PDA

Tüm Versiyonu Göster : İki Aile (Arşiv 4)


Sayfalar : 1 2 3 4 5 [6] 7 8 9 10 11

jiko
12-02-08, 16:46
oooo özetimizde gelmiş sağol arkadaşım bu hafta erken davranılmış
tahir ağa feriti yakalayıp iş bahanesi ile ilgili uzaklaştırıyor herhalde feriti köşkten ve mahalleden. şu elif olayınada el atarda kurtarır umarım bizi. yine çok güzel bir bölüm bizi bekliyor eda ve oğuz didişmeleri ile ilgili. yalnız oğuzun yalanını ortaya çıkacak bir şey olacakmış bu yalan hipo yalanı olmasın tamda eda ile araları düzelmişken. cuma bir gelsede fragmanı izleyince (tabi inşallah cuma izleyebilirsek) daha detaylı açıklamalar yapabiliriz.

.theron.
12-02-08, 16:57
yine muhtesem bi bölümdü cok güldüm cok eglendim eda ve ouzun didismeleri özellikle oguzun asagı inip edayı gelsenee die cagırması muhtesemdi cok güldüm.edayı yatak odasına götürme cabaları :D oyuncuların mimikleri harika zaten.
oguzda ergün ve feriti bahane ederk salvar davasına son verdii sonunda kadın zaferiii.
elifin zaten feritin basına büyük dertler acacagı belliydi santaj yapmaya basladı diger bölümdede zaetn ferit icin zor günler kapıda üzüldüm ferit icin.
sulede sonunda anladı herseyi kapının önüne koydu yamanı cok iyi oldu ya aklı basına geldi.
bide ardayada yazık oldu oguzdan rahat yok diger bölümlerde oldukca cok gülecegiz yine.kendini TSM ne verdi.ben gizli ask bu sarkısına bayılıorum ya gecen sezondan beri ama bulamıorum :icon_sorr
kücük eda hakketten sinir bi kız yaf ayrıca leylada timura hiç yakısmıor bence.merve kıskancından meyve suyuna tuz attı cok komikti.

diger bölüm özeti icinde tskler :))

ggnibsgk
12-02-08, 18:36
Selammlarrrr:)

Yaww ben bölüm yorumu yapmadan özet gelmiş yinee eheuheu...Valla çarşamba gelse daha iyi olcakk bence yanii şölee bi yorum yapıyımm bi kendi kendimi meraklandırıyımm(hoş zaten meraklıyım ama yine de yazınca daha bi artıyoo ehuehu...) Tamam tamam bencillik yapmıycam hadi salı gelsinn barii (ama bari akşama doğru gelsinn aaaaaaaaa:img-hyste ) Ayy yok vazgeçtimm.Onlar abartırlar şimdii geçen hafta olduğuu gibii teee cuma günü verirlerr aman kalsınn vazgeçtimm üff!!!...

Neyse efendimm özeti hiç okumamış gibi yaparak;) yorumumuza başlayalım bakalımmm....Öncee bii ohh beeee!!!demek istiyorumm yaww!!

Yanii gerçektenn bu bölümee bayıldımmm Merve'nin dediği gibi 75. bölümü hiç unutmıycammm...:happy0064 Sonundaa Eda ve Oğuz barıştıı yaa artık gözümm hiç bişey görmezz yaniii...Yok yok abarttım gözümee takılan daha doğruu sokulan bi kaç şey varr ama neyse onlara sonra değinicemm...:img-wink:

Neyse baştan başlayalımm sonra karıştırıyorumm sahneleri birbirinee düzen önemlii şey tabiii:)

E madem o zmn Arda diyoruz yanii diimi??Hayy Allah'ım yaa çocuk resmen kurdeşen döktü Oğuz'un karşısındaa...Oğuz'un da bi hoşuna gidiyo ki yanii hayret bişeyy ehuehu...Eda'nın dediği gibi asi çocuğu Oğuz'un karşısında süklüm püklüm görmek benim gözümde de Arda'ya bi artı puan kazandırdıı valla ne yalan söyliyimm..Bu bölüm zaten Arda çok tatlıydıı yaww... Buğra demişti galibaa senaristlerimiz Arda'yı bizim gözümüzde nasıl asi,sinirli hatta abartırsak gıcık bi karakter yaptıysaaa aynı şekilde gözümüze girmesini de sağlayabilir diyee(Buğra'nın bu kelimeleri kulllandığını ben de zannetmiyorumm:img-hyste ) Bence bu bölüm baya bi gözümüze girdii...Ayrıca hayattan da çok büyük bi ders aldıı yanii..Demek ki neymişş???Tanımasan da büyüklerinlee terbiyesizce konuşmamak gerekiyomuşş diimi???Sonra gün gelirr elini eteğini öpmek zorunda kalırsınn:img-hyste

Bu arada Eda yinee beni orda sinir ettii(ama son sinir edişi olduğunu bilseydimm doya doya sinir olurdumm valla :img-hyste )Yanii şimdii Allah aşkınaa ben de kabul ediyorum Oğuz,Nirvana'ya Müzeyyen Senar'ın plağını aldığı için sinir olduu evet kabull ama Allah aşkınaa eğer Arda "bu plak benim için çok değerli!...Gönlünü kazanmam gereken birine almam lazım" deseydii Oğuz bu kadar çok sinir olur muyduu???Olmazdıı...Demek ki neymişş hakikaten üslup önemliymişş...Yani orda Eda'nın inanmamasını garipsedimm ben(Daha doğrusu ben Kızlar grubunun Nirvana'yla Paşazade rekabetini blmesini garipsedim ama neysee anlatmışlardır canım herhalde her şeyi görmek zorunda diilizz dizi bu yanii diimi???:img-wink: )

Bir de o akşam Eda ve Damla'nın olayları değerlendirmesi güzeldii ama tabii sonuu çok gıcıktıı...Ayhh adam Elif'in gazına geldii yaa olamaz bölee bişeyy!!!..Hayır yanii bu kızcağız babasına rest çekip seninle evlenmedi mii yanii daha ne istiyosun acaba???...Sürekli savunamaz ki seniii,yanlış yapıyosan yanlış yapıyosun diycek...En yakınındaki bilee sana doğruyu söylemezse yanlış yapıyosun demezse ne hale gelirsinn sen acaba???Kendini beğenmişş bi üç kağıtçı olup çıkarsınn...Üstelik ne yazık ki yaptıklarını haklı görürsünn...:fighting2 Üff neysee geçelimm...

Bu yorumu bölmem lazımmm kimse tutmasın benii aa istediğim kadar icon kullanıcamm ehuehue:)

ggnibsgk
12-02-08, 18:42
Vee gelelimm Oğuz'un rüyasınaaa:img-hyste Hayatımdaa bu kadar güzel kurgulanmışş bi rüya sahnesii daha izlemedimm benn gerçektennn...:good: Tamam,rüyalarda abartılı absürd sahneler olurduuu ama o Oğuz'un "Bilmem kii kutumda kırmızı var gibi geliyoo bana" demesii yok muu???Hem öldürdüü beni gülmektenn hem dee iştee dedimm yaa!!İştee rüyaa bu yanii...Gerçekten süper düşünülmüşşş...Tebrik edilmez de napılır yaww???:)


Vee ardından gelen bölümün ilk cilveleşmeleriii...O kısmı izlerken açıkçasıı belki Oğuz Eda'yı ikna eder diyee çok bekledim ama olmadıı...Çünkü sarılma sahnesinin ordan sonra olduğunu ummuştumm ama olsunn biz buna da razıyızz yaniii ehe...Ne güzel tatlı tatlı konuştularr...Amaa Oğuz'un Eda'nın "kadınsal merakından" yararlanmaya çalışmasına koptumm bi de sayıyoo parmaklarıylaa :img-hyste Neyse ilk deneme boşa çıktıı tabiii,olsunn,Oğuz pes eder mi??? Yanlız ben fragmanda Oğuz'un surat ifadesinden,o sahneden sonraa bi patlama olacağını düşünmüştüm ama olmadıı...Yani Ergin ve Ferit ısrar etmese bence bi süre daha devam ederdii...Tabii Ergin ve Ferit'in ısrarını kendi emellerine ulaşmak için bir köprü olarak kullandığını Oğuz'un iç sesinden duymamız çok iyi olduu yoksa Oğuz'a da sinir olurdummm aaa ehuehue...:img-hyste Aa ama en çok Ferit'in ısrarına koptumm yaa!!!" Yaa babacım yemişim gururunu yaa!!" Aaa Ferit çok ayıp babana karşı böle şeyler söleme!.Hee tabii kuru dediysen o başka canım,aaaa kuru fasülye yenilmez de napılır yanii:img-hyste

Erkekler takımının dağılması neydi ölee yaa....Gerçekten hepsinin içindeki yapmacıklık bölee bi abartıyla verilebilirdii çok güzel olmuş gerçektennn...İstemem yan cebime koyy!...Ohh beee diyemiyolar da birbirlerinee! Gaza getiriyolarr yokk okul günlerine dönmüşşler de bilmem nee???Evet okul günlerine döndünüz ama okul zamanındaki sefalet günlerine döndünüz.. ehuehu...Ergin'in dediğini biraz değiştirirsek,okul eğlencelidir ama annenin ev yemekleri her zaman özlenir yanii:img-wink:

Akşam ki barışma da çok güzeldii vallaaa...Aa dur öncee kuaför muhabbeti varr...Yani hakikaten buyrun bi tesadüf daha...Neyse artık alıştık bunlara...Hadi orda konuştular monuştular her şey açığaa çıktıı...Dünya küçük tabii napalım???;)(Yalnız Füsun'un saçını hiç güzel yapmamışlar bencee fazla yapıştırmışlarr yawww:img-hyste Bana noluyosaaa??? ehuehue) Ayrıca ayrıcaa Eda'nın Oğuz'un inadı yüzünden inadı uzattığını söylemesi de gözümden kaçmadııı...İyi de Eda hanım her şeyin bi sınırı var yanii...Siz de biraz sınırı aşmadınız mı??? Hı?? Neyse haydi dönmeyelim şimdiii oralaraa;)

Ben de abartmışım yalnızz baya sık kullanmışım anlaşılan iconlarıı ehuehu:img-hyste

ggnibsgk
12-02-08, 19:00
Artık akşama gelelim diimi???...Ayy Fert'in çeviri yapmasınaa koptumm :img-hyste AB müzakereleri gibi valla...Valla Türkiye bizimkilerden örnek almalıı yanii...Demek ki neymişş istemiyomuş gibi yapıp,çok ısrar üzerine müzakere yapıyomuşş gibi davranıcakmışsınn...:img-hyste Vee sonundaa el sıkışıcaksın ehuehu...:happy0064 Ayy orda herkesin birbirine sarılmasıı coşmasıı çok komiktii...ehuehue...

Ayy yeter bu kadar artık geceye gelmek istiyorumm ben aaa...ehuehue...Yaaa Oğuzz çok tatlıydıı yaaa...Gerçi Eda'nın da hakkını yememek lazımm...Bakışlarıyla çok şey anlattıı valla...Oğuz'un etraflarının mahkeme dolmasıyla dalga geçmesi çok iyi düşünülmüş yanii...Senaristlerimize yakışan bi sahneydii....Ayrıcaa bizim Eda'ya söylediğimiz şeyleri Oğuz'a söyletmeleri süperrdiii ehuehu...Ehh yanii gına gelldii aaa ehuehue...Valla bu sahnede cilvede sınır tanımadıı Eda hanımm,kendisini tebrik ediyoruzz ehuehue...O bakışları çok tatlıydıı yaa...:img-icecr

Ee bu sahne sonunda niyee vuslata eremedilerdii yaww????Hehh teefonn diimi tabii yaa!!!!...Ama neyse ki bu sefer ki daha kayda değer bişeydii ehe....Ayy o adam bekliyodu yaa onları dışarda,uff dedimm kesinn bu bölümün sonlarına doğruuu Ergin ve Füsun'a bişey olurr...(Aslında ben Eda ya da Oğuz'a bişey olur demiştim ama nedense sadece avukatlara göz dağı vermeyi tercih ettilerr...Bunun da mantığını çözemedim yaniii:bilmim) Ayy bi de o katil kılıklı adam demiyo muu bizz eşkiya mıyızz?? Diyee! Yani güler misin ağlar mısın??? Pardon da eşkiya diilsin de nesin sen kapı bekçisi mii???:img-cool2

Vee o sahnenin ardından benim daha da gıcık olduğum şey geldii..Gidip Tahir Ağa'dan yardım istendii...Tamam kabul ediyorum gerçek hayatta çok olan bişeyyy...Amaa artık her şeyden Tahir Ağa sayesinde kurtulmak birazz fazla olmaya başladıı...İyi ki bi Tahir Ağa var yanii...Hoş!Düşününcee taaa dizimizin ilk başlarında da Yaman'ın inşaaat yapmasını engellemek için yinee bi başka güçlü insana sırt dayamıştı Oğuz ama???Evet bu açıdan karakterlerdeki tutarlılığı tebrik etmek lazım yanlız artık ailemizinn bu tür işlerden zekalarıı ya da başka bi özellikleri sayesinde sıyrılmaları,olayları bu şekilde çözmeleri ççoook daha iyi olucak yaniii:img-yes: Haksız mıyım ama yaa:img-wink:

A tabi bu sahnenin tek getirisii Eda'Nın Oğuz'a Ben senin karın diil miyim??? demesii olduuu:happy0064 Valla orda Oğuz kadar ben de sevindimm..Ohh kaçırdı herşeyi ağzından..ehuehue...Ferit de şahitt ohh miss gibi...ehe...

Ayhh Ferit'in güyaa sivri zekasını kullanamadığı sahnelerrre geldiikk iştee amaann neysee şu an onları yorumlamaya vaktimm yok daha doğruusu hiç vaktim yok ehuehue..Kalkmam lazım arkadaşlarr hadi hepinize iyi yorumlarrr görüşürüzzzbye

GizemliSahne
12-02-08, 20:05
Herkese Selamlar..

Bakıyorum da çoşmuş buralar.. Ee doğaldır, bu bölümün ardından çoşulmaz mı??:=) Eh ben de yoğunluğun içine gömülmeden bölüm yorumumu yapıp, inzivaya çekileyim..

Öncelikle Emre Kınay, Emre Kınay ve yine Emre Kınay diyerek rüya sahnelerinden başlıyorum.. Valla rüya zaten başlı başına harika kurgulanmıştı.. Yatakta başlayan girişteki geçişleri çok güzeldi.. Suratının ifadesindeki şaşkınlık ve çelişkiler zaten fragmanda gördüğümüz saçma rüyanın aslında çok daha saçma olduğunun sinyalleriymiş meğer :=) Tabi burada Hakan Vanlı'nın oyunculuğunu es geçemeyiz.. Kahveyle ağzını çalkalamaz mı o nedir öyle yaa? Ve Mehmetcan Mincinözlü'nün tepkileri de affınıza sığınıyorum ama tam bir salağın hareketleriydi.. :D Gözleri faltaşı gibi açık, tam bir saftirik..

Şule: Efendim malumunuz çocuklar yazdan beri güreşiyorlar, kendi aralarında da paslaşmışlar...
Eda: Yes..
Yaman: ... Aldım verdim ben seni yendim...
Oğuz: Bilmem ki aslında kutumda kırmızı var ama.. :img-hyste

Oğuz Bey siz bu aralar yalnızlıktan televizyon çok izlediniz galiba, frekanslar karışmış, ortaya yepyeni bir yarışma programı çıkmış maşallah; Saçmala Saçmalayabilirsen :D Valla bilinçaltınız da pek bir karışmış, kutular, futbol maçları hay maşallah.. Aslında Oğuz'un rüyası tam televizyon dünyasıydı valla.. Karman çorman, insanın aklını karıştırmayacak gibi mi?? Güzel bir eleştiri olmuş oldu :D

Neyse iyice dağılmadan Sevgili yöntemenimiz Yıldız Hülya Bilban'a gelmek istiyorum.. Açıkcası ilk haftalarda bu kadar çabuk toparlanabileceğini tahmin etmiyordum ve özellikle Metin Günay'dan sonra acaba bir sarsıntı olabilir mi diye minik şüphelerim vardı.. Yani her ne kadar işin içinde olsa da bir çok oyuncuyu, ekibi tek elden yönetmek göründüğü kadar kolay olmasa gerek.. Tabi ki yardımcıları var ama son noktayı koymak da üzerine bir çok sorumluluğu almayı gerektiriyor.. Bu sorumlulukların altında kalmak da var, sırtlanıp dimdik yürüyebilmek de.. Tabi ki bunu yapabilmek, tecrübeye, azme ve iletişime bağlı.. Hülya Hanım'ın her hafta ilerlediğini görmek kendisini tanımasam da beni mutlu ediyor onun adına.. Buğra'nın anlatımından da anlaşıldığı üzere, Hülya Hanım'ın iletişimi ve sabrı takdire değer.. Bir kaç tane de fotoğrafını görme fırsatım olmuştu, çok sakin, oturaklı, sabırlı ve olgun bir ifadesi vardı.. Tüm bunları birleştirince, tanımasak da kafamızda az çok bir profil oluşuyor.. Ve her hafta kendisine biraz daha alıştırıyor.. Bu hafta da rüyadaki geçişlerin tek kelime ile harika olduğunu düşünüyorum.. Kamera döndükçe şaşırdık.. Oğuz "senin fikrin ne kızım?" diye sorduğunda Ceren'e geçiş daha iyi verilemezdi herhalde.. Aynı şekilde Yaman, Şule ve Arda'nın, Eda'nın değişimleri de Oğuz karakterinin üzerinden çok güzel verildi.. Geçişler o kadar güzeldi ki, hiç bir şekilde o sahnelerin farklı farklı çekildiğini hissetmedim.. Ve tabi ki burada oyuncularımızın devamlılığı tutturabilmelerinin çok önemi var.. Emre Kınay gibi bir "tiyatrocunun" dizimizde var olması gerçekten çok büyük bir şans.. Bu sahnenin doğallığı, derinliği ve devamlılığını o kadar gerçekçi yansıtmış ki, yönetmenimize de çok rahat geçişler sağlamasında yardımcı olmuştur eminim.. Kimbilir bu sahneler kaç kere çekildi ama bütün oyuncularımız kaliteli olunca çok da zorlandıklarını sanmıyorum.. Tabi başta İclal Aydınve Hakan Vanlı olmak üzere Güneş Berberoğlu, Mehmetcan Mincinözlü ve Ece Çeşmioğlu'nun da başarısının Emre Kınay'dan pek farkı yoktu neredeyse.. Sadece hikaye gereği Oğuz karakteri ön plandaydı o kadar.. Bu sahnede emeği geçen herkese saygılarımı iletiyorum.. Gerçekten devamlılık ve geçişler harikaydı.. Ya dünden beri düşünüyorum, ben bu teknikle çekilmiş bir sahne hatırlıyorum ama nereden çıkartamadım.. Film mi, reklam mı, dizi mi diye.. Gerçi izleyemediğim için dizi olması zor :=) Artık izlediğim filmler de birbirine karışır oldu, bulamayacağım herhalde.. Neyse.. Bu sahne sayesinde, hikayenin gidişatı yüzünden bu şekilde bir araya gelmeleri imkansız karakterlerimizi bir arada görebildik.. Sanırım Yaman 74 bölümdür köşkün üst katına hiç çıkamamıştı, Oğuz'un rüyasında nasip oldu garibim.. Ancak rüyalarda çıkar zaten.. :=) Önceden de dediğim gibi bu rüya meselesi Oğuz karakterinin bir özelliği olarak devamlılık kazanabilir.. Köşkteki gündemlere göre Oğuz'un rüyalarına konuk olabilir, dizinin komedi ayağını arttırabiliriz.. Tabi dozunu kaçırmadan.. Valla çok keyifli sahneler çıktığı kesin.. Evet Buğra'cım rüyalar dediğin gibi acayip saçma olabiliyor.. Yani en azından benimkiler öyle.. Benim rüyalarım da saçmalık ötesi bilirsiniz Aysun'la.. Diziden önceki gece de mecliste başbakanımızı dinliyordum milletvekili olarak(been:=)), 20 Ytl'lik meclise giriş ücretini 35 Ytl yapacakmış, millet birbirine giriyordu ben de bir dinleyeyim bakayım, mantıklı bir açıklamayala karşı çıkayım diye Tayyip Erdoğan'ın önündeki sandalyeye geçiyordum (meclise giriş ücreti de neyse artık).. :img-hyste Aynı rüya içine alakasız insanları toplayabilme konusunda üstüme tanımıyorum.. Diğer milletvekillerini saymasam iyi olacak.. Türkiye Cumhuriyeti'nin çökmesine sebebiyet verebilecek insanlar çünkü.. :img-hyste Tahtamız eksik n'apalım değil mi Aysun'cum.. ;=) Pes valla yine başladım ben geyiğe.. Hemen yolluyorum, Şule de yok zaten..

Ne diyorduk, hah Oğuz'un rüyası.. Valla sahne öyle bir gerçekçiydi ki, uyanırken ciddi anlamda kabus sonrası bir tepkiydi.. Aslında normalde bu sahne abartılı sayılabilecek bir sahneydi ama bilinçli olarak yapıldığı, Oğuz'un dışarı bağırarak çıkmasının ardından belli oldu.. Oğuz için kabus gibi görünen olayın, diğer karakterlerimiz tarafından komik bulunması aradaki farkı ve Oğuz için ne kadar ciddi bir durum olduğunu göstermiş oldu.. Valla pes, Oğuz da az değil, nasıl da lehine çevirdi o rüyayı.. Eda'nın "kadınsal merakını" kullanmayı akıl edebilmesi, karakterin pratik zekasına çok güzel bir örnekti.. Aslında senaryo içinde Oğuz karakterinin de iyi bir oyuncu olduğunu bir kere daha görmüş olduk.. Gerek köşke yemek sızdırmanın 2. perdesindeki rol yapma yeteneği, gerek Eda'ya hazırladığı oyunlar ile bunu gördük.. Karakterin derinleşmesinde önemli bir rol oynuyor ve oyuncumuzun da katkısının yanında kendisinin de çok zevk aldığını söyleyebiliriz herhalde..

Hemen ardından İclal Aydın'ın "sen buna mı korktun?" diye gülerken aniden "hadi bakalım festival bitti!" diye ciddileşmesine de güldüm valla.. Şaka maka ikisi sayesinde çocukların hayatları da renk kazandı ha, köşk bayram yerine döndü maşallah.. ;=) Oğuz'un adım adım meraklandırma çabalarına İclal Aydın'ın, tepkileri çok güzel yansıttığını düşünüyorum.. Gizli merağı gerek bakışları gerekse hareketleri ile çok güzel tamamladı.. Ayrıca Oğuz'un kendisine dokunmasına izin vermemesi de yelkenleri indirmekten korktuğunun sözsüz ifadeleriydi.. Ya resmen oyun oynuyorlar köşkün içinde.. Biri kapıyı tıkırdatır, öteki duvarın arkasında saklanır, biri kedi taklidi yapar, hay allah'ım bu ne yaa :D Valla neyse ne, evliliklerini canlı tutuyor mu? Tutuyor.. O zaman sorun yok.. Demek ki neymiş? Canlı tutmak çiftlerin elindeymiş.. :D Eda'nın Oğuz'un planını çakması ama yine de merakını giderebilmesinin gerekliliğini cilveli davranışlarıyla örtmeye çalışması İclal Aydın'ın harika geçişleriyle çok keyifli bir hal aldı.. Sanırım telepatidaşım ;=) Berna dile getirmiş, Oğuz'un Eda'yı ne kadar iyi tanıdığının bir göstergesiydi 1-2-3 diye sayması ve onların adına verilen güzel bir detaydı.. Önceden birbirlerini ne kadar tanıdıkları hakkında pek fikrimiz olmadığını söylüyorduk ama bu tanıma evresi o kadar doğal bir şekilde ilerledi ki, tıpkı günlük hayattaki gibi beraber yaşaya yaşaya tanıdılar birbirlerini.. Bu arada Oğuz Bey bu ne hiddet bu ne celal yahu, çocuklar daha 2 dakika önce odalarına döndüler, uyumamışlardır, nasıl çektiyseniz kadını, tablo devriliyordu mübarek.. Valla ne yalan söyleyeyim, bu sahnelerde oyuncularımızın uyumu süperdi ve senaristlerimiz öyle güzel yazmışlar ki bölüm boyu altı dolu bir şekilde ilerledi.. Bölümden önce de dile getirmiştim, en büyük hayal kırıklığım; bu ayrılığın ardından, arada kaynamış bir şekilde sönük bir barışma olmasıydı ama her zamanki gibi senaristlerimiz bizi yanıltmadı ve tüm bölüme yayarak bunun hakkını verdiler..

Fragmanda izleyince Eda'nın Oğuz'a vurarak sinir etmesi yine Eda karakterinin düşüşüne sebebiyet verir diye düşünüyordum ama öncesini izleyince, Oğuz'un Eda'nın kelime oyunlarıyla yaptığı cilveyi dalgaya almasından kaynaklanan bir "hödüksün!" işaretiymiş meğer :D Zaten Oğuz da "keşke demeseydim" ifadesini takındı.. İnadı, bir gece daha yalnız yatmaya mal oldu.. Hoş, Eda yine de yapmasa olurdu ama o an Eda'nın ve Oğuz'un pes edip barışmaları bölüm içindeki diğer cilveleşmelerin önünü kesecekti biraz.. Ayrıca Oğuz'un Sergen'li gecede de dile getirdiği gibi Eda bu çocuksu oyunlardan çok hoşlanıyor ve Oğuz da bunun farkında..

Zaman atlamasının Arda'nın Efe'ye okulların açılmasını sorması ile verildi ve ondan önce bir kız kulesi geçişi var ki sormayın gitsin.. Önceki bölümde de vardı değinmeyi unutmuşum.. Duvarın kenarından alınan açının verdiği görsellik çok hoş... Görsellik demişken, fotoğrafçılık ile uğraşan biri olarak acayip hoşuma giden bir başka geçiş için Hülya Hanım'ı tebrik etmesem olmaz.. Uzaktan kocaman bir ağacı görüyoruz denize karşı ve altından bir insan yürüyor.. Valla gidip de o anı dondurup, fotoğrafını çekesim geldi.. Hülya Hanım'ın mekan seçimleri ve geçişlerinin çeşitliliği çok hoşuma gitmeye başladı... Huzuru, İstanbul'u ve sadeliği sevdiğini hissettiriyor.. İşte tek çeşitlendirilmesi gereken şey köşk içi ve köşk dışı geçişleri.. Bir de nesnelerle yaptığı geçişlerin bazen çok hızlı kaçtığını düşünüyorum.. Yani bazen çok fazla resmi ya da nesneyi aynı anda ama kısa bir zamanda hızlı ve keskin bir şekilde veriyor ve bu bazen göz yoruyor.. Nesnesel anlatımını çok sevdiğimi hep dile getiriyorum.. Zaten çoğu zaman çok anlamlı geliyor.. Ama yavaş bir şekilde geçiş verildiği zaman, kamera sağdan sola şöyle bir taradığı zaman çok daha derin oluyor anlamı.. Bu bölümde yoktu sanırım ama madem bu yorumun çoğunu Hülya Bilban'a ayırdım, genele de kayabiliriz.. Küçük detaylar bunlar tabi.. Ama köşk geçişleri dizinin vazgeçilmezi olduğu için önemli detaylar.. Ona da yakında el atar diye düşünüyorum.. Her şeyi bir anda bekleyemeyiz.. Çatıkatında değişiklik istedik, oldu, değişik geçişler istedik o da oldu.. Zamanla çok daha iyiye gidiyor ve dediğim gibi sanki kendim ilerliyormuş gibi mutlu oluyorum.. Ayrıca nedense hayatta fotoğraflardan karakter çıkarımı falan yapmam çünkü 1 saniyelik donuk bir karedir ama nedense görünce böyle duygusal, insancıl, mütevazı, şairane ve acayip derin bir insanmış gibi hissettim ve yönetmenliği aracılığı ile de içini dışa vurduğunu düşünmeye başlayıp, ilgimi çekmeye başladı iyice.. Valla setten kiminle sohbet etmek istersin deseler Hülya Bilban derim herhalde.. Öyküsünü dinlemek isterim.. Pek bir kanım kaynadı yahu şu son zamanlarda :D Tabi tam tersi bir kişiliği de olabilir bu sadece benim anlık bir şekilde üstüne yapıştırdıklarım :D

Neyse biraz dinlenip, devam etmek üzere diyip bavul hazırlamaya gidiyorum.. :=) Görüşmek üzere.. Zaten suratlar yetmedi, ya 12'den 20'ye çıkarsınlar bari şunları, sileceğim diye uğraşıyorum her seferinde :=)

GizemliSahne
12-02-08, 21:18
Eveet eleştirilere geçmeden önce, güzel sahnelerin hakkını verelim.. Zaten çoğunlukta olanlar onlardı.. Öncelikle Oğuz'un her ne kadar renk vermemeye çalışsa da aslında kendisinin de kadar çok istediğini Eda'nın tahmin etmesi de Eda'nın Oğuz'u ne kadar iyi tanıdığının göstergesiydi.. Zaten bu bölümde Eda ve Oğuz çiftine dair çok güzel detaylar vardı ve senaristlerimizin bu bölümü onlar üzerinde yoğunlaştırmaları izlenme oranlarına da yansımış.. Bölüm öncesinde artacağını düşünüyordum ve bu hafta bir çıkış olmasaydı üzülürdüm açıkcası.. Bunda en büyük etken bariz bir şekilde Eda ve Oğuz çiftinin barışması ve fragmandaki cilveleşmeleridir.. Çünkü her zaman dediğimiz gibi insanların izlemekten zevk aldığı şey; aile yaşantılarının yanında gizlilik sosuyla bezenmiş, didişmelerle renklendirilmiş, bakışlarla süslenmiş ve farklılıkla sıyrılmış Eda-Oğuz aşkıdır.. (Pek kafiyeli oldu :=)) Çünkü ekranlardaki çoğu aşk ya da çift benzer durumda sanırım.. Fragmanlarından bile bunu anlamak çok kolay-ki bölüm içlerini düşünemiyorum.. Eda-Oğuz aşkının sıyrılmışken körelmesi izleyiciyi yavaş yavaş kaydırdı ve bu hafta da tekrar ilgilerini çekti.. Çünkü İki Aile izleyicisi, yani en azından benim tanıdıklarım, öylesine içten bağlanmışlar ki, başka dizilere kaysalar bile hala izlemek istiyorlar, merak ediyorlar ama dediğimiz gibi yeni tatlar tabi ki anlık zevk veriyor.. Senaristlerimiz Eda ve Oğuz aşkına, aile, köşk içi ve mahalle hikayelerine yer ayırmaya devam ettiği sürece ve tabi ki bunu fragmanlara da yansıtabildikleri sürece her hafta yükseleceğimizden eminim.. Her zaman dediğimiz gibi abartmış gibi olacağım belki ama 80. bölümden sonra tekrar zirveye ulaşmış bir yapım olarak televizyon tarihine geçebilecek potansiyel var ekibimizde :D (Çok mu uçtum ne;=)) Şaka bir yana, ben bunun imkansız olduğunu sanmıyorum.. Sadece doğru hamleler gerekli ve senaristlerimize de bu konuda güveniyorum.. Aslında işleri şu bakımdan zor; İki Aile izleyicisi, diğer kitlelerden çok farklı.. Şu yapılan araştırmaların ters teptiği bir yapıya sahip.. Çoğu insan ayrılıkları, entrikaları, mafyaları sever ama bizler tam tersini seviyoruz.. Hoş, Eda ve Oğuz'un bakışmaları, cilvelerini ve özlemlerini izlemek çok hoşumuza gidiyor ve bu yüzden ayrı kalmaları hoşumuza gidiyor ama bir yandan da ayrılığın işlenmesi bıçak sırtında.. Entrika sevenler de var tabi ki, bölüm öncesinde de Elif karakteri üzerine bir yorum yapmıştım, diziye izleyici kattığı bir gerçek.. Aksiyon(!)!! Ama bunun işlenmesi de bıçak sırtı.. Onu verirken, diğer izleyiciyi rahatsız etmemek lazım.. Kısacası senaristlerimizin diğer dizilerin senaristlerine nazaran işleri daha zor.. Tüm olaylar ince bir çizgide ilerleyebilmeli ve ben Fet-Say'ın bunu çoğu zaman başarabildiğini düşünüyorum ve onları takdir ediyorum... :img-wink:

FAKAT; Elif ve Ferit'in hikayesinin çözümlenmesi için hala sürpriz bir gelişme ve senaristlerimizin farklı bir yolunu bekliyorum ama şuanki gidişat, diğer klasik olaylardan farklı bir şekilde işleniyor.. Senaristlerimizin klasik yollardan gidip, sonunda şaşırtmalarını çok seviyorum.. Serpil olayında da çok isyan ettik ama sonunda yine ve yine farklılıklarını ortaya koydular.. Bu sefer de öyle olacağından eminim.. Yine klişleri kullanarak altına Fet-Say imzası atacaklar ama klişeleri kullanırken rica ediyorum karakterlerde tutarsızlık ve hikayedeki mantık hatalarına dikkat etsinler.. Bu bölüm mantığa ters şeyler çok fazlaydı.. Öncelikle Elif gibi zeki bir kızın (valla gıcık mıcık ama zeki kabul edelim..) ya da kurnaz diyelim, telefonunun pin kodunu Galatasaray'ın kuruluş tarihini yapması ve Ferit'in bunu kolayca bulabilmesi bana çok basit yazılmış bir hikaye gibi geldi ve Fet-Say'a yakıştıramadım.. Ayrıca Ferit'in sadece o telefona yüklenmesinin bundan sonra mantıksız olduğu da bir gerçek.. Elif gibi bir kızın o resmi sadece telefonda tutacağını mı sanıyor Ferit?? Mutlaka bir bilgisayara yüklemiştir ya da bir kız arkadaşına yollamıştır, ne olur ne olmaz telefon kaybolur, hafıza kartı bozulur falan filan diye.. Madem garantici bir kız.. Hadi senaristlerimiz Elif karakterinin bu yaptıkları ile zeki gibi görünse de aslında o kadar da zeki olmadığını göstermeye çalışıyorlar diyelim, peki Ferit gibi pratik zekalı bir adamın Elif gibi zeki görünen ama zeki olmayan bir kızın tuzaklarına düşmesi mantığa ters değil mi acaba?? O zaman ya Elif çok zeki ve Ferit zeki değilmiş biz öyle algılamışız, ya da Elif zeki değil, Ferit ondan da betermiş... Ama Elif madem zekiyse, bu küçük hataları nasıl yapabilir?? Ayrıca Ferit'in o telefonu denize atmaması da sizin dediğiniz gibi ayrı bir konu.. Elif gelip de Damla'ya şikayet mi edecek Ferit denize attı diye?? Ya da Ferit zaten Elif bunu bilgisayara da atmıştır atsam ne olacak diye mi düşündü?? Ee o zaman niye silmeye kalktı onu?? Yazarken bile mantık hatasına düşüyorum.. Kısacası basit mantık hataları var, lütfen bu hatalarla dizinin çizgisinin altına düşmeyin.. Her zamanki gibi güvenim sonsuz, bu hikayenin bağlanışı ve çözümlenişi yine farklı olacak ama ulaşırken de öncekiler gibi mantığa uygun, şaşırtıcı ve kaliteli klişeler kullanın lütfen.. Fet-Say'ın kaleminin göklere çıkarılmayı hakkettiğine inanıyor ve her seferinde tebrik ediyorum ama bu hikayenin de eleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum ve tamamen yapıcı olarak algınacağından da eminim.. Fet-Say'ı kırar mıyım hiç, kırk yılın başında böyle senarist bulmuşuz :D

Valla güya önce güzel sahnelere değinecektim ama gidişat öyle gerektirdi, girmişken devam edeyim dedim.. Eh bu yorum ayrı olsun madem.. Devamını sonraya bırakalım.. Güzel sahneleri gölgelemesin.. :img-wink:

ggnibsgk
12-02-08, 21:21
Eveett iştee yinee bennn=) Hemen devam ediyorum fazla uzatmadan=)

Ferit'te kalmıştıkk diimi evet evet:img-yes: Yahu hani bu adam zekiydi,cin fikirliydiii??..Hani dolandırdığı adamın kızını almıştıı?? Yanii sankii bu Ferit o Fert diilmiş bizim saf Niyazi'ymiş de bi Elif'İn telefonundaki resimden kurtulamadıı...Haa telefonu bir türlü eline geçiremeseydii de o yüzden resimden kurtulamasaydıı anlardık...Gerçektenn "Abi Elif daha hin çıktıı napalım??" derdimm kendi adımaa...Amaa yoookk ölee bişey olmadıı...Hoş aslında diğer açıdan bakarsak Elif'İn telefonu mutfakta bırakması da saçmaydı ama açıkçası o sırada izlerken şöyle düşünmüştümm...Resmi bilgisayara atmıştır da Ferit'e yem atıyodurr falan diyee ama ne yazık kii bu bile yoktuu...Ondan sonraa bir baktık Ferit resimleri deniz kenarında bulmaya çalışıyoo,yahuu sil iştee sill şunuu ne gidiyosun te oralaraa...Hee Elif'in gelmesinden korkuyosan çık kapının önüne sill o zmn saniyelik iş yaa...Amaa yokk o da olmadııı...Ardından da neymiş şarj bitmişş bak bak bak hadii diyelim o da olsunn...Taa eve getirip şarja takıyoo üstünee bi de sanki her galatasaraylı şifresini 1905 yaparmış gibi şifreyi de çat diyee buluyoo(Yemin ediyorum şifreyi bulamadığı için resmi silememiş olmasınıı Elif'in yine tesadüfen köşke gelmesine tercih ederdimm yanii...E yuhh!!!) Bu mesele iyice bahtsız bedeviyi çölde kutup ayısı öper e döndüü yanii heee!!!!!:img-fie:

Neysee yaa geçelimm şunu uff!!!

Eveet nereye gelelimm???

Arda'nın musıkii sevgisi=)Valla baya bii gözümee girdii yanii..Hakikaten çok çabalıyoo Oğuz'un gözüne girmek içinn!...Valla Oğuz da bu çabaları görse kesin Oğuz'un da gözüne girerdii...Bakalım Arda musıki bilgisiylee Oğuz'un gönlünü fethedebilecek mii haftaya görürüz kesinn...Ayy sakınn Oğuz Arda'Nın kendisinden daha fazla şey bilmesini kıskanıpp daha çok sinir olmasınnn...:img-hyste Beklerim valla Oğuz'dann ehuehue...

Timur ve Leylaaaa=)Valla bu Merve iyice aştıı kendini yaww kızın meyve suyunaa resmen tuz koyduu(Yani tuzdur herhaldee ehe) Ama açıkçasıı ben ilk gördüğümdee daha da korktumm meyve sularını kızın başından aşağı boca edicek sandımm...Gerçi bunda anılarımın etkisi de vardır muhtemelenn ehuehue...Ayy dur anlatıcam bırakıyım şimdi bölüm yorumunuu ehuehue:) Şimdi efendimm liseye giderkene,biz aramızdan birini seçer kantine gönderirdikk o hepimizee siparişlerimizi alırdıı...Günlerden bir gün Burcu arkadaşımız Gamze arkadaşımızla beraber gitmiş kantinee artık beş tane mi kaç taneyse ayranı tutuyo elindeee...Bunlar medivenlerden çıkıyolarr...Alt katın merdivenlerinde de İrem arkadaşımız yukarı çıkıyorr yinee onlar gibi...Sonracığıma Burcu bu kadar çok ayranı elinde tutamıyoo vee üstten bitanesii patt diyee alt kata düşüyooo vee patlıyoo tabii doğal olarakk...Bunlarr "Hiii " diyerek kaçıyolar bizim sınıfaa ve sınıfaa girer girmez de "Lan birinin kafasına ayran patlattıkk " diyee diye anlatıyolarrr..Bir dakika sonra da içeri kim giriyoo yakınarak,tabii kii İrem...(Küfür ederek tabii ki yazmıyım şimdiii ehe!) Tabii görmemiş kimin yaptığını o da sinirle giriyoo içerii...Burcu'nun suratı görmeniz lazımdıı :img-hyste Bölee kopmaklaa utanmanın kızarıklığı birbirine karışmış bi haldeydii ehuehue...Ayy neysee bu da bölee bi anı iştee ehuehue...

Efe-Eda çiftii...Valla kız hakikaten aklınaa ne gelirse söylüyoo ama ne yalan söyliyimm Eda'nın kaynana hallerini dört gözle bekliyorumm ehuehue...Ayy bi de şimdii yakalandıı yaa kıza; iyice yüz göz olduu yanii,artık tamamen sinir olucakk ehuehue...Ayy Eda'nın Eda'ya ne söyliyceğini çok merak ediyorumm...Kesinn gene gayet rahat bi tavırlaa Hayırlı olsun gibisinden bişeyler söyler ehuehue(Çok iyimserim galibaa...) Aa ya da belkiii kahvaltı sırasındaa Eda ve Oğuz barıştıklarını söylemeden önce yeni Eda söyler barıştıklarınııı...Allaaah görünn siizz Eda'yı o zmn:icon_redf

Vee Eda Oğuz barışmasınaa gelelim artık aa yanii ben dee...:happy0064 Gerçektenn süperdiii...Aslında ben,Oğuz "sen de bizim odamızda yatarsın artık" dediğinde nedensee saf saf Eda'Nın geliceğini düşünmüştümm heee...Ben de az saf diilimm yahuu Eda buu aa!!!:img-wink: Sonra bi baktım Eda kanepede yatıyorrr...Ayy ama Eda'nın attığı mesaj hakikatenn çok güzelldii yaa,tebrik etmek lazımm...Biraz İclal Aydın'ın eli değmiş mii yoksa sadece seslendirdiği için mi bana öyle geldi bilmiyorum ama bana olabilir gibi geldi yanii ehe=)Ama ardından Oğuz'un mesaja koptummm yaaaa olamaz bölee bişeyyy"Gelsenee!!" :img-hyste Ama bi yandan da ödüm patladıı yoksa vuslatt diğer bölüme mi kaldıı diyeee...:img-fear2 Ama neyse kii Oğuz'cuğum beni yanıltmadıı vee o kadar da odun olmadığını kanıtladııı helal olsunn...Çok tatlılardı o sahnede yaaa iştee bizim tatlı aşıklarr yanii ehuehue...:love04:

Eveett sanırım yorumumu tamamladımm inanması güç ama ehuehue...Neyse canlarım ben artık kaçıyımm hadi hepiniz hoşçakalın...Ve hepinize iyi yorumlarrrbye

NOT:Pelin'cim sana sonuna kadar destek veriyorum yawww bence dee ifadeler 20'ye çıkarılsın aaaaa!!!

deren1970
13-02-08, 00:54
Herkese merhabalar

Hatırladınız mı beni:img-yes: hani bir ablanız vardı çaçalıkta Eda bile eline su dökemezdi:img-hyste hah işte o ablanız yani ben buradayım ve bu arada teessüf ediyorum sizlere:icon_sorr

Ayol hiç birinizde demedi yahu Fatoş abla Edaya laf söylemek için illaki buralara uğrardı heleki fragmanı görünce hiç kimse tutamza damlardı ama kaç gündür yok acaba neden? diye

Neyse efendim ben olaki merak edenleriniz vvardır onlara bilgi vereyim yarından sonra bir beyanname verme olayı var onunla boğuşmakla meşguldüm ama bu arada yorumlarınızı okumaya çalıştım

ha neden yazmadım? çünkü iki satırla bölüm yorumu yapılamayacak kadar güzel bir bölümdü ve kafamın dağılması lazımdı ki yorum yapayım:img-yes:

Dolayısıyla genelde hafta içi gündüz saatleri sizlerle olan bendeniz yine ve inşallah aynı saatlerde beraber olacağız:img-wink:

sadece bölüm için şunu söyleyebilirim OĞUZ diyorum başkada birşey demiyorum:img-in_lo Allahım böyle bir eş, koca var mıdır karısının kaç saniye sonra hareket edeceğini, hele o gülüşleri ayy ben sevmiyeyimde, romantiklerin en başı demiyeyimde kimi seveyim allahaşkına:img-in_lo

NOT: :Mügeciğim bugün raitinglerde kaçıncı oluruz Fatoş abla demiştin bende 8. oluruz demiştim:img-yes: tutturdum di mi:img-wink: bu arad inşallah daha da iyi sıralara yükseleceğiz yeterki bu kadar güzel bölümlere devam edilsin sadece Ferit sahnelerini saymazsak:icon_sorr

Bu arada ben eminim Feritin şu telefon sahnesini bizim Fet-Say çok yorgundu herhalde ya staj yapan biri yazdı yada dizimize reklam almışlardı bölüm arasında böyle bir reklam seyrettik:img-hyste yoksa ne alaka böyle bir sahnenin harika dizi içersinde olması di mi

Yarına kadar kendinize ve sevdiklerinize iyi davranın

Sevgiler

BERNA
13-02-08, 02:52
Eda & Eda buluşmasına gelirsek Eda'nın tepkisi biraz oğluna kimseyi layık görmeyen anne tepkisi de olsa, aslında Eda'da hoşlanmadığım yanı çok iyi dile getirdi. Büyüklerine karşı konuşmayı bilmemesi... Gerçi babasına 'babiş' demesine izin verilmesinden sorunun daha çok ailede olduğunu düşündüm. Küçük Eda'da Oğuz'un da dile getirdiği gibi büyük Eda ile benzerlikler yok değil ancak Eda'nın tavrı önce komşusuna, sonra sevgilisine, şimdi de kocasın oluyor. Oysa küçük Eda'nın çata çat konuşan tavrı sadece Efe'ye veya kendinden küçüklere değil :icon_whis Günümüzde bu tip kızlar yok mu elbette var ve de ben de Buğra gibi bu hikayenin dile getirilmesinden memnunum. Ancak küçük Eda'dan hoşlanmama hakkımı baki tutarak ;)

Köşkte kalması da biraz acaip kaçsa da sonuçta bütün aile ile birlikte olunduğundan o kısma pek takılmadım yalan söylemek istemem. Yalnız çok komik bir durum da söz konusu aslında. Eda ve Yaman tamamen aynı fikirdeler Eda hakkındaki ilk izlenimlerinde ;) Leyla biraz daha sakin bir kız belli ki ancak onun da başı kıskanç görümce ile dertte ;) Merve'nin yaptığı plan kısaydı ve geçen bölümdeki gibi uzatılmadı, sanki sahne daha etkili oldu gibi geldi o yüzden de bana.

Oğuz ise klasik Türk babası konumuyla kız ve erkek çocuğu babası olması arasındaki düşünce farkını açık seçik ortaya koydu hatta kendisi bile itiraf etti. Ben bölümün başında Arda'ya sınıfta cezalı öğrenci muamele yaptığı bölümlerde de çok eğlendim. Arda'nın şaşkınlığı, bahaneler bulmaya çalışması, işe yaramayınca da allttan alması 'eşeklik ettim' demesi çok doğal sahnelerdi. En sonunda heyecandan bayılmış olması biraz abartıydı elbette ama benim en çok güldüğüm esprilerden birisi de onunla ilgili geldi, 'benim hitabet gücüm onu bayılttı' :img-hyste Oğuz'un bu çıkışları Arda'da bayağı bir motivasyon etkisi yaptı o başka ama bence yine de müziğin zevkine tam anlamıyla varması biraz zaman alacak. Ceren ile yaptığı telefon konuşmasında özellikle babaya mesaj gitsin diye bir gönderme vardı. Sonra annesiyle konuşurken işi yarışa döktüğünü anladık aslında :icon_whis Genelde bu tip yarışlara babalar girerdi ama bizim dizide damatlar babalarla yarışa giriyor. Bu arada Oğuz'un arada laf soksa da genel olarak Arda olayında kendi yanında olduğunu hissettiği için Ferit'e daha iyi davrandığını siz de farkettiniz mi :icon_whis

Arda'dan devam edelim. Şule ile olan konuşmasında Arda'nın Yaman konusunda artık daha temkinli davranarak konuştuğunu gördük önce. Sabutay abisinin öğütlerini dinlemiş. Sonrasında Yaman hakkındaki fikirlerini daha açık söyledi, yine de annesinin 'Yaman'ın çabası ama başarızlığı' hakkındaki düşüncelerini de yorumsuz dinledi. Katılmıyordu muhtemelen ama annesinin de kendisi gibi sert çıkışlardan hoşlanmadığını biliyordu. Bu güzel ilişkiyi bozmak istemedi. 'Anne oğul birbirimize yeteriz' sözü ne kadar büyük bir adım attıklarının en güzel ifadesiydi. Bölümün en duygusal sahnesi bu ana oğula aitti bu sefer ;) Sezonun sanırım ikinci bölümünde Şule şöyle demişti. 'Bir tek oğlum beni duymuyor' :img-yes: Yaman sonunda kabak kendi başına patlasa da Arda'yı bulmakla gerçekten Şule'ye büyük bir iyilik yaptı aslında :icon_whis

BERNA
13-02-08, 03:13
Hazır vaktim var iken bir de özet yorumu yazayım, ne zamandır yazmamıştım özlemişim :img-wink:

Gece köşke gelmeyen Ferit yolda babasına fena yakalanır.Ferit’in dalaverelerinden bıkan Tahir Ağa ona hayatının dersini verir.Ancak bu karar Damla ile Ferit arasında ayrılık rüzgarlarının esmesine neden olur.

Bölüm resmine de bakınca sanki Ferit'e Adana yolları gözüküyor gibi :icon_whis Artık Oğuz meşhur türküyü söyler mi bilemem ;) Adana olmasa da en azından Ferit'in bir iş seyahatine gönderileceği kesin gibi! Yalnız özeti yazanları cidden merak ediyorum. 'Hayatının dersi'nin ne olabileceği konusunu bekleyeceğim aynı merakla da ;) Ferit Tahir Ağa'ya anlatsın o nasıl olsa halleder değil mi Elif'i de :img-hyste Ay yine aklıma otopark arazisi geldi :img-hyste

Ancak köşkün bahçesi ile ilgili davadan sevindirici bir haber gelir.Bu güzel gelişme az da olsa evdeki hüzünlü havayı dağıtır.

İşte otopark arazisi işe yaradı. İyi hoş da inşaat devam etmiyor mu mahallede? Bütün bu tantana köşk için miydi? Tamam ailemiz var içinde ama hani mahalle ruhu? Ama ben daha önce de yazdığım gibi bu konunun bitmesinden memnunum, yoksa o sahneleri absürd komedi tadında seyretmekten başka çarem yoktu :icon_whis

Arda ile Oğuz’un Efe ile Timur’un kız arkadaşları ile de Eda’nın arası gergindir.Eda Oğuz’u Oğuz da Eda’yı bu konu ile ilgili sık sık kızdırmaktadır.

Elbette bu iş böyle olacaktı. Eda Oğuz'a o kadar çok laf söyledi ki en sonunda benzer birşeyin başına geleceği belliydi :img-yes: Her ikisi de didişecek konu da buldular ya artık sonuna kadar kullanırlar...

Yaman ise blöfünü görmeyen Şule’yi yumuşatıp eve tekrar dönmenin yollarını aramaktadır fakat bu hiç de kolay değildir.Durumda Efe de köşke döner ama durumu kimseye çaktırmaz.

Yaman'ın eve dönebilmesinin tek şartı var. Şule'yi para için değil sadece karısı olduğu için sevdiğine ikna edebilmesi. Elbette Eda takıntısından da kurtulduğunu ispatlaması lazım. Yaman'ın işi çok zor ve ancak bunu samimi bir şekilde böyle hissederse becerebilir. Yoksa Şule'nin artık boş palavralara karnı tok. Yürü be Şule :happy0064 Efe'nin de konudan bahsetmek istememesi doğal, sonuçta henüz olay çok yeni ve Yaman barışma ihtimalini yüksek görüyordur dizinin başında, Efe'ye de böyle demiştir. Ayrıca ne olursa olsun Efe babasını zor durumda yalnız bırakmayacak bir bağa sahip onunla. Aynı bağ Timur ile babası arasında yok. Timur babasını seviyor, iyiliğini istiyor ama onu tam olarak babası gibi göremiyor annesine yaptıkları yüzünden.

Köşkün bahçesinde kutlama partisi düzenlenir. Eda Ceren’in Arda’sını çağırınca Oğuz da Timur ve Efe’nin kız arkadaşlarını çağırarak misilleme yapar.

İşte eğlenceli sahnelere bir örnek daha. İnat yapılacaksa böyle konularda yapılabilir işte. Sonuçta biz eğleneceğiz ve de muhtemelen iyi oyunculuk da bizi bekleyecek yine :img-wink:

Fakat Oğuz kendi kazdığı kuyuya kendi düşer. Parti de onun da yalanını ortaya çıkaracak bir süpriz beklemektedir.

Hipo beyimizin yalanı ortaya çıkıyor belli ki. Ergin söylemeyecek tahminimce. Numan Amca ve Muhtar'ın konuşması duyulabilir diye düşündüm ama mesela Eda perhizde olan Oğuz'a jest için lokantacıdan kuru fasulye pilav istetir ve gerçekler öyle ortaya çıkabilir :img-hyste

HeRGeLe
13-02-08, 04:03
Herkese Merhabalar,


Dünden beri yazacak okadar çok şey varki, hepsini biriktirdim bu gece yavaş yavaş yazıcam arkadaşlar..

Öncelikle dün akşamki bölüm inanılmaz güzel bir bölümdü, nihayet o eski şen, şakrar, neşeli günlere dönmeye başladık ki reytinglerde bunu gösteriyor. Akşam ki bölüm itibariyle geçen haftaya nazaran bir artma gördüm yanılmıyorsam, buda kaybettiğimiz izleyeceiğimizi yavaş yavaş geri almaya başladık anlamına geliyor :happy0064

Gelelim akşamki o şahane 75. Bölümümüze :img-polic

.74. Bölüm sonu 75. bölüm başında Nirvana- paşazade olayıyla başlamak istiyorum, öncelikle bu sahnelerde yine Arda ve Oğuz'un konuşmlarında bir çok mesaj vardı, ondan önce Arda 'nın Oğuz karşısında ezik şekilde durması ve ona hem "huysuz ihtiyar" hemde "tosun" demesi çok komikti :img-hyste
Birde Oğuz'un Arda'yı pöyküre pöyküre bayıltması vardı, onuda unutmamak gerekir ...

Mesajlara gelirsek Bence harika mesajlar vardı "Müzzeyen Senar" gibi bir hanım efendinin adını bilmeyerek ya da unutarak ona yapılan saygısızlık ve "Müşşeref Akay" gibi bir ismide anımsatması, Bence çok ama çok keyifliydi ve unutulmaması gereken sahnelerden bir tanesiydi..

.Rüya sahneside unutulmayacak sahneler arasında bence,

Oğuz'un kahveyi höpürdeterek içmesi İki Ailedeki klasik kız isteme kahveysiydi,

Birde Sevgili Emre Kınay'ı burdan kutlamak isterim gerçekten müthiş bir oyunuculuk çıkarıyor ve çıkarmayada devem edicek İnşallah..Özellikle Yaman'nın Ceren'i istedikten sonraki Oğuz'un mimikleri ve "kızım sen ne dersin" sorusunu sorduktan sonra Ceren'in üzerinde gördüğü gelinlik ve şok olmasındaki yüz mimikleri gerçekten çok güzeldi...işte oyunculuk diye ben buna derim:good:

En çok güldüğüm bölümde Oğuz'un "Yaman Kardeşim Kızımı Sana Vermeyeceğimde Kime Vereceğim" cümlesiyidi orda resmen koptum :img-hyste


Yanlız Eda ve Şule'de çok kokoştular ve gerçektende Eda'nın dediği gibi ancak rüyalarda bu kadar kokoş olurlar...

veeee Oğuz'un çığılıklarla uyanması o rüya sahnesini gerçekten müthiş yapmış.. bir rüya sahnesi nasıl çekilirin kanıtı olmuş Hülya Hanımın ellerine, emeklerine sağlık...

Rüyadan sonraki Eda Oğuz didişmeleride çok güzeldi özellikle Eda'yı yatak odasına götürme çabaları son derece güzeldi :img-hyste

aslında o sahnede barışma olmayacak gibime gelmişti, çünkü Eda'nın Rüyalarda buluşuruz cümlesinden sonra Oğuz'un mimikleri: artık sıkılmış ,patlamış, offf yeter artık, diyecek türdendi ve açıkçası patlayacağını düşünmüştüm, ama olmadı ...

Bu sahneleride unutmak mümkün değil...

. Bir diğer sahne Kuaför sahnesi

Açıkçası bu sahnede aklımın ucuna bile gelmedi, Eda'nın Efe ve Timur'un kız arkadaşlarını Şule'den duyamsı. O sahnede 3 ünü birden görünce tahmin ettim, ama ondan önce tahmin edememiştim...

Aslında Eda için gerçekten çok kötü ve şok edici oldu Şule'den öğrenmesi, ama o sahnede Füsun'nun olayı toparlaması beklemendik bir hamleydi kendi adıma konuşmak gerekirse...

Ayrıca Şule Eda'yı şok etmesi Füsun'nunda Şule'yi şok etmesi gerçekten görülmeye değer sahnelerdendi ...

.Barışma Sahnesiiiiiii :happy0064

Şalvar Davasının sona ermesi bu bölümde beklemendik bir sahneydi, en azından ben tahmin etmemiştim sona ereceğini ama sona erdi ve bittiiiiiiiii şükürler olsun :D

gelelim barışamlarına öncelikle kızların masaya oturması erkeklerinde ayakta beklemesi süperdi..Tabi Oğuz'un barışma olayını Ergin'e ve Ferit'e yıkmaya çalışmasıda ayrı bir güzeldi...

Eda Ferit Oğuz yüzleşmesi ve Eda ile Oğuz'un birbirleriyle barışmadan önce didişmeleri, Ferit'in yabancı dilde çeviri yapması.. bu sahnede kopardı beni :img-hyste

ve bu sahnenin en güzel bölümüde Eda'nın Oğuz'a Evet demesiydi ve köşkün içinde o sevinç çığlıklarının atılması, gerçketen İki Ailede özlenen sahnelerden biriydi...
.İki Aile'de Bir özlenen sahne daha vardı; Toplu halde tek bir masada Yemek Yemeleriydi, işte 75. Bölümde özlem bitti. O sahneden benim izlenimlerim ...

Bu sahne ne kadar keyfiliyidi, uzun zamandır bu kadar keyfili sahne izlememiştim İki Ailemizde, bütün herkesin tek bir masada yemek yemesi ,gülüşler, kahkalar ve atışmalar... harkuladeydi...


Oğuz'un Bed sesiyle Türkü söylemeye çalışması,

Eda'nın güzelim yemeği Efe'nin kız arkadaşıyla berbat etmeye çalışması,

Eda - Oğuz didişmeleri, çekişmeleri,

Eda ve Oğuz'un Yeşil renk giymeleri,

ve ve "Elvada Bağımsız Erkek Hareketi" sloganıyla devam eden kahakalar ,gülüşler ... İşte özelenen İki Aile...diyecek laf bulamıyorum :img-wink:

.Çatı Katı...

"Gizli Aşk Bu Söyleyemem" Şarkısının Oğuz Tarafından artık sevilmeyen bir eser olduğunu duyduk... tabiki Eda'yı tavlamak için ama deydimi peki, kesinlikle deydi...

Oğuz artık zaten pes etmek üzereydi, Eda'yı sıkıştırmaya devam etmesi gerçekten çok güzel sahnelerdendi, özellikle mahkeme sahnesinde koptum.. bu kadar güzel bir sahne olabilir,

bu bölümün en beğendiğim sahneseydi bana göre, okadar doğal, içten ve samimi yapılmıştı ki sanki bende onların yanındaymışım gibi hisettim,

helal olsun İki Aile Ekibine diyecek laf bulamıyorum gerçekten...:happy0064

Ve bu sahnelerden sonra Eda-Oğuz barışması sonunda gerçekleşti, beklenen sahnelerden biriyidi, ama bu sahneyide öyle kuru kuru barışma sahnesi olmaması için ellerinden gelen özeni göstermiş senarsitlerimiz... helal olsun ...


Ergin ve Füsun'nun bu güzel sahneyi ve mutluluğu bozması biraz can sıkıcı olmuş ama olsun sonuçta barıştılar ya gerisi önemli değil ...

Ergin ve Füsün geldikten sonra Eda'nın bütün sırları öğrenmesi yine kendi açımdan beklenmedik bir sahneydi, en azından kendi ağızlarından öğreneceğini tahmin etmiyordum, ama doğal olarak Eda Yine bozuldu ki, kim olsa bozulurdu, ondan saklanan okadar çok şey varmış ki zavallı Edacık hiç bir şeyden habersiz kaç bölüm geçirdi...Şok olması ,sinirlenmesi bence gayet normaldi...

Evet arkadaşlar daha çok yazacak şeyimiz var, ama şimdilik küçük bir ara, az sonra kaldığım yerden bölümü didik didik etmeye devam edicem...

daha gece yeni başlıyor ....

bu arada diğer arkadaşlarıma katılıyorum site yönetimine sesleniyorum lütfen simleyleri 20 ye yada daha fazlaya çıkarın, çok az, yetmiyor bize ....

HeRGeLe
13-02-08, 05:52
Herkese Tekrar merhabalar,

bu güzel aileye bir şeyler yazamya kaldığım yerden devam ediyorum, bir yanda kahvem bir yanda Tanju Okan kullağımda çalıyor ve karşımda siz :kahve

.Şule-Yaman sahnelerine gelirsek..

Efendim Yaman öyle bir blöf yaptıki kendi kazdığı kuyuya kendisi düştü,

Sevgili Berna özeti alntı yaparak benden önce yazmış, ama Yaman'nın Şule'nin peşinden koşacağına benziyor ve çok koşucak bence, Şule birde Arda'nın desteğini aldığı için, Yaman'ı kolay kolay affetmez bence ve olan Yaman'la Refik'e olucak gibime geliyor...

Bu sahnede gerçekten çok güzel çekilmiş bir sahneydi ,özellikle Yamanın "Bak bu kapıdan çıkarsam bir daha dönmem" dedikten sonra arkasını dönüp kimseyi bulamaması gerçekten çok komikti :img-hyste

.Şule-Arda Sahnesi...

En beğendiğim sahnelerden biriydi, TSM 'ni genç nesillere aşılamaya çalışması okadar güzeldiki, okadar çok mesajlar vardı ki, bu sahneyi çok ama çok keyifli izledim, umarım bu güzel eserlerimize daha çok yer verir İki Aile senaristleri :img-wink:

Arda'nın Şule'yle ana oğul sohbetleri,

o sohpetler eşliğinde Şule'den gelen kahkalar ,

bu kahkaların içinde fonda "Ormancı" gibi değerli bir eserin çalması ...

Fazla söze ne hacet.. harika bir sahneydi ..


.Ferit-Elif...

Bu sahneleri yazmaya elim varmıyor ama senarsitlerimiz yazdığına göre, bizlerde bir kaç cümle yazmak zorundayız :img-blush

bu konu hakkında yazılan, bütün arkadaşlarımın yorumlarını okudum ve şunu gördümki herkesle hemfikirim.. bu kadar zorlama sahneler İki Aileye hiç ama hiç yakışmıyor, okadar yapmacık sahnelerdi ki genellikle öf, pöf şekilinde izledim bu sahneleri, özellikle

Ferit'in telefonu denize atmayışında, zaten sinirden kumandayı fırlatacaktım televizyona.. ya bu kadar olabilirmi ya Ferit'in ne kadar zeki bir karekter olduğunu sağır sultan duydu, he Ferit yerinde Efe ya da daha tecrübesiz biri olsaydı anlardım, Telefonu şarj etme isteyişini, ama kardeşim bu Ferit şeytana pabucunu ters giyidirirdi, ama noldu neden giydiremedi hala çözemedim, daha kaç bölüm bu zorlama sahneler çekilcek bilemiyorum ama, biran önce bitirirlerse çok ama çok iyi olur :fighting2

.Merve'nin Kıskançlıkları...

İşte severek ve keyifle izlediğim, izlemeye başladığım sahnelerden biride Merve sahneleri bu cimcime gerçekten ortalığı karışıtıracağa benziyor ...

kıskançlıkları bölümler geçtikçe tırmanmaya başladı 75. Bölümümüzde de Leyla'nın meyva suyuna tuz ekmesi gerçekten çok hoş ve keyifliyidi, ama bir yerden sonra sanırım Merve patlayacak ve isyan edecek, çünkü artık gitttikçe yanlız kalmaya başladı ve bu yanlızlıkta onu üzüyor:img-blush

Ceren-Arda ikilisinden sonra Efe-Eda ve Timur-Leyala 4 lüsü olunca yanlız kalan Merve oluyor malesef.

Burdan değerli senaristlerimize seslenelim: "Lütfen Merve'yi yanlız bırakmayın, çünkü kardeşler arasında ilerki bölümlerde huzursuzluk çıkabilir ve çıkmasına engel olun lütfen" :good:

. Küçük Eda-Bizim Eda- Efe ve Oğuz Sahneleri...

75. Bölümümüzün Eda-Oğuz barışmasından sonraki en can alıcı sahneydi bana göre...

Küçük Eda'dan başlamak gerekirse,

Eda bizim İki Ailemize gerçekten yakışmayan bir karekter, bizim Ailemiz saygıyı bilen,oturmasını ,kalkmasını bilen bir aile, 7 den 70'e Timur ve Merve'den başlayarak Muhtar amcaya kadar, Tahir Ağaya kadar herkesin oturuşu, kalkışı, sayıgısı belli ,ama küçük Eda'mızın bu saydığım görgü kurallarından haberi yok bence...

Ama senaristlerimize kesinlikle kızmıyorum ya da eleştirmiyorum, bu tarz karektere sahip o kadar çok kardeşimiz varki, bu tarz bir ailede tabiki bu tarz karekterlerde girmek zorunda, çünkü çeviremizde çok var... o yüzden küçük Eda neden girdi, keşke girmeseydi...gibi kelimeler ve cümleler kullanmıyorum bence iyiki girdi, Eda'nın üzerinden o kadar güzel mesajlar veriliri ki, inanıyorum ki senarsitlerimizde bunları düşünerek Eda karekterini dizimize soktular ...

Küçük Eda analizinden sonra gelelim sahnelerimize, Bence Efe ve Eda anlaşamayacaklar küçük Eda Efe'yi sanki kullanacak gibi geliyor bana, ki nitekimde önce beğenmedi Efe'yi ,sonra Basketbol takımındayım deyince hemen Eda Efe'ya yanaştı, sanırım Efe'yi kullanacak ...:img-blush

ve bu yüzden Efe ile Bizim Eda arasında çok büyük problemler olucak gibime geliyor, ama Oğuz bu durumu idare edecek ve köprü görevi görecek nitekimde küçük Eda'nın köşkte kalması sahnesinde Oğuz tıpkı bir köprü görevi gördü, Oğuz olmasaydı Efe ile Bizim Eda arasında büyük tartışmalar olucaktı bence ...Yanlız bizim Eda ile Oğuz hemen küçük Eda'yı çekiştirmesi çok çabuk oldu bence daha ileriki bölümlerde bu sahne olabilirdi, ama erken ve güzel oldu ..

Eda-Oğuz didişmelerine bir yenisi daha eklendi "Küçük Eda ve Modern Gençlik", Bizim Eda, küçük Eda'nın babasına "babiş naber" demesine sinir olsada Oğuzda bizim Eda'yla dalga geçmeye çalışsada bizim Eda hemen suratına tokat gibi yapıştırdı modern gençliği savunan Oğuz'a " Ceren Benden İzin Aldı, Yarın Gece Arda'da Kalıcak" dedikten sonra ki Oğuz'un yüz ifadesi harikaydı :img-hyste

.Diğer Bir Sahne.. Eski Bir Türk Filimiyiz

Eda ve Oğuz'un herkes uyuduktan sonraki sahneleri çok ama çok keyifliyidi özllikle şu diyolağa koptum...

Eda: Sensiz 1 gece daha , Türk Filmi Adı Gibi Oldu, Yoksa Biz Eski Türk Filimimiyiz...

Oğuz: Gelsene

Eda: cevap yok yanlız uyu (AYI) :img-hyste

ama tabiki sonunda Oğuz'un Eda'ya şaka yaptığını anlaması ve Oğuz'un yerlerde sürünerek Eda'yı yatak odasına davet etmesi.. unutulmaması gereken sahnelerden di ....

ve son sahne acaba neler olucak Küçük Eda ve Bizim Eda karşılaşması özellikle yatak odasından çıkarken yakalanması :img-blush76. Bölümde bizi ne süprizler bekliyor acaba ....



Evet sevgili İki Aile izleyicisi arkadaşlarım ,namı diğer Ailem

Benden 75. Bölüm anlizi bu kadar, umarım yazdıklarımdan keyif almışsınızdır ki Ben yazarken çok keyif aldım ,çünkü İki Ailenin sıcaklığı size geçmiş ve o sıcaklığı alarak bu satırları yazdım...

Başka bir gün görüşmek üzere şimdilik bende bu kadar

hepinize sevgilier saygılar

son satırlarımı yazarken kullağımda "Sevda Karaca"'yla sizlere veda ediyorum.. görüşmek üzere Hoşaçakalın ...bye

deren1970
13-02-08, 11:32
Tüm Aileme Kucak Dolusu Sevgiler:img-yes:

Yalnız sözlerime Hergele-Ufuk arkadaşımızla başlamak istiyorum.Vallahi arkadaşım çabucak aileye adapte olmaya seni örnek vermek istiyorum. Neden mi? Maşallah hem yorumların ki destan gibi olmuş çokta iyi olmuş:good: hemde yazdığın saate bak sabahın 4'ü. Tamda bizim ailenin geleneği işte. Yorumlar uzun uzun yazılacak gece 12'den sonra yazılırsa şanımıza daha da yakışır olacak. Tebrikler arkadaşım ve iyi ki aramızdasın:D

Evet gelelim pazartesi akşamına, yani yine harika bir bölümü seyrettiğimiz dizimize. Tabi maalesef bu haftanın ilk sahnelerini seyredemedim ama anlattıklarınızdan anlaşılıyor ki süper sahneleri kaçırmışım:icon_sorr neyse bunu en kısa zamanda telafi edebileceğim. Eve geldiğimde Oğuzcuğumun haykırarak hayırrr demesiyle olan bölüme denk geldim ki köşk nasıl da ayaklanmıştı:img-wink: ne olduya verilen cevap üstüne herkesin gülmesi çok güzeldi.

Asıl sonrasına gelelim herkes odalarına döndükten sonra Eda-Oğuz kalınca bakalım yine beni sinirlendirecek birşey olacak mı dedim zaten fragmanı görünce sevgili Pelin Fatoş Abla fragman yorumu yapmıyacak mısın dedi bende yok Edaya sinir olup duruyorum fragmanda öylede vuruyor şimdi oldu ki fragman yanılmasıyla karşılaşırsam yada beni sinirlendirecek kadar kötü bir sahne değilse işin sonunda mahçup olma durumu var, onun için ben bölümü bekliyeyim dedim:img-yes: iyi ki beklemişim anacığım o Oğuz'un mimikleri nasılsır öyle:good: nasılda ezberlemiş Eda'yı. Adam kaç saniye sonra ne yapacak onu bile biliyor yahu:img-grin2 o denemde başarılı olamadı bide nazlı Eda hanım öyle yavaştan başlayıp daha sonra hızı artan şaplaklarla adamın koluna vurdu ya ne diyeyim benide azıcık ama azıcık gerdi:img-hyste

Eee Eda Hanım çaça olurda keçi Oğuz onun bu ilk püskürtmesiyle teslim olur mu, olmaz efendim olmaz. ama ne yalan söylüyeyim Eda gittikten sonra sinir katsayısının artışını öyle bir hissetttim ki eğer o sırada birşey yapmaya kalksaydı hiçbirşey Oğuz'u durduramazdı yahu:img-wink:

Neyse ilk başlangıç bölümü hakkındaki yazzacaklarım şimdilik bu kadar daha sonraki ve süper sahnelerle tekrar beraber olacağız.

Tüm gün benim zaten, görüşmek üzere

Sevgiler

tisdale_ashley
13-02-08, 14:43
ya burlar çok boş kalmış bende dedim biraz dolduralım.ya böyle bir bölüm izlemedim ya süperr bir bölümdü valla.evet ilk öncelikle hepinizin yorumlarını okudum süperdi yorumlarnızda. ilk olarak artık şu şalvar meselesi bitti ya ona şükür ediyorum çünkü biraz daha uzatsalardı çokk sıkıcı olmaya başlıycaktı. edamız ve oğuzumuzdan başlıyalım ayyy süperdi ya ikiside oyunculuklarını konuşturdular gerçekten.erkekler alt katta barış imzalıcakları bölüm süperdi hele ferit in çeviri yapmasına ailecek bir kahka kopardık valla süperdi.sonra oğuzun edayla el sıkışmasında oğuz nasıl çekti öyle edaya sarıldı süperdi o yeride.sonra bütün aşıklar kovuştuuu ve çığlık sesleri yükseldi dedimki çok özlemişim bu çığlık seslerini.hele o eski sofraya birlikte oturmaları içimi ısıttı yani.gerçekten de çok özlemişim bu bölümleri o sımsıcacık sofraya birlikte oturuşlarını. yani eda ve oğuz giyim konsunda bile uyuştular ikiside böyle yeşil yeşil giyinmişler ayy ayy dedim nede tatlı olmuşlar.gerçektende çok yakışmış ikisine yeşil.veee tabi sonrada o meşhur çatı katımız var.orada hakim sahnesi süperdi eda da yani en sonunda evet dedi ve dans başladı.şimdide gelelim birlikte uyuma sahnesine ya edanın yazdığı mesaj süperdi ve oğuzun cevabıda(gelsene!)ve edanın lafı AYI gerçektende bende olsam bende aynısını söyerdim öyle güzel bir şiire böyle kütçe bir cevap iyikide şakaymış oğuzun çiçeği atışı felen süperdi vee sonra birlikte uyuma çok tatlılardı.evet şimdi eda ve oğuz sahnemiz bitti şu küçük edaya gelelim bende ona ısınamadım hareketleri felan şımarık bir kız çocuğu gibi ve edanın şaşırdığı lafı(BABİŞ)yani bence biraz şımarık gibi geldi ama bilmem.bende büyük eda gibi fazla sevmedim ama sonraki bölümlerde ne olcak onu bilemem tabi.ya şu elife gıcık oldum ya yazık damlayla feriti ayırıcak sonunda o olcak kız resmen ferite şantaj yapıyo ya.evet şimdide gelelim merveye bence mervenin kıskanmaması lazım tam tersine acaba mervenin sevgilisi olsaydı timurun olamsaydı ne olurdu acaba timurda onu kıskanırmıydı.ayy mervede öyle şeytan ki valla benim bile klıma gelmez meyve suyunun içine tuz atıcağı.rüya ya gelirsek ayy inenılmaz komik bir rüyaydı ya böyle cerenin gelinliklerle felan çıkması hele oğuzun orada bir repliği vardı(kutumda kırmızı var gibi geliyo) tam olarak hatırlayamadım o arada koptum ben.arda ile şuleye gelirsek anladı yani en sonunda oda yamanı ne olduğunu valla sevmeye başladım ben onları.ve yine eda ve oğuza dönelim neden saklıyorlar anlamış değilim bende sanki çocuklar bilmiyor birbirlerine aşık olduklarını yani.özete de gelirsek yine eda ve oğu didişmeleri bizi bekliyor yine süper bir bölüm bizi bekliyor.(ya ban ne oldu bu arada çok uzun yazmaya başladım şu bölüm yorularını ay ne güzel işte)herkese iyi yorumlar diliyorum ve burası boş kalsın istemiyorum. (aaa kafiyeli oldu he ):img-hyste

paris_hilton
13-02-08, 14:54
tisdale_ashley senin çağrını duydum geliyim bi bölüm yorumu yazıyım dedim mühtiş bir bölümdü yani.eda ve oğuz en sonunda barıştılar ve bende sizlerde rahatladınız.ben hemen kısaca yazıyorum süperdi bu bölümü şu elife sinir oluyom bi kaşık suda boğasım geliyor o kızı.ferit zeten süperdi şu rüya kımı daha bi güzeldii.ya kısaca çok keyifli bir bölüm izledimğimi söylemek isterim ya sizin gibi uzun uzun yazamıyorum ya nasıl yazıyorsunuz böyle uzun uzun anlayamadım valla.inşallah bende sizler gibi en kısa sürede uzun uzun yazarım herkese iyi yorumlarbye

merve_gülben
13-02-08, 15:00
Merhabalar walla felsefeden test çözüodum çağrınızı görünce hemencecik geldim.. zaten kafam platon sokrates oldu.. :) yok doğuştan bilgi varmıdır ay banane yaa.. :D :P aman neyse varsa var.. :D geldim bn sonuçta.. hemen bende bişiyler yaziimm.. arda konusuna hiç değinmeddim.. aferim valla çocuğa helal olsun.. kızımızı cerenimzi ne kadr çok sevdiğini gösterdi.. :) onun için neler yapıo walla.. isteyince oluomuş demek.. ama bnce sırf ceren deil de zıbıtayın da büyük etkisi var bence arkdaşlarr.. yani onun sayesinde bence.. aklını başına getirdi ardanın.. bi abi gibi oturdu anlattı walal onada burdan bi helal olsun gönderelim.. :D :img-hyste herkese helal olsun dedik biizmkileride unutmayalım.. edam oğuzum çifte kumrular.. :D amanda aman..:D barıştınız çok şükür neyse ben döniyim testimme istediniz geldim.. herzaman burdayımm gelriim.. görüşrüzz.. aaa bütün ekibe diyelim şimdi burdan HELAL OLSUN..:D :sad53:

ggnibsgk
13-02-08, 15:45
Ooo sabah sabah ne bu hareketlilik:) Ellerinize sağlık canlarım zevkle okudum yorumlarınızzı=) Ve ben de özet yorumu yapmaya geldimm hadi bakalım başlayalımm=)Aa tabii öncee Merve'yee çok teşekkürlerr özeti eklediği içinnn=)

İki Aile 76. Bölüm Özet Yorumu=)

Gece köşke gelmeyen Ferit yolda babasına fena yakalanır.Ferit’in dalaverelerinden bıkan Tahir Ağa ona hayatının dersini verir.Ancak bu karar Damla ile Ferit arasında ayrılık rüzgarlarının esmesine neden olur.

Bişey söyliycemm Ferit nasıl oluyo da yakalanıyo yaww bölüm bittiğinde sabah olmamış mıydıı???:icon_whis Yanii Eda ve Eda karşılaşmasından sonra 3 saat önce diyipp Ferit'in eve dönüşüne mi şahit olucazz ehuehu????Çünkü sabah görmesi o kadar garip olmazdı yanii adam evden yeni çıkmış olabilirr diimi?? Tamam tamam herhalde en mantıklısı sabah yakalanması ,herhalde barın oralarda bi yerde yakalanıyo ki Tahir Ağa anlıyo yanii nasıl olcak başka??

Da nasıl yakalanıcak onu çözemiyorumm tesadüflerden biri daha ama en azından rahatsız etmeyen tesadüflerdennn ehuehe...:img-yes:Tahir Ağa iyice muhteşem adam olmaya başladıı her köşeden çıkıyoo...Köşkte yaşamadığı halde köşktekilerden daha çok olayların içindee...Neyse canım bu hususta bişey demiyoruzz adamın oğlu neticede yanii,hem biz Tahir Ağa'Yı görmekten memnunuzz tabi biraz da Ağa yönü dışında görsek iyi olcak bencee:)...

Berna gibi benim de bölüm resminden anladığım kadarıyla muhtemelen Ferit babası tarafından başka bi yere gönderiliyoo...Ama bunun mantığını çözemedimm ben???Yani gönderiyosan Elif'i gönder Tahir Ağaa Ferit'i niye gönderiyosunn yaww???:img-hyste Uff yokk anlayamıycam ben bu işii kafam çorba oldu sabah sabah aaa!!!En iyisi geçelimm=)

Ancak köşkün bahçesi ile ilgili davadan sevindirici bir haber gelir.Bu güzel gelişme az da olsa evdeki hüzünlü havayı dağıtır.

Bu olayda yavaş yavaş kapanıyoo oh bee!!!...Ayy sonunda yaniii...İnşallah o Volkan tutturmazz yapıcam da yapıcam diyee gıcıkk!!...Bu arad geçen bölümm Eda da Volkan'In gerçek yüzünü gördüü çok mutluu oldumm...Bu biraz yüzeysel geçildii ama yaa niye kii??Bence o davaya adamı şahit olarak getirmesinden dolayıı bi pişmanlık olmalıydıı..Ben hala onu sindiremiyorummm...Gerçi çok istememiştii ama neticede tavrını da koymmaıştıı yaniii :hıh Neyse...

Arda ile Oğuz’un Efe ile Timur’un kız arkadaşları ile de Eda’nın arası gergindir.Eda Oğuz’u Oğuz da Eda’yı bu konu ile ilgili sık sık kızdırmaktadır.

:img-hyste İştee buu süperr yaaa...Bişey söyliycem yanlızz Eda'nın neden Timur'un kız arkadaşıyla arası gerginn...Onu çözemedimm..Yok yokk bu sabah bende bi mallık varr(Yoksa her zman cin gibiyimdir bilrsinizz ehuehue:img-hyste )Amaa hakkaten kız naptı kii yanii...Ölee sessiz sakin de bişeyy ama??? Hayır hangi ara gördü ayrıcaa??...Neyse sanırım bu özet aldatmacasıı...Ya da ben hala uyuyorumm ehuehu...

Yaman ise blöfünü görmeyen Şule’yi yumuşatıp eve tekrar dönmenin yollarını aramaktadır fakat bu hiç de kolay değildir.Durumda Efe de köşke döner ama durumu kimseye çaktırmaz.

E herhalde kolay olmıycakk...Ohh canıma değsinn vallaa...Sen kadının iyiniyetini o kadar suistimal et ...Kadın sana o kadar şans versinn hepsini çiğne geç sonra da Şule beni affett!!Olduu canım başka derdinn???Aferin Şule'ye süründürsünn Yaman'ı...Yaman da belkii Şule'yi ne kadar sevdiğini anlarrr bu vesileylee...(Bu cephe eğlenceli olmaya başladı hee ne dersinizz??? ehuehue:icon_shad)

Köşkün bahçesinde kutlama partisi düznelenir.Eda Ceren’in Arda’sını çağırınca,Oğuz da Timur ve Efe’nin kız arkadaşlarını çağırarak misilleme yapar.Fakat Oğuz kendi kazdığı kuyuya kendi düşer.Parti de onun da yalanını ortaya çıkaracak bir süpriz beklemektedir.

Ehuehue bu parti çook eğlenceli olucak yaa...Aman diyim bu hipo yalanı yüzünden umarım tekrar araları bozulmazz...Yoksa yanarızz vallaa hee!!...Ayy ağzımdan yel alsınn vallahi katlanamam yine saçma bişey yüzünden bi ayrılığa daha...Amaa yok bu sefer kısa bi nazlanma olur herhaldee...İnşallahh!!...

Bi de "Oğuz kendi kazdığı kuyuya kendi düşer." diyoo sevgili özetimizz...Şimdi o zmn Oğuz'un yalanını Küçük Eda ve Leyla mı çıkarıcak yanii ne alaka ki???...Çıkarırlarsa da nası çıkarıcaklar onlar da bilmiyo ki???:..Yani eğer yalan başka türlü çıkarsa ortaya o zaman Oğuz'un kendi kazdığı kuyuya düşmesi ne alaka??? Amaann üfff...

Bu özet yorumunda çıkarılacaka ders: Sabah sabah özet yorumu yapmayınn!!!:img-hyste

Hadi görüşürüzzz iyi yorumlar hepinizee...Tekrar gelicem muhtemelen ehe:img-wink:

ggnibsgk
13-02-08, 18:02
Selamm yine benn ehuehue...

Yaa ben Oğuz'un rüyasına doyamadımm...Süperr yaa izle izlee kopuyorumm ehuehue...O yüzden bu rüyayı tekrar irdelemek için burdayımm...Yanlız bu irdelememde Pelin'in katkılarını itiraf etmem lazım...Yani onların yazdıklarını okuduktan sonraa izleyincee ben de ekstra bişeyler daha farkettimm...Vee buyrun bakalımm...Yorum yorumdurr...Tatile girdimm artık kimse tutamaz benii ehuehue...(Yalnız şu kardeşten kurtulmam lazımm okuldan gelince rahat vermiyoo aaa:img-hyste )

Eveett başlayalımm artıkk...Efendim Pelin'den çaldığım çıkış noktam şuu..Rüyada her şeyi Oğuz'un gözünden gördükk...Vee bunu biraz daha açıyoruzz buyrunn:)

1. Arda,Oğuz'a göree kızını elinden almaya çalışann bir salak...Üstelik Müzeyyen Senar'a Müşerref demesii Oğuz'un Arda'ın salak olduğunu düşünmesi içinn yeter de artar bilee yanii ehuehue...Pelin'İn dediği gibi Oğuz'un rüyasında da tam bir salak gibi hareket ediyoduu ehuehue...

2. Yaman...Yaman da Oğuz'u sürekli kıskanan vee sürekli Oğuz'la rekabet halinde olan biri...Ayrıca süreklii Oğuz'u alt etmeye çalışıyoo...Pekii ettiği laf ne???...."Aldım verdim ben seni yendimm":img-hyste

3. Şule...Sanırım Berna demiştii...Oğuz Şule'yi pek tanımıyoo...Dolayısıyla da Şule rüyada oldukça sessizdii...Ama şöyle bişey de varr...Sankii Yaman'la evlendiği içinn saftirik bişeydirr gibi bi düşüncesii var Oğuz'un sanırım...ehe...evet bu biraz zorlama olduu tamam kesinn..:P

4. Kahve höpürdetme....Oğuz'lu kız istemelerde olmazsa olmaz zatenn ehuehue...Ama Oğuz Eda'Nın gıcık olduğunu bildiği içinn rüyada da Eda'nın suratı hemen ekşiyoo yanii;)

5. Ayrıca Oğuz,Eda'yı sürekli kızlarına koca bulan biri olarak görüyoo malumm...ehuehu...Burda da Eda'nın Ceren'i vermek için performansı üst seviyedeydii yanii çeyizler meyizlerr...Fotoğraflar falann ayy çok komiktii yaa ehuehue...

6. Bir de şöle bişey varr Eda'nın saçıı dikkat ettiysenizz Damla'nın düğününde ki gibiydii yanii...Bu da yinee Oğuz'un beyninde olduğumuzun bi göstergesiydi bence... ehuehue...

7. Oğuz'un beyninde olduğumuzun bi diğer göstergesiyse; kız çocuklarının sevgili olduklarıı her adamla evlenmelerii zorunluluğu fikriydii herhaldee:img-hyste Ya da belki de bunu Oğuz'un,kızlarının sevgilileriylee evlenmelerinden korkması olarak da değerlendirebilirz tabii...Hangi açıdan bakarsak o olur yanii eheuehue...;)

8. Aa bir de Oğuz'un "Bilmem ki kutumda da kırmızı var ama!!" demesii:img-hyste Oğuz'un ne kadar bizden bi karakter olduğu ancak bu kadar popülerr bi yarışmaya gönderme yapılarak anlatılabilirdii yanii tebriklerrrr ehuehue...:good:

Şimdilik aklıma başka bişey gelmiyoo ama sanırım bu da yeter hee eheuheu...Ben çok sevdimm bu rüya sahnesinii yanii anlıycağınızz...

Neyse hadi şimdilik hoşçakalınbye

deren1970
13-02-08, 19:31
Merhabalar

Büyük konuşmamak gerek lafının kıymetini anlamak için bundan iyi örnek olamz. Ne mi? bugün dedim ya bütün gün benim istediğim zaman girip yorum yapabilirm diye, ama ne oldu maalesef giremedim:icon_sorr iş, güç yüzünden, şimdide biraz kar yağdığı için İstanbul trafiği felaket olacağından işten çıkmadan önce aklıma gelen şeyi en azından yazabilme, paylaşabilme fırsatı bulmuşken buradayım:img-yes:

Özetin şu son satırları hakkında bir tahminde bulaunmak istiyorum:img-yes:

Fakat Oğuz kendi kazdığı kuyuya kendi düşer.Parti de onun da yalanını ortaya çıkaracak bir süpriz beklemektedir.

Sıkı durun efendim bu kutlamaya küçük Eda ve Damlayı kızların dayısı köşke getirse bu dayı da bizim Oğuz'un gittiği şu psikiloğumuz olsa:img-hyste

Ya benim aklıma direkt bu geldi ki Allahhh ne komedi olur ki sormayın

Bakalım sizcede olabilir mi

Tekrar görüşene kadar sevgiyle kalın

nar cicegi
13-02-08, 20:03
Merhabalar

Benim yorumum çarşambaya kaldı ama neyse buna da şükür.Hepinizin yorumlarını zevkle okudum.Arada gülümsedim birebir katıldığım noktalar oldu.Ellerinize sağlık.

Sevil Abla sayfalar benimle başlamasının üzerine yaptığın yorumu yüzümde tebessümle okudum valla.Sayfalar benimde başlasın diye ayarlasam bu kadar olmaz herhalde.Benimde gözüme takıldı birkaç kere.Tamamen tesadüf.Sen gene sayfanın aşağısına in sayfa ilerlemiş olabilir.

Yorumlara da geçelim yavaş yavaş.Baştan başlayalım bu hafta.İlk Oğuz Beyimiz üstün hitabet gücüyle bayılttı Arda brova valla.:good:Oğuz Beyden kız almak kolay mı şimdilik niyetin o olmasada.Oğuz Bey geleceği gören bir kimse.


Gelelim meşur rüyaya.İzlediğim en güzel rüya sahnesiydi.Karakterlerin bütün özellikleri verilen oldukça eğlenceli bir rüyadı.Bir daha böyle bir sahne izleyeceğimi sanmıyorum.Kahve hüpürdetmeler,konuşmalar çok güzel yazılmış.Oyuncuların da oynarken eğlendikleri bir gerçek yoksa bu kadar güzel sahneler çıkmazdı herhalde.Bu senaryoya da oynanır yani.Kız isteme merasimi tam bir komediydi.İclal Aydın,Emre Kınay,Hakan Vanlı'nın yıldızlarının parıl parıl parladığı bir sahneydi.Aralarında geçen konuşmalara bayıldım.
Çocuklar yazdan beri güreşiyorlar,aralarında paslaşmışlar şahane repliklerdi.Aldım verdim ben seni yendim repliğini de unutmamak lazım.Hakan Vanlı'nın bu replikteki performansını unutmamak lazım.Kayafet seçimlerine de bayıldım.Eda'nın kıyafeti çok güzeldi.Bilmem ki kutumda da kırmızı var ama repliği de güzeldi.Oğuz'un hayal gücüne hayran kaldım.

Vee ilk barılma çabası.Oğuz Eda'nın merakını kullanmayı güzel akıl etti ama Eda bu sonuçta.Bu sahnede İclal Aydın'ın bakışları çok güzeldi.Mimik kullanmak konusunda İclal Aydın her hafta ilerliyor.Her hafta hayran kalıyor.Ne kadar zaman zaman çekimlerin yorucu olduğunu söylesede istekle ve zevkle oynadığı kesin.Gene repliklerrr harikaydı.Oğuz'un çabalrı işe yaramadı sonuçta şimdilik.

Eda ve Oğuz sahnesi bol olduğu için tekrar döncez ama gelelim biz Ferit sahnesine.Bu bölüm o kadar güzeldi ki bir sahneyi görmemezlikten gelebilirim.Ama genede bana gerçekçi gelmedi.En azından telefonu denize atsaydı yada bir ekilde fotorafı silseydi de Elif pc kopyalamış olsaydı daha iyi olabilirdi.Ama vardır bir bildiği senaristlerimizin.Bu kadar güzel sahneler yazan senarisler bunu da düşünmüşlerdir.

Çatı sahnesi.Eda ve Oğuz'un karşılıklı bakışları,temsili mahkeme sahnesi ne denebilir ki süperdi.Oğuz'un Eda'ya çıkışıda çok güzeldi.Söylesene adamı sevdiğini yapmadığı şey kalmadı.aaa kızdırma adamı.

Tahir Ağa dan yardım.Açıkcası beni çok rahatsız etmiyor Tahir Ağa'nın yardım sahneleri abartıya kaçılmadıkça.Burda söz ettiğim fazla tesadüfler.Ama onun dışında Oğuz'un başı sürekli derde giriyor.Ama başını derde soktuğu adamlar laftan sözden anlar adamlar değil ki mafya.Oğuz'un tek başına halletmesi mümkün değil.Eline de silahı alamıyacağına göre Tahir Ağa'dan yardım istiyor.Sonuçta mafya dediğimiz camiyanın korkacağı,tanınmış bir kişi.Bende olsam eğer sorunu adelet,yargı halledemiyorsa Tahir Ağa dan yardım isterdim.

Yaman Şule sahnesi.Şule'nin aklının başına gelmesine çok sevindi.Boşanma için avukatla bile konuşmuş.Bana şuan boşanma ihtimali düşük geliyor ama.Diziyi izlerken Yaman'ın Ben bu kapıdan çıkarsam bir daha dönmem sözünü de duysaydı keşke dedim ama Şule çoktan gitmiş.

Arda her geçen gün iyiye gidiyor,düzeliyor.Diziye girdiği zamanla şimdi arada büyük bir fark var.Oğuz'u örnek alıp Türk Sanat Müziği bile dinliyor. Rock tan Türk Sanat Müziğine.Şule ile konuşmasını da çok samimi buldum.Beraber Üsküdar Musiki Cemiyeti'ne bile yazılacaklar.:img-hyste

Eda,küçük Eda'yı sevmedi anlaşılan.Haklı bende sevmedim şimdilik.Merve kıskançlık krizleri devam etcek gibi görünüyor.Kardeş oldular birde birbirlerini sahipleniyorlar çok güzel.Kardeşlerimizi elimizden alcak diyor.

Gelelim son sahneye.Eda'nın mesajı İclal Aydın'ın sesiyle bir harika olmuş.Kurduğu cümleler de bizim baştan beri Türk filmi niye dediğimizi kanıtlar nitelikteydi.Mesaj bence Eda için önemli bir adımdı.Eda Oğuz'a pek sevdiğini söylemiyor nazlanıyor ama mesajla hoş bir adım atmış oldu.Oğuz'un verdiği cevabı kasdetmiyorum tabi.aa kadın o kadar özene bezene yadı sen bir kelimeyle cevap ver.Ama çok kızmayalım Oğuz'a mahsuscuktan yaptı.
Bu sahnede de aklıma kazınan replikler vardı.
Oğuz=pişt gelsene
Eda=iğrençsin
Oğuz=saol iyi bir insansın
demesi güzel bir mesajdı bence.Ve aylardır beklediğimiz son sahne.Uzun zamandır uğraşılan uyuma sahnesi gerçekleşti.Ben şimdi Eda'nın ne yapacağını merak ediyorum açıkçası.Ben olsaydım hiç bozuntuya vermezdim.Yakalanmış süsü vermezdim yani.Bakalım Eda ne yapacak?

Cumaya kadar özet yorumu yapamam ama sizin yorumlarınızı zevkle takip ediceğim.Hoşçakalınbye

başkozlu
14-02-08, 04:43
Aman ne güzel uzun uzun yorumlarla sayfalarımız şenlenmiş. Hepsini keyifle okudum, ellerinize yüreklerinize sağlık. Tabi 75. bölüm bu kadar şahane olunca, insan yorum yapmaya doyamıyor... Yazdıkça o güzellikleri tekrar yaşıyor. Ben de okudukça tekrar tekrar yaşadım.

Pelin'cim, yorumlarından birinde, Yaman'ı ilk kez köşkün üst katında gördüğümüzü yazmışsın. Okuyunca birden aklıma geldi. Yaman bir kere de galiba 10.bölümde, Timur'un bacağı kırıldığında, hastane masraflarını geri ödemek için yukarı, Oğuz'un yanına çıkmıştı. Tabi kısa bir ziyaretti... Bu defa, rüyadaki misafirliği bayağı uzundu. Kahve içmeler, kız istemeler falan...

Allahım! Ne rüyaydı o. Yani, gerek teknik olarak gerek senaryo açısından bu kadar mı güzel ve gerçek bir rüya kurgusu olur? Kendi rüyalarımızda ne kadar saçma sapan, salak hallerimiz varsa Oğuz'un rüyasında hepsini gördüm. Ya Oğuz'un kükreyerek uyanmasına ne demeli? Köşk yıkılıyordu neredeyse... Gecenin bir yarısı uykudayken, evin içinde birinin o şekilde haykırdığını düşünebiliyor musunuz? Aman Yarabbim! Aklı gider insanın yaa!.. İyi ki Eda o sırada Oğuz'un yanında yatmıyordu. Kesin o panikle camdan aşağıya atlardı... Aaa hakikaten böyle bir sahne olsa ne matrak olurdu. Yok canım! Camdan düşme değil de, örneğin; şimdi Oğuz'un kabus görüp bağırarak uyanma huyu var ya... İşte böyle sarılmış uyurlarken, yine bağırarak fırlasa, ikisi de o panikle paldır küldür yataktan düşseler ve gürültüye çoluk çocuk telaşla koşsalar, ne matrak olurdu yani...
Ben de bölüm yorumundan senaryo kurgusuna geçtim birden. Ne diyorduk; evet bağırarak uyandıktan sonra Oğuz'un, o bitmiş ve perişan halini nasıl güzel yansıttı Sevgili Emre Kınay... Her zamanki gibi oyunculuğu yine 10 numaraydı. Köşk ahalisinin paniği de görülmeye değerdi doğrusu... Bir de bu kadar korkutan kabusun nedenini öğrenince, Eda'nın dediği gibi geceyarısı tam festival oldu.

Bölümün bu anından sonra Eda&Oğuz sahneleri bombardımanı yaşadık. Haftalardır söyleye söyleye sonunda 75. bölümde muradımıza erdik. Eda&Oğuz aşkında, işte böyle sıcak sahneler görmek istiyoruz biz. Tabi didişmeler eşliğinde...

Dikkatinizi çekmiştir, Oğuz Bey'imizin hiposal durumlarından sonra Eda&Oğuz aşkının ifadesinde yeni bir şekil oluştu. Oğuz'un, Edaya aniden sıkı sıkı sarılması... Bence çok sıcak ve sevgi dolu bir davranış. İnşallah bundan sonra bu davranış da Eda&Oğuz klasikleri arasına girer artık.

Çatı katında, hayali mahkemenin 'Müebbet Beraberlik' kararından sonra Oğuz'un cilveli bir şekilde yatak odalarına gitme teklifine, Eda'nın hem içten hem muzip ve hem de çocuksu öyle güzel bir gülüşü vardı ki bayıldım. Sevgili İclal Aydın, aynı anda birden fazla duyguyu, yüzünde mimikleriyle öylesine başarıyla yansıtıyor ki bizlere hayran olmamak elde değil. Coşkuyla alkışlıyorum kendisini.

