PDA

Tüm Versiyonu Göster : Yalancı Yarim Senaryolar (Arşiv 2)


Sayfalar : [1] 2 3 4 5

melisa_s
30-12-07, 04:13
PART25
Belgin:olabilir ama…Bu yaptıklarını affettirir mi?!
Vahi:Hayır!Ama Naz bile affetti…
Hulusi:Naz affettikten sonra bize noluyo?!
Belgin:Çok kötü görünüyodu!Ne yaptı acaba gece?!
Vahi:Eve gelmedi mi?
Hulusi:Hayır!
Belgin:Hulusi gelince konuşalım…Yeter bu kadar!Ne hale geldi yavrum benim bir gece de…
Hulusi:Evet ama önce Ümit ve Filiz’le konuşalım…
(onlarda aralarında benzer şeyler konuştular…Ve Hulusi’lerle konuşmayı düşünüyolar.)
Belgin:Hadi o zaman…
Hep beraber odaya girerler…
Vahi:Çocuklar sizinle konuşmak istiyoruz!
Ümit:Ne oldu baba?!
Hulusi:Biz dün hepimiz zibidinin üzerine gittik!Naz bile affettiğine göre artık bizde affetsek diyoruz…
Belgin:Ahh ahh oğluşum bi gecede ne hale gelmiş…
Filiz:Biz de aynı şeyi konuşuyoduk zaten…Naz bile affettikten sonra bizim tepkimiz fazlaydı…Hem onlar birbirlerini seviyo…
Vahi:o zaman Naz’lar gelince her şeyi tatlıya bağlıyoruz…
Tarıklar
Deniz kenarında araba da oturuyorlar…
Naz:Geçicek her şey merak etme!
Tarık:Geçmiyicek işte Naz!Hiçbir şey geçmiyicek!Nefret ediyolar benden…
Naz:Hayır…Kimse senden nefret falan etmiyo…Biraz zamana ihtiyaçları var…
Tarık:Bu zamana dayanamıyorum artık!Hiç kimsem yok!Çok yalnızım!
Naz:Ben varım…
Tarık:Senden başka kimsem yok!Seni hastaneye götirim artık…
Naz:Tamam hadi..

ua_nazlyy
30-12-07, 04:40
Sunucu:Evet,Lösemili Çocuklarımız için yapılan bu özel gecemizde sizide aramızda görmekten dolayı kıvanç duyarız..

Alkışlar..
Vahi,Ümit,Hulusi smokinlerini,Naz,Belgin,Filiz ise son derece şık gece elbiselerini giymiş sohbet ediyorlardır,yuvarlak masa etrafında..

Vahi:yahu enrede kaldı bu çocuk Hulusi?

Hulusi:dedi ya trafiğe takılmış..

Naz(içses:nerdesin sevgilim ya?)

Naz çantasını açar,telefonu alır ve bir mesaj çeker..

Tarık saçları yapılırken gülümseyerek mesajı okur..

"Aşkım nerdesin?Hadi bekletme,özledim.."

Tarık:bende..

Kuaför:efendim?

Tarık:size demedim.

Harun Bey telaşla Tarığın yanına gelir..

Aynadan birbirlerine bakarlar..

Harun:Tarık Bey size ne kadar çok teşekkür etsek azdır..Malum ünlüler kameraların çekmediği yerlerde böyle hayırlı işler yapmıyorlar..

Tarık:teşekkür edilecek birşey yok..

Harun:ama süpriz bi isim daha var..

Tarık:yaa kimmiş?

Harun:sizede süpriz olsun..

Sevecen bir şekilde Tarığın omuzunu okşar..

Ve..

Harun:Ben gidip sunuculuğumu yapaıyım..

Tarık ayağa kalkar..
Aynaya bakar,memnun bi şekilde..

Tarık:hazırım..

bU SIRADA hARUN MİKROFONU ELİNE ALMIŞTIR..

Harun:Evet misafirlerimiz,bayanlar&baylar..Bu akşamın 2 özel ve süpriz ismi var..Birincisini hepimiz yakından tanıyoruz,Türkiye'nin en güçlü şarkı sözü yazarı,minik kuşu,aşkın kadını..SEZEN AKSU..

Tarık içerde hızlıca nefes alır,gözlerini açıp kapar..

Tarık:Sezen Aksu?..

Ve alkışlar eşiliğinde müzik girer..

Tarık görevli çocuğun gülümseyerek yanına gelip işaret edinceye kadar şokunu atlatamaz..

Aşkın teslim olduğu tek kadın ile düet için sahneye adımını atar..

zett_turgay
30-12-07, 05:02
11.bölüm

naz ne kadar tarığın peşinden koşsada yetişmesi mümkün değildir...tarık çoktan arabayla uzaklaşmıştır bahçeden...nazda yetişemeyeceğini anladığı sırada durur...
naz(sessizce ve boğuk bir sesle):gitme!
ama bu cümlenin şu an anlamı yoktur çünkü gitme dediği araba birkaç dakika önce çoktan gözden kaybolmuştur...burak bile aklında gelmeyecek bir düşünce,bir zihniyetle odasına çıkar...kapıyı kapatır sertçe...sanki kapıyı tarığın suratına kapatır gibi...yapmadığı birşey değil dimi ama.yatağa bırakır kendini.küçük bir yastık alır kendini hani şu kaztüyü yastıklardan...başını koyar üzerine ve ağlamaya başlar
naz(kendi kendine):herşeyi düzeltmek isterken mahvettin aptal!
burak ise müştemilatta vahi ile konuşurken e tabi vahiden daha zeki olduğu için olanları anlamaya başlar yavaşça...onunda çok zeki olduğu söylenemez tabi...sonuçta olanları anladı ya siz ona bakın...ve ne şanstır ki...bilemiyorum şans mı yoksa benim böyle istediğimden midir ne tarığın telefonu vardır kendisinde...hemen arar onu


tarık ise arabayı sahile çekmiş klasik bir şekilde çayla simit yiyordur...çayı yemiyordur tabi:) neyse cıvıtmak yok ciddi bir senaryo yazıyoruz şurada...o klasik düşüncelerinin içinde bulur kendini...artık onun için naz diye biri yoktur...kısmen istifa ettiğini belirtmese de teorik olarak istifa etmiştir...zaten şu dakikadan sonra bu düşüncelerle nazlara dönmek yüzsüzlük olurdu...her ne olursa olsun nazı düşünmeden duramaz...hastanedeki yüz ifadesi gelir aklına...daha bi kötü olur düşününce...düşünmek,düşünceler artık ona acı vermeye başlamıştı...onu unutmak beyninden silmek istiyordur...bunun hiç kolay olmayacağını o da biliyordur...yılların çapkını aşık olmuştur bi kere bunun kaçarı yoktur...gönül ferman dinlemez!

naz cephesinde de aslına bakarsanız bir acı vardır...aslında beklenen birşeydir bu...tarığı birkez daha kaybetme düşüncesi kaplar beynini...aklına ufakta olsa açık olma ihtimali olan telefonu gelir...yüzyılın en berbat icadı edison'un aşkları yoketmek için icad ettiği telefon bakalım bir kez dahil iyi bir işe yarayacak mıdır?
ama ne yazıkki bunda geç kalır...çünkü ondan önce burak aramıştır bile... tarık naz herhalde aramaz,bu kadar yüzsüz olamaz düşüncesinden telefonunu kapatmamıştır...arayanın burak olduğunu görünce şaşırır...açmakla açmamak arasında kalır...sonunda açar
tarık:Alo
burak:alo tarık
tarık:alo burak
burak:tarık yüzyüze konuşabilir miyiz? çok önemli bir konu var
tarık düşünür biraz:tamam sahildeyim bekliyorum
burak:tamam birazdan ordayım

burak hemen arabasıyla hızla sahile gelir

yaklaşık 20 dk sonra diyelim...

tarık:hoşgeldin burak
burak:hoşbuldum tarık...hemen konuya giricem uzatmıycam
tarık(içses):kesin nazı seviyorum çekil aramızdan diyicek
burak:nazla aramızda...
tarık:dur tahmin edeyim aranızda aşk var ve bana aradan çekil diyeceksin anlıyorum burak sevenlerin arasına girmek doğru olmaz size mutluluklar
tarık tam gitmek üzereyken
burak:aramızda düşündüğün gibi birşey yok diyecektim
tarık durur ve arkasını döner:ne?
burak:aramızda düşündüğün gibi birşey yok tarık hem benim bir sevgilim var onu seviyorum nazın zoruyla çıktık o akşam yemeklerine...çünkü seni kıskandırmak istiyordu bunu şimdi anladım beni bir piyon gibi kullandı sadece...bugünde eve kendisi çağırdı...gelemem dedim ama bi 5 dk gel dedi bende o yüzden geldim...son olarak sen odaya girerken gördüğün manzrada naz ayağa kalkıyordu sadece nazikçe elini tutmak istedim hepsi bu
tarık burağa yaklaşır biraz ; doğru mu söylüyorsun?
burak:kelimesi kelimesine hemde...o seni seviyor sana aşık anlasana
tarık:teşekkür ederim açıkladığın için
tarık aralarında birşey olmadığını öğrendiği an öyle bir mutlu olur ki içi içine sığmaz tabir-i caizse
naz ise hala odasında ağlamaktadır..yaptığı yanlışlar birbir gözünün önüne gelir...tarık ise nazı tamamen affettmiş ve kalbinin tüm kapılarını ona açmaya hazır bir şekilde nazlara doğru yola çıkmıştır

YAKLAŞIK 15 DK SONRA...

naz odasında gözleri şişmiş bir şekilde mendilleri tamamen tüketmiş bir şekilde ağlamaya devam eder...ve birden kapı çalar
naz:defol ümit!
kapı bir kez daha tıklanır
naz sinirle gidip kapıyı açar
naz:Sana kaç kez diy... Tarık!



11.Bölüm sonu

YESIL8
30-12-07, 17:18
Şaşkındır bütün olanlardan.

Naz.: Tarık sana bir şey sorucam. Bunu neden yaptın? Neden her şeyi bildiğin halde sakladın.

Tarık, oturduğu yerden hızla kalkar

Tarık: Peki sen neden yaptın? Naz!

Naz, şaşırmıştır..

Naz: Sana kızgındım. Söyleyemedim işte..

Tarık elindeki içki kadehini duvara fırlatıp

Naz, korkuyla irkilir..

Tarık: Allah kahretsin Naz. Bu bebek 3 aylık. Sen benimle birlikteyken nasıl ? Nasıl olurda Korayla..

Naz, işaret parmağını havaya kaldırır. Gözleri dolu dolu olmuştur

Naz: Sakın sakın o cümleyi tamamlama..

Karnında hissettiği acıyla karnını tutar

Naz: ahh. Bebeğim..

Tarık, Naz’a doğru yaklaşır elini tutar..

Tarık: Özür dilerim Naz. İyi misin?

Naz: (gözlerinden yaşlar süzülürken kızgın bir biçimde başını kaldırır)Bırak beni.


23. Bölüm



Bölüm uyarısı: Linki açıp öyle okumaya başlayın lütfen..




Naz: Bırak beni



Tarık, Naz’ı dinlemez bile. Elini Naz’ ın beline dolar.


Yalvaran gözlerle Tarık’ a bakar..



Naz: Bırak beni Lütfen..(gözleri dolulu) Lütfen


Tarık, bu sözlerin karşısında adeta donmuş kalmıştır.


Naz, Tarık’ ı hafifçe iter ve kendinden uzaklaştır.



Naz, ağır ağır merdivenlere doğru ilerlerken


Tarık söylediği cümlenin Naz’ı ne kadar yaraladığını işte ancak o zaman anlayabilmişti. İçinde duyduğu tarif edilmez pişmanlık ve acı duygusuyla ağzından belli belirsiz cümleler dökülü verir..



Tarık: Özür dilerim.



Kendi de söylediği söze kendi de şaşırmıştır. Ama artık bazı şeyleri düzeltmek hiç o kadar kolay olmayacaktır..



Naz, merdivenlerin başına gelir.Artık unutmak istese de unutamayacağı sözler…
Bu sözleri yanlanlarcasına içini parçalayan aşkının parçası onu tekrar kendine getirir..



O acılar içinde öylece dururken Tarık çoktan koşarak yanına gelmişti bile..


Naz’ın beline sarılarak..


Tarık: İnat etme artık.



Naz’ın pek itiraz edecek hali olmasa da..




Sonra kucağına alır ve yatak odasına kadar taşır..


http://www.youtube.com/watch?v=oHCSg0WfwvI UNUTULDULAR


Tarık, Naz la bu evde geçirdikleri ilk geceyi düşünür… Nasıl da kucağına alıp onu taşımıştı bu odaya ve ne kadar da mutluydular .. Her şey nasıl bu kadar hızla değişmişti..Ve unutulmuştu.. Yatağın üzerine yatırdığında tekrar yaşamıştı sanki o anı.. Ve Hayır hiçbir şey unutulmuyordu… Unutulamıyordu


23. Bölüm sonu

You_A
30-12-07, 17:23
İnsanlar verdikleri kararların arkasında dimdik durmalılar ve sonuçlarına da katlanmalıdırlar. Alınan karar ver ne olursa olsun bu bir vazgeçiştir çünkü karar vermek bir seçimdir. Her vazgeçiş bir kaybediştir. İşte bu yüzden zafer sandıklarımızın aslında bir yamalı bohça, bir kırık oyuncak olduğunu bilmemiz gerekir. Elimde tıngırdayan bir oyuncakla en sevdiğimin karşısındayım, ama o da bana her ne kadar alırsam alayım arkamda olduğunu söyledi. Bir yalandı, onu yalanını yakalayacak kadar uzun süredir tanıyorum. Yalan söylerken burnu akıyormuş izlenimi verirdi, benle o gün konuşurken de burnunu defalarca çekti.


Bu olayı izleyen haftanın son iş günü, masama istifasını bıraktı Tarık. Beklemediğimi söylersem yalan söylemiş olurum. Aslında ona sunduklarımla yetinmediğimi biliyordum, o benden de zengindi, ama bir evlilik kararı üzerine her lüksünden vazgeçmişti. Şimdi benim aldığım evde, benim paramla alınan eşyaların üstünde yaşıyordu, taktiği kravat bile benim paramla alınıyordu. Bir erkek için zor olsa gerek, ama bunlar onun yüzünü hiç vurmadım. Onu verdiğim değerin yanında sunduklarımın bir karşılığı yoktu. Para en büyük güçlerden biridir, bunu sizde inkâr edemezsiniz, eğer paranız yoksa bu ülkede sağlık hizmeti bile almazsınız, hele ciddi hastalıkların tedavi masrafları. Zordur parasız yaşamak, para mutluluk sağlamaz, huzur vermez, ama o yoksa ekmek bile satın almazsınız.


Rahmetli Sakıp Sabancı, bu durumu aslında çok iyi açıklamıştı, kendimle çelişmeme rağmen sizler ondan bir alıntı yapacağım. Çoğunuzun bildiği gibi Sakıp Beyin oğlu hasta, kendisi zenginliğine rağmen oğlunun ondan araba isteyemediğini söylemiştir. Kendisi bir Japon üreticini hisselerine sahip olmasına ve otomobil üretmesine rağmen oğluna bir otomobil vermeyecek bir konumda.

Çelişkiye rağmen bunu yazdım çünkü Tarık’a verdiğim sevginin yetmediğinin farkındaydım, o eski Tarık olmak istiyordu. O TekBank’ın yasal varisi olmak istiyordu, hükmetmek istiyordu.
Yapacak hiçbir şey yoktu gitmesine izin vermeliydim, ama bundan önce o bayanla tekrar görüşmem gerekiyordu. Ben de onu ofisinden aradım.

“İyi günler Filiz Tekelioğlu’yla görüşebilir miyim? Ben Naz Özkül Tekelioğlu.” Dedim telefona çıkan asistan.

YESIL8
30-12-07, 18:28
24. Bölüm

http://www.youtube.com/watch?v=4acGwAC_k3g AŞK


Naz’ı yatağına yavaşça yatırır üzerini örter, yastığını başının altına koyar ve düzeltir..


Tarık: İyisin şimdi değil mi?


Naz, Tarık’a bakar sadece gözlerini evet anlamında kapar..


Tarık, oturduğu yatağın köşesinden yavaşça kalkar..


Aslında hiç gitmek istemese de odadan ardına baka baka çıkarken….


Naz, Tarık’ a dur, gitme, yanımda kal demek ister ama ona engel olan gururuna yenik düşer..


Çıkmaz o cümleler ağzından çıkamaz….


********************
Kısa bir süre sonra

Tarık, Naz’ın durumun iyi olmadığını anlamış eve Naz’ın doktorunu çağırmıştır..


Odanın kapısına geldiklerinde Tarık doktor Ahmet beyi durdurur..


Tarık: Şey.. Benim sizden bir ricam var. O gece Naz kaza geçirdiğinde onu benim hastaneye getirdiğimi bilmesin lütfen..


Doktor Ahmet bey şaşırmıştır. Ama yine de kafasını evet anlamında sallar ve odaya girer..


Kapının önündeki kısa ama bir o kadar uzun gelen bir bekleyişten sonra Tarık tüm pişmanlıklarıyla birlikte volta atmaktadır..


******************
Naz’ın odası


Ahmet bey muayeneyi bitirmiş, yine reçete yazarken..



Doktor Ahmet: Naz, hanım beni hiç dinlemiyorsunuz.Korkarım bi dahaki sefere bu kadar şanslı olamayabilirsiniz. Eşinize de söylicem zaten..



Naz: Doktor bey size söz veriyorum bu kez daha dikkatli olucam.. Amaaa. Sizden bir ricam olucak..


Naz, doktorun elini tutar..


Naz: Şu bebeğin babası meselesi…


Doktor Ahmet: Tamam tamam siz hiç merak etmeyin.


Odayı terk ederken..(içinden) ne biçim karı koca ikisi de bir birinden bir şeyler saklıyor..

*****************


Kapının önünde sabırsızlıkla bekleyen Tarık odanın kapısının açılmasıyla

Tarık, büyük bir endişeyle


Tarık: Doktor bey, iyi olacak değil mi?


Doktor Ahmet, elini Tarık’ın omzuna hafifçe vurarak..


Doktor Ahmet: Merak etme Naz hanım iyi.


Tarık, endişeyle


Tarık: Peki ya bebek?



Doktor Ahmet: O da iyi . Yalnız sinir, stres yasak. Onu bütün bunlardan uzak tutmanız gerek. Naz hanıma da söyledim. Bu onun son şansı..



Tarık, duyduğu bu cümle karşısında yıkılmış, Naz’a yaptıklarını düşündükte pişmanlığı bin kat daha artmıştır..



Doktor evi terk ederken..


Doktor Ahmet: Naz hanımı yalnız bırakmayın isterseniz.. Pek söz dinleyen biri değil gibi..


Tarık, doktorun ardından


Tarık: yaa bir de bana sorun..

****************



Tarık, yavaşça Naz’ın odasının kapısını aralar..


http://www.youtube.com/watch?v=4acGwAC_k3g AŞK


Naz, ağlamıştır göz pınarlarında kalan damlalar onu ele veririr..


Tarık, yatağının kenarına oturur..


İki baş parmağıyla göz yaşlarını siler..


Tarık: Biliyorum her şey için çok geç ama beni affet lütfen..


Naz, geri çeklir arkası dönük bir biçimde yan yatar..


Tarık, söylediği söz için çok geç olduğunu düşünür ve yavaşça yataktan kalkacakken


Naz sağ eliyle Tarık ın sağ elini tutar ve kendine çeker..


Naz: Bana sarılırmısın …


24. bölüm sonu

brs-sym
30-12-07, 19:26
102.PART


Naz öylece duruyordur.Ağlaması kesilmiştir.Eve bir rutubetlik çöker.Nazlı çok korkuyordur Nazın bu haline,sanki Naza birşey olacakmış gibi hissediyordur kendini.Nazın yanına gitmez bunun daha iyi olacağını düşünür,Nazın odasına geçer yatağa oturur...Hayallere dalıp gider.Hayalinde Nazla Tarığın hallerini canlandırır.Hepi gülümser.

Nazlı:Ah!Sizi kısa bir süredir tanımış olsam bile...Sizi canlandırabiliyorum hayallerimde.


Sonrada Nazın şimdiki halini düşünür.Gülen yüzü asılır birden...


Nazlı:Benim mutlaka Tarıkla konuşmam gerekiyor.


Naz;

Nazın gözündeki yaşlar kesilmiştir,şu anda bebeğini düşünüyordur.Karnını hafif okşar.

Naz:Bunların acısını senden çıkartamam,seni yaşıcaksın...Bban olmasa bile!

Bu lafın ardından tekrar sinirlenir.Sonra düşünür.

Naz:Ya ben napıyorum ya benim bebeğim mutlu olucak!Büyüklerimiz derdi hamilelikte nekadar mutlu olurssan bebeğinde o kadar mutlu olur...Y abenim bebeğim mutsuz olursa...Ama gülemiyorum ki gülemeyince bebeğimde gülemiyor...Hayır buna izin vermem yarın şehir dışına çıkıcam herşeyden uzakta olucam(karnına bakar)Sadece sen ve ben olucaz...



Tarık:
Tarığında gözündeki yaşlar silinmiştir.Şu anda;gözleri denize bakıyorsa asıl gözleri hala Nazın o halini görüyordur.

Tarık:Ben naptım!Ama ben birşey ypamadım ki....Nazda haklı yani ben onun yerinde olsam daha çok kızardım Naza...Ama yinede dinlerdim!Bbeğimizi ya ldırırsa...Ya onun canına kıyarsa?Naparım ben!O benim biricik bebeğim benim değil Nazla bizim!Of allahım nolur yardım et!


Tarık denize döküyordur içini sonra ıslıkla şarkı mırıldanmaya başlar.


Nazlı merdivenlerden sessizce iner.Hafif eğilip Naza bakar,çok üzülür.Yanına gitmek ister ama onu daha fazla üzeceğini anlar o yüzden istemez tekrar geri döner.

Filiz Nazı arar.

Naz telefon açar,kendini toparlayarak.

Filiz:Alo?

Naz:Alo filiz noldu?

Filiz:Bugün annemlere gelsenize size bir kararımızı açıklıcaz...


Naz birden ayağa kalakr.

Naz:Ne kararı?

Filiz:Ümitle benim kararım hadi hadi neyse siz gelin bekliyoruz hadi by!

Naz şaşırır.

NaZ:Yoksa bunlar...

Nazlı telefon sesini duyunca aşağı inmiştir.

Nazlı:Kimmiş?

melisa_s
30-12-07, 20:18
PART6
Tarık(bağırarak):Ege!!!
Ege:Ne var ne bağırıyosun?!
Özgür:Seni uyandırmak için bağırdı anlamadın mı?!
Ege:Uyumuyordum ki..
Tarık:Ne?!Ciddi misin?!(elini Ege’nin alnına götürür):Hasta falan değilsin dimi?!
Ege:Yoo…Uyuyamadım…İlk kez!
Özgür:Noldu Ege?!Tarıkgillerden mi oldun yoksa?!
Tarık:Çok komiksin!Tarıkgillermiş…
Ege:Uyumadım çünkü gece uyuyucam!
Tarık:Nasıl?!
Ege:Sen yine benim yerime bakıcaksın…Bende evde uyuyucam!
Tarık:Hayır!Sen adam gibi gelip işini yapıcaksın!
Ege:Nolur lütfen!!!
Özgür:Aman gelmesin Ege…Sakar kişilik yıkar orayı şimdi!
Tarık:Yıkmam tamam mı?!
Ege:İç ses-Yaşşa be Özgür!Tarık’ı nası ikna ediceğimi buldum! Dış ses-Kanıtla o zaman bu gece!!!
Tarık:Tamam bu gece kanıtlıyıcam!
Ege:Saol ya!
Özgür:İç ses-Verdi gazı yine jokere…Buda pat atlıyo hemen…Offf kırıp dökmese bari bişiler…
Tarık:Bişi diil abi…
AKŞAM
NAZLAR
Nehir arar…Bu gece kız kıza takılalım…Yine o bara gidelim der Naz’a…Naz da tekrar Tarık’ı görmek için hemen kabul eder…Vahi’lerden izin alır…Yukarda hazırlanıyodur…
Ümit:Vay be!Noluyo bu Naz’a evde mö’lemesi gerekirken…Dışarı çıkıyo!
Cahide:Ümiiit!
Ümit:Anne siz niye beni konuşturmuyosunuz?!Ne zaman ağzımı açsam anında ÜMİT!Diyosunuz…
Vahi:Zevzeklik yapıyosun çünkü…
Naz aşağı iner…
Naz:Ben çıkıyorum
Vahi:Tamam kızım…
Ümit:Şok!Şok!Şok!İnekliğin tarihini yazmış olan NAZ ÖZKUL…Okulu astı veee gece dışarı çıkıyo…Mö’lemeyi bıraktı mı yoksa?!
Naz:Ümit kes sesini uğraşamam seninle…
Ümit:Tamam sustum!
Nehir gelir…Naz çıkar…
TARIKLAR
Tarık Ege’nin yerine barmenlik yapıyodur yine…
Özgür:Aferin iyi gidiyosun bay sakar joker…Kırmadın bişi…
Tarık:Kes sesini Özgür!
Özgür:Aman sustum…
O sırada Nazlar gelir…
Nehir(Tarık’ı gösterir):Aaa bak canlı müzşk yapan çocuğa barmenlikte yapıyo galiba…
Naz(heyecanla bakar hemen):olabilir…Belki de bir günlük bakıyodur…
Nehir:olabilir.Sen de ne heyecan yaptın kızım öyle…
Naz(ilgisiz görünmeye çalışarak):Ben mi?!Sana öyle gelmiştir…
Özgür(Naz’ı gösterir):Bak şu senin dün gece içine düştüğün kız değil mi?!
Tarık:Yuhh!Kimsenin içine düşmedim ben.Ne bilim ben kim bu kız bara geleni gideni mi takip ediyorum?!(iç ses-O evet o geldi!Noluyo bana?!Geldiyse geldi!)
Özgür:Tamam yaa…Sen çıkmıyo musun sahneye?!
Tarık:A evet sahne.
Tarık gitarını alır..Sahneye doğru giderken Naz’la çarpışırlar.Göz gözedirler…
Tarık:Çok pardon ben..Benim sahneye çıkmam gerek…
Naz:Önemli değil.Bu arada yakışıyosun sahneye
Tarık:Teşekkür ederim…
Der ve sahneye doğru yürür…Hala Naz’ın gözleri vardır sanki gözünün önünde…Sahneye çıktığında GÖZLERİN’İ söylemeye başlar…Naz’lar da dün gece oturdukları masada oturuyorlardı yine…Tarık şarkıya girdiğinde Naz’da gelip masaya oturdu…Tarık Naz’ın gözlerine bakarak şarkıyı söyler.. http://www.youtube.com/watch?v=0kT8fG3tFGE
Naz’da ona bakıyodur…
Nehir:Noluyo kızım…Çocuğa nasıl bakıyosun…
Naz:Sahne de o var kime bakim başka…
Nehir:Sahne de olduğu için bakıyosun yani?!
Naz:Evet…
Nehir:İç ses-Ya kesin öyledir.Kimi kandırıyosun sen..Bas bayağı bittin çocuğa…
Naz öylece hayran hayran izliyodur Tarık’ı…Tarık’ta normal de hiç yapmadığı bir şeyi yapıyor ve şarkılarını sadece bir yöne bakarak söylüyodur….(Naz’a bakarak yani :))
Gecenin ilerleyen saatlerinde
Nehir:Naz hadi kalkalım artık
Naz(isteksiz):eh peki
Nehir:Sen kal istersen belki tanışırsın şu çocukla…
Naz:of Nehir ne tanışması(iç ses-Tanışabilir miyim acaba?!)
Nehir:Geliyo musun?!
Naz:Hayır sen git!Ben biraz daha dinlemek istiyorum şu çocuğu…
Nehir:İyi tamam dinle… der ve gider…Naz hala Tarık’ı izliyodur…
Birkaç saat sonra
Hiç kimse kalmamıştır.Naz dışında
Özgür Tarık şarkıyı bitirdiğinde yanına gelir.
Özgür:Tarık artık gidelim mi?!
Naz ismini biliyordu artık…İsmi Tarık’tı…İsmini duyduğu anda tarif edilemez bir heyecan bürüdü Naz’ı…
Tarık:Müşteri var!
Özgür:Sadece 1 kişi oda gider şimdi…
Tarık(isteksiz):İyi peki…Sahneden iner…Gülümseyerek Naz’a bakar…
Özgür:Birazdan kapanır bar hanfendi…
Naz:Bende gidiyordum zaten…
Tarık:İsterseniz size eşlik edebiliriz(iç ses-ben ne yapıyorum ya…)
Naz:Teşekkür ederim.Gidebilirim..
Tarık:Taksi falan çağırmamı ister misiniz?!
Naz:Aslında iyi olur…
Tarık:Tamam hemen çağırim size bir taksi…
Tarık hemen bir taksi çağırır…
Tarık:5 dk sonra burada olur…
Naz:Teşekkür ederim.Bu arada adım Naz…
Tarık:İç ses-Ne güzel isim…Dış ses-Bende Tarık..Memnun oldum
Naz:Bende
Özgür(mırıldanarak):Ben yokum canım burada….Adamdan sayan yok bizi!Bide umrumda değil ki kız diyo…Kaç kız için beklediyse böyle…
Tarık:Özgür bişi mi dedi?!
Özgür:Yo ne diyicem…
Bir süre sonra taksi gelir.
Tarık-Özgür:İyi geceler
Naz:Size de..
Naz taksiye biner gider…
Özgür ve Tarık’ta kendi evlerine giderler…
Evde
Özgür:Şimdi bu kız senin umrunda bile değil öyle mi?!Niye o zaman kızın yanında bekçi gibi bekledik…
Tarık:Gecenin bi vakti kızcağızı tek mi bıraksaydık…
Özgür:Yuh!İnsan başka bi bahane bulur bizim barda ne olacak kıza…
Tarık:Bizim barda bişi olacağından değil…Çıktıktan sonra…
Özgür:Ha…Sen götürseydin…
Tarık:Kızı tanımıyorum nası götürebilirim evine?!
Özgür:Niye götüremeyesin?!
Tarık:Ya nebilim boşver taktın ama bana yine…Ege nerde ya…
Özgür:Rüya aleminde
Tarık(güler):Başka nerde olabilir ki…
Özgür:Yani..Dağıtmış yine salonu
Tarık:Hiçbir şeye dokunuyoruz…Sabah o toplayacak buraları…
Özgür:İyi fikir…Yarın kafede işe başlıyoruz unutma sakın!
Tarık:Aklımda merak etme!

''El!F''
30-12-07, 21:49
-PART 34-

Tarık merdivenlerden iner.

Tarık: Naz nerdesin

Naz arkadan gelip Tarık’ın gözlerini elleriyle kapatır

Tarık: Nazz?

Naz: Benim merak etme der ve Tarık ile salona doğru yürür. Naz ellerini Tarık’ın gözlerinden çeker.

Tarık(Şaşkın bir şekilde) : Vayy! Benim sevgilim, biricik karım,bitanem,bebeğim,hayatım,aşkım neler hazırlamış benim için böyle!

Naz: Bu sözler bana mı?

Tarık yüzünü Naz’a döner.

Tarık: Tabi ki sana. Bu sözler sana az bile bitanem. Neler hazırlamışsın. Hepsi
çok güzel.

Naz: Beğenmene sevindim.

Tarık: Beğenmekte kelime mi bayıldım aşkım!

Naz, salonda çok güzel romantik bir ortam hazırlamıştır. Bütün her yerde
mumlar yanıyordur. Yerlerde gül yaprakları vardır. Dışarıda yağmur yağıyordur. Şömineden çıtır çıtır ateş sesleri geliyordur. Ve masada çok güzel bir yemek hazırlanmıştır.

Tarık: Yemek,mumlar, gül yaprakları hepsi çok güzel.

Naz: Hepsi senin için. Tabi senin yaptıklarının yanında az kalır.

Tarık: Bence benimkiler seninkilerin yanında az kalır. Hayatımda bana yapılan en güzel sürpriz bu!

Naz: Cidden öyle mi?

Tarık: Cidden öyle.

Naz: Hadi masaya Tarık. Senin için bir sürü yemek yaptım.

Tarık: Tatmak için sabırsızlanıyorum!

Naz: Hadi o zaman masaya der ve masaya geçerler.

Tarık: Yemekler süper gözüküyor.

Naz: Yemekte önce sana bir şey vercem.

Tarık: Hmm… ne vercen?

Naz: Hediye!

Tarık: Bu kadar şey hazırladın. Birde hediyemi aldın!

Naz: Evet. Hep sen alıyorsun. Bir kerede ben alıyım dedim der ve kutuyu
Tarık’a verir.

Tarık kutuyu açar.

Tarık: Aşkı hiç gerek yoktu. Bu hazırladıkların bana yetti bile.

Naz: Sen beğendin mi onu söyle

Tarık: Beğendim tabi bitanem.

Naz: Saate baktıkça, hep beni hatırla.

Tarık: Hiç aklımdan çıkmıyorsun ki bitanem.

Naz: Sende benim aklımdan çıkmıyorsun. Seni çok seviyorum!

Tarık: Bende seni canımın içi! Hadi yemeğe başlayalım. Ben kurt gibi açım.

Naz: Tamam başlayalım der ve yemeye başlarlar.

Bir süre sonra yemek biter.

Tarık: Hepsi çok güzeldi. O güzel ellerine sağlık.

Naz: Afiyet olsun bitanem. Sen iste ben her zaman yaparım.

Tarık: Biliyorum der ve Naz’ın elinden tutup öper.

Tarık masadan kalkar ve güzel bir müzik açar. Naz’ın yanına gelir. Eğilir, elinden
tutup;

Tarık: Güzel hanfendi bu dansı bana lütfeder mi acaba?

Naz: Memnuniyetle der ve kalkıp dans etmeye başlarlar.

Naz Tarık’a sarılmış bir şekilde dans ediyorlardır.

Naz: Sana sarılıp dans etmek o kadar güzelki!

Tarık(Naz’ın teninin kokusunu içine çeker): Bu koku o kadar güzel ki! Bu kokuyu içime çekmeden yaşayamam!

Naz: O kadar çok seviyorum ki seni!

Tarık: Bende sen canım!

Bir süre sonra dans biter…

Naz şöminenin önüne geçip oturur. Tarık bir şişe şarap ve iki kadeh alıp Naz’ın
yanına oturur. Kadehleri doldurur. Bitanesini Naz’a uzatır.

Tarık: Çok içmek yok tamam mı?

Naz: Tamam tamam.

Naz bi kadeh içip bardağı yere koyar. Tarık’ın göğsüne yaslanır.

Naz: O kadar rahat ki burası. Kendimi burada her zaman huzurlu ve güvende
hissediyorum.

Tarık hafifçe gülümser.

Tarık: Her şey için sana teşekkür ederim bitanem. Çok güzeldi!

Naz ayağa kalkar. Tarık’ı elinden tutup kaldırır.

Naz: Daha gece bitmedi der ve elinden tutup odaya çıkarlar……

-PART 34 SONNN-


Umarım beğenirsiniz:happy0064

melisa_s
30-12-07, 23:17
PART26
Nazlar hastaneye gider.
Naz:Gelmiyicek misin?!
Tarık:Bana nefretle bakmalarına dayanamıyorum!Gelmiyicem ama burada olucam!
Naz:peki…
Naz içeri gider…
Belgin koridordadır…
Belgin:Naz Tarık nerde?!Ayyy oğluşuma bişi mi oldu yoksa?!
Naz(şaşkın):Yok Belgin Teyze Tarık iyi sadece çok üzgün…dışarıda arabada bekliyo…
Belgin:Tama kızım ben yanına gidip bi konişim onunlar
Belgin gider.
Naz:Yine gidip bağırıp çağıracak ya…Canım benim daha kötü olucak…Offf offf… Hulusi gelir Naz’ın yanına
Hulusi:Belgin’i gördünmü kızım?!
Naz:Dışarı Tarık’ın yanına gitti.
Hulusi:İyi yiy o konuşsun zibidiyle
Naz:Neyi?!
Hulusi:Biz artık affettik zibidiyi..
Naz derin bi nefes alır…
Naz:Bir an Belgin Teyze yine Tarık’a kızmaya gitti diye öyle korktum ki…Canım benim çok kötü zaten…
Hulusi:Kıyamıyosun dimi zibidiye?!
Naz:Hayır…
Hulusi:Biz onu affettik ama bakalım o beni affedicek mi?!
Naz:Emin olun affedecektir..Sizin onu affetmenizden başka bişi istemiyo…
Hulusi:Umarım…
DIŞARISI
Belgin gelir…Kapıyı açar arabaya biner…Tarık ona kızacağını düşünür ve gözlerini kapar…
Belgin:Tarık…Seninle bişi konuşucam oğluşum…
Tarık:-İç ses-Bana yine oğluşum dedi-Dış ses:Ne konuşucaksın anne?!
Belgin:Biz düşündük…Verdiğimiz tepki çok ağırdı…Naz bile affettikten sonra…
Tarık(sevinçle):Afetiniz yani ?!
Belgin:Evet ama biraz daha arabada oturursan işte o zaman kızıcaz sana!Kardeşin hastane de yatıyo kapının önünde duruyosun…
Tarık:Hadi gidelim…
Belgin:Hadi..
Tarık sevinçle iner arabadan…Belgin’in kapısını da açar.
Tarık:Buyrun Belgin Sultan…
Belgin:Teşekkür ederim..Ama dur Filiz’in yanına gitmeden sen kafeteryaya git!Ne hale gelmişsin oğluşum.Betin benzin atmış…Ahhh ahhh oğluşum benim…
Tarık:İç se—Offf başladık yine.Dış ses-Bişiyim yok anne!Ve aç değilim!
Belgin:İtiraz istemem!Doğru kafeteryaya
Tarık:iyi tamam!(iç ses-Sen affetmesen de olurdu Belgin Sultan sıkı yönetime başladık yine:))
Belgin ve Tarık hastaneye girerler.Belgin Tarık’ı hemen kafeteryaya yollar…
Naz:Noldu Belgin Teyze?!Nerde Tarık?!
Belgin:Konuştum her şeyi tatlıya bağladık…Çocuğum ne hale gelmiş bi gecede…Kafeteryaya yolladım…
Naz:Evet…Çok kötü oldu…Bişi de yememiştir o…İyi yapmışsınız…
FİLİZİN ODASI
Filiz hediyeleri açar…
Filiz:Ümit bak çok şekerler…
Ümit:Evet hayatım…Ama…Biraz küçük değiller mi?!
Filiz:onlar da bu kadar olucak aşkım…
Ümit:Küçücük küçücük olucaklar canlarım ya…
Filiz:Annemler ne yaptı acaba?!
KORİDOR
Tarık kafeteryadan gelir…Hulusi hemen kalkar ve Tarık’a sarılır…Tarık önce afallar ve ne yapacağını bilemez sonra oda sarılır….
Hulusi:Affet beni?!Ne yapmış olursan ol sana vurmamalıydım…
Tarık:Ben sana kırılmadım ki…Sizi öyle utandırdım ki…
Hulusi daha sıkı sarılır Tarık’a…Naz,Vahi ve Belgin de öylece onlara bakıyodur…Birkaç dakika öylece dururlar…
Tarık Hulusi’nin yanından ayrılır ve Vahi’nin yanına gider….
Tarık:Ben…Ben çok üzgünüm…Size karşı kendimi öyle öyle…(sözcükler çıkmıyodur ağzından kelimeler tükenmiştir sanki o an devamını getiremez bir türlü)
Vahi:Tamam evladım…Evet bizi çok üzdün ama…En çok üzülen Naz-dı….Naz bile affetti seni… der ve Tarık’a sarılır…
Naz:Her şey düzeldi sonunda…
Belgin:Evet…
Artık hastane koridorun da parçalanmış bir aile değil…Ne olursa olsun kopmayan ve kopmayacak bir aile vardır…En çok Naz ve Tarık mutludur…Şimdi tek istekleri Filiz ve bebeklerinin sağlığına kavuşmasıdır…
Hulusi:Zibidi yarın senin hastaneye gelmene gerek yok!Bankaya git çalış
Tarık:Tamam peki…

aşka_aşık_11
30-12-07, 23:47
Part 17
Naz: canım sence de erken değil mi daha?

Tarık: evlenme teklifimi kabul ettin ama?!

Naz: evet! Ama daha 3 yılımız var aşkım! Ayrıca bende senle evlenmek istiyorum tabi ki! Daha çok genciz! Önce nişan falan yaparız okul bitince yada okulun bitmesine az bir süre kala da evleniriz! Ne dersin?

Tarık: çok iyi fikir! Her zaman bir çıkış yolun var değil mi?

Naz: evet! Ee naz özkul farkı bu da!

Tarık: hiçte övünmezmiş benim sevgilim!

Naz: aa Tarık sen benim övündüğümü ne zaman gördün ki(güler)

Tarık: hiçbir zaman canım! Mesela daha bir dakika önce övünen de bendim!

Naz: Tarık!

Tarık: söyle hayatım!

Naz: seviyorum ben seni ya!

Tarık: emin ol duyguların karşılıklı canım!

Naz: hmm… demek öyle!

Tarık: evet canım! Yavaşça uzanıp dudağından öper.

Naz: bu ne içindi?

Tarık: bilmem! Sen öyle tatlı tatlı bakınca dayanamadım!


İstanbul

Hulusi: belgincim böyle kuru kuru mu oturacağız bugün de?

Belgin: gel başından aşağıya su dökeyim Hulusi! Islak ıslak otur!


Ümit: vay belgin teyze benden size de bulaşmış bu espriler!

Cahide: ümit!

Ümit: üf! Tamam ya! Sustum.

İtalya

Tarık: naz?

Naz: efendim canım?

Tarık: dışarıya çıkıp dolaşalım mı biraz?

Naz: tamam. Olur.

Otelden çıkıp yürümeye başlarlar.

Part 17 son…

aşka_aşık_11
30-12-07, 23:50
devamı...

Naz çok kötüdür. Aklı karışmıştır son olanlardan sonra. Acaba doğru olabilir mi? Gerçekten Tarık onu seviyor olabilir miydi? Yoksa tüm bunlar bir oyun mu? Tarık’ın aklından neler geçiyordur?

... Naz aklındaki bu sorularla yatağında döndü durdu sabaha kadar. Saat 7 gibi uyuyakaldı.

Saat 08.00

Ümit: (elinde 2 tane tencere kapağını birbirine vurarak içeri girer) nazz!! Uyan hadi!!!

Naz yataktan fırlar.

Naz: ne oluyor ya? Ümit ne yapıyorsun sen?!

Ümit: (gevrek gevrek sırıtarak) hiç! Seni rahatsız ediyorum!

Naz: of ümit senin işin yok mu?

Ümit: var! Ama seni rahatsız etmeden gidersem konsantre olamam!

Naz: aman ne komik?! Hem nereye gidiyorsun sen(saate bakar)sabahın bu
saatinde?

Ümit: filiz ile kahvaltıya! Gel istersen sende?

Naz: yok gidin siz! Annem uyandı mı?

Ümit: evet!

Naz: tamam çık sen! Giyinip geliyorum!


Yarım saat sonra kahvaltı da…

Naz: günaydın.

Vahi-cahide: günaydın!

Naz masaya yarı oturur bir şekilde ağzına bir parça ekmek koyar ve

Naz: hadi ben çıkıyorum. Deyip kapıya doğru yürür.

Cahide: kızım kahvaltını yapsana adam gibi!

Ümit: (atılır) naz adam değil ki adam gibi kahvaltı yapsın! Aa anne ayıp ediyorsun ama naza!

Naz: ümit! Sabah sabah gevezeliğin üstünde yine! (cahide ye döner) acelem var annecim saat 9.30 ta ilk dersim! Çıkmam lazım. Atıştırırım okulda bir şeyler!

Cahide: tamam kızım! Ama ihmal etme sakın! Bak aklım sende kalır sonra!

Naz: tamam anne!(çıkar)


Okulda

Naz okulun kapısından girmiş yürüyordur. Karşısına baktığında Tarık’ı görür. Kendini çok kötü hisseder. Nefes alamıyor, kalbi sıkışıyordu. Elleri titremeye başladı. Ama bunun nedenini kendisi de bilmiyordu! Tarık’ı ilk defa görmüyordu ki! Neden liseli âşık kızlar gibi olmuştu! Kendine kızdı sonra, öfkelendi. Bu kadar duygusal olmasına dayanamıyordu! Tüm bunlar 1dk içinde olmuştu ve naz öylece dururken Tarık da yanına gelmişti.

Tarık: naz!

Naz: (soğukça) efendim?

Tarık: naz! Neden böylesin! Anlamıyorum!

Naz: nasılım Tarık Bey?

Tarık: sana dün seni sevdiğimi söyledim. Ama hiçbir tepki vermedin!

Naz: ne yapmamı bekliyordun? Eriyip bitmemi mi? Hı?

Tarık: tamam haklısın ama sence bunu aşmanın zamanı gelmedi mi?

Naz: aşılacak bir şey yok Tarık!

Tarık: var naz! Sana aylardır âşık olduğumu anlamadın mı hala?

Naz: sana inanmıyorum artık! Der ve gider.

Tarık:(arkasından) neden naz? Neden bu kadar kapalısın? Of!...

devamı var! ama bugün değil! umarım beğenirsiniz!!!

ua_nazlyy
30-12-07, 23:51
Tarık adımını attığı anda herkes şaşkınca bir birbirlerine,bir sahneye bakıyorlardır..

Ve aşkın kadını ile Tarık arasında muhteşem bir düet başlar..

Ne olur bak bana biraz
Çocukmuyum değilmiyim
Sen küçücük güzel bebek
Öyle olsa sevmeyi bilirmisin

Olmaz küçücüksün
Yüreğim genç umut dolu
Özlem bu olurya
Buluruz belki mutluluğu

Deliler gibi seviyorum bak
Sana söz ömür boyu sürecek
Ne hayal ne düş nede yalan yok
Bizim bizim gelecek

Ne olur biraz unutup kalsa
Ne olur rüyaya dalsa
Ne olur gerçek olsa masallar
Ya da biz masal olsak

Herkes büyülenmişçesine sahneye bakıyordur..

Naz gözlerini bir saniye olsun ayırmıyordur Tarık’tan..

Şarkı biter..

Alkışlar büyük salonu çınlatır..

Sezen:teşekkürler..

Tarık heyecandan ne yapacağını şaşırmıştır.

Sezen gülerek gelir Tarığın omzuna elini koyar.

Sezen:ne güzel sesin var senin.Bizim Barışın sesine benziyor(sonradan fark etmiş gibi)aslında tipinde benziyor..

O sessizlikte,herkes gülümserken,salon Naz ın sesiyle çınlar..

Naz:kime benzemiyor ki?

Herkes dönüp Naz a bakar..Naz da şaşırmıştır..Belli belirsiz gülümser..

Sezen:hım,arkadaş iyi tanıyor anlaşılan.

Tarık susar gülümser..

Sezen:konuşsana yahu.

Tarık:sizin yanınızda konuşmak ne mümkün..

Herkes gülümseyerek alkışlar.

Sezen:canım benim..Bu şarkı sana gelsin o zaman..Biraz önceki bayan adınız neydi?

Naz:Naz Özkul.

Naz da heyecanlanmıştır..

Sezen:peki o zaman Nazcım bu şarkı bizden Tarığa gitsin mi?

Naz Tarığa bakıp gülümser..

Naz:gitsin..

Sezen:ya kötü bir şarkımı okursam?

Naz:sizin hiçbir şarkınız kötü değil..

Herkes alkışlar..

Sezen:ama sende çok güzelsin..Gelir misin sahneye?

Naz:ben mi?

Ümit fısıldar sırıtarak Vahi’ye..

Ümit:yaşasın baba şöhret olduk şöhret..

Vahi:sus sus olduk galiba..

Gülümserler birbirlerine..

Naz sahneey çıkmıştır..

Sezen:gelin iki yanıma şöyle..

İki yanına geçerler..

Sezen gülümseyerek ikisine bakar ve aralarından çekilip şarkıya başlar..

SEZEN: Gözlerim gözlerine kitlenir
Doyamam seyretmelere seni
Özlerim bir kaç saat fazla gelir
Yağızım yiğidim erkek güzeli

Gel de eğ, eğ şu asi başını
Kaçırma gel şu olgun yaşımı
Anladım korkunu telaşını
Görünce çakmak çakmak yeşillerini

Seni pamuklara sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım
Ne sitemle güzel kalbini yorarım
Sakınma tatlı dillerini

Seni pamuklara sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım
Ne sitemle güzel kalbini yorarım
Sakınma tatlı dillerini

Gözlerim gözlerine kitlenir
Doyamam seyretmelere seni
Özlerim bir kaç saat fazla gelir
Yağızım yiğidim erkek güzeli

Gel de eğ, eğ şu asi başını
Kaçırma gel şu olgun yaşımı
Anladım korkunu telaşını
Görünce çakmak çakmak yeşillerini

Seni pamuklara sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım
Ne sitemle güzel kalbini yorarım
Sakınma tatlı dillerini

Seni pamuklara sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım
Ne sitemle güzel kalbini yorarım
Sakınma tatlı dillerini

Ben yazdım ben bozdum
Kaç sevdayı gezdim
Aşkın aslını sezdim
Hadi gel al sonuna kadar
Sonuna kadar, sonuna kadar al al...

...sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım
Ne sitemle güzel kalbini yorarım
Sakınma tatlı dillerini

Seni pamuklara sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım
Ne sitemle güzel kalbini yorarım
Sakınma tatlı dillerini

Seni pamuklara sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım
Ne sitemle güzel kalbini yorarım
Sakınma tatlı dillerini

Seni pamuklara sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım

zett_turgay
31-12-07, 00:24
12.Bölüm

naz kapıda tarığı görünce şaşırır gözünden akan yaşları siler...tarıkta nazı ağlarken görünce üzülür tabi...
naz ne diyeceğini bilemez sadece tarığa bakıyordur...
tarık:içeri girebilir miyim naz hanım
naz:tabi...tabi buyur geç
nazın eli ayağında dolanmıştır...kaybettiğini düşündüğü kişi şu an karşısındadır...bi an bu durumun bir hayal ya da hastane de gördüğü kabus olduğunu düşünür...bu kadar gerçekçi olamaz dimi ama? tarık içeri girer ve oturacak cesareti nereden bulduysa nazın yatağının ucuna oturur...nazda birşey demeden geçer yanına
tarık nazı elini tutar...
tarık:kısa kesicem naz...bugüne kadar bana ne yaptıysan,ne kadar aşağılayıp,küçük düşürüp,kırdıysan yani kısacası tüm bunlara rağmen vazgeçmedim senden sürekli mücadele ettim senin için...çünkü mücadelemin bir anlamı vardı...bir insan anlamsız bir mücadeleye girer mi sence? tabi ki hayır...öncelikle şunu söylememde yarar var burak planını öğrendim
naz:tarık bak
tarık:lütfen sözümü kesme naz...biliyorum beni kıskandırmak için yaptın...sence bunu kimler yapar naz? tabi ki seven,aşık bir insan yapar.peki senin yapmandaki amaç neydi?
naz:ben mi? şey...ben
tarık:tamam naz tamam sana kalsa ömrümün sonuna kadar duyamam o cümleyi...anlaşıldı...iş başa düştü...nazın elini daha bi sıkı tutmaya başlar...bugüne kadar yaşadıklarımız bir hiç uğruna olmadı naz...en azından benim açımdan öyle.senin açından durum nasıl bilemem tabi
naz:Benim açımdanda öyle
tarık:peki...hiçbir yaşadığımız bir hiç uğruna olmadığına göre bunun bir anlamı var naz...seninle geçirdiğim onca süre boyunca sana gittikçe bağlandım...bu sözleri göl evinde söyleyebilsem durum şimdi daha farklı olurdu elbette...ama olsun bazen üzülmek,yıpranmak iyidir...ama sadece bazen...yerinde ve zamanında...neyse çok uzattım...ben senden bir dakika bile olsun ayrı kalsam seni düşünüyorum yani seni düşünmeden geçen bir dakikam bile olmuyor ki bunun tek bir açıklaması olabilir
naz merakla tarığın söyleyeceklerini bekliyordur...belki de özlemle duymayı bekledikleri bir çırpıda çıkacaktır ağzından kalbi yerinden fırladı fırlayacaktır...
tarık:ben seni seviyorum naz...oh be söyledim o kadar da zor değilmiş ya(nazdan tepki gelmeyince):naz? iyi misin?
naz gözlerini faltaşı gibi açmış tarığa bakıyordur...içinde kocaman bir sevgi yumağı oluşmuştur...
tarık:eeeee naz birşey demiyecek misin? sevineceğini düşünmüştüm oysa neyse sen unut bunları söylemedim farzet
tarık ayağa kalkıp kapıya birkaç adım attığında...
naz:tarık!
tarık durur yine
naz:hayatımın en anlamlı cümlelerini söylemediğini farzetmemi isteme benden hele unutmamı hiç isteme...ben senden bu sözleri duymak için ne kadar bekledim ne kadar çabaladım biliyor musun? ayağa fırlar ve koşarak tarığa sarılır...bir süre böyle durduktan sonra naz tarığa bakar hiçbirşey söylemeden...tarık artık duyucaklarından ötürü sabırsızlanmaya başlar
tarık:naz artık birşey söylesen
naz tarığa bir süre daha baktıktan sonra:bende seni seviyorum tarık bende seni
tarık duydukları karşısında önce bi rahatlar ve sonra mutluluktan kuş gibi uçası gelir
naz(tarığa sarılmış bir biçimde):affet beni tarık...çok üzdüm seni ihmal ettim...insan sevdiğini ihmal eder mi? tabi ki hayır ama ben yaptım işte bir eşeklik(tarığa öyle bi tatlı bakarki):beni affedebilecek misin?
tarık:sen hep böyle bana bak,sabahtan akşama kadar hakaret et bana iltifat gibi gelir...affetmeme ihtimalim olabilir mi seni naz? sende beni affet lütfen çok üzdüm seni
naz:şhhht hakettim ben onları sen haklıydın
tarık:biliyor musun son 9 aydır hayattaki tek isteğim buydu...sana sevdiğimi söyleyebilmek...bunu bu kadar rahat söyleyebileceğim aklıma bile gelmezdi
naz:9 ay önce mi ne oldu ki 9 ay önce?
tarık:aşık oldum (:
naz:kimse?
tarık:nazzzzzz!
naz:tamam ya şaka da yaptırmıyorsun
tarık:napim sevgilimin şakalarından hoşlanmıyorum
naz:hangi sevgilin? kimle aldatıyorsun beni doğru söyle
tarık:itiraf ediyorum naz seni naz diye bir kızla aldatıyorum
naz(ağlamaklı):bunu bana nasıl yaparsın tarık sevmiştim seni
tarık:naz sen ciddi misin? inanmıyorum ciddisin ben seni kastediyordum sevgilim sana aşık oldum seni seviyorum ayrıca kimseyle de aldatmıyorum merak etme
naz:aman canım merak ettiğimi kim söyledi
tarık:etmiyorsun yani
naz:tamam belki biraz,belki çok,tamam ya merak ediyorumda kıskanıyorumda istediğin oldu mu?
tarık:hayır
naz:niye
tarık:tam olarak olmadı...istediğimin olması için seni öpmem lazım(naza yaklaşarak):ve bunu şimdi yapıcam

7 YIL SONRA...

tarık:yaaaaaa işte öyle barışcım
barış:vay be ne hikaye ama baba sizinki de ne aşkmış
mutfaktan gelir...
naz:Tarık yine en ince ayrıntısına kadar anlatmadım inşallah barışa
tarık:malesef anlattım bile aşkım
naz:inanmıyorum sana tarık pes valla pes barış senden duyuyor gidiyor merveye anlatıyor o da geliyor bana soruyor
tarık:sorsun aşkım öğrensinler bizim büyük aşkımızı hatta bilmeyen kalmasın
naz:hatta sen aşkın için dağları del tarık yuh tarık yuh
tarık:ne var aşkım bizim aşkımızda o kadar büyük değil mi?
naz:büyük aslında
tarık:sen gel bakiim şöyle yanıma
barış:Allaaah olay var yine koş merve koş babam annemi öpücek
naz:sayende çocuklarımızın bilmediği şey kalmadı tarık sakın senin gibi çapkın olmasın bu barış
tarık:valla babasının oğlu birşey diyemeyeceğim
naz:he çapkın olduğunu kabul ediyorsun yani
tarık:birtek senin çapkının olursam kabul ediyorum bi sıfatı
naz:o zaman kabul edilmiştir



kötü başlayan binbir zorluklara katlanılan ama sonu mutlu biten bir hikaye ile karşınızda oldum.yepyeni hikayelerle tekrar karşınızda olmaya çalışacağım.bu büyük aşkı mutlu sonla ölümsüzleştirdiğim için çok mutluyum...umarım her aşk böyle mutlu sonlarla biter



THE SON...

aşka_aşık_11
31-12-07, 13:20
devam...

Naz gözlerinden yaşlar akarak okulun bahçesine koşar. Bulduğu ilk banka oturur. Kalbi acıyordu. Sessizce ağladı, sadece ağladı. Gözünün önünden film şeridi gibi geçiyordu tüm yaşananlar. Düşündükçe daha çok ağladı, ağladıkça daha bir acıtıcı geliyordu o yaşananlar ona! Ama bu olanları değiştiremezdi. Bunu o da biliyordu. Evet, Tarık’ı seviyordu, hem de kimsenin tahmin edemeyeceği kadar çok. Acaba çok mu abartıyordu? Ama yediremiyordu gururuna bu olanları… Canı yandıkça Tarık’ı da acıtmak istiyordu. Arda geldi yanına izin istedi “oturabilir miyim?” dedi. Gözleri pırıl pırıldı. Küçük bir çocuk gibiydi. Nazın ağladığını fark edememişti. “Naz!” dedi “seninle bir şey konuşabilir miyiz?”. Naz hiç tepki vermedi. Arda bunu evet olarak kabul etti. Başladı konuşmaya. Ama naz anlamıyordu hiçbir kelimesini… En son ardanın “naz sana aşığım sevgilim olur musun?” sözlerini duydu sadece. O an kendine geldi. Ve bekli de istediği fırsat ayağına gelmişti. “EVET” dedi, “olurum”. Ardanın sevincini size anlatamam. Çocuk gibi havalara uçtu. Kalktı naza sarıldı ve onu döndürdü.
O zaman nazın ağladığını fark etti ama sevinçten sandı. Sormadı naza! O anın tadını çıkarmak istedi sadece.

Peki Tarık? O ne durumdaydı sizce?
Sakın mutlu olduğunu sanmayın o da en az naz kadar kötüydü. Kalbi kanıyordu. Ve onu en çok acıtan nazın haklı olmasıydı. Evet, naz haklıydı hem de sonuna kadar. Yapmamalıydı… 3 yıl öncesinde daha yeni delikanlı olan bir çocuk için çok gurur kırıcıydı o yaşanan olay. Nazdan çok küçük bir şey istemişti ama o ne yaptı? Reddetti. Sırf bu yüzden nazı rezil etmesi gerekmezdi değil mi? Ama yapmıştı bunu silemezdi. Belki silemezdi ama unutturabilirdi. “evet” dedi kendi kendine. “bunu naza unutturabilirim”… Tam o sırada kulağına bir ses geldi. 2 kız kendi arasında konuşuyordu. 1 tanesi yanındakine “duydun mu naz ardayla çıkmaya başlamış” dedi.
Tarık o cümleyi duyunca dünyası başına yıkıldı. Her şey söndü o anda. Dünya durmuştu sanki. Araf nedir bilirsiniz herhalde? “cennetle cehennem arasında olduğuna inanılan yer” bir filmde duymuştum bu sözü. Sanırım bu an için çok uygundu. Tarık tam her şeyi düzeltebilirim dediği anda her şey yok olmuştu. Ve belki de bir daha düzelmeyecekti hiçbir şey… Gözünden yaşlar döküldü yavaşça… Önce yavaştı sonra hızlandı. Yağmur gibi döküldü yaşlar. Kalktı yerinden yürümeye başladı. Okul kapısının önünde arkadaşları gördü onu. Arkasından seslendiler. Fakat duyuramadılar. Tarık okuldan çıktı ve yürüdü. Kendini bilmeden…

Tarık sahile geldi. Ne kadar yürüdüğünü bilmiyorum. O da bilmiyor zaten. Sahilde banka oturdu. Denize bakmaya başladı. Deniz hırçındı bugün. Dalgaları kocamandı. Dalgalar dalgakıranlara vuruyordu sertçe. Sabah hava çok güzeldi. Ama şimdi kapanmıştı ve yağmur düşmeye başladı hafiften. Belki o da naz ve Tarık için üzülüyordu. Tepki veriyordu. Hı ne dersiniz? Olabilir miydi bu? Tabiat bile onları böyle görmek istemiyor olabilir miydi? Neden olmasın! Ama her yağmurun arkasından güneş açmaz mı? Gökkuşağı çıkmaz mı? Her gecenin bir sabahı olduğu gibi, her kışın arkasından bahar geldiği gibi onların da mutlu günleri olacaktı mutlaka. Ama önce o yağmurun, fırtınanın dinmesini beklemeliyiz. Eğer beklemezsek o fırtınanın içinde biz daha çok yara alırız. Aynen bunun gibi Tarık ve nazın da zamana ihtiyacı var.


sitede kimse yok ama ben yine de ekledim!!!!!

baris[a]rock
31-12-07, 14:34
...Tarık ve Naz...O kadar mutluydu ki Tarık.Sevdiği kızı bulmuştu sürekli Naz'ın peşinde dolanıyor,''aşkım'' diyordu.Tabii bu Naz'ı mutlu ediyor ama gerçekte Tarık'ı sevmiyordu.Okulda gıcık oluğu bir kız vardı.''EKİN'' o kadar gıcıktı ki bu kıza...O da Tarık'a aşıktı.Yakın arkadaşları ortaktı.Oradan öğrenmişti.Tarık'ta Naz'a okul çıkışı selam vermeye başlayınca Naz en yakın arkadaşına Tarık'a söylemesini istedi.Ama o sırada içi içini yiyordu...Ya kabul etmezse diye.Bir kaç dakika sonra Tarık ve arkadaşı kapının önünde belirdi.Yanında da en yakın arkadaşı ''AYŞEGÜL'' vardı.Geldi içeri Naz'ı kolundan tutup dışarı çıkardı.''-Tarık sana bir şey söylemek istiyor-'' dedi.Naz Tarık'a baktı.Tarık'ın en yakın arkadaşı ''BATUHAN'' söyledi.''-Tarık senle çıkmak istiyor-''.Naz utancından cevap verememişti.Ayşegül lafa atladı.''-Çıkar..Çıkar-'' dedi.Tarık çok mutlu olmuştu.Sınıflara dağıldılar zilin çalmasıyla...Tarık öyle bir insandı ki...Naz'dan önce 6 yıl ''Buse'' yi sevmişti.Sevgisine sağdık bir kişiydi.Zaman geçti…Naz Tarık’a gerçekten aşık olmuştu.İmrenilecek bir sevgileri vardı okulda.Oyun olarak başlayan bu ilişki iki sevgiliyi meydana getirmişti.Birbirlerinin yanındayken hiç konuşamıyorlardı.Naz’ı bilmem ama Tarık çok seviyordu.Yaz tatiline 4-5 gün kalmıştı.Ekin artık İstanbul’a gidecekti.Yaşamı orda devam edecekti.Tarık endişeliydi.Yazın restoranlarına gidiyorlar ve orada internet olmadığı içi konuşamayacaklardı.Yaz tatili gelmişti artık.Tarık’ın son sözü ‘’SENİ ÇOK ÖZLEYECEĞİM’’ olmuştu Naz’a…Ama kimse bilmiyordu ki…Naz’ın kalbi başkası için atıyordu.Çevresine kendini aşık gibi gösteriyordu.Beni bile inandırmıştı.Ama o asıl kendisinden 5 yaş büyük olan’’EREN’’i seviyordu.Yaz tatilinde Ayşegüllerdeyken Eren msn açtı.Naz hemen bir şeyler yazı.Cevap gecikmedi.Naz tüm cesaretini toplayıp Eren’e çıkma teklifini etmişti.Seni seviyorum demişti.Eren düşünmek istemiş msn’den çıkmıştı.Kendi evine döndüğünde Eren’e sordu.Eren evet demişti.Dünyalar Naz’ın olmuştu.Peki ya Tarık…O ne haldeydi.Her gece Naz’la uykuya dalıp Naz’la uyanan Tarık’ın hali nasıldı.Zaten pek fazla uzun sürmedi bu masal 5 gün sonra Naz’la Eren ayrıldı.Bir kaç gün sonra Tarık msn’e girdi.Eren olayını öğrenmişti.Naz’a kızdı.Nazda ağzına geleni söyledi.Okullar açılacaktı artık.Herkes çok heyecanlıydı.Ama Naz’ın hiç beklemediği bir şey olmuştu.Tarık Ayşegül’e çıkma teklifi etmişti.Naz şok olmuştu.Ayşegül’de Simge’nin ısrarlarıyla kabul etmişti.Ama Naz bunu gururuna yediremedi.İkna etti Tarık’ı ki zaten o hala Naz’ı seviyordu.Yeniden başladılar.Ama tek farkla bu sefer Naz’da Tarık’ı seviyordu.İşte bu masalında sonu gelmişti.Yine bir kavga anındaydı.Naz Tarık’a ‘’-Beni anlamıyorsun-‘’dedi.Tarık çok şaşırmıştı.Tarık’ta ona ‘’-Ben anlayamadığım bir kızla birlikte olmak istemiyorum-‘’dedi.Ayrıldılar.Naz ilk başta takmadı ama o kadar çok bağlanmıştı ki Tarık’a onu geri istiyordu.Bu olay Ekim’de olmuştu takvimler Aralık’ın 19’unu gösteriyordu.Ayşegül Naz’ heyecanlı heyecanlı bir şeyler anlatıyordu.Evet beklediği andı yada o öyle sanıyordu.Mert tekrar barışmak istiyordu.Ama bir şartı vardı.Batuhan’la Ayşegül’ün çıkması.Batuhan zaten Ayşegül’e aşıktı.Her şey hallolmuş gibi görünüyordu.Ta ki ‘’SALI’’ gününe kadar o gün Naz’ların 4 dersi boştu bu yüzden okula gitmemişti.İyi ki de gitmemişti.Meğer Tarık onu oynatmış.Simge söyledi dershanede…O an küfür edip kızmıştı.Takmamış gibi görünse de içi çok kötüydü.Ertesi gün Ayşegül aracılıyla Tarık’a onu hiç sevmediğini söylettirmişti.Tarık’ın kalbi artık Zeynep için atıyordu…

İşte benim hayatım bu yönde ilerliyor...Naz ve Tarık yerine Sumru ve MErt koyun..:(

...DEVAMI VAR...

melisa_s
31-12-07, 17:27
PART12
Derya:Ama hayatta her şeyin bizim isredii,ğimiz gibi olması imkansız…
Tarık:Alışmaktan başka çarem yok!biliyorum ama olmuyo bi türlü…
Derya:Kaç yıldır birlikteydiniz?!Ve evlenmeyi düşünüyor muydunuz?!
Tarık:3 yıldır…(olduğu yerden kalkar camın önüne gider sesi titriyodur):Evet…Her şey hazırdı…Ve eğer o yaşasaydı 1 hafta sonra evlenicektik!
Derya:Zor bir durum…Ama artık bir yerden tutunmalısınız tekrar hayata….
Tarık:Biliyorum ama bir türlü yapamıyorum…Olmuyor(güçlükle) onsuz olmuyor…
BELGİNLER
Belgin:Sen niçin geldin kızım?!
Naz:Ben annemi kaybettiğimden beri geliyorum…Tarık gerçekten kötüydü…Getirmeniz iyi olmuş…Yaşadıkları gerçekten çok zor…
Belgin:Sen biliyo musun?!
Naz:Evet kendi anlattı…
Belgin:Konuşmuş en azından seninle hiç kimseyle konuşmuyo…İçine kapandı…(iç çeker):Gökçe yaşasaydı şimdi hazırlıkların hepsi bitmiş olucaktı ve önümüzdeki hafta evleniyo olucaklardı…
Naz:Evlenicekler miydi?!Bunu bilmiyodum…
Belgin:Evet…Ama olmadı işte…Belki de en hayırlısı budur…
Naz:Belki de…
Bir süre sonra
Tarık odadan çıkar…Derya:Belgin Hanım konuşalım biraz
Belgin:peki der ve Derya’nın yanına gider.
Tarık Naz’ın yanına oturur…
Derya:odama geçelim…
Belgin:peki odaya geçerler….
Derya:Tarık Bey ağır bir bunalımda…
Belgin:E biliyoruz onu o yüzden getirdik heralde!Ne olucak?!
Derya:Gökçe’yi o kadar sevmiş ki…Kabullenemiyor…Her an bir yerden çıkıp gelecek gibi onu bekliyo…Hayata tutunması gerektiğinin bilincinde fakat yapamıyo…Genel de zor da kalmadıkça ilaç vermiyorum!Konuşarak halletmek daha iyi…
Belgin:Ya hallolmazsa…
Derya:Konuşarak çözülmeyecek hiçbir şey yokru!İnanın bana…Önce durumu kabullenmesini sağlamalıyız…Mesela onun mezarını ziyarete gitmesiyle başlayabilir buna…
Belgin:Yoo kesinlikle dayanamaz buna!Oraya bi yere Allah korusun onu da gömmek zorunda kalırız…Sadece cenazesine gitti…Ondan sonra hiç gidemedi oraya…
Derya:Emin olun oraya gittikten sonra en azından onun artık olmadığını kabullenecek ve sonrası daha kolaylaşıcak…
Belgin:İyi madem o zaman yarın beraber gidelim…
Derya:İyi olur.Haftaya tekrar görüşmek üzere…İyi günler.
Belgin:Size de der ve odadan çıkar…
Tarık:Artık eve gitsek içim bayıldı burada…
Belgin:Hadi gidelim…Naz sen de gel bize bi çayımızı iç…
Naz:Bilmem ki…
Tarık:Gel ya…
Naz:İyi peki gelim…
Belgin:(iç ses-İşe yaramaya başladı bu psikolog eve birini çağırdı baksana…)
Çıkarlar
Geldiklerinde
Filiz evde değildir.Hulusi bankaya çağırmıştır.
Belgin:Ben gidip çay koyim.Siz oturun
Naz:Yardım etseydim(iç ses-Nasıl ediceksem bilmiyorum ki :))
Belgin:Gerek yok kızım sen otur. Der ve mutfağa gider.
Naz(iç ses- oh be bir an gel peki diyicek diye öyle koktum ki…)
Tarık:Ayakta mı durucaksın?!Otursana
Naz oturur…
Tarık:Sen niçin gelmiştin psikologa?!
Naz:Annemi kaybettiğimden beri gidiyorum…Yani 2 yıldır…Senin nasıl geçti?
Tarık:Eh işte…Bi sürü soru sordu ben cevap verdim…
Naz gülümser…
Tarık:Niye güldün şimdi?Ama baydı beni?!Ben her yaşadığımı anlatmak zorunda mıyım ona?!
Naz:Sana yardım etmesi için öyle…
Tarık:Çattık bi belaya hep annemin yüzünden zaten!
Bi süre sonra Belgin gelir.
Belgin:Tarık oğluşum sana bişi söyliyicem
Tarık(iç ses-yine ne söyliyicek kim bilir off anne of): Dış ses-Söyle annecim.
Belgin:Yarın sen ve ben Gökçe’nin(yutkunur)(Tarık Gökçe dediğini duyunca daha ilgili dinlemeye başlar)
Tarık:Gökçe’nin
Belgin:Mezarına gidicez…
Tarık:Ne?!Gelemem…Dayanamam buna anlıyo musun?!
Belgin:Ama gelmelisin Tarık!
Naz:Hem onun da seni orda görmeye ihtiyacı var!
Tarık:Gerçekten var mı?!
Belgin:Tabi ki…
Tarık:o zaman gelicem…
Naz: Doğru olan da bu zaten…
Tarık:Bilmiyorum…Ben odama çıkıyorum izninizle
Belgin:peki oğluşum… dedi ve Tarık yavaşça kalkıp gitti…

melisa_s
31-12-07, 18:39
Yılbaşı ÖZEELL
Ümit ve Filiz evliler…Vahi de Belkıs’la evli…Vahi ve Belkıs Hulusi’lere gidiyo yeni yılı kutlamak için…Naz,Tarık,Ümit ve Filiz de Filiz’lerde parti düzenliyolar(4 kişilik yabancı YOK! Aileye özel anlıyıcağınız :))…Tarık Naz’la konuşmayı düşünüyo…Veee saat 23:55
Naz elindeki son kadehi de bitirtip masaya koyar.
Tarık:Naz napıyosun?!Yeni yıla kör kütük giriceksin bu gidişle.
Naz(elini sağa sola sallar):Hayır Tarık kendimdeyim ben…Hem çok içmedim ki sadece 2 kadeh
Ümit:Ya 2 kadeh
Naz:Ümit kes sesini
Tarık Naz’ın yanına gider…Naz sana bir şey söyliyicem…
Filiz:2 dk kaldı
Tarık:offf Filiz başlatma 2 dakikandan şimdi
Filiz:Ne kızıyosun ya
Tarık:Bi sussan da Naz’a söyleyeceğim şeyi söylesem
Filiz:Ben sustum ama sen konuşmaya devam ediyosun
Naz:Tarık söyle ne söyleyeceksen meraktan çatladım şurda…
Tarık:Naz ben--
Ümit: son 1 dk ka
Tarık:Ümit başlatma 1 dakikandan kesin sesinizi!
Ümit:Öyle olsun Alfonso
Tarık:Ümittt sussss,Filiz sende sakın bişi söy---
Filiz:Son 50 saniye
Tarık:Söyleme Filiz sakın bişi söyleme şu 50 sn boyunca yoksa elimden bi kaza çıkıcak sende ağzını bile açma ÜMİT!
Naz:Söylesen artık
Tarık:İç ses-Ya şimdi ya hiç Dış ses-Naz ben seni seviyorum!(o sırada dışardan yeni yıl çığlıkları yükselmeye başlar.)
Naz Tarık’a sarılır…
Tarık:Bişi söyle miyicek misin?!
Ümit ve Filiz şaşkın şaşkın onlara bakıyodur.
Naz:Bende seni
Tarık:Bende seni ne?!
Naz:Bende seni seviyorum!
.Ümit:Vay!Alfonso söylesen ağzımızı açmazdık!
Filiz:Evet abi bize söyleseydin ilan-ı aşk yapıcağını hiiç konuşmazdık hatta baş başa bırakırdık sizi.
Tarık:İyi şu saniyeden sonra baş başa bırakın o zaman.
Naz utanmıştır.
Ümit:Gel aşkım biz biraz çıkıp gezelim.
Filiz:Tamam aşkım
Çıkarlar
Hulusiler
Belgin:Yeni bir yıla daha girdik…Daima bugünleri görebilmek dileğiyle…
Belkıs:Amin…
Hulusi:Çocuklar ayrıldı bizden görüyo musunuz?
Vahi:Genç onlar kendi aralarında takılmak isterler…
Tarıklar
Naz:Yeni yıla nasıl girilirse öyle olurmuş…Hani derler ya…
Tarık:Evet bizim için çok güzel oldu!Bir arada girdik…Demek ki bu yıl hep beraber olucaz.
Naz:Ve ömür boyunca
Tarık:Sonsuza kadar seninle olucam! Yavaş yavaş yaklaşırlar birbirlerine ve bir daha ayrılmayacak gibi buluşur dudaklar…

t_u_ğ_ç_e
31-12-07, 20:04
yatağına kendini atar

naz:ne güzel gündü.tarıkla ben aaayy .ne ayı naz ne oluyorsun yani görende tarığa aşık sanacak mazallah amaa çok güzel bir gündü yaaa iyiki babamla ümit böyle birşey yapmışlarr acaba tarık beni nereye götürecek yarın sabah göreceğiz ama önce bavulumuzu hazırlayalım

dolabın önüne geçer

naz:acaba bunu giysem tarık beğenir mi? hyr güzel değil bu evtttt bu ii işte başka başka hmm onu giydiğimde herkes bana bakıyordu yani bu güzel anlamında tamam buda olurr......

biliyorsunuz ki nazın kıyafet seçimi sabaha kadar süreceği için

tarık:ne güzel gündü ya nazla ben başbaşa ben bu kızı seviyorum evet seviyorum o kadar sıcak bakıyor ki gözlerime kısaca harika biri çok seviyorum onu yarın onu götüreceğim yeri çok sevecek eminimmm şimdi bavulumuzu hazırlayalımm

tarık:bunu giyersem harbi karizma oluyorum o yüzden evet .evet buda bana çok yakışıyor annem demişti bu........


ertesi sabahhhh

11. part son

12 .part

tarih:31 Aralık 2007

naz süslenmiştir püslenmiştir (tarık gelio süslenmesin mi ) evde hazır olarrak tarığı bekliyordur

vahi:kızım gel otur kahvaltı yap yola gideceksiniz miden falan bulanır

naz:hayır baba tarık gelecek hazır olmam gerek

ümit:aman yesinler tarığını ne de severmiş

naz:ne alaka ben arkadaşımı bekliyorum burda

ümit:arkadaş mı o zaman selinde benim arkadaşım ayyy naz çok komiksin yani

naz:yaa baba bişi söyle

vahi:tamam bişi ümit sus

ümit:süper espiriydi baba çakk

kapı çalar

naz:tarık geldi nasıl görünüyorum ümit

ümit:hehe ii bu arada gelecek yıl görüşmek üzere

naz:nee

ümit:bugün 31 aralık naz ayakta uyuyorsun gerçi bende ayakta uyuyanı görmedim ama bak bi insan 5 dk gözlerini kapatarak...

naz:ümit tarık kapıda bekliyor sus istersen

naz kapıyı açar

naz:kusura bakma tarık ümitin lafazanlığı tuttu sabah sabah

tarık:önemli değil hazırsan gidelim istersen

naz:olur baba hadi kendine iyi bak öptümm

arabada

tarık:merak ediyor musun nereye gideceğimizi

naz:evet

tarık:ama sormak istediğim bişi var yanına kalın giysiler aldın demi

naz:evet tarık havayı görmüyor musun(kar yağıyordur)

tarık:gideceğimiz yerde soğuk zaten (basar gaza nazı uçurur)

naz:nereye gidiyoruz tarıkcım

tarık:biraz bekle nazcım

naz:bugün ne biliyormuydun

tarık:tabii ki yılbaşı seni de ona özel bir yere götüreceğim

naz:offf çok merak ettim tarık ya söyle işte ne olacak

tarık:olmazz

naz:oooooff ooooff

sonunda gidecekleri yere varırlar yani uludağa

naz:ayy tarık inanmıyorum sana çok güzelmiş (boynuna sarılır)

utanır geri çekilir

naz:yani ben sey pardon yani sevinçten

tarık:olur öyle otele gidelim önce sonrada biraz eğlenelim olur mu ama dinlendikten sonra unutma ki uzun bir gece bizi bekliyor!!

naz:tamam

kısa kesiyorum odalarına geçerler dinlenirler ve tarık elinde gülle nazın kapısının önüne gelir (32 bölümden kopya ) tam o sırada ... bişi olmaz:img-yes::img-in_lo

kapıyı çalar

naz tüm güzelliğiyle karşısındadır

naz:eee gidiyor muyuz? (tarığın koluna girer)

tarık:eee eee evet yani hı bu arada bu gül senin için

naz:teşekkür ederim tarık çoook mutlu ettin beni

tarık:bütün güller sana feda olsun (oooo tarığa bak)

...

gelirler

fonda hareketli bir parça

naz tarıktan ayrılıp dans etmeye başlar

naz:eee hadi gelsene tarık

tarık:tamam

dans ederler işte sonra romantik bir sarkı çalmaya başlar dans pozisyonu alırlar yakın bir şekilde dans ederler kısaca 32. bölüm aklınıza gelsin

aralarındaki çekim azalmışkennn ..........

sarkı biter( :img-blush:img-in_lo)

tarık içses:ooooooofff tam da bitecek zamanı oldu püüü allah kahretsin

naz içses:tam da sırasıydı yani offf

tarık:oturalım mı

naz:olur

bir süre sonra

naz:var yaaaaa bennn işte bu gördüğünüzz beeeeeeeennnn çoook acı çektim ama sonundaa...

tarık:haaahaaa sonundaaa ne (tarıkta sarhoş)

naz:seni buldummm

tarık:yaa öle mi

naz:tarık benim çok uykum geldi ya

tarık:ne yapayım haha

naz:odama götür beni lütfen

tarık:olurrr

zar zor nazı odasına götürür

tarık tam gidecekken

naz:ben bu elbiseyi nasıl çıkaracağım

tarık;:haha benim çıkartacak halim yok

naz:offf o zaman tarık yanımda kal gitme

tarık:olur

naz: girdik saat 12 ama ben demey kalmadan uyur

tarık:yeni seneye seninle girdiğim için çok mutluyum naz

oda uyurrr

12 party sonu

cagrib
31-12-07, 21:44
Yağmur ikisini de ıslatmaktadır artık... göklerden gelen ışık,havayı aydınlatır bianda...gözlerdeki tutkuyu yansıtır birbirine...ardından kulakları sağır eden bi gök gürültüsü...dudakları öylesine buluşmuştur ki,ikisi de duymaz bulutların öfkesini...

46.bölüm

Salon-

içeri girerler,ikisi de sırılsıklam...

NAZ:hasta olucaz kesin...

TARIK: biraz daha kalsaydık,belki (kapıyı kapatır) bi de bahar yağmurları sakin olur derler...

NAZ (kollarını ovuşturur,dudakları titriodur belli bellirsiz) çok sakin bi geceydi gerçekten....

TARIK:üşüyo musun sen?

NAZ (kollarını ovuşturmaya devam ederken)..aa ne alakası var canım,küçük bi deney yapıyorum sadece....

TARIK:ne deneyi?

NAZ:sürtünme kuvvetiyle ne kadar zamanda tutuşabilirim,onun deneyi...

TARIK (gülümser,nazın kollarını tutup)boşuna uğraşma,hiç şansın yok.seni benden başka hiç bi kuvvet tutuşturamaz...

NAZ:ona şüphem yok zaten,gördüm az önce uygulamalı olarak...doğru söyle tarık, suyun altında ne kadar nefessiz kalabiliosun sen?

TARIK (muzipçe sırıtır) sen yanımdaysan,nefes almasam da olur...

NAZ (elini tarıkın göğsüne koyar)yaaa...

TARIK:dudaklarım dudaklarını bulunca mühürlenio sanki naz...nası oluyo bilmiorum ama sen ayrılmasan,bendeki nefes epey bi süre daha idare eder bizi...

NAZ:benim nefesimi kesip,kendi soluğuna kattığın için olabilir mi acaba kocacım?

TARIK:e bu da ihtimaller dahilinde tabi...

NAZ:sormaya korkuyorum ama öğrenmem lazım...

TARIK:sor aşkım...

NAZ:tamam o zaman...söyle,neymiş o ihtimaller?

TARIK:meselaa...(düşünüomuş gibi)...tecrübe...

NAZ:nee?!

TARIK:e bu halime kolay gelmedim naz,yılların deneyimi!!!önceleri böyle değildim.hatta ilk denememde--

NAZ:sus...tek kelimesini daha duymak istemiyorum!!!(sinirle gözlerini açar)...ben o kadar geniş değilim tarık efendi,kaldıramam senin rekor denemelerini...

TARIK:naz,ne diyosun sen?hem ne var bunda bu kadar kızıcak...sana da anlatamazsam, kime anlatıcam ben bunları?!

NAZ:bi insan aynı anda bu kadar çapkın,bu kadar ukala,bu kadar ge-niş ve bu kadar yüzsüz olsun,aklım almıyo...ama oluyomuş işte.benim kocamda hepsinden fazla fazla var maşallah....!!

TARIK (şaşkın) nee?!

NAZ:bak hala anlamazlıktan gelio, pess tarıkk!!!yani pess...(banyoya doğru giderken aniden arkasına döner) mümkünse bi süre konuşma benimle!

TARIK:yaa,naptım ben şimdi?nazzz...dur!!nazz sana söylüyorum...
Dinlemeden kapıyı kapatır...İçerde—

NAZ:inanmıyorum yaa,inanmıyorum!!!ne bahtsız bi kadınım ben...kocam geçmiş karşıma pişkin pişkin aşk maceralarını anlatmaya kalkıyo,hem de yüzüme karşı!!!izin versem kimbilir daha neler söylicekti...bi dakika ya,napıyorum ben?! ayağıma gelen fırsatı tepiyorum resmen... (aynaya bakarak)saçmalama naz,aklını kullan...bırak önce tek tek döksün ortaya kirli çamaşırlarını beyefendi...hiiiç sesini çıkarma..ama sonra!! (dişlerini sıkarak)... sonra hepsini teker teker getir burnundan...yaptığına yapıcağına pişman olsun....

Aynı anda salon—

TARIK:inanmıyorum yaa,inanmıyorum...ne bahtsız adamım ben...tam barıştık diyorum, herşeyi yoluna koyduk diyorum ama naz hanım durmuoki yerinde...buluyo illa sinirlenicek bişiler..kimbilir neye kızdı yine..hayır sebebini anlasam,gam yemicem... insan bi çocukluk anısına bu kadar tepki vermezki!!saçmalama oğlum,zaten daha anlatmaya başlamamıştın bile... offf naz off...akıl bırakmadınki ben de...bi anlasam ne yapmaya çalıştığını!!

NAZ (son kez aynaya bakar) hadi naz!!!göriyim seni...başarıcaksın!

Banyodan çıkar yüzünde sıcak bi ifadeyle...”tarıkcıııımmmm”

Tarık kafasını çevirip nazın gelişini izler şaşkınlıkla...

NAZ (elinden tutar)gel aşkımmm,oturalım şöyle de anlat herşeyi bir bir....

TARIK:nazz,sen manyak mısın?

NAZ:aaa...o ne biçim laf tarık?!

TARIK:kusura bakma, başka bi kelime bulamadım ...5 dakka önce şu kapıdan çıkarken söylemediğini bırakmadın,konuşmayalım dedin...şimdi gelmiş aşkım diyosun!!!varsa bu duruma uygun bildiğin başka kelime,söyle,onu kullanıyım...

NAZ (içses:sakin ol naz...gülümsemeye devam...belli etme sinirini!)

TARIK:nazz...(elini sallar gözünün önünde)..nazz ordamısın?

NAZ:hı...efendim canım?

TARIK (ayağa kalkar nazın elinden tutarak) naz yürü,gidiyoruz hemen...

NAZ:aa,nereye tarık?

TARIK:en yakın psikolağa!!iyi değilsin sen...

NAZ:ayy saçmalama tarık,otur şöyle!!!yok benim bişeyim...içerde düşündüm ve yaptığım hatayı anladım sadece...

TARIK (inanmaz gözlerle)sen,düşündün ve hatanı anladın?!

NAZ:evet tarıkcım...çok peşin hükümlü davrandım sana karşı,üstüne geldim yok yere...ama insan karısıyla herşeyi paylaşabilmeli,değil mi??...

TARIK:öyle de---

NAZ:tamam işte...madem öyle,anlat tarık...seni dinliyorum!!

TARIK:bak eminsin değil mi,yine sinirlenme???

NAZ (yüzünde sahte bi gülümseme...”sabırlı ol nazz,sonunu düşün”)...tamam tarıkcım,yaptım işte bi hata...vurmasan diyorum iki de bir yüzüme...??

TARIK:iyi o zaman,anlatıyorum...biz ayşeyle küçükken---

NAZ (dehşet içinde) ayşeyle mi?!..sen ilk denemeni ayşeyle mi yaptın?!

TARIK (anlamaz gözlerle) e evet...aslında sonrakileri de...

NAZ:neee?!

TARIK:tabi filiz de katıldı bize sonradan...

NAZ(daha da açar gözlerini) neeee?!

TARIK:naz bak sinirlenmicem diosun ama yine açtın gözlerini...sen öyle bakınca anlatamıyorum ben...

NAZ:anlat,ne varsa anlat hemen!!!

TARIK:amma abarttın naz,önemsiz bi hikaye işte...

NAZ:senin için önemsiz olabilir ama evliliğimiz açısından önemli...

TARIK:nee?!

NAZ:devam et tarıkk,durma!!

TARIK:ya nazz vazgeçtim ben anlatmaktan...devlet meselesi haline getirdin sen bu işi !tamam biraz daha çıkarmasalar havuzdan boğuluyomuşum ama,o kadar da önemli değil yani...çocuk aklı işte,yapmışım bi hata...

NAZ:boğuluyo muydun?

TARIK:evet ama ben kazandım iddiayı... sonuç olarak 7 dakika 21 saniye durdum suyun altında nefessiz...

Naz tarıka öyle bi sarılırki,tarık o anda suyun altında kaldığı güne geri döner....

NAZ:aşkımmm...ayy biliodum senin öyle şeyler yapmıcağını...canım kocam benimm...

TARIK (zorla çeker nazın kollarını) naz,dur biraz...boğulucam!!

NAZ (çeker kollarını,yüzünde pişman bi ifadeyle) tarık..çok özür dilerim ben...boşuboşuna günahını aldım...ama aklım çıktı,ayşeyle seni öyle düşününce...

TARIK:nası düşününce?!

NAZ:biz bu tecrübe olayına girmeden önce ne konuşuyoduk tarık?!

TARIK (düşünceli)ne konuşuoduk??...(hatırlar) e inanmıyorum sana nazz?!yani bütün tepkin ondan mıydı?bende biara delirdiğini düşünmeye başlamıştım..

NAZ:napıyım hayatım,yanlış anlamışım işte herşeyi en başından...

TARIK:yani şimdi sen benim,ayşeyle öpüştüğümü mü düşündün?yaa naz,nası düşünürsün bunu...kardeşim o benim!

NAZ:tarıkk tamam...özür diledim yaa işte!hem nerden bilebilirdim senin havuz maceranızdan bahsettiğini...

TARIK:yok nazz...demek bu kadar tanımışsın beni!!...hadi beni bırak,ayşeye nası kondurursun bunu...

NAZ:bilmiyorum....(başını öne eğer..susar kısa bi süre )aslında...ben ilk tanıştığımız zamanlarda ayşenin sana aşık olduğunu düşünmüştüm...sebebim neydi bilmiorum ama kadınca bi histi bu belki de....saçma bişey...

