öyle birsey demedim ...
kadim-tamam.. o zaman izin ver agrini gecireyim..bas agrilarini gecirmede benim senin gibi farkli yöntemlerim yok ama sana cok bilindik birseyi yapabilirim pekala..
ezo-napisiniz kadim bey..
kadim, yanina oturmus ezonun yüzünü elleri arasina alarak sakaklarini ovmaya calisir ama bu ezo acisindan kolay olmaz..
ezo-yav birakin diyim size ..allah allah...
kadim-inat etme...bas agrisinin ne kötü bir sey oldugunu biliyorum..
ezo-yav istemiyim diyim niye anlamisiniz..
kadim-ya birak ovayim iste..

sonunda ezo pes etmis kendini kadimin sefkatli ellrine birakmisti..her saniye aralari dahada yakinlasiyordu....ilk basta yardimsever bir sekilde ezonun sakaklarini ovan kadimin bakislari ezoya daha da yaklastikca yerine tutkulu bakislara birakti...
ezoya bakmaya doyamiyior gözleriyle adeta onun resmini ciziyordu..ezonun o yosun gözlerini, tatli dudaklarini bakmaktan kendini alamiyordu kadim...ezo icinde durum farksizdi... yaklastiklari her an kalp carpintilari daha bir duyuluyor birbirinin nefeslerini dudaklarinda hissedebiliyorlardi...ve gözlerin dudaklara odaklanmasi iclerinde karsi konulmaz bir istege dogru götürüyordu onlari..
cok yaklasmislardi ki elcin annenin seslenmesi üzerine ikisi birden o tatli uykudan uyaniverdiler

..

ve aksam olmus kadim de olmak üzere ücü yemege oturmuslardi...ezo ve kadim her ne kadar o an ki durumdan ötürü utansalarda birbirlerinin gözlerine kacamak bakislar atmayi ihmal etmiyorlardi ve bu yemek boyunca böyle sürüp gitmisti ... sessizdi ortam ama huzurluydu...
elcin anne sevdigi iki insanin yaninda olmasindan duydugu bir mutlulukla sessizligi bozan taraf olmustu...

elcin anne-yemegimizi de yedik ..simdi üzerine güzel bir cay iyi gider dimi cocuklar... ...
kadim-zahmet etme elcin anne kalkarim ben simdi...
elcin anne-.. ay daha erken kadim...osmana söyleseydin keske de gec gelseydi biraz....
kadim-osman gelmicek elcin anne..
elcin anne-...o niye o ..
kadim- biraz önce konustuk ...kadirga gencligin macina gitti -.bende kendisine buraya gelmesinin gerek olmadigini söyledim...
elcin anne-ee simdi nolucak ..
kadim-olucak birsey yok..buralarda biryerlerde bir taksi duragi vardir herhalde ..
elcin anne-ay yok hayatta olmaz ..seni bu satte bir yere birakmam kadim...
kadim- allah askina elcin anne ne olabilir ki...
elcin anne-ne demek ne olabilir canim unut sen onu bir kere... taksi duragi burdan bayagi uzak, hem mahalleyi de dogru dürüst tanimiyoruz ..
kadim-sen nerden biliyorsun uzak oldugunu?
elcin anne-kutsal ustayla gezerken görmüstüm...

kadim imali bakislarla bakar elcin anneye

kadim-...sen kutsal ustayla ??

elcin anne kadimin bu bakisini cok iyi bildiginden olsa gerek hemen savunmaya gecmisti..

elcin anne-..ay ne var..mahalleyi tanimak icin dolastik biraz... hem sen neyi ima ediyorsun bakiyim kadim..benim, kutsal ustayla ,,,
kadim- dur hemen kizma birsey ima ettigim falan yok sasirdim sadece... ama senin acindan durum pek öyle degil sanirim.......

elcin anne kendini ele vermenin etkisiyle yanaklari al al olur ... hem kadim hemde ezo elcin annenin bu komik halini birbirlerine bakarak tatli tatli gülümserler...
elcin anne bozuntuya vermeden olabilecek en ciddi halini almaya calissada bunda pek basarili olamaz

elcin anne-...neyse bu gece burada kaliyorsun dedim..itiraz istemiyorum..
kadim- iyi napalim senin dedigin gibi olsun...
elcin anne-ben cayi koyup geleyim bari......

gecen sürenin farkinda olmadan yudumlanan caylardan sonra yatma vakti gelmistir artik...
ezo yukariya kendi odasina dogru giderken ,elcin anne kadime yukariya ona yaptigi odayi göstermeye hazirlanir....bunu firsat bilen kadim ise yardim etmek icin ezoyu tutmak ister ..

kadim-yardim istermisin..basin dönebilir ..
ezo-zahmet etmeyin ben kendim cikarim...
kadim-ikimizde yukariya ciktigimiza göre birak sana yardim edeyim...
ezo-. elden ayaktan düsmedim ya canim.. cikarim kendim..
kadim-.inat etme iste.....
elcin anne-...daha sabah söyledim..bu inat bir sende bir de kadimde var diye...

demesiyle birden elcin anne kahkahalar atmaya baslar... sasiran ezoyla kadim bir anlam verememislerdir elcin annenin bu haline.....

kadim-noldu elcin anne..nedir bu kadar komik olan..

elcin anne gülmekten kadime cevap veremez..

ezo-elcin ablam noldu kurban oldugum ..
elcin anne-ay sormayin cocuklar öyle deyince aklima sey geldi iste..
kadim-ne geldi?
ezo-gii sen catlatirsin insani ha de söyle hadi
elcin anne-siz ..ikiniz..
kadim- nolmus bize ?
elcin anneköprü basindaki iki inatci keci gibisiniz..devamli bir didisme bir inat..hay allah aksam aksam nerden aklima geldiyse..

o an her ikiside o ilk karsilastiklari sokak arasindaki yol gecme anini hatirladilar ..ikiside utangac bir halde birbirlerine bile bakmadan ezo önden kadimde arkadan yukariya ciktilar..

elcin anne kadime odasini gösterdikten sonra kendi odasina coktan cekilmistir bile..ezo ve kadim ise öylece durmus hic konusmadan birbirlerine öylece bakisirlar..

kadim-odalarimiz yakinmis ..ne garip oteldeki gibi burdada komsu olduk senle ...
ezo-..ha öyle oldu biraz...
kadim-..bu hosuna gitmedi galiba..

kadimin ses tonu yüzündeki ifadeyle sertlesir bir anda

kadim-eger varligimdan rahatsizsan bunu acikca söyleyebilirsin..
ezo-..yok estagfirullah ...olurmu öyle sey ....aksine varliginiz güc veriyor
kadim-..hhii bunu duyduguma sevindim ...ama yinede sende bir gariplik var ezo
ezo-...halsizim ya ondandir..

kadim-..yok sebep bu degil..yüzünde baska bir ifade var sanki ....eger bana anlatmak istersen..
ezo-......izin verirseniz artik yatip dinlenicem
kadim-pekii ezo öyle olsun daha fazla israr etmicem ..
ezo-iyi geceler kadim bey
kadim-sanada iyi geceler ezo


herkes odasindadir...elcin anne coktan o tatli uykusuna dalmisken ezo ve kadim bir duvarin ayirdigi odalarda uyumaktadir simdi...ezonun kendisi hakkinda bütün sirlarini bildigini düsünen kadim neden onunda kendisi gibi sevgiye acik olmadigini düsünür..neden onunda kendisi gibi asktan kactigini anlamaya calisir..ezoya aska tövbe ettiren ne gibi bir sebebin, onun kalbinin icinde nasil bir aci tasidiginin meraki icindedir kadim....
sonra bogustugu bu düsüncelerden kurtulmak icin su almaya indigi anda ezonunda uyumadigini farkeder....cünkü kapisinin altindan bir isik hüzmesi süzülmektedir..

Ö.Dilek
08-11-07, 13:37
Ezo’nun kadim’le arasına mesafe koymasından, aklıma böyle bir şey geldi umarım beğenirsiniz… :icon_whis

Kadim ezo ‘yu düşünerek yatağına uzandı onun dedikleri aklına geldi. Dışardan başka türlü görünüyor demişti ve bir daha Ezo’nun yakınında olmayacağı fikri onu delirtiyordu. Bu gece nasıl sabahı edecekti bilemiyordu. Ezo hiçbir şey düşünmeden dağ evinde bir gece yanın da kalmıştı ee şimdi ne olmuştu, peki ne değişmişti. Bunları düşünerek gözlerini kapattı ve onun
o güzel gözlerini düşlemeye başladı. O güzel çimen yeşili gözlerde dalıp gitti.

Sabah bir heyecanla çabucak Ezo’nun işe gelişini yakalayıp dün soramadıklarını soracaktı. Asansörle girişe indi ve tam kapıda o dalıp gittiği çimen gözlerle karşı karşıya kalakaldı.
Ezo’da ondan farksız hiç beklemediği anda Gadim Beyle karşı karşıya kala kalmıştı.
Kadim: Günaydın
Ezo: Günaydın
Kadim: Ezo seninle konuşmamız lazım
Ezo: ben dün söyleyeceğimi söyledim size Gadim Bey
Kadim: Hayır ben daha söylemedim
Ezo: Ben söyledim anlıymisiniz başka söylenecek bir şey kalmadı
Kadim: Demek öyle ne kadar inatçısın
Ezo: evet gatır inadı. hem bağa söyleyene bak
Kadim: hadi gidiyoruz
Ezo: Nereye
Kadim: rahatca konuşabileceğimiz bir yere bağ evine
Ezo: olmaz diyim Gadim Bey niye anlamiymisiniz
Kadim: sen inatçıysan ben senden daha inatçıyım Ezo’nun kolundan çekerek
Ezo etrafına bakıyordu ya gören olursa ne yaparım ben diye söylendi
Ezo: tamam tamam bırakın bi gören olacak
Kadim: kolunu bırakarak evet ne diyorsun
Ezo: tamam tamam geliyim

Kadim memnun bir şekilde gülümser. Ezo’nun yüzü kıpkırmızı olmuştur
Osman arabanın önünde
Kadim: anahtarlar Osman
Osman: ama efendim
Kadim: merak etme bak Ezo’da var gülerek hem suç ortağın yanımda

Ve yola çıkarlar.
Ezo: Siz vallah delirdiğiniz
Kadim: Ezo’nun yüzüne bakarak evet senin bu inatçılığın delirtti beni
Ezo’nun yüzü kıpkırmızı olmuştu. İkisi de hiç konuşmadan bir marketin önünde durdular
Ezo: neden durduk burada
Kadim: yiyecek bir şeyler alıcaz
Ezo: siz kesin delirdiniz bu halde yiyecek düşünüyosunuz.
Kadim: ne varmış halimizde hem bu gün uzun olacak bu aramızdaki meseleyi halletmeden dönmiyeceğizzz.
Ezo: ne ne diyiniz
Kadim: sende de bende de dediğin gibi bu inat varken kolay kolay halledemeyiz.

Eve gelmişlerdir. Kadim geçen gelişinden çok faklıydı kendide inanamıyordu. Kadim içeri girer. Ezo dışarıda kalır.
Kadim: gelmiyormusun
Ezo: siz ne yapiysiniz bi anlayabilsem herkes ne der.
Kadim: merak etme buraya geldiğimizden kimsenin haberi yok. Hem sen böyle şeyleri takmazdın.
Ezo: kimse bilmiy diyosunuz ama ben biliyim
Kadim: peki o zaman geçen niye geldin
Kadim: evet cevap bekliyorum
Ezo: !!!
Kadim: (sinirlenerek) gir içeri Ezo. (Yumuşayarak) inadı bırak donacaksın burada
Ezo içeri girer.
Kadim: evet şimdi oldu. Şömineyi yakalım donarız yoksa
Ezo: geçen donmadığımıza göre
Kadim: bi kerede karşı çıkma

Ezo olanları şaşkınlıkla izliyordu Gadim Bey ne yapıyordu böyle anlamıyordu ki o kadar da iyi görünüyordu ki şömineyi yaktı yiyecek bir şeyler hazırladı. Bu adam la ne yapıcam ben böyle dedi. O benim patronum, o benim patronum burda ne işim var benim diye içten içe duygularıyla didişiyordu.

Kadim: evet her şey hazır hadi bir şeyler yiyelim
Ezo: ben yeterince doydum
Kadim: hadi ezo
Kadim: tamam o zaman konuşalım
Ezo: Gadim bey siz benim patronumsunuz.
Kadim: evet ama bir karar almıştık hani arkadaştık
Ezo: size dünde dedim Gadim bey herkes öyle görmüyor
Kadim: peki sana bir şey sorucam
Ezo: evet
Kadim: dr. Emre’yle gidip evine yemek yiyorsun, sohbet etmeye gidiyorsun peki bu ne Ezo. Bu dışardan nasıl gözüküyor, bu da bana öyle gözükmüyor dersem ne dersin.
Ezo: şey o şey aynı değel
Kadim: merakla aynı olmayan ne bakalım anlat bende senin gibi görüyüm
Ezo: kıpkırmızı olmuştur elini nereye koyacağını nasıl davranacağına karar veremiyordu ama şey o benim dert babam ona her şeyimi anlatırım fikir alırım
Kadim: bir tebessümle peki ben neyim
Ezo iyicene köşeye sıkışmıştı ona nasıl cevap verebilirdi ki ne diyebilirdiki kendine bile itiraf edemediklerini nasıl söyleyebilirdi yüzü alev alev yanıyordu gözlerine bakamıyordu
Kadim: seni ilk kez böyle cevap veremezken görüyorum Ezo gözlerimin içine bak
Ezo iyicene kafasını eğmiştir.
Kadim: ezo lütfen
Kadim: tamam senin diyemediklerini ben söyleyim Ezo’nun elini tutmuştur
Ezo: bırakın istemiyim
Kadim: eline iyicene yapışmıştır şimdi senin her zaman yaptığını yapacağım dosdoğru gözlerine bakarak
Ezo iyicene ne yapacağını şaşırmıştı avucundaki elleri ve tüm vücudu ateşler içinde kavruluyordu Allah’ım bu işkence bitsin diye sessizce dua ediyordu yavaş yavaş başını kaldırdı
Ve gözleri buluştu
Kadim: senin nasıl bir şey olduğunu, bana neler yaptığını hep kendi kendime sorguluyorum. ama bildiğim bir şey var o kadar çok ihanetlere uğradım ki yaşadığımın farkında değildim. Hatırlıyor musun, ilk karşılaşmamızı, hani senin değiminle kaş göz foğrafını çektiğim anı(ikisi de gülümsemişti). Bu anın tesadüf olmadığına inandım. Tam her şey benim için bitti dediğim bir anda senin o diğerlerine benzemeyen güzel gözlerinle hayata döndüm Ezo. Seninle, unuttuğum birine güvenmeyi yeniden öğrendim. Bu arkadaşlık bize ne getirir bunları bilmiyorum ama senide bu şekilde bir hiç uğruna kaybetmeyi göze alamam. Kim ne demiş umurumda değil. Ne olursun Ezo bunu benden esirgeme. Kendini benden çekme. Artık eski kadim olmak istemiyorum. Yanımda kal olur mu?
İkisinin de gözleri buğulanmıştı.

Ezo yavaşça başını sallamıştı. Oda bu duygulara arkasını dönüp gitmeye cesaret edemiyordu. İkisi için de zaman durmuştu.

h23
08-11-07, 14:28
elcin: kimo
kadim: elcin anne ben kadim
elcin:aa kadim hosgeldin, ne guzel surpriz akşam akşam
kadim: söyle bi ugrayayım dedim,
saatlerce süren sıcak sohbetten sonra, telefon calar
arayan ezodur
ezo: elcin ablam ben gece donmeyecem telaşlanma
elcin:peki guzel kızım tamam hadi gorusuruz,
kadim: kim?
elcin:ezo gelmiyecekmiş de onu haber veriyor,madem ezo yok oglum geri donme kal burda ha ne dersin ?
kadim: aslında guzel olurdu da
elcin:da ne peki, hadi ezonun yatagında yatarsın
kadim: ezonun mu yok elcin anne, rahatsız olur belki
elcin: yok oglum o oyle seylere takılmaz,
kadimin hosuna gitmiştir fikir aslında
kadim: iyi madem hadi yatalım der
kadim girer yataga kendini cok garip hissetmiştir,saatler gecmiştir, kadimi uyku tutmamıstır, lambayı yakar.daha sonra komidinin uzerinde fotograf albumunu gormustur,
acaba kendi resmi varmı diye baslar bakmaya resimlere,düğün resimlerini görür ömeri ilk gorusudur, kıskanmıstır, hele de omerin ezoyu optugu sahnede
kadim: ömer demek bu, bula bula bu adamı mı bulmus diye soylenir,
sayfaları ilerletir, doktor emre, ballı aganin de pek cok resmi vardır, kadim sinirlendigi kadar rahatlamıstır da bu resimleri gorunce, kıskanclık duygularını bi yana bırakınca demekki gercekten eski iyi dostlarmıs diye rahatlar, ve en son sayfada kendi resmini gorur, cok mutlu olmustur,
kadim: guzel ezo hanımın dost albumune girdik sonunda der gulumser,
bu arada dısarıdan gelen ısıkla irkilir, albumu elinde tutup uzerini orter,
gelen ezodur, odanın lambasını yakmadan hemen pijamalarını giyinir, hala farketmemiştir yataktakini, tam döner battaniyeyi kaldırdıgı gibi cıglıgı basar
kadim: şşşt sakin ol benim ezo kadim
ezo: siz de sesizi cıkarmadan beni izlediz,
kadim. sacmalama cıglıgınla uyandım, hani sen gelmiyecektin
ezo: arkadasım hastaydı kalacaktım gerek kalmadı baska biri geldi.
kadim: iyi kusura bakma elcin anne rahatsız olmayacagını soyledi, yatagına uzandım
ezo: keşke de burda olduguzu soyleyeydiz, bişey gormediz di mi hani ne bilem giynidim ya,
kadim: yok hayır üstüm örtülüydü ya der sırıtarak
ezo: oyle diyisiz de ne sırıtisiz, pişmiş kelle gibi,
kadim: hiç der
ezo bu arada fotograf albumunu farkeder
ezo: esyalarımı mı kariştirisiz, bi daha bu odada bana ait esyalara dokunmayın der imalı imalı
kadim: kusura bakma da bu resim bana ait , kendi resmimi gordum de
ezo: hani fotograf cekildikten sonra sahibine ait olmaktan cıkardı neysem.
ezo kadimin elinden fotograf albumunu alır sinirli sinirli
ezo: size iyi geceler
kadim: dur bi dakka nereye
ezo: ee salona, burda yatacak deilim herhal,
kadim: canım sen rahatsız olma gec yatagına ben yatarım salonda
ezo: yok siz rahatsız olmayın ben yatarım,
kadim: ya bi kere laf dinlesen yatsana su yatagına
elcin uyanır gurultuler uzerine girer odaya, kadim ve ezoyu gorunce saskındır
elcin:kızım neler oluyo ayy cocuklar mahalleyi ayaga kaldırdınız ne bu gurultu,
ezo: gerek kalmadı kalmama, odama geldim giyindim kadim bey de sagolsun hiç uyarmadı
elcin:kadimmm oglumm
kadim: ya elcin anne uyuyordum ustum de ortuluydu korkmayın canım, neyse ben salona gidiyorum kusura bakmayın rahatsız ettim ikinizi de,
ezo: yok siz zahmet etmeyin ben yatarım salonda,
elcin: ayy kimse salonda yatmıyo, ezo sen gel benimle yat, kadim sen de burda uyu,
kadim: yok elcin anne sizi sıkıstırmayayım,
elcin:kapadık konuyu hadi ezo gel, ben gidiyorum der odadan cıkar
kadim: yarın nete veririm fotograflarını,
ezo: ne fotografı
kadim: ee az once giyinirken cektigim fotografı
ezo: elcin diye bagırmaya tesebbus edecekken kadim ezonun agznı tutar,
kadim: sus şşt, bundan sonra artık dediklerimi yaparsın ha elimde iyi bi koz var
ezo: caresiz bi sekilde kadim bey ne olursuz rezil olurum biterim ben
kadim: sırıratarak iyi geceler der
sabah olur, ezo elcin kahvaltıyı hazırlar, kadim de uyanmıstır, elcin annesinin yanagına gunaydın opucugunu kondurduktan sonra
kadim: size de gunaydın ezo hanım der
ezo: yuzune bile bakmadan sağolun gunun aydınlıgımı kaldı,
elcin:ayy cocuklar tamam gecti bitti dun gece bi yanlıs anlasılma oldu,
ezo: keske orda kalaydı neyse,
elcin mutfaga gecince
kadim: ya inandın mı dun gece soyledigime merak etme, tek namus kavramı olan sen degilsin, uyanıktım evet ama donup bakmadım yuzumu orttum inan bana, hele fotograf asla boyle bişey yapmam, sana bırak zarar vermeyi, zarar verecek insan ilk beni karsısında gorur, sırf razı değilsin diye göz fotografını bile vermedim arkadasıma hele de uygun olmayan fotografını asla vermem merak etme der gülümser,
ezo bu sözler karsısında gözleri parlamıstır,
ezo: cok sagolun kadim bey ne bileyim korktum der ve oş bulunup kadimin boynuna atılır,
kadime ilk sarılısı degildir bu ezonun ama kadimin ilk sarılısı olacaktır,
kadim de ezosunun belini sarar gülümser
elcin:ahhh işte gormek istedigim sahne bu ayyy soyle olun işte ne o oyle surekli kavga beni d ebu sevgi cemberine dahil eder misiniz,
kadim: gel buraya der gülümser,
3ü sarılmıs adeta yumak olusturmuslardır...

umarım begenirsiniz, hasret kaldıgımız yakınlasmayı bari senryolarda gecelim

söğüt
08-11-07, 14:50
EZO : dur hele bir doktor, öyle paketlenir mi..yavaş kıracan..bana ver sen.
EMRE : ezo yoruldun bırak sen, selimle biz toplarız.hem nakliyeciler gelecek birazdan sen niye yoruyorsun kendini
EZO : erkek milleti işte..nakliyeciye güvenilir mi bunca eşya..
emre, ezonun elinden tutar,
EMRE : gel şöyle oturalım..sil o göz yaşlarını da
EZO : benim can arkadaşım gedii, sen bana ağlama deyisin doktor..
nerden çıktı bu tain işi durup dururken bilmemki
ezo üzgün bir o kadarda sıkıntılıdır.
EZO : bilisin, sen burdasın deye ben heç bişeyi dert etmemiştim kendime.güvendiğim inandığım bir arkadaş oldun her zaman..ben sana ne kadar arkadaş oldum bilmiim ama sen valllah billah çok eyi arkadaşsın..
emre ezonun yaşlarla dolan gözlerine, yanaklarından süzülen yaşlara bakıp
EMRE : demek benim için de ağlarmışsın ha ezo..bak bende şimdi hakikatli bir arkadaştan ayrıldığımı daha bir anladım..ama ne yapayım biliyorsun ailem ankarada..abimler amerikaya gittiler, artık benim ilgilenmem gerekiyor onlarla
EZO : e haklısın.. bekar adam, tek başına buralarda ..zor tabi..
EMRE : bekarlık falan dert değildide ; anne babam çok yaşlı ezo, istanbula da gelmek istemiyorlar..
ezo gözyaşlarını siler, gülümsemeye çalışarak
EZO : hayırlı arkadaş hayırlı evlat..
EMRE : onu bunu bırak da sen ne yapmayı düşünüyorsun..
EZO : ne düşünisin beni doktor, elçin ablam var..hala otelde çalışiim.bir buçuk sene sonrasına da allah büyük.. elle gelen düğün bayram..
EMRE : kadim beyle hiç konuştun mu?
ezo bakışlarını yere indirir, derin bir iç çeker;
EZO : ne konuşiim..oteli sattı ..ballı ağayı kabul edeydi iyiydi ama ..
EMRE : evet haklısın..çok iyi olacaktı ballı ağa ortak olsaydı
yani o günden beri hiç karşılaşmadınız mı?
gerçi emre farkındaydı ezonun yarasını deştiğinin ama merak da ediyordu..
EZO : yok..elçin anne onların evine gitti hep..o bize gelmedi..
heral artık benle karşılaşmak istemii
EMRE :niye istemesin? hani arkadaş olmak istemişti seninle, insan arkadaşını bir kalemde silebilir mi..yoksa aranızda benim bilmediğim tatsız bişiler mi oldu..
aslında ezoda en az emre kadar meraktaydı.. yarı kırgın, yarı sitemli ama daha çok çaresiz
EZO : yok kurban olduğum doktor yook..tatsızlık olupta ne olacak..zaar işi bitti, gayrı ne etsin bizim arkadaşlığımızı..
emre soru işaretli gözlerle ezoyu süzer, hiç aklına yatmamıştır bu sözler..kadimin ezoya olan düşkünlüğünü kendi gözleri ile görmüştü..kolay kolay vazgeçecek gibi değildi..
EMRE : sağlığı nasılmış peki..elçin anne ne diyor ?
ezo gergin hafif sinirli
EZO : hee eyi dii elçin abla...
suratını sallayarak ;
EZO : domuz kimiymiş
emre hala anlam verememektedir kadimin ezodan uzak durmasına
o sırada kapı çalınır, nakliyeciler gelmiştir..
bir saat içinde yüklemeyi bitiriler..
emre dikkatle ezonun her bir hareketini inceler..o kadar bellidirki kederi..
nerdeyse nakliyecilerden daha çok çalışmıştır..
derin bir nefes alır.." ah ezo ahh..nasıl birşeysin sen böyle..hem bu kadar güzel hem bu kadar iyi kalpli nasıl olabiliyorsun..bir erkek senden nasıl vaz geçebilir hele sen onun için yanıp kül oluyorken...biliyorum ezo..sen ne kadar anlatmasan da biliyorum seni üzen O..benim gidişim değil...keşke elimden bişey gelse..acaba kadim beyi bir ziyaret etse miydim..ama ne diyeceğim kadim beye??..
emre içinden bunları geçirirken, ezoyu yanıbaşında bulur.
EZO : daldın gettin doktor..araba yüklendi aha..veda edeciik şimdi öyle mii..
emre ezoya döner, biraz acılı bir gülümseyişle kollarını açar, ezo da ona sarılır.. ve sağnak yağmurlar başlaaarr..
emre ezoya daha sıkı sarılır, boğazı düğüm düğüm olur..ezoyu taa yüreğinin ciğerinin içinde hisseder sanki..
EMRE : ezooo nolur yapma bunu bana..
ezo hıçkırıklardan konuşacak halde değildir..emreyi bırakmayı hiç istemez..
emrede ezodan ayrılmayı hiç istemez..hele ona bu kadar yakınlaşmışken bırakmak ölüm gibi gelir.."onu da ankaraya götürsem..keşke evlenmeyi kabul etseydi ..ooofff "
ama ailesinin bu konuda ne kadar ketum olduğunu bildiğinden ezoyu incitebileceklerini de bilir.kıyamaz ezosuna..şu anda iki eski dost, iki arkadaş, belki yarısı sevgili..
selim arabayı getirir garajdan, klakson sesi ile kendilerine gelirler..
SELİM : ezo abla vaktin varsa sen de gel havaalanına..ben seni bırakırım...

söğüt
08-11-07, 17:25
emre ve ezo arka koltuğa otururlar. emre bir süre ezonun elini avcunda tutar.ezonun kendisine karşı hislerini son bir kez ölçmeye çalışır..ama ezonun gözleri sadece minnet, dostluk ve keder görür.."hiç değilse bu güzel arkadaşlığımızı muhafaza edelim, onu sonsuza kadar kaybetmekten iyidir.hem her zaman bir ümit vardır derler..bakalım nasip" der ..
EZO : iner inmez beni ara hemi..meraktan çatlatma..
EMRE : canım ben aramazsam sen ara, ne var yani
EZO : o allahın emri, bıkacan bile benden, pişman edecem
seni gittiğine gideceğine ...
EMRE : bak ezo, bana söz ver..istediğin zaman, ihtiyacın olduğu zaman değil; her an ara beni..bak bu da sana açık çek..
SELİM : abla valla bana demedi böyle bişey
EMRE : gece-gündüz, iş-güç deme ara..bak ezo, bu hayatta
tanıdığım iradesi sağlam sayılı insanlardan biride sensin.seninle olan arkadaşlığımızdan her zaman gurur duydum.her ne olursa olsun hep senin yanındayım.mesafeler hiç önemli değil biliyorsun..
EZO : he bilimm doktor,allah razı olsun, çok kahrımı çektiiz..
EMRE : sen de benim ..
bir süre sessizlik olur..
SELİM : geldik abi...
arabadan inerler ..
emreyi yolcu ederler..havalanan uçağa inanmayan gözlerle bakar ezo..
dalgın, ağlamaktan şişmiştir gözleri ..sert bir omuz darbesi canını yakar ama dönüp bakmak bile istemez.
selim kolundan tutar, birlikte yürürler, ezo yıkık bir haldedir..
yol boyu ara bir ağlayarak ara bir gülerek selim ve ezo emrenin iyiliklerini anlatırlar...ezo bi ara yanlarından hızla geçen mercedese takılır..sürücüsüne bakar sarı uzun saçlı bir hanım..son sürat gider
SELİM : ee abla zenginlik böyle bişi, hatun bizi tınlamadı solladı gitti, sohbet ediyor bir de.neşeye bak yav..
EZO : (dalgın dalgın ) derdi yok demekki.. ne edecen selim..ciğeri yanmamış, yüreği yanmamış..hasreti tatmamış, ayrılığı bilmemiş görmemiş besbelli...
selim ezoyu otelin önüne getirir bırakır, okuluna gider

söğüt
08-11-07, 19:05
hafta sonu..

elçin anne sıkıntılı sıkıntılı nedimle telefonda konuşmaktadır..
ELÇİN : oğlum ne demek 3 gündür yok..her yere baktınız mı, çiftliğe falan ..osman biliyordur mutlaka sıkıştır sen osmanı
NEDİM : yanımda osman abii..yok hiç bişi demiş..çok sinirliymiş, aysel ile bile ancak 1 saat görüşmüş, bir daha da aramamış.kızcaaz geri dönecek londraya abim yok ortada..
ELÇİN : oğlum doktorunu falan bi arasana, delirtmeyin beniii..
NEDİM : anne aramadığım, sormadığım, bakmadığım kimse kalmadı..telefonu kapalı, ulaşamıyoruz..beklemekten başka çare yok
ELÇİN : iyi bekleyelim..gene neyi taktı kafasına bilmemki..
NEDİM : otel satıldığından beri zaten doğru düzgün bi tek senle konuşuyordu..
biraz susar..
sen gidince yine sessizliğe gömülüyordu..doktora son 3 aydır
hiç gitmemiş, ama ismail hakkı bey bi kaç defa aramış, sesi iyi
geliyordu dedi ...bilemiyorum yanii
ELÇİN : doktoru da kandırmış demekkii
NEDİM : görünüşe göre öyle
elçin sinirden eli ayağı titreyerek ağlar..
ezo şaşkın sessiz izler olanları ama dayanamaz elçin anneye yaklaşır, yanına oturur, sarılır..
EZO : kurban olduğum ablam ne var noldu gene..iyi değil miydi..
hani iyi değidin..
ELÇİN : ne bilim ezo, o mendebur öyle iyi saklarki içindekileri..ama demekki
dolmuş dolmuş bardak taşmış..bi şey olmuş...çok fena bişey olmuşş..
EZO : haydaaa..ne olmuş elçin abla olsa duayardık elbet.
ELÇİN : (ağlayarak,bir elinde telefon bir yandan gözyaşını sildiği
mendili evirip çevirerek ..)
ne bilim yavrum..olmuş işte bişey..
EZO : allah allaahhh ne olacak kii.. ne olmuş olabilir ki..
ezonun telefonu çalar.. elçinde ezo da bi heyecanla bakarlar..arayan emredir.
EMRE : alo, ezo iyi akşamlar nasılsın dünden beri
EZO : eyyim doktor sağol sen nasılsın ..annen baban nasıllar..
ezo elinde telefon odadan çıkar
EZO : biz eyyik de kadim bey 3 gündür yokmuş ortalıklarda..cebini de açmiimiş..
EMRE : öyle mii.. alla allaaa...yani benim gittiğim günden beri yok öyle
mi..niye acaba ? nereye kime gidebilir ki.. belki tatile falan
çıkmıştır..bir arkadaşa falan..
ezo oldukça bozulur bu sözlere
EZO : canım tatile giden bi allaha ısmarladık deme mi.. hem ne
arkadaşıymış böyle 3 gün yanında kalacak..töbe töbeeee...
EMRE : canım sinirlenme ben sadece bi tahmin yürüt........
EZO : yok etmez kadim bey öyle şeyler ..hem londradan bi arkadaşı gelmiş onunla bile anca 1 saat ilgilenmiş.....
EMRE : ee sonrada ortadan kaybolmuş öyle mii
EZO : heeee...öylee olmuş
EMRE : allah allaahh. garip doğrusu..daha öncede yaparmıymış böyle
EZO : nişanlısı öldükten sonra senelerce insanlardan uzak durmuş,
mecbur kalmadıkça konuşmamış..
EMRE : anladım.. anladım ezo..benim yapacağım birşey varmı ?
EZO : valla şimdilik herkes beklii..kendi arayana kadar böyleymiş...
EMRE : bir haber alırsan beni de bilgilendirirsen sevinirim.
EZO : he haber veririm.. hele bi bulalım da..
( ben bilim ona edeceğimi)
EMRE : tamam.. hadi iyi akşamlar ezo, bir isteğin var mı benden
EZO : canının sağlığı doktor, allaha emanet ol..
EMRE : sen de..iyi akşamlar
ezo salona döner, elçin anne telefonla orayı burayı aramaya devam etmektedir..
yok yok yokk... eski arkadaşlar aranır..eski ahbaplar aranır..konu komşu aranır....hiç bir yerde yok..
ezo da elçin annede yorulurlar gece yarısı olmuştur.iyi geceler dilerler herkes odasına çekilir..
ezo uykusuz, sinirlii..."kime taktı kafasını...hıh...sosyetik kızlarla geziyodun haniii..yedin yine bi kazık dimi..eyi olii sana........"
odada bir o yana bir bu yana elleri koynunda dolaşıyordu ezo ;
"sana da eyi olii,ezo hanım, sana da eyi olii... sana ne.. ne düşünin seni düşünmeyenii.." der demez gözlerinden yaşlar kaynar kaynar akar yanaklarına..küskündü işte kendi kendisine..onun hiç ruhu duymasada ezo ona küskündü..2 ay olmuştu yüzünü görmeyeli..osman abiyi gönderip anasını aldırıyordu da bir kere olsun ezo da gelsin dememişti..
"hıh.. çok umurumdu..." ama bir türlü içine sindiremiyordu ezo..hani arkadaştık.. ne oldu, insan bi telefon da etmez miydi.."
ezo kadimi son aramasını düşündü.. bir kadın çıkmıştı telefona çok kibar bir kadındı..hatırladıkça içi yandı ezonun..
bir daha aramamıştı ezo... yakışık almazdı..kendisi o yüzden çekinmişti..ama kadimmm.. kadimden kim hesap sorabilirdiki..

söğüt
08-11-07, 20:11
ezo başı cama dayalı, ağlar ...
için için anlıyordur artık derdini..
tek istediği onun yüzünü görebilmek, onun olduğu yerde olabilmektir..
"ne oldu da kaçtı yine..kesin baş ağrıları başlamıştır..elçin annenin korktuğu da o zaten..aah kadim ..kim ne yaptı da dünyaya küstürdü yine seni .."
bi başlarsa başağrısı, günlerce geçmediği oluyormuş ya yine öylemiki acaba..yoksa bir kadın arkadaşı mı var..vardır tabii.onun yanındadır belkide..
eyi olsun da insan bi haber verir..
sabah olmuştur..ezo kıpkırmızı ağlamaktan şişmiş gözlerle, elçin anne daha kalkmadan evden çıkar, işine gider..
kimseye belli etmek istemez ama ezonun bitkin hali ortadadır..çünki ezonun da başı ağrıdan çatlamak üzeredir.
soruları geçiştirir, var gücü ile başını kaldırmadan işine koyulur..
akşam iş çıkışı kutsal ustalara alışverişi olduğunu söyler, onlardan ayrılır.. akşam, hafif esintilidir ..kaldırım boyunca yürür..aklına kadim düşer..bu günde haber yoktur..yalnız kalınca daha bir tatlıdır kadimi düşünmek..acıtır kalbini kadimin kendisinden uzaklaşması ama düşünmek nedense bir garip zevklidir..boynu bükük kaldırım boyunca kadimi düşünerek yürür..yine ağlamaya başlamıştır ..artık gözyaşları kendi yolunu buluyordur, ezoya bişey sormadan..farkında olmadan debbie ile gittikleri parka gitmiştir ezo..doğruca salıncağa gider.eski bir dost görmüş gibi mutlu olur..sevinir..kendi kendine gülümser..boş salıncağı tutar sallamaya başlar..bir yandan gözlerini siler, bir yandan konuşur..
" ee debbie kız görin mi.. hayat budur...bırakıp gitmekle bitmii işte..noldu gittinde..dindi mi acıların..döndü mü kaderin kederden sevince, güldü mü yüzün..gidince bitti mi..belki yeni arkadaşlar buldun kendine ..ya geride bıraktıkların..sen belki düşünmisin ama geride kalanlar seni düşünii.."
ağlaması yeniden başlar başını salıncağın zincirine dayar..
"bırakıp da giden, düşünür mü ki geride bıraktıklarını..geride kalanın canı nasıl yanii bilir mi..bıçakla kesip bitirdin..ne arisin ne sorisin..ben seni sevmedim mi ki heç aklına gelmiim..heç gıymatı yok muydu seni sevmemin..yok yok kesin yeni arkadaşın vardır senin..bilim ben ...yoksam bu kadar uzak kalamazdın..arkadaşım olur musun..hıh..bi kere sen arkadaş olmamışsın..sen daha arkadaş nedir onu bile bilmisin..hani benim canımı acıtmazdın seeenn.."

ezo ıssız parkta terkedilmişliğini artık iyice kabullenerek ağlamaktadır..gözleri acımaya başlamıştır..etrafı sis kaplamıiştır..akşamdan geceye dönen vakitlerde her bir kutuyu ayaz sarmaya başlar ..elleri üşür..yanakları üşür ezonun..ama gözlerinin içi ve kalbi yanmaktadır..çocukluğundan beri aslında ne kadar yanlız olduğunu düşünür..anasız babasız, onun bunun yanında sığıntı olarak büyüdüğünü, ömere sığınışını anımsar ve ömerin sessizce hayatından kayıp gidişini...emre olmuştur ezoya insan gibi davranan tek insan..ezoyu en iyi anlayan.

söğüt
08-11-07, 20:30
ama emre kardeş gibi bir can olmuştu ezoya..ezo böyle hissetmiştir..peki kadim..o kimdir..kim olacak heç bişi.. artık heç bişi..buldu birini aldı başını getti işte..
" ey arama bakalım ne olacak..ben de unuturum seniii.. sen unuttunda ben unutmam mı.." alçak sesle konuşurken konuşurken birden sesinin yükseldiğinin ayrımına varır, ağzından "eğer bi daha dönerde yüzüne bakarsam"
........................
- eee ne olur bir daha dönerde yüzüme bakarsan
ezo şok olur...buz keser ..olduğu yere çivi gibi çakılır..
kalbinde bişeyler korkudan sevince gidip gelir..
geri döner..
tam ensesinde kadimle göz göze gelir..
EZO : ka- kadim beeeyy...
kadim elleri cebinde, suratı asık, görmeyeli daha bir zayıflamıştır sanki
EZO : siizz..sizz.. ne ediniz burdaaa..
KADİM : ya sen..
EZO : ne kızısiniz..hem suçlu hem güçlü..elçin abla mahvold.....
KADİM : öyle miii..bana hesap soruyorsun yani..ama biliyor musun bana hesap soracak en son insan sensin
ezo şaşkın ..ne diyeceğini bilemez ..inşallah konuştuklarımın hepsini duymamıştır..
EZO : eyle tabii..benim ne haddime demii..onca arkadaşıız varken bize gelene kadar yıl geçer..
kadim daha bir gerilir,
KADİM : kaç arkadaşım varmış benim
EZO : kaç olduğunu bilmiim de ... bizden çok daha eyi arkadaşıız var demekkii
KADİM : ukalalık yapmaa..
ezo sessizce başını yana çevirir, olduğu yerden kıpırdamaya mecali kalmamıştır..kadime bu kadar yakın olmak onu tüketmiştir.için için kızsın terslensin, ne derse desin ama biraz daha kalsın ister..gözlerini yumar..göz yaşlarının tuzu gözlerini yakar..
EZO : kusura kalmayın.. huyumu bilisiniz işte..haddimi aştım yinee
kadimin duymak istediği en son lafı söylenmiştir ezo...

banubanu
09-11-07, 00:10
Benim senaryoda bol bol Kadim ve Ezo var.... Emre mi o da kim?




İkisi de arabaya bindiklerinden beri hiç konuşmuyorlardı. Ezo arada bir Kadim’in başına bakıyordu. Yarasının kanayıp kanamadığına bakıyordu.
Ezo: Şu başınızı bir doktora göstermeniz gerekiyo.
Kadim elini başına götürür..
Kadim: Bakarız, dönerken bir hastaneye uğrarız. Ne o kan kaybından ölürüm diye. korkuyor musun?
Ezo: Yok canım ne korkçam, size bir şey olursa arabayı kim kullanacak diye düşünüyorum. Şimdi bu saatte taksi bul, eve git, zor olacak..
Kadim: Çok komiksin.
Ezo: Sizin kadar değil?
Yine susmuşlardır. O gün yaşananlar ikisini de gerginleştirmiştir. Sonunda otele varırlar. Ezo arabadan iner.
Ezo: Sizinle gelseydim.
Kadim: Gerek yok ben hallederim. Çocuk değilim. Alt tarafı küçük bir yara.
Ezo: İyi ya, siz bilirsiniz.
Kapıyı tam kapatırken
Kadim: ezo
Ezo: efendim
Kadim: Ben döndüğümde burada olacak mısın?
Ezo: Bilmiyorum, olurum belki…. Tamam olurum… .
Kadim: Tamam.. gülümseyerek direksiyona döner.
Ezo kapıyı kapatıp arabanın arkasından bakar.
Kollarını kavuşturup düşüncelere dalar. Hava kararmaya başlamıştır. Aslında eve gitmesi gerekiyordur. Ama bekleyeceğine söz vermiştir.
Zaman geçmek bilmiyordu, hem Kadim Bey’i merak ediyordu hem de bir yandan Elçin Annenin onu merak edeceğini düşünerek üzülüyordu. Geç de olsa eve gidecekti.
Otelin önünde duvara oturmuş bekliyordu.Sonunda Kadim’in arabası geldi durdu. Başında beyaz bir sargı bezi bantlanmış Kadim arabadan indi.
Kadim, Ezo’yu görünce;
Kadim: Ezo, niye burada bekliyorsun?
Ezo: Sizi merak ettim, içeri girsem şimdi…. Laf anlatmam icab edicek..
Kadim Ezo’nun derdini anlamıştı.
Kadim: Anladım, hadi gel içeri girelim, konuşuruz biraz..
Ezo: yok ben eve gideyim. Elçin Anne merak eder.
Kadim: Yahu gel bir şeyler deriz ona, ben bırakırım seni eve.. hadi gel..
Ezo: İyi ya biraz geleyim, hem başınız için ne dedi doktor merak ettim.
İçeri girip Kadim’İn odasına çıkarlar..
Kadim: Gir içeri Ezo, otur şuraya.
Ezo: Yok Kadim Bey, ben oturmayayım. Birazdan gideyim ben zaten. Çok yorgunum.
Kadim: günün ve benim yorgunluğum mu?
Ezo: Yok estağfurullah
Kadim: Bu gün konuştuklarımız..
Ezo: kadim bey bunları hiç açmasak
Kadim: neden? Bunlar hiç yaşanmadı mı sayacağız? O sözleri ben hiç söylemedim, sen de hiç duymadın öyle mi?
Ezo: Kadim Bey, ben küçükken hiç masal dinlemedim bilimisiniz? Anlatacak annem yoktu. O yüzden hayatta hep gerçeklere inandım ben. Masallar insanın gerçekleri görmesine engel oluyo. Ne ben peri padişahının kızıyım ne de siz bir garip çoban… Belki masallarda onlar mutlu olabilirler ama burası gerçek dünya Kadim Bey. Siz bana evet bi şeyler dediniz.. ama onları unutmak zorundayım.
Kadim: ezo…
Ezo: Yok Kadim bey, öyle.. sen Kadim Bey’sin ben Ezo.. bu hep böyle olacak, hep böyle kalacak.. Aslında ne arkadaşınız olabilirim ne de başka bir şey…
Kadim: Ezo bütün bunları bilmiyorum mu sanıyorsun.
Ezo: Biliyosunuz da niye böyle yapıyosunuz Kadim Bey.
Kadim: Ezo, hayatıma bak. Gerçek dostlarım mı var? Kime güveneyim. Beni gerçekten sevecek birisini gördün mü etrafımda. Ben birini sevemez miyim? Benim kalbim taştan mı? Etrafıma ördüğüm duvarları yıkamaz mıyım?
Ezo: Yaparsınız tabii ama diyom ya, siz Kadim Beysiniz..
Kadim: sen Ezo, ya sen? Senin kalbin yok mu? Gözlerinde gördüğüm o sıcaklık, sevecenlik yüreğinde yok mu? Kim ne derse desin. Bu odada şimdi ikimiz…. Sadece dünyada ikimiz var olduğunu düşün.. bana söyleyeceğin bir şey olmaz mıydı?
Ezo: Kadim bey.. bu odadan çıkınca yine sen Kadim bey ben işçi, köylü Ezo olacağım. Bunu bile bile bu anları yaşayıp acı çekeceğime hiç yaşamadan hayallerimde yaşatmayı yeğliyom ben..
Kadim ileriye yürür.. Ezo’nun elini tutmak için hamle yapar.. Ezo kendini çeker..
Kadim: Ezo yapma..
Ezo: Kadim Bey noolur. Beni olmayacak masallara sürüklemeyin. Beni bırakın mutfakta işçiniz olarak kalayım. Böylesi hepimiz için en iyisi.
Kadim dönüp sandalyeye oturup kollarını masaya dayayıp kafasını ellerinin arasına alır…
Kadim: O zaman neden, neden girdin hayatıma? Kadere sen hiç mi inanmazsın? O kadar yaşananlar. Senin için hiç mi anlamım yok? Tamam git o zaman… Her şey yine eskisi gibi olsun. Sabahleyin yine bir geceye uyanayım. İhanetlere, ayrılıklara tek başına dayanmaya çalışayım..
Ezo: Kadim bey, ne olur böyle demeyin…
Kadim: Yüreğim acıyor… seni her gördüğümde… belki de en doğrusu seni hiç görmemek… ama seni görmeden nasıl yaşayabilirim….
Ezo yavaşça Kadim’in yanına yaklaşır. Elini saçlarına götürecek gibi uzatır ama yapamaz.
Kadim: bir gece yattım, sabah kalktığımda annem yoktu Ezo.. gittidediler. Nedenini, nasılını bilmeden seneler geçti. Her gün onun neden gittiğini düşünmeden geçirdiğim bir günüm olmadı. Zaman azalttı acımı ama o terk ediş herkesten soğuttu beni, sonra Berrak.. sevdim dediğim güvendiğim, en yakınımla aldattı beni.. en yakınımın da ihnetiyle pekiştirdi ihanetini… şimdi bütün bunlardan sonra seni bulduğumu sandım…
Ezo: Kadim Bey…ne olur..
Kadim: Bana hiç yalan söylemedin Ezo.. aradaki uçurumu bana hiç hissettirmedin, ben hiç böyle düşünmedim.. benim aradığım bir çift yalansız göz, sıcak bir yürek.. ama sende şimdi beni bırakıp gidiyorsun…
Ezo sonunda dayanamaz elini Kadim’in saçlarına götürür.. Kadim dönüp Ezoya bakar.. gözleri yaşlanmıştır..
Kadim: Ben hiç ağlamadım Ezo…. Hiç…
Ezo: Kadim Bey… bırakamam sizi.. böyle olmaz… ama … sizi bırakıp gitmek istemiyorum…
Kadim Ezo’nun göğsüne yatarak hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlar… Ezo’nun da gözlerinden yaşlar boşanır…

Ö.Dilek
09-11-07, 14:02
Ezo’nun kadim’le arasına mesafe koymasından, aklıma böyle bir şey geldi umarım beğenirsiniz… :icon_whis

Kadim ezo ‘yu düşünerek yatağına uzandı onun dedikleri aklına geldi. Dışardan başka türlü görünüyor demişti ve bir daha Ezo’nun yakınında olmayacağı fikri onu delirtiyordu. Bu gece nasıl sabahı edecekti bilemiyordu. Ezo hiçbir şey düşünmeden dağ evinde bir gece yanın da kalmıştı ee şimdi ne olmuştu, peki ne değişmişti. Bunları düşünerek gözlerini kapattı ve onun
o güzel gözlerini düşlemeye başladı. O güzel çimen yeşili gözlerde dalıp gitti.

Sabah bir heyecanla çabucak Ezo’nun işe gelişini yakalayıp dün soramadıklarını soracaktı. Asansörle girişe indi ve tam kapıda o dalıp gittiği çimen gözlerle karşı karşıya kalakaldı.
Ezo’da ondan farksız hiç beklemediği anda Gadim Beyle karşı karşıya kala kalmıştı.
Kadim: Günaydın
Ezo: Günaydın
Kadim: Ezo seninle konuşmamız lazım
Ezo: ben dün söyleyeceğimi söyledim size Gadim Bey
Kadim: Hayır ben daha söylemedim
Ezo: Ben söyledim anlıymisiniz başka söylenecek bir şey kalmadı
Kadim: Demek öyle ne kadar inatçısın
Ezo: evet gatır inadı. hem bağa söyleyene bak
Kadim: hadi gidiyoruz
Ezo: Nereye
Kadim: rahatca konuşabileceğimiz bir yere bağ evine
Ezo: olmaz diyim Gadim Bey niye anlamiymisiniz
Kadim: sen inatçıysan ben senden daha inatçıyım Ezo’nun kolundan çekerek
Ezo etrafına bakıyordu ya gören olursa ne yaparım ben diye söylendi
Ezo: tamam tamam bırakın bi gören olacak
Kadim: kolunu bırakarak evet ne diyorsun
Ezo: tamam tamam geliyim

Kadim memnun bir şekilde gülümser. Ezo’nun yüzü kıpkırmızı olmuştur
Osman arabanın önünde
Kadim: anahtarlar Osman
Osman: ama efendim
Kadim: merak etme bak Ezo’da var gülerek hem suç ortağın yanımda

Ve yola çıkarlar.
Ezo: Siz vallah delirdiğiniz
Kadim: Ezo’nun yüzüne bakarak evet senin bu inatçılığın delirtti beni
Ezo’nun yüzü kıpkırmızı olmuştu. İkisi de hiç konuşmadan bir marketin önünde durdular
Ezo: neden durduk burada
Kadim: yiyecek bir şeyler alıcaz
Ezo: siz kesin delirdiniz bu halde yiyecek düşünüyosunuz.
Kadim: ne varmış halimizde hem bu gün uzun olacak bu aramızdaki meseleyi halletmeden dönmiyeceğizzz.
Ezo: ne ne diyiniz
Kadim: sende de bende de dediğin gibi bu inat varken kolay kolay halledemeyiz.

Eve gelmişlerdir. Kadim geçen gelişinden çok faklıydı kendide inanamıyordu. Kadim içeri girer. Ezo dışarıda kalır.
Kadim: gelmiyormusun
Ezo: siz ne yapiysiniz bi anlayabilsem herkes ne der.
Kadim: merak etme buraya geldiğimizden kimsenin haberi yok. Hem sen böyle şeyleri takmazdın.
Ezo: kimse bilmiy diyosunuz ama ben biliyim
Kadim: peki o zaman geçen niye geldin
Kadim: evet cevap bekliyorum
Ezo: !!!
Kadim: (sinirlenerek) gir içeri Ezo. (Yumuşayarak) inadı bırak donacaksın burada
Ezo içeri girer.
Kadim: evet şimdi oldu. Şömineyi yakalım donarız yoksa
Ezo: geçen donmadığımıza göre
Kadim: bi kerede karşı çıkma

Ezo olanları şaşkınlıkla izliyordu Gadim Bey ne yapıyordu böyle anlamıyordu ki o kadar da iyi görünüyordu ki şömineyi yaktı yiyecek bir şeyler hazırladı. Bu adam la ne yapıcam ben böyle dedi. O benim patronum, o benim patronum burda ne işim var benim diye içten içe duygularıyla didişiyordu.

Kadim: evet her şey hazır hadi bir şeyler yiyelim
Ezo: ben yeterince doydum
Kadim: hadi ezo
Kadim: tamam o zaman konuşalım
Ezo: Gadim bey siz benim patronumsunuz.
Kadim: evet ama bir karar almıştık hani arkadaştık
Ezo: size dünde dedim Gadim bey herkes öyle görmüyor
Kadim: peki sana bir şey sorucam
Ezo: evet
Kadim: dr. Emre’yle gidip evine yemek yiyorsun, sohbet etmeye gidiyorsun peki bu ne Ezo. Bu dışardan nasıl gözüküyor, bu da bana öyle gözükmüyor dersem ne dersin.
Ezo: şey o şey aynı değel
Kadim: merakla aynı olmayan ne bakalım anlat bende senin gibi görüyüm
Ezo: kıpkırmızı olmuştur elini nereye koyacağını nasıl davranacağına karar veremiyordu ama şey o benim dert babam ona her şeyimi anlatırım fikir alırım
Kadim: bir tebessümle peki ben neyim
Ezo iyicene köşeye sıkışmıştı ona nasıl cevap verebilirdi ki ne diyebilirdiki kendine bile itiraf edemediklerini nasıl söyleyebilirdi yüzü alev alev yanıyordu gözlerine bakamıyordu
Kadim: seni ilk kez böyle cevap veremezken görüyorum Ezo gözlerimin içine bak
Ezo iyicene kafasını eğmiştir.
Kadim: ezo lütfen
Kadim: tamam senin diyemediklerini ben söyleyim Ezo’nun elini tutmuştur
Ezo: bırakın istemiyim
Kadim: eline iyicene yapışmıştır şimdi senin her zaman yaptığını yapacağım dosdoğru gözlerine bakarak
Ezo iyicene ne yapacağını şaşırmıştı avucundaki elleri ve tüm vücudu ateşler içinde kavruluyordu Allah’ım bu işkence bitsin diye sessizce dua ediyordu yavaş yavaş başını kaldırdı
Ve gözleri buluştu
Kadim: senin nasıl bir şey olduğunu, bana neler yaptığını hep kendi kendime sorguluyorum. ama bildiğim bir şey var o kadar çok ihanetlere uğradım ki yaşadığımın farkında değildim. Hatırlıyor musun, ilk karşılaşmamızı, hani senin değiminle kaş göz foğrafını çektiğim anı(ikisi de gülümsemişti). Bu anın tesadüf olmadığına inandım. Tam her şey benim için bitti dediğim bir anda senin o diğerlerine benzemeyen güzel gözlerinle hayata döndüm Ezo. Seninle, unuttuğum birine güvenmeyi yeniden öğrendim. Bu arkadaşlık bize ne getirir bunları bilmiyorum ama senide bu şekilde bir hiç uğruna kaybetmeyi göze alamam. Kim ne demiş umurumda değil. Ne olursun Ezo bunu benden esirgeme. Kendini benden çekme. Artık eski kadim olmak istemiyorum. Yanımda kal olur mu?
İkisinin de gözleri buğulanmıştı.

Ezo yavaşça başını sallamıştı. Oda bu duygulara arkasını dönüp gitmeye cesaret edemiyordu. İkisi için de zaman durmuştu.

Ne kadar öyle kaldılar bilmiyorlardı
Ezo: ama Gadim Bey şey olmaz siz benim patronumsunuz herkes ne der, ne düşünür vallah olmaz.
Kadim: bize ne Ezo sen hiç böyle şeylere takılmazdın şimdi ne fark var
Ezo: şey kıpkırmızı olmuştur
Kadim: sana daha doğrudan soruyum istermisin.
Ezo: (Ezo ne diyeceğini merak ederek) he ya sorun
Kadim: peki Ezo ben sana senin için ne hissettiğimi söyledim ve aklıma bir şey takıldı sen benimle bir gece bur da hiçbir şeye aldırış etmeden kaldığın halde hiç takılmazken bunlara neden takılıyorsun. Evet sende bir şeyler hissediyorsun
Ezo: yo yo vallah olmaz ben bunları dinlemek istemiyorum, hem gidelim artık elçin ablam merak eder diyip ayağa kalkmıştır
Kadim: kolundan tutarak kendine çekti o kadar yakın duruyorlardı ki birbirlerine ikisi de nefeslerini kendi yüzlerinde hissediyordu hayır hiçbir yere gitmiyoruz.
Kadim: evet cevabını bekliyorum
Ezo: telaşlanmıştı kalbi deliler gibi atıyordu sanki göğsünden çıkmak ister gibi. Bırağın beni Gadim Bey ben gitmek istiyim kurtulmaya çalışarak demişti
Kadim ise hiç istifini bozmadan kolunu daha çok sıkıyordu
Ezo: Gadim bey acıyo lütfen
Kadim: demiştim sana Ezo sen inatçıysan ben senden daha deliyim anlıyormusun.
Kadim: tamam peki bir anlaşma yapalım ben seni bırakacağım oturacağız ve ben sana senin için ne hissettiğimi anlattığım gibi sende bana anlatacaksın
Ezo: ama ama anlatamam Gadim bey neden anlamiysiniz.
Kadim: senin gibi bir kadının anlatmasının zor olduğunu biliyorum ama seni bir hiç uğruna kaybedemem elini gevşetti ve oturdular
Ezo elini oğuşturuyordu.
Kadim: çok yumuşak bir şekilde acıttım mı? Yanına yaklaşıp koluna bakarak
Ezo: evet bırakın beni çok sert bir şekilde söyleyip, bakmıştı
Kadim: özür dilerim ama bunu yapmak zorundaydım. Hem senin kızgın halini çok seviyorum
Gülümsemişti.
Ezo da gülse mi ağlasa mı şaşırmıştı.
Ezo: peki ne duymak istiysiniz
Kadim: senin için zor olduğunu biliyorum ama ezo lütfen bunu yapma beni yumuşatamayacaksın. Dediğim gibi bu işi halledene kadar buradayız
Ezo: Gadim Beyi ilk defa bu kadar kararlı görüyordu. Oda pes etti peki ayağa kalktı nasıl anlatacaktı ki ona
Kadim: Ezo nereye
Ezo: su içicem yasak mı?
Kadim: tabiî ki hayır otur ben getiririm
Ezo: olurmu heç
Kadim: bi kerede karşı gelme
Ezo yeniden oturdu hislerini nasıl diyecekti ki şimdi. Suyundan bir yudum aldı kadim yüzünü gözetiyordu
Ezo: bakmayın öyle siz böyle bakarken anlatamam
Kadim: tamam tamam sinirlenme
Ezo: Gadim Bey, Ömer’e yani eski eşime benim sevdam sarayımdı o bunu yaktı yıktı kül etti küllerini bile bırakmadı kendiyle onları da aldı gitti.(Kadim’in bu laf üzerine yüzü bozuldu allak bullak oldu)
Kadim: üzgün bir şekilde demek öyle
Ezo: hem anlat diyisiniz hem de rahat vermiysiniz
Kadim: tamam tamam sustum, evet
Ezo: sizinde anladığınız gibi ona sevdam çok büyüktü ve bir kere sütten ağzım yandı. Sizinde dediğiniz gibi ilk karşılaşmamız, sonra otel, sizinle didişip duruyorduk. Ama her odanıza yemek bırakmaya geldiğimde heycandan kalbim duracak gibi oliydi (kadim’ in göz bebekleri büyüdü hayretle bakıyordu) size gıcık mi oliydim alışıyomuydum anlayamamıştım. Sonra Debbie geldi biliysiniz işte o zaman bam başka bir Gadim beyle karşılaştım ayrı bir yüzünüzü gördüm. Nedim Bey beni işten kovduğunda o zaman hislerimi tam anlayamamıştım ama sizi bir daha görememekten çok korkmuştum. Dediğim gibi evet Ömer’e sevdam çok büyüktü ondan sonra kalbime bir mühür koymuştum ta ki siz karşıma çıktınız. Yüzü kıpkırmızı olmuştu ve ben size karşı duygularım neydi karar veremedim Gadim Bey… Sizin yanınızda olmaktan şey nasıl söylesem
Kadim: heyecanla evet
Ezo: nasıl söylenir ki bu büyük keyif alıyorum ama
Kadim: ama
Ezo: e bi susun değil mi ama bu iş olmaz Gadim Bey sizinle aramızda dağlar kadar fark var
Ezo ayağa kalktı.
Kadim: ne demek bu şimdi Kadim’de ayağa kalkmıştı
Ezo: bu kadar, ben söyleyeceğimi söyledim daha neyi soriysiniz. İkimizde çok üzülücez ve pişman olicez Gadim Bey lütfen gidelim artık
Kadim: ne yani bunları ikimizde hissediyoruz ve bu duygulara boş verip arkamızı dönüp gidicez kendimizi karanlığa bırakıcağız öylemi bir adım daha yaklaştı ve ben seni böyle bırakırsam asıl o zaman pişman olurumEzo. Ezo’nun omuzlarından tuttu o kadar yakındılardı ki birbirlerine
Ezo’nun kalbi yeniden deli gibi atmaya başlamıştı ve ikisi de birbirinin gözlerinin içine bakıyorlardı.
Ezo: bırakın beni evet yapmak zorundayız
Kadim’in gözleri Ezo’nun dudaklarına doğru indi onu öpmek için dayanılmaz bir istek duyuyordu, şimdiye kadar hep kendini frenlemişti.
Kadim: hayır ben senin gibi bu duyguları hiçbir şeymiş gibi kenara atamam, özür dilerim Ezo.
Dediği gibi Ezo’yu kendine çekti ve dudakları dudaklarına değdi. İkisinin de kalpleri delice çarpıyordu şimdi. İkisi de birbirlerinden bir rüyadan ayılır gibi ayrıldılar. Artık her şey eskisi gibi olmayacaktı.

söğüt
09-11-07, 15:14
kadim, ezo ile aralarında uzayan mesafeyi nasıl toparlayacağını bilemez..son derece üzgündür..ezonun gözlerine bakar umutsuzca..bişeyler arar gibidir.ezonun ağlamaktan şişmiş, kan çanağı olmuş gözlerine, al al olmuş yanaklarına bakar..
KADİM : çok yorgun görünüyorsun..
der ve ezonun kolundan hafifçe tutarak arabaya doğru birlikte yürürler..
nedense içindeki öfke ezonun yüzünü gördüğü anda sukunet bulmuştur..ama yinede .....
ezo küstüre küstüre
EZO : sizde çok yorgun görünisiniz.. başınız mı ağrıdı yinee
kadim ağır ağır konuşur....
KADİM : seninde arkadaşın bırakıp gitseydi, senin de başın ağrırdı..
ezonun duymadığını düşünerek arabanın kapısını açar..
yol boyunca konuşmazlar..


devamı yarın laa..


alın size kadim... bulduk işte noldu...
ben bilirdim bu kadimi sürüm sürüm süründürmeyi ama
ana ciğeri işte dayanamadı..
ciğeri kediler yesin:img-hyste

ezo her şeye rağmen mutludur.. arada bir kadimin yüzüne baktığında gördüğü o ürkütücü dinginlik bile ezoyu bir şekilde mutlu etmektedir..yinede gözlerinden süzülen özlem yaşlarını engelleyez.kadim ezoya hiç bakmadan devam eder yola..

1 saat kadar sonra ağaçlar arasından dar bir yola girdiler..biraz sonra da ahşap küçük bir evin önünde durdular..kadim arabadan iner, ezonun kapısını açar..ezo arabadan iner, şaşkın gözlerle etrafa bakar..eve bakar, bahçeye bakar..kadim ezoyu beklemeden ilerler..cebinden çıkardığı anahtarla kapıyı açar,
hala çevreyi merakla anlamaya çalışan ezoya;
KADİM : neye baktın
EZO : heç..nereye geldik ona bakidim..
KADİM : ha.. yani..bakınca anlayacaksın nereye geldiğini
gel bi de içerden bak istersen..
ezo hiç beklemediği bu iğneleyici sözlere son derece şaşırmıştır..
cevap vermeden elleri mantosunun cebinde hızlı hızlı yürür..geri döner bir daha bakar..yürür..kadim kapıyı açmış, kapının kenarında ezonun gelmesini beklemektedir..ezo başını kaldırınca kadimle gözgöze gelir..kadim gözlerini ezonun üstüne sabitlemiş, o kadar deli bakıyordur ki bir an kapının önünde içeri girip girmeme konusunda kararsızlık yaşar ezo..kadimin hala kapının yanında beklemektedir..bir an ezo geri dönüp var gücü ile kaçmayı düşünür ama cesaret edemez.. bir kaç saniye kadimle göz göze gelirler..ne kadim çekmez bakışlarını ne ezo ..

kadimin yanından biraz da kadime değerek geçmek durumunda kalır ezo..
içeri girer..olduğu yerde mıhlanır..kıpırdayamaz..kadimin soluğu sağ yanağını yakacak kadar yakındır ..ezo içeriye göz gezdirir...sessizce ağlamaya başlar..ne diyecektir..ne demektir bu..odaya göz gezdirir.. yer minderleri aynıı, yanan şömine aynıı..yemek masasına dönüp de bakar..makarnanın yere döküldüğü an gelir gözünün önüne..nasıl kuru ekmeye talim ettikleri..sonra önünde oturdukları dertleştikleri şöminede yanan ateşe bakar..

emrenin sevgisini itiraf ettiği, ailesinin çıkarabileceği sorunları açıkça ezo ile konuştuğu geceye gider ezo..emreye verdiği cevabı hatırlar..sonra ikiside aralarındaki dostluğu kaybetmek istemediklerini bundan sonrada koruyacaklarına söz verdikleri o gece..

peki amaa...kadim..burda... ne işi var...

h23
09-11-07, 16:27
kadim her zamanki höthötlüğünü yapmıs derin pişmanlık duymustur affettirmeli ama nasıl, en iyisi odasına cagırıp ozur dilemek diye düşünür.. mutfagı arar, ezo bu sefer acmama konusunda inat edince zeki acar telefonu
zeki: buyrun mutfak
kadim eyvah der ezo cıkmadı telefona cagırsa direk laf söz olacak ne yapsa ki,
kadim: hay Allah mutfagı mı aramıs, muhasebeyi arayacagıma yanlıslıkla oldu, saol iyi gunler der kapatır telefonu
en iyisi cebinden aramaktır hem bahane de uretmez riske de atmaz, arar cebinden ezoyu ezo bikaç kez acmaz
kadim anlamıstır ezo bayagı kızgın,
mutfagı caldırır kapatır cebini surekli arar, herkes suphelenmeye baslamıstır
ezo pes eder, calan cebine cevap verir
ezo: buyrun
kadim: su halimize bak sapık durumuna dusurdun beni ne inat ediyon ya acsana telefonu
ezo: bagırmak icin mi bu kadar ısrarla aradiz
kadim: hayır odama gelir misin bi haber verecem
ezo: yok gelemem, kusura bakmayın
kadim: ama debbie mail atmıs resim eklemiş sana da okutmamı istiyordu ama sen bilirsiz,
ezo debbie lafını duyunca dayanamaz hemen geliim durun.
kadim: güzel der sırıtarak nasıl olsa ezo anlamaz internetten uyduruktan ingilizce bişeyler karalar,
kapı calınır
kadim: gell
ezo: hani debbie kız gurban oldugum gınalı guzum cok ozledim onu aman resimlerine bak pek guzelmiş, ee ne yazıyo ne soylemiş..
kadim: ya işte selam soyle bak maili burda,
ezo: anammm kadim bey belki debbie gızın facebooku vardır, ordan bulak da konusak
kadim: facebook mu sen nerden biliyon onu ya
ezo: hee kucumsisiz ama bilik cok sukur,
kadim: evet seni zaten yanlıs tanıdıgımı ve pişman oldugumu farkettim zaten senden ozur dilerim,
ezo: kusura bakmayın kırarken soylediginiz lafları telafi etmeye yetmez bu özür,
kadim: peki kendimi affettirmek icin ne yapmam gerkiyorsa hazırım,
ezo: boşverin en iyi küs durmak mesafe koymak ikimiz icn de hayırlısı
kadim: seni ilk kez korkak gordum
ezo: ben hiç bişeyden korkmam
kadim: hıı korkarsın kalbinin mantıgını yenmesinden korkuyorsun hadi ezo durust ol
ezo: bu ne demek simdi,
kadim: gözlerindekini gorebiliyorum
ezo: ben cıkiim iyi gunler size
kadim: dur biraz ikimizin de bildigi gercekleri saklamaya calısma
ezo korkar kacar ordan kadim emin olmustur ezonun duygularından bu tavrı uzerine ama henuz affettirmemiştir kendini..

h23
09-11-07, 16:30
aksamustu tekrar cebinden arar ezoyu
ezo: buyrun kadim bey
kadim: ezo yarın defne hanımı ziyarete gidecem gelir misin benle hıı ?
ezo: cok sevinirim kadim bey
kadim: cok tesekkur ederim beni kırmadıgın icin,
ezo: kırmak sizin huyunuz kadim bey benim değil,
kadim: laf sokmadan duramıyorsun di mi neyse yarın sabah otelden alayım mı
ezo: tereddut eder seyy bilmem ki nasıl olur,
kadim: istersen belli bi yerde bulusalım der sözleşilir,
beraber dagevine giderler ezo nicin geldigini kendi bile anlamıstır belki kadim beyn burda huzur bulabilecegni dusunmustur,
kadim ön kapıya yönelir
ezo: arka bahcedeydi defne hanım,
kadim: biliyorum da iceri girmeyecek miyiz
ezo: . yok suyunu neyim veririk azcık defne hanımla laflar cıkarız,
kadim: olmaz öyle şey, hadi gir iceri, bi soluklan sonra geceriz arka bahceye der işaret eder,
ezo: peki der caresiz girer içeri,
ezo önde kadim arkada salona girerler ezo çok olmustur,
salon kıpkırmızı güllerle doludur, kendi resmi tüm duvarı kaplamıs bi vaziyette önünde de yazı
"beni affet sahici gözlüm"
sözün tükendigi anda kadim söze girer
kadim: ezo su hayatta seni kırmak en son istedigim seydir, konusmaktan hep kacındın soyleyeck o kadar cok sey varki,
hep beni sahiciyi bulamamakla gormemekle sucladın yanıldın seni hep gördüm ama bende senin gibi, gercekleri gördüklerime perde yaptım ama yoruldum, senin sahiciligin tum gerceklerin imkansızlıkların onunde, gözlerini gordugumden beri aklımdasın, cok farklısın hiç kimse gibi değilsin hele de simdiye kadar gorduklerim gbii hiç değilsin.. ve ben anladım ki arkadslık bile yetmiyecek bana,ilk gordugum gun kaptırdıgım kalbimi kırma ve bi şans ver bana benim de senin kalbini almam icin buna izin ver lütfen
ezonun gözleri dolmustur ne diyeegini bilmemektir, karsısında ki insan bu kadar itiraflar yapar kendi niye sevgisine sahip cıkmasın diye düşünür
ezo: kadim bey gerek yk kalbimi kazanmanıza,
kadim hayal kırıklıgı icin de basaramadıgını dusunerek
kadim: bu kadar sozlerime bu sekilde karsılık vermeni hiç beklemezdim,
ezo: hee oyle kalbimi alamazsınız cunku zatii sizde
kadim agzı acık kalmıstır soyleyecek hiç bişey bulamamıs dili tutulmustur, ezosuna uzanır önce gözler, sonra eller sonra da kolar birleşmiştir, aslında birleşen iki hayattır....

hepimizde bi kadimine ezoyu eve atma merakı bende uydum modaya, sonumuz haır ola :img-blush umarım begenirsiniz..

pelin-ce
09-11-07, 16:46
Uyarı... Uyarı...:icon_idea:icon_idea:icon_idea
Kalbi olanlar bi silkinsin...:img-hyste



Gözlerinin yeşilinden maviler sızdı Ezo’nun. Kadim'se sardı sevdiği kadını tüm gücü ile o an orda sonsuza dek kalmak istercesine….


Mavi fırtınalar, mavi köpüklü sular, gözlerden süzülen mavi damlalar…
Yer gök hüzün mavisine bürünmüştü…
Yeşilin tüm tonları silinmiş, kesik kesik sözcükler rüzgarla bir oraya bir buraya uçuşuyordu.
İkisinin de yüreklerinden dünyaya yansıyan sözcükler aynı şeyi fısıldıyordu…

Seni seviyorum…
Seni seviyorum…

Daha fazla dayanamadı Ezo yüreğinde ne varsa sökmeye çalıştı…
İçine sığdırdıklarını karşısında durmuş ona bakan mavi gözlü adama haykırmak,
ne kadar canını yaktığını anlatmak…
Yeşil gözlerini hızla araladı ve onun o sıcacık göğsünden kurtulmak için geri çekti kendini…

Göz yaşları yağmur olmuş, saçları rüzgarla savruluyordu. Hıçkırıklarına aldırmıyordu bile ellerini kalbine götürdü son nefesine dek haykırdı…

Ezo: Bende seviyim hemide çok… Çok seviyim…
Gözlerini gördükçe, yüreğini öğrendikçe içime işledin. Bilmeden yıkılan saraylarımı yeniden ayağa diktin…
Önceleri çok çatıştım kendimle “Ne ediysin Ezo gız olmaz, düşme sakın bu sevdaya” dedim ama yürek dinler mi heç aklını? Dinlemiyi…
Sonra gabullendim…

Kadim’in yüreğinde ki aydınlık gözlerine yansıdı…
Kadim: Sen… Sende seviy…

Cümleyi tamamlamasına izin vermedi Ezo! Evet söylemişti oda seviyordu ama ya önlerine duvarlar ören engelleri…

Ezo: Ama…Ama biliyim sonunda gene ağlayacaz..Ağlatacaklar…

(Kadim sessizce izliyordu bu koca yüreğin çaresiz isyanını)

Ezo: Bakma öyle! Ne yapacaklar sen seviyisin, ben seviyim deye mutluluklar mı dileyecekler…Bizi dinlerler mi? Onlarda sever mi?
Bak etrafına anlatılan hangi masal mutlu sonla bitmiş Gadim Bey…

Kadim: Ama…
(Yine izin vermedi Ezo elini uzattı dur dercesine)

Ezo: He biliyim diyeceksin ki benim okuduğum masallar mutlu bittiydi, ama o masallar çocuklar içindi Gadim bey, bak biz çocuk olmayacak kadar büyümüşüz…Bize anlatılan masallarda acı olur, kimse gülmez buna izin verilmez…Diyeceğim o ki sende eyi biliysin Gadim Bey bu topraklarda denk düşmeyen sevgiler hiç bi zaman gabul görmez…

Duyduklarına inanamıyordu Kadim, Ezo ise dilinden dökülenlere…
Hırçın dalgalar tıpkı bu iki aşık gibi sert rüzgarlarla kavga ediyor gibiydi…
Sonbahar hüzünle imkansız aşklara tanıklık ediyordu…


Kadim: Bu kadar mı Ezo? Herkese, doğru bildiğini savunan sen şimdi sevdanın peşinden koşmayacak mısın? Bu kadar kolay mı kabulleneceksin yenilgileri…
Seni tanımasam acırdım şu haline…
Ama ben kabul etmiyorum Ezo… Karanlık kabusların içinde elini tutup güneşli günlere uyanmışken seni bırakmayı kabul etmiyorum…
Ne dersen de, ne yaparsan yap bana (elini kalbine götürerek) yerin burası…
Hem dur dur biraz…
Sen neden korkuyorsun? Kim ne diyebilir bize açık olsana…
Bizi seven bir avuç insan onlar mı? Nedim mi? Elçin annem mi? Kim ağlatır seni, canını kim yakabilir… Buna izin verir miyim sanıyorsun Ezo.. Seni üzmelerine izin verir miyim?

Ezo: (isteksizce gülümsedi Ezo) Hıh… Sen!
Kadim: Ne?
Ezo: Sen deyim benim canımı yakan sensin. Beni kendinden koruyacağ mısın?
Seni görmeden yapamiyim, e senin yanında da olamiyim. Şindi sen söle Gadim Bey ben kendimi sende unutmuşken…Sen nasıl unutturacağsın ki bana seni…

Denemişti! Onu da denemişti… Unutmayı…
Ona zarar gelmesin diye sessizce kaçıp gitmeyi…
Ama sonunda ne olmuştu.. Hiç ummadığı bir anda bir kapının ardında “yanımda olur musun?” dememişmiydi. Onu yüreğine sığdıramazken, bu kadar çok severken nasıl olmam derdi. Kalbi ondan hesap sormazmıydı…


Kadim: Ezo.. Bu benim en son istediğim şey…
Canım çok yandı benim etrafıma ördüğüm duvarlar herkesi incitti…
Sana bile yetti, ama şimdi o duvarları yıkmışken ben, sen olmaz diyorsun…
Beni enkazın altında bırakıp gidiyorsun. Bunu bana yapma Ezo…

Dayanamadı acılar içinde ki yüreği elini Kadim’in yanağına götürdü…
Okşadı…okşadı…
Ezo: Gitmem… Ben…

İçinden geçenleri diline dökmek öyle zordu ki, yüreği bedenine sığmadı…
Kadim’in kollarına yığılıp kaldı…

Kadim: Ezo… Ezo….

Kucakladı Ezo’yu nemli kumların üzerinden geçerek taş yola vardı.
Arabaya bindirdi, koşar adım direksiyona geçti.
Ezo’ya baktı, saçlarını okşadı ama tepki gelmiyordu, uyanmıyordu bir türlü Ezo…
Yüreğine dağılan korkuyla çalıştırdı kontağı…
Eli Ezo’nun elinde hiç yapmadığı kadar sürat yapıyordu…Sonsuza sürüyordu sanki arabayı..
Onu kaybetme korkusu tüm benliğine işlemiş, kendi de ne yaptığının farkında değildi…
Sonunda en yakın kasabada ki o küçük hastaneyi buldu…
Ezo’yu kucaklayarak hastaneye daldı…

Kadim: Yardım edin, yardım edin bize…

Hemen sedyeye yatırdılar. Kadim’in eli Ezo’nun elinde acil müşaade odasına kadar ilerlediler. Sonra hemşirenin uyarısıyla ayrıldı iki yaralı yürek…
Kadim Ezo’nun yana düşen elini görünce paramparça yüreği son bir gayretle isyana büründü…

Kadim: Nesi var? Neler oluyor?
-Sakin olun lütfen. Siz zorluk çıkartırsanız onunla nasıl ilgilenebiliriz…
Sakin olun…
Kadim ellerini havaya kaldırdı tamam dercesine…
Sonra sırtını duvara dayayıp bekledi gelecek iyi haberleri…
Bir yandan da başında ki ölümcül ağrının dinmesini…

Sanırım bu günlerde fazla duygusalım:icon_sorr

söğüt
09-11-07, 17:01
ezo kadime döner hemen yanıbaşında ayakta elleri cebinde acı dolu bir ifade ile bakıyordur odaya kadim..ezo içinden bişey koptuğunu hisseder..nefesi daralır..şaşkınlıktan ağzı açık bir halde
EZO : ka..kadim beey.. ne olii..
kadim hala ezoya bakmadan omuzunu silkeler
KADİM : arkadaşın gittiya, kaç gündür ağlamaktan perişansın..belki burası iyi gelir dedim..ne de olsa senin için çok özel bir yer..hatırası var..
EZO : ???????? kadim bey siz ne demek istisiiiz ..ben anlamadım..
kadim sinirini olabildiğince dizginlemeye çalışarak
KADİM : anlamadın öyle mi..
EZO : anlamadım..
kadim yutkunur, kollarını göysünde kavuşturup, ezonun ta gözbebeklerine bakarak meydan okurcasına
KADİM : ama burayı ve o geceyi hatırlıyorsundur değil mi
ezo sinirden ve olabilecek yanlış anlaşılmaların verdiği tedirginlikten tirtir titrer.ağlamasını frenleyemez..
EZO : siz baaa ne demek istisiniz..beni hemen geri götürün..
der ve anlarki o gece emre ile buraya geldiğini elçin abla bile bilmezken kadim bey biliyordur..
hızla kapıya yönlenir..kadim bir atakla kolundan yakalar, ezoyu kendisine çeker..
KADİM : neden kaçıyorsun.. hatıralarından mı..
EZO : benim kaçacak bir hatıram yok..ama sizi görmek istemiim..
"sizi görmek istemiimm.." bu laf çivi gibi çakılır kadimin beynine..hırsla ezonun sargılı elini tutar
KADİM : öylemiii...öylemiii... benim yerimde o olsaydı değil mi şimdi..onu isterdin değil mi..
ezo canı acıdığından fazla direnemez..dahası acıyan elini kurtarabilmek için dizlerini kırarak eğilir..kadim onu yere düşmekten kurtarır şekilde kucaklar ayağa kaldırır..
KADİM : herşeyi biliyorum değil mi..seni kaçıran şey bu..
EZO : heç bişi bilmiisiniz..
KADİM : hani yürekliydin, cesurdun ..niçin sahip çıkamıyorsun yaşadıklarına,niçin sahip çıkmıyorsun aşkına..
sonra ezoyu bırakır..bir eli ensesinde odanın içinde ilerler..daha sakin bir ses tonu ile
KADİM : seni bıraktı ve gitti değil mi..böyledir işte..ne kadar emek verirsen ver, ne kadar ümitlenirsen ümitlen, ne kadar seversen sev.. hiç değeri yoktur... çeker giderler..
dalga geçer gibi gülümser..
KADİM : ne kadar duygulu bir vedaydı..senin adına üzüldüm aslında..
ezo biraz sakinleşir, kadimi inceler..
kadim de ezodan farklı değildir aslında.. bir dokunan olsa ağladı ağlayacak..
ezo kendisini toparlar.

kadim sırtı ezoya dönük, dişlerini sıkar..2 aydır bu anı beklemiştir..tam iki aydır "bana ne.. onun özel hayatı.." derken kalbinin deli gibi vurduğunu günleri anları düşünür, kadim..o geceyi hatırlar..
ezo çok mahçup, kadimi kırmadan anlatmanın bir yolunu düşünür..
EZO : siz bizi mi takip ettiiizz..neden peki..ne hakkınız vardı beni takip etmeye..
kadim köşeye sıkışmıştır..ama artık umrunda değildir..
KADİM : alacağın cevap hoşuna gitmeyecektir sanırım..ama yinede o cevabı alacaksın..o gece ben de burdayım ezo..elçin anneye köylümüze gidiyorum deyip de emreyle buluştuğun akşam buraya geldiğiniz de ben de geldim..sabaha kadar bekledim..sen ve emre... sabaha kadar burdaydınız ezo
EZO :ama kadim bey
kadim artık yönünü ezoya dönmüştür..
ezo kadimin bakışlarındaki kırgınlığı, küskünlüğü, acıyı gördükçe inanamaz...
kadim bey kendisi için mi bu hale gelmiştir..2 aydır uğrunda gözyaşları seli ettiği kadim bey karşısında durmuş... "allahım doğrumu anliim ben.."
EZO : keşke bana soraydınız ya o zaman
KADİM : kolay mı bunu sormak sence
EZO : ama böylede olmadık şeyler gelmiş aklınıza belliki..
kadim kaşlarını çatar, iyice çileden çıkmıştır
KADİM : ezooo, bir erkek ancak birşeyler paylaşacağı kadını alır getirir bu pansiyona..anasını bacısını değil...
ezonun vücudunda ne kadar kan varsa beynine ve yüzüne hücum eder..
eyvahlar olsun..eyvahlar olsun..ne büyük hata yaptığını şimdi daha iyi anlar..
ne diyecektir..nasıl ikna edecektir..
EZO : ben gidiim burdan kadim bey..nasıl olsa siz inanacak bişey bulmuşuz kendinize..gayrı ben ne desem boşş..eyisi mi birbirimizi daha fazla kırmayak..
kadim çevik bir hamleyle ezoyu yakalar..kollarını avuçları içinde olabildiğince sıkar..artık konuşmuyordur, gürlüyordur..
KADİM : lanet olsun ..lanet olsun ..ezo sen bana yalan söyledin..sen farklıydın ama ..değilmişsin işte ...ezo biliyor musun seni kafamdan atmak için yapmadığım her şeyi yaptım, denedim ben ama olmadı..lanet olsun olmadı...
EZO : kadim bey, siz baa deyisiniz ki şimdi "sen emrenin ............
kadim elini ezonun ağzına kapatır...soluk soluğa kalmıştır..alnı boncuk boncuk ter içindedir..
KADİM : demem...öyle bişey demem..
sakinleşmeye çalışır..
EZO : peki ..ben size bişey sorsam..
KADİM : (biraz suskunluktan sonra, merakla ezonun yüzüne bakar)
ezo sormakla sormamak arasında bocalar, ama mutlaka öğrenmek istiyordur..
EZO : ee o zaman şeyy.. o şey varya hani....yapmadığım şeyi yaptım dediniz ya..bana kızdığınızdan mıydı..hani hergece birlikte gezdiğiniz o..
kadimin iki eli ezonun omuzlarını kavrar.ezonun gözlerine bakar..
o kadar masumdur ki.."bu gözler bana baktığı gibi başka bir erkeğe bakmış olamaz" gördüğü tek şey sevda keder ve kıskançlıktır..

söğüt
09-11-07, 20:25
ezo üzgün gözlerini merakla dikmiştir kadimin gözlerine..meraktan kıvranıyordur şimdi..kadim yaşadığı bütün acıları sanki harf harf ezonun gözlerinden okur gibidir..büyülenmiş gibi ayıramaz gözlerini ezonun gözlerinden..
sessizliği sabırsız ezo bozar..
EZO : bana kızdııız diye demi..yoksa bişi yok aslında
ezo ağlamakla gülmek arasında zorlanarak..aslında ağlayacak ama yinede gülmeye çalışarak,
EZO : aslında ben bilidim.. elçin ablaya dedim ki meraklanma yoktur eyle bişi..yapmaz kadim bey dedidim..
kadim biraz gevşemiş, yutkunur..
KADİM : ne.. ne yapmam ben..
ezo bir an lafı nasıl toparlayacağını bilemez..
EZO : canım ..deyimki elçin anne derde düştüydü de..
KADİM : eeee???
ezonun rengi sararır..sıkılarak,
EZO : işte..ona dediydim..
KADİM: belkide yapmışımdır ne biliyosun..
ezo gözleri dolu dolu kadime bakar, ama canını bahasına da olsa sır vermek istemez
EZO : eyi
kadim ezonun yanağını avucu içine alır..artık nefesleri birbirlerine karışır
KADİM : noldu..
ezo kurtulmak için çabalamaz bile..
EZO : siz beni üzüsiniz..
kadim şaşkın ama hala ezo ile göz göze
KADİM : sen üzmüyor musun
ezo artık dayanamaz..bağırarak
EZO : ya siz kalkıp o şeyi doktorla bir kefeye koyisiniz..bi kere emre benim için ne bili misiniz..
kadim hala elleri ezonun yanaklarında o da yükseltir sesini
KADİM : NEEEEE?? haaa neyin senin...arkadaşın öyle mii..
EZO : EVEETT.. bunu anlamak bu kadar zor mu gelii
kadim iyice damarına basar ezonun
KADİM : o halde o hanımda benim arkadaşım..niçin emre ile aynı kefeye koymayacak mışım..
ezonun sabrı taşmıştır..
EZO : size arkadaş kimin bakmiii o..emre kimin arkadaş değil..
KADİM : niye ..??? emre sana kardeş gözüyle mi bakıyor peki..?
sen dağ başında bir pansiyonda sana aşık genç bir adamla bir gece geçiriyorsun..arkadaşım diyorsun..beni hiç bir şey olmadığına ikna etmeye çalışıyorsun..peki o halde o hanım da benim arkadaşım olamaz mı..
aynı emre ile sen gibi..
ezo çok ama çok incinmiştir.ama belli etmeyi de istemez..biliyordur ki o kadın emre gibi arkadaş değildir..üzgün kırgın;
EZO : tamam kadim bey siz eyle diyiseniz eyledir..
kadim ellerini ezonun yanaklarından çeker,
KADİM : kaçıyorsun ezo, cevap veremiyorsun
EZO : kadim bey, ne soracaksanız açıkça sorsanız bana..lafı dolaştırmasanız..benden ne beklediğinizi, neye üzüldüğünüzü bilsem
kadim yorulmuştur.şöminenin karşısında oturur..
suskundur..
ezo ayakta bir müddet bekler sonra gider kadimin yanına diz çöker oturur..
kadime döner bakar;
EZO : şimdi ben size ne desem size yetmeyecek..ben size değil yüce allaha deyim ki; yüce yaradanım, haksın birsin..bizim kalbimizdekini de aklımızdakinide bizden bile eyi bilensin.sen her şeye şahitsin..şimdi bu sözüme de şahit ol ki; ben kalbimde tuttuğuma, haberi olsa da olmasada ihanet etmedim. ben yalan söylemiim..
kadim şaşkın şaşkın ezoya bakar, kendisini aklamakdan çok, yalan söylemediğini ispat edebilmek için kıvranışını izler..
EZO : ben diyeceğimi dedim kadim bey..emre benim için ancak kardeş kimi arkadaştır.ne o gece, ne de başka gece bu kardeşliğe zeval getirmedim, getirmem de..varın gayrısını siz ölçün biçin..
kadim şaşkın olduğu kadar heyecan içinde bakar ezoya.
Elini uzatır, parmakları ezonun yüzünde gezinir.ikiside şu an sadece sevdanın kalplerine vuruşunu dinliyorlardır.ezonun düşündüğü tek şey kadimdir..kıskançlığın alevini kadimin sevda dolu deli mavi gözleri serinletmiştir.kadimin o bakışları o kadar sahiplenmiştirki ezoyu; ezonun kalbindeki bütün korkuları, bütün olurları olmazları, lafları sözleri, kabul edilir edilmezleri, herkesi, herşeyi geçersiz kılmıştır.
öyle bir an yaşıyordur ezo,
KADİM : ezo, eğer anlayabiliyorsan şu an hissettiklerimi, beni bırakma..senin olmadığın bir hayatı ne yaşamaya gücüm var, nede seni başka birinde görmeye tahammülüm.
Ezoyu kucağına çeker , kolları ile sımsıkı sarıp sarmalar
Ezo bile bu kadarını beklemiyordur..elini yerinden fırlamaması için kalbinin üstüne bastırmak zorunda kalır..
EZO : bırakmam ...yaşadığım sürece bu dünyada, ölürsem de öbür dünyada hep senin yanında olacağım..söz
KADİM: söz ezo..söz..bırakmayacağım seni..her ne pahasına olursa olsun..ne bu dünyada ne öbür dünyada...

the end

selvi_boylum
10-11-07, 14:36
Sevgili Ezo Gelin ve Gadim bey serverler :)
Efenim sizlerin senaryolarınızı okumak bana büyük keyif veriyor, çorbada benimde tuzum olsun istedim. Biraz fragmandan, biraz özetten ve en çokta kendi görmek istediklerimden alıntı yaparak birşeyler karalamaya başladım. Umarım beğenirsiniz. :img-blush

Artık yalnızsın Ezo...