Bir de önceki bölümlerden birinde Oğuz, Safiş'in arkasından gizlice sokularak korkutmuştu. Ben de o zaman, benzer şakaları Eda'ya da yapsa ne kadar eğlenceli olur diye düşünmüştüm. Bu bölümde böyle bir sahneyi de görmüş olduk. Yerden gizlice sokulup, Eda'nın üstüne çiçek atarak ödünü patlattı. Ay bi de miyaaav demez mi?! Gülmekten koltuktan düşüyordum neredeyse...
Sonunda sabırla beklediğimiz vuslat gerçekleşti biz de ikinci kez ''Oh bee'' dedik.

Bilgisayarım yine garip danslara başladı, bi kazaya uğramadan bu yorumu göndereyim de sonra tekrar görüşürüz.

Şimdilik hoşçakalın...

deren1970
14-02-08, 11:43
Tüm aileme Sevgiler, Günaydın Efendim.

Evet bugünde tüm gün ne olur ne olmaz ben işimi sıkı tutayım ilk yorumumu yazayım da sonra aklım burada kalmasın.

Ha bu arada kaç gündür söylenen artık sağır sultanın bile duyduğu bir gün. Yani sevgililer günü:img-yes: Şimdi tabi insanın aklına hemen bir erkekle , bayan arasındaki sevgi geliyor ve onları kutladığı gün sayılıyor ama hiçte öyle değil efendim Allah Allah. Bir annenin evladına sevgisi, bir arkadaşın diğer arkadaşına sevgisi v.s. v.s. olan sevgilerde var bence onlarda bu gün kutlanmalı der tüm İki Aile Dizisinin Kocaman Ailesinin de Sevgililer Günü Kutlu Olsun efendim:img-wink: (İdare edin işte benim gibi sevgilisi olmayanları avunmak için bulduğu yol, sizde kabul ediverin bari:img-hyste)

Evet gelelim bölüm yorumumuzun devamına, hımmm nerede kalmıştık ha tamam Oğuz'un Eda'nın merağından istifade etmeye çalışıp, başarılı olmadığı ama bu çalışmasından vazgeçmediği çabasının devamına:img-yes:

Öncelikle şalvar davasının bitiş müzareke sahnesi süperdi:good: hanımlar oturmuş, pür dikkat erkekleri izliyor, erkekler birbirinin arkasına sıralanmış güya sözcü seçtikleri Oğuz'un arkasından hanımlarına, sevgililerine bakıyor:img-hyste
Neyse Eda hanımdan beklemezdim yine uzatır zanederdim ama grubun büyük çoğunluğu barışmayı isteyince o da sözcü olarak kabul etti nihayet bu şalvar davası da tarihe gömüldü ayy yok bizde bu Eda-Oğuz varken çok keskin cümleler kullanmayayım ne olur, ne olmaz di mi ama:img-grin2

Çatı katındaki Oğuz-Eda buluşması nası güzeldi, nasıl hoştu öyle. Nihayet Edanın yelkenleri indirmesine Oğuz süper yol bulmuştu:good: (Ayy böyle jarika yolları da Oğuz bulur tabi canım:img-in_lo) neyse hayali mahkeme sonucu bizimkiler tam barıştı, kutlama dansı yapılıyordu ki gelen telefonla yarım kalmıştı

ki bizim ailede yarım bir olay bırakılmaz:img-wink: Gece çok uzunnnn zaman sonra bizimkilerin yine gizli telefonla mesajlaşma sahnesini görmekten kendi adıma çok mutlu oldum, yüzümde kocaman gülümseme bakarken hadi evet doğru duyacaksınız ilk defa Eda'yı çok beğendim, harika bir mesaj yazdı Oğuz'a:happy0064

Ha OĞuz'un o cevabından sonraki hali çok komikti, bende olsam sanırım aynı kelimeyi kullanım ininde yalnız yat diye düşünürken anam o neydi öyle, yine iki aile dersinden birşey öğrendik tüm öğrenciler ne mi yaşın kaç olursa olsun hedefi ulaşmak için yerde emekliyeceksin:img-hyste

Efendim şimdilik ara yine görüşene kadar iyi bakın kendinize.

Birde şu simgeleri kullanma sayısının artık artma zamanı gelmedi mi yahu, yetmiyor vallahi

ggnibsgk
14-02-08, 15:53
Selammlarrrr=D

Ayhh yeter diyceksinizz biliyorum ama napıyım yawww işim gücüm yokken yorum yazmazsam çatlarımmm ehuehue...Gene ne yazıcaksınn dersenizz hemen cevap veriyorumm efendimm...Malumm Eda ve Oğuz'umuzz barıştııı yanii Buğra'nın deyimiylee İki Aile Şalvar Davası dönemii sonaa erdi...E bu koskoca dönemii bi genel olarak irdelemek lazım diimi???...Efendim bu yazı ölee çok bilimsel bi yazıı diill kendii hislerimlee ilgilii tamamenn ehuehue...:icon_whis

Eveeeett dönemin başınaa dönelim o zmn...Nedir sizce başıı??Bencee "Boşarım" lafıı ama tabii kii buu "Görünür Neden" bundan çok daha öncesindee Umut'umuzu kaybettiğimizz zamandan hatta Damla ve Ferit'in gizli gizli evlenmesiyle gerilen sinirlerden bile başlayabiliriiz...Bunlar "Gerçek Neden"ler bencee...(Ee tabii tarihi irdeliyoruzz olucak görünür neden gerçek neden ayrımlarıı ehe;D)

Peki ilk Boşarım lafı duyulduğunda neler düşündüğümüzü hatırlıyo musUnuzz???... Ben de hatırlamıyorumm:img-hyste Hayır sadece bizzat ne düşündüğümü hatırlıyorum yanii ehuhue...O sırada kesinliklee bu işin bu kadar uzıycağına ihtimal vermemiştimm...

Hatta Boşarım lafından sonraa uzun uzun hararetli tahminler yapmışş vee "Oğuzz naptın sen yaaa şimdii Eda bunu Oğuz'un burnundan getirir" diyerekk büyük korkular yaşamıştımm...Ama gene aynı hafta yorumlarda Eda'nın da Oğuz'un hassas olduğu bir konudaa çok fazla üstüne gittiği içinn en az Oğuz kadar suçlu olduğunu konuştuğumuzu da hatrlıyorumm...Oğuz'un tek ekstra suçu Boşarım lafınıı hiç düşünmeden üstelik Eda uyardığı halde söylemesiydii...E bu durumda da Eda'nın üste çıkması çok normaldiii...Zaten ertesii bölümm Ergin'i araması falan kimsenin gözüne batmadıı...:img-yes:

Sonraa Oğuz'un Füsun'u tutması...Açıkçasıı bu daa çok koymamıştı hatırlıyorumm...Çünküü Oğuz'un ne dediğini bi süre farkına varmıycağı aşikardıı zaten...İşin inada binmesi de beklenebilir bişeydii...

Ama bekle bekle yokk..Bekle beklee yokk!!...Bunlarr bi türlüü dönmüyolarr bu davadann...İlk celseye kadar Oğuz hatasını anladıı...Evet tebrik ediyoruz kendisinii...Biraz uzun sürdü ama anladıı...Tamam dedik şimdii Oğuzz,Eda'nın gönlünü alırr...Zaten mahkemede "Ben karımı seviyorum!" diye bağırmasıı süperdii ama hadi dedikk bu kadar kolay yırtmasın...Eda biraz naz yapsınnn...:img-icecr

Ama iştee bu noktada çok garip bişey olduu...Bi baktık kii Eda'nın yaptığı naz falan diill...Eda meğerse bu adamdan bıkmış artık...Dayanamıyomuşş!!...Oğuz'un Yaman'dan farkı yokmuş kii Yaman'la geldikleri noktaya gelmekten korkuyomuşş...E artık bu durumdaa Eda'ya birinin dur demesi gerekiyoduu...Çok bekledikk birisi Eda'nın kulağını çeksinn diyee ama...Üstüne bir de Eda'nın kulağını çekme ihtimali olanlarr Oğuz'un kulağını çektii veyahut da bekledik bekledik gelmedilerr gözlerimiz yollarda kaldıı...:icon_sorr

Artık tam Eda'nın Oğuz'u sevmediğinii ve ondan bıktığını düşünmeye başlamışken anladık kii meğersee Eda, Oğuz'dan ayrılma ihtimalini hiç düşünmemiş kii...Boşanmanın ne demek olduğunu hiç düşünmemiş kii!!!Hep yanı başında elinin altından olucağınıı kötü gününde destek olucağını zannetmişş...Hoşş Oğuz yanında olurdu da ama her zaman burnunun dibinde olamazdıı..Bunu anlayamamışş...Ya da anlamak istememişş:img-pilot

E peki sonunda anladı da ne olduu???İş boşanmaya kadar gitti yinee...Peki kimin sayesinde bu boşanma olmadıı...Çocuklar sayesindee...Eda'nın engellemek için yaptığı bişey olmamaması yüzünden hala kızgınım ona ama neyse artık geçmişe mazi derlerr ehuehue...=D

Neyse kii bu celsenin ardından artık Eda,aslında ilk celse sonunda yapması gereken şeyi yapmaya başladıı..Ne mi o?? Tabii ki nazzz:img-hyste Ohh bee dedikk yanii geç de olsaa naz yapıyoo artık canım olur o kadar!!!...ehuehue...E naz yapmanın vakti geç olduğu içinn çok da uzamasını istemedikk tabi...Sağolsunn senaristlerimizz çok da uzatmadılarr,üstelikk kadın erkek çekişmesiyle de süslediler...Aslında bu kadar bile uzamazdı da erkeklerr yaptıkları hatalarla üstünee tuz biber ektilerr...O yüzden bu uzamada çok garip gelmedii yaniii neyse kii!!!=D

Vee sonundaa 75. bölümdee vuslataa erdikk çok şükürrrr!!!...Vallahii Eda ve Oğuz barıştıı yaa onların aralarındaki cilveleşmeleri tekrar gördümm yaa tamam yanii artık Ferit'in zekasında birden problem ortaya çıkması bilee ikinci planda yanii ehuehue...:img-hyste

Şimdi tek korkumm haftaya Oğuz'un yalanının ortaya çıkmasıyla tekrar kavga etmelerii...Hayır kavga edicekler o kesin ,didişmeye lafımız yok yanii herkesçe malumm ehuehue...Bakalım senaristlerimizz nasıl işliycekler bu yalanın ortaya çıkmasınıı...Umarımm geçen haftaki bölümm "Boşanma krizi"nee rahat devam edebilmek için ağzımıza bir parmak bal çalmak için diildirrr...:img-fie:

Hatta bu bölüm Eda ve Oğuz öpüşsünnn bencee ehuehue....Buyrunn Merve'nin matematiğiylee bu bölüm öpüşmee olabilirr...İlk olarak 19. bölümde öpüşmüşlerdii...İkiyle çarp 38 onu da ikiyle çarp 76:img-hyste Yanii bu bölümm böylee bi sahne bekleyelimm ehuehue...(Mervecim:img-wink:)

Neyse canlarımm bu yorumu da böylece tamamladıkk...Hadi bakalım hoşçakalın hepinize iyi yorumlarr bye

Edit: Aa sahii ya nasıl unuturummm=D Fatoş Abla'cm senin de sevgililer günün kutlu olsun ehuehue...Ve tabii hepinizinn=D

merve_gülben
14-02-08, 21:59
Hatta bu bölüm Eda ve Oğuz öpüşsünnn bencee ehuehue....Buyrunn Merve'nin matematiğiylee bu bölüm öpüşmee olabilirr...İlk olarak 19. bölümde öpüşmüşlerdii...İkiyle çarp 38 onu da ikiyle çarp 76:img-hyste Yanii bu bölümm böylee bi sahne bekleyelimm ehuehue...(Mervecim:img-wink:)

Öncelikle Selamlar.. nasılsınız bakalımmm.... ay nasıl iyi olmayız ki demi.. çifte kumrularımız geri döndü.. sevinçten dört köşeyiz wallaa.. :D nuraycım senle dün msnde konuşmuştuk hatırlarsın ay nasıl hatırlamazsın ki bn konuştum sn susutun zaten.. daha doğrusu bn coştum sen dinledin yazık canım yaa acıdım bak sana..:D ama bn sana dedim bnden uzak dur dedim..:img-hyste ama dinlemedin..:img-hyste ay nese işte konuşurken ben yaptığım bi hesabı söyledim şaka olsun diede yaz dedim foruma hani ama zaetn bn blm gelmiş onu izliyordum onun tesiri ile yaz dedimm... aklım başımda deildi ki:D canım yazmış sağaolasın.. wlala ne zekiyim demi.. :img-hyste öle bi hesap yaptımm.. hattaa GÖZDE,NURDAN beraber yani bn yaptım onlara dedim onlarda evett yaa fln deidler destek çıktılar canlarım bnm sıra sizde.. :D neyse ya gitmem lazım daha çözülcek bi sürü testim var hoşçakalınn..:sad53:

Hepiniz SEVGİLİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN.. Olanında :D olmayanında :(

bugra9
14-02-08, 23:06
Herkese İyi Akşamlar...:img-wink:

Öncelikle tüm arkadaşlarımın "Sevgililer Günü"nü kutluyorum...İşte gönüllere sevgi düşmeye görsün,böyle özel günlerde,sevgi'yi paylaşmanın bir bahanesi olsa gerek...O zaman şöyle diyelim,madem seviyoruz,madem seviliyoruz,o halde buna sıkı sıkı sarılalım ve kadir,kıymet bilmeye devam edelim,yılın geriye kalan tüm günlerinde...:img-wink:

:icon_shad:kahve:icon_shadAKŞAM AJANSI...:icon_shad:kahve:icon_shad

Tüm arkadaşlarımızın yorumlarını keyif ile okudum,herkesin ellerine sağlık...Ama Sevgili Nuray'ın "Araştırmacı Forumcu" kimliğini de pas geçemeyeceğim...Dün ki "Rüya tabiri" ve bugün ki "Şalvar Davası Dönemi" değerlendirmelerine tek kelime ile bayıldım...Nuray her iki değerlendirmeni okumak benim için büyük keyifti ellerine sağlık...

* O halde bizde yakın geçmişe,pazartesi akşamına dönelim yavaştan yavaştan...

Hasret kaldığımız duygular ile sarıp sarmalanmış,sıcacık bir bölüm bıraktık
75.Haftaya...Eda ile Oğuz'un aşkı,sevgisi,özlemleri bunların yanında ailemizin akıp giden günlük yaşamı...Kalp çarpıntıları ve heyecanları...Bu bir dönemdir...Geçen dönem Damla'nın ilk aşkına şahit olurken,geçen zaman herkese eşit davranarak,adına hatıra dediğimiz yaşanmışlıkları bırakıp,öyle gidiyor...Üstelik en güzeli de akıp giden bu zamanda Değişmeyenler kadar Değişenleri görüp zaman mefhumunun hayali bir hikayede bile farkında olabilmek olsa gerek...

Bir hikayeyi gerçek kılabilmenin yolunun bu olduğuna inanıyorum...Gerçek'lik bünyesinde bir çok duyguyu ve hissiyatı barındırır...Duygusallık,Komedi,Neşe ve Hüzün...Zaman geçiyor dedik,geçerken her yüreğe ayrı dokuyor,tüm bunlar bir Köşkün salonunda yaşanıyor...Efe'nin heyecanı...Karşısında ki kim olursa olsun,ne kadar doğru,ne kadar hatalı olursa olsun,şuan Efe'nin farkında olmaması çok normal...Zaten Doğaç'ın da bu duyguyu bakışları ile çok doğru yansıttığını düşünüyorum...Şöyle gelinen noktaya genel olarak bakacak olursak zaman'dan bahsettik,geçen dönem bu zamanlar Efe bambaşka bir hikayenin boynu bükük kahramanıydı...Bir yanda annesi,diğer yanda babası,kucağında ise onu sağlam bir kale olarak gören,kardeşi Timur...Bu bir çıkmazdı,bu belki de kaderin bir boyutuydu,Eda o dönemde gözyaşlarını çocuklarının neden diğer çocuklar gibi " kaldırabilecekleri " dertlerle uğraşmak yerine hala bu hatanın gölgesinde ezildiklerini sorgularken akıtıyordu...Bugün ise geçmişe mazi denildi ve yepyeni bir sayfa açıldı...Artık "Aile" gerçek anlamda oluşmaya,tamamlanmaya başlıyor...Eda'nın oğulları çıkmazdan kurtuldu ve kendi hikayelerini yazmaya başladılar,Oğuz'un kızları zamana ayak diretmeden başrol ve yardımcı oyunculuğa soyundular...En önemlisi de Oğuz'un kızları Eda'nın,Eda'nın Oğulları Oğuz'un " Birşeyleri olabildi " sevgi bir çok boyuttan hayatlara sirayet etti,kolay olması beklenmiyordu,ama inandıktan sonra çokta zor olmadı...

Ben bu hafta "Aile olma adına,olmuşluk adına" sıcacık sahneler izlediğimizi görüyorum...Köşkte ki günlük yaşam ve yeni açılan bu dönemde "Aile içi ilişkiler" ile İki Aile'nin sağlam bir ivme kazanacığına eminim...Eda ile Oğuz'un canlılığını koruyarak,Köşk ayağını canlı kılabilmenin yolu,yeni bir çatışma kurmaktan geçiyor...Elde çocuk bol,her çocuk bir hikaye ve ortada oğlanlar ile kızlar var...Eda ile Oğuz'un onlara yönelmesi,bu hikaye üzerinden didişmeleri ise hem aile içi neşeyi kazandıracak,hemde izleyicinin beklentisi sağlanmış olacak...Gelecek hafta için verilen özetten de hikayenin bu yöne doğru kaydığını görüyor ve mutlu oluyorum...

Yeniden bu haftaya dönecek olursak,hep savunduğum gibi,her hafta iki ayrı eve konuk oluyoruz,iki ayrı ev,iki ayrı sofra,iki ayrı aile...Bu hikayelerin paralel olarak verilmesi ile arada ki mukayese çok daha sağlıklı oluyor...Bu hafta belki de ilk kez iki ayrı aile,tek bir noktada kesişti,benzeşti...Köşkte bir çok defalar hissettiğim,bana çok tanıdık bir duyguyu bu hafta ilk kez Şule'nin o hiç sevmediğimiz evinde hissettim...Demek ki neymiş...Bize tanıdık gelen duygularmış...Mekan ikinci,hatta üçüncü planda ufak bir detaymış...İster ücra köşede ki bir balıkçı klubesinde,ister müzeden bozma,bir yalıda hiç farketmez...İnsan yüreğine giden duygular,bir bakışta,ufacık bir sözde,geriye atılmış bir gülüşte yakalanıyor...Üstelik en ilginci de şu ki geçmişte yaşananlar,yarına gölge düşürmüyor...Şule bir alkoliktir,oğlu ile birşeyleri başaramamış,bedelini geçen yıllara ödetmiştir...Evet bunlar bâki,gerçek...Ama yarına umutla bakmayada asla engel değil...Hayatta da bu böyle,bizim dizimizde de böyle...Senaristlerimizin işin bu boyutunu bilinçli olarak verdiklerine inanıyorum...Her iki karakterede yüklenen sempati,dayanışma ve birlik,hayatlarına yeniden Yaman'ın girmeye çalışması ile izleyici tarafından çok daha ilginç bir hikayeye bürünecek...Doğru zaman !!! Arda'nın isyanları,Şule'nin suskunluğu ve süre gelen bir düzenin tazelenmesi için çok doğru bir zaman...Bundan sonra hep beraber göreceğiz,Yaman neyi kaybettiğini bulabilecek mi...Gücü mü...?...Yoksa Şule'yi mi...?...

* Alışkanlık öyle bir duygudur ki,varlığı güç verirken,yokluğu yaradır...En zor olanda alışkanlığın alabora olmasından sonra yaraların sarılmasıdır...

Eda ile Oğuz...Aşkın,ailenin mimarları !!! Uzun dönem ayrılığın hemen ardından gözlerde ki özlemi,iç seslerde ki coşkuyu görmek çok güzeldi...Onların aşkı sevimli hikayemizin en sempatik yönü ve derin hikayemizin beslendiği derin bir Kök...Koca ağaç bu köke sıkı sıkı tutunmuş ve topraktan aldığı güç ile ayakta duruyor...Nerelerden nerelere gelmeleri ve hayata herşeye rağmen gülebilmeleri ise onları bambaşka bir boyuta taşıyor...Aslında birbirlerine çok benziyorlar...O yüzden tamamlanarak bir bütün olabiliyorlar zaten...Köşkte ki hareketin ve cümbüşün can damarları,yeri geliyor,Köşkte çocuk ile yetişkinler yer değiştiriyor ve Köşkte oyun başlıyor...Pelin'de ne güzel anlatmış...Çocuklar için bir eğlence Köşkte ki her yeni doğan gün...Hacivat ile Karagözden'den kalma bir gösteri,tek düze inmeyecek bir çıta...Alışılmışın,alışılmadık yaşandığı,eğri ile doğrunun sürekli yer değiştirdiği,notalarla çevrelenmiş ama gerçekçiliğinide yitirmemiş bir yaşam Köşkte ki süregelen hayat...

Bu yüzden güzel,bu sebeple kıymetli,bu nedenle yüreğimize dokunuyor ve biz boşa demiyoruz Sevgi'nin Zaferi !!!

:icon_shadİKİ AİLE 75.BÖLÜM ENLERİ...:icon_shad

1- EN Beğendiğiniz Sahne...?...
2- EN Beğenmediğiniz Sahne...?...
3- EN Güldüğünüz Sahne...?...
4- EN Duygulandığınız Sahne...?...

* Hayri,dostum senin Şık ve Rüküş anketin geliyor şimdi...

:icon_shadİKİ AİLE 75.BÖLÜM ŞIK VE RÜKÜŞLER...:icon_shad

1- EN Şık Bayan...?...
2- EN Rüküş Bayan...?...
3- EN Şık Bay...?...
4- EN Rüküş Bay...?...

Ve Özetimiz gelmiş...Köşkün bahçesinde kutlama partisi !!! İşte budur...Nihayet...Çok memnun oldum...Geçen haftalarda da dile getirdiğim gibi son dönemde ki tüm kutlamaların alt katta ki uzun masada yapılması ister istemez bir tek düzelik getiriyordu...Sahne için yazılan senaryo ne kadar etkili olursa olsun,izleyicide oluşan bu alışkanlık duygusu etkileyiciliği aşağılara çekiyordu...Durum böyle olunca bir Köşkümüz,kocaman bahçemiz var,neden bahçe çekimleri yapılmıyor diye düşünüyordum...Sonuçta bir sit-com mantığı ile çekilmiyoruz,Köşkün ahşap yüzü,bu sıcacık senaryoları etkili kılacaktı...Sevgili yönetmenimiz Hülya Bilban'da "Bahçenin kurtuluş partisini" bahçede çekmeyi uygun görmüş ve bizi on iki'den vurmuştur...Şimdi en az bölüm kadar bahçede yapılacak çekimleri de merak ediyorum...Hülya hanım'ın bahçe atmosferini nasıl yansıtacağını sezonun ilk bölümünde kısaca görmüştük,eminim ki gelecek hafta ki bahçe sahneleri de çok derin ve samimi bir dil ile anlatılacaktır...Köşkümüzün dış yüzüne birkez daha hayran kalacağız...Hazır bu sahneler için yüksek kadrajlı kameralar kurulmuşken,birkaç Köşk geçiş planıda bize kâr kalır diye düşünmekteyim...Pazartesi yaşlı ağacımız ile randevumuz var,bir kez daha onun eteğinde,Köşk manzarasını doya doya içimize çekeceğiz...Soğuk kış akşamımıza,sıcaklık getireceğine eminim...

* Benden şimdilik bu kadar...Gelmiş,geçmiş,gelecek ne varsa bir güzel harmanladık ve ajans gündemi olarak sohbete başladık...

Yepyeni bir ajans ile birlikte,yeniden görüşeceğiz...

O an gelene kadar "Sevgi"liler ile kalın...

merve_gülben
14-02-08, 23:33
Evvvett canım arkdaşlarımm en'lerle beraberizz evet yorumlayalım bakalımm.. :D

1- EN Beğendiğiniz Sahne: ee tabikidee EDA-OĞUZ olan her sahne.. cilveleşmeleri tatlı tatlı atışmaları.. :D

2- EN Beğenmediğiniz Sahne: elifle olan hiçbir sahneyi sahneyi beğenmedim.. zaten kim seviyo ki ama bilemem bn hiç beğenmiyorummm.. :(

3- EN Güldüğünüz Sahne: oo çok ama öncelikle tabikide son sahnelerde oğuzun miyav demesi ve ordaki konuşmaları.. :D birde feritin barıştıktan sonra damlaya sarılıp 9.5 ŞİDDETİNDE DEPREM VAR BU GECE demesii.. öldür bni yaaa.. :img-hyste hoopp damat ağır ol molla desinler.. :img-hyste nese bu konulara girmeyelimmm evet öbür soru ehemm..

4- EN Duygulandığınız Sahne: hiç yoktu yaww..hep güldümm wallla.. sağolsunlarr senaristlerimizz.. ehehe

1- EN Şık Bayan: eee tabikideeeeeee İCLALİİİİİİMMMMMMM :happy0064

2- EN Rüküş Bayan: Eliff.. hiç sevmiyorum şu kzı yaa.. walla en güzel şeyide giyse aynı şeyi düşünürüm açıkçası.. ondan kötüüsün işte.. öff..

3- EN Şık Bay: önceliklee tabikide HİPO BEY OĞUZCUĞUMUZ...:D sonra bnce arda.. :)

4- EN Rüküş Bay: yaman.. yani sevmediğim içinn.. elifte olan duygularım yamandada geçerli wallaa. :( ne yaman hee.. :D

evett bitti wallaa.. sizlere doyum olmazz canlarımm ben kaçarr.. :sad53: görüşmek üzere..

nisa6161
14-02-08, 23:59
eveeet allaha cok sükür istedigimiz sey gerceklesti. bu dizi beni coook heycanlandiriyor pazartesileri dar bekliyorum ve tüm eski bölümleri tkr izleyerek rahatliyorum. ICLALIIIm benim seni cok seviyorum ya bir insan nasil bukadar tatli olur. 75. bölümdeki sahneler gibi romantik ve duygulu sahneler bekliyoruz cok süperdi bu bölüm yaaa iki aile gibi dizi yok yaa türkiyede 1 numara insanlari terörden uzaklastiran bir dizi ne bu be herkes ayni dizileri yapiyo hep terör üzerine bakin da iki aileyi örnek alin bize böyle seyler lazim ailecek izleye bilecegimiz diziler tüm iki aile oyuncularini tebrik ediyorum ve onlari cok seviyorum.

dktrlr
15-02-08, 01:09
merabalar ben geldimmm sonunda bu bölümde her bölüm gibi çok hoştu;)

2- EN Beğenmediğiniz Sahne: elifle olan hiçbir sahneyi sahneyi beğenmedim.. zaten kim seviyo ki ama bilemem bn hiç beğenmiyorummm..

bende katılıyorumm....;)

en şık bayan eda:)
en şık erkek oğuz:)

en rüküş bayan elif tabiki...
en komik bay ferit.:)

bu bölümde eda-oğuz sahneleri çok güzeldi edamız ikna oldu ya:)
tabi elif sahneleri iyice sinirime gitti...

bidaki sefere upunzun yorumla gelicemmm:img-hyste:img-hyste
bu kısa oldu ama:img-pilot


ama genel olarak yine zevkli ve hoştu

evet canım ikiaile ailem:):)
hoşçakalınnn....

başkozlu
15-02-08, 01:51
Hatta bu bölüm Eda ve Oğuz öpüşsünnn bencee ehuehue....Buyrunn Merve'nin matematiğiylee bu bölüm öpüşmee olabilirr...İlk olarak 19. bölümde öpüşmüşlerdii...İkiyle çarp 38 onu da ikiyle çarp 76:img-hyste Yanii bu bölümm böylee bi sahne bekleyelimm ehuehue...(Mervecim:img-wink:)



Nuray'ım araştırmacı hukuk profesörü adayım! Eğer sen Eda'yla Oğuz'un gözümüzün önünde öpüşmelerini bekliyorsan, Merve'nin hesabıyla o 76'yı da ikiyle çarpmalısın. İnşallah dizimiz 152. bölüme gelirse senaristlerimiz, yeni heyecan olsun diye çiftimizi, mutfakta veya çatıda bizim de görebileceğimiz şekilde öpüştürebilirler. Bunun dışında, biz her zamanki gibi onların sadece kapalı kapılar ardında birbirlerini öptüklerini var saymakla yetineceğiz.
Neden dersen; bizde bu magazin medyası varken ve bizim dizimizin de bu medyadan, öcüden kaçar gibi kaçan oyuncuları varken bu iş hayatta olmaz. Ne alakası var diyebilirsin... Şöyle ki; eğer böyle bir sahne çekilirse şimdiye kadar diziye 'yok' muamelesi yapan medyamızın 'saygıdeğer' şahısları, bölümün içinden sadece bu kareyi, başsayfalarına taşıyarak 'eşsiz yorumlarını' esirgemeyeceklerdir. Artık dizinin, nasıl bir aile dizisi olduğundan girip, oyuncuların ne çeşit bir aile yaşantıları olduğundan çıkarlar.

Geçen haftalarda bol ratingli dizilerden birinde bir öpüşme sahnesi olmuş... Gazetelerin baş sayfalarından duyurulmuştu. Ben de yazılanlara bir göz atmıştım... Aman Allahım! Yok bu ne çeşit bir sahneymiş de oyuncular çekerken ne hissetmiş de falan mış, filan mış... Bir sürü deli saçması. Hoş bunlar rating için özellikle yapılmış oyunlar ama kurunun yanında yaş da yanıyor işte.

Son bölümdeki barışma sonrası, sabah Oğuz Bey'imizin yatak kıyafetini unutmamışsındır herhalde Nuray'cım... Adam sanki eskimo kulübesinde yatıyor da üstünde uzun kollu pijamalar falan... İnsan o kadar uzun zamandan sonra gelen vuslatın ardından bu kılıkla mı yatar. En muhafazakar aile dizisinde bile bu kadarı abartı oluyor artık. İnsan bari kısa kollu tişört giyer. Tabi ki biz gerekli gereksiz öpüşme, bilmem ne sahneleri olsun demiyoruz. Ama bazen hikaye akışında o kadar gerekli sahneler oluyor ki böyle durumlarda bu gibi sahnelerden kaçınılması biraz tatsız ve inandırıcılıktan uzak oluyor.

Nuray'cım, bu kadar güzel bir bölümde, gözüme batan bu ayrıntıyı ''görmezden geleyim'' demiştim ama 'açtırdın kutuyu söylettin kötüyü' n'apıyım. Bütün kabahati senin üstüne atıyorum, beni sen kışkırttın... Ben tamamen masumum...

Bütün İki Aile Ailesine sesleniyorum... Hepiniz şahitsiniz, bakın bana ne kadar muzır şeyler yazdırdı.Bütün suç Nuray'ın:-))

Şimdilik hoşçakalın...

merve_gülben
15-02-08, 02:24
Nuray'ım araştırmacı hukuk profesörü adayım! Eğer sen Eda'yla Oğuz'un gözümüzün önünde öpüşmelerini bekliyorsan, Merve'nin hesabıyla o 76'yı da ikiyle çarpmalısın. İnşallah dizimiz 152. bölüme gelirse senaristlerimiz, yeni heyecan olsun diye çiftimizi, mutfakta veya çatıda bizim de görebileceğimiz şekilde öpüştürebilirler. Bunun dışında, biz her zamanki gibi onların sadece kapalı kapılar ardında birbirlerini öptüklerini var saymakla yetineceğiz.
Neden dersen; bizde bu magazin medyası varken ve bizim dizimizin de bu medyadan, öcüden kaçar gibi kaçan oyuncuları varken bu iş hayatta olmaz. Ne alakası var diyebilirsin... Şöyle ki; eğer böyle bir sahne çekilirse şimdiye kadar diziye 'yok' muamelesi yapan medyamızın 'saygıdeğer' şahısları, bölümün içinden sadece bu kareyi, başsayfalarına taşıyarak 'eşsiz yorumlarını' esirgemeyeceklerdir. Artık dizinin, nasıl bir aile dizisi olduğundan girip, oyuncuların ne çeşit bir aile yaşantıları olduğundan çıkarlar.

Geçen haftalarda bol ratingli dizilerden birinde bir öpüşme sahnesi olmuş... Gazetelerin baş sayfalarından duyurulmuştu. Ben de yazılanlara bir göz atmıştım... Aman Allahım! Yok bu ne çeşit bir sahneymiş de oyuncular çekerken ne hissetmiş de falan mış, filan mış... Bir sürü deli saçması. Hoş bunlar rating için özellikle yapılmış oyunlar ama kurunun yanında yaş da yanıyor işte.

Son bölümdeki barışma sonrası, sabah Oğuz Bey'imizin yatak kıyafetini unutmamışsındır herhalde Nuray'cım... Adam sanki eskimo kulübesinde yatıyor da üstünde uzun kollu pijamalar falan... İnsan o kadar uzun zamandan sonra gelen vuslatın ardından bu kılıkla mı yatar. En muhafazakar aile dizisinde bile bu kadarı abartı oluyor artık. İnsan bari kısa kollu tişört giyer. Tabi ki biz gerekli gereksiz öpüşme, bilmem ne sahneleri olsun demiyoruz. Ama bazen hikaye akışında o kadar gerekli sahneler oluyor ki böyle durumlarda bu gibi sahnelerden kaçınılması biraz tatsız ve inandırıcılıktan uzak oluyor.

Nuray'cım, bu kadar güzel bir bölümde, gözüme batan bu ayrıntıyı ''görmezden geleyim'' demiştim ama 'açtırdın kutuyu söylettin kötüyü' n'apıyım. Bütün kabahati senin üstüne atıyorum, beni sen kışkırttın... Ben tamamen masumum...

Bütün İki Aile Ailesine sesleniyorum... Hepiniz şahitsiniz, bakın bana ne kadar muzır şeyler yazdırdı.Bütün suç Nuray'ın:-))

Şimdilik hoşçakalın...

valla ablacım çok haklısn ne emre abim ne de iclal ablam istemez böyle birşeyi.. zaten senaristlerde yazmıyordur bnce.. emre abimin ve iclallimin kutusnda Kırmzı varken senarsitler nasıl cesaret etsinler diye düşünüyorum açıkçasıı..:D emre abi höytt dediğimi akan sular sularda dururrrr olur olur bal gibi olurr...:img-hyste coştum yine.. :D doğru ama dimi yanii oyuncular istemezlerse rica ederlerse olmaz yani.. bizim dizimiz medyadan uzak rating peşinde deil.. olmasında zaten.. biz böle iyiyiz.. ama gerektiğinde de sahip çıkıyoruz hatta gerektiğinde deil hepimiz dizimize gönülden bağlıyız.. her zaman HEP DESTEK TAM DESTEK.. neyse uzatmadan.. :D çok sıkı bir takipçsiiym bende sizler gibi..:D olsun istiyorum açıkçası böle sahneler işte ama :img-hyste sırf bnm(bizim) istememizle olmuo.. :D biliyorsunuz yanii:img-hyste neyse fazla coşmadan ayy yarın gelsin belki fragman çıkarr.. ayy inş. sizleri çok seviyorum canım iclalimmm aşkımm bitanemm gamzelimm siyah incim icom..:img-hyste ay başka söz kalmadı neyse iyi geceler tatlı rüyalar hepinizee.. icoşumuz ne demiş.. HERŞEYE RAĞMEN HAYAT GÜZELDİR.. YESSSSS:D :sad53:

BERNA
15-02-08, 13:28
Bu hafta ayrıntılı bölüm yorumu yaptığım için en'lere kısaca değineyim :)

En Beğendiğim Sahne: Aslında üç ayrı sahneydi fakat sanırım Eda ve Oğuz'un yatak odasına doğru yol almadan önce cilveleştikleri sahne en beğendiğim oldu.

En Beğenmediğim Sahne: Ferit'in salakça davrandığı sahneler

En Duygulandığım Sahne: Şule ve Arda sahnesi. Ana oğulun uyumu hele ilk beraber oynadıkları sahneyi düşününce çok başarılıydı. Burada Mehmet Can Minozlu'nun da role ısınmasının ve daha çok benimsemesinin de rolü büyük diye düşünüyorum. Güneş Berberoğlu'nun başarısı daha ilk bölümden beri çok istikrarlı bence.

En Güldüğüm Sahne: Rüya sahnesine bayıldım. Komik olmasının ve oyuncuların başarısının yanısıra hepinizin de yazdığı gibi popüler kültüre yapılan zekice eleştiriler de bu sahneyi ayrı bir güzelleştirdi.

Bölümün Repliği: ' Gitmek istiyorsan git' Basit bir replik gibi gözükse de Şule için dönüm noktasıydı. O yüzden isteğimi gerçekleştiren bu repliği seçtim ;) Ancak sanırım en önemli replik 'Ben sizin karınız değil miyim?' repliği idi. Eda'dan bu sözleri duymak için ne bekledik değil mi?

ggnibsgk
15-02-08, 15:54
Nuray'cım, bu kadar güzel bir bölümde, gözüme batan bu ayrıntıyı ''görmezden geleyim'' demiştim ama 'açtırdın kutuyu söylettin kötüyü' n'apıyım. Bütün kabahati senin üstüne atıyorum, beni sen kışkırttın... Ben tamamen masumum...

Bütün İki Aile Ailesine sesleniyorum... Hepiniz şahitsiniz, bakın bana ne kadar muzır şeyler yazdırdı.Bütün suç Nuray'ın:-))

Şimdilik hoşçakalın...

Aa Sevil Ablaaa!! Senin içindee varmışş ben napıyımm???:img-hyste

Ama ne yazık ki söylediklerine katılmamak elde diill:'( Yanii bizde bu magazin olduktan sonraa en ufak bişeyy bilee bu kadar büyütüldükten sonraa biz dahaa çoookk beklerizz yanii...Ama gerçektenn ya bazen çok gereklii oluyoo sahne eksikk kalıyo sankiii...Onun dışında dediğin gibi günde on kere şapur şupur öpsünn istemiyoruz ki bizz zatenn ama öyle sahneler var kii "E noldu şimdii???" diyee kalıyosun ehuehue...

Neysee biz de hoşgörülü olmak zorundayız oyuncularımızz çünkü çok haklıı tedbirlii olmakta ama olsun biz yine de isteyelimm...İsteyenin bi yüzü kara vermeyenin iki yüzü ehuehue :img-hyste Ay tamam tamam sustumm...;)

Valla biz karar verdik Merve'yle 152. bölümee kadar bekliycezz ehuehue...Artık napalımmm bütün günn İki Aile izlersek vakitt çabbuk geçerrr ehuehue...

Evett Buğraa bizee En'lerimizi bırakmışşş ee ne bekliyorum o zmn ben aaa hadi bakalım cevaplayalımm;)

İKİ AİLE 75.BÖLÜM ENLERİ...

1- EN Beğendiğiniz Sahne...?...

Valla Eda ve Oğuz'u adım adım vuslata götüren her bir sahneyii çokk sevdimm benn ehuehue:happy0064 Yaniii hiç biri arasında ayrımm yapamam gerçektenn...Ayy tatlı aşıklarımm benimm yaaa ehe!!!...


2- EN Beğenmediğiniz Sahne...?...

Tabii kii Ferit'İn Elif'le olduğu sahneler...(Hatta Elif'in teefonuyla olduğu sahneler diyerek daha da daraltabilirimm yaniii ehuehue) Hay Allah'ım yaa... Neyse bu konuda çok yazdım girmiyim genee;)

3- EN Güldüğünüz Sahne...?...

Aslında hemen hemen bütün bölümdee çok eğlendiimm amaaaa herhaldee en çokk Rüya sahnesindee güldümmm...Hala da gülüyorum gerçii ehehuehue...

4- EN Duygulandığınız Sahne...?...

Hımm!! Aslında bölümde genel olarak böyle bi hava yoktuu malum zaten ama herhaldee en duygusalı Ferit'in Damla'ya çıkıştığı sahneydii...Yani Damla'ya çok üzüldümm ordaa :'( Ferit'e de gıcık oldum tabii o da ayrıı konuu...:img-yes:)

İKİ AİLE 75.BÖLÜM ŞIK VE RÜKÜŞLER...

1- EN Şık Bayan...?...Bu sefer Ceren diycem vallaa:D Ama rüyaa sahnesindeee ehuehue...O kahveleri getiriken çok şık bence bi de böylee özelliklee arkadan manken gibi yaniii=D

2- EN Rüküş Bayan...?...Füsun demek zorundayımm galibaa ama tabi Elif'i de pas geçemem:fighting2

3- EN Şık Bay...?...Oğuzz:D

4- EN Rüküş Bay...?...E Yaman tabii =D

Eveett bu yorumumuzu da tamamladıkk artıkk köşeye çekilim sizi izlemeye başlayabilirimm..Bi de fragman gelsee...:icon_whis Bu bölüm duygusal olcak galibaa yaa tamam parti marti varr ama Ferit gidiyoo yaa...(Bu arada Sudenaz'a ve Merve'ye bölüm resimleri için çok teşekkürlerrrr) Bi de baya hüzünlü bi hava varr yanii resimlerde,abii bu çocuk nereye gidiyoo böylee anlamadım kii???

Neyse ben çıkıyodumm ehe,hadi görüşürüzzbye

jiko
15-02-08, 16:08
selammlarrrr
bu haftanın enleriii

en beğendiğim sahne
tabiki eda ve oğuz sahneleri özellikle barışmaları. cilveleşmeleri.

en beğenmediğim sahne
elifli olan sahneler. ve küçük edanın büyüklerine ukalaca davrandığı sahneler

en duygulandığım sahne

düşündüm düşündüm bulamadım genelde gülmüştüm

en güldüğüm sahne

oğuzun rüyası ve sonrasında yapılan yorumlar, oğuzun alt katta edanın yanına miyavlayarak gidişi, vs.

en şık bayan
tabiki de edamız

en şık bay
oğuz, ergün

en rüküş bayan
gıcık elif

en rüküş bay
yaman ve tayfası

.theron.
15-02-08, 16:13
en begendigim sahne : tabikide oguz ve edanın cilvelestigi sahne oguzunn pistt gelsenee die cagırması cok güldüm yaa :D

en begenmedigim sahne : elifin ferite santaj yaptıgı yerler

en güldügüm sahne : rüya sahnesii :D

en sık bayan : edaa :img-in_lo

en rüküs bayan : elif diiim :)

en sık bay : erda ve oguz

en rüküs bay : ?

nar cicegi
15-02-08, 17:06
75.Bölüm En'leri

En Beğendiğim Sahne
Bir sahne dışında bütün sahneleri beğendim.Onun da beğenmediğim sahneye yazayım.

En Beğenmediğim Sahne
Ferit ve Elif'li sahneler.Ah Ferit bir resmi silemedin.


EN Güldüğünüz Sahne
Rüya sahnesi tabiki de çok güldüm valla.

EN Duygulandığınız Sahne
Çok duygulandığım bir sahne yoktu ama Şule ve Arda sahnesi olabilir.Arda'nın odasındaki konuşmaları.

En beğendiğiniz replik
Çocuklar yazdan beri güreşiyorlar,aralarında paslaşmışlar.Bir de Aldım verdim ben seni yendim.

Fragman da gelmedi.İnşallah yarın öğlene kadar gelirde dershaneye gitmeden izleme fırsatı bulabilirim.Bölüm resimleri gelmiş.Resimler için sudenaz'a teşekkürler.Ferit nereye gidiyor acaba?Ama Damla onu uğurlamadığına göre fotorafı gördü demek.

bugra9
15-02-08, 22:26
Herkese İyi Akşamlar...:img-wink:

Oh be nihayet Cuma geldi çattı yeniden...Keyifler yerinde,hava soğuk...Soğuk olması da normal,her ne kadar Çukurova bölgesinde bahar erken gelir deseler bile "Mart kapıdan baktırır,kazma kürek yaktırır" gibi bir sözüde göz ardı edemeyiz...Ne yapalım varsın havalar soğuk olsun,bizim gönüllerimiz fokur fokur ya,birbirimizi ısıtırız...:img-wink:

Cuma; Aklıma ailemizin fragman tellalı sevgili Miray'ı getirmeye başladı nicedir...Bu akşam muhtemelen yine Miray,fragmanı gördüm diye bir müjde ile forumu çınlatacak,hadi bakalım güzel haberleri bekliyoruz...

Akşam Ajansı diyelim,gündemimize bomba gibi düşen " Bir dizide öpüşme caizmidir " :img-ok: sorusunu konuşalım biraz...

:icon_shad:kahve:icon_shadAKŞAM AJANSI...:icon_shad:kahve:icon_shad

Bu zamana kadar böyle bir konuyu hiç konuşmadık,konuşma gereği hissetmedik...Şu sebeple;Çünkü takdir edersiniz ki İki Aile'nin birinci sezonunda bir anne ile bir baba'nın imkansızlıklara boyun eğmeyen aşklarını izledik...Onların anne ve baba olması,aşık olmalarına engel değildi,aynı şekilde aşık olmalarıda anne ve baba olmalarına bir darbe vurmuyordu...

Yaşları,konumları,öncelikleri,olurları,olmazları bir çok konuyu ve adına imkansız dediğimiz aşkın imkanlı yönlerini,düğümlerini zaman içinde bir bir açtık...Bu süre zarfında ortada yüreklerden taşan bir aşk vardı,yakınlaşma hatta öpüşme bu aşkın zirvesinde verilmesi zorunlu bir gereklilikti...İnandırıcılık hikayenin her ayağına eşit şekilde yayılırsa,gerçek bir inandırıcılık söz konusudur...Fakat toplumumuz,basınımız ve göz ardı edilmeyecek magazin medyamız,aynı köşk içinde yaşayan,bir anne ile bir babanın çocuklarından gizli aşklarını ve yakınlaşmalarını çok yanlış yerlere çekebilirlerdi...Bunun örnekleri belleklerimizde halen canlılığını koruyor...Perran Kutman'ın 90'lı yıllarda efsane olmuş dizisi Şehnaz Tango,benzer bir baskı sonucu yayından kaldırılmak zorunda kalmıştı...Boyunca evlatları olan ve kocasından ayrılmış Şehnaz'ın hikayesi,eski kocası dışında başka bir adama aşık olması ile kınanarak o dönemde büyük tepki çekmişti...Şehnaz başka bir adama aşık olamazdı,eski kocası ( Erdal Özyağcılar ) ne yaparsa yapsın,ona sadık kalmak zorundaydı,kötü örnek oluyordu diye suçlamalar ile Perran Kutman'ı o dönem televizyonlara küstürmüşlerdi...Varacağım sonuç şu,geçen sezon Eda ile Oğuz'un her türlü yakınlaşmaları yanlış yorumlanabilirdi....Çıkması muhtemel haberleri ben söylemeyeyim,sizde magazin medyamızı çok iyi tanıyorsunuz...Kaldı ki senaristlerimiz bu ince çizgiyi dozunda yakalamışlardı...Aşkın gözlerden sözlere dökülmesi böyle bir patlama ile verilmeliydi...

Bu sezona bakacak olursak,Eda ile Oğuz evlenmesi ile birlikte doğması muhtemel bir çok haberin önü kesildi...Artık onlar karı-koca olmuşlardı ve senaryo çok daha rahat bir şekilde iki karaktere bir takım yakınlaşma,öpüşme sahnesi biçebilirdi...Fakat Sevil ablamızın dediği gibi medyamız,dizi hikayesinden giremeseler bile oyuncuların özel hayatlarından rahatlıkla haber süzebilirlerdi,bu bir tehlike...Ama engel olmamalı !!! Her ne kadar dizi ile sanat yapılmaz deseler bile ben emeğin olduğu yerde,sanatın yapılabileceğine inanırım...Kavga etme,gülme,ağlama gibi öpüşmede bir hikayenin inandırıcılığını arttıran bir etkendir...Kaldı ki Yeşilçam'dan gelen ve günümüzün teknikleri ile güçlenen bir çok kamera oyunları var,hikayeniz zirve noktalarında,kavuşma gibi,coşku gibi "Öpüşmede izleyicinin beklentisidir",etkileyiciliği arttırır...Zaten İki Aile türü dolayısı ile,hitap ettiği izleyici kitlesi baz alındığında daha ötesine gidemez...Eda ile Oğuz evli bir çift,evliliğin getirdiği yakınlığı bakışlarında,hareketlerin de görebiliyoruz,İki Aile izleyicisinin ana beklentisi zaten bir öpüşme ile sınırlı kalacak kadar hafif değil,misal uzun bir ayrılık dönemi izledik,özlemler ve kavuşamama haline şahit olduk...İzleyici sıkı bir vuslat bekledi,senaristlerimizde bu hafta izlediğimiz bölümde özlemi ve kavuşmanın getirdiği coşkuyu oyuncularımızın oyun gücü sayesinde etkileyici kılabildiler...Ortalama oyunculuklara,bir takım kısıntılarda eklendiği zaman izleyicide tatminsizlik ve memnuniyetsizlik baş gösteriyor,o zaman öpüşme bir dizinin ana eksenine gelip oturuyor,neden çünkü başrol karakterlerinin yapabildikleri en etkileyici şey öpüşme...İşte bizim hikayemiz ve karakterlerimizi onlardan ayıran,senaristlerimizi bu konuda rahat ettiren en büyük fark bu...

Vardığımız sonuç şu; Evet Öpüşme Caizdir...Bizim dizimizde zirve noktalarında eksikliği asgari düzeyde de olsa hissedilmektedir...Öpüşme sevginin coşması,özlemi ve çekimi temsilen Eda ile Oğuz karakteri üzerinde de belli başlı hikaye periyotlarında kullanılabilir...Ama asla olmazsa olmaz değildir,oyuncularımızın oyun gücü sayesinde...

Bu konuyu kapatıp,sevgili Sudenaz'ın eklediği resimlere göz atalım...

Ferit'in Köşkten ayrılışı hüzün kokuyor...Ferit karakterinin hikayemizde ki yeri düşünüldüğünde bu hüzün bizim yüreklerimize kadar sirayet ediyor...İki Aile'nin aynı köşkte hayatlarının birleşmesi,zorunluluklardan doğan komşuluk durumu ve Köşkte yaşanan gizli aşklar...Tüm bunların sebebi Ferit'in Köşkü iki ayrı aileye satması...Kilit nokta...Ferit Köşkü iki ayrı aileyi kandırarak sattı fakat dolandırdığı ailelerden ve Köşkten hiçbir zaman kopamadı...Neydi Ferit'i Köşke bağlayan...Aile sıcaklığımı...Annesizliğin açtığı boşluğu Eda ablasının koca yüreğinde mi bulması,yoksa Oğuz'un hayata karşı zırh kuşanmış Damla kızına duyduğu aşk mı...

Ferit bir çok şey başardı,herkesi teker teker sevmekle başladı işe...Sevgi bulaşıcı dedik,Safinaz ablası,çocuklar,hatta Oğuz bile Ferit'i sevdi...Aile ile Ferit'in kopması imkansız bir bağı vardı,belki de hem Eda,hem de Oğuz Ferit'e içten içe minnettarlık duygusu hissettiler...Şimdi Ferit hayatının cezasını almak için Köşkten ayrılıyor...Hani bir evin olmazsa olmazı vardır ya,o gidince büyü bozulur,onun varlığıdır bazı şeyleri kıymetli yapan,demirbaştır...İşte Köşkün kapısı,penceresi gibi Ferit'te Köşkün bir demirbaşı...Hikayeyi çizen,öyküyü başlatan adam...Bir çok değiştirdi,değiştirirken değişti...Doğru yaptı,yanlış yaptı ama bir stili,bir tarzı vardı...Ferit'in gidişini ve hikayesinin devamlılığını çok merak ediyorum ve Ferit'siz Köşkün yaşayacağı hüzünü izlemek için sabırsızlanıyorum...Bazı şeyler kaybedince kıymeti anlaşılır...Bugüne kadar Ferit ailenin her bireyi için birşeyler yaptı,emeği büyük...Ben hikayenin devamında ailemizinde Ferit için birşeyler yapmasını bekliyorum...

Eveet benden şimödilik bu kadar...Yeniden görüşünceye kadar hoşçakalın...

Sevgi ile kalın...

merve_gülben
15-02-08, 23:18
arkdaşlar fargamnı gördümmm müthiş yaa.. :D ooff harikaa.. edayı görünce biizm çaça eda yatak odasına kaçıo öle başlıo fargman.. oğuz noluo fln diyo.. sonraa efe edasına biz şey miyiz dio edada şeyiz dio işte.. öpüşüolar çaça eda gelio onları öle görünce şaşıro.. aaaa fln dio.. :D ay koptum yaa.. sonraa ceren ile arda cerenin odasındalarrken oğzu gelioo.. noluo burda dioo..:D ay bişiyler sölüo ama aklmda kalmadı..:( süperdi ama yaa.. dış sess BU BÖLÜM KAÇMAZ SÜPER SüPER fln dio.. o da çok hoşuma gitti..sonra erda ile oğuzu gösterio bişiyler ddio oğuz ama anlamadım SULTANIM fln.. kusra bakmayın bu kaadr.. :( :happy0064 :happy0064

nar cicegi
15-02-08, 23:22
FRAGMAN
Fragman bölüm sonun dan devam ediyor Eda küçük Eda'yı görünce odaya kaçıyor.Eda Efe'ye söylemiş olcak.Efe çocuklara annemle Oğuz abi barışmış diyor.Efe ve Eda buluşmuşlar.Efe biz neyiz falan diyor galiba.Eda sevgiliyiz falan diyor.Arkadan Eda geliyor.Ceren'in odasında Arda var akort ediyoruz diyorlar..Oğuz odaya giriyor.Eda ve Oğuz konuşuyor ama ne konuştuklarını tam duyamadım çünkü dış ses vardı. Şimdilik bu kadar.Fragmanı çekiyim derken tam izleyemedim başını da kaçırmıştım.Sonuç çekemedim fragmanı ama biri çekmiştir herhalde.

iclal1471
16-02-08, 00:06
Sizlerin deyimiyle Sevgili İki Aile ailesi...:)
Her zaman olamıyor...
Ama bazı geceler, set çıkışı ya da bölüm yayınlandıktan sonra merak edip giriyorum bu siteye. Neler düşünüyorsunuz, neler yorumluyorsunuz diye bir bakıp çıkıyorum.
Açıkçası bu işi yaratanlar kadar önemli bir varlığınız var.
Nasıl güzel sahip çıkıyorsunuz dizinize...
Bazen çok da gülüyorum bazı yorumlara. bütün olanların bir senaryo olduğunu unutup taraf oluyorsunuz, kızıp, küsüyorsunuz:) Edacı, Oğuzcu olarak yorumlar yapıyorsunuz...
Emin olun biz de en az sizin kadar gıcık olarak oynuyoruz bazen karakterlerimizi. Ama sonunda bizi de yazan birileri var...
Sizi üzecek bir haberim var: Öner Erkan diziden ayrıldı.Hepimizin ne kadar üzüldüğünü o giderken ne kadar ağladığını tahmin edersiniz..
Çok şey söyleyemeyeciğim... Ama pazartesi günü vedasını izleyin. Hepinizi çok çok öpüyorum. Bize verdiğiniz moral olağanüstü oluyor hep. Ama unutmayın senaryoyu yazan biz değiliz:) Bizden istenileni elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz. Şimdilik hoşcakalın

nar cicegi
16-02-08, 00:20
Sizlerin deyimiyle Sevgili İki Aile ailesi...:)
Her zaman olamıyor...
Ama bazı geceler, set çıkışı ya da bölüm yayınlandıktan sonra merak edip giriyorum bu siteye. Neler düşünüyorsunuz, neler yorumluyorsunuz diye bir bakıp çıkıyorum.
Açıkçası bu işi yaratanlar kadar önemli bir varlığınız var.
Nasıl güzel sahip çıkıyorsunuz dizinize...
Bazen çok da gülüyorum bazı yorumlara. bütün olanların bir senaryo olduğunu unutup taraf oluyorsunuz, kızıp, küsüyorsunuz:) Edacı, Oğuzcu olarak yorumlar yapıyorsunuz...
Emin olun biz de en az sizin kadar gıcık olarak oynuyoruz bazen karakterlerimizi. Ama sonunda bizi de yazan birileri var...
Sizi üzecek bir haberim var: Öner Erkan diziden ayrıldı.Hepimizin ne kadar üzüldüğünü o giderken ne kadar ağladığını tahmin edersiniz..
Çok şey söyleyemeyeciğim... Ama pazartesi günü vedasını izleyin. Hepinizi çok çok öpüyorum. Bize verdiğiniz moral olağanüstü oluyor hep. Ama unutmayın senaryoyu yazan biz değiliz:) Bizden istenileni elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz. Şimdilik hoşcakalın

Habere çok üzüldüm demek Ferit çıkıyor diziden bunun yorumunu daha sonra uzun uzun yaparız biz zaten de benim anlayamadığım bir şey var set çıkışı falan diyor bu mesaj kime ait.Yani haberin kaynağı,bu yazının sahibi kim acaba?

başkozlu
16-02-08, 00:38
Ya ben de bundan korkuyordum. Özeti okuduğumda acaba Sevgili Öner Erkan bir-kaç haftalığına izin mi aldı demiştim. Bunu düşünmek bile canımı sıkmıştı. Tamamen ayrılacağını düşünmek bile istememiştim. Eğer bu bir şaka değilse çok kötü.

Eğer bu çok kötü bir şaka değilse mesajı gönderen İclal Hanım zannedersem. Çünkü avatarın altında ilk mesaj olduğu görünüyor. Bir de yazı ve imla çok düzgün. İmzaya da iclal yazılmış.

Ya şu anda moralim sıfırlandı. Ne diyeceğimi bilemiyorum. :icon_sorr

nar cicegi
16-02-08, 00:46
Eğer bu çok kötü bir şaka değilse mesajı gönderen İclal Hanım zannedersem. Çünkü avatarın altında ilk mesaj olduğu görünüyor. Bir de yazı ve imla çok düzgün. İmzaya da iclal yazılmış.

Ya şu anda moralim sıfırlandı. Ne diyeceğimi bilemiyorum. :icon_sorr

Benim de aklıma ilk o geldi ama sonra pek ihtimal vermedim.Köşe yazılarını okuduğumdan üslup pek yabancı gelmedi ama bilmiyorum genede.Yok canım İclal Aydın değildir.

GizemliSahne
16-02-08, 01:23
Selamlar.. :img-wink:

İclal1471 takma ismiyle başlığımıza konuk olan ister Sevgili İclal Aydın olsun, ister olmasın, hoş gelmiş sefalar getirmiş diyorum.. :img-wink: Evet Öner Erkan'ın ayrılma haberi doğru arkadaşlar.. Bildiğim kadarıyla kendisi tiyatroya daha çok vakit ayırabilmek için diziden ayrıldı.. Ben de dün öğrendim ve 76. bölüm fotoğraflarını görünce olabilir mi diye düşündüm ama doğru olma ihtimalinden emin olamadığım için, belki de inanmak istemediğim için, boş yere canınızı sıkmak istemedim.. Ve şimdi okuyunca aklımda olmasına rağmen çok şaşırdım.. Valla dizide kocaman bir boşluk yaratacağı kesin..

Ayrıca İki Aile Ailesi'ne yapılan bu iltifatlar için de kocaman bir teşekkürü bir borç biliriz.. Valla nasıl da tanımış bizi, gülmekten yerlere yattığımız yorumlara kim kayıtsız kalabilir ki :D Türkçe kullanımı ve tarz olarak Sevgili İclal Aydın olma ihtimalini yüksek tutuyorum ve yine saf niyetimizi kullarak inanıyorum.. :D Ne kötü yaa kadıncağız gelmiş ve yazmış ama ondan şüphe ediyoruz iyi mi? :D Şaka bir yana valla gülün diye zırvalıyorum şurada ama pek fayda etmeyeceğini biliyorum.. Öner Erkan İki Aile için çok büyük bir kazançtı.. Bu ayrılığın neler getireceğine, senaristlerin kafasında neler planlıyor olabileceğine dair çok şey düşünüyorum şuan ama yorumlamak için erken olduğuna inanıyorum.. Aa olmadı bir Öner Erkan geri gelsin projesi başlatırız, döndürürüz geri :D Neyse şakayı bir yana bırakıyorum ve çok üzülsem de geleceğin parlak oyuncusu Öner Erkan'ın bu kararına saygı duyuyorum.. Çünkü bırakma sebebi çok kutsal bir meslek ve bu kararı almayı gerektirecek kadar önemli bir adım atması gerekiyormuş demek.. Yolu açık olsun demekten başka bir şey gelmiyor elden.. :icon_sorr

Zaten büyük bir olasılık olarak aramızda fısıldaşılan dizinin Haziran'da bitme ihtimali de kesinleşmiştir bu kayıpla..(Daha erken bitmesin de..:icon_sorr) Ekip de eminim çok büyük bir boşluk hissedecektir, tıpkı bizim de hissedeceğimiz gibi.. Klasik söz; her güzel şeyin bir sonu vardır.. Yeter ki hatırlandığında yüzlerde gülümseme, yüreklerde sıcacık bir iz bıraksın..

Valla çok üzüldüm.. :icon_sorr Neyse hayırlısı olsun ne diyelim.. Elimizde birbirinden kıymetli oyuncularımız, iki senarist, bir yönetmen ve kocaman bir ekip var.. Buruk da olsa devam.. :img-wink: Bakın İclal Hanım'ın da dediği gibi varlığınız çok kıymetli, gülün bakıyım aa:D Biz üzülürsek, okuyup okuyup daha çok üzülürler sonra.. :D Off valla böyle diyorum da benim de gülesim yok..

Tekrar hayırlısı olsun diyor ve gidiyorum.. Hoşçakalın, Pazartesi günü yayımlanacak harika bölümün ardından görüşmek üzere..

bugra9
16-02-08, 01:29
:icon_shad:kahve:icon_shadFLAŞ AJANS...:icon_shad:kahve:icon_shad

Herkese İyi Geceler...:img-wink:

Hepimizi derinden sarsacak bir haber ile karşı karşıyayız...Baştan peşin peşin söylemek isterim,Üzüldük...İclal Aydın olduğunu söyleyen "iclal1471" isimli üyeye inanmak istiyorum,şuan için inanarak çok büyük birşey kaybetmeyeceğiz...Pazartesi akşamı zaten herşey ortalığa dökülecek...Kaldı ki İclal hanım'ın üslubu ve hitap tarzını çok samimi bulduğum için inanmak istiyorum...Bizi kandırmak kimseyi bir yere getirmez...

Hatta İclal1471'e teşekkür ediyorum,bizim hakkımızda düşüncelerini samimi bir dil ile paylaştığı için,bizi çok iyi tanıyıp,herşeyden öte anladığı belli oluyor...Güzel şey doğru anlaşılabilmek...:img-wink: Demek kendimizi doğru ifade edebilmişiz...

Öner Erkan'ın beklenmeyen vedası...Sebep ne,onu bilemiyoruz,bilemeyiz...Önü çok açık pırıl pırıl bir oyuncu olduğu için kariyeri adına böyle bir karar verdiğini düşünüyorum...Yanılmıyorsam yurt dışına gidip orada da oyunculuğunu geliştirmek için eğitim alma gibi bir planı vardı,dizinin takvimi ile tutmamış olabilir...Zaten 90 dakika çekilen bir dizide takvim tutsa kaç yazar...Oyuncularımız Yüksel Aytuğ'un deyimiyle prangalı birer mahkum,olduğu için sert çalışma koşulları hayatlarında biri,iki yapamıyor...Bu yüzden bir izleyici olarak ne Öner Erkan'a nede yapım şirketimize tek söz söyleme hakkını kendimde göremiyorum...

İşin duygusal boyutu ise bambaşka...Evet üzüldüm,hemde çok üzüldüm...Bu haber gelmeden önce yazdığım yorumumda Ferit'in dizimizde neyi veya neleri ifade ettiğini dile getirmiştim zaten...Hikaye Ferit ile başladı,Ferit ile noktalanır diye düşünüyordum...Çünkü Ferit'in anlamı dizimizde çok büyük,onun yokluğu ise doldurulması zor bir boşluk olacak...Patavatsız ve anlara espri ile yaklaşan,kelimeler ile oynayan,sevdimi tam seven,fedakar bir Ferit hayatımıza girdi...Onu çok sevdik,kızdık sevdik,sinirlendik sevdik,güldük sevdik...Hepimizin yüreğinde bambaşka bir yeri var...Ferit'siz Köşk,Feritsiz aile meclisi nasıl olur,onu şuan bilemeyeceğim,kestiremeyeceğim,açıkçası şuanda düşünmek istemiyorum,bahaneler bulmak,önce kendimi,sonra sizi avutmak içimden gelmiyor...

Keşke diyorum,Ferit'in diziye vedası Elif karakteri vesilesi ile olmasaydı da,askeriyeden yoklama gelmesi ile diziye vedasını izleseydik...Ferit'e yakışan buydu,dizimizin Finalinde hikayeyi başlattığı gibi kendi noktayı koyardı...Şimdi Ferit'e kızgın bir Damla karakteri ve herşeye rağmen gözyaşı döken bir aile izleyeceğiz,dediğim gibi ötesini tahmin etmeye,konuşmaya şuan için ne gücüm ne de isteğim var...

Bölüm resimlerinde ki gözyaşı ve hüzün bana çok sahici gelmişti...Demek ki gerçek bir veda'nın ardından karelere yansıyan hüzünmüş...İclal hanım'ın da dediği gibi vedaya gözyaşları eşlik etmiş...Güle güle demek hüzünlüdür...İki senedir aynı seti paylaşan,geceyi gündüzü paylaşan cephe arkadaşın,dostun,abin,kardeşin ile ayrılmak çok daha hüzünlüdür...

Bize düşen galiba yine inanmak arkadaşlar,isyan etsek,öyle yaparız,böyle olur demek şuan için beyhude...Bize güvenmek,anlayabilmek ve saygı duymaktır yakışan...Üzülelim evet,biz hayal ile gerçek çizgisini duygusal boyutlarda yaşayan bir aileyiz...Mutluluğumuzu nasıl zirvede yaşıyorsak,üzüntümüzüde dibine kadar yaşayacağız...Ama elden de birşey gelmiyor maalesef...Öner Erkan'a pazartesi akşamı güzel bir veda hazırlayalım,Ferit'i bize bu kadar sevdirdiği için,bir sahtekarın yüreğinde ki güzellikleri bu kadar yalın anlatabildiği için...

Ve ona şans dileyelim,umalım bundan sonra canlandıracağı tüm karakterler,Ferit'in üzerine birşey koyarak,çıtayı yükseltsiz,karaktersiz bir karakter olmayı bilsin...Ferit bünyesinde komediyi kadar hüznü ve duygusallığıda barındıran gerçek bir karakterdi,o yüzden bu kadar sevildi...Öner bey şanslı,Ferit üzerinde bir çok şey olabildi,izleyici ile bir köprü kurabildi,teyzelerin evladı,ufakların abisi olabildi...O inandığı bu yolda başlayabileceği en doğru ve sağlam noktadan başladı...Gönül isterdi ki bu finali'de hep beraber yapalım,ama olmadı,bunda da vardır bir hayır,bir bilinen...

ic_lal
16-02-08, 01:46
merhaba arkadaşlar

yaa inanmıyorum öner erkan ayrılıyo mu yani off ben çook seviyorum onu ama ben 15 tatilin son günlerinde öner erkanı deryalı günler diye bir programda izledim ve orada dizi ile ilgili güsel şeyler söledi yani tabikide sölemezdi ayrılabilirim diyede hani hiç bellli etmedi nese herkes için hayırlı olsun hep bi UMUDUMUZ VAR YANİ HERŞEY GÜSEL OLUCAK HAYAT GÜSELDİR SÖZÜNE HEP İNANIYORUZ:img-yes:

BİDE UMARIM iclal1471 iclal aydın dır.yani sizlerin dediği şeylere bende katılıyorum.hem zaten değilsede bizleri kimse kandırmaz böle bişiyle nese iki aile aileesinide iki aileyide çooook seviyorum...:img-wink:


fragman içinde şunu dicem yine süper yine süper yani teşekkürler buğra ....
hele hele oğuzun ceren ile ardayı edanında efe ile edayı yakalaması mükemmel di çok güldüm bu arada arkadan fon ses yapmışlar. hadi hepinize i geceler bye

Müge
16-02-08, 02:27
...Dumansız baca olmadığı gibi Ferit'siz İki Aile Olmaz...

Merhaba iclal1471 ..Öncelik ile foruma hoş geldiniz…Pelin’in dediği gibi sizi İclal Aydın olarak var sayalım…Ve bu üzücü haberi bizler ile paylaştığınız için teşekkürler…:img-wink:


Bu habere en çok üzülen birisi ben oldum…Hem de çok…Ben Ferit’siz yapamam…Bu forumda herkes bilir…Ferit karakterini çok seviyorum..Elif karakteri diziye gelince ne kadar sinir olmuştum…Damla ve Ferit’in arası açılmasın diye neler yapmıştım…Ama şimdi Ferit’ciğim demek istiyorum…O giderse onun yerine kim üç kağıtçılık yapacak…?Kim Oğuz’u kızdıracak..?Kim çocuklar ile maç yapacak..?Kim Oğuz’a “Babacım” diyecek…?Kim Tahir ağayı kızdıracak…?Ferit’in gitmesi büyük bir boşluk olacak benim için…Çok üzüldüm…Bunu burada kelimeler ile ifade etmem çok zor…Ama eminim Öner beyin belli bir nedeni vardır..Nedenini asla merak etmiyorum saygı duyuyorum …Benim şu andaki üzüntümü anlarsınız Sevgili İki Ailesi , set ekibi ve foruma yazan arkadaşlarım..….Evet her zaman yorum yazamıyorum ama artık yazamam gibi…Ferit’imi isterim diye tek cümlecik mesajlar yazar ceza alırım…Gerçekten ben Ferit’imi istiyorum…..Gitmesin…Ferit&Damla aşkını izlemek istiyorum…Neyse ben saçmalaya başladım…En iyisi susayım….:sad53:


Susmadan önce..Ferit o evin demir başı…Köşkün çatısı,kolanları,duvarları kısacası her şeyi..Ama şimdi o gidince çatı açık kalır içeriğe yağmur suları dolar..Kolanlar kırıldı mı o köşkte çatırdamalar başlar…Duvarlar yıkıldı mı zaten köşk diye bir şey kalmaz…Senaristler Ferit karakterinin boşluğunu doldurmak için ne yapsalar benim için artık boş kalacak..Benim kalbimde bir boşluk olacak…:sad53:


Sevgili Öner bey..Bizim yazdıklarımızı okumuyorsanız bile eminim burada yazılanlar bir şekilde sizin kulağınıza gelecek…Ve bizleri kırmayıp diziye geri geleceğine inanıyorum…İçimde bir umut olacak…Bu umut hiç zaman tükenmeyecek…Benim bir tanecik Ferit’im geri gelecek….Kızmayın ama o benim Ferit’im…Öyle de kalacak…Ferit’im Damla’yı yalnız bırakma ne olur…O sensiz yapamaz…Köşkün bütün fertleri de sensiz yapamaz….Ben sensiz yapamam Ferit’im…

Sevgilerim ile…
:sad53:

yessi
16-02-08, 04:39
ne desem boş...

uzun süredir yazmadığım/yazamadığım bu sayfaya böyle dönmek çok üzdü beni. bende adettir; okul başlayınca izlediğim dizi sayısını bire indiririm. her yıl bunu iki aileden yana kullanıyordum ama bu sene senaryodaki gidişat fazlasıyla canımı sıktığı için iki aile'yi izlemeye ara vermiştim. ara ara bakıyordum son bir kaç haftadır. aslında hala bildiğimiz neşeli, eğlenceli, hayatın her yönünü gözler önüne seren iki aile idi. ama ben hep ailemdenmiş gibi benimsediğim karakterlerin ayrılık sahnelerini görmektense o diziyi izlemeyi bırakmayı tercih etmişimdir. oğuz ve eda aşkının çıkmaza sürüklenmesi ve son haftalarda ferit ve damla gerginliği beni iyiden iyiye soğutmuştu diziden. her şeye rağmen -bilmiyorum belki salakça ya da çok saçma gelecek ama- izlemesem de bu dizinin bir şekilde ekranda olduğunu bilmek, sevdiğim karakterlerin/oyuncuların bu dizi vasıtasıyla insanlara hayata dair güzellikleri anlatmaya devam ettiğini bilmek beni mutlu ediyordu.

"her güzel şeyin bir sonu vardır." sözünü doğrularcasına bu dizide de bir şeyler sona geliyor işte. öner erkan bu dizinin temel taşıydı bana göre. buğra'nın dediği gibi... dizi ferit ile başlamış, pek çok sahne ferit ile anlam bulmuştu ve bir son nokta konulacaksa yine ferit ile konulmalıydı bence. senaryodaki ani değişiklik ve -bence çok gereksiz olan- bu "elif" gerginliğinin sonu nereye varacak diye çok merak ediyordum. ne yalan söyleyeyim; böylesi aklıma bile gelmemişti. gerçekten çok üzüldüm. öner erkan çok çok iyi bir oyuncu. dilerim bu kararı onun yararına olur ve bundan sonra hak ettiği başarıyı elde eder. onu çok iyi yerlerde görmek isterim. diziyi ilk bölümünden beri sıkı takip eden bir izleyici olarak -kendi adıma- iki aile'ye kattığı her şey için kendisine sonsuz teşekkür ediyorum. ama "ya ferit'in boşluğu nasıl dolar?" diye sorduğumda içim sıkılıyor gerçekten. bundan sonra diziyi izlerken çok büyük bir boşluk hissedeceğimiz kesin. biz oya'nın bile yokluğunu fazlasıyla hissederken dizide, ferit'in yokluğu çok fena içimize oturacak gibi geliyor bana.

ne var ki bu olayda tek bir şey avutuyor beni. iki aile ekibi yine farkını ortaya koydu ve öner erkan diziden ayrılırken yeni bir ferit bulma çabasına girmedi. iki yıldır öner erkan ile kabul ettiğimiz bu karaktere yeni bir yüz bulma hatasına düşmedikleri için gerçekten tebrik etmek lazım. öner erkan'sız bir ferit de düşünemiyorum zaten.

tekrar görüşmek üzere arkadaşlar... şimdilik hoşçakalın.

loralai
16-02-08, 05:54
merhabalar arkdaşlar 2 haftadır yoktum ve geldiğimde harika bir bölümü geride bıraktık ve onun yorumunun umuduyla pc başına oturdum ki ne göreyim çok kötü bir haber öner erkan diziye veda ediyor iclal hanımada (eğer oysa gerçekten ki ben üslubundan dolayıı o diye düşünüyorum)teşekkür ediyorum kendi adıma buraya arada birde olsa bakmasıda çok hoş ya ama dizilerde en nefret ettiğim şeydir dizilerden oyuncu çıkarılması offf çok saçma yaaaaa feritsiz iki aile olmaz ki temel taşı o dizimizinn çok üzüldüm valla

iki_ailem
16-02-08, 09:03
Ay bu olamazz...İmkansız ya.Alabileceğim en kötü haberler listesi yapsam başlarda gelir heralde.ÖNER ERKAN.Bizi her hafta gülmeye alıştıran kişi artık yok mu?Offf...Yinede kendisini çok sevdiğimi ve diğer projelerinide merakla bekleyeceğimi söyleyeyim.Ama yinede boşluğunu hissedeceğiz.Hoşçakal güldüren adam,bizi ilk defa bu denli üzdün... :sad53:
--------------------------------------------------------------------
Açıkçası belki gerçek olmasını çok istediğimden,belkide ilk okuduğumda içime doğan mutluluğu kaybetmek istemediğimden ben İclal AYDIN'a inanıyorum.Çünkü bizim gibi birbirlerine sıkı bağlarla bağlanmış bir grubu kandırmak kimin eline ne geçirir ki?Üstelik avatar,imza,imla düzgünlüğü ve ilk mesajının olması bunu inandırıcı kılıyor.Hakkımızda söylediği tüm güzel sözler için ve verdiği haber için (her ne kadar üzücü de olsa) çok teşekkür ediyorum.Kendisini aramızda görmenin bizi tahmin edebileceğinden çok daha mutlu ettiğini de belirtmek isterim.Ayrıca böyle ufak tiyolarının devamını dilerim
---------------------------------------------------------------------
Bu hafta bu foruma ilk girişim.Bölüm yorumu bile yapamadım.Ama bir haftada neler olmuş neler yani...Bölüme çok kısa bir değinmek istiyorum.Çünkü gerçekten harikaydı.Baktım da bölüm sonunda yüzümdeki gülümsemenin yok olması bayağı bir uzun sürdü.Şöyle bir başlangıcın iyi olacağını düşünüyorum.
SONUNDA BARIŞTILAR...
Gerçekten sonunda yani.Ama o barışma sahneleri falan harikaydı.Özellikle Eda-Oğuz konuşmaları,gelin olayları beni ve ailemi çok güldürdü.Öyle ki babam bölüm sonunda Eda'nın söylediklerinin aynılarını söyleyip bizi tekrar tekrar güldürdü.Benim diziye çok fazla bağlandığımı düşünen annemi bile izlerken ''çok şekersiniz''dedirtmeyi başardı.Yani olağanüstü birşeydi.Ben eminimki dış sesin de dediği gibi bu bölüm çokkk... eğlenceli olacak.
---------------------------------------------------------------------
Cumartesi cumartesi dershaneye gitmek istemiyordum.Bir foruma gireyim dedim keyfim yerine geldi.Şimdi nedense büyük bir istekle dershaneye gideceğim.Görüşmek üzere bye ...
----------------------------------------------------------------------
NOT:Annemi gören,tanıyan herkes İclal AYDIN'a benzetiyor(bende dahil olmak üzere tabi).Görüşmelerini o kadar çok isterdim ki.Yani kendim için hiç birşey istemiyorum.Sadece annem yani...:img-hyste.
NEYSE HADİ TEKRAR bye ...

nar cicegi
16-02-08, 11:57
Dün akşam düşündüğümde bende Ferit'in Elif meselesi yüzünden gitmesini istemedim.Şayet bu halde bize gelen habere göre Ferit'in tamamen ayrılması onun hikayesini bitirmezdi.İlk aklıma askerlik geldi.Bugün Ali Eyüboğlu yazısını okuyunca kafamda soru işareti kalmadı.Sonunları açık açık yazmış.Bizim kafamızı kurcalayacak konuya açıklık getirmiş.Sorun hakkında bize söz pek söz düşmez herhalde.Anlamadığım birşey var.Bölüm resimlerinde Ferit askere giderken uğurlamada Damla yok.Neden acaba?Neyse Öner Erkan
dizimiz için büyük kayıp ama yapılacak birşey de yok.Ferit'in boşluğu dizide muhakkak hissedilecektir burada senaristlerimize güvenmekten başka çare yok.
Neyse izleyelim görelim.Bu arada dizimizin haziranda biteceği kesinleşti.Her güzel bir şeyin sonu olduğu gibi İki Aile nin de haziranda büyük ihtimal.

iclal1471 aramıza hoşgeldin.İclal Aydın olsun yada olmasın hiç farketmez bizim kapımız herkese açık.

ic_lal
16-02-08, 14:02
YA ŞU FORUMU HER AÇTIĞIMDA GÜLERDİM SİZLERDEN BİRŞEYLER ÖĞRENİRDİM MUTLU OLUR ÇIKARDIM.YANİ ASLINDA HALA ÖLEDE HANİ ŞU İKİ GÜNDÜR ÖNER ERKAN AYRILDI...İKİ AİLE HAZİRANDA BİTİYOMUŞŞ(Kİ İNŞALLAH BİTMEZ)

ÇOOK MORALİMİ BOZDU YAA BU DURUM AMA PAZARTESİİ GÜNÜ DİZİMİ İZLEDİKTEN SONRA HERŞEY DEĞİŞEBİLİR YANİ MUTLU OLURUM....:img-yes:

BURDAKİ HERKESİ YÜREKTEN SEVİYORUM YANİ YÜZYÜZE TANIŞMAMIŞ OLSAKTA HEPİMİZİN AYNI ŞEYİ DÜŞÜNÜP MUTLU OLDUĞU İKİ AİLE DİZİSİ BİZİ ORTAK Bİ TOPLULUK YAPIYORR..UMARIM BU GRUP DAĞILMASS HAZİRANDADA DİZİMİZ BİTMESS YA BİZİ BIRAKMASINLAR BEN şu 1,5 2 yıldan beri hayatımda 1 kere kaçırmışımdır oda birdahaki gün veya gece yarısı izlemişimdir de nese ozaman bile böle bi sinir moral bozukluğu olurdu hiçbişiyden zevk almasdım ama ŞİMDİ DİZİMİ İZLEDİKTEN SONRA okula bile belkide miray ınDA dediği gibi dershane veya okul a giderken bile daha bi sevinçle gidiyorum...MUTLU OLMAK VE GÜLÜMSEMEK İÇİN HATTA YÜZÜMDEN ONUN HİÇ EKSİK OLMASINI İSTEMİYORUM VE DİZİMİZZ BİTMESİNN İSTİYORUM TABİ BİTECEK DİYE Bİ OLASILIK VARSAAA
:img-wink:
HEPİNİZE İİ CUMARTESİ VE PAZARLAR DİLİYORUMM KENDİNİZE İİ BAKIN....bye

Yönetici uyarısı: Lütfen bundan sonra kelimelerinizi büyük harf ile yazmayınız. Bundan sonra bu tip mesajlarınız uyarı bırakılmadan silinecektir.

tatli_kizim
16-02-08, 14:58
Ben iki aileyee ara sira bakardim..Keyiif aliyordum..:) heleki Feritee beni cooqq Güldürüyor..

ama Ana sayfadakii haberi görünce cok üssüldüm..Aslinda benn Feritt icin bakiyordum..Güldürüyorduu benii Cooq..:(

Ayrildiginaa cooqq ama cooqq üssülüm..:(

minemtoprak
16-02-08, 15:29
Anammm noliki yaaa.Ferit ayrılıyomu? Neeeee? Anammm Damla Sabutayamı kalacak yoksa.Vermem valla vermem o benim Sabutayımm,valla gebertirim.
Ya gerçekten neler oluyo anlamadım.Niye gidiyo ne olmuşta gidiyo biz kimin maymunluklarına gülecez şimdi.Yaprak dökümümü yaşıyoruz yahu?
Şu yorumlara bi bakayım ben.

Aaaa valla ayrılıyor,şok oldum yaaa.Haberi veren arkadaş set vs diyor.Elifin yüzünden ayrılacak sanırım.

GizemliSahne
16-02-08, 15:52
Tekrar Selamlar.. :img-wink:

Bölümden önce gelemem diyordum ama şu haberi görünce dayanamadım.. Keşke görmeseydim, keşke benim ilk duyduğum gibi tiyatro için "kendiliğinden" ayrılmış olsaydı.. D Productions yapım şirketi buna nasıl cesaret etti anlamak çok güç.. Ya kendi yapımlarını takip etmiyorlar, Ferit karakterinin ne kadar önemli olduğunu bilmiyorlar ya da acayip keskin bir çalışma politikaları var.. Ama şu bir gerçek ki çok büyük riske girdiler... Gerçi aralarında ne geçti bilemeyiz, ücrette anlaşamamışlar ama valla ne diyeyim şu diziler, film misali 90 dakika olduğu sürece daha çok oyuncu, çok yönetmen kayar.. Valla utanmasalar reklam uğruna oyuncuların evlerini çekim yapılan mekana taşıyıp 24 saat çekim yapacaklar yahu, oldu olacak yeni akım başlatıp 24 saat canlı yayın dizi falan yapalım:D Şaka bir yana o kadar yoğun çalışmanın bedelini bir şekilde istemeleri oyuncuların hakkı diye düşünüyorum -ki Öner Erkan'ın başarısı da ortada; ne silik bir karakterdi ne de antipatik.. Valla ya oyuncular, yönetmenler ayaklanacak ya da ortalıkta kaliteli yapım kalmayacak.. Valla bizim elimizden de ne gelir bilemiyorum.. Dizilerinin süresinin düşmesini isteyen ne kadar topluluk olur bilemiyorum... Bunun başını oyuncular çekecekler başka çaresi yok gibi görünüyor..

Ne diyeyim, bu haberi duyunca daha çok üzüldüm.. İşlerini profesyonel olarak yaptıkları için yapım şirketinin de vardır bir bildikleri demek istiyorum ama keşke uzlaşmaya çalışsalardı.. Öner Erkan'ın da kestirip atacak bir kişiliği olduğunu sanmıyorum, hele bu işi severek yaparken... Yapım şirketlerine karşı böyle olumsuz bir kanı var içimde ama işin detaylarını bilmediğimiz için ne kadar yorum yapsak boş.. Kimin haklı olduğunu bilemeyiz.. Keşke böyle olmasaymış...

Ferit karakterinin yeri tabi ki doldurulamaz ama yeni bir karakter girme ihtimali çok yüksek, Öner Erkan'a ayrılan bütçe ile yeni oyuncu ya da oyuncular girebilir.. Yeni hikayelere yelken açılabilir.. Çünkü çok büyük bir boşluk olacak ya... Nasıl kapatılacak bilemiyorum.. Tam da izlenme oranları yükselmeye başlamışken, senaristlerin işi iyice zorlaştı.. Arda, Eda ve Leyla'nın köşkte geçirdikleri zaman artırılacaktır... Oğuz'un yeni takıntısı Arda'ya kaydırılacaktır az da olsa.. Keşke yapım şirketi bu kadar keskin bir karar alıp 4 bölüm önceden gitmesini istemeseydi Öner Erkan'ın.. Bari hikayenin altı daha sağlam hazırlanır, öyle gönderilirdi Ferit.. Yeni karakter gelse de Ferit gibi geniş bir karakterin çıtasını yakalaması çok zor.. Şeytan tüylü birisi bulurlar, öyle bir hikaye yazarlar ki köşke düşer yolu diyeceğim ama o kadar ani oldu ki senaristlerin de B planı var mıydı bilemiyorum.. Hazırlıksız yakalanmış olabilirler.. Artık hikaye nereye çekilecek merak ediyorum.. Eda hamile mi kalır, balayına mı çıkarlar, yeni oyuncular mı girer bilemiyorum.. Damla'ya bir hikaye yazılmazsa çok etkisiz kalacak senaryoda.. Staj yaparken falan yeni birisiyle tanışsa, izleyici nasıl karşılar onu da kestirmek zor ama Ferit'i kötüleyemecekleri için tepki doğabilir.. Valla biz bile böyle kara kara düşünürken, senaristlerimizin paniklemiş olabileceğini düşünmek de üzücü.. Paniklemek değil de hikayenin yön değiştirmesindeki 2. zor dönem sanırım.. Yaz dizisi olarak hazırlanan senaryonun uzatılması da zordu ama bu ani gelişme bakalım onları nereye yönlendirecek.. Ferit de öyle böyle bir karakter değildi.. O yüzden işleri zor ama ben onların pratik zekalarıyla bu işten de en az zararla çıkabileceklerinden eminim.. Tabi ki kayıp büyük olacak ama bu bir son diyip de bırakmamak lazım.. Fet-Say'a güveniyoruz değil mi? Asıl destek zamanı tam şimdi.. :img-wink:

Ne diyelim Öner Erkan gibi yetenekli bir oyuncuyu zaten boş bırakacaklarını sanmıyorum.. Sanırım kaybeden daha çok yapım şirketi olacak.. Yolu açık olsun diyorum.. Keşke olmasaydı ama olması gerekiyormuş demek...

Dizimize ve senaristlerimize bol şans diliyorum.. Setteki boşluk da en üst seviyede hissediliyordur eminim.. Valla biz bile sanki sürekli berabermişiz gibi boşluk hissediyoruz, onlar haftanın 6 günü beraberler.. Neyse nelere alışmıyor ki insan.. Zor da olsa alışacağız... Bahar yakın, köşkteki güzel günlerin, bahçedeki partilerin tadını çıkaracağız.. :img-wink:

İc_lal diziler 90 küsür dakika olduğu sürece zaten 75 haftayı devirmiş bir dizinin diğer sezonda devam etmesi çok zor.. Buna ne oyuncular dayanabilir ne de senaristler.. Ah şöyle en fazla 60 dakika falan olacaktı da hikayenin en alasını daha yıllarca izleyecektik ama bu gidişle çok zor.. Kimse ayaklanmazsa da kendiliğinden indirmezler bu süreyi.. Ucunda reklam ve para var.. Yapım şirketi de dizi bitince anlar herhalde değerini.. Her ne kadar iç yapım olsa da yeterli desteği vermediğini her daim hissettik ve eleştirdik ama buna rağmen bu şartlar içinde dizimiz harika ilerledi.. Destek çıkıldığında neler olabilirdi diye düşünmek üzücü mü sevindirici mi belli değil.. Neyse oyuncular yakın zamanda isyan bayraklarını çeker diye düşünüyorum.. Ne güvenceleri var ne de hakkettiklerinin karşılığı.. Olan da set ekibine oluyor.. Neyse.. Devam ederse de yepyeni oyuncular ve çok geniş hikayeler ile devam eder ama bu gidişatla oyuncuların kabul etmesi çok zor..

Valla karman çorman bir yazı oldu.. Ne demek istediğimi ben de bir anlasam.. :img-wink: Duygu karmaşasının yansıması diyelim..

Hepiniz kendinize iyi bakın, görüşmek üzere.. :img-wink:

MeRvE_bbg
16-02-08, 16:02
Öner Erkan'ın diziden ayrılmasına çok üzüldüm.Reytingler kötüye giderken Öner Erkan'ın diziden ayrılması reytingleri daha kötü etkileyecek diye düşünüyorum..D Productions kötü bir hata yaptı...
Umarım diziye Öner Erkan gibi başarılı ve komedi alanında usta bir oyuncuyu kazandırırlar...:icon_sorr

ggnibsgk
16-02-08, 16:02
Günaydınnlarrr:)

Yaw inanamıyorum böylee bişey olduğunaa yaa gerçektenn nasıl üzüldüm anlatamam...Haberin doğru olduğu kesinleşmişş zaten ondan şüphe duymaya gerek yokk artık boşu boşuna umutlanmaktan başka bişey olmaz herhaldee:'(

Yaa Ferit'siz İki Aile olur mu yaa???...Bölüm resimlerini gördüğümde bu resimlerde bu kadar hüzün olmasında bi gariplik var demiştimm zaten offf...Geçen hafta,Ferit hikayesindeki mantıksızlıkların sebebi şimdi anlaşıldıı...Demek ki senaristlerimiz de zor durumda kalmışlar,belki de çok sinirlenmişler ve koyvermişlerr...:icon_sorr

Biliyorum sevgili Öner Erkan'ın diziden neden ayrıldığını sorgulamak haddimiz diil ama yine de söylemek istediğim bikaç şey var...

Eğer gerçekten Ali Eyüpoğlu'nun yazdığı gibi Dproductions ile ücret konusunda anlaşamadığı için ayrıldıysaa Dproductions'a yazıklar olsun...Bu kadar kıymetli,yetenekli bir oyuncuya neyi çok gördüler merak ediyorum...İsim vererek karşılaştırmak hoş diil biliyorum ama eminim Seda Sayan'ın istediğinin yarısını bile istememiştir...Hoş, ondan kat be kat fazlasını versen helaldir Öner Erkan'a...Ama misal olarak söylüyorum...:icon_whis

Diğer sebep ise,Pelin'in söylediği,tiyatroya daha çok vakit ayırabilmek için ayrılmasında ise yine Dproductions'a yazıklar olsunn:img-hyste Şaka şaka...ehueue...Ama yinee Dproductions'un da içinde bulunduğu yapım şirketlerine yazıklar olsun gerçekten...Çünkü oyuncuları ve diğer set çalışanlarını köle gibi kullanarak haftada nerdeyse bir film çektiren yapım şirketleri,onların nefes almalarına bile izin vermezlerse olacağı buydu!!...Nolurdu yani şu dizi saatleri 60 dakikaa olsa ya da belki daha da kısa olsa...

Bu şekilde kısa vadeli kâr hesapları yaparak,benden sonra tufan mantığıyla nereye kadar sürdürebileceklerini düşünüyolar ki???Yazık gerçektenn çok yazık...:icon_sorr

Eğer Dproductions farkında diilse hatırlatmakta fayda var,Öner Erkan'sız İki Aile olmazzz...Hatta size şu kadarını söyliyimm...Biraz ağır olucak ama İki Aile'yi ne aşkı ne samimiyeti için izleyen insanlar da var,sadece Ferit'i görmek için izleyen çok büyük bi kitle varr,onları görmezden gelerek zaten yeni yeni toparlanmaya başlayan dizilerine kendi ayaklarıyla çelme taktılar...Kendi kalesine gol atmak dedikleri bu işteee!!!...Keşke kendi kalelerine gol attıklarında yapım şirketlerini de yerin dibine sokucak,futbol eleştirmenleri gibi bir kitle olsaaa Ahh ahh..!!!

Neysee ben en iyisi daha fazla uzatmıyım hadi hepinize iyi yorumlar canlarımm

merve_gülben
16-02-08, 16:14
Noluyoo yaa noluyooooo yaa anlmadım.. dersaneden geldim.. forumuma giriyim bakim yorumlar gelmiştir dedim.. bir de ne görreyimm.. feritimiz diziden ayrılıormuş bu ne yaa dedimm.. yok söylentidir yorumları okudumm.. aslında inanmak istemedimm halada istemiyorum... ya arkdaşlar pelin ablamızın dediği doğru bu dmek oluyor ki yavaş yavaş bitiriyorlar dizimizi...:img-in_lo ya kusra bkamyın ama bn bu konuda pek iyimser düşünmüyorum düşünmekte istemiyorum.. yanii nasıl çıkarılır anlamadım yanii..:( çok üzgünümm.. o feriti üçkağıtları şaklabanlıkları.. feritin köşkte yakalanışı.. müthiş oyunculuğuuu off.. bu kadar ii bi oyuncuyu kaybetmeye göze almışsa dproductions hakketen dicek bi lafım yok.. çokkk çokk çok üzgün olduğumu belirteyimm.. hrkes gibi.. çünkü ferit yapı taşlarımızdan biriydi yani oğuzun da dediği gibi onlar bi sehpanın 3 sac ayaklarıydı.. bizim dizimizde öle.. ve dizimizden bi ayak kırlıırsa sağlam olamıcayağını ve bundan ötürü bi sürü dahayeni çatlak oluşacağını düşünüyorum... ve ayrıca EKLİYORUMMMM GİTMEEEE FERİTTTTT... :img-in_lo SENSİZLİĞİ BİZ SEÇMEDİK,BİZ SEÇMEDİK AYRILIĞI(HİÇBİR ZAMN..) İNCİTMEYİ İSTEMEDİK SİZ ÇIKARDINIZ FERİTİMİZİ.. VARLIĞINLA GÜLDÜRÜKEN YOKLUĞULA AĞLATMA BİZİ.. GELDİĞİNDE SEVİNİRKEN GİTTİĞİNDE AĞLATMA BİZİ.. SEVİNİRKEN BİZ BAHTIMIZA HARİKA Bİ DİZİ VERDİ DİYE BİRDEN KOPTU Bİ AYRILIK BİR SÖZ YETTİ BU SEVGİYE.. :( heralde bu sözler anlatırr... izninzile gidiyorum ve son defa olrak da GİTMEEEE FERİTTT... :'(( diyorumm gitmeee.. seni çok seviyoruzzzz...:( lütfeeeeennnnnnnnnn...:( çok üzgünüzzz yaa lütfen yapmayın yaaa... :( bunu bize yapmayınn.. sizlere her zmaan ddestek oluyoruzzz.. haketmiyoruz bunu yaaa.. off daha fazla bişiy söylemek istemiyorum.. :( lütfenn İYİ DÜŞÜNÜNNN... LÜTFEEEENNN..:( zararın neresinden dönülürse kardırr.. yapmayın nolur yaa... :(

VE ayrıca da çok ağır bi söz olucak amaa eklemek istiyorum.. BU DAVRANIŞINDAN DOLAYI D productions KINIYORUM VE YAZIKLAR OLSUN DİYORUM.. :img-in_lo :sad53:

Birkaç gün yokumm buralarda.. sizlere ii yorumlarrr..

gdemirdiken
16-02-08, 16:52
Nasıl yaww :icon_sorr:icon_sorr Feritsiz bir iki aile düşünemiyorum. Nasıl ayrılır yaww. Diziyi çekip çeviren( İclal Aydın ve Emre Kınay Hariç.Onlara hiç bir sözüm yok. Dizinin temel taşları...) bir de Öner Erkan vardı o da giderse nasıl zevk alırım bu diziden.

deren1970
16-02-08, 17:02
Merhabalar Ailem

İstanbulda yağan kar ile sizlere merhabalae derken, evdeyim açıp foruma gireyim dedim, daha açarken sevgili Buğranın posta kutuma gönderdiği fragman karşıladı beni:img-yes: bende hemen açıp izledim ve o kadar mutlu oldum ki tamam dedim yeni bölüm komedinin üst sınırlarda olduğu bir bölüm olacak. Sonra yorumlarınızı okuyayım dedim baktım iclal1471 nicki okurken yoksa dedim yoksa İclal Aydın olmasın:icon_whis yazdıklarını okurken tam tebessüm ediyordum ki Öner Erkan'la ilgili ayrılık haberi yemin ediyorum şu 2-3 dakikalık mutluluğumun üstüne tuz biber oldu:icon_sorr

Sonrada basından haberleri okudum tabi sinirlerim tabiri caizse zıpladı:icon_twis
Nasıl böyle bir yanlış politika olabilir ya iki aile dizisini sevmemizde Ferit karakterinin inanılmaz katkısı olduğunu cümle alem biliyor ama sanırım yapım şirketinin bundan haberi yok. O yüzden mi son 3 bölümdür bu Elif karakterinin böyle bir dizide ne işi var diyoruz Ferit karakterinin gidişatına böyle bir sonmu hazıladınız. Adam gibi normal koşullarda Elif denilen şahsiyeti sokmadan askere gönderseydiniz son haftalardaki izlenme oranındaki artış 1-2 rakam bile artardı:img-yes:

Ücret konusundaki anlaşmamazlığa gelince dediğim gibi yapım şirketi Ferit karakterini çoktann kafasında bitirmiş ki anlaşmaya ortam hazılamamışlar. Duyanda ücretine %1ooo oranında zam istedi sanır. Bu yapım şirketinin başka dizierini bilmem ama Haziranda zaten bitecek bir dizinin bu karakterine niye bu ücreti verelim zihniyetindeyseler yazıklar olsun diyeceğim:icon_sorr

Bir arkadaşımızn dediği gibi ferit karakteri 3 ayaklı sacın bir ayağıydı yazık onsuz bir iki aileyi düşünemiyorum bu biz izleyicilere yapılan çok büyük saygısızlıktır.