TARIK (içses:hislerinin doğru olduğunu bi bilsen)

NAZ:hatta işi abatıp,karın sanmıştım hatırlarsan...

TARIK:unutmak ne mümkün,seni inandırmak için az uğraşmadım...

NAZ:biliyorum hepsi aptalcaydı tarık!ama hastanede elini öyle tutarken görünce delicesine kıskandım seni ondan...hele de onun için yaptıklarını anlatınca...

TARIK:onun için yaptıklarımı??

NAZ:onu o serserilerin elinden nasıl cesurca kurtardığını anlattı bana...

TARIK:serserilerin mi?...(içses:ayşe ne anlattın sen?)

NAZ:saklamaya çalışma tarık,dedim ya herşeyi anlattı...keşke dedim,sadece ben olsaydım kurtardığın...bi konuda tek olsaydım bari hayatında....ama değilim,hiç bi konuda tek değilim senin için...

TARIK(sarılır naza tek koluyla,göğsüne doğru çeker..omzunu okşayarak)sen bitanemsin, ruhumun tek sahibi,karımsın naz...

NAZ(hafifçe kaldırır başını gözlerinin içine bakar,mutlu olsa da burukluk vardır bakışlarında)

TARIK:ilk olmaya ihtiyacın yokki zaten.sonumsun sen güzelim....ve hep öyle kalıcaksın...

NAZ:ama sen benim hem ilkim,hem de sonum olucaksın...

TARIK (gülümser,sarılır tekrar...saçlarına bi öpücük kondurur)işte,bunu bilmek öyle mutlu ediyoki beni...keşke ben de aynı duyguyu hissettirebilseydim sana...

NAZ:olsun,sonun olmak da güzel...

TARIK (elini tutup kaldırır) gel benle?

NAZ:nereye?

TARIK:sen bi konuda ilkim olmak istemiyo muydun?

NAZ:istiyodum ve hala da istiyorum tarık...

TARIK:tamam o zaman,yürü naz...

melisa_s
31-12-07, 21:52
Part27
Ümit odadan çıkar.
Tarık:Bişi mi oldu?!
Ümit:Yok bişi Filiz acıkmış ona bişiler almaya gidiyorum…
Tarık:Bende yanına gidim o zaman…
Ümit:İyi olur yalnız kalmasın… der ve gider…
Tarık odaya girer…Filiz Tarık’ın bebeklere aldığı hediyeleri elinde sevgiyle bakıyodur onlara…Tarık gelip yanına oturur…Filiz ona gülümser.Tarık tek koluyla sarılır ona…Oda Tarık’a sarılır…
Filiz:Çok tatlılar…
Tarık:onlar da öyle olucak…
Filiz:Korkuyorum…Çok korkuyorum abı onlara bişi olursa---
Tarık(sözünün keser):Şşşh…Onlara hiçbir şey olmıyıcak!Korkma…
Filiz:Bişi sorucam…O bebek şuan olsa isterdin dimi?!
Tarık:Her şeyden çok isterdim…Ama…Kendi ellerimle mahvettim her şeyi…Naz benimle olsa bile bi daha bebek istemez heralde…
Filiz:Bunu ona sormadan bilemezsin…Hem bence yanılıyosun...
Tarık:Bilmiyorum…
Ümit gelir…
Filiz:Sonunda Ümit açlıktan bayılacaktım…
Ümit:Aşkım benim…
Filiz hemen yemeye başlar…
Tarık:Yavaş boğulucaksın…Korkuyorum…
Filiz:Bişi olmaz bana…
Bi süre sonra
Tarık:Ben gidim annemleri de alıp eve gidelim artık..
Ümit:Tamam
Tarık Filiz’i öper ve çıkar…
Tarık:Eve gidelim biz artık
Belgin peki
Naz:Bizde gidelim baba
Vahi:Tamam kızım
Hep beraber çıkarlar…
1HAFTA SONRA
Yıl başı günü
Tüm aile Vahi’lerde toplanmıştır.Filiz iyidir.
Filiz:Hastaneden kurtuldum ya daha ne isterim…
Ümit:Ama bebeklerimiz için kalman gerekiyodu
Filiz:Hamileyim ben Ümit.Hastane de işim ne?!
Ümit:Aşkım o yüzden hastaneydin zaten sana ve bebeklere bişi olmasın diye
Filiz:Hastalansaydım nolucaktı hastane de
Tarık:Müdahale ediceklerdi sevgili kardeşim
Naz:Kızın sinirleri bozulmuş hastane de sizin de bilmişliğiniz tuttu..
Filiz:Ya anlamıyolar ki…
Hulusi:Ümit anlasana karını!Zibidi sen niye kardeşini anlamıyosun?!
Ümit:Anlarım artık baba.
Tarık:Valla kardeşimin 5.5 aylık hamile halini ilk kez görüyorum o yüzden anlayamadım!Hem benim hayatım hamilelerin için de mi geçti nasıl anliyim psikolojisini?
Belgin:Tamam uzatmayın…Aaaa yeni yıla giricez…
Naz:Evet.Hem 2 dakika kaldı…
Tarık:İç ses-Asıl yapıcağım şey güme gidiyodu.Hadi Tarık
Dışarıda kar yağıyodur…
Tarık:Naz benimle biraz dışarı gelir misin?!
Naz:Gelirim!
Vahi:Üzerine bişi giy kızım kar yağıyo
Belgin:Sen de oğluşum
Naz-Tarım:peki
Çıkarlar…
Naz:Noldu aşkım?!
Tarık:Seninle konuşmam gerek!
Naz:Seni dinliyorum…
Tarık:Ben artık sensiz olamıyorum…Seninle olmak istiyorum…Her an yanımda ol istiyorum…BENİMLE EVLENİR MİSİN NAZ?!(Cebindeki yüzüğü çıkarır)
Naz(ağlamaya başlar):Evet!Evlenirim seninle(Tarık’a sıkıca sarılır)
Tarık:Seni seviyorum….
Naz:Ben de seni…Sakın bırakma beni!
Tarık:İstesen de bırakmam zaten!Yüzük?!
Naz:Taksana elime şaşkın…
Tarık:Ama senin elini uzatman gerekiyodu…
Naz:Elimi mi uzatmam gerekiyodu…Pes Tarık yeni yıla girmemize 2 dakika kala(o sırada sesler duyulur)dışarı çıkarıyosun evlenme teklif ediyosun bide direk elii uzatmamı bekliyosun…
Tarık:Aşkım bak yeni yıla girdik izin ver de takim şu yüzüğü yoksa bir yılımız böyle Naz elini uzat yüzüğü takıcam muhabettiyle geçicek
Naz gülümser ve elini uzatır.Tarık yüzüğü takar.
Naz:Bu teklifi senden duymak en çok istediğim şeydi…
Tarık:Ben de bu yanıtı senden duymayı çok istiyodum
Naz:Hayallerimiz gerçekleşmiş oldu yani…
Tarık:Henüz değil…
Naz:Nasıl yani?!
Tarık:Sadece teklifimi kabul ettin.Daha evlenmedik ve benim bi hayalim daha var?!
Naz:Neymiş o hayal?!
Tarık(derin bir nefes alır):Bi kızımız olsun istiyorum…
Naz:Ben de ama zamanı var…
Tarık:Beklerim ben…İstiyosun ya
Naz:İçeri girsek üşüdüm…
Tarık:Girelim…Mutlu haberi de verelim…
Naz gülümser…İçeri girerler…

cagrib
31-12-07, 21:53
devamı

TARIK (elini tutup kaldırır) gel benle?

NAZ:nereye?

TARIK:sen bi konuda ilkim olmak istemiyo muydun?

NAZ:istiyodum ve hala da istiyorum tarık...

TARIK:tamam o zaman,yürü naz...

Banyoda—

Naz önde,tarık arkasında durmuş,saçlarını kurutuyodur nazın...elindeki tarakla tek tek açar saçlarını...öyle hassas,öyle yumuşaktırki hareketleri her telini okşuyodur sanki...naz küçücük bi kız çocuğu gibi gözlerini kapamış,tarıkın ellerine bırakmıştır kendini...

TARIK:


Saçların bir balık ağı gibi yakaladı bedenimi
Av ve avcı bu kadar hazır olmasaydı
Yaşamazdık birbirimizi

Saçların bir gözyaşı gibi ıslatıyor tenimi
Eğer ben bu kadar susamış olmasaydım
Belki de içmezdim seni

Ama bir kokun var ki hiç bitmiyor
Saatlerce üstümden uçup gitmiyor
Günler sonra bile beni terketmiyor
Terketmiyor

Saçların bir sarmaşık gibi düğümlüyor ellerimi
Eğer ben böyle akıllı deli olmasaydım
Belki de anlamazdın beni

Saçların bir ipekböceği gibi
Örüyor geleceğimi
Eğer sonuna kadar yaşamak olmasaydı
Tanımazdık birbirimizi

Şarkı biter....tarık öper saçlarını tek tek..açıkta kalan kollarını okşar nazın,aşağıdan yukarı doğru hafif bi dokunuşla...omzuna düşen saçlarını kaldırır, devam eder öpmeye boynunu koklayarak..naz rüyadadır sanki...gözlerini açar..arkasına dönüp tarıkın göğsünü sarar elleriyle....

NAZ niye daha önce yapmadın bunu?

TARIK:herşeyin bi zamanı var....

NAZ:süslü laflar etme bana...bundan sonra sen kurutucaksın saçlarımı...

TARIK:desene,kendi başımı kendim yaktım...

NAZ(vurur hafifçe) alçak...demek yaktın...oysa ben seninde hoşuna gitti sanmıştım...

TARIK:seninde??yani senin gitti...

NAZ:konuyu değiştirme de sorumu cevapla tarıkk?!

TARIK:ne sordunki sen?!

NAZ:bundan sonra sen tarar mısın saçlarımı?

TARIK:itiraf edersen belki...

NAZ:yaa neyi itiraf edicem tarıkk?!yok itiraf edilicek bişey..

TARIK:yapma nazz,yüzündeki ifadeyi gördüm az önce...kabul et işte,mest oldun....

NAZ:hiç de bile...

Tarık hiç bişey söylemeden saçlaarını okşar tekrar...naz hafifçe büker boynunu...kollarını tarıkın boynuna dolar “yavru bi kedi gibi oluyorum kollarında”

TARIK (gülümser) zevkle...

NAZ:nee??

TARIK:zevkle naz,bundan sonra hergece uyumadan zevkle tarıycam ipek saçlarını...

NAZ (gülümser,sevgiyle) ben de kurutuyım mı seninkileri??

TARIK:sen odaya git aşkım,yorulma ayakta daha fazla...doktor tavsiyesine uymamız lazım...ama sana yapıcaklarım bitmedi henüz....

NAZ (şüpheyle bakar) aklından neler geçio senin??

TARIK (kollarını nazın beline dolar) hımm..birileri meraklandı galiba..şu kadarını söyliyim karıcım,senin aklından geçen şey değil bu defa...

NAZ:haa..yani sen artık aklımdan geçeni okuyabiliosun....

TARIK:ehh,olsun o kadar...

NAZ:o zaman,tatlının üstüne dondurma da koy canımm...

TARIK:nee?!

NAZ:sen bana tatlı yapmaktan bahsetmiyo muydun?

TARIK:hayır naz,ben sana masaj yapmaktan---

Naz hınzırca gülümser....

TARIK:sen var ya...fena bişeysin!!!(dudağına koyar parmağını)ve ben bayılıorum bu fena şeye...(bi öpücük kondurur parmağını çektiği yere)

NAZ (halinden memnun sırıtır)hımmm...o fena şey de sana bayılıo galiba....hele de böyle fena öpünce...

TARIK:hımm...bunu öğrendiğim iyi oldu naz hanım...

NAZ(umursamaz bi tavırla) ben yatağımıza gidiyorum...sıkıldım burda!

TARIK yaa??

NAZ öyle..(kapıdan çıkarken,durur bi anda...arkasına dönüp göz kırpar ) fazla bekletme...

Tarık gülümser arkasından...

_fulyaceylan_
31-12-07, 22:18
50.Bölüm..
Bölüm adı:aşk acı ayrılık...
Evet Naz ve Tarık yoldalardır ikiside o sözlerden sonra hiçç konusmuyorlardır eve gitmeye daga yolları vardır..Sonunda Tarık dayanaz ve konusur!!!
Tarık:şey aslında partiye gec katılsak ii olur..
Naz:neden?napacaz?
Tarık:konusacagız..
Naz:evet en dorusu bu olmalı konusmaya ihtiyacımız var..
Tarık:belkide...
der ve arabayı baska bir yöne doru dönderir ikisi yine konusmazlar..ve 10 dk sonra bir cafeye gelirler cefeye girerler oturular her ikiside konusmaya nasıl baslayacaklarını
düşünüyorlardır...akıllarında ise tek bir soru yola tmm mı yoksa devam mı?
Tarık:Naz ben senden ne kadar özür dilesemde az biliriyorum ama yinede olanlar yüzünden senden çok özür dilerim sana çektirdiklerim yaptıklarım kısaca herşey için çok ama çok özür dilerim lütfen ama lütfen beni affet...belki belki
Naz:(gözyaşlarını tutamaz ne olcanı ve o belkının arkasından ne gelecegini)belkide ne ?
Tarık:belkide ......(der ve sözün devamını uzunca bir süre getiremez sözler bogazın da dügümlenmiş bir haldedir naz ise cvb bekliyordur ama düşündüğü şeyi işitmek istemiyordur)
Tarık:belkide veda..(derken naz sakın sakın yalvarım o sözün devamını getirme der ve tarıgın yanına oturur gözüne başını dayar ve aglamaya başlar)
Naz:yalvarım bunu bana yapma Tarık...
Tarık:ama ..
Naz:(işaret parmagının ucuyla tarıgın dudaklarına dokundu)sus yalvarım sus(hıçkıra hıçkıra ağlıyordur)
Tarık:naz sen ii deilsin hadi kalk gidiyoruz..(naz'ı koluna alır ve götürür naz'ın itiraz edecek yada konusacak gücü bile kalmamıstır aglamaktan gözleri sismiştir artık...)
tarık arabaya kadar naz'ı taşır ve arka koltuga koyar naz'ın ise sesi çıkmıyordur...tarık arabayı calıstırı ve yarım saat sonra otele gelirler naz'ın hala gözünden yaslar akmaya devam ediyordur...tarık ise naz'ı kucagına alıp odasına götürür tarıgında morali çok bozuktur ve çok üzgündür dokunsanız onunda gözyasları boşalacak gibidir..ama naz'a belli etmez evet tarık naz'ı yatagına incitmeden yatırır ve usulca üstünü örter ve dısarı çıkar ...naz uykuya dalar ...
Tarık:affet beni naz affet!bunu sana yapmak istemezdim ama ailemide en az seni üzdüğüm kadar üzdüm ...der ve arabaya gider ve yine aynı yol annesigilin yolu Tarık partiye gidiyordurr ...ama yolda naz'ın o halı gözünün önünden gitmemektedir ama buna mecburdur ...

YESIL8
31-12-07, 23:09
Tarık, yavaşça Naz’ın odasının kapısını aralar..

Naz, ağlamıştır göz pınarlarında kalan damlalar onu ele veririr..

Tarık, yatağının kenarına oturur..

İki baş parmağıyla göz yaşlarını siler..


Tarık: Biliyorum her şey için çok geç ama beni affet lütfen..

Naz, geri çekilir arkası dönük bir biçimde yan yatar..

Tarık, söylediği söz için çok geç olduğunu düşünür ve yavaşça yataktan kalkacakken
Naz sağ eliyle Tarık ın sağ elini tutar ve kendine çeker..

Naz: Bana sarılırmısın…

25. Bölüm


Tarık, bu soru karşısında adeta donmuş kalmıştır..


Hiç beklemedi bir anda hiç beklemediği bir şekilde hayat sanki tüm güzelliklerini geri vermişti ona uzanan bu sımsıcak el ile..



Naz, hala arkası Tarık’ dönük yan bir şekilde yatmaktadır..



Naz gözlerini sım sıkı kapamış sanki kötü bir rüyadan uyanmak istercesine
(içinden ) lütfen sana o kadar ihtiyacım var ki.. Senin sıcaklığına.. Sanki bana sarılıp yattığında tüm sıkıntılarım bitecek .. lütfen



O bütün bunları içinden geçirirken Tarık çoktan yanına uzanmıştı bile

Usulca yanına sokulur, Naz’a hiç gitmemişcesine arkadan sarılır

Tarık, sarıldıkça Naz’ın kanayan tüm yaraları da sarılır adeta



Tüm gece hiç konuşmadan öylece uzanırlar



İkisi de bu anı öyle özlemişlerdir ki..



Bu inanılmaz güzelliği ikisi de konuşarak kirletmek istemezler (bir süre)



Naz, karnını hafif hafif okşar..Farkında olmadan bebeğini seviyordur.


Tarık, Naz’ın bu hareketine kayıtsız kalmaz..kalamaz.



****************
Geçmiş

Tarık, elini Naz’ın karnında gezdirirken Aşklarının büyük parçasının ona verdiği karşılıkla şaşkınlıktan kendini alamaz..


Tarık: Naz, bak bak yine tekme attı. Kesin bu kız..


Naz: Atma! Erkek. Bütün gün karnıma atmadığı tekme kalmadı.


Tarık: E iyi ya işte kesin kız. Annesi sen olduğuna göre.



Naz, Tarık’ın koluna sertçe vurur..


Tarık: Ahhh (kolunu ovuştururken) İşte şimdi kesinlikle eminim. Kız..

İkisi de gülmeye başlar…

****************

Şimdi herşey o kadar uzaktır ki..

Naz'ın karnında bir başkasının çocuğu..

Aşk bütün bunların üstünde miydi?

Bırakın cevabı Tarık versin...


Şimdi

Tarık da elini Naz’ın karnında gezdirmeye başlar.. Naz’ın eline eli değdiğinde ise..

Tarık u kez Naz’ın elini sıkıca tutar….

Naz, hiç beklemediği bu hareket karşısında şaşkındır.Tarık’ın elini bırakmadan arkasını döner..


Naz: Bu bebek..



Tarık, işaret parmağını Naz’ın dudaklarını dokundurur..


Tarık: Bizim…



Naz adeta hiç uyanmak istemediği bir rüyadadır..


Bunu konuşarak bozmak istemez..



Artık o da biliyordur oyunun kurallarını…


Tarık, Naz’ın alnına küçük bir öpücük kondurur..


Naz, almıştır cevabını.. Hem de hiç sormadan soruyu..


Tarık, başlamıştır şarkıya çoktan


http://www.youtube.com/watch?v=nrA-1xAtYTA BENİM HALA UMUDUM VAR..

Benim hala umudum var..
İsyan etsem de istediğim kadar
İnat etsem bile
Bırakmazlar sahibim var..

Seviyorlar bazen soruyorlar
Hayran hayran seyret
ister katıl İster vazgeç..

Güzel günler bizi bekler….
Eyvallah dersin olur biter…

Gülüm bükük önünde ağlasam sessizce
Şu garip gönlüm af olur mu?
Bu fırtına durulur mu?
Benden adam olur mu?
Korkarım aşka zararım dokunur mu?

Naz ve Tarık bir birinden ayrı geçirdikleri tüm saniyelerin acısı o gece sarılmıştır..


Şarkı bittiğinde Naz çoktan dalmıştır uykuya


Tarık, yavaşça yataktan kalkacakken


Naz, kendine gelir..

Naz: Bu gece gitmesen…



25. Bölüm sonu

İYİ YILLAR.ALLAH SEVİKLERİNİZDEN AYIRMASIN...

''El!F''
01-01-08, 00:08
Yılbaşına Özell Umarım beğenirsiniz!!!
Gün 31 aralık 2007
Sabah saat 09:00

Naz: Aşkımm nereye gidiyoruz

Tarık: Bir yeremi gitmemiz lazım Naz!

Naz( Tarık’ın yanına oturur) : Ama canım bugün yılbaşı gecesi biliyorsun?

Tarık: Biliyorum ama biz evde kutlayalım baş başa( içses: Bir bilse İtalya’ya gitçeğimizi ama söylemek yok Tarık sürpriz olcak)

Naz: Off Tarık niye bizde diğer çiftler gibi bir yere gitmiyoruz!

Tarık( Naz’a yaklaşır): Ee baş başa geçircez bitanem daha güzel!

Naz( Geri çekilir) : Amaa hep biz baş başayız zaten! Ne olurdu bir yerlere gitseydik Tarık!

Naz Tarık’ın yanından kalkar.

Tarık: Nereye Naz?

Naz: Belgin annemlere!

Tarık: Bekle ben götürürüm seni ordandan bankaya geçerim!

Naz( sertçe): İyi!

Tarık(sessizce: Off Naz ne olur böyle yapma) : Hadi gidelim

İkisi birlikte arabaya binip giderler. Tarık Naz’ı Belginlere bırakır.Kendiside ordan bankaya geçer.

Naz eve girer.

Belgin: Hoş geldin kızım!

Naz(sinirlidir biraz) : Hoşbulduk annecim

Belgin: Ne bu sinir kızım?

Naz: Bütün çiftler yılbaşında tatile çıkıyor. Biz evde oturcaz. Neymiş ‘’biz baş
başa geçircekmişiz’’. Ne olur bizde tatile çıksak

Belgin: Ee siz gitmiyor muydunuz..(tam nereye gitçeklerini söylerken sürpriz
olduğu aklına gelir)

Naz: Nereye?

Belgin: Hiç hiçç. Hafi gel biz seninle kahve içelim.

Naz(içses: sen bir şeyler çeviriyorsun Tarık ama bakalım neler) : Tamam
annecim.

Belgin ve Naz kahvelerini alıp salona geçerler.

Tek bank;

Hulusi: Ee oğlum aldınmı biletleri? Ne zamana aldın?

Tarık: Aldım babacım. Saat 17: 30 a. Ama şimdi nasıl bi bahane bulup
götürcem onu İtalya’ya.

Hulusi: Daha vakit var. Gelir aklına merak etme.

Aradan 3 saat geçer.(Tabi bu 3 saat boyunca arada işte yapıyordur:):))

Tarık: Buldum diye bağırır.

Hulusi( korkar): Lan zibidi yavaş. Ödümü kopardın. Ee ne buldun.

Tarık: Şimdi ben Naz’ın yanına gitçem. Yurtdışında acil bir toplantının çıktığını söylicem. Gitmek zorundayız dicem. Tabi seni burada yalnız bırakmam onuda ekliycem. Tabi Naz üzülcek yılbaşı geçiremiceğimiz ama olsun. O sürprizi görünce affeder beni. Ben şimdi yanına gidiyorum.

Hulusi: Tamam. Annen sorarsa akşama doğru gelcek dersin.

Tarık: Tamam babacım görüşürüz.

Hulusi: Görüşüz

Tarık çıkar. Arabaya binip hemen Belginlerin evine gider.

Belgin: Hoş geldin oğlum.

Tarık: Hoşbulduk annecim. Naz içerde mi?

Belgin: Salonda. Ama sana çok sinirli.

Tarık: Bir şey söylemedin dimi Naz’a?

Belgin: Az kalsın ağzımdan kaçırıyordum. Son anda sustum. Ama neyse ki
üstelemedi.

Tarık salona geçer. Naz’ın yanına oturur.

Tarık: Aşkım ben geldim der ve Naz’ı yanağından öper.

Naz( soğuk bir şekilde) : Hoş geldin.

Tarık: Ama bitanem böyle yapma. Hem hadi kalk daha hazırlanıp gitçez. Saat 3
olmuş.

Naz( şaşkın bir şekilde)(içses: Belkide bir yere götücektir): Nereye Tarık yoksa
yıl başı için tatile mi çıkıyoruz!

Tarık: Ahh bitanem keşke öyle olsa. Ama toplantım var.

Naz: O zaman ben gelmiyorum!

Naz sinirle kapının yanına gider. Tarık’ta peşinden tabi…

Tarık: Ya Naz bi durur musun!

Naz: Yaa Tarık bu akşam yılbaşı sen bana yurtdışında toplantım var diyorsun.
Ben de gelirsem seni otelde mi oturup beklicem!

Tarık( Naz’ a yaklaşır): Ama belki işim biterse bir şeyler yapabiliriz!

Naz( biraz yumuşar): Yapçaz tamam mı?

Tarık: Ama işim biterse söz yapçazz

Tarık Naz’a yaklaşmış öpücekken….

Belgin: Öhöö öhöö.

Naz( Utanır): Pardon annecim.

Belgin: Ne pardonu kızım siz karı kocasınız

Tarık: Biz artık gidelim annecim.

Belgin: Tamam oğlum. Size şimdiden iyi seneler

Tarık-Naz: Sanada annecim der ve çıkarlar.

15 dk sonra evde olurlar.

Naz: Ben hemen bavulları hazırlamaya çıkıyom

Tarık: Sen zahmet etme bitanem. Ben hazırladım hatta arabada bagajdalar.

Naz: Canımm. Bitanesin sen yaa. Hiç iş bırakmadın bana.

Tarık: Ben o güzel karımın ellerini yorarmıyım der ve ellerini öper..

Naz: O zaman ben bi üstümü değişiyim der ve odaya çıkar

30 dk sonra… naz iner.

Tarık: Sonunda Naz. Altı üstü bi üstünü değiştirmeye çıktın

Naz: Geldim işte hadi gidelim

Arabaya binip havaalanına giderler. İşlemleri yapıp uçağa binerler ve uçak
havalanır…

2-3 saat sonra İtalya’da olurlar.

Naz: Aşkım burası çok güzel

Tarık: Evet çok güzel! Seni gezdirmek isterdim ama hemen toplantıya gitmem
lazım. Saat dokuzda ve tam yarım saat kaldı.

Naz: Eee ben ne olcam Tarık?

Tarık: Benimle gel. Yemekte yanımda olursun.

Naz: Ama şimdi çok sıkıcı olur o toplantı.

Tarık: Bitanem kocan için biraz katlanmaz mısın?

Naz: Katlanırım tabi de..

Tarık: Eee o zaman. Hadi bin arabaya gidiyoruz.

Naz v Tarık arabaya binerler.

Naz(derin birr): Offfff çeker

Tarık: Ne oldu Naz?

Naz: Hiçç

Naz gözleri dışarı dalar gider…

Bir süre sonra restoranda olurlar.

Naz( sıkıcı bir şekilde): Geldik mi?

Tarık: Geldik bitanem hadi inelim

Naz: İyi der ve ikiside arabadan inerler.

Restoranta girerler.

Naz: Eee burada kimse yok Tarık!

Tarık’tan ses gelmez.

Naz: Tarıkk! Ve tam bu sırada Naz’ın başından aşağıya gül yaprakları dökülür. Kimse yoktur restoranda. Sadece ikisi vardır. Bütün yerler gül yapraklarıyla kaplıdır. Ve çok güzel bir masa vardır restoranın balkonunda.

Naz arkasını döner.

Naz: Tarık! bunlar benim için mi?

Tarık: Tabi senin için bitanem der ve Naz Tarık’a sımsıkı sarılır.

Naz: Bitanesin sen canım!

Tarık: Sende bitanesin aşkım!

Tarık Naz’ı elinden tutp balkona götürür.

Naz: Canım her şey çok güzel. Bende hiçbirşey yapmayacağımızı sandım. Özür
dilerim sert davrandım sana.

Tarık: Şşş… Devam etme daha. Bunların hepsi geride kaldı. Sen beğendin mi
sürprizi mi?

Naz: Beğenmek ne kelime bayıldım Tarık!

Yeni yıla girmeye saniyeler kalmıştır.

Tarık: Evet Naz tam 10 sn.ye kaldı. Saymaya başlıyoruz.

Naz-Tarık:10-9-8-7-6-5-4-3-2-1 ve 0

Ve tam bu sırada havai fişek gösterisi başlar.

Naz: Aşkım bunlar çok güzel

Tarık: Hepsi senin için der ve Naz’ı öpmeye başlar.

Bir süre sonra ayrılırlar. İkiside nefes nefesedir.

Tarık: Seni çok seviyorum Nazımmm!

Naz: Bende seni aşkım. Bende seni çok seviyorummm

Ve dudaklar tekrar birleşir….

HERKESE MUTLU SENELERRR:happy0064

brs-sym
01-01-08, 01:04
Özel bir part;


İki sevgili(isimlerini Nazla Tarık diye alabilirsiniz) yılbaşı için bazı rezervasyonlar yaptılar.Ve şu anda bir bankta birbirlerine sarılmış bir biçimde duruyorlardır.

erkek;"Yeni yıla nasl giriyorsak 1 yıl öyle geçermiş...Öyle derler"

kız;(örnek Nazla Tarık gibi...)"Yani bir yılı seninle geiricem..."


"Eğer isterseniz neden olmasın..."

"Zaten programımız yokmu?"

"Var!"

"Bilyiomusun?"

"Neyi?"

"Seni çok seviyorum!"

Kız sevgilisinin yanağına çocuksu bir öpücük kondurur.

"Bende bi tanem benim!Hadi istersen kalkalım yoksa 2008e geç giricez..."

"Hadi o zaman..."

Derler ve kalkarlar.Sahilde yürümeye başlarlar.

"Yürüyerek gitçeğimizi düşünmüyosun dimi sevgilim?"


"Şurda zaten taksiler var birine atlarız..."

"Neden arabayla gelmedikki?"

"Babam verseydi gelirdim."

"Offf zaten evliliğimizede izin yok!"


Kız sevgilisinin göğsün koyar elini...

Beline sarılır diğer eliyle...

Sonunda bir taksi bulurlar ve giderler geceyi geçirmek için bir yılbaşı gecesi partisine...Çok mutluladır,ölüm bile mutluluklarını bozamaz....


Çılgınca dans ederler...Tam geri sayım başlayacakken,arkadan bir gürültü gelir,Kız merak eder sevgilisini dürter.

"Noldu hayatım?"


O sırada arkadan biri silah çeker...

Kızın sevgilisi kucağında dünyaya kapar gözlerini bir yılbaşı gecesi...

angel eyes
01-01-08, 02:44
öncelikle senaryomla verdiğim rahatsızlıktan dolayı özür dilerim.uzun zaman senaryo yazmayınca hamlamışız:(




Tarık ve naz hiç tanışmıyor olsunlar.yeni yılı aileleri olmadan sadece kendi arkadaşlarıyla birlikte kutlayacaklar.ailelerden sadece vahi ve Hulusi birbirini tanıyor.vahilerde yeni yıla Hulusilerde girecekler.

Vahi:hadi kızım.bak arkadaşların bekliyor.

Naz:tamam baba geliyorum.az kaldı.

Ümit:tamam, naz az kaldı dediğine göre siz bir saat daha buradasınız.

Feray:neden?

Ümit:eee nazın az kaldı anlayışı en az bir saat sürüyorda ondan.

Naz:ümit duyuyorum seni.

Ümit:duyarsan duy naz.en azından arkadaşlarına bir faydam dokunur.belki biraz alınırda çabuk hazırlanırsın.

Vahi:ümiiiitttt.

Ümit:aman sizide bişey söylemeye gelmiyor.

Feray:neyse ben bi naza bakayım.

Ümit:bak bak.hazırlanmasına yardımcı olda yeni yıla evde girmek zorunda kalma.

Vahi:ümiiittttttt.

Ümit:ümit ümit adımı mı ezberliyorsun baba sende?

Vahi:ne ezberlemesi böyle berbat espiriler yapan birinin adı nasıl unutulur.?

Ümit:aşk olsun baba.yeni yıl yeni yıl kalbimi kırdın.

Vahi:alınma hemen ümit.şaka yapıyorum.

Feray nazın odasına kapısına gelir ve kapıyı çalar.

Naz:girin.

Feray:naz hala hazır değil misin canım?

Naz:hazırım hazırım az kaldı.

Feray:ümitin dediği doğru galiba.senin az kaldı anlayışın bayağa uzun sürüyormuş.

Naz makyajını yaparken

Naz:feraycım istersen çok konuşma canım ha ne dersin?yoksa o özenerek yaptığın makyajın biranda bozuluverir.

Feray:aman tamam tamam.ama sende acele et.yoksa sayende ümitin de……

Naz:birkez daha ümit dersen makyajın gitti say.

Feray:offff tamam.hem ne için bu kadar hazırlık.yoksa birisi için mi hazırlanıyorsun?

Naz:yok canım kim için hazırlanacağım?ben kendim için hazırlanıyorum.ayrıca unuttun galiba bugün yılbaşı.

Feray:tamam öyle olsun.

Naz:öyle zaten.

Feray:tamam canım bişey demedik.

Naz:deme zaten.

Feray:of naz of.

Naz:oflama bana.

Feray:madem bişey söyletmiyorsun acele et biraz.çocuklarda orda ağaç oldular.

Naz:bekleyiversinler azıcık.unutma geçen yılda biz onları beklemiştik…………………hem bak biz yine iyiyiz işte bitti.

Etrafında dönerek

Naz:nasıl olmuşum?

Feray:of olamaz ya?

Naz:ne oldu?güzel olmamış mıyım?çok mu kötü görünüyorum?sorun ne?

Feray:……………

Naz:feray bişey söylesene.

Feray:hayır canım aksine çok güzel olmuşsun.

Naz:ay biran berbat görünüyorum sandım.peki neden olamaz dedin sen?

Feray:çünkü bu gecenin en güzel kızı ben olmalıydım.ama sen yine beni geride bıraktın.

Naz feraya sarılarak.

Naz:ay canım benim hem boşuna üzülme.en az sende benim kadar güzelsin………..dur bi dakika……….hem sen neden en güzel kızı ben olmalıydım dedin?

Feray: (iç çekerek)belli mi olur naz?bakarsın beyaz atlı prensler bugün karşımıza çıkıverir.

Naz:ilahi feray bunun için mi?

Feray:ne yani senin için önemli değil mi?bütün bir yıl olmayan sevgililer belki bugün olabilir.

Naz:bak kendinde söylüyorsun.bütün bir yıl olmayan şey nasıl bir gecede olabilir ki?

Feray:belli mi olur naz?kader diye bişey var.

Naz:anladım ama biz biraz daha geç kalırsak bu küçücük odada iki kişi olarak gireceğiz yeni yıla.ayrıca ben kadere inanmam.

Feray:büyükler boşuna dememişler büyük konuşma diye.

Naz:konuşmam konuşmam hadi.

Feray ve naz salona indirmişler.

Ümit ıslık çalar.

Ümit:vay be naz bu gerçekten sen misin?

Naz:nasıl olmuşum?

Vahi:tıpkı bir peri gibi olmuşsun güzel kızım benim.(duygulanarak)keşke annenle birlikte girebilseydik.

Naz babasına sarılarak.

Naz:üzülme babacım eminim ki annem şimdi bizi görüp mutlu oluyordur.

Ümit:aaaaa yeter artık.yeni yıla ağlayarak girmeyi düşünmüyorsunuz heralde.

Nazı çekiştirerek

Ümit:hadi naz bak taksi bekliyor geç kalıyorsun.

Naz:dursana ümit çekiştirme.

Ümit:çekiştirmezsem senin gideceğin yok………..hadi size güle güle.

Deyip yüzlerine kapıyı kapatır.

Naz kapıyı yumruklar.

Naz:ümit aç kapıyı aç.

Feray:naz sakin ol.gidiyoruz zaten neden bağırıyorsun?

Naz:böyle gidersem gidene kadar donarımda ondan.

Feray:pardon canım.

Ümit kapıyı açar ve nazın paltosunu yüzüne atar.

Ümit:hadi güle güle nazcım.

Naz:ümit hatırlat gelince seni parçalayacağım.

Ümit:oldu nazcım başka derdin?

Naz:off ümit off.

Feray:hadi naz yürü.

Ve nihayet taksiye binip giderler.

Suat:hadi tarık ya ne adamsın?iki satir hazırlanamadın.

Tarık:tamam iniyorum.biraz daha bekle.

Suat:oğlum bu kaçıncı biraz daha bekle deyişin.

Tarık:of tamam geldim.

Der ve merdivenlerden iner.

Suat:ooooo bu ne yakışıklılık oğlum?yine canlar yakacağım diyorsun yani?

Tarık:yok be oğlum.kimsenin canını yakmaya niyetim yok bugün.yeni yıla sakince girmek istiyorum.

Suat:emin misin?

Tarık:elbette.

Suat:sen öyle desen bile kızlar seni bırakmaz ki?

Tarık:yok yok bugün hiç niyetim yok.

Suat:senin?senin yok öyle mi?çapkınlar kralı tarıkın?

Tarık:ne yani olamaz mı?

Suat:olur olurda bu senin için pek mümkün görünmüyor.

Tarık:neyse çok konuşmada çıkalım artık.söylenmeye başlamışlardır bizimkiler.

Suat:tamam der ve yola çıkarlar.

Can:nerde kaldınız kızlar?ağaç olduk burada.

Feray:naz hanım hazırlanmak bilmediki.ümit kovmasa yine gelemezdik belkide.

Naz:of tamam bırakın mızmızlanmayıda eğlenmeye bakalım.

Tarıklarda bir süre sonra gelir.

Tarıklar ve nazlar aynı bara gelmişlerdir.

Tunç:nerde kaldınız oğlum nerdeyse sizsiz yeni yıla girecektik.

Suat:beyimiz hazırlanamadı bir türlü.

Sibel:e tabi bu gece canlarını yakayacağı kızlar için hazırlanmıştır.

Tarık:yooooo.yok öyle bişey.bu sefer kız mız yok.

Tunç:hadi ordan külahıma anlat sen onu.

Tarık:görürsün.

Birden müzik durur.

Tarık:ne oldu ya?

Naz:neden müzik durdu?

Sunucu:sayın misafirlerimiz yeni yıla küçük bir oyunla başlamak istiyorum.oyunumuz çok basit burada bulunan mifirlerimizden bu yılın kral ve kraliçesini seçeceğiz.bu torbadan adını çektiğim kişi bu gecenin kralı olacak.e kraliçesini bulmakta kendisine kalacak.gözlerini bağlayacağız ve bulduğu ilk bayan gecenin kraliçesi olacak.evet şimdi kuramızı çekiyoruz.ve ve ve bu yılın kralı………….tarık tekelioğlu.

Tarık:ne ben miyim?

Sunucu:tarık bey buyurun lütfen.

Suat:hadi tarık.naza çekme kendini.

Tarık sahneye çıkar ve herkes alkışlar.

Feray:naz şu çocuğa bak çok yakışıklı.

Naz:aman banane canım.

Sunucu:evet tarık bey şimdide gözlerinizi bağlayalım ve kraliçenizi bulun.

Feray:naz hadi gel.

Naz:banane canım sen git.

Feray:aman iyi ben gidiyorum.

Ve oyun başlamıştır.

Tarık etrafta dolanıyordur.naz arkası dönük kimseyi görmüyordur.tarık sonunda nazın arkasından gelir ve onu tutar.ve hemen gözlerini açar.

Naz yüzünü tarıka döndüğünde gözleri birbirine kenetlenir.ve öylece kalırlar.

etraftan geri sayım için sesler yükselirken onlar kendi alemlerine dalmış hiçbirşeyi gözleri görmüyordur.ve nihayet yeni yıla girerler.tarık suatın kolunu tutmasıyla irkilir.

Suat:oğlum kendine gel.iyi misin?yeni yıla girdik.

Tarık:hemde hiç olmadığım kadar.


1 yıl sonra

31 aralık 2008


Tarık:hatırlıyor musun?tam bundan bir yıl önce bugün tanıştık.

Naz:nasıl unuturum.hayatımın en güzel gecesiydi.

Tarık:benimde……….ama az çektirmedin bana.

Naz:tabi çektiririm.çapkın olduğunu öğrendikten sonra ne yapmamı bekliyordun?

Tarık:hep o boş boğaz suatın yüzünden.

Naz:hiç boşuna kızma.söylemeseydi de sonradan öğrenseydim daha mı iyiydi?

Tarık:neyse bırakalım bunları şimdi şu anın tadını çıkaralım.hem bak yeni yıla girmek üzereyiz…………

Yeni yıla girdiktan sonra

tarık:mutlu yıllar sevgilim.

Naz:hep mutlu olalım sevgilim hep.


Ve dudaklar birleşir.

burcushn
01-01-08, 03:42
tarık(sessizliği bozar,konuşmasında umursamazlık vardır):hemen konuya girelim de bitirelim şu işi.

tarık ciddi tavrını ortaya koyan bir bakış fırlatır naza.
nazı daha da yaralıyordur bu durum artık.kaçıp gitmek istiyordur o an.
bu yabancı adamdam kaçmak istiyordur.

naz(avukata döner yüzünü):evet halledelim.

---devamı gelicek-----

DEVAMM....

avukat evle ilgili gerekli bilgileri anlatmaya başlar.tarık sadece avukata bakıyordur.

naz içindeki sancı yüzüne vurmuş şekilde,avukata baksa da dediklerinden birşey anlamaz.

tarığa bakmaya korkasa da gözlerini çeviremez ondan.yüzüne bakar dikkatlice.

değişmemiştir hiç.yüzündeki ifade hariç herşeyi aynıdır.

onu özlediğini farkeder.içinde küçük bir kıpırtı oluştuğunu hisseder sonra.

tarığın yüzünü döndürmesiyle hızla çevirir kafasını.içindeki kıpırtı büyümüştür şimdi.

bakamaz daha tarığa.avukat da konuşmasını bitirir.

avukat:evet naz hanım geriye bir tek imzanız gerekiyor.ondan sonra evin satışını başlatabiliriz.

naz(avukata çevirir gözlerini,ne diyeceğini bilemez):anlıyorum.peki hemen satılır mı ev.?

avukat:tabii.çok uzun sürmez.

naz gözlerini yere diker.ev gelir gözünün önüne.

tarık(avukata dönerek)::hemen satılması iyi olur.artık bir işimize yaramayacak zaten.

naza bakar bunları söylerken.naz baş ı eğik olsa da hisseder kendisine baktığını.

içinde düğümlenen şeyler boğazını sıkıyordur artık.konuşmaya cesaret edemez.

naz(ayağa kalkar,zar zor konuşarak):peki yarın son işlemleri de hallederiz o zaman.

son bir kez masaya bakar.

naz:iyi günler.

ne söyleyeceklerini dinleyemeden hızlı adımlarla ilerler.

tarık öylece bakar arkasından.zar zor kaçırdığı gözler şimdi tamamen onun üstündedir.

tarık(sessizce kendi kendine,nazın arkasından bakarak):zayıflamış....ama hala(durur.yutkunur bu sefer.
devamını getiremez.)

naz çıkar kapıdan.arkasına bakmadan hızla ilerler.

gözleri dolmuştur.sanki onlar görecekmiş gibi hala tutuyordur gözyaşlarını.

otoparka iner.hemen yanındaki bir arabanın yanına gider.sırtını yaslar.

ağlamaya başlar.tutamaz artık gözyaşlarını.

içindeki düğüm boğazından akıp geçiyordur şimdi.yaşlar yanağından süzülüyor,ıslatıyordur saçlarını.

ellerini yüzüne götürür.onlar akmaya devam etsede siler yine de yaşları yüzünden.

etrafına bakınır.sonra arabayla gelmediğini farkeder.

yorgun gözlerle ilerler.kızarmıştır gözleri.

ilerler tek başına otoparkta.

dışarı çıkar,taksi çağırır ve biner.gözleri boşluğa bakıyordur sanki.

görmüyordur hiçbirşeyi.gözlerinden yaşlar boşalır yine.az önce yaşadıklarını hiç yaşamamış gibi saymak

ister o an.tarığı o şekilde hiç görmemiş kabul etmek ister.ve bunların gerçekliği daha acıtır canını.

-------akşam, evde---------

naz koltukta oturmuş,bacaklarını birleştirmiş,öylce bakıyordur.

gözleri bir noktadadır.yarını düşünür.o imzayı atacağı günü.o imzadan sonra bir daha hiç görüşemiyecek

olmalarını düşünür.hatıralarının tamamen silinecek olması daha da korkutur onu.

elindekilerin tamamen kayıp gitmesi ,bişey yapamaması kafasını daha da bulandırır.

kafasını eğer öne doğru.o ev gelir aklına.içindeki hatıralar.oradaki yaşadıkları dakikalar.

vazgeçmek istemez oradan.

ayağa kalkar.telefonu alır masanın üstünden.bir süre tereddüt ederi.ama cesaretine yüz çeviremez bu sefer.

çevirir tuşları.telefon çalmaya başlar.hala tereddütlüdür.ama geri dönemeyeceğini de bilir.

tarık(soğuk):alo.

naz(çekingen):alo tarık.

tarık.bir şey mi oldu.

naz(direk konuya girer):benim sana birşey söylemem gerekiyor.

tarık:evet,söyle.

naz:ben.......ben o imzadan vazgeçtim.

tarık(şaşkın):ne?

naz:evet.ben evin satılmasını istemiyorum.

tarık(sert bir şekilde):ama ben istiyorum.nasıl vazgeçersin bir anda?

naz(sesi daha üzgün geliyordur artık.her an kırılıcak,dağılıcak gibi):vazgeçmek değil.ben hiç istemedim

zaten.

burcushn
01-01-08, 03:44
tarık:niye anlamıyorsun.o evin hiç bir önemi yok artık benim için.

naz bu laf karşısında donakalır.cannı bu kadar yakan kişinin tarık olduğuna inanamaz.

konuşamaz.

tarık:naz...naz....

ses gelmiyordur nazdan.

naz(gözünden akan yaşlarla,zar zor konuşarak):ben .....ben kapatıyorum.

telefonu kapatır.koyar masanın üstüne.oturamaz koltuğa.hareket edemez olduğu yerden.

tarık (telefon kulağında,bişey söyleyemez o da.son bir hızla telefonu alır fırlatır.parçaları dört bir yana

dağılır.

----------1 saat sonra---------

zil çalar.

naz duymaz önce.bir daha çalar.

kafasını çevirir bakar kapıya.usulca ağladığı koltuktan kalkar,ışıkları kapattığı odada,

küçücük bir aydınlık ve camdan gelen ışıklar eşliğinde ilerler kapıya

kapıyı açar.

karşısındadır.şaşırır.tükenmek üzere olan umutları canlanır birzcık da olsa.

ama değişmez gözleri.ağlamaktan yorgun düşmüş gözleri, içindeki özlemi ,aşkı değişmez.

tarık bekler öylece.

tarık:rahatsız ediyorum ama...(naza bakar.ağladığını anlar):belki bir daha konuşuruz diye gelmiştim ben.

naz çekilir kapının önünden.tarık yavaş adımlarla girer.

evine bakar.her detayına.

garip hisler belirir kafasında.yabancı olduğunu hisseder o an.sadece bir yabancı.

ayakta bekler.naz da kapıyı kapar ,geçer içeri.otur bile diyemez.

tarığın karşısına geçer.

tarık naza bakar yüzüne dokunmak ister,yüzünü okşamak, ıslak saçlarını öpmek ister.

tarık(yine de hakimdir kendisine ,davranışlarına):kararından vazgeçmişsindir umarım.çünkü.....

naz (sözünü keser):niye anlamak istemiyorsun?

O imzayı atmak istemiyorum .

Tarık:naz..neyi anlamamı bekliyorsun.bir değeri yok artık o evin.

Naz:ama benim için var.istemiyorum evimizin satılmasını.

Tarıkın bir anda gözleri değişir.

Tarık(bağırmaya başlar):evimiz mi.......anlamıyormusun evimiz diye

birşey yok artık.(yaklaşır naza,gözlerinin içine bakarak):ikimize ait hiç birşey yok artık.

Naz(darbeler karşısında daha da güçsüzleşir, tarığa bakar.susar.

Tarık(devam eder):1 ay önce(eliyle işaret ederk):tam 1 ay önce bitti herşey.o mahkkeme salonunda bitti herşey.

Naz(yutkunur,koltuğa dayanır elleriyle):bu sen misin tarık?sen misin,

bunları söyleyen sen olamazsın.bugün elimi bile sıkmayan kişi sen olamazsın.

Tarık(nazın gözlerine bakar daha da dikkatlice):insanlar değişiyor naz

Hiç beklemediğin şeyler duyabiliyorsun.beklemediğin

kişilerden,beklemediğin anlarda.

Naz:biliyorum suçluyum.hatamı telafi etmez hiç birşey.ama.....

(gözleri dolar): ama dayanamıyorum artık.

Tarık:bu kadar kolay değil hiç birşey.

(naza bakar,kendi canını da yakıyordur artık):o adamı tercih ettin sen.

Daha ötesi var mı bunun?

Naz:lütfen böyle konuşma .sanki seni aldatmışım gibi,sen o mu ben mi

deyince,boşanırız deyince ,benden bu kadar çabuk vazgeçebilmene

dayanamadım.beni bir anda silmene dayanamadım.

Tarık:senden vazgeçmek öyle mi?1 aydır neler çektiğimi biliyormusun

Sen?seni ne kadar özlediğimi(kartlar açılıyordur artık,dayanamaz daha fazala oda):evdeki ayak seslerini bile ne kadar özlediğimi,

Sen olmadan doğru düzgün uyuyamadığımı.......

Naz dikkatle bakar tarığa.ondan böyle şeyler duymayı özlemiştir.

Tarık:ama sen bitirdin herşeyi.bir lafınla bitirdin herşeyi.

(naza bakar,sinir saçar gözleri yine,zayıflığını göstermek istemez ona):sen benden vazgeçtin.

Bir başkasına karşı vazgeçtin, benden .

Naz:nasıl düşünürsün böyle?nasıl vazgeçebilirim senden.

Hiç mi inanmadın sevgime?

Tarık arkasını döner.bir kaç adım atar olduğu yerde.

Naz:cevap vermicek misin?

Tarık(naza döner yüzünü):ne dememi bekliyorsun?

Beni bir başkasına tercih etmiş birine ne diyebilirim?

Naz:inanmıyorsun öyle mi?bunca yıldır aşkıma inanmadın.

Tarık cevap vermez.ne diyeceğini bilemez.

Naz:ama biliyorum bunu canımı yakmak için söylüyorsun.canımı daha

fazla acıtmak için.

Tarık gözlerini ayırmaz nazdan.artık bitirmek ister.

burcushn
01-01-08, 03:46
Naz yaklaşır tarığa.ışığın hafif olduğu odada tarığın gözlerine bakmak ister daha da fazla.

Naz(sesi daha da zayıftır artık):susacak mısın?evet canını acıtmak için

yapıyorum demicek misin?

Tarık susar yine.

Naz:belki de doğru değil.belki de gerçekten bitti herşey.(gözlerini yere

doğru çevirir):belki de ben kendimi kandırıyorum.

Tarıktan cevap bekler.o çelişkilerinden kurtulamaz bir türlü.

Sevdiği kadına bu kadar yakınken kalbini dinlemek ister artık.bir yandan da o gün gelir aklına.bitirfikleri gün elir aklına.

Naz bir kaç adım geri çekilir.bakkamaz tarığa.o gözlerle karşılaşmakatan korkar.

Sırtını döner.bir kaç adım atar.

Naz:özür dilerim.yarın atıcam o imzayı.

Bir kaç adım daha atar.

Tarık(son şansı olduğunu anlar artık):ben....

Naz durur.kötü bişey duymaktan çok daha fazla korkuyordur artık.

Tarık:ben daha fazla kendimi de seni de acıtmak istemiyorum.

Naz kulakları uğulduyor sanır sanki.

Dönemez arkasını.yanlış duyduğunu ,gözlerinde yine o siniri görmek

istemez.

Tarık bir kaç adım atar.yaklaşır naza.arkasında durur.

Nazın saçlarını koklar hafifçe.

Naz döner arkasını.korkak gözlerle bakar tarığa.

Gerçekliğine inanmak ister.

Tarık eliyle saçlarını okşar nazın.,gülümseyen gözlerle bakar naza.

Yalaşır.nazı boynundan kokuyu içine çekersene öper...

Naz gözlerini kapatır.

Konuşmuyordur ikisi de.

Tarık öpmeye devam eder nazı,yanağından devam ederek.

Her dakikanın değerini biliyor,bir saniyeyi bile harcamak istemiyor gibidir artık.

Bütün özlemi karışmıştır dudaklarına artık.

Ve o özlem dolu dudaklar birbirini hissetmeye başlar,

Bütün gece sürecek olsa da ,ikisi de bunun onlara yetmeyeceğini

biliyordur.....



---------SONNN---------------

brs-sym
01-01-08, 11:56
PART 103

nAZLI:Kimmiş?

Naz:Hiçç Filiz...

Nazlı:Ne diyo?

Naz:Bizi annemlere bekliyo.Bir kararlarını açıklayacakmış!

Nazlı:Ne kararı?

Naz:Of ne biliyim onca soru sordun!

Nazlı:Tamam canım...Gitçekmisiniz...

NAz:Filizi kırmak istemem ben gidiyorum...

Der ve merdivenlere doğru yürümeye başlar.

Nazlı arkasından seslenir.

Nazlı:Tarık?

Naz:Kendisi bilir...

Nazlı koltuğa oturur arkasını döönür dağılmış olan masaya bakar bir iç geirir sonra tekrar önüne döner.

Nazlı:Nolcak şimdi?Aarıyımmı acaba Tarığı?Of ya orda bir tatsızlık çıkarsa....Yahu kardeşinin bir kararıymış mutlaka orda olması gerekiyor...Dur ben bi arıyım.

Nazlı telefonu alır eline tuşları çevirir.

Tarık:(Nazın aradığını sanar ve heyecanla telefonu açar)Alo?Haytım!

Nazlı şaşırır ne diyeceğii bilemez.

En sonunda kelimeler çıkar ağzından...

Nazlı:Benim Nazlı.

Tarık:He senmisin noldu?

Nazlı:Filiz bizi yani hepimizi annenlere bekliyo...Gelcekmisin?Bir kararını mı ne söylicekmiş bende bilmiyorum...

Tarık:Naz gelcekmi?

Nazlı:Ewet ama skın orda tatsızlık çıkarmayın.

TARIK:Onu Naza söyle...Neyse tamam en geliyorum...

Nazlı:İyi bizde şimdi çıkıyoruz.

Telefonları kapatırlar.

Nazlı elindeki telefonu yerine koyar Nazın yanına çıkar.

Naz bir ölü gibi yürüyordur hayattan bıkmış bir hali vardır.

Nazlı Naza seslenir.Ama Naz bir tepki vermez.
Bu seferde kolunu dürter o zaman Naz döner Nazlıya.

Naz:Noldu?

Nazlı:Hadi hazırlandın mı?

Der ve Naızn üstüne bakar.Naz bir kotla bulüzü giymiştir.

Nazlı:Üşürsün böyle,hem hamilesin.

O arada Naz karnını okşar yüzünde hafif bir tatlılık belirir.

Naz:Tamam giyerim üserime birşeyler..

Nazlı:Hadi ben aşağıda bekliyorum...

Nazlı aşağı iner Nazı bekler,NNaz hemen iner.

Naz:Hadi vakit kaybetmeyelim...

Nazlı:Benim arabam burda hadi atlada gidelim...

Naz:Tamam



Nazla Nazlı arabaya binerler ve Belginlerin yolunu tutarlar.

Naz arabada camdan dışarıyı seyrediyordur, birden teypten "bir dakika" şarkısı çalar ve Naz bunu duyar duymaz hemen doğrulur.Sonra gözünden yaşlar yine akmaya başlar.

Nazlı:içses:Offf ne olcak bunların hali....


Nazlar Belginlere varmışlardır Tarık onlardn önce davranmıştır.

İçeride herkes vardır.Nazlarda girer bir süre Nazla Tarık göz göze gelirler yine gözlerini ayıran naz olur,sinirle montunu çıkartır.

Belgin:A-a Nazcım noluyo?Sen hamilesn dikkat et!

Naz:A?Yok bişey annecim...

Der ve hafif sakinleşerek koltuğa oturur.Tarıkta diğe rkoltuğa oturur.

Hulusi:içses:Bunlara ne oldu yaa??

Filizle Ümit ayağa kalkarlar...

Filiz:.....

t_u_ğ_ç_e
01-01-08, 19:22
odaya gelir elinde sürahi vardır naz ve tarığa suyu boşaltır uyku sersemi ne olduğunu anlayamazlar başlarda ama tarık kalktığı gibi ümiti kovalar

tarık:bittin oğlum sen seni çiğ çiğ yiyeceğim

ümit:aman yapma alfonso bak ben bi yanlış yaptım sen yanlış yapma

tarık:hayır oğlum böyle şakalardan nefret ederimmm

ümit: tamam tamam affet barışalım

tarık:affetmem tarık affetmez

nazda orda durmuş

naz:a aa a suna bak kardeşimi öldürecek .tarıkkk!

tarık:neeeee

naz:bırak çabuk ümiti yoksa yoksaa terkederim seni

tarık:tamam hayatımm geliyorummmm

tarık naza yaklaşır

naz:bir daha ümite bulaşmak yok

tarık:ama naz

naz:sus gel canım kardeşim (ümiti yanına alır) ben varken ümite birşey yapamazsınn

tarık:offf ya elinizden çekeceğimm var

51. part sonu

acı ve ayrılık

52. part

gün ağırmak üzereydi.naz için artık bunun önemi yoktu hep aynıydı onu kaybettikten sonra... neden? diye soruyordu kendi kendine ama cesaret edemiyordu cevap vermeye susuyordu sadece kendince susmak en iyi yoldu ama bu gerçeklerden kaçmaktı.oysa ne kadar mutlulardı o adada... herşey adadan döndükten sonra başlamıştı. nazın hiç bir suçu yoktu aslında sadece nazın o diye dediği kişi sayesinde gerçekleşmişti bu olaylar tarık onu dinlemeden çekip gitmişti bu yüreğine bir hancer gibi saplanmıştı.

tarık hep kendini suçluyordu bu konuda nasıl yaptım nasıl nazı dinlemedim diyordu.gidip ondan özür dilemek ona bir şans vermesini istemek geliyordu içinden ama gururuna yenik düşüyordu aylarca onları konuşmuşlardı şimdi ...

geçmiş

düğüne dakikalar kala

naz:o kadar mutluyum ki ... su anda sevdiğim adam yanımda sevdiğim kişiler yanımda ve en önemlisi evleniyoruz!

tarık:evet bir tanem bende çok mutluyum biraz sonra senle bennn ahhh karım olacaksın naz canım kanım herseyim olacaksın gerçi hep öyleydin benim için hep böyle mutlu olalım olur mu birbirimizden hiç ayrılmayalım

naz:istesende bırakmam ki seni mühürlendin artık sen kurtuluş yook

...

Neden gelmişti bunca yıl sonra neden gelip herşeyi berbat etmişti bu sorunun cevabını veremiyordu.kaybetmişti onu bir diğer parçasını...

vahi:naz yemek hazır

artık yaşamak için bir nedeni yoktu kendince . ama yaşamalıydı ona inat yaşamalıydı aşağı indi

vahi:gel kızım geç otur söyle yemeğinin hepsini bitir olur mu zayıfladın da bişi olacak diye

naz:sakın o sözü tamamlama ama bana bişi olmayacak merak etme yiyiyorum bak

vahi:eee hıı iii tamam

yemeğini bitirir naz odasına çıkmaya yeltenir vahi kolundan tutar

vahi:naz kızım lütfen odana çıkma burda kal biliyorum yasadıkların zor ama konuşmayı dene benle belki biraz rahatlarsın

naz:konuşmak istemiyorum baba (gözleri yaşarır) konuştukça o anları tekrar yaşıyorum ve bu bana acı veriyor

vahi:ama...

naz:ben odama çıkıyorum

vahi:ne olacak bu kızın hali

..

belgin tarığın kapısının önüne gelir kağıyı tıklatır

tarık:ne var??

belgin:sana yemek getirmiştim tarıkcım

tarık:istemiyorum hiçbir sey istemiyorum beni yalnız bırakın

belgin:neden tarık?? neden naza bir sans daha vermedin?

tarık:anne konuşmak istemiyorum

belgin:madem vicdan azabı çekiyorsun bunu nerden bildiğimi sorma ben senin annenim madem nazın suçsuz olduğu ispatlandı neden hala direniyorsun neden

tarık:anne onu yüzüne bakamam o olaydan sonra asla

belgin:tarık lütfen annenin sözünü bir kere olsun dinle

tarık:anne düşünmem gerek lütfen

belgin kapıya doğru ilerle sonra yeniden arkasını dönüp

belgin:her zaman kalbinin sesini dinle

52. part sonu

burcushn
01-01-08, 20:15
tarık arabanın içinde uyuyor ,üşüdüğünden kolları sıkıca kavramış birbirini.

çalan telefonla uyanır.açar telefonu bu sefer.arayan naz olmasa bile.

-------naz uyku akan gözlerle,üstünü giyinir hızlıca.kahvaltı bile yapmadan çıkar evden.

--1 saat sonra şirkette--

hulusi sinirli bir şekilde tarığın odasında ,tarığı bekliyordur.

tarık girer içeri hızla.

babasının gözleriyle çarpışır bir anda sanki.

hulusi:dün gecden beri nerdesin sen zibidi?

-------------

65-BÖLÜM SONU...


66-BÖLÜM


hulusi sinirle çıkar odadan.tarık da boş gözlerle,geçer oturur koltuğuna.

yorgundur, gözlerini oğuşturur elleriyle.

eli telefona gider,önce kahve almak ister,sonra vazgeçer.babasıyla bir daha karşılaşmak istemez.

çıkar odadan.hızla iner aşağıya.arabasına biner.

naz okula ulaşmıştır.çalışma yapacakları odaya çıkar.

başlamadan önce telefonunu alarak odadan çıkar.

tarığı arar hemen.

tarık araba kullanırken titreşime aldığı telefonunu hisseder.

alır cebinden.''naz'' yazısını görür.beklediği telefon gelmiştir sonunda.

açıp açmamak arasında kalır.hala kızgındır ona.ama kırgınlığı daha ağır basıyordur siniri karşısında.

ve susar telefon.cebine geri koyar telefonu.

naz yüzünde endişeli ruh haliyle,telefonu döndürür elinde bir oyuncak gibi.

içerden çağırılınca girer içeri.aklı tarıktadır sadece.anlamaz hiçbirşeyden.

-akşammm...

tarık odasında uyuyor,sıcaktan terlemişçesine üstündeki örtüyü çekmiştir üzerinden.

naz yavaş adımlarla kapıdan bakmayı bırakıp,yanına yaklaşır,

oda karanlıktır.camdan vuran ışık yetiyordur az da olsa aydınlatmaya odayı.

yavaş adımlarla yaklaşır tarığa doğru,eğilir,üstünü örtmek için örtüye dokunur yavaşça,

üstüne doğru çekerken,tarık kafasını çevirir yavaşça,naz durur,

tarık yavaşça açar gözlerini.uyanır uyanmaz nazı görmek şaşırtır onu.

tarık:nazz...

naz hala tarığın hemen yanında,elinde örtü duruyordur öylece.

naz(ne diyeceğini bilemez):üstünü açmışsın da,üşüme diye.

elindeki örtüyü bırakır tarığın üstüne.

yatağın kenarına geçer.

tarık doğrulur hafifçe.

tarık:ne işin var senin bu saatte burada?

naz(telefon konusunu açmak istemez):seni görmeye geldim.

tarık(örtüyü çeker üstünden):şaşırttın beni doğrusu.

naz: tarık öyle deme lütfen.biliyorsun.......

tarık(lafını keserek):evet biliyorum.işlerin var ,yoğunsun,o yüzden de kaç gündür görüşemiyoruz.hatta o

kadar yoğunsun ki telefonları bile açamıyorsun(dalgacı bir surat):ama tabii önce sürekli kapalı olan

telefonunu açman lazım.

naz yatağın kenarından ilerleyerek ,tarığa biraz daha yaklaşır.

naz:biliyorum kızgınsın.ama telefonun kapalı olması benim elimde değil.derste kapalı tutmak zorunda

kalıyorum.eve de geç gidiyorum zaten.hemen uyuyorum o yorgunlukla.

tarık nazdan kaçırdığı gözlerini kaçırmaz bu sefer.

tarık:yine de bu beni aramaman için neden değil.oradan geldiğimizden beri görüşemedik doğru dürüst.

naz(tarığa yaklaşır,çocuksu bir halle):biliyorum tarık.aynı evde olmamıza rağmen babamları bile doğru

dürüst göremiyorum ki kaç gündür .

tarık naza bakar,sonra çevirir kafasını.

naz tarığa iyice yaklaşır,başını omzuna koyarak

naz:hem ben seni öyle çok özledim ki.

tarık(naza sarılmadan,son kozlarıymış gibi):bundan hiç emin değilim.

naz tarığın omzundan,kafasını kaldırarak tarığa bakar.

sonra tarığı iterek yatağa geri düşürür.kendi de yan durarak elleri tarığın göğsünde,

bakar tarığa.sonra yaklaşır,kulağına doğru fısıldar.

naz:peki emin olman için ne yapmam gerekiyor?

tarık şaşırır nazın bu hareketine,hoşuna gider bu durum.

tarık(muzipçe,naza bakarak):bilmem(naza bakarak):ama böyle büyük birşeyler yapman gerekiyor.

naz:hııı..(tarığı yanağıyla boynu arası bir yerden öper,uzunca):ne gibi birşeyler mesela?

tarık tek eliyle sarılır naza,naz hala hemen yanındadır tarığın ,gözlerine bakmıyordur.

tarık:senin bulman gerekmiyor mu?

der ve nazın yüzüne bakar.naz hafif gülümser.

naz:birazcık yardım etsen olmaz mı?

tarığı bu sefer boynundan öper.uzun süre kalır dudakları orada.

kafasını kaldırır.ve birden hızla kalkar tarığın yanından.

sırtüstü oturur yatağın kenarında.

naz:ama sen beni hiç özlememişsin anlaşılan.

tarık gülümser, kalkar yataktan.naza sarılır arkasından.

yavaş hareketlerle saçını geriye doğru iter nazın.

yaklaşır.

tarık(fısıltıyla):bak yardıma ihtiyacın yokmuş.

naz kafasını geriye doğru yatırır.tarığın yanağına değiyordur yüzü.

naz:soruma cevap alamadım hala.

burcushn
01-01-08, 20:18
tarık:şimdi zor bir soru bu.ne desem ki.

naz kafasını kaldırırak ,yüzünü döner tarığa.

naz:yaa tarık.

tarık nazı çeker kendine doğru,sarar elleriyle,göğsüne yaslanmış nazı.

tarık:bütün bu kızgınlığım senin özleminden zaten.

kafasını naza çevirir.

tarık:alışık değilim ben sensizliğe.(saçlarını okşar):ve alışabileceğimi de hiç sanmıyorum.

naz gözlerini kapatır tarığın kollarında.

naz:özür dilerim....herşey için.

tarık naza sıkıca sarılır.sonra çekilir.nazın yüzünü avuçlarının arasına alarak:

tarık:artık özürleri bu şekilde kabul etmiyoruz hanımefendi.

bırakır nazın yanaklarını.muzip hareketlerle kendini yatağa doğru bırakır.

naza bakmaz, ışık saçan gözlerini tavana diker.

naz tarığın beklediği şeyi yapar,yanına yaklaşır.

hiç birşey söylemeden hızla yaklaşarak dudağından öper tarığı.

zar zor ayrılırmışcasına çeker dudaklarını tarığın dudaklarından.hızlıca kalkarak kapıya yönelir.

tarık(düş kırıklığıyla,naza bakar):ya nazzz.... gelsene yanıma.

naz(muziplik sırası ondadır ):annenler bizi bekliyor.hadi yemeğe iniyoruz.

tarık:ya banane.ben gitmek istemiyorum.

o sırada belginin sesi duyulur.

belgin:naz, oğluşum hadi yemek hazırr!!!

naz ''duydun işte'' dercesine bakar tarığa.

elini uzatır olduğu yerden tarığa,

tarık somurtarak kalkar yataktan.

naz kapıyı açmıştır diğer eliyle.tarık nazın elini tutar,sonra elini bırakarak beline sarılır.

tarık:özrün daha kabul edilmedi ona göre.

naz sadece gülümser ve sarılır iyice tarığa..


BÖLÜM-66 SONNNNNNN

''El!F''
01-01-08, 21:50
-PART 35-

Gün doğmuştur artık. Naz hafif titrer ve üstündeki örtüyü biraz daha üstüne
çeker. Tarık Naz’ın titrediğini hissedince daha sıkı sarılır ona. Naz gülümser hafifçe… Tarık Naz’ın omzundan öper. Naz yüzünü Tarık’a döner

Naz: Günaydın bitanem!

Tarık: Günaydın canım. Gece rahat uyudun mu? Sabaha doğru çok titredin?

Naz: Senin yanında rahat uyumamak mümkün mü!

Naz hala titriyordur.

Tarık: Ateşin mi var senin? Der ve elini Naz’ın anlına koyar.

Naz: Yok bir şeyim Tarık iyiyim ben.

Tarık: Ne demek iyiyim. Çok ateşin var senin.

Naz: Canım gerçekten iyiyim ben.

Tarık: İyi falan değilsin

Tarık yataktan kalkar üstünü giymeye başlar.

Tarık: Hadi sende kalk. Üstünü giy hastaneye gidiyoruz.

Naz kalkar. Tarık’ın yanına gider.

Naz: Aşkım gerçekten gerek yok. Dinlenirsem geçer.

Tarık Naz’ın yüzünü avucunun arasına alır.

Tarık: Saçmalama bitanem. Tabi ki gitçez. Öyle hastalığı es geçmek yok. Allah
korusun sana bir şey olursa? Alnına bir öpücük kondurur.

Naz: Tamam o zaman bende üstüme rahat bir şeyler giyip geliyorum.

Tarık: Tamam ben aşağıda bekliyorum seni.

Naz: Tamam sen in. Ben giynip geliyorum

Tarık odadan çıkar. Naz üstüne rahat bir şeyler giymek için dolabı açar.
Eşofman alıp giynir ve aşağıya iner.

Tarık: Bu kez çok beklemedim.

Naz: Tarık!!! Aşk olsun ben çok mu bekletiyorum seni ?

Tarık: Kızma bitanem. Ben seni bir ömür beklerim

Naz: Çok seviyorum seni.

Tarık: Bende seni. Hadi gir arabaya daha çok üşütçen.

Naz ve Tarık arabaya binerler. Tarık hastaneye doğru arabayı sürmeye başlar.

Hastaneye gelirler. Naz muayene olur.

Doktorun odası;

Doktor: Naz hanımın kötü bir şeyi yok. Sadece üşütmüş.

Tarık: Ohh rahatladım.

Doktor: Verdiğim ilaçları düzenli kullansın ve dinlensi birkaç günde iyileşir.
Tekrar geçmiş olsun

Tarık: Teşekkürler doktor bey der ve odadan çıkarlar.

Naz: Bak aşkım bir şeyim yokmuş. Sadece üşütmüşüm

Tarık: Olsun biz yinede iyiki geldik. Hem bak ilaç falanda verdiler. Eğer kendini
çok kötü hissetmiyorsan kahvaltıyı dışarıda yapalım.

Naz: Bak bu iyi olur. Şimdi kendimi daha iyi hissetmeye başladım

Tarık bi elini Naz’ın omzuna atar ve sarılır ona. Hastaneden çıkarlar. Arabaya
binip bi restoranta doğru yol alırlar….

-PART 35 SON-

YESIL8
01-01-08, 21:57
26. Bölüm


Tarık, ikinci kez şaşırmıştır.

Tüm yaşanan kötü olaylar unutulmuş muydu?
Herşeyi düzelmek mümkün müydü?
Peki ya kırılan kalpler… Onlar nasıl ?


Tarık, tereddütsüz yatağa, Naz’ın yanına geri uzanır, sarılır..


Tarık: Sen istersen hiç gitmem..


Naz’ın arkası hala dönüktür. Sadece gülümser..


Tarık, bu gülümseyişi taa kalbinde hissetmiştir. Naz’ın attığı her adıma Tarık daha büyük şiddet ve istekle yanıt verir. Bu kez daha sıkı sarılır..



Tüm oyuncular geri dönmüştür artık. Oyunun kuralları bellidir.


O bir adım atacak diğeri başka bir adım..


Loş ışıkta bir birine sarılmış ve yaralarını sarmaya çalışan iki çift kalp…



Odanın loşluğunu camdan yansıyan rengarenk havayi fişek ışıkları bozar…


Şimdi Naz ve Tarık iki sene önce yaşadıkları yılbaşı gecesine geri dönmüşlerdir..


****************

2 yıl önce yılbaşı gecesi

10-9-8-7-6-5-4-3-2-1….

İşte yeni yıla girmişlerdir..


Naz, Tarık’ın dudaklarına sımsıcak bir öpücük kondurur..


Naz: (gülümser)Yeni yılın kutlu olsun AŞKım..


Tarık: (gülümser) Seninde AŞKım..


İkisi de muzipçe bir birine bakar…


Tarık, Naz’ın kulağına eğilerek..


Tarık: Bana daha güzel bir hediye vermek ister misin?


Naz, muzipçe bir bakış atar..


Naz: Burada mı?


Tarık, Naz’ı elinden sıkıca tutarak Hulusi’lerin yeni yıl kutlama partisinden kaçırır…


Naz: Tarık, dur ayıp olacak. Annenlerle vedalaşalım hiç değilse…



Tarık, Naz’ı çekiştirerek



Tarık: Kimsenin bizi görecek hali yok. Şunlara bak çoktan..


İkisi de koşarak partiden ayrılırlar


Naz: Tarık dur (aslında tam tersini söylemek istemektedir.. Ne Tarık’ın ne de Naz’ın durabilecek halleri yoktur)


Eve vardıklarında kapının önünde


Tarık, Naz’ı hızla kucağına alır, koşarcasına merdivenlerden çıkarır


Naz: Tarık dur ne yapıyorsun.. İndir beni ..


Tarık: İndiricem söz ama şimdi değil..


Tarık’ı küçük küçük yumruklayarak…


Naz: Yaa Tarık…



Tarık dinlemez bile yatak odasına kadar çıkarır..


Tarık: İşte geldik..(Naz’ı yatağın üzerine yavaşça yatırarak)

Tarık, yüzü Naz'ın ellerinin arasında

Naz: Seni seviyorum..

Tarık: Ben de seni AŞKım..


Tarık, küçük küçük öpücüklerle boynundan aşağı doğru yavaş yavaş inerken..


Naz, yarı istekli yarı isteksiz..

Naz: Tarık, gerçekten dur lütfen ..


Naz: (Tarık’ın kafasını elleriyle tutup kendine çekerek)Sana söylemem gereken bir şey var..


Kısa bir sessizlik olur..


Sonra Tarık’ın kulağına eğilerek..


Naz: Baba oluyorsun…

**************************
Günümüz

http://www.youtube.com/watch?v=dSx4jdls6kk muhteşem bir parça eşliğinde


Tarık, da Naz’da gözleri dolu doludur

Keşke yaşanan o bir sene silinebilse..

Keşke unutulabilse..

Naz, artık ne kendini ne de göz yaşlarını tutabilir…

Öylesine akıverir yaşlar…

Tarık, Naz’ı saçlarından öperek

Tarık: Her şey düzelecek söz veriyorum…

26. Bölüm sonu

aşka_aşık_11
01-01-08, 23:15
devam...

Zaman… Zaman her şeyi unutturur derler. Yalan! Aradan 1 ay geçmiştir. Tam 1 ay. Naz belki onu unuturum, kendimden uzaklaştırırım diye ardayla çıkmaya başlamıştır. Ama her şey daha da sarpa sarmıştır. Olmuyordu. Yapamıyordu. Bir türlü unutamıyordu tarığı. Her şeye rağmen… Arda ile beraberdiler fakat onlara sevgili demeye bin şahit isterdi. Doğru düzgün el ele tutuşmamışlardı, konuşmuyorlar, hatta görüşmüyorlardı bile… Arda bunaldı artık. Okul çıkışı naza “bir yerlere gidelim mi?” dedi. Naz ilk başta istemedi. Fakat ardanın ısrarlarına hayır diyemedi. Çıktılar okuldan yürümeye başladılar. Arda elini tutmak istedi nazın. Fakat naz soğuk davranınca vazgeçti.
Sahile gittiler bir banka oturdular. Naz tatlı bir şekilde denizi seyrediyordu. Dayanamadı Arda nazı öpmek için yaklaştı ama nazdan hiç beklemediği bir tepki gördü. Naz “napıyorsun sen ya?” dedi. Arda haklı olarak “sevgilimi öpmek istiyorum” diye karşılık verdi. “seni tanımıyorum bunun için çok erken” dedi naz.
Arda: beni tanımak için hiçbir çaba göstermedin ki naz. 1 aydır sevgilimsin ama SÖZDE! Aynı okuldayız ama yüzüme bakmıyorsun. Ne istiyorsun sen naz? Bir şey var belli! Ama anlatmıyorsun.
Naz: arda ben ayrılmak istiyorum.
Arda: (hiç şaşırmamıştı) bana mantıklı bir sebep söyle arkama bile bakmadan giderim!
Naz: özür dilerim.
Arda: niçin?
Naz: seni kandırdığım için. Ben sana karşı hiçbir şey hissetmiyorum. Ben başkasına aşığım. …
Arda: (sözünü keser) Tarık!
Naz: efendim?
Arda: Tarık’a âşıksın değil mi?
Naz: ha…
Arda: (sözünü keser yine)sakın inkâr etme naz. Onu gördüğünde nasıl davrandığını gördüm. Söyleseydin ya bana! Haberim olsaydı. Hiç beraber olmazdım ya da olmaya çalışmazdım seninle.
Naz: belki… Belki onu unuturum dedim kendi kendime. Silerim onu aklımdan, kalbimden. Zaman unutturur dedim olmadı. Sonra Belki kalbimi başkasına açarsam ondan kurtulurum dedim. Ama (gözünden yaşlar akarak) olmuyor. Neden Allah kahretsin neden? Ne özelliği var onun? Ne farkı var öteki erkeklerden? Yoksa acaba ben mi takıntı yapıyordum? Alışkanlık mı olmuştu Tarık bende? Ama alışkanlık olsa onu her gördüğümde elim ayağım birbirine dolanır, mideme kramplar girer, avuçlarım terler miydi? Kime sorduysam bu belirtilerin anlamını bir tek cevap aldım arda! AŞK! O büyülü şey. Hayatına girdiği kişiyi allak bullak eden şey. Ben çözüm bulamıyorum artık sen bana akıl ver.
Arda: naz şimdi anladım benimle çıkma nedenini. Ama kızmıyorum sana. Çünkü bende olsam aynısı yapardım. Sana bir çıkış yolu gösteremem üzgünüm. Kelin merhemi olsa… Bilirsin işte. Senin için yapabileceğim tek bir şey var. Hayatından çıkmak.
Naz: çok özür dilerim. Her şey için. Bilmeden kalbini kırdıysam… Affet beni lütfen.
Arda: sen affedilecek bir şey yapmadın. Hoşça kal naz! Sana hayatında Mutluluklar dilerim. Kendine iyi bak.

baris[a]rock
02-01-08, 15:48
Ertesi gün okulda Tarık Naz’ların sınıfına gelmişti arkadaşlarıyla ve Naz’a dönüp hiç unutamayacağı bir laf etti…’’-Ha bu arada Sumru ben seni değil Zeynep’i seviyorum.-‘’Defalarca yankılandı bu söz Naz’ın beyninde gözleri dolmuştu.O an orada Tarık’ı öldürmek istiyordu.Nasıl olurdu bu?Ne olmuştu onlara?Birbirini bu kadar çok seven bir çift nasıl odluda bu hala gelmişti?Aklım hayalim almıyordu.Geriye tek kalan dileklerdi…
…Yılbaşı günü…
Naz yılbaşı için arkadaşları ve aileleriyle bir bara gitmişti.Geri sayım başlamıştı.10-9-8-7-6-5 sunucu bağırdı.’’-DİLEKLERİNİZİ TUTUN-‘’.Naz içinden geçirdi…^^Tarık beni sevsin…^^Bilmem gerçek olur muydu?Yaşayacağız hep birlikte.O akşam eve 5’te dönmüşlerdi.Kafayı koyduğu gibi uyudu Naz.Ve bilin bakalım rüyasında ne gördü.Okul dalardı.Tarık ve Naz yan yana koridordaydılar.Naz Tarık’a sordu.’’-Beni gerçekten seviyor musun?Yoksa yine mi oynatıyorsun?-‘’Tarık Naz’a yaklaştı.Tek koluyla onu sardı ve yanağına sıcacık bir öpücük kondurdu.Naz o kadar garip hissetmişti ki…O öpücük gerçek gibiydi sıcacıktı Tarık’ın dudakları…Sabah uyandığında her şeyin yıkılmış bir hayalden ibaret olduğunu gördü…
…Okulda…
Ondan önce kendini rahatlamış hissediyordu.Tarık’ı görmeden önce…Dün akşam ona msn’den sevmediğini söylemişti.İkisi de mutlu olmuştu.Ya da Naz kendini kandırıyordu.Ama Tarık’ın mutlu olduğu belliydi.O gün tekrar anladı onu deli gibi sevdiğini.Ama çok kötü bir şey öğrenmişti.Tarık conversesinin önüne ‘’Zeynep’’ yazmıştı.Ve başka bir şeyde vardı.Koluna kocaman ‘’Zeynep’’ yazmıştı.Naz bir an daldı.O gün aklına geldi.Tarık’ın arkadaşı koşarak Naz’ın yanına gelmişti.’’-Tarık var ya derste koluna N (yani Mert S yazmıştı koluna) yazdı.-‘’Arkasından Tarık geldi.Naz bakabilir miyim? Diye sordu.Tarık gösterdi.Naz mutlu olmuştu hemde çok.Peki ya ondan sonra onların Türkçe öğretmeni Osmanlıca biliyordu.Tarık bir kağıda Osmanlıca Naz-Tarık yazdırmıştı.Ve Naz’ın yanına gitti.’’-Bak aşkım bizim ismimiz yazıyor.Yazın bunu dövme olarak yaptırayım mı?-‘’ Naz bir anda daldığı mutlu günlerden çıktı.Tarık’ın her hareketi Naz’ı daha da üzüyordu.Sanırım Naz’ın kaderi buydu…

İşte 2.bölüm yazmassam çatlayacağım gibi geliyor :(:(

You_A
02-01-08, 19:21
Hayatımın bu kadar kısa sürede değişmesine şaşırmıştım. Raydan çıkan bir trendim, vagonlar arasında kalmıştım, bağırmak istesem de sesim duyulmuyordu. Öyle bir baskı vardı ki üzerimde , nefes bile alamıyordum. Ama böyle olmasını ben istedim yanı kendi hayatımı ben rayından çıkardım. Şİmdi eşyaların sesini olduğu evde, eskiden hiç olmazsa onu güzel sesi olurdu, ama mutluluk iki kişilikse ve onun mutluluğu için bir adım atman gerekiyorsa o adımı atmalısın, sana yaşattığı o güzel günlerin hediyesi olarak.

Tarık, bana boşanma davası açtıktan bir bucuk ay sonra resmi anlamda boşandık, o Tek Bank’taki işini geri aldı. Şuan önümde iki buçuk yıl öncenin bir magazin dergisi var sür manşette: Tekelioğluları ve Devinların muhteşem düğünü. Tarık, babasının onu reddetmesine neden olan kızla evlendi. Şaşırdınız değil mi? Ben şok olmuştum, ama olması gereken buymuş.

Yaşamı sorgulamayı severim, Tanrının varlığını da. İşte o zaman karşınıza kader çıkıyor. Kader ne peki? Önceden yazılmış bir senaryo değil mı? Tamam, 10. kattan atlarsan ölürsün ya da iki kutu uyku ilacı alırsan da, ama bunlar senin yapmak istediklerin mi? Senin zorlandıkların mi? Her şeye karşı güçlü olmak gerekir, yaşam güçsüzleri sevmez. Her ne olursa olsun, ayakta kalmalısın, en büyük zafer budur. Senin yıkılacağını sandıklarında dimdik durmaktır. Zoru yaşadım, yıllar şahidimdir, zor zamanlardı. Kabul ediyorum düşündüm ölmeyi, ama yapmadım, hiç kimsenin benim güçsüzlüğümü görmesine izin veremezdim.


Ben iyi bir pakettim, sırsım iyi bir oyuncu olmaktır. Yemin ettim kendime o dergisi gördükten sonra öyle iyi olacaktım ki beni gören herkes ne kadar mutlu ve güzel gözüküyor diyecekti. Öyle de oldu, şimdi bu haftanın magazin dergisinde haftanın en şıkı seçilmişim, her ne kadar bunlar yapay olsa da içinde bulunduğum toplumun neredeyse hepsi yapaydı.



Size yalan söylemiyorum, maske denen bir şey var, ama insan içine maske takamadıktan sonra bir değeri de yok. Evet, ben de hatalar yaptım, ama ben bir bütünüm , bir yanlışımı inkâr eden beni reddediyordur.

''El!F''
02-01-08, 22:30
-PART 36-

Naz: Eee Tarık nereye gidiyoruz?

Tarık: Şöyle deniz kenarında bir yerde yiyelim nedersin?

Naz: İyi olur derim. Hem biraz açılırız..

15-20 dk. sonra deniz manzaralı bir restorantta olurlar.

Naz ve Tarık arabadan iner. Naz arabadan indikten sonra arabanın kapısına
tutunur bir süre. Tarık yanına gider.

Tarık: İyimisin bitanem?

Naz: Biraz başım döndü. Bir de ağrı girdi!

Tarık: İstiyorsan eve gidelim canım

Naz: Yok boşver. Açım herhalde ondandır

Tarık: Bak kötü olursan söyle. Hemen eve gideriz.

Naz: Yok canımın içi ben iyiyim. Hadi biran önce içeri girelim. Ben çok açım.

Tarık Naz’ın elinden tutar ve restoranta girerler.

Naz: Tarık burası çok güzel çok sakin bir ortam.

Tarık: Evet gerçekten de öyle.

Camın yanına, denize karşı bir yere otururlar.

Naz: İnsanın baktıkça içi açılıyor.

Garson yanlarına gelir.

Garson(İngilizce): Hoşgeldiniz, ne alırdınız?

Tarık(İngilizce): Biz kahvaltı türü şeyler alalım.

Garson: İçecek ne alırdınız?

Tarık: Naz içecek ne istersin.

Naz: Benim canım meyve suyu çekti.

Tarık: Tamam bitanem(garsona döner): 1 meyve suyu ve 1 çay alalım

Garson siparişleri alıp gider.

Şeymalar;

Şeyma: Ya Filiz ben çok heyecanlıyım!

Filiz: Sakin ol canım. Sadece bir öğle yemeği.

Şeyma: Olsun ben yinede çok heyecanlıyım. Hem ben ne giycem?

Filiz: Sana her şey yakışır Şeymacım.

Bu sırada Filiz’in telefonu çalar.

Filiz: Alo Ümit?

Ümit: Nasılsın bitanem?

Filiz: İyiyim canım sen nasılsın?

Ümit: İyiyim. Çok özledim seni!

Filiz: Bende seni

Ümit: O zaman bugün buluşalım?

Filiz: Olur buluşuruz. Nerede?

Ümit: Ben seni alırım. Saat 3 uygun mu?

Filiz: Uygun canım.

Ümit: Seni çok seviyorum!

Filiz: Bende seni der ve telefonları kapatırlar.

Filiz: Canım karar verdin mi?

Şeyma: Evet der ve elbiseyi gösterir.

Filiz: Bence çok doğru bir seçim yaptın.

Şeyma: Sağol. Ee sen Ümitle mi buluşçan?

Filiz: Evet 3 te buluşçaz. Hadi sende giyin. Saat 1 olmuş.

Şeyma: Tamam der ve elbiseyi alıp odasına gider.

Tarıklar;

Siparişler gelmiş. Naz ve Tarık kahvaltılarını yapmaya başlamışlardır.

Naz: Ya Tarık ben babamları çok özledim.

Tarık: Bende çok özledim hepsini canım. İstiyorsan birkaç gün sonra gidelim?

Naz: Yok gitmeyelim. Hem geleli daha 1,5 hafta oldu.

Tarık: Peki canım. Ama ne zaman gitmek istersen söyle hemen gideriz. Sen
yanımda olduktan sonra ben her yere giderim.

Naz: Bitanesin sen! Çok seviyorum seni

Tarık: Bende seni canım!

Tarık cebinden telefonu çıkarıp annesini arar.

Tarık: Alo annecim nasılsın?

Belgin: İyiyim oğluşum sen?

Tarık: Bende iyiyim. Naz ile dışarıda kahvaltı yapıyoruz.

Naz sessizce ‘’ selam söyle’’ der.

Tarık: Naz’ın selamı var.

Belgin: Sende söyle oğlum. Naz nasıl?

Tarık: Biraz üşüttü ama şimdi iyi.

Belgin: Aman oğlum dikkat et gelinime. Ben onun buraya sağlıklı dönmesini
istiyorum.

Tarık: Merak etme annecim gözüm gibi bakıyorum ona.

Belgin: Aferin! Şeyma ile Filiz’inde selamı var size!

Tarık: Şeyma?

Belgin: Kuzenin Şeyma oğlum.

Tarık: Hıı.Ne zaman geldiler?

Belgin: 1 hafta oldu

Tarık: Tamam. Benden de selam söyle herkese. Hadi öptüm annecim
kapıyorum.

Belgin: Bende oğlum. Dikkat et Naz’a.

Tarık: Merak etme annecim der v e telefonları kapatırlar.

Naz: Kimdi o Şeyma Tarıkçım?

Tarık: Hiçç

Naz : Ne demek hiç? Kim dedim Tarık?

Tarık: Ya kuzenim Şeyma. Hadi biz kahvaltımıza devam edelim.

Naz: Madem kuzenindi niye başta ‘’hiçç’’ dedin?

Tarık: Hiçç ölesine dedim bitanem

Naz: Bak yine ‘’hiçç’’ dedin.

Tarık: Tamam canım bi daha söylemem.

Naz: Biraz bahset kuzeninden.

Tarık: En sevdiğim kuzenim. Tabi birde Berkay var. Kardeşi. Onu da severimde Şeyma’nın yeri ayrıdır. Çok eğleniriz Şeyma ile. Çok eğlenceli biridir. Yakından tanıyınca sende çok sevcen.

Naz: Görücez. Ama seveceğim gibi gözüküyor.

Tarık: Seversin. Hadi kahvaltını bitir senn.

Naz: Tamam yiyorum der ve kahvaltı yapmaya devam ederler.


