PDA

Tüm Versiyonu Göster : 80.Oscar Ödülleri


Sayfalar : [1] 2

sbuffy
13-09-07, 17:05
80. Oscar töreni tarihi belli oldu

http://www.ekolay.net/sinema/images/22032007145739_38_462598osc.jpg

Sinema dünyasının en önemli ödüllerinden olan Oscar'lar önümüzdeki sene 24 Şubat'ta 80. kez dağıtılacak.
Amerikan sinema akademisi ödüllerinin gelecek yıl 24 Şubatta verileceği duyuruldu.

Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından yapılan açıklamada, 80’inci Oscar ödülleri töreninin, 24 Şubat 2008 pazar günü yapılacağı bildirildi.

Açıklamada, Oscar adaylarının da 22 Ocakta ilan edileceği kaydedildi.

kaynak:ekolay.net

sbuffy
13-09-07, 17:17
Oscar Yarışında Bir Güney Koreli

Geçtiğimiz Mayıs Cannes Film Festivali'nde gösterilen ve büyük alkış toplayan Güney Kore filmi Secret Sunshine Oscar yolunda. Bir Lee Chang-dong filmi olan Secret Sunshine Akademi Ödülleri'nin yabancı film kategorisinde en iyi olmak için yarışacak.

Kore Film Konseyi Secret Sunshine'ın gişelerde Kim Ki-Duk'un Breath ve Kim Ji-hoon filmlerini geçtiğini söylüyor. Güney Kore Oscar için şimdiye kadar ilk beşe girememişti. Eleştirmenler yabancı film klasmanında Secret Sunshine'ın şansının yüksek olduğunu söylüyorlar.

kaynak:film.gen.tr

sbuffy
13-09-07, 17:20
Oscar ödüllerinin bu yılki sunucusu...

http://www.ekolay.net/sinema/images/13092007104910_38_502329osc.jpg

Oscar ödül töreninin sunuculuğunu bu yıl ünlü komedyen, oyuncu ve televizyon yapımcısı Jon Stewart’ın yapacağı açıklandı.

Oscar ödüllerini belirleyen Film Sanatları ve Bilimleri Akademisi’nden yapılan açıklamada, 24 Şubat 2008 tarihinde yapılacak olan tören için, bu görevi 2 yıl önce de yerine getiren Stewart’ın seçildiği bildirildi.

Stewart, 2001 ve 2002 yıllarındaki Grammy ödül törenlerini de sunmuştu. Bu yıl 80.si yapılacak tören, Hollywood Kodak Theatre’da düzenlenecek.

Kaynak:ekolay.net

sbuffy
13-09-07, 17:47
"Oscar 2007"nin en iddialı 10 filmi

Venedik Film Festivali ödüllerinin açıklanmasının ardından, Oscar kulislerinde ve forumlarda, bu yılın favori filmleriyle ilgili spekülasyonlar artmaya başladı. İşte 80. Oscar Ödülleri'nde bu yıl ses getirmeye aday 10 film:

1) "Charlie Wilson's War"
Şu ana kadar 2-3 resim dışında filme dair görebildiğimiz bir şey yok. Ancak kadro oldukça iddialı. Her şeyden önce Mike Nichols ("The Graduate", "Closer") yönetmen koltuğunda oturuyor. Başrollerde ise uzun süredir dişe dokunur bir şey yapmayan Tom Hanks ve Julia Roberts var. "Capote" (2005) ile Oscar'ı evine götüren Philip Seymour Hoffman ve yeni neslin parlak oyuncuları Amy Adams ile Emily Blunt ise filme şüphesiz büyük güç katıyorlar. 80'lerde Afganistan'da yapılan gizli anlaşmaları anlatan aynı isimli romandan uyarlanan filmin senaristi ise özellikle "The West Wing" adlı diziyle Hollywood'da pek sevilen Aaron Sorkin. Hakkında çok şey bilmesek de, senaryosuna odaklı yazılan eleştiriler genel anlamda Sorkin'in "The West Wing"de yaptığı şekilde politika ve mizahı, zeki diyaloglarıyla sağlam bir şekilde birleştirdiği yönünde. Ancak elbette Sorkin diyalogları ve Mike Nichols mizansenlerinin kimyası nasıl uyuşacak bilemiyoruz. Diğer yandan dizisiyle kadrosundaki neredeyse her oyuncusuna Emmy kazandırmış olan Sorkin'in, bu sefer Hollywood'un büyük yıldızlarına nasıl ilhamlar vereceği merak konusu. Geçtiğimiz günlerde yapılan test gösterimlerinden sonra internete sızan birkaç yorum filmin oldukça iyi olduğu yönünde. "Charlie Wilson's War" eğer sürpriz bir biçimde eleştirmenlerden veto yemezse bu sezonun en iddialısı olmaya şimdiden hazır. Oyuncularla ilgili ise; Tom Hanks'in yıllar sonra ilk adaylığını alması söz konusu olabilir. Julia Roberts cephesi ise biraz karışık. Zira oyuncunun yardımcı mı yoksa başrol mü sayılacağı konusunda bir kararsızlık hakim. Filmin ilginç yanlarından birisi ise, artık Oscar umudu taşıyan filmlerin Ekim ve Kasım aylarında görücüye çıktığı bir dönemde, vizyon gösterimi için Aralık'a kadar bekleniyor olması. Bu da filmle ilgili daha uzun bir süre hiçbir şeyden emin olamayacağız demek.

2) "Kefaret" ("Atonement")
2005 yılının en favori filmlerinden olmasına karşın yapımcı şirket Focus Features'ın Akademiyi cezbetmek için "Brokeback Dağı"na ("Brokeback Mountain", 2005) odaklanması sebebiyle sadece birkaç adaylık alabilen "Aşk ve Gurur"un ("Pride and Prejudice", 2005) genç yönetmeni Joe Wright bir kere daha Keira Knightley'e adaylık kazandıracak gibi gözüküyor. Ancak şurası kesin ki Wright yeni filmiyle çok daha fazlasına ulaşacak. Galası Venedik Film Festivali'nde yapılan "Atonement" aslında klasik bir savaş draması gibi gözüküyor. Ancak çıkan eleştiriler zeki senaryosuyla beraber Wright'ın da yönetiminde filmin oldukça etkileyici olduğunu gösteriyor. Keira Knightley'nin yanında başrolde yer alan ve geçtiğimiz sene "İskoçya'nın Son Kralı"nda ("The Last King of Scotland", 2006) etkili bir performans sergileyen genç oyuncu James McAvoy da Akademi'nin gözüne bu sefer girebilir. "Atonement"ın sadece fragmanına bakarak sanat yönetmenliği, kostüm gibi teknik kategorilerde adaylık alacağı ve film hakkında yorumlara baktığımızda bunun daha ötesine gidip bu senenin büyüklerinden birisi olacağı kesin gibi.

/b]3) "American Ganster"[/b]
Akademinin utanç listesinde yer alan Ridley Scott bir kere daha Oscar şansını zorluyor. Filmin oyuncu kadrosu ise "American Gangster"in ödül anlamında yeterince ilgi toplamasına yetecek gibi. İki Oscar'lı Denzel Washington'a Russell Crowe eşlik ediyor. İkilinin birbirinden sürekli rol çalacağına emin olabilirsiniz. 70'lerde geçen hikâyesiyle ve Scott'ın işin zanaat kısımlarındaki becerisini düşündüğümüz zaman filmin tepelere oynamasına şaşırmamak gerekiyor. Ayrıca filmin senaristinin Hollywood'un favori yazarlarından Steve Zaillian ("Schindler's List", "Gangs of New York") olduğunu da belirtmekte fayda var. Yeni bir "Baba" ("The Godfather", 1972) olur mu bilinmez ama Scott, filmiyle gangster türüne özlenen kaliteyi geri getirebilir. Şu ana kadar yayınlanan fragmanlarsa filmi umutla beklememiz için yeterli bir neden.

4) "No Country for Old Men"
Aslında Coen biraderlerin filmlerini otomatikman bir tahmin listesine almak pek normal değil ancak geçtiğimiz Mayıs ayında Cannes Film Festivali'nde ilk gösterimi yapılan film inanılmaz büyük bir beğeniyle karşılandı. Her ne kadar festivalden eli boş dönse de şu anda Coen'lerin, "Fargo" (1996) sonrasında ikinci kere ödüllerin büyükler kategorisine girmesi bekleniyor. Özellikle Javier Bardem'in oyunculuğunda adaylık alabileceği konuşulan filmin, iki kardeşe bir senaryo adaylığı daha getireceği kesin gibi. Elbette "No Country for Old Men" Mayıs'ta yakaladığı bu ilgi onu Oscar adaylığına götürecek kadar güçlü değil. Bunun için öncelikle Amerika'da vizyona girince gündeme tekrar çıkması gerekiyor.

5) "3:10 to Yuma"
Hep iyi eleştiriler toplayan ancak tam zirveye de çıkamayan filmlerle tanıdığımız James Mangold, son filmi "Sınırları Aşmak" ("Walk the Line", 2005) ile Oscar adaylığı almaya çok yaklaşmıştı. O ana kadar sektör ve eleştirmenler arasında adaylık için favori gösterilen yönetmen Akademi'nin listesine girememiş ve Spielberg'ün "Munich"inin gazabına uğramıştı. Bu sene western türüne el atan Mangold'un elinde çok sağlam iki oyuncu var. Christian Bale ve Russell Crowe'un başrolleri paylaştığı filmde yer alan ve son yıllarda giderek parlayan genç oyuncu Ben Foster'ın da çok konuşulması büyük olasılık. Bu hafta Amerika'da vizyona giren "3:10 to Yuma", şimdilik eleştirmenlerden yana sınavı geçmiş gözüküyor. Hatta yorumlar arasında "Affedilmeyen"den ("Unforgiven", 1992) beri yapılmış en iyi western olduğunu iddia edenler bile var. Şubat'a kadar ayakta kalıp kalmayacağını ise zaman gösterecek.

6) "There Will Be Blood"
"Boogie Nights" (1997) ve "Magnolia" (1999) ile Akademinin kayıtsız kalamadığı, "Punch Drunk Love" (2002) ile tamamen görmezden geldiği genç yönetmen Paul Thomas Anderson da yeni filmiyle Western sularında geziniyor. 20'li yıllarda petrol kaynaklı iktidar mücadelesine odaklanan filmin fragmanı umut vaat ediyor. Üstüne üstlük başrolde de, artık sık göremediğimiz Daniel Day-Lewis var. Film zirvedeki ödüllere kadar çıkamayabilir. Sonuçta Anderson'ın sineması etkileyici olsa da Akademi açısından bir aykırılık da içermekte. Ancak Akademi üyelerinin Daniel Day Lewis'e karşı kayıtsız kalması zor gözüküyor. "There Will Be Blood" ödül sezonunda belki o kadar popüler olamaz, ancak bu senenin konuşulacak filmlerinden birisi olacağı aşikâr.

7) "In the Valley of Elah"
Paul Haggis şu anda Akademi'nin yeni favorilerinden biri olarak gözüküyor. "Milyonluk Bebek" ("Million Dolar Baby", 2004) ve "Iwo Jima'dan Mektuplar"ı ("Letters from Iwo Jima", 2006) Oscar adaylığına taşıyan senaryoları ile yönetmenliğini üstlendiği ilk filmi "Çarpışma" ("Crash", 2004) sayesinde Oscar'ı eve götürmesinin ardından yeni filminin de Oscar kulislerine sızacağı kesin. Ancak filme dair yazılan ilk eleştiriler filmin ödül performansını etkileyecek derecede vasatlığa işaret ediyor. Irak'ta hizmet veren bir askerin kaybolmasının ardından yaşananları politik gerilim havasını da esirgemeden anlatan filmde acılı anne ve babayı Tommy Lee Jones ile Susan Sarandon paylaşırken, Charlize Theron da soruşturma kapsamında onlara destek oluyor. Görünüşte tam ödül formülüne sahip olsa da sonu hüsranla bitecekmiş gibi gözüküyor. Ancak yine de filmi listemizde tutmakta fayda var. Çünkü Akademi üyeleri bazen favorilerinden çok kolay vazgeçmiyor.

8) "Elizabeth: The Golden Age"
İşte bu senenin büyük soru işaretlerinden birisi daha. Cate Blanchett'i dünyaya tanıtan "Elizabeth"ten (1998) neredeyse 10 yıl sonra yönetmen Shekhar Kapur ünlü kraliçenin hükümdarlığının altın çağını anlatmaya soyunuyor. Filmin fragmanları teknik kategoriler açısından oldukça tatmin edici gözükse de "The Golden Age"in bütünü ile ilk filmin yarattığı etkiyi yaratıp yaratamayacağı meçhul. Tamamıyla sipariş bir proje görünümünde olmasından yönetmenin iki film arasında sektörde tatmin edici bir varlık gösterememesi gibi önyargılar bulunuyor. Elbette filmin görücüye çıkmasıyla birlikte bunların hepsi yok olabilir. Diğer yandan ilk filmde açık bir şekilde hakkını yedikleri Cate Blanchett'e, Akademinin aynı karakter ile Oscar verip vermeyeceği ise büyük merak konusu.

9) "Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street"
Tim Burton, sinema sektöründe onlarca yenilikçi ve yaratıcı projesine rağmen hâlâ Akademi'nin tam olarak kabullenebildiği bir isim değil. Öyle ki filmografisindeki en 'normale yakın' filmlerinde bile ("Ed Wood", "Big Fish") Akademi üyeleri ısrarla onu görmezden gelmeyi başardılar. Ancak ne hikmettir bilinmez yönetmenin Broadway'in popüler oyunlarından "Sweeney Todd"un uyarlaması Oscar kulislerinde de heyecan yarattı. Oyunun popülaritesi bir yana Burton yine bildiğimiz tarzda ve temalara sahip bir filmle karşımıza çıkacak gibi gözüküyor. Johnny Depp ve Helena Bonham Carter ise işin diğer bir güzelliği. Ancak geçtiğimiz haftalarda çıkan Warner Bros'un Burton'dan otosansür uygulayıp filmi biraz yumuşatmasını istediğine dair çıkan haberler de nasıl bir filmle karşılaşacağımız konusunda soru işaretleri doğuruyor. Açıkçası ben Akademi'nin Burton'ı yine kapının dışarısında bırakacağına eminim. Ama belli de olmaz, belki geçmiş günahlarını da affettirmek isterler.

10) "Lions for Lambs"
Hollywood'da en saygın isimlerden birisi olan Robert Redford, doğal olarak Akademi'nin de sevdiği bir isim. Daha önce "Quiz Show" (1994) ve "Ordinary People" ile Oscar'da göz doldurmuş olan Redford bu sefer kendisine başrollerden birisini verdiği "Lions for Lambs"le yarışın içinde yer alıyor. Üstüne üstlük rol arkadaşları da Meryl Streep ve Scieontology tartışmaları sonrasında tekrar itibar kazanmak için yanıp tutuşan Tom Cruise. Filmin fragmanlarına bakarak özellikle Cruise ve Streep arasındaki sahnelerde iyi performanslar izleyeceğimiz kesin gibi gözüküyor. Film bu sene daha çok filmde göreceğimiz Amerika'nın Doğu politikalarıyla ilgili; ama elindeki bu malzemeye rağmen hâlâ tam olarak çekici gözükmüyor. Yine de potansiyel sahibi olduğu ve pek çok taraftar toplamasıyla kendisini Akademi'ye kabul ettirmesi olası. Ne de olsa işin içinde Robert Redford var.

Kaynak:sinema.com

MetaLoqy
15-09-07, 15:41
sbuffy saol bilqi için eline saqlık emeqine saqlık ;)
jon stewart ın esprilerine bayılıyorum ya hele beyaz köşk ile ilgili olanlara :D

sbuffy
19-09-07, 13:01
rica ederim MetaLoqy.geçen yılki törende ellen çok başarılıydı bakalım jon stewart nasıl bir sunum hazırlayacak.

Oscar'ın Kıyısında Fatih Akın

Fatih Akın Türk izleyicileri tarafından beklenen filmi Yaşamın Kıyısında Cannes'da sağladığı büyük başarının ardından, şimdi Oscar adayı. Ancak Fatih Akın Oscar ödülleri için yapılan rekabette Türkiye'yi değil, Almanya'yı temsil edecek. Alman yetkililerin hızlı davranıp sahiplendiği Yaşamın Kıyısında ile Fatih Akın, En İyi Yabancı Film Oscar'ı için yarışacak.

Henüz Akademi ödülleri için Türkiye'den hangi filmin yarışacağı belli değilken, Fatih Akın'a yapılan bu öncelikli teklif bizim adımıza bir talihsizlik olarak kabul edilebilir. Tek tesellimiz beklenen filmin 26 Ekim'de ülke sinemalarımızda gösterilecek olması.

******
Persepolis Oscar'da
Cannes Film Festivali'nden Jüri Özel Ödülü'yle dönen Persepolis şimdi de Oscar yolunda. İran asıllı yönetmen Marjene Strapi'nin yönettiği Persepolis pek çok kuvvetli rakibini geride bırakarak Fransa'nın 2008 için En İyi Yabancı Dilde Film dalında Oscar adayı oldu. Film İran başta olmak üzere birçok ülkenin öfkesini çekmiş ve protestolarla karşılanmıştı.

İran Devrimi sırasında ve sonrasında Satrapi ve ailesinin yaşadıklarını konu alan filmin İngilizce versiyonunda karakterleri Sean Penn, Iggp Pop, Gena Rowlands ve Catherine Deneuve seslendirecekler. Persepolis, ülkemizde de Filmekimi ve Antalya Avrasya Film Festivali kapsamında gösterildikten sonra 26 Ekim'de vizyona girecek.

kaynak:film.gen.tr

hüsnanur
19-09-07, 18:19
rica ederim MetaLoqy.geçen yılki törende ellen çok başarılıydı bakalım jon stewart nasıl bir sunum hazırlayacak.

Oscar'ın Kıyısında Fatih Akın

Fatih Akın Türk izleyicileri tarafından beklenen filmi Yaşamın Kıyısında Cannes'da sağladığı büyük başarının ardından, şimdi Oscar adayı. Ancak Fatih Akın Oscar ödülleri için yapılan rekabette Türkiye'yi değil, Almanya'yı temsil edecek. Alman yetkililerin hızlı davranıp sahiplendiği Yaşamın Kıyısında ile Fatih Akın, En İyi Yabancı Film Oscar'ı için yarışacak.

Henüz Akademi ödülleri için Türkiye'den hangi filmin yarışacağı belli değilken, Fatih Akın'a yapılan bu öncelikli teklif bizim adımıza bir talihsizlik olarak kabul edilebilir. Tek tesellimiz beklenen filmin 26 Ekim'de ülke sinemalarımızda gösterilecek olması.

******
Persepolis Oscar'da
Cannes Film Festivali'nden Jüri Özel Ödülü'yle dönen Persepolis şimdi de Oscar yolunda. İran asıllı yönetmen Marjene Strapi'nin yönettiği Persepolis pek çok kuvvetli rakibini geride bırakarak Fransa'nın 2008 için En İyi Yabancı Dilde Film dalında Oscar adayı oldu. Film İran başta olmak üzere birçok ülkenin öfkesini çekmiş ve protestolarla karşılanmıştı.

İran Devrimi sırasında ve sonrasında Satrapi ve ailesinin yaşadıklarını konu alan filmin İngilizce versiyonunda karakterleri Sean Penn, Iggp Pop, Gena Rowlands ve Catherine Deneuve seslendirecekler. Persepolis, ülkemizde de Filmekimi ve Antalya Avrasya Film Festivali kapsamında gösterildikten sonra 26 Ekim'de vizyona girecek.

kaynak:film.gen.tr




ya almanlar bakin hemen filmimiz sahiplenmisler
fatih akin bu duruma niye mudahale etmedi acaba???
almanlar türklere hem gicik olurlar hemde filmlerimiz sahiplenirler ya ne kadar akilsizca

sbuffy
21-09-07, 11:27
Türkiye'nin Oscar adayı 'Takva'

Berlin'den Toronto'ya İstanbul'dan Altın Portakal'a pek çok festivalden ödülle dönen Özer Kızıltan'ın yönettiği 'Takva', Türkiye'nin Oscar aday adayı. Sinema meslek birlikleri temsilcilerinden oluşan seçici kurul, 'yabancı dilde en iyi film kategorisinde Türkiye'yi temsil etmek üzere 'Takva'yı seçti. Başrolünde Erkan Can'ın oynadığı Diyanet'ten onaylı film, inançlı kendi halinde bir Müslümanın gittiği tarikatta önemli bir göreve getirilmesiyle yaşadığı çelişkileri anlatıyor. 'Yaşamın Kıyısında' adlı son filmiyle Oscar'da Almanya'yı temsil edecek Fatih Akın ise 'Takva'nın yapımcılarından biri. Oscar adayları 22 Ocak'ta açıklanacak, ödül töreni ise 24 Şubat'ta yapılacak. (Kültür Sanat)

kaynak:radikal.com.tr

sbuffy
21-09-07, 14:08
Fatih Akın yönetmenliğini yaptığı Yaşamın Kıyısında ile Almanya adına yarışırken Türkiyenin oscar için seçtiği Takvanın da yapımcılığını üstlenmişti.bu konuyla ilgili Fatih Akın habertürkte iki filminde oscar için aday olmasından dolayı mutlu olduğunu söyledi.

sbuffy
25-09-07, 12:55
Oscar Dedikoduları

Akademi ödüllerine adım adım yaklaşırken, adaylar hakkındaki söylentilerde de doğru orantılı bir enflasyon yaşanıyor. Kimin aday olup olmayacağı ile ilgili yapılan tartışmalar sürüp giderken, herkesin hemfikir olduğu filmler de yok değil. Jodie Foster'ın rol aldığı Brave One yaptığı gişe hasılatıyla Oscar'a aday olacakların başında yer alıyor.

En son Kanada'da ayakta alkışlanan David Cronenberg'in son filmi Eastern Promises de tahmin edileceği üzere Oscar adayları arasında. Akademi'nin güçlü adaylarından biri de Brad Pitt'i Venedik Film Festivali'nde en iyi erkek oyuncu ödülü sahibi yapan Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikastı. Oscar heyecanı ödül töreninin yapılacağı Şubat ayına yaklaştıkça daha da artacak.

kaynak:film.gen.tr

sbuffy
25-09-07, 20:48
Hindistan Oscar için dönem filmi aday gösterdi

En iyi Yabancı Film kategorisindeki Oscar için Hindistan görkemli saraylar e develerin kullanıldığı ve Bollywood süper yıldızı Amitabh Bachchanın oynadığı dönem filmi "Eklavya: The Royal Guard"yı aday gösterdi.film saray entrikaları ve kraliyet ailesiyle ilgili bir sırrı bilen nöbetçi etrafında geçiyor.

Yönetmen Vidhu Vinod Chopra Reuters şu açıklamayı yaptı:"filmin ödül alıp almaması umrumda değil.umrumda olan insanların oscarlarda gördükleri bir hint filminden hoşlanmaları"

erten07
27-09-07, 14:48
Real’in ana sponsorluğunda, TÜRSAK ve AKSAV’ın işbirliğinde düzenlenen, Türkiye’nin en prestijli ve büyük festivali olan Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, geçtiğimiz yıl Uzun Metraj Film Yarışması'nda 9 ödüle layık görülen “Takva”, Oscar yolunda ilk adımını atarak aday adayı oldu.


Bugüne kadar en fazla Altın Portakal kazanan film olarak ta bilinen “Takva”nın geçen yıl aldığı ödüller şöyle sıralanıyor; “Yeni bir sinemacıyı tanıttığı için” Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü, Önder Çakar'a en iyi senaryo ödülü, Soykut Kuran’a en iyi görüntü yönetmeni ödülü, Gökçe Arçelik’e en iyi müzik ödülü, Erkan Can’a en iyi erkek oyuncu ödülü, Erol Taşdan’a en iyi sanat yönetmeni ödülü, Nimet İnkaya’ya en iyi makyaj ve saç tasarımı ödülü, Ayten Şenyurt’a en iyi kostüm tasarımı ödülü ve Sinefekt’e en iyi laboratuvar ödülü.

2006’da 43. Altın Portakal Film Festivali’nin yabancı konukları arasında yer alan ve Onur Ödülü’ne layık görülen ünlü oyuncu Helen Mirren, festivalin ardından ‘Kraliçe - The Queen’ filmindeki Kraliçe Elizabeth rolündeki üstün performansıyla Akademi Ödülleri’nde de En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kazanmış ve Oscar’ın yolunun Antalya’dan geçtiğini bir kez daha göstermişti.

–TÜRSAK –Medya Sorumlusu –

sbuffy
28-09-07, 15:56
Oscar'a Yakın Kehanetler

Oscar yarışı giderek hız kazanırken, ödüller için bahisler de açıldı. ABD'nin en iyi film eleştirmenleri her yıl olduğu gibi bu sene de 2008'in Oscar'larını kimin kapacağına dair öngörülerde bulundu. İşte en iyilerin Oscar için seçtikleri:

En İyi Film
1. Atonement
2. No Country for Old Men
3. Charlie Wilson's War
4. American Gangster
5. Into the Wild
6. Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street

En İyi Aktör
1. Daniel Day Lewis (There Will Be Blood)
2. Tommy Lee Jones (In The Valley of Elah
3. James McAvoy (Atonement)
4. Johnny Depp (Sweeney Todd)
5. Emile Hirsch (Into the Wild)

En İyi Kadın Oyuncu
1. Marion Cotillard (Kaldırım Serçesi)
2. Julie Christie (Away From Her)
3. Keira Knightley (Atonement)
4. Ellen Page (Juno)
5. Cate Blachett (Elizabeth- Altın Çağ)

kaynak:film.gen.tr

tardum91
28-09-07, 18:50
Toronto Film Festivali, her şeyden önce Kuzey Amerika sinemalarında görücüye çıkmak üzere olan önemli filmler için ciddi bir sınav niteliğinde. Diğer ünlü festivallere nazaran ödüllerinden çok filmlerin nasıl karşılandığıyla ilgilenilen festival bu sene pek çok önemli filme ev sahipliği yaptı.


Oscar konusunda iddialı pek çok film Toronto’da ciddi bir sınavdan geçti ve bu sınavın sonunda bazıları daha vizyon yüzü görmeden büyük ödüllerden yana şansını yitirdi gibi. İşte eleştirmenlerden pek de iyi not alamayan filmler.

Elizabeth: Altın Çağ

“Oscar’a Doğru” köşesinde ilk yazımda belirttiğim gibi bu filme zaten şüpheyle yaklaşmak gerekiyordu. Filme ılımlı yaklaşanlar yok değil ancak ciddi anlamda aşağılayanlar ve nefret edenler de var. Bu elbette büyük kategoriler için filmin şansını oldukça düşürmüşe benziyor.

İngiltere krallığının en ünlü tarihi figürlerinden Elizabeth’in tahtındayken ülkeye yaşattığı altın çağı anlatan filmin genel anlamda tarihi olaylar arasında kaybolduğu ve bunları büyük bir curcuna içinde anlatırken herhangi bir konu da derinleşemediği filmin en büyük sorunu gibi gözüküyor.

Yine de filmin teknik anlamda, özellikle de makyaj ve kostüm dallarında adaylık alabileceği belirtiliyor. Aslında bu manzara bize iki sene önceki “Bir Geyşanın Anıları” (Memoirs of A Geisha, 2005) durumunu tekrar yaşatabilir.

Rob Marshall’ın yönettiği film oldukça vasat bulunmuş ve gişede de bekleneni verememişti ancak teknik kategorilerde yapılan zanaat Akademi tarafından görmezden gelinmemiş ve film Sanat Yönetmenliği, Görüntü Yönetmenliği ve Kostüm dallarında olmak üzere 3 Oscar kazanmıştı.

Elizabeth: Altın Çağ (Elizabeth: The Golden Age) için de aynı şey geçerli olabilir. Hatta bu sefer elimizde daha şanslı bir film var. Zira filmi beğenmeyenler bile başroldeki Cate Blanchett’in performansını öve öve bitiremiyorlar.

Blanchett’in güçlü karakteri şu ana kadar ufukta gözüken en önemli kadın karakter. Özellikle öne çıkan diğer filmlere baktığımızda erkek karakterlerin ön planda yer alması oyuncunun yarıştaki vazgeçilmezliğini daha da artırıyor şüphesiz. Tabii uzun sonbahar ayları boyunca önümüzde ne çıkacağı bilinmez ama Cate Blanchett, şu ana kadar bu filmden yara almamış tek şey ve adaylığı da hala cepte gözüküyor.

İçindeki Yabancı

Usta yönetmen Neil Jordan’ın (The Crying Game, Mona Lisa) son filmi İçindeki Yabancı (The Brave One) da bu sene festivalde tökezleyenler arasındaydı. Filmin özellikle Jodie Foster ve iki yıl önce “Hustle & Flow” (2005) ile “Çarpışma” (Crash, 2004) sayesinde akademinin gözüne giren Terence Howard gibi iki iyi oyuncuya sahip olması ödül radarına girmesini sağlıyordu.

Ancak bu ‘sevgilisini öldürenlerin intikamını almak için silaha sarılan kadın’ hikayesi yeterince etkileyici bulunmadı. Foster’ın performansı için kötü sözler sarf edilmedi tabii ki ancak 90’ların sonlarından beri dişe dokunur bir performansını göremediğimiz Foster’ın adaylığa taşınması gibi bir şey henüz söz konusu değil. Filmin gişedeki durumu o kadar fena gözükmüyor ancak bu filmin tutunabileceği bir dalı da yok gibi. Yani Foster, Blanchett kadar şanslı değil.

Rendition

İşte her yönüyle Oscar’a yem olarak hazırlanmasına rağmen duvara feci çakılan bir film. Geçtiğimiz sene En İyi Yabancı Film Oscar’ını kazanan Tsotsi’nin (2005) yönetmeni Gavin Hood’un kamera arkasında yer aldığı ve Reese Witherspoon, Jake Gyllenhaal ve Meryl Streep gibi isimleri vitrine çıkaran “Rendition” festivalde dudak burkulan filmlerden birisi oldu.

Amerika’nın 11 Eylül sonrası giderek sertleşen politikalarını eleştiren filmin genel anlamda basit bir gerilim olduğu ve senaryosunun da yeterince güçlü olmadığı belirtiliyor. Filmin kadrosundan en beğenilen isimse “Sınırları Aşmak” (Walk The Line, 2005) ile ilk Oscar’ını kazanan Reese Witherspoon. Oyuncunun oldukça sığ bir karakteri canlandırmasına rağmen son derece etkileyici olduğu belirtilmiş. Akademinin ne yapsa aday gösterdiği Meryl Streep ise “Mançuryalı Aday” (The Manchurian Candidate, 2004) benzeri performansı çok da büyük bir hayran kitlesi yaratmamış gibi gözüküyor.

“Reservation Road”

2004’te “Hotel Rwanda” ile çok güçlü övgüler alan senarist yönetmen Terry George, bu sefer beklentileri karşılayamamış gözüküyor. Joaquin Phoenix ve Mark Ruffalo gibi günümüzün iki değerli oyuncusunu karşı karşıya getiren film genel anlamda fazla melodramatik ve orijinallikten de yoksun bulunmuş gibi gözüküyor.

John Burnham Schwartz’un romanından uyarlanan filmin şu aşamada Oscar yarışında pek şansı var gibi gözükmüyor. Özellikle bu sene yarışa dahil olan pek çok Erkek Oyuncu olduğunu da düşünürsek Phoenix ve Ruffalo’nun bu filmle adaylık kapması da oldukça zor gibi.

“Margot at the Wedding”


İlk filmi “Mürekkep Balığı ve Balina” (The Squid and the Whale, 2004) ile oldukça büyük ilgi görmüş olan Noah Baumbach’ın ikinci uzun metrajı “Margot at the Wedding” de festivalden tam olarak umduğunu bulamadı. Ancak yine de bu filmin diğerleri kadar büyük bir hayal kırıklığı yaratmadığını görmek mümkün. Ayrıca bu tarz aykırı bağımsız işlerin her zaman belirli destekleyicileri olduğunu düşünürsek senaryo adaylığı gibi bir durumla karşılaşmak mümkün. Ayrıca bu seneki ana kadın karakter kıtlığında Nicole Kidman için hala bir şans var diyebiliriz. İşler yolunda giderse belki sınırdan bir adaylık kapabilir. Ancak eleştirilere bakarsak Kidman’dan ziyade Jennifer Jason Leigh’in yardımcı kadın oyuncu dalında daha çok şansı varmış gibi gözüküyor.

“In the Valley of Elah”

Paul Haggis’in yeni filmi daha önce de yazdığım gibi Venedik’te tam istediğini bulamamıştı. Aynı durum Toronto için de geçerli gözüküyor. Film daha önceki seviyesinden ne aşağıya indi ne de ek prestij kazanabildi.

Yine de hala senaryo için ufak bir şansı olabilir gibi gözüküyor. Film belki büyük kategoriler için şansını kaybetmiş olabilir ancak Toronto çıkışında herkesin ağız birliği etmişçesine Tommy Lee Jones’dan bahsetmesi oyuncunun ‘en iyi erkek oyuncu’ kategorisinde şansını yükseltmiş gibi gözüküyor. Susan Sarandon, Jones kadar ilgi görmese de ‘yardımcı kadın oyuncu’ kategorisi için hala küçük bir umudu var.

Genel olarak bakıldığında bu sene Toronto’dan hüsranla çıkanların yine de bir yerlerden Oscar’a tutunma şansı var gibi gözüküyor. Ancak genel bir manzara oluşturmadan önce festivalde parlayanlara da bir göz atmak gerekiyor. Toronto’nun galiplerini de bir sonraki yazımızda inceleyeceğiz

sinema.com

sbuffy
29-09-07, 13:33
tardum91 bilgiler için çok teşekkürler.toronto film festivalinde elizabethiçin kötü bir film ama gişede çok iş yapar yorumları yapılmış.yazıdada belirtildiği gibi filmin beğenilmemesine rağmen Blanchett’in oyunculuğu çok beğenilmiş.bana sanki bu sefer cate aday olamıycakmış gibi geliyor.
No Country for Old Men filmindeki başarısından dolayı javier bardem çok övgüler alıyor.umarım oyuncu kategorisinde aday gösterilir.

sbuffy
29-09-07, 17:34
çeşitli kategorilerde adaylıklarına kesin gözüyle bakılan filmlerin ülkemizdeki vizyon tarihleri:
Atonement (Kefaret)-26 ekim 2007
3:10 to Yuma: 2kasım 2007
Lions for Lambs (Arslanlara Kuzu): 9 kasım 2007
The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford (Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikastı):16 kasım 2007
Elizabeth: The Golden Age :23 kasım 2007
In the Valley of Elah: 23 kasım 2007
The Golden Compass (Altın Pusula) :7 aralık 2007
American Gangster : 25 ocak 2008
Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street :25 ocak 2008
Charlie Wilson's War :8 şubat 2008
No Country for Old Men : 7 mart 2008
Juno : 21 mart 2008

vizyon tarihi kesinleşmeyen filmler:Grace Is Gone,I'm Not There

tardum91
29-09-07, 21:14
bence aday olur ama verirlermi işte orası muamma olur.çünkü oscar kulislerinde pek dişle tutulacak kadın aday yok. yani oscarı vermeseler bile göstermelik aday olması yüksek ihtimal.Belki ilk elizabeth de haksızlık yaptıkları için de verebilirler.çünkü o yıl ödülü gwyneth paltrow yerine bariz cate blanchett hak ediyordu.İşte akademinin en büyük yanlışı oyuncuyu ve yönetmeni zamanında ödüllendirmeyişi önümüzdeki en bariz örneği martin scorsese ben şahsen ödüle pek sevinemedim.taxi driver raging bull gibi kült filmler yerine departed a verilmesine...

sbuffy
29-09-07, 21:31
tardum91 her cümlene katılıyorum,akademi scorsese ve hayranlarına buruk bir sevinç yaşattı.
cate blanchett bence elizabethle değil de I'm Not Therele aday gösterilirse kazanma şansı çok yüksek olur.çünkü elizabeth filmi ile ilgili festivallerde yapılan eleştiriler iç açıcı değil.I'm Not There ise elizabethin aksine çok beğeniliyor.zaten blanchettta bu filmdeki performansıyla venedik film festivalinde ödül kazandı bile.ayrıca keira knightleyın Atonement ile jodie fosterın The Brave One ile en iyi bayan oyuncu dalında aday olacağına kesin gözüyle bakılıyor.
erkek oyuncularda ise javier bardemin No Country for Old Men ile,brad pittin Jesse James.. ile johhny deppin Sweeney Todd ile ve john cusackın Grace Is Gone filmi ile aday olacağına kesin gözüyle bakılıyor.

tardum91
03-10-07, 20:54
Toronto, bu sene çeşitli hayal kırıklıklarına sahne olsa da bazılarının yüzünü güldürmeyi de becerdi. Festivalden, seyircileri ve eleştirmenleri memnun eden pek film çıktı. Bu anlamda önümüzdeki dönem için prestij kazanmış filmlere bakalım.

“Şark Vaatleri”

Elbette bu yazıya Toronto’dan büyük ödülle dönen filmle başlamak gerekiyor. Tabii ki şunu tekrar hatırlatmak gerek, Toronto’da dağıtılan ödüllerin genelde çok da büyük bir önemi olmuyor. Bu festival daha çok filmlerin nasıl tepkilerle karşılandığını görmek açısından önem teşkil ediyor ama işin ödül kısmını ciddiye almasak da David Cronenberg’in son numarası “Eastern Promises”i (Şark Vaatleri, 2007) es geçmek olmaz.

Tabii işin içinde Cronenberg’in olması Oscar’larda kesin bir bahis oynayamayacağımız anlamına da geliyor. Geçmiş günahları geçsek bile en son “Şiddetin Tarihçesi” (A History of Violence, 2005) gösterdi ki, ne kadar büyük hayranı olursa olsun bir Cronenberg filminin Akademi önünde o kadar şansı yok. O yüzden bu aşamada filmle ilgili çok da fazla bir şey beklememek gerekiyor. Ancak “Şark Vaatleri” sadece Toronto seyircisinden değil aynı zamanda eleştirmenlerden de alkış toplamaya devam ediyor. En iyi filme uzanmasa bile senaryo ya da oyuncu kategorilerinde görme şansımız olabilir.

“Michael Clayton”

İşte festivalin en çok coşkuyla karşılanan filmlerinden birisi. “Michael Clayton”ın çekimleri başladığı sırada ödül beklentisi de işin içine girmişti. Ancak geçtiğimiz aylarda yayınlanan fragmanıyla birlikte umutlar birazcık da olsa sönmüştü. Fragmanda yer alan ‘bir başka gerilim aksiyon’ havası Toronto’daki galanın ardından kırılmış durumda.

Son zamanların belki de en sağlam üçlemesi olan Bourne serisi ve “Şeytanın Avukatı” (The Devil’s Advocate, 1997) gibi filmlerin senaristi olan Tony Gilroy’un bu ilk yönetmenlik denemesi (aynı zamanda senaryo da kendisine ait) eleştirmenlerden büyük övgüler aldı. Genel anlamda eleştirilere baktığımızda 70’lerin politik gerilim filmlerinin havasının filmde oldukça başarılı bir biçimde yakalandığı yorumuyla karşılaşıyoruz.

Filmin senaryosunun yanında oyuncu kadrosu da filmin övülen yanlarından bir tanesi. George Clooney ve Tilda Swinton’ın çok başarılı olduğu söyleniyor. Ancak yine de şimdilik tedbirli davranıp Oscar adaylığı için bu filmdeki en iddialı ismin Tom Wilkinson olduğunu söylemek gerek. Wilkinson’ın daha önce de Oscar’a aday olan oyuncu (“Yatak Odasında”, 2001) bu sene ikinci kez aynı heyecanı yaşayabilir. Şu anda yılın en sağlam eleştirilerini alan filmlerden birisi olsa da ben yine de “Michael Clayton”ın daha fazla (özellikle sektör ödüllerinden) destek alması gerektiğini düşünüyorum. Yine de Toronto sonrası bu sene sağlam bir politik gerilimle karşılaşacağımız bilmek de yeterince rahatlatıcı.

“Into the Wild”

Yönetmenliğini Sean Penn’in yönettiği “Into the Wild” (2007) ise Toronto’da olumlu eleştiriler alan filmlerden birisi. Filmle ilgili sorunlu yorumlara aralarda rastlasak da genel anlamda tatmin edici bir şekilde karşılandığını söyleyebiliriz.

Bu yıl erkek oyuncu kategorisine göz kırpan performanslarından çokça bahsetmiştim. Gelen yorumlara bakarsak Emile Hirsch de onlardan birisi gibi gözüküyor. En son “Rehine” (Alpha Dog, 2006) ile karşımıza çıkan genç oyuncunun büyüklerinin yanında ezilme ihtimali elbette yüksek, ancak eğer arkasında büyük bir destek toplarsa belki yarışa girebilir.

Jon Krakuer’in çok satan kitabından uyarlanan filmin senaristliğini de yapan Sean Penn bu sene hem senarist hem de yönetmen yarışında yer alabilir. Bunun yanında “Motosiklet Günlüğü” (The Motorcycle Diaries, 2004) ile tanıdığımız görüntü yönetmeni Eric Gautier’in çıkardığı işin de oldukça övüldüğünü belirtelim.

“Into the Wild” bu senenin bağımsız lokomotiflerinden birisi olabilir, elbette bunların hepsi önümüzdeki aylarda güçlü destekçilerinin çıkmasına bağlı. Yine de pek çok kişiyi derinden etkileyen bu çalışma sinefiller için 2007 cevherlerinden olacak gibi gözüküyor.

“Juno”

2005 yılında ilk uzun metrajı “Sigara İçtiğiniz İçin Teşekkürler”le (Thank You for Smoking) ilgi toplamasına rağmen Akademinin görmezden geldiği deneyimli yönetmen Ivan Reitman’ın oğlu Jason Reitman’ın yeni filmi “Juno” (2007) bu senenin “Küçük Gün Işığım”ı (Little Miss Sunshine, 2006) haline gelebilir.

Festivalin kayıtsız şartsız gözbebeği haline gelen filmin senaryosu oldukça övülüyor. Ancak filmin asıl büyük ilgi odağı “Lolipop”la (Hard Candy, 2005) izlediğimiz Ellen Page. Henüz 20 yaşındaki oyuncu Toronto sonrası nabız yoklamalarında birden bire “En iyi Kadın Oyuncu” kategorisinin favori aday adaylarından birisi haline geldi. Üstelik kategorinin bu sene fazla iddiasız olması şansını da oldukça güçlendiriyor.

“Before the Devil Knows You’re Dead”

“12 Kızgın Adam”dan (12 Angry Men, 1957), “Köpeklerin Günü”ne (Dog Day Afternoon, 1975) pek çok önemli filmiyle tanıdığımız deneyimli yönetmen Sidney Lumet son filmi ile Toronto’nun ilgi gören isimlerinden birisiydi.

Bir ailenin çevresinde dolanana trajik bir dram olan film Phillip Seymour Hoffman, Ethan Hawke, Albert Finney ve Marisa Tomei gibi isimleri de iyi bir koz olarak kullanıyor. Film şu ana kadar pek fazla radar altında değildi, ancak Toronto’dan aldığı onayla birlikte filmin dağıtım şirketi Think Film’in ödül sezonunda sağlam bir propaganda yapmasıyla daha da göz önüne gelebilir.

“The Savages”

Sundance Film Festivali sonrasında Toronto’dan da tam notla ayrılan “The Savages” (2007) daha çok kısa filmleriyle tanınan yönetmen Tamara Jenkins’in ikinci uzun metraj filmi. Arızalı bir ailenin mensupları olan iki kardeşin (Laura Linney ve Phillip Seymour Hoffman) yaşlı babaları yüzünden bir araya gelmesiyle işlenen eğlenceli ve zeki bir ‘aile arası ilişkiler’ filmi olarak tanımlanan “The Savages”da en çok övgüyü alan kişi ise Laura Linney.

Ayrıca Phillip Seymour Hoffman’ın da oldukça iyi olduğu söyleniyor. Ancak oyuncunun asıl büyük kozu “Charlie Wilson’s War” (2007) çıkana kadar kesin bir şey söylemek mümkün değil. Ancak filmin senaryosu ve Linney’e şu aşamada bir şans vermek gerekiyor.

“Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikasti”

Brad Pitt’e Venedik’te erkek oyuncu ödülü getiren “Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikasti” (The Assasination of Jesse James by the Coward Robert Ford) Toronto’da da ılımlı bir tepkiyle karşılandı. Film her şeyden önce oldukça ‘zor’ olarak tarif ediliyor. Yönetmen Andrew Dominik’in bu western’de fazlasıyla Terence Mallick havası yaratmaya çalıştığı biliniyordu.

Zaten söylentilere göre filmin planlanandan yaklaşık bir yıl sonra görücüye çıkmasının nedeni olarak Warner Bros’un filmdeki atmosferi Mallick filminden ziyade Clint Eastwood havasına büründürülmesi için yönetmeni yeniden kurgu masasına oturtması gösteriliyordu. Ancak bu söylenti gerçek olsa bile anlaşılan o ki Dominik yine de elindeki malzemeyi kullanmayı becerebilmiş. Yine de “Korkak Robert…”ın şu anda yarışta çok popüler durumda gözüken “3:10 to Yuma”yı aşıp yılın western’i olma ihtimali düşük. Brad Pitt’in Venedik’te aldığı ödül sonrası şansı büyük. Ancak işin Kuzey Amerika tarafında övgüyü ‘korkak Robert Ford’ rolündeki Casey Affleck topluyor.

Toronto Film Festivali’nin sonlanmasıyla birlikte radara girecek bağımsız filmler konusunda da biraz daha fikir sahibi olmuş durumdayız.

Elbette “Kefaret”ten (Atonement, 2007) artık bahsetmek gereksiz. Joe Wright’ın bombası Toronto’da da çok beğenildi. Şu anda yılın en iddialı filmi konumunda.

Diğer yandan Venedik fatihi “Lust, Caution”ın da (2007) iyi yorumlarla karşılaştığını söyleyebiliriz. Ancak genel atmosfere bakarsak film en fazla Yabancı Film adaylığı ve belki bir iki teknik adaylıkla kalacak gibi gözüküyor. Son olarak da, çoğumuz için şaşırtıcı ama, Ben Affleck’in yönetmenliğini yaptığı, ilk uzun metraj denemesi “Gone Baby Gone”ın da (2007) festivalde adı geçen ve oldukça beğenilen filmlerden birisi olduğunu belirtmek gerek.

sinema.com

sbuffy
04-10-07, 14:35
akademi adayları belirlemeye başladı.13 aralıkta görsel efekt dalında 15 aday film seçilecek.daha sonra seçilen filmler oy pusulalarına koyulacak ve 3 ocakta oy verilecek.sonuçlar ise 4 ocak sabahı açıklanacak.

sbuffy
09-10-07, 21:32
“Once”: Bir Modern Zamanlar Müzikali

Ülkemizde henüz vizyona girip girmeyeceği belli olmayan “Once” bu senenin en büyük fenomenlerinden birisi haline gelmiş durumda. Tesadüfen tanışan iki gencin yalnızlıklarını, hüzünlerini paylaşmak adına büyük bir coşkuyla birbirlerine ve müziğe sarılmalarını anlatan film daha şimdiden pek çok kişi için son yılların en etkileyici aşk öyküsü ve en iyi müzikali oldu bile.

Dublin sokaklarında gitarıyla aşk acısını haykıran isimsiz bir sokak çalgıcısı ve Çek göçmeni bir kızın tesadüfi karşılaşması ile son yılların en etkileyici müzikallerinden birisi de başlamış oluyor.

İrlanda kökenli yönetmen John Carney’nin yazdığı ve yönettiği “Once” (2006) Temmuz 2006’da Galway Film Festivali’nde gösterildiği sırada belki büyük bir ilgi görmedi ancak katıldığı pek çok ufak festivalin ardından bağımsızların kalesi Sundance Film Festivali’nde aldığı seyirci ödülüyle birlikte geniş kitlelere ismini duyurdu.

Geçtiğimiz Mayıs ayında Amerika’da vizyon gören film şu anda Amerikan eleştirmenlerinin 2007 yılında en yüksek puan verdikleri filmler arasında 3. sırada yer alıyor.

Peki nedir “Once”ı bu kadar özel yapan? Her şeyden önce ‘samimiyet’i ön planda tutmak gerekiyor. Tamamen amatör iki oyuncunun (Glen Hansard ve Marketa Irglova) canlandırdığı isimlerini bile bilmediğimiz iki karaktere odaklı yürüyen filmde, oyuncuların performansları sinema perdesinde çok da sık göremediğimiz doğallık ve samimiyeti aynen yansıtıyor.

Bunun yanında John Carney’nin tamamıyla doğal ışıklarla ve gerçek mekanlarda (hatta bazen mekanlarda bulunan diğer insanlara haber vermeden) yaptığı çekimler de filmin değerini bir kat daha artırıyor. Hiçbir şekilde yapay atraksiyonlara yer vermeyen kamera çoğunlukla herhangi bir estetik kaygı olmadan oyuncuları takip etmekten başka bir şey yapmıyor. Bu şekilde de seyircinin bu iki isimsiz kahramanın yaşadıklarına daha da kolay odaklanmasını sağlıyor.

“Once”ın müzikal yönü de onun değerini artıran bir özellik sunuyor bize. Müzikal türünün yapısının sinema seyircisi üzerinde iyice yabancılaşma sağladığı günümüzde, özellikle 2000’li yıllarda “Kırmızı Değirmen” (Moulin Rouge!, 2001) gibi bu yabancılaştırmayı bilinçli olarak kullanan ya da “Karanlıkta Dans” (Dancer in the Dark , 2000), ve “Chicago” (2002) gibi bu olguyu senaryosuna belirli bir mantık çerçevesinde ekleyen filmler dışında maalesef dişe dokunur bir müzikal görme fırsatına erişemiyoruz.

Evet türün artık biraz daha rağbet gördüğü ve yapımcıların bu konuda artık daha cesur olduğu söylenebilir; ancak çoğunlukla cafcaflı setler ve görkemli sekanslara odaklanılan filmlerin, müzikal türünün bizi taşıması gerektirdiği hayal dünyasına ne kadar götürebildiği tartışılır.

Bu aşamada “Once” biçimdeki doğallığını içeriğe ve müziklerini sunuş şekline de yansıtarak tonlarca para akıtılarak yapılan şaşaalı müzikallerin bir adım önüne geçiyor.

Filmde yer alan ve altlarında iki başrol oyuncusunun imzalarının yer aldığı şarkılar, öykünün gidişatı ve karakterlerin gelişmesini de ön planda tutarak hiçbir yabancılaştırma sağlamayacak şekilde sunuluyor.

Şarkılar kah bir piyano dükkanında söyleniyor, kah sokakta gitar tıngırdatılarak. Elbette zaman zaman absürdlüğe varan birkaç kullanım görüyoruz, ancak bu kullanımlar seyirciyi filmden uzaklaştırmaktan çok karakterlere ve olaylara daha da yakınlaşmasına sebep oluyor ve filme çok daha sıcak bir hava katıyor.

Sonuç olarak “Once” elindeki her türlü kısıtlı imkanla birlikte seyirciyi ‘birbirine iyi gelen’ bu iki insanın sıcak öyküsüne çekmeyi başarıyor. Normal senaryo yapılarında yer alan iç ve dış çatışma tercihlerine kendi üslubunca yer veriyor, öyküleme ve karakter gelişimi konusunda kendisini zora sokmadan derine inmeyi başarıyor.

Ve bu şekilde doğallıktan da taviz vermemiş oluyor. Üstüne üstlük sözlerin yetersiz kaldığı yerlerde karakterlerine söylettiği şarkılarla da kulağımızın pasını silerken son yılların en etkileyici müzikallerinden birisi oluveriyor.

Oscar’a Doğru durum raporu:

Amerika’da Mayıs ayında vizyona girmiş olması ve elbette aşırı derecede küçük bir film olması elbette “Once”ın Oscar yarışında büyük oynamasına engel teşkil ediyor. Ancak bu senenin sonuna doğru eleştirmenler teker teker ilk 10 listelerini yayınlama başladıklarında filmi baya sık duymaya başlayacağımıza kesin gözüyle bakabiliriz.

Ayrıca “Independent Spirits” ve “Gotham” gibi bağımsız filmlere odaklı ödül organizasyonlarında da “Once” ekibinin ödüllerle dönmesi çok büyük olasılık.

Eğer filmi dağıtımcısı Fox Searchlight işin reklam ve pazarlama kısmını iyi yürütebilirse (ki şimdiden ödül sezonu için hazırlıklara başlandığı hatta tanıtım DVD’lerini dağıtılmaya başlandığı söyleniyor) Müzikal / Komedi’de ‘en iyi film’ dalında Altın Küre adayı olmaması için hiçbir sebep yok. Ancak ne var ki gerek teknik özellikler, gerek oyuncular açısından baktığımızda filmin sektörde çalışanlara hizmet etmesi zor gözüküyor. Ancak yine de şu konuda bir açık kapı bırakmak gerekiyor.

Akademi üyesi olan senaristlerin genellikle eleştirmen cephesinde olumlu karşılanmış kaliteli küçük filmleri sahiplendiklerini düşünürsek “Once”ın ‘orijinal senaryo’ dalında bir adaylık kapması mümkün olabilir. Elbette işin müzik kısmından da bahsetmek gerek. Film ‘en iyi şarkı’ dalında 5 adaylığı da birden kapacak kadar kaliteli parçalara sahip. Filmin başrolünde yer alan Marketa Irglova ve İrlanda’da oldukça ünlü “The Frames” adlı grubun üyesi Glen Hansard’ın imzasını taşıyan parçalardan özellikle “Falling Slowly” bu kategoriye göz kırpıyor.

kaynak:sinema.com/K. D. Yılmaz

safinaz:)
12-10-07, 19:58
Oscar'a Yakın Kehanetler

Oscar yarışı giderek hız kazanırken, ödüller için bahisler de açıldı. ABD'nin en iyi film eleştirmenleri her yıl olduğu gibi bu sene de 2008'in Oscar'larını kimin kapacağına dair öngörülerde bulundu. İşte en iyilerin Oscar için seçtikleri:

En İyi Film
1. Atonement
2. No Country for Old Men
3. Charlie Wilson's War
4. American Gangster
5. Into the Wild
6. Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street

En İyi Aktör
1. Daniel Day Lewis (There Will Be Blood)
2. Tommy Lee Jones (In The Valley of Elah
3. James McAvoy (Atonement)
4. Johnny Depp (Sweeney Todd)
5. Emile Hirsch (Into the Wild)

En İyi Kadın Oyuncu
1. Marion Cotillard (Kaldırım Serçesi)
2. Julie Christie (Away From Her)
3. Keira Knightley (Atonement)
4. Ellen Page (Juno)
5. Cate Blachett (Elizabeth- Altın Çağ)

kaynak:film.gen.tr

en iyi film:Sweeney Todd( izlemedim ama içimden geldi tim burton ı çok severim)

en iyi erkek oyuncu:Johnny Depp(fragmanında gördüğüm kadarıyla bile büyüleyici yine johnny ve artık almalı bence diğer tüm oyunculukları adına bile)

en iyi kadın oyuncu: marion cotillard( kaldıırm serçesini izleidiğim günden beri hayranlıktan öldüğüm hayatımda beni etkileyen bi kaç oyunculuktan birini izlediğim ve bir edith piaf ancak bu kadar güzel oynanırdı dedirttiği için 16 yaşından 40ların sonuna kadar imuhteşem canlandırmış piafı cotillard ...cate blanchett 2. favorim)

senny
14-10-07, 21:11
en iyi film:Sweeney Todd( izlemedim ama içimden geldi tim burton ı çok severim)

en iyi erkek oyuncu:Johnny Depp(fragmanında gördüğüm kadarıyla bile büyüleyici yine johnny ve artık almalı bence diğer tüm oyunculukları adına bile)

dediklerine aynen katılıyorum.25 ocakta sweeney tood gösterime girecek.johnny fanı olarak filmi sabırsızlıkla bekliyorum.umarım bu yıl johnny ve tim burton oscar ı alırlar.yıllardır onların emeklerini hiçe sayıyorlar.bu sene umarım bunun farkına varırlar.aslında halkın gönlünde johnny zaten son iki senedir birinci.oscar dışındaki ödüllerin çoğunu johnny aldı.

bilgi olsun diye johnny nin son yıllarda aldığı ödülleri ekliyorum
2007 MTV Movie Awards
Best Performance
2007 People's Choice Awards
Best Male Actor
Favorite Male Action Star
Pirates of the Caribbean: Dead Man's Chest
Favorite On Screen Couple
(With Keira Knightley) Pirates of the Caribbean: Dead Man's Chest
2006 Teen Choice Awards
Choice Movie Actor: Drama/Action Adventure
Pirates of the Caribbean: Dead Man's Chest
2006 People's Choice Awards
Favorite Male Movie Star
2005 People's Choice Award
Favorite Male Movie Star
2004 MTV Movie Award
Best Male Performance
Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl
2004 MTV Movie Award Mexico
Best Look
Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl
2004 IFTA Award
Best International Actor
Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl
2004 Teen Choice Award
Choice Movie Fight/Action Sequence
Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl
2004 Teen Choice Award
Choice Movie Liar
Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl
2003 Screen Actors Guild Awards
Outstanding Performance by a Male Actor in a Leading Role
Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl
2000 Blockbuster Entertainment Awards
Favorite Actor - Horror
Sleepy Hollow

kaptan jack
16-10-07, 19:46
arkadaşlar grace is gone filminin oscar adaylıgı konusunda bir bilgisi olan var mı....sanırım adaylıklar henüz kesin degil ama filmin konusu itibariyle aday olmasını çok isterdim....

sbuffy
17-10-07, 14:26
kaptan jack grace is goneın başrol oyuncusu john cusack'ın bu filmle kariyerindeki en iyi performansını sergilediği ve oscar için kesinlikle aday gösterileceği söyleniyor.fakat grace is gone en iyi filmlerle ilgili tahminlerde altsıralarda.

Kazakistanın yabancı dilde film oscar adaylığı için Rus sinemasının başarılı isimlerinden Sergei Bordov’un yönetmenliğini, senaristliğini ve yapımcılığını üstlendiği Cengiz Han filmini gönderecek./sadibey

sanat ve teknik alanlarda aday olmasına kesin gözüyle bakılan filmler:
Kurgu:
Christopher Rouse
The Bourne Ultimatum
Michael McCusker
3:10 to Yuma
Joel and Ethan Coen (Roderick Jaynes)
No Country for Old Men
Tatiana S. Riegel, Dylan Tichenor
There Will Be Blood

Görsel Efekt:
Transformers
Pirates of the Caribbean: At World's End
Sunshine
Spider-Man 3
Harry Potter: Order of the Phoenix
300

Sanat yönetmenliği:
Elizabeth: The Golden Age
Atonement
There Will Be Blood
Pirates of the Caribbean: At World's End
Harry Potter: Order of the Phoenix

Kostüm:
Elizabeth: The Golden Age
Atonement There Will Be Blood
Pirates of the Caribbean: At World's End
Harry Potter: Order of the Phoenix

Makyaj:
Elizabeth: The Golden Age
Pirates of the Caribbean: At World's End
Harry Potter: Order of the Phoenix

Ses miksajı:
Transformers
The Bourne Ultimatum
Pirates of the Caribbean: At World's End
Spider-Man 3
Harry Potter: Order of the Phoenix
There Will Be Blood

Ses kurgusu:
Transformers
Pirates of the Caribbean: At World's End
Spider-Man 3

sbuffy
18-10-07, 12:45
Oscar'da 63 ülke yarışacak

Geçen yıl bu dalda 61 ülkenin aday olduğu Oscar Akademi ödüllerinin en iyi yabancı film dalına bu yıl toplam 63 ülke başvurdu.

Oscar Akademi ödüllerinin en iyi yabancı film dalında yarışmak için 63 ülke aday oldu.

Tören komitesi tarafından yapılan açıklamada, bu yıl ilk kez İrlanda ve Azerbaycan'ın da birer filmle aday olduğu belirtilirken, en iyi film ödülü için rekor düzeyde ülkeden aday çıktığı kaydedildi.

Geçen yıl bu dalda 61 ülkenin aday olduğu belirtilen açıklamada, bu yıl aralarında İtalyan yönetmen Giuseppe Tornatore, Polonyalı yönetmen Andrzej Wajda'nın da yer aldığı önemli yönetmenlerin filmlerinin de aday olduğu ifade edildi.

Aday olan ülkeler arasında, Arjantin, Venezuela, Porto Riko, Mısır, Irak, İran, Lübnan ve İsrail de bulunuyor. Bu 63 ülkeden sadece 5 finalist kategoride yer alabilecek.

kaynak:sinema.com

sbuffy
18-10-07, 12:48
Oscar Ruleti

Akademi, Tayvan'ın Oscar aday adayı olan Ang Lee filmi Aşk Ruleti'ni kabul etmedi...

Akademi, Tayvan'ın Oscar aday adayı olan bol ödüllü Aşk Ruleti filmini kabul etmediğini açıkladı. Komite, Çin ve Malezya'da çekilen filmin tam olarak bir Tayvan filmi kabul edilemeyeceğini açıkladı.

Akademi üyeleri, filmin Tayvan'dan mali destek almamış olmasının altını çiziyor. Yine filmin oyuncu kadrosunda da yerel bir oyuncunun olmaması gerekçe olarak gösterilmiş

kaynak:beyazperde

sbuffy
19-10-07, 11:53
Ampas (Academy of Motion Picture Arts and Sciences /Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi) Listesi

Oyuncular-1260
Yapımcılar-461
Yönetici yapımcılar-429
Ses-415
Senaristler-396
Sanat Yönetmenleri-378
Yönetmenler-376
Halkla İlişkiler-371
üyeler-283
Animasyon-316
Görsel Efekt-249
Muzik-237
Editörler-224
Görnütü Yönetmenleri-186
Belgeselciler-134
Makyaj-115

Toplam=5830

sbuffy
20-10-07, 14:45
“Yabancı Film” kategorisi aday adayları

Akademi bu sene “En iyi Yabancı Film” kategorisine başvuran filmlerin tam listesini açıkladı. 63 ülkenin yer aldığı başvurular arasında, festivallerde büyük başarı sağlamış filmlerin yanında usta yönetmenlerin çalışmalarına da rastlamak mümkün. Öne çıkan pek çok güçlü film karşısında “Takva” ve “Yaşamın Kıyısında” ise oldukça zorlanacağa benzer.

İddialı başvurular:

“Yabancı Film” kategorisi söz konusu olduğunda elbette bazı ülkelerin şanslarının daha en baştan yüksek olduğunu düşünmek gerekiyor. Örnek vermek gerekirse daha önce 9 kere bu ödülü kazanan Fransa yine iddialı. Ancak bu sene daha önceki örneklerine nazaran oldukça farklı bir başvuruya sahipler. Cannes Film Festivali’nden özel ödülle ayrılan ve önümüzdeki hafta ülkemizde de vizyona girecek olan animasyon “Persepolis” yakaladığı popülarite sebebiyle şu anda kategorinin en iddialı isimlerinden birisi. Hatta Aralık’ta Amerika’da vizyona gireceği için Animasyon, Senaryo ya da Müzik gibi kategorilerde de iddialı hale gelebilir. Yine de bu farklı çalışmaya Akademi’nin genel anlamda büyük bir sevgiyle karşılaşıp karşılaşmayacağı ise bence bir soru işareti.

Juan Antonio Bayona’nın korku gerilim çalışması “The Orphanage” ise İspanya adına umut vaat ediyor. Amerika’da oldukça sağlam eleştiriler alan filmin kadrosunda Akademi’nin yabancı olmadığı Geraldine Chaplin ve Belen Rueda gibi isimler yer alıyor.

Fransa ve İspanya’nın yanında bu kategori için ilk bakılacak ülkelerden birisi ise şüphesiz Almanya. Fatih Akın’ın “Yaşamın Kıyısında”sını önümüzdeki haftalarda görme şansına erişeceğiz. Ancak daha önce de bahsettiğim gibi Akın’ın Amerika’da bilinirlik ya da popülerlik sorunu olmamasına karşın filmin diğer Akın filmleri (özellikle “Duvara Karşı”) kadar büyük coşkuyla karşılanmamış olması ve akademinin muhafazakar kesimi için alternatif kaçabilecek anlatım tarzı dezavantaj oluşturuyor.

Erken favorilerden bahsetmeye devam edersek özellikle Brezilya’nın “The Year My Parents Went on Vacation” ile şansının çok yüksek olduğunu belirtmek gerekiyor. Hatta bu filmin şimdiden kazanmak için bile yeterince iddiası olduğunu söylemek mümkün. Bunun yanında Belçika’nın gönderdiği “Silent Light”, Güney Kore’nin “Secret Sunshine”ı ve geçtiğimiz sene İstanbul Film Festivali’nde görme imkanı bulduğumuz “Ağlama Sanatı” (The Art of Crying, 2006) da festivallerden aldıkları gücü burada kullanabilirler.

Festivallerde ve eleştirmenler bazında başarılı bulunsa da Akademi’nin damak tadı için biraz riskli kaçabilecek filmler de listede mevcut. Bunların en başında ise geçtiğimiz AFM Bağımsız Filmler Festivali’nde (ifistanbul) izlediğimiz “Taxidermia” geliyor. Aslında Akademi’nin Doğu Avrupa ülkelerinin son dönem sinemalarına hala çok ısınmadığı görülen bir şey. Hatta sırf bu yüzden Romanya’nın Altın Palmiye’li “4 Ay, 3 Hafta ve 2 Gün”üne de temkinli yaklaşmak lazım. Son dönem Romen sinemasının temsilcilerinden olan film aslen bu senenin en iyi çalışmalarından birisi olmasına rağmen Akademi için biraz fazla yavaş ve karanlık gelebilir.

Ustalar:
Kategori için başvuran isimler arasında elbette yıldızlar kadrosu da mevcut. 2000 yılında Akademi’den Onur Ödülü almış olan Andrzej Wajda ise son filmi “Katyn” ile şüphesiz bu isimler arasında en üst sırada yer alıyor. Wajda’nın yanında daha önce ülkelerine bu kategoride ödül kazandırmış olan Giuseppe Tornatore, Denys Arcand ve Jiri Menzel gibi büyük yönetmenler de nostaljik takılmak isteyen Akademi üyeleri olursa yarışı zorlayabilirler.

Takva’nın şansı üzerine:
Tüm bu iddialı başvurular arasında şüphesiz ülkemizi temsilen giden “Takva”nın oldukça zorlanacağı ise aşikar. Şahsen ben Özer Kızıltan’ın bu ilk filminin gönderilmesini oldukça doğru bir karar olarak görüyorum, hatta son yıllarda yapılmış belki de en iyi seçim diyebilirim. Ancak ne var ki, bu kategoride iddialı olmak için bir filmin iyi olması yetmiyor. “Takva” sağlam senaryosu ve Akademi için çok önemli olan oyunculuk performansı gibi ciddi avantajlara sahip. Ama yine de filmin çok daha fazlasına ihtiyaç var. Filmin her şeyden önce basına ve özellikle de güçlü eleştirmenlere ulaştırılması ve onlardan övgüler alması gerekiyor. Filmin, Amerika’da birkaç hafta bile olsa sınırlı vizyon görmesi de en azından basına ve kamuya adını duyurması açısından çok önemli. Yani sadece oraya filmi göndermek yetmiyor aynı zamanda etkili isimlerden güç alarak başlanabilecek ciddi bir tanıtım kampanyası da yapmak gerekiyor. Sonuçta bu kategoriyi belirleyen jürinin; tanınmış, beklenen ya da genel anlamda medya ve sektör temsilcileri tarafından sık sık zikredilen filmlere karşı, daha başvuruları izlemeden, kafalarında bir ön eleme yaptıkları bir gerçek. O yüzden sadece Altın Küre’ye başvurmayıp çok daha genel anlamda Amerika’daki ödül sezonunu bilenlerin işletmesi gereken bir tanıtım kampanyasına ihtiyaç var.

2007 Akademi Ödülleri “Yabancı Film” kategorisi için başvuran filmlerin tüm listesini ise aşağıda ülke sırasına göre bulabilirsiniz.

Almanya, “The Edge of Heaven” (Fatih Akın)
Arjantin, “XXY” (Lucia Puenzo)
Avustralya, “The Home Song Stories” (Tony Ayres)
Avusturya, “The Counterfeiters” (Stefan Ruzowitzky)
Azerbaycan, “Caucasia” (Farid Gumbatov)
Bangladeş, “On the Wings of Dreams” (Golam Rabbany Biplob)
Belçika, “Ben X” (Nic Balthazar)
Bosna Hersek, “It’s Hard to Be Nice” (Srdan Vuletic)
Brezilya, “The Year My Parents Went on Vacation” (Cao Hamburger)
Bulgaristan, “Warden of the Dead” (Ilian Simeonov)
Çek Cumhuriyeti, “I Served the King of England” (Jiri Menzel)
Çin, “The Knot” (Yin Li)
Danimarka, “The Art of Crying” (Peter Schonau Fog)
Endonezya, “Denias, Singing on the Cloud” (John De Rantau)
Estonya, “The Class” (Ilmar Raag)
Filipinler, “Donsol” (Adolfo Alix, Jr.)
Finlandiya, “A Man’s Job” (Aleksi Salmenpera)
Fransa, “Persepolis” (Marjane Satrapi, Vincent Paronnaud)
Güney Kore, “Secret Sunshine” (Chang-dong Lee)
Gürcistan, “The Russian Triangle” (Aleko Tsabadze)
Hırvatistan, “Armin” (Ognjen Svilicic)
Hindistan, “Eklavya – The Royal Guard” (Vidhu Vinod Chopra)
Hollanda, “Duska” (Jos Stelling)
Hong Kong, “Exiled” (Johnnie To)
Irak, “Jani Gal” (Jamil Rostami)
İran, “M for Mother” (Rasoul Mollagholipour)
İrlanda, “Kings” (Tom Collins)
İspanya, “The Orphanage” (J.A. Bayona)
İsrail, “Beaufort” (Joseph Cedar)
İsveç, “You, the Living” (Roy Andersson)
İsviçre, “Late Bloomers” (Bettina Oberli)
İtalya, “The Unknown” (Giuseppe Tornatore)
İzlanda, “Jar City” (Baltasar Kormakur)
Japonya, “I Just Didn’t Do It” (Masayuki Suo)
Kanada, “Days of Darkness” (Denys Arcand)
Kazakistan, “Mongol” (Sergei Bodrov)
Kolombiya, “Satanas” (Andi Baiz)
Küba, “The Silly Age” (Pavel Giroud)
Lübnan, “Caramel” (Nadine Labaki)
Lüksemburg, “Little Secrets” (Pol Cruchten)
Macaristan, “Taxidermia” (Gyorgy Palfi)
Makedonya, “Shadows” (Milcho Manchevski)
Meksika, “Silent Light” (Carlos Reygadas)
Mısır, “In the Heliopolis Flat” (Mohamed Khan)
Norveç, “Gone with the Woman” (Petter Naess)
Peru, “Crossing a Shadow” (Augusto Tamayo)
Polonya, “Katyn” (Andrzej Wajda)
Portekiz, “Belle Toujours” (Manoel de Oliveira)
Porto Riko, “Love Sickness” (Carlitos Ruiz, Mariem Perez)
Romanya, “4 Months, 3 Weeks and 2 Days” (Cristian Mungiu)
Rusya, “12” (Nikita Mikhalkov)
Sırbistan, “The Trap” (Srdan Golubovic)
Singapur, “881” (Royston Tan)
Slovakya, “Return of the Storks” (Martin Repka)
Slovenya, “Short Circuits” (Janez Lapajne)
Şili, “Padre Nuestro” (Rodrigo Sepulveda)
Tayland, “King of Fire” (Chatrichalerm Yukol)
Tayvan, “Island Etude” (Chen Huai-En)
Türkiye, “Takva” (Özer Kızıltan)
Uruguay, “The Pope’s Toilet” (Enrique Fernandez, Cesar Charlone)
Venezuela, “Postcards from Leningrad” (Mariana Rondon)
Vietnam, “The White Silk Dress” (Luu Huynh, director.
Yunanistan, “Eduart” (Angeliki Antoniou)

kaynak:sinema.com/K. D. Yılmaz

sbuffy
20-10-07, 15:54
Oscar sezonunda editörlerin görüşleri:
Stuart Levine:ilginç bir sezon.Titanic yok,yüzüklerin Efendisi yok,100lerce kiloluk goril yok.gerçekten çok iyi filmler var.müthiş filmlerin bazılarını sayabilirim-Michael Clayton, "The Kite Runner," Cohen Kardeşler "No Country For Old Men".çok iyi filmler var bu yüzden bu yarışın çok ilginç olacağını düşünüyorum.

Anthony Breznican:
2007nin son üç ayında Akademi ödüllerini kazanması umulan güçlü filmler gösterilecek ama hiçkimse geride kalan dokuz filmi gözardı edemez.bahara bırakılan,yazın ve sonbahar başlangıcında gösterilen filmlerinde son iki yılda ödül kazanarak son üç ayda gösterilen filmler kazanır geleneğini yıkmıştı.

sbuffy
29-10-07, 19:10
"Kefaret": Oscar'ın ilk favorisi

Venedik ve Toronto Film Festivallerinde büyük övgü alan "Kefaret"in ("Atonement", 2007) şu anda 'en iyi film' adaylığı için yerini ayırtmış ilk film olduğunu söylemek yanlış olmaz. Joe Wright'ın yönettiği film, klasik bir 'aşk ve savaş' öyküsünün çok ötesinde. Son derece yenilikçi ve Akademi'nin her türlü üyesini cezbedecek malzemeye sahip.

Gerçekleştirdiği TV dizilerinin ardından ilk uzun metrajlı filmi "Aşk ve Gurur""la ("Pride & Prejudice", 2005) sinema kariyerine iyi bir başlangıç yapan Joe Wright bu sefer çok daha iddialı bir filmle karşımızda. Wright'ın ilk filmi şüphesiz riskli bir çalışmaydı. Zira Jane Austen'ın bu klasik romanı pek çok bilindik sinema ve TV filmine ya da dizisine ilham olmuştu. Ancak yönetmen, elindeki bilindik malzemeye gençlik aşısını o kadar içten bir şekilde aşılamıştı ki "Aşk ve Gurur" birden bire kendisinden önce gelen tüm versiyonları unutturacak bir etki yaratmıştı. Ancak 2005 yılında dağıtımcı şirketi Focus Features'ın elindeki "Brokeback Dağı" ("Brokeback Mountain") kozu sebebiyle ikinci plana atılmış olmasına rağmen Oscar'larda belli başlı adaylıklar almayı başarmıştı.

İlk filminin ardından Joe Wright bu sefer ödül sezonuna damgasını vuracak nitelikte iddialı ve bu konuda hiç de mütevazı olmayacak "Kefaret"le karşımıza çıkıyor. Aldığı tüm olumlu eleştiriler bir yana "Kefaret"in en önemli avantajı, özellikle son yıllarda Oscar'a sipariş biçiminde hazırlandığı her halinden belli olan büyük prodüksiyonlardan farklı bir biçimde yenilikçi ve cesur bir anlatıma sahip olması. Dönem filmlerinde hele hele bu tarz büyük 'aşk ve savaş' filmlerinde hiç rastlamadığımız -hem teknik anlamda hem de senaryonun yapısındaki- kurgu tercihleri, klasik anlatının ezberini bozan anlatım biçimleri, kusursuz bir zanaatla kotarılmış etkileyici sahneler, her an seyirciyi şaşırtan ve yabancılaştırma riskini de alarak kendisine bağlayan sürükleyici öykü yapısı ile "Kefaret" Akademi'de yer alan pek çok üyeyi etkisi altına alacaktır. Klasik Hollywood sinemasının görkemi, Avrupa sinemasının alternatif anlatımı belli oranlarda ve dozunda birbirine yedirilerek hem klasikçileri hem de yenilikçileri aynı ölçüde etkileyebilecek bir film oluşturulmuş.

"Kefaret" 'kurgu' dalında çok iddialı

Şu aşamada bakıldığında "Kefaret", sanat yönetmenliği, görüntü yönetmenliği, kostüm tasarımı gibi zanaat adaylıklarında yerini garantilemiş gibi gözüküyor. Bunun dışında filmin en büyük kozlarından birisi olan kurgusu ise ödülü eve götürecek nitelikte. Dinamik ve öyküye hizmet edecek biçimde etkili bir kurguyla birleşen planlar, filmin duygusal yönünden çok özellikle tekinsiz ve gerilimli anlarında çok daha fazla öne çıkıyor. Ayrıca sekanslar ne kafaları bulandıracak kadar karışıyor ne de seyirciyi serbest bırakacak kadar basitleşiyor.

"Aşk ve Gurur"la bir Oscar adaylığı kapmış olan Dario Marianelli ise filmin kurgudan sonra anlatımını güçlendiren ikinci önemli kozuna müziğe imza atıyor. Baskın ve akılda kalıcı tema müziğinin yanında ses efektleriyle de zenginleştirilen ve filmin planlarına büyük bir başarıyla eklenen müziği bildik temalardan çok farklı bir hal alıyor ve daha ilk sahneden beri kurgusuyla birlikte filmin ritmini belirleyen bir unsur oluyor.

Joe Wright aslına bakılırsa bu filmin başarısındaki en büyük paya sahip isim. Daha önce "Tehlikeli İlişkiler" ("Dangerous Liaisons", 1988) ile kazandığı bir Oscar'ı bulunan Christopher Hampton'ın etkileyici bir biçimde kurguladığı senaryosuna en etkili anlatımı seçmiş gibi gözüküyor. Uyarlama senaryoların başarısı konusunda elbette kitabın aslını okumadan yorum yapmamak gerekiyor, ancak şurası kesin ki, yanlış ellerde Hampton'ın bu hassas senaryosunun bir faciaya dönüşebilme olasılığı da büyüktü. Wright her türlü sinemasal anlatım tercihlerini yerinde kullanmasıyla birlikte Hampton'ı da Oscar gecesinin iddialılarından birisi haline getiriyor. Aynı zamanda yarattığı mizansenler de işin sadece teknik hilelerden ibaret olmadığını gösteriyor. Wright'ın zanaatkâr yetkinliğine bakmak için sadece savaş sonrasında Dunkirk Plajı'ndaki plan sekansını görmek yeterli. Aslında sanat yönetmenliğinden kostümüne, hatta oyunculara kadar hemen her dalda kefil olmanıza yetecek olan bu tek plan, son dönemlerde gördüğümüz en başarılı sekanslardan birisi.

James McAvoy'un Oscar şansı Keira Knightley'den daha yüksek!

Son olarak, işin en parıltılı kısmına, oyunculara bakmakta fayda var. Evet Keira Knightley de şu anda favoriler arasında gözüküyor. Gerçekten de Knightley, çok zorlayıcı bir oyun çıkarmasa da farklı bir aura yaratarak filme Cee karakterini güzelce yediriyor. Ancak oyuncunun büyük bir şanssızlığı var, o da film içindeki süresinin oldukça kısıtlı olması. Knightley'nin bu rolle zaten bir ödül almasını beklemek abartı olacaktır ancak "Kefaret"in sağlayacağı adaylık çılgınlığından o da nasiplenebilir. O yüzden adaylık için düşük de olsa hala şansı var. Filmin başrolündeki diğer isim James McAvoy ise geçen sene Forest Whitaker'ın gölgesinde çok iyi bir performans sergilediği "İskoçya'nın Son Kralı"nın ("The Last King of Scotland", 2006) ardından yine hedefi on ikiden vuruyor. Üstelik bu sefer ondan rol çalan bir başka erkek de mevcut değil. Özellikle filmin ikinci yarısıyla beraber daha da merkeze oturan karakteriyle McAvoy'un adaylık şansı yüksek. Filmin asıl kilit isimleri ise öykünün en önemli karakteri olan Briony'ye can veren Saoirse Ronan ve Ramola Garai. İrili ufaklı pek çok filmde gözükmüş olan bu iki oyuncu şahit oldukları ve yaptıklarıyla kahramanlarımızın kaderlerini etkileyen Briony karakterine iki ayrı dönemde can veriyorlar. Birbirlerini tamamlayıcı oyunlarının yanında Ronan ve Garai'nin ayrıca bu karakterin farklı dönem ruh halini de çok iyi yansıttığını belirtmek gerek. İlginç bir şekilde iki oyuncu da aynı karakterdeki oyunlarıyla şu anda adaylığa göz kırpıyorlar. Hangisinin daha öne çıkacağı ya da birbirini bloke edip etmeyeceğini görmek içinse biraz daha zaman gerekiyor. Ancak ben şimdiden Briony'nin bakış açısıyla öykü içinde en etkili sahnelerine sahip olan Ronan'un şansını daha çok görüyorum. Oyuncularda son olarak da Brenda Blethyn ve ufacık sahnesiyle alkış hak eden Vanessa Redgrave'den bahsetmek gerek. İkisi de çok güçlü olsa da rollerinin aşırı küçük olması bu sene şanslarını sıfıra indiriyor.

Sonuç olarak baktığımızda "Kefaret" bu senenin en fazla adaylık toplayacak filmlerinden birisi gibi duruyor. Eleştirmenlerden ilk tepkiler son derece iyi, üstelik sektör ödüllerinde de filmin el üstünde tutulacağını görmek için kâhin olmaya gerek yok. Oyuncular ve senaristlerin yanında büyük ihtimalle yönetmenler ve yapımcılar da filmi el üstünde tutacaklardır. Hatta Joe Wright bu genç yaşında 'Yönetmenler Birliği' ödülünü de kapabilir ve Oscar'a uzanması bile çok şaşırtıcı olmaz, yeter ki klasikçi Akademi üyeleri filmin radikal anlatımını fazla karışık bulmasın. Sonuçta kesin olarak şunu söyleyebiliriz ki; "Kefaret"in aday olup olmayacağını konuşmanın bir manası yok, asıl soru 'en iyi film'i alacak mı alamayacak mı? Bunun içinse önce diğer dört adayın belli olmasını bekleyeceğiz.

kaynak:sinema/K. D. Yılmaz

sbuffy
31-10-07, 20:33
Oscar'ın En İddialı İsimleri

Oscar adaylarının açıklanmasına daha uzun bir süre var. Ancak iddialı adayların isimleri yavaş yavaş kulislerde anılmaya başlandı. Aşağıdaki listede Oscar verilen ana dallardaki en iddialı adayları bulabilirsiniz. Kalın puntoyla yazılan isimlerin de ödüllerin ana favorileri olduklarını belirtelim.