Gelde şimdi Ferit karakterinin gerçek gitme sebebini bilerek diziyi izle ve zevk al

Çok üzgünüm

Sevgiler

.theron.
16-02-08, 17:23
ya inanamıorum öner erkanın ayrıldıgına gercekten cok üzüldüm dizide oldukca önemli yeri olan cok basarılı bi oyuncuydu simdi görünce cok üzüldüm yerini doldurabileceklerini sanmıorum. arkadasın yorumunu okurken gercektende ücret yüzündense hakketten yazıklar olsun böle önemli bi karakteri dizide en cok güldüren eglendiren ückaatcı ferit umarım bu yüzden ayrılmamıstır.

yaa feritsiz iki aile olurmu :icon_cry: gercektende yavas yavas bitiriolarmı dizimizi?

bence bu durum reytingleride oldukca etkileyecektir.umarım bi geri dönüs varıdr :icon_sorr

foruma girdigimde bugranın yolladıgı fragmanı izlerken süpper eglenceli bi bölüm daha bizi beklior diye düşünüordum meger farklıymıs :icon_sorr

bende iclal1471 in yorumunu okurken yoksa bu icommu diye gecti içimden umarım o dur.o olmasa bile hosgeldiin .

_HaLe_
16-02-08, 18:22
mrb arkadaslar...
öner erkanın ayrılık haberini duyunca yıkıldım resmen bunu bizlere, bunu İKİ AİLEye nasıl yaparlar yhaa:icon_sorr:icon_sorr
bu dizinin reytinglerini tam düzeltmek için birşeyler beklerken tamda eski formuna girmesi için bi umut taşırken bu çok kötü oldu...ya hala daha inanamıyorum ve feritsiz bir aiki aile düşünmüyorum...
gerçekten çok üzüldüm umarım bu dizinin sonunu getirmezz:icon_sorr:icon_sorr
:sad53::sad53:

yağğğmur
16-02-08, 18:25
ya inanmıyorum ferit gidiyomuş:(:(:( çok özüldüm gerçekten diziye çok emeği geçti gerçekten...

demek pazartesi onu son kez izlicez:(:(:(

cennex
16-02-08, 20:19
frankamnı zıledım ama bazı yerlerıne gıcık oldum ya .
su eda ıle efenın opusmesı mesela.ıyy
gıcık olyrm bu kıza ya
cok sımarık .
en baslarda sevdm ama sonra ıcoma yaptıkları??
ardayla ceren opusseydı barı.

iki_ailem
16-02-08, 20:31
kısa birşey yazmak için geldim.aslında pek öyle yapmazdım ya neyse.(gerçi yine uzattım çaktırmayın :img-hyste )

SANIRIM bize gönderilen fragmanda yoktu bu sahne.tahir ağa nasıl yakalıyor Ferit'i diye merak etmiştim özetten sonra.fragmanda tahir ağa ferit ve elif'i böyle bayağı bir öpüşürken yakalıyor.ve daha damla ile ilgili başka sahneler de var starda.ama dediğim gibi emin değilim.biraz sonra bakar yanlışlık varsa düzeltirim.

neyse ne demiş dış sesimiz...hayat dersi,aşk dersi,evlilik dersi...müthiş eğlenceli(ne kadar içinde bir veda taşısa da.feritin vedası da böyle olur bu gülücük yüreğimden ona :img-hyste(kafiyeli güzel birşey oldu ya))yepyeni bir bölüm daha...zaten yarın yarın iki ailem var diyebileceğim...(klasik cumartesi sözümü de araya sıkıştırmaya başardım yani...)
--------------------------------------------------------------
ben yine geleyim geçen bölümüme...bugün tekrarı vardı.haber verecektim ama bir rastlantı sonucu rastladığım ve başındanda kalkamadığım için haber veremedim.neyse...geçen bölüme tekrar gelmemin nedeni ise ferit'ten hiç bahsetmemiş olmam.yine her zamanki gibi çok şekerdi,güldürmeyi başardı.buraya daha sonra eklemeler yapacağım...şimdi gitmem gerekiyor.hepiniz kucak dolusu yürekten sevgiler gönderiyor ve bye diyorum ...

Burcu05-88
16-02-08, 21:45
Selamm arkadaşlar
bir süre önce siteye üye oldum ancak daha yazmaya hiç fırsatım olmadı
İki Aile hayranıyımmm sizler gibi
eğer aranıza kabul ederseniz ben de İki Aile ailesi üyesi olarak görüyorum kendimi :D
bugün ne yazık ki kötü bi haber aldım Feritin ayrılıyor olmasına ben çok üzüldümm

neyse hüzünlü bir merhaba demeyelim ama değil mi

selam herkese
vaktim oldukça yazmaya çalışırım

BERNA
16-02-08, 22:45
Foruma girdiğimde üzücü bir o kadar da düşündürücü haberlerle karşılaştım :( Oysa daha dün gece en iyi arkadaşımla İki Aile'de Emre Kınay, Öner Erkan ve Murat Kılıç'ın beraber sahnelerinden ne kadar büyük bir keyif aldığını ve de bu keyfin nasıl da bize geçtiğini konuşuyorduk. O yüzden bu haber daha büyük bir sıkıntı verdi okurken.

Öncelikle duruma Öner Erkan'ın çıkışı açısından bakmak istiyorum. Öner Erkan benim fikrime göre İki Aile'nin ortaya çıkardığı (keşfettiği) en büyük isimdir. Diğer genç oyunculara haksızlık etmek istemem, hepsi görevlerini başarıyla yerine getirdiler ama Öner Erkan parlayan bir yıldızdır oyunculuk açısından. Bu kayıp dizi açısından maddiyatla ölçülemeyecek kadar büyüktür diye düşünüyorum. Biraz toparlanan seyircinin nasıl büyük bir hayal kırıklığına uğrayacağını düşünmek bile istemiyorum, izlenme oranlarında düşüş yaşanması da beni şaşırtmayacak. Dizinin çoğu sahnesinden zevk aldığım aşikar ancak o keyfi dorukta hissdebildiğim sahnelerdi Oğuz-Ferit sahneleri.

Yapım şirketlerinin genel bakış açısının kendilerine sadece kısa vadede fayda sağlayacağını da düşünüyorum. Zaten belirli bir yaşın üstündeki sanatçılar haftalık dizilere 90 dakikalık bölümler yüzünden çok soğuk bakmakta. Bir de hevesli, zor şartlara direnme kapasitesi daha çok olan ve diziyi sürükleyebilecek genç oyunculara da belirli tavizler verilmezse uzun vadede bir kriz gümbür gümbür geliyor dizi sektöründe.

Neyse, konudan çok dağılmayalım. Ferit'in çıkması gerçekten de çok birdenbire oldu. Keşke, şartlar imkan verseydi de Ferit'e yakışan bir asker uğurlaması yapılsaydı dizimizde. Veda sahnesi bizi gözyaşlarına boğacak ama ben yine de dizinin ana çıkış karakteri olan Ferit'e şöyle şanlı şöhretli bir uğurlama görmeyi de isterdim doğrusu. Ferit'i son bölümlerde yaptıklarıyla değil de asker heyecanı ile görmek isterdim. En azından Ferit'in varlığı mektuplarıyla da olsa dizide her an hissedilmeli kalan bölümlerde. Senaristlerin, eğer yapma imkanları varsa, bu öyküyü yaratan karaktere bunu borçlular diye düşünüyorum.

Ferit'in çıkışı ile Damla karakteri ne olacak? Damla'ya bence acilen yeni bir uğraş bulunmalı ve de yeni bir öykü yazılmalı. Kocası askerde olduğuna göre geriye sadece iş seçeneği kalıyor. Aslında biraz düşünülürse güzel şeyler çıkabilir oradan da. İlk şok atlatıldıktan sonra bizim senaristlerin bu krizin de üstesinden gelebileceğine inanıyorum.

Not: Eğer İclal Aydın bizim başlığımızı şenlendirdiyse ona da samimi mesajı için teşekkürleri ben de bir borç bilirim.

apple-core
16-02-08, 22:45
arkadaşlar inanamıyorumi şoktayım şu an...

öner erkan nasıl ayrılır diziden??? olamaz böyle bir şey...dizinin tadı tuzu kalır mı en önemli oyuncularından biri bile ayrılınca....ben böyle bir şeyi kabullenemiyorum ya çok ama çok üzüldümmm.bu olay dizimizin ömrünü de kısaltcaktır bence...bir de bu ihtimal yüzünden üzülüyorum...gerçekten çok kötü oldu bu olay ve ben buna inanmak bile istemiyorum....

ZaNeSSa<3
16-02-08, 22:58
slm ben merve

bu dizi çok komik yaa
ama öner erkan diziden ayrılıomuş
o olmayınca biraz azalcak sanki işin esprili yanı

ic_lal
16-02-08, 23:47
ARTIK gülüyorum nedendir bilinmes dicem ama bugün dizimin tekrarını izliyince keyfim yerine geldi yani sanki ilk kez izliyorum yine aynı heyecan ve hevesle izledim..

biraz önce benimle beraber kim forumda açık diye baktım ki hepimizin iclal aydın olarak umduğumuz iclal1471 açık..ondan ayrı bi sevindimm..

artık damat feritimiz gidiyor diye kimse dizimizi bırakmasın ki zaten biliyorum iki aile ailesi hiç biiir zaman bırakmıcak dizimizi de olsun...
(ne yapalım kısmet böleymişş)hayatta başarılar dilerim öner erkan a umarım tiyaro yaşamındada daha yüksek yerlerde olur.:)

bu yorumu yazarken yarının planını yapıyorumm ders çalışıcam iki aile albümümü düzenlicem...pazartesi 76.bölüm izlerken yediğim şeylerin alışveriişi vee uyuyucam ve ben yaz bitmesin (iclal aydının kitabı)okumuştum ama yine tekrar başladım arkadaşımdan alıp daha bana gidip kendim için almam kısmet olmadı da neyse onu okuyacağım ayy yarın ki planım çook iiyimiş ya :happy0064

kalbim hep sizinle 2.ailem daha doğrusu hem iki aile ekibiyle hemde iki aile ailesiyle...:)hepinize iyi geceler diliyorumbye

nar cicegi
17-02-08, 01:05
İyi Geceler

Bir gün daha bitiyor.Dışarıda hava soğuk benim canım sıkkın foruma gireyim dedim ama burasının da benden farkı yok.Dershaneden geldiğimde sayfalar baya ilerlemiş.Tabi bu ilerleme olumlu yönde değil.Bugün konuştuğum birçok arkadaşım diziyi bir süre daha izleyim eğer eski tadı alamazlarsa izlemeyi bırakacaklarını söyledi.Öner Erkan'ın ayrılması keşke başka bir nedenden olsaydı da geri gelsin diyebilseydik ve gelmesi mümkün olsaydı.Pazartesi izleyip görcez inşallah Ferit'e yakışır bir gidiş olmuştur.Dizinin önümüzdeki sezon da devam etmesini isteyenler olmuş.Bu şartlarda pek mümkün görünmüyor.Hepimiz isteriz devam etmesini fakat devam etmesi için yeni baştan bir senaryo yazılması gerekir.Oyuncu katılımları,yeni konular mali sorunlar nedeniyle de önemli bir oyuncu diziden çıkartılıyorsa bunun gerçekleşmesi imkansız gibi görünüyor.Biz gene bunu önceden öğrendiğimiz için ekranda izlerken büyük bir şok geçirmicez.Ama birde fragmandaki Bu hafta iki aile müthiş ama müthiş eğlenceli dış sesini duyupta izleyenler için tam bir şok olacağı kesin.Zaten fragmanda da Ferit'in gidişine yer verilmemiş.Tam da reytingler düzelirken gene düşecek.Haziran da dizi bitiyor diye de bu kadar haksızlık yapılmazki d productions başarılı projelerindendi İki Aile gerçi hala öyle.Keşke şimdi burada yeni bölümü,bahçeye kurulacak sofrayı konuşuyor olsaydık.Bu arada ben haziranda dizi bitiyor dedim ama bu sadece gerçekleşmesi yüksel bir ihtimal yanlış anlaşılmasın.

Star tv nin"Star televizyonunu seviyorum"fragmanında İki Aile vardı ama Ferit siz.

Burcu05-88 hoşgeldin aramıza.

Hoşçakalınbye

başkozlu
17-02-08, 02:51
Dünden beri canım oldukça sıkkın. Şimdi, dünyanın ve ülkemizin bunca derdi varken, bir dizi film karakterinin gidişine bu kadar sıkılmak salakça görünebilir. Ama çoğunuzun bildiği gibi ben bu hikayeyi, çok başka anlamlar yükleyerek izlemekteyim. Zaten pek çok kez dile getirdiğim gibi TV ile ilişkim bu diziden ibaret. Ayrıca dünyamızın ve ülkemizin bitmek tükenmek bilmeyen o büyük karmaşalarını da yalnızca bu dizinin karşısına oturduğumda kafamdan uzaklaştırabiliyorum. Benim için bir çeşit terapi yani... :icon_whis

Televizyonun hayatıma girdiği 1975 yılından, 90'ların ortalarına kadar iyi bir televizyon izleyicisi olarak, tecrübelerime dayanarak söylüyorum; İki Aile gerek hikayesi ve gerek kadrosuyla sezonlar vadeden bir dizi... Ama başta, en büyük dezavantajı yayınlandığı kanal... Nuray'ın daha önce, bir yorumunda yazdığı gibi pek çok evde, böyle bir kanal bile yok!.. Daha önce bahsetmiştim, beğenilerine büyük önem verdiğim yeğenlerimden birine, bu diziyi neden seyretmediğini sormuştum... Çünkü beğeneceği bir tür olduğundan emindim. Bana ''o kanalın yapımları düşük bütçeli ve kalitesiz oluyor '' dedi. Kanala karşı insanlardaki önyargıya bakar mısınız? Ben de tepkisini merak ettiğimden ısrarla, bir bölüm seyredip öyle karar vermesini istedim. O sırada ikinci sezon yeni başlayacaktı... Bodrum Tatili bölümünü izleyince diziyi bırakamadı. Malum dönemde başka bir diziyi izlemeye başlasa da ara ara merak edip, dönüp İki Aile'de ne oluyor diye bakıyor.

Bu örneği, insanların kanala böyle bir önyargısı olmasına rağmen İki Aile'nin yakaladığı başarının büyüklüğünü anlatabilmek için verdim. Bu dizi daha çok seyredilen bir kanalda, uyduruk dizilere ayırdıkları bütçelerle çekilseydi başarının gerçek oranını o zaman görecektik. :img-yes:

Bütün olumsuz koşullara rağmen bu günlere gelen İki Aile'nin çekirdek kadrosundaki bütün oyuncular çok değerli ve başarılılar... Ama bu dizinin olmazsa olmaz üç karakteri ve üç oyuncusu var bana göre... Oğuz, Eda ve Ferit yani Emre Kınay, İclal Aydın ve Öner Erkan... Dizide bu karakterlerin ve oyuncuların yerine hiçbir alternatif hikaye ve oyuncu olamaz. Olur da olmaz yani... Bunun nedenlerini tek tek sıralamaya hiç gerek yok çünkü İki Aile'yi seyreden herkes bunu bilir.

iclal 1471'den mesaj geldiğinde Müge'yle msn'de konuşmuş ve bu ani ayrılığın, yapımcı şirketle oyuncumuz arasındaki maddi bir anlaşmazlıktan kaynaklanmış olabileceğini belirtmiştim. ''Bu gelen mesajın altında da sanki ince bir mesaj yatıyor'' demiştim. Ne bileyim, daha önce yaptığımız gibi bir tepki projesi başlatmamız bekleniyor bence... :img-wink:

Eğer buna rağmen bir dönüş olmazsa Ferit karakterini diziden çıkarmak için tek bir yol kalıyor. Önce askere gönderip, sonra da şehit etmek... Tabi bu İki Aile ruhuna ne kadar uygun bir hikayedir, onu da sizlerin takdirine bırakıyorum artık.:not_i:

Şimdilik hoşçakalın.

:sad53:

hukukcine
17-02-08, 06:27
Arkadaşlar.....kucak dolusu sevgiler!!!!...ailemizde hüzün rüzgarları esiyormuş meğer...benim haberim yok...

Umarım aldığımız üzücü habere rağmen iyisinizdir...;-))

Öncelikle iclal1471 aramıza hoşgeldin, kim olduğun önemli değil...bu hepimiz için geçerli aslında...önemli olan bu platformda yazı dilimizle....kimliklerimizi tamamen göz ardı ederek ....onca zaman Iki Aile ailemize yakışan bir şekilde güzel şeyler paylaşmak....anlatmak anlaşılmak....beraber gülmek güldürmek...endişelenmek öfkelenmek...birbirimizin grafiklerini çıkarmaya çalışmak...beklentilerimizi karşılamayan bir bölümün sonunda....bu fragmanın suyunu çıkarmaya kadar varmıştı üstelik...di mi Mügecim....sana sevgilerimi gönderiyorum... vee en önemlisi...yeni dostluklar kurmak!!!

Vee bu güzel sahne dizimizin finaline kadar bu şekilde paylaşılmaya devam edilecektir...zira bizim ailemiz farklı....dizimiz gibi....;-))

Bu hüzünlü gelişmeyi bizimle paylaştığın için...o düzgün, sıcak, samimi ama üzgün uslübunla sana bende çok teşekkür ediyorum...:good:

Vee bende bu üzücü haberle ilgili bir kaç şey söyledikten sonra...yorumumu sizinle paylaşmak isterim...

Bu haber okuduğum kadarıyla...ailemizde şok etkisi yaratmış....aksi zaten beklenilmezdi...bu ayrılığın asıl nedenini bilemeyiz tabii...Buğra nın da doğru ifade ettiği gibi...herşeyin bir nedeni var...bir hikmeti var...umarım hayırlı olur dizimiz için, Öner Erkan için...en önemlisi bu..değilmiki zaten???

Düşündümde neden bu kadar çok sevdik biz bu „çakal Ferit“ karakterini??

Öner Erkan nam-ı-diğer Ferit....gönüllerimizde taht kurdu adeta...üstelik sahtekar kimliğine rağmen. Peki neden? Tv de benim takip edebildiğim kadarıyla...bir mafya bir sahtekarlık...bir vurup dökmeler bir entrikalar almış gidiyor...vee izleyici de doğal olarak „kötü karakterler“ olarak algılıyor....ve bir asabiyet hakim oluyor....

Ancak bizim dizimizde bu durum farklı...sanırım Buğra değinmiş...Feriti...sahtekar...kumarbaz...biri olarak tanıdık dizimizde....
vee biz onu yine de çok sevdik. Onun o afacan kimliği...o sıcak tavırları...çocuklarla olan sıcak ilişkisi...tatlı dili...vee unutmamak lazım..orkestra şefliği köşkün neşe kaynağı olmasının sadece bir kaç örneği.....vee bu zamanla daha da gelişti...

Ferit vazgeçilmez bir kolon oldu köşkümüzde....temeli taşıyan karakterlerden biri haline geldi.

Vee şimdi gidiyor...

gazetelere göre yapım şirketi ile anlaşamadığı için „gönderildi“ tabiri kullanılmış. Hepimizin bildiği üzere basın her olayı biraz abartmaya meğilli olan bir organdır. Ama bu gerekçe gerçekten doğru ise, çok üzücü. Ticari bir neden yüzünden böyle bir ayrılık söz konusu ise...diyecek birşey yoktur....çoook yazık...

Dizimizin temeli çöküyormu?...tabiiki hayır...buna zaten izin vermemeli...bu boşluğu doldurmak çok zor olacaktır...hatta imkansızdır belkide...ama yola bir şekilde devam edilecektir...her „kayıpların“ ardından olduğu gibi...:img-yes:

Umarım mesleki nedenlerden kaynaklanan bir ayrılık kararı olmuştur...!!

Pazartesi bizim yüzümüzde gülümsemelere neden olan Ferit i son kez ekranlarımızda zevzeklik yaparken ve şüphesiz hüzünlenirken göreceğiz , bunun için üzgünüm.

Diğer taraftan başta da dediğim gibi...umarım hayırlı olur. Dilerim ailemizden uzak, yolu açık olur! Karakterine böyle güzel böyle insani böyle sıcak bir kişilik kattığı için…ona çok teşekkür ediyorum…yolu açık olsun diyorum…

Bizim için üzücü olsa bile…Pelincimcimcim…çok güzel ifade etmiş…alıntı yapıyorum….

Bakın İclal Hanım'ın da dediği gibi varlığınız çok kıymetli, gülün bakıyım aa Biz üzülürsek, okuyup okuyup daha çok üzülürler sonra..


Vee bende geç kalmış yorumuma geçmek istiyorum…belki sizi biraz güldürebilmek umuduyla başlığımı atıyorum…hadi bakalım…





“Allah okuyana kolaylık versin ;-))”




veee evet…özet gelmiş…fragman gelmiş…buna inanması güç ama vallahi bende biliyorum:img-hyste…Ferit askere filan gidiyormuş…çocuklar, erkek arkadaşlar, kız arkadaşlar…köşk baya karışık…ama ben önce son bölümü şöyle sindire sindire yorumlamak istiyorum…zira Çarşamba izleyebildim…muhteşem…bir bölümdü…es geçmek istemiyorum…

vee evet….ben farkındayım efendim…Eda çaça da biz değilmiyiz di mi….

son yorumumda 74. bölümü baya eleştirmiştim….hatta yerden yere vurdum diyebilirim. Sözlerimin satırlarımın tabiki arkasındayım. Ama yine birşeyi belirtmek isterim. Benim eleştirdiğim sadece ve sadece senaryonun gidişhatıydı….oyuncularla…yönetmenle….görüntülerle ..filan alakası yoktu.

Bunun nedeni ise….dizimizin sıcaklığına..türk filmine aratmayan repliklerine, aile ilişkilerine Fet-Sayımız tarafından çok fazla alıştırılmış olmamız. Onlar kalemlerini biraz hafif tutunca....bizim duygularımız adeta havada çarpışıyorlar...böyle geçiveriyoruz işte kendimizden....ben ne yapayım…..:img-hyste

bu durumun iyi yanı…boşa çıkmaması…Fet-Sayımız kalemlerine sımsıkı sarılıyorlar yine vee işte 75. bölüm gibi muhteşem, bizim dizimize yaraşır bir bölüm hediye ediyorlar bize…:happy0064

Evet kaç satırdır aslında bunu demek istiyorum….muhteşem bir bölüm izledik…

Gülüyorum…bu sanırım mesleki bir hastalıkki…sürekli…konuyu açın açın denilirse bir insana 4 yıl boyunca…böyle bir cümlede derdini anlatamaz oluyor insan işte….pes yani…:img-hyste

Vee evet yorum gitti yine…kaydı konu…evet ilk sapaktan dönüyorum…vee sahneye çıkıyorum…

Ah ah…vallahi bu tesadüfmü?…Ya bir dizide bu kadar dava…mahkeme işleri olurmu yahu?….inanılır gibi değil…hayır..günlük hayatta hukuk…tek izlediğim dizide hukuk..üstelik avukatlar bir iken…iki oldular….buna ne demeli…yok boşanmadır..yok velayettir…yok evliliktir…yok gayri menkul dür….daha gelecekmi….?? Gelecekse…bende dahil olmak istiyorum ailemizin hukuk bürosuna…;-)):img-hyste


Çantamı hazırlayacağım…ne olur olmaz…ne de olsa söz konusu bizim ailemiz…gel git bunlar ya o bakımdan ;-)) herşeye hazırlıklı olmak gerek…;-))


Vee skandal mı…çağdaş mı…nasıl değerlendireceğimi bilemedim…ben neden mi bahsediyorum…evet

….“afakanlar bastı“ artık hukuki terimlerin arasında yerini bulmuştur arkadaşlar!!!!

ben bunu bilir bunu söylerim....mesela şöyle kullanılabilir....

aaaaaa hakim bey...rica ediyorum...afakanlar bastı artık…ertelemeyin şu davaları…:img-hyste

Vallahi süper oldu…belki böylece gerçek hayatta çok fazla olan dava süreçleri…biraz olsun kısaltılabilirmi böylece? Hadi inşallah….gülüyorum…pes yani…

Aa unutmadan bir sorum olacak yanlız Fet-Sayımıza….bildiğiniz üzere hukuk gittikçe ulusal arası bir nitelik taşımakta…şimdi söyleyin bakalım…ben Almanlara “afakanlar bastıyı” nasıl izah edeceğim:img-hyste….

hayır hayvan türü filan sanırlarsa eğer…vay halime…hiç işin yoksa al dosyaları koş hakimin peşinden….”korkmayın hakim bey ben öyle demek istemedim afakanlar bastı derken onlar beni bastı…mahkeme salonunu değil….neden kaçıyorsunuz….bekleyin lütfen bir imza gerekiyor” mu diye peşine düşeceğim ben hakimin…yapmayın bunu çok rica ediyorum…;-)):img-hyste

Evet sonuç itibariyle…şu “afakanlar bastı meselesi” ulusal arası boyutta pek hayırlı olmayacağına benziyor…alternatif düşündünüzmü??? Acaba…çok makbule geçer…vallahi…;-))

Şu an masamın altına düşmek üzereyim gülmekten…haberiniz olsun…;-))

Vee derin nefes aldıktan sonra devam ediyorum….işte buuuuu…..bu bölümde nihayet ak bayraklar çıkarıldı…hepimizi eminim bir ooohhh çektik…

Vee umarım Edacılar vee Oğuzcular da barış ilan etmişlerdir…bence etmişlerdir…biz bir aileyiz..di mi….;-))

Fatoş abla…ne olur üzülme…Oğuz döndü yine Edasına…yani daha doğrusu Oğuz bey döndü…(tamam tamam…Edacı kimliğimi attım gitti)…gel beraber gidelim spa merkezine…ne dersin???

Gelin şu “barışma serüvenini” bir mercek altına alalım…bir değerlendirme yapayım ben…hazır enerjim şu dakikalarda tavan yapmışken…;-)) Buğra eyvah diyordur…şimdi…korkulacak birşey yok….allah allah..;-)) Pelincimcimcim pompayı hazır tutuyor her vakit….ona güveniyorum…;-))

Evet nasıl gelişti olaylar….

Herşey Nikah memuru Oğuz Karamanın Acıbadem belediyesi olarak Arda ve Cereni karı koca ilan edişinlen başladı….hay allah…;-))
Yahu bu ne hız….önce damat adayı geliyor…çiçeğini çikolatasını almaş…parasında değil yani ;-)) en önemlisi annesini vee üvey babasını da getirmiş…güzel güzel kahvelerini yudumlarken…vee Eda da fotoğraf çekmeyi ihmal etmezken…birden durum ciddiyete bindi….vee orada nikahın kıyılmasına karar verildi…pes yani…her kız isteme böyle sonuçlansa…ne olur bilmem…gülüyorum…

Ve hal böyleyken….giyinmek kuşanmak gerek böyle şıkır şıkır…Edamız da fırsat bilip takmış takıştırmış….bir şapkası eksikti bende onu diyecektim…veee tabii yüzükler…yastığın üzerinde…

hazır bekliyorlar…kimi? Tabi ki nikah memuru Ozzi beyi…aa pardon o siyirbazdı…Oğuz beyi diyecektim:img-hyste…baktıki…Cerenin niyeti belli…kız hemen giyimiş gelinliği filan…eh 21. yüzyılda yaşıyoruz sonuçta di mi…herşey çabuk ve hızlı gerçekleşmesi gerek…evlilik te buna dahil….vee evet nikah kıyıldı derken..fotoğraf çekilmeye gelinde…veee aaaaa ne göreyim….Yaman vee Oğuz bey yanak yanağa…sana kızım vermeyeceğim de kime vereceğim diyor birde…pes…ayolllll bunların da ayarı yok…nedir bu böyle?…bir yaşıma daha girdim…

Vee böylece Oğuzun kabusu “hayııııııııııııııııııııııııırrrr olamaz”….ile sonuçlanıyor…bu ara köşkümüz yerinden zıplıyor…..herkesin yüreği ağızına geliyor…Oğuzunda… zira manyak değil o….kendi diyor…;-))

Vee işte al sana buluşma…harika bir ambiyans…gecenin bir vakiti…Oğuzun o hayalgücü sayesinde…evet sen yapıştır hanımı duvara…Oğuz bey…başla sorulara….aynen böyle…köşkte soru yağmuru yağdı….sağnak yağış yani…;-)) ne bu yaaaa…..hiç biri o vakit ilk adımı atmadı…

Eda kadınsal merakına yenilmedi…Oğuz da “ben demem” dedi…vee ilk round berabere bitti…;-))

Vee ikinci round….”bağımsız erkekler hareketi” nın çökeceğinin daha matbaada verilmişti sinyalleri….Ergin…Ferit “şalvar davasının” düşmesi için harekete geçmek için dünden razı olan Oğuz başkanı ikna etmek için ellerinden geleni yaptılar…önce Oğuz bey pek nazlansada…aslında herkesten çok o ateş kesin ilan edilmesini istiyordu…

Sevgili dava arkadaşlarını da toplayıp lider “satılmış olmasına rağmen” aşağıya inmeye karar verdi…hanımlar bekliyorlardı bile….ama ne bakış tı onlar öyle….vallahi helal olsun hanımlar size…zaten bu bakışlar durumu 1 sıfır bayanların leyine geliştirmesini sağladı….

Vee oturumu “lider” açtı….aaa bakın ne kadar uluslararası bir dizi ki bizim dizimiz…şimdi her milletten mevcut olduğu için o olağanüstü toplantıda…tercüman bile ayarlanmış….üstelik herkesin:img-hyste anlayacağı dilde konuşuyor bu “yeminli mi yeminsiz mi”…bilemedim…tercüman…ana dili gibi japonca konuşuyor…ingilizce de neymiş…artık japonca…aşağısı kurtarmaz efendim…harika….

her şeyden önce dil vee anlaşmak çok önemli arkadaşlar…bir toplantının olmazsa olmazı…yani….çooook önemlidir…vee bu şalvar davasının düşmesi zaten bundan kaynaklanıyor…”şıp” diye çözdüler işi….arkadaşlar….evet….bence her eve lazım böyle bir tercüman….saat ücreti ne kadar acaba…ben bir araştırayım…

Vee bu toplantı…japoncadan mı kaynaklanıyor bilmiyorum…barış antlaşması ile sonuçlanıyor…süüüüüüüüüüper!!!

havada toz pembe bulutlar uçuyor…

herkes sofrada toplanmış beylerin yaptığı maydonozsuz menemenini yiyorlar…üstelik canlı müzik eşliğinde….off daha ne ister insan….şaka bir yana…aaaaa yeter artık Oğuz…Eda…haklısın…bende bu türküyü bir daha duymak istemiyorum….kıroooo Oğuz bey….

bölündüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüümmmmm!!!

hukukcine
17-02-08, 06:38
devammm ;-))

Vee round 3….mekan dükkan bu sefer…daha doğrusu “bizim dükkan”….Edanın dediği gibi….”mal” bizim yani….

Vee ah ah..işte altı aylık sürenin bitişi…:happy0064

yani bir hayali “polisiye romanının” buna neden olduğunu inanamıyorum….

veee evet başladı bizim Oğuz yine karım da karım:img-hyste….

ya Oğuzcum…bak ben seni biraz sakinleştireyim…şimdi insanlar evlenirler…medeni hukukumuzda bu allahtan ön görülmekte…hal böyleyken “bir imza ile işi bitirmek” mümkün:img-hyste..anladınmı…

yani ikide bir karına olmadık mekanlarda boğacak kadar sarılman tamamen gereksiz…yani sen o an sarılsanda sarılmasanda…avaz avaz karım da karım bağırsanda bağırmasanda…Eda senin karın…yani bunu sürekli güncelleştirmenin anlamı yokki….bilmem anlatabiliyormuyum….:img-hyste

sen evlilik cüzdanına bak bence yatmadan önce her gece…unutma….diye dedim…..bak bir daha altını çiziyorum…sakin ol…Eda senin karın…işte bu…..ötesi yok yani...;-))

üstelik bu durumu Edalara olan zaafında değiştirmez efendim…senin karın belli zaten “Eda” dan ziyade…senin karın çat çat çat sakınmadan ne düşünüyorsa onu söylüyor yani….bu özellik zaten farkını belli etmiyormu….aaa rica ederim….


Veeee final….işte bu işte bu…..Fet-Sayımız kalemi artık boğmak üzere sımsıkı sıkmışlar sanırım…baksanaza…şeker tozu…maşallah bol kepçe….sizi kutluyorum efendim…harikasınız….:happy0064

(şimdi Aysun sende bir öyle bir böyle diyorsun diyeceksiniz….neyse canım allah allah….iyise iyi derim…kötü ise kötü….saklamanın ne alemi var???)

Vee ah ah…vallahi alıntı yapmadan olmaz….Buğracım..zaten o muhteşem klibinde yer vermişti bu güzel sms e…..Eda süpersin….bravo sana…

Vee neydi o sms…..

Sensiz bir gece daha…
Türk filmi adı gibi oldu…
Battaniye altında kestane kokusunda seyrettiğimiz…
Yoksa biz Oğuz bey sizinle gerçekten eski bir Türk filmimiyiz???


Off Eda süpersin…vee sevgili Iclal hanımın o güzel sesinden dinlemek…zaten ayrı bir keyif…ne dersiniz arkadaşlar….tebrik ediyorum….:happy0064

Oğuz beyin bu güzel sms in üzerine “mahsusçuktan” verdiği cevap ta malum...Edacım sana katılıyorum...;-))

Vee işte süper süper harika bir final…sonunda beraber uyumalar gerçekleşti…barış yine köşkümüzü kapladı…vee evet ben objektif olmaya çalışıyorum sürekli…bu kez Oğuza hak vermek gerek…zira doğru söylüyor…”bacak kadar çocuklara ne açıklaması”….herkes işine baksın canım…gülüyorum….bari form doldurup imzalatsaydınız çocuklarınıza…:img-hyste

Vee evet arkadaşlar..merceği çekelim artık…vee bir toparlayayım ben….

özetten barış olacağını zaten biliyorduk…ama böyle “Iki Aile´ce” olacağını tahmin etmezdim ben…o kadar güzel ve yerinde geliştirildi ki olaylar finale kadar diyecek lafım yok….eh pes…onca satır yazdıklarım ne peki..;-)) demem o ki…Fet-Sayımız yine kendilerini gösterdiler…

sizi gerçekten tebrik ediyorum…demekki arada bir fırça atmak gerek…;-)) yok tabii…bu işin şaka kısmı….kaleminize yüreğinize sağlık…;-))

Vee evet geçelim Eda ikiye…pes yani…ne bilmiş kız çıktı bu…yok adaşlıktan hoşlanmazmış ta…pes yani…bu nasıl bir tavır ben anlayamadım…hemde ilk gördüğü bir insana karşı…Edacım bencede….bu kız “çook fena”…emin ol senden cadı..kesin…;-))

Vee arkadaşlar “babiş” demesi bana yetti emin olun…bilhassa bizim fakültede bu tip kızlardan bol birşey yok yani…her yerde…nerde ararsan…..o yüzden midem biraz tuhaf oldu…öte yandan..bu genç oyuncunun performansına gelince….tebrik etmek gerek..zira bu kısa sürede mimiklerine hakim..çok rahat bir oyunculuk sergiliyor…ben bu açıdan beğendim….ama Edanın başına bela olmaya meğilli…bunuda sezdim..;-))

Vee geçelim…Ardaya…ben başta Ardaya sinir olurdum…yani o garip garip sırıtmaları…beni deli ediyordu…her duyguda aynı mimik…insan kestiremiyordu…acaba sinirlendimi yoksa gülüyormu diye….ama Arda da geliştirdi kendini…bu son bölüm ben çok acıdım ona ya…


evet arkadaşlar şahit olduk…Oğuz beyimizin siniri sadece ampulleri patlatmıyor…insanları da bayıltıyor…

off bunu da mı görecektik…çocuğun resmen beti benzi attı..bu ne asabiyet hipo bey….biraz frene basın…allah allah…yakında köşk çökecek siz böyle devam ettikçe….

Evet paşa zademiz nirvanayı bulduğu anda….bitti zaten…

Prestij mücadelesinin Oğuz bey tarafından nasıl çökertildiğine bir göz atalım…hemen …kısacık böyle….;-))

Şimdi…Oğuz o “paşazade” adını….alışverişte daha ikna edici olmak istediği için seçmiş…yaşlı olduğundan değil….alimallah…bahçedeki ağaçları sökecek kadar da gücü kuvveti yerinde…huysuz ve ihtiyar değil yani…vallahi...;-))

Ya bu ne…bu repliklere çook güldüm ben…ne alaka…hayır müstakbel damat gelmiş nezaketen bir hediye almış…müstakbel kayınpeder ise “pazılarını” gösteriyor…yaa bilek güreşimi yapacaksınız anlamadım…

hem Oğuz bey sen neden ağaçları sökmek istiyorsun….yani Eda ile karar verdiniz de şu meşhur halı sağına yapmaya mı karar verdiniz…biz mi bilmiyoruz…;-))

Ah ah Arda..yanlış…cevap…tosun gibi;-))..demeyecektin…yok yok…maşallah da işi kurtarmadı…Oğuz bir kere sinirlendi….seni kimse kurtaramaz artık…pasta da…emin ol…

Vee off pes….sanat müziği bilgin…içler acısı…ama çabalıyorsun…bu sevindirici…sen ileride camın kenarına oturup ut ta çalarsın…”huysuz ve tatlı kadın” diye…sen bu hallere düşecek adammıydın demek istiyorum ;-))

Off Müşerref de nerden çıktı…yaaaa

Müşereff Akay da hoştur ama Müzeyyen Senar….evet bir efsanedir Oğuz haklı…kesinlikle…

bu yüzden oturmak yok…saygısızlığın yüzünden ayakta dinleyeceksin…birde ayağını kaldır…bence…Oğuz bunu demedi ben diyorum…;-)) yaslanmakta yok…

Evet Arda bunu kaldıramadı…bende anlamadım…halbuki Nirvanadan alışık olması lazımdı…ama o çocuk…prestij mücadelesini kaybetti…istanbulu fethetmek başka güne kaldı..eh kolay değil tabii…

Bak Arda….Oğuz da Istanbulu yaktı Edası uğruna…vee biliyormusun köprünün o yeni ışıklı sisteminde yukarıdan aşağıya Eda yazdırdı…bence sende buna benzer birşey düşün….vee sakın bir daha klasik müzik konusunu Oğuzun yanında açma…bu sefer gerçekten sonun olur….;-))

Mücadeleyi başkası kazandı ama…o da Edadan başka biri değildi…süpersin Eda….o “kıskanç” demesi çok güzeldi…Iclal hanımın o anki mimikleri…olağanüstü…çook samimiydi…süper….

Vee ben aslında Ferite değinecektim şimdi…ama vazgeçtim….merak ediyorum…Elifin hikayesi nasıl gelişecek acaba…yani Feritin askere gitmesi ile beraber o konuda askıya alınacak gibi görünüyor. Şunu biliyorumki…Elifin bir “meleğe” dönüştürülmesini ben istemem…mantık dışı olur…bekleyip ileride göreceğiz…artık….

Veee şu arsa işinin de sonuçlanacağını özetten biliyoruz….buna sevindim…zira uzamaya başladı..tadı kaçmadan nihayete erdirilmesi….güzel bir gelişme…

Vee bir şey daha dikkatimi çekti…şimdi Pelincimcimcim vee Buğra..bilirler…milliyetçi bir tarafım vardır benim…

vee bu yüzden buna takıldım doğal olarak…Melahat hanım…gitmiş…filipinli yardımcıya da izin vermiş….hey allahım yaaa…ya türklerin suyumu çıktı…anlamıyorum…yoksa Tahir ağa bu ara bazı kesimlerde moda olan kastettiğim Ingilizce öğrenmek için ecnebi bir yardımcı alma gereğini duyan biri mi…??? Hiç anlamıyorum…bence gereksiz bir detaydı….yapmayın bunu..çok rica ediyorum….hiç olmazsa bizim dizimizde yapmayın…Bu konuda çok hassaz olmamın geçerli sebepleri var arkadaşlar….;-))

Veee finale doğru koşarken...bu bölümde birini ben çok taktir ettim...o da Sule idi...Yamana kesin söz söyledi....onun blöfünü yutmadı...ona boyun eğmedi...umarım böyle devam eder....Yamanın gerçek yüzünü görür...

Böyle aniden şimdi aklıma geldi….Elif ve Yaman ileride tanışırlarmı acaba??? Amaaaan sıkıcı..bu yaa..devam etmiyorum…

Geçiyorum ben bizim fındığımıza….ay bu ne kadar şeker böyle….bayıldım…ne kadar şirin…süper…baksanaza bütün gün beraber tost yiyorlarmış….ayyy….süper…..kızılgezegen hafiften kıskanmaya başladı….bu da çok tatlı….küçüklerimizin oyunculuk performansına hayranım gerçekten….


Evet final…off bee ne çok yazdım yine…böyle bir yukarı doğru baktımda…pes yani…idare edin artık…;-)) o kadar çok yazmıyorum…bu yüzden sanırım gönül rahtlığı ile yükleyebilirim…gözleriniz hasar görmez…;-))

Toparlamak gerek yine…

Harika bir bölümdü..ben çook beğendim...Iclal hanımın o kendine has mimikleri...o sıcak tavırları...seyirciye o kadar net bir şekilde geçiyorki...anlatamam...çok doğal....Emre beye gelince...sürekli hipo beyi oynamak çok kolay birşey değil...bunu tahmin etmek çok zor değil...ama o ustalıkla...bunun üstesinden gelmeyi başarıyor...vee bu sürekli böyle...Emre beyin bu yöndeki performanslarını bu kadar değerli kılan şey de sinirliyken asabiken bile seyircileri güldürmeyi başarabilmesi...yani demem o ki...bu hali ile bile...pozitif enerji yansıtıyor...buna her hafta şahit oluyoruz...canı gönülden ikisinide kutluyorum...harikasınız.....çocuklara gelince...yukarıda da belirttiğim gibi...onlara hayranım....

Vee evet son söz...Feritimize ait....

ilk bölüm aklıma geldi...köşkte nasıl da paraları sayıyordu...sonra yalanları uydurması...vee bunlara Edamızı ve Oğuzumuzu inandırması...sonra Eda ablasınlan dalga geçmesi...tatlı aşıklarımızın gizli aşklarını öğrenmesi...mutfaktaki „mehter dansını“....Edaya destek olması...köşk korosunu yönetmesi....sabahları kahvaltıyı kaçırması...çatı daki odasını...kötü şakaları...bu liste böyle gider...

Benim demek istediğim...köşkümüzün bir direği...eksiliyor...umarım çok fazla sendelemeden köşkteki hayat devam eder...bu eksik nasıl doldurulacak....dizimizin şimdiki tadı nasıl tekrar yakalanacak...bilmiyorum...bende sizin gibi üzgünüm...

Öner Erkanı onca zaman sergilediği vee tavan yapan performansı için kutluyorum....başarılarının devamını diliyorum...umarım oyuncularımızda bu boşluğu çabuk hazım ederler...çok fazla hasar görmeden....

sanırım onların durumları daha da kötü....biz ekranda görmeyeceğiz...onlar set te görmeyecekler...onlar da bizi gibi bir aile olduklarını düşünürsek eğer...çok zor gelecek alışmak...

Ileriki bölümlerde eminim bir değişiklik hissedeceğiz...şüphesiz


Vee evet vallahi limit filan gitti yine..bende de bu gecelik bu kadar sahnemizden iniyorum…dün başladığım bu yoruma Öner Erkanın haberini eklemek istemezdim…ama öyle oldu işte…yeni bölümü böyle sindire sindire izleyelim…bence…

harika bir bölüm olacağından eminim….harektli geçen bu bölüm durgun bir finalle sonuçlanacaktır…Feritin…sessiz gidişi ile….

Hepinize şimdiden iyi seyirler diliyorum….malum…pek fazla uğrayamıyorum….umarım sizi biraz da olsa güldürebilmişimdir….ben yazarken o hüzünlü haberin dışında çook eğlendim…hatta yer yer güldüm….

Kendinize çook iyi bakın….sevgi ağacınızı sulamaya unutmayın….çok özelsiniz…kucak dolusu sevgiler..iyi geceler….

ic_lal
17-02-08, 12:48
herkese günaydın...bu sabah türkiye genel olarak kar yağışlı ama tekirdağ çorlu ayrı bi güzell heryer bembeyaz...

iclal aydın ın bugünkü yazısı yine çok güzel ve çok doğru diyor bende sevmiyorum şubat ayını hatta sadece temmuz ayını seviyorumm:img-wink:

ama bu sene öle gözüküyoki temmuzu sevemiycem çünkü iki aile başlama umudum olmıyacak geçen sene yine biliyodum bitmiyeceğini (yani sizlerde emin değilsiniz bitip bitmeyeceğinden ama yani bencede böle 3.başrol oyuncusunun diziden ayrılması pekde iç açıcı değil)

umuyorum ki bugününüz çok güzel geçer.hatta yarın daha bi güzel geçer çünkü İKİ AİLEMİZ var:happy0064

ay yine bi mutlu oldum.hukukcine arkadaşın yazısını okudum çok güzel saptamalar yapmış.zaten bu forumdaki kimse kötü bişiy yazmıyo ya neyse

hepinizi çok çok öpüyorum.kendinize iyi bakın bye

adalar
17-02-08, 14:59
Öner Erkan'ın diziden ayrılmasına bende çok üzüldüm...İki Aile'yi İki Aile yapan paylardan en büyüğünü o alıyordu...

Kim bilir hangi durumdan dolayı bu kararı aldı.Bence 75 bölüm oynayan bir oyuncu yurtdışına eğitim almak için çıkmaz,çok saçma geldi bana.....

Büyük bir olasılıkla yapım şirketiyle aralarında problem oldu.....

Ne diyelim İki Aile ve biz sevenler bir buruk hüzünle daha karşılaştık.....Ama bu sefer dizide olanlara üzülmüyoruz,artık dizide bile onun için hüzün ve mutluluk yorumları yapamayacağımız bir karakter çıkıp gitti aramızdan.....
:icon_sorr

merve_gülben
17-02-08, 16:14
Ben geldim arkadaşlarr ama hala şoktayım yanii.. sanki birisi gelicek de şaka yaww şaka yaptık masucuktan sizi biraz üzelim görelim nasıl seviyorsunuz bizi hani bizi deniiyorlar gibi geldi ama hayııııırrrr.. yok öyle bişiy merve dedimm gerçek bu yanii.. uyaaaannn rüyadasınn.. 75 bölümdürrr güldüğün,koltuktan aşağı düşürürcesine güldüğün FERİT'İn öner abin yok artık.. çıktı diziden.. ben kime gülücem artık dedim.. sizlere soruyorum canlarım kime gülücem kime gülücezz.. dizimizde fertimizin yaptığı o güzel esprileri zamanı gelince sende kendi yaşaımında yapınca karşındaki de gülücek ama senin yüreğin burkulucak.. hatırlayacaksınn iki ailemizde bir feritimiz vardı diye başlaıyıp anlatacağımm güzel başlayıp sonu çok kötü biten bir espiri hikayesi(o neyse artık.:D neyse ciddi oliim) hiç böle bi hikayesi mi olucak BİZİM FERTİMİZ.. hiç böle bişiy görmedim ben.. yapıcaksın espiri patlatacaksın ama yüzün düşücek üzüleceksinn.. :( artık bizim feritimiz de eski bir efsane olrak kalıcak heralde :(
SENSİZ BİR BÖLÜM DAHA.. DİZİMİZDE FERİTİMİZİN GİDİŞİ GİBİ OLDU.. ÇATI KATINDA SAKLANIRKEN,AŞKI İÇİN HAVALANACAK KADAR TATLI ÜÇKAĞITÇIMIZI SEYRETTĞİMİZ,YOKSA CANIM FANLARIM ARTIK BİZ İKİ AİLEMİZİN
BÖLÜNMESİNİ Mİ SEYRETMEKTEYİZ...:(
ayrıca da oğuzun bu bölümde kurduğu cümle çok hoşuma gitti bizimde şu an ki dururumuz içinde çok önemliydi.. KADERDE VARSA BÖLÜNMEK NE YARAR DÖVÜNMEk DİMİ..
:( malesef durum bu arkdaşlarr.. çıktı artık feritimizz.. yokk.. onsuzzz kaç bölüm gidicek acaba dizimiz.. bilemiyorumm... artık kimseyi de üzmek istemiyorumm.. izliycez ve görücezz.. biz her zaman güveniyporuzz senaristlerimize her zaman yanlarındayızzz.. zatennn burda kabahatt onların değil aslaaa.. dproductions da kabahat... yapım şirketindee.. :( çünkü SENARİSTLERİMİz her zaman bize kulak verdiler dinlediler.. hatırlıomunuz oğuzun serpilde kaldığı gecenin sabahında orda bitti bölümm 43.bölümdü eminim...tamam şimdi hatırladım..:D unuturmutum hiçç.. nasıl tepki verdik bölümden sonra..bize karşı yapılan ilk darbeydi ben öle hatırlıyorum..yani darbe derken beklemedğimiz çok şaşırdığımız bi bölüm sonuydu hiç beklemiyorduk ama senarsitlermizi durumu hemen düzelttiler çünkü BİZİ SEVİYORLAR DİKKATE ALIYORLAR BİZE KULAK VERİYORLAR.. senaristlerimize hiç bir zaman sırtımızı çevirmedik çevirmicez de.. ne dedik biz o günden sonraa.. HEP DESTEK TAM DESTEK dimi.. halada geçerli.. tam gaz projemizde bile bütün fanlar tek yürek olduk.. arkdaşlarr biz NELERİ ATLATMADIK BUNUDA ATLATICAZ çok zor olucakk.. biliyorumm amaa bnde dahill herkes çok üzgünn.. ve yarın YENİ BÖLÜM var.. hadi toplarlanalımm birazz.. çok zor biliyorumm ama yapıcaz hadi bakalımmm.. sizleri çok seviyorumm.. .iyi yorumlar görüşürüzz..

Ayrıca iclal1471.. icomsa yani canım iclal ablamsaa ya da her kimse hoşgeldi sefalar getirdii.. iyi ki geldiniz.. :) iyi ki varsınız..!! bizi çok mutlu ettiniz.. sağolun var olun.. :img-wink: hoşçakalınn görüşmek üzere.. canım fanlarım.. gelicemm inş. akşama burdayımm..:sad53:

ntor
18-02-08, 11:40
öner in yani ferit in diziden ayrılması üzücü olmuş. yapımcılar sanıyorum önemsemediler ayrılmasını ama ben dahil birçok kişi ona hayrandı. o olmayınca dizinin bütün tadı olmayacak. Yazıklar olsun yapımcılara

minemtoprak
18-02-08, 11:41
Herkese İyi Haftalar İki Aile Ailesi.Fragmanımız çok güzel ama sanırım bölüm sonunda gidecek Ferit.Offf yaaa sevmiyorum ayrılıkları.Bu diziye yakışmıyor hüzün.Şu akşam bi olsaydı,pazartesiyi tek çekilir hale getiren bu dizi.Akşama ekran başında görüşmek üzere.Herkese mutlu günler.

merve_gülben
18-02-08, 13:44
Arkadaşlar şimdi bölüm resimlerine bakiyim dedim.. bu akşamki bölümün resmi geldi önüme bAKtımda 3 resimde de herkes çok üzülüyorr yaa hele iclal aydın.. bunlar bölüm için çekilmiş değil kendi halleri işte doğal halleri nasıl da ağlıyorlar yaa.. :( emre abimizi görünce ne kadar üzgünler yaa öyle suratı herşeyi anlatıyor bencee.. nasıl da üzgünler.. SAFİŞ,MUHTAR,CEREN,TİMUR,MERVE,TAHİR AĞA,MELAHAT... yaa off iclal ablamın durumu çok kötüyaa baksanıza bölüm resmine..onu görünce bnmde içim bi tuhaf oldu zaten kötüyümm birde canım icomu görünce öylee.. zaten bütün köşk yas havasında resimlerde şu hale bak yaa.. :( feritimiz canımız yaaa..suratına bakıyorum da şimdi nası üzgünn o parasında değil de bu kadar güzel insanları nasıl bırakacağım düşüncesinde bencee.. şu yüz ifadesine bakın yaa... offf.. :( tamam neyse yaa.. ama bişiy dicem FERİT İKİ AİLEDEN AYRILIR DA ACABA BİZ FERİTTEN AYRILABİLECEK MİYİZ HEE..:( ayrılır gider ama kalbimizdeki yerini kim ayıracaaakk, ayırabileceekk???? kimseee.. yapamazzzz.. :( ya anlamadığımm Ferit o kadar güzel bir oyuncu ki yani canım öner abimiz nasıl da güzel can veriyordu Ferit karakterine.. hakkıyla yerine getiriyordu.. haksızlık yapmayın lütfen neden gerçek sanatçılara bu ülkede yeterince yer verilmiyor değeri bilinmiyor.. o kadar güzel bir oyuncu ki çok büyük bir haksızlık yapıldığını düşünüyorum yaaa.. :( ama üzülmeyelim çünkü kaybeden ÖNER ERKAN(BİRİCİK FERİTMİZ) Değil, yapım şirketi.. onlar ağlasınlar,üzülsünlşer nasıl olur da biz bu kadar güzel oyuncuyu kaybettik kaybederiz diye umarım geç olmazz.. çünk gerçek sanatçıların er geç de(!) olsa bu ülkede değeri bilinir biliniyor diye düşünüyorum.. ÖNER ABİCİM SEN DOĞRU YOLDASIN.. saygılı,terbiyeli seni tv izledimm deryalı günlerde bir kere daha hyran olmuştum saygınaa.. bu kadar güzel oyuncuyu dizimizde barındırdğımız için (İCLAL AYDIN VE EMRE KINAY da başta olmak üzere) bütün oyuncularımız var tabikide çok mutluyuz çok şanslıyız biz yaa demiştim..yapım şirketine de hep dua etmiştim ama şimdi tam tersi.. o zamanlar bu tarihleri görebilseydik başka şeyler yapadrdık.. NEYSE OLMUŞLA ÖLMÜŞLE çare YOK.. derler.. artık ne kadar üzgünüzz anlamadılarsa birşeyler için harekte geçmedilerse sorun onlarda zaten sorun onlarda ki dimi yanii.. bizim diyeceğimiz yapacağımız bişiy kalmadı.. pardon diyeceğimiz bişiy kaldı.. YAZIKLARRRRR OLSUNNNNNNN.. ama eğer feritimiz geri gelirse bu sözümüü geri alırım yoksaaaaa hepp bunu diceemmm.. yazıklar olsunnn... üç kuruş para için harıcyorsunuz güzelim değerli oyuncularımızı... nasıl çalıştıklarını siz biliyorsunuz sizin hak vermeniz gerekirken biz yapıyoruz bunu yanii.. çünkü seviyoruzz değer verriyoruzz sayıyırouzz.. bi bizim gibi olamadınız yaa.. BİZ ONLARIN DURUMUNU BİLMESEKTE ANLAMAYA ÇALIŞIYORUZ.. siz yapamıyorsanız bunnu gözünüzün önünde tek bir diyeceğimiz varr YAZIKLAR OLSUN...:( ayy sinirlendimmm gene yaa... ağırsa kusra bkamyınnn hak ediyorsunuz HAK EDENE HERŞEY MÜBAHTIR.. :D ay güliim biraz yaa.. neysee ayy elllerimde bumbuz olmuşş yorum yazarken hee.. sinirden oldu başka neden olucakk.. :D

Şimdi Uzaklardasınn..Gönül hicranla doldu.. HİİİİİÇÇÇ AYRILAMAM DERKEN BÖLÜMDE GÖRMEK HAYAL OLDU..:( GİTMEE ÖNERRRR ABİMM.. BİZİ FERİTSİZ,DAMLAYI EŞSİZ,ÇOCUKLARI ENİŞTESİZ,DİZİMİZİ FERİTSİZ BIRAKMAA..!! nolurrrr... :( iyi günlerr..:sad53:

bugra9
18-02-08, 14:06
Herkese İyi Günler...:img-wink:

Bu saatte burada oluşum görülmüş şey değildir,biliyorum fakat şimdi önümde yarım saat bir boşluğum var ve bu boşluğu dün hazırlayıpta yollayamadığım ajansıma ayırıyorum...Bizim Turucu sayfalarından muhabbet kaptığımız sitemiz bu sabah itibari ile yeniden kollarını açıcında,bizde koştur koştur geldik...Şimdi ben gidiyorum ve sizi pazardan kalma,naftalin kokulu bir Buğra ile başbaşa bırakıyorum...Kalın sağlıcakla...

... 17 Şubat Pazar 17:10 Suları ...

Ne fragman,ne Eda ile Oğuz'un tüttürdüğü barış çubuğu,forumumuzun esas gündemi Öner Erkan'ın beklenmedik vedası olmaya devam ediyor...O halde gelin bir ajans açalım,enine boyuna şu konuyu bir kez daha masaya yatıralım...

:icon_shad:kahve:icon_shadGÜNDÜZ AJANSI:icon_shad:kahve:icon_shad

Ferit'i sevdik...Hemde çok sevdik...Neydi Ferit'e olan sevgimizi bu kadar coşkun kılan,hikayenin mimarı olması mı,Köşke astığı satılık ilanı ile öyküyü başlatması mı,yoksa nev-i şahsına münhasır,birden fazla rengi bünyesinde barındıran bir gökkuşağı karakter olması mı...

Belki de Hepsi !!!

Kuşkusuz her birimizin Ferit'te bulduğu,benimsediği bambaşka bir tat vardır...Öner Erkan'da çoktan kanıtladı "Ferit karakterine can verebilecek" en doğru isim olduğunu...Ferit zor bir karakter,şeffaf çizgileri var,izleyiciye öyle bir Ferit sunacaksın ki,günlük hayatta görsen gıcık olacağın bir adama sempati duyacaksın...Baştada söylediğim gibi Ferit bir çok rengi temsil ediyor...Onun yokluğu evet çok büyük bir kayıp,yeri dolmayacak bir boşluk ama kim bu Ferit !!!

Ferit,Saygın Delibaş arkadaşlar...Ferit,Fethi Kantarcı...Öner Erkan gidiyor,Ferit gidiyor,ama Ferit'i Ferit yapan,ona kişilik kazandıran,o ince esprileri patlatan perde arkasında ki Ferit'ler halen dizimizde,bizim kazancımız,bizim bitmek tükenmek bilmeyen kaynaklarımız...Ferit onların kalemlerinde çizilen bir karakter,içlerinde ne Ferit'ler var ki bu rolü başarı ile iki yıldır yazıyorlar,içlerinde ki o hınzır çocuğa laf geçiremiyorlar...Tıpkı Oya'nın dostluğu,Enişte'nin sabitliği,Atilla'nın kişiliği,Serpil'in kişiliksizliği gibi !!! O kaynak tükenmedikçe dizimizin sarsılsa bile yıkılması söz konusu bile değil...

Hayali bir hikaye de,hayali karşılaşmalara şahit oluyoruz ve verilen paslar Ferit ile gol oluyor...Ferit'in ana işleyiş mantığı kaba taslak bundan ibaret,bu gerçek bir dünya'da gerçek bir kayıp olsaydı eğer,an gelecekti biz pas verecektik,gol yok...Biz yine pas verecektik yine gol yok...Ama peşi sıra gelen hüzün çok...Ferit'in yokluğu ise bir hayali temsil ettiği için izleyiciye o boşluğu hissettirmek veya hissettirmemek senaristlerin kendi kişisel tercihleri...Sonuçta Ferit'e o pası veren bir karakter var,vermezse ardında ki boşluğu hissetmeyiz...Diyeceğim o ki bu iş bir noktada matematik işi,plan proje işi...Ferit'in yokluğunu hissettirmemek asgari düzeyde başarılabilecek ve aşılabilecek bir sorun...

Hiç üzülmeyeceğiz,farketmeyeceğiz bile desem kendimizi kandırırız,alışkanlığın getirdiği bir burukluğu kesinlikle hissedeceğiz...Hatta özleyeceğiz,senaristlerin kurmaktan kaçındıkları o matematiği an gelecek kafamızdan kurup,kendimiz bozacağız...Ferit silik bir karakter değildi...Ama Köşkümüzde ki hiçbir karakter de silik değil...Şayet Ferit'in vatani görevini yaptığına inandırırlarsa,ki bu çok ince bir ayrıntıdır,o zaman bu hüzün bir nebze olsun,teselliye bırakacak yerini...Ferit'in kaçak göçek Köşkü telefonla araması,askeriyede yaptığı dalavereler,oyunlar...Oğuz'un içten içe özlem duymasına karşın,belki adam olur diye sevinç nidaları atması,gelen mektuplar,bu mektupların ailecek toplanıp hep beraber gözyaşları ile okunması,Oğuz'un belli etmesede arada bir dışa vurduğu heyecan ve coşkusu...Hatta Ferit'in zeki ve yaratıcı kimliği ile mektup üzerinden Köşk karakter analizi yapılabilir...Ferit tüm köşk ahalisine teker teker seslenebilir,tabi o kıvrak espri ve zekası ile birlikte...Eda'nın anaçlığı ve Tahir ağa ile birlikte sürekli yemek gönderme çabaları,Tahir ağa'nın evlat özlemi sebebi ile sürekli Ferit'e olan ziyaret ve havadisleri...

Bu hikayeler uzarda gider !!! Diyeceğim şu ki Ferit'in gölgesi dizimizde var olduğu müddetçe Köşkün boynu bükük kalmaz...Öner Erkan kadro da yer almasa bile bu ona veda olabilir,ama Ferit'e veda olması gerekmiyor...İşte o zaman görürürüz,Ferit'in var olmasa bile zengin karakteri ile diziyi ne kadar doldurduğunu...Zaten dizinin son bölümünde mutlaka var olması gerektiğini düşünüyorum...Öner Erkan'ın da buna soğuk bakacağını sanmam...Sonuçta Emre Kınay ile birlikte iş ilişkisi,abilik,dostluk gibi değerleri yok saymayacağından adım gibi eminim...Ferit ile başlayan hikaye böylece özlenen Ferit'in geri dönmesi ile müthiş bir noktada son bulur...Zaten son bölüm gözyaşı döken biz İki Aile Ailesi'de bir damla da Ferit için döker...

İşte böyle arkadaşlar...Benim Ferit'in vedası ile ilgili düşüncelerim ve duygularım bu yönde...Sakın Ferit'in vedasını bir çöküş olarak görmeyelim,bu en başta senaristlerimize haksızlıksız olur...Söylediğim gibi onlar,Ferit,onlar Eda,Oğuz,Damla ve daha niceleri !!! :img-ok:

Benden şimdilik bu kadar olsun...

Yeniden görüşeceğimizi umut ediyorum...

Hoşçakalın...:img-ok:

Derken Sevgili Pelin'in başı çektiği yeni bir organizasyon başlattık..."Öner Erkan İçin Son Bir Umut" kapsamında yapım şirketimize bu kaybın boyutlarını anlatacak metinler ile harekete geçeceğiz...Umut var mı...Belki çok düşük,ama bizim amacımız sadece birşeylerin değişmesi veya değişmemesi değil,amacımız bir şekilde varlığımızı hissettirmek,üzerlerinde bir baskı oluşturmak...Sonuç her ne olursa olsun denemeye değer görüyorum...Pelin'e de bu kampanyayı başttığı ve organizasyonunda çok emek sarf ettiği için teşekkür ederim...Yine Metinlerimiz var,yapım şirketine gidecek,onlarıda ve dahasını akşam eve geldiğimde uzun uzun konuşuruz,Pelin'de müsait olursa gelecek akşama doğru...

Kısaca durum bu...Şimdi "İki Aile Ailesi Tam Gaz İleri" başlığını yeniden bir elden geçirelim...Berna,Öner Erkan içinde yeni bir başlık fazla olur derse,o zaman başlığın ismini değiştirerek,oradan iletişim sağlayabiliriz...Şimdi vaktim dediğim gibi bayağı dar,akşam konuşuruz bunları...:img-wink:

Görüşmek Üzere...

dktrlr
18-02-08, 20:27
selamlar ben geldimmm yine bennn bensiz olmaz dedimmm:img-hyste:img-wink:

evet yorumlara geçicek olursak hepsini tek tek okudummm ....
iclal abla:img-blushtam emin olmamakla beraber yinede ismini duyunca bile mutlu oldum gerçekten oysa şeref verdinizz:img-in_lo
öner erkanın diziden ayrılıyo haberi beni çok üzdü gerçektenn şok oldum bu habere feritsizz bir ikiaile olmaz yani hep bi yanı eksik olur ..
buğra fragman ve bölüm yorumlarını hemen bize ulaştırıyosunn burdanda teşekkürü borç bilirimm:img-hyste
ya feritin diziden ayrılması yerine elif yada yaman gidebilir:)
ama inşallah böyle bişi olmaz yine feritli komik bölümler izlerizz ..
yeni arkadaşlar katılmış aramıza hoşgeldiniz diyorum onlarada..
dizimizin başlamasına az kaldıı tabi benim yorum biraz geçikti ama olsun fragmanı izlediğim kadarı ile ordada dendiği gibi süper bir bölüm bizi bekliyor:img-yes:
gerçekten bizim dizimiz ekranların en sıcak dizilerinden bitanesii tabi izledikten sonra yorumlara devam edicezzz :icon_whis
bu arada hepinize tüm güzel yorumlarınız için teşekkürler...
eda-oğuz barışması çok iyi oldu bence:img-wink:
sabırsızlıkla başlamasını bekliyorummm geçen bölüm ve bu yeni bölüm hakkında bol bol konuşucazz....
berna ablacımm bu arada o güzel yorumlarına bende katılıyorummmm:img-icecr
neyse lafı fazla uzatmadan hepinize İYİ SEYİRLER:happy0064
feritimizz umarım diziden ayrılmazz:icon_sorr

aliyeaynalar
18-02-08, 23:14
ayy allahım neler olmuş böyle,
ben 1-2 sahnesini kaçırdım
izleyemediğim sahnelerin bir öncesinde damla en son telefona bakıyordu,
feritle o kızın resimlerine bakıyordu,
sonra mutfağa gittim geldim ferit gidiyordu,
acaba o konuda ne oldu ?
ferit gerekli açıklamayı yaptımı ?
şu kız şöyle şantaj yaptı falan filan diye.
Açıklamayı yapsa bile, Damla inandımı, ve o kız hala orda çalışıyormu ?
off 2 dk izlemedim neler olmuş :img-tomat

izleyemediğim 2 dkyı anlatırsanız sevinirim :img-wink:

ezos
18-02-08, 23:16
ya ferit gitti niye gittiki.o bu dizinin tuzu biberiydi.biraz önce izlerken arda geldiği sırada ferit olsa kesin bi pot kırardı ve bizde negüzel gülerdik diye düşündüm ve üzüldüm keşke geri gelse...:icon_sorr

tuu--ce
18-02-08, 23:30
feritin ayrılışıda saçma geldi bana oğuz kızmadı bile herkez sanki daha önceden belli gibi davrandı damla hiçbişe sölemedi çok saçma geldi bana:icon_neut

apple-core
18-02-08, 23:49
oğuzun ardayı bu kdr çabuk kabullenmesinin nedeni belli oldu. feritin misyonunu ardaya yüklemek...oğuz tıpkı fetire kızar gibi kızıyor ardaya farkındaysanız...ama bu nedense bana o zevki vermiyor...feriti şimdiden çok özledim:icon_sorr

MeRvE_bbg
18-02-08, 23:59
Ferit'in gidiş sahnesi gerçekten çok duyguluydu ben gözyaşlarıma hakim olamadım.Sonuçta diziye en çok katkısı olan kişilerdendi.Keşke böyle olmasaydı umarım bizim çalışmalarımız sonucu bir çıkar yol bulunur...

merve_gülben
19-02-08, 00:13
Arkadaşlar nasıl ağladım biliomusnuz... :img-in_lo nasıl içten ağladımmm yaa anlatamam.. ddedim şuraya bakkk nasılda ağlıyorlar.. nasılda biribirlerini seviyorlar.. iclal ablamı gördüm orda kıyamam sana yaaa ağlarkenn iclal ablamı gördümm daha fena oldum.. o nasıl bir sarılmaktır yaa arkasını dönmüşş.. :( ayy emre abimm.. gözleri nasılda kızardı.. yapmayın birbirine bu kadar çok bağlanan,set dışında da aile olan insanların SEVGİLERİNİ GÖRDÜNÜZ FERİT'E KARŞI.. kopartmayın bu güzel sevgi bağını.. bu sevgi bağı SAHTE değil insanların gerçek duyguları içtenlikle,katıksız,saf.. :( yani gözünüe bişiy damlatığ yada zorla ağlama değil bu SEVGİNİN GÖSTERGESİ.. GİTME DEMEK.. :( lütfeenn yaa.. :( ağlamaktan gözlerim şişti onsuz bir espri,onun yaptığı espiriler ile dolu bi İKİ AİLE İSTİYORUM.. ONSUZ BİR PARTİ İSTEMİYORUMMMMMM.. :'( :img-in_lo :img-in_lo FERİTTT NOLURR GİTMEE.. :(

bugra9
19-02-08, 00:19
:img-ok::img-ok:GİDENLER,KALANLAR VE GELENLER...:img-ok::img-ok:

Herkese Merhabalar...:img-wink:

Tahmin ettiğimizden çok daha güzel bir İki Aile bölümünün hemen ardından beraberiz...Hayatta olduğu gibi gidenler,gittiğini sanıp aslında hiç bir yere gidemeyenleri Ferit ile gördük...Evet Ferit Köşkten ayrıldı,yollarını birleştirdiği iki aile'den çok uzaklara savurdu kader onu...Ama Ferit,hiç bir sürgünün uzaklaştıramayacağı,gönderemeyeceği bir yerde kendine çoktan yer edinmişti...Hatıralarda !!!

Ummadığın bir anda,alakasız bir yerde,bir bakışta,bir sözde,kavrayıverir hatıralar insanı...Oysa hesapta ayrılık vardır,ufukta görünen odur ama özlemin karşıtıda hatıralardır insanoğlu için...Bu hayat bir bayrak teslim diyoruz,dönemler açılıp,dönemler kapatılıyor,bir mangal partisinde kondurulan ufacık buse,adına kader dediğin bir oyunda aklına gelen ilk şey oluyor...Ama herşeye rağmen hatıralarda ısıtıyor insan yüreğini,çünkü iyi veya kötü,doğru veya yanlış tüm bunlar senin hatıran oluyor,onca koşuşturmada sana kalan onlar oluyor...Birde yanında seni anlayan,senin anlayabildiğin Eda ablan gibi bir omuz varsa,ister doktor ol,ister marangoz yaralar çok daha çabuk sarılıyor...:img-yes:

Bazen insana derdini,yine bir insan unutturuyor,dertler takas yapılıyor,Damla'da Niyazi'nin derdi ile kendi derdini unutuveriyor...Oysa bir dönem Niyazi'nin derdi de,acısıda Damla iken,bugün bir bakıyorsun dermanı oluvermiş...

Diyeceğim o ki Köşkte ki hayat her daim özel,her daim kıymetli ve izlenmeye değer...Bir izleyici olarak kurulan o uzun sofrada veya mangal başında kendine bir yer bulmak hiç zor olmuyor...Sanki akrabanın evi,bir komşunun sofrası,tanıdık bildik sohbetler,oyunlar,didişmeler...Herşey insana dair,herşey mutluluğa ve sevgiye dair...Kalplerde çünkü o sofra kadar geniş ve alabildiğine upuzun...Sevdiğinede yer var,haz etmediğine de !!!

Bölümü sevdim,hemde çok sevdim,uzun zaman sonra ilk kez İki Aile'den özlediğimi bile unuttuğum tatları almaya başladım...Belki bu bir kaybın gölgesindeydi ama dedim ya gönüllerin büyüklüğüne,yüzlerde ki gülümsemeye,bakışlarda ki anlama yine kandım,derdi tasayı unutup kalanların buruk mutluluklarından kendime bir pay çıkardım...Çünkü boşalan sofralar doluyordu,belli ki bu bir yaprak dökümü değildi...Gidenler vardı,onlara güle güle derken gelenlere hoşgeldiniz demektir bize yakışan...Dünyalar tatlısı bir Filiz geldi,sevdim,tek bölümde benimsedim...Arda bambaşka bir kılığa bürünmüştü...Sevgisi uğruna değişiminden etkilendim,ucu eski türkçe ve türk sanat musikisine dokundukça hikayenin içine koşar adım girdim...

Ailemiz de birşeyler oluyordu,evlilik ile birlikte ilk kez aile olduklarını hissettim,geceleri,gündüzleri,sofraları ve telaşları ile artık bir aile olmuşlardı,kayıplar yine kayıptı ama birlikte geçirdikleri vakit,hikaye adına birşey anlatma,bir mesaj verme kaygısın da değildi,birşeyleri tetikleyip,birşeylere nokta koymuyordu,alabildiğine doğal,alabildiğine samimi ve sıcaktı...

Beğendim hemde çok beğendim...Gidenlere rağmen beğendim !!!

rap_alltime
19-02-08, 00:23
Ve bir bölüm daha bitti..: (

Bölümün konusu,oyuncular,görsel zenginlik hersey dört dörtlük olsa da bu bölüm beni en çok malumunuzca Feritin gidişi üzdü..

Bilmiyorum en son hangi bölümde bu kadar ağladım..Bu bölümü elli kerede izlesem de aynı duyguyu eminim yasarım..Ferit giderkenki gözyasları kadar içtendi ki..O Elif pisliğinin yüzünden canımızı yolcu ettik..Hiç kolay değil..Senaryoda askere gidiyor ama normalde diziden ayrılıyor..Birbirine o kadar zıt ki..Hani bir yakınınız öldüğünde kolay kolay yokluğuna alışamazsınız,sanki kapının aralığından birden çıkıvericekmiş gibi gelir ya..Nedense aynen o duyguyu yasıyorum..Ferit sanki gelecek bölüm yine şirinliklerine devam eden ailenin ilk göz ağrısı,damadı olarak aynen devam edicek..

Hafta sonu internete giremediğim için yazamasamda o kadar kin doluyum ki..Anlamıyorum..Bir oyuncuyu diziden "askere gidiyor" diye çıkarmak bu kadar mı kolay..Bir Ferit gider bir Ferit gelir nasılsa..Ama öyle olmuyor işte.."Yaralarımızıı saracağız ama izi kalıcak..."

Aslında ben biraz da Öner Erkan'ı suçlamıyor değilim..Söylemekte güçlük çeksemde dizimizin Haziranda biteceğini biliyoruz..: ( Tamam onca zorluğa,bütün hafta çalışmaya,yorulmaya Şirketten gelen karsılığı istemeyip daha fazlasını isteyebilir..Ama eğer vermeseler bile bence oyuncu biraz olsun izleyiciyi düşünmeli..Yetmiş küsür bölümm..Dile kolay..Yetmiş bölüm sabrettikten sonra on - on beş bölüm daha dişini sıksaydı Öner Erkan,Ferit çok sevildi,biraz daha dişimi sıkıp güzel bitireyim,hep o tatlı dolandırıcı olarak hatırlasınlar beni diyemezmiydi..?

Kesinlikle Yapım Şirketini haklı bulmuyorum..Elbet pişman olacaklardır..Onlar olmassa biz yüzlerine vuracağız..Saçma sapan dizilere para gömmeyi bilirken alnının terinin karsılığını almak isteyen bir oyuncuya emeğinin karsılığını vermek bu kadar mı zor Allah aşkına..

Ama nafile..Biz ne kadar dil döksekte tükürdüklerini yalayacaklarını zannetmiyorum..Ama yinede bir umutla..Belki olur diyerek birşeyler yapacağız..Ve umarım karsılığı gelir..

Sevgili Öner Erkan'a kendini bu kadar sevdirdiği için ve 76 bölümü hiç usanmadan her bölüm daha da kendini sevdirerek bize bu keyfi yasattığı için çook teşekkür ederim..!


Bu aksam sadece Öner Erkan'dan bahsetmek istedim..İnşallah hafta içi dizimizin genel içeriği hakkında da konusmak dileğiyle..

İyi Geceler..

ozzde
19-02-08, 00:24
Arkadaşlar dizinin sonunda "HOŞGELDİN ALP KORKMAZ" mı yazdı?? Yoksa ben mi yanlış gördüm.....??Sizde benimle aynı şeyi gördünüz mü??

gdemirdiken
19-02-08, 00:30
Sanırsam setten birisinin bebeği oldu ondan öle yazmışlardır.. İlk görünce bende bir şaşırdım.gözümün önünden dizide olanlar geçti bir an ama kimse girmedi bu bölüm diziye...

merve_gülben
19-02-08, 00:32
Arkadaşlar dizinin sonunda "HOŞGELDİN ALP KORKMAZ" mı yazdı?? Yoksa ben mi yanlış gördüm.....??Sizde benimle aynı şeyi gördünüz mü??

evet arkdaşım yok yanlış görmedin.. bende onu dicektim o kim acaba..biterken yazdı ALP KORKMAZ kimm.. hoşgeldinn diyo kim o..??

apple-core
19-02-08, 00:37
Ve bir bölüm daha bitti..: (


Aslında ben biraz da Öner Erkan'ı suçlamıyor değilim..Söylemekte güçlük çeksemde dizimizin Haziranda biteceğini biliyoruz..: ( Tamam onca zorluğa,bütün hafta çalışmaya,yorulmaya Şirketten gelen karsılığı istemeyip daha fazlasını isteyebilir..Ama eğer vermeseler bile bence oyuncu biraz olsun izleyiciyi düşünmeli..Yetmiş küsür bölümm..Dile kolay..Yetmiş bölüm sabrettikten sonra on - on beş bölüm daha dişini sıksaydı Öner Erkan,Ferit çok sevildi,biraz daha dişimi sıkıp güzel bitireyim,hep o tatlı dolandırıcı olarak hatırlasınlar beni diyemezmiydi..?

Kesinlikle Yapım Şirketini haklı bulmuyorum..Elbet pişman olacaklardır..Onlar olmassa biz yüzlerine vuracağız..Saçma sapan dizilere para gömmeyi bilirken alnının terinin karsılığını almak isteyen bir oyuncuya emeğinin karsılığını vermek bu kadar mı zor Allah aşkına..



söylediklerinin altına den den koyamadan edemeyeceğim arkadaşım. düşüncelerimi çok iyi anlatmışsın başka ne diyebilirim ki...

loralai
19-02-08, 00:37
evettt çok çok güzel bir bölüm fakat çokda buruk bir bölüm izledikk gerçekten bölümü çok beendim kötü kadınlar kötü adamlar olmadan köşk ahalisinin hayatını anlattı bu bölüm dizimiz uzun zamandr istediğimiz şeyleri yanii AMA evet kocaman bir ama bu güzel bölümde dizimiizin demirbaşı feriti uğurladık bir yanımız eksik kaldı yanii vedalarııı hiç mi hiç sevmem bu yüzden çok üzüldüm bu bölüm umarım geri dön projemiz bir sonuç verir

yalnız biirşey dikkatimi çektii biri insanın askere gidişi yada eksilişi bu kadarmı güzel anlatılır senaristlerimizi yönetmenimizi ve özellikle oyuncularımızı çok tebrik ediyorumm özellikle bahar yanılmaz her daim gözleri dolu dolu aynı zamandada öfkeli bakışlarla baktı etrafına çok mahsun kaldı ve bunu öyle güzel hissettirdi ki onun acısını içimde hissettim ya eda kardeşini uğurladı bi yandanda kızının ne olacağı derdine düştü harikaydı yani sonuç itibariyle

son sahneyede bayıldım ama umarım eda çok çok büyük tepkiler vermez hiç sanmıyorum ama offf yine küsmesinler bu durumda bide bu bölümde bütün mahalleli vardı bu seferde erginle füsun yoktu hepsi tam olmuyo bi türlü

nar cicegi
19-02-08, 00:39
Ferit'in gitmesi gerçekten beni çok üzdü.Daha gideli yarım bölüm bile olmadı ama ben yemek sahnesinde Ferit'i aradım.Bence zararın neresinden dönülürse kardır.Mutlaka bir yolu vardır Feirt'i geri getirmenin.Biz İki Aile den kim gitse üzülürdük ama Ferit İki Aile nin İki Aile olmasını sağlayan karekterdi.Neyse bu Ferit konusu burda kapanmaz yarın erken kalkmam gerektiği için bölüm hakkında genelleme yapıp gitmem lazım.Genelde bölüm güzeldi.Söylemek istediğim çok ayrıntı var ama ahh zaman.Eda ve Oğuz iletişimine bayıldım.Uzun zamandır görmek istediğim sahneleri izledim.Tam bir karı-koca gibiydiler.Koşma sahneleri falan çok hoşuma gitti.Aralarındaki atışmalar falan çok güzeldi.Bir de işin Niyazi boyutu var o bambaşka bir boyut yarına kalsın.Söyleye söyleye ona da sevgili getirdik acaba gerçek çöpçatanlar biz miyiz?Bu gidişle yakında Merve'ye de buluruz birini üzülmesin.
:( Malesef yarın devammm.Off ya.

merve_gülben
19-02-08, 00:47
FANLARIN BU GİDİŞE KARŞI FERİTTTT.. haberin olsunnn... yapmaa abicim yaa sende biraz alttan al nolur bu iş tatlıya bağlansın.. lütfen yaa sende çok üzgünsn bizdee.. 76 bölüm emek verdin harcadın 2dk silip atma.. harcama güzelim geçen günleri.. SETİN NEŞE KAYNAĞISINDIR eminim.. iclal ablam yazılarında bahsederken hep mutlu,gülerek bahsediyoddu.. hep güldüren bir insansın bellii. tvde de görüldü.. bu güzel espirilerinden bizi mahrum bırakma.. HELE FERİTSİZ HİÇ BIRAKMAA.. :( bölümü de adam gibi aklımı vererek konsantre olarak izleyemedim açıkçası.. ay ferit abim ne zman gidicek,nerde gidicek ne zamn onun sahnesi gelicek diye.. aklım hep sendeydi yaa.. :( geldiği an zaten ben başladım dedim gidiyor hakketen babam diyo kaybettin kendini.. duygusz bi insan değilim dedim ona da karşı çıktımm kzıdım... içim acıdı.. canımdan can gitti sankii.. gülmek gelmiyor içimden.. seni o kaadr benimsedik ki.. bize güven veriyordun.. feritimiz var güldürür halleder.ferit yapar.. :( gerçekten öylesinn.. ne kadar sevildiğinin farkında deilsin belki ama SEVENLERİN ÇOKK.. HABERİN YOK.. bize kulak verr.. nap et lütfen güzel bir uzlaşınn.. aranızda ne geçti bilemiyoruz tabikide ama İNSAN İSTEYİNCE HERŞEY OLUR.. sende istiyorsun biliyoruzz bu kadar güzel bağlar kurmuşsun kim bırakıp gitmek ister dimi.. :( bak partide senin yerin boştu.. gözlerim hep seni aradı.. dedim gelicek şimdi babacım siz beceremezsiniz verin ben yapiim.. su damlama ellerimle yedirim.. demesini çok isterdim... :( SENİ ÇOK SEVİYORUM ABİCİM.. ÖNER ABİMM CANIMM BİTANE FER-İTİMİZ.. OLMUYOR OLMUYOR SENSİZ OLMUYOR SEN GİDERSEN KALBİM HUZUR BULMUYOR GÜLEMİYORUM GÜLDÜREMİYORLAR..:( senden başka senden başka,sevemeyiz hiç kimseyi,senden başka senden başka FERİTİ KABUL EDEMEYİZ.. :(

iki_ailem
19-02-08, 00:48
duygusal yükü ağır bassa bile gerçekten harika bir bölümdü.feritimizin gitmesi gayet duygusal işlenmişti.güzeldi.gerçek olduğu çok belliydi.kendimi tutamayıp ağladım yani...ayrıntılara daha sonra değinebilirim inşallah...şimdilik bye ...

bugra9
19-02-08, 00:51
Ekibimiz,bölümün finalinde bir hoşgeldin selamı verdi..." Alp Karacan ":img-ok: Kimdir,dizimiz için ne anlam ifade ediyor bilmiyorum ama ismi yazıldığına göre bize yabancı gelen bu isim onlar için çok şey ifade ediyor...Bizde hoşgeldiniz,sefalar getirdiniz diyelim o halde...:img-wink:

Yeniden bölüme dönecek olursak,ben hikaye kritiğinden önce her zaman ki gibi yönetmenimiz Hülya Bilban'a dönmek istiyorum...Bu nedir böyle Hülya hanım...Bu nasıl estetik,şık ve anlamlı çekimlerdir...Ferit'in Köşke vedasını yüksek kadrajlı jimmy jip kameralar ile tam bir görsel şölene dönüştürmüşsünüz...Bahçenin beyaz demir kapısı,bir vedayı anımsatan kurumuş yaprakları dökülmüş bir dalın arasından pencerede ki Damla'yı hedef alan hüzün tablosu...Ancak senaryoya bu kadar katkı sağlanıp,destek olunabilir...Ben sizin yönetiminizde ki hiçbir sahneyi önceden kestiremiyorum,çünkü her defasında hiç ummadığımız bir kılıkta,hiç tahmin etmediğimiz bir noktada bizi karşılıyorsunuz...:img-ok: Zaman geçtikçe,imkanlar el verdikçe Köşkün o buram buram ahşap kokan yüzünü içimize kadar hissettiriyorsunuz...Bahçede ki çekimleri çok beğendim...Bir senaryoyu anlatmaktan fazlasını yaptığınızı da bir izleyici olarak söylemek isterim,ruhunuzu koyarak,hikayeyi derinleştiriyorsunuz...Bahçe çekimlerinizin senaryo el verdiği müddetçe devamını bekliyorum...

Damla'nın ince uzun koridorda,Elif'in gönderdiği mesajları okuduğu sahne; Tek kelime ile muhteşemdi...Bu sahnede ki atmosferde müziğin karşı konulmaz etkisini de görmezden gelemeyeceğim...Cem Erman'a sevgiler ve saygılar...:img-wink: Kameranın ani hamleleri,Damla'nın o an ki psikolojisini gözler önüne seriyor,karman çorman,yakın uzak,hızlı yavaş...Sanılanların sanıldığı gibi çıkmaması,güvendiğin birinden yediğin umulmadık darbe,ne hissedeceğini bilememe...Gibi bir çok duyguyu Hülya hanım'ın yorumuyla izledik...İzlemekten öte hissettik...

* Ve Mangal partisi münasebeti ile kurulan uzun sofra !!!

Köşkün alt katında kurulan sofraların artık bir standarta girdiğini,bu nedenle çeşitlendirilmesi gerektiğini daha önce dile getirmiştim,bu bölüm anladım ki benim böyle hissetmem de senaryonun da etkisi gözardı edilmeyecek kadar önemliymiş...Belki hazırlık safhalarını izlememiz,dolayısı ile ister ister samimiyeti getirdi...Üstelik Arda'nın Köşke girmesi ile kapıdan başlayan tarama sonunu görmediğimiz masanın en ucuna kadar kaydı gitti...Bende oturduğum yerde işte budur dedim,o tarama sahnesinin kesilmemesini istiyorduk zaten...Muhteşem bir mizah yakalanmış...Köşkün kalabalıklığı,masa başında oturan insanların o şaşkınlıkları ve bunların yanında olağanüstü bir özgürlük getirmiş sahneye...Bu sahnelerde sanırım zemine döşenen raylar üzerinden yapıldı,biraz kameranın kadrajı yüksekti,acaba bir jimmy jip olabilirmi diye düşünmüyorda değilim...:img-wink: Her neyse çok büyük bir keyif aldım bu sahneyi izlerken,dediğim gibi senaryo kadar Hülya Hanım'da sürprizler ile geliyor...

FATMANUR_26
19-02-08, 00:51
galiba uzun bir aradan sonra yazıyorum ama neyse bölüm gerçekten güzeldi ama feriti gerçekten aradım eda ve oğuz aratmamaya gayret etti eskiden pek ilgiye girmeyen niyazinin aşk hayatına başladı artık mahalleliye önem artıcak gibi ve feritin eksikliği onlarla kapatılmaya çalışacak gibi görünüyor ...
keşke ferit (öner abi :img-wink:) gitmeseydi yaaa

inşallah haftaya şöyle açınca tv yi feritimizi görebilsek yaaa (inş. haylde kalmaz )

ama feritin gitme shnesi gerçekten çook duygusaldı yaaa
niyaziyle sarılmalarında aklıma ilk gelen niyazi bir ara kaçıncı bölümdü hatırlamıyorum ferite yumruk atmıştı ilk bölümlerdi şimdide öyle bir sarıldıla ki 1 sene içinde neler değişti anlaşılıyor

bide niyazi ve damlanın konuşması çook hoştu niyazini damlaya olan yani bir zamanlar olan sevgisinden sonra güzel göründü gözüme


ve son olarak damlanın oğuza sonra konuşacam demeside sanırım büyük bir fırtınanın kopacağı anlamını taşıyo gibi gibi


neyse umarım bizim dombik niyazi filizin gönlünü alır

ve hoşça ve iki aileyle kalın


baya karışık oldu ama byebye

dktrlr
19-02-08, 00:53
sevgili feritimizz ayy o gidiş sahnesineee içim gitti çok içten ve sıcaktıı gözyaşlarımı tutamadım :img-cold::img-cray:
kısacası hala bile çok üzgünümm diziden ayrılmasınaa nasıl alışıcazz bilmiyorumm feritin yokluğuna
onun yaptığı bizi güldürdüğü o güzel sahnelere kısacasıı gitmesi çok kötü olduu sevgili öner erkan bize yaşattığın bu güzel pazartesi günleri için çok teşekkürler..
umarım bi mucize olur ve yine geri gelirsinnn:icon_sorr
biz seni neşeli pozitif hayatı seven fertimiz olarak sevdik ve sevicezz..:icon_sorr

tabi feritin gidiş sahnesi beni ne kadar üzsede ağlasamda başlarda güldüğüm sahnelerde vardıı ama o gidişi yaşamadan önce..
eda oğuz sahneleri çok güzeldii :img-yes:
çok keyif aldım izlerkenn...
mervenin leylaya yaptığı kötü şakalar
ardanın dut öğrenmesii keyif aldığım bölümlerdendii bizde her kötü şeyin ardından bir güzellik çıkarmayı bilirizz ve o güzellik zaten bizim dizimizde varr:img-wink:
damla-ferit off be ferit o gidiş sahnesi gözümün önünden ayrılmıyoo o damlaya sarılışı gerçekmiş gibii keşke şaka olsa dicemmm
ama Feritimiz seni hep sevicezz :icon_sorr
açıkcasıı bu bölüm hem çok güzel hemde benim açımdan çok hüzünlüydüü ..
sadece bu olaya kilitlenmek istedimm
son bişey daha söyleyerekk sizlere veda ediyorumm
sizinle olmaktan çok mutluyummm öner erkann iyiki senii tanıdıkk..

herkese iyi geceler....:sad53:
bu sahneyi asla umutamıcammm edamızın gözyaşlarını feritin gitmesini onu çok aradımmm ve arıcamm arıcazzz geri dön be ferit..:img-blush

merve_gülben
19-02-08, 01:12
Arkadaşlarr duygularım o kadar karışık ki.. bölüm çok iyiydi ama feritte hala aklım herkes gibi.. bölümm olduğundan olması gerekenden bekledğimiz gibi müthişti ona bile sevinemiyorum ÖNER abimi düşününce.. ama çıkmam lazımm yarın sabah okull varr.. :( kendime hakim olamıyorum gözümün önüne gelio icom emre abim ağlıyorumm klavye çok ıslak görseniz.. :( bu kadar güzel bir kadrodan çıkmak.. Neyse herkes çok üzgün.. duygularımızı doruklarda yaşayalım bırakınn arkdaşlarr.. yaşayalım bugün yaşamıcaz da ne zman yaşıcazz... ayyhh safiş gibi:D komik olsun diye şeettim ama.. :( neyse olmadı.. ama ferit abim hakkkında herkes duygularını,düşüncelerini,sevgisini anlattı.. biz kendi üzerimize düşen görevi yapıyoruz.. YAPICAZ AMA olay ÖNER ABİM VE YAPIM ŞİRKETİNDE bitecek.. :( bütün dualarım FERİTİMİZ GİTMESİN YÖNÜNDE.. seni çok seviyoruzz... çakal,üçkağıtçı,iki ailenin göz bebeği baştacı.. öylesin öle de kalacaksınn.. KALPLERDE TAHT KURDUN.. seni çok güzel hatırlıcazz YALI ÇAPKINI.. :D :( ben bütün düşüncelerimi dile döktümm yazıya aktardımmm yapacağımm her yorumumda yazacağım seni.. BİZE MÜJDE GETİR nolurr.. güzel bi haber alalım.. askrerden kaç meselaa.. he ne dersinn sen yaparsın diğer kaçtıklarını bi hatırla.. ordakileri bezdir canından usandır BİZE GERİ DÖN.. ait olduğun yeree KÖŞKÜNE,DAMALANA,EDA ABLANA,KOYUN ABİ OĞUZUNA.. DÖNN ÖNER ABİCİM.. kalplerin ÇAKALI,ÜÇKAĞITÇISI FERİT EFENDİ.. :D seni çok seviyor bu fanlarr neyse ii geceler demeden önce güzel bir şey eklemek isitoyrum.. vve hemen çıkıyorum.. sizlere ii yorumlar iyi geceler..yarın görüşmek üzere..

Kimdin
Neydin bilemedik
Ve bir gün
Geldin aniden
Sevdik düşünmeden
Ama bir şeyden eminiz halen
Biz İKİ AİLEYİ yalnız sana yakıştığı için severiZ..!!!
Bize de yaşattığın BU GÜZEL BÖLÜMLER İÇİN
Çok teşekkür ederiZ
Biz İKİ AİLEYİ yalnız sana yakışan ESPİRİLER İLE severiZ
Bize de yaşattığın GÜZEL ANLAR için Öner abimiz
Çok teşekkür ederiz.. :(

iyi gecelerr :sad53: Hep bir umutt hep bir umutt.. güzel bir adana filmi değil mi ferit abicim Umut.. :( :sad53: hoşçakalınn..

nar cicegi
19-02-08, 01:20
Sabahın köründe kalkcam ama çıkamadım forumdan inşallah yakalanmam.Bu arada Buğra'nın bahsettiği yazıyı bende gördüm Alp Karacan kim acaba?Biraz araştırdım ama bişey bulamadım.Bugün buralar baya kalabalık.Ferit'in gidişi dışında bölümü çok beğendim.Neden beğendim,neleri beğendim yarın artık.

Eda'nın yürüyüş sahnesindeki itirafları da çok güzeldi.

bugra9
19-02-08, 01:21
Bölümün ilk yarısına ayrılan " Ferit'e Veda " hikayesi,bir zorunluluktan,mecburiyetten alınan ani bir karar olmasına karşın toparlanabilecek en mantıklı şekilde toparlandı...Tabi gönül isterdi bu veda'nın Ferit'e yakışır şekilde anlı şanlı bir asker uğurlaması havasında geçmesini ama dediğim gibi bunun alt yapısı hazırlanmamıştı ve henüz sürüngede kalan bir Elif hikayesi vardı...Bir şekilde bağlandı ve o hikaye noktalandı...Asıl yürekleri burkan,gözleri dolduran Köşkün basamaklarında gerçekleşen veda !!!

Hababam Sınıfının vedalarını anımsattı bana,hava kapalıydı,gökyüzünde ki bulutlardan,gözlere düşmüştü hüzün ve yüreklerde yağmur çoktan başlamıştı...Bu sahnede İclal Aydın'ın dolayısı ile Eda'nın gözyaşları beni çok etkiledi...Muhakkak orada ki tüm oyuncular,gerçek bir veda yaşadıkları için gözyaşı dökmekte zorlanmadılar,ama hikaye bazında Eda ile Ferit arasında bambaşka bir ilişki vardı...Herkes Ferit'e sırt çevirdiğinde,inadına sırt veren Eda'ydı,sofrasında yer,gönlünde şevkat ile besleyen ve tüm yaşanmışlıklara rağmen ona bıkmadan usanmadan destek olan yine Edaydı...Sınav öncesi börekler yapan,Köşkte sessizlik oyunları oynayan,oyun arkadaşıydı Eda !!!

Hâl böyle olunca bu sahnede ki gözyaşları hayali bir hikayenin en gerçek tarafıydı...Damla'da kızgın olmasına rağmen,ne seninle ne de sensiz dediği kocasına kayıtsız kalamadı...Var mı bunun ötesi,ne kadar kızsa da hatalıda bulsa kocası sonuçta...Damla'nın hayatında ki bir milattır Ferit...Kendini farkettiren,hayata sürükleyen,yasını yaşasa bile,yaşını yaşamasını telkin eden Ferit'ti...Damla,Ferit için ne kadar fedakarlık yaptıysa,Ferit'te Damla için çok fedakarlık yaptı...Bunlar unutulmaz,bir kalemde çizilmez,senaristlerimizde zaten çizmedi...Damla'yı derin bir sessizlik seferine yollarken,ileride izleyeceğimiz bir hikayenin temelleri atıldı...Şimdi Damla için düşünme vakti...Eski yeni herşeyi ortalığa dökecek,tartacak,ölçecek ve hayat muhasebesine başlayacak...

Bu veda dizimizin unutlmaz karelerinin arasına girmiştir...Ferit,İki Aile'yi köşkte birleştirdi,tek bir aile yaptı ve Köşkü terkedip gitti,oysa iki sene önce o beyaz demir kapıdan girdiğinde Köşkte onu bekleyen yoktu,ama bugün uğurlayan var...Ferit karakter olarak bu süre zarfında öyle güzel yoğuruldu ki...Hayatta oyun zannetiği birçok gerçeği yaşayarak tanıdı,gördü,evlenmek evcilik oyunu değilmiş !!! Veda'lar hüzünlüdür,göz yaşı burukluğu getirir,boşluk ise en kötüsüdür...Sofrada ki boşluk,odada ki boşluk hepsinden önemlisi gönülde ki boşluk...

Ailemizde Ferit'in boşluğunu hissettiler...Böyle bir sahnenin yazılmasını çok istiyordum,senaristlerimizde çok güzel anlatmışlar,kelimelere dökmüşler...Etraf resim çerçeveleri ile donatılmışken bir insan nasıl unutulur,sağda,solda,yukarıda aşağıda,yaşanmışlıklardan miras kalan tek kara fotoğraflar...Ben Buradayım diyor !!! Gitsem bile buradayım...Yok uzağa bakma !!! Sol köşene bak oradayım !!!

Ben Emeğindeyim...

Bir Damla Gözyaşındayım !!!

Patlattığın Kahkahanın en coşkulu yerinde !!!

Hah evet kalbinin içinde !!!