-PART 36 SON-

baris[a]rock
03-01-08, 01:25
Akşam olmuştu.Naz artık gülemiyordu.Tarık’a o akşam onu hala sevdiğini söylemişti.Tarık gülmüştü.Bu daha fazla canını yakmıştı Naz’ın.Sonuçta sevdiği kişiydi ama kıyamıyordu.Ama bir yerlerden başlaması lazımdı.Tüm arkadaşları kızıyordu parmağında oynatıyor çocuk seni diye…Tanıdığı herkes onları barıştırmaya çalışıyordu.Ama Tarık onlarla küsüyordu.Naz Tarık’ın her hareketinden sevdiğini anlıyorum dese de biliyordu BU MASALIN BÖYLE BİTTİĞİNİ…Akşam aklında şu sözler yankılandı…HER MASAL MUTLU SONLA BİTMEZ…NAZ&TARIK bu kategoriye giriyordu herhalde.İnanmak elde değildi.Naz akşam Tarık’ın en eski arkadaşı Ahmet’le konuşmuştu.Ahmet’te şaşkındı.Ben Tarık’ı biliyorum en yakınındaydım.Annesinden babasından daha çok seviyordu seni dedi Naz’a…İşte onlar eskide kalmıştı artık sadece hayal kırıklıkları vardı Naz için…En yakın arkadaşları da artık önemsemiyordu.Gülüp geçiyorlardı.Ne kadar içine astada bir gün elbet patlayacaktı Naz…O günün yakın olduğunu düşünüyorum.Neden mi biliyorum?Kader arkadaşıyız.Onu sevdiğini söyledikten sonra korktuğu başına gelmişti işte.Soğuk davranıyordu.Ne zaman bir şey yazsa işim var cevabını alıyordu.Bu onu her defasında daha da parçalıyordu.Aşktan soğumuştu.Sadece Tarık vardı onun için.Zihninde canlanan sözün cevabı çok basitti ama olmuyordu Tarık’la kendisine yakıştıramıyordu.

*-AŞK BÖYLE MİDİR?HEP ACI MI VERİR?-*

Naz için acı dolu günler başlamıştı bile…

Kısacık bir bölüm ağlamaktansa hikaye yazıyorum...

Aynali 11
03-01-08, 04:44
belgin birden sevinc ile hulusinin yanina gelir fakat hulusinin kalp atislari birden yavaslar ve kalbi durmaya baslar...belgin hemen doktorlari cagirir...hemen elektrosok yapilir hulusiye

devami...

hulusiye elektrosok yapildigi anlarda hulusi yasam ile ölüm arasindaki ince cizgide yürür ve birden karsisina belgin cikar

belgin: hulusi nereye gidiyorsun...daha yapacak onca sey varken beni yalniz birakip nereye gidiyorsun?...unutma bi söz verdin bana...ne olursa olsun kopmayacagimiza dair...sen simdi o gidecegin yerde huzurlu yasarim saniyorsun ama unutmaki yapman gereken onca sey varken..tutman gereken onca söz varken beni ve cocuklarini birakip gidemezsin hulusi

hulusi: belgin üzgünüm ama beni cagiriyorlar..gitmem lazim...seni hernekadar birakmak istemesemde gitmek zorundayim belgin
belgin: hayir hulusi gitmek zorunda degilsin...bak binbir zorluklar yasadin bizi rahat yasatabilmen icin...simdi koskoca hulusi tekelioglu oldun...sende ilk bosluga düsünce pes edip gidersen biz ne yapariz
hulusi: belgin üzgünüm ama yapacak hic bisey yok..beni cagiriyorlar ve benden gitmeliyim

birden tarik gelir
tarik: hayir baba gidemezsin...unuttunmu daha o serpil denilen kisinin bizim ile ne alip veremedigini ögrenecektik hani...bizi bugünlere getiren sensin baba..sen olmadan serpil gibiler ile bas edemeyiz biz...onun gibiler daha cok var bu yalan dünyada...bizim yapmamiz gereken onlara gerektigi cezayi vermek...senin gidecegin yerde belki hersey daha güzel olabilir ama unutmaki sen huzura giden yolda iken biz hala sorunlar ile bogusuyor olacagiz ve sen olmadan belkide boguluruz...ne olur dayan baba...bizim icin yap bunu...dayanki beraber gelelim o sorunlarin üzerinden...görsün herkes bizi kimsenin kolay kolay yikamayacagini...biz hepimiz senin dogru yolu sececegine inaniyoruz baba...simdi sira sende

hulusi duyduklari karsisinda bir karar asemesinde...artik hersey onun hayata olan tutumlulugu ve verecegi mücadeleye bagli..hulusi birden yok olur

doktor: hayir olamaz hastayi kaybediyoruz galiba
hemsire: ne yani yapacak bisey kalmadimi?
doktor: son care...en son seviyeye getir elektrosoku

hemsire doktorun dedigini yapar
doktor: bu son sansimiz

doktor elektrosoku son kez yapar fakat degisen bisey olmaz
doktor: olmadi...artik hersey bitti...hastayi kaybettik...kizim makinayi kapa

hemsire tam makinayi kapamak üzereyken hulusinin kalbi birden calisiverir ve yavas yavas kalp atislari normale dönüsür
doktor: bu...bu bir mucize...hayatimda ilk böyle bisey ile karsilasiyorum

doktor cikar belgine durumu anlatir
belgin: ne yani simdi kocam kurtuldumu?
doktor: evet..simdi uyanmasini bekleyecegiz sonra odaya alinacak...ilk defa böyle bi durum ile karsi karsiyayim...nasil oldu hala anlamis degilim
belgin(ícses): ben anladim galiba...biliyordum sözünü tutacagini

kadir serpil ile barda karsilasir
kadir: serpil hanim?
serpil: kadir bey?
kadir: lafi uzatmayacagim direk konuya girecegim...nedir sizin tarik tekelioglu ile alip veremediginiz?
serpil: siz kimsiniz ve bunu neden ögrenmek istiyorsunuz?
kadir: size kisaca düsmanimin düsmani dostumdur desem
serpil: ne? tarik tekelioglu sizin düsmaninizmi?
kadir: evet
serpil: peki neden soy isimleriniz ayni
kadir: cünkü tarik amcamin oglu
serpil: o zaman nasil olurda düsman olursunuz?
kadir: olunur...araya bi kiz girerse iki kardes bile düsman olur birbirine
serpil: yani tarik tekelioglu bitek bana bu konuda kelek yapmadi sanada yapti öylemi?
kadir: aynen...ve bu yüzden ne alip veremediginiz var ögrenmek istiyorum

serpil kadirin tuzagina düser ve herseyi anlatir
kadir: demek senin derdin alfonso ile..ama neticede düsman ayni kisi
serpil: evet öyle bu yüzden sana is birligi teklif ediyorum var misin?
kadir: ne yapacagiz?
serpil: tarik su an karisi ile bosanmak üzere ve simdi onu öyle hale getirmeliyizki türkiyeden bezecek ve bir tek angelinanin yanina gitmek zorunda kalacak
kadir(icses): asil sen kuyunu kendin kazdin hatta kazdigini kuyuya düstün haberin yok...(disses)..ben biliyorum nasil
serpil: nasil?
kadir: naz ile görüseceksin
serpil: ne? iyide neden yapacagim bunu

kadir konusma boyunca tasidigi ses kaydetme cihazini ortaya cikarir ve serpile dinletir
kadir: iste bu yüzden...eger benim ile gelip naz ile konusup herseyi anlatmaz isen...devreye polis girer ve senin icin zor günler baslar...bu yaptigin büyük suc...bunu biliyorsundur...secim senin...ya hapis ya özgürlük
serpil: peki kabul hadi gidelim

naz hala odasinda agliyordur ve vahi bu duruma cok üzüldügü icin nazin teyze kizi yesimi cagirmistir
vahi: yesim kizim..git konus su kiz ile üzülmesin artik
yesim: tamam eniste merak etme nazi bu dertten kurtaracagim

yesim nazin odasina gider kapiyi vurur
naz: ümit git basimdan
yesim: naz benim ben yesim acarmisin lütfen
naz: yesimmi?

naz kapiyi acar
naz: yesim? ne zaman geldin sen?
yesim: az önce

yesim birden kirilan cercevedeki fotografi görür
yesim: vaay enistemiz bu demek...acayib karizma
naz: sacmalama yesim sanki hic görmedin tarik tekelioglunu
yesim: görmedim tabii..sadece ismini duydum
naz: cok kötüyüm yesim bana bunu nasil yapar
yesim: anlat simdi herseyi en bastan...ne yapmis sana

naz herseyi anlatir
yesim: üzülme be nazcigim...sana kocami yok....bak söylemedi deme birazdan kesin kismetin acilacak ve bi karizma daha karsina cikacak...söylemedi deme
naz: sen hala dalgani gec...hic ask yasamadigindan anlamazsin tabii
yesim: sen iyice degistin naz...eski naza bak bide simdikine...arada daglar kadar fark var
naz: evet öyle...artik eski naz yok

birden kapi calinir
yesim: aaa bak kapi caliniyor...kismetin geldi ayagina bakalim kimmis gelen

yesim gider kapiyi acar
kadir: naz?
yesim: hayir yesim...naz yukarida sen kimsin
kadir: ben kadir yanimdakide herseyi bu hale getiren...tarigi darmadagin eden sahis...gel sende ögren gercegi...bu arada sen nazin neyi oluyorsun
yesim: teyze kizi..ya sen?`
kadir: bende tarigin amca oglu

kadir serpil ile nazin odasina gider fakat yolda vahi ile karsilasir
vahi: buyrun kimsiniz
kadir: siz vahi olmalisiniz...buyrun hepimiz naz hanimin odasina gidelim ve gercegi ögrenelim
vahi: ne? ne gercegi kimsin sen evladim?
kadir: tarigin amca oglu kadir tekeliogluyum...evdeki herkes nazin odasina gelsin lütfen
vahi: tamam...ümit oglum nazin odasina gel
ümit: tamam baba

herkes nazin odasindadir..kadir önce kendisinin kim oldugunu söyler herkese sonra gercekler bir bir ortaya dökülür
kadir: íste bu kadar nazcigim...anlayacagin tuzaga düstünüz
naz: sen ne bicim bi insansin yaa..senin yüzünden tarik beni afetmeyecek
serpil: üzgünüm ama haketti bunu...o kizcagiz italyada ne geciriyor bi ben bilirim ama artik ne haliniz varsa görün...ben gidiyorum...görecegimi gördüm..gerci tam sonuna gelmedim ama arkadasima yardim edeyim derken özgürlügümden olamam...hoscakalin

ve serpil defolup gider
naz: ne yapacagim ben simdi yaaa...tarik beni asla bagislamaz
kadir: merak etme naz ben onun ile konusurum...ben müsadenizi istesem
vahi: olur evladim...cok tesekkür ederim sana
kadir: bisey degil...yeterki sevenler kavussunlar
yesim: ben sizi gecireyim
kadir: tesekkür ederim ama zahmet etmeseydiniz
yesim: ne zahmeti canim

kapiya varirlar
kadir: cok tesekkür ederim
yesim: asil ben tesekkür ederim
kadir(icses): ne oluyor bana yaa..yoksa..yok canim sacmalama kadir...tamam güzel kiz ama tanimaz etmezsin
yesim(icses): aay ne karizmatik bi cocuk...acaba sevgilisi varmidir....sanane canim varsa var
kadir-yesim: sey bu aksam
kadir: önce sen söyle
yesim: yok önce sen
kadir: peki bu aksam bi yerlerde bulusup tarigi nasil ikna ederiz diye plan yapsak diyordum...(icses)..yuh kadir baska bulsaydin uyduracak...tarigi nasil olsa ikna etmenin yolunu bulursun sen
yesim: seey aslinda bende tam onu diyecektim yaa...(icses)..buna kendin bile inanmazsin kizim...söylesene aksam isin yoksa biyerlerde takilalim falan diye
kadir: sey en iyisi ben sana numarami vereyim...sen müsait isen ve tabii istersen arayabilirsin

kadir numarayi yazip yesime verir...vedalasirlar ve kadir tariga gider

hastane
belgin hulusiyi camdan izler ve birden kendine geldigini görür hemen doktorlara haber verir
doktorlar hulusinin kendine gelmesi ile onu odaya alirlar

belgin: doktor bey artik girebilirim degilmi
doktor: hastamizi fazla yormamak sarti ile
belgin: tamam

belgin iceri girer
belgin: hulusi nasilsin?
hulusi: iyiyim belgin...belgin
belgin: efendim
hulusi: afettin beni degilmi
belgin: hangi konuda
hulusi: su serpil olayinda...gercekten tarik icin yani...tarigin durumunu ona borcluyuz
belgin: tamam hulusi gecti gitti..sonra konusuruz bunlari
hulusi: tarik nasil iyimi biraz daha
belgin(icses): eyvaah tarigin durumunu unuttum...(disses)..evet iyi
hulusi: güzel...belgin ben bi rüya gördüm...rüyamda beni birakma diyodun...bak ben seni birakmadim...sende beni birakma olurmu
belgin: birakmam hulusi birakmam
hulusi: cocuklar nerde...neden yanlizsin sen
belgin: seey onlar cicek almaya gittiler iyi haberini duyar duymaz....dur ben bi arayim nerde kaldilar

belgin herkesi birer arar ve yarim saat icinde herkes gelir
vahi: belgin vallahi cok ayip ettiniz...yani hulusiye bisey oluyor ve bize en son haber veriyorsunuz
kadir-tarik-filiz: evet yani..ya babama/amcama bisey olsaydi
belgin: amcami

birden kadiri farkeder
belgin: sen kimsin evladim

kadir belginin elini öper
kadir: benim yenge kadir...tanimadinmi?
belgin: kadir..tanidim simdi nerden ciktin sen

kadir özet ile anlatir herseyi
belgin: sagol kadir sayende baristilar bizimkiler...öyle degilmi tarik
tarik: seey ya baristik..baristik degilmi naz
naz: yaa evet baristik
tarik(icses): simdi barismadik dersem annemede bisey olacak kesin
naz(icses): kesin annemede bisey olmasin diye yalan söylemissindir tarik...ah tarik ah...ne olur inat etmesen

herkes hulusinin yanina gider...kadir kendini tanitir ve babasininda yarin gelecegini söyler sonra tarik biraz ´hava almak icin disari cikar..kadir ise pesinden ve naza hersey düzelecek gibi göz kirpar...ardindan naz ile yesimde disariya cikarlar

kadir: tarik az dur
tarik: ne var kadir
kadir: tarik bak herseyi anlattim sana...komplo kurulmus size iste..affet gitsin...bak cocugunuzda var yapma böyle....onu nasil sevdigini biliyorum
tarik: bende afetmek istiyorum ama yapamiyorum kadir...anla bunu...naz benim ile konusmak yerine bir satir mektuba inandi...bu bana güvenmedigini acik acik gösteriyor zaten
kadir: naz seni cok seviyor kiymetini bil...sonra tamamen kaybedince cok pisman olursun...gel inat etmede bi sans ver su kiza...bütün asklar daima ikinci bi sansi hakeder...gecmisini biliyorum naz anlatti...ona ilk sansi o anlasmada verdin...ikinci sansida ver..eger o sansi teperse iste o zaman af etme...bunu en azina kizin icin yap
tarik: sanirim haklisin ama sirf kizim icin ikinci bi sans verecegim ona...sagol kadir hersey icin
kadir: lafi bile olmaz görevim

naz: yesim bu daha ne kadar sürecek...tariksiz yasayamam
yesim: bak buraya yaziyorum kadir halletmistir o isi merak etme
naz: sende kadire taktin kafayi...hayrola bilmedigimiz biseymi var
yesim: yok canim arkadasiz sadece
naz: öyle olsun bakalim...ama eger varsa gönlün onda...sana tavsiyem sakin benim yaptigim hatayi yapma...hem o bunu haketmiyor...seviyorsan eger onu sakin birakma
yesim: galiba haklisin naz galiba....aaa bak iyi insan lafin üstüne gelirmis
kadir: naber..naz tarigin sana bir sürprizi varmis
naz: afediyormu beni
kadir: bunu ona soracaksin naz...seni bekliyor
naz: sagol kadir

naz tarigin yanina gider
kadir: oldu bu is
yesim: evet sonunda sevenler kavustu
kadir: yesim biraz yürüyelimmi sana önemli bisey söylemem lazim
yesim: tamam yürüyelim

naz: tarik
tarik: naz

naz ve tarik birbirlerine sarilirlar
naz: cok özürdilerim senden afettin degilmi beni
tarik: bi daha sakin bana güvenmedigini hisettirme...seni cok özledim
naz: bende
tarik: eee eda nerde
naz: eda? eyvah cocugu evde unuttuk
tarik: ne? yani naz pes...ufacik cocuk evde tek basinami?
naz: hayir hizmetcilerde var
tarik: öyle desene yaa...bi an tek sandim...hem gel buraya bakalim sen
naz: geldim ne yapacaksin
tarik: sence neyapabilirim
naz: bilmem
tarik: o zaman ögren

fonda gözlerin calmaya baslar ve tarik ile naz öpüsmeye baslarlar

baris[a]rock
03-01-08, 15:11
Artık kendini bu masalın mutsuz bittiğine alıştırması gerekiyordu.Tarık nasıl bir insandı bir insan bu kadar adi olabilir miydi?Kendini seven kızı görmezden geliyor kale bile almıyordu.Ama Zeynep’e gelince kolunda ki yazıyı öpüp yanına gitmeler…Haa unutmadan bugün bir şey öğrendim.Tarık Naz’ın en yakın arkadaşı Simge’ye çıkma teklifi etmiş.Simge arkadaşlarına çok düşkündür.Sevse bile reddeder teklifi öylede yapmış zaten…Ama ya seviyorsa,ya sevgiliyseler Naz’dan gizliyorlarsa…Ahh ahh yaşamak böyle bir şey sanırım.Hiç mutlu anımız olamayacak mı bizim?Naz’ onsuz 1 dakika nefes alamazken Tarık…Siz nasıl duygu bilir misiniz?Sevdiğin 5 metre ötede iken ona dokunamamak,doyasıya seni seviyorum diyememek,elini tutamamak,utanıp ya aşkım diyememek…NASIL BİR DUYGU BİLİR MİSİNİZ?Ben çok yaşadım bu duyguyu.Ve çevremde yaşayan binlerce insan….

Çok düşündü Naz.Tarık’sız bir hayat…Nasıl yaşardı?Ölmek istiyordu.Her geçen gün daha da yara alıyordu.Yaraları öyle kanıyordu ki…Durdurmak imkansız.Ya da öyle geliyordu.Çevresinde büyük aşklar yaşayıp unutan çoktu.Peki ya Naz’ın farkı ne?O niye unutamıyordu?Artık içten bir şekilde gülemiyordu.İçinde hep bir umut vardı.O umut yavaş yavaş sönüyordu…Belki bir daha da yeşermeyecekti…Hiçbir zaman…Asla

Kısa kısa ekliyorum artık yazmak bile gelmiyor içinden...

MUTSUZUM...UMUTSUZUM

melisa_s
03-01-08, 16:20
Dostunuza aşık olsanız bunu ona kolayca söyleyebilir misiniz?!Nerdeyse hepinizin hayır dediğini duyar gibiyim.Kesinlikle kolayca söyleyemezsiniz…Çünkü onu kaybetmek korkarsınız!O bunu duyduğunda sizinle bir daha görüşmez diye içinizde tutmaya çalışırsınız…Dedim ya korkarsınız…Size eskisi kadar değer vermez…Eskisi kadar içten gülümsemez diye korkarsınız hem de çok…Ama her gece yatağınıza yattığınızda da acaba o da beni seviyo mu? Demeden yapamazsınız…Hatta tüm korkularınıza rağmen her gece ,sabah onunla konuşmayı düşünürsünüz…Ama YAPAMAZSINIZ!Korkarsınız çünkü…Kaybetmekten…
Tarık ve Naz’da böyle hissediyorlardı çünkü…İkisi de deli gibi birbirini seviyor…Fakat korkuyorlar-dı…Tarık her gece yarın Naz’la kesinlikle konuşucam diyordu…Fakat hayır yapamıyordu…Yanına gittiğinde kaybetme korkusu daha ağır basıyordu ve konuşamıyordu onunla…Naz ise her gece onu düşünüyor…Hep yarın gelip benimle konuşsa ne güzel olur diye hayal kuruyordu…Kendi konuşmayı düşündü…Ama yapamazdı…Kaybetme korkusu…Tarık bu kez kararlıydı…Konuşacaktı Naz’la…Ona bu kadar yakınken uzak olamıyordu…Ne olursa olsun konuşacaktı…Naz yine hayal kuruyordu…Tarık’tan sonra tek sırdaşını aldı eline günlüğünü…Tarık’a söyleyemediklerini…Yani ona karşı hissettiklerini günlüğüne yazardı sadece…Zaten Tarık dışında da pek arkadaşı yoktu!Aslında onun dışında yoktu…Ama Tarık yetiyordu ona…Çünkü çok iyi bir dosttu Tarık…Ne yazık ki sadece DOST!Sonunda sabah olmuştu…Tarık bu kez hiç olmadığı kadar kararlıydı…Aradı Naz’ı…Bir yere davet etti…Naz memnuniyetle kabul etti…Naz her zaman olduğu gibi heyecanla hazırlandı…Her Tarık çağırdığında böyle olurdu…Bi türlü ne giyeceğine karar veremez,giydiğini beğenmez,giydiğini beğense makyajını beğenmezdi…Ama Tarık yine onu beğenirdi…Naz onun beğenmesine öyle mutlu olurdu ki…O gün yine böylece hazırlandı…Ve gitti…Tarık bir süre havadan sudan konuştuktan sonra…Tarık artık dayanamadığını anladı ve cesaretini toplayıp…Beni dinler misin Naz?dedi…Naz tabii ki dedi…Tarık:Sana çok önemli bişi söyliyicem…Belki de bu söyleyeceklerim yüzünden kaybedicem seni…Ama artık bilmeni istiyorum…Naz ben seni seviyorum…Sana bunu hep söylemek istedim ama olmadı bi türlü…Hep korkularıma yenik düştüm…Naz çok mutluydu…Duydukları doğru muydu?Yoksa bu onun bir hayali miydi?Ya da rüya mıydı bu?Ama hepsi gerçekti…Tamamen Gerçek!Naz ne diyeceğini bilmez bakıyodu…Sonunda güçlükle de olsa konuşabildi…Bende seni seviyorum…Tarık yerinden kalkıp yanına oturdu…Sarıldı ona…
Şuan onlar o kadar mutlu ki…Hep bir aradalar artık…Yakında küçük bir kızları olucak…Ben de hep onları izliyor olacağım…Sen kimsin diyiceksiniz?Onları hep gören biriyim artık ay mı dersiniz,yıldız mı güneş mi?Ne olduğumu hayal ederseniz oyum!Belki de bir hayal…Kim bilir…Belki de gerçeğin ta kendi…Benim ve bu hikayenin ne olmasını isterseniz o olucam…O sizin kalbinizde saklı…Sevgiyle kalın…

ua_nazlyy
04-01-08, 01:37
AKŞAMLIK ÖYLESİNE BİRŞEY..

Naz:Tarıkkk,bak hala uyuyorrr..
Naz kapıyı iyice aralar..Tarık üstünde takım elbise sere serpe uyuyordur..
Naz(içses:ah Tarık ah..biz ne zaman evli gibi olacağız?sus Naz sus zaten hepsi senin suçun)
Naz yaklaşır..
Başında durur..Hafifçe eğilerek..
Naz:Tarık..
Tarık yavaşça gözlerini aralar..Naz eğildiği için dekoltesi hemen Tarığın gözüne çarpar..
Naz Tarığın gözlerini çekmediğini anlayınca biraz utanır..
Ama üstünü düzeltmez..
Tarık sonunda kendine gelir,gözlerini açar kapar,ovuşturur..Doğrulup sırtını yaslar..
Tarık:off saat kaç?
Naz:saat 1..istersen biraz daha dinlen ama..Üstündekiler pek rahat değil..
Tarık kafasını sallar..
Tarık:haklısın..En iyisi bi duş alıp kendime gelmem..Yeterince dinlendim.Birazda sakin bir pazarın tadını çıkarayım..
Naz:tamam ben çıkayım..
Naz arkasını döner..
Gitmeye yeltenir..
Tarık:Naz..
Naz döner..
Naz:efendim..
Tarık(içss:sakın Tarık..o laflardan sonra sakın)
Naz(içses:hadi Tarık..o laflar ağır ama hadi..bak ne kadar pişmanım)
Tarık:siyah eşofmanlarım nerede diye soracaktım?
Naz(içses:boşuna uğraşıyorsun Naz..olmayacak işte..)
Naz:her zamanki yerlerindeler..
Geri döner..
Tarık:sağol.
Naz gider..
Tarık arkasından..
Tarık:Seni affetmeyi öyle istiyorumki..
Henüz kapının önünde olan Naz Tarığın söylediklerini duyar..
Ve kendi kendine gülümser..
Naz(fısıltıyla):işte fırsat bu Naz.
Tarık(fısıltıyla):eminim duydun Naz..hadi..

Aynali 11
04-01-08, 02:28
naz ve tarik birbirlerine sarilirlar
naz: cok özürdilerim senden afettin degilmi beni
tarik: bi daha sakin bana güvenmedigini hisettirme...seni cok özledim
naz: bende
tarik: eee eda nerde
naz: eda? eyvah cocugu evde unuttuk
tarik: ne? yani naz pes...ufacik cocuk evde tek basinami?
naz: hayir hizmetcilerde var
tarik: öyle desene yaa...bi an tek sandim...hem gel buraya bakalim sen
naz: geldim ne yapacaksin
tarik: sence neyapabilirim
naz: bilmem
tarik: o zaman ögren

fonda gözlerin calmaya baslar ve tarik ile naz öpüsmeye baslarlar

devami...

yesim: eee neymis bakalim benim ile konusmak istedigin sey
kadir(yesimin elini tutar): bak sevtaptan sonra ilk defa bi kiz ile geziyorum...ve bunu daha fazla saklayamam senden...ben seni ilk gördügüm andan beri seviyorum
yesim(gülümser): gercektenmi...ama daha sabah görüstük bu ne hiz?
kadir: biliyorum aniden söyledim ama ne yapayim söyledim iste...eger sende beni seviyorsan tamamdir...yok istemiyorsan eger...bu sözleri hic söylemedim say
yesim: tamam kabul ama bana önce su sevtapi anlat
kadir: anlatacak bisey yok...beni para icin terkeden birini hayatima sokmam zaten
yesim: para icinmi? sen mi?..koskoca kadir tekelioglu
kadir: evet ama tekbank ile alakamiz yok bizim
yesim: neden? hulusi amcanin kardesinin oglusun
kadir: orasi öyle ama babam bu kafasina koydugu seyi yapar
yesim: nasil?
kadir: söyle özetleyeyim..babam fransada yasiyor ve orada bi sirketi var...bu aksamda buraya geliyor hulusi amcamin rahatsizligi icin
yesim: aralari bozukmuyduki baban fransaya gitti
kadir: orasini bilemem ama bildigim kadarini söyleyeyim babam bi alem adam...hulusi amca ile böyle aralarinin bozuk oldugunu sanmiyorum..olsa haberim olurdu...babam sanirim hulusi amcanin kendi kurdugu bankaya takti kafayiki fransaya gidip is adami oldu...aman neyse bosver...artik sevgili oldugumuza göre neden basbasa biyerle gitmiyoruz?
yesim: tamam askim nasil istersen

yesim ile kadir gezintiye cikarlar.....tarik ile naz kizlarini alip evlerine giderler..kadirin babasi sinasi hulusiyi ziyaret eder

2 hafta sonra

hulusi taburcu olmustur evde istirahat eder...tarik uyuyordur rüyasinda nazin onu terkettigini görür sonra hayal gibi bi görünüp kaybolur

naz: tarik!! tariik!!
tarik: ha naz!! ama...ama sen gerceksin!!
naz: ee herhalde gercegim tarik...sen ne sandin...robotmu??
tarik: hayir
naz: ee
tarik: naz ne diyosun sen...neden ben seni robot sanayimki...sen benim askimsin
naz: neden o zaman bana sen gerceksin dedin
tarik: cünkü rüyamda gercek degildin..hayaldin
naz: ne yani simdi ben rüyamda hayalim...gercekte gercegim öylemi
tarik: hayir sen daima gercek nazimsin benim...neden rüyamda hayalsin?
naz: az önce öyle dedin
tarik: ben? az önce sana rüyamda hayalsin dedim?
naz: evet
tarik: naz ne sacmaliyorsun sen...ben böyle bisey demedim
naz: aa tarik basladin yine kelime oyununa...söyledin iste ben duydum
tarik: tamamda ben rüyamda hayalsin demedim
naz: ne dedin peki
tarik: rüyamda gercek degildin..hayaldin dedim
naz: yine basa döndük
tarik: hayir..sen galiba anlamadin ne demek istedigimi...rüyamda seni gördüm ama beni rüyamda terkettigin icin ikide bir seni hayal olarak gördüm..yani ikide tarik tarik diye sesleniyordun bende seni görüyorum ama sana tam dokunacagim kayboluyorsun...ondan yani hayaldin....yoksa rüyamdada olsan gerceksin
naz: öyle söylesene be tarik...neyse filiz aradi az önce gelinlik bakmaya gidiyorlar..biliyorsun haftaya evleniyorlar
tarik: tamam bizimde yaninda olmamizi istiyor degilmi
naz: hayir tarikcigim sadece beni yaninda istiyor..ve sen beni oraya götürüyorsun
tarik(siritir): ya götürmez isem
naz: o zaman seni delicesine
tarik: dövermisin?
naz: hayir öperim
tarik: öp ozaman....ama beceremez isen götürmem seni
naz: cok kötüsün tarik
tarik: hayir sadece asigim o kadar

naz ve tarik tam öpüsecekler birden eda aglamaya baslar
naz: bravo yani kizim...aglayacak tam zamani yani
tarik: hadi yine kurtuldun
naz: ne demek istedin sen simdi
tarik: nasil olsa beceremeyecektin öpmeyi ondan yani
naz: yaa demek öyle..baskasini bulun o zaman öpecek tarik bey

naz tam gidecekken tarik nazi kolundan tutar
tarik: gel buraya naz saka yaptim ciddiye aliyorsun sende
naz: sende adam gibi saka yap ozaman
tarik: bak cocuk agliyor biz burda cocuk gibi didisiyoruz...ama simdiden söyleyeyim altini sen degistireceksin

naz birden tarigin alt degistirdigi geceyi hatirlar ve yine gülmeye baslar
tarik: naz komik biseymi söyledim ben?
naz: hayir sadece bi kac hafta önce komik bisey yaptin ona güldüm
tarik: ben anladim ne demek istedigini ama neyse

naz edanin altini degistirir...tarik ise mama hazirlar cocugu doyurup yatirirlar...bi kac saat sonra tarik nazi filiize birakir...edayida belgine birakip kadir ile bulusur cünkü kadir tarigi cagírmistir
kadir: hosgeldin kanka
tarik: hosbuldukta ne bu bavullar gidiyormusun?
kadir: evet
tarik: iyide neden?
kadir: yesim
tarik: ne olmus yesime?
kadir: yesim evlenmeyi düsünmüyormus
tarik: oglum daha tanisali iki hafta olmus...ki sen tanistigin gün onun ile sevgili oldun ama evlilik baska...daha erken yani
kadir: oglum anlasana evlenmeyi düsünmüyormus...yani ne simdi nede daha sonra...hic bir zaman...bende ilk basta daha erken sandim ama sonradan anladimki yesim evlenmeye sicak bakmiyor
tarik: bunu sana kendimi söyledi?
kadir: evet
tarik: yani yine gideceksin öylemi...nedir senin bu kadinlardan cektigin
kadir: öyle..ne yapalim kader
tarik: kader deyip gecme...ben bu isi halledecegim...simdi bavullarini tekrar bosalt hadi
kadir: olmaz tarik
tarik: hatirim varsa kalirsin..en azindan bir hafta sonra gidersin
kadir: iyi tamam...hatirin icin bir hafta daha kaliyorum
tarik(icses): sen üc güne kalmaz buraya yerleseceksin haberin yok

ertesi gün

tarik naza durumu anlatmistir..naz yesim ile konusmaya gider
naz: yesim nedir kadir ile durumunuz
yesim: sey...aslinda kadir mükemmel bir insan ama
naz: ama sen evlenmek istemedigin icin daha görüsmek istemiyorsun onun ile
yesim: nerden bildin?
naz: sence?
yesim: tabii ya...bi an senin eskiden ikide bir sevgili degistirdigini unutmustum
naz: bak yesim biliyorum su an evlilik kelimesi sana cok uzak...ama inan bana evlilik bi kizin basina gelebilecek en güzel sey...ilk basta babama beni zorla evlendirdigi icin kiziyordum ama sonra tarigi taniyinca...hatta onun sinifimdaki tarik oldugunu ögrenince babama tesekkür ettim biliyormusun...ve unutmaki kadir seni cok seviyor...degerini bil sonra üzülen taraf sen olursun
yesim: bilmem belkide sen haklisin naz...sanirim denemeye deger
naz: yani??
yesim: yani yakinda evleniyoruz kadir ile...bakarsan haftaya bi dügün daha olur
naz: cifte dügün olsun bari
yesim: evet tabii cifte dügün...bunu filizler ile konusmaliyiz...ama önce kadir ile konusacagim

yesim kadire gider ona herseyi anlatir...naz ise bu arada filize durumu anlatir...ve filiz buna cok sevinir

1 hafta sonra

ümit-filiz ve kadir-yesim dügünü baslar
nikah memuru: lafi fazla uzatmayacagim...direk konuya hatta soruya girecegim
ümit: buyrun memur bey söz sizde
filiz: ümit bari bugün espri yapma
ümit: yapmamaya calisacagim söz
nikah memuru: siz hulusi kizi filiz tekeli oglu..vahi oglu ümit özkulu kocaliga kabul ediyormusunuz
filiz: evet
nikah memuru: siz ahmet kizi yesim saner...sinasi oglu kadir tekelioglunu kocaliga kabul ediyormusunuz?
yesim: evet
nikah memuru: siz vahi oglu ümit özkul..hulusi kizi filiz tekelioglunu kariliga kabul ediyormusunuz?
ümit: vallahi cok kritik bi soru sordunuz memur bey..yüzde elli joker hakkimi kullanabilirmiyim
nikah memuru: ne?
naz: ümit zevzekligin sirasi degil
ümit: tamam naz...pardon filiz saka yaptim sadece
filiz: sorun degil ümit...sen gec dalgani sonra cevaplarsin memur beyin sorusunu...gece daha uzun nasilsa
ümit: dogru..ama neyse bosver ben direk cevabi vereyim....evet memur bey kabul ediyorum
nikah memuru(icses): hele sükür..allahim ne acayib insanlar var su dünyada
nikah memuru: neyse devam edelim siz sinasi oglu kadir tekelioglu...ahmet kizi yesim saneri kariliga kabul ediyormusunuz
kadir: evet
nikah memuru: sizlerde sahitlik ediyormusunuz
naz-tarik: evet ediyoruz
nikah memuru: bende sizi kari koca ilan ediyorum

nikah defterine imzalar atilir

5 yil sonra bugün

ümit: askim burdamisin
filiz: burdayim ümit ne var ne oldu
ümit: askim sana bi sürprizim var...hadi hazirlam londraya gidiyoruz
filiz: ne?
ümit: evlilik yildönümümüz kutlu olsun bitanem
filiz: ümit sen hatirladin
ümit: hic unutmadimki
filiz: demek londra...peki ya cocuklar ne olacak
ümit: bir hafta boyunca dedelerinin yaninda olacaklar tabii...eee alfonso nazi alip madride gidiyor....kadirde zaten biliyorsun dün yesim ile new yorka gitti
filiz: sen bitanesin ümit

madrid
tarik: iste geldik madride
naz: vaay be havalimani bile cok büyük
tarik: sen bide sehiri gör

tarik nazi ask tüneline götürür..sonra romantik aksam yemegine cikarlar

aksam yemegi
naz: tarik burasi büyüleyici bi yer
tarik: öyledir...hadi gel dans edelim
naz: tamam

fonda gözlerin calar ve tarik ile naz dans etmeye baslarlar

ve her yil baska bir sehirde yildönümler kutlanir ve tarik-naz aski efsane bir ask haline gelir

son

melisa_s
04-01-08, 16:52
Çaktırmayın 2 gündür senaryolarımın devamını yazamıorm...Böyle kısa şeyler yazıyorum :).Gülümseyin çaktırmayın tmm mı?:D=>işte böylee

Kimse sevdiklerini bırakıp uzaklara gitmek istemez!İnanın bana…Çünkü ben de bir kez yapmak zorunda kaldım!Altını çiziyorum ZORUNDA kaldım…Kimse mecbur kalmadıkça gitmez!Neden bir insan durup dururken sevdiklerini bıraksın…Hiç düşündünüz mü?Hayır…Çünkü düşünmek yerine gitmek zorunda olanlara sitem ettiniz…Ya da gitme,kal gibi gereksiz sözler söylemeyi tercih ettiniz.Eğer mecbur olmazsa gitmez zaten!Gitme,kal demenize gerek bile olmaz.Gitmez…Ama üzerine gitmek tercihinizdir her zaman!Çok istekliymiş gibi gitmeye üzerine gidersiniz!Yanıldığımı sanmıyorum!Boşuna hayır demeyin!O bile öyle yaptı…Gitmem gerektiğini söylediğimde öyle bir tepki verdi ki…Ben onu isteyerek bırakıyor muşum öyle dedi…Oysa niye bırakayım onu isteyerek…Çok mu istedim sanki gitmeyi…Hayır!Niye bu kadar sert bi tepki gördüm peki…Onu savunmayın!Sevdiği için demiştir gibi saçma şeyler duymak istemiyorum artık!Sadece 8 ay olmayacaktım…Ama o ne yaptı…Baştan sert çıktı bana…Sonra ne oldu biliyo musunuz?Tahmin bile edemezsiniz…Ben gittim…Ve 1 hafta sonra arayıp böyle olmayacağını uzaktan yürümeyeceğini söyledi…Resmen vazgeçti benden…Hani nerde sevgi?Sevdiği için gitmemi istemedi…Ama…Kendi isteğiyle ayrıldı benden…O telefondan sonra hiç konuşmadık…Yarın dönüyorum…Onu görmem kaçınılmaz…Babalarımız çok yakın arkadaş çünkü…Büyük ihtimalle babam onu ve ailesini akşam hemen davet eder…Bende onu görmek zorunda kalırım!Size bir şey söyleyeyim mi?Aslında onu görmekten korkuyorum!Korkuyorum çünkü onu gördüğüm halde ona sarılamamak,elini tutamamak…Çok acı verici…Dayanamam bu kadarına heralde…Kendimi tutamam sarılırım ona elini tutarım diye korkuyorum…Ona kızgın olmam gerekir ama yapamıyorum…Kızamıyorum bile ona…İstanbul’a döndüğüm de yanılmadığımı gördüm…Eve gider gitmez babam akşam onun ve ailesinin geleceğini söyledi…Hiç şaşırmadım doğrusu…Akşam 8 ay sonra tekrar gördüm onu…Hala aynıydı…Tek bir değişiklik vardı!Gözlerini kaçırıyordu benden…Alışık değildim buna…İçimden resmen yalvarıyordum ona…’Tarık bitanem küften gözlerimin içine bak…Kaçırma o güzel gözlerini benden…’Hiç konuşmadı nerdeyse bütün gece…Babamların hiçbir şeyden haberi yoktu…Hala bizi beraber sandıkları için niye hiç konuşmuyorsunuz gibi şeyler söyleyip durdular…Sonunda istediğim olmuştu…Göz göze geldik…Gözlerinde pişmanlık ve özlem vardı…Ya da ben öyle görmek istediğim için öyle gördüm…Gözleri kızarmıştı…Uykusuz muydu?Ben onu öylece izlerken beni öylesine şaşırtan bir şey söyledi ki… ‘’Naz biraz konuşabilir miyiz?’’Bu sözleri ondan duymayı beklemiyordum açıkçası…Kabul etmek ve etmemek arasında çok gittim…Ama…Sonunda kabul ettim…Bahçeye çıktık…Sessizlik hakimdi geceye…Konuşmak için çağırmasına rağmen sessizce duruyordu…Öylece bakıyordu sadece bana…Konuşmak istemesine rağmen susuyordu…Hissedebiliyordum bunu…Ne kadar öylece durdu hatırlamıyorum…Sonunda dayanamadım ’seni dinliyorum’ dedim…Hala bana bakıyordu…Konuşmayack mıydı?Niye çağırmıştı beni?İzlemek için mi?Tabi ki hayır!Sanırım söyleyeceklerini söylemeye cesaret edemiyordu bi türlü…Bir süre daha sessiz durduktan sonra güçlükle ‘Affet beni’ diyebildi…Susma sırası bendeydi…Bir şey söylememi bekliyordu…O an sadece ‘Neden vazgeçtin benden?’ diyebildim…Ve öyle bir cevap verdi ki…Naz ben sen gittin diye sana acı çektirmek istedim…Ve sırf bu yüzden ayrıldım senden ama en çok ben acı çektim dedi…Nasıl böyle bir şey yapmıştı…Ben isteyerek gitmemiştim…Çok pişmandı…Daha fazla acı çekmek istemiyordum…Sarıldım ona ve beni asla bırakmamasını söyledim…Asla bırakmayacağına dair bi söz verdi o gece bana…Şuana kadar tuttu sözünü…

You_A
04-01-08, 19:17
Aslında masalın başladığı gün üzerinden tam üç yıl geçti. Üç yıl önce bugün bana “Günaydın” demişti. Aslında onun gidişinden ötürü herkes benim yas tutacağımı düşünmüş hatta başkasını sevemeyeceğimi, ama öyle olmadı. O nasıl yaşıyorsa hayatını bende yaşıyorum,iyisi ve kötüsüyle yürüyorum bu yolda.

Şimdi siz aşık mi oldu diye bilirsiniz, evet aşık oldum, ilk kez aşık oldum. Tarık’la yaşadıklarımız neydi bilmiyorum, ama eğer size adını veremeyeceğim adam karşıma çıkmasaydı, aşk sandığım bir şeyin yasını tutarak ölecektim. O adamla tanışmam yine bir asansörde oldu.

Tarık’la yaşadığımız evden taşındım, daha uzak bir eve, hatıralardan uzak bir ev istedim. Taşındım ev şu yüksek binalardan bir tanesiydi, tabii asansörle çıkmak gerek , 21 kat yukarıya tabanvay çıkmak bana göre değil, bina yeni olduğu için eksikleri vardı, ama en büyük eksikliğine ben yakalandım, asansörde kaldım.

Kocaman asansörde tek başıma kaldım, yardım düğmesi bile çalışmıyordu sonra çare yönetimi aramaktı, aradım şans bu ya biri çıktı, ama bana inanmadı telefonu yüzüme kapadı. Asansörün içinde sınır krizinin eşiğindeyken son bir kez daha aradım yönetimi sekreter bana birini bağladı, yapı şirketinin sahibiymiş. Neyse bana 30 dakikalık bir konuşma sonunda inandı, o otuz dakika boyunca ben hala asansördeydim. Neyse beyefendi cüret etti de geldi kurtardı beni ama koca 33 katlı binada bir adam gelmedi, ama karşı yakadan o geldi.

Bin kere özür diledi, ofise çiçek yolladı, beni yemeye çıkardı. Ev için her gün bana uğradı, mutfaktaki boru patladı kendi yaptı koskoca ……-- adını veremem-- benim evimdeki su borularını onardı. Abartmıyorum ,yaptı.

Size söz ettiğim arkadaşlar hani mor bereli, telefonlu kızlar, evet onlar, ona ne zaman âşık olduğumu sordular, cevap mı? Galiba bana yaşattığı masal sırasında.

ua_nazlyy
04-01-08, 21:27
DEPODAN ÇIKAN İHRAÇ FAZLASI:)

Tarık evden çıktı..
Tarık(içses:ee ne yapıcaksın tek başına Tarık?dolaşsam?yok yok bu soğukta?sinemaya gitsem?tek başına güzel değil..ama evde rahat rahat
izlersin..evet evet..açarsın bi tanede şarap..hadi oğlum)

Soğuk rüzgar estikçe insnaın içine işliyordu..Bu kış bayağı sert geçiyordu..
O sırada Naz da o ünlü kitap&film evinde gitmeye karar verir..

Naz(içses:eh tek başınayken başka en yapılabilir?ah baba ah..ne diye gidersiniz Hulusi amcaların peşinden..ya Ümitt?ee işin ucunda Filiz var tabii..Acaba o ne yapıyordur..sus Naz düşünme onu..O bırakıp giderken düşündü mü?hayırrr..ama bir saniye..yani çocuk babasıyla barıştı..ne diye benimle çalışsınki?Hem siz görüşüyorsunuz iki medeni insan gibi..hem niye görüşmeyelimki?Yani bi geçmişimiz var..Geçmişimiz?e tabii yani kaç ay şöförlüğümü yaptı..hım haklısın Naz evet..yani yoksa başka bi geçmişimiz mi var?olabilir mi ki zaten?olamazki zaten..off sus..yok yada susma)..

O sırada Tarık karşısındaki sıradadır..Dvd lerin odluğu sıra,aralarına girmiştir..Ama Tarığın gözleri karşıya kilitlenince odluğu yerde kalır..Karşısında Naz vardır..

Naz daha farketmemiştir.

Naz(birden yüksek sesle):offf Tarıkk

Tarık(şaşkınca):yine ne yaptım??

Naz(Tarığı duymamış gibi):bak içsesimde bile huzur vermiyor,orda bile bi çene bi çene..yani bi sus dimi yok ama..neee?

Naz bianda dalgınlıktan sıyrılıp Tarığın şaşkın suratına bakar..

Naz:ta ta Tarık!

Tarık:merhaba Naz..

Naz(toplarlanır):merhaba..

Tarık:yine ne yaptım çok merak ediyorum..

Naz:ben birşey mi yaptın dedim hayret birşey yanii

Tarık:e Tarık off dedin..

Naz:off Tarık ddim Tarık..

Tarık:ne farkeder..

Naz:çok şey..

Tarık:bir dakika bi dakika sen lafı değiştirmeye çalışıyorsun?

Naz:öyle mi yapıyorum?Hiçte bile yapmıyorum,niye yapayımki?

Tarık:hadi hadi itiraf et..yine aklıan kimbilir (gözlerini havaya diker)hangi yalanım geldi?

Naz:of Tarık dedim,nednde dedim?çünkü çünkü ha şeyden dedim benim istediğim film senin karşında hemen ona of dedim..

Tarık bi filme bi Naz a bakar..

Garip gairp bakıyordur..Naz..

Naz:ne oldu?

Tarık:yok yok birşey şey ben şurdaki filme bakıyorum..

Naz:tamam..

Tarık başka yöne gidince Naz Tarığın baktığı yere bakar..

Naz(gözleri açılır):inanmıyorummmm bu filmler +18

Bu sırada Tarık gülüyordur..

Naz hemen arkasından gider..Tarığın arkası dönüktür..Kendi kendine konuşur ama Naz duyar..

Tarık:ah Naz ah..ne olur bir kerede itiraf etsen..ben yokken bile beni düşündüğünü..

Naz:niye böyle birşey yapayım..

Tarık hızla arkasına döner..

Tarık:NAZZ!

_fulyaceylan_
04-01-08, 22:04
50.Bölüm..(devamı)
Bölüm adı: herşey çok karık!!!

Nazişaret parmagının ucuyla tarıgın dudaklarına dokundu)sus yalvarım sus(hıçkıra hıçkıra ağlıyordur)
Tarık:naz sen ii deilsin hadi kalk gidiyoruz..(naz'ı koluna alır ve götürür naz'ın itiraz edecek yada konusacak gücü bile kalmamıstır aglamaktan gözleri sismiştir artık...)
tarık arabaya kadar naz'ı taşır ve arka koltuga koyar naz'ın ise sesi çıkmıyordur...tarık arabayı calıstırı ve yarım saat sonra otele gelirler naz'ın hala gözünden yaslar akmaya devam ediyordur...tarık ise naz'ı kucagına alıp odasına götürür tarıgında morali çok bozuktur ve çok üzgündür dokunsanız onunda gözyasları boşalacak gibidir..ama naz'a belli etmez evet tarık naz'ı yatagına incitmeden yatırır ve usulca üstünü örter ve dısarı çıkar ...naz uykuya dalar ...
Tarık:affet beni naz affet!bunu sana yapmak istemezdim ama ailemide en az seni üzdüğüm kadar üzdüm ...der ve arabaya gider ve yine aynı yol annesigilin yolu Tarık partiye gidiyordurr ...ama yolda naz'ın o halı gözünün önünden gitmemektedir ama buna mecburdur ...

evet tarık gelmiştir ..ama bi tülü kapıyı çalamıyordur bi heycan bı korku var gözünde ...(tam kapıyı calmaya gidiyordur elleri ama kalbi git naza git diye bagrıyordur ne yapacagını bılmeyen tarık naz'ı düşünür o anda ama napacagını bilmiyordur...evet artık kapıyı calmak için elini yine götürür zile ve en sonunda caldı zili ve kapıyı acan hulusi dir...
hulusi:olum tarık sen sen geldin inanamıyorum olummmm(dedi ve sarıldı tarıga sıkı sıkı bi yandan daaglıyordu tarıkta duygulandı zaten demıstım ya dokunsanız alıcak buda bahane oldu)
tarık:baba babamm seni çok özledim ...(yukardan belgin iner)
belgin:(kapıda tarıgı görmez önce )kim geldi hayatım ?(tarık 'ı karsısında sevinir ve oda duygulanır)olum geldin demek sonunda ha?
tarık:geldim annem geldim gitmiyorum bi yere ..(dedi boğazı düğümleniyordu o an onları sölerken)içeri gecelim hadi!!!
belgin ve hulusi:gec evladım gec!
belgin:yukarıda vahi beyler var napacaksın!!!
hulusı:aa napacak belgin tanısacaklar tabii ...
tarık:baba tanısmadan önce senle konusmam gereken cok cıddı bı konu var!!
hulusi:önemli ne konusacaz bakalım kerata yıne ne yaptın?
tarık:bi yere gidelim baba çok sürmez partıye biz gelince baslasak?
hulusi:bak sımdı merak ettım tmm gelince yaparız partıyı hadi haytım biz çıkıyoz ...
belgin:tmm kısma olusuma tmm mı?
hulusı:ya tmm bı konusak hadi by(dedi ve çıktılar arabayı tarık kullanıyordur ve bi deniz kenarına ceker arabayı...ikiside iner arabadan..
tarık:baba şimdi sana 10 aydır neerde napttım onlara anlatacam ama yalvarım sorularını fln ben anlatmamı bıtırınce sor yalvarım...
hulusi:tmm olum anlat hadi dinliyorum....
tarık:şimdi baba ben sen evdev kovunca bi kac gun iş aradım ve en sonunda buldum iş buldum ev vahi beylerin eviydi ve ben onlara tarık tekeli oldumu hiç bi zaman sölemedim .(tarık herseyi anlatmıstır ....ve babasından cvb beklıyordum....):bişi demicek misin baba napacam ben şimdi bi fikir ver yalvarım ne dersen de bagır ama ltf bişi söle(der ve bakar hulusi suskunluğunu bozar)
hulusi:yapacağın tek bişey var olum herkesten özür dilemek olacak oda sana bunlarla ılgılı daga sonra soracam ama okumayı dusunuyor musun?
tarık:ben bişeyi atladım baba naz naz' seviiyorum baba 10 aydır bana cektırmedıgı kalmadı ama ona deliler gibi asıgım napacam ben baba?
hulusi:kızın gönlü var mı sende olm hem bi şöför patronuna asık olur mu aslında olur kadar bu?
tarık:ben artık şöför delim ki baba barıstık artık bı yere ayrılmıyacagım nazı seviyorum o benm tarık tekelıoğlu oldumu orendi baba sadece vahi amcaların haberi yok nasıl bakarım o ınsanların yuzune bılemıyoum baba ama nazı seviyorum ....okumaya gelınce su gönül işlerimi bi halledim onuda halledecm baba söz veriyoum su 10 ay hayatın nasıl zor paranın nasıl kaznıldıgını anladım baba kendı paramıkendım kazandım aslında çok güsel bişe bu güne kdr hepsenın paranı yedim ama su 10ayda ama güseel bi duygu nese simdi dönemlim eve herkez meraktan catlıyacak...
hulusi:tmm haklısın evde daga çok konusuruz olum (baba oğul sarılırlar)
evdeki herkes merak içindedir belgin ve filiz çok endişelidirler...

burcushn
04-01-08, 22:17
BÖLÜM----

--madrid--
gece 01:30


naz koltukta uyuyakalmış,tv den gelen gürül gürül sesler yayılıyordur odaya.

kocaman ev,ışıkların gölgesi altındadır.camdan şehrin hiç sönmüyen ışıkları,

cıvıltısı gözüküyordur.

--istanbul--
gece 12:30


tarık sabah erkenden işe gittiğinden uykuludur gözleri barda.yanında ismini bile bilmediği

kızlar,barın gürültüsü raatsız etmiştir onu bu sefer.bardan çıkar,kimseye söylemeden,biner arabasına.

sabah...

naz sabah kahvaltısını yaparken kedisi piko da yanındadır hemen.piko ya bakıp gülümser.

sabahları gülerek uyanmayı seviyordur,bu sayede bütün gününün güzel geçiceğine inanıyordur.

kahvaltısını bitirir,piko nun tabağı da boşalmıştır.yanına gider.

naz(tabağı alarak):evet piko hanım,kahvaltı bitti.

kedisi ona bakıyordur.

naz(gülümseyerek):hiç öyle bakma!.daha yok.

tarık annesinin yardımıyla zar zor uyanmış,gömleğinin düğmelerini bile tam olarak ilikleyemeden

arabaya geçer.hulusi sinirli bir bakış fırlatıp,somurtarak cama döner yüzünü.

naz madrid sokaklarında hızla ilerlerken arabasını almadığına pişman olur.

sonunda bir taks bulup ilerler şrkete doğru.

--şirkete girdiğinde,tanıyıp tanımadığı herkese gülümser, ''günaydın''der.

onu görenler de gülümser.çok seviliyordur orada.patron olarak görmez kimse onu.bir patrondan ööteye

gitmiştir her zaman o.değer veriyordur çünkü onlara.

sekreteri girer, hemen yanına.şirkete yeni elemen alınacağından ,formları değerlendirerek en uygun

bulduğu elemanın başvuru kağıdını getirmiştir naza.alır kağıdı eline, bakar.

suratı değişir birden,isim yazan yere bakar öylece.''ege'' yazan yere.

ne soyadına ne de başka bir şeye bakmaz.formu geri uzatrak.

naz:bu form iptal edilsin lütfen.hiç bir şekilde işe alınmayacak.

.....(şaşkınca):ama en iyi aday..

naz(sözünü keserek)hiç bir şekilde şe alınmayacak dedim.

sesi sinirlidir,katıdır,soğuktur.emir veriyordur bu sefer.sekreter şaşırır.nazı böyle görmemiştir daha önce.

çıkar odadan.

----devam bölümleri gelicek-------

''El!F''
04-01-08, 22:46
-PART 37-

1,5 hafta sonra….

Naz sabah erkenden kalkmıştır. Kahvaltıyı hazırlamış, Tarık’ı uyandırmak için
odaya çıkar. Elinde koca bi bardak suyla:):)

Naz: Tarık hadi uyan artık saat 10 oldu.

Tarık:!!!

Naz: Yaa Tarık kime diyorumm!

Naz (Tarık’ı dürter) : Tarık!!!

Tarık: Ya dur Naz biraz daha uyuyım!

Naz: Sen bilirsin. Ben zaten hazırlıklı gelmiştim der ve koca bir bardak suyu
Tarık’ın başına boşaltır.

Tarık aniden uyanır

Tarık: Ne oluyor ya!

Naz: Sen istedin. Ben sana uyan demiştim.

Tarık: Sen mi boşalttın o suyu?

Naz: Başka kim olabilir Tarık?

Tarık: Sırıl sıklam oldum Naz. Ama sen görürsün şimdi!

Naz: Görür müyüm?

Tarık yataktan kalkar. Naz’ın üstüne doğru yürümeye başlar.

Naz: Sakın gelme. Sen istedin Tarık. Uyansaydın sen de!

Tarık Naz’ın sözlerini dinlemez. Naz’ın üstüne doğru yürümeye devam eder.
Tabi Nazda geri geri yürüyordur. Tarık kapının yanına gidip, kapıyı kilitler.

Naz: Tarık gelme

Naz kapının yanına gider.

Tarık: Gel buraya. Ben o suyun hesabını alcam senden.

Naz( Bir yandan gülüyordur) : Ama ne yapıyım Tarık. Sen istedin. Kaç kere
bağırdım sana.

Tarık: Gülme zaten kaçacak yerinde yok artık!

Naz: Nasıl yok der ve kapıyı açmaya çalışır.

Tarık(anahtarı göstererek): Anahtar bende!

Naz: Çok kötüsün Tarık!

Tarık: Ne yapıyım sende suyu boşaltmasaydın!

Tarık Naz’ın yanına yürümeye başlar. Naz da geri geri yürürken takılıp yatağa
düşer. Tarık’ta Naz’ın yanına…

Tarık: Şimdi kaç bakalım kaçabilirsen

Naz: Artık kaçmak istemiyorum.

Tarık yaklaşmış Naz’ı öpecekken telefon çalar(ahh şu telefonlar tam yerinde:))

Naz: Aşkım telefon çalıyor.

Tarık: Boşver çalar çalar susar.

Naz: Ama ısrarlı çalıyor. Bak istersen.

Tarık: Boşver..

Naz: Ama hala devam ediyor

Tarık: Off tamam bakıyorum

Naz: Yaa aşkım kızma.

Tarık telefonu eline alır. Ekranda ‘’annecim’’ yazısını görünce kalkıp dışarı gider.

Tarık: Alo annecim?

Belgin: Tarık biz hazırlandık. Uçağımız saat 1 de kalkıyor.

Tarık: Tamam annecim. Ben havaalanına araba yollıcam. O sizi alır. Getireceği
yere getirir.

Belgin: Tamam oğlum. Görüşürüz

Tarık: Görüşürüz annecim der ve telefonları kapatırlar.

Naz Tarık’ın yanına gider.

Naz: Kimdi o arayan Tarık?

Tarık: Annemdi canım.

Naz: Niye o zaman dışarıda konuştun?

Tarık: Hiçç hadi biz kahvaltımızı yapalım.

Naz: Neden olduğunu söylemeden tek bir adım bile atmam.

Tarık: Uzatma istersen Naz

Naz: Yani ben uzatıyorum öyle mi?

Tarık ellerini Naz’ın beline sarar.

Tarık: Ama böyle yapma bitanem.

Naz: O zaman sende söyle ne olduğunu.

Tarık: Söz yakında öğrencen

Naz: Ya Tarık şimdi söyle.

Tarık: Yakında öğrencen

Naz: Ama yakında sölicen

Tarık: Söz sölicem bitanem

Tarık Naz’a iyice yaklaşır.

Tarık: Sabah öpücüğümü almamışım der ve Naz’ı öpmeye başlar.

Naz bir süre sonra kendini çeker.

Naz( Tarık’ın elinden tutar) : Hadi kahvaltıya inelim

Tarık: Tmam der ve kahvaltıya inerler.

Tarık: Vayy şu kahvaltının güzelliğine bak!

Naz: Hepsi senin için kocacım

Tarık: Karıcım beni bu kadar çok mu seviyor?

Naz: Tabi ki çok seviyor. Hemde her şeyden çok. Hadi oturalım…

Naz(içses:Umarım unutmamışsındır Tarık): Bugün ne güzel bir gün değil mi
Tarıkçım.

Tarık: Evet. Hava çok güzel. Biricik karım yanımda. Beraber balayındayız. Bir
erkek daha ne ister ki!

Naz: Bu kadarcık mı?

Tarık: Bilmem. Bir şey unuttuğumu sanmıyorum.

Naz(içses: İnanmıyorum ya unutmuş. Hemde Tarık!)

Tarık(içses: Unuttuğumu sanıyorsan yanılıyorsan Naz!): Bu arada. Akşam 6-7
gibi hazır ol. Dışarı çıkcaz

Naz(içses: Unutmamış!): Nereye

Tarık: Kaç zamandır dışarıda yemek yemiyoruz.

Naz(hayal kırıklığına uğrar!) Onun içinmiydi?

Tarık: Evet sen ne sandın?

Naz(üzülür): Hiç hiç.. Boşver.

Tarık: Hadi ben çıkıyorum

Naz: Nereye Tarık?

Tarık: Dışarda biraz işim var. Sen 6-7 gibi hazır ol. Almaya gelcem seni.

Naz tam konuşçakken Tarık fırsat vermeden Naz’ı öpüp gider.

Naz: İnanmıyorum ya resmen unutmuş. Sen beklemezdim Tarık!

-PART 37 SON-

aşka_aşık_11
05-01-08, 00:14
devamı...


Naz üzülmüştü ardanın o haline. Tarık ile yaşadıklarını aklına getirmiştir ona sanki aklından çıkıyormuş gibi. Ardanın haline üzülerek okula gelmişti. Ama ardanın haline üzülmesi çok uzun sürmemişti. Çünkü Tarık ile karşılaşmıştı.
Tarık: oo naz hanım. Ne o sevgiliniz arda bey yok mu?
Naz: Tarık git başımdan.
Tarık: nasıl oldu da sizi yalnız bıraktı?
Naz: lütfen çekilir misin?!
Tarık: hayır!
Naz: of Tarık! Ne istiyorsun yine benden?
Tarık: (sinir bozucu bir sırıtmayla) hiç!
Naz: o zaman çekil önümden.
Tarık: hala söylemedin ardanın nerede olduğunu?!
Naz: ayrıldık tamam mı bitti!
Tarık: (duydukları karşısında şok olmuştu adeta hiçbir şey söyleyemedi)…
Naz Tarık’ın önünden geçip gider. Tarık sadece nazın arkasından bakmıştır. Her şey bittiydi demek. Naz istemişti ayrılmayı biliyordu bunu. Çünkü ardanın naza gerçekten âşık olduğunu ve böyle bir şey istemeyeceğini de biliyordu. Sevinmişti Tarık. Bir engel kalmamıştı gidip naza bir daha SENİ SEVİYORUM demek için. Gerçekten seviyordu nazı. Evet, bunu kendi kendisine itiraf etmesi bile uzun zaman almıştı ama bundan emindi artık. Topladı cesaretini…

Naz… Ardayı unutmuştu, onu ne kadar üzdüğünü. Şimdi aklında Tarık vardır yine sadece. Yine Tarık’ı görmüş ve allak bullak olmuştu. Sevmek… Sevmek nedir bilir misiniz? Benimki de soru hani tabi ki biliyorsunuzdur. Herkes mutlaka sevmiştir birilerini. Ama sevmek ve bunu karşındakine söyleyememek… İşte bu en can alıcı yönüdür aşkın ve sevginin… Sevdiğinizin yanında kalbiniz küt küt atar. Avuçlarınız terler. peki siz bunu saklamaya ihtiyaç duyar mısınız? Eğer karşınızdaki bunu biliyorsa bunları saklamak gibi bir sorununuz yoktur tabi ki. Ama bilmiyor ve ya biliyor da bilmezden geliyor ya da kabul etmiyorsa… ya da bunu bilmesini istemiyorsanız! İşte o zaman çok zor durumdasınız demektir. Heyecanlısınızdır ama bunu belli ederseniz sevdiğiniz kişinin bundan rahatsız olacağı korkusu sarar bedeninizi… Naz bunları yaşıyordur işte. Tarık’a âşık evet ama bunu gururuna yediremiyordu. O kahrolası gururu engel oluyordu bunu ikinci kez Tarık’a söylemeye. Belki de cesareti yoktu ikinci kez incinmeye. Hı ne dersiniz? Aşkta gurur olmaz. Eğer yönetim kalbinizdeyse ve aşk üstün geliyorsa gurur adımını atamaz o ilişkiye. Ama siz de yönetimi beyin ele almışsa işte o zaman yandınız demektir. Çünkü gurur aşka izin vermez. Gurur gereklidir tabi ki. Size gururunuzu hiçe sayın demiyorum. Bunu söyleyemem kesinlikle. Ama eğer gerçekten seviyorsanız gururunuzun sizi yönetmesine izin vermeyin! … Şimdi siz bunun Tarık ve naz ile ne alakası var diyeceksiniz! E bunun cevabı da diğer bölümlere kalsın değil mi ama?...


umarım beğenirsiniz...

i-r-e-m
05-01-08, 02:46
Part1


Bu gün erkenden kalktım.....seminer salanuna her zamanki gibi erkenden gittim ve salanu önce

dolaştım seminer vereceğin ortamı tanımak çok önemli bence.....ortama ısınmak.....evet burayı

sevmiştim ama içimde garip bir heyecan vardı seminer Birkaç gün sürecek...daha önce vermediğim

değişik bir konu işleyecektim belkide heyacanım bu yzdendi neyse seminer saatinden bir saat önce

biri geldi beni görünce önce duraksadı daha sonra yanıma gelerek:

sanırım sizde benim gibi erken çıktınız....dedi gülümseyerek ben önce gülümsedim sonra döndüm

ve :hayır ben semineri vericem bu ortamı tanımak için geldim konuşma yapacağım ortama ısnmak

çok önemli....dedim önce şaşırdı sonra :demek semineri bize siz vereceksiniz ben açıkçası siz daha

yaşlı bir iolarak düşünmüşüm....gülümsedim evet genelde öyle sanıyorlar beni görünce “a sizin gibi

küçük bir ibize nasıl seminer verecek”diye şaşırıp geri gidiyorlar.....

ama bence bir kez dinleseler vazgeçebilirler en azından dinlemeye değer ufakta olsa öğrenecek bir

şeyler bulurlar

evet ama insanları burda zorla tutamam.....bu arada isminizi öylemediniz ben naz..

biliyorum...(ikimizde birbirimize baktık ve gülümsedik)bende tarık ...memnun oldum

bende .....


devamı yorumlara bağlı ;)

cagrib
05-01-08, 03:33
TARIK:sen var ya...fena bişeysin!!!(dudağına koyar parmağını)ve ben bayılıorum bu fena şeye...(bi öpücük kondurur parmağını çektiği yere)

NAZ (halinden memnun sırıtır)hımmm...o fena şey de sana bayılıo galiba....hele de böyle fena öpünce...

TARIK:hımm...bunu öğrendiğim iyi oldu...

NAZ(umursamaz bi tavırla) ben yatağımıza gidiyorum...sıkıldım burda!

TARIK yaa??

NAZ öyle..(kapıdan çıkarken,durur bi anda...arkasına dönüp göz kırpar ) fazla bekletme...

Tarık gülümser arkasından...

47.bölüm

Naz sol kolundan destek alıp yüzü kapıya dönük bir şekilde uzanmıştır yatakta...kapı açılır bianda...tarık ağzında küçük bi krem tüpü dizlerinin ve ellerinin üstünde emekleyerek içeri girer...

NAZ:tarıkk..ne işin var yerde??

TARIK (ağzındaki kremi alır eline- kükreyerek) hıırrrrrr...

NAZ:pisst...uzak dur benden!

TARIK(doğrulur dizlerinin üzerinde) yani naz,kırk yıllık aslana da kedi muamelesi yaptın ya...helal olsun sana!kırdın bütün hevesimi...

NAZ:kızma minik kedimm...

TARIK:bak hala kedi diyo.aslan duruo senin karşında...aslan!!

NAZ aman ne aslan (doğrulur hafifçe) kucağımda uyurken kediye dönüşüyo kendisi...

TARIK:peki ya sen onun kucağındaysan...

NAZ: ben---kucağında??.. ayy güldürme beni tarık,ne işim olur benim orda?...alemsin yani...

TARIK:yaa...hiç yapmazsın öyle şey...

NAZ:tabiki...işim olmaz senin kucağınla... hele de şöyle geniş,komforlu bi kanepeye yayılıp oturmak varken...

TARIK:doğru..sevmezsin sen böyle dar,konforsuz ve SICAK mekanları....

NAZ:sıcak demişken burası sıcak mı oldu,ne?...(üzerindeki uzun hırkanın kuşağını çözerken)

TARIK:naz sahi, ne o üstündeki?babanneme benzemişsin...

Naz ayağa kalkıp siyah hırkayı sıyırır üzerinden..üzerinde askılı çok da uzun olmayan kırmızı saten geceliğiyle kalır....

TARIK (oturduğu yerde bakakalır)

NAZ:eminim babannen de bunu giyiyodu içine....

TARIK(kilitlenmiş,yutkunur..daha çok kendi kendine) eğer öyleyse,vay dedemin haline!

NAZ(hafifçe eğilir tarıkın yüzüne doğru) bişey mi dedin aşkım,duyamadım seni?

TARIK (gözü nazın dekoltesinde)hı...şey dedim..üşüceksin böyle,bişi alsaydın üstüne....

NAZ:nereye bakıyosun sen?..(tarıkın baktığı yere bakar,eli göğüs dekoltesinde doğrulur hemen)...ayıp ayıp,utan kendinden...

TARIK:ben mi?!

NAZ:yok ben...

TARIK:iyi,utan ama fazla da abartma nazcım..içgüdüsel bişey bu..güzelliklerini sergilemek istemeni saygıyla karşılıyorum...sanatın ve sanatçının daima yanındayım.

NAZ:nee?!

TARIK: içinden geldiği gibi davran hayatım.özgür bırak kendini,hiç çekinme...izleyici memnun halinden....(göz kırpar)..devam...

NAZ:tarıkkk!!!DELİRTME beni...sanki zevkimden giydim ben bunu... belki bi pijama falan bulurum diye bavulu açtım,ama ne mümkün bulmak... koca dolapta başka şey yokmuş gibi...tarık bey bunu koymuş!

TARIK (hafif sırıtarak) napıyım naz?elimi attım o gelmiş işte....

NAZ:elini nereye attın sen,kırmızı gecelikler diyarına mı?!bi kere o gecelik dolabımın en son gözünde duruodu tarık...öyle bi el atmayla bulamazsın sen onu...doğru söyle,komplo kurdun bana,dimi?

TARIK:yok artıkk...bi kere bilirsin,ben kırmızıdan hiç hazetmem...

NAZ (kollarını kavuşturmuş,açar bianda) yaa...hiçç...!!!

TARIK:itici bi renk bi kere, sonra gözünü yoruyo insanın gereksiz...hele de senin teninde,kusura bakma ama hiç olmamış naz..

NAZ (yatağın üstünden tarıkın eşofmanlarını alır) tamam o zaman,ben de bunları giyerim canım...

TARIK (kalkar yerinden,masum bi çocuk gibi boynunu büker yana) bari buakşam kalsın naz,hıı?

NAZ (başını çevirir önce...göz ucuyla tarıka bakar,dayanamayıp gülümser sonunda) ya sen hep bu kadar sevimli miydin?yoksa ben mi farkedemedim..??

TARIK:korkarım sen beni farkedene kadar,ben çoktan yaşlanıp gitmiş olucam naz...

NAZ:sevimli mi demiştim...geri aldım tarık!

TARIK:e buna da şükür...bu sefer uzun bile kaldı,daha önce geriye almanı bekliodum ben...

NAZ:zevzek...ne o elindeki senin?

TARIK:masaj kremi...

NAZ:ver bakıyım şunu...(kremi alır tarıkın elinden)...e bu benim çatlak kremim...

TARIK:ne biliyim naz,her akşam yatarken sürüosun diye bunu aldım yanımıza...

NAZ:her akşam,yatarken?...yani sen beni farketmiyodun ama,hangi kremi sürdüğümü takip ediyodun öyle mi?!

TARIK (sağ elinin tersiyle nazın kolundan aşağı iner yumuşak bi dokunuşla) senin tenine değen herşey yakından ilgilendirir beni...ama ruhuna değenler...onlar daha önemli benim için...(çenesini kaldırır hafifçe)...hissettiğin herşeyi bilmek istiyorum naz...bundan sonra içinde tutma hiçbişeyi, o an ne hissediyosan söyle bana..ve bırak çözelim...

NAZ (tarıka bakar,şüpheyle) ciddi misin sen,yoksa bu da bana oynadığın küçük oyunlardan biri mi?

TARIK:yapma nazz,ne gibi bi sebebim olabilir ki sana oyun oynamak için?!

NAZ:bilemem...

TARIK:bilirsin...öyle boş laf atmazsın sen ortaya.vardır mutlaka bi sıkıntın...

NAZ:yok benim sıkıntım falan...

TARIK:belli...

NAZ:taarık,imalı imalı konuşma benimle...!!!

TARIK:o zaman daha fazla konuşturtma da,söyle ne demek istediğini?!

NAZ:illa bilmek mi istiyosun?

TARIK:evet...

NAZ:evet ne?

TARIK:evet karıcım,bilmek istiyorum...oldu mu şimdi??

NAZ (başıyla onaylar) haa,şöyle..böyle konuş,canımı ye tarık...

TARIK:nazz..delirtme de beni,söyle artık..

NAZ:ayy sanki sen kendi amacını bilmiosun tarık??

TARIK:bilmiyorum nazz..ve sen anlatmazsan,hiçbi zaman da bilemicem...

NAZ:hadi hadi,aklın sıra duygularımı öğrenip bukalemun gibi değişiceksin hemen....tabi ben de o ani değişimin şokuyla kızamıcam sana o an,kurtulucaksın elimden!ama yemezler tarık efendi...öyle kolay değil o....çok uğraşman lazım!

TARIK:nee?!

NAZ:sen sor,ben söyliyim..ohhh ne ala...yok öyle hazıra konmak tarık bey!!anlamak için çaba sarfediceksin...

TARIK (ellerini açarak) yokk!!!ne kadar çaba sarfetsem de anlayamam seni...hiç boşuna uğraşmıyım ben en iysi...(yatağın önüne oturur sinirle)...bi kere de doğru anla beni...olması gerektiği gibi tepki ver...ama yok,illa burnumdan getiriceksin...neyi olduğunu bilmesem de getiriceksin..!!!

NAZ:burnundan falan getirmiyorum tarık...sadece ilişkimiz için çabalaman gerektiğini anlatmaya çalışıyorum..

TARIK:yaa...demek ben çabalamıyorum yeterince!

NAZ:bunu demek istemediğimi biliyosun...

TARIK:hayır bilmiyorum naz...söylemek istediklerinin şifresini çözemiyorum şuanda...

NAZ:sıradan bi kadın gibi ,sıradan tepkiler vermemi mi istiyosun benden?!

TARIK (ellerini yumruk yapıp birleştirir,nefes verirken hızlıca) ben en başından beri, sıradan bi kadına aşık olmadığımın farkındayım...ama sen-sen değilsin işte...sorun da burda zaten!!sıradan bi adam gibi görüyosun beni.karısını idare etmeye çalışan klasik bi adam...benim için daha fazlası olduğunu,aslında sana ulaşmak için çabaladığımı görmek istemiyosun naz!!!

NAZ:saçmalama,biliyorum öyle olmadığını..(yatağa oturur,elini tutar sıkıca)...bana ne kadar değer verdiğini biliyorum...

TARIK:madem biliyosun,bi kez olsun ispatla naz!!ben sana koşarken,itmek yerine küçücük bi adım at bana ..bu kadar mı zor senin için?!

Naz dikkatlice bakar tarıka...

TARIK:belki de boşuna çabalıyorum,sen hiçbi zaman yıkmıcaksın duvarlarını...ama benim olmasını istediğim bu işte...adı sıradanlık ya da her neyse...

NAZ (elini tarıkın yanağına koyar) adı aşk istediğinin...tıpkı benim istediğim gibi,sen de koşulsuz teslimiyet istiyosun benden...

TARIK:karımı istiyorum ben!!seni...

NAZ(diğer elini de yanağına koyar,yaklaşırken) karında seni istiyo,yalnızca seni!..(küçük bi dokunuşla öper tarıkın dudaklarını..nefesini bırakır dudaklarında,geri çekilirken tarık tutar bu defa boynundan...nazın gözlerinin içine bakıp kendine doğru çeker...tarıkın gözlerinde başlayan tutku,nazın dudaklarında can bulur bu defa.......olabildiğince uzatmak isteseler de ayrılırlar yavaşça...)

Tarıkın eli hala nazın yüzünde..başparmağıyla sınırlarını çizer sanki dudaklarının...yüzüne hayranlıkla bakarken,naz gözlerini açar....”durmak zorundamıyız”

TARIK (yüzünü okşamaya devam eder) doyamıyorum sana ama dokunmaya da kıyamıyorum böyle...

NAZ (yüzünde gezinen eli kavrar) bu eller mi masaj yapıcak bana şimdi??...

TARIK:valla elimizde yalnızca bunlar var canım...başka şansın yok...

NAZ(dudaklarına götürüp öper tarıkın elini) olmasa da başkasını istemem...

TARIK:istesen de başkasına dokundurtmam!

Naz gülümser bu defa....tarıkın arkasına geçer dizlerinin üzerinde....boynuna bi öpücük kondurur usulca....

NAZ:beni kıskanmaktan asla vazgeçme olur mu?

TARIK:yok öyle bi ihtimal...

naz gülümser belli etmeden...

TARIK:ama hani olur da öyle bişey olursa bigün,hemen vazgeç benden....bi saniye bile bekleme naz...

NAZ:olmazz öyle şey!!

TARIK:yani hiçbir koşulda vazgeçmezsin benden...??

NAZ:hayır canımm,sen benden vazgeçtiğin gün ben seni çoktan öldürmüş olurum zaten...

TARIK:sevgini gösterme yöntemine hayranımm karıcım...

Naz tarıkın omzunu okşamaya başlar hafif hareketlerle...(içses:şimdi olmasa da birazdan hayran kalıcaksın)

TARIK (merakla) nazz,napıyosun sen orda?

NAZ (elleri tarıkın omzunda kulağına yaklaşır...fısıldar gibi)diyorum ki,seni gevşetelim biraz....

ua_nazlyy
05-01-08, 18:35
FATİH KANKAM BU SENARYO SANA ÖZELDİR

Not:eğer tepemde sürekli beni dikizlemesen yazmazdım ama neysee:P:Pherkese iyi okumalar..

Tarık ve Naz sevgilidir..Tarık müştemilatta Naz ise evdedir..

MÜŞTEMİLAT
Tarık sıkkın bir şekilde çıktı banyodan..
Tarık:inanamıyorum..3 gün içinde yine bu hale geldik ya ne diyeyim bize..

EV..
Naz yatağa yüzükoyun uzanmış elleri çenesinde sıkkın bir halde iç çeker..
Naz:inanmıyorum..Nasıl bu hale gelebiliyoruz bir anda?

MÜŞTEMİLAT..
Tarık:yok oğlum Tarık en iyisi git konuş Naz ile..Tamam artık yeter de..Onurunu bu kadar zedelemesine izin verme..evet evet kalk hadi.,

Tarık hızla çıkar..Bu sırada Naz da pencerenin önüne gelmiş kollarını kavuşturmuş,kar yağışı eşiliğinde dışarıya bakıyordur..

Ve Tarığı görür..

Naz:ee nereye gidiyor bu şimdi?

Hızla koşturarak evin diğer tarafına doğru koşar..

ÖN TARAF..
Naz ellerini cama dayayarak aşağı bakar..Tarık o sırada kapının önüne gelmiştir..
Naz:ee bize geldi bu?Neden bahçe kapısından girmedi?

Tarık:ee işte böyle Tarık..artık hep kapıyı çalacaksın..
Tarık kapıyı çalar..

Naz:ee evde benden başka kimse olmadığına göre?

Naz hızla koşar..Kapının önüne geldiğinde son kez aynaya bakar saçlarını düzeltir.Ve derin bir nefes alıp kapıyı açar..

Tarık:merhaba..
Naz:merhaba..(içses:ağır ol Naz mesafeni belli et..aynen böyle..)

Tarık:biraz konuşabilir m iyiz Naz hanım?

Naz.konuşalım bakalım..Gel..

Naz önde Tarık arkada eve girer..

Salonda otururlar..

Naz:evet seni dinliyorum?

Tarık:bak Naz..(Naz gözlerini açar)Evet Naz!Naz hanım değil!

Naz:yaa..bak sen..

Tarık iyice sinirlenmiştir ayağa kalkar..

Tarık:senin derdin ne söyle bakalım?

Naz Tarığa yaklaşır işaret parmağı ile omzunu dürter kızgınca..

Naz:benim derdim sensin TARIK

Tarık:onu görüyorum..Yine ne yaptım?Yok efendim Tarık benle konuşma yok artık bu eve kapıyı çalarak gir,şöförswen şöförlü,ğünü bil..

Naz:hak ettin..evet hiç bakma öyle hak ettin.

Tarık:çok merak ettim nasıl hak etmişim?

Naz:Bodrumu unutuyorsun galiba..

Tarık:hah işte bende kusur bulabileceğin bi konu buldun ya..zaten tek haksız olduğum konu bu!

Naz:bak bakk..demek ehrşeyde beyimiz haklı..

Tarık.haklıyım..Yeter artık benimde bi dayanma gücüm var ve..(naz a yaklaşır burun burunadırlar Tarık kızgınca kısmıştır gözlerini)sana tahammülüm kalmadı..

Naz:o zaman(eli ile kapıyı işaret eder)buyur kapı orda!

Bir süre öyle dururlar..

Tarık hızla çıkar..

Naz:haklısın naz hiççç kendi kendini suçlama..ama daha Hulusi amca affetmedi ne yapacak?Ah baba ah Tarığa bi süre daha bizimle kal diyeceğine Hulusi amcayla barıştırsaydın o da böyle olmazdı..Acaba çok mu sert?saçmalama Naz..Ama zaten babası..e ne duruyorsun Naz yürü yürü..

Tarık müştemilata girer..

Tarık.yok oğlum bu dünyada(bavulunu doldurmaya başlar)anneden başka seni seven yok..

Naz:ben (nefes nefese) ben varım..

Tarık olduğu yerde kalır..

Hızla döner..

Taırk:naz..

Naz:tamam belki şımarığım,belki sana hatalaırmda olmuş olabilir..Belki tahammül edemiyorsun ama ama sen benim için önemlisin..

Taırk:ben onu kızgınlıkla söyledim..

Naz:gel benle..

Tarığı kolundan çekiştire çekiştire hamağa oturtur..

Naz:gökyüzüne bak çok yıldız var kesin kayacak..bi dilek tut..

Tarık gülümseyerek..bakar Naz ın gözlerini kapatıp konsantre bi şekilde dilek tutmasına..

Naz gözlerini açar..

Naz:ee ne diledin?

Tarık:şarkı söylemyi..

Naz:bunu için dileğe ne gerek var hep söylüyorsun..

Tarık:bu seferki başka..

Naz:hımm peki njasıl anlayacaksın kabul olduğunu ..

Tarık:patronum yine şarkı isterkenki usulca bakışını bana atarsa anlarımki gerçek olmuş..

Naz Tarığa bakar..

Gözlerinin ilk halini söylemeye başlar..

Şarkı biter..

Tarık:dileğim kabul oldu..

Naz:ama benimki hala olmadı..

Tarık:Hım..ne dilemiştin..

Naz:bunu..

Tarığın elinden tutar..İkiside geriye yaslanır..Elele gökyüzüne dalarlar,gülümseyerek..

burcushn
05-01-08, 19:45
ne soyadına ne de başka bir şeye bakmaz.formu geri uzatrak.

naz:bu form iptal edilsin lütfen.hiç bir şekilde işe alınmayacak.

.....(şaşkınca):ama en iyi aday..

naz(sözünü keserek)hiç bir şekilde şe alınmayacak dedim.

sesi sinirlidir,katıdır,soğuktur.emir veriyordur bu sefer.sekreter şaşırır.nazı böyle görmemiştir daha önce.

çıkar odadan.

----devam bölümleri gelicek-------

DEVAMM....

naz eve döner.artık gününün pek güzel geçmiyeceğinin farkındadır.
üstünü değiştirip aşağıya iner.sessizdir ev.

gidp televizyonu açar hemen.sessizliği sevmiyordur artık.
sessizlik, ona yalnız olduğunu haykırıyordur sanki.hayata gülümsemenin pek işe yaramadığını düşünür o an.
dışarı çıkmak istese de bunu da yapamaz.yatağına uzanıp düşüncelere boğulmak ister yine,kendi kendini
dinlemek ister.ama bunu da yapmaz.
canını yakan şeylerden uzak durması gerektiğini biliyordur.
eğlenceli birşeyler açar,sesini de yükseltir.
bu ses içindeki sesleri bastırıyordur sanki.

--tarık işten döner, belgin in yanına çıkar,odasına.
belgin:oğluşum iyi erken gelmişsin ,birlikte hazırlayalım çantanı.
tarık(yanağından öper):yok anne ,ben hazırlarım.
kapıdan çıkarken
belgin:babanı ne kadar mutlu ettini biliyorsun değil mi?
tarık gülümseyerek başını sallar evet anlamında ve çıkar odadan.
belgin de gülümser arkasından.
tarık çıkmaz o gece dışarı,uyur erkenden.

naz ne kadar uğraşsa da kendini veremez televizyona,oradaki seslere.
cama çıkar,kalabalıktır yine her yer.
bir cama bakar bir de kapıya.tereddüt etmez daha fazla ,üstüne bişeyler alarak dışarı çıkar.
hava serindir biraz.kollarını birbirine kenetler, üşür ,titrer hafifçe.
yanından geçip gidenlere çarpar gözü sürekli.gençler vardır genelde,
grup halinde,bazıları tek,bazıları ise sevgilisiyle.
farketmez düşüncelere bırakır kendini,ülkesini özlediğini farkeder.
sıcak yüzler görmeyi ,tanıdık yüzler görmeyi özlediğini farkeder.
şimşeklerin çakmasıyla sıyrılır düşüncelerden.yağmur yağmaya başlamıştır,

kafasını kaldırmasıyla tanecikler yüzüne düşer.ıslanır yüzü,saçları hafifçe.
hırkasını iyice üstüne sarar,geri döner,
hızlıdır adımları bu sefer, saçları daha fazla ıslanmıştır.
ve sonunda varır evine.
-----sabah---
naz girer şirketten içeri.yine gülümsüyordur yüzü.
sekreterinin daha gelmediğini görür.etrafına bakınır,muzip hareketlerle çantasından aldığı kocaman çikolata
kutusunu çıkarırı.pembedir kutusu.ve odasına girer.
--tarık uçağa binmiştir.
yanına oturan küçük kızın ona baktığını farkeder.göz kırpar ona.
geri döner yüzünü cama.yağmur istanbulda da vardır.küçücük cam pusludur ,tneler doldurmuştur her tarafını.

---sekreter elinde çiklata kutusuyla içeri gireri
.... :naz hanım çok teşekkür ederim.
naz(gülümser):o teşekkür için değildi.dünkü hareketim için.bilirsin patron olmayı sevmem.
..... (o da gülümser):naz hanım siz öyle iyisiniz ki.
naz:ee bana vermecekmisin çikolatadan.
sekreteri yüzünde mahçup bir gülümsemeyle naza yaklaşır, çikolatayı uzatır.
-------uçak iner sonunda.tarık bakınır etrafına .cıvıl cıvldır her yer.1 gün önceden geldiğinde ne kadar haklı olduğunu
anlar.keşfedecek o kadar çok yer vardır ki bu sokaklarda.
kendisini almaya gelen şoförü görür,arabaya biner ve oteline gider.
eşyalarını yerleştirdikten sonra hemen çıkar otelden.
akşam--
naz odanın içinde dört dönerken,sekreteri de yanındadır.
naz:büyük bir iş olmasa hemen iptal ederdim ama işte....
döner yüzünü.
naz(/sinirlidir hala):demek 1 saat önce haber verdiler.
..... :evet naz hanım,yarın sabaha alındığını söylediler toplantının.
naz(odanın içinde durmayı bırakıp,masasına geçir oturur,siniri hareketlerine vurmuştur):böyle bir saygısızlık görmedim.
nasıl kafalarına göre iş yaparlar.?
sonra aynı huzla kalkar yerinden.paltosunu alır hızla.
-----
naz:ben eve gidiyorum.daha fazla burada durmasam iyi olucak. yarın görüşürüz.

..... :iyi geceler naz hanım.
--------devam bölümleri gelicek----

brs-sym
05-01-08, 20:39
PART 104

BÜYÜK AÇIKLAMA...


Filiz ayağa kalkar...

Filiz:Biz size bir kararımızı açıklayacağız...

Naz:Noldu Filiz??

Ümit:Biz...Evlenmeye karar verdik!

Tarık-Naz:Ne!!!!!!!!!

Naz:içses:Şuraya bak birileri boşancak birileri evlencek!

Der ve mutsuzca dudağını bükerek arkasına yaslanır.

Nazın birden midesi bulanır ve hemen banyoya koşar,ardından da Tarık hemen fırlar.

Naz elini yüzünü yıkarken Tarık kapıyı aralar.

Naz:Çık şurdan!

Tarığa hiç bakmadan ellerini kurulluyordur.Tarık ise hiçbir şey demeden aynadan Nazı seyrediyordur.

Tarığın söylemek isteyipte söyleyemediği sözcükler bir bir dökülür ağzından...

Tarık:Beni dinlesen...Bari bebeğimiz için!(gözünden bir yaş dökülür)

Naz:O benim bebeğim!

Der ve hızlıca havluyu atar.Çıkmaya çalışır banyodan...

Tarık onu tutar,tuttuğu yerin Nazın karnı olduğunu fark eder elini gezdirir.

Birden gülümser.

Naz Tarığın kulunu hızlıca çeker çıkar banyodan,arkasından Tarık hızlıca gelir Nazı tutar bir odaya girerler.

Tarık Nazı duvara yaslamıştır farkında olmadan kolunu sıkıyordur.

Naz:Tarık yapma acıtıyosun!ÇEK ELİNİ!

Tarık elini yumuşatır.

Tarık:Beni dinle...(der Nazın dudaklarına yaklaşıp ikisininde gözleri kapalıdır,ancak Naz izin vermez tarık öpmesine.)

Tarık:O anda ne oldu anlamadım...Birden çekti ve öptü yemin ederim ki aramızda birşey yokk bebeğimizin üstüne yemin ederim!!

Nazın gözlerinden yaşlar akmaya başlar.

Naz Tarığı iter ve odadan çıkar banyoya girer hızlıca kapar kapıyı.

Aşağıdakilerde üzüleceklermi sevineceklermi bilmiyorlardır.