En İyi Film
American Gangster
Kefaret
Charlie Wilson's War
Uçurtma Avcısı
There Will Be Blood

En İyi Yönetmen
Paul Thomas Anderson (There Will Be Blood)
Joel/Ethan Coen (No Country for Old Men)
Mike Nichols (Charlie Wilson's War)
Ridley Scott (American Gangster)
Joe Wright (Kefaret)

En İyi Aktör
Daniel Day-Lewis (There Will Be Blood)
Johnny Depp (Sweeney Todd)
Tom Hanks (Charlie Wilson's War)
James McAvoy (Kefaret)
Denzel Washington (American Gangster)

En İyi Aktris
Amy Adams (Manhattan'da Sihir)
Cate Blanchett (Elizabeth - Altın Çağ)
Marion Cotillard (Kaldırım Serçesi)
Keira Knightley (Kefaret)
Ellen Page (Juno)

En İyi Yardımcı Aktör
Javier Bardem (No Country for Old Men)
Philip Bosco (The Savages)
Philip Seymour Hoffman (Charlie Wilson's War)
Hal Holbrook (Into the Wild)
Tom Wilkinson (Avukat)

En İyi Yardımcı Aktris
Cate Blanchett (I'm Not There)
Jennifer Jason Leigh (Margot at the Wedding)
Saoirse Ronan (Kefaret)
Amy Ryan (Gone Baby Gone)
Tilda Swinton (Avukat)

En İyi Orijinal Senaryo
I'm Not There
Juno
Avukat
Ratatuy
The Savages

En İyi Uyarlama Senaryo
American Gangster
Kefaret
Charlie Wilson's War
No Country for Old Men
There Will Be Blood

kaynak:film.gen.tr

sbuffy
02-11-07, 11:28
İki yöne de gidebilecek bir tren!

3:10 to Yuma” Amerika’da eleştirmenlerin bir kısmından büyük övgüler aldı ancak çoğunluğu tarafından biraz daha orta karar yorumlarla karşılandı. Şüphesiz çok fazla tutkulu destekçisinin olmaması Oscar yarışı içinde finale kalma şansını zorlayan bir unsur.

James Mangold, 2005’te “Sınırları Aşmak”la (Walk the Line) kendisine adaylık şansı tanınırken Oscarlara katılamadı, ancak Christian Bale ve Russell Crowe’u buluşturduğu ve Western türüne eski görkemli günlerini kazandırabilecek “3:10 to Yuma” ile bu sefer bir adaylık kapabilir. Ancak bir klasik adayı olmaktan öte daha çok sağlam bir eğlencelik sıfatını hak eden filmin başarılı bir pazarlamaya ihtiyacı olacak gibi gözüküyor.

“3:10 to Yuma” Amerika’da eleştirmenlerin bir kısmından büyük övgüler aldı ancak çoğunluğu tarafından biraz daha orta karar yorumlarla karşılandı. Şüphesiz çok fazla tutkulu destekçisinin olmaması Oscar yarışı içinde finale kalma şansını zorlayan bir unsur.

Bunun yanında 1957 yapımı orijinal filmle karşılaştırılması da cabası. Bu anlamda geçtiğimiz sene en iyi film Oscar’ını eve götüren “Köstebek” (The Departed, 2006) örneğini hatırlamakta fayda var. Sonuçta “Köstebek” bir yeniden çevrimin de bu konuda ne kadar iddialı olabileceğini kanıtlamıştı. Elbette geçen seneki örnekte orijinal yapımın bir Hong Kong filmi olması, 1957 yapımı “3:10 to Yuma”nın ise bir Amerikan klasiği konumunda yer alması bu sefer ‘yeniden çevrim’ karşılaştırmalarının daha sertleşmesini sağlayabilir.

Ancak yine de “3:10 to Yuma”ya bu konuda biraz şans vermek gerekiyor. Öncelikle gişe açısından baktığımızda “Köstebek” kadar etkileyici bir tablo çizmese de ‘artık öldü’ denilen bir türe göre, etkileyici bir seyirci sayısı topladığını görüyoruz. Ayrıca yönetmen James Mangold’un, her ne kadar ilk filme açık referanslarda bulunsa da, bambaşka bir film yarattığı da ortada. İki filmi de izlemiş olanlar kolayca asıl esin kaynağının 1957 yapımı Demler Daves’in yönettiği filmden ziyade ikisinin de uyarlandığı Elmore Leonard’ın kısa öyküsü olduğunu anlayabilirler. Zira filme eklenen etkileyici aksiyon sahneleri, öykünün ana hatları sabit kalsa da karakterlerin motivasyonlarında yapılan ufak değişiklikler, bir yol öyküsü olarak sunulan ve ciddi biçimde ön plana çıkarılan baba-oğul ilişkisi üzerine giden metni sayesinde Mangold’un bir kopya yeniden çevrim yapmadığını da gösteriyor.

“3:10 to Yuma” bu avantaj ve dezavantajların birbirlerini nötrlediği noktada başlıyor yarışa. Şüphesiz ki Western malzemelerinin günümüz sinemasal karakter ve öykü yapılandırmalarıyla birlikte sunulması filmi etkileyici kılan önemli bir unsur.

Bunun yanında teknik anlamda (özellikle de görüntü yönetmenliği) klasik Western türüne yakın çalışmalar da filmin özellikle tutucu ve yaşlı Akademi üyeleri arasında beğenilmesini sağlayabilir. Elbette bu eskiye yakın tercihlerin sağlam biçimde sunulması ve bu açıdan filmin teknik anlamda hiçbir kusurunun olmaması da bu kategorilerde filmi şanslı kılıyor.

Ancak “3:10 to Yuma” arada kaynama potansiyeline de sahip. Film her ne kadar seyirciyi cezbetse de pek çok kişi tarafından ‘sadece eğlencelik’ olarak niteleniyor. O yüzden de kendi kendisini satabilecek bir durumdan uzaklaşıyor. Şu anda hepsini izleyememiş olsak da duyduklarımıza göre, Mangold’un bu eğlenceli numarasından çok daha güçlü filmlerin bizi beklediğini söyleyebiliriz. Bu aşamada da neredeyse hiçbir adaylık konusunda kesin bir yargıya varmak mümkün değil. Çünkü “3:10 to Yuma”, ya toplu halde hatırlanacak ya da tüm öğeleri dışlanacak bir film.

Filmin dağıtımcısı olan New Line’ın ise, belki de bu durumun farkında olduğundan, ciddi pazarlama planlarına başladığı söyleniyor. 2005 ödül sezonunda herkesin favorisi olan “Brokeback Dağı”nı (Brokeback Mountain) sürpriz bir biçimde devirerek “Çarpışma”yı (Crash) zirveye taşıyan ekibin şu anda benzer stratejileri, herkesin gönlünü çelen ama yine de tam iddialı olamayan bu filmle birlikte tekrar yürütmeye başlandığı söyleniyor. New Line’ın pazarlama konusunda ne kadar başarılı olacağını ise sektör ödüllerinde daha açık görebileceğiz. Zira eleştirmenler kendi ödülleri için Yuma’yı çok fazla tercih etmeyecektir.

Tüm bu ‘arada kalmışlık’ı bir kenara bırakıp filmin meziyetlerinden bahsedersek pek çok önemli kategori için aday adayı da çıkarabiliriz. “3:10 to Yuma”nın en avantajlı olduğu kısım elbette oyuncuları. Şirket yetkilileri ilk başta Russell Crowe’u yardımcı oyuncu kategorisi için düşünse de, oyuncunun “American Gangster”la Universal tarafından aynı dalda yarışa sokulması sebebiyle son aşamada Crowe’u ‘başrol’e kaydırdıkları görülüyor. Bu şekilde Crowe iki performansıyla kendi kendisini sabote etmemiş olacak. Christian Bale’in de aynı şekilde başrol oyuncusu olarak pazarlanması, iki oyuncuyu karşı karşıya getiriyor. Ancak bu noktada şunu belirtmek gerekiyor, iki oyuncu da filmin dışlanması halinde tek başlarına adaylık yarışında varolabilecek güçte değiller. Yani adaylık şansları da filmin kendisinin Oscar’lardaki varlığına bağlı. İkisi arasında bir seçim yapmak gerekirse, benim kişisel tercihim, Ben Wade karakterine inanılmaz bir karizma getirerek Bale’in karşısında çok fazla rol çalamadığı Russell Crowe olurdu. Ancak bu Bale’in performansının kötü olduğu anlamına gelmiyor elbette. Christian Bale’in de bu konuda oldukça destekçisi olacaktır.

İki oyuncunun karşılıklı yarışması yardımcı erkek oyuncu kategorisinde de iki isme önemli bir şans doğuruyor. Bu isimlerden ilki olan ve filmdeki herkesten rol çalan Ben Foster her ne kadar abartılı oynasa da, bunu karaktere yedirmeyi başarıyor. “X Men: Son Direniş” (X Men: The Last Stand, 2006), “Rehine” (Alpha Dog, 2006) ve TV dizisi “Six Feet Under” ile ne tür bir bukalemun olduğunu kanıtlayan genç oyuncu filmin Akademi nezninde popüler olması durumunda ilk adaylığını alabilir. Diğer iddialı isim olan Peter Fonda’nın, Hollywood’un en önemli ailelerinden birine üye olması sebebiyle şansı biraz daha fazla olabilir.

İşin teknik kısımlarında, özellikle görüntü yönetmenliği, kurgu, ses miksajı ve kurgusu öne çıkıyor. Bunun yanında Marco Beltrami’nin Spaghetti Western’leri anımsatan müziği ise filmin popülaritesine bakılmadan bağımsız bir biçimde Oscar’lara varolabilecek kalitede. Elbette filmin fazlasıyla öne çıkması, sanat yönetmenliği, kostüm ya da makyaj gibi aslında çok iddialı olmayan dallarda adaylık getirebilir. Ancak şu aşamada bu çok zor gözüküyor.

Her ne kadar aralarda gezinse de “3:10 to Yuma” pek çok destekçiye de sahip. Özellikle Amerika’nın belki de en önemli ve en çok sözü dinlenen eleştirmeni Roger Ebert’ın filme 4 yıldız vermiş olması (ki kendisi Oscar zamanında güçlü bir kulisle kendi favorilerinin propagandasını da yapar) Yuma treninin Kodak Tiyatrosu’a gidebileceğinin işaretlerini veriyor. Ancak ne olursa olsun ‘en iyi film’i kazanma şansı düşük. James Mangold teknik meziyetleri ve bir yandan klasik Western’e saygı duruşunda bulunurken diğer yandan da günümüze uygun bir iş çıkarmasının da etkisiyle yönetmen kategorisinde aday gösterilebilir. Senaristlerin ise filme pek fazla yüz vereceğini düşünmüyorum. Özellikle inandırıcılıktan uzak finali sebebiyle senaryo adaylığı şansı şimdilik düşük gözüküyor. Ama elbette karakterler arasında yaratılan çatışmaların etkileyiciliği ve çok zeki olmasa da kalburüstü diyalogları belli bir kitleyi cezbedebilir.

Sonuç olarak “3:10 to Yuma” büyük adaylıklar konusunda çok da kesin bir öngörüde bulunamayacağımız bir film. Her şey tamamen Akademi üyelerinin filmin eğlencesine kendilerini kaptırıp kaptırmayacağı ve elbette New Line’ın nasıl bir kampanya yürüteceği ile alakalı.

kaynak:sinema.com/K.D.Yılmaz

erten07
06-11-07, 21:32
http://img65.imageshack.us/img65/5953/0scar1yo7.jpg (http://imageshack.us)

sbuffy
07-11-07, 13:41
IndieWire eleştirmenleri Peter Knegt ve Eugene Hernandez 'den En İyi Film tahminleri

Peter'ın tahmini:
1. Atonement
2. American Gangster
3. No Country For Old Men
4. Michael Clayton
5. Juno
6. Into The Wild
7. There Will Be Blood
8. Before The Devil Knows You're Dead
9. The Kite Runner
10. Charlie Wilson's War
Kazanma şansı düşük: Sweeney Todd

Eugene'nin tahmini:
1. "No Country For Old Men"
2. "Atonement"
3. "Into The Wild"
4. "There Will Be Blood"
5. "Sweeney Todd"
6. "Michael Clayton"
7. "Before The Devil Knows You're Dead"
8. "Hairspray"
9. "Juno"
10. "American Gangster"
Kazanma şansı düşük: "I'm Not There"

erten07
08-11-07, 17:51
Oscar bahislerinde 'Kefaret' önde

Oscar'lara henüz üç aydan fazla olmasına rağmen, ödül kazanacak filmler şimdiden konuşulmaya başlandı. En iddialı film ise geçen sene Jane Austen'ın ünlü romanı 'Aşk ve Gurur'u sinemaya uyarlayan Joe Wright'ın yine Keira Knightley'le çalıştığı film 'Kefaret' olacak gibi görünüyor. Los Angeles Times gazetesinin yaptığı ankette film yüzde 45.1'lik oyla bir numaraya yerleşti. Gazetenin araştırmasında ikincilik yüzde 31.6 ile Tim Burton'ın 25 Ocak 2008'de Türkiye'de vizyona girecek filmi 'Sweeney Todd'un oldu. Moviecitynews'in anketinde ise 'Kefaret' birinci, Joel ve Ethan Coen'in 'No Country for Old Men'i ikinci sırada. Entertainment Weekly dergisine göre ise Mike Nichols'ın Tom Hanks, Julia Roberts ve Philip Seymour Hoffman'lı filmi 'Charlie Wilson's War' ve Ridley Scott'ın Denzel Washington ve Russell Crowe'lu filmi 'American Gangster'ın Oscar şansı hayli yüksek. (Kültür Sanat)

sbuffy
09-11-07, 12:17
Aanimasyon için 12 filmden oluşan liste:
Alvin and the Chipmunks
Aqua Teen Hunger Force Colon Movie Film for Theaters
Bee Movie
Beowulf
Meet the Robinsons
Persepolis
Ratatouille
Shrek the Third
The Simpsons Movie
Surf’s Up
Tekkonkinkreet
TMNT

Alvin and the Chipmunks,Beowulf ve Persepoliste bazı eksiklikler var.oy verme sürecinde ilerleyebilmeleri için genel olarak gösterime girilmesi ve kategoride istenen diğer özellikleri karşılamaları lazım.bu kategoride en fazla 3 film aday olabiliyor bu yüzden seçimlerde sununlan film sayısı 8 ile 16 arasında değişebiliyor.

sbuffy
09-11-07, 21:02
OSCAR’A DOĞRU DURUM RAPORU

...“American Gangster”, bu senenin “Köstebek” i ve Ridley Scott’ın Oscar alacağı film olarak görülüyordu fakat Amerika’da aldığı çok da iç açıcı olmayan eleştiriler ve beklentilerin daha önceden yüksek olması, filme Oscar yarışında biraz zarar verdi diyebiliriz. Fakat bu sene Oscar yolundaki filmlerin düşük gişe başarısı “American Gangster” için bir avantaj olacağı kesin. Film geçtiğimiz hafta sonu 50 milyon dolara yakın hasılat yaptı ve Oscar yarışı kızıştığı zamanlar filmin 100 milyon dolardan fazla gişe yapması bekleniyor. Bu durumda Oscar’ın altın kurallarından biri olan gişe başarısını yerine getirmiş oluyor.

Filmin yıldız dolu kadrosunun, usta yönetmeninin ve Oscar ödüllü yapımcısı Brian Grazer (Akıl Oyunları, 2001), Akademi üyelerine yabancı olmaması da filmin diğer bir avantajı. Eğer film beklenildiği gibi büyük bir seyirci desteği alırsa, filmin önemli kategorilerde adaylık alması çok şaşırtıcı olmaz. Fakat bunun yanında “No Country For Old Men”, “Kefaret” (Atonement), “Avukat” (Michael Clayton), “Into the Wild” gibi, eleştirmenlerin bu seneki gözdelerinin yanında oldukça zayıf kalıyor. Bu nedenle film sadece birkaç teknik dalla da yetinebilir.

Bu seneki erkek oyuncu kategorisine baktığımızda en azından 10-15 tane çok sağlam ve adaylık alabilecek performansla karşı karşıyayız bu yüzden Denzel Washington’ın şansı zayıf olmasa da çok büyük değil. Ancak film Oscar öncesi ödüllerden alacağı rüzgarla Washington’a da bir adaylık getirebilir.

Filmin diğer başrol oyuncusu Russell Crowe ise yardımcı erkek oyuncu dalında yarışacak. Stüdyoların son yıllarda aynı kategoride iki oyuncuya kampanya yapmayarak daha fazla adaylık alma üzerine kurulu stratejilerinden dolayı, Crowe; “Collateral”daki (2004) Jamie Foxx, “Saatler”de (The Hours, 2002)’daki Julianne Moore gibi yardımcı oyuncu kategorisinde konumlandırılıyor. Fakat yine bu dalın çok kalabalık olmasından dolayı fazla “Oscarlık” olmayan bu rolün şansı düşük.

Filmin sürpriz adaylığı usta aktris Ruby Dee’den gelebilir. Yardımcı kadın oyuncu kategorisinin bu sene zayıf olması ve bu kategorinin favorilerinden birinin sektörde yıllarca emeği geçmiş oyuncular olduğu düşünülürse, Dee’nin şansı hiç düşük değil. Fakat tek düşündürücü konu Dee’nin filmde 5-10 dakikadan fazla görünmemesi. Judi Dench 1998 yılında 8 dakikalık rolüyle Oscar’a ulaşmayı başarmıştı. Bakalım bu sene benzer bir durum tekrarlanacak mı?

Son olarak filmin en büyük adaylık şansı senaryo kategorisinde gibi görünüyor. Film önceden uyarlama senaryo kategorisinde yarışacağı zannedilirken, kampanyanın orijinal senaryo dalında olacağı stüdyo tarafından açıklandı. Bu durumda bu senenin en zayıf kategorisi olan bu dalda, “Schindler’in Listesi” (Schindler’s List, 1993) nin de senaristi olan Steven Zaillian’ın adaylık şansı oldukça yüksek.

kaynak:sinema/Ali Deniz Şensöz

sbuffy
10-11-07, 15:20
Yarışta son durum

Üç ay 15 Gün,

bu andan Oscara kadar ne kadar zaman olduğunu gösteriyor.26 aralıktan 12 ocağa kadar olan zamanı yerine getirme dönemi olarak adlandırıyoruz.Oy pusulaları gönderiliyor,dolduruluyor ve geri gönderiliyor.17 gün.şimdiden aralığın sonuna kadar olan zaman ahbapların dansı gibi.onlar devamlı gelip gidiyorlar.
Noel ve Chanukah tailleri insanların oy pusularını doldurmaları için en kötü zaman.ben onların çoğunun büyük ekranda filmleri seyrettiklerini hayaledemiyorum.büyük çoğunluğu aileleriyle tatile gidecekleri için filmleri seyretmeyeceklerdir.peki oy kullanacaklar ne yapacaklar?

En İyi Film
şimdi medyada çıkanlara bakıldığında herkes eleştirmen değil ama çoğu oscar üstadı kesildi.oscar mevsimi boyunca günlük promosyonlar bir yem.Herkes Oscar stratejisi hakkında konuşuyor ama hiçkimse bunu ne anlam ifade ettiğini bilmiyor.eleştirmenler anlaşmazlık çıkartmaktan hoşlanıyorlar,akademi seçmenleri geleneksel senaryo anlatımını tercih ediyorlar.bu geçen yılki oscarda kanıtlandı.geleneksel senaryo anlatımı için üç film adaylık için bilet kazandı.Letters, Little Miss Sunshine ve The Departed.Babel veya Queen değil.onların verdikleri mesaj çok özeldi.geçen yıl Scorsese ve filminin yarışı kazanacağını bildim ama sadece şanslıydım...
guruların ilk beşi:
Atonement
No Country for Old Men
American Gangster
Charlie Wilson's War
There Will Be Blood

hangilerinin yarışacağını bilmek için henüz çok erken ama ben tercihimi Atonement ve No Country den yana kullanıcam.Sonr American Gangster.Charlie Wilson's War ve There Will Be Blood .bu beş filmin sizin büyük beş filminiz olması olasız
Şu an en çok dedikodusu yapılan film Cohen kardeşlerin No Country for Old Men çünkü bu yılın en iyi eleştirilerini alarak kapanacak.Ama bu Oscar'ın en iyisi olacak mı demek?bunu söylemek için çok erken.gişedeki sonuçlar görmezlikten gelinirse onu ne durdurabilir?benim tahminim diğer iki aday Charlie Wilson's War ve Atonement olur.ben diğerlerinin Cohenin şaheseri karşısında şansı olabileceğini hissetmiyorum.Cohen kardeşler övgüyü hakediyorlar.kimse onlara bu film çok şiddet içeriyor,fazla soğuk veya yeteri kadar hareketli değil diyemez.tek sorun gösterilecek başka bir filmin gişede insanlar tarafından daha fazla beğenilmesi olur.3:10 Yuma aday olbilmeyi başarsa bile kazanma şansı yok.....

EW'ten Dave Karger'ın bu haftaki ilk onu:
1. Atonement
2. American Gangster
3. Charlie Wilson's War
4. No Country for Old Men
5. The Kite Runner
6. Juno
7. Michael Clayton
8. Sweeney Todd
9. There Will Be Blood
10. Into the Wild

Bu da benim listem:
1. No Country for Old Men
2. Charlie Wilson's War
3. Atonement
4. The Kite Runner
5. Into the Wild
6. American Gangster
7. 3:10 to Yuma
8. There Will Be Blood
9. Before the Devil
10. Once

ben bu şekilde olacak olduğunu tahmin ediyorum:
1. No Country for Old Men
2. Atonement
3. Charlie Wilson's War
4. The Kite Runner
5. Into the Wild
6. 3:10 to Yuma
7. Michael Clayton
8. Before the Devil Knows You're Dead
9. Juno
10. Once

Ben kasımda her hafta farklı sonuçlar üretmeyi düşüneceğim.bu filmlerin bir kısmı gösterime girdiğinde sonuçlar değşecktir.Biz şimdilik önemli eleştirmencelce yazılanlardan dolayı No Countrynin güçlü olduğunu biliyoruz.kimbilir yeni gösterime girecek filmler eleştirmenlerce daha da fazla beğenilebilir.

Neyse bu filmlerden sadece Once iyi hissettiriyor.

Ama başlıyr,kesinlikle başlıyor.

Butterbeer
12-11-07, 22:23
2008 Oscar Yarışı'na Erkenden!

Bu yıl Oscar sezonu her zamankinden de erken başlamış gözüküyor. İddialı filmlerin hemen hepsi geçtiğimiz aydan itibaren ABD’de vizyona çıkmaya başladı. Amerikan basını izledikleri filmlere dayanarak Oscar yarışının nasıl şekilleneceğine dair spekülasyon yapabiliyorsa biz de yaparız dedik... İşte bu yılın kaliteli filmler ile dolu, kıyasıya rekabetinin Beyazperde önsezgileri...

Yılın erken dönemlerinde, bu sene Oscar’ı artık kazanır diye düşünülen isim Tim Burton’dı. Ünlü bir Broadway müzikalinin sinema uyarlaması olan Sweeney Todd, hem ona, hem Johnny Depp’e altın heykelciği getirir diye düşünülüyordu kağıt üstünde. Ama zaman geçtikçe o heyecan ve beklenti söndü. İntikam için cinayetler işleyen bir berberin hikayesini anlatan şiddet dolu bir müzikal Oscar’ı kazanabilir mi? Hem Burton en son ne zaman gerçekten heyecan verici bir film yaptı ki? Ortada Hairspray gibi pozitif, herkesi eğlendiren bir müzikal varken, böyle karanlık bir filme oy çıkar mı? Bütün bu soruların cevapları, henüz kapalı bir kutu olan Sweeney Todd’un Oscar yarışında akıbetini belirleyecek.
Mike Nichols’ın politik taşlaması Charlie Wilson’s War ise Tom Hanks, Julia Roberts, Philip Seymour Hoffman gibi Oscarlı oyunculardan kurulu kadrosuyla hala adaylık ihtimali en kuvvetli filmlerden biri muamelesi görüyor. Ama her şey fazla kitabına uygun, fazla garanti gibi. Bunun geri tepebildiğini, adaylığına kesin gözüyle bakılan en az bir filmin her sene hayal kırıklığı yaşadığını biliyoruz. En İyi Film dalında aday olabilmek için, yeter sayıda Akademi üyesi tarafından ‘yılın en iyi filmi’ olarak görülüp oy almanız gerekiyor. Bu filmin o denli öne çıkması güç olabilir.

Bu iki filmin akıbetlerini yakın gelecekte göreceğiz ama bazı başka filmlerin potansiyellerini şimdiden biliyoruz. Ridley Scott mesela… Denzel Washington ve Russell Crowe gibi iki oyuncuyu biraraya getiren, ’70'ler Amerikasında uyuşturucu mafyasını ele alan epik film American Gangster tam bir ustalık gösterisi. Akademi üyelerinin bayılacağı türden bir büyük yapım. Büyük gişe yapacağı da muhakkak. En İyi Film dahil yığınla kategoride adaylığına kesin gözüyle bakılabilir.

Coen Kardeşler'in, Cannes’da büyük övgü alan, Fargo’dan beri en önemli filmleri muamelesi gören No Country for Old Men’i de Akademi’nin karşı koyamayacağı türde bir başarı belli ki. Javier Bardem’in bu filmdeki psikopat katil tiplemesinden de sinema tarihine geçecek ve Oscar’ı %100 alacak bir performans olarak bahsediliyor.

Karanlık ve şiddet dolu filmlerin yılı oluyor 2007. Sidney Lumet, uzun bir aradan sonra formuna döndü ve kendi ailelerinin işyerini soymaya kalkışıp olayların kontrolünü kaybeden iki kardeşin hikayesini anlatan Before The Devil Knows You’re Dead ile eleştirmenleri mest etti. Yılın en iyi suç filmlerinden biri olduğu söylenen bu yapıma, hem de usta Lumet’nin geri dönüşüyken, nasıl karşı konulabilir?

Ustalardan gelen diğer filmler biraz daha geri planda kalıyor bunların yanında. Francis Ford Coppola’nın son filmi Youth Without Youth kişisel bir sanat filmi muamelesi görecek gibi. David Cronenberg’in Şark Vaatleri’i ise her zaman olduğu gibi hiç Akademi’ye göre bir iş değil. Yine de bir iki adaylık alır, boyunlarının borcu… Ang Lee’nin Altın Aslanlı son filmi Dikkat, Şehvet (Lust, Caution), yeterince heyecan uyandırmıyor. Sadece teknik kategorilerde adı geçer. Robert Zemeckis’in “motion capture” yöntemiyle gerçekleştirdiği yeni animasyonu Beowulf ise niye Kutup Ekspresi’nden daha iyi karşılanacak olsun ki?.. Robert Redford’ın savaş sorgulaması Lions for Lambs, fazla edebi ve politik olarak da fazla orta yolcu bulunuyor. Bunlar ana kategorilere giremeyecek filmler ama arada beride adlarına rastlayacağımız muhakkak. Esas iş gençlerde bundan sonra…

Son Dönemin Yetenekli Genç Yönetmenleri…

Bunlar öyle ya da böyle daha önce Akademi’nin radarına girmiş yönetmenler… James Mangold mesela. En son Reese Witherspoon’a Oscar kazandıran Sınırları Aşmak’ı yönetmişti. Bu kez de en hasından, müthiş bir Western yeniden çevrimi olan 3:10 to Yuma ile yarışta. Akademi üyelerine ulaşması çok rahat bir film. Seyirciden de olumlu tepki aldı. Film ve Yönetmen dallarında bile adaylık kazanabilir.
İngilizlerin taze kanı Joe Wright ise Aşk ve Gurur’un ardından Kefaret (Atonement) ile yine övgü topluyor. Ve önceki filmiyle ismini zaten belletmiş olduğu için, bu kez Oscar’ın büyük favorisi muamelesi görüyor. Yerinden edilmesi zor… Ama sinema tarihinin en iyisi Yurttaş Kane ile mukayese edilen bir film belki ona ciddi bir rakip olabilir. Paul Thomas Anderson’ın, önceki filmlerinin çizgisinden ayrılıp, petrol zengini bir adamın hırsına odaklandığı There Will Be Blood, Akademi üyelerinin aday gösterme alışkanlığını taşıdıkları türde bir film olmayabilir. Ama iddiası belli ki gerçekten Yurttaş Kane boyutlarında. Daniel Day-Lewis’in bu filmdeki performansıyla ikinci Oscar’ını kazanmak için bu kez rakipsiz gözüktüğünü de eklemek lazım.

Son bahsettiğim filmin yapım firması olan Paramount Vantage (ünlü Paramount’un bağımsız sinema kolu), bu yıl birbirinden güçlü yapımlarla yarışa katılıyor. Ellerindeki diğer filmler de çeşitli dallarda adaylığa çok yakın. Marc Forster’ın Afganistan’da geçen ve ABD’de çok tutmuş bir romandan uyarlanan, sansayon yaratmaya aday filmi The Kite Runner; Nicole Kidman, Jack Black ve Jennifer Jason Leigh’i biraraya getiren Margot at the Wedding; Sean Penn’in övgü toplayan yol ve kendini bulma filmi Into the Wild; ve Michael Winterbottom imzalı, Afganistan’da El Kaide tarafından kafası kesilerek öldürülen gazeteci Daniel Pearl’ün karısını anlatan, Angelina Jolie’nin kontrollü performansına adaylık getirmesi muhtemel A Mighty Heart. Hepsi aynı şirketin filmleri ve aynı ölçüde olmasa bile hepsi başarılı olacaklardır…

Todd Haynes’in alışılmadık filmi I’m Not There’de, Bob Dylan’ı altı farklı aktörün canlandırdığını duymuşsunuzdur belki. Bunlardan birinin Cate Blanchett olduğunu ve bu performansıyla Oscar’ı ikinci kez kazanmaya yakın görüldüğünü de… Böylesine yaratıcı ama popüler olması imkansız bir filmin diğer kategorilerde ne kadar başarılı olacağını merak etmemek mümkün değil. Bir diğer popüler film olan Ratatouille’in aksine… Brad Bird’ün İnanılmaz Aile’dan sonraki yeni animasyon şaheseri, herkesçe sevilen ve animasyon sanatını ileriye götüren işlerden biri. Birkaç adaylık ya da belki birkaç ödül, işten bile değil…

David Fincher’ın Zodiac’ının tamamen unutulduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Filmin yapımcıları bayağı hızlı çıktı ve sezonun Oscar’a dönük ilk kapsamlı reklam kampanyasını onlar başlattılar. Yönetmenin Kurgusu da yakında Amerika’da DVD’ye çıkıyor. Yani film yeniden gündemde. Karmaşık görsel efekt çalışması veya başarılı yardımcı oyuncu kadrosu pekala Akademi üyeleri tarafından da hatırlanabilir.

Bağımsız Faktörü…

Eski bir striptizci tarafından yazılmış, 16 yaşında hamile kalan ve doğacak bebeğini evlatlık verecek aile arayan bir kızın öyküsünün Oscar yarışında şansı olabilir mi sizce? Hem de nasıl… Ortaya Juno gibi çok eğlenceli ve pozitif bir aile filmi çıkmışsa, herkes bu filme bayılıyorsa ve Roger Ebert gibi bu işlerin pîri bir isim, filmin genç oyuncusu Ellen Page’in En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar’ı kazanacağı şeklinde iddialı bir yorumu aylar önce yapabiliyorsa… Evet, her şey olabilir.
Diğer güçlü bağımsız ise, bu yılki üçüncü iddialı filminde üçüncü iddialı performansını veren Philip Seymour Hoffman ile Laura Linney’i buluşturan, uzaktan Woody Allen’ın Interiors’ını hatırlatan The Savages. Olgun bir komediye bu yarışta her zaman yer var.

Yabancı Faktörü…

Son yıllarda dünya sinemasının Oscar’da varlığı dikkat çekici bir şekilde arttı. Geçtiğimiz sene adaylardaki uluslararası çeşitlilik ödül törenindeki muhabbetlerin de ana malzemesi olmuştu. Bu yıl da Oscar yarışına Yabancı Dilde En İyi Film kategorisi ve ötesinde damga vurmaya hazırlanan filmler var.
Ang Lee bu yıl daha geri planda kalacak belki ama öncelikle Edith Piaf biyografisi Kaldırım Serçesi’nin (La Vie En Rose) En İyi Kadın Oyuncu dalında favori konumda olmak gibi bir ayrıcalığı var. Marion Cotillard, bırakın adaylığı, ödülün kendisinin en büyük favorisi. İngilizce dışında bir dilde oynadığı halde Oscar kazanan, Sophia Loren’den sonra ikinci aktris olarak sinema tarihine geçebilir kendisi. Filmin teknik kategorilerde de kendine yer bulması olası.

Ama Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde Fransa’nın başka bir resmi aday adayı var. Devrim öncesi ve sonrası İran’ı anlatan animasyon film Persepolis, hem bu dalda, hem de Animasyon Film dalında çok güçlü bir aday olarak öne çıkıyor Fransa adına…

1994 yılında Güneş Yanığı adlı filmiyle Oscar kazanan Rus sinemacı Nikita Mikhailkov, Sidney Lumet’nin 12 Kızgın Adam başyapıtını Rusya’nın siyasal ve toplumsal gündemine uyarladığı 12 ile Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinin bir diğer favorisi olarak görülüyor. Cannes’dan Altın Palmiyeli Romanya filmi 4 Months, 3 Weeks & 2 Days bu kategoride şans tanınan bir başka film; Akademi için fazla karanlık olmazsa tabii… Fatih Akın’ın veya İspanyol korku filmi The Orphanage’ın, bu rakipler arasında şansı pek yok gibi…

İngiliz yönetmen Mike Newell’ın beyazperdeye uyarladığı Gabriel Garcia Marquez romanı Kolera Günlerinde Aşk, yazarından da tam not almayı başardı. Ama New Line tarafından yeterince tanıtımı yapılmayan bu filmin bir iki teknik kategoride kendine yer bulmaktan öteye gidememesi olası. Bir de Marquez’in özel ricasıyla filmin şarkılarını yazan Shakira’yı Oscar töreninde sahne alırken izleme ihtimali var tabii...

Gündemde Irak ve Afganistan Var...

Ortadoğu konulu filmlerin sayısında ciddi bir artış var doğal olarak. Irak üzerine, doğrudan filmlerden ziyade, askeri kayıpların Amerika’daki aileler üzerindeki etkilerini ele alan yapımlar karşımıza çıkıyor. Çarpışma ile Oscar kazanmış Paul Haggis’in gişede başarısız olan yeni filmi In the Valley of Elah ve John Cusack’in asker karısını kaybeden acılı bir babayı canlandırdığı Grace is Gone böyle filmler. Bunlar daha ziyade oyuncularının performanslarıyla adaylık kovalayacak işler.
Afganistan daha etkili bir malzeme sağlıyor anlaşılan bu yıl. Mike Nichols’ın filmi meselenin özüne inmeye çalışırken, Robert Redford Amerika’nın duruşunu sorguluyor yeni filminde. Michael Winterbottom ülkedeki güncel panorama hakkında bilgilendirirken seyircisini, Marc Forster imzalı The Kite Runner bizzat Afgan halkının içinden bir bakış getirmeye çalışıyor. Bu gündem, Akademi’de bir şekilde karşılığını bulacaktır.

Oscar’a Giden Yol Gişeden Geçer…

Para kazanmayan film seyirciye ulaşamamış demektir ve Akademi Ödülleri’ne ulaşmanın yolu muhakkak seyirciye de ulaşabilmekten geçer.
Bu yıl özellikle iki tane popüler film, gişe rakamlarını ödül potansiyeline dönüştürebilir. Yazar-Yönetmen Judd Apatow şimdiden komedide bir marka haline geldi. Onun ismi ABD’de bir filmin gişe yapmasının garantisine dönüştü denebilir. Bu yılın hit filmlerinden Kaza Kurşunu da (Knocked Up) en azından senaryosuyla bile olsa Akademi tarafından hatırlanacaktır.

Esas büyük olabilecek film ise Hairspray. John Waters klasiğinin Broadway uyarlaması olan müzikal, yeni bir filme malzeme oldu. John Travolta, yüklü bir makyajla Divine’ın rolünü oynadı. Michelle Pfeiffer, Christopher Walken gibi birçok ünlü oyuncu kadrodaydı. Ve ortaya herkesi mutlu eden, neşeli bir müzikal çıktı. Hairspray gişede de çok başarılı olduğu için, bir Chicago muamelesi görebilir mi diye düşünenler çok. Çünkü olası adaylar arasında böylesine pozitif ve hafif bir film yok. Son yıllarda da hep karanlık filmler kazandı Oscar’ı. Ve Hairspray, şarkılarından kostümlerine, oyunculuklarından makyaj çalışmasına birçok adaylık kapabilecek bir yapım. Dolayısıyla şansı yabana atılmamalı...

Klasik Sularda…

Bazı filmler “tipik Oscar filmi” olarak hissettirebilirler kendilerini. Bu yıl da onlardan çok var. Terry George’un aile dramı Reservation Road bayağı kötü karşılandığı için yarıştan neredeyse tamamen dışlanmış gibi gözüküyor. Elizabeth’in devamı Elizabeth: Altın Çağ da olumlu eleştiriler almadı ve teknik kategorilerde kendine yer bulmaya çalışacak. Brad Pitt ve özellikle Casey Affleck’in performanslarıyla çok konuşulan, uzun isimli Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikasti, yavaş temposu sebebiyle seyirci kozunu kaybetti. Yine de görmezden gelinebilecek bir Western değil bu.
Casey Affleck bu yıl oldukça konuşulan bir aktör oldu. Abisi Ben Affleck’in ilk yönetmenlik denemesiyle de adından söz ettiriyor. Beklenmedik olan, Gone Baby Gone adlı bu filmin çok beğeniliyor olması. Yılın en iyileri arasında adı geçen yapımın, özellikle oyuncu kadrosu çok kuvvetli.

Son olarak, hem eleştirmenleri, hem de seyirciyi memnun edebildiği için ciddiye alınmaya başlayan, hukuk sistemi üzerine bir entrika filmi olan Michael Clayton yarışta güç kazanmaya başladı. George Clooney, Tom Wilkinson ve Tilda Swinton bu filmin adaylık potansiyeli olan oyuncu kadrosu. Yönetmen ise, Jason Bourne serisinin senaristi Tony Gilroy.

Ve işte bu kalabalık yılın kaba bir tablosu. Sinema adına oldukça verimli bir sene geçirdiğimiz söylenebilir. Her zamanki gibi iyi olan kazansın!

Kaynak: Beyazperde

sbuffy
13-11-07, 12:06
Jodie Foster
Foster,The Brave One filmindeki rolüyle en çok konuşulan performanslardan birini sergileyerek En İyi Kadın Oyuncu dalında en güçlü yarışmacı oldu.Söylentilere bakılırsa diğer en güçlü rakip ise Elizabeth ve I'm Not There filmlerindeki rolleriyle Cate Blancett.

sbuffy
13-11-07, 20:28
There Will Be Blood muhtemelen Oscarlarda olmayacak

Her filmi Oscar yarışında yargılamak için iyi bir zaman.Eğer Hollywoodda çekilen her film Oscar seçmelerine katılmak zorunda olsaydı,gerçek sanata ulaşabilecek duyarlılıktan uzak olunacaktı. David Lynch, Joseph Losey, Stanley Kubrick, David Cronenberg, kolayca bir müzeye koyulacak filmler yaptılar.Onlar Oscar kazanmadı ve Oscar kazanmak için uğraşmadılar.Bunun Paul Thomas Anderson'ın There Will Be Blood filmi için de geçerli olduğunu düşünüyorum.Andersonın filmi Oscar için yaptığını sanmıyorum.zekanın parlaklığıyla Anderson kendini aştı.şahsen yeteneğine ve kendisine büyük hayranlığım var ama bunun Oscar filmi olmayacağına nerdeyse eminim.bu filmi hiç görmemiş olmayı dilerdim ve bir daha asla seyretmeyeceğim.bu,bir anne olarak kendi duygularımdan ileri geliyor.

Anakarakter,Daniel Day-Lewis oynuyor,tiksindirici,nefret uyandırıcı ve herkes için korkunç biri.şahsen onunla karşılaşmak istemezdim.insanları filmden uzaklaştırmak için tepkimi göstermiyorum.insanların filmi görmeleri gerektiğini düşünüyorum.kişisel olarak akademi üyeleri için bahse giriyorum,üç saat filmi izlemektense birileriyle üç saat harcamayı tercih edersiniz.

Şiddeti kabul edebilirim,garip se**i kabul edebilirim,hiçbir his yaratmayan filmleri kabul edebilirim.Ama ben tiyatroda tuzağa düşmüşüm gibi ve film seyrederek cezalandırılıyormuşum gibi hissettim.belki bu iyi birşeydir?film esnasında iki kişinin dışarı çıktığını gördüm ve kalabalık şevkle alkışlamıyordu.Diğer taraftan bütün bunların anlamı bu filmin Oscar filmi olmadığı yönünde.

sbuffy
15-11-07, 18:44
George Clooney ve sonra Brad Pitt en seksi erkek seçildi.iki oyuncu diğer arkadaşlarının da kazanması için kampanyalar düzelnediler.şaka gerçek oldu ve Matt Damon yaşayan en seksi erkek seçildi.her neyse, listede yer alan bazı oyuncuların ise bu yılki Oscarlarda aday olmalarına kesin gözüyle bakılıyor.
işte bu oyuncular:
Brad Pitt
Ben Affleck
James McAvoy
Javier Bardem
John Depp

sbuffy
15-11-07, 20:47
Sweeney Todd

Tom O'Neil kendinden emin bir şekilde söylüyor:karar kalabalığın çoşkulu alkışları üzerine alındı.Sweeney Todd aylardır size söylediğim gibi en iyi film oscarını kazanması için en güçlü aday.aslında o kazanacağını söylemiyor,filmin iyi olduğundan söz ediyor. kazanabilir demekle kazanacak demek farklı.

Burton eski klasik Hollywood korku filmleri içindeki melodram trajedisini tüyler ürpertici şekilde devam ettiriyor.Oscar yarışında bu film ne yapacak.Akademi seçmenleri korku filmlerini En İyi Film seçmiyorlar.Onlar The Exorcist gibi klasik bir filmi aday gösterildiği halde seçmediler.ama The Departed ve daha önce Hannibal Lecter gibi içinde şeytani düşünceler taşıyan karakterin oynadığı The Silence of the Lambs gibi şiddet içeren filmleri beğeniyorlar.Onlar belki bu sefer Broadwayde sanatsal olarak kendini kanıtlayan Sweeney Todd,klasik korku filmi olarak da kendini kabul ettirebilir.

Filmin en korkunç kısımları:masumca traş olmak için berber dükkanından içeri giren akılsız adamların boğazlarını keserken etrafa bol miktarda sıçrayan kan.evet sahneler tiksindirici bir şekilde canlı.Burton kamerası Swenneynin kurbanlarının gözünden izleyiciye gösterdiği için kan bol bol gözüküyor.sahneler o kadar aşırı ki gerçek dışı gibi görünüyor.ister inanın ister inanmayın ama boğaz kesme sahneleri en şok edici yerler değil.daha kötüsü vucutların bodrum katına doğru düşüşünün izlenilmesi,onlar başaşağı gidiyor kafalarını çarpıyorlar ve boyun kırılması sesi duyuluyor,tekrar,tekrar.film çekenlerin cesaretine inanamıyorsunuz.ve sizler Sweneeyin intikam bıçağının her darbesinden sonra alkış çığlığı koptuğu için elinizde olmadan Burtonu seviyorsunuz.

Eğer adı çıkan hassas Akademi üyeleri kanı hazmedebilirlerse ve çatlatan boyun seslerine katlanabilirlerse,Sweeney Todd Dreamgirls gibi olmayacak.bu gerçek adamların müzikali.geçen yıl oscar seçmenlerinin ne yaptıklarını unutarak kuvvetli bir şekilde Dreamgirlsün kaznacağını söylemiştim.Sweeney onların adamı.

Eğer Sweeney Todd ,Chicago gibi curcuna yaparsa,demek istediğim iyi yazılar yazılırsa,eğlenceli bir filmse kazanmaması için hiç bir sebep olmaz.Chicago çok eğlenceli bir filmdi.Filmi gördüğümde büyükler ayaktaydı ve danslar büyük beğeni kazandı.Dreamgirls böyle değildi,daha çok rock n' rolldu ve ciddiydi.fakat Akademinin beğendiği film kazandığı için siz daha fazlasını yapmak zorundasınız.ama bu farklı zamanda farklı bir hikaye

sbuffy
16-11-07, 14:46
Grev Oscarı da vurabilir

Iyi haber Jon Stewart Oscarlarda ev sahipliği yapacak.Kötü haber grev devam ederse adam gibi şaka hazırlanamayacağı için yayın süresi kısalabilir.Bu reytinglerin düşebileceği demek ki AMPAS(Sinema Filmleri Sanat ve Bilim Akademisi) için kötü.......

1988 yılındaki Senarist grevinden Oscar etkilenmedi çünkü sunucunun metni grevden önce hazırlanmıştı ve oscar gecesinde konukların doğaçlama yapmalarına izin verilmişti.2007de ise Grev kararı önceden alındığı için metin hazırlanmadı.ayrıca oscara aday olması beklenen filmlerden bazıları yeni vizyona girmeye başladı........

Henüz bir plan hazırlamadıklarını söyleyen Sinema Filmleri Sanat ve Bilim Akademisi sözcüsü Leslie Unger :"Oscar gecesine daha birkaç ay var.henüz grevin bize ne kadar darbe vuracağını bilemiyoruz." şeklinde konuştu......

13 aralıkta Altın Küre adayları açıklanacak ve bunu takip eden gün şov için metin yazılmaya başlanacak.yapımcı Barry Adelman "biz bir çıkış yolu bulunacağını umuyoruz.grev herkesin memnun olacağı bir şekilde sona erecektir.biz ilerleyen günlerde seçeneklerimizi gözden geçirmeyi planlıyoruz." dedi.....

Senaristlerin istediğini verin ya da sanayi darbe alsın.

sbuffy
17-11-07, 18:18
AMPAS Belgesel Kategorisindeki aday adayı filmleri pazartesi açıklayacak.Bir kaynağa göre aday olacağı düşünülen bazı belgesel film adayları şunlar:
Phil Donahue and Ellen Spiro/ Body of War
Tony Kaye's / Lake of Fire
Bill Guttentag & Dan Sturman / Nanking
Charles Ferguson / No End in Sight
Michael Moore / Sicko
Alex Gibney / Taxi to the Dark Side
Sean Fine & Andrea Nix Fine / War/Dance.

dizi_maniac
18-11-07, 16:18
Aaaa?
80.inci Oscar sayfası açılmış !
Ben yeni gördüm...

sbuffy, arkadaşım tüm haberler için çok teşekkürler, hepsini tek tek içime sindire sindire okudum. Harikasın!
Ama sayfalar salt yazılarla biraz kuru kalmış gibi... biraz "renklendirelim" , ne dersin?
THERE WILL BE BLOOD hakkında ki son yazı, senin mi yoksa alıntı mı... onu pek anlayamadım?

Bende kendime göre tahminlerimi, düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.
Öncelikle; tam akademinin kriterlerine göre çekilmiş olan ATONEMENT
benim düşünceme göre de oscar heykelciklerinden bolca kucaklayacak. Filmi izlerken hep aklımın köşesinde "işte tam akademinin sevdiği kriterler" diye düşündüm , film gerçekten güzel. Bu filme kötü, zayıf diyebilen olamaz herhalde? Ama bende bir "wooww!" duygusu yaratmadığını, belirtmeden edemeyeceğim.

Yönetmen Joe Wright'ın hakkında, Rüzgar Gibi Geçti sayfasında, epik aşk filmlerin remake'i etrafında konuşmuştuk hatırlıyormusun?Destansı bir anlatım diline vakıf. Adam işini biliyor : )

En önemli kategoriler de, ATONEMENT , AMERICAN GANGSTER , NO COUNTRY FOR OLD MAN ve CHARLIE WILSON'S WAR
başa baş yarışacaklar gibi görünüyor.
THERE WILL BE BLOOD'ı henüz izlemediğimden hakkında yorum yapamayacğım. Ama performansı ile Daniel Day Lewis herkese küçük dilini yutturduğunu konuşulan bu filmden bir iki kare ekleyebilirim:
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/thereWillBeBlood13.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/thereWillBeBlood12.jpg
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/thereWillBeBlood14.jpg
En iyi erkek adaylığına kesin gözü ile bakılıyor, senin yazdıklarından anladığım kadarı ile?


Beni üzen ise ; Aday-adaylıkları konuşulurken, bazı diğer filmlerin pek adının geçmemesi.
Tamam, pek akademi'nin çerçevisine uygun olmayabilirler ama en azından isimlerinin geçmesini, konuşulmasını dilerdim.
Yinede belli olmaz, henüz konuşulmayanların içinden bazılarını seçip akademi sürpriz yapabilir?
Aday-adaylıkları keşke konuşulsaydı dediğim filmlerden bazıları :

REIGN OVER ME - Mike Binder yönetiminde gerçekten eli yüzü düzgün bir film. Daha önceleri baş roller için Tom Cruise ve Javier Bardem konuşulmuş olsada, roller Adam Sandler ve Don Cheadle'a gitmiş ve her ikiside seyrine doyum olmayan oyunculuk sergilemekteler. Filmde yer alan Donald Sutherland ve Liv Tyler de cabası. Yönetmen Mike Binder'i UPSIDE OF ANGER filminden belki hatırlıyorsunuzdur? (Bana göre çok iyi bir filmdi, ve Joan Allen orada harikalar yaratmıştı.) REIGN OVER ME :
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/ReignOverMe11.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/ReignOverMe13.jpg
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/ReignOverMe14.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/ReignOverMe12.jpg

---

IN TO THE WILD , Sean Penn'in yönetmenliğini yaptığı bir yol hikayesi filmi. (Jon Krakauer'in kitabından) gerçek bir hikayeden esinlenerek çekilen filmin oyuncuları Emile Hirsch, Vince Vaughn ve (bana göre tüm zamanların en iyi oyuncularından olan) William Hurt ile yan rollerde göz kamaştırabilen Marcia Gay Harden.
Sean Penn'in yönetmenliğinin , oyunculuğu kadar sağlam olduğunu iddia edemem ama bu çektiği son film gerçekten izlenilesi. Herkese tavsiye ederim ve çok isterdim ki en azından aday-adaylıkları arasında konuşulsun.
IN TO THE WILD
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/InToTheWild13.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/InToTheWild11.jpg
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/InToTheWild15.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/InToTheWild12.jpg

http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/InToTheWild14.jpg <-- Sean iş başında : )

---

dizi_maniac
18-11-07, 16:38
keşke aday olabilse dediklerime devam :

RESERVATION ROAD
Yönetmen : Terry George
Oyuncular : Joaquin Phoenix, Mark Ruffalo, Jennifer Connelly ve Mira Sorvino
Çok iyi bir kitabın, bana göre çok iyi bir uyarlaması ayrıca Joaquin buradaki performansı ile en iyi erkek dalında aday olmalıydı diye düşünüyorum.
RESERVATION ROAD
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/ReservationRoad15.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/ReservationRoad14.jpg

http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/ReservationRoad12.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/ReservationRoad11.jpg

---

WE OWN THE NIGHT , eleştirmenleri ikiye bölen bir film : )
seveni olduğu kadar, sevmeyeni de var ama ben beğendim. Rus mafyasından ailesini korumaya çalışan bir gece kulübü sahibinin mücadelesi ve uyuşturucu dünyasına güçlü bir anlatımla bakmamıza imkan veren mutlaka seyredilesi bir film. Tabi bu sadece benim fikrim.
Yönetmen : James Gray
Oyuncular : Joaquin Phoenix, Eva Mendes, Mark Wahlberg, Robert Duvall
WE OWN THE NIGHT :
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/WeOwnTheNight17.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/WeOwnTheNight11.jpg

http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/WeOwnTheNight14.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/WeOwnTheNight16.jpg
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/WeOwnTheNight13.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/WeOwnTheNight15.jpg

---

sbuffy
18-11-07, 17:24
dizi_maniac böyle bir konu açtığın için teşekkürler:) yazıların hepsi alıntı.
Atonement belirttiğin gibi tam akademinin damak tadına hitap ediyor.yinede bol ödül alacağını düşünmüyorum.çünkü vizyona yeni giren ve girecek olanlardan çok iyi filmlerde var.bana göre Atoment en iyi senaryo başta olmak üzere en iyi film ve en iyi yönetmen dalında öne çıkar.filmin oyuncuları, en iyi oyuncular dalında aday olsalar bile gerek eleştirmenler gerekse filmleri izleyenlerin yorumlarından okuduğum kadarıyla bu ketegorilerde şansları fazla yok gibi.

We Own The Night konusunda aynı fikirdeyiz.keşke aday olabilse çok başarılı bir film ama akedemi burun kıvırabilir.

Into the Wild filmi açıkçası beni şaşırttı.sean pennin iyi bir iş çıkartacağını sanmazdım.eleştirmenlerin çoğu en iyi film kategorisinde olabileceğini düşünüyorlar.

bende aday olmasını dilediğim bir filmden bahsetmek istiyorum.Zodiac.bence fincherın fight clubtan sonraki en iyi filmi.şu ana kadar seyrettiğim filmler içinde kurgusu bakımından en sağlam filmdi.en iyi kurguda şansı yüksek olabilir.bunun yanısıra Robert Downey Jr'in yardımcı oyuncu dalında aday olacağını düşünüyorum.
http://img99.imageshack.us/img99/3277/zodiac5qp1.jpg
http://img99.imageshack.us/img99/5027/markruffalo6oy8.jpg

dizi_maniac
18-11-07, 17:51
çok haklısın sbuffy, Zodiac unutuldu sanki dimi? Pek kimse hatırlamıyor gibi. Öyle ya Zodiac 'da vardı... dedirttin bana.
Zodiac'ı üç kez izleme teşebbüsüm , her seferinde uyuklamam ile sonuçlandı. Bu filmin değil, benim ayıbım:img-blush
Se7en 'de ki "kara" yetenği ile bizleri dumura uğratan Fincher'den beklentilerim bir hayli yüksekti sanırım. Ama eğer sen kurgusu iyi diyorsan, eminim ki öyledir.
Robert Downey Jr. Zodiac'dan önce çok daha iyi performanslarda görümüştüm, ama yinede senin gözlemine değer veriyorum. Dur , ben bu filmi bir daha izleyeyim:img-wink:

herhangi bir dalda aday olup olamayacağını merak ettiklerimin içinde :

THE DARJEELING LIMITED, sivri-dilli kamerası ile ünlü 38 yaşındaki Wes Anderson'un 6ıncı filmi.
Ölüm, yaşam ve kardeş bağlarını yeniden güçlendirme etrafında dönerken gülmek ile düşünmek arası med cezirler yaşatan bu "kendini bulma yolculuğu" temalı film için diyebileceğim ; hiç bir zaman bir seyrici için hindistana yolculuk bu kadar acı-tatlı olmamıştı : )
Yönetmen : Wes Anderson
Oyuncular : Adrian Brody, Jason Schwartzman, Owen Wilson, Angelica Huston ve Natalie Portman.
Özellikle soundtrack'inin çıkmasını dört gözle beklediğim THE DARJEELING LIMITED'den bazı kareler :
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/TheDarjeelingLimited15.jpg

http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/TheDarjeelingLimited12.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/TheDarjeelingLimited14.jpg

http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/TheDarjeelingLimited13.jpg <-- ince zekasına hayran olunacak yönetmen: Wes Anderson (sette)

---

dizi_maniac
18-11-07, 18:39
Ayrıca hiç sesi soluğu çıkmayanlar arasında :

THE GOLDEN COMPASS ; Nicole Kidman, Daniel Craig, Sam Elliott ve Eva Green gibi oyuncuların yer aldığı ve Chris Weitz 'ın (Amerikan Pastası, Mr. and Mrs Smith) yönettiği ve New Line Cinemanın 150 mil. $ ile en pahalı bütçeli filmi olması rekorunu elinde tutan bu Fantasy-Film ancak önümüzde ki bir kaç hafta sonra vizyona girecek biliyorum ama bu kadar büyük bütçeli bir filmin tanıtımı şimdiden yapılması gerekmiyormuydu? Ve akademi bu filimi niye konuşmuyor?
Yoksa bu sene ki oscar'lara tarih açısından yetişemiyormu?

---

Tarihi açısından oscar adaylıklarına geç kalıp kalmadığını merak ettiğim bir film daha var, o da BEOWULF
Geleceğe Dönüş ve Forest Gump gibi filmleri bizlere armağan ettiği için elleri öpülesi yönetmen Robert Zemeckis'in son eseri olan BEOWULF bir animasyon-fantasy filmi.
Visual efects 'lerde aday olabilirse gövde gösterisi yapabilecek güzellikte bir film olduğunu tahmin edebiliyorum

Vizyona girmesini büyük bir heyecanla bekliyorum.
Yönetmen: Robert Zemeckis
Seslendirenler : Ray Winstone, Angelina Jolie, Anthony Hopkins, John Malkovich, Robin Wright Penn

BEOWULF:
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/Beowulf14.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/Beowulf16.jpg

http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/Beowulf12.jpg

http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/Beowulf13.jpg
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/Beowulf15.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/Beowulf11.jpg


---

A MIGHTY HEART'dan hiç ses soluk çıkmıyor?
Özellikle siyasi odaklı filmlerde (The Road To Guantanamo, Welcome To Sarajewo) başarılı olabilen yönetmen Michael Winterbottom'un son filmi.
2002 yılında Pakistan, islamabad'da bir islami terör örgütü tarafından kaçırılıp sonra öldürülen yahudi asıllı amerikalı gazeteci Daniel Pearl'ün , o dönem 5 aylık hamile eşi Mariane Pearl ile Pakistan emniyet güçlerinin suçluları bulmak için birlikte verdikleri mücadeleyi anlatıyor.

Baş rolde ki Angelina Jolie, görüntüsü ve oyunculuğu ile her filmi "kendi üzerine çeken ve etkisini emen" ve bu yüzden hollywood çevrelerince tehlikeli bir oyuncu olarak adlandırılsa da, bu filmde ki sade oyunculuğu ile beni çok şaşırttı.

Michael Winterbottom'un bana göre yer yer belgesel ile dram arasında seyir eden bu filmini itiraf ediyorum ben büyük kaygılarla beklemiştim, fakat izlerken yönetmenin islami-terör'ün vahşetini vurgulayarak bu konuda paranoid amerikan seyircisinin ekmeğine yağ sürmektense, hikayeyi tek bu açıdan vermeyip karakterlerin derinliklerini ve olayların perde arkalarını irdelemeyi tercih etmiş. Bu filmi herkesin izlemesini önerebilirim...

En iyi yönetmen ve kurgu'lar arasında en azından aday-adaylığı konuşulmalıydı diyorum...
A MIGHTY HEART
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/A_MightyHeart12.jpg

http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/A_MightyHeart11.jpg

---

sbuffy
18-11-07, 19:17
dizi_maniac çok iyi noktalara değiniyorsun:)Zodiacı seyredenler ya çok sevmiş ya da hiç beğenmemişler.bilmiyorum ama bana pekte sıkıntılı bir filmmiş gibi gelmedi.

dizi_maniac tamda dediğin gibi A Mighty Heart filminden ve Jolienin bu filmdeki performansından fazla bahsedilmedi.eleştirmenlerin pek çoğu The Brave One filmiyle Jodie Fosterın en iyi bayan oyuncu ödülüne en yakın isim olduğundan sözediyorlar.herkes Jodie,Keria ve Cate hakkında pekçok yorum yapıyorlar ama Angelinadan pek bahsedilmiyor.bence bu kategoride Angelina sürpriz yapabilir özellikle Cate beklenenlerin aksine I’m not there ile yardımcı oyuncu dalında aday olursa.

Beowulfun akademinin belirlediği kriterlerin bazılarını yerine getirmekte geciktiği yazılmıştı.eğer bu eksiklerini tamamlarsa animasyon dalında adaylığına kesin gözüyle bakılıyor ama Simpsons ve Persepolis ki özellikle Persepolis gibi filmlerin yanında şansı ne kadar olur bilinmez.

Golden Compassa gelice açıkçası bu kadar büyük bütçesi ve şaşalı kadrosuna rağmen filmden pek ümitli değilim.özellikle teknik ve sanat dallarında Transformers,Pirates of the Caribbean,Harry Potter,Spiderman,Sweeney Todd,Elizabeth,300 gibi filmlerin yanında pek şansı olacağını sanmıyorum.

dizi_maniac
18-11-07, 19:26
Festivallerde gövde gösterisi yapan GONE BABY GONE ve Ben Affleck'in yapımcı+yönetmen olarak beni ciddi anlamda da çok şaşırttığı ,sadece duygusal bağlamda değil aynı zamanda entelektüel anlamda meramını iyi anlatabilen bir film.
Kardeşi Casey Affleck'in Morgan Freeman ve Ed Harris gibi ustaların karşısında ezilmediğini görebilmek hayranlık uyandırıcıydı.

Sinema dünyasından bol övgüler aldığını okuduğum bu film, akademi'nin es geçmeyi tercih ettiklerinden olsa gerek?

---

Eleştirmenleri ikiye bölen bir film daha : RENDITION
Tsotsi filmi ile yere göğe sığdırılamayan yönetmen Gary Hood, RENDITION da ki yönetimi ile yerden yere vuruluyor.
Sorumluluk ve işkence üzerine kurulu filmin oyuncuları :
Jake Gyllenhaal , Reese Witherspoon, Alan Arkin ve Meryl Streep

Bu filmin bir özelliği de tüm eleştirmenlerin hemfikir oldukları : Meryl Streep'in tüm kariyerinin en kötü performansını bu filmde verdiği:img-cool2
Salt bunu görmek için bile filmi izlemeye değer : )
Ama işte akademi bu... ne yapacakları hiç belli olmaz, belki şu veya bu kategori de aday olarak gösterebilirler?
RENDITION :
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/Rendition12.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/Rendition13.jpg

http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/Rendition11.jpg

---

NO COUNTRY FOR OLD MEN , zaten güçlü adaylar arasında.
Javier Bardem'in oyunculukla devleştiği ve yönetmen koltuklarında ki Coen Kardeşlerin en "kanlı" filmi diyebilirim.
Bir tek sonunun "pat!" diye bitmesinden çok şikayetçiyim : ) Mutlaka izlenilesi! kaçırmayın derim!
Yönetmen : Ethan ve Joel Coen
Oyuncular : Javier Bardem, Tommy Lee Jones , Woody Harrelson ve Josh Brolin
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/NoCountryForOldMen12.jpg

http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/NoCountryForOldMen11.jpg

---

dizi_maniac
18-11-07, 19:54
dizi_maniac çok iyi noktalara değiniyorsun:)Zodiacı seyredenler ya çok sevmiş ya da hiç beğenmemişler.bilmiyorum ama bana pekte sıkıntılı bir filmmiş gibi gelmedi.

dizi_maniac tamda dediğin gibi A Mighty Heart filminden ve Jolienin bu filmdeki performansından fazla bahsedilmedi.eleştirmenlerin pek çoğu The Brave One filmiyle Jodie Fosterın en iyi bayan oyuncu ödülüne en yakın isim olduğundan sözediyorlar.herkes Jodie,Keria ve Cate hakkında pekçok yorum yapıyorlar ama Angelinadan pek bahsedilmiyor.bence bu kategoride Angelina sürpriz yapabilir özellikle Cate beklenenlerin aksine I’m not there ile yardımcı oyuncu dalında aday olursa.

Beowulfun akademinin belirlediği kriterlerin bazılarını yerine getirmekte geciktiği yazılmıştı.eğer bu eksiklerini tamamlarsa animasyon dalında adaylığına kesin gözüyle bakılıyor ama Simpsons ve Persepolis ki özellikle Persepolis gibi filmlerin yanında şansı ne kadar olur bilinmez.

Golden Compassa gelice açıkçası bu kadar büyük bütçesi ve şaşalı kadrosuna rağmen filmden pek ümitli değilim.özellikle teknik ve sanat dallarında Transformers,Pirates of the Caribbean,Harry Potter,Spiderman,Sweeney Todd,Elizabeth,300 gibi filmlerin yanında pek şansı olacağını sanmıyorum.


sbuffy, sana Hollywood Reporter dergisinde çıkan bir "dedikodu" haberinden bahsedeyim :

Bütün Hollywood bunu konuşuyormuş :

Warner Brothers Production'ın Başkanı (ve hollywood'un sosyal çevrelerince DEVlerinden olan) Jeff Rubinov bu sene kadın oyuncularından hayal kırıklığına uğradığını söylemiş. Bunu sadece bir iki dostuna değil, bir demeç esnasında söylemiş...

THE BRAVE ONE (Jodie Fsoter) ve THE INVASION (Nicole Kidman) filmlerinin beklenileni vermediğini, Warner olarak uzun bir süre bir daha woman-leader odaklı filmler çekmeme kararı aldığını ve kendi bakış açısına göre bu sene hiç bir kadın oyuncunun en-iyi-kadın heykelciğini hak etmediğini ve buna Cate Blanchett'in de dahil olduğunu, elisabeth'in ilk filminde göz doldurabildiğini ama 2incisinde oyunculuğuna hiç bir şey katamamış olduğunu, ayrıca kariyeri boyunca güçlü ve marjinal karakterleri canlandırmaya kafayı takmış bir kadın olduğunu, "naif" rollerde fevkalade sırıtacağını bildiğinden bundan kaçtığını... Claire Danes'in çok bilmişliği ile çok sıkıcı olduğunu...Reese'in kendisini dev aynasında gördüğünü , Meryl'in etki gücünün gittkçe azaldığını...Jessica Alba'ya iyi oyuncu denmesinden bıktığını... Jodie'nin filmi sahiplenmediğini, Nicole'un sadece hazırdan yediğini... v.s vesaire :img-fear2

aman Tanrım! adam vermiş veriştirmiş !
ve "saldırıda" bulunduğu hiç bir kadın oyuncusundan tek bir cevap gelmemiş?!?
Oysa Warner's da kontratlı değil çoğu?!
Niye susuyorlar ki?
Diğerleri için ne derse desin ama Cate'e dil uzatması, ve yorumlarını son derece talihsliz buluyorum!
Ne yazıktır ki Warner Brothers gibi dev bir şirketin başında bulunan bu adamın her tarafından resmen kadın düşmanlığı akıyor gibi geldi bana...:icon_sorr

dizi_maniac
18-11-07, 20:25
senin vermiş olduğun animasyon listesine ben bir film daha eklemek istiyorum sbuffyciğim :

Bee Movie :img-yes:
adaylıkların arasında adının geçmesini ümit ediyorum,
inanılmaz keyifli! çok zekice! çok tatlı yaa...:happy0064
mutlaka izle!
---

Visual effects'lerine gelince :
benimde adaylıklarını görmek istediğim bunlar :Spider Man 3, Karayip Korsanları; Dünyanın Sonu , Transformers , ve yetiştirebilirlerse Beowulf
300 Spartalı daha çok animasyon kategorisine mi giriyor ? Bilmiyorum. Ama filmin "konusu" açısından, günümüze bin bir göndermede bulunan (kafayı yemiş asya/doğu ... ve kahraman, cesur fedakar batı mücadelesi) yüzünden bu filmin tek bir adaylık bile almamasını bütün kalbimle diliyorum ... ( ama ah biliyorum, alacaktır:icon_sorr )

----

Aklıma bir film daha geldi adaylığı pek konuşulmuyor ama ben aday olmasını çok isterdim :
IN THE VALLEY OF ELAH
Crash filmin yönetmeni Paul Haggis yine amerikalıların bir "zaaf"larına ayna tutuyor. Irak'taki askeri görevinden amerikaya dönen Mike, izinli olduğu bir gece karargah'ına geri dönmeyince babası (Tommy Lee Jones) onu aramaya koyuluyor.
Gözünde yüceleştirdiği oğluna (ve amerikan ordusuna) toz kondurmak istemeyişi , oğlunun yakılmış cesedi bulunduktan sonra, ordunun birşeyler sakladığını düşünen ve ordunun dışında polis teşkilatının bu cinayeti çözmesi için genç polis Emily Sanders'den (Charlize Theron) yardım isteyen acılı baba... Emily'nin oğlu David'e anlatmaya çalıştığı hristiyan-amerikan değerleri ... ve film ilerledikçe babanın peş peşe yaşadığı hayal kırıklıkları...
Ben filmi çok beğendim.
Biliyorum akademi'nin "bağrına basacağı" bir film değil... ama işte umut dünyası? Belki adaylıklar arasında herhangi bir kategoride adı geçer?
IN THE VALLEY OF ELAH (ismini incilde geçen davud ve goliat'ın savaştığı elah vadisinden almış)
Yönetmen : Paul Haggis
Oyuncular : Tommy Lee Jones, Charlize Theron, Susan Sarandon, Josh Brolin
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/inTheValleyOfElah14.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/inTheValleyOfElah11.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/inTheValleyOfElah13.jpg

---

dizi_maniac
18-11-07, 20:54
Gelelim yabancı filmlerin adaylıklarına :img-wink:

Türkiye 'nin gönderdiği TAKVA 'dan açıkcası pek umutlu değilim.
Aday olabileceğini düşünmüyorum. (hadi akademi, hadi beni yanılt! :) )

bunun dışında benim yabancı film adaylarım (sadece izleyebildiklerimin içersinden seçebildim)

4 AY , 3 HAFTA VE 2 GÜN - Romanya
altın palimye'sini sonuna kadar hak ediyor,
Tanrım, bu nasıl bir film böyle?! :img-swoon Gerçekçi yaklaşımı... yutkunduruyor! Çok etkileyici !
Bana göre senarist-yönetmen Cristian Mungiu , Romanya'nın sinema dünyasına en umut vaad edici armağını:img-yes:
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/4months3weeks2days11.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/4months3weeks2days12.jpg
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/4months3weeks2days13.jpg

---

ZWART BOEK / BLACK BOOK - Hollanda
Temel Iç Güdü ':) mlü yönetmen Paul Verhoeven'nin 2inci dünya savaşı sonlarında iki "cephe" arasında kalan bir kadının Nazi askerine olan aşkını anlatıyor ama çok da ayaklarımı yerden kesen bir film değildi. Yine baş rol oyuncusunun tüm erotizmini cömertce bizlerle paylaşmasını sağlamış temel iç güdüm'lü Verhoeven:)
Bunun dışında seyircisini mutlak bir şekilde "etkileme" avına çıkmış bir film gibi geldi bana.
Yinede izleyip kendiniz karar verin?
Yönetmen : Paul Verhoeven
Oyuncular : Carice Van Houten , Sebastian Koch
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/ZwartBoek13.jpg
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/ZwartBoek12.jpg
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/ZwartBoek16.jpg

----

dizi_maniac
18-11-07, 21:05
Yabancı Film aday-adaylıkları tahminlerime devam :

EL ORFANATO / THE ORPHANAGE - Ispanya - Amerikan ortak yapım

Inarritu ve Alfonso Cuaron'un sıkı kankası olan Guillermo Del Toro (Pan'ın Labirenti) bu filmin yapımcısı. Juan Antonio Bayona tarafından yönetilmiş olan bu film , yüreklerinizi acı ile dağlarken aynı zamanda da kanınızı donduracak !
Kolay kolay korku filmlerini sevmem, ama bunu çok beğendim.
THE ORPHANAGE
Yönetmen : Juan Antonio Bayona
Oyuncular : Belén Rueda ve Geraldine Chaplin
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/ElOrfanato11.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/ElOrfanato12.jpg
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/ElOrfanato14.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/ElOrfanato15.jpg

---

dizi_maniac
18-11-07, 21:36
LUST, CAUTION / DIKKAT ŞEHVET- Çin+Tayvan+Amerikan ortak yapımı
Yaptığı her film ile sanki kendini yeniden yaratan , çok sevdiğim yönetmen Ang Lee'nin bu filmi "yabancı filmler kategori"sine girer mi girmez mi diye düşündüğüm sıralarda Tayvan bu filmi "ingilzice dilinde olmayan filmler" kategorisinde 2008 oscar-aday-adayı olarak sunmuştu ama akademinin ısrarlı önerisi üzerine geri çekip, başka filmi gönderdi. :icon_sorr
Ben bu erotik-gerilim filmin en azından bir kategoride adının okunmasını dilerdim.
Sansürsüz olarak vizyona girebildiği 3 ülkeden biri Türkiye oldu
Sevi.me sahnelerinden dolayı hakkında çıkan tüm söylentilere kulak asmadan izlenilmesini içtenlikle tavsiye edebilirim.
Erotizmi , bu kadar güzel stilize ederek anlatabilen filmler enderdir.
Brokeback Mountain 'dan sonra ikinci kez Venedik film festivalinde Altın Aslan alan Ang Lee yönetmenliği ile belli bir şablona sığmayışını çok seviyorum...
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/LustCaution113.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/LustCaution112.jpg
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/LustCaution19.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/LustCaution14.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/LustCaution11.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/LustCaution12.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/LustCaution15.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/LustCaution18.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/LustCaution16.jpg http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/LustCaution111.jpg

http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/LustCaution13.jpg <--- Ang Lee , sette

dizi_maniac
18-11-07, 21:42
son olarak da bir arkadaşımın bana maille gönderdiği amerikan-eleştirmenler listesinin aday-adayı puanlamaları listesi
(Liste dergilerde çıkalı 3-4 hafta olmuş)

http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/mixed/2008OscarAdviceNominations.jpg

inşallah okunabiliniyordur... daha fazla büyütemedim:img-blush

---

dizi_maniac
18-11-07, 21:46
sbuffy,
JUNO , THE KITE RUNNER ve CHARLIE WILSON'S WAR izleyemedim.
Onlar hakkında bilgilerin varmı?
Paylaşırsan sevinirim. Şimdiden teşekkürler.

---

ve evet sana katılıyorum ; müzaikallerde favori HAIRSPRAY
benim de favorim o :img-wink:

---

Johnny Depp'in ancak 4üncü sırada görünmesi baya canımı sıktı:img-cool2

sbuffy
19-11-07, 12:42
dizi_maniac Wb başkanının kadın düşmanlığı yaptığını düşünmüyorum.cate haricinde tespitlerinde son derece haklı.Reese'in havaya girdiği bir gerçek ki oyunculğunu hiçbir zaman çok iyi bulmamışımdır.
nicoleun Bewitchedten itibaren bir düşüş yaşadığı da ayrı bir gerçek.
jessica albanın oyunculuğundan çok çekiciliği sayesinde birçok filmde yer aldığı da bilinen birşey.kötü oyuncu değil ama çok iyi oyuncu da değil.
cate konunundaki yorumlarına ise hiçbir şekilde katılmıyorum.mesela Babelde naif bir karakteri canlandırmıştı.başarısız mıydı. ve merly son filminde iyi değildi ama bu etkileyiciliğinin kaybolması anlamına mı gelir.

müzkallere gelirsek Hairspray eğlenceli ama çok fazla beğendiğimi söyleyemem.özellikle Sweeney Toddun birkaç sahnesini izleme imkanı bulduktan sonra.ama tabi akademinin tim burtona karşı bir önyargısı olduğu için ve Hairsprayin gişede çok başarılı olmasından dolayı şansı daha yüksek olacaktır.

Bee Movieyi bende çok beğendim.bu kategorşide eğer eksikleri tamamlanırsa Beowulfun kazanacağına kesin gözüyle bakılıyor.ama bence simpsonslar süpriz yapabilir.

görsel efektlerde Dünyanın Sonu geçen yıl aday gösterilmemiş miydi ben mi yanlış hatırlıyorum.bu dalda benim tahminim:Transformers,Spider Man 3, Karayip Korsanları,Harry Potter,Zodiac.teknik dallarda Transformersın ödülleri toplacağını düşnüyorum çünkü Spielberg faktörü var.hatta fanfastik bir film olmasaydı shia labeouf en iyi erkek dalında aday bile gösterilebilirdi.çünkü spielbergin onu geleceğin tom cruise yapma takıntısı var.(ama açıkçacı onun gibi olabileceğini sanmıyorum hatta labeoufun biraz abartıldığını üşünüyorum özellikle nortonla ve hanksle karşılaştırılması bakımınıdan)bu yüzden gelecek yılki oscarlarda indiana jones ile aday gösterilirse şaşırmam.

The Orphanage,Persepolis ve 4 Months, 3 Weeks and 2 Days yabancı dil kategorisindeki önplanda olan filmler.Orphanage bana othersı anımsatmıştı.4 Months, 3 Weeks and 2 Days dizi_maniac kesinlikle çok etkileyici bir film.Persepolis ise tabiri yerindeyse akademiyi can damarından yakalayan bir film ki eğer akademinin grüşü değişmediyse bu filmin kazanma şansı çok yüksek.
dikkat şehveti akademi geri çevirme nedeni olarak Tayvandan mali destek almadığı için bu ülkenin filmi olarak kabul edilemeceği gösterildi.
ve bizden filmler.keşke Takva veya Yaşamın Kıyısında aday gösterilse,keşke Akademi bir süpriz yapsa.

dizi_maniac bu listeye arada bakıyordum.hatta en iyi erkek oyuncu son durum
1 Daniel Day Lewis
2 Tommy Lee Jones
3 James McAvoy
4.Denzel Washington
5.Emile Hirsch
6.Johnny Depp

En iyi bayan oyuncu
1.Marion Cotillard
2.Julie Christie
3.Keira Knightley
4.Ellen Page
5.Cate Blanchett
6.Angelina Jolie

her ne kadar her gruptan profesyonel kişiler oylamaya katılsada eleştirmenler en belirleyici grup oluyor.şu an eleştirmenlerin çoğu Atonementin gayri resmi sponsoru gibiler ve herkesi etkilemeye çalışıyorlar.Atonement hakkaten iyi bir film ama oyuncular ve senaryo bakımından bu filmden daha iyileri olduğu da bir gerçek,eleştirmenlerin dayatmalarına rağmen.üstelik daha birçok filmde vizyona girmeyi bekliyor.çok aceleci davranıp tamam adaylar bunlar gerisnin önemi yokmuş gibi davranıyorlar.mesela Charlie Wilson's Warda tom hanks veya julia robertsın hepsini geçecek bir oyunculuk sergilemeyecekelrini nerden biliyorlar.aynı şey johnny depp içinde geçerli.daha sweeney todd vizyona girmeden depp hakkında önyargılar başlamıştı.üstteki sıralamaya bakılırsa bu önyargı bitmeyecek gibi gözüküyor.

The Kite Runner 14 aralık,Charlie Wilson's War 25 aralıkta vizyona gireceği için daha yorum yapılmıyor.JUNO eleştirmenler tarafından çok beğenilmiş.mesela rottentomatoes oylaması %100.en iyi orjinal senaryo,en iyi bayan oyuncu (ellen page),en iyi yardımcı bayan oyuncu (Allison Janney),en iyi yardımcı erkek oyuncu (Michael Cera) dallarında adaylıkları olması bekleniyor.

sbuffy
19-11-07, 13:25
Jesse James Oscar'a gider mi?

Bu hafta ülkemizde vizyona giren "Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikasti" bu yılın en iyileri arasında. Oscar yarışında pek çok dalda ödülü hak eden filmi Akademi büyük ihtimalle görmezden gelecek.

İlk filmi "Kasap"la ("Chopper", 2000) Avustralya sınırlarının dışına çıkan yönetmen Andrew Dominik'in ikinci filmi olan "Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikasti" uzun süredir sürüncemede giden bir projeydi. Çekimlerine 2005 yazında başlanmasına rağmen bir türlü vizyona çıkartılmayan ve pek çok kere farklı kurgu aşamalarından geçen film, en sonunda geçtiğimiz Venedik Film Festivali'nde galasını gerçekleştirmiş hatta Brad Pitt'e de 'en iyi erkek oyuncu' ödülünü kazandırmıştı. Ardından Toronto Film Festivali'nde de genel bir beğeniyle karşılanmasına rağmen Jesse James, Amerikan eleştirmenlerinin genelinden çok olumlu eleştiriler alamadı. Filmi kusursuz olarak tanımlayanların sayısı hiç de az değil, ancak gereğinden uzun ve sıkıcı bulanlar da azımsanmayacak bir seviyede.

Dominik'in açık biçimde Terence Malick esinlenmeleri ile perdeye aktardığı film, her şeyden önce son derece karanlık, ağır işleyen ve mümkün olduğunca da soğuk kanlılığını koruyan bir yapım. Bu özelliklerini içinde barındırarak gayet mesafeli ancak etkileyici bir anlatıma ulaşmış olan Dominik, 2,5 saati aşkın süre boyunca, özellikle türü ve bu belirgin tarzı sevenleri mest edecek bir destan yaratıyor. Dolayısıyla son dönemde "3:10 Yuma" ("3:10 to Yuma", 2007) ile western damarı iyice kabaranlara bu filmin farklı bir yerde olduğu konusunda uyarmak gerekiyor.

Casey Affleck ve Roger Deakins adaylığı hak ediyor!

Aslında Jesse James, pek çok açıdan Oscar'a göz kırpan bir yapıya sahip. Filmin iki başrol oyuncusu da son derece güçlü. Brad Pitt, bebek yüzüyle maalesef iyi bir seçim değil, ama performansının iyi olmadığını söylemek haksızlık olacaktır. Casey Affleck ise herhangi bir laf kalabalığı yapmadan direk 'adaylığı hak ediyor' diyebileceğimiz bir iş çıkarmış. Aslında başrol seviyesinde olmasına rağmen şansını daha da artıracağı için stüdyo tarafından 'yardımcı erkek oyuncu' kategorisinde yarıştırılan Affleck'in şansını belirleyecek tek faktör Akademi üyelerinin filmi izleyip izlememesi olacaktır. Eğer yeterince üye filmin zor dünyasına korkmadan dalarsa oyuncu ilk adaylığını hak ederek alacaktır.