MeRvE_bbg
19-02-08, 01:21
Merve,adaşım...
Aslında bu akşam yazmayacaktım buraya ama o kadar duygulu şeyler yazmışınki dayanamadım bende birkaç şey karalamak istedim.Ayrılma sahnesinde bende çok duygulandım bir süre sonra gözyaşlarımı tutamadım.Ama seninde dediğin gibi diğer oyuncular onu ne kadar çok sevdiler ki(sevilmeyecek bir insan değil...) hepsi formalite icabı değil gerçekten ağladı.Emre Kınay sanırım o sahneden öncede duygulu anlar yaşadı ki gözleri kıpkırmızıydı..Zaten onu o halde görmek beni içten içe eritti.76. bölümümüz gerçekten güzeldi ama bu sahne keşke olmasaydı..Keşke bizim dolandırıcı ancak masum Ferit'imiz ayrılmasaydı diziden..Keşke fragmanlarda herşeyi bir kenara koyup onun olduğu sahneleri dikkatle inceleyebilme şansımız hala olsa...
Seni çok iyi anlıyorum...Dizi sırasında kendimi birkaç gözyaşıyla tuttuğum gibi şimdi tutamayacağım sanırım..Ağlattın beni...:icon_sorr

iclal1471
19-02-08, 01:37
Sevgili iki aile ailesi...
Ferit'i yolcu ettik sonunda... Ama sizlerin de anladığı gibi veda sahnesindeki gözyaşlarımız sahiciydi. Çok sevgili Öner'in gidişi hepimizi çok çok üzdü. Hele ki benim gibi onunla yemek yemeyi ve eğlenmeyi çok seven bir ablayı... Şimdi kiminle köftecilere gidip sütlaç için kavga edeceğim:sad53:
Gazetelerde okuduğunuz her habere inanmayınız. Sonuçta Öner eğer bu diziyi para için bıraksaydı çok çok önce bırakırdı. Bu hepimiz için geçerli. Yaptığımız işi ve birbirimizi o kadar sevdik ki pek çok can sıkıcı gerçeği gözardı ettik. Bu işler zordur bilen bilir. Zahmetlidir. Ve oyuncular bazen çocuklar gibi özen isterler. Büyük talihsizlik oldu Öner'in gidişi. Kendisiyle de bunu uzun uzun konuştuk. Ama karşılıklı olarak karar alınmıştı ve dönüşü yok görünüyordu. Öte yandan sonuçta bu bir iş... İşler başlar ve biterler...
Siz burada olağanüstü bir güzellikte bir tavırla bir oyuncuya verilebilecek en büyük ödülü veriyorsunuz. Yaptığımız işin anlam bulduğunu görüyoruz. az önce Öner'e telefonda başlattığınız hareketi anlattım ve mesajlarınızı okudum. O kadar mutlu oldu ki.. Para için diziyi bıraktı haberi tahmin edersiniz çok üzdü onu.
Siz şahanesiniz kardeşlerim...
Güzel kalplerinizden sevgiyle öperim..bye

merve_gülben
19-02-08, 01:38
Merve,adaşım...
Aslında bu akşam yazmayacaktım buraya ama o kadar duygulu şeyler yazmışınki dayanamadım bende birkaç şey karalamak istedim.Ayrılma sahnesinde bende çok duygulandım bir süre sonra gözyaşlarımı tutamadım.Ama seninde dediğin gibi diğer oyuncular onu ne kadar çok sevdiler ki(sevilmeyecek bir insan değil...) hepsi formalite icabı değil gerçekten ağladı.Emre Kınay sanırım o sahneden öncede duygulu anlar yaşadı ki gözleri kıpkırmızıydı..Zaten onu o halde görmek beni içten içe eritti.76. bölümümüz gerçekten güzeldi ama bu sahne keşke olmasaydı..Keşke bizim dolandırıcı ancak masum Ferit'imiz ayrılmasaydı diziden..Keşke fragmanlarda herşeyi bir kenara koyup onun olduğu sahneleri dikkatle inceleyebilme şansımız hala olsa...
Seni çok iyi anlıyorum...Dizi sırasında kendimi birkaç gözyaşıyla tuttuğum gibi şimdi tutamayacağım sanırım..Ağlattın beni...:icon_sorr

Canım benimm hoşgeldinn.. beş gittim..:D bakın bu da feritimizin sözü.. ahh ahh neyse. haklıym ama canlarım sizlerde farkındasınız gerçek gözyaşları bunlar.. hem kim sevmediği bi insan için zorla ağlar ya da sahte gözyaşları döker ki.. :( tamam dökenler var ama bu kadar da deil yani.. İCLALİMİN suratı ve EMre abimin yüzündeki kızarıklıklar herşeyi açıklıyorr yanii.. ya insan sevdiği için ağlar yaa.. yaa ne kadar güzel bir bağ kurmuşlarsa sıkı sıkı kopunca nasılda dökülüyor gözyaşları gördük yani..Onlar gerçek bir aile olmuşlarr,hem zor zamanlarında hep beraberlerdi settee. siz anladıınız ne demk istmeiğimi.. icomun zor zmanalarında hatırltmak olmasın ama şimdi yani örmek olrak BÜTÜN EKİP vardı.. oyuncularr emre abi,ferittt öner abimm ve diğer değerli oyuncularımız.. morallerini birbirlerine destek olrak düzelltilerr.. bütün zmanalrı sette geçiyo.. güldüler ağladılarr.. 76 bölümü paylaştılarr.. birikmiş bir sevgi bağı,dostluk,ablalık,abilik varr.. birbirleri üzerinde emekleri var.. her nolursa olsun.. kopamazlar zaten.. emre abiyle beraberler zaten tiyatroda.. iclal ablamda hiç bırakmazz bahsediyor hep yazılarında.. ama feriite de sevilmicek bi insan mı canım dediğin gibi insanın içine sokası geliyorr.. feritt olamsa EDADA ŞAFİŞTE KOCA BULAMAZDI:D çocuk haklı.. bizde sen olmasaydın abicim GÜLMEYİ BİLEMEZDİK.. yani açıkçası ben koltuktan düştüğümü hatırlarım yaa.. :D walla bakın ciddyim.. ailem delsiin sen yaa iki asile aşkına GİDİCEN dediler.. yanii düşünün herkes böle bitek ben değilimm.. Sevgi böyle bişiydir işte.. hem güldüyorr hem üzüyorr.. ama öenmli olan güzel hatrlanmakk.. ama ben yinede diyorumm.. ET TIRNAKTAN NASIL AYRILMAZSA AYRILAMAZSA FERİTE AYRILAMAZ.. ayrılmamalıydı.. :( nolurrrr son olrak HAYRKIYORUUUUUMMM İCLALİMİN TİMUUUUURR dediğini o güzel sesi gibi sesim berbat olsa da FERİİİİİTTT GERİ DÖNN NE OLUR GERİ DÖN..KöşKÜNE SICAK YUVANA döönn.. ne sitersen verirrizz.. sen yeter ki gell... kaybeetğimizde değerini anlamadıkk herzaman değerlydin biliıosunnn.. seni sevennn çok.. gitmem lazımmm ii gecelerrr...:sad53:

nar cicegi
19-02-08, 01:44
Gidemedim daha ama bu son neyse.Banada zaten para konusu pek mantıklı gelmemişti.Başka sorunlar olabilir.Sizin ne kadar zor şartlarda çalıştığınızı biz iyi biliyoruz.Sabahladığınızı,daha nice zorduk.Hepsini takip ediyoruz.Ama hiçbir zaman yılmadığınız belli.Bu samimiyet bize geçmese ben bu saate kadar burada olmazdım.Karekterlerinizi bu kadar gerçekçi oynayamazdınız.Hepinize sonsuz teşekkürler.

merve_gülben
19-02-08, 01:50
Sevgili iki aile ailesi...
Ferit'i yolcu ettik sonunda... Ama sizlerin de anladığı gibi veda sahnesindeki gözyaşlarımız sahiciydi. Çok sevgili Öner'in gidişi hepimizi çok çok üzdü. Hele ki benim gibi onunla yemek yemeyi ve eğlenmeyi çok seven bir ablayı... Şimdi kiminle köftecilere gidip sütlaç için kavga edeceğim:sad53:
Gazetelerde okuduğunuz her habere inanmayınız. Sonuçta Öner eğer bu diziyi para için bıraksaydı çok çok önce bırakırdı. Bu hepimiz için geçerli. Yaptığımız işi ve birbirimizi o kadar sevdik ki pek çok can sıkıcı gerçeği gözardı ettik. Bu işler zordur bilen bilir. Zahmetlidir. Ve oyuncular bazen çocuklar gibi özen isterler. Büyük talihsizlik oldu Öner'in gidişi. Kendisiyle de bunu uzun uzun konuştuk. Ama karşılıklı olarak karar alınmıştı ve dönüşü yok görünüyordu. Öte yandan sonuçta bu bir iş... İşler başlar ve biterler...
Siz burada olağanüstü bir güzellikte bir tavırla bir oyuncuya verilebilecek en büyük ödülü veriyorsunuz. Yaptığımız işin anlam bulduğunu görüyoruz. az önce Öner'e telefonda başlattığınız hareketi anlattım ve mesajlarınızı okudum. O kadar mutlu oldu ki.. Para için diziyi bıraktı haberi tahmin edersiniz çok üzdü onu.
Siz şahanesiniz kardeşlerim...
Güzel kalplerinizden sevgiyle öperim..bye

ABLAMMMMMMMMM BENİMM... :D ay heyecan bastıı bana şimdi.. öner abimize demek anlattıın ahh ne güzel yaa.. çok mutluyuzz şu an.. bütün iki aile fanları..ablacım biz sizi biliyoruzz siz GERÇEKten çok üzgünüsünüz zaten ÜZGÜN ÜZGÜNÜN halinden anlarmış:D ayyy çok fena bi espiri oldu galiba gülelim dedim ama.. :( neyse öNER ABİMİZİn gidişi ile büyük bir şok yaşadık.. ve gördüğün gibi canım ablam hüzün kapladı bütün forumumuzu.. ama biz isterdik ki tabikide sizlerde gitmesin.. ayrılmasınn.. bu güzel diziyi bırakmasın.. mesajlarımızdan haberdar olması çok mutlu etti beni açıkçası.. ablacım sizleri o kaadr çok seviyoruz ki bir bütünsünüz.. bir parça gidince insan bölünmüş sanki her an dağılacakmışsınız gibi geliyor.. ama öner abiyi de anlamaya çalışıyorum haklısın ablacım yaa.. dizimize renk kattığı için bütün kalbimle burdan GÜLE GÜLE ÖÖNER ABİCİM diyim.. :( içim kopa kopa ağlaya ağlaya desemdee.. YOLUN VE BAHTIN AÇIK OLSUN.. seni çok sevdikkk.. hepte sevicezz.. :img-blush

ayrıca İCLaL ablam canım ablam buraya gelip bizleri haberdar ve mutlu ettiğin için çok sağol.. kendinize iyi bakınn.. biz hep varızz.. :D siz oldukça.. :happy0064 ayrıca söylemezsem çatlayacağımm... SENİ ÇOK SEVİYORUM GAMZELİ GÜZEL..:img-in_lo İYİ GECELER CANIM FANLARIM.. sen bizi güzel kalplerimizden öptün bende seni İZNİNLE GÜZEL GAMZELERİNDEN BÜYÜK Bİ İCO AŞKIYLA ÖPÜYORUM.. :D üzülmeyelimmm Öner Abimizi de ÜZMEYELİM.. :sad53:

BERNA
19-02-08, 01:52
Her zamanki gibi bölümü özetleyen bir giriş yapmak istedim ama baktım ki beceremiyorum... Öner Erkan'ın gitmiş olduğu sahnede ağlayacağımı adım gibi biliyordum ancak bu kadarını beklemiyordum.

Sahneyi izlerken anladım ki biz nasıl forumda bir İki Aile ailesi oluşturmuşuz, dizi ekibi de aynı şekilde bir İki Aile Ailesi oluşturmuş. Oyuncuların Öner Erkan'a vedası adeta köşkün bahçesinde çekilmiş gibi gerçekti; gözyaşları gerçekti, küçüklerin abisine olan sevgisi, büyüklerin evlatlarına ve kardeşlerine duydukları sevgisi hepsi hepsi gerçekti... Tek rol yapan sanırım Ferit'e kırgın olan Damla'yı oynaması gereken Bahar Yanılmaz'dı. İşte bu gerçeklik beklediğimin de üstünde bir duygu seli yaşattı bana.

Gerçeklik dışında sahnenin çekimi ve kurgusu da çok başarılıydı. Herkesle tek tek vedalaşılması, köşkün kapısından köşkte gördüğümüz ilk karakterin ayrılması, köşke son bir bakış... Kısa bir zamanda hazırlanmış olduğunu çok da belli etmeyen, Öner Erkan'ın ve onun yarattığı Ferit'e yakışır bir vedaydı. Bu da çekim ekibinin vedasıydı sanırım oyuncuya...

Veda sahnesi dışında da bölümü ve senaryonun izlediği yolu genel anlamda çok beğendim. Geçen bölüm kadar çarpıcı sahneler yoktu belki ancak büyük sahneler, büyük trajediler, büyük entrikalar yaratılmadan da aile hikayeleri ile bezenmiş son derece merak uyandıran ve eğlendiren bir bölüm izlediğimizi düşünüyorum. Detaylara değineceğim...

bugra9
19-02-08, 02:16
Yeniden Selamlar...:img-wink:

İclal hanım,buraya gelip,yorumlarımızı okumanız,ardından duygularınızı paylaşmanız ne kadar güzel...Gurur verici...Bizimle aranıza döşediğiniz bu manevi köprü için müteşekkirim...Siz ve sizin gibi inançla emek veren yol arkadaşlarınız sayesinde,birşeyler yoktan var edildi,hemde çok zor şartlarda...Televizyon piyasasının durumu malum,diziler,projeler ekranlarda tutunabilmek için çok çaba sarf ediyorlar,ama bir noktada verilen emekler nafile...Sebep,izleyici ile doğru bir kontak kuramamaları,yanlış zaman da yanlış yerde var olmaları belki de...Ama İki Aile'nin böyle bir sorunu hiçbir zaman olmadı,büyük reklam kampanyaları,dev bütçeler ayrılmadı fakat İki Aile var olduğu süreç içerisinde kendi reklamını kendi yaptı,senaryosu ile,oyuncular ile bir bütün olarak ekrana geldiği her hafta izleyiciyi çeken büyüsü ile iki yılı aşkın süredir halen izleyicinin gözünde bambaşka bir rafa oturtturuldu...

Bu bir izleyici olarak bizim gördüklerimiz,göremediklerimiz ile sizde saklı...Beyaz camın görülmeyen yüzünde,set arkasında,hayatın getirdiği iyiyi ve kötüyü karşılarken yola çıktığınız,kader birliği ettiğiniz set arkadaşlarınızda...Bunu biz bilemeyiz,ama hissedebiliriz...İki Aile'de hayal ile gerçek neden böylesi şaffaf !!! Çünkü siz işinizi bitirip,size düşeni yapıp,seti terketme derdinde değilsiniz,siz makineleşmemişsiniz...Bu zor çalışma koşullarına inat,belki bir nefes,belki dayanma gücü olmuş kurduğunuz bağlar,paylaştığınız anlar...Bu ister istemez set arkasında da doğan bir aileyi meydana getiriyor,çocuklar,gençler ve saygı duyduğunuz çınarlar...Siz hayali hikayeyi üretirken,gerçek hikayede alabildiğine gidiyor,zaman hikayeler örüp,hikayeler bozuyor...Bu yüzden ve daha bir çok nedenden Öner Erkan başta olmak üzere set ve oyuncu ekibinde sıkı dostlukların kurulmasını anlayabiliyorum....O yüzden işin sadece maddiyata dayandığına inanmıyorum,manevi kırgınlık olabilir,dediğiniz gibi zor şartlarda duyulan hassasiyet beklentisi artabilir,o olabilir,bu olabilir...Bilemeyiz ama anlarız...Saygı duyarız...

Ve öyle içten bir teşekkür ederiz ki Öner Erkan'a...Hakkı büyük,hakkı bâki,isterse bir 76 bölüm daha çekilsin Ferit unutulmayacak,insan özünü nasıl yok sayamazsa izleyicide Ferit'i her daim duygularında canlı tutacak...Duygusal insanlarız,vefa duygularımız var...Emeğe saygı duyuyoruz,işin görünen kadar görünmeyen kısmını da tahmin edebiliyoruz...Öner Erkan'a tüm emekleri için,bize kazandırdığı duygular için teşekkür ediyoruz...İnşallah yolu açık !!! Kimbilir daha ne karakterlerde can bulup,kaç izleyicinin daha gönlünü pır pır ettirecek...Hak ettiğini yaşayacağına inanıyoruz..Tıpkı sizin gibi...

Size tekrar saygı ve sevgilerimi gönderiyorum İclal hanım...Bu kadar "Gerçek" olduğunuz için...Bu devirde gerçek ile hayal birbirine karışmışken,biz payımıza düşene sıkı sıkı sarılmakta bulduk çözümü...:img-wink:

ozzde
19-02-08, 02:24
İCLAL ABLA'M HARİKASIN YA.....

sen burada yazılanları ne olur Öner abi'ye ilet...Bizler onu "organize işler"de de çok sevdik. İki Aile'deki rolüyle unutulmaz bir yer etti bizde...Onu çok seviyoruz..TÜM İKİ AİLEMİZİ ÇOK SEVİYORUZ:img-in_lo

hukukcine
19-02-08, 02:28
Veee evet yine dizimizin yeni bölümünden sonra buralarda fırtına esmeye başlamış...insan kendini tutamıyor gerçekten....harikasınız!!!!

Arkadaşlar....umarım son aldığımız üzücü haberden sonra bu bölümle yine grafiğimiz çıkıştadır...???!!!

En azından benimki öyle...harika bir bölüm izledik....gidenler oldu...gelenler oldu...

yine herzamanki gibi ne olacağını önceden kestiremediğim için...ben yine ne olur ne olmaz....ama bu sefer kısa olacak...gerçekten...güvenebilirsiniz...;-))

Başlığımı yazayım....



„Allah okuyana kolaylık versin ;-))“


vee evet nereden başlayacağımı bilmedim şu an...

evet Elif gitti arkdaşlar...inanabiliyormusunuz....vallahi ben çoook sevindim yahu....ama öte yandan da zehirin akıttı...umarım „güney“ kadar başına taş düşer....;-))

yok yok...ben sinirlenmeyeyim....


vee işte bölüm resimlerinden bildiğimiz o hüzünlü sahneye de şahit olduk....

gerçekten ekran karşısında çok çok duygulandım...yani bu duygusallık başka birşey idi....

ne demek istiyorum...izah edeyim...

eminim sizde fark etmişsinizdir....onca zaman dizimizi izliyoruz....bunun en başta gelen nedenlerden bir tanesi şüphesiz...o türkfilmi tadında olması...aile ilişkileri sevgi dolu olmasından ziyade bizim dizimiz doğallığı ile insanları ekrana bağlıyor.....

ama bu hafta bu doğallık aşıldı...

yani demem o ki...bu kez ilk kez belkide bütün oyuncularımız....istisnasız....“oynamadılar“ duyguları üzüntüleri o kadar gerçekti ki...Iclal hanımın ağlaması aslında Öner Erkanla kurduğu o sağlam bağın göstergesiydi....içim parçalandı......bu o kadar belli oluyorduki...kendimi tutamadım...eminim sadece ben değil...kamera sadece aslında buna şahitti...belki ilk defa bu „mekanik gözde“ kendi vazifesinin dışına çıktı...vee olan bitenlere şahit olmak istedi...

oyuncularımızı tebrik ediyorum....bu uğurlama bile bizim Iki ailemize yakışır bir şekilde gerçekleşti....

Buğracım...sen diyorsun ya hep Aysun bir de kameranın gözünden izle diye...bende zaman zaman öyle yapıyorum artık ;-)) değişik bir düzenleme mi vardı bu hafta yine...yani kastettiğim Feritin o parmaklarının arasında yüzünün çekilmesi filan???

Vee evet böylece Ferit sessiz sedasız gitti....

Bu „damdan düşen“ gidiş ise bizi rahatsız etsede...gereken buydu belkide....

Vee evet bundan sonra...hemen konu kapatılmak istercesine....senaryo aniden başka yere kaydırıldı....bu da olması gerekendi elbette....

ama Fet-Sayımız yine Feritin gidişini hemen köşkten uğurlamadan sonra kesip atmadılar...aksine... güzel detaylarla bu vedayı bir şekilde yeni konularla yeni gelişmelerle çok fazla iz kalmaması için çabaladılar.... Ferite yaraşır bir şekilde yazmışlar....kutlarım...:happy0064

Benim kastettiğim fön makinesi gibi...detaylar....:happy0064

Ama bu Feritin yokluğunu hissettirmemeye yetti mi...tabi ki hayır...onu mesela o mangal partisinde çok aradım....sanki o eski tat gitmiş gibiydi...:img-yes:

Öte yandan diğer oyuncularımıza da haksızlık etmek istemem....onlar için tahmin ediyorumki çok çok daha zor alışmak...:img-yes:

zira Ferit şüphesiz bir hayali karakter...ama o karaktere can veren insan da eminim kendi karakterinden özellikler de katiyor...yani demem o ki....sevgili Öner Erkan da renkli kişiliği ile bizi ekran başında güldürmeyi her defasında başaran bir oyuncuydu...vee eminim bu sette de farklı değildi....

vee bu kayıba alışmak...yola onsuz devam etmek...bizlerden çok oyuncularımza dokunacaktır...ama dediğim gibi....bu da sonuçta onların işi...onlar profesyonel vee bu yola da böyle devam edeceklerdir...:img-yes:

Ama bu durum bizim pes etmemize neden değildir öyle değilmi arkadaşlar...Buğra ve Pelincimcimcim başlatmışlar ya da başlatacaklar...hepimiz desteklemeliyiz...belki bir umut vardır...ben ümitliyim....son söz söylenmedi di mi arkadaşlar....hadi bakalım...Pelincimcim...Buğracım...bilgi verirsiniz bizlere...;-))

Vee toparlarsak eğer...harika bir bölümdü....hüzünü ve sevinci bir anda yaşadığımız bir bölümdü....ne kadar aratmamaya çalışılsada...ben şahsen aradım Feriti yinede...dediğim gibi benim yinede umudum var....:img-yes:

Vee iclal1471....güzel sözlerin için yüreğine sağlık....az önce okudum...vee bizim de tahmin ettiğimiz gibi bölümün veda sahnesi....kesinlikle oyun değildi....bu zaten o kadar belliydiki...:img-yes:

Ve Öner Erkan „ticari nedenlerden“ dolayı ayırlmadığını bilmek hakikaten çok sevindirici....:happy0064

Hepinizi olağanüstü performansınızdan dolayı tebrik ediyorum...böyle bir burukluk içinde yine komik sahnelerde bizim yüzlerimizde gülümsemelere sebep olduğunuz icin çok teşekkürler...bu da profesyonellik olsa gerek...;-)):happy0064:good::happy0064

Çocuklara zaten hayranım....harika performanslar sergiliyorlar....kutluyorum....



Vee benden şimdilik bu kadar....

Hafta daha uzun...yeni karakterlere...değinecek vakit var daha...ama şu kadar söyleyebilirimki...ben çok beğendim...resmen içimi ısıttı...bilhassa „Filiz“ çook tatlı biri....vee tabii psikolog...off off....çok isterdim şimdi sayfalar yazmaya.....ama malum işte....siz yazın...ben okuyayım...ellerinize yüreğinize sağlık arkadaşlar....

Kendinize iyi bakın....sevgi ağacınızı sulamayı unutmayın...kış olsada...Türkiye bembeyaz bir örtüye bürünsede....Münih günlük güneşlik...yaa...o beyaz örtüden bana da gönderin...biraz...;-)) kucak dolusu sevgiler...iyi geceler....bye

BERNA
19-02-08, 02:31
Bölüm yorumundan önce bizim de sevgimizin ve çabamızın Öner Erkan'a ulaştığını okumaktan çok büyük memnuniyet duydum. Biz ona veda etmek istemiyoruz ama biz de aynı şekilde ağladık, tıpkı onlar gibi... Ayrıca sevgili İclal Ablamıza da teşekkürlerimi tekrar sunmak istiyorum.

Bu sefer farklı bir yöntem izleyeceğim ve de daha az yer alan öykülerden başlayacağım yoruma ;)

Merve köşkte herkesin bir özel sevdiği olmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirmeye başladı. Belki onun da gönlünü çalan bir küçük prens çıkar belli mi olur, onu da buraya yaza yaza getirebiliriz belki :img-wink: Ancak bu olmasa bile, genelde yakın arkadaşlar ve bazen de kardeşler arasında yaşanan bir durumdur aslında bu. O yüzden aslında bir kişiyi fethetmenin yolu yakın arkadaştan geçer, benden size abla tavsiyesi :) Yoksa mutlaka onunla geçirilen zaman azaldığı için yakın arkadaş (veya kardeş) diğer kişiyi kıskanacaktır. Merve daha yaşı küçük olduğu için bunu çocukça yöntemlerle belli ediyor, daha önce de yazdığım gibi bu ayarda olduğu sürece çok şirin buldum bu öyküyü, üstelik bu bölümdeki tüm hikayeler gibi son derece gerçekçi :img-yes:


Niyazi'ye bir kız arkadaş dedik dedik işte geldi :happy0064 Ben Filiz karakteri henüz tam olarak öyküye dahil edilmemişken bile ne tatlı bir karakter demiştim ama aklıma ne yalan söyleyeyim gelmemişti bu durum. Niyazi'nin şu andaki durumunu anlatan güzel bir atasözümüz var 'İstemem yan cebime koy' Yalnız Niyazi'yi yemek sırasında rahatsız edecek kadar da tatlı bir geveze bulunmuş, bayıldım kıza. Eda ve Oğuz'un da koşu sırasında belirtmiş olduğu gibi bin küsür senedir deneyimlerle kanıtlanmış bir öykü bizi bekliyor tahminimce ;) Niyazi başını taşlara vurup sonra çok koşacaksın kızın peşinde :icon_whis

Yaman işin ciddiyetini yavaş yavaş anlamaya başlamış durumda. Şule konuştukça içimin yağları eriyor desem :happy0064 Şule topluma kazanılmış ve güçlü bir kadındır artık, hepimize hayırlı uğurlu olsun. Yaman'ın ise hala Şule konusunda neler hissettiği konusu muallakta ancak Refik'in karşı çıkmasına rağmen artık rol yapmayı bırakması önümüze iki farklı düşünce türü ortaya koydu. Yaman ya Şule'yle artık uğraşmak istemiyor, onun kendisini bağışlamasını istemiyor veya Yaman Şule'nin sözlerinden gerçekten etkilendi, ona artık rol yapmak istemiyor, kendine kızıyor ve de bu sefer de bu güçlü kadından mı etkileniyorum yoksa derdinde. Refik Eda konusunda açtığında tam olarak Eda'ya söylenmedi bile her zamanki gibi, kadınlardan çektim dedi genel olarak. Hangisi güçlü ihtimal derseniz (ben ikincisini izlemeyi merakla beklesem de) ilk ihtimali birazcık daha kuvvetli görüyorum, %60-%40 diyebilirim bence :icon_whis Sanki bana soruyorlar da :img-hyste

Efe ve Arda'nın tam olarak kardeş olamasalar da artık iyi anlaşan iki dost olduğu aşikar. Efe'nin rahat bir şekilde Arda'ya takılması sahnelerini çok seviyorum. Dizideki şu anda en normal karakterlerden birisi olan Efe'nin ortada dönen biten garipliklere verdiği tepkiler öyle bizden ki, seviyorum çok Efe'yi ;) Hacı Arif bey, üstad, meşk edelim tarzı konuşmalarla genç seyirci kitlesini de çok iyi yakalıyor Efe karakteri. Dizideki iyi erkek ikililerin genç versiyonuna doğru bir gidişatı var Efe-Arda ikilisinin.

bugra9
19-02-08, 02:50
Kıyıdan kıyıdan devam edelim bakalım...:img-wink:

Ferit'in vedasının ardından ilk akşam yemeğinde ki hüzünden bahsetmiştim,her taraf resimler ile çevriliyken,boşluk bu kadar tazeyken ve dibine kadar yaşanması gereken burukluk,akıtılması gereken gözyaşı varken tersinin olmasını beklemeyemezdik...Çocukların çok daha duygusal olması normaldi...Çünkü Ferit'in üzerlerinde çok emeği var,az uz değil...Ferit onların gördüğü ve kolay kolay göremeyecekleri en ilginç yetişkin,abi modeliydi...Hatta bir idoldü...Hatırlarsanız son birkaç bölümde Ferit onları kendi alanında yetiştirmeye başlamıştı...Birde Timur'un aşırı duygusal yapısı eklenince,yine tam Timurluk :img-ok: bir yaklaşım gecikmedi...Ferit abisinin askeriye de kötü yemekler yemesinden endişelenmesi,benim dizi öncesi kast ettiğim ve inandırıcılığı besleyen ufak detaylar...Umarım bundan beş-on bölüm sonra da aynı senaryo atakları ile Ferit'in varlığı uzaktan da olsa hissettirilmeye devam eder...

Bu bahsettiğim sahnenin devamında güleceğim noktada duygulandım...Eda ile Oğuz çocuklarının neşelerini yerine getirmek için " Sahte Didişme " çabaları bence muhteşem bir detaydı...İşte bu tür detaylar ile bir didişme klasiği bile derinleşiyor,irdelemek,alışıldık noktadan alışılmadık hikayelere varılması senaristlerimizin yaratıcılıklarından ileri geliyor...Diyoruz ya hep çocukların Köşkte ki tek eğlenceleri bu didişmeler,gösteri izlermiş gibi keyifleniyorlar...Bu didişmelerden Eda ile Oğuz'un da keyif aldığını biliyoruz, ister istemez bazen çok güldüğümüz şeyler,an geliyor duygularımızı körükleyebiliyor...Bence makbul olanda budur zaten...Komedinin,güldürmenin bile bir noktasında,ileri safhasında mutlaka bir hüzün ve gözyaşı vardır...Olmalı...İşte bu yüzden evin annesi ile babasının çocukları için didişmeye başlamaları çok hoşuma gitti...Gerçi kıyamet gerçekten kopuyordu ama olsun...Anlatmak istediğimde bu zaten...Karakterler o kadar hesapsız kitapsız ki bu tür insani tepkilerini görmeyi çok seviyorum...

Oğuz'un damat takıntısı ve kapının ardından bu seferde Arda'nın çıkması bölümde en güldüğüm sahnenin başlangıcı oldu...Arda'ya çizilen bu yeni yön ve değişme çabalarını çok yerinde buluyorum,onu sevimli kılabilmek için yapabilecekleri en doğru hamleyi yaptıklarına inanıyorum...Tezatlık zaten muhteşem Rock ve Türk sanat müziği kadar tezat bir noktadan harika hikayeler çıkıyor...Arda'nın köşke girebilmesi,Oğuz sinir olsada türk sanat müziği üzerinden bir şekilde,bayağı dolambaçlı bir şekilde :img-ok: sohbet edebilmeleri ise hikayemizi rahatlatmış...Sonuçta Köşke ki gizli,kapaklı saklambaç oyunlarını büyük damat Ferit üzerinden izlemiştik,Arda için tekrara düşülmesi bazı zamanlarda hoş detayları yüceltsede,sürekli kullanıldığı takdirde pek hoş olmazdı...Arda'yı başka bir yöne kanalize ederek ve onun kişiliğine bu kadar ters bir karakter çizerek yapılabilecek en doğru hamlelerden bir tanesi yapıldı...Arda'nın giyim kuşamı,kullandığı türkçesinin değişmesi ise aslında hoş bir mesaj veriyor...Eski eserler,o kıymetli ve saygın eserler,bir noktada insanı eğitiyor...Yani yalnızca meşk etmek için değil :img-ok: insan için bir hayat görüşü ve duruşu olabiliyor...Bu farketsende oluyor,farketmesende bu değişim özüne yansıyor...

tarik_naz
19-02-08, 02:57
Herkese selam.

Ben arada bazen kaçırdığım bölümler olsa da İki Aile'yi severek, zevkle izliyorum. Son haftalarda baya üzülmüştüm reytinglerin düşmesi nedeniyle. Her ne kadar başka kişilere sorduğunda "80 bölüme gelmiş e bitmesi gerekiyo artık" deseler de buna katılmak mümkün değil. Bir dizi ve dizinin için de "Aile" kelimesi geçen bir diziyse ve bu kelimeyi layıkıyla yerine getiriyorsa, bölüm sayısının önemi olmaz. 100 bölüm de sürer 200 bölüm de. Örnek vermek gerekirse en basiti "Bizim Evin Halleri" bu da bir aile dizisi ve 1200 bölüme yaklaştı. Bir ekol oldu ve tarihe geçti. Durum böyle olunca kimse İki Aile'nin bitmesini isteyemez. Neyseki geçen hafta gelen reytingler yüzümü güldürdü. İnşallah ilerleyen haftalarda reyting artışımız devam edecektir.

Son günlerde siteye giremedim. Ve Öner'in diziden ayrılacağını bilmiyordum. Açıkcası annemle diziyi izlerken "şaka" sandık. Ya da kısa bir süre diziden ayrılıyor sandık. Hatta tam ayrılık sahnesinde yemek yiyorduk. İnanın ikimiz de o sahnede yemek yiyemedik. Nedense boğazımız düğümlendi. Annem "Askere gidiyo geri döner. Hem Ferit olmazsa dizi biter." dedi. Ama ben İclal Hanım'ın ağlayışını görünce anladım. "Gerçekten ayrıldığını." Özellikte Köşk'ün kapı demirleri arasından Ferit'i uzun uzun göstermeleri, resmen Köşk'ün vedasıydı. Gerçekten diziden ayrılmasına üzüldüm. Dizinin komedi dükkanı, tatlı sert sahtekarı, gizli kahramanı, Eda ve Oğuz'un romantik an bozucusu :) daha da önemlisi bu dizinin yapımcısı, çünkü bu iki aileyi bağlayan kişi Ferit'ti...

Seyircinin Ferit'i arayacağı kesin, özellikle oyuncuların Ferit'i arayacağı kesin.. Üzüldük ama karara da saygı göstermekten başka çaremiz yok. Fakat her zaman açık kapı bırakmakta da fayda var tabi.

Bu arada İclal Hanım'a hoşgeldiniz demek istiyorum. Bugün ki performansınız çok güzeldi. Özellikle veda sahnesinde tüm Türkiye eminim sizinle beraber ağlamıştır.

Türkçe özürlü yapım şirketi "D probilmem ne" hakkında da konuşmak istiyorum. Gazetelerde çıkan haberleri bilmiyorum. Öner'in diziden para yüzünden ayrılacak birisi olmadığını da biliyorum. Benim şikayetim bu yapım şirketinin oyuncuları kendi dizilerinde ortalaşa kullanması. Acemi Cadı - İki Aile - Genco. Oyuncularına baktığımızda aynı yüzleri görmek çok mümkün. En yakın örneği Eda'nın eniştesi ile Sarı Çıyan'ın (adını unuttum) avukatı geçen hafta Genco dizisindeydi. Belki de "Öner'e başka bir dizide oynaması için teklif götürdüler, Öner de onu kabul etmedi." diye yollar ayrıldı bilemiyorum. Tabi ki oyuncular için bu iş ekmek parası, her zaman dizilerde oynamak isterler. Ama sürekli aynı yüzler de olmuyor. Umarım burayı okuyorlardır...

Son söz olarak;
Ferit İki Aile'nin temelini attı, iki katı çıktı inşa etti, sonra bu iki katı birleştirdi. Tek çatıda topladı ve mutlu bir aile bırakıp diziden ayrıldı. Öncelikle tüm emekleri için Öner Bey'e Ferit'e teşekkür ediyorum. Her zaman güldüren adam vedasında hepimizi ağlattı. İsterdim ki diziden yüzü gülerek ayrılsın ama senaryo buna izin vermedi.. Ve şimdi bambaşka bir İki Aile bizleri bekliyor. Feritsiz bir İki Aile izleyecez artık. AMA NE OLURSA OLSUN İZLEYECEZ...

Herkese iyi geceler...

bugra9
19-02-08, 04:13
:icon_shad:kahve:icon_shad GECE AJANSI...:icon_shad:kahve:icon_shad

Saatlerimiz herzaman ki gibi gecenin diğer yarısını gösteriyor...Akşamdan Geceye yolculuğumuz bitti...

Şimdi Geceden,Sabaha seferlere başladık...:img-ok:

Kayıp ne kadar büyük olursa olsun bir noktadan sonra toparlanıp,ileriye bakmak şart...Senaristlerimiz de öyle yaparak yeni hikayelere başladılar...Üstelik bu yeni hikayelerin hepsinin bizim istediğimiz,İki Aile'den beklediğimiz yönde olması umut verici...Senaristlerimiz izleyici kitlesini doğru analiz etmiş olacaklar ki,işlerini bu defa riske atmadılar...Bunun yanı sıra Ferit'in gitmesi ile boynu bükük kalan izleyicinin gönüllerini almak için artık Köşkün klasiği olan bir mangal partisi organize etmeleri gelecekte izleyecekleri yola dair tüyolar veriyor...

Hikayemizin özlenen mahalle ayağı yeniden atağa geçti...Hemde bomba gibi bir aşk hikayesi ile...Dombik Niyazi ile Sevimli Filiz'in hikayelerinden çok ümitliyim...Üstelik bu ilişkinin sarsıntı ve artçı şoklarının sık sık köşke sıçraması ile gayet renkli ve eğlenceli bölümler izleyeceğiz...İzleyicinin zaten İki Aile'den beklentileri bu yönde,öyle çok büyük karmaşa ve tesadüfler yerine böyle daha bize yakın,ibret dersi değil,maneviyat depolayacağımız hikayeler,İki Aile'nin ruhunu yansıtıyor...Yoksa bir cendere içine girip,problem ve çözüm hikaye sıralaması ile geçip gitmesi,bir zaman sonra izleyicide tepkisizliği getirir...Bu da bir dizinin başına gelebilecek,en büyük sıkıntılardan bir tanesidir...:img-wink:

Bu ve benzer sebeplerden ötürü,gidişat çok parlak...Eda ile Oğuz'da çevrelerinde,mahallelerin de olan bu tip tatlı,telaşlı hikayeler ile köşklerinin kapılarını ardına kadar açarak,sıcacık bir hikayenin mimarları olmaya başlayacaklar...Kendi hikayeleri,aile düzenleri,kızlar ve oğlanlar,dolayısı ile müstakbel gelin ve damatların çatışması ise onların annelik ve babalık vasıflarının en güzel örneği olacak...

Köşkümüzde ki telaşları herzaman çok seviyorum...Zaten organizasyonlar,kalabalık toplantılar artık dizimizin bir markası oldu...Birlikte vakit geçirmek,birlikte vakit geçirmek için birşeyleri bahane edebilmek,hayatı renkli kılan şeylerdir...Bizim çiftimizde böyle çoluk çocuk,büyük küçük yapılan toplantılara zaten bayıldığı için her beş bölümde bir bu tarz sahneler izliyoruz...Bu akşam izlediğimiz biraz farklıydı...Bu fark olumlu anlamda...Çünkü detaylar ile zenginleşen,mangal yakma gibi ufacık ayrıntılar ile sahiciliği yakalamış sahneler izledik...Yanılmıyorsam iki hafta önce söylemiştim...Bazen bir yola çıkarken,bir organizasyon düzenlerken,adım öncesi hazırlık,itina ve heyecan,atılan adımdan çok daha renkli ve kıymetli olabiliyor...İşte bu yüzden o sofraların kurulması,mangalın yakılması,tüm bunlar hazırlanırken,o atmosferin sağlanması başarıyı ister istemez getiriyor...Bunlara siz doğallık deyin,ben yalınlık...Çünkü İki Aile birşeyler anlatma,bir yerlere koşup,birşeyin tetikleyicisi olma derdine hiçbir zaman girmedi,girdiği vakit zaten en büyük eleştiriyi biz yaptık...Bizim hikaye mantığımızda olaylar değil anlar yüceltiliyor,bir bakış,bir söz yeri geliyor,bir bölümde anlatmak istediğinden çok daha etkili oluyor...O yüzden bu hafta ki sakinliği,dinginliği çok sevdim...İster istemez durgun suda fırtına kopunca,bunun derinliğide hikayeye yansıyor...Yansıyınca ne oluyor,giriveriyoruz ekranlardan,o hayali dünyaya,sofraya,mutfağa,bir köşeye kıvrılıveriyoruz...Davetsiz misafir,tanrı misafiri oluveriyoruz...

Galiba en çokta bunu seviyoruz...:img-wink:

Bizim ihtiyar heyetimizinde gençlere olan yaklaşımı ancak bu kadar doğal olabilirdi...Evet o yaştaki teyzeler,amcalar aynen böyledir...Üç oyuncumuzda bakışlarından tutun,ses tonlarına kadar yaşlarının gerektirdiğini oynadılar...Asu Maralman'ki bir dönemin parlayan ses sanatçısı,yaşı olmaz,hep içi gençtir,fakat Safiye üzerinde,bu kimliğini öyle bir sıyırıyor ki,bunu herkes göze alamaz...
Asu Maralman'ın özgüvenine bağlıyorum...

Farkettiğiniz gibi Köşkte herkesin bir hikayesi olmaya başladı yeniden...Hemde şeker tozuna bulanmış hikayeler ve biçilen roller...Merve'nin kıskançlığı,Eda'nın Eda yargıları,Oğuz'un iki yıldır süregelen damat takıntısı,bunlar hikayenin devamlılığı adına çok doğru malzemeler...Hakkını vererek kullanıyor zaten senaristlerimiz...Eda'nın eda'ya olan yargılarını izlemek bana çok keyif veriyor,bir noktada da dizi kendi klişelerini kendisi kırıyor...İşte bir şekilde Eda ile Oğuz'un çatışmasının devam etmesi lazım...Ortada kıyameti koparıp koparıp durum değerlendirmesi yapmaları ve ne hikmetse tüm değerlendirmelerin üçüncü bir kıyamet,kavga ile sonuçlanması da işin zaten en renkli boyutu,ne derler balı kaymağı...:img-ok:

* Daha çok konuşacağız,benden bu gecelik bu kadar !!!

Bölümde emeği geçen tüm teknik ve oyuncu ekibimize teşekkürü bir borç biliriz...Yine bizi yakaladılar,duygularımızı alabora etmeyi başardılar...Gidenler vardı...Kalanlar vardı ve bir umudun tertemiz simgeleri gelenler vardı...Biz bu üç duyguyu da bir buçuk saat içinde hissettik...Duygu kartelasından duygu beğendik !!!

Sevgili Öner Erkan'ın yolu açık olsun...Birşeyleri bitirmek,güle güle demek zordur..Gitmek zordur...Öner Erkan gidiyor,ama bize Ferit'i bırakıyor,akşam da söylediğim gibi yüreğimizde adına hatıra dediğimiz odalara hiç bir sürgün el süremiyor !!! Hayatta hep böyle eğilmeden,bükülmeden yoluna devam eder inşallah...

burcubrc
19-02-08, 04:37
Herkes o kadar güzel yorumlamış ki diyecek pek bir şey kalmamış ama bir kaç şey ben de yazmak istedim... Dizimizin ilk bölümünde Sevgili Ferit'in diziden ayrılmasını izledik. Bu sahnenin gerçek olduğu o kadar ortadaydı ki.. Bu sahnelerde benim de en çok etkilendiğim kişi Eda oldu diyebilirim. Ferit ile ilişkisi ilk günden beri başka olan Eda'ydı ve en önemlisi ABLA-KARDEŞ ilişkisiydi bu sahnede gözlerimizi dolduran, ağlatan... O sahnede bugüne kadar tüm hatıralarının; acısıyla tatlısıyla, herkesin gözünün önüne geldiğini tahmin edebiliyorum, ben yaşadım... Gönül isterdi ki bu sahne hiç olmasaydı. İki Aile'nin bütününde Öner Erkan'ın önemli bir yeri var. Unutulmaz İki Aile'nin, unutulmaz karekteri olacak hiç şüphemiz yok... Belki artık dizide olmayacak ama İki Aile Ailesinin hep kalbinde olacak kuşkusuz... Bundan sonraki tüm projelerinde çok başarılı olacağına eminim..

Biraz da Eda ile Oğuz sahnelerinden bahsetmek istiyorum. Kimi zaman sinirlendik neden böyle oluyor dedik izlerken... O günlere inat şimdi her şeyin çok daha güzel olacağına dair bir ümitle yazıyorum bu yazıyı. Eski bölümlerdeki aşklarını, yaşadıklarını, hatıralarını aradı bir süre gözlerimiz bence o bölümler yakındır. Olmalı... Bu bölüm onu hissetmek güzeldi... Onların aşkları o kadar anlamlı ki o yaşadıkları tartışmaların bile sevgilerinden olduğunu hissetmek güzel ne olursa olsun..

Bu bölüm de bir çok güzel hikayenin temeli atıldı belki de. Umarız her şey eskisinden de güzel olur. Sevgili İclal Aydın'a teşekkür etmek istiyorum değer verip yazılanları okuduğu ve duygularını bizlerle paylaştığı için...

Hoşçakalın sevgili İki Aile Aile'si... Aranızda olmak çok güzel :)

GizemliSahne
19-02-08, 04:48
Veda gerçekten tarifsizmiş be!

Bir yaz günü, "durgun" masmavi bir denizin kumsalında, babasının şevkatini kovaya doldurduğu kumların üstüne dökerek hazırladığı çamurla yaptığı minicik kalesini aniden gelip, götürüp, beklemeden giden düşüncesiz dalganın arkasından bakan, neden götürdüğüne anlam veremeyen bir çocuğun hissettiği gibi hissediyorum şuan.. Giden dalganın götürdüklerine anlamsızca bakan bir çocuk gibi.. Nasıl da bir anda geldi,aldı gidiverdi diye düşünmekten, şaşkınlıktan, geride kalan parçalara bakmak için daha arkasında dönememiş, dalganın gidişine takılıp; ucundan yaş düşmesin diye çırpınan 2 küçük gözün sahibi gibi.. İçinde yaşadığı huzur dolu minicik evinin üstüne koca bir ayak basılmasını uzaktan izleyen ufak bir karınca gibi.. Ya da yaprakları döküldükçe geçmişe karışıp, kök salıp yeşillenen hatıra defterinın satırlarının elinden kayıp da bir kuyunun içine düştüğünde, arkasından bakıp, tutamamak gibi.. Kısacası ailemden birisi aniden gitmiş de geride sadece ismini ve kısacık bir filmini bırakmış gibi hissediyorum.. Kısacası iz bırakmış bir şeylerin gelecekte geçmişi hatırlatacağına sevinen ama aynı anda da geriye dönüş için bilet bulamayacak bir yolcu gibi hissediyorum.. Aslında şuan bu garip şeyleri nasıl yazabildiğimi düşünen bir üye gibi hissediyorum :img-wink:

Açıkcası hayali bir hikayeden ve onun bir parçasına nefes veren tanımadığım bir insanın gidişinden bu kadar etkileneceğim aklıma gelmezdi.. Daha doğrusu bir diziyi bu kadar içten benimsemiş olabileceğimi tahmin edemezdim.. Ama verilen "hakiki" emeğe, oluşturulan samimi ortama ve inanca kayıtsız kalmak için sanırım vefasız olmak gerekir.. İclal Hanım'ın da dediği gibi her zaman bu hayali bir hikaye, "bu bir iş, gün gelecek ve bitecek, bundan doğal bir şey yok ki" diyen; her seferinde arkadaşları diziyle ilgili bir şey yüzünden üzülünce "ya bu bir iş, karakterler hayali, onları yazanlar var, biraz dışardan bakmaya çalış, kötü de olsa, sevmesek da böyle bir karakter olması lazım ilerleyebilmek için" gibi gibi gibi şeyler söyleyip bir şekilde gerçekçi düşünmelerini sağlamak için uğraşan ben, bu sefer fena çuvalladım galiba.. Bunun sebebi senaryonun hayali olması değil, kök salmış bir bağlılığın gerçek gidişi.. Ne kadar çok alışmışız ya.. Buğra'nın da dediği gibi bizler burada nasıl sağlam ve seviyeli dostluklar kurduysak, onlar da orada sımsıkı günler geçirdiler.. İnanmazsınız ama sadece benim hissettiğim boşluk kadar, bilinçsizce empati kurup, onların hissedecekleri boşluğu da hissettiğim için(hissettirdiler..) bu kadar üzüldüm... Tabi ki bu "tamamen gitti" gibi bir üzüntü değil.. Biz onu elbette bir tiyatro sahnesinde ya da başka bir yapımda, onlar da mutlaka dışarıda ya da aynı projede görüşecekler ama İclal Hanım'ın da paylaştığı gibi, 2.5 senelik bir beraberlikten sonra öğlen yiyemeyecekleri köfteler, yapamayacakları espriler, yeri gelince hemen oracıkta dayanamayacakları omuzlar geldi aklıma.. Eskisi kadar sık olamayacak olması.. Nedense diziyi sadece dizi olarak izleyemiyoruz artık.. Kendi adıma konuşayım; ben izleyemiyorum.. Aklımdan hiçbir zaman çıkmıyor o senaryonun hayali olduğu.. Sahneyi çekerken neler yaşadıklarını, gece uyuyamadıklarını, sıkıştıklarını, güldüklerini, kızdıklarını da düşünüyorum izlerken.. Hak veriyorum, üzülüyorum, gülüyorum.. Bunun da sebebi baştan beri diziye de yansıyan oradaki samimiyettir kesinlikle.. Yoksa "Bana ne onların özel hayatından, neler yaptıklarından, uyuyamadıklarından?" der insan.. İclal Hanım kimdir yakından tanımayız, Emre Bey'in evindeki yaşantısı kendine.. Öner Erkan'ın dışarıda nerelere kiminle gittiği kendine.. Dostu muyuz? Akrabası mı? Arkadaşı mı? :img-wink: Zaten "sadece" işini yapmak isteyen gerçek bir sanatçı, bu tür ilgiden rahatsızlık duymaktadır ve haklıdır.. Ya da işinin gerektiği ilgiyi görebilmesi için özel hayatından fedakarlık edip de "işi için" görünürde olmaktır.. Ama işte şuan bunların dışında bir tanışmışlık var bu iş sayesinde.. Bambaşka bir şey oluşmuş arada.. Onlar bize İclal Hanım olarak değil, İclal Hanım'ın kişiliğinden gelen samimi bir parça, Eda olarak;İclal Hanım'ı bile üzecek kadar delik deşik edilen hayatı ile değil, her meslekte olduğu gibi yaptıkları iş ile ve en önemlisi emekle geldiler.. Biz onları yaptıkları iş sayesinde tanıma fırsatı bulduk.. Şişirilmiş gereksiz haberler ya da abartılmış tanıtımlarla değil.. Samimiyetle, kendilerini vererek, severek bizlere konuk oldular ve oluyorlar.. Bizi ilgilendiren kısmı da buydu zaten.. Ve buradaki seviyeli yorumlar, tarafsız eleştiriler de bu yüzden.. Biz onlara, işlerini bu kadar iyi yapabildikleri için ve samimiyetle "kendi" karakterlerinden ipuçları verdikleri için bu kadar sevip, bağlanmadık mı? :img-wink: Öner Erkan da bunu fazlasıyla başaran bir oyuncuydu dizimizde.. Ferit karakteri üzerinden, onun başarılı oyunculuğuyla ailemizden birisiymiş gibi bağlandık Ferit'e, e tabi haliyle Öner Erkan'a da.. Hikayedeki samimiyetin kocaman bir dilimine sahip olan Öner Erkan'a, Ferit karakterini bizlere bu kadar yakın hissettirdiği ve yeri gelince sıkıntılı da olsa severek taşıdığı için ben de kocaman bir teşekkürü vefa borcu olarak hissediyorum.. Ve gelecekte de harika yerlere geleceğine yürekten inanıyorum.. Zaten kanıtladı bile.. Tiyatroya böyle bir oyuncuyu kim kazandırdıysa da allah razı olsun diyorum :D Valla öyle.. Bu devirde böyle oyuncu zor bulunur.. İyi ki tanıdık onu :img-wink: Bundan sonra da bir projede Öner Erkan mı varmış? "Aa kesin görülmeye değer!" diyeceğimizden de şüphesi olmasın diyorum.. :img-wink:

Madem dizinin samimiyetinden girdik, diğer oyuncularımız için de aynı şeyin geçerli olduğunu bir kez daha yineliyorum ve ne kadar zorluk çektiklerini bizler bile buralardan hissedebildiğimizden artık onlar da eminler.. Ve İclal Hanım sizin de hiç şüpheniz olmasın; yaptığınız işin bir çok kişinin hayatında olumlu anlamda çok şey değiştirdiğinden ve geriye bakılınca gülümseyerek anılacağından emin olun :img-wink: Tüm ekibe böyle bir yapımda yer aldıkları için ve bu yapımı gerçekleştirdikleri için teşekkürlerimizi her fırsatta dile getiriyoruz, bu hafta da bu teşekkürü hakettiler..

Valla ne diyim, hala kendime şaşırıyorum.. Televizyon sektörü "afakanlar bastıran" bir dönemdeyken, bu dizi fazlasıyla sıcak, fazlasıyla samimi ve fazlasıyla topluma yararlı mesajlarla dolu bir dizi.. Madem televizyon vazgeçilmez ama bir yandan da en etkili iletişim araçlarından biri, İki Aile de bunu fazlasıyla iyi kullanıyor.. Tüm ekibin emeğine sağlık.. :img-wink:

İlk defa bu kadar karmaşık duygularla yazdım sanırım bu foruma.. Bu sefer galiba ne yazdığımı cidden bilmiyorum.. Çünkü bu gidişin bıraktığı garip hissi pek anlatamıyorum satırlarla, çünkü ben de tam anlayamıyorum.. Hayatımdaki zor bir karar arifesinin karmaşanın üstüne tuz biber oldu sanırım.. Ne zormuş mezuniyet arifesi, hayata adım atma gerçeği.. Keşke bir senaryo gibi olsa da uzatabilsem :img-wink: Yoksa burayı şenlendirmeye gelmiştim, bunlar çıktı piyangodan :=)

Bu satırlar, karmaşık ama bitirilmiş duygulara kısmetmiş.. Sonuna kadar yaşadık o hissi, dibe vurduk ve artık yükseliş vaktidir.. Arkaya dönüp, ani dalganın geride bıraktıklarını görme vaktidir.. :img-wink: Öner Erkan'a tekrar teşekkür edip, yolu açık olsun diyorum.. Başlatılan proje de ona verilen değerin bir göstergesidir.. Asıl amaç; para uğruna değil, severek yaptığı için var olduğunu göstermek üzere, biz izleyiciler tarafından başlatılan bir vefa borcudur.. Hakettiğidir kısaca.. Hayali bir dizi için bu kadar uğraşılır mı? Belki hayır!! Ama verilen emekler için uğraşılır mı?? Tabi ki evet!! :img-wink:

Görüşmek üzere.. Karmaşık geldim, karmaşık gidiyorum.. Belki de saçmayalayarak geldim ama saçmalamamıza bile sebebiyet verebilen bu insanlarla gurur duyayarak gidiyorum.. :img-wink: İclal Hanım'a da teşekkürlerimi iletiyorum.. Bu kadar samimi bir şekilde aramızda yer aldığı için..

Hoşçakalın..

merve_gülben
19-02-08, 09:03
YARALARIMIZI SARMAYA BAŞLADIĞIMIZ 1. GÜN:img-cray:

Evet dün baya anlattım anlattım da anlattımm.. İclal Ablamızın da dediği gibi dönüşü yok gibi gözüküyormuş.. olmaması gereken bir şeydi ama oldu.. Feritimizin gidişi herkesi üzdü.. daha önceki yorumumda dediğim gibi Madem Geri DöNüşü yok.. Allah yolunu açık etsin.. bu oyunculuğu ile seni daha iyi yerlerde görürüz inşallah Öner Abicim.. evet başlığım da ifade ettiği gibi YARALARIMIZI SARMAYA BAŞLADIĞIMIZ 1.günümüz.. :(

Herkes Ferit'in gidişine çok üzüldüğü için güzel bir bölüm yorumu yapamadı ben de dahil.. hazır okula daha vakit varken biraz başliyim gerisi geldikten sonra..

Bölm o kadar güzel başladı ki yani hakikaten de dış ses mükemmel açıklıyordu bu bölüm iki aile müthiş.. feritin gidişi hariç tabi.. aman neyse..off :( edamız tam çıkarken bir de kime yakalansın junior eda aa ne işin var senin kızz..:D hem niye manalı manalı bakıyosunuz çaçamıza.. mamanlı manalı bakmaa anne gözüyle bak anneee..:D ay sabah sabah hiç çekilmiyorum biliyorum.. oğuz yazık garibim gitme dedi edacğına hakikaten gidemedi.. çünkü engel var eda dışarda.. efede gelince olaylar çzöüldü.. anladı tabi barıştıklarını.. diğer ev sakinleri yani çocuklar da öğrendi.. yalnız oğuzun yatakta GEL ZAMANI DEĞERLENDİRELİM çıkışı neydi öyle yaa..Nurdan attı mesaj ne diyo duydun mu diyo..:D bendeki cevap Evet aşkından yazık dedim..:) neyse sonra edayı kurtarmak için GİDİYORUMM demeesi.. EDa: nereye.. Seni bu oda hapsinden kurtarmaya.. Dışarıyı dağıtacağım..:D ay walla hadi ne var yürüyn aşağıya dedi de edamızda bir rahat nefes aldı canım benim yaa..kahvaltı da ayrı biz güzellerdi zaten.. damla'nın ferit dün gece eve gelmedi demesinden önce.. Ya arkadaşlar atlıcam kusra bakamyın ama benim en hoşuma giden sahne.. eda eşofmanlı oğuz eşofmanlı koşmaları.. ay nasılda güzel uyumlu giyinmişlerr ayrıca İCOMUN ŞAPKASINA VE MONTUNA bittim..:img-in_lo ya zaten güzel aman allahım tam müthiş olmuş.. otururken oğuz sırnaşmayı bırakmıo ama edanın sözleri de çok hoşuma gitti orda.. delimiyiz biz az kalsın birbirimizi kaybediyorduk demesi çok hoştu.. walalhi içimin yağları eridi orda.. dedim işte OĞUZUN BİZ BİRBİRİMİZE AŞIĞIZ DİMİ DEĞİLİZ DE.. demesinin cevabı.. benim içimin yağları eridi tv başında bişiy yapamadım ama oğuzz hem içinin yağları eridi hemde sokak ortasında öpemeeye çalışıo ayy ayıp..:D evine gitt.. töbe töbe ne işin var dışarıda..zaten eda son noktayı koydu her zamanki gibi.. o kadar hoşuma gitti o sahneler..favori sahnelerim.. :good:

arkadaşlar ben yorum yapiyim derken okulu kaçırcam walalhi.. amannnn gidiyimmm dönünce dewam ediceeemmm... uzuuuuunn bir yorum beni bekliyor zaten.. döneceğim.. hoşçakalınn.. :sad53:

ntor
19-02-08, 10:19
aynen akşam bile ferit in yokluğu gerçekten belliydi özellikle de yemek sahnesinde onun iğneleyici lafları olmayınca sıkıcıydı

deren1970
19-02-08, 12:59
Tüm ailem Gönlümde Kırık Bir tat İle Günaydınlar

Allahım nedir bu akşam Ferit'in gidişine ağla, sabah yorumlarınızı okuyup ağla, sevgili İclal Aydın'ın açıklamalarına ağla, birde bu dinlediğim radyo kanalının tabiri caizse damarlık duygusal çaldığı parçalarla birde yaşıyorsan anlayın artık halimi. Heleki Öner Erkan Ferit karakteri hakkındaki yazılarda önce Candan Erçetin'in sensizlik sonrada Şebnem Ferah'tan Sil Baştan şarkıları eşlik ediyorsa:icon_cry:

Ferit sahnesinde kötü olacağımı biliyordum hatta gerekli olan tüm malzemede yanımdaydı (kağıt mendil yok o yetmez kağıt havlu, su v.s.) ama yok öyle kötü oldum ki içimdeki hıçkırığın tarifini nasıl yapabilirim. Öner Erkan hakkında yazılanları annemle paylaştığımda dışardaki herhangi birinin yorumu gibi yorum yaptı para için niye ayrılıyor madem Haziranda bitecekmiş insan sonuna kadar devam ederdi dedi:( oysa o sahneleri yaşarken heleki İclal Aydın'ın o ağlayışı yokmu, Emre Kınay'ın kıpkırmızı olmuş gözleri:img-cray: işte bunları yaşadığımızda anne dedim onlar gerçek aile gibiler tıpkı bizim forumda olduğumuz gibi bu sahne rol değil bak herkes gerçekten ağlıyor, yokmu bunun sonucu, tekrar kazanamazmıyız Ferit'i:icon_sorr annem kötü ben kötü o sahneyi nasıl yaşadık anlatamam.

Oysa bölüm yine çok ama çok güzeldi. Hele ki Eda-Oğuz koşması o banktaki ayak sallamaları (karar verdim hep spor salonuna gitmeyeceğim ya, yazın yürürken yada koşarken bankta oturup o ayak sallamasını yapacağım demekki 2008 yılı spor modası banktan ayak sallamaymış:img-hyste) Eda'dan hele ki o lafları duydum ya ölsem artık gam yemem. Neler dedi öyle kulaklarıma inanamadım biz nasıl boşanmaya karar verdik hadi sen hipo hastasısın ya ben benim neyim vardı:img-ok: Allahım dedim benim duymak istediğim laflar karşımda ya ben öldün ya da Edanın başına taş düştü yok ayol anladım temiz hava çarptı böyle laflar çıktı ağzından:img-hyste

Ve tahminim bir farkla ortaya çıktı demiştim ya doktor kızların dayısı çıkmasın diye, dayı değilmiş ama amcaymış:img-grin2 bakalım bundan sonra neler yaşayacağız:img-yes:

Gülmek ve ağlamak kardeş dedikleri bu olsa gerek, biraz önce ağlarken yok artık birazcık tebessüm de etmeliyiz diyerek şöyle esprili şekilde birşeyler yazmak ihtiyacı hissettim:img-yes:

Sözlerime şimdilik ara verirken seyrettiğimiz diziyi dizi olarak değil mahallemizdeki bir evde yaşayan Oğuz ağbimiz, Eda ablamız, Numan amcamız ama bizim ağbimiz,ablamız,teyzemiz gibi sahiplendiğimiz bir diziyi izliyorsak bize bu kocaman ailenin gerçek bir aile olduğunu yaşayan tüm oyuncularımıza emekleri için çok teşekkür ederken:img-yes: sevgili Öner Erkan dalavereci, üçkağıtçı olsada hem çocukların hem de hepimizin sevdiği biricik ferit yolun her daim açık olsun. Hem Ferit karakteri olarak hem Öner Erkan olarak hep bizimlesin, kalbimizdesin bunu sakın unutma

Sevgiler

merve_gülben
19-02-08, 13:19
Bugün gittim okula yarım günmüş okulda haberim oldu..:D geldim neyse eve.. hemen dedim fanlarımın yanınaa.. evett geldim nihayetinde.. :happy0064 yorumuma biraz kısa olsa dewam ediyim çünkü bu seferde dersanemm varr.. :D görüyosunuzz engel çokk ama foruma girmek için her türlü yola başvuruyorum.. neyse fazla konuştumm..

Evet dediğim gibi bölüm çok güzeldi.. hatta müthişti gerçekten.. feritimizin gidişi hariç tabikidee.. herkesin söylediği gibi.. eda-oğuz sahnelerini çok güzeldi.. fevkaledenin fevkinde..:img-hyste tam istediğimiz gibi.. atışmalarıı birbirine karşşı dokundurmları çocuklar yüzünden.. Eda kızlarına sahipp çıkmaya arkaalarında durmaya dewam edio oğuzda aynı şekilde oğlanların.. bu böyle giderse allah sonları hayır etsin.. :D aminn.. efenin kız arkdaşı ile öpüşmesi edayı çıldırrttı.. ama oğuzu sevindiri tabi ordaki emre kınayın hareketi öldürdü bni efenin koluna vurdu siz öpüştünüz mü eyvah eda gördü mü.. :D ayy öldüm orda.. neyse onu bırakın da efenin edasına sorduğu sruya öpücükle cvp verince eda.. o anda da elinde çöp bizim çaçamız gelioo ve bi bakıo ki görüo bunlarr öpüşüyo.. şaşakın ay oırdaki iclal abşamın suratını görünceee eyvah dedim kıza bişiyler yapıcak..D: walla bakınn. sen bnm oğlumu nasıl ayartısın utanmıo musun küçücük çocuksunuz fln der valla çaça bu.. :D çaçaya her gün bayramm.. :D :happy0064 ayy müthişti yaa.. bölüm sonu bi harika zaten.. sen bizim psikiyatr junior edanın amcası çık.. olucak iş mi..:D ayy koptum ama orda yaa.. hipoglisemnizde yoktu neden bir sonraki seansa gelmediniz... ayy denicek şey mi yaa.. inş. kawga etmezler tam da barıştılar yaa.. yumuşladılar birbirlerine.. off off..neyse görücezz bakalımmm..

neyse canım fanlarım benden bu kadar gene gelicem kısa kısa da olsa.. paylaşacam sizlere görüşmek üzere.. kendinize iyi bakın..:img-wink::sad53:

Demi77
19-02-08, 13:30
Merhaba,

Arkadaslar Ferit neden cikti ? Sebebi bellimi ayrilisinin ?
Yoksa gercekten askere felan mi gidecek ???

Selamlar

minemtoprak
19-02-08, 13:54
Her zaman bizi şebekliğiyle güldüren Ferit dün akşam son numarasını yaptı,ve hüzne boğdu.Yokluğu hemen hissedildi,köşkte yeri boş kaldı.
Canımı sıkan olay Elif konusunda saçmaladılar.Bu kız feriti nerden buldu amaç neydi ne yapmaya çalışıyordu burayı kötü bağladılar.Ama sonuçta Ferit gitti.
Merdivendeki veda sahnesinde hıçkırıklara boğuldum,sevmiyorum vedaları.Orda oynamadılar yaşadılar.Dün akşam Ergin ve Füsün hariç nihayet mahalleliyi bir arada gördük.
Niyazinin havalara girmesi kopardı beni,Eda ve Oğuzun çekişmeleri küçük Edanın o halleri fettan bakışları :) burukta olsa fena bir bölüm değildi ama gerçekten Feritsiz iki aile olmuyormuş bunu daha iyi anladık.

Özette gelmiş bu arada,Oğuz barda konser vereceğine göre ve yanında çok sinir olduğu biri olduğuna göre kesin bu kişi ARDA :happy0064heyoooo Arda çalacak Oğuz söyleyecek.
Bu arada Arda nın dün akşamki bölümde udla Mor ve Ötesinden Cambazı çalmasıda süperdi,değinmeden geçemicem :)

Muqe-ßrit
19-02-08, 14:11
Dün çok keyifli bir bölümdü.. Yine her zamanki gibi büyük bir neşe ile izLedm ca*nım diziyi :) Ferit'in gidişine çok üzüldüm.. o ekip Feritsiz olmaz olamaz !! Elif'i elime verseler yolardım resmen... O kadar sinir oldumki elif'e.. onun yüzünden karı koca hasreti çekeceğiz hep birlikte.. ne olurdu damla feriti kucaklayarak askere gönderseydi ?? Elifinde yaptıgı işmi şimdi :( Ama bir şeyi anlamadım.. Damla nerden buldu Elifin telefonunuda resmlere baktı?

Ayrıca Küçük Eda'yıda hiç sevmiyorum.. üstelik amcasının oguzun psikiyatrı çıkması kötü oldu.. Eda resmen diziye yerleştı yanii.. Leyla'nında suratı cok büyük.. büyümüşte küçülmüş gibi.. Timura yakışmıyor bence.. :)

Merhaba,

Arkadaslar Ferit neden cikti ? Sebebi bellimi ayrilisinin ?
Yoksa gercekten askere felan mi gidecek ???

Selamlar


Elifle Feriti öpüşürken görfen tahir ağa, Feriti Adanaya halalarının yanına gönderdi.. ordanda askere gidicek :img-wink:

BERNA
19-02-08, 14:15
[QUOTE=Muqe-ßrit;6172053][ Ferit'in gidişine çok üzüldüm.. o ekip Feritsiz olmaz olamaz !! Elif'i elime verseler yolardım resmen... O kadar sinir oldumki elif'e.. onun yüzünden karı koca hasreti çekeceğiz hep birlikte.. ne olurdu damla feriti kucaklayarak askere gönderseydi ?? Elifinde yaptıgı işmi şimdi :( Ama bir şeyi anlamadım.. Damla nerden buldu Elifin telefonunuda resmlere baktı? QUOTE]

Elif Tahir Ağa'ya yakalandıktan sonra kendi deyimiyle Ferit'ten iş çıkmayacağını anladı ve en azından semtten taşınmaya karar verdi. Ancak Ferit bana yar olamazsa Damla'ya da yar olmasın deyip resimleri Damla'nın telefonuna gönderdi.

Muqe-ßrit
19-02-08, 14:18
Elif Tahir Ağa'ya yakalandıktan sonra kendi deyimiyle Ferit'ten iş çıkmayacağını anladı ve en azından semtten taşınmaya karar verdi. Ancak Ferit bana yar olamazsa Damla'ya da yar olmasın deyip resimleri Damla'nın telefonuna gönderdi.

ama Ferit okula gittiğinde Damlaya snnle konusmam lazım dedi.. Damla'da biliyorum deyince Feritte değişik bir surat ifadesi sezdm.. (nerden biliyor acaba?) gibi bir bakıştı sanki..

Ne zaman gönderdi hemen anlamadımki ben :icon_sorr

Teşekkürler :)

_seboist_s
19-02-08, 15:59
Selamlar İki Aile Ailesi...

Dün resmen bir şok yaşadım. Sonra geldim forumu okudum işin aslını öğrendim. Gerçi hala şokum... Ne söyleyeceğimi de bilemiyorum.

Sanırım dönüşü yok artık. Eleştirmek ne kadar yerinde bir davranış olur şu anda bilmiyorum ama eğer yapım şirketinden kaynaklanan bir huzursuzluk ise; Öner Erkan'a yapılan büyük bir saygısızlık.


Dün şunu bir kere daha anladım. İki Aile o kadar yüce bağlar oluşturmuş ki içimizde... İzleyiciler ve emektarlar sıkı sıkıya kenetlenmiş.

Öner Erkan gidiyor... İclal Aydın ağlıyor, Emre Kınay ağlıyor...
Ferit gidiyor... Eda ağlıyor, Oğuz ağlıyor...
Biz ağlıyoruz...


Böyle bir durum hiç beklemediğim birşeydi... Ferit'siz İki Aile? Ama üzücü olaylar ailemizi daha da bağlayacak birbirine. Herşeye rağmen dizimize sahip çıkacağız... Öner Erkan hala bizimle. Diziden ayrılması hiçbirşeyi değiştirmiyor. Çünkü 70kusur bölümlük bir gerçek var ortada...



Sevgili Öner Erkan'a; çok teşekkür ediyorum... İki Aile'nin oluşmasındaki büyük emeğinden ötürü... Uzun bölümler süren başarısı, çalışkanlığı için...
Hayat acımasızca çıkıyor insanın karşısına... Umarım bundan sonra da aynı başarısını devam ettirir ve asla kaybetmez inancını...


Sizi seviyorum iki aile ailesi! (Dün bunu bir kere daha anladım!)

.theron.
19-02-08, 16:55
herkese merhabaa :)

Öner Erkan'lı son iki aile bölümüydü bu bölümde diger bölümlerde oldugu gibi eglenemedim öner erkanın ayrılısının buruklugu atamadıgım.feritin, damlanın o hali. gözüm sürekli damat feriti aradı özellikle o mangal partisinde feritinde olmasını cok istedim.ferit ayrılırken göz yaslarıma hakim olamadım bahceden cıkarken köske öyle bi baktı ki dayanamadım cok üzüldüm,etkilendim.ayrıca diger oyuncularında göz yaslarını görünce ayrı bi icim burkuldu.keske geri dönüsü olabilseydi ama artık cok zor gibi.

bu bölümde hüzünlndigim kadar güldügüm sahnelerde oldu özellikle eda ve oguzun spor yaparkenki hallerii :D bankta oguzun edaya yaptıkları :D barısmaları cok iyi oldu gercekten özlemisim bu hallerini ya ne şirinlerr :img-in_lo

ve oguzun yeni belalısı arda olcak cok acık ilerde dahada kızıscak
mervenin leyla ve timura yaptıkları, edanıın efe ve kücük edayı öpüsürken yakaladıgı bölümde oldukca komikti önce "aaaa die sora öhü öhü"cok güseldi.
ve sonuunda Hipo beyin yalanı ortaya cıktı oguz kendi kuyusunu yine kendisi kazdıı tamda barısma arifesinde :D

ayrıca deginmeden edemicemm catlarıım gercekten iclal ablamın olduguna cok sevindim hemde nasılll iyiki burdasııın :img-in_lo ayrıca bize deger verip yazdıklarımızı okup yorum yaptıgın icin ve yazdıklarımızı fer-itimize ilettigi icin cok tsk ediorum :img-wink::img-in_lo

görüsmek üzere İki Aile Ailesi :img-in_lo

cennex
19-02-08, 18:45
herkese merhaba arkadaslar.
bn kübra
bn ıkı aılleyı hem össye 1.5 yılım kaldıgı ıcın hem de babam o saatte oln son derece sınır oldugum :icon_whis:img-wink:bır dızıyı ızledıgı ıcın ızleyemıyordum .
ama seker hastalıgı nedenıyle doktor ona yenı bı ılac verdı ve yan etkısı UYKUUUUUU!!!!
o yuzden 3 haftadır rahatca ızlıyoruz.arada gelıp buraya da yorum yapacagım . :img-wink:
bnı de aranıza alırsanız sevınırım .
iclal ablamın burada olmasına bn de cok sevındım.:img-in_lo

özge-melike
19-02-08, 19:58
İki Aile'yi geçen sezon izliyordum...Bu sezon doktorlar'la aynı gün olunca pek izleyemedim..ama artık izlicem inşallah..
Dünki bölümün birazını izledm...
Süperdi ama...
Ya bişi sorucam...Siz bilirsiniz:)
Öner Erkan diziden ayrıldı mı?:icon_sorrBir de niye ayrıldı?:img-cray:
Birde dizinin sonunu izlediim için bilmiyorum...Dizide nereye gitti Ferit?
Biliyorum çok oldu ama bişi daha sormak istiyorum....
Dün dizinin sonunda bi yazı çıktı...
...... hoşgeldin yazıyordu...
Çok merak ettimde o yazı kime?:img-blush

nar cicegi
19-02-08, 20:29
Eda-Oğuz

Bu haftaki Eda-Oğuz iletişimini beğendiğimi dün de söylemiştim.Tam bir karı-koca gibiydiler.Sabah koşusu sahneleri çok güzeldi.Koşudan önceki sahneler yani Oğuz'un raporu kaybetmeye çalıştığı ve Eda ile konuştuğu sahne çok samimiydi.Ferit fotorafı kaybedememişti Oğuz'da raporu ne oluyor bu köşkün erkeklerine anlamadım.Çöpe atmayı düşündüğü sahne de ayrı bir güzeldi.Gelelim koşu sahnelerine gerçi pek koşmadılar ama.Bankta oturrup konuştukları sahneyi çok beğendim.Eda'nın itirafları.Eda'dan boşanmayla ilgili duymak istediğimiz herşeyi şeyi söyledi.Üstelik İclal Aydın'ın muhteşem oyunculuğu ,mimikleri ve ses tonu sahneyi unutulmaz yaptı benim için.Bu arada Oğuz Bey imiz raporu kaybetme girişimindeydi ama başaramadı.Bu kadar şans olur yani.Sen al getir raporu,önemli birşey olsa yanlışlıkla düşse bulunmazdı bir daha.Yataktaki konuşma o da çok doğaldı.Zaten ben bu bölüm Eda-Oğuz sahnelerinin hepsine bayıldım.Şöyle olsaydı daha iyi olurdu diye aklımda hiç birşy kalmadı.Son sahneye dönecek olursak senaryoyu böyle bie yere bağlamak aklıma gelmezdi.Ben burada Fet-Say tebrik ediyorum.


Damla-Ferit
Bence Ferit'in gidişi biraz acele işlenmiş gibi geldi bana.Ferit ve Damla'nın hikayesi benim kafamda bitmedi.Üniversitenin kantininde konuştular daha doğrusu Ferit konuştu.Damla hiç birşey söylemedi.Gerçi 76 bölüm oynamış bir oyuncunun hikayesi de zaten 30-40 dk bitmez ama çok askıda kaldı sanki.Damla Ferit'e birşey söyleyemedi ama iç hesaplaşması yakındır gibi geliyor.

Arda-Ceren-Eda-Efe
Arda'da kide büyük cesaret ud çalmayı tam öğrenememiş biliyorum diyor.Allah tan kaynadı arada.Kız çocukları genelde erkek arkadaşlarının babası gibi olması ister ama bu Ceren için geçerli değil anlaşılan.
İsim karmaşası bir süre daha devam etcek anlaşılan.Kahvaltı sahnesi çok komikti.Oğuz'un dediği doğru bu köşke giren çıkmıyor bir daha.Eda'yı da sürekli köşkte görcez anlaşılan.

Niyazi-Filiz
Eda ve Oğuz'dan sonra yılın çifti olmaya adaylar.Sonun da Niyazi'nin de çöpü çatıldı.Hele o çöpü Oğuz-Safiye-Eda çaktıysa bu iş nikah masasında biter.Niyazi'ye yemekte sinir oldum.Yemek yerken rahatsız edilmek istemiyormuş.Aslında kızı biraz geri çekip Niyazi'yi peşinden koşturmak gerekir.

Yaman-Şule
Yaman güvercin takla oldu kendi değimiyle.Şule'den hiç beklemediğim bir kararlılık var.Şule tamamıyla gözünü açtı sonunda.Yaman'ın başta Şule'den biraz hoşlandığını düşünmüştüm ama boşanırken bile sadece para düşünüyor.

Özette gelmiş.Özet için kerkenez'e(adını bilmiyorum) teşekkürler.
Bana biraz sönük geldi ama söz konusu İki Aile olunca hiç belli olmaz.

Buğra'nın da yardımı sayesinde mailleri attım.Belki Öner Erkan'ı getirmeye yetmeyebilir ama hiç olmassa son bölüm onu da görmek isteriz.Bunu da isteme hakkımız vardır herhalde.

Aramıza yeni gelen arkadaşımız cennex hoşgeldin.

YerçekimliKaranfil
19-02-08, 20:59
Herkese merhabalar...

Buraya tekrar döneceğim gün için ne umutlar beslemiştim ne hevesler bilemezsiniz.Fakat önceki gün öğrendiğim haber ve dün izlediğim bölümün ardından bende söz tükendi.Umutlar kırıldı.Kocaman bir boşluk içimde.

İki Aile benim için hiç bir zaman bir dizi sıfatında kalmadı.Tahmin edersiniz ki ben o ailenin gözlerinde başka başka şeyler gördüm,başka başka yolculuklara çıktım,tatmadığım duyguları yaşadım,sevmenin başkalığını,ailenin güzellliğini...

Her veda Bir başlangıç.Her başlangıç büyük kararlar getirir beraberinde...

Ferit...76 hafta boyunca öylesine girmiş ki benliğime bir masal kahramanın ötesinde,bilmesem de tanımasamda hep var olduğunun huzuruyla yaşadığım karakterlerden biriydi.Ferit'in Sevgili Öner Erkan'ın bu vedası benim için ve biliyorum ki hepiniz için çok ani oldu.Niçinleri,keşkeleri ardımda bırakıp geldim.Düşündüm...Tarttım...

Yalnızca çerçevelere ilişen birkaç fotoğraf ve geçmişte kalan kısa bir görüntü olarak kalacak bir Ferit'e alışamayacağımı düşünüyorum ve de alışmak istemiyorum.Ferit'in o boynu bükük ayrılışıyla neler koptu içimden bilemezsiniz.Burada yaşanan dostluklar,oradaki hayatlara sinmiş paylaşımlar,beraberlikler,can yoldaşlığı...Olmadı...

Ben bu yarım kalmış bir hikaye için sevmedim İki Aile'yi.Sevgili İclal Aydın çok güzel söylemiş işler başlar ve biter...

Diziler de öyle hatta bırakın onları hayat bile.Başlar ve biter.Fakat en kötüsü nedir biliyor musunuz?

Yarım Kalmak.Yarım Kalmışlıklar...

Benim için İki Aile 76. Bölümde yarısında yırtılıp atılan bir hikaye oldu...Buraya kadarmış...

Belki komik ve ya saçma olabilir ama şu an içimde ki hissizlik ve boşluğu düşününde yanılmadığımı bir kez daha görüyorum.Onun vedasından sonra ne kurulan sofralarda bir anlam vardı ne tatlı cilveleşmelerde,ne o buram buram Ferit'in(Öner Erkan'ın) ruhu sinmiş yaşlı yorgun köşkte...

Ağlayan bir çocuğun eline tutuşturulan o portakallı çikolata bile avutmuyor beni...

Başından beri nasıl bir istekle her seferinde söylediğim mahalle hikayesinin tekrar uyanması bile pek umrumda olmadı bu kayıptan sonra...

Ben gidiyorum.Ucundan kesip atılan bir fotoğrafı değilde tüm güzellikleriyle ölümsüzleşen bir kare olması adına İki Aile'den vazgeçiyorum...

Çünkü diğer türlü hep bir bir burukluk kalacak içimde.Şu an olduğundan belki de daha fazlası bilemiyorum...

Hepinizi çok seviyorum bu veda yalnızca İki Aile'ye asla İki Aile Ailesine değil...

Pencereme yerleşmiş buğuya rağmen her zaman hayran olacağım tortulu,soğuk ıslaklığına...
Ansız gökkuşağına...
Dimağıma bıraktığı şekerli tadına...

Sevdiğim bir şairden sevdiğim bir sözle

Gitmeliyim.
Yeniden dönmek için gitmeliyim...

O alt komşum olan imzadaki anın değerini hiç zaman unutmayarak...

Hoşçakalın...

ic_lal
19-02-08, 22:46
evet sevgili arkadaşlar ferit in gidişi dolayısıyla bir gün ara verdim internete girmeye neyse iclal aydın ablacığımında o ferit in gidiş sahnesindeki herşey gerçekti demesi gibi bende dün gece yaşadım onların duygualrını hem ağlıyorum hem gülmeye çalışıyorum arkamı bi dönüyorum yanımda duran ailemin bile gözleri doldu tüm herkes sizler de tabiki seviyoduk ve hala seviyoruz öner erkanıı neyse hayırlısı böyleymiş...

malesef bölüm yorumu yapamıyacağım sadec şunu söleyebilirim yine şahaneydii..tüm herşey çok güzeldi...

77.bölüm özetini okudum çok güzel bir bölüm bizleri bekliyor.oğuz ve arda beraber bir barda sahne alıcakk:happy0064
birde füsun ergin çifti geçen bölümde yoktular ama bu bölüm büyük bir süprizle geri geliyolar soonra buna malesef diyorum yaman ve şule de bu bölüm yine varlarrr:icon_sorr
herkesi öpüyorumm umudunuzu hiçbir zaman yitirmeyin.gülün eğlenin ve başarmak için çabalayın hepinizi çoook seviyorum..iyi gecelerrbye

Müge
20-02-08, 01:55
Merhabalar….Ancak kendime gelebildim ve yorum yazmaya hazırım….Forumda yazılan her bir yorumu okudum…Öyle güzel duygularınızı ifade etmişin ki arkadaşlar..Hepinizi yürekten kutluyorum…:good:Ve yorumuma başlıyorum…Bu hafta sizler gibi benim de moralim bozuk…

Öncelik ile Ferit’in yani Öner Erkan’ın diziden mutlu bir şekilde ayrılmasını isterdim…Jenerikteki güler yüzü ile…O güler yüz bir daha bizlerle ile olamayacak… Ve de Damla’nın da mutlu olmasını….Eminim Damla uzun bir süre kendine gelemeyecek…Derdini kimseye anlatamadı bu bölümde…İçimden bir ses Eda’ya açılacağını söylüyor…Buradan rica ediyorum senaristlerimize ne olur Damla’nın yüzünü güldürün…Donuk ve de ruhsuz bir Damla istemiyorum….

Nefret ettiğim karakter Elif’e gelince….Elif gitmeden yaptı yapacağını…İğnesini batırdı aldı başını gitti..Onun gitmesine bu forumda en çok sevinenlerden birisi de benim…Çok şükür…:happy0064

Bir bakıma Ferit’in gitmesi ile senarist kardeşlerimiz Numan amcayı,Niyazi’yi hatırlamış oldular…Hele Niyazi…İki senedir bu kadar çok sahnesi olmamıştı…İnanılması güç …Oğuz,Eda ve Safiye abla….Uzun bir aradan sonra Numan amcanın dükkanına gelmişlerdi…Eski günlerdeki gibi..Kaç bölümdür göremediğimiz Melahat de vardı bölümde..

Niyazi’ye aşık olan kıza gelince …Bana biraz yüzü komik geldi…Ve fazla sırıtıyordu…Aniden ortaya çıkması da şaşırtıcı…Tamam geçen bölümde çıksaydı bu kadar şaşırmazdım canım neyse…Niyazi’de çok ayıp etti kıza….Ne demek tipim değil…



Yüzümü güldüren meleklerden bir tanesi de Merve’ydi …Evet ben en başından söylemiştim…Bu kız kıskanacak tepki gösterecek diye…Yalnız tepkileri de hep aynı oluyor…Leyla’nın içeceğine bir şeyler atıyor…Bak Merve’cim biraz kendini geliştir…Mesela Leyla’nın çaktırmadan saçının ucunu kes…Bana ne oluyorsa şimdi…Aman sakın Merve’cim Müge ablana bakma sen :D…Senin de karşına en kısa sürede birisi çıkar inşallah..


Aklımım bir köşesi hep Ferit’te..Uzun bir süre kendime gelemeyeceğim…Öyle sevmiştim ki ben onu…Hayalimdeki beyaz atlı prensti ...Şimdi sevgilim beni terk etmiş gibi üzülüyorum….Ben Ferit karakterini gerçekten çok seviyorum…Sevgili İclal Aydın iyi ki aramızdasınız…İyi ki bizleri aydınlattınız…Kafamızdaki sorular az da olsa yerini buldu…Ama yine de benim üzüntümü geçiremez…Ferit’i geri getiremez…


Ceren ve Arda’ya gelince…Arda’nın bir anda değişmesi beni çok şaşırttı…Gitar çalan,hayatını özgürce yaşayan bir çocuk bir anda Türk Sanat Müziği dinliyor…Ud çalmak için uğraşıyor…Sevgili senarist kardeşlerimiz Müge’ye yani bana Arda karakterini sevdirmeğe çalıştılar…Evet amaçlarına ulaştılar…Teşekkürler…(:


En’lere geçmeden önce..Bu bölümde en beğendiğim sahne de…Köşkteki mangal partisiydi..Kurulan masa…Ailenin bir arada olması..Fakat…Numan amca ve oğlu Niyazi davet edilmişken…Keşke Tahir ağaya ve Melahat de orada olsaydı…Oğuz onları da çağırsaydı…


E tabi sevmediğim karakterlerden de söz etmeden olmaz…Kim mi onlar…?Tabii ki Şule ve Yaman…(Berna’cım kulakların çınlasın..:img-wink:) Yaman için aslında üzüldüm bu bölümde..Şule boşanmak istediğini söyledi..Yaman sert bir cevap verdi..Aslında bu adam gerçekten aşık olsaydı işte bu kadar kötü olmazdı…Sevgiye ve aşka muhtaç bir adam…Yaman aslında kötü değil….(Ne dersin Berna’cım..?)



Gelelim Oğuz’un doktoruna..Leyla ve Eda’nın amcaları olması beni şaşırtmadı aslında…Senarist kardeşlerim öyle güzel konuyu bağladılar ki…Tebrik ediyorum…:good:Yalnız…Doktorda çok komik doktor…:img-hyste(Fakat biraz Acemi Cadı dizisinde canlandırdığı karakter gibi hafif deli…:)) Son sahne müthişti…Leyla ve Eda’nın babasının arkasına çıkıp Oğuz’a pöhlemesi…. Hipogrisini olmadığını söylemesi...Yandı şimdi Oğuz…Sakladı o kadar cebindeki kağıdı en sonunda mangalda yaktı …Yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış Oğuz bey….:img-hyste



Evet yorumumu bitirmeden önce…Benim tek korkum…Ferit’in gitmesi ile…Dengenin bozulacağını düşünüp delirmem…Ama eminim senaristler böyle bir şey yapmayacaklar…Güveniyorum…Umarım bir daha hiçbir şekilde diziden bir oyuncu ayrılmaz…Gelen gidenin yerini aratmıyor çünkü…Her bir oyuncusu bana göre kıymetli bu dizinin…Sevgili İclal Aydın,Emre Kınay,Bahar Yanılmaz..(Öner Erkan),Doğaç,Zeynep,Akçahan ve diğer oyuncular…İyi ki varsınız….:good:

Ferit’i uğurlama sahnesinde döktüğünüz gerçek göz yaşları karşılığını aldı…..Merak etmeyin…:img-wink:


Emeği geçen herkese canı yürekten teşekkürler….bye

Not:Sevgili İclal Aydın hep bizler ile olun..Sizi burada görmek gerçekten güzel..:good:

agree
20-02-08, 11:21
ben foruma hiç yorum yazmamıştım. ama ilk defa yazma isteği duydum. fırsat uldukça iki aileye izliyordum. bu hafta izleyamadim . reklamını falanda görmedim. ama foruma girince şok oldum öner abi diziden ayrılmış. bu diziyi izleme sebebim ve bence birçoğunun izleme sebebi oydu. o olmayınca dizide güldürü unsuru olmayacak. hem anladığım kadarıyla damlayla küs ayrıldı. elif olayını bir sonuca bağlamamışlar. en azından feriti aklasalardı da damlayla güzel güzel ayrılsalardı. mail kampanyası başlatmışsınız .bu tarz kampanylar bazen işe yarayabiliyor. gazetelerde falan çıkıyor. bence birazda öner abiyi mesaja boğalım anlasın ne kadar sevildiğini. yani hiç olmazsa SON BÖLÜMDE gelsinde feritli bitirelim dizimizi. bu arada sizi bilmem ama benim bu satten sonra iki aile izlemek için bi çabam olmaz. çünkü izlesemde eğlenip gülelemem.

deren1970
20-02-08, 14:21
Tüm aileme Sevgiler

Evet moralimiz çok bozuk karalara bağladık tamam ama hala bir umudumuz var. Belki Ferit döner ha bu yapım şirketinin politikasıyla çok zor, çoktan Haziranı beklemedn kafalarında bitirmişler bundan dolayı kınıyorum ama belki Ferit'in asker ocağından telefonla ailemize katılma şeklinde ve maalesef herşeyde olduğu gibi dizimizin son bölümünde de kendisi göreceğiz şekilde bir anlaşma yaparlar eğer seyirciye biraz saygıları varsa, onların istekleri kendileri için önemliyse :img-yes:

Şimdi tamam moralimiz çok bozuk ama olmaz ki canım kendimizi bırakmak, sarılacağız birbirimize, buraları boş bırakmakta neyin nesi. Herkes bir silkelensin konuşulacak, yazılacak şeyler bitmedi ki alın bölüm yorumlarımızı tamamlayamadan yeni bölüm özetide geldi (Hoş bu özetten birşey anladıysam arap olayım ya.

O zaman özeti yinede yorumlamaya çalışayım. Başlayalım bakalım söze:img-wink:

Yalan söylediği ortaya çıkan Oğuz zor durumda.Başta Eda olmak üzere çocuklarda ona tavır alıyor.Ancak bu da yetmiyor ve Oğuz’a aklını başına getirecek bir ceza vermeye karar veriyorlar.

Al işte. Ah Oğuz yahu sana birgün huzur yok. Ama bunu sen hakettin. Bilmez misin yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Seninkisi yatsıyı geçti ama eninde sonunda yakalanacaktın, o gün bu günmüş.

Hep beraber öyle bir ceza buluyorlar ki Oğuz’un aklı başından gidiyor.Fakat yaptığı hatanın büyüklüğü cezasını çekmesini gerektirmektedir.

Oğuz'un aklı başından gitmesi:icon_whis vallahi gülmeyin dünder beridir düşünüp duruyorum en sonunda Oğuz madem Ferit gitti:icon_sorr onun yerini güya Arda ile dolduracaklar ya (bizde çocuğuz yuttuk bunu:icon_twis) arda'lı sahnelerin çoğalması gerekiyordu bu durumda Oğuz'a Arda ile bir konser vereceksin bize, onunla çalış demişlerdir sanırım.

Oğuz bu işkenceden kaçmak için yine kendince yollar bulsa da Eda ve çocuklar cezadan kaçmaması içinde tüm önlemleri alırlar.

Al işte arap olmama neden olan bir cümle daha. İstanbulu terk edemiyeceğine göre, başka evede gidemiyeceğine göre arda hergün gelecek, bunlarda müzik dersini beraber yapacaklardır.

Ferit’in gidişi Damla’yı yıkmıştır.Bakkal Niyazi’nin gönül maceraları Damla’yı biraz olsun meşgul etmeyi başarır.

Niyazi'den hiç beklemediğim o tepkiyi onca insanın arasında yaptı ya:icon_sorr neyse sanırım kızın gönlünü önce Eda-Oğuz-Numan Amca filan mı alacaklar acaba, sonrada Niyazi'ye yahu kızı bir tanı baskısını devam ettireceklerdir. Bu durumda Niyazide kendisine yakın gördüğü Damla ile bu konu hakkında konuşup, nasıl davranması gerektiğine beraber karar vereceklerdir sanırım.

Ergin ile Füsun cephesinde de gelişmeler yaşanmaktadır.Füsun’a evlenme teklifi etmeyi planlayan Ergin Oğuz’dan aldığı parlak fikirlerle bol süprizli bir gece orgnaize eder,fakat romantik gece felaketle sonuçlanır.

O kocaman aile yemeğine sığamayan bizim çifte kumrular (ben yaza yaza bıkmadım ama senaristler ne hikmetse inatlarına devam ediyorlar. Ayol ya bir hafta mahallemizin Numan Amcası-Niyazi-Muhtar oluyor, diğer karakterler buhar oluyor, yada Ergin-Füsun oluyor, diğerleri buhar. Bu kadar güzel bir olayda yani Ergin-Füsun-Melahat sığmadı o koca masaya sanırım:icon_sorr) demek ki bir yerde güya tatildeydiler, tatailde evlenmeye karar verdiyse Ergin bunu uygulamada da uzman Oğuz'a danışacaktır tabi ki:img-in_lo ama işler felakete gidiyormuş umarım bu felaket komedi tadında felaket olur, dram tadında olmasın. Zaten kendimizi kaybetmişiz Ferit olayı yüzünden, birde o tür sahneler ta dibe vurdurur bizi:icon_sorr

Şule ile barışmanın yollarınnı arayan Yaman iş çıkımaza girince tehditlere başlar.

Özette en nefret ettğim cümle:icon_twis Her kötü karakteri bir şekilde bana sevdirdiler YAMAN hariç, bu adam ağzıyla kuş tutsa sevmiyeceğim, zaten ağzıyla kuş tutamıyor akıllanan Şule bak boşuyor bizimkisini:img-hyste Tehditte eğer bunlar evlilik anlaşması yapmadıysa tek ceketle gitmeyeceğini, malların yarısını alırım diye mi tehdit edecek Şule'yi (tamda Yaman'dan beklenecek hareket, neden şaşırıyorum ki:icon_whis)

Oğuz için ise büyük gün gelmiştir.Cezasını çekmek üzere Oğuz barda mini konser vermek üzere sahneye çıkar üstelik yanlız da değildir yanında çok sinir olduğu biri

Evet sahnelerin yeni yıldızları, süper ikili OĞUZ-ARDA karşınızda:img-
hyste Allahım o konser başlar mı, başlarda sağ salim biter mi. Hep beraber göreceğiz efendim

Sevgiler


NOT: Burası saatlerce boş bırakılmayacak, ona göre. Ben tekrar hatılatayım da

canangulben
20-02-08, 15:43
Sevgili iki aile ailesi...
Ferit'i yolcu ettik sonunda... Ama sizlerin de anladığı gibi veda sahnesindeki gözyaşlarımız sahiciydi. Çok sevgili Öner'in gidişi hepimizi çok çok üzdü. Hele ki benim gibi onunla yemek yemeyi ve eğlenmeyi çok seven bir ablayı... Şimdi kiminle köftecilere gidip sütlaç için kavga edeceğim
Gazetelerde okuduğunuz her habere inanmayınız. Sonuçta Öner eğer bu diziyi para için bıraksaydı çok çok önce bırakırdı. Bu hepimiz için geçerli. Yaptığımız işi ve birbirimizi o kadar sevdik ki pek çok can sıkıcı gerçeği gözardı ettik. Bu işler zordur bilen bilir. Zahmetlidir. Ve oyuncular bazen çocuklar gibi özen isterler. Büyük talihsizlik oldu Öner'in gidişi. Kendisiyle de bunu uzun uzun konuştuk. Ama karşılıklı olarak karar alınmıştı ve dönüşü yok görünüyordu. Öte yandan sonuçta bu bir iş... İşler başlar ve biterler...
Siz burada olağanüstü bir güzellikte bir tavırla bir oyuncuya verilebilecek en büyük ödülü veriyorsunuz. Yaptığımız işin anlam bulduğunu görüyoruz. az önce Öner'e telefonda başlattığınız hareketi anlattım ve mesajlarınızı okudum. O kadar mutlu oldu ki.. Para için diziyi bıraktı haberi tahmin edersiniz çok üzdü onu.
Siz şahanesiniz kardeşlerim...
Güzel kalplerinizden sevgiyle öperim..bye

çok teşekkürler iclal abla =)) seni burda görmek harika:happy0064 hep gel e mi? =)))
____
pazartesi, hem güldüm hem üzüldüm.Şimdiye kadarki bölümlerden çok farklıydı.Meğer FERİT ne kadar önemliymiş bizim için =).şimdi kim babacım dicek =( kim kızdırıcak oguzuuu =(( ya da köşkümüzün DAMAT FERİT lakabını kim taşıyabilcek :(:icon_sorr
____
bölüm özetine bakılırsa, buruklugumuzu biraz unutucaz =) Oguz un yalanı ortaya çıktı :img-tomat =D başlıycak yine oguzun dahiane fikirleri =)) ama eda bu sefer kolay kolay affetmicek gibii , (gerçi dayanamaz ama olsun:)) çoçuklarıda arkasınaa almışş ohh :D
__
ergin in füsun a evlenme teklifi etmesine çok sevindimm oleyyyy, yakındaa düğünn var :happy0064:img-hyste tabi özette aksiliik çıkıcak diyor ama hadi hayırlısı bakalım =))
___
Yaman a üzüldüm yaaa birazcık tabi =D, şimdi napıcak diye düşündüm deeee aboo hali harab =)))
____
Arda ile Oguz u bi sahnede düşünemiyorm :img-hyste Eda acısını fena çıkarıo anlaşılan :img-hyste

ayyyy süperr bi bölümm olucakk oleyyyyyyyy:happy0064

Müge
20-02-08, 16:20
Arkadaşlar şu anda Safiye ablamız yani Sevgili Asu Maralman Show tv deki Derya gibi programında…..Diziden pek söz etmediler ama…Jenerik müziğinden kısaca söz ettiler.."Bal gibi olur"..Şarkısı Asu Maralman’ın bebeği gibiymiş.(:

Çok tatlısınız Asu Hanım..:img-wink:



Edit:Bugün Asu Maralman'ın doğum günüymüş....İyi ki doğdunuz...İyi ki varsınız...Doğum gününüz kutlu olsun....:happy0064

ggnibsgk
20-02-08, 16:40
Selammlarr=)

Yaa ben bölüm yorumu yapmamışım nie söylemiyosunuz aaa!!!!...