Sadece şaşkınca olanları dinliyorlardır.

melisa_s
05-01-08, 21:23
Part6
Özgür:Yatıcak mısın demiyicem!Çünkü yatmıyıcaksın biliyorum!Tek bir şey istiyorum senden gürültü yapma! Der ve odasına gider.
Tarık koltuğa atar kendini…
Tarık:Ama benim canım sıkılıyo tek başıma…Konuşucak kimse de yok…:(
NAZLAR
Herkes uyumuştur.Naz odasına gider.Üzerini değiştirip yatağına atar kendini…
Naz:Benimle ilgilendi!Niye heyecan yaptım şimdi ben kim olsa aynısını yapardı…Ben niye bu kadar taktım bu çocuğa ya…Off deliricem…Ama artık en azından adını biliyorum…Bir kere daha görebilsem onu…
TARIKLAR
Tarık:Özgür haklı ağbi…Kızdan ayırmadım gözümü!Bi kere bi adı var onun Naz…Yine konuşmaya başladın Tarık kendi kendinle ya şu dünya da senin gibi kaç insan vardır?Gece doğru dürüst uyumayıp kendi kendisiyle konuşan…Ben varımdır sadece!Ama vardır ya benim gibi birkaç tane daha…Yoksa yok mudur?Acaba oda böyle konuşuyo mudur kendi kendine?Hiç sanmıyorum aklı başında bir kıza benziyo.Benim gibi acayip deil ki…Niye kendi kendine konuşsun…Ya asıl ben yarın napıcam.Kesin bir sakarlık yaparım.
Aynanın karşısına geçer.
Tarık:Ya aslında ben şeker çocuğum yaf!Hı öyle öyle...Bu küpeler yakışıyo bana öyle diyolar ama benim kulaklar büyk o yüzden bide saçlar var kurtarıyo…Yoksa bana da yakışmaz heralde.Yakışır mı yoksa?Off bilmiyorum…Neyse oğlum yakıştığını söylüyolar ya sen ona bak!
Özgür uyanmıştır.Ve kapının önünden ona bakıyodur.
Özgür:Ağbi anormalsin sen varya!Aynaya bakıp kendi kendinle konuşuyosun resmen
Tarık:Seviyorum kendi kendimle konuşmayı!Hem ben çok sıkılıyorum geceleri konuşacak hiç kimse yok!
Özgür:Bu gece sıkılmayacaksın öyleyse!Çünkü uykum yok!Uyuyamıyorum!Tarıkgillerden oldum!Sayende…
Tarık:Süper eee napalım?!
Özgür:Valla ben bilmem sen bilirsin sen ne yapıyosun geceleri?!
Tarık:Boş boş oturuyorum ya da film izliyorum.Sen kızmadığın zaman gitar çalıyorum!
Özgür:Boş boş oturmaktan kastin kendi kendine konuşmak mı?!
Tarık:Evet
Özgür:Ben şuan uyumuyorum ve kızmam gitar çalabilirsin!
Tarık:Tamam gitarı alıp geliyorum!
Gitarı alır ve gelir.
Tarık:Ne çalim
Özgür:Her ne istersen
Tarık:İyi peki
Şarkıya başlar… http://www.youtube.com/watch?v=NxewEkUHrW8
Şarkı bittiğinde
Özgür:Ağbi bi kez daha emin oldum.Senin ses süper bizim barda harcanıyosun valla
Tarık:Teşekkür ederim kardeşim…
SABAH
NAZLAR
Naz çalar saati duyar duymaz kalkar…Giyinir.
Naz:Aferin Naz hep böyle erken kalk!Yoksa geç kalıyosun!İyi de sadece dün geç kaldım!Hadi Naz hadi!Aşağı in kahvaltı yap ve okula git!
Aşağı iner
Cahide:Günaydın kızım
Naz:Günaydın annecim. der ve masaya oturur.
Naz:Babam yok mu?!
Cahide:Çıktı kızım!Kredi görüşmesi varmış
Ümit:Bu gece mö’lüyo musun Naz?!
Naz:Ümit kes sesini sakin bir şekilde kahvaltımı yapıp okula gitmek istiyorum!
Ümit:Üf iyi tamam sustum!
Naz:Ben çıkıyorum!
Ümit:Çık çık!İneği geldi tekrar!
Cahide:Ümit
Ümit:Sustum!
Naz Cahide’yi öper ve çıkar.
TARIKLAR
Tarık:Hadi Özgür!
Özgür:Tamam geliyorum!
Tarık:20 dakikadır bekle diyosun oğlum hadi!
Özgür gelir
Özgür:Geldim tamam mı?!
Tarık:Tamam hadi!!!
Özgür:İyi hadi çıkalım
Çıkarlar.
BELGİNLER
Hulusi:Filiz benimle bankaya geliyo Belgin!O zibidi de adam olsaydı da o gelseydi!
Belgin:Sevdiği şeyi yaptığı için adam değil mi yani?!
Hulusi:Banka da çalışsaydı banka dışında ne yaparsa yapsaydı!
Filiz:Ama o banka da çalışmak istemiyodu ve müzik onun hayatta en sevdiği şey!
Hulusi:Sürünsün o zaman!Umurumda bile değil!İç ses-Napıyo acaba kerata?!
Belgin:İç ses-Öyle diyosun ama senin de ne yaptığını benim kadar merak ediyosun bilmez miyim seni…
Hulusi:Çıkalım artık Filiz.Bir kredi görüşmemiz var!
Filiz:Tamam babiş.
Belgin’i öpüp çıkarlar.
Onlar çıktıktan sonra
Belgin:Ahhh ahhh oğluşum ne yapıyo acaba?!
NAZ
Nehir:E Naz ben gittikten sonra ne oldu?!Tanıştın mı o çocukla?!
Tuna yanlarına gelir.
Tuna:Ne çocuğu noluyo?!
Naz:Yok bişi
Nehir:Şu bara gittik dün gece ben kalktıktan sonra da oturdu Naz!Belki şu müzisyen çocukla tanışmıştır diye sordum!Ama cevap vermedi!
Tuna:Hmm.Tanıştın mı NaZ?!
Naz:Çıkarken öyle tanıştık!
Nehir:Yaa adı neymiş?!
Naz:Tarık…
Tuna:Telefon numarasını falan da aldın mı?!
Naz:Yok daha neler!
Nehir:Fena boyutta taktın mı bu çocuğa?!
Tuna:Aşkım takmadı bence(vurgulayarak)taptı!
Naz:Yok artık daha neler…
Nehir:Umurunda bile değil mi şimdi bu çocuk senin?!
Naz:Yani…
Tuna:Yani ne demek oluyo
Naz:Evet demek oluyo…
TARIKLAR
Özgür:Bak Tarık burada sakarlık yok tamam mı?!
Tarık:Tamam hem ben o kadar sakar değilim.
Özgür:Bazen geliyo ama sakarın kabul et!
Tarık:Bak sen de dedin bazen!ba-zen!
Özgür:Tamam anladım tekrar tekrar söylemene gerek yok!Gece istediğin oldu tanıştın sonunda şu kızla da
Tarık:Naz…İsmi var onun NAZ!
Özgür:Bayağı sardın sen bu kıza
Tarık:Ne sarması oğlum ya
Özgür:Yaprak sarması değil heralde bak doğru söyle sen bu kıza
Tarık:Naz
Özgür:Her neyse sen bu Naz’a aşık mı oldun
Tarık: Ohaa sadece öylesine dün gece yardım edim dedim kıza
Özgür:Umurunda değil yani
Tarık:E…evet…Artık işimize dönsek!
Özgür: Doğru hadi!

YESIL8
05-01-08, 21:33
27. Bölüm


Tarık, söz veriyordu ama neyi düzeltecekti.. Geçmişte yaşana kötü anları hiç olmamış , hiç yaşanmış gibi silmek mümkün müydü… Zaman en büyük ilaç mıydı unutmak için… Peki ya unutmak istediklerimiz hep karşımıza bir bir dikilip kendini her defasında hatırlatmak isterlerse…



Sabah olmuştur..


Naz, şiddetli bir bulantıyla yatağından fırlar, lavaboya zar zor kendini atar..



Lavabodan çıktığında az da olsa kendine gelebilmişti .

İşte o zaman fark edebilmişti yatağın sağ yanının boş olduğunu…


Üzgün bir şekilde yatağa oturur ….Yatağın boş duran sağ tarafına üzgün gözlerle bakar..


Naz: Gitmiş..



Tam o sırada Tarık, elinde kahvaltı tepsisiyle odadan içeri girer..



Naz’ın üzgün bakışları yerini mutluluğa bırakır..



Tarık: Günaydın.


Naz: Günaydın.


Yatağın üzerine kahvaltı sofrasını bırakırken..


Tarık: Birileri erken kalkmış sanırım. Annesini rahat bırakmayacak anlaşılan..


Naz, şaşkındır ve kısmen de olsa üzgündür. Oysa ne çok istemişti böyle bir anı yaşayabilmeyi..


Naz, dalmış gitmiştir..


Tarık: Beğenmedin mi?


Naz: hı. Yok hayır her şey çok güzel görünüyor..


Tarık: E ama yemiyorsun.

Naz, portakal suyundan bir yudum alır..


Naz: Sen ?


Tarık, oda çaydan bir yudum alır.

http://www.youtube.com/watch?v=nrA-1xAtYTA BENİM HALA UMUDUM VAR..


Tarık, ne kadar da çok istemişti böyle bir anı Naz ve bebeğiyle paylaşabilmeyi..

Ama kaybetmişlerdi. Giden bebek Aşklarını da alıp götürmüştü sanki..

İşte şimdi bu bir fırsattı belki de…

İçi burkuluyordu …

Midesinde binlerce düğüm vardı pişmanlıkla örülü..


Şimdi sevdiği kadın bir başka kişinin bebeğini taşırken yapabiliyordu yapmak

isteyip de yapamadıklarını ….

İşte sevdiği kadın karşısındaydı hiç değişmemişti sanki..

Her şey aynıydı

Peki neydi onu engelleyen…

Naz ile birlikte dvd de izledikleri ‘’Selvi Boylum Al Yazmalım’’ dan bir söz geldi aklına

Sevgi neydi?
Sevgi emekti..

Ve o da bunu yapıyordu….




İşte tüm bu düşüncelerle dalıp gitmişti Tarık..

Çok sonraları fark etti Naz’ın ona baktığını..

Tarık: Şey dalmışım.. (tepsiye bakarak) Bitirdin mi?


Naz, içinden : İşte yine başladı… Tam her şey düzeldi derken… Dalıp dalıp gitmeler..Allahım lütfen yanılıyım…


Naz: evet.(diyebildi sadece)


Aksilikler ve yanlış anlaşılmalar başlamıştı bile..Çalan telefon her şeyin tuzu biberi olmuştur..


Tarık, telefonu alır, ekranına bakar..


Tarık: Afedersin. (telefonu alıp telaşla odadan çıkar)

Elini balkon camına dayar..Gözleri dolu dolu olmuştur.

Naz: Hiç değişmeyeceksin.. Hiç…


27. bölüm sonu…

brs-sym
05-01-08, 22:35
PART 105


Naz banyoda kapıya yaslanmış ağlıyordur.

Naz:Allahım ben napıcam!Nazpıcam...Offff...Aslında bn neden bu kadar çok büyüttüm ki???Dur durr ben Tarığa bi şunun cezasını veriyim...Ama zaten verdimmm...ama olsun bi korkıtıyım onu...Sonra herşey açığa çıkar...


Naz banyodan çıkar Tarığa bile bakmadan aşağı iner.Tarık bütün gece onu seyreder.


Bir sonraki gün;


Tarık Belginlerde kalmıştır.Kapı çalar,kapıyı açar.

Gelen bir adamdır.

Tarık:Buyrun?

Adam:Bu sze gelmiş Naz TEKELİOĞLUndan...

Tarık heyecanla açar mektubu yazılanları okuyunca kapıyı adamın yüzüne kapatır.Zarfın içinde mahkeme saati yazıyordur...

Tarık:İnanmıyorum yaa mahkemeye başvurmuş bunu nasıl bu kadar çok uzattı!!!!


Belgin bu gürültünün ardından Tarığın yanına gelir.

Tarık kapının önüne çömelmiş zarf bakıp duruyordur.

Belgin:Noldu oğluşum?

Belgin merakla Tarığın elindeki zarfı alır okumaya başlar.

Belgin:A-aaa inanmıyorum!!!


Nazlı bu sefer aşağı iner.

Nazlı:Noluyo yha????

Belgin:Tarıkla Naz ayrılıyoooo!!!İnanmıyorumm u bi kabus falan dimi???

Nazlı birden Belginin yanına gelir gözleri fal taşı gibi açılmıştır.

Nazlı:Bu bi şakaaaa Naz böyl bişey yapmaz...

Tarık:Yaptı işte....Boşanıyouzz tam herşey yoluna giricekken....

Tarık elleriyle yüzünü kapatır.


Naz evde hazırlanıyordur.

Naz:Duruşma bugün bakalım Tarık beyin yüz ifadesi nasıl olcak?????

Duruşma saati gelmiştir Tarıkla Naz yerlerine geçmiştir ve mahkeme başlar...

dURUŞMA BİTERKEN...


Hakim:Boşandınız gençler umarım mutlu olmuşsunuzdur...


Tarık bu söylenenlere inanamaz... birden çıkar dışarı.Naz hakimin yanına gider.

Naz:Fazlamı üstüne gittik?

Hakim:Bencede....Gönlünü al...çocuğun
NaZ:ALcam alcam...

Nazda arkalarından çıkar.

Nazlı:bağırarak-ya inanmıyorum yaa neler oluyor böyleeeee nerler oluyor..

Belgin:AY ben şimdi baılıcam...

Vahi:Ah kızım ahhhh bize neden anlatmadın ki olanlarıı...

Filiz:Of ya tamda biz evlenicektik...

''El!F''
06-01-08, 03:07
-PART 38-

Naz: Saat 12 olmuş! Babamlar bile aramadı. Offf.. nereye gitti şimdi bu Tarık.
Off Tarık off yalnız kaldım evde. Ne etçem ben şimdi 6 ya kadar.. offf

Belginler;

(Bu arada Behçet ve Şeyma 36. Parttaki yemekten sonra sevgili olmuşlardır)

Belgin: Herkes hazır mı?

Filiz: Hazırız annecim

Şeyma: Kendi adına konuş. Yaa yenge ben gelmesem olmaz mı?

Belgin: Olmaz kızım. Seni burada yalnız bırakacağımımı sandın. Hem neden
gelmek istemiyorsun. Behçet’ten mi ayrılamıyorsun?

Şeyma(utanır): Yenge!!! Ne alakası var. Hem ben sıcaktan hoşlanmam. Güneşi
de pek sevmem hem

Filiz: Tabi tabi hiç sever misin!

Şeyma: Filiz! Konuşma istersen

Belgin: İkinizde susun. Ben bi Vahi beyi arıyım der ve telefonu çıkarıp arar.

Belgin: Alo Vahi bey hazır mısınız?

Vahi: Hazırız Belgin Hanım.

Belgin: Havaalanında buluşuruz o zaman.

Vahi: Tamam görüşürüz

Belgin: Görüşürüz der ve telefonları kapatırlar.

Belgin: Nerde kaldı bu Hulusi ve Berkay

Şeyma: O bizim Berkay hazırlanana kadar…

Belgin: Ben şunlara bi bakıyım

Hulusi: Bak oğlum Berkay. Orda sahilde sarışın ve esmer kızlara bak. Öyle çok
cılızlara göz kesme. Biraz balık etli olsun:):)

Berkay: Dayı sende! Niye söylüyorsun şimdi bunları?

Hulus(Berkay’ın ensesine vurur) : Sus lan zibidi. Karşında tecrübe duruyor. Sen
şimdi gider en salak kızları seçersin.

Berkay: Bari kimi seveceğime karışma

Hulusi: Karışırım! Dayınım en senin.

Belgin(Aniden içeri girer) : Bende yengenim oğlum. Sakın dinleme dayını.

Berkay: Merak etme yengecim hiç dinlermiyim. Hadi ben aşağıya iniyorum der
ve koşarak yanlarından kaçar.

Hulusi: Hayatım sen yanlış anladın. Ben ona…

Belgin(Sözünü keser) : Hiçbirşeyi yanlış anlamadım Hulusi. Ben hesabını alcam
o balık etlerin. Şimdi acelemiz var. Yürü gidiyoruz.

Hulusi: Ama Belgincim bi dinlesen.

Belgin: İstersen konuşma Hulusi. Yoksa gelemicen bizimler.

Hulusi: Tamam sustum.

Aşağıya inerler.

Belgin: Herkes hazırsa gidiyoruz. Yoksa uçağı kaçırcaz.

Şeyma: Hazırız yengecim

Hepsi evden çıkarlar. Arabaya binip havaalanına doğru yola çıkarlar.

15 dk sonra havaalanında olurlar.

Vahiler havaalanında bekliyordur.

Belgin: Hadi biraz hızlı olun.

Filiz: Tamam anne. Hem kalkmamıza daha var.

Belgin: Hulusi siz Vahi beyle işlemleri yapın.

Hulusi: Tamam hayatım. Yürü Vahicim

Vahi: Tamam gidelim

Belgin: Şimdi ben Hulusi ile, Şeyma Filiz ile, Berkay Ümit ile, Vahi beyde tek
başına kalıyor. Olmaz öyle. Şimdi değiştiriyoruz.

Filiz: Ya anne karışmasan kiminle oturacağımıza

Belgin: Sen hiç konuşma Filiz. Seni Ümit ile oturtmam.

Filiz: Yaa anne sen hala ordamısın. Hem sevgiliyiz biz. Öpüşemez miyiz!

Belgin: Sevgiliyseniz bazı şeyleri aşmayın. Bak aklıma geldikçe sinirleniyorum.
Daha fazla konuşma istersen.

Filiz: Off anne ya. Sende gülme Şeyma.

Şeyma(gülüyordur) : Ama ne yapıyım çok komik. Artık sizde nasıl
öpüşmüşseniz. Çok kızmış yengem.

Filiz: Kes konuşmayı ve gülmeyei.

Şeyma hiç dinlemez gülmeye devam eder.

Filiz: Kime diyorum bender ve Şeyma’yı kolunu sıkar.

Şeyma(Kolunu ovarak): Off tamam yaa.

Filiz(Ümit’ bakarak) : Ben sana demiştim annem görür diye.

Ümit: Aman bitanem boşver. Unutur zamanla…

Hulusi: Hadi hayatım gidelim. İşlemler tamam.

Belgin: Tamam

Vahi: Hadi Ümit!

Ümit: Tamam baba geliyorum

Hepsi birlikte uçağa binerler. Herkes yerine oturur.

Şeyma: Yine tek başına kaldım Şeyma. Şimdi oturcak yer bul.

Şeyma ilerlerken boş bi koltuk. Boş koltuğun yanında oturan gence sorar.

Şeyma: Burası boş mu?

Genç(Başını hiç kaldırmadan) : Oturabilirsiniz!

Şeyma: Teşekkürler. Der ve oturur.

Şeyma: Off ya. Nasıl geçcek Behçetsiz 2 hafta!

Genç: O kadar emin olmayın.

Şeyma(Başını kaldırır): Siz ner… Behçet!!!

Behçet: Ta kendisi! Ben aşkımı hiç oralarda yalnız bırakır mıyım!

Şeyma(Behçet’e sarılır) : İnanmıyorum sana ya! Niye söylemedin gelceğini?

Behçet( ayrılırlar) : Sürpriz olsun dedim. Kötü mü yapmışım?

Şeyma: Tabi ki hayır bitanem. Sadece şaşırdım.

Behçet: Evet 5 saatlik yolculuk bizi bekliyor.

Şeyma başını Behçet’in omzuna yaslar. Behçet sara kollarıyla Şeyma’yı.

Şeyma: 5 saat burada çok güzel ve rahat geçer.

Behçet Şeyma’yı alnından öper ve gülümser.

Nazlar;

Naz: Off ya saat 4 oldu babamların telefonu hala kapalı. Nerde bunlar ya!
Sıkıntıdan patladım bütüngün. Tarık’tan da ses yok. En iyisi ben bi arıyım

Telefonu eline alır ve Tarık’ı arar.

Naz: Alo aşkım nerdesin sen!

Tarık: Birkaç işim var canım onları hallediyorum.

Naz: Ya Tarık ben çok sıkıldım evde. Sende yoktun bütün gün. Çok özledim
ben seniii!!!!

Tarık: Bende seni bitanem!! Hem hazırlanmaya başla. Birazdan almaya gelcem
seni.

Naz: Bak bu güzel bi haber. Çok seviyorum seni!

Tarık: Bende seni canım. Hadi görüşürüz

Naz: Görüşürüz der ve telefonları kapatırlar.

Naz: Bunun hatırlayacağı yok. Babamlarda hatırlamadı. Ne oldu bunlara
anlamadım. Resmen unutmuşlar Naz.

Naz böyle söylene söylene odaya çıkıp üstünü değiştirmeye başlar.

BİRAZ saçmaladım kusura bakmayın!:icon_sorr
-PART 38 SON-

burcushn
06-01-08, 03:51
eşyalarını yerleştirdikten sonra hemen çıkar otelden.
akşam--
naz odanın içinde dört dönerken,sekreteri de yanındadır.
naz:büyük bir iş olmasa hemen iptal ederdim ama işte....
döner yüzünü.
naz(/sinirlidir hala):demek 1 saat önce haber verdiler.
..... :evet naz hanım,yarın sabaha alındığını söylediler toplantının.
naz(odanın içinde durmayı bırakıp,masasına geçir oturur,siniri hareketlerine vurmuştur):böyle bir saygısızlık görmedim.
nasıl kafalarına göre iş yaparlar.?
sonra aynı huzla kalkar yerinden.paltosunu alır hızla.
-----
naz:ben eve gidiyorum.daha fazla burada durmasam iyi olucak. yarın görüşürüz.

..... :iyi geceler naz hanım.
--------devam bölümleri gelicek----

--DEVAMI--

naz çantasını atar koltuğa,geçip oturur kendi de.
sinirlidir.iş disiplinini bozmak ona göre değildir.ondan da öte düzeninin bozulması sinirlendirmiştir onu.
mutfağa geçer.o sırada telefonu çalar.deren'dir arayan.

--tarık otelden çıktıktan sonra bir restauranta uğramıştır önce.
şehrin ışıkları altında yemeğini yer, bazı kızların kendisine baktığını hiseder.onlara bakıp gülümser.

---naz hazırlanmış, evin anahtarını alarak çıkar evden.deren in oradaki son gecesi olduğundan dayanamamış,kabul
etmiştir ,kız kıza eğlenme teklifini.
eğlence kelimesi uzaktır ona.o gece de öyledir.buluşucakları yere gider.
arabasının kapısından çıkmasıyla ,ses rahatsız eder hemen onu.
bara girmek istemese de kırmak istemez onu.hayatını giren tek yabancıdır o.ama yabancıdır o da sadece.

yabancıdan öteye gidemez kimse onun için.

deren görür onu ,ayağa kalkar.sarılıp oturur yanına.

naz yorgundur, etrafına bakınır.

deren:yorgun görünüyorsun,bende ısrar ettim o kadar gel diye.

naz(gülümser):yok yorgun değilim,hem yarıın dönüyorsun sen.

deren:evet.öyle heecanlıyım ki,çok özledim evimi,sonra istanbul'u

naz özenen gözlerle bakar ona.ama gidecek kadar gücü olmadığını da biliyordur.

hayatından sildiği şeylerin tekrar ona dönmeyeceğini biliyordur.
hayatından istem dışı silinen şeyleri ise düşünmemeyi seçmiştir artık.istanbulun ona onları hatırlatmasını izin vermek
istemiyordur.

deren:ee şirkette ne oldu?canın sıkkındı biraz.

naz(kenine gelir,bu soruyla beraber):hani bugün toplantımız vardı ya saat 20:00 de.
onu iptal etmişer hemde sadece 1 saat önceden haber vererek.
deren:ne zaman olucak toplantı peki?

naz(sinirle):bu sabah.toplantı için gelicek beyefendi istememiş bugün olmasını.
şirketi düşünmesem çoktan ptal edilmiş olurdu bu iş ama.....

deren:ama çok önemli bir iş.her yünden.
naz:evet.ve bu beni daha da çok sinirendiriyor.bu şekilde davranmaları saygısızlıktan,şımarıklıktan başka birşey değil.
bu anlamda güç göstermek onalrı tatmin ediyor olmalı .
deren onaylar anlamında bakar naza.
deren:böyle insanlar genelde böyledir biliyorsun.gücün ellerinde olmaları bu kadar cüretkar yapıyor onları.
naz(kimsenin anlamadığını bildiğinden, sesi yüksek biçimde):beni ilgilendirmez.işlerini saatinde,gününde halletmek zorundalar.biz de işimizi ona göre ayarlarız
o zaman.onların keyiflerine göre değil.
deren:tamam canım çok kızmışsın bak sen,neyse ne içelim.
-------1 saat sonra-----

naz uykusu daha da geldiğinden kalkar , derenle görüşerek çıkar bardan.
---tarık gözünü kapıdan çekerek ,koltuğa yaslar kendini.

terlediğini hisseder bir anda sanki,bardağı alır eline,gözlerini bir yere dikerek bir dikişte bitirir hepsini.
yalnızdır o gece,aslında ona çevrilmiş gözlere aldırmıyordur o gece sadece.
daha fazla durmak istemez,ceketini alıp çıkar.
taksiye binmeden deniz kenarına gelir, yürümeye başlar.
ışıkların eşlik ettiği yolu,o uzun yolu yürür boylu boyunca.
---naz evde,yatağındadır.ellerini yastığının arasına koyar,komidinin üstüne
diker gözlerini.saat vardır orada artık.
Eskiden, komidinin üzerinden resimleri indirmediği günler gelir aklına.
Artık evinin hiçbir köşesinde yoktur resim.
ne kendi resimleri ,ne de sevdiklerinin.....
geçmişiyle kopardığı bağların,bir bölümü nü de çöpe attığı resimler
oluşturuyordur şimdi.çöpe atmadığı ,atamadığı bir kaç resim de hiç
bakmamak üzere kaldırdığı bir yerdedir şimdi.

----devam bölümleri gelicek-------

brs-sym
06-01-08, 16:58
PART 106
ZAMAN ZAMAN ZAMAN...
Belgin ağlamaya başlar...

Hulusi:Hayatım sakin ol lütfen.

Belgin:Nasıl sakin olıyım torunum babasısz büyücek..Şunların haline bak!

Nazlı:Birşeyler yapmalı ama ne?

Filiz:Bolu pazarı çoktan geçti Nazlıcım...Kim derdiki bugün buralarda olucaz...

Nazlı:Deseler inanmasdım!

Filiz:Çok kötüyüm ben ya eve gitmek istiyorum,şuraya bak bunlar aptalmı?Bir çocuğn kaderiyle oynuyorlar...

Nazlı:Çok haklısın.Canım benim acaba doğunca neler yaşıcak?

Vahi:Off düşünmek bile istemiyorum!Ben NAZLA konşmıcam...İrtibatımı kesiyorum.Çok üzdü beni çokkk

Ümit:Ah abla ah herkesin hayatını mahvettin.


Naz Belginlerin arkasındadır.Olanları düşünüyordur.

Naz:içses:Saçmaladın anla artık kimseye ders veremiyorsun!Ya bi dakka neden ders veriyorum ben?Ya ben napıcam?İnanmıyorum ya biz cidden boşandık mı?Bi dakka ya Naz kendi kazdığın kuyuya kendin düşüyosun kes bi!Offf hadi bakalım şimdi B planı...Kızım sen cidden kafayı yedin Tarık naptı ki sana?Ama olsun beni çok üzdü anlasın bakalım benim nasıl biri olduğumu!Ama zaten bilmiyomu?Of ya Naz kendi sorularına kendin cewap veriyosun işleri iyice sulandırdın keşke zamanı geri alabilsek....


Tarık arabadadır ve nereye gittiğini bilmiyordur son süratle gidiyordur.

Tarık:İananmıyorum yaaaaaaaaa inanmıyorum boşandıkkk boşandık resmennnnn tam herşey iyiye gidiyo derkennnnnn hayttan nefret ediyorum ölmek istiyorum yaa ölmekkkk bn kendi çocuğumu göremicem allah bilir göstermez de bebeğimi!O benimde bebeğimmmmmmmm!!Offfff Naz inanmnıyorum sanaaaaaaaaaaa!



Arabada kendi kendine bağırıyordur Tarık direksiyona vuruyor aradabirde ağlıyordur.Bir polis çevirir arabayı para cezası keser hızı yüzünden,sonra Tarık bir sahile çeker arabayı.

Sabah sabah elinde birasıyla sahilde içen sadece odur.

Tarık:Ama ben onu çok seviyorum çokkk(git gide sarhoş olmuştur)demek o beni sevmiyomuş Naz ÖZKUL!Artık soyadımıda taşımıyo ohh alan onun istediği gibi koşsun!

Tekrar yudumlar birasından.

Tarık:Napçam ben?Nerde yaşıcam?

melisa_s
06-01-08, 17:14
Part38
Tarık:Tamam aşkım…Yeter bu kadar…Küçük bi hediye sadece
Naz:Ama ben 1 yıldır araba kullanamıyorum!Yeni bir arabam oldu ve ben kullanıcam!
Tarık:Benim kullanmamdan şikayetçisin yani.
Naz:Tabi ki hayır.Ama…Özledim araba kullanmayı
Tarık:peki tamam..
Belgin:Kalksak mı artık Hulusi?!
Hulusi:Evet.
Vahi:Ümit hadi
Ümit:peki.
Tarık:Bizde gidelim mi eve?!
Naz:olur.Hadi hep beraber çıkalım.
Çıkarlar…
NAZLAR
Naz:Gerçekten teşekkür ederim aşkım çok mutlu oldum…
Tarık:Bu kadar sevdiğini bilseydim araba kullanmayı hiç şoförün olmazdım!
Naz:Hayır beni hiç tanımıyosun çünkü ben en çok seni seviyorum!
Tarık:Bende seni…
Öpüşmeye başlarlar.
BELGİNLER
Belgin:Hulusi ne kadar mutlular gördün dimi?!
Hulusi:Evet hayatım evet…Benim zibidinin bu hale geleceğini söyleseler inanmazdım!Naz adam etti bu Tarık’ı…
Belgin:Gerçekten çok değiştirdi..
Hulusi:Evet hayatım…
Sabah
Tarıklar
Naz:Bugün gitmesen olmaz mı?!
Tarık:Kalmayı çok isterdim!Ama bugün gitmezsem babam beni mahveder!Önemli bir kredi görüşmem varmış…
Naz:Varı(vurgulayarak)mış?1
Tarık:Aslında babam ilgilenecekti ama bana yolladı
Naz:İyi tamam
Tarık:Asma suratını affettiricem söz kendimi
Naz(soğuk):İyi görücez.
Tarık:Şimiden başliyim bakalım kendimi affettirmeye der v e Naz’a yaklaşıp.Öpmeye başlar Naz’ı
Naz:Tamam geç kaldın!
Tarık:Sen gitmemi istiyo musun?!Yoksa istemiyo musun?!
Naz:İstemiyorum ama Hulusi baba’nın sana kızmasını da istemiyorum!O yüzden gitmelisin…
Tarık:Tamam canım…(saatine bakar:Hem çıkmam gerek
Naz:Tamam canım
Naz’ı öper ve çıkar…
Banka
sekreter :Cem Bey geldi Tarık Bey
Tarık:Cem Bey
Sekreter:Hasan Bey görüşmeye gelemiyecekmiş oğlunu yollamış
Tarık:İyi tamam.Gelsin.
Cem içeri girer.
Tarık:iç ses-Ben bunu nerden tanıyorum ya…
Cem:İç ses-Ben bu adamı bir yerden tanıyorum
FLASBACK
Bi genç:Ooooo şu alçılıya bak takmış koluna bi fıstıkı gelmiş.
Tarık:Ne oluyoo ne diyosun sen
Genç:Kırık kol ve bacak işe yarıyo diyorum.Takmışsın koluna kızı
Ümit:Noluyoo var mı lan eniştemle ablam a laf atmak.Utamıyomusunuz sakat bi insana sataşmaya
Genç:Oooo enişte bu sakatla evli mi bu fıstık.
Naz:Daha evlenmedik ama evlenicez
Genç:Ne buldun yavru bunda
Naz:Sende olmayan ve asla olmayacak Herşeyi
Tarık(üzgün):Naz gidelim artık Ümit hadiii
Genç:Eee tabi kaç sen kaç.Bişi yapamazsın zaten o kolunla ve bacağınla hoş sağlam olsanda bişi değişmez
Tarıklar hiç bişi demeden çıkar ordan.
************************************************** *******
Tarık:İç ses-Şimdi elime düştün!
Cem:İç ses-Krediyi hayatta vermez bu adam.
Tarık:Açık konuşucam bana güven vermiyorsunuz!
Cem:Neden?!
Tarık:Nedeni YOK!Güven vermiyosun bana!O kadar ve benim size güvenmemi sağlamadığınız sürece kredi de YOK!
Cem:Ne yapabilirim bunun için?İç ses-Düştün eline…
Tarık: Onu da sen bulacaksın bir zahmet!
Cem:Tamam.
Tarık:Görüşme bitmiştir(kapıyı gösterir)
Cem:İyi günler
Tarık:Size de…

''El!F''
06-01-08, 18:53
-PART 39-

1 saat sonra…

Uçak havaalanına inmiştir. Hepsi uçaktan inmiştir.

Filiz(Behçet’i görünce şaşırır): Behçet senin ne işin var burada?

Behçet: Ben aşkımı hiç yalnız bırakırmıydım burada?

Filiz: Vayy be ne aşk ama(Ümit’e bakarak)Bide bizimkine bak!!

Ümit(Filiz’e sarılır): Niye öyle dedin şimdi bitanem. Bizim ki çok mu kötü?

Bu sırada Belgin yanlarına gelir.

Belgin: Siz ne yapıyorsunuz orda? Ayrılın bakıyım!

Ümit: Ama Belgin teyze! Sadece sarılıyorum

Belgin: Sarılmakta yok.

Filiz: Yaa anne! Uzattın artık.

Belgin: Benimle doğru konuş Filiz karşında arkadaşın değil annen var senin.

Filiz: Anne!

Belgin: Sus Filiz(Şeyma’ya bakar): Kızım Behçet değil mi bu?

Şeyma: Evet yengecim. Sürpriz yapmış.

Belgin: Çok iyi yaptın oğlum. Valla gelmiyodu Şeyma bizimle.

Behçet(koluyla sarar Şeyma’yı): Bende onu burada yalnız bırakmazdım zaten.

Şeyma: Canım benim.

Bu sırada Hulusi yanlarına gelir.

Hulusi(Şeyma’ya sertçe bakar) : Hadi gidelim

Şeyma(Behçet’e sessizce): Aşkım kolunu al istersen dayım çok kötü bakıyo

Behçet: Tamam der ve kolunu çeker.

Belgin: Araba geldi mi Hulusi?

Hulusi: Geldi Belgin. Hadi gidelim

Belgin: Siz gidin. Ben bi Tarık’ı arayıp haber vereyim.

Belgin çantasından telefonu çıkarıp Tarık’ı arar.

Tarık: Alo anne?

Belgin: Oğlum biz indik. Nereye gelcez

Tarık: Şoför sizi nereye getirceğini biliyor annecim. Bende şimdi Naz’ı almaya
gidiyorum

Belgin: Tamam oğlum görüşürüz

Tarık: Görüşürüz annecim der ve telefonları kapatırlar.

Tarık: Evet geldik. Umarım hazırsındır Naz. Tam 1 saat önce hazırlanmaya
başladın.

Tarık eve gelmiştir. Kapıyı çalmadan anahtarıyla açıp içeri girer. Yukarı odaya çıkar. Naz odada elbisesinin fermuarını kapamaya çalışıyordur. Tarık sessizce içeri girer. Naz’ın arkasına geçip fermuarı çeker.

Naz: Tarık!

Tarık: Efendim bitanem?

Naz: Sen miydin! Ödümü kopardın.

Tarık: Baktım birileri fermuarını kapatamıyor yardım ediyim dedim(Naz’ın teninin kokusunu içine çeker) Harika kokuyorsun ve de çok güzel olmuşsun!

Naz(yüzünü Tarık’a döner) : Gerçekten beğendin mi?

Tarık: Beğendim tabi. Beyazlar içinde her zaman çok güzelsin. Tıpkı bir melek
gibi.

Naz(Tarık’a sarılır): Çok seviyorum seni. Ama bugün çok üzdün beni!

Tarık(Naz’ın yüzünü iki ellerinin arasına alır): Ne yapmışım?

Naz: Bide soruyorsun Tarık! bütün gün yalnız bıraktın beni evde! Ne yaptın
bütün gün dışarıda?

Tarık: Ama dışarıda senin için bir şeyler yaptım

Naz: Benim için mi?

Tarık: Evet senin için. Hazırsan çıkalım artık

Naz: Ne yaptın peki?

Tarık: Olmaz söylemem sürpriz. Hadi gidelim artık

Naz(içses:Unutmamış galiba) : Tamam gidelim

İki aşağaya inip arabaya binip sürpriz yerine doğru yol alırlar.

Belginler;

Şoför: Geldik Belgik hanım

Belgin: Burası mı?

Şoför: Evet burası

Belgin: Tamam teşekkürler.

Hepsi arabadan iner.


Şeyma: Vayy sen bizim Tarık’a bak ne sürpriz hazırlamış.

Filiz: Gerçektende çok güzel gözüküyor.

Belgin: Hadi biz içeri girelim. Birazdan gelirler.

Filiz: Tamam girelim

Hepsi birlikte bi bardan içeri girerler.

Belgin: Hiç kimse yok burada?

Filiz: Anlasana anne Naz için kapattırmış.

Aradan 15 dk geçer.

Belgin: Nerde kaldı bunlar ya?

Şeyma: Şimdi gelirler yengecim

Tarıklar;

Tarık: İşte geldik. Hadi inelim artık

Naz: Bak çok merak ettim şimdi bu süprizi

Tarık: Birazdan görcen bitanem.

Arabadan inerler.

Sahil kenarında Hawaii adalarının en iyi barına getirmiştir Naz’ı. Etrafta
masmavi deniz vardır. Bir de sadece o bar vardır.

Naz: Tarık bi bara mı getirdin beni?

Tarık: Bu bar buranın en iyi barı bitanem. Çok beğencem

Naz: Kesin kesin… Ama bulunduğu yer çok güzelmiş.

Tarık: Hadi içeri girelim

Naz: Tarık burası çok karanlık

Tarık:Şimdi açılır lambalar.

Naz: Bizden başka kimse yok ki!

Tarık: O kadar emin olma!

Naz şaşkın gözlerle Tarık’a bakar.

Belgin lambaları açar. Naz lambaların açıldığını fark eder ve dönüp bakar.

Hepsi birden: İyi ki doğdun Naz. İyi ki doğdun Naz…

Naz(Şaşkın bir şekilde): İnanmıyorum

Naz(Yüzünü Tarık’a döner) : Hepsini sen mi planladın?

Tarık: İyiki doğdun bitanem! İyi ki doğdun

Naz: Seni çok seviyorum

Tarık: Bende seni der ve Naz’ı öpmeye başlar…..

Bizimkiler Tarık ve Naz’ı izliyordur:):)

-PART 39 SON-

melisa_s
06-01-08, 19:20
Aştım kendimi ne uzun yazıyorum bu aralarrr:)

Part7
Not:Bu senaryo büyük ihtimalle Naz ve Tarık sevgili olduklarında ve Tarık Hulusi ile barıştığında biticek!Devamını yazmak istemiyorum çünkü…Eğer yazarsam kötü bi son yaparım diye korkuyorum…
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
BANKA
Hulusi:Sevdim ben seni Vahiciğim…Veriyorum kredini.Sadri!Gel buraya
Sadri:Efendim Hulusi Amca buyurun.
Hulusi:Vahiciğimin kredisini veriyoruz!
Vahi:Teşekkürler Hulusi Bey…
Hulusi:Hulusiciğim de aaa olmuyo böyle
Filiz:İç ses-Ben ne işe yarıyorum anlamadım ya neyse…
Vahi: Peki Hulusiciğim.Ben gidiyim artık
Hulusi:Tamam güle güle
Vahi gider.
Filiz:Yani babiş süpersin adam gelene kadar hayatta kredi vermem dedin geldi anında verip yolladın
Hulusi:İyi adam kızım dimi Sadri?!
Sadri:Ya öyle Hulusi Amca sizden iyi olmasın çok iyi adam!
Hulusi:Aferin Sadri kaybol şimdi
Sadri:Emredersiniz Hulusi Amca
Sadri çıkar.
Filiz de odadan çıkar ve Sadri’nin yanına gider…
Filiz:Sadri hiç abımle konuştun mu?!
Sadri:Hayır…Sen?!
Filiz:Konuşsam sana sormazdım heralde…
Sadri:Ne biliyim ya…Nerde acaba?!
Filiz:Kim bilir…Şu arkadaşları var ya onlarla mı sence?!
Sadri:Özgür ve Ege mi?!Olabilir…
NAZLAR
Naz eve gelir.
Naz:Ben geldim!
Cahide:Hoş geldin kızım…
Naz:Hoş buldum annecim…Ben odamdayım ders çalışıcam
Ümit:Mö’liyicek yani!!!:):)
Cahide:Ümit!!!!!!
Ümit:Ümiit Ümit ne bu adımımı ezberliyorsunuz anlamadım ki…
Naz:Kes zevzekli Ümit!
Ümit:Sustum tamam gitsene mölemeye sen!
Cahide:Ümit
Ümit:Ne var annecim?!Naz’ın otu mu bitmiş alıp gelim mi?!
Cahide:Kes zevzekliği Ümit!
Ümit:Tamam sustum ya odamdayım ben bi espiri bile yaptırmıyosunuz!
Der ve yukarı çıkar.
Naz:Ben de odama çıkıyorum artık der ve çıkar.
TARIKLAR
Filiz sıkılıp bankadan çıkar.Bir kafeye gelir ve oturur…(eyvahhh Tarık’ı görücek;))
Tarık yan masaya servis yapıyodur.Servisi yaptıktan sonra
Filiz:Bakar mısınız?!
Tarık:Bu ses…Filiz… döner Filiz’e
Filiz:Ağbi.
Tarık Filiz’e sarılır.
Filiz:Ne yapıyosun burada abi?!
Tarık:Ne yapıyo gibi görünüyorum?!
Filiz:Tamam saçma bir soruydu kabul!Burda mı çalışıyosun
Tarık:Evet bugün başladım
Filiz:Bu güne kadar ne yaptın peki?!
Tarık:Bir barda da çalışıyorum aynı zaman da.Canlı müzik yapıyorum.
Filiz:Eve dönmeyi düşünmüyo musun?!
Tarık(kararlı):Hayır
Filiz:Bari annemi arasan konuşsan yazık nasıl merak ediyo seni
Tarık:Tama telefon numaramı verim canım 05…………………..
Filiz:Ara bizi
Tarık:Arıyıcam merak etme.Ne istersiniz hanımefendi?!Artık işimin başına dönmeliyim!
Filiz:Tamam peki…Kahve alim bakalım ama sakın üzerime dökme!
Tarık:Ben sakar değilim!
Filiz:Sakarsın demedim üzerime dökme dedim!
Tarık:Tamam tamam
Der ve gider.
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * ** * * * * * *
1 HAFTA SONRA
NAZLAR
Vahi:Akşam Hulusi ve ailesi gelicek!
Cahide:Tamam hazırlık yaparım
Vahi:Çocuklar sizin de yanımız da olmanız gerek.Aman utandırmayın beni…
Naz:Merak etme babacım
Ümit:Ne utandırcaz seni baba!Adama birkaç espri yaparım bize ve sana hayran kalır!
Naz:Sakın espri yapma sen kaçırırsın insanları
Ümit:Haha ha çok komiksin bayan mööööö
Vahi:Ümit yeter!Naz haklı sakın espri yapma bu akşam
Cahide:Evet Ümit!
Ümit:İyi tamam hiç aşağı inmeyim ben en iyisi
Naz:Harika olur
Vahi: Olmaz öyle şey bizimle olmalısın
Ümit:Ne olarak baba?!Konuşmasına bile izin vermediğiniz gereksiz biri olarak mı?! Der ve masan kalkar.
Vahi:Ümit!Dur!!!
Cahide:Ümit!!!
Ümit hiç bakmaz ve odasına çıkar.
Naz:Çok alındı bu kez…
Cahide:Evet
Vahi:Gidip konuşim en iyisi…
Vahi yukarı çıkar.
Kapının önünde
Vahi:Konuşabilir miyiz biraz?!
Ümit:…
Vahi Ümit’in yanına oturur.
Vahi:Niye böyle yapıyosun şimdi?!Naz sadece şaka yaptı.
Ümit:Şaka falan değildi…İstemiyo beni sizde…Gereksiz biriyim sizin için…
Vahi Ümit’e sarılır.
Vahi:Hayır!Gereksiz falan değilsin.Sen biricik oğlumsun be…
Ümit’te ona sarılır.
Ümit:Babacım…
Vahi:Hadi bakalım aşağı inelim…
Ümit:Tamam
Birlikte aşağı inerler.
TARIKLAR
Tarık ve Özgür kalkmıştır.
Özgür:Yeter ama ya!Hala uyuyo Ege!Git kaldır kahvaltıya gelsin!
Tarık:Memnuniyetle!
Ege’nin odasına gider.
Tarık(bağırarak):10 saniye içinde yataktan kalkıyosun!!!!!
Ege:Tepemde ne bağırıyosun ağbi!
Tarık:Kış uykundan uyanmanı sağlmak için.
Ege:Çok komik!
Tarık:Biliyorum komik olduğumu kalkkk dedim sana
Ege:Kalktım istediğin oldu mu?!
Tarık: Oldu hadi kahvaltıya
Ege:Tamam git sen geliyorum
Tarık:Bak tekrar uyursan fena yaparım
Ege: O çığlığından sonra bi daha uyuyamam zaten…
Tarık:Güzel der ve çıkar.
Özgür:Maşallah yani uyandırma tekniğine hayranım
Tarık:Ama bak sadece bağırınca adam gibi kalkıyo!
Özgür:Senin yaptığın büyük başarı abi Ege’yi uyandırdın!!!:(alkışlamaya başlar):Bak ayakta alkışlıyorum seni
Tarık:Ayaktaydın zaten!
Ege gelir.
Tarık:Hadi kahvaltıya acıktım!!!
Özgür:Tamam ağbi hadi.
Kahvaltıya geçerler.
BELGİNLER
Hulusi:Akşam ruh ikizime gidiyoruz…
Belgin:Gidelim bakalım göriyim şu ruh ikizini
Hulusi:Görüceksin görüceksin.Ben çıkıyorum!Filiz zibidisi gelmiycekmiş bugün.
Filiz:Bi gün dinlensem nolur babiş
Hulusi: Dinlen dinlen.Belgin o zibidi oğlunda banka da çalışsaydı da canı istediğinde gelmeseydi.
Belgin:Başlama Hulusi.Kaçırdın oğlumu zaten.Hem o ne biçim laf öyle zibidi oğlun-muş…Babamın evinden getirdim çünkü dimi?!
Hulusi:Ben kaçırmadım oğluşunu kendi kaçtı!!! Der ve gider.
O gittikten sonra
Belgin:Nerde buluşuyoruz kızım ağabeynle?!
Filiz:Evinin adresini verdi oraya gidicez!
Belgin:Sen gittin mi hiç?!
Filiz:Hayır.Çalıştığı kafeyi gördüm sadece…
Belgin:Çalıştığı barı görmedin dimi?!
Filiz:Hayır ama güvenilir bir yermiş…
Belgin:İyi iyi…Kaçta gidiyoruz?!
Filiz:2 ‘de
Belgin:Tamam.Sonunda aşkımı bitanecik oğluşumu görücem…
Filiz:Maşallah anne ne heyecan yaptın…
Belgin:8 aydır görmüyorum ben evladımı az bile…
Filiz:Ben de çok özledim abımı ama hayatta dönmez
Belgin: Dönmez…

burcushn
06-01-08, 20:03
---naz evde,yatağındadır.ellerini yastığının arasına koyar,komidinin üstüne
diker gözlerini.saat vardır orada artık.
Eskiden, komidinin üzerinden resimleri indirmediği günler gelir aklına.
Artık evinin hiçbir köşesinde yoktur resim.
ne kendi resimleri ,ne de sevdiklerinin.....
geçmişiyle kopardığı bağların,bir bölümü nü de çöpe attığı resimler
oluşturuyordur şimdi.çöpe atmadığı ,atamadığı bir kaç resim de hiç
bakmamak üzere kaldırdığı bir yerdedir şimdi.

----devam bölümleri gelicek

devammm


tarık yolun bittiği yerde ,geri bakar arkasına.geri dönemek istemez.gözüne çarpan ilk taksiye

binerek otele döner.

--sabah 07:15---

naz saatin çalmasıyla uyanır hemen.yataktan kalkar, hazırlanmaya başlarken kedisi piko da

bacaklarına sürtünür.eğilir ,okşar başını.

naz:maalesef küçük hanım, bugün oyun oynayamayacağız seninle.

ayağa kalkar,hazırlanır ve bir süre sonra çıkar evden.

--tarık yüzüstü yatmış,kollarıyla yastığı sarmış,kavramıştır.yavaşça açar gözlerini,kafasını kaldırır

sonra yastığa geri koyar kafasını.gözlerini kapatır,dün gece barda gördüğü o kadın gelir aklına,

sonra gözlerini tekrar açar.gözü saate takılımasıyla,yataktan fırlar hemen..

-1 saat sonra-

naz ve sekreteri naz'ın odasında toplantı için son hazırlıklarla uğraşıyorlardır.

bütün dosyalar hazırdır.

telefon çalar,naz açar telefonu ,geldikleri haber verilir.telefonu kapatır.2 dakika sonra

kapı çalar,kapının açılmasıylabirlikte 3 kişi girer içeri.naz ve tarık hariç gülümsüyordur hepsi.

el sıkışırlar tek tek.

tarık ve naz karşı karşıya gelir.tarığın yüzündeki şaşkınlık dağılmıştır yavaş yavaş.elini uzatır.

tarık:merhaba naz hanım.

naz da elini uzatır.hafifçe gülümser,ama soğuktur yine de yüzü.

naz:merhaba.

bu hiç tanımadığı,hayatında ilk kez gördüğü adama karşı duvarlarını daha çabuk göstermiş,o duvarların

arkasına daha çabuk saklanmıştır sanki.duvarlarda yıkılmaktan korkarmış gibi daha da güçlüdür şimdi.

masaya geçerler.

gerekli herşey hazırdır.dosyalar gözden geçirilir.tarık ve naz fala konuşmazlar.

tarık naz abakar,sonra çevirir gözlerini.dün gece gelir akılına.

sonra gülümser kendi kendine.

tarık(içses):demek o şımarık,saygısız adam benim.

imzaların atılmasına az kalmıştır.

naz:her koşulda anlaşıldığına görebir tek imzalar kaldı.

tarık:ondan önce birşey söylemem gerekiyor.dünkü yaptığımız saygısızlık ve şımarıklıktan dolayı özür

dilerim herkesten.

tarığın sözlerinde ima vardır.özürden çok hesap sorma gibi birşeydir bu.kimse anlamasa da

naz ortamdaki soğukluğu,laflarındaki soğukluğu anlar.ama şaşkındır.

nerede,ne şekilde duymuş olabileceğini düşünür.karışır kafası.

dün gece gelir aklına.

tarığa bakar,ama o çekmiştir gözlerini ondan.

tarık masaya döner,yapmacık bir gülümsemeyle:

tarık:ee hadi atalım imzaları.

imzalar atılır.naz hala şaşkındır.bir daha bakamaz yüzüne.

ilk başlarda yüzünde beliren mahçuplukla karışık şaşkın ifade,silinir yüzünden yavaş yavaş.

çünkü haklıdır ona göre.dün yaptıkları saygısızlıktır,şımarıklıktır.bunu duymuş olsa bile değişmez fikri.

böyle bir davranış karşısında ne olursa olsun özür dilemeyi bilse de,özür dilemez ondan.

özür dilemeyi düşünmez de.

Ayağa kalkarlar.anlaşma sağlanmış,gitmeye hazırlanıyorlardır. .tarık gözlerinin içine bakar nazın,karşısına geçerek.

Laflarının aksine,Gözlerinin içi sıcacıktır tarığın.elini uzatır.

naz da elini uzatır,tedirgindir ,hal ve hareketlerinden anlaşılır bu hemen.

Tarık yavaşça çeker elini,hafifçe gülümser,birşey söylemeden kapıya

doğru ilerler.

-----devam bölümleri gelicek--------

YESIL8
06-01-08, 20:04
28. Bölüm


Kısa bir süre sonra Tarık odaya geri döner..


Tarık: Benim çok acil çıkmam lazım..


Kahvaltı tepsisini alır. Kapıya yaklaştığında arkasını döner ve


Tarık: Şey söylemeyi unuttum. Akşama babamlarda bebeğin şerefine yemek verilcek. Akşam yedi gibi seni alırım..


Naz’ın vereceği yanıtı beklemeden odadan kaçarcasına çıkar..


Naz: İşte günahını almışsın. Arayan Ümit yada babamdı demek..Yok yok babamlar dedi acaba BABAMLAR derken benim olan babamı mı kastetti yoksa ?


Tarık’a yetişebilmek için odadan koşarcasına çıkar



Aynı anda dış kapının girişinde. Tarık elinde telefon..


Tarık: Sana kaç defa söylicem. Beni bu saatte arama. Ne yalan söyleyeceği şaşırdım..Tamam gelicem..


Kapıdan hızla çıkar.. Naz’ın arkasından geldiğini ve tüm bu konuşmaları duyduğunu fark etmemiştir..


Naz,dona kalmıştır..


**********************

2 yıl önce


Naz, masanın üzerinde duran telefonuna gelen mesaj sesiyle salona gelir..


Telefonu alır ve mesajı okumaya başlar..


Mesaj: Aşkım seni aynı yerde yine aynı saatte bekliyor olacağım. Geceyi sabırsızlıkla bekliyorum..


Aynı model olan Tarık’ın telefonuyla Naz’ın telefonu karışmıştır..


Naz, okuduğu mesaja inanmak istemiyordur..
Yok hayır bu olamazdı..



28. Bölüm sonu

cagrib
06-01-08, 20:10
48.bölüm

Naz tarıkın omzunu okşamaya başlar hafif hareketlerle...(içses:şimdi olmasa da birazdan hayran kalıcaksın)

TARIK (merakla) nazz,napıyosun sen orda?

NAZ (elleri tarıkın omzunda kulağına yaklaşır...fısıldar gibi)diyorum ki,seni gevşetelim biraz....

Tarık dönüp naza bakar sırıtarak...

NAZ:hemen havaya girme...senin için değil!!!kendimi düşünüyorumm ben...

TARIK:nası oluyo o..”bana masaj yaparken kendini düşünmek??”..ilginç...??

NAZ:şimdi sen böyle kaskatı haldeyken,bana yapıcağın masajdan bi hayır gelmez sonuçta...yani senin gevşemen demek,uzun vadede benim de gevşemem demek tarıkcım... sana değil,kendime yatırım yapıyorum ben aslında...

TARIK:aksini düşünsen şaşardım zaten...akla bak...

NAZ:çok konuşmada kaldır kollarını bakalım...

Naz tarıkın tişörtünü çıkartır üzerinden...

TARIK:naz yavaşş yaa,saçım...

NAZ:off tarık,çok naziksin sen...(elini tarıkın sırtına koyar)

TARIK:sen fazla sertsin bence..ama saçımı koparmadığın sürece şikayetim yok,memnunum halimden..

NAZ:uydurma..(işaret parmağını kaldırarak)..ben yumuşak,duygusal ve hassas yapılı bi insanımdır bi kere...öyle yaradılmışım tarık..elimde değil...

TARIK:hangi hayatında naz??

NAZ (cimcikler tarığı belinden..TARIK:ahhh...)senin hayatına son verdiğim hayatımda...

TARIK (yanını tutarak) diyorum işte,sertsin sen...vahşi cazibe!!

NAZ:o vahşi cazibe,öldüren cazibeye dönüşmeden sus tarıkk...şurda bi masaj yaptırmadın iki dakka ağız tadıyla...aaa..çene çene değil,24 saat açık hazırcevap merkezi mübarek...

TARIK (gülerken) tamam canım,bu kadar istekliysen susarım ben de...

NAZ:e iyi olur yani...

TARIK: istediğini yapabilirsin,seninim artık...

NAZ: yapıcam tabi...(omurgasında duran parmaklarını yukarı doğru çıkarırken) ayrıca sen zaten benimsin...

Nazın ellerinin arasındaki açı da artar omuzlarına yaklaşırken...parmaklarının ucuyla başlayan dokunuş avucunda son buluyodur...

****

TARIK (mırıltıyla) hıı...

NAZ (gülümser)hı,ne??

TARIK:hı,işte naz.bildiğin hı..

NAZ:ne o öyle “hı”,adam gibi cümle kur bana...

TARIK:niye?

NAZ:işte...

TARIK: sebebini söylemezsen istediğini duyamazsın...

NAZ (eli hala omuzlarında) ayy çok uyanıksın sen ya!

TARIK:işine gelirse...

NAZ:peki o zaman şuanda aklından geçenleri bilmek istiyorum,çünkü....(muzipçe)..çünkü bu masaj işini becerememekten korkuyorum tarık...

TARIK:nee?!

NAZ:bak eğer düzgün yapamıyosam söyle..bağrıma taş basıp vazgeçerim bu sevdadan,bi daha elimi bile sürmem...cidden...

TARIK:sen var ya--

NAZ (elleri tarıkın boynundan kollarına doğru inerken) ne olmuş bana?

TARIK:yok bişey...ııımm(iyice yayılır)....devam et sen...

NAZ:söylemezsen etmem...

TARIK:tehdit??

NAZ:anlaşma diyelim şuna,kulağa daha hoş geliyo...

TARIK:düpedüz tehdit ama neyse...öyle bi bulup çıkartıyosunki en hassas noktalarımı...sanki senden önce hiç kimse—

NAZ:hatırlatma bana sana dokunan o elleri...!!!

TARIK:dokunan?!senden önce biri mi dokunmuş bana..allah allah tuhaf şey,ben öyle bişey hatırlamıyorum nedense...

Naz gözlerini kısarak...”hele bi hatırla!!!”..saçını çeker tarıkın hafifçe...”unutucaksın ne yaşadıysan,benden öncesi yok”

TARIK:NS öyle hareketliki,geriye dönmeye ihtiyaç duymuyorum zaten...

NAZ:NS de nee?!

TARIK:nazdan sonra...

NAZ:amann...ben de bişey zannettim...

TARIK:biraz da başıma masaj yapar mısınız naz hanım?karım saçlarımdan alıyo da hıncını...

NAZ:tamam...ama yaslan biraz arkaya,böyle yapamam...

TARIK:olmazz...arkada bebek var!

NAZ (gülümser) sticker gibi oldu...

TARIK:hatırlat da ,biara arabanın camına yapıştırıyım...

NAZ:olurr..ama daha iki haftamız var canım....

TARIK (elini tutar nazın) gel buraya...

Tarık kendini geriye çekip otururken,naz öne geçip tarıkın kucağına oturur,dizleri yatakta.

NAZ:geldimm...

TARIK (elleri nazın belinde) hoşgeldin aşkım...konforsuz mekanıma...

NAZ (elleri tarıkın boynunda) hoşbulduk aşkım.ama galiba haksızlık etmişim sana, sandığım kadar rahatsız değilmiş burası...

TARIK:ee uzun zaman oldu naz..hiçbişey yerinde durmuyo,tabi ben de...zamana ayak uydurmak lazım...

NAZ:bırak aksın zaman üzerinden,es geçsin seni...(tarıkın saçlarını geriye doğru atar)..hep bu halinle kal bitanem,hiç değişme...

TARIK:aman tanrım dünyanın sonu geliyor...nazz (elini nazın alnına dayar)..iyi misin sen?

NAZ:ya,uff tarık yaa...iki dakika romantik olıyım diyorum şurda...ona bile izin vermiyosun..ne acayip şeysin sen!!!

TARIK:heh..şimdi oldu!ruhun sahibesi geri döndü bedenine...

Naz gözlerini kısmış bakar tarıka...kalkıcağı sırada---

TARIK (kolundan tutar) şaka yaptım yaa,kalkma...hala başım ağrıyo naz (soran gözlerle naza bakar)...lütfen??

NAZ:cidden ağrıyo mu?

TARIK (çocuk gibi) hııı...

NAZ:çok mu??

TARIK (kafasını sallar bu defa) çokk...

NAZ:o zaman kolumu bırak da,ağrı kesici getiriyim sana...

Naz kalkarken...

TARIK:ya,aslında o kadar da vahim değil naz..yani bi el atsan geçicek bence,ilaca falan gerek yok...

NAZ:hani çok ağrıyodu?!..

TARIK:evet öyleydi..ama bak daha iyi şimdi...geçio bile yavaş yavaş...

NAZ: yalancısın tarıkk,ayaküstü beni uyutucaksın...hayır gitme,burda kalmanı istiyorum desen olmuo sanki...illa bişey uydurucaksın!!!ama hamurunda var,değişmezsin sen..40 takla atmadan rahat edemezsin...çünkü sen kronik YALANCISIN!!!

TARIK (sert bi şekilde tutar kolundan) yalanı söyleyene değil,söyletene bakıcaksınız küçük hanım...sayende sustalı maymuna döndüm ama buraya kadar saltanatın!!ipleri ele alıyorum...geç çabuk!!

NAZ (şaşkın) tarıkk,delirdin mi?napıyosun sen..??

TARIK (nazı kucağına oturtur tekrar) şimdi kaldığın yerden devam et bakalım!!!

NAZ öylece bakar...

TARIK:hadi naz,seni bekliyorum..kaybettiğin her saniye daha çok ağrıyo başım...

NAZ:sen kimsin yaa?!tarıkımı geri ver...

TARIK:bu yeni tarık...fırından yeni çıktı taze taze...ve korkarım eskisinin kıymetini anlayana kadar,bi süre bununla idare ediceksin...

NAZ:yaa etmezsem...??

TARIK:yok öyle bi şansın...dağ başındasın ve yanında bi tek bu tarık var...eskisini istiyosan,ona göre davranıcaksın...

NAZ (dudaklarını büker) peki istediklerini yaparsam,geri gelicek mi?

TARIK:evet...ama unutma,tarıkın kaderi senin ellerinde...

NAZ:napıcam peki?

TARIK:öncelikle o astığın suratını düzelt..karşımda somurtkan bi kadın istemiyorum...

NAZ (sessizce) kendi ellerinle bi canavar yarattın naz...aferin..

TARIK:bişey mi dedin??

NAZ:yoo,tamam dedim sadece...

TARIK:bana daha uzun bişey dedin gibi geldi ya,neyse...e hani gülmüyosun...

Naz son derece yapay bi şekilde sırıtır...”şimdi napıcam?”

TARIK:öp yanağımdan..

Naz suratını yeniden asarak,isteksizce öper...

TARIK:güzel... şimdi de özür dile benden yalancı dediğin için...

NAZ (şaşkın) özür mü diliyim?

TARIK:evet..yapamıcaksan,haberim olsun!!tarıkı toptan göndericem..

NAZ:tamam..özür dilerim yalancı dediğim için...oldu mu?

TARIK:fena değil..şimdi son görevin,yaklaş iyice..

NAZ (yüzünde endişeli bi ifade) napıcaksın bana?

TARIK:yaklaş dedim!!!

Naz yaklaşır korkarak...tarık çenesinden tutar...naz gözlerini kapar yüzünü buruşturarak –içses “adım gibi biliyorum,öpüceksin beni”.tarık nazın o haline güler belli etmeden,direk kulağına yaklaşıp bişeyler fısıldar..

NAZ:nee???

Tarık gülümseyerek ayrılır...”tamam mı?”

NAZ: hayatta olmaz,rüyanda görürsün ancak!!!

TARIK:sen bilirsin...ben sana kendini affettirmen için fırsat verdim... ama sen değerlendiremedin bunu...sonra suçu bana atma naz,kendi ellerinle kaybettin onu!!...

NAZ:hayırr!!

TARIK:güle güle eski dostum tarık..karın seni yeterince sevmiyomuş demek,üzgünüm...

NAZ:senn---!!!

TARIK:ben ne?!

Naz gözlerini kısarak,hızlıca nefes verir burnundan soluyarak...”offf..!!!”

Tarık soran gözlerle bakar yüzüne sırıtarak...

NAZ:tamam,sen kazandın..yapıcam istediğini!ama sadece onu geri almak için...senin gibi bi zorbaya boyun eğmem yoksa...

brs-sym
06-01-08, 22:08
PART 107 FİNAL!

Bu son senaryom.. ii okumalar...

Tarık:ALlahım napıcam ben Nazsız nasıl yaşıyacağım?

Tekrar birasından yudum alır.

Naz sahilde yürüyordur tek başına ne yapacağını neler yapacağını bilmeden...

Naz:Herşeyi berbat ettin zaten ortada boşanma diye bişey yokki!OLacaklar birbir oluyo Naz hanım hadi bakalım düselt şunları...Of Naz off sen naptın ya hiçbirşeyde haklı değilsin saçmaladın...Noluyo bana ya öncedn bu kadar saçmalamıyodum!Hyattan nefret ediyorum....


Nazın yanına birden iki genç gelir bir köşede kıstırırlar Nazı.Naz ne yapacağını bilmeden onlara bakıyordur.

Naz:Gidin burdan gidin...

Kendini kurtarmaya çalışır ama beceremez.Gençler Nazı zorla bir arabaya bindirir.

Naz arabada çığlıklar içindedir çaresiz ve yalnız...

Naz:Ya bırakın beniiiiiiiiii

Ynındaki gence serçe vurmaya başlar.Gençte en sonunda kolunu sıkar Nazın.

Nazın gözünden yaşlar eksilmiyordur.

Akşm olmuştur Tarık Belginlere gelir Belginlerin evde bir telaş vardır.

Tarık:Noluyo burdA?

Nazlı:Naz yok!Sabahtan beri ulaşamıyoruz.

Tarık birden korkar.Elindekiler yere düşer.
Vahiyi biri arar Vahi telefonu açar.Bir süre konuştuktan sonra Vahi çaresizce telefonu kapatır ağlayarak koltuğa oturur.

Vahi:Biri aradııı kızım onlardaymış...Para istiyolarr...

Vahi bu sözlerin üzerine baygınlık geçirir.

Ümit:Baba baba kendine gel...

Ümit hafif Vahiye tokat atar.

Vahi uyanmaz,yavaşça koltuğa yatırırlar Vahiyi...

Tarık ağlamaya başlar.

Tarık:Ne diyosunuz siz ya??

Filiz:İNanmıyorum kız bide hamileee....

Ümit:Of abla off ablam benimmm...Ne diceğimi bilmiyorum!Ablama birşey olursa o kaçıranları yaşatmammmmmmm

Hulusi:Gelinimmmmm neler geldi başına Tarık birşeyler yap git ara onu!

Tarık:Vahi amcanın telefonunu verin!

Nazlı telefonu uzatır


Tarık son aranan numaryı çevirir ve uzun uzun konuşurlar sonunda parayı verecekleri parkı öğrenirler aceleyle parayı birleştirirp hepberaber çıkarlar.

Tarık bir banka oturmuştur,çaresizce...

Çimliklerin arkasındada bizimkiler saklanmıştır çünkü gençler sadce Tarığın geleceğini biliyorlardır.

Gençler gelir.Tarık birden kalkar ayağa.

Tarık:Naz nerde?

Genç:Parayı ver sonra..

Tarık par çantasını atar onlara..

Tarık:Hadi.....

Gençler Nazı baygın birşekilde Tarığa verirler ve kaçarlar..

Naz yerdedir.

Tarık onun saçların okşamaya başlar alnından başlayarak boynuna kadar onu öper....

i-r-e-m
06-01-08, 23:18
Part2

biraz daha sohbet ettikten sonra :artık vakit yaklaştı ben son hazırlıkları yapmaylıyım umarım

seminerimi beğenirsiniz tarık bey

beğenmemem için bir neden gremiyorum sohbetiniz çok hoştu eminim anlattıklarınızda yledir

teşekkür ederimm iyi günler....

iyi günler ben biraz ilerledikten sonra arkamdan seslendii seminerden sonra görüşe bilir miyiz?

Tabiki neden olmasın dedim ve gülümseyerek ilerledim.....

içimde garip bir his vardı ne miydi?inan bende bilmiyorum ama.....anlatamıcam düşündüklerimi

hislerimi....şu kadarını syliyim byle bir duyguyu ilk kiz yaşıyordum.....

seminer saatı....

salon doluydu girdiğimde şaşırdım aslında bu kadar dolacağını düşünmüyordum neyse....gözlerim

onu aradı nerde oturuyordu acaba onca kişinin içinden onu buldum orta sıralardan birinde

oturuyordu bana bakıyordu gülümsedi bende gülümsedim yine o garip duygu sardı içimi....bir an

daldım onun gözlerine sonra kendime nerde olduğunun garkına var dedim ve kendimi toparladım

hemen konuya girdim:

merhaba...hepiniz hoş geldiniz...benim adıı biliyorsunuz ama ben yinede söyliyim adım naz özkul

seminarıme gelmeden önce araştıranlar veya girişte verilen broşürleri okuyanlar hakkımda kısa bir

bilgi edinmişlerdir...onun için bu kısmı atlayıp konuya geçiyorum......

konumuz korkularımız......

baris[a]rock
06-01-08, 23:25
İnanamıyordu Naz.bu gerçek olamazdı.Tarık'la konuşmuştu biraz önce.
[n]-Bu sen 1 yıl olacaktı çıkmaya başlayalı.
[t]-Ne zaman çıkmaya başladığımızı biliyor musun?
[n]-Evet sen?
[t]-Biliyorum 23 Mart.
[n]-İnanayım mı?
[t]-Sen bilirsin.
[n]-Söyle nereye yazdın?
[t]-Aklıma.
[n]-Hadi ordan defterinin arkasına mı yazdın?
[t]-Hayır.
[n]-Tamam inandım=)

Alında konu buraya çok değişik yerden gelmişti.Bugün Tarık'ların dershanesinin sınavı vardı.Naz'da girmişti.Akşam evde konuşmaya başladılar.
[n]=Nasıl geçti sınavın?
[t]=güzel senin?
[n]=sınavla ilgilenseydim güzeldi:P
[t]=nasıl?
[n]=sınavda sıraya Naz yazıyordum,şarkı söylüyordum birde herşeyi bırakıp hayal kuruyordum.
[t]=ne hayali...?
[n]=off ne geliyorsa başıma çenemden geliyor...
[t]=söyle hadi...
[n]=tamam ya...işte elini tutuşum,yağmura çıktım diye bana kızışın,elini belime koyuşun,aşkım diye öpücük atman...ve böyle işte...
[t]=hala beni mi seviyorsun?
[n]=ıı ne desem?
[t]=söyle işte
[n]=evet ya seviyorum hemde çok
[t]=:Dtamam

sonrada o konuşma işte...

O umut ışığı yavaş yavaş yok olmaktan çıkıyor muydu acaba.Ama dün olanlar Naz'ı çok üzmüştü.Ayşegül dershanede Tarık'a Naz'ın sana verdiği fotoğrafını ne yaptın?diye sormuştu.Alacağı cevap onu çok korkutuyordu.Korktuğu başına gelmişti.Tarık'ın cevabını aynen yazıyorum size...
''Yırttım attım..!''

Peki ya deftere duvara ''SİMGE'' yazmalar...Neydi şimdi bu ilgi alaka...

BEKLEYİP BİRLİKTE GÖRECEĞİZ...

Zumzizeroo
06-01-08, 23:30
......

Tutucak değilim seni bunca şeyin üzerine..git! kapı açık...(tarık son bi bakış atıp çıkar kapıdan)...

- Naptım ben,gitmesine izin verdim...sonsuza dek kaybettim onu..(naz koşar nefes nefese...bahçede yakalar tarıkı kolundan)...tarıkk dur!!!

- Nazz??

- Gidemezsin!!

- Neden???

- Arabanın anahtarlarını unuttun..

- Nee?

- Ne değil efendim sevgili şoförüm

- Ne?!?

- Ee ama Tarık. Ne o öyle takılmış plak gibi ne nee.. Arabanın diyorum anahtarlarını unuttun

- Anladım.

- Ne diye neleyip duruyosun o zaman?

- Ben.. ben sanmıştım ki.. Neyse boşverin(döner arkasını)

- Hayır, söyleyeceksin!

- Ne araba benim ne de anahtarları.Hepsi sizin hepsi. Tıpkı söylediğim şarkılar gibi.. Tıpkı.. tıpkı.. (durur)

- Ne? Tıpkı ne Tarık?

- Tıpkı benim KALBİM gibi Naz, kalbim!! ( yürümeye başlar) ...

- ...

Tarık giderken naz kalır olduğu yerde...

- (sayıklayarak)..tıpkı kalbin gibi..kalbin gibi!!!..kalbin mi???ne dedi bu??...(koşar)

Tarık demirkapıdan çıkarken,koşar peşinden..arada metreler vardır...

- Elveda nazz..başlamadan bitirdin herşeyi

- Tarıkk!!!

.......döner...

- Az önce ne demek istedin sen?

- Hala anlamadın mı?!hala anlamadın mı ne demek istediğimi...ama sen aylardır anlamadınki bendeki seni,şimdi nası anlayasın ki...belki de anlamıştın çoktan ama kabul etmek istemedin hiçbi zaman...kendine iyi bak nazz..kibirin ve sana mutluluklar...(arkasını döner)

- Tarıkkk!!!...gitme...

Tarık dönüp gitme cesaretini bulmuşken içinde tekrar arkasına bakma düşüncesini saklar aklının en uzak köşelerine..

- Tarıkk!! gitme nolur.. Tarık!!

Naz tarıka yetişme ümidiyle hızla koşarken ayağı takılır ve yere düşer..

- Ahh?! Ayağım, ayağım..

Acıdan yaşlar süzülür gözlerinden.. Son gücüyle tarık diye bağırır yine son kez.. Tabi tarıkın ona doğru koştuğunu bilmeden..
Tarık Naz'ı kucağına aldığı gibi geri eve doğru yürümeye başlar hızla..

Naz gözyaşları arasında

- Napıyorsun sen?

- Sence neye benziyor naz?

- Bırak beni.. Bırak (tarıka vurmaya başlar)

- Hiç boşuna nefesini tüketme naz bu ayakla yürüyebileceğini mi sanıyosun!

- Tabi yürücem.bıraksan göstericem sana..

Evin kapısının önünde..Tarık nazı bırakır yere.. Naz tekrar düşecekken alır kucağına tekrar.. Nazın yine gözyaşları süzülür..

- Bak gördün mü? Bide yürüyebilirmiş.. ondan dimi bu gözyaşları..Bal gibi acıyo işte..

- Hiç de bile!

Nazın odasına gelmişlerdir.. Tarık usulca nazı yatağa bırakıp yanına oturur. Tarığın öyle bir bakış atar ki Naz'a..

- Tamam haklısın canım acıyo hemde çok! Ama nerden biliyorsun o gözyaşlarının ayağım yüzünden olduğunu ??

Tarık elini Naz'ın yanağına koyar birşey olmasından korkar gibi ürkekçe. Baş parmağıyla gözyaşlarını siler hafifçe..Gözlerini Naz'ın gözlerinden ayırmadan sorar..

- Neden o zaman Naz neden bu gözyaşlarının sebebi??

Öyle yumuşacıktır ki sesi...

Naz,tarıkın yüzünü okşayan elini kavrar...avuçlarının arasına alır elini...

- Kalbim acıyo...senin yüzünden..

- Neden nazz, neden?hiç umursamadığın biri yüzünden neden acısın ki kalbin?!

- Ben seni umursuyorum...yani..sen öylesine biri değilsin işte benim için..farklısın!

- Farklı bi şöför,farklı bi arkadaş,farklı bi sırdaş..??ben senin için neyim naz!!

- Tarık..bilmiyorum..belki de biliyorum ama kendime bile itiraf edemiyorum bunu...yapamıyorumm..

Tarık nazın yanağını okşar son kez,kalkar yataktan..

- Pess yani Tarık pes.. Bırakıp gittin ya beni bu ayakla, hemde evde kimse yokken..

Uzanıp yatağın yanındaki komidinin üzerinde duran çerçeveyi alır bir hışımla ve sinirle kapıya fırlatır - ki o sırada Tarık kapıyı açar.. Tarıkın şaşkın bakışları karşısında Naz..

- Pardon, elim çarptı birden. Tam kalkmaya çalışıyordum.

- Ben de tam bir ihtiyacın var mı diye soracaktım evde de kimse yok benden başka..

- Yok bir ihtiyacım falan! (yüzünü döner cama, kısık bir sesle) senden başka..

- Peki Naz hanım siz bilirsiniz. Birşeye ihtiyacınız olursa arayın ben müştemilatta olacağım. (tam kapıyı kapatacakken)

- Şey.. Tarık??

- Efendim Naz hanım?

- Naz..

- Ne?!

- Bak yine başladın.. Ne değil ef...

- Tamam Naz, tamam. devam etme.. Birşey mi söyleyecektin?

- Şey ben..ben yalnız kalmak istemiyorum da..Acaba .. diyorum ki acaba sen de yanımda otursan..

- Yanında kalmamı mı istiyorsun? (gülümser)

- Evet, istiyorum. Babamlar gelene kadar yani..

- Hıhı (yatağın ayak ucuna oturur)

- Ne hıhı?

- Yok birşey..

- Atma Tarık, atma!

- Atmıyorum!

- Atma atıyorsun!

- Bu böyle sabaha kadar gider biliyorsun dimi?

Naz gülümser..

- Orada oturma öyle yabancı gibi. Gelsene yanıma..

Tarık Naz'ın yanına oturur.. Kolunu Naz'ın omzuna koyup koymamak arasında gidip gelirken Naz Tarık'ın göğsüne yaslanır.. Ve Tarık sarar onu tek koluyla..

- İyi misin şimdi?

- Hıhı.. (huzurlu bir gülümse yayılır Naz'ın dudaklarına)

brs-sym
07-01-08, 00:40
Yine yasmadan duramadım bi tane part beyneirseniz dewamını getiricem.....ii okumalar...


Naz ile Tarık...Yine bildiğimiz gibi şoför patron ilişkisidir onlar için...Yine yalanlar dolanlarr...Anlatılamayan anlaşılamayan sevgi...aşk!
Sabah saat 9dur.Tarık uyuyordur.Naz müştemilata gelir,kapıyı bile çalmadan.
Tarığa öylece bakar,sonra yavaş yavaş gelir tarığın yanına hafif dürter onu

Tarık:Hııı??(hafif gözlerini açarak)

Naz:Tarıkk saat 9 hadi kalk benmi snei kaldırıcam şuraya bakkk patron şoförünü kaldırıyo...

Tarık hemen doğrulur.

Tarık:Tamam Naz hanım kalkım-kısık sesle-başlama yine...

Naz:Ne dedin sn???

Tarık:Hiçbişey..şeyy üstümü giyinicemde çıkarmısınız!

NaZ:Duydum ne dediğini!

tARIK:tAMAM o zaman sorun oyk...Hadi...

Naz:Aaaa konuşmaya bakkkk

tarık:Naz hanım tamam kalktım şimdide isninisle giyinmek istiyorum!

NaZ:İzin vermiyorum!

Tarık:Ne??Ben nasıl çıkıcam dışarı?

Naz:Sana ceza pijamalarında çıkıcaksın!Hem ne var sadfee araba sürüceksin!

Naz hemen çıkar odadan.Tarıkt arkasından öylece bakar.


Tarık:Hanfendiye bakkk yaa bn nasıl böyle dururum dışardaaaaa

Tarık sinirle dışarı çıkar.

Naz:arkadan bağırarak-elini yüzünü yıka!

TARIK:-karşılık vererek-He yani buna izin verdiniz...


NaZ:Ne dedin sennn!!


Tarık:Buna izin verdiniz şaşırdım dedim!

NaZ:Bak bide cewp veriyoo sus yüzünüde yıkamıcaksın hadi bekliyorum arabada...


Tarık iyice sinirlenir,koşarak arabaya doğru ilerler.

Arabaya biner.Naz dışardadır.

Naz cama tıklar.

Tarık çıakr arabadan..


Tarık:Pardon Naz hanım uyku sersemliği...

NaZ:Bi daha olmasın...

Tarık kapıyı açar NAZ binerr arabaya,ardından Tarık kapıyı kapatır.

i-r-e-m
07-01-08, 13:12
Part3

“başlangıçta hayaller kurduk, gerçekleşebileceğini görünce heyecanlandık....ne yapmamız gerekiyor

diye düşünmeye başladık sonra tam havalanıp başarabileceğimiz anda korktuk.....

neden?....başaramamaktan....vazgeçtik aslında denemeden gerçekleşip gerçekleşemeyeceğini

unuttuk.....şimdi size bir hikaye anlatacağım belki biliyorsunuz ama ltfn bir de benden dinleyin.....

bilge bir adam göletin başında oturmaktadır.Susuzluktan kırılan bir köpeğindevamlı göle gelip su

içmeye çalıştığını ancak göldeki kendi yansımasından korkark kaçtığını görür bu bir süre böyle

devam eder sonunda köpek dayanamayıp kendini suya atar ve yansımasını grmediği için suyu

rahatlıkla içer o an bilge:”bir insanın istekleri ile arkasındaki engel çoğu zaman kendi içnde

büyüttüğü korkularıdırinsan bunları aşarsa isteklerini elde edebilir” der ...

başarabilmek için başarısızlığı göze alıp denemeliyiz....denemezsek hikayedeki köpek gibi

yansımamızdan dahi korkarız.....hayat herşeye rağmen denemeye değmez mi?? dünyaya gelmemiz

bile bir sşans binlerce sperm arasından buraya gelmemiz bize sunulan bir şans ve bir başarı....eğer

dünyaya gelmeyi başardıysak neden burada yaptıklarımızı başaramıyalım???

..........”(nazın seminrderde anmlattıkları)

seminer bittikten herkes dağıldıktan sonra ......


ben eşyalarımı topladım salona geri döndüm ve orada bugün neler yaşandığını şöyle bir gözümün

önüne geldi o sırada salonda biri olduğu fark ettim geldi ve :çok güzel bir seminerdi devamını iple

çekiyorum.... bana cesaretin ne kadar önemli olduğunu anlattınız naz hanım..

naz sadece naz tarık bey

tarık sadece tarık birbirimize bakıp gülümsedik sonra o konuşmaya başladı: benimle yakınlardaki

bir kafede kahve içmek ister msiniz

gülümsedim ve :neden olmasın zevkle....dedim hem şaşırdı hem mutlu oldu gülümsedik yine

birbirimize sonra birlikte çıktık o salondan

cafeye doru yürürken ikimizde hiç konuşmadık sesizce ilerledik... benim içimde garip bir his vardı

sanki artık her şey çok farklıydı sanki onu uzun süredir tanıyor gibiydim ben ne yapıyordum yeni

tanıştığım bir insanla kahve içmeye mi gidecektim.... ne kadar değişikti... bu ben miydim???bu

bensem bana neler oluyordu????

melisa_s
07-01-08, 17:19
2. senaryo devamı
Part-28
Tarık:Bizi dinler misiniz?!
Filiz:İç ses-Eyvah yine ne diyicekler kim bilir…
Vahi:İyi bişi mi bari?!
Ümit:Gülümsediklerine göre öyle görünüyor
Hulusi:Zibidi konuşsana çatlatma adamı!
Belgin:Bi susarsanız konuşucak çocuklar
Vahi:Evet!Sizi dinliyoruz çocuklar…
Naz:Tarık sen söyle canım…
Tarık:Tamam bitanem…Biz evlenmeye karar verdik!
Filiz:Buna çok sevindim der ve kalkıp Tarık’a sarılır.
Belgin:Ne güzel!Her şey çok güzel olucak
Vahi:Çok sevindim çocuklar
Hulusi:Bende bende
Ümit:Mutluluklar…Gerçekten mutlu olmayı hak ediyosunuz
Tarık-Naz:Teşekkürler…
Belgin:E o zaman ne zaman evleniyosunuz?!
Tarık:Bilmem daha düşünmedik…
Vahi:Kış şimdi ilk bahar ya da yaz’da olsun…
Naz:İlk bahar
Tarık:Sen nasıl istersen…
Filiz:Iıı şey…Benim doğumumdan sonra yapsak
Naz: Olur canım
Tarık:Senin doğumun hangi ayda?!
Ümit:Nisan!
Naz: O zaman bizim düğün Mayıs’ta olsun…
Belgin:Çok güzel olur kızım…
Vahi:Evet.Erguvanlar yeni yeni açarken…
Naz:Bide kır düğünü olursa
Tarık: Olur aşkım olur niye olmasın!İste yeter ki…
Hulusi:Tam tarihine de siz karar verirsiniz…
Naz:Veririz bir ara…
Tarık:Tabi canım zamanı var daha…
Belgin:5 ay var daha canım belirlersiniz bir ara…
Birkaç saat sonra
Ümit:Biz artık evimize gidelim!Filiz çok yoruldu zaten!
Filiz:Yorulmadım ben patladım zaten tıktınız dört duvar arasına beni zaten!
Tarık:Sen ve ufaklıklar için kaldın hastaneden sıkıldığımızdan bırakmadık ki seni hastaneye
Ümit:Evet!
Filiz:Yok bide bıktığınız için bıraksaydınız.Tamam hastaneyi kabul edebilirim!Ama dün hastaneden çıktığım da niye direk eve geldik!Ben boğaz da kahvaltı etmek istiyodum!
Naz:Filiz haklı?!
Ümit: Doktor yorulmasın dedi.Bizde dinlensin diye eve getirdik direk!Çok istiyosan yarın da gideriz aşkım!
Filiz: Olmaz geçen seneydi o istek!
Tarık(anlamsız bakar Filiz’e)Geçen sene?!
Filiz:Geçen sene tabi yeni yıla girdiğimize göre geçen sene!
Ümit:Tamam aşkım bizde yeni yılın ilk kahvaltısını 4’ümüz boğazda yaparız!
Naz:Yok biz gelmeyelim dimi Tarık?!
Tarık:Evet siz gidin!
Ümit:Sizi çağıran kim ben (Filiz’i gösterir)bizi kastettim.Umut,Ferah,ben ve Filiz!
Tarık:Naz sen niye atlıyosun her şeye
Naz:Sanki sen atlamadın!
Belgin:Noluyo ayol!Aaa
Hulusi:Yeni yıl atışması hayatım:)
Ümit:Aşkım gitmiyo muyuz?!
Filiz:Hadi gidelim uykum geldi!
Vahi:Tamam çocuklar.
Filiz ve Ümit gider.
Belgin:Tarık Hulusi bizde kalkalım artık…
Hulusi:Tamam hayatım
Tarık:İyi peki
Vahi ve Naz Tarık’ları geçirir…
ÜMİTLER
Filiz:Ben seninle gelmem hiçbir yere!Dün yapıcaktın!
Ümit:Ya Filiz lütfen böyle yapma canım!
Filiz:Yapıcam!
Ümit:Bak yarın gidiyoruz kahvaltıya!
Filiz:Ben dün gitmek istiyodum ama!
Ümit:Ama aşkım..Doktor dinlensin dedi…
Filiz:Kahvaltı yaparken yorulmazdım
Ümit:Size bişi olmasından çok korkuyorum napim?!
Filiz:Çok mu korkuyosun gerçekten?!
Filiz’e sarılır.
Ümit:Hemde çok…
Tarıklar
Belginlerin odası
Belgin:Her şey düzeldi artık…Naz ve Tarık’ta evleniyo…Filiz iyi…
Hulusi:Evet…Naz ve Tarık’ta onca şeyden sonra artık mutlu olucaklar!
Belgin:Evet…Naz fazlasıyla hak ediyo mutluluğu
Hulusi:Evet…
Tarık’ın odası
Tarık:Her şey güzel olucak…Naz ve ben evleniyoruz…Naz bebek istiyo en önemlisi…Oysa ben hayatta istemez diye düşünmüştüm…Artık bizde mutlu olucaz…Her şey Naz’ın istediği gibi olmalı…

gizemst
07-01-08, 19:57
Bunu şu anda içimden geldiği için yazdım.. bu iyi olamdı ama eğer isterseniz yazacağım diğer partlar için güzel şeyler yazıyorum.. iyi ya da kötüyorum ve eleştirilerinizi yada eksik bulduğunuz şeyleri ltfn belirtin..


Naz şehir dışında okuyordur liseyi tarıksa zaten bu ufak şehirde yaşıyordur.naz büyük bir şehirde yaşadığı için bu şehre henüz uyum sağlakmayacağını düşünmüştür ama okulu eğlenceli geçtiği için her şey iyi gidiyordur.. bu sırada kendine bi de yakın arkadaş bulmuştur…. Kübra.. bunların ikisi okulda eğlenceli günelr geçiriyolardır..bir gün..
Sınıfta otururken bir grup gelir kübranın dikkatini çekmiştir ama naz oralı değildir..
TARIK: Burası Naz!ın sınıfı öyle değil mi??
ENES:evet.. biz Naz’ın arkadaşlarıyız bir sorun mu var?
Tarık olanları Naz’ın arkadaşalrına anlatır.. Naz’dan etkilendiğini vs.. Enes’ler ise Naz’la ilgili tüm bilgileri verirler tarıka.Tarık usulca Naz’ın yanına yaklaşır.
NAZ:sen ne yaptığını sanıyorsun.. Git başımdan .. Hadi defolsana şurdan
Tarık arkadaşlarının yanında kıpkırmızı bir suratla ordan çıkar
NAZ:Şuna bak kendini ne zannediyor.Bunlar her yabancı kıza böyle mi davranırlar..
Naz her şeyin kapandığını zanneder ama Tarık için bu tam tersidir..
KÜBRA:Kızım niye öyle dedin ayıp oldu.
NAZ:Ben bilirim bunları iki günlük hoşalantı için yaparlar der..
ARADAN BİR KAÇ GÜN GEÇER..
Naz ve tarık sürekli okulda karşılaşıyordur ama naz başını çevirip gidiyordur.
NAZ:niye bu çocuğun etrafında sürekli kızlar var..
KÜBRA: naz seni anlamıyorum hem sevmiyorum diyorsun hemde o sırada Tarık’ın bir kolunda bir kız diğer kolunda bir kız vardır.Naz o tarafa doğru kötü bir bakış atar.İçi içini yiyordur Tarık’ı o kızlarla gördükçe.Tuvalete koşar adılarla gider .O sırada yangın alarmı çalmaktadır.Tarık’ın gözleri bir ana Naz’ı arar yoktur ortada herkes çığlık çığlıka bağırarak koşturuyordur.Tuvaletin de bulunduğu sağ cephede yangın çıkmıştır Tarık koşarak o yöne gider o sırada Naz..

burcushn
07-01-08, 19:57
--AKŞAM--

naz evde,koltukta oturuyor ,aklı ise bugün olanlardadır.nasıl ,neşekilde duyduğunu düşünüyordur sürekli.

ayağa kalkar sonra, evinin içinde dönmeye başlar.haklı olduğunu düşünse de ,yine de o imalı sözleri

etkilemiştir onu.sonra bakışları...

gerçekten kızgın olmadığını anlamıştır gözlerinden.sonra kızar kendine ,niye bu kadar onu düşündüğünü,

niye her sözünün altını iyice deştiğini ,anlamaz ,daha da kızar kendine.

yine oturur koltuğa, kumandayı alır eline,televizyon izlemeye çalışır.ekrandakilere odaklanmaya çalışır,

ama çaılşmaktan öteye gidemez bu durum.anlamıyordur hiç birşeyden.

bir yabancıyı bu kadar düşünmemesi gerektiğini bilir.ama bu sefer söz geçiremediğini farkeder,

duygularına.kontrol edemediğini farkeder.