Film eğer yeterince ilgi ve destekle karşılaşırsa adaylığı hak eden başka öğeleri de olduğunu söyleyebiliriz. Çoğunlukla Coen Kardeşler ile birlikte çıkardığı işlerle adından söz ettiren ve şimdiye kadar beş kere Oscar'a aday gösterilmiş olan görüntü yönetmeni Roger Deakins adeta filmin bir diğer yıldızı konumunda. Üstelik adaylık şansı, filmin oyuncularından da daha yüksek. Deakins'in usta işi kadrajları ve anlatımın daha da güçlenmesini sağlayan aykırı mercek ve filtre kullanımı, etkili ışık seçimleriyle de birleşince çok sağlam bir iş çıkmış ortaya. Bu aşamada filmi ne kadar beğenirler ya da beğenmezler bilinmez ama Akademi üyesi olan görüntü yönetmenleri Deakins'in buradaki çalışmasına kayıtsız kalmayacaklardır. Üstelik henüz bir Oscar'ı olmadığını da düşünürsek Deakins belki de kolayca ödülü eve götürebilir. Filmin albenisi yüksek diğer öğeleri ise Nick Cave'in yaptığı etkileyici müzikleri ve kostüm tasarımı.

Elbette gönül çok daha fazlasını ister, ama Jesse James herkese göre değil. Ve Akademi'nin de geniş yapısını düşündüğümüz zaman ödüllerde başarılı olması zor gözüküyor. Ancak yine de öncesinde (özellikle eleştirmen ödülleri ve Altın Küreler'de) belirli bir destek görürse yukarıdaki kategorilerde parlama olasılığı var.

kaynak:sinema,K. D. Yılmaz

misskrueger
19-11-07, 13:39
Açıkcası ben bu sene Johnny Depp'in ödül almasını çok istiyorum.Bence çok geç kalınmış bir ödül,Martin Scorsese'ye yaptıkları gibi.Kadın oyunculardan favorim Angelina ve Cate ama Cate daha güçlü görünüyor...

sbuffy
19-11-07, 14:34
3:10 to Yuma 3 : En iyi film,en iyi aktör,en iyi yardımcı oyuncu,en iyi uyarlama senaryo,en iyi yönetmen
http://img117.imageshack.us/img117/3041/310toyumavk1.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=310toyumavk1.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/406/baleyumady1.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=baleyumady1.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/6504/yuma2ap0.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=yuma2ap0.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/4518/yumadw0.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=yumadw0.jpg)

American Gangster :Genel
http://img117.imageshack.us/img117/5890/gangsterdu9.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=gangsterdu9.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/2574/americangangstergp5.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=americangangstergp5.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/5355/americangangsterdd5.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=americangangsterdd5.jpg)

The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford :En iyi film, en iyi uyarlama senaryo,en iyi yönetmen
http://img117.imageshack.us/img117/5231/jessejames2cy6.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=jessejames2cy6.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/3817/jessejamestc9.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=jessejamestc9.jpg)

August Rush :en iyi orjinal şarkı,en iyi orjinal müzik
http://img117.imageshack.us/img117/4735/augustrushlg6.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=augustrushlg6.jpg)

sbuffy
19-11-07, 14:46
Atonement :En iyi film,En iyi uyarlama senaryo
http://img117.imageshack.us/img117/5674/atonement2qg2.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=atonement2qg2.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/7213/atonement1ne6.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=atonement1ne6.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/3598/atonementpc6.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=atonementpc6.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/5332/atonement1sh9.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=atonement1sh9.jpg)

Beaufort :en iyi yabancı dilde film
http://img117.imageshack.us/img117/779/beaufortjx2.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=beaufortjx2.jpg)

Bee Movie :En iyi animasyon film,en iyi kurgu,en iyi yönetmen,en iyi ses miksajı
http://img117.imageshack.us/img117/6361/beemoviefv3.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=beemoviefv3.jpg)

Beowulf
http://img117.imageshack.us/img117/9356/beowulf2uv1.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=beowulf2uv1.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/9651/beowulfwf3.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=beowulfwf3.jpg)

Breach : en iyi aktör
http://img117.imageshack.us/img117/283/breachmo7.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=breachmo7.jpg)

The Bucket List :en iyi film,en iyi yönetmen,en iyi orjinal senaryo,en iyi aktör,en iyi orjinal müzik
http://img117.imageshack.us/img117/8453/bucketlistyc7.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=bucketlistyc7.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/309/bucketlist2sd6.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=bucketlist2sd6.jpg)

Caramel :En iyi yabancı dilde film
http://img117.imageshack.us/img117/1337/caramellp2.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=caramellp2.jpg)

sbuffy
19-11-07, 15:01
Control:En iyi aktör,en iyi bayan yardımcı oyuncu
http://img117.imageshack.us/img117/2742/controlpz5.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=controlpz5.jpg)

The Counterfeiters:en iyi yabancı dilde film
http://img117.imageshack.us/img117/6654/counterfeitersvc8.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=counterfeitersvc8.jpg)

Dan in Real Life:En iyi orjinal müzik ve şarkı
http://img117.imageshack.us/img117/5504/daninreallifeaj8.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=daninreallifeaj8.jpg)

The Diving Bell and the Butterfly:En iyi film,en iyi yönetmen,en iyi uyarlama senaryo
http://img117.imageshack.us/img117/8751/divingbellby5.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=divingbellby5.jpg)

Duska:en iyi yabancı dilde film
http://img117.imageshack.us/img117/7025/duskaje2.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=duskaje2.jpg)

Eastern Promises:En iyi film
http://img117.imageshack.us/img117/5150/easternpromisesrm7.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=easternpromisesrm7.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/3540/easternpromiseszq4.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=easternpromiseszq4.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/6402/easternpromiseszn5.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=easternpromiseszn5.jpg)

Elizabeth: The Golden Age:En iyi bayan oyuncu
http://img117.imageshack.us/img117/1734/elizabethhr9.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=elizabethhr9.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/2442/elizabethrs4.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=elizabethrs4.jpg)

Enchanted: En iyi orjinal müzik ve şarkı
http://img117.imageshack.us/img117/9042/enchanted1sq8.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=enchanted1sq8.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/6598/enchanted2na8.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=enchanted2na8.jpg)

sbuffy
19-11-07, 15:16
The Golden Compass:tüm liste
http://img117.imageshack.us/img117/7755/goldencompasshf8.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=goldencompasshf8.jpg)

Gone Baby GoneEn iyi film,en iyi yönetmen,en iyi uyarlama senaryo,en iyi aktör,en iyi yardımcı bayan oyuncu
http://img117.imageshack.us/img117/1482/gonebabygonecm4.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=gonebabygonecm4.jpg)

Grace is GoneEn iyi aktör,en iyi orjinal senaryo,en iyi şarkı
http://img117.imageshack.us/img117/1373/graceisgonehd7.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=graceisgonehd7.jpg)

Harry Potter and the Order of the Phoenix En iyi görüntü efekti,en iyi görüntü yönetmeni,en iyi kurgu,en iyi ses kurgusu,en iyi ses miksajı
http://img117.imageshack.us/img117/2807/harrypotterts4.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=harrypotterts4.jpg)

I ** LegendEn iyi film,en iyi uyarlama senaryo,en iyi yönetmen
http://img117.imageshack.us/img117/7619/iamlegendbn5.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=iamlegendbn5.jpg)

I'm not thereEn iyi yönetmen,en iyi film,,en iyi yardımcı erkek oyuncu,en iyi yardımcı bayan oyuncu,en iyi orjinal senaryo
http://img117.imageshack.us/img117/3327/imnottherewm2.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=imnottherewm2.jpg)

In the Valley of Elah:tüm liste
http://img117.imageshack.us/img117/7971/elah2te7.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=elah2te7.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/1499/elahwk5.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=elahwk5.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/8730/elahtr7.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=elahtr7.jpg)

Into the Wild:genel
http://img117.imageshack.us/img117/5593/intothewildgj0.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=intothewildgj0.jpg)

Katyn:Yabancı dilde film
http://img117.imageshack.us/img117/1096/katynpl1.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=katynpl1.jpg)

Kings:Yabancı dilde film
http://img117.imageshack.us/img117/2958/kingsrd0.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=kingsrd0.jpg)

sbuffy
19-11-07, 15:27
The Kite Runner: orjinal müzik
http://img117.imageshack.us/img117/3986/kiterunnerxr2.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=kiterunnerxr2.jpg)

Knocked up: genel
http://img117.imageshack.us/img117/881/knockedupcm3.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=knockedupcm3.jpg)

Lars and the Real Girl En iyi film,liste
http://img117.imageshack.us/img117/4520/larsnp4.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=larsnp4.jpg)

The Last Mimzy: Orjinal müzik ve şarkı,ewn iyi görsel efekt
http://img117.imageshack.us/img117/4980/mimzyxb2.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=mimzyxb2.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/7849/mimzyjs5.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=mimzyjs5.jpg)

Love in the Time of Cholera : Orjinal şarkı
http://img117.imageshack.us/img117/426/choleracu1.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=choleracu1.jpg)

Lust, Caution: En iyi film,tüm liste
http://img117.imageshack.us/img117/3131/lustcautionmu3.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=lustcautionmu3.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/4527/lustcautioncw8.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=lustcautioncw8.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/7305/lustcautionya1.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=lustcautionya1.jpg)

Meet the Robinsons: En iyi animasyon
http://img117.imageshack.us/img117/3756/meetrobinsonsfd9.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=meetrobinsonsfd9.jpg)

Michael Clayton : En iyi film,en iyi yönetmen,en iyi orjinal senaryo
http://img117.imageshack.us/img117/255/michaelclaytonhj5.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=michaelclaytonhj5.jpg)

sbuffy
19-11-07, 15:41
No Country for Old Men : en iyi film,liste
http://img117.imageshack.us/img117/9126/coens4ym2.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=coens4ym2.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/876/coens3gp4.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=coens3gp4.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/6981/coens1qo4.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=coens1qo4.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/1082/coens2zz0.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=coens2zz0.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/1765/nocountryie1.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=nocountryie1.jpg)

Persepolis : yabancı dilde en iyi film,en iyi animasyon,en iyi sanat yönetmeni,en iyi yönetmen
http://img117.imageshack.us/img117/4922/persepolis2kq8.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=persepolis2kq8.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/2919/persepoliszn6.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=persepoliszn6.jpg)

Pete Seeger: The Power of Song: En iyi belgesel,en iyi kurgu,en iyi yönetmen,en iyi ses kurgusu
http://img117.imageshack.us/img117/986/peteseegerav6.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=peteseegerav6.jpg)

Pirates of the Caribbean: At World's End: En iyi kurgu,en iyi görüntü efekti,en iyi ses miksajı,en iyi ses kurgusu
http://img117.imageshack.us/img117/1338/piratesyo5.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=piratesyo5.jpg)

Ratatouille: En iyi animasyon
http://img117.imageshack.us/img117/9257/ratatouilleal5.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=ratatouilleal5.jpg)

Reservation Road: En iyi uyarlama senaryo
http://img117.imageshack.us/img117/5654/reservationroadhl0.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=reservationroadhl0.jpg)

Secret Sunshine: En iyi bayan oyuncu
http://img117.imageshack.us/img117/2803/secretsunshinebq2.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=secretsunshinebq2.jpg)

sbuffy
19-11-07, 15:55
Shrek the Shrek the Third : En iyi animasyon,en iyi yönetmen,en iyi uyarlama senaryo,en iyi sanat yönetmeni,en iyi müzik,en iyi ses efekti,en iyi kostüm tasarımcısı
http://img117.imageshack.us/img117/4613/shrek3dg3.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=shrek3dg3.jpg)

Starting Out in the Evening: En iyi erkek oyuncu
http://img117.imageshack.us/img117/2449/evening1kz2.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=evening1kz2.jpg)

There Will Be Blood : genel
http://img117.imageshack.us/img117/42/therewillbebloodhb7.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=therewillbebloodhb7.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/8821/twbb1nm3.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=twbb1nm3.jpg)

The Unknown Woman: genel
http://img117.imageshack.us/img117/7813/unknownwomanie2.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=unknownwomanie2.jpg)

Walk Hard: The Dewey Cox Story: genel
http://img117.imageshack.us/img117/9039/deweyiq6.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=deweyiq6.jpg)

The Year my Parents Went on Vacation : En iyi yabancı dilde film
http://img117.imageshack.us/img117/4904/parentsvb3.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=parentsvb3.jpg)

Youth Without Youth: En iyi yönetmen,en iyi uyarlama senaryo,en iyi aktör,en iyi yardımcı bayan oyuncu,en iyi yardımcı erkek oyuncu,en iyi görüntü yönetmeni,en iyi kostüm tasarımcısı,eniyi sanat yönetmeni,en iyi kurgu,en iyi ses kurgusuüen iyi müzik,en iyi makyaj,en iyi soun mix
http://img117.imageshack.us/img117/5544/youthwithoutyouthwd0.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=youthwithoutyouthwd0.jpg)

Zodiac : genel
http://img117.imageshack.us/img117/8800/zodiachrjc8.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=zodiachrjc8.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/4081/zodiacbackxg1.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=zodiacbackxg1.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/9157/zodiacfrontrm3.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=zodiacfrontrm3.jpg)

sbuffy
19-11-07, 16:01
http://img117.imageshack.us/img117/8651/zodiac3oq3.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=zodiac3oq3.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/5803/zodiacpart1js1.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=zodiacpart1js1.jpg)http://img117.imageshack.us/img117/413/zodiacpart2kv2.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=zodiacpart2kv2.jpg)

4 Months, 3 Weeks and 2 Days: En iyi yabancı dilde film
http://img117.imageshack.us/img117/3439/4monthscs4.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=4monthscs4.jpg)

300: En iyi film,en iyi yönetmen,en iyi uyarlama senaryo
http://img117.imageshack.us/img117/963/300fo7.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=300fo7.jpg)

dizi_maniac
19-11-07, 20:25
işte şimdi sayfa hareketlenmeye başladı :happy0064

sbuffy, eklediğin resimlerin hepsini teker teker büyütüp baktım...
izlemediğim o kadar çok film var ki ?!
elimde olsa, 24 saat 7 gün nonstop film izlerdim:img-wink:
Tanrım ! Gerçekten her biri ilgi çekici görünüyor... keşke hepsine ulaşabilsek ve hepsini izleyebilsek, dimi?

"dünyanın sonu " derken ben , orada Karayip Korsanları;Dünyanın Sonu ... demiştim arkadaşım.
Spielberg'in Cruise'lu Dünyanın Sonunu kast etmemiştim.

Warner Brothers'ın Başkanın söylediklerine gelince. Kusura bakma ama sana pek katılamıyorum. Dünyanın en büyük film şirketlerinden birinin başında ki bir insan, böylesi söylemlerde bulunmamalıydı!
Ne olursa olsun, böyle konuşmamalıydı!
Her ne kadar bende Witherspoon ve Alba hayranı olmasam da, bunu BEN bile gidip uluorta konuşmazdım. Yani örneğin : burada forumda bile, Reese'in veya Jessica'nın sayfasına gidip "kendisini dev aynasında gören , işe yaramaz, ona iyi oyuncu denmesinden bıktım v.s" gibi birşeyler demem. Sende demezsin sbuffy. Onları sevenlerine karşı saygıdan ötürü.
Ancak başka sayfalarda (burada ki gibi) kendi aramızda genel olarak "pek beğenmiyorum oyunculuğunu" deriz. Daha ağır laflar etmeyiz.
Demek istediğim şu ; sen ve ben forum içersinde bile saygılı olmaya ve kimseleri üzmemeye gayret gösterebiliyorsak... koskoca Warner's Başkanı bunu haydi haydi yapmalı!
Bana göre çok talihsiz açıklamalarda bulunmuş ve evet, kadın düşmanlığı sırıtıyor her kelimesinin ardında.
Oscar adaylıkları arefesinde, Hollywood gibi çetin bir diyar da böylesi söylemlerin ağızdan ağıza dolaşması... o kadınlar için kimbilir ne kadar rencide edici?:icon_sorr

Bugün abim Eastern Promises'i getirdi, akşama izleyeceğiz. David Cronenberg'in sessiz sedasız ilerleyen ve pek konuşulmayan bu eserini çok merak ediyorum. Onun en son A History Of Violence'ini çok sevmiştim. Bana göre Sinek'den sonra Cronenberg'in en iyi filmiydi.
Yinede Cronenberg adına pek umutlu değilim zira Akademi Cronenberg'i pek sevmez. Tıpkı seninde daha önceleri defalarca belirttiğin gibi Tim Burton'a "üvey" muamelesi yaptığı gibi.

Brezilyalı film The Year My Parents Went On Vacation , sürekli zoraki dayatmalı "mesaj"ları ile beni bunaltmıştı. Filmi pek sevemedimdi. Brezilya'nın bu filmi aday-adayı olarak göndermesine şaşırdım doğrusu?

Grace Is Gone, tek düze anlatımı ve karakterleri irdeleme konusunda ki başarısızlığından kaynaklanıyor olacak ki John Cusack'i ben hiç bu kadar "tutuk" oynarken görmemiştim. Kasmış kendini.
Açıkcası filmi çok "zayıf" buldum. Deauville Festivalinde eleştirmenler ödülünü alıncada, şaşkınlığımı gizleyememiştim.
John Cusack, en büyük hayali orduya katılmak olan Stanley isminde bir adamı oynuyor, Stanley göz bozukluğu nedeni ile orduya alınmıyor, ordu da görevli olan bir kadınla evleniyor ve iki kızı oluyor. Irak'ta görevli olan karısının ölüm haberi geliyor ve annelerinin öldüğünü kızlarına NASIL aktaracağını anlatan bir film.
Çok tek düze. Sıradan. Yeni bir şey yok.
Tabi bu salt benim görüşüm.

Katyn 'i çok merak ediyorum sbuffy. Ödül zengini 80 küsür yaşında ki polonyalı yönetmen Andrzej Wajda 'nın bu filmini en az american gangster+sweeney kadar heyecanla beklediğimi söylesem, bana inanırmısın? inan hemde çok merak ediyorum.
Film hakkında hiç bir şey bilmiyorum ama sanırım şu meşhur Katyn-Katliamını konu edinmiştir?
2inci dünya savaşı esnasında sovyet askerleri, polonya da bir ormanda (Katyn' de) binlerce polonyalı asker ve subayı katledip toplu mezarın içine gömmüşler.
Toplu mezar bulunduktan sonrada sovyetler yıllarca, bu katliamı red etmiş, en sonunda Gorbatschov böyle bir katliamın gerçekleştirildiğini alenen kabul etmiş.
Polonya ile Rusya arasında ki uzlaşılmaz gerginlik bu "Katyn Katliamı"ndan kaynaknalıyor. Öyle sanıyorum, filmin ismi Katyn olduktan sonra, olsa olsa bu katliamı ele almıştır Wajda...?
Ah şu filmi nereden bulabileceğimi, bir bilsem?

Henüz izlyemediğim ve çok merak ettiğim bir diğer film de The Diving Bell And The Butterfly. Bir hastalık sonucu felçli olan ve sadece sol göz kapağı ile iletişim kurabilen bir adamın hikayesini anlatıyormuş film Cannes 'da en iyi yönetmen Altın Palmiye ile ödüllendirildi.
Başrolü Johnny Depp'in oynayacağı kararlaştırılmıştı diyor dedikodular:img-wink: fakat daha sonra rol başkasına gitmiş. Neden acaba? Yönetmen Julian Schnabel'in bugüne kadar sadece Before The Night Falls filmini izleyebildim ve hayran kaldımdı.

sbuffy, eğer Coppola'nın Youth Without Youth' unu henüz ilzmediysen mutlaka telafi etmelisin. Altın Portakal kapsamında izleme şansını buldum ve filmi çok beğendimdi. Filmin felsefi "kod"larını doğru çözebilenler bu filmi sevecektir diye düşünüyorum. Dikkat et sbuffy, bu sefer karşında bambaşka bir Coppola anlatımı göreceksin:img-wink:


Bir şey soracağım; Enchanted'i izledin mi? Bende izlemelimiyim? Tavsiye ediyormusun? Yani keyifli mi? Ivır zıvır dandik lay lay lom bir filme benziyor ama malum müzikal hastasıyız ya?:img-yes: senin beğenine ve görüşlerine güveniyorum... izle dersen izlerim:img-wink:

Lübnanlı Caramel hakkında diyebileceğim tek şey : Almodovar arap olsaydı, herhalde böyle bir film çıkardı ortaya :img-wink: Izlediğine pişman olmayacağın bir film. Coğrafi açıdan bize daha yakın olduğu için kadın karakterlerin boğuştukları sorunlar ve mücadeleleri bizlere biraz daha aşina.
Ama oscar'larda hiç şansı olduğunu sanmıyorum.

Israel'in adayı Beaufort'u izlerken sinirinden tırnaklarını yiyebilirsin, dikkat!
Batı Lübnan da bir tepe, ve israilli askerler oradaki kaleyi işgal altında tutmakla görevliyken, Israil halkı artık daha fazla "kurban"lar olmasın diye baskı yapınca hükümete, kalede ki bu bir avuç genç askere gelen emir: ne olursa olsun ateş açmayacaksınız.
Hizbullah da film boyunca sürekli o kaleye saldırmakta.
Şimdi düşün sbuffy, sürekli hizbullahın saldırısına uğrayan bu "gencecik!" ve "pırıl pırıl !" israil askerleri hiç bir şekilde karşılık vermiyor, yaralansalarda ölselerde karşılık vermiyorlar!
Bu sana inandırıcı geliyormu?
Nihayet onca fedakarlıklarından sonra batı lübnan da ki beaufort isminde ki bu kaleden vaz geçip geri çekilme emri geliyor, ve askerler geri çekilirlerken kaleyi havayı uçurup öyle dönüyorlar.
sinematografi, açılar, kurgu murgu hak getire... vasat.
Ve Israil'in oscar aday-adayı olarak gönderdiği film BU.
Neden acaba?
Neyse... siyasi şeylere girmeyelim... tamam sustum:img-cool2


arkadaşım jesse james'e gitmiş bu hafta sonu, fazla ağır herkes uyukladı salonda diye anlattı... hiç memnun kalmadığını söyledi. bu perşembe bende gitmeyi düşünüyorum. bu filmin gişe'si hakkında bilgin var mı sbuffy? amerika da gişesi ne ?


güzel ve değerli haberler toplayıp getiriyorsun:good:, çok teşekkürler
bu sayfa, sen olmasaydın zaten var olmazdı

sbuffy
19-11-07, 21:43
dizi_maniac öncelikle sözlerin için teşekkürler.
wb başkanının sözlerini hiç bu açıdan düşünmemiştim.belirttiğin gibi oyuncuları sevenleri düşünerek sadece filmlerin olduğu sayfada yinede aşırıya kaçmadan eleştiriyoruz.şimdi demek istediğini çok iyi anlıyorum ve dediklerine %100 katılıyorum.

Enchanted şu kadar söylüyüm masal+müzikal+romantizm++amy adams ve sarandonın muhteşem oyunculuğu=enchanted:)

daha birçok film iizleyemedim (genelde yabancı dildeki filmler)ve bu filmler arasında caramel ve Youth Without Youth var ne yazıkki.dizi_maniac film seçimlerine güvendiğim için en yakın zamanda izliycem.

Katyn da wajdaın yazdığın gibi katyn katliamını konu almış. bu filmi ve Beaufortu da seyredemedim.tarih hastası biri olarak özellikle wajda gibi filmlerin içinde tarihi sentezleyen bir yönetmenin bu filmini seyretezsem rahat edmem:) teşekkürler dizi_maniac Beaufortun konusunu bilmiyordum.aslında israil halkının tepkisiyle karşılık vermeme kararı alındığı bir olay gerçekten vardı ama israil askerleri buna uymuşmuydu işte bundan bende emin değilim:icon_whis

dizi_maniac jesse james açıkçası bana karakter fimi gibi geldi.konu çok ağır işliyor.şahsen seyrederken sıkıldım, iyi bir moddayken izlesem belki sıkılmayabilirdim.yalnız casey söylenilen kadar var.hatta brad pitti gölgede bıraktığı sahneler bile oldu.iyiki Shia LaBeouf genç bulunmuş da rol caseye verilmiş.gerçekten rolün hakkını fazlasıyla vernmiş.

sbuffy
21-11-07, 12:26
Oscar İçin Yarışacak Belgeseller

Son birkaç yıldır çekilen Fahrenheit 9/11 gibi belgesel filmler, bu tarz filmciliğe yeni bir soluk getirdi. Bu nedenle de son dönemde belgesel filmciler arasında rekabet arttı. Bunun son örneğini sanıyoruz bu yıl 80. kez düzenlenecek olan Oscar Töreni'nde tanık olacağız. Oscar için yarışacak belgesellerden en güçlü adaylar şöyle:

1. Autism: The Musical
2. Body of War
3. For the Bible Tells Me So
4. Lake of Fire
5. Nanking
6. No End in Sight
7. Operation Homecoming: Writing the Wartime Experience
8. Please Vote for Me
9. The Price of Sugar
10. A Promise to the Dead: The Exile Journey of Ariel Dorfman
11. The Rape of Europa
12. Sicko
13. Taxi to the Dark Side
14. War/Dance
15. White Light/Black Rain

kaynak:film.gen.tr

sbuffy
24-11-07, 13:29
Uygunsuz "Şark Vaatleri"

Akademinin David Cronenberg'le yıldızının pek barışmadığını hemen herkes biliyor. Cronenberg'in Türkiye vizyon tarihi 30 Kasım olan son filmi "Şark Vaatleri" yılın en iyilerinden biri olduğunu ve pek çok eleştirmenin "En İyi 10" listesinde yer alacağını kestirmek zor değil. Ne var ki, Akademi'nin Cronenberg'i bir kez daha göz ardı etme olasılığı hayli yüksek..

Bu yılın önemli filmlerinden olan "Şark Vaatleri"nin ("Eastern Promises", 2007) Oscar'a herhangi bir dalda aday olmasını beklemek hayalperestlikten başka bir şey olmayacaktır. David Cronenberg'in daha önce Oscar adaylığı ("Dirty Pretty Things", 2002) bulunan Steven Knight'ın yazdığı orijinal senaryodan çektiği film, yönetmenin sinemasını bilenleri hiç şaşırtmayacak ama yine coşkuyla karşılamalarını da sağlayacak bir çalışma. İngiltere'deki Rus Mafyası üzerinden etkileyici bir güç öyküsü anlatan film yabancılaştırıcı mizansen ve diyalogları ve aşırı şiddet sahneleriyle yine yönetmenin hayranlarını ihya edecek seviyede.

Toronto'dan büyük ödülle ayrılmasına ve eleştirmenlerden de ilgi görmesine rağmen "Şark Vaatleri"nin bu köşeye birkaç gün önce konuk ettiğimiz ve Oscar'ı hak etse de Akademi tarafından görmezden gelinme ihtimalinin yüksek olduğunu iddia ettiğimiz Jesse James'den büyük bir farkı var: Akademi üyeleri Cronenberg sinemasını sevmiyor. Bu durum en son 2005'te büyük ilgi gören "Şiddetin Tarihçesi"nde ("A History of Violence") de açık bir biçimde görülmüştü. O yıl eleştirmenlerin en büyük favorisi olmasına ve Altın Küreler başta olmak pek çok ödülde irili ufaklı da olsa adından bahsettirmesine karşın Akademi'nin bu filmi sadece senaryo ve yardımcı erkek oyuncu (William Hurt) kategorilerinde adaylığa yakıştırdığını hatırlarsak "Şark Vaatleri" için de çok fazla şey beklememek gerek.

"Şark Vaatleri" hangi dallarda adaylık alabilir?

Yine de kamuoyunda oluşacak baskılar filme çeşitli adaylıklar getirebilir. Knight'ın yazdığı senaryonun 'orijinal senaryo' kategorisinde adaylık alma ihtimali oldukça yüksek. Bunun yanında her Cronenberg filminde olduğu gibi makyaj konusunda da iddialı bir işle karşı karşıyayız.

Oyuncular cephesine baktığımızda ise iki güçlü performansla karşılaşıyoruz. Naomi Watts'ın zayıf halka olduğu kadroda Vincent Cassell ve Viggo Mortensen'in performansları son derece güçlü. Özellikle Mortensen'in şimdiye kadar belki de en iyi oyunuyla karşı karşıya olduğumuzu söylemeliyim. Rus mafyası içindeki gizemli tetikçi Nikolai rolüyle karizmatik, etkili ve (özellikle çok konuşulan kavga sahnesini de unutmazsak) çok cesur bir oyun çıkaran Mortensen; kesinlikle bir adaylık hak ediyor. Ancak onun için de top daha önceki ödüllerde. Önümüzdeki ay başlayacak olan eleştirmen ödülleri ile birlikte Mortensen, ismini Altın Küre, ve SAG'a (Oyuncular Birliği) taşıyabilirse ilk Oscar adaylığını alabilir.

kaynak:sinema.com

dizi_maniac
24-11-07, 20:05
Eastern Promise hakkında daha önce yazdıklarımla, senin eklediğin haber örtüşüyor sbuffy.
Geçen hafta izleyebildim ve tüm sinemaseverlere yürekten tavsiye edebilirim.Özellikle Vincent Cassel küfürbaz pskiopat tiplemesinde unutulmaz bir performans çıkarmış.
Cronenberg'in hayata ve hayatın detaylarına bakış açısını çok seviyorum. Bu film gerçekten çok sıradışı bir gerilim.
Ama Cronenberg'in bu senede akademi tarafından "üvey" muamelesi görmesi yüksek olasılık, maalesef.

Fakat öte yandan da şöyle düşünüyorum : bu sene sinema adına gerçekten bereketli bir yıldı. Birbiri ardına sinema'nın yüz akı olabilecek filmler yapıldı. Say say bitmiyor.
Bundan ötürü Cronenberg'in son yapıtının biraz geride kalmasına o kadar üzülümüyorum. Bilmem anlatabildim mi?

Jesse James'e nihayet gidebildim.
Klasik western anlayışına çok uzak. Amerikanın orta batısının doğa güzelliğini göz ziyafeti çektirircesine resmeden Roger Deakins'in maharetli ellerine mutlaka mutlaka en iyi kamera-ödülü verilmeli diyorum!
Bizim bildiğimiz Western'lerde eski batı'nın değerlerine göre verilirdi hep tüm mücadeleler.
Oysa bu film, böyle değerlerin aslında hiç olmadığını gösteriyor.
Film (bana göre) Jesse James'in değil, Robert Ford'un ekseni üzerine kurulu.
Affleck ailesine karşı ben hep önyargılı davranırdım. Sevmiyorum abi Affleck'i. Sevmiyorum işte. Gone Baby Gone ile, Ben'in bundan böyle kesinlikle kamera arkasında kalması gerektiğini gördüm ve yönetmenliğini takdir ettim ama kardeşi Casey ... ayaklarımı yerden kesti!!
(Evet haklısın sbuffy, iyi ki Shia 'ya gitmemiş rol !)
Çelimsiz ve güçsüz Robert Ford'u minimal yüz mimikleri ile oynamasına rağmen... sonuna kadar etkileyebiliyor.
Ben bu fimi çok sevdim. Tam bir seyir-şöleni!
Müthiş bir izlence!
Andrew Dominik çok doğru bir noktadan ele almış hikayenin anlatımını.
DVDsi çıkar çıkmaz kesin arşivime ekleyeceğim bu filmi!
filmin detaylarına girmiyorum, izlememiş olanlar vardır, spoiler olmasın.
Ama izlemeyenlerede diyebileceğim : Sadece "konu"su veya hikayesi için film seyredenlerden değilseniz... sinema'yı "kendisi" için sevenlerdenseniz bu filme aşık olmamanız mümkün değil:img-wink:
Gitmiş olan tüm arkadaşlarım, bu filmden nasıl sıkılmışlar... cidden anlayamadım?:blink:

Biliyorum ki Oscar gecesinde, yine her sene olduğu gibi, yanlış tahminlerde bulunduğuma şahit olacağım... şu veya bu aday'da yanıldığımı göreceğim... ama şayet Roger Deakins o gece eli boş dönerse, çok ama ÇOK üzüleceğim!
Her sene gönlümde MUTLAKA almalı dediğim ya yönetmen veya oyuncular vardır... bu sene bütün kalbimle (en-iyi-kamera cinematographie) Roger Deakins'a şans dileceğim. Adam'ın kamerasına hayran kaldım. Büyülendim.

---
müzikal adaylarına gelince, sbuffy ; Elbette gönlümde Sweeney yatıyor benimde ama müzikal denildiğinde "eğlenceli" olmasına dikkat gösteren akademi, Tim Burton'un karanlık ve boyun kemiklerin çatırdayarak kırıldığı yetmiyormuş gibi ayrıca her yeri kan revan içinde bırakan filmini pek "eğlenceli" bulacağını sanmıyorum?:img-cool2
Bundan dolayı kazanacağına daha yüksek ihtimal verdiğim : Hairspray , demiştim.
Hairspray'i sevdim. (zaten benim sevemedeğim pek müzikal yoktur ya?):img-blush
Özellikle John Travolta yılın annesi seçilmeli diyorum (tabiki öyle bi kategori yok):img-wink:

AMERICAN GANGSTER, JUNO ve THE KITE RUNNER izlemeyi hedeflediğim listemin tek eksikleri.
Onlarada kavuşursam, muradıma ermiş olacağım:img-yes:

sbuffy
27-11-07, 11:36
dizi_maniac Cronenberg,Burton gibi yönetmenler ve pekçok iyi oyuncuyu akademi görmezden geliyor fakat kimbilir belki scorsese yeni bir milat olmuştur belki akademi önyargılarından kurtulmuştur veya ben fazla iyimserim:)
geçenlerde okuduğum eleştiri yazısında, yer aldıkları filmler akademinin pek değer vermediği türden filmler olduğu için bu yapımda yer alan oyuncuların çıkartıkları başarılı performansların es geçilmesinden yakınılıyordu.
Hairspray eğlenceliydi .özellikle John Travolta ve Elijah Kelley çok başarılıydı eğer onlar olmasaydı film vasat kalırdı bana göre.yalnız Enchanted da gümbür gümbür geliyor:)önceki yorumumdaki gibi çok beğenilmiş ki haftasonu en çok izlenen film oldu
Roger Deakins sinematografide aşmış biri ki No Country for Old Menin görüntü yönetmenliğini yaptı.ama akademi görüntü yönetmenliğindeki adaylıklarını hep es geçmişti.

"Elizabeth Altın Çağ": Görkemli Bir Beceriksizlik
Yaklaşık 10 yıl önce Cate Blanchett'i uluslararası arenada üne kavuşturan "Elizabeth"in devam filmi "Elizabeth: Altın Çağ", ilk filmin de yönetmeni olan Shekhar Kapur'un yönetmenliğinde Akademi'ye çok uygun şatafatlı bir gösteri sunuyor, ancak zayıf metni ve klişe ötesi senaryosuyla da pek çok adaylık şansını da sıfıra indiriyor.

1998 yılında tarihi olaylara getirdiği, hafif pembe dizi üslubunun üstüne eklediği din ve iktidar temalarıyla birlikte 'kadın olma' sorunsalını da, etkileyici bir görsellikle sunan "Elizabeth", özellikle Cate Blanchett'ın dillere destan performansıyla da 90'ların en etkileyici tarihi dramlarından birisi olarak görülüyordu. 1999 yılında, 'en iyi film' dahil 7 dalda Oscar'a aday olan yapımın ardından Shekhar Kapur 'bakire kraliçe'nin öyküsünü anlatmaya devam ediyor. Ancak, ilk filmden bu yana geçen dönemde sadece vasat bir film olan "Dört Cesur Arkadaş"la ("Four Feathers", 2002) karşımıza çıkmış olan yönetmen, "Elizabeth: Altın Çağ"la birlikte kara listeye alınma ihtimalini güçlendiriyor.

Bu seneki Antalya Altın Portakal'da nasıl bir mantıkla kendisine onur ödülü verildi bilinmez ama Kapur, senaryoyla birlikte filmi öldüren en büyük unsur durumunda. İlk filmdeki temaların üzerine hiç yeni bir şey eklemeden, hatta filmin sonunu düşündüğümüzde hiçbir yenilik içermeyen mesajıyla birlikte film İngiltere'nin belki de en önemli kraliçesinin ülkesinde yaşadığı Altın Çağ'a dair birkaç gönül ilişkisi ve büyük bir savaştan öteye cümle sarf edemiyor. İlk filmin sonunda Elizabeth'i nerede bıraktıysak bu filmin bitişinde de aynı yerde kalışını seyrediyoruz.

İçi boş gösteriş

Elbette filmin senaryosu tarihi pembe dizi üslubunu sevenler için eğlenceli bir iki saat vaat ediyor. Ancak şu var ki, filmin içeriğindeki boşluk Kapur'un gösterişli ama anlamsız anlatımıyla birlikte daha da göze batıyor ve bir süre sonra da seyircinin ciddiye alma şansını sıfıra indiriyor. Özellikle ana karakteri merkeze alan pek çok sekansta anlamsız açılardan ve sırf gösteriş yapmak adına seçildiği belli olan havalarda dönüp duran kamera hareketlerinin yanında, etkileyici olmak adına karakterlerin eteklerinden, saçlarına ve mekânlardaki tül perdelere kadar her şeyi havalarda uçurup artık klişe bile diyemeyeceğimiz kadar ayağa düşmüş kullanımlar filmi etkileyici yapmak bir yana komik duruma düşürüyor.

Aynı yapaylık şüphesiz yan oyuncularda da mevcut. Geoffrey Rush, ilk filmdeki kadar olmasa da yine belli bir seviyeyi tutturuyor, ama Mary Stuart rolüyle pekâlâ Oscar adaylığı kapabilecek olan Samantha Morton karaktere boyut kazandırılmaması sonucunda mızmız bir kötü karakter olarak kalıyor. Clive Owen ise kadronun en büyük hayal kırıklığı. Sir Walter Raleigh rolündeki oyuncu kraliçemizin gönlünü çalan, korsan olmasına rağmen ülkesi için de kahramanca savaşan bir karakter. Ve zaten tanımı itibariyle klişeleşmeye müsait olan bu karakter Owen'ın zayıf oyunu ve mizansenlerdeki komik yerleştirilmesiyle birlikte iyice zayıf ve yapay bir hale bürünüyor.

Cate Blanchett'a gelirsek… Evet Hollywood'un son dönem gördüğü en yetenekli kadın oyunculardan birisi olan Blanchett yine döktürüyor ve filmi tek başına izlemek için bir neden oluşturuyor. Ama ne var ki o bile tek başına filmi kurtaramıyor.

Oscar'a Doğru Durum Raporu

Toronto Film Festivali'ndeki galasından sonra filmin Oscar şansının sıfırlandığını daha önce zaten yazmıştık. Ancak şimdi ülkemizde de vizyona girmesiyle gördük ki, "Elizabeth"in gerçekten hiç şansı yok.

Kadın oyuncu kategorisi bu sene oldukça belirsiz ve zayıf gözüktüğü için Blanchett'a elbette şans vermek gerekiyor. Ama şunu da belirtmekte fayda var, başka bir sene olsa filmin bu kadar kötü karşılanması oyuncunun adaylık şansını yok ederdi. Şu aşamada karşısında çok fazla iddialı isimler olmadığı için ve özellikle kadın kahramanların ön planda olduğu filmlerin bu seneki azlığını da düşünürsek Blanchett adaylık alabilir. Tabii önümüzdeki süreçte çok daha iddialı performanslarla karşılaşıldığı takdirde oyuncu ilk 5'ten en kolay şutlanacak isim durumunda. Filmin geri kalan albenili yanları ise kostüm ve makyajla sınırlı kalıyor. Sanat yönetmenliği de şüphesiz ilgi çekebilecek bir kategori ama diğerleri kadar iddialı olabileceğini düşünmüyorum.

Son olarak, her ne kadar yukarıda basitliğinden dem vursam da Samantha Morton'ın 'yardımcı oyuncu kategorisi'deki diğer favorilerin fos çıkması durumunda su yüzüne çıkması söz konusu olabilir. Ama şimdilik bu şans oldukça düşük gözüküyor.

1999'da sürpriz bir biçimde Oscar yarışına dahil olan filmin ardından "Elizabeth: Altın Çağ"ın harcanan onca paraya ve emeğe rağmen bu senenin beklentileri boşa çıkaran filmlerinden biri olduğunu söylemek uygun olacaktır. Cate Blanchett'in banko adaylığını bile tehlikeye atacak seviyede olan film, bu sene Oscar'lardan ziyade Ahududu'ların favorisi olabilir.

kaynak:sinema.com,K. D. Yılmaz

sbuffy
28-11-07, 11:04
Bağımsızlar er meydanında

IFC'nin ('Bağımsız Film Kanalı') düzenlediği "Bağımsız Film Ödülleri" ("Film Independent's Spirit Awards") adaylarının açıklanması ile birlikte 2007 ödül sezonu resmen başlamış oldu. Önümüzdeki haftalarda özellikle eyaletler bazında Amerikan Film Eleştirmenleri'nin verdikleri ödüllerle birlikte çok daha hareketli günler başlayacak. İşte bu seneki Spirit ödülleri adaylarını Oscar yarışına olası etkileri...

Spirit Ödülleri elbette sektör ya da eleştirmen ödüllerinin yanında Oscar'ı oldukça minimal düzeyde etkileyen bir organizasyon. Özellikle kazananlar bazında Akademi'yle pek anlaşamadıkları kesin, ancak özellikle son 10 yıl içinde Oscar yarışında önemli başarılara imza atan bağımsızlara da ilk aşamada puan kazandırdığı bir geçek. Spirit Ödülleri'nden en fazla yararlanan isimler ise genellikle oyuncular oluyor.

Kidman dışarı, Jolie içeri

Özellikle kadın oyuncu kategorisinde adaylara baktığımız zaman zaten Oscar yarışında adı geçen bazı isimlerin güçlendiklerini görmek mümkün. Bu sene şimdilik belirsiz bir şekilde ilerleyen 'kadın oyuncu' yarışında özellikle Angeline Jolie'nin "Güçlü Bir Yürek" ("A Mighty Heart") ve Ellen Page'in de "Juno"yla şanslarını daha artırdıklarını söylemek gerekiyor. Listede yer alan Sienna Miller, Parker Posey ve Tang Wei için ise aynı şeyi söylemek mümkün değil. Kadın oyuncu kategorisinde "Margot at the Wedding"le adaylık kapamayan Nicole Kidman'ın ise zaten film vizyon gördükten sonra zayıf gözüken şansı iyice azaldı. Bir diğer şaşırtıcı isimse Laura Linney. Kulislerde, "The Savages"la adaylık alabileceği konuşulan oyuncu burada aday olamadı ancak Kidman kadar şanssız gözükmüyor, zira daha önce de "Kinsey" (2004) ile bağımsız adaylar arasına girememiş ama Oscar adaylığı kapmayı becermişti. Bunun yanında "Waitress"le büyük beğeni toplayan Keri Russell'ın da kesin adaylık beklenirken isminin açıklanmaması Oscar açısından bakıldığında iyi bir haber değil şüphesiz.

Erkek oyuncu kategorisinde ise kadınlardaki kadar cömert olmak pek mümkün değil. Ancak Phillip Seymour Hoffman'ın burada "The Savages"la kaptığı adaylık şüphesiz işini görecektir. Bunun yanında şimdiye kadar yarışta pek anılmayan Frank Langella ("Starting Out in the Evening") ve Don Cheadle'ın ("Talk to Me") isimleri bundan sonra zikredilmeye başlanabilir. Yine de bu sene erkek oyuncu kategorisinin oldukça fazla iddialısı olduğu için Spirit'lerin burada bize çok fazla bir şey söylemediğini belirtmek gerek.

Blanchett yerini sağlamlaştırıyor

Yardımcı oyuncu kategorilerinde ise şüphesiz Oscar'a göz kırpan isimler var. Son dönemde 'yardımcı mı yoksa başrol mü?' tartışmalarına neden olan Cate Blanchett, "I'm Not There"deki Bob Dylan'dan esinlenen performansıyla 'yardımcı kadın oyuncu' kategorisinin en şanslı ismi. Blanchett'in yanında dikkat çeken bir iki isim daha var; "Before the Devil Knows You're Dead"deki performansıyla Marisa Tomei ve "Margot at the Wedding"le Jennifer Jason Leigh. İki oyuncu da bu sene şans tanınan oyunculardan ve Spirit adaylığı da bu aşamada işlerine yarayacak gibi gözüküyor.

Spirit'teki filmlerin Oscar'a gitme şansı

Genel anlamda baktığımız zaman ise çeşitli filmlerin öne çıktığını görüyoruz. Todd Haynes'in "I'm Not There"i şüphesiz bu senenin en çok konuşulan filmlerinden birisi olacak. Hatta bu sene ilk defa verilen Robert Altman Ödülü'nü kapan oyuncu kadrosunun özellikle SAG ('Oyuncular Birliği') ödüllerinde şansı yüksek. Ancak yine de Akademi için fazla 'alternatif' olabilecek bu filmin Oscar'larda çok baskın olması zor gözüküyor. Aynı şekilde Gus Van Sant'in "Paranoid Park"ı ve Michael Winterbottom'ın "Güçlü Bir Yürek"inin de (Angelina Jolie dışında) Akademi'de aynı etkiyi yaratması güç gözüküyor.

Bu listeden çıkan isimler arasında Oscar yarışı için en şanslı filmlerin başında ise "Juno" geliyor. Bu senenin "Küçük Gün Işığım"ı ("Little Miss Sunshine", 2006) olarak tanımlanan filmin Oscar'larda sadece Ellen Page'e yaramayacağını söyleyebiliriz. Hatta bu küçük filmin 'en iyi film' yarışında bile şansı yüksek gözüküyor. Bunun yanında "The Savages" ve "Before the Devil Knows You're Dead"le birlikte radara giren bir başka film ise "Kelebek ve Dalgıç Giysisi" ("The Diving Bell and the Butterfly"). Ülkemizde filmekimi'nde de gösterilen filmin çok iyi eleştiriler alması ve seyirci tarafından da oldukça beğeniliyor olması, küçük bir sürpriz yaratma şansını artırıyor.

Yabancı Film kategorisi

Yabancı Film kategorisine geldiğimizde ise "4 Ay, 3 Hafta ve 2 Gün" ("4 luni, 3 saptamani si 2 zile", 2007) ile "Persepolis"in Cannes sonrasında hanelerine bir artı daha eklediklerini görüyoruz. Ancak diğer üç filmin ("Lady Chatterlery", "The Band's Visit" ve "Dikkat Şehvet"/"Lust, Caution) Oscar'larda ülkelerini temsil etmediklerini hatırlatmak gerekiyor.

Önümüzdeki günlerde burada da adı geçen bazı filmlerin incelemeleri ve ödül sezonunu daha da ateşlendirecek olan 'Eleştirmen Ödülleri'nden son haberleri takip etmek için gözünüz "Oscar'a Doğru"da olsun.

kaynak:sinema.com,K. D. Yılmaz

dizi_maniac
30-11-07, 16:21
:img-clappsbuffy , yine muazzam haberler toplayıp getirmişsin! Sağ ol!:good:
Benim bu forum'da ki ömrümün %99.9'u hep sana teşekkür etmekle geçiyor zaten:)
Derslerden fazla zaman bulamıyorum ve internette gezinemiyorum, geriye kalan boş zamanımı da film izleyerek değerlendirmeye çalışıyorum. Fakat sinema delisi olduğumdan, sinema dünyasında ki haberler ve olaylardan da elbette haberdar olmak için can atıyorum.
Bu bağlamda; en sağlam ve en zengin kaynağım SENSIN:img-yes:

Tüm emeklerin için ve sadece bu sayfaya değil , tüm foruma kattığın zenginlik için sana yürekten teşekkürler arkadaşım.:img-clapp:love01::img-clapp

---
Elisabeth'e biraz fazla yüklenmemişler mi?:icon_sorr
Görkemli Bir Beceriksizlik, İçi boş gösteriş... ahududu ödüllerine aday...falan?
Yok artık! Bu kadar da olamaz! Haksızlık! dedirtti bana...
Zaten hiç bir zaman kusursuz bir film olmuş iddiasında bulunmadım bende, ama bu kadar da hakkı yenmemeli...:icon_sorr
Sen ne düşünüyorsun bu konuda?


Independent's Spirit'sin ödül gecesi ne zaman, biliyormusun?

sbuffy
30-11-07, 19:02
sözlerin için çok teşekkürler dizi_maniac:img-blush
ifc ödülleri 23 şubat 2008de sahiplerini bulacak.

elizabethte senaryoda kopukluklar var ama görüntü,oyunculuk ve filmde yer verilen detaylar gayet başarılıydı.elizabethe gelene kadar ahududu alacak bir sürü film olduğu unutulmamalı.

biraz önce sinema sitelerinin bir tanesinde kategorilere göre aday olabileceklerle ilgili yorumlar vardı.cate blanchett için elizabethte çok başarılıydı ama eleştirmenlerin olumsuz yazılarına gişedeki yüsek olmayan hasılatta eklenince catein i'm not theredeki rolüyle yardımcı oyuncu dalında aday olma ihtimalinin daha yüsek olduğu söylenmiş.daha önce catein sayfasında da yazdığım gibi banada sanki yardımcı oyuncu dalında aday olacakmış gibi geliyor.diğer adaylar ve kategoriler hakkında yazılanlarla ilgili de özet geçiyim.
yardımcı bayan oyuncu dalındaki diğer adaylar Margot at the Wedding filmi ile Jennifer Jason Leigh-kidman üzerine kurulu olsa bile leigh çok iyiydi denilmiş-,Atonement filmiyle Vanessa Redgrave-akademide daha önce birçok filmle aday olduğundan bahsedilmiş.

en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında;No Country for Old Men ile javier bardem-rol çalacak kadar iyi bir performans sergilediğinden bahsedilmiş.There Will Be Blood ile Paul Dano-L.I.E. ile iyi bir izlenim bıraktığı ve bu filmde iyi iş çıkarttığı belirtilmiş.Before the Devil Knows You're Dead ile Ethan Hawke romatik role ısındığı belirtilmiş.

en iyi bayan oyuncu dalında;Margot at the Wedding ile nicole kidman-yönetmenin olağanüstü bir karakter yarattığını ve kidmanın karakterin duygularını çok iyi yansıttığından ve hollywood basını ile akademinin sevdiği bir oyuncu olduğuna da değinilmiş.
Atonement ile Keira Knightley-akademi 0 bedenleri cezalandırmıyorsa aday olma şansının olduğu söylenmiş.The Savages ile Laura Linney- akademinin ilgi alanına girecek bir karakteri oynadığından szöedilmiş.Charlie Wilson's War ile Julia Roberts-akademinin bu rolden dolayı direnemeyeceği söyleniyor.


en iyi erkek oyuncu dalında;Sweeney Todd ile Johnny Depp-aktörün şimdiye kadarki en cesur işini yaptığının altı çizilmiş.There Will Be Blood ile Daniel Day-Lewis-genelde ödüllerde aday olduğundan sözedilmiş.Charlie Wilson's War ile tom hanks-Da Vinci Codeundan daha akıllıca bir filmde yer aldığından bahsedilmiş.The Savages ile Philip Seymour Hoffman-karakter roleriyle meydan okumaya devam ettiği söylenmiş.

en iyi film dalında;Atonement-uyarlama ve aşkta olunca akademinin yaşlı üyelerinin oylarını alacaktır.Charlie Wilson's War-jeopolitik komediyi işleyişiyle kazanabileceği söylenmiş.Sweeney Todd-akademinin müzikallerden Hairspray ile bu film arasında seçim yapması gerekiyorsa Sweeneyi tercih edecekleri belirtilmiş.There Will Be Blood-içerikli konusu ve castı sayesinde şansını yüksek olduğu vurgulanmış.

Butterbeer
30-11-07, 23:26
Altın Küre'de kategoriler hazır!

Hollywood Yabancı Basın Birliği'nin (HFPA) organize ettiği Altın Küreler'de bu sene hangi filmlerin hangi dalda yarışacağı belirlendi. Yabancı film kategorisinde ise Türkiye'den iki film var.

HFPA, drama yanı ağır basmasına rağmen içinde belli bir oranda mizah barındırdığı için "Charlie Wilson'ın Savaşı" ("Charlie Wilson's War"), "The Savages" ve "Margot at the Wedding"i komedi/müzikal kategorisinde kabul edeceğini açıkladı. Bu filmlere ek olarak yine belli kategorilerde Oscar'a göz kırpan "Juno", "Darjeeling Limited", "Lars and the Real Girl" ve "Waitress"in de aynı dalda yarışacağı duyuruldu.
Komedi müzikal kategorisi, her şeyden önce bu tarzdaki filmlerin ve oyuncuların önünü açmaya yarıyor. Genellikle yarışın ağır toplarının dram filmlerinden çıktığını düşünürsek bu anlamda Altın Küre'nin bu tip filmlere bir ivme kazandırması söz konusu olabilir. Özellikle beklentilerin aksine Oscar yarışında zorlanacakları belli olan "Charlie Wilson'ın Savaşı", "The Savages" ve "Margot at the Wedding" filmleri ve oyuncularının bu anlamda Altın Küre adaylığı kapmaları düşük olan şanslarını biraz yükseltebilir. Bu aşamada bu durumdan özellikle yararlanacak oyuncular ise Tom Hanks, Laura Linney ve Nicole Kidman olacak gibi gözüküyor.

Bu kategori karmaşasında en garip durum ise şüphesiz "Kaldırım Serçesi"yle ("La Vie En Rose") yaşanacak. Filmin müzik ağırlığı sebebiyle Edith Piaf'ı canlandıran Marion Cotillard'ın da komedi/müzikal kategorisinde yarışacağı açıklandı. Müzikal olsun olmasın bas baya dram olan filmdeki performansıyla Cotillard'ın bu anlamda diğer komedi oyuncularını haksız yere ezmesi söz konusu olabilir. Şunu da bir dipnot olarak düşmek gerek: Cotillard, şu anda "Kaldırım Serçesi" ile kadın oyuncu kategorisi için de en favori isimlerden birisi.

Yabancı film kategorisinde Türkiye'den iki film Bunun yanında Altın Küre'de yabancı film kategorisinde yarışacak filmler de açıklandı. Tam 61 filmin yer aldığı aday adayları arasında Özer Kızıltan'ın Oscar yolcusu "Takva"sı ve Abdullah Oğuz'un Antalya'da tartışma yaratan "Mutluluk"u da yer alıyor. En iyi animasyon dalında yarışamayacak olan "Persepolis" burada Fransa'yı teslim ediyor. Ayrıca Akademi tarafından başvurusu kabul edilmeyen Ang Lee'nin "Dikkat Şehvet"i ("Lust, Caution") ve Marc Forster'ın yönettiği, ve son zamanlarda Oscar'larda 'en iyi film' yarışında adı geçen ABD yapımı "The Kite Runner" da yabancı dil ağırlıklı olduğu için bu kategoride yarışacak. HFPA kurallarına göre 'en iyi film" (dram veya komedi/müzikal) kategorisinde bir filmin yarışması için İngilizce olması gerekiyor. Clint Eastwood'un "Iwo Jima'dan Mektuplar"ı ("Letters from Iwo Jima") ve Mel Gibson'ın "Apocalypto"su da aynı sebepten ötürü geçen sene yabancı film kategorisinde Altın Küre'lerde yarışmıştı. Oscar'larda Almanya'yı temsil eden "Yaşamın Kıyısında" ise Altın Küre listesinde yer almıyor.

13 Aralık'ta adayların açıklanacağı Altın Küre'lerin ödül töreni 13 Ocak 2008'de yayınlanacak ve Oscar'ın bir nevi provası sayılan törende bu senenin iddialı filmlerinin yanında Steven Spielberg de "Cecil B. DeMille ödülü"yle onurlandırılacak. Bu senenin geleneksel Miss Golden Globe'u ise Demi Moore ve Bruce Willis'in kızı olan Rumer Willis.

Kaynak: sinema.com

sbuffy
01-12-07, 13:31
"Charlie"nin havası erken söndü

Eylül ayında "Oscar'a Doğru" köşesinde en çok beklenen ve 'en iyi film'i zorlayabilir dediğimiz kapalı kutu "Charlie Wilson's War" nihayet açıldı. Ancak görülen o ki beklentiler, biraz da boşaymış. Filmle ilgili ilk yorumların nete düşmesiyle birlikte artık Mike Nichols'ın bol starlı filmini Oscar yarışından gönül rahatlığıyla çıkarabiliriz.

Oscarlı bir yönetmen (Mike Nichols), kazandığı Emmy'lerle TV tarihinin en başarılı işlerinden birine imza atmış bir senarist (Aaron Sorkin), Oscar şampiyonu star oyuncular (Tom Hanks, Julia Roberts, Phillip Seymour Hoffman) işin içinde olunca otomatikman "Charlie Wilson'ın Savaşı" ("Charlie Wilson's War") da bu senenin en büyük favorilerinden birisi olmuştu. Film Amerika'da Aralık sonunda vizyona girecek, ancak geçtiğimiz hafta basın mensuplarına yapılan ilk gösterim filmin Oscar tahmin tablolarında hızlı bir düşüş yaşamasına neden oldu.

Elbette ilk yorumlar yanıltıcı olabilir ancak "Charlie Wilson'ın Savaşı" bu aşamada yarışa pek de iyi başlamadı. İlk yorumlarda filmle ilgili değişik görüşlere sahip yazılarla karşılaşsak da ister olumlu ister olumsuz düşünsün herkesin birden filmi yarıştan silmesi şüphesiz iyiye işaret değil.

Filmle ilgili ilk yorumlar

Filmin Orta Doğu ilişkilerine yaklaşıma getirdiği mizah ve bunun yarattığı çatışmalar genel anlamda beğenilen bir özelliği. Tom Hanks'in performansının şöyle böyle olduğu, Julia Roberts'ın ise burada oynadığı karakter için yanlış bir seçim olduğu söyleniyor. Genel izlenime baktığımız zaman çoğunluğun filmden hoşlandığını görüyoruz, ancak buradaki asıl sorun da kimsenin filme bayılmaması.

Oscar yarışında iddiası olan filmlerin mutlaka çok güçlü fanatikleri olması gerekiyor. Çünkü yarış öncesinde kamuoyunu etkileme biraz da bu abartının sonucunda gelişiyor. "Charlie Wilson"da da bu eksik gözüküyor. LA Times'dan Tom O'Neil 'filmin belki de adaylık alabileceğini' düşünüyor ama bir şey kazanamayacağına da emin. O'Neil, filmin 'son derece iyi oynanmış, yönetilmiş, sağlam bir iş' olduğunu belirtiyor, ancak 'yaratması gereken heyecanı da yaratmadığını' ekliyor.

Sadece iki adaylık mı?

O'Neil'ın yorumu genel olarak herkesin ortak görüşü durumunda. Ancak elbette film Oscar yarışından tamamen de kopmuş değil. Filmi beğenen beğenmeyen herkes, Philip Seymour Hoffman'ın yardımcı erkek oyuncu kategorisinde Aaron Sorkin'in de uyarlama senaryo dalında adaylık alacağını öngörüyorlar.

Elbette yıldız isimler filmi bir yere taşıyabilir. Aslında Aralık'ta vizyona girmesi filmin şansını da baltalayan bir unsur haline dönüşmüş durumda. Geçtiğimiz hafta internette esen bu kötü havayı dağıtmak iyi bir gişe getirisiyle mümkün olabilirdi, ancak film gişelerde başarılı olsa bile Aralık sonu Akademi'yi etkilemek için geç olacak gibi gözüküyor.

kaynak:sinema.com,K. D. Yılmaz

Tom O'Neil sıkı bir sweeney todd taraftarı:img-wink:sweeneyi en fazla o'neil savunuyor ve en iyi film,oyuncu ve yönetmen dalında ödülleri süpüreceğinden emin olduığunu söylüyor

dizi_maniac
01-12-07, 18:36
* * * * * * * * * * * * * * *

http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/titleless/1111Oscar.jpg

* * * * * * * * * * * * * * *





----

dizi_maniac
01-12-07, 18:40
Los Angeles Times' ın yazarlarından Tom O'Neil'e birdenbire kanım baya ısındı...

Neden acaba...?!?:img-cool2




:) :) :) :) :)

sbuffy
02-12-07, 22:51
dizi_maniac işte şimdi oscar sayfasına benzedi çok teşekkürler:)

Berlindeki Avrupa Film Ödüllerinden haberler.
Romen Yönetmen Cristian Mungiu'un "4 Months, 3 Weeks and 2 Days" filmi 20.Avrupa Film Ödüllerinde En İyi Film ve En İyi Yönetmen Ödüllerinikazandı.
Fatih Akın Yaşamın Kıyısında (The Edge of Heaven) ile En İyi Senaryo Ödülünün sahibi oldu.

sbuffy
03-12-07, 11:36
Oscar'larda oyuncular favorilerini açıklamaya başladı!

Ödül sezonunun artık resmen açıklanmasıyla birlikte herkes sevdiği filmlerin ya da performansların propagandasını yapmaya başladı bile. 'Oyuncular Birliği' ('SAG') Ödülleri'nin de yaklaştığı bu dönemde Variety dergisi oyunculara bu seneki en sevdikleri performansları sordu. İşte oyuncuların favorileri.

Variety dergisindeki habere göre bu sene Oscar'da "I'm Not There"le iddialı olan Cate Blanchett'in en beğendiği performans "Kaldırım Serçesi" ("La Vie En Rose") ile Marion Cotillard. Performansı 'şaşkınlık verici' olarak niteleyen Blanchett'a göre filmin ilerleyişiyle birlikte karakterin oluşumu da enfes bir sentez oluşturuyor. Yeni yeteneklerden Ryan Gosling ise Cotillard'ın, ünlü şarkıcı Edith Piaf'ı taklit etmenin çok ötesine gittiğini ve güçlü bir insaniyet kazandırıyor.

Hopper'ın oyu Mortensen'a

Oscarlı oyuncu Dennis Hopper ise oyunu "Şark Vaatleri" ile çok övülen Viggo Mortensen'e vereceğini söylüyor. Oyuncu, Mortensen'in çok yaratıcı ve özellikle doğaçlama anlarda sezgilerini kullanarak çok başarılı bir iş çıkardığını belirtiyor. Minimal anlamda da performansın çok iyi olduğunu vurgulayan Hopper, çok tartışılan çıplak kavga sahnesi hakkında da şöyle yorum yapıyor: <İ>"Kavga sahnesine bayıldım, ve bunu çıplak yapmak tek başına bir başarıdır. Hiçbir korunağınız yok. Yastıklara ve sahtekarlığa yer yok."

Yeni Oyuncular

Bunların yanında Oscar için adı zaman zaman zikredilen çok tanınmamış oyuncuların da gayet beğenildiğini görmek mümkün. Ben Affleck'in ilk yönetmenlik denemesi "Kızımı Kurtarın"la ("Gone Baby Gone") bolca övgü alan Amy Ryan, yardımcı kadın oyuncu kategorisindeki yarışta Matt Damon'dan; Sean Penn'in yönetmenliğini yaptığı "Into The Wild"ın başrolündeki Emile Hirsch ise bağımsız sinemanın en favori oyuncularından Patricia Clarkson'dan destek almış gözüküyor. Nicole Kidman'ın bu seneki favorileri ise Samantha Morton'la beraber, filmekimi'nde de izleme imkanı bulduğumuz "Control"la başarılı bir çıkış yakalayan Sam Riley.

"Kefaret"in ("Atonement") oyuncuları da bu övgülerden nasiplerini alıyor elbette. Bu sene Oscar yarışının en iddialılarından birisi olan filmdeki performansıyla James McAvoy, geçen sene Oscar'ı eve götüren Forest Whitaker'ın desteğini almış bile. Whitaker, oyuncunun performansını tek kelimeyle "gerçek" olarak yorumluyor. Filmin başrolündeki diğer önemli isim Keira Knightley'e bu sene kadın oyuncu kategorisinde çok şans verilmiyor ama Jonathan Rhys Myers, kendisinin filmin ruhuna çok şey kattığını düşünüyor.

Variety'nin listesinde zaman zaman bazı oyuncuların aynı kategorideki rakiplerini de övdüklerini görmek mümkün. Bu sene Ridley Scott'ın "American Gangster"i ile Coen'lerin "No Country for Old Men"inde büyük beğeni toplayan oyuncu Josh Brolin'in en sevdiği performans, yardımcı erkek oyuncu yarışında kendisine kök söktürme ihtimali olan Ben Foster. Foster, "3:10 Yuma"da canlandırdığı kalpsiz Charlie Prince karakteriyle bu senenin sürpriz çıkışlarından birisini yapabilir ve Brolin'e göre de "Ben Foster gerçek bir aktör." Oyuncunun kendi personasını tamamen dışarıda bırakıp yarattığı zamansız, zalim ve acımasız karakterin tek başına ayakta durabildiğini ama hiçbir şekilde öyküyü de dağıtmadığını belirten Brolin, Foster'la tanıştığında ise ilk başta çok şaşırdığını itiraf ediyor. "Margot at the Wedding"le yardımcı kadın oyuncu kategorisinde adı geçen Jennifer Jason Leigh ise, yine aynı kategorideki rakibi Cate Blanchett'in "I'm Not There"deki performansından çok etkilendiğini belirtiyor. Leigh, özellikle Blanchett'in doğallığına ve rol yapmak için ekstra bir çaba harcamıyor oluşuna hayran olduğunu belirtiyor.

kaynak:sinema.com

sbuffy
03-12-07, 19:27
"Hairspray": Mutlu bir müzikal

Ülkemizde Ocak ayında gösterime girecek "Hairspray", yılın en çok merak edilen filmlerinden biri. John Travolta'nın kadın kılığında karşımıza çıktığı film, Altın Küre ve Oscarlar'da da adından epey söz ettireceğe benziyor.

"Kırmızı Değirmen"in ("Moulin Rouge!", 2001) modern müzikal tezinin ardından, kimilerince demode olmuş film müzikalleri uykuya daldığı yerden uyandı ve "Chicago" (2002), "Rüya Kızlar" ("Dreamgirls", 2006) gibi görece başarılı örnekleri izlesek de "Rent" (2004), "The Producers" (2004) ve "Operadaki Hayalet" ("The Phantom of the Opera", 2004) gibi vasat örnekleri de son yıllarda sinema salonlarında gördük.

"Hairspray", John Waters'ın 1988 tarihli kült filminin bir yeniden çevrimi. Bu senenin klasik anlamda müzikal diyebileceğimiz ilk filmi olan "Hairspray", müzikal kalıplarını tamamıyla uygulayan ve türe yeni bir tanım getirmeden de başarılı bir müzikal çekilebileceğini kanıtlayan bir film. Bu senenin diğer merakla beklenen müzikali olan Tim Burton'ın "Sweeney Todd"u ise Amerika'da aralık ayında vizyona girecek.

Film, Baltimore'un varoşlarında, 60'lı yılların hemen başında işçi mahallesi diyebileceğimiz bir çevrede geçiyor. Filmin tüm öyküsü Nikky Blonsky tarafından başarıyla canlandırılan Tracy karakteri etrafında gelişiyor. Tracy'nin en büyük tutkusu dans etmek ve en büyük isteği ise televizyonda her gün kaçırmadan izlediği dansçılar gibi bir gün ünlü olmak. Ki bu amacına da bir şekilde ulaşan Tracy, o noktadan sonra daha farklı sulara yelken açıyor ve tüm naif ve masum duygularıyla ten rengi ayrımı olmayan bir dünya için mücadele ediyor. Tabii bu biraz ağır bir cümle gibi gelebilir, ama en azından kendi yaşadığı çevrede, kendi inandığı değerleri savunuyor. Tracy'nin karşısına, Michelle Pfeiffer'ın başarıyla canlandırdığı Velma Von Tussle, Baltimore polisi, en yakının arkadaşı Penny'nin annesi gibi engeller çıksa da o yoluna devam ediyor.

Film 60'lı yıllarda siyah-beyaz ayrımının yapıldığı bir dönemde, masum bir aklı ve hayalleri olan bir kızın neler başarabileceğini gösteriyor. Fakat bunu yaparken film tıpkı Tracy gibi masumiyetinden ve naifliğinden asla ve asla ödün vermiyor. Tüm film, her ne kadar engeller olsa da; doğrunun, dürüstlüğün ve masumiyetin her zaman kazanacağı tezini savunuyor. İşte bu gibi duygularla "Hairspray"i iki saat boyunca yüzünüzde bir gülümseme, kalbinizde bir mutlulukla izliyorsunuz. Irkçılık karşıtı söylemleri, özgürlük duygusunun vurgulanışı, yaratıcılığın ve doğrunun yanında duruşuyla "Hairspray", eğlenceli bir müzikal olmasının yanında dünyada hâlâ iyi bir şeyler olabileceği umudunu kalbinize aşılıyor.

Başrolde Nikky Blonsky şirin ve eğlenceli performansıyla yüzünüzde hep bir gülümseme bırakıyor. Bunun yanında Michelle Pfeiffer, Christopher Walken, Queen Latifah ve Allison Janney kısa ama iyi yazılmış yardımcı rollerinde göz dolduruyor. Fakat filmin en büyük sürprizi Tracy'nin etine fazlaca dolgun annesi rolünde John Travolta. Orijinal filmde John Waters'ın fetiş oyuncusu Divine tarafından canlandırılan karakterin, yeniden çevrimde bir erkek tarafından canlandırılması hem güzel bir gönderme hem de öykünün özüne sadık bir seçim.

"Hairspray" izlerken dans etmemek için kendiniz zor tutacağınız, büyük bir kalbi olan, mutlu, umutlu ve önemli bir film. Kimi zaman daha iyi anlaşılıyor ki iyi filmler her zaman naif ve dürüst öykülerden geliyor. İşte "Hairspray" onlardan biri.

Oscar'a Doğru Durum Raporu
Film şu aralar büyük kategorilerde çok fazla adı geçmese de her an sürpriz yapabilir. Çünkü eleştirmenlerin "Hairspray" gibi tam destek verdikleri filmler arasında blockbuster (100 Milyon Dolar gişe barajını geçmeyi başaran) olan tek film. Altın Kürelerin filmi komedi müzikal kategorilerindeki hemen hemen her dalda aday göstereceğini düşünürsek, filmin isminin tekrardan öne çıkma ihtimali çok yüksek. Pek fazla tanınmayan Nikky Blonsky çok güçlü adayların bulunmadığı 'En İyi Kadın Oyuncu' kategorisinde filmin rüzgarıyla beraber bir adaylık alabilir ama çok düşük bir olasılık. Filmin oyunculuk kategorilerindeki en büyük kozu John Travolta. Akademinin kadın rollerindeki erkekleri ve erkek rollerindeki kadınları ne kadar tuttuğunu düşünürsek Travolta'nın şansı hiç de az değil ama bu kategoride öylesine kalabalık ve öylesine iyi performanslar var ki Travolta'nın işi bir yandan da çok zor.

Filmin en büyük kozları teknik dallarda olacak gibi görünüyor. Film için yazılan üç orijinal şarkıdan birinin adaylık almasına kesin gözüyle bakılıyor. Müzikaller genelde bu kategoride çok şanslı oluyorlar. Bunun yanında Travolta'yı yaklaşık bir yüz kilo kadar şişmanlatan ve kadın haline getiren makyaj ekibinin adaylık şansı çok yüksek. Filmin renkli ve 60'lı yılları kusursuz yansıtan kostüm çalışmasının es geçilmeyeceğini düşünüyorum. Sanat yönetiminin çok şaşalı olmaması Akademi'nin dikkatini çekmeyecektir ama yine de bu kategoride sürpriz bir adaylık kapabilir.

Filmin en büyük kozları teknik dallarda olacak gibi görünüyor. Film için yazılan üç orijinal şarkıdan birinin adaylık almasına kesin gözüyle bakılıyor. Müzikaller genelde bu kategoride çok şanslı oluyorlar. Bunun yanında Travolta'yı yaklaşık bir yüz kilo kadar şişmanlatan ve kadın haline getiren makyaj ekibinin adaylık şansı çok yüksek. Filmin renkli ve 60'lı yılları kusursuz yansıtan kostüm çalışmasının es geçilmeyeceğini düşünüyorum. Sanat yönetiminin çok şaşalı olmaması Akademi'nin dikkatini çekmeyecektir ama yine de bu kategoride sürpriz bir adaylık kapabilir.

Filmin en büyük kozları teknik dallarda olacak gibi görünüyor. Film için yazılan üç orijinal şarkıdan birinin adaylık almasına kesin gözüyle bakılıyor. Müzikaller genelde bu kategoride çok şanslı oluyorlar. Bunun yanında Travolta'yı yaklaşık bir yüz kilo kadar şişmanlatan ve kadın haline getiren makyaj ekibinin adaylık şansı çok yüksek. Filmin renkli ve 60'lı yılları kusursuz yansıtan kostüm çalışmasının es geçilmeyeceğini düşünüyorum. Sanat yönetiminin çok şaşalı olmaması Akademi'nin dikkatini çekmeyecektir ama yine de bu kategoride sürpriz bir adaylık kapabilir.

kaynak:sinema.com,Ali Deniz Şensöz

sbuffy
04-12-07, 21:17
New York Post potansiyel oyuncu adaylarını yazdı.

En İyi Erkek Oyuncu
Daniel Day-Lewis, There Will Be Blood
James McAvoy, Atonement
Denzel Washington, American Gangster
George Clooney, Michael Clayton
Tommy Lee Jones, In the Valley of Elah

muhtemel diğer adaylar:Johnny Depp, "Sweeney Todd''; Josh Brolin, "No Country for Old Men''; Mathieu Amalric, "The Diving Bell and the Butterfly''; Emile Hirsch, "Into the Wild''; Tom Hanks, "Charlie Wilson's War''; Frank Langella, "Starting Out in the Evening''; John Cusack, "Grace Is Gone''; Philip Seymour Hoffman, "Before the Devil Knows You're Dead.''

En İyi Bayan Oyuncu özetle Knightley, Christie, Page, Linney, Cotillard.diğer muhtemel adaylar Jolie, Bonham-Carter, Russell

sbuffy
05-12-07, 12:16
Friedman (Fox)ın yorumu:
"Tim Burtonun "Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street"ın film versiyonu 2007nin en beğendiğim filmi.film herşeyiyle kusursuz olduğunu olağanüstü ses sistemine sahip Ziegfeldteki galada kanıtladı.bu yıl en iyi film ödülünü kazanması muhtemel film ,ayrıca sanat çalışması olan büyük bir film "

dizi_maniac
05-12-07, 23:14
captain jack, Johnny'nin sayfasına eklemiş bende elimden geldiğince o sayfada çevirdim ,buraya da ekleyelim dedim:

Sahnenin ve perdenin en mükemmel barbar karakterini Oscar-çapında bir performans ile yaratan Depp, güçlü , hipnotize edici, yıkıcı, olağanüstü bir biçimde oynuyor ve şarkı söylüyor.
Önce aktör sonra film yıldızı olunması gerekildiğini ve hiç bir ticari başarısızlığı umursamadığını , bizlere yıllarca tekrar ve tekrar ispatlayan bu oyuncudan büyüleyici bir performans.
Paul Fischer

Sweeney Todd'un 3 Aralık'ta galası yapıldı ve internette bununla ilgili nereye baksam, hangi eleştirmeni okusamda... neredeyse Johnny ve Tim Burton'un heykellerini dikecek kadar coşmuşlar!

New York Post, "potansiyel" listesini tekrar gözden geçirmesi gerekecek sanırım:img-wink:
Sweeney gümbür gümbür geliyor...:happy0064

___
not : sbuffy , bu avatarına ölüyorum! bitiyorum! Sana da çok yakışıyor:happy0064

sbuffy
06-12-07, 12:05
teşekkürler dizi_maniac.audrey bu avatarda çok sempatikti o yüzden hemen ekledim:)

captain jack sayesinde film ve johnny hakkında herşeyi en ince ayrıntısına kadar öğreniyoruz,inanılmaz emek harcıyor:happy0064

sweeney toddu öngösterimde seyredenler ve yapım aşamasını takip eden Tom O'Neil' gibi eleştirmenler filmi ballandıra ballandıra anlatırken bazı eleştirmenlerde onlarla özellikle tomla dalga geçiyorlardı.film gösterime girdikten sonra dalga geçenlerin büyük çoğunluğu sözlerine pişman oldular:img-wink:depp,burtonın yanısıra helena bonham carterında en iyi oyuncu dalında aday olabileceği söyleniyor.zaten helena deli dolu rollerin tam ona göre olduğunu harry potterda kanıtladı.sweeney toddda da yanlış yaptığında sette ve hatta evde azarlayan bir yönetmeni olduğu için bu rolde daha da çoşması kaçımnılmazdı:)

The National Board of Review (ulusal eleştiri kurulu)NO COUNTRY FOR OLD MEN'i 2007nin en iyi filmi seçti.ödül listesi

En İyi Film:No Country For Old Men
En İyi Yönetmen:Tim Burton ,Sweeney Todd
En İyi Erkek Oyuncu:George Clooney, Michael Clayton
En İyi Bayan Oyuncu:Julie Christie, Away From Her
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu:Casey Affleck, The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
En İyi Yardımcı Bayan Oyuncu:Amy Ryan, Gone Baby Gone
En İyi Yabancı Dilde Film:The Diving Bell And The Butterfly
En İyi Belgesel:Body Of War
En İyi Animasyon:Ratatouille
En İyi Cast:No Country For Old Men
En İyi performans Erkek Oyuncu:Emile Hirsch, Into The Wild
En İyi performans Bayan Oyuncu:Ellen Page, Juno
En İyi Orjinal Senaryo:Diablo Cody, Juno and Nancy Oliver, Lars and the Real Girl
En İyi Uyarlama Senaryo:Joel COEN and Ethan COEN, No Country For Old Men

İlk 10 Film:(alfabetik sıraya göre)
THE ASSASSINATION OF JESSE JAMES BY THE COWARD ROBERT FORD
ATONEMENT
THE BOURNE ULTIMATUM
THE BUCKET LIST
INTO THE WILD
JUNO
THE KITE RUNNER
LARS AND THE REAL GIRL
MICHAEL CLAYTON
SWEENEY TODD

İlk 5 Yabancı Dilde Film (alfabetik sıraya göre)
4 MONTHS, 3 WEEKS, 2 DAYS
THE BAND’S VISIT
THE COUNTERFEITERS
LA VIE EN ROSE
LUST, CAUTION

İlk 5 Belgesel Film (alfabetik sıraya göre)
DARFUR NOW
IN THE SHADOW OF THE MOON
NANKING
TAXI TO THE DARKSIDE
TOOTS

Bağımsız Film (alfabetik sıraya göre)
AWAY FROM HER
GREAT WORLD OF SOUND
HONEYDRIPPER
IN THE VALLEY OF ELAH
A MIGHT HEART
THE NAMESAKE
ONCE
THE SAVAGES
STARTING OUT IN THE EVENING
WAITRESS

dizi_maniac
06-12-07, 22:08
Yine elin kolu dolu gelmişsin sbuffy:img-yes: teşekkürler sinefil arkadaşım:img-clapp

Demek O'Neill ile dalga geçiyorlardı?
Son gülen iyi güler...

Evet, captain jack'in sayesinde Johnny'nin bırak hangi filmlere hazırlandığını, nerede kahve içtiğini bile öğreniyoruz(üstelik resimli!):)
Çok özverili bir fan!

NBR da ipi göğüsleyen No Country For Old Men olmuş ama yönetmen ödülünü Tim Burton almış:happy0064
Hatırladığım kadarıyla Tim bugüne kadar akademi tarafından sadece Corpse Bride için (en iyi animasyon dalında) aday gösterilmişti, ama heykelcik Wallace Gromit'e gitmişti.

Geçen sene NBR 'ın en iyi erkek+ en iyi kadın oyuncu, en iyi yönetmen dallarında kimleri ödüllendirdiyse onlar oscar almışlardı! Acaba önümüzde ki oscarlara bu sene de öncülük etmiş olacakmı , göreceğiz.
Oysa 2005 de NBR pek öncülük edememişti, yanlış hatırlamıyorsam?
En iyi yönetmen (Ang Lee-Brokeback Mountain) en iyi erkek oyuncu (Philip Seymour Hoffman-Capote) dışında hiç birini tutturamamıştı.

Sweeney'nin eleştirmenleri coşturmuş olmasının dışında gişesi de bereketli olacağa benziyor. Kadro'da sağlam. Eh akademi'nin bu sefer kolay kolay burun kıvıramayacağı gibi görünüyor... hadi bakalım hayırlısı!
Babaannemin dediği gibi: bir şeyi çok sever, çok översen mutlaka ona nazar değer...
Aman aman nazarlardan uzak olsun. Hem zaten Sweeney Todd : The Demon Baber Of Fleet Street çok kötü bir film:icon_whis , oyuncuları da yeteneksiz ve dandik, yönetmeni de hiç yaratıcı değil, çok sıradan bir film bu!:icon_whis dimi sbuffy?:img-wink:

NBR'ın listesinde gözlerim I'm Not There 'i aradı. Yok.
Cate hiç yok.
Neden?
Sen kesin biliyorsundur, benide aydınlatırsan çok sevinirim arkadaşım.

Bunun yanısıra Gone Baby Gone 'da ki "umursamaz bencil anne'yi" oynayan Amy Ryan , çok merak ediyorum o filmde olağanüstü olabilecek ne yapmışta ödüle layık görülmüş? Amy'nin canlandırdığı karakteri çok iyi hatırlıyorum; karakterin kendisi itici-acınası ama Amy'nin performansı hiçte sıradışı değildi?! Kötüydü demiyorum, ama değil ödül almayı, adaylığı bile olmamalıydı.
Sende izlediysen sbuffy, ne demek istediğimi anlarsın?