Havada kara bulutlar kol geziyor, ince bir rüzgar esiyordu. Yağmur yeryüzüne inmek için saniyeler sayıyor gibiydi. İstanbul sokakları artık terk edilmeye başlanmıştı. İnsanlar birazdan yağmur bastıracağını anlamış, yağmura yakalanmamak için bir telaş evlerine girmeye başlamışlardı. Dar sokaklarda sadece bir kişi de telaş yoktu, yağmura yakalanma korkusu yoktu. Ezo... Nereye gittiğini bilmeden, nerede olduğunu bilmeden elinde çantasıyla, etrafına bile doğru dürüst bakmayarak öylece yürüyordu. Gözleri nemliydi Ezo’nun. Kalbi kırıktı Ezo’nun, gururu incinmişti Ezo’nun. Boş bakıyordu gözleri ama aklından bin bir türlü düşünce geçiyordu. Yaşadıkları, onu bu hale getiren şeyler bir bir gözünün önünden geçiyordu.

Bu sabah heyecan için de kalkmış, Kadim’e oteli kurtaracak parayı bulduğunu söylemişti ama hiç beklemediği bir tepki ile karşılaşmıştı.
Ezo: O parayı saa buldum.
Kadim’in gülen gözleri nasılda değişmişti bir anda. Ezo o kadar heyecanlıydı ki Kadim’in değişen bakışlarını bile fark edememişti.
Kadim: Yaa demek buldun.
Ezo: He ya buldum.
Kadim başını salladı iki yana doğru,
Kadim: Madem kredi borcumu ödeyecek kadar paran var, neden burada çalışıyorsun Ezo.
Ezo: Parayı ben ödemeyecem ki.
Kadim: Ya?
Ezo: Ödeyecek birini taniyim.
Kadim’in yüz hatları bir anda sertleşti.
Kadim: Senin yardımına ihtiyacım yok benim.
Kadim bunu söyledikten sonra tekrar asansöre bindi. Ezo ise şaşkındı. Şimdi neden böyle yapmıştı ki Kadim. Hemen kapanmakta olan asansöre doğru yöneldi ve asansöre bindi.
Ezo: Benim yardımıma ihtiyacınız yok emme kredinin ödenmesine ihtiyacınız var.
Kadim: Ezo yeter. Hem sen neden yapıyorsun bunu.
Ezo: E arkadaş değelmiyik?
Ezo söylediği bu kelime üzerine hemen gözlerini Kadim’den kaçırdı ve yere baktı. Kadim ise kollarını göğsünde birleştirip gözleri kısık bir şekilde baktı Ezo’ya.
Kadim: Demek arkadaşız. Ama dün böyle demiyordun. Yanlış anlaşılıyor diyordun. Şimdi ne oldu.
Ezo: Şeyy ben,
Ezo ağzında geveleyip durdu birkaç cümle ve sonunda dayanamayarak sinirli bir şekilde konuştu.
Ezo: O başka bu başka Gadim bey.
Kadim sert bakışlarını Ezo’ya dikti yine.
Kadim: Ya, aradaki farkı söyler misin lütfen.
Ezo: Size yardım etmek istim.
Kadim biraz düşünür gibi yaptı ve sonra yine Ezo’ya bakarak,
Kadim: Hımm demek yardım etmek istiyorsun, peki güzel, ama yanlış hatırlamıyorsam dün de senden yardım almak için seninle konuşmak istemiştim. Yanlış mıyım?

Ezo iyice köşeye sıkışmıştı. Ne yapmalıydı Kadim’i ikna etmek için bilmiyordu.
Asansör durunca Kadim bir şey demeden çıktı ve odasına doğru yürümeye başladı. Ezo’nun da arkasından geldiğini fark eden Kadim Ezo’ya bakmaya bile gerek duymadan konuşmaya başladı.

Kadim: Peşimden gelmeyi bıraksan iyi olur.
Ezo ise onu dinlemedi. Peşinden odasına girdi ve Kadim’in önüne geçerek ellerini beline koydu. Çimen yeşili gözlerini ona dikti.
Ezo: Neden inat edisiz.
Kadim: Ne inadı Ezo,
Ezo: Otelinizi kurtaracak parayı buldum diyim siz aldırmisiz.
Kadim: Bir karar aldım, oteli satıyorum ve senin yardımına ihtiyacım yok. Arkadaşım olsan seni dinlerdim belki, ama sen şu anda benim işçimsin ve seni dinlemek istemiyorum.

Kadim’in bu son sözleri çok sertti ve Ezo’nun gözleri dolmuştu. Elleri belinden indi, aynı şekilde bakışları da yere düştü. Ellerini önünde birleştirdi Kadim’e bakmadan.

Ezo: Haklısııız Gadim bey, ben kim, size yardım etmek kim. Haddimi aştım afedersiz. Ben sadece işe yarar deye şey ettiydim.
Ezo daha fazla konuşmadan, konuşamadan hırsla odadan çıktı. Gözleri buğuluydu Ezo’nun. Ama bir hiç uğruna gözyaşlarını akıtmayacaktı.
Ezo: Ah Ezo, aptal Ezo, ne deye yardım etmeye çalışisin ki. Sen bir işçi parçasısın, yerini bil de ona göre davran.
Ezo kendi kendine söylene söylene mutfağa indi ve Kutsal ustasından izin alarak otelden ayrıldı.
Ezo bu düşünceyle gözlerinde taşıdığı gözyaşlarını bir bir akıttı.

Peki ya Kadim, Kadim Ezo’nun ardından neler yapmıştı. Öylece durup gidişini mi izlemişti. Hayır. Ezo gidip de kapıyı sertçe çarpınca Kadim’in aklı başına gelmişti. Çok sert davranmıştı Ezo’ya. Bunu hak etmemişti. Dün yaptıklarının intikamını almıştı bir nevi ama şimdi çok pişmandı. Ezo’nun kendini geri çekmesinin elbet geçerli bir nedeni vardı ama o kadar üzülmüş ve sinirlenmişti ki hırsını almak istemiş ve dünkü sözlerini yüzüne vurmuştu Ezo’nun. Ezo gittiği gibi peşinden koştu Kadim. Ama asansör o gelene kadar kapılarını kapatmış ve alt kata inmeye başlamıştı bile. Eksi bire gidiyordu asansör. Hemen diğer asansöre koştu ve açılmasını bekledi.

Kadim: Ah be Kadim, ne diye sert çıkıştın ona. Ezo sana yardım etmek için sabaha kadar uyumamış düşünmüş, senin yaptığına bak. Off off.

Asansör açılmıştı ve Kadim içeri doğru bir adım atmıştı ki Ekber bey gelip acil bir durum olduğunu iletmişti ona. Kadim bir asansöre bir Ekber’e baktı ve istemeyerekte olsa Ekber beyle gitmek zorunda kaldı.
Kadim işini bitirince ilk olarak mutfağa gitti. Ezo ile konuşması gerekiyordu. Ondan özür dilemeliydi. Mutfağa gelince etrafa bakınmaya başladı. Bir yandan da Ezo’nun dün söylediklerini düşündü. Bu durumu yanlış yorumlayanlar kimler acaba. O benim arkadaşımdı, kim bunun değişmesine sebep oldu acaba? Bu sorulara dalmıştı ve onu kendine getiren Kutsal ustanın sesi olmuştu.

Kutsal: Buyurun Kadim bey,
Kadim: Şey, ben şeye bakmıştım.
Kutsal: Neye?
Kadim: Iıı Ezo’ya, ona sormam gereken bir şey vardı da.
Kutsal: Valla az önce geldi, çok üzgün görünüyordu
Kadim o an kendini çok kötü hissetti ve kalbinde bir ağrı hissetti. Yüzü asıldı, içinden yine kendine söylendi.
Kadim: Çok mu üzgündü?
Kutsal: Evet öyle Kadim bey.
Kadim: Peki şimdi nerede?
Kutsal: İzin istedi, ben de verdim.
Kadim: Tabi, tabi iyi etmişsin, peki nereye gittiğini biliyor musun?
Kutsal: Hayır Kadim bey, söylemedi. Bir sorun mu var acaba.
Kadim kendini toparlamaya çalışarak
Kadim: Yok yok, sadece sormam gereken bir şey vardı. Neyse size kolay gelsin.

Kadim hayal kırıklığı ve pişmanlıklar içinde otelin önüne çıktı ve sıkıntı içinde ellerini saçlarından geçirdi. Uzun bir of çekti ve “Neredesin Ezo, neredesin” dedi yolun bir sağına bir soluna bakarak.

selvi_boylum
10-11-07, 15:51
İşte devamısı, umarım beğenirsiniz, acemiliğimi mazur görün emi :img-blush

Ezo hala yürüyordu. Rüzgar hızını iyice artırmış ve etraftaki insan kalabalığı da iyice azalmaya başlamıştı. Gözleri nemli Ezo hesapsızca yürüyordu ve şimdide Elçin ablası ile olan konuşmaları geliyordu aklına.

Ezo Kadim’in kırıcı sözlerinden sonra soluğu Elçin’in yanında almıştı. Ama onda da farklı şeyler görmüştü. Nedim’in yanında birkaç gün geçiren Elçin Nedim’in dolduruşuna gelmiş ve dolaylı olarak bir şeyler sormuştu Ezo’ya. Kadim ve Nedim’in arasının bozulmasına sebep şeyler yaptığını ima etmişti konunun aslını öğrenmek için. Nedim’e körü körüne inanmış değildi ama imalı sözleri bile Ezo’yu kırmaya yetmişti. Elçin ablasından böyle şeyler işitmesi onu çok kırmıştı ve bir hayal kırıklığı içinde daha evi terk etmişti. Elçin yaptığına pişman olmuştu. Nedim’e uyup Ezo’nun ağzını aramaya çalışmıştı ve Ezo çantasını aldığı gibi evden ayrılmıştı.

Saatler sonra Kadim’in telefonu ile telaşlanmıştı Elçin.
Kadim: Elçin anne merhaba, nasılsın.
Elçin: Pek iyi değilim be oğlum, galiba Ezo’yu kırdım, apar topar ayrıldı evden daha da haber gelmedi. Otelde mi acaba.
Kadim: Hayır burada değil, ben de onu sormak için seni aramıştım. Sabah biraz sert davrandım ona o da izin alıp çıkmış. Sizin aranızda ne oldu.
Elçin: Sorma be oğlum, bir kusur işledim ki ne yapsam telafi edemem. Biran önce akşam olsa eve gelse de kendimi affettirsem.
Kadim telefonu kapatmıştı ama kalbinde derin bir sızı vardı. Pencereye yaklaştı ve havadaki kara bulutlara baktı. Rüzgar pencerelere vuruyor ıslığı andıran sesler çıkarıyordu. Kadim kara bulutları görünce aklına Ezo’nun kış güneşi benzetmesi gelmişti. O an yüzüne bir gülümseme yerleşmişti. Her zaman öyle olmuyor muydu zaten. Ne zaman Ezo düşse aklına yüzüne tarifsiz bir gülümseme yerleşir, içini huzur kaplar ve kendini güvende hissederdi. Ama bu kez başka bir şey daha hissediyordu Kadim. Endişe. Çok endişeliydi. Ezo Elçin annesiyle de olumsuz bir konuşma geçirmiş ve evden ayrılmıştı. Umarım gittiğim zaman evde olursun Ezo diyordu içinden.

Böylece vakit akşam oldu ama Ezo hala yoktu. Kadim otelde zamanını zor bela geçirmiş ve akşam olduğu gibi Elçin annesini evine gitmişti bin bir umutla ama Ezo’yu orada görememişti. Eve gelmemişti Ezo, üstelik telefonu da kapalıydı. Karanlık iyice örtmeye başlamıştı İstanbul’u ama hala ses seda yoktu. Ezo’nun gidebileceği yerlere bakmışlar, Dr. Emre’yi aramışlar ama orada olmadığını öğrenmişlerdi. Gidebileceği her yere bakmalarına ve aramalarına rağmen yoktu, Ezo yoktu işte. Kadim evin için sinirli bir şekilde volta atıp duruyordu. Kendine öylesine kızıyordu ki, neden öyle ağır konuşmuştu sanki.

Kadim: Benim yüzümden, hepsi benim yüzümden, ben öyle konuşmasaydım şimdi burada olacaktı. Allah kahretsin.
Elçin: Sadece sen mi? Ya bana ne demeli. O tertemiz kızdan nasıl şüphelendim, sizin aranızı bozabileceğini nasıl ima ettim anlamıyorum. Hep Nedim’in yüzünden oldu bunlar. Of Kadim of, ne yaptık biz. Nereye gider bu kız, yol bilmez iz bilmez, gidebileceği her yere baktık, herkesi aradık ama yok işte.
Kadim başının da ağrıması ile kendini koltuğa bıraktı ve başını ovdu. İçinde büyük bir sıkıntı vardı pişmanlığın verdiği.
Kadim: Nerdesin Ezo, nerdesin, nereye gidebilirsin ki gecenin bu saatinde.
Kadim çaresizlik içinde kapattı gözlerini, başı feci şekilde ağrımaya başlamıştı artık. Düşünmekten delirecek gibiydi. Ne işi ne başka bir şey gelmiyordu aklına, Ezo dışında. Ona bir şey olmasından ölesiye korkuyordu. Başına gelebilecek en ufak bir şeyden kendini sorumlu tutuyordu şu an.
Kadim’in aklına Ezo’nun gözleri düştü. O gözlerde samimiyet vardı, iyilik, yardımseverlik vardı. Öyle şefkatli bakışları vardı ki Ezo’nun, Kadim bir inat uğruna onun o güzel gözlerine buğu yüklemişti. Onu küçümsemişti yardım talebinden dolayı ve kalbini kırmıştı. Kim bilir ne haldedir diye düşündü.
Sonra tam bir gece başında beklediği gün geldi aklına. Kadim kendini her şeyden soyutlamak için kaçmıştı oraya ve Ezo ne yapıp edip onu bulmuş ve inadıyla onunla kalmayı başarmıştı. Kadim bir anda gözlerini açtı ve hışımla ayağa kalktı. Oda da bir iki tur attı. İçinde umut yeşermişti sanki.

Kadim: Olabilir mi? Oraya gitmiş olabilir misin Ezo.
Elçin: Ne oldu Kadim.
Kadim Elçin annesine umutlu bakışlarla baktı
Kadim: Elçin anne ben gidiyorum.
Elçin: Nereye oğlum dur. Bak daha Ezo’yu bulamadık.
Kadim: Eğer doğru tahmin ediyorsam Ezo’yu buldum demektir.
Elçin hanım çok sevinmişti ve yüzüne büyük bir gülümseme yerleşmişti.
Elçin: Nerede olduğunu biliyorsun demek, hadi o zaman gidelim.
Kadim yüzüne yerleştirdiği şefkat ifadesiyle Elçin annesine yaklaştı ve yüzünü avuçlarının arasına alarak
Kadim: Elçin anne sen gelme şimdi. Bak şekerin çıktı zaten. Bu heyecana dayanamazsın. Hem orada olup olmadığını bilmiyorum sadece tahmin.
Elçin: Tamam oğlum ama beni haberdar et emi yavrum.
Kadim: Tamam Elçin anne, ben ararım seni.
Kadim Yine başını tuttu gözlerini kapatarak,
Elçin: Başın değil mi?
Kadim evet anlamında başını salladı
Kadim: Hımm ama sorun değil, birazdan geçer nasıl olsa.
Kadim kapıya doğru yönelince Elçin onun kolundan tuttu ve kendine dönmesini sağladı.
Elçin: Dikkatli git oğlum.
Kadim Elçin’in eline sıcacık bir öpücük bıraktı
Kadim: Merak etme sen, sen de daha fazla üzme kendini olur mu?
Elçin: Tamam Kadim,

Ve Kadim Elçin annesini arkada bırakarak arabaya atladığı gibi şehir dışındaki evinin yolunu tuttu.

selvi_boylum
10-11-07, 18:38
Bugünlük bu kadar efem, umarım abartmamışımdır ve beğenirsiniz. Ben müsaadenizle evime gidiyorum artık bye
Yorum isterim, :icon_whis

Yol boyu dualar etti Kadim. Dilinden dualar hiç düşmedi. Eve yaklaştığı her an içini tarif almaz bir heyecan kaplıyordu. Onun orada olma ihtimali heyecan vericiydi. Gidip de Ezo’yu orada görebilmek inanılmaz güzel olacaktı. Peki ya orada değilse, o zaman ne olacaktı. Ezo oraya da gitmemişse nereye gitmiş olabilirdi ki. Kadim bu ikinci ihtimali düşünmek istemiyordu ama ilk ihtimalden daha çok olabilirliği vardı. Ama yoluna son sürat devam etti Kadim. Küçücük bir ihtimal bile olsa peşinden gitmeye hazırdı ve o ev de bir ihtimaldi. Ezo orada olabilirdi.

Büyük yürek çarpıntıları ve baş ağrısı ile sonunda eve gelmişti Kadim. Arabadan yavaşça indi. Hava buz gibiydi. Hemen ceketine sarındı iyice. Karanlık iyice çökmüştü ve evin ışıkları da yanmıyordu. Evi karanlık görünce bütün umutları söndü Kadim’in. Ama içeriye bakmadan gitmeyecekti. Eve doğru hızlı adımlarla yürüdü. Geçen sefer Ezo yapmıştı bunları. Gelmiş ve evi karanlıklar içinde bulmuştu. Şimdi de Kadim merak içinde bir umut evin kapısına geldi ve elini kapı koluna attığında kapının açık olduğunu gördü. O an yüzüne bir gülümseme yerleşti ve içindeki umut yine yeşerdi. Eve girdi ve Ezo’ya seslendi.

Kadim: Ezoo, Ezooo
Kadim çağırıyordu ama karşı taraftan beklediği sesi bir türlü alamadı. Kadim evin bütün odalarına baktı tek tek. Evin bakılmadık bir köşesini bile bırakmayan Kadim Ezo’yu bulamamıştı. Son bir umut daha bahçeye bakınmaya karar verdi Kadim. Bahçenin arka kısmında ki sandalyede bir karartı görür gibi oldu ve hemen ona doğru seslendi.

Kadim: Ezo sen misin.

Orada oturan gerçekten de Ezo’ydu. Ezo sokaklarda boş boş dolaşmış ve onu kimsenin bulamayacağı yer olarak burayı düşünmüştü. Nasıl olsa Kadim bey buralara pek uğramaz diye düşünmüş ve taksiye atladığı gibi bağ evine gelmişti.

Kadim’in sesini duyan Ezo olduğu yerde sıçradı korkuyla. Hemen yerinden kalktı ve toparlanmaya çalışarak,
Ezo: Gadim bey,

Kadim Ezo’ya yaklaştıkça yüzündeki gülümseme daha çok artıyordu, içindeki bütün korkular yerini mutluluğa bırakıyordu. Kadim geldi, geldi, geldi ve Ezo’nun yanına geldiği gibi ona sarıldı.

Kadim: Çok şükür seni buldum.

Kadim öylesine sarmıştı ki Ezo’yu, içine almak istercesine bir sarıştı bu. Kadim o heyecanla ne yaptığını bilmiyordu ve hala da farkına varamamıştı. Ezo şaşkınlıklar içindeydi. Ne Kadim’e sarılmış ne de bir şey söyleyebilmişti. Onun kollarında olmak çok tuhaf bir duyguydu Ezo için. Kalbi daha bir hızlı atmıştı farkında olmadan. Birden heyecan içinde titrediğini hissetmişti. Zorla yutkundu konuşabilmek için.

Kadim ise hala şuursuzca sarmalamıştı Ezo’yu. Öylesine korkmuştu ki ona bir şey olacak diye. Onu bulup da sağ salim olduğunu görünce birden bire sarılmıştı işte. Bir süre öylece kaldılar. Kadim’in güçlü kollarında kıpırdayamıyordu Ezo.
Sonunda Ezo kendine gelmeye çalışarak ve içindeki heyecanı bastırmaya çalışarak konuştu.

Ezo: Gadim bey,

Ezo’nun sesi ile gerçek dünyaya dönmüştü Kadim. Gözlerini açtı ve kolları arasındaki Ezo’yu fark etti. Bu ilk sarılışları değildi belki ama ilki böylesine olmamıştı. Ezo sarılmış Kadim tepkisiz kalmıştı ama içinde tuhaf bir hoşluk vardı. Şimdi ise kolları arasında sımsıkı sardığı Ezo vardı. Bunu algılayan Kadim’i sıcaklar basmaya başladı. Yüzü alev alevdi şimdi. Onunda kalbi Ezo’nun ki gibi bir tuhaf atıyordu. Kollarını acemice gevşetti ve yanına bırakarak bir adım uzaklaştı Ezo’dan. Onun gözlerine bakamıyordu şimdi. Kaçamak bakışlarla durumu telafi etmeye çabalıyordu.

Kadim: Ezo, şey ben seni, yani biz seni çok merak ettik.
Ezo’da aynı ateşler içinde yanıyordu. Bütün bedenini alev almış gibi hissediyordu. Yine yutkundu ve cevap verdi Kadim’e.
Ezo: Be..ben eyiyim Gadim bey, boşuna telaşlanmışsız.

Kadim Ezo’nun konuşmaması ve yüzüne bakamamasından çok hoşlanmıştı ve hafifçe gülümsemişti ama ne için geldiğini unutmamalıydı. Ezo’dan özür dileyecekti. Derin bir nefes aldı vücudundaki ateşi bastırmak istercesine.

Kadim: Ezo ben,
Ezo anında Kadim’i susturdu.
Ezo: Bir işçiylen gonuşupta nefesinizi boşa tüketmeyin Gadim bey,

İşçi lafı belli ki Ezo’ya çok dokunmuştu. Halbuki kendisi de aynı şeyi söylemişti Kadim’e ama şimdi neden bu kadar üzmüştü bu kelime onu kendi de bilmiyordu. Kadim’in söylemesi ona çok dokunmuştu.
Kadim gözlerini kapattı söylediği sözlerin pişmanlığını yaşıyordu ve Ezo’da bunları yüzüne vuruyordu.

Kadim: Ezo lütfen yapma böyle, beni dinlemelisin. Ben bugün söylediklerimden dolayı senden özür diliyorum.
Ezo tam salıncağa oturuyordu ki Kadim’in özür diliyorum lafını duyunca aniden doğruldu,
Ezo: Ne dediyiz,
Kadim yüzüne yakışan gülümsemesini takındı ve tekrar etti cümlesini
Kadim: Bugün söylediklerimden dolayı özür dilerim Ezo.
Ezo hafifçe gülümsedi ama yine bakışlarını çevirdi Kadim’den. Onu bu kadar çabuk affetmeyecekti.
Ezo: İşçinizden özür dilemeniz ne büyük incelik.
Kadim: Ezoo,
Ezo salıncağa oturdu ve başını diğer tarafa çevirerek konuştu.
Ezo: Hiiiç eyle Ezoo demeyin, beni kandıramazsız.
Kadim yine üşüdüğünü hissedince Ezo’ya dönerek,
Kadim: Bari içeri geçelim orada devam edersin inadına, donacağız bak.
Ezo: Ben heç bir yere gitmim.
Kadim: İnat ediyorsun demek,
Ezo: Siz nasıl istiseniz eyle anlayın.
Kadim: Madem gelmiyorsun, ben de gitmiyorum.
Kadim gidip Ezo’nun yanına oturdu hemen ve kollarını göğsünde birleştirdi.
Ezo: Siz bilirsiz.

Ezo hala Kadim’e bakmamakta inat ediyordu ve hiç konuşmuyordu. Kadim’de onun gibi yapmış tek kelime dahi etmemişti. Hava da iyiden iyiye bozmaya başlamış soğuk artık dayanılamayacak bir hal almıştı. Ezo kabanına sarınmış titremesini Kadim’e belli etmemeye çalışıyordu. Kadim onun çok üşüdüğünü görünce

Kadim: Üşüyor musun?
Ezo kendini rahat bırakmaya çalışarak ona baktı ve sonra yine bakışlarını kaçırarak,
Ezo: Yoo üşümim.
Kadim: Yalan söylüyorsun.
Kadim yerinden kalktı ve Ezo’nun önün de dikildi.
Kadim: Hadi kalk içeri giriyoruz.
Ezo: Siz girin ben gelmiim
Kadim: Bir kere de karşı çıkmasan olmaz değil mi?
Ezo: Soğuktan şikayeti olan sizsiz ben değel.
Kadim: Hıı belli oluyor. Soğuktan tir tir titreyen benim sanki.
Ezo: Eyle sizsiz
Kadim. Şimdi sen kendi rızanla gelmiyor musun?
Ezo: Yok gelmiim
Kadim: Eh o zaman benden günah gitti.

Kadim ani bir hareketle Ezo’yu oturduğu yerden kendine doğru çekti ve onu sırtına aldı aynı anda Ezo’da çığlığı basmıştı.

Ezo: Aaaaa napisiz Gadim bey, bırakın beni,
Kadim: Bunu sen istedin Ezo.
Ezo: Yaw bıraksana diyim, bırak beniii
Ezo hem konuşuyor hem de debeleniyordu. Kadim onu taşımakta güçlük çekiyordu tepindiği için ama nihayet içeri girebilmişti. Salona girdiklerinde Kadim Ezo’yu sırtından indirdi ve aynı anda Ezo’nun darbelerine maruz kaldı.
Ezo: Sen kendini ne sanisin ha, ne hakla beni sırtına alisin. Bide beyefendi olacan.

Kadim kendini Ezo’nun darbelerinden korumak için kollarını tutmaya çalışmış ve sonunda da başarmıştı. Ezo çok hırçındı ama artık Kadim’in kolları arasındaydı. İstese de hareket edemeyecek durumdaydı. Kadim var gücüyle onu kollarından sarmış ve kendine doğru çekmişti. Çok farklı bakıyordu Ezo’ya, Ezo’nun gözlerindeki ruhu yakalamak istercesine gözlerini kırpmadan en derinlere ulaşabilmek için bakıyordu Ezo’nun çimen yeşili gözlerine.

Ezo ise Kadim’in bakışlarında şefkati görüyordu, bakışlarında gördüğü başka bir şey daha vardı. Bu arkadaşlık mıydı yoksa başka bir şey miydi kendide bilmiyordu. Bakışlar birbirine takılı kalmıştı artık. Nefesler yüzlerde hissediliyor, yüzleri yakıyordu. Ama en önemlisi kalplerin ritmini bozuyordu çünkü yine bir heyecan dalgasına tutulmuşlardı.

ezo-kadim
10-11-07, 19:27
Ezo kadimin oteli satacagina o kadar üzülmüstükü hemen pes etmek Kadime yakismaz diye düsünüyordu aklina Balli aga geldi onunla konusup derdine derman olmasini isteyecekti bulusmaya ballinin kadim dostu nezirde tesrif etmisti yenilen yemegin sonunda balli ezoya de hayde derdin ne ezo hanim bilek ha ,ezo ic cekerek kadimin basina gelenleri anlatir agam o cok iyi bir insan kardesin kuyusuna düstü bilinmi aynen HZ: Yusuf gibim anliyorum ezo ama ben sana nasil yardim edimki ?anlamiyinmi agam paran cok senin borclu bu adam kurtar onu,Ezo seni bu adam niye ilgilendiriyoki sey agam Kadim Bey cok iyi birisi hem onca emegi var aile yadigari otel dutunacak bir dali var oda otel eger onuda kaybederse yasamak icin sebebi yok anliyonmu agam anladim ezo tamam dutunacak dallarin kirilip elinde kalmasinin ne demek oldunu benden iyi kimse bilemez kime dutunduysam dal elimde kaldi ona yardim edecemde nasil ?araya Nezir girer Balli sen tertemiz sayfalar acip hayata yeniden baslamak istiyordun iste firsat degerlendir,gec bunlari Nezirim olmaz ,Ezo araya girer niye olmasin agam yakisir size iste bir firsat sende cok oliyin ha ezo hanim firsat diye diye Meryemi affettik simdide bu is ,ne varmis iste ne güzel iste bundan daha temiz is nerde bulacanki?tamam tamam ikna ettin beni yine sen varya sen de hayde haber ver tamam yarin hemen haber verim yarinmi ?evet .Sevincle kalkar eve gider sabah nasil olacak Allah'im düsüncelerle beraber uykuya dalar sabahin ilk isiklariyla otele kosar ,bir hisimla iceri dalar tam asonsörün kapisina varirken birden Kadimle karsilasir.Hayirdir sabah sabah hah bende size geliydim ne oldu sizin borcunuza bir care buldum ne evet borcunuz ne kadar sizin ,Kadim karsisindaki kadina derin derin bakar aklindan gecirdiklerine inanamaz benim icin cabalayan biri ilk defa biri benim yerime kaygilaniyor ne bu anlamiyorum ama bu duygu cok hosuma gitti der,sonra gercek hayata dönüp ne olacak senmi ödeyeceksin borcumu yok bende okadar para olsa burda ne isim olurdu yani mutfakta demek istedim ,anladin tamam yorma kendini yok siz beni yine anlamadinizya neyse ,e uzatma ezo cok isim var sizede iyilik yaramiyo kusura kalmayin ben gidiyom rahatsiz ettim.Ezo bir hisimla otelin kapisina kendini atar sanane elin borcundan sanane ne olursa olsun niye kaygilaniyinki bu adam icin sana neler oluyo ezo kendine gel der ama duygulari karmakarisik aglamaya baslar ,aglama diyon sana aglama .Duygulari cok karisiktir bu adama duydugu seyin adini bir türlü koyamaz nedir Allahim bu ben Ömerle ikimize bir saray kurmustum o saray öyle bir yikildiki enkazin altinda kaldim tam o sirada beni enkazdan kurtaran bu elmiydi acaba yepyeni duygular ama ben hazir degilim bunlara, ask insani hazirliksiz yakalarmis:Gözünde yas duygulari allak bullak uzaklasirken otelden Kadim hatasini anlamistir kosarak ezoya yetisir omuzundan tutarak kendine dogru ceker tam o sirada göz göze gelirler iki orman kokulu göz birbirlerine birkac saniye icinde o kadar sey anlatirlarki :ezo ne olur kusuruma bakma ben senden özür dilerim yok kadim bey ne kusuru ben kimimki siz benden yardim alasiz olurmu ezo sen benim icin cok kiymetlisin biliyim arkadasinim degilmi?yok sadece arkadasim olmani istemiyorum ben sey ne oldu Kadim bey kekelediniz beni ugrastirma ezo sen beni anladin yok valla anlamadim simdi onu gecin meseleye gelelim yok simdilik gecelim ama ben sonra bu konusmanin devamini yapalim derim ,olur.Ezo Kadim beyin demesiyle Balli Agayi otele cagirir yapilan görüsmeler sonunda anlasmaya varilir Balli Kadim beye bakin Kadim bey Ezonun hatrina buraya geldim ama senide sevdim valla ne deyim insaallah iyi bir ortaklik olur mahcup olmayiz ikimizde bundan kuskum yok Ezo Hanim beni ikna etti demekki ortak dostumuz var bundan sonra hersey iyi olur ne deyim hayirli olsun imzalar atilir bu ise en cok Ezo sevinir Kadim Bey artik gülsün istemektedir onca yasam kavgasi onu öyle yormuski birazcik mutluluk onunda hakki diye düsünür .Aksam is cikisi Kadim Ezoyu disarda beklemektedir Ezo hayirdir Kadim Bey biseymi var evet Ezo ben arkadasimla yemek yemek istiyorum arkadasimin buna itirazi olurmu acaba?bir soruyum bakim bir isin varmi ezo hanim yok ama Elcin anneye ne diyecem simdi ben bu aralar cok kaytariyomda ben arar söylerim ,tamam o zaman .Kadim Elcin anneyi arar annecim canim Ezoyu ben yemege götürüyorum tesekkür yemegi bugün beni büyük bir SIKINTIDAN kurtardi,tamam ama gec kalmayin olur anne olur sen merak etme ,size afiyet olsun.Kadim Ezoyu rahat edecegi bir mekana götürür,gözlerden uzak ve yalnizdirlar .Ezo hayirdir bugün kimse disari cikmamis galiba der.Kadim yok ben sen rahat et diye kapattirdim aman simdi birsürü masraf ,Ezo gecenin tadini cikartsana sen ne yapacaksin masrafi felan ,tamam kizma canim aliskin degilim ben böyle seylere,bikerem Ömerle sehirde kebapciya gittiydim okadar bugün kimseden bahsetmesek sadece sen ve ben olsak nasil olur,Ezo Kadimin gözlerinde olusan sevgi yumagini ancak onun gözlerine bakinca anladi,Kadim bey siz bu aksam cok farkli bakiyorsunuz bana birseymi var anlamiyom evet Ezo birseyler var icimde uzun zamandir sessizce birseylerin olup bittiginin farkina vardim ben gelen bütün dalgalara vücudumu hep siper ettim ve hep zarar gördüm sen bana kiyilarimi acmayi ögrettin kücük balikci teknelerinin siginacagi liman yaptin beni simdi daha huzurluyum biliyorumki onlar her sabah riziklari icin benden ayrilsalarda illaki aksam olunca bana dönecekler bunu biliyorum artik tesekkür ederim sana ,yok kadim bey hani bey yoktu tamam Kadim zaten o sizde olan birseydi ben sadece aciga cikarttim onu,bunu begenmiyormusun Ezo yillardir karanliktan korktum, aglayacak bir diz bulamadim taki sen karsima cikana kadar valla yinede bana aglamadiniz biraz bu cama karsi olduya neyse saka yaptim sadece tamam oldu bitti ne olur artik kendinizi harap etmeyin ve kendiniz icin yasamayi ögrenin bakin bana ta Antepten buraya o cesaretim olmasaydi bunu yapamazdim benim hayatimda kolay gecmedi ama gecmise takili kalip orada duraklamak insani öldürür her durakta kötü bir aniyi birakacaksinki yasamanin tadi olsun demi ama,cok akillisin ve cok güzel bakiyorsun tipki gözlerin gibi.Tesekkür ederim yemekler yenir bu arada cok güzel bir müzik vardir fonda Kadim Ezoyu dansa kaldirmak ister ,sey ben hic dans etmedim olsun bunuda ben sana ögretirim kötümü borcumu ödemis olurum der.O kadim sen borcunu hemen öyle kolay kolay ödeyemezsin,olsun borcum sana olsun .Ezo cok heyecanlanir kendini hic cekinmeden Kadimin kollarina birakir ,Kadime karsi korkunc güven duyuyordur.Basta zorlanir ama kendini Kadimin kollarinda huzurlu bir sekilde dans ederken bulur,ne kadar zamandir dans ettiklerinin farkina varmazlar belki fonda müzikte yoktur ama huzur herseyleri olmustur o aksam.Sey kusura kalma Kadim istersen oturalim yok Ezo senin huzur dolu kollarinda biraz daha durmak istiyorum ben sana birsey söylemek istiyorum cok uzun zamandir hic bir kadina ilgi duymadim anlik seylerle kendimi avuttum ama sana karsi hissettiklerimin adini simdi koymak istiuyorum ,Ezo cok telaslanir oysaki sarayinin kapilari kapaliydi ama yikilan saraydanda onu cekip kurtaran kahraman karsisinda duruyordu ve ona tamda duymak istediklerini söyleyecekti ama bu korku neydi icindeki :Sey Kadim bak ben sana layik degilim ben cahil birisiyim ne giligim ,ne dilim sana uyi uyuyor ,sen daha iyilerine layiksin ,bunun öneminin oldugunu sanmiyorum Ezo senin dedigin tipte kadinlarda cikti karsima oysa bak bana bir enkazdan ne farkim vardi,beni anlayan benimle ne yerim ,ne kariyerim ,ne statüm icin ilgilenen biri degil benim kalbimin derinliklerine inen ve orada gercek beni bulan birini ariyorum o da sensin EZO,tesekkür ederim ,bak sende bana karsi birseyler hissediyorsun bunun farkindayim yanaklarinin kizarmasindan yanina yaklasinca heyecanindan anliyorum bunu,sey ,ne olur inkar etme lütfen ,tamam kabul bende birseyler hissediyorum ama benimkisi imkansiz ask diye bakiyorum ,imkansiz olurmu kimsenin ne diyecegi umrumda degil anliyormusun ben sadece senin agzindan cikacak seyleri düsünüyorum ,tamam ne tamam ,sey tamam dedim .Yani aska yelken acabilirmiyiz ,olur ama bizi cok büyük firtinalar bekliyor Kadim bunun farkindasin insaallah,farkindayim! Ezoya o kacaman yesil gözlerini cevirip öyle bir bakarki Ezonun kalbi duracak gibidir yanaklari al al olmustur :img-in_lousulca elini basina dogru götürür yemenisini yavasca basindan siyirir o kömür karasi saclarinin arasinda elini gezdirir ,sanki kesfe cikmis kasif gibi Ezoyu süzmektedir eli yavasca yanaklarina iner iki elinin arasina aldigi yanaklari heyecandan kizarmistir ve bu duygularin yogunlugu ile Ezonun gül dudaklarina sakince bir buse kondurur,uzun zamandir aklinda olan seyi yaptigi icin Kadim memmundur ,Ezo saskindir ama icindeki memmuniyet gözlerine yansir:happy0064Kadim özür dilerim Ezo kirdiysam seni ,yok ben sasirdim sadece bende istedim galiba ...suskunluk hakimdir ortalikta ,gidelimmi olur gidelim Ezo ve Kadim yol boyu sukunlugunu korur eve gelmislerdir Ezo suclu gibi Kadim istersen eve gel Elcin anne seni sorar simdi der Kadim tamam geliyim bi merhaba der giderim olur.Eve geldiklerinde Elcin anne kapiyi acar ikisininde süklüm halleri göze carpar ne var cocuklar ,ikisi birden atlar yok bisey yok iyi tamam o zaman girin iceri yok annem ben gidiyim seni gördümya cok yoruldum bugün ,iyi o zaman burda kal simdi o kadar yol cekilirmi oglum ben ezoyla yatarim sen yine onun odasinda kalirsin .Itiraz istemem hadi bakiyim .Kadim Ezonun odasina gittiginde hala dudaklarinda Ezonun sicakligini hissediyordu ,Ezoda ondan farksiz degildi nihayet iki yarali gönül bir olup ucsuz sevdalara kanat cirpacaklardi birbirlerini düsünerek uykuya daldilarbye

masum kiz
11-11-07, 01:52
ve aksam olmus kadim de olmak üzere ücü yemege oturmuslardi...ezo ve kadim her ne kadar o an ki durumdan ötürü utansalarda birbirlerinin gözlerine kacamak bakislar atmayi ihmal etmiyorlardi ve bu yemek boyunca böyle sürüp gitmisti ... sessizdi ortam ama huzurluydu...
elcin anne sevdigi iki insanin yaninda olmasindan duydugu bir mutlulukla sessizligi bozan taraf olmustu...

elcin anne-yemegimizi de yedik ..simdi üzerine güzel bir cay iyi gider dimi cocuklar... ...
kadim-zahmet etme elcin anne kalkarim ben simdi...
elcin anne-.. ay daha erken kadim...osmana söyleseydin keske de gec gelseydi biraz....
kadim-osman gelmicek elcin anne..
elcin anne-...o niye o ..
kadim- biraz önce konustuk ...kadirga gencligin macina gitti -.bende kendisine buraya gelmesinin gerek olmadigini söyledim...
elcin anne-ee simdi nolucak ..
kadim-olucak birsey yok..buralarda biryerlerde bir taksi duragi vardir herhalde ..
elcin anne-ay yok hayatta olmaz ..seni bu satte bir yere birakmam kadim...
kadim- allah askina elcin anne ne olabilir ki...
elcin anne-ne demek ne olabilir canim unut sen onu bir kere... taksi duragi burdan bayagi uzak, hem mahalleyi de dogru dürüst tanimiyoruz ..
kadim-sen nerden biliyorsun uzak oldugunu?
elcin anne-kutsal ustayla gezerken görmüstüm...

kadim imali bakislarla bakar elcin anneye

kadim-...sen kutsal ustayla ??

elcin anne kadimin bu bakisini cok iyi bildiginden olsa gerek hemen savunmaya gecmisti..

elcin anne-..ay ne var..mahalleyi tanimak icin dolastik biraz... hem sen neyi ima ediyorsun bakiyim kadim..benim, kutsal ustayla ,,,
kadim- dur hemen kizma birsey ima ettigim falan yok sasirdim sadece... ama senin acindan durum pek öyle degil sanirim.......

elcin anne kendini ele vermenin etkisiyle yanaklari al al olur ... hem kadim hemde ezo elcin annenin bu komik halini birbirlerine bakarak tatli tatli gülümserler...
elcin anne bozuntuya vermeden olabilecek en ciddi halini almaya calissada bunda pek basarili olamaz

elcin anne-...neyse bu gece burada kaliyorsun dedim..itiraz istemiyorum..
kadim- iyi napalim senin dedigin gibi olsun...
elcin anne-ben cayi koyup geleyim bari......

gecen sürenin farkinda olmadan yudumlanan caylardan sonra yatma vakti gelmistir artik...
ezo yukariya kendi odasina dogru giderken ,elcin anne kadime yukariya ona yaptigi odayi göstermeye hazirlanir....bunu firsat bilen kadim ise yardim etmek icin ezoyu tutmak ister ..

kadim-yardim istermisin..basin dönebilir ..
ezo-zahmet etmeyin ben kendim cikarim...
kadim-ikimizde yukariya ciktigimiza göre birak sana yardim edeyim...
ezo-. elden ayaktan düsmedim ya canim.. cikarim kendim..
kadim-.inat etme iste.....
elcin anne-...daha sabah söyledim..bu inat bir sende bir de kadimde var diye...

demesiyle birden elcin anne kahkahalar atmaya baslar... sasiran ezoyla kadim bir anlam verememislerdir elcin annenin bu haline.....

kadim-noldu elcin anne..nedir bu kadar komik olan..

elcin anne gülmekten kadime cevap veremez..

ezo-elcin ablam noldu kurban oldugum ..
elcin anne-ay sormayin cocuklar öyle deyince aklima sey geldi iste..
kadim-ne geldi?
ezo-gii sen catlatirsin insani ha de söyle hadi
elcin anne-siz ..ikiniz..
kadim- nolmus bize ?
elcin anneköprü basindaki iki inatci keci gibisiniz..devamli bir didisme bir inat..hay allah aksam aksam nerden aklima geldiyse..

o an her ikiside o ilk karsilastiklari sokak arasindaki yol gecme anini hatirladilar ..ikiside utangac bir halde birbirlerine bile bakmadan ezo önden kadimde arkadan yukariya ciktilar..

elcin anne kadime odasini gösterdikten sonra kendi odasina coktan cekilmistir bile..ezo ve kadim ise öylece durmus hic konusmadan birbirlerine öylece bakisirlar..

kadim-odalarimiz yakinmis ..ne garip oteldeki gibi burdada komsu olduk senle ...
ezo-..ha öyle oldu biraz...
kadim-..bu hosuna gitmedi galiba..

kadimin ses tonu yüzündeki ifadeyle sertlesir bir anda

kadim-eger varligimdan rahatsizsan bunu acikca söyleyebilirsin..
ezo-..yok estagfirullah ...olurmu öyle sey ....aksine varliginiz güc veriyor
kadim-..hhii bunu duyduguma sevindim ...ama yinede sende bir gariplik var ezo
ezo-...halsizim ya ondandir..

kadim-..yok sebep bu degil..yüzünde baska bir ifade var sanki ....eger bana anlatmak istersen..
ezo-......izin verirseniz artik yatip dinlenicem
kadim-pekii ezo öyle olsun daha fazla israr etmicem ..
ezo-iyi geceler kadim bey
kadim-sanada iyi geceler ezo


herkes odasindadir...elcin anne coktan o tatli uykusuna dalmisken ezo ve kadim bir duvarin ayirdigi odalarda uyumaktadir simdi...ezonun kendisi hakkinda bütün sirlarini bildigini düsünen kadim neden onunda kendisi gibi sevgiye acik olmadigini düsünür..neden onunda kendisi gibi asktan kactigini anlamaya calisir..ezoya aska tövbe ettiren ne gibi bir sebebin, onun kalbinin icinde nasil bir aci tasidiginin meraki icindedir kadim....
sonra bogustugu bu düsüncelerden kurtulmak icin su almaya indigi anda ezonunda uyumadigini farkeder....cünkü kapisinin altindan bir isik hüzmesi süzülmektedir..

devami ve son bölüm
ezo ise debby'nin kendisine verdigi kadimin fotografini cikarir cantasindan ..ve o ani hatirlar...

sesizce kapiya yaklasir kadim kendisi gibi ezoda uyumamistir..onunda kendisi gibi düsünceler icinde bogustugunu sanarak merakina yenik düsüp olabildigince kapiyi sessizce acar ve onu dinlemeye koyulur..
ezo kadimin resmini eline alip sanki ona konusur gibi icine dökmektedir ..

ezo-..aslinda bu hayatta ne cok seyi unutmak istiyim ..bana aci cektiren herseyden ,herkesten kurtulmak .. aslinda bunu basariyim mi yoksa kendimi mi kandiriyim bilmiyim..
dün o ciftlik evinde bana icinizi dökerken söylediklerinizi ta icimde hissettim...sizi anliyidim cünkü....
cocuklugumdan beri kimsesizligin acisini yasadigimda siginacak birilerini aradim durdum hep... buldugumu sandim önceleri....hani hayatin bize hairzirladiklarindan habersiz yasariz ya günleri ....yarina nolucak telasi olmadan, sevdigine güvenerek ona dayanarak bir ömür yasamak.... eyle olmadi iste.. bende acilarimla sizin gibi kanadim...sevdiginle bir ömür gecirmeyi düsünürken , hayal kirikligina ugramanin acisiyla yikildim bende.. ama tas olur yürek susarsin ya, her defasinda sevdigini affedip bir daha olmayacagini düsünürsün ..ama istedigin gibi olmaz ve bir yerde sabrin tükenir artik cünkü sevdigin tarafindan ihanete ugramanin bir paraya degisilmenin acisiyla yikilirsin ..
iste benim tövbemde , kirginligimda bundan... bütün bunlardan sonra bir daha sevmeye gücüm var mi emin degilim..
herseye ragmen sizi tanimak, güvenmek, bu dünyada yanliz olmadigini hissetmek güzelmis..bu arkadasligimizin yerini baska ne,,,,,

bitiremedi cümlesini icin icini yiyen bu düsünceler onu adeta esir almis gibiydi .....derin derin icini cekti ezo ..yüzünde anlamsiz bir gülüs beliriverdi o an..

ezo-..birde halime bakip neyim oldugunu sorisiniz bana...
nasil derdim icimdekileri ,hissettiklerimi, rüyalarimda bile sizi gördügümü kendime bile itiraf edemezken size bunu nasil anlatirdim ..
...cok zor biliyim...bunca cektiklerimizden sonra
ne siz etrafinizdaki duvarlardan ne de ben kalbimi, koydugum kutudan cikarmasi zor..
ama yinede yasayan su ölü kalblerimizi yeniden diriltmeye, bize nefes aldiracak bir sebep, bir yasam belirtisi var mi bir yerlerde inan bilmiyim´ ..
yinede sizin arkadasliginiz bana güc veriyi..cünkü,,,,

aniden bir tikirti sesi duydu ezo ve sesin geldigi yere kapiya dogru yöneldi ..

ezo-kim var orada?

ses gelmedi ..ama ezo gidip kadimi görmenin saskinligini yasasada kizginligi o an daha baskindi..

ezo-..siz benimi dinliyisiniz kadim bey?

kadim yakalanmis olmanin telasiyla ne yapacagini bilmez bir vaziyettedir..

kadim-yo hayir isigini görünce merak ettim..
ezo-inanayim mi ?

kadim-seni buna inandirmak zorunda degilim ..su almaya cikmistim isigini gördüm hepsi o..
ezo-bana diyisiniz ama sizde geri kalmisiniz masaallah..
kadim-ne demek simdi bu?..hem sen uyuyor taklidi yapmistin...
ezo-ee bana anlatiydiniz bende dinledim.
kadim- simdi de sen bana anlatiyordun yalan mi?

ezo saskin ,kadim kararli bir sekilde kisa süreli bakismadan sonra

ezo-..ben size anlatmiyidim ....

kadim ezonun arkasinda sakladigi resmi almaya calisir.. ezo geri cekilmek icin hamle yaptigi sirada kadim ezoyu tutup kendine ceker ...gözgöze gelmislerdir yine..ve yine kisa süreli can alici o bakismalardan sonra kadim resmi ezonun elinden alip geriye cekilir..
alayci bir sekilde kendi resmini ezoya gösterip,

kadim-..ya bana anlatmiyordun demek..
ezo-bakin bir anlasma yapalim ..
kadim-nasil bir anlasma
ezo-..bakin ben sözümü tutiyim..unutacagima dair..buna göre ben de söz istiyim sizden..
kadim-iste buna söz veremem ezo
ezo-ama
kadim-hem neden unutayim ki ..bunlar senin icin bir itiraf benim icinse bir yasam sebebi artik..
ezo-nasil yani
kadim- bana duymak istediklerimi söyledin ezo....
ezo-bakin kadim bey..

kadim-birsey söyleme ezo.hazir hersey söylenmisken birak bu ani bozmayalim..
kadim-ezo..seninle böyle sabaha kadar kalabilirim..
ezo-bakin hos olmiyi kadim bey..
kadim-nedir hos olmayan?
ezo-..siz ,ben bir gece vakti bir odada,,,..

kadim ezonun mahcup hallerine bakarak muzip bir sekilde gülmektedir

kadim-bunlari sen mi söylüyorsun ezo..dünkü o issiz ciftlik evinde benimle bir gün kaldiktan sonra birde öyle mi?
ezo-..o zaman baskaydi..
kadim-baskaydi demek ..nedir simdi farkli olan ?..

..cok iyi bildigi cevabi vermekten kacinir ezo..yüzündeki tedirginlik arttikca kadimin yüz ifadesi ise son derece rahat ve emindir..
ezo- bakin kadim bey nolur..böyle yaparak beni daha da korkutisiniz....
kadim-.....seni ben degil bana karsi hissettiklerin korkutuyor ..bunu sadece aciga vurmaktan korkuyorsun..hadi itiraf et..
ezo-...nolur gidin..böyle yapmaniz isi daha da zorlastiriyor..

kadim- ezo..
ezo-gidin diyiyim size....lütfen..
kadim-.tamam ezo...seni üzmemek icin gidiyorum..ama hrsey burada bitti sanma sakin....

kadim odadan cikarken ezonun gözleri bugulu her an aglayacakmis gibi kadimin arkasindan bakmakla yetindi..oysa kalbinden neler söylemek geciyordu o an..
burda... yanimda kal... demek... diyebilmek ama yapamadi, yapamazdi..

tam gitmeye hazirlanirken birden durdu kadim..icinde engel olamadigi kipirtilar vardi.. onu durduran gitmesini engelleyen bir his dolup tasiyordu icinde..delicesine caglayan selale gibi hissediyordu kendini...bu güc ve kendine duydugu güvenle cesaretini toplayip tekrar ezoya dogru döndü ..bakislari bir cok kadinin basini döndürecek sekilde derin ve etkileyiciydi..kadim yavas yavas ona dogru gelmeye hazirlanirken ezo ise ne yapacagini bilmez bir halde öylece kadime bakti .. karsisinda bambaska birini görüyordu sanki ..o sakin, icine kapanik kadim gitmis onun yerine tutkulu ne istedigini bilen bir adam gelivermisti...ezo kendine dogru gelen kadime baktikca vucudu alevler icinde kalmis gibi yaniyor ve bu yanaklarinda al al olmus renklerle kendini daha da belli ediyordu......hizlanan nefesi kadimin yanina gelmesiyle daha da hizlandi..artik tas kesilmisti vücudu ezonun..

kadim ezonun yanina gelmis ve kendinden emin bir sekilde

kadim-hic bir yere gitmiyorum kücük hanim....
ezo-..eyi ben giderim o halde..

ezo tam odadan cikmaya hazirlanmisti ki onu tutup gitmesini engelleyerek onu kollarinin arasina aldi kadim..

bütün arzusu ve ihtirasiyla ezonun gözlerinin icine bakiyordu kadim bu bakislar bile bir cok seyi anlatmaya yeterdi ...

kadim-su yasayan ölü kalplerimizi yeniden diriltecek bir yasam belirtisi olup olmadigini sormustun ya hani....
ezo-ne sacmaliyisiniz kadim bey ?
kadim-sacmalik mi tam tersine ..simdi daha da eminim ..bize gerekli olan seyin ne oldugunu simdi cok daha iyi biliyorum artik..

kadim bunlari söylerken ezoda ondan kurtulmak ister gibi ellelriyle kadimi itmeye calisiyor ama basaramiyordu...

ezo-..ne söyliyeceksiniz cok merak ediyim..
kadim-söylemekmi ?ben göstermekten bahsetmistim..

ve o an geldiginde kadim olabilecek en atesli bir sekilde dudaklarini ezonun dudaklarina götürdü ....o kadar ani olmustu ki ezo birden kendini kadimin kollari arasinda ve onunla öpüsürken bulmustu ...inanamiyordu olanlara ezo ama o atesli öpüsmenin o tatli hazzindan olsa gerek kadimi iten elleri bir anda cözüldü ezonun .ondan kurtulmak istemiyordu artik..vücuduyla beraber cözülmüs elleri ona sarilir gibi kavusmus oda bu tutkuya cevap veriyordu adeta..
her ikisinin gözlerinde baslayan ask atesi simdi onlarin bütün vücutlarini bir anda sarivermisti....

bu ani en güzel anlatan sarki bu olsa gerek diye düsündüm..onlar icin yeniden yasamak adina bir sebep degilmi ask..
..

Sebebim Ask


TAŞ OLUP SUSTUM
RUHUM ADINI ÇAĞIRDI
SON SAATİ VURUYORDUM
ÖMÜRDE SON ZAMANI
KIŞ OLUP DONDUM
KALBİM YİNE ALEV ALDI
BEN ÖLÜMÜ SORUYORDUM
ÖNÜMDE AŞK UZANDI


İNSAFA GEL AL YANINA
YAŞIYORSAM AŞK SEBEBİM
DURMADIN YÜRÜDÜN KANIMA
DÖN GEL AFFETTİM
YÜREĞİM AĞIR AĞRISINA
DAYANIRSAM AŞK SEBEBİM
ÖDEDİM DÜŞENİ PAYINA
DÖN GEL AFFETTİM..


SIR OLUP KALDIN
NERDE BULAMAM İZİNİ
YOKLUĞUNDAN USANDIM
NE OLUR DUYUR SESİNİ


Bİ DİLEK TUTTUM
YILDIZLARIN IŞIĞINDA
SEN DİYE DİYE AVUNDUM
GELDİN RÜYALARIMDA

Ö.Dilek
12-11-07, 15:00
böyle bir sahne canlandı gözümde umarım beğenirsiniz... ve böyle ezo için endişelenen bir kadim görürüz.....:img-in_lo

Elçin anne Nedim’le kalıyordu. Ezo’nun bu evindeki ilk yalnız gecesiydi. Bu gece pek uyuyamamıştı ve sabahta keyifsiz kalktı birazda ateşi vardı sanki… Ama gene de hazırlandı ve Kutsal ustanın gelmesini bekledi…

Kutsal usta: bir şey mi var Ezo bu sabah pek iyi gözükmüyorsun…
Ezo: hasta olucam heral ustam keyifsizim pek uyuyamadım dün gece
Kutsal usta: senin bu inadın be kızım sana dedik dün bizde kal yalnız kalma diye
Ezo: yok ustam yalnızlıktan değel nezle olucam galiba
Kutsal usta: bugün dinlen Ezo biz hallederiz
Ezo: olur mu ustam sizinde işleriniz çok zaten
Kutsal usta: tamam bakalım. Ama söz ver kötü olursan söyleyeceksin
Ezo: söz ustam

Otele varmışlardı hemen işe koyuldular Ezo baya bir kötüydü ateşi yükselmişti ve başıda çok ağrıyordu ama bir şey belli etmek istemiyordu. Öğlen Kadim Bey’e yemeğini götürdü kapıyı çaldı

Kadim: gel
Kadim: sen miydin Ezo şöyle bırakabilirsin diyerek masayı gösterdi
Ezo: buyrun diyip tepsiyi masaya bıraktı tam dönerken birden düşecek gibi oldu. Ve o anda Kadim belinden kavrayarak yakaladı. Yakalamasıyla Ezo’nun kalp atışları birdenbire hızlandı
Kadim: Ezo iyi görünmüyorsun. Hem suratında bembeyaz diyerek sandalyeye oturttu
Ezo: yok bi şeyim Gadim Bey iyiyim nezle olucam galiba biraz ateşim var
Demesiyle Kadim elini Ezo’nun alnına koydu. Bu hareketiyle ateş Ezo’nun bütün vücudunu sardı. Onun yakınında olması Ezo’yu çok etkiliyordu.
Kadim: sen yanıyorsun Ezo
Ezo: kalkmaya çalışarak geçer Gadim Bey sağ olun ben alışığım
Kadim: inadı bırak Ezo çok ateşin var şimdi itiraz istemiyorum gidip giyiniyorsun ben Kutsal ustaya anlatırım kapıda bekliyorum
Ezo: yok Gadim Bey ben giderim siz zahmet etmeyin
Kadim: ben seni bu halde bırakmam ben götüreceğim o kadar telaşla söylemişti ki Ezo’nun dikkatinden kaçmamıştı çoktandır bu kadar bir kişi tarafından önemsenmemişti bu çok hoşuna gitti

Ezo giyinip otelin kapısına çıktığında Kadim’i onu arabanın önünde bekliyor buldu. Hemen arabanın kapısını açtı Ezo’nun binmesini bekledi…

Kadim: Osman gidebiliriz.
Hiç konuşmadan evin önüne gelmişlerdi Kadim çok endişeli görünüyordu
Kadim: Osman sen bekleme gidebilirsin ben bir taksiyle dönerim
Ezo zor yürüyordu kadimde onun bu halinin farkına vararak belini sardı kapıya kadar onu götürdü bu sefer Ezo bir şey diyememişti. Kadim için ise ona yakın olmak çok güzel bir şey di
Anahtarları Ezo’dan aldı ve kapıyı açtı içeri girmesine ve koltuğa oturmasına yardım etti
Ezo: Gadim Bey hiç gereği yok ben gerisini hallederim artık
Kadim: hiç aldırış etmeden sen bir şeyler yedin mi?
Ezo: yok canım bir şey istemiy
Kadim: ne demek yemek zorundasın tansiyonun düşmüş olmalı ben bir şeyler hazırlarım şimdi
Ezo’nun bir şey diyecek hali yoktu. Bir zaman sonra kadim elinde tepsiyle geldi.
Kadim: bu çorbayı bitireceksin hadi bakalım diyerek çorbadan bir kaşık uzatır
Ezo: napiysiniz Gadim Bey ben yerim
Kadim: hayır ben yedireceğim Ezo
Ezo: yakışi kalmaz Gadim Bey olmaz diyim
Kadim: bir kerede itiraz etme Ezo ben yedireceğim konu kapanmıştır
Ezo’nun ateşide vardı zaten bir yandan da utançtan kıpkırmızı olmuştu ve ne yapacağımı şaşırarak Kadim’in yüzüne bakamıyordu.
Kadim: gülerek ne ooo şımarmaktan mı korkuyorsun bakalım
Ezo: yo Gadim Bey ben böyle şeye alışik değilim
Kadim: muzur muzur gülerek o zaman bu ilgiye alışsan iyi olur
Kadim: şimdi de şu hapı al bakalım ve ben seni yukarı çıkartıyım dinlen biraz
Ezo: yo yo bura iyi
Kadim: hadi Ezo şu inadı bırak

Ezo’nun odasına çıkmasına yardım etmişti. Ezo artık yatağındaydı aslında bu hastalığından da içten içe hoşlanıyordu. Hayatı boyunca pek bu kadar ilgi görmemişti. Hep yalnız başına bir şeylerin üstesinden gelmişti… Bu düşüncelerle ve ilacında etkisiyle uykuya dalmıştı.

Kadim Ezo’nun odasına gelerek kapıyı çaldı. İçerden ses gelmeyince panikle içeri girdi ve onu uyur vaziyette buldu. Uyurken ne kadar da güzel gözüküyor diyerek yanına yaklaşıp alnına elini koydu ateşine baktı, biraz azalmıştı seni yeni bulmuşken kaybetmeye dayanamam umarım hep yanımda olursun diyerek bir sandalye çekti yatağın yanına ve onu izlemeye başladı…

selvi_boylum
12-11-07, 16:15
Efem işte devamı, gecikme için kusura bakmayın emi :img-wink:

Yaşanan bu uzun bakışmadan sonra Kadim yavaşça Ezo’nun kollarını serbest bıraktı. Ama hala deliciydi bakışları.

Kadim: İlk defa bana sen diye hitap ediyorsun.
Ezo çok sinirliydi ve söylediklerinin farkında değildi. Hemen bakışlarını kaçırdı ondan.
Ezo: İsteyerek olmadı, kusura bakmayın,

Kadim Ezo’ya tekrar yaklaştı ve kollarından tuttu tekrar ama bu sefer sert değildi dokunuşu, aksine porselen bir bibloyu kırmaktan korkarcasına narince tutuyordu Ezo’nun kollarını.
Kadim: Affedersin,
Ezo yaşadıkları yakınlaşmanın verdiği utangaçlıkla başını öne eğdi ve nefesini düzene sokmaya çalışarak konuştu.
Ezo: Önemli değel.

Kadim Ezo’nun kollarını yine sertbest bıraktı Ezo’nun kızardığını görünce. O Ezo’ya bakarak konuşuyordu ama Ezo’nun bakışları Kadim’de değil yerdeydi.
Kadim: Bak Ezo, ben senden özür dilemek istiyorum bugün söylediklerim için.

Ezo o zaman bakışlarını yerden kaldırdı ve Kadim’in gözlerine baktı. Sesindeki samimiyet gözlerine de yansımıştı Kadim’in. Öyle derin ve anlamlı bakıyordu ki, Ezo’nun daha fazla inat etmek için bahanesi kalmamıştı. Ezo’nun sessizliğini fırsat bilen Kadim tekrar konuştu.

Kadim: Sabah biraz sert davrandım sana, üstelik hak etmemiştin ama dün beni kırdığını söylemeliyim, yani arkadaşlığımız konusunda.
Ezo mahcup bir ifade ile bakışlarını Kadim’den kaçırdı
Ezo: Ben eyle demeye mecburdum, anlamalısınız Gadim bey,
Kadim: Neyse bunları konuşmak için burada değilim. Beni affet Ezo. Seni asla basit bir işçim olarak görmedim bunu bil.

Ezo iyice kızarmaya başlamıştı. Kadim’den bunları duymak ona çok uzak geliyordu ama şimdi karşısındaydı ve yüzüne karşı söylüyordu her şeyi.
Kadim: Ee özrümü kabul ettin mi?
Ezo hala şaşkın olduğu için bir süre konuşamadı ve ağzında bir şeyler geveleyip durdu.
Ezo: Şeyy, ee ben,
Kadim: Peki bir öğle yemeğine ne dersin. Yarın, boğazda,
Ezo: Yok Gadim bey, ben,
Kadim: Tamam mesele kapanmıştır. Yarın yemeğe gidiyoruz. Kendimi affettirmem lazım.

Ezo ise şaşkınlığına şaşkınlık katarak bakıyordu Kadim’e. Tek kelime dahi konuşamıyordu şimdi. Daha önce olsa böylemi olurdu dedi içten içe. Daha önce mi? Daha önce farklı bir durum mu vardı ki. Ezo düşündükçe batıyordu, en iyisi düşünmemek diye düşündü ve kendini toparladığı anda yağmurun toprağa düşüş sesi geldi kulaklarına. Cama doğru baktı.

Ezo: Aaa yağmur yağii.
Kadim’de peşinden gidip camdan dışarıya yağan yağmura baktı.
Kadim: Şimdiye kadar yağmamasına şaşırmak lazım.
Kadim daha sonra Ezo’ya baktı. Ezo öylesine dalmıştı ki yağmura, hiçbirşeyi görmüyor gibiydi. Yüzünde ise öylesine tatlı bir gülümseme vardı ki, Kadim’i çok etkileyen bir gülümsemeydi şüphesiz ki hemen onunda yüzü gülümsemişti.

Ezo ani bir hareketle üzerindeki kabanını çıkardı, başındaki yemeniyi ve ardından ayağındaki ayakkabıları çıkardı. Kadim ise hayretler içinde onu izliyordu.
Kadim: Ezo, ne yapıyorsun sen.
Ezo gülen güzel gözleriyle Kadim’e baktı önce daha sonra bahçe kapısına doğru koşmaya başladı. Tabi Kadim’de peşinden.

Kadim: Ezo dur.
Ezo Kadim’i duymuyordu adeta. Kapıyı açtığı gibi kendini ıslak çimlere bıraktı ve bahçenin ortasına doğru koştu. Ellerini havaya doğru açtı, gözlerini kapadı ve yüzünü havaya doğru kaldırdı. Yağmur’un yüzünü ıslatmasıyla önce soğuktan ürperdi Ezo ama daha sonra gülmeye başlayarak etrafında dönmeye başladı. Kadim ise kapıdan onu izliyordu gülen gözlerle. Her an, her dakika Ezo’nun bambaşka yönlerini keşfediyordu. Şimdi ise çocuksu yönünü görüyordu. Çıplak ayaklarıyla, yağmurun şiddetine aldırış etmeden deli gibi dönüyor ve çocukları gibi gülüyordu. Kadim hayran hayran onu izledi bir süre ama yağmur daha çok yağmaya başlayınca havaya baktı ve daha sonra Ezo’ya. Bağırarak konuşmaya başladı Kadim.

Kadim: Ezoo, gel hadi bak sırılsıklam oldun, yeter.

Ezo dönmeyi bıraktı ve biraz yerinde sendeledi. Kadim’e baktı. Kadim onu çağırıyordu, elleriyle içeri girmesini işaret ediyordu bir yandan. Ezo hızla Kadim’e doğru koşmaya başladı bir anda. Kadim’in yanına gelince Kadim içeri girmesi için ona elini uzattı. Ezo Kadim’in eline baktı önce, sonra yüzüne baktı. Ezo bir an tereddüt etti o eli tutup tutmamakta ama sonra aklındaki bütün olumsuzlukları silerek elini tuttu Kadim’in ama içeri girmedi. Tam aksi yöne ilerledi. Kadim’i dışarı çıkarmıştı Ezo. Şimdi ikisi de yağmurda ıslanıyordu.

Kadim: Sen delirdin mi Ezo.
Ezo: He ya delirdim. Şeherde toprak kokusu almaya hasret galmışım. Bırakında doyasıya içime çekem bu güzel kokuyu. Sizde serbest bırakın kendinizi Gadim bey. Bu yağmur sizin yağmurunuza benzemez.

Kadim yine hayranlıkla baktı Ezo’ya. Daha sonra o da kendini yağmura bıraktı. Gözlerini kapadı ve başını havaya kaldırarak yağmurun yüzünü yıkamasına izin verdi. O an bütün düşünceleri silinmişti aklında. Şimdi vardı onun için. O ve Ezo vardı, Kendini güvende hissettiği kadın yanındaydı gerisinin de önemi yoktu onun için.

Yağmur altında geçirdikleri dakikalardan sonra çakan şimşekle Ezo bir çığlık attı ve Kadim hemen ona baktı.
Kadim: Ne oldu korktun mu?
Ezo korku lafını kabul etmemeliydi ve hemen savunmaya geçti.
Ezo: Ben mi gorgacam. Ben asla
Ezo cümlesini tamamlayamadan yine şimşek çakmıştı ve ardından da bir çığlık daha. Bunun üzerine Kadim kahkahalarla gülmeye başlamıştı. Öyle gülüyordu ki konuşamıyordu bile.

Kadim: Ya, ha.. hani kork, korkmazdın.
Ezo Kadim’e fena yakalanmıştı bir konuda ve eline büyük bir koz vermişti. Morali bozulmuştu ve hemen eve yöneldi.
Ezo: Eyi, haydin içeri geçek.

Ezo önden, Kadim ise kahkahalar içinde gülerek onu takip etti ve eve girdiler. Ezo şimdiye kadar fark etmemişti ama yağmur onun sırılsıklam olmasına sebep olmuştu. Ev de değillerdi ki yeni bir kıyafet geçirsin üzerine. Kadim hala gülüyordu eve girerken ve içeri girip Ezo’yu düşünceli bir şekilde bulunca hemen sordu, tabi hala Ezo’nun korkusuna gülüyordu.

Kadim: Hayırdır, ne düşünüyorsun.
Kadim’in gülmesi Ezo’yu iyice kızdırmıştı.
Ezo: Gadim bey artık gülmeseniz, eyi kabul edik, korkim işte.
Kadim ağzına fermuar çekti eliyle
Kadim: Tamam gülmüyorum.
Ezo: Sanırım böyük bir sorunumuz var Gadim bey,
Kadim: Neymiş,
Ezo: Kıyafetler.
O an Kadim yağmurdan ıslanmış kıyafetlerine ve Ezo’nun kıyafetlerine baktı.

söğüt
12-11-07, 19:59
kadim kendisini beklerken uyuyakalan ezonun yanına yaklaşır,
onu seyre dalar...
kalbinde dolup taşan duygular dudaklarına kadar gelir artık kelimelere nağmelere dökülür ve


ömrümce o saf aşkını kalbimde yaşatsam,
kirletmem onu kendimi hicrana da atsam.
bezmimde geçen bir geceyi bin yıl uzatsam
doymam o güzel sinede ömrümce yatsam

ezo, kadimim ninni gibi mırıldandığı bu güzel şarkıyı dinler, ama utandığı için gözlerini açamaz..içi sevinçli, kıpır kıpır .. mutluluk sarhoşluğunun tadını çıkarır..kadimin güzel sesi kulaklarında, sıcak nefesi yüzünde..ezo artık göklerde uçuyor gibidir:)):happy0064

banubanu
12-11-07, 23:11
Hep Kadimin gözünden izledik.. biraz da Ezo’dan bakalım…

O günden sonra Ezo otelde Kadim’i görmemek için büyük bir çaba sarfetmektedir. O günü hatırladıkça utanıyordu. Kadim’i görürse tekrar o günü hatırlayacaklardı. Ne söyleyecekti, nasıl davranacaktı bir türlü bilemiyordu. Odadan kaçarcasına çıkmış bir daha da onu görmemişti. Kadim de onu aramıyor gibiydi. Bir hafta olmasına rağmen Elçin anneye de uğramamıştı. Bir yandan merak edip onu görmek istiyor bir yandan da görmekten çekiniyordu.
Mutfakta bir yandan çalışıyor bir yandan düşünüyordu..
Kutsal Usta: 517 arıyor… Ezooo..
Ezo: İşim var usta. Eylül baksın.
Eylül: Tamam ben baktım. Telefonu açar.. Evet, tamam…. Tamam.. telefonu kapar. Babaa, Kadim Bey özel spesiyallerinden istiyor. Soğansız… Ezo sen götürecekmişsin..
Ezo: Ben mi? Yok benim işim var.
Kutsal: Kızım ne işi? Patron senden bir şey istemiş Allah Allah… yeni yeni icatlar çıkarıyorsunuz.
Eylül: Tamam usta tamam. Sen hazırla ben götürürüm.
--
Tepsi elinde yine 517’nin önündeydi. Kapıyı çalıp içerden ses beklemeden kapıyı açıp içeri girdi. Kadim masasında arkasını dönmüş çalışıyordu.
Ezo: Kadim bey yemeğiniz… diye kısık bir sesle seslendi.
Kadim ona bakmadan.. Tamam koy oraya bir yere..
Ezo şaşırmıştı, yemeği masaya bırakıp… şöyle bir boğazını temizler gibi yaptı. Dikiliyordu öylece, Kadim hala çalışmaya devam ediyordu..
Ezo, kısık sesle yine: Kadim bey..
Kadim: Evet tamam gidebilirsin, dedi hiç ona bakmadan..
Ezo: Ama aşağıya yemeği Ezo getirsin demişsiniz… bir şey mi…
Kadim: Haa evet, hani senin fotoğrafların vardı ya. Onları sergi için kullanmak istiyorlar. Onu bildirmek istemiştim sana..
Kadim, Ezo’nun yüzüne bile bakmıyordu. Ezo buna çok şaşırıyordu. Kadim yerinden kalkıp yemeklerin yanına geçmişti.
Kadim: İşte bu kadar, gidebilirsin..
Ezo: belli belirsiz bir sesle.. Peki.. deyip çıktı..

Gerçekten çok şaşkındı. Ne yapacağını bilmiyordu. Geçen geceki halleri neydi? Şimdi ne olmuştu bir türlü anlam veremiyordu..Tekrar içeri girmek için bir hamle yaptı. Ama cesaret edemedi.
Söyleyecek bir şey bulamıyordu. Kelimeler boğazında düğümlenip kalmıştı. Kadim neden ona bu kadar soğuk davranıyordu.

Arkası Yarın...

selvi_boylum
13-11-07, 00:55
Buyrun efem devamı, valla ders çalışmam gerekirken ben oturmuş senaryo yazıyorum, biri beni durdursun anacım :img-hyste
Valla gündüz yazdım ama elektrik kesintisinden dolayı tamamlayamamıştım da şimdi ekliyorum, iyi okumalar umarım beğenirsiniz :img-in_lo

Ezo öylesine ıslanmıştı ki elbiseleri vücudunu sarmıştı. Kollarını kendine siper etmeye çalışsa da kendi kendini ele vermiş ve Kadim’in dikkat etmediği daha doğrusu şimdilik dikkat etmediği bir noktaya değinmişti. Ezo Kadim’e bakamıyordu. Bakışları odanın içinde dolandı durdu. Ne yapacağını bilemez halde salonun ortasında sırılsıklam duruyordu.

Kadim Ezo’nun utangaç hallerini görmüş ve bu durum onu pek bir eğlendirmişti. Bir de baş ağrısı yoktu şimdi. Kendini gayet iyi hissediyordu. Önceleri olsa sabahlara kadar ağrı çekerdi ama şimdi farklıydı. Ona güven veren Ezo’su yanındaydı.
Kadim Ezo’yla eğlenmek istedi biraz.

Kadim: Bunu yağmurun altına gitmeden önce düşünecektin.
Ezo: Ben şey edemedim işte, ne bilim aklıma gelmedi işte. Bir an bağ evinde olduğumuzu unutmuşum.
Ezo vücudunda bir ürperti hissetti ve elleriyle kollarını ovaladı. Kadim ıslak ceketini çıkarıp bir koltuğun üstüne bıraktı.
Kadim: Ee ne olacak şimdi küçük hanım.
Ezo inanamayan gözlerle baktı Kadim’e.
Ezo: Ne ne olacak.
Kadim: Bu kıyafetlerle kalacak halimiz yok değil mi?
Ezo: E ben de onu diyiim. Kıyafet neyim yok mu?

Kadim Ezo’nun bu telaşlı halini keyifle izliyordu ama daha fazla kıyamadı ona, soğuktan titremeye başlamıştı ve hasta olmasını istemiyordu. Yüzündeki sıcacık gülümsemesi ile konuştu.
Kadim: Dur dur, telaşlanma hemen. Yatak odasında birkaç pijama olacaktı biraz bekle.
Ezo bir süre bekledikten sonra Kadim elinde iki pijama takımıyla salona geri döndü.
Kadim: Şansımız varmış ki iki tane buldum.

Kadim pijamalardan birini Ezo’ya uzattı ve yatak odasında giyinmesi için ona odayı gösterdikten sonra kendisi de başka bir oda da giyinip salona geri döndü. İçerisi epey soğuktu ve gece de orada kalacaklardı. Isınmaları gerekiyordu ve bunun için hemen şömineyi yakmaya başladı. Kadim şömineyle uğraşırken Ezo’nun ayak sesleriyle arkasına döndü ve dönmesi ile birlikte yeniden gülmeye başladı. Kadim’in pijaması Ezo’ya çok büyük gelmişti, öyle ki elleri bile görünmüyordu. Öyle şapşal bir hali vardı ki gülmemek Kadim’in elinde değildi.

Ezo: Yaw ne var ne güliniz,
Kadim gülmekten Ezo’ya yanıt verememişti. Sadece eliyle Ezo’nun üstünü işaret edebilmişti. Ezo’da üzerine bol gelen pijamasının paçalarını çekiştirerek baktı Kadim’e.

Ezo: E benim pijamalarım değel, bunlan idare etcez artık.
Kadim zorda olsa konuşmayı başarmıştı sonunda.
Kadim: Çok yakışmış.
Ezo: Ya Gadim bey gülmeyin,
Kadim gülmekten konuşmayınca Ezo biraz daha sinirlendi ama o da yavaş yavaş gülmeye başlıyordu.
Ezo: Tamam gülmeyin diyim size,

Artık Ezo’da Kadim’e katılmıştı. Karşılıklı kahkahalar içinde gülmeye başlamışlardı. Ayakta duramayacak hale gelmişlerdi ve kendilerini zorla şömine önündeki minderlerin üstüne atmışlardı. Ezo gülmesine son vermeye çalışarak konuşmaya çalıştı.
Ezo: Gadim bey, Allah aşkına yeter, gözlerimden yaş aki artık. Karnım ağri yeter.

Bir süre sonra ikisi de gülmeyi bırakmışlardı sonunda. İkisi de minderlerin üstünde karşılıklı oturmuş birbirlerine bakıyorlardı ve çok yakındılar. Bunu fark ettiklerinde yüzlerinde ki gülümseme yerini mahcup ifadelere bıraktı. Ezo hemen oturduğu yerden kalktı ve mutfağa yöneldi.
Ezo: Iıı, şey ben yiyecek bir şeyler hazırliiim.
Kadim: Ev de bir şey yok ki.
Ezo: Ben gelmeden almıştım. Kendim için.
Kadim: İyi, ben de bizi sıcak tutacak bir şeyler getireyim.

Ezo mutfakta hazır çorba yaparken Kadim’de şömineyi iyice tutuşturmuş ve minderlere iyice kurulmuştu. Biraz sonra Ezo elinde bir tepsi ile içeri girip Kadim’in yanına oturdu.
Kadim yüzünü buruşturdu hemen
Kadim: Bu ne?
Ezo: Çorba,
Kadim: Çorba
Ezo: Hee, çorba, başka bişeye mi benziii
Kadim: Çorba mı yicez biz.
Ezo: Kusura bakmayın paşam, gecenin bu vakti anca bunu yapabildim. Size layık değil emme.
Kadim Ezo’nun paşam lafına ince ince gülümsemişti ama Ezo bunu fark edememişti.
Kadim: Eh ne yapalım, mecburen bunu yicez.
Ezo başını sallayarak,
Ezo: Töbe töbe,
Kadim: Töbeni kabul ettik hadi yiyelim.
Ezo bu lafı ilk karşılaşmalarında Kadim’e söylemişti ve bu karşılaşma ikisinin de aklında olduğu için yüzlerinde ufak bir gülümseme belirmişti. Çorbalarını içerlerken birden Kadim uzun bir eyvah çekti.
Ezo: Ne oli Gadim bey, ne eyvahı
Kadim: Elçin annem,
Ezo Elçin lafını duyunca yüzünü çevirdi.
Kadim: Hemen asma suratını, olanları biliyorum ve Elçin annem çok üzgün.
Ezo: Suratımı astığım filan yok,
Kadim: Ezo bana bak.

Ezo başını kaldırmayınca Kadim elindeki kaseyi bir yana bıraktı ve eliyle Ezo’nun çenesini tutup yüzünü kendine çevirdi ve hemen geri çekti elini. Ezo ise önce bakışlarını yere eğmişti daha sonra yeniden Kadim’e bakmıştı. Ezo’nun gözlerinin buğulu olduğunu anca görebilmişti Kadim. Ezo’nun elindeki çorba kasesini de alıp yan tarafa koydu ve konuşmaya başladı.