Neyse en iyisi çok uzatmadan başlıyım...Ama bu bölüm yorumu öyle çok uzun olamıycak ne yazık kii!!:icon_sorr Böylee belli yerlere değinicemm tabi kendimi tutabilirsem ehuehue...

Tabii kii öncelikle Ferit'imizden başlıyorum...Yani aslında normal şartlar altından olsa okulun kantininde Damla'ya söyldiği sözler için çok kızardım ama kızamıyorum yaw napıyımm???...Yalnız orda iki bölüm önce Damla'ya söylediğine benzer laflar söyledi...Ben o zmn duyduğumda direkt "Yaw nasıl yanında diil,evlenirken babasına karşı çıkan kimdii?? "demiştimm hatırlamazsınız tabii ama ehuehue...Yani bu bölüm de senaristlerimiz sağolsunlar..."Bi tek evlenirken" gibisinden bi replik eklemişler...Ne yalan söyliyimm sahne sinir bozucu olsa da onu duyunca mutlu oldum ehuehue...:img-wink:

Neyse ardından Ferit'imizin gidişii...Var yaa o kadar duygulandım ki anlatamam....Offf!...Nası bi sahneydi o öyle(Sahne demek ne kadar doğru bilmiyorum ama??) Malum ben internetten izliyorum yani bilgisayara bakıp bakıp ağlayan bi tip olarak gayet saçma bi görüntü çizdim yanii ehuehue....

Off hala hazmedemiyorum nası yaparlar bunu bize bu yapımcılar yaaa:icon_sorr

Valla onun dışında kesinliklee her bir sahnesi muhteşemm bi bölümdü...Bayıldımm ben...Yani bilmiyorum senaristlerimiz Ferit'İn gidişini kaldıramayız diye mi böyle bi yol seçtiler yoksa zaten Eda Oğuz barışmış artık bi süre güllük gülistanlık olur mantığı mı bu bilmiyorum ama ben çok sevindim yaniii:happy0064

Ayy Eda ve Oğuz ne kadar tatlıydı öyle yaa...Bütün bölümm yiyesim geldi valla..:img-icecr Tatlı aşıklarımız 76. bölüm itibariyle geri dönmüştür arkadaşlarr vatana millete hayrılı ossun!!...eheuheu...Hele o banktaki sahneleri...Tahmin ettiğiniz gibi Eda'nın biz delimiyiz araya girmeseler ayrılıyoduk demesiyle başlayan özeleştiriye bittim takdir edersiniz kii ehuehu...Valla çok mutlu oldum görüncee:happy0064

Vee bir de partimizz var tabii kii..Hay Allah'ım yaa bu kadar süper olabilir bu kadar samimi olabilir...Eda'nın Eda'Yı Oğuz'Un Arda'Yı çekiştirmesi....Yakalanmalar...Kaçamamalar ehuehue...

Aa Niyazi'yi nasıl unuturumm...Hay Allah'ım yaa adam tam bir küt çıktı...Çekiceğimiz var bu Niyazi'den hee ehuehue...Neyse canım biz Niyazi'yi çekmeye razıyızz,Alt tarafı belimiz kırılır o kadar...:img-hyste

Ay tamam sustum yaa aa!!

Bu arada Eda'nın ailesiyle tanışmamız fikrii zaten çok hoş bi fikir ama bir de ailenin içinde bizim psikiyat oluncaa tam olmuşş :good: Süper vallaa eheuhue...

Neyse özeti de okudum valla süper olucak bence bu bölümm...Ceza ne olursa olsun valla aman Eda ve Oğuz tekrar küsmesin dee ehuehue...(Yaa moderatörüm şuraya bi kulağı çekip tahtaya vuran bir ifade yapsak zor oluyo bölee :img-hyste )

Hadi ben kaçtım görüşürüzzz

Edit: Müge'cim sağol haber verdiğin içinn....Asu Maralman Doğum gününüğz kutlu olsunnn:happy0064

_seboist_s
20-02-08, 19:00
Arkadaşlar şu anda Safiye ablamız yani Sevgili Asu Maralman Show tv deki Derya gibi programında…..Diziden pek söz etmediler ama…Jenerik müziğinden kısaca söz ettiler.."Bal gibi olur"..Şarkısı Asu Maralman’ın bebeği gibiymiş.(:

Çok tatlısınız Asu Hanım..:img-wink:



Edit:Bugün Asu Maralman'ın doğum günüymüş....İyi ki doğdunuz...İyi ki varsınız...Doğum gününüz kutlu olsun....:happy0064


Müge Abla'cım çok teşekkürler haber verdiğin için...
Safiş'imiz bizim yaaa:D:D Demek doğum günüymüş bugün... Öyleyse bize kutlamak düşer;)

Doğum gününüz kutlu olsun Asu Maralman!:happy0064


... Bakkal Niyazi; Eda ile Oğuz'un barıştığı haberini alır, havalara uçar. Arkasından gelen replik ve sebep olduğu yorumlar;


Niyazi: Ooo süper haber yaa hemen sayfamdakilere de yazayım bunu. Çok merak ediyorlardı barışacaklar mı diye:D

Annemgiller: Bu sayfadakiler siz olmayasınız Şule Hanım?

Bendeniz: Eee siz derken?:icon_whis

A: Aman İki Aile Ailesi canım:D

B:Eheh mümkündürr:D

...

Sevgiyle kalın;)

bugra9
20-02-08, 20:07
Herkese Merhabalar…:img-wink:

Zaman göz açıp kapayıncaya kadar hızla geçiyor…Baktım yine haftanın ortası,Çarşamba gelmiş…Günler birbirini kovalarken biraz soluklanmanın vakti geldi diye düşündüm ve çevirmeden yeni bir sayfa,güne bir ajans bırakmaya karar verdim…

:icon_shad:kahve:icon_shadAKŞAM AJANSI…:icon_shad:kahve:icon_shad

Her veda bir başlangıçtır diyerek,gitmeyi tercih etmiş sevgili Gözde…Fakat ben Gözde’nin bir dostu olarak,kardeşi,abisi,ailesi olarak bir kez daha düşünmesini istiyorum…Onu anlayabiliyorum,içinde ki boşluk bana da çok tanıdık,fakat bugün İki Aile’yi terk etmesi,yarın yüreğinde çok daha boynu bükük boşluklar bırakacağını da biliyorum…Bu satırlar senin için Gözde,içinde bir pişmanlık,keşke kalmasın diye…Fotoğraf yarısından yırtıldıysa,gel sen diğer yarısını sıkı sıkıya kavra,çünkü bu fotoğraf yarım bile olsa gönlümüzde yarım kalan bir çok şeyi tamamlayıcısı…İlk günden beri emek verdik,iyiyi kötüyü,doğruyu yanlışı beraber karşılayıp, hep beraber yolculadık,güldüğümüz anlarda oldu,ağladığımız anlarda,ama bu hikaye bizim için her daim önemliydi,her daim kıymetliydi…Hala da öyle,biz hikayeye başladığımızda Akçağan ile Zeynep ufacıktı,boylarının uzadığına,dişlerinin döküldüğüne şahit olduk,on sekiz yaşına basan Ceren ile hayata dair öğütleri kulağımıza küpe ettik,hep aileyi sevdik,umudun nefes aldığın her solukta yaşadığına,mekanları kıymetli kılanın yürekler olduğuna,aşkın bir kuyruklu yıldıza takıldığına bu hikaye ile şahit olduk…Yitip giden parçamız büyük,ama halen varlığını koruyan,diğer yarımızı da görmezden gelmek,hikayenin bize öğütlediği bir çok değere haksızlık olur…

Bizim hala alacağımız,anacağımız,unutupta hatırlayacağımız bir çok değer var bu hikaye de…Son noktaya geldiğimizde,artık hikaye bitti dendiği anda üzülmeni istemiyorum,senin üzülmen bizi de üzer…O yüzden gel sen bir daha ölç,biç,şayet kararın değişmez ise bize de saygı duymak düşer…

Kararın ne olursa olsun seni çok sevdiğimizi de bil yeter…:img-wink:

Evet arkadaşlar,şimdi yavaş yavaş,kıyıdan kıyadan Pazartesi akşamına yeniden dönelim ve konuşmadıklarımızı,bugün ki aklımızla masaya yatıralım…

Eda ile Oğuz,evliliğin tadını balayı bölümünden sonra ilk kez doya doya çıkaran muhteşem ikilimiz…Evet onlara artık yalnızca,çiftimiz,aşıklarımız,sevdalılarımız,gönül dostlarımız demiyorum,çünkü onlar gerçekten muhteşem bir ikili oldular…Hani bir dönem Zeki-Metin ikilisi vardı,gerek tiyatroda,gerekse Türk sinemasında bir efsane olmuşlardı,işte ben Eda ile Oğuz’un arasında ki uyumu da,ahenk ve enerjiyi de bu anlamda çok başarılı buluyorum…Belki halen çözemediğimiz büyü de burada gizli…Onlar yalnızca aşık bir çift olmadılar,sevdalı çiftten fazlası olabildikleri için bu kadar canlılar,bitmek tükenmek bilmeyen bir karakter enerjileri ve albenileri var…Kişilik olarak da birbirlerine olan benzerlikleri ve birlikte geçirdikleri vakitlerde ki rahatlıkta,bizim böyle hissetmemizde büyük etkendir diye düşünmekteyim…

Diyeceğim o ki çiftimizde tarifi zor bir samimiyet var…İclal Aydın ve Emre Kınay’ın Eda ile Oğuz’u çok sevdiklerini,benimsediklerini görüyorum,bir aşk hikayesi anlatacam diye gerilmedikleri için,rahat oldukları için,samimi oldukları için bu kadar özel ve kıymetliler…Üstelik büyük süslü cümleler olmadan da aşkın en güzelini anlatıyorlar…Evlilik ile birlikte Eda ile Oğuz’un nasıl bir noktaya gelip,dayandırılacağını hep merak ediyordum,açıkça söylemem gerekirse endişelerimde yok değildi,fakat şimdi geldiğimiz noktaya kafamı kaldırıp bakınca,görüyorum ki bu iş “ Karakter yapısında ” bitiyor,:img-ok:hikaye ikinci planda izliyor,sağlam karakterlerin varsa,hikayenin zamana karşı daralması asgariye düşerek,anlardan alınan keyif ve tat artmaya başlıyor…
Bir bakış olur,bir ses tonu,vurgu olur,an gelir sayfalarca yazılan bir senaryodan çok daha tesiri kuvvetli bir etki yaratır…Bu bizim dizimizde yakalanmış bir başarı olduğu için çok memnunum…

Ferit’in Köşkten ayrıldığı sahnede “Beyaz Demir Kapı” üzerinde yapılan çekimler dikkat çekmiş,evet benimde dikkatimden kaçmadı,belki bilinçli yapıldı belki tesadüf,ama Ferit’in Köşke ilk girişi de aynı kamera açısı üzerinden çekilmişti,yönetmenimiz ilk bölümü izleyerek,senaryoyu böyle yorumlamış olabilir,bana çok anlamlı ve manidar geldi…O günden bugüne doğru bakacak olursak,neler değişti,ne temeller atıldı,neler hayal kırıklığına kurban gitti,ama bir şeyler yaşandı,kalp kırıklığı da vardı,mutluluk gözyaşları da,ama bir şeyler yaşandı ve başarıldı !!! Köşk ona verilen görevin hakkından geldi…Yalnız insanların değil,mekanlarında bir kaderi,bir kısmeti vardır…En azından bir şeylere vesile olurlar,yolları birleştirir,yollar ayırırlar,fakat illaki bir şeye hizmet ederler,onlarda cansız ama canlı en büyük yoldaştır insanoğlunun bu hayat denilen uzun yolculukta…

Mangal partisi…Udi Aday adayı Arda’nın performansına şahit olamasak bile gayet eğlenceli,renkli ve tam Köşk mahallesi sakinlerine yakışacak kıvamda geçti…İzlerken düşündüm de bu sahnelerin çekim safhaları ne kadar meşakkatli…Devamlılık o kadar önemli ki,bir sofra sahnesi anlatılıyor ve sofranın her köşesinde bir hikaye dönüyor,haliyle tabaklarda ki devamlılıktan,oyuncuların duruşlarına kadar bir çok detay yapaylığa kaçmadan bir bütün içinde anlatılacak…Genel çekimler kadar masa başı sakinlerinin çekimlerinin de ayrı zaman dilimlerinde çekildiğini göz önünde bulundurunca iş gerçekten hassasiyet gerektiriyor…Az öncede söylediğim gibi aksi takdirde bir yapaylık alır başını gider…İzleyici de sanki o uzun sofranın bir köşesindeymiş gibi hissedecek,uzaktan bir göz gibi,sanki kendi evimizde,soframızda ki bir telaş gibi…Ama helal olsun bu sahneler başarı ile kotarılmış,birkaç ufak devamlılık hatası dışında,asıl olan samimiyet yakalanmış,devamlılık birkaç noktada hava muhalefeti sebebi ile bozulsa,bile bunlar ufak ayrıntılar,samimiyete gölge düşürmüyor…

Zaten yönetmenimiz bu sahnelere tamamen mizahi bir bakış ile yaklaşmış,Köşkün içinde ki o kalabalık,pazartesi gecesi de söylediğim gibi masanın baştan sona taranması ile verilirken,çocukların,Niyazi ile Filiz karşılaşmasını izlemek için aşağı inişlerine eminim dikkat etmişsinizdir…Önce tren gibi koştur koştur indiler,ardından frenleri tutmadı ve zincirleme kaza geçirdiler,bununla kalsa iyi söz konusu sahnenin devamında ön planda bir hikaye dönüyor,fakat çocuklarda arka planda kendi hikayelerine sözsüz olarak devam ediyorlar,Eda’nın hepsinin kafasına teker teker vurması,gelen yemeğin elden ele arkaya uzatılması gibi detaylar bana çok sıcak geliyor…Oysa kamera bu detayları özel olarak almıyor,genel planda devam ederken,bunların sahne zenginliği olarak kullanılması çok hoş…Dedim ya bir şekilde samimiyet bu tarz ufak detaylar ile yakalanıyor…Yönetmenimiz Hülya hanım’ın oyuncu yönetiminde ki başarısına alın bir örnek daha…

Gitmeden önce Şule'nin geldiğini gördüm ve çok sevindim...Seni çok özledim be Şule,her sene okul bizi böyle ayırıyor...( Gerçi topu topu iki sene oldu ama neyse :img-wink: )...Varlığını ailemiz üzerinden eksik etme hatta annengillerin yorumlarını bile çok özlemişim...Hatırlıyorum da yanılmıyorsam
48.bölümün fragmanıydı,baban fragmanda ki gece-gündüz olgusuna dair müthiş bir yaklaşım patlatmıştı...Diyeceğim o ki seni çok seviyoruz,böyle arada da olsa bizi ihmal etme...Ayrıca Asu Maralman'a da nice mutlu seneler dileyelim...Yaşı yok hanımefendinin...O bizim genç kızımız...:img-wink: Bizde abileri ve ablalarıyız...( Abla ben olmuyorum...):img-wink:

Benden şimdilik bu kadar,en kısa zamanda yeniden görüşeceğimizi umut ediyorum…

Yine bir ajans açarız mesela,ardından sohbete yeniden başlarız…

Hoşçakalın…

hukukcine
20-02-08, 23:03
Ve hemen belirtmek isterimki ben hala gecekuşuyum efendim.....;-))


benim bu saatte gelmemin bir amacı var....o yüzden geldim....


Ailemi güldürmeye geldiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiim......



Umarım iyisinizdir...;-))

Yorumları okudum...vee evet tüm aile çabuk unutamayacağımız o veda sahnesinde çok duygulandık....duyulan üzüntüyü de zaten herkes kendine has tarzı ile yorumlamış...o kadar sıcak ve samimi ki...Sule demişti sanırım...bizde Iki Ailemizin gibi bir aile olduk...

vee baktım...istisnasız bütün ailemiz bu sahnenin bir oyundan ziyade gerçeğin ta kendisi olduğunu yazmış...az önce tekrar izledim o sahneyi...yine çok duygulandım....

kamera arkası veda nasıl olduğunu düşünürsek bir de...off göz yaşları sel olup akmıştır...işte her zaman diyoruz ya....sevilmek ve sevmek herşeyden üstün...değerler....;-))

Bir kez daha sevgili Öner Erkan ın yolu açık olsun diyorum....yüzlerimize onca zaman gülümsemeler yapıştırdığı için çok fazla üzülmemesini diliyorum....biz onun ne kadar kaliteli...ne kadar insani değerlere sahip bir insan olduğunu biliyoruz....o bizden ayrılsada aslında hala bizimle beraber....


Veee evet pazartesi akşamı yeterince bu üzücü konuyu yorumladık haklı olarak...ama düşündümde biz böyle üzüldükçe eminim Öner Erkan da bu ayrılığın yaralarını sarmaya imkanı olmaz....bu yüzden bizde yaramızı sarmaya başlayalım bugünden itibaren...Önere yardımcı olalım...eminim sevgili Iclal hanım da bizim köprümüz olarak Önere grafiğimizin yavaş yavaş çıktığını ona iletecektir...vee onun için de bu ayrılık belki de daha kolay hazım edilecek bir hale gelecektir...bunu canı gönülden diliyorum.....

Vee bu yüzden arkadaşlar.....Ferit aslına bakarsak bizi terk etmedi yinede...yorumlarımız aracıyla geçmişe selamlar çakabiliriz di mi...demem o ki...Ferit le olan bölümleri bizden kimse alamaz artık...yani eminim bir çoğumuzun hafızasında...
vee biliyorumki zaman zaman satırlarımızın aralarında...harflerin içinden yine Ferit bir yerlerden zıplayıp bizim cümlelerimize konuk olacaktır:img-hyste....yine o zevzeklikleri olacaktır...kötü şakaları olacaktır mutlaka...yani en azından benim yorumlarımda Ferit, ayakkabılarını çıkartmak şartıyla ;-)), ordan oraya atlayacak daima ;-))....bu da beni teselli ediyor açıkcası....

Vee evet off çok daldım yine…. o hüzünlü yorumlardan sonra bu akşam biraz da yeni gelişmelerden…komik sahnelerden bahsetmek istiyorum….

buna açıkcası ihtiyacım da var…şu kadar söyleyebilirimki…bugün bir katilin ifadesini aldım…bu ikinci ifade alışımdı şimdiye kadar…yavaş yavaş alıştığımı farkeder gibiyim ;-))…vee çook karışık duygular içindeydim…hala öyle….ne hayatlar ne trajediler var….insan bilmiyor...şahit olamıyor günlük hayatta….gerçekten…

Neyse yeter bu kadar....ben en iyisi Pelincimcimcimcim o senin dediğin „tombiş“ kollarımı sıvayım....(ayrıca tombiş değiller yani yanlış anlaşılmasın ;-)) )

off offf vallahi ben en iyisi başlayayım....ne olur bilmiyorum...hadi bakalım...
program baya yoğun görünüyor...;-))

aa evet az kalsın unutuyordum yine ;-)) gelsin şu başlıkta.....aaaaa.....tabii ;-))



„Allah okuyana kolaylık versin ;-))“



yaa her zaman aynı sorunu yaşarmı insan ya.....nerden başlayacağım ben?? Neyse off akışına bırakıyorum....böyle ne yapayım...;-))

evet en iyisi Oğuzun „sen ne dersen o sultanım“ demesine sebep olan güzel gelişmelerden bahsedelim....evet geçen bölüm zaten barış ilan edildi....vee hikayemiz yavaş yavaş yine tatlı aşıklarımızın leyine gelişiyor....arada bir tatlı didişmeler eşliğinde....süper...izleyince ne kadar özlediğimi anladım...:happy0064

vee Oğuz evet anlıyorum seni tabii...nikah tazelenebilir...ikinci balayına çıkılabilir bunlar çok güzel şeyler...ama sen önce karının valizini çıkar...bu dediklerinin suya düşmesin:img-hyste...vee evet insan biraz toplarlardı yani odayı....ne o öyle her yer her yerde.....görünce ben bayılacaktım....bu ne dağnıklık böyle....off offf....neyseki karın yetişti....pes insan kendini bu kar salarmı ya...birde „bağımsız erkek harkete“ diyorsunuz....bu mu yani....?? ;-))


vee evet Oğuz bey....dikkat et diyorum ben...ağızından çıkanları kastediyorum...ya bir hanıma senin de spora ihityacın var denir mi??? off dedim kıyamet kopacak yine...allahtan Edamız alttan aldı...vee efendim...“kışın biraz şey oluyor“ hepimiz biliriz ve Edamızda Oğuzu yanlız bırakmamak için...onunla koşmaya karar verdi....off harika bir manzara....denizin kenarında...muhteşem...;-)) Istanbulu özledim...hemde çoook ;-))

benim yinede Oğuz beyimize bir kaç sözüm olacak...fırça da denilebilir tabii ;-))

yani pes....

Oğuz beyimiz yine bu hafta da tavan yaptı yani...bu bu ne acayip adam böyle?? Geçen hafta karım da karım diye tutturdu bu hafta ise çöp kutusu da çöpkutusu...allah allah yani...vee arkadaşlar...inanılır gibi değil ama bizim Oğuz beyimiz köşk dahil tüm Istanbulda ufacık bir kağıdı atmak için bir çöp kutusu bulamadı:img-hyste....yani tamam köşkte sakıncalı...domates çorbası torbasını da bulmuştu Edamız...ama birşey olmadı..zira söz konusu Oğuz beyimiz iyi niyetiydi...ya şimdi...evet kesin o hayali....komik sahne gibi gerçekleşirdi olaylar...

Oğuz bey....doğru tahmin ettin....Eda boğazına aynen böyle yapışıverirdi işte....;-)) ama sanırım...gerçekleşecek senin bu hayalin...bilemedim...göreceğiz efendim...;-))...sana acıyacağım mı....hayır....yalan söyledin...bu yüzden nikahın düştü senin...vay haline...aaa yok yaa şaka yaptım...Oğuz beyimiz deli gibi koşmaya başladı da...yine...;-)):img-hyste

bu ara bu sahne en güldüğüm sahnelerden bir oldu.....Iclal hanımım o komik hali...Emre beyin o harika yüz ifadesi....çenesi katlanmış filan...harika harika....çok beğendim...muhteşem...;-))

ve o sahnelere geri dönüyoruz hemen ilk sapaktan...;-))
benim Oğuz beyimizi yine bir önerim olacak...ama bunu geçmişinden bildiğim için bu öneriyi yapmak istiyorum...

evet Oğuz bey zerre kadar haklısın....evet adım başı çöp kutusu şart....bence sen ne yap biliyormusun?
Tahmin edersin belkide..bence sen yine git belediyeye şikayet et...vallahi....zaten alışıksın sen...davulcuyu duymadın diye belediyeye gidecektin....hatta iş belki de diyanet işlerine kadar varacaktı....burada da her yolu dene bence....yani vatandaş karısından sakladığı belgeleri nereye atacak dimi....rezalettt...görülmemiş birşey...vatandaşı düşünmüyorlar yahu...bu cöp tenekeleri olmayınca....off yaaaa....haksızlık....:img-hyste

çoook gülüyorum...veee derin bir nefes aldıktan sonra devam ediyoruz efendim...;-))

vee off offf işte özlediğimiz sahneler arkadaşlar.... “love story“ tadında...çoook şekerlerdi yaaa...Oğuzun yine maksadı vardı da, takmıştı o kağıda....onu göz ardı edersek eğer...şeker tozu bol olan bir sahneydi....tatlı aşıklarımız...bankta oturuyorlar....deli gibi koşmuşlar ;-))...eh biraz dinlenmek gerek....di mi....

vee evet aslında bu bir envanter yapmak gibi birşeydi....Edamız durumu gayet açık ifade etti...ne kadar mantıksız bir karar olduğuna değindi bu ayrılık kararı....eh pes Eda yani....bu şimdi mi geldi aklına...vee evet benim çok şirin bulduğum repliklerin sırası da geldi....Eda ne kadar tatlıydı öyle...yazık yaa Oğuz bak karının sana olan güveninini suistimal ediyorsun kadınçağız senin hasta olduğuna nasıl inanmış...üstelik sende hipo var bende ne var demez mi....ay canım benim...off off ah Oğuz ah...bakalım nasıl afettireceksin kendini...hep böyle olmadık yalanlar söylüyorsun...kendi kafana göre hareket ediyorsun ne olacağını kestirmeden sonra ah ah diye yakınıyorsun...ben sana ne diyeyim...hmmm???

vee arkadaşlar şunu söylemeden geçemeyeceğim...bu sahnelere ufacık bir kağıt parçası olduğunu göz önünde bulundurursak bizim hikayemiz ne kadar özel olduğunu anlarız....yani nasıl gelişti olaylar...pes....Fet-Sayımızın yüreklerine sağlık...

vee sahne harikaydı...Oğuz teşisi koydu efendim....çabuk ve hızlı [/B]„kara sevda“ lı mış bunlar...bunu anladığınıza çok sevindim...sizden hariç herkes biliyordu ama...;-))

..ya ne kadar içten ve samimi bir sahneydi o yaa.....Iclal hanımı vee Emre beyi canı gönülden kutluyorum...ancak bu kadar güzel geçirilebilirdi seyircilere o duygu...harikasınız ;-))


vee inanmıyorum...izlerken...şaşırdım oysa ben ümidi kesmiştim...çöp kutusu....!!! bulundu!!!!!!!! Harika!!!... Edamız ezilme tehlikesi geçirse bile...;-)) Oğuzun aklı çöpte...;-)):img-hyste
ama bu tabii geri tepti….amcası o kağıt parçası senden düştü al sen koy yine cebine...;-))

vee evet tek bir çare kalmıştı...kağıdı mangalda pişirmek..;-)) nitekim de oldu...pişti yandı ve kül oldu....

ben bir oh çektim...nerden bileyim canlı şahidin karşımıza çıkacağını;-)) üstelik sadece Oğuzumuz karşına değil...maşallah kadro tamamdı....ifadeni merak ediyorum doğrusu ;-)) vee evet dünya ne kadar küçük yaaa....miniminnacık canııımmm ;-))

vee toparlamak gerekirse.....bu şekertozu bol kullanılan sahneleri çoook özlemişim ben...;-)) süper!!!!

Vee geçiyoruz yeni damat adayına...eğer sınavı başarırsa....damat adayı olmaya daha yaklaşacaktır...ödül bundan ibaret...damat olmak için ise.....çok engeli var daha....

başlayayım bakalım...ya arkadaşlar bu nasıl bir değişim...allah aşkına...insan bu kadar bir değişim yaşar mı yahu... ya yeni bölümden önce....bu çocuk artık böyle giderse ud bile çalmaya başlar...ve pencerede „huysuz ve tatlı kadını“ söyler dedim...yeni bölümde izleyince çok şaşırdım...inanamadım...bu çocuk artık „trt lik“ ben size söyleyeyim....süper....;-)):img-hyste

...üstelik çocuk bununla kalmayıp hafta sonu köşke geldi meşk eylemek üzere sözleşti....üstelik müşerref te oldu....
evet Edacım haklısın aklını sanat müziği ile bozmuş bu....bu nee ?? garip mi...yoksa aşık mı....pes yani....kör aşık....;-))

hala anlamıyorum...bu çocuk rockçu iken....bayıldıktan sonra böyle oldu....Oğuz beyimiz maşallah yani....asabiyetle insanın karakterini değistirme yeteneğine sahip olan başkası yoktur herhalde yer yüzünde...pes.....karakter tamamen yeniden düzenlendi bunun mimarı da Oğuz beyimizmi oluyor şimdi?...off offf....eh bu iyi mi kötü mü bilmedim...eh artık ampullerden ziyade trafoyu patlatırsınız beraber ;-))...Oğuzcum...bak artık yanlız da değilsin....seninde dediğin gibi köşke giren bir daha çıkmıyor nasıl olsa...hal böyleyken böyle bir durumda sobayı yanlız indirmek zorunda kalmayacaksınız...vee bundan böyle ailece kestane pişirirsiniz....süper...senin adına sevindim...:img-hyste

vee damat adayımıza bir öneri....belli ki Oğuz beyimize nasıl hitap edeceğini henüz karar veremedi....zaten „ağabeye“ de izin çıkmadı...“amca“ ise olmaz zira bu durumda köşke yaklaşamazsın bile….bence “Ozzi” de…bak göreceksin nasıl can ciğer kuzu sarması olacaksınız..bir dene….;-))

vallahi böyle giderse....bu çocuk damat olurmu.....olur herhalde hmm??

vee geçiyoruz bizim „kaynana damarı“ tutan çaçamıza.....

bir bu eksikti...;-)) gülüyorum....
işin yoksa şimdi bunu araştır....bu hakikaten böylemi ki...

bir bakalım...objektif olmak gerek...sonuçta...;-))

Oğuz a göre Eda tipik oğlan annesi....çok klasik bir laftır...Eda ve küçük Edanın....yıldızları barışmadı bir türlü...şimdi Edacı diyeceksiniz yine ...ama ben objektif bakıyorum evet evet ;-))...aslında o empati „adaş“ durumuna dayanıyor vee o „sabah yakalanma“ olayı da bu empati tuz biber kattı...pes yani...misafir de misafirliğini bilmemli ayrıca...sen sabahın köründe kalk.....vee aşağıdaki banyo bozuk diye bilmediğin evde sabah turları at:img-hyste...off ne zamanlama ama...Eda çıktı odadan....vee yüz ifadesi muhteşemdi...aynı mutfaktan çikolata çalarken anneleri tarafında yakalanan çocuklar gibiyidi....pes yani...[B]Iclal hanımın mimiklerine diyecek birşey yok...o kadar sahici ki ...sanki gerçekten yakalandı....süper...tebrik ediyorum...

vee pes....Eda mıza ben bu tepkiyi yakıştıramadım...nerdeydi o çaça Eda o sabah...tamam çok erkendi...ama çaçadan eser yoktu yani...hiç olurmu böyle?....herkese diyorsun keşke sende biraz “cool“ olsaydın o an yaaa....neyse yapacak birşey yok artık...sonuçta „gelinin“ tarafından yakalandın Edacım...
Eda yine kapıdan içeriye daldı veee ne oldu ben de anlamadım...kriz mi geçirdi...nefes darlığı mı çekti...Oğuz gibi bizde hepimiz sanırım ne olduğunu anlamadık....ne oldu Edacım?....sakin ol...yani gören de suç işledin sanır...

off yaaa nedir bu canım....siz evlisiniz artık....bunun daha ötesi yokki...yani bir yandan Oğuz ikide bir karım da karım deyip sarılıyor olmadık yerlerde....tastik gibi...eh sen ise böyle zamanlarda panikleyince unutuveriyorsun medenin durumunun artık „evli“ olduğunu....

sanırım bir çözüm var...evlilik cüzdanlarını matbaada kopyalayın vee orjinalini yatak odasına asmak şartıyla diğerlerini evin her köşesine çerçeveletip asın...off bu ne kadar devam edecek böyle...???:img-hyste

yani ben sizin yerinizde olsam çocuklardan onay imzası alırdım...şahitler eşliğinde....yine Oğuzu taktir ettim vallahi..çıkıp o ufacık „orduyu“ dağıttı....vee Edamızda kendi evinde köşe kapmaca oynarcasına... merdivenlerden indi...pes....

eh çocukların sofrada ufaktan ufaktan gülmeleri de zaten bu yüzden....ayoll siz bile normal karşılamıyorsunuz...panik ataklar yaşıyorsunuz...çocuklar nasıl normal karşılasınlar...hmmm???

vee birşey daha eklemeli...kız hakikaten biraz soğuk…yani demem o ki…büyümüş küçülmüş cinsten…modern olacağım diye…güzelim kültürümüz ayaklar altına alacak kadar…ayoll el öpülür…”abla veya teyze” de denir yani…bizde böyle…..;-))

vee sonuç itibariyle...Eda klasik oğlan annesi değil....onlar daha küçücük....tam burada dedim Oğuz yine yataktan fırlayacak...“o çocuk bu çocuk“ diye...allahtan olmadı....sırtlar çevrildi...;-)) vee Edanın son lafı sabah kaldı.....evet o 2 oğlan annesi olduğu gibi üç te kız annesi...hala anlayamadı bu Oğuz bunu....;-))

ve geçelim hemen ....Eda nın annesi babasını pek tanıyamadık henüz...bir gazete okuyordu o kadar...göreceğiz...ama amcasını biliyoruz...hey allahım..görünce ya ben bu adamı tanıyorum nerden filan diye düşünürken...pes dedi ayoll bu psikolog...hatta kendini bir tedavi etse...hiç fena olmayacak...;-)) adam bir gözlerini patlatıyor...insanın koltuktan zıplayası geliyor...korkudan...;-)) gülüyorum....

vee benim çok sıcak bir karakter...zaten önceden de bunun lafını ediyorduk sürekli Niyazimize bir hanım gerek diye....vee kısacası ben Filizi çok sevdim...çok sıcak...evet biraz fazla konuşuyor ama....büyüklerimizin dedikleri gibi...çok konuşan insandan zarar gelmezmiş insana...vee gerçekten te öyle çok pozitif enerji aldım...gülüşü filan çok şirin...;-))....ama gel gelelimki Niyazi yine yemekleri seçti...pes yani...yani yemeklere bu kadar düşkün bir insan görmedim ben....ne yaptın sen „tombik“...aaaaa....umarım kızın gönlünü alır...neden böyle oldu? Acaba Güzin ablamız fazla mı asabi yaklaştı yine çöpünü çatarken Niyazinin...bilemedim....;-))

vee son olarak çocuklar....kızılötesi yine tuzla „bitirdi işi“ çok güldüm...vee ah ah...canım benim...gerçekten aceleci bu....herkes eşi ile arkadaşı ile gidecekmiş...o yanlızmış....çok tatlı yaa...vee fındığımıza ne demeli..ufacık bir detaydı ama ben çok güldüm...ya bizim fındığımız büyüdü mü ne? Baksanaza...parfümler filan...ve benim kastettiğim sürüş tarzı....çok tanıdık geldi....süüüper...;-))


vee evet off mavoldum...daha doğrusu...mahvoldunuz...ya birşey diyeceğim..ben böyle yazıyorumda...hepsini okumayın...atlaya atlaya geçin...;-)) vallahi gözlerinizi düşünmem gerek...;-))
bölündüüümmmm ;-))

hukukcine
20-02-08, 23:17
vee benden bu kadar şimdi aileme yöneliyorum..efendim ...kah duygulandım kah güldüm...


vee dediğim gibi bütün yorumları okudum...:happy0064...ne kadar farklı açılardan baksakta...yine bir yerde yollarımız kesişiyor...bunu her defasında tekrar yaşamak süper birşey....eh bizim farkımızda zaten bundan ibaret değilmiki...:good:

vee benim takıldığım noktalar....


eveet Buğra bey bakalım siz neler demişsiniz...maşallah yani kaç mesaj gelmiş....saymadım..bu ne hız böyle...;-)):img-hyste

Evet Ferit Köşkten ayrıldı,yollarını birleştirdiği iki aile'den çok uzaklara savurdu kader onu...Ama Ferit,hiç bir sürgünün uzaklaştıramayacağı,gönderemeyeceği bir yerde kendine çoktan yer edinmişti...Hatıralarda !!!


Çook haklısın Buğracım...yani o senin dediğin hatıraları kimse geri alamaz..bu dizide olduğu gibi gerçek hayatta da aynı...hiç bir farkı yok...yaşananlar acı tatlı hatıralara dönüşüyorlar ve biz onları kalbimizde taşıyoruz...resimler filmler sözler...üzüntüler......öyle değilmi...o kadar güzel ifade etmişsinki...harika!!:happy0064


Ummadığın bir anda,alakasız bir yerde,bir bakışta,bir sözde,kavrayıverir hatıralar insanı...Oysa hesapta ayrılık vardır,ufukta görünen odur ama özlemin karşıtıda hatıralardır insanoğlu için...Bu hayat bir bayrak teslim diyoruz,dönemler açılıp,dönemler kapatılıyor,bir mangal partisinde kondurulan ufacık buse,adına kader dediğin bir oyunda aklına gelen ilk şey oluyor.


Işte bu......off Buğra ne yaptın sen...bayıldım ben bu sözlerine...alıntı yapıyorum...vee kıpkırmızı boyuyorum...;-)) herkes bir daha okusun...diye...yüreğine sağlık arkadaşım benim...;-))


Köşkün alt katında kurulan sofraların artık bir standarta girdiğini,bu nedenle çeşitlendirilmesi gerektiğini daha önce dile getirmiştim,bu bölüm anladım ki benim böyle hissetmem de senaryonun da etkisi gözardı edilmeyecek kadar önemliymiş...Belki hazırlık safhalarını izlememiz,dolayısı ile ister ister samimiyeti getirdi...


Bak çok doğru...hemfikiriz...zira bu standartlaşmaşma biraz aşılmayı bekliyordu adeta:img-yes:...nitekimde öyle oldu vee dediğin gibi...sofra hazırlamak mantılar açmak..sebze soymak meyve soymak...üstelik bunlar sıradan gelse bile seyircilerle paylaşıldığı an sıradan olmaktan çıkıyor...bizim dizimize has olan birşey bu...bizim şeker tozunun taneleri işte böyle oluşuyor...harika...:happy0064


Üstelik Arda'nın Köşke girmesi ile kapıdan başlayan tarama sonunu görmediğimiz masanın en ucuna kadar kaydı gitti...Bende oturduğum yerde işte budur dedim,o tarama sahnesinin kesilmemesini istiyorduk zaten...Muhteşem bir mizah yakalanmış...Köşkün kalabalıklığı,masa başında oturan insanların o şaşkınlıkları ve bunların yanında olağanüstü bir özgürlük getirmiş sahneye...Bu sahnelerde sanırım zemine döşenen raylar üzerinden yapıldı,biraz kameranın kadrajı yüksekti,acaba bir jimmy jip olabilirmi diye düşünmüyorda değilim... Her neyse çok büyük bir keyif aldım bu sahneyi izlerken,dediğim gibi senaryo kadar Hülya Hanım'da sürprizler ile geliyor...


Ya evet haklısın bak...bende öyle düşündüm...hatta dedim aaa çok fazla özgür olmuş bu:img-hyste....her yerde ray filan...ayoll bunlar demir yollarını geçmiş diye içimden geçirdim:img-hyste...vee bana sorarsan o jimmiy jip değil canım benim o bobby bob...gülüyorum...yaaa.....Hülya hanıma gelince....o zaten bir usta...diyecek laf yok....Buğra bey siz ne diyorsunuz allah aşkına...su üsteki satırları bir tercüme edersiniz memnun olurum...millet köşkün içinden tren geçti sanacak....ne gerek var şimdi paniğe yol açmak? Allah allah sende bir garipsin...gülüyorum gülüyorum gülüyorum...:img-hyste


Hikayemizin özlenen mahalle ayağı yeniden atağa geçti
İzleyicinin zaten İki Aile'den beklentileri bu yönde,öyle çok büyük karmaşa ve tesadüfler yerine böyle daha bize yakın,ibret dersi değil,maneviyat depolayacağımız hikayeler,İki Aile'nin ruhunu yansıtıyor...


Vee arkadaşım...yani Pelin şimdi kızacak ama...“back to the roots“ yani öz e dönüş bence doğru bir karardı…Elif ne oldu gördük…bizimi dizimiz bunu kaldıramıyor işte...bizim dizimiz Filiz gibi yeni karakterler kaldırır...vee bu da zaten gerçekleşti...buna ben de çok sevindim...süper tespit Buğra bey...kutlarım efendim...;-))



Ayrıca Asu Maralman'a da nice mutlu seneler dileyelim...Yaşı yok hanımefendinin...O bizim genç kızımız... Bizde abileri ve ablalarıyız...( Abla ben olmuyorum...)

Aaa bak görüyormusun onca zaman yanılmışım ben yahu..abla sanmıştım...ben seni...aa bundan sonra değişmez bu Buğra bey....efendim Buğra „abla“:img-hyste gibi bende sevgiliAsu Maralmanın yeni yaşını canı gönülden kutluyorum....nice yıllara...;-))

vee evet bir düzeltme yapayım...Buğra ağabey..efendim...abla değil...herkes okudu di mi...;-)) ne diyorsun sen Buğra yaa..dalga mı geçiyorsun allah allah...gülüyorum...vallahi benim hiiiiiç bir suçum yok...malzemeyi vermeseydin...yani biliyorsun bende okuyorum senin yorumlarını...;-)) :img-hyste


Vee ah ah Nurdancım..seni burada görmek ne kadar güzel...umarım iyisindir...
Vee ah ah sende hüzününü paylaşmışsın bizimle...

Bilmiyorum en son hangi bölümde bu kadar ağladım..Bu bölümü elli kerede izlesem de aynı duyguyu eminim yasarım..Ferit giderkenki gözyasları kadar içtendi ki
Bir oyuncuyu diziden "askere gidiyor" diye çıkarmak bu kadar mı kolay..Bir Ferit gider bir Ferit gelir nasılsa..Ama öyle olmuyor işte.."Yaralarımızıı saracağız ama izi kalıcak..."

Çok haklısın...hepimizin duygularına tercümansın aslında...vee haklısın...yaralarımızı saracağız izler kalacak...ama bu izleri de Buğranın da ne güzel ifade ettiği gibi...hatıralarımızla gidermeye çalışacağız...;-))

Vee Pelincimcimcimcim...gecenin bir vakti ekranına dalıp zaten kutlamıştım seni...ama bir daha yüreğine sağlık diyorum...ayol ne oldu da sen bu kadar taştın diye sorsamda...biliyorum ben..ama gerçekten bayıldım bittim

vee bu güzel olağanüstü satırların karşılığını biraz da olsun verebilmek adına...alıntı yapıyorum...çooook güzel....bravooooo sana....

Bir yaz günü, "durgun" masmavi bir denizin kumsalında, babasının şevkatini kovaya doldurduğu kumların üstüne dökerek hazırladığı çamurla yaptığı minicik kalesini aniden gelip, götürüp, beklemeden giden düşüncesiz dalganın arkasından bakan, neden götürdüğüne anlam veremeyen bir çocuğun hissettiği gibi hissediyorum şuan.. Giden dalganın götürdüklerine anlamsızca bakan bir çocuk gibi.. Nasıl da bir anda geldi,aldı gidiverdi diye düşünmekten, şaşkınlıktan, geride kalan parçalara bakmak için daha arkasında dönememiş, dalganın gidişine takılıp; ucundan yaş düşmesin diye çırpınan 2 küçük gözün sahibi gibi.. İçinde yaşadığı huzur dolu minicik evinin üstüne koca bir ayak basılmasını uzaktan izleyen ufak bir karınca gibi.. Ya da yaprakları döküldükçe geçmişe karışıp, kök salıp yeşillenen hatıra defterinın satırlarının elinden kayıp da bir kuyunun içine düştüğünde, arkasından bakıp, tutamamak gibi.. Kısacası ailemden birisi aniden gitmiş de geride sadece ismini ve kısacık bir filmini bırakmış gibi hissediyorum.. Kısacası iz bırakmış bir şeylerin gelecekte geçmişi hatırlatacağına sevinen ama aynı anda da geriye dönüş için bilet bulamayacak bir yolcu gibi hissediyorum.. Aslında şuan bu garip şeyleri nasıl yazabildiğimi düşünen bir üye gibi hissediyorum:happy0064

Vee ah ah Fatoş abla sürekli diyorum ya...sen çok tatlısın yahu....kağıt havlu da almış yanına...pes...ama gerçekten çok doğru....ben „çelik“ olmama rağmen...gözümden bir kaç yaş aktı yanağımdan aşağıya...emin ol sen o içindeki hıçkırığı tahmin edebiliyorum...vee sadece ben değil...tüm aile...bunun nedenini de değindik zaten...hatta sevgili Iclal hanımda tastikledi....oyun değildi bu sahneler...!!!

Ferit sahnesinde kötü olacağımı biliyordum hatta gerekli olan tüm malzemede yanımdaydı (kağıt mendil yok o yetmez kağıt havlu, su v.s.) ama yok öyle kötü oldum ki içimdeki hıçkırığın tarifini nasıl yapabilirim.

Neler dedi öyle kulaklarıma inanamadım biz nasıl boşanmaya karar verdik hadi sen hipo hastasısın ya ben benim neyim vardı Allahım dedim benim duymak istediğim laflar karşımda ya ben öldün ya da Edanın başına taş düştü yok ayol anladım temiz hava çarptı böyle laflar çıktı

Vallahi hava mı çarptı...bilmiyorum bildiğim tek şey var....onlar da kara sevda var Fatoş ablacım...;-))


Şuleeeeeeeecim.....ya sen nerdesin...vallahi özlemişim ben senin yorumlarını...ne iyi ettin gelmekle....süüper hoşgeldin....


Dün şunu bir kere daha anladım. İki Aile o kadar yüce bağlar oluşturmuş ki içimizde... İzleyiciler ve emektarlar sıkı sıkıya kenetlenmiş.

Öner Erkan gidiyor... İclal Aydın ağlıyor, Emre Kınay ağlıyor...
Ferit gidiyor... Eda ağlıyor, Oğuz ağlıyor...
Biz ağlıyoruz...

Vee ah ah işte bu..başta değinmiştim zaten sana...alıntı yapıyorum...eminim tüm aile hem fikir bu konuda...bu çok rastlanır birşey olmasa gerek...dediğin gibi oyuncularımızın ekibimizin kenetlenmesinden ziyade seyirciler de aralarında bir bağ oluşturdu.....bizim bağımız bir aile ye kadar vardı...bu da müthiş....iyiki varsınız....

Ve ah ah Gözdecim....veda etmiş....ben bunu kabul etmiyorum...Gözdecim bir kere daha düşün bu kararını...kendine göre haklı olduğun noktalar var....şüphesiz...ama Feritin gitmesi ne kadar büyük kayıp onu söylemem gerekmiyor zaten...ama dediğim gibi...o hatıralarda ve bizim yorumlarımızda „oynamaya“ devam edecek...tekrar aramıza katılmanı diliyorum...;-))

Ah ah...benim meslek taşım mı bu...yanlış görmüyorum...ta kendisi...Nuraycım...hoşgeldin...vee beni güldürdün...ayoll fıtık oluruz..bize ufak bir ordu gerek Niyaziyi çekmek için...;-))

Vee arkadaşlar...bu kez hakikaten abarttım yine...ama bir türlü finali göremedim...o kadar güzel şeyler yazmışsınızki ...geçemedim...harikasınız....özet gelmiş...gördüm...o da artık haftanın sonuna doğru kaldı....

Vee gitmeden önce[/B]...az önce okudum...çok üzgünüm...Berlinde türklerin oturduğu bir ahşap ev bilinmeyen kişiler tarafından kundaklanmış...bu bir ayda üçüncü vaka...şiddetle kınıyorum!!!...

vee içimden şöyle birşey geçti sizinle paylaşmak istedim...

vatanımızın kıymetini bilelim..değerini bilelim...ne olursa olsun..durumlar ne kadar karışık olursa olsun...Iclal hanımın geçenlerde yazdığı bir şey vardı...çok duygulandım...toprak bizim...önemli olan bu....


Gidiyorum karşımda kitap kuleleri...gök deleni geçtiler vallahi....;-))kendinize çok çok iyi bakın...kucak dolusu sevgiler...görüşmek üzere...iyi akşamlar...

loralai
20-02-08, 23:27
ayy aysun çokda kafiyeli oldu yemin ediyorum satır satır okudum dayanamadım okudum atlayamadım valla harika yazmışsın altına imzamı atıyorum bu yorumun gerçektende çok güldüm bu bölüm bende hatta senin yazını okurken bile güldüm o sahneleri hatırlayıp yavv iclal aydının mimiklerine hareketlerine bayılıyorum yaa hele o aniden kafalara şaplağı beni bitiriyo eda karakterine çok uyuyo ayrıca iclal aydın gerçek hayatında nasıl bilmem ama oyunculuk tarzı çok cilveli nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama böyle çok fingirdek rol apıyodiyebilirim sanırım tabi karakterde uygun bayılıyorum yaniii

GizemliSahne
21-02-08, 01:38
Oooo efendim kimleri görüyorum böyle.. Avukat Aysun Hanım gökdelen kitaplarını bırakmış da ben bırakmaz mıyım hiç?? Ahh Aysun’cum sorma valla İstanbul’u gördükçe içim gidiyor benim de.. Hülya Hanım’ın da İstanbul’a hayranlığı sağolsun, özlemimizi biraz olsun gideriyor.. Deniz benim vazgeçilmezim.. Huzurum.. Hele o ışıkların büyüsü ile.. Ankara da güzel yer ama İstanbul aşkı bambaşka bir şey.. Sen bu satıları yazmadan önce telefonuma gelen mesaj; “Şu an köprüden geçiyorum, maçtan(FB-Sevilla) sonra da üstünden geçtiğim köprüyü, sıcacık bir mekanda, hayranlıkla izleyeceğim, İstanbul bir duayen..” Yaa ne kötü arkadaşlarım var yaa.. :D Benim de plana gore şuan İstanbul’un kışını paylaşmak için orada olmam gerekiyordu, nasıl da özledim ama gidemedim işte okulum sağolsun.. Bu mesajdan sonra çekip gidesim geldi haliyle ama bari gitmişken GS-FB maçını da aradan çıkarayım diyerek haftaya gitmeye karar verdim.. :D Eh gitmişken tiyatrosuz olur mu? Valla tiyatro delisi olacağım orada, harika.. Sabah akşam tiyatro, sonra eğlence.. Ama söz veriyorum bu projenin üstüne maça gidince oradan pankart açacağım; “İki Aile’ye sahip çıkalım” yazdıracağım.. Siz de televizyondan izlersiniz; GS tribününde şok protesto… :img-hyste Off başladım yine ya.. N’apalım zırvalamaya geldik değil mi Aysun’cum?? Öğrenciler bizim bu tahtası eksik yanımızı görse, otorite yerlerde yemin olsun.. :img-hyste Ee her şey arkadaşlarımız için.. Gerekirse şebek de oluruz.. Evet başlıyorum ben de.. Bölüm yorumunu ayrı yapacaktım ama toplanmışken, Aysun’un üzerinden gidelim..

Öncelikle Öner Erkan hakkında söylediklerine tamamen katılıyorum.. Artık geride kalanlara bakmanın vakti geldi.. Eda'mız, Oğuz'umuz, çocuklar, Ergin'imiz, Füsun'umuz, Safiş'imiz, Muhtar ve Numan Amca'mız, Niyazi'miz ve artık Filiz'imiz de var.. Aa Fet-Say'ımız, Y.Hülya Bilban'ımız ve kocaman bir ekibimiz var.. Ohh ne çok varmış yaa ;=)) Hem bu Öner Erkan’ın eminim ki “zor” aldığı kararın üzüntüsünü tetiklemekten başka bir şey olmaz.. Yolu açık olsun.. Onunla gurur duyduğumuzdan şüphesi olmasın..

Vee bu yüzden arkadaşlar.....Ferit aslına bakarsak bizi terk etmedi yinede...yorumlarımız aracıyla geçmişe selamlar çakabiliriz di mi...demem o ki...Ferit le olan bölümleri bizden kimse alamaz artık...yani eminim bir çoğumuzun hafızasında...vee biliyorumki zaman zaman satırlarımızın aralarında...harflerin içinden yine Ferit bir yerlerden zıplayıp bizim cümlelerimize konuk olacaktır ....yine o zevzeklikleri olacaktır...kötü şakaları olacaktır mutlaka...yani en azından benim yorumlarımda Ferit, ayakkabılarını çıkartmak şartıyla ;-)), ordan oraya atlayacak daima

İşte budur! Ben senaristlerimizin de Ferit karakterini tamamen sileceklerini düşünmüyorum.. Zaten silinemez ki.. Köşkün her metrekaresinde bir ayak sesi, her bireyinde bir izi var.. Buğra çok güzel anlatmış; umuyorum ki senaristlerimiz de Ferit’in mektuplarını, telefonlarını eksik etmeyerek, varlığını hissettirirler.. Mektuplarındaki zevzeklikleri bizlerden esirgemeyeceklerdir.. Bunu Ferit’e, Öner Erkan’a ve bizlere çok görmeyeceklerdir.. Öner Erkan gitti ama Ferit’i yaratanlar hala bizimle ne de olsa.. Onu satırlarla konuştursalar bile, Öner Erkan Ferit karakterine öyle bir nefes vermiş ki, satırları yazarkenki şebekliklerini, ses tonunu ve mimiklerini canlandırmakta hiç de zorlanmayız ve çok mutlu oluruz.. Mümkünse eğer, senaristlerimiz zaten bu yolu seçeceklerdir.. =)


buna açıkcası ihtiyacım da var…şu kadar söyleyebilirimki…bugün bir katilin ifadesini aldım…bu ikinci ifade alışımdı şimdiye kadar…yavaş yavaş alıştığımı farkeder gibiyim ;-))…vee çook karışık duygular içindeydim…hala öyle….ne hayatlar ne trajediler var….insan bilmiyor...şahit olamıyor günlük hayatta….gerçekten…

Off valla işin çok zor, onların psikolojileriyle baş edebilmek için, öncelikle senin psikolojinin sağlam ve etkilenmeyen bir yapısı olması lazım.. Ve eminim sende bu zaten var tombiş kollum :=)) Merak etme ben de sıkıntıdan NES'e yakalandım, gece yemek yemeden duramıyorum :img-hyste Nutella yemekten krize girip hastaneye kaldırılan ilk insan olarak tarihe geçebilirim, yalnız değilsin, yakında yetişirim :=)

evet Oğuz bey zerre kadar haklısın....evet adım başı çöp kutusu şart....bence sen ne yap biliyormusun? Tahmin edersin belkide..bence sen yine git belediyeye şikayet et...vallahi....zaten alışıksın sen...davulcuyu duymadın diye belediyeye gidecektin....hatta iş belki de diyanet işlerine kadar varacaktı....burada da her yolu dene bence....yani vatandaş karısından sakladığı belgeleri nereye atacak dimi....rezalettt...görülmemiş birşey...vatandaşı düşünmüyorlar yahu...bu cöp tenekeleri olmayınca....off yaaaa....haksızlık....

Bu satırlarının ardından, izninle Oğuz beyi bu haftanın “çöp adamı” seçiyorum.. Niye mi? Odası zaten çöp oda gibi, elindeki kağıdı atacak çöp kutusu bulamadı.. Ee o kadar çöpü varken boşa gitmesin dedi “çöpleri çattı” iyi mi? Oğuz Bey’ciğim çöpleri çatacağınıza Aysun’un da dediği gibi belediyeye çatsanıza çöp kutusu yok diye..:img-hyste Off iğrencleşmeye başladım sıkıntıdan.. Geçiyorum..

asabiyetle insanın karakterini değistirme yeteneğine sahip olan başkası yoktur herhalde yer yüzünde...pes..

Sorma Aysun’cum bu ne yaa.. Valla damat adaylarına çektirmek isteyen anne-babalar Oğuz’a yollasınlar.. Ee kimi üfürükle halleder, kimi höykürükle değil mi ama?? :img-hyste Oğuz Bey Oğuz Beeey, kız babalarına kötü örnek oluyorsunuz, damat adaylarına karşı teknikler geliştireceklerini iddia etmeye başladılar.. Bizzat kendi babamdan espriler gelmeye başladı, olmuyor böyle ama ya, dile düştük vallahi.. Yakında, getir sen damadı, giysin tulumları, torna makinesinden 32 ekran görüntülü cep telefonu çıkarttıracağım, oradan ne yapıyorsunuz izleyeceğim diye bir espri bekliyorum.. :D

Eda yine kapıdan içeriye daldı veee ne oldu ben de anlamadım...kriz mi geçirdi...nefes darlığı mı çekti...Oğuz gibi bizde hepimiz sanırım ne olduğunu anlamadık....ne oldu Edacım?....sakin ol...yani gören de suç işledin sanır...

Valla ben de orada şaşırdım kaldım, Eda Hanıımmm n’oluyor yahu? Gören de Oğuz’un odasına son sözü patlatmak üzere didişme fünyesi bırakmış, kaçıyor sanacak.. :img-hyste Yok Aysun’cum sen Oğuz’a diyorsun alışamadı bu evliliğe, karım da karım diye tutturuyor diye.. Eda’nın da pek farkı yok baksana.. Valla en güzel çözümü bulup, evlilik cüzdanını çerçeveletmeyi önermişsin.. Alışkınız biz ne de olsa.. Önceden de köşkün her tarafı, “Hamile kadına bağırılmaz”, “Hamile kadına manyak denilmez, “Dikkat yüklü kadın çıkabilir” diye levhalarımız vardı, pek yadırgamayız biz.. :D Hay Allah’ım neler diyoruz biz böyle Aysun yaa? Yörüngeden çıktık..

Aysun hanım "back to the roots" falan n'oluyoruz aloo? Yanına mis gibi de Türkçe halini de yazmışsın, ne gerek var İngilizce'ye.. Madem kızacağımı biliyorsun niye kullanıyorsun ha?? İngilizce'yi de aştın artık Fransızca'ya falan geçtin maşallah, "envanter" falan filan.. Görmeyeceğim bir daha ona göre :D

Aman da aman Şule hanımlar da gelmiş.. ;=) Sizi bu sayfalarda görmek ne büyük şeref efendim.. Repliklerinizi özlemişiz valla.. Daha sık gelmen dileğiyle ;=)

Nuray'cım pes.. Senden de böyle bir istek gelirdi.. Kulağını çekip tahtaya vuran bir surat.. Valla çok güldüm.. :=) (Şimdi yere yatan adam var farzet, bitti yine yaa ;=))

Valla uykum geldi galiba, zırvalayamıyorum bile.. Siz daha fazla "iğrençsin" demeden gidiyorum.. "Sağolun iyi insanlarsınız".. :D Allah'ım bu saatte uykum geldiğine inanamıyorum.. Harika ;=) Kaçarsa bölüm yorumu yaparım artık n'apalım.. Kaldım Ankara'larda.. ;=)

Gitmeden önce ben de Almanya'daki vatandaşlarımıza büyük geçmiş olsun diyor ve sabır diliyorum.. Valla yorum yapmaya kalksak buralara sığmaz o yüzden ben de sadece şiddetle kınıyorum!

deren1970
21-02-08, 13:11
Tüm aileme Günaydınlar, Sevgiler ve Saygılar

Nasılsınız bakalım. Vallahi sabah sabah benim sağolsun Münih'ten kalkıp gelmiş sevgili Aysuncuğum ile birinide analaım hadi belki kıskanır filan :img-hyste ankaradan daha sonra forumumuza girip zırvalayan 2. şahıs diyen (anam ne kadarda uzun uzadıya anlattık yahu:icon_whis) Pelin ile günüm güzel başladı vallahi, yorumlar o kadar şekerdi ki bayılarak okudum:img-yes:

Şimdi efendim ben yine dönüp dolaşıp Oğuz'cuğuma gelmek istiyorum:img-in_lo ya o olmazsa biz moda olan şeyleri nasıl takip edecektik allahaşkına:icon_whis 2008 yılı diyelim artık işte 2008 yılı asansörde kalma olayında moda nedir sağolsun Oğuz'cuğum sayesinde öğrendik, öğrendik di mi:img-yes:, devam ediyoruz 2008 yılında soba taşıma modası evet ne kadar önemli bir konu bunuda öğrendik mi ohh çok şükür öğrendik, cebe onuda koy ve son moda 2008 yılı mangal yakma modası alın ya yaaa ne zannetteiniz Oğuz'cuğum sağolsun yine o harika şahsiyet onuda gösterdi konu komşuya rezil olmadan sağolsun o madayıda öğrendik çok şükür:img-meeti o ne kadar güzel bir önlük ve şapka takımıdır yahu bayıldım, bayıldım:good: hala da ayılamadım:img-hyste o şapka karizmasına daha da bir artı katmış, önlük desen siyah beyaz olması acaba oğlanların gönlünü almak için midir acep:icon_whis ayol Oğuz'da benim gibi FENERBAHÇE'li hatta fanatiklik derecesinde onunkisi ama buna rağmen mi desek yoksa şapkayla uyumlu olsun diye mi (banada ne oluyorsa koskoca moda ikonu Oğuz giymişse ne alaka di mi takım renkleri allah allah yavvv:img-grin2) işte bayıldım.

Ah Oğuz'cuğum sende olmasan biz bu moda olayını nasıl takip edeceğiz. Yani ben sana aşık olmuyayım da kime olayım:img-in_lo

Tekrar görüşeceğiz. Olurda aklınıza gelirse sayfalar sizleri bekliyor efendim

deren1970
21-02-08, 15:54
Aklına sayfalar gelen şu durumda sadece ben görünüyorum, olsun canım çaçalığımı biryerlerde bıraktım bu aralar, ha sanmayın ohh kurtulduk diye yeri ve zamanında kendisini gösterir hiç merak etmeyin:img-grin2

Hala aklımda Oğuz varken:img-in_lo ya bir insan bu kadar mı şeker olur, bu kadar mı sevimli olur, insan kızıp nefret edemiyor di mi EDA HANIM:img-hyste hoş günah çıkardın ya o bankta bana yeter:img-wink: gelelim mangal olayına, bilmem farkettiniz mi ben o sahneyi çok sevdim , hangisini mi? hemen cevaplıyorum efendim. Efe ile küçük Eda (bu arada küçük Edayı bende sevemedim, o kendini beğenmiş tipi hiç hoş değil amma velakin çaça Eda'yada böyle biri lazımdı di mi ama:img-hyste) öpüşürken demiyelimde ona yapacakları sırada bunları Eda yakalayınca her daim korkulması gereken Edanın gazabından kaçan Efe nereye sığınıyor, Oğuz ağbisine:img-yes: dizinin başlangıcıyla şimdiki noktaya gelinmesine bakılınca böyle adım adım ama o kadar kuvvetli bir baba-oğul diyebilirim ilişkiyi bize izlettirdikleri için önce senaristlere kocaman alkışlarımız gitsin:happy0064 (bunlarda birşey beğenmiyorlar demezler artık, bak alkışı hakettiklerinde onlar gibi bazı olayları, karakterleri unutuyor muyuz, unutmuyoruz alın size alkışlar efendim:img-wink:) neyse konuyu dağıtmayalım dağılınca yine bir hafta görünüp diğer haftalar sırra kadem basan karakterler gelicekte aklıma, neyse Oğuz ne diyor işte kızların babasını bir arayayım, sonrada diğer kız babasını aradığında (ben kızların babasında da hafifi Oğuzvari tavırlar gördüm, genelleme yaparsak kız babalarının çoğu Oğuz gibi oluyor demek ki bu durumda) ay bak yine dağılıyor konu hemen toplayıp işte can alıcı sahne merhabalar ben Efe ile Timur dedikten sonra birkaç saniye Efe'ye bakıp ondan sonra babalarıyım demesi o kadar çok şey anlatıyordu ki

Anlatmak istediğim şeyi anladınız di mi

Neyse tekrar görüşeceğiz

Müge
21-02-08, 17:31
Şule’cim benim öncelik ile seni burada görmek ne güzel bir şey…Arada testlerinden başını kaldır ve foruma bak yahu…Neler yazılmış?,neler çizilmiş?..Kim ne demiş?…:) Bak şimdi Niyazi meselesine gelince maalesef annenin dediği gibi bizim burası değil…Şimdi pat diye de isim yazamam Berna’cım beni siteden atar…:img-hysteAma sana şöyle izah edeyim…Yüzün ve kitabın İngilizcesi olan bir yer..Kendisi beni de sayfasına ekledi…:) Neyse valla atılacağım siteden… :img-hysteŞule’cim arada yaz ne olur…Özletme kendini..:img-wink:


Aysun’cum seni de burada görmek ne büyük mutluluk..Döktürmüşsün yine..:D:good:

“vee evet tek bir çare kalmıştı...kağıdı mangalda pişirmek..;-)) nitekim de oldu...pişti yandı ve kül oldu....”



Sen öyle san…:img-hysteYandı Şimdi Oğuz bey yandı…:img-hysteEda onu ne yapacak bak gör….Eee ben dedim Oğuz beye yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış efendim…:img-hyste


Ay bugün çok neşeliyim içimden hep gülmek geliyor…Allah ağlatmasın…:img-wink:


Ben de Pelin’in son söz sözlerine katılıyorum ve Almanya da yaşayan geçmişler olsun ve sabırlar diliyorum…Allah bir daha göstermesin…


Şimdilik benden bu kadar…Yine geleceğim ve yüzümü güldüren meleklerden söz edeceğim……Kendinize iyi bakın…Esen kalın…bye

başkozlu
22-02-08, 04:15
76. bölüm, Ferit'in ayrılığı dışında çok güzel bir bölüm olmasına rağmen, Pazartesi gününden beri yorum yazasım gelmedi. Bilgisayarın başına her oturuşumda, artık Ferit'in olmayacağı aklıma geliyor ve bütün hevesim, heyecanım sönüveriyor.:icon_sorr
Ama ben hırs yaptım artık... Ne olursa olsun her koşulda, azimle ve inatla İki Aile'yi seyretmeye ve burada yorum yazmaya devam edeceğim. Çünkü çoğunuzun bildiği gibi İki Aile'nin çıkış noktası Oğuz'un çocukluk hayalleriydi ve benimkiyle neredeyse birebir örtüşüyordu. Gerçi ben Oğuz kadar azimli ve biraz da şanslı olamadım, çocukken ayrılmak zorunda kaldığım köşke bir daha dönemedim. Ama yaklaşık iki senedir İki Aile sayesinde, her Pazartesi, çocukken ayrıldığım o köşkte yaşadım sanki. O kadar benziyordu ki; o ahşap köşk, sevgi dolu o hayatlar, kalabalık aile sofraları... Yalnız, bizim oturduğumuz köşkün çatı katı kullanılmadığı için, biz o keyfi, bahçedeki bir incir ağacının altında yaşıyorduk abimle. O birasını alır ben de gazozumu... Pikabımızı da açtık mı, gel keyfim gel. Ya o, karanlık bahçede yanıp sönen yüzlerce ateşböceğinin dansları... Kısa bir zaman dilimi bile olsa bu güzellikleri yaşadığım için kendimi o kadar şanslı ve seçilmiş hissediyorum ki, bunun için Allah'a hep şükretmişimdir. Bu güzelliklerin karşılığı hiçbir maddi değerle ölçülemez. Bir düşünün... Bugün elinizde inanılmaz bir maddi servet olsa İstanbul'un o güzelliklerini geri getirebilir misiniz? Hadi kendi çapınızda küçük bir cennet yarattınız diyelim... Peki o cennetinizde ateşböcekleri olacak mı? Hadi onları da bir şekilde getirip koydunuz diyelim... Acaba yaşadıklarınız ve hissetiğiniz mutluluk benimki gibi sahici olabilecek mi? Bu imkansız!.. İşte bu nedenle benim yaşadığım o güzelliklerin hiçbir maddi karşılığı olamaz.:img-meeti

Artık hayalinin bile çok uzaklaştığı o günlerimi, 2006 yılının Haziran Ayı'ında İki Aile ile sanki tekrar yaşamaya başladım. Benim için adeta ikinci bir mucize olan bu güzellik için de hep şükrettim. Dizimiz bu sezon bitse bile teknolojik olanaklar sayesinde, ben yaşadıkça hep elimin altında olacak bu güzellik... Bu da bana yeter de artar bile... :img-yes:

Eveeeet gelelim 76. bölüme... Ferit'in trajik vedası dışında, gerçekten harika sahnelerle dolu, inanılmaz sıcak bir bölümdü.:good: Eda'yla Oğuz'un barışmaları bile kendilerine özgü oldu. Sıradan olmasını zaten beklemiyorduk ama böyle çoluk çombalağa maskara olmaları da hakikaten çok güzel düşünülmüştü. :good: Hep söylemiştik zaten... Bu sıradan ama sıradışı çatlak aşıkların evlilikleri de sıradışı olacak diye... İşte bunu kastetmiştik. Bu kadar çocuk ve bir de misafirler eklenince, kalabalık içinde yaşanmaya çalışılan, kaçamak zamanlar...:img-wink: Üstelik bir de bunun anlaşılması üzerine yaşanan mahcubiyetler ve komik durumlar... İşte budur diyorum ben... :good:

Bütün olumsuzluklara rağmen işlerini en iyi şekilde yapan ve bizlere kaliteli bir seyirlik sunan ekibimizi yürekten kutluyor ve alkışlıyorum. :happy0064:happy0064 Her zaman yanınızda olacağız ve hep destekleyeceğiz. :img-yes:

Sevgili İclal Hanım bu samimi ve sıcak tavrınız her zaman size geri dönecektir. Hakettiğiniz güzellikleri bulmanızı dilerim. :img-yes:

Canım kardeşlerim bu gecelik bu kadar olsun... Yine görüşeceğiz inşallah...

Şimdilik hoşçakalın.

bye

merve_gülben
23-02-08, 00:15
Evettt vallahi cuma gününü de ettik.. baya yorgun ve üzgün geçti beinm için bir yandan dersane bir yandan feritin durumuna takıldı vallahi aklımmm ama DÖNÜŞÜ yok arttıkk biliyoruzz.. neyse açmayalım konuyu.. ben 1 aydan fazla tatil yaptım walla okula başlamak azap gibi geldi bee.:D sabahları uyanamadım yaww... bu kadar kendimden bahsettim yeeterr..

Şimdi Feritimizin yokluğuna biraz daha alışmış gibiyim ama bölümü izleyince hele İcoşumun ağlmasını görünce birden başlayıveriyorumm ağlamayaa.. :( ay durun ne anlatıcam size.. bakın bölümü indirdim tam konsantre oldumm izliyorum feritin gidiş sahnesine geldim işte.. annemler uyuyodu.. bir an emre abimi ve iclalimi görünce ağlarken ee tabii bende başladım.. kulağımda kulaklık baya ses çıktı heralde ağladım yanii baya..ben duyamıyorum sesimi.. annem geldii.. birden kapı açıldı...

ANNEM(sibel HANım..) biizm evin çaçasıdır..:D işte napuosun merveee dedi.. ben hemen sildimm gözyaşlarımı refleks tabii.. hiiçç ağlıyorummm annem görüyorum da neden dedi.. ya deidm bölümü indirdimm feriti görünce dedim.. annemde ki cevap şu: sadece ferite mi yoksa icoşunu görünce böle ağlamayasın :D bilirimm ben seni hadii hadii hadii demez mii.. sessizlikk. tabii güldü gitti.. ama söyleniyorr.. benim için bile ağlamzzz oo neler neler tatlı tatlı söylenio aa dedim abartma sende yanii..:D işte annelerr ah ah..:D ayy ailevi sorunlardan size ne neyse. öhö öhööö.:D

Bu bölümm herşeyiyle mükemmeldi..feerit hariçç.. oğuzz artık küçük edayı sever mi bilmem ama çünkü amcası psikoloğu çıktı.. foyasını ortaya çıkardı..:D ama ne alaka dimi yaa.. amcası başka yeğeni başkaa..:D neyse söylemeseydi eyvahh eda gene başlıcakk off yaa aralrı tam düzelmişken bozulmaz inş. görücezz bakalımm neymiş OĞUZUMUZA HİPOTOTAM.. mıydı ay neyse işte anladınızz hipopotam beye CEZALAR.. bir an önce pazartesii gelsinnnnnnnn.... :D

Ben buralardayımm canlarımm görüşürüzz yine.. dersanede sınavım varr çalıştım da geldimm.. hakketimm yani bir yorum yapmayı.. :D görüşmek üzere..:sad53:

nar cicegi
23-02-08, 00:28
İyi geceler

Günlerden cuma fragman günü ama çıkmadı galiba fragman.Bölüm resimleri gelmiş.Resimleri görünce aklım Oğuz barda ne tarz bir şarkı söyleyecek.Elinde ud olduğuna göre tsm büyük ihtimal.O bölüm komik olacağa benziyor.Biraz klasik ama aklıma geldi Oğuz şarkı söylerken bütün aile orda olcak.Oğuz şarkıyı Eda'ya bakarak söyler mi acaba?Şöyle anlamlı bir şarkı da olursa süper olur.

Bu arada [B]Aysun Abla[B] da döktürmüş gene.Aysun abla sen atlayarak okuyun demişsin ama bir başladın mı okuma bırakamıyorsun.

Fragmanın ilerleyen saatlerde gelmesi dileğiyle hoşçakalın.

BERNA
23-02-08, 01:25
Bölüm yorumuna devam!

Ferit'in çıkışı dışında bölümde başlıca iki konu vardı. Çocukların ilişkileri ve de bunlara ebeveynlerin tepkisi, bir de Eda-Oğuz ilişkisinin bildiğimiz normal karı koca ilişkisine dönmesi. Gerçi deli ve hipo Oğuz ve çaça Eda'nın normal ilişkisi de çok normal olmasa da karı koca olduklarını uzun zamandır bu bölüm tam manasıyla hissettik.

Arda inat uğruna da olsa, kendini Türk Sanat Müziği'ne adamış bir durumda. Ceren'in bir genç kız olarak şu anda babası gibi birini istememesi çok doğal ama bilmiyor ki ileride babasına benzeyen kişileri beğenecek... Bu böyledir genç kızlıkta genelde annelere tepki olur fakat Eda'dan önce hem anne hem de baba rolünü Oğuz üstlendiği için Ceren'in tepkisi babaya.. Her neyse, Arda'nın bu durumu komik de olsa ben de Oğuz'un yerinde olsam çabayı takdir etsem de sinir olmadan duramazdım. Ayrıca sık sık damat ve babalar arasında yaşanan bir çekişmede Arda'nın çok bilen olması Oğuz'u iyice çıldırtacak :) Utla Mor ve Ötesi çalınması da Arda'nın asıl kimliği hakkında bilgi verdi, sonuçta notaları tam olarak çıkartması için çok iyi bildiği bir şarkı çalmalıydı. Oğuz ve Arda'nın çekişmesi birazcık Ferit'in yokluğunu azaltmak için abartılmış olsa da oyuncuların zevk aldığı güzel bir diyalog mevcut bu sahnelerde :) Oğuz'un kabusunu düşündükçe hala gülüyorum. Yaman şimdiki durumda gelemeyecek olsa da Oğuz bunu bilmediği için kabus gittikçe gerçek olacak diye korkmaya başladı bile ;)

Timur ve Leyla'nın birbirlerine hayran hayran bakıp, sürekli beraber vakit geçirmek istemeleri dışında Leyla karakteri hakkında bir bilgimiz yok. Merve kadar yaygaracı olmadığı onun şakalarına sadece surat asmakla geçiştirmesinden belli diyebiliriz belki sadece ;) Eda'da yapmacık bir hava sezsem de büyük Eda'nın düşündüğü kadar vahim bir kız olduğunu da düşünmüyorum. Ukala ve sözünü bilmeyen bir yapıda, Eda da kendi oğluna elbette böyle bir kızı layık görmüyor, ne de olsa oğlan annesi ;)

Eda ve Oğuz'un çocuklar konusunda tamamen ayrı fikirde olmaları da bu öykülere güzel bir detay katıyor, birbirleri ve ilişkileri hakkında olmasa da , didişmeyi sevdikleri için bu konuya yöneldiler şimdi. Oğuz ve Eda genel olarak tüm seyirciyi toplayan karakterler. Gençler de, küçükler de ve büyükler de bu karakterlerin sahnesinden zevk alıyor. Onların karışmadığı sadece gençler arasında dönen sahneler tüm aileyi yakalayamayabilirdi. Zaten köşkte yeniden alt kata sofra ve bahçeye mangal kurulması da çok bizden detaylardı. Eda klasik Türk annesi, Oğuz da klasik Türk babasını temsil ediyor. Eda oğlunu sultan sanıyor, Oğuz da kız ve erkek çocukların flörtleri hakkında farklı düşünüyor, en çok hoşuma giden detay da her ikisinin de eninde sonunda bu zaaflarını kabul etmiş olmaları ;) Biliyorsunuz bazı yazarlarımız zaafları olan karakterlerin izleyiciyi çekmediğini düşünüyor, oysa dizimizde Oğuz ve Eda zaaflarıyla beraber bizden oldukları için seviliyor. Sanırım tutarlı olduğu sürece, birdenbire seyirciyi şoke etmediği (birara bizim dizide de sorun yaşamadık değil) sürece zaafları olan karakterleri de seviyoruz aslında ;)

Eda ve Oğuz'un bu bölümdeki ilişkileri son zamanlarda beğendiğim en güzel ilişkilerden birisiydi. Herşey vardı içinde. Biz olabilme duygusu, aşk, flört, dostluk, paylaşım, çekişme vs. Bu olaylar da Ferit'in gidişi hariç büyük olaylar olmamasına rağmen büyük bir zevkle sıkılmadan izledik olayları ve bunların ilişkilerine yansımasını :) Galiba kilit sahnelerden birisi de yatakta yüzlerini birbirine dönüp iletişim kurdukları, niye yemeğe 'misafirlerini' davet ettiklerini sebepleriyle açıkladıkları, bunun kendilerinen neler hissettirdiklerini açıkladıkları sahneydi. Her zaman aynı fikirde olmasa da iletişim kuran bir çift vardı karşımızda uzun süreden beri ilk defa. Aynı iletişimi, hatta Eda'nın bizim sorduğumuz soruları kendisine de sormasını, 'ben de sana aşıkken ben niye böyle davrandım ki'diyerek kendini sorguladığı sahneleri de çok sevdim. Cilveleştikleri sahneleri de seviyorum zaten her bölüm yazıyorum tekrarlamayayım :)

Hipo Baba Oğuz'un rapordan kurtulma maceraları ve sürekli bir şekilde o kağıdın Oğuz'u karşısına çıkması genelde filmlerde kullanılan bir klişe olsa da çok sevimliydi :) Özellikle kağıdı geri getiren çocuğa bakışı çok hoştu Oğuz'un, oğlum başka işin mi yok der gibiydi ;) Bir süreliğine unutulan kağıt, bu arada bu detayı da sevdim çok insancaydı, mangalda yakıldıysa da doktorun kendisini yok etmek mümkün olamayacağı için yalancının mumu yatsıya kadar atasözü doğrulanmış oldu.Bu arada sevgili doktorumuzu yeniden görmek çok ama çok hoştu. Müthiş bir oyuncu dizimizin dinamiği için konuk olarak gelmiş de olsa :)

BERNA
23-02-08, 01:25
Bu arada Mügeciğim Yaman'dan bahsederek kulaklarımı çınlatmış, daha önceki yorumumda yazdıklarımı alıntı yapıyorum.

Yaman işin ciddiyetini yavaş yavaş anlamaya başlamış durumda. Şule konuştukça içimin yağları eriyor desem :happy0064 Şule topluma kazanılmış ve güçlü bir kadındır artık, hepimize hayırlı uğurlu olsun. Yaman'ın ise hala Şule konusunda neler hissettiği konusu muallakta ancak Refik'in karşı çıkmasına rağmen artık rol yapmayı bırakması önümüze iki farklı düşünce türü ortaya koydu. Yaman ya Şule'yle artık uğraşmak istemiyor, onun kendisini bağışlamasını istemiyor veya Yaman Şule'nin sözlerinden gerçekten etkilendi, ona artık rol yapmak istemiyor, kendine kızıyor ve de bu sefer de bu güçlü kadından mı etkileniyorum yoksa derdinde. Refik Eda konusunda açtığında tam olarak Eda'ya söylenmedi bile her zamanki gibi, kadınlardan çektim dedi genel olarak. Hangisi güçlü ihtimal derseniz (ben ikincisini izlemeyi merakla beklesem de) ilk ihtimali birazcık daha kuvvetli görüyorum, %60-%40 diyebilirim bence :icon_whis Sanki bana soruyorlar da :img-hyste

Özete bakınca her iki olasılık da değil dedim ve yine tahminlerde çuvallama başladı dedim :img-hyste Yaman Şule ile uğraşıyor ama tamamen yanlış bir yöntemle yine ;) Şule'ye tehdit edecek yazıyor özette. Şule'yi ne ile tehdit edeceğini hiç anlamadıysam da, tahmin ettiğim gibi Yaman'ın grilik skalasında siyahın yeri daha çok artacak. Tam tersi olmasıni isterdim ancak Şule'yi topluma kazandırdıkları için senaristlere kızgın değilim bu konuda. Şule'yi düzelttik ama Yaman da bize kalsın dediler :) Sonra seyirci kime kızacak değil mi ;)

Burcu05-88
23-02-08, 01:38
İyi akşamlar arkadaşlar

bir göründüm bir daha gelemedim afedersiniz
ama sizin yazdıklarınızı okumak istiyorum ve tahmin edersiniz ki bu da hayli zaman alıyor;) yoruluyoum ve yazmdan çıkıyorum ayrıca öyle güzel yorumlar yazıyorsunuz ki bana bi şey kalmamış oluyor :D

ama Feritimizi son kez gördüğümüz bölüm hakkında da bir şeyler yazmak gerekiyor ama değil mi
hepiniz gibi ben de ayrılık sahnesinde çok duygulandım ve ağladım:sad53:
ve tek bölümde biraz boşlujklar kaldı gibi ayrılık hususunda ama bu konuda senarietlere kesinlikle bi şey diuyemem tabii ki yapımcının suçu :(

ama senaristleri bu bölümde çok takdir ettim çünkü bir bölüm içinde halletmeleri gereken Feriti gönderme işini daha iyi bir yöntemle yapamazlardı sanırım
ayrıca duyguları da iyi yansıtmışlar bence ''her şeye rağmen hayat devam ediyor'' modunda ama en çok yaralanan Damla nın acısı da iyi işlenmişti

oyunculara zaten bir laf yok ayrılık sahnesinden hepsi o kadar samimiydi ki zaten İclal Aydın buraya da yazmıştı onu

tek yadırgadığım şey ise o sahnede Efe nin olmayışıydı Ferştle onun da veda sahnesi gösterilmeliydi ya da aen azından vedalaştıklarına dair bikaç söz konmalıydı bence


üzücü kıısmdan çıkarsak ççççok harika güzel bi bölümdü çok eğlendim

Oğuzum o kadar uğraştı didindi ama sonuçta Efeyi kurtarıyım derken kendi başını yaktı:img-hyste ama bence bir yandan da iyi oldu yalanını ortaya çıkması hem bölüm özetinden anladığım kadarıyla kızgınlıklar olsa da Oğuza ders verme amacında olduklarına göre 1 bölüm sürer bu yalanın acısı sonra biizm aşıklar yine aynen devam eder güzellikleree

şimdilik hoşçakalın sonra görüşmek dileğiyle

bu arada şu fragman da artık gösterilse zzzz

Müge
23-02-08, 01:54
Herkese iyi geceler…Fragmanı izledim ama aklımda bir şey kalmadı…:)Sadece Füsun’un Ergin’in suratına su attığını gördüm…..Valla aklımda kalmadı..:D Neyse en kısa sürede fragman mesaj kutularımızda olur inşallah..:img-wink:

Hemen Berna’nın yazdıklarına değinmek istiyorum…Berna’cım valla yazdıklarını okuyunca çok güldüm…:) Demek Yaman hakkında iyi şeyler düşündün…E tabi kötü de olsa senin sevdiğin bir karakter….Ama senin kendi alıntına yapmış olduğun alıntı da yazdığın gibi Yaman yine aynı Yaman…Şule düzeldi evet….Arda’da düzeldi…Ha evet ya fragmanda Arda ve Oğuz bir yerde Türk Sanat Müziği hakkında konuşuyorlardı…Arda o kadar değişti ki bakınız benim de gözüme girdi…Berna’cım biraz daha sabır…..Yine de dediğim gibi Yaman’a gerçek bir aşk lazım….:) Ama ne yalan söyleyeyim….Sevgili Hakan Vanlı rolünde usta….:good:Kötülerin adamı…:)


Edit:Berna’cım imzana hayran kaldım…:)Keşke dizide de böyle olsalar…:love01:

bugra9
23-02-08, 04:01
Herkese İyi Geceler...:img-wink:

Nihayet keyifli bir Cuma gecesine eriştik,haftasonu kıyıdan kıyıdan göz atarken,bende şu güzel geceye bir ajans yakışır diye düşündüm ve sizlerleyim...O halde gelin bakalım...Var oluşumuzun mâna ve ehemmiyetine uygun başlığımızı atalım...

:icon_shad:kahve:icon_shadGECE AJANSI...:icon_shad:kahve:icon_shad

* Gündemimizi haftanın EN'leri ile renklendirerek ısınma turlarına başlıyoruz...

1- En Beğendiğim Sahne;Ferit'in yokluğunu,boşluğunu Eda ile Oğuz'un doldurmaya çalışıp ellerine yüzlerine bulaştırdıkları sahne bana bir çok anlamda samimi ve sahici geldi...Bölümün genel olarak çok güzel sahneler ile donatılmış olması,bu seçimi zorlaştırıyor fakat bu sahne benim için bir adım öne çıkıyor...Peki Neden...?...Şu sebeple hem Eda'nın hem de Oğuz'un sebep her ne olursa olsun,çocuklarına kıyamamaları ve bunun için çabalamaları ister istemez hali hazırda ki duygusal ortama farklı bir pencere daha açıyor...Anne babalar için evlatları kıymetlidir,hemde çok kıymetlidir,hani derler ya bir damla gözyaşına bu dünyayı yakarım diye,bu boş laf değildir,yine dizimizden bir örnek vermek istiyorum...Gelin gidelim Eda'nın bebeğini düşürdüğü haftaya...İnsan bazen mantığı ile yönünü tayin ederken,bazende mantığı geri plana atarak duyguları ile hareket eder...Sonucu ve olacakları düşünmeden,daha doğrusu düşünemeden duyguları nereye götürürse oraya doğru koşar adım gider,kesilen fatura ne kadar ağır olursa olsun bir anne veya bir baba bunu göze alır...Ben evlatları için yapamayacakları hiçbirşey olmadığına inanırım...Diyeceğim o ki bu sahnede de hem Eda'yı hemde Oğuz'u tek bir duygu bir araya getirmişti...O da annelik ve babalık...Üstelik kızlar ve oğlanlar ayırt edilmeksizin her ikisininde birbirlerini gözleri ile anlayabilmeleri ve harekete geçebilmeleri onların birşeyleri başarabildiğinin en büyük göstergesi...Aynı koruma,kollama ve huzur duygularını kişiliklerinde barındırdıkları için annelik ve babalıkları,hatta çocuklar ile olan yakın ve sıcak ilişkileri aslında birbirlerine çok benziyor...Bu yüzden bir çok anlamda birbirlerini tamamlayabiliyorlar zaten...

Ayrıca bu sahnede kullanılan "Klasik Köşk Geceleri" tabiri çok hoşuma gitti...Pikaptan dinlenen müzikleri,türk filmleri...Bunlar günümüz ailesinin bir arada geçirdiği akşamlardan çok farklı...Artık televizyon kanallarımız bile eski türk filmleri yayınlamıyor,bir dönem hatırlarım akşam haber sonrası kuşağında bile eski türk filmleri olurdu,şurada birkaç yılda ne değişti,neler değişti bilmiyorum ama artık yayıncılığında bir matematiği var...Reklam kuşakları bile rakip kanalın,güçlü yapımına göre ayarlanıyor...Diyeceğim o ki türk filmleri izlemek bile artık zorlaştı...Ben yanarım yanarım ufak kardeşlerimizin Adile Naşit'i tanımayacağına yanarım...Keza Münir Özkul,Hulusi Kentmen,Erol Taş,Kemal Sunal saymakla bitermi niceleri...Hülya Koçyiğit'in yandan yandan sekerek koşması,Türkan Şoray'ın gözleri !!!

Konuyu daha fazla dağıtmayalım...:img-wink: Klasik Köşk Geceleri şuan insanımızın,bazı kesimlerde ki ailelerimizin kaybettiği maneviyatı simgeliyor...Aile'yi anlatan,bunun için yola çıkmış dizimizde ufacık bir replik,yüreğimizde beslediğimiz özlemlerimiz adına kocaman bir kıvılcım oluyor çoğu zaman...Ben inanıyorum bundan on yıl sonrada bu insan olduğumuzu hatırlatan duygularımızı yitirmeyeceğiz...Koruyacağız...

2- EN Beğenmediğim Sahne; Niyazi'nin sofrada ki aşırı çıkışı hoşuma gitmedi...Daha doğrusu bu sahneyi bir yere oturtamadım...Bu bir komedi unsuru olarak verilmek istendiyse,olmamış...Seçilen fon müziği dahil,sahnenin ambiyansı bu sahneyi komik kılmıyor...Tersini düşünüp sahnenin ilerleyen haftalara bir yatırım yaptığını sanıyorum...Niyazi'nin yemek uğruna bu kadar uç noktalara gelmesi akıllara obezite hastalığını getiriyor...Acaba hikayemizde böyle bir açılımamı gidiliyor diye düşünmüyor değilim...Niyazi'nin Filiz Köşkü terkettikten sonra kendini kaptırıp söylene söylene yemeye devam etmesi akılıma bu olasılığı getirdi...Aksi takdirde çok havada kalmış bir ayrıntı olduğunu düşünüyorum...Sahnede ki samimiyeti bir anda bıçak gibi kesiyor,dediğim gibi şayet ilerleyen haftalara bir açılım ise o zaman hikayenin devamını beklemekte fayda var...

3- EN Güldüğüm Sahne; Arda'nın Türk Sanat Musikisi ile yoğrulmasının ardından geçirdiği değişim ve bunun en belirgin hissedildiği akşam ziyareti beni baştan aşağı güldürdü...Muhteşem diyaloglar ve oyuncular vardı bu sahnede...Arda'nın "Riya" telefuzu zaten başlı başına insanı alıp götürüyor...Nereye mi...?...Uzak diyarlara !!!

4- EN Duygulandığım Sahne; Bu hafta anketlerimizde böyle bir soru sormam formaliteden başka birşey değil...Yüreklerinizden geçen cevabı,siz dile getirmeden de bilebiliyorum...Hafta içinde Ferit'in veda sahnesini bir çok açıdan değerlendirdim...Gizli mesaj ve ayrıntıları paylaştım...Şimdi ek olarak söyleyeceğim,böyle potansiyeli olan bir sahnede bir çok yapım flashback ile geriye dönerdi diye düşünüyorum...Ferit'in ilk dalavereleri,ailelerin hayatlarına girişi gibi gibi...Bölüm süresinin uzuması adına bir çok yapımın başvuracağ bu yola bizim senarist ve yönetmenimiz girmemiş...Çünkü kesintisiz yalın hali ile çok daha etkileyici ve sarsıcı olacağının farkındalar...Ayrıca aşırı dramatize edip,bundan rant sağlamayacak kadar idealist olduklarını hepimiz biliyoruz,onlar kayıplarının ardından kazanç sağlamak yerine,kaybı da zaman içinde gelecek kazancıda asil bir şekilde vermeye devam ediyorlar...Onlarıda diğerlerinden farklı kılan bu olsa gerek...

5- Haftanın Mesajını haftanın ilk gecesinde vermiştim aslında...Sevgili Aysun'un da alıntı yaptığı mesajı birkez daha paylaşıyorum...

Ummadığın bir anda,alakasız bir yerde,bir bakışta,bir sözde,kavrayıverir hatıralar insanı...Oysa hesapta ayrılık vardır,ufukta görünen odur ama özlemin karşıtıda hatıralardır insanoğlu için...Bu hayat bir bayrak teslim diyoruz,dönemler açılıp,dönemler kapatılıyor,bir mangal partisinde kondurulan ufacık buse,adına kader dediğin bir oyunda aklına gelen ilk şey oluyor...

6- Haftanın Repliği; Kızımıza Ne Olacak Şimdi Oğuz...Tıp okumuyor mu bir yolunu bulup saracak yaralarını yapacak birşey yok !!! İz Kalacak Ama...Ve Oğuz'un ardından çok anlamlar saklı bakışı...

Hayatta maalesef budur !!! Birşeyler kırılır,yaralar sarılır ama hep bir iz kalır...Kimbilir o izler belki bizi büyütendir...Bir daha hata yapmamamız için bir uyarıdır...Ama biz yaparız,bir daha bir daha !!! Ne düşmekten yoruluruz,ne de acılarımızı sarmaktan...Ve yıllar geçip aynaya baktığımızda,gördüğümüz her derin çizik,büyüdüğümüze,büyürken ne yaralanmaktan ne de iyileşmekten vaz geçmediğimize en büyük cevaptır...

:icon_shadİKİ AİLE 76.BÖLÜM ENLERİ...:icon_shad

1- EN Beğendiğiniz Sahne...?...
2- EN Beğenmediğiniz Sahne...?...
3- EN Güldüğünüz Sahne...?...
4- EN Duygulandığınız Sahne...?...
5- Haftanın Mesajı...?...( Geçen Hafta unutmuşuz bu soruyu...; )
6- Haftanın Repliği...?...

* Hayri...Dostum...Hayırlı Geceler...Kulağını çınlatacağız bir zahmet...

:icon_shadİKİ AİLE 76.BÖLÜM ŞIK VE RÜKÜŞLER...:icon_shad

1- EN Şık Bayan...?...
2- EN Rüküş Bayan...?...
3- EN Şık Bay...?...
4- EN Rüküş Bay...?...

Geceyi yavaş yavaş noktalıyalım mı artık...Ajansımızın maşallahı var...Çok konuştuk yine...Oysa ben Aile gündemimize de değinmek istiyordum fırsat olmadı...Sevgili Aysun'un o bizi güldürmek için yazdığı muhteşem yoruma,Pelin'in eşlik etmesine !!! Fatoş ablamızın günümüze renk gönlümüze neşe getirmesine !!! Bu seferlikte böyle olsun,kulaklarını çınlatarak geçelim...Ama tüm yorumları keyifle okudum...Müge Abla yüzümüzü güldüren meleklere hitaben yazacağın yorumu büyük bir merakla bekliyorum...Senin dizimizin masumiyet ve var olma nedenlerine olan sevgini biliyorum...

* Gitme Vakti !!!

Gitmeden hemen önce ailemizin Gizli Kahramanına selamlarımı sunuyorum...Evet arkadaşlar ailemizin,mahallemizin bir gizli kahramanı var...Bende yakın zamana kadar onun varlığından haberdar değildim,fakat o bizi çok iyi ve yakından tanıyor...Bende yeni tanıştığım ve tanışmaktan gurur duyduğum,onur duyduğum gizli kahramanımıza sevgilerimi gönderiyorum...Çünkü gerçekten anılmaya değer bir insan...Seviyoruz onu !!! Kimbilir birgün sahneye de çıkar...

Hoşçakalın...

HeRGeLe
23-02-08, 04:53
Herkese merhaba sevgili İki Aile Ailesi,

Ben yine sanırım en son bölüm yorumu yapanlar arasındayım, o yüzden kusura bakmayın ancak yazabiliyorum.. :img-wink:

Efendim 76. bölümümüze gelirsek, genel olarak baktığımız bu bölümde hem güldük, hem ağladık, hem şaşırdık, hem de tüh dedik, yani kendi adıma konuşmam gerekirse, bu bölüm bütün duyguları barındırmıştı, bu yüzden burukta olsa bence harika bir bölümdü ;) Emeği geçen herkese bir kez daha sonsuz teşekkürler...

.Öncelikle 75. bölüm sonu 76. bölüm başında küçük Eda ile Bizim Eda'nın karşılaşmasında kalmıştık.

Tekrar o sahneye gidersek, bizim Eda'nın küçük Eda'dan korkarak yatak odasına girmesi çok hoştu, özellikle Oğuz'un " zamanı değerlendirsek" demesi bana göre sahnenin en güzel bölümüyüdü, birde yatağı açıp Eda'ya gel demesi görülmeye değerdi bence... Eda can derdinde kasap (yani Oğuz) et derdinde:img-hyste

Ayrıca bu sahnede Oğuz'un kıvrak zekasını kullanarak çocukları dağıtmasıda ayrı bir güzeldi, ne olursa olsun Eda'nın yine her zaman olduğu gibi yanındaydı. Görülmeye değer sahneydi...

.Diğer bir sahne Eda-Oğuz ve Çocuklar kahvaltıda....

Bu sahne özlenen bir sahneydi, geçen bölümde buna benzer sahneler vardı ama , onlardan tek farkı Küçük Eda'nında o masada olmasıydı...

masada yine küçük küçük atışmalar didişmeler masayı renklendiriyordu, özellikle Bizim Eda barışma olayını çocukların Küçük Eda'dan duymalarına bozulsada ve bu yüzden tartışma çıkarsada, çocuklar bu olayı iyi idare etmesini bildiler " Eda'lar karışmış" diyerek :img-hystebu sahnede gerçekten çok güzeldi ve görülemye değerdi...

.Diğer bir sahnemiz Eda-Oğuz-Damla...

Kahvaltıda çocukların o güzel gülüşleri, espirileri her ne kadar herkesi güldürmeye yatsede, bir kişiyi güldürmeye yetmemişti, "Ferit akşam eve gelmedi" diyerek o cıvıl cıvıl, şen masa Damla'nın bu cümlesiyle kötü bir havaya bıraktı kendini...

Ardından Oğuz'un Tahir ağayı arayarak, Ferit'i sorma sahnesi, bence çok güzel yapılmış bir sahneydi, özellikle Oğuz'un merdivenden inme taklidi yapması görülmeye değerdi, resmen koptum :img-hyste

Damla gittikten sonra Eda-Oğuz konuşmaları çok ama çok hoştu,

Eda'nın Oğuz'a cilve yapışları..

Oğuz'un Eda'yı sıkıştırmaları

Oğuz'un Eda'ya "Sen ne dersen o sultanım" demesi,

işte bu cümleden sonra gerçekten İki Aile'nin o eşsiz türk filmi kokusunu buram buram hissetim, işte dedim; "bizim türk film tadındadaki tek gerçek dizimiz..." Bir kez daha bu kadar güzel bir diziyi gerçekleştiren bütün ekibe sonsuz teşekkürler...

.Bir diğer sahnemiz Oğuz oda toplarken hipoglisemi kağıdını yok etmeye çalışması ve camdan atarken Eda'ya yakalanması,

egörülemye değer bir sahneydi. Çok hoş ve çokta eğlenceli bir sahneydi.

Özellikle camdan kağıdı atarken Eda'ya yakalanıp Spor yapması :img-hyste müthiş komikti...

Eee Oğuz Bey "bir yalanı bir yalanla örtmek" ne kadar zordur bunuda bize göstermiş oldun, işte harika bir mesaj daha ;) bu diziyi gerçekten çok ama çok seviyorum ya....

Ayrıca Oğuz'un yakalandıktan sonra Eda'yla yaptığı konuşmada görülmeye değerdi ...