--tarık annesiyle konuştuktan sonra ,bırakır telefonu masaya.kendini de yatağa doğru bırakır,ellerini

kafasının altında birleştirir.naz 'ın şaşkın yüzü gelir aklına.kendi kendine gülümser.

--naz yatağındadır.sesizdir o gece her yer.rahatsız etmek bu sesizlik bu sefer onu.

kafası öyle karışıktır ki ,bu sesizlik yardım ediyordur ,dinlendiriyordur onu.

sonra yavaşça kapanır gözleri.

---SABAH---

Şirkette...

tarık yolda arabasındadır,şirket tarafından gönderilmiş şoför vardır yanında.Türk'tür o da.

tarık:ne zamandır çalışıyorsun burada?

şoför:4,5 sene oldu.

tarık:uzun zaman olmuş.(gülümser):naz...naz hanımla çalışmak zor olmalı.

şoför:yok aslında değil.buraya geldiğimde 2 sene onun şoförlüğünü yapmıştım,iyi biridir kendisi.

tarık(merakla sorar):naz hanım ne zamandan beri madrid de?

şoför:ben işe girdiğimde naz hanımı daha yeni geldi diye duymuştum.5 sene oluyor sanırım.

tarık:peki nasıl biri,tanıdığın kadarıyla.

dikiz aynasından şoförün şaşkın,meraklı bakışlarını görünce

tarık:yani iş yapıyoruz ya,daha iyi tanımak için(tatmin olmadığını düşünerek):yanlış bir şey yapmayayım

diye.

şoför(gülümser):çok güler yüzlü birisi öncelikli.sonra .....sonra çok mesafeli.

tarık dinlemeye devam eder.

şoför:bu zamana kadar birçok kişiyle çalıştım,o yüzden tanıyabiliyorum insanları.ama naz hanım herkese karşı

çok mesafeli.

tarık(sesizce):mesafeli olduğu kesin zaten.

şoför:efendim?

tarık:yok birşey demedim.

şoför:özel şoförlüğünü de yapmıştım.hemen hemen hiç dışarı çıkmıyordu.

sonra hiçbir zaman yanında ailesinden birini görmedim.sadece işyerinden birkaç kişi.

tarığı düşünceli bir hal alır.susar ikisi de.zaten gelmişlerdir şirkete.

tarık arabadan iner,şoförün açık olna camını yanına gelir.

tarık(şoföre dönerek):bunlar aramızda kalıcak ,anlaştık mı?

şoför(gülümseyerek:merak etmeyin tarık bey,aramızda.

tarık omzuna dokunur şoförün,teşekkür edercesine.

sonra hızlı adımlarla ilerler şirkete doğru.

--naz odasındadır.elindeki dosyalarla ilgileniyordur.bugünkü küçük görüşme için hazırlanıyordur.

kapısı çalar.içeriye tekbanktan gelen görevli girer.

tarık tekelioğlunun gelmeyeceğini ,kendisinin görüşeceğini söyler.

naz şaşırır,sinirlenir biraz da gelmemesine.onun geleceğini düşünmüştür hep.

o sırada kapı çalar.

kapının açılmasıyla tarık girer içeri.

görevli(şaşkın):tarık bey,gelmeyeceksiniz biliyordum.

tarık(koltuğa geçerek):evet babam istedi ,gelmemi.bizzat benim ilgilenmemi istedi.

bu yalana inandırır ikisini de.

---devam bölümleri gelicek-------

cagrib
07-01-08, 20:56
Bodrum günlerinin ardından….

Müştemilat---

-ahh nazz,ahh..bi kere de anlasam seni,kafamı duvarlara vurucam!!sevdiğini sanırken, dövmekten beter ediyosun beni..

+ben senin kafanı duvarlara vurucam ama başka bi sebepten TARIKKK... ellerimle kahve yaptım sana..daha napıyım?alsana şunu elimden...

Verirken,eli yanar..ve bütün fincanı tarıkın üstüne döker..

-ahhh…yandımm!!yani naz 40 yılda bi kahve yaptın,onu da burnumdan getirdin…hayır madem beceremiceksin,bırak da berrak getirsin…hiç olmazsa o taşırken üstüme boca etmiyo senin gibi…

+pesss...yani pesss!!!ben,koskoca NAZ ÖZKUL,hayatında ilk kez biri için kahve yapsın,onda da gördüğü şu muameleye bak....pess!

-muameleye bak öyle mi?!!peki ya senin bana yaptığın muamele,onun hesabını kim vericek naz hanım?

+aaa..şuna bak!zeytinyağı gibi üste çıktı beyimiz..napmışım ben sana yardım etmekten başka..baban,borcunu ödemeden eve dönemezsin dediğinde ben iş verdim sana…

-amann ne iş?!!sırf bana eziyet etmek için tekrar şöförün olmamı istedin….sana yaşattığım o iki-üç zor günü burnumdan getirmek için!ama hergün içimde bişeyleri öldürdün naz..yarın son günüm,kurtuluyorum senin esaretinden…

+demek bu kadar katlanılmazım senin için..işte şimdi de sen,bendekini öldürdün tarık...biliyomusun,aslında hiçbişeye değmezmişsin sen...ne halin varsa gör,umrumda bile değilsin artık... bitti!

Tarık nazı kolundan yakalar,müştemilattan çıkarken

-Dur bakalım küçük hanımm..öyle kolay değil gitmek…karşında koskoca banka sahibi TARIK TEKELİOĞLU duruyo..öyle bi çırpıda silemezsin hayatından..

+ne demek bu?

-Siz bizim bankadan kredi alıyordunuz dimi..

+Evet..

-Krediyi kesersem bu şekilde konuşabilicek misin Tarık tekelioğluyla da? (naz şaşkınca bakarken) bitemez,anladın mı!!! ancak ben bitti dediğimde biter, şimdi bunu o güzel aklına sok naz!pardon,naz hanım mı demeliydim yoksa?


+sen kim olduğunu sanıyosun...siz tekelioğulları soyadınızla herşeyi satın almaya alışık olabilirsiniz belki..ama aşkımı,işte onu alamazsınız tarık bey!belki biraz kaprisli olabilirim bazen ama insanları asla küçük görmem sizin yaptığınız gibi!!!tehtid etmem…

-Bunu da 9 ay boyunca şoförünü durmadan aşağılayan ve yapmadığını bırakmayan şımarık, kendini beğenmiş küçük bir kız söylüyor değil mi? Kusura bakma Naz ama sen bile kendi içinde çelişirken bitmesi en iyisi galiba..haklısın. Sen kendi içinde hesaplaşmanı bitirdiğinde ve birşeyleri kendine itiraf edebildiğin zaman 'biz' ihtimalini tekrardan düşün..çünkü karşında o eski tarık yok..beni kim olarak sevdiğine karar verdiğin gün gel bana!

+Karşımda kimin olduğu umrumda değil!!düşünücek bişey yok artık…benim hakkımda bunları düşünen birine ayırıcak zamanım olamaz!!

-Sen bilirsin!!!demek yine vazgeçiyosun bizden…

+bu defa sen istedin..

Naz kapıdan çıkarken…tarık arkasından

-nazz??dur!!

Naz durur bi saniye için,ama dönmez arkasına

- Sen benden vazgeçmeyi göze alsan bile..bilki ben hep seni bekliyor olacağım...unutma, 9 ay boyunca seni sadece gözlerimle sevdim..Gözlerin gözlerimde olmasa bile ben seni sevmekten asla vazgeçmicem ..

Naz döner arkasına hışımla…

+ağlamamı mı bekliyosun benden,HAYIRR,yeter artık!!!sen beni gözlerinle sevdiğini söylerken,ben gözlerimdeki bütün yaşları tükettim senin için...ama sen bunu bile göremedin..bütün o hırçınlığımın ardında aşkın saklı olduğunu göremedin!!!vazgeçicek bi biz var mı, bunu bile bilmiyorum şimdi...tek bildiğim seninle geçirilen,gözlerimin gözlerinde olduğu bir dakikayı bile unutmıcam hayatım boyunca:img-cray:git şimdi,bırak git hadi…

Tarık nazın yüzünü tutar..akan yaşlara bakarak

-ağlamıcam dedin ama ağladın işte.Benim için miydi o gözyaşları. Madem hiç birşeye değmem,madem umrunda değilim neden hala gözyaşı döküyosun benim için..?sebebin ne nazz?!

+ duygularımın ağırlığını taşıyamıyo gözlerim.. acıyorum kendime!

-Hala çelişiyorsun kendinle,bırak artık inadı nazz..söyle!

+çeliştiğim falan yok..sana olan tek duygum nefret yalnızca..sen o değilsin artık.benim tarıkım bu kadar duygusuz,bu kadar bencil olamazdı:icon_sorrben ağlarken onun da içi acırdı,kıyamazdı…

-Bunu sen istedin nazz,Şoför Tarık'ı sen öldürdün,sadece sen. Çıldırttın onu sonunda,istediğin oldu.. Bak işte benim, karşında duruyorum Tarık Tekelioğlu olarak. Benden nefret ediyosun öyle mi? Neden bana bakmıyorsun, neden gözlerime bakamıyorsun??cevap ver bana..

+Defoll burdan…

-Yalan söylediğini anlamamdan korkuyorsun değil mi? Bir kez olsun dürüst ol bana,içini aç.bırak ben de göriyim seni.. Ben yalanlardan sıyrıldım, kendimden vazgeçip de geldim sana.. Nolur bak gözlerime…beni sevmediğini söyle...ancak o zaman inanırım sana…

Naz yüzünü kaldırmadan,ağlamaya devam eder…

+sevmiyorum seni!

-yüzüme bak…inanmıyorum sana…

Naz gururla kaldırır başını dimdik,tek çırpıda

+sevmiyorumm!artık seni sevmiyorum!!!

Tarık tek kelime etmeden fırlar müştemilattan…

Naz çöker olduğu yere,elini başına götürür..hıçkırıklara boğulmuştur artık..

+seviyorumm,lanet olsun deli gibi seviyorum seni…

Tarıkın kanepede duran yastığına gömer kafasını..ağlarken,kaldırır kafasını biraz,yastıkta duran kokuyu içine çeker..

+kaybettim seni..sonsuza kadar kaybettim…artık bana dönmen için hiç bi sebebin yok!

Bi el dokunur nazın omzuna…

-var…

Naz ağlamaktan kızarmış,şaşkın gözlerle

+ tarıkk??sen gitmedin mi…

-ardımda gururunun esiri dünyanın en aptal ama en aşık kadını varken mi?…

+yalan söyledim sana…sensiz olursam nefes alamam ben,aşığım sana!

Naz sarılır sıkıca…

-duymasam dönmezdim zaten…

+özür dilerim aşkımm…herşey için özür dilerim…nolur affet beni!!!

Tarık saçını okşarken…

-ömür boyu seviceğine söz verirsen,evet…

Naz kafasını kaldırır tarıkın omzundan…gözleri birbirini içer adeta…

+ömrüm boyunca…öldükten sonra bile seni sevicem ben…bitek seni!

Dudakları karşı koyamaz aşkın çekimine…tarık çeker nazı kendine..soluksuz upuzun bi nefese karışır aşk,kalplerden dudaklara…..

Devam eder üstünde beyaz gelinlik ve damatlıkla bi merdivenin en üst basamağında.. konfetilerin arasında…Taki naz ve tarık elele koşup,aşklarının başladığı o arabaya binene dek…

Geride mutlu gözlerle onları yolculuyan bi aile ve tüm sevdikleri…ümitle filiz mi??

Filiz elinde nazın gelin buketiyle karşısında duran ümite bakıyo şuan!

ua_nazlyy
08-01-08, 01:17
NEW YORK..

Koridor bitti..Ve Naz ın doktoru oradaydı..

Tarık konuştu..

Naz ın durumu iyiydi..Ya kendisinin?

Tarık(içses:çok seviyorum ama sevgim sana acı veriyor sevgilim..)

GÜNÜMÜZ..
Naz:ben bu lafları daha sonra o malum mektupta okudum...

GEÇMİŞ..

Naz gözlerini yavaşça açar..Boğazı kurumuştur..Uzanıp suyu almak ister,bir zarf dikkatini çeker..
Zarfı açar ve okumaya başlar…

Naz…

Nerden başlayayım inan hiç bilmiyorum..Ama bildiğim tek bir şey var,o da seni ne kadar çok sevdiğim..Şimdi diyeceksin madem bu kadar çok seviyorsun niye canımı böylesine yakıyorsun?(naz anlamaz gözlerle bakar ve hızlıca okumaya devam eder)Sevgi mutluluk verdiği zaman güzeldir.Benim sevgim sana acı vermeye başladığında ben buna dayanamam.Dayanamadığım için bu seferde ben seni azat ediyorum..Özgürsün,hayatımın tek ve ilk aşkı..


Tarık..

GÜNÜMÜZ..
Alev:peki bu mektuptan sonra bir haber aldınız mı?
Naz:aldım..Almaz mıyım?Bu Tarığın bana yazdığı ilk ama son olmayan mektuptu..Ama en çok canımı acıtan bu ilk mektuptu..Biliyor musunuz?İlkler ya acı yada mutluluk verir..Tarık bana ilk kez mektup yazdı..Ama bu en acılı ilkimdi..

Not:Biraz saçmaladım kusura bakmayın,piskoloji beynimi yedi..Bu senaryo sana hediyem olsun ablam..

You_A
08-01-08, 01:57
Gül : Bence yanlıyorsun aşk seni bulur, sen gitmezsin ona
Ayşen: Yanılıyorsun, sen de ona gidersin
Lal: Git adamın gururunu okşa gel
Gül: Evet, bence kime aşık olacağımız önceden yazılmış bir şey
Ayşen: Kitap mı bu yazılmış olsun?
Lal: Bence erkekler gelmeli, şimdi şu yan masada oturanlar, içimizden kaç kişi gider yanlarına gider ve içlerinden birine “ Sizle tanışabilir miyim?” diye sorar
Ayşen: Onun gelmesi gerek
Gül: Sen böyle otur pencerende aşkın gelmesini bekle, haksız mıyım Naz ?
Naz: Ben aşka inanmam, o yüzden ne giderim ne de gel derim
Lal: İşte birde bu türler var, aslında en tehlikeli olanlar Naz gibi olanlar. Aşka inanmazlar, ama aşık olmayı isteyenler oranla aşık olma olasılıkları daha yüksektir.
Naz: Pardon da sen ne zaman aşk doktoru oldun?
Lal: Bunu bilmek için okumaya gerek yok, çevrene bak . Şu adam, barda oturan
Gül: Takım elbiseli olan
Lal: Evet, viski de içiyor, kesin çok zengindir
Naz: Bunlar imaj, adam yalnız bara gelir. Amaç basit geceyi geçirecek bir kız tavlamak.
Ayşen: Aman kesin evlidir, karısı evde çocuklara bakar, o barlarda kız tavrar
Gül: Duydu galiba buraya geliyor. Yanmasayamıza oturdu
Naz: Bu gece oyun oynayalım, ben yan masaya oturan adamın masasına gideceğim, Ayşen sen de biriyle bakışacaksın, bakalım hangimiz bardan ilk çıkacak
Lal: Ne yapıyorsun? Siz o kadar ucuz musunuz?
Naz: Adama bir yalan söyleyip başımızdan atarız. Ama kim ilk çıkarsa kaybedene istediğini yaptıracak
Lal: Ben varım.
Gül: Saçmalamayın
Naz: Ben gittim bile
YAN MASA
Naz: Selam, oturabilir miyim
….: Buyurun
Naz: Ben Naz, siz?
….: Önemi var mi?
Naz: Tamam. Burası güzel bir mekan
….: Biliyorum
Naz: Eskiden canlı müzik yaparlarmış, ama solist kendini işine adamış
….: Ya evet
Naz: Sen dinledin mi hiç onu?
…: Evet, bir çok kez, fena değildi, ama hayat insanı farklı yerlere sürükler
Naz :Haklısın, sen ne işle uğraşıyorsun.
…: Bir çok işle, aslında ama şimdi finans
Naz: Bankacı mısın?
…: Evet
Naz: Kısa cevaplar verdiğine göre de patronsun
…: Zekisin
Naz: Ya demezsin
…: Sen ne iş yapıyorsun?
Naz : Okuyordum
…: Dum
Naz: Evet, bitti de kurtuldum sandım, babam şirketin başına geçirdi beni.
….: Hangi sektör?
Naz: Tekstil
….: Bir bayan için iyi olmalı.
Naz: Paris Moda Haftasına hazırlanıyoruz
….: O da olur bir gün
Naz: Ben stilist falan değilim, çello çalarken hangi ara kumaşların arasına düştüm bilmiyorum
…: İnsan her şey alışıyor
Naz: Senin adını söylememene bile alıştım. Baştan alalım , Naz Özkül
….: Cahide Tekstil
Naz: Nereden bildin?
…: Hatırlarsan en son telefonda bana bağırmıştın
Naz. Ne desem, Tarık bey?
Tarık: Hiçbir şey deme, Tarık de, masama geliş amacın neyse ona devam et
Naz: Ama
Tarık: Bu arada ne içersin
Naz: Şunları bir sindireyim
Tarık: Hadi kalkalım, hem sen de iddia yı kazanmış olursun…..Bakma öyle siz kızlar fazla sesli konuşuyordunuz
Naz: Bak ben özrü dilerim
Tarık: Hadi çıkalım
Naz: Tamam
ERTESİ GÜN ŞİRKET---NAZ’IN OFİSİ
Lal: Naz ne isteyeceksin benden, sen kazandın?
Naz: Evet, ben kazandım. Ben de iki şeyi birden

i-r-e-m
08-01-08, 17:56
part3

bunları düşünürken birden cafeye geldiğimizi gördüm içeri girdik cam kenarındaki masalaradn

birine oturduk siparişlerimizi verdik ve beklerken sesizliği bozdu :semineri gerçekten çok

beğendim bundan sonraki her seminerinizde bende olucam naz hanım

birden durdum hanım demesi garip geldi bunca şeyden sonra hala hanım diyorduo sırada

kahvelerimiz geldi bu sefer konuşmaya ben başladım :bekelirm tarık bey sizin gibi insanları

seminerimde görmek bana büyük mutluluk verir....

ikimizde sustuk konuşmuyorduk bekledim belki oda benim gibi yaptıklarının irdeliyordu ama

gerçekten irdelenmesi gereken şeylerdi .irbirimize çok sıcak davranıyorduk ama hanım ve bey gibi

ciddiyet ve mesafe belirten kelimeleri kullanmaktan vazgeçmiyorduk

melisa_s
08-01-08, 19:09
-----yeniiiiiii------
Tarık ve Naz üniversite de okuyorlar ve sevgililer.
Naz(bağırarak)Duymak istemiyorum!Kes sesini yeter!
Tarık:Naz
Naz:Sakın bir şey söyleme!Senin kadar aşağılık birini görmedim hayatımda!Der ve Tarık’a tokat atıp gider.
Tarık(eli yanağında):Naz bi dinlesen beni…Benim hiçbir suçum yok ki… der ve yürür.
Kafeteryaya gelir.
Arkadaşı Sudem’ı görür.Yanına gider.(Yakın arkadaşları)
Tarık:Selam
Sudem:Selam.Nasılsın iyi görünmüyosun ama?!
Tarık:İyi değilim(iç çeker)
Sudem:Ne oldu abi yine?!
Tarık:Naz bana çok kızdı.Beni dinlemedi bile bağırdı çağırdı gitti…Ama benim hiçbir suçum yok ki…Berna beni çağırdı.Ben de gittim.
Sudem:Naz’da seni onunla görünce kızdı?!
Tarık:Sayılır ama tam olarak öyle değil!
Sudem:Nasıl peki?!
Tarık:Naz geldiğinde…Berna ne olduğunu anlaman beni öpmeye başladı!Niye yaptı anlayamadım…Ama en önemlisi Naz şuan benden nefret ediyo!
Sudem:Abi sen cidden safsın!Ya insan eski kız arkadaşı her çağırdığında gider mi?!İyilik meleği misin oğlum sen?!Zaten belliydi bir şeyler yapıcağı Berna’nın sen de saf kişilik kızı üzdüm ayağına her çağırdığında gittin yanına!Al buyur sonuç!
Tarık:Üzerime gelmesen!Ben nerden bilim böyle yapacağını Berna’nın…Napıcam ben ya?!(gözünden bir damla yaş akar)Ben Naz’ı istiyorum!
Sudem:Gidip konuşsana Naz’la bana niye söylüyosun bunları?!
Tarık:Konuşmaz ki benimle…Sen konuşsan onunla…
Sudem:Tamam bi gidip bakim!
Tarık:Teşekkür ederim…
Sudem:Bişi değil…(iç ses=En zor görev benim şimdi bizim hırçın kız bana patlamasa bari)
Sudem gider.Tarık öylece oturuyodur.Bir süre sonra Berna gelir.
Berna: Oturabilir miyim?!
Tarık:…
Berna oturur.(yüzsüz işteee)
Tarık: Otur dediğimi hatırlamıyorum!
Berna:Ama ben oturdum bile
Tarık:Ben kalkıyorum.
Sudemn konuşmak için Naz’ı kafeteryaya getirmiştir.Kapıdan içeri yeni giriyorlardır.
Tarık masadan kalkarken Berna Tarık’ın elini tutar.
Tarık(Naz’ı görür):Elimi bırak
Berna:Bırakmıyorum(yüksek sesle)Aşkım!
Tarık:Ne aşkımı ya ne diyosun sen?!
Berna:Aşkım diyorum sevgilim!
Tarık:Ya bıraksana beni!
* * * * * * * * * *
Naz:Şuna bak!Yüzsüz kızla el ele bide.
Sudem:Naz öyle değildir…
Naz:Nasıl değildir ya.Bitti Tarık yok artık!
Sudem:İç ses-Offf noluyo ya….
Naz Sudem’in yanından ayrılır.Tarıkların yanına doğru gider.Tam o sırada Tarık elini çeker kurtarır ve masadan kalkar birkaç adım atar.
Naz: OOooo maşallah artık gizlemiyoruz hiçbir şeyi bakıyorum da!Böyle kafeterya da el ele falan..
Tarık:Naz biraz konuşabilir miyiz?!
Naz:Neyi?!Berna’yla yeniden bir araya gelmiş olmanızı mı?!
Tarık:Naz ben seni seviyorum ve Berna ya da bir başkası umurumda değil
Naz:Şimdi kızla el eleydin.Ondan önce dudak dudağa sana inanmamı bekleme benden ve defol git artık!Gözüm görmesin seni…
Sudem daha fazla uzakta duramaz yanlarına gelir.
Sudem:Yeter ya oturup konuşun
Naz:Konuşulacak hiçbir şey yok!Ben gidiyorum der ve gider.
Tarık olduğu yerde diz çöker…Ellerini başının arasına alır.
Tarık:Asla dinlemiyicek beni…
Sudem:Gördüğü manzara karşısında haklı kız sakin bile davrandı.
Tarık(Ağlıyodur):Ama benim hiçbir suçum yok ki…
Sudem:Biliyorum ama Naz’a kanıtlamalısın bunu…Asıl anlamadığım şey şu o kızın yanına oturmasına niye izin verdin?!
Tarık:Ben izin vermedim o oturdu ben kalkacaktım ama elimi tuttu bırakmadı.

/:Sadece 1 bölüm devamı gelir…Fazla uzamaz bu senaryo.

burcushn
08-01-08, 19:50
tarık tekelioğlunun gelmeyeceğini ,kendisinin görüşeceğini söyler.

naz şaşırır,sinirlenir biraz da gelmemesine.onun geleceğini düşünmüştür hep.

o sırada kapı çalar.

kapının açılmasıyla tarık girer içeri.

görevli(şaşkın):tarık bey,gelmeyeceksiniz biliyordum.

tarık(koltuğa geçerek):evet babam istedi ,gelmemi.bizzat benim ilgilenmemi istedi.

bu yalana inandırır ikisini de.

---devam bölümleri gelicek-------


DEVAM...

naz ,kapkaranlık odasında ,koltuğunda oturuyordur.sırtını yaslamıştır koltuğa.

5 gündür hayatında olup bitenleri sorgular ,ya da sorgulamaya çalışır.

anlayamıyordur olup bitenleri.dışarı bakar iç geçirerek.

battaniyesine iyice sarılır.üşür ,titrer hafifçe.

dün gelir aklına.mecburiyetten olsa da ,yağmur altında yürüyüşlerini,sonra tarığın çekinerek

elini omzuna atmasını ve hiçbirşey diyememesini.tarığın yüzünde oluşan gülümsemeyi...

naz da gülümser kendi kendine.....

son 5 günü birlikte geçirmişlerdir hep , iş için olsa da ,zorunluluktan öteye gitmiştir herşey onlar için.

iş toplantıları amaç olmaktan çıkmış,araç olmuştur aralarında.

----tarık 17:00 uçağından inmiş,kimsenin kendisini kkarşılamaya gelmesini istemediğinden,tek

başına ilerler havalimanında.

telefonu çalar o sırada.arayan filizdir .açmaz telefonu.açmak istemez.

----naz koltuğa yaslar kafasını bu sefer.o konsere gittikleri ,3 gün önceyi hatırlar.

kalabalığın içinde nasıl akıp geçtiklerini,normalde olsa insanlardan kaçan halini düşünür sonra da.

kalabalıklar ona göre değildir.ama tarığa karşı koyamamıştır o gün.karşı koymasına fırsat vermemiştir zaten.

elinden tutup götürmüştür nazı.elinden tutuşu ,o anki heyecanı sarar yine içini.

sonra konser biter bitmez,ondan kaçarcasına eve gelişini.....

bütün ''gün acaba kızdı mı'' diye düşünüşünü.....

gözleri buğulanır yine.arkasındaki sırlar gelir aklına.hiçbirşey den bahsetmemiştir ona.

o anlattıkça daha da susmuştur karşısında...

2 gün önce, odasındaki konuşmaları sırasında....

---o gün---

tarık annesini.babasını anlatıyordur naza.

naz(yüzünde masum bir gülümsemeyle):ne güzel bir ailen varmış.

tarık:daha bitmedi.bir de kardeşim var, filiz.asıl onla maceralarımı duysan.

naz(sesi boğuklaşır bu sefer):çok seviyorsun kardeşini anlaşılan.

tarık:çook.herşeyimdir o benim.sırdaşım diyebileceğim tek kişi o.

yeri geldiğinde çılgınca eğlendiğim,yeri geldiğinde yanında ağlayabileceğim tek kişi o benim için.

naz susar.gülümser,zorla da olsa.

tarık:ya sen,senin de kardeşin var mı.

naz ın korktuğu soru gelmiştir işte.tarığa bakar.ne diyeceğini bilemez.

ve sonunda yalan söylemeyi seçer.

naz:hayır, benim kardeşim yok.

--şimdi----

ve bahsetmediği,belki de hiç bahsetmeyeciği bir sürü şey....

tarığın dün gece naza geçmişiyle ilgili sorular sorması,sonra nazın bu sefer sinirle ayağa kalkması,

hızla yürürken tarığın onu kolundan tutup çekmesi.....

----- o gün---

tarık(nazı kolundan sıkıca tutmuştur):naz ne oldu şimdi?

naz:bırakırmısın kolumu?

tarık:hayır bırakmam.sana ne zaman eskilerle ilgili birşey sorsam hemen suratın değişiyor,

gözlerinde bambaşka bir anlam bürünüyor ,gülümsüyorsun ama sadece sahte gülücüklerle.

naz anlayamıyorum seni.

naz(kolundan kurtarmaya çalışarak):bunların hiçbiri seni ilgilendirmez.

tarık bu lafla birlikte bırakır nazın kolunu,naz pişmandır ,

ama duygularının daha fazla esiri olmaması gerektiğini savunur kendi kendine.

arkasını dönmek istese de ,bakmaz ,hızla çıkar oradan.

----şimdi-----

şimdi yoktur tarık.gitmiştir o geceden sonra....

ayağa kalkar,masasına doğru ilerler,karanlık odada küçük adımlar atıyordur.

masanın üstündeki küçük notu alır.tarığın giderken bıraktığı küçük notu...

okuyamaz bir daha,bırakır masanın üstüne.

beklediğinin aksine, sitem ,kızgınlık yoktur bu küçük satırlarda..

kırgınlık vardır.

sevdiği ,onun için önemli bir kişinin verdiği tepkiye verilmiş bir kırgınlık vardır.

gözlerindeki acıyı hep gördüğünü yazmıştır tarık...

aramasını bekleyeceğini de....

ya da istemezse bir daha hiç karşısına çıkmayacağını.

mektubu sıkar ellerinin içinde,elinde küçük yumruyla gelir yatağın üstüne oturur yavaşça...

ellerini açar, mektuba bakar yine...

-------son bölüm yarın-------

i-r-e-m
08-01-08, 22:48
Part4



kahvelerimiz bitti ikimizde hala konuşmuyorduk sonra bana bir kahve daha isteyip istemediğimi

sordu bende istemediğimi ve artık kalkmam gerektiğini önemli bir işim olduğunu söyledim suratı

asıldı belli etmemeye çalışarak o zaman hesabı isteyeyim dedi sonra hesabı ödeyip kalktık ben

arabama bindim aslında bir işim yoktu öylesine söyldim sessizlikten kurtulmam biraz olsn kendimi

dinlemem lazımdı bu yabancı adam beni ne kadar etkilemişti halbuki yeni tanıştık konuştuk ve bir

kahve içtik hepsi bu peki o zman bana neler oluyor of of aşk desen daha önce aşık oldum başımdan

bir evlilik geçti ve hayır aşk değlidi peki neydi?......anlamıyorum en iyisi eve gidip yatıp

uyumak....başka çare yok....


birkaç saat sonra

uyuyamıyamıyorum içimdeki huzursuzluğun nedenini bilmiyorum hem bir sevihç var hem de

huzursuzluk nasıl anlatayım ki bunun içinde daha bir çok duygu içeriyor ama dediğim gibi tarif

edilemez hisler bunlar... nefes alamadığımı hissediyorum bu nasıl bir şeydir anlamıyorum keşke

bütün bu duyguları bana hissettiren kişi yanımda olsa....ama yok işte bende bir telefon numarası

dahi yok eğğer telefon numarası olsa belki arardım aslında arayamazdım arayıpta ne diyecektim

ki?????

i-r-e-m
09-01-08, 00:51
PART 1

T:yeter naz yeter bıktım yoruldum bu saçmalıktann........

N:benim içinde zorrr

T:naz delirtme beni birbirimizi seviyorum...... ben seni seviyorum.... neden yapıyorsun bunu

yapma bize bunu acı çektirme yaşarken öldürme beni....

N(naz tarığın sözünü keser , sakince):tarık neden beni anlamıyorsun? böyle olmak zorunda

T(odanını içinde ordan oraya yürürken nazın önünde durur nazın gözleri dolmuştur tarık

çenesinden tutarak başını kaldırır nazın gözlerinden yaşlar akmaya başlar tarık sakin bir

sesle:neden naz neden sevmiyor musun beni

naz hıçkırıklara boğulur:sevdiğim için gidiyorum diye bağırır

çantasını ve montunu alır kapının tokmağına elini götürür ve derin bir nefes alır son kez tarığa

bakar gözlerini sıkıca kapatır sessizce "seni seviyorum benim içinde çok zor ..."

der ve göz yaşları içinde kapıyı açar ve çıkar

Tarık bir iki sn öyle durduktan sonra kalkar ve evdeki herşeyi kırmayya başlar vitrindeki fotoğraflarını çerçeveleri herşeyi krımaya başlar birlikte çekilmiş bir fotğraflarını eline alır ağlayarak ve bağırarak

-nedennnnnnnnnnnnnn.......... allah kahretsin neden böyle oluyor..... bir açıklama yapmadan

nasıl gidersin ..... bu kadar kolay mı sevgiden aşktan vaz geçmek emin etmiştik ayrılymıcaz

diye bağırıyordur sonra yere çöker kendi kendine konuşur gibi :neden bana acı çektiriyorsun

hem seviyorum diyor hem gidiyorsun anlamıyorum artık tarıktaa hıçkırıklarla ağlamaya

başlamaıştır


naz ise ağlayarak son gaz araba kullanıyordur bir yandan da konuşuyordur kendi kenrdine :

seni seviyorum ... banada zor geliyor ama yapmak zorundayım .... senin için geleceğin için

yapmak zorundayım sonra durur sessizce sevgilim der o sırada karşıdan gelen kamyonu

görmez ve..........


PART 2

aradan Birkaç saat geçer tarık perişan bir haldedir aileler merak içinde onları arıyordur ne nazdan

ne tarıktan saatlerdir haber alamıyorlardır

Belgin elinde telefon bütün evi dolaşıyordur bir yandan da:ay hulusi nerde bunlarrrr ne naz nede

tarık cevap veriyor

H:sakin ol hayatım belki baş başa işleri vardır

B:yok bu böyle olmıcak.... kalk hulusi gidiyoruz

H:nreye hayatımın anlamı

B:nereye olacak hulusi tarıklara tabi ki

H:tamam yeter ki sen iste gidelim



.........

naz hastanede komadadır polis nazın kimliğini tespit etmiş evi arayıp haber vermiştir (tarık

telefonlara cevap vermediği içn vahilere haber verdiler) vahi bayılır ve hastaneye kaldırılır (filiz o

gün ümitlere gittiği için ümite destek çıkıyordur)ümit olayın şokunu atmamış boş boş etrafa

bakıyordur filiz hemen hulusi ve belgine haber verir belgin ağlayarak tarıkların evine gider ve

kapıyı çalar tarık sallanarak kalkar kapıyı açar geri koltuğa döner oturur elinde içki içtiği kadehe

bakar bitmiştir kalkar onu doldurur bu sırada belginler yukarı çıkmıştır tarğın yanına gider belgin

ağlıyordur şaşkınca etrafa bakarak:

tarık ne oldu bu eve?

anne naz beni terk etti..... Hiçbir şey söylemeden gittiiiiiiiiii......der ve kadehteki içkiyi bir dikişte

bitirir

belgin tarıktan kadehi alır yere koyar ağlayarak :

oglum sana bir şey söylicem ama güçlü olman gerekiyor .......



PART3

T:anne ne oldu?der merakla

belgin cevap veremez gözünden birkaç damla yaş akar tarık gözlerini kapar derin bir nefes

alır gözlerini açar ve:

naza ne oldu?ltfn söyleyinn...

H:oğlum naz..... naz......

T:evet baba naz???

H:naz.... naz kaza geçirmiş

T:????

tarık şok olmuştur gözlerinde acı vardır ve kendini koltuğa bırakırr gözlerini bir noktaya

dikmiş öylece bakıyordur kendi kendine konuşur gibi:benim yüzümden... benim yüzünden

diyordur belgin ayağa kalkar tarığın yanına gider tarığa sarılır tarık tepki vermiyordur

öylece duruyordur sonra sanki rüyadan uyanmış gibi kendine gelir belgini iterr belgin

şaşkınlıkla tarığa bakarken tarık :

hangi hastanede ne duruyoruz burda hadi onun yanına gidelim onun bana vee sevgime ihtiyacı

var

hulusi ve belgin şaşkın şaşkın tarığa bakerken belgin tarığı anlıyormuş gibi yanına gelir

B:hadii oğlum gidelim haklısın nazın sana ve sevginize ihtiyacı varr

tarık hemen üstüne bir şeyler alır ve dışarı çıkarlar nastaneye nazının yanına gideceğini ve

ona ne olduğunu düşünen tarığın gözlerinde acı korku sevgi vardır ruhunda ise karmakarışıkk

duygular la camdan dışarıya bakıyordur


PART4
hastaneye gelmişlerdir ve nazın bulunduğu odanın önüne gelirler naz tepki vermeden öylece

yatıyordur ümit biraz sakinleşmiştir ama tarığı görünce çok sinirlenir ve yerinden kalkıp

tarığın yanına gider yakasından tutar

Ü:nasıl izin verirsin nazın araba kullanmasına hee nasıl naza bir şey olursa gözüme gözükme

der filiz ümiti oradan uzaklaştırır vahi hala baygındır ve acılde bin odada yatıyordurtarık

hiçbir şeye tepki vermiyordur ümite Ya da bir başkasına hiçbir şey demiyor sadece boş boş

bakıyordur belgin bu duruma üzülüp süreli ağlıyordur hulusi belgini sakınleştirmeye

çalışıyordur

...aradan 12 saat geçtikten sonra....

tarık naza camın ardından bakarken:naz meleğimbeni bırakmayacaksın değil mi? Beni havasız susuz bırakmayacaksın değil mi? Sen olmadan nefes alamam beni bırakmıyacağını biliyorrum asılandı bu duygunun yersiz olduğunuda ama... neyse tanıştığımız günü hatırlıyor musun

(bunları söylerken gözleri yaşla doludur ve artık gözünden akan damlalara engel olamayacağını anlayıp kendini serbest bırakır ve sessiz bir şekilde ağlamaya başlar )sen her zmanki gbib hırçın asi nazdın ama beni sana çeken bir şey vardı değişik bir cazibeydi buu ama seni gördüğümde hayatımdan bir daha çıkmayacağını anlamıştım hep hayatımda olacağını hissetmiştim tarık o günü hayaline dalar

PART 5
.......geçmiş
(naz çello bölümünde nazla aynı sınıfta tarık çapkın her gün biriyle geziyor naz ise hırçın asi ve nazlı kimseyi beğenmiyor ve sevgilisi yok )
okulun ilk günü
tarık ve naz sınıfa girerken çarpışırlar naz sinirli bir şekilde:
biraz daha dikkatle olamaz mısın
asıl sen biraz daha dikkatli oll
bayanlara öncelik tanılır cnm bilmiyorsan öğrenn ama tabi bu kibar insanların yaptığı bir şey senin öğrenmen zor olucakkk
ne demek istiyorsun ben kaba mıyım
ay IQ kaç senin (alycı bir şekilde)
benimle düzgün konuş (bu sırada iyice yakınlaşmışlardır)
konuşmazsam nolur
bu olur der ve nazı öpmeye başlar naz hemen ggeri çekilir tarığa tokat atar ve bunu bir daha sakın yapma der ve siniril ibir şekilde sınıfa girer tarık ise bir eli ile yanağında gülümseyerek naza bakıyordur çünkü nazın bu davranışı hoşuna gitmiştir
........
T:seni o kadar seviyorum ki lütfen uyan beni bu dünyada yalnız bırakmaaa

belgin tarığın yanına gelir tarık abelgini fark edip ona döner ve:kurtulacak değil mi
B:naz güçlü kızdır bizi özellikle seni asla yalnız bırakmazz merak etme
T:anne ben onsuz yaşayamam o olmadann.....(hıçkırıkla boğulur birden belgine sarılır belginde ona birlikte hastane koridorunda ağlamaya devam ederler naz ise olanlardan habersiz derin bir uykudadır.......

Birkaç saat sonra
B:oğlum hadi eve git biraz dinlen geri gel
T:anne ltfn..... biliyorsun ki gitmem gidemem nazı nasıl burda tem bırakırım
B:naz tek değil oğlum...biz varız
T(sözünü keser belginin):benle sen bir miyiz anne naz benim karım cnam nasıl bırakırım onu burda......
B:oğlum bir sözümü kesmeden beni dinle tamam gitme ama ona burdada yardımcı olamazsın kii bekliyoruz sadece
T:gitmicem nazın bana ihtiyacı var....onu bırakamam ....
B:peki oğlum peki.....


Birkaç saat sonra...


tarık nazın kaldığı bölümün önünde bekliyordur sesizce :
-naz....ne zaman uyanacaksın?.....seni çok özledim sana sarılmayı özledim saçının kokusunu özledim.....lütfen beni yalnız bırakma ben sensiz nefes alamam senssiz olamam seni olmadan senin kokun olmadan yaşayamam lütfen.....artık uyan(gözleri dolmuştur artık)sen bir uyan görürsün hiç uyutmayacağım çk uyudun ssen......durur ellerini cama götürür ve :aç artık şu gözlerini.......

gizemst
09-01-08, 19:43
Başından ekliyorum kopukluk olmasın diye.. iyi okumalar

Naz şehir dışında okuyordur liseyi tarıksa zaten bu ufak şehirde yaşıyordur.naz büyük bir şehirde yaşadığı için bu şehre henüz uyum sağlakmayacağını düşünmüştür ama okulu eğlenceli geçtiği için her şey iyi gidiyordur.. bu sırada kendine bi de yakın arkadaş bulmuştur…. Kübra.. bunların ikisi okulda eğlenceli günelr geçiriyolardır..bir gün..
Sınıfta otururken bir grup gelir kübranın dikkatini çekmiştir ama naz oralı değildir..

TARIK: Burası Naz!ın sınıfı öyle değil mi??

ENES:evet.. biz Naz’ın arkadaşlarıyız bir sorun mu var?

Tarık olanları Naz’ın arkadaşalrına anlatır.. Naz’dan etkilendiğini vs.. Enes’ler ise Naz’la ilgili tüm bilgileri verirler tarıka.Tarık usulca Naz’ın yanına yaklaşır.

NAZ:sen ne yaptığını sanıyorsun.. Git başımdan .. Hadi defolsana şurdan

Tarık arkadaşlarının yanında kıpkırmızı bir suratla ordan çıkar

NAZ:Şuna bak kendini ne zannediyor.Bunlar her yabancı kıza böyle mi davranırlar..

Naz her şeyin kapandığını zanneder ama Tarık için bu tam tersidir..

KÜBRA:Kızım niye öyle dedin ayıp oldu.

NAZ:Ben bilirim bunları iki günlük hoşalantı için yaparlar der..

ARADAN BİR KAÇ GÜN GEÇER..

Naz ve tarık sürekli okulda karşılaşıyordur ama naz başını çevirip gidiyordur.

NAZ:niye bu çocuğun etrafında sürekli kızlar var..

KÜBRA: naz seni anlamıyorum hem sevmiyorum diyorsun hemde..
o sırada Tarık’ın bir kolunda bir kız diğer kolunda bir kız vardır.Naz o tarafa doğru kötü bir bakış atar.İçi içini yiyordur Tarık’ı o kızlarla gördükçe.
Tuvalete koşar adılarla gider .O sırada yangın alarmı çalmaktadır.
Tarık’ın gözleri bir ana Naz’ı arar yoktur ortada herkes çığlık çığlıka bağırarak koşturuyordur.Tuvaletin de bulunduğu sağ cephede yangın çıkmıştır Tarık koşarak o yöne gider o sırada Naz..


Tarık kızlar tuvaletinden tarafa koşar..Koridordaa herkes koşuşturuyordu. Naz da siren sesini duymuştur.yangın çıkışına gitmektedir ama bişeyi unutmuştur..
O sırada tarık Naz Naz diye bağırıyordur. Kızlar tuvaletinin yanındaki yangın çıkışını hatırlar ve..
TARIK:Hayır.olamaz..inşallah düşündüm şey olmaz..
Naz yangın çıkışına ulaşmıştır fakat merdivenlerin ortasında bu çıkışın tamiratta olduğu aklına gelir korkuyla kaskatı kesilmiştir..
TARIK:naz gel hadi koş
NAZ:senin ne işin var bur.. demeye kalmadan merdivenin demirleri hareket etmeye başlar..
2 basamak kalmıştır ama o sırada merdiven düşmektedir..
NAZ:TArıkkkk!!
TARIK:elimi tut.. bırakma sakın der.. bileğinden yakalmıştır. Osırada herkes arka bahçeye gelmiş olanı biteni izleiyorlardır..
Tarık nazı kurtarır..
NAZ:gerçekten teşekkür ederim
TARIK:bi önem.. yok demeye kalmadan Naz tarıkın boynuna atlar.
NAZ:çok saol kahramanımsın benim
Ve ı o sırada büyük bir alkış kopar aşağıdan
NAZ:ee inelim mi artık
TARIK:olur
NESLİHAN:( nazı hiç sevmiyorlar bunlar tarıkın arkadaşları sürekli ona nazı kötülüyorlar):Şuna bak tarıkcım olmasaydı ne olurdu sonu
ÖZLEM:evet bencede hem çok da havalı bir kız tarık bunda ne buluyosa artık
O sırada sevinç çığlıkları atan Kübra ve Melis bu söylenleri duyar.
KÜBRA:noluyo burada
NESLİHAN:bişey olduğu yok
MELİS:bir sorun mu var ona göre bilelim canım
ÖZLEM:yok yok biz gidiyorduk zaten
MELİS:Kübra bu kızların Naz ve Tarıkın arasına girmesine izin vermeyelim
KÜBRA:elbette .. hallederiz biz
O sırada Naz ve Tarık aşağı iner
MÜDÜR:Tarık evladım. Bu yaptığın gerçekten çok erdemli birr davranıştı.kutlarım Naz kızım sana da geçmiş olsun
NAZ:teşekkürler müdür bey.tarık olmasaydı..
TARIK:insan sevdiklerine zarar gelmesine dayanamazdı
Müdür gözlüklerinin altından bir Tarıka bir de Naz a bakar gülümseyek içeri geçer.
Bu sırada Tarık gözlerini naza çevirir..ve

Bugün moralim süper o yüzden bol bol part yazıcam bugün;)

t_u_ğ_ç_e
09-01-08, 19:43
belgin tarığın kapısının önüne gelir kağıyı tıklatır

tarık:ne var??

belgin:sana yemek getirmiştim tarıkcım

tarık:istemiyorum hiçbir sey istemiyorum beni yalnız bırakın

belgin:neden tarık?? neden naza bir sans daha vermedin?

tarık:anne konuşmak istemiyorum

belgin:madem vicdan azabı çekiyorsun bunu nerden bildiğimi sorma ben senin annenim madem nazın suçsuz olduğu ispatlandı neden hala direniyorsun neden

tarık:anne onu yüzüne bakamam o olaydan sonra asla

belgin:tarık lütfen annenin sözünü bir kere olsun dinle

tarık:anne düşünmem gerek lütfen

belgin kapıya doğru ilerle sonra yeniden arkasını dönüp

belgin:her zaman kalbinin sesini dinle

52. part sonu

SON PART BELKİ BİR VEDA AMAÇLI BİTİRMEDEN AYRILMAYIM DEDİM

annesi belkide doğru söylemişti kalbinin sesini dinlemeliydi.düşündü düşündü kapıya doğru ilerlerken birden durdu ve geri döndü ne yapacağını bilmiyordu naz için dünyaları verelirdi karşısına çıkmak için herşeyi feda edebilirdi.peki ya naz affedecek miydi? onu o gece ortada bırakıp gitmişti tabii kalbini de orda bırakarak ama gene de gitmişti.anlamıyordu neden böyle yaptığını hep kendini suçluyordu ama iş işten geçmişti bile...

naz o günden sonra hayata küsmüstü doğru dürüst yemek bile yiyemez olmuştu eski naz değildi artık farklıydı yaşadığı acılar onu değiştirmişti


aşağıda

belgin:hulusi bu çocuğa birşeyler yapmamız gerek yoksa durum vahim

hulusi:tarığın eski tarık olabilmesi için nazın onu affetmesi gerek bu da biraz zor

belgin:kusra bakma hulusi ben nazın affetmesini bekleyecek olursak oğluşum elden gidecek ve biliyorsundur ki ben oğluma düşkünümdür

hulusi:sonuç olarak?

belgin:aylardır süren suskunluğumu bzuyorum ve nazla konuşmaya gidiyorum

hulusi:ama...

belgin:aması maması yok hulusi ben kararlıyım ve simdi nazla konuşmaya gidiyorum

belginin kolundan tutar ve gitmesine engel olur

hulusi:lütfen belgin önce git oğlunla konuş nazla değil

belgin:konuşmayı denedim hatta birazda olsun konuştum ama olmadı hulusi olmadı anlıyor musun?

hulusi:o zaman yapacak tek bir şey kalıyor tarıkla ben konuşacağım

belgin:ama hulusi senide dinlemez

hulusi:hyr efendim dinleyecek

merdivenlerden çıkarken de

'dinlemezse onların aşkı zarar görecek '

tarığın odasının önüne gelir derin ve nefes alır ve içeri girer

tarık ayağa kalkar

tarık:baba??

hulusi:hiç bakma bana öyle yanlız bırakta deme istesende istemesende beni dinleyeceksin

tarık:peki

hulusi:neden tarık neden? nazı seviyorsun ortada peki neden hem nazı hem kendini üzüyorsun bundan mutluluk mu duyuyorsun yoksa duymasan zaten gidip nazdan özür diler aşkınıza zarar vermezdin

tarık:baba gerçekten bu çok zor ya naz beni affetmezse

hulusi:nerden biliyorsun affetnmeyeceğini denedin mi ?

tarık:hyr

hulusi:o zaman simdi gidiyorsun ve nazdan özür diliyorsun

tarık:baba (devam edemez susar ve süre durur ) tamam nazın gönlünü alacağım

hulusi:aslan oğlum benim eee kimin oğlu hadi aslanım

tarık aylardır doğru düzgün çıkmadığı o odadan çıkar ve emin adımlar atar evin içinde belgin şaşırır çünkü tarık çok krarlı görünüyordur

belgin:tarık?

tarık:anne acelem var nazın gönlünü alacağım beni merak etmeyin eve geç gelirsem olur mu?

belgin:ta ta tamam

evden çıkar nazlara doğru yol alır bir de çicek alır tabii


eve geldiğinde aylardır görmediği aşkını göreceği için mutludur hemde biraz korkuyordur


zile basar yavaşça kapıyı naz açar çok değimiştir artık gözleri parlamıyordur


naz:tarık??

tarık:naz??

naz: (ciddileşir) neden geldin gönlümü alıp tekrar bırakıp gitmek için mi?

tarık:naz kapıda olmuyor bahçeye geçelim seninle konuşmak istiyorum

naz kapıyı kapatır

bahçeye doğru yürürler

aylardır görmemişti onu bir an önce boynuna sarılıp kokusunu içine çekmek istiyordu ama bu mümkün değildi

naz:evet seni dinliyorum

tarık:naz gerçekten çok pişmanım o burak denen aşağılık herifin yalanlarına inanmayacaktım ama inan o an düşünecek durumda değildim sen kendini benim yerime koy benimle ilgili bişey duysan hatta buna benzer bişey ne yaparsın benim yaptığımı demi

naz:belki ama sonra neden gelmedin tarık ? seni o kadar bekledim ama sen gelmedin

tarık:kendimi anca toparlaya bildim naz tek acı çekenin sadece sen mi olduğunu düşünüyorsun böyle düşünüyorsan yanılıyorsun sen yanımda olmadığında günler o kadar boş ve sıkıcıydı ki zaman geçmiyordu şunu anladım naz ben sensiz yaşayamam

yağmur yağmaya başlar

tarık:ne olur beni affet

naz durur ve

naz:her ne olursa olsun seni seviyorum tarık senden ayrı olmak banada acı veriyor ve seni affediyorum askım

sarılırlar ve o an gerçekleşir

dudaklar birleşir

tarık:bu anı o kadar özlemişim ki

naz:bende tarık bende

tarık:naz sana önemli bir soru soracağım

naz:sor

tarık:o güne geri dönmek ister misin ? benimle evlenir misin

naz:evet evet 10 kere 100 kere 1000 kere evet


SON

cagrib
09-01-08, 21:55
49.bölüm

Hulusilerin kışlık evi---

Ümit L şeklindeki koltuğa atar kendini...eli karnında,yüzü bembeyaz...

ÜMİT:offf...midem ağır bi kuşatma altında...sucuklar,salamlarla,ketçap da mayonezle çatışmada!ahhh,ölüyorum filiz yaa,yardım et bana...

Filiz ümitin yanına oturur...”lavaboya götürmemi ister misin tekrar?”

ÜMİT:yokk..bu defa o kadar değil..yani henüz değil!!

FİLİZ:dedim sana,gereksiz ısmarladık o kadar pizzayı...bi de hepsini bitirmek zorundaymışsın gibi...

ÜMİT:haklısın,galiba fazla kaçırdık...

FİLİZ (kızgın) biz kaçırmadık ümit,sen kaçırdın!!!ama bu akşam tek kaçırdığın o değil,haberin olsun...

ÜMİT(şaşkın) ne kaçırdım ki başka?

FİLİZ hiçbişey.. (kalkar koltuktan) ben sana nane-limon yapıp geliyorum hemen.. iyi gelir belki... kıpırdama yerinden..

ÜMİT:tamam...ben burdayım canım..zaten istesemde kıpırdayamam...

FİLİZ:biliyorum canım!!!çok iyi biliyorum...

Filiz mutfağa giderken....

ÜMİT:filizz!!

Filiz dönüp bakar....

ÜMİT:şeker atmayı unutma,içemem ben öyle acı acı...

FİLİZ:peki ümit bey,başka isteğiniz var mı??

ÜMİT:bi de karıştırırsan süper olur...maksat zaman kaybı olmasın!

FİLİZ:yapmışken,senin yerine içmemi de ister misin?

ÜMİT: zahmet olmasın sana.. o kadarını ben yaparım!

FİLİZ:ümitt,bi kelime daha edersen yapmaktan vazgeçicem!!...

ÜMİT:bitanesin desem...

Filiz gülümseyip mutfağa girer....

Göl evi—

Tarık ve Naz yatağın yan tarafında ayakta...yerde içi,ılık su ve köpük dolu bi kap...

NAZ:benden bunu yapmamı istediğine inanamıyorum hala...

TARIK:ben de kabul ettiğine...cidden yapıcak mısın naz,bu kadar çok mu seviyosun onu?

NAZ:bi kere “O” dediğin kişi sensin tarık,üçüncü bi şahıs gibi bahsetme kendinden!!!

TARIK:madem benim,neden beni geri almak için uğraşıyosun?

NAZ:çünkü sen bunu yapmamı istiyosun,seni geri almak için uğraşmamı!...ve inan seni mutlu edicekse,bana olan kırgınlığını unutturucaksa yaparım...kendime rağmen yaparım bunu!

TARIK:bunu duydum ya senden,gerisi önemli değil...

NAZ:yani istemiyosun artık..??

TARIK:hayırr,zaten blöf yapmıştım... bu halde yere eğilmene izin vericek değilim herhalde...

NAZ:yani hamile olmasam,yapmama izin vericektin...öyle mi?

TARIK:evet...

NAZ (ın yüz ifadesi değişir) yaa..

yatağın kenarına oturur,allak bullak olmuştur sanki...durgunlaşmıştır hareketleri...

TARIK(eğilir önünde,ellerini tutup) yanlış bişey mi söyledim?....

NAZ:senin için herşeyi yaparım,biliyosun değil mi?...

TARIK (kafasını sallar)evet,hatta az önce bi kez daha gösterdin bunu bana...

NAZ:keşke başka bişey istesemiş olsaydın benden...keşke bu kadar küçültmeseydin beni..kendime olan saygımı sorgulatmasaydın...

TARIK (nazın yanağına koyar elini) nazz,ben seni küçültmedim sadece—

NAZ:tarık sen beni,ayağının önüne eğmek istedin...ve ben bunu kabul ettim!!!

TARIK:naz ne var bunda?!ben hasta olsam,elimi kullanamıcak durumda olsam,yardım etmez miydin bana?

NAZ:ikisi aynı şey değil...gerçekten ihtiyacın olsa,elbette yapardım bunu ama şimdi durum farklı işte...sen beni önüne eğerek egolarını tatmin etmek istedin..beni kullanmak istedin sadece!!!

TARIK:nazz yanlış anladın beni--

NAZ (elini çeker tarıkın ellerinden) izin verir misin,uyumak istiyorum artık...

Naz bacaklarını yatağa doğru çekerken,tarık elini nazın dizine koyar...

TARIK:hayır,izin vermiyorum uyumana...

NAZ:buna da mı karışıcaksın?

TARIK:nazz!!biliyorum ki o yatağa yatsanda uyuyamıcaksın sabaha kadar...bırak gösteriyim sana sandığın kadar kötü bişey olmadığını...izin ver kendimi sana affettiriyim...

(suyu yaklaştırır kendine doğru)

NAZ:hayırr tarık,istemiyorum...gerek yok buna!

TARIK(avucuna biraz su alıp nazın ayağının üstünden dökerken) ama ben yapmak istiyorum...izin ver...

NAZ (çekmeye çalışsa da tarık kavramıştır bileğini) tarıkk,lütfen kalk...bunu yapman hiçbişeyi değiştirmicek,seni böyle yerde görünce mutlu olmuyorum ben!....

TARIK (devam eder) değiştirmese de yapmak istiyorum nazz..

NAZ(belini tutarak) offff...zaten ağrım var...rahat bırak beni..

TARIK:iyi misin?

NAZ:bilmiyorumm..

TARIK:nasıl?

NAZ:yani,ehh işte...hala gergin hissediyorum kendimi galiba..

TARIK: doktorun söylediğine göre bu yalancı doğumsancılarının sebebi büyük ölçüde benmişim...affetmesen de,en azından gevşemende faydası olur...bırak,devam ediyim... (banyo köpüğünü açıp nazın ayağının üstünden akıtır)

NAZ:hayır desem de devam ediceksin zaten!!!...

TARIK (sırıtır) evet...inatçıyım!!!....

Tarık,nazın topuğundan başladığı küçük dokunuşlarını tabanından parmak ucuna kadar devam ettirirken....

Naz sesini çıkarmadan gözlerini kapar...kollarını iki yana dayamış,hafifçe arkasına yaslanmıştır farkına varmadan...

Tarık bileğinin üstüne geldiğinde,kafasını kaldırıp naza bakar...

TARIK:nasıl,sandığın kadar kötü değilmiş galiba...

NAZ (gözlerini açmadan) hııı,değil...

TARIK (gülümseyerek) bak kendimi daha da küçük düşürücem ama,sevdim ben bu işi,istiyosan sabaha kadar devam edebilirim...

NAZ hııı..(kendine gelir bi anda)..yok hayır,yani yeter bu kadar..kalkabilirsin artık...

TARIK:emin misin,bak devam edebilirim....

NAZ:evet dedim ya tarıkk...gerek yok!

TARIK (suyu kenara çeker) peki...(kollarını yatağa,nazın bacağının iki yanına koyar,hafifçe boynunu büker masum bi ifadeyle nazın gözlerine bakarken)..affettin mi beni?..

Naz sıcacık gözlerle bakar tarıka,yüzüne yayılır gülümseyişi....kafasını sallayarak “hı hı..”

TARIK:affettin yani?

Naz tarıkın yüzüne düşen saçı geriye atar,aşağı doğru inerken yüzünü okşar eli...”affetmemem mümkün mü?”

TARIK (yanağındaki elini öper nazın)..senin yerin benim başımın üzerinde,ayaklarımın altında değil naz...

NAZ:biliyorum canım..üzülme artık!..(tarık gülümser)..sana bişey söyliycem ama kızmıcaksın...

TARIK:sen önce bi söyle de,sonra düşünürüz...

NAZ:yaa tarıkk,söz ver önce...

TARIK:tamam naz kızmıcam,söyle hadi..

NAZ:tamam.. itiraf ediyorum (gözlerini kaçırır tarıktan,muzur bi ifadeyle) ben az önce, çok keyif aldım...

TARIK(gülümser) bu muydu?!ben de bilmediğim bişey söyliceksin sanmıştım...

NAZ:kızmadın mı?!sana o kadar laf ettim baştan...

TARIK:kızmadım güzelim...keyif alman için yaptım ben zaten...(eğilip nazın karnına bi öpücük kondurur usulca,kafasını yaslar karnın üstüne)..sizi bu dünyadaki herşeyden çok seviyorum naz...

NAZ:biz de seni bitanem..kalk hadi ordan,yanıma gel...bu gece sana sarılarak uyumak istiyorum ben...

TARIK(ayağa kalkar) başka birine sarılma ihtimalin de mi var?

NAZ:off tarıkk,illa başka bi yere çekiceksin lafı..biliyosun ne demek istediğimi, uğraştırıyosun yine de!!

Tarık sırıtır bu kez sadece...

NAZ:e gel hadi artık...uykum geldi benim..

TARIK:tamam nazz,amma sabırsızsın...(yatağın önünden dolaşırken) geliyoruz işte...

Hulusilerin evi---

Ümit koltukta uzanmış...elinde yarısı içilmiş nane-limon dolu bardak...

FİLİZ (yanına oturmuş) nasıl,biraz daha iyi misin şimdi?

ÜMİT:ehh..anlaşma aşamasına geçtiler galiba..şuanda toprakları nasıl paylaşıcaklarını tartışıyorlardır içerde...

FİLİZ:iyi iyi,sevindim düzelmene...

ÜMİT:neden?

FİLİZ:ne demek neden?!iyileştin diye yas tutmamı beklemiyosun herhalde?

ÜMİT:ondan değil de...bu gece için farklı planların vardı senin galiba?

FİLİZ (sitemli) evet vardı..ama hastalığınla birlikte rafa kalktı onlar da...

ÜMİT:raflar tozlanmış,bahar temizliği yapsan diyorum artık..

FİLİZ:nasıl olucak o?

ÜMİT:yavaş yavaş indirmeye başla,raflara koyduklarını!

FİLİZ:ama miden ağrıyor...

ÜMİT:kalbimin ağrısı sollar onu...kalkarım ben birazdan...

FİLİZ (gülümser) iki haftadır doğru dürüst görüşemedik finallerin yüzünden,çok özledim seninle vakit geçirmeyi...

ÜMİT:ee o zaman kalkmıyım ben hiç...nası olsa böyle de birlikte vakit geçirebiliyoruz filiz...

FİLİZ:off ümitt,vakit geçirmekten kastım bu değil herhalde..!!!

ÜMİT:ne peki?

FİLİZ:mesela elimi tutman...(ümit elini tutar hemen..”bu kolaymış,başka?”)..sarılmamız,
(doğrulup,tek koluyla sarar filizi..”e bu da tamam”)...gözlerime sıcacık bakıp,seni seviyorum diyişin..

filiz ümitten karşılık beklerken..

ÜMİT:e ama bakma öyle..onun için havaya girmem lazım,pat diye söyleyemem..sonraya kalsın o...

FİLİZ:neden sonraya?

ÜMİT:sırada ne varsa ondan sonraya!

FİLİZ:yok sırada bişey,hepsi bu kadardı...başka bişey hatırlamıyorum ben!

ÜMİT:uydurma..

FİLİZ:uydurmuyorum...

ÜMİT:uydurma filiz,uyduruyosun işte...

FİLİZ (endişeli) ümitt,biz abimle naza benzemeye başlıyoruz gün geçtikçe...farkında mısın?

ÜMİT:e ne diyelim allah sonumuzu benzetsin o zaman...

FİLİZ(gülümser) napıyolardır sence şimdi?

ÜMiT (saatine bakar)..bu saatte yapabilicekleri en fazla sarılıp uyumak...

FİLİZ:o kadar emin olma bence...

ÜMİT:nasıl yani,napabilirler ki başka?..hadi canımm

FİLİZ:sen abimi yeterince tanımıyosun galiba...eminim düşünmüştür,yaratıcı bişeyler...

ÜMİT:sen de nazı tanımıyosun o zaman..napar eder,yine mahveder Alfonso’nun planlarını...maksat muhalefet olsun...

FİLİZ:bu defa sanmıyorum,abimin ilgisizliğinden yakınıyodu en son...eminim ona da iyi gelicek bu tatil..

ÜMİT:siz baya yakın oldunuz buaralar,demek artık sana anlatıyo sorunlarını naz hanım...oysa eskiden herşeyi paylaşırdı benimle..pabucumuzu dama attı ya..öyle olsun!

FİLİZ:ne alakası var canım..sana anlatıcağı şeyler farklı,bana anlatıcakları farklı...boşver onu da,biz ne alıcaz naza?bak bigünümüz kaldı, ben hala bulamadım şöyle içime sinen bi hediye...

ÜMİT:ben buldum ama sıradakine geçmezsek söylemem...

FİLİZ:ne sırası??

ÜMİT:az önce kaldığımız sıra...

FİLİZ (ayağa kalkar,kollarını kavuşturup) çok beklersiniz ümit bey..

ÜMİT (de ayağa kalkar ardından) hiç bekleyemem filiz hanım...

Filiz gülümser,ümit ona doğru yaklaşırken...taki sokak kapısından gelen tıkırtılar duyulana kadar...

burcushn
10-01-08, 20:15
-----


10 gün sonra.......

tarık sinirle kapaıyı vurarak çıkar odasından.belgini bile dinlemeden hızla inerek ,çıkar evden.

tarık çıktıktan sonra tarığın odasındaki hulusi nin yanına gider belgin ,telaşlı bir halde.

belgin:ne oldu hulusi,tartıştınız mı yoksa?

hulusi(yatağın üstüne oturarak):anlayamıyorum ben bu çocuğu belgin,madrid deki iş için bir daha gitmesi

gerektiğini söyledim ama gitmek istemiyor.daha 10 gün öncesine ordan gelmek istemiyordu bir de.

belgin:onun yerine başkası gitse olmaz mı?

hulusi:olmaz.onun imzası gerekiyor.

--ertesi gün--

tarık havalimanındadır.tek başına gelmiştir yine.akşam ki kavgadan sonra gitmeye karar vermiştir.

işin sorumluluğunda olmasının yanı sıra,en çok da nazı merak ediyordur.belki son kez de olsa görmek
istiyordur onu,bu bahane sayesinde.

-----naz evindedir.içinde bulunduğu durum,daha da küçük bir kapana sıkıştırmıştır şimdi onu.

eli kaç kere gitmiştir telefona,ama sonunda geri çekmiştir hep.artık hayatta hep güçlü olacağına yemin

etmiş olsa da, ve bunu şimdiye kadar başarmış olsa bu duygular almıştır o gücü elinden.

odasına çıkar.düşüncelerden kurtulduğu tek yolu,uyumayı seçer ynie.

--tarık uçaktadır,yapılan anonsla birazdan inecekleri duyurulur.endişeli hali uçağa ibndiğinden beri hiç azalmamıştır.

---bir süre sonra---

naz telefon sesiyle uyanır.uykulu bir sesle açar telefonu.arayan sekreteridir.hiçbirşey demeden dinlemeye

başlar.telefonu kapattığında yüzü allak bullak olmuştur.tarık yine ordadır,yine aynı şehirdedirler.

gülüöser hafifçe,onun geldiğini duymak, bilmek ;o anki mutluluğu daha ağır basmıştır,diğer bütün duygularının önüne geçerek.

şirkette.....

tarık nazın odasında,sekreteri ve şirket müdürüyle beraberdir.naz ın gelemeyeceğini,yerine müdürün

gerekli işlerle ilgileneceğini bilfdirmişlerdir tarığa.tarık bunu az çok tahmin etse de yine de şaşırır.kızgınlık vardır şimdi içinde.10 günlük bekleyiş ve bu bekleyişteki sessizlik,bununla gelen kızgınlık ,kırgınlık daha da artmıştır şimdi.

işlerin halledeilmesiyle tarık çıkar şirketeen,arabasına biner.bir süre durur öylece.dışarı bakar.

yağmur vardır dışarda.istanbulu hatırlatır bu hava ona.yavaşça çiseleyen yağmur,arabanın vcamına

vurmaya başlar.küçük sesler çıkartıyordur cama vuran damlalar.gözlerinin önünden süzülüyordur yavaşça.

--naz evin içinde,dört dönüyor,sessizliğe ve karanlığa gömülmüş evde,nazın ayak sesleri vardır sadece.

binibr duygu çökmüştür yine içine.yıllarınverdiği yalnızlık ,bunun getirdiği alışkanlık ve
diğer yanda da tarık.

yalnızlığına sebep olan herşey, ve yıkılmaz,yıkılamaz sandığı duvarları.10 gündür sıkışığ kalmıştır bu duvarların arasında.

ve kapı çalar.irkilir bu sesle naz.küçük bir ışığın aydınlattığı odada,yavaşça ilerler ve kapıyı açar.

olamayacığını bilsede,istediği şey olmuştur.tarık karşısındadır.bir süre susar,birbirlerine bakarlar.

ne diyeceğini bilemez ikisi de.

tarık(sinirlidir,bakışları daha farklıdır bu sefer,sessizliğe son vererek):en azından bugün gelirsin diye düşünmüştüm.

naz gözlerinin dolduğunu hisseder.günlerdir içine çöken sıkıntılar,gözyaşlarıyla akıp gitmek istiyordur sanki.

ve susar.o haliyle birşey diyemez.önünda ağlamaktan da çekiniyordur bir yandan.

tarık(sessizliğe dayanamaz):bir şey söylemiek misin naz?

bunu söylerken naza doğru birkaç adım atar.naz ona yakın durmaktan kaçarcasına geri çekilir birkaç adım.konuşacak kadar gücü olmadığının farkındadır.

tarık(olduğu yer de,sesi yüksek):bu sessizlikten nefret ediyorum artık.sana yaklaştıkça daha da çoğalıyor

sanki bu sessizlik.sana yaklaştıkça,buna çabaladıkça daha da çok kaçıyorsun benden.

naz(boğazında oluşan yumruyla beraber):tarık,hiç bir şey bilmiyorsun.

tarık:ve hiçbir zaman da öğrenemeyeciğim.başkalarından farklıyım sanmıştım kendimi,senin gözünde.ama hiç bir farkım yokmuş.

aynı onlar gibi hiçbir değerim yokmuş senin için.

naz susmaya devam ederi,yanındaki koltuğa dayanır elleriyle,güçsüz hisseder kendini,

yavaşça oturur koltuğa,başı eğiikit önüne doğru.saçlarrın kapatmıştır yüzünü.

tarık(naza bakarak):hala susuyorun,10 gündür süren bu sesizlik,bunun nedenini çok daha iyi

görebiliyorum şimdi.(çaresizce):hep bir umut vardı içimde,belki ararsın diye ama sen aramadın

aramayacaktın da.

sesleri bağırmaya dönüşmüştür bunları söylerken.

naz(daha fazla tutamaz gözyaşlarını):lütfen....lütfen sus.

tarık naza yaklaşır.ağladığını görmek daha da çok yakkar canını.herşeye rağmen dayanamaz,yanına yaklaşır nazın ,önünde eğilir.

tereddüt etmeden bir eliyle nazın saçları arasından siler yaşları hafifçe,yanağını okşarmışcasına.

elinin sıcaklığını hisseder naz ve buna ne kadar ihtiyacı olduğunu da.

tarık hiç bir şey söylemeden yavaşça ayağa kalkar, kapıya doğru yönelir.

naz son şansının olduğunu farkına vararak,son gücüyle belki de, tarığın elini tutar.

bırakmak istemez.

naz(hala ağlarken gözlerini,ıslak gözlerini çevirir tarığa):gitme!

bu küçücük söz ,büyük bir adımdır şimdi.

tarık naza bakar karanlık odada,eli nazın elinde.

naz elini çeker tarığın elinden,gücünü toplamıştır az da olsa.

naz(sessizce,anlatmaya başlar):ben..(susar,o güne dönercesine):ben annemi çok küçükken kaybettim,bir uçak kazasında...

ölüm nedir onu bile bilmiyordum o zmanlar,tek bildiğim ,tek anlayabildiğim gittiğiydi(sesi daha da boğuklaşıyordur )ama babam vardı yanımda hep.öyle iyidi ki o.çabalıyordu.

herşeyimiz için,bizim için çabalıyordu.ama..(derin bir nefes alır,usulca akıyordur şimdi yaşar gözünden):

ama onun bile gücü yetmiyordu annemin gidişini kabullenmeye.gün geçtikçe,biz büyüdükçe daha da

zorlaşıyordur herşey onun için.bunu görebiliyordum annemin fotoğraflarıyla konuşması,sürekli ağlaması

gizlemeye çalışsa da gözleri ele veriyordu herşeyi...gözlerindeki ışığın her geçen gün azaldığını görmek,

(gözleri bir noktadadır):kendi acımın bile üstündeydi onun acısı.

sonra .....bir süre sonra doktorlara gitmeye başladı.evin heryerinde ilaçlar vardı artık.(eliyle yaşları siler gözünden,susar bir süre):doktorlar gelmeye başlamıştı eve.işe eskisi kadar gitmiyordu

bizden saklamaya çalışıyordu.bizden yani benden ve kardeşimden.(kardeşim derken ses tonu değişir

daha güçlüdür sanki):o çok farklıydı.çok daha hırçındı herşeye karşı bana,hayata özellikle de babama.

annem o gün uçağa babamın ısrarıyla bindiği için ıonu suçluyordu hep.her lafında bunları söylerdi babama

nefretini kusardı sanki,pek konuşmazdı da zaten.büyüdükçe sadece uyumaya gelmeye başlamıştı eve.

annemin gidişi(susar yine,gözyaşları hızlanır yine sesi de değişir.tarık şaşkındır,gidip sarılmak istiyordu

o an naza.acısını paylaşmakgözyaşlarının üstünü ıslatmasını istiyordu):annemin gidişi onu böyle yapmıştı

biliyordum.

başını biraz daha eğerağlamak konuşmasını daha da çok engellemye başlar,ilk defa birine bunları anlatmak,karşısındakş tarık bile olsa zordur bu onun için.

naz:sonra bir gün....bir gün eve gittiğimde kalabalıktı ev.beni gören kaçıyordu yanımdan,gözleri pusluydu.

sonra nasıl,kimden duydum bilmiyorum ama babamın da gittiğini söylediler.artık biliyordum ölümü.

ama o nun gidişi...gideceğini biliyordum .hastaydı ,çok hastaydı hemde.ama o gün değil.

her ölüm erkendi işte.ama(tarık daha fazla dayanamarak nazın yanına gelir,yanına oturur,dokunmaya kıyamaz sanki naza): o gün gitmemeliydi.

tarık(dayanamayıp ellerini tutar,gözlerinden düğen damlalar elini ıslatmıştır nazın):naz, yeter,lütfen.

naz:hayır,daha bitmedi .bütün yaşadıklarımın sebebi daha bitmedi.

(anlatmaya devam eder):o yoktu evde o gün.buna şaşırmamıştım zaten.sonra 2 hafta geçti böyle.binbir zorlukla annemin gidişine çok ağlamıştım ama babama.....

ona ağlayamadım bile, içimde sıkışıp kalmıştı yaşlar sanki.ta ki o güne kadar.babamın niye kalp krizi geçirdiğini öğrenene kadar,onu da kaybedene kadar.

(masumlaşır yüzü,gözlerini bir noktaya diker yine,bir robotmuş gibi):onun yüzündenmiş.herşey onun

yüzündenmiş.yine babama haykırdığı günlerden biriymiş meğer.yine bağırmış çağırmış.ama babam

dayanamamış bu sefer.bunları duyduğumda ne hissettiğimi bile bilmiyorum.

tek hatırladığım gidip bağırıp,çağırdığımda,yıllardır içimdeki herşeyi dökmüştüm onun yüzüne.

öylece dinlemişti beni,yüü donuktu.çıktı gitti evden.

sonra gelmedi...ama telefonu....ihar ettiğini söyleyen bir telefon geldi.

(kafasını önüne eğer,son sözlermiş gibi):onun da bırakıp gittiğini söyleyen bir telefon sadece.)

tarık naza sarılır,sıkıca,buna ihtiyav-cı olduğunu biliyordur.kendisinin de ihtiyacı olduğunu...

naz da tarığa sıkıca sarılır.az önce dursa da yine ağlamaya başlar.

naz(tarığın omzunda,kafasını gömmüş şekilde):hala kızgınım ona...herşey onun yüzünden.babama

yaptıklarınada ,bana sevgisini hiç göstermemesine,en çok da (hışkırıklar arasında):en çok da beni bırakıp gittiği için,beni hayatta tek başıma bıraktığı,son dayanağımı da elimden aldığı için.......

tarık(iyice yaslar nazı endisine):susss...(saçlarını okşayarak):tamam bitti herşey, ....

herşey bitti.

naz sıkıca sarılır tarığa.hiç bırakmak istemezcesine, bütün sırlarıyla beraber.onu ondan ayıran bütün

sırlardan arınmış bir şekilde...

----------1 sene sonra---------

naz ,yine yağmurlu bir havada, az önce duran yağmurun damlalarını bıraktığı camın arkasında,

sıcacık odasında,tarığın sıkıca kendisini sardığı ,sıcaklığını tamamen hissettiği yatağında yavaş

aralıklar açar gözünü.istnbuldadırlar şimdi.tarık annesini,babasını,kardeşini geri verdiği gibi

çok sevdiği istanbulunu da geri vermiştir ona.ve kendi kocaman ailesini de...

---son--

spotless
11-01-08, 13:29
Ayağa kalktı, uzgünce yerde üstüste yığılı duran kolilere baktı, hayatının en mutlu

günlerini geçirdiği bu ev, simdi ne haldeydi.. Umutsuzca biliyordu olmayacağını ama

yine de pencerenin onune gidip, basını cama yasladı hafifçe.. karsı sokağa baktı öylece…

Karanlıktan baksa bişey yoktu, gecenin ıssızlığında.. Kafasını cekti camdan, hafif sinirli

bir şekilde, yoktu aslında hakkı kızmaya, ama yine de kızgındı işte, hayata kendisine,

ona, yasadıklarına… Kafasından bin tane sey gecti aynı anda… Gitmek zorunda

oldugunu biliyordu ama çıkamıyordu , bu eviyle yalnız son vedasıydı çünkü, ertesi sabah,

hayatını, anılarını, kendinden geriye kalanları kolilere tıkıştırıp, nasıl bir hayata gittigini

bilmeden, hayatına ait bir devri oylece kapatacaktı artık.


Gözleri doldu, gidip oturdu ikili koltuğa, eski anılar sırayla gözünün önündeydi..

İçini kaplayan sıkıntı gitmeyecekti biliyordu, ama surekli erteliyordu o anı işte, yine iç

cekti hafifçe, gözünün ucuna kadar gelen yasları akıtmadı yine.. Koltuğa dokundu

sevgiyle.. Anlamsız bir şekilde bu daracık ikili koltuğa sıkışıp, sabahlara kadar sohbet

ederlerdi onunla, basını göğsüne yaslardı Naz, ılık ılık sesiyle, hafifçe sarkı soylerdi

bazen kulaklarına, kendisinden daha özel hiç kimse olmadığını, olamayacağını düşünürdü

Naz… Ama bu koltukta atılacaklar listesinde yerini almıştı artık, yeni yolculuğunda yeri

olmayan şeylerden biriydi o da.. Ayağa kalktı ani bir şekilde, son bir kez kederle evine,

evlerine veda etti.


Apartmanın kapısından çıkarken elini telefonuna attı öylece, kendi bile düşünmeden

numarayı cevirmeye basladı, sesini kontrol edebildiği kadar etmeye calısarak yumusak

bir şekilde sordu “Bu gece misafir ister misin?”. Karşıdan ışıltılı mutlu bir ses cevapladı

onu.. Caddeye çıktı, hep o beklediği için gelmezdi bu taksiler zaten, o dünyanın en sansız

insanı değil miydi zaten? Uzun bir bekleyişten sonra elini kaldırdığı taksi durdu önünde..

Üşümüştü, döndü taksiciye nereye gitmek istediğini söyledi, artık sınırlarının son

noktalarını zorluyordu biliyordu, kafasını cevirdi cama, hiçbirsey düşünmemeye

calısarak.. Son birkaç gayretle de evin bulundugu bloku tarif edebildi taksiciye..

İçeri girdi, zili caldı, basını hafifçe önüne eğip.. Biliyordu kameradan görüldüğünü

çünkü, sakin ol dedi kendine, kafasını kaldırmadan, kapıyı acan otomatın sesiyle, sertce

kapıyı acıp içeri girdi, asansörden indiği anda yüzüne yalancı bir gülücük

takınıp, hiçbirsey olmamış gibi, sanki başka birisiymiş gibi, saçma ayrıntılardan

konuşacaklardı.. Derin bir nefes aldı asansörün kapısını acıp indi.. Gülay onu kapıda

bekliyordu, düşündüğü gibi olmadı ama, içeri girdi, başını dayadı omzuna, aylardır hiç

ağlamamış gibi, hıçkırıklarında kaybolarak ağlamaya başladı.. Sarsılıyordu ağlarken,

boğuk boğuk sesler geliyordu etrafında ama dinlemeye mecali yoktu, biliyordu o anda

Gülay’ın aradığı tek sey onu teskin edebilecek tek bir şey, tek bir sözcüktü.. Ama çok da

işe yaramayacağını biliyordu, sustu o yüzden, sarıldı sıkıca, ağlamasına izin verdi. Başını

kaldırdı, Gülay’ın kardeşinin getirdiği suyu içti, konuşabilecek bir şey yoktu fazla…

Naz’ın zorlukla ağzından döküldü tek bir kelime ”Olmuyor…”

İkisi de biliyordu olmadığını ama çözümün de olmadığını, sessiz bir anlaşma yaptılar

aralarında konuşmadılar daha fazla, kalkıp salona geçtiler sessizce, zaten haddinden fazla

sıcak olan evde bir battaniyenin altına sığınarak usul usul televizyon izlediler, ikisi de

hayatın haksızlıkları içinde nasıl boğulup gittiklerini düşünüyordu oysa..


Üç yıl geçmişti o kafede onu gördüğü o günden sonra, savaş gibi başlayan ilişkileri, her

geçen gün ikisinin de içinde daha çok büyüyüp kök salmış, ama aynı zamanda da

yaklaştıkça daha da çok yaralamışlardı birbirlerini.. Şimdiye geriye dönüp baktığında

arkasında toparlanacak çok da birşey göremiyordu artık Naz.. Birbirlerine söyledikleri laflar,

bilmiyordu neden odluğunu gerçekten bilmiyordu, hayatta en çok sevdiği insan o olduğu

halde, neden onu böyle acıtmak istediğini bilmiyordu, birgün biteceğine inandırmıştı

kendini hep, birgün gideceğine, hep öyle olmaz mıydı zaten, hayat böyleydi zaten Naz’a

göre, gidişlerden ibaretti. Ama bilmediği şey, bitişe hazırlıklı olma korkusuyla, o kadar

çok yaralamıştı ki Tarık’ı, belki gidişe kendisi zorlamıştı, her mutlu anın arkasından,

mutluluğu yarım bırakan kavgalar gelirdi, daha çok yaralanır, yine yeniden başlarlardı

sonra. Naz’ın üniversite eğitimini yurtdışında tamamlamaya karar vermesi, Naz bunun da

bir bitiş olacağını düşünmüştü aslında, ama Tarık peşinden gelmişti, iki kişilik bir dünya

kurmuşlardı kendilerine, ailelerinden uzakta, yabancı diyarların yabancı insanlarının

arasında. Genelde hep Naz’ın evinde kalırlardı, unuturlardı çoğu zaman dışarıda akıp

giden hayatı..


Naz doğruldu yatakta, başucundaki telefonunu eline alıp saate baktı, üç buçuk olmuştu

saat, ama uyumaya çalışmanın bir faydası olmayacağını biliyordu, artık bir daha geçmişe

dönemeyeceğini bildiği kadar… Sessiz adımlarla kalkıp salona gitti, el yordamıyla

lambayı buldu, sigarasını yakıp, derin bir nefes aldı.. Ve elinde olmadan yine aynı

sözcük döküldü dudaklarından..”Keşke”..

ua_nazlyy
11-01-08, 19:09
Yıldız Teknik Üniversitesi Güzel Sanatlar-Müzik Bölümü öğrencileri çetin soğuk günlerin yerini iliklerine kadar ısıtacak güneşli günlere bıraktığını fark ettikleri anda bahçede dağıldılar..Ders arası verilmişti..

Naz arkadaşlarıyla birlikte gülerek bahçeye çıktı..3 arkadaş güzel havayı içlerine çektiler ve kuru çimenlere yayıldılar..

Naz yüzünü güneşe dönüp gülümseyerek,gözleri kapalı konuşmaya başladı..

Naz:yorucu bir günün sonunda en güzel armağan..

Yağmur:kesinlikle katılıyorum..

Azra:bir ara ders hiç bitmeyecek sandım..

Naz:al bendende o kadar..

O sırada bir gitar sesi duyulur..Bütün bahçe aynı yöne kafasını çevirir..

Bir grup genç çimenler üzerinde daire oluşturacak şekilde oturmuştur.2 tanesi gitar çalıyor,diğerleri eşlik ediyordur şarkılara..Bi anda bütün bahçe güzel hava ile müziğin etkisine girmiştir..

Nazlarda gülümseyerek o gruba bakıyordur..
Grup sanki kimseyi takmıyordur..Kendilerini iyice kaptırmışlardır..
Şarkı biter,bir tanesi ayağa kalkar..
Alkış sesleri arasında konuşmaya başlar..

Timuçin:teşekkür ederiz arkadaşlar.Sonunda baharı selamlıyoruz.Hazır mıyız Yıldız Teknik?

Herkes anlamaz gözlerle bakar..

Naz:neye hazır mıyız?

Timuçin in önünde dikildiği genç hafifçe Timuçin in soluna doğru kayar ve konuşan kıza bakar gülümseyerek..
Naz da fark etmez onu..

Timuçin:neye olacak tabiî kide coşmayaaaa!

Bütün bahçe alkışlamaya başlar..

Timuçin sırıtır..Alkışlama bitince…

Timuçin:haklısınız Yıldız Teknik halkı..Biraz eğlenmek bizimde hakkımız.Bu nedenle haftasonu okulda bir parti yapmayı planlıyoruz..

Bir genç konuşmaya başlar..
Vural::bence okul olmasın..

Timuçin:nereyi tavsiye edersin?

Vural:bence bi club de eğlenmek daha zevkli olur..

Tarık önüne bakarak..

Tarık:bence okulda olsun..Gözlerini Vural dan tarafa çevirir..

Tarık:bütün bir senenin yorgunluğunu bu okulda çektik..Eğlencemizde burada olmalı..Tabii bu benim görüşüm..

Naz:bencede club olsun..

Tarık bakışlarını Naz dan yana çevirir,gülümseyerek..

Naz da fark eder sonunda onu..

Timuçin:eee başka kimse yok mu ya?

Timuçin lerin grubundan bir kız konuşmaya başlar..

Feray:bence şöyle yapalım..Kendimizce bi sandık oluşturalım,çoğunluğun ne istediği ortaya çıkar.

Timuçin:güzel fikirde ya kendi fikrinin olmasını isteyen biri 3-4 tane isteğini atarsa?

Herkes güler..

Tarık:bence öyle bir şey olmaz..Olursada demekki o kişi bunu çok istiyormuş(bakışları Naz da sabitlenir)eh bizde onu kırmayız..

..:ooooooooooo..

Naz alaycı bir gülümseme ile bakar Tarığa,Tarık ise öylece gülümsüyordur…

melisa_s
11-01-08, 22:48
En son yazdığım senaryonun finali...