Kadim: Elçin annem çok pişman söylediklerinden dolayı. Nedim’i az çok tanıyorsun artık. Onun yüzünden aranızın bozulmasını istemiyorum.
Ezo Nedim adını duyunca kötü hissetmişti kendisini ve başını eğmişti.
Ezo: Ben bilmiim.
Kadim: Şimdi üzgünsün ve sinirlisin, ben Elçin annemi arayıp iyi olduğunu söylüyorum yarın aranızda halledersiniz her şeyi olur mu?
Ezo: Siz bilirsiiiz. Ama burada sizinle olduğumu söylemeyin.
Kadim: Tamam merak etme sen.

Kadim Elçin annesini arayıp Ezo’yu bulduğunu ve iyi olduğunu haber vermiş, çok soru sormasına izin vermeden de telefonu kapatmıştı. Bir süre sessizlik oldu Ezo ile Kadim arasında. Şöminede yanan odunların çatırtısı ve yaydığı ısıya öylesine dalmışlardı ki. Ateş sönmeye yakınken Kadim yerinden kalktı ve şömineye birkaç odun daha attı, ışıkları da kapatıp tekrar Ezo’nun yanına oturdu.

Ezo’nun saçları hala ıslaktı ve perçemi alnına yapışmıştı. Bunu gören Kadim hiç tereddüt etmeden Ezo’nun alnına yapışan perçeme uzandı ve itina ile düzeltti. Kadim’in teması ile başını ona doğru çeviren Ezo’nun bakışları ile Kadim’in bakışları birleşmişti. Ezo’nun omuzlarına düşen saçları da arkaya doğru itti Kadim.
Kadim: Saçların, açık daha güzel
Ezo öylesine utanmıştı ki yüzü al al olmuştu. Yanan ateşin önünde bile belli oluyordu yüzünün al kırmızı oluşu.
Ezo: Teşekkür.

Bu temastan sonra ikili arasında yine bir sessizlik olmuştu. Odayı aydınlatan şömine ışığında kaçamak bakışlar vardı Ezo ile Kadim arasında. Bir Ezo Kadim’i süzüyordu. Bir Kadim Ezo’yu. İçlerinde fırtınalar kopuyordu şüphesiz.

Bir gün önce Ezo Kadim’e arkadaş olamayız demişti ama şimdi onunla birlikteydi ve hemen yanı başında oturuyordu. Arkadaş değillerdi de neydiler o zaman. Hangi sıfatla yanındaydı Kadim’in. İçindeki bu sıcaklık neyin nesiydi peki. Onu görünce içinde büyük bir mutluluk dalgası oluşmuştu. Az önceki ten temasında niye böylesine yanmıştı vücudu, neden yüzü al al olmuştu. Bunun sebebi neydi peki. Neden onun yanında alev alev yanıyordu yanakları, dahası neden kalbi deli gibi atıyordu. Bin bir soru içinde Kadim’i gözlüyordu Ezo.


Ya Kadim’in duyguları. Onunkiler de farksız değildi hiç şüphesiz. Ezo ona güven veren tek kişiydi uzun zamandır. Kendini onun yanında güvende hissediyor, huzurlu hissediyordu. Bütün dertlerini unutacak kadar kendini ona teslim ediyordu. Baş ağrılarına iyi geliyordu Ezo. En önemlisi kalbine iyi geliyordu Ezo. Onun yanında hiç olmadığı kadar mutlu oluyordu. Gözlerinde ki ışıltıda kaybolmayı diliyordu çünkü o güzel gözlerde ki ruh onu derinden etkiliyor ve kendine çekiyordu. Onun yanında neden mutlu oluyordu bilmiyordu ama tek bildiği Ezo’nun ona iyi geldiğiydi.

Bir kaçamak bakışma daha olmuştu ama bu sefer ikisi de aynı anda bakmış ve gözler birbirinde takılı kalmıştı.

selvi_boylum
13-11-07, 12:18
Herkese günaydııınn, efenim sabah sabah, işlerimi yapmadan bölüm yazıyorum sizler için. Şöyle sıcak sıcak aklımdayken yazayım dedim sonra büyüsü kaçmasın deye :) İyi okumalar, uçuk selvi iş başında :icon_whis

Takılı kalan bakışlar gözlerde hapsolmuştu sanki. İkisi de hesapsızca, utanmaya gerek duymadan, içlerinde ne varsa açık açık yaşamak istercesine, baktılar birbirlerinin gözlerine.

İkisi de büyülenmiş birbirlerine bakmaya şartlanmışlardı sanki. Başka bir şey yapmaları yasakmış gibi bakışıyorlar sadece ve sadece gözlerde kaybolmak istiyorlardı. O an başka hiçbir şey yoktu düşüncelerde. Ezo için Kadim, Kadim için Ezo vardı.

Kadim içinde dolup taşan şeyleri dile dökmeliydi. Bu yaşananlara bir isim vermeliydiler. Kendini toparlayarak ama bakışlarını Ezo’dan ayırmayarak konuşmaya başladı.
Kadim: Ezo,
Kadim’in konuşması büyüyü bozmuştu sonunda. Gözlerde kurulan bağı bir kenara atıvermişti. Kendine gelen Ezo hemen başka tarafa baktı.
Ezo: Buyurun Gadim bey.
Kadim: Şu an içinde bulunduğumuz durum, sana ne ifade ediyor,

Ezo Kadim’i anlayamadı başta. Kadim’e baktı tekrar.
Ezo: Nasıl yani.
Kadim: Biz neyiz Ezo, şu an burada, bu odada hangi sıfatlarda birbirimizin yanındayız.
Ezo sadece bakabilmekle yetinmişti. Verecek bir cevabı yoktu. Susmayı tercih etmişti.
Kadim: Arkadaş olamayacağımızı sen söyledin. Ben de bir işçimle aynı ortamı bu kadar sık paylaşmayacağıma göre göre biz neyiz sence. Bir isim koymamız gerekmiyor mu?
Ezo: Gadim bey, ben çok yorgunum, uyumak istiyiim
Kadim: Lütfen izin ver konuşmamı tamamlayayım Ezo.

Ezo başını öne eğdi çaresiz, bir süre sessiz kaldıktan sonra Kadim’e çevirdi bakışlarını ve Kadim’i dinlemeye başladı. Kadim’de Ezo’nun gözlerinin içine bakmasından cesaret alarak konuşmaya başladı.

Kadim: Bak Ezo. Ben seni basit bir işçi gibi görmüyorum. Sen çok farklısın. Öyle bir zamanda girdin ki hayatıma, şu yalan dünyada hala güvenebileceğim birileri olabileceğini gösterdin bana. Şu unutacağımız gece de anlattıklarım Ezo, ben hep onlarla yaşadım, hayatımın her deminde benim karşıma çıktılar. Ama, ama sen başkasın. İster inan, ister inanma Ezo, senin yanında hiç olmadığım kadar huzurlu hissediyorum kendimi. Eğer sana güvenmeseydim gelip arkadaşım olmanı teklif etmezdim biliyorsun değil mi?

Ezo başını salladı ve evet dedi, sonra tekrar Kadim’i dinlemeye koyuldu.

Kadim: Sonra bana arkadaş olamayız demen beni yıktı Ezo. Dışarıdan başka türlü algılanıyormuş diyorsun, seni çok iyi anlıyorum ama sen de beni anla. Onca yıldan sonra bana iyi gelen bir şeyden, senden mahrum bırakmak istemiyorum kendimi. Sen güçlü bir kadınsın Ezo, söylentilere kulak asmayacak kadar yüce gönüllü bir kadınsın. Bırak kim ne derse desin, ne düşünürse düşünsün, aldırma ne olur. Belki bencillikle suçlayacaksın beni ama seni bulmuşken böyle kolay kaybetmek istemiyorum. Lütfen beni geri çevirme Ezo. Ben yeniden kendimi buldum senle. Senin arkadaşlığına, dostluğuna ihtiyacım var Ezo. Bana kış güneşi demiştin hatırlıyor musun?

Ezo Kadim’in bu konuşması karşısında çok duygulanmıştı ve gözleri dolmuştu. Kadim’in sorusuna başını sallayarak cevap vermişti.

Kadim: Kış güneşi yaz mevsiminden korkar demiştin. Ben artık yaz mevsiminden korkmak istemiyorum Ezo. Bana yaz mevsimine alışmayı öğretir misin?

Ezo artık gözlerinde biriken yaşları tutamamıştı ve bir bir akıtmaya başlamıştı. İçi kıpır kıpırdı, Kadim’in konuşması onu çok ama çok derinden etkilemişti. Yeniden güç bulmuştu sanki. O da Kadim’in yanında kendini güvende hissetmiyor muydu? Öyle olmasa hiç baş başa kalabilir miydi onunla. İçinde büyük bir mutluluk hissi vardı şimdi. Karşısında ondan yardım medet uman bu adama nasıl karşı koyabilirdi ki.

Ezo: Siz istediğiniz sürece Gadim bey, siz istediğiniz sürece yanınızda olacam. Kış güneşini yaz mevsimine bağlayacaz birlikte.

Kadim öyle mutlu olmuştu ki. Yüzüne yerleşen mutluluk ifadesi ile eli Ezo’nun ıslak yanaklarına gitti ve akan gözyaşlarını sildi ikinci defa.

Kadim: Sana ağlamak yakışmıyor Ezo. Her zaman gül olur mu?

Ezo başını salladı sadece, yine bir heyecan dalgasına kapılmıştı yüreği. İki yaralı yürek, iyi yüreğini iyileştirmeye çalışan yürek, yağmur sesleri ve yanan şömine alevinin sesi ile gecenin karanlığında huzurlu bir uykuya dalmak istediler. Ezo ilk uyuyan olmuştu ama Kadim hiç uyuyamadı. Gece boyu Ezo’da takılı kaldı bakışları. Yüzünde ise güven ve huzurun verdiği ifade ve içinde büyük bir mutlulukla izledi Ezo’yu, hem de sabaha kadar.

rozi
13-11-07, 14:22
Ezo kdimin oteli satmasına engel olmak için ballı ağa dan yadım ister kadimi ikna etmekte sorlansada kadim çaresiz ortaklığı kabul etmiştir birleşmenin ardından ortaya atilan iddaalar ve nedimin bu ortaklığı karşı olması ve engellemeye çalışması kadımı rahatsız etmiştir ve bir hata yaptığını düşünmektedir sadece ezo nun sözüyle boylesini riskli bir adım atmasna kendi bile inanamaz ve yeni ortağını daha yakın dan tanımak için ballıyla buluşmaya karar verir.ballı kadimin görüşme teklifi uzerine onu evine davet eder o da kadimi çok merak etmektedi rimzalar atılıp ortaklık kurulduğundan bu yana birlikte yapılacak ilk yalnız görüşmeleridir.kadim ballını evine galir evin hetarafında silahlı adamların olması onu dahada endişelendirir ballı kadimi kapıda nur hanımla birlikte karşılar.

Ballı:hoş geldiniz kadim bey buyrun
Nur:hoş geldiniz
Kadim:teşekkür ederim ballının ve nur hanımın elini sıkar ve birlikte içeri geçerler
Her ne kadar sıcak bır karşılama olsada kadimin ballı ağa hakkında çok cıddı endişeleri vardır ve birlikte yaptıkları yalnız konuşmada bu endişelerini dile getirir ballı büyük bir dikatle kadimi dinler söyledikleri onu rahatsız etsede kadimin açık sözlülüğü ve dürüstlüğünden çok etkilenir ve kendi yaşam biçiminın otele hiç bir şekilde yansımayacağına kadimi ikna eder kadim ballının bu sözlerinden sonra biraz rahatlar ve işi bir yana bırakıp iki dost gibi konuşmaya başlarlar aralarında oldukça sıcak bir konuşma geçer ballı kadime ezo dan öğrendiği ve son anda açmaktan vaz geçtiği oteli sorar kadim bu konunun kapandiğinı ve otelden vaz geçtiğini söyler ballı kadimin bu konudan dolayı üzgün olduğunu farkeder ve ona bir teklifte bulunur oteli birlikte açmayı teklif eder kadim ballının bu teklifine teşekkür eder ama otelden kesinlikle vaz geçtiğini söyler ama ballı kadimi bu konuda ikna etmeye kararlıdır o gece bir sonuç alamasada vaz geçmez ve durumu ezo yada anlatır ve kadimi oteli açmaya nasıl ikna edeceğini sorar ezo bu olay üzerine kadimle kendi konuşmak ister hemen kadimin yanına gider

Ezo aceleylen hemen otele gelir asansörün dümesine basar karşısına kadım çıkınca şaşırır kadim de ezo yu Pazar günü karşısında görünce şaşrır
Kadim:hayırdır ezo bir şeymi oldu burda ne işim var
Ezo:yok kadim bey ben sizinle bişey konuşcadım izin verir seniz
Kadim:konu muhim galıba çok tedirginsin
Ezo:he öylede benim söyliceklerimi eyer dinlerseniz çok sevinirim
Kadim:seni ne zaman dinlemedim ki ezo bana söyleyemeyeceğin bir şey yok hadi odaya çıkalım orda konuşuruz
Kadim asansöre biner ezo da onunla birlikte biner kadim ezo ya bakıp gülümser ezo kadimin güldüğünü fark edince kendini incelemeye başlar neye gülüyor diye aynaya bakar ama bir tuhaflık bulamaz ve dayanamyıp sorar kadime
Ezo:bu kadar gülmenize sebep ney bana da söyleyin de bende gülim der sinirli bir şekilde
Kadim:kızma aklıma otelde ilk karşılaştığımız gün geldi beni baya fırçalamıştın
Ezo utanır ve gülerek cevap verir
Ezo:e sizde çok üzerime geldiz nerden bilem sizin koskoca patron kadim bey olduğunuzu ben sizi şey sadıydım
Kadim:ne sandın kadın ların izin almadan fotoraflarını çeken kendini beyenmiş kaba adamın biri mutfakta herkesin korktuğu hiç bir yemeyi beyenmeye sizin deyiminizle aksi 517 numara
Ezo:yok estafurullah o kadar da deyilsiz
Ezo çok utanır kadime yaptığı o şeyler aklına gelir gerçe o zaman hek ediydi der ama yinede yüzü kızarır kadim ezo nun bu mahçup halini büyük bir keyifle inceler o anlar gelir aklına ezo nun hayatına ilk girdiği anlar ezo ya yaklaşır ve elini yüzüne götürür
Kadim:bana bak ezo: ezo kadime bakar kadimin ona dokunması heycanlandırır onu kadim in deli mavi gözleri büyük bir hayranlıkla bakar ezo ya ve kadim ezo ya daha da yaklaşır nerdeyse bir nefes kadar ezo nun kalbi adeta yerinden çıkacak gibi hızlı atar ne yapıcağını bilemez ezo nun yüzünü elerinin içine alır sen benim hayatıma bir ışık gibi doğdun ezo der kadim artık sadece içinden geldiği gibi hareket etmektedir ve ezoyu tutarak kendisine çeker ezo hiç birşey yapamaz taş kesilir birbirlerine hiç bu kadar yakın olamışlardır o anın büyüsü asansör kapısını açılmasıyla son bulur ezo kendini kadimin kolarından kurtarır ve dışarı çıkar kadim kendine gelir ve yaptığı hatanın varkına varır o da asansörden iner
Kadim: özür dilerim ezo yalnış bir şeydi
Ezo hiçbirşey söylemez hayla kendinde deyildir kadime döner hiç bir şey söylemeden tekrar asansöre biner ama kadim ezo nun yanında öylece ayrılmasına izin vermez ve ezo yu kolundan tutarak gitmesini engeller
Ezo:bırakın beni kadim bey eve gitmek istim
Kadim:tamam gitmene izin vericem ama önce beni dinle ezo
Ezo:dinleyecek bir şey yok yalnış bir olay olmamış gibim sanın ben çoktan unuttum
kadim ezo nun gözlerine bakar nerdeyse ağlamak üzeredir daha fazla üzerine gitmek istemez
Kadim:peki madem unuttun bende bu olayı olmamiş gibi sayıcam şimdi beni neden görmek istedin.kadim belli etmemeye çalışsada çok üzgündür
ezo derin bir nefes alır ve konuyu deyiştirmek için geliş sebebini anlatır Ezo:ben şey için geldiydim ballı ağam yeni oteli açmanıza yadım etmek istimiş ama kabul etmemişsınız bir de ben söylim belkim gabul eder dediydim
kadim ezo nun bu sözlerine kızar
Kadim:neden benim işlerime karışıyorsun ezo
Ezo:ben sadece sizi düşünim otel sizin oteliniz ama ballı ağam çok sevmiş sizi yadım etmek isti
kadim daha da öfkelenir
Kadim:benim yardıma iktiyacım yok ezo lütfen bu konulara karışma senin görevin bu deyil
Ezo:haklısınız bun dan sonra görevim neyse onu yapıcam sizin heç bir şeyinize karışman izlinızle ben gidim malum işçi ve patron bu kardar samımi hoş olmi
ezo çok kızar kadimin sözlerine asansöre biner ve düğmeye basar kapı tam kapanacakken kadim tutar kapıyı ezo şaşkınlıkla kadime bakar kadim de ezo ve hiç beklenmedik bir şekilde kadim ballı nın teklifini kabul ettiğini söyler ezo ya bu kadim için çok zor bir karardır.
ezo çok şaşırır kadimin ne yapmaya çalıştığına anlam veremez
Ezo:peki en kısa zamanda söylerim
kadim öylece ezo nun gölerine bakar bu teklifi belkide sadece ezo nun onun gözundeki yerini ve deyerini anlaması için kabul etmiştir kadim ezo nun karşısında çok çaresiz kalır elini kapıdan çeker ve gitmesine izin verir.



bu senaryoyu aysi arkadaşıma ithaf ediyorum bizim senaryolarımızı bıkmadan okuduğu ve yorumlarını hiç eksik etmediği için teşekkür ederim :img-in_lo

forumdaşlarım bu bir ihanet deyil kesinlikle benim senaryolarımı okuyan ve beni sürekli teşyik eden tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ederim şu ana kadar yazdıklarım sizin içindir ama bu ve bunun devamı aysi nın dir :img-in_lo:img-in_lo:img-blushbye

nedense içimi bir korku aldı söğüt ve GULBEYAZ tam arkamda gibi hisettim:img-hyste:img-hyste

aysi çok iyi olmadı ama devamını daha iyi yapmaya çalışıcam bu biraz acele oldu kusura bakma:img-in_lo

selvi_boylum
13-11-07, 14:38
Uçuk Selvi geldiiiii :happy0064:happy0064
Biri şu Selvi'yi durdursun ben iyice uçtum sanırsam, ay indirin beniiii :img-hyste
umarım abartmamışımdır. Birde Allah patronumdan razı olsun ki başımda değil şimdi ve bir bölüm daha yazabildim. Umarım beğenirsiniz :img-in_lo

Kadim sabaha dek izledi Ezo’yu, bu seyir arkadaşça mıydı bilmiyordu. Tek bildiği gözlerini kıpmadan Ezo’ya bakmak istediğiydi. Yaptığı konuşmada Ezo’ya arkadaş kalalım demişti ama gerçekten bunu mu istiyordu. Dili öyle söylüyordu belki ama yüreği ve bakışları bambaşka şeyler söylüyordu da henüz farkında değildi.

Sabah saat beş civarı yağmur dinmiş, etrafa güzel bir toprak kokusu ile ıslak çim kokusu yayılmıştı. İçeri de ise şömine ateşi sönmüş ve odayı buz gibi bir hava doldurmuştu. Ezo ince battaniyesine sarınmaya çalıştı üşüyerek ve yerinde kıpırdanması ile Kadim’e yaklaşmıştı uykulu hali ile. Kadim Ezo’nun üşüdüğünü anlayınca hiç düşünmeden ona yaklaştı usulca. Kendi battaniyesini yavaşça Ezo’nun üstüne örttü.

Ezo’nun bedeni battaniye altında kıvrılmıştı ama ayakları dışarıda kalmıştı. Kadim bunu fark edince eliyle ayaklarını da örtmeye çalıştı. O an eli Ezo’nun ayaklarına değmişti. Ezo’nun ayakları buz gibiydi. Ezo çok üşümüştü, zaten yağmur altında gereğinden fazla kalmıştı ve şöminede de onları ısıtacak bir ateş yoktu. Kadim her iki battaniyeyi kendilerine göre düzenledi yeni baştan ve Ezo’ya iyice yaklaşarak yanına uzandı. İtina ile düzenledi battaniyeleri Kadim, sonra Ezo’nun üşünen ayaklarını kendi ayaklarının arasına aldı ısıtmak için.

Kadim ilk kez bu kadar yaklaşıyordu. Sarılmalarında bile bu kadar yakın olmamışlardı birbirlerine. Ezo tam burnunun dibindeydi, kokusunu iliklerine kadar içine çekiyordu şimdi. Soğuktan buz kesmiş ayakları, ayaklarının arasındaydı ve hemen ısıtmıştı kendi sıcaklığı ile. Ezo öyle güzel uyuyordu ki, Kadim yine ona bakmaktan kendini alamadı.

Ezo’nun güzel yüzü Kadim’i an be an kendine doğru çekiyordu. Kadim’in için de karşı konulamaz bir istek vardı ona dokunmaya dair. Bunu yapıp yapmama konusunda kararsızdı. Onun üşümemesi için yanına usulca sokulmuştu ve ayakları da kendi ayaklarının arasındaydı. Yüzüne dokunmak olur mu, ya uyanırsa, ya bana kızarsa diye söylemler dolaştı beyninde. Ama bu istek öyle güçleniyordu ki her an sonunda Kadim elini yavaşça çekti battaniyenin altından ve Ezo’nun yüzüne doğru götürmeye başladı. Elleri titriyordu, boğazı ise kurumuştu, kalbi çok hızlı atıyordu şimdi. Neden yapıyordu bunu bilmiyordu, ya da bilmezlikten geliyordu. Titreyen eli usulca Ezo’nun yüzüne değdi sonunda. O an gözlerini kapattı Kadim. Çok başka şeyler hissediyordu şimdi. Öylesine farklıydı ki bu hisler, uzun zamandır böylesine olmamıştı. Böylesine duygu yüklü, heyecanlı, dahası çocuklar gibi hissetmemişti. Şimdi kendini bir çocuk kadar, yeni bir oyuncağa sahip olmuş bir çocuk kadar mutluydu Kadim.

Kadim’in parmakları sırayla Ezo’nun alnında, burnunda, yanaklarında, çenesinde ve en son dudaklarında gezindi. Kadim’in parmakları Ezo’nun dudaklarında kaldı uzun süre ve içten içe kendiyle konuştu Kadim.
Kadim: Allah’ım ben neler yapıyorum böyle
Kadim bunu diyordu belki ama kendini alıkoyamıyordu, bu da bir gerçekti ki bu dokunuşlardan büyük bir haz alıyordu.
Kadim: Bana ne yaptın sen Ezo. Öyle güzelsin ki, an be an sana çekiliyor hislerim, duygularım.

Kadim daha sonra Ezo’nun yanağına bıraktı elini, yüzü sıcacıktı ama onun eli ateş gibiydi. Kadim artık hiçbir şey düşünmek istemiyordu, sadece bu anın tadını çıkarmak istiyordu ve eliyle Ezo’nun saçlarını düzeltti onu uyandırmamaya gayret ederek. Yine kendine ve içinden gelen duygulara karşı koyamadı, Ezo’ya daha çok yaklaşarak saçlarına küçük bir buse kondurdu ve kokusunu yine içine çekti uzun uzun. Daha sonra elini Ezo’nun yanağına bıraktı yine ve Ezo’yu seyre daldı. Artık o da uykuya yenik düşmüştü ve gözleri usulca kapanmıştı sabaha karşı.

Güneş ışınları bağ evini aydınlatmaya başlayınca içeri giren ışık huzmeleri odayı ısıtıyordu yavaş yavaş. Dağınık oda da dün gece yağmurdan ıslanan kıyafetler artık kurumuştu. Oraya ayrı ayrı gelen Ezo ve Kadim şimdi minderlerin üzerinde uzanmış ve birbirlerine sarılmış vaziyette uyuyorlardı. Uykulu olan Ezo Kadim’in sıcaklığına kapılmış, başını göğsüne yaslamıştı iyice ve sarılmıştı ona. Kadim’de aynı şekilde sıkıca sarılmıştı Ezo’ya farkında olmadan, ama uyanık olsa bunu bilerek ve isteyerekte yapabilirdi hiç şüphesiz.

Biraz sonra Ezo yerinde kıpırdanmaya başladı. O kadar çok kıpırdanmıştı ki Kadim’inde uyku sersemi kıpırdanmasına neden olmuştu. Gözlerini hafifçe araladı önce, belinde ve göğsünde bir sıcaklık hissetti, bunun verdiği hazla yine kapadı gözlerini ve bedenindeki sıcaklığı sarmaladı iyice.

Ezo’nun başı Kadim’in göğsünde gözleri yavaşça açılmaya başladı. Başını hafifçe yukarı doğru kaldırdı ve etrafına bakındı. En sonunda Kadim’e bakmıştı. Ezo’nun hareket etmesiyle Kadim yine açmıştı gözlerini ve o an ikisi göz göze gelmişlerdi. Ezo uyku mahmuru bir günaydın dedi gülümseyerek ve başını tekrar Kadim’in sıcacık göğsüne yasladı. Kadim’de aynı şekilde karşılık vermişti Ezo’ya ve o da günaydın demişti gülümseyerek.

Ezo gözlerini kapatmıştı ki aniden fal taşı gibi açıldı gözleri. Başının olduğu yere baktı, kolunun sardığı vücuda baktı ve kendi bedenini saran kolları fark etti, başını Kadim’e çevirdi, Kadim’de kolları arasında ki şaşkın Ezo’ya baktı ve ikisi de aynı anda konuştu birbirlerini bırakmadan.

Ezo: Gadim bey,
Kadim: Ezo.

asia
14-11-07, 05:59
Efendim selamlar..
bu akşam son iki bölümün sıkıcılığı yok olunca.. bir şeyler geldi..
hep söylediğim şu uçurum kenarı, rüzgarlı sahneyi yüreğimizde kalmasın yazalım dedik..
sevgiler hepinize..




VAZGEÇMEK ZOR!..

http://i164.photobucket.com/albums/u28/bsy_2007/Hope_by_nighty.jpg


Alışırım zannettiğim yokluğundan, acılanmam..
Vazgeçmek zor senin o büyülü tuhaf sıcağından..
Dön demeye utanırım zavallı korkularımdan..
Arkasına saklandığım gururumdan!
Geri dön geri dön!..
Ne olur geri dön!
Uzanıp tutuver elimi bir gün..
Utanır diyemem ne olur geri dön!..



Genç adam uzakta bir şeyler görmeye çalışıyordu..
Rüzgarın uğultusuna.. buğulu sesin söyledikleri karışıyordu bir yandan da..

Dön demeye utanırım zavallı korkularımdan..
Arkasına saklandığım gururumdan!

Bu belkide; belkide.. bi itirafın dayanılmaz ağırlığıydı.. belkide, kendine bile söyleyemediklerinin, hızla yüreğine çarpışıydı..
ya da bi kaybediş.. ellerinin arasından, anlamlandıramadığı bir hızla kayıp gidiş.. henüz bulmuşken.. yitiriverme.. ama adını koyamama..
korkuyordu.. o gözleri bir daha görememekten.. sivri sözlerini işitememekten...

Keskin bir tuz kokusu duydu genzinde... epeydir oradaydı...
Hızla arabayı o uca sürerken.. aklında hep o vardı.. ve nereye gitmiş olabileceği..

Gözlerinin kimyası öyle bişeydi ki.. birden böyle heyecanlarla sarılıp sarmalanışına.. hızlı yürek devinimlerine hep o gözler sebepti..
Korkusuz bakan kadın..

Nerdesin?.. dedi yavaşça kendi kendine..

Serin esişlerle ürperirken, şiddetini arttıran karayel nasipli dalgalar, kıyıyı dövüyorlardı.. bir an düşündüklerini aklından atmak, unutmak istedi ama olmuyordu...
Yakalarını kaldırdı rüzgardan korunmak için..
Şimdi kulaklarında.. ''neden Gadim bey'' diyen ses daha bir yakındı...

''Neden?..''

Bir an için, '' sana zararlıyım ben!.. '' demek istedi..
Evet zararlıyım.. hep boynunu bükeceksin benimleyken..
Hep bir yanın eksik.. olacak..
biliyorum.. ben sana kötü hissettiriyorum kendini...
belkide bu istem dışı bi savunma ama...
ama elimde değil..
Üzerim seni ben!
Üzerim!
demeyi umuyordu.. eğer bulabilirse onu...
Şu dilim.. kopasıca dilim.. isyanla yerinde kıpırdandı..


bir yandan yağmur bulutları kendini gösteriyordu ufka yakın yerlerde..
yumruklarını sıkıp hırsla ileriye doğru atıldı bir kaç adımda..
affet lütfen...
lütfen!!

tılsımlı gibi havada dolanıp duran ses de susmuştu arabanın cd çalarında...

''Olur da bir gün sen de gözlerimle buluşmayı istersen..
Uzanıp tutuver elimi bir gün..''


yeşil gözlerin kıyılarına çoktandır çarpıp duruyordu da yüreği..
adını koyamıyordu..
birinin daha.. başka birinin daha.. canını yakmak!
bu yeryüzünde en son isteyeceği şeydi..
hele ki onun...

gözlerini kısıp, gördüğü şeyi seçmeye çalıştı o ara..
minik bir balıkçı teknesi.. denizin tüm kabarışına... hırçınlığına tek başına kafa tutuyor gibiydi..
dalgalar kah bi ahtapot gibi kollarıyla minik küpeştelerini sarıyordu ufak şeyin.. kah batırıverecekmiş gibi dibe sürüklemek istiyordu..
tüm dikkatini verip küçük tekneyi izlemeye koyuldu Kadim...

şu kırılma zamanlarını aşabilselerdi...
güzel gözlü kadına hissettiklerini öyle çok sorguluyordu ki.. aslında ne hissettiğini kendi de bilmiyordu bazen..

kalbi çoktandır sevilere kapalı.. ne yaptığını bilmez bir avare gibi dolaşırken.. sevmeyi de.. sevilmeyi de unutmuştu..
belkide bundandı hoyrat sözleri... karşısındakinin içini acıtan... ama sonradan pişmanlık duyduğu sözleri..

düşerken onun gözlerine.. ve kurşun gibi söyleyişlerine yenilirken..
hesaba katamadığı bir titreyiş içine hasıl olmuştu.. yutkunurken acı veren bir düğüm gibi soluk yolunun üzerine kurulu bu acının adını koyamıyordu...

O sırada minik teknenin, kendini usta manevralarla kıyıya atışını hayranlıkla izledi...
deli dalgalarla başa çıkabilmişti pek ala..

Ezo!..

evet birden içine ateş düşmüş gibi oldu...
Bu gayya kuyusu gibi keşmekeşte.. şehrin kayboluşunda.. Ezo'nun gidişine dur diyememişti ama..
Onu yalnız bırakmıştı ama.. şimdi;

ifrit kesilmiş denizden zaferle çıkan o küçük tekne Kadim'e büyük bir ders vermişti.. bir anlamda Ezo'nun mücadelesine denkti o cehenneme dönmüş derinlerden çıkmak...
hızla geri döndü.. şimdi rüzgarın nefes kesen hoyratlığını duymuyordu bile..
bildiği tek şey onu geri getirme arzusuydu..

o hayatında olmalıyıdı.. nerede, nasıl.. olursa olsun olmalıydı...
korkmama sırası ondaydı belkide...
böylelikle gaza bastı..

bu sırada;
Ballı ağa ve Nur evde konuşuyorlardı..

Ballı: ne dedin Nur hanım? iyimi şimdi?
Nur: eyi Ballı eyi! yalnız uyumak lazımdı çıktı ben...
uyusun kız.. çok üzgün..
Ballı: yav şincik şeytan şunu bir güzel benzet der der de...
Nur: sakın Ballı sakın!
Ezo beter olur sonra.. biz karışmayasak..
Ballı: yav de get.. neye fena olurmuş.. sanırsın ki.. yavuklusu neyin??

bu sözü söyledikten sonra, hakikati anlamanın verdiği bir gerçeklik yaşadı Ballı..
Ne didin sen Nur hanım...
şimdi Ezo..
O kılkuyruğu seviyor eylemi? o burnu havalarda adamı...
Cevap beklediği Nur'un gözlerinde onay veren bakışları görünce...
hayret ifadeli gözleriyle olduğu yerde kaldı Ballı ağa..

Ezo, içi bin parça, kendisini Nur'un teselli veren dostluğuna bırakmıştı o gün duyduklarından sonra..
bu kırgınlık çok da geçecek gibi değildi..
yada unutulacak gibi...

Dinlenmesi için hazırlanılan odada Nur çıktıktan sonra, yatağa uzanmış düşünüyordu..
çıkmaz sokakların temkinli yalnızlığına ihtiyaç duyuyordu..
kim verebilirdi bu teminatı Ezo'ya.. zonklayan şakaklarını ovaladı bir müddet..

Acaba onu merak etmişmiydi o!
Sonra ne çok onu düşünüyorsun sen! deyip.. kendini tersledi düşüncelerinde ve uykuyla uyanıklık arası bir kendini bırakışa teslim oldu..

Kadim elindeki telefonu ümitle tuşladı...
telefon bir müddet çaldı ve açıldı..
Karşı tarafın sesini duyunca, saniye hızında ne diyeceğini tasarladı ve bir nefeste..
O sizde biliyorum dedi! sizden başka bir yere gitmez..
Karşı tarafın sesi tehditkardı..
He yaa.. burda.. gel sana verelim.. bir posta daha üz.. sonra geri getir.. bana bah sen!!
Kadim, sinirle, ben sizden izin istemedim..
sadece sizde olduğunu biliyorum! ve geliyorum! demek için aradım dedi,
sinirden dişlerini sıkmıştı..
Ballı: daha ters cevaplar verecekti ki.. Nur'un Ezo fena olur sözü hatırına geldi ve biraz daha uysallaşmış bir sesle..
Eyi madem bildin.. bildin de..
Ezo hanımın seninle konuşacağını nerden biliyiin?
Kadim, büyük bir pişmanlığın peşinde.. Ezo'nun gönlünü almayı diliyordu ve, hemen cevapladı;
Söylediklerimden sonra istemezse giderim!
siz adresi söyleyin! dedi.

......................................

Ezo dışarıdan gelen seslerle, uyuşuk halinden biraz sıyrılmışdı ama.. hala seslerin kendisiyle alakalı olacağını düşünmüyordu...

Aşağıda;

Ballı: bak.. eğer bir densizlik et... ensendeyim bilesin!
Kadim: ağır ağır ve Ballı'nın gözlerinin içine bakarak konuştu,
Sözlerinize dikkat edin.. eve gelmeme izin verdiğiniz için teşekkürler, ama bu konu sizi hiç ilgilendirmez..
Ballı : eylemi? Ezo hanım bizim kanatlarımız altındadır.. asıl sen sözlerini bil de konuş... geri dur.. hayde! hayde!
Kadim bu münakaşa arasında gözlerini nerde dercesine Nur'a çevirmişdi,
Yukarıda imasını görünce...
O zaman ben de kendim bulurum dedi.. ve merdivenleri çıkmaya başladı..
Ballı'nın atılışını Nur kolundan tutarak engelledi o sırada..

Nur: gel Ballı biz aşağıda bekleyek... en iyisi bu..
Hadi Ezo için..

Kadim çoktan onları ve sözlerini aşağıda bırakmış ve yukarıya çıkmıştı...
Rastgele odaların kapılarını açmaya başladığında.. ne yapacağını.. o kurşun yüklü gözlere ne diyeceğini düşünüyordu..
Nihayet bir kapının önünde durdu, alttan hafif bir ışık sızıyordu...
Ezo aşağıdan gelen sesler şiddetlenince yataktan kalkmış kapıya doğru yürüyordu...
Kalbi çarparak yaklaştı..
Aynı anda Kadim seslendi...
Ezo! Ezo! benim Kadim! içerdemisin? oradamısın?
Ezo birden içinin titrediğini hissetti..
Ama gururu, ona başka şeyler söyletecekti ve onu yaptı..
Gadim bey... ne işiniz var dilini bilmediğiniz insanların dünyasında..
Kadim tekrar seslendi..
Ezo yanlış anladın sen..
Aç kapıyı lütfen bu meseleyi yüz yüze konuşalım..
Ezo sinirlenmekle birlikte onun oralara kadar gelişiyle içinde bir sevinç duyuyordu..
Başını iki yana sallayarak.. tamam tamam patlama.. az sabret! diyerek kendi kendine, kapıyı araladı..
Ve ne olduysa o an oldu..

Kadim sadece uzanıp ellerini tuttu...
Ezo: ama! diyecek olmuşdu ki...
İtirazı, dinle! deyip kesildi...
Ezo, kendini bayılacakmış gibi çaresiz hissediyordu...
İki mavi göz ve çekim gücü yüksek bakışlar..
Tarifsiz bir şekilde acıyan duyularının karşılığı olamazdı...
kadınlık sezileri tam tersini söylese de.. ilkel duygular başka konuşsa da.. o inanamazdı böyle bir şeye..
Yutkunarak, ama dedi ve gözleriyle aşağıyı işaret etti..
Kadim, hallettim der gibi bir bakışla.. baktıktan sonra, bir elini kendi dudaklarına götürüp sus işareti yaptı sakinleştirmek istercesine..
Sonra diğer elinin tersini güzel gözlü kadının yanağında gezdirdi..
Ezo, seni üzdüm.. ama ben bilmiyorum...
birine değer vermek...
Ezo nefes bile alamaz hale gelmişti...
Gadim bey diyecekti ki...
Arkasından duyduklarıyla tam bir şok haline girdi..
Kadim:Ezo, ben.. ben senden özür diliyorum..
Benimle gelmene ihtiyacım var ama nereye olduğunu sorma..
kendimi sana yeniden anlatmak için bir fırsata ihtiyacım var..
Ezo, o nefessiz halini geçiştiremeden daha..
Bu kez iki eliyle onun çehresini avuçladı mavi bakışlı adam...
Parmakları sanki ateş parçaları gibi yanaklarını yakıyordu Ezo'nun..
Be... ben... diyebildi..
Kadim bu kez.. biçimli dudakların üzerini, sanki incitecekmiş gibi naif bir hareketle çizdi yine parmaklarıyla..
başını eğip daha yaklaştı ona..
Geliyorsun değil mi? diye fısıldadı boğuk bir sesle tekrar..
Alnını Ezo'ya dayayıp, biliyormusun? çok isterim hatamı telafi etmeyi diye ekledi..
Sonra gözlerini kapattı ve öylece bekledi.. bekledi...

Alnı ateş gibiydi Ezo'nun..
Sanki ağır bir hastalıktan çıkmış gibi her yanı tutulmuş..
Başı alevden cenderelerle sarılmıştı..
Neredeyse kalp atışlarını duyacak kadar yakındılar ve..
Ona, kendi kalbi, konuşursa içinden kopup fırlayacakmış gibi geliyordu..
Hafifçe sendeledi olduğu yerde...
bir yandan gözlerine dolmak üzre olan yaşlarla mücadele ediyordu..
Gadim bey... diyebildi yeniden..

Kadim onun ürkek, bi kuş kadar titrek vücudunu kendine yaklaştırdı..
İçindeki onu sevme.. kendinin sayma isteğine ne kadar karşı koyabilirdi ki...
Yorulmuştu o reddedişlerden...
Başını göğsüne çekti, Ezo'nun kapalı gözlerinden.. sızan yaşları içinde bir yerlerde şiddetle hissetti..

uçurum kenarı yalnızlıklarıydı belkide onları yakınlaştıran..


sonra yeni kuşlar üşüştü gökyüzüne. bir sevindim, bir sevindim; gökyüzü yüzlerce kanattı işte! ama sen, sen orada bir serçe gibi üşüyor muydun yine?

üşüyordun ve bunu biliyordum; çünkü her şey ortada, her şey! bak, kimin temiz bir göğü varsa kirletip bırakmışlar avuçlarına... bu yüzden insanlar elleri ceplerde çıkıyorlar sabahlara. coşkular deprem, sevinçler sıtma...

söyle senin yüzün nerede, yüzün?
nerede başlar bir aşk ve biter, nerede? nerelere gömerim seni ben, nerelerde ölürsün oysa sen!

nerede, yüzün nerede?

sonra çıkıp bu kentin uğultusuna çarpıyorum; bu kent de uğultusunu bana çarpıyor, çarpışıyoruz, kimseler görmüyor...



asia..

Alıntı parça: Sezen Aksu / Geri dön..
Alıntı satırlar: Yılmaz Odabaşı / Yüzünü aradım, geçtim!

h23
14-11-07, 13:02
ezo: ee artık yalnızsın ezo diyerek cıkar otleden ezo..
kadim: hayır yalnız değilsin
ezo bu sesle irkilir, hayal sandıgı sesi teyit ettirmek icin arkasında dondugunde, en az ses kadar guzel bi yuz kendsini beklemektedir,
kadim: nereye ezo? kutsal ustadan helallikler falan ne oluyo,
ezo: kadim bey ben gidim artık yapamim
kadim: nereye ?
ezo: doktor emreye giderim herhal,
kadim: gidemezsin oraya, gitmeyeceksin, der kıskanclıkla
ezo: kusura bakmayın da abim misiz, babam misiz, size ne ?
kadim: öncelikle arkadasın olarak gitmemeni rica ediyorum, yok oyle gormuyorsan patronun olarak diyorum, unutma mesai saatleri icindesin
kadim: bana surekli tesellilerde bulunuyorsun sen benden de zayıfmıssın aileme bu kadar mı dayanabildin
ezo bu sözden cok etkilenmiştir, kendisi nedim beye tahammul edemezken kadim özkardeşine nasıl dayanacaktır ama uzak durmasının uygun oldugunu dusunur,
ezo: kadim bey en azından biraz uzak dursam ortamdan uzaklaşsam kafam cok karısık, yalnız kalıp dusunsem eyi olacak hem bi sure kimseyi gormek istemim
kadim: beni de mi?
ezo utanmıstır ne dogruyu soyleyeblir ne yalanı ama o durustlugu tercih etmiştir,
ezo: seyy siz haric tabi..
kadim: pekala nereye gideceksin bunu söyle, en azından arada ziyaretine geleyim
ezo: dedim ya işte emreye giderim herhal..
kadim: yine cıldırır emreyi istemez.. gecen hafta da ben senle aynı durumdaydım ama sen beni yanız bırakmadın bi dağ evinde korkmadan benle kaldın bana baktın der ve birden düşünmeye baslar dag evi diye mırıldanır..
kadim: ezo sanırım haklısın ortamdan biraz uzaklaşsan iyi olacak ama bu sıkıntılar hep benim yuzumden geldi basına, ve bunu senle ben cozmeliyiz 3. bi kişi girmesin bu olaya sana bi teklifim var lutfen kırma beni
ezo: estagfirullah kadim bey
kadim: bak ne diyecem, dag evine bırakayım seni orda kal istersen..
ezo: olur mu oyle sey kadim bey orası sizin eviniz,
kadim: ezo orayı kimse bilmiyor osmandan baska. seni ramazan amcalara emanet ederim,ayrıca sen dememiş miydin o evde guzel anılar biriktirmeye baslamamı, işte senle baslıyorum der ve mahcup bi sekilde ezoya bakar..
kadim: korkmana gerek yok aksamları ugrarırırm eksigin varsa tamamlarız, hem cocugumuza bakarsın,
ezo: ne cocugu
kadim: ee defne sen demedin mi cocuk gibilerdir ben beceremiyecem hem sende sıkıntırlarını unutur biraz memleketinde gibi hissedersin hıı?
ezo: valla guzel olur da nasıl olur bilmimm
kadim: doktor emreden sehrin gobeginde stresten daha iyidir, hadi gidelim simdi bişeyler alalım ev ne demiştin ha 40 yıllık kıtlıktan cıkmıs gibi demiştin di mi ?
ezo: hee her lafımı da eyi bellemşsiniz,
kadim: emin ol her sözünü pür dikkat dinliyorum,
gülümseyerek arabaya yonelirler, yolda mutfak icin alısveris yapar kadimin aldıgı fazlacaları gorunce
ezo: kadim bey hee ev kıtlıktan cıkmıs ama ben deil, ne yaptız boyle abartmayın,
kadim: ee aksamları ugradıgımda bana bişeyler ikram etmiyecen mi yoksa?,
ezo: hee cok sevinirim hatta kadim bey ya hergun yemeginizi ben yapam hem kendimi borclu hissetmemiş olurum tabii sizin gibi gurmeye biraz zor begendiririm ama ,
kadim: yemeklerini begendigime nasıl ikna edebilirim seni der göz kırpar ve mutlu bi şekilde dag evine giderler..
her aksam kadim gelir. belli bir eve gitmek, zili calmak, kapısını acan birinin olması cok hosuna gitmiştir, hep ozlem duydugu aile hissine kapılmıstır adeta.. ezoyla saatler suren sohbetler, sanki yıllardır 2 aynı ruh farklı bedenlerde yasamıs gibidir..
yaklasık 2-3 gun bu sekilde gecer
3.gün: kadim zili calar.
ezo: hos geldiniz kadim bey der ellerindeki poseti alır, sofraya cagırır, kadim-ezo yemek boyunca birbirlerine kacamak bakıslar atarlar..
kadim: insanlar neden evleniyor simdi daha iyi anlıyorum, evinin kapısını birisinin acması huzur veren bir kadınla yasamak cok guzel oluyor.
ezo: hee oyle tabi, kendini goruyup gollayan guvende hissettgin bi erkegin yanında olması da ayrı bi guzellik
kadimin hosuna gitmiştir bu cevap
kadim: ya dısarıdan goren de varya bizi evli sanacak iyiden iyiye karı-koca gibi olduk
ikisi birden susmus onlerine bakınmıstır mahcup kacamak bakıslar devam eder sıcak sohbetten sonra kadim her aksamki gibi geri doner, ertesi gun hergun gibi olmayacaktır ama, hele de karı-koca benzetmesinden sonra..
tüm gece birbirlerini düşünmüşlerdir, acaba evli olsalardı nasıl olurdu, ikisi icin de hergun aynı evde olacak olmak cok heyecan vericiydi
4. gün: aksam kadim iyiden iyiye evli gibi hissetmiştir cicekle gitmeyi dusunmustur ama osmandan utanmıstır,
kadim: osman sen git istersen korkma yavas surerim, der osmanı gonderir,
koca bir demet gül, tütsü, cd almıstır. farklı romantik bi aksam planlamıstır, aynı plan ezo icinde gecerlidir, ezo da saclarını acmıs hafif makyaj yapmıstır kendisine ayna karsısında hayretle bakar omerle evliyken bile dogru durust suslenmezken neden bu adam icin..
kapı calar ikisi de birbirlerine surpriz yapmanın heyecanı icindeyken ikisi de surprizle karsılasmıstır,
kadim ilk defa doktor emrenin gecesinden sonra ezoyu makyajlı gormustur, ezo ise ilk defa hayatında gül almanın heyecanını tasımaktadır, bi sure kapıda kalıverirler.
gerisini sevgili selvi-boylum tamamlasın :img-icecr duygusal hucrelerim öleli yıllar oldu hem ben romantik değil realistim maalesef :((
umarım begenirsiniz..

pelin-ce
14-11-07, 16:04
Sonra sırtını duvara dayayıp bekledi gelecek iyi haberleri…
Bir yandan da başında ki ölümcül ağrının dinmesini…

Zaman en iyi ilacıymış ya tüm beklemelerin…
Kör beklemelerin ateşine zaman neylesin…

Kadim ne kadar bekledi bilmiyordu, zaman kavramını yitirmiş gibiydi…
Aklında bir yığın düşünce kendiyle büyük bir kavga içindeydi…

Kadim: Yine yaptın bak! Aferin sana, yine birinin canını acıtmayı başardın. Senin olman gereken o yerde, aptal tavrın yüzünden şimdi o yatıyor…
Mutlu musun? Mutlu musun şimdi? Yıllar sonra konuştun da ne oldu ha ilk yaptığın şey yine birilerine zarar vermek oldu… Hem de üzülmesin, saçının teline zarar gelmesin istediğin birine…Ezo’ya yaptın bunu. Ezo…
Ona bir şey olursa ne yapacaksın?

Ellerini başına götürdü, düşünceleri artık içinde değildi…
Olmasın ona bişey olmasın..Olmasın. Ezo…
- Korkmayın ona bir şey olmayacak…
Duyduğu sesle başını kaldırdı Kadim…
Kadim: İyi mi? Gerçekten iyi mi, uyandı mı?
- Sakin olun lütfen! Şu an için halen uyuyor ama durumu stabil…
Bu arada ben doktor Kaan Gürel…
Kadim: Pardon! Ben de Kadim Avşar. Çok teşekkür ederim…
Peki neden oldu tüm bunlar birden bayıldı…
Doktor: Son zamanlarda neler yaptı? Çünkü bu gibi vakalar her zaman aşırı yorgunluk, üzüntü ve strese maruz kalmışlardır… Vücut belli bir süre sonra dayanamayıp iflas eder. Hastamızda da aynı durum makul. Şu an derin bir uykuda ve ne zaman uyanacağına da kendi karar verecek…
Kadim: Anladım. Peki uyanması uzun sürer mi?
Doktor: Dediğim gibi bu hastanın kendisine bağlı ama sizi fazla bekletmeyeceğine eminim…
Kadim: (Gülümser) Teşekkür ederim Kaan Bey. Peki onu görebilir miyim?
Doktor: Tabi görebilirsiniz…


Odaya korkarak girdi Kadim her yer ürkütücü bir sessizlik içindeydi… Ezo hala tepkisiz öylece uyuyordu… Onu bu halde görmek… Buna alışık değildi…
Ürkek adımlarla yaklaştı, ellerini kömür karası saçlarına uzattı, yanığını okşadı…

Kadim: Ezo! Sana neler yaptım ben böyle özür dilerim Ezo…
(Alaylı güldü) Hıh! Özür diliyorum sen bu haldeyken neye yarar ki…
Uyandığında beni affetmeyeceğini de biliyorum üstelik…
Seni dinlemeliydim, susup senin kadar sessiz yaşamalıydım belki de içimde yeşerenleri, ama yapamadım. Başaramadım Ezo…

Daha fazla dayanamadı ve yatağın baş ucunda ki koltuğa bıraktı kendini…
Ezo’yu izledi. Masumiyetini, güzelliğini…
Zaman kavramını yitirmişti…
Gün aşina olduğu alacakaranlığa çoktan bürünmüştü. Çalan telefonla irkildi Kadim…

Kadim: Alo…
Elçin: Kadim… Oğlum nerdesin sen?
Kadim: Biraz işlerim vardı Elçin anne. Ne oldu sesin telaşlı geliyor…
Elçin: Ah Kadim Ezo yok… Akşamdan beri aramadığımız yer kalmadı ama bulamadık. Doktoru aradım eve gitmek için çıktı dedi ama gelmedi…
Bunları söylerken ağlıyordu Elçin anne…
Kadim: Anne tamam sakin ol! Ezo benim yanımda, bizim biraz işimiz vardı…
Elçin: Ah oğlum insan bir haber verir dimi ama? Hadi seni anladım ya ona ne demeli telefona ver bakayım…
Kadim: Yok olmaz şimdi…
Elçin: Ne demek olmaz!
Kadim: Elçin anne biz dönerken Ezo biraz rahatsızlanınca ben de…
Elçin: Ne, nasıl rahatsızlanınca? Kadim neler oluyor oğlum? Yüreğime mi indireceksiniz siz benim? Nesi var Ezo’nun?
Kadim: Anne sakin ol! Yok bişeyi.. Doktor iyi olduğunu söyledi ama şimdi uyuyor. Akşam gelince konuşuruz…
Elçin: Doğru mu bu, inanayım mı?
Kadim: Doğru…
Elçin: Tamam! Ama Kadim eğer yalan söylüyorsan külahları değişiriz ona göre…
Kadim: Yalan yok Elçin anne. Tamam akşama gelince göreceksin zaten..
Elçin: Peki! Önemli bir durum olursa ara…
Kadim: Tamam sen sakin ol hadi görüşürüz…


Ezo’ya baktı hala uyuyordu. Pencereye yaklaştı akşamın tuhaf rengine daldı…
Kadim: Akşama kadar uyanacağını nerden biliyorsun?
Şu yaptıklarına, etrafındakilere yaşattıklarına bak…
İçinde ki öfke gittikçe daha da çoğalarak canını acıtıyordu…

Elini kömür karası saçlara uzattı…Titriyordu elleri…
Kadim: Ezo hadi uyan…Gözlerini özledim…
Bu mavi denizleri yeşil dünyana hasret bırakma! Hadi uyan…
Ezo: Gadim Bey!
Hemen kalkıp toparlanmaya çalıştı nerde olduğunu anlamaya çalışarak, Kadim’se onun uyandığına inanamıyordu…
Kadim: Şşşş… Kalkma! İyi misin, iyi misin?
Ezo: Eyiyim Gadim Bey, ben eyiyim de…

İçinde ki koyu karanlıklar yeşil dünyaların efsununa kapılınca yerini dingin bir huzura bıraktı… Bu yaşananları ona unutturmalıydı…Belki yine didişirlerse...
Ezo: Nerdeyik biz! Nasıl geldik, bağa noldu…
Kadim: Uyuman daha mı iyiydi ne? Bu kadar çok soruya mazur kalmaktansa….
Ezo: Ne diyiniz?
Kadim: Günaydın diyorum…
Ezo: Günaydın…
Kadim: Hastanedeyiz. Sen uyuyordun… Bende kabusları kovmak için başında nöbet tuttum….
Ezo’nun soluk renge bürünmüş yanakları al kırmızı tonunu geri almıştı…
Kadim: Ben doktoru çağırayım…
Ezo: Tamam…

Ezo iyiydi. Doktor ilaçlarla birlikte birkaç gün istirahat de vermişti.
Hastaneden el ele çıktılar… İkisi de sessizdiler…
Gündüzün mavilikleri gecenin koyu tonlarına haps olmuştu… Taş yollarda sahil boyunca ilerlediler…


Kadim: Acıktın mı? Ben iki gündür bir şey yemedim…
Ezo: Acıktım elbet malum sizin yanınızda tutsak gimin ordan oraya…
Kadim: Doğru öyle oldu dimi? Seni kaçırmışım gibi… Aslında Ezo ben…
Ezo Kadim’in gözlerinde ki pişmanlığı anlamıştı. Söyleyecekleri onu incitecekti. Kendi kendisine zarar vermesini istemiyordu. Susturdu Kadim’i…
Ezo: Eee ne yiyik biz şindi?
Kadim: Bilmem ne yiyelim. Balığa ne dersin? Buralarda bir yerlerde balık yiyebileceğimiz bir yer vardır mutlaka...
Ezo: Vallah sizi bilem yiyeceğimi düşünürsek balığa hayır demem…

Sonunda ufak tefek salaş bir restoran buldular…
Birbirlerinin gözlerinde kaybolarak, birbirlerine gözler yoluyla bir çok şey anlatmaya çalışarak yediler balıklarını…
Kadim içini yakan cümlelerini dilinde geveliyor, Ezo ise her defasında onu susturuyordu…

Kadim: Ezo bu defa beni dinle, susturmaya çalışma lütfen…
Yaptığım şey büyük bir hataydı. Saçma sapan bir kıskançlık yüzünden seni zorla buralara kadar getirdim. Yine öfkeme yenildim. Ama cezamı fazlasıyla çektim.
Seni öyle görünce… Özür dilerim Ezo yaşattıklarım için, canını acıttığım için senden özür dilerim…
Ezo: Gadim bey özür dilemeyin. Sizi anliyim ben, içinizde ki korkuları biliyim.
Tam bulmuşken kaybetmemek için yaptıklarınızı göriyim…
Kadim: Ama bişey var, bana kırgınsın sen…
Susuyordu Ezo…Gözlerini kaçırıyordu…
Ezo: Artık gidelim mi?
Kadim: Peki…


İkisinin de yorgun ruhları hırpalanmıştı.Geceyi aydınlatan sokak lambalarının silik ışıklarında daldıkları düşünceleriyle, cevapsız sorularla, hoyrat yaşanan zamanla hırpalanmışlardı. Sonunda eve vardılar…

Kadim: Sonunda geldik.
Ezo: Geldik... Gadim Bey..
Kadim: Hıı?
Ezo: Size kırgın değilim ben, sadece…
Kadim: Evet sadece…
Ezo: Sadece doğru bir yolda yanlış adımlarla yüriysiğiz…
Kadim: O zaman bana izin ver o adımları seninle atayım…
Ezo: Olmaz!
Kadim acıyla başını öne eğmişti ki ardından duydukları içine ılık meltemleri estirdi…
Ezo: Bunu yapamam çünkü yürüdüğünüz her yol bana çıkiyi. Yani ben o yolun sonundayım. Eğer doğru adımları bulursağız, beni de görürsüğüz…Eyi geceler Gadim Bey…
Ezo koşar adım eve yöneldi... Kadim hemen dışarı çıkıp ardından seslendi…
Kadim: Ezo…
Gözlerini şefkatle araladı Ezo…
Kadim: Sen…Sen beni orda bekler misin?
Ezo: (Utangaç bir gülümsemeyle) Beklerim….

Uyarı lambalarını bu defa yakmıyorum...
Pek etkileyici bir son olmadı çünkü, ama yine de beğenmeniz dileğiylebye

Ö.Dilek
14-11-07, 16:08
Ezo gözlerinde yaşlar bir süre yol ortasın da ne yapacağını bilemeden kalakaldı. Ne yapmıştı ki Elçin anne ona bir yabancıymış gibi davranmıştı. Bu davranışı ona çok dokunmuştu. Ona güvenen kişiler hep elinden kayıp gidiyordu… Biraz kendini toparlamaya çalıştı birileriyle dertleşmeye ihtiyacı vardı. Aklına dr. Emre gelmişti ne olursa olsun o onu anlıyordu…

Emre: kapıyı açtığında birden bire Ezo’yu görünce şaşırdı. Ezo senin ne işin var bur da, işte
olman gerekmiyor mu?
Ezo: bugün işe gitmedim
Emre: hayırdır hiç iyi görünmüyorsun bir şey mi var
Ezo çok kötü görünüyordu gözleri buğulu biri dokunsa ağlayacaktı
Emre: hadi gir içeri bir çay getiriyim, önce kendine gel sonrada neler olduğunu anlatmak istersen konuşuruz.
Emre: tepsi elinde eee çaylar geldi
Ezo: sağ olasın doktor demesiyle gözlerinden yaşlar akmaya başladı
Emre: neyin var Ezo kim seni bu hale getirdi anlatmak istermisin (emre sevdiği kadının bu haline çok üzülmüştü onun üzülmesini, kırılmasını hiç istemiyordu)
Emre: gene Kadim Bey’e mi üzüldün
Ezo: yoo yoo o bir şey yapmadı diyerek sevdiği kişiyi korur gibi atıldı
Emre: bu çıkış karşısında üzülerek peki ne oldu
Ezo: hep neden böyle oliy hep sevdiğim kişiler tarafından üzülüyorum neden önce Andep te anne baba bildiklerim, şimdi de Elçin ablam niye böyle oliy doktor
Emre: şaşırmıştı üzüntüsünün sebebi en son beklediği kişi çıkmıştı. Elçin abla mı?
Ezo: bana bugün o kadar kötü, yabancıymışım gibi baktı ki ben yerimi anladım artık
Ezo kısaca olanları anlattı
Emre: sen büyütüyorsun bence Ezo
Ezo: yok yok doktor onun bana bakışını bir görseydin. Ben onu hep bulamadığım anam, ablam yerine koymuşdum bana çok dokindi…
Ezo: seğinle konuşmak iyi geldi bağa gusura galma seni kendi dertlerimle üzüyorum hep. Ama napiim sen benim dert babamsın
Emre: düşünceli ve imalı önemli değil dediğin gibi ben senin dert babanım

Otelde de durum farksızdı.Kadim olanlar karşısında şaşırmıştı
Kadim: evet ne oldu Elçin anne
Elçin: oğlum sen nasıl ne olduğu belirsiz tehlikeli biriyle ortak olursun. Böyle düşünmeden kararlar verirsin
Kadim: şaşırmıştı soğukkanlılığını koruyarak nerden duydun bunu Elçin anne
Elçin: kuşlar söyledi
Kadim: o kuşun adı Nedim olmasın sakın.
Elçin: kimse kim o adamın neler yaptığını bilmiyor musun her şey var onda sabıka kaydı, kara para aklama seni tanıyamıyorum oğlum
Kadim: iyicene şaşırmıştı bende bir değişiklik yok ama anlaşılan Nedim işini iyi yapmış.
Elçin: o senin kardeşin senin iyiliğini istiyor…
Kadim: evet ya... Hala göremiyor musun Elçin anne benim kardeşim olduğu için mi Süreyya ile iş yapıyor
Elçin: ne olursa olsun o adamı açıklamaz
Kadim: ve bunun için Ezo’ya böyle davrandın onu ne kadar üzdüğünün farkındamısın
Elçin: üzülsün üzülsün onun da kulaklarını çekicem bu adamı ailemize kattı
Kadim: Ezo bir şey yapmadı ki beni sadece parası olan birisiyle tanıştırdı ve ben çocuk değilim bunun kararını ben vericem. Evet, ballı ağayla tanıştın onunla ortak olmaya karar verdim ama merek etme bu ortaklık için şartlarım olacak…
Kadim: artık gör bunu Elçin anne asıl bunalımda olan Nedim ve ben artık kardeşimin ne yaptığını anlamıyorum. Anlaştık mı?
Elçin hiç ses çıkartmamıştı
Kadim: evet şimdi hallettiğimize göre Ezo’yu çağıralım da gönlünü al. Çok üzdün kızı çok.Bana önceden dediklerinin tam tersini yapıyorsun. Hiç hak etmediği şekilde davrandın ona
Diyerek mutfağı arar
Kutsal usta: evet Kadim Bey buyurun
Kadim: Ezo’yu göndersene odama usta
Kutsal usta: bugün gelmedi
Kadim: ne demek gelmedi
Kutsal usta: bende anlamadım telefon etti ben gelemiycem, görüşemezsek hakkını helal et filan dedi, sesi çok kötü geliyordu bir şey mi oldu
Kadim: yok yok diyerek telefonu kapadı
Elçin: ne oldu Kadim
Kadim: aha Elçin anne Ezo işe dönmemiş ve Kutsal ustanın dediklerini anlattı
Şimdi Elçin annede pişman olmuştu
Elçin: evdedir nereye gidecek
Kadim: ben bakarım
Elçin: ben de geliyim
Kadim: gerek yok ben bulurum sana getiririm
Kadim ne yapacağını şaşırmıştı hemen Osman’la yola çıktı. Eve geldi kapıyı açan yoktu.
Ne yaptın sen Ezo nerdesin diyerek kendi kendine söylendi. Onu kaybetmek düşüncesi Kadim’i bitiriyordu. Ne yapacağını bilemez bir şekilde bahçedeki sandalyelerden birine oturdu. Düşüncelere daldı nerde olabilirdi acaba. Birdenbire yerinden kalktı
Kadim: Nedim onu da kaybetmeme sebep olamıycaksın diyerek yola çıktı.

Ezo biraz daha iyiydi şimdi Emre hastaneye gitmişti. Oda ders kitaplarını alarak biraz kafasını dağıtmaya çalıştı. Ama okuduklarından bir şey anlamıyordu. Kafasında bin bir düşünceler vardı. Kapının çalmasıyla bu düşüncelerden rüyadan uyanır gibi birdenbire sıyrıldı.
Kapıyı açtı ve
Ezo: Gadim Bey
Kadim: Ezo sen ne yaptığını sanıyorsun, beni nasıl korkuttun diyerek ona sıkı sıkı sarıldı. Sanki elinden kaçıracakmış gibi
İkisi de bu sarılmayla kan bulmuş hasta gibi, kendilerine geldiler, vücutları ısındı…

selvi_boylum
15-11-07, 11:55
Hain ve uçuk selvi'niz geldii :)

Ezo ve Kadim severler, merhabalar efenim,
Dün yaşanan aksiliklerden dolayı bölümüm yarıda kalmıştı ve ekleyememiştim. Şimdi bitirdim ve ekliyorum. Umarım beğenirsiniz :img-in_lo

Şimdi işlerimi bitirdikten sonra h23 arkadaşımın senaryosuna devam yazacağım, bakalım nasıl olacak, bayrak teslimi yaptık da azcık :icon_whis

Birbirlerinin isimlerini söylemeleriyle hızla birbirlerinden ayrılıp ayağa kalkmaları bir olmuştu. Ezo’nun yüzü alevler içindeydi, yanakları allara boyanmıştı yine. Çok telaşlı görünüyordu ve zor nefes alıp veriyordu.
Kadim ise gayet iyi görünüyordu. Hiç telaş ve şaşkınlık yoktu. Gece kendisi Ezo’ya sarılmıştı zaten ama onun da yatarken kendisine sarılması çok hoşuna gitmişti ve gayet mutluydu. Yüzünde hafif bir gülümseme vardı.

Ezo: Bu ne demek oli Gadim bey, ne deye bana sarilisiniz?

Kadim Ezo’yu duymuyor gibiydi. Hala dün gece olanların büyüsünü yaşıyordu. O anlar bir bir gözünde canlanıyor ve aynı huzuru tekrar yaşıyor gibiydi.

Saatlerce onu izlemişti, eli yüzünde dolaşmıştı dakikalarca ve güzel kokusunu içine çekip saçlarına buse kondurmuştu. Bunlar arkadaşça duygular ve davranışlar değildi kesinlikle ve bunları Ezo’ya söyleyemezdi. Hemen bir şeyler uydurmalıydı Ezo’nun şüphelenmemesi için ve aniden savunmaya geçti Kadim. Birazda eğlenmek istiyordu işin açıkçası.

Kadim: Ben mi sana sarılmışım, asıl sen sarılmıştın bana.

Ezo bir an için başının Kadim’in göğsünde olduğunu ve kollarıyla da Kadim’in bedenini sardığını hatırladı. Aklı karmakarışıktı ve mantıklı düşünemiyordu.

Ezo: Ben, ben nasıl sarıldım ki size, hiç bir şey hatırlamiyim.
Kadim gülmemeye çalışarak havaya bakındı biraz, eliyle çenesini ovarak ve kaçamak bakışlarla Ezo’ya bakarak konuştu.
Kadim: Iıı, şey oldu,
Ezo: Ne oldu.
Kadim: Dün gece yağmur yağıyordu, sonraaa

Kadim ne söyleyeceğini hiç bilmiyordu ve kelimeleri ağzında geveleyip duruyordu. Ezo ise olayın aslını öğrenmek için can kulağıyla Kadim’i dinliyordu sabırsızca.

Ezo: Sonra ne Gadim bey, Allah’ım ben nasıl bu kadar dalgın uyurum bir de patronuma sarılmış olarak uyaniim

Kadim iyiden iyiye keyif almaya başlamıştı Ezo’nun düştüğü halden, ellerini göğsünde birleştirerek konuşmasına devam etti.

Kadim: Neden bu kadar telaşlanıyorsun anlamıyorum.
Ezo: Demesi golaydı. De hayde anlatın neler oldu,
Kadim: hımm, şimdi şey oldu,
Ezo: Nee
Kadim: Imm gök, hah evet gök gürlüyordu, sen de çok korktun doğal olarak, sonra gelip bana sarıldın, hepsi bu,
Kadim artık havaya bakıyordu yüzündeki gülümseme ifadesi belli olmasın diye.
Ezo: Ben, şimşekten korktum eyle mi?
Kadim yine Ezo’nun gözlerine baktı gözlerini kısarak ve insanın içini yakan bakışlarıyla.
Kadim: Korkmadın mı?
Ezo: Sonra gelip size sarıldım,

Kadim söyleyecek başka bir şey bulamamıştı ve her şeyi Ezo’ya yüklemişti. Kendinden bilirse bir şey yapmaz diye düşünüyordu ki öyle de oldu. Ezo bağırıp çağırmadı, onun yerine elleriyle yüzünü kapadı, Kadim’e bakamıyordu.

Ezo: Ben, ben çok özür dilerim Gadim bey,
Kadim: Önemli değil Ezo, ellerini de çek yüzünden, sadece uyuduk o kadar.

Ezo bir an için ellerini araladı ama sonra yine ellerini yüzüne siper ederek hemen Kadim’den uzaklaştı. Bu durum kadim’in çok hoşuna gitmişti. Ezo dün gece yaşananların hiç birini bilmiyordu ve söylediği küçük yalana da inanmıştı.

Ezo kurumuş olan elbiselerini giymişti ve oda da öylece oturuyordu. Geceyi hatırlamaya çalışıyordu ama deliksiz bir uykuda olduğu için hiçbir şeyi hatırlayamıyordu. Nasıl olmuştu da gidip Kadim’e sarılmıştı. Öylesine utanıyordu ki Kadim’in yüzüne bakamayacağını düşünüyordu. Bu düşüncelerinden Kadim’in onu çağırmasıyla sıyrıldı.

Kadim: Ezoo, hazırsan gidelim,
Ezo: Ben, ben hazır değelim, galiba
Kadim: Ezo sen iyi misin?
Ezo: Size inanamiyim Gadim bey, çok rahatsınız maşallah, heç bir şey olmamış gibi nede güzel davranisiz
Kadim: Hiç bir şey olmadı ki, bir şey mi oldu yoksa Ezo

Kadim içten içe öyle gülüyordu ki, Ezo’yu sıkıştırabileceği bir koz geçmişti eline.
Ezo: Yok canım ne oldu ki, sadece baş başa geçirdiğimiz bir gecenin sabahında sarmaş dolaş uyandık o kadar.

Ezo’nun sesi sitemkârdı ama Kadim kapı arkasından kıs kıs gülüyordu. Ezo kendini toparlayarak kapıyı açtı ve Kadim’i gülerken görünce siniri daha da arttı. Kadim ise kendini ciddileştirmeye çalışıyordu, bu biraz zor olmuştu Ezo’nun sinirli hali karşısında. Ezo’nun sinirli halini çok seviyordu Kadim. Kadim’in gülmemek için kendini zorladığı çok belli oluyordu, bunu gören Ezo odadan çıkmadı ve kapıyı Kadim’in yüzüne kapattı. Kadim bu sefer kahkahalarına engel olamamıştı. Sesli sesli gülüyordu. Ezo ise utancından kendi kendini yiyordu. Kadim kahkahaları arasında zorla konuştu.

Kadim: Ezoo, hadi ama geç kalacağız.
Ezo: Siz gidin ben birazdan gelim,
Kadim: Ezoo,
Ezo: Gidin arabada bekleyin gelim diyim size ha,
Kadim: Biraz çabuk ol ama.
Kadim bu güne bambaşka uyanmıştı. Aklında hiçbir olumsuzluk yoktu. Çok mutluydu ve bunun kaynağı Ezo’ydu.

Ezo ise içine düştükleri durumdan dolayı hala utanıyordu. Nasıl olmuştu da uyanmamıştı. Bir iki dakika sonra evden çıktı. Arabaya yaklaştığında başka şeylerle meşgulmüş gibi yaptı Ezo. Kadim’le göz göze gelmek istemiyordu. Arabanın ön koltuğuna oturacaktı ama bundan vazgeçti. Kadim’e yakın olmak istemiyordu. Arka tarafa oturdu çabucak ve Kadim’e bakmamaya özen gösteriyordu.

Kadim: Neden arkaya oturdun şimdi.
Ezo: Ben eyiyim beyle

Kadim yine gülmüştü elinde olmadan. Ezo bunu görünce içinden töbe töbe dedi ve Kadim’e bakmadan konuştu.
Ezo: Gülmeyin Gadim bey,
Kadim gülerek cevap verdi Ezo’ya.
Kadim: Tamam gülmüyorum,
Ezo: hey Allah’ım sen bana sabır ver. Yaw gülmeyin deyim size.

Yol boyunca Ezo hiç önüne bakmadı. Gözü hep dışarıdaydı. Arkaya oturması Kadim için daha iyi olmuştu. Dikiz aynasını Ezo’ya göre ayarlamış ve yol boyu onun yarı kızgın yarı utangaç hallerini izlemişti. Aylardır ilk defa güne içi huzur dolu bir başlangıç yapıyordu. Keyfini kimsenin bozmasına izin vermeyecekti.

Kadim: İlk önce eve götüreyim seni de şu kıyafetlerini değiştir.
Ezo yine Kadim’e bakmadan cevap verdi.
Ezo: Eyi olur.

Bir süre sonra Ezo’nun evinin önünde durdurdu arabayı kadim. Ezo acele acele çıktı arabadan. Hemen ardından Kadim’de çıktı. Çarpan kapı sesi ile Ezo arkasına dönüp Kadim’e baktı ama onunla göz göze gelince bakışlarını yere indirdi hemen.

Ezo: Siz nereye?
Kadim: E gelmişken Elçin annemi göreyim diyorum. Bir sakıncası mı var?
Ezo: Yok estağfurullah.
Ezo önde, kadim arkada eve girdiler. Elçin hanım Ezo’yu görür görmez ona sarıldı.
Elçin: Ah canım kızım, çok özür dilerim, ben seni üzmek istememiştim inan bana. Affet beni.
Ezo: Tamam Elçin ablam, ben unuttum gitti zatiii
Elçin: Aa Kadim oğlum sen de hoş geldin. Siz birlikte miydiniz?
Kadim: Evet,
Ezo: Yok

Elçin hanım bir Ezo’ya bir Kadim’e baktı. Kadim ve Ezo’da birbirlerine bakmışlardı. Ezo Kadim’e sen konuşma der gibiydi.
Elçin: Aa sizin neyiniz var ayol
Kadim: Yo, yok bişey Elçin anne.
Ezo: he ya, yok bişey,
Elçin: Neyse boş verin bunu şimdi. Sen dün gece nerdeydin Ezo.

Ezo bir an sustu ve yan gözlerle Kadim’e baktı. Kadim Ezo’nun cevap veremeyeceğini düşünüp hemen atıldı ama aynı anda Ezo’da cevap verecekti Elçin hanıma.
Kadim: Otelde kaldı,
Ezo: Bizim entepten bir argadaşın evinde galdım.

Verilen cevaplar yine aynı değildi. Kadim ve Ezo yine bakışmışlardı. Ezo çok zor durumdaydı ve şekilden şekle girmişti yüzü Elçin hanımın karşısında. Kadim şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemeyen Elçin annesinin koluna girdi ve onu oturma odasına doğru götürdü.

Kadim: Hadi Elçin anne biz şöyle oturalım.

Ezo hemen odasına koşmuştu. Kadim Elçin annesine küçük bir yalan söylemek zorunda kalmıştı. Ona Ezo’nun otelde kaldığını söylemiş ve bunun bilinmemesini istediği için bir arkadaşında kaldığını söyleme gereği duyduğunu anlatmıştı.

Kadim Ezo’yu beklerken acil bir telefon gelmiş ve hemen otele gitmesi gerekmişti. Ezo’nun hazırlanmasını dahi beklemeden evden ayrılmak zorunda kalmıştı. Elçin anneye anlattığı küçük yalanı Ezo’ya söylemeliydi ve hemen eline telefonunu alıp Ezo’yu aradı. Telefonda Kadim’in numarasını gören Ezo birden heyecanlanmıştı. Elleri titremeye başladı, Kadim karşısındaydı sanki. Şimdi neden böyle heyecanlanmıştı ki? Sebebi sabahki durumları mıydı yoksa başka bir şey miydi henüz bilmiyordu Ezo ama bildiği bir şey vardı ki o da Kadim’le olmak ona çok iyi gelmişti. Ezo heyecanını bastırmaya çalışarak telefonunu açtı ve Kadim bey dedi titreyen sesi ile.

ezo-kadim
15-11-07, 14:24
Ezo duyduklarina inanamaz Antepten geldigi günden beri ona kol-kanat olan Elcin ablasi ona sirtini dönmüstür sebebini bilmiyordur ama yapilan bu hareket Ezoyu cok incitmistir,kendini son sürat disari atar cok saskin ve ayni zamanda caresizdir,Kutsal ustayi arar ve ona bugün ise gelemiyecegini ve hakkini helal etmesini söyler,tabiki Kutsal ustada bu duruma sasirmistir ne helalligi yine neler oluyor bu deli kiza der.
KADIM:Elcin anne sana ne oldu Ezoya cok kötü davrandin sebebini anlayamadim bir hatami yapti. ELCIN ANNE:Evet Kadim sana getirdigi su oratk bu yastan sonra mafyaylami calisacaksin oglum baban size cok temiz bir gelecek birakti ,o islerini hep helal yoldan hallederdi ama simdi bakiyorumda sen ne yaptiginin farkinda degilsin ,hem o Balli iyi birisi degil.KADIM:Elcin anne sen nerden duydun ,bak Balli aga ile tanistim Ezo tanistirdi beni zor durumumda bana yardim etti sen ona tesekkür edecegine bi dövmedigin kaldi kizcagizi bu yaptigina inanamiyorum,bak annem ben artik neyin dogru neyin yanlis oldugunun cok farkindayim bunu n haberini sana Nedim vermis bu belli ama sunu unutmaki benim batisimin sebebi o annem artik ac gözlerini lütfen olurmu?ELCIN:sey ben bunu bilmiyordum oglum benden niye sakladin .KADIM:ne yapabilirdim annem o benim kardesim ama bana yaptiklarina bak beni bu hallere soktu ve ben tam kuyunun dibindeyken Ezo bana bir ip uzatti ama güven dolu bir ip ben ona inandim lütfen sende inan olurmu ,hadi cagiriyimda barisin ha benim hatrima cok ayip oldu bunca cabasinin hakki bu degildi.ELCIN:tamam cagir gelsin ben onun gönlünü almasini bilirim.KADIM:hah söyle ya ,telefon eder mutfaga Kutsal Usta Ezoyu biraz yukari gönderebilirmisin.KUTSAL USTA:Kadim bey ezo ise gelmedi :KADIM:nasil olur ustam burdaydi az önce .KUTSAL USTA:sey bana telefon etti bügün ise gelmiyecegini eger bir daha görüsemessek hakkini helal et dedi anlamadim valla sasirdim ama bizim deli kizin laflari diye aldiris etmedim.KADIM:tamam ustan anliyorum sizi tesekkür ederim.Kadimin yüz ifadesinden birseyler oldugunu kestiren Elcin anne telaslanir .ELCIN:birseymi var oglum söylesene.KADIM:evet annem kötü cok kötü Ezo isi birakip gitmis hemde helallik alarak .Ezo son sürat bindigi taksiyle kendini dostu doktorun evinde bulur,kapinin zilini calar .EMRE:O Ezo hosgeldin hayirdir sen bu saatte iste olmaliydin izinlimisin yoksa?EZO:yok doktor bundan sonra ismis yok,bir daha otele gitmicem aman canim banane batiyorlarsa batsinlar elin derdi senimi gerdi lüzumsuz ne olacak ,böyle herseye burnunu sokarsan olacagida budur iste.Ezo söylenmeye devam ederken Emrede az cok olanlari anlamis gibiydi .EMRE:Kadim Beylemi tartistin yine EZO:yok canim ne Kadimi ben Elcin anneye kirildim beni resmen kovdu niye yaptigini bir anlasam icim yanmayacak.EMRE:Kadim dedin Kadim Bey demedin.EZO:ben ne dedigimin farkindamiyim doktor.biraz sakinlesen Ezo doktora dönerek doktor senden birsey isteyecegim ama beni sonuna kadar dinle ve itiraz etme olurmu?EMRE:tamam ezo seni dinliyorum .EZO:bak doktor senden arabani istiyorum EMRE:ne dedin arabayla ne yapacaksin buranin trafigi cok karisik Allah korusun kaza felan yaparsin EZO:yok yok bana birsey olmaz bilin iyi soförümdür.EMRE:Ezo bak arabam sana feda olsun ama ben senden korkuyorum .EZO:doktor senden bisi rica ettim istemiyorsan vermem de gurtul givranma .doktor caresiz kabulö eder ama Ezo icinde endiseleri artar.Ezo Emrenin arbasini alir ve kendi icinde bir yolculuga cikar.Arabaya binip giderken radyo aciktir ve TÜRKÜNÜN (sanatci Türkü herkes hayal etsin lütfen tarziniz olmaya bilr ama kac gündür bütün klipleri seyrettim ancak bunu bulabildim uygun olarak)diyar diyar türküsü calmaktadir Ezo avazi ciktigi kadar sarkiya eslik ediyordur ve biryandanda gözyaslari durmak bilmiyordur .Sarkinin sözleri tam Ezoyu anlatiyordu sanki .GÖZYASLARIM YAGMUR GIBI AKIYOR.BU HASRETLIK YÜREGIMI YAKIYOR.KIMSE GARIP HALLARIMI BILMIYOR.AYIRDILAR BENI SENDEN NEDENSIZ.GÜNLER GECMEZ YASAYAMAMKI SENSIZ.SENI SEVMEK YASAK OLSA SÜRESIZ ,SENSIZ TASIDIGIM BU CAN DEGERSIZ.SENSIN BENIM KADERIM, SENSIN DERDIM KEDERIM,BASIM ALIR GIDERIM DIYAR DIYAR.ELLER NE DERSE DESIN VAZGECEMEM BENIMSIN ISTERSEN ÖLÜM GELSIN DIYAR DIYAR.Ezo icinde ciktigi firtinali yolculukta nereye gidecegini bilmeden arabayi hizla sürmekteydi,Istanbulu coktan gecmisti bile karsisina cikan levhayi okudu bolu yaziyordu a bizim doktorun memleketi dedi kendi kendine ,arabanin yönünü boluya cevirdi doktordan o kadar methini duymustuki merak etmis ve birgün kismet olursa sizin oralarida bana sen gezdirin doktor demisti.Ezo arabasini bolunun en güzel yeri abanta cevirmisti,oh beni burda kimse bulamaz hem gafami dinlerim,hemde kimseler yok söyle dogaylan icice valla cok güzel dedi ama icide kan agliyordu akli Kadimde kalmisti acaba ne yapiyordur simdi beni merak etmismidirki diyede sorup duruyordu kendine .Arayip aramadigini bilmiyordu cünkü telefonunuda kapatmis kesin kararliydi artik kendi yolunu simdiye kadar oldugu gibi kendi cizecekti .Emra bu arada deliye dönmüstü keske arabayi vermeseydim vara kirilaydi dedi o arada calan telefonla irkildi bakti Ezo .EMRE:sen nerdesin Ezo ölüyordum az kalsin lütfen söyle seni almaya geliyim .EZO:yok doktor beni merak etme bak ben senin memleketteyim .EMRE:ne Boluyami gittin?ne isin var orda senin Ezo cildirdinmi sen ?pespese sorular Ezoyu daraltmisti.EZO:yok bisey doktor biraz kafami dinleyip dönecem bak ben simdi abanttayim hakkaten dedigin kadar varmis cok güzel Allah sanki bütün güzellikleri buraya katmis bayildim valla ,ben birkac gün yokum benim yerimide kimselere deme.EMRE:seni benden baska merak eden baskalari olurmuki?EZO:sey!ne bilem Kutsal Ustam neyim ararsa dedim haydi eyi günler doktor .EZO:oh be dünya varmis hakketen burasi cennet yahu,simdi bir otel bakiyim ben hava kararmak üzere.Ezo otele gelir ve bir oda kiralar birkac gün burdayim der.Kadim bu arada aramadigi yer kalmamistir,en son careyi Emreye gitmekte bulur .Calan kapinin ziliyle irkilen Emre kapiyi acar karsisinda Kadimi görünce önce afallar .EMRE:buyrun Kadim Bey birseymi vardi iceri girin lütfen.KADIM:evet Emre bey ben Ezoyu ariyorum nerde olduguna dair bir fikriniz varmi .Emre cok teredütte kalir .yok der. KADIM:bakin Emre Bey Ezo sizin icin ne kadar degerliyse benim cinde o kadar degerli lütfen bildiginiz bisey varsa saklamayin benden lütfen.EMRE:tamam aslinda Ezoya söz verdim ama bir sartla söylerim .KADIM:tamam kabul tek iyi oldugunu biliyim bu bana yeter.EMRE:sey abanta gitmis ,benim arabami aldi ,basta vermek istemedim ama onuda kiramazdim .KADIM:saskin vaziyette Emreyi dinler ne Ezo arabayi nasil kullanacak ehliyeti felan varmi?ya tecrübesi siz delirdinizmi Emre bey su karisik trafikte ne cesaret.EMRE:Ezo cok iyi sofördür Antepte araba kullanirdi hatta komyenet bile kullanirdi.Kadim duyduklariyla bir kez daha soka girmistir hakkaten bu kiz SISE CINI gibiydi ,icinden ah Ezo daha nelerle karsilasacagim ,senin gizeminmi beni sana ceken nedir bilmiyorum dedi.Tesekkür ederek ordan cikar hemen otel personelini ariyarak abanttaki bütün otelleri arastimasini ve Ezonun hangi otelde kaldigini ögrenip bana bildirin der.Kadim de Ezonun pesine takilir ve arabasini Boluya cevirir ah Ezo ah sen ne bicim bir seysin beni hep sasirtiyorsun senin bu özgüvenin varya ...Telefonunu aramasina ragmen Ezoya ulasamaz yolda giderken radyo aciktir ve BAHA calmaktadir (agla halime)KIMBILIR KACINCI ARAYISIM BU.BENDEN KACAN MUTLULUGUMU.NEREDE BELLI DEGIL.KIMBILIR KACINCI ARAYISIM BU KAYBETTIM HER BULDUGUMU KADER BANA DOST DEGIL.AGLA AGLA HALIME .GÜLME KAPAT GÖZLERINI.GÖRME TEK BIR SEY SÖYLEME.YOKMU BIR SORU SORMAYAN.YARINI OLMAYAN GÜNESI DOGMAYAN BIR YOLUN YOLCUSUYUM DOKUNMA(Bu sarkilarla birlikte okuyun mümkünse lütfen) müdür arayarak Ezonun kaldigi otelin adresini verir .Kadim bu arada abanta varmistir bile dogru otele gider ve bir oda kiralar.Aksam olmustur coktan yemek yemek icin salona gecer söyle göz ucuyla Ezoyu arar ama bulamaz .Resepsiyona giderek Ezonun oda numarasini ögrenir ve iki kisilik bir oda servisi ister.Kapisinin calindigini duyar Ezo kimo der.Disardan oda servisi denir,Ezo ben yemek istemiyim sagolun .Efendim bi acsaniz ses yabanci gelmiyordur Ezoya sanki tanidik biri gibi,israr eden calisa dayanamayip kapiyi actiginda Kadimi görür karsisinda.KADIM:Ezo hanim yok öyle benden kacmak size hic yakismadi ama der.EZO:yok Gadim bey ben sizden niye kaciyimki?KADIM:e ozaman niye telefonun kapali niye acmiyorsun öldüm meraktan !EZO:öylemi?kusuruma bakmayin olanlardan sonra aklim cok karisikti kendimi burda buldum,Elcin ablamin hali bana cok dokundu.KADIM:hadi neyse yemegimiz sogumadan yiyilim,sarap .EZO:yok ben icmem biliysiniz.KADIM:hatrim icin biz iyi arkadas degilmiyiz benim icin bir kadeh EZO:iyi madem icim ama bir kadeh .KADIM:olur der.Yenilen yemek sonrasi ortaligi bir sessizlik kaplar Kadim Ezonun orman kokulu gözlerine dalmistir coktan .Bunun farkina varan Ezo utanir bir an ama alisik olamdigi su mereti icmis ve sanki sarhos olmustur.EZO:kadim benim sanki basim dönüyo sarhosmu oldum ne .KADIM:yok canim nerden cikarttin hemen bir kadehde?EZO:ne bileyim aliskin degilimya .Sey ben der ve gercekten icki carpmistir ,Kadim Ezoyu kucaklar ve yatagina götürür yavasca yatagina birakir,üzerini örter tam cikmak üzereyken EZO:Kadim yanimda kal beni birakma ne olur der.KADIM:cok saskindir ne yapacagini sasirir Ezonun basina gelir Ezo bu arada Kadimin elini tutar birakmaz beni birakma lütfen der.Kadim caresiz ve saskin Ezonun yanina uzanir icindeki duygular gözlerine yansir Ezoya o kadar güzel bakmaktadirki sanki yaninda masum bir cocuk yatmaktadir .Ezo Kadimden yana döner ve basini Kadimin gögsüne saklar böylece sabaha kadar kalirlar .Kadimin gözüne uyku girmez hep düsünür yillar sonra karsisina cikan bu melekte kimdir,hayatima kisa bir zamanda girdi ama bendeki beni bana verdi ona cok sey borcluyum der.Ezoya duydugu seyin adini koyamiyordur bir türlü ama ask galiba baskin duruyordu benliginde ,imkansiz bir askmiydiki onunki düsündü ve niye imkansiz olsun ben Ezoyu insan oldugu icin seviyorum der.Nihayet kendine bile itiraf edemedigi bu duyguyu sabah olunca Ezoya söyleyecektir.Sabah olur Kadim uykuya dalmistir Ezo gözlerini actiginda yaninda Kadimi görünce afallar önce sagina soluna bakinir,kalkmaya calisir ama Kadim ona iyice sarilmistir,Kadimi rahatsiz etmekte istemez .EZO:hay Allah simdi uyanana kadar bekliyecekmiyim simdi?tam bu sirada Kadim uyanir Ezo utangac tavriyla sey ben sizi cok rahatsiz ettim Gadim Bey .KADIM:hani bey yoktu anlasmistik.EZO:tamam Gadim ben seni cok rahatsiz ettim ne olur affedin .KADIM:yok canim aksam benim sucum seni zorladim sarap carpti galiba gitmeyin diye koluma sarilinca bende burda kaldim.EZO:zahmet verdim size KADIM:yok öyle sey olurmu zevkti benim icin hem insan sevdigi insanin kollarinda olmasindan rahatsiz olurmu?Ezo afallamisti EZO:ne dedinizKADIM:duydun iste sevdigi insan dedim,bak Ezo biraz disari cikalimmi EZO:olur cikalim .Disarisi sabaha kadar yagan karin etkisiyle nazli bir geline dönmüstür,kus civiltilari.göl ,disardaki kar hepsi birazdan olacak olaylara sahgitlik edecekti.KADIM:Ezonun yanina yaklasir ellerini ellerinin icine alir titriyorsun der.EZO:cok soguk KADIM:heyecanin belirtisidir ellerin üsümesi,titremek,yanaklarin kizarmasi.EZO:sey yok canim birden ellerimi elinize alinca sasirdim sadece ondan.KADIM:fazla mahcup etmemek icin lafi fazla uzatmadi ,bak Ezo hayatima bir girdin ama iyi girdin ben sensiz soluk bile alamiyorum,gidisinle dünyam yikildi sandim,daha ilk gördügümde seni iste dedim bu korkusuz,cesur,kim olduguma ve ne olduguma aldirmadan elestiren ,düserken ellerimden yakalayan,riyasizbir insan,gözlerinle her seyi anlatiyorsu yalan yok .Ben seni seviyorum Ezo ne olursa olsun hepte sevmeye devam edecegim,ben bunu söylerken cok düsündüm bak beni yanlis anlama ne olursun.EZO:bu itirafin arkasindan kisa süren saskinligini üzerinden atti sey Gadim bak bende bundan korkuyordum bende seni sevdim ama bizimkisi imkansiz ask beni anla ne olursun,herkes ne söyler ailen ,cevren nasil karsilarlar bunu bir düsün ne olursun .KADIM:hic kimse ve hic birsey umrumda degil bu benim hayatim ve ben hayatimin kalan kisminda senin yanimda olmani istiyorum bir daha söylüyorum EZO SENI SEVIYORUM,bak sen yanimdayken ben her zorluga gögüs gererim ama sen yoksan bilki bende yokum gidiyorum.EZO:uzunca bir süre sessizlige bürünür.simdi bu sinirle yola cikarsa kaza yapar Allah korusun ama ben ne deyim simdi bende seni seviyorum ama ama.KADIM:evet ezo ne diyorsun EZO:tamam ama ne olur bir süre bu durumu kimse bilmesin olurmu der.KADIM:tamam anlastik evlenecegimiz gün söyleriz EZO:ne evlenmekmi?

söğüt
15-11-07, 18:00
gülşen-i hüsnüne kimler varıyor
kim ayağın öperek yalvarıyor
bağrımı şale gibi kim yarıyor
sevdiğim zülfünü kimler tarıyor

saat 23.45
kadim ezonun emreye gittiğini düşünmektedir..
kıskançlık damarlarında zehir gibi dolaşıyordur şimdi..
otelin penceresinden dışarı dalıp gitmişken; nerden geldiğini bilmediği bu şarkı, gözlerinin önüne ezonun güzel yüzünü, güzel gülüşünü, güzel gözlerini getirir.. şarkı bir çok duyguyu bir anda yaşatır kadime ..içini biraz daha acıtır, aşkın güzel tadını biraz daha tattırır ..şarkı biter..kadimin cep telefonu çalar.telefona ulaştığında telefon kapanmıştır...
telefonu eline alır arayan bilinmeyen bir numara..
"allah allah" der..ama bir kere heyecanlanmıştır..heyecandan odanın içinde bir kaç defa turlar..sonra telefonu yine çalar..hemen koşar telefona, açar.
ezonun sesi, biraz kısık, biraz kırgın, biraz da korkarak gelir..
EZO : kadim bey, kusura kalmayın.ben biraz dolandım ya..
KADİM:ezooo nerdesiin..
sabaha kadar açık olan bir cafede oturduğunu, şarjı bittiğini, ankesörlü telefondan aradığını anlatır..
KADİM :tamam ezo, bekle beni orda..hemen geliyorum..
teli kapatır..derin bir nefes alır.eli şakaklarına varır..başını yukarı kaldırır, odanın tavanına bakarken "allahım şükürler olsun, ona gitmemiş....ona gitmemiş..."
artık kadim ezoda da birşeylerin değiştiğini anlamıştır..
demekki bu arkadaşlık onun içinde birşeyler ifade ediyormuş..
asansörün kapısına geldiğinde sağını solunu şöyle bir kontrol eder.
kapalı garaja iner spor arabasını alır.
ezonun bulunduğu cafeye uçarcasına gider..
zaten ezo otelin bulunduğu semtten ayrılmamıştır..
kadim bütün bunları düşünürken kendisine duyduğu güvenin arttığını hisseder..
"allahım güvenmek güzel şey, önemsendiğini bilmek güzel şey.." derken cafenin önüne parkeder.

selvi_boylum
15-11-07, 18:38
kadim: osman sen git istersen korkma yavas surerim, der osmanı gonderir,
koca bir demet gül, tütsü, cd almıstır. farklı romantik bi aksam planlamıstır, aynı plan ezo icinde gecerlidir, ezo da saclarını acmıs hafif makyaj yapmıstır kendisine ayna karsısında hayretle bakar omerle evliyken bile dogru durust suslenmezken neden bu adam icin..

h23 arkadaşımızın senaryosunun devamıdır

Buradan itibaren ben devraldım, ufak bir değişiklikle başlıyorum arkadaşlar. Umarım beğenirsiniz.