Dahiyane Coen kadeşleri her ne kadar çok sevsemde, umarım bu sene oscarlarda gövde gösterisi sergilemelerine ve en önemli ödülleri toplamalarına tanık olmayız.
Bir filmin tek başına 6-8-10-11 ödül toplamasının manasız ve yarıştaki diğer filmlere haksızlık olduğunu düşünmüşümdür hep.
Hele bu sene gerçekten birbirinden güzel bunca film varken...?

---
evet sbuffy, çok iyi yapmışsın... çok yakışmış "üzerine" :img-yes: Avatarına gözümün her kayışında, yüzümde kocaman bir tebessümün oluşmasına engel olamıyorum:happy0064

sbuffy
07-12-07, 13:09
dizi_maniac clooneyin ruhu sana geçmiş:img-wink:
bu yıl o kadar başarılı film varki dengeler nasıl sağlanacak kestirmek zor.bu yüzden bir filme yedi sekiz ödül gitmesi pek olası gözükmüyor.yinede akademi bu sağı solu pek belli olmuyor

yönetmen dalında geçen yıl nasıl oscarın scorsesee gitmesini dilediysem,aynı şekilde bu yıl burtonın almasını diliyorum.deakins ve coenlere rağmen.

i'm not therele cate övgüler alırken,oyunculuğu göklere çıkarılırken,çoğu eleştirmen elizabethle değil bu filmle yardımcı oyuncu dalında aday gösterilmesi daha muhtemel derken ulusal eleştiri kurulunun catei es geçmesini bende anlamadım.üstelik Amy Ryanın oyunculuğu çok fazla övgüde almamnıştı.seyrettiğim kadarıyla bence cate daha fazla hakediyor.

bu arada yabancı dilde filmler kategorisinden bir haber.akademi İsrailin aday gösterdiği Beaufort filmini çok fazla ingilizce diyalog olduğu için geri çevirdi.

İlk puan Coen'lere!
Bağımsız Film Ödülleri bir yana Amerikan 'Ulusal Eleştiri Kurulu'nun (NBR) gelenekselleşen yıl sonu değerlendirmeleri Amerika'da ödül sezonunun da bir anlamda resmi başlangıcına işaret eder. Her yıl o senenin en iyi 10 filminin yanında çeşitli ödüller de dağıtan kurul bu senenin en iyi filmi olarak Coen Kardeşler'in "No Country For Old Men"ini seçti.

'Ulusal Eleştiri Kurulu'nun (NBR) her zaman Oscar'larla uyuştuğunu söylemek elbette yanlış olacaktır. Kendine has seçimleriyle tanınan bu kurulun ödüllerinin en önemli yanı ise elbette ilk olması. Bu sayede zaman zaman radar dışında kalan bazı filmlerin daha ödül yarışının başlarında iddialı hale gelmesini sağlayan kurul, halihazırda yarışta adı geçen filmlerin ve oyuncuların ekmeğine ise yağ sürüyor.

Cannes sonrası ilk başarı
Coen Kardeşler imzalı "No Country For Old Men", Cannes Film Festivali'nde gördüğü olumlu tepkilerin ardından Amerikan eleştirmenlerinden de tam puan almıştı. "Fargo" (1996) sayesinde daha önce Oscar'ın kapısından dönen kardeşlerin bu sefer 'en iyi film' konusunda iddiaları çok daha fazla gözüküyor.

Elbette her zaman eleştirmenlerin favorisi olan Coen'lerin Akademi'nin klasik muhafazakâr tavrıyla da çok uyuşmadığı biliniyor. Söylenenlere göre Akademi üyelerine yapılan gösterimlerde, özellikle sonlarına doğru, olumsuz tepkilerin yükseldiği filmin son raddede şansı ne olacak bilinmez, ama eleştirmen cephesinde sadece NBR ödülüyle yetinmeyeceklerini söyleyebiliriz.

Yılın En İyi 10 Filmi
NBR'nin listesinde bu senenin adından bahsettiren gerçekten de güçlü filmlerine rastlanıyor. "Kefaret" ("Atonement") elbette bunların başında geliyor. Bunun yanında çok olumlu eleştirilerle karşılansa da, Oscar yarışı sırasında ne yapacakları hala belirsiz olan "Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikasti" ("The Assassination of Jesse James..."), Tony Gilroy'un başarılı ilk yönetmenlik denemesi "Avukat" ("Michael Clayton"), ve Tim Burton'ın sabırsızlıkla beklenen "Sweeney Todd"u, genç yönetmen Jason Reitman'ın büyük beğeniyle karşılanan "Juno"su, Sean Penn'in herkese rahatça ulaşamayan "Into The Wild"ı ve genel olarak vasat eleştirilerle karşılansa da seyirciyi fena etkileyen "Kite Runner", hanelerine bir puan daha kazandırmış durumdalar.

Listede sürpriz filmlerle de karşılaşıyoruz. Genelde Ryan Gosling'in performansıyla adından söz ettiren "Lars and the Real Girl", belki de bu senenin en iyi aksiyonu olan "Son Ultimatom" ("The Bourne Ultimatum") da listedeki yerini almış durumda. Ama bu filmleri Oscar yarışına sokmak şu aşamada anlamlı olmayacaktır.

Listedeki en sürpriz filmse şüphesiz, Jack Nicholson ve Morgan Freeman'ın iki kanser hastasını canlandırdıkları "The Bucket List" oldu. Şu ana kadar sessiz ve derinden giderek adından neredeyse kimsenin bahsetmediği film Aralık sonundaki vizyon tarihinden önce ilk büyük patlamasını da gerçekleştirmiş oldu. Şu ana kadar radar dışında kalan filmin neler yapabileceğini öngörmek içinse hakkında biraz daha yorum duymak gerekiyor. Çünkü dediğimiz gibi NBR tek başına Oscar'ları şekillendiren bir kurum değil.

Oyuncu cephesinde hareketlenme
İşin oyuncular cephesinde ise çok şaşırtıcı isimlerle karşılaşmıyoruz ama bazılarının da tam güç kaybederken yarışa geri döndüklerini söyleyebiliriz. "Avukat" projesi gündeme geldiğinden beri listelerde ismi geçen George Clooney kesinlikle kariyerinin en iyi işlerinden birini çıkarıyor. Belki performansa bu senenin en iyisi demek abartı olacaktır ama NBR sayesinde oyuncunun adaylık yarışında puanı kesin yükselecektir.

Deneyimli ve Oscarlı oyuncu Julie Christie'nin izleyenleri aşık bırakan "Away From Her"deki etkileyici oyunu ise ilkbahardan beri insanların bahsettikleri bir performanstı. Son zamanlarda Amy Adams, Marion Cotillard gibi isimler çevresinde dönen yarıştan Christie hiçbir zaman tam olarak çıkmamıştı ama bu sayede güçlendiğini söylememiz gerek.

Yardımcı kategorilerde ise sık sık ismi geçen (ve gerçekten de) bu senenin en iyi performansları arasında yer alan Casey Affleck ("Jesse James...") ve Amy Ryan ("Gone Baby Gone") şaşırtıcı değil elbette. Ryan için aynı şeyi söyleyemeyiz ama Affleck adaylık şansını artık garantiye çevirdi neredeyse.

Bu arada yarışta yer alan Ellen Page (kadın oyuncu kategorisinin büyük favorilerinden) ve Emile Hirsch (Page kadar şanslı olmayabilir yarışta) ile birlikte en iyi kadro performansının da "No Country for Old Men"in oyuncu kadrosuna dönmesi, gözlerin bu oyuncuların üstüne çevrilmesini sağlıyor.

Tim Burton... bu sefer olacak mı?
NBR geçtiğimiz sene "Köstebek"le ("The Departed") en iyi yönetmen ödülünü Martin Scorsese'ye verdiği sırada, kurul insanlara 'Scorsese bu sefer Oscar alabilecek mi?' sorusunu sordurmuştu. Elbette Tim Burton'ın bu senenin 'en iyi yönetmen' seçilmesinde çok daha farklı bir durum söz konusu. Burton şimdiye kadar yönetmen kategorisinde hiç adaylık alamamış bir isim. Kişisel görüşüm, ne kadar beğenilirse beğenilsin, Akademi'nin Burton'a yine burun kıvıracağı yönünde. Burada Burton açık bir biçimde NBR'dan ilk desteğini aldı. Bu Akademi'ye bir mesaj olarak da görülebilir (ve bunu takip eden daha bolca Burton mesajı olacak gibi) Ama bekleyip görmek lazım yine de...

Eleştirmen Ödülleri, yakında!
NBR'nin ödüllerini açıklamasının ardından Amerika'da her eyalete bağlı eleştirmen birlikleri kendi favorilerini de açıklamaya başlayacak. Elbette bunların her birinin birincil derecede etkili olduğunu söylemek güç. Ama genel olarak tabloya bakıldığında Oscar açısından anlamlı tablolar ortaya çıkacaktır. Eleştirmen Birlikleri içinde en önemlilerin de Los Angeles ve New York Eleştirmen Birlikleri olduğunu belirtmek gerek. Ayrıca 13 Aralık'ta açıklanacak olan Altın Küre adayları da yarıştakilerin durumunun iyice belirlenmesini sağlayacak. Yine de Oscar'lar açısında çok daha önemli olan sektör temsilcileri ödülleri için Ocak'ı beklememiz gerekiyor.

kaynak:sinema.com,K. D. Yılmaz

sbuffy
10-12-07, 14:37
Los Angeles Kan Seviyor

Los Angeles sinema eleştirmenleri yılın en iyi filmini seçti. Petrol savaşlarını konu edinen dönem filmi There Will Be Blood eleştirmenler tarafından 2007'nin En İyi Filmi ödülüne layık görüldü. Filmin başrol oyuncusu Daniel Day-Lewis ise En İyi Erkek Oyuncu ödülünün sahibi olurken, yönetmeni Paul Thomas Anderson da en iyi yönetmen olarak seçildi.

Marion Cotillard Kaldırım Serçesi filminde Edith Piaf'ı canlandırdığı performansıyla En İyi Kadın Oyuncu Ödülü aldı. En İyi Yabancı Film ödülü ise 4 Ay, 3 Hafta ve 2 Gün filmine gitti.

kaynak:film.gen.tr

*****
New York Film eleştirmenleri ödülleri
En İyi Film: There Will Be Blood & The Diving Bell and the Butterfly
En İyi Yönetmen: PT Anderson ( There Will Be Blood)
En İyi Erkek Oyuncu:Daniel Day Lewis (There Will Be Blood)
En İyi Bayan Oyuncu:Julie Christie ( Away from Her)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu:Javier Bardem (No Country for Old Men)
En İyi Yardımcı Bayan Oyuncu:Cate Blanchett ( I'm Not There)
En İyi Senaryo:Wes Anderson, Jason Schwartzman, Roman Coppola ( The Darjeeling Limited)
En İyi Belgesel: Sicko
En İyi Yabancı Dilde Film: Lives of Others & Persepolis
En İyi Animasyon: Persepolis
En İyi Görüntü Yönetmeni: Robert Elswit (There Will Be Blood)
En İyi Film Müziği: Jonny Greenwood (There Will Be Blood )
En İyi Çıkış yapan oyuncu:Ellen Page (Juno)
En İyi 10 Film:
1 Atonement (Focus Features)
2 Before the Devil Knows You're Dead (THINKFilm)
3 The Darjeeling Limited (Fox Searchlight)
4 The Diving Bell and the Butterfly (Miramax)
5 I'm Not There (The Weinstein Company)
6 Juno (Fox Searchlight)
7 Michael Clayton (Warner Bros.)
8 No Country for Old Men (Miramax)
9 Persepolis (Sony Pictures Classics)
10 Sweeney Todd (DreamWorks)
11.There Will Be Blood (Paramount Vantage)

**
Washington DC Eleştirmenleri
En İyi Film:No Country for Old Men
En İyi Yönetmen:Ethan and Joel Coen (No Country for Old Men)
En İyi Erkek Oyuncu:George Clooney (Michael Clayton)
En İyi Bayan Oyuncu:Julie Christie (Away from Her)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu:Javier Bardem (No Country for Old Men)
En İyi Yardımcı Bayan Oyuncu:Amy Ryan (Gone Baby Gone and Before the Devil Knows You're Dead)
En İyi Orjinal Senaryo:Diablo Cody (Juno)
En İyi Uyarlama Senaryo:Aaron Sorkin (Charlie Wilson's War)
En İyi Yabancı Dilde Film:The Diving Bell and the Butterfly
En İyi Belgesel:Sicko
En İyi Animasyon Film:Ratatouille
En İyi Sanat Yönetmeni:Sweeney Todd
En İyi Çıkış yapan oyuncu:Ellen Page (Juno)

eleştirmenler There Will Be Blood'u çok tutmuşlar. washington ve LA yardımcı oyuncu olrak Amy Ryanı seçmiş.üstelik washington eleştirmenleri cate adaylar arasındayken amyi seçmişler. bu yıl eleştirmenlerin beğeni zevkleri bir garip.

sbuffy
11-12-07, 13:34
San Francisco eleştirmenleri
En İyi Film: Assassination of Jesse James
En İyi Yönetmen: Coenler
En İyi Erkek Oyuncu:George Clooney
En İyi Bayan Oyuncu:Julie Christie
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu:Casey Affleck
En İyi Yardımcı Bayan Oyuncu:Amy Ryan
En İyi Senaryo:Savages
En İyi Uyarlama Senaryo:Away From Her
En İyi Yabancı Dilde Film:diving Bell
En İyi Belgesel:No End in Sight

***
Film Eleştirmenlerinin ödülleri son 24 saatte hızla geliyor.5 grup ödüllerini açıkladı.No Country for Old Men 3 gruptan ,The National Board of Review (ulusal eleştiri kurulu), Boston, Washington D.C.,En İyi Film ödülünü kazanarak açık ara galip oldu.Los Angeles Film Eleştrmenleri Birliği ise en iyi film olarak There Will Be Blood'u , New York Film eleştirmenleri ise Blood and The Diving Bell ve the Butterfly'ı seçti.

En İyi Oyuncu dalında Daniel Day-Lewis(Blood) ve Julie Christie(Away From Her) 3 ödül kazandılar.Yardımcı Oyuncu Dalında ise Javier Bardem (No Country) ve Amy Ryan (Gone Baby Gone) ilan edilen 5 ödülden 4ünü kazandılar-New York Film Elweştirmenleri ödüllerinde Ryan ödülü Cate Blanchett'a kaptırdı.

American Gangster ve Charlie Wilson's War filmleri ise verilen tüm ödüllerde pek gözükmedi.gelecek günlerde Broadcast Film Critics Association-BFCA(Yabancı Film Eleştirmenleri Birliği Ödülleri) ve Golden Globe (Altın Küre) adaylarını açıklayacak.bu iki büyük gişe filmi Oscarda yarışmak için adaylıklar almak zorunda.

dizi_maniac
11-12-07, 17:59
Boston Society of Film Critics ve Washington D.C. Film Critics Association ; NBR'ın sanki peşinden gider gibi ödül dağıtması ile beni pek şaşırtmadı buna daha önceleri de şahit olmuştuk sbuffy.
Şahsen ben; New York Film Critics Online ile San Francisco Film Critics Circle ile daha "yakın" bulmuşumdur hep kendi film beğenimi.
NBR'ın en iyi 10 film ilanından sonra Boston ve Washington'un işte oscara gitmesi gerekenleri "biz" belirleriz tavrı benim için sürpriz olmadı.

Peki New York Film Critics Online ne durumda? Ödüller verildimi? Haberin var mı?
New York online eleştirmenlerin hep biraz daha "özgün" ve bağımsız değerlendirdiklerini düşünmüşümdür. Acaba onların bu sene ki kazananları kimler olacak (veya oldu?).
Bu aralar derslerden başımı kaldıramıyor ve gönlümce net'te dolaşamıyorum, sbuffy. Bir zahmet sen bakarmısın?

Cate'in ve Sweeney Todd'un şu sıralarda ki durumlarını anlayabilmiş değilim?:bilmim
I'm Not There ile Sweeney Todd'u henüz izlememiş olmama rağmen, takip ettiğim eleştiriler, yorumlar ve trailer'ler üzerinden değerlendirdiğimde,(Tim Burton'un NBR en iyi yönetmen ödülü dışında) ikisininde ödül alamamış olmasını cidden anlayabilmiş değilim?
"iyi" film ve "iyi" oyunculuk daha nasıl olmalı ki?

Amy Ryan (Gone Baby Gone) hakkında kopartılan yaygarayı gerçekten anlayamıyorum?
Yaa tabiki ben eleştirmen değilim, film-eleştirmenliğini meslek haline getirmiş insanlardan daha iyi bir değerlendirme yapamam. Bu kesin. Ukalalık da etmek istemem, ama çok samimi söylüyorum Amy Ryan için yapılan tantana benim mantık ve sinema tutkumun sınırlarını zorluyor!
Sırf bu yaygarayı dürüst bir şekilde değerlendirebilmek için, bu sabah 1 saat daha erken kalktım ve Gone Baby Gone'ı tekrar izledim. izlerken sadece Amy'nin sahnelerine doğru hızlı ileri sararak izledim. Acaba ben Cate yanlısı olduğum için Amy'nin hakkını mı yemekteyim diye kendimi sorguladım...

Fakat sonuç değişmedi. Ben Amy Ryan'da değil ödül almayı, adaylığı bile hak edecek "olağanüstü" bir performans göremedim?!
Yönetmenler, Sanat ve Görüntü yönetmenleri ve filmin kurgusu gibi kategorilerin değerlendirmesi bu işin ehli gözlerin gözlemlerine bağlıdır, bunu inkar edemem. Ama kostüm, müzik ve oyunculuk da biz seyircilerin de alanına girer diye düşünürüm. Seyirciye filmi geçirebilen, algılatabilen başlıca oyuncular oluyor genelde. Ben mi yanlış düşünüyorum? Bilmiyorum?
Seyirci bir filmi "çekmekten" ne anlar ki? Ama filmin etkisi genelde oyuncuya endeksli olduğundan, ve seyirci bir filmi izlerken, o filmi algılayabilmek ve anlayabilmek için hep oyuncunun oyunculuğuna "mahkum" olduğundan, o alanda biz seyircilerin de söyleyebilecek, bir çift laf edebilecek hakları olduğunu düşünüyorum.

Ve Amy Ryan, beni seyirci olarak hayal kırıklığına uğratmadığını söyleyebilirim ama aynı sene başka oyuncuların verdiği performanslarıyla karşılaştırdığımda, kesinlikle aynı kalibre de olmadığını görüyorum.
Bilmiyorum bana inanırmısın sbuffy ama inan ki bu salt Cate'e olan sevgimden ve hayranlığımdan kaynaklanmıyor!

Hatırlarsan, geçen adaylıklarda ben Kate Winslett'in oyuncu'luğunun tarafını tutmuştum.
Little Children'de ki cesur ve nüanslı oyunculuğu, beni seyirci olarak mest etmişti , ve Notes On A Scandal'da ki Cate'in performansından daha çok Helen Mirren'in kraliçeliğini beğenmiştim. O sene benim seyrici olarak gönlümde taht kuran, Winslett ve Mirren'di.

Evet biliyorum Mirren ve Winslett en iyi kadın da yarıştılar ve Cate yardımcı kadın oyuncuda yarıştı ama orada bile oyumu Babel'de ki Rinko Kikuchi'ye vermiştim. Çünkü bana göre Rinko , gönlümün sevgilisi Cate'den o sene çok daha iyi bir iş çıkarmıştı.

Söylemek istediğim, sırf "hayranlığımın" peşinde sürüklenerek film veya oyuncu değerlendirmediğimdir.
Adil ve dürüst bir biçimde baktığımda : Amy Ryan , bu sene tek bir ödül bile hak etmiyor!
Nedir peki bu kadın için koparılan yaygara?
Ben Affleck'e bir mesaj mı? Filmine ödül veremeyiz, kardeşinede ödül veremeyiz, çünkü Jesse James'de çok daha iyi oynamış ve garantili-adaylardan zaten, o zaman en azından filminin adını duyurabilmek adına kadın oyuncuna adaylıklar ve ödüller verelim ... mi? Mevzu bumudur?

There Will No Blood'u izlemedim henüz, ama No Country For Old Men'i izledimdi.
Blood Simple , Millers Crossing ve Fargo da olduğu gibi şiddet ve alaycılığın iç içe geçtiği karakterlerle bezenmiş olan bu Coen'lerin en kanlı fimi !(yani bana göre).
Yer yer sanki Tarantino'ya saygı duruşunda bulunmuşlar gibi gelmişti bana.

Fargo'dan da alışık olduğumuz gibi (gözünün alabildiğine karbeyaz kış manzaraları) bu seferde batı teksas'ın uçsuz bucaksız kurak manzaraları içersinde uyuşmuş gibi ağır hareket eden , önceleri şapşal sandığımız ama sonradan hiç de öyle olmadığını gördüğümüz ve aniden hızlı davranışlarda bulunan bu vasat sandığımız karakterlerlerin sürpriz bir şekilde sıradışı hareketleri , bana tipik Coen karakterleri gibi geldi.
Durgun bir soğukkanlılıkla ilerleyen şiddet hiç bir sahnesinde şok edici bir efekti kovalamıyor.
Bende ki izlenimi şu oldu sbuffy: Coen kardeşler; o bildik acayip karakterleriyle hikaye ile birlikte şiddetin tırmanışını alaylı ama serinkanlı bir biçimde anlatıyorlar.
Cronenberg'in henüz tam anlamıyla başaramadığını, Coen Kardeşler bu filmleri ile başarmışlar: Şiddet üzerine bir meditasyon.
Yani Coen Kardeşler kendilerine sadık kalmışlar. Sadece biraz daha kan'lanmışlar...
Bu filmi daha az yetenekli oyuncular oynasaydı, aynı etkisini koruyabilecekmiydi?
Kesinlikle hayır.

Şiddet eğer ; alaycı ve serinkanlı bir şekilde anlatılırsa, onca kana rağmen...akademi sevecek demek ki?
Mevzu bu mudur yani?

Tim Burton'un gotik dünyasında zeki göndermeler ve ince alaycılık hep en üst seviyelerdedir, ama soğukkanlı bir anlatımına hiç şahit olmadım.
Sweeney'i ikimizde henüz izlemediğimiz halde, sinema dünyasının bu en masalsı gotik adamının asla ve asla soğukkanlı ve mesafeli tek bir karesinin bile olmadığını biliyoruz, değil mi sbuffy?
Yani akademi Sweeney'in sıradışılığını inkar edemeyip bir adaylık vermek "zorunda" hissedebilir kendini, ama ödüllendirmeyecektir gibi geliyor bana...:icon_sorr
Sen ne dersin?
Yine de (senin hep dediğin gibi) akademi bu? Ne yapacağı hiç belli olmaz?
Scorsese için dileklerin tutmuştu. Burton için de aynı içtenlikle tut nolursun:img-wink:

Bu arada senin tavsiyen üzerine Enchanted'i izledim
Çok keyifliydi.:img-yes: True Love's Kiss şarkısının "tatlılığı" hala kulaklarımda:img-in_lo
Amy Adams ve James Marsden'e bayıldım bayıldım. Marsden'i pek de sevmememe rağmen, abartılı prens rolü (şehrin ortasında kılıç sallaması, otobüsün üzerinde falan) ona çok yakışmış.
Amy Adams'ın bu kadar "şeker" olabileceğini bilmiyordum? Yanılmıyorsam onu Sıkıysa Yakala'da salak zengin hemşire olarak görmüştüm? Oradaki kızla bu aynı kız değilmi yoksa?
Pencereye çıkıp " A-aahaaaa a-aaaa" diye seslendiğinde Manhatten'in tüm hayvan mahlukatının yardıma gelmesi, evi temizlemeleri falan... imrendirdi beni, acaba bende mi pencereden böyle seslensem?
Ama sanırım bize gele gele komşular gelir : " Sizin kız pencerelerde nezle karga gibi ötüyor, kafayı yemiş herhalde, geçmiş olsun...":img-hyste
Ejderhalı kısmı aceleye gelmiş ve çalakalem yapılmış gibi geldi bana.
Ayrıca Enchanted'da dans sanhneleri biraz daha zengin (daha çok) yapabilirlermiş...
Sarandon mükemmel bir cadı olmuş! Çirkin yaşlı kocakarı rolünde o ağır maskeye bile rağmen, onu patlak gözlerinden tanımak mümkün:)
Greys Anatomie'nin aşk konusunda ki kafası karışık doktor Patrick Dempsey, bu filmde maalesef kötüden de kötü oynamış:sad53:

Disney'e "yakışır" bir film olmuş. Eğlenceli, masum ve rengarenk.
Ama adaylıklarda adı geçecek olursa, bu sadece Disney'in gücüne dayalı olacaktır kanaatindeyim.

Beaufort hakkında ki verdiğin haberi bir müjde olarak kabul ediyorum:happy0064

Şu "en iyi çıkış yapan oyuncu" kategorisini ben anlayamıyorum?
Ellen Page'den daha çok Casey Affleck hak etmiyormuydu?
En iyi yardımcı erkek rolünde şu an'a kadar geniş ölçüde ipi Javier Bardem'in göğüslemesine bir itirazım olamaz çünkü acımasız filozof katil tipine şapka çıkarılası bir biçimde hayat vermiş gerçekten!

Ama "en iyi çıkış yapan" da bari olsun Casey'in adı geçmeliydi?
Eğer ilk çıkış için, kıstas ilk film anlamına geliyorsa ; ve Jesse James Casey'in ilk filmi değildir diye aday gösterilmiyorsa,Sonuçta Ellen Page'inde JUNO ilk filmi değil ki? Onu X-Men de de görümüştük daha önce.
Ben bu kategorinin "içeriğini" anlayabilmiş değilim.
Sen ne düşünüyorsun bu konuda?

Son bir şey daha : Michael Clayton'u izlemedim ama George Clooney'i son senelerde her yaptığı "ciddi iş" ile ( Good Night Good Luck , Syriana , The Good German) göklere çıkarılmasından ben biraz usandım. Sanki gelenek haline getirdiler. Clooney'in her yaptığını değerlendirmeye ve adaylıklara almalıyız...gibi gibi.

Son yıllarda Clooney'in hollywood çevrelerince yükselen yadsınamaz "gücü"ne mi bağlıdır bu acaba?
Nede olsa kendisi, hem oyuncu, hem senarist, hem yapımcı hemde yönetmen olarak isim yapmış biri.
Bana öyle geliyorki sanki Clooney, ilerde siyasete oynuyormuş gibi.:img-cool2
Arnold Schwarzenegger'in yapabildiğini ben haydi haydi yaparım, üstelik ben J.F.Kennedy gibi irlanda kökenli amerikalıyım ve ben kültürlü, birikimli ve lider vasıflı karizmatik biriyim ...... diye düşünerek planlar yapıyormuş gibi geliyor bana?
Ve onun bu planlarından haberdar olan "güç sahip"leri onu gerekli alanlarda destekliyorlar sanki?
Çok mu uçtum ne?:img-pilot :)

sbuffy
12-12-07, 13:06
en iyi bayan oyuncu,film ve yönetmen dışında tercihlerim ny film eleştirmenleriyle örtüşüyor.bu yıl eleştirmenlerin beğendiğimiz filmler,oyuncular şunlar daha sonra vizyona giren filmler şansına küssün tarzı takındıkları tavrı anlamak mümkün değil.burdaki tek teselli film eleştirmenlerinin verdikleri ödüllerin akademininkiyle pek uyuşmaması.

dizi_maniac oyuncuları ne kadar sevsende fanatikçe davranmadığını çok iyi biliyorum:img-wink:ryanın ödül üstüne ödül almasına bende hayret ediyorum.diğer filmlere bakılınca ondan çok daha iyi performanslar var.sadece cate hayranı olsaydım en iyi oyuncu kategorisinde değil de yardımcı oyuncu dalında aday olsa şansı daha yüksek olur demezdim.çünkü Elizabethte çok iyi bir oyunculuk çıkarsada kaldırım serçesindeki Marion Cotillardın performansının daha iyi olduğu bir gerçek.sadece Cotillardda değil eleştirmenlerin gözardı ettiği sweeney toddda çok beğenilen oyunculuğuyla helena bonham carter varki aday olursa benim için süpriz olmayacak (sweeney todddan seyrettiğim parça parça sahnelerden ve izleyici,eleştirmenlerin yorumlarına dayanarak söylüyorum)Affleck'e gidecek bir başka mesajda filminde oynayan oyuncuna ödül veriyoruz ki oyunculuk yapacağına yönetmenlik yap

coen kardeşlerle ilgili söylenecek herşeyi söylemişsin dizi_maniac .eleştirmenler ödüllerinde akademinin depp ve burtona karşı önyargılarını gözönüne almışlar belliki.bence bu sefer akademi sağ gösteip sol vuracak.deppten emin değilim ama burtonı bu sefer görmezlikten gelmeyeceklerdir.bence bu sefer burtonın şansı çok yüksek.

yanılmıyorsam en iyi çıkış yapan performansta oyuncunun daha önce filmlerde yer almasından ziyade hangi filmde oyunculuğuyla dikkat çekmişse bu baz alınıyor

George Clooneyle ilgili oyrumunu okuyunca aklıma spielberg geldi.bu ünlü yönetmende yaptığı her filmle mutlaka ödül almayı başarıyor.spielbergi sevsemde bu ödüllerin yalnızca yönetmenliği ve yapımcılığındaki başarısından kaynaklandığını sanmıyorum.nufuzu da çok etkili.clooneyde anlaşılan spielbergin izinden gidiyor yani güç konusunda:img-wink:

New York Film Eleştirmenleri online
En İyi Film: No Country for Old Men
En İyi Yönetmen: Coenler
En İyi Erkek Oyuncu:daniel Day-Lewis
En İyi Bayan Oyuncu:Julie Christie
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Javier Bardem
En İyi Yardımcı Bayan Oyuncu:Amy Ryan
En İyi Senaryo: Joel and Ethan Coen
En İyi Yabancı Dilde Film:The Lives of Others
En İyi Belgesel:No End in Sight
En İyi Animasyon: Persepolis
En İyi Görüntü yönetmeni:Robert Elswit

sbuffy
12-12-07, 21:48
Sight & Sound Dergisi eleştirmenlerin favori filmlerini yayınladı

Gilbert Adair/İngiltere
1.Private Fears in Public Places (Fransa)
2. Don't Touch the Axe (Fransa)
3.Les Amours d'Astrée et de Céladon (Fransa)
4.La Fille coupée en deux (Fransa)
5.Alexandra (Rusya)

James Bell(İngiltere)
1.4 Months, 3 Weeks & 2 Days (Romanya)
2.The Lives of Others (Almanya)
3.The Unpolished (Almanya)
4.I'm Not There (Amerika)
5.California Dream' (Romanya)

Guido Bonsever (İngiltere)
Oxford Üniversitesi sinema ve İtalyan edebiyatı öğretiyor
1.The Lives of Others (Almanya)
2.And The Spring Comes (Çin)
3.Once (İrlanda)
4.Things We Lost in the Fire (Amerika)
5.The Simpsons Movie (Amerika)

Nick Bradshaw (İngiltere)
1.The Bourne Ultimatum (Amerika)
2.RR (Amerika)
3.Syndromes and a Century (Tayland)
4.Funny Ha Ha /Mutual Appreciation (Amerika)
5.Mikio Naruse at BFİ Southbank and on DVD

Ed Buscombe (İngiltere)
1.Zodiac (Amerika)
2.Tell No One (Fransa)
3.The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford (Amerika)
4.California Dream' (Romanya)
5.Black Book (Hollanda)

Tom Charity (Kanada)
1.Into the Wild (Amerika)
2.En La ciudad de Sylvia (in Sylvia's City) (İspanya)
3.Manda Bala (Brezilya)
4.Once (Irlanda)
5.Bridge to Terabithia (Amerika)

Ian Christie (İngiltere)
Londra Üniversitesi Medya ve Film tarihi Profesörü
1.Lunacy (Çek)
2.Alexandra (Rusya)
3.Control (Amerika)
4.Teh Illusionist (Amerika)
5.Systems of Nature (İngiltere)

Roger Clarke (İngiltere)
1.Inland Empire (Amerika)
2.Syndromes and a Century (Tayland)
3.I'm Not There (Amerika)
4.I Just Didn't Do İt (Japonya)
5.Night Train (Ye Che) (Çin)

Jean Michael Frodon (Fransa)
1.All İs forgiven
2.Charly (Fransa)
3.Les Amours d'Astrée et de Céladon (Fransa)
4.Inland Empire (Amerika)
5.Paranoid Park (Amerika)

Graham Fuller (Amerika)
1.No Country for old Men (Amerika)
2.The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford (Amerika)
3.The Flight of the Red Balloon (Tayvan)
4.The Lives of Others (Almanya)
5.Lady Chatterley (Fransa)

Charles Gant (İngiltere)
1.The Savages (Amerika)
2.Juno (Amerika)
3.Control (İngiltere)
4.Superbad (Amerika)
5.4 Months,3 Weeks,2Days (Romanya)

Leanardo Garcia Tsao (Meksika)
1.4 Months,3 Weeks,2Days (Romanya)
2.Before The Devil Knows You're Dead (Amerika)
3.No Country for old Men (Amerika)
4.Secret Sunshine (Güney Kore)
5. Los ladrones viejos (Meksika)

[b]Kent Jones (Amerika)
1.Zodiac (Amerika)
2.Black Book (Hollanda)
3.There Will Be Blood (Amerika)
4.No Country for old Men (Amerika)
5.The Darjeeling Limited (Amerika)

Nasreen Munni Kabir (İngiltere)
1.The Lives of Others (Almanya)
2.The Kite Runner (Amerika)
3.The Bourne Ultimatum (Amerika)
4.The Diving Bell and Butterfly (Amerika)
5.Om Shanti On (Hindistan)

sbuffy
12-12-07, 22:25
Mark le Fanu (Danimarka)
1.Heimatklönge (Almanya /İsviçre)
2.Comrade Petersen (Norveç)
3.Saviour's Square (Polonya)
4.Christmas Tree Upside Down (Bulgaristan)
5.4 Months,3 Weeks,2 Days (Romanya)

Tim Lucas (Amerika)
1.I'm Not There (Amerika)
2.Eastern Promises (Kanada)
3.Death Proof (Amerika)
4.Planet Terror (Amerika)


Geoffrey Macnab (İngiltere)
1.Lust,Caution (Çin)
2.Before The Devil Knows You're Dead (Amerika)
3.No Country For Old Men (Amerika)
4.3:10 to Yuma (Amerika)
5.Encounters to the End of the Wolrd (Kanada)

Amy Taubin (Amerika)
1.Zodiac (Amerika)
2.Paranoid Park (Amerika)
3.Eastern Promises (Kanada)
4.Southland Tales (Amerika)
5.No End İn Sight (Amerika)

David Thompson (İngiltere) BBC
1.Inland Empire (Amerika)
2.Lady Chatterley (Fransa)
3.This is England (İngiltere)
4.Syndromes and a Century (Taylan)
5.The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford (Amerika)

Noel Vera (Filipinler)
1.Death in the Land of Encantos (Filipinler)
2.Eastern Promises (Kanada)
3.Foster Child (Filipinler)
4.We Own the Night (Amerika)
5.Zodiac (Amerika)

Catherine Wheatley (İngiltere)
Southampton Üniversitesi
1.Ten Canoes (Avustralya)
2.Import /Export (Avusturya)
3.Into Great Silence (Almanya)
4.Longing (Almanya)
5.Control (İngiltere)

Jason Wood (İngiltere)
1.Silent Light (Meksika)
2.The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford (Amerika)
3.4 Month,3 Weeks,2 Days (Romanya)
4.There Will be Blood (Amerika)
5.You,the Living ( İsveç)

sbuffy
12-12-07, 23:25
"Manhattan'da Sihir": Yarım kalmış bir parodi

Ülkemizde 21 Aralık'ta vizyona girecek olan "Manhattan'da Sihir", senaryosunda zaafları olsa da, başrol oyuncusu Amy Adams'ın inanılmaz performansı ve "Buz Devri"ndekine rakip olacak tatlı küçük sincabı ile oldukça eğlenceli bir film. Zaten filmin Oscar şansını da Adams ve küçük sincap sürükleyecek gibi gözüküyor.

"Manhattan'da Sihir" için ("Enchanted", 2007) Walt Disney'in yıllardır ürettiği klasikleşmiş peri masalı hikâyelerinin yeni bir paket içinde sunulmuş hali diyebiliriz. Filmde, klasik Walt Disney çizgilerinde animasyon haline getirilmiş on dakikalık giriş kısmından sonra, prensesimiz kötü kalpli cadı tarafından gerçek dünyaya yollanıyor ve burada başından geçen maceralara tanıklık ediyoruz.

Filmin ilk bölümünde gerçekten, muhafazakâr yapısıyla bilinen Walt Disney filmlerinin eğlenceli bir parodisini izliyor havasına bürünsek de, belirli bir noktadan sonra yıllardır bildiğimiz peri masalı hikâyelerinden birini izlemekte olduğumuza şahit oluyoruz. Belirli kalıplar içinde ilerleyen film, başından tahmin edilen finaliyle sonlanırken, seyirci katarsisin doruklarında salondan ayrılıyor. Film cesurca başlayıp eğlenceli bir parodi olduğunun sinyallerini verirken, hikâyeyi ilerletmekte zorlanan senaryosu sonlara doğru tökezliyor ve burada da bir fantezi filminin düştüğü en büyük hataya düşüyor. Zaten yarattığı dünyaya, film başlar başlamaz inanan seyircinin zekasını fazlasıyla hafife alıyor. Çünkü kendi yarattığı gerçeklik içinde de kendi kurallarına uymuyor ve seyirciye her türlü senaryo hatasını yutturum diyerek, bir noktadan sonra sıkıcı olmaya başlıyor. Akıl almaz karakter değişimleri, nerede ve nasıl o noktaya gelindiği anlaşılmayan sahneler silsilesi birbirini izliyor. Hele ki sonlara doğru her türlü Disney öyküsünü ele alalım dercesine, arka arkaya gelen klasikleşmiş peri masallarına olan göndermelerin zorlama olduğu o kadar göze batıyor ki, bütün hikâye kopuyor.

Tabii bu kadar şikayetten sonra birkaç iyi şeyi söylemeden geçmemek gerek. Filmin ilk bölümü gerçekten bu sene izleyebileceğimiz en eğlenceli dakikalara sahip. Amy Adams'ın şeker kıvamında performansı filmi izlenir kılan en büyük faktör. O kadar ki filmin içine girip Adams'ın canlandırdığı karaktere sarılmak ve onun en yakın arkadaşı olmak isteyebilirsiniz. Vücut dilini, sesini ve mimiklerini kullanarak Adams yıllardır izlediğimiz Disney filmlerindeki çizgi karakterlerin naifliği ile nazikliğini bize hissettiriyor ve bu filmle gerçekten bir film yıldızı olduğunu kanıtlıyor. Adams'ın içinde olduğu her sahne enerji, mutluluk ve heyecan dolu. Bunun yanında kötü kalpli cadı rolünde Susan Sarandon hiç görmediğimiz yeteneklerini gösterme fırsatını buluyor ve kısa rolünde gerçekten eğlenceli ve aynı zamanda korkutucu bir performans veriyor. Fakat filmle ilgili asıl değinmek istediğim nokta "Manhattan'da Sihir"in, "Buz Devri"nin ("Ice Age", 2002) minik sincabı Scrat'le şirinlik konusunda rekabet edebilecek derecede sevimli ve komik sincabı. Aynı "Buz Devri"nde olduğu gibi, "Manhattan'da Sihir"de de sincap karakterini ana hikâyeye bağlı olan kendine has öyküsünde izliyoruz, ve son yılların en kahkaha dolu dakikalarını geçiriyoruz diyebilirim.

Her ne kadar çok fazla sırıtan senaryo hataları ve aynı sıkıcı, muhafazakâr Disney mesajlarıyla örülü olsa da, Amy Adams'ı ve küçük sincabı izlemek için "Manhattan'da Sihir" tekrar tekrar izlenebilir. Ama gerçekten sinema tutkunu bir insan olarak, iyi bir film izleyeceğiniz umuduyla sinemalara koşarsanız, bence büyük bir hayal kırıklığına uğrayacaksınız.

Oscar'a Doğru Durum Raporu

Filmin zaten büyük kategorilerde şansı olamayacağını söylemek için alim olmaya gerek yok. Asıl nokta yukarıda da belirttiğim gibi Amy Adams. Amerika'da hem eleştirmen hem de seyirci bazında filmle ilgili en fazla bahsi geçen kişi. Gerçekten izlemeye doyulmaz bir performans veren Amy Adams, filmin iyi gişe başarısıyla beraber gündeme oturmuş durumda. Bu yüzden bu sene ne olacağı belli olmayan En İyi Kadın Oyuncu kategorisinde aday olması hiç şaşırtıcı olmaz. Hatta belki büyük ödüle bile uzanabilir. Bunun yanında kesin gözüyle bakılan komedi ya da müzikal filmde En İyi Kadın Oyuncu dalında alacağı Altın Küre adaylığı ve büyük ihtimal ödülün kendisi, Amy Adams'ın şansını oldukça yükseltecek. Ayrıca Adams akademinin yabancı olmadığı bir isim, 2006 yılında "Junebug" (2005) filmi ile En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu kategorisinde bir Oscar adaylığı almıştı ki kimilerince son yılların en iyi yardımcı performanslarından biri olduğu iddia ediliyor ve Oscar'ı alması gerektiği düşünülüyordu.

Bunun yanında filmin en eğlenceli müzikal bölümlerinden birinde Adams tarafından seslendirilen "Happy Working Song" adlı şarkının adaylık almasına kesin gözüyle bakılıyor. Akademi'ye hiç yabancı olmayan Oscar ödüllü müzisyen Alan Merken'in bestelediği parçanın büyük ödül için de şansı yüksek. Bu sene En İyi Makyaj kategorisi biraz kalabalık olsa da "Manhattan'da Sihir"in makyaj çalışmasının dikkate alınması gerektiğini söyleyebilirim, bunun yanında En İyi Kostüm Tasarımı dalında da düşük de olsa filmin bir şansı olabilir.

kaynak:sinema.çom,Ali Deniz Şensöz

dizi_maniac
13-12-07, 01:34
New York Film Critics Online 'nın listesini eklediğin için teşekkür ederim sbuffy, sen süper bir forum arkadaşısın valla, bir kerecik rica ettim , hemen bulup getirip ekledin, tekrar sağ ol:img-yes:

Sight and Sound dergisinde ki eleştirmenlerin favorilerine bakınca
biraz kafam karıştı
The Lives of Others / Başkaların Hayatı zaten geçen sene en iyi yabancı film dalında oscar'ı almamışmıydı?
Bu sene ki listede ne arıyor?

senin Zodiac listelerde 4 kez var:img-wink:

4 Months,3 Weeks,2Days , 5 kez. Bu yılın en iyi yabancı film yarışında ipi Romanya göğüsleyecek gibi görünüyor? Sen ne dersin?

humble
13-12-07, 01:51
bu konuyu ne zamandır dizi-maniac ve sbuffy sayesinde takip ediyodum ve gerçekten çok iyi bilgiler aldım gelecek oscarlarla ilgili ve yarın altın küre adayları açıklanmadan önce kendi yorumumu yapmak istedim.

Bu son zamanlarda oscar yolunda verilen bir çok eleştiri ödülleri sayesinde favoriler yavaş yavaş belli oldu. Geçen sene en iyi film ödüllerinin kesin bir favorisi olmadığından çok heyecanlı geçmişti. The queen hariç diğer 4 film bir rekabet içindeydi. Ama bu sene favori belli gibi duruyo "No country for old men"... Ama ondan önceki senelerde olduğu gibi (Aviator, Brokeback Mountain) süprizler gelebilir bu konuda. (takipçiside sweeney todd olur heralde).

Bu forumda çok konuşulan şu amy ryan performansına gelince... Gerçekten benimde favori olarak göreceklerini düşündüğüm isim cate blanchett di. Ama eleştirmen ödüllerinin hepsini amy ryan kaptı. Bilmiyorum ben henüz filmi izlemedim ama dizi maniac arkadaşımın anlattığına göre mükemmel rol yapmamış. Ama şuda bi gerçekki cate blanchett'in performansını başka bi aktris canlandırsaydı eminim oda oscara aday olacaktı. Öyle bir rolü var cate'in... Yine sölüyorum ben henüz iki filmide izlemedim ama eğer amy ryan rolünü çok farklı olmasada doruk noktasına getirdiyse oscarıda hak eder.( bu arada amy ryanla, cate blanchett arasındaki bu çekişme bana iki sene öncesindeki reese witherspoon la felicity hofmann rekabetini hatırlattı. Reese witherspoon kesinlikle hak etmişti oscarını...)

Bu arada bende sweeney todd'un hiç en iyi film ödülü almamasına çok şaşırdım. Ama biraz düşündükten sonra bu film tabuları yıktı yani. müzikal olmasına karşın çok kanlı bir film... altın kürede bile komedi-müzikal olarak birlikte veriliyor. Galiba bu yüzden vermediler en iyi film ödülünü heralde.

Oscar adaylarım sweeney todd, atonement, juno, no country for old men, the kite runner...

sbuffy
13-12-07, 12:43
teşekkürler dizi_maniac.yalnız Sight and Sound dergisindeki liste yaklaşık 52 sayfaydı hepsini ekleyemedim bir kısım eleştirmenlerin tercihlerinin ekleyebildim.ama genelde 4 Months,3 Weeks,2Days ve i'm not there önplana çıkan ik ifilm.

humble akademinin özellikle sweeney todddan yana süpriz yapmasını bende bekliyorum.amy ryan ile cate'e gelince,cate hayranı olduğum bir gerçek buna rağmen daha önce yazdığım gibi en iyi oyuncu kategorisinde Marion Cotillard'ı daha başarılı buluyorum.ayrıca catein canlandırdığı elizabeth rolüyle zaten helen mirren ödül almıştı bu yüzdende kazanma şansının yüksek olduğunu sanmıyorum.ama yardımcı kategoride filmi izlemiş biri olarak dizimaniacla aynı görüşteyim.ryan iyiydi ama göklere çıkarılacak kadarda değildi.catein canlandırdığı dylan karakterine gelince akademinin çok sevdiği alan olmasına rağmen burda bir fark var.başka filmlerde Charlize Therondan robin williamsa kadar pek çok oyuncu görünümlerini tamamen değiştirdikleri bir karakteri oynadılar.i'm not theredeki fark cate ile birlikte 5 oyuncu daha farklı dönemlerde de olsa aynı karakteri canlandırdı.üstelik onlar erkek olduğu için daha avantajlı olmalarına rağmen cate dylanın fiziksel özelliğini, hareketlerini ve şarkı söyleme tarzını o kadar iyi özümsemiş ve bunu büyükekrandan yansıtmışki bir anda Christian Bale,Heath Ledger gibi oyunculukları takdir edilen isimler bile geri planda kaldılar.yani cate bir anlamda dezavantajı avantaja çevirdi.buna rağmen helena bonham carter tabiki sweeney toddla yabancı bayan oyuncu dalında aday olur ama olaki yardımcı bayan oyuncu dalında aday olmuş olsaydı işte o zaman cate mi helena mı diye çok düşünürdüm çünkü helenada cate kadar iyi bir oyuncu:img-wink:

sbuffy
13-12-07, 19:13
65.Altın Kğre (Golden Globe) Adayları

En İyi Yönetmen:
Tim Burton - Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street
Ethan Coen & Joel Coen - No Country for Old Men
Julian Schnabel - The Diving Bell and the Butterfly
Ridley Scott - American Gangster
Joe Wright - Atonement

En İyi Film-Drama
American Gangster
Atonement
Eastern Promises
The Great Debaters
Michael Clayton
No Country for Old Men
There Will Be Blood

En İyi Bayan Oyuncu-Drama
Cate Blanchett - Elizabeth: The Golden Age
Julie Christie- Away from Her
Jodie Foster - The Brave One
Angelina Jolie - A Mighty Heart
Keira Knightley - Atonement

En İyi Erkek Oyuncu-Drama
George Clooney - Michael Clayton
Daniel Day-Lewis - There Will Be Blood
James McAvoy - Atonement
Viggo Mortensen - Eastern Promises
Denzel Washington - American Gangster

En İyi Komedi ya da Müzikal Film
Across the Universe
Charlie Wilson’s War
Hairspray
Juno
Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street

En İyi Bayan oyuncu-Komedi ya da müzikal
Amy Adams - Enchanted
Nikki Blonsky - Hairspray
Helena-Bonham Carter - Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street
Marion Cotillard - La Vie en Rose
Ellen Page - Juno

En İyi Erkek Oyuncu-Komedi ya da müzikal
Johnny Depp - Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street
Ryan Gosling - Lars and the Real Girl
Tom Hanks - Charlie Wilson’s War
Philip Seymour Hoffman - The Savages
John C. Reilly - Walk Hard: The Dewey Cox Story

En İyi Animasyon
Bee Movie
Ratatouille
The Simpsons Movie

En İyi Yabancı Dilde Film
4 Months, 3 Weeks, 2 Days
The Diving Bell and the Butterfly
The Kite Runner
Lust, Caution
Persepolis

En İyi Yardımcı Bayan Oyuncu
Amy Adams - Charlie Wilson’s War
Cate Blanchett - I’m Not There
Amy Ryan - Gone Baby Gone

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Casey Affleck - The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
Javier Bardem - No Country for Old Men
Philip Seymour Hoffman - Charlie Wilson’s War
John Travolta - Hairspray
Tom Wilkinson - Michael Clayton

En İyi Senaryo
Diablo Cody -Juno
Ethan Coen and Joel Coen - No Country for Old Men
Christopher Hampton - Atonement
Ronald Harwood - The Diving Bell and the Butterfly
Aaron Sorkin - Charlie Wilson’s War

En İyi Orjinal Beste
Atonement
Eastern Promises
Grace is Gone
Into the Wild
The Kite Runner

En İyi Orjinal Şarkı
"Despidida" - Love in the Time of Cholera
"Grace is Gone" - Grace is Gone
"Guaranteed" - Into the Wild
"That's How You Know" - Enchanted
Walk Hard - Walk Hard: The Dewey Cox Story

Butterbeer
13-12-07, 20:08
Adaylıkların neredeyse tamamı tahmin ettiğim şekilde.En iyi bayan oyuncuyu Cate yada Keira'dan birinin almasını çok isterim. Keira'yı her ne kadar çok sevsemde Cate Blanchett Elizabeth'i canlandırırken bütün ruhunu vermiş, onu olması gerektiği tüm yönleriyle muhteşem bir şekilde canlandırmış.Elizabeth'le Keira'nın Atonement'daki Cecilla rolü ile karşılaştırdığımızda Cecilla karakterinin varlığı pasif kalıyor.Oysa Elizabeth'de herşey Cate üzerine kurulu diyebilirim.Bu anlamda Cate bir adım öne çıkıyor.tabi belli olmaz bu işler.

En iyi erkek oyuncu katagorisinde favorim kesinlikle James McAvoy.Bu yıl resmen onun yılıydı, önce Becoming Jane ardından da Atonement.Gerçeken çok başarılı bir oyuncu.Robbie karakterini bana göre kusursuz canlandırdı.

Sıkı bir Joe Wright izleyicisi olarak bu yıl en iyi yönetmen dalında ödülü almasını çok istiyorum, bunu hakediyor.

Atonement bu yıl izlediğim en farklı filmdi diyebilirim.İnsanda (en azından bende) bıraktığı etki çok kuvvetliydi.En iyi film olarak ödüllendirilmesini çok isterim.Ama listedeki filmlerin tamamını izlemiş değilim.

En iyi senaryoda favorim gene Atonement.Roman uyarlaması olmasına rağmen senaryoyu son derece orjinal ve sıradışı buldum.

Son olarak en iyi bestede gene favorim Atonement (iyice taktım bu filme) Daktilo sesinin bana bu denli güzel geleceğini hiç düşünmezdim, müzikler harikaydı.

Kısacası Atonement bu yıl ödüllere damgasını vurur gibime geliyor, ama oscar şaşırtmacalarla dolu, herşey olabilir.

-A k e L d a N-
13-12-07, 20:54
Adaylıkların neredeyse tamamı tahmin ettiğim şekilde.En iyi bayan oyuncuyu Cate yada Keira'dan birinin almasını çok isterim. Keira'yı her ne kadar çok sevsemde Cate Blanchett Elizabeth'i canlandırırken bütün ruhunu vermiş, onu olması gerektiği tüm yönleriyle muhteşem bir şekilde canlandırmış.Elizabeth'le Keira'nın Atonement'daki Cecilla rolü ile karşılaştırdığımızda Cecilla karakterinin varlığı pasif kalıyor.Oysa Elizabeth'de herşey Cate üzerine kurulu diyebilirim.Bu anlamda Cate bir adım öne çıkıyor.tabi belli olmaz bu işler.

En iyi erkek oyuncu katagorisinde favorim kesinlikle James McAvoy.Bu yıl resmen onun yılıydı, önce Becoming Jane ardından da Atonement.Gerçeken çok başarılı bir oyuncu.Robbie karakterini bana göre kusursuz canlandırdı.

Sıkı bir Joe Wright izleyicisi olarak bu yıl en iyi yönetmen dalında ödülü almasını çok istiyorum, bunu hakediyor.

Atonement bu yıl izlediğim en farklı filmdi diyebilirim.İnsanda (en azından bende) bıraktığı etki çok kuvvetliydi.En iyi film olarak ödüllendirilmesini çok isterim.Ama listedeki filmlerin tamamını izlemiş değilim.

En iyi senaryoda favorim gene Atonement.Roman uyarlaması olmasına rağmen senaryoyu son derece orjinal ve sıradışı buldum.

Son olarak en iyi bestede gene favorim Atonement (iyice taktım bu filme) Daktilo sesinin bana bu denli güzel geleceğini hiç düşünmezdim, müzikler harikaydı.

Kısacası Atonement bu yıl ödüllere damgasını vurur gibime geliyor, ama oscar şaşırtmacalarla dolu, herşey olabilir.

Deniz'cim söylediğin herşeye ama herşeye katılıyorum :img-wink:
Atonement yanlış saymadıysam 6 dalda aday olmuş..Benimde favori filmim olduğu için gönlüm Atonement'ten yana tabii ki,umarım 6 ödülü de alır ama Cate de Elizabeth'te gerçekten harikaydı,en iyi bayan oyuncu ödülünü hakediyor ödülü diye düşünüyorum..

En iyi yönetmente Tim Burton'un da şansı çok yüksek..Çok iyi bir yönetmen..Adayların hepsi harika gerçekten..Jüri baya zorlancak gibi :img-yes:

En İyi Animasyon dalında da benim gönlüm Ratatouille'den yanadır ama The Simpson's Movie alır diye tahmin ediyorum..

Butterbeer
13-12-07, 21:03
Deniz'cim söylediğin herşeye ama herşeye katılıyorum :img-wink:
Atonement yanlış saymadıysam 6 dalda aday olmuş..Benimde favori filmim olduğu için gönlüm Atonement'ten yana tabii ki,umarım 6 ödülü de alır ama Cate de Elizabeth'te gerçekten harikaydı,en iyi bayan oyuncu ödülünü hakediyor ödülü diye düşünüyorum..

En iyi yönetmente Tim Burton'un da şansı çok yüksek..Çok iyi bir yönetmen..Adayların hepsi harika gerçekten..Jüri baya zorlancak gibi :img-yes:

En İyi Animasyon dalında da benim gönlüm Ratatouille'den yanadır ama The Simpson's Movie alır diye tahmin ediyorum..

Kesinlikle canım, Tim Burton gerçekten çok iyi bir yönetmen, Sweeney Todd filmini merakla bekliyorum.Ama genede Joe'nun kazanmasını çok ama çok istiyorum. (Pride&Prejudice zamanından bu yana)

En iyi animasyon dalında benim de gönlümden Ratatouille geçiyor, çok eğlenceli bir filmdi.Simpson'ları çok severim ama Türkiye'de orjinal olarak yalnızca tek bir sinemada gösterime girmiş olması filmin tüm havasını bozmuştu benim gözümde.

Bu yıl çok çekişmeli geçecek gibi gözüküyor, jüri dediğin gibi çok zorlanacak, ödül törenini sabırsızlıkla bekliyorum.:img-yes::img-yes:

-A k e L d a N-
13-12-07, 21:13
Kesinlikle canım, Tim Burton gerçekten çok iyi bir yönetmen, Sweeney Todd filmini merakla bekliyorum.Ama genede Joe'nun kazanmasını çok ama çok istiyorum. (Pride&Prejudice zamanından bu yana)

En iyi animasyon dalında benim de gönlümden Ratatouille geçiyor, çok eğlenceli bir filmdi.Simpson'ları çok severim ama Türkiye'de orjinal olarak yalnızca tek bir sinemada gösterime girmiş olması filmin tüm havasını bozmuştu benim gözümde.

Bu yıl çok çekişmeli geçecek gibi gözüküyor, jüri dediğin gibi çok zorlanacak, ödül törenini sabırsızlıkla bekliyorum.:img-yes::img-yes:

Bende Sweeney Todd'u merakla bekliyorum :img-wink:
Harika bir film olduğuna da eminim :)
Tabii ki bende Joe Wright'ın kazanmasını istiyorum..İki tane uzun metrajlı filmi var ikisi de bir harika bu ödülü hakediyor :img-wink::good:

Simpson'ları bende çok severim..Filmine gitmedim doğrusu,nasıl bişeydir bilmiyorum ama Ratatouille çok güzel bir animasyon filmdi..Evet seslendirmesi de pek iyi değilmiş,duymuştum bi kaç arkadaşımdan:img-yes: Garip bişey orjinal sesiyle gösterilmemesi..Çocuk filmimi ki bu dublaj yapıyorlar anlayamadım:icon_sorr

Evet bayaa bi çekişmeli..Çok heyecanlandım,ödülü ben alıcam sanki:img-icecr
Merakla&heyecanla bekliyorum :)

misskrueger
13-12-07, 21:43
Adaylar tam tahmin ettigim gibi Johnny Depp'in golden globe'u alacagını düşünüyorum.Bence en güçlü aday o.:img-yes:

sbuffy
13-12-07, 21:55
misskrueger johhny depp en güçlü aday olarak görünsede açıkçası tom hanksin de aynı kategoride olması beni düşündürmüyor değil ama gönlüm kesinlikle deppin kazanmasından yana:)

akademinin adaylarında bayan oyuncu dalında bence cate ve angelinanın yerine Helena Bonham Carter ve Marion Cotillard olabilir.özellikle akademinin adaylıklarında helenanın süpriz yapacağını daha çok düşünmeye başladım

misskrueger
13-12-07, 22:10
Sevgili sbuffy aslında benimde aklımdan geçen buydu.:icon_sorr Tom Hanks'i aynı kategoride görünce çelişkiye düştüm ama sanki johnny alacakmış gibi geliyor ya da sağ gösterip sol vurabilirler.:img-fie:

ıslak ıslak
13-12-07, 22:36
Adaylar açıklandı ve beklediğimiz gibi Sweeney Todd'un da güçlü adaylıkları var yine de filmden en iyi şarkı vs. dallarından da adaylık beklemiştim biraz hayalkırıklığı oldu ama yine de 4 adaylık baya sevindirici..
En İyi Müzikal Film kategorisinde Oscar'ın da güçlü adayları arasında adı geçen Charlie Wilson War filmiyle baya çekişiceğini umduğum Sweeney Todd ödülü alır gibime geliyor umarım yanılmam ( lütfen yanılmıyım :) )
En İyi Erkek Oyuncu-Komedi ya da müzikal dalında da elbette hiçbir filmi izlemedik ama yapılan yorumlardan Tom Hanks'in de bu dalda çok güçlü bir aday olduğu bir gerçek ama benim tek dileğim ödülün Johnny'e gitmesi hatta çok geç kalınmış bir ödül bu sefer yanılmayız umarım...
En İyi Bayan oyuncu-Komedi ya da müzikal dalında Helena-Bonham Carter'ı tek geçiyorum gerçi yabancı sitelerde Amy Adams'ın adı çok fazla telafuz edildiğini duysam da daha çok genç onun önünde koca bir kariyer hayatı olucaktır eminim gönlüm Helena'dan yana ( biraz taraflı yorumlarım ama nesee :) )
vee gelelimmm En İyi Yönetmen dalına bu dalda da temennim yine Sweeney Todd'dan yana olucak ödülü kazananın Tim Burton olmasını umuyorum, diliyorum,istiyorum.. Bana göre yine çok önceden verilmesi gereken geç kalınmış bir ödül onun için.. Yalnız Coen kardeşlerin de bu dalda baya zorlayıcı olucakları da bir gerçek..
Diğer adaylıklara gelince de adını gerek yabancı siteler tv vs. yerlerde sıkça duyduğum ''Atonement'' filminin baya güçlü adaylıkları var pek çoğunu da alır gibime geliyor En İyi Erkek Oyuncu-Drama dalından şüpheliyim ama her ne kadar James McAvoy'un kazanmasını istesem de Daniel Day-Lewis'i pek çok kişi banko olarak görüyor hatta Oscar'ın da en güçlü adayı olduğu söyleniyor ne yazık ki yazık ki diyorum çünkü kalbim Johnny'den yana...:icon_whis

captain jack
14-12-07, 00:05
bu johnny depp in galiba sekizinci adaylığı bu saate kadar vermediler bundan sonra vermeselede olur
zaten hiç bir ödül törenini izlemiyorum
hepsine sinir oluyorum özellikle oscar ve altın küreye geçen sene borata verenler kimbilir şimdi kime verecekler
umarım o geceye johnny depp de gitmez tek temennim bu

captain jack
14-12-07, 18:48
Johnny Depp Oscar'ı kazanmak istemiyor.

Asla bir Oscar almak istemediğini,çünkü büyük kalabalıklar önünde herkese teşekkür etmekten nefret ettiğini söylemiş..Adaylığın kendisi için yeterli olduğunu söylüyor.Aday gösterildiğini öğrendiğinde onore oluyormuş.Sadece işini yapmayı sevdiği için onore olduğunu,yoksa ödüllerle alakası olmadığını söylüyor

:good:

sbuffy
14-12-07, 20:59
Johnny depp çok güzel konuşmuş.ödül almaları maddiaçıdan kazanç sağlıyor ve ödül alanlara biraz daha değer biçiliyor.

Baltimore City Paperın seçtiği en iyi 10 film:
1.No Country for Old Men (Joel and Ethan Coen, United States)
2.I'm Not There (Todd Haynes, United States)
3.Zodiac (David Fincher, United States)
4.The Host (Bong Joon-ho, Korea)
5.The Wind That Shakes the Barley (Ken Loach, Ireland/United Kingdom)
6.Syndromes and a Century (Apichatpong Weerasethakul, Thailand)
7.Atonement (Joe Wright, United Kingdom)
8.Into the Wild (Sean Penn, United States)
9.The Lives of Others (Florian Henckel von Donnersmarck, Germany)
10.Away From Her (Sarah Polley, Canada)

Orlando Sentinel'ın en iyi 10 filmi
1) Into the Wild
2)Once
3)Atonement
4)No Country for Old Men
5)Zodiac
6)The Diving Bell and the Butterfly
7)Juno
8) Operation Homecoming: Writing the Wartime Experience
9) The Kite Runner
10)Hairspray

****

Altın Küre adaylıklarıyla ilgili eleştirmenlerin yazıları:

Altın Küre Süprizleri
Into the Wild: Eleştirmenlerin en çok beğendikleri filmlerin başında gelen Into the Wild altın kürede sadece iki dalda aday olabildi,bu adaylıklarda müzik dalında.Sean Penn oy kullananlar ve diğerleri için anlamı ne?

Tommy Lee Jones :mantıken yılın en iyi iki performansını(No Country for Old Men ve In the Valley of Elah) sergileyen bu adam her iki filmle yarışta saf dışı bırakıldı.açıkça böyle bir dikkatsizlik için hiçbir özür olamaz.

Knocked Up Nerde?: kısaca çok sevildi ve yılın en iyi eleştirilerini aldı ama en iyi filmde yok,Katherine Heigl en iyi oyuncular arasında yok,Paul Rudd en iyi yardmıcı oyuncular arasında yok.

İki Sözkonusu adaylık: Cate Blanchettın Bob Dylanı oynadığı I'm Not Therele yardımcı bayan oyuncu dalında aday olması süpriz olmadı.fakat John Travolta'nın adaylağı şaşırtıcıydı çünkü İnto the Wildın Hal Holbrookunun yerine kondu.

Herneyse umarım Akademi bu yanlışlığı düzletir.Açıkça penn partilerde dolaşmıyor.


Tom O'Neil:Altın Küre anlaşılan onların önemini önemsiz yapmak için bir yol buldu.kişisel düzeyde bazı kategorilerde yapılan seçimler beni güldürdü.

Scott Feinberg:sıradan adaylıkların bu grubu her bölüme potansiyel adayları sürüklüyor.böylece onlara soru sorabilirler,arkadaşlarına göstermek için yıldızlarla resim çektirebilirler,anlaşılan onlar gördükleri ve duydukları herşeyi bir kenara bırakıp süperstarları aday gösterdiler ki onların partisinde birkaç ünlü yüz olsun.

kaptan jack
15-12-07, 00:07
adaylıklar açıklanmış açıkçası beni şaşırtan süpriz bir isim olmadı....en iyi yönetmen katagorisinde ödülü tüm kalbimle tim burton nın almasını isterim bunun akabinde en iyi müzikal film katagorisinde sweeney todd un ödül almasını istiyorum .....komedi,müzikal dalında en iyi erkek oyunculu ödülünün johnny depp nin alması gerektigin düşünüyorum birçogunuzunda söyledigi gibi verilmekte çok geç kalınmış bir ödül olacak tabi eger verilirse....:icon_whisen iyi film dalında atonement i tek geçerim......drama en iyi erkek oyuncu dalında gönlüm daniel day-lewis'in kazanmasından yana,sabırsızlıkla bekliyorum sağ gösterip sol vurmazlar inşallah.......

sbuffy
15-12-07, 11:00
"Kefaret"in Altın Küre'de yükselişi

65. Altın Küre Ödülleri'ne adayların açıklanmasıyla birlikte Oscar yarışına dair tahminler de yeniden canlandı. Altın Küre adaylarını ve bu adaylıkların Oscar yarışına olası etkilerini sizin için masaya yatırdık...

Her yıl merakla beklenen ve yıldız oyuncu ve yönetmenleri ödüllendirmesiyle ünlenen Altın Küre ödülleri Oscar'ın en büyük habercisi olarak anılır. Fakat bu pek de gerçekçi bir yaklaşım değildir. Çünkü Altın Küreler daha çok gişede başarı göstermiş filmleri, genç, yetenekli ve yıldız olma yolunda ilerleyen oyuncuları ve eleştirmenlerin favori filmlerini barındıran bir adaylık listesine sahiptir. Bu yüzden çoğu kategoride Oscar adaylıklarıyla örtüşse de Oscar'ın en büyük habercisi değildir. Örneğin 2006 yılında en iyi film Oscar'ını alan "Çarpışma" ("Crash", 2005), iki farklı kategoride (drama ve müzikal-komedi) toplam 10 en iyi film adayının olduğu Altın Kürelerde en iyi drama film dalında aday bile değildi.

Altın Küreler genel olarak ödül sezonunda öne çıkacak isimleri bize işaret eder. Oscar adaylıklarının kime gideceğinin en büyük göstergesi ise önümüzdeki haftalarda açıklanmaya başlanacak olan Birlik Ödülleri (Amerikan Oyuncular Birliği, Yazarlar Birliği, Yönetmenler Birliği ve Yapımcılar Birliği). Çünkü bu ödüller Akademi'ye de üye olan endüstri içindeki kişiler tarafından, Altın Küreler ise Hollywood'da görev alan yüze yakın üyesi bulunan Hollywood Yabancı Basın Birliği tarafından veriliyor.

Bu seneye baktığımızda birkaç önemsiz sürprizin dışında pek de şaşırtıcı olmayan bir liste ile karşı karşıya olduğumuz söylenebilir. En iyi film kategorilerinde toplam 12 adayın bulunduğu Altın Küre listesinde, Oscar tahmini yapmanın bu sene ne kadar güç olduğunu görüyoruz. Çünkü çok fazla iyi filmin bir arada olduğu bir yıl içindeyiz. İsterseniz gelin, sırasıyla tüm kategorilerdeki adaylara ve Oscar şanslarına göz atalım...


Drama dalında En İyi Film Adayları

Daha önceki yorumlarda da yazdığımız gibi "American Gangster"ın büyük gişe başarısının ve yıldız dolu kadrosunun filme bu adaylığı getirdiğini söylemek yanlış olmaz. Fakat Altın Küre öncesi verilen ödüllerde öne çıkmaması, filmin Oscar şansını oldukça zorlamış durumda. Eğer Birlik ödüllerinde de öne çıkamazsa, "American Gangster"in en iyi film kategorisinde aday olması bir mucize olacak.

"Kefaret" ("Atonement") , beklendiği gibi büyük bir atak yaptı ve hemen hemen her dalda adaylık alarak bu senenin Altın Küre ve Oscar favorisi olduğunu gösterdi. En iyi film, yönetmen, senaryo, erkek oyuncu-drama (James McAvoy), kadın oyuncu-drama (Keira Knightley), yardımcı kadın oyuncu (Saoirse Ronan) ve müzik dallarında adaylık alan filmin Oscar şansı oldukça yükselmiş durumda.

İzleme fırsatı bulduğumuz "Şark Vaatleri" ("Eastern Promises") en iyi drama film, en iyi erkek oyuncu-drama ve en iyi müzik dallarında adaylık alsa da filmin Oscar şansı pek yüksek değil.

Denzel Washington'ın yönettiği "The Great Debaters"ın tek adaylığı en iyi drama film dalında oldu, bu adaylık ise bize Washington'ın ve filmin yapımcısı Oprah Winfrey'in Hollywood'daki büyük lobisinin varlığını düşündürüyor. Yoksa filmin Oscar şansı sıfıra yakın.

Yine izleme şansı bulduğumuz "Avukat" ("Michael Clayton") ise en iyi drama film dalında ve üç önemli oyuncusuna adaylık getirerek ödül sezonunda ne kadar güçlü olduğunu kanıtladı.

"No Country for Old Men" yılın ödül bazında en başarılı filmi olarak burada da alması gereken tüm adaylıkları aldı ve gücüne güç kattı diyebiliriz. En iyi drama film, en iyi yönetmen, en iyi yardımcı erkek oyuncu (Javier Bardem) ve en iyi senaryo dallarında alınan adaylıklardan en az bir ya da ikisinin ödüle dönüşeceğini garanti edebiliriz. Yılın tartışmalı filmi "There Will Be Blood" ise iki dalda aldığı adaylıkla yetinmek zorunda kaldı. Altın Küreler'in sanatsal yanı daha ağır basan filmlere pek de yüz vermediğini düşünürsek, aldığı bu adaylıklar filmin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. 2002 yılında "Piyanist" ("The Pianist", 2002) filminin de sadece bu dallarda adaylık aldığını hatırlatmak isterim fakat Oscar'larda aldığı büyük üç ödülle en iyi film Oscar'ına da ne kadar yaklaştığını hepimiz hatırlıyoruz. "There Will Be Blood" da aynı "Piyanist"in yolunda giden bir film olabilir.

Altın Küreler, Oscar'lardan farklı olarak film ve ana oyunculuk dallarını iki kategoride ödüllendiriyor. Drama ve Müzikal ya da Komedi kategorileri. Şimdi gelin, bu senenin müzikal ya da komedi film adaylarına göz atalım:

En İyi Müzikal ya da Komedi Film dalındaki adaylar:
Bu dalda birkaç sürpriz aday var. Müzikalleri ödüllendirmeye çok düşkün olan Hollywood Yabancı Basın Birliği, "Across the Universe"e burada bir kıyak geçse de filmin Altın Küreler dışında bir şansı yok.

"Charlie Wilson's War", aldığı pek iç açıcı olmayan eleştirilere rağmen yıldız oyuncu kadrosunun gücüyle burada da adaylık aldı. Mike Nichols'ın yine yıldız oyuncularla dolu bir önceki filmi "Closer" da 5 önemli dalda adaylık almasına rağmen Oscarlarda sadece 2 oyunculuk adaylığı almıştı. Zaten "Charlie Wilson's War"ın en iyi yönetmen dalında adaylık almamış olması filmin genel olarak ödül sezonunda zayıf kaldığının belirtisi (Çünkü Altın Kürelerin aslında Oscar için fikir veren en önemli dalları en iyi yönetmen ve senaryo dallarıdır.)

"Hairspray" daha önce de bahsettiğimiz gibi müzikal ya da komedi kategorilerindeki en iyi film, en iyi kadın oyuncu dallarında ve genel kategorilerden en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında adaylık alarak beklentileri karşıladı. Buradaki tek sürpriz filmin bu kadar adaylık almasına rağmen en iyi şarkı kategorisinde es geçilmesi. Bu senenin yürekleri ısıtan bağımsız filmi "Juno", bu dal haricinde başrol oyuncusu Ellen Page'e en iyi kadın oyuncu ve eski bir striptizci olan senaristine de en iyi senaryo dalında adaylık getirdi. Filmin özellikle bağımsız bir komedi filmi olarak en iyi senaryo dalında adaylık alması Oscar yarışında ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Son olarak, yılın büyük prodüksiyonu "Sweeney Todd" müzikal ya da komedi kategorisinde en iyi film, erkek oyuncu ve kadın oyuncu dalında alması gereken adaylıklara ulaştı. Bunun yanında hem drama hem de komedi filmlerinin ortak aday olduğu en iyi yönetmen kategorisinde adaylık alması, filmin Oscar'larda çok başarılı olacağının sinyallerini verdiğini söyleyebiliriz. Filmin bu kategoride aday olan filmler içinde tek yönetmenlik adaylığı alan film olması, onu bu dalın favorisi yapıyor.

Erkek oyuncu adaylıklarında sürpriz yok
Aslında erkek oyuncu kategorilerinde pek bir sürpriz yok. Önümüzdeki Oscar adaylarının bu liste içinden çıkması pek şaşırtıcı olmaz. Aday olmayan isimler arasından "Starting Out in the Evening" filmi ile Frank Langella'nın bir şansı olabilir. Komedi kategorisinden Johnny Depp'in Oscar adaylığı –en azından şimdilik- cepte görünüyor, diğer Oscar adaylarının ise drama adaylarından geleceğini söyleyebiliriz. Drama kategorisinin uzak ara favorisinin ise Daniel Day Lewis olduğunu da belirtelim.

Kadın oyuncularda favoriler Müzikal ya da Komedi kategorisinden
Normalde drama kategorisinin güçlü olduğu oyunculuk dallarında bu sene, güçlü ve öne çıkan performansların müzikal ya da komedi kategorisinde geldiğini söyleyebiliriz. Drama dalında sadece Julie Christie ve Angelina Jolie'nin Oscar şansı büyükken, diğer kategoride beş adaydan üçünün Oscar adaylığı alma şansı çok yüksek. Drama kategorisinin uzak ara favorisi Julie Christie ve belki Angelina Jolie yıldız oyuncu durumundan dolayı sürpriz yapabilir. Müzikal ya da komedi dalında ise Marion Cotillard'ın övgü dolu Edith Piaf yorumunun bu dalda ödüle en yakın isim olduğunu söylesek de Amy Adams ya da Ellen Page'in sürpriz yapma ihtimalleri hiç düşük değil.

Yardımcı roller Oscar'ın habercisi...
Bildiğiniz gibi, yardımcı rollerde drama ya da müzikal-komedi ayrımı olmaksızın tek bir kategoride adaylar belirleniyor. Yardımcı rol kategorilerinde pek bir sürpriz olmayacak gibi görünüyor. Birkaç değişikliğin haricinde Oscar listesinin de buna benzeyeceği tahmin ediliyor. Yardımcı erkek oyuncu dalında Javier Bardem öne çıkarken, yardımcı kadın oyuncu dalında Amy Ryan ve Cate Blanchett arasında büyük bir çekişme olacağı düşünülüyor.