---devamm---
Sudem:Ne diyim ki sana sen cidden ‘’saf’’sın!Abi kız elini tuttu diye oturmak zorunda mısın?!Elini çekemedin mi?!
Tarık:Sıkıca tuttu elimi
Sudem:Bütün gün otursaydın öyle o zaman ayıp etin kalkmakla…
Tarık:Sudem bide sen gelmesen üstüme.Ben napıcam şimdi?!
Sudem:Naz’la konuşucaksın…
Tarık:Ya yine dinlemezse beni…
Sudem: Dinleyene kadar peşini bırakmayacaksın o zaman
Tarık:İyi de Naz sıkılır sürekli etrafında dolaşılmasında.
Sudem: O zaman yanına ilk gittiğinde dinlemesini sağla!
Tarık:Şimdi gidim mi?!
Sudem:Gitme Tarık…Naz seni defterden silip başkasıyla evlenmeden gitme konuşmaya!Ya hala duruyo gitsene konuşmaya!
Tarık:Tamam gidiyorum
Sudem:Hala buradasın
Tarık yerden kalkar.Gözlerini eliyle siler ve gider.
Sudem:Bu sefer inşallah bi aksilik çıkmazsa barışırlar…(Berna’yı görür):Şununla da bi konuşmak gerek ama…
Yanına gider.Oturur.
Berna:Sana otur dediğimi hatırlamıyorum!
Sudem:Ben oturdum bile ama(kalkmaya çalışırken sertçe kolundan tutar)Beni dinleyeceksin!
Berna:Kolumu bırak!
Sudem:Bırakmıyorum.Şimdi iyi dinle beni Tarık ve Naz’dan uzak durucaksın tamam mı?!
Berna:Hayır.Tarık benim ve hep öyle kalıcak
Sudem:Şunu o küçük beynine sok Tarık senin falan değil onun umurunda bile değilsin…O Naz’ı seviyo böyle aptalca şeyler yapmayı da kes!!!!
Berna:Tamam bırak kolumu.
Sudem:Aferin yola gel şöyle(der ve kolunu bırakıp gider)
* * * * * * * * * ** * * * * ** * ** * * * * * * * * * * *
Tarık:Naz konuşabilir miyiz biraz?!
Naz(ağlamıştır):Hayır Tarık…
Tarık:Konuşmamız gerek…
Naz(kendine hakim olamaz artık ağlamaya başlar.bağırarak):Neyi konuşucaz artık…Eski sevgiline nasıl geri döndüğünü mü?!
Tarık(gözleri dolu dolu olmuştur):Naz lütfen dinle beni.Benim hiçbir suçum yok…İnan bana…
Naz:Nasıl bu kadar kolay inanmamı bekliyosun sana…Gördüklerim karşısında sana nasıl sadece birkaç kelimeyle inanmamı bekliyosun ha(bağırarak):Nasıl???
Tarık(gözünden bir damla yaş akar)Ama ben gerçekten hiçbir şey yapmadım
Naz:Hiçbir şey yapmadın tabi ki önce eski sevgilinle –herkesin- ortasında ve benim –gözümün önünde- öpüştün ardından herkesin içinde kafeteryada elini tuttun.Bunlar suç sayılır mı Tarık beyimiz için hayır!
Tarık:Ben onu ne öptüm ne de elini tuttum.Beni zorla öptü ve zorla tuttu elimi…
Naz:İşte bunun da tek suçlusu sensin! Der ve yürür
Tarık:Ben miyim?Ben mi beni öp dedim ona? Der ve Naz’ın kolunu tutar.
Naz:Bırak beni!Beni zorla tutamayacağını biliyosun!
Tarık:Beni affedene kadar hiçbir yere bırakamam seni!
Naz:Sen saf saf Berna seni her çağırdığında gidip ona bu fırsatı vermeseydin oda bunları yapamazdı!Bugün olanlarda ne kadar suçun olmasa da başta sen fırsat verdin one ve suçlusun!
Tarık:Böyle yapacaını bilemezdim…
Naz:Bilemezdin ama senin yaptığını kimse yapmaz.Ayrıldıktan sonra sevgilisi varken eski sevgilisini kimse avutmaz!Ama sen iyilik meleği aşkım yaptın…
Tarık:Naz çok özür dilerim.Bundan sonra yüzüne bile bakmam onun…Affettin mi beni artık?!
Naz:Evet…
Tarık Naz’ı kendine çeker ve öpüşmeye başlarlar.
Sudem yanlarına gelmiştir.Uzaktan bakar.
Sudem:Bir Tarık-Naz fırtınasını da atlattık…Bu sefer ki kasırga gibiydi ya neyse.(Onlara bakar):Bu sefer ki barışta bayağı şiddetli sağlandı anlaşılan der ve gider…
----SON!!!!-----

You_A
12-01-08, 02:08
Naz: Nerede bu adam? Tabii canım yine takılmıştır bir kız peşine höde höde konuşuyorlardır. Ama ona kadar sayıyorum geldi gelmedi Tarık falan yok atla taksiye git evine 10 9 8 7 6 5 4 3 2.75 2. 50 2 1 . 75 1.50 1.25 1 of ya . Tamam Naz bir şans daha var tekrar say
…………………….
Naz: Yarım satır 10 dan geriye sayıyorum ama yok. AAAA geldi
Tarık arabadan iner, çelloyu bagaja koyar, ön kapıyı açar.Naz biner
Tarık arabayı çalıştırır
Naz:---iç ses—Hiç konuşma Naz, sakin ol
Tarık: Naz geç kaldım biliyorum, ama işler çok yoğun. Babam süründürüyor beni.
Naz kafas nı çevirir dışarıya bakar
Tarık: Çok beklettim biliyorum, ama özür dilerim, yemeğe gidelim mi? Boğazdaki sevdiğin yere gidelim.
Naz: Eve gitmek istiyorum.
Tarık: Lütfen bana kızma, biliyorsun yaşadıklarımı. Yüzüm yok karşısına geçip ben sevgilimi okuldan alacağım izin ver demeye.
Naz: Ama sevgilini bir saat on dakika bekletmeye yüzün var.
Tarık: Kavga etmek istemiyorum, biliyorum hatalıyım, ama azıcık anlayız istiyorum
Naz: Ben de beni bekletmemeni istiyorum.
Tarık: Bir daha olmayacak
Naz: Geçen sefer hatta ondan önceki seferde aynısını dedin, ama sonuç aynı
Tarık: Naz lütfen
Naz: Sapağı kaçırdın
Tarık:Hayır kaçırmadım
Naz: Eve gitmek istiyorum
Tarık: Ben de yemek yemek istiyorum
Naz: Yalnız ye, beni eve bırak
Tarık: Bana emir vermezsin
Naz: İşte sorun bu değil mi?
Tarık: Ne?
Naz: Senin bu kadar zengin olduğunu bilmeden önce hep benim dediklerim olurdu, şimdi benim değil senin dediklerin oluyor.
Tarık: Anladım kavga istiyorsun
Naz: Hayır sadece eve gitmek istiyorum
Tarık: Sorun ne biliyor musun? Seni beklettim bir saat on dakika ve sen bekledin bunu kendine yediremiyorsun.
Naz: Doğru söylüyorsun beklememem gerekirdi , ama ben bekledim, çünkü senle zaman geçirmek istiyorum, ama bakıyorum işinden sonra geliyorum.
Tarık: Naz lütfen bana bunu yapma zor bir gündü, seni beklettim, ama inan çok yorgunum senle bunlar değil güzel şeyler konuşmak istiyorum.
Naz: Bak niye senin istediğini olmasını istiyorsun
Tarık: Evet, eğer senin istediklerini konuşursak kavga edeceğiz ve ben çok yorgunum yemek yiyelim, güzel şeylerden konuşalım.
Naz: Ben eve gitmek istiyorum
Tarık derin bir nefes alır
Tarık: Tamam, seni eve bırakacağım

''El!F''
12-01-08, 02:19
-PART 40-

Naz: Sen varya sen!

Tarık: Evet ben varya ben?

Naz: Sen benim her şeyimsin

Tarık(sımsıkı sarılır Naz’a) : Sende benim her şeyimsin bitanem!

Naz:Çok seviyorum seni!

Tarık(ayrılırlar. Ellerini tutar) : Bende seni. İyi ki doğdun. Hadi gel annemlerin
yanına gidelim.

Naz: Ayy ben onları tamamen unuttum.

Hepsi Tarık ve Naz’ın yanına gider.

Vahi(Naz’a sarılır) : Doğum günün kutlu olsun kızım. İyi ki varsın.

Naz: Sağol babacım. Sende iyi ki varsın. Bir an unuttunuz sandım

Vahi(ayrılırlar) : Valla hepsi Tarık dedi. Sakın aramayın diye.

Naz(Tarık’a bakar) : O zaten beni üzmeye bayılıyor.

Tarık: Aşk olsun bitanem. Hepsi senin içindi. Ben hiç üzülmeni istermiiyim.

Naz: Aslında unuttuğunuzu hiç düşünmedim!

Tarık: Tabi tabi hiç düşünürmüsn.

Belgin(Naz’a sarılır) : İyi ki doğdun kızım!

Naz: Sağolun annecim. O kadar mutlu ettiniz ki beni.

Ümit: Doğum günün kutlu olsun ablacım.

Naz: Sağol canım. Hayret. O kötü espirilerinden yapmadın benim için?

Ümit: Bugün doğu günün. Ama istiyorsan yaparım …..

Naz(Ümit’in sözünü keser) : Aman kalsın. Bu halin daha güzel.

Hulusi: Doğum günün kutlu olsun kızım. Nice mutlu yıllara.

Hulusi elindeki kutudan kolyeyi çıkarır. Naz’a takar. takar.

Naz: Çok teşekkür ederim babacım. Ama ne gerek vardı. Gelmeniz yeterli
benim için.

Hulusi: Bu beyazlar içinde sadece bu kolye seni tamamlar.

Naz: Çok sağolun babacım.

Filiz(Sarılır Naz’a) : Doğum günün kutlu olsu canım!

Naz: Sağol Filizcim.

Filiz elindeki hediyeyi uzatır

Naz: Sende mi Filiz. Ya ne gerek vardı

Filiz: Aç bakalım beğencekmisin

Naz açar paketi

Naz(Şaşkın bir şekilde) : İnanmıyorum! Tarık ile düğünde çektirdiğimiz o
fotoğraf(Düğünde havuzun başında. Tarık Naz’ı yanağından öperken Filiz’in çektiği bir foto.Onları bi öyle düşünün çok şekerler). Tarık’a demiştim o kadar. Büyültelim diye ama hep boşver dedi(Tarık’a bakar)

Tarık: Bana bakma. Benim fikrim değildi. (gözkırpar) : Benim en hediyemi
vercem!

Naz: Bak merak ettim şimdi. Tekrar sağol Filizcim.

Şeyma(Sarılır Naz’a) : Doğum günün kutlu olsun Naz.

Naz(şaşırır): Sağolda….

Şeyma(Sözünü keser) : Şaşırdın tabi. Ben Tarık’ın kuzeni Şeyma.

Naz: Sen o Şeyma.

Şeyma: Nasıl ben o Şeyma?

Naz: Tarık bahsetti senden. Çok eğlenceli bir kızmışsın

Şeyma: Sağol. Öyleyimdir herhalde.

Naz(sessizce): Görücez…

Tarık(şeyma’ya sarılır) : Çok özlemişim seni. Nerelerdesin?

Şeyma: Bende seni kuzişim.

Tarık(Ayrılırlar): Niye hiçç gelmedin?

Şeyma: Yaa okul falan vardı. Bide annemler biliyorsun zor yolladırlar.

Berkay: Doğum günün kutlu olsun Naz(elini sıkar) ben Berkay. Tarık’ın
kuzeni,Şeyma’nın kardeşi.

Naz: Saağol. Memnun oldum.

Behçet(Naz’ın elini sıkar) : Doğum günün kutlu olsun Naz.

Naz: Sağol sende Tarık’ın kuzeni olmalısın herhalde.

Behçet: Yok ben Şeyma’nı sevgilisi Behçet.

Tarık(Şeyma’ya imalı imalı bakar) : Demek sevgilisi. Hiç bahsetmedin bana
Şeyma?

Filiz: Daha yeni abi.

Şeyma: Sen susta ben açıklamamı yapıyım. Evet yeni kuzişim.

Tarık: Demek yeni. Neyse sonra anlatırsın ayrıntıları.

Şeyma: Sen merak etme anlatırım.

Belgin: Evet kutlama faslı bittiğine göre pastayı kesebiliriz.

Belgin pastayı getirir. Mumları yakar.

Belgin: Hadi Naz üfle. Ama önce bir dilek tut.

Naz(içses: Bi bebeğim olsun!) der ve mumları üfler.

Tarık: Ne dilemiş bakalım benim güzel karım?

Naz: Dilek bu Tarık söylenmez.

Tarık: Aşk olsun. Sevgilinede mi söylemicen?

Naz: Hayır olmaz. Zaten 1 kere olmadı

Tarık(Şaşırır) : Olmadı mı? Nasıl olmadı?

Naz(ne dediğinin farkına varır) : Boşver bitanem boşver. Önemsiz bir şey
zaten. Hadi sen kadehleri doldur.

Tarık kadehleri doldurur. Herkes alır eline.

Tarık: Kadehimi biricik karıma kaldırıyorum. İyi ki doğdun bitanem. Bir ömür
boyu seninle olmak dileğiyle. Seni çok seviyorum!

Naz: Sağol canım. Bende seni çok seviyorum.

Tarık: Evet sıra şimdi benim hediyemde(Naz’ın elini tutar) : Hadi dışarı

Naz: Dışarı mı?

Tarık: Evet dışarı

Herkes dışarı çıkar. Naz ve Tarık onların yanlarından biraz uzaklaşır.

Tarık: Şimdi hazır ol der ve tam o sırada havai fişek gösterisi başlar.

Naz ve diğerleri şaşkınlık içinde gökyüzünü izliyordur. Bütün gökyüzü
rengârenktir.

Tarık: Bir şey daha. Bu bi hediye değil. Senin ve benim adıma yaptırdığım bi
yardım.

Naz: Yardım mı?

Tarık cebinden bir kağıt çıkarır.

Tarık: Hani sen bana demiştin ya ben bi yardım yapmak istiyorum diye. Ama
nasıl olcağını bilmiyorum diye. Hatırladın mı?

Naz: Evet hatırladım. Hatta sende dedin Naz bu senmisin diye. Şaşırmıştın
böyle dediğime. Ve hala söylemedin nasıl olcağını. Ne oldu ki?

Tarık: Ben senin ve benim adıma bir yardım yaptım. İhtiyaçlarını giderebilecek
giyecek ve yiyecek yardımı yaptım. Bu kağıtta teşekkür belgesi gibi bir şey.

Naz(Tarık’ın elinden kağıdı alır bakar) : İnanmıyorum sana Tarık(sarılır) Sen
dünyanın en iyi adamısın

Tarık(saçlarını öper Naz’ın) : Sende en iyi kadınısın!

Naz(ayrılırlar) : Bu hayatımda aldığım en güzel hediye.

Tarık: Hadi bizimkilerin yanına gidelim

Şeyma: Valla kuzişim havai fişek gösterisi çok güzeldi. Güzel bir hediyeydi

Tarık: Sağol. Biliyodum Naz’ın beğenceiğini.

Naz: Beğenmek ne kelime bayıldım aşkım!

Hulusi o sırada romantik bi parça açar. Tarık Naz’ı, Hulusi Belgin’i, Ümit Filiz’i,
Behçet Şeyma’yı dansa kaldırır. Vahi ve Berkay da onları izler yalnız oldukları
için:)

-PART 40 SON-

brs-sym
12-01-08, 14:54
PART 2


Tarık kapıyı kapattıktan sonra;


Tarık:Hadi bakalım Tarık bey yeni bir gün başlıyor acaba bugün neler olucak?...

Tarık bir süre arabanın yanında elleri cebinde durur,Naz camı tıklar.Ardından Tarık kendine gelir ve hemen arabaya biner.


Naz:Ne oldu ne öyle kendi kendine konuşuyodun?

Tarık:Hiç...

Naz:Hiç...diye bir cewap yoktur!Ne konuşuyodun söyle.

Tarık:Özel!

Naz:İşte özel olmaz ne söyledin hemen söylüyosun.

Tarık:Diyodum ki..Acaba Naz hanım ne zaman beni kovucak...

Naz:Çok istiyosun yani?İyi o zaman..Sadece kovulmak istiyorum diyebilirdin.Yani böyle arkamdan kounşmalar falan...

Tarık:Bu arkadan konuşmak mı demek oluyo?

Naz:bana zorla söylediğine göre...Şuraya bak şoförümün ağzından zorla laf alıyorum..
Tarık:He yani benden laf arıyosun...

Naz:Bana kelime oyunları yapma!

Der işaret parmağını sallayarak.

Tarık güler.

NaZ:Ne gülyosun!

Tarık:Ben seninle napıcam ya....

Naz hafif ülümser.sonra;

Naz:Seninle değil sizinle!

Tarık arabayı sürmeye başlar.

YOLDA;

Naz:Müzik açsana...

Tarık:Açıyımmı söyliyimmi?

Naz:Aç!

Tarık:Radyo açarsam çok cızırtı gelir.

Naz:Sende cd den falan çal.

Tarık:Yokki!

Naz:Nasıl yok yaa?oralarda biyerde olması lazım.

Tarık:Valla arabada hep ben söylediğim için almaya gereksinim duymadın.

Naz:Duymadınızzzz....Ben mi sana öğreticem!hemn bn senin sesine muhtaç değilim..

Taık yüne gülümser.

Tarık:Söyliyimmi?-der kısık bir sesle dikiz aynasına bakarak-

Naz:İyi hadi söyle....

YESIL8
12-01-08, 18:19
29. Bölüm

Bölüm özel notu: Bu bölüm tüm kaybettiklerimiz ve kazandıklarımız için ONA özel yazılmıştır...

Bölüm uyarısı: Linki açıp sadece dinleyin ve satırları okumaya başlayın lütfen...

Naz, duydukları karşısında adete yıkılmıştır. Gerçek miydi bunlar?

Uyanmak istediği bir kabustu bu ve artık bitmesi gerekiyordu.

Yine aynı şeyleri yaşamak ve yaşatmak istemiyordu.

Bu kez daha güçlü olacaktı. Olmalıydı. Kendi için bile olmasa.. ONUN için..




Akşam düzenlenecek yemek için hazırlanıyordu. Üzgündü ama bu kez güçlü olacaktı, olmalıydı..

Aynanın karşısına geçti. Pembe dudak parlatıcısını sürdü.(en sevdiği renkti bu)

Ve işte saat 19:00 a geliyordu. Saatine baktı.


*************

Naz: Alo Sema hanım merhaba ben Naz , Tarık beye ulaşamıyorum. Toplantıda mı kendisi?

Sema: Şeey.. Tarık bey bu gün hiç gelmedi ki.. Sabah da aradı tüm randevularını iptal ettirdi..

Naz: Teşekkür ederim.
Telefonu kapar..


************

Derken saatler ilerledi.. Naz’ın kalbinde açılan yara gibi..

Naz cama doğru yaklaştı hava kararmıştı.. Cd çalara Barış Manço’nun cd sini koydu.

Bebeğini sevmeye başladı

http://www.youtube.com/watch?v=_C7PwaqWBy4 GÜLBEBEĞİM

Nakarat kısımlarında dudakları mırıltıyla birlikte kıpırdıyordu..

Naz: Gülbebeğim..




İşte bu anı yine bir telefon sesi bozuyordu..


Naz: Efendim Ümit.

Ümit: Abla nerdesiniz? Yemekler soğudu.

Naz, boş ve karanlık olan odaya baktı

Naz: Biz… Biz ..



Tarık o sırada salona girdi..(Arkasında tutuğu kırmızı kurdelyeli paketiyle..)

Kısa bir sessizliğin ardından..

Ümit: Alo abla..

Naz: Biz birazdan ordayız..



29. Bölüm sonu

YESIL8
12-01-08, 19:29
30. Bölüm

Tüm yolculuk boyunca Naz sessiz kalmıştır.. Tıpkı fırtına öncesi sessizlik gibi…

Tarık, bir şeylerin ters gittiğini biliyordur ama aynı zamanda yakında bunu öğreneceğini de biliyordur..



Tarık, (içinden ): Oğlum Tarık bu sefer her ne halt ettiysen bilmeden.İşte yine konuşmuyor.. Yüzüne bile bakmıyor..


İçinden söylene söylene arabayı kullanıyordur…



Ve işte Özkul malikanesine gelmişlerdir…Tarık, koşarak gider Naz’ın kapısını açar…


Naz, tepkisiz. Araçtan iner..

Soğuk bir bakış atar Tarık’a..

Tarık, kapıyı kapar…

Naz, evin kapınsa doğru yürürken merdivenin başında Tarık, Naz’ı kolundan tutar..


Tarık: Ne oldu? Konuşmuyorsun? Bilmeden bir şey mi yaptım? Naz lütfen, bu sessizliğin beni öldürecek..

Naz, gözleriyle kolunu işaret eder bırakması için..

Tarık: Özür dilerim..(der ve kolunu bırakır)

Ümit, kapıyı açar..

Ümit (şaşırmıştır): Naz, Tarık.. E hadi girin. Orda mı bekleyeceksiniz?

Naz, Ümit’i öperek içeri girer ve Tabi ardından da Tarık girer salona..


**********

salonda


Ümit: Bakın kapıda kimleri buldum.. Bir satir bekliyoruz. Meğerse kapıdalarmış.

Herkes gülmeye başlar…

Naz ve Tarık yapmacık gülüşle yemek masasına geçerler..


Masada, Tarık-Naz, Ayşe-Sadri- Hacer abla, Ümit- Filiz, Hulusi-Belgin, Vahi- Belkıs yan yana otururlar.


Vahi ve Hulusi ise masanın iki başında oturuyorlardır…


Kısa bir yemek faslından sonra

Vahi: Kadehimi beni dünyanın en mutlu insanı yapan kızım Naz ve Oğlum kadar sevdiğim Tarık evladım için kaldırıyorum..

Herkes kadehleri kaldırır.. Naz’da portakal suyunu :)


Ümit: Eyvah. Miras yine üçe bölünecek desene..

Herkes gülmeye başlar..

Filiz: Ümiiit! (kıs kıs güler)


Hulusi: Kadehimi gelinim ve biricik torunuma kaldırıyorum.. Sahi kız mı olacak erkek mi?

Belgin: Hulusi, o daha küçük…

Naz: Haftaya belli olacak..

Hulusi: Kesin erkek olacak erkek… (oğluna bakar) Yada dur.. Kız olsun.. Şöyle küçücük bir prenses.. Ama ne olursa olsun zibidi …..


Belgin: Hulusiiii…

Hulusi: Şey pardon Tarık’a çekmesin de…

Naz, dalmış gitmiştir yine…

Belgin: Senin söylediğinde şimdi.. Tabi ki babasına çekecek.. Öyle değil mi? Naz!

Naz: (başını evet anlamında sallar) mırıldanarak kendi kendine Evet, BABASINA çekecek…

Tarık: Hayal kırıklığıyla masaya gözlerini diker.. Hiç kafasını kaldırmaz bile…




******************


Sadri, Ayşe’ nin kulağına eğilerek..

Sadri: Biz ne zaman bu mutluluğa ericez Aşkım..

Ayşe (göz ucuyla yanlarında oturan ananesini göstererek): Sen babanı da alıp el öpmeye geldiğinde…..

Sadri: Doğrumu söylüyorsun?Hacer annemin kızgınlığı geçti mi bana?

Ayşe başını sallayıp gülümseyerek: H ıhı


Sadri, masadan hızla kalkarak

Sadri: Allah be..Ver ver elini öpücem Hacer anne..

Hacer abla: Dur Dur evladım. Delirdin mi?

Sadri: Bana Ayşe’yi verdin mi?


Hacer abla: Bırak evladım. Tamam verdim gitti. Hayrını gör. Ömrüm bitti. Askere gitti geldi akıllanacağına daha beter oldu geldi..

Herkes gülümser..


Sadri, peçetenin sarılı olduğu sarı halkayı çıkarıp, Ayşe’ nin önünde diz çöker..

Sadri: Benimle evlenir misin?

Ayşe, gözündeki bir damla yaşı siler : Evet..




Naz, göz yaşları içindedir..





Masadan kalkar..Üst kata odasına çıkar…

Tarık, arkasından masadan kalkar

Tarık: şey. Hamilelikten . Fazla duygusal oluyorlar bu dönemde.. Ben gidip bir bakıyım..

Belgin, Tarık’ın kolundan tutar..


*************

ÜST KAT

Odasının kapısını kapar… İşte yine odasındadır.. Hiçbir şey değişmemiştir. Ama her şey bir o kadar değişmiştir… Yatağın sol yanına yatar…

http://www.youtube.com/watch?v=HHMI4n01PMc Gülbebeğim..

Kapı açılır biri içeri girer, yatağın sağ yanına oturur..

Naz: Git lütfen… Beni yalnız bırak…

Belgin, Naz’ın saçını okşar..

Belgin: En sevdiğinin yaptığı şeyler en çok acı veren oluyor galiba.. Affedemiyor insan.. Ama yine de sevmekten vazgeçemiyor işte…

Naz: Ama siz…

Belgin: Ben her şeyi biliyorum… Her şey düzelecek.. Sadece sabret.. Oğlumu biraz olsun tanıyorsam her şeyi düzelecek..

Kısa bir sessizlik olur..

Belgin, hala Naz’ın saçını okşuyordur..


Naz’ın aklına annesi gelir. Annesi de her gece sacını okşayıp onu yatırıyordu..

Belgin: Naz.. Naz ben senden özür dilerim.. Evlenirken ve sonrasında yaptıklarım için.. Ben senin oğlumu ne kadar sevdiğini hiç görememişim..

Naz, hızla arkasını döner ve Belgin’ sarılır..

Naz: Ben hiçbir şey hatırlamıyorum..

İkisi de gülümser… Bir birine sarılır


30. bölüm sonu

''El!F''
12-01-08, 19:48
BÖLÜM 1

Naz: Tanıdığımız o tatlı, şirin Naz.

Tarık: Bankada çalışan.Tanıdığımız yakışıklı,sürmeli Tarık…

(Tarık ve Naz evlidir)

Gün 23 mayıs Tarık ve Naz’ın evlilik yıldönümüdür.

Naz: Alo aşkım. Ne yapıyorsun?

Tarık(bankadadır): Çok yorgunum. Saat 5 te yine bi toplantım var. Geç
gelirsem merak etme. Çok özledim seni.

Naz: Bende seni bitanem. Olsun ben beklerim seni

Tarık: Çok seviyorum seni. Şimdi kapatmam lazım.

Naz: Bende seni çok seviyorum. Görüşürüz

Tarık: Görüşürüz der ve telefonları kapatırlar.

Tarık o kadar yoğundur ki o gününün evlilik yıldönümleri olduğunun farkında bile
değildir.

Naz: Madem sen gelmiyorsun. Biz de senin yanına geliriz(ellerini karnına koyar)
Baban senin olacağını duyunca çok sevincek. Biz de güzel bir şeyler giynelim.

Naz odaya çıkar. Çok güzel bir elbise giynir. Her zaman ki gibi beyazlar içinde
yine çok güzel olmuştur. Makyajını yapar. Çıkar evden. Göreceklerinden
habersiz yol alır bankaya doğru…

Banka…

Tarık’ın sekreteri Sinem odaya girer.

Tarık’ın yanına gider. Masaya oturur.

Sinem: Ee Tarık bugün ne yapıyoruz

Tarık(bağırır) : Kalk şu masadan Sinem. Bir şey yapmamız mı gerekiyor?

Sinem: O geçirdiğimiz geceyi nasıl unuttun.

Tarık: Bana o geceden bahsetme. Sarhoştum. Bunu sende biliyorsun. Artık
bahsetmeyi kes!

Sinem(Tarık’ın kucağına oturur. Ellerini göğsünün üzerine koyar) : Kalbin öyle
demiyor ama. Bak beni görünce nasılda hızlı atıyor.

Tarık(İter Sinem’i): Seni istemiyorum, sevmiyorum anlamıyor musun! Benim
için sadece Naz var.

Sinem: Hayır istiyorsun der ve yaklaşmış Tarık’ı öpecekken Naz girer içeri bu
sırada

Tarık(İter Sinem’i): Salakmısın sen ne yapıyorsun.

Naz(mutlu bir şekilde): Aşkım ben gel… tarık!!

Naz gördüğü görüntü karşısında çok üzgün ve şaşkındır.

Tarık(Sinem’i aşağıya iter) : Naz! Her şeyi yanlış anladın

Naz: Yanlış mı? Neden yaptın bunu Tarık! benim sana veremediğim neyi o sana
veriyordu. sen ALDATTIN beni. Sevmiştim seni Tarık hemde çok!

Naz arkasını dönüp yürümeye başlar. Tarık arkasından gidip kolunu tutar ve
durdur.

Tarık: Bitanem dur. Bi dinlesen beni. Düşündüğün gibi değil.

Naz(Sertçe) : Bana bitanem deme ve bırak kolumu. Sen beni ALDATTIN Tarık.
mahkemede anlatırsın artık anlatçaklarını.

Naz bir hışımla arkasını dönüp çıkar ofisten.

Sinem Tarık’ın yanına gider.

Sinem: Bak gördün mü. Hiç sevmiyor seni. Hemen dinlemeden gitti.

Tarık(Bağırır) : Defol!

Sinem: Ama Tarık…

Tarık: Sana defol dedim. Eşyalarını topla ve defol bu bankadan.

Sinem çıkar odadan. Tarık gidip oturur yerine. Çok çaresizdir. Başını iki elinin
arasına koyar. Ağzından sadece 3 kelime çıkar’’ Seni seviyorum Naz’’…

Naz eve gitmiştir. Hiçbir şey yapmıyordur. Yatakta ayaklarını
birleştirmiş,yorganı üzerine çekmiş oturuyordur. Ağlamıyordur bile,
ağlayamıyordur. Gördükleri hala gözünün önündn gitmiyordur.

Naz: Nasıl yaptın bunu bana. Allah kahretsin(yanındaki çerçeveyi eliyle yere
fırlatır) Çok sevmiştim seni.

Yere fırlattığı çerçeve paramparça olmuştur. O parçaların altında Tarık ve Naz
en mutlu günlerinde,düğünde çektirdiği fotoğraf vardır…

Naz ağlamaya başlar. Artık tutamıyordur içindeki gözyaşlarını. Ağlayınca
rahatlayacağını düşünür ve hiç bırakmaz ağlamayı. Dakikalar geçtikçe daha çok ağlar. Uyumak istemez. Uyuyunca yine o anı göreceğini düşünür. Sonunda yenik düşer uykuya. Yavaş yavaş kapanır gözleri…

Pek güzel olmadı ama ne yapıyım bu kadar geldi elimden:icon_sorr:icon_sorr

i-r-e-m
12-01-08, 21:40
Part6



bir kaç ay sonra....



naz ve tarık sesezice evlerinde oturuyorlardır birbirlerine bakmıyor ve tek

kelime etmiyorlardır....sanki bir evde iki yabancılardır...


T.naz ben sana ne yaptım?neden benimle konuşmuyorsun?

N:....

T: naz gerçekten söyle ne yaptım ben sana.....

N:tarık sadece Yalnız kalmak istiyorum çıkar mısın?

T:peki naz çıkıyorum....sen burda kal ama anlatmak istersen ben salondyım...

Naz sesizce tarığın odadan çıkmasını bekler taırk çıktıktan sonra cama düşen

yağmur damlaları sanki cama çekiyordur gider ve camdan dışarı bakarken bir

annenin bebek arabasında olan bebeğini yağmurdan korumak için nasıl binaya

hızla gittiğini görür....gözleri dolar bazı şeyler için ne kadar geçtir......kendini

toparlamalı ve hayata dönmelidir ama olmuordur işte bir türlü o çocuğu

kaybettiğğine inanamıyordur....nasıl tarığa söylicekti ki bunu...gitmeyi de

denemişti onu da becerememişti...ağlamaya başladı birden sinirle

döndü.....odadaki her şeyi yere fırlatarak bir şandan da ağlayarak :

allah kahretsin....hiçbir şeyi beceremimiyorsun......ne çekip gitmeyi ne de

kalmayı ne de o bebeği taşıyabilmeyi....hiçbir şeyi....

tarık nazır bağırmasına koşarak geldi odayı yerle bir nazıda yere çökmüş

ağlarken görünce.......

melisa_s
12-01-08, 23:15
---yeni yepyeniii hep yeniii:)---
Tarık ve Naz karşılaşmayı ve bir araya gelmeyi ne kadar istemese de mecburen aynı ortamdadırlar.Arkadaşları İlkem’ in evinde…Kalabalıktır ortam ve erkekler salonun bir tarafına kızlar diğer bir tarafına toplanmıştır.Bu onları en azından biraz olsun rahatlatıyodur.
İlkem:Saçmalamayın ya insan niye yanında olan birini özlesin ki?!
Naz:Neden özlemesin?!Hem de uzakta olsa özlemeyeceği kadar çok özler…Eskisi gibi değillerse ona o kadar yakınken ulaşamıyorsa…Her şeyden çok özler onu…
Bilge:Bence de Naz haklı…
Tarık Naz’ın söylediklerini duymuştur…Anlamsız bir şekilde birden şarkı söylemeye başlar…(Nakarattan girer şarkıya)

Ben sana hala
Aşığım...
İşte tam burda karşındayım
Ya şimdi tut elimden
Ya da bir daha söz etme özlemekten
Ben sana hala aşığım
İşte tam burda karşındayım
Ya şimdi tut elimden
Ya da bir daha söz etme özlemekten
Çok çok çok karışığım zaten...

Naz’ın gözleri dolmuştur.Şarkı bittiğinde
Naz:Ben…Ben gidiyorum artık…
İlkem:Tamam canım.Seni geçirim der ve kalkarlar Naz’la beraber.
Kapının önünde
İlkem:İyi misin?!
Naz:İyiyim merak etme…
İlkem:Hoşça kal canım…
Naz:Sende…
Naz gider.İlkem Tarık’ların yanına gider.
Tarık:İç ses-Yine kaçtın…Felsefe yapmaktan başka bişi değildi o zaman sözlerin.
Tunç:Abi sen naptığını sanıyosun ya?!
İlkem:Evet ya neydi o öyle?!
Tarık:Naptım ya ben şimdi
Mehmet:Hiçbir şey canım naptın ki…Altı üstü Naz’ı kaçırdın!
Tarık:Naz’ı ben kaçırmadım…İşine gelmeyen her şeyden ,her yerden kaçmayı alışkanlık yapmışsa o bu benim suçum değil!
Bilge:Naz kaçmayı alışkanlık falan yapmadı…Şuan gitmesinin tek nedeni sensin!
Tarık:İyi sağ olun yanımda olduğunuz için! Der ve kalkıp kapıya doğru yürür.
Tunç:Alınganlık yapma abi otur şuraya!
Tarık sinirle arkasına döner.
Tarık(bağırarak):Alınganlık falan yapmıyorum!Üzerime gelmeyin gidiyorum der ve kapıyı çarpıp gider.
Naz ise kapıdan çıkar çıkmaz ağlamaya başlamıştır.Öylece yürüyodur…Tarık kapıdan sinirle çıkıp ne yaptığını bilmez yürümeye başlar…Naz sonunda eve gelir.Koşarak odasına çıkar.Yatağına atar kendini.Yastığa gömüp başını ağlamaya devam eder…Tarık’ta sonunda gelmiştir eve.Belgin’e yakalanır.
Belgin:Ne oldu?Neyin var oğluşum?!
Tarık(bağırarak):Sus anne!!!!!Sakın bir şey söyleme seni kırmak istemiyorum bırak odama çıkim… der ve yürür.
Belgin(mırıldanarak):Tamam peki.İstediğin gibi olsun Tarık…
Tarık hızlıca odasına çıkar…
Tarık’ın odası
Yatağına oturur.Baş ucundaki resmi görür ve birden sinirle alıp fırlatır.
Tarık:Özler-miş…Belli çok özlediği hanımefendinin…Kaçıp gitti yine…

''El!F''
12-01-08, 23:37
BÖLÜM 2

1,5 hafta sonra…

Naz doktordan randevu almıştır. Artık Tarık ile ilgili hiçbirşey kalmasını
istemiyordur kendinde. Hazırlanmış evden çıkarken telefonu çalar. Mesaj gelir.

Mesajda şöyle yazıyordur;

‘’20 mart gecesi kocanın neden eve gelmediğini merak ediyorsun biliyorum.

Naz: Nerden biliyor o gün eve gelmediğini!

Mesajın devamı’’ O gece kocan Tarık benimle birlikteydi. Ve bundan sonrada
hep benimle olacak. Kim olduğum hiç önemli değil. Kocan seni aldattı!’’

Naz mesajı okuyunca bir kez daha nefret duydu Tarık’a. Artık içinde barışmak
için küçükte bir umut ışığı varsa oda sönmüştü artık. Hiç affetmeyecekti
Tarık’ı. Ama yinede çok seviyordu onu. Sinirli ve üzgün bir şekilde çıktı evden.
Arabaya biner yol alır doktora doğru.

Bir süre sonra doktorda olur odasın girer.

Doktor: Hoşgeldiniz Naz hanım. Buyurun oturun

Naz oturur. Bir süre sessizlik olur odada. Doktor bozar sessizliği

Doktor: Emin misiniz Naz hanım?

Naz(Güçlükle) : Eminim(sessizce) Artık ondan bir şey kalsın istemiyorum…

Doktor: Siz burada bekleyin. Ben muayene odasını hazırlayıp geliyorum.

Naz: Peki bekliyorum…

15 dk sonra….

Doktor: Hazırsanız geçebiliriz

Naz(zor bir şekilde): Hazırım doktor bey.

Naz bir sedyeye yatar. Karnını tutar okşar yavaşça. Gözünden bir damla yaş
süzülür. Yüzünden aşağıya doğru iner.

Naz: Hoşça kal bebeğim der ve Naz narkozun etkisiyle bayılır..

Tarık çok çaresizdir. Eve gitmiyordur. Ne kendi evine(zaten oraya
gidemiyordur) nede başka bir yere kalmaya. Ya sabaha kadar barda içki içiyor
yada sahilde oturuyordur. Naz’ın kapısına gitsede defalarca Naz onu
affetmiyordur. Sürekli ‘’aldattın beni’’ diyordur.

Tarık hep diyordur kendi kendine ‘’Naz’ı hak etmiyorum’’ diye. O geceden sonra
Naz ile ayrılmamış bile olsa vicdanı hep hatırlatıyordur onu aldattığını.

Naz çıkar 30 dk sonra o odadan. Baygındır yatıyordur hala. Bir anda Açar
gözlerini Tarık’ı görür yanında…

Naz: Tarık senin ne işin var burada?

Tarık: Ben geldim bitanem. İzin vermedim çocuğumuzu almana.

Naz: Sen sen nerden biliyorsun çocuğumuzun olduğunu

Tarık: Herşeyi öğrendim bitanem. Ama artık gidiyorum. Ama mutlaka gelcem

Naz: Gitme Tarık ne Olur gitme Tarık Tarık!!

Tarık uzaklaşarak gider yanından

Naz(bağırır) : Tarık! der ve uyanır o sırada

Doktor yanına gider.

Doktor: İyimisiniz Naz hanım?

Naz: İyiyim merak etmeyin. Sadece bir rüyaydı.

Doktor: Tarık galiba eşi…

Naz(sözünü keser) : Ne zaman taburcu olcam ben

Doktor: Nasıl hissediyorsunuz kendinizi?

Naz: Gayet iyi. Mümkünse hemen gitmek istiyorum

Doktor: Sizi alacak kimse var mı?

Naz: Yok ben arabam var. Kendim giderim

Doktor: Tamam o zaman. Sizi bi son kez muayene ediyim ondan sonra
gidebilirsiniz

Naz: Tamam doktor bey.

Doktor Naz’ı muayene eder ve Naz gider.

Naz arabasına biner ve sürmeye başlar. Eve doğru yol alır. Artık Tarık’tan
hiçbirşey kalmamıştır. Tek bir parça bile.

Eve gider. Hemen odasına çıkıp yatağa uzanır. Uykuya dalar hemen. Hiçbir
şeyi hatırlamak istemiyordur. O günle ilgili.

1-2 saat sonra kapı çalar. Naz uyanır tatlı uykusundan.

Naz: Kim bu ya!!

Kalkar yataktan kapıya gider. Açar kapıyı. Gördüğü kişi karşısında şaşırır.
İstemiyordur onu görmek. Onunla ilgili hiç bir şeyi görmek istemiyordur.

Naz(sinirli bir şekilde) : Ne işin var senin burada?

Tarık: Bi dinlesen Naz. Hiçbir şey düşündüğün gibi değil.

Naz: Defol buradan Tarık! seni görmek istemiyorum. O gece neden geldiğinide
öğrendim.

Tarık(içses: Demek öğrendin Naz)

Naz(sesi titriyordur) : Nasıl yaptın bunu bana. Nasıl o aşağılık kadınla aldattın
beni. Herkesten beklerdim ama senden asla beklemezdim. Sana olan sevgim
gitti Tarık

Tarık: Hayır gitmedi. Biliyorum beni hala seviyorsun.

Naz(yere bakıyordur) : Hayır sevmiyorum.

Tarık(Naz’ı çenesinden tutup,başını kaldırır) : Yüzüme bakta söyle o zaman

Naz(gözlerinin içine bakarak) : Sevmiyorum anlıyor musun sevmiyorum der ve
kapıyı suratına kapatır.

Tarık(gözünden damla damla yaş süzülür): Demek sevmiyorsun. Gidiyorum o
zaman!

Naz(kapının arkasına yaslanır. Kapıya sürünerek oturur yere. Gözünden yaşlar
süzülür. Sessizce) :Git istemiyorum seni git!

-BÖLÜM 2 SON-

ua_nazlyy
13-01-08, 01:26
Fantastik-Kurgu tadında..

Tarık elinde koliler,yeni evine baktı..

Tarık(derin bir nefes alır):evet yine bir başlangıçla karşı karşıyasın oğlum..Hadi hayırlısı..

..:Tarık Bey biz herşeyi yerleştirdik bizden başka bir isteğiniz var mı?

Tarık:Yok,sağolun.Sizde yoruldunuz usta gelin bir şeyler ikram edeyim..

..:Sağolun Tarık bey.Anca gideriz.Hem sizde yeni evinize yerleşin..Hadi iyi günler..

Tarık gülümseyerek baakr..

Tarık:Sizede..


Ve adamlar gider..

Tarık evine girer..Kapıyı ayağı ile kapatır..Kolileri bir kenara bırakıp salondaki koltuğa oturur..Başını geriye yaslar..

Ve bir tıkırtı duyar..Başını yukarıya çevirir..Merdivenlerden bir gölge geçer..

Tarık ayağa fırlar..

Tarık:KİM VAR ORDA?

Hiç ses gelmez..Tarık temkinli adımlarla yürür..Yukarı çıkar..2 odaya bakar..Kimse yoktur..

3 YIL SONRA AYNI EV..

Naz mutfaktan kahvesini alıp salona geçer..

Masanın üzerindeki dergiyi alır..Bir yandan okuyup bir yandan kahve içiyordur..Ve bir ses duyar..

…:KİM VAR ORADA?



Not:arkadaşlar rica ediyorum kimse bu türden yazı yazmasın.Özel olmasını istiyorum.ünkü bayağı kafa patlattım..Umarım hoşunuza gider,arada saçmada olsa değişiklik iyidir,iyi okumalar;)

i-r-e-m
13-01-08, 02:58
Part5

sabaha kadar hiç uyumadım... ama hiç uykumda gelmiyor ne kadar değişik neyse bu gün dışarı

çıkmamı gerektirecek bir durum yok sana evliliğimi anlatıyım....ben evlendim asılnda zorunlu bir

evlilikti ilk başlarda aşk zannediyordum ama sonra aşk için değil zorunlu bir evlilik olduğunu

anladım çocukluk aşkım eşim olmuştu ben ona aşık olduğumu sanırken babamın batmak üzere

olduğunu ve tek kurtuluşumuzun bu olduğunu öğrenince evlendik ama hiç aynı odada kalmadık o

beni hi sevmedi Ya da ben öyle sanıyorum neyse aramızda hibir şey geçmedi sadece evlendik ilk

gecemizi unutamam bana :

biz seninle kardeş gibi büyüdük birbirimize bunları düşünmemiz imkansız onun için rahat ol

öyle bir şey olmayacak....bunan sonra en iyi dostumsun bana herşeyini anlatabilirsin...neyse

ben yan odadayım sana iyi geceler(kapıdan çıkarken döndü baktı ve)anlaştık değil mi

anlıştık dedim zoraki bir gülümseyişle....

aşkım karşılıksızdı.....2 ay böyle devam ettikten sonra bana sinem diye bir kıza aşık olduğunu zaten

artık babalarımızın bizi anlayışla karşılayacağını durumlarının iyiyie gittiğini boşanabilceğimizi

söyledi 1 ay sonra tamamen boşandık çektiğim acıları anlatamam size neyse şimdilik bu kadarı

yeter devamını sonra anlatırım gidip biraz yatayım uykum geldi bütün gece uyuyamayınca byle

olur işte
(saçma oldu:()

melisa_s
13-01-08, 03:28
---DEVAM---
GEÇMİŞ
Tarık ve Naz yeni tanışmışlardır(birbirlerinden hoşalanıyorlar).Arkadaşları Bilge,Mehmet,Tunç ve İlkem’ le beraberdirler.
Bilge:Sesinizi duyamaz olduk Tarık Bey?!
Tarık:Sınavlar var!
Tunç:Şuan sınavda değilsin!
Tarık:Söylediğin iyi oldu ben anlamamıştım.
İlkem:Tarık seni dinliyoruz hadi…
Tarık:Ne?Beni niye dinliyosunuz?!
Naz:Şarkı istiyolar!
Tarık:Sen istemiyo musun?!
Naz:İstiyorum…
Tarık:Tamam o zaman
Mehmet:Konuşmasan şarkı söylesen…
Tarık:Bi izin versen söyliyicem ama
Tunç:Tamam hadi Tarık!
Tarık:Hemen der ve Naz’a bakar.Naz ona gülümser ve Tarık şarkıya girer.
Gel bir parçam ol kanımdan canımdan
gel bir parça al ekmeğimden suyumdan

Ben zaten düşmüşüm
Kaldırımlar yatağım olmuş
Gel bir de sen vur
Hadi gel bir de sen vur

Ben zaten düşmüşüm
İçim dışım korku dolmuş
Gel bir de sen vur
Hadi gel

Nasıl olsa alıştım ben bu sert rüzgarlara
Bu sert iklimli ıssız hayata
Delgeç gibi deleceksin sen de ruhumu
Biliyorum durma gel bir de sen vur
Bir de sen vur
Bir de sen vur
GÜNÜMÜZ
Tarık:Kolayca bir parçam oldun ama…Aynı şekilde delgeç gibi deldin ruhumu…
* * * * * * * * ** * ** * * * ** * ** * * ** ****** **************
1 HAFTA SONRA
Tarık ve Naz yine arkadaşlarıyla beraber ve istememelerine rağmen aynı ortamdalar…
Tunç(Tarık’ın kulağına):Bu kez de bir şey yapma
Tarık(Tunç’un kulağına)Hiçbir şey yapmamıştım ben o zaman da…Şimdi de yapmıyorum…Konu mankeni gibi duryorum…
Tunç(Tarık’ın kulağına):Böyle kal öyleyse…
Tarık(Tunç’un kulağına)Yakında hiçbir şey söylemiyicem…Çünkü beni göremiyiceksiniz artık…Kurtuluyosunuz yani benden…
Tunç(Tarık’ın kulağına):Bu ne demek şimdi?!
Tarık(Tunç’un kulağına)Sana ne?!Bekle ve gör.
İlkem:Ne o?Ne fısıldaşıyosunuz?!
Tunç:Tarık Bey benden kurtuluyosunuz diyodu!
Naz öylece bakar.
Bilge:Ne diyosun ciddi misin?!Bu ne demek şimdi Tarık?!
Tarık:Görürsünüz ne demek olduğunu daral geldi bana gidiyorum ben.
Mehmet:Tarık dur Tarık nereye
Tarık çoktan kalkıp gitmiştir bile.
İlkem:Ne demekti şimdi bu?!
Tunç:Bana da başka bişi söylemedi…
Bilge:Ya engel olsaydınız…Kendine bişi yapmasın…
Naz(kendinden emin):Yapmaz
Mehmet:Nasıl bu kadar emin olabiliyosun Naz?!
Naz:Bilmiyorum ama öyle düşünüyorum…
Bilge:Naz o zaman emin olma o kadar…
Tunç:Bence de aklında öyle bişi yok..Olsa bana söylemezdi…
İlkem:Nereye gitti bu ya?!
Tunç:Kim bilir…Artık nereye attıysa kendine…
Naz:İç ses-Her şey benim yüzümden…Bilge ve Mehmet haklı olabilir mi?!Yo hayır olamazlar…Ama ya haklılarsa…Offf Tarık…Darmadağın ettin beni…
Mehmet:Şimdi napıcaz?!
İlkem:Ne yapabiliriz ki?!Oturup bekliyicez…
Tunç:Neyi bekliyicez?!Her ne yapacaksa yapmasını mı?!
İlkem: Of bilmiyorum…

''El!F''
13-01-08, 14:01
-BÖLÜM 3-


Naz çaresizdir. Ne yapacağını bilmiyordur. Kalbinin sesini dinlemeli kapıyı açıp
‘’gitme’’ demek mi yoksa başka bir şey mi?

Naz kalkıp açtı kapıyı ama çoktan gitmişti Tarık…

Naz dizlerini çöktü yere. Gözünden yaşlar süzülerek ‘’Gitme Tarık gitme. Her
şeye rağmen seviyorum seni’’

Tarık hem sinirli hem de üzgündür. Çok hızlı kullanıyordur arabayı. Sürerken
sürekli sinirli bir şekilde direksiyona vuruyor ‘’Allah kahretsin’’ diyordur. Tam o
sırada bir araba çıkar önüne ve hızla çarpar arabaya, kaza yapar.

Naz ‘’Tarık’’ diye bağırarak aniden uyanır. Naz terler içinde kalmıştır. Yanında
bulunan sudan bir yudum alır.

Naz: Bir şey oldu Tarık’a bir şey oldu!

Eline telefonu alır hemen Belgin’i arar.

(Belgin ve diğerleri her şeyi biliyordur. Sadece boşanacaklarını biliyorlardır)

Naz: Alo Belgin teyze?

Belgin: Teyze değil anne. Tarık’tan boşanabilirsin ama ben hala senin annenin
yavrum

Naz(gülümser hafifçe) : Annecim Tarık ordamı?

Belgin: Hayır ne oldu ki?

Naz: Ya 1-2 saat önce buradaydı da

Belgin: 1 dk kızım telefon çalıyo(evin telefonu)

Belgin telefona bakmaya gider

Naz merak ediyordur her şeye rağmen sevdiğini. Biliyordur kötü bir şey
olduğunu. Kalbi çok hızlı atıyordur.

Belgin: Siz ne diyorsunuz? Hangi hastane?

Belgin: Ben hemen geliyorum

Belgin: Alo kızım Tarık Tarık

Naz: Evet anne Tarık. Ne oldu Tarık’a?

Belgin: Kaza geçirmiş

Naz ‘’kaza’’ kelimesini duyunca yıkılır o anda. İçinde nefret olmasına rağmen
yakıştıramıyordur ‘’ kaza geçirdi’’ kelimesini Tarık’a.

Naz: Hangi hastane… tamam ben hemen geliyorum der ve telefonları kapatırlar.

Naz hızlı bir şekilde üstünü giyinmeye başlar. Bir yandan ağlıyordur. Bir yanda da sürekli ‘’ Benim yüzümden. Hepsi benim yüzümden’’ diyordur
Naz hemen arabaya binip hastaneye gider. Herkes ordadır.

Naz(Belgin’e sarılır. Ağlıyordur.) : Benim yüzümden. Hepsi benim yüzümden.
Beklide git demeseydim ona hiç bir şey böyle olmıycaktı.

Belgin(Naz’ın yüzünü ellerinin arasına alır) : Hayır güzelim. Senin yüzünden
değil. Sakın böyle düşünme. İyileşçek Tarık güçlüdür dayanır.

Naz: Dayanır dimi anne. Bırakıp gitmez bizi.

Belgin: Tabi ki gitmez. Hadi sen git elini yüzünü yıka. Kendine gel biraz.

Naz: Yok ayrılmam ben buradan.

Belgin: Kızım hepimiz buradayız. Sadece elini yüzünü yıka biraz

Naz: Tamam der ve gider.

Naz'ın aşkı öyle bir aşkki. Aldattığını bile bile gider yanına. Hep korkar aşkına,sevdiğibe birşey olmasından. çaresizce yürüyordru hastane koridorunda. ona birşey olmasından o kadar korkuyordur ki!Naz'ın canı çok yanıyordur.

Lavobaya gider. Elini yüzünü yıkar. Dışarı çıkar kafeteryaya iner. Oturur bir
masaya. Ellerini masanın üzerine koyar. O sırada biri gelir yanına. Ellerini Naz’ın
ellerinin üstüne koyar. Naz başını kaldırır.

Naz(şaşkın bir şekilde) : Senin ne işin var burada!

(sabah sabah biraz saçmaladım kusura bakmayın)
-BÖLÜM 3 SON-

melisa_s
13-01-08, 16:50
Tunç:Neyi bekliyicez?!Her ne yapacaksa yapmasını mı?!
İlkem: Of bilmiyorum…

----DEVAM----
Naz:Ya Tarık başka bişiyi kastetmiştir.
Bilge:Naz sana inanamıyorum!Sevgilin benden kurtuluyosunuz diyip kaktı gitti…Sen soğuk soğuk bişi olmaz diyosun
Naz:Eski(vurgulayarak):sevgilim
Tunç:Eski sevgilim yeni sevgilim muhabbetinin sırası değil…Tarık’a ulaşmamız gerek
Mehmet:Evet ama nasıl?!
İlkem:Arasak
Naz:Kapamıştır telefonunu
Bilge:En azından bi deneyelim
İlkem:Kim arasın
Naz’a bakarlar.
Naz:Bakmayın bana ben aramam!
Tunç:Aman be!Aramazsan arama…Ben ararım arkadaşımı… der ve ayağa kalkar.Tarık’ı arar.
Tunç(sinirle):Lanet olsun telefonu kapalı der ve telefonu fırlatır.
Naz:Kapamıştır demiştim.
Mehmet:Naz sus yeter!Bu sakinliğin deli ediyo beni sus konuşma!!!!!
Naz(sesi titrer):Ben ne yaptım şimdi?!
Tunç:Hiçbir şey hanımefendi çocuğu şımarıklıklarınla mahvettin darmadağın ettin sayende ortadan kayboldu ve sen hiçbir şey olmamış gibi davranıyosun!
Naz ağlamaya başlar.İlkem yanına gider ve sarılır ona.
Bilge:Aferin Tunç!
Tunç:Suçlu ben oldum ya…
Naz(ağlayarak):Ben…Benim yüzümden işte…İnanarak söylemedim ki hiçbirini…Ben hepinizden çok korkuyorum…Bulun onu lütfen…
Tunç:Bizi bekliyo zaten kapının önünde bulmamız için onu…Nerden bulalım…
İlkem:Tunç yeter daha fazla üzerine gelmeseniz.
Naz İlkem’ e sarılmış kesik kesik hıçkırıklarla ağlıyodur.
TARIK
Deniz kenarına gitmiştir…
Tarık:Hepsi mutluluktan uçuyodur şimdi…Kurtuluyolar ya baş belalarından…Acaba ne yaparlar…Ne yapıcaklar en fazla 3-5 gün ağlarlar sonra sallamazlar bile.Naz Hanım’ın umurunda bile değilim zaten…Şimdi Tunç falan merak ediyosa bile hiç bişi olmaz diyodur kesin…
BİRKAÇ HAFTA ÖNCE
Tarık ve Naz yine Naz’ın şımarıklığı ve kıskançlık krizi yüzünden tartışıyodurlar.
Naz:Tarık yeter artık…Biz sadece bir birimizi yıpratıyoruz…Bizim hiçbir yere gideceğimiz yok…Biz diye bir şey var mı onu bile bilmiyorum?!Aslında biliyorum YOK!
Tarık:İyi o zaman daha fazla yıpratmiyim seni…
Naz:Tükendik biz…
Tarık:Biz tükenmedik Naz!Sadece sen tükendin…
Naz’ın gözleri dolar ve koşarcasına Tarık’ın yanından ayrılır.
Tarık:Kaç bakalım…
GÜNÜMÜZ
Tarık:Kabul et…Hiç sevmedi seni…Sevmiyicekte.Umurunda bile değilsin…
Öylece uzaklara bakar…Kendi kendine şarkı söylemeye başlar.
Ben ölmeden önce
Bir sürü dostum vardı
Ben ölmeden önce
Bir sürü düşüm vardı
Ben ölmeden önce
Bir sürü aşkım oldu
Ben ölmeden önce
Bir sürü hatam oldu
Herşeye rağmen pişman değilim
Ama yine de bazen düşündüğümde
Bir gün gelir de yaşarım ben de yine
Tüm aşklarım, yalan mıydı ey tanrım
Çok yalnızım
Eriyorum yavaş yavaş
Yavaş yavaş
Şarkı bittiğinde oturduğu yerden kalkar… yürümeye başlar.Nereye gittiğini kendide bilmiyodur…
Nazlar
Tunç:Böyle bekliyicek miyiz?!
Mehmet:Ne yapabiliriz ki?!
Tunç:Ya abi biz nasıl arkadaşız ya?!Arkadaşımızın nereye gidebileceğini bile bilmiyoruz!Kusra bakmayın ama bizim gibi arkadaş olmaz!
Naz:Benim gibi hiç olmaz
Tunç:Bunu biliyosun ya en azından bravo.
Bilge:Tunç lütfen…
Tunç:Ne var ya?Tunç lütfen tunç lütfen…Hanımefendi çocuğu kaçırırken iyi ben doğruları söyleyince kötü!Ben gidiyorum ya sizin gibi böyle boş boş oturup ne olacaksa olmasını bekleyemiyicem…Evine falan gidip bakıcam. Der ve yürür.
Mehmet:Bekle bende geliyorum… der ve oda yürür.
İkisi birlikte çıkıp giderler.
Naz:Bulucaklar onu dimi?!
Bilge:Evet sakin ol…
Naz:Ya bulamazsalar…
İlkem:Aklına kötü şeyler getirme…Lütfen sakin ol…
Naz:Nasıl sakin olim…Yok işte gitti…Kim bilir ne yapmayı düşünüyo…
Bilge:Bu kadar üzülüyosun ama ona hiç senin için değrli olduğunu hissettirdin mi?!
Naz:Histtirmedim hem de hiç…Neredeyse benim için hiç değeri yokmuş gibi davrandım…
İlkem:Ve durduk yere ayrıldın…
Naz(takrar ağlamaya başlar):Ben Tarık’ı hak etmiyorum…Hiçbir zamanda hak etmiyicem.
Bilge:Ağlama lütfen…Ya da ağla bırak kendini…
Naz(ağlayarak):Nefret etsin benden yüzüme bile bakmasın ama dönsün…Yeter ki…İyi olduğunu görim…
İlkem:Naz lütfen yapma böyle…
Naz:Ne yapmiyim İlkem?Her şey benim yüzümden işte…
Bilge:Naz lütfen bulucaklar onu…
Bilge ve İlkem Naz’a sarılırlar…Öylece otururlar...

cagrib
13-01-08, 19:20
ÜMİT:siz baya yakın oldunuz buaralar,demek artık sana anlatıyo sorunlarını naz hanım...oysa eskiden herşeyi paylaşırdı benimle..pabucumuzu dama attı ya..öyle olsun!

FİLİZ:ne alakası var canım..sana anlatıcağı şeyler farklı,bana anlatıcakları farklı...boşver onu da,biz ne alıcaz naza?bak bigünümüz kaldı, ben hala bulamadım şöyle içime sinen bi hediye...

ÜMİT:ben buldum ama sıradakine geçmezsek söylemem...

FİLİZ:ne sırası??

ÜMİT:az önce kaldığımız sıra...

FİLİZ (ayağa kalkar,kollarını kavuşturup) çok beklersiniz ümit bey..

ÜMİT (de ayağa kalkar ardından) hiç bekleyemem filiz hanım...

Filiz gülümser,ümit ona doğru yaklaşırken...taki sokak kapısından gelen tıkırtılar duyulana
kadar...

50. bölüm

FİLİZ:ümit,sen de benim duyduğumu duyuyomusun?

ÜMİT:biri kilidi zorluyo galiba ama kimde var ki anahtar senden başka??...

FİLİZ:kesin babamlar erken döndü...napıcaz şimdi?

ÜMİT:sakin ol filiz,sanki bilmiyolar nişanlı olduğumuzu...ilk kez mi yanyana görücekler bizi??

FİLİZ:ya saçmalama ümitt nişanlı olduğumuzu biliyolar tabi,ama onlar evde yokken seni eve attığımı bilmiyolar...

ÜMİT (sırıtarak) ne yani,sen beni eve mi attın şimdi?çok iyi yaa,süper...eve atılan ümit....hahah...sevdim bunu!

FİLİZ:gül sen,gül daha!!!nasıl olsa,birazdan evden atılan ümittt olucaksın!!!!bakalım o zamanda gülebilicek misin böyle??

Kapının ziline basılır...

ÜMİT:allaaaah hulusi amca,öldürür beni...

FİLİZ:belgin teyze diyicektin herhalde!!

HACER:hay allah açamadım bi türlü,ne biçim yapmışlar bu mereti..anahtar demeye bin şahit lazım (seslenerek) filizz,kızım kapıda kaldım...açıver şunu!

FİLİZ:eyvahhh,hacer annem..bu daha da beterr işte,yandık ümit!!!saklan çabuk..(ümiti kolundan tutar)

ÜMİT (şaşkın) nereye saklanıcam??

FİLİZ (telaşla) mutfak..yok o olmaz,orada anında bulur seni...yukarı çık ümitt, yukarı... (ümit merdivenlerden çıkarken,kapı ısrarla çalmaya devam ediyodur..) acele ett!!..

Kapıyı açar....

FİLİZ:aa...hacer anne..sen miydin?!

HACER:benim yaa..nerdesin filiz,niye açılmıyo kızım bu kapı iki saattir?sen bi işler çeviriyosun yaa...o sulu şey mi burda yoksa?!

FİLİZ:yok hacer anne ne çeviricem,yok kimse!!duymamışım iştee...

HACER:madem öyle yarın hatırlat da,kulaklarımı yıkatmaya giderken seni de götüriyim yanımda...

FİLİZ:nee??

HACER:nerdeyse ayşe duyup kuzguncaktaki evin kapısını açıcak,sen nasıl duymuyosun şuncacık yerden...

FİLİZ oturuyodum ben öyle, (esneyerek,elini eğzına kapar)aıhhh.. içim geçmiş kanepede..(esnemeye devam eder)..artık nasıl yorulduysam bankada.. bütün gün koşturmaktan canım çıktı...

HACER (içeriye yürürken) e Hulusi,sorarım ben sana..100 metre koşusundan olimpiyatlara hazırlıyo sanki kızı,kapıyı açmaya dermanı kalmamış evladımın?!kendi,karısıyla başbaşa güney sahillerinde keyif yapsın,koca bankanın işini küçücük kızın omuzlarına yıksın?! böyle mi yetiştirdim ben onu...vurdumduymaz oldu bu baban,filizz!!çok değişti...

FİLİZ:ya...

Antalya,meyhane---

Hulusi tek başına oturmuş içmekte...iyiden iyiye sarhoş olmak üzere...fonda acılı bi arabesk...

HULUSİ (eliyle gel işareti yapar) şışş garsonn...

ÇOCUK:buyur abi...

HULUSİ:yaklaşşş....

Çocuk eğilir,hulusi kolunu atar omzuna...

HULUSİ:sana bi sır vericemm...ama kimseye söylemek yokk!!!..

ÇOCUK:yok abi,taşıyamam ben sır falan...en iysi sen de kalsın sırrın,sokmıyım ben başımı hiç belaya..

HULUSİ:yahu bi dinlee önce...koskoca bankam var benimm!dinlee...

ÇOCUK:allah daha çok versin abi,ama işimin başına döniyim ben...malum--

HULUSİ:oturr dedim!!!.. (ağlamaklı) kardeş,sen de bırakma beni..iki satır muhabbet edelim,koy kendine bi kadehh...(işaret parmağını dudaklarına götürür)..şıışşş...(çocuk oturur eli mahkum)biliyo musun benim bankam var...

ÇOCUK:biliyorumm..

HULUSİ:hadi be,nerden biliceksinn sen?uydurmaa...

ÇOCUK:abi az önce kendin söyledin yaa...

HULUSİ:haa..söyledim mi..neyse...bankam var ama karımm yok artık...gitti O...belginimm,bahar çiçeğim,evimin kraliçesi terk etti beni...(kızgın) hepsi o açmadan solan gülün yüzünden!!!kandırdı beni... bak ne gül var elimde,ne diken? ahhh..(ağlamaklı)..bilemedim belginimin kıymetini...akılsız kafam..(rakı bardağını kaldırır)..şerefe kardeş..adın neydi senin?

ÇOCUK:seçkin...

HULUSİ:seçkin,seni kendime dert ortağı seçtim....kıymetini bil haa,şerefe...

SEÇKİN:sağol abi,benim de sana kanım kaynadı...

Otel odası-

Belgin yatağın üstündeki bavulunu kapayıp kapının yanına koyar...

Yatağa oturur.kendi kendine...

BELGİN (ağlamaklı) e hulusi,alıcağın olsun,nası yaptın bunu bana?..ama ben de sana yapıcağımı bilirim.o çok sevdiğin bankanı elinden alıyım da gör bakalım dünya kaç bucak?!..aman Belgin ne diyosun?sanki umurundaydı para pul,Hulusin gitmiş senin...hayatının anlamı bitmiş...

Göl evi—

Tarık nazı tek koluyla sarmış...naz omzuna yaslanmış...

NAZ (eli tarığın göğsünde) tarık??..

TARIK:buyrun naz hanım!

NAZ:ne hanımı ya,ne bu resmiyet?

TARIK:aramıza mesafe koyarak önlem alıyorum....

NAZ:neden?

TARIK:bu ses tonuyla başlayan cümlenin ardından kesin kritik bişey gelicek naz,adım gibi biliyorum...tanıyorum artık seni...

NAZ (kafasını kaldırıp Tarık’ın yüzüne bakar) nasıl yani?

TARIK:şimdi sen böyle suçlayıcı bişey söyleyeceksin muhakkak,ben de tabi dayanamıcam cevap vericem sana... sonra,yok öyleydi,böyleydi;olurdu,olmazdı derken bi bakıcaz sabah olmuş...en iysi baştan önlemimizi alalım naz,gece gece tadımız kaçmasın hiç...

NAZ:helal olsun!!!bi tarık diyişimden bu kadar anlam çıkarttın yaa,pess..yani pess...cidden tebrik ederim seni...

TARIK:e leb demeden lebleyi anlar senin kocan...

NAZ:anlar ama her zamanki gibi yanlış anlar...

TARIK:hadi yaa??..peki ne söyliyicektin sen?

NAZ:sana ne!!..umrunda mı sanki?

TARIK:düzgün konuş benimle..umrumda tabi...

NAZ:o yüzden ağzıma yapıştırdın lafı..ayrıca istediğim gibi konuşurum keyif benim değil mi?

TARIK:karşında şöförün yok,kocanım ben senin..saygılı ol biraz...

NAZ: o zaman iyi geceler tarıkk BEYY..yeterince saygılı olmuştur umarım (sırtını dönüp yatar)

TARIK :size de Naz HANIMM...

Hulusilerin evi-salon

Hacer bardağı görür sehpada,eline alır...sormadan

FİLİZ (atlar söze) midem kötü oldu biraz...nane-limon yaptım kendime...

HACER (filizin yüzünü inceler)yazıklar olsun hulusi,ne hale getirdin şu kızını!!!kaşık kadar kalmış suratı.. vah evladımm..güzel kızım benim..uzan sen...(zorla oturtur kanepeye) hadi...yarın gitmiyosun bankaya falan...iyice bi dinleniceksin evde...hazır ben de burdayım bikaç gün!

FİLİZ:ama işlerr??

HACER:arar söylerim ben o baban olucak işgüzara...çok düşünüyosa bankasını,kalksın
gelsin işinin gücünün başına...!kızı hasta burda...o hala keyfinde...

FİLİZ:yaa hacer anne iyiyim ben,bişeyim yok...!!sen dön eve...yani başımda durmana gerek yok...

HACER:benden daha iyi mi biliceksin,ben senden 50 sene tecrübeliyim...hasta mısın,değil misin bir bakışta anlarım!!hem böylesi daha iyi,bikaç gün yalnız kalsın bizim şaşkın kumrular....

FİLİZ:doğru ya Sadri gelicekti bu akşam..iyi o zaman,yukarıda uzanıyım ben..(ayağa kalkar)..uykum bölünmesin bari buralarda..(öper yanağından,yanaklarını sıkarak)..iyi geceler sana güzel yanaklım...

HACER (bastonuyla vurur hafifçe) deli kız,oyuncağın mı sandın beni?..(arkasından seslenir) üstünü ört sıkıca...ter atman lazım şimdi!

FİLİZ(merdivenlerden) olurrr...

Göl evi--

bi süre sonra...

TARIK(sırtüstü yatmış...önce tavana bakar,sonra sol yanında duran naza...) naz,uyudun mu??

NAZ:....

TARIK (sesini biraz yumuşatarak) naaz?

NAZ:....

TARIK:nazımm...(kolundan destek alıp naza doğru döner,elini nazın omzuna koyar) uyudun mu?

NAZ:hayır uyumadımm!!..

TARIK (elini nazın kolunun üstünde gezdirir) güzel...

NAZ (başını çevirip,tarıka döner) çeker misiniz elinizi,fazla samimi olmayalım lütfen...

TARIK:olalım,bence hiç bir sakıncası yokk...

NAZ:bence var...sınırlarımızı bilelim,tarık BEY...ona göre davranalım bundan sonra...

TARIK (elini çeker) yaa??..

NAZ:iyi geceler!!!...(naz başını çevirir tekrar yattığı yöne)

TARIK(yatar kendi kısmına.bir eli başının altında,diğeri karnında durur kısa bi süre) incir çekirdeğini bile doldurmayan bişey için ilk defa sırtını dönüyosun bana...

NAZ (tarıka döner)hala farkında değilsin değil mi?

TARIK:neyin?

NAZ:saygıdan bahsediyosun ama cümlemin bitmesini bekleyecek kadar bile saygı duymuyosun bana... sana boş gelebilir ama benim için sandığından da önemli bu yaptığın..

Tarık susar sadece gözlerine bakar Nazın...Naz da bakar yüzüne,beklediklerini duyamamıştır bu defa,bakışlarını ondan kaçırıp boşluğa çevirir...

NAZ:sadece çocukların adını konuşmak istemiştim oysa...

Tarık yine susar,sadece nazı izler..dakikalar sonra belli belirsiz bi kelime çıkar ağzından ”üzgünüm”

Nazın tarıka bakışlarında hayal kırıklığı vardır artık...tarık içinse,naz’ın tekrar arkasına dönmesiyle yükselmeye başlayan görünmeyen bir duvar...

Sadrilerin evi—

Sadri kapıyı açar yağmurdan sırılsıklam olmuş haliyle....

SADRİ:heyecandan ölücem,çok özledim seni Ayşem...bakalım napıcaksın beni karşında görünce...

Merdivenlere doğru yönelir,tam yukarı çıkıcakken sehpaya çarpar bacağı...neye uğradığını anlamadan,üstündeki vazo devrilir bianda....

AYŞE (aniden irkilir yatakta) o gürültü neydi,anane?...(saatine bakar gece 2 ye geliyodur)..bu saatte oturmaz ki ananem...ee kim o zaman?!

Aşağıda---

SADRİ:hay aksi...bi kere de düzgün gitsin işim...nayse duymadı galiba!...(yukarı çıkmaya devam eder) bundan sonra dikkatli oluruz biz de...

Odanın kapısına gelir...

AYŞE (camlı kapıdaki gölgeyi görür saklandığı yerden,elinde abajur hazır beklemekte) ananem değil işte,hırsız...sakin ol ayşe,nefes al ve bi vuruşta bitir işini...

Sadri elini kapı koluna atıp,içeri girdiği anda Ayşe abajurü geçirir kafasına...”al sana”

sadri:aaahhh...

AYŞE (düştüğünü görür)ayy öldürdüm mü acaba?!..(bağırır) ananeee!!!gel çabukk,hırsızı yakaladım...(bi yandan da odanın ışığını açar....yere baktığı anda)

Sadri yerde baygın...

AYŞE:sadriiii!!!aman allahım...(yere eğilir)..sadriii kalk lütfen,naptımm ben?kocamı öldürdüm...(dürterek) sadriii uyan...

Göl evi---

Tarık umutsuzca son kez naza bakar---ardından

http://www.youtube.com/watch?v=9uw_EdgRTLA

Ah o duruşun var ya
Ah o bakışan beni deler geçer...
Ah o yatışın var ya
Ah o sevişin beni alır gider...

Elimde resimlerin, odamda sensizliğin
Acısı çıkarken , geç olsa da
Pişmanım bebeğim.

Ah o gülüşün var ya
Ah o bakışın beni deler geçer.

Bu seni üzdü mü, ayrılık seni aldı mı?
Severim der misin, ben olunca yanında,
Sen olunca yanımda, biz olunca yan yana...

Elimde resimlerin, odamda sensizliğin
Acısı çıkarken, geç olsa da pişmanım bebeğim.

Naz gözlerini açıp,tarıkı dinlerken...arkasına dönüp dönmemek arasında kalmıştır..dudaklarını ısırır hafifçe..ama yine de dönmez,dönemez...

TARIK:nazz,böyle uyuman delirtiyo beni..biliyorum çok kızgınsın bana ama ben-- ben,çok seviyorum seni...

NAZ (yumruk yapıp göğsüne çektiği örtünün üstünden..sessizce) ben de...

Tarık gülümser,doğrulur hafifçe..nazın kolunu tutup,yüzüne doğru eğilir...dönmesine fırsat vermeden boynuyla kulağının arasında bi noktadan öper,sıcacık bi dokunuşla...

NAZ(yüzünü döner,şaşkın) tarık?

TARIK (parmağı nazın saçlarında gezinirken) iyki doğdun sevgilim...ilk kutlayan ben olmak istedim...

NAZ:boynumdan öperek mi?!!

TARIK:istersen başka yerlerden de denerim şansımı...(yüzüne eğilir hafifçe) var mı özellikle tercih ettiğin biyer?

NAZ (umursamaz gibi) hayır,yokk...

TARIK:ben alırım senin kızgınlığını...

NAZ:ya...

TARIK (eğilip nazın alnına bi öpücük kondurur) burası??..(yanağının üst kısmından başlar öpmeye)..yoksa burası mı??..(daha da aşağı iner)..burası olabilir mi?..hıı?

NAZ(ın sol eli tarıkın yanağında) biraz daha aşağı insen..

TARIK (gülümser,dudağının kenarını öperken)

NAZ:hı hı..iyi gidiyosun,çok yaklaştınn...

Tarık kafasını kaldırır yine hafifçe,gözlerine bakar nazın...”iyki doğdun bitanem,birlikte nice yıllara”.. dudaklarına yaklaşırken cep telefonun sesiyle irkilir ikisi de...

TARIK (geri çekilip komidine uzanırken) offf..!!çalmasa şaşardım zaten...

NAZ:esas ben şaşardım!!senin suçun işte,kapamıyosunn ki!!

TARIK (telefonu açar,naza sert bi bakış atarken) efendim?

NAZ (doğrulur) kimmiş?

TARIK:merak edilicek bişey yok ANNE,iyiyiz!!...

NAZ:yine mi annen?!!!

TARIK:napıyım anne aklıma gelmedi o sırada seni aramak.....şeyy yani kavga ederken....babamdan mı ayrılıyosun?..naptıki babam sana?!...naza mı anlattın?

NAZ (parmağını ısırır) eyvahh,unuttum söylemeyi...

TARIK (yataktan kalkar)şeyy söyledi tabi,söylemez olur mu hiç...benim dalgınlığım...off anne tamam,özür dilerim.unutmuşum işte!ne var??...şimdi konuşuyoruz yaa...(tarık umutsuz bi şekilde naza bakar odadan çıkarken,yandım dercesine başını sallayarak)

Naz somurtarak,örtüye geçirir yumruğunu...”offff!evlendik hala kurtuluş yok..” ...umutsuzca el sallar tarıkın arkasından “elveda aşkım...benim için kendini feda ettin yine”

''El!F''
13-01-08, 19:53
-PART 41-

Herkes Tarık ve Naz’ın evine gelmiştir.

Belgin: Keşke biz gelmeseydik. Hulusi bir ev ayarlamıştı. Hem sizde bu güzel
günde baş başa kalırdınız.

Naz(utanır her zaman ki gibi:)) : Ne baş başa kalması annecim olur mu öyle
şey. Hem biz kaç gündür başbaşayız koskoca evde(Tarık’a bakar) : Dimi Tarık?

Tarık: Aslında kalsak iyi olsurdu

Naz: Tarık!!

Belgin: En iyisi biz gidelim.

Naz(ısrarlı bir şekilde): Hayatta olmaz. Hiçbir yere bırakmam sizi(Tarık’a
bakar) : Dimi Tarıkçım.

Tarık: Evet kalın bu gece burada

Belgin: Yok gidelim biz

Naz: Yaa annecim lütfen kalın.

Şeyma: Aaa yeter ama. Bi karar verin kalıyor muyuz gidiyor muyuz.
Uykusuzluktan ölecem burada.

Belgin: Tamam kalalım

Naz: Ha şöyle

Herkes odalarına çıkar.

Tarık ve Nazda çıkar odalarına

Tarık(Naz’a sarılır arkadan) : niye o kadar ısrar ettin. Baş başa kalırdık ne
güzel.

Naz(Ayrılır. Güler) : Sende Tarık. Kaç gündür baş başayız. Hem ben onları çok
özledim.

Tarık: Ya aşkım zaten sabah kahvaltıda beraber olcaktık.

Naz: Uzattın ama Tarık. kovcAk değiliz onları

Tarık: Ben rica ederim. Hem anlar onlar bizi

Naz: Tarık yeter uzatma. Hem ben çok yorgunum uyucam hemen.

Naz o sırada elbisesinin fermuarını açmaya çalışıyordur.

Tarık yaklaşır arkadan, yavaş yavaş fermuarı çeker aşağıya.

Tarık(Naz’ın kulağına doğru) : Hem ben senin yorgunluğunu alırım.

Tarık Naz’ın boynunu öpmeye başlar.

Tarık(tenini koklar) : Bu gece o kadar büyüledin ki beni. Bir kez daha aşık
oldum sana.

Naz(yüzünü döner Tarık’a) : Sende büyüledin beni. Sürprizlerinle, yakışıklılığınla, her şeyinle.

Naz, Tarık’ın gömleğinin düğmelerini açar yavaş yavaş.

Göğsünden öpmeye başlar Tarık’ı. Boynundan yukarı doğru küçük öpücükler
kondurur. Gömleği çıkartır Tarık’ın üzerinden.

Tarık: Dayanılmazsın biliyorsun değil mi?

Naz: Biliyorum. Sende öylesin.

Tarık Naz’ın dudağına küçük öpücükler kondurmaya başlar.

Tarık: Deliler gibi aşığım sana!

Naz: Bende sana! Ee ne duruyorsun alsana hadi yorgunluğumu…

Tarık Naz’ı yatırır yatağa.

Tarık: Emin misin uyumak istemediğinden.

Naz: Bir de soruyorsun Tarık..

Tarık Naz’ı öpmeye başlar boynundan. Öpücükler kondurarak boynunda yukarı
doğru çıkar ve birleşir aşk dolu iki dudak….

Sabah…

Gün doğmuştur artık. Sabah saat 10 civarıdır. Naz çoktan kalkmış, üstünü
giyinmiştir. Tarık’ı uyandırmak için yanına gider. Masum öpücükler kondurur dudağına.

Naz: Kalk bakalım uykucu

Tarık(yavaş yavaş açar gözlerini) : Günaydın bitanem!

Naz: Günaydın canım. Hadi kalk.

Tarık: Tut elimden

Naz: Çocukmusun Tarık kalk işte.

Tarık: İyi o zaman bende kalkmıyorum.

Naz: Off tamam uzat elini.

Tarık elini uzatır. Naz tutar. Tam o sırada Naz’ı çeker kendine

Naz: Dur Tarık ne yapıyorsun

Tarık: Karımı öpmek istiyorum.

Naz: Gece ki öpücükler az geldi galiba.

Tarık: Senin bana verdiğin her öpücük az geliyo. Seni öpmeye doyamıyorum.

Naz: Hmm demek öyle

Tarık: Evet öyle der ve öpmeye başlar Naz’ı.

Ayrılırlar bir süre sonra

Naz: Eee doydun mu bakalım :):)

Tarık: Doyamdım. Diyorum ya seni öpmeye doyamıyorum

Naz: Sende çok açmışsın.

Tarık: Evet seni bile yerim

Naz: Midene otururum senin Tarık

Tarık: Olsun

Naz: Neyse tamam. İnelim artık.

Tarık yataktan kalkıp üstünü değiştirir.

Tarık: Artık inebiliriz.

Naz: Sonunda yani

Tarık ve Naz odadan çıkar. Konuşarak ve gülerek merdivenlerden inerler.

Herkes oturmuş kahvaltı yapıyordur.

Filiz-şeyma-berkay: Sonunda geldiniz yani.

Naz: Siz ne zaman uyandınız. Hiç duymadım sesinizi.

Belgin: Çok derin uyuyordunuz galiba

Naz(biraz utanır): Yok canım ne derin uyuması. Duymamışız dimi Tarık?

Tarık: Yaa evet duymamışız

Belgin: Hadi dikilmeyin orda. Sofraya geçin

Tarık ve Naz sofraya geçerler. Herkes devam eder kahvaltısına.

Şeyma’nın gözleri kapanır ara ara.

Tarık: Ne o Şeyma. Gece rahat uyuyamadın galiba. Yatak mı rahat değildi?

Şeyma: Yoo rahattı. Gecenin 2 sinde seslerden uyuyamadım.

Naz(şaşırarak) : Ne sesi?

Şeyma: Bende anlamadım. Miyavlamamı gülme mi!

Naz: Gecenin 2 sinde ne gülmesi.

Şeyma: Dayanamayıp kalktım baktım. Kediymiş yavru kedi

Naz: Amann bende bir şey sandım.

Filiz: Eee bugün ne yapıyoruz?

Naz: Sahile gide…

Tarık o sırada öksürmeye başlar.

Tarık(içses: Oğlum Tarık. o birkaç hafta önce uygulayacağın planı bugünden
itibaren başla bakalım uygulamaya)

-PART 41 SON-

aşka_aşık_11
13-01-08, 22:04
Naz arkadaşlarının ısrarlarına dayanamayıp onlarla birlikte çıkmıştı. Uzun zamandır dışarıya çıkmıyordu. İçi kaldırmıyordu eğlenmeyi, gülmeyi. Elinde değildi, yapamıyordu. Ama arkadaşlarını da çok sevdiği için onları kırmak istememişti bu sefer.
Bir bara girdiler. Naz ve onun 3 kız arkadaşı…
Deren: naz! Hadi ama bırak somurtmayı.
Naz: tamam ya iyiyim ben.
Sıla: deren haklı canım. Biz seni biraz uzaklaş kendini iyi hisset diye dışarıya çıkarttık. Böyle sessizce dur diye değil. Öyle olsa evde otur daha iyi yani…
Naz: of! Tamam ya. (sırıtarak bakar) bakın gülüyorum oldu mu?
Deren: yapmacık bir şekilde ama olsun. Bu da yeter bize…
Cemre: eh şimdilik idare eder.
Sıla: hadi bir şeyler içelim.
Naz: tamam.

Barda oturmuş hem bir şeyler içiyor hem de günlük olaylardan konuşuyorlardı.
Naz kendini biraz daha iyi hissediyordu. En azından gülebiliyordu. Eskisi kadar içten değil ama gülüyordu.

Bir an gözü birisine takıldı. Gözleri doldu. Kızlara döndü ve:
Naz: ben gidiyorum deyip çantasını alıp çıktı.
Uzun zamandır, o günden beri, görmüyordu onu. Her şeyin bittiği günden beri… Kendisini çok kötü hissediyordu. Tek tesellisi onun kendisini görmemesiydi. En azından o öyle sanıyordu…

devamı belki gelir. ama cuma gününe ancak...

You_A
13-01-08, 22:51
Tarık: Evet, eğer senin istediklerini konuşursak kavga edeceğiz ve ben çok yorgunum yemek yiyelim, güzel şeylerden konuşalım.
Naz: Ben eve gitmek istiyorum
Tarık derin bir nefes alır
Tarık: Tamam, seni eve bırakacağım


Yolda

Tarık: Biliyorum hatalarım var, ama bunu yüzüme vurma lütfen. Hayatta en çok sana yalan söylediğim için kendime kızdım. Bunlar tek tek yüzüme vurma. Naz, kendimi haklı çıkarmak için söylemiyorum, ama sabahın sekizinden beri bankadaydım, bir sürü işle uğraştım, sen bana patronsun dedin, ama değilim, babamın asistanıyım. Naz, lütfen bir şey söyle, tamam kavga edelim.
Naz: Kavga etmek istemiyorum, eve gitmek de istemiyorum, seni istiyorum. Tarık, zaten zor görüşüyoruz, ama ben çaba gösteriyorum, yarın finalim var, ama ben senleyim. Çok yorgunum ben de, ama şikâyet etmiyorum. İnsanların içindeyim saatlerdir, insan görmek istemiyorum.
Tarık: Naz, benden ne istiyorum? Açık açık söyle lütfen
Naz: Sadece seni istiyorum, eskisi gibi yanımda ol, sadece benim ol.
Tarık: Bunu yapacağımı biliyorsun.
Naz: Seni özlüyorum, keşke sadece şoför Tarık olabilsen.
Tarık: Naz beni reddediyorsun. Sen dağ evinde Belgin Hanım aramızda bir şey olduğunu sanıyor mu? Diye sordun ve sonra şoförümle beni dedin. Sen beni küçük gördün, orada, ama şimdi seninle aynı düzeydeyiz ve sen eskiye dönmek istiyorsun.
Naz: Anlamıyorsun, değil mi? Ve hiçbir zamanda anlamayacaksın.
Tarık: Neyi anlamıyorum? Çalışıyorum, evlendiğimiz zaman sana babanın sunduklarından daha iyisini verebilmek için, çalışıyorum çünkü babamın güvenini kazanmam gerek.Çalışıyorum çünkü bebeklerimiz olduğun da onlara ailelerimizi bize sağladığı imkanlardan daha iyisini vermek istiyorum.
Naz: Eve gitmek istiyorum evimize----Başını Tarık’a çevirir yanaklarında yağmur taneleri—Öyle bakma biliyorum evimiz yok, ama artık olsun.

spotless
14-01-08, 15:54
İstanbul ‘da bir yaz gecesi… Sahil şeridinde giden bir arabanın içi…

Alper: Naz sorun ne anlamıyorum ki..

Naz: Zaten hiçbirşeyi anlamıyorsun ki sen.. Çok sıkıldım ben.

Alper: Ben de senin su sıkılma durumundan sıkıldım artık. Çocukluğumuzdan beri tanıyoruz birbirimizi.. Şu son zamanlara kadar kavga bile etmezdik. Çok iyi anlaşıyoruz, babalarımız arkadaş.. Daha ne istiyorsun ki sen, şu dünyada birbirine daha uygun bir çift yok bence..

Naz: Biliyorum, öyle gibi, seni çok seviyorum ben, ama istediğim gibi değil işte, sen de sevmiyorsun beni, yani sevgilin gibi değil, bizi düşün, saatlerce sohbet ediyoruz, beraber korku filmi izlemeyi, değişik değişik restoranlara gitmeyi seviyoruz ikimiz de.. Beraber vakit geçirebiliyoruz, çünkü biz çok iyi arkadaşız aslında.. Ama yetmiyor bu bana..

Alper: Cidden anlamıyorum seni, evlilik de bir tür arkadaşlık değil mi zaten?

Naz: Anlaşılmayacak birşey değil bu, ben aşk istiyorum, aşık olmak istiyorum, bana aşık bir erkek istiyorum.. Beni tutkuyla öpecek bir adam..

Alper: Naz ben de öpebilirim seni..

Naz: ama benim istediğim gibi değil, bu görev de değil zaten, içinden gelmeli böyle…

Alper: Nazzz, dikkat et…

Aniden arabanın önüne atlayan adamı son anda görür Alper, Naz frene basar ve yavas da gitmesinin etkisiyle son anda durur..

Naz: Çarptım ya… Allahım inanamıyorum..

Alper: İnip bakalım hadi, çarpmadın bence..

Naz: Çarptım işte, Allahım katil oldum ya..

Alper: Ya saçmalama Naz, in bakalım bak ayağa kalkıyor, hortladı galiba seninki..

Naz: Üff Alper ya dalga geçme benle.. Korkudan ne yaptığımı biliyor muyum ben?

Naz arabadan iner, yerde ayağa kalkmak için hamle yapan, ama her seferinde beceremeyip tekrar düşen adamın önünde yere çöker..

Naz: Ben çok özür dilerim ya… İyi misiniz? Ayağınız kırılmış galiba.. Oynatmayın, ambulans çağıralım..

Tarık: İyi değilim ben..

Naz endişeyle karşısındaki adama bakar..

Naz: Alper çağırdın mı ambulans??? (Tekrar Tarık’a bakarak.)Neyiniz var? Nereniz ağrıyor?

Tarık: Babam var… Ah mahvetti beni ya.. Başka da birşeyimi bırakmadı..

Alper: Naz sapasağlam bu adam ya, ben dedim sana çarpmadın diye, şuna baksana dut gibi, ondan kalkamıyor…

Naz: Saçmalama Alper ya, ara dedim ambulansı.. Hastaneye götürelim..

Tarık: Ambulans mı geliyor? İyiyim ben ya.. Taksi.. Taksi lazım..Ah baba ah…

Naz: Emin misiniz iyi olduğunuza..

Tarık: İyi değilim ben ya… Ah baba ah..

Naz: Bir karar verin siz de ama ya… Gelin söyle kaldırayım ben sizi..

Tarık’ın koluna girip kaldırmaya çalışırken, Tarık bir yandan Naz’a yüklenmiş ayakta yalpalıyor, bir yandan elini uzatmış..

Tarık:”Ben Tarık”

Naz: Tamam çok iyi Tarık, ama yardım etmen lazım bana..

Alper: Ya Naz bırak şu herifi gidelim..

Naz: Ya saçmalama Alper, nereye bırakıyım adamı, gecenin bu saati taksi de bulamaz..

Tarık tekrar elini uzatır bu arada..

Tarık: Ya adam değil Tarık, bir tanışsaydık..

Naz gülümser hafifçe..

Alper: Aferin Naz sana ya, adam hem sarhoş, hem sana asılıyor.. Sen gül..

Naz: Ya saçmalama ne asılması, adam kendinde değil..

Tarık yeniden araya girer..

Tarık: Cık… Adam değil Tarık… Ya bi tanışsaydık.. Sen ne kadar güzelsin ya..

Naz: Tamam Tarık.. Hadi 1-2-3 arabaya biniyoruz…

Alper: Naz yeter artık almıyoruz arabaya Allah’ın serserisini..

Tarık: serseri değil Tarık…

Naz: Valla ben bırakamam onu bu halde.. Gelmek istemiyorsan sen bilirsin..

Alper: Şu adam yüzünden bırakıyorsun burada beni yani..

Naz: Alper amma büyüttün sen ya, adamı bırakacak halim yok burada, zaten

carptım..

Tarık: Ya adam değil yaa, Tarııkkk..

Alper: İyi sen bilirsin, ben gelmiyorum..

Naz: Sen bilirsin o zaman, hoscakal..

Alper şaşkın bir biçimde seyrederken..

Naz Tarık’ı ön koltuğa oturtur, emniyet kemerini bağlamaya çalışırken gözgöze gelirler..

Tarık: Ama bir tanışsaydık ya, ben Tarık…

Naz direksiyona geçer, hafifçe gülümser..

Naz: Tamam baş belası, söyle bakalım simdi sizi nereye bırakıyoruz..

Tarık: Bilmem…

Naz: Tarıkçım, bak çok kolay, bana evinin yerini söylüyorsun, ben bırakıyorum..

Tarık: Bilmem..

Naz: Ya çıldırtma beni Tarık, hadi ya, iyilik yapalım dedik, sevgilimle de papaz oldum zaten..

Tarık: O sevmiyor seni.. Ben seviyorum..

Naz alaycı bir şekilde gülümser bu sefer..