Osman’dan aracı alan Kadim yine büyük bir heyecanla bağ evinin yolunu tutmuştu. Tam üç gündür akşamları bir eve gidiyordu Kadim. Onu bekleyen bir kadın vardı o evde çünkü. Ezo vardı ve yaşadıkları üç gün içinde evli bir çift gibi olmuşlardı.

Yoldan geçerken bir çiçekçi gördü ve hemen arabasını durdurdu. Araçtan inerek çeşit çeşit çiçeklerin arasında dolaşmaya başladı. Acaba ne götürmeliydi Ezo’ya, en çok hangi çiçeği severdi, bilmiyordu ki. Çiçekler arasında epey oyalandı Kadim ve en sonunda gül de karar kıldı. Bir demet kırmızı gül aldı onu evinde bekleyen güzel gözlü kadına. Ona huzur ve mutluluk veren kadına.

Bu gece özel bir gece olacaktı onlar için. Kadim bunu hissedebiliyordu. Dün yemekte söylediği karı koca gibi olduk lafı bazı şeyleri su yüzüne çıkarmış gibiydi. Bu gece çok başka olacaktı ve her şeyin farklı olmasını, özel olmasını istiyordu. Başka bir yerde daha durdurdu arabasını Kadim. Orada da epey oyalandı, geceyi farklı kılmak adına tütsüler, mumlar aldı Kadim. Romantik bir gece olacaktı kuşkusuz ve bu gece müziksiz olmamalıydı. Bir de slow müziklerden oluşan bir cd aldı. Artık tam anlamıyla gitmeye hazırdı. Arabasının koltuğuna kuruldu Kadim ve bağ evine sürdü arabasını.

Ezo'da da aynı düşünceler hakimdi. Bu gece çok özel olacaktı hissediyordu. Kadim'in çok sevdiği Antep yemeklerinden yapmıştı. Sofrayı bir güzel donatmış bir eksik bile bırakmamıştı. Sonra kendini hazırlamaya gelmişti sıra. Ona çok yakışan kırmızı elbisesini giymişti Ezo ve hafif bir makyaj yapmıştı. Saçlarını da açık bırakmıştı bu geceye özel olarak. Yanaklar heyecandan al al olmuştu. Kalbi bir kuş misali kanat çırpıyordu sanki. Derin derin nefes alıyordu heyecanını yenmek için ve sonunda hazırdı. Salona geçip Kadim'i beklemeye başladı.

Ezo bekledi, bekledi, bekledi ama Kadim'in gelişine dair hiçbir ses yoktu. İçine korkular yerleşmeye başlamıştı ama yine de gönlünü ferah tutmaya çalışıyordu. Belki bir işi çıkmıştır diyerek beklemeye devam etti.

Ezo telaşlıydı şimdi. Kadim'den hala ses yoktu. Üstelik hiç gecikmemişti şimdiye kadar. Tam üç gündür aynı saatte evde oluyordu ama şimdi yoktu. Özenle hazırladığı masaya baktı, sonra duvarda ki saate, yarım saat olmuştu ama yoktu işte. Ezo dayanamayarak eline telefonunu aldı ve Kadim’i aradı ama telefonu kapalıydı. Biraz daha telaşlandı Ezo. Salonda endişeli bir şekilde turlar atmaya başladı. Elinde telefonu, sürekli Kadim’i arıyordu, duyduğu ses ise hep aynıydı. “Aradığınız kişiye şu an da ulaşılamıyor...”

Ezo bu sesi her duyduğunda daha da kötü oluyor, içindeki korku büyüyordu. Az önce kuşlar misali uçuşan kalbi şimdi ağır bir yük altında eziliyordu sanki. En sonunda Osman ağabeyini aramaya karar vermişti. Acele acele çevirdi numarayı. Telefon açıldığı gibi soluksuzca konuşmaya başladı.

Ezo: Osman abi, ben Ezo,
Osman: Söyle Ezo, ne oldu?
Ezo: Şey, Gadim bey, onu soracaktım ben,
Osman: Eve gelecektik ama ben yalnız giderim deyip arabayı aldı Ezo, yarım saat önce ayrıldık.

O zaman Ezo korku içinde kapattı gözlerini ve telefonu tutan eli yavaşça yana kaydı. Yüreği sıkışmıştı bir anda.

Ezo: Yarım saat önce ayrılmışlar, üstelik arabayı da o kullanimiş, Allah’ım sana gurban olam ona bişey olmasın. Sağ salim girsin şu kapıdan başka bişey istemim.

Ezo’nun gözleri dolu doluydu ama o gözyaşlarını akıtmak istemiyordu. Ağlamayacaktı, bekleyecekti. Ne kadar kötü şeyler hissetse de Kadim sağ salim gelecekti, sadece buna odaklanmıştı. Başka bir olasılık düşünmek istemiyordu.

Bu korku dolu bekleyiş yarım saat daha sürdü. Ezo gittikçe umudunu kaybediyordu sanki. Geçen her an ömründen gidiyordu. Koltuğun üzerine oturmuş, kollarını dizlerine dayamış ve elinde telefonu ile bir öne bir arkaya doğru sallanıp duruyordu. Dilinde ve yüreğinde ise bin bir dua vardı.

Ezo: Kötü haber tez duyulurmuş, hala bir haber gelmediğine göre heç bişeyi yok Gadim beyin evet. Ama ya bişey olursa, of Allah’ım sen ona kötü şeyler olmasına izin verme.

Ezo bu söylemleri yaşarken kapı zili çaldı. O an Ezo’nun aklından her şey uçup gitmişti. Hemen yerinden kalktı ve koşar adım kapıya doğru gitti. Yüreği yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Karşısında görmek istediği tek kişiyi görebilme umuduyla hızlıca açtı kapıyı Ezo.

İşte karşısındaydı, Kadim gülen gözleriyle ona bakıyordu. Ama Ezo onu görünce tam anlamıyla bir sinir boşalması yaşadı. Gözlerinde tuttuğu yaşlar akmaya başlamıştı artık ve içinden geçen her şeyi Kadim’in yüzüne haykırmaya başlamıştı.

Ezo: Nerdesiniz siz Gadim bey. Bir saattir sizi beklim, telefonunuz kapalı, Osman abiyi aradım arabayı sizin aldığınızı söyledi, yolda başınıza bişey mi geldi deye içim içimi yedi burada, insan bi haber verir geç gelecem deye, meraktan öldüm öldüm dirildim, çok korktum, çok kotkuttuuz beni.

Ezo Kadim’i görüp de sinirine hâkim olamayınca başlamıştı söylenmeye ve Kadim’in elindeki gül demetini de bir süre sonra fark edebilmişti. O an susmuştu ve yaşlı gözleriyle Kadim’in gözlerine bakmıştı. Kapı açıldığından beri Ezo’nun gözlerine bakan Kadim’in bakışlarında tutuklu kalmıştı Ezo.

Kadim ise biraz şaşkın ve bir o kadar mutluydu. Ezo çok korkmuş görünüyordu üstelik ağlamıştı. Kendisi için endişelenmişti, başına kötü bir şeyler geldiğini sanıp ağlamıştı. Kadim o an dünyanın en mutlu ve en şanslı adamı hissediyordu kendisini. Onu evde bekleyen o güzel gözlü kadın onun için endişelenmişti, bu gördükleri ve duydukları gerçekti, bir hayal veya bir rüya değildi. Ezo onun için ağlıyordu.

Kadim elindeki poşeti yere indirdi yavaşça, bir adım yaklaştı Ezo’ya. Ezo gözlerini kırpmadan Kadim’e bakıyordu. Kadim bütün sevecenliği ve şefkati ile bakıyordu Ezo’ya. İçinde taşan sevgi ile elini Ezo’nun ıslanan yanaklarına değdirdi. O an Ezo bütün kanının çekildiğini hissetti ve gözlerini kapadı.

Kadim’de yeni fark ediyordu Ezo’nun makyajını ve açık saçlarını. Bu gece daha bir güzel görünüyordu Ezo. Bakışları Ezo'nun yüzünde dolaştı, yüzünde mutluluğunu belirten bir gülümseme vardı. Bu gecenin özel olacağını biliyordu, demek Ezo’da aynı şeyleri düşünmüş ve onun için hazırlanmıştı. Ama gecikerek güzel gözlüsünün üzülmesine neden olmuştu. Bu onun içini yakmıştı.

Kadim: Ağlama ne olur, ağlamana dayanamam, hele benim yüzümden ağlamana hiç katlanamam.

Ezo yavaşça açtı gözlerini ve kendini toparlamaya çalışarak Kadim’in elindeki güllere baktı yeniden. Kadim Ezo’nun bakışlarının çiçeklere kaydığını görünce gülümsedi hafifçe ve gülleri Ezo’ya uzattı.

Kadim: Senin için, geç kalmamın sebebi birazda bu güller aslında.

Ezo gözyaşlarını silerek gülümsedi Kadim’e.

Ezo: Ben böyle karşıladığım için üzgünüm, yani size bişey oldu sandım.

Ezo’nun yüzü kızarmıştı bu şekilde konuştuğu için ve duygularını bu kadar belli ettiği için. Kadim Ezo’nun çenesinden tutarak kendisine bakmasını sağladı.

Kadim: Çok mu korktun bana bir şey olacak diye.

Ezo bir süre Kadim’in gözlerine baktı ve başını salladı evet anlamında.

Kadim: Korkma Ezo, seni üzecek hiç bir şey yapmam ben,

Ezo Kadim’in bakışlarında her zamankinden farklı şeyler görüyordu. Kadim’in gözlerinde aşkı görmüştü. Bu aşkla bakan adamın gözlerine bakmaktan alıkoyamıyordu kendini. Aynı şekilde Kadim’de Ezo’nun gözlerinde sevgiyi, aşkı görmüştü. Ancak aşık olan bir kadın bu kadar endişelenebilirdi ve korkardı. O da güzel gözlüsünün gözlerinde takılı kaldı bir süre.

Ezo: İçeri geçelim mi?
Kadim: İyi olur, kapıda donacağız bu gidişle.

Arkadaşlar, ancan bu kadar yazabildim, bugün işlerim biraz yoğundu. Bir hatam olmuşsa affola, devamı da yarına inşallah :img-in_lo

söğüt
15-11-07, 20:22
kadim arabadan inerken cafenin merdivenlerinden doktor emrenin koşar adamlarla çıktığını görür..
başından kaynar sular boşalır bir anda..sırtında ateşler alevlenir..
"bu da ne demek oluyor şimdi" dişlerini sıkar..fazla oyalanmak istemez ve merdivenleri o da koşar adımlarla hatta ikişer üçer çıkar..
cafeden içeri girer, iki eli belinde ortalığı kolaçan eder..
ilerde ezo ile dr.emreyi görür..ezo ve dr. ayakta birşeyler konuşmaktadır..
kadim hızla ve hırsla o tarafa yönlenir..
KADİM : merhaba
dr. emre sese doğru döner, karşısında kadim beyi görünce şaşkınlık geçirir..
EMRE : ee..merhabaa..siz burda mıydınız..
KADİM : evet burdayım..
emre biraz şaşkın biraz hayal kırıklığı içinde;
EMRE : ben ezoyu almaya gelmiştim de..
KADİM : !!!!!! öyle miiiiii !!!????
ezo bir kadim beye bir emreye şaşkın şaşkın bakar, ne diyeceğini kestiremez ..
EZO : emre kusura kalma, senin geleceğinden haberim yoktu,
şimdi emrede elini beline koyup, direkt kadimin gözlerine bakarak,
EMRE : önemli değil ezo..biliyorsun her zaman ben yanındayım..
kadim emrenin bakışlarına meydan okuyan gözlerle bakıyordu..
KADİM : teşekkür ederiz doktor..zahmet verdik size..
emre kadimin biz'li konuşmasını çok anlamlı bulmuştu.ayrıca kibarca kovulduğunu da anlamıştı..şaşkınlığından güzel gözleri telaşlı telaşlı kocaman açılmış ezoya baktı..onu daha fazla zorda bırakmak istemedi.gülümsedi..
EMRE : senin burda yalnız başına oturduğunu bir arkadaşım tesadüfen görmüş beni aradı..seni aradım ama ulaşamadım..ben de kalkıp hemen geldim..
bu dürüst açıklamadan sonra ezo yutkunmuş, sessiz bir nefes boşalmasından sonra iyice rahatlamıştır..
EZO : haaa eylemiii..yoookk.. kadim bey şey..
KADİM : ben burdaydım emre bey, boşuna telaşlandırdık sizi..iyi niyetinize tekrar teşekkür ederiz..yoruldunuz buraya kadarda..
emre ortada bir gariplik olduğunun farkındaydı ama ne olduğunu anlayamamıştı..
ezoyu mutlu görünce, fazla kurcalamanın iyi olmayacağını düşündü..
EMRE : peki o halde..eee bana müsade..
elini ezoya uzatır..
EZO : yav doktor valla üzüldüm ben şimdi, sen yorgun argın işten geliin..birde benim için böyle yoruldun..kusura galma, ben de teşekkür ederim...
ezo tekil konuşmuştu.."teşekkür ederim"..emre çok memnundur bu ifadeden..
EMRE : ne demek..sözü bile olmaz..duymayayım birdaha..
şevkat dolu pırıl pırıl gözlerle ezonun elini sıktı..
sonra kendisine hala dik dik bakan kadime döndü..kadimin ağzını bıçak açmaz bir halde buldu..elini uzattı
EMRE : iyi geceler kadim bey, ezo size emanet..
KADİM : sizede iyi geceler..hiç merak etmeyin..
emrenin damarı çok sabırlı olduğundan, sadece kadimin gözlerine direkt bakarak cevabını vermiş olur.."olmadığın yerde ben olacağım"
kadim sadece gözlerle verilen bu mesajı alır;
KADİM : ben her zaman ezonun yanındayım..
emre hafif bir tebessümle başını anladım anlamında sallar ve cafeden çıkar..

rozi
18-11-07, 16:43
ezo elçin annenin tarından çok etkilenmiştır üzüntüden ne yapıcağını nasıl davranacağını bilemez ve kendini sokaklara vurur saatlerce yürür nereye gittiğini kendisi bile bilmiyordur elçin ablasını o soğuk tavrını o yabancı gibi bakan gözlerini düşünüyordur o kadar çok güvenmiş o kadar çok sevmiştiki elçin ablasını ne olduda ezo ya böyle davranmıştı ezo çok üzgündü

kadim se odasında elçin annesiyle konuşuyor ve bu ani tavrının sebebini çozmeye çalışıyordu

kadim:neler oluyor elçin anne neden bu kadar sert davrandın ezo ya
elçin:neyim olacak olum nasıl davrandımki ezo ya sadece seninle yalnız konuşmak istedim ne var bunda alınacak
kadim:elçin anne ben seni tanırım umarım bu tarının altından kötü bir şey çıkmaz çünkü ezo seni çok seviyor bunu bilmeni istiyorum
elçinbende onu çok seviyorum ama bazı konularda haddini aşıyor onu ilgilendir meyen işlere burnunu sokuyor onun çevresiyle senin çevren bir deyil olum benim kızdığım bu
kadim:elçin anne sen neler söylüyorsun açık konuş nedim sana birşey mi söyledi
elçin:nedim bana ballı dene o adamın geçmişte yaptığı karanlık ilişkilerden bahsetti o çok tehlikeli biri olum nolur bu işten vazgeç
kadim:şimdi herşey anlaşıldı nedim sana bunları beni vaz geçirmen için anlatı bak elçin anne bu ortaklığın ezo bir ilgisi yok bizi tanıştırdığı için ona kızdığını biliyorum ama ezo nun tek amacı bana yardım etmek di

rozi
18-11-07, 19:41
ezo elçin annenin tarından çok etkilenmiştır üzüntüden ne yapıcağını nasıl davranacağını bilemez ve kendini sokaklara vurur saatlerce yürür nereye gittiğini kendisi bile bilmiyordur elçin ablasını o soğuk tavrını o yabancı gibi bakan gözlerini düşünüyordur o kadar çok güvenmiş o kadar çok sevmiştiki elçin ablasını ne olduda ezo ya böyle davranmıştı ezo çok üzgündü

kadim se odasında elçin annesiyle konuşuyor ve bu ani tavrının sebebini çozmeye çalışıyordu

kadim:neler oluyor elçin anne neden bu kadar sert davrandın ezo ya
elçin:neyim olacak olum nasıl davrandımki ezo ya sadece seninle yalnız konuşmak istedim ne var bunda alınacak
kadim:elçin anne ben seni tanırım umarım bu tarının altından kötü bir şey çıkmaz çünkü ezo seni çok seviyor bunu bilmeni istiyorum
elçinbende onu çok seviyorum ama bazı konularda haddini aşıyor onu ilgilendir meyen işlere burnunu sokuyor onun çevresiyle senin çevren bir deyil olum benim kızdığım bu
kadim:elçin anne sen neler söylüyorsun açık konuş nedim sana birşey mi söyledi
elçin:nedim bana ballı dene o adamın geçmişte yaptığı karanlık ilişkilerden bahsetti o çok tehlikeli biri olum nolur bu işten vazgeç
kadim:şimdi herşey anlaşıldı nedim sana bunları beni vaz geçirmen için anlatı bak elçin anne bu ortaklığın ezo bir ilgisi yok bizi tanıştırdığı için ona kızdığını biliyorum ama ezo nun tek amacı bana yardım etmek di

elçi:biliyorum oğlum ama senin başın derde girecek ezo bu işin sonunu düşünemedimi
kadim:bak elçin anne ben kararımı verdim bu ortaklık olacak ve inan hiç bir sorun çıkmayacak söz veriyorum hadi şimdi ezo yu çağralımda gönlünü al
elçin:peki madem sen garanti veriyorsun yapacak birşey yok
kadim:bana güven elçin anne
elçin:kadim ezo bana çok kızmışmıdır?
kadim:üzülme sen gönlünü alırsın

kadim telefona sarılır ezo yu cebinden arar ama kapalıdır mutfağı arar ve ezo yu ister kutsal usta ezo nun gelmediğini ve söylediği sözlerden bahseder kadim düyduklarına inanamaz elçin kadımın yüzünden kötü birşeyler olduğunu anlar ve kadime sorar kadim hayalkırıklığınında vermiş olduğu üzüntüyle cevap verir

kadim:ezo gitmiş elçin anne
elçin:ne nereye gitmiş
kadim:bilmıyorum sanırım işten ayrılmış
elçin:hep benim yüzümden kesin bana alındı ama belki eve gitmişdir
kadim:olabılır osman seni eve biraksın gelirse bana haber verirsin(elçin peki der endişeyle ayrılır kadimin yanından kadim se çaresizce ezo yu aramaya başlar her yola baş vurur ama bulamaz ezo yu emrenin evine bile gider ama o da bilmiyordur ezo nun yerini kadim artık iyice kormaya başlamışdır içine ezo yu bir daha göremem korkusu düşmüşdür çaresizce otele geri döner ve içmeye başlar ezo nun resmine bakarak hem ona kızmaktadır hemde kendisine yaşamak için elime geçen bu fırsatı da deyerlendiremedim sen de gittin ezo der içinden son bir umutla tekrar arar ezoyu bu sefer telefon kapalı deyildır

kadimin aramasından önce

bütün gün dolaşan ezo eski mahalleye gelir eski komşularıyla hasret giderir onları yeniden görmek çok iyi gelmiştir ezo oradan ayrılıp emrenin yanına gider tam kapıdan girerken meryemle karşılaşır meryem çok kötü görünmektedir ve elinde bir silah vardır ezo şakınlık ve çaresizce meryeme ne olduğunu oğrenmeye çalışır emre ve selim evde yoktur meryemde kapıda kalmıştır ezo meryemin yeptıklarını öğrenınce şok olur nuru arar ve yardım ister nur zeynel meryemi de alıp sakinleştirmek için bir restorana giderler durumu ballı ağaya nasıl anlatacaklarını düşünurler meryem içmeye devam eder zeynel ballının kedisini araması üzerine cevap vermek zorunda kalır ballının güvenini kaybetmemek için çaresız olanları anlatır ballı çok öfkelenmiştir hemen onları eve getirmesini söyler eve gelirler ballı çok öfkelidir ve meryeme hesap sorar meryem işkininde tesiriyle ballı ağaya çok ağır konuşur ballı daha fazla tutamaz kendini ve kotrölünü kaybeder ve meryemi vurmak ister ama yalnışlıkla kurşun ezo isabet eder ezo kolundan vurulur herkez şok içindedir ezo acıyla yere düşer ballı çaresizce bağırmaya başlar doktor çağırmaları için ezo kendinde deyildir tam o sırada ezo nun telefonu çalar ama kimse açmaz herkez büyük bir panık yaşamaktadır ezo yu kendine getirmeye çalışırlar ama telefon susmaz ve nur telefonu kapatmak için eline alır tam kapatmak üzereyken kadimin ardığını görür ne yapıcağını bilemez ve telefonu açar

nur:buyrun kadım bey
kadim tefonda ezonun yerine bir başkasını sesini duyunca şaşırır
kadim:pardon ben ezo yu aramıştım siz kimsınız?
nur:ben nur ezo nun arkadaşıyım o biraz meşgül sonra ararsanız iyi olur
kadim nuru dikatle dinler ama telefondan gelen sesleri duyar ve sorar
kadim:af edersiniz ama orası neresi kimin evi
nur:tam cevap verecekken ballının sesiyle ilkilir
ballı:nur kapat telefonu doktor nerde kaldı
kadim:ballının sesimi duyar ve ezo nun onun yanında olduğunu anlar
nur:ben katmak zorundayım sonra arayın kadim bey
kadim nur un telefonu kapatmasına fırsat vermez ve öfkeyle hemen telefonu ezo ya vermesini ister kadim artık ezo nun iyi olmadığını düşünmektedir
ama nur cevap vermeden kapatır telefonu kadim hemen yardımcısından ballını adresini bulmasını ister adresi öğrenen kadim hemen ballını evine doğru yola çıkar içkili olmasına rağmen arabayı kendisi kulanır

ballını evindeyse panık devam etmektedir doktor ezo ya ilk müdaheleyi yapar ezo çok hafıf yaralanmıştır ve yavaş yavaş kendine gelmeye başlar ballı çok pişmadır yatıklarından dolayı af edemez kendini nerdeyse ezo nun ölümüne sebep olacak olması khr eder onu ama neyseki ezo iyidirballı ve nur ezo nun uyuması için yanından ayrılırlar. kadim ballının evine gelir ballını adamları kadime engel olmak isterler ama kadım çok öfkelidir ve hemen ezo yu görmek ister dışardan gelen sesleri duyan ballı kadimi karşısında görünce çok şaşırır

ballı:kadim bey bu saat de burda ne arısınız
kadim:ezo nerde
ballı:buraya ezo yu aramak için mi geldiniz
kadim:bakın selahattin bey ezo iyimi onu öğrenmek istiyorum(kadim ballıdan gelecek cevabı beklerken yerrdeki kan dikatını çeker
ballı:ezo hanım iyi kadım bey şu anda uyuyor rahatsız etmemiz doğru olamaz bız geldiğinizi ona söyleriz siz merak etmeyin
kadim:hayır ezo iyi deyil hemen onu görmek istiyorum(yerdeki kan kadimi daha da korkutur
ballı:size ezo hanım iyi diyım kadim bey çocuklar sizi geçirsin
kadimin sabrı artık taşmıştır ve daha fazla dayanamaz ve evi aramaya başlar ballı kadime çok kızar ve onu durdurmak ister
kadimbalıya bakar ve cevap verir
kadim:madem siz dürüst bir insansınız bana gerçeyi söyleyin burdan ezo yu görmeden gitmiycem
ballı:kadımın gözlerine bakar ve anlar kadim ezo yu çok önemsemektedir ve çok karalıdır
ballı:nur hanım kadim beye ezo hanımın odasını gösterin
kadim:teşekkür ederim
ballı:kadim bey bu evde göreceğiniz her şey burda kalacak anlaşıdımı kadim bu ne olduğuna bağlı selahattin bey

Gökgöz
18-11-07, 20:02
Merhaba arkadaşlar. Senaryo yazma konusunda çok becerikli olduğumu söyleyemem ama özellikle Rozi, Selvi_boylum, Ö.Dilek, h23 ve Ezo_Kadim arkadaşlarımın senaryolarını okurken banada ilham geldi. Sizlerinde ellerinize sağlık. İnşallah beğenirsiniz biraz acemice ama…

41.Bölümün fragmanından esinlenerek yazıyorum.

Ezo, Elçin annenin kendisine neden bu kadar soğuk davrandığına bir anlam verememiştir. Ama Kadim le yalnız konuşmak istediğine göre herhalde Ballı ağanın kim olduğunu öğrendi diye düşünür kendi kendine. Zaten Elçin anne, Nedim in yanında kalmaktadır ve Nedim de yine yapmıştır yapacağını.

Ezo kendini çok yalnız hissetmektedir. Acaba şimdi ne yapmalıdır? Nereye gitmelidir. Zaten Kadim le yediği yemekte Kadim in ona olan hislerini azçok belli etmiştir. Peki ne olacaktır şimdi? Onunda durumu Kadim den farklı değildir. Artık birbirlerine sadece arkadaş gözü ile bakmamaktadırlar.

Ezo biraz kafasını dağıtmak ister. Havada kapalıdır. Sokaklarda avare avare dolaşırken eski mahalleden Bahattin le karşılaşır. Bu karşılaşma onu çok mutlu eder. Bahattin in ısrarıyla eski mahallesine gider. Arziye yi, Havva yı ve çocukları görür. Hepsiyle hasret giderir. Eski günlerden bahsederler. Ezo biraz kendine gelmiştir artık. Kötü şeyler düşünmek istemez. Akşam olmaya başlar. Eski mahalledekilerle vedalaşıp eve döner.

Bütün bunlar olurken Elçin anneyle Kadim otel odasında konuşmaktadırlar.
K: Ne oldu elçin anne neden böyle davrandın Ezo ya.
E: Bak oğlum bugüne kadar işlerinize hiç karışmadım ama söyle eğer karışmamı istemezsen.
K: Olur mu öyle şey Elçin anne. Senin sözün her zaman önemlidir bizim için. Sende bir şeyler var. Anlatır mısın lütfen.
E: Bak oğlum sanırım şu Ballı ağamıdır nedir onunla ortaklık kurmaya karar vermişsin. Ama adamın geçmişi pek parlak değil. Ay adam öldürmekten bile yargılanmış. Böyle geçmişi karanlık bir adamla sen nasıl ortak olursun Kadim?
K: Sen bütün bunları nerden biliyorsun Elçin anne? Söyler misin lütfen? Yoksa Nedim artık dedektifliğede mi başladı.
E: Nedim senin için endişeleniyor oğlum. Onu dinlemiyorsun bile. Oda bana anlattı olup bitenleri. Hem Ezo yada çok kızdım böyle bir adamı bizim ortamımıza soktuğu için. Anlamadığım Ezo yu ben çok temiz ve saf bir kız olarak tanıdım. Böyle bir adamla hemşerisi bile olsa ne işi olabilir ki?
K: Sen her şeyi bilmiyorsun Elçin anne. Nedim gerçek yüzünü sana göstermiyor. Benim için üzüldüğünü de hiç sanmıyorum. Ama Ezo nun saf ve temiz biri olduğu konusunda yanılmış değilsin. O gerçekten iyi niyetli ve güvenilecek birisi. Tek istediği bana yardım etmekti. Öz kardeşimden göremediğim iyiliği o bana gösterdi. Zaten ben Ballı ağanın geçmişinin pek parlak olmadığını biliyorum. Ezo da gizlemedi bunu benden. Adam artık temiz bir sayfa açmak istiyor hayatında. Benim ortağım olarak ta temiz bir iş yapmak istiyor. Bence bir şans vermeliyiz ona.
E: Ama oğlum ya onun geçmişi sana da musallat olursa? Benim korktuğumda bu.
K: Merak etme Elçin anne. Ben kendimi koruyabilirim. Sen benim için endişelenme olur mu?
E: Ne yapayım oğlum elimde değil. Üzülüyorum sizin için.
K: Neyse bütün bunları boşver şimdi. Ezo çok üzüldü istersen çağıralım da gönlünü al.
E: Ben evde alırım onun gönlünü. Ama yinede kızgınım ona. Keşke bu kadar burnunu sokmasa sizin işlerinize. Neyse ben gideyim artık oğlum. Seninde işlerin vardır. (der ve kalkar. Kadim onu öper ve odadan çıkar.)
K: (mutfağı arar Elçin anne adına özür dileyecektir) Alo Kutsal usta merhaba Ezo yu odama gönderir misin lütfen.
K.U: Ezo işe gelmedi Kadim Bey. Telefonla aradı morali çok bozuktu. Görüşemezsek hakkını helal et falan dedi. Bende çok merak ettim. Bir şey mi oldu acaba?
K: Peki ustam sağol ben bulurum onu.
(Kadim üzülmüştür Ez oyu hemen telefonla arar ama Ezo telefona cevap vermez.)

Ezo eski mahallesinden ayrılıp eve dönmüştür. Evde Elçin anne onu beklemektedir. Ezo elçin anneyi görünce çok şaşırır.
E: (Kırgın bir şekilde) hoş gelmişin Elçin abla.
E.A.: Pek hoş bulmadım Ezo. Şu Ballı ağanın geçmişini öğrendim. Öğrendiklerim hiçte hoşuma gitmedi. Adamın geçmişi çok karanlık. Sen bütün bunları biliyor muydun?
E: Elçin ablam evet pek eyi şeyler değel Ballı ağanın geçmişte yaptıkları. Ama artık bişeyleri değiştirmek istiyi. Hayatını temize çekmek istiyi.
E.A: Hayatını temize çekeyim derken kirli işlerini Kadim e bulaştırmasın sakın?
E: Neye eyle düşüniyin Elçin ablam? Gadim beyin kötülünü istermiyim ben hiç?
E.A: Bilmiyorum Ezo. Ben seni kendi kızım gibi sevdim biliyorsun bunu. Ama onlar benim oğlum gibiler. Ben büyüttüm onları. Anneleri sayılırım. Ve her kim olursa olsun onlara zarar vermesine izin vermem. Bu kişi sen bile olsan.
E: Olurmu heç eyle şey Elçin ablam. Ben seni annem gibi gördüm. Senin oğlum dediklerine ben heç zarar verir miyim?
E.A: Neyse Ezo bu konuyu uzatmak istemiyorum. Ama sende artık yerini bilsen iyi olur. Sen Kadim in işçisisin arkadaşı değil. O yüzden işlerine daha fazla burnunu sokma. Senden isteğim bu.
E: Peki Elçin abla sen nası istersen.
E.A: Ben artık gideyim Nedim beni bekler der ve gider.

Ezo çok üzgündür. Hayatta çok güvendiği bir insanın birdendire kendisine böyle cephe alması ona dayanılmaz bir acı çektirmektedir. Canı hiçbişey yapmak istemez. Biraz sonra telefonu çalar ve Meryem in onu kebapçıya davet etmesiyle düşündüklerini unutur. Meryem o kadar ısrar etmiştir ki gelmesi için onu kıramaz ve gider. Meryem, Nur ve Ezo kebapçıda hem yemek yerler hemde sohbet ederler. Meryem rakı içmek ister. Ne kadar vazgeçirmeye çalışsalar da engelleyemezler Meryem i. Zaten moralide çok bozuktur. Anlatmasını isterler ama Meryem bişey yok diye geçiştirir. Meryem iyice sarhoş olur. Bu arada Ballı ağa Meryem in Erkan ı vurduğunu öğrenir. Zeynel i arar ve 3 kadını derhal eve getirmesini söyler. Apar topar kalkarlar masadan.

Bütün bu olaylar yaşanırken Kadim de her yerde Ezo yu aramaktadır. Hatta Dr.Emre yi bile arar ama Emre Ezo yu hiç görmediğini ve onu aramadığını söyler. Kadim artık iyice telaşlanmıştır. Elçin anneden de olumlu bir haber alamayınca iyice merak eder. Odasında oturur. Bir kadeh viski alır eline. Sehpanın üzerine çimen yeşili gözlü kadının yani o kendisinin hala hayatta olduğunu hatırlatan kadının resmini koyar. O güzel gözlere bakarak düşünür. Acaba bana neler oluyor. Neden onu bu kadar merak ediyorum. Sadece bir arkadaşa karşı hissettiklerim değil benimkisi. Ah Ezo nerdesin seni çok merak ediyorum der. Çok üzgündür. Tam da birine güvenmeye ona karşı bişeyler hissetmeye başlamışken ne olur onuda kaybetmeyeyim diye düşünür. Bir kaybedişe daha hazır değildir.

Zeynel 3 kadını eve getirmiştir. Meryem bayağı sarhoş olmuştur. Ballı ağa kızgın bir şekilde sen ne yaptın der. Meryem de içkinin de etkisiyle Ballı ağayla o kadar sert konuşur ki sinirine hakim olamayan Ballı ağa silahına davranır. O sırada silah tam ateş alacakken Ezo Meryem in önüne atlar ve Meryem yerine Ezo vurulur. Allahtan kolundan vurulmuştur ve kurşun sıyırıp geçer. Herkes telaşlanır. En çokta Ballı ağa üzülür bu duruma. Hemen Ezo nun yarasına müdahale ederler. Pansuman yapıp Ezo yu yukarı odalardan birine yatırlar.

Kadim hala içki kadehi elinde Ezo sunu düşünmektedir. Onu bulmak zorundadır. Nereye gidebilir diye düşünürken aklına Ballı ağa gelir. Hem cep telefonuda vardır Ballı ağanın. Hemen düşünmeden çevirir numarayı.
K: İyi akşamlar Selahattin Bey. Ben Kadim Avşar. Akşam akşam sizi rahatsız ediyorum ama. Bugün Ezo ile konuşmuştuk şu ortaklık konusunda Ezo da size haber vermek istemişti. Ama hala ondan haber alamadım. Telefonunada ulaşamıyorum acaba sizin bir bilginiz var mı Ezo konusunda?
B: (Ballı ağa Kadim e Ezo nun kendi evinde olduğunu söyleyip söylememe konusunda biraz teredütte kalır. Ama Kadim in sesinden çok merak ettiğini anlar ve) Ezo hanım bu akşam bizim misafirimizdir yeğenim.
K: Ya demek öyle acaba kendisiyle konuşmam mümkün mü?
B: Aslında kendisi biraz rahatsız. Yukarı odada yatiyi. Belki sonra konuşursunuz.
K: Rahatsız mı? Nesi var? Sabah çok iyiydi. Lütfen açık konuşun.
B: Merak edilecek bişeyi yok Kadim Bey gardaşım.
K: Lütfen adresinizi verir misiniz? Mutlaka Ezo yu görmem lazım.
B: (Ballı ağa hık mık desede Kadim e derdini anlatamaz peki der verir adresi)

Kadim öyle telaşlanmıştır ki. Osman dan anahtarları alır ve uçarcasına Ballı ağanın evine gider. Acaba ne olmuştur Ezo ya. Çok merak etmektedir. Eve geldiğinde Ballı ağa karşılar onu. Kısaca bir kaza olduğunu aslında Ezo nun çok iyi olduğunu falan söyler ama kaza lafını duyunca Kadim çok kızar Ballı ağaya. Ezo dan uzak durmasını kötü işlerini ona bulaştırmamasını söyler. Ez onun odasını sorar. Üst katta olduğunu duyar duymaz merdivenleri çıkmaya başlar. Ballı şaşırmıştır Kadim in bu davranışına. Neden Ezo yu bu kadar düşünmektedir anlamamıştır. Çünkü o Ezo nun sadece patronudur başka ne olabilir ki?

Kadim o kadar heyecanlıdır ki kapıyı bile çalmadan dalar Ezo nun odasına. Ezo da yatakta yatmaktadır ve birdenbire Kadim i odasında görünce çok şaşırır. Doğrulmaya çalışır.
K: Ezo Ezo ne oldu sana? Çok merak ettim seni. Neden cevap vermedin telefonlarıma.
E: Ben eyiyim Gadim bey. Korkmayın bişeyim yok. Ufak bi kaza sadece.
K: Ne kazası Ezo. Bu bir kurşun yarası. Hemen hastaneye gidelim.
E: yok Gadim bey gerek yok. Ben eyiyim. Zaten kurşun sıyırıp geçmiş pansumanda yaptılar. Eyiyim şimdi.
K: Ah Ezo bir bilsen ne kadar merak ettim seni. Heryerde aradım seni. Hatta Dr.Emre ye bile sordum. O bile bilmiyordu nerde olduğunu.
E: Biliyiniz Elçin ablam biraz sert davrandı bağa. Bende biraz kafamı dağıtmak istediydim. Eski mahalleden Bahattin abiyle karşılaştım. Eski mahalleye gittik. Arziye, Havva hepsiyle hasret giderdik işte.
K: Neyse Ezo bırak bunları sen iyisin ya. Şu anda yanındayım ya. Önemli olanda bu.
E: Gadim bey merak etmeyin. Bağa bişeycik olmaz. Siz neden bu kadar telaş ettiğiz.
K: Şey Ezo bak sen benim için çok değerlisin. Şu hayatta arkamı dönebileceğim bir insansın sen. Sana bir şey olursa ben inanki yaşayamam. Anlıyor musun beni?
E: Ama Gadim bey (Ezo çok şaşkındı. Bu güzel gözlü mendebur dediği adama neler olmuştu böyle. Neler söylüyordu ona.)
K: (bu sırada Kadim Ezo ya o kadar güzel ve anlamlı bakmaktadır ki. Ezo bile bu bakışlar karşısında erimiştir. Daha sonra Kadim Ezo nun o katran karası saçlarını tutar. İncitmemek için nazikçe okşar saçları. O kadar anlamlı bakmaktadır ki.) Sus Ezo lütfen olumsuz bir şey söyleme. Bozma bu anın güzelliğini. Hep yanımda ol lütfen. Ne olursa olsun benden kaçma.

h23
18-11-07, 21:17
özetten bagımsız.. aklıma gelmişti, artık idare edin :)) bu arada selvi-boylum hala bekliyorum seneroyunu ama kimseyi sık bogaz da etmek istemiyorum, neyse ben baslıyayım seneryoyu umarım begenirsiniz..
ezo atık yalnızsın diyerek otelden ayrılır, kadim kutsal ustayı aramıstır, ezoyu cagırır ama ezo yoktur, kadm telefon ederezo bikaç kez acmaz en sonunda pes eder..
kadim: ezo neden acmıyorsun benle konusmak ismteiyor musun ??
ezo:estagifurlalah kadim bey biraz sey oldum uzak dursam eyi olacak,
kadim: ezo bi yerde goruselim,
ezo: hayır kadim bey gorusmedsek daha eyi olacak. kusura bakmayın kapatacam telefonu ikisnin de sesi cok kotudur,
ezo işten ayrılmaya kararlıdır, ballı agayı arar yanına gider, ustu kapalı anlatır olayı
ezo:ağam bugune kadar cok emegin gecti, son bişey istesem
ballı: estagfirullah ezo hanım sizin gecti,
ezo:simdi bilmim aranızdaki otel işi olur mu, ama olsa da olmasa da mutfaktan ayrılmak istim bana bi iş bulur musun
ballı: hee ezo hanım mutfakta calismak yakismi, sana otelde daha iyi bi iş ayarlarız kadim kardeşimle anlasicez..
ezo: yok töbe otel olmasın
ballı: niye ezo hanım hem iş arkadaslarını hem patronun cok sevidin,
ezo: simdi agam kadim beyn annesiyle beraber yaşik, iyice içlerine girmiş olim biraz mesafeli olsak daha eyi olacak, ne işçi olabilim ne arkadas kalabilim kadim beyle, en iyisi boyle ne olur fazla orseleme sorguya da cekme kabul et,
ballı: hee ezo hanım olur bakınayım, sen de istersen kal burda dinlen hem meryem nur hanım da burda cok sorulerdi seni,
ezo: hee yuk olacam ama bi sure uazk durmak istiiim anlayısın icin sagolasın..
aradan 1 gun gecer kadim surekli arar ezoyu ama ezo kararlıdır, artık bitirmeliyim bu işi,
kadim umudu kesmiş, ballı aga uzerinden ulasabilirm zaten iş icinde konusacaktık dye dusunur,
kadim: merhaba selahattin bey
ballı: kimsiz selahattin haa benim evet buyrun kimsiz,
kadim: ben kadim avsar, gorusmemiz mumkun mu,
ballı: hee tabi goruselim
kadim: birde şey vardı,
ballı: hee buyuraszı basım gözüm ustune
kadim: sizi de telaşlandırmak istemiyorum ama ezo işe gelmedi, sonucta beraber calısacaksak, elemanların girşi cıkıs saatlernden haberdar olmalıyız eger size guvenip bu sekilde sorumsuz davranıyorsa bu hiç hoş bi davranıs değil,
ballı: hee yegenim de bi sakin ol, bi kere ezo hanım der duraklar aklına ezonun mesafe bırakmak istiim lafı gelir,
ezo hanım cok edepli bi bayan simdi hem siz hem ben otel basına gecersek boyle cok icli dıslı olacagını dusunmus, bana iş sordu bu kadarını bilimm bi sorun yok hele sorumsuzluk hiç yok, işle ilgili de detayları otelde konusalım istersez
kadim: teşekkur ederim bekliyorum der, kara kara düşünür, belki de haklıydı ezosu ne kadar guclu fedakar, sahi bu yonunu hiç dusunmemişti, onu gormeliydi ama nasıl telefona cevap vermiyordu ki, ferayeyi aradı:
feraye: aa kadim nasılsın canım
kadim: bilmiyorum kafam karısıktı, hani su ezo vardı ya onla alakalı konusacaktım
feraye: aa tabi dinlyorum der gulerek
kadim: ya simdi ezo yardım edecek birini bulmustu ya işte o adamlar gorustuk anlastık sayılır, neyse ama ezo işten ayrılmıs telefonuma cevap vermiyorum, ezonun tanıstırdıgı ortagım olacak adam da sey dedi mesafe falan bırakacakmıs başka iş arıyormus
feraye: ee guzel, sorun ne bu cok normal..
kadim: sorun su ezoyu gormem lazım
feraye: neden?
kadim: nasıl neden cunku o benim ciin cok onemli işte canım..
feraye: yaa bak sen, ee numarasını ver de bi ben arayayım istersen anlatırım senin bu perişan halini,
kadim: canım konusmak isteyecgini sanmıyorm hem daha uzun vadeli bi gorusme istiyorum..
feraye: ee ne yapsakki??
kadim: ya soyle bi oyun yapsak sen ara ezoyu selahattin bey verdi numaranız iş arıyor mussunuz falan de randevu ayarla randevudan yarım saat once de beni ara tamma mı guzelim
feraye: ahh kadim berraktan sonra boyle bi şey yapabilecegim hiç aklıma gelmezdi,
kadim: berragı karıstırma simdi,
feraye: tamam kızma numarası neydi
kadim: numarasını direk soyler,
feraye: aa kadim ezberlemişsin neler oluyo canım
kadim: sey canım 2 gundur durmadan arıyorum meraktan ölecem kazınmıs beynime,
feraye: sadece telefonu değil gözleri de kazınmıs galiba..
kadim: lutfen saol guzelim der telefonu kapatır, ezonun numarasını mesajlar
feray alır numarayı arar
feraye: merhaba ezo hanım mı
ezo:hee buyrun siz kimsiz?
feraye: seyy ben sey icin aramıstım selahattin bey, telefonunuzu verdi ,iş arıyormussunuz ben yalnız yasayan bi kadınım, yanıma yardımcı almak istiyordum, ya heykel falan yapıyorum temizlik işi icin, kolay iş
ezo cok mutlu olmustur
ezo: hee cok sevinirim, de nasıl etsek hemen baslamak isterim,
feraye: güzel sana adres vereyim bugun 2 de gel olur mu canım
ezo:hee tabi tabi gelmez olur muyum heç cok sagolun der
ezo heyecanlı heyecanlı hazırlanmaya baslamıstır, dua ediyordur Allaha , ballı aga icin zamanı gelmiştir, ezo tarif edilen yere gitmiştir kapıyı calar ve kapıyı kadim acar.
ezo: kadim bey, siz burda?
kadim: ezo soru sorma sadece sunu bil seni cok ozledim
umarım begenirsiniz...

rozi
18-11-07, 21:21
elçi:biliyorum oğlum ama senin başın derde girecek ezo bu işin sonunu düşünemedimi
kadim:bak elçin anne ben kararımı verdim bu ortaklık olacak ve inan hiç bir sorun çıkmayacak söz veriyorum hadi şimdi ezo yu çağralımda gönlünü al
elçin:peki madem sen garanti veriyorsun yapacak birşey yok
kadim:bana güven elçin anne
elçin:kadim ezo bana çok kızmışmıdır?
kadim:üzülme sen gönlünü alırsın

kadim telefona sarılır ezo yu cebinden arar ama kapalıdır mutfağı arar ve ezo yu ister kutsal usta ezo nun gelmediğini ve söylediği sözlerden bahseder kadim düyduklarına inanamaz elçin kadımın yüzünden kötü birşeyler olduğunu anlar ve kadime sorar kadim hayalkırıklığınında vermiş olduğu üzüntüyle cevap verir

kadim:ezo gitmiş elçin anne
elçin:ne nereye gitmiş
kadim:bilmıyorum sanırım işten ayrılmış
elçin:hep benim yüzümden kesin bana alındı ama belki eve gitmişdir
kadim:olabılır osman seni eve biraksın gelirse bana haber verirsin(elçin peki der endişeyle ayrılır kadimin yanından kadim se çaresizce ezo yu aramaya başlar her yola baş vurur ama bulamaz ezo yu emrenin evine bile gider ama o da bilmiyordur ezo nun yerini kadim artık iyice kormaya başlamışdır içine ezo yu bir daha göremem korkusu düşmüşdür çaresizce otele geri döner ve içmeye başlar ezo nun resmine bakarak hem ona kızmaktadır hemde kendisine yaşamak için elime geçen bu fırsatı da deyerlendiremedim sen de gittin ezo der içinden son bir umutla tekrar arar ezoyu bu sefer telefon kapalı deyildır

kadimin aramasından önce

bütün gün dolaşan ezo eski mahalleye gelir eski komşularıyla hasret giderir onları yeniden görmek çok iyi gelmiştir ezo oradan ayrılıp emrenin yanına gider tam kapıdan girerken meryemle karşılaşır meryem çok kötü görünmektedir ve elinde bir silah vardır ezo şakınlık ve çaresizce meryeme ne olduğunu oğrenmeye çalışır emre ve selim evde yoktur meryemde kapıda kalmıştır ezo meryemin yeptıklarını öğrenınce şok olur nuru arar ve yardım ister nur zeynel meryemi de alıp sakinleştirmek için bir restorana giderler durumu ballı ağaya nasıl anlatacaklarını düşünurler meryem içmeye devam eder zeynel ballının kedisini araması üzerine cevap vermek zorunda kalır ballının güvenini kaybetmemek için çaresız olanları anlatır ballı çok öfkelenmiştir hemen onları eve getirmesini söyler eve gelirler ballı çok öfkelidir ve meryeme hesap sorar meryem işkininde tesiriyle ballı ağaya çok ağır konuşur ballı daha fazla tutamaz kendini ve kotrölünü kaybeder ve meryemi vurmak ister ama yalnışlıkla kurşun ezo isabet eder ezo kolundan vurulur herkez şok içindedir ezo acıyla yere düşer ballı çaresizce bağırmaya başlar doktor çağırmaları için ezo kendinde deyildir tam o sırada ezo nun telefonu çalar ama kimse açmaz herkez büyük bir panık yaşamaktadır ezo yu kendine getirmeye çalışırlar ama telefon susmaz ve nur telefonu kapatmak için eline alır tam kapatmak üzereyken kadimin ardığını görür ne yapıcağını bilemez ve telefonu açar

nur:buyrun kadım bey
kadim tefonda ezonun yerine bir başkasını sesini duyunca şaşırır
kadim:pardon ben ezo yu aramıştım siz kimsınız?
nur:ben nur ezo nun arkadaşıyım o biraz meşgül sonra ararsanız iyi olur
kadim nuru dikatle dinler ama telefondan gelen sesleri duyar ve sorar
kadim:af edersiniz ama orası neresi kimin evi
nur:tam cevap verecekken ballının sesiyle ilkilir
ballı:nur kapat telefonu doktor nerde kaldı
kadim:ballının sesimi duyar ve ezo nun onun yanında olduğunu anlar
nur:ben katmak zorundayım sonra arayın kadim bey
kadim nur un telefonu kapatmasına fırsat vermez ve öfkeyle hemen telefonu ezo ya vermesini ister kadim artık ezo nun iyi olmadığını düşünmektedir
ama nur cevap vermeden kapatır telefonu kadim hemen yardımcısından ballını adresini bulmasını ister adresi öğrenen kadim hemen ballını evine doğru yola çıkar içkili olmasına rağmen arabayı kendisi kulanır

ballını evindeyse panık devam etmektedir doktor ezo ya ilk müdaheleyi yapar ezo çok hafıf yaralanmıştır ve yavaş yavaş kendine gelmeye başlar ballı çok pişmadır yatıklarından dolayı af edemez kendini nerdeyse ezo nun ölümüne sebep olacak olması khr eder onu ama neyseki ezo iyidirballı ve nur ezo nun uyuması için yanından ayrılırlar. kadim ballının evine gelir ballını adamları kadime engel olmak isterler ama kadım çok öfkelidir ve hemen ezo yu görmek ister dışardan gelen sesleri duyan ballı kadimi karşısında görünce çok şaşırır

ballı:kadim bey bu saat de burda ne arısınız
kadim:ezo nerde
ballı:buraya ezo yu aramak için mi geldiniz
kadim:bakın selahattin bey ezo iyimi onu öğrenmek istiyorum(kadim ballıdan gelecek cevabı beklerken yerrdeki kan dikatını çeker
ballı:ezo hanım iyi kadım bey şu anda uyuyor rahatsız etmemiz doğru olamaz bız geldiğinizi ona söyleriz siz merak etmeyin
kadim:hayır ezo iyi deyil hemen onu görmek istiyorum(yerdeki kan kadimi daha da korkutur
ballı:size ezo hanım iyi diyım kadim bey çocuklar sizi geçirsin
kadimin sabrı artık taşmıştır ve daha fazla dayanamaz ve evi aramaya başlar ballı kadime çok kızar ve onu durdurmak ister
kadimbalıya bakar ve cevap verir
kadim:madem siz dürüst bir insansınız bana gerçeyi söyleyin burdan ezo yu görmeden gitmiycem
ballı:kadımın gözlerine bakar ve anlar kadim ezo yu çok önemsemektedir ve çok karalıdır
ballı:nur hanım kadim beye ezo hanımın odasını gösterin
kadim:teşekkür ederim
ballı:kadim bey bu evde göreceğiniz her şey burda kalacak anlaşıdımı kadim bu ne olduğuna bağlı selahattin bey

kadim kendisini bekleye kötü süprizden habersiz ezo nun bulunduğu odaya gelir tam girecekken nun engel olur
nur:kadim bey bu akşam tatsız bir şey oldu bir kaza ama şimdi herşey yolunda size söylemek istedim ben ezo yu çok severim belliki sizde çok seviyorsunuz
kadim:nur hanım ezo ya kötü birşey oldu bunu biliyorum tek istediğim onu görmek korkmayın olay çıkarmıycam
nur:peki kadim bey
kadim içeri girer ezo artık karşısındadır derin bir nefes alır ezo nun yanına oturur ezo uymaktadır sessizce birşeyler söyler ezo ya
kadim:bütün gün seni aradım nerdeydın ezo neden beni yalnız bıraktın düşünmedinmi seni merak ediceğimi
ezo kadimin sesiyle uyanır karşısında kadimi görünce şaşırır hemen kalkmaya çalışır
ezo:kadim bey siz
kadim ezo nun kolundakı sargıyı görür çok sinirlenir
kadim:koluna noldu ezo
ezo ne diyceğini bilemez
ezo.önemli deyil kadim bey kaza oldu ballı ağamın bir suçu yok
kadim elerini ezo nun dudaklarına götürür ezo çok şaşkın dır hiç bir şey söyleyemez
kadim:sakın bana onu savunma ezo
ezo kadime bakar yüzündeki endişe ve acı onu çok üzer keşke yanından ayrılmasaydım der kadim hiç iyi görünmüyordur
kadim aslında kötü olaylara hazılıklıydı ama ezo yu o halde görmek onu derinden etkilemişti çok yaklaşmış dı ezo yu kaybetmeye çok şimdi ona zarar veren adama çok büyük öfke duyuyordu
ezo sessizce kadime kakıp ne diyeceğini bilmez bir halde olacakları bekliyordu
kadim bu sessizliği bozdu ezo nun gözlerinin içine bakarak konuşmaya başladı
kadim:bu sefer söylemek istediklerimi söyliceğim ezo elini ezo nun şaçlarına götürdu ipek kadar yumuşak dı ezo nun şaçları
ezo nun kalbi sanki yerinden çıkacakmış gibi hizli atıyordu kadim daha da yaklaştı ezo ya
ezo:kadim bey
kadim:sakın sakın bir daha beni yalnız bırakma ben artık sensiz nefes alamıyorum ezo
ezo:kadim bey siz iyi deyilsiniz ne dediğinızı bilmisiniz
kadim:söyleyeceklerim seni korkutuyormu ezo
ezo.evet
kadim:benide ama bu sefer vaz geçmiycem ezo benim için en büyük korku sensiz olmak
kadim ezo yu kendine çeker onahiç bu kadar yakın olmamıştır sonunu hiç düşünmeden içinden geldiği gibi davranır ve ezo yu saçlarından öper ezo çok şaşkındır sanki ateş kadar sicaktır ezo kadime engel olmayı istesede yapamaz kadim ezo nun gözlerine bakar
kadimseni yanımdan hiç ayırmayacağım
ezo gözyaşlarını tutamaz kadim ezo nun ağladığını görünce çok üzülür seni üzecek birşey mi yaptım ezo nun gözyaşlarını siler
kadim: iyimisin ezo neden ağlıyorsun ( ezo kadimin elini tutar
ezo. beni bu kadar düşündüğünüzü bilmiyordum yanımda olmanızı o kadar çok istiyordum ki
hayatında hiç bir söz bu kadar çok mutlu etmemişti kadimi ezo bu sözü söylerken öyle bir bakmıştıkı sanki o gözler başka şeyler söyledi. kadim

biliyorum sonu deyiştirdiğim için bana kızacaksının ama bu finali başka bır senaryomun devamında kulanmak istiyorum ve büyüsü bozulsun istemiyorum

vallahi kısakançlıktan deyiştirmiyorum :img-hyste daha güzel yazmak için zaten bu bölümde böyle birşey olmayacak kadimin o bakışları bizi okadar aşka getidiki kendimizi kaybettik:img-in_lo:img-in_lo:img-hyste:img-hyste

Ö.Dilek
18-11-07, 21:41
umarım beğenirsiniz... fragmana dair... rozi için uyarı lambası yakıyımda ne olur ne olmaz:love05::love05:

Kadim Ezo’yu telefonla aramıştı defalarca ama Ezo ısrarla bakmamakta kararlıydı, artık korkmaya başlamıştı tam mutluluğu yakaladığı anda elinden kaçırmıştı. Öyle boş gözlerle odasında ne yapacağını bilemeden dolanmaya başladı artık saatler geçmişti. Odasında ki kanepeye oturdu elinde viski bardağı karşısında Ezo’nun gözleri, o güzel yeşil gözlerde kayboldu gitti. Artık Ezo’ya karşı duyduğu şeyin aşk olduğunu biliyordu ama bu onu daha da korkutuyordu. Aşk zaten bir sarhoşluktu.

Ezo’da ondan farksızdı hep güvendiği kişiler onu terk ediyordu. Artık hislerinin oda farkındaydı, içinden olmaz dese de gene de bir umudu vardı ama bu umut da abla dediği kişi tarafından engellenmişti. Elçin abla onu bir güzel tatlı bir dille işlerimize burnunu sokma diye uyarmıştı. Kendi bildikleri başka bir kişi tarafından yüzüne bir şamar gibi çarpmıştı. Ben kimim ki dedi… Kafasını dağıtmak için Nur ve Meryem’in yanına gitti.

Kadim için bir gün geçmişti Ezo’suz. Bu sabah gene eskisi gibi karanlık bir güne yelken açmıştı. İyice köşeye sıkışmıştı artık yavaş yavaş eski karanlığına itiliyordu. Elçin anneyle yaptığı konuşmalardan sora Ezo’yu ona da soramıyordu. Gidebileceği her yeri aramıştı yok yok yok dedi. İçinden dua ederek gene mutfağı aramıştı bir umut belki bugün işe gelmiştir diye. Ezo’yla bir an önce yüz yüze görüşmek istiyordu ama nasıl. Telefonunu aldı ve bir daha denedi ve telefonu açıldı.

Kadim: Ezo nerelerdesin
Nur: alo ben Nur
Kadim: Ezo’yla görüşebilir miyim? Ben Kadim Avşar
Nur: ne diyeceğini bilemeden Kadim Bey Ezo ufak bir kaza geçirdi diyebildi
Kadim: duydukları karşısında beyninden vurulmuşa döndü bir süre ne diyeceğini şaşırarak,
heyecanla, Ezo nasıl orası nere bana adresi verirseniz hemen gelicem
Nur: merak edilecek bir şey yok şuanda uyuyor. Burası Ballı Ağanın evi der ve adresi verir
Nur telefonu kapadıktan sonra ballı ağanın yanına gitti.
Nur: ballı ben bir şey yaptı
Ballı: ne oldu Nur Hanım
Nur: Ezo’nun telefonu çok çaldı bende baktı ona Kadim Bey aradı. Yerini demek zorunda kaldı Nur.
Ballı: ah Meryem başıma ne işler açtın diye söylendi.

Kadim duydukları karşısında hemen yola çıktı. Yol onun için uzadıkça uzadı. Karmakarışık duygular vardı içinde. Bir kişiyi daha kaybedemezdi.

Ezo ise aldığı ilaçların etkisinden kurtulmuş kendine gelmişti ve gece olanlar aklına geldi. Meryem’e Ballı ağa çok kızmıştı ve silah çekmişti oda kendini Meryem’in önüne atmıştı. Ama sonrası diye düşünürken kapının açılmasıyla düşüncelerinden sıyrıldı.

Nur: iyisen Ezo
Ezo: dağa iyiyim
Nur: hatırlıyor sen
Ezo: eh
Nur: Ballı dün doktor çağırdı. Kurşun kolunu sıyırmış, korkulacak bir şey yokmuş
Nur: Ballı ve ben çok korktu.
Nur: Bir de Kadim Bey aradı seni
Ezo: heyecanla demedin değil mi?
Nur: dedim çok heyecanlandı. hemen geliyor ben dedi. Ballı da çok kızdı bana . Ben bilseydi demezdi.

Kadim heyecanla eve girdi

Ballı: hoş gelmişsen yeğenim
Kadim: Ezo nerde, ne oldu
Ballı: yok iyi yeğenim Bey ufak bir sıyrık
Kadim: nasıl yani, ne demek, ne sıyrığı
Ballı: kazayla oldu şey silah ateş alınca
Kadim: ne demek oluyor bu, nasıl bir tedbirsizlik
Ballı ağa birazda mahcup cevap veremiyordu.
Kadim: ben konuşmalarınızdan Ezo’ya değer verdiğinizi ve sizin için önemli olduğunu sanmıştım
Ballı: he ya Ezo Hanım bizim için değerlidir
Kadim: siz değer verdiğiniz kişilere böylemi davranıyorsunuz Ballı ağa. Çok sinirli bir şekilde söylemişti.
Ballı ağada suçunun farkındaydı ve bir şey söyleyemedi.
Kadim: şimdi Ezo’yu görmek istiyorum
Ballı: Seyfo Gadim Beye Ezo hanımın odasını gösterin

Kadim heyecanla odaya çıktı ve kapıyı çaldı

Nur: girin
Nur: hoş geldiniz ben sizi yalnız bırakıyım diyerek odadan çıktı

Kadim: Ezo öyle merak ettim ki seni bana niye haber vermedin, niye telefonlarıma çıkmadın
Kadim Ezo’nun yatağının kenarına oturmuştu endişeyle
Kadim: bir şeyin yok değil mi?
Ezo utanarak, birazda sevinerek yok anlamında başını salladı. Kadim bey tarafından merak edilmek çok güzel bir şeydi
Birbirlerine o kadar yakınlardı ki. Artık Kadim duygularını frenleyemiyordu. Zaten ondan ayrı geçirdiği günden sonra artık ne olursa olsun duygularından kaçmak istemiyordu. Onu kaybetmenin ne demek olduğunu anlamıştı. Bunları düşünerek ve duygularını açığa vermek istercesine elleri Ezo’nun saçlarına gitti. Ezo o dokunuşun etkisiyle titrememek için kendini zor tutuyordu ve ne yapacağını şaşırmıştı o gözler ona öyle güzel bakıyordu ki ne yapabilirdi ki. Kalbi delice çarpmaya başlamıştı.
Ezo: Gadim Bey…
Kadim: Ezo sus lütfen, bu anı bozma. Seni kaybetmekten öyle korktum ki dünü nasıl geçirdim neler yaptım bilemiyorum. Lütfen bunu bir daha bana yapma dayanamam.
O kadar çok istemişti ki ezo’nun saçlarına dokunmayı şimdi ellerindeydi o kadar güzeldi ki
yumuşacıktı.
Kadim: saçların çok güzel ve sana çok yakışıyor bunları artık saklama diyerek.
Bakışları birbirlerine kenetlendi, iki kalp birleşti tek kalp olarak delice atmaya başladı. Kadim hayranlıkla bakıyordu o güzel yeşil gözlere. Ezo’ya biraz daha yaklaştı ve gözleri dudaklarına doğru kaydı. İkisi de bu anı başka hiç bir şey düşünmeden yaşamak istercesine dudakları birleşti.

Sennæ
19-11-07, 00:00
ADI YALNIZLIK

Gölgen gibidir yalnızlık
Gecenin ıssızlığı, karanlığı gibi boş ve soğuk.
Sarılırsın ararsın tutamazsın
yoktur çaresi.
Adı Yalnızlık
Yazılmıştır bir kere
Yiğit olsan da büker bileği,
Cesur olsan da sızlatır yüreği.
İçindedir sevgi, insanın tek dileği
Ateşten gömlek misali
SEVGİ... SEVGİ... SEVGİ…
Murat İnce


“Gör bak işte, yine yalnızsın bu yolda” diyordu genç kadın..Gözleri dolu doluydu…
“Kim var yanında , yalnızsın işte?, gölgenden başka hiçbişi yok, Ama ağlamak yok ezo.Sen bunu biliydin İstanbul’a geldiyinde. Sen seçtin bu yolu Ezo hanım.” Ağlamamak için kendine yenilmemek için zor duruyordu ayakta..
Kadimle Elçinse bu arada otelde konuşuyorlardı. Konuşma pek de iç açıcı olmamıştı.. Kadim ne kardeşinin yaptıklarını söyleyebiliyordu ne de ortaklıktan vazgeçeceğini söylüyordu.Elçin anneyse Ezo’ya böyle insanlarla görüştüğü için sitemkardı. Elçin otelden ayrıldı..kadim Ezoyu aradı mutfağa sordu bulamadı.. heryere sordu bulamadı..
Kendini suçlu hissediyordu Kadim..”Nerdedir acaba Şimdi?” diye geçiriyordu içinden.. Şehri bilmeden o iyi kalbiyle bu iğrenç kentte ya başına bir şey gelseydi güzel gözlüsünün? Düşündükçe kahroluyordu, yeşil gözlerinden de okunuyordu bu ..

O da kendini yalnız hissediyordu o akşam..Birden düşündü..2 gün öncesine kadar ben nasıl bir adamdım? diye.. İnsanlara güvenmeyen, güvenmediği için de herkesi kötü olarak bilen ve onlara acı çektiren bir insandım, konuşamazdım, içimdekileri söyleyemezdim kimseye. Peki ya ne değişti ? Biri girdi hayatıma.. nasıl yaptı anlayamadan mutlu olmamı sağladı..eskiden güvendiklerim bana ihanet etmişti..ama o… o farklıydı herkesten..en zor günlerimde yanımda oldu... Ben ona güvendim.. Zor günlerimde yanımda onun sıcaklığını hissetmeye öyle alıştım ki..Onsuzken geçen her saniye bana acı veriyor..
Bu düşünce daha da üzüyordu onu.. ilk defa güvendiği insanın başına bir şey gelmesini istemiyordu. Çaresizlik ona acı veriyordu..
Eline içkisini aldı.. güzel gözlüsünün fotoğrafını aldı.. bu sefer büyük bir posterini yapmıştı o güzel kadının gözlerinin.. masaya serdi.Öylece bakakaldı.. o yoktu karşısında artık..fotoğrafı vardı..sonra içindekileri söylemek istedi güzel gözlü bayana.onun değerini kaybedince anlamıştı.. o olmasaydı diye düşündü sonra karar verdi.demek istediklerini ona söyleyecekti..bulduğu ilk an neler hissettiğini söyleyecekti..ama ilk olarak fotoğraftan başladı..gözleriyle mavi gözlüsünün büyük fotoğrafına bakakalmıştı.dudaklarından birkaç kelime döküldü:
“keşke burada yanımda olsaydın ezo.. o kadar yalnızım şu anda bir bilsen..Sen, hayatıma girdiğin ilk andan itibaren yaşamamı sağladın benim..Seninle birlikte mutluluğun ve güvenin ne demek olduğunu anladım.. sen bana hiç ihanet etmedin..şimdi de inanıyorum sen beni hiç yalnız bırakmayacaksın.. Sen… Senn benim için çok önemlisin…”

İçindekileri söyleyebilmişti sonunda..ama keşke karşısında o güzel gözlü kadın olsaydı diye geçirdi içinden.. kararlıydı, Ezoyu bulacaktı ve onu bir daha asla kaybetmeyecekti.

Güneş doğmamak istemişti o gün..Yağmur yağıyordu.

Ezo, nur ve meryemle buluşmaya bir cafeye gitmişti..meryemin hareketleri bir tuhaftı.. Meryem’in Erkan’ı vurduğu anlaşılınca Ballı ağa 3 bayanı da arabayla eve getirdi.. meryemin eve içkili gelmesi ballı ağayı kızdırmıştı..meryem’i vurmak isterken ezo önüne atladı ve Ezo vuruldu..

Acil hastaneye kaldırdılar..Bunlar olurken Kadim de hala Ezoyu arıyordu.. Ballı ağayı kartvizitinden aradı. Ezonun onların yanında olduğunu öğrendi.. Adresi aldı ve yola koyuldu.. Kurşun Ezoyu sıyırmıştı doktor istirahat vermişti..Ezo da Ballı ağalarda kalıyordu bu yüzden..
___________
Kapı çaldı ve gelen Kadimdi..Ballı ağayla biraz atıştılar.. Kadim ezoyu görmek istediğini söyledi..Ballı ağa Ezonun sağlığından söz etti..Yanlışlıkla isabet eden kurşundan.. bütün bu olanlara kızan Kadim bir an önce güzel gözlüsünü görmek istiyordu..Odaya çıktı Ezoysa o arada dinleniyordu..Yine yalnızdı yalnızlığını düşünüyordu..

“Yine yalızsın Ezo hanım..Kara gününde yanında olduğun dostların yok şimdi yanında..Eeee böyle anliyin ancak değerini.. kim seni seviyi anliyin beylece.Kim var ki yanında şimdik?”

Kadimse bu söylenenleri duymuştu.. “Ben varım” dedi..

Ezo sesin geldiği tarafa doğru yüzünü çevirdi..

Ezo:”kadim bey?”
Kadimse : korkma Ezo. Bak, yanına geldim…
Ezo: hoş gelmişiiz Kadim bey..dedi..Görünce şaşırmıştı..
Kadimse Ezoyu bulmanın mutluluğunu yaşıyordu..Güvendiği insan yanındaydı..
Kadim: bu nasıl oluyor Ezo? Niye sana zarar veriyolar o insanlar?
Ezo: Ballı aga mı? Yanlışlıklan oldı kadim bey..
Kadim ezonun yanına oturdu: insan sevdiği birini nasıl yanlışlıkla incitebilir ki? Bunun yanlışlığı olmaz Ezo. Bir an önce seni buradan alıp eve götürmeyi istiyorum
Fakat bu imkansızdı..Elçin anneyle artık aynı evde kalamazdı ezo..Kadim de bunun farkına vardı. Sözlerine devam etti: istiyosan otelde senin için bir yer de ayarlayabiliriz tabi.. Ama buradan bir an önce gidelim lütfen..
Ezo: gerekmez kadim bey..Ben iyiyim.. insan istemeden de olsa sevdiklerini kırabiliyo bazen .. Hem Elçin ablayla da aranızı açmak istemiyim..
Kadim mavi gözlüsünün gözlerine bakarak konuşuyordu: Senin için endişelendim Ezo..
Ezo:Merak etmeyin Kadim bey ben iyiyim.
Kadim gittikçe daha da yaklaşıyordu Ezo’ya.. Bir an sessizlik oluştu..
Ezo: Yine çok konuşmak istiyisiniz galiba..
Kadim: evet..Konuşmak istiyorum..İçimdekileri bir an önce söylemek istiyorum..
Ezo başını yere eğdi bir an..Utandı.yanakları al al olmuştu.. Kadim gözlerini Ezodan ayıramıyordu.. Ezo tekrar baktı Yeşil gözlü adama.. Kadimse yüreğine kilit vuramıyordu..Elini Ezonun saçlarına doğru götürdü..ve saçlarını okşadı..O kadar güzeldi ki Ezo.. Kadim ellerini Ezonun saçlarından ayırdı..Ezonun sıcacık yanağına götürdü ellerini.. okşadı onu..
Ezo da ne olduğunun farkındaydı ama engelleyemiyordu duygularını..
Ezo:Kadim bey?
Kadim: Sakın….sakın Ezo… Sana bir şey olacak diye öyle korktum ki.. Sensizliğin ne kadar zor olduğunu anladım .. Hayatıma ilk girdiğin andan beri yaşamım değişti benim.. Mutlu değildim daha önce..Seni kaybetmek istemem.. Sen de ben de geçmişimizde hep ihanet görmüşüz.. İkimiz de yalnızız..İkimiz de yaralarımızı birbirimize tutunarak sarabiliriz..Senden bir cevap bekliyorum şimdi..
Bundan sonra sonsuza kadar benim yanımda olur musun?

http://i191.photobucket.com/albums/z43/senna_sena/Animation11-1.gif

Ezo çaresizdi..duyguları birbirine karışmıştı.. Başını yere eğdi..
Kadim tekrar söze girdi:Gözlerime bak Ezo.. Biliyorum..Neler düşündüğünü kalbinden okuyabiliyorum Ezo..
Ezo hiçbir şey söylemedi..Kadimin omzuna yaslandı önce.. Kadimde Ezonun omuzlarını elleriyle sardı..sarıldılar birbirlerine..Sarıldıkları anda sıcaklıklarını hissettiler..Kadim Ezonun alnına bir öpücük kondurdu..Ezo da Kadime yeniden sarıldı..

Bu sıcak yakınlaşma artık ölümsüz aşkı da beraberinde getiriyordu..

(anlatmak istediklerimi tam olarak anlatamadım bazı bölümler kısa oldu ama ancak bu kadar yazabildim..içimden geldi yazmak istedim..okuyanlara teşekkür ederim..)

selvi_boylum
19-11-07, 17:01
Arkadaşlar hasta selvi'niz geldiiii :bırr:bırr

internette yaşadığım sorunlardan dolayı anca gelebiliyorum.

h23 arkadaşımın devam senaryosunu kendimce nihayet tamamladım. kendi hikayemide sonra yazacağım inşallah :icon_whis

haa birde unutmadan uyarı ışıklarını açsam iyi olur. :love04:
söylemedi demeyin, ben şimdi ekleyip senaryo ekleyen diğer arkadaşları okumaya gidiyim, eyi okumalar, umarım beğenirsiz

İkisi de yüzlerinde gülümseme ile içeriye gittiler. Kadim masadaki yemekleri görünce bir kez daha şaşırdı ve içini büyük bir mutluluk kapladı.

Kadim: Bütün bu yemekler benim için mi?
Ezo daha kapıda yaşanan duyguları üzerinden atamadan yeni bir heyecan dalgasına kapıldı ve gülümseyerek evet dedi.

Ezo: Ama sizi beklerken soğudu yemekler, ben ısıtıp hemen gelim.

Ezo yemekleri ısıtmak için mutfağa giderken Kadim’de aldığı mumları ve tütsüleri çıkarıp tek tek yerleştirip yakmaya başladı. Mumların hepsini yakınca ışıkları da söndürdü. Cd çalara aldığı cd’yi de takarak Ezo’yu beklemeye başladı.

Ezo mutfağa girdiği anda derin derin nefes alıp verdi. Çok heyecanlı ve bir o kadar da mutluydu. Kadim sağ salim gelmiş üstelik elinde bir demet gülle gelmişti. Kendisi onun için sürpriz yapmak isterken o da aynı şekilde sürprizle karşılaşmıştı. Kalp kalbe karşıdır diyerek ve bu gecenin tadını çıkarmaya karar vererek yemekleri ısıttı Ezo.

Elinde yemeklerle içeri giren Ezo bir anda olduğu yerde kaldı ve etrafına bakındı hayretler içinde. İçeride ve masada mumlar vardı. İçeriye hoş tütsü kokuları doldurmuştu. Kadim getirdiği gülleri bir vazoya koymuş ve masanın üstüne yerleştirmişti. Kadim Ezo’nun yüzündeki ifadeye gülümseyerek baktı ve ona yaklaşarak elindeki yemek tepsisini alarak masaya bıraktı. Daha sonra elini Ezo’ya uzattı.

Kadim: Bana yemekte eşlik eder misiniz hanımefendi.
Ezo gülümsedi ve şaşkınlıkla konuştu.
Ezo: Gadim bey, bu mumlar da neyin nesi.
Kadim elini Ezo’nun dudaklarına götürerek onu susturdu.
Kadim: Şşşş bırak bu gece özel olsun, lütfen.

Daha sonra tekrar elini uzattı ve Ezo kendisine uzatılan eli tuttu sıkıca. Birlikte masaya doğru yürüdüler. Kadim Ezo’nun sandalyesini öne çekerek oturmasına yardımcı oldu. Sonra yemek servisi yapmaya başladı. Ezo hemen yerinden kalktı o zaman.

Ezo: Aman Gadim bey, ben şey ederdim, siz zahmet etmeyin.
Kadim: Aaa olmaz, yemekleri sen yaptın servis benden bu gece. Hem bir konuda anlaşalım.
Ezo: Hangi konuda.
Kadim: Bana Kadim demeni istiyorum.

Ezo bir an için itiraz edecek oldu ama Kadim’in kararlı ve ricada bulunan bakışlarıyla karşılaşınca bundan vazgeçti ve mahcup bir şekilde başını evet anlamında salladı. Kadim’de hoşnut bir şekilde yemek servisini yaptı ve Ezo’nun karşısına oturdu. Yemek boyunca hiç konuşmadılar. Yemek yemekten çok birbirlerine bakıyorlardı. Bu kaçamak bakışlar her defasında birbirini buluyor ve kalplerde hoş kıpırtılara neden oluyordu. Bakışlar kesiştiği vakit yüzlerde de hafif bir gülümseme beliriyordu.

Mumların yaydığı sarımtırak renk, tütsü kokusu ve çalan hafif müzik öyle romantik bir hava yaratmıştı ki bu duruma kapılmamaları mümkün değildi.

Kadim Ezo’ya her bakışında aynı şeyleri hissediyordu. Güven duygusu artık yerini sağlamlaştırmıştı. Ezo’nun yanında güvendeydi, huzurlu ve mutluydu. Kalbi hiç olmadığı gibi atıyordu şimdi. Bambaşka duygular büyütüyordu kalbinde. An be an Ezo’ya kayıyordu tüm benliği.

Ezo bir başkaydı bu gece. Eski kocası için bile böylesine hazırlıklar içine girdiğini hatırlamıyordu. Hiç tanımadığı, patronu olan bu adam için bu gece ayrı bir özen göstermişti kendine. Onun için yemekler yapmış, saçlarını açmış ve makyaj yapmıştı. Kadim’in bakışlarında eriyor gibi hissediyordu kendini. Yemeğine odaklanmaya çalıştığı her an onun bakışlarını üzerinde hissediyordu. Öyle sıcak ve içten bakıyordu ki, ona bakmamak için büyük gayret gösterse de sonunda o bakışlara teslim oluyordu.