"Kelebek ve Dalgıç Giysisi" iddialı...
Son olarak "Kelebek ve Dalgıç Giysisi" ("The Diving Bell and the Butterfly") Altın Küre kurallarına göre yabancı dilde bir film olduğundan dolayı drama filmde değil, sadece yabancı dilde film kategorisinde yarışma şansı buluyor. Fakat en iyi yönetmen ve en iyi senaryo dalında aldığı adaylıklar filmin Oscar yarışında çok güçlü olduğunun bir göstergesi. "Into the Wild"ın adı çok öne çıksa da sadece müzik ve şarkı dalında aldığı adaylıkların büyük bir hayal kırıklığı olduğu söylenebilir. Fakat Birlik ödüllerinden alacağı destek ile film tekrar Oscar yarışına girebilir.

kaynak:sinema.com,Ali Deniz Şensöz

sbuffy
15-12-07, 11:17
Londra Eleştirmenleri Circle Adayları (The London Critics Circle)

Yılın En İyi Filmi
No Country for Old Men (95 percent)
The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford (75 percent)
There Will Be Blood (94 percent)
Zodiac (89 percent)
The Bourne Ultimatum (93 percent)

Yılın En İyi İngiliz Filmi
Once (98 percent)
Control (89 percent)
Atonement (85 percent)
Eastern Promises (88 percent)
This Is England (93 percent)

En İyi Yönetmen
Florian Henckel von Donnersmarck -- The Lives of Others (93 percent)
Paul Thomas Anderson -- There Will Be Blood
Joel and Ethan Coen -- No Country for Old Men
David Fincher -- Zodiac
Cristian Mungui -- 4 Months, 3 Weeks & 2 Days (96 percent)

En İyi İngiliz Yönetmen
Anton Corbijn -- Control
Paul Greengrass -- The Bourne Ultimatum
Shane Meadows -- This Is England
Joe Wright -- Atonement
Danny Boyle -- Sunshine (75 percent)

En İyİ Bayan Oyuncu
Laura Linney -- The Savages (89 percent)
Marion Cotillard -- La Vie en rose (74 percent)
Maggie Gyllenhaal -- Sherrybaby (72 percent)
Angelina Jolie -- A Mighty Heart (77 percent)
Anamaria Marinca -- 4 Months, 3 Weeks & 2 Days

En İyİ Erkek Oyuncu
Ulrich Muhe -- The Lives of Others
Casey Affleck -- The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
George Clooney -- Michael Clayton (90 percent)
Tommy Lee Jones -- In the Valley of Elah (69 percent)
Daniel Day-Lewis -- There Will Be Blood

En İyi İngiliz Bayan Oyuncu
Samantha Morton -- Control
Julie Christie -- Away From Her (95 percent)
Keira Knightley -- Atonement
Helena Bonham Carter -- Sweeney Todd (92 percent)
Sienna Miller -- Interview (57 percent)

En İyi İngiliz Erkek Oyuncu
Sam Riley -- Control
James McAvoy -- Atonement
Christian Bale -- 3:10 to Yuma (87 percent)
Jim Broadbent -- And When Did You Last See Your Father (81 percent)
Jonny Lee Miller -- The Flying Scotsman (51 percent)

En İyİ İngiliz Yardımcı Bayan Oyuncu
Saoirse Ronan -- Atonement
Imelda Staunton -- Harry Potter and the Order of the Phoenix (77 percent)
Tilda Swinton -- Michael Clayton
Kelly Macdonald -- No Country for Old Men
Vanessa Redgrave -- Atonement

En İyİ İngiliz Yardımcı Erkek Oyuncu
Tom Wilkinson -- Michael Clayton
Toby Jones -- The Painted Veil (75 percent)
Alfred Molina -- The Hoax (86 percent)
Tobey Kebell -- Control
Albert Finney -- Before the Devil Knows You're Dead (87 percent)

En İyi Senaryo
Florian Henckel von Donnersmarck -- The Lives of Others
Joel and Ethan Coen -- No Country for Old Men
Paul Thomas Anderson -- There Will Be Blood
Ronald Harwood -- The Diving Bell and the Butterfly (94 percent)
Christopher Hampton -- Atonement

çıkış yapan İngiliz-performans
Saoirse Ronan -- Atonement
Sam Riley -- Control
Thomas Turgoose -- This Is England
Benedict Cumberbatch -- Amazing Grace (71 percent)
Dakota Blue Richards -- The Golden Compass

çıkış yapan ingiliz-filmmaking
John Carney, writer and director -- Once
Sarah Gavron, director -- Brick Lane (68 percent)
Anton Corbijn, director -- Control
Matt Greenhalgh, writer -- Control
Stevan Riley, writer, director, producer -- Blue Blood

En İyi Yabancı Dilde Film
The Diving Bell and the Butterfly
4 Months, 3 Weeks & 2 Days
The Lives of Others
Letters From Iwo Jima (91 percent)
Tell No One (93 percent)

sbuffy
15-12-07, 15:39
Peter Travers'ın (Rolling Stones) en iyi 10 film listesi
1. No Country for Old Men
2. Atonement
3. Into the Wild
4. Eastern Promises
5. Sweeney Todd
6. American Gangster
7. There Will Be Blood
8. Before the Devil Knows You're Dead
9. I'm Not There
10. Knocked Up/ Juno

agent 16
16-12-07, 01:48
bence bu yılın süpriz film i zodıac olmalı david fıncher ın uzun süren sezsizliğini bozduğu gilm bence bir çok dalda aday olup ödüllerin hepsini toplamalı

sbuffy
17-12-07, 18:17
AMPAS Görsel Efekt dalındaki listesi:(Alfabetik sıraya göre)

"Beowulf"
"The Bourne Ultimatum"
"Evan Almighty"
"The Golden Compass"
"Harry Potter And The Order Of The Phoenix"
"I ** Legend"
"Live Free Or Die Hard"
"National Treasure: Book Of Secrets"
"Pirates Of The Caribbean: At World's End"
"Ratatouille,"
"Spider-Man 3"
"Sunshine"
"300"
"Transformers"
"The Water Horse"

Daha sonraki aşamada bu listeden 3 aday belirlenecek.

sbuffy
18-12-07, 17:59
The Southeastern Film Eleştirmenleri Ödülleri

En İyi Film
1. No Country for Old Men
2. There Will Be Blood
3. Atonement
4. Juno
5. Michael Clayton
6. Zodiac
7. The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
8. Gone Baby Gone
9. The Diving Bell and the Butterfly
10. Into the Wild

En İyi Yönetmen
Joel & Ethan Coen - No Country for Old Men
ikinci: Joe Wright - Atonement

En İyi Orjinal Senaryo
Diablo Cody - Juno
İkinci: Tamara Jenkins - The Savages

En İyi Uyarlama Senaryo
Joel & Ethan Coen - No Country for Old Men
ikinci: Christopher Hampton - Atonement

En İyi Bayan Oyuncu
Julie Christie - Away from Her
ikinci: Ellen Page - Juno

En İyi Erkek Oyuncu
Daniel Day-Lewis - There Will Be Blood
ikinci: George Clooney - Michael Clayton

En İyi Yardımcı Bayan Oyuncu
Amy Ryan - Gone Baby Gone
ikinci: Cate Blanchett - I'm Not There

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Javier Bardem - No Country for Old Men
ikinci: Casey Affleck - The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford

En İyi Yabancı Film
The Diving Bell and the Butterfly (France)
İkinci: La vie en rose (France)

En İyi Belgesel
No End in Sight
ikinci: Sicko

En İyi Animasyon
Ratatouille
ikinci: The Simpsons Movie

****
Dallas-Fort Worth Film Eleştirmenleri Derneği
1. No Country for Old Men
2. Juno
3. There Will Be Blood
4. Atonement
5. Michael Clayton
6. Into the Wild
7. The Diving Bell and the Butterfly
8. The Kite Runner
9.The Assassination of Jesse James
10. Charlie Wilson's War

En İyi Yönetmen:Joel Coen and Ethan Coen
2.Paul Thomas Anderson- THERE WILL BE BLOOD
3.Tim Burton-SWEENEY TODD
4.Julian Schnabel-THE DIVING BELL AND THE BUTTERFLY
5.Sean Penn -INTO THE WILD

En İyi Erkek Oyuncu:Daniel Day-Lewis
2.George Clooney - MICHAEL CLAYTON
3.Frank Langella -STARTING OUT IN THE EVENING
4.Tommy Lee Jones- IN THE VALLEY OF ELAH
5.Emile Hirsch- INTO THE WILD

En İyi Bayan Oyuncu:Julie Christie
2.Marion Cotillard- LA VIE EN ROSE
3.Ellen Page - JUNO
4.Laura Linney -THE SAVAGES
5.Angelina Jolie - A MIGHTY HEART

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu:Javier Bardem
2.Philip Seymour Hoffman-CHARLIE WILSON'S WAR
3.Casey Affleck-THE ASSASSINATION OF JESSE JAMES BY THE COWARD ROBERT FORD
4.Tom Wilkinson -MICHAEL CLAYTON
5.Hal Holbrook- INTO THE WILD

En İyi Yardımcı Bayan Oyuncu:Tilda Swinton
2.Amy Ryan-GONE BABY GONE
3.Cate Blanchett-I'M NOT THERE
4.Saoirse Ronan-ATONEMENT
5.Jennifer Jason Leigh-MARGOT AT THE WEDDING

En İyi Senaryo:Juno, Diablo Cody
En İyi Animasyon:Ratatouille
En İyi Görüntü Yönetmeni:Roger Deakins, Assassination of Jesse James

***
Golden Satellites Ödülleri
En İyi Film-Drama No Country For Old Men
En İyi Film-Komedi veya Müzikal Juno
En İyi Film-yabancı dilde Lust Caution /Tayvan
En İyi Film-animasyon Ratatouille
En İyi Film-Belgesel Sicko
En İyi Yönetmen Ethan Coen, Joel Coen No Country For Old Men
En İyi Orjinal Senaryo Diablo Cody Juno
En İyi Uyarlama Senaryo Christopher Hampton Atonement

En İyi Bayan Oyuncu-Drama Marion Cotillard La Vie En Rose
En İyi Erkek Oyuncu-Drama Viggo Mortensen Eastern Promises
En İyi Yardımcı Bayan Oyuncu-Drama Amy Ryan Gone Baby Gone
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu-Drama Tom Wilkinson Michael Clayton
,Casey Affleck The Assassination Of Jessie James
En İyi Bayan Oyuncu-Komedi veya Müzikal Ellen Page Juno
En İyi Erkek Oyuncu-Komedi veya Müzikal Ryan Gosling Lars And The Real Girl

En İyi Film Müziği Alberto Iglesias The Kite Runner
En İyi Orijinal Şarkı Grace Is Gone Grace Is Gone
En İyi Görüntü Yönetmeni Janusz Kaminski The Diving Bell And The Butterfly
En İyi Görüntü Efekti 300
En İyi Kurgu American Gangster
En İyi ses miksajı ve kurgusu The Bourne Ultimatum
En İyi Sanat Yönetmeni Elizabeth: The Golden Age

sbuffy
19-12-07, 13:07
Toronto Film Eleştirmenleri 2007 Ödülleri

En İyi FilmNo Country for Old Men
2.Eastern Promises
3.Zodiac

En İyi YönetmenJoel Coen & Ethan Coen, No Country for Old Men
2.David Cronenberg, Eastern Promises
3.David Fincher, Zodiac

En İyi SenaryoJoel Coen & Ethan Coen, No Country for Old Men
2.Diablo Cody, Juno
3.Tony Gilroy, Michael Clayton

En İyi Bayan OyuncuJulie Christie, Away From Herve Ellen Page, Juno
2.Laura Dern, Inland Empire

En İyi Erkek OyuncuViggo Mortensen, Eastern Promises
2.George Clooney, Michael Clayton
3.Gordon Pinsent, Away From Her

En İyi Yardımcı Bayan OyuncuCate Blanchett, I'm Not There
2.Amy Ryan, Gone Baby Gone
3.Tilda Swinton, Michael Clayton

En İyi Yardımcı Erkek OyuncuJavier Bardem, No Country for Old Men
2.Casey Affleck, The Assassination of Jesse JamesBy the Coward Robert Ford
3.Philip Seymour Hoffman,Charlie Wilson's War

En İyi Yabancı Dilde Film4 months, 3 weeks and 2 days
2.The Diving Bell and the Butterfly
3.The Lives of Others

En İyi BelgeselNo End in Sight
2.Iraq in Fragments
3.My Kid Could Paint That

En İyi AnimasyonRatatouille
2.Paprika
3.The Simpsons Movie"

****
Austin Film Eleştirmenleri ödülleri

En İyi Film
There Will Be Blood

En İyi Yönetmen
Paul Thomas Anderson, 'There Will Be Blood'

En İyi Orjinal Senaryo
Diablo Cody, 'Juno'

En İyi Uyarlama Senaryo
Ethan & & Joel Coen, 'No Country For Old Men'

En İyi Görüntü Yönetmeni
Robert Elswit, 'There Will Be Blood'

En İyi Bayan Oyuncu
Ellen Page, 'Juno'

En İyi Erkek Oyuncu
Daniel Day Lewis, 'There Will Be Blood'

En İyi Yardımcı Bayan Oyuncu
Allison Janney, Juno

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Javier Bardem, 'No Country For Old Men'

En İyi Yabancı Dilde Film
Black Book

En İyi Belgesel
The King of Kong: A Fistful of Quarters

En İyi Animasyon
Ratatouille

En İyi Orjinal Film Müziği
Jonny Greenwood, 'There Will Be Blood'

Austin Film Ödülü
Quentin Tarantino and Robert Rodriguez, 'Grindhouse'

İlk 10 film
There Will Be Blood
No Country for Old men
Juno
Into the Wild
3:10 to Yuma
Knocked Up
Before the Devil Knows You're Dead
Atonement
American Gangster
Eastern Promises

sbuffy
19-12-07, 19:03
Hollywood grevi Altın Küre ve Oscar'ı da vurdu!

Amerikan Yazarlar Sendikası'nın 5 Kasım'dan beri sürdürdüğü grev, televizyon dizileri ve sinema filmlerinin ardından, Altın Küre ve Oscar ödüllerine de sirayet etti. Sendikanın, törenler için özel bir izin çıkarılması talebini reddetmesiyle, Hollywood yazarları bu iki ödül töreninde görev alamayacak.

Amerikan Yazarlar Sendikası'na (WGA) bağlı Hollywood yazarları, tarafından 5 Kasım'da başlatılan grev nedeniyle, 2008 yılının Oscar ve Altın Küre ödül törenlerinde görev almayacaklar.

Sendika, Altın Küre ödüllerini düzenleyen Hollywood Yabancı Basın Birliği'nin, ödül törenleri için istisnai bir izin çıkarılma talebini reddetti. Oscar ödüllerini düzenleyen Amerikan Sahne Sanatları ve Bilimleri Akademisi'nin filmlerden ve eski yıllardaki Oscar ödül törenlerinden klipler kullanma yolundaki başvurusunu da kabul etmediğini, Oscar ödülleri için de hiçbir üyeye çalışma izni verilmeyeceğini açıkladı. Sendika başkanı Patric M. Verrone, iki kuruma da kararları bildirdiği mektubunda "Stüdyolarla sürdürdüğümüz görüşmeleri adil ve yazarlarımızın lehine olacak şekilde çözmek için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Ödül törenleri için bir ayrıcalık yapmamız, stüdyolarla sürdürdüğümüz ve sonuca yaklaştığımız görüşmeleri olumsuz yönde etkileyecektir" dedi.

WGA'nın bu kararının ardından, Hollywood Yabancı Basın Birliği de bir yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu sözlere yer verildi: "Uzun yıllardır dostça ilişkilerimizi sürdürdüğümüz Amerikan Yazarlar Sendikası'nın aldığı bu karar nedeniyle hayal kırıklığına uğradığımızı gizleyemeyiz. Ancak WGA'nın bağımsız yapım şirketleriyle anlaşma koşullarına dair pazarlık yapacağını açıklaması yine de bizi ümitlendirdi. Biz de, grev başlamadan önce çekilen filmlerin değerlendirileceği 65. Altın Küre Ödülleri için sendikayla özel bir anlaşma sağlayabileceğimize inanıyoruz."

Amerikan Yazarlar Sendikası ile Film ve Televizyon Yapımcıları Birliği arasında, sözleşmede anlaşma sağlanamaması üzerine Hollywood senaryo yazarları greve gitmişti. Yazarlar, internet ve diğer medya satışlarından elde edilecek kârdan paylarına düşen miktarın arttırılmasını talep ediyorlar. Yedi haftadır devam eden grev, birçok televizyon dizisinin askıya alınmasına, bazı Hollywood film projelerinin de ertelenmesine yol açtı.

kaynak:sinema.com

sbuffy
20-12-07, 12:11
Oscar gecesinin ev sahibi kim?

http://www.ekolay.net/sinema/images/18122007172239_38_519083jon.jpg

25 Şubat'ta gerçekleştirilecek ve NTV ve CNBC-e ekranlarında canlı yayınlanacak 80. Oscar Ödül Töreni'ni ünlü komedyen Jon Stewart'ın sunacağı açıklandı


2001, 2002 ve 2006 yıllarındaki törenleri de sunan Stewart'ın bir kez daha sunuculuk görevine getirilmesinde sahne hakimiyeti, canlı yayın deneyimi ve kıvrak zekası etkili oldu. Amerika'da politik kinayeleriyle tanınan aktör, 96'dan beri TV'de 'The Daily Show' adında bir program sunuyor. Güncel haberleri alıp kendi üslubuyla yorumlayarak sunan Stewart'ın şovu; dünya genelinde başlı başına bir haber kaynağı olarak algılanıyor

kaynak:ekolay.net

sbuffy
20-12-07, 14:46
No Country For Old Men: Coen’lerin Yeni Mucizesi

Geçen mayıs ayındaki Cannes Film Festivali’nde ilk gösterimi yapılan “No Country for Old Men” büyük bir coşkuyla karşılansa da festivalden eli boş dönmüştü. Fakat film Coen kardeşlerin başarılı filmlerle örülü filmografisinin parlayan bir yıldızı olacağı kesin.

Amerikan sinemasının son yirmi yılının belki de en üretken ve en başarılı sanatçı kardeşleri Joel ve Ethan Coen, şu ana kadar yaptıkları hemen hemen her filmle hem seyircileri hem de eleştirmenleri kendine hayran bırakmıştı. Geçen mayıs ayındaki Cannes Film Festivali’nde ilk gösterimi yapılan “No Country for Old Men” büyük bir coşkuyla karşılansa da festivalden eli boş dönmüştü. Fakat film Coen kardeşlerin başarılı filmlerle örülü filmografisinin parlayan bir yıldızı olacağı kesin. “No Country for Old Men”, “Barton Fink” (1991), “Fargo” (1996) ve “Orada Olmanyan Adam” (The Man Who Wasn’t There, 2001) gibi Coen’lerin başyapıtları arasında sayılabilecek muhteşem bir Amerikan sineması örneği.

Filmin ana iskeleti aynı “Fargo”daki gibi para dolu bir çantanın üzerine kurulu. Josh Brolin’in canlandırdığı X karakteri şans eseri, çölün ortasında büyük bir katliamın gerçekleştiği cinayet mahallinde binlerce doların bulunduğu bir çanta buluyor fakat sonra anlaşıyor ki paranın varlığından haberdar olan tek kişi o değil. İşte bu noktadan sonra film bir kaçış öyküsüne dönüşüyor. Çantanın peşindeki katil, onun peşindeki polis ve X’in kendisi etrafında gelişen öykü, fazlaca tartışılan fakat bir o kadar da düşündüren bir sonla bitiyor.

Coen'ler yeni filmlerinde her zaman yaptıkları gibi, bir türü - bu sefer polisiye-western diyebiliriz - tüm kodları ve kalıplarıyla ele alırken bir yandan da tam anlamıyla bir yapı bozumuna uğratıyorlar. Klasik bir hikaye yapısının ekrana yansıdığını söyleyebilecekken, hiç olmadık anlarda değişen senaryonun yönü seyirciye melez ve bir yandan da fazlasıyla modern anlatımlı bir film izlediğinin hissini veriyor. Özellikle mükemmel yazılmış sahnelerin içine serpiştirdikleri ayrıntılar ve iki sahne arasındaki atlamalarla seyirciyle hep oyun oynuyor ve filmi tüm nefesinizi tutarak izliyorsunuz. Filmin modern zamanlarda geçen bir western makyajı olsa da, filmin çoğu sahnelerinde her “ciddi” Coen filminde olduğu gibi kahkalara boğulabilirsiniz. Gergin anlarda yakaladıkları ince espriler filmin doğal anlatımını perçinler nitelikte diyebiliriz.

Coen’lerin bir başka özelliği ise Amerikan insanını ve toplumunu çok iyi tanımaları. O yüzden çoğu hikayeleri Amerika’nın dünyaca bilinen batı ya da doğu yakalarında değil hep Orta-Güney Amerika’da geçer, çünkü yabancı kültürlerden ve “modern batı” kültüründen tamamen arınmış, gerçek Amerikalılara ancak orada rastlayabilirsiniz. İşte “No Country for Old Men”, yıllarca izlediğimiz Amerikan çöllerinde geçiyor fakat burası bir arka plan olarak değil tam tersine bir ön plan olarak öne çıkıyor ve Texas’ın vahşi, kural tanımayan ve kurak doğasının oranın insanları üzerinde bıraktığı etkiyi çok incelikle görebiliyorsunuz. Film Amerika’nın göbeğindeki şiddeti bize tüm çıplaklığıyla yansıtırken bir yandan da filmin ana kahramanı “para dolu bir çanta”nın aslında nasıl da bir toplumun tüm değerlerini yansıttığını parmakla işaret edilmeden görebiliyoruz.

Filmin kendi bütünü yanında tek başına parlayan birkaç noktaya da değinmek gerekiyor. Öncelikle Javier Bardem psikopat bir katili sinema tarihine geçebilecek, dillere destan bir performansla sahneye koyuyor. Josh Brolin, “American Gangster” den sonra çok farklı bir karakterle yine övgüye değer bir performans sergiliyor. Usta oyuncu Tommy Lee Jones ustalığını bir kere daha kanıtlıyor, özellikle filmin sonundaki monolog sahnesindeki performansı tüylerinizi diken diken edebilir. Bunun yanında genç İskoç aktris Kelly McDonald kısa olan rolünde üç boyutlu bir performans ortaya koyuyor. Filmin belki de asıl yıldızı görüntü yönetmeni Roger Deakins. Şu ana kadar onlarca başarılı iş çıkaran usta görüntü yönetmeni, özellikle çölün doğal ışığını kullanan ve kapalı mekanların klostrofobik dokusunu yansıtan yüksek kontrastlı resimleriyle filmi bir yandan da görsel bir şölene dönüştürüyor.

“No Country for Old Men”, belki de bu yılın en iyi filmi. Önümüzdeki ay izleme fırsatı bulacağımız merakla beklenen birkaç yapım bulunsa da, Coen’lerin yeni şaheserinin yılın en çok ses getiren filmlerinden biri olacağı kesin. Gerçekten senaryosundan, yönetimine, oyunculuğundan görsel yapısına, kurgusuna kadar filmin her tarafı usta bir sinemacılığın ürünü. “No Country for Old Men” yılın kesinlikle kaçırılmaması gereken filmlerinden biri.

Oscar’a Doğru Durum Raporu
Film mayıs ayında Cannes’da gösterildiğinden beri bu senenin çok önemli yapımlarından biri olduğunun sinyalini veriyordu. Amerika’da vizyona girdikten sonra arka arkaya gelen övgü dolu eleştiriler ve böyle bir film için oldukça iyi olan gişe başarısı filmi şu an Oscar’lar için bir numaralı film yapmış durumda. Coen’lerin en son Oscar macerası 1996 yılında çektikleri “Fargo”yla olmuştu. En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil 7 dalda Oscar’a aday olan film, En İyi Özgün Senaryo ve En İyi Kadın Oyuncu (Frances McDormand) dalında Oscar’a ulaşmıştı. Ondan sonra çok başarılı filmlere imza atsalar da Akademi’nin gözüne giremeyen Coen’ler bu filmleriyle şu an büyük ödül için en büyük aday gibi duruyorlar.

Geçtiğimiz ay içinde açıklanan “Ulusal Eleştiri Kurulu” (National Board of Review) ödüllerinde En İyi Film ödülünü kazanan yapımın, En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Uyarlama Senaryo ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar’a aday olmaması mucize olur diyebiliriz. Özellikle Javier Bardem’in muhteşem performansının filmin en büyük Oscar umudu. Bunun yanında Kelly McDonald’ın performansının adaylık alma ihtimali oldukça yüksek. Josh Brolin ve Tommy Lee Jones’un isimleri En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde anılsa da, belki de son on yılın en güçlü performanslarının bulunduğu erkek oyuncu kategorisinde işleri haylice zor fakat imkansız değil. Bunun yanında filmin görüntü yönetmeni Roger Deakins’in bu sene bu filmin yanında adaylık alabileceği diğer film “Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikasti” (The Assasination of Jesse James by Coward Robert Ford) Şu ana kadar beş kere Oscar’a aday gösterilen görüntü yönetmeninin, iki filmle birden adaylık alması çok büyük bir ihtimal. Ayrıca “No Country for Old Men”in yılın en iyi kurgu çalışmalarından birine sahip olduğunu düşünüyorum. Su gibi akan anlatımı ve sahnelerin sıralanışı aklıma geldikçe filmin bu dalda da es geçilmeyeceğini umut ediyorum.

kaynak:sinema.com,Ali Deniz Şensöz

sbuffy
21-12-07, 13:38
Indiewireın 100 eleştirmeni En İyileri seçti

En İyi Film
1 There Will Be Blood
2 Zodiac
3 No Country for Old Men
4 Syndromes and a Century
5 4 Months, 3 Weeks and 2 Days
6 I'm Not There
7 The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
8 Colossal Youth
9 Killer of Sheep
10 Offside 2
11 Black Book
12 Once
13 The Diving Bell and the Butterfly
14 Eastern Promises
15 I Don't Want to Sleep Alone
16 Regular Lovers
17 The Host
18 Southland Tales
19 Into the Wild
20 Ratatouille

En İyi Yönetmen
1 Paul Thomas Anderson, There Will Be Blood
2 David Fincher, Zodiac
3 Joel and Ethan Coen, No Country for Old Men
4 Todd Haynes, I'm Not There
5 Cristian Mungiu, 4 Months, 3 Weeks and 2 Days
6 Apichatpong Weerasethakul, Syndromes and a Century
7 Jafar Panahi, Offside
8 Pedro Costa, Colossal Youth
9 Julian Schnabel, The Diving Bell and the Butterfly
10 Andrew Dominik, The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
11 Sean Penn, Into the Wild
12 Joe Wright, Atonement
13 Paul Verhoeven, Black Book
14 David Cronenberg, Eastern Promises
15 Wes Anderson, The Darjeeling Limited
16 Lisandro Alonso, Los Muertos
17 Tsai Ming-Liang, The Wayward Cloud
18 Bong Joon-ho, The Host
19 Tony Gilroy, Michael Clayton
20 Alain Resnais, Private Fears in Public Places

En İyi Senaryo
1 Paul Thomas Anderson, There Will Be Blood
2 Noah Baumbach, Margot at the Wedding
3 Tony Gilroy, Michael Clayton
4 James Vanderbilt, Zodiac
5 Joel and Ethan Coen, No Country for Old Men
6 Cristian Mungiu, 4 Months, 3 Weeks and 2 Days
7 Todd Haynes and Oren Moverman, I'm Not There
8 Diablo Cody, Juno
9 Tamara Jenkins, The Savages
10 Sean Penn, Into the Wild
11 Simon Pegg and Edgar Wright, Hot Fuzz
12David Fincher, Zodiac
13 Nancy Oliver, Lars and the Real Girl
14 Paul Verhoeven and Gerard Soeteman, Black Book
15 Richard Kelly, Southland Tales
16 Quentin Tarantino, Death Proof
17 Corneliu Porumboiu, 12:08 East of Bucharest
18 Brad Bird, Ratatouille
19 Ben Affleck and Aaron Stockard, Gone Baby Gone
20 Ronald Harwood, The Diving Bell and the Butterfly


En İyi Performans
1 Daniel Day-Lewis, There Will Be Blood
2 Anamaria Marinca, 4 Months, 3 Weeks and 2 Days
3 Julie Christie, Away From Her
4 Carice van Houten, Black Book
5 Viggo Mortensen, Eastern Promises
6 Marion Cotillard, La Vie En Rose
7 George Clooney, Michael Clayton
8 Mathieu Amalric, The Diving Bell and the Butterfly
9 Michael Shannon, Bug 9
10 Ellen Page, Juno
11 Nicole Kidman, Margot at the Wedding
12 Philip Seymour Hoffman, Before the Devil Knows You're Dead
13 Ashley Judd, Bug
Marina Hands, Lady Chatterley
15 Kate Dickie, Red Road
16 Christian Bale, Rescue Dawn
17 Chris Cooper, Breach
18 Laura Linney, The Savages
19 Tommy Lee Jones, In the Valley of Elah
20 Frank Langella, Starting Out in the Evening

En İyi Performans/yardımcı oyuncu dalında
1 Cate Blanchett, I'm Not There
2 Javier Bardem, No Country for Old Men
Casey Affleck, The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
4 Paul Dano, There Will Be Blood
5 Amy Ryan, Gone Baby Gone
6 Hal Holbrook, Into the Wild
7 Tilda Swinton, Michael Clayton
8 Robert Downey Jr., Zodiac
9 Jennifer Jason Leigh, Margot at the Wedding
10 Tommy Lee Jones, No Country for Old Men
11 Steve Zahn, Rescue Dawn 1
12 Philip Seymour Hoffman, Charlie Wilson's War
13 Kurt Russell, Grindhouse
14 Vlad Ivanov, 4 Months, 3 Weeks and 2 Days
15 Mark Ruffalo, Zodiac
16 Samantha Morton, Control
17 Tom Wilkinson, Michael Clayton
18 Vanda Duarte, Colossal Youth
19 Kelly Macdonald, No Country for Old Men
20 Charlotte Gainsbourg, I'm Not There

En İyi Belgesel
1 No End in Sight, Charles Ferguson
2 Into Great Silence, Philip Groning
3 The King of Kong: A Fistful of Quarters, Seth Gordon
4 Lake of Fire, Tony Kaye
5 Manda Bala, Jason Kohn
6 Terror's Advocate, Barbet Schroeder
7 Zoo, Robinson Devor
8 Manufactured Landscapes, Jennifer Baichwal
9 Joe Strummer: The Future is Unwritten, Julien Temple
10 Czech Dream, Filip Remunda and Vit Klusak
11 West of the Tracks, Wang Bing
12 My Kid Could Paint That, Amir Bar-Lev
13 Sicko, Michael Moore
14 Forever, Heddy Honigmann
15 The Pervert's Guide to Cinema, Sophie Fiennes
16 Protagonist, Jessica Yu
17 The Cats of Mirikitani, Linda Hattendorf
18 Deep Water, Louise Osmond and Jerry Rothwell
19 The Life of Reilly, Frank L. Anderson and Barry Poltermann
20 I for India, Sandhya Suri

En İyi Görüntü Yönetmeni
1 Robert Elswit, There Will Be Blood
2 Roger Deakins, The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
3 Harris Savides, Zodiac
4 Roger Deakins, No Country for Old Men
5 Janusz Kaminski, The Diving Bell and the Butterfly
6 William Lubtchansky, Regular Lovers
7 Seamus McGarvey, Atonement
8 Edward Lachman, I'm Not There
9 Sayombhu Mukdeeprom, Syndromes and a Century
10 Pedro Costa and Leonardo Simoes, Colossal Youth
11 Ed Lachman, I'm Not There
12 Agnes Godard, Golden Door
13 Eric Gautier, Into the Wild
14 Oliver Wood, The Bourne Ultimatum
15 Benoit Delhomme, Breaking and Entering
16 Robert Yeoman, The Darjeeling Limited
17 Martin Ruhe, Control
18 Larry Fong, 300
19 Dariusz Wolski, Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street
20 Sabine Lancelin, The Fifth Empire

sbuffy
22-12-07, 16:19
St. Louis Gateway Eleştirmen Ödülleri

En İyi Film NO COUNTRY FOR OLD MEN
2.The Assassination Of Jesse James By The Coward Robert Ford
3.The Diving Bell And The Butterfly
4.Juno

En İyi Yönetmen Coens- NO COUNTRY FOR OLD MEN
2.Paul Thomas Anderson - There Will Be Blood


En İyi SenaryoJuno - Diablo CODY
2.No Country For Old Men - Ethan and Joel Coen, Cormac McCarthy


En İyi Görüntü YönetmeniRoger DEAKINS - THE ASSASSINATION OF JESSE JAMES BY THE COWARD ROBERT FORD
2.Seamus McGarvey-Atonement

En İyi Bayan Oyuncu Ellen PAGE - JUNO
2.Marion Cotillard - La Vie en Rose

En İyi Erkek Oyuncu Daniel Day-LEWIS - THERE WILL BE BLOOD
2.Don Cheadle --Talk to Me

En İyi Yardımcı Bayan Oyuncu Amy RYAN - GONE BABY GONE
2.Cate Blanchett - I'm Not There

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Casey AFFLECK - THE ASSASSINATION OF JESSE JAMES BY THE COWARD ROBERT FORD
2.Phillip Seymour Hoffman - Charlie Wilson's War

En İyi Yabancı Dilde Film The Diving Bell And THE Butterfly
2.The Kite Runner

En İyi Görsel Efekt 300
2.Harry Potter And The Order Of The Phoenix
3.Sweeney Todd

sbuffy
23-12-07, 18:38
Oscar yarışında işler karışık

Altın Küre adaylıklarında görülen kafa karışıklığı Oscar adaylıklarına da sirayet edecek gibi. Altın Küre dışında, Oscar habercisi olarak görülen diğer ödüller, bu yıl adaylık için hiç kimsenin yerinin garanti olmadığını gösteriyor.

Altın Küre'de görülen açık kararsızlık (Drama dalında 7 filmin aday gösterilmesi gibi) bir anlamda bu seneki yarışı da özetler nitelikte. Şu anda herkes her an batabilir her an en tepeye çıkabilir konumda yer alıyor. Nitekim Oscar habercisi olarak bilinen çeşitli ödüllere baktığımızda bunu daha net olarak görmek mümkün.

Eleştirmenlerin favorileri
Her eyalete bağlı olan eleştirmen birlikleri'nin bu ay içinde teker teker ödüllerini açıklamasıyla birlikte, şu ana kadar Akademi'nin gözüne girip girmeyeceği kesin olmayan çeşitli filmler de ön plana çıktılar. Bu filmlerin başında Paul Thomas Anderson'ın çok konuşulan ve özellikle eleştirmen çevrelerinden büyük övgüler alan "There Will Be Blood" ve Coen'lerin "No Country For Old Men"i geliyor. Eleştirmen dernekleri içinde Oscar'lar üzerinde etkisi büyük olan New York ve Los Angeles Eleştirmenleri'nin bu iki filme de desteklerini açık seçik ortaya koyması her ikisinin de Oscar yarışında canlı kalmalarını sağladı.

Amy Ryan erken favori
Eleştirmen cephesinden onay alan en önemli isimlerden birisi ise Amy Ryan oldu. Ben Affleck'in ilk yönetmenlik denemesi "Kızımı Kurtarın"la ("Gone Baby Gone") adı en baştan beri zikredilen oyuncu yine de adaylığı garantilememişti. Ancak neredeyse eleştirmen birliklerinin hepsinin kendisini yılın yardımcı kadın oyuncusu seçmesinin üzerine bir de Altın Küre adaylığı alan bu genç oyuncu şu anda Cate Blanchett'le beraber ("I'm Not There") kategorinin en büyük favorisi durumunda.

Eleştirmen ödüllerinde ismi geçip yarışdaki şansını güçlendiren diğer isimler arasında ise Daniel Day Lewis ve Javier Bardem yer alıyor. Bu iki isim de tıpkı Ryan gibi adaylık konusunda çok şanslılar. Eleştirmenlerin pek fazla adı anılmayan çeşitli isimleri de gündeme taşıdığı oluyor elbette. Bunların içinde en önemli isim deneyimli oyuncu Frank Langella. "Starting Out in the Evening"le övgü alan Langella eleştirmenlerden destek alsa da erkek oyuncu kategorisinde hala büyük bir şansı yok.

Oyuncuların Seçimleri...
Her ne kadar eleştirmen tercihleri Akademi'nin dikkatini çekse de Oscar'a giden yolda oy verenlerin asıl yönelimlerini görmek için meslek birliklerinin seçimlerine bakmak gerekiyor. Bu aşamada tercihlerini ilk açıklayan grup Oyuncular Birliği (SAG) oldu. Akademi'de de büyük çoğunluğu oluşturan oyuncuların tercihleri her zaman Oscar'larda önemli bir işaret niteliğinde olur. Şöyle ki, SAG ödüllerinde 'en iyi kadro performansı (ensemble)' seçilen filmler genellikle en iyi film Oscar'ını kazanmakta ve SAG adaylarının büyük çoğunluğunun oyuncu kategorilerinde Oscar adaylığı kapmaktalar.

Bu seneki aday tablosuna baktığımızda ise ilginç manzaralarla karşılaşıyoruz.

Yuma treni hâlâ yarışta...
Her ne kadar oyuncuları bireysel olarak adaylık alamasa da "3:10 Yuma"nın büyük ödüle aday olması oyuncu çevresinin filmi beğendiğinin bir göstergesi. Elbette filmin eleştirmenler ve Altın Küre ödüllerinde görmezden gelinmesi şansının hâlâ zayıf olduğunu gösteriyor. Ancak özellikler yönetmen, senarist ve yapımcılar birlikleri de filme oyuncular gibi destek çıkarsa "3:10 Yuma" en iyi film dalında Oscar adaylığı kapabilir.

Ekmeğine yağ sürülenler...
Elbette eleştirmenlerden tam destek görmemesine karşın SAG sayesinde yarışta tekrar varlığını hissettiren isimler de mevcut. "Hairspray", "Into The Wild" ve "American Gangster" bunların en önemlileri. Ve hepsinin şansı "Yuma"da olduğu gibi diğer sektör ödüllerine bakıyor.

Oyuncu bazında baktığımızda ise daha önce pek fazla şans verilmeyen Ryan Gosling, "Lars and the Real Girl" ile Altın Küre'de büyük bir destek aldı. Eleştirmenlerle birlikte prestijlerini giderek güçlendiren George Clooney ("Avukat") ve Viggo Mortensen'in ("Şark Vaatleri") şansları ise giderek yükselmiş durumda.

Cate Blanchett ise yine adaylara damgasını vurmuş durumda. Aldığı çok kötü eleştirilerle Blanchett'in adaylık şansını sıfıra indirdiği düşünülen "Elizabeth: Altın Çağ" anlaşılan o ki oyuncuları o kadar da rahatsız etmemiş ve Blanchett'e bir adaylık vermişler.

Dışarıda kalanlar...
Liste dışı kalan isimler ise öyle ya da böyle bir darbe yemiş durumdalar. Amy Adams ("Manhattan'da Sihir") şu ana kadar çok yüksek bir destek görmesine rağmen ciddi bir hasar almış durumda mesela. Bunun yanında "Kefaret"in ("Atonement") tamamen dışlanması da soru işaretleri bırakıyor. Keira Knightley'nin ve yardımcı kadın oyuncuların işlerinin o kadar da kolay olmadığını daha önce de belirtmiştik. Ancak James McAvoy'un adaylıktan mahrum bırakılması gerçekten de şaşırtıcı. Yine de şunu söylemek gerekiyor: "Kefaret" şansını kaybetmiş değil. Diğer sektör ödüllerinde adaylık kapmasıyla birlikte yarışta tekrar önde yer alabilir. Ama oyunculardan çok açık bir veto yediğini düşünürsek 'en iyi film'i kazanması artık çok zor gözüküyor.

Sektör ödülleri açıklandıkça bu sayfada yorumlarını okuyabileceksiniz. Son olarak SAG adaylarıyla ilgili şunu söyleyelim: Yüksek ihtimalle oyuncu kategorilerinde bu adayların 80%'ini Oscar gecesinde de görme şansımız olacak. Tabii genel tablonun oluşması için de diğer meslek birliklerinin adaylarını açıklamasını beklemek gerekiyor.

kaynak:sinema.com,K. D. Yılmaz

sbuffy
24-12-07, 17:49
Los Angeles Times Eleştirmenlerinin seçimleri

Los Angeles Times Eleştirmenleri en beğendikleri filmleri seçtiler.

Kenneth Turanın seçimi
Atonement
The Diving Bell and the Butterfly
Into Great Silence
Terror's Advocate
Lady Chatterley
4 Months, 3 Weeks and 2 Days
Lars and the Real Girl
Lust, Caution
Michael Clayton
No Country for Old Men
Once
Ratatouille

Carina Chocanoın seçimi
The Diving Bell and the Butterfly
The Savages
Ratatouille
4 Months, 3 Weeks and 2 Days
Sicko
There Will Be Blood
Rescue Dawn
Before the Devil Knows You're Dead
Juno
Once
Waitress

Kevin Crustın seçimi
The Diving Bell and the Butterfly
Once
Into the Wild
No Country for Old Men
4 Months, 3 Weeks and 2 Days
I'm Not There
Away From Her
Michael Clayton
This is England

sbuffy
25-12-07, 17:51
2007 Detroit Film Eleştirmenleri ödülleri

En İyi Film
No Country for Old Men

En İyi Yönetmen
Joel and Ethan Coen, No Country for Old Men

En İyi Bayan Oyuncu
Ellen Page, Juno

En İyi Erkek Oyuncu
George Clooney, Michael Clayton

En İyi Yardımcı Bayan Oyuncu
Tilda Swinton, Michael Clayton

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Javier Bardem, No Country for Old Men

***
2007 Florida Film Eleştirmenleri Ödülleri

En İyi Film
No Country for Old Men

En İyi Yönetmen
Joel Coen and Ethan Coen, No Country for Old Men

En İyi Senaryo
Diablo Cody, Juno

En İyi Bayan Oyuncu
Ellen Page, Juno

En İyi Erkek Oyuncu
Daniel Day-Lewis, There Will Be Blood

En İyi Yardımcı Bayan Oyuncu
Amy Ryan, Gone Baby Gone

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Javier Bardem, No Country for Old Men

En İyi Yabancı Dilde Film
The Diving Bell and the Butterfly

En İyi Animasyon
Ratatouille

sbuffy
26-12-07, 11:30
Imdb en iyi 25 film
1. There Will Be Blood 9.1 (1,151)
2. No Country For Old Men 8.9 (21,431)
3. Juno 8.6 (3,352)
4. In the Shadow of the Moon 8.6 (705)
5. Sicko 8.5 (20,557)
6. The King Of Kong: A Fistful of Quarters 8.5 (2,246)
7. The Bourne Ultimatum 8.3 (61,620)
8. Ratatouille 8.3 (48,149)
9. Lars and the Real Girl 8.3 (2,445)
10. Persepolis 8.3 (1,807)
11. American Gangster 8.2 (34,034)
12. 3:10 to Yuma 8.2 (23,370)
13. Atonement 8.2 (6,487)
14. Control 8.2 (3,780)
15. Grindhouse 8.2 (47,849)
16. The Nines 8.2 (636)
17. Hot Fuzz 8.1 (67,072)
18. Stardust 8.1 (28,778)
19. Into The Wild 8.1 (6,460)
20. The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford 8.1 (6,215)
21. Lust, Caution 8.1 (3,274)
22. The Diving Bell and the Butterfly 8.1 (965)
23. The Savages 8.1 (550)
24. Enchanted 8.0 (10,298)
25. Superbad 8.0 (57,064)


Rotten Tomatoes en iyi 25 film
1. Once 98% (131)
2. Ratatouille 97% (195)
3. The King Of Kong: A Fistful of Quarters 96% (82)
4. No Country for Old Men 95% (170)
5. The Diving Bell and the Butterfly 95% (81)
6. Away From Her 94% (127)
7. In the Shadow of the Moon 94% (101)
8. The Bourne Ultimatum 93% (207)
9. Sicko 93% (180)
10. Juno 93% (138)
11. Gone Baby Gone 93% (137)
12. Enchanted 93% (130)
13. My Kid Could Paint That 93% (68)
14. This Is England 93% (82)
15. Hairspray 92 (191)
16. The Host 92% (131)
17. Rescue Dawn 91% (141)
18. Knocked Up 90% (207)
19. Persepolis 90% (31)
20. Michael Clayton 90% (170)
21. The Savages 90% (96)
22. There Will Be Blood 9.1 (30)
23. Zodiac 89% (206)
24. Hot Fuzz 89% (178)
25. Waitress 89% (149)

sbuffy
27-12-07, 13:13
26 aralık 2007 itibariyle 5829 üyeye oy pusulaları gönderilmeye başladı. üyelerin doldukları zarfları en geç 12 ocak 2008 cumartesi saat 17:00ye kadar PricewaterhouseCoopers'a göndermeleri gerekiyor.bu tarihten sonraki zarflar kabul edilmeyecek.

PricewaterhouseCoopers (danışmanlık şirketi) pusulaları postaya vermeden önce kopyaları olmadığını,pusulaların sayıldığını ve her akademi üyesine doğru zarfın gittiğine dair garanti veriyorlar.

80.Akademi Ödülleri Adayları 22 ocak salı günü saat 17:30da açıklanacak.

dizi_maniac
28-12-07, 01:22
ay ay ayy sbuffy:good: bir sürü yeni haberler eklemişsin!:happy0064
teşekkürler arkadaşım
uzun bir süredir şu zıkkımın kökü dersler yüzünden giremedim foruma
bugünde şöyle bir uğrayayım dedim...
haftaya yine buradayım:img-wink:
her bir haberi tek tek içime sindirerek okumaya sabırsızlanıyorum:img-yes:

aceleyle ancak şöyle bir göz gezdirebildim her yer No Country For Old Men'e bulanmış gibi...?!?:img-cool2

sbuffy
30-12-07, 11:23
rica ederim arkadaşım.No Country For Old Menden çok zodiacın (filmden umudum olmasına rağmen) atak yapması şaşırttı.

sonunda bir eleştirmen Catein ödül alamamasını değerlendirmiş.işte bu müthiş yazı:img-wink:
Harikulade Cate
Ödül Mevsiminin başladığı şu günlerde Cate Blanchettın I'm Not Theredeki performansıyla ödülleri toplamamasıen büyük esrarlardan biri.Bu noktada kimse hiçbirşey bilmiyor.Amy Ryan’ın Gone Baby Gonedaki performansı iyi.gerçekten iyi.Belki birazda şaşırtıcı hepsi bu kadar.benim için Cate Blanchett,No Country for Old Mende Javier Bardem ile birlikte yılın en iyi performansını sergilediler,bu inkar edilemez.bu gerçekten baş ağrıtıyor ama belki Dylan sevenler pek yoktur.

sbuffy
31-12-07, 14:11
http://img81.imageshack.us/img81/3850/atonement10og6.th.jpg (http://img81.imageshack.us/my.php?image=atonement10og6.jpg)http://img81.imageshack.us/img81/9277/nocountryforoldmen07ds5.th.jpg (http://img81.imageshack.us/my.php?image=nocountryforoldmen07ds5.jpg)
http://img81.imageshack.us/img81/9498/intothewild04oj1.jpg
http://img81.imageshack.us/img81/6751/therewillbeblood01ma5.jpg

sbuffy
31-12-07, 14:28
http://img230.imageshack.us/img230/7625/enchanted01kv6.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=enchanted01kv6.jpg)http://img230.imageshack.us/img230/6371/enchanted02oc1.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=enchanted02oc1.jpg)

http://img230.imageshack.us/img230/3004/americangangster03qo2.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=americangangster03qo2.jpg)http://img230.imageshack.us/img230/1309/americangangster04sw0.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=americangangster04sw0.jpg)http://img230.imageshack.us/img230/4475/americangangster05gp2.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=americangangster05gp2.jpg)http://img230.imageshack.us/img230/2104/americangangster06sm7.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=americangangster06sm7.jpg)
http://img230.imageshack.us/img230/9878/americangangster08qa1.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=americangangster08qa1.jpg)http://img230.imageshack.us/img230/6631/americangangster07di3.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=americangangster07di3.jpg)http://img230.imageshack.us/img230/1456/americangangster10zk5.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=americangangster10zk5.jpg)http://img230.imageshack.us/img230/1218/americangangster11kl1.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=americangangster11kl1.jpg)http://img230.imageshack.us/img230/5301/americangangster12qo1.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=americangangster12qo1.jpg)

sbuffy
31-12-07, 14:34
http://img87.imageshack.us/img87/4407/latebloomers01dd4.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=latebloomers01dd4.jpg)

http://img87.imageshack.us/img87/1532/larsrealgirl03wu2.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=larsrealgirl03wu2.jpg)http://img87.imageshack.us/img87/4894/larsrealgirl02ta2.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=larsrealgirl02ta2.jpg)

http://img230.imageshack.us/img230/4238/divingbell01pi7.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=divingbell01pi7.jpg)http://img230.imageshack.us/img230/4577/divingbell04ua2.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=divingbell04ua2.jpg)http://img230.imageshack.us/img230/1942/divingbell06up9.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=divingbell06up9.jpg)

http://img230.imageshack.us/img230/5614/braveone01wg6.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=braveone01wg6.jpg)http://img230.imageshack.us/img230/4940/braveone02eg6.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=braveone02eg6.jpg)http://img230.imageshack.us/img230/6878/braveone03ne1.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=braveone03ne1.jpg)
http://img230.imageshack.us/img230/4879/braveone04za5.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=braveone04za5.jpg)http://img230.imageshack.us/img230/5091/braveone08uz0.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=braveone08uz0.jpg)http://img230.imageshack.us/img230/438/braveone07ms0.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=braveone07ms0.jpg)

sbuffy
31-12-07, 14:47
http://img87.imageshack.us/img87/1572/hporderphoenix01qj0.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=hporderphoenix01qj0.jpg)http://img87.imageshack.us/img87/3710/hporderphoenix02dh7.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=hporderphoenix02dh7.jpg)http://img87.imageshack.us/img87/8030/hporderphoenix04hj5.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=hporderphoenix04hj5.jpg)

http://img149.imageshack.us/img149/5828/greatdebaters01ky6.th.jpg (http://img149.imageshack.us/my.php?image=greatdebaters01ky6.jpg)http://img149.imageshack.us/img149/8751/greatdebaters02id8.th.jpg (http://img149.imageshack.us/my.php?image=greatdebaters02id8.jpg)http://img149.imageshack.us/img149/1926/greatdebaters03hd0.th.jpg (http://img149.imageshack.us/my.php?image=greatdebaters03hd0.jpg)http://img149.imageshack.us/img149/7241/greatdebaters06do8.th.jpg (http://img149.imageshack.us/my.php?image=greatdebaters06do8.jpg)
http://img149.imageshack.us/img149/5929/greatdebaters05pg4.th.jpg (http://img149.imageshack.us/my.php?image=greatdebaters05pg4.jpg)http://img149.imageshack.us/img149/7526/greatdebaters07fc0.th.jpg (http://img149.imageshack.us/my.php?image=greatdebaters07fc0.jpg)http://img87.imageshack.us/img87/8729/greatdebaters08ep8.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=greatdebaters08ep8.jpg)http://img87.imageshack.us/img87/8865/greatdebaters09su4.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=greatdebaters09su4.jpg)

sbuffy
31-12-07, 14:56
http://img87.imageshack.us/img87/6679/juno02cz2.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=juno02cz2.jpg)http://img87.imageshack.us/img87/9593/juno03wu6.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=juno03wu6.jpg)

http://img87.imageshack.us/img87/2098/hairspray08br9.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=hairspray08br9.jpg)http://img87.imageshack.us/img87/1784/hairspray09gu5.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=hairspray09gu5.jpg)http://img87.imageshack.us/img87/558/hairspray10zq0.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=hairspray10zq0.jpg)

http://img87.imageshack.us/img87/4852/charliewilsonswar01cg6.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=charliewilsonswar01cg6.jpg)http://img87.imageshack.us/img87/6642/charliewilsonswar02yk1.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=charliewilsonswar02yk1.jpg)http://img87.imageshack.us/img87/9319/charliewilsonswar03ye3.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=charliewilsonswar03ye3.jpg)
http://img87.imageshack.us/img87/2881/charliewilsonswar04yg8.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=charliewilsonswar04yg8.jpg)http://img87.imageshack.us/img87/7615/charliewilsonswar05je4.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=charliewilsonswar05je4.jpg)http://img87.imageshack.us/img87/2019/charliewilsonswar06rs4.th.jpg (http://img87.imageshack.us/my.php?image=charliewilsonswar06rs4.jpg)

sbuffy
31-12-07, 15:40
http://img20.imageshack.us/img20/1214/counterfeiters01pu3.th.jpg (http://img20.imageshack.us/my.php?image=counterfeiters01pu3.jpg)

http://img263.imageshack.us/img263/7378/awayfromher03mo4.th.jpg (http://img263.imageshack.us/my.php?image=awayfromher03mo4.jpg)

http://img263.imageshack.us/img263/3228/gonewiththewoman01yx3.th.jpg (http://img263.imageshack.us/my.php?image=gonewiththewoman01yx3.jpg)

http://img263.imageshack.us/img263/7641/hoax01bx0.th.jpg (http://img263.imageshack.us/my.php?image=hoax01bx0.jpg)http://img263.imageshack.us/img263/949/hoax02mp9.th.jpg (http://img263.imageshack.us/my.php?image=hoax02mp9.jpg)

http://img263.imageshack.us/img263/6250/knockedup01cl3.th.jpg (http://img263.imageshack.us/my.php?image=knockedup01cl3.jpg)http://img263.imageshack.us/img263/610/knockedup03sh3.th.jpg (http://img263.imageshack.us/my.php?image=knockedup03sh3.jpg)http://img263.imageshack.us/img263/452/knockedup05ar6.th.jpg (http://img263.imageshack.us/my.php?image=knockedup05ar6.jpg)
http://img263.imageshack.us/img263/2425/knockedup08vt1.th.jpg (http://img263.imageshack.us/my.php?image=knockedup08vt1.jpg)http://img263.imageshack.us/img263/4748/knockedup07fu3.th.jpg (http://img263.imageshack.us/my.php?image=knockedup07fu3.jpg)http://img263.imageshack.us/img263/2575/knockedup09xw5.th.jpg (http://img263.imageshack.us/my.php?image=knockedup09xw5.jpg)

sbuffy
31-12-07, 15:57
http://img164.imageshack.us/img164/6604/takva01vz4.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=takva01vz4.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/7492/transformers01hj3.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=transformers01hj3.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/2714/yearmyparents01fg2.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=yearmyparents01fg2.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/6625/vieenrose01nt4.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=vieenrose01nt4.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/5673/vieenrose02nl4.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=vieenrose02nl4.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/5475/walkhard03hg8.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=walkhard03hg8.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/1143/walkhard02oz9.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=walkhard02oz9.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/6673/zodiac03th1.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=zodiac03th1.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/4098/zodiac01xg4.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=zodiac01xg4.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/7919/youthwithoutyouth01zi6.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=youthwithoutyouth01zi6.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/6237/youthwithoutyouth03bv4.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=youthwithoutyouth03bv4.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/7412/youthwithoutyouth04wg2.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=youthwithoutyouth04wg2.jpg)

sbuffy
31-12-07, 16:06
http://img164.imageshack.us/img164/6277/trap01vv5.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=trap01vv5.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/7160/talktome01pv4.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=talktome01pv4.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/1007/superbad01ft5.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=superbad01ft5.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/5228/sweeneytodd01sb8.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=sweeneytodd01sb8.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/5867/sweeneytodd02bw6.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=sweeneytodd02bw6.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/9563/sweeneytodd04uz7.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=sweeneytodd04uz7.jpg)
http://img164.imageshack.us/img164/888/sweeneytodd05yk4.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=sweeneytodd05yk4.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/3043/sweeneytodd06is6.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=sweeneytodd06is6.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/4774/sweeneytodd07tr3.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=sweeneytodd07tr3.jpg)
http://img164.imageshack.us/img164/655/sweeneytodd08cz9.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=sweeneytodd08cz9.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/3651/sweeneytodd10of2.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=sweeneytodd10of2.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/3299/sweeneytodd09sg4.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=sweeneytodd09sg4.jpg)

sbuffy
31-12-07, 16:13
http://img164.imageshack.us/img164/4894/sunshine01vq9.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=sunshine01vq9.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/8603/spiderman301ej7.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=spiderman301ej7.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/6572/secretsunshine01ki6.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=secretsunshine01ki6.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/5886/shrekthird01ra7.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=shrekthird01ra7.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/4868/simpsons01yq3.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=simpsons01yq3.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/1391/simpsons02sr0.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=simpsons02sr0.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/739/sicko01vi0.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=sicko01vi0.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/9761/sicko03mc7.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=sicko03mc7.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/8755/iamlegend07vz6.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=iamlegend07vz6.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/6140/iamlegend03ns6.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=iamlegend03ns6.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/3517/iamlegend06hd3.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=iamlegend06hd3.jpg)

sbuffy
31-12-07, 16:21
http://img164.imageshack.us/img164/4170/sconosciuta02ls2.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=sconosciuta02ls2.jpg)


http://img164.imageshack.us/img164/7291/resurrectingchamp01ge0.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=resurrectingchamp01ge0.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/4453/savages02iu5.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=savages02iu5.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/4851/ratatouille01af0.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=ratatouille01af0.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/9858/ratatouille04kk3.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=ratatouille04kk3.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/121/ratatouille03yo8.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=ratatouille03yo8.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/209/easternpromises07bm7.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=easternpromises07bm7.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/8186/easternpromises01wk0.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=easternpromises01wk0.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/4511/easternpromises04to0.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=easternpromises04to0.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/2624/therewillbeblood10uh4.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=therewillbeblood10uh4.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/2567/therewillbeblood13ga6.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=therewillbeblood13ga6.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/7015/therewillbeblood04hd9.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=therewillbeblood04hd9.jpg)

sbuffy
31-12-07, 16:27
http://img164.imageshack.us/img164/3024/psiloveyou01ux8.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=psiloveyou01ux8.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/8639/namesake01jc5.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=namesake01jc5.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/1927/persepolis02tz2.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=persepolis02tz2.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/5929/persepolis03et8.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=persepolis03et8.jpg)

http://img164.imageshack.us/img164/1633/nocountryforoldmen01gn2.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=nocountryforoldmen01gn2.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/5828/nocountryforoldmen06ic4.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=nocountryforoldmen06ic4.jpg)http://img164.imageshack.us/img164/1267/nocountryforoldmen08id6.th.jpg (http://img164.imageshack.us/my.php?image=nocountryforoldmen08id6.jpg)

sbuffy
01-01-08, 12:40
Kadınlarin Yarışında Son Durum!

Altın Küre ve Oyuncular Birliği Ödülleri’nin (SAG) adaylarının belirlenmesiyle birlikte Hollywood’da oyuncularla ilgili genel eğilim de az çok belli oldu diyebiliriz. Altın Küre ödüllerini veren Hollywood Yabancı Basın Birliği (HFPA) adayları açıklarken genel anlamda kamuoyundaki beklentileri karşıladı. Oyuncular Birliği’nin de bir kaç sürpriz dışında bu yoldan devam etmesi Akademi’nin de yüksek ihtimalle aynı isimler çevresinde odaklanacağını gösteriyor. İşte tüm bu göstergeler ışığında Oscar şanslarına göre sıraladığımız Kadın Oyuncular!

1- Julie Christie (Away From Her)
Hali hazırda bir Oscar’ı ve geçmişte iki adaylığı daha bulunan emektar oyuncu Julie Christie, şu anda Akademi’nin favorilerinden birisi olacak gibi gözüküyor. Genç oyuncu/yönetmen Sarah Polley’nin hafiften Bergman esintileri taşıyan ve genel anlamda Amerika’da beğeniyle karşılaşan filmi belki herkesin çok kolay ulaşamayacağı bir dram ama filmi ister beğenin ister beğenmeyin Christie’nin sizi büyülememe olasılığı pek yok. Amnesia etkisinde giderek hayatını ve hayatının aşkını unutmakta olan bir kadını canlandıran Christie, Polley’nin zaman zaman teatral mizansenleri sayesinde de oyunculuğunu güçlü bir şekilde yansıtma olanağı bulmuş. Şu ana kadar Altın Küre ve SAG adaylığının yanında önemli eleştirmen birlikleri tarafından da bu senenin en iyi kadın oyuncusu seçilen Christie’nin Oscar adaylığı da kesin.

2- Marion Cotillard (Kaldırım Serçesi – La Mome)
Son dönemde Oscar’larda pek çok oyuncunun yüzünü güldüren biyografik filmlere bir yenisi eklenecek gibi gözüküyor. ‘Kaldırım Serçesi’ (La Mome) her ne kadar çok iyi eleştiriler almasa da ve Oscar’da Fransa’yı temsil etmek için seçilmese de Cotillard’ın performansı ile dikkat çekmiş durumda. Cotillard da tıpkı Christie gibi Altın Küre ve SAG adaylığının yanında pek çok eleştirmen birliğinden ödülle döndü. Yoğun makyaja rağmen efsane şarkıcı Edith Piaf’ın hayatının büyük bir kısmını başarıyla canlandıran oyuncunun belki iki dezavantajı var; bunlar da filmde playback yapıyor olması, (ama hatırlatalım bu Jamie Foxx’un Oscar kazanmasına engel olmamıştı.) ve Fransızca oynaması. Ancak yine Cotillard’a Amerika’dan destek tam gözüküyor, büyük ihtimalle Altın Küre’yi de kazanacak olan oyuncunun Oscar adaylığı da cepte gibi.

3- Ellen Page (Juno)
‘Juno’, özellikle Toronto Film Festivali’nde gördüğü ilgiyle ödül sezonuna hızlı başlamıştı. İlk başta aldığı tepkilerle olası bir ‘en iyi film’ adayı olarak gösterilen film belki bu kategoride artık o kadar büyük şansa sahip değil ama başrol oyuncusu Ellen Page tam gaz devam ediyor. Page; ‘Lolipop’la (Hard Candy) kazandığı prestiji bu filmle ciddi anlamda pekiştirmiş durumda, ve şüphesiz Hollywood da bu genç yeteneğe hakkını vermek isteyecektir.

4- Angelina Jolie (Güçlü Bir Yürek)
‘Girl Interrupted’ (1999) sayesinde kazandığı Oscar’ın ardından çoğunlukla ciddiye alınmayacak aksiyonlarda veya gerilimlerde izlediğimiz Jolie, yıllar sonra yine Akademi’nin kapısını çalıyor. Michael Winterbottom’ın yönettiği ‘Güçlü Bir Yürek’ (A Mighty Heart) gişede çok başarılı bir grafik çizemedi ancak yönetmeninin öykü anlatma ustalığı, öyküsündeki samimiyet ve şüphesiz Jolie’nin etkileyici performansı ile birlikte eleştirmenlerden ve sinefil kitleden olumlu notlar topladı. Gazeteci eşi Daniel Pearl’ün radikal dinciler tarafından kaçırılmasının ardından kendisi de gazeteci olan Marianne Pearl’ün yaşadıklarını dengeli ve sade bir üslupla perdeye aktaran Jolie’nin, böyle bir karakterden beklenecek klişe oyunlardan uzak durması ve yönetmenin kurduğu gerçekçi atmosfere destek olması; diğer aday adayları arasından sıyrılmasını da sağlıyor. Altın Küre ve SAG ödüllerinde unutulmamış olması da Jolie’nin ikinci adaylığının kapıda olduğunun bir göstergesi.

5- Cate Blanchett (Elizabeth: Altın Çağ)
Filmle ilgili yazımızda da belirttiğimiz gibi ‘Elizabeth: Altın Çağ’ın aldığı haddinden fazla kötü eleştiriler ve gişede de varlık gösterememesi Blanchett’in şansını oldukça zayıflatmıştı. Her ne kadar filmi beğenmeyenler de bu performansı alkışlasa bile Blanchett arada ilgiyi diğer oyunculara kaptırmış durumdaydı, ancak ‘I’m Not There’ ile birlikte –yardımcı kadın oyuncu kategorisinde- gündeme oturmayı bildi. Blanchett’in o çok konuşulan performansı da ister istemez oyuncunun buradaki başarısını tekrar göz önüne çıkardı. Aslında bu kadar kötü eleştiriler alan filmlerdeki oyuncuların, performansları ne kadar iyi olursa olsun, görmezden gelinmesine dair geçmişte pek çok örnek var. Ancak gerek Altın Küre gerekse SAG adaylıkları Hollywood’un Blanchett’ten kolay vazgeçmeyeceğini gösteriyor. Ama yine de; listedeki ilk üç oyuncu bu kategoride banko görülürken Blanchett’in beşinci sırayı garantilemediğini de belirtmek gerek.

6- Amy Adams (Manhattan’da Sihir)
Amy Adams, bu kategoride Blanchett –ve hatta belki Jolie’yi- zorlayıp liste dışı bırakma olasılığı en yüksek oyuncu durumunda. Walt Disney’in filminin gişede ve eleştirmen cephesinde büyük bir başarı kazanmasının en büyük sebebi olan oyuncunun performansı, yılın en iyileri arasında yer alıyor şüphesiz. Marion Cotillard’dan sonra Komedi/Müzikal kategorisinde kazanma şansı çok yüksek olan oyuncunun Hollywood’da büyük gelecek vaat ettiğini de düşünürsek Blanchett’i alt etmesi olası gözüküyor. Ancak basında büyük tantana yaratması ve Altın Küre adaylığı almış olmasına rağmen Oyuncular Birliği’nin SAG’de kendisini görmezden gelmesi Adams’ın yarışta beklendiği kadar güçlü olmadığını gösterdi.

7- Keira Knightley (Kefaret)
Aslında büyük yarışın yukarıdaki 6 isimde yoğunlaştığını söylemek gerekiyor ancak bir sürpriz olursa bunu Keira Knightley’nin yapma olasılığı az da olsa mevcut. ‘Kefaret’in (Atonement) Oscar gecesinde önemli adaylıklar alması yüksek olasılık ancak Knightley’nin bir baş karakter olarak filmde yeterince baskın bir süreye sahip olmaması ve asıl önemli çatışmaların diğer karakterler arasında yaşanması onun için büyük bir dezavantaj. Oyuncunun Altın Küre adaylığı alması ise bu sene drama türünde kategorinin o kadar güçlü isimlerden oluşmamasıyla ilgili. Üstüne üstlük Oyuncular Birliği’nin SAG adaylıklarında filmi tamamen görmezden gelmesi sadece ‘Kefaret’ için değil aynı zamanda Knightley için de kötü bir gelişme.

8- Nikki Blonsky (Hairspray)
İlk oyunculuk denemesinde çok başarılı bir performans sergileyen Blonsky, onca renkli yan karaktere rağmen filmi tek başına sırtlayabilecek bir enerji sergiliyordu. Altın Küre’lerde aday gösterilmesi çok da sürpriz değil. Genç oyuncu her ne kadar SAG adaylığı alamasa da filmin kadrosunun ‘ensemble’ kategorisinde aday olması oyuncuların filmi beğendiğinin bir göstergesi. ‘Hairspray’ bu sene Oscar’da sürpriz yapabilecek filmlerden birisi olarak görülüyor. Blonsky de bu havadan yararlanabilir.

9- Helena Bonham Carter (Sweeney Todd)
Tim Burton’ın karanlık müzikali Amerika’da büyük beğeniyle karşılandı. Ancak benim kişisel görüşüm yönetmenin bir kere daha görmezden gelineceği yönünde, ve Burton’ın hayat arkadaşı Bonham Carter’ın da ilk beşe girmesi zor gözüküyor. Oyuncu, başrol yerine yardımcı kadın oyuncu kategorisinde pazarlansaydı büyük ihtimalle listeye girebilirdi ama yukarıdaki isimleri geçmesi Altın Küre adaylığına rağmen zor gözüküyor.

10- Laura Linney (The Savages)
Phillip Seymour Hoffman’la başrolü paylaştığı bu bağımsız yapımla çok olumlu eleştiriler almasına rağmen Laura Linney şu ana kadar kayda değer bir adaylık veya ödül almamış durumda. Bu yüzden listede en az şans verilen oyuncu olması da gayet normal. Ancak daha önce de önemli ödüllerde görmezden gelinmesine rağmen Akademi’nin kayıtsız kalamadığı Linney, açık bir biçimde bu kitle tarafından seviliyor. O yüzden ona her zaman bir şans vermek gerekiyor.

kaynak:sinema.com,K. D. Yılmaz

sbuffy
02-01-08, 11:36
Online Film Değerlendirme Cemiyeti Ödülleri (Online Film Critics Society Awards) Adaylar

En İyi Film
Atonement
Juno
No Country For Old Men
There Will Be Blood
Zodiac

En İyi Yönetmen
Paul Thomas Anderson - There Will Be Blood
Joel & Ethan Coen - No Country for Old Men
David Cronenberg - Eastern Promises
David Fincher - Zodiac
Julian Schnabel - The Diving Bell and the Butterfly

En İyi Orjinal Senaryo
Before The Devil Knows You’re Dead
Eastern Promises
Juno
Michael Clayton
Ratatouille

En İyi Uyarlama Senaryo
Atonement
The Diving Bell and the Butterfly
No Country For Old Men
There Will Be Blood
Zodiac

En İyi Bayan Oyuncu
Julie Christie - Away From Her
Marion Cotillard - La Vie En Rose
Angelina Jolie - A Mighty Heart
Laura Linney - The Savages
Ellen Page - Juno

En İyi Erkek Oyuncu
George Clooney - Michael Clayton
Daniel Day-Lewis - There Will Be Blood
Emile Hirsch - Into the Wild
Frank Langella - Starting Out in the Evening
Viggo Mortensen - Eastern Promises

En İyi Yardımcı Bayan Oyuncu
Cate Blanchett - I’m Not There
Jennifer Garner - Juno
Kelly MacDonald - No Country for Old Men
Saoirse Ronan - Atonement
Amy Ryan - Gone Baby Gone
Tilda Swinton - Michael Clayton

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Casey Affleck - The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
Javier Bardem - No Country for Old Men
Philip Seymour Hoffman - Charlie Wilson’s War
Hal Holbrook - Into the Wild
Tom Wilkinson–Michael Clayton

En İyi Görüntü Yönetmeni
The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
Atonement
The Diving Bell and the Butterfly
No Country for Old Men
There Will Be Blood

En İyi Kurgu
Atonement
The Bourne Ultimatum
No Country For Old Men
There Will Be Blood
Zodiac

En İyi Müzik
The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
Atonement
Into the Wild
Once
There Will Be Blood

En İyi Belgesel
In the Shadow of the Moon
Into Great Silence
King of Kong, The
No End in Sight
Sicko

En İyi Yabancı Dilde Film
The Diving Bell and the Butterfly
The Host
La Vie En Rose
Lives of Others
The Orphanage

En İyi Animasyon
Beowulf
Paprika
Persepolis
Ratatouille
The Simpsons Movie

sbuffy
02-01-08, 14:24
Oscar’a geri sayım

http://www.ekolay.net/sinema/images/02012008111920_38_521123osc.jpg

80. Akademi Ödülleri oylama süreci başladı. 22 Ocak’ta açıklanacak adaylar için tahminler 'maço’ filmler üzerinde yoğunlaşıyor. Yabancı dilde "Yaşamın Kıyısında" ve "Takva"ya adaylık umuyoruz.

80. Oscar ödülleri oylaması için kullanılacak pusulalar, 26 Aralık Çarşamba günü Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi üyelerine postalandı.

Oscar ödülleri için bu yıl 5 bin 829 üye 16 dalda oy kullanacak. Bu yıl Oscar’a aday gösterilmeye uygun toplam 306 yapım belirlendi. Üyelerin pusulalarını 12 Ocak günü mesai bitimine dek PricewaterhouseCoopers’ şirketine göndermeleri gerekiyor. 2007 Oscar Ödülü adayları 22 Ocak’ta açıklanacak. Oscar töreni ise 24 Şubat’ta Hollywood’daki Kodak Tiyatrosu’nda düzenlenecek. Törenin evsahibi sunculuğunu bu yıl Jon Stewart yapacak.

Day Lewis aday olabilir
Amerikan film endüstrisine yakın çevreler, bu yılın olası adayları arasında Coen Biraderleri yönetmen, Cannes Film Festivali’nden eli boş dönen filmleri “No Country For Old Men”i film dalında sayıyor. Paul Thomas Anderson’ın “There Will Be Blood”ı 18 yaş altına gösterilmeyen 'restricted’ sınıflandırması nedeniyle film olarak tartışmalıysa da yönetmenine ve başrol oyuncusu Daniel Day Lewis’e birer adaylık getirebilir. David Cronenberg’in “Şark Vaatleri”nin ve “Kefaret”inin de birkaç adaylık elde edebileceği konuşuluyor. En İyi Canlandırma dalının favorisi olarak “Ratatuy” gösteriliyor.

Güçlü rakipler var
63 ülkenin resmi adaylarıyla başvurduğu Yabancı Dilde En İyi Film dalında Türkiye’den Özer Kızıltan’ın “Takva”sının yanı sıra Almanya’dan Fatih Akın’ın “Yaşamın Kıyısında”sının ilk beşe girmesi olasılığı umudumuzu ve heyecanımızı ikiye katlıyor. Ancak bu dalda Romanya’dan Altın Palmiyeli “4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün”, Fransa’dan İran İslam Devrimi’ni yeren çizgi film “Persepolis”, Polonya’dan Andrzej Wajda’nın yeni filmi “Katyn”, İspanya’dan gişe rekortmeni korku filmi “El Orfanato” gibi birçok güçlü rakip var listede.

“American Gangster”daki rolleriyle Denzel Washington ve / veya Russel Crowe’un, “Sweeney Todd”daki müzikal performansıyla Johnny Depp’in, “Michael Clayton” ile George Clooney’in adaylıkları söz konusu. “A Mighty Heart” ile Angelina Jolie, “Elizabeth: Altın Çağ” ile Cate Blanchett, “Things We Lost in the Fire” ile Halle Berry es geçilemeyecekleri düşünülen kadın oyuncular.

Sürpriz olmaz
“No Country For Old Men”, “American Gangster”, “There Will Be Blood”, “Şark Vaatleri”, “Michael Clayton” ve gişe hasılatı düşük olduğu için adı fazla anılmasa da “Korkak Robert Ford’un Jesse James Cinayeti” erkek karakterlere odaklanan, iktidar çatışmasını, şiddeti ele alan, etik bir yaklaşımı elden bırakmasalar da maço dünyaya ait filmler. “Gemide İsyan”dan (1935) “Rocky”ye (1972), “Ben Hur”dan (1959), “Cesur Yürek”e (1995) Oscar kazanmış filmler düşünülünce bu filmlerin adaylıkları sürpriz olmayacaktır

kaynak:ekolay.net

sbuffy
04-01-08, 22:03
Görsel Efekt dalında adaylar 7'ye indi

15 filmin aday gösterildiği Görsel Efekt dalındaki aday filmler 7ye indi.

The Bourne Ultimatum
Evan Almighty
The Golden Compass
I ** Legend
Pirates of the Caribbean: At World’s End
300”
Transformers

16 Ocak Çarşamba bu 7 filmden 15 dakikalık görüntüler izleyecek olan üyeler daha sonra oscar için aday olacak 3 filmi belirlemek için oy verecekler.

sbuffy
06-01-08, 14:14
National Society of Film Critics (Amerika film eleştiri topluluğu) Ödülleri

En İyi Film:There Will Be Blood(48oy) - Paul Thomas Anderson
2. The Diving Bell and the Butterfly (28oy) - Julian Schnabel
3. No Country for Old Men (27oy) - Joel and Ethan Coen

En İyi Yönetmen:Paul Thomas Anderson(47oy) - There Will Be Blood
2. Joel ve Ethan Coen (29oy) - No Country for Old Men
2. Julian Schnabel (29oy) - The Diving Bell and the Butterfly

En İyi Senaryo:Tamara Jenkins (28oy) - The Savages
2. Paul Thomas Anderson (19oy) - There Will Be Blood
3. Ronald Harwood (17oy) - The Diving Bell and the Butterfly

En İyi Erkek Oyuncu: Daniel Day-Lewis (66oy) - There Will Be Blood
2. Frank Langella (34oy) -- Starting Out in the Evening
3. Philip Seymour Hoffman (21oy) -- The Savages, Before the Devil Knows You're Dead

EN iYİ bayan Oyuncu: Julie Christie (53) - Away from Her
2. Marion Cotillard (50oy) - La Vie en Rose
3. Anamaria Marinca (28oy) - 4 Months, 3 Weeks and 2 Days

En İyi yardımcı Erkek Oyuncu:Casey Affleck(37oy) - The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
2. Javier Bardem (30oy) - No Country for Old Men
3. Philip Seymour Hoffman (29oy) - Charlie Wilson's War

En İyi yardımcı Bayan Oyuncu:Cate Blanchett (42oy) - I'm Not There
2. Amy Ryan (29oy) - Gone Baby Gone and Before the Devil Knows You're Dead
3. Tilda Swinton (23oy) - Michael Clayton

En İyi Görüntü Yönetmeni: There Will Be Blood (51oy) - Robert Elswit
2. The Diving Bell and the Butterfly (40oy) - Janusz Kaminski
3. No Country for Old Men (33oy) - Roger Deakins

En İyi Yabancı Dilde film:4 Months, 3 Weeks and 2 Days (57oy) - Cristian Mungiu
2. The Diving Bell and the Butterfly (42oy) - Julian Schnabel
3. Persepolis (18oy) - Marjane Satrapi and Vincent Paronnaud

sbuffy
07-01-08, 14:48
Kansas City Film eleştirmenleri

En İyi Film:There Will Be Blood
En İyi Yönetmen:Paul Thomas Anderson (There Will Be Blood) ve Julian Schnabel (The Diving Bell and the Butterfly)
En İyi yabancı dilde film:The Diving Bell and the Butterfly
En İyi orjinal senaryo: Diablo Cody (Juno)
En İyi uyarlama senaryo:Joel ve Ethan Coen (No Country for Old Men)
En İyi bayan oyuncu:Marion Cotillard (La Vie en Rose)
En İyi erkek oyuncu: Daniel Day-Lewis (There Will Be Blood)
En İyi yardımcı bayan oyuncu:Tilda Swinton (Michael Clayton)
En İyi yardımcı erkek oyuncu:Javier Bardem (No Country for Old Men)
En İyi bilimkurgu,korku veya fantastik filmSweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street
En İyi belgesel:In the Shadow of the Moon
En İyi animasyon:Ratatouille

Butterbeer
07-01-08, 16:59
‘Oscar töreni boykot edilebilir’

Oscar Töreni’ni boykot edebilecek kişiler arasında öncelikle George Clooney ve Keira Kneightley’nin adı geçiyor.

Daily Telegraph gazetesi, Hollywood’da çalışan senaryo yazarlarının grevinin, Oscar ödüllerinin dağıtılacağı geceyi de etkileyebileceğini duyurdu. Zira, Holywood yıldızları Oscar törenini boykot edebilir.

Senaryo yazarları, telif hakları konusunda film stüdyolarının temsilcileriyle yaptıkları pazarlıkların sonuç vermemesi üzerine greve başlamışlardı.

Onlara destek amacıyla Oscar Töreni’ni boykot edebilecek kişiler arasında öncelikle George Clooney ve Keira Knightley’nin adı geçiyor.

Hafta sonu yapılacak Altın Küre Ödül Töreni’yse, aday aktör ve aktrislerden 70’den fazlasının katılmayacağı açıklanmış durumda.

Kaynak: Ntv

Butterbeer
07-01-08, 20:03
‘Altın Küre’ler tehlikede

Senaryo yazarlarının grevi nedeniyle tören iptal edilebilir.

Oscar’ın habercisi olarak bilinen, sinema ve televizyon dünyasının kalbi Hollywood’un, en prestijli ödül törenlerinden Altın Küre’ler tehlikede. Bu yıl 65’ncisi düzenlenecek ödül töreni, yaklaşık iki aydır grevde olan Amerikan Yazarlar Birliği’ne ve greve destek vermeyi seçen oyunculara takıldı. Törenin başka bir tarihe ertelenebileceği, hatta hiç yayınlanmayabileceği konuşuluyor.

Hollywood takviminde Akademi Ödülleri’yle birlikte en önemli yeri kaplayan ödüller şüphesiz Altın Küre’ler.

Ancak bu yıl Amerikan senaryo yazarlarının telif haklarına ilişkin taleplerinin karşılanmaması nedeniyle Kasım ayından beri sürdürdükleri grev yüzünden, törenin televizyondan yayınlanmaması, hatta hiç gerçekleşmeyeceği sözkonusu.

Zira başını ünlü aktör George Clooney’in çektiği çoğu Altın Küre’ye aday gösterilen 70 kadar aktör ve aktris, yazarların yanında yer alabilmek için ödül törenini boykot etme kararı aldı.

Aslında Altın Küre’yi düzenleyen “Yabancı Basın Derneği” törenin herşeye rağmen yapılmasını istiyor. Ancak yayın haklarını elinde bulunduran NBC Televizyonu’nun töreni yayınlamaması şartıyla. Dernek bu sayede, yazarların grevine destek vermeyi planlıyor. Ancak NBC de “biz yayınlayamazsak tören de iptal” olur diyerek anlaşmadan kaynaklanan haklarını masaya sürüyor.

Şimdi, izlenme ve reklam gelirleriyle hem NBC’ye hem de Yazarlar Birliği’ne milyonlarca dolarlık kar bırakan törene ilişkin çekişmede kimin galip geleceği merak konusu.

Kaynak: Ntv

sbuffy
08-01-08, 11:18
makyaj kategorisi için 7 film seçildi

The Diving Bell and the Butterfly”
“Harry Potter and the Order of the Phoenix”
“La Vie en Rose”
“Norbit”
“Pirates of the Caribbean: At World’s End”
“Sweeney Todd The Demon Barber of Fleet Street”
“300”

19 ocak cumartesi üyelere bu filmlerden kısa görüntüler izletilecek ve daha sonra üyeler oylama yapıp aday olacak 3 filmi belirleyecek.

sbuffy
08-01-08, 11:28
Critics Choice Awards (Eleştirmenlerin seçimi)
En İyi Film No Country for Old Men
En İyi Yönetmen Joel Coen & Ethan Coen
En İyi Erkek Oyuncu Daniel Day-Lewis - There Will Be Blood
En İyi Bayan Oyuncu Julie Christie - Away From Her
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Javier Bardem - No Country for Old Men
En İyi Yardımcı Bayan Oyuncu Amy Ryan - Gone Baby Gone
En İyi Belgesel Sicko
En İyi Yabancı Dilde Film The Diving Bell and the Butterfly
En İyi Aile Filmi Enchanted
En İyi Komedi Juno
En İyi Genç Erkek Oyuncu Ahmad Khan Mahmoodzada - The Kite Runner
En İyi Genç Bayan Oyuncu Nikki Blonsky - Hairspray
En İyi Şarkı Falling Slowly - Once
En İyi Beste Jonny Greenwood - There Will Be Blood

sbuffy
08-01-08, 14:54
'Altın Küre' ödül töreni iptal edildi

Altın Küre organizatörleri başkanı Jorge Camara, bu yıl 13 ocaktaki ödül töreninin yapılmayacağını ve bundan büyük üzüntü duyduklarını açıkladı.

Hollywood senaryo yazarlarının yaklaşık 2 aydır yaptığı grev, Oscar'dan sonra en prestijli ödül törenlerinden biri olan Altın Küre'yi iptal ettirdi.

Altın Küre'yi kazananlar, geleneksel tören ve yemek yerine NBC televizyonu tarafından canlı yayınlanacak 1 saatlik basın toplantısı aracılığıyla gelecek hafta duyurulacak.

Senaristlerden sonra aktörlerin de töreni boykot etmeye karar vermesinin ardından 13 ocakta yapılması planlanan Altın Küre ödül töreni iptal edilirken, Oscarların geleceği de belirsizliğini koruyor.

Senaristler neden grevde?

Kasım ayı başından bu yana grevde olan Hollywood senaristleri, internet ve diğer medya satışlarından elde edilen kârdan daha fazla pay istiyor.

8 haftadır süren grev yüzünden birçok televizyon dizisi askıya alındı, bazı film projeleri ertelendi.

Senaristlerin başlattığı grev Altın Küre ödül törenini de sekteye uğrattı. Kırmızı halı üzerindeki yıldızlar geçidi bu yıl sönük geçecek; çünkü Hollywood Aktörler Birliği senaristlerin grevine destek verip üyelerinin ödül törenini boykot edeceğini açıkladı.

1988'de 22 hafta süren senaristler grevi film endüstrisine tam 500 milyon dolara mal olmuştu.

Grevdeki senaristlerle ilk anlaşan Tom Cruise'un yapım firması oldu

Uzun süredir grevde olan Hollywood yazarlarıyla ilk anlaşma yapıldı. Amerika Yazarlar Birliği ile Tom Cruise'un yapım firması United Artists Films arasında dün anlaşmaya varıldı ve işbaşı yapıldı.

Anlaşmanın içeriği hakkında bir açıklama yapılmadı. Diğer stüdyolardaki grevler ise sürüyor.

kaynak:cnnturk

sbuffy
09-01-08, 11:37
DGA (Amerika Yönetmenler Birliği) Adayları

Paul Thomas Anderson, There Will Be Blood
Joel and Ethan Coen, No Country for Old Men
Tony Gilroy, Michael Clayton
Sean Penn, Into the Wild
Julian Schnabel, The Diving Bell and the Butterfly

ıslak ıslak
09-01-08, 16:22
Altın Kürelerin iptaline üzüldüm açıkcası.. Bir sinemasever olarak doğru düzgün izleyebileceğimiz kaç ödül töreni var ki sanki, Altın Küre iptal Oscar ise yapılıp yapılmayacağı konsuunda belirsizliğini sürdüyor.. Bu grev işi daha çok baş ağrıtıcak anlaşılan..:img-pilot

captain jack
09-01-08, 23:04
ben çok sevindim özellikle altın küre ve oscar ödüllerinden nefret eden biri olarak

bu durum çok hoşuma gitti

biraz ağır olacak ama beter olsunlar

Butterbeer
10-01-08, 00:44
Bu karara sevinenlerdenim.Hiçbir şey olmamış, piyasa son derece sakinmiş gibi bir tören yapmak tuhaf olurdu.Zaten pek çok yıldız töreni boykot edip katılmayacaktı.Bir basın toplantısıyla ödüllerin sahiplerinin açıklanacak olmasına sevindim.Artık grev yavaş yavaş ciddiye alınmaya başlar umarım.Böyle giderse başta diziler olmak üzere pek çok yapım duracak.

misskrueger
10-01-08, 01:18
Bence yapılmaması çok yerinde bir karar.

humble
10-01-08, 03:54
Altın kürenin iptal edilmesi durumun ciddiyetini bütün yapımcılara gösterir umarım. Senaristlerle yapımcıların oscar ödül töreni yapılmadan anlaşmasını çok isterim. Altın küre o kadar önemli değildi ama oscarı her sene heycanla bekliyoz. Her program bütün gece boyunca insanı ayakta tutamaz. Oscarda bu nadir programlardan biri...

sbuffy
10-01-08, 12:43
durumun ciddiyeti ortada.ödüller o kadar önemli değil ama eğer inatlaşma devam ederse önümüzdeki yıldan itibaren yönetmenlerinde senaristlerle birlikte boykota gitmeleriyle film çekimleri de duracak.durumun ciddiyetini ilk kavrayan ise tom cruiseun yapım şirketi olsa gerekki senaristlerle masaya oturup anlaşmış ve şirketin çekeceği filmlerde aksama olmayacakmış.umarım bu davranış diğer yapımcılarada ders olur.

Oscar'da erkeklerin yarışında son durum

Geçen sene yılın öne çıkan performansları daha çok bayan oyunculardan gelmişti, bu sene sağlam ve etkileyici performansların daha çok erkek oyunculardan geldiğini görüyoruz. Bu sene, Oscar yarışında son yılların en güçlü aday listesiyle karşılaşacakmışız gibi duruyor. İşte sezonun öne çıkan performansları.