Oğuz: "Eda seninde ayırca fazlan var"

Eda: "aaaaTek fazla senin dilin Oğuz":img-hyste

.Diğer bir sahne Eda-Oğuz'un spora çıkması ...

Oğuz hala elindeki kağıtan kurtulmuş değildi ve ondan kurtulmanın tek yolu, bir çöp bulup atmaktı, ancak ortalarda çöp tenekesine dair hiç bir şey yoktu,

Neyseki çok spor yaptılar, Eda'nın dediği gibi "az önce yürüyoduk, şimdi oturuyoruz" :D Adı Spor yapmak...

veee Bankta otururken Oğuz'un kağıttan kurtulma çabaları, çöp tenekesine atmaya çalışması ve atması.... son derece güzel yapılmış ve son derece keyifliydi.. özellikle "Karasevda" Şarkısını söylerlerken ki sahneleri görülmeye değerdi .......

karakolda ayna var ayna var
kız kolunda damga var damga var
gözlerinden bellidir cevriyem
moriyede fosforlu
bende kara sevda var.....


Oğuz tam "kağıttan kurtuldum sonunda" derken hiç beklenmedik bir anda küçücük bir çocğun "amca bu kağıt sizden düştü" demesiyle o sevinci Oğuz beyin kursağında kaldığını yüz ifadesindende gördük...

Emre Kınay'ın o yüz ifadesi ve mimikleri gerçekten son derce güzeldi, işte oyunculuk diye ben buna derim ......

.Efendim gelelim Damla-Ferit ve Ferit'in Gidişine..........

Ferit yani namı diğer Öner Erkan aslında pekte söylenecek bir şey yok..."Her Bitiş Bir Başlangıçtır" diyerek sahnelerimize dönelim...

Elif hem Ferit'i hemde Damla'yı yakarak, başka kurbanlara yelken açtı, ama dediği gibi "Ben Gidiyorum ,Ama Ferit Bana Yar Olmadı Damla'yada Yar olmayacak" diyerek Fotoları Damla'ya yolladı...

Damla-Ferit kaşılaşmasında aslında Ferit'in çok güzel sözleri vardı ve bence haklıyıdı..

Ferit: "Ailece Bana Tokat Attınız"

"Naptıysam Bir Kere Savundun mu Beni?"

"Yanımda Durdun mu?"

"Herkesden Yana Oldun Benden Yana Olmadın..."

diye devam eden çokta yerinde olan cümlelerdi. Bencede haklıyıdı, evlendiklerinden beri gerek Oğuz gerekse Eda sürekli Ferit'i hor gördüler ve bir çocuk gibi azarladılar... bu da aslında Ferit karekteriyle bağlantılıydı. ancak haklıyıdı bu defa Ferit.... sanırım gidicek diye doğru ve yerinde sözler söylemişti bu defa Ferit....

İşte o sahneden sonra ben, gerçekten Öner Erkan gibi bir ismin nasıl olurda böyle güzel bir diziden ayrıldığını anlayamadım ve anlayamayacağımda:sad53:

Aslında hep diziyi izlerken içimde bir umut vardı, ne olur yanlış olsun, yalan olsun duyduklarımız, okuduklarımız ve Öner Erkan diziden ayrılmasın diye istedim, ama en son Ferit'in ailece aşağıda otururken Tahir Ağa'nın "Askere gönderiyorum" demesinden sonra, o her zaman, Ferit'i koruyan, ona göğüs geren Eda Ablası 'nın hiç itiraz etmemesi bütün umutlartımı ve hayallerimi yıktı...ve artık Öner Erkan'nın diziden ayrıldığına kesin gözüyle baktım ve göz yaşlarımı tutumadım...Hep Eda'nın bu gidişe engel olacağını düşündüm ve istedim, "hadi Eda engel ol ve gitmesin askere" dedim, ama olmadı...

O sahnede Oğuz'un çok güzel söylediği bir cümle vardı aslında "Ah be Oğlum İnsan Hiç mi Hatalarından Ders Almaz" demişti ve Ferit yaptığı hatalardan çok ders aldı aslında ,ancak ona hiç güvenmediler...neyse biz diğer bir sahnemize dönelim...

. Ferit'in Köşkten Ayrılışı...........

Köşkte Yaprak Dökümü vardı, Bildiğimiz o Ferit, Şeytana Pabucunu ters giydirebiliceğini düşünüdüğümüz Ferit, bu sefer 4 Ayak üstüne düşememişti ve köşkte ayrılık rüzgarları esiyordu...

Bu sahnede Hülya hanım gerçekten müthiş bir iş çıkarmış, her zaman olduğu gibi...:happy0064

Sevgili Buğra'nın dediği gibi o köşkün merdivenelerindeki,

İnişleri,bekleyişleri...

Ferit'in bütün çocuklara içten ve göz yaşları içinde sarılmaları...

Damla'nın ve Ferit'in birbirne sarılışları ve göz yaşları..

Eda'nın namı diğer İclal Aydın'nın o çok doğal ve gerçek olan göz yaşları...

O, Kemal Sunal'lı, Halit Akçatepe'li Hababam Sınıfını hatırlattı ...gerçekten her şey hababam sınıfını hatırlatıryordu, okadar güzel çekimler o kadar doğal ve gerçek oyunculuklar vardı ki diyecek laf bulamıyorum...

Ferit'in takisye binerek köşkten ayrıldıktan sonraki sahnede Eda ve Oğuz'un çok güzel bir konuşamsı vardı...

Eda: Damla napıcak şimdi...

Oğuz: Yaralarını Sarıcak..

Eda: Ama İzi Kalıcak...

Evet Eda'nın dediği gibi Ferit'in gidişiyle Birlikte Hem İki Aile Ekibi, Hemde İki Aile Ailesi olarak,

YARALARIMIZI SARICAZ , AMA İZİ KALICAK....

Öner Erkan gibi bir oyuncununda bizde iz brıkaması oyunculuk adına büyük bir ödüldür bence ve bir kez daha Öner Erkan'a burdan bizlere yaşattıkları için sonsuz teşekkürler.....İyiki İki Aile dizisindeydi....





Neyse Arakdaşlar çok uzun yazmışım yine ,birazda sanırım yorulmuşum .... küçük bir ara vermemin vakti geldi de geçiyor bile

Az sonra görüşmek üzere şimdilik hoşçakalın .... :sad53:

HeRGeLe
23-02-08, 06:42
Herkese bir kez daha merhaba,

Kaldığımız yerden devam ediyoruz , ama Sevgili Buğra birde Enleri hazırlamış bizlere onlarada değinicem inşlallah...


.Ferit'in Ardından İlk Yemek Masası....

Ferit'in bıraktığı iz şimdiden belli oluyordu, o varken ki masa ile o Yokkenki masa arasında çok ama çok farklar vardı..

Bütün çocukların sessiz sessiz yemek yemeye çalışmaları...Eda ve Oğuz'un dikkatini çekti ve bu sessiz masayı renkelendirmenin vakti geliyorda geçiyor diyerek, dümenden bir didişme sahnesi ortaya çıkardılarki, görülmeye değerdi.. bence en güzel sahnelerden biriyidi...

Eda'nın kızdırmak için orataya attığı Hipopotam kelimesi çocukların şen kahkahlarına bırakmıştı masayı, Merve'ninde "Benim Babam Hipoptam değil Benim Babam Hipobabam" demesiyle o eski neşeli günlerine dönsede, Ferit'in yokluğu belli oluyorudu ...

Senaristlerimiz her ne kadar bu eksikliği yeni bir damatla kapamaya çalışsalarda, o eksik kapnamayacak gibime geliyor...

.Arda'nın Kökşe Gelişi....

Ferit'in ardından o neşeli masayı Arda'nın kapı çalışı bozsada, Arda değişmeye devam ediyordu ve Oğuz Abisine (ya da Eda'nın değişiyle Amcasına) kendisini değiştiğine inandırmaya çalışsada, Oğuz asla ve asla inanmıyorudu, nitekimde güzel bir sınav yaptı :D

ama ondan önce Arda Oğuz Abisene TSM nden bilgiler vererek ikna etmeye çalıştı..

"Zeki Müren'nin İlk Kez 1915 Yılında Çay ve Sempati Tiyatrosunda Başrol Oyanadığını biliyor muydunuz?"

sorusuyla başladı ikna etmeye, ama bizim Oğuz bu numarayı yer mi ...Yemezzzz...

o zaman Arda çok iyi hazırlanmıştı sınavına ve bir daha şansını denedi..

"Zeki Mürenin Hiç Tatmadığı 3 Duygusu Kin,Kıskançlıkve Riya olduğunu Biliyor muydunuz?"

diyerek 2 . sbilgisini yöneltti... ve Oğuz sanki yavaş yavaş ikna olmaya çalışıyordu, ancak kendine kabul ettiremiyordu bir türlü Arda'nın değiştiğine.. O yüzden mağdem öyle diyerek ona güzel bir soru yöneltti...

"Müzzeyen Senar'ın Son Konser Verdiği Yer?" kendinden emin bir şekilde "Nasılsa Bilemeyecek" düşüncesiyle sordu, ancak Arda hiç vakit kaybetmeden..

"1983 Bebek Gazinosu" diyerek bir kez daha Oğuz'u şaşırtmasını bildi...

diye devam ederken sınav, Arda'nın ud çaldığını öğrenen Eda "hemen Bir Mangal partisi verelim" diyerek Oğuz'un yanında olmadığını gösterdi, Oğuzda aşağı kalırmı, oda Küçük Eda ve Leyla'yı çağırın deyince soğuk rüzgarlar esti o güzelim bilgilerden sonra :img-blush

bu sahnelerde görülmeye değerdi...


Bu sahnelerden sonra Eda ve Oğuz'un Yatak odalarında ki konuşmalarında Oğuz'un Eda'ya "çaçaron kaynana" deyişi ve Eda'nın da Numan Amcanın Bakkalında "Güzin Abla Oğuz" deyişleri beni koparan sahnelerdi ve görülemeye değer harika sahnelerdi


.veeeeeee Mangal Sahnesi.........

Köşkte ummalı bir çalışma vardı, herkes bir şekilde Mangal partisine hazırlanıyorlardı,

Timur ve Efe'nın kız arkadaşları gelicek diye odalarında hangimiz daha şık, yarışına girmeleri görülemeye değerdi..

Efe'nin Timur'dan parfüm istemesi,,

Timur'un Aynı kokarız gibi harika ve çok yerinde bir cevap vermesi...

Ceren ve Merve'nin makyajlar yapmaları...

görülemye değerdi

Bu arada Oğuz hala Hipo kağıdından kurtulmuş değildi ve hala ondan nasıl kurtulacağını kara kara düşünüyordu ve Eda'nında Mangal yakma mücadelesi veren Oğuz'a Eşofman üstü getirmeye gitmesi ve Oğuz'un olmaz değişleri harikaydı...

sonunda Oğuz yine 4 ayak üstüne düşmüştü ve son anda Eda'dan kurtarmıştı Hipo kağıdını, artık tek bir çözümü vardı ,Hipo kağıdından kurtulmanın, oda onu yakmasıydı. Yaktı ve kurtuldu diye sevindi, o yüzündeki mutluluk görülmeye değerdi, ancak bilmiyorduki hala Hipodan kurtulmadığını:img-hyste

Hipo yine Oğuzun peşini bırakmamıştı ve Küçük Eda'nın amcası çıkmıştı, Açıkçası benim için süpriz oldu.

Yanlış hatırlamıyorsam ya Burçin Ya da Fatoş Abla böyle bir tahminde bulunmuştu, psikolog Küçük Eda'nın babası çıkmasın diye, Babası değildi ama Amcası çıktı.:img-hyste Benim için çok büyük bir süpriz oldu...

veeeeeee Yemek Masası, Yine o eski hoş, güzel ,cıvıl cıvıl ,özlenen sahneleri gördük..

Numan Amca, Muhtar Amca, Safiş, Niyazi, Damla, Arda, Efe, Küçük Eda, Leyla, Merve, Ceren, Filiz, Oğuz ve tabiki Eda...

Tabiki eksikler vardı Yine, Tahir Ağa,Melehat,Ergin ve Füsun neden yoktular analayamadım, özellikle Ergin ve Füsun'un Yok oluşlarına şaşırdıım açıkcası,kötü günlerinde her zaman yanındaydılar, ama iyi günlerinde yoktular neden acaba?:img-blush

Senarsilerimizin vardır bir bildikleri diyerek, o güzelim sahneyi Niyazi'nin o müthiş ve anlam veremediğim bağrışıyla zıpladım :D

Açıkçası yeni gelen Filiz karakterini Niyazi'ye ben çok yakıştırıdım. İkiside hoş, böyle saf, sevecen sıcak kanlılar, gerçekten çok güzel çift olacaklarını düşünüyorum,

Burdan ekibi bir kez daha kutlamak istiyorum, gerçekten harika bir çift yaratmışsınız emkelerinize sağlık :happy0064

.Gelelim Bizim Küçük Eda ve Efe sahnesine...

Efendim açıkçası çok hızlı gelişen bir çift arkadaşlarımız... daha birbirlerini net bir şekilde tanımadan hemen şey oldular :img-hyste

bu sahnede aslında çok güzel kurgulanmış bir sahneydi, bir yandan yağmurun yağması, okadar güzel ve romantik bir sahne yapılmış ki diyecek laf bulamıyorum...

Yağmur yağarken Efe'nin Biz şeymiyiz deyişi

Küçük Eda'nın Efe'yi öpmesi veeeeeeeeeee Bizim Eda'nın öpüşürken yaklaması harikaydı...:img-hyste

daha sonra ise bu romantik havayı, Damla 'nın Eda'yla dertleşmesi bozdu.. Ferit'i özlediği her halinden belli oluyordu Damla'nın, ama yapalabilecek bir şey yoktu.. olan olmuştu, Eda ise bu duygusal havayı çır çır konuşarak bozmasını bildi ....

.Diğer bir sahnemiz ise Ceren -Arda çifti....

Ceren ve Arda'yı herkes olduğu gibi, bende açıkçası hiç yakıştıramıyorum hala, Açıkçası neden olduğunuda bilmiyorum, ama Ceren'e daha kibar ve daha hoş biri lazımdı bence ....

neyse biz sahnemize dönelim, meşhur "Ben ud çalıyorum" diyerek hava atan Arda bir udun akordunu yapmadı bir türlü...ve olan oldu, tel koptu bu güzel sahneydi sevgili Oğuz'umuz bozmasını bildi...her zaman olduğu gibi...

ve tabiki Oğuz'un kıskançlık kirizleri devam etti ve devam edecek gibi görünüyor...

.Son sahne ise gerçekten görülemeye değer sahnelerden biriyidi,

Oğuz'un Küçük Eda'ların Amcası olan Psikologla yüzleşmesi harikaydı.. diyecek laf bulamıyorum..

"üstelik sizde Hipoglisemide Yoktu" dedikten sonra bütün ailenin Oğuz'un üstüne yürümesi müthişti, resmen hem şaşırma, hem gülme hemde, yalanı çıktı diye sevinme duygusunu bir arada yaşadım ....



İşte İki Aile Dizmizdede bütün duyguları bir arada yaşamıyorumuyuz, tipki "Eski Türk Flimlerimizde olduğu gibi"... Boşuna demiyoruz İki Aile için "Eski Bir Türk Flmi tadında" diye

gerçektende bu bölümde Türk Flimi kokusunu buram buram hissettim, bütün ekibe bir kez daha tebrikler teşekkürler...:happy0064


Evet arkadaşlar Benden 76. Bölümüzüle ilgili yorum malesef bu kadar ....

Aslında daha çok yorum yazcakatım ama malesef yoruldum ..

eee Ufuk dizinin nerdeyese yeni bölümü yayınlanacak sen son gün bölüm yorumu yaparsan olacağı bu....:icon_sorr

bir kez daha geç kaldığım için hepiniziden özür diliyorum arkadaşlar ...

neyse çok uzattım sanırım ama şimdilik hoşçakalın diyorum...

kendinize iyi bakın ...bye

jiko
23-02-08, 12:10
selam iki ailemin aile bireyleri
uzun zamandır aranızda yoktum aslında vardım da yoktum ben sizleri hep takip ettim ama bir türlü yazamadım. bölüm yorumlarını yazamadım en azından buğranın hazırlamış olduğu bölüm enlerini cevaplamak istedim.

en beğendiğim sahne : eda ve oğuz yatakta yatarken birbirlerine kızdıkları güzel bir dille birbirlerini dinleyerek anlatmaları demek ki sinirlenmeden didişmeden de birşeyler paylaşılıyormuş. ve sabah parka koşmak için çıktıklarında bankta otururken oğuzun edaya bende kara sevda var şarkısını söylemesi birbirlerinin gözlerinin içine bakması. eee tabi bu sırada oğuzun elindeki kağıdı çöp kutusuna atmaya çalışması :img-hyste

en beğenmediğim sahne: eliften kurtulduğumuza sevindim ama onun sokak ortasında feriti öpmeye çalışması hiç hoş değildi, vede feritin buna hiçbir tepki vermemesi ayrıca elifin arkadaşları ile vedalaşırken söylediği ferit benim olmadı ama damlayada yar olamaz demesi sen kim oluyorsunki allah allah. demekki bu elifi boşuna diziye sokamamışlar. feritin diziden ayrılmaksına zemin hazırlamak içinmiş tüm bunlar.

en güldüğüm sahne: sabah kalvaltıda bütün aile ye oğuzun eda ile barıştıklarını anlatırken çocuklarının ilk önce bunu küçük edadan duymalarına verilen cevap edalar karışmış sadece demeleri. ve son sahnede oğuzun psikoloğu ile karşılaştıkları sahne ve oğuzun yüz ifadesi :img-hyste

en duygulandığım sahne: buğra'nında dediği gibi aslında bunu anlatmamıza bile gerek yok aklıma geldikçe hüzünleniyorum. feritin köşktekiler ve mahalledekilerle vedalaşması ve tabikide bütün herkesin ağlaması, okadar gerçekçi olmuştuki insanın duygulanmaması elinde değil. eminimki bütün herkes o sahneyi rol gereği değil de gerçekten yaşamışlardır.
ayyy sözcüklerimin birbirine karıştı aklıma o sahne geldide tüylerim ürperdi.

haftanın mesajı ?

haftanın repliği: feritin gidişinden sonra edanın oğuza kızımıza ne olacak şimdi- oğuz:tıp okumuyormu yaralarını bir şekilde saracak. yapacağımız bir şey yok, ama iz kalacak
yanlış hatırlamıyorsam böyle birşeydi.

en şık bayan: eda ve damla
en şık bay: oğuz, ferit
en rüküş bayan: şule, elif
en rüküş bay: yaman

benden şimdilik bu kadar görüşmek üzere !

jiko
23-02-08, 12:40
Fragmannnn çıktııııııı
arkadaşlar şimdi seyrettim fragmanı nasılsa yine çok güzel ve komik bir sahne bizleri bekliyor. aklımda kalanları sizlerle paylaşayım.
tüm aile alt katta oturma odasında toplanmış zannedersem oğuza ceza vermeyi konuşuyorlar timur buldum kurbağa yesin diyor oğuz acayip acayip bakınıyor. edanın cin fikirli bakışı var sonra oğuz arda ile barda prova yapıyor. oğuz ada sahillerinde bekliyorum şarkısını söylüyor arda oğuza vahim bir şekilde bakıyor. eda ve fisun bibirlerine sarışmış birşeyler konuşuyorlar. timur telefonda leyle ile konuşuyor bir dakika odama çıkayım daha rahat konuşayım diyor. yine edanın allah allah der gibi gülümsemeli bir bakışı. oğuz edaya yok sen bu küçük edadan hiç hoşlanmıyorsun hiç sevmedin sen bu edayı diyor. ergün kökşte alt katta sandelyenin üstünde birşeyler yaparken düşüyor. başka bir sahne ergün ve fisun yemekteler. herhalde ergun fisuna evlenme teklifinde bulunuyor bu sahnede çünkü. turşunu kuracak halimiz yokya sonunda alacağız seni diyor ergun fisuna veeee fisun her zamanki gibi bir bardak suyu ergunun yüzüne fırlatıyor. :img-hyste arda nerden karıştım ben bu çatlak aileye diyor eda ve oğuz yatakta birbirlerine bakarak konuşuyorlar. eda oğuza eyvah dedirtecek birşey yapmazsın herhalde diyor. oğuz yaptım bile diyor ve yorganı üstlerine kapatıyor.
yine harika bir bölüm bizleri bekliyor. iyi seyirler arlarda atlamış olduğum sahneler ve yanlış hatırladığım sözler olabilir.

BERNA
23-02-08, 13:02
Bölümün En'leri

En Beğendiğim Sahne: Ben Eda ve Oğuz'un yatakta birbirlerine dönüp iletişim kurdukları, hatalarını, duygularını ve kızgınlıklarını itiraf ettikleri sahneyi uzun zamandır özlediğim bir sahne olması nedeniyle çok beğendim.

En Beğenmediğim Sahne: Artık Elif sahnelerinin niye yazıldığını bildiğim için Yaman ve Refik sahnesinde Refik'in tutumu diyeceğim. Refik geçen sezon Yaman'ı toparlayan bir karakter iken bu sezon eski Yaman'ı geri getirmek için elinden geleni ardına koymayan bir tipe dönüştü. Yaman'ın azıcık niyeti bile varsa bir iş için onu gaz getiriyor. Evet Yaman'ın Eda'yı aldatması ve bunun sonucunda işin boşanma ile sonuçlanması Yaman'ın eşekliğidir ancak her iki karakter de evli iken bunu söylemenin ne manası var Allahaşkına. Böyle birisi varken Yaman'ın yanında elbette Eda takıntısı bitmez :icon_whis Bu sene Refik fena halde sinirime dokunuyor.

En Duygulandığım Sahne: Bu soru gerçekten de formalite olmuş. Ferit'in ve Öner Erkan'ın diziye veda ettiği muhteşem sahne... Benim bir de Ferit'in gidiişinden sonra çocukları güldürmek için mahsustan kavga çıkaran Eda ve Oğuz'un sahnesinde de gözlerim doldu.

En Güldüğüm Sahne: Sanırım Eda ve Oğuz'un koşu macerasının tümü çünkü Eda'nın fazlalığın var lafından sonra kendini şöyle bir kontrol etmesi, sonrasında hipo raporunun bir türlü Oğuz'un elinden çıkamadığı sahnelere güldüm.

Haftanın Mesajı: Yaralarımızla, üzüntülerimizle, özlemlerimizle de olsa hayata devam edip yaşamasını öğreneceğiz. Bu mesaj hem bizim için, hem oyuncularımız ve ekip için, hem köşk ailesi için, hem Damla için, hatta Şule için bile düşünülebilecek bir mesajdı bu hafta için.

Haftanın Repliği: Yukarıdaki mesajın Oğuz ve Eda tarafından dile getirildiği sahnedeki replikler.

.theron.
23-02-08, 15:32
herkese mrbbb :))

en begendigim sahne : Eda ve oguzun spor yaptıkları sahne,banktaki bölüm eglenceliydi :)

en begenmedigim sahne : elifin feriti öptügü sahne

en güldügüm sahne :kücük eda yüzünden edanın yatak odasından cıkamadıgı sahne ve ardından kahvaltı bölümü :D

en duggulandıgım sahne : tabiki feritin ayrıldıgı sahneydi köske,aileye öyle bir baktı ki...

en sık bayan : eda :img-in_lo

en rüküs bayan : sule

en sık bay : arda ve oguz

en rüküs bay : refik

jetgiltooh
23-02-08, 17:45
İki Aile dizisine bayılıyorum.Hiçbir bölümünü kaçırmayıp beğeniyle birlikte izliyorum.Dizideki oyuncuları önceliklle tebrik edir çok iyi bir dizi çıkarttıklarını düşünüyorum.Dizinin bu hafta ki bölümünü görmek için sabırsızlanıyorum

karçiçeği
23-02-08, 19:50
öner erkanın gitmesine herkes gibi bende çok üzüldüm ama senaristlerimiz ellerinden geldiğince bunu hissettirmemeye çalışmış(ne kadar yokluğuna alışamayacak olsakta)bu yüzden yüreklerine ve kalemlerine sağlık öner erkanın gidişi haricinde gayet eğlenceli ve tempolu bir bölümdü(tam iki aileye yaraşır)özellikle oğuz ve edanın spor sahnesine bayıldım gerçekten.oyuncularımız yine zirvedeydi.tabi sonunda hipo olayı patlak verdi ama fragmandan anladığım kadarıyla gayet güzel bir şekilde işleyecek senaristlerimiz bu konuyu.keşke öner erkanda olsaydı ama sanırım keşkeler fayda etmiyor.şimdi senaristlerimiz topu ardaya attı.inşallah oda güzel bir ivme kazanır(her ne kadar öner erkan gibi olamayacaksada.çünkü o gönüllerimizin vazgeçilmezi)herneyse ağlıyacam şimdi valla zaten bölümde gittiği kesinleştiğinden beri salya sümük ağlıyorum valla...herneyse daha bir sürü kaliteli oyuncularımız var dizide.(ama keşke öner erkanda olsaydı offffffffffff)dizimizin temposu bozulmayacak inşallah.yorum yapan herkesinde yüreğine sağlık...benden bu kadar...tüm ''iki aile ailesine ''selamlar olsun benden sizin gibi döktüremesemde yazılarımda artık af buyuracaksınız acemiliğimi...ayrıca öner erkanını gidiş olayında ne kadar büyük bir aile olduğumuzuda kanıtladık...bende mail attım ama cvp gelmedi.(tabi herkese cvp göndermeleri imkansız)bu yüzden gelen cvpları bizimle paylaşıp en azından yüreğimizi bir nebze olsa rahatlatan arkadaşlara teşekkürler.buğra zaten gayet yerinde bir nokta koymuş olaya.bu kampanyanın mimarlarınıda yürekten teşekkürler:happy0064hadi bana eyvallah

demet2007
25-02-08, 17:08
diziyi takip etmiyorum,geçenlerde yanlızca arkadaşımda izlemiştim bir bölümünü ve şöyle demiştim,herşey iyi hoşta, birşeyler sönük kalıyor.:img-pilot

Müge
25-02-08, 17:54
Herkese merhabalar…Umarım herkesin keyfi yerindedir…Belim ağrımasından her ne kadar rahatsız olsam da grip beni zorlasa da …Foruma yazmak istiyorum….En’lerimi özellikle…





...İKİ AİLE 76.BÖLÜM ENLERİ...

1- EN Beğendiğiniz Sahne...?...

En beğendiğim sahnelerden bir tanesi Elif’in gitmesiydi…O kadar çok hoşuma gitti ki…Anlatamam oh be çok şükür…

En beğendiğim diğer bir sahne de…Niyazi’nin ve Numan amcayı görmekti…
En beğendiğim diğer bir sahne de…Mangal partisiydi…Kurulan o güzelim masa…Ailenin bir araya gelmesi…Gerçekten güzel bir sahneydi…


2- EN Beğenmediğiniz Sahne...?...


Yaman’ın ve Şule’nin sahneleriydi…Zaten nedense her hafta Yaman Şule sahnelerini hiç sevmemişimdir ….Neyse…:D


3- EN Güldüğünüz Sahne...?...

Bu bölümün son sahnesiydi sanırım….Oğuz’un doktorunun eve gelmesi…Kızların babalarının arkasından çıkıp Oğuz’ şaşırtmasıydı..

En güldüğüm diğer bir sahnede…Merve’nin hain planları…Yine Leyla’nın içeceğine bir şey atmasıydı…Merve bak sana söylüyorum Leyla’nın içeceğine bir atmaktan vazgeç biraz başka şeyler düşün…:img-hyste




4- EN Duygulandığınız Sahne...?...


Tabii ki herkesin en duygulandığı sahne …Yani Ferit’in gitmesiydi…O sahneyi izlerken kanım dondu ama ağlayamadım….Uzun bir süre sonra dinlediğim bir şarkıdan sonra ağlamaya başladım..Bu sahneyi kolay,kolay unutamam….Ferit biz sensiz yapamayız…


5- Haftanın Mesajı...?...

Sevdiğimiz insanları kaybetsek de yine de hayat devam ediyor…Ferit’in gitmesinden sonra dizinin devam etmesi…


6- Haftanın Repliği...?...


Bu hafta replik düşünecek halim olmadığı için bu soruyu boş bırakmak istiyorum….Umarım notum kırılmaz…:)


...İKİ AİLE 76.BÖLÜM ŞIK VE RÜKÜŞLER...

1- EN Şık Bayan...?...

Her zaman ki gibi Eda(Büyük Eda..) :good:

2- EN Rüküş Bayan...?...

Merve….Leyla ve Eda gelecek diye Ceren’in yanında yaptığı makyaj ile rüküş olmaya hak kazandı…..

3- EN Şık Bay...?...

Oğuz ve minik Timur… Leyla gelecek diye parfüm de sıkmıştı….


4- EN Rüküş Bay...?...

Niyazi….


Buğra'cım yüzümü güldüren melekleri merak etmişsin evet yazdım ama eklemeler yapıp hafta içi göndereceğim...Şimdi hiç halim yok..

Herkes kendine iyi baksın arkadaşlar.....Üşütmeyin aman....!!:sad53:

deren1970
25-02-08, 18:52
Ben Geldim:img-wink:

Efendim ne olduysa foruma nazar değdi 2 gündür girilemiyor yine pat diye gidebilir (olur mu olur:img-yes:) ben hemen yorum yapıp kaçacağım.

Öncelikle sevgili Müge çok geçmiş olsun, umarım bir an önce sağlığına kavuşsun. Biliyorsunuz aileden biri grip olunca şehir mehir farketmiyor aynı anlarda İstanbul, ankara, Münih ve diğer şehirdeki aile üyeleride hastalanıyor aman dikkat, hepimiz önlem alalım, zaten zaatlerce boş kalan sayfalarımıza birde hastalık yüzünden giremezsek olmaz artık di mi ama:img-wink:

Şimdi şu ana kadar fragmanı görmedim, hoş görmemem iyi olacak en azından 76 bölümü fragmanlar sayesinde görüyorduk en azından bir bölümü fragmanın f sini görmeden izlemenin bir ayrıcalığı olsun di mi ama:img-wink:

Fragmanı görmedim ama Pelin görmüş azıcık anlattı bana öncelikle teşekkür ediyorum kendisine ve gelelim bölüme:img-yes: fragmandan çıkaracağımız sonuç bölümün güzel olacağı. Zaten aksini bile düşünmemiştik yine her zamanki gibi süper bir bölüm bizi bekliyor:good:

Ha bu arada bölüm resimlerine baktımda ayol yeni bir modayı daha öğrendik. Yani bizim bu cool Oğuz olmasa barda, cafede, mangalda, asansörde ne moda nerden haberimiz olacak bilmem ki:img-hyste

Ne modası Fatoş abla diyorsunuz di mi efendim o mikrofon sopasına dikkat ettiniz mi, etmediniz mi, ayol hemen açıp resimlere dikkat ediyorsunuz hemen, anladınız di mi ne demek istediğimi:img-yes: Neymiş efendim mikrofon sopasına fuşya mı, pembenin tonu mudur nedir öyle bir şal alıp sarılacak, anlaşıldı mı:img-hyste ya yok bu Oğuz olasa hepimiz yerin dibine geçicez. İyi var iyi ki modayı onla takip ediyoruz.

Evet dizimize saatler kala umarım şu deli saçması gibi yazılarımla yüzünüzde tebessüm ettirebilmişimdir:img-yes: Eee diziye hazırlık yapmak lazım di mi ama. Suratsız suratsız mı oturacağız dizinin başına. Şimdilik herkese iyi seyirler derken, hepinize kucak dolusu delamlar. Vallahi kusura bakmayın ne sarılabilirim ne de öperim, ayol grip madem yaygın ne diye hastalık hemen geçsin di mi ama:img-hyste

ggnibsgk
25-02-08, 20:31
Selammlarr:happy0064

Yaww çok şükür forumumuza kavuşmuşuzz...Valla hazır açılmışken bi şeyler yazmazsam çatlarım aslında aklımda da yazcak bişey yok ama??:bilmim

O zmn öncelikle Müge'cimm çok geçmiş olsun canımm:)

Valla ben de Fatoş abla gibi fragmanı görememiştim...Önceden Star Köprü'yle beraber verirdii...Hayret ki Köprü'yü verdi ama İki Aile'yi vermedii..Gıcık da oldum oturdum aşağıyaa ehuehu...Neyse izlemek isteyenler için anca bugün fragman malum siteye eklenmiş ordan bakabilirsinizz...(Diycektim ki bi baktım Buğra yollamış bilee çok sağol Buğraa):blush: Valla bi daha ki hafta ben mi çeksem napsam ya??? Aa olmuyo ki bölee??? Hoş ben de yakalayamamıştım ama ehuehue...

Aa bu arada fragmanı anlatan jiko'ya da çok teşekkür ederiz...:)

Evett Ferit'siz ilk bölümümüzz bakalım neler olacak?? Fragmana bakılırsa eğlenceli bir bölüm ama yine de belli olmaz tabii....Kanmamak lazım sonra hayal kırıklığı daha büyük olur:P

Bu bölümün sonunda ne olur acaba yaa??...Valla geçen bölüm gibi eğlenceli mi olurr yoksaa bölümüze Elif'ten sonra yeni gıcık bir karakter girer de onunla ilgili bişey mi olur???...Kafamı karıştırıyo yanii...Neyse hep birlikte görücez zaten az kaldı bakmayın siz bana oyalıyom kendimi...

Malum sizden bi saat sonra zlemeye başlıyorum ben zaten o yüzden Zaman Sayacı benim için daha 2,5 saat sayıcak:icon_sorr

Ama sizin için:

Zaman Sayacı: Son 1 saat 30 dakika...

Not: Bugün başka yorum yazamam herhalde o yüzden şimdi yazsam iyi olucak...Allah şehitlerimizin ailelerine sabır versin...Ve geriye kalan bütün askerlerimizi korusunn...

bugra9
25-02-08, 21:07
Herkese İyi Akşamlar...:img-wink:

Gölgesinde mevsimler boyu oturduğumuz,hep elele vererek hayaller kurduğumuz,kimi üzgün,kimi gün neşe ile dolduğumuz yuvamızdan selamlar ve sevgiler !!!

Haftanın ilk günü...Sitemize kavuşmuşuz...Akşam dizimiz var...Çok şükür sağlığımızda yerinde...O halde gelin bir Akşam Ajansı açalım...Ve Zaman Sayacına doğru yol almaya başlayalım...

:icon_shad:kahve:icon_shadAKŞAM AJANSI...:icon_shad:kahve:icon_shad

Eğlence dozu yüksek bir bölümün bizi beklediğini görüyorum...Hatta durup şöyle genel düşününce yalnızca bu bölüm değil,İki Aile'nin bundan sonra genel çizgisinin bu kıvamdan çokta sapmayacağını düşünüyorum...Daha rahat bir hikaye,aile içi ilişkiler...Sonuçta artık ailemiz genişledi,sofraya konulan her tabak,yeni bir hayatı,yeni bir hikayeyi temsil ediyor...Ben geçen hafta ki her tabakta büyük eğlence potansiyelleri gördüm...Gerek Niyazi ile Filiz'in hikayesinde,gerekse Arda'nın oturduğu damat aday adaylığı koltuğunda...Sanki bundan sonra o hep sezon başından bu yana beklediğimiz aile temalı hikayeler işlenecek,mahalle ve genişleyen ailemizin,genişleyen çevresi...Durup düşününce olması gerekeninde bu olduğuna inanıyorum...Uzun soluklu hikayelerde,geçmişe dönük kâr-zarar tablosu çıkartıldığında hep felaket,hep aksilik olursa,bir noktadan sonra da pes artık der izleyici...Maşallah bela mıknatısı bu aile,başlarına gelmeyen kalmamış diye haklı olarak bir düşünceye kapılır...Zaten uzun hikayelerin,bir noktada ömürlerinin tükenmesi,kaybedilen bu samimiyetten ileri gelir...Dün Elif gitti,bugün Hasan geldi,yarın belki Ayşe gelecek...İzleyici her biten felaketin ardından yenisini beklemeye başlıyorsa,tehlike çanları çalıyor demektir...Oysa inandırıcılık diyoruz,hayatın yansıması diyoruz...Ama hayat böyle değil ki...Neden bizim dizimiz yapay bir hayatı anlatsın ki...Büyüyen çocukların,hayatta tanıştığı saf duygular,ilkler varken...Bunları ailecek canla başla,birlik ve dirlik içinde karşılamak,ama komik,ama duygusal senaryo atakları ile beslemek dururken,bence ikincil yol,bilindik yoldan çok daha avantajlı bir noktaya oturuyor...

İşte bu yüzden ve daha bir çok nedenden ötürü hikayemizin gelişiminden çok memnunum...Bu haftada bize gelen veriler,eğlenceli bir bölüm izleyeceğimizi işaret ediyor...Yine Köşkte oyun başlayacak !!! Ayrıca geçen haftada söyleyecektim,araya birşeyler girdi söyleyemedim...Eda'nın hikaye gerekliliğinden ötürü yavaş yavaş törpülenen "Anaç" yönü geçen hafta itibari ile yeniden kazanılmıştır...Kızlara,oğlanlara,kısacası çocuklarına üstünüze birşeyler alın,üşümeyin,onu yapmayın,şunu yapın gibi gibi gayri ihtiyari telkinlerde bulunması,ısrarla yinelemesi çok hoş detaylardı...Aynı zamanda Eda'yı eda yapan detaylardı...Bu yüzden çok hoşuma gitti ve sizlerlede paylaşmak istedim...

Artık bizde söz bitti...Yorum bitti...Beklemeye başlıyoruz artık...

* Müge abla...Çok Geçmiş olsun...Dinlen,ha gayet Kış bitmek üzere,önümüz Bahar !!!

Gitmeden önce,ne diyeyim ki nasıl diyeyim ki yine şehitler,yine kayıplar ve bizde de yine klasik avuntular !!! Allah kayıplarımıza rahmet eylesin,kimse ölmeyi,yitip gitmeyi hak etmiyor,ama böyle bir dünyada yaşıyoruz işte...Aklımız ermeye başladığından beri sürekli bunlarla yoğrulduk,kayıplar yazı sonlarında paylaşılan iki satır avuntu oldu...İnsan insanı öldürüyor,adına da savaş diyorlar...İnşallah bizim çocuklarımız,evlatlarımız savaş değilde,barış diyerek büyürler...

* Zaman Sayacımız Gelsin...İyi seyirler dilesin...Dizi sonrası yeniden görüşebilmeyi umut edelim ve ayrılalım...

Zaman Sayacı: İYİ SEYİRLER !!!

merve_gülben
25-02-08, 23:22
Bölüm çok güzel gidiyor ama feritimizz..:( alışamadım yaa... :( neysee tamam gelelim not aldım beğendiğim sözlere..:D

Boz ayıı..:D edamın mervişe annem demesi çok tatlıydı bir kere.. sonraa SÜT KARDEŞLER..:img-hyste sonra ardanın oğuzun HA BU DİYAR nerde demesi ve ardanın cevabı..:D o başka diyarlarda...:img-hyste ay çok güzeldi yaa.. iclal ablam helee.. ayy çok tatlıydı neyse başlıcakk aman kaççirmiyimm..:D :happy0064 görüşrüzz dizimizden sonra.. :D kısacık bir yorum ama olsun.. iyi seyirler..:D allah oğuzla ardanın sonunu HAYIR ETSİN aminnn.. :sad53:

merve_gülben
25-02-08, 23:51
Eveeett reklamlarr.. ben yine ben geldimmm.. notlarımla.. edanın barda oğuzun kafasını çevirerek önüne bak demesi..:D çok tatlıydı yaa HUYSUZ VE TATLI İCO..:D ay pardon eda..:D oğuzun sözü çok hoşuma gitti yaa.. BEN SANA GÜVENMESEM BURAYA ÇIKMAZDIM.. umarım doğru yazdım böyle not almışım..:D ayy süperdi yaa.. hele iclalimin şarkıya eşlik etmesi... ayy baya coştularr hee ne güzel yaaa.. aaa EMRE KINAYIN canım abiminn sesinede bayılıyorumm son sesi açtım wallaaa gelsin komşular napimm.. ehmm gürültü değil insanın ruhunu dinlendiren bişarkı dimi. bende evde karga sesimle söyledim.. :img-hyste yazık babcğıma tahammül ettii annemse arkaşında.. ayy bi görseniz coştum evde bende ayaktatım.. söylüyorum... ADA SAHİLLERİNDE BEKLİYORUM İCLALİM SNN İÇİN ÖLÜYORUM..:img-hyste benden beste..:D ama iclal abalm rahatsız oldu dumanlardan gördüm yaa hissetim yani.. elerini çırpıyordu canım ablam..:D

Ay çok konuştum neysee görüşürzz reklamlardan sonraa.. ii seyirler.. :happy0064 MÜTHİŞ İKİLİ.. Arda ve Oğuz.. yakında bütün müzik marketlerde... :img-hyste görüşmek üzere.. uzun yorum diziden sonraa :img-wink: :sad53:

nar cicegi
26-02-08, 00:20
Ada sahillerinde bekliyorum
Her zaman yollarını gözlüyorum
Yarim seni seviyor istiyorum
Beni şad ed Şadiye'm başın için

Oğuz için verilen ceza Oğuz'dan çok Arda'ya verilmiş gibiydi.İzlerken Arda'ya çok acıdım.Ama Oğuz sonunda yaptı yapacağını.Söyledi sözünü ve çok güzel bir düet oldu.İzlerken çok keyif aldım.

Ergin ve Fusün apayrı bir konu.Çok güldüm bu kadar mı şanssızlık olur.Oğuz'u geçti yani.Bütün aldığı şeyleri yemek masasına falan koyması beni çok güldürdü.İnşallah Fusün hala tek parçayken Ergin teklifi yapabilecek.Gerçi sonda boyut değiştirdi kendine zarar verdi ama.Ufukta düğün var.

Niyazi'nin de hatası anlaması güzel oldu.Bu seferde o uğraşsın.Hep Filiz mi uğraşacak.Damla ile olan diyolojları çok güzeldi.

Yaman'da hiç onur kalmamış.Boşanmayıp para koparma derdinde.

Şimdilik bu kadar.

bugra9
26-02-08, 00:30
Herkese İyi Akşamlar...:img-wink:

:img-ok::img-ok:BİR KIŞ AKŞAMI "ADA SAHİLLERİNDEN" MELTEM VURUR !!!:img-ok::img-ok:

Emre Kınay'ın muhteşem yorumuyla şöyle hep beraber Ada Sahillerine uzandık ve şimdi yeniden beraberiz..Müzik ruhun gıdasıdır derler ya,gerçekten boş laf değil...Birde böyle güzel bir eseri,doğru ağızdan dinlemek insana büyük bir keyif veriyor...Ne diyorduk müzik ister istemez farklı kesimleri,farklı görüşleri ve hatta farklı nesilleri ortak bir noktada buluşturan sihirli bir güç...İki Aile çatısı altında da bunun en güzel örneği verildi...Müziğe kulak veren Muhtar ve Numan'da,oradaydı,birşeyler hissettiler,eşlik ettiler,en uç noktadan bara gelen gençlerde benzer bir noktada,aynı yöne bakabildiler,eğlenebildiler...Bu gerçekten verilebilecek mesajların en güzeliydi,en anlamlısıydı...İnsanlar birbirlerini anlamak zorunda değil,zaten toplumumuzda bir kesim genç grup ile ebeveynlerinin arasında ki en büyük çatışma,kuşak çatışmaları...Bu da ister istemez gençleri başka kanallara sevkediyor...O kanallara yanlış demiyorum,demek istediğim insan ister genç olsun,ister yaşlı hiç farketmez...Ama birşeyi görmeden,tatmadan,yaşamadan kesin yargılarının olması çok yanlış...Dizimizde de görüldüğü üzere bir ud eşliğinde,eski türk sanat musikisinden bir parça her nesile ve her kesime hitap edebiliyor...Bu çok güzel birşey...Biz bugün rahmetli Yesari Asım Arsoy'u anabiliyorsak birşeyler başarılabilmiş demektir...Bu hem Yesari bey için,hemde bizim senarist ve yönetmenimiz için...Senaristlerimiz Fethi Kantarcı ve Saygın Delibaş,artık bölüm hikayesi olarak köprünün bir ucunu geçmişe,türk sanat müziğine bağlıyabiliyorlarsa,bize saygı duymak düşer...Halen manevi duyguları,emek sahiplerini anlatmaya,sevdirmeye ve yüceltmeye değer buldukları için...Dünün çocukları,bugünün yetişkinleri olup küçük kardeşlerimize,biz gençlere bu duyguları usul usul aşılayabildikleri için...

Bu gidişattan çok memnunum...Senaryomuz her zaman ki gibi her görüşten,duruştan ve kişilikten karakterler ile bu doğru,bu yanlış demeden izleyeciye yorum imkanı tanımaya devam ediyor...:img-wink:

loralai
26-02-08, 00:35
yaaaa bu ne bölümdü böyle yaaa aynerden başlayacağımı bilemiyorum valla ama önce şunu söyliyim keşke feritte olsaydı dedim ve hemen olsaydı nasıl tepkiler verirdi diye düşündüm bi kere ardayı anormal kıskanırdı çok keyifli halleri olurdu neyse keşkeleri bitiriyorummm

gelelim bölümee nasıl doğal bir dizi yaaaa bizim dizimizz edayla oğuzun yatak odası sahnelerini çok beğeniyorum sanırım dizimizin klasikk (mervenin söyleyişiyle yazdım klasiği sizde öyle okuyun çok keyifli oluyo ) ne diyodum klasik yemek sahneleri gibi oğuzla edanın yatak odası sahneleri olucak çokda güzel olur eminim her bölüm bu sahnelerden istiyorum küçük demetlerde olsa

füsunla ergin bu hafta tavan yaptı yemin ediyorum o erginin füsunun deyimiyle boz ayılığına bayıldım boz ayı diyaloğunada bayıldımm merve_gülenin dediği gibi süt kardeşleree deli gibi güldümm ve edanın merveye annem deyişi benimde çok hoşuma gitti

ayrıca oğuzun erginle dalga geçtiği sahneyede öldümmm ''bana bak oğuz fena olcakk '',''napcasın evlenmemi teklif etceksinnn olmaz canım ben evliyim''tam böylemiydi bilmiyorum ama süperdiii habire edaya sarılmasıda bi hoştu yaniii bide barda edanın oğuzun kafasını çevirmesi süperdiii

ardada ne sabırlı çıktı bee ben olsam çığlıklar atardım gerçi oda attı sayılır ama son anda kıvırdı şuleyi ben eskiden beri seviyodum şimdi daha çok seviyorum bi sıcaklık var o kadında yada bana öyle geliyo takdir ettim bu bölümm

ya ben bu diziyi neden bu kadar çok sevdiğimi söylemek istiyorum sizlerle paylaşıyım diğer dizilerdeki gibi donuk diyaloğlar yok dikkat ediyorum en çok konuşulan replikler beni mest ediyo çok doğal çünkü bizim hayatımızdan bu hafta olduğu gibi boz ayılar süt kardeşler ha bu diyar yani o kadar gerçek ve bizden ki diğer dizilerdeki gibi hepsi değil geneli kasıntı diyaloğlar yok sanki insanlar hiç kötü söz söylemezmiş gibi bir kasma yok dizide herkesin ağzından heran herşey çıkabilir işte bunu çok seviyorum yaa ve gün geçtikçe iyice anlıyorum ben diziden ferit dahi çıksa bu sezon bitmesini istemiyorum bu dizide sadece günlük hayatlarını gösterseler yıllarca izlerim ben ama maalesef biticek sanırım bitmesinnn bitmesinnnn

merve_gülben
26-02-08, 00:45
Eveeeett geldik yine bir bölümm sonuna dahaa.. yüzlerimiz gülüyor bencee güzel bir bölümdü ama hepinizin gözleri feritimizi aradı tabikide.. jenerikte hele.. başlarken Emre Kınay,İclal Aydın yazdıktan sonra ÖNER ERKAN yazması gerekirken HAKAN VANLI yazınca içim bir tuhaf oldu ne yalan söyleyimm.. ama neyse bu güzel MUSİKİ KONSERİNDEN sonra kulaklarımızın pası silindi valla açıkçası benim.. çok güzel ya emre abimin sesi yaa.. bu anı kazanmak için hemen tabii elimde telefonum video ya aldım.. çektim hemen.. izlerimm de keyfim yerine gelirrr..o güzel ses olmasa off müthişti AĞzına Sağlık Emre abicim.. vallahi harika bi 2dk geçirdim walla.. çok güzeldii.. bu kadar yorum yeterrr emre abi valla daha ne diyimm söylenecek söz yok.. gerek bile yok yanii.. abicim canım abimm yaa ağzına yüreğine sağlık.. ardacım seninde elllerine sağlık.. ne korkuyorsun yaa öcü mü oğuzz baba yanii.. :img-hyste olucak o kadarr seni de görücezz ilerde.. ayy anem gibi konuştum.. :img-hyste annem de geliomuş şimdi BENİM GİBİ KONUŞMANIN NESİ VARMIŞ KIZM.. merveee diyee bağırması o güzeeell mi güzell cırtlak mı cırtlakk sesiyle.. :D aman tanrımmm tamam kestimm..

Notlarımla geldim not aldım walla.. hem bölüme bakıyorum kaçrimiyim die.. hemde telefonumn elimde not alıyorum replikleri.. olurr mu demeyin walla oluyyoo ben yaptım süper oldu.. :img-hyste

Bölüme hemen geçiş yapıyorum.. Edanın oğuza öğütler vermesii çocuğuna yanii..:D hele ondan da öncee ayy çok havalı kocam rock barda çıkıo demesi ve ondan sonraki hareketi neydi o öyle yaa.. iclalim noluyo sana kendine gell.. :P dünyadan: BEKLENEN KİŞİYE YOLARI GÖZLENEN KİŞİ.. SENİ SENDEN İSYETEN KİŞİ.. huuu var mı biri orda.. ama çok tatlıydı yaa..zaten gençç ne yapsa yakışır bnm gamzelime..oğuza öğüt vermesine gelelimm..Oğzucum ''direk kulise git sağa sola bakma e mi kuzum'' bir an oğuzun tamam annecim terli terli su da içmem.. diycek gibi geldi yaa.. vallaa.. aa çcouk mu o eda.. EN BÜYÜK AŞKISIN ŞU HAYATTA 1.Cİ SEN 2. TABİKİDE MÜZİK.. dedi bu bölümde arada da öpücük sığrdırdı.. ee nedir ne diyebilirz bencee FIRSATÇı deskk tam olurr.. olur olur bal gibi olurr.. oğuz edayı fırsattan istifade öpücüğe boğurr..:D ay olmadı ama.. :( neyse sonu kötü şarkı için özür dileyerek güzleim şarkıyı mafeetimm neyse tamam kestimm.. oğuzun sesini akort edişine ne dersiniz.. valla ben süperdi derimm.. harikaydı yaa.. çok hoşuma gitti orda.. hele dua etmesi.. allhım ben bnm aklıma mukayet ol demiştir kesin.. bu kazma ile.. aa ayıp yaa çocukk senin yüüznden gidiyo başka diyaraa yeter bu kadar zulüm canım..:)

Herşeyi ile çok güzeldi bölümm..Ergin Füsuna az gülmedimm yanii yüzüğü yuttu nolucakk söylemiyim ben ayıpp..:D sizz tahmin edersiniz..

Görüşmek üzere.. okulda sabahçı olduğum için gitmem lazım.. yorumumu da yaptım.. gerisi yarına artık.. ya kısmett.. sizleri çok seviyorum..Bu güzel bölümm için BÜTÜN EKİBİMİ KUTLUYORUM.. Oyuncularımızı özellikle yani hepsini aslında emekleri çok büyük..ayırt etmek olmaz ay saçmaladımm emre abi yaa ne hale geldimm yaw dağıldım hala şarkıyı mırıldanıyorum yemin ederim..sizleri çok seviyoruzz merak etmeyin.. HEP DESTEK TAM DESTEK.. bu ailee herşeye rağmen ayakta olucakta.. feritimiz olmadan napıcaz bilmiyorum ama yaralarımız bir an önce saralım.. yoksaa açık yara mikrop kapabilir.. aLLah sizleri başımızdan eksik etmesin hele sizler gibi değerli bir oyuncularıı.. allah kuvvet versin.. bizlere de sizi versinn.:D ay sululuk yapmasam olmaz dimi.. işte huyum yaa kurusun bnm bu huyumm .. sabahta hoca bni coğrafyada kurutucak walla kaçtım ben.. iyi gecelerr.. allah rahatlık versinn..

HipoSUZ oğuz beyy.. Tatlı eda hanım kendinize iyi bakınn.. :sad53:

bugra9
26-02-08, 00:54
Bölüme genel bir bakış atacak olursak;Köşkümüz ikinci defa bir evlenme teklifine ev sahipliği yaptı...Ergin ile Füsun'a yazılan ve tüm bölüm boyunca adım adım işlenen bu hikayeyi çok sevdim...Normal olmasını zaten beklemiyordum,galiba bizim hoşumuza giden de bu anormallik...Bizde mi bir gariplik var bilemiyorum :img-wink: ama bu tarz dizimizde her kullanıldığında şunu derim;

Bir hikayeye,bir dönüm noktasına,kıymetli ve özel bir ana,anlam yüklemek için onun bir hatırası olması gerekiyor...Bir yaşanmışlık...Bu çok duygusal olur,çok komik olur veya bu akşam izlediğimiz gibi çok talihsiz olur...Ama hatırladığın zaman güleceğin,vay be diyeceğin bir yaşanmışlığı olması gerekiyor...Senaristlerimizde zaten bunu yaptılar...Aklıma Oğuz'un Eda'ya evlenme teklif etmek için hazırladığı sürprizler geldi...İşte en basit örnek,Eda'nın parmağına küçük gelen yüzük çıkarmaya çalışırken buzdolabının altına uçmuştu,Eda ile Oğuz'da gece yarısı fener ile bulmuşlardı yüzüğü...İşte budur...Klasik mi...Hayır...Sıradan mı...Tabi ki Hayır...Ama özel,hatırladığın zaman insanın yüzü gülümsüyor...Bizim hayatımızda da bu böyle değilmidir...Geçmiş güzeldir,an gelir duygulandırır,zaman gelir gülümsetir...Çünkü bir yaşanmışlık vardır,hatıraların bini bin para !!! Diyeceğim şu ki bu duyguyu tamamen hayali bir hikayede hissettirmek maharet ister,becerik ister...Biz Eda'yı,Oğuz'u,Ergin'i,Füsun'u kağıta yazılmış hayali bir karakter olarak görmeyip,sanki uzaktan bir tanıdık,bir akraba,ailemizden bir birey gibi görebiliyorsak bu senaristlerimizin karakterleri tek boyutlu yapmadıklarına delalettir...Takdir edilesidir...Kişilik önemli...Hayali bir karakteri,hayali bir kişiliğe büründürmek çok daha önemli...:img-wink:

Geçen haftalarda da dile getirmiştim...Bu gece de bir dip not olarak düşmek istiyorum...Geçen sene Şubat ayında izlediğimiz ve geleceğe çengel atmış bir hikaye vardı...Bahar'ın doğum günü !!! Eda'da bir sene sonra o gün geldiğinde çocukları ile nereye gideceğine,kızların o gün Eda ablalarını yanlarında isteyip istemeyeceğini öğrendiği gün bazı soruların cevabının verildiği gün olacağını dile getirmişti...Bu dizimiz için bir nimet...Alınan yol,verilen emekler,karşılıklı ödenilen bedeller,kısacası geçen zamana ilişkin durup şöyle geriye bakmak adına bu hikayenin işlenmesi gerektiğini düşünüyorum...Hep Eda ile kızların arasında ki paylaşımların azlığından dem vuruyoruz,bu onları yakınlaştırmak,birşeylerin adını koymak adına muhteşem bir fırsat...Senaryomuzun devamlılığı adına,izleyicinin büyük bir beklentisi olarak görüyorum...

Bu hafta Eda'nın Merve'ye annem diye hitap etmesinin ardından yeniden aklıma düştü bu hikaye...Birşeylerin altını doldurmak çok önemli...On dakikalık bir sahne ben eminim ki sezonun en kıymetli ve duygusal sahneleri arasına baştan girecek...Hemde hikayenin devamlılığında birşeylerin altı çok daha dolu olacak...

pink-girl
26-02-08, 00:58
güzel bi bölümdü gerçekten çok hoştu özellikle fisun-ergin sahnelerine gülmekten koptum yane:D
sonra merve ile leylanın kavgası..ceren ile edanın ufak atışmaları kısacası güzel bi bölümdü ama bir tek dizide ferit eksikti bu benim canımı çook sıkıyor off yhaa
son bölümde arda ile oğuz muhteşemdi..
ama ardayı sevmiyorum ben daha önceden de dediğim gibi cerene uygun birisi deyilim tmm kişilik olarak iyi bi çocuğa dönüştü hoş güzelde ne bilim genede içim husursuz
cerene daha ii birini bulabilirlerdi çok yapmacık GELİYO ARDA nn hal ve tavırları sanki ona biri zoraki bi rol veriyoda oynanması istiyor gibi
sevmiyorum seni ARDA hıhh:D

FATMANUR_26
26-02-08, 01:05
walla yorum yapmadan geçmiiim gerçekten çook hoş bir bölümdü sırf komediydi yawww iki aileyi izlemeyen annem bile artık izlemeye başladı :) neyse ama feritin eksikliği gösümede çarpmadı değil hani

aslında damlanın kendini yavaşda olsa toparlamsı çook hoş onu öyle görünce çook üsüldüm doğrusu yarın okul olmasa yorum uzuycak ama okul var

bu arada yaman niye bu kadar gıcık yaa adam nasılda laf çaktırıyo gıcık işte

herkese ii geceler

yarına çıkmak ve özeti okumak dileğiyle .........

bugra9
26-02-08, 01:22
Yönetmenimiz Hülya Bilban bölüm için muhteşem İstanbul geçişleri hazırlamış...İstanbul özlemim tavan yaptı...Geçen hafta içinde Sevil ablamız da İstanbul'un bu güzel karlı yüzünü resmetmiş,bana göndermişti...Bölümü izlerken Sevil abla'nın çektiği bu resimler geldi aklıma...Kış atmosferi geçişler sayesinde tamamlanmış,bu zaten dizinin bütünlüğü açısından çok önemli bir detaydı...Bizim dizimizde kocaman bahçeli Köşkümüz ötürü mevsimler büyük rol oynuyor,biz izleyicilerde hemen manevi anlamlar yükleyiveriyoruz...Bu yüzden bu yeni İstanbul geçişleri çok hoşuma gitti...Ayrıca Damla ile Niyazi'nin sahil sahnelerinde ki çekimleride çok başarılı buldum...Yönetmenimiz mevsimlerin nimetlerinden faydalanmayı çok iyi biliyor...Adeta kartpostal estetiğinde kareleri yakalıyor...:img-wink:

Hazır detaylardan girmişken devam edelim...Ergin yangın faciasından sonra durumu telefonda Oğuz'a anlatırken,Oğuz'un hoparlörü açıp telefonu Eda'ya uzatmasından sonra Eda'nın şaşkınlığı muhteşem bir detaydı...Kulağına götürüp götürüp getirmesi,ağzına yaklaştırıp çekmesi gibi gayet doğal ve samimi ayrıntılar senaryoda varmıydı bilmiyorum ama Eda'ya o kadar çok yakışmış ki...Sonuçta Eda'nın teknolojiden uzak olduğunu biliyoruz,böyle bir Eda profili çizildi en baştan beri...Eda bir çoğumuzun annesinden bir parça taşıyor...Oturması kalkması,heyecanı ve yaklaşımları ile çevremizde gerçek Eda'ları görmek çok zor değil...İşte bu yüzden Eda'nın o ne yapacağını bilemez halini,şaşkınlığını ve telaşını çok sevdim...Dediğim gibi bu detayı kim düşündüyse helal olsun...Eda'ya çok yakışmış...İclal Aydın'da muhteşem yansıtıyor bu duyguları,aşkı,gözyaşını,kahkahayı...

İkinci detay ise yine Eda'nın barda,provaları izlerken pudra kafalı salağa sigarayı bırakıp bırakmadığını sorması...Bunun kökünün nereye dayandığını biliyorsunuz...Hatırlamayanlar için kısaca anlatayım...Dizimizin üçüncü bölümüydü...Salaklar Köşkün önünde pusuya yatmış Ferit'in çıkmasını beklerken,Efe önlerinden geçer...Hemen ondan bilgi almak için bir sigara uzatırlar...Dönemin asi Efe'si ise tam sigaraya uzanırken çaça Eda gelir...Ve utanmıyormusunuz diye söylenmeye başlar,ayağından çıkardığı terlikle salakları Köşkün önünden püskürtür...Şu derinliğe bakarmısınız,incelik,ayrıntı,hassasiyet !!! Hayran kaldım bu detayı izledikten sonra senaristlerimizin kalemlerine...İzleyiciye o kadar çok saygı duyuyorlar ki,belki birçok kişi farketmese bile onlar kendi içlerine sineni,yüreklerinden geçen titizlikle anlatmaya devam ediyorlar...:img-wink:

bugra9
26-02-08, 02:16
Ada Sahillerinden çıktık,bir gece ajansı ile toparlama yapmanın vakti geldi...O halde gelin bakalım Gece Ajansı diyelim...

:icon_shad:kahve:icon_shadGECE AJANSI...:icon_shad:kahve:icon_shad

Hipoglisemi...Şaka maka hiçbir hastalık bu kadar dile düşmüşmüdür diye düşünmüyor değilim...Aslında düşündükçe de gülüyorum...Tamam senaristlerimizin karakterleri sevimli kılma,sempatik gösterme gibi olağanüstü bir başarıları var...Kabul...Peki nasıl oluyorda bir hastalık,böylesi yüzümüzü güldürmeyi başarıyor...Allah kimsenin başına vermesin fakat ekran başında ki hipoglisemi hastalarını düşünüyorum da,beyaz camda bir tane hipo beyimiz var,peki ekran başında ki hipo beyler izlerken ne düşünüyorlar,ne hissediyorlar çok merak ediyorum...Bu da bir meziyettir aslında...Hastalıklar genellikle dizi filmlerde felaketi ve çaresizliği peşi sıra ardından getirirken,İki Aile ağlatmayı değil,güldürmeyi seçiyor...Hayat nasılsa geçiyor...Öyle de geçiyor,böyle de !!!

Fakat şunu söylemeden geçemeyeceğim...Hipoglisemi'de dizimizde bir dönem olmuştur...Hipoglisemi dönemi olarak ne zaman aklımıza gelse gülümseyeceğimiz bir hatıra olarak kalplerimize kazınmıştır...Mesut'un yeri,sofra başında ki boynu bükük Oğuz figürü ve çatı katında piknik tüpü eşliğinde sucuk sefaları ise bize bu dönemden kalan sıcacık anlar !!!

Ayrıca,Anadolu Musiki cemiyetinden Razi beyin Tanburî Celalettin Bey'e ev almak için düzenledikleri gece teklifinide unutmayalım...Tanburî Celalettin bey acaba gerçekten dizimizde söz edildiği gibi bir üstad mı bilmiyorum...Açıkçası böyle bir adamın varlığından dahi haberdar değilim...Fakat ne derler bilmemek ayıp değilmiş,şayet bilen tanıyan varsa bizle paylaşsın hep beraber öğrenelim...Dizimizin hayali bir üstadı olabileceğini düşünüyorum,ama dediğim gibi bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığım için üzerinde daha fazla durmayacağım...:img-wink:

Bölümde bir sahne vardı ki,bir kaç saniyede duygularımı altüst etti...Sabah kahvaltı masasında bu sürpriz ceza'nın yankılar sürerken,Damla'nın uzun zamandan sonra gülümsemeye,yaşama bir yerden tutunmasının ardından Oğuz'un iç sesi beni çok etkiledi...Emre Kınay gerek bakışları ile gerekse o ses tonunda ki naiflik ile Oğuz'un babalığının birkez daha altını çizdi...Bu tarz ufacık sahneler,detaylar benim için o kadar kıymetli ki...Öyledir herhalde,insan evladının bir gülümsemesine canını verir...Baba olmadığım halde,bu duygular bana çok yakın...Artık baba olursam ne olur ne biter bilmiyorum...Bilmiyorum çünkü şuan hiçbir kelimenin tarif edemeyeceği,anlatılamayacak bir duygu olduğunu çok iyi biliyorum...Hepimize kısmet olsun inşallah...

Loralai'nin son yorumunu çok beğendim...Çok güzel noktalara temas etmiş...Dizimizin simgelerinden olan sofralar,yemek öncesi mutfak hazırlıkları gibi Eda ile Oğuz'un yatakta ki durum değerlendirmelerinin bir klasik olmasını istiyor ve çokta haksız sayılmaz...Bir dönem Güneri Civaoğlu ile Günün Yorumu vardı,hatırlarsınız...Haberlerden sonra yayınlanırdı...Haberler bir saatlik yayın için çabalar,hazırlık yapar,gelir Güneri Civaoğlu on dakikada özetler geçerdi,günü...İşte bizim yatak sahnelerimizde böyle...Yaşananların özeti...Samimi bir üslup,Eda ile Oğuz'un karı-koca olduktan sonra açtıkları yeni dönem...Muhteşem oluyor bu sahneler...Sevgili loralai'nin dediği gibi devamını bekliyoruz...Bir dizide bunun için birkaç standart olacak,ömrünün tükenmemesi için gençlik iksiri !!! Klasikler,standartlar hiçbir zaman bitmez,izleyicide sıkılmaz...Hayat akıp gidiyordur çünkü...

hukukcine
26-02-08, 02:33
Arkadaşlar...hepinize kucak dolusu sevgiler...umarım hepiniz iyisinizdir...

Bu hüzünlü günde...yine yorumlarımızı paylaşmak üzere beraberiz....

....acımız büyük....şehitler vermekteyiz...vatanımız için çatışan...bu bütünlükten asla taviz vermemek için savaşan askerlerimize allahtan güç kuvvet diliyorum...allah onları korusun...şehitlerimize rahmet, ailelere ise baş sağlığı ve sabır diliyorum...mekanları cennet olsun...

ne kadar tuhaf aslında öyle değilmi...hüzün ve neşe kardeş derler büyüklerimiz....en azından benim canım anannem der bu lafı....hakikaten doğru....

bu yüzden böyle bir günde bile belki yüreklere biraz su serpmek adına...dizimizi bir vesile olarak görüyorum....en önemlisi....paylaşmak...zaten bu yüzden bu güzel ailemiz oluşmadımıki??


Vee dolayısıyla....yine birşeyler paylaşmak için bende kollarımı sıvayım...

Başlık ta gelsin...



"Allah okuyana kolaylık versin ;-))"




vee evet arkadaşlar…

muhteşem muhteşem muhteşem… !!!

bölüm yine tavan yaptı yani….ne dersiniz bilmem…henüz bir yorum okumadım ama eminim hemfikiriz ??!!

arkadaşlar insanoğlu tarihinde böyle evlenme teklifi pardon teklifleri :img-hystegörmedi ayol…baksanaza…romantizim….heyecan…aşk…herşey var maşallah….üstelik bizim "keltoş" süt kardeşine nazaran…çift dikişi bile aştı:img-hyste….yok Allahın hakkı "üç ken…dört yapalım" mantığı ile yola …çıkarak tam dört kez evlenme teklifini yaptı…hayatının kadınına…of offf…ama ne tekliferdi bunlar…:happy0064



tahmin edersinizki…biraz mercek altına almakta fayda var…:icon_whis

evde işte bende bunu diyorum…vee başlıyorum..

gidiyoruz ilk denemeye efendim…

bizim avukat aşıklarımız yemeğe gitmişler...

Ergin yine sağdan soldan..havadan sudan konuşurken....birden yine tehlikeli sularda buldu kendini....ya bunun da ağızı bir açıldımı...yokuşa sürüklüyor her telaffuz ettiği kelimeden dolayı kendini...pes yani...

ve olacağı buydu yani..aaa süper Ergin beycim...her hanımın hayal ettiği bir evlenme teklifi versiyonu düzenlemişsiniz:img-hyste....ne güzel işte özgürlük...kadın erkek eşitliği buna denir...adam teklif edecek...hanım ise...adamın belirlediği üç şıktan nasıl bir şekilde olsun...ona karar verme hakkına sahip olacak..süpermiş....:img-hyste

vee şıklara gelince..Oğuz beyimizin şahane önerileri ile beslenmiş...eh bu yüzden hafifletici nedenden saymalı veee mazur görmeli...öyle değilmi...hadi bakalım neydi şu şıklar...inşallah toparlayabilirim...;-))

a) „kaçırayım seni eğer böyle bir fantazin varsa“...eh pes...Ergin bey...çok güveniyorsunuz kendinize....dikkat et sen kaçırma da Füsunu...emin ol fantazi değil...gerçeğin ta kendisi olurdu bu durum....

b) Tahir ağaya söyleyeyim Süleyman Demireli soksun araya o seni istesin anne babanden...eh pes...ayol sen bu kadar çekingenmisin...hani senin „aa ben avukatım“ demelerin...istemeye gelince aracı haa.....yok Füsuncum sen bir daha düşün....:img-hyste

c) aa bakın en orjinali de buydu yaa....“saçından sürükleye sürükleye kızı peşine takmak" eminim Füsun buna hayır demez…:img-hyste bir dene!!!


ve evet o akşamın bilançosu pek iç açıcı olmadı haliyle...nasıl olur...Ergin üzüldü Füsun ise barut fıçısı gibi...kendini kuracağına Edaları kurmayı tercih etti...;-))


vee Ergincim...yüzüne su atması da tamamen refleks yani..üstüne alınma...o zaten her defasında öyle...bu yüzden zaten dikkat et te sudan başka bir sıvı olmasın hiçbir zaman sofrada...

pes yani...

vee tabii Ergin vazgeçmedi…istikrarını korudu..ikince deneme...

bu sefer evde denemeye kalktı…

vee çok çok mütevazi bir sofra vee bir o kadar da sade bir ambiyans hazırladı biricik sevgilisine….gülüyorum yahu…

bu Erginin de süt kardeşi gibi ayarı yok…ne bu yaa ıstakozlar….belki 100 tane mum….allah allah…sen “yuva kurmak için geliyorum” diye bağırdın kapıya doğru koşarken ama perde de mahvoldu yani ;-))

Ergin evlenme teklifi yaparken bile bunu göz ardı etmemeli….yani demem o ki teklif dahi olsa….yangına dayanıklı olmalı…

ah ah….bu yetmiyormuş gibi…tam romantik anda…perdenin tutuşması…paniğe yol açtı tabii….hal böyleyken…sakin olmak ve su almak yerine…evlenmek istediğin kadını bir güzel “yıkıp” yere düşmesini sağlamak yangın anında yapılması gereken unsurlardan birisidir öyle değilmi…ne diyeyim ah Ergin ah….:img-hyste

O gecenin bilançosu ise…bir adet çatlamış ayak…bir adet yanık perde….veee korku…:img-hyste

Vee geçiyoruz üçüncü denemeye…

bu kez mekan köşk efendim…Ergin yine Oğuzdan tüyolar aldı…

vee Damlayı da matbaaya yolladıktan sonra…koltukta hasarlı ayağı ile oturan sevgilisine yöneldi…ve allah allah dedim ne yapacak acaba….aa bir baktım…

evet sen dola hanımın yüzük parmağına ipliği…çek onu kendine doğru…ilerle bir iki metre..çık sandalyeye…veee telefrik misali indir yüzüğü parmağa doğru….:img-hyste

ah Ergin madem yükseklik korkun var neden çıkıyorsunki sen o sandalyeye yahu…anlamıyorumki….pes yani…bunu başka bir yolu yokmuydu….mesela daha kısa bir mesafeden yapsaydın şunu….hemen yarım metreden filan…sandalyeye çıkmadan..kadıncağız hayati tehlikeler atlatıyor..bu ne…??? Allahtan parmak kopmadı yani…ona dua etmeli….;-))

Vee evet bilançomuz biraz daha ağır bu kez maddi hasar olmadı ama parmak incindi….eh ne diyeyim ben yaaa…Allah Füsunu senden korusun mu? Bilemedim…

Vee yine teklif “havada” kaldı…yani daha doğrusu gerçekleşmedi bile…

Ya Ergin sen süt kardeşini de solladın yani….o sadece bir kere “havada kalan bir teklif” yaptı…sen üç kez….ne oldu yaaaa??

Vee geçiyoruz dördüncü vee son teklife….nihayet….!!!

Dediğim gibi…Ergin bu kez Füsunun hayatını daha fazla tehlikeye atmaya içi el vermediği için son derece mütevazi bir teklif yapmaya karar verdi

….buz dolabından şampanya çıktı…aa birde orkide de vardı o da dolaptan alında…eh sonuçta herkes gibi o da çiçekleri buz dolabında muhafaza ediyor….yadırgamamak lazım….

vee teklifi yaptı…vee işte bu dedim…çok şekerler filan….ta ki o soru gelene kadar…”yüzük???”….doğru dedim yüzük nerde….vee kadehleri görünce eyvah dedim…beni sıcak bastı…kadın bu kez boğularak ölecekyokmu cankurtaran...yaaaa:img-hyste

…bu olmadı…şans bu kez gelin adayımızdan yanaydı….vee kadehler adresleri karıştırdı….yüzüğü Ergin taktı;-))….daha doğrusu boğazına takıldı…çok güldüm….

Harika harika…

Vee tam olarak kesinlilik kazanmasa da….galiba Füsun evlilik teklifini kabul etti…tek bir soru var…hangisini??? Gülüyorum çok beğendim…

Fet-Sayımızı kutluyorum…kalemlerini yazmadan önce yine bol şeker tozuna batırmışlar mürekkep niyetine….ve ortaya çıkan ise…sımsıcak sahneler bizim ailemize yakışır bir yaklaşım…kutluyorum….süpersiniz….


veee sonuç itibariyle efendim....Oğuz un dediği gibi...oğlumuz Erginin ve kızımız Füsunun düğününde sizleri de görmekten onur duyarız diyebilirmiyiz?....bilemedim...

olur galiba yaa....

Oğuzun o muhteşem önerilerinden hiç olmazsa bir tanesi „tuttu“ üstelik en teferruatsızı Füsuna „evet“ dedirtti....evet yaa...herşeyin sadesi makbul canımgülüyorum

...ne gerek var...di mi...ne güzel işte yangına dayanıklı...filan...sonra masraf az...aa süper vallahi...en iyisini yaptılar...;-)) kutluyorum....;-))

ve birşey daha var…hatırlatmakta fayda var…siz yine tedbir alın vee gelinlik kurşun geçirmez özelliğe sahip olsun…ne olur ne olmaz…yani…;-))


bölündüm....;-))

hukukcine
26-02-08, 02:35
vee devam ediyorum…hızla… evet kısa kesmek lazım farkındayım…;-))



birazda Oğuzun cezasına değinmek istiyorum….

Evet köşk konseyi akşam Oğuza ne tür bir ceza verilmesi gerektiğine dair ciddi calışmalar yaptı….eh malum her kafadan bir ses çıktı…alternatifler çok çeşitliydi vee bazen de ilginç ti…mesela

-Kurba yedirmek

-Karafatma yedirmek

-Diyete devam ettirmek

-Bir ay küsmek

gibi….

vee sonunda evet en nefret ettiği kişi ile düet yapmak için oy birliği ile karar verildi…

vee “mahkuma” ;-)) da bildirildi….yine “hayatta olmaz” denildi vee Oğuz beyimiz kendini buna rağmen rock barda sanat müziği söylerken buldu…hay allah bakın şu dünyanın işine…pes….


Bu sahneler çok güzeldi…niye??…Fet-Sayımız yine kendilerini gösterdiler....

Oğuz Ardadan bu kadar „nefret” ederken hikayeye böyle bir durumda öyle güzel bir şekilde yön verdilerki…sakin sessiz bir rüzgar gibi adeta…ve bu rüzgar bu iki insanı o sahneye savurdu…ve böylece hava ısındı..yumuşadı…böyle güzel bir düet te şahit olduk bizde...

Çok beğendim…hikayemizin böyle işlenmesi aslında beni şaşırtmadı…işte fark burada…Fet-Sayımız yine kendi farklılıklarını belli ettiler…:good:

vee aslında dışarıdan bakılınca asla bağdaştıramayacağımız kutupları birbirine kenetlemeyi başardılar…kastettiğim bir rock barda ud eşliğinde sanat müziği söylenmesi….harikasınız…tebrikler..:good:

Vee final sahne için de dediklerim geçerli…

yine tüm aile beraber…o rock barda eğleniyorlar…diyecek söz bulamıyorum…sadece tekrar canı gönülden kutluyorum…gerçekten…bizi hala şaşırtmayı başarıyorsunuz….77. bölümden sonra….

bu da zaten çok görülen rastlanılan birşey değil asla…dediğim gibi farklısınız…bunun ötesi yok…


Vee evet oyuncularımıza gelince….

jenerik değişmiş….Feritimizi görmedik…eminim herkes üzüldü….onsuz yola devam edildiğine bu jeneriği görünce inandım…:img-yes:

vee hikayemizde dengeler değişiyor gibi…Arda ileriki bölümlerde daha da ön plana çıkacak…Edamız daha şimdiden “ablacım” filan demeye başladı…Niyazinin hikayesini unutmamak lazım…bu beni sevindiriyor….zira ben Filiz karakterini çok sevdim…bizim dizimize çok yakışıyor…vee Damlanın ve Niyazinin dostlukları derinleşiyor...harika...!!!:happy0064

Vee Emre beyin sesine hayran kaldım bu hafta…tebrikler efendim…sanat müziğini bizlere yeniden sevdirdiğiniz için çok teşekkür ederim…:happy0064


vee tabii ki…Iclal hanım…yine o sımsıcak…mimikleri fazlasıyla geçti biz izleyenlere…çok pozitif bir elektrik verdiğiniz için vee 77. bölümün sonunda bile hala o doğallığınızdan taviz vermemeyi başarabildiğiniz için sizi canı gönülden kutluyorum….:happy0064


Vee arkadaşlar…..bende biraz olsun o hüzünlü havayı dağıtmak adına sizinle dizimizin güzel gelişmelerinden sadece bir kısmını paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorum…

hafta uzun daha…yorumlar yazacağız elbette…bende noktayı koyuyorum artık…sizin yorumlarınızı okumak üzere perdemi indiriyorum….şimdiden ellerinize yüreğinize sağlık…:happy0064

kendinize çok iyi bakın…sevgi ağacınızı sakın sulamaya unutmayın…kucak dolusu sevgiler….bye

başkozlu
26-02-08, 03:17
Neyse ki dizimizin yayın gününde, sitemiz burada da iki satır birşeyler yazma imkanımız olabildi.
Her zamanki gibi severek izlediğim bir bölüm oldu. Sıcak aile ve mahalle hikayeleri, sevimli didişmeler, tatlı cilveleşmeler ve Ergin'in hüsranla sonuçlanan sürpriz girişimleri...
Hepsi çok güzeldi...
Yalnız benim bu bölümden, farklı bir beklentim vardı. Ama bunun olmayacağını geçtiğimiz Pazartesi günü anlamıştım... O bakımdan ümitlenmedim.
Buğra'nın da bahsettiği gibi o gün, İstanbul'un kar manzaralarını görüntülemek için sabahın 7'sinde herkes işe gitmeye çalışıp gidemezken ben salına salına İstanbul sokaklarını turlamaya başladım. Tabi yolum, bilinçli olarak köşkümüzün sokağına da düştü. Ekibimizin bu karlı günü değerlendirip, köşkün bahçesinde kartopu oynama ve kardan adam yapma gibi sahneler çekebilmelerini ümit ediyordum. Gittiğimde köşkün bahçesinde, ailemiz değil ama inler ve cinler kartopu oynuyorlardı. Ben de bundan yararlanarak köşkün ve bahçenin, o karlar içindeki el değmemiş güzelliğini fotoğraflamaya çalıştım.
Eminim olanaklar elvermiş olsaydı ekibimiz de bu görüntülerden en iyi şekilde yararlanırlardı. Ne kadar zor şartlarda, kaliteli ve düzgün bir iş yapmaya çalıştıklarını hepimiz biliyoruz.
Tekrar bu akşama dönersek; öncelikle Damla ve Niyazi hikayesi çok iyi düşünülmüş... Hem Damla'nın kendini toparlaması adına hem de köşk ve mahalle sakinleri arasındaki sıcak dostlukların yansıtılması adına çok güzel sahnelerdi.


İkinci detay ise yine Eda'nın barda,provaları izlerken pudra kafalı salağa sigarayı bırakıp bırakmadığını sorması...Bunun kökünün nereye dayandığını biliyorsunuz...:

Ah Buğra'cım hiç unutur muyuz o sahneyi? Zaten Eda ''sigarayı bıraktın mı sen'' diye sorduğunda hemen gözümde canlandı... En güldüğüm sahnelerden biriydi... İki salak Efe'ye sigara uzattıklarında, Eda görmüş terliği eline alarak bir güzel kalaylamıştı onları. Sonra da ellerindeki sigaraları alıp ''siz de içmeyin bakiim, ananız babanız yok mu sizin'' diyerek elindeki terlikle kovalamıştı.

Gerçekten bu tip ayrıntılar benim de çok hoşuma gidiyor. Yaşanmışlık katıyor hikayeye... İki Aile'nin sıcaklığı da buradan geliyor zaten.

Bölümle ilgili yorumlarımız devam edecek...
Tekrar görüşmek dileğiyle şimdilik hoşçakalın.

deren1970
26-02-08, 12:22
Günaydın
Diziler Arasında En Şanslı İzleyici Grubu Olan İki Ailenin İzleyici Grubu Ailem Merhabalar

Allahım değişik bir giriş olsun dedim amma şu hale bak bir cümlede bu kadar uzun olmazki yavv:img-hyste

Diyorsunuzdur Fatoş ablanın neşesi yerinde belli, ayol ben neşeli olmuyayımda kim olsun, şöyle güzel,içten,hafif çatlak v.s. çünkü liste uzarda gider neyse böyle bir ailenin maceralarını, yaşantılarını izlemektekten zevk almıyayımda, izlerken afakanlar bastıran, ne oldu şimdi diye boş boş ekrana mı bakayım allahaşkına:img-yes:

Efendim öncelikle yeni bölüm özetindeki tahminlerim tuttuğu için çok ama çok memnunun. Ben demiştim demek istemiyorum ama ceza olarak Arda-Oğuz beraber çalışıp şarkı söyleyebilirler diye tahmin ettim tuttu mu tuttu, sonra Yaman efendi malların yarısı benim diyerek Şuleye baskı yapabilir dedim eh aynı kapıya çıkar, adam para istiyor (insanlıktan birşey almamış herif) ama tahminlerin bir şekilde tutması güzelmiş yahu:img-wink:

Ben bu bölümün neresinden başlasam, neresini anlatsam. İlk ceza için salonda toplandıklarında öyle güldüm ki çok özlemişim Muhtar-Numan Amca didişmesini:img-hyste Oğuz için toplanan heyet onlarında gizli gizli nerede yemek yediklerini öğrendi iyi mi:img-wink:

Şimdi gelelim Eda Hanım'a:img-yes: vallahi bu kadında şeytan tüyü var o kadar sinirliydim kendisine ama ona yazdığım mektuplarıkulak arkası yapmadığı için midir nedir affediverdim kendisini:img-hyste ha yok yine o tarz birşey yaparsa vallahi o mektupların ardı arkası kesilmez haberi olsun. Oğuz'a ceza verilecek ama bizimkisi nasıl cilveli cilveli Oğuz'a bakıyor, yüzünde bir muzüplik ay çok şekerdi. Hele çocuklar 1 ay konuşmayalım derken daha karısına yeni kavuşmuş Oğuz cengaver gibi karşı çıkarken, Eda Hanımda iç ses olarak ona eşlik etmişti vallahi. Daha adamla yeni barıştık, ne güzel yatak sohbetlerimizin tadı yerinde ben şimdi ne diyey bu adama küs kalayım diyordu :img-hyste

Yorumlara devam edeceğim. Tekrar görüşene kadar yüzünüzden, gönlünüzden mutluluk hiç eksik olmasın. her daim ailemizle birlikte olmak dileğiyle

deren1970
26-02-08, 14:57
Daha biten bölümün sıcaklığı dumanı üstündeyken yeni bölüm özeti gelmiş, hoş gelmiş ne de güzel gelmiş:happy0064 yine yeniden komik sahneler bizi bekliyor ohh ohh ne güzel vallahi biz alıverelim o sahneleri

Ama yeni bölüm özetini yorumlamadan ben yine bölüm yorumuma devam etmek istiyorum. İşin açıkçası maalesef ferit karakteri çıktıktan sonra (hala üzüntümüz devam ediyor ama:icon_sorr) Arda-Oğuz ilişkisine daha çok önem verip diziyi bu yönde ilerletecekleri belliydi:img-yes: ama hala kanımın ısınmadığı kim ne derse desin asla Ceren ile yakıştıramadığım Arda ile oluşan sahneleri öylesine izlediğimi itiraf edetyim. Onları seyretmektense Sabutay ve adamlarını daha çok görmeyi yeğlerim (bir izleyici dileğidir efendim:img-yes:)

Adamları demişken beyaz saçlıya bulunan isim neydi öyle PUDRA KAFA :img-hyste koptum vallahi. Hele Edanın provalara geldiğinde o iki tipi gördüğünde neşelenmesi, gülmemek için kendisini zor tutması süperdi:img-yes:

Bu arada nasılmış Eda Hanım Oğuz'u nasıl kıskandın öyle. Yaaa mektupta anlatmaya çalıştığım buydu işte. Hele sahneye çıkacakları akşam saçlarıda jöleli bir yakışmış Oğuz'a bir yakışmış:img-in_lo ee tabi bir sürüde bayan izlemeye gelmiş, kıskanırsın tabi öyle. Sana kalsa hala barışmayacaktın böyle cool adam ile:img-in_lo

Neyse tekrar geleceğim, bir çay molası:kahve

minemtoprak
26-02-08, 15:07
Özetimiz gelmiş, yaşasınnn haftaya yine sabutaycığımı görebileceğim yupiiii:happy0064

Dünakşam yine koptum,her ne kadar feritin yokluğu belli olsada gerek Erginin sakarlıkları gerek Oğuzun şebeklikleri çok eğlendim.Tabi sabutaycığımın yeri her zaman ayrı :)
Özellikle Oğuzun Ardaya CEYLANIM :img-hyste demesi süper bir bölümdü yaaa.
Eda desen aryı bi tatlıydı mimikleri gamzesi gözleri,bu kadın kendini çok iyi kullanıyor yahu.
En çok güldüğüm sahnelerden biride Ardayla pudra kafanın diğer salağı sazla dövüp içeri atması ve,Oğuzun hani Habidi yar nerde? :img-hyste demesi
dün akşam çok eğlendim yine bayılıyorum bu diziye benim gibi bir çok kişiye dün akşam rock barda sanat müziğini sevdirdilerya helal olsun.
Ben bu diziyi izleyene kadar sanat müziği dinlemezdim ama Ömrümce Hep Adım Adımdan sonra Oğuz beyin sayesinde dinler oldum.Ve dün akşam Ada sahillerinde Bekliyorum helal olsun sana Oğuz bey Arda ( CEYLANIM ) ile süper ikili oldunuz.Tekrar görüşmek üzere kalın sağlıcakla.

adalar
26-02-08, 15:08
en begendigim sahne : Arda ve Oğuz'un müthiş birlkteliği


en güldügüm sahne :Eda,Timur,Efe,Ceren,Damla'nın ceza yorumları....

en duggulandıgım sahne : Oğuz'un Arda'ya:''Ben sana güvenmesem buraya çıkmazdım''dediği sahne

en sık bayan : Şule

en rüküş bayan:Füsun

en sık bay : Arda

en rüküs bay :Ergin

Müge
26-02-08, 16:02
Arkadaşlar merhaba yorum yazmadan önce bir şey söylemek istiyorum…..Bu özetler hakkın da…Şimdi özeti okudum da…Bu nasıl bir Türkçe ? Bu nasıl bir yazım dili…? Yor,yor bütün cümlelerin sonu böyle… Örnek: Köşke terli gelen Eda yıkanmak istiyor.Bu masum olay büyük Eda’nın küçük Eda’yı kendi bornozu ile Efe’nin odasından çıkarken görmesi ile büyük krize yol açıyor.Şule’den boşanma celbi alan Yaman kapısına dayanıyor ve onu fena tehdit ediyor


Benim bildiğim özete uygun cümle….. Köşke terli gelen Eda yıkanmak ister…Bu masum olay büyük Eda’nın küçük Eda’yı kendi bornozu ile Efe’nin odasından çıkarken görmesi büyük krize yol açar….Şule’den boşanma celbi alan Yaman Şule’nin kapısına dayanır ve tehdit eder…



Acaba abartım mı bilmiyorum ama ,Türkçemizi güzel kullanalım istiyorum..


Sevgi ve Saygılarımla….
bye

loralai
26-02-08, 16:40
ayy özet gelmiş tam tahmin ettiğim olay eda ve oğuz arasında oğuzun şöhretiyle ilgili kıskançlık krizi yaşancak süper sahneler bizi ekliyor sanırımm özet süperrr amaaaaaaaa

evettt aammmmaaaa mügecim sana sonuna kadar katılıyorum ilk günden beri dizimizin özetini kim yazıyosa her okuduğumda bunu yazan türkçe bilmiyor diyorumm ya bu hafta yine iyi geçen haftaları bi oku anlamışsındır zatenn cümleler bi garip bende bir edebiyat öğretmeni kızı olarak çok dikkat ediyorum yazım yanlışlarına bencede

TÜRKÇEMİZİ GÜZEL KULLANALIM CHAT DİLİYLE KISALTMALI YAZILAR YAZMAYALIM LÜTFEN

ggnibsgk
26-02-08, 17:03
Selammlarr=)

Yine ertesi gün bölüm yorumu yapmak için işte geldim burdayımm=) Hepinizin yorumlarını okudum canlarım ellerinize sağlık...Vallahi yorumlarınıza katılmamak mümkün müü??? Gerçekten müthiş bi bölümdü yaa….77. hafta sonunda bizlere hala böyle muhteşem bölümler izlettirebildikleri için çok şanslıyız gerçektennn…

Yani dünkü bölümü izlerken hissettiğim duyguları anlatmam mümkün diil süperdi süper süper!!!...

Evet hiçç uzatmadan başlayalım yorum yapmaya bakalım neler yazıcazz…Hımm sanırım bölümümüzü 3 e ayırabiliriz…1. Oğuz’un cezası…2. si Niyazi ve Filiz aşkı… Ve 3. sü de Ergin ve Füsun evlenme teklifi...Tekleyen teklif desek daha doğru olur herhalde:img-hyste

Oğuz’un cezasından başlayalım bakalım…

Yaw aslında Oğuz’un hayatta kabul etmeyeceği bişeydii farkındasınız dimi???Ama Oğuz’un babalık yönü vurgulanarak çok güzel kotarıldı yani…İlki Oğuz’un bütün aile meclisine siz benle küs kalmaya dayanabilirsiniz ama ben sizle küs kalmaya dayanamam demesi…Hoş Eda’yla yeni barışmış olması ve bu lafı biraz da duygu sömürüsü için söylemiş olması bence lafın Oğuz’un yüreğindeki gerçekliğini değiştirmiyoo…İkincisi ise Damla’nın da bu durumdan eğlenmeye başlamasını görüp iyice çabalamaya başlaması…O kahvaltıda Oğuz’un iç sesi muhteşemdi…Bayıldım…Canım benim nası da düşünüyo kızını…

Ayrıca Ferit’in gidişinin etkilerinin böyle küçük,kısa ama etkili sahnelerle verilmesi çok daha iyi bence…Yoksa bu konu sürekli bir bunalım getirseydi daha kötü olurdu (Yani bir dizi için kötü bi durum olurdu…) E Ferit’in tamamen unutulması da asla istemeyeceğimiz bişey…Dolayısıyla bu durum en iyisi bence…Tebrik ediyorum senaristlerimizi…

Devam edelim Oğuz’un cezasından söz etmeye…;) Valla ne yalan söyliyimm ben Oğuz kaçıcak bi yol bulur diye düşünmüştüm ama bi kere kaçmaya kalktı onda da yüzüne gözüne bulaştırdı yani…Ee karşısındaki Çaça Eda yani yer mi bunları???....Bi kere oraya gitmiş olması inandırıcı diil zaten hiç kontrol etmemek olur mu??...Aa!!...Yalnız akşam yemeğinde herkesin önünde hesap sorulması komediydi yaa euehue…Yaa valla bu Arda’ya da yazık yani…Ceylanım diye giriyo lafa karşısına Oğuz çıkıyo valla ben olsam ben de nefes alamam… ehuehu…Ayhh hakkaten bu çocuğun durumu nolcak böle?? Sürekli nefes alamıyom nefes alamıyom…Heycandandır yavrum heycandan diye düşünmüştüm ama bu kadar vurgulanınca dedim hayırdır???...Bir de Sabutay’a demiyo mu?? Sert yapmadan da hayat gayet heycanlı oluyomuş diye ayyhh çok güldüm yaa ehuehue…

Neyse en sonunda konser günü geldi çattı…Yaww Oğuz’un ve Arda’nın heycanı Eda’Nın ay çok havalı kocam rock barda çıkıyo demesi…:img-hyste Süper yaa çatlak bunlar!…Vallahi çok eğlendim…Ayy ama ordaki çocuklara sinir oldum daha çok Arda’nın üstüne gittikleri halde,demek ki Arda’yı da sevmeye başlamışım, bu da iyiye işaret dimi??...ehe!!...Oğuz da gaza getirmeyi iyi biliyo hemen çocuğu sakinleştirdi valla helal olsun…Vee sonunda muhteşem bir konser ve bir de iş teklifiyle geceyi kapattık…Aslında ben Arda’nın iş teklifine hemen atlamasını hiç beklemezdim…Çünkü o da az çekmedi yani…Bunun nedenini anlayamadım…:bilmim Neyse…

Şimdi 2. ana başlığımıza geçelim…Niyazi’nin aşkları!!!…

Yaa vala bu çocuk bence Filiz gibi bir pırlantayı hak etmiyo:img-hyste Bana noluyosaa ehuehue….Ama hakikaten geçen hafta da kızı rencide etti zaten…Taam görüşmek istemiyo olabilirsinnn…İnternetteki aşkını dört gözle bekliyo olabilirsin ama insan sırf o ettiği laflar için özür diler önce yani…Ay bi de üstüne küt, kızı çırak gibi kullandı…İyi söyledi Numan Amca valla…

Damla’nın Niyazi’yle ilgilenmesi de çok güzel düşünülmüş…Yine senaristlerimize tebrikler…Geçekten Damla’yı öyle nası diyim?? Hayat dolu görünce çok mutlu oldum…Ee senaristlerimiz sadece bir tanesi iki tanesi renkli karakterler yaratmadıkları için doğal tabii her halükarda kafa dağıtmak…ehuehue…Herkes ayrı bi çatlak,biriyle uğraşmaya kalksan vallahi ömrünü eğlenerek harcarsın ehuehue…

Yalnız Filiz de çetin ceviz çıktı…Ne yalan söyliyimm Niyazi’nin kafasına çiçekleri geçirince içimin yağları eridi valla…:img-hyste Biraz naz yapsın tabii anlasın eşekliğini Niyazi sonra bakarız dimi Filiz’cimm…ehuehue…Ay çok sevdim ben bu kızı…Bi de yazık o kadar üzülmüş ki her şeyi birbirine karıştırıyo…Oğuz’un iş yerindeki Rıza boşluğunu da doldurabilir yani…;)

Neyse hadi artık 3. aşamaya geçelim…Ne demiştik? Tekleyen teklif ehuehue…

Ayy bunlar bi harika yaa!1İyi ki Füsun karakteri dizimize girmiş valla…Öldüm gülmekten…Süperdi yaa!!...4 teklifin dördü de mi sorunlu geçer ya?? Bu kimin bahtsızlığı onu çözemedim yalnız?? Ergin’in mi Füsun’Un mu?? Hee onlar artık evli sayılır birinin bahtsızlığı diğerinin de bahtsızlığı derseniz,valla doğru söze ne denir derim! Hale bakın ya.!! Ayy yazık kadının başına gelmeyen kalmadı…Dolayısıyla Ergin’in de…;) En sonunda zararsız olsun dedi ama gene olmadı?? E be Ergin sen de yani…Sadece teklif neyine yetmiyo..Ben artık iyice sade olur sanmıştım ama yok yani illa bi ilginçlik yapıcak! Al en sonunda seni buldu işte ehuehue…

Yalnız Oğuz’un Ergin’in beceriksizliğiyle dalga geçmesi süperdi valla…Hele "Naparsın evlenme mi teklif edersin??" Demesi yok mu?? Yerlere yattım valla:img-hyste Ama hakkaten bundan sonra Ergin evlenme teklif ederim lafını en büyük tehdit olarak kullanabilir…Bak nasıl kaçıyolar tazı gibi ehuehue…Füsun da iyi sabretti valla…Her seferinde işveli işveli davranmayı başardı…Tebrik etmek lazım sabırlı kadınmış ehuehue…Ben en sonunda “Ay ver şunu ben takarım yüzüğümü “demesini beklemiştim ama ehe!!!…

Eveeet!! Yorumumuzu yavaş yavaş tamamlamadan önce iki noktaya değinmek istiyorum…

Bu sahneleri beğenmedim demiycem ama açıkçası çok kararsızım…Yani beğenip beğenmemekte ehuehue…Ne demekse artık ?Birincisi;

Eda ve Oğuz’un onlar benim de çocuklarım dimi?? muhabbeti…

Yani bence Eda ve Oğuz çok tehlikeli sularda yüzüyolar…Yani bilmiyorum duygusal bi anda karşı taraf bunu söyledikten sonra diğer taraf çok ağır bi cevap verebilir yani…Hee tabii sadece tatlı bi rekabet olarak da işlenebilir ama…Bilmiyorum korktum açıkçası ben! Yani sürekli “onlar benim de çocuğum dimi “muhabbeti dönmesi birinin sabrının taşmasına ve “hayır diil!!” demesine neden olursa bizi de çok tatsız günler bekler!!...

Neyse ikinci takıldığım noktaysa;

Sabutay’ın Damla’ya bakışı…Birinci ihtimalde eğer sadece aşklar kolay kolay unutulmaz bakışıysa o zmn zaten sorun yok ama eğer senaristlerimiz Damla ve Sabutay aşkına zemin hazırlıyosa işte o zmn bu konuda kararsız kaldığım şey başlıyo…Yani sizce Damla ve Sabutay arasında bi ilişki olabilir mi??...

Açıkçası çok kararsızım ben!! Bi yandan artık Sabutay'In değiştiğini görüp onun da mutlu olmaya hakkı var diyorum bi yandan da Damla yaşananları unutup her şeyi silip Sabutay'la olamaz diyorum...Ama yine de Damla ve Sabutay'a yeni birer aşk daha iyi olur sanki he??

Neyse işte yorumumuzu da tamamladık..Oh bee!! Umarım atladığım bişey yoktur...Yani vardır kesin de işte laf benim ki de ehuehue...