Kadim: Eline sağlık çok güzel olmuş yemekler.
Ezo: Afiyet olsun.

İkisi de ne konuşacaklarını bilmez bir haldeydiler. Bir yemeğe bakıyorlardı bir de kaçamak bakışlarla birbirlerini süzüyorlardı. Önceki gecelerde böyle değillerdi. Bu gecenin atmosferi bile başkaydı. Sanki her şey özel bir anlam kazanmıştı bu gece onlar için. Kadim Ezo’nun çekim alanındaydı ve hiçbir şeyi görmüyor gibiydi. En sonunda nasıl olduysa kulağına hoş melodiler geldi. Sonra yeniden Ezo’ya baktı ve ayağa kalkıp Ezo’ya doğru yürüdü. Ezo Kadim’in her hareketini büyük bir dikkatle izliyordu.

Kadim: Bu dansı bana lütfeder misiniz Ezo hanım.
Ezo: Gadim bey, ee yani Kadim, ben dans etmesini bilmemki.
Kadim elini bir kez daha Ezo’ya uzattı.
Kadim: Ben sana öğretirim merak etme.
Ezo: Tamam o zaman.

Ezo Kadim’in elini tuttu ve ayağa kalktı. Salonun ortasına doğru yürüdüler, gözleri birbirine kenetlenmiş olarak. Kadim Ezo’nun önünde durdu, bir adım yaklaştı ona. Gözlerinin çekim alanına girmişti yine. Aynı şekilde Ezo’da gözlerini, Kadim’in deniz mavisini andıran derin bakışlarından alamıyordu.

Kadim Ezo’nun elini tuttu özenle, diğer elini de omzuna koydu, daha sonra elini Ezo’nun beline doladı yavaşça ve Ezo’yu iyice kendine çekti. Ezo bir an olsun bakışlarını Kadim’den çekmemişti ve ona yaklaşınca bir an nefessiz kaldığını hissetmişti.

Kadim: Sadece kendini bana bırak olur mu?

Ezo hiç konuşamadı ve kendini Kadim’in kollarına bıraktı. Kadim dans etmeye başlayınca Ezo birkaç adımda bocalamıştı ama daha sonra ona ayak uydurmuştu.

Kadim: Çabuk öğreniyorsun demiştim değil mi?
Ezo gülümseyerek,
Ezo: Evet eyle, yani öyle.
Kadim: Sen olduğun gibi güzelsin Ezo, dilinin, kıyafetinin hiç önemi yok, benim yanımda olduğun gibi davranmanı tercih ederim.
Ezo yine yüzü kızarmış bir şekilde bakışlarını öne eğdi.
Kadim: Ne olur bakışlarını çevirme Ezo.
Ezo şaşkınlık içinde baktı Kadim’e.
Kadim: Gözlerin sadece bana baksın bu gece, lütfen

O andan itibaren bir daha konuşma geçmedi aralarında. Gözler gözlerde takılı kaldı. Her an daha çok yaklaşan bedenleri alev alev yanıyordu. Kadim daha çok Ezo’nun belini sarıyor ve onu kendine olabildiğince yaklaştırıyordu. Artık nefesler birbirine karışmaya başlamıştı. O an Ezo’nunda Kadim’inde kalpleri bir başka atıyordu. Ezo bu heyecana daha fazla dayanamayacağını hissediyordu. Kadim’e bu denli yakın olmak artık titremesine neden oluyordu. İçeride ki tütsü akıllarını başlarından almıştı artık. Bakışlarda sadece aşk vardı şimdi. Utanma duygusu yoktu Ezo’nun gözlerinde. Bütün benliğiyle kendini Kadim’e bırakmıştı. Elini Kadim’in avucundan çekerek boynuna doladı ve iyice sarıldı Kadim’e. Kadim ise büyük mutluluk içinde iki eliyle sardı Ezo’nun belini, öyle sıkıca sardı ki sanki kollarını çözse Ezo kaçıp gidecekti. Bunun olmaması için sıkıca sardı Ezo’yu. İkisinin de gözleri kapalı nefesleri birbirlerinin boynunu yakıyordu şimdi.

Ezo bu olanlara inanamıyordu. İçinde bir sürü olumsuz düşünce vardı belki ama şimdi hiç biri ortalarda yoktu. Bu gece dünya üzerinde bir o bir de Kadim var dı sanki. Kadim’in boynuna değen her nefesinde tepeden tırnağa titriyor duyguları yavaş yavaş şekil almaya başlıyordu. Bu duygular arkadaşlıktan çok çok öteydi. İçindeki hoş kıpırtılar, kalbindeki sancımalar, Kadim için korkuları, endişeleri öylesine güçlü hislerdi ki bunun bir tek anlamı olabilirdi. Ezo Kadim’e aşık oluyordu.

Kadim başını iyice Ezo’nun saçlarına gömmüş kokusunu içine çekiyordu. Her nefes onda bağımlılık yapıyordu sanki, bir daha ve bir daha çekiyordu kokusunu içine. O da tıpkı Ezo gibi bu olanlara inanamıyordu. İnsanlara güvenmeyen Kadim şimdi neler yapıyordu. Bir kadına güvenmiş ve daha fazlasını hisseder olmuştu. Onun yanında olmak güven demek, huzur demek, sevgi demek, aşk demekti artık. Ezo’yu görmeden duramamasının tek bir anlamı vardı. Kadim Ezo’ya aşık olmuştu.

O kadar uzun süre dans ettiler ki müziğin çoktan bitmiş olduğunu fark etmediler bile. Aşk öylesine başlarını döndürmüş onları bu dünyadan alıp bambaşka yerlere götürmüştü ki zamanın ve mekanın farkında değillerdi. Birbirlerine sarılmış vaziyette ağır adımlarla danslarına devam ediyorlardı.

Bir süre daha bu şekilde devam ettiler danslarına ve nasıl olduysa sonunda müziğin bittiğini fark etmişlerdi. Ezo yüzü ateş parçası bir halde Kadim’e baktı.

Ezo: Kadim,
Kadim Ezo’nun başını döndürecek şekilde bakıyordu ona ve nefesinin kesilmesine neden oluyordu bu bakışları.
Kadim: Efendim,
Ezo zorla yutkundu ve konuştu.
Ezo: Müzik bitmiş,
Kadim: Hiç farkında değiliz evet bitmiş.

Bunun üzerine ikisi de durmuştu ve kollar isteksizce birbirini bırakmıştı. Ama bakışların birbirini bırakmaya niyeti yok gibiydi. Hala çok yakındılar birbirlerine ve Ezo bu duruma daha fazla dayanamayacağını düşünerek zorda olsa konuştu.

Ezo: Çok geç olmuş, artık yatalım, sabah erken kalkacaksınız.
Kadim en son duymak istediklerini duymuştu sonunda. Bunca yakınlaşmadan sonra herkes kendi yatağına gidip yatacaktı. Ezo’dan hiç ama hiç ayrılmak istemiyordu ama elinden gelen bir şeyde yok gibiydi. Bakışlarını yere indirip elleriyle oynadı bir süre.

Kadim: Haklısın, yarın erken kalkmam lazım.
Ezo: Yatağın hazır zaten.
Kadim: Teşekkür ederim,
Ezo: Asıl ben teşekkür ederim.

Karşılıklı teşekkürlerin sonrasında ne Ezo ne de Kadim yerinden kıpırdamıştı. Öylece durmuş hala birbirlerinin gözlerinin içine bakıyorlardı. Belki de bir adım bekleniyordu her iki taraftan. Kadim Ezo’dan ayrılmamak için ne diyeceğini bilmiyordu. Hem ne diyebilirdi ki. Gitme kal dese ve Ezo’dan olumsuz bir yanıt alırsa ne olacaktı. Bu düşüncelerle ne konuşabiliyor, ne de odasına gidebiliyordu Kadim.

Ezo’da aynı şekilde gidemiyordu hiçbir yere. Kadim’in gözlerinde hapsolmuştu adeta. O da bir adım bekliyordu, bir şeyler duymak istiyordu Kadim’den. Bir yandan da nasıl bir beklenti içinde olduğunu kendi de bilmiyordu. Salonun ortasında öylece durmuşlar birbirlerine bakmaktan başka bir şey yapamıyordu ikisi de. Sonunda Ezo zorda olsa bakışlarını çekti Kadim’den, o an Kadim kalbinin sıkıştığını hissetti.

Ezo: Eyi geceler,

Ve Ezo arkasını dönerek gitmek için bir adım atmıştı ki elinde bir sıcaklık hissetti. Bütün vücudunu bir sıcaklık kapladı aynı anda ve gözlerini kapattı. Kadim Ezo’yu kendine döndürdü ve ona yaklaştı. Eliyle başını kaldırdı Ezo’nun, Ezo o zaman açtı gözlerini ve Kadim’in gözlerine baktı. Kadim bakışları Ezo’nun yüzünde dolaştı, en sonunda Ezo’nun dudaklarına takıldı bakışları. Onu öpmek için büyük bir istek duydu Kadim ama hemen bakışlarını geri çekti dudaklarından.

Elinin tersi ile Ezo’nun yüzüne dokundu yavaşça. Kadim’in bu teması bambaşkaydı Ezo için. Vücudunun her yeri titredi, gözleri kapandı yine, Kadim ise Ezo’ya yaklaşmaktan alamıyordu kendini. Yaklaştıkça yaklaştı, Ezo’nun nefesini yüzünde hissedebiliyordu artık, aynı şekilde Kadim’inde nefesi Ezo’nun yüzündeydi. Kadim’in bakışları yine Ezo’nun dudaklarına kaymıştı istemsizce. İçindeki duygu ve arzuyu bastıramıyordu artık. Daha çok yaklaştı güzel gözlü, güzel yüzlü sevdiğine.

Kadim ve Ezo arasında neredeyse hiç mesafe kalmamıştı artık, Kadim son bir kez Ezo’nun dudaklarına baktı ve arzu içinde kavrulan dudaklarını Ezo’nun dudaklarına değdirdi. Küçük bir öpücük vermekti niyeti ama dudaklar birleşince bu küçük arzu tutkuya dönüşmüştü ikisi için. Kadim Ezo’nun yüzünü avuçları arasına almıştı ve küçük arzuları yerini tutkulu öpücüklere bırakmıştı.

H23 canım benden bu kadar, hikaye senin hikayen ve benden istediğin akşam yemeği kısmını nihayet bitirdim, olabildiğince güzel yazmaya çalıştım, senin hikayendi ve senin isteklerine göre yazmaya çalıştım ama son kısmın olması gerekiyordu gibime geldi. Bundan sonrası artık sana ait canım. Kendi tasarladıklarına göre devam edebilirsin 

Ve umarım okuyan herkes beğenir.

h23
20-11-07, 12:19
herkese selamlar, yine ben siz bıktınız ama ben bıkmadım aklıma gelen kucucuk bi seneryo fragmandan bagımsız ama paylasmak istedim, kadim ezo olunca guzel oluyo hersey, ayrıca hasret kaldıgımız melek elcin annemize, pazar yemeklerimize atfediyorum bu seneryoyu
ezo tek izin gunu pazarın tadını cıkartmıs oglene kadar bi bebek gibi uyumustur, gözlerini actıgında ise mutfaktan misler gibi pasta kokusu gelmektedir, mahmur bi şekilde mutfaga indiginde, elcin ablası dokturmustur,
ezo: elcin ablam kusura bakma tek tatil gunum uyuya kalmısım, bunlar da ne
elcin: öenmli degil canım iyi yaptın, ee bugun pazar ya kadimle yemek gunumuz,
ezo: hee dogru ya, elcin ablam ben kahvaltı koyam,
elcin: canım ben yaptım seni uyandırmadım, sen ye
ezonun masadaki meyveler ve kek dikkatini cekmiştir..
ezo: elcin ablam pasta mı yapıyorsun
elcin: evet meyveli pasta kadimin en sevdigi pastadır,
ezo:pazar yemeklerinde pasta da mı yapısın keske kaldıraydın beni
elcin: yok guzelim, bugun kadimin dogumgunu de hayatta kimsesi yok bari biz kutlayalım,
ezo: kadim beyn seysi mi aman elcin ablam niye erken soylemedin hediye neyim alırdık
elcin: merak etme kızım ben cok guzel bi kazak aldım,
ezo: eyi o zaman paylasak parasını katılmıs olam hediyeye
elcin: aa bak bozusuruz ama neler soyluyo kızım cok masraf yaptın zaten hem ben ikimiz adına lamıs oldum ne parası daha neler,
ezo:elcin ablam oyle olur mu heç
elcin: o sen kahkahasıyla olur olur boyle olur der
ezo elcin anne herseyi hazırlamıslardır, ama ezonun aklı hala hediyededir,
ezo: elcin ablam benm az biraz dısarıda işim var izin verirsen,
elcin: tabi kızım tabi ama yemege yetiş tamam mı
ezo: hee inşallah yetişirim,
ezo cıkar hediye almalı ama ne ? erkege de hediye alma alıskanlıgı yoktur ki.. o da gömlek almayı dusunur lila ve eflatun renklerden hoşlandıgını dusunur kadim beyn ama yeterince gömlegi vardır,kazagı o renk alsa aman der icinden cingene gibin ne bu renk vazgecer, parfumlere bakar ufacık sise icin 100-200 ytlden baslıyo fiyatlar, sinirli bi şekilde o dukkandan da cıkar ezo, aklına kadim beyn gomleklerinde hep dugme kullandıgı aklına gelir, kol dugmesi begenir kadim beye verirken ya dalga gecerse, "hah koldugmesi hediye istersen barıc mancodan da kol dugmeleri calalım fonda" diye dalga gecerse ya hem kucuk bi hediye der ondan da vazgecer, en sonunda bi hediyede karar kılar, burası surpriz :))
kostura kostura eve giden ezo kadimin henuz gelmedigini gorunce, sevincle iceri girer, kısa bi zaman sonra kadim gelir, kapıyı acan dunyanın en tatlı iki kadını en icten duygularla baslarlar
"iyi dogdun kadim iyi ki dogdun kadim,"
kadim cocuklar gibi şendir..
elcin anne once oper hediyesini verir, sıra ezodadır heyecanla hediyesini uzattıgında kadim saskın bi o kadar mutludur,
ezo: seyy kusura kalmayın elcin ablam gec soyledi,
kadim: canım zahmet etmeseydin ya, ne gerek vardı der ve heyecanla acar paketi, icinden şık işlemeli bir fotograf cercevesi çıkmıştır..
ezo:şeyy zevklerinizi falan pek bilmim, tek bildigim fotografla ilgilendiginiz, en begendiginiz fotografınızı koyarsız inşallah begenmişinizdir,
kadim adeta mest olmustur hem hediyenin zerafeti hem de ezonun dusuncesindeki inceligi karsısında,
kadim: bana verebilecegin en guzel hediyesıcak icten bi gulumseme daha onemlisi unuttugum guven duygusudur, bu ikisini de verdin zaten, ayrıca hediyen cok guzel teşekkur ederim der o güzel gözler mutluluktan ısıldamıstır..
kadim sarılmak icin uzanır, ezo da hayır diyemez..
devam edecem, tabi begendiyseniz...

rozi
20-11-07, 16:32
kadim kendisini bekleye kötü süprizden habersiz ezo nun bulunduğu odaya gelir tam girecekken nun engel olur
nur:kadim bey bu akşam tatsız bir şey oldu bir kaza ama şimdi herşey yolunda size söylemek istedim ben ezo yu çok severim belliki sizde çok seviyorsunuz
kadim:nur hanım ezo ya kötü birşey oldu bunu biliyorum tek istediğim onu görmek korkmayın olay çıkarmıycam
nur:peki kadim bey
kadim içeri girer ezo artık karşısındadır derin bir nefes alır ezo nun yanına oturur ezo uymaktadır sessizce birşeyler söyler ezo ya
kadim:bütün gün seni aradım nerdeydın ezo neden beni yalnız bıraktın düşünmedinmi seni merak ediceğimi
ezo kadimin sesiyle uyanır karşısında kadimi görünce şaşırır hemen kalkmaya çalışır
ezo:kadim bey siz
kadim ezo nun kolundakı sargıyı görür çok sinirlenir
kadim:koluna noldu ezo
ezo ne diyceğini bilemez
ezo.önemli deyil kadim bey kaza oldu ballı ağamın bir suçu yok
kadim elerini ezo nun dudaklarına götürür ezo çok şaşkın dır hiç bir şey söyleyemez
kadim:sakın bana onu savunma ezo
ezo kadime bakar yüzündeki endişe ve acı onu çok üzer keşke yanından ayrılmasaydım der kadim hiç iyi görünmüyordur
kadim aslında kötü olaylara hazılıklıydı ama ezo yu o halde görmek onu derinden etkilemişti çok yaklaşmış dı ezo yu kaybetmeye çok şimdi ona zarar veren adama çok büyük öfke duyuyordu
ezo sessizce kadime kakıp ne diyeceğini bilmez bir halde olacakları bekliyordu
kadim bu sessizliği bozdu ezo nun gözlerinin içine bakarak konuşmaya başladı
kadim:bu sefer söylemek istediklerimi söyliceğim ezo elini ezo nun şaçlarına götürdu ipek kadar yumuşak dı ezo nun şaçları
ezo nun kalbi sanki yerinden çıkacakmış gibi hizli atıyordu kadim daha da yaklaştı ezo ya
ezo:kadim bey
kadim:sakın sakın bir daha beni yalnız bırakma ben artık sensiz nefes alamıyorum ezo
ezo:kadim bey siz iyi deyilsiniz ne dediğinızı bilmisiniz
kadim:söyleyeceklerim seni korkutuyormu ezo
ezo.evet
kadim:benide ama bu sefer vaz geçmiycem ezo benim için en büyük korku sensiz olmak
kadim ezo yu kendine çeker onahiç bu kadar yakın olmamıştır sonunu hiç düşünmeden içinden geldiği gibi davranır ve ezo yu saçlarından öper ezo çok şaşkındır sanki ateş kadar sicaktır ezo kadime engel olmayı istesede yapamaz kadim ezo nun gözlerine bakar
kadimseni yanımdan hiç ayırmayacağım
ezo gözyaşlarını tutamaz kadim ezo nun ağladığını görünce çok üzülür gözyaşlarını yaptığına çok pişman olur ezo nun gözyaşlarını siler
kadim: iyimisin ezo neden ağlıyorsun ( ezo kadimin elini tutar
ezo. beni bu kadar düşündüğünüzü bilmiyordum
hayatında hiç bir söz bu kadar çok mutlu etmemişti kadimi ezo bu sözü söylerken öyle bir bakmıştıkı sanki oda etmişti. kadim sarrıldı ezo ya çok mutluydu hayatında hiç olmadığı kadar mutlu.

umarım beyenirsiniz içime sinmedi ama yinede bitirmek istedim o kadar çok işim varkı ancak bu kadar oldu kusura bakmayın canlarımbye

Kadim ayağa kalkar ve ezo nun üzerini açar
Ezo:napinız kadim bey
Kadim:seni burdan götürüyorum ezo burası senin için güvenli deyil
Kadim kapiyı açar ve ezo yu kucağına almaya kalkar ezo çok şaşkındır engel olmak ister
Ezo:kadim bey napisiniz ben yürüm ama ballı ağama ayıp bu akşam burda kalım ben
Kadim:hayır ezo benimle geliceksın ve bu halde yürümene izin veremen
Ezo hem ballının tepkisinden korkmaktadır hemde kadimden kadim çok karalıdır ve ezo yu dinlemeden alır kucağına
Ezo:kadim ben yürürüm hem size zahmet oli
Kadim:söylenme ezo ne yürümene izin vericem ne de burda kalmana
Ezo:ballı ağam hayatta bırakmaz beni bilim ona kızgınsınz ama kazaydı
Kadim ezo nun gözlerine bakarak konuşur sesinden ne kakdar kızgın olduğu anlaşılmaktadır
Kadim:insan sevdiğini kazaylada olsa bu şekilde incitmez ezo bana sakın onu savunma
Ezo kadimin ne kadar öfkelendiğini anlamıştır şimdi daha da korkar. Kadim ezo yu kucağında aşağıya indirir ballı kucağında ezo yla kadimi görünce neye uğradığını şaşırır ve hemen patlar
Ballı:siz ne yaptnızı sanıyorsunuz kadim bey bu ne rezalet
Kadim.ben bunda rezalet bir durum yok selahattin bey asıl sizin yaptığınız rezalet
Ballı kadimin bu sözleri üzerini adeta sinir patlaması yaşamaktadır ama kadimin de ondan bır farkı yoktur iki ateş arasında kalan ezo ysa çaresizce olanları izler
Ballı:bakın kadim bey ezo hanımı çok düşünızınız anlım ama bu tavrınız bana bir hakarettir ezo bu evden çıkamaz
Kadim:siz kendinizi ne sanıyorsunu ezo sizden emir almak zorunda deyil
Ezo:kadim bey ben eyiyem birakın beni
Kadim:hayır ezo benimle gelmek istiyor musum
Ezo kadimin bu sözü üzerine ne diyeceğini bilemez hayır dese kadimi evet derse ballı ağayı çok kıracaktı çaresizlik ve üzüntüyle baktı kadime .kadim her şeyi anlamıştı cevap vermesine gerek kalmadan kucağında ezo yla ballının gözlerine bakarak meydan okurcasına geçtti yanından kadimin bu tavrına daha fazla dayanamayan ballı o öfkeyle silahına sarıldı tam kadime doğru çevirecekken nur yapiştı eline
Ballı.nur sen karişma diye bağırdı çok sinirlenmişti
Nur:asıl sen napıyor ballı akıllanmadı sen hayla nerdeyse ölüyordu ezo
Ballı:nur hanım görmın mi adamın bana yaptığını resmen bana kufür etti
Nur: kadim bey bir şey yapmadı sana o da çok kork tu ezo ya birşey olacak diye
Ballı:tamam anlim ezo hanımı çok düşünı ama benim evime gelip küfür eder gibi ezo yu kucaklayıp götürmek de ne oli
Nur:ballı sakınleş sen bu konuyu yarın konuşak biz bu akşam olanlar çok fazla geldi bize
Nurun bu sözleri biraz sakinleştiri ballıyı
Ballı:peki nur hanım bişey yapmım ama bende ballıysam bunu o burnu kaf dağında olan kadim beyin yanına bırakmam

Kadim ezo yu alır ve arabasına bindirerek ayrılır oradan ezo hayla şotadır hiç birşey söyleyemez kadimin bu yaptığına hayla inanamamaktadı kadim telefonu alır ve oteli arar

Kadim:ekber ben kadim bana hemen 518 numaralı odayı hazırlayın ve birde doktor istiyorum
Ekber:kötü birşeymi oldu kadim bey
Kadim:hayır ekber sen dediklerimi yap ve bir de bu olayda hiç kimsenin haberi olmasın
Ekber:emredersinız kadim bey derhal emirlerinizi yerine getiriyorum
Ezo .kadim bey otele ne gerek vardı ben eve giderdim
Kadim:iyileşene kadar gözümün önunden ayrılayacak ezo
Ezo:bu israrınızı anlamım beni düşünüz anlım ama
Kadim:ama ne ezo
Ezo:kadim bey ne kadar beni arkadaş gibim görsenizde ben sizin işçinizim bu davranışlarınız yakışık kalmi
Kadim:dişardan nasıl göründüğü beni ilgilendirmiyor ezo kim ne düşünürse düşünsün
Ezo:anlım sizi ama sizde beni anlayın ben sizin gibim rahat olamam
kadim arabayı durdurur ve ezo ya bakar
kadim:benim yanım da olmaktan rahatsız mısın ezo
ezo:hayır
kadim:o zaman sorun yok
kadim arbayı tekrar çalıştırır ve yola devam eder

rozi
20-11-07, 17:16
Kadim ayağa kalkar ve ezo nun üzerini açar
Ezo:napinız kadim bey
Kadim:seni burdan götürüyorum ezo burası senin için güvenli deyil
Kadim kapiyı açar ve ezo yu kucağına almaya kalkar ezo çok şaşkındır engel olmak ister
Ezo:kadim bey napisiniz ben yürüm ama ballı ağama ayıp bu akşam burda kalım ben
Kadim:hayır ezo benimle geliceksın ve bu halde yürümene izin veremen
Ezo hem ballının tepkisinden korkmaktadır hemde kadimden kadim çok karalıdır ve ezo yu dinlemeden alır kucağına
Ezo:kadim ben yürürüm hem size zahmet oli
Kadim:söylenme ezo ne yürümene izin vericem ne de burda kalmana
Ezo:ballı ağam hayatta bırakmaz beni bilim ona kızgınsınz ama kazaydı
Kadim ezo nun gözlerine bakarak konuşur sesinden ne kakdar kızgın olduğu anlaşılmaktadır
Kadim:insan sevdiğini kazaylada olsa bu şekilde incitmez ezo bana sakın onu savunma
Ezo kadimin ne kadar öfkelendiğini anlamıştır şimdi daha da korkar. Kadim ezo yu kucağında aşağıya indirir ballı kucağında ezo yla kadimi görünce neye uğradığını şaşırır ve hemen patlar
Ballı:siz ne yaptnızı sanıyorsunuz kadim bey bu ne rezalet
Kadim.ben bunda rezalet bir durum yok selahattin bey asıl sizin yaptığınız rezalet
Ballı kadimin bu sözleri üzerini adeta sinir patlaması yaşamaktadır ama kadimin de ondan bır farkı yoktur iki ateş arasında kalan ezo ysa çaresizce olanları izler
Ballı:bakın kadim bey ezo hanımı çok düşünızınız anlım ama bu tavrınız bana bir hakarettir ezo bu evden çıkamaz
Kadim:siz kendinizi ne sanıyorsunu ezo sizden emir almak zorunda deyil
Ezo:kadim bey ben eyiyem birakın beni
Kadim:hayır ezo benimle gelmek istiyor musum
Ezo kadimin bu sözü üzerine ne diyeceğini bilemez hayır dese kadimi evet derse ballı ağayı çok kıracaktı çaresizlik ve üzüntüyle baktı kadime .kadim her şeyi anlamıştı cevap vermesine gerek kalmadan kucağında ezo yla ballının gözlerine bakarak meydan okurcasına geçtti yanından kadimin bu tavrına daha fazla dayanamayan ballı o öfkeyle silahına sarıldı tam kadime doğru çevirecekken nur yapiştı eline
Ballı.nur sen karişma diye bağırdı çok sinirlenmişti
Nur:asıl sen napıyor ballı akıllanmadı sen hayla nerdeyse ölüyordu ezo
Ballı:nur hanım görmın mi adamın bana yaptığını resmen bana kufür etti
Nur: kadim bey bir şey yapmadı sana o da çok kork tu ezo ya birşey olacak diye
Ballı:tamam anlim ezo hanımı çok düşünı ama benim evime gelip küfür eder gibi ezo yu kucaklayıp götürmek de ne oli
Nur:ballı sakınleş sen bu konuyu yarın konuşak biz bu akşam olanlar çok fazla geldi bize
Nurun bu sözleri biraz sakinleştiri ballıyı
Ballı:peki nur hanım bişey yapmım ama bende ballıysam bunu o burnu kaf dağında olan kadim beyin yanına bırakmam

Kadim ezo yu alır ve arabasına bindirerek ayrılır oradan ezo hayla şotadır hiç birşey söyleyemez kadimin bu yaptığına hayla inanamamaktadı kadim telefonu alır ve oteli arar

Kadim:ekber ben kadim bana hemen 518 numaralı odayı hazırlayın ve birde doktor istiyorum
Ekber:kötü birşeymi oldu kadim bey
Kadim:hayır ekber sen dediklerimi yap ve bir de bu olayda hiç kimsenin haberi olmasın
Ekber:emredersinız kadim bey derhal emirlerinizi yerine getiriyorum
Ezo .kadim bey otele ne gerek vardı ben eve giderdim
Kadim:iyileşene kadar gözümün önunden ayrılayacak ezo
Ezo:bu israrınızı anlamım beni düşünüz anlım ama
Kadim:ama ne ezo
Ezo:kadim bey ne kadar beni arkadaş gibim görsenizde ben sizin işçinizim bu davranışlarınız yakışık kalmi
Kadim:dişardan nasıl göründüğü beni ilgilendirmiyor ezo kim ne düşünürse düşünsün
Ezo:anlım sizi ama sizde beni anlayın ben sizin gibim rahat olamam
kadim arabayı durdurur ve ezo ya bakar
kadim:benim yanım da olmaktan rahatsız mısın ezo
ezo:hayır
kadim:o zaman sorun yok
kadim arbayı tekrar çalıştırır ve yola devam eder

sonunda otele varırlar kadim arabadan iner ezo nun kapısını açar

ezo:kadim bey ben yürümek istim izin verirseniz
kadim ezo nun utandığını anlar ve üzerine gitmez
kadim:peki yürüyebilecek misin
ezo:yürürüm bir şeyim yok zati
kadim peki der ve ezo nun koluna girerek yürümesine yardım eder asansöre gelirler ama ilaçlarında etkisiyle ezo nun başı donmeye başlar kadime fark ettirmemeye çalışır ama ayakta zor durmaktadır kadim ezo nun iyi olmadğını fark eder
kadim.ezo neyin var yüzün sapsarı oldu
ezo:kadim bey yok bi rşeyim biraz yoruldum ondan herhal
asansör beşinci katta durur kadim ezo nun inmesıne yardım etmek için tutar ama ezo nun kıpırdayacak hali kalmamıştır daha fazla dayanamaz ve bayılır kadim çok korkar hemen ezo yu kucağına alıp odasına götürür dotktor ezo ya mudahale eder kadimin içini yine ezo yu kaybetme korkusu kaplar kendini şuçlamaya başlar onu bu kadar yormasaydım bunlar olmayacaktı kadim bu düşüncelerle boğuşur ken doktor çıkar ve ezo nun iyi olduğunu ve biraz dinlenmeye iktiyacı olduğunu söyler kadim bu haber üzerine çok sevinir hemen ezo nun yanına gider ezo huzur içinde uykuya dalmıştır kadim ezo yu seyre okadar dalmıştır ki yanında ekberin beklediğini farkedemez
ekber:kadim bey
kadim bir anda ekberin sesiyle kendine gelir
kadim:pardon ekber seni unutmuşum
ekber:öneli deyil efendim şey ezo hanım burdamı kalacak oda hazırlatmıştınızda
kadim:doktor dinlenmesi geretiğini söyledi şimdi yerinden kıpırdaması iyi olmaz burda kalması daha iyi
ekber:peki efendim başka bir emriniz yoksa ben gidim
kadim.hayır yardımların için teşekkür ederim ekber bu olanlar aramızda kalsın
ekber:merak etmeyin efendi iyi geceler
kadim:iyi geceler ekber
ekberin çıkmasıyla kadim ezo yla yalnız kalmıştı ezo kadimin yatağın da o kadar huzurlu ve okadar güzel görünüyordu ki kadim gözlerini ezo dan alamıyordu sessiz ce yanına yaklaştı ezo nun yatağın yanına oturdu ezo nun elinı tuttu ve ve küçük bir buğse kondurdu ne kadar kaç saat geçti bilmiyordu öylece ezo yu izlemeye devam etti hiç bu kadar huzurlu olmamıştı içi ama onun bedenide artık bu yorgunluğa dayanamıyordu hiç uyumak istemesede daha fazla dayanamadı ve içinden geldiği gibi davrandı büyük bir cesaretle ezo nun yanına uzandı şaçlarını o çiçekleri bile kıskandıracak gülez kokusunu içine çekti elleriyle okşamaya başladı ezo nun şaçlarını daha da yaklaşarak ona bir şeyler söyledi ezo duymuycaktı belki ama yinede söledi .seni seviyorum güzel gözlüm


:img-in_lo:img-in_lo:img-in_loböyle bir sahne olurmu dersiniz:img-in_lo:img-in_lo

h23
20-11-07, 19:03
kusura bakmayın ancak yazabildim iş çok yogun aralarda yazabildim umarım sacmalamaışımdır o kadar kesik kesik yazdım ki en sonunda toplu okudum ama cok dagınıktı kafam :img-blush, umarım kusura bakmazsınız ve de begenirsiniz.
kadim ezo kısa suren bi sarılmadan sonra
kadim: en guzel fotografını koy demiştin di mi
ezo. evet eyle dediydim,
kadim: fotografı guzelleştiren, icindekiler ve de daha onemlisi cekilen anın guzelligidir, bu kadar mutlu olacagım bi an olamaz, hadi bugunu ölümsüzleştirelim, der fotograf makinasına uzanır,
ezo. kadim bey hiç bi fırsatı da kacırmisiz..
kadim: şşttt
ezo. sey siz oturun ben cekeym sizi,
kadim: olur mu oyle sey hiç sende otur 3müz cekecez
ezo. ee dısarıdan adam mı getirtecez,
kadim gülümser asansor kavgaları aklına gelir..
kadim: bu makina en az asansor kadar akıllıdır ne zaman ne cekecegini anlar,
ezo. sizin dunyanız da pek garipmiş, bilmim ki insanlar ne iş yapii, hersey makinaların
kadim: insanlar insanlık yapmak icin, ama ne ilginctir ki bu vazife bile cok kişiye agır geliyo, neyse hadi cekelim der makinayı ayarlar
kadim: hadi 10 sn. sonra cekecek oturalım der elcin anne ve ezoya sarılır kanepeye ceker, elcin kadimi kadim ise elcini ortaya oturtmaya calısır bu kargasada flash sesiyle 3ü birde arkasına döner hepsi de cuncuna icinde yakalanmıstır.
kadim: harika bi resim oldu zannedersem, ya pekala once pozumuzu karar verelim derler ama 3 u de yakalandıkları komik goruntuyu dusundukce kahkahalara bogulmustur ..
kadim: elcin anne sen ortaya otur, bi yanında kızın bi yanında oglun
elcinin ise derdi kadimle ezoyu yanyana oturtmaktır,
elcin: aa dogumgunu cocugu sensin cocugum, sen aramıza otur işte..
kadimin ezoyla yanyana oturacagını dusununce hosuna gitmiştir bu fikir,
kadim: iyi peki hadi ona gore ayarlıyorum der makinayı ayarlar, bu sefre mutlu 3 lumuz güzel bi fotografa imza atmıslardır, yemek sohbet derken kadim kalkar guzel günün ertesi..
öğlen vakti gelmiştir, ezo servisi getirir ama iceride değildir kadim bey arka odadan gel sesini duymustur, cekinerek girer yatak odasına ama kadim bey orda deildir,
ezo: kadim bey yemeginizi sey ettm burda mısız der
o sırada kadimin yatagın kenarında cerceve ve icindeki resme takılmıstır gözü, kadim cıkar karanlık odadan
kadim: hoşgeldin ezo der ama ezonun gözü resme takılı kalmıstır,
kadim: haa evet senin cerceven
ezo: sinirli bi şekilde sadece cerceve olsa canıma dokunmaz da gözler de benim,
kadim: sen demedin mi en guzel fotografınızı koyun diye elimdeki tum resimler icinde en guzeli buydu der gulumser..
ezo: kadim bey galdırın o resmi töbe töbe odanıza gunde kac insan giri, biri gorse rezil olurum,
kadim: tamam canım kaldıracaktım simdi zaten sey yapıyordum..
ezo: nee?
kadim: gelsene beraber resim tab edelim,
ezo: buyur nedelim nedelim
kadim: yani dun cektigimiz resmi cıkartacaz,
ezo: siz burda mı cıkartisiz, aman der kahkaha atar
kadim: evet neden güldün,
ezo: simdi nasıl otel sahibi olduz anlaşiliii
kadim: nasıl olmusum,
ezo: baksanıza foto işinizi bile meslek erbabına bırakmısiz, para harcamisiz bunun icin..
kadim: gülümser bunu hobi icin yapıyorum, hadi gel sana ogreteyim nasıl yapılıyo,
ezo-kadim beraber karanlık odaya girerler iki renkli -fenli gözlü kişi adeta karanlık odada fener olmuslardı, beraber calısmak ikisini de cok mutlu etmişti..
ilk olarak kargaşa anında yakalandıkları resim cıkmıstı ikisi de şok oldular 3 ü de cok komik ve şirin gorunuyorlardı, ezo kahkaha attı
ezo: kadim bey kusura kalmayın ama 5 yasında hınzır cocuklar gibin cıkmısısız
kadim: yaa sen kendine bak seyy gibi cıkmıssın
ezo: nee?
kadim düşünür lafın altında kalmamalı ama resimdeki ezo dunya tatlısı cıkmıstır,
kadim: hah şirine gibi cıkmıssın,
ezo: şirine mi ben maviyim hee, aşkolsun
kadim: canım şirinenin o kadar ozellgii arasında maviligi mi ilk aklına geldi, ben şirinlik guzellik anlamında dedim, yanlıs anladıysan özür dilerim
ezo: hee oyle dusundum, neyse ben ozur dierlim yanlıs anladım herhal neyse kadim bey ben gidem mutfaga işlerim vardır, cok sagolun
kadim: sen sagol, cok gzeul vakit gecirdik,
ezo: hee bende hayatımda ilk kez işim oldugu icin deil de zevk icin bişey yaptım hani sizin deyimlen hobi midir neyse ondan
kadim: bende hayatımda ilk defa bu işten bu kdr zevk aldım, hadi git mutfagına
ezo: eyi gunler
kadim: sana da şirinem :)))

Gökgöz
21-11-07, 15:12
Selam arkadaşlar mükemmel 41.bölüm üzerine 42.bölüme ithafen kısa bir senaryo yazıyorum. Umarım beğenirsiniz...


Kadim Ezo nun ellerini sımsıkı tutuyordu. Ezo ellerini de gözlerini de Kadim den kaçırmak istiyordu. Fakat bu, önceleri “kibirli ve mendebur” dediği adamın denizler gibi uçsuz bucaksız gözlerinin içine hapsolmuştu. Çekim alanına girmişti bu deniz gözlü adamın. Nasıl girmesin onu en başında o kadar farklı tanımıştı ki! Mendebur, suratsız, kibirli, kimseyi sevmeyen ve kimseye güvenmeyen… Ama şimdi her şey değişmişti. Meğerse onu ne kadar yanlış tanımıştı. Gerçek Kadim i şimdi tanıyordu. Peki memnun muydu bu durumdan? Kalbi çok memnundu ya mantığı? Mantığı ne diyordu? Mantığı olmaz diyordu olamaz. Hani demişti ya “davul bile dengi dengine” diye. Ben ben köylü kızı Ezo ve Patronum Gadim Bey olamaz… Masallarda olur bu ancak gerçek hayatta değil. Bu düşüncelerle,

Ezo : Şşşt dedi Kadim e. Söyleme gorkiyim. (Susturdu onu. Elini Kadim in dudaklarına dokundurdu. Ama elini çekemiyordu bu aşk adamının yüzünden o kadar masumdu ki, o kadar yumuşaktı ki.)

Kadim ise, sözcükler içinde söze dökülmek için beklerken bakakaldı güzel gözlüsünün yüzüne. Doyamıyordu ona bakmaya. Ama onunda kendisi için yanıp tutuştuğunu biliyordu. Çünkü onu susturduğu zaman anlamıştı bunu. Ezo su ona dokunduğu an anlamıştı. Ürkek bir ceylan gibiydi Ezo su. Onu ürkütmek istemiyordu ama ondan uzak olmakta istemiyordu.

Kadim : Ezo ne olur ne olur bir şeyler söyle. Biliyorum bu durum senin için zor. Ama bana bak benim için kolay oldu mu sanıyorsun. Önceleri kendime bile itiraf edemezken şimdi sana söylüyorum içimden geçenleri. Dedim ya kendimi tanımaya yeni başladım diye. Meğerse ömrüm boyunca seni beklemişim ben. Artık hayat o kadar başka ki benim için. Sen benim için nefes oldun. Lütfen kendini benden çekerek soluk almamı engelleme.

Ezo : Lütfen Gadim bey lütfen daha fazla konuşmayın. Eski kocamdan sonra kalbimi aşka kapattım ben. Anahtarının nerde olduğunu ben bile bilmiyim. Lütfen bu kapıyı açmak için uğraşmayın. İnanın o kapının ardında ne var ben de bilmiyim. Siz çok eyi bi insansığız. Bu köylü kızı Ezo dan daha eyilerine layıksığız.

Kadim : Senin daha iyileri dediğin kimler Ezo söyler misin lütfen? Yok öyle biri benim için. Ben sende huzuru buldum. Eğer kendini benden çekersen sudan çıkmış balık gibi olacağım. Tam dünyam aydınlandı derken eskisinden daha karanlık olacak. Çünkü dünyam hiç bu kadar aydınlık olmamıştı. Ben hep loş bir ışığın gölgesinde yaşamışım. Bunu şimdi daha iyi anlıyorum. Lütfen Ezo sende anla beni!!!

Ezo, Kadim in sözlerinden o kadar etkilenmişti ki. Ne söyleyeceğini bilemiyordu. Eski kocası Ömer i düşündü. İlk aşkıydı Ömer onun. Ne kadar çok sevmişti Ezo onu. Onun öldüğü haberi geldiğinde nasılda yıkılmıştı. Aklını bile kaybedecekti neredeyse. Tam artık kalbimi mühürledim derken Kadim çıktı karşısına. Aslında Ezo söylemek istiyordu “Asıl benim hayatımı aydınlatan sizsiniz. Asıl benim dünyam hiç bu kadar aydınlık olmamıştı” diye. Ama söyleyemiyordu. Söyleyemiyordu işte. Onların ki imkansız aşktı. En yakını zannettiği Elçin ablası bile bu aşka karşı olduğunu belli etmemiş miydi. Kimbilir daha kaç kişi çıkacaktı. Peki savaşabilecek miydi hepsiyle de. Ezo ya kalsa savaşırdı ama Kadim savaşabilir miydi? Ne olursa olsun sonuna kadar yanında olur muydu? Kadim, ona güvenmişti, kalbini açmıştı. Peki ama Ezo ona güveniyor muydu? Bilmiyordu. Kafası o kadar karışıktı ki.

Ezo : Yok Gadim bey ben sizi anlamak istemiyim. Eğer anlarsam ikimiz içinde heç eyi olmayacak. Hem benim sizi anlamam ortadaki engelleri kaldırmaya yetmez ki!!!

Kadim : Engel falan vız gelir bana. Ahh Ezo ahh. Bir anlasan içimdeki yerini. Bir bilsen sensiz olamayacağımı…

Kadim kendi bile şaşırıyordu bu haline. Bunca zamandan sonra ilk kez birine güvenmiş hatta ona aşık olmuştu. Ama bu kadın ona akıldan mantıktan bahsediyordu. Birgün arkadaşı Feray a demişti ya aşkta içki gibi insanı sarhoş eder diye. Evet o aşk sarhoşuydu. Sarhoş biri mantıklı hareket edemezdi ki. Ezo bunu neden anlamıyordu. Aslında hissediyordu o güzel gözlü kadının da ona bir şeyler beslediğini. Ama kaçıyordu ondan. Korkuyordu ondan. Bu yüzden daha fazla ürkütmek istemedi onu.

Kadim : Peki Ezo madem susmamı istiyorsun susacağım bende. Seni zor durumda bırakmak istemiyorum. Ama şunu bil ki sensiz yaşayamam. Senden mahrum etme beni olur mu???

Ezo : Artık gitseğiz eyi olacak Gadim bey.

Kadim : Tamam gideceğim. Peki şimdi kendini nasıl hissediyorsun? Ağrın var mı?

Ezo kendini hiç iyi hissetmiyordu. Ama kendini kötü hissetmesinin nedeni kolundaki yara değildi. Kadim in yüreğinde açtığı yara acıyordu. Hem o kadar acıyordu ki. Kadim o yaranın hem sebebi hem de ilacıydı. Ondan başkası da o yarayı tedavi edemezdi. Ama bütün bunları söyleyemiyordu Ezo. İçi içini yese de söyleyemiyordu.

Ezo : Yok yok eyiyim ben. Zati çok eyi bakiyler. Tekrar teşekkürler buralara kadar gelip zahmet ettiğiz.

Kadim : Ne zahmeti Ezo sen benim her şeyimsin bunu bil. Tekrar gelicem. Kendine çok dikkat et. Benim için dikkat et olur mu?

Ezo : Ederim.

Kadim ayrılmak istemese de ellerini kopardı Ezo nun yumuşacık ellerinden. Aklında binbir düşünce ile odadan çıktı. Salonda Ballı Ağa ile karşılaştı.

Ballı : Ee yeğenim gördün mü Ezo Hanımı? Çok şükür bişeyi yok.

Kadim : Onu öldürebilirdiniz Ballı Ağa. Nasıl böyle bir tedbirsizlik yaparsınız? Kendinizi temize çekmeyi düşündüğünüzü sanıyordum. Peki neden hala silahların gölgesindesiniz? Ben bu ortaklığı sırf Ezo için kabul edecektim. Çünkü siz dediniz ya “Ezo hanımın iyi dediği kişi bizim içinde iyidir” bu sözünüze katılıyorum. Ama ortak olacaksak yani hala istiyorsanız benim şartlarıma uymanız lazım. Her iki taraf içinde böylesi daha hayırlı çünkü.

Ballı : Bak yeğenim her ne kadar sen bize güvenmesen de benim gözüm seni tuttu. Zaten bizde Ezo Hanıma değer verdiğimiz için seninle ortak olmak istedik. Ama ben senin şartlarını kabul edersem sende benim şartımı kabul edeceksin.

Kadim : Söyleyin dinliyorum şartınızı.

Ballı : Diyim ki madem ekimizde bu ortaklığı Ezo Hanım için gabul ettik gel benim yerime o ortak olsun sana. Sermaye yine benden olacak ama benim adıma işleri o yürütecek. Bakma sen onun öyle olduğuna çok akıllıdır Ezo Hanım.

Kadim : Biliyorum Selahattin Bey.

Ballı : Bak gene Selahattin diyosun. Ballı de be gardaşım. Eğer ortak olursak ben istemem öyle bey falan Ballı ağa deycen bana.

Kadim : Peki Ballı ağa. Sen Ezo yu yerine ortak yapmak istiyorsan benim için sorun değil. Bu konuda anlaştık yani.

Ballı : Eyi o zaman Gadim bey gardaşım anlaştık.

Kadim : Ezo iyileşsin halledelim hemen şu ortaklık işini olur mu?

Ballı : Tamamdır Gadim bey gardaşım. Ezo Hanım bi ayağa kalksında. Yav konuşmaya daldık bişey içer misin deye soramadık da. Ne içersin?

Kadim : Sağol Ballı ağa ben hiçbişey almayayım. Zaten otelde işlerim var. Artık gitsem iyi olur. (arkası dönük yürürken aklına bişey gelir, Ballıya döner ve) Ya eğer sizi rahatsız etmezsem arada uğrayıp Ezo yu görmek isterim.

Ballı : Tabi tabi Gadim bey gardaşım gel tabi ne rahatsızlığı. Artık ortak olmuyor muyuz? Kapımız hep açık sağa.

Kadim : Teşekkür ederim Ballı Ağa. Neyse iyi günler size…

Kadim Ballı ağa ve Nur la tokalaşır. Arabasına biner. Aklında cevaplanmayı bekleyen bir sürü soru vardır. Acaba Ezo ile ortak olurlarsa Ezo nun bahsettiği engellerde ortadan kalkar mı? Kalkar tabi. İkisi de konum itibariyle aynı olacaktır. Artık Ezo nun bunu sorun etmesine gerek kalmaz diye düşünür. Ya aklındaki diğer sorular? Onlar ne olacak? Kadim Ezo ya sonuna kadar güveniyordu peki Ezo? Ezo ona güveniyor muydu? İşte bunu bilmiyordu. Onunda geçmişi acılar içinde geçmişti. Kadim bunu tam olarak bilmiyordu ama hissediyordu işte…

h23
22-11-07, 12:13
gelecek bolume dair bi tahmin..bir nebze eglenirseniz, yuzunuzde glumseme olursa okurken bu bana yeter.. umarım begenirsiniz..
iki aşık birbirlerine dokunmanın heyecanını yasarken iceri nur hanım girer,
iki bulutarlın ustunde gezinen asık topragı hissetmişlerdir kapı sesiyle.
nur: kusura bakmayın rahatsım ettim sonra geleyim,
kadim: yok hayır buyrun biz şeyy
ezo: nur hanım bu gordugun aramızda galsın gurban olam
nur: korkmayın bizim aska saygımız var
kadim: cok teşekkur ederim,
ezo: yok oyle degil biz boş bulunmusuz bi an ne askı ne bişeyi
nur: ezoo der gülümser, ben sey icin gelmiştim, ballı aga sizi cagırıyo kadim bey hani otel işi icin
kadim: peki konusalım evet der
kadim kilitledigi ellerini adeta acmak istemez ama ezo daha gculudur bu konude,
ezo: kadim bey hadi
kadim: peki
kadim iner aşagı nurla ezo yalnız kalırlar
nur: kadim seni gercekten seviyor,
ezo: yok nur hanım etrafında o kadar sahte insan olunca etkilenmiştir degisigim diye
nur: yok alakası yok asagıda gordum kadimi ilk girdiginde iceri cok panikti sıradan biri yada normal bi etkilenme degil, nur biliyor, nur anladı
ezo: ya nur hanım dedigin gibi olsa bile ne değişir.. arada bi dag var işte gormu misin
nur: askın karsısında hiç bi dag duramaz gordu nur kadim bey boyle seyleri takacak biri olsa gelmezdi buraya sırf senin icin
ezo: ama akıl almaz elalem ne der
nur susturur.
nur: dün ballı dedi ya seni ortak etmek istiyor ee bu işte bi fırsat,
ezo: nur hanım bu ancak bi kılıf ben yine köylü ezoyum o yine otel sahibi kadim,
nur: ezo bunlar onemli degil eger sende biraz olsun seviyorsan ugras kadim icin, madem dag var tırman dagı onun hizasına gel işte fırsat
ezo: ben omeri sevdim yureigimi muhurledim
nur: insan bi kez sevmez ki ezo, benden biliyorsun, omerle hakettigini blamadın bu adam hakediyo seni gordum gozlerindeki sevgiyi sıcaklıgı, ömer icin ugrastıgın kadar bunun icin ugrassan
ezo: bilmim ki, ya sevmisem ya ne bileyim cok kotuyduk basta kavga ederdik zıtlasırdık huysuz mendebur derdim hee oyleydi ama ne bilem cok degişti kadim bey ne malum eskisi olmayacagı ahh daha kendi gonlumu okuyamazken adamın gonlunu nasıl okuyacam, gonlumdekini bi bilsem,
nur: hele anlat ne kavga ettiz,
ezo: ilk karsılasmalarından baslar, sırayla yasadıklrarını kavgalarını anlatır nurla sıcak uzun bi sohbet varken asagıda da beyler gergin bi sohbettedirler..
ballı: hee ezo hanımı gordun rahatlamıssındır herhal
kadim: hıı cok guzel vurmussun eline saglık ballı der dişlerini surterek,
kadim: kendini temize cekmeye calıstıgını dusunuyordum ama hiç niyetin yok galiba
ballı: bazı seyler kolay olmii yegenim ben saan sarabı bırak desem ne dersin,
kadim. asla
ballı: he işte onun gibi bişey gunluk hayatın bi parcası gibin..
kadim: neyse ben bu tarz seyler duymak, görmek istemiyorum otelime bi kez girdi bi daha girmesin silah aslaa,
ballı: hee kadim kardeşim otel konusuna hiç gelmicez sandım ee kararınızı verdiz mi merak ettim
kadim: sordugunuza gore siz vermişsiniz kararınızı hı??
ballı: hee sana guvendim temiz birisin ben kabul ettim hee sen etmezsen saygımız var edersen de emret nasıl bi katkımız olur,
kadim: estagfirullah dediginiz gibi ortak olalım kalan odemeyi gorusuruz, diyecegim sey kurallar benim kurallarım olacak. sizin kurallarınızla hareket etmeye kalksak korumasız gezemeyiz,sizin bi şartınız varmı?
ballı: yok sade ezo hanımla ilgili bi ricam var akıllı bi hanımdır antepte bi ara işletme yaptı cin gibidir, gayretli azimlidir, güclüdür, merttir cesurdur,ee otelinizi de daha eyi tani benden, yani kendim yerine ezo hanımı ortak yapmayı dusunimm, ben sade para işini hallederim o takip eder kararları verir yetkimi ona verim yani.hem ömer kardşimizin de emanetidir bi yerde iyi duruma gelmesini isteriz ezo hanımın
ömer lafını duyunca kadimin kasları catılır, ballı güler
ballı: hee direk ömer dedim ömer
kadim sinirli bi şekilde sözünü keser
kadim: biliyorum eski kocası,
ballı: bilisin demek yav kadim kardeşim ömerle ezoyu kimse ayırmaz derdik vayy bee ne buyuk asktı birbirlerine karsı duydukları hani sevda derler ya ondanmış dugun fotografları da zar bizdeydi , ezo hanımla da ne cok anımız varmıs hele simdiye degin kac yıllık bi dostluk ya kadim kardeşim senle uzunca sohbet edek misafirimiz ol, biz senin yemegini yedik sende bizimkini ye
kadim: aslında ben ezoyu alıp gitmeyi dusunuyordum
ballı: nasıl yani ezo hanım bizim misafirimiz hem siz alıp nereye ne hakla gotureceksiniz,
kadim: ezo beni buyuten elcin annemle beraber kalıyor, ayrıca otelimde calısıyo goturmek istersem merak etmeyn yeterince ortak yerimiz var yani,
ballı: smdi yegenim 1.si sende bekarsın ee ezo hanımda dul yakısık kalmaz, 2.si biz ettik iyileştirmeden musade hec etmeyiz, 3. davete icabet etmek lazımdır del mi
kadim: aslında ezonun durumunu dusununce cok hareket edip yorulmasını istemiyorum, onu burda da bırakmak istemiyorum, kursunların gelmeyecegi daha guvenli bi yerde kalsın istiyorum, bırakıp gitsem gözüm arkada kalır,
ballı: hee bi patron icin maşallah cok eyisin insancılsın, çalışanlarına deger vermen alcakgonullu olmanı takdir ettim, neyse o halde burda kalırsın gözünün onunde olur, hem ezo hanım da yorulmaz.
kadim: peki madem ezo için kalacaz...
yukarıdaki sohbet bitmiş,yasadıgı heyecan kalbini yormustur ezonun
nur: yoruldun sen yat ben asagıdayım
ezo: peki nur nolur anlatma agama hiç bişe caktırma olur
nur: sen gorkma
nur asagı iner kadim hala ordadır, kadim kacamak gozlerle,
kadim: ezo nasıl
nur: gorkma ezo eyi sade biraz yorgundu uyudu
kadim: görebilir miyim,
ballı sinirli bi şekilde nurhanıma döner
ballı: nur hanım ezo hanım yarım saatte değişir mi
nur: yok yarım saatte bi degişme olmaz
ballı: iyi o halde yegenim tekrar gormene gerek yok, zırt pırt hasta mı gorulurmuş nasıl bi patronsun sen anlamadım neyse, nur hanım kadim bey bu aksam misafirimiz hee güzel ellerinle guzel memleketimizin guzel yemeklerini yap da bu kardeşimizin midesi bayram etsin, alaturka yemeklerden hep ac kalmıstır
kadim: teşekkur ederm zahmet olacak.
nur:zahmet yok zevkle
yemek saatine kadar kadim ballıyla oyalanır ama aklı hep ezodadır, ezo ise aksam yemegine kadar deliksiz uyumustur...
kadim-ezo pek yoklar kızgınım onlara :D , devam edecem yemekte bir araya getirecem merak etmeyin :img-wink:

h23
22-11-07, 13:36
yemek saati ggelir çatar..
ballı: hee nur hanım ezo hanıma da seslen inebilecekse buyursun,
kadim araya girer
kadim: aşagıya yorulmasın yatagında yesin, tepsiyi hazırlayın ben gotururum,
ballı: töbe töbe burda bu kadar adam varken sen mi goturecen yegenim, töbe töbe hele nur hanım bi bakıver ezo hanıma.
nur cıkar ezo yatakta bunalmıstır asagıya inmek istedigini soyler, kadimin gittigini sanıyordur
ezo: kadim bey siz gitmediz mi
kadim: yok seni burda bıramak istemedim,
ballı sinirli bi şekilde kadime bakar,
ballı: neyse de hade sofraya buyurun kadim kardeşim ezo hanım buyur,
ezo: hee yuzumu bi yıkayam der merdivenlere yonelince kadim koşup koluna girer,
kadim: basın döner destek olayım sana,
ezo: kadim bey nolursuz yapmayın bole aga yanlıs anlıyacak
kadim: dogru anlıyacak demek istedin galiba,
aralarında gecen bu kısa konusmayı ballı duymamıstır ama durumdan hiç de hoşlanmamıştır..
ballı: nur hanım sen ezoyu cıkart kadim bey sen de gel buraya otur bu kadar adam var burda telaşlanma yaf
kadim: çaresiz peki der
sofraya gecilir, ezo kadimin yuzune bakamaz kadim ise kacamak gozlerle bakmaya calısır suphelenen balı aga gozlerini kadimden ayrımadıgı surece bu hiç kolay olmayacaktır.
ezo: ellerinize saglık kesenize bereket musadenizle ben odama kalkayım
kadim: ya bu kadar mı gıdana dikkat et, portakalını ye bari senin icin soydum der
elindeki portakalı dilimleyip ezonun onune koyar, ezo kıpkırmızıdr ballı da iyiden iyie kıllanmıstır
ballı: töbe töbe daha neler goriciz, hee ezo hanım aslında cok yorgun degilsen iş konusunu konussak biraz
ezo: ee ben ne edecem
kadim: ballının guzel bi teklifi var,
ezo: ballı agam dun soyledigiz seyse ben hiç anlamam,
kadim: neden anlamazmıssın,gayet akıllısın herseyi cabucak ogrenirsin, neyse hadi oturalım konusalım,
nur: hee siz oturun bende bi kahve yapayım nasıl seversiz kadim bey,
ezo:o seker kullanmii,
kadim: nerden biliyorsun
ezo: elcin ablamda cayı sekersiz içmiştiniz dedim kahveyi de zar eyle icersiz,
kadim: bak ufacık seyleri aklında tutup sonuclar varıyon, cin gibisin neyse ballının soyledigi beni mutlu etti, kabul ederim tabi sende razıysan
ezo: yok kadim bey siz okumus bilgili birilerini bulun kendize,
kadim: okumus mantıgıyla guzelce kazıklanıyordum da sen yolsuzlugu ortaya cıkarmıstın hatırlarsan.
ezo: hee o bi kez olur, hem kucuk bi ayrıntıydı,
ezo kabul etmek istemez bi taraftan aklına nurun sözleri vardır, kadim beyn duzeyine erişek icin iyi bi fırsattır kadimin istegi de onu sasırtmıstır eski gururundan eser kalmamıstır, bi taraftan nedim beye gucu yetmiyordur bunun icin otelde boyle bi yetki nedim bey sorunu icin de iyi bi cozum olabilir,
ezo: peki caresiz kabul edecez.. e mutfaktaki işime ne olacak,
kadim: canım istersen orda vakit gecirebilirsin ama ust katlarda mesela benim katımda bi odan olur calısma odası, iyileş bi an once anlatırım sana genel işleri..
ballı: iyiden iyiye kıl olmustur kadime
ballı: kendi oda katına gerek yok hee ezo hanım halkla bi arada daha eyi olur
ezo: hee dogru soylii agam oyle karsılıklı odalar heç yakısık kalmaz
kadim: neyse sorun degil koca otel onu ayarlarız, sen o zaman toparlan gelirsin 2-3 gun sonra otele,
ezo: hee ben iyiyim kadim bey sizin planınıza uyarım, bu arada elcin ablama haber versek ya, telefonum kırılmıs arayamadım kimsecikleri
kadim:aslında madem iyisn seni gotureyim eve ha ? yada otele orda daha iyi bakarlar,
ballı: bak yegenim hee telaşını anliim hoş anlamim hadi anladın diyelim, ama bizim misafirimiz yanında sana daha iyi bakılır demek bizi kucumsemektir, bu lafları kaldıramayız biz,
kadim:oyle demek istemedm
ballı: ama dedin
ezo: neyse ben en iyisi burda kalam, kadim bey elcin annem de biraz rahat eder,
kadim: rahatlık mı cok merak etti seni,
ezo: kadim bey herseyn farkındayım eve gidince konustu zaten elcin ablam neyse ben burda kalmak istim sizde otelinize gidin ben hazır olunca agamla geliriz otele telaşlanmayın gordiz bişeym yok cok sagolun zahmet ettiz
kadim: peki yarın arayacagım o zaman seni, bi ihtiyac olursa
lafa ballı karısır
ballı: bi ihtiyacı olursa biz karsılarız, esek bası deiliz burda
kadim: estagfirualah oyle demek istemedim der, kalkar ici burkuk bi sekilde kapıya yonelir, ballı kadim beyi gecirmek icin kapıya yonelir nur ise ezoya yaklasır
nur: sen yanlıs yaptın ezo
ezo: haklısın nur hanım otel teklifini kabul etmemeliydim hata yaptım
nur: orda dogru yaptın ama kadimi gondermekte hata yaptın,
ezo: yok nur hanım olmayacak duaya amin denilmez der odasına cıkar...
ezo iyileşince devam ederiz otelde :img-wink:

Ö.Dilek
22-11-07, 15:24
Ezo Ballı Ağada kalmaktaydı ve Kadim de her gün işleri bahane ederek oraya gitmekteydi bu vesileyle de Ezo’yu azda olsa görmekteydi, ama artık onun yanında olmamasına dayanamıyordu. Gene bu gidişlerinin birinde,

Kadim: Selahattin Bey Ezo biraz iyi görünüyor artık iyicene iyleşti
Ballı: yeğenim bırak şu Selahattin’i filan bir türlü alışamadın Ballı de, e ne diyecektin
Kadim: Ezo’ yu çalışma arkadaşları çok özledi ona da iyi gelir onları görmek bugün otele götürüyüm diyordum
Ballı: evet iyi düşünmişsin yeğenim onada iyi gelir tabi

Ezo ve Kadim ikiside hiç konuşmadan yola çıkmışlardı ve yolda bir mağazanın önünde durmuşlardır.
Ezo: niye durduk Gadim bey
Kadim: Ezo şu sizli bizli lafları kaldırır mısın lütfen artık duygularımı açıkladım sanıyordum bana artık Kadim de
Ezo: olurmu heç herkes ne der
Kadim: herkesin ne dediği umrumda değil ama sen rahatsız oluyorsun bari yalnızken bana Kadim de
Aralarında bir sessizlik olmuştur Kadim hislerini açıkladığından beri Ezo yanında nasıl davranacağını bilemiyordu.
Kadim: şimdi gelelim burda neden durduğumuza bugün otele gitmiyoruz
Ezo: şaşkınlıkla nasıl yani
Kadim: ben kendime bugün izin verdim seninle vakit geçirmek istiyorum senin yanımda olmanı özledim
Ezo’nun suratı kızarmıştı
Ezo: ama Ballı Ağa öğrense ne der
Kadim: bırak onu, bunu, şunu artık Ezo şu anda ne ben senin patronun Kadim’im nede sen benim işcim Ezo’sun. Sadece sıradan kadim ve Ezo’yuz. Şimdi burda olmamızın nedeni sana rahat bir şeyler almak çünkü seni gezdiricem ve bu giysilerle rahat edemezsin
Ezo: ben size demişdim pişman olursunuz diye, benden utanırsığınız diye
Kadim: şimdi bununla ne ilgisi var Allah Allah, ben sana öyle bir şeymi ima ettim ben senin her halini beğeniyorum sadece rahat edemezsin dedim
Ve mağazaya girmişlerdir kadim kendi elleriyle Ezo’ya bir pantolon ve kazak seçmiştir. Ezo onları giyip utana sıkıla çıkdığında kadim karşısında bambaşka Ezo’yu bulmuştu. Yanına yaklaşarak
Kadim: şunuda çıkartalım diyerek
Ezo: napiysiniz Gadim Bey demesine kalmadan saçları tülbentten kurtulup kazağının üzerine dağılmıştı
Kadim: Kadim Ezo diyerek yüzüne düşen saçları geriye iterek ben bu yumuşacık saçlarına dokunup kokusunu burnumda hissetmek istiyorum lütfen beni kırma
Ezo şaşkınlıkla kıpkırmızı olmuştu eli ayağına dolanmıştı. Ama o da artık her şeyi bir yana bırakıp kendini bu güne vermeye karar verdi.

Daha sonra bir sahil kenarına gittiler bir kayıkla kız kulesine çıktılar.

Ezo biraz üşüyerek titremişti. Kadim’de üşüdüğünü anlayarak Ezo’nun omuzlarına elini atarak onu kendine yaklaştırarak sardı. Ezo bu dokunuşla şimdi üşümekten değil ateşten titredi.

Kadim: İstanbul’un en güzel yerlerinden biridir burası seni getirmek istedim buranın birde buraya ait bir efsanesi vardır. İki gencin hüzünlü aşkını anlatan bir efsane, kızın kuleden ayrılmasıyla başlar. Kız rahibedir ve aşka yasaklıdır.

Kadim o kadar güzel anlatıyordu ki Ezo büyülenmiş gibi pür dikkat onu dinlemektedir

Hero yıllar sonra Afrodit'in tapınağında yapılan bir törene katılmak için kuleden ayrılır ve orada Leandros ile karşılaşır. Birbirine aşık olan iki genç, Leandros'un gece kuleye yüzerek gelmesi ile aşklarını kutsarlar. Kız Kulesi her gece iki gencin gizli aşkına ve yasak sevişmelerine tanıklık eder. Leandros'un yüzerek kuleye geldiği fırtınalı bir günde Hero'nun, Leandros'un yolunu bulması için yaktığı sevda ateşinin feneri söner. Karanlıkta yolunu kaybeden Leandros boğazın sularında boğulur. Sevgilisinin öldüğünü gören Hero da kendini boğazın serin sularına bırakır.

Ezo’ nun bu hikaye karşısında gözleri buğulanmıştı.

Kadim: üzülerek bu kadar etkileneceğini bilseydim anlatmazdım. Hem üşüteceğiz burda gel içerde devam edelim diyerek içeri geçerler. Garson kendilerine ayrılan masaya götürür.
Ezo gördükleri karşısında nefesi tutulmuştu heyecandan midesi kasılmıştı. Masanın üstü güllerle bezenmişti.
Ezo’nun gözlerinden bu sefer mutluluk gözyaşları damlamaktaydı. Kadim yanına yaklaşarak eliyle gözyaşlarını sildi.
Kadim: Ezo lütfen senin bu güzel gözlerine gözyaşları hiç ama hiç yakışmıyor sen bunları hak ettin. Senin bana verdiklerin yanın da bu hiç kalır. Sen bana yaşamanın ne anlama geldiğini yeniden öğrettin. Gel artık hiçbir şey düşünmeden birbirimizin yaralarını saralım.
Masalarına oturdular. İçerde hafif bir müzik çalıyordu.
Kadim: bu dansı bana lütfeder misiniz küçük hanım diyerek ellerini uzattı.
Ezo: şey ben
Kadim: bana ayak uydur gerisini merak etme

Kadim’in kollarının arasına gülümseyerek gitti hayatının en güzel anlarını yaşıyordu. Kadim ona sıkıca sarılıp kendine doğru çekti. Ezo kendini Kadim’in kollarının ve müziğin büyüsüne bıraktı. Kadim Ezo’nun başını biraz daha omuzlarına yaklaştırdı ve saçlarının kokusunu içine çekti. Kendilerini müziğin nağmelerine bıraktılar. Ezo başını kaldırıp ona baktı. Bu yüz ve bu gülümseme onun kendini iyi hissetmesine sebep oluyordu. Gözleri birbirlerini buldu solukları kesildi. Artık Ezo’da olamayacağını bile bile umutsuzca ona aşık olduğunu fark etti. :img-in_lo:img-in_lo

rozi
22-11-07, 20:50
Günlerden Perşembe günüydü rozi foruma geldiğinde başlatılan kazak kampanyasını gördü, kadime siyah kazağın ne kadar yakışıcağı konuşulmaktaydı hatta kazak örmek için gönüllü olanlar bile vardı. rozi kadimi siyah kazakla hayal etti nerdeyse aklı başından gidecekti, hemen bir şeyler yapmalıyım diye düşün dü ama ne ne yaparak kadime o kazağı giydirebilirim dedi, bütün gece pilan yaptı ama bir ortak gerekiyor du ama bu kim olmalıydı aklına söğüt geldi ondan iyi birini bulamazdı o da eminim çok istiyordur kadimin kazak giymesini dedi, içinden ve hemen söğüt e bir mesaj yoladı mesaj da yapması gereken her şeyi yazdı ve şimdi cevap beklemeye başlamış tı acaba ne cevap verecek diye gözüne uyku girmedi
söğütün evi

Bütün gün forum arkadaşlarıyla uğraşmaktan yorgun düşen söğüt evinde dinlenmekteydi, yarın için güç toplamalı ve savaşına devam etmeliydi aklına
forum kardeşlerini çileden çıkaracak bin bir türlü şeytanlık geliyordu, aklı hep forumday dı sonra rozi yi düşündü hayla onu ortadan kaldıramamıştı yazdığı senaryolar bile işe yaramamış rozi sandiğindan daha dayanıklı çıkmıştı, çok etkili bir şey yapmalıyım dedi ama ne saate baktı baya geç olmuştu yatağına doğru gitti ama sonra bilgisayarı kapatmayı unuttuğunu hatırladı, tam kapatır ken klasöründeki yeni mesaj yazısını gördü merakla açtı rozi den geliyordu, söğüt yazılanlar karşısında şok olmuştu tamam dedi bu kız kesin delir mış dedi şaşkınlıkla mesajı dikkate almadı. tam gidecekken aslında olabılır dedi içinden yapabilirim hem forumda büyük süksem olur hemde rozi kadimi o halde görüp kesin öbür tarafı boylar. evet ne kadar çılgıcada olsa yapacaktı bir taşla iki kuş vuracaktı (vicdansız söğüt nolcak):

Merakla gelecek iyi haberleri bekleyen rozi hayla bilgisayarın başındaydı, mesaj gideli saatler olmuştu ve sonunda beklediği an gelmiş ve söğüt cevap vermişti (zavalı rozi kendisine kurulan tuzaktan habersiz sevinçle tuttu bu arkadaş elini ne bilsin söğüt ün amacını )Heycanla mesajı okumaya başladı, sevinç çığlığı attı çok mutluydu hemen gecenin bir yarısı sokağa çıktı. bulduğu ilk erkek mağzasına koştu ama saat çok geçti ve mağza kapalıydı, hayal kırıklığına uğradı ama vaz geçmedi bir şekilde o mağzaya girmeliydi ama nasıl? hemen arabasına bindi ve süratle mağzaya sürdü arabasını, ön kısımı tamamamen yıkıldı hemen indi arabasından polısler gelmeden haletmeliydi, kazakların olduğu yere doğru gitti gözlerine inanamıyor du tam istediği gibiydi kazaklar hemde her rengi vardı onları görünce iyice kendinden geçti, rozi hepsini alıp arabaya doldurdu ve hızla uzaklaşmaya başladı sanki bu işi daha önce yapmış gibi ustalıkla başarmıştı çok mutluydu, aşk sen insana neler yaptırıyorsun dedi içinden kazaklardan siyah olanı eline aldı sıkıca sarıldı( sen çok şanslısın seni şovalyem giyecek nede yakışacak dedi ona ve hayalere daldı yine.:

Sabah söğütün evi gece uyku tutmamışti söğüt ü (vicdanı uyutmamıştır) roziyle yaptıkları pilanı düşündü. onun göndereceğı paketi beklemeye başlamış tı iyice sabırsızlanmaya başlamıştı, üzerini giydi ve dolabına sakladığı çim makasını aldı bir güzel biledi ne kadar keskin olduğunu anlamak için saçından bir tel kopardı, ve test etti çok keskindi tam istediği gibi olmuştu tekrar bilgisayarının başına döndü ve otelenin pilanlarını inceledi, kimse onu fark etmeden nasıl 5. kat 517 numaralı odaya çıkacağına karar verdi iyice bilgisayara dalmışti ki kapı ziliyle kendine geldi. hemen açmak için kapıya yöneldi, gelen tahmın ettiği gibi kuryeydi, ve rozi nin paketini getirmişti kurya paketi gösterince söğüt neye uğradığını şaşırdı bu kadarını beklemiyordu, içinden söylenmeye başladı( delimi bu kız nasıl sokucam bu kadar kazağı otele ben beni cin sanıyor heralde yok yok ben bu kızı öldürmekle iyilik yapıyorum yakında bitkiden farkı kalmayacak nasılsa)dedi paketi aldı ve otele doğru yola çıktı. tanınmamak için kılık deyiştirdı kazaklarıda fark etmesinler diye üzerine bağladı nerdeyse 150 kilo gibi görünüyordu, otele bir müşteri gibi girdi ağırlıktan zor yürüyordu ama 5. kata ulaştı sesizce 517 ye geldi elindeki maymuncukla kapıyı açtı, kimse yoktu odada hemen üzerindeki kazakları çıkardı,çim makasınıda unutmamıştı, kadimin dolabını açtı ve büyük bir zevkle bütün takım ve gömleklerini kesmeye başladı, tam o sırada aralarından sıyrılan o şeyi gördü (evet biricik aşkım eflatunu gördü)gözlerine inanamadı eline çok büyük bir fırsat geçmişdi, rozi nın o eflatun gömleğe nasıl aşık olduğunu biliyordu onu kenara ayırdı ve heme kestiği kıyafetlerin yerine o harika kazakları koydu. en önede o karızma bombası siyah kazağı (evet görevimi tamamladım şimdi dönüp bu güzel haberi rozi ye verme zamanı tabi büyük aşkını da bakalım hayelerini süsleyen o arkadaşını karşında görünce ne yapacaksın ) dedi ve tıpkı pamuk prensessin annesi gibi kahkaha atmaya başladı(bir tek aynası eksik):

Sabırzızlıkla söğütün telefonunu bekleyen rozi iyi haberle havaya uçar çok mutludur, oparasyon başarıyla tamamlanmıştır hemen haberi koğuşla paylaşır onlarda çok sevinmişlerdir, ve söğüte mutlaka bir odül vermek isterler ve bir tören düzenlerler, hepsi bir aradadır rozi söğüte kendi elleriyle hazırladiği üstün hizmet ve onur madalyasını takar.:img-clapp

Rozi:canım sen bunu çok hak ettin keşke daha iyisini yapabilsek
Söğüt:canım benim ne demek daha iyisi bundan iyisimi olur(birazdan yapacaksın zaten haberin yok)Rozi:öyle deme senin yatığın büyük bir cesaret gösterisi seninle gurur duyuyoruz
Söğüt:madem öyle bende bu onuru kabul ediyorum ama bu pilanı sen yaptığın için sana çok mutlu olacağın bir hediyem var
Rozi:hediyemi bu kadar şeyin üzerine bir de benimi düşünıyorsun çok iyisın
Söğüt:of rozi ne kadar safsın içime fenalık geldi)tabiyki seni düşünücem zaten seni düşünmediğim bir anım yok ki al bakalım beyenicek misin hediyeni
Rozi:çok teşekkür ederim çok incesin düşünmen yeter zaten(rozi heycenla paketi açmaya çalışır söğüt merakla onu izlemektedir
Söğüt:acaba garanti olsun diye siyanürmü koysaydım
Rozi:birşeymi dedin bir tanem
Söğüt:bir taneni yesinler senin rahmetli arakadaşım benim)yok canım yardım edeyimi açmana
Rozi:yok açtım saten nede güzel paketlemişsin
Evet sonun da açmıştı paketi tüm koğuş roziye bakıyor du ama o hiç tepki vermedi büyük bir sok yaşıyordu söğüt e baktı sadece eflatun dedi
Söğüt:rozi iyimisin canım sevinmedin mi bak yıkamamışlar bile üzerinde kadimin kokusu var(tamamdır en büyük rakıbimden kurtuldum)
Rozi:nefes alamıyorum yardım edin sanırım kalp krızi geçiriyorum
Rozinin sesiyle hepsi harekete geçti ama artık çok geçti zavallı rozinin kalbı bu heycana dayanamadı son sözleri söğüt ey di
Rozi:bunu bilerek yaptın kadime tek başına sahıp olmak için dilerim ona hiç kavuşamazsın dilerim seyidle evlenirsin dilerim senin üzerine süreyyayı kuma getirir
Söğüt:rozi çabuk sözlerini geri al tutar mutar sonra bak öldürürüm seni
Rozi:hastamısın ben zaten öluyorum görmüyor musun
Söğüt:bak söylediklerin bir tutarsa iki elim yakandadır ona göre rozi rozi cevap ver
Sinope:artık çok geç gitti kız
Banubanu:yazık oldu çok genç di ah aşk sen nekadar acımasızsın
H23:hadi son görevimizi yapalım ona hak ettiği gibi bir tören düzenliyelim
Ezo-kadim:ah rozim bari kadimi siyah kazakla görüp öyle ölseydin be güzelim:img-hyste

Çok güzel bir tören düzenlediler roziye o hem ilk kurban dı hemde koğuşlarını gözbebeyim iyi kızdı ama kendine çok tehlikeli çok zeki bir düşman edinmişti en büyük telıhsızlığı buydu onu ölümüne sebep olan eflatun aşkıyla gömdüler koğuş un bahçesine uzerine çok güzel çiçekler serdiler tüm bınalr olurken söğüt rozi nın son sözlerini düşünüyordu ya gerçek olursa dıye çok korkuyordu( aman canım ne tutcak boşuna telaş yapıyorum bu akşam ezo gelin var kadimi o kazakla görünce geri kalanlarda rozi ye katılır eh onu orda yalnız bırakmak olmaz ve sonrada kadim bana kalır) der ve o kötü kahkahayı yine atmaya başlar:img-hyste

Akşam olmuştur söğüt evinde ezo gelinin başlam saatini beklemeye koyulur
Yanına italyan şarabını alır ve poster halıne getirdiği kadimin resminin karşısında içmeye başlar aradan saatle geçer ezo gelin bitmiştir ve söğüt dişinda herkez izlemiştir söğüt etraftan gelen ambulans seslerini duyar heryerden o sesler duyulmaktadır hemen televizyonu açar ve haberleri izler her kanalda aynı haber aynı yazı vardır(siyah kazak katliamı) evet söğüt amacına ulaşmıştır kadim son sahnede siyah kazakla görünmüş ve bir çok fani hayranının hayatına sebep olmuştur
Söğüt şarabından bir yudum daha alır ve heme bilgisayarını açar ve locaya bakar kimse yoktur locada ve sonra karşısına volvox un yazısı çıkar(ezo gelin forumunda meydana gelen kitle imha vakağaları sebebiyle sitemizde üç gün yas ilan edilmiştir:img-cray:

Söğütün son sözleri

Evet rozi bak seni ne kadar çok seviyorum sıf sen yalnız kalma diye canın sıkılmasın diye tüm koğuşu yanına gönderdim ah kıymatimi bilemedin:img-angel

söğüt bak bana neler yaptırdın:img-hyste

h23
23-11-07, 16:38
ezo iyileşir, otele ballı agayla beraber giderler kadim onları kapıda karsılar, tam 3ü odasına cıkacakken nedim karsılasır onlarla,
nedim: ooo ezo hanım artık boyle demeliyiz sanırım ne de olsa avşar ailesine gel.
gelin olarak geliyo diyecekken kadim hemen araya girer.
kadim: avsar ailesine ortak olarak giriyor, nedim ballının ortaklıgını ezo yurutecek
nedim: aslında onu demek istemedim ama neyse, ezo ortak ha? ve sen boyle bi teklifi kabul ettin , abi son zamanlarda işlerine duygularını karıstırmaya basladın
kadim: aslında tam tersi simdiye kadar duygularımla davranıp kardeşime guvendim asıl simdi mantıgımla hareket ediyorum, hem seni neden ilgilendiriyor, artık benle calısmayacagını soyledin, ne işin var hala otelde?
nedim: hımm kardeşini atıyor musun,
kadim: hayır sadece istifanı kabul ediyorum
nedim: tarihte kadınlar gucludur derlerdi de inanmazdım cidden oyleymiş,
kadim: zayıf bir erkektense guclu bi kadınla calısmayı tercih ederim, keske ezo kadar guclu olsaydın
nedim: abii hiç tanımadıgın bi kadına karsı kardeşini mi feda ediyorsun,
kadim: ya peki sen? tanıdıgın bi kadına karsı abini feda ediyorsun
nedim: hangi tanıdıgım kadın?
kadim: sureyyadan bahsediyorum biliyorsun onun nefretini, neyse uzatmak istemiyorum sana onunla basarılar diliyorum gonlum hep seninle ama biri gitmeye niyetliyse ne kadar zorlasan da durdurulamaz bunu anladım,
nedim: son sözün bu mu?
kadim: son sözü sen gecen hafta soyledin benle calısmak istemedigini soyleyerek
ballı: hee kadim kardeşim istersez cıkalım odana
kadim:cok iyi olur ballı
ballı: hee nezir ezo hanım de buyrun, asansöre binerler
kadim gülümserek ezoya donerek
kadim: ezo hatırlıyor musun bu asansoru,
ezo:hee cahilligim işte size bayagı cıkısmıstım
kadim:yok cahillik degil bana guzel ders vermiştin, dunyayı yaratmıs gibi dolanıyordum cidden, dunyayı yonettigimi sanırdım simdi goruyorum ki kardeşimi dahi yonetemiyormusum
ezo: kadim bey olur bele seler kardaslar arasında cok takmayın o da elbet hatasını anlar birgun inşallah,
kadim: sagolasın ee artık kardeşlerim ballı ve nezir di mi ?
ballı: hee kadim kardeşim, biz calıstıgımız insanları ozkardeşlerimzden ayırmayız prensibimiz boyledir,
kadim: cok sagolun,
odaya cıkarlar kadim dosyaları getirir anlatmaya baslar, ballı sıkılmıstır ezo ise pur dikkatle dinler, selimle calıstıgı matematik sorularıyla ornekler verir,
kadim: guzel matematik zekan var aferin, liseyi bitirince ne yapmayı dusunuyorsun ?
ezo:direk doktora olmadıgından arada universite var
kadim:bak sen doktora bile dunusuyorsun ha?
ezo: ne o begenemediz mi
kadim: aksine sana da bu yakısır, benim icin muhasebe okur musun?
ezo: doktor emre de doktor ol demişti ama
kadim: canım bosver doktorlugu, hem senin gibi merhametli bi kadın doktorlugu yapamaz
ezo: nedenmiş o doktor emrenin de yufka gibin bi yuregi var ama gayet eyi bi doktor
kadim: ama o psikiyatrist..
ezo:ne olmus psikiyatristse,
kadim:canım onun mesleginde ne kan var ne bişey adamlar geliyo oturup konusuyo,
ezo:yanilisiz, o dedigiz psikolog, psikiyatrist tıp mezunudur, tıp fakultesinden mezun haliylen en azından ogrenciliginde kan cerahat neyim goriler,
kadim agzı acık dinlemektedir ezonu sozleri noktası noktasına dogrudur,
kadim:şeyy haklısın neyse bence yine de sen sayısal bi alana gir muhasebe gayet senin icin uygun akıllı bi kadınsın bosver tıpı
ezo: dusunecez hele bi bitsin su lise öss yi de atlattık mı artık tercihler zamanı dusunuruz danısırım elbet sagan
kadim: lütfedersiniz hanımefendi
bu arada ballı sıkılmıstır gitmek icin kıvırmaya calısır cunku hiçbişey anlamaz kadimin anlattıklarından
ballı: hee kadim kardeşim incelememiz uzun surecek mi daha
kadim: sizin işiniz varsa tutmayayım zaten pek ilginizi cekmedi sanırım
ballı: yok yok ilgiylen alakası yok basit konular da işimiz var der tabi gözleri havadadır ballı aganın
kadim:peki nasıl olsa ezo burda biz calısmaya devam ederiz yorulmadıysan tabi ezo hanım ?
ezo: yok ben eyiyim devam edelim,
kadim: güzel sonra da evine bırakırız seni elcin annem telaşlanmasın
ballı: hee kadim kardeşim ezo hanım saan emanet cobanın kuzuyu gozlemesi gibi gozleyin goruyun hemi?
ezo mırıldanır icinden
ezo: inşallah kurt gibin gozlemese bari
kadim:sırıtır tabi bana guvenin gözüm gibi bakarım..
ballı gider ezo kadim yalnız calısırlar..
kadim: ezo bu iş cok iyi oldu, senle daha yakın olmamıza sebep oldu di mi ?
ezo:valla yakın olmamıza sebep oldu ama bu eyi mi oldu kotu mu oldu onu bilmim
kadim: ben memnunum sana olan duygularımı biliyorsun,
ezo: yok kadim bey o dediklerinizi unutun,
kadim: herseyi unuturum bi seni bir de sozlerimi unutamam..
ezo:neyse kadim bey kapatalım
kadim: hayır sen hala bi tepki vermedin
ezo:ne dememi beklisiz,
kadim:senin de beni sevdigini duymak istiyorum,
ezo: yok ole bişey
kadim: hıı, genc kız gibi nazlanmana gerek yok
ezo:ben nazlanmim ,
kadim: odamda hanım misafir gorunce neden sinirlendin, kıskandın cunku,
ezo: alakası yok siz bittiz bi de misafirlerize hizmet etmek zoruma gitti,
kadim:hıı ondan ha? peki odama neden hep sen servis yapıyorsun?
ezo: asagıda yarışı hep ben kaybedim de ondan
kadim: bırak simdi gecen hafta bana sinirliyken gayet guzel eylul geldi demek istesen gelmeyebilirsin?
ezo: o zaman cok kotuydum baskı yapmadılar,
kadim:hıı tabi oyledir, doktor emreyle konusurken yakaladım benim hakkımda surekli konustugunu itiraf ettin duydum
ezo: cinsliginizdendir, fıkra gibisiz maşallah, bi temel bi de siz
kadim: guler: hıı tabi tabi ondan, peki odamdan cıktıktan sonra neden sesin titreyip yuzun kızardı?
ezo: sinirimden neden olacak
kadim:hıı peki el masajını nasıl acıklayacn elimi tutmak icin iyi bahaneydi
ezo: ben size masaj yapam demedim, siz beceremeyince mecbur galdım
kadim: neden bana yardım etmek istedin, cok mu uzuldun basım agrıyınca
ezo: aman ne uzulecem insaniyet gosterelim dedik sizlen alakası yok kim olsaz yapardım
kadim: hıı tabi, peki neden yuzume bakmadan konusuyorsun simdi yuzume bakmaktan mı korkuyorsun, gercekleri saklıyamıyorsun cunku
ezo: alakası yok yuzunuze bakınc utanim hepsi bu,
kadim: neyse dedigin gibi olsun ben seni konusturmayı bilirim,
kadim:hadi gec oldu istersen gidelim
ezo: peki kadim bey gidelim
umarım begenerek okursunuz, bilhassa son kısmını :img-wink:

Gökgöz
23-11-07, 22:41
Merhaba arkadaşlar kısa bir senaryo daha yazdım. Benimki yarı bağımsız yarı dizinin gidişatına bağlı oldu. Bakalım beğenecek misiniz?