1) Daniel Day-Lewis ("Kan Dökülecek"/"There Will Be Blood")
Yılın Coen'lerin filmiyle beraber yere göğe sığdırılamayan diğer bir filmi genç yönetmen Paul Thomas Anderson'ın "Kan Dökülecek"i. Kimileri filme yeni yüzyılın ilk gerçek başyapıtı damgası vursa da, fazlasıyla soğuk ve rahatsız edici olmasından dolayı filmi beğenmeyen bir azınlık da söz konusu. Fakat asıl önemli konu, Daniel Day-Lewis'in herkesin kusursuz olduğu konusunda hemfikir olduğu performansı. Kariyerinin en iyi işini çıkardığı söylenen Day-Lewis, şu ana kadar New York ve Los Angeles gibi iki en büyük eleştirmen ödülünün yanında dağıtılan hemen hemen bütün en iyi erkek oyunu ödüllerini toplamış durumda. Böyle olunca oyuncunun adaylık almasını bir yana bırakın, bence bu sene Daniel Day-Lewis, Oscar'a kilitlenmiş durumda ve başkasının Oscar'ı kucaklama ihtimali oldukça düşük görünüyor.
2) George Clooney ("Avukat"/"Michael Clayton")
Bu sezonun ilk erkek oyuncu ödülünü alarak iyi bir başlangıç yapan aktör, birkaç eleştirmen birliği ödülü, Altın Küre ve Oyuncular Birliği ödüllerinden aldığı adaylıklar, Clooney'i, Day Lewis'in en büyük takipçisi yapmış durumda. Bu noktada büyük ödül için çok büyük bir şansı olduğunu söylemek zor. Fakat oyuncunun bir adaylık daha alacağı şüphesiz.

3) Viggo Mortensen ("Şark Vaatleri"/"Eastern Promises")
Ödül sezonu başlamadan filmin ve bu performansın unutulacağı düşünülse de hemen hemen her ödülde yukarıdaki iki ismin dışında adı her yerde zikredilen diğer bir isim Viggo Mortensen'di. Gerçekten usta işi ve etkileyici bir performans veren oyuncunun ilk Oscar adaylığına çok yakın olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bundan önce "Şiddetin Tarihçesi" ("A History of Violence", 2005) filmiyle adaylığı ucundan kaçıran Mortensen bu sene boş geçmeyecek gibi görünüyor.

4) Ryan Gosling ("Lars and the Real Girl")
Yine yılın sürpriz yaparak öne çıkan diğer bir oyuncusu Ryan Gosling. "Lars and the Real Girl"deki yaratıcı karakter çalışmasıyla eleştirmenlerden övgüler alan Gosling, ödül sezonuyla birlikte aslında Oscar için de güçlü bir aday olduğunu kanıtladı. Geçen sene "Half Nelson" filmiyle yine bu kategoride aday olan Gosling, ödülü Forest Whitaker'a kaptırmıştı. Bu sene büyük ödül için şansı sıfıra yakın olsa da, iki sene üst üste almış olacağı Oscar adaylığı onun gibi genç bir oyuncu için yeteri kadar büyük bir ödül olacak gibi duruyor. Fakat daha önce Akademi'nin komedi filmlerindeki performanslara pek sıcak bakmadığına şahit olmuştuk. Örneğin hemen hemen her yerde adaylık alan ve Altın Küre'yi de kazanan Richard Gere, o sene "Chicago" en büyük favori olmasına rağmen adaylık alamamıştı. O yüzden her zaman için komedi performanslarına biraz daha temkinli yaklaşmak gerekiyor diyebiliriz. Bu yüzden Gosling'in adaylığı cepte olmasa da şu anki gidişat ilk beşe çok yakın olduğunu gösteriyor.

5) Johnny Depp ("Sweeney Todd")
Film her ne kadar oyuncular birliği tarafından tamamen görmezden gelinse de, Oscar zamanı filmin tekrar güçleneceğini umud ediyorum. Filmin bu yükselişiyle beraber, çok iyi eleştiriler alan ve kendi kategorisinde Altın Küre'yi almasına garanti gözüyle bakılan Depp'in bir Oscar adaylığı kapması pek de uzak bir ihtimal değil. Oyuncular Birliği tarafından adaylık alamasa da yıldız statüsü ve filmin gücüyle beraber ünlü oyuncu ucundan da olsa bir adaylık kapabilir. Eğer ki aday olabilirse işte o zaman Daniel Day Lewis'in karşısındaki tek rakibin daha önce Oscar'a ulaşamamış Depp olacağını söylemek mümkün.

6) Emil Hirsch ("Into the Wild")
Altın Küreler'de tamamen dışlanan film Oyuncular Birliği adaylıklarının açıklanmasıyla bütün kategorilerde üst sıralara tırmandı diyebiliriz. Hatta en iyi film Oscarı için şu an filmin "No Country for Old Men"den sonra en garanti aday olduğunu söyleyenler de mevcut. Hirsch'ün ise bu rüzgardan nasipleneceği kesin fakat tek düşündüren konu oyuncunun çok genç olması ve pek tanınmaması. Bu gibi fazla güçlü performansların olduğu bir yılda oyuncu adaylık yerini Depp gibi bir yıldıza kaptırabilir gibi görünüyor. Buna rağmen adaylık alma ihtimali Depp'inkinden kesinlikle az değil.

7) Denzel Washington ("American Gangster")
Beşinci sıra için yarışan diğer bir oyuncu ise Denzel Washington. Şu an Altın Küreler'deki adaylığı dışında adı pek fazla anılmayan Washington, eğer film büyük kategorilerde öne çıkarsa bir adaylık kapabilecekmiş gibi görünüyor. Çünkü filmin tüm oyuncuları Oyuncular Birliği tarafından en iyi oyuncu kadrosu performansı dalında adaylık aldı. Bu durum filmin oyuncular tarafından sevildiğinin bir göstergesi. Oscar'larda filme genel bir ilgi olursa Washington'ın adaylık şansı olabilir fakat şu an için ilk beşe pek yakın durmuyor.

8) James McAvoy ("Kefaret"/"Atonement")
McAvoy, geçen sene "İskoçya'nın Son Kralı" ("The Last King of Scotland", 2006) filminde asıl başrol olmasına rağmen bütün övgüyü ve ödülleri başrol arkadaşı Forest Whitaker almıştı. Bu sene ise "Kefaret" ile yine iyi eleştiriler almasına rağmen McAvoy ödül başarısı bakımından Altın Küre adaylığından daha ileriye gidemedi. Bu durumda oyuncu hâlâ Oscar radarında olsa da adaylık şansı oldukça düşük görünüyor. Özellikle performanslarıyla öne çıkan "Kefaret"in Oyuncular Birliği tarafından tek bir adaylık bile alamaması film için oldukça kötü bir haber. Çünkü filmin Oscar'lara giden yolda belki de en önemli ödül olan Oyuncular Birliği tarafından es geçilmesi sadece McAvoy'un değil filmin de Oscar şansını oldukça düşürmüş durumda.

9) Frank Langella ("Starting Out in the Evening")
Daha önce Oscar'a hiç aday olmayan usta oyuncu Frank Langella ödül sezonuna iyi eleştiriler ve birkaç eleştirmen grubundan aldığı ödülle başlamasına rağmen hemen hemen tüm büyük ödüllerin adaylık listesinden uzakta kaldı. Bu durumda oyuncunun şansı oldukça düşük görünüyor fakat ilk beşe girmesi için hâlâ bir ihtimal var diyebiliriz. Çünkü Akademi'nin genelde daha önce hiç adaylık alamamış usta oyunculara karşı bir sempatisi olduğu aşikâr. Örneğin "Göklerin Hakimi" ("The Aviator", 2004) filmi ile Alan Alda Oscar öncesi ödüllerde hiç anılmasa da bir adaylık kapmayı başarmıştı. Bu durum bu sene Langella için geçerli olabilir, fakat bu kadar güçlü adayların olduğu bir listede işi çok zor görünüyor.

10) Philip Seymour Hoffman ("Before the Devil Knows You're Dead", "The Savages") Taze Oscarlı oyuncu Philip Seymour Hoffman bu sene üç filmle karşımıza çıkacak. Bunlardan ikisi başrolde olduğu "Before the Devil Knows You're Dead" ve "The Savages". Üçüncü performansı ise Oscar adaylığı alma konusunda şansı daha büyük olan "Charlie Wilson's War". Genelde bir sene içinde birden çok iyi performansla adını öne çıkaran oyuncuların Oscar zamanı adaylık alamadığını çok defa gördük. Örneğin Cate Blanchett uzun yıllar Oscar adaylığına yaklaşsa da "Göklerin Hakimi"ndeki rolüne kadar bir adaylık bile alamamıştı. Bu gibi örneklere baktığımızda Hoffman'ın oylarının bölüneceği bir gerçek, bu yüzden bu kategoride adaylık şansı çok düşük görünüyor. Özellikle bahsettiğimiz filmlerin, çok fazla filmin adının geçtiği bu ödül sezonunda unutulmaya yüz tutması, Hoffman'ın şansını oldukça düşürmüş durumda. Fakat oyuncunun bir sürpriz yaparak ilk beşe girmesi hâlâ bir ihtimal olarak görülebilir.

kaynak:sinema.com,Ali Deniz Şensöz

sbuffy
10-01-08, 19:38
Akademi üyesi Ken Rudolph yabancı film ve belgesel dalında yıllardır oy kullanıyor.film eleştirileride yapan Rudolph,eleştiri yaptığı filmlere genelde 3 yıldız veriyor.nadiren 4 yıldız verdiğide oluyor tıpkı Julie Taymor’ın Across the Universe filmi gibi.

Lion for Lambsı beğenirken A Mighty Heart veya Charlie Wilson’s War'ı pek umursamadığını söyleyen Rudolph, Sweeney Todd'un iyi bir yapım olduğunu ama Sondheimın sözlerinin filmi sevdirmeğini,There Will Be Blood'da filmi yapanları filmden daha çok sevdiğni, No Countrynin ise kusursuzca başarılı bir gerilim hikayesi olduğunu söylüyor.

sbuffy
11-01-08, 11:56
Hangisi Oscar adayı olur

http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages/Güzelim/OSCAR'DA%20ADAYLIK%20TAHMİNLERİ/44.jpg

Sinema dünyasının en çok merak edilen ödülü Oscar için geri sayım başladı. Adayların açıklanmasına sadece bir kaç hafta kaldı. Büyük gece ise 24 Şubat'ta ünlü Kodak Tiyatrosu'nda. Adaylar henüz kesin olarak açıklanmadı ama sinema eleştirmenleri bu konuda tartışmalara başladı bile..

İŞTE BU YILIN OLASI ADAYLARI

İnternetteki hollywood.com sitesi de belli başlı dallarda aday olma ihtimali yüksek olan oyuncuları ve filmleri belirledi. Aralarında eleştirmenlerin aylardır hemfikir olduğu isimler kadar sürpriz isimler de var. Bakalım adaylar açıklandığında bu tahminlerin ne kadarı tutmuş olacak.

İşte hollywood.com'a göre en iyi erkek oyuncu dalında aday olması muhtemel oyuncular

Casey Affleck
Genç aktörün Gone Baby Gone'daki performansıyla aday gösterilme şansı yüksek.

Christian Bale
Pek çok sinema eleştirmeni Bale'in sırf Rescue Dawn'daki role evet dediği için bile bu ödüle aday gösterilmesi gerektiğini iddia ediyor.

George Clooney
Ünlü aktörün Michael Clayton'daki (Avukat) performansı eleştirmenlere göre tam Oscar'lık.

John Cusack
Grace Is Gone'daki rolüyle adaylık şansı yüksek görülüyor.

Johnny Depp
Sweeney Todd'daki performansıyla bu ödüle aday gösterilmeye hatta kazanmaya bile çok yakın görünüyor

Tom Hanks
Charlie Wilson's War ünlü aktöre, Philadelphia ve Forest Gump'tan sonra bir Oscar daha getirebilir.

Philip Seymour Hoffman
Hollywood'un güçlü aktörlerinden Hoffman'ın Before the Devil Knows You're Dead ile en azından aday gösterilmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Tommy Lee Jones
In the Valley of Elah ile aday gösterilme olasılığı yüksek.

Daniel Day Lewis
There Will Be Blood ile aday gösterilip bir Oscar daha kazanabilir.

Denzel Washington
En iyi erkek oyuncu dalında Oscar kazanan Washington aynı ödülü bu kez American Gangster ile evine götürebilir.

EN İYİ KADIN OYUNCU ÖDÜLÜ İÇİN ADAY GÖSTERİLMESİ BEKLENEN YILDIZLAR

Amy Adams
Enchanted (Manhattan'da Mucize) ile adaylık için adı geçiyor.

Cate Blanchett
Elizabeth: Altın Çağ'daki performansıyla onun da en iyi kadın oyuncu dalında aday gösterilmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Julie Christie
Away From Her'deki performansıyla adaylık için adı geçenler arasında.

Marion Cotillard
Fransız oyuncu La Vie En Rose'da çizdiği Edith Piaf portresiyle bu ödüle aday gösterilip bir de kazanırsa İngilizce'den başka bir dilde oynayıp da bu heykelciği kucaklayan az sayıdaki yıldız arasında sinema tarihine de geçebilir.

Angelina Jolie
Güzel yıldız A Mighty Heart ile aday gösterilebilir.

Nicole Kidman
Virginia Woolf'u canlandırdığı Saatler ile en iyi kadın oyuncu dalında Oscar kazanan Kidman bu yıl da Margot at the Wedding ile aynı ödüle aday gösterilebilir.

Keira Knightley
Pek çok eleştirmene göre Atonement (Kefaret) adlı filmdeki rolüyle adaylığı kesin olanlardan biri de Knightley.

Laura Linney
Linney, The Savages'daki ışıltısıyla eleştirmenlerin dikkatini çekti. Kadın oyuncu dalında adaylık için adı geçen güçlü oyunculardan biri.

Ellen Page
Lise çağındaki bir genç kızın hamile kalmasıyla gelişen olayları konu alan ve çok tartışılan Juno adlı film, 20 yaşındaki Page'e de kariyerinin ilk Oscar ödülünü getirebilir. Genç yıldızı sinemaseverler Hard Candy adlı filmden hatırlayacak.

Keri Russell
Genç yıldız Russell bu yıl bir sürpriz yaparak Waitress adlı filmdeki performansıyla bu ödüle aday gösterilebilir.

http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages/Güzelim/OSCAR'DA%20ADAYLIK%20TAHMİNLERİ/46.jpg

BU 10 FİLMDEN HANGİLERİ ADAY OLACAK
In the Valley of Elah
Paul Haggis'in yönettiği filmin başrollerinde Charlize Theron ve Tommy Lee Jones var.

3:10 to Yuma
Western'in altın çağına dönüş... Bu yıl iyi eleştiriler alan filmin yönetmeni James Mangold. Oyuncu kadrosunda ise Russell Crowe, Christian Bale gibi ustalar var. En son 1992'de Unforgiven'a ödül veren Akademi belki uzun aradan sonra yine bir westerni ödüllendirmek isteyebilir.

Michael Clayton
Tony Gilroy'un yönettiği film bu dalda aday olabilecek güçlü yapımlardan biri olarak gösteriliyor.

Elizabeth: The Golden Age
Shekhar Kapur'un yönettiği Elizabeth: Altın Çağ, görkemli atmosferi ve konusuyla aday olabilir.

American Gangster
Ridley Scott’un yönettiği Amerikan Gangsteri bakalım ödüle aday olabilecek mi.

Lions for Lambs
Robert Redford'un iddialı filmi Akademi'nin hoşuna gidecek mi...

Charlie Wilson's War
Mike Nichols'ın yönettiği bu kara komedi da adaylık için iyi bir konumda

No Country for Old Men
2007'nin en iyi filmleri arasında gösterilen No Country for Old Men'in adaylık şansı da yüksek.

Atonement
Joe Wright'ın Ian McEwan'ın eserinden uyarladığı Kefaret sadece adaylık için değil ödül için de bir adım önde.

There Will Be Blood
Paul Thomas Anderson'ın yönettiği film da aday olabilir.

http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages/Güzelim/OSCAR'DA%20ADAYLIK%20TAHMİNLERİ/47.jpg

YARDIMCI KADIN OYUNCU DALINDA ADAY OLMASI MUHTEMEL YILDIZLAR

Cate Blanchett
Ünlü oyuncunun Elizabet: Altın Çağ ile en iyi kadın oyuncu dalında aday gösterilme ihtimali yüksek görünüyor. Eleştirmenlere göre eğer bu olmazsa Blanchett, Bob Dylan'ı canlandırdığı I'm Not There ile yardımcı kadın oyuncu dalında aday gösterilebilir.

Tilda Swinton
Ülkemizde Avukat adıyla gösterime giren Michael Clayton'daki performansıyla yardımcı kadın oyuncu dalında aday gösterilebilecek yıldızlar arasında.

Meryl Streep
Kramer Krdmer'E Karşı ve Sophie'nin Seçimi ile kadın oyuncu Oscar'ını kazanan deneyimli yıldızın bu yıl Michael Clayton'daki gazeteci rolüyle yardımcı kadın oyuncu öülüne aday gösterilebileceği konuşuluyor.

Helena Bonham Carter
Sweeney Todd'daki rolüyle bu ödüle aday gösterilebilecekler arasında adı geçiyor.

Julia Roberts
2000 yılında Erin Brockovich ile kadın oyuncu Oscar'ı kazanmıştı. Bu yıl Charlie Wilson's War ile yardımcı kadın oyuncu aday adayları arasında gösteriliyor.

Saoirse Ronan
Atonement (Kefaret) filmindeki oyunculuğu göz dolduran 1994 doğumlu genç yıldız bu ödüle aday gösterilebilir.

HANGİSİ EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU DALINDA ADAY OLACAK

Tom Cruise
Lions for Lambs (Aslanı KUzulara) adlı flimdeki rolüyle yardımcı erkek oyuncu Osca'ınaaday gösterilebilir.

Russell Crowe
Amerikan Gangsteri'ndeki rolü ile adaylık alabilecekler arasında ilk sıralarda.

Javier Bardem
İspanyol aktörün No Country for Old Men ile aday gösterilme olasılığı yüksek.

Benicio Del Toro
Thingk We Lost In The Fire'daki iyileşmeye çalışan uyuşturucu tutkunu eski avukat rolü ile bu ödüle aday gösterilmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Tom Wilkinson
Eleştirmenlere göre Michael Clayton (Avukat) adlı filmdeki performansı ona bir adaylık hatta ödül bile getirebilir.

Philip Seymour Hoffman
Eğer en iyi erkek oyuncu dalında aday gösterilmezse yardımcı erkek oyuncu dalında aday gösterilmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Paul Dano
Genç aktör 'sürpriz' kategorisinden There Will Be Blood ile aday gösterilebilir.

kaynak:hürriyet

sbuffy
11-01-08, 13:16
Amerikan Senaristler Birliği (WGA)Adayları

En İyi Orjinal Senaryo
JUNO,Diablo Cody
MICHAEL CLAYTON, Tony Gilroy
THE SAVAGES,Tamara Jenkins
KNOCKED UP, Judd Apatow
LARS AND THE REAL GIRL, Nancy Oliver

En İyi Uyarlama Senaryo
NO COUNTRY FOR OLD MEN,SENARYO Ethan Coen & Joel Coen, eser sahibi Cormac McCarthy
THERE WILL BE BLOOD, senaryo Paul Thomas Anderson, eser sahibi Upton Sinclair
THE DIVING BELL AND THE BUTTERFLY,senaryo Ronald Harwood, eser sahibi Jean-Dominique Bauby
INTO THE WILD, senaryo Sean Penn, eser sahibi Jon Krakauer, Paramount Vantage
ZODIAC, senaryo James Vanderbilt,eser sahibi Robert Graysmith, Paramount

En İyi Belgesel Senaryosu
THE CAMDEN 28,yazan Anthony Giacchino
NANKING, Senaryo Bill Guttentag & Dan Sturman & Elisabeth Bentley,hikaye Bill Guttentag & Dan Sturman,
NO END IN SIGHT, yazan Charles Ferguson, Magnolia Pictures
THE RAPE OF EUROPA, yazan Richard Berge, Nicole Newnham ve Bonni Cohen
SICKO,yazan Michael Moore
TAXI TO THE DARK SIDE,yazan Alex Gibney

sbuffy
11-01-08, 15:08
Yönetmenlerin ve Görüntü Yönetmenlerinin Oscar favorileri

Geçtiğimiz hafta içinde Görüntü Yönetmenleri ve Yönetmenler de Oscar yarışında bu yılki favorilerini belirledi. Her iki listede seçimlerin çok iyi olması, bu yılki Oscar yarışının ne kadar cetin geçeceğini gösteriyor.

Oyuncular Birliği'nin (SAG) ardından geçtiğimiz hafta içinde Görüntü Yönetmenleri ve Yönetmenler de bu yılki favorilerini belirledi. Sektörde bizzat çalışan isimlerin üye olduğu bu sendikaların ödülleri Akademi'nin seçimlerini tahmin etmek açısından en önemli göstergeler durumunda. İşte bu sendikaların belirledikleri adaylar ve Oscar yolundaki şansları:
Yönetmenler Birliği (DGA) Ödülleri Adayları Yönetmenler; oyuncular, yapımcılar ve yazarlarla beraber Oscar'ı şekillendiren dört önemli sendika arasında sayılıyor. Her yıl adaylarını belirleyen DGA'yla Oscar'lardaki yönetmen adayları çoğu zaman uyuşmakla beraber genelde bu ödül de o sene Oscar'ı kazanan kişiye gidiyor. Tabii istisnalar mevcut ama en azından Oscar öncesinde bizi bekleyen manzaraya dair daha net bir tablo da çıkarmamıza yardımcı oluyor.

Bu sene Yönetmenler Birliği'nin aday gösterdiği isimler ise şöyle:

Paul Thomas Anderson ("Kan Dökülecek"/"There Will Be Blood")
Joel & Ethan Coen ("No Country for Old Men")
Tony Gilroy ("Avukat"/"Michael Clayton")
Sean Penn ("Into the Wild")
Julian Schnabel "Kelebek ve Dalgıç" ("The Diving Bell and the Butterfly")

Coen Kardeşler giderek güçleniyor...

Listede gerçekten de çok iyi seçimler var. Oyuncular Birliği'nden aldıkları inanılmaz desteğin yanında Yönetmenler'den de vizeyi kapan "Into the Wild" ve "Avukat" ("Michael Clayton") gerilerde başladıkları ödül sezonunda ciddi anlamda prestij elde etmiş durumdalar. Eğer önümüzdeki hafta açıklanacak olan Yapımcılar ve Yazarlar birlikleri de filmlere adaylık verirse ikisinin de 'En İyi Film' Oscarı'na adaylık almamaları için bir sebep yok. Bunun yanında "Kelebek ve Dalgıç" ve "Kan Dökülecek" de adaylık yarışında avantaj kazandı. Elbette adaylar içinde en şanslı isim Coen Kardeşler. Geçtiğimiz hafta 'Eleştirmenlerin Seçimi' (Critics' Choice Awards) ödüllerinde de büyük ödülü kazanan film şu anda Oscar'ın en iddialı filmi konumunda. Coen kardeşler de nihayet 'en iyi yönetmen' Oscar'ı kazanabilecek bir konuma yerleştiler.

"Kefaret" güç kaybediyor...

Elbette dışarıda kalan ve şaşkınlık yaratanlar da mevcut. Her şeyden önce oyunculardan sonra "Kefaret"in ("Atonement") yönetmenler tarafından da dışlanması hiç iyiye işaret değil. Şu aşamada ödül sezonuna büyük beklentilerle başlayan filmin Oscar'da 'en iyi film' adaylığı bile riske girmiş durumda. Eğer film önümüzdeki hafta açıklanacak Yazarlar ve Yapımcılar Birliği'nden de adaylık kapamazsa adaylık şansı sıfırlanabilir.

Burton yine dışarıda kaldı

Yönetmenler Birliği'nin görmezden geldiği bir diğer isimse Tim Burton oldu. Kulislerde filmin hayranları büyük bir propaganda yürütse de daha önce burada da yazdığımız gibi Akademi'nin Burton'ı ciddiye alma ihtimali çok düşük. Nitekim Yönetmenler Birliği de Burton'ı aday göstermedi. Bu durumda zaten şimdiye kadar yönetmeni bu kategoride aday göstermemiş olan Akademi'den de bir adaylık çıkmasını beklememek gerekiyor.

Sürpriz yapabilecek isimler

DGA ve Oscar'da en iyi yönetmen adayları çoğunlukla bire bir gitse de bu kanun değil elbette ve istisnalar da yaşanabilir. Burada da "American Gangster" ile Ridley Scott ya da "Kefaret"le Joe Wright'ın sürpriz yapma olasılıklarını cepte tutmak gerek. Ayrıca ne olursa olsun Akademi'nin başına saksı düşme ihtimalinde Tim Burton'a da şans verilebilir.

Ve Görüntü Yönetmenleri'nin seçimi…

ASC'nin (Amerikan Görüntü Yönetmenleri Birliği) seçimlerinin 'en iyi film' yarışına doğrudan etkisi olmasa da 'görüntü yönetmenliği kategorisinde tahminlerin daha belirgin hale gelmesini de sağlıyor. ASC'nin bu senek favorileri ise şöyle:


"Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikasti" (Roger Deakins)
"No Country for Old Men" (Roger Deakins)
"Kan Dökülecek" (Robert Elswit)
"Kelebek ve Dalgıç" (Janusz Kaminski)
"Kefaret" (Seamus McGarvey)
Roger Deakins'in hakkıyla aldığı iki adaylığı büyük ihtimalle Oscar'a da taşınacak. Görüntü yönetmenlerinin de "Kelebek ve Dalgıç"ı ve "Kan Dökülecek"i beğenmesi ise filmilern 'en iyi film' yarışında Akademi'nin teknik daldaki üyelerinden de oy alacağı anlamına geliyor, ki adaylık şansları gayet yükselmiş oluyor. Bunun yanında 'Kefaret' burada bir adaylık kapsa da diğer sector birliklerinden aldığı yaraları iyileştimesine yetmiyor.
Oscar'daki görüntü yönetmenliği kategorisinde bu isimlerden bir ikisini çıkarıp adaylık koltuğuna geçebilecek isimler ise şu anda "Into the Wild" ve "Sweeney Todd" olarak gözüküyor. Ama bu beşli herkesin favorisi durumunda. O yüzden Oscar'da da çok farklı bir tabloyla karşılaşmayız gibi geliyor.

kaynak:sinema.com,K. D. Yılmaz

humble
14-01-08, 13:29
ALTIN KÜRE ÖDÜLLERİ


En İyi Film (drama): "Kefaret" ("Atonement")
En İyi Kadın Oyuncu (drama): Julie Christie ("Away From Her")
En İyi Erkek Oyuncu (drama): Daniel Day-Lewis ("There Will Be Blood")
En İyi Film (müzikal ya da komedi): "Sweeney Todd"
En İyi Kadın Oyuncu (müzikal ya da komedi): Marion Cotillard ("Kaldırım Serçesi"/"La Vie en rose")
En İyi Erkek Oyuncu (müzikal ya da komedi): Johnny Depp ("Sweeney Todd")
En İyi Animasyon (müzikal ya da komedi): "Ratatuy" ("Ratatouille")
Yabancı Dilde En İyi Film: "Kelebek ve Dalgıç" ("The Diving Bell And The Butterfly")
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Cate Blanchett ("I'm Not There")
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Javier Bardem ("No Country For Old Men")
En İyi Yönetmen: Julian Schnabel ("Kelebek ve Dalgıç"/"The Diving Bell And The Butterfly")
En İyi Senaryo: Ethan Coen ve Joel Coen ("No Country For Old Men")
En İyi Film Müziği: Dario Marianelli ("Kefaret"/"Atonement")
En İyi Şarkı: 'Guaranteed' ("Into The Wild")

Tam büyük bi heyecanla altın kürenin sonuçlarına bakmak için interneti açtımki bide ne göreyim... Kefaret en iyi drama filmi ödülünü almış. Şok oldum yaaaa. Adaylar arasındaki en zayıf halkaya en iyi film ödülünü vermişler. Tamam güzel bir filmdi ama orada no country for old men, there will be blood, eastern promises gibi süper filmler vardı. Hakkate bu kazananlarıda öğrendikten sonra altın küreye hiç saygım kalmadı. Şunu kesin söyleyebilirim ki altın küreyle oscarlar gene ters düşecek. Çünkü atonement in oscara en iyi film dalında aday olacağından bile şüpheliyim...

sbuffy
14-01-08, 13:57
humble geçen yıl en iyi film ve senaryo ödüllerinde altın küre ile akademi ödüllerini kazaanlar farklıydı.büyük ithimal bu yılda böyle bir farklılık olacak.zaten altınküre oyuncu tahminlerinde daha başarılı oluyor.
oscarda kefaretin en büyük şansının senaryo dalında olabileceğini düşünüyorum.oyuncular kategorisinde şansının pek olabileceğini sanmam çünkü bu oyuncuların karşısında çok güçlü ve çok başarılı performans sergileyen oyuncular var.film dalında ise there will be blood,sweeney todd da kefaret kadar akademiye hitap ettiği için bu kategoride de işi zor.
geçen fanlar ve eleştirmenler scorsesein kazanması için nasıl uğraştılarsa bu yıl aynı durum tim burton ve depp için sözkonusu.bu yüzden akademinin bu iki ismi görmezlikten gelebileceğini sanmıyorum.

misskrueger
14-01-08, 14:28
Sweeney Todd'un özellikle Johnny Depp'in ve Atonement'in boş dönmemesine sevindim.Genel olarak sonuçlara baktıgımda çogunlukla tahmin ettigim yapımlar ve oyuncular aldı.Ama en büyük üzüntüm Helena Bonham Carter'ın almaması oldu.

misskrueger
15-01-08, 17:53
İŞTE OSCARDA BEKLENEN ADAYLAR

BU YIL 24 ŞUBAT'TA DÜZENLENECEK OLAN 80'İNCİ AKADEMİ ÖDÜLLERİ İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI. HENÜZ ADAYLAR AÇIKLANMASA DA, MUHTEMEL OLANLAR ÜZERİNDE TARTIŞMAYA BAŞLANDI BİLE. ELEŞTİRMENLER, US DERGİSİ İÇİN DÖRT DALDA ADAY OLABİLECEK İSİMLERİ TAHMİN ETTİ..


George Clooney

Reuters'ın sinema eleştirmeni Bob Tourtellotte, Oscarlı George Clooney'nin 'Avukat' (Michael Clayton) filmiyle, adaylık şansını yüksek buluyor. Öte yandan Boston Globe'un eleştirmeni Ty Burr, 46 yaşındaki Clooney'nin bir sinema yıldızından çok televizyon starı olduğunu belirtiyor ve ekliyor: Yakışıklı olması Oscar için bu kez yetmeyebilir.

Keira Knightley

'Kefaret' filmiyle Keira Knightley'nin bu yıl 'En İyi Kadın Oyuncu' kategorisinde Oscar'a aday olması bekleniyor. Us dergisi sinema eleştirmeni Thelma Adams, yıldızın Cecilia Tallis rolünde çok başarılı olduğunu düşünüyor. Öte yandan Reuters'un sinema eleştirmeni Bob Tourtellotte, 'Oynadığı rol yardımcı rol gibi' diyerek, güzel yıldıza pek fazla şans tanımıyor.

'En İyi Kadın Oyuncu' dalında muhtemel adaylar:

Angelina Jolie

Geçtiğimiz yılın çok konuşulan filmlerinden 'A Mighty Heart'taki rolüyle Jolie'nin aday olması ihtimali yüksek. Filmdeki Fransız aksanıyla dikkat çeken yıldızın önündeki tek engel, filmin gişede beklenen başarıyı yakalayamaması.

Julie Christie

Variety dergisinin sinema eleştirmeni Anne Thompson, '66 yaşındaki Julie Christie 'Away Her'de canlandırdığı, eşini unutan Alzheimer hastası kadın rolünde olağanüstü' derken; bazı eleştirmenler Akademi'nin gençlere öncelik tanıyacağını düşünüyor.

Marion Cotillard

Boston Globe'un sinema eleştirmeni Ty Burr, Fransız aktris Marion Cotillard'ın 'La Vie En Rose'da canlandırdığı Edith Piaf rölüyle Oscar'a yakın olduğunu söylüyor. Ancak Hollywood'da pek fazla tanınmaması, işini zorlaştırıyor.

Ellen Page

Oscar'a aday olması beklenen en genç isim, 20 yaşındaki Ellen Page. 'Juno' filmindeki rolüyle eleştirmenlerden tam not alan genç yıldız için, 'Onda star ışığı var' yorumu yapılıyor. Öte yandan bazı eleştirmenler, beyazperde deneyimi az olan Page'i, şanssız buluyor.

'En İyi Erkek Oyuncu' dalında muhtemel adaylar:

Johnny Depp

Daha önce iki kez Oscar'a aday olan Johnny Depp, bu kez 'Sweeney Todd'la yine adaylık koltuğuna oturabilir. Bu filminde ilk kez şarkı da söyleyen Depp'i zorlayacak en önemli şey; diğer adayların çok güçlü isimler oluşu.

James Mcavoy

'Kefaret' filmindeki performansıyla beğeni kazanan James Mcavoy, bu filmle Oscar'a aday olabilir ancak 28 yaşındaki genç aktörün oyunculuğu için Thelma Adams, 'Güç fark edilecek bir yeteneğe sahip, akademi onu göz ardı edebilir' şeklinde konuşuyor.

Daniel Day-Lewis

Daniel Day-Lewis'e bu yıl Akademi kayıtsız kalamayacak gibi görünüyor. Ty Burr, 'Yeni filmi 'There Will Be Blood'daki rolüyle 2.5 saat süren filmi taşıyor' derken, bazı eleştirmenler filmi çok fazla 'kan'lı buluyor.

Denzel Washington

Ünlü aktör, 'American Gangster' adlı filminde hem acımasız bir katili hem de ailesine çok düşkün olan bir adamı canlandırıyor, yine çok başarılı ve Oscar'a yakın duruyor. Ancak bu filmdeki rolü, diğer filmlerine benzediği için Oscar adaylığı şansı az görünüyor.

'En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu' dalında muhtemel adaylar:

Javier Bardem

TY Burr, ünlü aktörün 'No Country for Old Men'deki oyunculuğunu Oscar'a yakın buluyor. Ancak oyunculuğundan çok özel hayatını öne çıkarması adaylık şansını azaltıyor.

Sacha Baron Cohen

'Borat' filmiyle üne kavuşan ünlü aktör, bu kez 'Sweeney Todd'da Borat'tan çok daha fazlasını yapabildiğini kanıtlıyor, ancak bazı eleştirmenler oyunculuğu yeterli bulmuyor.

Casey Affleck

Casey Affleck, 'The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford' filmiyle, rol arkadaşı Brad Pitt'i gölgede bırakıyor. Adaylığına kesin gözüyle bakılıyor.

Philip Seymour Hoffman

Thelma Adams, Hoffman'ın, 'Charlie Wilson's War'daki rolüyle, adaylık koltuğuna oturmasını bekliyor ancak 2006 yılında 'Capote'yle Oscar alması işini bu yıl zorlaştırıyor.

'En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu' dalında muhtemel adaylar:

Jennifer Garner

Variety'den Anne Thompson, 35 yaşındaki Garner'ın 'Juno'daki rolüyle adaylığına kesin gözüyle bakarken, Thelma Adams, 'Rolü hiç çarpıcı değil, adaylığı çok zor' diyor.

Amy Ryan

'Kızımı Kurtarın' adlı filmindeki rolüyle Oscar'a aday olması beklenen Amy Ryan'ın oyunculuğu, bazı eleştirmenler tarafından tatmin edici bulunmuyor.

Cate Blanchett

Oscarlı yıldız, 'I ** Not There' filmindeki Bob Dylan rolüyle zoru başardı. Bir erkeği canlandıran 38 yaşındaki yıldız için eleştirmenlerin çoğu, 'Adaylığı kesin' diye konuşuyor.

Tilda Swinton

47 yaşındaki oyuncu 'Avukat' filmindeki rolüyle göz dolduruyor ancak Swinton'ın oynadığı roller, filmlerin gişesine etki etmediği için adaylık şansı az.

sbuffy
15-01-08, 18:05
Yapımcılar Birliği Adayları (Producers Guild Nominations)

Yılın filmi
“The Diving Bell and the Butterfly” (Miramax)
“Juno” (Fox Searchlight)
“Michael Clayton” (Warner Bros.)
“No Country for Old Men” (Miramax/Paramount Vantage)
“There Will Be Blood” (Paramount Vantage/Miramax)

Yılın Animasyon filmi
“Bee Movie” (Dreamworks Animation)
“Ratatouille” (Walt Disney Pictures/Pixar Animation)
“The Simpsons Movie” (20th Century FOX)

Yılın Belgesel filmi
Body Of War” (Phil Donahue Productions/Mobilus Media)
“Hear And Now” (HBO)
“Pete Seeger: The Power Of Song” (The Weinstein Company)
“Sicko” (The Weinstein Company)
“White Light/Black Rain: The Destruction Of Hiroshima And Nagasaki” (HBO)

sbuffy
15-01-08, 20:00
Kelebek Kanatlarını Oscar'a Açtı

Geçtiğimiz pazar günü basın açıklaması ile kazananların öğrenildiği Altın Küre'lerden ikisi de yönetmenliğini Julian Schnabel'in yaptığı Kelebek ve Dalgıç filmine gitti. En iyi yabancı film ve en iyi yönetmen dallarında Altın Küre Ödülü'nü kucaklayan yönetmenin Oscar'da da iddalı olduğu söyleniyor. Akademi ödüllerinin her zaman bir ön habercisi olan Altın Küre'nin Julian Schnabel'e gitmesi, bir çok eleştirmeni bu konuda hemfikir yapmış. En İyi Yönetmen Oscar'ının Lumet'den sonraki en güçlü ismi Julian Schnabel. Oscar adayları 22 Ocak'ta açıklanacak ve 24 Şubat'ta kazananlar belirlenecek.

Kelebek ve Dalgıç'ı merak edenlere de hemen iyi haberi verelim: Film bu cuma vizyona giriyor.

kaynak:film.gen.tr

humble
16-01-08, 15:29
En İyi Yabancı Film adayları arasında 4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün ve Persepolis gibi favoriler yok!

(16 Ocak 2008) Oscar ödüllerinin verilmesine az bir süre kaldı. Şüphesiz bizi de heyecanlandıran "En İyi Yabancı Film" ödülünün aday adayları bu sene gerçekten sürpriz yaptı.

Beş tanesinin yarışa katılacağı dokuz film arasında 4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün ve Persepolis gibi ödüllü yapımlar bulunmuyor.

Hatta, yer almasına kesin gözüyle bakılan pek çok film listede yok. Aşağıdaki listeden beş tanesi ana yarışa katılma şansı elde edecek ve bir tanesi "En İyi Yabancı Film" Oscar ödülünün sahibi olacak.

"The Counterfeiters" (Avusturya); "The Year My Parents Went on Vacation" (Brezilya); "Days of Darkness" (Kanada); "Beaufort" (İsrail); "The Unknown" (İtalya); "Mongol" (Kazakistan); "Katyn" (Polanya); "12" (Rusya); ve "The Trap" (Sırbistan).

kaynak:www.beyazperde.com

4 ay, 3 hafta, 2 gün ü oscara aday etmeyeceklerini tahmin ediyodum ama persepolisi hiç tahmin etmemiştim. Ama böylesi daha iyi oldu heralde, bu sefer oscar jürisi bütün filmleri izlemiş gibi gözüküyo. Takva ve özellikle yaşamın kıyısındanın ilk 9 a girememesi ayrı bi üzüntü tabii...

sbuffy
16-01-08, 16:45
humble haber için teşekkürler.aday olacağına kesin gözüyle bakılan 4 Months, 3 Weeks and 2 Days,The Orphanage ,Once,The Diving Bell and the Butter gibi filmlerin olmaması ilginç.listeye bakılırsa genelde dönem savaş filmleri tercih edilmiş.acaba bu diğer kategoriler içinde bir ipucu olabilir mi zamanla görücez.

büyük ihtimal Persepolis animasyon,The Diving Bell and the Butter en iyi film,La Vie en Rose ile Marion Cotillard ile en iyi oyuncu dalında,Once en iyi şarkı veya senaryo dallarında aday gösterieleceği için bu kategoride yer almamış olabilir.

bu arada israilin Beaufort filminin akademinin geri çevirdiğine dair bir haber yayımlanmıştı görülüyorki malesef o haber yalanmış.bu adaylar içinde Katyninn ilk başe kalmasını ve ödülü almasını diliyorum.ama sanki beaufort kazanacakmış gibi bir his var.

bu arada BAFTAnın adayları belli oldu

en iyi film
AMERICAN GANGSTER – Brian Grazer/Ridley Scott
ATONEMENT – Tim Bevan/Eric Fellner/Paul Webster
THE LIVES OF OTHERS – Quirin Berg/Max Wiedemann
NO COUNTRY FOR OLD MEN – Scott Rudin/Joel Coen/Ethan Coen
THERE WILL BE BLOOD – JoAnne Sellar/Paul Thomas Anderson/Daniel Lupi

en iyi ingiliz film
ATONEMENT – Tim Bevan/Eric Fellner/Paul Webster/Joe Wright/Christopher Hampton
THE BOURNE ULTIMATUM – Frank Marshall/Patrick Crowley/Paul L Sandberg/Paul Greengrass/Tony Gilroy/Scott Z Burns/George Nolfi
CONTROL – Orian Williams/ Todd Eckert/Anton Corbijn/Matt Greenhalgh
EASTERN PROMISES – Paul Webster/Robert Lantos/David Cronenberg/Steve Knight
THIS IS ENGLAND – Mark Herbert/Shane Meadows

en iyi yönetmen
ATONEMENT – Joe Wright
THE BOURNE ULTIMATUM – Paul Greengrass
THE LIVES OF OTHERS – Florian Henckel von Donnersmarck
NO COUNTRY FOR OLD MEN – Joel Coen/Ethan Coen
THERE WILL BE BLOOD – Paul Thomas Anderson

en iyi orjinal senaryo
AMERICAN GANGSTER – Steven Zaillian
JUNO – Diablo Cody
THE LIVES OF OTHERS – Florian Henckel von Donnersmarck
MICHAEL CLAYTON – Tony Gilroy
THIS IS ENGLAND – Shane Meadows

en iyi uyarlama senaryo[/b
ATONEMENT – Christopher Hampton
THE DIVING BELL AND THE BUTTERFLY – Ronald Harwood
THE KITE RUNNER – David Benioff
NO COUNTRY FOR OLD MEN – Joel Coen/Ethan Coen
THERE WILL BE BLOOD – Paul Thomas Anderson

[b]en iyi yabancı dilde film
THE DIVING BELL AND THE BUTTERFLY – Kathleen Kennedy/Jon Kilik/Julian Schnabel
THE KITE RUNNER – William Horberg/Walter Parkes/Rebecca Yeldham/Marc Foster
THE LIVES OF OTHERS – Quirin Berg/Max Wiedemann/Florian Henckel von Donnersmarck
LUST, CAUTION – Bill Kong/James Schamus/Ang Lee
LA VIE EN ROSE – Alain Goldman/Olivier Dahan

en iyi animasyon film
RATATOUILLE – Brad Bird
SHREK THE THIRD – Chris Miller
THE SIMPSONS MOVIE – Matt Groening/James L Brooks

en iyi erkek oyuncu
GEORGE CLOONEY – Michael Clayton
DANIEL DAY-LEWIS – There Will Be Blood
JAMES McAVOY – Atonement
VIGGO MORTENSEN – Eastern Promises
ULRICH MÜHE – The Lives of Others

en iyi bayan oyuncu
CATE BLANCHETT – Elizabeth: The Golden Age
JULIE CHRISTIE – Away From Her
MARION COTILLARD – La Vie en Rose
KEIRA KNIGHTLEY – Atonement
ELLEN PAGE – Juno

en iyi yardımcı erkek oyuncu
JAVIER BARDEM – No Country for Old Men
PAUL DANO – There Will Be Blood
TOMMY LEE JONES – No Country for Old Men
PHILIP SEYMOUR HOFFMAN – Charlie Wilson’s War
TOM WILKINSON – Michael Clayton

en iyi yardımcı bayan oyuncu
CATE BLANCHETT – I’m Not There
KELLY MACDONALD – No Country for Old Men
SAMANTHA MORTON – Control
SAOIRSE RONAN – Atonement
TILDA SWINTON – Michael Clayton

en iyi görüntü yönetmeni
AMERICAN GANGSTER – Harris Savides
ATONEMENT – Seamus McGarvey
THE BOURNE ULTIMATUM – Oliver Wood
NO COUNTRY FOR OLD MEN – Roger Deakins
THERE WILL BE BLOOD – Robert Elswit

müzik
AMERICAN GANGSTER – Marc Streitenfeld
ATONEMENT – Dario Marianelli
THE KITE RUNNER – Alberto Iglesias
THERE WILL BE BLOOD – Jonny Greenwood
LA VIE EN ROSE – Christopher Gunning

kurgu
AMERICAN GANGSTER – Pietro Scalia
ATONEMENT – Paul Tothill
THE BOURNE ULTIMATUM – Christopher Rouse
MICHAEL CLAYTON – John Gilroy
NO COUNTRY FOR OLD MEN – Roderick Jaynes

sanat yönetmeni
ATONEMENT – Sarah Greenwood/Katie Spencer
ELIZABETH: THE GOLDEN AGE – Guy Hendrix Dyas/Richard Roberts
HARRY POTTER AND THE ORDER OF THE PHOENIX – Stuart Craig/Stephenie McMillan
THERE WILL BE BLOOD – Jack Fisk/Jim Erickson
LA VIE EN ROSE – Olivier Raoux

kostüm
ATONEMENT – Jacqueline Durran
ELIZABETH: THE GOLDEN AGE – Alexandra Byrne
LUST, CAUTION – Pan Lai
SWEENEY TODD: THE DEMON BARBER OF FLEET STREET – Colleen Atwood
LA VIE EN ROSE – Marit Allen

ses
ATONEMENT – Danny Hambrook/Paul Hamblin/Catherine Hodgson
THE BOURNE ULTIMATUM – Kirk Francis/Scott Millan/Dave Parker/Karen Baker Landers/Per Hallberg
NO COUNTRY FOR OLD MEN – Peter Kurland/Skip Lievsay/Craig Berkey/Greg Orloff
THERE WILL BE BLOOD – Christopher Scarabosio/Matthew Wood/John Pritchett/Michael Semanick/Tom Johnson
LA VIE EN ROSE – Laurent Zeilig/Pascal Villard/Jean-Paul Hurier/Marc Doisne

görsel efekt
THE BOURNE ULTIMATUM – Peter Chiang/Charlie Noble/Mattias Lindahl/Joss Williams
THE GOLDEN COMPASS – Michael Fink/Bill Westenhofer/Ben Morris/Trevor Woods
HARRY POTTER AND THE ORDER OF THE PHOENIX – Tim Burke/John Richardson/Emma Norton/Chris Shaw
PIRATES OF THE CARIBBEAN: AT WORLD’S END – John Knoll/Charles Gibson/Hal Hickel/John Frazier
SPIDER-MAN 3 – Scott Stokdyk/Peter Nofz/Kee-Suk Ken Hahn/Spencer Cook

makyaj/saç
ATONEMENT – Ivana Primorac
ELIZABETH: THE GOLDEN AGE – Jenny Shircore
HAIRSPRAY – Nominees TBC
SWEENEY TODD: THE DEMON BARBER OF FLEET STREET – Ivana Primorac
LA VIE EN ROSE – Jan Archibald/Didier Lavergne

kısa film
DOG ALTOGETHER – Diarmid Scrimshaw/Paddy Considine
HESITATION – Julien Berlan/Michelle Eastwood/Virginia Gilbert
THE ONE AND ONLY HERB MCGWYER PLAYS WALLIS ISLAND – Charlie Henderson/James Griffiths/Tim Key/Tom Basden
SOFT – Jane Hooks/Simon Ellis
THE STRONGER – Dan McCulloch/Lia Williams/Frank McGuinness

Butterbeer
16-01-08, 17:34
Kırmızı halının büyüsü (!)

Bu yıl senaryo yazarlarının grevini destekleyen oyuncuların törene katılmaması nedeniyle bildik ihtişamından yoksun bir şekilde açıklanan Altın Küre ödüllerine en çok İngilizler sevindi.

'Kefaret'i ödendi

Ne de olsa drama dalında 'En İyi Film' ödülü Joe Wright'ın yönettiği İngiliz yapımı 'Kefaret' filmine verildi. Lakin bu kadar İngiliz ağırlığının törensiz bir açıklamayla geçiştirilmek zorunda kalınması da yine en çok onları üzmüş. İşimiz olmadığından kırmızı halı seramonisinden mahrum kalan milyonlarca dolarlık moda dünyasının hayal kırıklığı bizi bağlamıyor... Lakin başrol oyuncusu güzel Keira Knightley'nin kırmızı halıda salındığını görememek onlarda hayal kırıklığı yaratmış. Çünkü sinemayla işi olmayan vatandaşın bile gözü bu halıya ilişiyor. Bu arada Tim Burton'ın 'Komedi /Müzikal' dalında 'En İyi Film' seçilen 'Sweeney Todd'u da İngiliz sermayesi ve Helena Bonham Carter gibi esaslı oyunculardan oluşuyor. Amerikalı olsa da başrolündeki Johnny Depp'in ödülü kapması da sevindirici bir gelişme...

Kaynak: Sabah / Günaydın

sbuffy
16-01-08, 20:25
80.Akademi Ödülleri Posteri
http://img220.imageshack.us/img220/3430/080116ah1.jpg

sbuffy
17-01-08, 12:27
Oscar'da yardımcı kadınların yarışı

Bu sene nispeten zayıf bir kapışmanın yaşandığı 'yardımcı kadın oyuncu' kategorisinde adaylık için şansı olan isimler de oldukça az. SAG ve Altın Küre desteğiyle yerini sağlamlaştıran oyuncular şimdiden kazanmak için propagandaya başlayabilir. Yarışı şu anda Amy Ryan önde götürüyor ama sürprizlere de hazırlıklı olmak gerek. İşte aday olma şanslarına göre sıraladığımız bu senenin 10 performansı.

1) Amy Ryan ("Kızımı Kurtarın"/"Gone Baby Gone")
Oldukça büyük beğeni toplayan Ben Affleck'in ilk yönetmenlik denemesi "Kızımı Kurtarın" senaryo ve erkek oyuncu adaylıkları için az da olsa bir şansa sahip. Ancak filmin çıkaracağı kesin bir adaylık var. Adaylığı garantileyen hatta şu anda kazanmaya en yakın isim olan Amy Ryan, filmde kızı kaçırılan hafifmeşrep bir kadını canlandırıyor ve onca entrika içinde de her daim canlı kalıyor. Şu ana kadar çoğunlukla tiyatrodaki başarılarıyla sınırlı bir kitle tarafından bilinen Ryan, 40'lı yaşlara yaklaşmasına rağmen Hollywood'da adeta yeni bir keşif muamelesi görüyor şu aralar. Eleştirmen birliklerinin neredeyse hepsinden ödülle dönen Ryan, Altın Küre ve SAG adaylıklarıyla birlikte Oscar yolundaki en sağlam isim.
2) Cate Blanchett ("I'm Not There")
Blanchett, belki "Elizabeth: Altın Çağ" ("Elizabeth: The Golden Age") ile kadın oyuncu yarışında yerini kesinleştirmedi ama onu bu sene en azından bu kategoride aday olarak göreceğimiz kesin. Todd Haynes'in sıradışı filmi "I'm Not There"de Bob Dylan'dan esinlenilerek yaratılan 6 karakterden Jude Quinn'i canlandıran oyuncu filmin en çok konuşulan öğesi olmuş durumda ve şu anda sektörün elindeki en yetenekli aktrislerden biri olarak en azından bu kategoride adaylığı kesin. Üstelik herşey yolunda giderse 'Elizabeth: Altın Çağ'la birlikte Blanchett bu sene hanesine iki adaylık birden yazdırabilir.

3) Tilda Swinton ("Avukat"/ "Michael Clayton")
Daha önce pek çok kere övgü dolu performansa imza atmasına rağmen henüz bir Oscar adaylığı alamamış olan Tilda Swinton, "Avukat" ile yüzü gülen oyuncular arasında yer alacak gibi gözüküyor. Adaylık şansı belki Blanchett veya Ryan kadar cepte değil; ama bu sene yardımcı kadın oyuncu kategorisinde iddialı isimlerin azlığı ve şu ana kadar filmin ödül sezonunda edle ettiği başarı ile Swinton da sonunda hakettiği adaylığı alacak gibi gözüküyor. Filmin güçlü gözükmeye çalışan kötü kadını Karen Crowder'ı canlandıran Swinton'ın rolündeki en cazibeli anlar ise şüphesiz karakterin kendine güvensizliğinin yansıtıldığı sahneler. Oyuncunun bu rolüyle SAG ve Altın Küre adaylıkları aldığını da hatırlatalım.

4) Catherine Keener ("Into The Wild")
Bağımsız filmlerin aranan oyuncusu Catherine Keener, Akademi'nin favorisi olduğunu daha önce aldığı iki Oscar adaylığıyla kanıtladı zaten. Sean Penn'in yönettiği "Into The Wild" ilk başlarda yarışa gerilerden başlasa da Oyuncular Birliği (SAG) sayesinde en azından Keener'a bir adaylık getirebilecek gibi gözüküyor. Film aslında çok daha fazlasını da yapabilir ama bunu daha net görebilmek için diğer sektör ödüllerini beklemek gerekiyor. SAG ve Altın Küre adaylığı ve eleştirmen cephesinden gelen destekle beraber Keener bu sene 3. Oscar adaylığına kavuşacak gibi gözüküyor.

5) Ruby Dee ("American Gangster")
Ridley Scott'ın son filminin Oscar'larda ne yapacağı hâlâ belli değil ama filmin içindeki onca albeninin yanında Ruby Dee'nin yıldızı ayrıca parlıyor. 83 yaşındaki emektar oyuncu filmde canlandırdığı Frank Lucas'ın annesi rolünde kısa oyun süresine rağmen gerek karakterin öyküsüne getirdiği insani boyut gerekse Washington'dan rol çalmasıyla adından çok bahsettirdi. Altın Küre'lerde ve Eleştirmen ödüllerinde bir varlık gösteremese de SAG adaylığıyla sektördeki oyuncuların gönlünü çaldığını kanıtladı. Üstelik emektar bir oyuncunun onore edilme şansını da düşünürsek Akademi burada duygusal davranıp Dee'ye adaylık verebilir.

6) Saoirse Ronan ("Kefaret"/"Atonement")
Ruby Dee'nin ensesinde soluyan bu genç oyuncu liste dışı bıraksam da sürpriz yapma olasılığı en yüksek olan kişi. "Kefaret" Oyuncular Birliği tarafından görmezden gelindi ancak Akademi üyesi olan –daha sınırlı sayıdaki- oyuncuları cezbetmiş olabilir. Briony karakterini canlandıran 3 oyuncudan biri olan Ronan, Romola Garai'ye gore çok daha şanslı çünkü filmin en albenili bölümlerinde oynuyor. Eğer 'Kefaret', Akademi'den destek görürse Ronan da Ruby Dee'yi adaylık koltuğundan edebilir.

7) Julia Roberts ("Charlie Wilson'ın Savaşı"/"Charlie Wilson's War")
Roberts'ın adaylık şansı pek yok ama Hollywood Yabancı Basın Birliği kendisine Altın Küre adaylığı verince yine de listeye koymak gerekiyor. Aslında eleştirmenlerden delicesine övgü almamasına rağmen film genel anlamda beğenildi ancak yine de şu anda adaylık şansları çok azalmış durumda. Roberts'a gelince aslında albenisi yüksek bir performans olduğunu söylemek mümkün. Oyuncunun şu ana kadarki imajına tamamen ters Texas'lı zengin, soğuk, güçlü ve kaya gibi sert bir kadını oynayan Roberts, filmde gözüktüğü sahnelerde adeta buz kesmenizi sağlayabiliyor. (Özellikle banyo sahnesine dikkat) Normalde Akademi'nin balıklama atlayacağı bir performans olsa da maalesef kamuoyunda destekçisi yok. Bu da adaylık şansını fazlasıyla zorluyor.


8) Jennifer Jason Leigh ("Margot at the Wedding")
Bu yılın beklediği ilgiyi göremeyen bağımsızlarından olan "Margot at the Wedding"le övgüler alsa da Jennifer Jason Leigh şu anda adaylığa uzak gözüküyor. Şu ana kadar bir kaç eleştirmen birliğinin bahsettiği performans bağımsız filmlere özel ödüllerde adaylık alsa da ne Altın Küre'de ne de SAG'de varlık gösteremedi. Ancak radar dışı kalan Jason Leigh Akademi'nin yabancı olmadığı bir isim. O yüzden listeye eklemekte fayda var.


9) Vanessa Redgrave ("Kefaret"/"Atonement")
"Kefaret"in verimli karakteri Briony'nin yaşlılığını oynayan Redgrave'in ekran süresi çok kısa belki ama yine de hatırı sayılır destekçisi ve birkaç tane Eleştirmen Birliği'nden aldığı adaylığı var. Ama filmde adaylığı çok daha fazla hakeden oyuncuların bile görmezden gelinme riski olduğunu düşünürsek Redgrave'in şansının az olduğunu kabul etmek gerek.

10) Marisa Tomei ("Şeytan Duymadan Önce"/"Before The Devil Knows You're Dead")
Sidney Lumet'nin son filmi "Şeytan Duymadan Önce" ödül sezonuna hızlı girse de devamını getiremedi. Tomei'nin yanında tüm oyuncuların performanslarının övgüyü hakettiği film SAG ve Altın Küre'de adından söz ettiremedi. Tomei, Akademi tarafından sevilen bir oyuncu ve filmde de gayet elle tutulur bir oyun veriyor. Ancak biraz süreden biraz da karakterin sığlığından kaynaklanan bir dezavantajı var.

kaynak:sinema.com,K.D.Yılmaz

sbuffy
18-01-08, 14:59
Yazarlar ve Yapımcılar'ın seçimleri!

Amerikan Oyuncular Birliği (SAG) ve Yönetmenler Birliği'nin (DGA) ardından Amerikan Yazarlar Birliği (WGA) ile Yapımcılar Birliği (PGA) de bu seneki favorilerini seçtiler. Sektör ödülleri içinde en önemlileri sayılan bu dört organizasyonun belirlediği adaylar ise 'en iyi film' yarışında öne çıkanları açık bir biçimde gözümüzün önüne seriyor. İşte bu sene yazarlar ile yapımcıların favorileri; ve 'en iyi film' yarışında son durum...

Her ne kadar grevleriyle Hollywood'u sarssalar ve Altın Küre Ödül Töreni'ni iptal ettirseler de Amerikan Yazarlar Birliği (WGA) kendi ödülleri için adaylıklarını açıklamaktan da geri kalmıyor. Ancak yine de şunu belirtmekte fayda var; sinema ve TV dünyasında geçen senenin en iyi senaryolarının onurlandırılması için yapılan organizasyon için WGA'in kendisi de ödül töreni düzenlememe kararı aldı. Yani herhangi bir çifte standart durumu yok. Lafı fazla uzatmadan bu yılki sinema dalında en iyi senaryo adaylarına bakalım:
Yazarlar Birliği Adayları

Orijinal Senaryo

"Juno"
"Avukat" ("Michael Clayton")
"The Savages"
"Kaza Kurşunu" ("Knocked Up")
"Lars and the Real Girl"

Uyarlama Senaryo
"No Country for Old Men"
"Kan Dökülecek ("There Will Be Blood")
"Kelebek ve Dalgıç ("The Diving Bell and the Butterfly")
"Into the Wild"
"Zodiac"
Diğer yandan Oscar'da 'en iyi film' yarışını şekillendiren dördüncü büyük sektör ödülü Yapımcılar Birliği'nin (PGA) bu sene yılın en iyisi olarak aday gösterikleri filmler şöyle:

Yapımcılar Birliği Adayları

"Kelebek ve Dalgıç" ("The Diving Bell and the Butterfly")
"Juno"
"Avukat" ("Michael Clayton")
"No Country for Old Men"
"Kan Dökülecek" ("There Will Be Blood")

Üç film açık ara önde…

Daha önce bu sayfalarda yer verdiğimiz Oyuncular (SAG) ve Yönetmenler Birliği'nin (DGA) de seçimlerini göz öndünde bulundurursak, Hollywood'un hatırı sayılır dört kesiminden birden destek alan filmler; "No Country for Old Men", "Kan Dökülecek" ("There Will Be Blood"), ve "Avukat"ın ("Michael Clayton") 'En İyi Film' yarışında bir adım önde olduğunu söyleyebiliriz.
Bunun yanında 4'te 3 yapan "Into the Wild", "Juno" ve "Kelebek ve Dalgıç" ("Diving Bell and the Butterfly") da 4 ve 5. sıra için yarışıyor gibi gözüküyorlar. "Juno"nun yönetmeni Jason Reitman'ın Yönetmenler Birliği tarafından aday gösterilmemiş olması ve "Kelebek ve Dalgıç"ın herhangi bir oyuncusunun Oyuncular Birliği (SAG) adayları içinde bahsedilmemiş olması filmlerin şansını düşürüyor. Diğer yandan "Into the Wild"ın da oldukça etkili oldukları bilinen Yapımcılar Birliği'nden (PGA) adaylık alamaması düşündürücü. Akademi'de oyuncuların büyük bir çoğunluğu oluşturduğunu düşünürsek "Juno" ve "Into the Wild" daha avantajlı gözüküyorlar. Bu durumda yönetmenlerin adaylık belirleme kısmında "Kelebek ve Dalgıç"a sahip çıkıp yönetmen Julian Schnabel'i 'en iyi yönetmen' Oscar'ına aday göstermesi söz konusu olabilir. Bu da sık sık karşılaştığımız filmi, 'en iyi film'e aday olmayan 'lone director' koltuğunun bu seneki en büyük adayının Schnabel olduğunu gösteriyor.

"Kefaret", yeni bir "Iwo Jima" olur mu?

Yıla büyük iddialarla başlayan ve Altın Küre'de büyük ödülü kucaklayan "Kefaret" bu manzaraya bakarsak 'en iyi film' şansını tamamen kaçırmış gözüküyor. Ama elbette sektör ödülleri her şeyi garantilemiyor. Bunun en yakın örneği de geçen sene yaşandı. "Iwo Jima'dan Mektuplar"ın bu dört büyük birliğin hiçbirisinden adaylık almamış olmasına rağmen Oscar'da 'en iyi film' adayı olması büyük bir şok yaratmıştı. Ancak bunun çok makul bir açıklaması vardı; Dreamworks bir pazarlama hatası yaparak Clint Eastwood'un filmini son anda yarışa sokmuş ve bu yüzden de çoğu birlik üyelerine filmin tanıtım amaçlı DVD'si ulaşamamıştı, ancak Akademi üyeleri filmi izleme olanağı bulmuş ve büyük kategorilerde de adaylık vermişti. Bu sene ise "Kefaret" için aynı durum söz konusu değil. O yüzden bir sürpriz yapma ihtimali zor.

Ama diğer yandan Drama kategorisinde 'Altın Küre' kazanan bir filmin Oscar'a 'en iyi film' dalında aday olamaması da pek alışılır bir durum değil. Altın Küre'lerin 65 yıllık tarihinde bu durumu yaşamış sadece 3 film bulunuyor. "Cennetin Doğusu" ("East of Eden", 1955), "Spartacus" (1960) ve "The Cardinal" (1963). Drama dalında Altın Küre'de 'en iyi film' ödülünü alıp aynı kategoride Oscar'a aday bile gösterilmeyen üç film konumundalar ve eğer "Kefaret" de bu filmlerle aynı kaderi paylaşırsa 63'ten beri hiç yıkılmayan bir kural da yerle bir olacak.

Tabii ki Akademi'nin burada farklılığından da bahsetmek gerekiyor. Meslek birlikleri, Hollywood'da çalışan herkesin üye olduğu kurumlarken Akademi ise bunların içinden 'seçilmiş' yaklaşık 8000 civarında kişiden oluşuyor. Dolayısıyla Akademi üyeleri her zaman temsil ettikleri geniş tabanlarla uyuşmayabiliyorlar. Ama dediğimiz gibi bunlar sadece istisna. Elbette "Kefaret"i kurtarmak için 'filmi seven ve genel tehlikenin farkına önceden varıp bunu önlemek için filmi oy pusulalarında birinci sıraya yerleştiren üyeler olabilir' senaryosunu da ortaya atabiliriz.

kaynak:sinema.com,K.D.Yılmaz

sbuffy
18-01-08, 15:02
Oscar öncesi tüm meslek birliklerinin listeleri!

8 meslek birliği:
"No Country for Old Men" — ACE, ADG, ASC, CAS, DGA, PGA, SAG (3), WGA

7 meslek birliği:
"There Will Be Blood" — ACE, ADG, ASC, DGA, PGA, SAG (1), WGA

5 meslek birliği:
"Avukat" (Michael Clayton) – ACE, ADG, DGA, PGA, SAG (3), WGA
"Kelebek ve Dalgıç" (The Diving Bell and the Butterfly) — ASC, ADG, DGA, PGA, WGA

4 meslek birliği:
"Into the Wild" — ACE, CAS, DGA, SAG (4), WGA

3 meslek birliği:
"Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street" — ACE, ADG, VES (1)
"300″ — ADG, CAS, VES (1)
"Son Ultimatom" (The Bourne Ultimatum) — ACE, ADG, CAS
"Hairspray" – ACE, CAS, SAG (1)
"Harry Potter and the Order of the Phoenix" — ADG, CDG, VES (3)
"Juno" — ACE, SAG (1), WGA
"Pirates of the Caribbean: At World's End" — ADG, ACE, VES (6)
"Ratatouille" — ACE, ADG, VES (4)

2 meslek birliği:
"American Gangster" – ADG, SAG (2)
"Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikasti" (The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford) — ASC, SAG (1)
"Kefaret" (Atonement) — ADG, ASC
"Elizabeth Altın Çağ" (Elizabeth The Golden Age) — ADG, SAG (1)
"Altın Pusula" (The Golden Compass) — ADG, VES (1)
"Lars and the Real Girl" — SAG (1), WGA
"Transformers" — CAS, VES (5)
"Zodiac" — WGA, VES (2)


Kısaltmalar:

ACE: Kurgu (American Cinema Editors)
ADG: Sanat Yönetmenliği (Art Directors Guild)
ASC: Görüntü Yönetmenliği (American Society of Cinematographers)
CAS: Ses (Cinema Audio Society)
CDG: Kostüm (Costume Designers Guild)
DGA: Yönetmen (Directors Guild Association)
PGA: Yapımcı (Producers Guild Association)
SAG: Oyuncu (Screen Actors Guild) – parantez içindeki sayılar kaç adaylık aldığını gösteriyor.
VES: Görsel Efekt (Visual Effects Society)
WGA: Senaryo (Writers Guild Association)

kaynak:sinema.com,K.D.Yılmaz

sbuffy
21-01-08, 16:57
Yabancı Film kategorisini eleştiren makaleden alıntılar:
Seçilen filmler için protesto o kadar fazla ve hızlıydı ki komitenin kürsü başkanı bu sorunlu kategorideki prosedürleri değiştirmeyi önereceklerine yemin etti.tartışmalar yine hız kazandı.Yabancı Dilde Film kategorisi ,kozmopolit ve global film kültürünün dışında kaldı.

sbuffy
22-01-08, 12:21
Oscar'da erkek oyuncuların yılı!

Oscar heyecanının iyiden iyiye yaklaştığı şu günlerde erkek oyuncular arasında da tatlı bir rekabet başladı.

Bu sene erkek oyuncuların yılı diyebiliriz, tıpkı erkek oyuncu kategorisinde olduğu gibi yardımcı erkek oyuncu kategorisinde de birbirinden güçlü performanslar Oscar adaylığı için yarışıyor. Fakat büyük ödül için asıl yarışın Javier Bardem ve Casey Affleck arasında olacağı düşünülmekte.

1- JAVIER BARDEM- NO COUNTRY FOR OLD MEN

No Country for Old Men’in film olarak kendinden oldukça söz ettirmesinin yanında, filmin kilit karakterini canlandıran İspanyol oyuncu Javier Bardem’in unutulmaz performansı da kimi zaman film hakkındaki tartışmaların da önüne geçti. Film Cannes Film Festivali’nde gösterildiğinden beri Javier Bardem’in Oscar yarışında güçlü olacağın herkes tahmin ediyordu fakat verilen ödüllerin ardından oyuncunun sadece adaylık için değil büyük ödül için de en büyük favori olduğunu gösteriyor. Bardem, Akademi’ye çok da yabancı bir isim değil. Daha önce 2000 yılının ödüllerinde Before Night Falls filmi ile yabancı dilde bir performans olmasına rağmen en iyi erkek oyuncu kategorisinde adaylık almayı başarmıştı ve büyük bir çoğunluk ödülü Bardem’in hak ettiğini düşünüyordu. Fakat o sene Oscar “Gladiator, 2000” filmi ile Russell Crowe’a gitmişti. Bakalım bu sene Akademi Bardem’in hayranlarına kendini affetirebilecek mi?

2- CASEY AFFLECK-THE ASSASINATION OF JESSE JAMES BY COWARD ROBERT FORD

Bu sene Casey Affleck’in yılı oldu diyebiliriz. Uzun yıllar ağabeyi Ben Affleck’in gölgesinde kalsa da arada kendini gösterme fırsatı bulduğu bağımsız filmlerle kendine bir hayran kitlesi oluşturan Affleck, bu sene iki filmdeki performansıyla övgü üstüne üvgü alarak Hollywood’da adından baya söz ettirdi. Bu filmdeki performansının yanında, ağabeyinin ilk yönetmenlik denemesi olan “Gone Baby Gone” filmindeki başrolüyle de eleştirmenleri kendine hayran bırakan Affleck, sonbahardan beri iki performansıyla da Oscar radarındaydı. Fakat erkek oyuncu kategorisinin kalabalık olması, The Assasination of Jesse James by Coward Robert Ford’daki performansının daha Oscar’lık yorumlar alması ve başrol olmasına rağmen oyuncunun stüdyonun Oscar taktiği ile yardımcı erkek oyuncu kategorisinde konumlandırılması oyuncuyu bu dalın ikinci favorisi yapmış durumda. Şu ana kadar sezon boyunca yardımcı erkek oyuncu ödüllerini Bardem ile paylaşan Affleck’in Oscar zamanı geldiği zaman Hollywood’daki tanınmışlığı ve Amerikalı olması nedeniyle Oscar’ı kucaklama ihtimalinin de olduğunu söyleyebiliriz.

3- TOM WILKINSON- AVUKAT “MICHAEL CLAYTON”

Yılın en iyi filmlerden biri olan Avukat “Michael Clayton” film olarak başarısının yanında filmin üç oyuncusuna da övgü dolu eleştiriler getirmişt ve şimdi bu üç oyuncu ödül sezonuyla birlikte aldıkları övgülerin meyvelerini toplamaya başladılar. Tom Wilkinson ise kendi kategorisinde ödüllere ulaşamasa da hemen hemen her adaylık listesinde adı anıldı. Daha önce 2001 yılının ödüllerinde Yatak Odasında “In the Bedroom” filmi ile erkek oyuncu dalında adaylık alan İngiliz oyuncu bu sene ikinci adaylığını garantiledi diyebiliriz.

4- HAL HALBROOK-INTO THE WILD

Erkek oyuncu yarışında da belirttiğimiz gibi Akademi’nin hiç adaylık almamış usta oyunculara karşı bir sempatisi olduğunu söylemiştik. Bu kural aslında daha çok yardımcı oyuncu kategorilerinde geçerli olmakta. Into the Wild’ın son bir iki haftadır ödül sezonundaki yükselişi ve filmin yönetmeni Sean Penn’in Hollywood’da en çok saygı duyulan isimlerden biri olması ile beraber filmin önemli dallardaki adaylıkları kesin gibi görünüyor. İşte filmin bu başarısıyla beraber, çok iyi eleştiriler alan Hal Halbrook’un adaylığa çok yakın olduğunu söyleyebiliriz. Geçen sene asıl favori, tüm yardımcı erkek oyuncu ödüllerini toplayan Eddie Murphy olmasına rağmen Oscar’ı sürpriz bir şekilde usta oyuncu Alan Arkin’e kaptırmıştı. Bunun gibi bir sürprizi bu sene de Hal Halbrook’un yapma olasılığı hiç de düşük değil.

5- PHILIP SEYMOUR HOFFMAN- CHARLIE WILSON’S WAR

Bu sene üç filmle adından söz ettiren Oscar’lı oyuncu Philip Seymour Hoffman’ın bu kategoride adaylık alma şansı çok daha yüksek. Her ne kadar Oyuncular Birliği’nden adaylık alamasa da, eleştirmen ödüllerinde adının anılması ve oyuncunun bu sene birçok filmde çok iyi performanslar vermesi nedeniyle, Akademi oyuncuyu bir adaylıkla ödüllendirecektir. Hoffman’ın yeri her ne kadar garanti olmasa da adaylığa oldukça yakın.

6- TOMMY LEE JONES- NO COUNTRY FOR OLD MEN

No Country for Old Men ‘in bir diğer çok konuşulan oyuncusu Tommy Lee Jones. Usta oyuncu filmde gerçekten etkileyici bir performans sergilemesine rağmen ödül sezonunda sadece Oyuncular Birliği’nden aldığı adaylıkla yetinmek zorunda kaldı. Bunun en büyük nedenleri şöyle sıralayabiliriz; öncelikle oyuncunun hangi kategoride yarışacağına stüdyonun bir süre karar verememesi, bu durum oyuncunun diğer ödüllerde büyük ihtimal oylarının bölünmesine yol açtı, ikincisi ise Javier Bardem’in performansının filmdeki diğer oyuncuların performansından daha çok öne çıkması. Bu durumda Akademi Ödülleri’nde Jones’un nasıl bir başarı göstereceği şu an muallakta. Fakat oyuncunun daha önce bir Oscar’ının olması ve Hollywood’daki “efsane oyuncu” konumuyla Oscar’larda Hoffman’ın yerini çalarak bir adaylık kapabilir.

7- JOHN TRAVOLTA- SAÇ SPREYİ “HAIRSPRAY”

Yardımcı erkek oyuncu kategorisinde yarışın bir sürpriz olmazsa Travolta’nın da bulunduğu bu yedi performansın arasında geçeceği tahmin edilmekte. Fakat bu yedi performans içinde en az şans maalesef John Travolta’nın. Film geçen yaz Amerika’da vizyona girdiğinde her ne kadar filmin oyuncuları içinde en çok Travolta’nın adı geçse de, oyuncu ödül sezonunda sadece daha önceden tahmin edilen bir Altın Küre adaylığıyla yetinmek zorunda kaldı. Travolta ancak film Akademi tarafından çok beğenilirse, ki gidişat pek onu göstermiyor, kendine ilk beşte bir yer edinebilir.

8- MAX VON SYDOW- DALGIÇ VE KELEBEK “THE DIVING BELL AND THE BUTTERFLY”

Film şu ana kadar dağıtılan hemen hemen her ödülde adını duyurmayı başardı ve sürpriz bir şekilde bu senenin güçlü en iyi film adaylarından biri olma yolunda ilerliyor. Fakat filmin hiçbir oyuncusu bu başarıdan payını ödül bazında alamadı. Filmin daha çok bir “yönetmen” filmi olması bunun en büyük nedenlerinden biri. Usta oyuncu Sydow’un ismi hiçbir ödülde anılmasa da filmdeki kısa bölümünün en can alıcı ve duygusal anlardan birini oluşturduğu söylenmekte. Bu durumda sürprizlere açık olan bu kategoride eleştirilere bakarsak Sydow’un bir sürpriz yapma olasılığı var. Filmin Hollywood’da da büyük bir sevigiye karşılanması usta oyuncuya bir adaylık getirebilir ama çok düşük bir ihtimal.


9- BEN FOSTER- 3:10 TO YUMA

Genç oyuncu Ben Foster’ı, Türk televizyon izleyicileri Six Feet Under dizisinden hatırlayacaktır. Oyuncunun bu ilk önemli sinema macerası Foster’ın önünü açmış gibi duruyor. Unutulmaz bir kötü karakter portresi çizen Foster hem çok iyi eleştiriler aldı hem de ödül sezonu öncesi Oscar yarışında adı geçecek gibi duruyordui, maalesef tahmin edilen olmadı. Filmin genel olarak unutulması ve Foster’ın pek tanıdık bir isim olmaması oyuncunun şansını oldukça düşürdü diyebiliriz. Fakat oyuncunun bu listeye girmesinin nedeni, filmin Oyuncular Birliği’nden aldığı en iyi oyuncu kadrosu performansı adaylığı. Bu kategori genelde Oyuncular Birliği ödüllerinin en iyi film kategorisi olarak görülmekte. Bu da gösteriyor ki film Akademi’nin en büyük oy kitlesini oluşturan oyuncular tarafından beğenilmiş durumda. Stüdyo ise bu adaylıktan sonra tekrar umutlanarak son dakikada büyük bir kampanya hazırlığına girdi. İşte bu noktada Foster’ın performansı yeteri kadar akademi üyesi tarafından görülürse adaylık listesine girebilir.

10- PAUL DANO- KAN DÖKÜLECEK “THERE WILL BE BLOOD”

İzleyiciler Dano’yu geçen sene Küçük Gün Işığı “Little Miss Sunshine, 2006” filmindeki sorunlu ergen rolündeki performansıyla hatırlayacaklardır. Bu sene ise genç oyuncu Daniel Day Lewis ile karşı karşıya oynama şerefine erişti ve oyuncunun performansına gelen eleştirler gerçekten heyecan verici. Fakat Day Lewis’in performansı kimi zaman filmin önüne o kadar çok geçiyor ki, Dano’nun performansının hatırlanmasına engel oluyor diyebiliriz. Paul Dano’nun Oscar adaylığı hayali ancak film Akademi tarafından çok sevilirse gerçekleşebilir, fakat gidişat göteriyor ki filmin “saygı duyulan ama heyecanla karşılanmayan” bir Oscar adayı olacağı. Bu durumda Dano’nun şansı oldukça düşük görünüyor

kaynak:sinema.com,Ali Deniz Şensöz

sbuffy
22-01-08, 12:53
Golden Tomato Ödülleri

http://img297.imageshack.us/img297/5439/tomatoyp9.jpg

Golden Tomato Ödüllerinde eseyirci ve eleştirmenler tarafından en beğenilen filmler animasyon dalındakiRatatouille ve dram filmi Once oldu.

liste:
En İyi Romantik film Atonement
En İyi Drama Filmi Away From Her
En İyi Gerilim Filmi No Country for Old Men
En İyi Korku Filmi Grindhouse
En İyi Komedi Filmi Juno
En İyi Aksiyon Filmi The Bourne Ultimatum
En İyi Bilimkurgu Fantastik film Harry Potter and the Order of the Phoenix
En İyi Belgesel Sico
En İyi Yabancı Dilde Film Lives of Others
En İyi Aile Filmi Enchanted

metacritic.coma göre en iyi eleştiri alan 20 film
Ratatouille (96)
Killer of Sheep (94)
The Diving Bell and the Butterfly (92)
There Will Be Blood (92)
No Country for Old Men (91)
Persepolis (90)
No End in Sight (89)
Once (88)
Away from Her (86)
This Is England (86)
The Savages (85)
The Bourne Ultimatum (85)
Offside (85)
Knocked Up (85)
Atonement (85)
The Host (85)
In the Shadow of the Moon (84)
Before the Devil Knows You’re Dead (84)
The King of Kong: A Fistful of Quarters (83)
Triad Election (83)

humble
22-01-08, 12:58
oscar adayları açıklanmadan önce kendi aday listemi buraya yazmak istedim. En iyi film adaylarımda herkesinde tahmin ettiği gibi "no country for old men", "there will be blood olacak". Bunların adaylığına kesin gözüyle bakıyorum. Diğer aday bu senenin "little miss sunshine" ı olarak görülen "juno" olurbüyük ihtimal. Little miss sunshine ile aynı anları yaşşıyo nerdeyse bu yıl. Bir diğer aday eleştirmenlerin çok destek verdiği "sweenny todd" olabilir. Henüz izlemedim ama berakla bekliorum. Son adayda bana kalırsa "into the wild" filmi olacak.

En iyi bayan oyuncu adaylarına gelince şu 4 bayan oyuncunun aday olacağı kesin Julie Christie, Marion Cotillard, Ellen Page ve Angelina Jolie... Beşinci aday bence Amy Adams olacak. Çok taze bir yetenek ve hiçte oscara yönelik olmayan bir rolü başarıyla canlandırmış. Oscar jürisinin gözünden kaçmaz umarım.

En iyi erkek oyuncu kategorisinde Daniel-day lewis, George Clooney, Viggo Mortensen kesin adaylık kapacaklardan... Diğer tahminler James mcawoy, Emilie Hirsch, Danzel Washington ve Ryan gosling... Buradan James mcawoy ve Ryan goslingi çıkartabilirim. Mcawoy'un performansının yetersizliği, Gosling'inde abartı sınırlarını aşması onlara adaylık şansı getirmeyecek sanırım.

En iyi yardımcı erkek oyuncu kategorisinde javier bardem, casey affleck, tom wilkonson adaylıkları kapacak. Diğerlerini bende tahmin edemicem. bu kategoride çok fazla aday oyuncu var.

En iyi yardımcı bayan oyuncu adaylıkları amy ryan, cate blanchett ve tilda swinton ile başlar. Gerisi bence Atonement filminde en iyi performansı gösteren Saoirse Ronan ile gelir. Son adaylıkta American Gangster'deki performansı ile göz dolduran Ruby Dee gelir heralde.