Not: Müge'cim ve loralai çok haklısınız özetçimiz bazen çok yanlışlık yapabiliyor ama "yor"un kullanımının yanlışlık olduğudan emin değilim...Bu arada benim yazıma bakarsanız bi sürü yanlışlık var...Utandım kendimden...:img-in_loAma napıyım böyle yazınca daha samimi oluyo gibi geliyo...Doğrusunu bildikten sonra konuşma diliyle yazmakta sakınca yok bence:img-wink:

.theron.
27-02-08, 15:31
mrbb dün site acılmadı bi türlü

cok eglenceli harika bi bölümdü bol kahkaha attım :img-hyste


en basta Ergin'in teklif calısması ve ardından sakarlıklarıyla baslım cok güldüüm :D

Evlenme teklifi sahneleri tek kelimeyle sahaneydi yerlere yattım resmen. yazık olan Fusun'a oldu bi evlenme teklifi icin kadın hastanelik olduu iyi dayandı ama sabretti :D en basta yok tursunumu kurcaz sacından sürükleme fln derken sonra ev yanıyordu üstüne fusunun ayagı zedelendi parmagı incindi :D sonuda tam bi fiyaskoydu zaten ay o kadr ayarlıorsun bardaga koyuorsun yüzügü karıstırılırmı be ergin.. :D yerlerdeydim resmen yaa harikalar :img-in_lo

oguz ardayla düet işini nasıl kabul etti cok sasırdım beklemiordum bu kadr kolay kabul edecegini ama olan yazık ardaya oldu cocuk bi gün ölcek gitcek heycandan :D zaten provayıda bırakıp gitti.ayrıca aksam yemeginde oguzu sıkıstırdıkları sahne cok eglenceliydi telefon görüsmesindede olan yine Arda'ya oldu zaten garibim :img-hyste

düet az kalsın kötü bitiyordu sonradan oguz bi güzel moral verdi sahane bir performanstı musiki cemiyetindede konser vercekler :D ünlü oluyorlar ünlüü

sule sonunda yamanın bela biri oldugunu,kendisini zorlicagını, pesini bırakmıcagını anladı.ama zor yaman bu. sabutayın bilmesi iyi oldu o halleder :D

Niyazide harbiden Cerenin degimiyle yürüyen balta yani :img-hyste ay kızı cırak niyenide kullandı . Yapmadıgı kalması. internet askının da nasıl oldugunu görünce anladı degerini Filiz'in.valla Filiz biraz daha naz yapsın affetmesin cabucak hak ediyor valla yemekte yaptıgı o kadr yaptıgı seyden sonra.

kücük eda sorunuda büyüor anne - ogulun arası acılmaz ins.Merve nasılda kıskanıor Leyla'yı sac basa girdiler okulda arkasına esek yazmıs kızın :D tam komediydi ya muhtesem bir bölümdü yorumum şimdilik bu kadr Hoscakalın

merve_gülben
27-02-08, 15:50
Merhabalar.. bende geldimmm.. yarım kalmıştı yorummum.. devam edeceğimmm.. yani baştan şöylee güzel bir yorummmm..

Evett oğuzunn cezadann kaçamaması.. hemde ne cezaaaa.. cezaa değil oğuza göre kabussss kabuss... rüyasında gördüğünde korktu bee gerçeğinde nasıl korkmasınn kızmasınn yanii.. dimi... konsey toplanmışş.. oğuzumuzda yukardaa.. son kararları vermek üzere masadalar.Efe,ceren,merve,eda,timur,damla ve sonradan füsun..ayy füsüunla edanın aralarında sessiz sesiiz konuşmları nasıldı öyle yaa.. soruyo eda gene bir ayılık mı söz konusu... hııı hıı hemde nee ayılıkk boz ayılıkk.. ayy bozz muu ayy sözü duyunca nasıl gülmem yaaa çatladım resmenn.. boz ayı erginnn..:img-hyste olduu ama hee.. şaka şakaa yazık ama yaa bi teklif yapamadıı neyse gelicezz onada gelemezsemde unutursam kusra bakmayınn...

Konseyin kararını açıklamak üzere edamızın alkışlar eşliğinde yukarı çıkışıı.. oğuzumuzz hayatta olmazz demesi.. kabul etmemesi.. edanında orda cezayı kabul etmiyooooooo küsüyoruzzz.. hemen tabii küsmekk lafını duyunca edacım falan demesi oğuzun yani kıvırmasıı.. eda ne cin hee cin eda..:D hemen tabii yer mi bu numaraları.. yer mi hee yer mi YEMEEEEZZZZ.. neyse yemedi tabi sonuçtaa.. ama aşkım canım hemen olay tatlıya bağlandıı.. onları sevdiği için kabul etti o 99 yaşında olan çocukla konsere çıkmayı.. :D oğuzun deyişiyle yazdım.. o kadar zevk aldım ki eda-oğuz didişmelerinden ayy allahım ne kadar tatlılar öyle.. oğuz ne kadar istemeye istemeye gitse walla damlanın bu olayla biraz kafasının dağılması yani arda konusunda espiriler yapıp yüzünde tebessümü görünce tabi baba yüreği dayanamdı.. provaya gitmeyi de kabul ettii.. ordaki iç konuşması çok güzeldi gerçekten.. çok hoşuma gitti..

Ayy en önemmlii sahneyii unuttumm hemen onunlada ilgili bir yorumm geliyorrr... edanın yatak odasında yatağa çin seddini kurması.. :D ayy allahımm ne kadar akıllı bi kadın yaaa..canım edamızz ne güzel düşünmüşş.. bence en büyük ceza oğuza edanın onu kendisinden uzak tutmasıı..ama oğuz gene napar ne eder gene fırsattan istifade bişiy bulurr o yastıklarıı atarr.. edanın da EYVAH demesii ayy öldümmm orda yaa.. bu eyvah yastıklara mı yoksa bnm önerilerime mi.. edanında hyr genelk olrak eyvah sen nasılsa eyvah dedirteecek birşey yaparsın.. oğuzun da yorganı çekipp YAPTIM BİLE DEMESİ.. ayy çok hoştu yaaa.. bittiim orda gerisi öhöö öhhöö.. gerisi yok tabikide..evett bu kaadr yorum yeter haddimi aşmadan fazla coşmadan diğer yorumuma geçişş yapiyimm..

Edanın kahvaltıda efeye laf çakmasını da unuttum sanmayın süperdi.. ne yalan söyliyim geldiği günden beri bende hiç sevmedim edayı yanii biizm edamız birtanee.. KÜÇÜK EDA işte.. hiç sevmedim hakketen yaa.. yamanında eda adından edamızı yerden yere vurması beni sinir etti zaten.. o da ayrı bi cins amann artık alıştık yani dimi.. yapmasaa ŞAŞIRIDIK.. evrim geçirdii derdimm..:D hoşş onun ne zman evrimleşecği konusundada şüpheliyim.. şuleyi tehdit ediyormuşş.. delinin zoruna bak yaa..amann yaa zaten şuleden de yüz bulmadı ohh çok ii oldu..

Provalarıı arda ile oğuzun ayrı bi komikti yaa.. yahu bi enstürman bi insana bu kaadr mı yakışmaz yaww demesi.. çok güldürdü bni yaa.. ama kzıdım da yanii haksızlık yapıyo çocuğa o kadar istekli yanii insan bi elinden tutar topluma kazandırırr. hem bu senin DAMADIN..:D YANİİ DİMİ.. birde şarkıya tam giremeyince arda oğuznn ister la dan girerim ister lo dan sananee.. demesii.. ayrıcaa oğuzcumm la diye bi nota var ama ben hiç lo diye bi nota duymadımm... yanii.. :img-hyste abartmayalımm.. şu işin ortasını bulunn diyordum içimden izlerkenn ama nerdeee edaya diyo oğuz amaaa hıhh nasıl inatçı öyle yaaa.. keçii walla keçii..neysee sonunda gitti ama tembihledii pardon giti demiylim kaçtı provadan hainnn oğuz.. çocuğuda tembihledii yazık yaa gariban orda nefes almakta zorlanıo ne işkennceler yapıo yaa.. acıyorum he walla yazıkk ardaya yaa.. neysee babalık onuruymuşş.. :D

Gelelimm en beğendiğim ve en çok güldüğümm sahneleree.. oğuzun provadan kaçtığını cerenden öğrenen eda tabii kızarr yemekte hesabıbı sorar.. ceren hemen ardayı arar telefon da CEYLANIIIIIMMMM diye açılınca oğuzn tabi cinleri gene tepesine çıkarrr... ondan sonraa oğuz her kelimesinde dimi ceylanımm he ceylanımm demesii.. ayy ölddümm gülmekten yaa... :img-hyste

Evett o ğün geldii konser günü geldi çattıı.. oğuz heyecenlı müsamereye çıkcakk anneside(eda yanii:D) onu telkin etmekte.. oraya bakma sağ sola bakma e mi kuzum.. ay çok tatlılardı ama yaaa hele icomun ayy çok havalı kocam rock barda çıkıo demesii canımm bnm yaa.. evet çıkıoo wallada çıkıo hemdee kabusuylaa.. evet neysee bazı aksilikler çıksada başlıyorlarr şarkıya.. giriş yapıyorlar nihayet..ama oğuzun ardaya son zamanda verdiği destek çocuğu biraz da olsa rahatlatıyorr.. o güzel sesiyle başlıyor emre abimizde.. ADA SAHİLLERİNDE BeKLİYORUMM.. ayy vallahi mest oldum ben kendi adıma söylim zaten daha önceki yorumlarımdada belirtiim çok güzeldii herkesi hadi elleri göriyim die coşturması çok güzledi yaa.. harika bi konserdi..tebrikler.. ikisinide.. hele hele ceylanımm müzik marketlerde ay koptum yaaaa :img-hyste çok komik ya hu.. neysee güzel bir teklifle bittii bakalım nolucak diğer bölümümüzdee saklıı..

evett yorumum bittii.. ama birşey söylemek istiyorumm yanii aslında ne zamandan beri söylemek istiyorum ama söyleyemiyorum. bu bölümde bence tam zamanı... yani bu bölümden sonra tam zamanı.. emre abimizin ne kadr güzel şarkı söylediği tartışılmazzz.. kesinlikle hepimizin çok oşuna gidiyorr.. bende diyorum ki bri kerede İCLAL AYDIN'IN icoşumun sesini duyalım hattaa bölümde güzel bir düet yapsınlar bence harika olurr.. yanii ya da düeti boşverin iclalim kendisi bi şarkı söylesin çok az da olsa bi duyalım senii yani ben duyyiim sesini.. oyuncuların seslerini çok iyi kullandıkları kesin zaten işleri gereği.. ve şarkı söylerkende sesleri çok güzel oluyor yani güzel tonlama vurgulama yapıyorlar.. ben eminim ki iclal ablamızda çok güzel şarkı söylüyor birazcık söylesin.. şiirlerinde nasıl olduğunu biliyorsunuzz nasıl güzel söyledğini biliyorsunuz bilmez miyim bende yaa.. kendimden geçiyorum sesini duyunca o kadar yumuşak ve tatlı söylüyor ki. birde dizimizde denesee ne dersiniz siz ne dersinizz.. ben çok istiyorumm.. olursa çok sevinirimm..

Dileğimi de söyledimm ben kaçıyorumm hepinize iyi yorumlar..iyi günler.. :sad53:

deren1970
27-02-08, 15:59
Herkese Merhabalar

Yahu ne iş bu forum yüzünden ne söyleyeceklerimizi sıcağı sıcağına söyleyebiliyoruz, hoş kimizinin işinede geliyordur güya buraları boş bırakmak istemiyorsunuzdur ama ne iş işte forum gittiğinden yazamıyorsunuzdur, hı hıı bizde inandık:img-grin2

Neyse ben yine bölümden birşeyler söylemek istiyorum. Diyorum ya bu Oğuz her türlü organizasyon adamı diye:img-in_lo gördinüz di mi beceriksiz Ergin'e romantik nasıl evleme teklifi yapılır diye yardımcı olmaya çalışmış, hatta beceriksiz unutur diye listeyi yapıp eline tutuşturuvermiş, Ergin tek tek okurken evet gayet iyi düşünmüş derken bir maddede koptum gülmekten saç ekilecek :img-hyste Allahım ne adam yahu, şeker vallahi. Sonra listeyi okurken mumlar alınacak diyerek elindeki muma bakınca Ergin yok artık dedim klasik evlerde elektrik kesilince hemen yaktığımız standart mum elindeydi ya yok inşallah bu mumlarla evi donatmaz dedim sonra akşam bir baktım ki ne harika moruyla, kırmızıyla değişik ebatta mumlarla evi döşemiş, iyide yapmış:good:

Yalnız mum aşkı bitmemişki köşkte bile 2. teklifte mumları sıralamıştı odanın çevresine, allahtan bu defa akıllanmışta perdelere yakın mum koymamıştı:img-hyste

Şimdi Efe-Eda kavgalarını yine bir aradan sonra tekrar izleyeceğiz, ama bu defa farklı olarak bu konuda Yamanda Edanın yanında olacak, konuda küçük Eda maalesef:icon_sorr Şimdi bu konuda Efe ailesi ona görüşmeyeceksin, sana layık dedikçe Edaya daha çok bağlanacak (genelde öyle değilmidir yasaklanan, konuşmayacaksın, gitemeyeceksin cezaları yapmak istemesekte daha bizi cezbeder ve inadına şeklinde onu yaparız:img-yes:) ta ki bu konu evet orijinal senaristlere sahip olduğumuz için söylüyorum başka bir olay ile bitebilir eğer biterse. Hangi konudan mı? kardeşlik konusundan:img-yes:

Evet bu konuyu açayım efendim zaten Timur-Merve-Leyla kapışmasını az buçuk yaşadık (hoş Merveyede bir erkek arkadaş geliyormuş, bu durumda böyle kavga yaşamak biraz zor ama:img-yes:) neyse olduki yie böyle bir olay yaşanırsa ve küçük Eda (yahu 2 Eda olması harbi zormuş bak küçük, büyük diye adının önüne ünvan koymak zorundayız gördünüz mü:D) çocukların kardeşliğine atıp tutarsa ve ağır laflar derse işte o zaman Efe'nin sen benim kardeşlerime, aileme böyle şeyler söyleme hakkın yok, sen ailenin ne olduğunu, kardeşliğin ne olduğunu bilmiyorsun, bende bunları bilmeyen bir kız arkadaş istemem diyerek küçük Eda'dan ayrılabilirbye

Bak görüyormusunuz iki dakikada senaryo yazdım ya helal olsun bana:img-hyste

Neyse daha sonra özeti yorumlayana kadar kendinize iyi bakın

Sevgiler

ggnibsgk
27-02-08, 17:34
Selammlarr=)

İşte yine benn :) Ay site iyice kafayı yedi yaa dün gece ne güzel özeti yorumlıycaktım ama bi baktım site yok olmuş…Ay inşallah bi çare bulurlar yaa…Valla Fatoş Abla’cım yalan söylemiyorum yani…Gerçekten bütün saf ve masum duygularımla yorum yapmak için gelmiştim ama baktım site yok,e dedim bari yarın yapıyım sıcağı sıcağına yollıyımmm=)

Evet çok fazla uzatmadan başlayalım yorum yapmaya yoksa kardeşimin saatine kadar bitiremiycem;)

BİR ANDA HAYRAN KİTLESİ OLUŞAN OĞUZ’UN FANATİK BİR HAYRANI YÜZÜNDEN BAŞI EDA İLE DERDE GİRİYOR....

Arda ve Oğuz’un mini konseri büyük beğeni topluyor üstelik Ceren konser görüntülerini internete koyuyor.Hiç kimse tahmin etmezken konser en çok tıklanan video görüntüsü oluyor.Bu yoğun ilgi başta bu olaya karşı çıkan Oğuz’un bile hoşuna gidiyor. Bir yandan da Musiki cemiyetinde çıkacakları yeni konser için hazırlıklara başlıyorlar ama Arda’nın korktuğu başına geliyor.Oğuz provaları kabusa çevirmeyi başarıyor.

Vayy bee Oğuz Beyimize bakın sizz!...Yakışır!!!Yani Oğuz’a koskoca bir hayran sitesi kurban olsun bee,bi tane az bile ehuehue…Valla Eda’nın kıskançlık damarının kabarması müthiş sahneler izlettiricek bize herhalde;)

Yalnız Oğuz zaten zor bir adamdı Arda için…Bi de üstüne sanatçı kaprisi yapıyosa Arda’ya, eyvah eyvah yani(Eda’nın dediği gibi ehuehue) Vallahi çocukcağıza acımaya başladım he!!

Tahir Ağa bir türlü adam edemediği Ferit’in durumu ile ilgili Damla’ya şok bir teklifte bulunuyor.

Hadi bismillah!! Ne şimdi bu?? Yani “bi türlü adam edemediği” dediğine göre;ya Tahir Ağa,Ferit’i adam etmek için son bir çaba gösterme kararı aldı ya da artık iyice pes etti…Bana ikinci ihtimal gibi geliyo…Ve sanırım,kızım sen başını daha fazla yakma boşan bu adamdan diycek!!...:icon_sorrYani bilmiyorum ama eğer Ferit tamamen çıkıcaksa geriye bir tek boşanma adımı kaldı…Çünkü birinci ihtimalde Damla’nın Ferit’in yanına gitmesi olur ki biraz saçma oluyo sanki…Sanırım Damla ve Ferit boşanıyo arkadaşlar,bu bölümün en duygusal sahnesi belli oldu bile…

Efe yeni sevgilisi Eda’yı yine köşke ders çalışmaya davet ediyor.Ancak öncesinde basket maçı yapıyorlar.Köşke terli gelen Eda yıkanmak istiyor.Bu masum olay büyük Eda’nın küçük Eda’yı kendi bornozu ile Efe’nin odasından çıkarken görmesi ile büyük krize yol açıyor.

:img-hyste Ayy süper yaa!! Çok eğlenicezz…ehuehue…Ayy Eda’nın çığlıklarını ve Oğuz’un hınzır sırıtışını şimdiden görebiliyorum ehuehu…Bu sahneleri dört gözle bekliyorummm valla…

Şule’den boşanma celbi alan Yaman kapısına dayanıyor ve onu fena tehdit ediyor.Fakat bu kez Şule yalnız değil Arda annesine sahip çıkıyor ve durumu Sabutay’a havale ediyor.

:’( Yaa aslında ben hepp Yaman Şule’ye olan aşkını anlar ve parayı falan boşver ben seni seviyorum der diye düşünerek umutlanmıştım ama saflık yapmışım herhalde…Yani iyi olurdu ne biliyim? Yine de bence sonu böyle bağlanabilir…Yani bi şekilde Şule bütün malvarlığını kaybederse ve Yaman da onun yanında olursa(ki çok şüpheli!!!:icon_whis) anca o zmn mutluluğu yakalarlar…) Neyse Yaman’ın şimdi ki haliyle Sabu’yla muhatap olması iyi olmuş ama…Yeter yani…Aa!!...

Timur’un doğum günü partisinde ise Merve’nin yeni erkek arkadaşı sürprizi yaşanıyor.

Bişey söyliyim mi? Bu çatlak kız sakın bi çocukla anlaşmış olmasın sevgilisi rolünü oynasın diye :img-hyste Beklerim vallahi bu çakaldan…Yani bu sevgili ha denince bulunur mu canım aaa!!!Bulan var bulamayan var yani!!!:img-pilot

Fanatik bir hayranı ile mailleşen Oğuz’un başı fena derde giriyor.

Ehe bunu yukarda yorumlamıştık zaten..O dert de Eda herhalde…E be adam sen de nie mailleşiyosun yani aa!!...Ayy inşallah sadece kıskançlık görürüz öyle küslük müslük olmaz..Oğuz’u bilmem ama ben bi ay daha küs kalmalarına dayanamam yani…:img-yes:

Evet bir özetimizi daha böylece yorumlamış olduk…:) Hadi hepinize iyi yorumlar canlarım ben kaçtımbye

merve_gülben
27-02-08, 18:18
ben geldiiiimm.. tekrardan kocaman bir merhabaa...

BİR ANDA HAYRAN KİTLESİ OLUŞAN OĞUZ’UN FANATİK BİR HAYRANI YÜZÜNDEN BAŞI EDA İLE DERDE GİRİYOR....

Arda ve Oğuz’un mini konseri büyük beğeni topluyor üstelik Ceren konser görüntülerini internete koyuyor.Hiç kimse tahmin etmezken konser en çok tıklanan video görüntüsü oluyor.Bu yoğun ilgi başta bu olaya karşı çıkan Oğuz’un bile hoşuna gidiyor. Bir yandan da Musiki cemiyetinde çıkacakları yeni konser için hazırlıklara başlıyorlar ama Arda’nın korktuğu başına geliyor.Oğuz provaları kabusa çevirmeyi başarıyor.

Vayy vayy demek hele hele ceylanımm adlı (yani ben koydum ismini) adlı konser işe yarıyorr yaramakla kalmıyorrr oooo rekor kırıyorr vayy be oğuz abiime bak sen.. istemedi ama neler oldu hee.. hemde arda ile beraberr..oğuzumuzn hoşuna gidiyor demek gitmez mi ayol.. :D ama birşeyler düzeliyor dicektim arda ile oğuz arasında ama kabus devam ediyormuşş off oğuz yaaa.. çocuk zaten hep korkuyo ki başına gelmesin yanii.. korktuğu zaten başında..:img-hyste her zaman hazır ol da yaa.. oturr kalkk.. konuşma suss.. yazık yaa..bitsin bu kabus yaa.. huu sesim gelüürr mü.. :img-hyste bitsin artık bu çileee aaa çekemio işte ardaaaaa.. biz ne söylersek söyleyelimm bu kabus gitmez böle valla ceren ile ayrılacakk babası yüzünden.. ay allah korusun.. neysee allah ardaya da bize sabır versin diyorumm..

Tahir Ağa bir türlü adam edemediği Ferit’in durumu ile ilgili Damla’ya şok bir teklifte bulunuyor.

Haydaaaa...!! ne teklifi şimdi yaaa.. evet bencede boşanma ile ilgili feritimiz diziden çıktığına göreee yanii sadece bu seçenek kalıyoo.. ama ikinci bi yıkım olabilr damla için yani öyle düşüyorum.. ya tamam çok kızdıı ferite ama boşanır mı bilmem ama boşanmakta zorunda çünkü artık yok yanii feritt neysee izleyip göreceğiz pek yorum yapmak gelmiyor içimden.. bu konuda...

Efe yeni sevgilisi Eda’yı yine köşke ders çalışmaya davet ediyor.Ancak öncesinde basket maçı yapıyorlar.Köşke terli gelen Eda yıkanmak istiyor.Bu masum olay büyük Eda’nın küçük Eda’yı kendi bornozu ile Efe’nin odasından çıkarken görmesi ile büyük krize yol açıyor.

Amannn bak bak sen küçük eda hanıma bakk aaaaa... hemde el alemin evinde yıkanmak istiyoo yani tamam sevgilisinin evi ama yanii sonuçta el yanii.. yabancı hiç mi insan utanmaz aaa iice bu kızz şaştıı bahardan mı acabaa.. :img-hyste noluyoruzzz ayoll ayy onu bırak hemde BİİZM ÇAÇARON eda hanım bornozu ilee.. eyvahh izleyelim çaçnın bağırışını çığlığını walahi kıza napar bilmem.. yani kestiremiyorumm sinirlenince gözü hiçbirşeyi görümüyor ya o bakımdann.. ay açıkçası korktumm yaww.. yazık küçük edayaa kızım sen bence bir an evvel git o köşkten yoksaa başına yıkılabilir.. :D edaaa kasırgası gelyiorrrr çünküüü :img-hyste efe bile kurtaramazzz ah ahh yazıkk.. bu zamane kızlarıı.. ayy allah yaa..:D

Şule’den boşanma celbi alan Yaman kapısına dayanıyor ve onu fena tehdit ediyor.Fakat bu kez Şule yalnız değil Arda annesine sahip çıkıyor ve durumu Sabutay’a havale ediyor.

ayy yamannn off edayı bıraktınn şmidi şulede sıra yazık kadınaa yaa tehidtmiş zaten yapabildiğin tek o varr.. ne yamansın hee.. bi evrimm geçiremedinn.. :img-hyste aferin ardaya bir ekre daha gözüme girdii..annesini koruyor çakallardan aferinn.. ama sabutaydan yardım istemesi orasında bir yorum yapamıcam neysee..

Timur’un doğum günü partisinde ise Merve’nin yeni erkek arkadaşı sürprizi yaşanıyor.

Ay biizm timurumuzun doğum günümü varmışş.. oleyy bi doğum günü dahaa.. ama bir kriz daha.. çünkü leylada var.. :img-hyste bak bakkk merveye sevgili çıkıyormuşş kız bu ne acele gerçekten mi yoksa acaba timuru kıskandırmak için mi göreceğiz bence 2.seçenek daha yüksek ama.. bakallımm..


Fanatik bir hayranı ile mailleşen Oğuz’un başı fena derde giriyor.

ayy oğuzucumm oğuzcumm sende eda kasırgasına mı yol açmak istiyorsunn.. ay bi evde bi kasırga yeterr...napıyorsunn hee.. ayy edanın kıskandığını gördükk.. şimdi adını anmak istemiyorum ama geçti gitti anabilirimm serpilin o sarı buklelerini dolayıp dolayıp çekiveriyordu.. bakalım şimdikini napıcakk.. napar yanii.. artıkk çaça eda kesin olrak devreye girip aşkkk için oğuzcuğu için neler yapabileceğini göreceğizz.. arkandayızz EDA KARAMAN.. :good: gazı da verdik.. kasırgaya hazır olalımm.. :P ayrıcada bi evde bi eda yeterr 2.cisine gerek yok aklıma gelmişken yaziim dedim..

evett biraz saçma olsada özetimizi yorumladımm.. sizleri çok seviyorumm ve ayrıca da ekliyorummm İYİ GÜNLER.. iyi yorumlarrr :sad53:

bugra9
27-02-08, 20:38
Herkese Selamlar ve Hürmetler…:img-wink:

Sitemiz bugün itibari ile gözlerini yeniden açmıştır…Hayır öyle böyle değil,bu karda kışta sıcacık sitemize giremiyoruz,üşüteceğiz internetin dar sokaklarında o olacak…Neyse geçmişe mazi derler biz bugüne bakalım…Bugüne bakmak için bir ajans açalım,bugün içimden uzun zamandan sonra ilk kez Özet yorumlamak geldi…Bunun tek sorumlusu Nuray’dır açık açık söyleyeyim…Öyle güzel yorumlamış ki koktu,benimde içimde özet yorumlama isteği oluştu…Azmettiricim Nuray’a selamlarımı iletir ajansımızı açarım…

:icon_shad:kahve:icon_shadAKŞAM AJANSI…:icon_shad:kahve:icon_shad

Satır kritiğine geçmeden önce genel bir yorum yapmam gerekirse,artık iyicine emin oldum ki senaristler İki Aile’nin bundan sonra izleyeceği yolu belirlemişlerdir…Tamamen bu kıvamda,çok büyük ve karmaşık düğümler atmadan durumun komedi ve hüzün yüzünü yansıtmaya devam edecekler…Açıkçası bu gidişattan çok memnunum…Bizim istediğimiz,İki Aile’den beklediğimizde buydu…Şimdi gönül rahatlığı ile satır kritiğine geçebiliriz…

Arda ve Oğuz’un mini konseri büyük beğeni topluyor üstelik Ceren konser görüntülerini internete koyuyor.Hiç kimse tahmin etmezken konser en çok tıklanan video görüntüsü oluyor.

Bizim nostaljik dizimiz dünü yüceltirken,bugünü görmezden gelmiyor…Çünkü bugünde yarının nostaljisi olacak ve belleklerimizde ayrı bir yer edinecek…Niyazi’nin internet maceralarının ardından bizim bile kullandığımız video paylaşım siteleri üzerine muhteşem bir durum komedisi inşa edilmiş…Benden söylemesi temeller çok sağlam…Çünkü günümüz gençleri de,hikayenin bir noktasında kendilerini görecekler,bu ister istemez ilgi çekici ve tanıdık gelecek…Kaldı ki bu artık günümüzün bir gerçeği…Bir çok şarkı,şarkıcı internet yoluyla şöhreti yakalıyor,bu şöhretlerin ne kadarı kalıcı,ne kadarı geçici onu zaman gösterecek fakat bir şekilde adına şöhret dedikleri mertebeye ulaştıklarını da görmezden gelemeyiz,kalıcı olmak bundan sonra izleyeceğin yola bağlı…Neyse konudan sapmayalım fakat Oğuz ve biricik damat aday adayı Arda bir süre şöhretin bu parlak yüzü ile tanışacaklar…Bu süreçleri ve insan üzerinde ki değişimlerini izlemek çok ilginç ve güzel olacak…Bu noktada bir şeye değinmek istiyorum…Senaristlerimiz çok doğru hikayeler işlemeye başladılar…Hipoglisemi yalanı ortadan kalkar kalkmaz o hikayenin finali yeni bir hikaye doğurdu,hem izleyiciyi sıkmadan,hem de konular havada kalmadan bu tetikleyici hikayeler ile sağlanan devamlılığı çok seviyorum…Tempo her daim hız kesmeden artmaya devam ediyor…

Yoğun ilgi başta bu olaya karşı çıkan Oğuz’un bile hoşuna gidiyor. Bir yandan da Musiki cemiyetinde çıkacakları yeni konser için hazırlıklara başlıyorlar ama Arda’nın korkutuğu başına geliyor.Oğuz provaları kabusa çevirmeyi başarıyor.

Dediğim gibi beğenilmek,ilgi görmek herkesin gururunu okşar…Gelecek hafta ki hikaye mantığını bu haftadan ayıran en büyük fark,tekrara düşmemek adına bu sefer Oğuz aşırı titizlenecek…Kaçmak bir yana dursun abartılı bir şekilde çalışmak isteyecek…Biliyorsunuz artık bizim karakterlerimizin ortası yok…Ya hep ya hiç…Ya siyah ya Beyaz…Durumu abartan Oğuz,Arda’nın hayatını kabusa çevirecek…Burada yine bir parantez açmak istiyorum…Arda’nın aileye girişi ne kadar yumuşak ve akışa uygun oldu değil mi…Ferit’in ayrılığının ardından böyle bir senaryo çabası izleyici üzerinde çok yanlış yorumların çıkmasına sebep olabilirdi…Fakat bence burada ki en büyük başarı Arda ve Ferit’in hikayeleri benzerlik gösterse de izleyiciye farklı tatlar verebilmeleri…Misal Arda’nın müzisyen kişiliği…Senaristlerimiz bu hikaye üzerinden gittikleri için izleyici üzerinde oluşan intibada bambaşka oldu…Şunu da söylemek isterim…Oğuz’da Arda’ya,Ferit’e baktığı gibi bakmıyor aslında,kızıyor,kızını paylaşamıyor,fakat Ferit’e beslediği duygulardan bambaşka duygular hissediyor…Aslında bir şekilde kendini öyle kabul ettirip,Arda’nın tahammül gücünü sınamak istiyor…Kızını ne kadar sevdiğini,onun için böyle huysuz bir babaya katlanıp katlanamayacağı ve neleri göze aldığını kendince bir yoldan ölçüyor…Sonuçta Oğuz için Arda,Hasan,Hüseyin,Ahmet fark etmez…Kişisel bir sorundan öte genel bir paylaşamama ve kabullenememe durumu var…Fakat Arda’ya karşı tutumu,Ferit’e olanlar kadar katı değil,buda bir gerçek…Böyle olmaması da en doğrusu bence…Arda’ya yakın olmak,aslında en akıllıcası…Kızının arkadaşını yakından tanıyor…Bir bakıma arkadaş oluyor,bir şeyler paylaşıyor…Bunu kendi hayatımızda düşünecek olursak,kız babaları için bir nimet olmalı…Bence damat adayları önce kız babalarının kalelerini feth etmeliler…İş orada bitiyor çünkü…Herkesin huzurlu olması için güvenmesi gerekir,güvende tanımadan olmadığına göre buradan sesleniyorum damat adaylarına,yürüyün kız arkadaşlarınızın babalarına gidiyoruz…:img-clapp Bende geliyorum…

Tahir Ağa bir türlü adam edemediği Ferit’in durumu ile ilgili Damla’ya şok bir teklifte bulunuyor.

Kesinlikle Damla’ya boşanma teklifinde bulunuyor…( Kaynakça: ggnibsgk-Nuray-İlknur… ) :img-ok:

Bende Nuray gibi düşünüyorum…Ek olarak söyleyeceğim,Ferit’in Adana’da bir vukuatı olacağı yönünde…Bizim henüz yüzünü göremediğimiz sert ablamız Tahir ağa’ya şikayet getirecek…Ferit,Adana’da neler yapacak bilmiyorum ama Tahir ağa’nın umudunu kestiğine göre az uz bir şey değil…Ve Damla’ya boşanma teklifi !!! Hayat bu hep evlilik teklifi olacak değil ya…Damla’ya yeni bir hikaye yazıldığı ortada…Damla’nın boşanması gönül gemilerinin yeni bir limana demir atacağına delalet…Nuray,Sabutay ile Damla nasıl olur diye kafasından geçirmiş…Şuan itiraf etmesek de bu ilginç birlikteliğin olması,hepimizin kalbinden geçiyor…Olsa nasıl olur diye düşünmüyorum,kesinlikle karşıyım diyen yalan söyler…Minemtoprak zaten böyle bir hikaye işlendiği takdirde bayram eder,:img-clappondan eminim…

Sabutay’ın mekanına bile bile gidilmesi,salaklara karşı sempatik yaklaşımlar ister istemez akıllara atılan bir temeli getiriyor…Sabutay’ın şuan hiçbir şey beklemeden Damla aşkını tek kişilik yaşaması,hatta değişmesi böyle bir hikayenin olabilirliğini arttırıyor…Ama zor bir ilişki olur,zor bir birliktelik…İnsan daha önce nefret ettiği birine nasıl aşık olur burası muamma…Aynı şekilde Tahir ağa ve Melahat içinde oğulları Ferit ne kadar hatalı olursa olsun,oğulları işte…Canları,kanları…Böyle bir şeyi kabul edemezler,ilişkileri kesmek zorunda kalırlar…Birde tabi Ferit cephesi var…Böyle bir şeyi duyduğu anda askerde değil,dünyanın öbür ucunda olsa aşık olduğu kadın için gelir…Zor zor zor…Böyle enine boyuna düşününce çok daha zor…Damla ile Ferit’in aşkına,verdikleri mücadeleye yazık olacağı için zor…Bir dizide her karakterin yüreğinde imkanlı,imkansız bir aşk olma zorunluluğu yok aslında,şayet dizi bu sezon sonu bitecekse,sevdiği adamı,her hatasına,günahına rağmen bekleyen bir Damla izlemek benim için çok daha özel ve kıymetli olur…Asil olur…Ama dizimiz bir sezon daha devam edecekse,o zaman ayrı…Damla karakterini parlatmak için yeni açılımlar yapmaktan doğal bir şey yok…Bakalım bizim iki zeka küpü senaristlerimiz ne düşünüyorlar bu hususta…

Efe yeni sevgilisi Eda’yı yine köşke ders çalışmaya davet ediyor.Ancak öncesinde baket maçı yapıyorlar.Köşke terli gelen Eda yıkanmak istiyor.Bu masum olay büyük Eda’nın küçük Eda’yı kendi bornozu ile Efe’nin odasından çıkarken görmesi ile büyük krize yol açıyor.

İlginç bir yanlış anlama ile karşı karşıyayız…Açıkçası bıçak sırtı bir hikaye olacağını düşünüyorum,nasıl bir düzeyde kotaracaklarını da çok merak ediyorum…Bizim küçük Eda’da pek rahatmış hah…İnsan bir şey yaparken,bir adım atarken,bir sonra ki adımda ona bu adımın nasıl döneceğini tartmak zorunda…

Yanlış anlaşılmaya müsait bir adım atıyorsan,kimseye de sen şimdi niye yanlış anlıyorsun diye kızamasın…Eda’nın verebileceği tepkileri şuan için azda olsa kestirebiliyorum ve hak veriyorum…Sonuçta büyük kalabalık bir Köşk,Küçük Eda’da gördü,girenin çıkanın haddi hesabı yok,böyle bir ortamda insan en kötü olasılığı bile düşünmekle yükümlüdür…Tamam ben banyo yapmasına bir şey demiyorum,o gece orada kalacağı için normal,fakat devamında var çarpıklık…Neden bornozla Efe’nin odasına giriyor,bornozla köşkte salınmanın ne anlamı var çözemedim…Giyin,kuşan öyle salın Köşkte…Diyeceğim o ki sonuçta bu bir dizi hikayesidir ve uç örneklerden hikayeler verilmesi doğaldır…İzlemeden daha fazla yorum yapmak istemiyorum,izledikten sonra eğriyi doğruyu hep beraber anlarız…Ufukta bir Efe,Eda kaçış operasyonu var,benden söylemesi…Efe’nin hikayesine bu kadar yüklenmelerinin sebebi bu…Bizim çaylaklar birlikte kaçmaya kalkacaklar ve yakalandıkları vakit doğal olarak her iki aile’de birbirleri ile görüşmelerini engelleyecek…İmkansızlıklardan doğan aşk acısı da bizim Efe’ye kalacak…Tabi Timur’da kurunun yanında yanan yaş olacak…

Boşanma celbi alan Yaman kapısına dayanıyor ve onu fena tehdit ediyor.Fakat bu kez Şule yanlız değil Arda annesine sahip çıkıyor ve durumu Sabutay’a havale ediyor.

Hayat tekerrürden ibaret derler,boş laf değil…Yaman daha önce Eda’ya yaptığı taşkınlıkları,bugün Şule’ye yapmaya kalkacak…Yaman’ın en büyük sorunu ve zafiyet noktası zaten bu…Terk edilmek,istenmemek,kabul görmemek…Eda’ya olan hırsı ve nefreti de Eda’nın Yaman’ı terk etmesinden besleniyordu,bu Yaman’da psikolojik bir saplantı olmaya başlamış ve terk edilmenin sorumluluğunu kendinde görmüyor…Karşı tarafı suçlayarak,bir şekilde hayatında her zaman var olacağını hatırlatıyor…Tabi Şule ile Eda’yı ayıran en büyük iki fark,birincisi Eda ve Yaman arasında ki en büyük bağ çocukları,değiştirilemeyecek bir gerçek bu…İkincisi ise Eda’nın sahipsiz olmasına karşın,Şule’nin gücü ve onu koruyan oğlunun olması…Yaman’a hezimeti getiriyor…Verdiği ve verebileceği tüm çabaları bu yüzden boş görüyorum…Yaman’ın hikayesinin bundan sonra alacağı yol,bu hırsta,cenderede çocuklarından uzaklaşması…Timur örneği ortada,artık babasının adını bile anma ihtiyacı hissetmiyor,var olan bir boşluk Oğuz ile doluyor,geçen zaman baba ile oğlun arasında ki uçurumu açıyor…Düşününce Timur’un babası ile ilgili hatırlayacağı güzel hatıralar,yaşadığı dramların altında ezilmiş gitmiş…Bu sürecin bilinçli olarak işlendiğini inanıyorum…Verilecek mesaj,Yaman para kaybeder,itibar kaybeder,eşlerini kaybeder,gururunu kaybeder…Ama hala yaşamaya devam eder…Peki çocuklarını kaybettikten sonra yaşayabilecek mi…Bu boşluğu ne veya neler ile doldurabilecek…İşte burası Yaman’ın hüzün kokan tablosunda varılmasını beklediğim nokta…Çünkü Yaman’ın hayatında ki tek gerçeğin çocukları olduğuna inanıyorum…Gerisi yalan dolan…

Timur’un doğum günü partisinde ise Merve’nin yeni erkek arkadaşı süprizi yaşanıyor.

Köşkte ikinci günü partisi harika !!! Az önce ki söylediklerim ile paralel olarak Yaman’ın bu doğum gününü unutacağını düşünüyorum,hatta garip bir şekilde eminim bundan…Bu ne iddaa Buğra derseniz haklısınız,adını koyabilsem zaten size söylerim…Köşkte ahalisinin doğum günleri hikayemizin ikinci sezonu ile yaşanmaya başlandı,demek bu sezona saklıyorlarmış senaristlerimiz…Merve’nin yeni erkek arkadaşının bende Nuray gibi sahte olacağını düşünüyorum…Güzel bir parti olacağı ortada…

Fanatik bir hayranı ile mailleşen Oğuz’un başı fena derde giriyor.

İşte bu noktada çok absürd bir tahmin yapacağım…Ben bu fanatik hayranın Eda olduğunu düşündüm… :img-clapp Oğuz’un popülerliğini kıskanan Eda,Ceren’in yardımı ile böyle bir oyuna girişebilir…Muhteşemde bir hikaye çıkacağına eminim…Gazetelerde okuyoruz,karı koca, habersiz,takma isimlerle ile birbirleri mesajlaşıyorlar !!! Eda’da Ceren’in önderliğinde böyle bir oyuna girişebilir…Hem pazartesi gecesi de söylediğim gibi Eda’nın teknolojiye olan saf yaklaşımları ile muhteşem detaylar izleriz,hem de bu sahneler vesilesi ile Eda ile Oğuz’un hikayesine başka bir boyuttan bakma şansına erişiriz…Tabi bu hikayenin muhteşem finali de şanına yakışır biçimde olur…Bu sahnelerde ne iç ses metinleri yazılır !!! Bakalım senaristlerimiz fanatik hayran ile nereye varacaklar…

* Eveet Özet yorumu dedik,gelmiş,geçmiş ve geleceğe dönük birçok konuyu konuştuk…Dediğim gibi Sevgili Nuray bilmeden azmettirdi beni ve böyle bir ajans gündemi hazırladım…Peki bizde Ajanslar biter mi…?...Tabi ki hayır…Biri biterken diğeri de başlar hadi maşallah…

Yeniden Görüşünceye Kadar !!!

Sevgi ve Huzur İle Kalın…

karçiçeği
27-02-08, 20:52
iki ailenin bu bölümü sabırsızlıkla bekliyordum.ve izlediğim hiç bir bölümde jeneriği bu kadar üzülerek izlememiştim.bişeyy olsunda öner erkan adı geçsin diye(her neyse yaramızı deşmeden bölüm yorumuna geçelim)ama boş umuttu benimki kabul etmek lazım...

öner erkanın yokluğu dışında gayet iyi bir bölümdü.gülmekten öldüm valla:img-hyste)iyiki füsun girmiş dizimize lafını bir kez daha söyletti bu bölüm bana..ya bir evlenme teklifi bu kadar mı komik olur.en sonunda zavaallım ergin hayır desede olur yeterki füsun'a bişey olmasın dedi.:img-hyste)gerçekten füsun-ergin müthiş bir ikili oldular.iki oyuncuyuda tebrik ediyorum.gelelim oğuz-eda çiftine...

ya her bölümde onlara hayran kalmamak elde değil.insan bu kadar mı güzel kullanır mimiklerini.bayılıyorum ikisinide.hele iclal aydının cilveleri oğuza nasılda kabul ettirdi cezayı...tabi damla faktörünüde unutmamak lazım.bir babanın yapabileceği fedakarlıklarda (sadece kızının yüzündeki bir tebessüm için)oğuzun iç sesiyle mükemmel verildi.bu konuda senaristlerimize ayrı bir teşekkür etmek gerekir.gelelim bölümün can alıcı sahnelerine

arda iyi dayandı valla oğuza ..ben olsam çoktan ayrılmıştım bu dünyadan.ama unutmayalım ki bunda cerene duyduğu aşkta büyük etken .nerden nereye...ahhhhhh ahhhhh)herneyse edanın oğuzla sahneye çıkmadan önceki konuşmaları ve esprileride ayrı bir mükemmeldi.hele oğuzu kıskanması ve oğuzun aaaa deyişi.zaten yeni bölüm özetindede (eda-oğuz küslüğü nedeniyle) bizden esirgedikleri sevginin belirtilerinden olan kıskançlık duygusunu iyi bir şekilde verecekler heralde..ayrıca oğuzun seside amma güzeldi.sanırım önümüzdeki bölümlerde yine dinleyeğiz emre kınayın o güzel sesini..ha bide formdaki bir arkadaşımızın sürdüğü öneri bence çok yerindeydi.senaristlerimiz bnece dikkate almalı.kesinlikle iclal aydının da sesini duymalıyız.eminim onun seside çok güzeldir.ayrıca bu dizi sayesindede bir çok kişi türk sanat müziği dinlemeye başladı.dizimizi bu yönüylede gözardı etmemek lazım.hadi artık benden bu kadar...ayrıca herkese güzel yorumları için teşekkürler.yavv bu kadar güzel bir aile olurmu?hepinizin yüreğine sağlık.yüzünüzdeki gülümseme hiç eksik olmasın...hadi bana eyvallahbye

nar cicegi
28-02-08, 00:04
Zaman ne çabuk geçmiş...Pazartesiden beri yorum yazamadım.Malum okul...Artık haftasonu ve cuma hariç gündüz girmicem nete.Neyse vaktimi boşa harcamadan yorumlara geçeyim.

Dopdolu,güzel bir bölüm izledik.Her hafta senaristlerimize bir kere daha hayran kalıyorum.Ne güzel kurguluyorlar.Ben hep son haftalarda hep söylediğim gibi Eda-Oğuz iletişimine hayran kaldım.Uzun bir ayrılık döneminden sonra görmek istediğim sahneleri görmekten çok mutlu oluyorum.Son bölümler de yatak muhabetleri rövanşta.Çok samimi geliyor bana.Bir dönem ki mutfak döneminden sonra yeni bir dönem açıldı.Bu muhatbetlerin sık sık işleneceğini düşünüyorum.

Gelelim Oğuz'un cezasına Arda mı demeliydim.Çocuk resmen panik atak olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.Oğuz bu,ama yaşadıklarını çabuk unutmuş ki musiki cemiyeti teklifini hemen kabul etti.Eğlenceli sahneler bizi bekliyor.
Oğuz'un Arda'ya güvendiğini söylemesiyle hemen çalmaya başladı.Güven çok önemli.

Ergin'in yapamadığı evlenme teklifi.İzlerken çok eğlendim açıkcası bir teklif bu kadar güzel yapılamaz.Füsuncum ya nerdeyse sakatlanmadık yeri kalmadı ama genede sesini çıkarmadı.Onun yerine Oğuz çıkardı.Hemde fazlasıyla bana da mı evlenme teklif edersin espisine bayıldım çok zekiyceydi.Ama Ergin de köşk tabiriyle biraz kütmüş.Oğuz'un verdiği talimatları bile zor uyguladı ya da uygulayamadı.Oğuz da en sonun da pes etti tabi cinayet azmettirici olmak istemedi.

Son sahneye geri dönelim.Emre Kınay'ın sesi gerçekten çok güzel.Dinlerken hiç dikkatim dağılmadı.Hyaran hayran izledim.Özete bakılırsa daha da dinlicez.Özlemiştik valla Oğuz'un sesini.Eda'ya gelirsek bu bölümde kıskançlığın temellerini attı.

Son olarak küçük Eda'nın çocukların kavga etmesinden sonra takındığı tavır hiç hoşuma gitmedi.Çocukların kavgasında haklı haksız olmaz ki bugün kavga ederler yarın barışırlar.Altı üstü hepsi birbirinden özür dileyeceklerdi.Özür dilemek erdemdir.Sonuçta küçücük çocuklara özür dilemek kötü birşey gibi gösterilmemeli ki Eda çocuk değil artık yani.

Özette gelmiş yorumunu da yapmak lazım zaten özledim iki günde burayı.

Arda ve Oğuz’un mini konseri büyük beğeni topluyor üstelik Ceren konser görüntülerini internete koyuyor.Hiç kimse tahmin etmezken konser en çok tıklanan video görüntüsü oluyor.

Sofra da bu konuyla ilgili dalga geçiliyordu.Gerçek olmuş...Önce internet alışverişi,şimdi de video izleme sitesi.Diziniz eski türk filmi tadında olsa da çağa da ayak uydurmayı ihmal etmiyor.Sofrada bu konu konuşulduktan sonra Ceren'in elinde kamerayı görünce aklımdan geçmedi değil ama pek ihtimal vermemiştim.Video rekor da kırıyormuş yakışır Oğuz'a.

Bu yoğun ilgi başta bu olaya karşı çıkan Oğuz’un bile hoşuna gidiyor. Bir yandan da Musiki cemiyetinde çıkacakları yeni konser için hazırlıklara başlıyorlar ama Arda’nın korktuğu başına geliyor.Oğuz provaları kabusa çevirmeyi başarıyor.

Kimin hoşuna gitmez ki yoğun ilgi.Oğuz bu rahat durmaz ki içi rahat etmez provaları kabusa çevirmezse.Star kaprisine bile girebilir.Yoğun ilginin Eda'nın hoşuna gitmeyeceği açık.Eda'nın kıskançlığı ayrı bir güzel olur.Serpil'de hissetmiştik.Şimdi de tavan yapar kıskançlık.Eda'nın o hallerini çok merak ediyorum.

Tahir Ağa bir türlü adam edemediği Ferit’in durumu ile ilgili Damla’ya şok bir teklifte bulunuyor.

Boşanma...Aklıma başka bir ihtimal gelmiyor.Çünkü Ferit'i bir şekilde diziden tamamen çıkarmaları gerekir bu da anca boşanmayla gerçekleşebilir.Tahir Ağa'nın nedenini gerçekten merak ediyorum.Adam olmaz boşan mı dicek yani.Bakalım izleyip görcez.

Efe yeni sevgilisi Eda’yı yine köşke ders çalışmaya davet ediyor.Ancak öncesinde baket maçı yapıyorlar.Köşke terli gelen Eda yıkanmak istiyor.Bu masum olay büyük Eda’nın küçük Eda’yı kendi bornozu ile Efe’nin odasından çıkarken görmesi ile büyük krize yol açıyor.

Özeti yazan masum olay demiş ama pekte masum görünmüyor.Açıkçası biraz şaşırdım.Küçük Eda zaten Eda'nın ondan hoşlanmadığını biliyor kendini sevdirmek ya da ben aslında böyle biri değilim demek yerine Eda'nın hiçte hoş karşılamayacağı işlere girişiyor.Bizim Eda ve Efe'nin arası açılacağa benziyor bu olaydan sonra.Ama Efe'nin eski düşüncesiz haline dönmesini istemiyorum.Sanki son bölümde konuşmaları falan eskiyi anımsattı.

Boşanma celbi alan Yaman kapısına dayanıyor ve onu fena tehdit ediyor.Fakat bu kez Şule yanlız değil Arda annesine sahip çıkıyor ve durumu Sabutay’a havale ediyor.

Yaman işte insan yaşananlardan hiç mi ders almaz.Gene tehtid...Daha önce yaşananlardan sonratehditle bir yere varamayacağını anlayamadı hala.Arda ve Şule artık tam bir anne-oğul oldular.Sabutay bakalım bu işi nasıl çözecek.Yaman'ın bu son çırpınışları.Artık bu olaydan sonra bari kendine çeki düzen versin.

Timur’un doğum günü partisinde ise Merve’nin yeni erkek arkadaşı süprizi yaşanıyor.

Kesinlikle unutacak Yaman.Şule ile uğraşmaktan oğlunun doğum gününü bile hatırlamaz.Zaten son bölümlerde Timur'u görmüyor bundan rahatsız bile olmuyor.Merve'nin arkadaşı zaten sahte yazmaya gerek yok başka birşey.

Fanatik bir hayranı ile mailleşen Oğuz’un başı fena derde giriyor.

Buğra bu konuda bir tahminde bulunmuş.Ben tuttum bu tahmini.Olabilir...İki Aile bu her ana herşey olabilir.Şayet değilse vay Oğuz'un haline.

Yeter artık demi.Gitme vakti geldi.Kendinize iyi bakın Hoşçakalın.

loralai
28-02-08, 00:45
özetle ilgili buğranın son yazdığı cümleler çok ilgimi çekti hemen bir yorum yazmalıyım oğuzun mailleştiği hayranının eda olması müthiş bir fikir her ne kadar senaristlerin bunu uygulayacaklarını düşünmesemde olsa çok keyifli olurdu şöyle bi düşündümde aklıma hemen bir senaryo geldi sizinlede paylaşıyım şimdi eda ve oğuz mailleşebilmek için ay uykum geldi numaralarına gircek oğuzda ben çatıda oturıyım biraz falan diycek eda kızların odasında hatta kızlarla birlikte oğuz çatı katında laptopta yazışıcaklar tabi eda abartıcak muhabbeti fazla samimi olcak ki oğuzun nasıl davranacağını anlasın e oğuzda erkek tabiki katılıcak duruma vee ennnn sonunda nirvana gibi edanında kim olduğu anlaşılacak işte kıyamet o zaman kopucakk bu bizim hayalimizdeki olay hayal etmesi bile güzel buğranın dediği gibi edanın teknolojiden uzaklığı süper işlenir böyle bir durumda acayip komik olurr

ama benim anladığım kadarıyla senaristlermiz oğuzu gerçek bir hayranıyla mailleşmesini sağlıycaklar bu durumda eda bunu nasıl yakalıycak vee cıngar nasıl çıkıcak çocuklar duruma dahil olucak mı nasıll ay buda güzell hatta süper olur ama bizim hayalimiz daha güzel bencee inşş tahminin tutar buğracımm

başkozlu
28-02-08, 02:28
Geçtiğimiz bölüm için ekibimizi kutlayarak yorumuma başlıyorum. Açıkçası Ferit'in gidişinin ardından bu kadar güzel bir bölüm beklemiyordum. Evet Ferit hep aklımdaydı ve eksikliğini çok hissettim... Fakat bu eksiklik, hikayede aksayan ya da havada kalan bir durumdan değil de sevdiğim bir karakter ve oyuncunun yokluğundan kaynaklanan bir histi. Diziden bu kadar önemli bir oyuncunun çıkmasının hemen ardından, ancak bu kadar güzel bir bölüm yapılabilirdi.

Oğuz'un hipoglisemi yalanının patlamasının ardından ailemizin şaşkınlık ve kızgınlık hallerini seyrettik. En çok Timur'un tepkisini beğendim. Çok sevdiği ve güvendiği Oğuz Abisinin yalan söylemesine nasıl da içerlemişti... Gücenmiş bir ifadeyle ''kör olacağını sandım'' derken kızgınlığını öyle güzel yansıttı ki o anda yiyesim geldi bücürümüzü...

Ya Eda'ya ne demeli!.. Kadıncağız o kadar üzülmüş ki literatüre geçecek iki tane diyet yemeği bulup çıkarmış. Oğuz'un cevabına da bittim ama... ''Ben de onları yedim.''
Bir de 'ihtiyar heyeti'nden destek istiyor... ''Oğlunuza bir şey demeyecek misiniz?'' Demez olurlar mı hiç? Mesut'un yerinde otuz defa söyledi Muhtar yani... Tabi bu patavatsızlığın ardından yeni bir şenlik daha başladı. Safiş'imizin meşhur çığlıkları, Muhtar'la Numan'ın doyumsuz didişmeleri... Ben bu ikisinin didişmelerinden, Eda ve Oğuz'unkiler kadar zevk alıyorum.

Sevgili Ayça Bingöl'ün diziye girmesi gerçekten çok iyi oldu. Ergin ve Füsun son derece renkli bir ikili oluşturdular. Öyle görünüyor ki daha da renklenerek devam edecek bu durum.

Oğuz'un, Ergin'in haline kopmasına ben de koptum yani... Allahım, bu kadar mı gerçekçi ve içten koparak gülünür? O güldükçe benim de gülmekten karnıma ağrılar girdi. Sevgili Emre Kınay'ımıza bu kadar içten oynadığı için kocamaaaan bir alkış gitsin.

loralai ve Buğra'nın da değindiği gibi günün kısa bir değerlendirmesinin yapıldığı,
Eda ve Oğuz'un yatak sohbetleri artık klasik oldu. Bence de bu sahneler hep olmalı...

İki salağımız 'Ha Bu Diyar' ve 'Pudra Kafa'yı her zaman çok sevdim. Dizi başladığından beri pek çok yan karakter gelip geçti ama iki salağımızın hep bizimle kalması benim için çok sevindirici... Onların olduğu sahnelerden büyük keyif alıyorum ve çok gülüyorum.

Sevgili kardeşlerim, sitemiz yerinde durursa
yorumlarımız devam edecek inşallah.

Şimdilik hoşçakalın, iyi geceler.

minemtoprak
28-02-08, 12:08
Ayyy dün gece aklıma geldi yataktan fırladım gülmekten mideme ağrılar girdi yine,en önemli sahnelerden birini unuttum demiştimya bu haftanın yıldızları Ceylanım Arda ve Oğuz beydi,Ardanın Oğuza Zebani çık içimden diye titremesi :img-hyste bu sahnedede ölmüştüm yaaaa.

BERNA
28-02-08, 12:15
Gerek sitedeki sorunlar gerekse işlerim nedeniyle bölüm yorumu biraz gecikti ama telafi etmeye çalışacağım ;)

Genel olarak bölümden çok keyif alarak izledim, son derece samimi, bizden olaylarla bezeli, yer yer çok komik bir bölümdü. En sonunda da bir müzik ziyafeti ile kulaklarımızın pası silindi. Sizi alkışlamak istiyorum sevgili Emre Kınay, hem müzik performansınız için hem de bölüm boyunca hiç azalmayan başarılı oyunculuğunuz için :happy0064. Bölümde bayıldığım söz ise Arda'dan geldi. 'Abi sert yapmasan (takılmasan) da hayat yeterince eğlenceli!' Bir özeleştiri, yine kendilerinin yarattığı karakter üzerinden böyle güzel yapılabilir...

Geçen seferki yöntemi ugulayacağım ve zaman olarak en az yer kaplayan öyküden başlayacağım.

Şule'nin topluma kazandırılma projesi, özellikle bu bölümde meyvelerini vermeye başladı bile. Oğlunun annesi olmak dışında ilk defa kendini başka bir topluluğun üyesi gibi hissetti. Güneş Berberoğlu kim oldukları düşünülünce kendisi için çok tuhaf kaçan bu grup içinde ilk önce çekingen tavrını sonra da oğlu sahneye çıkınca da yavaş yavaş rahatlamasını muhteşem bir şekilde verdi. Göze çarpmayan başarılı bir oyunculuktu onunki ;) Yaman'ın, iyimser bir tavırla umduğum gibi değil de, açgözlülük konusunda iflah olmayacağı ortaya çıktığı anda da gereken tepkileri verdi, onun nasıl bir adam olduğunu iyice anladı. Aslında Yaman klinik ve ihtiyacı olma konusunda ciddi olsaydı ve buna inandırsaydı sanırım Şule yumuşayabilirdi ama maskesi çok çabuk düştüğü için Yaman defteri (çok büyük bir değişiklik olmazsa durumda) Şule için bu bölüm kapanmıştır. Zaten şu durumda Şule'nin Yaman'a ihtiyacı da yok, sadece onu gerçekten seven ve doğru dürüst bir aile babası olacak bir kişi olursa Şule kalbini ona açacaktır. Şule çok duygusal bir kadın çünkü.

Senaristlerin 'Yaman kötü bir kocadır ve kötü kalacaktır' kampanyasına benim 'herkesi, hatta Yaman'ı da topluma kazandıralım' projesi yenik düştü :( Fakat düşününce elimizde Arda, Şule ve de Sabutay ekibi var. Yine de çok zararda sayılmam. Benim derdim ikiliem çeken bir Hakan Vanlı seyretmekti zaten ;) Ne yapalım artık elimizdekilerle yetineceğiz...

Sabutay'ın 'gereğinde serte başvurma' tavrından hoşlanmıyorum, onu da bir itiraz olarak sunayım. Şimdi Yaman meselesini de öyle çözecekmiş. Bu senaryo tekrarlarından bıktım, ya Tahir Ağa sorunu çözer, ya da Sabutay kısa bir süre için eski yöntemlerine geri döner... Sonra da yeni temiz sayfadan bahsedilir. Yaman istenilmeyen işler yapan kötü bir karakter diye, ona yapılan sert davranışları desteklemek istemiyorum. Çözülecekse işlerin kanunu var, polisi var. Mahkemeye verilir, Yaman'a tedbir koyulur Şule'ye yaklaşmaması konusunda. 'Sabutay artık iyi amaca hizmet ediyor', bunu bir dizi içinde beş kere vurgulanınca biraz antipatik kaçıyor bana göre :icon_whis

Bu arada Yaman'ın toptan kaybedilmiş bir adam olmadığı biraz sivri laflar etse de, küçük Eda ile ilgili konuda biraz verildi aslında. Oğlu ile olan iletişimi hayatında başarılmış olduğu tek konuydu ve o konuşmada Efe'ye ulaşabilen tek söz de onun iddialaşması oldu garip bir şekilde. Anne ve baba aynı safta olunca Efe tepki gösterse de, kafasına bir düşünce takıldı bence. Sonrasında Eda'nın kardeşlerin terbiyesi konusunda ukalaca tavırları ve grupta sivrilik yapması da şimdilik dile getirilmese de, sonrasında Efe'nin tepkilerini alacak düzeyde. Zaten 'bana karşı anneni savunmak için saçmaladığına inanmıyorum' demesi de Efe'nin zerre kadar hoşuna gitmedi. O ilişki Efe'nin olgunlaşmış karakterini düşününce bitmeye mahkum bence.

Timur ve Leyla konusunda kızlar arasında savaş bu sefer müdahale edilmeyince fiziksele döküldü. Yapılanlar komikti ve de güldük ama arada kaynamadan Oğuz veya Eda tarafından farkedilseydi, konu bu noktalara gelmezdi. Ceren ve Efe'nin konuşması da Eda su koyvermeden önce etkili olmuştu iki kardeşe. Aslında düşünülünce oğlanların problemli olan ilişkileri herkesin bağrına çabucak basıverdiği Arda-Ceren ilişkisinden bence daha gerçekçi ya neyse... Yalnız o öyküde senaryo ve oyunculuk başarısı inandırıcılık sorunun çok üstüne çıkınca izlemekten çok keyif alınan sahnelerin ortaya çıktığını da inkar edemem.

Arda -Oğuz, Ergin-Füsun ve de Filiz-Niyazi ikililerini başka mesajlarda ele alacağım ;)

deren1970
28-02-08, 14:07
Herkese Merhabalar

Hava güzel, forum g.. neyse güzel oluyor günün değişik saatlerinde:img-yes:

Şimdi özet yorumuna başlayacakken sevgili berna'nın güzel yorumunu okudum ve birden birazcık duran sinirlerim yine harekete geçti iyi mi:img-wink: önünüzde duran gerçeğe bazen dikkat etmek istemezsiniz, kulak arkası yaparsınız ya ama ne yaparsanız yapın kaçmak istediğiniz şey önünüze gelir, sevgili Berna'da işte bunu yaptı ve benim birkaç hafta kulak arkası yaptığım Sabutay-Tahir ağa süpermenliğini tekrar hatırlattı, sağolsun:img-yes:

Yok ben anladım bu senaristleri şimdi Eda'ya sinirim geçti sayılır ya:img-yes: bunlar alışmışlar benim sinirlenmeme yok biz Fatoş'u sinirlendirmemiz gerekiyor, o sinirlenmezse bize ilham gelmiyor demek mi istiyorlar anlamadım gitti:img-hyste

Neyse onları zorlamadan hemen benimde son derece rahatsız olduğum konuya dönelim. :img-grin2 Bunlar öyle bir çift ki efendim her eve lazım mı desem, her şehire lazım mı biraz kafam karıştı:icon_whis şimdi arsa, ev anlaşmazlığı mı var hemen açıyorsunuz 900 007 James Bond hattına telefon bizim süper ikili hemen anında işi hallediyor, aile içinde anlaşmazlık mı var o da sorun mu açın telefon daha telefon biter bitmez işinizin kökten çözümlendiğini göreceksiniz.

Bilmem sayın senaristlerimiz ne demek istediğimi anladı lar mı, sesimiz geliyor mu acaba:img-clapp Artık bu tür olaylarda Tahir Ağa-Sabutay sorun çözücü her eve lazım olan ikiliyi almıyalım lütfen, hoş Damla'ya teklif büyük ihtimal kızım bu ferit adam olmayacak en iyisi sen bunu boşa olacaktır Tahir Ağa'dan ve biz Tahir Ağa-Melahat evliliğini beklerken, buhar olup diziden ayrılan karakterlere bu iki karakteride ekleyeceğiz belli:sad53:

Bu arada barda Sabutay'ın Damla'ya bakışı hiç gözümden kaçmadı, yazmadım diye bu konuyu es geçtim sanmayın, Damla Ferit'ten boşandıktan sonra Sabutay'la birleşip evlenecekse, eğer böyle bir düşünceniz varsa hemen ama hemen başınızdan o tür hikayeyi bir zahmet uzaklaştırın, öyle uzaklaştırın ki bir daha 2 km bile yanınıza gelmesin

Evet günden sanaristler bugün zılgıt yedi, bu zılgıt işe yarar mı bilemiyorum:bilmim hep beraber göreceğiz

Saygı ve sevgiler hepinize

BERNA
28-02-08, 19:47
Niyazi-Filiz ikilisi genel olarak çok sevdiğim bir hikaye oldu. Öncelikle, her ne kadar dizimiz geleneksel tatlar içerse ve eski Türk filmleri tadında olsa da, facebook çılgınlığı gayet güncel iken işlenmiş oluyor. Ayrıca internette kurulan arkadaşlıklarda suistimale ne kadar açık olduğumu da alttan bir mesaj olarak verilmekte. Ayrıca Niyazi elinin altındakini garanti görerek, bilinmeyenin gizemine kapılan tipik bir karakter aslında. Bu sadece internet aşkı vs. konusunda değil, her konuda insan tabiatıdır. Bu tip güzel ve düşündüren detayları üstelik çok da güldüğümüz bir hikaye içinde sunulmasını da çok beğendim.

Niyazi böyle kaptırıp giderken, Damla da kendi acısını hafifletmek için ve de belirsizlikte kalan evliliğini düşünmek yerine kendini oyalamak için bu işe soyundu, çok da iyi oldu bence. Damla umarım yakın bir zamanda Ferit'ten bir sürprizle karşılaşmaz. Sabutay'ın bakışlarının gösterilmesinden sonra böyle bir ihtimali düşünüp 'eyvah' dedim. Eğer Sabutay-Damla aşkı akıllarının bir köşesinden bile geçiyorsa, kendi adıma buna çok karşıyım. Fatoş Ablam zılgıt çekmiş zaten bu konuda, onu destekliyorum kısaca :)

Filiz bir genç kadının kolay kolay gösteremeyeceği bir medeni cesaret gösterip ilgisini açık açık belli ettikten sonra bu kadar saygısızca davranıldıktan sonra az bile yapıyor bence Niyazi'ye. Niyazi'nin yılmadan af dileme çabalarını izlemek sonucu da bildiğimiz için çok hoşumuza gidecek. Filiz'in yavaş yavaş yumuşamasını izlemek de zevkli olacak. Merakla bekliyorum ;) Yalnız bu öyküde en çok Numan Amca'mızın tepkisi hoşuma gitti. 'Kahraman Bakkal rumuzuna Greta Garbo müracaat edecek değil ya!" Minicik bir detay ama Numan Amcamız mesela Angeline Jolie deseydi, yine gülecektik ama bu kadar inandırıcı olacak mıydı, sanmıyorum ;)

Ergin ve Füsun Oğuz'un da üstün çabalarıyla çok komik bir hikayeye imza attılar. Ergin'in süper gaflarıyla başlayan öykü giderek ev kazaları serisine dönüşmeye başladı :) Böylece hem ev kazaları hakkında alttan mesaj verildi (mumu perdeye yakın yakmayınız, missina kopmadığından düşünüldüğü gibi tehlikesiz bir ip çeşidi değildir), hem de zavallı Füsün evlilik teklifi gazisi oldu. Hem Eda ve Oğuz'u andırıp, hem de bayağı farklı olan avukat çifti seviyorum. Ergin hala çocuk, hatta Oğuz'dan daha çocuk. Zaten bu kadar saçamayalabilmesi de aklına geleni dan diye söylemesinden. Füsun ise onun bu yönünü seviyor çünkü çok daha olgun olmasına rağmen, hem çocuk hem de eş ve aile özlemini bu saf adamda birleştirebiliyor. Yalnız bölümde en çok güldüğüm repliklerden birisi Oğuz'un 'Ne yapacaksın evlenme mi teklif edeceksin' repliği oldu :)

Eda ve Oğuz bu bölümde daha arka planda gözükse de, öyle olması da iyi oldu çünkü sürekli bir olay çıkması da saçma olurdu, yine çok güzel bir sahneye imza attılar. El ayak çekilince yatak odasında yine iletişimi tam bir çift oldular :) Geçen hafta en çok beğendiğim sahneni bir tekrarını görmek beni çok memnun etti, klasiklerden olabilir bu sahneler gerçekten ;) Oğuz'un bariyerleri tek tek etkisiz hale getirmesi evli çiftlerin ilişkisinde düzeyi düşürmeyen ama gerçekçi olabilen bir sahneydi. İzleyici kitlesi (bu kitleye arkadaşımın 3,5 yaşındaki oğlu da dahil) düşünülünce bu tutumu yerinde buluyorum. Başka izlediğim dizilerde gerçekçi bulmayabilirdim ama bu dizinin diğerlerinden farklı artık oturmuş bir tarzı var. Her neyse, Eda ve Oğuz ilişkisinde ayrıca çiftin birbirini iyi tanıdığı gibi detaylara yine önem verildi. Eda'nın kontrol için Ceren'i göndermesi, sonra Oğuz'un Arda konusundaki Eda'nın tutumuna karşılık olarak küçük Eda'yı çok beğendiğini tekrarlaması vs. Son olarak özeti okuyunca çok daha önem kazanan Eda'nın kocasını genç kızların ilgisine karşı kıskanması vardı ;) Oğuz'unki gibi saçma olmayacak muhtemelen ama Oğuz kendini eleştiren Eda'nın da aynı duruma düşmesinden bence çok zevk alacak ;) Onlarınki de böyle bir ilişki işte, didişmeler eşliğinde adrenalini yükselten bir tarz :)

Arda ve Oğuz ilişkisi çok başarılı bir öykü yazımı ve özellikle Emre Kınay tarafından çok başarılı bir oyunculuğa sahne olduğu için onu ayrıca sindire sindire yazmak isterim ;)

deren1970
29-02-08, 14:59
Haftanın son çalışma gününde, şu saate kadar yetim öksüz mü kalmış dizimizin sayfaları:img-yes:

Yahu ben sizi nasıl adam edicem bilemiyorum, Zılgıt Arsızı oldunuz, vallahi pek etki yapmıyor size baksanıza. Yok bununda bir çözümü vardır, çalışıp, bulacağım, buralar bu kadar boş kalmıyacaktır sanırım:img-yes:

Şimdi keşke yeni bölüm resimleri şu saate kadar eklenseydi, yada fragmanı yayınlamış olsalardı kesin biriniz lütfedip gelirde, paylaşırdınız ama ne yapalım, resimlerin ve fragmanın eklenmesini bekleyeceğiz bu durumda:img-yes:

Şimdi geçen gün Buğra'nın aklıma getirmediğim, ama okuyunca vallahi böyle bir durum olursa süper olur dediğim konuyu konuşalım. Konu da Eda hani Oğuz'un gizli hayranını kıskanacakmış ya, bu arada bizim Oğuz'a da güya barda beyamca dediler:icon_evil beyamcayı görmemiş onlar, bizim Oğuz kaç kişiyi cebinden çıkarır, neyse konuyu saptırmadan, şimdi ha bu arada Oğuz'da bilgisayar kurdu oldu çıktı kafamıza, msn adresleri, yazışmalar filan:img-wink: yoksa bizim Buğra ona bilgisayar konusunda ders mi veriyor ne:img-hyste

Şimdi bu gizli gizli çatı katında hayranlarıyla iletişim kuracak ya:img-wink: tabi Edayla ilgilenmesi azalacak bu durumda, hanfendinin kıskanması bu durumda artacaktır. Çatı katına pat diye çıkarmış, Oğuz onu görünce heme laptopu filan kapatırmış, Eda sorunca yoo birşey yapmıyordum filan derse (bu arada Oğuz bey sen ne olursa olsun bu durumu ilerletme vallahi o yataktaki Çin seddi, yapılacak başka engeller yanında devede kulak kalır:img-hyste) Eda ne olur, kıskanırda kıskanır. Sonra artık yeni işbirlikçisi Ceren'in yanında alır soluğu. Bu durumda Edayada orijinal bir isimle msn de adres açılır veee Oğuz'un gizemli hayranı Eda karşımıza çıkar:img-wink:

Ohhh şöyle bir düşünüyorumda bizimkilerin yazışması yavaş yavaş iltifata, iltifatın dozunun artmasıyla....

Bundan sonrası her birirmizin hayal gücüne kalmış

Görüşmek üzerebye

ggnibsgk
29-02-08, 16:48
Merhabalar:)

Bölüm resimlerimiz gelmiş yorumlamamak olmaz dimi??...Valla Fatoş Abla zaten yine esmiş köpürmüş…Eğer yorum yapmazsam başıma faili meçhul bir şey gelebilir ehuehue…

Bu arada Buğra sen niçin beni zan altında bırakıyosun he??Aa insanlar alışık diil bak senin özet yorumlamana onların şok geçirmesinden beni sorumlu tutmaya çalışıyosun ama yemezler…Senin içinde varmış be Buğra’cımm ehuehue…Valla iyi oldu senden özet yorumu okumak eline sağlık;)

Bu arada bir de Sabutay konusuna değinilmiş...Daha önce de söylediğim gibi ben bu konuda çok kararsızım…Sabutay artık (kendi çapında tabii ki) iyi bi insan sayılır ama yine de Damla’yı hak ettiğini düşünmüyorum…Ama açıkçası Sabutay’ın da mutlu olmasını çok istiyorum…Onun dışında Ferit’in ne hissediceğini bi kenara bırakıp Damla açısından bakarsak sadece Damla’nın böyle bir ilişkiye başlaması imkansız gibi…O yüzden şu şekilde olması en iyisi olur bence: Damla malum Sabu’dan korkuyor….Damla artık ondan korkmayabilir…Yani demem o ki arkadaş olabilirler…Sırdaş bab’ında diil tabii kii…Ve tabii ikisine de yeni birer aşk…Özellikle Sabu’ya...Nedense bana onun durumu daha umutsuz gibi geliyo çünkü;)

Neyse bu konuyu da geçelim…

Resim yorumlıycaz dedik dedik ama…Resimlerde yorumlıycak pek bişey yok…ehuehue... Eğer Oğuz ve Arda başka bi teklif almadıysa muhtemelen o teklif aldıkları gecede şarkılarını icra ederken çekilmiş bu fotoğraflar….Yalnız Oğuz’a bakar mısınız?? Mafya babası gibi olmuş…Ne o atkı öyle yaww???Allah seni napmasın??...:img-hyste

Yaa aman işim gücüm yok nasılsa,resimler üzerinden uçuk tahmin yapmaya karar verdim,aa çıkmıyo bişey ben de uydururum napıyım??...Şöyle ki;

Şimdi Arda,malum Oğuz’dan korkuyo yaa...Bi de artık provalarda ne işkenceler yapar tahmin etmek mimkin deel…Üstüne bi de sanatçı kaprisi…Ohh yeme de yanında yatt…İşte Arda da öyle düşünücek ve yatıcak uykuya :img-hyste (Ayy ne iğrenç espriler yapıyorum ) Neyse…Arda rüyasında böle mafyavarii atkıyla Oğuz’u ve kendisini şarkı söylerken görür…Arda yine çalamaz şarkıyı ve Oğuz’u deli eder…Arda çalamadıkça daha da stres olur;Oğuz da daha çok köpürür…En sonunda Oğuz,Arda’nın topuğuna bi tane sıkar…:img-hyste Vee Arda nefes nefese uykusundan uyanır…Mutlu sonn!! Ehuehue…:img-wink:

Ya işte böle resim verirseniz ben de böle sıkarım işte…ehe!!....

Evet bugünlük de yorumumuzu tamamladık…Okulumun açılmasına son iki gün kaldı o yüzden pek fazla giremeyebilirim(Ama ters tepip sıkıntıdan daha da çok girebilirim…) Şimdi diyceksiniz ki senin okulun yarım gün değil mi ki noluyor?? Evet yarım gün ama benim bu dönem ortalamamı 4 üzerinden 3,5 yapmam lazım(Ehe imkansız biliyorum ama kısmeeett;)) İşte o sebeple daha az yazmaya çalışıcam ama kendime ne kadar engel olurum muamma!!!...:bilmim

Aa bir de can güvenliğimden de şüphe ediyorum…Şu türban meselesi malum kavgalar çıkabilir…Daha hiç bişey başlamadı arkadaşlar…Marmara üniversitesi ve İstanbul üniversitesi Pazartesi açılıyoo işte o zmn görün bakalım neler olucakk!! Umarım olmaz ama çok ciddi kaygılarım da yok değil!!...:icon_whis

Neyse böle karışık karuşuk bi yorumdan sonra artık çıkma vakti eheuheu…Hadi görüşürüzzbye

bugra9
29-02-08, 20:21
Herkese İyi Akşamlar…:img-wink:

Cuma geldi çattı…Keyiflerimiz yerinde,hafta sonu arifesinde bu güzel Cuma akşamını sizlerle paylaşmak istedim ve buradayım…O halde Akşam ajansı diyelim ve bir basamak daha yukarı çıkmadan,yeniden pazartesi akşamına göz atalım…

:icon_shad:kahve:icon_shadAKŞAM AJANSI…:icon_shad:kahve:icon_shad

* Haftalık Anketlerimiz Pazartesi gecesine dönmek adına iyi bir bahane olur diye düşündüm…

1-Yetmiş Yedinci haftamız güzellikler doluydu fakat bölümün finaline damgasını vuran Emre Kınay performansı ile Rock barda verilen Türk Sanat Müziği konseri bir çok anlamda haftanın en güzel sahnesi olmaya adaydı…:img-ok:Şimdi hep beraber,bu sebepleri inceleyelim bakalım…

Kuşkusuz en başta seçilen Türk Sanat Müziği eseri ve Emre Kınay’ın muhteşem yorumu gelir,bu sahneyi başarılı kılmak adına en büyük artıdır…Bunun yanı sıra benim için bu sahneyi özel kılan,hikayede bilhassa verilmek istenen tezatlık !!! Rock Bar,Rockçı gençler ve bunların bir noktada Türk sanat müziğinden bir eser ile eğlenebilmeleri…Birkaç kuşağın aynı ortamda oluşturduğu tablo bana çok ilginç geldi…Üstelik Arda’nın mekanının böyle bir buluşmaya ev sahipliği etmesi ayrıca trajı komik…Bu mekanın Sabutay’a ait olması,bunun yanı sıra yine Sabutay’a ait olan kötü hatıralarda eklenince insan demeden edemiyor…

Hayat nereden nereye getiriyor insanları !!! Çok değil hemen bu sezonun başına dönecek olursak konseri izleyen Şule’nin oğlunu bir kez görebilmek için verdiği çabalar,yine aynı Şule’nin Köşkü satın almak için giriştiği oyunlar,Eda’nın eski kocası,Şule’nin yeni kocası,Şule’nin eski kocası,Efe ile Timur’un eskimeyen babası…

Hayat işte bu kadar sindire sindire yaşıyor insanları,bu hayali bir hikayede de böyle,bizim hayatımızda da böyle…An geliyor,öyle bir noktaya geliyoruz ki,bunu tahmin etmek,hatta tedbir almak bir çok defa boşa verilmiş çaba oluyor…Kısacası her şey olacağına varıyor,hayatın yansıması dediğimiz dizimizde de durum çok farklı sayılmaz…En büyük “yargı”larda,”asla”lar da,yaşamadan anlaşılmıyor…

2-Bu hafta tüm sahnelerden büyük keyif aldığım için anketimizin bu mukaddes sorusunu pas geçmek istiyorum…

3-Bu hafta o kadar çok gülünecek sahne vardı ki,ama ilginçtir ben güldürme amacı taşımayan bir sahneye çok daha fazla güldüm…Eda ve Yaman’ın Efe ile konuştukları sahne,gizli mizah öğeleri taşıyordu…Dediğim gibi birincil amaç güldürmek değildi belki,ama durum komikti…Hâl böyle olunca Hakan Vanlı’nın vurguları ve küçük Eda üzerinden Eda’ya savurduğu hakaretler çok ince hesaplanmıştı…Tamamen Yaman’ın psikolojik bir zaafı diyebiliriz,bir şekilde tatmini de diyebiliriz,ama asıl komik olan bunu Eda’nın fark edip Yaman’ın yüzüne vurmasıydı…

Sonuçta geçmişte bir hayatı paylaşmışlar ve Eda,Yaman’ı tanıyor,neyi ne amaçla söylediğini,neler düşündüğünü çok iyi biliyor…Zaten sahne boyunca Eda’nın yandan yandan Yaman’a bakması gibi detaylarla sahne birçok anlamda başarıyı yakalamıştı…Diyeceğim o ki senaristlerimiz kendilerini tekrara düşmek yerine karakterlerinin kişilik özelliklerini öne çıkarmayı,bu özelliklerle oynamayı çok seviyorlar…Belki de bu yüzden hiçbir karakter tek yönlü olmuyor…Onların zaaflarını görmek,onları tanımak bir izleyici için bulunmaz nimet…Görüldüğü gibi zaman geliyor,en güldüğüm sahne,bu tip ince durum komedileri ile beslenmiş,sahne olabiliyor…Bundan kuşkusuz Hakan Vanlı’nın oyunculuğunun büyük katkısı var…İzleyici ne hissedeceğini bilemiyor,ne çok nefret edebiliyor,nede sevebiliyor…İlginç adam şu Yaman efendi…Neden nefret edemediğimize gelince,neyi ne düşünerek yaptığını açıkça dile getirmesi,komplekslerini görebilmemiz,bize yansıyan bu duyguda kesinlikle belirleyici oluyordur…

4-On beş saniye sürmeyen ufacık bir iç ses bölümün en duygusal sahnesiydi…Kızının günler sonra gülebilmesi,hayata bir noktadan başlayacağına işaretti…Aslında Ferit’in hikayesinde,Oğuz’un Damla ile olan ilişkisinde senaristlerimiz çok inceden gidiyorlar…Bildiğiniz üzere Oğuz her zaman Damla-Ferit birlikteliğine karşıydı,bir baba olarak kızının üzülmemesi için böyle bir ilişkiyi onaylamıyordu,gizli aşk,ardından gizli evlilik ile çiğnenmesine rağmen Oğuz bugün bir kez bile ima’da bulunmadı,Ferit’in arkasından olumsuz konuşmadı,kızına ben sana böyle olacağını söylemiştim demedi…Bu hassasiyetle üzerinde durulması gereken bir nokta aslında…Çünkü Oğuz,kızının taze yaralarını kanatmak istemiyor,baştan beri olduğu gibi kızlarının mutlu olması,yüzlerinin solmaması ve hayata gülebilmeleri onun tek gayesi…

5-Haftanın Mesajı;Müzik yaş,kuşak,dönem ve kişilik ayırt etmeksizin,her türlü insanı ortak bir çatı altında toplama gücüne sahiptir…Dünya da bunun gibi başka bir güç daha var mıdır,orası tartışılır işte…

6-Haftanın repliği; Sen Böyle Gül Yeter ki !!! Gerekirse ben Ardayla her gün prova yaparım…Benim Güzel Kızım !!!

:icon_shadİKİ AİLE 77.BÖLÜM ENLERİ…:icon_shad

1-EN Beğendiğiniz Sahne…?...
2-EN Beğenmediğiniz Sahne…?...
3-EN Güldüğünüz Sahne…?...
4-EN Duygulandığınız Sahne…?...
5-Haftanın Mesajı…?...
6-Haftanın Repliği...?...

* Hayri’ye Dostumuza Selamlar ve Sevgiler !!!

:icon_shadİKİ AİLE 77.BÖLÜM ŞIK VE RÜKÜŞLER…:icon_shad

1-EN Şık Bayan…?...
2-EN Şık Bay…?...
3-EN Rüküş Bayan…?...
4-EN Rüküş Bay…?...

* Haftalık Anketlerimizde tamamlandığına göre şimdi kısa bir Aile Gündemi yapalım…

İlk olarak Fatoş abla ve loralai gizli hayranın Eda olma fikrini beğenmişler…Çarşamba günü de söylediğim gibi benimde çok hoşuma gidecek bir hikaye çıkışı olurdu,fakat bende loralai gibi dizimizde işlenme olasılığını çok düşük buluyorum,ama eminim ki senaristlerimiz bu gizli hayran üzerinden,yine bir şekilde Eda ile Oğuz’u karşı karşıya getirmeyi başaracaklar…

Gizli Hayran’ın psikolojik sorunları olan,takıntılı bir tip !!! Ben böyle bir hikayeyi Eda’nın reklam yıldızı olduğu dönemlerde düşünmüştüm…Hatta bu yönde bir tüyo bile gelmişti…Eda’ya takılacak sapık rolü için oyuncu seçimleri başlamıştı,sonradan vazgeçilmiş olacak ki reklam kampanyası,evlilik teklifi ile son bulmuştu…Diyeceğim o ki acaba bu komedinin üzerinden böyle ilginç bir hikayeye geçiş yaparlar mı…Köşke bir sapık dadandığını düşünün…Köşk ahalisi bu tehlike ile karşı karşıya kaldıklarında,Köşk içi komedi sahneleri izleyebiliriz,iç içe giren ailemiz,Köşkün her noktasında beraber dolaşarak,çeşitli tedbirler alabilirler…Nedendir bilmez böyle can sıkıcı bir sapık hikayesi,uzun vadede eğlenceli sahneler izleyeceğimizi düşündürüyor bana…Sonuçta internet apayrı bir dünya,internette kendine ait özel bir video yayınlamak bile bu yüzden tehlikeli ve sonucu önleyemeyeceğin bir bedel olarak sana dönebilir…İlginç bir hikaye olabilir diye düşündüm ve paylaşmak istedim…Hep beraber göreceğiz…

Benden Şimdilik bu kadar…Yeniden Görüşünceye kadar Hoşçakalın…Hadi Hafta sonu geldi dinlenme vakti !!!

KiRaZ_aLp
29-02-08, 20:29
şu ardada amma büyüdü gözümüzde diziden çıksın hiç istmiyorum onuu ben
siz nasıl seviyosunuz onu yha hayret!!:)
tmm şimdi kişilik olarak değişmiş olabilir ama genede bna itici geliyor konuşmaları,tavırları kendisini beğenmiyorum ve cerenede yakıştıramıyorum hiç kusura bakmayın:) sevmiyorum o çocuğu
feritin yerine arda çıksaydı diziden çoook ta memnun olurdum..gül gibi ferit gitti yha dizinin neşe kaynağı gitti:( olur mu bu yha adaletsizlik:(
koymuşlar oraya rokçı bi kişilik saçma sapan şeyler yuhh yane üstelik CERENDEN yaşça kat kat büyük olmasına rağmen olur mu hiç böyle şey yha
cerene daha kibar biri gidebilirdiiiii her zaman diyorum yakışmıo
bi de oğuzun gözüne girmek için komikçe şeyler yapıyo sen kim ut kim yha tamam çalabildin güzelcenek ona bi şey demiyorum ama rokçı,bardan çıkmış bir çocuğun eline sevdiği kız için ut alması saçma deyil bence kesinlikle saçma yhaa:)
olmazzzzz böyle şeyy olmazzzz:))

ANTİ ARDAAAA:)___________

nar cicegi
29-02-08, 22:54
Fatoş Abla'dan zılgıtını duydum yorum yazmadan gitmeyim dedim.Mazallah şimdi bu ufak :img-grin2 uyarılar yarın cezaya bile dönüşebilir.sofa

İKİ AİLE 77.BÖLÜM ENLERİ

1-EN Beğendiğiniz Sahne…?...
Tartışmasız rock barda Türk sanat Müziği söylendiği sahne her açıdan çok güzeldi.

2-EN Beğenmediğiniz Sahne…?...
Bu soruyu bende pas geçiyim beğenmediğim sahne yoktu.

3-EN Güldüğünüz Sahne…?...
Birçok yerde güldüm ama en belirgin olan yerler Ergin'in yapamadığı evlenme teklifi ve Oğuz'un onla dalga geçtiği sahneler.

4-EN Duygulandığınız Sahne…?...
Pek hatırlamıyorum ama Arda ile Şule'nin konuştuğu bir sahne galiba.

5-Haftanın Mesajı…?...
Türk Sanat Müziği kendini rock barda bile dinletir.

6-Haftanın Repliği...?...
Ne yaparsın bana da mı evlenme teklif edersin.

Bölüm resimlerimizde gelmiş.Sözde iki tane ama bulmaca gazetelerindeki 5 fark bulmacası gibi.Nerdeyse birbirinin aynısı.Gerçekten Oğuz'un boynundaki atkıya bende anlam veremedim neden takmış ki.Fragmanda yok ortada.İnşallah yarın öğlene kadar teşrif eder.Kendinize iyi bakın hasta olmayın.Az daha bende hasta oluyordum ama zamanda yapılan müdahaleyle kendimi kurtardım.

merve_gülben
29-02-08, 23:14
Evettt Geldik Bölümümüzün Enlerine.. evet bende kendimce yorumlayacağım..

1-EN Beğendiğiniz Sahne…?...

Arda ile Oğuz'un düetleri çok hoşuma gittii. bir de erginin evlenme teklifini bir türlü YAPAMAYIŞI.. :img-hyste

2-EN Beğenmediğiniz Sahne…?...

YAMAN YAMAN ve YİNE YAMAN..

3-EN Güldüğünüz Sahne…?...

Edanın süt kardeşler demesi oğuz ve ergin için.. :img-hyste sonra bir de eda-fusün konuşmasında boz ayı muhabbetii.. :img-hyste daha bir sürü vardır da aklıma gelmiyorr.. zamanım da kısıtılı..

4-EN Duygulandığınız Sahne…?...

Arda-Şulenin konuşmaları.. ana-oğul.. çok güzeldii..

5-Haftanın Mesajı…?...

Evet bende katılıyorumm narçiçeği arkadaşımıza..Türk Sanat Müziği'nin Rock barda bile dinletilmesi ve sevdirilmesi..çok güzel bir mesaj oldu.. ama tabi dinlemeyenler için.. :img-wink: biz alışığız bize ağır gelmez de dinlemeyenler için diyorum.. :) harikaydı zaten bütün hafta boyunca dilimden düşmedi şarkı..

6-Haftanın Repliği...?...

aaa çok zor bi seçim yaaa.. ama bencede oğuzun ne o yoksa bana EVLENME TEKLİFİ Mİ EDECEKSİN.. demesii haftanın repliği.. :img-hyste


1-EN Şık Bayan…?...

EDA.. EDAA.. EDAMMM..:D

2-EN Şık Bay…?...

OĞUZUM..OĞUZCUMMM....:D

3-EN Rüküş Bayan…?...

Şule diyebilirm heralde.. başka yok.. :img-hyste

4-EN Rüküş Bay…?...

ıyy tabikide yaman ve saz arkadaşı.. :img-hyste


Ay yıldızlara mutluluk fısıldarken,gökyüzü sevincini yeryüzü ile paylaşırken ben size bir parça mutluluk yolluyorum..İçinizdeki umut Çiçekleri solmasın diye.. :) sizleri çok seviyorumm..

Bu sefer değişik bitireyim dedim olmuş mu.. umarım olmuştur.. Evet benden bu kadar arkadaşlarrımmm hepinize iyi geceler.. görüşmek Üzere.. dediğim gibi umutlarınız HİÇ solmasın.. hoşçakalınn..:sad53:

Arkadaşlarr ben daha önceki yorumumda söyledim ama tekrardan yinelemek istiyorumm.. emre abimizin o güzel sesini duyduk ben iclalimin de iclal ablamında o güzel sesini duymak istiyorum.. lütfenn yaa.. çok istiyorumm bunu.. İCLAL ablamda bir şarkı söylesinn.. nolurrrr... daha önceki yorumlarımda söyledim.. İCLAL AYDIN aşkımın canımın da sesini duymak istiyorum.. Ve gidiyorumm.. iyi gecelerr..

.theron.
01-03-08, 00:06
mrbb iyi akşamlarr :)

en begendigim sahne : kesinlikle erginin evlenme teklif edemeyisii cok hos ve komikti bi türlü edemedi :D

en begenmedigim sahne : yokkii ..

en güldügüm sahne : yine erginin evleneme teklif edemeyisi. yerlerdeydim resmen yaa.bu nasıl sakarlıktır :D

en duygulandıgım sahne : oguzun ic sesi Damla icin söyledikleri

haftanın repligi : merveminki gibi benmkide boz ayı muhabbeti

en sık bayan : Edaa :img-in_lo

en sık bay :Arda ve Oguz

en rüküs bayan : ?

en rüküs bay : refik

MeRvE_bbg
01-03-08, 02:19
Sizleri çok yakından takip etmeme rağmen buraya fazla yazmıyorum..Aslında o kadar çok şey geçiyor ki aklımdan sizin yazıklarınıza baktıktan sonra hepsini unutuyorum çünkü fikirleriniz beni başka dünyalara götürüyor.Fakat Haftalık Soruları geçmeden yapamayacağım....

İKİ AİLE 77.BÖLÜM ENLERİ…

1-EN Beğendiğiniz Sahne…?...

Niyazi'nin kafasına çiçek yeme sahnesi

2-EN Beğenmediğiniz Sahne…?...

Böyle bir sahne olmadı bu hafta herşey çok güzeldi...

3-EN Güldüğünüz Sahne…?...

Ergin'in evlenme teklifi ettiği sahne.

4-EN Duygulandığınız Sahne…?...

Oğuz'un Arda'nın sırtını sıvazlayarak "Ben sana güvenmeseydim bu sahneye çıkmazdım" sahnesi.

5-Haftanın Mesajı…?...

Oğuz-Arda damat-kayınpeder olarak değil, Türk Sanat Müziği'nde örnek alınacak iki kişidir...

6-Haftanın Repliği...?...

Ergin: Dikkat et büyük bir yudum alma.....
Füsun: (romantik bakışlar..)

İKİ AİLE 77.BÖLÜM ŞIK VE RÜKÜŞLER…

1-EN Şık Bayan…?...

Eda

2-EN Şık Bay…?...

Oğuz

3-EN Rüküş Bayan…?...

Refik

4-EN Rüküş Bay…?...

Şule tabikidee...

minemtoprak
01-03-08, 12:30
İKİ AİLE 77.BÖLÜM ENLERİ…

1-EN Beğendiğiniz Sahne…?...

Düet sahnesi

2-EN Beğenmediğiniz Sahne…?...

Yok ...

3-EN Güldüğünüz Sahne…?...

Tabiki CEYLANIM sahnesi:img-hyste ve habidi yarı dövmeleri,Oğuzun hani habidi yar nerde demesi.

4-EN Duygulandığınız Sahne…?...

Oğuzun sofrada Damlaya bakıp içinden sen yeterki hep böyle gül,ben Ardayla her gün prova yaparım demesi.Birde Arda Şule konuşmaları.

5-Haftanın Mesajı…?...

Rockerlarda Sanat müziği dinlermiş :)

6-Haftanın Repliği...?...

Çık İçimden Zebani :)

İKİ AİLE 77.BÖLÜM ŞIK VE RÜKÜŞLER…

1-EN Şık Bayan…?...

Eda

2-EN Şık Bay…?...

SABUTAY :)

3-EN Rüküş Bayan…?...

Füsun

4-EN Rüküş Bay…?...

Refik

nar cicegi
01-03-08, 12:48
Fragman çıktı...

Fragmanın yarısına denk geldim gitmeden anlatıyım dedim.Yaman ve Arda Şule'nin evinde karşı karşıyo bişeyler konuşuyor.Küçük Eda bornozla Efe'ye aşofmanlarım nerde diyor.Arda ve Oğuz çatı katında Eda geliyor ve konseriniz için kostüm mü bakıyorsunuz ateş böcekleri diyor.Damla ve Eda konuşuyor Damla bende genç bir kadın gibi davranabilirim demi diyor.Eda da evet diyor.Meydanda herkes toplanmış Niyazi de ortasda kendimi yakarım diyor.Kısa bölümünü görmüş olsamda ayrıntılarıyla anlattım.İzleyene kadar bir fikir olur aklınızda.

iki_ailem
01-03-08, 16:24
fragmanı saat 08:07 de dershaneye gitmeden önce hemde tamamını izledim.güzel gerçketen.ama sonra dersler falan çoğunu unuttum.şimdi yazabiliyorum.oğuz önce itiraz ediyor ama sonra benimde bayağı bir hayran kitlem oluştu falan diyor matbaada yalnızken.ceren bilgisayar başında merve ye büyük bir ihtimalle videoyu eklerken bizim de bir katkımız olsun diyor.devamını sonra anlatırım belki. şimdilik bu kadar by...

not:zeynep özkaya ve ece çeşmioğlu yeni bir çikolata reklamında rol almışlar.yine sabah gördüm.haber vereyim dedim...

ggnibsgk
01-03-08, 16:36
Selammlarrr:)

Fragmanımız çıkmış En’lerimiz sorulmuş ve dolayısıyla da ben yine burdayımm :)Hadi başlayalım o zaman;

Öncelikle fragmanı anlattığı için Burçin’e teşekkürler…Valla süper eğlenceli vee Damla sahnesinden anladığım kadarıyla bi o kadar da duygusal bi bölüm bizi bekliyor…Özetten de anlamıştık zaten bu bölüm de süper olucak…Vallahi heycanlandımm şimdiden ehuehue…Dizimiz eski tadına döndüğü için kaç bölümdür içim o kadar rahat ki,bir de bu bölüm “inşallah böle bişey olmaz” deme ihtiyacını da hissetmediğime göre her şeyy gediğine oturdu demektir;) Burçin’cim tekrar sağol fragmanı anlattığın için vallahi yazdıklarından bile fragmanı beğendim ehuehue…

Şimdi En’lere geçelim..Fragman elimize ulaşınca daha ayrıntılı yorumlarız…Vakit olursa…=)

İKİ AİLE 77.BÖLÜM ENLERİ…

1-EN Beğendiğiniz Sahne…?...

Valla bölümün her bir karesini beğendim yani…Hatta Yaman’lıları bile Şule’yi tehdit ediyodu ama Şule de hiç altta kalmıyodu bu yüzden sevdim…ehuehue…Onun dışında ufaklıkların kavgalarından tutun da Ergin’in beceriksizliklerine,Eda ve Oğuz’un tatlı tatlı didişmelerine,Oğuz’un cezasına kadar…Her şey çok güzeldi yaaa…:happy0064

2-EN Beğenmediğiniz Sahne…?...

Yok valla…Ya da hatırlamıyorum o da olabilir…Ama tabii beğendiğim sahneler arasında kaybolduysa bu da büyük bir maharet diimi???;)

3-EN Güldüğünüz Sahne…?...