Ezo 4 gündür Ballı Ağanın evindeydi. Birara onu tedavi eden doktor gelmişti ve Ezo nun yarasına pansuman yapmıştı. Artık yatmaktan çok sıkılmıştı. Onun gibi hareketli bir insanın 4 gündür doğru düzgün hareket etmeden yatması zordu. Yatağında doğruldu ve kalkıp üzerini değiştirdi. Giyindikten sonra salona indi. Ballı Ağa ve Nur sohbet ediyorlardı. Ezo yu böyle giyinik görünce şaşırdılar.

Ballı : Oo Ezo Hanım neden kalktığız yatağızdan?
Ezo : Çok sıkıldım Ballı Ağam… Biraz hava almak istiyim ben.
Ballı : Olur mu Ezo Hanım daha iyileşmediğiz bile.
Ezo : Ben eyiyim Ballı Ağam. Hem iş yapmayacam ya hava alacam sadece.
Nur : Ama Ezo ben biliyor senin yara iyileşmedi. Doğru olur mu böyle çıkman bilemiyor ben.
Ezo : Merak etme Nur ben çok eyiyem. De hadi bağa müsaade. Belki akşama kendi evime giderim beni merak etmeğin.
Ballı : Olmaz Ezo Hanım buraya gelecen. İyileşmeden eve falan getmene izin vermiyim. Seyfo ya söyleyeyim seni gitmek istediğin yere götürsün. Sonrada alır getirir seni.
Ezo : Yok ağam yok kimse götürmesin beni. Ben biraz yalnız kalmak istiyim.
Ballı : Peki Ezo Hanım dikkat et kendiğe.
Ezo : Sağolasın ağam hadi size eyi günler.

Ezo evden çıktı. Kafasında binbir düşünce yürümeye devam etti. Nereye gideceğini kendi de bilmiyordu. Avare avare sokaklarda dolaştı. Deniz kıyısına geldi. Hava biraz serindi. İyice kabanına sarındı. Banklardan birine oturdu ve ufka bakarak düşünmeye başladı. Ezo ne yaparsa yapsın aklından Kadim i çıkaramıyordu.. O gün söylediklerinden o kadar etkilenmişti ki. Kadim o güzel sözleri söylediği zaman, Ezo çok şaşırmıştı. Tepki verememişti. Ne yapacağını bilememişti. Oysa ne kadar güzel ve anlamlı bakıyordu ve ne kadar güzel sözler söylüyordu Kadim ona. “Eğer sen olmasaydın bu hayatta, yaşamın hiçbir anlamı kalmazdı benim için”. Bu söz ne kadar da insanın içini titretiyordu. Ama Ezo tepki verememişti Kadim e. Biraz Elçin ablanın söyledikleri yüzünden, biraz kendini Kadim e yakıştıramadığından, birazda geçmişte yaşadığı hayal kırıklıklarını tekrar yaşamak istemediğinden verememişti tepki. Ama oda seviyordu Kadim i. Onu yavaş yavaş tanıdıkça, o, etrafına kalın duvarlar ören adamın aslında ne kadar ince bir ruha sahip olduğunu anladıkça sevmişti onu. Keşke söyleyebilseydi. Keşke bende seni çok ama çok seviyorum diyebilseydi. Aslında Kadim ede söyletmedi bunu. O kadar korkmuştu ki onun bile söylemesine izin vermedi. Oturduğu yerde kendi kendine söyleniyordu Ezo. Ne oluyor bana diyordu? Ondan uzaklaşmam lazım, onu görmemem lazım, hayatından çıkmam lazım. Herkes için en iyisi bu. Elçin ablası bile böyle düşünmüyor muydu sanki. O bile yakıştıramamıştı köylü kızı Ezo yu Kadim beyin yanına. Ya diğerleri onlar onay verecekler miydi? Önlerinde öyle büyük engeller vardı ki Ezo daha da korkmaya başladı. Bir yandan da düşünüyordu nereye gidecekti? Ne yapacaktı? Bu koca İstanbul da nasıl tutunacaktı. Hepsinden önemlisi okyanuslar kadar derin olan güzel gözlerinde kaybolduğu adamdan ayrı nasıl yaşayacaktı? İşte bu çok zordu. Her ne kadar Kadim e söyleyemese de şimdi kendi kendine söylüyordu.

Ezo : “Eğer sen bu dünyada olmasan ya da senden bir şekilde ayrılsam yaşamın hiçbir anlamı kalmaz benim için.” Neden sende benim gibi sıradan bir insan değilsin? Neden seninle aramızda uçurumlar var? Sen dağın zirvesindesin ben ise yamacındayım. Senin yamaca inmen nasıl zorsa benimde zirveye çıkmam o kadar zor.

Kadim : Neden zor olsun Ezo?

Ezo sesin geldiği yöne çevirdi kafasını. Kadim karşısındaydı. Çok şaşırdı onu görünce.
Ezo : Gadim Bey siz. Siz ne ariysiğiz burda?

Kadim : Seni ziyaret için Ballı Ağanın evine gelmiştim onlarda çok sıkıldığını ve hava almak için dışarıya çıktığını söylediler. Kısa süren bir aramadan sonra seni buldum.

Ezo : Nasıl bildiğiz buraya geldiğimi?

Kadim : Her ne kadar siz beni tanımıyorsunuz desende ben seni çok iyi tanıyorum Ezo.

Ezo : (Ezo nun yüzü kızarmıştı. Yanakları al al olmuştu. Sevdiği adam yanındaydı.) Hep şaşırtiyiniz beni.

Kadim : Neden şaşırıyorsun Ezo? Bırak sana olan sevgimi kanıtlayayım. Senin için neler yapabileceğimi sana ispat edeyim. Anladığım kadarıyla sen, benim sana güvendiğim kadar güvenmiyorsun bana. Bırak ta o güveni sağlayayım.

Ezo : Yokk Gadim bey size neden güvenmeyeyim ki? Tabiki güveniyim ama olmaz işte.

Kadim : Ne olmaz Ezo? Biraz önce kendi kendine konuşurken söylediğin dağın zirvesi ve yamacımı korkutuyor seni?

Ezo : Evet Gadim bey o korkitiyi beni.

Kadim : Ben senin için o dağın yamacına inerim Ezo. Gerekirse, ne yapar ne eder seni o zirveye de çıkarırırım. Yeter ki sen bana güven, hep yanımda ol (der ve Ezo nun elini tutar)

Ezo : (Ezo yine şaşkındır. Ama Kadim in bu hareketi o kadar hoşuna gitmiştir ki. Soğuktan buz tutmuş elleri ve kalbi Kadim in sıcaklığıyla ısınmaya başlamıştır.) Ne ediysiğiz siz Gadim Bey? Bi gören olcak. (der ve elini Kadim in elinden çeker)

Kadim : Olsun Ezo. Herkes görsün. Hatta bütün dünya görsün. Benim sana olan aşkımı herkes duysun. Bunun heyecanıyla yaşıyorum ben. Şu anda beni hayata bağlayan tek şey sensin.

Ezo : Lütfen Gadim bey beni zor durumda bırakiysiğiz.

Kadim : Neden zor durumda bırakayım ben seni? Tek yapman gereken bana olan duygularını serbest bırakman ve elimi tutman. Aşk sarhoşluktur Ezo. Bende senin aşkının sarhoşuyum. Ama eğer benim biryerlere çarpıp incinmemi istemiyorsan lütfen tut elimi.

Ezo : Allah gorusun sizi Gadim bey. Heç ister miyim sizin incinmenizi. Siz farkında değilsiğiz belki ama bende size çok değer veriyim. Hatta size zarar gelmesin diye de sizden uzaklaşmak istiyim.

Kadim : Sakın Ezo sakın böyle bir şey yapma. Bu bana daha büyük zarar verir. İçimde kapanan yara tekrar açılır. Madem bana değer veriyorsun yürü gidiyoruz (der ve elini tutarak Ezo yu çekiştirmeye başlar)

Ezo : Durun Gadim bey nereye gidiyik. Nereye çekiysiğiz beni.

Kadim : Bana verdiğin değeri ilk kez anladığım yere gidiyoruz.

Ezo : Ben anlamiyim sizi. Dediğiz yer neresi?

Kadim : Defneye gidiyoruz Ezo. Benim sana ilk kez açıldığım ve seninde bana bir şeyler hissettiğini ilk kez belli ettiğin yer.

Ezo : Eyi de Gadim bey. Ne yapcağız orda. Hem Ballı ağa neyim beni merak ederler.

Kadim : Sus lütfen Ezo. İtiraz istemiyorum. Bu saatten sonra üçüncü kişilerin adını duymak istemiyorum. Yalnızca sen ve ben olacağız tamam mı?

Ezo : Eyi tamam diyim bende.

Ezo şaşkın ama bir o kadarda mutludur. Her ne kadar kaçmak istese de, bu kalbini kendisine tamamen açan adamdan uzak olamıyordur. Boşver Ezo dedi kendi kendine. Bırak kendini sevdiğinin kollarına. Olumsuz hiçbir şey düşünme. Mutluluk seninde hakkın. Ezo bunları düşünürken Kadim se tarifsiz duygular içindedir. Artık emin olmuştur Ezo nunda onu sevdiğinden. Sevdiği kadını sürükleyerek arabaya bindirmiş ve önceleri, ona cehennem azabı çektiren, ama şimdi en sevdiği yer olan dağ evine doğru yola çıkmışlardır. Her ikiside bütün olumsuz ve kötü düşüncelerini akıllarından silmek ve yaşadıkları anın tadını çıkarmak istiyorlardı.

Şimdilik bu kadar arkadaşlar… İnşallah beğenirsiniz… Arkası yarın… byebyebye

Gökgöz
24-11-07, 03:23
Ben deliriyor muyum anlamadım. Gecenin bu saatinde oturmuş hala senaryo yazıyorum. Ama nihayet bitirdim. Özellikle istekte bulunan Rozi ye, daha sonrada senaryomu okuyan herkese ithaf ediyorum.


Kadim Ezo yu arabasına bindirir ve dağ evine doğru yol alırlar. Kadim yol kenarında bir market görür ve arabayı durdurur.

Ezo : Ne oldu Gadim bey neye durduk?

Kadim : Sen açsındır şimdi Ezo. Yiyecek bir şeyler alalım. Biliyorsun evde yiyecek hiçbirşey yok.

Ezo : Zahmet etmeseydiğiz. Zaten çok durmayız heral.

Kadim : Lütfen kafandaki tüm olumsuzlukları siler misin? Bugün sadece bize ait. Bırakta tadını çıkaralım. Hem ne zahmeti sen benim en değerli misafirimsin. Seni rahat ettirmek için elimden geleni yapmak isterim.

Ezo : Misafir umduğunu değel bulduğunu yer Gadim bey. Gerçi sizin evde bulunup ta yenilecek bir şeyde yok ama. (gülümser)

Kadim : Sen gelme istersen ben bişeyler alıp geliyim.

Ezo : Yok olur mu öyle şey. Taşıyamasam da yanınızda olmak istiyim.

Kadim : (bu yanınızda olmak istiyorum sözü Kadim in çok hoşuna gider) Peki der.

Yiyecek bir şeyler alıp marketten çıkarlar. Tekrar arabaya binip yola devam ederler. Biraz sonra eve gelmişlerdir. Kadim marketten aldıklarını bagajdan çıkarır. Eve doğru yürümeye başlarlar.

Ezo : Ben önce defneye bakmak istiyim Gadim bey.

Kadim : Tamam Ezo. Bende şunları mutfağa koyup geliyorum.

Hava, kış güneşinin de etkisiyle biraz ısınmaya başlamıştır. Ezo ağır adımlarla bahçeye doğru yürür. Defnenin yanına gelince şaşırır. Sanki uzun zamandır buraya gelmemiş hissine kapılır. Çünkü Ezo ve Kadim in defnesi o kadar uzamıştır ki.

Ezo : Aynım insan gibinsin işte. Suyunu, güneşini eksik etmedin mi büyürsün böyle. İnsanların suyu besin, güneşi de sevgidir. (der defneye)

Kadim : Gördün mü Ezo? Sanki uzamış gibi geldi bana.

Ezo : Evet Gadim bey. Eyi ki buraya dikmişiz. Nasılda mutlu vatanında. Ee daha ne istesin? Suyu, güneşi var. Birde ona sevgi verenler var. (diyip Kadim in yüzüne bakar)

Kadim : Haklısın Ezo. Senin sevgin büyüttü onu. (der sonrada konuyu değiştirir) Yalnız bir ağacın olduğu kadar bir insanında sevgiye ihtiyacı var biliyorsun.

Ezo : (Ezo Kadim in ne demek istediğini anlamıştır ama laf oyunu yapar) doğru deyisiğiz Gadim bey sevgiye herkesin ihtiyacı var. Önemli olan onu kimden alacağını bilmek.

Kadim : Ben kimden almak istediğimi çok iyi biliyorum ama.

Ezo : (Ezo nun yüzü kızarır tekrar. Kadim her seferinde lafı onun duygularına getirmektedir. Ama Ezo kolay kolay itirafa geçmemekte direnir. Şimdide o lafı değiştirir.) Gadim bey hava ne kadar güzel. Kış güneşi ortalığı ısıtmış.

Kadim : Sanırım benim gibi. (muzipçe gülümser)

Ezo ne demek istediğini anlamıştır. Oda Kadim e gülümser.

Kadim : İstersen artık içeri girelim Ezo. Çok yoruldun. Biraz dinlen istersen. Ağrın var mı?

Ezo : Ağrım yok Gadim bey sağolasığız beni düşündüğüz için.

Kadim : Düşünmediğim bir an bile yok ki.

Ezo : (Ezo yine utanır ve) Eyi o zaman eve gidelim (der ve eve doğru yol alırlar)

Eve girerler. Sanki uzun zamandır buraya gelmemiş gibi hissederler kendilerini. Oysaki daha bikaç hafta önce bu evde bir gece geçirmişlerdir. İkisinin de gözünün önüne gelir o gece yaşadıkları. Kadim ne kadarda kötü hissediyordu kendini. Tamda bu sırada Ezo gelip onu kabuslarından çıkarmıştı. Önceleri ona kızmıştı ama kendisini bu kadar düşünen biri hiç olmamıştı hayatında. Üstelik tek başına Kadim le aynı evde bir gece geçirecek kadarda cesurdu Ezo. İşte o zaman hayran kalmıştı Kadim Ezo ya. İşte o zaman duygularını tartmaya başlamıştı. İşte o zaman Ezo nunda ona karşı kayıtsız olmadığını anlamıştı. Ezo ise daha duygularından emin değildir. Bu adamı seviyordur ama onu rahatsız eden düşüncelerden de bir türlü kurtulamıyordur. Ona olan sevgisini bir türlü itiraf edemiyordur. Peki o zaman neden Kadim in elini tutup bu eve gelmiştir? Buna verecek cevabını bile kendine itiraf etmekten korkar Ezo. Bütün bu düşüncelerle savaşırken Kadim in sesiyle irkilir.

Kadim : Ezo sen acıkmışsındır ben sana yiyecek bir şeyler hazırlıycam der.

Ezo : Bende size yardım ediyim Gadim bey.

Kadim : Hayır Ezo sen misafirsin. Zaten kolunda yaralı. Ben yemeği hazırlayana kadar biraz uzan istersen. Dinlenmiş olursun.(der ve mutfağa gider.)

Kış olduğu için hava erkenden kararmaya başlar. Kadim epey zamandır mutfakta yemek yapmaktadır. Ezo ise artık ilaçların etkisiyle mi yoksa Kadim in ona tattırdığı mutluluğun etkisiyle mi bilinmez, uykuya dalar. Kadim bir ara salona girdiğinde Ezo yu uyurken görünce hemen üst katlardan birinden bir battaniye alarak Ezo sunun üstüne örter. Akşam çöktükçe evde soğumuştur. Kadim hemen evin ardiyesi olarak kullandıkları yere gidip odun çıkarır. Eve gelip salondaki şömineyi yakmaya koyulur. O kadar sessiz hareket etmektedir ki. Çünkü Ezo ya güzel bir akşam yemeği hazırlayacaktır. Ezo nun asla unutamayacağı bir yemek olmalıdır. O yüzden hiç ses çıkarmamaya dikkat ederek şömineyi yakar. Şömine yanınca evde yavaş yavaş ısınır. Daha sonra masayı hazırlamaya başlar Kadim. 2 kişilik muazzam bir masa hazırlar. Ortaya da bir mum koyar. Bugün çok romantiktir Kadim. Uzun zamandır böyle duygular hissetmediği için kimseye bu tarz jestler yapmamıştır. Ama şimdi Ezo vardır hayatında. Onun için her şeyi yapabileceğini düşünür. Bu kadın, o kadar değiştirmiştir ki Kadim i. Artık her şey gözüne çok güzel görünür. Yemekleri de masaya yerleştirdikten sonra, sıra Ezo yu uyandırmaya gelmiştir. Ama Ezo o kadar güzel uyumaktadır ki Kadim gözlerini alamaz ondan. Acaba uyandırmasam da hep onu mu izlesem diye düşünür. Oda Ezo nun uyuduğu koltuğun yanına diz çökerek oturur. Ne kadarda güzel, ne kadarda masum diye düşünür. Bu kadın nasıl bir şeydir ki hem bu kadar güzel hem de bu kadar yırtıcı olabiliyor diye düşünmekten de kendini alamaz. Ezo nun yüzünün bütün hatlarını inceler. Bir ara gözü Ezo nun dudaklarına kayar. İçinde dayanılmaz bir istek vardır o dudaklara dokunmak için. İçindeki isteğe karşı koyamaz ve elini Ezo nun dudaklarında gezdirir. Bir çiçeğin üstüne düşen çiğ damlası gibidir sevdiğinin dudakları. Şimdi ise daha büyük bir istek belirir Kadim in içinde. O çiğ damlasını öpmek ister ama tutmak zorundadır kendini. Ezo nun ona güvenmesini beklemek zorundadır. Sabretmek zorundadır. Kadim bunları düşünürken Ezo da yavaş yavaş uyanmaya başlar. Gözlerini açtığında Kadim in yerde yanında oturduğunu görünce çok şaşırır.

Ezo : Gadim bey siz benimi izliysiğiz?

Kadim : Evet Ezo o kadar güzel uyuyordun ki, uyandırmaya kıyamadım ve oturup seni izlemek istedim.

Ezo : İçim geçmiş birden. Çok uyudum mu?

Kadim : Ne önemi var ki Ezo. Nasıl olsa yanımdasın. Bu arada her şey hazır. Kalkmak istersen yemeğe geçebiliriz.

Ezo : Eyi olur Gadim bey. Gurt gibin acıktım valla. Ben bi yüzümü yıkayam.

Kadim : Tamam Ezo.

Ezo yüzünü yıkar. Uyku mahmurluğundan çıkar ve salona geri döner. Birde ne görsün. Kadim onun için o kadar güzel bir masa hazırlamıştır ki ağzı açık kalır.

Ezo : Siz ne ettiğiz Gadim bey. Neler yapmışığız böyle.

Kadim : Hepsi senin için Ezo. Ama bir şartım var lütfen beni kırma olur mu?

Ezo : Neden gırayım ki. Söyleyin şartınızı.

Kadim : En azından bu akşamlık, bana Kadim demeni istiyorum olur mu?

Ezo : Ama heç olur mu Gadim bey?

Kadim : Lütfen hani kırmayacaktın beni?

Ezo : (Ezo biraz çekinir ama zorda olsa kabul eder bu şartı) Peki Gadim.

Ezo oturmadan önce Kadim Ezo nun sandalyesini tutar ve onu oturtur. Işıkları kapatır ve sadece aplikleri yakar. Salon loş bir ışığa bürünmüştür. Mum ışığında Ezo nun güzel yüzü aydınlatmaktadır. Kadim her şey tam olsun ister ve cd çaları açar. Slov bir müzik tınısı ile her şey tamamlanmıştır. Gece kusursuzdur. Kadim için en kusursuz olan ise Ezo dur. Yemek boyunca pek konuşmazlar. Arada bir kaçamak bakışlarla birbirlerini süzerler. Gözgöze geldiklerinde Ezo hemen gözlerini kaçırır Kadim den. Çünkü korkar onun bakışlarına hapsolmaktan. Yemek biter.

Ezo : Ellerinize sağlık Gadim be.. (sonra vazgeçer) Gadim. Yemekler çok güzel olmuş. Çok uğraşmışsın belli. Bende o zaman masayı toplayım çorbada benimde tuzum olsun.

Kadim : (Kadim Ezo nun elini tutar ve) Hayır Ezo. Bırak masayı gel benimle (der ve onu elinden tutarak şöminenin başına sürükler. Ezo yu oturtur kendide mutfaktan şarap ve 2 kadeh alıp gelir. Şarabı açar, kadehin birini Ezo ya verir.)

Ezo : Ama Gadim ben içki içmem ki.

Kadim : Bu akşam hani beni kırmayacaktın. Hem bir kadehten bir şey olmaz.

Ezo buna da karşı koyamaz. Zaten böyle bir adama nasıl karşı konulabilir ki diye düşünür kendi kendine. Neler yapmıştır Kadim onun için. Ezo nun bugüne kadar tatmadığı duyguları Kadim ona tattırmaya başlamıştır. En azından bu akşam olumsuz düşünmeyecektir. Okyanus gözlü sevdiğinin iradesine bırakmıştır kendini. Şöminede yanan ateşin çıtırtıları duyulmaktadır sadece.

Kadim kadehleri doldurur.

Kadim : Kalbimin anahtarını çalan kadının şerefine içmek istiyorum.

Ezo : Şeyyyy yani bağa mı? (kekeler)

Kadim : Evet Ezo. Farkında değilsin belki ama kalbimin anahtarını çaldın.

Ezo : Sende benim irademi çaldın Gadim. Ben ne ariyim burada hala bilmiyim. Ama şunu bil ki sana karşı goyamadığım için buradayım.

Kadim : Biliyorum Ezo söylemek istemesen de seninde kalbinin benim için attığını biliyorum. Kendine göre haklı sebeplerin var belki ama ben senden vazgeçemem. Ömrüm boyunca senin kendini hazır hissetmeni, bana güvenmeni beklerim.

Ezo : Ben sağa güveniyim zati burada ne işim var.

Kadim : Aşk konusunda güvenmeni istiyorum Ezo. Eğer kalbini bana açarsan ilerde seni yarı yolda bırakmamdan korkuyorsun ama ben seni asla yarı yolda bırakmayacağım bunu bil.

Artık bu güzel sözlerin etkisinden mi yoksa içtiği şarabın etkisinden mi bilinmez Ezo nun başı dönmeye başlamıştı. Tamda bu sırada Kadim Ezo nun elini tuttu ve

Kadim : Benimle dans eder misiniz sevgili prensesim?

Ezo : Ama ben dans etmeyi bilmiyim ki.

Kadim : Ben sana öğretirim. Zaten müziğe kendini bıraktın mı ayakların kendiliğinden ritme ayak uydurur.

Ezo ve Kadim dans etmeye başlarlar. İlk etapta Ezo zorlansa da hemen ayak uydurur Kadim e. Cd çalarda çalan, Brian Adams ın “Have you ever really loved a women” adlı şarkısıdır. Şu anki durumlarına uyan en güzel şarkıdır bu. Müziğe o kadar kaptırmışlardır ki kendilerini. Hiç konuşmadan sadece dans ederler. Bir ara Ezo başının dönmesinin de etkisiyle Kadim e daha sıkı sarılır. Kollarını boynuna dolar. Bu hareketi Kadim in çok hoşuna gider. Oda güzel gözlüsünün kokusunu derin derin içine çeker. Bu anın hiç bitmemesini ister. sevdiğinin kollarında eriyip gitmek ister….

DEVAMI GELECEK ARKADAŞLAR AMA ŞİMDİLİK BU KADAR. UMARIM BEĞENİRSİNİZ… byebyebye

Ö.Dilek
24-11-07, 12:40
Ezo: şişt diyerek parmağıyla kadimin dudağını kapatıp yanağını okşayarak söyleme korkiyim demişti ne diyebilirdi ki Kadim o kadar güzel bakıyordu ki bende demek o kadar çok istiyordu ama Elçin ablanın dedikleri aklına geldi. Geri çekilmek istese de o bakışların büyüsüyle Kadime doğru çekildi ikisinin de gözleri dudaklarına doğru kaydı Ezo’nun her yanı alev alev yanıyordu elleri yüzünde biraz daha yaklaştı.

Kadim’de iki gündür onsuz çektiklerini sadece kendi biliyordu onu kaybetmekten çok korkuyordu. O kadar yakınlardı ki öpmek için dayanılmaz bir istek duyuyordu ama kendini frenlemeye çalışıyordu sonucunda nasıl bir tepki alacağından korkuyordu.

Kadim: niye susturmaya devam ediyorsun Ezo biliyorum sende böyle hissediyorsun beni de kendini de kandırmaya çalışıyorsun ama gözlerin öyle demiyor. Bana kendinin de inanmadığı bir sürü şey söylüyorsun sen hani insanların gözlerine dosdoğru bakıp doğruyu söylerdin artık bunu anlaman için ne yapabilirim ben seni çok ama o kadar çok seviyorum ki…
Ezo’yu ateş basmıştı gözlerini kaçırdı.
Kadim: tamam peki şimdilik bir şey demesen de bana karşı aynı şeyleri hissettiğini biliyorum

Kadim hemen telefonuna sarıldı
Kadim: Elçin anne
Elçin: ne o oğlum azarlamak için mi aradın
Kadim: yapma Elçin anne ben Ezo’yu buldum ufak bir kaza geçirmiş
Elçin: birdenbire üzülmüştü ve panikleyerek ne diyorsun oğlum ne kazası, şimdi nasıl
Kadim: iyi merak edilecek bir şey yok yanımda gelince konuşuruz
Ezo: ne yapiysiniz Gadim Bey telaşeye veriysiniz bana burda iyi bakiyler dedim, hem ağama ayıp olur
Kadim: seni bur da bırakacağımı düşünmüyorsun değil mi? sana bir şey olsaydı yaşayamazdım senin daha güvenli bir yerde ve gözümün önünden olmanı istiyorum.
Ezo: Elçin ablanın dedikleri aklına gelmişti ben bur da güvendeyim merak etmeyin
Kadim: vurulduğun yerde mi güvendesin. Hem o dediğin silah temizleme olayına da inanmadım neler oldu Ezo.
Ezo: gözlerini kaçırtarak dediklerimden başka bir şey olmadı, başka ne olacak ki

Kapıyı çalıp Nur içeri girdi
Nur: ballı ağa sizi aşağıda bekliyor Kadim Bey
Kadim: bende ballı ağayla konuşmak istiyordum zaten
Nur: salonda, sizi götüreyim
Kadim: gerek yok ben giderim siz Ezo’nun yanından ayrılmayın
Ezo: Gadim Bey demesine kalmadan Kadim odadan çıktı
Nur: ne oluyor Ezo ne var aranızda
Ezo: yo yok bir şey ne olabilir ki
Nur: beni kandırmaya çalışma ben biliyor Kadim Bey geldiğinde seni hemen görmek için ballıya neler yaptı sen biliyor
Ezo: panikle ne yaptı, ne dedi
Nur: o seviyor seni geldiğinde sana bir şey olmuş diye çok korktu, telaşlandı yüzü kireç gibi oldu. Sana nasıl bakıyor ben gördü onu
Ezo: saçmalama Nur o kim ben kim

Aşağıda ise
Ballı: e yeğenim Ezo Hanımın eyi olduğunu gördün gel otur şöyle de biraz da iş konuşalım
Kadim: ben size güvenmiyorum Ballı ağa eğer bir ortaklık olacaksa benim kurallarıma göre olacak, sende temiz bir iş yapmak istiyorsan buna katlanacaksın
Ballı: ee güvenmiyseniz
Kadim: evet güvenmiyorum ama sadece dediniz ya Ezo Hanımın iyi dediği kişi bizim için iyidir diye bence de öyle
Kadim: Ballı ağanın cevap vermesini beklemeden sinirli bir şekilde ben Ezo’yu götürüyorum, Elçin anne bizi bekliyor onun yanında daha güvende olur
Ballı: ne diysin yeğenim sen, bizim yanımızda güvende değilmi diysin biz bir hata yaptık Ezo Hanıma bakmakta bize düşer, bizden yana bir sıkıntın varsa açıkça söyle
Kadim: pek güvenli olduğunu söyleyemezsiniz herhalde, silah ateş aldı temizlerken kurşun sekdi gibi bir şeye inandığımı sanmıyorsunuzdur değilmi sert bir şekilde söylemişti ve odadan çıktı.
Ballı: ya sabır diyerek arkasından kafasını salladı

Kadim Ezo’nun odasına gitti yatağına yaklaştı Ezo’nun ve Nur’un şaşkın bakışlarına aldırmadan yorganını kaldırıp Ezo’yu kucakladı
Ezo: ne ne yapıysiniz Gadim Bey ben iyiyim yürüyebilirim, herkes ne der
Nur Ezo’ya imalı imalı bakarak odadan çıkıp onları yalnız bıraktı
Kadim: kim ne derse desin umrumda bile değil, bunu anlamıyormusun hala anlaman için ne yapabilirim. Gidiyoruz buradan
Ezo: siz iyice delendiniz vallah bugün
Kadim: evet Ezo iki gün ortadan kayboldun, sen gittin diye deliye döndüm deli gibi her yerde seni aradım, kendimi tanıyamadım, sen bana ne yaptığının farkındamısın
Bu laflar karşısında Ezo’nun yanakları al al olmuştu.

pelin-ce
24-11-07, 14:46
Abartılı ambulans sahneleri olmadan bölümden beklediklerimi yazmak istedim...
Beğenmeniz dileğiyle...

-------------------------------------------------------------
Kadim: Seni çok ama o kadar çok…
Ezo: Şşştt! (parmağıyla Kadim’in dudağını kapatır ama yanağınıda okşayarak)
Ezo: Söyleme, gorkiyim…

Bir sevda ki bu öyle büyülü…
Duyulursa kaybolacak sanki büyüsü…
Bir gerçek ki imkansızlık öyküsü
Yaşanırsa kahredecek bizi hüznü…

Söyleme dedi Ezo, yeşil tonların hüznünü almış gözleri o aşık adamın gözlerine bakarken…Söyleme, gorkiyim…
Korkuyordu olacaklardan, sınırsızca, hesapsızca yaşamaktan, kendine uzanan ellerin büyüsüne kapılmaktan…
Kapılsa, bir an bırakıverse kendini ne olurdu ki, gerçekleri, acıları, dışarıdan kulağına çalınan sesleri bir kez duymasa ne olurdu?
Neler olmazdı ki? Gerçekler peşini bırakmaz, amansız takipleri kabuslara uyandırırdı her günün sabahı onu bırakırsa kendini o aşkın kollarına, biliyordu sonunda yine acılara siper olacaktı henüz iyi olamamış yaralı yüreği, sonu gelmeyen sevdalara kaç kez kalkan olabilirdi…
Daha kaç kez böyle yıkılmadan son anda ayakta kalmayı başarabilirdi…
Ama bu aşka karşı koyacak gücüde yoktu. Sanki neden dile getirmişti ki bu adam kalbinin düşüncelerini, kızdı Kadim’e neden beni sevdi diye…
Görmüyor muydu olabilecekleri, görmüyor muydu hesapsız bir sevgi yaşayamayacaklarını…

Görmüyordu! O gözler sadece yeşilimsi bir efsuna bulanmış, etrafına kalın tüller çekmişti adeta...
İnsanları duymuyor, görmüyor artık hiçbir şeyi sorgulamıyordu…
Yıllarca kendini kapadığı o karanlık kuyuda yeşil zümrüt taşını bulmuş o ufacık ışığa ulaşmak için çırpınmıştı. Sonunda o ışık öyle büyüdü ki gözleri kamaştı. Ne görecek, ne duyacak gücü kalmıştı geride kalanların sesini. Yeşil efsun dalgalarında yüzüyordu ya ah birde o dalgalar boğmasaydı yüreğini… Uysal bir dinginliğe düşüverseydi…
Seviyordu işte, sevmek suç muydu sanki, sevmek günah mıydı?
O halde yüz yıllardır bunca sevda neden günaha aşinaydı…

Kadim: Beni susturma Ezo! Ben bu pişmanlığı bir daha yaşamak istemiyorum.
Bu güne dek sustum bak bana, bak şu halime…
Sen de bende ne gördüğünün farkındasın biliyorum, işte bu yüzden susturma beni.
Çünkü ben seni çok, ilk kez böylesine çok seviyorum…
Ezo: Gadim Bey susun diyim susun! Sizde benim halıma bakın, beni bıraktığınız arafa bakın. Susun Gadim Bey yalvarırım susun.
Kadim: Peki… Peki Ezo, şimdi susuyorum. Ama bu konuşmayı bıraktığımız yerden yeniden deneyeceğiz. Sen kendini toparladığında…
Şimdi seni buradan götürmek istiyorum.
Ezo: Ama Gadim Bey ben… Hem Ballı ağa ne der!
Kadim: (Öfkeli bir ses tonu ile ayağa kalktı)Seni burada silahların gölgesindeki bu evde bırakacağımı düşünmüyorsun değil mi? Ballı ağa ne derse desin umurumda mı sanıyorsun! Baksana hastaneye bile götürmemişler seni, eğer gerçekten düşünüyor olsalardı şimdi burada değil bir hastane odasında olurdun.
Ezo: Gadim Bey bu yara o kadar da önemli değel. Dedim ya sıyırıp geçmiş. Hem doktorda gelip baktı. Ben eyiyim…
Kadim: Neyse ki! (Tekrar dizlerinin üzerine çöktü) Senin bir evin var Ezo burada kalmana hiç gerek yok! Hem Elçin anne telaş içinde…Sana söylediklerinin pişmanlığını taşıyor. Lütfen Ezo izin ver seni evine götüreyim…

Ezo başını sessizce öne eğdi. İçinde ki sesler çığlıklarla dönüşmeye başlamıştı.
Ne yapıyordu? Karşı koyamıyordu, gidecek miydi şimdi onunla?
Kadim’e baktı telefonla konuşuyordu ne söylediğini anlamıyordu ama yüzünde ki kararlılık okunabiliyordu. Telefonu kapadı. Ona doğru eğilip yanağını eliyle okşayarak…
Kadim: Ben Ballı ağa ile konuşup geliyorum.

Ballı: Gel yeğenim otur, gördün hele Ezo’yu…
Kadim: Gördüm! Neyse ki durumu iyi ama daha kötüsü de olabilirdi.
Ballı: He ama olmadı işte…
Kadim: Neyse ben şimdi Ezo’yu evine götürmek istiyorum…
Ballı: Dur dur hele sen ne diyin.
Kadim: Bak ballı ağa Ezo’nun silahların arasında seken kurşunlara maruz kalmadığı emin bir yerde olmasını istiyorum.
Ballı: Yeğenim bura atış talimhanesi değil! Bir kere hata oldu. Ama bir daha olmaz.
Kadim: Ballı ağa eğer ortak olacaksak en başta bana güvenmeni isterim.
Ballı: Sen temiz bir insansın bu belli, hem bu ortaklığı ortaya döken Ezo hanım, kısacası ben sana güveniyim yeğenim ama…
Kadim: Aması yok Ballı ağa bu öyle bir güven olmalı ki Ezo’yu buradan götürmek istiyorum dediğimde bana karşı durmamalısın.
Ballı: Offff! Sen bizim topraklarda yaşamış gibisin. Bakma eyle inatsın bizim gibi…
(Gülümseyen Kadim’e Ballı ağada gülümseyerek cevap verdi)

Kadim Ezo’nun odasına geri döndü. Sessiz bir bekleyiş içinde ki kadına baktı. Üzerindeki yorganı yavaşça araladı…
Ezo: Ne oldu Gadim Bey, ne yapiysiğiz? Ballı ağa ne dedi?
Kadim: Gidiyoruz Ezo!
Ezo: Gadim Bey ayağım değel yaralı olan kolumdur. Ben kendim yürürüm.
Kadim: Bir kerede inat etme olmaz mı?

Ezo’yu kucağına aldı. Onu buradan götürecekti, evine onun güvende olduğunu bildiği o yere götürecekti. İçi rahattı artık! Onu kaybettiği düşüncesiyle geçen o kısacık iki gün sanki seneler süren huzursuz bir bekleyişin yorgunluğunu bırakmıştı geriye ama yeşil gözleri bulmuştu. Gitmemişti Ezo, bırakmamıştı Kadim’i…
Kadim Ballı ağayı başı ile selamladı arabasına bindi.
Sessiz ve çaresiz aşk itirafına tanık olan o görkemli evi geride bırakarak uzaklaştılar.

Kadim: Rahat mısın Ezo? Ağrın falan var mı?
Ezo: Ben eyiyim Gadim bey biraz sızliyi o kadar…
Kadim: Hemen hastaneye gidiyoruz o zaman…
Ezo: Yok Gadim Bey bu olabilirmiş doktor dediydi hem ilaçlarımda var yuttum mu bişeyim galmaz.
Kadim: Ama canın yanıyor…
Ezo: Allah Allahhh! Ben ne diyim siz ne diyisiğiz...Hem canımız ne zaman yanmadı ki? Bu yanında heç galır…
Kadim: Hmm! Yine felsefi konuşmalara başladın bakıyorum…
Ezo utangaç bir gülümsemeyle başını öne eğdi…

Sonunda eve vardılar. Kadim yine Ezo’yu kucağına alarak eve doğru yürüdü.
Elçin anne telaş içinde camda bekliyordu onları görünce kapıya koştu…
Elçin: Ezo kızım ne oldu sana?
Kadim: Yolda yürürken bir kavganın ortasında kalmış, adamda ateş edince seken kurşun Ezo’ya isabet etmiş.
Elçin: Ah be kızım ah, elleri kırılsın inşallah. Şimdi iyi misin?
Ezo: Korkma Elçin ablam eyiyim ben doktor iki güne bişeyin galmaz dedi.
İlaçlarımda var hem…
Kadim: Telaşlanma Elçin anne gayet iyi gördüğün gibi…
Elçin: Eve dönmeyince ben… Ben özür dilerim kızım seni kırdım biliyorum ama söylemek istediklerimi sende anladın!
Ezo: He biliyim Elçin ablam ama bunları sonra gonuşuruz olmaz mı?
Elçin: Tamam kızım sen buradasın ya…
Kadim: (Kucağında Ezo’ya bakarak)Hanımlar konuşmanıza sonra devam etseniz diyorum. Malum böylesi benim için biraz zor oluyor da.
Ezo: E Gadim Bey ben yürürüm deyim izin vermiysiğiz!
Elçin: Bir de şikayet ediyor üstüne…
Kadim: Bak şimdi! Yine suçlu ben mi oldum? Hem ben şikayet etmiyorum sen hastasın ve dinlenmen gerek diyorum. Elçin anne şu ilaçları alır mısın?Ezo’nun onlardan alması lazım ağrısı varmış.
Elçin: Bak nasılda lafı çeviriyor. Önce bir şeyler yesin ilaçlarını sonra alır ben çorba getireyim…

Elçin anne bunları söylerken onlar çoktan merdivenleri çıkmıştılar bile…
Kadim Ezo’yu yavaşça yatağa bıraktı. Gözlerdeki sevda ateşi saklanamıyordu işte.
İkisinin de yüreğini yakarak, iz bırakarak göz bebeklerine ulaşıyor, o parlaklığı hiçbir göz yumuş silemiyordu.
Aşıktılar ikisi de bunu çok iyi biliyordu…

Kadim: Ezo söylediklerimi tekrar düşün olur mu? Seni ne kadar çok sev…
Ezo: Sokakta dolanırken kavganın ortasına düşmüşüm eylemi? Hemencecik ne de güzel yalan bulduğuz eyle Gadim Bey!Maşallah...
Kadim: Ne yapsaydım, aklıma o geldi ve söyledim.
Ezo: Tamam, tamam bişey demiyim hatta eyi ettiğiz…
Kadim: Kaçıyorsun yine ama peşinden gelmekten asla vazgeçmeyeceğim. Duydun mu?
Seni bulmuşken asla kaybedemem…

Elçin annenin yemeğini kendi elleriyle yedirme ısrarlarına maruz kalıyordu Ezo…
Kadim’se bu hallerine gülmemek için kendini zor tutuyordu.

Kadim: Ezo iyisin değil mi?
Ezo: Yav valla eyiyim Gadim Bey sorup durmayın artık…
Kadim: O halde ben gideyim. Biraz işlerim var ama akşama yine gelirim.
Elçin anne bir şey olursa hemen arayın beni telefonum açık olacak.
Elçin: Tamam oğlum.
Kadim: Hoşçakalın…

söğüt
24-11-07, 15:48
elçin anne elinden geldiğince
-beni yanlış anlama ezo, sen çok çok iyi bir kızsın.ama kadim farklı..anlıyor musun, o başka erkekler gibi değildir..o çok çok farklıdır.bir kere kırıldı.o gün bu gündür hayata küstü.sen onun dengelerini anlayamazsın, onun dünyasını, kafasından geçenleri anlayamazsın..senden etkilenmiş bellii, ama etkilenme ile her iş halledilemez..hem şu ballı efendi mafya mıdır nedir..kadimin böyle insanlarla ne işi olur be yavrum.onlarla anlaşamaz..titizdir kadim, dürüsttür..yapamaz kanunsuz adamların dümeninde..harcanır bak sonra..ona üzülüyorum ben..
ezo gözleri dolu dolu elçin anneye bakar,
"ne kadar insafsız konuşuyor, ben ölürümde, canımı feda ederimde yine kadim beyin tırnağına zarar gelsin istemem..ben ona nasıl kıyarım.."
elçin;
-anladın dimi ezo,daha fazla geç olmadan...
ezo;
-anladım tabi elçin abla..anladım..ben bu işi kökünden bitirecem..sen heç tasalanmayasan..
elçin ferahlamış bir halde,
-e hadi yemeğimizi yiyelim..bu gün havvalar geldi..hem bak kısmetine falan da mani olur bu durum senin, duyulursa..gerçi anlamayan kalmamış amaa..
ezo bir taraftan sofrayı hazırlıyor bir taraftan da elçin hanımı dinliyordu..
-ne kısmeti elçin abla..benim kısmetle neyim ne işim olur ki...neyi anlamayan kalmamış..
elçin;
-ezo..bak kızım yanlız bir kadınsın, çolun çocuğunda yok..ben ömrüm oldukça tabi sana arkadaş olurum ama sen daha çok gençsin..şöyle sana uygun, hali vakti yerinde aklı başında namus ehli birini kabul et..
ezo, tepesinden kaynar sular boşalmışda haşlanmış gibi hisseder kendisini..
elçin hanımın kalbini kırmak istememektedir..dahası ağzını açıp da elçin hanıma tek kelime söz edemeyecek kadar canından bezmiştir, dermanı bile de yoktur..
ezo
-elçin abla, ben kendime zor bakiim, birde başkası ile uğraşamam
elçin azonun derdini biliyordur ama
-sen bi düşün yinede..bizim eski mahallede eletrik dükkanı falan var..o da dul..karısı ölmüş yani..iki çocuğu var..havva senin çocukları çok sevdiğini bildiğinden ..
ezonun sinirden eli ayağı tir tir titrer.."ne olmuş bu kadına böyle yaaa..kadim beyi benden kurtarmak için..töbe töbeee..."
ezo;
-düşünmem halletmem gereken bi kamyon iş var..hele bu da eksik kalsın..

söğüt
24-11-07, 16:08
elçin, sofraya oturduklarından lafı fazla uzatmak istemez..
-hakkında hayırlısı tabii..öyle aceleye gelmez..iyi araştırıp düşünmek lazım..
ezo kadimden ayrı kalması gerektiği hele bunun da başka bir erkek, evlilik vs. sebeplerden olacağını düşündükçe içini ateş yağmurları basıyordu..
kadimden ayrı kalmak..
kadimi görememek..
güzel gözlerini..
mavi gözlerini..
ezo düşündükçe kalbi acıyordu..
demek kadim kendisinden etkilenmişti haa..
demek sadece etkilenen kendisi değildi..
birden içini sevinç meltemi kapladı..yanağı al al oldu..
elinde olmadan mutlu oldu..o yanlızlık karanlığından bir anda yükseldi bulutlara çıktı..yemek bitiminde o mutlulukla sofrayı nasıl topladığının, bulaşıkları nasıl yıkadığının kendisi de farkında değildi..
elçinanne ezonun bu haline bakınca doğru iz üzerinde olduğunu düşünür."elbette yaa genç kadın..başında bir erkeği olması iyidir..nazlanıyor ama..ben bilirim yapacağımı.."
çayları getirir ezo..
elçin hanım hafiften yoklamasına devam eder,
-havva çağırıyor hafta sonu..arziyenin romatizmaları azmış yine..şişmiş bacakları bi ziyaret edelim..çocukları da özledim..hem mahallede gözümde tütüyor valla
ezo;
-he giderik elçin abla..anaa yazık ne olmuş öyle arziye ablaya..
elçin,
-eh işte dikkat etmiyor kendisine sağolasıca..hem kadime diyeyimde bir doktor ayarlasın..olmasa alır hastaneye götürürüz..aaa bak iyi geldi aklıma kadimi arayayım da söyleyeyim..
elçin yerinden kalkar kadimi arar..durumu anlatır.kadim gerekeni yapacağını söyler..

söğüt
24-11-07, 16:23
elçin abla kadimle konuşurken
-yok oğlum senin gelmene gerek yok..biz hallederiz ezoyla..merak etme sen..
elçinde ezo da aynı şeyi anlamışlardır..
ezo gittiği için kadim bu kadar heveslidir eski mahlleye gitmeye..
kadim;
-elçin anne bende geçmiş olsun derim arziyeye, bir daha nasıl gideyim ben sen olmayınca..
elçin köşeye sıkışmış..
-e madem öyle ..tamam gideriz..
ezo elçin annenin suratının asıldığı için,
-e ey o zaman siz hafta sonu gidersiz, bende bi akşam işten çıkınca ziyaret ederim..
ezonun amacı, elçinin içini rahatlatmaktır ama elçinin çöpçatanlık planları suya düşmüştüğü için yüzü sıkıntılıdır hala..
ezo anlamaz ama sesini de çıkarmaz..
çay sofrasını toplayıp mutfağa geçer..ortalığı derler toplar
-elçin ablaa, ben banyoya giriimm.
elçin,
- tamam yavrum..
elçin ezonun banyoya girdiğini görünce, hemen telefona sarılır..
-aloo..havvaaa..bu hafta kaldı..yaa sorma. arziye için kadimden yardım isteyince o da gelmeye kalktı..hııı..evet...
ezo banyoda bornozunun olmadığını görünce almak için odasına giderken elçin hanımın havva ile konuştuklarını duyar...
elçin
-e napalım bu hafta kalsın..kadimde olacağı için..huylanır kadim..biliyorsun mustafayı da pek sevmez..karşılaşmasınlar..hem kadim anlar meseleyi..ben başka bir gün getiririm ezoyu,
-aa tamam bak o da olur, siz toplanın cümbür cemaat bize gelin bi akşam..e tamam yarın akşam gelin..sadece mustafa olmasın ama haticelerde gelsin, gülede söyle ..ha tamam yeni ev için hayırlı olsuna gelmiş gibi olun..
ezonun dizleri titrer.."demek beni onun için götürisiiinn..allahım ben ne edecem şimdi..yok yok..olmaz ..bi çare bulmam lazım"

söğüt
24-11-07, 16:47
ezo elçin anne uyanmadan sabah erkenden çıkar evden,
kederden, sinirden eli ayağı hala titremektedir..başını alıp gitmek ister ama nereye..kimee..çok çaresiz hisseder kendisini..
kadim mustafayı sevmiyor..karşılaşmasınlar
kadim meseleyi anlar...
sözleri beyninde dönüp duruyordu..ile herkesten önce gitti, öğlen servisine yetişecek yemeklerin malzemelerin hazırlıklarını yaptı..ne kadar zaman sonra kutsal ustalar geldi..ezonun ağzını bıçak açmıyordu..ölesiye çalıştı, ne söylenenleri duydu, ne tek kelime sohbet etti...
kutsal usta ;
-ezo kızım kadim beyin yemeği hazır götürüver,
ezo;
-artık ben çıkmasam kutsal usta,
kutsal usta;
-peki ben mi götüreyim ezo..hıı..adamın sorduğu soruya ikimizden başka cevap verecek biri var mı..
ezo kırdığı potu anlar,
-özür dilerim ustam..heç eyle şey olur mu..tamam ben çıkartırım..
ezo tepsiyi alır kadimin odasına çıkar,
kadim işine dalmış, çalışıyordur
ezo;
-afiyet olsun kadim bey.buraya bırakiim tepsiyi..
kadim dalgın
-ee teşekkür ederim ezo, bende şu ortaklık işi üzerinde çalışıyordum..
ezo,
-kadim bey, ayıp olacak bilim ama bi şey demek istiim size
kadim işinden başını kaldırır,
-söyle tabii ezo, dinliyorum seni
ezo sıkıntılı, yüzü bembeyaza kesmiş..
-kadim bey deiim ki siz bu ortaklık işi benim yüzümden kabul ediiseniz, kendinizi yormayın..yani başka düşünceniz varsa onu yapın.. girmeyin bu işe..ben yanlış ettim..
kadim şaşkın ezonun yüzüne bakınca onun ne kadar sıkıntılı olduğunu anlar..ezoyu hiç bu kadar çaresi görmemiştir..yerinden kalkar..
-ne o bana yemek getirmekten bıktın da otel batsın mı istiyorsun yoksa..
ezo şakayı bile anlamamış..
-yoook estafurullah kadim bey..yani ben deeimki, benim yüzümden istemediğiniz adamlarla çalışmayın...deeiim ben..
kadim;
-ezo, bırakta kimle çalışacağıma ben karar vereyim olur mu..neler var bu gün yemekte..ıımmm sen yapmamışsın anlaşıldı..neden peki..?
ezo;
-nedeni yok..eyle oldu..eskisi kimin..sizin alışık olduğunuz yemekler..
kadim ezonun sıkıntısının ne olduğunu artık dayanamaz direkt sorar
-ne oldu ezo, canını sıkan birşey var senin..aşağıda mı bişey oldu..
ezo panikler..
-yook valla kadim bey ne olacak..yorgunluk heral..
-e iyi, madem yorgunsun bu gün erken çık git eve dinlen..
ev lafını duyunca ezo iyice fena olur

ezo-kadim
24-11-07, 20:26
Özet:Ezo Elcin anneye kirilmis ve evi terk etmisti kendini Doktor Emrenin arbasiyla abanta atmisti,telaslanan Kadimde Ezoyu bulup sonunda askini ilan etmis ve aralarinda bir karar almislardi kimseye söylemeyeceklerdi,Kadimde iyi o zaman evlenince söyleriz demis Ezoda ne evlenince mi?demis ve orada kalmisti.Ezo ve Kadim birbirlerine duygularini acmis ve nihayet rahatlamislardi elleri ayrilmamak üzere kenetlenmisti Abantin güzelligi ve Ezonun güzelligi Kadimi adeta sarhos etmisti eve dönmeye karar verirler.
Ezo:Kadim ne olur kimselere simdilik bisey demeyelim olurmu
Kadim:tamam canim telaslanma ben yavas yavas aciklarim .
EZO:hadi öyleyse yola koyulalim ancak variriz yollarda karli zaten

Kadim:tamam o zaman
Ezo:e doktorun arabasi ne olucak burda koysak olmaz ayip olur ayri ayri gitsek ben seni takip etsem olmazmi?
Kadim :yok canim ne geregi var ben aldittirrim beraber dönelim hem ne olur ne olmaz beni kirmayacaksin dimi Ezo?
Ezo:basini sallayarak ey öyleyse yolcu yolunda gerek
Ezo ve Kadim yola cikarlar .
EZO:Kadim sen neriye gidin tünelden niye gitmiyik anlamadim
Kadim:Ezo tatlim ya bak manzara harika yanimda sen birak tadini cikarayim olmazmi hem ikiside yol degilmi
Ezo:sanki olacaklardan haberdar bir sekilde caresiz kabul eder.
Ezo ve Kadim bayagi bir ilerledikten sonra araba birden durur kar o kadar cokturki yollar kapanmistir Kadimin cabalarida sonuc vermez yolu acamazlar
EZO:hah olaca buydu zaten senin romantikligin yüzünden su basimiza gelene bak,Allah'im simdi aksam olacak kurtlara yem olacik valla
KADIM:ah ezo senin bu panik hallerin beni öldürecek dur bakalim sakin ol arariz yardim gelir telaslanma.Kadim telefonla yardim cagirmistir ama yollarda büyük bir tikaniklik oldugunu ve yolarin acilmaya calisildigini ögrenir bunu Ezoyada söyler
EZO:yok yok ben dediydim ben...
KADIM:Ezo bak söyle bir dolasalim hem bak buralar cok güzel yiyecegimizde var battaniyemizde korkma lütfen
EZO:tamam tamam ama cok uzaklara gitmeyelim arabaya yakin olalimki bizi bulmalari kolay olur.
ezo ve kadim dag yolunda ilerliyorlardi hava cok güzeldi adeta kadimin ezoya olan askini anlamis gibi ezonun yüzüne yumusak yumusak dokunuyordu,tam o sirada kadim yerden aldigi kari ezonun üzerine dogru atti ezo kisa bir saskinligin ardindan oda kadime dogru kar topu atmaya basladi epeyce bir sür kartopu oynayan ezo ve kadim elleri üsümüs bir vaziyette buldular kendilerini
KADIM:ezo canim ellerin üsümüstür senin istersen oynamayalim der ve yanina yaklasir ellerini ellerinin icine alir ve nefesiyle ezonun ellerinin isitmaya baslar,ezo ise hayatinda daha önce hic böyle sevkat görmemistir Kadime sicacik bakar adeta kar asklarinin karsisinda erir,Kadimin ellerini SIKICA tutar
EZO:Kadim bak sura bura derken daga dogru cikmisiz a bak bir kulübe acaba bosmuki?
KADIM:bu mevsimde bostur canim kim olacak ki?
ezo ve kadim kulübeye dogru ilerlerler iceri baktiklarinda cok sirin bir yerdir kapiyi acarlar ufacik söminesi olan harika bir yer
KADIM:ezo sen burda bekle ben disardan odun alip geliyim donmaktan kurtulduk iste bak hem arabada yiyecekte vardi alir gelirim cabucak olurmu
EZO:ben korkarim bende senlen gelecem
KADIM:tamam hadi o zaman
ezo ve kadim olanca erzagi toplayip kulübeye cikarlar kadim önce sömineyi yakar sonra ufak tefek yiyecek ne varsa hazirlar yanan atesin karsisina otururlar,kadim ezonun yüzüne vuran atesi dahi kiskanmaktadir,alevler arasinda o kadar güzelki gözleri sanki atesle dans ediyordur
KADIM:ezom cok güzelsin biliyormusun iyiki karsima ciktin ,iyiki hayatima girdin ben senden önce yasiyormuydum acaba, sen varsan bende varim,lütfen beni birakma olurmu?
EZO:karsisindaki adama bakip hayati boyunca tanimadigi bir kisilik karsisindaydi insanlik,sevecenlilik,samimiyet özelliklede asik bakislara hayati boyunca hic rastlamamisti .
ezo usulca kadime yaklasti basini kadimin gögsüne sakladi sanki dünyanin bütün huzuru kadimin atan kalp atislarindaydi kalbi ezo diye carpan birisi,öylece saatlerce kaldilar kadim ve ezo huzurun tadini cikariyorlardi calan telefonla irkildiler
KADIM alo buyrun hi tamam anladim ama cabuk olun lütfen
EZO:ne olmus kadim ne dediler
KADIM:telaslanma yavas yavas aciyorlarmis yollari ancak biraz uzun sürebilir telaslanmayin dedi
EZO:aman ben biliydim basimiza gelecekleri
KADIM:kötümü ezo bak burdasin benim yanimda tadini cikaralim su anin

ezo hala konusmaya devam ediyordu kadimde ezonun bu halini cok seviyordu telase memuresi hallerini kadim ezoya yaklasti konusmasina izin vermedi ellerini yanaklarina götürdü ve sicacik bir buse kondurdu dudaklarina ezo saskin ama bir okadarda istekli birsekilde o da karsilik verdi:img-in_losonra ikiside atese karsi durup bakakaldilar utangac halleri devam ediyordu,saatler sonra kurtarma ekibi gelmisti haber verdiler ve eve dogru ilerlerken kadim ezoyu süzüyordu ezo bebekler gibi uyuyordu hala inanamiyordu bunca ömrümü bosa gecirmisim sahte gülüslerin arkasina saklanan maskeli insanlarla nasil yasamisim Allah'im deyip söylendi kendi kendine otele geldiklerinde ezo hala uyuyordu kadim uyandirmaya kiyamadi ezoyu arbasini otelin önüne durdurmustu arabanin kapisini acip ezoyu kucakladi ve kollarinin arasina aldi otelde birkac personel disinda kimse yoktu onlarin tuhaf bakislari arasinda ezoyu odasina cikartti yatagina yatirdi kendiside kanepeye uzandi sabah oldugunda ezo gözünü acinca önce cok sasirdi ne derin uyumusum ben diye söylendi kadim yoktu Allah'tan yaninda kalkti ve baktiki kanepede uyuya kalmisti
EZO:Kadim kalk sabah oldu ben buraya nasil geldim anlamadim
KADIM:sen öyle güzel uyuyordunki kiyamadim kucaklayip getirdim seni
EZO:amanin yani beni kucagina aldigini gördülermi yani?
KADIM:ne var bunda biz seninle cikmiyormuyuz bunu herkes nasil olsa ögrenecek kiyisindan basladik iste
EZO:tamam ama cok hizli olmus ben simdi onlarin yüzünede bakamam
KADIM:telaslanma ben hepsine tembih ettim yani üzülmene gerek yok
EZO:Elcin anneye haber vermem gerek simdi beni merak etmistir,etmistir demi?
KADIM:evet ezo elcin anne yaptiklarina cok pisman oldu anliyacagin lütfen sende onun bu yaptiklarini yüzüne vurma olurmu?
EZO:ne haddime hem o senin annen gibi ben onu anliyorum simdi merak etme sen birsey belli etmem
ezo ve kadim olanlardan mutluydular herkes isinin basina gitti kutsal usta ezoya cok kizgindi
KUTSAL USTA:eh ask olsun ezo beni meraktan öldürdün hakkini helal et felan aklima neler geldi neler bana birdaha bunu yapma kiz cocugu tamammi?
EZO:tamam ustam söz verim birdaha biryere gitmicem (istesemde gidemem artik)
ezo isini bitirdikten sonra eve gitti Elcin anneden gördügü son muamele karsisinda mahvolmustu simdi ise ne ile karsilasacagini bilmiyordu ama kadimede söz vermisti,elcin anne kapiyi acti
ELCIN:buyur ezo hosgeldin bak kizim sen nerdeydin kac gündür sekerim yükseldi seni düsündün durdum hataliyim biliyorum ama sinirlerime hakim olamadim ne yapiyim Kadimle Nedim benim öz evladim gibiler yani Balliyla ortak olacaklarini duyunca korktum aklima neler geldi neler anliyorsun beni degilmi kizim
EZO:elcin anne hosbuldum,dur hele bir soluklan ben seni anliyorum kirginda degilim isin aslini ben san anlatmaliydim asil sen beni affet ama Balli agam Kadim beye zarar veremez eger verecek olursada karsisinda beni bulur anliyonmu beni
Elcin saskindi ama belli etmedi aslinda Kadimin Ezodan etkilendigini iyi biliyordu aksam otururken elcin anne ezoya dönerek
ELCIN:bak ezo Kadim senden cok etkileniyor sen farkinda olmayabilirsin ama ben görüyorum lütfen hareketlerinde ölcülü ol beni yanlis anlama ama...
ezo icindeki firtinalari nasil haykiracakti elcin anneye o daha isin aslini bilmiyordu Kadimle arasinda gecen seyleri ögrense herhalde kalpten giderdi ezo mecburen sustu birsey demedi,ama simdi ne yapacaklardi sanki dünyanin altinda kalmis gibi agirlik vardi ruhunda Kadimi cok seviyordu ama bu sevgi ne kadar dogruydu sabahi zor etti erkenden otele gitti dogruca Kadimin odasina gitti,kapiyi caldi
KADIM :kim o
EZO:benim Kadim ben geldim
kadim kapiyi acti sanki kis gününde dünyanin en sicak günesi odasina dogmustu gözleri isildadi karsisinda sevdigi kadin
KADIM:buyur hosgeldin dedi ve SIKICA saridi ezosuna ama ezoda bir tuhaflik vardi
KADIM:neyin var ezo iyi degilsin sen
EZO:yok ben eyim
KADIM:bak bana gözlerime bak sende birsey var elcin anne sana birseymi dedi?
EZO:yok ne diyecek iste annelik bu olsa gerek ogullarini cok seviyor ve kimselere layik görmüyor hele ben gibin bir köylüye hic layik görmüyor yani beni acikca uyardi davul bilem dengi dengine der gibi
KADIM:ezo kim ne derse desin hepsi bana viz gelir sen beni bende seni sevdikten sonra bana kimse engel olamaz bir tek sen engel olursun anliyormusun ben seni cok seviyorum bunu konustuk saatlerce seninle ve sen bana evet dedin eger simdi yok dersen ben sensiz yasayamam ölürüm
ezo icindeki ikilemi nasil giderecekti karsisinda sevdigi adam ve yine karsisinda bu aski anlamayacak yüzlerce insan ne yapacagini bilemez halde düsünür durur ve sessizce odadan ayrilir.
Kadimse ezonun arkasinadan gitme ne olursun gitme hem bana kem kendine bu kötülügü yapma askim ben ikimizin yerinede savasmaya hazirim yeterki sen yanimda ol.
ezo hicbirsey demeden odadan giderken Kadimin odasindaki tvde su müzik caliyordu(GÖKHAN TEPE)
ayrilik yakin gibi ben sevenim anlarim
ben aglarim sen yak resimleri
ben unutmam hayatim sevdigim o GÖZLERI
bu sehir beni yine sana hapsetti
caresiz beklerim yine her seven gibi
vuruldum kac kere yalanci asklara
yüregim alisir sensiz dayanmaya
ne yanginlar gördüm bu sevda ugruna
al ahimida götür Tanri huzuruna

kadimin gözleri dolu doludur acaba bu asktada nelere yenilecekti ama hayir dedi beni bu defa alt edemeyeceksiniz...bye

Ö.Dilek
26-11-07, 01:19
Ezo: şişt diyerek parmağıyla kadimin dudağını kapatıp yanağını okşayarak söyleme korkiyim demişti ne diyebilirdi ki Kadim o kadar güzel bakıyordu ki bende demek o kadar çok istiyordu ama Elçin ablanın dedikleri aklına geldi. Geri çekilmek istese de o bakışların büyüsüyle Kadime doğru çekildi ikisinin de gözleri dudaklarına doğru kaydı Ezo’nun her yanı alev alev yanıyordu elleri yüzünde biraz daha yaklaştı.

Kadim’de iki gündür onsuz çektiklerini sadece kendi biliyordu onu kaybetmekten çok korkuyordu. O kadar yakınlardı ki öpmek için dayanılmaz bir istek duyuyordu ama kendini frenlemeye çalışıyordu sonucunda nasıl bir tepki alacağından korkuyordu.

Kadim: niye susturmaya devam ediyorsun Ezo biliyorum sende böyle hissediyorsun beni de kendini de kandırmaya çalışıyorsun ama gözlerin öyle demiyor. Bana kendinin de inanmadığı bir sürü şey söylüyorsun sen hani insanların gözlerine dosdoğru bakıp doğruyu söylerdin artık bunu anlaman için ne yapabilirim ben seni çok ama o kadar çok seviyorum ki…
Ezo’yu ateş basmıştı gözlerini kaçırdı.
Kadim: tamam peki şimdilik bir şey demesen de bana karşı aynı şeyleri hissettiğini biliyorum

Kadim hemen telefonuna sarıldı
Kadim: Elçin anne
Elçin: ne o oğlum azarlamak için mi aradın
Kadim: yapma Elçin anne ben Ezo’yu buldum ufak bir kaza geçirmiş
Elçin: birdenbire üzülmüştü ve panikleyerek ne diyorsun oğlum ne kazası, şimdi nasıl
Kadim: iyi merak edilecek bir şey yok yanımda gelince konuşuruz
Ezo: ne yapiysiniz Gadim Bey telaşeye veriysiniz bana burda iyi bakiyler dedim, hem ağama ayıp olur
Kadim: seni bur da bırakacağımı düşünmüyorsun değil mi? sana bir şey olsaydı yaşayamazdım senin daha güvenli bir yerde ve gözümün önünden olmanı istiyorum.
Ezo: Elçin ablanın dedikleri aklına gelmişti ben bur da güvendeyim merak etmeyin
Kadim: vurulduğun yerde mi güvendesin. Hem o dediğin silah temizleme olayına da inanmadım neler oldu Ezo.
Ezo: gözlerini kaçırtarak dediklerimden başka bir şey olmadı, başka ne olacak ki

Kapıyı çalıp Nur içeri girdi
Nur: ballı ağa sizi aşağıda bekliyor Kadim Bey
Kadim: bende ballı ağayla konuşmak istiyordum zaten
Nur: salonda, sizi götüreyim
Kadim: gerek yok ben giderim siz Ezo’nun yanından ayrılmayın
Ezo: Gadim Bey demesine kalmadan Kadim odadan çıktı
Nur: ne oluyor Ezo ne var aranızda
Ezo: yo yok bir şey ne olabilir ki
Nur: beni kandırmaya çalışma ben biliyor Kadim Bey geldiğinde seni hemen görmek için ballıya neler yaptı sen biliyor
Ezo: panikle ne yaptı, ne dedi
Nur: o seviyor seni geldiğinde sana bir şey olmuş diye çok korktu, telaşlandı yüzü kireç gibi oldu. Sana nasıl bakıyor ben gördü onu
Ezo: saçmalama Nur o kim ben kim

Aşağıda ise
Ballı: e yeğenim Ezo Hanımın eyi olduğunu gördün gel otur şöyle de biraz da iş konuşalım
Kadim: ben size güvenmiyorum Ballı ağa eğer bir ortaklık olacaksa benim kurallarıma göre olacak, sende temiz bir iş yapmak istiyorsan buna katlanacaksın
Ballı: ee güvenmiyseniz
Kadim: evet güvenmiyorum ama sadece dediniz ya Ezo Hanımın iyi dediği kişi bizim için iyidir diye bence de öyle
Kadim: Ballı ağanın cevap vermesini beklemeden sinirli bir şekilde ben Ezo’yu götürüyorum, Elçin anne bizi bekliyor onun yanında daha güvende olur
Ballı: ne diysin yeğenim sen, bizim yanımızda güvende değilmi diysin biz bir hata yaptık Ezo Hanıma bakmakta bize düşer, bizden yana bir sıkıntın varsa açıkça söyle
Kadim: pek güvenli olduğunu söyleyemezsiniz herhalde, silah ateş aldı temizlerken kurşun sekdi gibi bir şeye inandığımı sanmıyorsunuzdur değilmi sert bir şekilde söylemişti ve odadan çıktı.
Ballı: ya sabır diyerek arkasından kafasını salladı

Kadim Ezo’nun odasına gitti yatağına yaklaştı Ezo’nun ve Nur’un şaşkın bakışlarına aldırmadan yorganını kaldırıp Ezo’yu kucakladı
Ezo: ne ne yapıysiniz Gadim Bey ben iyiyim yürüyebilirim, herkes ne der
Nur Ezo’ya imalı imalı bakarak odadan çıkıp onları yalnız bıraktı
Kadim: kim ne derse desin umrumda bile değil, bunu anlamıyormusun hala anlaman için ne yapabilirim. Gidiyoruz buradan
Ezo: siz iyice delendiniz vallah bugün
Kadim: evet Ezo iki gün ortadan kayboldun, sen gittin diye deliye döndüm deli gibi her yerde seni aradım, kendimi tanıyamadım, sen bana ne yaptığının farkındamısın
Bu laflar karşısında Ezo’nun yanakları al al olmuştu.


Kadim Ezo kucağında aşağı indi. Ezo Ballı Ağayı karşılarında görünce Kadim’in kucağında utana sıkıla ne yapacağını şaşırdı.

Ballı:yeğenim biz inadızdır ama sen bizden inat çıktın, bakalım ortaklığımız nasıl olacak
Ballı: sana iyi bakıyik dedik amma yeğenimi ikna edemedik Ezo Hanım bir kusurumuz olduysa affet
Ezo: olur mu heç ağam Allah razı olsun senden
Kadim ve Ezo kapıdan çıktılar

Ballı: Nur Hanım bende aklı başında birini ariyim demiştim ama nerde
Nur gülümsedi

Kadim Ezo’yu arabaya yerleştirdi
Kadim: iyisin değil mi Ezo istersen hastaneye gidelim
Ezo: Gadim Bey niye anlamiysiniz iyiyim dedim burada iyi bakiylerdi ağama ayıp oldu
Kadim: iyi baktıklarından mı burada vuruldun sinirli bir şekilde demişti. Ama yumuşayarak seni bu kadar beli silahlı adamın yanında bırakmamı nasıl beklersin benden
İkisi de sessiz şekilde evin önüne geldiler.

Kadim: evet diyerek Ezo’nun kapısını açtı ve dışarı çıkmasına yardım etti ve tam kucağına alacakken
Ezo: olmaz Gadim Bey ben iyiyim yürüyebilirim yaram kolumda biliysiniz
Kadim: hayır olmaz ilaç kullanıyorsun ve güçsüzsün
Ezo: sinirli bir şekilde olmaz diyim Gadim Bey Elçin abla ne der lütfen
Kadim: peki o zaman ama bari yardım edeyim
Ezo bu sefer ses çıkartmamıştı. Kapıyı Elçin anne bir telaşla açmıştı
Elçin: Ezo nasılsın kızım korkuttun beni
Ezo: karşısında Elçin anneyi görünce konuştukları şeyler aklına geldi ne kadar da hayal kırıklığına uğramıştı. bu düşüncelerden sıyrılarak yok Elçin ablam bişeyciğim dedi
Kadim: Elçin anne Ezo’nun yatağı hazır mı hemen yatıralım da dinlensin
Elçin: hazır olmaz olur mu oğlum
Ezo: tedirgin ve birazda soğuk bir şekilde sağolasın Elçin ablam ben iyiyim biraz oturam sonra çıkarım
Kadim: olmaz Ezo senin dinlenmen lazım
Ezo: iyiyim diyim Gadim Bey diyerek salona geçti
Elçin: Kadim… Oğlum korkuttun beni bir şeyde demedin
Kadim ve Ezo birbirlerine baktılar ne diyeceklerini bilemeyerek
Ezo: bastırarak, o akşam buradan öyle ayrılınca bizim Nur ve Meryem’le yemeğe gitmiştim ya oradan çıkışta bir sarhoş heral silah atmış oda sekdi bana deydi derin bir nefes almıştı
Ezo: imalı imalı anlayacağın Elçin ablam öldürmeyen Allah öldürmiy
Elçin: ne biçim söz o Ezo Allah korusun, bak kızıcam ama
Kadim: bu tatsız konuşmaya araya girerek son verdi bende Ezo’ya geçen gün olanlar için ne kadar üzgün olduğunu ve merak ettiğini anlattım
Elçin: tabii sen benim kızım sayılırsın arada böyle şeyler olur ama sen anlıyorsun değil mi kızmadın bana
Ezo: yok olur tabii ben odama çıkıyım
Kadim: yalnız çıkamazsın Ezo ben yardım edeyim
Ezo: yok gerek yok diyecekti çoktan Kadim Ezo’ya yardım için gelmişti
Kadim Ezo’nun belinden tutmasıyla Ezo iyicene kötü olmuştu bütün vücudunu bir alev kaplamıştı birde Elçin annenin orda olması iyicene telaşlandırıyordu bu karışık duygularla odasına geldiler
Kadim Ezo’nun yatağına yatmasına yardım etti.
Ezo: yatağına yerleşirken ah dedi
Kadim: telaşla ne oldu Ezo bir şeyin yok değil mi bak doktora gidelim
Ezo: yok Gadim Bey telaşeye vermeyin kendinizi
Kadim Ezo’nun yatağının kenarına oturdu ve biraz daha Ezo’ya yaklaşıp saçlarını okşayarak
Ezo: titreyerek Gadim Bey yapmayın Elçin abla
Kadim: Ezo’nun cümlesini bitirmesini beklemeden Ezo sen ah dedin ya benimde sanki canımdan can koptu senin böyle acı çekmene ve tabiî ki sensizliğe dayanamıyorum. Ben senelerden beri hiç bu kadar yaşadığımı hissetmemiştim. Hep karanlıkların içindeydim ta ki senin o güzel ve her şeyi dosdoğru gösteren çimen yeşili gözlerinle karşılaşana kadar.
Ezo bu kadar güzel bakan gözlere dayanamıyordu bir şeyler söylemek istiyordu ama hep bu eve geleli Elçin annenin dedikleri onu engelliyordu
Ezo: Gadim Bey yapmayın Elçin abla gelicek şimdi
Kadim: Elçin anneyle aranda nasıl bir konuşma geçti bilmiyorum ama bunu bize yapma Ezo.
Bu güzel anları saçma sapan şeylerle bozma ben seni kaybetmeye dayanamam şimdi beni susturmana izin vermiycem seni o kadar çok seviyorum ki bunları el ele verip aşabiliriz sadece bana izin ver lütfen
Ezo: olmaz diyim Gadim Bey niye anlimiysiniz aramızda dağlar kadar fark var. Siz kim ben kim.
Kadim sinirle yataktan kalktı
Kadim: tamam ama bu iş burada kapanmadı ben sana her şeyi birlikte…
Ve kapı açıldı Elçin anne tepsi elinde içeri girdi.

söğüt
26-11-07, 13:47
ezo elçin anne uyanmadan sabah erkenden çıkar evden,
kederden, sinirden eli ayağı hala titremektedir..başını alıp gitmek ister ama nereye..kimee..çok çaresiz hisseder kendisini..
kadim mustafayı sevmiyor..karşılaşmasınlar
kadim meseleyi anlar...
sözleri beyninde dönüp duruyordu..ile herkesten önce gitti, öğlen servisine yetişecek yemeklerin malzemelerin hazırlıklarını yaptı..ne kadar zaman sonra kutsal ustalar geldi..ezonun ağzını bıçak açmıyordu..ölesiye çalıştı, ne söylenenleri duydu, ne tek kelime sohbet etti...
kutsal usta ;
-ezo kızım kadim beyin yemeği hazır götürüver,
ezo;
-artık ben çıkmasam kutsal usta,
kutsal usta;
-peki ben mi götüreyim ezo..hıı..adamın sorduğu soruya ikimizden başka cevap verecek biri var mı..
ezo kırdığı potu anlar,
-özür dilerim ustam..heç eyle şey olur mu..tamam ben çıkartırım..
ezo tepsiyi alır kadimin odasına çıkar,
kadim işine dalmış, çalışıyordur
ezo;
-afiyet olsun kadim bey.buraya bırakiim tepsiyi..
kadim dalgın
-ee teşekkür ederim ezo, bende şu ortaklık işi üzerinde çalışıyordum..
ezo,
-kadim bey, ayıp olacak bilim ama bi şey demek istiim size
kadim işinden başını kaldırır,
-söyle tabii ezo, dinliyorum seni
ezo sıkıntılı, yüzü bembeyaza kesmiş..
-kadim bey deiim ki siz bu ortaklık işi benim yüzümden kabul ediiseniz, kendinizi yormayın..yani başka düşünceniz varsa onu yapın.. girmeyin bu işe..ben yanlış ettim..
kadim şaşkın ezonun yüzüne bakınca onun ne kadar sıkıntılı olduğunu anlar..ezoyu hiç bu kadar çaresi görmemiştir..yerinden kalkar..
-ne o bana yemek getirmekten bıktın da otel batsın mı istiyorsun yoksa..
ezo şakayı bile anlamamış..
-yoook estafurullah kadim bey..yani ben deeimki, benim yüzümden istemediğiniz adamlarla çalışmayın...deeiim ben..
kadim;
-ezo, bırakta kimle çalışacağıma ben karar vereyim olur mu..neler var bu gün yemekte..ıımmm sen yapmamışsın anlaşıldı..neden peki..?
ezo;
-nedeni yok..eyle oldu..eskisi kimin..sizin alışık olduğunuz yemekler..
kadim ezonun sıkıntısının ne olduğunu artık dayanamaz direkt sorar
-ne oldu ezo, canını sıkan birşey var senin..aşağıda mı bişey oldu..
ezo panikler..
-yook valla kadim bey ne olacak..yorgunluk heral..
-e iyi, madem yorgunsun bu gün erken çık git eve dinlen..
ev lafını duyunca ezo iyice fena olur, sinirleri yay gibi gerilir..
-yok yok ..ben eyyim eyyim..iş çok zaten, ben gidem artık..
kadim ezonun bu garip, gergin hallerinden ters giden bişeyler olduğunu anlar ama fazla üsteleyemez..
-sen bilirsin ama kendini fazla zorlama, istediğin zaman çıkabilirsin bu gün..
ezo yavaşça
-sağolsız..
der ve odadan çıkar..
ezo çıktıktan sonra elçin anne kadimi arar..
-eğer mümkünse ezoyu erken gönderiver, eski komşular ev görmeye gelecekler, biraz yardım etsin bana der..
kadimin hoşuna gider eski komşuların ziyareti, neşeli neşeli..
-elçin anne sen yorma kendini, ben burdan bişeyler gönderirim ezodan..ee kimler geliyor? arziye hastaydı hani..?
elçin anne oldukça doğal konuşmaya çalışarak,
-ayol havva, hatice gül falan..arziye gelemez heralde ..
kadim mutlu mutlu peki tamam gelsinler..
ezo akşam elinden geldiğince oyaklanmmış ve geç çıkmıştır otelden..elinde kadimin talimatıyla hazırlanmış paketler, tatsız tuzsuz bir ruh hali ile minübüs durağına yürüyordu..önünde siyah mercedes durduğunda irkildi..
arabayı kadim kendisi kullanıyordu..
-ezo gel hadi ben de eve gidiyorum..havvalar gelecekmiş,
ezo artık çaresiz, sıkıntı ile arabaya bindi..yüzü allak bullaktı..
-ne o hala keyifsizsin..
-yok bişim..
-hıımmm.. o kadar gizli demek..
ezonun konuşacak hali yoktur ki..hem ne anlatsın ..annen bana koca buldu diyemezdiya..
elçin hanım kapıyı açtığında, küçük bir kriz geçirir...
-kadiim..
sonra gülümsemeye çalışarak,ama ezoya hafif bir fırça kayarak;
-ezooo nerden aklına geldi kadimi getirmeeekkk ..ne iyil akıl etmişsin..
kadim gülümseyerek, hala kapı önünde
-onun aklına gelmediki !...benim aklıma geldi...ee hadii burda mı bırakacaksınız beni..
elçin
-hay allah..alemsin oğlum..
kadim önce ezoya yol verir, ezo içeri geçer, elindekilerle beraber doğruca mutfağa gider.
kadim salona girer..neşelidir;
-ooooo kimler gelmiiişşş..ya ben hanımlar matinesi olacak diye gelmiştim ama
e elçin anne alacağın olsun niye banada haber vermiyorsun..
elçin anne bütün planları suya düştüğünden
-aman oğlum benimde haberim yoktu ki..
misafirler biran neye uğradıklarını şaşırırlar, ama kimse bozuntuya vermez..
havva,
-hani ezo nerde gelemedi, ben bi bakayım ona
elçin anne kırıtarak;
-ben herşeyi hazırlamıştım ama sağolsun ezo çok titizleniyor..illede kendi eli değecek, içi rahat etmez yoksa..
mustafa utana sıkıla merakla ezonun gelmesini beklemektedir..kadim ise olaylardan habersiz, herkese hal hatır soruyor, espriler yapıyordur..
nice sonra ezo ve havva salona geldiler.
havva o kadar uğraşmış ama ezoyu ikna edememiştir birazcık süslenmeye..
kadim ezonun yüzüne baktığında haikaketen kötü birşeyler olduğunu sezinlemiştir..salondakilere şöyle bir göz atar..aslında salondakilerinde pek neşesi yok gibidir..
ezo misafirlere hoş geldiniz der ve hiç oturmadan apar topar tekrar gider..

söğüt
26-11-07, 13:58
-yok yok ..ben eyyim eyyim..iş çok zaten, ben gidem artık..
kadim ezonun bu garip, gergin hallerinden ters giden bişeyler olduğunu anlar ama fazla üsteleyemez..
-sen bilirsin ama kendini fazla zorlama, istediğin zaman çıkabilirsin bu gün..
ezo yavaşça
-sağolsız..
der ve odadan çıkar..
ezo çıktıktan sonra elçin anne kadimi arar..
-eğer mümkünse ezoyu erken gönderiver, eski komşular ev görmeye gelecekler, biraz yardım etsin bana der..
kadimin hoşuna gider eski komşuların ziyareti, neşeli neşeli..
-elçin anne sen yorma kendini, ben burdan bişeyler gönderirim ezodan..ee kimler geliyor? arziye hastaydı hani..?
elçin anne oldukça doğal konuşmaya çalışarak,
-ayol havva, hatice gül falan..arziye gelemez heralde ..
kadim mutlu mutlu peki tamam gelsinler..
ezo akşam elinden geldiğince oyaklanmmış ve geç çıkmıştır otelden..elinde kadimin talimatıyla hazırlanmış paketler, tatsız tuzsuz bir ruh hali ile minübüs durağına yürüyordu..önünde siyah mercedes durduğunda irkildi..
arabayı kadim kendisi kullanıyordu..
-ezo gel hadi ben de eve gidiyorum..havvalar gelecekmiş,
ezo artık çaresiz, sıkıntı ile arabaya bindi..yüzü allak bullaktı..
-ne o hala keyifsizsin..
-yok bişim..
-hıımmm.. o kadar gizli demek..
ezonun konuşacak hali yoktur ki..hem ne anlatsın ..annen bana koca buldu diyemezdiya..
elçin hanım kapıyı açtığında, küçük bir kriz geçirir...
-kadiim..
sonra gülümsemeye çalışarak,ama ezoya hafif bir fırça kayarak;
-ezooo nerden aklına geldi kadimi getirmeeekkk ..ne iyil akıl etmişsin..
kadim gülümseyerek, hala kapı önünde
-onun aklına gelmediki !...benim aklıma geldi...ee hadii burda mı bırakacaksınız beni..
elçin
-hay allah..alemsin oğlum..
kadim önce ezoya yol verir, ezo içeri geçer, elindekilerle beraber doğruca mutfağa gider.
kadim salona girer..neşelidir;
-ooooo kimler gelmiiişşş..ya ben hanımlar matinesi olacak diye gelmiştim ama
e elçin anne alacağın olsun niye banada haber vermiyorsun..
elçin anne bütün planları suya düştüğünden
-aman oğlum benimde haberim yoktu ki..
misafirler biran neye uğradıklarını şaşırırlar, ama kimse bozuntuya vermez..
havva,
-hani ezo nerde gelemedi, ben bi bakayım ona
elçin anne kırıtarak;
-ben herşeyi hazırlamıştım ama sağolsun ezo çok titizleniyor..illede kendi eli değecek, içi rahat etmez yoksa..
mustafa utana sıkıla merakla ezonun gelmesini beklemektedir..kadim ise olaylardan habersiz, herkese hal hatır soruyor, espriler yapıyordur..
nice sonra ezo ve havva salona geldiler.
havva o kadar uğraşmış ama ezoyu ikna edememiştir birazcık süslenmeye..
kadim ezonun yüzüne baktığında haikaketen kötü birşeyler olduğunu sezinlemiştir..salondakilere şöyle bir göz atar..aslında salondakilerinde pek neşesi yok gibidir..
ezo misafirlere hoş geldiniz der ve hiç oturmadan apar topar tekrar gider..

bütün bir akşam kadim, ezonun her hareketini takip eder..canının acıdığı bellidir..peki bu mustafanın ne işi vardır..mustafanın ezoya baktığını fark eder fena halde şaşırır..bu işte elçin annenin parmağı olduğunu düşünür..
misafirler ezoya artık o kadar neyi olduğunu sormuşlardır ki, ezo hasta olduğunu söylemek zorunda kalmıştır..
misafirleri uğurlarken, mustafanın özellikle ezoya doğru hamle yapmaya çalışması kadimin kafasındaki soru işarerlerinin de cevabını vermiş oluyordu..
"ah elçin anne ah"..
"demek ezo bu gün bu nedenle sıkıntılıydı"..
herkes gitmiş, kadim hala gitmemiştir..

söğüt
26-11-07, 15:54
bütün bir akşam kadim, ezonun her hareketini takip eder..canının acıdığı bellidir..peki bu mustafanın ne işi vardır..mustafanın ezoya baktığını fark eder fena halde şaşırır..bu işte elçin annenin parmağı olduğunu düşünür..
misafirler ezoya artık o kadar neyi olduğunu sormuşlardır ki, ezo hasta olduğunu söylemek zorunda kalmıştır..
misafirleri uğurlarken, mustafanın özellikle ezoya doğru hamle yapmaya çalışması kadimin kafasındaki soru işarerlerinin de cevabını vermiş oluyordu..
"ah elçin anne ah"..
"demek ezo bu gün bu nedenle sıkıntılıydı"..
herkes gitmiş, kadim hala gitmemiştir..

elçin hanım ezo salona dönerler..
kadim salonda oturup merakla elçin anneyi beklemektedir. işin aslını öğrenmeye niyetlidir..
kadim;
-hayırdır elçin anne, mustafa efendi iyiki gelmiş, mahalledeyken pek selam sabah vermezdi de..
elçin kekeler, ezo hemen kalkar yerinden mutfağa gider
-aman ne bilim oğlum gelmiş işte, misafire niye geldin denilir mi..
kadim biraz daha sertleşerek ve sesini yükselterek
-elçin anne, eski komşularına bişey demiyorum ama bu adamı bir daha buralarda, senin veya ezonun çevresinde görmeyeyim..derdi ne bu adamın..ne işi var onun burda..
elçin anne çok ama çok bozulur, kendisini tutamaz ağlayarak,
-bana ne bağırıyorsun a evladım..komşu işte gelmiş..gelmemi deseydim..
kadim;
-elçin anne yapma böyle lütfeen..biliyorsun o adamı hiç ama hiç sevmem..sevmediğimin nedenlerini de herkesten çok sen daha iyi bilirsin..
-havvalara demiş..
-ne demiş???
-ezolara giderken bana da haber verin demiş..
-neeeee?????????
-ezoyu nerden tanıyormuş mustafa..
elçin hanım ağlayarak
-ezo bir kaç defa ona ütü falan götürmüş tamir için
-eeeeeeeeee?????
-o zaman görmüş oğlum....
-her müşterisinin evine ziyarete mi gidiyor bu adam
-ay kadim fena oluyoruuumm..
ezo mutfaktan koşar,
-kadim bey ne edisiz..elçin abla hastalanacakk
kadim ezonun sesini duyunca sesinin ayarını düzeltir daha alçak sesle, tane tane ve kararlı bir şekilde
-sadece ona değil aynı zamanda sanada bu sözlerim ezo hanım..o adamı bir daha ne bu evde, nede sizin yanınızda görmeyeceğim..bu konuda tek kelime istemiyorum anlaşıldı mı..
ezo elçin hanımın elini bileklerini kolonyayla masaj yaparken..elçin anne bir yandan hıçkırıklarla ağlıyordur..
-ey ..tamam..anladık..biz adamı tanımak bilmek..gelmesin derdinden ölen yok ya..
kadim elçin annesine çok sert çıkıştığını anlar ama siniride yatışmamıştır..
koltuğa elçin hanımın yanına oturur..annesine sarılır..
-elçin anne..hatırlıyorsun değil mi o adamın eşinin ölümünü...o günden beri o adama tahammülüm yok..görünce sinirlerim alt üst oluyor..lütfen elçin anne böyle adamlarla muhap olmana asla razı değilim..gelmesin bizim evimize..
ezo, duyuyorsun değil mi beni..
ezo şaşkın bir elçin anneye bir kadime bakar
-valla bende şaşırdım ..bi kere gitmiştim dükkanına, daha otelde işe başlamadan önce.. ütü verdim tamire o kadar bir daha da gitmedimdi..
elçin hanım daha çok planlarının ters tepmesi nedeniyle ağlıyordu..
ezo ve kadim planlardan habersiz, elçin anneyi sakinleştirmeye çalışıyorlardı

söğüt
26-11-07, 18:49
elçinin ağlaması sızlanması uzun sürmüştü, saat gece yarısını çoktan geçtmiş,kadim hala elçin hanımı susturmak için çareler arıyordu..
nihayet elçin hanım odasına çekilmeye karar verir, ezo koluna girerek onu odasına çıkarır, yatırır..
elçin yatağına yatarken, hem ağlıyor hem konuşuyordu..
-kadim çok değişti..kadim çok değişti...böyle değildi, bana sesini hiç yükseltmezdi
-dediya elçin abla adamı sevmimiş işte, senin evine gelmesine dellendi besbelli..
-ah ezooo.. ben böyle olsun istememiştim..
-kimse istemezdi elçin ablam, ama sevmimiş, ne edek..gurban olam, öldürdün kendini, yeter gayrı..valla bende ağlicim şimdi..
elçin sakinlemiş, ezo ile birbirlerine iyi geceler dilemişlerdi
ezo yorgun, kendisinden başka herkes için özellikle elçin abla için üzgün
merdivenleri indi..kadim aşağıda ezonun ayak seslerini dinliyordu..biliyordu ezo yanına gelecek..
ezo, aşağıya indiğinde kadim salonda yorgun ve gergin bir halde koltukta oturuyordu.sırtını yaslamış, bacak başak üstüne atmış, elinde kalemini evirip çeviriyordu..
ezoyu tepeden tırnağa süzdü..sonra tekrar bakışlarını yukarılara kaldırdı, gözgöze geldiler..
ezo ilk defa hiç kaçmadan, kadimin gözlerinin içine doğrudan bakıyordu....kadim de bunu farketti..bir an kalbini tarifsiz, ama bir o kadarda tatlı bir heyecan sardı..
ezo o an bambaşka birisiydi..patron- işçi gibi değil, iki arkadaş gibi değil..bambaşka bir şeydi o an yaşanan..orda o anda kalbi heyecanla ürperen bir erkek, o erkeğin içinde yaşadığı her şeyin farkında olan bir kadın vardı..
geldi ve tam kadimin karşısındaki koltuğa oturdu..bakışlarını hiç çekmeden..
artık gözleri ile konuşuyorlardı..
ezo kadime ilk defa bu kadar rahat ve doğrudan bakıyordu..ve ilk defa kadimi çok net anlamıştı...elçin hanımın ağlamasından çok da rahatsız olmamış gibiydi..söylemesi gerekeni söylemiş, yapması gerekeni yapmış ama siniri hala yatışmamış bir adam duruyordu karşısında

söğüt
26-11-07, 19:27
elçinin ağlaması sızlanması uzun sürmüştü, saat gece yarısını çoktan geçtmiş,kadim hala elçin hanımı susturmak için çareler arıyordu..
nihayet elçin hanım odasına çekilmeye karar verir, ezo koluna girerek onu odasına çıkarır, yatırır..
elçin yatağına yatarken, hem ağlıyor hem konuşuyordu..
-kadim çok değişti..kadim çok değişti...böyle değildi, bana sesini hiç yükseltmezdi
-dediya elçin abla adamı sevmimiş işte, senin evine gelmesine dellendi besbelli..
-ah ezooo.. ben böyle olsun istememiştim..
-kimse istemezdi elçin ablam, ama sevmimiş, ne edek..gurban olam, öldürdün kendini, yeter gayrı..valla bende ağlicim şimdi..
elçin sakinlemiş, ezo ile birbirlerine iyi geceler dilemişlerdi
ezo yorgun, kendisinden başka herkes için özellikle elçin abla için üzgün
merdivenleri indi..kadim aşağıda ezonun ayak seslerini dinliyordu..biliyordu ezo yanına gelecek..
ezo, aşağıya indiğinde kadim salonda yorgun ve gergin bir halde koltukta oturuyordu.sırtını yaslamış, bacak başak üstüne atmış, elinde kalemini evirip çeviriyordu..
ezoyu tepeden tırnağa süzdü..sonra tekrar bakışlarını yukarılara kaldırdı, gözgöze geldiler..
ezo ilk defa hiç kaçmadan, kadimin gözlerinin içine doğrudan bakıyordu....kadim de bunu farketti..bir an kalbini tarifsiz, ama bir o kadarda tatlı bir heyecan sardı..
ezo o an bambaşka birisiydi..patron- işçi gibi değil, iki arkadaş gibi değil..bambaşka bir şeydi o an yaşanan..orda o anda kalbi heyecanla ürperen bir erkek, o erkeğin içinde yaşadığı her şeyin farkında olan bir kadın vardı..
geldi ve tam kadimin karşısındaki koltuğa oturdu..bakışlarını hiç çekmeden..
artık gözleri ile konuşuyorlardı..
ezo kadime ilk defa bu kadar rahat ve doğrudan bakıyordu..ve ilk defa kadimi çok net anlamıştı...elçin hanımın ağlamasından çok da rahatsız olmamış gibiydi..söylemesi gerekeni söylemiş, yapması gerekeni yapmış ama siniri hala yatışmamış bir adam duruyordu karşısında
kadim oturduğu yerden kalktı ezonun karşısına geldi.ayakta baş ucunda durdu.
hala birbirlerinin gözlerinin içine direkt bakıyorlardı;
-senin için gelmişti değil mi o adam
ezo itiraz etmedi;
-elçin ablam bana uygun olduğunu düşünmüş..o da dulmuş da..
-elçin ablan uygun görmüş..ee.. peki sen ne düşünüyorsun bu konuda..
-ne düşünecem ben....başkalarının benim adıma hesap yapması hoşuma heç getmiii..
kadim rahatlamıştır..aşağıya eğildi..ezonun dizinin hizasına..
elini avucuna aldı..şimdi ikisinin de eli ezonun dizleri üzerindeydi..ezo önce çekecek gibi oldu, sonra vaz geçti..sesszice bekledi, heyecanını bastıramıyor, gözlerini kadimin gözlerinden ayıramıyordu..her geçen an, biraz daha büyüleniyordu..kadimin kendisi üzerinde yarattığı bu büyülü hakimiyet o kadar güçlüydüki, ezo kıpırdayamıyordu bile..ve o kadar tatlı bir büyülenmeydiki, kadimi seyretmenin tadına doyamıyordu..kadimin ağzından çıkan her kelime ezoyu mühürlüyordu..ezo kadimi kayıtsız şartsız kabulleniyordu ..
elçin hanım uyku tutmadığı için aşağıya, birazda merakla sessizce inmiştir..
kadimi ezonun dizleri dibinde, elleri ellerinde yalvarır halde gördü...

kadim bir eli ile ezonun yanağına dokunuyor, diğer eli ile ezonun elini avucunda zaptediyordu..
-eğer şu yalancı dünyada üç günlük ömrüm varsa, seninle geçsin istiyorum ..
ezonun gözleri puslu puslu olmuştu..
oda önce çekinerek, sonra kadimin dokunuşlarından cesaretlenerek elini kadimin yanağında gezindirdi..sakalı hafifçe elini çiziyordu.. kadimi hissettiriyordu..sevmiş, sevilmişti..işte hayat buydu..kadim de artık kendisini kayıtsız şartsız ezonun avucuna bırakmıştı..

the end

Gökgöz
26-11-07, 23:58
Ezo yla Kadim ne kadar süre böyle dans ettiler bilmiyorlardı. Cd çalardaki müzik sesi çoktan kesilmişti. Aslında Kadim müziğin bittiğini fark etmişti. Ama bir türlü Ezo yu kollarında tutmanın, onun mis kokusunu içine çekmenin hazzını bırakmayı istemiyordu. Halinden o kadar memnundu ki sonsuza kadar böyle dans edebilirim diye düşündü. Ezo nun ise mutluluktan başı dönüyordu. Kadim e o kadar sıkı sarılmıştı ki sanki bırakırsa gidecekmiş sanıyordu. Kendini dansa o kadar kaptırmıştı ki müziğin bittiğinin farkında bile değildi. Sonra birden fark etti.