Naz: Ooo çok da hızlı çıktık ama.. Söyleyin bakalım, Tarık Bey.. Eviniz??

Tarık: Bulutların üstü… aşık oldum ben…

Naz: Off Naz off aldın başına belayı.. düşün bakalım simdi.. Alper’i de bıraktın orda..

Tarık: Naz… Naz.. ne güzel ismin var senin;)…

Naz: Tamam, şimdi bakalım.. Alper’e de bırakamam ki, hem çocuğu yolda bıraktım, götürsem bir de dayak yersin üstüne..

Tarık: Naz?

Naz: Efendim Tarık?

Tarık: Bir kere öpseydim ya..

Naz: Yok artık.. Hadi bakalım iniyoruz..

Tarık:Önce bir kere öpseydim ama ya..

Naz: Off ya nerden başıma aldım belayı ya..

Telefonunu alıp hızlıca numarayı çevirir…

Naz: Alo Ümit.. biliyorum herhalde saati, (kolundaki saate bakarak)bakıyım, tam olarak üçü oniki geçiyor ve sen en geç üçü onbeş geçe bahçede oluyorsun.. Ya çok konuşma gel, yoksa hayatını karartırım…

Birkaç Dakka sonra…

Naz: Geç kaldın.

Ümit: Sen geldiğime şükret. Bu kim

Naz: Hemen tanıştırıyım Tarık, senin arkadaşın, bu gece misafir ediyorsun
odanda..

Ümti: Ya niye benim odamda, hem ben nerde yatıcam ve nerden arkadasım oluyor..
Naz: Ee onu da sen bul artık.. Dur önce yatıralım şunu, ben anlatıcam sana..

Ümit: Amma da ağırmış ya..

Tarık bu sırada aralıksız konuşmaya devam ediyordur..

Tarık: Ama bir kere öpseydim ya..

Ümit: Naz ne diyor bu herif ya.. Öpücem şimdi ben bunu..

Naz-Tarık: Herif değil Tarık..

Ümit: Bakıyorum baya bir samimi olmuşsunuz..

Tarık: Aşık oldum ben ya, bir kere öpücem.. Nazz…

Ümit ve Naz zorla Tarık’ı yatırırlar.. Tarık her seferinde bir kere öpücem diye kalkıyordur.. Naz hızlıca Tarık’ın yanağına bir öpücük kondurur.. Tarık yüzünde bir gülümsemeyle öylece uyuyakalır..

Merdivenlerden salona doğru inerler..

Ümit: Valla bravo Naz, öptün bir de elin sarhoşunu..

Naz: Elin sarhoşu değil o, Tarık..

Ümit: Anladık Tarık da, sen nerden tanıyorsun.. Hem Alper nerde?

Naz: Boşver Alper’i olmuyordu zaten.. Tarık… Ben de tanımıyorum aslında..

Ümit: Ya inanamıyorum sana, ben aynı şeyi yapsam kıyametleri koparırsın.. Tanımadığın adamı ne diye getirirsin eve..

Naz: İnsan sarrafıyım ben.. Anlarım, ondan zarar gelmez..

Ümit: En son böyle dediğin zamanı hatırlıyorum da..

Naz: ay Ümit, herkes hata yapar bazen.. Hatırlatmasan olmaz sanki..

Ümit: Baya büyük bir hataydı Nazcım.. Unutmama imkan yok..

Naz: Aman neyse ne ya, ben o kıza insanlık yaptım bir kere..

Ümit: Hı hı.. O da evi yakıyordu karşılık olarak.. Yok senin kesin srhoşlara karşı bir zaafın var, görünce insanlık yapasın geliyor..

Naz: Arabayla çarptım adama, yolda mı bıraksaydım ya..

Ümit: Çarptın!!! Ben diyorum senin trafiğe çıkman yasaklanmalı ama beni dinleyen kim?

Naz: Kes Ümit ya,yoksa ben şimdi kesicem o dilini… hem çok sevimli..

Ümit: Ya sorma, uzatmış dudakları vantuz gibi, öpücem de öpücem diye.. Belli oldu insaniyetiniz nedeni şimdi, insan sarrafı Naz Özkul..

Naz arkasındaki yastığı alıp Ümit’e fırlatır…
Yarım saat sonra..

Naz: anladın di mi iyice, pot kırmak falan yok.. Babam mahveder bizi bak..

Ümit: Ya niye bizi ya, seni eder en fazla..

Naz: Çok konuşma Ümit ben mahvolursam seni de mahvederim dolayısıyla mahvoluruz.

Ümit: Tamam mesaj alınmıştır.. Hadi yatmaya çıkalım.. Elin herifi yüzünden yerlerde yatıyoruz..

Naz: Canım kardeşim benim, bugün bana yarın sana.. Tarık uyandığında kalkıp ona her şeyi anlatcaksın.. Aynı yerde uyumanız lazım..

Ümit:Tamam Naz..

Ümit cümlesini tamamlayamadan yukardan gelen iki çığlığı duyarlar..

Naz: Tarık..
Ümit: Berrak..
-------------------------------------------------------------------------

Naz.. Naz.. Ne güzel ismin var senin öyle;)

melisa_s
14-01-08, 17:55
Bilge:Naz lütfen bulucaklar onu…
Bilge ve İlkem Naz’a sarılırlar…Öylece otururlar...

---DEVAM---
TARIK---
Tarık arkadaşı Oktay’ın evine gelmiştir.Kapıyı çalar.Oktay açar.
Oktay: Oooo Tarık Bey…Sizin Oktay diye bir arkadaşınız var mıydı?!
Tarık:Tamam uzun zamandan beri görüşemiyoruz…Kabul ama kapıdan içeri almıyıcak mısın beni?!
Oktay:Ayıpsın abi…Geç…
Tarık içeri girer…
Tarık:Ben biraz dinlensem…
Oktay:Tamam…
Der ve Tarık’a odalardan birine götürür…
Tarık:Sağ ol…
Oktay:Ne demek…Ama sen de var bişi dinlendikten sonra anlatıcaksın…
Tarık(mırıldanarak):Bu biraz zor işte…
Oktay:Ne dedin?!
Tarık:Tabi anlatırım dedim.
Oktay:Tamam.Dinlen sen…
Tarık:Tekrar teşekkürler…
Oktay:Bişi değil diyip çıkar odadan…
Tarık:Burada kimse bulamaz beni…Ben de kurtarırım onları benim gibi bir baş belasından…Şimdi bakalım eski yerinde mi bu ilaçlar…
Fonda http://www.youtube.com/watch?v=r9ijKFX08Bw (AKADEMİ TÜRKİYE-EYVALLAH-BARIŞ AKARSU!)
Odadan çıkıp ilaçları aramaya başlar…Sonunda bulmuştur…Odaya gider tekrar…
TUNÇLAR---
Tunç:Kendimden utanıyorum ya…Ortadan kaybolana kadar blöf yaptığını düşündüm…
Mehmet:Ben de…Haklı olmamasına rağmen sırf bu yüzden Naz’ı bile korudum..
Tunç:Geldik…Evde değilse Belgin Teyze’lere ne söyliyicez?!
Mehmet:Zor da olsa tüm bildiklerimizi söyliyicez…
Tunç:Sen çal kapıyı…
Mehmet:Sen!
Tunç cesaretini toplar.Gözlerini kapar açar ve kapıyı çalar.Belgin açar kapıyı…
Belgin:Hoş geldiniz çocuklar ama Tarık yok…
Tunç:Gelmedi mi?!
Belgin:Sizinle buluşmaya çıktığından beri hayır…
Mehmet:Üzgünüm ama hemen televizyonu açalım…
Der ve içeri girerler.
Belgin: O niye evladım…
Tunç:Tarık kendini Boğaziçi köprüsünden attı mı atmadı mı onu öğrenmek için?!
Belgin:Ay aban bişiler oluyo!Doğru dürüst anlatın şunu…Benim biricik oğluşum Tarık’ım meleğim aşkım niye atsın kendini Boğaziçi köprüsünden…Hep o şımarık kız yüzünden dimi?!
Tunç(Belgin’in koluna girer.Oturtur bir yere.):Sakin olun anlatıcam her şeyi…
Belgin:Anlatmazsan olay çıkıcak şimdi…Ayyyy oğluşum benim… Filiz Belgin’in seslerini duyar ve gelir.
Filiz:Ne oluyo ya?!
Belgin:Bilmiyorum Filiz…Ama benim bitanecik oğluşum kendini Boğaziçin’den atabilirmiş…
Filiz:Niye?!
Mehmet:Sakin olun anlatalım…
Filiz:Tamam anlatsanız artık!
Tunç:Şimdi Tarık ve Naz ayrıldı ya…
Belgin:Evet o şımarık kızın kaprisleri yüzünden nedensizce…Evladım ne hale geldi…
Tunç:Bunlar karşılaştıkça falan bir birlerinden kaçtılar.Bugün de Tarık bana yakında benden kurtuluyosunuz dedi..
Belgin(ağlamaya başlar):Ayy gitti…Aslan gibi yavrum…Ben gösteririm o kıza gününü..Nerde o Naz?!
Mehmet:Bilge’lerde
Belgin:Çabuk götürün beni..
Filiz:Sakin ol anne…Şimdi olay çıkarmanın sırası değil napıcaz şimdi..
Belgin:Nereye gitti kim bilir evladım…
Tunç:İşte onu bizde bilmiyoruz…
Filiz:Babama haber vermiyicek miyiz?!
Belgin:Arayıp haber verim.
-Alo Hulusi(ağlayarak)
-Ne oldu Belgin?!
-Tarık…Tarık’ım(daha şiddetli ağlar)
-Ne oldu benim aslan parçama…
-Elden gidiyo…
-Nasıl yani?!
-Bulamazsak evladımı…İntihar edebilir.
-Ne ne diyosun sen Belgin?!(der ve telefon elinden düşer.)
Banka---
Hulusi:Çabuk arabamı hazırlayın!
Sadri:Ne oldu Hulusi Amca?!
Hulusi:Benim aslan parçam…(sesi titrer konuşamaz)
Sadri:Ne olmuş Tarık’a?!
Hulusi:Bulamazsak intihar edebilirmiş Belgin söyledi!
Sadri:Bzim Tarık mı?!
Hulusi:Yok!Şu Türk filmi oyuncusu Tarık…Ne saçmalıyosun sen.
Sadri:Ne bilim bizim Tarık’tan hiç beklemeyeceğim bir şeyde…
Hulusi:Ben de beklemezdim ama…Hep o Naz’ın yüzünden…Tamam babası iyi adam arkadaşım ama kimse benim aslan parçamı bu hale getiremez.
…:Arabanız hazır Hulusi Bey!
Hulusi:Tamam…
Sadri:Bende sizinle gelim…
Hulusi:Gel bakalım…
Arabada
Sadri:Nereye gidiyoruz?!
Hulusi:Benim biricik oğlumu bu hale getiren o kızın evine…Naz’lara…
Sadri:Aman Hulusi Amca sakin olun…
Hulusi:Sakin falan olamam efendim.Benim evladımı bu hale getirenler verecekler hesabını.
Naz---
Hala arkadaşlarıyla beraberdir…
Bilge:Uyumak ister misin Naz?
Naz:Hayır Tarık’ım bulunana kadar uyuyamam…
İlkem:Ama ne hale geldin…
Naz:Tarık’ım da benim yüzümden ne hale geldi ama…
Bilge:Bulucaklar onu sapasağlam…
Naz:Umarım yoksa kendimi hiç affetmiyicem….

burcushn
14-01-08, 19:48
YENİ-bölüm-1

Tarık erkenden kalkar ,kahvaltı etmeden,hazırlanarak çıkar otelden.arabasına binerek,evine doğru ilerler.

gergindir yol boyu.

naz tarıksız uyuduğu gecenin sabahında, yalnız yatağında açar gözlerini.alışkanlıkla eli yatağın diğer yanını

yoklar.gözlerini çevirir yana doğru,boş yatağa bakar,elini okşarmışcasına gezdirir yatakta.

--tarık evin önüne gelmiş,arabayı her zamanki yerine parketmiştir.kapının önüne gelir,tereddütle zili çalar.

naz yataktan yeni kalmış, odasındadır.zili duyunca aşağı iner,kapıyı açar.

karşısındadır şimdi naz tarığın.birşey diyemez,sonra gözü naza ve üstündeki geceliğe kayar.

gözünü alamaz önce.1 haftadır ayrı yaşadığı,birklikte uyuyamadığı karısını özlediğini daha çok hisseder

şimdi.

naz(sessizliği bozar,şaşkınlık vardır):tarık!

tarık:ben..ben elbislerimi almaya gelmiştim.

naz(bozularak,hafifçe):tamam,üst kattalar.

tarık içeri geçer,gözleri nazın gözlerinde.naz kapıyı kapatır arkasından.tarık sırtı dönük bir kaç adım atar,

ama sonra dayanamaz.

tarık(yüzünü naza dönerek,sinirle):bu halde mi açıyorsun artık kapıları?

naz(anlamaz):ne?

tarık(eliyle işaret ederek):üstündekinden bahsediyorum.üstüne bir şey alsaydın olmaz mıydı?

naz:tarık ne diyorsun sen?buna mı dikkat ettin 2 dakika da.

tarık:dikkat edilmeyecek gibi değil ki.

süzer nazı baştan aşağı.naz tarığın haline bakar,hoşuna gider,gülümser içinden.

tarık(düzelterek):yani gecelik sonuçta.hem ya gelen ben olmasaydım,

naz:nolurmuş sen olmasaydın.

tarık:ne demek ne olurmuş?benden başka kimse seni bu şekilde göremez.

naz:sen de göremezsin artık.unuttun mu biz boşanacağız.

naz gözlerini kaçırır tarıktan,sonra aklına yeni gelmiş gibi.

naz:hem sen bana karışamazsın artık.

tarık(sinirlenir bu lafına):haklısın karışamam artık sana.ne de olsa boşanacağız.

sinirle yönelir merdivenlere, merdivenin ilk adımını çıkmışken

tarık(sırtı dönük):ama boşanana kadar hala(vurgulayarak) benim karımsın.

ve yukarı çıkar,nazın kızgınlığı son lafıyla beraber değişir,hafif bir gülümseme oluşur yüzünde.

tarık üst kata çıkar,yatak odasına girer.uzun zaman olmuştur sanki girmeyeli.

daha fazla beklemek istemez,çantasını almak için yatağın yanına yaklaşır.

çantasını almak için eğilmişken,gözü yatağın altına düşmüş,nazın en çok sevdiği beyaz tişörtüne

takılır.alır eline,bakar önce,yatağın üstüne bırakacakken,bırakamaz,yüzüne yaklaştırır,içine çeker ,nazın

tişörte sinmiş teninin kokusunu.

çeker yavaşça yüzünden,tekrardan yatağa bırakacakken ,yine bırakamaz gizli birşey yapıyormuşcasına,

tişörtü çantasına koyar.ondan birşeyler götürmek ister yanında.

ve iner aşağıya.naz yukarı çıkamaıştır,ayakta duruyordur öylece.tarık yanına gelir.

gözlerinin içine bakamaz ikisi de,suskunca dururlar bir süre.

tarık(daha fazla duramayacaığını anlayarak):ben çantamı aldım.(susar):ben gideyim o zaman.

naz birşey diyemez.tarık durur bir süre daha,sonra adım atar nazın yanından yavşça.

şerit gibi geçer yüzü nazın yüzünden.yavaşdır adımları.naz arkasını da dönemez.tarık ilerler kapıyı açar.

kapının açılmasıyla naz masum gözlerle yüzünü döner tarığa.

tarık(kapıyı tutarken):hoşçakal.

naz:hoşçakal.

ve kapı kapanır.naz bakmaya devam eder kapıya,tarıksa kapıya yaslanmıştır.

----saatler akşamı geçmiş,geceye ilerlerken----

tarığın telefonu çalar.sırtüstü yattığı yatağında doğrulur ,telefonu alır eline.

tarık:efendim ....anne....iyiyim...naz da iyi....ne.....yok şaırmadım da nerden çıktı bu....tabii ki istiyorum yani istiyoruz ....tamam.......görüşürüz.

telefonu bırakır.nazı araması gerekiyordur.vereceği tepkiyi bilse de,alır telefonu eline tekrardan.

sabah ,naz gece doğru dürüst hiç kapanmamış gözlerini,açar.saate bakar,yataktan kalkar.

dolabı açar,tarığın dün gece aceleyle yerleşmiş kıyafetlerine bakar, sonra da yatağın üstündeki çarşaf

ve yastığa bakar

----dün gece---

tarık elbiselerini getirmiş,dolaba yerleştiriyorlardır naz la birlikte.

naz(soğukça):daha ne kadar saklıyacağız annenlerden bu durumu.

tarık(susar,umursamazca elbiselerini yerleştirirken):artık anne demiyorsun anneme.

naz tarığın yüzüne bakar.kırıldığını anlar.

naz:belki boşanınca istemez, öyle dememi.(durduğu yerden,elbiseleri yerleştirmeye başlar yeniden,

tarığa bakmıyordur):sonuçta bir yabancı olucam artık, eskisi gibi.

tarık durur,naza çevirir gözlerini.

naz(devam eder konuşmaya,kendi canını yakıyordur bu sefer):hem ilerde başka bir gelini olursa,

(düzelterek):yani olunca ,onun anne demesini ister sadece.

tarık hala bakıyordur naza,naz da ona çevirir gözlerini bu sefer.üzgün gözlerini kaçırır hemen,

naz:ben yatağını hazırlayayım.

yanından ayrılırken,tarık nazı kolundan hızla tutarak kendisine doğru çeker,bir eliyle kolunu tutarken,

öbür eliyle yüzünü tutarak sertçe öpmeye başlar nazı.daha tutkuludur bu sefer, dudaklarını,tenini ne kadar özlediğini haykırır sanki dudaklarıyla.

naz kendini alamaz tarıktan,geri çekilmeye gücü olmadığını bilir.

ama çeker bir süre sonra kendisini.gözlerini kapalı tutar bir süre,tarığa bakmadan kafasını eğerek,açar gözlerini.

naz(sesi titreyerek):tarık....git lütfen.

tarık birşey diyemez,yavaşça çekilir,kapıya yönelerek,gözleri naz da,ayrılır odadan.

karanlık evde ,yavaşça iner merdivenleri ve çıkar dışarı.

---şu an----

naz elbiselerini yatağın üstüne bırakarak,yastık ve çarşafı geri koyar dolaba.


-------devamı gelicek-----

aşka_aşık_11
15-01-08, 13:43

Kızlar ne olduğunu anlamaya çalışırken önlerinden Tarık geçer rüzgâr gibi.
Deren: (şaşkınlıkla)kızlar kimin geçtiğini gördünüz mü?
Sıla: evet!
Cemre: nazın neden gittiği anlaşıldı şimdi!!

Naz: 1 ay… tam 1 aydır görmüyordum. Rahattım. Şimdi nerden çıktı bu yine. Hayatımı tam düzene sokuyor, onsuzluğa alışıyordum… Ama ne oldu gene çıktı karşıma. Sanki kasten yapıyor ya…

Tarık: naz! Koşar arkasından kolunu tutup çevirir kendisine.
Naz: Tarık!
Tarık: naz neden kaçtın benden?
Naz:…
Tarık: naz konuşsana! Daha ne kadar susabilirsin? Ne kadar daha cezalandıracaksın beni?! Yetmedi mi yaptıkların? Bize çektirdiklerin? Affetmeyecek misin beni?
Naz: senin bize yaptıklarını unutmadan –ki hiçbir zaman unutulmayacak- seni affetmeyi düşünmüyorum Tarık!
Tarık: tamam sana yaptıklarımı hiç bir şey affettiremez bende biliyorum suçluyum ama lütfen! Herkes ikinci bir şansı hak eder!
Naz: git Tarık! Bu konuyu konuşmak beni daha çok acıtıyor!
Tarık: tamam naz! Şimdi gidiyorum ama bu konuyu kapatmaya hiç niyetim yok! Çünkü seni hala SEVİYORUM!
Gider…
Naz: üzgünüm Tarık ama bu söz için artık çok geç! umarım beğenirsiniz!!

zett_turgay
15-01-08, 20:15
Sıkıntıya,Her Derde Deva Bir Senaryo



Tarık hafızasını kaybetmiş yolda boş boş ilerliyordur

Naz ise yine çok sıradan günlerinden birinde evine doğru yola çıkmıştır

Tarık birden yola atlar

Nazda yolda birini gördüğü ve çarpıp adının trafik canavarına çıkmasını istemediği için çok doğru bir tercih olan frene basar…iyi ki var şu frenler

Naz hemen iner arabadan

Naz:naptığını sanıyorsun sen?

Tarık(etrafına bakınır):kim ben mi?

Naz:yok babam

Tarık:hani ben babanı göremedim

Naz:çattık ya yolda ne işiniz var beyefendi

Tarık:geziyordum :)

Naz:yok canım ciddi misiniz? Bende yola atlayıp gel beni ez dedin diye düşünmüştüm

Tarık:fena fikir değilmiş aslında:)

Naz:Allah’ım sen bana sabır ver seni bana parayla mı verdiler?

Tarık:yok promosyonla:) bi alana bi tane ben bedava

Naz:ne güzel promosyonmuş o öyle

Tarık:yaa dimi içinde ben olunca

Naz:ya ya…hadi yoldan çekil kardeşim işim gücüm var benim

Tarık:olmaz

Naz:niye?

Tarık:adını öğrenmeden şurdan şuraya gitmem

Naz:yok ya başka

Tarık:birde ev adresini cep telefonu numaranı

Naz:haydaaaa çattık ya

Tarık:çatmadın az daha çarpıyordun

Naz:emin misin?

Tarık:yok rıfkıyım

Naz:ne?

Tarık:zıııt Erenköy :)

Naz:çok komiksiniz

Tarık:bu cümleyi böyle güzel bir bayandan duymak ne güzel

Naz:adın ne senin?

Tarık:çok güzel bir soru

Naz:ne?

Tarık:adım neydi ya benim?

Naz:ben nereden bileyim sen söylüyceksin

Tarık:ben söylüycektim dimi?

Naz:evet

Tarık:benim adım şey(biraz düşünür):neydi ya

Naz:adını bilmiyor musun yani?

Tarık:ben hiçbirşey bilmiyorum ki adımı bileyim

Naz:nasıl yani

Tarık:hafızamda ciddi bir sorun varda

Naz:kaybettin mi?

Tarık:henüz bulamadım desem:)

Naz:kimlik falan yok mu yanında?

Tarık:o ne?

Naz:Allah’ım çıldırıcam şimdi,bekle bi dk

Naz gidip arabayı kenara çeker ve en yakın restoranta girerler

Naz tarığın cepleri kontrol eder…henüz yeni tanıştığı birine göre bayağı yakın davranıyor….ee neticede bu kişi Tarık olunca mıknatıs gibi çekiyor kızları tabi

Tarık:bi kadının dokunması ne güzelmiş

Naz:her şeyi unutmuşsun bi sapıklığı unutmamışsın

Tarık:eeee o erkeğin doğasında var:)

Naz:hepiniz aynısınız zaten

Tarık:haklısın

Naz:hayret bu lafı ilk kez kabul eden bir erkek görüyorum

Tarık:haklısın çünkü hepimiz aynıyız bi ben farklıyım:)

Naz:ha ha ha çok komik bi ara hatırlata güleyim

Tarık:olurrrrrrr

Naz sonunda kimilği bulur

Gözleri kocaman açılır

Naz:Tarık Tekelioğlu

Tarık:o kim?

Naz(şaşkınlıktan):kim kim?

Tarık:Tarık bir şey dedinya

Naz:o Tarık bir şey değil o Tarık her şey o Tarık tekelioğlu o Tarık tekelioğlu sensin

Tarık:ben? Tarık tekelioğlu? O kim?

Naz:yürü hadi yürü çok konuşma

Naz farkında olmadan tarığı elinden tutup restorandan çıkarır

Tarık:hmm bana dokunmandan sonra bi elimi tutmadığın kalmıştı

Naz:ne

Tabi sonradan fark eder saftiriğim

Hemen çeker elini

Hemen arabaya bindirir tarığı

Tarık(kemeri göstererek):bu nasıl takılıyordu ya? Biliyor gibiyim ama beceremiyorum

Naz hemen takmasına yardım eder

Tabi takarken bi hayli yaklaşırlar

Tarık nazın saçını okşar o sırada

Tarık:saçların çok güzel kokuyormuş

Naz(bi anlık dalgınlık dielim biz):teşekkürler(jeton düştü):sanane benim saçlarımdan

Tarık:banane cnm senin saçlarından

Naz:bende onu diyorum

Tarık:ben farklı bir şey mi dedim?

Naz:sen ne dedin?

Tarık:ben mi? Şey bilmem

Naz:hey Allah’ım yarabbim

Hemen belginlere giderler

Belginlerin kapı çalar

Belgin kapıyı açtığında nazın omzunda bi el ve diğer omzunda tarığın kafasını bulur…yorgunluktan zayıf düşmüş Tarık e tabi normal normal

Naz:belgin hanım?

Belgin:oğluşum

Hemen nazın elinden kurtarır

İçeri alır tarığı ve kapıyı nazın suratına kapatırlar

Naz tabi şaşkın şaşkın suratına kapanmış kapıya bakar

Belgin bir süre sonra gelip açar kapıyı

Belgin:kusura bakmayın oğluşumun telaşından unutmuşum sizi

Naz:önemli diil annelik işte

Belgin:buyurmaz mısınız?

Naz:madem ısrar ettiniz(sanki etmese girmicek)

Belgin:oğluşumu bulup getirdiğiniz için çok teşekkür ederim

Naz:rica ederim belgin hanım

Belgin:adımı nereden biliyorsunuz?

Naz:Tarık beyin kimliğinde yazıyordu da

Belgin:ah oğluşum ah hep babası yüzünden.bunalıma girdi zavallıcık en sonunda bir trafik kazası sırasında beynine ağır bir darbe aldı bu da hafıza kaybına sebep oldu,geçen günde evden kaçmıştı sonunda buldum oğluşumu

Tarık(bir süre sonra açar gözlerini):aaaaaa sen! Nerdeyim ben?

Belgin:evindesin oğluşum

Tarık(naza bakarak):bu kadın niye bana oğluşum diyor?

Naz:e oğlusunda ondan

Tarık:heeeee ondan yani

Naz:evet

Belgin:oğluşumun hayatını kurtaran kişinin ismini bilmek isterim

Naz:adım naz

Belgin:memnun ol…

Tarık(nazın elini sıkarak):memnun oldum naz,bende şey

Naz:Tarık

Tarık:o kim?

Naz:sen

Tarık:ben kimim?

Naz:Tarık

Tarık:ilahi naz şunu baştan söylesene

Naz:bende öyle yaptım zaten

Tarık:öyle mi?

Naz:evet

Belginde bir an önüne geçen tarığı görünce nazın elini sıkmaktan vazgeçer

Belgin:oğluşum işte hafıza kaybıda olsa aklı kızlarda

Naz:belli belli

Belgin:efendim?

Naz:yani şey

Tarık:çok güzelsin

Naz:teşekkür ederim

Tarık melül melül bakar naza(artık nasıl bir bakış şekliyse)

Nazda bunu fark eder tabi hoşuna gider aslında

Tabi karşısında dalyan gibi delikanlı görünce hoşlanmamak mümkün mü cnm

Naz:neyse ben gideyim artık

Tarık:biraz daha kalsan

Naz:evden beklerler

Belgin:peki nazcım tekrar teşekkür ederim yine bekleriz…(sanki mavandan meyve alıyor:))

Naz gider

Tarık:anne plan süperdi

Belgin:güzel kızmış gerçekten,yani oğluşum kendine kız bulmak için beni de işine alet ettinya pes valla pes

Tarık(Tarık hala evden uzaklaşan naza bakar)::anne

Belgin:efendim oğluşum

Tarık:ben aşık oldum



1.bölüm sonu


komik olabilir ama çok saçma geldi bana…zaten gülün diye yazmıştım

brs-sym
15-01-08, 20:26
PART 3

Tarık şarkıyı söylemeye başlamıştır.

Tarık;

Oturmuşum biçare denzie karşı
Deniz biraz hırçın kalmaz benden aşağı
Dalar gider gözlerim kayan yıldıza
Tıpkı aşkımız gibi yok ne sonu ne başı

Dünya ateş olup bağrımı yaksa
Gökyüzü tufan olsa üstüme yağsa
Hiç dönüş yok sevgilim biz severken ayrılacağız

Baktığım deniz ortadan ayrılsa
Mehtap binbir pul olup yüzüme yağsa
Hiç yolu yok sevgilim biz severken ayrılacağız


Bir süre arabaya sessizlik çöker.Nazla Tarık dikiz aynasında bakışıyorlardır.Yine her zamanki gibi Naz bozar sessizliği.

Naz:Ne kadar uzadı bu yol?Hala gelemedik.

Tarık:Naz hanım daha yeni çıktık yola...

Naz:Bak bide cewap veriyorsun!

Tarık:Neden vermiyim?Siz bana dediniz ne kadar uzadı yol hala gelmedik diye bende cewap verdim ne var bunda?

NaZ:Ben sana bir soru sormadım Tarık bey!Tamammı.Sadece uzadı yol dedim.

Tarık:Vede ben buna cewap vermeseydim o zamanda kızıcaktın!

Naz:Ya ben mi sana öğreticem!!

Tarık:neyi?

Naz:Kızıcaksın değil kızıcaksınız...

Tarık birşey demz bu sefer yine;

Naz:Bişey değil...

Tarık:Ne?

Naz:Özür diledin ya o yüzden...

Tarık yine cewap vermez.

Naz:E artık pesss...Hala özür dilemiyo...

Tarık:Birşey değil...

Naz:Ne?

Tarık:Hani şarkı için teşekkür ettin ya o yüzden...

Naz:He yani sen bana burda laf sokuyosun...

tarık:ben öyle birşey demedim..

NaZ:Onu ima ettin.

Tarık:Ben hiçbirşey ima etmedim...

Naz:Ettin ettin!

Tarık sinirlenir ama birşey diyemez.

Tarık arabayı yavaşlatır.Bir süre sonra durur.

Naz:Neden durduk?

Tarık:Size laf sokan size karşı çıkan terbiyesiz birini yanınızda istemezsiniz umarım...

Naz:Ya sn bugün kovulmaya koydun kafayı!

Tarık arabadan iner,indiği anda Naz da iner Tarığın yanına gelir.

Tarık:Ya ben anlamıyorum ya o kadar çok yaşadığımız şeylerden sonra nasıl olurda bana böyle davranıyorsun anlamıyorum.

Naz bu sözün üzerine birşey deemz.
Tarık:Neden susuyosun?Haklı olduğum için dimi?

Naz:Hangi konuda?

Tarık:Hala anlamadığına inanamıyorum Naz!

Der ve hızlı hızlı yürümeye başlar.

Naz:arkasından bağırarak-Bende senin bu tavırlarını anlamıyorum!

Tarık:cewap vererek-Benim tavırlarımda anlaşılmayacak birşey yok!Sen her zaman aynısın ve asla değişmessin.

Tarık arkasına döner biraz yakınlardır...

Naz:Böyle yürüyerek nereye gidiceksin?

Tarık:Ölüm beni bulana kadar.Yürücem...Çünkü şu andan sonra yaşamamın bir nedeni yok!

Naz:saçma saçma konuşma...

Tarık:He şimdi saçmalayan ben oldum!

Naz:Tarık binermisin arabaya....

Tarık:Şimdi mi aklın başına geldi?

Naz:Tarık sen nasıl konuşuyosun yaa gelmezsen gelme o zaman!

Der ve hemen arabaya biner.

Tarık:-kendi kendine konuşur-şuraya bak ya hala nasıl davranıyo!Kafayı yicem yaa


Naz arabada;


NaZ:Of yaa benle nasıl konuşuyo...Ama onu demesi...Ölüm beni bulana kadar!Demesiii....Of tarık offf


Naz yavaş yavaş sürer arabayı Tarığın yanına yaklaştırır ynaına gelince durur.

brs-sym
15-01-08, 20:39
PART 4


Naz camı açar Tarığa seslenir.

Tarık:Binmicem...

Naz:Tarık lütfen...

Tarık Nazın bunu demesine şaşırır hafif bir gülümsemeyl bakar Naza...Naz bu sözü Tarığın gözlerinin içine içine bakarak söylemiştir.

Tarık:Bi daha de öyl ebinerim...


Naz:Neyi?-anlamaış gibi yapar.-

Taık:Demin dediğini...

Naz:Ne dedim ki...

Tarık:Tarık lütfen dedin...

NaZ:Htırlamıyorum..Hem dediysme nolcak..

Tarık:Ama öyle bir sözledin ki..-bozulur-Ne biliyim -önüne döner-ilerilere bakarak-Söyleyişin ve bakışın hoşuma gitmişti...

Naz haffi gülümser.

Naz:Tarık lütfen bin...

Aynı çekilde söyleyince Tarık dayanamaz biner..

Tarık:Bugün yerleri değiştik sanırım.

Naz:nasıl yani?

Tarık:Şuraya bak,ben snein yerindeyim yani şoför koltuğunun yanında sen şoför koltuğunda...

Naz:Bi dakka anlamadım...

Tarık:Neyi?

Naz:Yani benim yerim şu anda snein oturduğn yermi?

Tarık:Bazen buraya oturmuyomusun...

Naz:Bu araba benim istediğim yere otururum!

Tarık:Of gene başladık bence başlamadan ben iniyim

Der ve kapıyı açmak için kolunu hafeker ettiirir..

Naz birden arabayı sürmeye başalr..

Naz:-lafı geçiştirmek için-E artık bugünlük böyle oldu...

Tarık Nazın bu sözü üzerine güler.

Sonunda Okula gelmişlerdir.

Naz arabadan inmez.

Tarık:İnsene..


Naz:Şoför koltuğunda oturmuş olabilirim ama senin kapımı açmamanın bir nedeni değil Tarıkkk

Naz kaş göz işareti yapar.

Tarık:he..Tamam..

Der ve arabadan çıkıp Naızn kapısını açar.

Naz arabadan inerken;

Naz:Buı arada insene değil inermisiniz...Bu arda 3te al beni Belgin teyze çağırdı.

Naz üzerine ince birşeyler giymiştir,hava çok soğuktur.

Tarık:Naz...Pardon hanım,üşümezmisiniz böyle hava çok soğuk...

Naz ceketini önünü kapatır.

Naz:Yo yok okul sıcaktır...

Etrafında arkadaşları vardır Nazın bu sözü duyunca gülmeye bşlarlar.

Naz:Neee!!

Der arkadaşlarına dönerek..

Naz:Neysee 3 te burda ol tamammı?

Tarık:Tamm...

Tarık kapıyı kapatır.Arabanın dışındadır.

Na zilerler biraz arkadaşlarıyla..

Tarıkta onu arkadan izler...

brs-sym
15-01-08, 21:10
PART 5

Tarık Naza bir süre baktıktan sonra arabaya biner ve Belginlerin evinin yolunu tutar.


Eve gelir.Ancak Belgini hiç aramamıştır,Hulsinin evde olup olmadığını bilmiyordur.

Tarık kapıyı çalar,kapıyı açan(allahtan)Belgindir.

belgin:Aaaa!!

Tarık:NOLDU anne?

belgin hemen dışarı Tarığın yanına çıkar kapıyı kapatır sessizce konuşmaya başlar.

Belgin:Ne işin var senin burda?

Tarık:Seni görmye geldim.

Belgin:neden aramadın bniii

Tarık:Eyvahh babam içerde mii??

belgin:Ewet.

Tarık:Ya bu saatte olmas diye düşündüm.


Beglin:Çabuk sen git 10 dk. sonra gel şimdi çıkıcak hadi hadi...

tarık aceleyler arabaya biner ve evden uzak bir yerde durur.

Tarık arabadadır.

Telefonu çalar.

Tarık:Bu kim ya??

Tarık telefonu açar"alooo alooo" diye bir kaç kez tekrarlar ama cewap gelmez bunu üzerine Tarık telefonu kapatır.

Uzaktan evi seyrediyordur,gçrebildiği kadarını.

Hulusiler;

Hulusi:Ver hayatım çantamı.

Belgin aceleyle ettiiği için elindeki bardağı Hulsiye uzatır.

Hulusi:Haytım ben çantamı istemiştim..

Belgin Hulusinin bu sözünü duymamıştı bile.İlerilere Tarığın olduğu yere bakıyordur..

Huluside fark eder bunu oda Belginin baktığı yöne yönelir.

Belgin hemen Hulusini suratını kendisine çevirir.

Belgin:Hulusicim napıyosun sen?

Hulusi:ASIL sen napıyosun hayatım çantamı ver dedim bardağı verdin.

Belgin:He pardon dalmışım.

Belgin Hulusiye çantasını uzatır.

Belgin:Hai hayırlı işler kocacığım.

Filiz:Anne iyimisin?

Belgin Filizi kendine çeker.

Belgin:fısıltıyla-:Ya abin geldi çşurad bekliyo..

Belgin parmağıyla tarığın olduğu yönü gösterir.

Filiz:neden orda?

Belgin:SENcE Filizzzz

Filiz:ya bana needen bağırıyosun?????

Belgin:Hadi sende nereye gitçeksen git!

Filiz:Kovsaydın anne!!Allahım yaaarabbim sen bna sabır ver!!!

Belgin:Aaaa bide bana nasıl cewap veriyoo...

Filiz:Görüşürüz anne!

Belgin Tarığa işaret yapar Tarık arabayı çalıştırır eve doğru yaklaşır.

Tarık arabadan iner annesine sarılır.

Belgin:Oğluşum benim...Hadi hava soğuk içeri gir sen...

İÇeri girerler.

Belgin:Hadi eç otur.

Otururlar.

Belgin Tarığın yanına oturmuştur.

Belgin:Ah oğluşum snein yüzünden Filize bağırdım..

Tarık:Ben naptım?

Belgin:Neyse boşver yaa...Oğlumm?

Tarık:Efendim annelerin en güzeli...

Belgin:gülümser:ah oğlum ahh sen napıcam ne zaman çıkıcaksın babanın karşısına...

Tarık başını yana çevirir.

Belgin:Yüzüme bak benim...

Tarık Belgine döner.

Tarık:Annee ne yapıyım eğer karşısına çıkarsamm neler olacağını biliyoruz..


Belgin:Bu peki ne kadar sürücekkk Na zişi nolucak??

brs-sym
15-01-08, 21:25
PART 6

Tarık:Bu konuyu kapatsak...Anne ben bunları konuşmaya glmedim buraya...

Belgin:Akaça kaça nereye kadar kaçıcaksın oğlum???

Tarık:Aenne ben gidiyorum...

Tarık kalkar ve evden çıkar..

Beglin:Ah oğlum ahh koskoca Tarık TEKELİOĞLUsun bir Naz ÖZKULun yanıında ŞOFÖR olarak çalışıyosun...


Tarık bir kafeye gider çay içiyordur o eşsiz güseliyle Tarığa bakan boğazın karşısında...

Tarık:Ahh ahhh napıcma benn annemde ahklıı...napıcam Naza ne dicemm babama ne dicem nasıl kendimi affettiricem...Of anne off yine soktun aklıma şunlarııı.Neyse akşam Nazla kavga ederim unuturm herşeyi...Bugün çok güzeldi.Her zamnki gibi....Ya oğlum Tarık sen ne diyorsun ağır ol o senin...şeyin oo şeyyy tabikide patronun.Hem saat kaç ya geç kalmıyım.

Tarık saate bakar.Saat daha 1dir.

Tarık:Daha erkenmiş neyse...

Çayını son olarak yudumlar hesabı ödeyip sahile iner.Balık tıtanları görür oda tutmak ister ve olta alıp yola çıkar.

(otomobil uçar gider şarkısı çalıyordur arkadn...)

Tarık biraz bu işlerde beceriksiz olduğundan bayağı bir uğraşır balık tutmakta...Zorlanır...

Tarık:Of yaa ne kadar çok zomuş bu şey of tarık bir şey yapayım dedin eline yüzüne bulaştırdın.

Tarık hiçte olmazsa iki tane balık ttumuştur.Kovayı eline alır paket yaptırıp arabaya koyar.

Nazı almaya gider.

naz arabaya biner.

Naz:Ne kokuyo burda?

tarık:He şeyy balık!

Naz:Ne balık mı?

Tarık:ya Naz hanım pardon daha demin balık tutmuştumda ancak iki tane oldu tabi...

Naz:Hı...

tarık:yani birşey demediniz mi?

Naz:neden diyim ki?

tarık:içses:Dur Tarık mutlaka bir yerde patlak verir.

Naz:Napcaksın balıkları?

Tarık:Bilmem hiç düşünmedim!

naZ:Sakın arabda durcak demee...

Tarık:Balık severmisin?

Naz:Bilmem...

Tarık:Nası yani bilmem..

Naz:Severim noldu ki?

Tarık:Daha balıklar taze istersen şöyle bii saat 5-6 gibi...bir yerlerde...şey...

Naz:Lafı dolandırma ney?

tarık:Yesek mi?Zaten sadece iki tane tutabildim...

Naz:Valla bir balık yiyeceğimi sanmıyorum yanii bir bütün balık...Yarısını zar zor yerim..

Der ve gülümser.

Tarık:Yani kabul...

Naz:Sen nasıl anlıyosan...

Eve gelmişlerdir Tarık kapıyı açar..

naz arabadn çıkarken...

Tarık:5 te hazır ol...un..hazır olun ben burda bekliyorum...

Naz:Tamamm da saat kaç?hem nereye gidicez...

Tarık:Saat 4e geliyo...nereye gitçeğimiz ise sürpriz olsun..Hm bugünün bi stresini atarız...

brs-sym
15-01-08, 21:44
PART 7

Naz:Tamam o zaman görüşürüz.

naz eve girer.TARIK arabadın kapısını kapatır.

Tarık:Evet tarık bey bakalım kızı nereye götürücen..

tarık müştemilata doğru ilerlerken Ümit yolunu keser.

Ümit:Alfonso ya nerdeydin sen bugün hiç görmedim seni...

Tarık:Doğru bugün eve hiç uğramadım ...Bi işim vardı da...

Ümit:Hmm peki akşam boşmusun?

Tarık:Hayır..

Ümit:güler-:Vay be Bizim Alfonso bugünlerde bi meşkullll ablm izin veriyo mu peki????

Tarık:Zaten...Şeyy izin veriyo tabii

Tarık:içses:Oğlum tarık az kalsın söylüyodun..Nazla olcağını...

Ümit:Zaten ne?

tarıkÇYok bişey ya..

Ümit.Yahu senden de zor laf alıyoruz.

Tarık güler..

Ümit:Nysee kendine iyi bak bidaha seneye görüşürüz artık...

Tarık arkasına göner ilerlerken Ümitin ddiği aklına takılı Ümite bakar dönüpte;

Tarık:Seneye???

Ümit:Bugün 31 ARALIK!Hatırlatırımm yılbşında arkadaşlaral bir program vardıda senide davet ediceksim neyse sen doluymuşsun...

Ümit eve girer..

tarık olduğu yerde kalır.

Tarık:İannmıyorum yaa bende diyorum neden etrafı süslemişlerr zaten doğru dürüst dolaştığım yokkki ev okul ev okul...Off ben napcam pekiii belkide Naz birşeyler bekliyordur benden..Yani biz şimdii balık yiyerek mi giricez yılbaşına off inanmıyorum ya...



Tarık müştemilata gider.Aceleyle Sadriyi arar.

Sadri:Alo?

Tarık:Sadri ağlumm çabuk bana bir otel birşy ayarlaaa...

SADRİ:nE oteli len?

Tarık:Oğlum bugün yılbaşı Nazı götürcem... güsel birye ayarla tamammı?

Sadri:Tamam...


Tlefonu kapatır.Bu seferde Nazı arar.

Naz:ALO Tarık?

Tarık:Alo Naz...Şyyy bugün hani yılbaşı ya...

Naz:EEEE??

TARIK:bN BİR YER AYARLADIM DA İSTERSEN...

Naz:Tamam tarık sen yorma kendini ben anladım tamam...o zaman balıktan sonra eve glir giyinir çıkarız tamam?

Tarık:Tamam hadi görüşürüz.

Telfonu kapatırlar..

Naz:Eyvahhh şimdi ben gecede ne giycemmm acaba nereye gidicez ya bu 700 ytl lik maaşla nasıl böyle şeyler hazırlıyorr??Bence bu gecede de belgin hanım falan basar bizi..TAM OLUR..Naz ne diyosun ne basması sadece karşılaştık...Yok yokk o bizi bastı...Bi dakka ya biz tarıkla neyiz ki bizi basıcakkkk

melisa_s
15-01-08, 22:54
Bilge:Bulacaklar onu hiçbir şey olmayacak Tarık’a…
Naz:Umarım yoksa kendimi hiç affetmiyicem….

---DEVAM---
İlkem:Naz lütfen eziyet etme kendine…
Naz:Hak ediyorum ben…Her şey benim yüzümden…
Bilge:Naz sakin ol biraz…
Naz:Sakin falan olamam anlıyor musun Tarık’ım bulunana kadar sakin falan olamam…
TARIK---
Tarık(elinde haplar):Baş belalarından kurtuluyolar işte…
o sırada Oktay gelir.
Oktay:Elindekiler ne?!Ne yapıyosun sen?!
Der ve gidip yanına oturur…
Tarık hiçbir şey söylemez…
Oktay:Bu sen misin?!Sen bu kadar güçsüz müsün?!(Tarık başını önüne eğer)Beni gelip kurtardığında aynılarını sen bana söylemiştin…Ve ben böyle bişiyi düşündüğüm için bile utanmıştım kendimden…Ama sen de aynı şeyi yapıyosun…Ne olursa olsun değmezdi hani…Bana seni yanlış tanımışım sen çok güçsüzmüşsün aslında demiştin ya…Sen daha ‘‘güçsüzsün’’ aslında…Sen…Sen benim arkadaşım Tarık olamazsın…
Tarık(başını kaldırır):Bana ne dersen de ama lütfen arkadaşım olamazsın deme…Sana ve dostluğuna öyle çok ihtiyacım var ki…
Oktay:Biliyorum…Ver şimdi o elindekileri bana…
Tarık elindeki hapları verir ona…
Oktay:Şimdi gerçekten(!)dinlen…
Tarık:Tamam…
Oktay çıkar odadan…Tarık yatağa uzanır.
Tarık:Ben…Ne yapıyordum?!Oktay gelmeseydi…Ben nasıl bu hale geldim...Ben bu kadar güçsüzmüydüm…
Hulusi---
Nazların evinin önünü
Hulusi sinirle kapıyı çalıyodur.Ümit açar kapıyı.
Ümit:Hoş geldiniz Hulusi Amca
Hulusi(Ümit’i itip içeri girer Sadri de arkasından)(sinirle):Hiç hoş gelmedim!
Hulusi salona geçer.Sadri de hemen peşinden gider.
Ümit(kapının önünde şaşkın):Noluyo ya?!
Der ve oda salona yürür.
Salon
Vahi:Hoş geldin Hulusiciğim
Hulusi(bağırarak):Hiç hoş gelmedim Vahi.
Vahi:Ne oldu ki?!
Hulusi:Mahvetti o şımarık kızın oğlumu…Senin o kendini beğenmiş kızının yüzünden benim biricik oğlum ortadan kayboldu…Ve eğer bulamazsak…(susar bir süre)Kendine bir şey yapabilir…(sinirli)Bunun tek suçlusu da senin kızın!
Ümit ve Vahi neye uğradıklarını şaşırmıştırlar…
Hulusi:Seni severim ama kızının oğlumu bu kadar üzmesine göz yumamam…O benim her şeyim…Onu üzen kim olursa olsun hesabını vericek…Bu senin kızın bile olsa…Sakın Tarık’ı bulana kadar gözüme gözükmesin…Yürü Sadri gidiyoruz..
Sadri:Tamam Hulusi Amca…
Ve giderler…
Onlar gittikten sonra
Ümit:Ne oldu ya konuşturmadan bizi bağırıp çağırıp gitti…
Vahi:Haklı adamcağız…Ben olsam ben de aynısını yapardım…
Ümit:Haklı ona diyecek bişiyim yok ama maşallah yani bağırdı çaırdı gitti…
Vahi:Bir şey dememe izin verse bile ne diyebilirim ki…Bir şey söyliyicek yüzüm mü var sanki ona…Naz nerde kaldı?!Hala yok ortalıkta…
Belginler---
Hulusi ve Sadri eve gelir…Tunç ve Mehmet’te hala onlardadır.
Belgin(ağlayarak Hulusi’ye sarılır)Hulusi Tarık’ımı bul bana…
Hulusi(Belgin’e sarılır sıkıca):Bulucaz onu…
Belgin(ayrılır gözyaşlarını siler umutla):Bulucaz dimi
Hulusi:Bulucaz…
Mehmet:Gidebileceği bildiğiniz bir yer var mı?!
Sadri: Oktay’a gider mi sizce?!
Belgin:Umarım ona gitmiştir…Ona sadece Oktay engel olabilir…
Filiz:Umarım…
Tunç: Oktay kim?!
Belgin:Tarık’ın çocukluk arkadaşı…Geçen yıl intihara teşebbüs etmişti ve Tarık bulmuştu onu…
Mehmet:Şimdi bu Oktay’a ulaşabilirsek Tarık’a da ulaşırız yani öyle mi?!
Sadri:Öyle ama Oktay’ın yerini Tarık dışında bilen –biri-yok!
Tunç:Tarık eğer onun yanına gittiyse kendisi dönene kadar biz ona ulaşamıyıcaz yani…
Filiz:Maalesef öyle…
Belgin:Hulusi Oktay’a gitmiştir dimi?!Oğluşum istiyorum ben…
Hulusi:Umarım hayatım..Bende…Bende istiyorum aslan parçamı…
NAZ---
İlkem:Naz senin bildiğin gidebileceği birileri var mı?1
Naz:Hayır yok…Hiç umursamadım ki arkadaşlarını…Ama hep kıskandım..Her şeyden kıskandım…Eğer böyle bir durumda gidebileceği bir arkadaşı varsa bile bilmiyorum ben…Ben nasıl bir insanım ya Sadri ve sizler dışında hiçbir arkadaşını tanımıyorum sevgilimin…
İlkem:Tamam Naz tekrar kendine kız diye söylemedim…
Naz:Biliyorum ama kendime kızmayıpta ne yapim…Her şey benim yüzümden değil mi?!
İlkem ve Bilge sessizdir…
Naz:Bakın cevap bile vermiyosunuz üzülmiyim diye ama tek suçlu benim…
Bilge:Naz lütfen yapma kendine bunu…
Naz:Nasıl yapmiyim…Tarık’ım benim yüzümden yok işte…Kim bilir nerde…
İlkem:Tamam lütfen bu kadar üzme kendini bulucaklar onu…
Tarık---
Birkaç saattir uyuyodur…Yeni uyanmıştır…Kalkar yataktan…Sessizce çıkar odadan…Salona gider…Hiçbir şey demeden Oktay’ın yanına oturur..
Oktay:Şimdi nasılsın?!
Tarık:Biraz daha iyiyim…
Oktay:Güzel…
Tarık:Sen pişman olmuş muydun?!
Oktay: Dedim ya öyle bişiyi düşündüğüm için sen beni bulup kurtardığında kendimden utanmıştım…Gördüğüm kadarıyla sen de pişmansın…
Tarık:Hem de çok…
Oktay:En çok neyi merak ediyorum biliyo musun?!Senin gibi ‘güçlü’ bir insana böyle bir şeyi düşündüren ne?!
Tarık:En son görüştüğümde bahsettiğim kız vardı ya…İşte o benim birkaç hafta öncesine kadar kız arkadaşımdı…
Oktay:Ayrıldınız ama neden?!
Tarık:Bir neden yok umursamaz hanımefendi öyle istedi…Ben hep alttan aldım ama biliyo musun o kadar kıskanç olmasına rağmen neredeyse hiçbir arkadaşımın adını bile bilmiyo…
Oktay:Kusura bakma ama bayağı umursamazmış ve sen bu kız için mi yapıyodun bunu?!
Tarık:Lanet olsun ki evet…
Oktay:Sence bu onun umurunda olur muydu?!Beni gördün beni ziyaret bile etmedi…
Tarık:Sanırım benim durumum da senden farklı olmazdı…
Oktay: O zaman napıcaksın?!Sen de takmıyıcaksın!Hem olmuyo böyle benim tanıdığım Tarık böyle üzgün durmaz benim karşımda…Belgin Teyzeler nolucak çok geç oldu merak etmişlerdir…

Tarık:Kimseye ne durumda olduğumu anlatıcak halde değilim…Yarın eve gittiğimde görürler artık…
Oktay:Sen bilirsin

Not:Hasta hasta saçmalamış olabilirm biraz...Affedin bu seferlik...:img-in_lo:img-in_lo

You_A
16-01-08, 16:20
Sabah
Tarık: İnanmıyorum saat 6.15 ve ben bankadayım, daha hiç kimse yok
Sadri: Sen öyle san
Tarık: Sadri ya
Sadri: Sadri bir zamanlar dostun olan Sadri, senin yerini söylemedim diye Hulusi Amca seni ararken burnumdan getiriyordu, Offf Ayşe’min yüzünü bile göremiyordum---ciddileşir---hepsi senin suçun
Tarık: Oğlum bir de sen üstüme gelme, akşam Naz’la atıştık zaten
Sadri: Hadi ya, barıştınız mı?
Tarık: Evet, ama o kadar haklıydı ki söylediklerinde. O sadece…
Hulusi. Sizi laklak edin diye mi işe aldım, hadi işinizin başına.
Sadri: Pardon da, adliye bu saate açık değil, ben
Hulusi: Sadri tek bir şey söyleyeceğim, Ayşe
Sadri: Ben işimin başına gitsem iyi olacak
Sadri gider
Hulusi: Sen de git 1990 ile 2000 yılları arası kredi faiz oranlarını incele
Tarık: Peki
Tarık giderken
Hulusi: Senin niye keyfin yok?
Tarık: Önemli değil.
Hulusi: Anlat dedim zibidi, niye ne yaptın?
Tarık: Bu benim sorunum ve sizde patronumsunuz ben işimin başına dönsem iyi olacak
Tarık gider
Hulusi: Çok üstüne gittim, kim bilir ne derdi var?Naz’la mı ilgili acaba? Bizim zibidi üzdü mü kızı acaba? OFFF küçükken okulu peşinde koş büyür parasın yer aşık olur senin başının etini yer---kafasını sağa yatırır--- cidden üzgündü? Ne oldu acaba? Ben Naz kızımı arayım---telefonu eline alır--Hulusi bu saatte uyuyordur melek kızım. En iyisi öğlen aramak. Nedim Fırancala yalanı bitmemiş olsa ne güzel taze açmalar olurdu bir de çay.

melisa_s
16-01-08, 17:09
Tarık:Kimseye ne durumda olduğumu anlatıcak halde değilim…Yarın eve gittiğimde görürler artık…
Oktay:Sen bilirsin…

---DEVAM---
BELGİNLER---
Tunç ve Mehmet çok geç olduğu için gitmişlerdir…
Belgin(ağlayarak):Ayy Hulusi yok gitti oğluşum benim meleğim gitti…Oktay’a gitse arardı…Hep o kızın yüzünden…Mahvetti benim oğlumu…Bana oğlumu bulun…
Filiz:Anne sakin ol…Beklide Oktay’a gitmiştir ve aramak istememiştir…
Belgin:Arar benim meleğim beni kıyamaz annesine…Merak ettiğimi üzüldüğümü bilir arar beni…Ama bak saat kaç oldu hala haber yok(daha kötü ağlar)Kesin bişi oldu oğluşuma…
Hulusi:Hayatım sakin ol…O benim aslan parçam bişi olmıyıcak ona…Ortadan nasıl kaybolduysa öyle de çıkıcak ortaya…
Belgin:Ya çıkmazsa…Y(daha kötü ağlamaya başlar):Ya çıkmasını istediğimiz gibi çıkmazsa ortaya…
Filiz:Aklına kötü şeyler getirme annecim…Üzme kendini bu kadar…Abim çıkıcak ortaya…
Sadri:Evet Belgin Teyze…Yıpratmayın kendinizi bu kadar…
Belgin:Benim oğluşum ortadan kaybolmuş…Ben nasıl üzmiyim kendimi…
TARIK---
Tarık:Belgin Sultan’ın yüreğine iner şimdi…Merak etmiştir…Kimseyle konuşacak durumda değilim ama Belgin Sultan’a kıyamam…En azından iyi olduğumu söyliyim…
Oktay: Oğlum ben sana boşuna şu zamana kadar ana kuzusun demiyorum ara bakalım anneciğini…
Tarık:Sen hemen uğraşmaya başla benimle…Sus sus annemle konuşucam…:)
Oktay:Bak bana sus sus deme yaramaz bi çocuk olduğunu söylerim annene…:)
Tarık:Sana inanmaz ki…:P
Oktay:Özlemişim seni…Tabi Tarık Bey’in aklına geldiğimiz yok ki..:hıh
Tarık:Ben de seni özlemişim…Aklımdasın hep ama…Bugün gelebildim…
Oktay:Bugün sanki benim için geldin…İnsanlardan kaçmak için geldin…:hıh
Tarık:Sana güvenmesem gelmezdim…
Oktay:Tamam şaka yaptım…Sen biraz daha benimle konuşmaya devam edersen Belgin Teyze kalpten gidicek…Arasan kadıncağızı…
Tarık:Unuttum bir an ben…
Oktay:Aklın uçuyo senin zaten…:)
Tarık:Cevap vermiyorum verirsem sabah eve gidene kadar arayamıyıcam annemi…
Oktay:Tamam hadi ara…
Tarık:Tamam dur bi önce telefonu açim.
Tarık telefonunu açar…Arkadaşlarının aradığını görür.Umursamaz…Hemen Belgin’i arar…
* * * * * * * * * * * * * * * * ** * * *
Belgin heyecanla bakar telefona…Arayanın Tarık olduğunu görünce sevinir…Hem açar…
-Alo annecim nasılsın
-Beni bırak oğluşum sen nasılsın?!Arkadaşlarına benden kurtuluyosunuz diyip kaybolmuşsun ortadan…Gidiş o gidiş yoksun ortada hala…
-Sen nerden biliyosun annecim?!İyiyim ben merak etme…
-Tunç ve Mehmet gelip anlattı her şeyi…Hep o şımarık kendini beğenmiş kızın yüzünden…Ahhh oğluşum benim ahhh ne hale geldin sen…
-Annecim tamam üzme kendini iyim ben hem de çok…
-Eve gelmiyo musun?!
-Yok yarın sabah gelirim annecim..
-Nerdesin peki?!
-Boşver nerde olduğumu…
-Nasıl boşverim bari güvenilir bir yer mi onu söyle?!
-Merak etme güvenilir bir yer burası…Kpatıyorum artık…Kendine iyi bak..Üzülme tamam mı?!
-Tamam sen de kendine iyi bak…
Telefonlar kapanır…
Tarık:Tunçlar bize gitmiş ve annemlere her şeyi anlatmışlar…
Oktay:Niye şaşırdın buna bu kadar arkadaşın değil mi onlar senin?!
Tarık:Öyleler ama Naz varken umursamazlar sanmıştım…
Oktay: Demek ki o kadar etkilenmiyolar Naz’dan ya da oda merak etti seni…
Tarık:Bu söylediğine hayatta inanmam Naz mı beni merak edicek…
Oktay:Yanlış tanımış olamaz mısın onu?!Biliyosun herkes aynı değildir…Naz’da Yosun gibi değildir belki de…Nerden bilebilirsin…
Tarık:Haklısın Naz Yosun gibi değil…Çünkü Yosun en azından seninle birlikteyken sana ilgi gösterdi ve arkadaşlarını önemsedi…Ama Naz emin ol sorulsa şuan nerde olabileceğim hakkında en ufak bir şey bile bilmiyodur…
Oktay:Gerçekten bu kadar ilgisiz olduğuna inanamıyorum…
Tarık:İnanmak zor ama öyle…
Naz---
Sonunda evine gitmiştir…Vahi ve Ümit hala uyanıktırlar…Salonda onu bekliyordur ikisi de…
Vahi:Naz geç otur konuşmamız gerek!
Naz:Sonra konuşsak…Şuan hiç konuşacak durumda değilim…
Vahi:Şimdi kanuşucaz Naz sonraı yok!
Naz:Tamam peki..
Vahi:Kızım sen ne hale getirmişsin Tarık’ı…Çocuk kaybolmuş ortadan…Hulusi geldi adamcağız yazık mahvolmuş bağırdı çağırdı gitti…Kızım sen bu çocuğu sevmiyo musun?!
Naz:Seviyorum hem de çok…
Vahi: O zaman neden böyle yapıyosun…
Ümit:Hulusi Amca verdi ya sabah cevabını ‘şımarık’ olduğundan böyle yapıyo…
Vahi:Haklı biraz ‘şımarık’ bir kızsın sen Naz…
Naz:Bi de siz suçlamasanız beni…Biliyorum her şey benim yüzümden ama bari siz gelmeyin üstüme…
Vahi:Üstüne gelmek için söylemedik ki kızım…Sadece uyarmak için…
Naz:Tamam uyardınız işte…Artık biraz dinlensem…Bu arada haber alırsanız söyleyin bana…
Der ve yukarı çıkar…
Belginler---
Hulusi:Size demedim mi?O benim aslan parçam ona bişi olmaz diye… eee Nerdeymiş Belgin?!
Belgin:Söylemedi sadece merak etme güvenli bir yer dedi..
Filiz:Kesin Oktay’dadır o zaman yoksa söylerdi..
Sadri:Bence de…
Belgin: Olabilir…Oğluşum iyi ya önemli olan da bu…
Hulusi:Gelmiyomuymuş eve?!
Belgin:Yarın sabah gelirim dedi…Bırakalım kafasını dinlesin çocuk bi gece…
Hulusi:Yarın gelsin o ben ona önce bir hesap sorucam sonra da---
Belgin:Ne hesabı soruyosun oğluşuma git neyin hesabını soruyosun o kıza sor!
Hulusi:Bi dinlesen beni sonrada sarılıcam diyicektim…Böyle beni korkutmasının hesabını sorucam…
Belgin:Soramazsın hesap falan oğluşuma…
HuLUSİ:Bugünden sonra kıyamam ki hiç ona…Onu bir an için bile kaybedebileceğimi düşünmek mahvetti beni…
Filiz(sitemli):Zaten tek çocuğunuz var sizin…
Hulusi:Kıskanma seni de seviyoruz…
Filiz:Bende kaybolucam bi ara dile getirmeniz için…
Hulusi:Aman kaybolma döndüğünde beni bulamayabilirsin…
Filiz: O niye?!
Hulusi:Kalpten giderim bu kez de o yüzden.
Filiz:Ayyy babiş gitme sen kalpten bak bulundu aslan parçan der ve Hulusi’ye sarılır…
Hulusi:Canım kızım…
Belgin:Ahh ahh oğluşum olsa sarılırdı bana…Bu hayırsız kız bana sarılmıyo bile…
Filiz hemen Belgin’e sarılır…
Filiz:Belgin Sultan kıskançlık yapıyoruz bakıyorum da…
Belgin:Kıskançlık falan yapmıyorum…
Filiz:Ya ya..
Belgin:Anneye öyle ya ya denmez…
Filiz:Yine başladık anneye öyle denmez böyle denir muhabbetine…
Belgin:Karşı gelem bana Filiz…
Filiz: Peki tamam özür dilerim..
Sadri:Ben gidim artık…Tarık’ta aradığına göre Hacer Annemler merak eder…
Hulusi:Bu saatten sonra gitme kal bu gece burada…Rahat uyur Hacer Ablamlar da..
Filiz:Biz uyuyamıyıcaz ama…:)
Sadri:Gidim ben…Gerçekten gerek yok…
Belgin:Kal dedik sana…
Sadri:Tamam peki…

burcushn
16-01-08, 21:35
2.BÖLÜM

tarık ,hulusi ,belgin ve filiz arabada....

filiz:ee abi özlemişsindir evini.

tarık(hafif gülümseyerek):çook.

belgin:işleriniz bitsin de hemen dönerseniz oğluşum.

tarık(sessizce):umarım.(belgine ):tabii dönüceğiz anne.

--evin önünde,
zil çalar.naz mutfakta,üstündeki önlüğü çıkararak ,kapıya koşar hemen.

kapıyı açar, bütün aile karşısındadır.yüzündeki gülümsemeyle, sarılır hepsine,sırayla girerler içeri.

tarık en sondadır.karşı karşıya gelirler,nazın yüzünden kaybolan gülümseme,yapmacık bir gülümsemeyle

tekrardan yerleşir yüzüne.

naz(soğuk sesini bırakarak):hoşgeldin.

tarık(annesine bakarak,gülümser hafifçe):hoşbulduk.

naz daha fazla bakmadan geri çekilir,kapıyı kapatır.tarık ta içeri girer,hulusi 'nin yanına geçer koltukta.

hulusi(ayaktaki naza bakarak):kızım gel otur şöyle,(yanındaki tarığa bakarak):bizim zibidinin yanına.özledik sizi.

naz gülümser hulusi'ye,dediğini yaparak tarık'ın yanına gelir,oturur.tedirgindir.

belgin:ee anlatın bakalım çocuklar,nasıl gidiyor?

naz:iyi , çok iyi annecim.

tarık:ya anne işte bildiğiniz gibi(naza,gözlerinin içine bakarak):çok mutluyuz naz'la.

filiz:ben çok yoruldum.abi odamı gösterin de ben yatacağım biraz.

tarık ve naz aynı anda ayağa kalkarlar.

naz:ben gösteririm.

tarık:bende gösterebilirim.(naza dönerek):istersen.

filiz:tamam naz odayı göstersin,abi sende bavulları getirirsin.

naz öne,filizin önüne geçer.tarık da filize bakarak gülümser.

tarık(filizin yanağını sıkarak):emredersiniz küçük hanım.

üst kata çıkarlar.

----gece olurken,

hulusi(ayağa kalkar):biz artık yatalım,(içkinin etkisiyle sendeler hafifçe)

tarık yanına gider hemen,tutunur hulusi tarığa.

tarık:tamam baba hadi gidelim.

onlar çıkarken filiz de kalkar.onlarla birlikte çıkar.

naz ve belgin aşağıda...

belgin(yanına gider nazın,oturur):kızım hazır kimse yokken ,birşey soracağım sana?

naz(merakla):tabii.

belgin:tarık'la.....aranızda bir sorun yok değil mi?

naz(şaşırır,bozuntuya vermemeye çalışarak):yok anne nerden çıktı ki bu?ne sorunu olucak ki.

belgin:biraz soğuksunuz birbirinize sanki ya da bana öyle geldi.

naz(gülümser,zoraki de olsa):yok sana öyle gelmiş anne,çok iyiyiz biz.hiç bir sorun yok.

belgin(gülümseyerek):iyi ,çok sevindim.(ayağa kalkarak):bende yatıyım,bizim koca bebek çağırır şimdi beni.

naz la birlikte yukarı çıkarlar.tarık zar zor taşımıştır hulusi yi odaya.belgin içeri girince tarık ve naz dışarı

çıkarlar.kapı kapandığında gülümseyen yüzleri,düşer bir anda.tedirgince bakarlar birbirlerine.

filiz(çıkar o sırada odasından):abi, naz ne yapıyorsunuz siz burada?girsenize odanıza.

naz:yok....biz....

tarık(nazın sözünü keserek):sen niye çıktın odadan,bir şey mi istiyecektin?

filiz:su içicektim de mutfağa gidiyordum.

tarık(nazı tek koluyla sararak):tamam hadi iyi geceler.

nazın birşey demesine fırsat vermeden,nazı da çekerek,hızla girerler odaya.

filiz(şaşkınca bakar arkalarından,sessizce):size de iyi geceler.

naz odaya girer girmez çeker tarığın elini belinden.

naz:ne yaptığını zannediyorsun sen?

tarık(sus işareti yaparak):yavaş,filiz duyacak.

naz(bu sefer daha sessizce):o zaman sende hareketlerine dikkat et.

tarık(nazın hareketlerinden sıkılmışcasına):anlamasınlar diye çaba harcıyorum sadece,başka bir niyetim yok.

naz(yatağın üstüne oturur,konuyu değiştirmek ister):birimiz yatakta,birimiz de koltukta yatarız.

tarık(sinirlidir ses tonu bu sefer):peki sen nasıl istersen.(bir süre durur ayakta)yastık ve çarşaf nerede.?

naz(soğukça):dolapta...her zamanki yerinde.

tarık dolaptan yatak ve çarşafı alarak,koltuğun üstüne serer.uzanır üstüne.

naz(yavaşça ayağa kalkar.tedirgince):üstümü değiştirmem gerekiyor.

tarık ,şaşırır ,alışamamıştır bu duruma.

tarık:ben kapının önündeyim.

kapıdan çıkar.naz elbise dolabına yaklaşırken,tarık kapıya yaslanmış bekliyordur.o sırada belginin

giderek yaklaşan sesini duyar.

belgin(odasında, hulusiye):tamam bekle getiriyorum suyu.

tarık hızla girer odasına.o girdiği an belginde çıkmıştır odasından.dolabın arkasında,sırtı dönük biçimde,

üstündeki bluzu çıkarmış olan naz,tarığın ani girişiyle irkilir,elindeki tişörtle çıplak olan üstünü örter hemen.

sırtı hala dönük ,yüzünü döndürür tarığa.

tarık:şey. ...ben özür dilerim,anneme yakalanmamak için,aniden girmek zorunda kaldım.

gözleri hala naz 'dadır.naz kızamaz tarığa,çekinir.

Naz(tarığa bakarak,ses tonu değişken):tamamm, sırtını dön o zaman.

tarık döner sırtını,yüzü duvara dönüktür şimdi.

naz(bir yandan üstünü giyinirken ,bir yandan tarığa bakıyordur):bakma sakın.

tarık:tamam(sesizce):sanki daha önce hiç öyle görmedim seni.

naz(duymaz):efendim?

tarık:yok.yok birşey.

naz üstünü giyinmiş şekilde döner yüzünü,

naz:tamam ,giyindim.

tarık yüzünü döner naza.naz yavaşça tarığın yanından geçerek yatağına girer.

tarık ışığı kapatır,yatağın yanından geçip,koltuğa gelir.yavaşça oturur,uzanmaz yatağa.

naz sırtüstü yatıyor olsa da,anlar hareketlerini tarığın.tarık elleri arasındaki,eğik başından,gözlerini

kaldırır,naza bakar.tavana dikilidir gözleri.yavaşça yatağın içine girer,rahat edememiştir içinde.

---bir süre sonra-----

naz hala uyuyamamış,tarık sa hem koltuğun rahatsızlığından, hemde uykusunun gelmeyişinden

sürekli dönüyordur yatakta.naz sonunda tereddütlerinden kurtularak:

naz(yatakta hafifçe doğrularak):tarık!!!

tarık doğrularak naza bakar.

naz:şey..eğer istersen burada yatabilirsin,rahat edemedin galiba.

tarık soru soran gözlerle bakarken

naz:ben de orada yatarım.

tarık:hayır ,olmaz.burada yatmana izin veremem.

naz:ne olucak ki?hem ben rahat ederim orada.

tarık(kararlıca):olmaz dedim naz.

naz:ama sen yarın işe gideceksin ,rahat uyuman lazım.

tarık(yastığa geri koyar kafasını):konu kapanmıştır.sen orada yatıyorsun ben de burada yatıyorum.

naz da susarak,kafasını yastığa koyar.tavana diker yine gözlerini.

naz(içses):acaba?....acaba birlikte mi uyusak?yani birlikte derken o bir ucunda,ben bir ucunda.zaten kocaman yatak)

tarığa bakar.sonra geri çevirir gözlerini.

naz(içses):ama ya yanlış anlarsa?evet evet,kesin yanlış anlar.hem dün gece olanları da unutmadık daha.
(gözleri açılır)
:evet evet en iyisi böyle)

tekrardan yayılır yatağa.gözlerini tavana diker bir süre,sonra yine tarığa bakar,dönüp duruyordur yine.

naz(dudaklarını büker hafifçe ,içses):ama rahat edemiyor işte.hem işe nasıl gidecek ki böyle.

evet naz bencillik yapma.hem kötü birşey yok ki bunda.onun için istiyorum ben)

tarığa çevirir gözlerini yine.

naz(hafif,ürkekçe):tarık...

tarık(kafasını naza çevirir):yine aynı konuysa baştan söyleyim,olmaz.

naz:yokk!eğer istersen buraya gelebilirsin.

tarığın hayır diyen bakışlarını görünce daha net söyler.

naz:yani birlikte, birlikte derken sen şu uçta yatrsın bende burada.

tarık şaşırır,gülümser hafifçe karanlık odada.

na:sırtın filan tutulursa ,sonra hesap veremeyiz filan,ondan yani.

tarık ta doğrulmuş naza bakıordur.sessizlikten sonra.

naz(masumca):geliyor musun?

tarık yataktan kalkar,yavaş adımlarla ilerler,yatağa girer.

tarık:haklısın hesap veremeyiz sonra annemlere.

naz kafasını koyar yastığa.tarık ta naza bakarak kafasını yastığa koyar.

yastıkların üstünden,birbirlerine bakarlar aynı anda.

tarık:iyi geceler.

naz:iyi geceler!

bir süre daha bakarlar birbirlerine.sonra naz yavaşça sırtını döner, üstlerindeki örtüyü iyice çeker kendine.elleriyle sarar örtüyü.

tarık hala bakıyordur naza.sonra gözlerini çevirir o da.

----devamı gelicek-------

brs-sym
16-01-08, 23:16
PART 8


Naz aceleyle hazırlanmaya başalr.Tarık ise müştemilattadır.

Tarık:-aynaya bakıyordur yakasını düzelterek-:Acaba bu gömlek olurmu?yada dur dur bunu gece giyiniyim balık yemeye de spor birşeyler hem Naz spor giyimden çok hoşlanır...


Tarık tekrar üzerini değiştirir.Giyindikten sonra tekrar aynanın karşısına geçerek parfümünü sıkar kendisine uzun uzun bakar saçlarını düseltir.Yakasını tekrar düseltir ve son olarakta ceketini giyer,ve müştemilattan çıkar arabaya doğru ilerler.


Naz ise aynanın karşısına oturmuş makyajını yapıyordur.

Naz:-saçlarını düzenleyerek-Acaba gecede kıvırcık mı yaptırsam balık yemeye de düzz...Ewet ewet öyle yapıyımmm (kıyafetine bakarak)Bu olur dimi yaniii abartılı kaaçmazz...Yok yok kaçmazz hem gecede istediim kadar abartıcam(bunun üzerine gülümser)(biraz durduktan sonra dewam eder konuşmasına)-iç çekerek-Acaba Tarık...beyenirmi?

Naz her akşam daldığı hayallerden biri olan o dağ evini getirir aklına yine...Uzun uzun düşünür o geceyi.Sonra kendini hazır hisseder ve o da ceketini giyinip odada çıkar ve arabaya doğru ilerler.

Tarık arabanın içindedir Nazı gördüü anda doğrulur ve arabadan çıkar.

Uzun uzun bakışırlar...

Tarık:Çok hoş olmuşsun...

Naz:-hafif gülümseyerek-Teşekürler...(zorda olsa çıkar bu kelimeler ağzından-Sende öyle...

Tarık:Teşekkürler..E hadi o zaman ne duruyoruz.

Der ve arabanın kapısını açar Naz biner arabaya...


Tarık arabayı sürmeye başlar...

Tarık:Bugünde benden size...

Naz lafını keser.

Naz:Şu anda işte değilsin yani çalışmıyosun sadece Naz desen sen desen yeterli...

Tarık biraz şaşırır.

Tarık:Tamam Naz!Bugünde benden si..sana hediye bir parça...

Tarık söylemeye başlar...

Tarık;

Kışla yaz gibiydik,sen kar tanesi ben güneş
Çözmek zor bu buzları yalvarsam ne farkeder
Çocukça kavgalar bunlar mazaretler
Sebebimiz olmuş yabancı gözler

Kışla yaz gibiydik,hep aramızda bir yarış
Belki sen birinci ya da ben ne farkeder
Çocukça kavgalar bunlar mazaretler
Sebebimiz olmuş yalancı gözler

Bir küçük yağmur damlası kadar
Değerim yok mu sende?
Güz ayrıldığımız gündür kimbilir kaçı bitmiş
Gözyaşı yok bende....


Naz:Çok güseldii..Tşekkürler..

Hafif gülümser...


Gelecekleri yere varırlar.

Tarık Naızn kapısını açar.

Naz:Burası çok güsel ya...

Der ve biraz ilerler etrafa göz atar.

Tarık-elleri ceplerinde-Beyenmene sevindim...

Tarık hadi gel ne duruyosun...

Der ve Naz ona inat gelmez onun elini tutup götürmesini bekler.

Tarık bunu anlar hafif gülümse rve Naza yaklaşarak elini tutar.Ona bakar...Sonra çardağa doğru ilerlerler...El ele...:img-blush


Masaya otururlar.

Naz:balıklar nerde?

Tarık:Arabada şimdi çıkarıcam mangalı falan kurucam...

Naz:Mangalın üstündemi piişircen(güler)

Tarık:Ewettt ne var ki bunda??

Oda güler...

tarık:Valla ilk defa tutum balık...Hayatımda ilk...Bakalım nasıl olucak?...Şimdi başlayalaımmı?

Naz:-bir süre durur-soru soran gözlerle Tarığa baktıktan sonra-:Başlayallımmı derken??

Tarık:Tek ben yapmıcam dimi?

Naz:Şaka yapıyosun...

Tarık:Belgin hanımın GÖL EVİNDE hani balığın üstüne fazla yağ dökmüştüm ya yine olmasın diye senden yardım istiyim dedim...

Naz:Tarık...O konuları açma...

Tarık:Tamam canım..Açmayalaım o zaman...

DER VE naızn yanına gelir elini uzatır.Naz Tarığın eline bakar.

NaZ:Ne bu?

Tarık:Bana eşlik edermisiniz...?

brs-sym
16-01-08, 23:42
PART 9


Naz:İyi..Ama ben napıcam...

Tarık:SEN Bİ gel benle...

tarık Nazın elinden tutar ve arabaya doğru ilerlerler.

Tarık bagajı açar.İçerden mangalı çıkıartır.Naza balık poşetini uzatır.

Naz(poşeti alarak):içses:Şuraya bak bi balık yemeye götürcem dedi bana yaptırcam balıklarıı aa bn öyle millete asla rezil olmam...Yardım etmicem..-hafif gülümser-Hem dağ evinde olduğu gibi balığın yine yağını kaçırır....

tARIK:Naz?Niye güldün?

Naz:Yok birşey..

Tarık:Halimemi gülüyosun?

Naz:Yooo...

Tarık:O zaman neye gülüyosun?

Naz:Birşey geldide aklıma...

Tarık:ney geldi?

Naz:-son anda birşey gelir aklına,poşeti kaldırır Tarığa gülerek bakar-Balık!(Ama yinede batırmıştır işi..Balık diyince...

Tarık anlayıp güler.

Naz bozulur sonra dönüp balık poşetine bakar.

Naz:Fazla yağlı olmasın bu sefer dicektim!

Böylece lafı yapıştımıştır:)

Tarığın gülen yüzü solar.

Tarık:Tamam
Der ve bagajın kapaağını kapatır.

Tarık:Merak etme zaten yağı fazla kaçırıcağımı düşünme..asla olmıcak bi daha...

Naz Tarığın bozulduğunu anlar.

Naz:Ben sana öyle birşey dmedim...Yani onu demek istemedim...

Tarık:Tamam tamam ben anladım biliyorum lafı dolandırmaya çalışma..Yaptıklarıın bir hata gibi yüzüme vurulmasına ALIŞTIM!

Naz:içses:Afferin Naz herşeyi batırdın yine..

Tarık masaya oturur,mngalı yere koyup.

Tarık:Of yaa allah kahretsin!

Der ve dirseklerini masaya koyar sertçe.Naz da onu seyrediyordur acaba ne yapacak?-diye...

Tarık:Bari bu gece mahvolmasın 2008e mutsuz girmeyelim...-arkasına umutsuzca yaslanarak-Sanki bir günümüz mutluda...


Naz Tarığa doğru ilerler.

Tarığın yanına oturur.Tarık onu görünce şaşırır.

Naz:EEE başlamıyomuyuz.

Tarık sıkkın bir şekilde kaklar yerinden.

Naz Tarığın kolunu tutar.Sonra kalkıp Tarığa sarılır,sıkı bir şekilde...

Naz:Bugünün güzel geçmesini istiyorum.2008e seninle mutlu girmek istiyorum!

Tarık Nazdan duyduğu bu laflara çok şaşırır.Ama oda kendisini alamaz Naza karşılık verir vede oda sarılır.

NAZ:Başlayalımmı?

Tarık:Olur...

Nazla Tarık işe koyulurlar.

Saatler ilerliyordur.

Belgin ile Hulsui uzun bir sohbete dalmışlardır,karı koca...Mutludurlar.

BelgiN Çam ağacına bakar...

Belgin:İlk defa bir yıla girereken Tarık olmayacak yanımızda...

Hulusi:-hüzünlenerek-Ewet...Yok...O kadar özledim ki onu...

Hafif gözleri dolar.

Belgin Hulusiye sarılır.Sarılınca hulsini gözünden uaş gelir.

Belgin:Neden hala barışmıyorsunuzz neden onu affetmiyorsun?

Hulsi yine eski Hulsi olarak Belgindn ayrılır gözündeki yaşalrı silerek cewp verir.

Hulusi:O zibidiyi asla affetmem...

Der ve Kalkar.

Hulusi:Belgine dönüp..-Filiz nerde?

Belgin:Galiba bu yıla girerken iki çocuğumuzda yanımızda lmayacak..

Hulusi:Filiz neden?...

Belgin:Arkadaşlarıyla...Gençlik işte...

Hulusi:Tamam cnaım bizde baş başaa...-(Derken aklına Vahi elir)

Hulusi:Tbii kide Vahi...

Belgin:vahi??

Hulusi:Ruh ikizimle yeni yıla giricez...Dur bi arıyım onu...

Hulusi hemen telefona sarılır.

Vahinin evini telefonunu çevirir.

melisa_s
16-01-08, 23:58
----YENİ:)(YENİ OLAN HER ŞEY GÜZEL MİDİR?!YENİ OLAN HER ŞEY GÜZELSE BENİM YENİ SENARYOM DA GÜZEL Mİ?!:))----
Açıklama:Tarıklar Bodrum’da tatildeler.Nazlar da Hulusi tanıyo sadece Vahi’yi ama uzun yıllardan beri görüşmediler hiç…Ayrıca Naz ve Tarık’ta hiç tanışmadı…
TESADÜFLER ZİNCİRİNİN İLK HALKASI----
Naz deniz kenarında öylece geziyordu.Kayalıklardan birine oturmuş usluca gitar çalan Tarık’ı gördü.Yavaşça yaklaştı yanına,onu ürkütmekten korkarcasına…
Naz:Ne yapıyorsun tek başına burada?!
Tarık:ı-ıh tek değilim…
Naz:Ben gelene kadar hiç kimse yoktu ki…
Tarık:Vardı…
Naz:Şimdi nerdeler
Tarık:Hala buradalar…
Naz(anlamsızca bakar Tarık’ın yüzüne)
Tarık(anlamadığını anlar ve sözlerine devam eder): Deniz,dalgalar,rüzgar,ay,yıldızlar hepsi buradalar benimle,beni dinliyorlar…Tabi sen insan olarak birileri var sandın…
Naz: Ne yalan söyliyim öyle sandım…Çok güzel sesin
Tarık:Teşekkürler gizemli gecenin gizemli güzeli
Naz:Teşekkürler
Tarık:Bu bi iltifat değildi…Bu arada adım Tarık
Naz:Bende Naz…
Tarık:Memnun oldum Naz…Ya da gizemli güzel…
Naz:Bende memnun oldum Tarık…Ya da gecenin en hırçın dalgası…
Tarık(gülümser):Hırçın dalga…Sevdim bunu
Naz:Ben artık gidim
Tarık:Hoşça kal
Naz:Sende hoşça kal der ve gider…Naz’ın ardından Tarık’ın yüzüne bir gülümseme yayılır.Anlamsız bir gülümseyiştir bu…Ama içinden gelmiştir…Tekrar gitar çalmaya başlar ve gecenin karanlığını ve sessizliğini o büyüleyici sesiyle bastırır tekrar…
Pencerenin perdesini havalandıran rüzgar
Denizleri köpük köpük dalgalandıran rüzgar
Gir içeri usul usul
Beni bu dertten kurtar

Yabancısın buralara nerelerden geliyorsun
Otur dinlen baş ucuma belli ki çok yorulmuşsun
Bana esmeyi anlat bana sevmeyi anlat
Bana esmeyi anlat esip geçmeyi anlat

Anlat ki çözülsün dilim
Ben rüzgarım demeliyim
Rüzgarlığı anlat bana
Senin gibi esmeliyim

Bana esmeyi anlat bana sevmeyi anlat
Bana esmeyi anlat esip geçmeyi anlat
Şarkısı bittiğinde birinin arkasında olduğunu fark eder…
Tarık:Anne!
Belgin:Sana bakmaya geldim oğluşum…Filiz’e sordum burada olduğunu söyledi…Baktım şarkı söylüyo oğluşum dinliyim dedim…
Tarık:Bende eve gelicektim zaten hadi beraber gidelim…
Belgin:Tamam hadi oğluşum…
Tarık kalkar gitarını da alır ve Belginle beraber eve giderler…

Not:Bu senaryo benim sakladığım bi senaryoydu...:img-wink:Ortaya çıkarmıyıcaktım ama dayanamadım:)Devamı artık ne zaman canım isterse diyelim:)

brs-sym
17-01-08, 00:28
PART 10


Hulusi:Alo Vahi??

Vahi:Alo Hulsicim?...Hayrola noldu?

Hulusi:ruh ikisim canım benim bugünün ne olduğunu biliyosun dimi...Yılbaşı bekliyoruz Belginle beraber tamammı?

Vahi:-çaresiz kalır-Tamam da...

Hulusi:iyi o zaman hadi görüşürüzz...

Der ve teleonu kapatır.

Vahi:Ama benim bir programım vardı..Ah Hulusi beni dinlemeden kapadın telefonu.

Vahi Ümite seslenir,o sırada ümit aşağı iniyordur.Kulağında kulaklıkları olduğundan Vahinin ilk seslenişini duymaz.İkincisine tepki verir.

Ümit:-tek kulklığını çıkartarak-Noldu baba?


Vahi:Huusi amcanlar bizi bekliyo hadi.

Ümit:Benim programım var gelemem ben size ii eğlenceler baba...

Ümit evdn çıkar.

Vahi:Şunlara bak herbiri dağıldı...

Vahid çaresiz yalnız gitmek zorunda kalır ve Belgnlerin evin yolunu tutar.

Saat 7 olmuştur.

Nazlar;

Naz saatine bakar,bu arada Tarık mangalla ilgileniyordur.

Tarık:Noldu?

Naz:Saat 7.

Tarık:Hmm o zman hemen yiyelim hem daha bir programımız daha var.

Naz:Ewet..-der ve hafif gülümser-

Naz:Nereye gidicez...

Tarık Bende...(bilmiyorum ki diyecekken lafı değiştirir,)sana sürpriz yapıcaktım o yüsden söylemem.

Naz:Sürpriz?Eminmisin?

Tarık:Ewet...

Naz:-kaş göz işareti yaparal-Tarık...!!!

Tarık:Noldu?

tarık Naza dalmıştır.Mangalı unutmuştur bile.

Naz:Tarık balıklar...

Tarık telşlar balıkları maşa yardımıyla tabağa koyar.

Naz:Bak dikkat et bu seferde yakıyodun.

Tarık bu lafın üzerine Naza bakar.

Naz:Şeyy hadi hadi sen getir masaya bnde içecekleri çıkartıyım...

Tarık balıkları alır masaya koyar.Nazda içecekleri getirir bir süre sonra.Ymeye başlarlar balıkları afiyetle...

cagrib
17-01-08, 02:08
NAZ:yine mi annen?!!!

TARIK:napıyım anne aklıma gelmedi o sırada seni aramak.....şeyy yani kavga ederken....babamdan mı ayrılıyosun?..naptıki babam sana?!...naza mı anlattın?

NAZ (parmağını ısırır) eyvahh,unuttum söylemeyi...

TARIK (yataktan kalkar)şeyy söyledi tabi,söylemez olur mu hiç...benim dalgınlığım...off anne tamam,özür dilerim.unutmuşum işte!ne var??...şimdi konuşuyoruz yaa...(tarık umutsuz bi şekilde naza bakar odadan çıkarken,yandım dercesine başını sallayarak)

Naz somurtarak,örtüye geçirir yumruğunu...”offff!evlendik hala kurtuluş yok..” ...umutsuzca el sallar tarıkın arkasından “elveda aşkım...benim için kendini feda ettin yine”

51.bölüm

Ayşe elinde kolanya,yatakta dizlerinin üstüne oturmuş,Sadriyi ayıltmaya çalışmakta....

AYŞE:sadrii,canımm..nolur uyannn!!!bak endişelenmeye başlıyorum artık...sadriii!!(bi yandan yanağına vururken,kolanyayı yüzüne döker..Sadri öksürerek fırlar yataktan can havliyle,eli gözünün üstünde)

SADRİ:yandımm allah..napıyosun Ayşem?gözümm...gözüm gitti...

AYŞE:sadrii?ayy uyandın nihayet..canım çıktı ayıltıcam diye seni...iyisin değil mi?

SADRİ :çatlamak üzere olan başımı ve kör olan gözümü saymazsak iyiyim galiba...noldu bana?en son odadan içeri giriyodum,sonrası koca bi sis.. (başının arkasını yoklar)..yok, aslında koca bir şiş...

AYŞE:canım(dudaklarını bükerek) ben seni hırsız sanınca geçiriverdim kafana abajuru... çok acıyor mu?

SADRİ(sadri başını ovuşturmaya devam eder) demek şu kadar zamanda unuttun beni...hırsız sandığına göre...

AYŞE:saçmalama Sadri,ne alakası var?hem,niye haber vermiyosun geliceğini!!..(kollarını kavuşturup yüzüne döner)..ne kadar özlediğimi bile bile..

SADRİ (yüzünde bi tebessüm) özledin mi cidden?

AYŞE (gözucuyla bakar) özledim tabi!!!sen özlemedin mi?