Valla replik olarak Oğuz’un Ergin’e “Naparsın evlenme mi teklif edersin? Demesine çok güldüm...Genel hikaye olaraksaaa??...Herhalde yine Ergin Füsun hikayesi çok komikti…ehuehue…

4-EN Duygulandığınız Sahne…?...

Oğuz’un biricik kızı için söylediği sözler iç ses olanlar..Tam hatırlamıyorum ama?? Süperdi gerçekten..Ayy Oğuz’cum yaa bitanesinnn…:img-wink:

5-Haftanın Mesajı…?...

Aile için de yalan olmaazz ehuehue…

6-Haftanın Repliği...?...

Oğuz’un Damla için iç ses olarak söyledikleri…:img-yes:

İKİ AİLE 77.BÖLÜM ŞIK VE RÜKÜŞLER…

1-EN Şık Bayan…?...Edaaa!!

2-EN Şık Bay…?...Ergin…O kadar evlenme teklif etti yani;şık seçelim biz de onu ehuehue…:img-wink:

3-EN Rüküş Bayan…?...Hımm zor bi soru Şule olsun ehuehue...

4-EN Rüküş Bay…?...Refikmiş hatırlamıyorum;)

Evett yorumumuzu da tamamladuk hadi o zmn hoşçakalınbye

Not: Miray'cım sana da çok teşekkürler fragmanı anlattığın içinn ve reklamı haber verdiğin içinn:)

lekocabalkan
01-03-08, 17:52
Öner Erkan gibi yetenekli bir adama üç kuruş fazla vermemek için diziden kovdular...

AYIP.. KINIYORUZ...

ic_lal
01-03-08, 20:58
merhaba arkadaşlar nasılsınız?bugün çok tempolu geçti günüm sonunda oturdum bilgisayarımın başına ilk kez fragmanı bu kadar geç izledim ki teşekkür ederim bende miray'a yorumlara bakarken ilk fragman yorumu olduğu için ilk bilgileri almış oldum neyseee izledim sonunda bende giriyim bari dizifilme de arkadaşlarımla konuşıyım dedimm:img-yes:

Fragman çook güzell yani her zamanki gibi oğuz un hayranları olduğu için mutluluğu fln bence eda bu duruma el koyarr:img-wink:
Ergin ve füsun un düğünü çok eğlenceli olucağa benziyo ki inşallah bi aksilik
olmadan bir dahaki bölümlerde evlenirler:img-hyste
YİNE pazartesi çok iyi geçicekk çoookkkk mutluyum şimdide arkadaşlarım geliyoo bu gece fenerbahçede yenilirse bizim evde çümbüş var..:img-hyste
tabi bu duruma babam ve oğuz bey kızabilirr:img-hyste

hepinizi çok çok öpüyorum iyi geceler pazartesi günü yüzünüzden gülücükler eksik olmasın kendinize iyi bakınn bye

ece_ikiaile
01-03-08, 23:05
:icon_shadİKİ AİLE 77.BÖLÜM ENLERİ…:icon_shad

1-EN Beğendiğiniz Sahne…?...

Bütün sahneler çok güzeldi...Özellikle de Arda ile Oğuz'un Rock barda ki düeti ve Ergin'in bir türlü Füsun'a evlenme teklif edememesi...:D...

2-EN Beğenmediğiniz Sahne…?...

Beğenmediğim sahne yoktu...

3-EN Güldüğünüz Sahne…?...

Ceylanım sahnesi ve yine Ergin'in Füsun'a bir türlü evlenme teklif edemeyişi...:D...

4-EN Duygulandığınız Sahne…?...

Oğuz'un sofrada içinden Damla sen yeterki hep gül ben herzaman Ardayla prova yapmaya razıyım demesi...(Cümle tam aynsı değil...)

5-Haftanın Mesajı…?...

Türk Sanat Müziğin'in Rock barda dinletilmesi ve sevdirilmesi...;)

6-Haftanın Repliği...?...

Ceylanım...:img-hyste...

:icon_shadİKİ AİLE 77.BÖLÜM ŞIK VE RÜKÜŞLER…:icon_shad

1-EN Şık Bayan…?...

Eda'm Eda'm ve yine Eda'm...:img-in_lo

2-EN Şık Bay…?...

Oğuz

3-EN Rüküş Bayan…?...

Şule

4-EN Rüküş Bay…?...

Yaman

byebye

GÜL GÜZELİ
02-03-08, 16:00
arkadaşlarr ben bişey ögrenmek istiyorumm başda belirtiyimm iki aileyi sık sık olmasada arada bir izliyorumm ve keyifle izlyorummm ve şimdi sık sık izleyemedigimden bi konuda merakım varr merakımın nedeni ARDA VE BABASI izledigim bölümlerden anladıgım ardanın babası yok dimi yani tanımamış hiçç ya saçma gelcek ama dün izlerken tekrarı sabutayla ardayı gösterdiler baba ogul gibiydiler benziyolardı bende birden acaba dedim sabutay ardanın babası olabilirmi şimdi sabutay daha genç arda kadar oglu olması için 40 50 yaşlarında olması lazım diceksinizz biliyorum sizin açınızdan düşününce mantıklı bi açıklama ama benım açımdan bakında olabilicek bişeyy ardanın yaşını göz önunde bulundurursak annesi çok küçük yaşda misal 15 16sında filan hamile kalsa ardaya ardanın babasıda 20 yaşlarında olsa gayet normal olur bu durumda arda şuan 19 20 sindeyse babasıda sabutayın yaşında gayet rahat olur dimi yanlışmıyımm ya saçma bi fikir belki ama sabutayla arda öyle güzel oldular ki yan yana baba ogul gibi öyle yakıştılar ki aklıma geldi birden merak ettim ardanın babasını keşke yanılmıyo olsam ne güzel olurr..

dipnot.hesaplamam yanlış olabilirr hem arda ve annesinin yaşını bilmiyorum hemde gripdenn hesap yapıcak beyin kalmadı bende hesap yanlışsa kusura bakmayın...

HeRGeLe
02-03-08, 18:36
Herkese İyi Pazarlar İki Aile Ailesi,

Hava bügün burda mühiş güzel ve günlerden pazar...kahvemi aldım ve kulağımda Funda- Affetmem...harika bir ses harika bir yorum... nostalji yapmak iseteyenlere tavsiye edebilirim, pazar pazar harika gidiyor...

Sevgili Buğra'mızda fragmanımızı mesaj kutularımıza göndermiş burdan ona teşekkürü bir borç bilirim...

ee pazar pazar fragmanımızı yorumlama zamanı geldi de geçiyor bile...:happy0064

hadi bakalım başlayalım nerde kalmıştık hım....

Müthiş bir bölüm bizleri bekliyor, daha fragmanın başında neler olucağı, ne kadar güzel bir bölüm olacağı belli oluyor...


çünkü fragmanın başında yeni grubumuz olan

.Arda-Oğuz İkilisiyle başlıyor hemde muhteşem bir şarkıyla..

KİMSEYE ETMEM ŞİKAYET

Kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime
Perde-i zulmet çekilmiş, korkarım ikbalime
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime....


Müzzeyen Senar'ın o muhteşem şarkısıyla başlıyor fragman.. burdan bile 78. bölümün ne kadar güzel olduğunu tahmin edebilirisiniz ;)

Daha sonraki sahnede Arda ve Oğuz'un TSM konseri çok beğeniliyor ve sanırım gecenin sahibi olan bir Bayan Oğuz ve Arda ikilisine

"baba oğul ne kadar güzel bir grup olmuşsunuz" diyor

Arda' da ordan hemen cevap veriyor,

"biz baba oğul değiliz, ben oğuz beyin kızının Erkek arkadaşıyım" diyor ve tabii Oğuz'da küplere biniyor :img-hyste

.Efendim diğer bir sahne Ceren..

Ceren Arda ve Oğuz'un konser görüntülerini,

"şöhret olucaklar bizimde bir katkımız olsun" diyerek internete dağıtıyor :img-hyste

Veee tabiki Oğuz yine küplere biniyor ve "derhal o görünütleri ordan sileceksin" diye esip gürlüyor :img-grin2

bu arada arkadaşlar Oğuz'un bağırma çağırma sahnesinde Eda'da var, ancak Eda çok farklı bakıyor Oğuz'a.

Aklından sanki bir şeyler geçiyormuş gibi, gözlerini kısık bir şekilde bakıyor, aklına bir plan gelmişte o planı uygulamak için, Oğuz'un susmasını bekliyor gibi ve hemen akabinde

Oğuz matbaada laptoptan "Benim Bir hayranım var" diye mutluluktan ağzı kapanmıyor :img-blush

Buğra ve bir arkadaşımızın sanırım tahminleri doğru tuttu, o gizli hayran bizim Eda büyük ihtimalle, senaristlerimiz böyle bir hikaye oluşturdular, Eda Oğuz'a gizli hayran numarası yapacak, sanırım Hipo nunda intikamı olucak gibime geliyor veee çok eğleneceğimiz bir bölüm olucak :img-hyste


.Diğer bir sahne Arda-Şule

Arda annesine "hergün provar yapmamız gerek hergün" diyor Şule'de gülüyor ..

şule sanırım bizim İki Aile sayesinde oğluyla çok keyifli dakikalar geçiriyor...

ve ilerde dünür olma durumu olduğunda sanırım köşkte bir Eda-Füsun-Şule 3 lüsü olarak bir dostluk olucak gibime geliyor, haydi hayırlısı...:img-wink:

.veee efendim Ergin -Füsun iklisi...

bu sahnede yine harika olucak Eda ve Oğuz, Ergin ve Füsun'un evleneceğini o muhteşem yemek masasında söylüyolar ve bütün aile mutluluk la alkışlıyor ve yine köşkümüzde düğün varrr

eee ne düğünler yapıldı köşkümüzde

Timur'un sünneti

Eda-Oğuz evliliği...

Damla-Ferit :sad53:

Safiş-Muhtar..

vee şimdide Füsun-Ergin düğünü..

köşkümüz yine bir düğünle daha renkelenecek..:happy0064


Evet sevgili İki Aile Ailesi fragmanımız bu kadar, yarın akşam bakalım daha neler olucak... hep birlikte görücez..


Benden şimdilik bu kadar arkadaşlar..

size satırlarıma son noktayı koymadan önce, Kulağımda Rana Alagöz'le veda ediyorum... yine harika bir yorum, harika bir ses.

" Aşkın gözü körmü acaba

uyan artık bitti bu rüya

seviyor sevilmiyorsun boşver aldırma"

kendinize çok iyi bakın yarın akşam görüşmek dileğiyle bye

minemtoprak
02-03-08, 20:02
arkadaşlarr ben bişey ögrenmek istiyorumm başda belirtiyimm iki aileyi sık sık olmasada arada bir izliyorumm ve keyifle izlyorummm ve şimdi sık sık izleyemedigimden bi konuda merakım varr merakımın nedeni ARDA VE BABASI izledigim bölümlerden anladıgım ardanın babası yok dimi yani tanımamış hiçç ya saçma gelcek ama dün izlerken tekrarı sabutayla ardayı gösterdiler baba ogul gibiydiler benziyolardı bende birden acaba dedim sabutay ardanın babası olabilirmi şimdi sabutay daha genç arda kadar oglu olması için 40 50 yaşlarında olması lazım diceksinizz biliyorum sizin açınızdan düşününce mantıklı bi açıklama ama benım açımdan bakında olabilicek bişeyy ardanın yaşını göz önunde bulundurursak annesi çok küçük yaşda misal 15 16sında filan hamile kalsa ardaya ardanın babasıda 20 yaşlarında olsa gayet normal olur bu durumda arda şuan 19 20 sindeyse babasıda sabutayın yaşında gayet rahat olur dimi yanlışmıyımm ya saçma bi fikir belki ama sabutayla arda öyle güzel oldular ki yan yana baba ogul gibi öyle yakıştılar ki aklıma geldi birden merak ettim ardanın babasını keşke yanılmıyo olsam ne güzel olurr..

dipnot.hesaplamam yanlış olabilirr hem arda ve annesinin yaşını bilmiyorum hemde gripdenn hesap yapıcak beyin kalmadı bende hesap yanlışsa kusura bakmayın...



Ne diyorsun arkadaşım sen yahu?Sabutaycığım Ardanın babası değil asla öyle bir ihtimalde olamaz.Ardanın babası ölmüş,ve restoranlar zinciri varmıştı adamın bu zenginlikte ordan geliyor.
Sabutaycığımla Arda abi kardeş gibiler ne alak baba oğul,yani düşünce bile deli oldum... burda Sabutay hastası biri var karşında :img-yes:sen pek takib etmediğin için diziyi böyle bir yanlış anlaşılma olmuş.Merak ettiğin noktalarda bizlere sorabilirsin.Seve seve yardımcı oluruz.Ama lütfen yani Sabutayla ilgili tezler .... neyse herkese iyi pazarlar.Yarın olsada dizimizi izlesek.
Bu arada bel fıtığı tedavisine başladık bu gün,doktorum yarınki randevuyu kaça vereyim dedi,mümkünse 20 den önce olsun İki Aile varda :img-hyste

GÜL GÜZELİ
02-03-08, 20:36
Ne diyorsun arkadaşım sen yahu?Sabutaycığım Ardanın babası değil asla öyle bir ihtimalde olamaz.Ardanın babası ölmüş,ve restoranlar zinciri varmıştı adamın bu zenginlikte ordan geliyor.
Sabutaycığımla Arda abi kardeş gibiler ne alak baba oğul,yani düşünce bile deli oldum... burda Sabutay hastası biri var karşında :img-yes:sen pek takib etmediğin için diziyi böyle bir yanlış anlaşılma olmuş.Merak ettiğin noktalarda bizlere sorabilirsin.Seve seve yardımcı oluruz.Ama lütfen yani Sabutayla ilgili tezler .... neyse herkese iyi pazarlar.Yarın olsada dizimizi izlesek.
Bu arada bel fıtığı tedavisine başladık bu gün,doktorum yarınki randevuyu kaça vereyim dedi,mümkünse 20 den önce olsun İki Aile varda :img-hyste

açıkladıgın için sagol canımm ne biliyimm ardanın babasına ne oldugunu ögrenememiştim ben ondan tahmın yürüttümm bu arada sabutaya bende bayılıyorummm ama artık yanlız görmek sıkıcı damlada kaldı zavallı yeni birine aşık olsa ne güzel olur dicemm ama sen beni ateş topuna tutcann biliyorumm ama napıyımmm sabutayın yanlız kalması üzüyo beni ardayı oglu yaptım olmadı sevdigi de yok bu adam gene yanlızmı kaldı yani..

bugra9
02-03-08, 23:08
Herkese İyi Pazarlar !!!:img-wink:

Forumumuzun bu kadar sessiz kalmasına gönlüm razı olmadı ve dedim kalk Buğra arkadaşlarına,ailene ünite sorularını hazırla...Hiç olmazsa yeni haftaya doğru çıktığımız bu yolculukta ünite soruları vesilesi ile fragman yorumlarınıda almış oluruz...O halde gelin bir Akşam Ajansı açalım,ardından kısa bir fragman yorumu ile devam edelim...

:icon_shad:kahve:icon_shadAKŞAM AJANSI...:icon_shad:kahve:icon_shad

Özellikle Euro Star’da yayınlanan uzun fragmanımız bölümün eğlenceli ve sıkı olacağının habercisi…Zaten hafta başında ki özet yorumumda fragmanda yer alan bir çok sahneye değindiğim için yeniden kendimi tekrar etmek istemiyorum…Fakat ek olarak değinmek istediğim iki konu var…

* İlk olarak Damla’nın artık genç bir kadın olduğunun farkına varması,dizimizde ki en büyük karakter devrimlerinin başında geliyor…Şimdi bu devrimin boyutunun farkına varmak adına birazcık geçmişe dönmekte fayda var…Damla,çok sevdiği annesinin kaybının ardından kardeşlerinin küçük annesi,babasının can yoldaşı olmuş…İster istemez bu süreç onu hayatında ki bir çok şeyden feragat etmeye mecbur bırakmış…Bahar’ın ölüm geçmişine dönecek olursak,annesini kaybettiğinde Damla,aşağı yukarı Ceren kadarmış…Bir genç kızın böyle bir travmayı kolay atlatması zaten imkansız…Öyle kritik bir yaş ki hayatının ikinci perdesinde insana biçilen rol bu yıllarda belirlenir,kişiliğin oturması gerçekleşir…Kaldı ki bir genç kız o yaşlarında destek vermekten,boşluk doldurmaktan çok destek görmek ister…Durum böyle olunca Damla gençliğini de tuttuğu bu yasa son bir halka olarak eklemiş… Senaristlerin hakkını vermek gerekiyor,sıkı bir Damla profili çizdiler en baştan bu yana…Damla’nın değişimleri,kadınlığa adım atışı ve hayata bakışı ince elenip sık dokundu…Yakın geçmişi zaten biliyorsunuz,Damla Ferit ile evlendi fakat evli bir kadın olduğunu bile anlayamadı…Yine ona verilen rol kocası ile babası arasında kalmaktı…Zaten hayata adım atışı,yaşını yaşamaya başlayışı ile Ferit ile evlenip,bir sorumluluk alması arasında ki kısa zaman dilimi yüzünden Damla bir sorumluluğu bırakırken,kendini yeni bir sorumluluğun altına almıştı…Yine arada kayıp bir dönem vardı…İşte Ferit’in gidişi ile,tahminlerimize göre Damla’nın Ferit’ten boşanması ile bambaşka bir Damla izleyeceğiz,damla yaşayamadığı,eksik kalan,kaçırdığı yıllarını yakalamaya çalışacak…İşte bu süreçte yanında Eda ablasının olması,onunla dertleşip,böylesi radikal bir kararı onunla paylaşması çok hoşuma gitti..Fragmanda gördüğümüz kadarıyla Eda’da tüm samimiyeti ile “ Kızına “ destek oluyor…Bende bir izleyici olarak şöyle derim,tüm duygularımla söylüyorum,bence de Damla genç bir kadın olduğunun farkına varsın,tatmadıklarını tatsın,hiçbir sorumluluk almadan,kimsenin gölgesinde kalmadan,fütursuzca yaşamayı öğrensin…Başta da dediğim gibi bu başlı başına bir karakter devrimidir…Aynı zamanda büyük bir senaryo başarısıdır…Karakterlerin özlemlerine,zaaflarına ve eksiklerine yönelmek,onları kişiliğe ve insani duygulara büründürür,makbul olanda budur zaten…

* Değineceğim ikinci konu ise hafta ortasında da üzerinde konuştuğum gibi Gizli Hayran üzerine…Gizli hayranımız şayet fragmanda yer alan ve Oğuz’a atkı hediye eden bayan ise sanırım senaristlerimiz Eda ile Oğuz aşkını biraz sallayacaklar diye düşünmeye başladım…Üstelik kendinden büyük bir adama aşık olan bir genç kızın tek taraflı aşkı işlenebilir…Bu hikaye klişelere sapıldığı takdirde nereye gider bilmiyorum ama Oğuz,Serpil ’in yatağından çıktıktan sonra varacağı daha feci bir nokta olacağına inanmıyorum…Fakat dediğim gibi bu hikaye bir genç kızın,platonik aşkı ve çabası ekseninde dönebilir…

İki haftadır Ünite Sorularımızı paylaşamıyorum…Bu hafta bu sessiz Pazar gecesini fırsat bilelim dedim ve sizlere ünite soruları hazırladım…Hadi Kolay Gelsin…Müge Abla kaytarmak yok !!!

:icon_shadİKİ AİLE 78.ÜNİTE BÖLÜM SORULARI…:icon_shad

1-Tahir Ağa’nın Damlaya yaptığı şok teklif ne…?...

2-Küçük Eda’yı bornozla yakalayan Eda,bu ilişkinin bitmesi için Efe’yi uyaracak mı…?...

3-Eda’nın küçük Eda’ya sert çıkışlarına karşın Efe annesiyle kavga edecek mi…?...

4-Niyazi ile Filiz’in arasında ki buzlar eriyecek mi…?...

5-Damla hayatını temize çekerken,gönül kapısı yeniden çalınacak mı…?...

6-Oğuz ile Arda’nın musiki cemiyetinde çıkacakları konser,onlara yeni kapılar açacak mı…?...

7-Türk Sanat Musikisi neferleri Oğuz ile Arda arasında sıcaklık olacak mı…?...Oğuz önyargılarından kurtulabilecek mi…?...

8-Yaman-Şule cephesinde ayrılık rüzgarları eserken Sabutay darbesi Yaman’ı yıldırıp,ayrılığa ikna edecek mi…?...

9- Yaman,küçük aslanı Timur’un doğum gününü hatırlayacak mı…?...

10-Bölüm sonu tahminleriniz var mı…?...

11-Sizlerinde soruları varsa,cevaplamak benim için zevktir…

* Eveet Ünite Sorularımızı da bıraktığımıza göre yavaştan yavaştan yol alabiliriz…Yarın yepyeni bir hafta başlıyor,bu yeni hafta da tüm arkadaşlarımıza başarılar diliyorum…Yarın yeni bölüm öncesi Zaman Sayacı ile birlikte burada olacağım…

O an gelene kadar hoşçakalın…

Kendinize çok iyi bakın…

icom_
03-03-08, 03:32
Herkese İyi Pazarlar..Aslında iyi pazartesileri demeliyim galiba..Saate şöle Bir bakıyorumda Epey geç olmuş..İşte tamda bu saatlerde Bir düşündümde İşlerdi Derslerdi yoğun tempoydu derken Baya boşlamışmıyım ben Ailemi Ne..Evet evet boşlamışım galiba..Bende buğra'nın ünite soruları ile Başlangıcı yapayım dedim..Hem Birde Selam vermiş olurum Aileme..:D Tamam Tamam İtiraf ediyorum Sizleri özledimde Gelim dedim..Sorularda Azcık bahane oldu..Ee o zaman Hiç vakit kaybetmeden başlayalım..Malum yarın pazartesi..Haftanın başı..Yine derslerin Yoğunluğu sıkıntısında boğulacağız..Derin Bİr soluk alıp başlıyorum..:D

İki Aile 78.Bölüm ünite Soruları..

1-Tahir Ağa’nın Damlaya yaptığı şok teklif ne…?...

Sizler Ne düşünüyorsunuz Bilmiyorum ama Bu teklif boşanma Teklifi olacak Gibi geliyo..Muhtemelen feritten Bir adam olmayacağını anlayan( yani artık o konuda pes eden..) tahir ağa Boşanmaları yönünde teklif götürecek damlaya..Fragmandan da anladığımız kadarıyla Damla yeni yeni kendisi ile ilgili kararlar almaya başlamış...Genç bir kadın olduğunun yavaş yavaş farkına varmaya başlıyor..bu konuda bende hemfikirim ama bu farkına varma sürecinde Açıkcası damlanın hayatına yeni birinin girmesini istemem..Bu belki Feritin gitmesine henüz alışamamış olmamdan kaynaklanıyor belki başka bir sebei var ama Damlanın hayatına girebilec ek kişi herkim olursa olsun bende Asla bir sıcaklık uyandırmayacak..Damlanın eşi ferit değilde başka bir karakter olsaydı tmm..Ama söz konusu ferit olunca baya düşünmek gerekiyor....Hele hele bu kişi Sabutay olacaksa ( bardaki o bakışından sonra) kesinlikle hayırumarım böyle birşey düşünülmüyordur..Sabutayın İyi olması Aileye çok yakın olmasada bir şekilde yardımının dokunması falan filan tamam ama Damla ile bir birlilktelik kesinlikle söz konsu olamaz..

2-Küçük Eda’yı bornozla yakalayan Eda,bu ilişkinin bitmesi için Efe’yi uyaracak mı…?...

O kesin ..Zaten birşey olsada bu ilişkiyi bitirmek için birşeyler Sölesem die beliyor eda..Bu fırsatı asla kaçırmayacaktır..:D
3-Eda’nın küçük Eda’ya sert çıkışlarına karşın Efe annesiyle kavga edecek mi…?...
Eee Aşk olunca ortada efe dende bir karşı çıkış bekliyorum ben..Aslında eda nın küçük edadan neden hoşlanmadığınıda anlamıyorum..Tatlı şirin bir kız işte..:D:D..Hemde Adaşlar..aa olmuyo ama..:D

4-Niyazi ile Filiz’in arasında ki buzlar eriyecek mi…?...

Vallla niyazinin zavallı kıza yaptıklarından sonra bence biraz zor..hayır normalde kız tarafının böle bir atak yapması ilginçç..Kız gelmiş seni sevdiğini bir şekilde belli ediyor..Bizimkide prens ya..Kabul etmiyor..Diğer teklifleri değerlendirecek..:D
Şöle bir zorlasın filiz onu..ayaklarına kapansınki anca..Ohhh...:D..Bakmayın öle canım zalimmişim gibi hakediyor oda..::img-hyste

5-Damla hayatını temize çekerken,gönül kapısı yeniden çalınacak mı…?...

Biraz önce bahsettim..Belki bu soru daha sonra yinelense Fikrim değişir bilmiyorum..Çünkü feritin gidişine ben pek alışamadım..Şimdi damlanın böle bir ilişki yaşamasını hiç istemem..Her ne kadar istemesmde zaman geçtikten sonra Damla açısından bir birliktelik olacak gibi..

6-Oğuz ile Arda’nın musiki cemiyetinde çıkacakları konser,onlara yeni kapılar açacak mı…?...

Oğuzda bu ses bu karizma olduktan sonra olmaz olurmu..Yalnız eda dan çekeceği var..((bu arada buğra bu gizli hayran konusunda yazdıklarını tahminlerini okuyunca korktum valla..Olmamasını umut ediyorum..Oğuz eda aşkına bu kadar sallanma yeter..Bir sallanmayı daha ne onların aşkı nede izleyici kaldırır..)

7-Türk Sanat Musikisi neferleri Oğuz ile Arda arasında sıcaklık olacak mı…?...Oğuz önyargılarından kurtulabilecek mi…?...

oğuzun önyargılarını parçalamak atomu parçalamaktan zor olduğu için hiç sanmıyorum..Şimdi birde Feritte gitti..Oğuzun Damadını hiç sevmeyen onu sürekli azarlayan kimi zamanda (belki çoğu zaman) bundan zevk alan yönlerini Arda da devam ettirecekler senaristler büyük ihtimal..Arda mızda Junior Ferit Muamelesi görecek yani..:D

8-Yaman-Şule cephesinde ayrılık rüzgarları eserken Sabutay darbesi Yaman’ı yıldırıp,ayrılığa ikna edecek mi…?...

Sabutaın bu konuda etksinin yerini bulucağını düşünüyorum..Zaten şöle bir bakıyorumda yaman' a dersini verecek başka kişide göremiyorum..:D

9- Yaman,küçük aslanı Timur’un doğum gününü hatırlayacak mı…?...

Yamanın hayatındaki en büyük kayıpları çocukları oluyor..O hala tek kaybının şule ve onun parası olduğunu düşünse bile..Bir baba için ne kadar acı birşey Aslında..Çocuğunun dertlerine sıkıntılarına heyecanlarına sorunlarına Bir başkası derman oluyor..İnsanı büyüten de olgunlaştıranda alduığı sorumluluklar yaşadıkları ve elde ettikleri deneyimlerdir..Birgün dönüp düşünecek timur..Muutlu bir AileSi vardı..annesiinin yanındaki oğuz Abisiydi..Doğum gününde pastasını Üflerken hemen yanında güvendiği sevdiği Bİr omuz.. Oğuz Abisi..ağladığında Aşık olduğunda yanındaki Desteği sırdaşı dostu ''''BAbası''' oğuz Abisi..İşte bu nedenle özellikle Timurun çocuklağu adın a Yamanın çok şey kaçırdığını düşünüyorum..Bir baba çucuğunun Bir İlk konuşmasına Yürmesine Birde İlk aşkına tanık olamadıysa İş işten geçmiş derler..Üstelik yaman o kadar çok şey ıskaladıki çocukları adına Tekrar tamiri olacağını sanmıyorum..
..

Ohh ünite sorularınıda Bitirdik..Saatlerde 01:40'ı Gösteriyor ..Gitme vakti geldi galiba..:img-yes:..

Yorum yazmayı özlemişim yaaa..Sizleride..

Kendinize Çok İyi bakın..
İyi Geceler..

BERNA
03-03-08, 16:19
Bu hafta sanırım yeni bölüm tahminlerine yetişemeyeceğim ama dizinin yeni bölümüne saatler kala eski bölümden bahsetmek istiyorum.

Oğuz ve Arda ikilisi geçen bölüme damgasını vurdu. Açıkça yazmak gerekirse Ferit ve Oğuz ikilisinden sonra Arda ve Oğuz ikilisinden benzer bir tad alabilir miyim diye düşünüyordum. Benzer bir tad değil farklı bir tad aldım çünkü iki damat adayı farklı bir şekilde işlendi. Ferit Oğuz'dan korkmaz, sözünü de sakınmazdı. Doğal olarak bu da Oğuz'u çıldırtır imalı laflarla bir çatışma içine girerlerdi. Arda ise Oğuz'dan ölesiye korkuyor ve de bu da Oğuz için kendi egosunu tatmin etmesine yarıyor. Kızsa da, sinirlense de, Arda ilişkisinde güçlü olan taraf olmaya bayılıyor ve de bunu sonuna kadar kullanıyor. Ufacık bir fark ile tekrara düşmeden karakter tutarlığı yakalamak konusunda çok başarılı buldum senaristleri.

Arda ile bir grup oluşturma fikrinden ilk başta hoşlanmayan Oğuz, kızının gülmesini görmek için her türlü cezaya katlanırım dedi. Muhteşem bir detaydı ve de gözlerim anında doldu tabi ki :icon_sorr Sonrasında cezanın kime verildiği tartışılan sahneleri gördük. Oğuz belki Arda'nın acemiliğinden biraz sıkıldı ama tepkilerini özgürce ve abartılı göstermeyi seçerek aslında çok da eğlendi :img-hyste Arda üzerindeki etkisine bayılıyor aslında. Kendisinden çok korkan birisi, kızlarında aynı etkiyi gösteremiyorken, çok da hoşlanmadığı Arda'da bu etkiyi yakalamak daha önce de yazdığım gibi egosunu bayağı geliştirdi Oğuz'un :img-wink: O sahneler benim komedi açısından favori sahnelerim oldu diyebilirim bölümde :img-hyste

Telefon konuşması sanırım dizinin en komik anlarından birine sahne oldu. Orada her iki taraf da birşeyler saklıyordu. Arda ise bunu açığa vuran kişi olmak istemediği için soğuk terler döktü. Oğuz ise 'ceylanıııım' sözü ile bunun üstüne gitti ve bizi de kendini de çok eğlendirdi. Eda'nın arkasından casus yollamış olması ile kendi yaptığını da hafif bir söylenme ile geçiştirebildi. Daha ne olsun :img-wink:

Sahneye çıkma vakti yaklaştığında ise ona çok komik gelen Arda'nın korkusunun başarısızlığa yol açacağını anladı ama uzun bir süre karizmasını bozmak istemedi. Sonunda ona güvendiğini belli eden sözüyle Arda en sonunda kendine geldi ve de bölümün en hoş sahnesi olan Oğuz (Emre Kınay) konseri başladı. Şarkı söylenirken tüm karakterlerin farklı farklı davranması da gerekliydi. Muhtar-Safiye-Numan üçlüsü eski yıllara döndüler, Eda hayranlıkla kocasını seyretti. Şule oğluyla gurur duyuyor ama hala masadaki kişilerin durumundan dolayı biraz tedirgin, Damla buruk, Merve ve Timur eğleniyor ama birbirlerine hala küs, Efe aynı bizim gibi çok eğleniyordu sahnedeki ikilinin durumunu düşününce, Ceren ise buzların birazcık erimesinden memnun ve de aynı zamanda her iki kişi için de gururlu idi. Sabutay'ın ise hala Damla konusunda içi yanıyordu (Olası Damla-Sabutay ilişkisine çok karşıyım onu da tekrar yazayım). Herkes tek bir şarkı dinliyor ama farklı farklı duygular taşıyordu. Çok güzel bir sahneydi ve heyecanlı finallere inat çok hoş ve yüzümüzde hoş bir tebessüm bırakan bir final izledik.

BERNA
03-03-08, 16:26
En'lere gelirsek; uzun yorumlardan sonra kısa yazacağım bu sefer :img-wink:

En Beğendiğim Sahne: Oğuz ve Arda'nın sahneye çıktıkları bölüm.

En Beğenmediğim Sahne: Sabutay ve Arda konuşmasında her işi Sabutay çözer, Sabutay aslında çok iyi adamdır havasında zorlama hissettiğim için bu sahneden hoşlanmadım hiç.

En Güldüğüm Sahne: Arda ve Oğuz'un prova sahneleri. Oyunculuk açısından da bence bölümün zirvesiydi komik olmasına rağmen o sahneler, Emre Kınay döktürdü.

En Duygulandığım Sahne: Oğuz'un kızına bakıp da provaya olur giderim dediği sahne.

En Beğendiğim Replik: 'Sert yapmadan da hayat yeterince eğlenceli.' :good:

Bölümün Mesajı: Çok güzel mesajlar vardı, ben değişiğini yazayım istedim. Bazen cesaret verici sözlerin dile getirilmesi, sadece hissedilmesinin beklenmemesi büyük farklar yaratabilir.

bugra9
03-03-08, 21:03
Herkese İyi Akşamlar...:img-wink:

Bir Pazartesi Klasiği artık...Her hafta olduğu gibi dizi öncesi forum nabzını tutmak adına buradayız...Bugün sayfalarımız gayet sakinmiş...Nostalji Kraliçemiz adının hakkını verirken,Fatoş ablamız gelmemiş...Açıkça söylemek gerekirse Fatoş ablanın yokluğu belli oluyor,tüm gün bu sayfaları çekip çeviren :img-ok: neşe ve samimiyet veren sevgili ablamızı yarından itibaren tekrar burada görmek istiyoruz...İşte bu kadar...O halde Akşam Ajansı diyelim...

:icon_shad:kahve:icon_shadAKŞAM AJANSI...:icon_shad:kahve:icon_shad

* Bana ne oldu bilemiyorum,geçtiğimiz hafta boyunca yeni bölüme dair o kadar çok tahmin yaptım ki !!! Bu günde dizimize saatler kala aynen devam edelim...

Hikayenin görünen yüzünde komedi ve eğlence ön planda olmasına karşın geçen hafta sinyalleri ufak ufak verilen bir fırtına Köşkümüze doğru yaklaşıyor...Fırtınanın adı Efe !!! Bu akşam izleyeceğimiz bornoz krizinden sonra Eda'nın bu ilişkiye olan yaklaşımını ve üslubunu değiştireceğini zaten tahmin ediyoruz...Eda,oğlunun böyle bir ilişki yaşamasına karşı...Haklı olduğu noktalar kadar,haksız olduğu tarafların da olduğunu görüyorum...Bunun başında Yaman ile verdiği amansız,yıpratıcı,parçalayacı mücadele geliyor...Eda bir anne olarak oğlunu ne kadar korumaya çalışırsa çalışsın,hep beraber gördük ki bunu bir çok defa başaramadı...Efe büyük bedeller ödemek zorunda kaldı...Bir tarafta güven duyduğu babası,ardından duyduğu güvenin yıkılması !!! Annesinin yaptığı ikinci evlilik ve arada yine Efe'nin kalması...Mahkemeler,kavgalar ve inatlaşmaların gölgesinde hem kendini hemde ufak kardeşi Timur'u koruma çabaları...O yaşta bir erkek çocuğu için kaldırılması çok ağır yükler bunlar...Dünde aynı şekilde Damla'nın ödediği bedelleri konuşmuştuk,hayatın birer kesiti bunlar...Varacağım nokta ise şurası...Eda istemeden de olsa oğluna bu kadar acıyı yaşattıktan sonra,bir parça daha tölaranslı ve sabırlı olması gerekiyor...Efe'nin bir dönem geldiği noktayı hatırlayalım...Mahkemede herkesin ortasında Annemi de,babamı da istemiyorum diye haykırıyordu...Bir ana baba için bu hayatta ki en büyük ceza,evlatlarının onlardan uzaklaşmasıdır...Ellerinin arasında kayıp gitmesidir...Böyle uçurumlardan döndü Efe,bu kadar zor bir geçmeyen geçiş dönemi yaşadı...İlk yılda üniversiteyi kazanmasa ne olur,şayet bu ilişki üniversite sebebi ile sonlandırılmak isteniyorsa...Bu bir yıl Efe'nin kendi kendini tedavisi için göze alınabilir...Tabi olması gereken bu demiyorum,Küçük Eda'da doğru kişi demiyorum,benim altını çizmek istediğim nokta Eda'nın da Yaman'ın da anne-baba olarak yaşından büyük sorumluluklar yükledikleri oğullarına,bir parça daha esnek ve anlayışlı yaklaşmaları...

Aksi taktirde fırtına geçmişten biriktirdiklerini de toplayarak bir hortuma dönüşecek ve önlenmesi güç bir saplantı kaçınılmaz olacak...Küçük Eda'nın doğru veya yanlış kişi olması Efe'nin yaşayarak göreceği birşey...Nitekim geçen hafta da gördük ki Leyla'ya özür diletmeyerek,kişiliği hakkında ki tüyoları kendi verdi...Efe'de bu durumu yadırgadı...Ama Efe yaşamadan bilemez...Bu doğru kişi değil demek,böyle bir ilişki yaşanmayacak demek,az öncede söylediğim gibi beyhude çabalar...Benim asıl endişem Efe'nin gelmiş,geçmiş ne varsa,içinde biriktirdikleri ile yapabileceği olası bir patlama !!!

Off be dizi öncesi derin konulara daldık,çıkamayacağız bu gidişle...Bakalım bu hikaye komedi kanalında devam edecek mi,yoksa boyut değiştirerek,bambaşka bir öykünün tetikleyicisi mi olacak...Bunu zamanla göreceğiz...Hep dediğim gibi Eda'nın küçük Eda'yı kıskanması,bıdır bıdır eleştirmesi çok hoşuma gidiyor,çok sahici geliyor...Bu hafta ki bornoz krizi bakalım ne kadar yankı uyandıracak...

Dün Damla,bugün Efe iki aile'nin ilk ve en büyük çocukları...Haliyle birbirinden bağımsız,çok büyük acıları göğüslemek zorunda kalmışlar...Ama hala mutlular !!! Ve Gülümseyebiliyorlar...Bu da bulaşıcı Sevgi'nin inatla insanlardan vaz geçmediğinin en büyük göstergesi !!! Hayat bizi bırakmıyor...Ne olursa olsun...

Zaman Sayacı da yakamı bırakmıyor !!!:img-wink:

Tamam,iyi hadi gel bakalım...

Zaman Sayacı: İYİ SEYİRLER !!!

FATMANUR_26
03-03-08, 22:24
bölüm gerçekten başı olsa bile bommba gibi başladı bu arada buldunuzmu bilmiyorum ama geçen bi
ALP KARACAN meselesi vardı galiba onun bizim dizi ile pek alakası yok bence

görüntü yönetmenimiz ömer faruk karacan la yanı soyadını taşıyınca ben aslında onunla bir alaka kurdum :img-yes: walla kaç haftadır merak ediyoduum yaaa bence ömer faruk beyin oğlu olabilirr..

merve_gülben
03-03-08, 23:26
Fanlarım canlarımm bölüm harika gidiiyor yaaa.. iclalime bayıldım bu böülüm oğuzuma da gülmekten kendimi yerlerde buldumm yastığımla.. :img-hyste :happy0064 allahımm cnaım iki ailemm iyi ki varsın yaa.. neyse hadi bakalım uzuuuunn yorumumuz bölümümüzden sonraa.. hoşçakalınn.. iyi seyirler.. müthiş bi bölüm çıkarmış gene ekibimizzz.. sağolun var olun.. :happy0064 :sad53: en büyük ailee BİZİM AİLEEE.. :happy0064 :sad53:

merve_gülben
03-03-08, 23:54
Ya arkadaşlarım canlarım mükemmel yaa.. :img-in_lo emre abimin sesi müthiş yaa.. bayıldımm yaa müthiş bi ikili oldular hakkaten :good: edamada ah canım bnm ya nasıl kıskanıo yalnız kullanıcı adı süper ÇITIRRRR :img-hyste koptum resmen yaa..:D ahh bırak kocamı bee demesi..:D :img-hyste ayy cnaım bnm yaaa yalnızz ben izlerken icoşumu tvye yapıştım yaaa :img-in_lo annem tuttu kolumdan yemin ediyorum elimde yastık.. bi elimdede kumanda :img-hyste müthişşş yaaa harika bi bölümm.. senaristlerimiz harika bi bölüm çıkarmışlarr.. hele merve-timurun sarılması ve barışması ben kızkardeşimsiz kutlayamam demesi.. işte aile yaa aile bağlarıı.. kan bağları olmasada yani gönül bağları bi sevgi var ortada.. hele oğuzun merve ile konuşması ve bn snn gibi bi erkek arkdaş istiyorum ve şu ana kadar bulamadım fln demesii çok duygusaldı yaa ağladım gerçekten orda gözyaşlarım şıp şıp.. :img-hyste :img-blush çok güzeldi.. serdarımız olucak galiba birde haydi bakalım hayırlısı.. HİP HOP SERDARR.. :img-hyste

neyse bölüm sonumuzu çok merak ediyorum.. ii seyirlerr.. görüşmek üzere..:sad53:

hayri94
04-03-08, 00:03
slm arkadaşlar
uzun zaman oldu görüşmeyeli
ya bence feritsiz iki aile olmazzzz:img-cool2
elbette olmaz çünkü filmin neşe kaynağı oidi....eee napallım askerlik var sonuçta:icon_sorramaben onun yerine başkasının gelmesini itemiyorum...

bu arada bölüm süpperdi bence yawww..sonu biraz komik bitti ama napalım..
bu arada nedense bi sarı çiyan gidiyor bi sarı çiyan geli yor....
ben bu kadını hiç sevmedim...:img-pilot:img-pilot

hoşçakalın başka zaman buluşmak dileğiyle...byebye

merve_gülben
04-03-08, 00:23
Oğuzcuuuuummm. oğuzuuumm..:D kızdırdınn edacığını yaaa..:img-hyste olmaz ki amaaa.. yanii dimi... :D ayy harika bi bölüm sonu yaa.. çıtırrrrr :img-hyste akıllanmadı hala rahşan heraldee..:img-hyste ayy müthiişş bi bölümdü dediğim gibi söylenecek söz yok yanii..çok büyük zevk alarak izlediiimm ne diyebilirimm ki.. İYİ Kİ VARSINIZ.. çok şanslıyızz diyorum ya ben.. bu sıkıntılı günlerimizdee bizi güldürmeyi birazcık da olsa yani birazcık deil hepimiz baya güldük hele oğuz-efe konuşrken maç muhhabbeti hangi maç orasını sormayın.. neyse birazcık da olsa güldük diyorum yanii sonuçtaa bir buçuk saatte stresimi attım ben.. açıkçası yanii.. ben kendi adıma söyleyeyim yazılılar başladığı zamanalarda da öyle ne zaman canım sıkılsa yani derslerden bunalsamm.. hemen ya iki ailemi izlerim yaa türk sanat müziğimizi dinlerim telefonumdan ya da iclalimin güzel sesini duymak kendime gelmek için yine telefonuma sarılırm mutlaka yaparım bugün yaptım meselaa.. matematik. çözerkenn baya bunaldımm konularda ağırr.. bıraktım mola verdim hemen iclalimin şiirlerine sonrada BÜYÜK DUAYEN MÜZEYYEN SENAR ABLAMIZIN, bütün şarkılarını, o güzel sesiyle can verdiği türk sanat müzğimizi dinledimm.. rahatladımm hem ruhen hem bedenen.. bedenen çünkü yatarak dinledimm.. :img-hyste ruhensee istedğim bana zevk veren birşeydi çünkü dinleniyorummm türk sanat müiziği dinlerken ve bana büyükk huzurr veriyorr..diyeceğim o ki İCLAL ABLAMI DA EMRE ABİMİ DE BAŞTA OLMAK ÜZERE BÜTÜN EBİKİMİZİ bütün emeği geçen herkesi yürekten kutluyorumm.. bı zor şartlarda ve zamanlarda bizi güldürdükleri VE BUNU BAŞARDIKLARI BAŞARABİLDİKLERİ için.. sizlerle gururr duyuyoruzz.. iyi ki varsınızz.. iyi bizimlesiniz.. arkdaşlarr yorum yapacaktım ama nerdne girdimm nereden çıktım dimi yaaa.. :img-blush saptıı konu.. kusra bakamayın akışına bıraktımm.. öyle geldi içimdenn.. napabilirmm.. :img-yes:

Kimseye etmem şikayett ağlarımm ben halimeee... neden yazdım bende bilmiyorumm vallahi dedim ya içimden geldii.. sizleri çok seviyorummm.. bu güzel bölümümüz ardındann iyi geceler diliyorummm... ama senaristlerimize ve ekibimizeeee kocamnn amaa çok büyük bi alkış gelsinn..:happy0064 :happy0064 allah onlara güç kuvvet versin aminnn... uzunn yorumum yarınaa.. hoşçakalınnn.. :sad53:

nar cicegi
04-03-08, 00:34
Uzun Bir Bölümün Ardından...

Bu bölüm uzundu.Şikayet edilen 90 dakikayı geçmiş bile olabilir.Sinema filmi tadında bir bölümdü.Tabi serisi bitmeyen bir sinema filmi.Benim için hiç önemli değil ben sabaha kadar da izlerim ama burada yorum yapınca durumdan haberdar olunca aklımdan kim bilir ne zorluklarda çekildi sorusu geçmedi değil.

Ayrıntıların verildiği her duygudan biraz biraz işlenildiği bir bölüm izledik.Oğuz internetteki yorumları okur okumaz değiştirdi fikrini biz her hafta en az 10 videosunu koyuyorduk zaten.Bilseydik bu kadar hoşuna gideceğini birde altına yüzlerce yorum yapardık.Diziye döncek olursak çok ayrıntı olduğu için bugün aklımda kalanlarla idere edeyim gerisi yarın inşallah.

Neydi çocuğun adı Merve'nin sözde sevgilisi işte.Kendi gibi garip bir adı olduğu için aklımda kalmadı.Bizim köşkümüze normal bir insan gelmez mi ya.Nerde garip insan bizim köşkte.Ama çocuğun hakkını yememek lazım şeytanın geleceğini hemen anladı.Oğuz ucuz yırttı birde bu çocuk Merve'nin gerçek sevgilisi olsaydı yanmıştı valla.Bir garip damat daha yüreğine inerdi adamın.Ama gerçeği gecikmedi Serdar.

Yatak muhabbetleri ve rüyalar klasik olma yolunda.Tamam bend earada saçma rüyalar görmüyor değilim ama Oğuz'un ki bambaşka bir boyut.Bende rüya sahnesi girmeden gülmeye başlıyorum.

Timur'un doğum günü çok güzel işlendi.Hem eğlendirdi hem de mesaj verdi.Bu sahnelerin tek tek irdelenmesi gerekir ama işte vakit yok.Yaman'da hatırladı doğum gününü ama ben unutması beklemiyordum zaten bunca olaydan sonra.

Gelelim son sahnelere.Emre Kınay'ın sesine hayran kaldım.Çok hoş geldi kulağıma acaba ses oynaması mı var diye geldi aklıma.Teknik konulardan anlayanlara duyrulur bu sorum.

Ben şahsen Rahşan'a gıcık oldum.Gerçi benim o konuda endişem yok Eda onu imha eder.Atkıdan başladı zaten önce tabi daha önce de çıtır meselesi var.Seven kadının kıskançlığından korkmak gerekir.Söz konusu bir de Eda yani.Bu arada Eda'nın evde kalıp konsere gitmemesi bana biraz tuhaf gedi.

Şimdilik bu kadar görüşmek üzere.Hoşçakalın

bugra9
04-03-08, 00:41
Herkese İyi Akşamlar...:img-wink:

Bölümü çok beğendim...Ben onu bunu bilmem,senaristlerimiz gönüllerine göre bölümler yazıyorlar,oyuncularda büyük bir şevkle oynuyorlar...Şundan eminim ki gerek oyuncu kadromuz olsun gerekse senaryo yazarlarımız olsun dizinin şuan ki gidişatından çok memnunlar...Birşeyleri yeniden keşfetmeye gerek yok diye düşünüyorum,İki Aile izleyici kitlesinin diziden,hikayeden bekledikleri belli,senaristlerimizde son 3-4 bölümdür genel beğeniyi yakalayacak bölümler,hikayeler yazıyorlar...Dizi klişeleriymiş,hikaye tükenmesiymiş bunlar bir çok dizi film senaristinin bile bile göz yumdukları taktikler,hikaye bitmiş,ama dizi halen izleniyorsa bir şekilde özlük bozularak,idealistlik ortadan kalkıyor...Önemli olan işi bu noktaya getirmemek...Geçen haftalarda da dile getirmiştim,bir zaman sonra izleyicide tepkisizlik baş gösterir,bu da dizinin izleyici nazarında da tükendiğinin göstergesidir...

İşte bu yüzden ben İki Aile'yi bambaşka bir konuma oturtuyorum,bazı şeyleri riske atmanın hiçbir gereği yok...İki Aile gibi senaryo yapısına sahip bir dizinin hiç ama hiç ihtiyacı yok...İki Aile yapısı itibari ile karakterlerin iç dünyasına ve iletişimini baz alarak mevcudiyetini sürdürüyor,genel bir çerçeveden bakınca hikayenin çoğu zaman ikinci plana atıldığını görmek mümkün...Çünkü bir Aile hikayesi tekrarı,standartı ve bunlarla birlikte gelen değişimi kaldırır...

Bu akşama dönecek olursak kuşkusuz Emre Kınay'ın olağanüstü rol kabiliyetini görmezden gelemeyiz...Oğuz'u alıyor,tabiri yerindeyse elinde çeviriyor,bir hamur gibi yoğuruyor...Emre Kınay rüştünü defalarca kez ispatlamış,izleyicinin karakterden beklentilerini çok doğru gözlemlemiş ve rolünün hakkını son damlasına kadar veren gerçek bir tiyatro sanatçısıdır...Her ne kadar tiyatorcularda ki genel kanı televizyonda sanat yapılmayacağına yönelikse bile Emre Kınay'ın Oğuz performansı bir çok oyuncuya,oyuncu adayına ders olarak izlettirilebilecek niteliktedir...Klasik bir izleyici olarak benim içim coşuyor,saygı duyuyorum...Emre Kınay Tiyatro Adabını almış bir oyuncu olarak hikayenin yetmiş sekizinci haftasında bile Oğuz karakterini aynı inanç ve canlılık ile yorumlarken,bizim içimiz coşmasında kimin coşsun...Çünkü genellikle bir noktadan sonra oyuncu da karaktere verebileceği birşey olmadığının farkına vararak ortalama bir oyunculuk ile işi götürür...Bunda kuşkusuz Emre Kınay kadar Oğuz karakterinin elastik yapısınıda unutmamakta fayda var diye düşünüyorum...Emre Kınay'a temiz senaryo,tutarlı karakter ve özgür yorum şansı verildiğine zaten eminim...Bunu bir izleyici olarak gözlemleyebiliyorum...

Gelelim hikayemize...Sekiz kişi olarak yola çıkan Köşk kadromuz,geçen zamanla birlikte genişledi...Bu genişleme doğal olarak genç ve çocuk kadromuzun aşkla tanışması ile başladı...Artık Köşkümüzde her yaştan ve boyuttan,irili ufaklı,geçici kalıcı aşklar görebilirsiniz...Anneannem bana hep şöyle der...İlk baharımı deden ile yaşadım,ikinci baharımı çocuklarım ile tatdım,üçüncü baharımı da torunlarım ile yaşayacağım !!! :img-ok: Bu doğrultu da gerek Eda olsun gerek Oğuz olsun ilk baharları talihsiz bir fırtınaya kurban giderken,ikinci bahar onlara birbirlerini kazandırdı,ikinci baharlarını doyasıya yaşadılar,özlemleri,kayıpları,acıları ve kazançlarıyla,alabilecekleri en büyük hediyeyi aldılar...Şimdi vakit çocukları ile üçüncü baharı yaşama vakti !!!

duman gozlum
04-03-08, 00:42
bu bolumde cok guzeldi gulmekten krize girdim.Edanın yorumları okuyuncaki tepkisi,Oğuzun davranışları,Kızıl gezegenin ilginç sevgilisi superdi yaaa bayıldımmm.Tahir ağayla damlanın konuşmasında cok duygulandım.Feriti o an bir kez daha özledigimi anladım.şimdi den bir sonraki bolumu iple çekiyorum

yessi
04-03-08, 01:19
bölümün tamamını izlemedim ama izlediğim sahnelerde beni gülmekten yerlere yatıran bir iki detay söylemek istedim.

oğuz bulmuş yine gayet yaratıcı lakaplar... arda'ya söylediği adi udi lafına çok güldüm :img-hyste


rüyasında şarkı söylerken sahnede yazan moulin rouge yazısına, oğuz ve arda'nın tiplerine, arkadaki çelenklerde yazan isimlere ayrı ayrı koptum :img-hyste

bir de ne hikmetse rüyasında yine yaman geldi. bu ikiliyi birlikte izlemek çok zevkli oluyor ama... ahh keşke yaman şöyle bir tip olmasaydı da bol bol emre kınay-hakan vanlı sahnesi izleseydik.

yaman yine gösterdi yamanlığını... şule'yi zor bulur artık o. bu arada şule ve arda çok şeker oldular böyle. ben çok sevdim bu ana-oğulu.

bugra9
04-03-08, 01:23
İlk olarak ufacık bir ayrıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum...Emre Kınay o muhteşem yorumu ile "Kimseye Etmem Şikayet" adlı eseri okurken Halit Akçatepe'nin dolayısı ile Numan'ın Safiye'ye bakışını yakaladınız mı...Ne anlamlar gizli o bakışta !!! Eserin sözleri ile birebir bütünlük sağlıyor...Kimseye etmem şikayet,ağlarım ben kendi halime !!! Yaşanan hiçbirşey unutulmaz...
Aşk mı...?...Aşk hiç unutulmaz...İster Timur gibi yeni tanış,ister Numan amca gibi yüreğinde büyüt !!! Numan,Safiye'yeye olan imkansız aşkını,Muhtar ile paylaştığı yıllara,dostluğuna armağan etti...Ama bu aşkın,sevginin var olmadığı anlamına gelmiyor...İşte o aşk böyle bir bakışta,bir iç çekişte gizli...Böyle ufacık bir detayın verilmesine hayran kaldım...Hiçbir karakterin geçmişinin,yaşadıklarının yok sayılmaması,geleceklerine atılan en sağlam adımlardır...Ayrıca Halit Akçatepe'nin ardında ne anlamlar gizli o bakışlarını da görmezden gelmeyelim...İnsan durduk yere bir şey olmuyor arkadaşlar...Halit Akçatepe,keza Tekin Akmansoy...Her iki çınarda gerçekten takdirlerin en büyüğünü hak ediyorlar...Bir dizi projesi izleyicisi ile böylesi bütünleşiyorsa,arada ki mesafe bu kadar yakınsa bunun ardında birşey aramak gerektiğini düşünüyorum...

Damla ile Eda'nın dertleşmeleri,hayata dair ettikleri derin sohbet ve alınan yeni kararları özlemle izledim...Ne çok zamandır böyle bir sahne beklemişim...Hani yaz aylarında için yanar,kana kana su içersin ya,bu sahnelerin üzerimde etkiside aynen öyleydi...Bilmiyorum belki karakter geçmişleri sağlam atıldı,belki İclal Aydın ile Bahar Yanılmaz'ın paslaşması çok sıkı ve sağlam...Sebebi her neyse eski antikalar ile bezenmiş kafe'de ki sahneleri çok başarılı buldum...Damla'nın geçmişini anlatması,geleceğe bakması ve kendi hayatına dair verdiği örnekler,bir komşumuz da,bir akraba da duyabileceğimiz özenle seçilmiş diyalog ve repliklerdi...Misal Damla'nın kaç kez o aile sofrasın da yer alıp almadığı...Bir dizi diyaloğun da rastlanmayacak kadar yalındı...Ben buna hayranım işte...Şayet izleyici İki Aile'nin hikayesine kapılıyorsa,şu hayattan bir saatlikte olsa soyutlanıyorsa,bunu başaran en büyük sebep İki Aile'de halk ağzı kullanılması...Oyuncularımızın da rol yapmaktan öte karakteri yaşamalarının en büyük sebebi bu olsa gerek...

Eveet...Damla diyorduk...Damla'nın yeni kararları ve bunun için attığı ilk adımların iç sese bürünmesi,karakter ile izleyici arasında beraber bir gelişim ve değişim olacağına işaret...Allah var senaristlerde zaten Damla'nın bu değişiminin keskin olmaması için adım adım işliyorlar...Köşke gecenin bir yarısı girerken iç çekmesi,birşeylerin yaşarken farkına varılmadığının en büyük göstergesi...Bir adım geriden bakınca tablo çok daha net ortaya çıkıyormuş,yoksa insan kaptırıp gidiyor,hayat denen bu oyunda...

Eda ablasını çok iyi tanıyan Damla'nın küçük Eda'ya verdiği öğütler ve o sahne gelişi güzel bir sahne değildi...Temelleri Eda-Damla soğukluğuna kadar dayanıyordu...Damla'nın ' Eda abla kimseden nefret etmez,edemez ' derken gözlerinin uzaklara dalışında ki anlam ortada...Geçmişte Damla'nın yaptığı o kadar tavıra rağmen Eda hiçbir zaman Damla'dan vaz geçmemişti...Hiç değişmeden,eğilmeden,bükülmeden,Damla'yı sevmeye devam etmişti...Bahar Yanılmaz adeta gözleri ile flashback patlattı...Eda'yı ve Köşkte ki ilişkileri kısaca küçük Eda'ya özetledi...Bunun yanı sıra Küçük Eda'nın Köşkte ki düzene hayran kalması ve kendi hayatı ile köprü kurması muhteşem bir senaryo başarısıdır...Uzun zamandır böyle bir gözlem bekliyordum senaristlerimizden...Küçük Eda'nın anne ve babasının duruşu ortada...Resmiyete dayalı,bir takım kurallarla örülmüş,modern bir yapıda seyrediyor...Haliyle Küçük Eda'nın neden böyle bir karaktere sahip olduğunu öğreniyoruz...Asıl güzel olan az önce de söylediğim gibi bu ufak yüzleşmeler...Bize normal gelenin onda,hayranlık uyandırması,boy çizgileri,Eda'nın yaptığı pastalar...Biri için birşeyler yapmak,bu bir çatı altında Aile olmak,aile olmanın gereklilikleri....Değer görmek,hatta kıskanılmak...Bu duygular tatmayan için çok yabancı gelebilir,normali de bu zaten...Küçük Eda ailenin birbirlerine olan yakınlığının yavaş yavaş farkına varmaya devam edecek...Çünkü gerek doğum gününde gerekse mangal partisinde o köşkte,o insanlarla olmaktan ne kadar mutlu ve huzurlu olduğu ortada...

bugra9
04-03-08, 01:58
Bölümün bıçak sırtı hikayesine değinmek istiyorum...İşin rengini anladığım andan itibaren nasıl bir düzeyde işleneceğini kestirmeye,tahmin etmeye çalıştım...Evet burada da pek yorumlanmayan :img-wink: meşekkatli sahnemize bir göz atalım bakalım...Eda'nın küçük Eda'yı bornozla görmesinin ardından içine düşen kurt malum...Zaten böyle bir tablo karşısında daha farklı düşünmesini veya üstünde durmamasını bekleyemezdik...Bu Eda'nın karakterine aykırı olurdu...Ama o sonuçta bir anne,oğlu ile böyle hassas bir konuyu konuşamaması gayet normal...İşte tam bu noktada direk Oğuz'a sarılması,o hep bahsettiğimiz iki yarımdan bir tüm felsefemizi akıllara düşürüyor...Başta da dediğim gibi konu o kadar hassas ki bir dizi hikayesi çerçevesinde işlenmesi,hatta üstünden komedi süzülmesi,yanlış kalemlerde,yanlış ellerde durumun sığlaşmasına kadar varabilir...

Fakat yine Emre Kınay faktörü ile bölüme damgasını vuran bir sahne olmayı başardı...Aile dizisi diyoruz,aile hikayeleri...İşlenen bu konuda aşık olmak,ayrılmak,sevmek kadar normal !!! Böyle bir hikayenin işlenmesini gayet doğal buluyorum,hatta Efe ile Oğuz arasında ki ilişkiye üçüncü bir boyut kazandırmak adına bilinçli olarak tercih edildiğini düşünüyorum...Madem doğallık ve gerçekçilik hayatın,hikayenin her adımında,o halde bu da işlenmesi gereken bir gerçek olarak dizimiz de var olabilir...Kaldı ki senaryonun başarısından ötürü bu yanlış anlaşılmayı,dolaylı anlatımı izlerken çok güldüm...Emre Kınay gerek vücut diliyle olsun gerekse duygularını dile getirmesiyle,tam bir acemi erkek çocuğu babası olmayı başardı...Ezildi,büzüldü,dile getiremedi,söyledi,yuttu,ima etti...Verebileceği tüm insani tepkileri gösterdi...Hani derler ya kıvranmak kavramı !!! Kelimenin tam anlamıyla kıvrandı...Her iki olay arasında ki benzerlikler,yanlış anlamalar ve finalde ki gözler ile iletişim tek kelimeyle kusursuz yansıtıldı...Bize de her zaman ki gibi tebrik etmek düştü...

Bölümde rahatsız olduğum bir nokta vardı...İzlerken Berna'nın da kulaklarını çınlattım...Bölümün son dakikaların da ki Arda-Sabutay buluşmasında ki diyaloglardan çok rahatsız oldum...Özellikle Sabutay'ın Yaman'a ceza verme planları ve Arda'nın da verdiği destek...Burada üzülerek görüyorum ki hikaye tek boyuttan işleniyor...Evet Yaman,Şule'nin başına bela oldu,kabul...Adam gibi adam da olmaya bilir...Ama Yaman,Arda'nın çok sevdiği Efe'nin babası !!! Bu gerçek asla gözardı edilmemeli diye düşünüyorum...İşin bu boyutunu Sabutay düşünemeyebilir,ama Arda artık o ailenin içine girmiş biri olarak Yaman'a olan nefretinin Efe'ye kadar dayandığının farkında olması gerekiyor...Arda'nın Yaman ile işi,nefreti annesi kafasında Yaman'ı bitirdiği anda noktalanmış olması lazım...Gerisi mahkeme,nafaka !!!

bugra9
04-03-08, 02:47
Herkese İyi Geceler...:img-wink:

:icon_shad:kahve:icon_shadGECE AJANSI...:icon_shad:kahve:icon_shad

İki Aile Klasikleri...Sanatsal müzikli anlatım...Zaman akıp gidiyor,biz de bir fon müziği eşliğinde Köşkün odalarına konuk oluyoruz...Bu anlatım tarzına hayranım...Senaristlerimizden keşke her bölüm hikayesine böyle ufak molalar verseler...Daha önce birçok defa dile getirdim...O an anlatılan hikaye her ne olursa olsun,izleyiciye böyle birkaç dakikalık irdeleme şansı verilmeli...Genellikte bu sahnelerde diyaloglar yer almadığı için eylemler büyük anlam kazanıyor...Eda'nın elinde meyva tabağı ile kızların odasına gelmesi,mesajları okurken hep beraber kahkaha atmaları,aynı şekilde Timur'un Leylanın resmi ile mest olması,çatı katında ki hummalı konser hazırlıkları...Bu sahneler kesinlikle karakter sempatilerini arttırıyor ve başta da söylediğim gibi İki Aile'nin klasiği olmuş bir tarz...Bende çok seviyorum,bu bölüm izleyince çok memnun oldum...Benim İki Aile ile sıkı benzerlikler yakaladığım Çemberimde Gül Oya dizisinde de böyle anlatımlar kullanılırdı,aslında bu tarz müzikli anlatımların kökü yine eski yeşilçam filmlerine kadar uzanıyor...Belki de sıcaklığın asıl kaynağı,tükenen yıllara inat tükenmeyen o filmlerden kaynaklanıyor...

Timur'un doğum günü sahneleri değme sit-com dizilerine taş çıkaracak kadar mizahi bir bakış açısı ile yazılmıştı...Çok hoşuma gitti...Özellikle Aram karakterini çok tuttum...Tam bizim Köşkümüze göre antika bir çocuk...Hakkını yemeyelim,öyle absürd bir karakteri muhteşem bir performans ile oynamış küçük bey...Karşılıklı oynadığı isimlerde öyle az uz değil...Tekin Akmansoy başta olmak üzere çok kıymetli oyuncuların altında ezilmeden muhteşem bir Aram karakteri çıkmış ortaya...Hoş karakter yapısı itibari ile pek ezilecek gibi de değildi zaten...Köşkte yavaş yavaş yaklaşan şeytanın Yaman çıkması ise senaristlerimizin her zaman ki gibi kendi karakterleri ile dalga geçmelerine vesile oldu...Karakter ciddiyetini ve hassasiyetini korurken nasıl oluyorda,böyle ince bir mizah süzgecinden geçirmeyi başarıyorlar,ben çözemiyorum...İnandırıcılık hiç zedelenmiyor,sanırım burada ki sır Yaman'ın zaafları ve neden öyle olduğuna dair somut ipuçları verilmesinden kaynaklanıyor...Yaman ne yapacağı kestirilemeyen bir karakter değil...Bir şekilde kabul görmüş ve izleyiciye sempatik gelen bir karakter...Hep diyoruz ya bu hayatta insan "Hep" olamaz...Hep kötüde olamaz,hep iyide...Durumlar,şartlar insanı kötü yapar veya iyi yapar...Bu tamamen göreceli bir kavram...

Yaman neye göre kötü !!! Kime göre kötü !!! Ama sorsan Efe ve Timur için hataları da olsa bir tanecik babaları...Kaldı ki Yaman'ın oğulları ile olan ilişkisini,iletişimini bir takım şeyleri soyutlayınca çok güçlü ve sıkı buluyorum...En az Oğuz ile kızları kadar sevgisini gösterebilen bir baba Yaman...Belki de sadece çocuklarının yanında sahici olabiliyor...Arınabiliyor...Onun dışında Yaman'da rüzgara kapılmış bir yaprak gibi...Savruluyor bir taraflara,kontrol kesinlikle kendin de değil...Yaptığı hatalardan çokta memnun olmadığını biliyoruz...Eda bebeğini düşürdüğünde ciddi anlamda üzülmüştü...Yaman hatalı bir karakter olabilir,ama dipten başa kötü bir karakter değil...Yapay olduğu kadar sahici yanları da var...

Bu akşam oğullarıyla vakit geçirdiği sahnelerden büyük keyif aldım...Yaman'ın tüm duygularını hissettim ve az önce dediğim gibi gerçek Yaman'ı gördüm...

Aile !!! :img-ok: Merve'nin antika Aram'ı sahte sevgili çıkmasının ardından Merve'yi teselli için önce Eda'nın atılması ( !!! ) Ardından Oğuz'un çatı katında Merve ile dertleşmesi beni aldı ekran başından götürdü başka diyarlara...Uzun zamandır Oğuz ile Merve'nin o baba-kız ilişkisini izlemiyorduk...Çok özlediğimi farkettim...Aynı şekilde Eda'nın Timur ile kurduğu o karşılıklı emeğe dayalı :img-wink: ana-oğul ilişkisinide bekliyorum yakın zamanda...Neyse konumuzu dağıtmayalım,Merve'nin tüm erkek arkadaşlarında babasını araması muhteşem bir noktaya parmak bastı...Bende çok duydum,çok gördük...Her kız çocuğu sevdiği adam da babasını ararmış...Senaryoda ki bu hamle tamamen gerçek bir gözleme dayanıyor...Merve'nin evlenmeyip,babası ile yaşlanma planlarını da bildiğimiz için çok daha duygusal ve anlamlı geldi bu sahne bana...Merve'nin yakın plan çekimle verilmesi ise duygusal anlamda sahneyi tamamlamış...Bizim kızıl ötesi çilli Mervemizin ne güzel gözleri varmış öyle...İleride çok başarılı bir oyuncu olacağına eminim...Ağaç yaşken eğilir derler ya aynen öyle...Zeynep,emin adımlarla ilerliyor...Ailesi de bu yolda yönlendirip,eğitiminide aldırırlarsa zamanı geldiğince,temelden yetişmiş bir oyuncu kazandık demektir...Aynı şekilde Akçağan'da emin adımlarla ilerliyor...Zaman içinde ki gelişimi,rol kabiliyeti ve ekran sıcaklığı muhteşem...Ben Akçağanın da bu piyasa da adından çok söz ettireceğine eminim...Ailesinin destekleri ile...

İki kardeş Merve ile Timur'un sarılmaları ve barışmaları ile sahne tam anlamıyla taçlandı ve hakkını buldu !!! İkisinin kardeşliklerine zaten hayranım...Çok iyi organize olan,iyi bir ikili oldular...Masanın altına girip Tahir ağa'yı aradıkları sahne canlandı gözümde...Ne günlerdi !!!

Emre Kınay'da babalık avantajını kullanarak Merve ile iletişiminde duyguları ile karaktere yön verdi...Ardından duvarda ki resme yapılan pan ile sahne beynimize kazındı...( Pan dedik ama artık biliyorsun Aysun...)...

jiko
04-03-08, 13:33
bütün iki aile üyelerine selam

uzuunnn bir ardan sonra yine sizlerleyim.( ayy biraaz medyatik bir konuşma oldu :img-hyste ) yalnız hepinizin yorumlarını okumaya çalıştım foruma cevap yazamadığım zamanlarda bile. gelelim süper dizimizin süper bölüm yorumlarına

harika bir bölümdü gülmekten koptum. :img-hyste oğuzun meşhur kabusları yarabbim neydi öyle yalnız bizde bağımlılık yapacak bu kabuslar. ardanın görme engelli kolbantı siyah gözlükler ve yamanın araya girmesi müthişti. prens oğuz bey. :img-hyste yaaa edamızın kendine almış olduğu ve küçük edanın giydiği bornuz sahnesi bu kadar da olmaz yani. eda bir kere elektrik alamadı bu küçük edadan ama galiba damla aralarını düzeltmeye çalışacak. damla demişken tahir ağanın damla ile konuşma sahneside acayip duygusaldı. birde edanın ve damlanın konuşma sahnesinde duygulandım. kız gerçekten haklı kardeşlerinin yanında durabilmek için kendi gençliğini yaşayamadı. aile için tabi kide fedakarlık yapmak gerekiyor. ama artık eda olduğu için damlanında kabuğundan çıkma vakti gelmiştir.
ailemizin küçük hanım efendisi kızıl gezegenimiz merve hanım kıskançlık krizlerini en sonunda açığa vurdu yalnız o neydi öyle aran bir an için merve bu çokmu aradın dedim yanii:img-hyste hani evlerin küçük kızları ileride eşleri için babalarına benzemeleri isteni yaa çok güzel işlenmiş o sahne. merve ve oğuz arasındaki konuşma çok hoştu. ya oğuz ve efe arasındaki konuşmaya ne demeli yarabbim biri başka şey anlatıyor diğeri başka şey anlıyor en sonunda anlaştılar yaa şükür dedim yani o oğuzun konuşurken kıvranmaları neydi öyle acayip güldüm. ama oğuzu twbrik etmek istiyorum çok yerinde bir benzetme ile başladı iki kişilik basketbol maçı tam efeye göre :img-yes:
bu arada oğuz beyimizin Emre Kınay'ın sesi çok güzel daha önceden de bazı tv programlarında dinlemiştim müthiş bir sesi var özellikle sanat müziğini çok güzel söylüyor. bence sadece bir kere ye mahsusu böyle bir çalışma yapabilir. ve dizimizdeki gibi hayran patlamasıda yaşanabilir diye düşünüyorum. eda yıda kutluyorum o nasıl kahve dökmedir öylee ayyy ayyy döküldü oğuzcuğum nasıl oldu bende anlayamadım. seni gidi kıskanç ÇITIR seni. oğuz yandı yani edanın göz hapsine alınacaktır. bu bölümden sonra.
şimdilik bu kadar yeter herkese iyi günler

deren1970
04-03-08, 14:48
Ben Geldim

Efendim sabah foruma girince ilk öm gözüme çarptı (tamam eğer ö m gelirse bölüm yorumundan önce ilk öncelik ö m lerin itiraf ediyorum:img-hyste) baktım benim Adanadaki kardeşimden mesaj (yalnız üzüm üzüme baka baka atasözü tam bizlik olmuş vallahi:img-yes:) neden mi Buğra Fatoş abla yarın safalarda olacaksın demiş öm de tabi çocuk haklı dedim olabildiğince alttan almış işte yazdıklarını yani şerbeti kıvamdaymış, sonra foruma girdim oradada yazdım diyordu tam okuyordum al sana bakın cümleye İşte bu kadar işte ablasının kardeşi Buğra :img-hyste

Bu arada dün neden yazmadığıma gelince bunu Pelin'e söylemiştim sizinlede paylaşayım efendim uzun fragmanı anlayamadımda ondan:icon_whis ya ne yapayım cep tel ile çekilmiş ya cümleler kesik kesik geldiğinden, fargmandan birşey anlayamamıştım, bu durumda eldeki delil yetersiz olunca:img-wink: yalnız olaya bakın ben Pelin'e diyorum eğer sen bu hafta bir yorum yazma bak görürsün diye, diğer taraftan Adana'dan kendime ültimatom geliyormuşta haberim yokmuş:img-hyste vallahi biz gerçekten süper aileyiz:good:, allah nazarlardan korusun ailemizi.

Şimdi bölüm yorumuma gelince genelde güzeldi de şöyle bir durum var. Efendim ben bölüme maalesef küçük edayla efe basketbol maçından eve döndüler ya işte oradan itibaren bakmaya başladım maalesef:icon_sorr
İnşallah ablasının kardeşi Buğra bölümü gönderdiğinde oralarıda izleyip
yorumumu yaparım.

Hafta bizim hemen şu bu diyerek bir günde tek yorumla bölümü bitirmek istemiyorum tabi siz de öyle. Ne o öyle hemen bir yorum ohhh ondan sonra yok ol ortadan (çaktırmayın çaçalığın Buğraya geçmesine içerledim, hemen ünvanımı tekrar elime geçirmem lazım:img-grin2)

Dünkü bölümde yine ağlak tarafım ortaya çıktı, önce onu paylaşayım. Tamam sadece bu durumda mendil işe yaradı, havlulara gerek kalmadı ama olsun, iki sahnede yine ağladım yahu:img-yes: Biri Damla-Tahir ağa konuşmasıydı, tamam canım orada gözlerim nemlendi kabul, ama Merve-Oğuz konuşmasında bayağı ağladım ne yapayım ayol sizden mi saklayacağım.

Günün ilk yorumunu burada keserken ha bu arada yeni bölüm özeti gelmiş ki vallahi ben okurken ağzım kulaklarımdaydı, artık siz ne halde olursunuz bilemme

Görüşeceğiz tekrar

iki_ailem
04-03-08, 19:34
öncelikle merhabalar.çooo...k uzun bir aradan sonra yazma fırsatım oldu.inşallah kısa bir zamanda 100 mesaja ulaşacağım=).sayılı özet yorumlarımdan birini yapayım bari dedim.hemde bir ilk olsun diye.kısa oldu biraz ama zaten özette kısa geldi bana(üstelik zamanım da kısıtlı biliyorsunuz).kısa ama öz.her zamanki gibi süper bir bölüm olacak...şunuda atlamayayım.özet için teşekkürler...

İKİ AİLE 79. BÖLÜM ÖZET YORUMU

OĞUZ, KADIN HAYRANLARI İÇİN İMAJ DEĞİŞTİRİP FORM TUTMAYA BAŞLAYINCA,

EDA KIYAMETİ KOPARIYOR...

Arda ile ikinci kez sahneye çıkan Oğuz, gördüğü ilgiden çok memnundur. Hatta kadın hayranlarına daha genç ve zayıf görünmek için sabahları koşmaya ve rejime başlar. Bu yeni durum boşanmamak için hipoglesemi hastası olduğu yalanını söyleyen Oğuz’u aylardır rejime sokmaya çalışan Eda’yı öfkeden kudurtur. Oğuz form tutmaya çalıştıkça Eda da onu vazgeçirecek ortamlar ve rejimi bozacak sofralar hazırlar.

valla bence eda kıskanmakta haklı.seviyor kadın yani.ben olsam bende kıskanırım.eda tam destek,devam...

Paraya sıkışan Yaman boşanmayı yokuşa sürerek yüklü tazminat koparmanın hesaplarını yapar.

bu çok belli zaten ama umarım amacına ulaşamaz.önceden yaptıklarının cezasını çeksin.

Ancak Sabutay’dan kurtulmak sandığı kadar kolay değildir. Polise ihbar ederek onu biraz sindirmiş olsa da Yaman ‘nın görülecek hesabını Tahir Ağa devr alır.

ooo...işin içine tahir ağa girerse olay çözülür bence.işler karışacak.yine bizim üçlü(yaman-sabo-tahir ağa)faaliyette anlaşılan...

Yeni nişanlanan Ergin ve Füsun arasında da gereksiz yere bebek krizi patlak verir.
ay güzel olacak.kesin füsun hemen istemez,erken olduğunu düşünür.ergin ister fln.bari bu olaylar köşke de şıçrasa da yeni bir UMUTumuz olsa...(AMİNNNN...!!!)ama tabi gereksiz yere denmesi doğru sonuçta daha erken evlenmediler bile hemen kavga.aaa...olmaz=)

Kız arkadaşları ile telefonda çok fazla konuşan Timur ve Efe yüzünden köşke öyle bir telefon faturası gelir ki Eda ortalığı birbirine katar.
eda nın ne kadar tutumlu bir insan olduğunu hepimiz çok iyi biliriz.zaten oğuz a sinirli olan eda nın tepkisi görülmeye değer olacak...

Filiz ile evlenme hayalleri kuran Niyazi yüzünden Bakkal Numan yalnızlık sendromuna girer.

ay...yazık.yalnız bırakmasınlar adamı.köşkümüze gelsin sık sık.daha çok görelim onu daha iyi.merak etme yalnız değilsin numan amcacım=)

şimdilik hepinizi sevdiğimi uMutmayın=)(arkadaşlarla hep böyle diyoruz da=))...hepinize ama hepinize kucak dolusu sevgiler,öpücükler,gülücükler ve tekrar görüşünceye dek bye ...

deren1970
04-03-08, 19:39
Şimdi olaki üniversite öğrencisi olsaydım (ah keşke ama hiç belli olmaz 40'ında bile üniversiteye giden öğrenciler var, onlardan biride ben niye olmuyayım:img-wink:) neyse işte öğrenci olsaydım bitirme tezimde İKİ AİLE FORMU NASIL CANLANIR? olsaydı hoş öyle çabuk yenilgiyi kabul eden biri değilimdir beni tanıyanlar az çok bilir ama maalesef şu dersten kesin sınıfta kalırdım belli oldu:icon_sorr

Şimdi dost acı söyle ama aklınıza bile getirmiyorsunuz ama Haziran'ın 2. haftasında olaki dizimiz hiç istememize rağmen bitecekse tamı tamına eğer erteleme filanda olmazsa son 14 bölümümüz kaldı:icon_sorr Evet evet aynen öyle bana inanmıyorsanız alın masa takvimini önünüze sayın, saydınız dimi sayılı bölümler kaldı ve bu bölümler toplamı 14 maalesef:icon_sorr

Şimdi çok iyi biliyorsunuz ki sayılı günler olsun, bölümler olsun çok çabuk geçer, bilmem anlatabildim mi:img-yes: Tamam zaten çok çok ilerleyen sayfalara sahip değildik, ama bir yeni bölüm sonrasıda affedersiniz bu kadar boş bırakmazdık buraları. Sesim geliyor mu Ankara'ya, Münih'e, İstanbul'a, Adana'ya (yok Adana'dan bana bayağı ses geldi:img-hyste) isim yazmıyorum artık ve Türkiyenin diğer illeri, bu diziye gönül verenler.

Dün akşamki Eda-Oğuz sahneleri, kardeşlerin barışması, sinir olunan Yaman, Sabutay sahneleri bile yazılacak birşey yok diye düşünüyorsanız pes diyorum sizlere.

Neyse yine içimi döktükten sonra:img-grin2 dün akşam biraz buruk olduğum yada sahne niye böyle yarım kaldı diye düşündüğüm Arda-Oğuz sahnesine gelmek istiyorum.

Bizim ikili ilk defa bir yardım konserine çıkıyor ve aileden bir Allahın kulu yok:icon_whis Şimdi oldu mu bu:icon_sorr En azından Eda'nın o konserde muhakkak olması gerekmiyor muydu. :img-yes:

Bu arada benim bir isteğim olacak senaristlerden. Tamam iyi güzel Oğuz-arda ikilisini yaptınız (ben svmiyorum ya Ardayı inadına inadına gözüme sokuyorsunuz, tamam öyle olsun:img-yes:) ama sanırım bu konuyu sakız gibi uzatmıyacaksınız di mi. Eee Fatoş sanada birşey beğendiremiyoruz demeyin lütfen, artık istediğimiz şeyi artık düşünün yahu. İlla hatırlatacağız sizede. Aaa bak buradan duyuyorum ne ki o diyosunuz, pes vallahi. Tabi canım o kadar çalışıp yorulunca unutursunuz tabi. Neyse Allahtan burada size hatırlatacak biri var:img-hyste efendim İKİZ BEBEK yandı di mi ampul. Hani ben ve Sevil'in çok istediği birşey bu. Eee artık aile tamam gelin damatlarla büyüyor ama biz çocuklarla büyümesinide istiyoruz.

Sevgiler, saygılar efendim

iki_ailem
04-03-08, 20:58
Bu arada benim bir isteğim olacak senaristlerden. Tamam iyi güzel Oğuz-arda ikilisini yaptınız (ben svmiyorum ya Ardayı inadına inadına gözüme sokuyorsunuz, tamam öyle olsun:img-yes:) ama sanırım bu konuyu sakız gibi uzatmıyacaksınız di mi. Eee Fatoş sanada birşey beğendiremiyoruz demeyin lütfen, artık istediğimiz şeyi artık düşünün yahu. İlla hatırlatacağız sizede. Aaa bak buradan duyuyorum ne ki o diyosunuz, pes vallahi. Tabi canım o kadar çalışıp yorulunca unutursunuz tabi. Neyse Allahtan burada size hatırlatacak biri var:img-hyste efendim İKİZ BEBEK yandı di mi ampul. Hani ben ve Sevil'in çok istediği birşey bu. Eee artık aile tamam gelin damatlarla büyüyor ama biz çocuklarla büyümesinide istiyoruz.

öncelikle tebrikler gerçekten harika yazmışsınız.duygularınızı,duygularımızı iyi bir şekilde dile getirmişsiniz.şahsen bilindiği üzere yoğun bir ders tempom olmasına rağmen burayı takip ediyorum(çoğu zaman yorum yazamayacak gibi olsamda takip ediyor,genelde yorum yazmaya da çalışıyorum).ama baktığımda genelde forum boş yada çok az kişi oluyor ve açıkçası bu beni de üzüyor.umarım uyarılarımız dikate alınır(ben alacağım,alınacağından da eminim).

sonra bebek konusuna gelince bu benim OKS yi kazanmaktan sonra ennn... büyük isteğim ya...süper eğlence,yeni bir sürü konu demek ve bence reytinglerinde yükselmesi demek...çok çok çok istiyorum.her bölüm,her özet,her fragman bir müjde duyarım UMUDUYLA bakıyorum ama nafile...maalesef.aslında UMUTLARIM yavaş yavaş tükeniyor.olmayacak sanırım şu 5 çocuk üzerinde çok duruluyor,olmayacak izlenimleri var sanki.ama umarım bu tahminlerim yanlış çıkar.AMİN...!zaten bir önceki yorumumda da bahsetmiştim bu konudan biraz.iyi oldu.bu arada ben bir tane olsa ona bile razıyım.bende ikiz istiyordum ama ondan geçtim yani.ama tabi olsa harika olur.

son 14 bölüm.gerçekten o kadar üzücü ki ya...ne kadar da çabuk...aklıma daha delirmek üzere yeni sezonu beklediğim,insanların artık yine ''ah bugün iki ailem olmalıydı'' gibi sözlerimi duymamak için benden kaçtığı günler geldi.gerçekten zaman ne kadar da çabuk akıp geçiyor.14 bölüm dediğimiz nedir ki?hemen gelecek ve geçeçek.daha yıllar var dediğim oks bile geldi neredeyse.of...offf...bu haziran hiç gelmesin ya....dizimiz bitmesin.bunu kabul etmek ne kadar da zor.hala kabul edemedim.umarım bitmez de bende kabul etmek,bu üzüntüleri tekrar tekrar yaşamak zorunda kalmam.öyle birşey ki bir yerde,sorularda ''umut,aile,eda,oğuz,efe''gibi kavramlar gördüğümde kalbimin atışlarının hızlanmasını bile seviyorum,mutlu ediyor beni hemde çooo...k.sorularda geçen ''bir aile'' kelimesinde birin üzerini çizip iki yazmak bile ayrı bir keyif veriyor.yani öyle birşey ki beni bu kadar mutlu edebilen tek şey.belkide ondan bu kadar çok seviyorum.NE OLUR BİTME!YÜZÜMÜZDEKİ O TATLI GÜLÜMSEMEYİ ALMA BİZDEN YALVARIRIM!

öyle bir duygu ki bu anlatılmaz,izlemeyen bilemez.işte bu yüzden bizde birbirimize bu kadar bağlandık bence.ortak düşünceleri paylaşan insanlar olduğumuz için.nerede olursak olalım farketmez.ve işte belkide bundan bu kadar bağlandık dizimize bizi birbirimize bu denli bağladı diye...

BU UMUTSUZLUK İÇİNDE DÜNYAYA YİNEDE UMUTLA BAKMANIZ DİLEĞİYLE...

nar cicegi
04-03-08, 21:21
Fatoş Abla'yı gene sinirlendirmişiz valla Fotoş Abla sabahtan beri videoydu,slayttı kortondu derken akşam olmuş haberim yok çok yorgunum ama senin çağrını duyar duymaz geldim sende olmasan forumu iyice boşlıcaz.İyiki varsın.Bende sınıfta kalcam böyle giderse millit özet yorumuna geçmiş ben daha bölüm yorumumu tamamlamadım.Ne desen haklısın.Gerçekten şaka maka 14 bölüm falan kaldı.Hala inanamıyorum biteceğine.

Dizi yorumuna geçiyimde silinmesin mesajım.Bebek meselesi açılmış.Bende filrimi söyleyim.Bence bebek finalde.Sette bebeği göze alamıyorlar büyük ihtimal.Ama ben isterim ki daha önce olsun bizde doyalım bebeğimize.

Birde Fatoş Abla'nın değindiği bir diğer konu Eda'nın konsere gitmemesi çocuklara ders çalıştırması dün Fatmanur la msn de konuştuk biraz garip geldi.Ama senaryoyu bağlamak için gerekliymiş demekki.

Yarın da dershane sınavı var ama akşam söz Fatoş Abla özet yorumu ve bölüm yorumu olmak üzere 2 msj benden.Hoşçakalın

GizemliSahne
05-03-08, 02:20
Ben geldiiiimm.. Harika bir İstanbul seyahatinden sonra tekrar buralardayım.. Her şey iyi güzel hoş da, battım arkadaşlar.. :D Kim demiş "devlet tiyatrolara ödenek sağlamıyor" diye, devletin verdiği tüm burslar tiyatroya gidiyor :img-hyste Evet arkadaşlar, her akşam birinizde yemek yesem sanırım ayın 15'ini görürüm ne dersiniz?? Aysun'cum makarnaya nasıl alıştım anlıyor musun şimdi?? :D Valla para yeter ki tiyatroya gitsin, İstanbul'un anlatılmaz güzelliğine gitsin ben halimden memnunum :img-wink:Şaka bir yana öncelikle dizimizin şirin yüzü Ayça Bingöl'ü tiyatroda izlemenizi şiddetle öneriyorum, söylemeden geçemeyeceğim dizideki oyunculuğu, er meydanındaki oyunculuğunun yanında sönük yansıyormuş meğer.. Gerek ses tonu olsun, gerek duruşu olsun valla izlerken hayran kaldım.. Zaten oyun başlı başına hayranlık uyandırıcı.. Evet önerilerimizi yaptıktan sonra bölüm yorumuna geçebiliriz artık.. Çok detaylı yorum yapamayacağım ama genel olarak değinmek istediğim noktalar var..

Evet size bir soru; Paris'in en ünlü gece kulüplerinden biri olan Moulin Rouge'da arabesk müzik yapılırsa ne olur? :img-hyste Bir ara Eda arkadan kan-kan dansı yapıp gelecek diye bekledim vallahi, arabeskle ne iyi giderdi değil mi? Off Eda'yı o halde düşündükçe bile gülüyorum :img-hyste Valla pes diyorum Fet-Say.. Tebrikler.. Yaman'ın da rüyada var olması hiç şaşırtıcı değildi.. Arabesk+ortadan ayrılmış saçlar+ beyaz takım elbise+kırmızı gömlek(yanılmıyorsam)+Yaman.. Ayy yok Moulin Rouge bu kadarını kaldıramaz, Kırmızı Değirmen falan tersine dönmeye bile başlar ama bu olamaz.. :img-hyste Ay o ortam da tam Yaman'lık ha, bıraksın o inşaatı falan açsın bir pavyon otursun başına.. :=) Aa bu arada Müzeyyen Senar geldi falan diyince fragmanda söz edilmemiş olsa bile cidden acaba gelecek mi diye de bekledim.. Tam ortamıydı.. Günlük yaşamda karşılaşmaları için yazılan hikaye biraz zorlardı ama rüyada karşılaşmaları Müzeyyen Senar'ın dizimize konuk olabilmesi için harika bir gidişattı.. Ayrıca Oğuz'un "Müzeyyen abla ben böyle bir insan değilim" diye ağlaması da çok komikti.. O ortamda düşündüğü şeyin o olması çok doğaldı; aşığı olduğu duayenin 40 yıllık Türk Sanat Müziği dinleyen, söyleyen Oğuz'u böyle bi şekilde, arabesk söylerken görmesi, Oğuz için tam bir kabustu :D

Oğuz'un Ceren'in istenmesi ile ilgili gördüğü rüyadan sonra, Oğuz'un "gündem rüyaları" klasikleşse çok güzel olabileceğini düşündüğümü söylemiştim ve bu rüyadan sonra da emin oldum ki bu konu aslında çok klasik bir yöntem olsa da Oğuz karakteri ile sınırı olmayan hikayelere kapı açabileceği için senaristlerimizin yaratıcılıklarını sonuna kadar kullanabilecekleri bir "klasik" haline gelerek biz izleyici için de çok zevkli bir hal alacak.. Birbirine zıt karakterleri yan yana, olmayacak hikayeleri de onların hayatlarında görmek bambaşka bir boyuta taşıyor hikayeyi.. Aynı şekilde Eda ve Oğuz'un yatak odalarında o günün gündemini değerlendirmeleri de klasikleşse çok renkli olacağı kesin.. İşte İki Aile izleyicisinin sevdiği şey bu; kafa yormadan, huzurla izleyebilecekleri rahat bir hikaye.. Şuanki gidişat tam bu kıvamda.. Aynen devam..

Eda ve Oğuz'un yatak değerlendirmelerinden girmişken, Efe konusuna değinelim biraz da.. Öncelikle Eda'nın Oğuz'dan bunu yapmasını istedikten sonra Oğuz'un yatakta dönüp durması o kadar bizdendi ki.. Yani bir çok hikayede uykuları kaçıran şeyler öyle büyük ve kasıntı yazılmış sorunlar oluyor ki, insanı sıkıyor artık.. Ama günlük hayatta anne-babaları uyutmayan şeylerin başında gelir çocuklara belli edilemeyen tatlı sorunlar.. İlk başta tepki veremez, yüzüne söyleyemez ama gece döner döner şöyle konuşayım, şunu diyeyim diye düşünür dururlar, biz farketmeyiz.. Bu bakımdan bu tarz konuların böyle işlenmesi çok içten ve doğal geliyor.. Bu da senaristlerin sağlam gözlemleri sayesinde oluşan samimiyeti getiriyor.. Belki de kasıtlı gözlemlemiyorlar ama geçmişlerinden gelen aile bağları ve yetiştirilme tarzları ve ortamları sayesinde bu kadar samimi yazabiliyorlar sanırım.. Ve verdikleri mesaj da değinilmesi gereken önemli bir mesajdı.. Bir çok aile bu konuları çocuklarıyla konuşmaktan çekiniyor, çekinmeyen de nasıl konuşacağını bilememekten yakınıyor.. Çekinmeleri de çok normal, kökten gelen bir düşüncenin ucu, oluşturulamayan ortam, ebeveynlere verilmeyen çocuk ve ergen eğitimleri ve dahası.. Çünkü gerçekten Oğuz'un da dediği gibi çok hassas bir konu.. Fazla açık konuşmak da hiç konuşmamak kadar zarar getirebilecek cinsten sonuçlar doğurabilir.. Hiç konuşmamak zaten başlı başına bir sorun.. O yüzden ince çizgiyi bulmak çok önemli.. Toplumumuzun da büyük sorunlarından biri bu.. Hala konuşulması tabu olarak görülen bir konu ve bu tabunun sonucunda ortaya çıkan manzaralar da pek hoş değil.. Ailesi ile konuşamayan ergenler, kulaktan dolma bilgiler ile "bağlı oldukları takımı" üzecek sorunlara yol açabiliyorlar.. Pusulası olmayan amatör bir kaptan, gemisini nereye süreceğini içgüdüsel olarak bulmaya çalışırsa nereye varacağını görmesi çok zor.. Fet-Say'ın bu konulara parmak basması da çok yerindeydi.. Televizyon malumunuz en sağlam iletişim araçlarından biri ve bunu eğitici bir şekilde kullanmak da böyle olur işte.. "İçi dolu" dizi diye buna denir.. Bize zengin olma yolları, parayı düzgün harcama yöntemleri, bir şirket nasıl yürütülür, aşkınla barışmanın yolları gibi "yapay" ve "değişkenlik gösteren" mesajlar değil, günlük hayatta değişkenliğe uyarlanabilecek çıkış yolları içeren kullanılabilir mesajlar lazım.. Onların ilgi alanlarından yola çıkarak ve uygun bir biçimde yaklaşarak ulaşılamayacak bir ergen olduğunu sanmıyorum hatta bir insan olduğunu sanmıyorum.. Oğuz'un da Efe'nin basketbol sevgisinden yola çıkarak anlatmaya çalışması olayın hem Efe için, hem de izleyici için çok yumuşak bir anlatım tarzı oldu.. Hiç rahatsız edici değildi ve aslında bu konuları konuşmanın o kadar da zor olmadığı, komedi kullanılarak verildi.. Oğuz'un kıvranması da olumlu bir etkiydi.. Ne çok rahat, ne de çok zor bir ortam oluşturuldu.. Bunda Emre Kınay'ın etkisi tabi ki tartışılmaz.. Buğra'nın da dediği gibi kıvranması çok doğal bir süreçti ve izleyenlere de inandırıcılığın verilmesi için onun üstüne düşen de az uz bir rol değildi.. Mesajın mutlaka bir yerlere ulaştığından hiç şüphemiz yok.. Hem çocuk sahibi olanlara, hem çocuk sahibi olmaya aday olanlara, hem de çocukların kendilerine inceden bir mesaj gitti.. En azından kafalarda olumlu bir izlenim oluşturuldu.. İşte bu diziyi bu yüzden seviyorum, abuk subuk şeylerle dolu programların ve dizilerin arasından sıyrılıp, bir amaç besleyerek bir iş yapıyorlar.. Bir şeyleri değiştirebiliyorlar..

Hep toptan bölüm yorumu yapıyordum ama yorgunluğa yenik düştüm, yatacağım, daha konuşacak çok şey var, artık devamı da diğer akşamlara kalsın.. :img-wink: İclal Aydın, Aram, küçük Eda, Damla, Yıldız Hülya Bilban ve dahası.. Ee psikolojik konular da yoğundu bu hafta, konuşmazsak olmaz değil mi?:D

Hepinize iyi geceler.. Görüşmek üzere.. :img-wink:

deren1970
05-03-08, 14:11
Tüm aileme Tünaydın

Evet bugün foruma yine azıcık geç girebiliyorum, efendim patronum İstanbul'da ve her daim büroda olduğunda, öyle artık rahat rahat giremiyorum ama Allahtan cuma yine yurt dışına çıkacak bende yine sabah saatleri yine forumda olabileceğim sanırım.

Şimdi izleyemediğim sahneleri hala izleyemedim maalesef, inşallah bugün o arayı kapatabilirim.

Şimdi bölüme tekrar dönersek her ne kadar oynanan basketbol maçını izleyemedikse de, başka bir maç vardı karşımızda yahu, ne maçı mı? farkedemediniz mi? Aman hemen hatırlatayım, burada uzman araştırmacı, hatırlatıcı Fatoş Ablanız var:img-hyste

Maçın adı : El Öptürtme
Takımlar : Bir tarafta Tahir ağa, diğer tarafta Küçük eda,Leyla ikilisi
Yer : Köşkümüz (Acıbademde:img-wink:)
Saat : Şimdi ileri geri saat muhabbetine girmeyelimde öğleden sonra istediğiniz bir saat desem:img-hyste

Allahım o sahne nasıl bir sahneydi:good: koskoca Adanalı Tahir ağa var bir tarafta 7'den 77'ye herkese elini öptüren yani:img-wink: diğer tarafta burnundan kıl aldırmayan, güya modern yetiştirilen bir aileye mensup iki kız:img-hyste

Şimdi Efe kızlara büyük ailenin diğer fertlerini tanıştırıyor, Tahir ağada kurulmuş koltuğa, elini öpsün diye çilli Eda'ya:img-hyste (çaça Eda hanım artık kıymetimi bilirsiniz, bak sevmediğin kıza taktığım lakabı eminim sende tutmuşsundur:img-hyste) elini uzatıyor ama o ne sayın izleyiciler çilli Eda o elini sadece sıkmayla olayı bitirmeye çalışıyor, bunu gören ihtiyar delikanlı Tahir ağa gücünün son kuvvetine kadar elini yine öpülecek şekilde tutup çilli Edaya terkar uzatıyor ama nafile öptüremiyor:icon_whis onu geçti ufaklık varya sarı Leyla:img-yes: hamlesini ona yapıyor, amanınnn yok ondada maalesef başarıya ulaşamıyor:icon_sorr

Şimdilik bu el öptürmede evein sevilemeyen gelin adayları önde maalesef, ama bu maçın sürekli olabileceğini düşünürsek Tahir Ağa sonunda başarıya ulaşacaktır. Ha bu kuvvetle filan değil, kızların bu tür davranışların toplumumuzda saygı gösterme yollarından en güzel olan, başı çeken hareket olduğunu görmeleri yada öğrenmeleriyle olacaktır.

Tekrar birlikte olacağız. Şu yeni özet öyle ye de yanımda yat diye ki:img-icecr yorumlamamak ne mümkün