Ezo : Gadim müzik bitmiş.

Kadim : Evet Ezo bitti.

Ezo : Ben heç farkında bilem değelim. Şu şarap dokundu galiba. Demiştim ben sağa içmeyim diye.

Kadim : Kendini kandırıyorsun Ezo. Sadece şarap mı dokundu yani?

Ezo : Ne demek istiysin?

Kadim : Yani demek istiyorum ki, kollarımda olmaktan memnun değil miydin?

Ezo : (Ezo nun yüzü kızarır. Ne diyeceğini bilemez) Şeyy evet memnundum tabi… (Hemen aklına bişey gelir lafı değiştirir.) Ben gimseye habarda vermedim. Bak nası merak etmişlerdir beni. Benim telefonum nerdeydi? (Koltuğun yanında duran çantasını açar ve telefona bakar. 7 cevapsız arama vardır.) Bak gördün mü? Ballı ağam, Elçin ablam, Doktor hep merak etmişler beni. Ne deycem ben onlara. Beni hemen götürün Gadim bey.

Kadim : Ezo durur musun biraz? Telaş etme. Sakin ol lütfen.Bu saatten sonra gidemezsin. Hem gitsende yine mantıklı bir açıklama yapman gerekecek.

Ezo : Ee napcağız o zaman?

Kadim : (Kadim de telefonuna bakar. Ballı ağa ve Elçin anne onu da aramıştır) Benide aramışlar. Neyse sen biraz sakin ol ben bir çözüm yolu bulacağım.

Ezo : Ne yani sizinle olduğumu söylemeyeceksiniz dimi?

Kadim : Yine siz ve Kadim beymi olduk yani? Hani bu akşam bunlar yoktu söz vermiştin bana.

Ezo : Gusura bakma telaştan ne yapacamı şaşırdım.

Kadim : Bak istersen iki tarafa da yalan söyleyelim. Ne dersin?

Ezo : Ama ben yalan söylemeyi sevmiyim.

Kadim : İyi o zaman Kadim le dağ evindeyiz, Çok güzel saatler geçiriyoruz, beni merak etmeyin, bu akşam gelemiycem dersin (der ve güler)

Ezo : Delirdiğizmi siz? Böyle denir mi heç?

Kadim : Benim için bir sakıncası yok. Keşke söylesen. İşim kolaylaşırdı.

Ezo : Amma benim işim zorlaşır o zamanda. (biraz düşünür) peki yalan söylemek daha mantıklı. Ne yalanı söyleyecez?

Kadim : Önce Ballı ağayı ara ve kendi evine döndüğünü merak etmemesini söyle. Sonra aynı şekilde Elçin anneyi ara ve bu gecede hemşerilerinde kalacağını söyle.

Ezo : Olurmu ki? Anlamazlar inşallah.

Kadim : Tabi olur Ezo. Herhalde Elçin anne Ballı ağayı arayıp durumu teyit edecek değil.

Ezo : (Ezo kısık bir sesle ve düşünceli olarak) Belli olmaz belki de yapar.

Kadim : Anlamadım ne dedin Ezo?

Ezo : Yooğ yoğ bişey.

Kadim : Hadi ara bakalım.

Ezo önce Ballı ağalara Kadim le uydurdukları yalanı söyler, sonrada Elçin ablaya. İki tarafıda inandırmıştır. İçi biraz rahatlar. Sonra aklına Emre gelir. Onunda cevapsız araması vardır.

Kadim : Oldu mu rahat mısın şimdi?

Ezo : Dr.Emre de merak etmiş beni. Ben bi oğada haber verem.

Kadim : O niye merak ediyor ki seni. Aa pardon mükemmel genç dimi? Tabi merak edebilir. (kıskançlıktan kıvranmaya başlar)

Ezo : Sen ediysinde o neden etmesin.

Kadim : Çünkü ben seni seviyorum. Sana duygularımı açtım. Peki o?

Ezo : Dr.Emre benim sadece arkadaşım. Dostum. Dert babam. Oda beni seviyi ama dost olarak. Merak etmesinin sebebi de bu.

Kadim : Bence öyle değil Ezo. Belki sen ona dost gözüyle bakabilirsin ama ben onun seni dost olarak görmediğini düşünüyorum.

Ezo : Sen yanlış anlıyisin Emre nin yakınlığını. O benim onu, dost olarak sevdiğimi biliyi. Benden başka bişey beklemez. O çok iyi tanıyi beni.

Kadim : Peki Ezo istersen kapatalım bu konuyu. Pek umrumda değil zaten Dr.Emre.

Ezo : Yaa belli. Heç umrunda değel. (der kıskıs güler)

Kadim : Tabi değil. Neyse ara istersen şu mükemmel genci. (alaycı bi şekilde güler)

Ezo Dr.Emre ylede konuşur. Dr.Emre Ezo nun iyi olduğunu öğrenince mutlu olur. Telefonu kaparlar. Ezo artık kendini iyi hissetmektedir. Aslında yalan söylemeyi sevmez ama ne diyecektir bu insanlara? Bende Kadim i seviyorum, dayanamadım onun güzel gözlerine, elini tuttum geldim mi diyecektir? Daha bunları Kadim e bile itiraf edememiştir. Şimdi bütün bunları düşünmeye başlayınca kalbi sanki kerpetenle sıkıştırılıyormuş gibi hisseder. Daha büyük bir yük oturmuştur içine.

Ezo : Ben napiyim burada? Neden geldim seninle?

Kadim : Tamam Ezo lütfen. Farkındayım yine kötü düşüncelerin aklına hücum ettiğinin. Ama bu akşam bunları düşünmeyeceksin. Çıkar şimdi her şeyi. Bu gecenin tadını çıkaralım. İstersen yarın düşünürsün tamam mı?

Ezo Kadim in bu teklifini mantıklı bulmuştu. Zaten olan olmuştu. Bari bu geceyi zehir etmeyeyim kendime ve Kadim e diye düşündü. Aynı şekilde Kadim de Elçin anneyi ve Ballı ağayı aradı. Makul bir yalan uydurdu. Bunuda hallettikten sonra Kadim Ezo nun elini tuttu ve şöminenin başına oturttu. Işıkları da kapattı. Sadece şöminenin ışığı aydınlatıyordu salonu. İkiside birbirlerinin gözlerinin içine bakıyorlardı. Sessizliği Kadim bozdu.

Kadim : Bir kadeh daha şarap alır mısın?

Ezo : Olur.

Kadim : Şeyy tabi. (şaşırır. Reddedeceğini düşünmüştür ama Ezo onu şaşırtmıştır. Kadehi doldurur ve Ezo ya verir.)

Ezo : Bende senin mutluluğunun şerefine içmek istiyim.

Kadim : Şu anda o kadar mutluyum ki. Bana nasıl bir mutluluk yaşattığının farkında mısın Ezo? Bu mendebur adamı nasıl değiştirdiğinin farkında mısın? Birgün bu sözleri birine, bir kadına söyleyeceğimi hiç düşünmezdim. Hayattan hiçbir beklentim yoktu çünkü. İyi ki tanıdım seni. İyi ki sevdim seni.

Ezo : (Ezo susturur Kadim i) Daha fazla konuşma. Lütfen. Benimde kalbim yaralı, benimde diktiğim sarayım yıkıldı ama sen çıktın şimdi karşıma. Seviniyimmi üziliyimmi bilemiyim. Ama tek bildiğim şu anda yanında olmaktan o kadar mutluyum ki.

Kadim Ezo yu kendine doğru çeker ve sımsıkı sarılır. Hiç bırakmak istemez. Ezo da çekmez kendini. Oda sarılır. Bakışmalarla ve arada söylenen güzel sözlerle ikiside kendilerinden geçmiş bir haldedirler. Bir ara Ezo 2.kadehinde etkisiyle başını Kadim in kucağına koyar. Ne yaptığının farkında olmasa da, bu hareket Kadim i mest eder. Bir süre izler Kadim Ezo sunu. Sonra dayanamaz ve onu yatırmak ister. Uyandırmaya kıyamaz. Yavaşça kucağına alır. Ne kadarda hafiftir Ezo. Bir kuş gibi diye düşünür. Ezo da kuş gibi ürkektir çünkü. Koltuğa yatırır. Üzerini de battaniye ile örter. Yukardan bir battaniyede kendisine alır ve diğer koltuğa yatar. Ez oyu seyrederken oda uyuyakalır. Serin bir gecenin ardından kış güneşinin ısıttığı bir sabah ışığıyla önce Ezo uyanır. Bakar ki Kadim hala uyumaktadır. Battaniye üzerinden düşmüştür. Ezo hemen battaniyeyi alır ve sevdiceğinin üstünü örter. Madem dün akşam o yemek yaptı kahvaltıyı da ben hazırlayayım diye düşünür. Önce akşamdan kalma masayı toplar. Şarap kadehlerini falan toplar. Kadim in marketten aldığı kahvaltılıklarla güzel bir masa kurar. En son Ezo sucuklu yumurta yaparken Kadim de bu güzel kokuların etkisiyle uykusundan uyanır. Önce yüzünü yıkar sonra kokunun geldiği yere yani mutfağa yönelir. Ezo yu bir müddet izledikten sonra yavaş yavaş arkasından gider ve günaydın diyerek yanağına bir öpücük kondurur. Önce ne olduğunu anlamayan Ezo Kadim i görünce hemen çıkışır. Ama Kadim in bu hareketi de hoşuna gitmiştir. Yine de bozuntuya vermez.

Ezo : Sen herkese böylemi günaydın diyisin?

Kadim : (muzipçe) Yok sadece senin gibi güzel olanlarına…

Ezo da güler.

Kadim : Neden erken kalktın hem kolun iyileşmedi daha. Bıraksaydın ya ben hazırlardım.

Ezo : Kolum eyi çok şükür merak etme sen. Hem ben alışgın değelim erkek milletinin bağa hizmet etmesine.

Kadim : Ooo çok güzel kokuyor. Çok acıktım.

Ezo : Sen geç masaya bende geliyim.

Kadim : Tamam.

Ezo sucuklu yumurtayı da alarak salona geçer. Tabaklara paylaştırır. Kadim çayları doldurur. Mutlu mutlu kahvaltılarını yaparlar.

Kadim : Ellerine sağlık Ezo. Her şey çok güzeldi.

Ezo : Ben bişey yapmadım ki. Her şey hazırdı zaten. Ortaya goydum sadece.

Kadim : Olsun senin elinin değmiş olması bile yeter benim için.

ŞİMDİLİK BU KADAR ARKADAŞLAR. BİRAZ ACELEYE GELDİ KUSURA BAKMAYIN. İNŞALLAH BEĞENİRSİNİZ… byebyebye

Ö.Dilek
27-11-07, 01:40
Kadim Ezo kucağında aşağı indi. Ezo Ballı Ağayı karşılarında görünce Kadim’in kucağında utana sıkıla ne yapacağını şaşırdı.

Ballı:yeğenim biz inadızdır ama sen bizden inat çıktın, bakalım ortaklığımız nasıl olacak
Ballı: sana iyi bakıyik dedik amma yeğenimi ikna edemedik Ezo Hanım bir kusurumuz olduysa affet
Ezo: olur mu heç ağam Allah razı olsun senden
Kadim ve Ezo kapıdan çıktılar

Ballı: Nur Hanım bende aklı başında birini ariyim demiştim ama nerde
Nur gülümsedi

Kadim Ezo’yu arabaya yerleştirdi
Kadim: iyisin değil mi Ezo istersen hastaneye gidelim
Ezo: Gadim Bey niye anlamiysiniz iyiyim dedim burada iyi bakiylerdi ağama ayıp oldu
Kadim: iyi baktıklarından mı burada vuruldun sinirli bir şekilde demişti. Ama yumuşayarak seni bu kadar beli silahlı adamın yanında bırakmamı nasıl beklersin benden
İkisi de sessiz şekilde evin önüne geldiler.

Kadim: evet diyerek Ezo’nun kapısını açtı ve dışarı çıkmasına yardım etti ve tam kucağına alacakken
Ezo: olmaz Gadim Bey ben iyiyim yürüyebilirim yaram kolumda biliysiniz
Kadim: hayır olmaz ilaç kullanıyorsun ve güçsüzsün
Ezo: sinirli bir şekilde olmaz diyim Gadim Bey Elçin abla ne der lütfen
Kadim: peki o zaman ama bari yardım edeyim
Ezo bu sefer ses çıkartmamıştı. Kapıyı Elçin anne bir telaşla açmıştı
Elçin: Ezo nasılsın kızım korkuttun beni
Ezo: karşısında Elçin anneyi görünce konuştukları şeyler aklına geldi ne kadar da hayal kırıklığına uğramıştı. bu düşüncelerden sıyrılarak yok Elçin ablam bişeyciğim dedi
Kadim: Elçin anne Ezo’nun yatağı hazır mı hemen yatıralım da dinlensin
Elçin: hazır olmaz olur mu oğlum
Ezo: tedirgin ve birazda soğuk bir şekilde sağolasın Elçin ablam ben iyiyim biraz oturam sonra çıkarım
Kadim: olmaz Ezo senin dinlenmen lazım
Ezo: iyiyim diyim Gadim Bey diyerek salona geçti
Elçin: Kadim… Oğlum korkuttun beni bir şeyde demedin
Kadim ve Ezo birbirlerine baktılar ne diyeceklerini bilemeyerek
Ezo: bastırarak, o akşam buradan öyle ayrılınca bizim Nur ve Meryem’le yemeğe gitmiştim ya oradan çıkışta bir sarhoş heral silah atmış oda sekdi bana deydi derin bir nefes almıştı
Ezo: imalı imalı anlayacağın Elçin ablam öldürmeyen Allah öldürmiy
Elçin: ne biçim söz o Ezo Allah korusun, bak kızıcam ama
Kadim: bu tatsız konuşmaya araya girerek son verdi bende Ezo’ya geçen gün olanlar için ne kadar üzgün olduğunu ve merak ettiğini anlattım
Elçin: tabii sen benim kızım sayılırsın arada böyle şeyler olur ama sen anlıyorsun değil mi kızmadın bana
Ezo: yok olur tabii ben odama çıkıyım
Kadim: yalnız çıkamazsın Ezo ben yardım edeyim
Ezo: yok gerek yok diyecekti çoktan Kadim Ezo’ya yardım için gelmişti
Kadim Ezo’nun belinden tutmasıyla Ezo iyicene kötü olmuştu bütün vücudunu bir alev kaplamıştı birde Elçin annenin orda olması iyicene telaşlandırıyordu bu karışık duygularla odasına geldiler
Kadim Ezo’nun yatağına yatmasına yardım etti.
Ezo: yatağına yerleşirken ah dedi
Kadim: telaşla ne oldu Ezo bir şeyin yok değil mi bak doktora gidelim
Ezo: yok Gadim Bey telaşeye vermeyin kendinizi
Kadim Ezo’nun yatağının kenarına oturdu ve biraz daha Ezo’ya yaklaşıp saçlarını okşayarak
Ezo: titreyerek Gadim Bey yapmayın Elçin abla
Kadim: Ezo’nun cümlesini bitirmesini beklemeden Ezo sen ah dedin ya benimde sanki canımdan can koptu senin böyle acı çekmene ve tabiî ki sensizliğe dayanamıyorum. Ben senelerden beri hiç bu kadar yaşadığımı hissetmemiştim. Hep karanlıkların içindeydim ta ki senin o güzel ve her şeyi dosdoğru gösteren çimen yeşili gözlerinle karşılaşana kadar.
Ezo bu kadar güzel bakan gözlere dayanamıyordu bir şeyler söylemek istiyordu ama hep bu eve geleli Elçin annenin dedikleri onu engelliyordu
Ezo: Gadim Bey yapmayın Elçin abla gelicek şimdi
Kadim: Elçin anneyle aranda nasıl bir konuşma geçti bilmiyorum ama bunu bize yapma Ezo.
Bu güzel anları saçma sapan şeylerle bozma ben seni kaybetmeye dayanamam şimdi beni susturmana izin vermiycem seni o kadar çok seviyorum ki bunları el ele verip aşabiliriz sadece bana izin ver lütfen
Ezo: olmaz diyim Gadim Bey niye anlimiysiniz aramızda dağlar kadar fark var. Siz kim ben kim.
Kadim sinirle yataktan kalktı
Kadim: tamam ama bu iş burada kapanmadı ben sana her şeyi birlikte…
Ve kapı açıldı Elçin anne tepsi elinde içeri girdi.

Elçin: gülerek ne o çocuklar bir şeyi mi böldüm
Kadim tam bir şey söyleyecekti ki Ezo heyecanla
Ezo: yok Elçin ablam şimdi birkaç gün işede gidemiycem diyiydim Gadim Beye!
Kadim Ezo’nun bu panik hallerinden büyük bir zevk alıyordu.
Elçin: aa ne işiymiş şimdi senin dinlenmen lazım kızım bak hem yiyecek bir şeyler getirdim
Ezo: yok Elçin ablam sağolasın ama ilaçlardan heral canım bir şey istemiy
Kadim: Elçin annenin bir şey demesini beklemeden yemen lazım Ezo çok güçsüz kaldın
Elçin: evet kızım Kadim doğru diyor yemen lazım
Ezo mecbur tepsiyi önüne aldı
Elçin: dur yardım edeyim kızım derken telefon çaldı ve telefona bakmak için odadan çıktı
Kadim yatağın kenarına oturdu
Ezo: napiysiniz Gadim Bey
Kadim: yardım edicem ne var bunda
Ezo: olmaz bi gören olsa ne der
Kadim: şimdi bunda ne kötülük var buna bari izin ver Ezo
Ezo: ben yiyebilirim Gadim Bey biliysinizki sol kolum yaralı hem çocuk gibi
Kadim izin vermedi bu sefer inatçı olan taraf o çıktı ve kaşıkla Ezo’ya çorba içirmeye başladı ve her kaşığı verişinde gözleri birleşiyordu. Ezo utana sıkıla ne yapacağını bilmiyordu
Ezo: Gadim Bey doydum sağolasınız Elçin ablaya bakın siz gelmedi
Kadim istemeyerekte olsa bıraktı. Kadim’de anlıyordu Ezo’nun çekincelerini ama ondan uzaklaşmasına izin veremezdi.

Bir iki gün dinlenmeden sonra Ezo mutfaktaki işine geri dönmüştü. Bu daha da zor olacaktı bu dinlenme zarfında hep Kadim’den kaçmıştı ama şimdi nasıl başaracaktı bilemiyordu. Hep Kadim imalarda bulunmuştu Ezo ise anlamazlıktan gelmişti. Ezo’da ona o kadar çok evet bende seni seviyorum demek istiyordu ki. Ama hep Elçin Hanım’ın dedikleri kafasında çınlıyordu. Bu düşüncelerinden

Kutsal usta: kızım keşke bugünde gelmeseydin diyen sesiyle kurtuldu.
Mutfaktakiler sevinçle karşılamıştılar oda özlemişti onları
Ezo: yok ustam iyiyim evde otur otur sıkıldım
Kutsal usta: ama yorgun gözüküyorsun kızım bir şeymi oldu
Ezo: hı omu ilaç kullanıyorum ya usta uykusuzluk yapıyor
Kutsal usta: aman başka bir şey olmasında
Öğle olmuştu telefon çaldı
Kutsal usta: zeki 517
Zeki: abla 517
Ezo: sen bak heç uğraşamam elimde işim var görüyosun
Zeki: telefona baktıktan sonra usta Kadim Bey özel menülerinden birini istiyor.
Yemeği hazırlamışlardı.
Kutsal usta: Ezo götürebilirsin yemek hazır
Ezo: ustam ben götürmesem
Kutsal usta: geçen olanları biliyorsun Ezo yemeklerin içindekileri soruyor Kadim Bey, cevap alamayınca da köpürüyor

Ezo istemeyerekte olsa Kadim’in kapısını çaldı
Kadim: gel
Ezo: buyurun diyerek tepsiyi koydu afiyet olsun dedi tam çıkacakken
Kadim: Ezo bu oyuna ne zaman son vereceksin
Ezo: ne oyunu
Kadim: gülümseyerek biliyorsun işte benden kaçma oyunu
Ezo: yo ben sizden kaçmiyim
Kadim: Ezo lütfen artık yeter bana karşı söylediklerimden sonra eskisi gibi değilsin bende artık bir cevap bekliyorum
Ezo: peki oldu o zaman ne istiysiniz heç bir şey düşünmeden evet bende sizi seviyorum dememi mi?
Kadim soluğu kesilmiş alacağı cevabı bekliyordu
Ezo: Gadim Bey bana böyle bakmayın. Ne diyceğimi şaşıriyim
Kadim: gülümseyerek nasıl bakıyorum ki
Ezo içinden nasıl diyebilirim ki sana sen böyle baktıkça benim için dünya duruyor, kabim yerinden çıkacakmış gibi çarpıyor, sözleri kelimeleri karıştırıyorum, diyeceklerimden korkiyim.
Ezo: sanki bir rüya âleminden ayrılır gibi silkindi; neyse ben size bunları hissetsem bile ne olacak ki Gadim Bey sonunda ikimizde üzülürüz. Ben size beklediğiniz cevabı veremem. Gadim Bey siz yükseklerde yaşıysiniz belki konuşulanlara gulak tıkıysiniz ama ben yapamam herkes ne der ve hatta Elçin abla. Ne olursunuz buna devam etmeyin artık gücüm tükeniyor. Gözleri buğulanmıştı gözünden bir damla yaş akmıştı
Kadim: Ezo’ya yaklaşıp gözündeki o yaşı sildi. Özür dilerim Ezo senin üzülmene ağlamana dayanamam. Dudakların hayır dese de o her zaman doğruyu söyleyen gözlerin bunu yalanlıyor. Bunun içinde buna inanmamı nasıl beklersin benden. Gene korktuğun şeyi yineliyorum seni çok ama o kadar çok seviyorum ki, ben senin gibi içimde ki sesi yok sayamam.

h23
27-11-07, 14:47
devamı..
işten cıkan ezo ve kadim evin yolunu tutarlar, kadim artık eski korkularını tamamen yenmiştir, berraktan eser kalmamıstır, arabayı kendi surüyordur hiç aklına gelmeden yasadıkları.. bi taraftan da ezoyu konusturmya calısır,
kadim: ezo neden durust olmuyorsun bana karsı, her sozume bi bahane buluyorsun
ezo: kadim bey asıl durust olim ne edem ya
kadim. seni konusturmasını bilirim ben
ezo: konusturmak icin bişey yapmaza gerek yok cekinmeden konusim yeterince, keşke biraz sussaymısım zamanında
kadim: ne demek bu simdi
ezo: dilim yuzunden sizi etkiledim,
kadim: alakası yok
ezo: peki neden basta cok gıcık davranidiz, ben cevabımı verdikce huyuz degişti,
kadim: ee cevap yetiştiremeyince dedim kendi kendime bukemedigin bilegi opeceksin kadim, ama etkilenme nedenim bu değil,
ezo: yolun ortasında cekilmiş bi fotograf degildir herhal
kadim: o fotografın da etkisi var tabi,
ezo: ee etrafız manken dolu o zmn onları secseydiz ya
kadim: anlamıyorsun di mi ben gozlerinin sekline rengine degil, o gozdeki manaya ardındaki ruha vuruldum
ezo: hee maşallah otel sahabı degil edebiyatcı neyse geldik bari elcin ablama bişey belli etmeyin sizin duygularız gecer gider ama o ogrenirse kolay kolay unutmaz
kadim: içimden geldigi gibi, kendi dogrularıma uygun davranırım,
ezo: aman bi kez kendi dogrularızı bi kenara bıraksaz ölürsüz del mi
kadim: senin gibi baskalarının dogrularını uygulayacagıma kendi dogrularımı uygularım
ezo: ben de kendi dogrularımı uyguliim
kadim: hıı baskaları ne eder, akıl mantık var gibi sozler baskalarının dogruları deil mi
ezo: yok bunlar benim de dogrularım
kadim: nedense bu dogrular ballı agayla doktor emreye engel degil
ezo: ne demek istisiz onlar sizin baktıgız gibi bakmiler bana,
kadim: hıı arkadas olalım dedigimde de olamadın neden ?
ezo: ee patronsuz onlardan daha farklı durumdasız,
bu arada ikili coktan eve varmıs hala tartısıyorlardır, elcin anne dısarıdan gelen konusmaları duymus, kapıyı acmıstır ama ikilimiz farkında degildir,
elcin: ayy cocuklar demek ben duymasaz zili calmak aklınıza gelmiyecek
kadim: ee ezo hanıma laf yetiştirecez diye
ezo: siz baslattız ne guzel gelecektik işte evimize,
elcin: ayy hala devam ediyorlar, hadi girin bakalım içeri
iceri girerler yemek sırasında televiizyonda haberler acıktır, haberlerde yalan makinası gosterilir, ezo saskın bakıslarla izlemektedir,
ezo: bu nasıl bişey anlamadım ben
kadim: ya oturuyorsun işte kişi yalan soylerse titriyo, aslında almak lazım bundan
ezo: nedenmiş insanların gozunden anlayamisiz mi dogruları,
kadim: anlıyorum ama bazı insanlar ısrarla inkar ediyorlar gercekleri gözünün icine baka baka yalan söylüyorlar
ezo korkmustur kadim cok ciddi konuşmaktadır
ezo: seyy bunu almak kolay mıdır,
kadim: tabi istanbuldayız buyuk magazalarda bulunur,
ezo iyiden iyiye korkmustur,
ezo: seyy pahalı degil midir bu
kadim: olsun alırız sorun degil
ezo: hee o kadar borc harc arasında buna para harcayın ne kadar genişsiz anlamim
kadim: sonunda duyacagım gercekler, dunya borcum olsa unutturur bana, o iki kelimeyi duymayı cok isterdim,
ezo utanmıstır ne diyecegini bilememektedir, kadim sadece gozleriyle degil sozleriyle de hapsetmiştir ezoyu, elcin ise hiç bişey anlamamıstır ,
elcin: cocuklar hangi iki kelime kadim kimmiş bu yalancı ne oluyo cocuklar
kadim: yok bişey elcin anne bugun ballı ezo ben calısırken bi konu gecti de onunla ilgili,
ezo rahatlamıstır bir an olsun kadim dısarıda soyledigi gibi yapmamıstır,
ezo: ben cay koyayım
kadim: kuru kuru cay olmaz di mi yanına nişe helvası mıydı su antepe has tatlıyı yapsan ne guzel olur di mi ezo hanım
ezo: eyi yapak; isteyenin bi yüzü vermeyenin 2 yüzü , hee helvanı gercekten yapmak da nasip ols der devamını getiremez
kadim: ee tamamla cumleni cekinme,
ezo: yok beddua doner dolasır beddua sahıbını bulurmusum en iyisi susam burda der soylenerek mutfaga gider,
kadim: hıı tabi tabi ondandır, ben ölsem ardımdan sen de ölürsün be dayanamazsın
kadimin aslında derdi ezoyu mutfaga atmak elcin annesiyle yalnız kalmaktır,
kadim:elcin anne ya senden bi konuda yardım isteyecem
elcin: tabi oglum ama once sunu soyleyeym kız zaten gunboyu yoruluyor birde evde keske istemeseydin tatlı neyse ne yapabilirim
kadim: ya bi dinle, bak simdi der oyununu anlatmaya baslar
ezo ise arkasından kurulan oyundan habersiz mutfakta soylenmektedir
ezo: hee gunboyu iş yetmedi birde evde beyefndiye hizmet edecez, aman bende mutfaktan kopmusum otelin koca deposunda bulurum aradıgım seyi burda bulamim,
ezo helvayı hazırlayıp ocaga koymustur helvayı kavurmaya baslamıstır, hala soylenir,
elcin: kahkahalarla aa tamam oglum cok guzel bi oyun peki der göz kırpar,
elcin anne gizlice bahceye cıkar boya malzemelerinin arasında ufacık kireç alır salona gider ezo ise olanlardan habersiz hala helvayı karıstırmaktadır,
elcin bi bardaga azıcık kireçi doker kadim icer, anında ateşi yukselir, elcin anne uzatır kadimi
kısa bi sure sonra da mutfaktan ezo cıkar
elcin: kızım koş kadim hastalandı ya birde ateşi yukseldi, ahh oglum bu mevsimde incecik gomlekle dolasılır mı
ezo kadimi boyel gorunce telaşlanır
ezo: aman elcin ablam ne etsek ki hemen bişeyler edek
elcin: ayy evde de yokki ben kutsal ustadan ateş dusurucu sorayım sende kadimin yanından ayrılma,
ezo: hee olur tabi buz neyim koysak
elcin: bilmiyorum bildigin bişey varsa yap hadi ben cıktım der
ezo kadimle yalnız kalmıstır o kadar telaşlanır ki,
basucundan ayrılamaz,
ezo: kadim bey duyimisiz beni,
kadim hiç tepki vermez,
ezo: üzgün basını öne eğer, keske su anda eyi olsaydız da gercekleri duysaydız bazı gercekleri soylemek cok zor yoksa istemez miydim bende haykırmayı size olan sevgimi, bazen hiç hatırlamadıgım babamı bazen eski kocamı gordguumu dusunurken sizde sonra bi anliim ki siz baskasız,
kadim: bende annemde gormedigim şefkati, berrakta gormedigim sadakati goruyorum ama bunlardan cok daha fazlası var sende de.
ezo: kadim bey siz, beni dinlidiz, yoksa bunlar numaraydı
kadim: ne yapayım baska turlu konusmayacaktın
ezo: eyi duyduz işte rahatladiz zar,
kadim: hem de nasıl neyseki kireç içmemize değdi,
ezo: bi daha boyle sakalar yapmayın,, yğregimize inidi,
kadim: gerek kalmadı zaten duyacagımı duydum, artık vazgecersin nazdan hıı ?
ezo: bişey duymadız sonucta degerli birisiz benim icin hepsi bu,
kadim: hiç vazgecmiyecen di mi inadından neyse elcin annemi cagıralım donacak dısarıda,
ezo: ee kutsal ustalar da telşalnacak
kadim: anlamadın mı elcin annemle el birligiyle yaptık oyunu
elcin gelir
ezo: elcin ablam askolsun sende birlik oluyon oyuna,
elcin: ne oldu oglum konustu mu ezo
kadim: konusmak da laf mı öttü bülbül gibi der ezonun siniri aslında keyfe bırakmıstır yerini, icini bosaltmıstır,

daha sonra 3ü birden güzel aksamın tadını cıkarırlar..
ezoyu konusturmak lazımdı, umarım begenirsiniz, yüzünüzde ufacık bi gülümseme olusursa ne mutlu bana

h23
28-11-07, 20:06
o güzel sahnenin ardından..
ballı: he yiğenim kovalamaca oynamak icin yaşınız he bir de mekan pek uygun del sanki?
ezo: ben mutfaga gidem,
ballı: yok gitme hele dur bi gonusak, anlıyak mevzuyu
kadim: benimle konusun,veremiyecegim bi cevap yok, ezo istersen sende eve git, biraz dinlen
ezo: ben iyiyim mutfakta kendimi unutim,
ballı: ezo hanım sen bize hayırsız kocan ömerin emanetisin, bi ters durum rahatsızlık verecek bi durum varsa hemen mudahele ederiz,
ezo: yok bişey ağam cok sagolun ben istemedikce kimse beni rahatsız etmez.
ballı: hee biliriz seni mert namuslu kadınsın ama etraf değişik insanlarla dolu,der sinirli gözlerle kadime bakarak,
ballı: neyse yigenim istersen senle gel erkek erkege konusalım he?
kadim:tabi ballı ağa
kadimle ballı odaya cekilirler, ezo ise ortada kalmıstır, kadimin cesareti ezoyu uzaklastırma cabası hosuna gitmiştir, ballıyla otursaydı ne cevap verecegini bilmiyordu ya peki simdi kadimle ballı ne konusacaklardır, merak korku sevgi hayranlık tüm duyguları birbirine girmiş bi şekilde mutfaga iner,
ballının odası..
ballı: he yigenim nasılsız bi sıkıntı yoktur inşallah,
kadim:yok iyi olmaya calisiyoruz,
ballı: yegenim simdi bizim adımız kirliye cıkmıs ama silahtan dolayı yoksa pis işimiz yok, hatta bizce dul bi kadına rahatsızlık vermek silah tasımaktan daha büyük bi suctur,
kadim:rahatsızlık vermedim, yanlıs anladınız,
ballı: hee ezo hanım avcıdan kacan korkmus serce gibiydi, ona ne diyecen,
kadim: evet konu iş degil, hatta acıkca gonul meselesi ama rahatsız etmedim,
ballı:ezo hanım cok korkmus gibiydi
kadim: gönül sevdiyse gizlemek yakısmaz duygularımı paylastım ezo da sanırım sasırdı, bende incittigim icin peşinden kostum gerisini de biliyorsun zaten,
ballı: hee yegenim aferin erkek adama sevdasını gizlemek yakısmaz, biz anlarız sevmekten sevda tası eritecek bi guctur, ezo hanımda bacımızdır ama sevilmeyecek kadın degildir,
kadim: korkum su ki benim ona duygularımı gecici bi heves olarak anladı sanırım, etrafımda onun gibi sahici insan olmamasını tek neden dusunuyor galiba, cok konusamadım zaten hemen kactı,
ballı:hee simdi biz tabi detayları bilmik ee seni gozumuz tuttu tam tanımasak da yardımcı olabilecek bişey varsa istersen yani,
kadim: bilmiyorum ne yapmalıyım nasıl yol izlemeliyim gercekten saskınım, akılla gonul bir davranmıyo, biri soylese birgun bana mutfaktaki işcine asık olacan inanmazdım, zor durumdayım ezoya hak veriyorum, ama sevginin gucune de inanıyorum
ballı: hee yigenim şiiri bilirmisin: başımla gönlümü edemedim eş, biri yüz yasında biri yirmibeş, heyy sevda güzel şey ezo hanım nurla tekrar birleşmemize vesile oldu, cok hakkı vardır ama herhalde en büyük iyiliği budur, onun bize yaptıgı iyiliği aynıylan ödemek isterim, hee yigenim istersen detaylı bi konusalım ezo hanımla ne dersin ?
kadim: bilmiyorum ezoyu sık bogaz etmek istemiyorum, belki de biraz zaman verip düşünmesini saglamalıyım,
ballı: hee haklı olabilirsin, ama ne buyurmustur buyuklerimiz, hayırlı işlerde acele edin, bizim atalar boyle ogrettiler, sizin universitelerde ne ogretildi orasını bilmim,
kadim: ezodan sonra sunu anladım hayat dersi üniversitelerde ogretilen tum derslere bedel, meger ne cahilmişim, ezodan daha ogrenecegim cok sey var
ballı:hee tabi orda haklısın, neyse eger ne zaman dersen ballı kardeş bi konus de biz hazırız,konusuruz,
kadim: cok sagolun, düşünecegim bu konuyu hoş ezo konusu aklımdan hiç çıkmıyor da araya sizi koyma meselesini düşünecem
ballı: hee düşün eyi inşallah iyi olicek, görelim Mevlam neyler.. bekliyek görek
kadim: hıhı
ezo sıkılmıstır bi nurun yanına ugrar,
ezo: nur hanım siz otelde mi kalcaksınız hep?
nur: hee ne oldu sen de kal, cok guzel burası,
ezo: yok ben kalamam da ya elcin abalmın kızı gelecek de yalnız kalsalar daha iyi olacaktı, siz eve donecekseniz sizde kalayım diyecektim bikaçgun neyse kutsal ustam da kalırım
nur: eee otelde kal işte
ezo: yok olmaz eyle şey kalmam ben bu otelde,
nur: sen bilirisn rengin kötü bişey oldu?,
ezo: yok bişey yok sade aklıma kalbime ee birde dilime mukayet olmam icin dua et yeter sagolasın
gece...
nur: ballı burası cok guzel, kadim bey de temiz biri değil mi
ballı: hee temiz mert biri bugun delikanlılık yanını da ogrenmiş olduk,
nur: bugun bişey oldu ?
ballı: yok bişey sonra zaten kokusu cıkar neyse,
nur: ben bişey diyecektim, ezo hakkında
ballı: hee sende mi bilisin yoksa
nur: nur neyi biliyor ?
ballı: yok bişey sultanım hele sen soyle soyleyecgini, ezoya ne oldu
nur: ezonun elcin ablasının kızı gelecek ezo da yalnız bırakmak istiyo onları, dedi siz eve doneceksez size gelem yoksa baska yer, sen konus ne de olsa otel sahibisin, oda ayırt burda kalsın bikaç gun
ballı: hee olur tabi, o niye cekini hala
nur: ezo gururlu calıstıgı otelde kalmak istemiyo
ballı: yok yok burda kalsın, aksam yemeklerini 4ümüz yeriz ne güzel olur boylece kadimle ezo da neyse der duraklar
nur: sen kadim ezo hakkında bişey biliyor
ballı: he sultanım bugun kadim soyledi, asıkmıs ezoya. soyleme ezoya. kadim soylemiş zaten bugun yakaladım ikisini yakıstılar yav, hadi hayırlısı, ama sen yine de bilmiormus gibi davran hemi sultanım
nur: eyi de nur zaten biliyordu ezoya da soyledim ama o uzak durmayı tercih etti eyi olur aralarını yaparsak,
ballı: hee yarın soyleyem kadime ezoya oda actırak guzel olacak guzel.
begenmeniz dilegiyle devam edecem ilk fırsatta..

h23
29-11-07, 12:10
ertesi gün..
elcin anne kadimi telefonla arar
elcin: kadim oglum arzu geldi bugun muhakkak yemege bekliyoruz tamam mı güzel oglum
kadim: tamam elcin anne ezoyu da alır geliriz akşama
elcin ezo lafını duyunca biraz bozulur,
elcin: ezo gelmiyecegini soylemişti ama neyse, hadi bekliyorum gorusuruz oglum,
telefonu kapatan kadim mutfagı arar,
kutsal usta: buyrun kadim bey
kadim: ustam ezoyu verir misin, yada direk soylersen 6 gibi hazır olsun cıkısta elcin anneme gidecegim ezoyla beraber gidelim,
kustal usta: iyi de ezo bugun bizde kalacaktı
kadim: beraber cıkacagız dedim ya iletirsin usta
kutsal usta: peki kadim bey
kutsal usta: kızım ezo kadim bey cıkısta seni bekliyecekmiş
ezo: hayırdır nedenmiş o,
kutsal usta: kızım, arzu gelmiş kadim bey de elcin annesine gidecekmiş , seni alıp beraber gidecekmiş,
ezo: usta bu gece sizde kalmayı dusunmustum musait degilsez baska bi yere giderim,
kutsal usta: yok be kızım her zaman basımız ustunde yerin var ama madem misafir cagırmıs ayıp olmasın,
ezo:yok bişey olmaz kalsın bugunluk,
kadimin aklına takılmıstır ya ezo inat edip kendisinden once cıkarsa diye bizzat kendi inmiştir aşagı,
kadim: ezo hazır mısın
ezo: kadim bey ben bu gece ustamda kalcam
kadim: sebep?
ezo: ya arzuyla elcin annem biraz yalnız kalsınlar istim, rahat etsinler bari bikaç gun,
kadim: ezo bi gelir misin diye işaret eder,
ezo: ne soyleyeceksez burda soyleyin,
kadim: işle ilgili
ezo: işle ilgili anlaştız ballı agayla daha da benim bi katkım olmaz,
kadim: ezo lutfen gelir misin, rica ediyorum
ezo caresi basını egerek kadimi takip eder,
kadim: ezo 1.si sana yalan soylemem konusmak istedigim konu gercekten işle ilgili , 2.si de
ezo: 2.si de
kadim: sana karsı olan duygularım anlasılacak diye cekinip de kenar köşede konusacak biri değilim, kimseden saklamam duygularımı daha önemlisi seni kucuk dusurmem boyle davranıslarla, bunları unutma lutfen
ezo: sagolun kadim bey peki,
kadim: neyse ezo konu su: nedim senin kaza gecirdigini biliyormus, bunu sadece sen ve ben bilmiyor muyduk? ve daha ilginci ballıyla tanıstıgımız günü ve de ballı agayı sadece sen, ben ve mutfak taifesi biliyordu ama ne ilginctir ki o gunun sabahı elcin annem nedimden haberleri alıp mafyayla mı anlastın dedi, ezo kim nedime bu haberleri veriyo?
ezo: kadim bey bana bişey mi demek istisiz, tabikyi ben haber vermim, karişmim işlerinize ya artık cıkmak istim hayatınızdan
kadim: ezo sen değilsin tabiyki, mutfakta calısan gammazın teki neyse nedimle birbirlerine destek oluyorlar bana karsı ve bu gunlerimde sen bana destek olmayacak mısın nedimin destekcisi daha cokmuş ha? yardımına ihtiyacım var ezo anlamıyor musun?
ezo hiç sesini cıkartmaz tepkisiz kalmıstır kadim devam eder
kadim: cok isterdim aşkımı doya doya yasamayı ama emin ol bu sana yaklasmak icin bi bahane degil, ezo bişeyler yapmalıyız kimin oldugunu tahmin ediyorum bu yuzden de kutsal ustamda kalma, agzından cıkacak her laf bir yerde attıgımız her adım anında karsı tarafta ona gore hareket ediyorlar
ezo: kadim bey mesai arkadasımı size ispiyonlamamı ajan gibin mutfakta calısmamı beklemisiz herhal,
kadim: ezo cocuk yasta biri askı yuzunden oyunlar oynuyo, ama tehlikeli oyunlar bu haber ulasmasaydı belki ballının adamı vurulmayacaktı adam benim yuzumden tehditler alıyor, sureyya hastanede gordugun kadın cok tehlikeli ve hırslı onun vurdurdugunu bile dusunuyorum, ve o kadın nedimle calısıyo su anda
ezo: kadim bey ne oyunu ne cocugu anlamim,
kadim: ezo bak eylulden bahsediyorum mutfakta calısan bi içşinin patronuna olan hayranlıgı, imkansız aşkı yuzunden benim ve cevremdekilerin hayatının tehlikeye girmesini istemiyorum,
ezo: hee mutfakta calısan bi işcinin patronuna olan imkansız askı ne guzel dediz ya agzıza saglık,
kadim: senle benim durumum eylulle nediminkinden cok farklı
ezo: ne farkı varmış?
kadim: ne sen eylul gibi bi kızsın, ne de ben nedim gibi bir erkeğim, nedim resmen kızla oynuyo
ezo: neyse kadim bey ne yapmalıyım ne yapmamalıyım onu da bilmim,
kadim: ezo bak su anda birlik olup durumdan kurtulmalıyız, eylulden supheleniyorum sen biraz mutfakta dikkat etsen ne bileyim otelle alakalı gercekdısı bilgiler verip ardından ne yaptıgına bak, bi yokla, ve onlarda kalma, otelde kal, nedimin oraya ugramasından yada eylulun seni cok sıkıstırmasından korkuyorum, otelde kal ballıyla da olan iletişim icin cok gerekli bu,
kadim: simdi artık elcin anneme gidelim lutfen hı?
ezo: peki kadim bey
begenmeniz dileğiyle..

h23
29-11-07, 12:23
ikilimiz beraber cıkarlar ezo kadimin yanına ön koltuga oturmustur, adeta agızlarını bıcak acmaz uzun süren sessizliği kadim bozmustur,
kadim: ezo senden tek istegim guven, bugune kadar bu duyguyu hiç tatmadım nerdeyse ilk defa sana guvendim ve senin de bana guvenmeni istiyorum,
ezo: kadim bey siz guvenilecek bi insansız zaten nerden anladın dersez..
kadim: hıı nerden anladın
ezo: simdi guvenilmez insan; insanın yuzune guler ardından iş cevirir siz ise tam tersini yaptız bana bugune kadar, hatırlarsaz baslarda hep kotu davranidiz, asansorde hani ilk karsılasmamızda bana direk diyebilrdiz otelin sahabıyım ama onun yerine kavga ettiz benle bi taraftan iş verdiz, ee maaşım calındıgında da yine yuzume bi suru sey dediz kavga ettiz benle ama odanızdan cıktıgım gibin avans cıkartırdız benim icin, odanızda yemek doktugum zaman otelin müşterisi dedim siz yine sade kavga ettiz, orda gülüp yüzüme ,odanızdan cıktıktan sonra arayıp kovaibilrdiz halbuki, insanın yüzüne gülmeyenden değil gülenden korkacaksız,
kadim: madem bu kadar guveniyorsun beni iyi tanıdın hala neden?
ezo: ne neden,
kadim: benden kacman neden?
ezo: kadim bey dogrusu bu ne beklidiz, boynunuza atılmamı mı töbe töbe
kadim: hiç fena olmazdı sarıldıgında cok mutlu olmustum, anne sıcaklıgı kokusu almıstım adeta bana sarıldıgın gun,
ezo: ne sarılması ruyanızda gorduz herhal
kadim: unuttun demek ben asla unutamam o anı, hani arziyenin oglu yasar sehit edildi haberi gelmişti de ben dogru olmadıgını ogrenmiştim sana soyledigimde sevincten boynuma atıldın, sana olan duygularımı soyledigimde de aynı tepkiyi verecegini hayal etmiştim dogrusu,
ezo: kadim bey dısarıdan lise dersleri alim, liseli değilim karıstırdız herhal,
kadim güler ve susar....kısa bi süre sonra
ezo: kadim bey arabayı durdurur musuz?
kadim: tabi ne oldu miden mi bulandı,
ezo: yok kenara ceksez rica edersem,
kadim arabayı ceker kenara ezoya döner ezo da kadime dönmüştür,kısa süren büyüleyici bakıslardan sonra
ezo kadime dogru uzanır kollarını acıp boynuna sarılır, kadim şaşkın bir o kadar mutludur,
kadim:ezo iyi misin canım,
ezo: yalan soyledim boynuna sarıldıgım anı bende unutamim ama o zaman utancımdan tadını cıkaramamıstım,
kadim: o halde şimdi tadnı cıkartalım..
kadim gülümser o da sarılır bi süre boylece kalırlar sonra ezo kendini cekince yola devam ederler..
elcin anneye varırlar. kapıyı arzu acar
arzu: aa merhaba siz kadim.. der saskın bi şekilde bakakalır
kadim: merhaba arzu di mi evet ben kadim
arzu: seyy kusura bakmayın dusundugumden cok farklısınız da
kadim: nasıl yani anlıyamadım derken bi taraftan arkasından ezo da belirir, kadim ezoya işaret eder, 3lü iceri girerler,
arzu: şeyy ne bileyim kel göbekli yaslı bi amca beklerken boyle genc yakısıklı karizmatik birini gorunce sasırdım, kadim amca diye seslenecegimi dusunuyordum size,
kadim: son gunlerde ikinci defa gencsin iltifatı alıyorum, nerdeyse inanacam der ezoya gulumseyerek bakar,
kadim: neyse teşekkur ederim arzu, bak bu da ezo
ezo: hoşgeldin arzu elcin ablam cok bahsetti senden,
arzu: hıı senden de bahsetti, sende tıpkı kadim bey gibi sasırttın beni
ezo: o nedenmiş
arzu: annem seni cıvıl cıvıl güzeller güzeli bi genc kız seklinde tarif etmişti, sen ise dusundugumden daha olgun cıktın, ama ne yalan soylim bu kadar guzel olacagını tahmin edemedim dogrusu,
ezo bozulmustur yas olayına kadim ise mutludur sevdigi kadının guzelliginin tasdiklenmesine..
elcin: hoşgeldin kadim oglum, ezo hosgeldin cocugum kutsal ustalarda bi sorun mu cıktı
ezo tam cevap vercekken kadim araya girer
kadim: yok elcin anne beni kırmadı sagolsun ezo der geciştirmeye calısıri
elcin: siz son gunlerde benden bişeyler saklayıp durun kokusu cıkar nasıl olsa..
arzu adeta gözlerini alamamaktadır kadimden, kadim şovalye gibidir genc kızın gözünde,
kadim ise bi abi olgunlugunda arzuya ilgi göstermektedir, ama daha cok ezonun kendisini kıskanmasını görmek istemektedir,
kadim: ee arzu işe başlıyacak mısın?
arzu: henuz arastırmadım kadim bey,
kadim: hıı istersen otelin revirinde baslıyabilirsin hani turkiyeye alısana kadar en azından
daha sonra ezoya gülümseyerek bakar
kadim: ezo ne güzel our di mi, hem sen tedavilerimle falan ugrasmazsın arzu ilgilenir benle,
ezo kıskanmıstır,
ezo: hee tabi de arzu kadın dogumcu size ne gibi bi katkısı olacak onu anlıyamadım, tıp erkeklerin doğum yapmasını saglıyacak kadar geliştiyse onu bilemem
kadim ezoyu kıskandırmanın mutluluguyla
kadim: canım hangi uzmanlık alanı olursa olsun her doktorun anlıyacagı minimal bi bilgi birikimi vardır muhakkak, bas agrısı da bu grup icinde,
ezo: hee e o zaman kadim bey arzu hanımla bizim doktor emreyi tanıstırak
kadim emrenin lafını duydugu gibi kriz gecirir adeta kıskanması sırası kadimdedir ve ava gide kadim avlanmıstır..
kadim: canım Allah askına o psikiyatrist arzu kadın dogumcu ne alakası var,
ezo: hee sizin basagrınız gideri ama hem doktor emrenin hastalarının şikayeti de hep kafadan oli sizinki gibin aman ne edersez edin banane sanki
kadim: neyse kızgın hallerini sevdigimi biliyorsun da o yuzden boyle yapiyorsun di mi, o emrenin lafı gecmese su evde ne olurdu sanki,
ezo: ben kızdırmak icin soylemedim ciddi soyledim, emrenin doktor cevresi var sonucta arzu hanımlan ilgilenebilir,
kadim: bizimde doktor cevremiz var merak etme,
ezo: hee kolunuzun uzunlugundan ballı agaya ballandıra ballandıra anlattiz zaten,hava atıp tutisiz, neyse ben bi iki parça kıyafet hazirlayam,
elcin: nedenmiş kızım burda kalmıyor musun
ezo: yok elcin ablam arzuyu gorem diye geldim, kadim bey dedi arzu gelmiş ondan yani, siz rahat edin,
elcin:ee peki kızım kutsal ustaya giderken su tatlıdan goturur musun,
kadimle ezo birbirlerine bakmaktadır ezoyu tembihlemiştir kadim kutsal ustaya gitmeme konusunda,
ezo: yok ben kutsal ustaya gitm.
kadim hemen araya girer,
kadim: canım ben yerim alalım yanımıza ezo ne olacak sanki bırakırım seni hem,
elcin: ayy kadim dur da kız bi cumlesini tamamlasın,
ezo: he elcin ablam gitmim kutsal ustaya otelde kalacam,
elcin: iyi guzel de neden?
ezo: seyy icin
kadim yine araya girer,
kadim: ya ballı aga ve hanım arkadası otelde de
elcin:ee?
kadim:işte ondan ezo da bari orda kalsın diye dusunduk ballıyla,
ezo:hee vallah oyle nur hanım cagırdı otelde kalmam icin,
elcin: iyi peki oyle olsun, sizin işlerinize bi anlam veremiyprum zaten kadim senle de uzun uzadıya konusacagım bi gun,
kadim: peki elcin anne hadi canım sende hazırlan da cıkalım,
ezo yukarı cıkmıstır esyalarını hazırlar, arzu ise saskınlıkla izlemektedir ezoyla kadim ilişkisini,
arzu: kadim bey sey kızmazsanız bişey soracagım, ezo sizin neyiniz oluyo?
elcin sinirli sinirli kadime bakarak
elcin: ahh bi adını koyabilseydik hepimiz rahatlıyacagız da -
kadim: şey otelin mutfagında calısıyo ee elcin annenin de ev arkadası,
arzu: hımm annemi sıcakkanlı insancıl bilirdim siz o zaman annemden de insancılmıssınız, annemin degil sizin tanıdıgınız sanki hatta nerdeyse karınız sanacaktım,
kadim: kader o gunler de olur belki hersey kısmet canım
elcin: kadim her konuda da saka yapılmaz,
kadim: ben ciddiyim elcin anne hah geldin mi ezo hadi cıklaım,
kadim:herkese iyi akşamlar, arzu bak bi ihtiyac olursa hemen hallederiz dert etme tamam mı
arzu:sagol kadim bey,
ezo: hadi canım memnun oldu hee bikaç gun sonra daha beraber kalacagız artık gorusurz inşallah
ayrılık faslından sonra ikilimiz tekrar yola düşmüştür,
kadim: doktor emre de ne lakaysa nerden aklına geldiyse
ezo: hee ne edem tanıdık tek doktor o hem emre temiz biridir ne bileyim hayırlı bi iş olur belkim sonunda,
kadim bir an durur fikir hosuna gitmiştir emre evlnecekti ve tamamen cıkacaklardı aralarından sonra elcin annesini düşündü,
kadim: hah güzel , ömrüm onu kıskanmakla gececek oyle mi?
ezo: nasıl yani anlamadım,
kadim: sana yakın olunca kıskanıyorum arzuyla evlenirlerse bu sefer de elcin annemin damadı bir yerde oglu olacak ya yine en sevdigimi paylasmam mı gerekecek istemez kalsın,
ezo: aman iyi be hayırlı bi iş dedigim adama bakın cocuk gibin kıskanc sizi bilirsiz, emre iyi biridir iyiligim dokunsun isterim,
kadim: neyse sabah olsun dusunuruz bi yol, otele varırlar
ezo: hee iyi geceler kadim bey
kadim: sana da kendine iyi bak ezo,
ezo: sizde kadim bey
kadim: korkma hem kendime hemde guvercinine cok iyi bakacam, onu sana tekrar gondermiyecem,
ezo: cok sagolun, iyi uykular,
simdilik bu kadar :img-blush
üşenmeyip okuyan herkese teşekkurler..

h23
01-12-07, 01:04
elcin annenin evi..aslında mekan onemli degil ama madem özette boyle, sacma sapan su ozete sadık kalalım belki birgun de seneristler bize sadık kalırlar :img-blush

kalabalık senlikli ev!,neseli gecen yemek!-hoş bu yazıyı gorunce ben şenlenmedim, yalnız başbaşa kelimeleri mutlu ederdi ya neyse sustum :img-blush
kadim: ee elcin anne arzu ne zaman geliyo,
ezo arzunun adını duyar duymaz kıskanmıstır,
elcin: ucak biletini alınca arıyacak belli değil henuz
kadim: hadi bakalım hepimiz 4 gözle bekliyoruz
ezo iyiden iyiye kıskanmıstır mutfaga gider
ezo: ee ben cay koyayım
kadim: bende sana yardım edeyim,
ezo: yok siz zahmet etmeyin
kadim: mutfak işlerini severim der ezoya kasıyla işaret eder,

mutfaga giren ikilimiz,
ezo cayı hazırlar hiç kadimin yuzune bakmaz, kadim ise yaramaz cocugun annesinin etegine yapıstıgı gibidir, ezo nereye kadim oraya gider, gölge gibi 1 adım arkasından takip eder, ezo en sonunda dayanamaz elleri belinde arkasını döner
ezo: kadim bey ne yapisiz oyun mu istisiz,
kadim elleri cebinde - o özlediğimiz halleriyle
kadim: olur oynayalım,
ezo: hee ne oynayalım,
kadim: mesela evcilik oyunu sen anne ol ben de baba icerideki kzılardan birini de evlatlık alırız ha ne dersin der sırıtarak
ezo: kadim bey yaf ne olursuz biraz olgun davransaz, benim canım burnumda, siz işin gırgırında
kadim: nedenmiş canın burnunda
ezo: kadim bey sabrımı zorlamayın en sonunda size kızacam, ters bi davranıs edecem, ondan gorgim,
bu laf uzerine kadim bıyık altından gülerek
kadim: leyla-mecnunu bilirsin muhakkak
ezo: hee bilmez miyim
kadim: hah işte birgun leyla hayır işi icin corba dagıtır, insanlar kuyruga girerler tasını uzatana leyla kepceyle corba koyar
ezo: eee ?
kadim: bunu duyan mecnun leylasını gormek icin sıraya girer, sıra mecnuna gelir leyla mecnunu gorunce kepceyi alır mecnunun kafasına vurur,
ezo kendini tutamaz güler sonra hemen ciddileşir, cekmeceden kepceyi alıp
ezo: hee mecnun sizseniz tam bu noktada leyla olmaya razıyım
kadim gülerek devam eder hikayeyi anlatmaya
kadim: mecnun tekrar sıraya girer, yine aynı sey olur yani leyla sırada mecnunu gorunce kepceyle tekrar kafasına vurur,
ezo: ohh eline saglık !!?
kadim: bu olay bikaç kez tekrarlanınca insanlar mecnuna cıkısırlar, ya gormuyor musun kız sana kızıyo, kız seni tersliyo, ne ugrasıyon hala
ezo: ee insanlar dogru soylii der imalı bakarak
kadim: mecnun da cevap verir
ezo duraklar kafasını kaldırır
ezo: ne der
kadim ezoya iyice yaklasır gözlerini gözlerinin icine diker ve
kadim: AMA SADECE BANA KIZIYO diye cevap verir, sen herkesle şeker gibi anlaşırken bana ters davranıyorsan, anlıyacagın bunu bile bi ümit bilirim ezo
ezonun yanakları al al olmustur,
ezo: hee güzel bi hakiyeymiş,
kadim: ezo senden cevap bekliyorum, ümidimi yitirmem asla mecnun misali, ama bazı seyleri daha net yasamak istiyorum
ezo: kadim bey istedigiz sey kolay degil, kafam cok karısık, zaman en iyi ilaçtır biraz zaman..
kadim umutla umutsuzluk arasında
kadim: peki ezo sen bilirsin, ben hep beklerim der içini çeker
---son---
hikayenin ana teması: KADİM NE KADAR MECNUNSA EZO DA O KADAR LEYLADIR,
begenmeniz dileğiyle, bana hala sabır gösterip okuyan arkadaslara teşekkur ediyor, seneryo yazmayan arkadasları ise kınıyorum , özledigim yahu sizin seneryoları :sad53:

Gökgöz
01-12-07, 03:52
[B]Biraz fragmandan birazda özetten esinlendim. İnşalah gerçeğe uygun olmuştur. [/B :img-yes::img-yes::img-yes:

Ezo nunda Kadim e karşı hislerini ifade etmesinden sonra, aralarındaki ilişki farklı bir boyuta doğru yol almaktadır. Kadim Ezo nun güvenini kazanabilmek için ne yapması gerektiğini düşünmeye başlar. Bu nedenle Ezo ya yakın olabilmek için fırsat kollamaktadır. Ezo ise hem mutlu hem de düşüncelidir. Kadim e karşı hislerini ifade etmek onu bir nebze rahatlatmıştır. Ama bir yandan da, o kilitli bir sandığa kapattığı korkuları su yüzüne çıkmaya başlamıştır. Kalbi ikiye bölünmüştür. Ama şunu iyi bilmektedir ki artık Kadim siz yapamayacağını anlamıştır. Bir yandan da düşünmektedir. Madem Kadim i sevmektedir onun için mücadele etmelidir. Onun yanında kendisini rahat hissetmesi, onun yanına yakışması için bir şeyler yapmalıdır. En kısa zamanda kendimi değiştirmeliyim diye düşünür. Hem artık otelde Kadim in işçisi konumu onu rahatsız etmeye başlar. Yakında herkes fark edecektir aralarındaki aşkı. Zaten Ballı ağayada yakalanmışlardır. Hemen aklına geçen günkü konuştuğu baklavacı gelir. Adam dememiş midir sabah gel bir deneyelim diye. Aslında baklava yapmayı pek bilmez ama yinede denemekten bir zarar gelmez diye düşünür. Bugüne kadar acemi olarak yaptığı tüm yemeklerde başarıya ulaşmıştır. Kadim gibi her şeyi yemeyen bir adama bile yemeklerini beğendirmiştir daha ne olsun. Hemen yarın görüşmeye gidecektir baklavacıyla.

Sabah Ezo mutfağa gelir ve işine dört elle sarılır. Bir yandan da Kutsal ustasına, Eylül e, zeki ye bakarak düşünür. Çok alışmıştır onlara. İşini de çok seviyordur ama buradan ayrılmak zorundadır. Aşkının geleceği için ayrılmak zorunda olduğunu düşünür. Hem bunları düşünür hem de işini yapmaktadır. Kutsal usta Kadim in yemeğini hazırlamıştır ve Ezo ya götürmesini rica eder. Bu kez Ezo hiç itiraz etmez. Çünkü artık kartlar açılmıştır. Artık Kadim de Ezo nun ne hissettiğini bildiği için rahattır. Tepsiyi alır ve 517 nin yolunu tutar. Kapıyı çalar. Alışkanlıktan olsa gerek “gel” sesini duymadan içeri dalar. Kadim de o sırada diğer odada giyindiği için Ezo onu göremez. Yok sanar. Tam tepsiyi alıp çıkacakken Kadim odaya girer.

Kadim : Hayrola Ezo aç mı bırakacaksın beni?

Ezo : Yoğğ Gadim bey. Yoksuğuz sandım da gidiydim.

Kadim : Aslında biraz işim var hemen çıkmam lazım ama yemeğimi yiyip gitmemde bir sakınca yok. Neler yaptın bakalım bana?

Ezo : Bugün ben yapmadım. Çok işim varidi Kutsal ustam yaptı.

Kadim : Neyse önemli değil. Şeyy bugün daha iyi görünüyorsun.

Ezo : Evet eyiyim.

Kadim : Ballı ağa sana bir şey sordu mu? Söylediğimiz yalan pek tatmin etmedi onu ama…

Ezo : Yoğğ. Heçbişey sormadı. Hem sormasın saten. Ne diycem ben Ballı ağama?

Kadim : Ne diyeceğin açık ama sen söylemekten korkuyorsun. Bu yüzden bende senin üstüne gelmek istemiyorum. Sen hissettiklerini çok güzel ifade ettin. Ama şunu bil ki korkuların çok yersiz. Ben o bir çift gözde gördüğüm ışığı ölsem de bırakmam. Tekrar karanlığa dönmek istemiyorum çünkü. Kalbini açıp bana göndereceğin güvercini bende kendi kalbimin kafesine kapatmak istiyorum. Asla sana geri dönmeyecek bunu bil…

Ezo : Ama Gadim bey benim gorkularım sadece bunlar değelki?

Kadim : Başka ne korkun var Ezo paylaş benimle lütfen?

Ezo : Biz birbirimizden cok farklıyik. Siz zenginsiğiz, okumuşsuğuz. Etrafığızda sizin gonumunuzda olan insanlar var. Denginizin ben olduğunu düşinmiyim.

Kadim : Zenginlik, okumuş olmak, etrafında senin konumunda insanların olması bunlar nedir sence Ezo hıı? Gerçek bir insan olabilmek için yeterlimi peki? Eğer bunlar senin için bir sorunsa keşke hiçbiri bende olmasaydı zenginde olmasaydım, okumuşta olmasaydım ve etrafımda da kimse olmasaydı ama sen güzel gözlüm benden kaçmasaydın…

Ezo : Ben sizden gaçmiyim Gadim bey. Sadece korkiyim işte.

Kadim : Ee o zaman bırakta sana yardımcı olayım Ezo. Korkularının yersiz olduğunu ispat edeyim sana.

Ezo : Ben sizden biraz zaman istiyim sadece. Gafamı biraz toparlamam gerekiyi.

Kadim : (Kadim üzülür ama Ezo suna hakta verir. Bu durum onun gibi biri için zordur) Peki Ezo. Ben seni ömrüm boyunca beklerim. Senin yüreğini bana açacağın günü büyük bir sabırla bekleyeceğim.

Ezo : Sağolasığız Gadim bey. Neyse ben gidiyim artık. Mutfakta çok iş var. Size afiyet olsun.

Kadim : Sağol Ezo sanada kolay gelsin.

Ezo odadan huzurlu bir şekilde çıkar. Aralarındaki konuşma Ezo yu dahada rahatlatmıştır. Hem Kadim den kaçmayacak hem de biraz daha olayları kendi kendine tartacaktır. Tüm bunlar olurken Ezo nun aklına baklavacı gelir. Kutsal ustadan izin isteyip işten biraz erken çıkar ve eski mahalleye gelir. Baklavacının dükkanını bulur. Acemi olarak yaptığı baklava çok güzel olur. Nemrut baklavacı Ezo nun baklavasını beğenir. Zaten amacı bu olan Ezo ona bir teklifte bulunur.

Ezo : Bak amca benim param yoğğ. Ama iş ariyim. Eğer beni beğendiysen gel senle ortak iş yapak. Dükkan senin. Bende emeğimi goyayım ortaya beraber çalışak. Ben enteptede lokanta işlettiydim. Anliyim bu işlerden. Ne dersiğnn..

Tatlıcı : Senle ortak olmak mı? Senin dilin biraz uzun, yemeyelim dırdırımızla birbirimizi.

Ezo : Eyy sendeki dilde benimkinden aşşağı kalmiyi neme lazım.

Tatlıcı : (Gülerek) Bak ben demedim mi? Dilin uzun işte. Neyse aslında ilk başta sana kızmıştım baklavamı beğenmedin diye ama işten anladığın belli. Zaten bende yanıma birini arıyordum.

Ezo : Eyi işte ne güzel. Kabul ediyin o zaman.

Tatlıcı : Ettik gitti bakalım. Ne zaman başlarsın. Anladığım kadarıyla başka bi işin var.

Ezo : He vardı ama cıkıcam ordan. Oraya bildiriyim cıkcamı hemen başlarım işe.

Tatlıcı : İyi hayırlı olsun ikimiz içinde o zaman.

Ezo bu ortaklıktan memnun eve gider. Elçin ablasının ona bir sürprizi vardır.

Elçin : Ezo bil bakalım ne oldu?

Ezo : Hayrola Elçin ablam merak ettim söyleseğe.

Elçin : Arzu aradı. Uçak biletini almış yarın buradaymış.

Ezo : (Sarılarak) Ooo gözün aydın Elçin ablam nihayet gavuşuyon gızına.

Elçin : Evet Ezo kaç sene oldu. O kadar özledim ki onu. Haa bak yarın Arzu nun geleceğini herkese haber verelim. Akşam güzel bir yemek hazırlayalım. Ne dersin?

Ezo : Çokk eyi olur Elçin ablam. Hatta şimdiden hazırlık yapmaya başlayak.

Elçin : Doğru söylüyosun yavrum. Sen yarın çalışacaksın. Ama akşam akşam yorma istersen kendini. Ben yarın bişeyler yaparım.

Ezo : Ne yorması Elçin ablam. Senin biricik gızın geliyi ben yorulurmuyum heç…

İkisi de mutfağa girerler. Yarin için birbirinden lezzetli yemekler hazırlarlar. Sabah olur Ezo işe gider. Elçin anne erkenden kalkıp son hazırlıkları yapmaya koyulur. Nede olsa kızı gelecektir. Öğleye doğru herkesi arar. Eski mahallelileri, Kadim i, Kutsal ustaları Arzu nun gelişi şerefine akşam yemeğe davet eder. Kadim uçağın saatini öğrenip Osman ı göndererek Arzu yu havaalanından aldırır.

Bütün bunlar olurken Ezo da hem işini yapmakta hem de işten ayrılacağını bu insanlara nasıl açıklayacağını düşünmektedir. Bu konuyu herkesle akşam konuşmaya karar verir. Acaba ne tepki verecekler diye de merak etmektedir. Akşama doğru Kadim mutfağı arar ve Ezo yu ister. Eve beraber gitmeyi teklif eder. Ezo Kutsal ustalarla gitmek istediğini söylese de Kadim in ısrarlarına dayanamaz ve kabul eder. Kadim Ezo yu alarak evin yolunu tutar. Arabada

Kadim : Elçin annem çok heyecanlı Ezo. Arzu nun dönmesi onu çok mutlu etti.

Ezo : He Gadim bey. Dün akşamdan beri çırpınıp duruyi. Nasıl heyecanlı olmasın? Golaymı gaç senedir ayrı evladından?

Kadim : Bakalım sen Arzu yu nasıl bulacaksın? Çok iyi bir insandır. Aklı başında, zeki…

Ezo : Elçin ablamın gızı nede olsa Gadim bey. Tabi ki eyledir.

Kadim : Ben senin Arzu yla çok iyi anlaşacağını düşünüyorum Ezo. (der ve Ezo nun elini tutar)

Ezo : (Ezo yine utanır ama elini çekmez. Kaçamak gözlerle Kadim e bakar) Bende eyle düşüniyim. Hele bi tanışakta.

Nihayet eve varırlar. Kapıyı çalarlar. Kapıyı Bahattin in kızlarından Tekgül açar. İçeri girerler. Kutsal ustalar hariç herkes gelmiştir. Elçin anne çok güzel bir masa hazırlamıştır. Herkes Kadim ve Ezo yu görünce hoş geldiniz der. O sırada Arzu Kadim i görür ve

Arzu : Kadim hoş geldin (diyerek boynuna atlar)

Kadim : Asıl sen hoş geldin doktor hanım. (der ve sarılır. Ezo da pür dikkat onları inceler)

Arzu : Hiç değişmemişsin. Aynı bıraktığım gibi, yakışıklı ve karizmatik adamsın. Çok özlemişim seni.

Kadim : (gülerek) Gerçekten değişmemiş miyim? Daha olgun gözüktüğümü söylüyorlar hep.

Arzu : Bence değişmemişsin. Zaten olgunluk sana yakışıyor. Ayrı bir hava veriyor bence.

Kadim : Senden bu sözleri duymak çok güzel doktor hanım…

Bu sırada Elçin annede mutfaktan gelir.

Elçin : Bakıyorum hemen kaynamışsınız. (Ezo oyu fark eder) Haa Ezo sen tanıştın mı Arzu yla?

Kadim o sırada Ezo yu unutmuştur. Elçin annenin lafı üzerine

Kadim : Benden fırsat bulamadı ki kız Elçin anne. Bak Arzu bu Ezo.

Ezo : Hoş gelmişin Arzu.

Arzu : Hoş bulduk Ezo. (der ve sarılır) Annem senden o kadar bahsetti ki. Nerdeyse seni tanıyor gibiyim.

Ezo : Hee Elçin ablam senden de çok bahsetti bağa.

Arzu : Evet anne dediğin kadar varmış. Ezo beklediğimden de güzel ve gençmiş. (Arzu nun bu sözleri Kadim in çok hoşuna gider. Ezo gerçektende melekler kadar güzeldir. Onu sevmesinin bir nedeni de budur Kadim in.)

Ezo : Estağfurullah sen daha güzelsiğn.

Elçin : Bu Kutsal ustalarda nerde kaldı canım. Gelselerde yemeğe otursak.

Ezo : Beraber çıktık otelden elçin ablam. Eve uğraycaklardı. Eylül üstünü neyim değiştirecekmiş. Gelirler heral. Benim yapacam bişey var mı?

Elçin : Yok kızım sağol. Zaten Arziye ile Havva sağolsunlar çok yardım ettiler.

Nihayet Kutsal ustalarda gelir. Arzu yla tanışırlar. Herkes yemeğe oturur. Kadim fırsat kollar Ezo nun yanına oturmak için. Ne yapar eder bir yolunu bulur sevdiğinin yanına oturur. Yemek başlar…

BU GECELİK BU KADAR. YEMEK MEVZUSU UZUN BİR KONU. YARIN DEVAM EDECEĞİM SEVGİLİ ARKADAŞLARIM. SENARYO YAZMAYA ÇOK ARA VERDİĞİM İÇİN UFAK SİTEMLER ALDIM. :img-yes::img-yes::img-yes: İNŞALLAH MEMNUN KALIRSINIZ…

Ö.Dilek
01-12-07, 14:42
umarım beğenirsiniz... :img-wink:

Bu sabah Ezo güne daha bir huzurlu ve mutlu uyanmıştır. Artık kendi içinde bazı kararlar almanın huzuruyla hemen üzerini değiştirdi. Bugün Arzu geleceği için akşam evde ufak bir kutlama yemeği vereceklerdi erkenden kalktı Elçin Ablaya yardım için aşağıya indi.

Ezo: gülümseyerek Elçin ablam günaydın
Elçin: günaydın Ezo erkencisin bugün kızım
Ezo: sana yardıma kalktım Elçin ablam Arzu için hazırlık yapalım
Elçin: bir tatil günün var onu da benim yüzümden
Ezo: lafını bitirmesine izin vermeden olur mu heç Elçin Ablam tabi yardım edicem sana

Böylece güle oynaya işe girişmişlerdir. İkisi de bugün çok neşeliydi. Ezo akşama doğru her işini bitirmiş giyinmeye odasına çıkmıştı. Bugünün farklı olmasının bir sebebi de Kadim’in yemekte bulunmasıydı. Ballı Ağaya yakalanıp yalan uydurduktan sonra Kadim’le bir araya gelmemeye özen göstermişti. Bu düşüncelerle üstünü değiştirdi aynanın karşısına geçip saçlarını açtı ve hafif birde makyaj yaptı. Bu sefer kendine daha bir özen gösterip saçlarını değişik taramıştı.Aşağıya indi;

Elçin: Ezo! Kızım ne güzel olmuşsun sen öyle
Ezo: yok Elçin ablam o senin güzelliğin
Elçin: yok yok öyle değil bugün sende var bir şeyler gözlerinin içi gülüyor
Ezo: daha ne olsun Elçin ablam Arzu geliyor
Kapının çalmasıyla konuşmaları sonlandı.