Benim adaylarım böyle akşama doğru gerçek adayları öğrenicez.
Not: Sbuffy'e çok teşekkürler bütün oscar haberlerini, adaylık bilgilerini burada yayınladğı için tekrardan saolasın...

sbuffy
22-01-08, 13:55
teşekkürler humble.

bende adaylarımı söylüyüm.
film dalında,The Diving Bell and the Butterfly,No Country For Old Men,There Will Be Blood ve Juno.sweeney todd veya into the wild da süpriz yapabilir.

yönetmen dalında,coenler,paul thomas anderson,roger deakins ve tim burton.ridley scott veya david fincher sürpiz aday olabilir.

bayan oyuncu dalında,Julie Christie, Marion Cotillard, Ellen Page.bence Helena Bonham Cater süpriz aday olabilir.

erkek oyuncu dalında,Daniel-Day Lewis,Denzel Washington ve Johhny Depp ile Philip Seymour Hoffman da bu kategoride süpriz adaylar olabilir

yardımcı bayan oyuncu dalında,cate blanchett,amy ryan,ruby dee,catherine keener

yardımcı erkek oyuncu,javier bardem,robert downey jr.,casey Affleck,marcus carl franklin.Tommy Lee Jones süpriz yapabilir.

orjinal senaryoda,juno,once,eastern promises,4 Months, 3 Weeks and 2 Days
adaptasyon senaryo,atonement,There Will Be Blood,zodiac,no country,...The Diving Bell and the Butterfly

kurgu:Bourne,Zodiac,American gangster

yabancı dilde film,katyn,12,Beaufort

sanat yönetmeni,Atonement,Sweeney Todd,Elizabeth: The Golden Age

animasyon,Persepolis,simpsons,Ratatouille,bee movie süpriz yapabilir.

kazanmasını dilediklerim: yönetmen tim burton,erkek oyuncu johnny depp,bayan oyuncu marion cotillard,yardımcı bayan oyuncu cate blanchett,yardımcı erkek oyuncu javier bardem,yabancı film katyn,orjinal senaryo 4 months,3 weeks and 2 days,uyarlama senaryo there will be blod,kurgu zodiac

sbuffy
22-01-08, 15:23
Oscar töreni ya-pı-la-cak!

Oscar yarışında finale kimlerin kaldığı bugün belli oluyuyor.

Coen kardeşlerin yeni filmi 'No Country For Old Man', Altın Küre'den zaferle çıkan 'Kefaret', 'There Will Be Blood' ve düşük bütçeli komedi 'Juno'nun en iyi film dalında aday gösterilmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Hollywood yazarlarının grevinin 24 Şubat'taki Oscar törenini nasıl etkileyeceği merak edilirken Akademi'den yapılan açıklama, yazarlar 'gözcü hattı' kursalar bile, ünlü oyuncular olsa da olmasa da törenin yapılacağı yönünde. Grevdeki yazarların törenin düzenlendiği salonun önünde 'gözcü hattı' kurmaları üzerine oyuncular bu hattı geçmeyeceklerini açıklamış ve Altın Küre töreni iptal olmuştu.

kaynak:ekolay.net

sbuffy
22-01-08, 17:54
http://www.resimekle.gen.tr/files/memjzi7eqx5kjdqhb585.jpg
En İyi Film
Atonement
Juno
Michael Clayton
No Country For Old Men
There Wil Be Blood

En İyi Yönetmen
The Diving Bell and the Butterfly-Julian Schnabel
No Country For Old Men-Joel Coen-Ethan Coen
Juno -Jason Reitman
Michael Clayton- Tony Gilroy
There Will Be Blood-Paul Thomas Anderson

En İyi Orijinal Senaryo
Juno
Michael Clayton
Savages
Lars and The Real Girl
Ratatouille

En İyi Uyarlama Senaryo
Atonement
No Country For Old Men
There Wil Be Blood
Away From Her
The Diving Bell and the Butterfly

En İyi Görüntü Yönetmeni
The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
The Diving Bell and the Butterfly
Atonement
No Country For Old Men
There Wil Be Blood

http://www.resimekle.gen.tr/files/zlgv2188e9ej8nahlot2.jpg
En İyi Bayan Oyuncu
Ellen Page-Juno
Julie Christie-Away from Her
Marion Cotillard -La Vie en Rose
Cate Blanchett -Elizabeth: Golden Age
Lauro Linney-The Savages

http://www.resimekle.gen.tr/files/adyftvxsc8s2ywloiilj.jpg
En İyi Erkek Oyuncu
George Clooney- Michael Clayton
Daniel-Day Lewis-There Will Be Blood
Johhny Depp -Sweeney Todd
Tommy Le Jones -In the Valley of Elah
Viggo Mortensen -Eastern Promises

http://www.resimekle.gen.tr/files/drekx8yossbfnytyv7ay.jpg
En İyi Yardımcı Bayan Oyuncu
Cate Blanchett-I'm Not There
Ruby Dee-American Gangster
Saoırse Ronan-Atonement
Amy Ryan-Gone Baby Gone
Tilda Swinton-Michael Clayton

http://www.resimekle.gen.tr/files/9mz0iyfz0d42ysm04649.jpg
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Javier Bardem-No Country For Old Men
Casey Affleck-The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
Philip Seymour Hoffman -Charlie Wilson's War
Hal Holbrook-Into the Wild
Tom Wilkinson-Michael Clayton

En İyi Yabancı Dilde Film
Katyn
12
Beaufort
The Counterfeiters
Mongol

En İyi Animasyon
Persepolis
Ratatouille
Surf's Up

En İyi Belgesel
Sicko
No End In Sight
Operation Homecoming: Writing the Wartime Experience
Taxi To The Dark Side
War/Dance

En İyi Sanat Yönetmeni
American Gangster
Atonement
The Golden Compass
Sweeney Todd
Thre Will Be Blood

En İyi Kostüm Tasarımı
Across The Universe
Atonement
Elizabeth:Golden Age
La Vie En Rose
Sweeney Todd

En İyi Kurgu
Bourne
Into The Wild
No Country For Old Men
There Will Be Blood
The Diving Bell and the Butterfly

En İyi Makyaj
La Vie En Rose
Norbit
Pirates of the Caribbean: At World's End

En İyi Ses Kurgusu
Bourne
No Country For Old Men
There Wil Be Blood
Transformers
Ratatouille

En İyi Ses Mikyajı
Bourne
No Country For Old Men
3:15 To Yumo
Transformers
Ratatouille

En İyi Görsel Efekt
The Golden Compass
Transformers
Pirates of the Caribbean: At World's End

En İyi Müzik
Atonement
The Kite Runner
Michael Clayton
Ratatouille
3:10 Yuma

En İyi Şarkı
Falling Slowly-Once
Happy Working Song-Enchanted
Raise It Up-August Rush
So Close-Enchanted

That’s How You Know-Manhattan'da Sihir

misskrueger
23-01-08, 00:12
Adaylara baktıgımda gerçeten şaşırtıcı bir tablo.Helena Bonham Carter'ın aday olmasını umuyordum.Keira Knightley ve James McAvoy'un aday olmamalarıda ayrı bir hayal kırıklıgı.Özellikle James McAvoy.

Butterbeer
23-01-08, 00:59
Adaylara baktıgımda gerçeten şaşırtıcı bir tablo.Helena Bonham Carter'ın aday olmasını umuyordum.Keira Knightley ve James McAvoy'un aday olmamalarıda ayrı bir hayal kırıklıgı.Özellikle James McAvoy.

Kesinlikle, Atonement eminim pek çok ödül alacaktır.Ama keşke Joe, James ve Keira'nın da adaylıkları olsaydı.Özellikle J. Wright'ın yönetmen katagorisinde aday gösterilmemesine çok şaşırdım.

padme_01
23-01-08, 10:53
aslında keiranın aday olmasını beklemiyordum ama james mcavoyun kesinlikle aday olacağını düşünüyordum.sonuç benim içinde sürpriz oldu.bu adaylar içerisinde benim kalbimden geçen kişi johnny deep umarım bu defa o kazanır

sbuffy
23-01-08, 11:03
kateorilerde aday olan filmleri seyreden biri olarak şunu sdöylemek zorundayım ki aday olan oyuncular keira ve jamesten çok daha iyilerdi.bu keira ve jamesin kötü olduğu anlamına da gelmez ama diğer oyuncular normal oyunculuk standartının çok üzerinde bir performans sergilemişler.bu yüzden oyuncu kategorisi beni şaırtmadı.

yönetmen kategorisinde cohen ve andersonın adaylığını bekliyordumtim burtonundabu kategoride yarışmasını çok isterdim ama malesef akademi yine burtonı görmezden geldi.bu sonuç beni şaşırtmadı ama tüm eleştirilere rağmen aday olmayışı hayal kırıklığı yarattı.bu kategori de dahil en süpriz gelişme michael claytondı.george clooneyin akademi gözündeki ayrıcalığı bir kez daha kanıtlandı.dizimaniac daha önce konuştuğumuz gibi:img-wink:

bir diğer süprizde harrypoter için geçerli.bence görsel efekt ve sanat yönetiminde golden compasstan daha başarılıydı.ama malesef akademi yine amerikan yapımı kotajını kullandı tıpkı narniada olduğu gibi.

sbuffy
23-01-08, 11:38
There Wil Be Blood: 8 adaylık
No Country Old For Men: 8 adaylık
Michael Clayton: 7 adaylık
Atonement: 7 adaylık
Ratatouille : 5 adaylık
The Diving Bell and the Butterfly : 4 adaylık
Juno : 4 adaylık
Sweeney Todd: 3 adaylık
La Vie En Rose : 3 adaylık
Bourne : 3 adaylık
Transformers : 3 adaylık
American Gangster : 2 adaylık
Elizabeth : Golden Age : 2 adaylık
Into the Wild : 2 adaylık
The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford : 2 adaylık
Away from Her : 2 adaylık
Pirates of the Caribbean: At World's End : 2 adaylık
Golden Compass: 2 adaylık
The Savages : 2 adaylık
3:10 to Yuma : 2 adaylık
In the Valley of Elah : 1 adaylık
Eastern Promises : 1 adaylık
Across The Universe :1 adaylık
Once : 1 adaylık
August Rush : 1 adaylık
I'm Not There : 1 adaylık
Enchanted : 1 adaylık

sbuffy
23-01-08, 11:45
http://www.ntvmsnbc.com/news/279767.jpg

http://www.ntvmsnbc.com/news/279762.jpg

http://www.ntvmsnbc.com/news/279759.jpg

http://www.ntvmsnbc.com/news/279764.jpg

http://www.ntvmsnbc.com/news/279765.jpg

kaynak:ntvmsnbc

sbuffy
23-01-08, 11:47
TÖREN İPTAL EDİLEBİLİR

24 Şubat’ta NTV’den de canlı yayınlanacak törenin sunuculuğunun 2006 yılında da olduğu gibi ünlü komedyen Jon Stewart üstlenecek. Törene dair en önemli soruysa elbette, yazarlar grevinin Altın Küre’deki gibi bir iptale yol açıp açmayacağı.

Hollywood yıldızları, Altın Küre de olduğu gibi greve destek verip, töreni boykot etme kararı alırsa ödül töreni iptal edilebilir.

Bu arada töreni boykot edebilecek kişiler arasında öncelikle George Clooney ve Keira Kneightley’nin adı geçiyor.

kaynak:ntvmsnbc

sbuffy
23-01-08, 16:29
Oscar Adayları: “Kefaret” oyuna geri döndü!

“Kefaret” son haftalarda yediği darbelerin ardından tekrar ayağa kalktı ve yarışa nispeten güçlenerek devam ediyor. “Juno” beklenenin üstünde bir performans gösterirken Sean Penn’in “Into the Wild”ı ise büyük umutlar beslenmesine rağmen hüsranla karşılaştı. Coen’ler ve P.T. Anderson ise şüphesiz bugünün en mutlu isimleri… İşte bu seneki Oscar adaylarının analizi.

Daha önce de belirttiğim gibi büyük 4 meslek birliğinin 4’ünden de adaylık almış olan “Avukat” (Michael Clayton), “Kan Dökülecek” (There Will Be Blood) ve “No Country for Old Men”in en iyi film başta olmak üzere pek çok adaylık alması bekleniyordu. Amerikan eleştirmenlerinden çok büyük övgü almayıp ardından da meslek birlikleri’nin ödüllerindeki soğuk duş etkisi yaratan başarısızlıklarıyla yarıştaki şansını düşüren “Kefaret”in (Atonement) içinde bulunduğu çıkmazdan da aynı yazı içinde bahsetmiştim. Altın Küre’lerde ‘en iyi drama’yı kazanan filmin geçen seneki “Iwo Jima’dan Mektuplar”la aynı yolda gitmiş olma ihtimali de gerçekleşmiş gözüküyor. “Kefaret”in elde ettiği adaylıklara bakarsak filme özellikle teknik kategorilerden sorumlu üyelerin destek çıktığı da görülebilir. Tabii işin güzel yanı, Yazarlar Birliği (WGA) ve Oyuncular Birliği (SAG) üyeleri kendi ödüllerinde filmi dışlarken, aynı birliklere üye olan Akademi’nin ilgili alandaki isimleri bu ilgisizliği göstermemiş olması şüphesiz. “Kefaret”in senaryo ve yardımcı kadın oyuncu dalındaki adaylıkları da bunun bir göstergesi.

Yine aynı yazıda “Kelebek ve Dalgıç”ın (The Diving Bell and the Butterfly) yüksek ihtimalle yönetmen adaylığıyla yetinebileceğini de yazmıştık. Ancak burada beklentileri tamamen boşa çıkaran bir film de mevcut. “Juno” ve “Kelebek ve Dalgıç”la beraber sektör ödüllerinde adından bahsettiren Sean Penn’in yönettiği “Into the Wild” maalesef beklenen adaylıklarda resmen duvara tosladı. Sadece yardımcı erkek oyuncu ve kurgu kategorilerinde ilk beşe girebilen film, beklenenin aksine; erkek oyuncu, yardımcı kadın oyuncu, senaryo, yönetmen ve en iyi film dallarında umudunu kaybetti. Aslında bu üç filmden en mütevazı gözüken “Juno” en şaşırtıcı atağı gerçekleştirdi. Çoğunlukla senaryosu ve başroldeki Ellen Page’le anılan film, yetenekli genç yönetmen Jason Reitman’a bir adaylık getiremeyecek gibi gözüküyordu, üstelik sırf bu yüzden ‘en iyi film’ yarışını da kaçıracağı söyleniyordu. Ancak Akademi üyesi olan yönetmenler, bağlı oldukları Yönetmenler Birliği’nden farklı düşündüklerini gösterdi ve genç yönetmene bir adaylık kazandırdı.

Oyuncularda büyük sürprizler...

Kadın oyuncu yarışında adaylığı cepte gibi gözüken Angelina Jolie “Güçlü Bir Yürek”le (A Mighty Heart) dışarıda kaldı. Onun yerine ise çok tatlı bir sürpriz olarak Laura Linney geldi. “The Savages”la övgü toplasa da şu ana kadar kayda değer hiçbir organizasyonda adı geçmeyen Linney haliyle radarın dışında kalmıştı. Ancak kadın oyuncularla ilgili tahminlerimde söz konusu Oscar olunca Linney’e her zaman bir şans vermek gerektiğinden bahsetmiştim ve nitekim Akademi oyuncuyu ne kadar sevdiğini bir kere daha kanıtladı.

Erkek oyuncularda da büyük şok Tommy Lee Jones’dan geldi. Ödül sezonunun başlarında iddialı olabileceği söylenen ancak aldığı kötü eleştirilerle herhangi bir ödülde adından bahsedilmeyen “In The Valley of Elah”da performansı iyi bulunsa da usta oyuncu filmin vasatlığından zarar görmüş gözüküyordu. Ancak henüz izleyemediğimiz filmdeki performansıyla Akademi oyuncuya bir adaylık daha vermiş oldu. Jones’un bu son andaki çıkışı ise “Lars and the Real Girl”le bir adaylık beklentisi yaratan Ryan Gosling’i hüsrana uğratmıştır şüphesiz. Bu arada kişisel bir görüş olarak şunu da eklemek isterim ki Tommy Lee Jones’un buradaki adaylığının yanında “No Country for Old Men”le ‘yardımcı erkek oyuncu’ kategorisinde de görülmesi gerekirdi, ama oyuncu en azından bir adaylık almış oldu. Bunun yanında yardımcı erkek oyuncu ve kadın oyuncu kategorilerinde ise ufak çapta sürprizlerle karşılaşıldı. Ancak bu isimlerin sürpriz yapabileceklerini de daha önce belirtmiştik.

Genel olarak tatmin edici adaylarla karşılaştığımız bu sezonda yarışın bundan sonra nasıl ilerleyeceğini ise önümüzdeki haftalarda göreceğiz. Şimdi bu adaylarla beraber ilginç bazı bilgilerden bahsedelim.

"Ratatouille", 5 dalda adaylık kaparak Oscar tarihinde en fazla adaylık alan 2. animasyon olma onurunu "Alaaddin"le paylaştı. Asıl rekor ise 6 adaylıkla ('en iyi film' adaylığı da bulunan) "Güzel ve Çirkin" ("Beauty and the Beast"), aynı zamanda animasyon haliyle Pixar'ın en çok adaylık getiren işi oldu.

"Persepolis"in yaratıcısı Marjan Satrapi, animasyon film kategorisinde aday gösterilen ilk kadın oldu.

Hiç Oscar kazanamadan en çok adaylığı bulunan isim olarak ünlenen ses miksajcısı Kevin O'Connell 20. adaylığını aldı.

Cate Blanchett, "Elizabeth: The Golden Age"le Oscar tarihinde aynı karaktere can verip iki sefer de aday olan ilk kadın oyuncu ünvanını kazandı. Blanchett ayrıca aynı senede iki adaylık birden alan 11. oyuncu oldu.

"American Gangster"la aday olan Ruby Dee, 83 yaşında ve kendisi Oscar tarihinde aday gösterilen en yaşlı 2. oyuncu ünvanını elde etti. (Birincilik "Titanic"le Gloria Stuart'a ait.)

"Into the Wild"la aday olan Hal Holbrook ise 82 yaşında ve erkek oyuncular içinde 'en yaşlı aday' rekorunu elinde bulunduran Ralph Richardson'ı da bir yarı yılla geçmiş bulunuyor.

Tommy Lee Jones, Oscar'da başka SAG'de (Oyuncular Birliği) başka filmlerle adaylık almış ilk erkek oyuncu.

"Kaldırım Serçesi" ile aday olan Marion Cotillard, eğer bu ödülü kazanırsa kendi dilinde oynayarak Oscar kazanan ilk Fransız oyuncu olacak.

Eğer Julie Christie Oscar'ı alacak olursa, 42 sene sonra ikinci Oscar'ını kazanmış olacak ve Helen Hayes'in 38 senelik rekorunu kıracak.

Ve son olarak bu sene pek görülmeyen bir şey oldu ve 20 oyunculuk kategorisi toplam 18 film arasında paylaşıldı. Birden fazla oyunculuk adaylığı alan tek film ise "Avukat" ("Michael Clayton")

kaynak:sinema.com,K.D.Yılmaz

sbuffy
23-01-08, 16:48
Bu Oscar'ların içinden çıkılmaz

80. Oscar adayları arasında küçük sürprizler var. 'There Will Be Blood' ve 'No Country for Old Man'in sekizer adaylık kazandığı Oscar'da 'Kefaret'in başrol oyuncularına adaylık çıkmadı. Eleştirmenler durumu 'içinden çıkılmaz' olarak nitelendiriyor

2007 yılının merakla beklenen Oscar adayları dün Los Angeles'ta düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Adaylar beklentilerin pek dışına çıkmadı, Oscar'lar her sene olduğu gibi bu sene de tahminlere uygun adaylara odaklandı. Belki de tek şaşırtıcı yanı iki filmin birden sekizer dalda aday gösterilmesiydi. Son 20 yılda, en çok dalda aday gösterilen filmlerden 16'sının en iyi film ödülüne layık görüldüğü Oscar'larda, bu kez ipi kimin göğüsleyeceğini tahmin etmek güç. Çünkü hem 'There Will Be Blood' hem de 'No Country for Old Men' en iyi film dahil toplam sekizer dalda aday gösterildi.

'Kefaret'in oyuncuları yok
Oscar'lı Cate Blanchett, 'Elizabeth: Altın Çağ' filmindeki rolüyle en iyi kadın oyuncu, 'I'm Not There' filmiyle de yardımcı kadın oyuncu dallarında aday olurken, kuşkusuz bu yılın en çok ilgi gören filmlerinden 'Kefaret'in başrol oyuncuları Keira Knightley ve James McAvoy'un aday gösterilmemeleri sürprizdi. 80'inci Oscar'ın şaşırtan diğer oyuncu adaylıkları ise erkek oyuncuda Irak Savaşı'nı ele alan 'In The Valley of Elah'daki rolüyle Tommy Lee Jones, kadın oyuncuda ise Laura Linney'di. 'Kefaret'ten tek oyuncu adaylığı ise, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında, bu yıl kendinden oldukça bahsettiren Saoirse Ronan'a nasip oldu.
Eleştirmenlere göre, kadın oyuncu kategorisinde, ikisi de bu yıl Altın Küre alan Julie Christie ve Marion Cotillard'ın şansları çok yüksek. En iyi erkek oyuncu dalında da Daniel Day Lewis'in ezici bir üstünlüğe sahip olduğu söyleniyor. Eleştirmenler yardımcı erkek oyuncuda ise Javier Bardem'in en iddialı isim olduğu konusunda birleşiyor.
En İyi Film kategorisinde yılın sessiz gelip geçen filmlerinden biri olan 'Avukat'ın aday olması beklenmeyen bir gelişmeydi. En iyi senaryo dalında ise, bir animasyon filmi olan 'Ratatuy'un adaylar arasında gösterilmesi ise pek sık rastlanmayan bir başarı.
24 Şubat'ta açıklanacak Oscar ödüllerinde, ödüller kadar ilgi çekici bir diğer soru ise, her yıl dünya çapında milyonlarca seyirciyi ekran başına çeken görkemli ödül töreninin, Altın Küreler'in akıbetine uğrayıp uğramayacağı. Yetkililer geleneksel Oscar töreninin bu yıl da gerçekleşeceğinin altını ısrarla çizse de, senaryo yazarlarının grevine destek olmak amacıyla oyuncuların Altın Küre'ye katılmama kararını verdiği 13 Ocak'tan beri grev cephesinde değişiklik olmadı.

kaynak:radikal

sbuffy
23-01-08, 17:07
Holbrook ve Dee

Uzun zaman sonra Hal Holbrook and Ruby Deeın kıymeti bilinerek adaylık verildi.Holbrook yardımcı erkek dalında aday gösterilen en yaşlı oyuncu.Holbrook bu ay 83.ne girecek,Ruby Dee ise 83 yaşında.

Ruby Deenin Do the Right Thing (1989)ile aday gösterilmeyip görmezden gelinmesi büyük skandaldı.Aynı şekilde Holbrook da All the President’s Men(1976) ile aday olmuş olmalıydı.Şimdi iki oyuncuda oscar yarışında.

sbuffy
24-01-08, 17:34
Yabancı dilde film kategorisinde aday olan Katyn ve 12, belgesel dalında aday olan War/Dance ve Cate Blanchetta yardımcı bayan oyunculuk adaylığı getiren I'm Not There 5-20 Nisan arasında yapılacak 27. İstanbul Film Festivali'nde gösterielcek filmler arasında.

sbuffy
25-01-08, 12:00
En İyi Yabancı Dilde Aday filmlerden;

The Mongol (Cengiz Han) 14 mart,
Die Falscher - The Counterfeiters (Kalpazanlar) 28 martta ülkemizde vizyona girecek.

sbuffy
25-01-08, 14:22
Marvel Studios ve Yazarlar Birliği geçici olarak anlaşma sağladı.anlaşmanın şartları açıklanmadı.Marvel Studios başkanı David Maisel, 'Iron Man' , 'The Incredible Hulk,' ve yeni projeler 'Captain America,' 'Thor,' 'Ant-Man,' ve 'The Avengers,' da senaristlerle çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

sbuffy
27-01-08, 11:37
Daniel Kenealy yazısından alıntılar:

80.Akademi ödül töreni iptal etmesi halinde sanayinin 310 milyon dolardan fazla para kaybedeceği söyleniyor.

Film Studyoları: 80 milyon dolar
Tv:120 milyon dolar
oyuncular:10 milyon dolar
tekstil: 50 milyon dolar
parti organizasyonu: 6 milyon dolar
çiçekçiler:1 milyon dolar
fotoğrafçılar:8 milyon dolar
Limuzin sürücüleri:700,000 dolar
Korumalar/güvenlik görevlileri:3 milyon dolar
saç/makyajcılar:2 milyon dolar
Halkla İlişkiler:300,000 dolar
diğer maliyetler:130 milyon dolar

bu rakamlardan toplam 411 dolarlık bir sonuç çıkıyor.şunu söylemeliyim ki bu grev önemli bir ekonomik darbeye neden oluyor.

En büyük süpriz en iyi aktör dalında yarışacak Tommy Lee Jonesdu.benim için şimdiye kadar AMPASın yaptığı en hoş süprizdi.

Michael Claytonın önemli dallarda aday olacağı inkar edilemezdi ama ben insanların niye bu filmin en iyi film dalında ödül kazanacağını söylediklerini anlamıyorum.millet siz bunu duymalısınız,film kazanmayacak.

Daniel Day Lewis ve Javier Bardemin kazanacağını düşünürken bayan adayların kategorileri tam bir başağrısı.ben hala oyuncular birliğinin Julie Christie gibi bir efsaneyi ödüllendirmeyeeceklerini sanıyorum.Marion Cotillard ve Ellen Page sahnelerine çılgınca çalışmışlar.özellikle Cottilard tüm oyuncuların hayalini süsleyen bir rolü oynadı.yardımcı bayan oyuncu dalında ise Cate Blanchett önde gözüküyor.

dizi_maniac
27-01-08, 23:23
Haftalar sonra nihayet foruma gelebildim...
Merhababye
sbuffy, deadley_angel, humble ve diğer arkadaşlara haberler ve tüm paylaşımları için çok teşekkürler... zevkle okudum.

Dersler yüzünden haftalardır sinema ve sinema haberlerinden uzak kaldımdı.
Bu esnada neler neler olmuş...
Golden Globe ödül töreni, grev yüzünden sönük geçmiş....
Heath Ledger vefat etmiş...
Oscar ödül töreni de grevden ötürü tehlikedeymiş...
Johnny Depp komedi/müzikal dalında en iyi erkek oyuncu altın küreyi almış...
ve daha bir sürü yeni haberler...

Senaristlerin grevi ile dayanışma konusunda başı çeken isim : George Clooney. Kim ne derse desin, bu adam ilersi için siyasete soyunuyor ve şimdiden hazırlıklara başladı bile. Oyuncular sendikası bile Clooney'in "şunu yapacaksınız, bunu yapacaksınız" gibi talimatların dışına çıkmıyor. Golden Globe töreni öncesi Clooney , yapımcı+oyuncu meslektaşlarını tek tek şahsen arayarak "kibarca" senaristlerin grevine destek vermelerini istemiş.

Diyeceğim şu ki : bu sene Oscar töreni boykot edilecek olursa, bu boykotun gerçekleşmesindeki en etken faktörlerden biri Clooney olacaktır.
George tüm çabalarına rağmen babası Nick Clooney'i 2004 yılında, ABD temsilciler meclisine seçtiremediydi. Şimdi siyasi çevrelerde edindiği pozisyonunu, ileriye dönük olarak kendisi için kullanıyor ve bundada bir hayli başarılı.
Kendisi şiddetli Bush karşıtı ve sıkı bir Barack Obama taraftarı olarak biliniyor.
Bu adamın edindiği güç gerçekten muazzam boyutlarda. Her ne kadar Akademi yönetimi bu sene ki oscar töreninin her halukarda yapılacağını duyurmaya çalışsada, Clooney göz dağı vermekten çekinmiyor.
Umarım Clooney ve senaristler birliğinin dayatmaları, bu sene ki törene engel olamaz ve bizlerde ancak senede bir tanık olduğumuz bu muhteşem gecenin görkeminden mahrum kalmayız....

Seni bilemem sevgili sbuffy ama benim için Oscar töreni, çocukluğumdan bu yana büyük heyecanlarla ve kalp çarpıntıları ile izlediğim yegane TV gecesidir.
Herkesin bir tutkusu vardır. (Veya olmalıdır?:img-wink: ) benimkisi de sinema.
ilk oscar gecemi ÇOK iyi hatırlıyorum....
Yurt dışında büyüdüm. ilk okuldayım, yıl 1991. Ertesi gün erken kalkma zorunluluğum olmasına rağmen oscar töreni gecesini naklen veren alman televizyonundan izleyebilmek için, ailemden zar zor yalvara yalvara izin alabilmiştim.
O sene aday olan tüm filmlere abimler beni daha öncesinden sinemaya götürmüşlerdi ve izleyebilmiştim.

Çok iyi hatırlıyorum, GHOST- Patrick Swayze+Demi Moore filminde göz yaşlarına boğulmuştum,
BABA 3 - filminden nefret etmiştim, hiç birşey anlamamıştım (diğer Baba 1+2 yi izlememiştim henüz)
GOOD FELLAS-Sıkı Dostlar, filminin çok iyi bir "mafya" filmi olduğunu düşünmüş,ama izlerkende bir çok sahnesinden korkmuştum ve abimler beni ilk yarıda eve yollamışlardı...
AWAKENINGS-Uyananlar; filminde de Robert DeNiro'ya rağmen neredeyse sıkıntıdan esneyip durmuştum (belkide konuyu kavrayamayacak kadar küçüktüm?)
Ama hepsinden çok KURTLARLA DANS EDEN , ayaklarımı yerden kesmişti. Abimlere çok yalvarmalarım sonucu beni ikinci kez o filme götürmüşlerdi. izlemeye doyamıyordum. Oysa okuldaki arkadaşlarım bile filmi çok sıkıcı bulmuşlardı ve benim bu filmi bu kadar beğenmeme anlam veremiyorlardı...

Ve o sene bu saydığım filmler "en iyi film kategorisinde" aday olmuştu.
Annem GHOST'un almasını istiyordu. Babam ve abimler GOOD FELLAS-SIKI DOSTLAR alacaktır diye kesin gözüyle bakıyorlardı. Bir tek ben Kurtlarla Dans Eden almalı diyordum.

Gecenin ilerleyen dakikalarında Kurtlarla Dans Eden 6 tane oscar almıştı zaten ve "en iyi film" kategorisinin; törenin en sonunda açıklanacağı için, ailem "bu film zaten 6 ödül aldı, en iyi film ödülünü alamaz artık" demelerine rağmen ben inatla alacak diyordum.

Ailemle iddiaya girmiştim, eğer benim dediğim film "en iyi "film ödülünü alacak olursa bundan böyle , kayıtsız şartsız her sene oscar-gecesini izleyebilecektim, izin almama gerek kalmayacaktı.

Ve o an geldi çattı ... "and the oscar goes to..." denildiğinde, evde herkes çekirdek yemeyi kesmiş, sessizlik olmuştu ve ben kendi kalp çarpıntımın sesini duyar gibi olmuştum...
" and the oscar goes to... Dances With Wolfes ! "
Çığlık atarak ayağa fırladığımı ve salonumuzun içinde tıpkı filmdeki gibi bir kızılderililer-dansı yaptığımı hatırlıyorum:)
Ve ertesi gün okulda : " Ben size demiştiiiiiiiim" diye gururla şişinmiştim: )
O geceden itibaren , her sene oscar-töreni gecesini izin almaksızın özgürce izleyebildim : )

Ödülü Kevin Costner kucaklamıştı ama "zafer" benimdi : ))

Oscar törenin ihtişamı esnasında, kırmızı halı geçiti, sunucunun esprileri, teşekkür konuşmaları ve her defasında "and the oscar goes to..." heyecanının bende ki yeri apayrıdır.
Dilerim ... evet bütün kalbimle diliyorum ki, inşallah tören gecesine kadar senaristler derneği ile akademi ; olumlu bir şekilde uzlaşırlar ve Clooney gibi kimi yapımcıların ve oyuncuların "işte biz BU kadar güçlüyüz, bizim sözümüz geçer, korkun bizden" tavırlarına ve güç gösterilerine kurban giderek, gecenin görkeminden mahrum kalmayız....

Gelelim bu senenin adaylarına :
deadley_angel, arkadaşım... biliyorum senin yüreğin en başından beri ATONEMENT için çarpmakta ama bana gücenme ne olur, yılın en iyi filmi ödülünü kesinlikle hak etmediğini düşünüyorum. Hele ki No Country For Old Men ve There Will Be Blood gibi filmlerin karşısında?!
Yine de en-iyi-film heykelciğini alacak diye ödüm kopuyor!

Atonement'i biraz "fazlaca" oscar-kritlerlerine göre "kasten" çekilmiş buluyorum. Yani her şeyi ile akademinin kılıfına göre uydurulmuş... gibi bir hissi vermişti bana. Akademi sanki bu "çabanın" karşılığını vermek istercesine kategorilerin nerelerine sıkıştırsak diye bir telaşa girmiş sanki?
Uyarlama senaryo dalında dahi Dalgıç Ve Kelebek'in karşısına bile Atonement'i sıkıştırmış olmaları beni üzdü.
Atonement'in zayıf bir film olduğunu söylemiyorum , bende severek izledimdi, ama 7 adaylığı hak edecek boyutlarda bir film olduğunun kanısında değilim... en azından sinema adına!
Tabi ki akademi dünyanın en önemli sinema ödüllerini veren kurum olduğu için , genelde "sinema adına" bir uğraş içersinde değiller... "bizim" kriterlerimiz geçerlidir diye gövde gösterileri zaten herkesce malumdur.
Keira ve McAvoy'u severim... fakat kesinlikle yılın performanslarını sergilemedikleri aşikar ( iyiki aday olmamışlar!). Hatta yardımcı-kadın kategorisine Saoirse Ronan'ı bile aday göstermeleri bana resmen komik geldi diyebilirim.
Destansı aşk filmlerin yönetmenliğini iyi yapabildiğini ispatlamış olan Joe Wright artık kulvar değiştirmeli diye düşünüyorum.
Joe Wright'in Aşk ve Gurur +Kefaret 'in dışında hiç bir sinema filmi olmadığını biliyormuydun? Daha önceleri bir kaç önemsiz dizi ve kısa filmler çekmiş.
Kötü bir yönetmen olduğunu söylemiyorum ama destansı anlatımlarla "etki" peşinde olmayı bırakmalı artık... bundan böyle ondan daha farklı hikayeler izlemeyi umut ediyorum. Tabi bu sadece benim fikrim sevgili deadley_angel, umarım bana gücenmiyorsundur?

Yönetmenler adaylıklarına gelince, sbuffy... her ne kadar Coen kardeşleri hayranı olsamda... Julian Schnabel'in Dalgıç Ve Kelebek için girdiği fedakarlıkları okuyunca, pes dedim. Pes vallahi! Özverinin bu kadarı karşısında ancak şapka çıkarılır! Bilmem, sen ne düşünüyorsun bu konuda?

Aday olan neredeyse tüm filmleri izledim sbuffy ve orjinal senaryo da benim favorim kesinlikle Michael Clayton. Senaryo'nun ele alış biçimi beni çok şaşırttı doğrusu. Fakat bu kategorinin dışında başka bir ödüle kavuşmasından yana değilim. Sende izleyebildin mi, senin fikrin nedir?

En iyi erkek oyuncu adayları içersinde gönlümde yatan elbette ki Johnny Depp ama sanırım büyük ihtimalle Daniel Day-Lewis alacaktır... ve Day-Lewis'in There Will Be Blood'da ki performansını izlediysen eğer heykelciği bileğinin hakkı ile alacağından şüphe duyamıyor insan. Unutulması imkansız ve dehşet bir performans gerçekten!
Johnny bu sene de eli boş dönecek gibi geliyor bana, fakat en azından bu sefer Day-Lewis gibi kendi ayarında olan usta bir oyuncunun karşısında "yenilecektir".

Cate Blanchett ... ikimizin gönlünün eşsiz kraliçesi, bak iki dalda da aday olabildi. Gözümüz aydın : ) Biliyorum sen, en-iyi-kadın kategorisinde aday olmasın , yardımcı-kadın da aday olsun diyordun ama bence Cate'imize iki adaylıkta çok yakıştı doğrusu:img-wink:

Marion Cotillard'ın performansı, evet haklısın muazzam ve en iyi-kadın-ödülünüde sonuna kadar hak ediyor...
fakat akademi yabancı dilde çekilmiş bir filmden en-iyi-oyuncu ödülünü verecekmidr sence? inşallah Marion'u sadece adaylıkta bırakarak hakkını yemezler.
Ellen Page veya Laura Linney'e ödülün gideceğini pek sanmıyorum... ve Julie Christie ye giderse ödül, açıkcası üzüleceğim...
The Savages 'da Laura Linney'i izledim ve orada cidden çok düzgün bir iş çıkarmış fakat Sweeney'de ki Helana Bonham Carter'in performansı çok daha üstün, bana göre, (ama aday bile olamadı :( )
Akademinin bu -tim burton- antipatisini anlayabilmiş değilim!!

yardımcı-kadın adaylıklarında bak görüyormusun , burada da çıktı karşımıza gıcık Amy Ryan? : ) Bu kategori de Cate alamazsa ödülü, akademinin büyük "gaf"larından biri daha olmuş olur kanısındayım. Biliyorum sende benimle aynı fikirdesin arkadaşım:img-yes:


en-iyi-yardımcı-erkek-oyuncu da; Casey ve Javier arasında gidip geliyorum. Dürüstce söylemem gerekirse, gönlümde Casey var ama sinema adına Javier almalı... bunu inkar edemem. Senin bu konuda ki düşüncen nedir? Bununla ilgili bir şey dememişsin hiç? Yoksa benim mi gözümden kaçtı?

Ah ah oscar'larda maalesef komedi/müzikal kategorisi yok ... olsaydı Sweeney acaba ipi göğüsleyebilirmiydi? Yoksa akademinin "kankası" olan Disney productions dan Enchanted mı alırdı?
Bunların mantığına akıl sır ermiyor ki?!?:bilmim

Animasyon da favorim Persepolis. hikayesi ve içeriğinden ötürü Persepolis gerçekten güzel ve izlenilesi fakat animasyon tekniğinde ki " emek" göz önünde bulundurulduğunda tartışmasız Ratatouille öne çıkıyor. Persepolis buna karşın daha "zahmetsiz" bir yapıt.

En-iyi-yabancı-film de Beaufort'un adaylığını görünce az kalsın kalbim duracaktı !! :img-fear2
Ama sana demiştim dimi sbuffy? Akademi bu filmi sırf siyasi açıdan taraf tutma politikası güderek aday göstereceği belliydi zaten...
Katyn'i hala izleyemedim sbuffy. Hiç bir yerde bulamıyorum. Sen izleyebildin mi arkadaşım?

En-iyi-belgesel 'de Sicko'yu izledim. Eh işte, fena değil. Ama Taxi To The Dark Side belgeseli (bir isviçre kanalı evvelsi hafta verdi TVde-cehenneme giden taxi- diye) akıllara durgunluk veren gerçekleri bütün çıplaklığı ile , belgeler, tarihler ve orjinal mekanlarda ki çekimleri ile MUTLAKA izlenilmesi gereken bir belgesel !
Amerikan ordusunun , Bagram Hava Üssün de ki esirler-tutuklular kampındaki işkence ve soruşturma metodlarını tüm ayrıntıları ile veriyor.

Belgesele ismini veren "taxi" ise, afganlı bir taksi şoförünün , iki müşterisini başka bir şehire götürürken durdurulup, bagajında "sakıncalı" maddler bulundu iddiası üzerine Bagram da ki kampa götürülmeleri, orada günlerce, haftalarca, aylarca binbir çeşitli metotlarla -terör bağlantılarını itiraf ettirmek amaçlı- yapılan işkenceleri ve daha 3üncü haftasında bu taksi şoförünün ve 2 müşterisinin tamamen suçsuz oldukları ortaya çıkmasına rağmen (bagajda hiç bir sakıncalı, bomba imalatına yarayacak madde olmadığı ve taksiyi dururan afgan kökenli bir askerin iftira attığı ortaya çıkmıştı, çünkü bu afgan asıllı asker , amerikalılara teslim ettiği her şüpheli "kelle başına" komisyon aldığı, ortaya çıkmıştı) yinede bu suçsuz günahsız 3 kişi özgür bırakılmadıkları gibi, Bagram üssünden çıkarılıp Guantanamo'ya götürülmüşler ve sorgulama-işkencesi orada devam etmiş.
Gerek Bagram Üssün deki kampta, gerek Guantanamo daki kampta görevli askerler, her "itiraf" ettirebildikleri "terörist" başına , prim veya terfi alıyorlarmış. Ve uyguladıkları akıl almaz işkenceler karşısında elbette her tutuklu eninde sonunda "itiraf" ediyor, ona söylenen herşeyi kabul ediyor, işkence bitsin diye.
sbuffy... bu belgeselde daha o kadar çok şok edici ayrıntı var ki... say say bitmez. Mutlaka izlemeni tavsiye ederim.
Akademinin bu belgesele heykelciği vermeyeceğinden adım gibi eminim, nedense?:img-cool2
Sicko gibi, amerikanın sağlık sistemini eleştiren bir belgesele vereceklerini sanıyorum....

Adaylıklara baktığımda sbuffy, senin için, senin adına gözlerim Zodiac'i aradı... ama yok?
Sanırım sen Zodiac için en çok "kurgu" dalında umutlanıyordun, yanlış hatırlamıyorsam? Fakat yok...?
Üzülme arkadaşım... birde şöyle düşün, kurgu dalında ki adaylar arasında bir tane bile yok ki adaylığını hak etmemiş olsun. Hepsinin de kurgusu gerçekten müthiş.

The Kite Runner eleştirmenler tarafından o kadar göklere çıkarılmıştı... ama akademi onu sadece en iyi müzik'de aday göstermiş? Neden acaba? Aslında bugünün amerikan politikasına bakınca, nedenini gayet iyi görebiliyoruz ya...:img-cool2

En iyi görsel effekt'de Golden Compass yerine Harry Potter'i görmek isterdim doğrusu....
En iyi kostüm tasarım da gönlüm kesinlikle Elisabeth:The Golden Age ve en iyi sanat yönetiminde de Sweeney Todd'dan yana.

ayyy yazım çok uzun oldu, pardon:img-blush
oysa ki daha çok şey var... ama bir daha ki sefere yazayım
gerçekten çok uzun oldu....
sorry:img-blush




.

sbuffy
28-01-08, 14:55
dizi_maniac hiç özür dileme çünkü sernin yazılarını okumak çok zevkli.şahsen kısa yorum yazdığın zaman hayalkırıklığı yaşıyorum:img-wink:

sinema sevgim benimde küçük yaşlara dayansada oscar törenlerini uykusuzluğa dayanamadığım için liseye kadar canlı canlı seyretmemişimdir.tabi bunda modern filmler yerine eski müzikaller ve klasik amerikan filmlerini tercih etmeminde payı yok değil.hatırlıyorum küçükken bir kanal kleopatrayı diğer kanal Pembe Kadillak'ı vermişti hiç tereddütsüz kleopatrayı izlemiştim.tabi seninde anılarından bahsettiğin gibi küçük yaşlardaki beğeniler büyüdükçe değişiyor.mesela kurtlarla dansı küçükken ilk izlediğimde kevinın kırık ayağını düzeltmeye çalıştığı sahne yüzünden filmi o zamanlar sevememiştim:)

Atonement ile ilgili ntvdeki programda yanılmıyorsam Tuğrul Eryılmaz daha ilk karesinden itibaren oscara oynamak için yapılmış bir film demişti.bu yoruma katılmamak elde değil.buna rağmen dizimaniac seninde dediğin gibi no country... ve there wil be bloodun karşısında şansı pek olmayacak gibi.daha önceki yorumlarımdan birinde bu filmin film ve senaryo kategorisinde şansının olabileceğini oyuncuların aday olacağını sanmadığımı söylemiştim.şimdiyse akademi bu filme değer verdiğini göstermek için bana göre yanıldığımı umarak söylüyorum ki uyarlama senaryo dalında ödüllendirebilir.yanıldığımı umarak diyorum çünkü gönlüm no countryden yana.

yönetmenlerde cohenlerin aday olacağı beliydi.en büyük süpriz Julian Schnabel yaptı.Julian yerine Christian Mungiu’nun aday olmasını tercih ederdim.gönlüm Andersonın kazanmasından yana.şunuda belirtmeliyim ki eğer ödülü gilroya verirlerse bu akademi tarihinin en büyük hayalkırıklıklarından biri olur.

oyunculara gelince gönlüm deppten yana olsada gerçekçi olmak gerekirse heykelciği Daniel Day-Lewis hak ediyor.tabi şöyle bir durumda var.lewis daha önce sol ayağım ile oscarı kazanmıştı belki bunu ve deppi sevenlerin ve eleştirmenlerin baskılarını gözönünde bulundurup ödülü bu sefer deppe verebilirler.malum özellikle oyuncu kategorisinde ,aktör veya aktris önceki filmlerine nazaran daha vasat bir oyunculuk sergilese de akademi hatasını telafi etmek adına diğer daha iyi adayları gözardı edip ödülü hakkını yediği oyuncuya verebiliyor.örnek denzel washington
öte yandan tommy lee jonesta varki şahsen no countryde daha başarılı olduğunu düşünüyorum.
yardımcı dalda caseynin jessie james suikastini seyrettiren tek unsur olduğunu söylemiştim:img-wink:yinede javier bana göre cesseyden daha başarılıydı.özetle anton roberti döver:)

cate ile ilgili dileğimiz gerçekleşti.bayan oyuncu dalında aday olmasından ziyade yardımcı oyuncu dalında şansının çok yüksek olduğunu diyordum.catei gerçekten çok seviyorum bana göre şu an sinema dünyasındaki en sağlam bayan oyuncudur buna rağmen elizabethteki cate ile kaldırım serçesindeki marionu karşılaştırınca marion daha ağır basıyor.eğer cate im not there ile marionun karşısında yer alsaydı cate ezer gerçerdi.bu noktada müzikal kateorisi olması konusunda sana katılıyorum.böylelikle müzikal filmlerde fazlalaşırdı.yardımcı bayan oyuncu dalında eğer ödülü cate alamazsa ruby deenin almasını canı gönülden diliyorum.

animasyon dalında başından beri başarısının yanısıra akademinin siyasi yanınıda düşününce Persepolis diyorum:img-wink:

söz siyasetten açılmışken israilın Beaufortu aday gösterildi ki yine yanıldığımı umarak ödülü bu filme vereceklerini sanıyorum.Katyn'i izleyebildim.wajda "bu film benim için ödevdi"demişti.bence bu ödev 5 yıldızı hakediyor.wajdanın anlatımı çok etkileyici.bu sene tüm kategoriler içinde ödülü en fazla hakeden filmin Katyn olduğunu düşünüyorum.dizimaniac mutlaka seyretmelisin.istanbul film festivalinde gösterilecek ama yurt çapında gösterime girer mi bilemiyoum.

belgesel dalında taxi ile sicko arasında tercih yapmak durumundaydım ve sisckonun dvdsini aldım.michael amca her zamanki uslubuyla amerikan sistemini eleştirmiş.gerçekliği fazla gözönüne sermiş bu yüzden sana katılıyorum bu filmi akademi es geçer:img-wink:

sanat dallarında harry potter ingiliz filmi olduğu için es geçilmiştir.çünkü ne zaman amerikan yapımı fantastik filmler olsa akademi kontenjanını! amerikan yapımlarından yana kullanıyor.narnia,Dünyalar Savaşı,golden compass....

sanat yönetmeni dalında sweeney todd,kostümde elizabeth,makyajda kesinlikle kaldırım serçesi,orjinal şarkı dalında ise söylediğin sebepten ödül Enchanteda gidecektir ama gönlüm oncedan yana.yine görsel efektte spielberg faktörünü düşünerek Transformersa gidecektir

kurguda ise zodiacı görmeyi istemiştim çünkü fincher çok iyi iş çıkarmıştı.buna rağmen akademi filmi görmezlikten geldi.belirlenen adaylar arasında gönlüm Bourneden yana.çoğu kişi bu tür ciddi ödüllerin sanatsal filmlere gitmesinden yanadır ama bana göre Bourne başarılı bir filmdi.kurguda ödül kazanmayı en az diğer adaylar kadar hakediyor.

ve george clooney.bugün sektörde spielberg kadar söz sahibi.altın küre ödüllerine katılmama kararı verdiğinde ilk düşüncem nasıl olsa kazanamayacağını bildiği için böyle bir tavır ortaya koydu yönündeydi.aslında bu çıkışıyla bir taşla iki taş vurdu.hem sektördekilerin gönlünü kazandı hem de kendisini seçmeyenleri cezalandırdı.ayrıca akademiye de bu sayede mesaj gönderdi.Avukatın adaylıklarına bakarsak Akademi mesajı doğru algılamış oldu.eğer Akademi ödülerinin yapılacağı açıklarsa bu Avukatın bir veya daha fazla dalda ödül alacağı kesin demektir.

sbuffy
28-01-08, 18:28
Beyaz Perde Aktörler Birliği ödülleri belirlendi

Beyaz Perde Aktörleri Birliği ödül töreni yapıldı. Sinema dalında en iyi kadın ve en iyi erkek oyuncu ödüllerini bu sene Julie Christie ile Daniel Day-Lewis kazandı

Oscarlar için geri sayım heyecanı sürerken ABD’li yönetmenler de yılın en iyi yapımlarını seçti. Sinema dalında en iyi kadın oyuncu ödülünü, “Away From Her” (Ondan Uzakta) adlı filmde Alzheimer hastası bir kadını canlandırdığı rolüyle Julie Christie kazanırken, en iyi erkek oyuncu ödülünü ise “There Will Be Blood” (Kan Olacak) adlı filmdeki performansıyla Daniel Day-Lewis layık görüldü.

En iyi kadrolu sinema film ödülünü ise “No Country For Old Men” (Yaşlılar İçin Ülke Yok) isimli film kazandı.

Oscar’ın habercisi olarak görülen Beyaz Perde Aktörleri Birliği ödüllerinin tam listesiyse şu şekilde sıralandı:

Sinema Filmi

En iyi kadın oyuncu ödülü: Julie Christie, “Away From Her”
En iyi erkek oyuncu ödülü: Daniel Day-Lewis, “There Will Be Blood”
En iyi yardımcı erkek oyuncu ödülü: Javier Bardem, “No Country for Old”
En iyi yardımcı kadın oyuncu ödülü: Ruby Dee, “American Gangster”
En iyi kadrolu film ödülü: “No Country for Old Men”

kaynak:sinema.com

sbuffy
29-01-08, 11:02
Cate Oscar tarihine geçti

http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/4834835.jpg

80’inci Oscar ödüllerinin adayları dün Los Angeles’ta düzenlenen bir basın açıklamasıyla duyuruldu. 8’er dalda aday gösterilen "No Country for Old Men" ve "There Will Be Blood" bu yılki Oscar törenleri için ön plana çıkan iki film oldu. Eleştirmenler, adayların sürpriz olmadığı görüşünde birleşti

Senaryo yazarlarının grevi nedeniyle zor günler geçiren Hollywood, Oscar ödüllerine kilitlendi. Los Angeles’ta düzenlenen bir basın açıklamasıyla 80’inci Oscar ödüllerine aday olan isimler açıklandı.

No Country for Old Men" ve "There Will Be Blood" filmleri Oscar’a 8 dalda aday gösterildi. "En İyi Film" dalındaki diğer adaylar ise "Atonement", "Juno" ve "Michael Clayton" oldu. "En İyi Erkek Oyuncu" dalında ise George Clooney, Daniel Day-Lewis, Johnny Depp, Tommy Lee Jones, Viggo Mortensen aday olurken, "En İyi Kadın Oyuncu" adayları olarak da Cate Blanchett, Julie Christie, Marion Cotillard, Laura Linney, Ellen Page’in adları açıklandı.

Cate Blanchett, "En İyi Kadın Oyuncu"luğun dışında, "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" dalında da Oscar’a aday gösterildi. Eleştirmenler adayların sürpriz olmadığı görüşünde birleşiyor.

24 Şubat’ ta düzenlenmesi öngörülen törenin sunuculuğunu 2006 yılında da olduğu gibi ünlü komedyen Jon Stewart üstlenecek.

Ancak Hollywood’da uzun süredir devam eden yazarlar grevinin "Altın Küre"deki gibi Oscar törenlerinde de bir iptale yol açıp açmayacağı merak konusu. Hollywood yıldızları, "Altın Küre"de olduğu gibi greve destek verip, töreni boykot etme kararı alırsa ödül töreni iptal edilebilir.

kaynak:hürriyet

sbuffy
29-01-08, 14:23
2008 Oscar adayı filmlerin gişeleri

Juno
Ülkesinde 100,152,000 Dolar
Dünya çapında 101,821,173 Dolar

No Country For Old Men
Ülkesinde 52,036,000 Dolar
Dünya çapında 57,267,700 Dolar

Michael Clayton
Ülkesinde 41,488,711 Dolar
Dünya çapında 74,692,522 Dolar

Atonement
Ülkesinde 37,908,000 Dolar
Dünya çapında 88,010,896 Dolar

There Wil Be Blood
Ülkesinde 14,764,000 Dolar
Dünya çapında -

2007 Oscarlarında ise filmlerin gişe başarısı şu şekildeydi
The Departed
Ülkesinde 132,384,315 Dolar
Dünya Çapında 289,847,354 Dolar

Little Miss Sunshine
Ülkesinde 59,891,098 Dolar
Dünya çapında 100,317,522 Dolar

The Queen
Ülkesinde 56,441,711 Dolar
Dünya çapında 122,840,603 Dolar

Babel
Ülkesinde 34,302,837 Dolar
Dünya çapında 135,330,163 Dolar

Letters from Iwo Jima
Ülkesinde 13,756,082 Dolar
Dünya çapında 68,673,228 Dolar

sbuffy
30-01-08, 15:55
ifistanbul Oscara aday filmlerin gösterimleri

15 Şubat
Sicko : 21:30 AFM Fitaş Beyoğlu 2

16 şubat
Once : 15:30 AFM Budak Caddebostan
No Country For Old Men (İhtiyarlara Yer Yok) : 21:30 AFM Fitaş Beyoğlu 2

17 şubat
Taxi to the Dark Side (Karanlığa Taksi) : 13:00 AFM Fitaş Beyoğlu 1
Lars and the Real Girl : 21:30 AFM Fitaş Beyoğlu 2

19 şubat
Sicko : 12:30 AFM Fitaş Beyoğlu 2
Lars and the Real Girl : 19:00 AFM Fitaş Beyoğlu 2

20 şubat
Taxi the to Drak Side : 19:30 AFM Fitaş Beyoğlu 1
Once : 21:30 AFM Fitaş Beyoğlu 2

23 şubat
Sicko : 15:30 AFM Budak Caddebostan
ın The Valley of Elah : 21:30 AFM Fitaş Beyoğlu 2

kaynak: ifistanbul.com

sbuffy
30-01-08, 19:50
Oscar Yarışındaki Filmler 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Akbank sponsorluğunda 5-20 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali programı belli olmaya başladı. İstanbul Film Festivali programında gösterilecek 7 film, 80. Oscar Ödülleri'ne aday filmler arasında yer alıyor.

Laura Linney'nin En İyi Kadın Oyuncu adayı olduğu Tamara Jenkins'in "The Savages" adlı filmi İstanbul Film Festivali programının öne çıkan filmleri arasında. Aynı zamanda En İyi Orijinal Senaryo adayları arasında yer alan filmin başrollerini Laura Linney, Philip Seymour Hoffman ve Philip Bosco paylaşıyor.
Usta oyuncu Sean Penn'in yönetmenlik koltuğuna dördüncü kez oturduğu filmi "Into The Wild", Oscar yarışında öne çıkan filmler arasında yer alıyor. Hal Halbrook'un En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu adayı olduğu film aynı zamanda En İyi Kurgu dalında da Oscar'a aday.
Bob Dylan'ın değişik dönemlerinin altı farklı oyuncu tarafından canlandırıldığı Todd Haynes imzalı "I'm Not There", Akbank Galaları bölümünün en çok ses getirecek filmi olmaya aday. Cate Blanchett'in En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar'a en yakın isimler arasında yer aldığı filmde Bob Dylan'ı canlandıran diğer isimler arasında Christian Bale, Richard Gere ve Heath Ledger da yer alıyor.
Doğu Avrupa sinemasının kurucusu kabul edilen Andrzej Wajda'nın, Berlin Film Festivali'nde de yarışacak olan filmi "Katyn", bu yıl Oscar Ödülleri'nde En İyi Yabancı Film dalında Polonya'nın temsilcisi. Festivalde Akbank Galaları bölümünde yer alacak film, Kızıl Ordu'nun Polonya işgalinin ardından Katyn ormanında gerçekleştirdiği katliamı anlatıyor.
Nikita Mikhalkov'un Sidney Lumet'in 1957 yapımı "12 Kızgın Adam" adlı yapımından uyarladığı filmi "12", En İyi Yabancı Film dalında Rusya'nın Oscar adayı… Film üvey babasını öldürmekle suçlanan bir gencinin yargılandığı mahkemedeki jüri heyetinin portresini çiziyor.
Festival'de NTV Belgesel Kuşağı'nda yer alan Sean Fine ve Andrea Nix Fine'in çarpıcı filmi "War /Dance", Oscar'da En İyi Belgesel adaylarından.
En İyi Kısa Animasyon dalında "My Love" adlı filmi ile adaylar arasında yer alan Alexander Petrov, Festivalin bu seneki "Canlandırma Sineması" bölümünün usta ismi olacak. Rus animasyon ustası, 2000 yılında da aynı dalda Oscar'ın sahibi olmuştu.

kaynak: iksv.org

sbuffy
31-01-08, 10:27
http://img209.imageshack.us/img209/9033/15543512sk0.jpg

bugün gönderilen oy pusulaları 6000 Akademi üyesinin postalarına bugün veya daha sonraki günlerde ulaşıcak.oy verme süresi 19 gün sürecek.

dizi_maniac
31-01-08, 16:02
sbuffy, sevgili sinemaDAŞIM : ) haberler ve özellikle gişe karşılaştırmalı - liste için çok teşekkürler...
bana çok önemli bir ayrıntıyı yeniden hatırlatmış oldun : akademinin genelde gişe hasılatları doğrultusunda hareket ettiğini!
Bak, ben bu ayrıntıyı tamamen unutmuştum!
Her zaman olmasa da, genel anlamda ödül dağıtımına baktığımızda, gişe hasılatları yüksek olan filmler nasiplenmiştir.

JUNO ya baktığımızda , başı çekiyor gibi? Kişisel bir trajediye, pollyannacı zihniyeti, duygusal bir anlatımla ve amerikanvari esprilerle pozitif pencereden bakan bu filmin , yinede yılın-filmi-ödülünü almasını hiç istemem doğrusu? Sen ne dersin?
Box-Office'e göre 2inci sırada No Country For Old Men görünüyor.
Sana bir itirafta bulunayım sbuffy; şahsen katıksız bir Coen Kardeşler hayranı olmama rağmen ve No Country For Old Men'i gerçekten beğenmeme rağmen, gönlüm There Will Be Blood' dan yana.

Biliyorum her zaman değil, ama büyük ölçüde en-iyi-yönetmen ödülünü alan aynı zamandada yılın-filmi ödülüne kavuşuyor genelde.

Keşke bu sene farklı olsa. 2006 tören gecesinde olduğu gibi ( en-iyi-yönetmen Ang Lee-Brokeback Mountain, ama en iyi-film CRASH almıştı)
Keşke Coen Biraderler en-iyi-yönetmen ödülünü alsalar, ama en iyi film There Will Be Blood'a gitse.:icon_whis

Demek sen KATYN'i izleyebildin? Yaa feci kıskandım şimdi seni ! Ben hiç bir yerde bulamadım büyük üstad Wajda'nın bu son yapıtını :(
Senin görüşlerine güvendiğim için ; sen Katyn'e 5 yıldız verdikten sonra Wajda üstadın o gece heykelciği kucaklamasını bende arzu ederim. Aslına bakarsan... Beaufort almasında, kim alırsa alsın modundayım: )

Bende senin gibi tahminlerimi yazayım :

En iyi film:
Atonement
Juno
Michael Clayton
No Country For Old Men
There Wil Be Blood
------- There Will Be Blood'ın almasını dilerim ama ihtimaller oranında No Country For Old Men alacak gibi...

En iyi Yönetmen:
The Diving Bell and the Butterfly-Julian Schnabel
No Country For Old Men-Joel Coen-Ethan Coen
Juno -Jason Reitman
Michael Clayton- Tony Gilroy
There Will Be Blood-Paul Thomas Anderson
-------No Country For Old Men- Coen Kardeşler

En iyi görüntü yönetmeni :
The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
The Diving Bell and the Butterfly
Atonement
No Country For Old Men
There Wil Be Blood
------Jesse James veya No Country For Old Men; benim için fark etmez çünkü ikiside Roger Deakins ustanın elinden çıkmıştır. Yeter ki Roger amca alsın, hangisi olursa olsun razıyım:)

En iyi orjinal senaryo :
Juno
Michael Clayton
Savages
Lars and The Real Girl
Ratatouille
------Michael Clayton kesinlikle hak ediyor ve almalı diyorum ama korkarım Juno'ya gidecektir ödül?

En iyi uyarlama senaryo :
Atonement
No Country For Old Men
There Wil Be Blood
Away From Her
The Diving Bell and the Butterfly
------- gönlümde The Diving Bell and The Butterfly yatıyor ama No Country For Old Men veya Atonement alacak gibi duruyor?

En iyi erkek oyuncu :
George Clooney - Michael Clayton
Daniel Day-Lewis -There Will Be Blood
Johhny Depp - Sweeney Todd;The Demon Barber Of Fleet Street
Tommy Le Jones - In the Valley of Elah
Viggo Mortensen - Eastern Promises
------- Daniel Day-Lewis (ama duygusal bağlamda gönlümde yatan Johnny Depp:img-blush ) ama eğer ikiside alamayacak olursa, o zaman en azından ödül mutlaka Viggo Mortensen'e gitmeli... bir oyuncu rolüne BU KADARmı adapte olur, yahu?!

En iyi kadın oyuncu :
Ellen Page - Juno
Julie Christie - Away from Her
Marion Cotillard - La Vie en Rose
Cate Blanchett - Elizabeth: The Golden Age
Lauro Linney -The Savages
------ korkarım Julie Christie'ye verecekler... ama gönlümde ki Marion Cotillard

En iyi yardımcı erkek oyuncu :
Javier Bardem-No Country For Old Men
Casey Affleck-The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
Philip Seymour Hoffman -Charlie Wilson's War
Hal Holbrook-Into the Wild
Tom Wilkinson-Michael Clayton
------Javier Bardem ile Casey Affleck arasında gidip geliyorum... karar veremiyorum?

En iyi yardımcı kadın oyuncu :
Cate Blanchett - I'm Not There
Ruby Dee - American Gangster
Saoırse Ronan - Atonement
Amy Ryan - Gone Baby Gone
Tilda Swinton - Michael Clayton
------ hele bi Cate Blanchett'e vermesinler!!!:img-cool2 : ))

En iyi sanat yönetmeni :
American Gangster
Atonement
The Golden Compass
Sweeney Todd
There Will Be Blood
-------Sweeney Todd'un almasını can-ı gönülden diliyorum, lakin American Gangster eli boş dönmesin diye vede 70'li yılların atmosferini gerçekten kusursuz yansıttığı için ona gidebileceği kaygısı içersindeyim.

En iyi yabancı dilde film :
Katyn
12
Beaufort
The Counterfeiters
Mongol
-------- Katyn'i henüz izleyemedim ama sbuffy'nin görüşleri doğrultusunda, almasını dilerim... diğer seçeneklerin arasında beni en çok etkileyen MONGOL oldu. Vakti zamanında Sacha Baron Cohen'in Kazakistanı tüm dünyanın önünde alay mevzusu yapması (ve bununlada çok başarılı olması) sebebi ile, belki bir "özür" niteliğinde heykelciği MONGOL'a verebilirler? Akademi bu, neyi neden yaptığı hiç belli olmuyor ki?

En iyi animasyon :
Persepolis
Ratatouille
Surf's Up
------ Persepolis

En iyi belgesel :
Sicko
No End In Sight
Operation Homecoming: Writing the Wartime Experience
Taxi To The Dark Side
War/Dance
------- gönlümde ki Taxi To The Dark Side fakat Taxi çok "sakıncalı" bir belgesel olduğu için; büyük ihtimalle Sicko alacak gibi görünüyor....

En iyi kostüm tasarımı :
Across The Universe
Atonement
Elizabeth: The Golden Age
La Vie En Rose
Sweeney Todd
------- Elizabeth : The Golden Age

En iyi kurgu :
The Bourne Ultimatum
Into The Wild
No Country For Old Men
There Will Be Blood
The Diving Bell and the Butterfly
------- gönlümde ki The Bourne Ultimatum fakat bana göre bu kategorideki tüm adaylar bu ödülü sonuna kadar hak ediyor, hangisi alırsa alsın sevineceğim, modundayım yani : )

En iyi makyaj :
La Vie En Rose
Norbit
Pirates of the Caribbean: At World's End
------- tabiki gönlümde ki Pirates of the Caribbean: At World's End fakat sanırım La Vie En Rose kucaklayacak heykeli.

En iyi ses kurgusu :
Bourne
No Country For Old Men
There Wil Be Blood
Transformers
Ratatouille
------- Transformers ile Ratatouille arasında gidip geliyorum...

En iyi ses miksajı :
Bourne
No Country For Old Men
3:15 To Yumo
Transformers
Ratatouille
-------Transformers

En İyi Görsel Efekt :
The Golden Compass
Transformers
Pirates of the Caribbean: At World's End
------- yine gönlümde ki Pirates Of The Caribbean ama sanırım Transformers alacaktır...

En iyi müzik :
Atonement
The Kite Runner
Michael Clayton
Ratatouille
3:10 Yuma
------- gönlümde ki The Kite Runner fakat büyük ihtimalle Atonement alacaktır...

En iyi şarkı :
Falling Slowly - Once
Happy Working Song - Enchanted
Raise It Up - August Rush
So Close-Enchanted
------- Disney'in eli boş dönmemesi adına Enchanted'dan iki şarkısından birine gidecektir diye tahmin ediyorum... ama şahsen bu seçeneklerin arasından ben en çok Raise it Up' ı sevdimdi.

Evet bunlar benim tahminlerim, ya sizinkiler hangileri?







.

sbuffy
31-01-08, 16:56
rica ederim dizi_maniac.

geçen yıl akademi scorsese'e kendilerini affettirme çabasına girdiği için ödüller tek filmde toplanmıştı.bence bu yıl ödüller bölünür.özellikle bu yıl geçen yıla oranla daha kaliteli filmler olduğu için tek bir filme yoğunlaşacaklarını sanmıyorum.

ben de en iyi filmde there will be bloodun kazanmasını istediğim için de en iyi senaryoda gönlüm no countryde dedim:img-wink: ama yine önceki yorumumda dediğim sebeplerden senaryo dalında ödül atonemente gidecek gibi gözüküyor.

en iyi erkek oyuncu ödülü clooneye en iyi yardımcı bayan oyuncu ödülü ryana giderse hayalkırıklığına uğrarım.zaten aday olmaları bile şaşırtıcıydı.

belgeselde taxi to the dark sideı hala seyredemedim ama sickoya da gideceğini sanmıyorum.zira bu belgeselde sakıncalı.

dizimaniac ,sachanın Boratı hiç hatırlamak istemediğim bir yapım olduğu için olaya hiç bu yönden bakmamıştım.dediğin çok mantıklı.mongolda çok iyi bir film ama katynin yeri bambaşka.wajdanın filme çok emek verdiği çok belli.umarım katyin kazanır.

bu arada grevle ilgili bir haber.marvel studyolarından sonra overture filmde yazarlar birliğiyle şartlı olarak anlaştı.

dizi_maniac
31-01-08, 19:18
Overture Stüdyosunu pek bilmediğimi söylemeliyim... onların çektiği tek film olarak, vizyona girmesini dört gözle beklediğim Rightous Kill var. Başka filmlerini bilmiyorum?
Bu sene adaylıkların arasında onlarında bir yapımı varmı ki acaba??
Yoksa sadece genel anlamda senaristler birliği ile mi anlaşmışlar?

Böyle giderse stüdyolar ; senaristler birliği önünde teker teker dize gelecekler gibi görünüyor.
Bu ay ki sinema dergisinde, -seyir defteri- bölümünde Uygar Şirin'in bir notunu eklemek istiyorum. Beni hem çok güldürdü hemde düşündürdü.
Uygar Şirin şöyle demiş :
Bir matematik problemi : A ülkesindeki senaristler bir senaryo yazdıklarında karşılığında belli bir ücret ve ilaveten filmin hasılatı ile DVD satışlarından pay almaktadırlar. Buna karşılık DVD paylarının az olduğu ve internet satışlarından pay almadıkları gerekçesiyle greve giderler....... T ülkesindeki senaristler ise senaryo yazdıklarında belli bir ücret alabilirlerse şükretmekte, hasılat ve DVD payını rüyalarında bile görememektedirler. Buna göre T ülkesi A ülkesinden kaç yıl geridedir??
seçenekler:
a) 1 bilemedin 2
b) 72
c) Sinema sanatının yaşı kadar
d) Nerem doğru ki?

:) :) :)


Benim merak ettiğim bu senaristler grevi mevzusu neden salt amerikaya odaklı kaldığıdır? Niçin fırsat bu fırsat diyerek evrensel bir dayanışma içersine girmediler? Latin amerika, uzak doğu, asya , avrupa... keşke elbirliği yapsalardı ya? Belki her ülke tutturamazdı ama en azından evrensel bir çağrı ve dayanışma söz konusu olurdu?
Ben mi çok uçtum, nedir?:img-cool2

Dünya kamuoyunda amerikan sendika birliğinin grevi "aç gözlülük" olarak nitelendirilsede, şahsen onlardan yanayım. Salt filmlerin veya dizilerin değil, talk-show'ların bile başlıca senaristlerin emeği sonucu yürüdüğünü amerikan halkına idrak ettirmiş olmaları bana göre başlıca bir başarı zaten.
Ama... ama... ama noooluuuuur oscar-tören-geceme dokunmasınlar yaa:icon_sorr
iptal edilecek diye aklım gidiyor:img-fear2







.

dizi_maniac
31-01-08, 19:49
Hani burada "tahminlerimiz ve favorilerimiz" listesi diye birbirimizle paylaşıyoruz ya?
Birde şöyle yapsak diye düşündüm : Şayet oscar'ı alırsa EN BÜYÜK HAYALKIRIKLIĞI-listesi diye...
:)

bende en büyük hayalkırıklığı yaratacağının listesi :

En iyi film:
Atonement
Juno
Michael Clayton
No Country For Old Men
There Wil Be Blood
------- eğer Michael Clayton alırsa...

En iyi Yönetmen:
The Diving Bell and the Butterfly-Julian Schnabel
No Country For Old Men-Joel Coen-Ethan Coen
Juno -Jason Reitman
Michael Clayton- Tony Gilroy
There Will Be Blood-Paul Thomas Anderson
------- eğer Jason Reitman/Juno alırsa...

En iyi görüntü yönetmeni :
The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
The Diving Bell and the Butterfly
Atonement
No Country For Old Men
There Wil Be Blood
-------- eğer Atonement/Seamus McGarvey alırsa...

En iyi orjinal senaryo :
Juno
Michael Clayton
Savages
Lars and The Real Girl
Ratatouille
-------- eğer The Savages/Tamara Jenkins alırsa...

En iyi uyarlama senaryo :
Atonement
No Country For Old Men
There Wil Be Blood
Away From Her
The Diving Bell and the Butterfly
-------- eğer Away From Her/Sarah Polley alırsa...

George Clooney - Michael Clayton
Daniel Day-Lewis -There Will Be Blood
Johhny Depp - Sweeney Todd;The Demon Barber Of Fleet Street
Tommy Le Jones - In the Valley of Elah
Viggo Mortensen - Eastern Promises
-------- eğer Geroge Clooney alırsa...

En iyi kadın oyuncu :
Ellen Page - Juno
Julie Christie - Away from Her
Marion Cotillard - La Vie en Rose
Cate Blanchett - Elizabeth: The Golden Age
Lauro Linney -The Savages
--------- eğer Laura Linney alırsa...

En iyi yardımcı erkek oyuncu :
Javier Bardem-No Country For Old Men
Casey Affleck-The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
Philip Seymour Hoffman -Charlie Wilson's War
Hal Holbrook-Into the Wild
Tom Wilkinson-Michael Clayton
-------- eğer Tom Wilkinson alırsa...

Cate Blanchett - I'm Not There
Ruby Dee - American Gangster
Saoırse Ronan - Atonement
Amy Ryan - Gone Baby Gone
Tilda Swinton - Michael Clayton
-------- eğer Saoirse Ronan alırsa...

En iyi sanat yönetmeni :
American Gangster
Atonement
The Golden Compass
Sweeney Todd
There Will Be Blood
--------- eğer The Golden Compass alırsa...

En iyi yabancı dilde film :
Katyn
12
Beaufort
The Counterfeiters
Mongol
---------- eğer Beaufort alırsa ...


En iyi animasyon :
Persepolis
Ratatouille
Surf's Up
--------- eğer Surf's Up alırsa...

En iyi belgesel :
Sicko
No End In Sight
Operation Homecoming: Writing the Wartime Experience
Taxi To The Dark Side
War/Dance
--------- hepsi birer sağlam belgesel, içlerinde ödül almasını istemediğim tek Sicko

En iyi kostüm tasarımı :
Across The Universe
Atonement
Elizabeth: The Golden Age
La Vie En Rose
Sweeney Todd
--------- eğer Across The Universe alırsa...

En iyi kurgu :
The Bourne Ultimatum
Into The Wild
No Country For Old Men
There Will Be Blood
The Diving Bell and the Butterfly
-------- hayal kırıklığı yaşayacağım hiç biri yok bu listede, her birinin kurgusu müthiş!


En iyi müzik :
Atonement
The Kite Runner
Michael Clayton
Ratatouille
3:10 Yuma
--------- eğer Michael Clayton alırsa...

bunlar alırsa ciddi anlamda hayalkırıklığı yaşayacağım
peki sizlerin hayal-kırıklığı-listesi neler?



.

sbuffy
31-01-08, 19:59
dizi_maniac uygar şirinin sorusuna bayıldım.ortama bakılırsa en uygunu d şıkkı olur diye düşünüyorum:)

bende senaristlere sonuna kadar katılıyorum.fakat evrensel çapta olabilir miydi en azından bizim açımızdan? hiç sanmıyorum.bizdeki senderın greve gittiğini ve dizilere,talk şovlara,sabah programlarına grev yüzünden ara verildiğinin açıklanmasıyla oluşacak tepkiyi hayal bile edemiyorum.heralde rtüke telefonlar yağardı:)onuda geçtim senaristlerin hepsi sendere üye olmadığı için baız diziler hiçbir şey olmamış gibi devam ederdi.

Overture film,Sleepwalking,Mad Money gibi filmler yapıyor.asıl Wb,paramount gibi şirketler ne zaman anlaşacağını merak ediyorum.Törenin etkileneceğini sanmam.Akademinin başkanı da törenin yapılacağını söyledi.ama konuşmalar doğaçlama olacak.bu yüzden sean penni pek sunucu yapacaklarınsanmıyorum:)


hayal kırıklığı listem,dizimaniac senin listenle aynı.yalnız ben adaylar konusunda hayalkırıklığı yaşadım.mesela tommy lee jonesun no country ile yardımcı oyuncu dalında aday olmasını tercih ederdim çünkü aday gösterildiği in the valley of the elaha kıyasla daha başarılıydı.

bayan oyuncularda ise hep helena bonham carterın aday olabileceğini düşünmüştüm ama galiba akademi burtonla olan ilişkisini hatırladı ve aday göstermedi.

yabancı dilde filmlerde 4 months,3 weeks,2 dayin es geçilip Beaufortun aday gösterilmesi hayal kırıklığı oldu.gerçi bu filmin aday olabileceğini bilmeme rağmen yinede bir umut belki aday göstermezler diye umdum.

görsel efekt dalında harry potter yerine golden compassın adaylığı da hayalkırıklığı yaşattı.

dizi_maniac
31-01-08, 20:57
Helena Bonham Carter, 4 Months 3Weeks 2 Days ve Harry Potter konusunda sana tüm kalbimle (daha doğrusu aday gösterilmeme mevzusuna) katılıyorum sbuffy... çok haklısın.
Ben mevcut adayların arasından seçim yapmıştım.
Fakat Tommy Lee Jones konusunda In The Valley Of Elah'da , diğer filmden (No Country For Old Men'den) çok daha başarılı olduğunu düşünüyorum.
Belki de Javier insanın gözlerini kendi üzerinde mıhladığından, dikkat edememişimdir Tommy'e? :img-wink:

Oscar gecesi-töreni iptal olmaz diyorsun... hadi hayırlısı. İnşallah dediğin gibi olur.

Amerikada ki bir arkadaşım bana bir mailinde , belgesel-kategorisi ile ilgili şunun konuşulduğunu yazmış :
Akademi kendi töreninde, her sene mutlaka "sivri" çıkışlarda bulunabilecek birilerini göz önünde bulundurmayı severmiş. Çıkış ne kadar "sivri" olursa, o tören haftalar boyunca o kadar çok konuşulurmuş.
Michael Moore'un en "sivri" tiplerden biri olması sonucu ve kendisinin "dilinin kemiği" olmayışı sonucu bu sene onun Sicko'sunu ödüllendirip, teşekkür konuşmasında yine hükümet karşıtı "sivri" açıklamalarda bulunmasının ne kadar "hoş" olabileceği, akademi üyelerince göz önünde bulunduruluyormuş.
Akademi üyelerinden biri, bu arkadaşımın babası ve üyeler-kulisinde bu mevzu dilden dile dolaşıyormuş.

Tanrım! Bizler hangi kriterleri kıstas alarak şu veya şu alır veya alsın diyoruz... ama birde akademi üyelerin zihniyetine bak???!!!??:img-cool2 Doğrusu 40 yıl düşünsem bu "ayrıntı" aklıma gelmezdi?!
Hay allahım...

Ayrıca üyeler arası keskin bir ikiye ayrılmışlık varmış Atonement konusunda.
Sandığımız gibi There Will Be Blood veya No Country For Old Men değil, en çok Atonement üzerinde tartışmalar oluyormuş. Arkadaşımın mailde ki yazısına göre, bu sene en başarılı ve en yaygın tanıtımı Atonement yapmış/yapıyormuş.
InStyle dergisi Keira'nın filmde giydiği yeşil elbiseyi sinema tarihinin en-güzel-elbisesi seçtiğinde, her yerde bu elbisenin çılgınca siparişi başlamış.
Atonement, İngiliz Hasta ile karşılaştırılıyormuş ve İngiliz Hasta kadar epik ama daha az sıkıcı deniliyormuş.
Ayrıca son aylarda amerikada doğan kız çocukların isminde Briony ve Cecilia büyük bir artış gösteriyormuş.
Yani arkadaşımın mailine baktığımda anlaşılıyor ki, amerika bir atonement-çılgınlığı içersinde.
Altın Küre'den sonra popularite dahada artmış ve arkadaşımın yaşadığı şehirde High-School'larda film (kütüphane-odasında ki sevişme sahneleri kırpılarak) gösteriliyormuş.

ilk hafta gösterim sonrası, bazı şehirlerde salondan çıkan seyircilere film hakkında doldurulan formlara göre , amerikan seyircisi tarafından en az beğenilen There Will Be Blood, en çok da beğenilen Atonement olmuş.

Bu mailden sonra, içimi bir korku sarmadı değil....
Sen ne dersin sbuffy?



.

sbuffy
31-01-08, 22:16
özellikle politika konusunda eleştirel bakış açısı sunan filmlere sempatiyle yaklaştığını biliyordum şimdi sebebini de öğrenmiş olduk.teşekkürler bu bilgiyi paylaştığın için dizimaniac.

bu ödüllerde tanıtımın çok önemli olduğunu bir eleştirmenin yazısında okumuştum.ve eleştirmen yazısında atonementin çok iyi tanıtım yaptığından bahsetmişti.

filmle ilgili akım yaratmakta zor iş değil.filmi yapanlar bir iki haber yaptırır.bunu okuyanlarda ister istemez etkilenip filme farklı gözle bakmaya başlarlar.atonementte de olan bu.kieranın elbisesinin sinema tarihindeki en iyi elbise seçildiğini okuyunca marilyn monroe,audrey hepburn,vivien leighin elbiseleri varken neden bu elbise 1. oldu diye sormadan edememiştim.sebebi şimdi ortada:filmin propaganda çalışmaları.

bu noktada gişe durumuyla ilgili haberde birşey dikkatimi çekti.atonement ve michael clayton yurt dışındaki ülkelerde hasılatını ikiye katlamış ama abd de juno ve no country for old menin altında.
anketin birkaç eyalette yapılması da ilginç.abd halkı genelde aksiyon ve şiddet içeren filmleri romantik filmlere tercih ediyorlar.bu yüzden bence bu anket yurt çapında yapılsa sonuç değişebilirdi.ki gişeye bakıldığında no country ile atonement arasında abd hasılatında bariz fark var.

bence nasıl geçen yıl babel altın kürede ödül aldığında herkes oscarda da en iyi film seçileceğini düşünürken oscarı departed kazandı bu yıl da buna benzer bir sonuç ortaya çıkacak.yani altın kürede ödül atonemente gitti,oscar da büyük ihtimal no countrye gidecek.

sbuffy
31-01-08, 22:34
oscara aday filmlerle iligli yapılan izleyici yorumlarına dair bir haber

Yahoo Moviede There Will Be Blood ve No Country for Old Men hakkında yapılan yorumlar uç noktalarda.bu filmi ya sevmişler ya da nefret etmişler.yinede Blood No Countrya göre daha fazla tepki çekmiş.