Elçin: koşarak kapıyı açtı kızım diyerek birbirlerine sarıldılar sevinçten ağlayarak
Arzu: anneciğim
Ezo’da mutfaktan çıkıp yanlarına gitti
Elçin: oh kızım heyecandan unuttum. Bak bu Ezo
Arzu: merhaba der demez Ezo herkese davrandığı sevecenlikle sarıldı
Ezo: hoş gelmişsen Arzu
Arzu: anlattığın kadar var anne. Birbirlerinden ayrılırken Annem o kadar çok bahsetti ki seni tanıyor kadar oldum
Ezo: Elçin ablam senden de bağa çok bahsetti
Arzu biraz dinlenmek için odasına gitti. Ezo ve Elçin Hanımda son kontrolleri yaptılar.

Misafirler teker teker gelmeye başladılar. Yeniden kapı çaldı Ezo kapıyı açmak için kalktı
Ezo: hoş gelmişsiğiz Gadim Bey
Kadim gördüğü karşısında şaşırmıştı. Ezo bu gece ayrı bir güzel görünüyordu. İkisi de bir süre birbirlerinin gözlerinde takılı kaldılar.
Elçin: Kadim! Oğlum kapıda niye bekliyorsunuz girsenize sesiyle kendilerine geldiler.
Kadim içeri girdi herkesle merhabalaştı.
Kadim: hoş geldin Arzu diyerek birbirlerine sarıldılar
Kadim: görmeyeli ne kadar değişmişsin, güzelleşmişsin diyerek Arzu’yla eğitiminden filan sohbet etmeye başladılar.
Ezo’da uzaktan onları izliyordu. Ne kadar samimiler diye kendi kendini yiyordu.
Hep birlikte masaya oturdular Kadim özellikle Ezo’nun yanındaki yerini aldı. Yemeğe başladılar. Kadim Ezo’nun kulağına eğilerek fısıltıyla
Kadim: bu gece çok güzel olmuşsun, nefesim kesildi
Ezo bu sözleri duyar duymaz alev alev yanmaya başladı. Arzu’da aralarında bir şeyler olduğunu fark etti. Yemek boyunca ikisini izlemeye başladı.

Yemekten sonra misafirler kalktı.
Ezo: Elçin abla ben bu gece sizi yalnız bırakıyım bak anne kız konuşacaklarınız vardır rahat rahat dertleşirsiniz
Elçin: aaa olurmu ki…
Kadim: hemen Elçin annenin sözünü keserek ve Ezo’ya bakarak; evet Elçin anne Ezo doğru düşünmüş bende böyle düşündüğüm için otelde bir oda ayırmıştım zaten
Elçin: peki o zaman ama tek bu gece tamam mı güzel kızım diyerek Ezo’ya sarıldı.
Kadim ve Ezo birlikte otele geldiler. Asansöre bindiler Kadim beşinci kata bastı
Ezo: ama Gadim Bey sizin katığız
Kadim: evet merak etme bana güven artık Ezo diyerek asansörden indi

Ezo Kadim’i izlemeye başladı.
Kadim: evet geldik yüzünde bir gülümsemeyle burayı hatırladın mı?
Ezo: Debbie gız hatırlamaz olurmıyım diyerek ikisi de akılları birbirinde kalarak odalarına girdiler.

Bir iki saat geçmeye kalmadan Ezo’nun kapısı çalındı
Ezo: kim o
Kadim: benim
Ezo: kapıyı açarak Gadim Bey siz
Kadim: Ezo bir türlü uyku tutmadı. Benim odam da biraz konuşalım mı?
Ezo: olur mu heç Gadim Bey bir gören olsa ne der
Kadim: bu saatte kim görecek bizi
Ezo: olmaz Gadim Bey geçen olanları unutuğuz heral Ballı Ağa…
Kadim: lafını bitirmesine izin vermeden tamam o zaman bende bağırırım bütün otel başımıza toplanır buna ne dersin
Ezo: Gadim Bey siz iyicene çocuklaştığız kapıyı tam kapatacakken Kadim izin vermedi
Kadim: bak bağırıyorum diyerek tam ağzını açmasıyla Ezo şişt diyerek Kadim’in ağzını eliyle kapattı
Ezo: tamam tamam diyerek Kadim’in yüzünde muzip bir gülümsemeyle odasına gittiler
Ezo: bu yaptığınızı çocuklar bilem yapmaz
Kadim: ee ne yapayım bana başka seçenek bırakmıyorsun ki
Ezo: iyi o zaman siz hiç pes edeceğe benzemiysiniz ben bir kahve yapıyım.
Kahve fincanlarıyla koltuğa oturdular.

Kadim: Ezo başka ne yapmamı bekliyorsun ki Ballı Ağaya yakalandığımızdan beri benden köşe bucak kaçıyorsun
Ezo: ne yapsaydım ağama rezil olduk
Kadim: bunda rezil olunacak bir şey yok. Benim gibi insan sevdiği kadını geç bulursa hep yanında olsun istiyor.
Ezo: tamam da Gadim Bey bağa biraz zaman verin bende iyicene kafamı toparlayım
Kadim: tamam istediğin kadar zaman veririm. Ama
Ezo: ee ama
Kadim: ama kendini benden mahrum bırakmayacaksın. Hayatımda ki bu kadar kötü şeyin içinde iyi bir sen varsın. Seni göremeyince eski karanlığıma dönüyorum, seni kaybetmekten korkuyorum bana izin ver bunların üstesinden birlikte gelelim. Hiç pişman olmayacaksın…
Ezo’ da başını salladı. Sonra sohbet etmeye başladılar. Ezo bugünün verdiği yorgunlukla uyuya kaldı. Kadim kalktı bir battaniye alıp Ezo’nun üstünü örttü. Onu uyandırmamaya çalışarak yanına oturup başını dizlerinin üzerine aldı ve saçlarını okşamaya başladı.
Kadim: sen bana neler yaptığının farkında değilsin Ezo.

Ezo sabah gözlerini açtığında Kadim’in gözleriyle buluştu. Bir iki dakika sonra kendine gelerek
Ezo: Gadim Bey niye uyandırmadığız sabah olmuş
Kadim: öyle güzel uyuyordun ki kıyamadım
Ezo: ne yani sabaha kadar uyumadığız mı?
Kadim: seni izlemek o kadar güzeldi ki ve tabii ki yeni güne seninle başlamak.

Gökgöz
01-12-07, 18:52
Herkes yemeğe oturmuştur. Ezo ile Kadim yanyana oturmuştur. Kadim diğer tarafına da arzu oturur. Kadim i yakın markaja almıştır. Bir yandan yemekler yeniyor. Bir yandan da keyifli sohbetler yapılıyordur.

Kadim : Fark ettiğim kadarıyla Antep yemekleri de var menüde. Ezo sen hangi ara yaptın bu yemekleri?

Ezo : Dün akşam yaptık Elçin ablamla.

Elçin : Seninde gözünden hiçbişey kaçmıyor oğlum. Sağolsun Ezo da çok yardım etti. Beraber yaptık.

Kadim : Çok güzel yemekler. İkinizinde ellerine sağlık.

Herkes ellerinize sağlık der.

Ezo : Afiyet olsun.

Elçin : Afiyet olsun. Kızım geldi ya mutluluktan elim ayağıma dolaştı işte.

Kadim : Ee Arzu anlat bakalım. Neler yaptın İsviçre’de? Kayak falan yapmışsındır umarım. Seneler önce gitmiştim İsviçre ye kayak yapmak için. Gerçekten görülmeye değer bir yer.

Arzu : Ya okuldan fırsat bulduğumda gezdim tabi ki. Ama kayak yapamadım. Fırsat bulamadım hiç. İsviçre de olmadı ama bakarsın Uludağ a gideriz beraber kayak yapmaya ne dersin? Hem banada öğretmiş olursun.

Kadim : Tabi neden olmasın. Elçin annemle Ezo yuda alırız.

Arzu : (Arzu bozulur bu duruma) Tabi tabi neden olmasın.

Ezo : Aman Gadim bey ben ne anlarım gayaktan. Biryerimi neyim gırarım.

Kadim : Herkes annesinin karnında öğrenmiyor ki Ezo. Hem sen çabuk öğreniyorsun. Kayağı da çabucak kavrayacağına eminim.

Ezo ve Kadim in bu karşılıklı laf atışmaları Arzu nun gözünden kaçmaz. İkisinide göz hapsine almıştır.

Kadim : Peki ne yapmayı düşünüyorsun? Artık ülkene döndün. Biliyorsun iş konusunda sana her zaman yardıma açığım.

Arzu : Biliyorum Kadim çok sağol. Ama öncelik annemin. Biraz onunla hasret gidereyim sonra bakıcam bir şeyler. Herhalde iş bulmak zor olmaz.

Kadim : Senin için tabiî ki zor olmaz. Senin gibi güzel ve iyi bir doktoru hangi hastane istemez ki?

Kadim in bu sözleri üzerine Ezo öyle bir bakar ki Kadim in yüzüne. Kadim anlar hemen onu kıskandırdığını. Ve Ezo ya doğru eğilerek fısıltıyla

Kadim : Biraz önceki halin gözümden kaçmadı haberin olsun (der ve muzipçe gülümser)

Ezo : (Ezo şaşkınlıktan yüksek sesle) Hangi halim?

Bunu o kadar sesli söyler ki masadaki herkes onlara bakar. Ezo bu duruma biraz bozulur. Ama lafı değiştirmek için

Ezo : Ben tatlıları getireyim.

Kadim : Bende sana yardım edeyim Ezo.

Ezo : Gerek yok Gadim bey.

Elçin : Ben yardım ederim oğlum sen otur (der ve Ezo yla mutfağa giderler)

Tatlılarda yenildikten sonra sıra çay faslına gelmiştir. Herkes salonda bir koltuğa oturur. Sohbet etmeye devam ederler. Bir ara Nizam,

Nizam : Hayırlı olsun Ezo. Demek iş kadını oluyorsun artık.

Herkes şaşırır.

Kadim : Nasıl yani?

Nizam : Siz bilmiyor musunuz Kadim Bey?

Kadim : Neyi bilmiyor muyum?

Ezo : (nizam ın boşboğazlığına bozulur) Şeyy sonra gonuşsak bunları.

Kadim : Lütfen açık olur musunuz?

Ezo : Ya daha ortada bişey yoğğ. Gonuştuk sadece.

Kadim : Neyi konuştunuz kimle konuştunuz? Hiçbirşey anlamadım.

Nizam : Ezo bizim baklavacı Mehmet ustayla ortak oluyormuş Kadim bey.

Kadim : Ya demek öyle. Biz neden en son duyuyoruz bunu Ezo hanım?

Ezo : Daha belli değel Gadim bey. Sizinlede gonuşacadım zaten.

Elçin : Aa Ezo öylemi kızım? Benim bile haberim yok.

Ezo : Dedim ya Elçin ablam belli değel daha. Neyse gapatak bu gonuyu.

Kadim : (Kadim sinirli ve üzgün) Peki Ezo Hanım. Ama bu konu burada kapanmadı bunu bil.

Çaylarda içilir. Saat epey geç olmuştur. Herkes yavaş yavaş müsaade isteyip kalkmaya başlar.

Ezo : Bende Gutsal ustamlara gidiyim Elçin ablam. Arzu yla baş başa galin biraz. Hasret giderin.

Elçin : Ne gereği var kızım. Burası seninde evin. Sende kal.

Ezo : En azından bu akşamlık yalnız bırakıyım sizi Elçin ablam. Gonuşacaklarığız vardır.

Elçin : Peki kızım. Yarın akşam gel ama olur mu?

Ezo : Gelirim tabi.

Kadim de hem Elçin anneyle hemde Arzu yla vedalaşır. Kutsal ustalarla çıkarlar. Kadim Ezo yu kenara çeker ve

Kadim : Seninle konuşmam lazım. Hem otelde odada ayırttım senin için der.

Ezo : Ama nasıl olur Gutsal ustamlara ayıp olur.

Kadim : Usta şu yeni ortaklar Ezo yla görüşmek istiyorlarmış. Onu otele getirmemi rica ettiler. Hem kalacağı odada var. Siz rahatsız olmayın olur mu?

Kutsal : Neden rahatsız olalım Kadim bey? Siz bilirsiniz tabi.

Kadim : Sağol usta. Hadi size iyi geceler (der ve arabanın kapısını açar)

Ezo da Kutsal ustalarla vedalaşır. Bu sırada Arzu da kapıdan olanları izlemektedir. Kadim le Ezo nun yakınlığına bir anlam veremez. Nasıl bir patron-işçi ilişkisidir bu? Onlar gittikten sonra annesiyle içeri girerler.

Arzu : Anne bu Ezo ile Kadim arasında ne var?

Elçin : Ne olcak kızım. Ezo Kadim in çalışanı. Birde oteline ortak olan adamlar Ezo nun yakınları.

Arzu : Bence bundan daha fazlası var gibi…

Elçin : Nasıl yani? Ne demek istiyorsun Arzu?

Arzu : Anne, bana sanki aralarında bir şeyler varmış gibi geldi. Kadim i Berrak tan sonra başka bir kadınla böyle alakalı hiç görmemiştim.

Elçin : Bende farkındayım Kadim deki değişikliğin. Ezo Kadim e göre çok farklı bir insan. Kadim böyle biriyle ilk kez karşılaşıyor. Etrafındaki süslü bebeklere benzemiyor. Belkide bundan etkilendi. Zaten öyle ketum ki anlatmaz hiçbişeyini.

Arzu : Neyse çok şaşırdım aslında. Pekte yakıştıramadım zaten ikisini. Belkide gelip geçici bir hevestir. Farklı bir insan tanımanın yarattığı bir merak olabilir.

Elçin : Olabilir kızım. Sen bunları boşverde gel bakalım. Anlatacağın çok şey var bana. (der ve oturup uzun bir sohbete dalarlar)

Bu sırada Kadim ve Ezo arabada hiç konuşmadan yola devam etmektedirler. Ezo Kadim in ne konuşmak istediğini azçok tahmin etmektedir. Bir yandan da korkar onu hayal kırıklığına uğratmaktan. Böyle devam ederken Kadim arabayı yolun kenarına çeker.

Kadim : (sitemkar bir şekilde) Evet Ezo seni dinliyorum.

Ezo : Ne demek istiysiniz Gadim bey?

Kadim : Sen çok iyi biliyorsun Ezo. Nerden çıktı bu tatlıcıyla ortak olma mevzusu?

Ezo : Daha bişey yoğğ diyim size Gadim bey. Sadece gonuştuk. Hem böylesi belkim daha eyi olur.

Kadim : Ne daha iyi olacak Ezo? Bu verdiğin kararı en son ben mi öğrenecektim yoksa?

Ezo : Siz benim patronumsuğuz. En önce size haber verecedim zaten.

Kadim : Bırak şu patron muhabbetini. Neden ayrılıyorsun işten?

Ezo : Dedim ya Gadim bey böylesi daha eyi olacak. Sizin yanınızda oldukca ben kendimi heç eyi hissetmiyim. Sizden zaman istedim ama bu zamanı sizden uzak geçirmek istiyim.

Kadim : O yüzdende işten ayrılacaksın yani. Seni daha az görücem. Bu yaptığın beni ne kadar üzüyor Ezo farkında mısın?

Ezo : Ben sizi üzmek istemiyim Gadim bey. Size olan duygularımı biliysiniz. Hak verin sizde bağa nolur. Kendimi etrafa ganıtlamak istiyim. Eğer sizin yanınızda olacaksam kimsenin beni yadırgamasını istemiyim.

Kadim : Bütün bu düşüncelerinde kendine göre haklı olabilirsin Ezo. Ama ben seni yinede anlamıyorum. İnsanlar neden yadırgasın seni? Ben buna izin verir miyim sanıyorsun? Eğer senin benim yanımda olmandan utanacak olsam hiç böyle bir şeye kalkışmazdım. Ben seni olduğun gibi seviyorum. Değişmeni istemiyorum.

Ezo : Ben değişmem zaten Gadim bey. Yüreğim hep aynı galacak. Ama eğer sizin yanığızda olacaksamda size layik olmak istiyim.

Kadim : Sen zaten bana layıksın Ezo. Bazen düşünüyorum da acaba ben sana layık mıyım diye. Belkide ben sana layık değilimdir. (gözleri dolar ve gözlerini Ezo dan kaçırır)

Ezo Kadim in bu halinin farkına varır. Elini Kadim in yüzüne koyar ve kafasını kendine doğru çevirir. Kadim in gözleri dolu dolu olmuştur. Ezo nun ondan uzaklaşacak olması korkusu tüm benliğine dayanılmaz bir acı vermektedir.

Ezo : Siz tabiî ki bağa layıksığız Gadim bey. Bağa bu kadar değer veren bi insan nasıl bağa layık olmaz (der Kadim in elini tutar.) Ben bu eli, bu el istemediği sürece heç bırakmayacam haberiğiz olsun (der ve sıkıca Kadim e sarılır. Onun kokusunu derin derin içine çeker)

Kadim : (Kadim in gözünde tuttuğu yaşlar bu sarılmanında etkisiyle yanaklarından süzülür) Sakın Ezo sakın beni bırakma. Bu yüreğim bir ayrılığı daha kaldıracak kadar güçlü değil.

Ezo : Benimde yüreğim galdırmaz bundan gayrı. Aldığım nefesim gibisin. Hem senden uzak olmak istiyim. Hem sağa yakın olmak. Tezatlıklar içinde zavallı galbim. Nasıl olacak bu bende bilmiyim.

Ezo tam Kadim den uzaklaşacağı sırada Kadim daha sıkı sarıldı Ezo ya. Hiç bırakmak istemiyordu güzel gözlüsünü. Onunda kalbinin onda olduğunu bilmek onu bir nebze rahatlatıyordu artık…

ŞİMDİLİK BU KADAR… BAKALIM BEĞENECEK MİSİNİZ? DEVAMI NASIL OLSUN DİYEDE YORUMLARINIZI BEKLİYORUM. İSTEKLERİNİZİ YAZARSANIZ SEVİNİRİM… byebyebye

rozi
02-12-07, 19:39
dan yadım ister kadimi ikna etmekte sorlansada kadim çaresiz ortaklığı kabul etmiştir birleşmenin ardından ortaya atilan iddaalar ve nedimin bu ortaklığı karşı olması ve engellemeye çalışması kadımı rahatsız etmiştir ve bir hata yaptığını düşünmektedir sadece ezo nun sözüyle boylesini riskli bir adım atmasna kendi bile inanamaz ve yeni ortağını daha yakın dan tanımak için ballıyla buluşmaya karar verir.ballı kadimin görüşme teklifi uzerine onu evine davet eder o da kadimi çok merak etmektedi rimzalar atılıp ortaklık kurulduğundan bu yana birlikte yapılacak ilk yalnız görüşmeleridir.kadim ballını evine galir evin hetarafında silahlı adamların olması onu dahada endişelendirir ballı kadimi kapıda nur hanımla birlikte karşılar.

Ballı:hoş geldiniz kadim bey buyrun
Nur:hoş geldiniz
Kadim:teşekkür ederim ballının ve nur hanımın elini sıkar ve birlikte içeri geçerler
Her ne kadar sıcak bır karşılama olsada kadimin ballı ağa hakkında çok cıddı endişeleri vardır ve birlikte yaptıkları yalnız konuşmada bu endişelerini dile getirir ballı büyük bir dikatle kadimi dinler söyledikleri onu rahatsız etsede kadimin açık sözlülüğü ve dürüstlüğünden çok etkilenir ve kendi yaşam biçiminın otele hiç bir şekilde yansımayacağına kadimi ikna eder kadim ballının bu sözlerinden sonra biraz rahatlar ve işi bir yana bırakıp iki dost gibi konuşmaya başlarlar aralarında oldukça sıcak bir konuşma geçer ballı kadime ezo dan öğrendiği ve son anda açmaktan vaz geçtiği oteli sorar kadim bu konunun kapandiğinı ve otelden vaz geçtiğini söyler ballı kadimin bu konudan dolayı üzgün olduğunu farkeder ve ona bir teklifte bulunur oteli birlikte açmayı teklif eder kadim ballının bu teklifine teşekkür eder ama otelden kesinlikle vaz geçtiğini söyler ama ballı kadimi bu konuda ikna etmeye kararlıdır o gece bir sonuç alamasada vaz geçmez ve durumu ezo yada anlatır ve kadimi oteli açmaya nasıl ikna edeceğini sorar ezo bu olay üzerine kadimle kendi konuşmak ister hemen kadimin yanına gider

Ezo aceleylen hemen otele gelir asansörün dümesine basar karşısına kadım çıkınca şaşırır kadim de ezo yu Pazar günü karşısında görünce şaşrır
Kadim:hayırdır ezo bir şeymi oldu burda ne işim var
Ezo:yok kadim bey ben sizinle bişey konuşcadım izin verir seniz
Kadim:konu muhim galıba çok tedirginsin
Ezo:he öylede benim söyliceklerimi eyer dinlerseniz çok sevinirim
Kadim:seni ne zaman dinlemedim ki ezo bana söyleyemeyeceğin bir şey yok hadi odaya çıkalım orda konuşuruz
Kadim asansöre biner ezo da onunla birlikte biner kadim ezo ya bakıp gülümser ezo kadimin güldüğünü fark edince kendini incelemeye başlar neye gülüyor diye aynaya bakar ama bir tuhaflık bulamaz ve dayanamyıp sorar kadime
Ezo:bu kadar gülmenize sebep ney bana da söyleyin de bende gülim der sinirli bir şekilde
Kadim:kızma aklıma otelde ilk karşılaştığımız gün geldi beni baya fırçalamıştın
Ezo utanır ve gülerek cevap verir
Ezo:e sizde çok üzerime geldiz nerden bilem sizin koskoca patron kadim bey olduğunuzu ben sizi şey sadıydım
Kadim:ne sandın kadın ların izin almadan fotoraflarını çeken kendini beyenmiş kaba adamın biri mutfakta herkesin korktuğu hiç bir yemeyi beyenmeye sizin deyiminizle aksi 517 numara
Ezo:yok estafurullah o kadar da deyilsiz
Ezo çok utanır kadime yaptığı o şeyler aklına gelir gerçe o zaman hek ediydi der ama yinede yüzü kızarır kadim ezo nun bu mahçup halini büyük bir keyifle inceler o anlar gelir aklına ezo nun hayatına ilk girdiği anlar ezo ya yaklaşır ve elini yüzüne götürür
Kadim:bana bak ezo: ezo kadime bakar kadimin ona dokunması heycanlandırır onu kadim in deli mavi gözleri büyük bir hayranlıkla bakar ezo ya ve kadim ezo ya daha da yaklaşır nerdeyse bir nefes kadar ezo nun kalbi adeta yerinden çıkacak gibi hızlı atar ne yapıcağını bilemez ezo nun yüzünü elerinin içine alır sen benim hayatıma bir ışık gibi doğdun ezo der kadim artık sadece içinden geldiği gibi hareket etmektedir ve ezoyu tutarak kendisine çeker ezo hiç birşey yapamaz taş kesilir birbirlerine hiç bu kadar yakın olamışlardır o anın büyüsü asansör kapısını açılmasıyla son bulur ezo kendini kadimin kolarından kurtarır ve dışarı çıkar kadim kendine gelir ve yaptığı hatanın varkına varır o da asansörden iner
Kadim: özür dilerim ezo yalnış bir şeydi
Ezo hiçbirşey söylemez hayla kendinde deyildir kadime döner hiç bir şey söylemeden tekrar asansöre biner ama kadim ezo nun yanında öylece ayrılmasına izin vermez ve ezo yu kolundan tutarak gitmesini engeller
Ezo:bırakın beni kadim bey eve gitmek istim
Kadim:tamam gitmene izin vericem ama önce beni dinle ezo
Ezo:dinleyecek bir şey yok yalnış bir olay olmamış gibim sanın ben çoktan unuttum
kadim ezo nun gözlerine bakar nerdeyse ağlamak üzeredir daha fazla üzerine gitmek istemez
Kadim:peki madem unuttun bende bu olayı olmamiş gibi sayıcam şimdi beni neden görmek istedin.kadim belli etmemeye çalışsada çok üzgündür
ezo derin bir nefes alır ve konuyu deyiştirmek için geliş sebebini anlatır Ezo:ben şey için geldiydim ballı ağam yeni oteli açmanıza yadım etmek istimiş ama kabul etmemişsınız bir de ben söylim belkim gabul eder dediydim
kadim ezo nun bu sözlerine kızar
Kadim:neden benim işlerime karışıyorsun ezo
Ezo:ben sadece sizi düşünim otel sizin oteliniz ama ballı ağam çok sevmiş sizi yadım etmek isti
kadim daha da öfkelenir
Kadim:benim yardıma iktiyacım yok ezo lütfen bu konulara karışma senin görevin bu deyil
Ezo:haklısınız bun dan sonra görevim neyse onu yapıcam sizin heç bir şeyinize karışman izlinızle ben gidim malum işçi ve patron bu kardar samımi hoş olmi
ezo çok kızar kadimin sözlerine asansöre biner ve düğmeye basar kapı tam kapanacakken kadim tutar kapıyı ezo şaşkınlıkla kadime bakar kadim de ezo ve hiç beklenmedik bir şekilde kadim ballı nın teklifini kabul ettiğini söyler ezo ya bu kadim için çok zor bir karardır.
ezo çok şaşırır kadimin ne yapmaya çalıştığına anlam veremez
Ezo:peki en kısa zamanda söylerim
kadim öylece ezo nun gölerine bakar bu teklifi belkide sadece ezo nun onun gözundeki yerini ve deyerini anlaması için kabul etmiştir kadim ezo nun karşısında çok çaresiz kalır elini kapıdan çeker ve gitmesine izin verir.



bu senaryoyu aysi arkadaşıma ithaf ediyorum bizim senaryolarımızı bıkmadan okuduğu ve yorumlarını hiç eksik etmediği için teşekkür ederim :img-in_lo

forumdaşlarım bu bir ihanet deyil kesinlikle benim senaryolarımı okuyan ve beni sürekli teşyik eden tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ederim şu ana kadar yazdıklarım sizin içindir ama bu ve bunun devamı aysi nın dir :img-in_lo:img-in_lo:img-blushbye

nedense içimi bir korku aldı söğüt ve GULBEYAZ tam arkamda gibi hisettim:img-hyste:img-hyste

aysi çok iyi olmadı ama devamını daha iyi yapmaya çalışıcam bu biraz acele oldu kusura bakma:img-in_lo[/QUOTE]


ezo asansöre biner olanalara hayla inanamamaktadır. kendini daha fazla tutumaz ve ağlamaya başlar,kadim se yaptığının pişmanlığıyla yanmaktadır, ezo yu bu kadar üzebileceğini hiç düşünmeden içinden geldiği gibi davranmışti, ama artık yapacak bir şey yoktu.bu olaydan sonra ezo ve kadim çok uzun bir süre bir araya gelemediler kadim her ne kadar ezo ya yaklaşmayı denesede ezo hep kadimden kaçmanın bir yolunu buluyordu ezo uzun bir süredir ballının evinde kalmaktaydı, kadim se kendini yeni otelin hazırlık işlerine vermiş ti ama aklı hep ezo daydı onu çok özlemişt,i artık daha fazla dayanamıyordu bir yolunu bulup mutlaka ezo yu görmeliydi aklına otel için ballının evine gitmek geldi ,daha fazla beklemeden otelden ayrılıp ballının evine doğru yola çıktı.

ballının evi

kadimin eve geleceğinden habersiz olan ezo odasında kadimi düşünmekteydi, kadim ezo yu ne kadar merak ediyorsa ezo da onu çok merak ediyordu. aralarına giren bu ayrılıktan sonra ezo iyice düşünmüş ve kadime karşı olana hislerini anlamıştı, bu his onu çok korkutuyordu yaşadığı o acı tecrübeden sonra kalbini yeniden birine açmak istemiyordu yine hayel kırıklığı yaşamamak için bu oyuna bir süre daha sürdürmeli ve hem kadime hemde kendine bu aşkın imkansız olduğunu kanıtlamalıyd,ı bu düşünceler boğuşan ezo nurun sesiyle kendine geldi

Nur:ezo yemek hazır canım hadi sen gelmiyor mu?
Ezo:yok nur ben aç deyilem siz yeyin
nur ezo nun yüzünden bir şey olduğunu anlamıştı ezo hiç iyi görünmüyordu
Nur:ezo sen bir şey bişey mi oldu?
Ezo:yok nur ne olcak biraz üşüttüm her hal
Nur:bu üşütme deyil ezo sen ağlamış
Ezo:yok canım ne ağlamsı neden alimki
Nur:sen biliyo nura her zaman guven bir derdin varsa söyle bana söz demem kimseye
Ezo:bilim nur tabi sana güvenim bilisin

rozi
02-12-07, 19:47
dan yadım ister kadimi ikna etmekte sorlansada kadim çaresiz ortaklığı kabul etmiştir birleşmenin ardından ortaya atilan iddaalar ve nedimin bu ortaklığı karşı olması ve engellemeye çalışması kadımı rahatsız etmiştir ve bir hata yaptığını düşünmektedir sadece ezo nun sözüyle boylesini riskli bir adım atmasna kendi bile inanamaz ve yeni ortağını daha yakın dan tanımak için ballıyla buluşmaya karar verir.ballı kadimin görüşme teklifi uzerine onu evine davet eder o da kadimi çok merak etmektedi rimzalar atılıp ortaklık kurulduğundan bu yana birlikte yapılacak ilk yalnız görüşmeleridir.kadim ballını evine galir evin hetarafında silahlı adamların olması onu dahada endişelendirir ballı kadimi kapıda nur hanımla birlikte karşılar.

Ballı:hoş geldiniz kadim bey buyrun
Nur:hoş geldiniz
Kadim:teşekkür ederim ballının ve nur hanımın elini sıkar ve birlikte içeri geçerler
Her ne kadar sıcak bır karşılama olsada kadimin ballı ağa hakkında çok cıddı endişeleri vardır ve birlikte yaptıkları yalnız konuşmada bu endişelerini dile getirir ballı büyük bir dikatle kadimi dinler söyledikleri onu rahatsız etsede kadimin açık sözlülüğü ve dürüstlüğünden çok etkilenir ve kendi yaşam biçiminın otele hiç bir şekilde yansımayacağına kadimi ikna eder kadim ballının bu sözlerinden sonra biraz rahatlar ve işi bir yana bırakıp iki dost gibi konuşmaya başlarlar aralarında oldukça sıcak bir konuşma geçer ballı kadime ezo dan öğrendiği ve son anda açmaktan vaz geçtiği oteli sorar kadim bu konunun kapandiğinı ve otelden vaz geçtiğini söyler ballı kadimin bu konudan dolayı üzgün olduğunu farkeder ve ona bir teklifte bulunur oteli birlikte açmayı teklif eder kadim ballının bu teklifine teşekkür eder ama otelden kesinlikle vaz geçtiğini söyler ama ballı kadimi bu konuda ikna etmeye kararlıdır o gece bir sonuç alamasada vaz geçmez ve durumu ezo yada anlatır ve kadimi oteli açmaya nasıl ikna edeceğini sorar ezo bu olay üzerine kadimle kendi konuşmak ister hemen kadimin yanına gider

Ezo aceleylen hemen otele gelir asansörün dümesine basar karşısına kadım çıkınca şaşırır kadim de ezo yu Pazar günü karşısında görünce şaşrır
Kadim:hayırdır ezo bir şeymi oldu burda ne işim var
Ezo:yok kadim bey ben sizinle bişey konuşcadım izin verir seniz
Kadim:konu muhim galıba çok tedirginsin
Ezo:he öylede benim söyliceklerimi eyer dinlerseniz çok sevinirim
Kadim:seni ne zaman dinlemedim ki ezo bana söyleyemeyeceğin bir şey yok hadi odaya çıkalım orda konuşuruz
Kadim asansöre biner ezo da onunla birlikte biner kadim ezo ya bakıp gülümser ezo kadimin güldüğünü fark edince kendini incelemeye başlar neye gülüyor diye aynaya bakar ama bir tuhaflık bulamaz ve dayanamyıp sorar kadime
Ezo:bu kadar gülmenize sebep ney bana da söyleyin de bende gülim der sinirli bir şekilde
Kadim:kızma aklıma otelde ilk karşılaştığımız gün geldi beni baya fırçalamıştın
Ezo utanır ve gülerek cevap verir
Ezo:e sizde çok üzerime geldiz nerden bilem sizin koskoca patron kadim bey olduğunuzu ben sizi şey sadıydım
Kadim:ne sandın kadın ların izin almadan fotoraflarını çeken kendini beyenmiş kaba adamın biri mutfakta herkesin korktuğu hiç bir yemeyi beyenmeye sizin deyiminizle aksi 517 numara
Ezo:yok estafurullah o kadar da deyilsiz
Ezo çok utanır kadime yaptığı o şeyler aklına gelir gerçe o zaman hek ediydi der ama yinede yüzü kızarır kadim ezo nun bu mahçup halini büyük bir keyifle inceler o anlar gelir aklına ezo nun hayatına ilk girdiği anlar ezo ya yaklaşır ve elini yüzüne götürür
Kadim:bana bak ezo: ezo kadime bakar kadimin ona dokunması heycanlandırır onu kadim in deli mavi gözleri büyük bir hayranlıkla bakar ezo ya ve kadim ezo ya daha da yaklaşır nerdeyse bir nefes kadar ezo nun kalbi adeta yerinden çıkacak gibi hızlı atar ne yapıcağını bilemez ezo nun yüzünü elerinin içine alır sen benim hayatıma bir ışık gibi doğdun ezo der kadim artık sadece içinden geldiği gibi hareket etmektedir ve ezoyu tutarak kendisine çeker ezo hiç birşey yapamaz taş kesilir birbirlerine hiç bu kadar yakın olamışlardır o anın büyüsü asansör kapısını açılmasıyla son bulur ezo kendini kadimin kolarından kurtarır ve dışarı çıkar kadim kendine gelir ve yaptığı hatanın varkına varır o da asansörden iner
Kadim: özür dilerim ezo yalnış bir şeydi
Ezo hiçbirşey söylemez hayla kendinde deyildir kadime döner hiç bir şey söylemeden tekrar asansöre biner ama kadim ezo nun yanında öylece ayrılmasına izin vermez ve ezo yu kolundan tutarak gitmesini engeller
Ezo:bırakın beni kadim bey eve gitmek istim
Kadim:tamam gitmene izin vericem ama önce beni dinle ezo
Ezo:dinleyecek bir şey yok yalnış bir olay olmamış gibim sanın ben çoktan unuttum
kadim ezo nun gözlerine bakar nerdeyse ağlamak üzeredir daha fazla üzerine gitmek istemez
Kadim:peki madem unuttun bende bu olayı olmamiş gibi sayıcam şimdi beni neden görmek istedin.kadim belli etmemeye çalışsada çok üzgündür
ezo derin bir nefes alır ve konuyu deyiştirmek için geliş sebebini anlatır Ezo:ben şey için geldiydim ballı ağam yeni oteli açmanıza yadım etmek istimiş ama kabul etmemişsınız bir de ben söylim belkim gabul eder dediydim
kadim ezo nun bu sözlerine kızar
Kadim:neden benim işlerime karışıyorsun ezo
Ezo:ben sadece sizi düşünim otel sizin oteliniz ama ballı ağam çok sevmiş sizi yadım etmek isti
kadim daha da öfkelenir
Kadim:benim yardıma iktiyacım yok ezo lütfen bu konulara karışma senin görevin bu deyil
Ezo:haklısınız bun dan sonra görevim neyse onu yapıcam sizin heç bir şeyinize karışman izlinızle ben gidim malum işçi ve patron bu kardar samımi hoş olmi
ezo çok kızar kadimin sözlerine asansöre biner ve düğmeye basar kapı tam kapanacakken kadim tutar kapıyı ezo şaşkınlıkla kadime bakar kadim de ezo ve hiç beklenmedik bir şekilde kadim ballı nın teklifini kabul ettiğini söyler ezo ya bu kadim için çok zor bir karardır.
ezo çok şaşırır kadimin ne yapmaya çalıştığına anlam veremez
Ezo:peki en kısa zamanda söylerim
kadim öylece ezo nun gölerine bakar bu teklifi belkide sadece ezo nun onun gözundeki yerini ve deyerini anlaması için kabul etmiştir kadim ezo nun karşısında çok çaresiz kalır elini kapıdan çeker ve gitmesine izin verir.



bu senaryoyu aysi arkadaşıma ithaf ediyorum bizim senaryolarımızı bıkmadan okuduğu ve yorumlarını hiç eksik etmediği için teşekkür ederim :img-in_lo

forumdaşlarım bu bir ihanet deyil kesinlikle benim senaryolarımı okuyan ve beni sürekli teşyik eden tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ederim şu ana kadar yazdıklarım sizin içindir ama bu ve bunun devamı aysi nın dir :img-in_lo:img-in_lo:img-blushbye

nedense içimi bir korku aldı söğüt ve GULBEYAZ tam arkamda gibi hisettim:img-hyste:img-hyste

aysi çok iyi olmadı ama devamını daha iyi yapmaya çalışıcam bu biraz acele oldu kusura bakma:img-in_lo


ezo asansöre biner olanalara hayla inanamamaktadır. kendini daha fazla tutumaz ve ağlamaya başlar,kadim se yaptığının pişmanlığıyla yanmaktadır, ezo yu bu kadar üzebileceğini hiç düşünmeden içinden geldiği gibi davranmışti, ama artık yapacak bir şey yoktu.bu olaydan sonra ezo ve kadim çok uzun bir süre bir araya gelemediler kadim her ne kadar ezo ya yaklaşmayı denesede ezo hep kadimden kaçmanın bir yolunu buluyordu ezo uzun bir süredir ballının evinde kalmaktaydı, kadim se kendini yeni otelin hazırlık işlerine vermiş ti ama aklı hep ezo daydı onu çok özlemişt,i artık daha fazla dayanamıyordu bir yolunu bulup mutlaka ezo yu görmeliydi aklına otel için ballının evine gitmek geldi ,daha fazla beklemeden otelden ayrılıp ballının evine doğru yola çıktı.

ballının evi

kadimin eve geleceğinden habersiz olan ezo odasında kadimi düşünmekteydi, kadim ezo yu ne kadar merak ediyorsa ezo da onu çok merak ediyordu. aralarına giren bu ayrılıktan sonra ezo iyice düşünmüş ve kadime karşı olana hislerini anlamıştı, bu his onu çok korkutuyordu yaşadığı o acı tecrübeden sonra kalbini yeniden birine açmak istemiyordu yine hayel kırıklığı yaşamamak için bu oyuna bir süre daha sürdürmeli ve hem kadime hemde kendine bu aşkın imkansız olduğunu kanıtlamalıyd,ı bu düşünceler boğuşan ezo nurun sesiyle kendine geldi

Nur:ezo yemek hazır canım hadi sen gelmiyor mu?
Ezo:yok nur ben aç deyilem siz yeyin
nur ezo nun yüzünden bir şey olduğunu anlamıştı ezo hiç iyi görünmüyordu
Nur:ezo sen bir şey bişey mi oldu?
Ezo:yok nur ne olcak biraz üşüttüm her hal
Nur:bu üşütme deyil ezo sen ağlamış
Ezo:yok canım ne ağlamsı neden alimki
Nur:sen biliyo nura her zaman guven bir derdin varsa söyle bana söz demem kimseye
Ezo:bilim nur tabi sana güvenim bilisin[/QUOTE]


bundan sonrası yeni bölüm burdan devam edin canlarım :img-in_lo:img-in_lo

Ballı ağanın evine gelen kadimi kapıda ballının adamları karşılar kadim onların eşliğinde eve girer ezo hayla nur ve ballıyla yemektedirler içeriye ilk giren ballının adamı olur

İsim:ağam kadim bey geldi içeri alammı
Ezo kadimin adını duyar duymaz benbeyaz olur kalbi yerinden çıkacakmış gibi atmaya başlar
Ballı:kadim bey mi geldi bu saatte noldu acep
:K bilmim ağam içeri alam mı
Ballı:olum durdun kabağat al tabi
Nur:hayırdır inşallah kadim bey niye gelsin bişey oldu kesin
Ballı:panık yapma hele anlarık şindi
Kadim içeri girer gözleri hem ezo ya yönelir ama ezo nun kadime arkası dönüktür cesaret edemez kadime bakmaya
Ballı:ooo hoşgelmişsin yiğenim
Kadim:iyi akşamlar selahattin bey
Ballı:bak hele yine kafa kadımla seslenizin bana ya kardeşim gözünü sevem ballı de bağa
Kadim:pardon alışamadım daha ballı ağa
Nur:hoş geldiniz kadim bey
Kadim:hoş bulduk nur hanım
Kadim ezao ya bakar ama ezo adeta taş kesilmiştir yerinden kıpırdayamaz hayla kadime bakmamıştır ezo nun bu tepkisizliği ballı ve nurun da dıkatını çeker kadim daha fazla dayanamaz bu sessızlığe son verir
Kadim:nasılsın ezo
Ezo daha fazla dayanamaz kadimin ona seslanmasi bile içini titiretir ayağaı kalkar ve kadime dönerek kadime cevap veriri
Ezo:hoş gelmişsin kadim bey saolun iyim
Kadim gözlerini ezo dana alamaz o kadar çok özlemişti ki onu ezo da kadime aynı özlemle bakıyordu o gözler her şeyi anlatıyordu bıraksalar sanki bir ömur öylece kalıcaklardı bu anının büyüsünü bozmak ballıya düştü
Ballı:de haydi sofraya oturak
Kadim:şey kusura bakmayın yalnış bir zamanda geldim galiba
Ballı:yok yiğenim bu eve ne zaman istisen o zaman gelecin burası sana her zaman açık
Kadim:saolun
Nur:buyrun kadim bey bişeyler yiyin
Kadim:çok saolun nur hanım ama ben aç deyilim
Nur:olurmu ama biraz olsun eşlik edin bular antebin en iyi yemekleridir
Ballı:boşuna israr etme nur hanım kadim bey ecnebi mutfandan başka bişi yemi anlamaz o antep yemeklerin den
kadim ezo ya bakarak cevap verir yüzünde hoş bir gülümsemeyle
Kadim:antep yemeklerini sadığınız aksine iyi bilirim ezo saolsun bana çok yapıyordu otelde
Ballı:ezo hanımın yemekleri çok meşurdur
Kadim:evet bir kez yeyince bir daha unutamıyorsunuz
Ezo:saolun kadim bey ben de herkez gibim yapim işte
Ballı:de hayde maden bu kadar yemek konuştuk bu nimetlerin tadına bakmamak olmaz herkez sofraya açktım yav

kadim ve ezo uzun bir aradan sonra ilk kez bir araya gelmişlerdi yemek boyunca hep birbirlerine kaçamak bakışlarla suzduler ballı ağanın neşesi onlarıda sarmışti çok eylenceli ve sicak bir yemek oldu ama onları çok dikatle izleyen biri daha vardı nur kadimın ezo ya olan ilgisini anlamışti ezo da kadime karşı boş deyildi kadime bakarken yüzü kızarıyor gözlerinin içi parlıyordu nur ikisini bu halerini izlemekten büyük keyif alıyordu gergin başlayan gece hoş sohbetlerle ilerliyordu yemek sona erdi ballı ve kadim salonda birlikte yeni otelle ilgili sohbete dalmıştı kadimi görünce neşesi yerine gelen ezo onları izliyordu ama nura yakalandı

nur:ezo gel biraz konuşak
ezo:hayırdır nur bişeymi oldu
nur:yok ne olcak iki erkek iş konuşuyor sıkıldı ben hadi biraz sohbet edek senle
ezo:eyi medem sıkıldın konusak madem
nur ezo yu da alarak başka bir odaya geçer
ezo:nur anlim konuşmak istisinde bu gizlilik de noli
nur:konuştuklarımızı kimse duymasın diye ezo
ezo:bak şimdi beni de telaşlandirin şimdi
nur:otur ezo beni şimdi bir abla gibi dinle sonra ister kız ister gücen ama sözümü kezme oldu
ezo:bak şimdi ben sana heç gücenirmiyim
nur:peki oyleyse açık sorucam sana
ezo:buyur sor
nur:sen kadim beyi seviyormusun ezo
ezo nunrun bu sözüyle neye uğradığımı şaşırır hemen tepki gösterir
ezo:nur sen ne din olurmu öyle şey
nur:ezo kızma ben sana gördüğümü diyom sen kadim beyden hoşlanıyor oda sana karşı boş deyil sana nasıl baktığını görmüyor sen
ezo:nur sen ne dediğini bilmin bu sözleri söylemedin sayim
nur:sen öyle inanmak istersen ben bişey demem ezo ben gördüğümü söylüyor
ezo:sen yalnış anlamışın nur tamam kadim bey üzerime biraz düşer ama o herkese böyle davrani bi bana deyil
nur:ben bir sana böyle davrandığını gördüm ezo otel bahane belli seni görmek için gelmiş buraya
nur ezo yu çok fena sıkıştırır ezo kendi duygularıdan bile tam emindeyilken nurun her şeyi çok açık bir şekilde far etmesi ezo yu daha da korkutur
ezo:benimle ne ilgisi var iş için gelmiş kendide söyledi gördün
nur:koskuca kadim bey ballının karşısına geçip ben ezo yu özledim onun için geldim dermi
ezo:nur ben anlamım seni en eyisi kapatak bu konuyu
nur:peki ezo sen yine kaçıyor ama beni dinle yinede bu adam sana aşık ezo
ezo:nur gözünü sevem bu dediklerin kimse duymasın rezil olurum
nur:sen bana güven ezo biliyor sen inanmıyor bana ama nur doğruyu söylüyor
ezo daha fazla bu baskıya dayanaz hemen kalkar ve odadan çıkar ezo tam aşağıya inecekken karşısına kadim çıkar birden karşısında kadimi gören ezo çok korkar
ezo:kadim bey ne arınız burda
kadim:af edersin seni korkutmak istemedim
ezo:yok ben birden sizi görünce şaşırdım biraz
kadim:hı ben gitmeden veda edim dedim yukarda olduğunu söylediler
ezo:saolun demek gidisiniz
ezo kadimin gitmesine üzülüyordu ama bunu belli etmek istemiyordu
kadim:ezo biliyorum son günlerde seni biraz üzdüm
ezo hemen kadimin lafını keser o kunuyu yine açmasını istemez
ezo:lafı nereye getireceğinizi bilim kadim bey ben o olayı çok tan unuttum sizde unutun
kadim:yanı seni untayım öylemi ezo seni sana karşı olan
ezo yine kadimin lafını keser susun kadim bey pişman olacağınız bişiy çıkmasın azınızdan
kadim ezonun gözlerine bakar ve yaklaşır
kadim:benden neden kaçıyorsun ezo seni bu kadar çokmu korkutuyorum neden konuşmama izin vermiyorsun

ezo:kadim bey ben sizi düşünim sizi üzmek istemim
ezo gözyaşlarını daha fazla tutamaz direnci kırılır artık kadim ezo ya daha da yaklaşarak ezonun göyaşlarını siler başını kaldırıp güzel gözlerine bakarak cevap verir
kadim:eyer beni üzmek istemiyorsan beni kendinden mahrum etme çünkü sen olmadan yaşamam artık imkansız ezo ben seni
ballı:o yiğenim sen durdamıydın gitmeden şu açılış tarıhini konuşak didim
ballını sesiyle kendine gelen kadim ve ezo hemen toparlanır ballı ikisini bu halde görünce biraz şaşırır
ballı:ben rahatsız ettim herhel
ezo hemen lafa girer
ezo:yok ağam kadim bey veda etmek istemiş
kadim:gitmeden ezoyla kunuşmak istedim otel dönmesi için
ballı:e ezo hanım ne disin ya sen olmadan olmi bıraktın bizi kutsalmıdır nedir medebur adama ağzımızın tadı bozuldu valla
ezo:daha karar vermedim ağam düşünim biraz
kadim:çok düşünme ama yarın bekliyorum seni
ballı:eh desene yarın midemiz bayram yapacak
nur.işin gücün yemek ballı hata olucak sen
ballı:he sende geldin tam olduk
kadim:sizi çok tutum ben artık gideyim herkeze iyi akşamlar
ballı.sanada yiğenim
nur:güle güle kadim bey
ballı:eh sizi kapıya kadar geçirek
nur:ezo yapar ballı sen yine lafa tutacak kadim beyi
nurun bu sozü üzerine kadim de ezo da ona bakar ezonun yüzü kızarır
ballı:sen de bizi iyce geveze yaptın nur hanım gücendim valla
kadim:gerek yok ben giderim ezo ya zahmet olmasın
ezo:yok ne zahmeti buyrun kadim bey
ezo kadime kapıya kadar eşlik eder
kadim:yarın gelecekmisin
ezo:kadim bey ben
kadim ezo nun hayır demesine fırsat vermeden araya girer
kadim:ezo lütfen hayır demen yarın bekliyorum hem sana yeni oteli göstermek istiyorum senin sayende açılacak bakalım beyenecek misin
ezo:size faydam olduysa ne mutlu bana umarım hayırlısı olur
kadim.umarım yarın bekliyorum ezo lütfen gel
ezo kadime cevap vermez ama kadim o kadar içten söylemiştir ki hayır da diyemez
ezo:iyi geceler kadim bey
kadim:benim için çok iyi bir gece oldu ezo eyer gelirsen günümde güzel olucak

bu sözlerden sonra kadim ezo dan ayrılarak otele döner içi şimdi huzur doludur
ezoysa odasında hem kadimi hemde nurun söylediklerini düşünür artık duygularının farkındadır kadime karşı olan hislerinı anlamaya başlamıştır kadim ezo nun kalbinde artık bir patron bir arkadaş deyil hayatının aşkıdır :img-in_lo

anam yardım edin bir birine kattım ortalığı acele edersen böyle olur senaryomun yarısını kaybettim gören varsa rozi ye bildirsin hep senin yüzünden Gökgöz işten kovulursam sen bakacaksın bana haberin olsun:img-hyste

Ö.Dilek
03-12-07, 00:21
umarım beğenirsiniz... :img-wink:

Bu sabah Ezo güne daha bir huzurlu ve mutlu uyanmıştır. Artık kendi içinde bazı kararlar almanın huzuruyla hemen üzerini değiştirdi. Bugün Arzu geleceği için akşam evde ufak bir kutlama yemeği vereceklerdi erkenden kalktı Elçin Ablaya yardım için aşağıya indi.

Ezo: gülümseyerek Elçin ablam günaydın
Elçin: günaydın Ezo erkencisin bugün kızım
Ezo: sana yardıma kalktım Elçin ablam Arzu için hazırlık yapalım
Elçin: bir tatil günün var onu da benim yüzümden
Ezo: lafını bitirmesine izin vermeden olur mu heç Elçin Ablam tabi yardım edicem sana

Böylece güle oynaya işe girişmişlerdir. İkisi de bugün çok neşeliydi. Ezo akşama doğru her işini bitirmiş giyinmeye odasına çıkmıştı. Bugünün farklı olmasının bir sebebi de Kadim’in yemekte bulunmasıydı. Ballı Ağaya yakalanıp yalan uydurduktan sonra Kadim’le bir araya gelmemeye özen göstermişti. Bu düşüncelerle üstünü değiştirdi aynanın karşısına geçip saçlarını açtı ve hafif birde makyaj yaptı. Bu sefer kendine daha bir özen gösterip saçlarını değişik taramıştı.Aşağıya indi;

Elçin: Ezo! Kızım ne güzel olmuşsun sen öyle
Ezo: yok Elçin ablam o senin güzelliğin
Elçin: yok yok öyle değil bugün sende var bir şeyler gözlerinin içi gülüyor
Ezo: daha ne olsun Elçin ablam Arzu geliyor
Kapının çalmasıyla konuşmaları sonlandı.

Elçin: koşarak kapıyı açtı kızım diyerek birbirlerine sarıldılar sevinçten ağlayarak
Arzu: anneciğim
Ezo’da mutfaktan çıkıp yanlarına gitti
Elçin: oh kızım heyecandan unuttum. Bak bu Ezo
Arzu: merhaba der demez Ezo herkese davrandığı sevecenlikle sarıldı
Ezo: hoş gelmişsen Arzu
Arzu: anlattığın kadar var anne. Birbirlerinden ayrılırken Annem o kadar çok bahsetti ki seni tanıyor kadar oldum
Ezo: Elçin ablam senden de bağa çok bahsetti
Arzu biraz dinlenmek için odasına gitti. Ezo ve Elçin Hanımda son kontrolleri yaptılar.

Misafirler teker teker gelmeye başladılar. Yeniden kapı çaldı Ezo kapıyı açmak için kalktı
Ezo: hoş gelmişsiğiz Gadim Bey
Kadim gördüğü karşısında şaşırmıştı. Ezo bu gece ayrı bir güzel görünüyordu. İkisi de bir süre birbirlerinin gözlerinde takılı kaldılar.
Elçin: Kadim! Oğlum kapıda niye bekliyorsunuz girsenize sesiyle kendilerine geldiler.
Kadim içeri girdi herkesle merhabalaştı.
Kadim: hoş geldin Arzu diyerek birbirlerine sarıldılar
Kadim: görmeyeli ne kadar değişmişsin, güzelleşmişsin diyerek Arzu’yla eğitiminden filan sohbet etmeye başladılar.
Ezo’da uzaktan onları izliyordu. Ne kadar samimiler diye kendi kendini yiyordu.
Hep birlikte masaya oturdular Kadim özellikle Ezo’nun yanındaki yerini aldı. Yemeğe başladılar. Kadim Ezo’nun kulağına eğilerek fısıltıyla
Kadim: bu gece çok güzel olmuşsun, nefesim kesildi
Ezo bu sözleri duyar duymaz alev alev yanmaya başladı. Arzu’da aralarında bir şeyler olduğunu fark etti. Yemek boyunca ikisini izlemeye başladı.

Yemekten sonra misafirler kalktı.
Ezo: Elçin abla ben bu gece sizi yalnız bırakıyım bak anne kız konuşacaklarınız vardır rahat rahat dertleşirsiniz
Elçin: aaa olurmu ki…
Kadim: hemen Elçin annenin sözünü keserek ve Ezo’ya bakarak; evet Elçin anne Ezo doğru düşünmüş bende böyle düşündüğüm için otelde bir oda ayırmıştım zaten
Elçin: peki o zaman ama tek bu gece tamam mı güzel kızım diyerek Ezo’ya sarıldı.
Kadim ve Ezo birlikte otele geldiler. Asansöre bindiler Kadim beşinci kata bastı
Ezo: ama Gadim Bey sizin katığız
Kadim: evet merak etme bana güven artık Ezo diyerek asansörden indi

Ezo Kadim’i izlemeye başladı.
Kadim: evet geldik yüzünde bir gülümsemeyle burayı hatırladın mı?
Ezo: Debbie gız hatırlamaz olurmıyım diyerek ikisi de akılları birbirinde kalarak odalarına girdiler.

Bir iki saat geçmeye kalmadan Ezo’nun kapısı çalındı
Ezo: kim o
Kadim: benim
Ezo: kapıyı açarak Gadim Bey siz
Kadim: Ezo bir türlü uyku tutmadı. Benim odam da biraz konuşalım mı?
Ezo: olur mu heç Gadim Bey bir gören olsa ne der
Kadim: bu saatte kim görecek bizi
Ezo: olmaz Gadim Bey geçen olanları unutuğuz heral Ballı Ağa…
Kadim: lafını bitirmesine izin vermeden tamam o zaman bende bağırırım bütün otel başımıza toplanır buna ne dersin
Ezo: Gadim Bey siz iyicene çocuklaştığız kapıyı tam kapatacakken Kadim izin vermedi
Kadim: bak bağırıyorum diyerek tam ağzını açmasıyla Ezo şişt diyerek Kadim’in ağzını eliyle kapattı
Ezo: tamam tamam diyerek Kadim’in yüzünde muzip bir gülümsemeyle odasına gittiler
Ezo: bu yaptığınızı çocuklar bilem yapmaz
Kadim: ee ne yapayım bana başka seçenek bırakmıyorsun ki
Ezo: iyi o zaman siz hiç pes edeceğe benzemiysiniz ben bir kahve yapıyım.
Kahve fincanlarıyla koltuğa oturdular.

Kadim: Ezo başka ne yapmamı bekliyorsun ki Ballı Ağaya yakalandığımızdan beri benden köşe bucak kaçıyorsun
Ezo: ne yapsaydım ağama rezil olduk
Kadim: bunda rezil olunacak bir şey yok. Benim gibi insan sevdiği kadını geç bulursa hep yanında olsun istiyor.
Ezo: tamam da Gadim Bey bağa biraz zaman verin bende iyicene kafamı toparlayım
Kadim: tamam istediğin kadar zaman veririm. Ama
Ezo: ee ama
Kadim: ama kendini benden mahrum bırakmayacaksın. Hayatımda ki bu kadar kötü şeyin içinde iyi bir sen varsın. Seni göremeyince eski karanlığıma dönüyorum, seni kaybetmekten korkuyorum bana izin ver bunların üstesinden birlikte gelelim. Hiç pişman olmayacaksın…
Ezo’ da başını salladı. Sonra sohbet etmeye başladılar. Ezo bugünün verdiği yorgunlukla uyuya kaldı. Kadim kalktı bir battaniye alıp Ezo’nun üstünü örttü. Onu uyandırmamaya çalışarak yanına oturup başını dizlerinin üzerine aldı ve saçlarını okşamaya başladı.
Kadim: sen bana neler yaptığının farkında değilsin Ezo.

Ezo sabah gözlerini açtığında Kadim’in gözleriyle buluştu. Bir iki dakika sonra kendine gelerek
Ezo: Gadim Bey niye uyandırmadığız sabah olmuş
Kadim: öyle güzel uyuyordun ki kıyamadım
Ezo: ne yani sabaha kadar uyumadığız mı?
Kadim: seni izlemek o kadar güzeldi ki ve tabii ki yeni güne seninle başlamak.


Ezo’nun yüzü kıpkırmızı olmuştu ne diyeceğini bir an şaşırdı, ama nerde olduğu aklına gelince birden bire yerinden fırladı.
Kadim: ne oldu!
Ezo: ne olabilir sizce… Kimse beni böğle eşofmanla görmeden buradan çıkmam lazım
Kadim: görsünler ne var bunda. Hem Ballı ağa’ya bile anlatınca adam anlayışla karşıladı
Ezo: ne ne dediğiz Ballı Ağaya bağa anlattıklarığızdan başka bir şey mi anlattığız
Kadim: Kadim muzipçe gülümseyerek yoo sana anlattıklarımı ne anlatıcam ki
Ezo: neden size inandım ki. Ballı Ağada bu sıra bağa garip davranıy zaten. Her neyse şimdi kimse görmeden üzerimi giyiniğim sizinle bir şey konuşucam zaten
Kadim: hayırdır
Ezo: gelince konuşuruz.
Diyerek kapıya doğru gitti önce sonra koridoru kontrol edip odasına girdi. Kadim ise Ezo’nun bu panik hallerini yüzünde bir gülümsemeyle izliyordu.

Bir süre sonra Ezo odaya geri döndü
Kadim: kahvaltı söyledim gel birlikte kahvaltı yapalım bende seni dinleyim
Ezo’da masadaki yerini aldı
Ezo: Gadim Bey
Kadim: Ezo bana artık Kadim desen bu biraz komik olmuyor mu sence
Ezo: olur mu heç siz beğim patronumsuğuz
Kadim: tamam bir anlaşma yapalım yalnızken bari Kadim de
Ezo: ben artık burada çalışmaya devam edemem
Kadim: sinirli bir şekilde olmaz öyle şey buna izin vermemi nasıl beklersin
Ezo: ama durun biraz hemencecik parlamayın bi dinleyin
Kadim: evet
Ezo: biliysiğiz işte herkes bir şey diycek, bir şey anlıycak diye korkarak ben burada çalışamam. Herkes şimdiden imalara başladı bile. Eski mahallede bir baklavacı var benimde baklava yapmamı beğendi. Bende ona bi teklif ettim para ondan emek benden ortak oldum
Kadim: her şeye karar vermişsiniz bile Ezo Hanım
Ezo: sizin anlamağınızı bekliyim
Kadim: ne konuştuk bana siz diyip durma Ezo. Ben senin yanımda olmanı istiyorum. Gözümün önünde. Bana önceden deseydin başka bir şeyler düşünürdük
Ezo: biliysiğniz ki sey biliysin başka birinden yardım alamam
Kadim: ben başka biri değilim ama peki öyle olsun daha ortağınla tanışmadan bir şey diyemem
Ezo: nasıl yani
Kadim: ortağınla tanıştırmayacak mısın beni (kadim’in içine bir kurt düşmüştü Ezo’nun yanında başka bir iş ortağı hem de erkek düşünemiyordu)
Ezo: yoo tanışığsın
Kadim: bu ortağın nasıl biri
Ezo: biraz aksi gibi gözüküyor ama aslında iyi birine benziyor
Kadim: tipi filan nasıl
Ezo: bir oyun oynamaya karar verdi, tipine pek bakmadım ortak olucam gidip evlenmiycem heral bu adamla
Kadim’in suratı iyiden iyiye değişmişti
Ezo: ya espri yapıyim dedim
Kadim: çok komik… Kendini toparlamaya çalışarak evet
Ezo: ne evet
Kadim: oynama Ezo cevabını bekliyorum
Ezo: hıı o ne sormaya çalışiyin açık sorsan
Kadim: tamam bu adamın yaşı filan kaç nasıl biri bakma bana öyle bunları öğrenmek zorundayım ne malum sana iş için yaklaştığı
Ezo: sizin yani seğin yaşlarında belki biraz gençtir pek alıcı gözüyle bakmadım muzipçe gülerek sizden uzun sankim
Kadim: tamam tamam bana bu kadarı yeter. Yarın nasıl olsa tanışacağız
Ezo: yarın mı?
Kadim: evet… Yarın müsait misiniz Ezo Hanım (Kadim iyiden yiye sinirlenmişti)
Ezo: tabii buyurun
Kadim de iştah filan kalmamıştı. Masadan kalktı
Ezo: yemiymisin.
Kadim: iştahım kaçtı
Ezo bu oyundan büyük bir zevk almıştı. Onun bu kadar kıskanmasından ayrı bir tat alıyordu.

Kadim çok kötü bir gün geçirmişti. Odasına geldi ama uyku filan tutmuyordu aklında hep Ezo’nun başka bir yerde başka biriyle çalışacağı düşüncesi beynini kemirip duruyordu.
Kendi kendine Ezo bana neler yapıyorsun böyle,neler düşünüyorum ben böyle deliriyor muyum ne diye söylendi. Sabahı zor etmişti artık daha fazla dayanamayacaktı saat dokuz gibi dükkâna gitti.
Ezo: Gadim Bey
Kadim: ne o şaşırdın
Ezo: rüyağınızda mı gördüğüz
Kadim: evet seni rüyamda hep görüyorum ama kahvaltı yaparız diye düşünmüştüm
Ezo: buyurun
Kadim: böyle giderse ben kilo alırım Ezo
Ezo: niye ki
Kadim: ee seni görmeden duramayacağıma göre…
Ezo cevap veremedi sadece gülümsedi
Kadim: şu ortağın adı neydi
Ezo: Mehmet
Kadim: her neyse işte yok mu gelmişken tanışsaydık
Ezo: tabii diyerek içeri girdi
Kadim ise dükkânda dolanıp duruyordu.
Ezo: evet işte Mehmet Amca
Kadim: şaşırarak Mehmet Amca’mı
Mehmet: evet benim beğenemedin mi?
Ezo kıs kıs gülüyordu .
Kadim ise Ezo’ya eğilerek alacağın olsun senin diyerek kendide gülmeye başladı


ben yazarken büyük keyif aldım umarım sizlerde okurken alırsınız:img-wink:

h23
03-12-07, 09:52
ezo yeni işine başlamıştır, öğlen icin kadim umutsuzca mutfagı arar, ezonun sesi yoktur artık servisini yapanda ezo olmayacaktır, yemegi gelince eylule sudan bahaneler üretir fırca atar, yine mi eski kadim olacaktı, cok sıkılmıstır, ferayeyi arar
feray: a kadim nasılsın
kadim: berbat ya sen?
feray: idare eder de sen niye berbatsın,
kadim: çok sıkılıyorum, bulussak ya
feray: tabi tabi nerde
kadim: ben seni alırım ordan da seye gideriz der duraklar
feray: neye ?
kadim: aklıma bi fikir geldi alınca soylerim guzel bi yer der sırıtır,
feray da gülerek peki der kapatır telefonu, kadim ferayi bahane edecek ezonun işyerine gidecek ve ezoyu kıskanıdracaktı,
ferayı alıp dogruca ezonun işyerine gider, garson gelince
kadim: patronunuzu gorebilir miyim
garson: mehmet ustayı mı
kadim: hayır bayan patronunuz,
garson: ha su guzel genc bayan tabi cagırayım
kadim: sinirli bi şekilde bana bak agzını topla ne bicim konusuyon
garson: saskın bi şekilde ozur diler gider ezoya
feray: kadim ne oldu namus bekciligi mi yapmaya basladın ha
kadim: buranın patronu ezo da
feray: haa anlasıldı :)) sen asıksın be kadim o gece sarhos oldugunda da ezo icin içtin di mi
kadim: gec de olsa farkettim evet,
o sırada arkadan ezo gelir kadimin sırtı dönüktür, ezo ferayı görür gözü ısırır ama cıkartamaz
ezo: buyrun beni görmek istemişsiniz,
kadim hemen döner yüzünü ezoya
kadim: dunya tatlısı arkadasıma cok ovulen tatlılarınızdan yedirmek istedim, tavsiye edebileceginiz bişey varmı ezo hanım
ezo kadimin bu tavrına tek kelimeyle sinir olmustur,
ezo: hee burdaki en tatlı sey serbet getirem de bardak bardak icin keser mi
kadim: ne bicim konusuyon musterinle baklava falan yok mu
ezo soyleyeck laf bulamamıs caresiz peki der getirir baklavayı önüne bırakır, kadim doymamıstır ezosuna bakmaya
kadim: ezo hanım sizde alın bakalım kendiniz yiyebilecek misiniz der
sonra kadim ferayeye uzanır, elini tutar ferayenin
kadim: cok övülür buranın tatlısı bakalım begenecek misin,
ezo: yok musterilerimle aynı masaya oturmak prensibim degil
ezo kadimin ferayenin elni tutması karsısında sok olmus nerdeyse aglıyacaktır, o sırada iceri doktor emre girer o hıncla
ezo: anam doktor nerdesin ya seni cok ozledim der sarılır,
kadim şok bakıslarla bakmaktadır,
ezo hemen emreyi oturtur
ezo: nerelerdesin ya hele dur bi baklava getireyim once bi agzın dadlansın,
emre: ya işler cok yogundu bi sure istanbuldaydım egitim vardı da aa kendine de getir,
ezo: hee tabi dadlıyı dadlı yapan karsındakinin suratıdır der imalı imalı bakar kadimin yuzune, sonra da arkasını donup tatlı servisine baslar,
emre bu sırada farketmiştir kadimi
emre: kadim bey merhaba nasılsınız, avrupanın en iyi ustalarını barındıran mutfagnızı bırakıp buraya mı geldiniz,
kadim: evet emre bey der keser konusmayı
kadimin eli hala ferayenin elindedir, ezo emrenin eline uzanır
ezo: ee anlat doktor emre gorusmeyeli nasılsın selim nasıl,
kadim izliyordur bu sırada ferayenin boynuna elini atar, bunu uzerine ezo da aynı seyi yapar sinirlenerek ve eline alıp catalı emreye yedirmeye baslar tatlıyı,
kadim çılgına döner gordugu sey karsısında sözde kendisi kıskandıracaktır ezoyu ama nafile, yerinden dogrulup ezoya dogru yürür
kadim: ya bizimle tatlının tadına bakmıyorsun emreye elinden yediriyorsun inat mı yapıyon
ezo: he benimki inat ee sizinki ne ? benim mekanıma hanım arkadasınızı alıp sarmas dolas oturamazsınız,
kadim: ezo delirtme beni o benim arkadsım
ezo: emre de benim arkadasım
kadim: hayır kabul edemem bunu, ya su masaları devirmemimi istiyorsun. az kaldı yani bunu yapacam seytan diyo dagıt mekanını,
ezo: hee 1 harf farkınız kalmıs masallah
kadim: neye bi harf kalmıs?
ezo: filmlerde eskiden bi deli kadir vardı, masaları devirirdi aha sizinki de deli kadim olii herhal,
kadim duraklar masayı bırakır ezoya yaklasıp
kadim: sende de bi renk farkı kalmıs
ezo: ne renki?
kadim: kadirin askının yazması al'dı. alyazmalısıydı gönlünün sultanı. benimkinin ise mavi renk yazması
ezonun adeta dili tutulmustur bu cevap karsısında,
kadim: bagırayım istersen ha?? aşkım diye
ezo: yok gurban olam daha yeni basladım hemen dile dusup rezil olmak istemim
kadim: iyi o zaman der ezoya egilir kulagına fısıldar
kadim: bu iş olmadı ezo işi bırakman olmadı, seni göremez oldum,
ezo: sartlar eyle gerektirdi
kadim: peki ben nasıl dayanacam ha soler misin?
ezo: ee goruruk herhal bi sekilde
kadim eznonun elini tutar, ezonun bir an gözünün onune selvi boylum alyazmalım gelmiştir,
ne diyordu orda sultan: elini tuttum sıcacıktı, yüreği elindeymiş gibi
kadim: iyi peki aksam arıyayım bari seni hı? konusur musun
ezo: eyi peki oyle olsun der
kadim: guzel hah soyle uslu hallerini gorelim biraz der ferayı alıp cıkar
cıkarken de işyerinin kartını alır
emre ise umitsiz bi şekilde
emre: kadim bey artık herseyi acıkca itiraf ediyo ne guzel ben yokken bayagı ilerlemiş iş, sevindim, nyse ben cıkayım bi goreyim demiştim seni,
ezo: kusura galma deliligi icin,
emre: gülümser ümitsizce onemli degil asık herseyi yapar..
ezo da basını eger utanarak, akşam olmustur ezonun gözü telefondadır,
mehmet: ezo kızım bu kdr mesai yapmayız hadi cıkalım
ezo: otelden alısmısım herhal ondan, peki usta der üzgün bi şekilde cıkar işyerinden
ezonun telefonu calar heyecanla acar ama arıyan ballıdır
ballı: hee ezo hanım otelde bulamadım seni dugun tarihini haber vericektim,
ezo: ha sen miydin agam peki gelirim inşallah,
kapatır ezo hiçbişey soylemeden eve gider gece 12yi bulmustur ama kadim hala aramamaktadır, ezo dusunceli ve mutsuzdur
kadim tarafı...
kadim odasındadır inat etmiştir, söylenir: hep ben mi gosterecem sevgimi sanki 18lik kız sen ara bakalım ezo hanım goruruz artık el mi yaman bey mi yaman, telefonunu alarak salona gecer
salondaki fotograflar icinde en buyugu ezosunundur, dalar o fotografın cekildigi ana
ezo: efendi sandık hanıma yol verirsin diye dusunduk
kadimin kulaklarındadır hala bu söz, sonra ya asansordeki kavgalarına ne demeli
ezo: efferin sende asansor kadar anlayıs sahıbı olmussun epey gelişme var o gunden beri,
duygulanmıstır kadim; yuzu gulerken gözleri aglamaktadır gayrı-ihtiyarı, yüzünü yıkamak icin lavaboya gider, yine ezosu yanındadır adeta ve heryerde onunla anıları vardır, musluga uzanınca muslugu cevirerek acmaya calıstıgı gun gelir ezosunun, ya havlu ararken ne demişti
ezo: köylüyüm ama aptal değilim cok sukur, hangisinin altına tutim hangisi anlii niyetimi,
kadim yine gülümser, ezosuyla her anısı komiktir ama neden bu kdr acı duyuyordur. tam bu sırada telefonu calar, arayan ezodur hemen telefona koşar
kadim: hah ezo
ezo: ana cevap verii yani, telefonunuzu kaybetmemişsiniz ee ölmemişsiniz de
kadim: yoo bunların hiçbiri olmadı nerden cıktı bu
ezo: ee aramamanız icin 2 sebep olabilrdi diye dusundum,
kadim: hımm hanfendi peki sizin bu saatte aramanız icn ne sebep var,
ezo: ben niye arimişim siz dediz arayacam diye
kadim: hadi ben arıyamadım sen niye aramadın erkenden
ezo: yaf cekindim işte, ne bileyim,
ikisi durur bir an ne soyleyeceklerini bilemez bir halde kısa suren sessizligi ezo bozar
ezo: ben şey diyecektim,
kadim: hıh söyle,
ezo: seyy bugun elimi tuttuz ya o an içimden gelenleri dısıma vurmak istedim, yarım galsın istemedim o cumleler,
kadim gülerek söyle dinliyorum
ezo: elini tuttum.. sıcacıktı.. yüreğin elimdeymiş gibi..
kadim devam ettirir..
kadim: elinden tutuversem benimle gelir misin?
ezo devam ettirir o unutulmaz replikler tekrar hayat bulur, deli kadimimiz ve alyazmalısının dilinde..
ezo: seninim işte.. alıp götürsene beni..
gözyasları süzülmeye baslar ikisninde gözünden
kadim devam eder.
kadim: yarım kalmıs cumleleri tamamlamak gerek di mi
ezo: eyle evet
kadim: benim de yarım kalmıs bi cumlem vardı,
ezo: dinliyorum hemde bu sefer susturmadan
kadim: ben seni cok ama o kadar cok seviyorum ki..
ezo heyecanla telefonu kapatmıstır kalbi duracaktır nerdeyse bu söz uzerine,
kadim ise kısa sureli bi korkuya kapılmıstır
tekrar arar
ezo: sey eyi geceler kadim bey ben kötü oldum yeret bu kadar
kadim: iyi geceler sen bilirsin, seni seviyorum
ezo: bende
telefonun kapanması gözlerin kapanması icin yeterli değildir, iki cift uyuyamayan göz düşlerle geceyi gecirmiştir...
deli kadir ve aşkı alyazmalının hikayesi.. :img-pilot

onlar gibi askımdan degl de işten dolayı hiç uyumadım bu gece pek guzel olmadı kusura bakmayın :img-blush
yinede begenmeniz dilegiyle :img-blush .. umarım ufacık da olsa gulumseme olusur guzel yuzlerinizde...

ezo-kadim
04-12-07, 00:43
nasilda özlemisim sizleri hepinizi tek tek okudum basim döndü ROZIMIN terlik muhabbeti cok hostu,ayrica yorumlar cok olumlu artik geriye sayim basladi BIMKOLIK sana tesekkür ederim hem resimlerden,hem fragman yüklemenden,hemde atesli Ezo-Kadim sahnenden dolayi harikasin arkadasim.Simdi acaba bu bölümde neler olabilir malum Balli Ezo hanimi gördü Kadim pesinde ilginc bir diyalog bekliyorum ben kendimce söyle yazdim
Kadim Eoyu kovalarken Balli bunlari görür eli ayagina dolasan Ezo
EZO:agam gurbanin olam sakin yanlis anlama yok bisi
BALLI:nasil yok Ezo Hanim bakin aglisiz Kadim Bey siz Ezo Hanima biseymi yaptiniz
KADIM:yok Balli Aga ne münasebet ben Ezo hanima birsey dedim beni yanlis anladi aslinda niyetim inanin kötü degildi ben Ezo Hanima ne kötülük yapabilirim,Ezo hanim lütfen özür dilerim sizlen yalniz konussak.
EZO:yok Gadim Bey tamam özrünüz kabul edildi,ben isime gidim
gözyaslarini silerek Ezo mutfaga iner Eylül casusu dikkat kesilmis Ezoyu süzmektedir
BALLI:Gadim Bey yigenim bak seni sevdim canimsin dedim ,yigenim dedim ama Ezo bizim kiymetlimizdir ha ona göre ayani denk al
KADIM:Balli aga ne oluyor beni tehditmi ediyorsunuz
BALLI:yo sadece diyimki Ezoyu üzme
KADIM:ben hic Ezoyu üzermiyim bende sizin kadar kiymet veriyorum bunu görmüyormusunuz?
BALLI:he görik Nur Hanim birseyler citlatmisti ucundan ihtimal vermemistim ama simdi görim
KADIM ne ?ben anlamadim
BALLI:yok bisi yok yigenim sen kayfine bak gerisi hikaye

ezo-kadim
04-12-07, 15:24
[QUOTE=ezo-kadim;5476841]nasilda özlemisim sizleri hepinizi tek tek okudum basim döndü ROZIMIN terlik muhabbeti cok hostu,ayrica yorumlar cok olumlu artik geriye sayim basladi BIMKOLIK sana tesekkür ederim hem resimlerden,hem fragman yüklemenden,hemde atesli Ezo-Kadim sahnenden dolayi harikasin arkadasim.Simdi acaba bu bölümde neler olabilir malum Balli Ezo hanimi gördü Kadim pesinde ilginc bir diyalog bekliyorum ben kendimce söyle yazdim
Kadim Eoyu kovalarken Balli bunlari görür eli ayagina dolasan Ezo
EZO:agam gurbanin olam sakin yanlis anlama yok bisi
BALLI:nasil yok Ezo Hanim bakin aglisiz Kadim Bey siz Ezo Hanima biseymi yaptiniz
KADIM:yok Balli Aga ne münasebet ben Ezo hanima birsey dedim beni yanlis anladi aslinda niyetim inanin kötü degildi ben Ezo Hanima ne kötülük yapabilirim,Ezo hanim lütfen özür dilerim sizlen yalniz konussak.
EZO:yok Gadim Bey tamam özrünüz kabul edildi,ben isime gidim
gözyaslarini silerek Ezo mutfaga iner Eylül casusu dikkat kesilmis Ezoyu süzmektedir
BALLI:Gadim Bey yigenim bak seni sevdim canimsin dedim ,yigenim dedim ama Ezo bizim kiymetlimizdir ha ona göre ayani denk al
KADIM:Balli aga ne oluyor beni tehditmi ediyorsunuz
BALLI:yo sadece diyimki Ezoyu üzme
KADIM:ben hic Ezoyu üzermiyim bende sizin kadar kiymet veriyorum bunu görmüyormusunuz?
BALLI:he görik Nur Hanim birseyler citlatmisti ucundan ihtimal vermemistim ama simdi görim
KADIM ne ?ben anlamadim
BALLI:yok bisi yok yigenim sen kayfine bak gerisi hikaye
KADIM:ne keyfi balli aga,keyifmi kaldi müsadenizle benim isim var
BALLI:tabi tabi möhim isler bekletmeye gelmez der
biyik altindan güler,Kadimse yana yakila Ezoyu aramaktadir ,önce mutfaga bakar,sonra oradan resepsiyona sorar ama Ezonun bu tarafa gectigini görmedik derler,Kadim telaslanir yine bir olay oldugunda Ezonun basini alip gittigini biliyordur,tam bu endiselerinin üstüne Ezonun tuvalattte oldugunu ögrenir

EZO:sen ne bicim kadinsin adam sevim deyi,yalnizim deyi ama senin yaptigina bak oysaki sende seviyorsun bunun farkindasin artik gözlerim ve yüregimi durduramiyorum,hep beni ele veriyor ne olur Ezo sana acilan elleri bos cevirme

ezo bunun muhasebesini yaparken Kadimde Ezonun cikmasini bekliyordu oysaki onu kiracak hic bir sey yapmamisti sevmek sucmuydu aramizdaki her neyse hallederiz diye umut ediyordu,tam Ezo disari ciktiginda kolundan yakaladi
KADIM:Ezo gel benimle lütfen sana anlatacaklarim var beni dinlemek zorundasin

EZO:tamam Kadim bey benimde sana diyeceklerim var
ezo ve kadim birlikte odaya giderler,önce söze Kadim baslar
KADIM:Ezo bak bana lütfen sen beni yanlis anladin ,ben sana duygularimi acikca ifade ederken seni kirmak,üzmek,kücümsemek asla aklimin ucundan bile gecmedi,benim tek maksadim seninle birseyler paylasmak birbirimize yar olmakti niyetim
EZO:bilim Kadim bey bilimde yinede ben size layik degilim,ne kültürüm,ne yasantim size uymuyor sen ve ben iki zit insan nasil olacakta bir araya gelecegiz,benim endisem sizden yana degil el-alem ne der ben bunun korkularini tasim
KADIM:bak bana lütfen Ezo ben simdiye kadar hep baskalari icin yasadim,babam söyle desin yok kardesim ne yaparsa yapsin kardesimdir,vs vs ama artik ben kendim icin yasamak istiyorum beni anliyormusun sevdigim insanin gözlerinin icine bakip orda kaybolmak istiyorum,hesapsiz,zirhsiz,korunaksiz yasamak istiyorum ben seni seviyorum bundan daha ötesi yok lütfen beni anla
EZO:tamam dedim diyelim sonrasi ne olacak
KADIM:sen bi tamam de gerisi bana kalmis bu benim hayatim ezo artik bu saatten sonra kimseye hesap veremem

Ezo karsisinda duran adamin gercekten kararliligini görüyordu acaba diyordu ben evet desem
EZO:tamam kabul ediyorum ama lütfen alistira alistira söyleyelimki sok olmasinlar valla simdiden sana diyim bak cok firtinalar kopacak
KADIM:ben cok firtina gördüm sende öyle bosver bak sen yanimdasinya benim icin önemli olan o
Kadim usulca Ezoya yaklasir karsisinda dünya tatlisi sevdigi kadin o kadar masum duruyordurki usulca ellerini eline alir oksamaya baslar
KADIM:Ezo su an dünya dursa ve sen ve ben böylece kalakalsak ama dünya dönmeye devam ediyor sunu unutma bu dünya var oldukca ben seni sevmeye hep devam edecegim
Kadim Ezonun yanagina usulca ve masumca bir öpücük kondurur:img-in_lo
Ezo hayatindan memmundur ama digerlerine nasil söyleyecektir olanlari
EZO:sey ben artik gidiyim kadim ,nurlar beni bekliyorlar
KADIM:Ezo sen bana Kadim dedin
EZO:e artik Kadim Bey diyecek degilim demi
KADIM:yok canim cok sevindim hadi sen isine bak cikista görüsürüz dimi
EZO:tamam bekliyecem
Ezo Kadimin odasindan uzaklasir ve dogruca nura gider,nur ezonun yüzündeki sevincin sebebini anlayamaz
NUR:Ezo Nur canina kurban sende bir guzellik var sebebi nedir?
EZO:sebebi su Nur Hanim sizi dinledim Kadim Beyin teklifini kabul ettim
NUR:hah söyle ben dedim bu adan sana yanik diye sen dinlemedin beni en iyisini yapmisin coh sevindim bilinmi
EZO:bilim Nur Hanim ama nolur simdilik himsenin haberi olmasin söyleme sonra ben anlatirim
NUR:yoh Ezom yoh sen gorkma ben kimseye demem ama Balli zaten bili
EZO:he beni aglarken gördü herhal birseyleri sezdi ama yinede cok cekinim
NUR:Ezo Hanim Balli askin ne demek oldugunu bili ondan cekinme bak hem bizde dügün yapacaz Balli bana evlenme teklif etti
EZO:burda yapalim dügünü hem de cok güzel olur sanada gelinlik nasil yakisir aman costum valla
NUR:darisi sana olsun insaallah sende giyersin o gelinligi
EZO:benim isim var simdilik ben gidiyim hem aksam Kadimlen bulusacam
NUR:oh cok gözel sevindim ben bak söyle *** ol azci süs ne yap gendine istersen ben sana yargim edim
EZO:yok anam daha ilk günden az yavas gidek
NUR:ey sen bilirsin
Ezo Nurdan uzaklasirken Kadimi düsünüyordu acaba gercekten az süslensemmi diye sordu kendine ,elbisesini giymeye gittiginde odada aynaya bakti ve biraz sacini basini düzeltti Kadimin aldigi elbiselerden birini giydi ates kirmizisi bir elbiseydi hafiften makyaj yapti ,basindaki yemenisini takmadi saclari acikken daha güzel oluyordu hem nasil olsa otelin icindeyim dedi,odadan cikti ve dogru Kadimin odasina gitti
kadimse odaya yemek getirtmisti o da kendine ceki düzen verdi,kapinin tiklamasiyla kendine geldi kapiya dogru gitti ve kapiyi acti,olanca güzelligiyle Ezo karsisina dikilmis Kadime bakiyordu adeta dili tutulmustu
KADIM:buyur Ezo geldigin icin tesekkür ederim,hem cok güzelsin biliyorsun degilmi,kirmizilarda cok yakismis
EZO:tesekkür ederim sizde öyle cok SIKSINIZ ayrica siyah bogazli kazak size ayri bir hava katmis,seni böyle baska kiyafetler icinde hep görmeyi isterim
KADIM:buyur söyle gec yemek getirttim asagidan burdami yiyelim yoksa disarimi cikmak istersin
EZO:yok burasi iyi hem yanliziz
Kadim muzipce gülümsedi tamam dedi masaya oturmuslar yemege baslamislardi
EZO:Kadim bizim defne nasil acaba söyle bir ziyaretmi etsek deyim
KADIM:olur hafta sonu kacalim istersen
EZO:bak sa ne diyecem bizim Nurla Balli aga evlenimis simdi duydum dedimki dügünü burda yapsak nasilsa yer genis
KADIM:tabiki baska yer aramaya ne gerek var
EZO:bencede cok mutlu olurlar insaallah ikiside bunu hak ediler
KADIM:mutluluk herkesin hakki Ezo bence hayat yasanacaksa eger mutluluk icinde yasayip gitmek en güzeli bak yalnizlik cok kötü hem birbirlerini seven insanlarin beraber olmalari kadar güzel bir sey yok hayatta

yemekten sonra vakit cok gec olmustu Kadim Ezoyu eve birakmak icin yola düstüler,

E