Michael Clayton ve Atonementle ilgili tepkiler de karışık.dört film kadar olmasa da Juno da olumsuz eleştiriler almış.

5 filmden hiçbiri A reytingi alamadı.No Country ve Juno B+ aldı.

dizi_maniac
02-02-08, 00:39
Son günlerde Hollywood'da konuşulanlar :

Oprah'nın showuna , There Will Be Blood filmi hakkında konuşmak için davet edilen Daniel Day-Lewis; Oprah'nın tüm uyarılarına ve konuyu oscar'a aday olduğu filmine getirmesine rağmen, Day-Lewis sürekli Heath Leger'den ve onun ani ölümünden bahsetmiş.
Kendimi çok kötü hissediyorum, elimde değil Heath'in ölümü aklımdan çıkmıyor. Şu an onun apansız aramızdan ayrılışından başka bir duygu ve düşünce yok içimde, filmim hakkında konuşmam gerektiğini biliyorum ama yapamıyorum. Heath'i şahsen tanımazdım, ama tanımış olmayı gerçekten çok isterdim, yaptığı işlerinden zaten bazılarına hayranlık duyuyordum ve hayatta olsaydı onun ilerde neler yapabileceğini görebilmeyi isterdim .... v.s gibi açıklamalarda bulunan 50 yaşında ki aktör'ün , böylesi içtenlikle içini dökmesine karşın Oprah'nın soğukkanlılıkla "tamam anlıyorum, ama bunlar hayatın gerçekleri, hadi biz filminden bahsedelim" diye bir yaklaşım sergilemesi, amerikada Oprah'nın bu yaklaşımı"duygusuzluk ve ruhsuzluk" olarak nitelendiriliyor. Kanal günlerdir tepki yağmuruna tutuluyormuş.
Ve bu günlerde bu olay konuşuluyormuş her yerde.

(söyleşi çok uzun, sadece küçük bir kısmını paste ediyorum)
Day-Lewis Emotional Over Ledger's Death
NEW YORK (Jan. 25) - Daniel Day-Lewis paid an emotional tribute to Heath Ledger during a taped appearance on Oprah Winfrey's talk show.
The 50-year-old actor, who was on "The Oprah Winfrey Show" to discuss his Oscar nomination for There Will Be Blood, but he said he couldn't get his mind off Ledger's sudden death.
"I feel very unsettled at the moment "said Day-Lewis, his voice quivering. "It seems somehow strange to be talking about anything else. Not that there's anything to say really except to express one's regret and to say from the bottom of one's heart to his family and to his friends that I'm sorry for their trouble. I didn't know him," Day-Lewis said. "I have an impression, a strong impression, I would have liked him very much as a man if I had. I'd already marveled at some of his work, and had looked forward so much to seeing the work that he would do in the future."


Ayrıca The Insider ve Entertainment Tonight yapımcıların eline geçen Heath Ledger'in 2006 da, yoğun uyuşturucu kullanıldığı bilinen bir party çıkışı esnasında ki çekilmiş videosunu yayınlamaması için bir çok Hollywood yapımcısının ve oyuncuların ısrarlı tepkileri üzerine, yayınlamamışlar ama web-sitelerinde yayınlamışlar.... elbette oradan da tüm dünyaya yayıldı. TV de yayınlansın mı yayınlanmasınmı tartışması günlerce sürmüş ve neredeyse tüm kanallar bu tartışmaya ortak olmuşlar.

Yazıktır yaa yapmayın, adamcağız daha yeni toprağa verildi ve ailesinin göz yaşı henüz dinmedi....... :(

Benim şahsen merak ettiğim acaba bu sene ki oscar gecesinde Heath için , küçük de olsa ayrı bir jest yapıp yapmayacakları?
Ama sanırım bir ayrıcalık tanımadan, dev ekranda her yıl gösterilen ;"Bu sene aramızdan ayrılananlar" bölümünde Heath'in resmi göründüğünde daha uzun ve güçlü alkış kopacaktır.... hatta belki bir standing-ovation bile yaparlar??


.

sbuffy
02-02-08, 10:26
açıkçası oprahın bu tavrına tepki göteremiyorum zira daniel sanki tribüne oynuyormuş izlenimi veriyor.sag ödüllerinde heathi anması hoş bir davranıştı ama programda konudan sapıp bir iki cümle de değil sürekli heathden bahsetmesi kuşku uyandırmıyor da değil.mesela naomi watts,cate blanchett heathi yakından tanımalarına,üstelik aynı ülke vatandaşı oldukları için birbirlerine daha da bağlı olmalarına rağmen taziye dileğinde bulunduktan sonra başka hiçbir yerde konuşmadılar.

böyle bir videonun olduğunu ve yapılan tartışmaları geçen gün okumuştum.hatta bir kanal videodan bazı bölümler göstereceğini duuyrmuş ve gelen tepki üzerine yayınlamaktan vazgeçmiş.heath ledgar gibi genç yaşında başarılı oyuncular arasına ismini yazdırmış bir oyuncunun uyuşturucu kullanırken çekilen videosunun yayınlanması bana göre etik değil.ailesinin,hayranlarının ve tüm sinemasevenlerin bu başarılı aktörü sadece bıraktığı işlerle hatırlamalarının sağlanması aktörün anısı çin yapılabilecek en doğru davranıştır.

bu aralar akademi törenleri çağa ayak uyduramıyor tartışmaları ayyuka çıkmışken eğer tören olursa heath için ayrıcalık yapabilirler.

sbuffy
02-02-08, 15:20
Entertainment Weeklyin oscar tahmini ile ilgili yapılan yorum:

her yıl olduğu gibi bu yılda Entertainment Weeklyin okuyucu oylarını merakla bekliyoruz.sonuçta,onlar bir iki hatayla kazanacaklar için iyi bir yol gösterici oluyorlar.bizler her hafta güncelleşecek bu oylamaları beklerken EW uzmanların tahminlerini yayınladı.

En İyi Film : No Country for Old Men
Yönetmen: The Coens
Senaryo: Juno, No Country
Erkek Oyuncu : Daniel Day Lewis
Bayan oyuncu : Julie Christie
Yardımcı erkek oyuncu : Javier Bardem
Yardımcı bayan oyuncu: Blanchett (4), Amy Ryan (1), Tilda Swinton (1)

Açıkça Ruby Deeye kimsenin oy vermediğini görünce şaşırdım.birisi bu kategoride geçenlerde bir ödül kazandığını akla getirmeliydi.Ruby Dee daha önce hiç aday gösterilmemişti.benim için o bu kategoride açık ara lider ama eğer onun kazanamayacaksa,bu kategoride kazanacak kişi Blanchett değil Ryan olmalı.ve bütün oylar yanlış anlaşılmaz bir şekilde Julie Christiein kazanacağına işaret ediyor.

dizi_maniac
02-02-08, 20:30
Geçen sene de Helen Mirren , oscar öncesi diğer tüm ödüllerin neredeyse tamamını toplamıştı ve bu senede Julie Christie onun izinden sürükleniyor gibi.
Evet sbuffy, aynı fikirdeyiz, bana görede Julie alacaktır.
Aslında Julie'yi çok severim.
Onu ilk izlediğimde 14-15 yaşındaydım. Annemin ısrarı üzerine Doktor Schiwago'yu izlemiştim ve Julie ile Ömer Şerif beni , tabiri caizse "perişan" etmişlerdi. Allahım, ağlaya ağlaya canım çıkmıştı.
Julie Christie'nin Lara'sını, Darling'inden daha çok sevmiştim ama yanlış hatırlamıyorsam Darling ile oscar almış.
Zaten Julie, "adaylıklar" zengini bir oyuncu.
Bir american movie forumunda, Julie'nin 2 ay önce , 30 senelik hayat arkadaşı ile evlendiğinden bahsetmişlerdi. Bu sürpriz ve acele nikahın Julie'nin medyadan sakladığı bir hastalığı olduğunun ve bu yüzden ölmeden evvel apar topar nikah masasına oturmuş olabileceğinden falan bahsetmişlerdi.
Acaba bu dedikodunun bir etkisi varmıdır, uğradığı bu ödül yağmurunda ,sencede sbuffy?

Yani demek istediğim, AWAY FROM HER'ü izledim. Yumuşacık bir anlatımın içersinde 45 yıllık bir vefa, aşk, anlayış, sabır, sevgi ve çaresizlik ile yaşlılık ancak bu kadar güzel aktarılabilinirdi. Hemde zerre kadar duygu sömürüsü yapmanın tuzağına düşmeden!

Gerçekten izlenilesi bir film ama filmin kendisi büyük ödüllere uzanmaya hak kazanmış bir film değil.
Bunun yanısıra Julie'nin oradaki oyunculuğunda ki asalet ve performans cidden görülmeye değer.
Fakat Julie değilde bir başkasıda oynayabilirdi ve yine temiz bir iş çıkarabilirdi.
Örneğin : Vanessa Redgrave, Helen Mirren, Faye Dunaway, Diane Keaton, Susan Sarandon veya Sissy Spacek ... her biri filmdeki karaktere kendi yorumu ile muhteşem bir biçimde hayat verebilirdi.
Yani o rol, illa Julie ile olmak zorunda hissi vermiyor. En azından bana?

Ayrıca adaylıklar arasında Marion Cotillard ve Cate varken... onların kendi filmlerinde çıkardıkları işe baktığımda, çok samimi söylüyorum, kimse bana gücenmesin ama, Cate ve Marion'un çok daha muazzam bir iş çıkardıklarını görüyorum.
Evet biliyorum Elizabeth: The Golden Age, kurgusu zayıf bir film ve eleştirmenlerce de pek sevilmedi ama Cate orada eşsiz ve unutulmaz bir 1.Elizabeth veriyor sinema tarihine!
Ondan önce 1.Elizabeth'i oynayanlara baktığımda, her biri sağlam birer oyuncu olsada, Cate kadar bu tarihi karaktere bürünebilen ve her zerresi ile hayat verebilen kimseyi görmedim.
Bana göre kendisi çağımızın en yetenekli kadın oyuncusudur zaten!

Diğer yandan Marion'a baktığımda Edith Piaf'ı bırak oynamayı, resmen onunla özdeşleşmiş birini görüyorum karşımda. Deli bir performans! Müthiş bir hüner! Çok başarılı bir Piaf tiplemesi!
Eğer "hak etmek" söz konusuysa, o zaman aslında Marion hak ediyor ödülü. Zira onun yerine başka hiç kimseyi koyamıyor insan, filmi izlediğinde.
Yoksa ben mi önyargılıyım, nedir??

Yardımcı-kadın oyuncularına gelince zaten içim kan ağlıyor. Saoirse Ronan , Ruby Dee ve Amy Ryan'a gelinceye kadar, adaylığı onlardan önce Helena Bonham Carter, Olympia Dukakis ve Prof.Umbridge'i canlandıran Imelda Staunton hak ediyorlardı.
Ruby Dee , American Gangster'de allahaşkına biri bana göstersin, NEREDE üstün performans vermiş??? Oğluna bağırdığı sahnelerdemi? Nerede? Hangi sahnesinde "unutulmaz" derecede iyi bir iş çıkarmış??

Küçüklüğümden beri oscar'ları takip etmeme rağmen, onca senedir hala hangi kriterleri baz alarak değerlendirdiklerini çözebilmiş değilim:(

En-iyi-erkek adaylıklarında da Tommy Lee-Jones ve George Clooney yerine ben Gaspard Ulliel'i görebilmeyi isterdim. Hannibal Rising'i film olarak sevmememiş olmama rağmen, oğlanın oradaki performansı kusursuzdu! Ama oğlanın hiç bir zaman isminin esamesi bile okunmadı:(
Ya Interview filmindeki Steve Buscemi'ye ne demeli? Michael Claytonda ki Clooneyden kat kat daha iyiydi.
Daha daha kimler var, Goodbye Bafana da ki Joseph Fiennes, Rescue Down da ki Christian Bale, Reign Over Me de ki Adam Sandler ve Don Cheadle... ve daha kimler... hiç mi hiç bir yerde isimleri bile geçmedi.

Sanırım seninde dediğin gibi sbuffy, hak eden değil... en iyi reklamını yapan uzanabiliyor ödüllere....

yine yazım çok mu uzun oldu ne? pardon...:img-blush
.

sbuffy
03-02-08, 12:47
dizimaniac Away From Herü izlerken keşke christie yerine susan sarandan olsaymış diye iç geçirmiştim.bu konuda tek olmadığımı gördüğüme sevindim:)
away from her kötü bir film değildi ama notebooku aşabilen bir film de değildi:img-wink:

bana göre;
Knocked up vasat bir film olmasına rağmen katherine heiglin oyunculuğu inanılmazdı.
helena bonham carterın burton önyargısına rağmen:) aday olabileceğine dair hep bir umudum vardı.
adrien brody,gaspard ulliel gibi oyuncular george clooneyden çok daha iyi bir iş çıkarmışlardı.
yardımcı oyuncu dalında robert downey jr. adaylığı tom wilkonsondan daha fazla hakediyordu.
bir eleştirmen bu yıl akademi üyeleri tatille çakıştığı için tüm filmleri izlemeden kulaktan dolma bilgilerle karar verecek diye yazmıştı.galiba söylediklerinde doğruluk payı var.

açıkçası aday olmak veya kazanmak tanımın yanısıra birazda şans işi.mesela jennifer hudson yarışmadan çıktı,glen teklifi değerlendirip filmde oynadı ve ilk sinema oyunculuğu deneyiminde ödülü kaptı.öte yandan peter o'toolein oscar gecelerinden hep eli boş döndü.

akademi üyeleri salt o yılki performanslara göre değerlendirme yapıyor desek denzel washington,sean penn örnekleri bu kritere ters düşüyor.eleştirmenlerin düşüncelerine önem veriliyor desek sweeney todd,brokeback mountain örnekleri ortada.gişeler en önemli kıstasları desek golden compassın aday olmaması lazımdı.kısaca akademinin kriterleri nasıl belirlediği 3 bilinmeyenli denklem gibi.

Bardem'in Oscar'dan hiç umudu yoktu!

http://www.ekolay.net/sinema/images/31012008134829_13_526253ja2.jpg

Sayısız ödülü kazanan oyuncu Javier Bardem oscar'a aday...

'En İyi Yardımcı Aktör' dalında Oscar'a aday olan ve bu arada Amerikan meslek birliklerinin verdiği sayısız ödülü kazanan karizmatik İspanyol oyuncu Javier Bardem'le geçen yıl Cannes'da yaptığımız söyleşide, aslında ödül konusunda nasıl umutsuz olduğunu anlatmıştı:

"Çok naziksiniz ama hiç ihtimal vermiyorum. Yani bu performansımla ödül beklemiyorum. Her oyuncu ödül bekler tabii ama Oscar'ın rağbet etmediği performans türündeyim, bunun farkındayım. Sonuçta bir caniyi canlandırdım." Halen Oscar'larda önde giden 'İhtiyarlara Yer Yok' (No Country for Old Men) geçen yıl Altın Palmiye için yarışınca, filmin iki başrol oyuncusu Javier Bardem ve Josh Brolin ile söyleşi yapma şansım olmuştu. Söyleşinin tamamı, yakında karşınızda olacak. Bu arada ironi bu ya; başrolü paylaştığı 'Amerikalı komşu oğlu' imajıyla Josh Brolin malesef Javier Bardem gibi Oscar yarışında öne çıkamadı ama aslında ödül konusunda umutlu olan oydu:

"Şu anda film çok yeni. Bir şey söylemek o kadar zor ki. Tabii ki alsam harika olur, hangi oyuncu Oscar istemez! Gerçi bu film Amerikalılar'dan çok, Avrupa'ya yakın görünüyor." 'İhtiyarlara Yer Yok' muhtemelen Joel ve Ethan Coen biraderlerin son yıllardaki en iyi filmi. Teksas sınırındaki ölümcül bir uyuşturucu pazarlığından cesetlerle birlikte geriye kalan iki milyon doları tesadüfen bulan biçare Josh Brolin, daha iyi bir hayat özlemiyle parayı kendine ayırınca felaketi de peşinden sürüklüyor. Felaketin adı 'sayko killer' kıvamındaki Javier Bardem gibi görünse de maksat western mit'i üzerinden yozlaşan Amerikan toplumunun halini vurgulamak.

kaynak:ekolay.net

dizi_maniac
03-02-08, 17:37
http://i169.photobucket.com/albums/u224/cine-suzi/titleless/1111Oscar.jpg

Karışık Listeler :

Kulsilerde çok konuşulmasına rağmen bu sene aday olamayanlar listesi :

Keira Knightley , Angelina Jolie , James McAvoy , Denzel Washington , Nikki Blonsky (Hairspray'den) , Emile Hirsch , Russel Crowe , Julia Roberts , Tim Burton , Joe Wright , Simpsons Movie


Kariyerleri boyunca hiç adaylıkları olmayanlar listesi :

John Cusack , Donald Sutherland , Jim Carey , Maggie Gyllenhaal , Steve Buscemi , Meg Ryan , Richard Gere , Sandra Bullock , Martin Sheen , Bruce Willis , Kevin Bacon , Steve Martin , İsabella Rossellini , Scarlett Johansson , Ewan McGregor


Geçen seninin Oscar-Kırmızı Halı'sının en kötü giyimli seçilenler listesi :

Kirsten Dunst , Jessica Biel , Djimon Honsou , Ellen DeGeneres , Meryl Streep , Phillip Seymour Hoffman , Kelly Preston (John Travolta'nın eşi) , Anne Hathaway , Jack Nicholson , Celine Dion


bakalım bu sene bu listeden kimler nasiplerini alacaklar? :)


.

sbuffy
03-02-08, 17:42
bilgi için teşekkürler dizimaniac.

bu sene aday olamayanlar listesinde Angelina Jolie için üzüldüm.a mighty heartta kendini aşmıştı.bence jolienin Beyond Bordersdan beri yer aldığı en iyi projeydi.

hiç aday olmayanlar arasında alan rickman da var malesef.

geçen yıl kötü giyinenler arasında jennifer hudsonın olmması ilginç.zira giydiği takım üzerine yapışmıştı.

The Associated Pressin haberi

No Country For Old Men Yapımcılar Birliği Ödülünü (PGA) kazandı

Cumartesi günü sahiplerine bulan PGA ödüllerinde No Country For Old Men,rakipleri There Will Be Blood,Michael Clayton,The Diving Bell and the Butterfly ve Junoyu geride bırakarak ödülün sahibi oldu.filmin yapımcıları Scott Rudin,Ethan ve Joel Coen'e de en iyi yapımcı ödülü verildi.

No Country for Old Men,aktörler birliği,yönetmenler birliği gibi önemli ödüllerin sahibi olmuştu.Film 8 dalda oscar adayı.

Disney Pixar'dan Ratatouille en iyi animasyon ,Sicko en iyi belgesel film seçildi.

dizi_maniac
03-02-08, 18:02
sbuffy, biliyormusun ben Knocked Up 'ı unutmuştum ! Çok haklısın Katherine Heigl orada gerçekten iyi bir iş çıkarmıştı.
Bu kız biraz şanssız :(
Aslında dizilerden öte, talihsiz bir kaç filmde yer aldı, hiç biride tutulmadı. Ama Katherine'de bana göre, oyunculuk "kumaşı" var.
Belki ilerde daha ismini duyarız?

Demek Away From Her 'da sende Julie'den başkasını düşünmeden edemedin?:img-wink:

Bir tek Robert Downey Junior, mevzusunda bir türlü katılamıyorum sana. Aslında çok sağlam bir oyuncudur, son zamanlarda saçma sapan yapımlarda yer almış olsada. Evet biliyorum, onun aday-adaylığı falan söz konusu olmuştu medyada ama ben Downey'in Zodiac da ki performansında herhangi bir sıradışılık göremedim, nedense?
Yaa ben bu filmi gerçekten oturup, bu sefer yine uyuya kalmadan:img-wink:, tekrar izlemeliyim. Ne zamandır istiyorum, hala fırsatını bulamadım.

Bu akşam arkadaşlarla birlikte nostalji-musical gecemiz var:img-yes:. Bir haftadır birbirimizle boğuşarak, kavga ederek nihayet uzlaştık ve 3 filmde karar kılabildik.
Cabaret-Liza Minelli , Grease , ve My Fair Lady.
Saat 18'de başlayacağız ve peş peşe izleyeceğiz. Çipsler ve çekirdekler benden:) Cola 'lar Dilek'den, çikolatalar Merve'den, dondurmalar Gülce'den, patlamış mısırlar Selcan'dan, filmleri getirmek Nur'dan, evini bize açanda Aylin :)
Epeydir böyle bir gece yapmamıştık, özlemişim. Sabırsızlanıyorum:happy0064

.

sbuffy
04-02-08, 11:42
iyi seyirler dizimaniac:)

zodiac sinemaseverleri iki kutba ayıran bir film.bir grup fincherın fight clubdan sonra yaptığı en iyi film derken,diğer grup çok sıkıcı bir film olduğu görüşünde.belki filmin gidişatı ve finali belirsizlik gerçeğine uygun işlendiği için finalde sonuca ulaşılamamsı seyirci de hayalkırıklığı yaratmıştır.

bu arada Empire sinema ödülleri adayları açıkladı ve Katharine Heigl da en iyi bayan oyuncu adayları arasında gösterildi:img-wink:

sbuffy
04-02-08, 18:16
Oscar heykelleri sergilenmeye başlandı

http://www.ntvmsnbc.com/news/279843.jpg

24 Şubat’ta yapılacak 80. Oscar Ödül Töreni için hazırlıklar başladı. Törenin yapılacağı Los Angeles’ta açılan ve 2 hafta sürecek Oscar sergisi kapsamında, büyük gecede dağıtılacak heykeller, sahiplerinden önce sinemaseverlerle buluştu

Sinema dünyasının devleri 24 Şubat’ta 80’incisi yapılacak Oscar Ödül Töreni’yle belli olacak. Büyük geceye daha 3 hafta var ama hava giderek ısınıyor. Yılın en iyilerine verilecek heykeller, törenin yapılacağı Los Angeles’ta, Oscar sergisi kapsamında sergilenmeye başladı.

Sergi sayesinde heykellerin fotoğraflarını çekebilen sinemaseverler, Oscar heyecanına da ortak olma şansı yakaladı.

İlk Oscar töreninden 2 heykeli de gören film meraklıları, ayrıca gecenin en önemli anlarından sayılan ‘Kırmızı Halı’ seremonisini de yaşama fırsatı buldu.

Bunlara ek olarak çeşitli testlerle Oscar hafızalarını da tazeleyen sinema takipçileri, 80. Oscar Ödül Töreni’nde eve heykelle dönmesini bekledikleri isimler konusunda da tahminlerde bulundu.

Oscar sergisi, ödül töreninden bir gün öncesine kadar açık kalacak.

24 Şubat’ta yapılacak büyük gece, NTV’den de canlı yayınlanacak.

kaynak:ntvmsnbc

sbuffy
05-02-08, 10:05
4 Hafta Kala; Coen’ler Hala Önde…

http://www.sinema.com/images/cache/39666_150.jpg

30 Aralık itibariyle oy pusulaları Akademi üyelerine yollanmaya başladı. Yarışın iyice kızışması gereken şu sıralarda Coen biraderler hala zirveye oynayan en sağlam isim durumundalar. Ancak geçtiğimiz hafta düzenlenen “Oyuncular Birliği”nin ödül töreninde yapılan konuşmanın ardından her şey tersine dönebilir.

Geçtiğimiz hafta Hollywood’da sektörün iki önemli ödülü “Oyuncular Birliği” ve “Yönetmenler Birliği”nden de Coen’ler zaferle çıktı. Ödüllerin açıklanmasına 4 hafta kala, sendikanın verdiği geleneksel ödülü ilk defa kazanan Coen’ler, ödüllerini, geçen sene gecikmiş bir biçimde bu onura sahip olan Martin Scorsese’den aldı. “Yönetmenler Birliği”nin önemi herşeyden önce ‘en iyi yönetmen’ Oscar’ında kendini gösterir. Genellikle iki ödülün de aynı yönetmene gittiği iki organizasyonun uyuşmadığı en son yıl ise 2003 olmuştu. O yıl Yönetmenler Birliği “Chicago” ile Rob Marshall’ı yılın yönetmeni seçerken, Akademi de Roman Polanski’yi Oscar’a layık görmüştü. 80’lerin ortalarından beri kendi bildikleri yolda ve sağlam bir hayran kitlesini de arkasına alarak yürüyen iki kardeşin sonunda pek çok kişiye göre bu yılın en iyi filmi “İhtiyarlara Yer Yok” (No Country for Old Men) ile bu onura layık görülmeleri şüphesiz pek çok sinefili tatmin ediyordur. Nitekim tüm bahisler de şu anda iki kardeşin ‘yönetmen’ Oscar’ı için en büyük favori olduğuna işaret ediyor.

SAG: Mutlak bir zafer mi?
Oyuncular da tıpkı Yönetmenler gibi bu seneki favorilerinin “İhtiyarlara Yer Yok” olduğunu açık seçik biçimde belirtti. Oscar’da özellikle ‘en iyi film’e giden yolda, oyunculardan onay almak oldukça önemlidir. Çünkü Akademi üyelerinin büyük bir kısmı da oyunculardan oluşmaktadır. Bu anlamda normalde “Oyuncular Birliği” (SAG) ödüllerinde tüm kadroya verilen ‘ensemble’ kategorisi de bir gösterge olur. Ne var ki bu yıl durum biraz daha farklı gözüküyor. Çünkü SAG ve Akademi’nin bu en büyük kategorilerindeki kesişim kümesi sadece Coen’lerin filminden ibaretti. Bu yüzden “İhtiyarlara Yer Yok”un oyuncular cephesinde diğer 4 Oscar adayına açık bir biçimde fark attığını söylemek yanlış olabilir. Elbette diğerlerinin SAG’e aday bile gösterilmeyişi de bir işaret. Ancak bu yine de Akademi üyesi olan oyuncuların seçimleri konusunda bize net bir şey söylemiyor.

Bunun yanında “Oyuncular Birliği”nin ödül töreninde büyük ödülü almak için sahneye çıkan kadroyu temsilen teşekkür konuşması yapan Josh Brolin’in biraz da agresif bir dille stüdyo sistemini yermesi ve özellikle Akademi çevrelerinde filmin sonuyla ilgili memnuniyetsizlik dedikodularına cevaben takındığı alaycı üslubun Akademi üyeleri tarafından iyi karşılanmama olasılığı da mevcut. “İhtiyarlara Yer Yok” için oldukça parlak geçen bu haftanın yaralayıcı tek unsuru da buydu büyük ihtimalle. Bunun, üyelerin oylarını ne derece etkilediğini de elbete zarflar açılırken göreceğiz.

Yerini kesinleştirenler…
Oyuncular Birliği’nde beklendiği şekilde ödüle kavuşan Julie Christie, Javier Bardem ve Daniel Day-Lewis konuşmalarıyla da Oscar’ın provasını yaptılar adeta. Özellikle Day-Lewis’in konuşması sırasında gösterdiği mütevazı tavrı ve Heath Ledger hakkında konuşurken gösterdiği hassasiyet gecenin belki de en anlamlı konuşmasına tanık olmamızı sağladı. Day-Lewis’in o gece herkesten daha fazla artı puanı hanesine eklediğini söylemek mümkün.

Yardımcı Kadın Oyuncu hala belirsiz…
SAG’in sürpriz kazananı ise Ruby Dee (American Gangster) oldu. Elbette 83 yaşındaki oyuncunun, her ne kadar çok kısa bir rolü olsa da bu ödülü alması çok da sürpriz değil.

kaynak:sinema.com/K. D. Yılmaz

sbuffy
05-02-08, 12:14
Oscar adayları toplu resim

http://img117.imageshack.us/img117/573/80thoscarsthhs1.jpg

resmin büyük hali:
http://img117.imageshack.us/img117/3002/80thoscarscw8.th.jpg (http://img117.imageshack.us/my.php?image=80thoscarscw8.jpg)

Yönetmenler
http://img119.imageshack.us/img119/5636/directors80ththbg4.jpg

Senaristler
http://img119.imageshack.us/img119/6118/writers80ththlp9.jpg

sbuffy
06-02-08, 18:46
Oscar adayları öğle yemeğinde buluştu

Hazırlıkların tüm hızıyla devam ettiği şu günlerde 80. Oscar ödüllerine aday gösterilen 100’ü aşkın isim, geleneksel öğle yemeği için bir araya geldi.

http://www.ntvmsnbc.com/news/280035.jpg

24 Şubat’ta Oscar heyecanının zirveye tırmanacağı gece Hollywood’un en önemli simaları Los Angeles Kodak Tiyatrosu’nda bir araya gelecek ve muhtemelen tüm dünyanın gözü bu birbirinden ünlü yıldızların toplanacağı mekanı görüntüleyen televizyon ekranlarına çevrilecek.

80. Oscar ödüllerine aday gösterilen 100’ü aşkın isim, geleneksel öğle yemeği için bir araya geldi.

Bu yıl en iyi yönetmen dalında Oscar’a aday gösterilen 6 yönetmenin katıldığı yemekte Michael Clayton’ın yönetmeni Tony Gilroy medyanın özellikle ilgi gösterdiği isimlerden biri oldu. Gilroy halen devam eden yazarlar grevine atıfta bulunurken, Oscar törenini iple çektiğini söylemekten de geri kalmadı.

Altın Küreli oyuncular Julie Christie ve Marion Cotillar da geleneksel yemeğin konukları arasındaydı. Fransız aktrisin heyecanı her halinden okunuyordu.

Gecenin en çok ilgi çeken isimlerinden biri ise Michael Clayton ile en iyi erkek oyuncu dalında aday gösterilen George Clooney’di. Oscar adaylığının sektördeki aktörlere kaynaşma fırsatı verdiğini söyleyen Clooney yıllardır hayranı olduğu Hal Holbrook ile tanışmanın heyecanını yaşıyordu.

kaynak:ntvmsnbc

sbuffy
06-02-08, 20:59
Oscar töreni kurtuldu

Amerikan Film Endüstrisini tehdit eden "senaristler grevi"sona ermek üzere.Hollywood yapımcıları ile senaristlerin bazı temel konularda uzlaştığı bildiriliyor.Taraflar arasında anlaşma umudu,Oscar töreni açısından da önem taşıyor.

En önemli sorun,internet üzerinden yayınlanan eserler için senaristlere ne kadar telif ödeneceğiydi.Senaristler Sendikası,internette yayınlanan eserlerin gelirinden pay istiyor.Prodüktörler ise önce telif ödemeye yanaşmadı,sonra her bir projeye 1200 dolarlık tek bir fiyat teklif etti.Tarafların hangi koşullarla anlaşmaya vardığı önümüzdeki hafta açıklanacak.Senaristlerin grevine oyuncular da destek verince,Altın Küre Ödül Töreni basın toplantısına dönüştürülmüştü.

kaynak: intersinema

sbuffy
08-02-08, 09:57
2 Hafta Kala: İhtiyarlar Kral’ın Yolunda

Ödül sezonunun sonlanmasına 2 hafta kala Coen’ler “İhtiyarlara Yer Yok” ile sezonun en başarılı filmine imza attıklarını bir kere daha kanıtladılar. Filmin şu ana kadar gösterdiği başarıyı yakın zamanda sergilemiş olan tek filmin “Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü” olması da Oscar gecesinde benzer bir senaryoyla karşılaşacağımızın işaretlerini veriyor

Oyuncular Birliği (SAG) ve Yönetmenler Birliği’nin (DGA) ardından geçtiğimiz hafta ‘Amerikan Yapımcılar Birliği’ (PGA) de yılın en başarılı yapımcılarını seçti. Sonuç ise şaşırtıcı değil. “İhtiyarlara Yer Yok” (No Country for Old Men) bir kere daha yılın en iyisi seçildi. Yılın favorisi durumundaki film şu ana kadar SAG, DGA, PGA ve Eleştirmenlerin Seçimi ödüllerinin hepsini topladı ve bunun başarmış olan son film de Peter Jackson’ın “Yüzüklerin Efendisi” serisinin son halkası olan “Kralın Dönüşü”ydü. Elbette iki filmin arasında farklılıklar da var. Bunların arasında en önemlisi ise “İhtiyarlara Yer Yok”un Altın Küre kazanamamış olması. Yine de bu dört birlikten de ödülle dönmek (ki Yazarlar Birliği’nin ödülünü de almaları sürpriz olmayacak) Hollywood’da filmin kabul gördüğünün en açık kanıtı.

Yapımcılar birliği elbette yılın en iyileri arasında başka isimlere de prestij kazandırmış durumda. Gecede en iyi animasyon “Ratatuy” (Ratatouille) seçilirken, Michael Moore’un “Sicko”su en iyi belgesel ünvanını kazandı. TV bölümünde ise “30 Rock” ve “The Sopranos” kendi alanlarında yılın en iyi seçildiler.

Oscar yarışına geri dönecek olursak uyarlama senaryolar göz önünde bulundurularak düzenlenen ve filmlerin senaristlerinin yanında uyarlandıkları kitapların yazarlarının da ödüllendirildiği Scripter ödülleri de seçimini “İhtiyarlara Yer Yok”tan yana kullandı.

Yazarlar ve Kurgucular kimi seçecek?
Önümüzdeki hafta Yazarlar Birliği (WGA) de yılın en iyi senaryolarını ödüllendirecek. Uyarlama Senaryo dalında Coen’lerin büyük ihtimalle yine başı çekeceğini belirtmiştik. Orijinal senaryoda ise tercihler “Avukat” (Michael Clayton) veya Juno arasında gidip geliyor. Ancak bu kategoride çok öne çıkan bir film olmaması yine de her adayın neredeyse eşit şansa sahip olması demek.

Önümüzdeki haftanın kritik bir diğer ödülü ise ACE (Amerikan Sinema Editörleri) olacak. ACE’nin seçimi oldukça önemli. Çünkü Oscar’da kurgu kategorisinde aday olamamış filmlerin ‘en iyi film’i genellikle kazanamadığı bilinen bir gerçek.Bu tabuyu 1980 yılından beri kıran bir filme de rastlanmadı. Bu garip istatistik anlamsız gibi gözükse de kurgucuların kendi alanlarında başarılı bulmadıkları filmler için oy vermediklerini belirten ünlü mit bunun bir açıklayıcısı olarak kabul ediliyor. Elbette “İhtiyarlara Yer Yok”un kurgu dalında adaylık almış olması paçayı kurtardığını gösteriyor ama ACE’ye gelecek olursak kurgucuların kendi filmlerinin kurgusunu yapan yönetmenlere pek sıcak bakmadığı bilinen bir gerçek. Bu aşamada ACE’nin ödülünün de Coen’lere gitmesi durumunda bu muhafazakar tavrın kırılmasını sağlayan ‘İhtiyarlara Yer Yok’ çok daha güçlü olacak.

Bu haftanın olası yıldızı: Kefaret
Okyanusun diğer yakası ise bu haftaya damgasını vuracak bir ödül törenine ev sahipliği yapacak. BAFTA ödülleri’nde İngiliz yapımı ‘Kefaret’in (Atonement) zaferle ayrılması çok da şaşırtıcı olmayacak. Bu anlamda “Kefaret” Oscar öncesinde biraz güven tazelemiş olacak şüphesiz ancak Hollywood’dakilerin bu sene BAFTA’ları be kadar ciddiyetle takip edeceği de bir soru işareti yaratıyor. Çünkü George Clooney, Johnny Depp, Tommy Lee Jones, Julie Christie, Laura Linney, Ellen Page, Casey Affleck, Philip Seymour Hoffman ve Hal Holbrook gibi isimlerin törene katılmaması bekleniyor. Bu anlamda aradığı görkemi bulamayacak olan BAFTA’lar Akademi’yi etkilemek konusunda da yetersiz kalabilir. Yine de ödül töreninde yaşanacakların ve sonuçların çeşitli etkileri de olabilir. Zira Akademi’de oylar ayın 19’una kadar alınmaya devam edecek.

kaynak:sinema.com,K. D. Yılmaz

sbuffy
08-02-08, 12:16
Yazarlar Birliği grevinin sona erdiği açıklandı.

Oscar set
http://img104.imageshack.us/img104/3503/080206a169ns7.th.jpg (http://img104.imageshack.us/my.php?image=080206a169ns7.jpg)

http://img104.imageshack.us/img104/6329/oscarsetthcq0.jpg

dizi_maniac
09-02-08, 15:16
sbuffy senin << Yerini kesinleştirenler…
Oyuncular Birliği’nde beklendiği şekilde ödüle kavuşan Julie Christie, Javier Bardem ve Daniel Day-Lewis konuşmalarıyla da Oscar’ın provasını yaptılar adeta. Özellikle Day-Lewis’in konuşması sırasında gösterdiği mütevazı tavrı ve Heath Ledger hakkında konuşurken gösterdiği hassasiyet gecenin belki de en anlamlı konuşmasına tanık olmamızı sağladı. Day-Lewis’in o gece herkesten daha fazla artı puanı hanesine eklediğini söylemek mümkün.
>>
diye verdiğin haberde Day-Lewis 'in tutumunun propaganda yaptığı söylentilerin üzerine bir şey eklemek istiyorum sbuffy :

Berlin Film Festivali "Berlinale" de , altın ayı için yarışan There Will Be Blood filmi için yönetmeni Anderson, oyuncu arkadaşı Paul Dano ile birlikte Berlin'e gelen Danile Day-Lewis'in orada verdiği demeçlerden birine alman TVsinde denk geldim ve izledim.
Daniel'in söylediklerini özet olarak veriyorum: "Hakkımda çıkan onca saçma sapan haberlerden sonra, herkes den ricam hakkımda okudukları herşeyi hafızalarından silip , ve beni sıfırdan ele almalırıdır. Heath için olan üzüntümün altında yatan nedenlerden başlıca, onun çılgınca party'lerin ve eğlencenin gözbebeği bir yaşam sürmemesinin gerçeğidir. Şahsen onunla tanışmadım ama kiminle konuştuysam, onun sessiz sakin ve içine kapanık biri olduğunu duydum. Büyük bir yetenekti, ama eğer yaşasaydı yeteneğini daha da geliştirecekti bundan eminim. Aramızdan biri olarak, hiç "aramızda" yaşamadı... ve BİZLER bunu fark etmedik. Hakkında , onun sağlığı ve bozuk psikolojisi ile çıkan haberleri okumamıza rağmen , umursamadık. Amerikan film sektörünün böylesi bir acımasızlığı var. Ya cilalı magazin haberlerin prensi olursun, yada yeteneklisindir ama köşende sessiz sedasız acı çekersin ve acın kimsenin umurunda değildir sen beklenileni sektöre verebildikten sonra. Size şunu söyliyeyim; binlerce hayranınızın olması sizin mutluluğunuzun garantisi değildir. Şöhret , üzerinden atlamasını bilmeniz gerek bir uçurumdur. Bunu herkes başaracak diyede bir şey yoktur. Uçurumdan yuvarlananların çığlıklarınıda duymamazlıktan gelmek, bu sektörün başlıca yaptığı şeylerden biridir. Sıradan insanların, başında ki psikolojik sorunlara ailesi ve dostları müdahele eder... ama eğer şöhretli biriyseniz, sorunlarınızı en yakınlarınıza dahi açamazsınız veya açtığnız takdirde onların müdahele etmesini gururunuza yediremezsiniz, çünkü sonuçta siz bir "big movie-star"sınız. Heath, bir trafik kazasına veya amansız bir hastalığa yenik düşmedi... o insanların ve bu sektörün umursamızlığına yenik düştü. Kendimi, bunu düşünmekten alamıyorum. Karakteri iyi, sevecen ama çok içine kapanık sessiz ve melankolik biri olarak tanımlıyor onu tanıyanlar. Özellikle iki set arası koşturmasında ki yorgunluğundan ve son haftalarda ki tükenmişliğinden bahsediyorlar. Peki size soruyorum : neredeydiniz? Neredeydik? Heath'in kaybını genel olarak ele aldığımızda, kendi umursamazlığımız yüzümüze tokat gibi inmeli. Bakın size şunuda söyliyeyim; cilalı bir star değilseniz adınız unutulmaya mahkumdur... ben Heath'i şahsım adına söylüyorum bu yüzden tekrar ve tekrar dile getirilmesinden yanayım. Çok yetenekliydi ve en verimli çağında kaybettik onu. Onun gibiler aramızda hala var, yaşıyorlar ama nasıl yaşıyorlar? Onların sırtlarından milyonlarca para kazanan bu sektörün onları sahiplenmesini beklemek, ütopik bir hayal olarak mı kalmalı sizce? Yapımcı şirketler görevlileri, yönetmenler ve oyuncular velhasıl bütün bu sektör sanat icra ettiği için, herkes kendini sanatçı sayar ya? Ve sanatçılar duyarlı olurlar ya, anlıyormusunuz? Hani o duyarlılık nerede? Kendimi ön plana çıkarıp, Hetah'i konuşarak bakın ben ne kadar duyarlıyım falan asla demeye getirmiyorum... aslına bakarsınız, genel anlamda kendimi duyarlı biri olarak tanımlamam çok yanlış olur zaten, ama ben o tokadı hissettim Heath'in kaybı ile. İşte demek istediğim bu. Onu kaybedeli, bir kaç hafta oldu ve hayat devam ettiği için, festivallerin ve ödül törenlerin cümbüşü içersinde kendimizi yine bırakıp gidiyoruz, hiç bir şey olmamış gibi. Çünkü "cila" bu sektörün can damarıdır, $ kaynağıdır. Anlıyormusunuz? Kendimin reklamını, ölü bir çocuğunun üzerinden yapacak kadar şerefsiz biri değilim, ve buna ihtiyacımda yok. Cila'dan (glamour) hangi mesafede yaşadığımı beni bilenler zaten bilir. Öncelikle şunun anlaşılmasını isterim ki, Heath'in kaybı beni hangi nedenlerle sarstığıdır. Çok etkilendim ve üzüntümü dile getirmekle bir reklam peşindelik ve seviyesizlik yaptığımı düşünmüyorum. Onun Batman fragmanında ki Joker performansını gördünüzmü? Ne kadar erken bir kayıp ve neden kaybedeydik bu genç yeteneği diye hadi üzülmeyin bakalım? Anlıyormusunuz? "


sbuffy, Daniel'in bu sözlerine sen ne diyorsun?
Eğer gerçekten oscarı garantileme, reklam derdinde olsaydı ve bu yüzden Heath'in ölümünden bahsediyor olsaydı, sektöre bunca oklar fırlatırmıydı?
Daniel'i ekranda bu söyleşi esnasında izlerken şunu fark ettim; ciddi anlamda üzgündü ve sanki kendisinede biraz kızgındı. Kızgınlığı hakkında çıkan -Heath Ledger'i kullanıyor- laflarından kaynaklanmasından daha çok, duyarsızlığa duyduğu kızgınlıktı sanki? Ama bu kızgınlık daha çok kendine yönelikti sanki? Yani Heath'in ölümü ile, sanki kendisinin duyarsızlığının farkına varmış gibiydi?
Evet biliyorum, Daniel Day-Lewis dehşet iyi bir oyuncudur... ama söylesi esnasında onun oynadığını hissetmedim, bana samimi gelmişti.
Sen ne dersin?
Yani Daniel öyle de düşünebilirdi : Şu aralar Heath'in en yakınları bile onun hakkında konuşmuyor ve şu aralar Oscar yarışı ve kendi tanıtımımda var, eğer şimdilerde çıkıp konuşursam bunu resman propaganda olarak algılayacaklar... bu yüzden, ben amannnn susayım! Üzüntümü ve öfkemi amannn sakın belli etmemeliyim... de diyebilirdi, dimi?
Ama Daniel'i konuşurken izlediğimde, sanki kendine hakim olamıyor gibiydi. Öfkesi, kendine kızgınlığı, üzüntüsü...
Yani bana reklam adına yapılmış soğukkanlı bir strateji gibi gelmedi?
Acaba yanılıyormuyum? Sen ne düşünüyorsun, sbuffy?


.

dizi_maniac
09-02-08, 15:28
Yazarlar Birliği grevinin sona erdiği açıklandı.

Oscar set
http://img104.imageshack.us/img104/3503/080206a169ns7.th.jpg (http://img104.imageshack.us/my.php?image=080206a169ns7.jpg)

http://img104.imageshack.us/img104/6329/oscarsetthcq0.jpg


YAŞASIN GREV BİTTİ !! :happy0064
Bu haberi BBC haberlerinde izlerken, sevinçten ayağa fırlayıp dans edesim gelmişti:happy0064
Sen demiştin ama sbuffy... sen Oscar töreninin sönük geçmeyeceğini ve grevin daha önce sonuçlanacağını tahmin etmiştin!
Dediğin çıktı valla!
Uğurlar olsun, gözümüz aydın:img-yes:

Ah keşke bu grev biraz evrenselleşerek gerçekleşmiş olsaydı. Başka ülkelerede çağrı yapılsaydı, dayanışma talep edilseydi. Ülkemizden katılım olurmuydu onu bilemem ama en azından böylesi bir teşebbüs tartışılırdı bizim medyada da...



.

sbuffy
09-02-08, 15:45
dizi_maniac açıkçası önceki yorumumdan utandım.Day Lewis takdir edilecek ve ibret olunacak bir konuşma yapmış.malesef sinema sektöründe oyuncuların şöhretleri ve yetenekleri kullanılır ama bir kez olsun "nasılsın" diyen olmaz.bu da yetmezmiş gibi fanatikler sevdikleri oyuncuları bir kalıba sokarlar ve o oyuncu bu kalıptan dışarı çıktığı an insanların gözünde biter.sanki oyuncuların duygularını göstermeye hakları yokmuş gibi.
dikkat edilirse bu yüzden sık sık fanatizm kötü diyorum.çünkü oyuncuları sahiplenip,laf söylettirmezler ama sonra en ufak bir hatada yerin dibine sokarlar.
bu yüzden bence fanatizm en kötüsü.zaten yapımcılar hayranların aşırı sevgisine güvenip bazı oyunculara iş veriyorlar ki Lewis de "cilalı magazi" derken bence bunu kastettmiş.

dizi_maniac
09-02-08, 15:51
Yılladır Oscar-Akademi yönetimine gelen eleştirilerden çoğu , törenin ve kategoriler içeriğinin çağa ayak uydurmayışı ve kemikleşmiş gelenekselciliği yönündedir bildiğim kadarı ile...

Neden akademi bu eleştirilere ve taleplere kulak tıkıyor, sence sbuffy?

Venedik Film Festivali, Berlinale, Cannes Film Festivali v.s ... hatta bizim Altın Portakal bile, her geçen sene ile kendi içinde yeniliklere yer veriyor.

Akademi'nin müzikal, komedi v.s gibi kategorilere tekrar yer vermesi gerekmezmi sencede?
Ayrıca TV sektörüne de el atar ve kategoriler açarsa, bu akademi içinde ayrı bir kazanç olacağını düşünüyorum. Zaten dizi sektörü daha önceleri hiç olmadığı kadar şaha kalkmış durumda! İnanılmaz güzel yapımlar var artık, tabular kırılıyor, konular ve içerikler zenginleşiyor ve milyonlarca izleyicilerin beğenisini tutku haline getirebiliyor (Lost, Heroes, Desperate Housewives, Nip Tuck, 30 , Entourage, v.s v.s)
Ve mini-diziler...
Mesela ben mini-dizileri çok severim:img-yes: Sende severmisin sbuffy?
Eğer Golden Globe dışında, Oscar larda da kategorisi açılırsa, mini-diziler için daha çok yatırımcı bulunur ve daha çok yapımlar ortaya çıkacağından eminim. Oscar alan mini-diziler olduğunda, onları bizim TVlerde satın alacaktır! Güzel olmazmıydı? Kimbilir ne harika şeyler izleyebilme fırsatımız olurdu?:img-icecr
Babam hep anlatır, eskiden TRT de mini-diziler yayınlanırmış. Ve o mini-dizileri ballandıra ballandıra anlatır, ,içim gider...
Ayrıca, "yabancı" dallarının zenginleşmeside artık ihtiyaç haline geldi, diye düşünüyorum.
En iyi yabancı-dil de film ile sınırlı kalması, ne kadar üzücü:icon_sorr
en-iyi-oyuncular ve yönetmen de olmalı.
Hatta en iyi-yabancı-dilde-TV-dizisi de olsaydı keşke?
italya'nın, polonya'nın, rusya'nın, ispanya'nın, maceristan'ın, yeni zelanda'nın... ne bileyim işte, tüm dünyadan katılımcılar olurdu ve kazananlar dünya çapında satılma şansı yakalar ve bizlerde türkiyede salt amerikan veya ingiliz dizilerine mahkum olmaktan kurtulurduk.
Ben yine çok uçtum, galiba?:img-blush
Fakat düşündüğümde, bundan Akademinin de maddi olarak ve prestij olarak da büyük kazançlar sağlayabileceği ortada?!!

Sen ne düşünüyorsun bu konuda?

dizi_maniac
09-02-08, 16:12
malesef sinema sektöründe oyuncuların şöhretleri ve yetenekleri kullanılır ama bir kez olsun "nasılsın" diyen olmaz.bu da yetmezmiş gibi fanatikler sevdikleri oyuncuları bir kalıba sokarlar ve o oyuncu bu kalıptan dışarı çıktığı an insanların gözünde biter.sanki oyuncuların duygularını göstermeye hakları yokmuş gibi.
dikkat edilirse bu yüzden sık sık fanatizm kötü diyorum.çünkü oyuncuları sahiplenip,laf söylettirmezler ama sonra en ufak bir hatada yerin dibine sokarlar.bu yüzden bence fanatizm en kötüsü.

sbuffy, senin bu yorumun o kadar doğru ki arkadaşım! Çok muazzam özetlemişsin! Evet, hatırlıyorum fanatizm konusunda sürekli uyarırsın ve bunda da ne kadar haklı olduğunu bir kez daha anladım!
Keşke herkesde sendeki öngörüş olsa...

Hani Alan Rickman öğrencisinden özür dilerken demiş ya : "Hayatın her evresinde öğreniyor insan" diye... aynı bunun gibi işte!
Mesele öğrenebilmekte...
Sanat, Sinema ... ay bu film güzel , bu oyuncu şahane, şuna bayıldım buna hasta oldum ...'larla sınırlı değil aslında. Bizlerin izlediği salt "film"lerin hikayelkeri ile sınırlı kalmamalı... onların ardında ki insanları da "izleyebilmeliyiz", kendimizi fanatizme kaptırmadan... görmek sadece bakmak değildir, demiş ya Goethe? Gördüklerimizden, öğrenebilmek... idrak edebilmek. Ve kendi hayatlarımızla muahesebe yapabilmek. Kişiliklerimizi süzgeçten geçirebilmek. Kendimize "birşeyler katabilmek".
Ama çoğumuz bakarken "görmeyi" unutup, fanatzimin hayranlığı ile "körü körüne" sürükleniyoruz...

Sonra da "A-aaa ?!!!:img-fear2 Niye öldü ki şimdi bu? Şöhretliydi, yetenekliydi, zengindi! Nasıl ölebilir böyle bir ölümle?" diye şaşırmamız, aslında körlüğümüzün göstergesi.
Bir sitede saymışlar... Heath toplam tam 9 söyleşide "kendini tükenmiş, ve iyi hissetmediğinden, sürekli uykusuzluk ve baş ağrıları çektiğinden" bahsetmiş!
9 söyleşi !
Resman imdat çağırısı gibi?! 9 söyleşi!
Peki "gören" oldu mu?:icon_sorr
Onu bu kadar çok seven fanatik hayranlı bile "görebildimi"?
Yabancı forumlardaki Heath'in sayfalarına girdim baktım; ölümünden önce ki sayfalarında sürekli yakışıklılığından, yeteneğinden, yok Michelle zaten ona iyi bir eş olamazdı, yok bu giydiği pantolon ona ne kadar yakışmış, yok acaba biseksüelmidir brokebak mountain da çok gerçekçiydi oyunculuğu çünkü, yoksa Jake Gyllenhaal ile gizli sevgililermi, ayy bak kızını ne güzel omuzlarında taşıyor o çok şefkatli bir baba, ayy gördünüzmü şu filmde ne güzel gülmüş...v.s gibi yazılarla doluydu...

Belki de Daniel Day-Lewis'in sektöre, ve insanların umursamızlığına ve kendi duyarsızlığına kızgınlığı buradan kaynaklanıyor?

Sen çok güzel özetlemişsin sbuffy :yetenekleri kullanılır ama bir kez olsun "nasılsın" diyen olmaz.



.

sbuffy
09-02-08, 16:36
dizi_maniac bu konuyla ilgili bir makale okumuştum.makalede yaşlı üyeler emekli olmadıkça akademinin çağa ayak uyduramayacağı yazıyordu.haksızda değiller zira belli film türlerini ve oyuncuları kayırıp haksızlıklara yol açanların da yaşlı üyeler olduğu hep söylenir.ya sosyal bir konuya değin ya da uyarlama dram çek süsle püsle ve bu üyeleri can damarından etkile

kategorilerin genişletilmesi konusunda aynı fikirdeyim.bir müzikalle bir dram veya aksiyon türlerinin aynı kategoride değerlendirilmesi haksızlık.bu konuda keşke altın küre ödüleri örnek alınsa.
dünya sineması da hollywoodla yarışacak duruma gelmişken sadece yabancı dilde film kategorisiyle yetinilmesi de pek mantıklı değil.oyuncular,senaritsler,yönetmenler için de ödüller verilmelisi iyi işler yapan ama adını duyuramayan yönetmenler,senaristler ve oyuncular için de bir fırsat olabilir.
diziler konusunda da katılıyorum.hatta akademi sinema ödüllerinden ayrı olarak diziler için de bir ödül töreni hazırlasa televizyonda kaliteli işlerin çıtasının daha da yükseltilmesi açısından çok iyi olur.
minidizileri bende çok seviyorum.aslında sinema filmleriyle eş değerde tvfilmleri ve minidiziler var ama malesef altın kürede aday olmazsa tv kanalları pek rağbet etmiyor.birde televizyon festivallerinde dikkat çekebilirse tv kanalları satın alabiliyor ama eğer maliyeti yüksek değilse.

dizi_maniac çok güzel demişsin görmek ve bakmak aynı gibi görünen iki farklı kavram.heath ile ilgili yorumlara hiç şaşırmadım.tipik hayran konuşmaları.
Day Lewisin konuşmasından anladığım kadarıyla üstü kapalı tüm ünlülerin hayranlarına da mesaj göndermiş.sonuçta o pırıltılı dergileri alıp okuyanlar kim?sadece sinema sektöründekiler değil tabiki

sbuffy
10-02-08, 12:11
Senaristler Birliği (WGA) Ödüleri

En İyi Orjinal Senaryo
Juno

En İyi Uyarlama Senaryo
No Country For Old Men

En İyi Belgesel Senaryo
Taxi To The Dark Side

dizi_maniac
10-02-08, 13:27
Senaristler tarafından; Taxi To The Dark Side 'ın EN İYİ BELGESEL
seçilmesine çok ama çok sevindim:happy0064
Bu haber benim için bir müjde gibi.
Çok teşekkürler sbuffy!:good:

Bana göre de bu senenin en muazzam belgeseli!
İnşallah türk TVlerinde gösterirler de, herkes izleyebilir.
Ağzınız açık kalacak !

Ama maalesef Oscar'larda pek şansının olduğunun sanmıyorum,:sad53: sebep'lerini daha öncede yazmıştım zaten.

humble
11-02-08, 16:03
sbuffy ve dizi-maniac yorumlarınızı ve takip ettiğiniz oscar haberlerini çok beğeniyorum ve elimden geldiğince okumaya çalışıyorum. Gerçekten çok iyi noktalara değiniyosunuz ve mantıklı yorumlarda bulunuyosunuz.

Oscar törenlerinin yerinde saydığını ve gelişme göstermediğini yazmışsınız. Evet bu konuda size gerçekten katılıyorum ama galiba başka bi açıdan... Oscar töreninin zaten çok uzun bi süresi var. Bunu daha da uzatmayı ve yeni kategoriler eklemeyi gelen eleştiriler doğrultusunda oscar jürisinin de istediğini sanıyorum. Galiba ellerinden gelmeyen bir şey bu... Benim oscarlardan şikayetim yıllardır filmleri seçerken sürekli aynı kalıplar doğrultusunda seçmesi... Bu durum özellikle en iyi yabancı film dalındaki filmleri seçerken geçerli oluyo. Genelde içinde duygusal içerikler bulunduran, herkesin anlayabileceği türden filmleri seçiyolar. Bunu bu senede çok rahat bi şekilde gözlemleyebiliyoruz. 4 months 3 weeks 2 days, persepolis, yaşamın kıyısında(Bence bu senenin en iyilerindendi) ve hatta takva gibi mükemmel filmleri es geçiyolar ve tamamen halka hitap eden filmleri seçiyolar. Bilmiyorum belkide böyle filmleri seçmeye çekiniyolardır, izleyici kaybederiz, seyirci bize itibar göstermez diye... Ama ben her zaman snatsal filmlere özellikle böyle dev organizasyonlar tarafından destek verilmesi taraftarıyım. Yanlımıyosa bu sene en iyi film kategorisinde yarışan "no country for old men" için filmin yarım kaldığını, sonunu getirmediklerini yazmışlar. Halbuki film gerçekten bitmişti, bütün karakterler tam anlamıyla anlatılmış, Coen kardeşler hikayenin dışına çıkmamak için tam yerinde filmi kesmişlerdi. Zaten yönetmen anlatmak istediğini anlatmış, filmi kabak tadı vermekten kurtarmıştı. Bilmiyorum siz ne düşünüyosunuz ama ben bu konuda çok şikayetçiyim ve bu yüzden oscarın sürekli yerinde saydığını düşünüyorum.

dizi_maniac
11-02-08, 21:28
sevgili humble , akademinin kısıtlı kategorilerde kalmasından yana duyduğum üzüntüyü ve konuyu burada ben açmıştım ama bu mevzu zaten yıllardır akademiye yönelik sitemlerin başında geldiğini hepimiz biliyoruz.
"Ellerinden bir şey gelmediğini" düşünmüyorum... sonuçta akademinin yönetim kurulu istediği kriterlerde kategoriler açabilir, yeter ki istesin. Demek ki istemiyorlar?

4 months, 3 weeks, 2 days gibi filmlerin "kürtaj yasallaşmalı" mesajına, muhafazakar amerikanın tutucu akademisinin onay vermemesi aslında hiç birimizi şaşırtmamalıydı.
Kürtaj konusu hrıstiyan-amerikasında hala büyük tartışmalara açık , çok çok hassas bir konu.

Lakin film meramını o kadar başarılı ve etkileyici bir biçimde anlatmış ki... aday olmayışına , akademinin muhafazakar yapısını bilmelerine rağmen, sadece bizler değil bir çok kişi üzülmüştür.
Hatta eminim adaylık-kurulu üyeleri dahi oy pusulaların dağıtımı esnasında, kendileri bile "maalesef" seçmemeliyiz diye bir ruh haline girmekten kendilerini alamadıklarından neredeyse eminim.

Aday olsaydı, bu film ödülü alabilecek kapasitede bir film(ödül alma riski fazla yüksek bir film)... ve -"bu sene akademi ödülü serbest-kürtajı onaylayan bir filme verdi"- denilmesi, akademiye yönelik bir çok dini ve sosyal eleştirileri beraberinde getirirdi.

Çok da acımasız olmayalım.
Unutmayalım ki akademi ne de olsa ; son yıllarda kendi siyasetlerini dört bir yandan eleştiren yapımlara karşı -tabularını- yıkmıştır.
Bu güzel bir gelişmedir.
Şahsen beni çok sevindiriyor ve kendi ülkem'de ki süregelen hala kıramadığımız tabuların kabuğundan ötürü imrendiriyor.
Evet imreniyorum. Çünkü biz hala örneğin ;bir 12 Eylül'ü bile doludizgin, özgürce ve tüm gerçekleri dile getirerek hala "filmleştiremiyoruz".

Onlar kendi başkanlarını (örneğ. Bush'u) akşam haberlerinde, talk-show'larında, dizilerinde, filmlerinde , herhangi bir yasakçı-zihniyetin korkusu altında kalmadan, eleştirebiliyor hatta yerden yere bile vurabiliyorlar.
Oysa benim ülkemde, benim başbakanım... kendisini bir karikatürist kedi olarak çizdi diye, küplere binerek dava açıyor ... :sad53:

Şimdi bizim türk sineması neden çoğunlukla saçmasapan-komediler yapıyor diye hadi hayıflanalım, bakalım? E ne yapsınlar? Hangi konuya el atsalar, sansürcü öcüler tepelerinde! :icon_sorr

Yani demek istediğim ; akademi şu veya bu dini çekinceden dolayı, bu filme adaylık bile vermediğini sitemle dile getirirken, çuvaldızı önce kendimize batırmayıda unutmayalım.

Oysa ki benim ülkemde gerçekten muhteşem sinemacılar var.
Özverili, yetenekli ve olağanüstü yaratıcılıktalar... ve bu topraklara dair anlatabilecek o kadar çok hikayeleri var ki , Hollywood'un veya Avrupa'nın bilindik dandik tekrarlarından, adaptasyonlarından çok daha anlatılası ve filme çekilesidir.
Fakat işte, sansürün gölgesinde ne kadar "aydınlık" olabilirler ki? Haksızmıyım?

Bir "Takva"yı çekmek kolay.
Sonuçta dini-fanatizminden ötürü kafayı yiyen bir bireyi anlatmakta.
Ama hadi bakalım, türban olayların üzerinden gelmiş ve gelişecek olan sorunları toplumsal bir anlatımla ele alan film çeksinler bütün sosyo-kültürel çıplaklığı ile, cesaretleri varsa?

"Sınav" gibi filmlerde velilerin sevgisizliğinden kaynaklanan sorunlu gençleri anlatmakta kolay.
Hadi hepimiz anne-babaları suçlayalım! Çocuklarınıza yeterli sevgi vermiyorsunuz, diyelim. Bu yüzden bu hale geliyorlar, diyelim.
Ama salt ve net bir biçimde ülkemizde ki eğitim sistemin çarpıklığını, anlamsızlığını ve acımasızlığını katıksız bir gerçeklikle sakın sakın anlatmayalım.
Hele hele dersaneler üzerinden dönen rantı asla anlatmayalım.

Biz öğrencilikle ilgili "Okul" gibi filmler yapalım, hayaletlerin öğrencilere dadandığı (korku bile değil ancak korku'luk gibi duran) hikayeler çekelim.
Taylan Biradeler bu kadar mı yoz insanlar sanki? Kesinlikle değil.
Şunu çok iyi biliyorum ki Wachovsky Biraderler veya Coen Biraderler bu ülkenin sinemacıları olsalardı onlarda birer Taylan Biraderler olurdu işte...:img-wink: Taylan Kardeşler de amerikada olsalardı, şimdi onların oscar adaylıklarını konuşuyor olurduk.
Aah ah, bu konuda çok doluyum....



Evet humble, sana katılıyorum her sene olduğu gibi, bu senede bir çok iyi yapıt adaylık bile alamadı.
Fakat Persepolis'den bahsetmişsin oysa en iyi animasyon dalında adaylığı var bildiğim kadarı ile?

Öte yandan en iyi "yabancı" filmler kategorisinde adaylık almış olsaydı, bu sene bin bir emekle ve büyük masraflarla çekilen diğer muhteşem yabancı filmlere haksızlık olmazmıydı? Örneğin : Katyn, Moğol v.s karşı?

İçeriği itibarı ile Persepolis'i çok sevdiğimi burada defalarca dile getirmiştim zaten, ama dürüst olmak gerekirse teknik, masraf ve emek açısından Ratatouille çok daha inanılmaz zahmetli bir yapım.
Bu tarz animasyonların alın teri , daha çok.
Bende altın heykelciği Persepolis'in kucaklamasını diliyorum tüm kalbimle, ama Rataouille'e verecek olurlarsa, en azından bunun NEDENİNİ idrak edebilirim.

Oysa bunun dışında, öyle adaylıklar var ki , akademi hangi kriterleri baz alarak bunları seçmiş, gerçekten benim idrakımın ötesinde!
Neredeyse 2 senedir sbuffy ile bu konu hakkında kafa patlatıyor, düşünüyor ve "makul" nedenler bulmaya çalışıyoruz... ama hala çözebilmiş değiliz... dimi sbuffy?:img-wink:

Yinede ... Sinema işte!
Sinema'nın dünyası, büyüsü, iyisi kötüsü, hikayeleri, kadrajları, ödül törenleri, eserleri... herşeyi bir bambaşkadır:img-yes:

humble, No Country For Old Men'in sonu için söylediklerine büyük ölçüde katılıyorum. Filmi ilk izlediğimde bende pat! diye bitmesinden şikayetçiydim, tekrar izlediğimde Coen'lerin kararının doğru olduğunu anladım.
Ayrıca o para dolu çantayı Chigurh aldıysa, neden (yaralı kolu ile) giderken yanında yoktu? Ve Kadını öldürdümü? Kadının kaderine Yazı'mı Tura'mı gelmişti? Ve daha bir çok başka soru var kafamda dolanan... belki bu yüzden bana sonu ansızın gelmişti?
Ama filmler her soruyu yanıtlamak, seyircisini cevaplarla "doyurmak" zorunda değiller... bunuda biliyorum.

Coen Biraderler No Country For Old Men ile gerçekten muazzam iş çıkardıklarını düşünsemde, gönlüm There Will Be Blood'dan yana. Bana göre The Will Be Blood , ilerde sinemanın mihenk taşlarından biri olabilecek niteliğinde olağanüstü bir "klasik".
Tabi bu sadece benim görüşüm...



.

sbuffy
11-02-08, 23:18
dizi_maniac söylediklerinin hepsine katılsamda bir noktada takılıyorum.sinemamızda sansür var diye şeytan taklidi,korkutmayı başaramayan efektler ve makyajlarla yapılmış korku! filmleri,televizyon dizilerinden bile daha kötü sinema filmleri mi yapmalıyız.yaşadığımız ülkede onlarca mitoloji,sansür gerektirmeyen tarihi olaylar yaşanmış.neden bu konulardan biri ele alınmıyor.neden işin kolayına kaçılıyor.bir yazı okumuştum.yazıda eğer fatih akın ve ferzan özpetek aynı çizgide türkiyede iş yapsalardı başarılı olamazlardı çünkü bizde gişe filmi yapmak önemli deniliyordu.hak vermemek elde değil.son dönemlerde türk sinemasında çok fazla film yapılması olumlu bir gelişme ama keşke televizyona dizi çekilir gibi sinema filmi yapılmasa.

humble Persepolis'i önceleri yabancı dilde film kategorisinde aday olur diye beklemiştim ama diğer ödül törenlerine bakınca animasyonda aday olacağı az çok belli olmuştu.dizimaniac daha önce sivri çıkışları ödüllendirilmesinden bahsetmiştin bence bu yıl bu seçenek sicko ile değil Persepolisle olacak.akademi bu filmi gözardı etmez diye düşünüyorum.

yabancı dil kategorisi çok tartışmalı.mesela hep filmlerin diğer festivallerde ödül alması oscara aday olması için büyük şans denilirdi.eskiden bu durum geçerliyse bile yaşamın kıyısında ve 4 months,3 weks,2 dayse bakarak bu kriterin geçerliliğini yitirdiği söylenebilir.

bu sene yabancı film adayları açıklandıktan sonra gelen tepkiler üzerine akademi başkanının açıklama yaparak yabancı dildeki filmlerle ilgili değişiklik yapacaklarına söz vermesi olumlu bir gelişme olarak görülüyor.

dizi_maniac
12-02-08, 15:08
sbuffy, arkadaşım bu serzenişinde haklısın. Seni anlıyor ve sana katılıyorum. "Gişeye film çekmek" konusuna daha sonra değinelim istersen?

Eğer sıkılmayacaksan , önce sana kulak misafiri olduğum bir hadiseden bahsetmek istiyorum.
2 sene önce Altın Portakal Festivali kapsamında verilen bir etkinliğin ardından , insanların öbek öbek gruplaşarak etrafta durduğu ve sohbet ettiği bir esnada şahit olduğum bir konuşmadır bu.
Kültür bakanlığımızda görevli bir şahıs ; diğerleri ile sohbeti esnasında şöyle demişti :
" Anadolu mitolojisi mi? Yok daha neler? İşimiz gücümüz yokta, yunanlıların hikayelerinimi anlatacaz? Zeyyus (aynen bu şekilde telaffuz etmişti Zeus'u) meyyus falan, apollosu mopollosu bunları anlatan filmlere devlet bütçemizden birde para kaynağımı sağlayacaz? Sağlayacaz da nolcak? Film maaazallah bi yurtdışı festivalde ilgi çektiğini varsay? Türk filmimi diyecekler sankim? Yunanlıların tarihi diyecekler. Bu rumlarda o filmde bin tane kusur bulacak, yok öyle değildi, bu türkler yanlış çekmiş, hem bizim tarihimizle ne uğraşıyorlar, diyecekler. Aha aldın mı başına derdi? Yau zaten bütçemiz kısıtlı, birde işimiz gücümüz yokta rumların şeyiylemi uğraşalım yani?"

Grup da ki başka birinin , nazikçe -anadolu topraklarında yaşanan tarihin sadece yunan mitolojisinden ibaret olmadığını- hatırlatması üzerine, aynı şahıs şöyle cevap vermişti :
"İyi ya işte, çekelim malazgirt savaşını!"
Grupta ki herkes : " ?!!!? "
O şahıs şöyle devam etmişti: " Savaş fimi çekmekte boru değilki. Biz milyar dolarlı holivudmuyuz, gözünüzü seveyim? Bulsunlar siponsor, yazsınlar şöyle temiz düzgün bi senrayo, getirsinler önümüze, bizimde katkımız olur tabi. Bize getirdikleri hep cart curt şeyler. Nesine destek olalım? Geçenlerde birine Çatalhöyükdeki mağara resimleriyle bi film çeksenize dedim, Çatalhöyükü dünyaya tanıtalım dedim, bana ne dedi beğenirsiniz? İyide o resimlerin malzeme analizleri, nükleer tekniklerle çözülmesine daha 4-5 sene var, dedi. Sanki ona git belgesel çek dedik? Yau bırakın , gözünüzü seveyim. Vizyon yok, vizyon! Sonrada kabahati bizde bulurlar! Yau gidin allaşkına, hepsi sanatçı takımı işte laf anlatamıyoruz. Geçen bahar, biri osmanlı bişeysi getirdi, okuduk inceledik. Kocaman fatih sultan mehmet'in anlatılacak başka şeyi yokmuş gibi, ilk idam edilen sadrazam diye idam ettirdiği çandarlı halil paşayla olan kısmını çekecekmiş. Birde bi bütçe fizibilitesi çıkarmış, sanırsın bütün osmanlı tarihini çekecek? Yau nelerle uğraştığımızı bilmiyorsunuz! Gözünüzü seveyim kardeşim, abidik gubidik şeylerle başımızı ağrıtmayın diyoruz. Dinleyen yok."

sbuffy biliyormusun, ben 100 yaşıma kadar yaşasamda, o gün ki konuşmayı unutmama imkan yok. Şahsı dinlerken, elimde ki meyve bardağını o kadar çok sıkmıştım ki, çatlayacak sandımdı.
Beni anlayabiliyormusun, sbuffy?

Gelelim, şu son zamanlarda türeyen "dandik" korku-türü filmlerimize.
Bu konuda ki eleştirinde sonuna kadar haklısın, arkadaşım. Doğru söze ne denir?
Benim düşünceme göre burada iki faktör var, hem yapım kalitesi, hem de seyirci beğenisi.

Ama başladığı noktada durmayan ve gelişim gösteren sinemacılar da var. Örnek vermek gerekirse ; mesela ARAF'ın yönetmeni Biray Dalkıran var. Bilmiyorum Araf'ı izlemişmiydin.
Bana göre akıllara zarar bir filmdi.
Kimsenin duygusunu incitmek istemem ve ben burada salt kendi düşünce ve beğenimden bahsediyorum ama, ben gerçekten daha filmin yarısında salonu terk etmeyi düşünüyordum. (Korktuğumdan değil, feci sıkıldığımdan)
Fakat Araf'dan sonra Dalkıran CENNET'i çekti.
Fragmanına bakmak bile yetiyor.
İnanılmaz güzel ve özenli bir iş çıkardığı belli.
Vizyona geçen ay girecekti ama şimdilerde Nisan ayına kalmış. Dört gözle bekliyorum.
İkisinide çeken aynı yönetmen, ama bir diğerine bak, birde öbür filme bak.
Müthiş bir gelişme.:good:
Peki vizyona girdiğinde Cennet, sence izleyici oranı ne olacaktır?
Bunun yanıtını ikimizde biliyoruz, dimi sbuffy?
Çılgın Dersane kadar, gişe yapabilirse, ne ala!
Sanırım önce seyircinin beğenisi "eğitilmeli"....

Yani yine çuvaldızı önce kendimize batırmalıyız....

Yine de sinemamız adına umutluyum. Önümüzde ki senelerde , daha önce hiç olmadığı kadar yol kat edeceğimizin inancını taşıyorum.
Sen ne dersin sbuffy?


Ayrıca, akademi yönetimin yabancı-kategorisinde değişiklik yapacaklarına dair söz vermeleri beni çok sevindirdi.
İnşallah sözlerinde dururlar, ve hemen önümüzde ki sene bu değişikliklere tanık oluruz.
Haber için teşekkürler sbuffy:img-yes:

sbuffy
12-02-08, 18:45
dizimaniac tanıklık ettiğin bu anıya şaşırmama rağmen üzülüyorum.çünkü acı gerçeklerimiz

ama yetkilinin yunanlılar yapacağımız filmleri eleştirir gibi birtakım bahaneler ortaya atması hiç inandırıcı değil ki yetkilinin konuşmasının devamında bu ortaya çıkıyor.düşünebilir yormusun çatalhöyükü anlatacak bir film için araştırmaların tamamlanmasını beklemek gerektiğini söyleyecek kadar titiz davranılırken aynı hassasiyeti tarihi veya mitolojik film çekmek için gösterilmez mi?bence gösterilir.örneklerde ortada zaten.
bence bu tür filmlerin çekilmemesinin en büyük nedeni yetkilinin de en sonunda itiraf ettiği gibi maliyet.


dizimaniac verdiğin örnekteki gibi kendilerini geliştiren her filmde daha iyisini yapan sinemacılarımız var-zaten ilk filmlerinde kimse yönetmenlerin harikalar yaratmasını bekleyemez-bu örneklere bakınca benimde umudum artıyor.

seyircilerin daha seçici olması gerektiğine bende inanıyorum.özellikle sinemaya gidenlerin çoğunluğunu ergenlik dönemindeki gençlerin oluşturduğu düşünüldüğünde eğitimin önemi bir kez daha anlaşılıyor.


http://img122.imageshack.us/img122/6549/elizabethyt7.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=elizabethyt7.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/4742/imnotheremy1.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=imnotheremy1.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/5492/imnotthere2nr1ms6.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=imnotthere2nr1ms6.jpg)
http://img122.imageshack.us/img122/5058/atonement7am7.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=atonement7am7.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/3650/atonement5go4.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=atonement5go4.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/1630/atonementix5.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=atonementix5.jpg)
http://img122.imageshack.us/img122/5658/atonement3za3.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=atonement3za3.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/733/atonement6ur4.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=atonement6ur4.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/1300/atonement9jj0.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=atonement9jj0.jpg)

sbuffy
12-02-08, 18:57
http://img122.imageshack.us/img122/8279/blood2ew8.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=blood2ew8.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/1395/blood1wv6.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=blood1wv6.jpg)

http://img122.imageshack.us/img122/1144/nocountrybk9.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=nocountrybk9.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/1175/nocountry4mq5.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=nocountry4mq5.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/4639/nocountry8ns0.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=nocountry8ns0.jpg)

http://img122.imageshack.us/img122/3401/nocountryaes6.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=nocountryaes6.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/4600/nocountrydfc6.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=nocountrydfc6.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/2366/nocountryblm1.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=nocountryblm1.jpg)

http://img122.imageshack.us/img122/7606/michaelclaytonih2.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=michaelclaytonih2.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/6482/michaelclayton2kn3.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=michaelclayton2kn3.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/4232/michaelclayton3pk8.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=michaelclayton3pk8.jpg)

sbuffy
12-02-08, 19:07
http://img122.imageshack.us/img122/5061/halholbrookho4.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=halholbrookho4.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/1460/halholbrook2oh4.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=halholbrook2oh4.jpg)

http://img122.imageshack.us/img122/6066/junofw4.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=junofw4.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/6064/juno2ob4.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=juno2ob4.jpg)

http://img122.imageshack.us/img122/9512/perseplis6ly6.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=perseplis6ly6.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/1496/persepolisca6.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=persepolisca6.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/9261/persepolis4wq1.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=persepolis4wq1.jpg)

http://img122.imageshack.us/img122/9404/charliewilsonshn2.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=charliewilsonshn2.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/6981/divingbellnk9.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=divingbellnk9.jpg)http://img122.imageshack.us/img122/2015/divingbell2xx1.th.jpg (http://img122.imageshack.us/my.php?image=divingbell2xx1.jpg)

dizi_maniac
14-02-08, 15:11
Büyük geceye 10 gün kaldı ! :happy0064

sbuffy, babası akademi üyelerinden olan o arkadaşımın bana dün göndermiş olduğu mailinden bir kaç bölüm aktarayım :

1. Akademi, oscar-ödüllerinin "kıymetli" kalabilmesi açısından , "nadir" olmaları gerektiği düşüncesindeymiş bu nedenle kategorileri pek "fazlalaştırmaktan" yana değilmiş !
(ben bu mantığı anlayamadım?):blink: bana yardımcı olurmusun sbuffy, ne demek şimdi bu?

2. Kulislerde Daniel Day-Lewis sempatisi gittikçe düşüyormuş. Bu smart-aleck (ukala)yı seven birine rastlamak mümkün olmuyormuş ama yeteneği karşısında elleri kolları bağlı kalıyorlarmış.

3. Marion Cotillard'ın her yerde görünmesinden, her etkinliğe katılmasından ve herkese yardakçılık etmesi konuşuluyormuş.
(E napsaydı kızcağız yani? Gelmese, kendini beğenmiş diyeceklerdi, geldiği içinde yardakçı oldu?!)
Ayrıca arkadaşım mailinde diyorki, Akademi başkanı Sid Gaines ; aday olanlara kendi eli ile adaylık-sertifikasını teslim ederken, tokalaştığı en "terli ve en titreyen el" Marion'un ki olmuş....
(bunu okuyunca, kalbim Marion için çarptı yaa... inşallah şu kızcağızın hakkını yemezler o gece)

4. Akademi Üyelerinin çoğu Entertainment Weekly'nin negatif yüklenmesinin etkisinde kalarak Lars And The Real Girl'e adaylık verilmemesinin pişmanlığını konuşuyorlarmış.
(sahi ya... böyle bir film vardı! Şimdi bende bu filmi çok merak ettim, ilk fırsatta bulup izlemek farz oldu. Ryan Gosling'in bu son filmini sen izleyebilmişmiydin sbuffy? Sen nasıl buldun filmi?)

5. Bu sene ilk kez konuşulan konu: Törenin gelecekte Kodak Theatre'nin dışında, Oscar-Akademinin "kendi" binasının inşaası olmalı , diye konuşuluyormuş. Kodak Theatre, son senelerde "küçük" gelmeye başlamış ve bununla ilgili şikayetler çok artmış.
(Bunuda anlayamadım? Kodak devasa bir yer zaten! Ne yani, akademi , olimpiyat stadı gibi bir stadyum mu inşaa edecek??) :icon_shad

6. James Cameron, gittiği her yerde "benim-shia-le-boeuf'um" diye Sam Worthington , isminde avustralyalı bir oyuncudan bahsediyormuş. AVATAR diye (yeni bir teknikle) dev bütçeli bir bilim-kurgu çekiyormuş, başrolde Worthington ile... ve ayrıca Terminator Salvation:The Future Begins filmi için Christian Bale'in yanında Sam Worthington'u oynatacakmış. Şimdinin en yetenekli , geleceğinde en büyük oyuncularından biri olacağını söylüyormuş.
(Allah allah, Sam Worthington kim yaa?) :blink: Sen duydun mu böyle birini sbuffy? Bunu başka biri söylese fazla aldırmam, ama koskoca James Cameron ... Hollywood'un en büyük dev'lerinden biri diyorsa?

7. En iyi sanat-yönetimi adaylarından Katie Spencer (Atonement), tören için giyeceği giysi siparişini tam 9 kez değiştirdiği konuşuluyormuş:) (heyecan yaptı herhalde kadıncağız : ) ama ona giysi beğendiremeyen eleman perişan haldedir ) :)
Düşünsene, her seferinde tamam Bu olsun diyorsun, üzerine göre dikilip ayarlanıyor , sonra vaz geçtim diyorsun ve bunu 9 kez yapıp geri yolluyorsun elbiseyi : )

8. En-iyi-makyaj adaylarından , akademi üyelerin büyük çoğunluğun gönlü Richard Baker diye birinden yanaymış. Baker bu sene NORBİT filmi ile adaymış. Ama daha öncesinden tam 6 oscar'ı varmış zaten, bu yüzden "gönlümüz ondan yana ama zaten 6 kez vermişiz"- modundaymışlar.
(genelde sinemanın "mutfağında" olan emekçilerinden pek haberdar olmayız, dimi sbuffy? Ben Richard Baker'i daha önce duymamıştım. Utandım valla. 6 tane oscar almış adam! Acaba hangi filmlerle? )

9. Akademinin : Bilimsel ve Teknik Başarı Ödülleri Gecesini Jessica Alba sunmuş ve sunuculuğu çok başarılı bulunmuş. Gri kabarık bir elbise içersinde, -peri kızlarına- benzediğini yazmış arkadaşım mailinde. Medya'dan da sunuculuğu için takdir almış.
Sende o geceye dair resimler varmı sbuffy?
----

Bana gelen mail'den ayrıntılar bu kadar sbuffybye


.