SADRİ:özlemez olur muyum Ayşem!ama hasret bitti..vatan için gittim,senin için döndüm ben...Değil Türk Silahlı Kuvvetleri,dünyanın bütün orduları gelse artık hiçbir güç ayıramaz beni senden!

AYŞE (gülümser) şair de olmuş oralarda...

SADRİ (yüzünü avuçlarının arasına alır) senin gözlerine bakınca,kelimeler dökülüveriyor ağzımdan Ayşem...zaman duruyor sanki yanında...seni nasıl özledim,bugünü nasıl bekledim bi bilsen...( yavaş yavaş yaklaşır,öper yanağından,biraz geri çekilip yüzüne bakar )

Ayşe yerden kaldırır utangaç bakışlarını,

AYŞE:o kadar çok düşündümki bu anı,gerçek olduğuna inanamıyorum Sadri..(elini Sadrinin yanağına koyar)..burdasın,benimlesin artık...

SADRİ(yaklaşır Ayşeye) burdayım...(dudağının kenarına minik bi öpücük kondurur,Ayşe gözlerini kapatırken...yatağa uzanırlar küçük buselerin eşliğinde...) ve daha da yakın olmak istiyorum sana...

Boynundan aşağı inerken öpücükleri Ayşe yüzünde rahatsız olduğu belli bi ifadeyle, uzaklaştırır Sadriyi kendinden...

SADRİ (şaşkın) ne oldu,yanlış bişey mi yaptım?

AYŞE:evet...yani senin suçun değil...aslında ben-...ben henüz hazır değilim buna galiba...

SADRİ (bozulmuş) beni istemiyosun yani?

AYŞE:sadri lütfen..seninle ilgisi yok!aylar sonra ilk kez yanımdasın,daha varlığına bile alışamamışken tuhaf geliyo işte,yapamıyorum...daha kolay olur sanmıştım ama—

SADRİ:hiç devam etme Ayşem,anladım ben seni (ayağa kalkar) bu saatte gitmiyim, rahatsız olmazsan eski odamda kalıyım bu gece...

Ayşe kafasını kaldıramaz,susar sadece...

SADRİ:iyi geceler....(odadan çıkar)

AYŞE (yüzünde pişmanlık ve üzüntüyle) naptım ben?!çok kırıldı bana,belli...ama hazır değilim işte,napiyim...özür dilerim sadri...

Göl evi--

Naz yattığı yerde hafifçe doğrulmuş,sinirle parmaklarını birbirine vurmakta...

NAZ:offf!!!yarım saat oldu...koskoca yarım saat!!!kimbilir neler söylüyo Tarıkıma (üzgün) canımm yaa..bak yine benim yüzümden azar yiyor annesinden.fedakar kocam benim.. Hayır,tamam iyi hoş kadın;anne dedim, seviyorum dedim ama bi yere kadar yani.Benim de bi sabrım var,taşıcam bigün o olucak..aa..kadın her dakka hayatımızın içinde,şu saat olmuş arıyo rahat rahat..özel hayat diye bişey kalmadı!!!biz seni arıyor muyuz bu saatte?..sen de bizi arama..hiçç.. amann naz ,seninki de laf yani! (gülümser) bu saatten sonra arasan nolucak sanki?..(arkasına yaslanıp yayılır iyice,sıkkın bi şekilde) off!!

Tarık odaya girer hışımla...

NAZ:sonunda...nerde kaldın?!patladım burda...

TARIK (telefonu sinirle atar komidinin üstüne) Naz,tek kelime etme!!!yoksa ben patlıycam sana..

NAZ:noluyo,ne bu sinir?

TARIK (örtüyü açıp yatağın içine girerken) ıssız bi adaya yerleşicem sonunda...kadın milletinin dırdırından kurtulmanın başka yolu yok!!!

NAZ:ben de mi dırdır yapıyorum sana?

TARIK:en çok da sen zaten....

NAZ (üzgün,dudaklarını büker) tamam tarık,özür dilerim..bi daha konuşmam hiç... rahatsız etmem seni...

TARIK:bak şimdi...nazz??...

NAZ (ağlamaklı) hıı?

TARIK:yaa özür dilerim hayatım,öyle demek istemedim ben.senden aldım hıncımı...ama öyle bi doldum ki...

NAZ:annenin yüzünden...hep böyle oluyor zaten!düşman ediyo seni bana...

TARIK:yok artık Naz,saçmalama...

NAZ:öyle tabi...sanki bilerek yapıyor Tarık,şu halimize bak..az önce böyle miydik biz?... ne kadar mutluydum kollarında...

TARIK (gülümser,sol kolunu açar) gel o zaman buraya...devam etsin mutluluğun!

Naz gülümseyip sokulur tarıkın göğsüne...

TARIK (nazı sarmış) kol meraklısı hatun...sarılmadan da uyuyamaz hiç...

NAZ:sarılmıyım mı?

TARIK:yoo,nerden çıkardın?

NAZ:ne biliyim?!..öyle bi söyledinki,hani istemiyomuşsun da,zorundaymışsın gibi...

TARIK:zorundayım zaten...yok senin elinden kurtuluşum!

NAZ (doğrulur biraz) yaa defol tarıkk,çok meraklıydım sanki sana...

TARIK (elleri başının altında,kendinden emin bi tavırla) meraklısın tabi...için gidiyo benden uzak kalınca...deliriyosun dokunmak için...

NAZ:yok canımmm!!

TARIK:var canımm,dahası da var hatta...şöyle bi hafta beni görmesen kafayı yersin sen...ee kolay değil tabi,bağımlılık yaparım ben kadınlarda...bi kere çekim alanıma girdin mi vazgeçemezsin kolay kolay...

NAZ (gözlerini açar,işaret parmağını sallayarak) seni var yaa—

TARIK:naparsın,döver misin yoksa dayanamayıp öper misin?

NAZ: öpücem ben seni!!!..

TARIK:ee hadi öp..

Naz yanındaki yastığı kapar,Tarıka vurur arka arkaya...

TARIK (Nazın darbelerinden korunmaya çalışırken) ya nazz,durr...yapmaa!!..

NAZ:nası iyi öpebiliyo muyum kocacım?ukala seniii!

TARIK:Nazz,bak hamilesin diye dokunmuyorum yoksa—yapmasana yaa!!

NAZ:yoksa naparsın?korkutucağını mı sanıyosun beni?!

TARIK:ahh...kafam...nazzz!!

Yastığın tüyleri dökülür üzerinden....Tarık bileğini yakalar “rahat durr!!dedim..” naz bileğini kurtarmaya çalışır ama Tarık sıkıca kavramıştır...

NAZ:bıraksana beni...

TARIK:ı ıhhh..yok öyle yap,kaç...

NAZ:tarık bırakk,bileğim acıyo...

Tarık gevşetir bileğini...göz göze gelirler bi an için...Tarık yüzünü kavrayıp hızlıca çeker kendine,Naz bi süre direnir...kendine yenik düşene kadar, sonra...dayanamaz,aynı tutkuyla karşılık verir Tarıka..ayrılmadan bırakır elinde duran yastık kılıfını...içinde kalan beyaz kuş tüyleri uçuşurken üzerlerinden,elleri Tarıkın omzundadır...ve onunkiler de artık Nazın saçlarının arasında...

Hulusilerin Kışlık evi—

Filiz yukarıdaki odalara bakar tek tek...hepsi boştur...

Banyonun kapısını açar...”ümit orda mısın?...ee burda da yok”...son çare kendi odasına girer,orası da boştur..içeri girip kapıyı kapatır..gadrobun önünde sırtı dönük ” buhar olup uçmadı ya,nereye gitti bu?”

Kapak açılır,Ümit çıkıp beline sarılır aniden...”burdayım sevgili nişanlım”

FİLİZ (çığlığı basar)

ÜMİT (ağzını kapar hemen) şışşş,sessiz ol...yakalanıcaz filiz...(filiz kafasını sallar,ümit elini çeker yavaşça)

FİLİZ:ümit,sen nerden çıktın?demin baktım,yoktun odada...

ÜMİT:dolaptan çıktım ama daha öncesini soruyosan annemden...:D

FİLİZ:esas şimdi basmak istiyorum çığlığı...dua et hacer annem aşağıda...

ÜMİT:e ben napıcam o zaman,nası çıkıcam evden?

FİLİZ:çıkmıycaksın!!!yani Hacer annem uyuyana kadar..sonra sessizce gidersin...

ÜMİT:kabul..ama ya uyumazsa?

FİLİZ:niye uyumasın Ümit,baykuş mu hacer annem?

ÜMİT:yoo..bayankuş...

FİLİZ:ümittt,gir o dolaba ve uzunca bi süre çıkma canımm!!!!hay allahımm yaa,nerden sevdim ben seni?

ÜMİT (eğilir önünde,ellerini tutup şarkıya başlar) sevemez kimse beni,senin sevdiğin kadar...filizim sen olmasan yaşamak neye yarar?..daha fazla uyduramıycam,bugünlük bu kadar...

FİLİZ (güler) kalk ayağa,kalk..yakalanıcaz şimdi...zevzek sevgilim benim...

ÜMİT (ayağa kalkar) canımmm...

Göl evi—

Naz Tarıkın omzuna yatmış...

NAZ:tarık..bizim çocuklarımız isimsiz mi olucak?hala karar veremedik...

TARIK:valla oğlanınki hazır da,kızınki meçhul...

NAZ:sakın bana Hulusi Junior deme,düşer bayılırım Tarıkk!

TARIK (gülümser) hulusi junior mı?daha neler naz...

NAZ:ayy ne biliyim...tutturdu ya sizinkiler illa Belginle Hulusi olsun diye,sen de öyle diyceksin sandım bi an...

TARIK:yok..kızı bilmem ama oğlumuz CAN olucak kesin...

NAZ:neden?

TARIK:bi zamanlar bi söz vermiştik hatırlarsan...

NAZ: Doğru ya,İtalyadaki kurtarıcımızın adı...Can...güzel isim aslında...(muzipçe)..hem şu okulda bana çarpan ve ilk bakışta aşık olan çocuğun adı...

TARIK:neee?!..(doğrulur yerinden,naz yastığa düşerken)sen nerden biliyosun o sapığın adını?

NAZ:nerden bilicem,okulda tanışmıştık...

TARIK:hadi tanışmaya tanıştın, hala adını mı hatırlıyosun o sapığın?

NAZ:sapık sapık diyip durma çocuğa Tarık, onun bi adı var,CAN...hem o da senin ve diğer birçok Türk gencinin kapıldığı gibi Naz Özkul cazibesine kapılmış biri sadece...büyütmeye gerek yok hayatım...geçmiş gitmiş bişey sonuçta...

TARIK (gülmeye başlar)

NAZ:noldu,çok hoşuna gitti galiba peşimdekileri dinlemek...

TARIK:yani naz,gören de millet işini gücünü bırakmış,peşinden akın akın koşuyor sanır...bilmesem inanıcam ya,yapma allah aşkına...

NAZ:aaaa...şuna bak..şuna!ne çabuk unuttunuz,kıskançlık krizlerine girdiğiniz o günleri Tarık Bey...beni ne mühendisler,ne ekonomistler,ne popstarlar istedi de evlenmedim...gittim şöförüme evet dedim...

TARIK:pişman mısın evet dediğine?...

NAZ:böyle giderse olucam...

TARIK:yaa...

NAZ:seninle tartışmaya devam etmek isterdim ama cidden uykum geldi benim....iyi geceler Tarık...

TARIK da uzanır...”sana da”..etrafına bakınır,sonra Naza..

Bi süre sonra...

TARIK:nazz?

NAZ (uykulu) hıı?

TARIK:yine sırtını döndün bana...

NAZ (gözleri hala kapalı) hı,sola yatmam gerekiyor ya tarık??

TARIK:doğru ya...unutmuşum aşkım...yani kızgın değilsin bana??

NAZ:azıcık...

Tarık naza yaklaşır.çenesi omzunda bi öpücük kondurup elini karnına koyar...”tatlı rüyalar meleklerim”

Naz,tarıkın karnında duran elini alıp göğsüne çeker kendi eliyle birlikte... yüzünde tatlı bi gülümsemeyle uykuya dalar...

brs-sym
17-01-08, 17:09
PART 11

Naz:Tarık çok güsel olmuşş ellerine sağlık....:)

Der balığı yiyerek.

Tarık:yemem falan dedin ama baksana hepsini bitirdin!

Der ve gülmeye başlar...

Nazın önündeki tabak bomboştur.Tarığın ise biraz balığı kalmıştır.

Naz:-peçeteyle elini silerek-Çok acıkmışım...Farkında bile değildim...

Tarık:Tamam cnaım olsun afiyet olsun...

Naz:Sanada...Sen hala bitirrmemişsin?

Tarık:Valla bu bnaa çok geldi.

Naz:Ama bugün birşey yemedin.

Tarık:Akşam akşam ağır geldide...

Der Nazın tabağına bakrak.

Naz:Aman yani!Nolmuş bitirdiysem tabağı hem ben bugün hiçbirşey yemedim.

Tarık:Tamam ya ben birşy mi dedim???

Naz:İama edip tabağım abakarak konuşuyosun...

Tarık:Yani sende varya her hareketimde bir ima buluyosun ya tebrikler...

Naz:Offff!!Bi ağız tadıyla yiyemedim zaten...

Tarık:Valla bence baya bi tatla yedin balığı.

Naz sinirlice kalkar masadan.

TARIKTA arkasından koşar.

Tarık:Naz bi dur bekle...

ua_nazlyy
17-01-08, 17:25
SINAVLAR YÜZÜNDEN GİDİŞİM SESSİZDİ AMA DÖNÜŞÜM MUHTEŞEM OLDU:)NOT:LÜTFEN İSMİNİ YAZDIĞIM ŞARKILARI DİNLEYİN.SÖZLERİ DEĞİL MELODİLERİ UYUYOR ARADA.

Naz hızla yerinden fırladı..
Naz:ne oluyor?(tedirgin)kim var?(sesi tedirgince kısılır)ne oluyor?

3 YIL ÖNCE..
Tarık her yere bakar kimse yoktur..
Aşağı iner..
Koltuğa çöktüğü anda bir eli başında dışarı bakar..
Tarık:neler oluyor böyle?Neyse oğlum sakin ol..Kalk bi müzik koy dinle.
Ayağa kalkar..Cd çalara en sevdiği şarkının cd sini koyar..

-Whitney Houston - I Will Always Love You-

Pencerenin önüne gider..Şehrin karanlığındaki ışıklandırmalar dalar…

3 YIL SONRA..
Naz tedirgince oturmuştur..Bacaklarını çeker kendine..Gözleri her yeri tarıyordur..

Ve telefonu çalar..

Naz:aaaaa!!

Sonra telefonuna bakar,yutkunup elini kalbinin üzerine götürür..Ve telefonu açar..
Naz:efendim?
Ümit:Naz?Hiç sesin çıkmıyor ne yapıyorsun?
Naz rahatlayarak,gözünü açıp kapar..
Naz:kafa dinliyorum Ümit..
Ümit:sen kafa dinliyorsun ama ben kafayı yiyorum..Babam her dakika seni sayıklıyor Naz.Ne zaman dönmeyi düşünüyorsun,New York’tan?
Naz:bilmiyorum Ümit..Herşeyden uzak kafamı dinliyorum..Yalnızlığa ihtiyacım var..
Ümit:buradada yalnız olabilirdin Naz.Tamam sana İstanbulda kal demiyorum ama başka bir şehre gidebilirdin..
Naz:Uzaklaşmak istedim Ümit.Tamamen uzaklaşmak..
Ümit:tamam seni caydıramayacağım.Bari ne zaman geleceğini söyle..
Naz:bilmiyorum.
Bir süre sessizlik olur..
Ümit:Bir pislik için değer mi Naz?
Naz gözlerini kapatır..
Sessizlik..
Ümit:Cevap yok?
Naz:Cevap bulmak için geldim..Yalnızlığımda anlayacağım..
Ümit:tamam sen bilirsin.Bende boşuna uykumu bölmüşüm.Saat daha 10.Sabah sabah arattırdın kendini yine Naz.
Naz gülümser..
Naz:buradada akşam 10..
Ümit:hadi ya hiç bilmiyordum sağol Naz..
Naz:Ümittt..
Ümit:ne var kızım?Ümit Ümit!
Yine sessizlik olur..
Ümit:ama bunu bile özlemişim.Bizi sensizliğe daha fazla mahkum etme..
Naz gülümser..
Naz:tamam..
Ümit:bunu söyleyeceğimi bilmezdim ama..Seni seviyorum..
Naz:bende seni..
Ümit:görüşürüz.
Naz:görüşürüz..

Naz telefonu masanın üstüne koyar..
Naz:biraz şarap iyi olur sanırım..
Evdeki mini-bar a gider..Bir şişe şarabı açar,kadehe koyar..
Ve muhteşem manzaranın tadını çıkarmak üzere pencerenin önüne gider..
Bir eli diğer kolunun dirseğinin altında elinde kadehi muhteşem manzaraya dalmıştır..
Naz:bir şey eksik sanki..

Derinden,çok derinden bir şarkının sesi duyulur..
-Whitney Houston - I Will Always Love You-

Naz gözlerini kapatıp kendini derinden gelen ses bırakır..
Ama şarkı bitince bir anda sıyrılır..
Naz:bu neydi şimdi?

3 YIL ÖNCE …
Şarkıyı dinlerken..
Tarık düşüncelere dalmıştır..
Şarkı biter..
Tekrar başa sarar..O sırada telefonu çalar..Açar..
Tarık:Efendim..
Sadri:Oğlum nerelerdesin sen?
Tarık dışarıya bakarak..
Tarık:kendimi dinliyorum Sadri..
Sadri:yapma Tarık.Herkes perişan oldu seni bekliyor..
Tarık(derin bir nefes alır):Onlara söylemedin değil mi?
Sadri:Hayır,ama her an söyleyebilirim haberin olsun.
Tarık:Sadri!
Sadri:Hiç Sadri deme oğlum.Belgin teyze ne halde haberin var mı?Ya Hulusi amca?
Tarık:merak etme annemi arayıp iyi olduğumu söyleyeceğim..
Sadri:Nereye kadar Tarık?Ne zaman geleceksin?
Tarık hafif bir gülümseme ile..
Tarık:kimbilir?Belkide hepten buraya yerleşirim.
Sadri:yok artık..
Tarık:Var artık.O kadar acının üstüne daha fazla kalamazdım oralarda..
Sadri:O kızı elime bir geçirirsem.Bilirsin kadınlara el kaldırmaya karşıyım.Ama o bir katil.En yakın arkadaşımı bir enkaza çevirdi.
Tarık:Onun adını ağzına alma..
Sadri:Aa kusura bakmayın Tarık Bey.Siz basın gidin aileniniz evinden,New York ta bir evde duygusal bir parça açın ve düşüncelere dalın.Eminim başaracaksınız enkazlıktan çıkmayı.Ama sen çıktıktan sonra herkesi aynı yerde bulabilecek misin bakalım?Yada çıkabilecek misin?
Tarık derin bir nefes alır verir..
Tarık:Onun adını ağzına alma,çünkü o senin gibi biri tarafından konuşulmayı hak etmiyor..İnsanların laflarının sonunu dinleyemeyi öğrenin Sadri Bey.Bu günlük bu kadar ders yeter.İyi geceler,ah pardon iyi sabahlar..

Tarık telefonu kapatıp koltuğun üstüne atar..

Sadri tekrar arar Tarığı..
“Aradığınız kişiye şuanda ulaşılamıyor..”
Sadri telefonu masanın üstüne bırakır,sandalyesinde sağa sola dönerken..
Sadri:ah be Tarık ah..

3 YIL SONRA..
Naz uyanır..Yataktan esneyerek kalkar..
Naz:özgürce uyumak,uyanmak,kafana göre takılmak..Ne güzelmişşşşşş…
Ve güler..
Gidip dolabı açar..

FONDA: Keegan - Change In My Condition

Üstünü değişir..
Alışveriş yapmak üzere dışarı çıkar..
Biraz dolandıktan sonra bir cafenin önünde durur..
Kahvaltı yapmak için içeri girer..
Garsona sipariş verir,önündeki dergiyi karıştırır..
Kahvaltısı gelir,gülümseyerek teşekkür eder..Ve yemeğe başlar..
Bittiğinde kahve ister..
Kahvesini içerken çevresini bakar,buradaki insanlar ne kadar farklıdır.Herkes kendi işinde.Takım elbiseli adamlar önlerinde laptop işlerini takip ederken bir kahve içmek için uğramışlardır.Kadınlar ise birbirlerine gülümseyerek bir şeyler anlatıyorlardır..

İçeri genç bir grup girer..
İçlerinden bir tanesi dağılmış saçlarını düzeltirken Naz a bakakalır..
Naz da çocuğu fark etmiştir..
Arkadaşları çocuğu çekiştirirler..

VE FONDAKİ MÜZİK BİTER..
Çocuk Naz a baka baka oturur..
Ama gözü hep Naz dadır.
Naz rahatsız olup ayağa kalkar.
Hesabı ödeyip çıkar..

Naz(içses:evet bir film güzel olur)
Filmlere bakar tek tek..
Bir tanesinin konusunu okurken..Arkasından biri bir film ve üzerinde bir gül uzatır..
Naz dönüp bakar..
Çocuk gülümseyerek Naz a verir..
Ve koşarak uzaklaşır..Naz çocuğun arkasından bakar,gözden kaybolunca filme bakar..
Naz:bunu yaptığım için delirmiş olmam lazım.Ama alıyorum!
Kasaya gidip filmi alır..Ve eve gider..
Salona geçip DVD Player ı çalıştırıp filmi seyretmeye başlar..
“THE HOLIDAY”..
Film bitince yüzünde bir gülümseme oluşur.
Naz:iyi seçimmiş.
Gülü koklar ve masaya bırakıp içeri gider..

3 YIL ÖNCE…
New York ta ki bu gösterişli ev,Tarık’ta garip bir ürpertiye sebep olmuştur..
Evde bir aşağı bir yukarı dolaşırken..
Tarık:Yok bu böyle olmayacak..Benim bir şeyler yapmam lazım.Buradan taşınsam?Ama oğlum istiyor musun?Hayır,ama ürperiyorsun.Ama bu işi çzömek istiyorsun.En iyisi bir yardım almak..E tabii oğlum bu kız seni duman etti,garip garip şeyler düşünüyorsun..Acaba gidip büyün evi tekrar gezsem mi?Evet evet.
Yukarı çıkar..Tek tek bütün odaları gezer..

FONDA: Starsailor - Tie Up My Hands

Tarık:bir tek çatı katı kaldı..

Çatı katına çıkar..Ev sahibinin eski eşyalarından birkaç parça bir şey kalmıştır,ama odadaki bir kitap dikkatini çeker..

“Fizik Ötesi Olaylar”

Tarık yaklaşıp yere eğilip kitaba bakar..
Açıp okumaya başlar..
Birkaç sayfadan sonra başını kaldırır..Her tarafa bakar..
Tekrar kitabı kurcalar,son sayfasına bakınca bir yazı dikkatini çeker..
“BİR AMAÇ VAR.BELLİ BİR GÜÇ VAR.BU GÜÇ ARAŞTIRMAYA DEĞER”
Elinde kitap koşarak salona iner..Masanın üzerindeki laptop u açar..
“Metafizik” yazıp arama yapmaya başlar..Bir çok bilgi gelmiştir..
Ve bir sayfada durup okumaya başlar..

METAFİZİK..
İlk sebeplerin ve nesnelerin ilkelerinin bilgisidir.Platon’dan Descartes’e kadar yirmi yüzyıl boyunca metafiziğin başlıca problemleri:Tanrı’nın varlığı ve neliği,evrenin yapısı,öz,cevher,güç,SEBEP,AMAÇLILIK,ruh..

Tarık laptopu kapar..Gözleri karşıya sabitlenmiştir..
Tekrar açar..
Tarık:bu işin bir uzmanı olmalı..
Saatlerce araştırma yapar,New York ta bu konu ile ilgilenen bir çok metafizik düşünürünü bulur..ama bir tanesi çok ilgisinin çeker..Hemen adını soyadını ve adresini yazar..Bilgisayarı kapar..Saatine bakar..
Saat akşam 8:30 dur..

VE FONDAKİ MÜZİK BİTER..

Tarık hemen dışarı fırlar..Bir taksiye atlatıp adrese götürmesini söyler..
Ve iner..
Bir elindeki kağıda birde apartmana bakar..Derin bir nefes alıp içeri girer..
Kapıyı çalar..
Ama kapı kendiliğinden açılır..Tarık temkinli adımlarla içeri girer.Yürürken hafifçe kabarmış parkeler ses yapıyordur..İçeride bir toz bulutu hakimdir..

Beyaz saçlı bir adam dışarıyı seyrediyordur..Tarık ona yaklaşırken..
Tarık(içses:bunu yapmış olduğum için delirmiş olmalıyım)
Eric:delirmedin evlat
Tarık irkilir..
Adam gülümseyerek döner..Oturmasını işaret eder..
Tarık oturur..
Adam elini uzatır Tarık sıkar…
Tarık:ben Tarık..
Eric:hoş geldin Tarık.Evet neden geldin diye sormam biraz saçma olur,geleceğini hissetmiştim o yüzden seni bekliyordum.Yoksa 7 de evde olurum..
Tarık:tamam..Anlatıyorum..
her şeyi anlatır..
Tarık:ve sizin isminiz dikkatimi çekti ve buradayım..
Eric gülümser..
Eric:ve bütün bu olanlar sana delirdiğini gösteriyor öyle mi?
Tarık:evet..
Eric:metafizik Tarık metafizik.Yıllarca bu konuya kafa yormuş düşünürler var.Normal bir insanın bunu anlaması elbetteki beklenemez.Bu duyu ötesi olduğu kadar kişiye görede renk verir.
Tarık:nasıl yani?
Eric:bazı olayları sen hissedersin.Aynı bu yaşadıkların gibi.Ama benim gibilerin 6.hissi oldukça gelişmiştir.Kendimi övmek için söylemiyorum.Konuya açıklık getirmek istiyorum..
Ayağa kalkar..
Eric:Doğaüstü şeyler bunlar,bir şüphe yaşıyorsun ve bu şüphen için sana yol göstericek bir kitap buluyorsun,daha doğrusu(parmağı ile Tarığı işaret eder)sen arıyorsun.O evden çıkabilir,sakin bi hayata devam edebilirsin.Ama sen anlamaya çalışıyorsun.Daha doğrusu anlamanı istiyorlar..
Tarık endişeli..
Tarık:kim istiyor?
Eric hemen Tarığın karşısına geçip oturur.Gözlerini gözlerine odaklar..
Eric:anlasana.Bu normal bir olay değil.buraya hangi şartlar altında geldin biliyorlar.Bende hissedebiliyorum.Duygusal yoğunluğun hat safhada.Ve bundan kurtulmak istiyorsun.Ama bazı şeylerden kurtulmak istesende peşi sıra gelen olaylar peşini bırakmaz.

Tarık:yani?

Eric:o evde bir şey var Tarık.Kaderini değiştirecek bir şey var.Biraz zaman ver kendine.Orada biraz daha vakit geçir.

Tarık:ya sonuç çıkmasa?
Eric gülümser..

Eric:ya çıkarsa(göz kırpar)
Tarık ayağa kalkar..Elini uzatır,Eric gülümseyerek el sıkışır..
Eric:muhakkak bir gelişme olacak emin ol.

Tarık kafasını sallar.Tam gidecekken..
Eric:beklide öyle bir şey olacakki,yepyeni bir hayatın olacak.İyi akşamlar..
Tarık durur şöyle bir dönüp bakar ve yoluna devam eder..

3 YIL SONRA..
Naz sıkılır..
Naz:eeee?Tek başıma yapabileceğim her şeyi yaptım..Acaba Caner?Sus Naz sus.Buraya onu unutmak için geldin.Bir karar verdin uygula.Kapat bu konuyu(elerlini çırpar)Bitti gitti.Caner Maner yokk,yokk..Oh..Ee ne yapayım..Buldum (muzip ışıklar anıp söner gözlerinde)evi keşfe çıkayım..Tabii ya.Afferim sana Naz..

Her yeri dolaşır..Sıra çatı katına gelmiştir..
Naz:ay ben korkarım..aman Naz ne korkuyorsun.Ama filmlerde hep çatı katından bir olay çıkar.O anca filmde..Ama Amerikan filmlerinde..Eee(korkuyla)bende Amerikada değil miyim?Naz saçmalama çık işte..

Çat katına çıkar..
Naz:bak hiçbirşey yokk..
Ama bir kitap dikkatini çeker..

“Fizik Ötesi Olaylar”

Şüpheyle kitabı evirip çevirir..Ve bir mektup yere düşer..

Naz eline alıp okumaya başlar..

Mektup İngilizcedir..

TARİH 11.04.2005
Naz(içses:3 yıl önce..)

Bu mektup her kimin elindeyse dikkate almasını rica ederim.Ben Tarık Tekelioğlu.Bu evle ilgili garip olaylar yaşadım.Ama yanlış anlamayın korkutucu şeyler değil.Yada sizede öyle geliyor.Bu kitaba bakıyorsanız,eminin sizde benim gibi şeyler düşünüyorsunuz demektir.Her neyse.Bu kitap,kaderimi şekillendirmem için bir araç belkide.Şuanda bu mektubu hala yırtmayıp ciddiyetle okuyorsanız lütfen bana ulaşın.Belki sizin elinize geçtiğinde bu numarayı ve e-mail adresini kullanmıyor olacağım ama lütfen bir deneyin.

Naz:acaba?Saçmalama Nazz.Ne kaybederimki?

Naz mektubu alıp aşağı iner.
Bir kez daha arar ama ulaşamaz..
E-mail atar..Ama e-mail adresi kullanılmamaktadır..
Naz:tamam Naz uğraşma.Ama bir dakika.Birde internette arasam adını?Evet evet.

“Tarık Tekelioğlu”

Arama biter..

Karşısına çıkan ilk sayfa..
“Tek Bank A.Ş”
Açar..
Tek Bank ın sitesinde gezinirken Tarığın,bankanın sahibinin oğlu olduğunu öğrenir..

Naz.vay vay vay..Demek Tarık Bey bir banka sahibi.Acaba nasıl ulaşırım?En iyisi Ümit in aramak..

Ümit i arar..

Ümit(uykulu):aloo
Naz:uyan uyan benim Naz.
Ümit:ne var Nazzz.Sabahın 4 ünde..
Naz:ayy kusura bakma canım..
Ümit:canım mı?Ne istiyorsun Naz,çabuk söyle..
Naz:tamam.Bana Tarık Tekelioğlunun e-mail i yada telefonu lazım..
Ümit:o kim yaaa?
Naz:uzun hikaye.dediğimi yap..
Ümit:of tamam.Sabah olsun bakarız.
Naz:bakarız deme bak!
Ümit:tamam tamam.

Naz akşama kadar evin içinde dolanır..Akşam saat 11 de bir telefon gelir,ekranda Ümit yazsını görünce hemen açar..

Ümit:şanslısın Naz.Babam,babasını tanıyormuş.
Naz:yaşasın..
Ümit:bu adamla ne işin var bilmiyorum ama e-mail i…telefonu ..
Naz:çok sağol Ümit..
Ve hemen telefonu kapar..

Yazdığı kağıttaki numaraya ve e-mail e bakıp derin bir nefes alır.
Naz:acaba arasam mı?Yoksa e-mail mi yollasam?Yok yok aramak en kesin çözüm.

Numarayı tuşlar..
“Aradığınız kişiye şuanda ulaşılamıyor…”
Ve telefonu kapatır.
Naz:kahretsin..
Kalkıp laptop u açar.Ve yazmaya başlar..

Tarık Bey,
Ben Naz Özkul.Şuanda New York’tayim.Ve adınıza imzalanmış bir mektup var.Onu buldum ve okudum.Sizinle konuşmam gereken bazı konular var.Bana ulaşırsanız sevinirim.Numaram:…Görüşmek umuduyla..

Ve e-mail i yollar.
Sandaleyesinde geriye yaslanır.Gözlerini kapar..
Naz:umarım bir ses çıkar..

AYNI GÜN İSTANBUL SABAH 9:30..
Tarık masada dosyalara gömülmüştür.Bunaldığı her halinden bellidir.Bilgisayarına mail geldiğini anlatan bir bip sesi duyar.Başını kaldırıp bakar.Sonra..
Tarık:neyse sonra bakarım..
Ve işine döner..
Akşam evine gider.
(Not:Tarık tek yaşıyor)
Yemeğini yiyip,çalışma odasının yolunu tutar..
Tarık:eh biraz daha çalışalımda yarına iş birikmesin.
Ve çalışmaya devam eder..Bittiğinde..
Elleri ile gözlerini ovalar..
Tarık:oğlum Tarık yaşlanıyorsun.
Kendi kendine gülümser..
Tarık:ee ne yapıcam saat daha 8.Biraz internette kendim için dolanayım bari.Of oğlum,bunaldın zaten sürekli bilgisayardan boşver.

Bir süre boş boş oturur…
Tarık:aa bugün bana bir mail gelmişti.Dur oğlum şuna bak sonra dışarı çıkarsın.Ama önce bir kahve…

Mutfakta nescafesini alıp bilgisayarın başına geçer.Ve mail kutusunu açar.
Tarık:Naz Özkul’dan gelmiş..Özkul,Özkul..Tanıdık bir soyad..Tabii yaa.Babamın çalıştığı adamın soyadı.İyide acaba onla bir bağlantısı var mı?Neyse şunu bir okuyalım.

Maili açar.Ağzında kahvesi okumaya başlar..Bir süre sonra donup kalır..
Hemen kahveyi masaya bırakır.

AYNI SAATLERDE NEW YORK,SABAH 8:05
Naz ın gözüne uyku girmemiştir.
Naz.yok bu böyle olmayacak benim bu adama kesin ulaşmam lazım..Hala aramadı.Belkide mail atmıştır.Tabii yaa..
Yataktan kalkar,terliklerini giyip salona döner.
Laptop u açar.Ve maili görür..
Naz:inanmıyorum cevap atmış..

Naz Hanım,
Kusura bakmayın yeni gördüm.Orada sabaha karşı diye arayıp uyandırmakta istemedim.Kesinlikle sizinle görüşmem lazım.Şuan akşam 8:30,eğer uyandıysanız vede mailimi gördüyseniz lütfen cevap atın.

Naz saatine bakar.Saat 8:35 dir.
Naz msn ini açıp ekler Tarığı..

AYNI SAATLERDE İSTANBUL..
Tarık:Eklemiş..
Ve konuşma başlar..

………………………………….
Tarık:günaydın.
Naz:iyi akşamlar.Nasılsınız?
Tarık:iyiyim ya siz?
Naz:kafamdaki soru işaretleri cevap bulabilirse daha iyi olacağım.
Tarık:anlıyorum.Bana anlatmak istediğiniz bir şeyler var mı?Tesadüfen mi buldunuz mektubu?Bilerek mi araştrıdınız?Veya garip olaylar yaşadınız mı?
Naz:evet.Ben araştırdım.Garip olaylar yaşadım.Derinden gelen müzik sesi,ayrıca ilk günlerde bir ses “Kim Var orda”dedi.
Tarık:nasıl bir ses?Bir erkek sesi mi?
Naz:evet.
Tarık:sizi arayabilir miyim?
Naz:tabiî ki.

Tarık arar..
Naz:alo..
Tarık:bu ses mi?
Naz biranda irkilir.
Bilgisayar ekranına bakar.Ekran kararmıştır.
Naz bir çığlık atar.
TarıkNaz hanım iyi misinz?
Naz:iyi-iyi değilim.
Tarık:ne oldu?Ben mi korkuttum.

Naz ekrana boş gözlerle bakar..
Ekranda bir yazı belirmiştir.

“İkinizsiniz”
Naz dan ses çıkmaz..
Tarık:Naz hanım,Naz hanım..
Naz:çevrimiçi miyim(zoraki)?
Tarık ekrana bakar..
Tarık:hayır.
Naz:ekranda-ekranda bir bir yazı be be belirdi.
Tarık:ne yazıyor?
Naz:”İkinizsiniz”
Bir sessizlik olur.
Tarık:hemen ilk uçakla geliyorum.Sakın gitmeyin Naz hanım.
Naz:ben ben burd akalamam.
Tarık:ben gelene kadar başka bir otele falan gidin.Ama lütfen orada kalın.
Naz.ta tamam
Tarık:sakin olun.Ben yanınızda olacağım(güven veren bir sesle)
Naz:ben çıkıyorum
Tarık:Bende.

14 SAAT SONRA NEW YORK AKŞAM 11:00
Tarık uçaktan iner.Bir taksiye atladığı gibi evin önüne gider.Yoldayken Naz ı arar.Naz da çıkar..

Naz Tarık’tan önce evin önündedir.
Naz:kendime inanamıyorum.Nasıl olurda bu kadar sakinim,ve hiç tanımadığım bir adamı bir evin önünde bekliyorum.Aklım yerinde değil.Sus Naz sus,insanlar deli sanıcak.Aman sanki söylediğimi anlayacaklarda..

Ve önünde bir taksi durur.
Naz:galiba o..
Ve Tarık taksiden iner..Taksi aradan çekilince Naz ve Tarık gözgöze gelirler..

Bir süre kitlenirler..
VE FONDA: Mark Anthony -Te Amare

Tarık bir adım atar(fonda hala müzik devam etmektedir)
Tarık:Naz hanım?
Naz belli belirsiz gülümseyip elini sıkmak için elini uzatır..
Tarık sıkmak yerine öper..
Naz:merhaba..
Tarık:me me merhaba
Naz utangaçca gülümser..
Tarık:nasılsınız?
Naz:iyiyim siz?
Tarık:iyiyim.
Bir süre kalırlar..
Tarık:şey eve mi çıkalım bir yerde mi oturalım?
Naz:bence eve çıkalım,ve şu işi çözümleyelim.
Tarık:iyi olur benimde size anlatmak istediğim bir şeyler var.
Naz:tamam..
Kapıyı açar..
İçeri girerler.

You_A
17-01-08, 18:34
TANITIM REPLİKLERİ

Naz: Yenimler edilir aşk üzerine, etmişsinizdir, söz de vermişinizdir. Ölüm bile bizi ayıramaz derler. Peki ölüm sizi ayırdıysa, siz onu sevmiyor musunuz demektir?

Filiz: Beni bu dünyada ağabeysiz bıraktın ya seni asla affetmeyeceğim.

Hacer: Gidenlere kızarız bizi bıraktılar diye aslında suç bizdedir gitmeden önce söylememişizdir içimizdekiler.

Ümit: Galiba eskisi gibi olmayacak

Hulusi: Ondan çaldıklarımı geri veremem

Vahi: Keşke

Ayşe: Adı yasak mı artık?

Belgin: Zamanla acılar unutulurmuş, yalanmış.

Sadri: Dostum telefonum çalmıyor dostum

"Ne olduğunu bilinmiyor , kalmak dedikleri onların kelimeleri, gitmek dedikleri....."

çirkin_cadı
18-01-08, 16:49
SİL BAŞTAN...

Tarık ve naz lise öğrencisi özel okulda okuyorlar tarık hız v kız delisi:happy0064 daha önce hiç aşık olmamış içinde bir yerlerde şık olacağı kıza sakladığı çok güzel şeyler var.naz bu okula son sınıfta dahil olmuş kendine çok dikkat etmeyen güzel ama bakımsız bir kız ve daha önce hiç sevgilisi olmamış taki naz tarığa aşık olana kadar unutmadan ikiside son sınıf sayısal ve aynı sınıftalar

okul kantin (naz kankası mehtapla konuşuyo)
mehtap:naz sen daha önce hiç aşık olmadın mı?
naz:hayır olmadım zaten şu dönemde kimseye aşık olmak istemem herkes sahte...
mehtap:ya kızım böyle yaşanır mı?aşk insanın hayatına güzellik ve hareket katar insana yaşadığını hissettirir
naz:sence aşığım diye gezen insanlar bu söylediklerini hissediyorlar mı aşk senin için ne?bi gün biriyle bi gün biriyle olmak mı?bence değil işte ben bu yüzden sadece kendimi gerçekten aşık olunabilicek adama sklıyorum
mehtap:aman tamam kızma hemende parlıyorsun
naz:parların tabi
mehtap:tamam naz susutum.eee... sabahki sınav nasıldı?
naz:her zamanki gibi iyi hatta süperdi:good:
(tarıkla tuna kanine girdiler)
mehtap:ya naz şu tarığa bitiyorum ne yakışıklı dimi
naz:hıııı öledir herhalde
mehtap:ne demek hııı öledir herhalde kızım herkes çocuğa bitiyo senin dediğine bak
naz:mehtap ne biliyim ben hiç o gözle bakmadım
mehtap:bak o zaman bi zahmet aaa bu tarafa doğru geliyolar yaşasın
naz:hayır ya şişttt kendine gel mehtap gene koptun

bu arada tarıkla tuna gelir kantinde boş yer yokur kızların oturduğu masa 4 kişilik (hani olcak ya tam türk filmi)

naz:hayır ya buraya geliyolar uffff rahat rahat konuşamicazzz
mehtap:konuşmayı isteyen kim kızım tarık gelsin yeter
tarık:meraba oturabilir miyis?
mehtap:tabi canım o sandalye sen oturasın diye yaratılmış (ne dediğinin farkına varıp kızarır)
tarık,tuna:ne?
naz:yani tabi oturabilirsiniz diyo dimi canım
mehtap:evet tabi canım başka ne dicem ki?
(herkescikler güler)
tarık:eee kızlar 4 aydır aynı sınıfta okuyoruz ama meraba dışında bi konuşmuşluğumuz yok tabi bide sınavlardaki kopyalar var
naz:ben kopya çekmem ki
tarık:senin dışındaki herkes çekio zaten herkes senden çekiyo
hepsi güler
tarık tuna kendi arasında
tuna:oğlum bu kızla konuşmamamız normal baksana ne çirkin
tarık:çirkin deiil bakımsız ayrıca bu arkadaş olmamıza engel değil
tuna:tamam oğlum kızma kapattım
naz:arkadaşlar tamam pek muhabbetimiz olmayabilir ama hiç değilse aynı masadayken fısır fısır konuşmayın
tuna:pardon naz afedersin
tarık:kızlar akşam siemaya gidelim mi?
mehtap(atlar tabi):tabi geliriz
naz(mehtabın ayağına tekme atar):ama yinede söz vermeyelim
mehtap:ya naz napıyosun nolur sanki gitsek tarıkla benim için
tuna:ya abi napıyosun ne diye çağırıyosun şu çirkinlik abidesiyle mi geçiricez geceyi gerçi yanındaki hoş ama
tarık:iyi o zaman sen mehtapla ilgilenirsin bende nazla tamam mı
tuna:valla bana uyar ama sana yazık
tarık:karışma sen
(aynı anda mehtap naz konuşması)
naz:iyi be tamam sırf senin için ama
sözleşip sınıfa çıkarlar

derste

tuna:oğlum napıyosun ne oldu sen boş yere bi kızla dışarı çıkmazsın ki
tarık:zaten boşuna değil
tuna:ne demek şimdi bu sakın naz için deme bana napcan ki onla
tarık:ya oğlum karışma akşam boştu doldurdum işte sen kendi işine bak epi yopu bi gece
(bu arada naz tarığın masada unuttuğu kalemi getirmiş tir ve her şeyi duyar)
naz:buyrun tarık bey kaleminizzzz
tarık:naz sen ne zamandır ordasın
naz:konuştuklarınızı duyucak kadar der ve gider
tarık:ya naz yanlış anladın benim öle ağzıdan çıktı valla bak dinle
naz(tarığın sözünü keser):ya demek öle çok inandımyada zaten beni ilgilendirmez ama söyliyim ne kadar ucuz bi adam olduğunu öğrenmiş olduk ama ben senin gibi değilim arkadaşıma söz verdim mi tutarım ve o ysden akşam sizinle gelicem ama bu olanlar burda kalsın arkadaşım seni seviyor ve üzülmesini istemem...


şimdilik bu kadar şaçma oldu farkındayım ama idare edin
bu senaryoyu daha önce Barış'ın sitesinede eklemiştim eğer beyenirseniz devamınıda eklicem

not:uzun zamandır yorum yazamıyorum bunu bi özür olarakta kabul ederseniz sevinirim (şu an çıkmam lasım derse gidicem)

You_A
18-01-08, 16:56
BÖLÜM 1

Tekelioğlularının Evi

MUTFAK
Ayşe: Akşam yemeyi için köfte patates mı yapsak? Tarık da çok severdi.

Hacer: Kızım sussana biri duyacak?
Ayşe: Adı yasak mı artık?
Hacer: Üzülmesinler diye dedim kızım, başka yemek yapalım.
Ayşe: Üzülmesinler mi? Kaçarsa acıları hafifler mi?
Hacer: Ama biliyorsun kendilerini suçluyorlar.
Ayşe: Onlarda acılarını yaşamalılar anane
Belgin gelir
Belgin: Akşama Vahi Beyler yemeye gelecek, ne pişirsek.
Hacer: Ben yaparım bir şeyler sen git otur
Belgin bir şey demeden çıkar. Merdivenlerden yukarı çıkar Tarık’ın odasına gider.Yatağın üzerinde oturur, etrafa kapar.
Belgin: Zamanla acılar unutulurmuş, yalanmış. Hala bekliyorum seni Naz’ı okula bırakıp geleceksin, anne diyeceksin diye, ama kapı çalıyor hep çalıyor, ama gelen hiç sen olmuyorsun. Eğer cennet dedikleri yer varsa annesinin kuzusu orada.

“ Cennet ve cehennem, ikisi de var burada. Ama anlatmaya kelimeler yetmez, ama galiba burası cennet anneler haksız çıkmaz zaten”

ÖZKÜLLAR
Naz, bahçede, salıncakta oturuyor. Yanda çello.

“Kaç kere onla bu bahçede oturduk, hamakta yıldızları izledik. Şahidim sadece gök kubbe değildi, siz de gördüğünüz. Şimdi o üzgün ağlıyor ama gözlerimizin rengi ne olursa olsun göz yaşlarımızın rengi her zaman aynıdır.”

Vahi:---bahçeye açılan camların önünde—Yine ağlıyor onun için bir şey yapabilmeyi çok isterdim.

Ümit: Hiçbirimiz o kadar güçlü değiliz. Keşke olabilsek.
Vahi: Keşke.
Ümit: Buna dayanamaz dedim kendi kendime annemden sonra bir kez daha kaybetmeye dayanamaz, onunda gitmesinden korktum, her gece o uyurken odasına gidiyorum, nefes alıyor mu yaşıyor mu diye bakıyorum.
Vahi: Sessizliği ürkütücü

Ümit kafasını sağlar
“Hepimiz acılarımız farklı şekillerde yaşarız, ama en kötüsü acısını içinde yaşayanlar. Onlar dışarıdan yıkılmamış bir kale gibi gözükürler, ama içleri param parçadır.”

TEK BANK
Filiz:---ofis camından dışarı bakıyor--- Beni bu dünyada ağabeysiz bıraktın ya seni asla affetmeyeceğim. Sen de yalancı çıktın, her zaman yanındayım derdin ya neredesin yalancı.

Hulusi’nin ofisi
Hulusi: Sadri, ben kötü bir baba mıyım?
Sadri: O nasıl söz, bence siz çok iyi bir babasınız.
Hulusi: Ben bir hırsızım. Ondan çaldıklarımı geri veremem. Ondan bizle geçireceği günler çaldım, para gibi bir lanet yüzünden. Şimdi param var, oğlum yok.
Sadri: Tarık size hiç kızmadı, biliyorum, zor zamanlardı, ama size hiç kızmadı, sinirlenmedi.
Hulusi: Bunları ondan duymak isterdim.Şimdi ben onsuz ne yapacağım

“Kaldığın yerden devam edemiyorsan,en baştan başlamalısın. Başlangıçlar zordur ve güçlü insanlar adım atar ve hayat güçsüzlerin yanında değildir.”

ÖZKULLARIN EVİ
Naz: Baba ben çıkıyorum, akşam Belgin Teyzelerde buluşuruz.
Vahi: Tamam kızım, dikkat et.
Naz gülümser ve arabaya biner.Arabayı çalıştırır ve gider.

TEK BANK’IN GARAJI
Sadri: Araba nerede ya? Oğlum Sadri, ne kadar unutkansın---Sadri bir an durur, öyle karşıya bakar---sen burada mıydın? Arada sana bakmak gerek.
Sadri motosikletin örtüsünü açar.
Sadri: Tarık’ı bir arayayım… Dostum telefonum çalmıyor dostum, beni arayıp Sadri şunu yap tamam mı? Bak babamlara bir şey çaktırma Sadri-----güler----evet güzellik ufak bir gezintiye çıkalım mı?


ALIŞVERİŞ MERKEZİ
Arabanın içi
Naz: İnsanların alış veriş yapası tutmuş, boş ver yok…..Aman Tanrım, biri çıkıyor
Karşıdan gelen bir araba daha atik davranarak park yerini kapmıştır
Naz: Ama pes
Arabadan iner
Park eden aracın şoför camını tıklar. Adam camı açar
Naz: Beyefendi, benim park yerine arabanızı park ettiniz
Yoo, burası halka açık bir otopark, adınız da yazmıyor hiçbir yerde
Naz: Bakın, dörtlüleri yakmış bekliyordum ve siz anı bir manevrayla
Hanımefendi, çekilin lütfen, ineceğim
Naz çekilir, adam iner
İyi günler, bir daha da atak olun.
Naz: Ne?
İyi günler
Naz: Paratoner gibi çekiyorum ya

“Bazı yıkılışlar daha parlak kalkınışların teşvikçisidir”

melisa_s
18-01-08, 18:22
Belgin:Kal dedik sana…
Sadri:Tamam peki…

---DEVAM---
Sabah
Belginler---
Tarık eve gelir.Belginler uyanıktır.
Belgin(koşup Tarık’a sarılır): Oğluşum benim…Çok korkuttun beni…
Tarık:Annem…Korkma bak buradayım..
Belgin:Nasıl korkmam oğluşum…Arkadaşların gelip olanları anlattığında kalpten gidiyodum…Sen hiç düşünmüyo musun beni?!Değer mi o kız için anneciğini üzmeye?!
Tarık(Belgin’i öper):Canım annem benim…buradayım artık üzme kedini…
Hulusi:Yeter anne sarıldığın…Babanı gördüğün yok…
Tarık:Nasıl unuturum seni babacım?! Der ve Hulusi’ye sarılır…
Hulusi:Aslan parçam benim…
Filiz(mırıldanarak):Askerden döndü sanki oğulları…
Filiz:Seninle konuşucaz abi bir ara…
Tarık:Seve seve…
Naz---
Uyanır aşağı iner.
Naz:Haber var mı?!
Vahi: Olsa bile nasıl öğrenebiliriz ki biz?
Naz: O da doğru…Ben Bilge’lere gidim o zaman…
Vahi:Tamam…
Naz çıkar ve Bilgelere gider…
Bilgeler----
Naz:Yeni bişiler öğrendiniz mi?!
İlkem:Hayır…
Bilge:Annesini arasak…
İlkem:Evet ama Naz arasın…
Naz:Ben mi?!
Bilge:Bu kadarını yaparsın artık…
Naz:Çok kızmıştır ama…
Tunç:Sırf bu yüzden aramayacak mısın?!
Naz:Bu kez yapıcam arıyıcam!
Mehmet:Zahmet olucak ama…
Naz eline telefonu alır Belgin’i arar…
Belginler---
Belgin mutfaktadır. Mutfaktan seslenir ’oğluşum sen bak telefona’
Tarık:Tamam anne…
Der ve bakar telefona…
-Alo belgin teyze şey…ben Tarık’ı sorucaktım…
-İyiyim ben, sen neden merak ediyosun ki beni…
-Tarık?!Yapma lütfen böyle..
-Naz ne yapmiyim…Beni hiiç umursamıyosun bu güne kadar ve bu gün telefon edip beni merak ettiğini söylüyosun…
-Tarık lütfen…
-Ne lütfen Naz…Ben sana çok ‘lütfen’ dedim ama sen umursamadın bile…Şimdi bana bu hakkınmış gibi Tarık ’lütfen’ deme…
-Biliyorum hakkım değil ama ben seni…(susar bir süre)seviyorum…
-(Güler)İşte buna hayatta inanmam!Sen mi seviyosun beni…hatırladıkça gülerim artık…Kendini kandırıyosun Naz sen beni sevmiyosun hem de hiç…
Naz’ın gözleri dolar…
-Görüşürüz Tarık…
-Görüşürüz…
Telefonlar kapanır…
Naz---
Bilge:Tarık mıydı?!
Naz:E..vet(susar biraz sonra ağlamaya başlar)Onu sevdiğime bile inanmıyo…Ama ben onu çok seviyorum…
Tunç:Haklı çocuk kusura bakma ama durduk yere ayrılmak isteyen de sendin onunla birlikteyken onu hiç umursamayan da sen…Ve şuan söylediklerinde de haklı…Ben onu görmeye gidiyorum…
Mehmet:Bende geliyorum seninle…
Bilge:Kızın üzerine gelince elinize ne geçiyo anlamadım?!
Naz:Hak ediyorum ben…
İlkem:Lütfen Naz..Bak Tarık’ta iyi yeter artık…Konuşsanız…
Naz:Bi daha asla konuşmaz benimle…
Bilge:Nerden biliyosun…Tarık çok seviyo seni affedicektir…
Naz:Hayır nefret ediyo işte benden…
İlkem:Nefret falan etmiyo hala çok seviyo seni…
Tarık---
Tunç ve Mehmet gelirler…
Tarık:Hoş geldiniz
Mehmet-Tunç:Hoş bulduk…
İçeri geçerler.
Belgin:Sizi baş başa bırakim ben çocuklar…
Tunç:Teşekkür ederiz.
Belgin gittikten sonra…
Mehmet:Nereye gittin?!Meraktan öldük…Ve neden gittin?!
Tunç:En önemlisi yakında benden kurtuluyosunuz ne demek abi?!
Tarık:Neden gittin öyle mi?!(bağırarak)neden gittin?!Sizce neden?!------------------devamı gelicek ama şuan bu kadar yazabildim--------------------

burcushn
18-01-08, 23:28
tarık yataktan kalkar,yavaş adımlarla ilerler,yatağa girer.

tarık:haklısın hesap veremeyiz sonra annemlere.

naz kafasını koyar yastığa.tarık ta naza bakarak kafasını yastığa koyar.

yastıkların üstünden,birbirlerine bakarlar aynı anda.

tarık:iyi geceler.

naz:iyi geceler!

bir süre daha bakarlar birbirlerine.sonra naz yavaşça sırtını döner, üstlerindeki örtüyü iyice çeker kendine.elleriyle sarar örtüyü.

tarık hala bakıyordur naza.sonra gözlerini çevirir o da.

----devamı gelicek-------

BÖLÜM-3

sabah,

bulutlar tüm gökyüzünü sarmışken,siyah-beyaz fotoğraflardaki gibi bir renk bürümüştü

her yeri.camın önündeki odada naz,yatakta hafif doğrulmuş ,ellerini yatağa dayayarak

tarığı izliyordu.yüzündeki mutluluk bazen gülümsemeyle ,bazen gözleriyle kendini

döküyordu ortaya.

kafasını yavaşça tarığın göğsüne yasladı.gözlerini kapatıp,yüzünü okşarmışcasına

oynattı yerinde.tarık o hareketle kafasını çevirdi hafifçe,,küçük aralıklarla açtı gözünü.

nazın saçları önündeydi hemen.sustu,hiçbirşey söylemedi.

elini kaldırarak saçlarına dokundu hafifçe, okşadı yavaş hareketlerle.

naz uyandığını anladı,gözleri kapalı,hafif uykulu halde,kafasını hafifçe kaldırarak

tarığın boynuna doğru yaslandı.hiçbirşey söylemedi o da,küçük,sıcak bir öpücük

kondurdu tarığa,boynuna doğru.sıcaktı onun teni de.

gözleri kapalı şekilde,tarığın elleri nazın saçlarının arasında öylece kaldılar bir süre.

sessizlik tamamen hakimdi odaya.

ama bozuldu sonra bu durum,aşağıdan gelen kırılmaya benzer sesle.

sonra da öbür sesler:

belgin(mutfaktan seslenerek):filizzz, ne oldu ?o ses neydi?

filiz(sakince):bardak kırıldı da,topluyorum şimdi burayı.

naz gülümseyen yüzüyle ,hafifçe hareket ettirdi yüzünü.

naz:en son bizde kaldıkları günü hatırlıyor musun?

tarık(naza baktı,hafif başını eğerek):2 ay öncesi.

naz(gözlerini açtı,gözlerini kaldırıp ,tarığa baktı o da):iki yabancıydık sanki bu odada,bu yatakta.

tarık(nazın saçlarını kulağının gerisine iterek):ama o sabah da kollarımdaydın.(eli yanağını kavrayıp,

hafifçe okşarken):gözlerimi açtığımda yine senin kokun vardı yatağımda.

naz(iç çekercesine):konuşmayalım o zaman o günleri(gözlerini kapatıp kafasını yine tarığa yaslarkan):

o günkü kadar özlüyorum seni.

tarık naz'ın saçlarıyla oynayan ellerini indirerek naz'ın çıplak teninde gezdirdi,sonra belini

kavradı sıkıca.

başını naz'ın başına yasladı,saat çalmaya başladı o sırada.

ama o yine geç kalıcaktı işe.......

-----SON----

çirkin_cadı
19-01-08, 00:36
tarık:ne?naz şimdi mehtap benden mi hoşlanıyo?ama ben seni sanmıştım
naz:kusura bakma ama ben senden ve senin gibilerden hoşlanmamder ve gider

akşam tarık ve tuna kızları alırlar ve hiç konuşmadan sinemaya kadar gelirler.mehtap gözlerini tarıktan ayıramıyordur tarıksa rahatsızdır ama nazla konuşmak için iyi bir planı vardır gişeye gelirler gişeci tarığı tanıo(malum bizim çapkını kim tanımaz)

tarık:4 kişilik bilet alabilir miyim?(göz kırpar)
gişeci:tabi ama 2 kişilik olmak üzere 2 tane verebilirim yana yana almadı biri önde öbürü arkada
tarık:tamam alıyoruz
gişeci:isim alıyım
tarık:biz arkaya geçelim naz ve tarık.çocuklar sizde öne mehta ve tuna
mhtap-naz:hayır ben senle oturmam
tuna ve tarık:valla üzgünüm biletler alındı(sırıtırlar)

salona girerler herkes yerine oturur film başlar.tarık ve tuna hayatından memnundur ama kızlar sıkılmıştır

tuna:mehtap sana bişi sölicem ama korkuyorum
mehtap:söle ya niye korkuyorsun
tuna:kızma ama
mehtap:tamam kızmicam
tuna:bak söylüyorum
mehtap:tunaaaaaaaa..
tuna:tamam ya mehtap ben senden çok hoşlanıyorum benimle çıkar mısın?
mehtaptunayı göz ucuyla süzer)(biraz şıpsevdi bi dakkası bi dakkasına uymuo)ya aslında ben tarıktan hoşlanıyodum ama o galiba naza ilgii duyuyo yani kabul edebilirim hatta ediyorum

tarık-naz cephesi

naz sıkılmıştır tarık yaklaşmaya çalıştıkça kaçar tarık nazdan hoşlanmaya başlmış ve hiç kolay olmayacağını anlamıştır.naz diğer kzlardan çok farklıdır

naz:ben sıkıldım çıkıyorum sen izlersin
tarık:dur naz bende geliyorum

tarık ve naz çıkarlar

tarık:naz dur en azından şurda bekleyelim merak edicekler

beklerken tarık ne yaparsa yapsın nzaı konuşturmayı başaramaz.bu arada bizimkiler elele çıkarlar tarık ve naz çok şaşırır

tarık:hayırlı olsun .tebrik ederim
naz:hayırlı olsun (içinden:ah mehtap ah ben senin için geliyim senin yaptığına bak )
tuna:sağolun arkadaşlar ama kızmazsanız bişi dicem biz biraz gezcvez yani yanlız
tarık(sevinmiş)yok oğlum tabi gezin.naz hadi bende seni evce bırakıyım
naz(kzgın)iyi tamam

tarık-naz arabada

tarık:naz
naz:...
tarık:ya naza nolur dinle bi beni (arabayı durdurup kapıları kilitler)
naz:niye durduk ve kapılar niye kilitli gitmiyosak aç ben incem
tarık:konuşmadan olmaz
naz:iyi ne söliceksen söle
tarık:bak naz bu gün beni yanlış anladın ben sadece tuna sana çirkin diyince öçyle ağzımdan çıktı aslında öle demek istemedim ya gerçekten yoksa kötü bi niyetim yoktu.ciddiyim nolur anla ve kızma sen çirkin falan değilsin bak nolurrr
naz:tamam anladım artıkm giedbilir miyiz?(içinden:seen görürüsün tarık efendi bu burda kalmicak)
tarık:sağol anlamana sevindim

eve gelirler

naz:iyi geceler sağol bıraktığın için
tarık:önemli değil sanada iyi geceler der ve gider

ertesi gün (yarıyıl tatili başlicak 1 ay) herkes görüşmek üzere vedalaşır ama naz bu 1 ay boş durmamaya kararlıdır okulun en güzel kızı olmaya kendi kendine söz vermiştir saunaya ve spor salonuna gitemye başlar kuaförünü değiştirir yeni ve tarz kıyafetler alır gözlüklerden kurtulur bu bir ay naz bunları yaparken tunayla mehtabın ilişkisi dolu dizgin gider tarıksa bi gün bi kızla bi gün bi kızladır ama aklının bi köşesinde hep naz vardıa nazda tüm bunşları yaparken niye yaptığına anlam veremiyordur v tarığa aşık olduğunun farkında değildirve tatil biter bakalım neler olcak?...
okul sabahı: naznerdeyse taninmicak bi haldedir o kadar güzel olmuştur ki arabadan iner inmez herkesin dikkatini çeker bütün erkelre etrafına toplanır

cenk:ooo... naz süper olmuşsun
polat:evet naz hatta süper ötesi
tuna(aşkın)oğlum baksana şu naz değil mi?
tarık:evet de nolmuş bu kıza ya?yok yok gerçek değil bu öldümde cennete geldim ama hala naz var aklımda ondan böle oldu dimi?
tuna:ya oğlum saçmalama ne diosun bu basbaya naz ama bi konuda haklısın melekler gibi olmuş yani eğer mehtapla çıkmıo olsam yazardım ama sevgilimi seviyorum
tarık:ya oğlum bırak onu bunu da ben galiba naza aşık oldum zaten bütün tatil boyunca aklımdan çıkmadı şimdi anlıyorum nedenini
mehtap:ya demek öyle tarık bey naza aşık oldun öyle mi?tabi bu halini kim görse aşık olur tam anlamıyla fıstık gibi kız hatta şu an itibariyle okulun en güzel ve havalı kızı
tarık:ya mehtap konuştuklarımızdan bunu çıkarman çok hoş yani ama tekrar ediyim ben nazı bütümn tatil boyunca yani bu halini görmeden öncede...
mehtap(tarığın sözünü keser)ha ona gelince bence oda aşk değil eşlde edememenin hırsı
tarık:ya saçmalama ben naza aşığım tamam mı?

bu arada naz bir erekek ordusuyla yanlarından geçer

tarık:ya şuna bak amma mutlu çok hevesliymiş
mehtap:ne biçim konuşuyosun sen ya öyle olsdaydı nazın hayatına bu güne kadar bi çok erkek girerdi amam hiç kimse girmedi neyse zaten zil çaldı hadi aşkım gidelim
tuna:tamam aşkım ama sanki tarığın üstüne fazla gitmedin mi?
mehtap:aşkım bile bile öyle yaptım nazın kıymetini anlsın diye naz niye bu kadar değişti sanıyosun resmen çirkin olduğunu imâ etmiş nazda bi iant uğruna bu hale geldi aslında bunlar birbirine bal gibi aşık ama itiraf edemiyolar ve edesiye kadar biz onlara yardım etcez ama sen bunları tarığa söylemee anlaın kıyetini nazın
tuna:süper aşkım yanındayım devam et

mehtap olanları naza anlatır nazın yüzünde kazanmanın sevinciyle kocaman bi gülümseme oluşur akşama kadar tarığı kıskandırır erkeklerle ne kadar memnun görünsede bütün teklifleri reddeder aklıda kalbide tarıktadır akşam okul çıkışında tarık nazı arabayla takip eder naz sahilde durp iner tabi tarıkda arkasından

tarık:nazzzzzzzz
naz:tarık ne işin var burda yoksa beni mi takip ettin?
tarık:evet seni takip ettim çünkü seninle konuşmam lazımdı
naz:ne konuşacakmışsın sen benim gibi bi çirkinle aaa ama pardon ben eskisi gibi değilim artık sana hitap ediyorumdış görünüşüm değişti ya
tarık:ağır konuşuyosun naz eğer bulabilseydim seninle tatilde konuşcaktım ama ulaşamadım
naz:tabi canım kesin öyledir beni kandıramazsın tarık eğer bulmak isteseydin bulurdun hemde çok kolay bulurdun şimdi değiştim ya ondan dimi ?
tarık:öyle olsa bu günkü tipler gibi ayrılmazdım yanından neyse ya sana bişi anlatmaya çalışanda kabahat der ve gider
naz(şaşkn ve kısık sesle)tarık seni seviyorum ama bunu yapmam lazım

tarık o sinirel arabaya binip gaza basar ve tunayı arar

tuna:hayırdır oğlum bişi mi oldu?
tarık:hayır sayılmaz ama neyse.akşamki yarış kaçtaydı?hemen kayıt yptırmam lazım
tuna:ya tarık senin araba daha çıkmadı bakımdan
tarık:merak etme ben haletcem
tuna:sen bilirsin yarış gece 11.30'da ben kaydını yaptırıyorum ama dikkat et
tarık:merak etme
tuan:bi dakka ya sen hu yarışa katılmicalktın hani noldu niye kara değiştirin
tarık:abi nazla konuştum daha doğrusu konuşmaya çalıştım ama umursamadı bile nyse şimdi bu konu hakkında konuşmak istemiyorum boşver.sağol hadi grşrz
tuna:peki abi sen bilirsin ama yinede dikkkat et

tarık eve gelir

belgin:oğluşum noldu sana niye bu kadar üzgünsün?
tarık:yok anne bişi üstümü değişip çıkcam.odasına çıkar
belgin:hulusi bu çocuğun bi şeyi var onu daha önce hiç böyle görmemiştim
hulusi:telaşş etme belgin yakında çıkar kokusu kız meselesidirr
belgin:inşallah hulusi inşalah

tarık giyinip çıkar tamirhaneye usatnın yanına gelir

tarık:usta naber?nası gidio?araba yetişcek mi aşkama?
usta:zor oğlum geçen defa baya hasar açmışsın ama bakcaz artık
tarık:hadi usta yap bişiler bu yarışa mutlaka gitmem lazım
usta:bakcazzzz..

akşam

tarık:usta son durum ne ?
usta:tarık üzgünüm ama olmaz fern aksamında problem var tam oturmadı izin veremem
tarık:usta söz dikkat edicem ama gitmem lazım
usta:olmaz tarık (bu sırada telefeon çalar ustayı arıyorlar) geliyorum bekle
tarık:üzgünüm usta ama olmaz gaza basıp uzaklaşırrr

usta tarığın gittiğini görüp hemen tunayı arar tuna durumu anlayınca hemen nazı arar ama ulaşamaz naz bu arada eve gelir


cahide:kızım neyinvar kim üzmüş bakıyım benim güzel kızımıbakıyım
naz:anne yok bişi
cahide:anlat kızım hem rahatlarsın

naz olan biten her şeyi anlatır

cahide:bence oda sseni seviyor hemde en az senin onu sevdiğin kadar
naz:inşallah anne inşallah

bu arada kapı çalar gelen tuna

naz:hoşgeldin tuna hayırdır bu satte
tuna:aslında çok hoş gelmedim naz
naz:noldu yoksa tarığa mı bişi oldu?
tuna:olmadı ama olabilir yarışa gitmiş hemde bozuk bi arabayla onu ancak sen durdurabilirsin nolur yardım et
naz:hadi aceleet gidelim ona bişi olursa yaşayamam ben

naz ve tuna yarış alanına gelirler ama geç kalmışlardır yarış çoktan başlamıştır ve tarık son sürat gaza basmaktadır

tuna:naz yapacağımız bişi yok gel şurdan izleyelim
naz:allah kahretsin ki haklısın

tarık son sürat son dönemece kadar gelir ama olan olur fernler tutmaz ve takla atıp araba ters düşer naz yüreği ağzında arabanın yanına koşar

naz:tarıkkkk bırakma beni tarıkkkkkkkkkkkkkkkk
görevli:lütfen hanımefendi araba patlayabilir yakalşmayın
naz:patlar ölemi bırak beni ölüceksem onun yanında öliyim der ve kurtulu tarığın yanına gider
naz:tarık geldim canım dayan çıkarıcam seni
tarık:naz git burdan her an patlayabilir
naz:hayır gitmem ne olucaksa olsun (çıkarmaya çalışarak)hadi yardım et bana çıkıcaz burdan
tarık:naz nolur olmuyo sıkıştım buraya git artık
naz:olmaz bırakmam senii hadi bak oluyo hadi biraz daha

tarığı çıkarır uzaklaşmalarıyla beraber araba patlar ve tarık bayılır

naz:tarıkkk yardım edin tarık uyan aşkımmmmmmm

ambulansa binip hastahaneye gelirler naz ameliyathenenin kapısında ağlıyordur tunada bu arada tarığın ailesine haber verir hulusi, belgin, filiz teleş iinde hastaneye gelirler nzda arayıp ümiti çağırmıştır hepsi gelmiştiryaklaşık 10-12 saat sonra doktor ameliyathaneden çıkar herkes başına toplanır

naz:doktor bey durumu nasıl?
doktor:bi saniye sakin olun lütfen tarık beyin durumu kritikhayati tehlikesi var beyin ödem yapmış boşalttık ama yeniden oluşmaması için ilç tedavisi uyguluyoruz şu an için hayatşi fonksiyonlar yerinde ama her şey önümüzdeki 24 saat içinde belli olucak geçmiş olsun der ve gider
naz ve belgin bunu duyunca yere yığılırlar ve odaya kaldırılırlar belgin kendine gelir ama naz hala uyuyodur ve rüyasında tarığı görür

tarık:şimdi mutlu musun? senin yüzünden oldu sen beni dinleseydin böle olmicaktı
naz:hayırrrrrr (ter içinde uyanır aat öğlen 2 gibi)

naz uyanır uyanmaz tarığın odasının yanına gider camdan ona bakmaya başlar hemşire gelir

naz:hemşire hanım içeri girebilr miyim lütfennn sadece 5 dakika ona söylemem gereken şeyler var
hemşire:olmaz hanımefendi yasak
naz:lütfen izin verin ban ihtiyacı var
hemşire.peki ama sadece 5 dakika
naz:tamam sadece 5 dakika

nazı hazırlar ve naz içeri girip tarığın elini tutar

naz:canım nolur uyan sen benim herşeyimsin ben sadece sana bir ders vermek için öyle davrandım seni çok seviyorum ben sen olmadan nefes alamam uyan istersen susmadan yıllarca konuş razıyım dinlemeye nolur uyannn
tarık(yavaşca nazın elini sıkar) nazz nazzz nolur bırakma beni (sayıklıo)

naz hemen doktoru çağırır doktor gelip bakar

doktor:gözünüz aydın kurtuldu ... ama şimdi çıkalım fazla yorulmasın
naz:peki der ve seviçle dışarı çıkar ve bekleme odasına gelir herkr süzgün bi şekilde oturuyordur
naz:kurtuldu tarık kurtuldu diye bağırır

herkes büyük bir sevinçle birbirine sarılır herkes seciçli ama belgin biraz buruktur belgin nazın yanına gelir

belgin:naz kızım biraz konuşabilir miyiz?
naz(biraz endişeli)tabi belgin teyze
dışarı çıkarlar
belgin:bak naz kızım biliyorum tarığı seviyosun bu her halinden belli sonra onun için yaptıkların hepsi için sana minnettarım
naz:belgin teyze ben tarık olmadan nefes alamam nolur bunun için banma teşkkür etmeyin ben yapmam gereken şeyi yaptım
belgin:o zamn imdi senden isteyeceğim şey içinde beni anlarsın
naz:sizi dinliyorum(endişeli ve korkmuş)
belgin:kızım senden tarıktan uzak durmanı istiyorum biliyorum çok sviyosun oğlumu oda seni ama ben onu şu son iki günkü kadar üzgün görmemiştim sonra bu kaza siz her tartıştığınızda ben bunları mı yaşıcam diye yaşayamam nolur anla beni
naz(üzgün ve bitkin)anlıyorum belgin teyze siz nasıl isterseniz öyle olsun ama ona buray hiç gelmediğimi söyleyin böylece daha kolay unutur(der ve ümitide alıp hastahaneden ayrılır)

tarık iyileşir ve hastahaneden çıkar ama butrukutur ve yüzü hiç gülmüyordur nazda aynı şekilde mezuniyet törenine bile gelmmiştir tarığın onu bulma ihtimeline karşı italyaya müzik eğitimi almaya gider tarığın bundan haberi yoktur her yerde nazı arar ama bulamaz aileside onu uzaklaşması için italyaya ekonomi okumaya göderir aradan 3 yıl geçer nazın üniversitesi onu başka bir üniversiteye gönderir 1 yıl orda okuyacaktır (tarığın üniversitesi)

devamı geliyo:img-wink:

çirkin_cadı
19-01-08, 00:45
ve karşılaşıyolarrrrrrrrrrrrrrrrrrrr

tarık en iyi arkadaşı ece ile bahçede okulun bahçesinde oturuyokazanın 3.yıldönümü

ece:tarık niye bu kadar durgunsundalıp dalıp gidiyosun
tarık:yok bişi ece eski günler geldi aklıma türkiyeyi özledim ondandır

bu sırada naz gelir tarığın arkası dönüktür tarığı tanıyamaz çünkü saçlar iyice uzamış küpe takımış iyice tarz olmuştur

naz:pardon beyfendi ben buraları tam olarak bilmiyorum konservatuar bölümü nerde acaba ?
tarık(duyduğu ses karşısında şaşkın)nazzzzzz der ve arkasına döner
naz(şaşkın)tarıkk senin ne işin var burda
tarık:asıl senin ne işin var burda ben burda okuyorum
naz:bende
tarık:demek seni bu yüzden bulamadım
ece:tarık alooooo beni arkadaşınla tanıştırmicak mısın?
tarık:hııı bu naz liseden arkadaşım bu da ece en yakın arkadaşım
ece-naz:memnun oldum
ece:naz otursana umarım naz dememde bi sakınca yoktur
na:yok diyebilirsin ama ben oturmasam daha iyi olcak konservatuar nerde ben gidiyim daha ilk günden geç kalmayayım
ece:tamam canım gideriz bende zaten konservatuarda okuyorum hangi bölümdesin
naz:çello
ece:aaa... ne güzel bende (tarığı öper)hadi kanka biz kaçtık çıkışta bizi alda bişiler yapalım (naz bişi sölicek olur)hayır nazcım hiç itiraz teme sana buralar bi güzel gezdirelimhem sıkılmamış olursun hadi tarık bb
tarık(şaşkın)tamam unuttum sanıyodum ama hala nazı seviyomuşum m ya napıcam şimdi nazla konuşmam lazım evet evet kesiin konuşmam lazım

akşam ders çıkışı

ece:hoşgeldin tarık.ya hdi naz yürüsene y
naz:tamam ece geldim
tarık:naber ece?
ece?ii ama yoruldum ve eğlencek halim bile yok hiç itiraz yok siz gidyosunuz eğlenmeye hadi bakalım
tarık:ece sonra gideriz hem sende olursun (naza bakarak)nazda sıkılmaz
naz:evet ececim(tarığa bakarak)sıkılmamış olurum
ece:hadi diyorum hemen gidiyosunuz ve itiraz etmiyosunuz sonrada beraber gideriz sözzz
tarık(sevinmiş ** balli etmiyo)tamam ama önce seni bırakalım hadi binin(tarık ön kapıyı açar)
ece(naza bakarak)hadi öne sen bin bak bu kıyağı kimseye yapmam kıymetini bil
naz:sağol canım
yolda
ece:tarık naza sordumbişi demedi siz nasıl tanıştınız ve dah önemlisi niye bu kadar uzun zamandır görüşmediniz?
tarık(naza bakarak ve üstüne basarak)özel bişi yok aynı sınıftaydık mezun olduk vu koptuk yıllar sonra bu gün karşılaştık
naz(üzgün) ya öyle oldu
ece:ama sonunda buluştunuz ya gerisi önemli değil tarık ben burda iniyim alışveriş yapıcam yarın nazın şerefine bende parti var
naz:ececim hiç gerek yoktu
ece:var mı yok mu ona ben karar veririm siz karışmayı hadi iyi geceler der ve iner
tarık sırıtıyodur
naz(kızgın)ne sırıtıyosun?
tarık:sen ne kadar kaçmaya çalışırsan çalış kaçamıyosun ona gülüyorum
naz:gül gül son gülen iyi gülermiş

gece kulübüne gelip arabadan inerler

bodygurd:buyrun tarık bey(italyanca)
tarık:sağol
naz:tanımayanda yok
tarık:buralar benden sorulur
naz:tabi canım kızlar nerde sen orda eski meslek ne de olsa
tarık:ben hayatımda 1 kişiyi sevdim oda benşi sevmedi çekip gitti bu sevgiye layık olmadığını gösterdi oda geçmişte kaldı
naz(üzülür kafasını yere eğer)
tarık(üzüldüğünü fark ederek)tamam özür dilerim buraya eğlenmeye geldik gel hadi dan edelim

piste çıkarlar romantik bi müzik başlar (olcak ya)

naz:neyse sonra dans ederiz
tarık:ama benim canım şimdi etmek istiyo der ve nazı kendine çeker

tarık ve naz çok yakın bi şekilde dans etmeye başlarlar

naz(sessizce)demek beni bu kadar çabuk unuttun tarık
tarık:duydum seni
naz:duy yada duyma nasıl olsa her şey geçmişte kaldı
tarık:doğru geçmişte kaldı (dansı bırakır masaya geçer nazda peşinden)
naz:bu ne demek
tarık:sen zaten bunun için beni terk etmedin mi?
naz:sende çok kolay unutmuşsun
tarık:ben hiçbir zaman unutmadım ama sen çok kolay vazgeçtin

naz bir an duraksar neler olduğunu hatırlar ve ağlayarak dışarıçıkar tarık da hesabı öder ve peşinden çıkar peşinden koşar ve zar zor yakalar

tarık:noldu?niye öyle kaçtın?gerçekleri dumak hoşuna gitmedi dimi?
naz:hayır tarık hiç bir şey bildiğin gibi değil ben sni isteyerek bırakmadım
tarık:neden bıraktın o zaman?
naz:söyleyemem ama nolur bi daha görüşmeyelim zaten hayatını yeterince mahvettim
tarık:hayır naz bi defa gitin bi defa daha gitmene izin veremem hem ne olduysa hastanede oldu gelip beni arabadan çıkardın hastanede uyandığımda baş ucumdaydın seni seviyorum canım dedin sonra akşam odya aldılar seni sordum saçmalam tarık o hiç yoktu ki sen hayal görmüşsün dediler ama ben gayet net hatırlıyorum noldu naz orda niye gittin
naz:söyleyemem tarık nolur bırak beni
tarık:hayır bırakmicam dur bi dakka annem dimi tabi ya şimdi anlıyorum bana boşver üzülme sana kız mı yok o kız sana zaten yakışmaz demişti ama seni tanımıyodu bile o istedi dimi bei bırakmanı
naz(başını öne eğer)tarık nolur kızma ona oda haklı seni kaybetmk istemdei
tarık:ama haytımı mahvetti yıllarca bi ölüden farksız yaşamama sebep oldu okul bi bitsin bunu çok fena ödicek
naz:neyse tarık ben artık gidiyim kendine çok iyi bak (gitmeye çalışır)
tarık(nazı kolundan yakalr)hayır dedim sana gidemezsin bi kere daha beni bırakamazsın buna izin vermem
naz:ama tarık
tarık:aması falan yok naz
naz:tarık affet beni seni çok seviyorum
tarık:affettim bile nazım ama sende beni affet seni suçlamamalıydım seni çok seviyorum
naz:tamm
tarık:ohoooo saat kaç olmuş hadi seni otele bırakıyım
naz:ama şeyyyy önce bi otel bulsak
(ikiside güler)
tarık:tamam o zaman aşkım bana gidiyoruz ev nasılsa kocaman sana da bi oda ayarlarız itiraz yok
eve gelirler
naz:tarık evin süpermiş
tarık(sırıtarak)öyledir
naz:aman ne kadarda müevaziyiz
tarık:öyleyimdir neyse sana odanı gösteriyim gel baklım
tarık:işte naz hanım odanız hemen yan tarafta benim odam ama önce şu çarşafları değiştirelim beim odamda temizleri olucaktı ben alıp geliyim
naz:bende sana yardım ediyim

tarığın odasına gelirler tarık almaya çalışırken her şey üstüne devrilir naz gülmeye başlar

tarık:demek öyle al sana (yastığı fırlatır)
naz:hııı demek öle sen istedin bunu(oda yastığı fırlatır)

aralarında yastık savaşı başlar tarık bi hamleyle nazın elideki yastığı alır va yatağa düşerler birbirlerine çok yakındırlar ikisi birbirinin teninde kaybolmak arzusuyla yanıyodur ama tarık kendini geri çeker

naz:noldu tarık?
tarık:bu çok yanlış naz biz evli değiliz ben yıllarca bunun özlemiyle yaşadım ama seni telli duvaklı gelin almadan beim gelinim olmadan olmaz ama bunları sonra konuşuruz hadi kalk prenses çarşafları değiştirelim ve uyuyalım yarın sana bi sürprizim var
naz:ne sürprizi?
tarık:adı üstünde naz sürpriz hadi iyi geceler
naz:iyi geceler

ikiside yatar uyurlar sabah ilk tarık uyanır herşeyi ayarlar öğelden sonra nikah vardır


ve nikahhhhhhhhhhhhhh ersinler bakalım muradlarına

tarık gelinlik ve damatlık siparişini verir her şey hazırdır eceyle konuşur bu sırada naz gelir

naz:günaydın canım
tarık:günaydın bebeğim
naz(utanmış ve kızarmış)ya tarıkkkk
tarık:amanda utanırmış benim aşkım(muzipçe)tamam bişi demedim hadi kahvaltıya gidiyoruz ordan sonrada biraz gexeriz bu gün okul mokul yok izinliyiz
naz:aşkım saol valla iyi gelicek hemen üstümü değişiyim çıkalım
tarıık:hadi çabuk ol

naz giyinip gelir çıkarlar önce kahvaltıya giderler ordan sorada biraz gezerler akşama doğru eve gelirler herşey hazırdır ev harika olmuştur gelinlik damatlıkda gelmiş tabi ki misafiirlerde hazır naz bunları görünce şok olur(burayı biraz kısa kestim)

naz:noluyo aşkım burda?niye bu hazırlık?bişi mi oldu?
tarık(nazın önüne diz çöker ellerini avuçalrını arasına alır)aşkım benimle evlenir misin?
naz(mutlu ve şaşkın)evet aşkım hemde bin kere evet der ve tarığın dudaklarına yapışır
tarık:aşkım dur rezil olduk
naz:banane kocam değil misin?
tarık:nikah memeurunu biraz daha bekletirsek olamicam hedi çıkıp giyinelim
naz:tamam ama ben ne giycem?beyaz elbisemi giyeyim en iyisi
tarık:tamam hadi bi an önce giyinelim
naz(odanın kapısını açınca gözlerine inanamaz hemen tarığın yanına gider)aşkım çok teşekkür ederim sen bitanesin
tarık(muzipçe)gecebol bol teşkkür edersin şimdi giyin
naz:tarık bu gidişle o gece hiç gelmicek haberin olsun

ikiside giyinir kol kola aşağı inerler herkes büyülenmiş gibi onlara bakıyordur veee sıra nikahta

nikah memuru:siznaz özkul tarık tekelioğlunu eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?
naz:eveeettttttt
n.m:siz tarık tekelioğlu naz özkulu eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?
tarık:başımı döndüren bu kadına nasıl hayır diyebilirim ki tabiki eveetttttttt

ağaya kalkarlar bu arada naz tarığın ayağını deler

tarık:ahhh
naz:bişi mi oldu hayatım
tarık:yok hayatım olmadı ama bu gece dans etmek istiyosan daha az bas olur mu?
naz(sırıtarak)peki hayatım

davetlilerle beraber bi gece klubüne giderler ama içkiyi biraz fazla kaçırırlar gece eve geldiklerinde ikiside ayakta duramicak kadar sarhoştur zar zor odaya çıkarlar ikiside kendini yatağa bırakır naz tarığa yaklaşmaya başlar ama aslında korkuyordur

tarık:naz durrrr bu haldeyken olmaz ikimizde çok sarhoşuz
naz:tarık yıllardır bekliyoruz
tarık:aşkım bak dedin yılllardır bekliyoruz biraz daha bekleyebiliriz sabah okul var tembel tenekem benim hadi uyuyalım
naz:peki.hem şu tembel tenekemide unuttum sanma sakınhesabını sorcam
tarık:sor hayatım

ikiside uykuya dalarlar sabah apar topar evden çıkarlar okula gelirler herkes duydu tabe tebrik faslı sonra herkes derse ve akşam bizim kumrucuklar eve geirler...
yemeklerini yerler

tarık:aşkım eline sağlık her şey nefisti
naz:afiyet olsun aşkımmm
tarık:aşkım film izleyelim mi?
naz:olur ama romantik bişi olsun
tarık:olsun aşkım nasıl istersen öle olsun
naz:naz:mısır pataltıyım mı?
tarık:süpersin sen aşkım iyiki evlenmişim seninle
naz:daha bunlar bişi değil(mutfağa gider)
tarık:aşkım hadi film başlıoooo
naz:geldimmm

oturup sarmaş dolaş filmi zizlerler bittiğinde naz ağlıyodur

tarık:aşkım niye ağlıyosun film bu gerçek değil ki
naz:filme ağlamıyorum ki aklıma bizim başımıza gelenler geldi
tarık:şşşşş... tamam unut bak her şey bitti (muzurca)nazz odamıza çıkalım mı?
naz:tarık ben ne diyorum sen ne diyosun ya
tarık:sadece sana ait olmak istemem suç mu?
naz:aslında odamız kulağa hoş geliyo çıkalım bakalım(tarığa farkettirmiyo ama korkuyodur)

odaya çıkarlar naz üstüne geceliğini giyer tarıkda pijamalarını tarık nazı görünce gözleri yerinen fırlar

tarık:aşkımmmm ço ço çokkkk güzel omuşsunnn
naz(kızarmış)ya tarıkkk
tarık:ne var aşkım karım değil misin?
naz:öyleyim dimi (sırıtır)
tarık:öylesin(oda sırıtır)

tarık yavaş yavaş naza yaklaşır nefsini hissediyordur ama nazın titrediğini fark eder

tarık:aşkım korkuyor musun?
naz(utanmış)biraz
tarık:tamam o zaman sen hazır olana kadar bekleriz
naz:hayrı tarık ne zaman olursa bu olucak yani bu korku. bu korku belkide kadınlığın sorumluluk altına girmenin korkusu seninle alakası yok
tarık:naz bak yinede hazır değilsen
naz(tarığın sözünü keser)hayır hazırımm

tarık yavaş yavaş nza yklaşır ve öpmeye başlar nazın eli tarığın saçlarının arasında tarığın eli ise nazın belindedir yavaş yavaş yatağa bırakırlar kendilerini ve birbirlerinin teninde kaybolurlar
3-4 saat sonra naz tarığın göğsünde yatıyodur tarıkda nazın saçlarını okşuyodur

tarık:naz pişman mısın?
naz:hayır hayatımın en güzel gecesini geçiriyorum(kızarır)
tarık:bende aşkım ama artık utanma istersen
naz:ya tarık öle deme
tarık:naz
naz:efendim
tarık:bişi dicem ama kızma
naz:kızılcak bişi galiba
tarık:naz bi bebeğimiz olsa
naz:e yuh yani tarık bide kızma diyosun daha evleneli bi gün olmuş dediğine bak zaten habersiz evlendik bide kucağımızda bebekle gidelim tam olsun bizimkiler kalpten gitsin
tarık:anneme müstahak hem ne güzel olur düşünsene şöyle pembiş pembiş ha
naz:güzel olurda okul nolcak böyle karnım kaocaman olmazzzz ıyyyyy hem önce evlendiğimizi bi ailelerimize söylesk
tarık:ne varmışşş ikimizden bi parça bunun neresi kötü anladım sen erkekler seni beyenmicek diye istemiyosun dimi
naz:banane öteki erkeklerden ya benim istediğim yanımda hem aşkım dersler var hamile kalırsambitmez bu üniversite bizde türkiyeye dönemeyiz
tarık(içinden:görcez bakalım hamile hamile nasıl gitceğini okula) iyi öyle olsun ama türkiyeye döner dönmez isterim ona göre hemen çalışmalara başlicaz
naz(kızarmış)tarık yaaaa
tarık:tamam tamam sustum

aradan 1 ay geçer naz sabah kalkıp kahvaltıyı hazırlar sonra tarığı uyandırmaya giderken merdivenlerde başı döner ve düşer tarık seslere uyanır ve koşarak aşağı iner naz yerde baygın yatıyodurrrr

tarık:nazzzzzz aşkım uyannn nazzz

ve ambulansın siren sesleri duyulurrrr
hastanede

naz sedyede acile gidiyolar

tarık(nazın elini tutuyo)nazım bırakma beni aşkım nolr bırakma
tarık nazın bacakları arasından süzülen kanı farkeder
tarık:doktor bey noluyo?karımın nesi var bu kan ne?
doktor:beyefendi muayene etmeden bilemeyiz lütfen izin verin
nazı odaya alırlartarık dışarda deli gibi dolaşıp duruyordur
tarık:allahım nolur ona bişi olmasın ben o olmadan yaşayamam lütfennnn
bu arada doktor çıkar
tarık:doktor bey karım nasıl?biş yok değil mi?
doktor:tarık bey merak etmeyin eşiniz gayet iyi tabi bebeğinizde
tarık(şaşkın)bebeğimiz mi?
doktor:ben sizin hebriniz var zannediyordum eşiniz 1 aylık hamile
tarık(çokkkk sevinçli)yaşasın heyt bee baba oluyorummm babaaaaaaaaaa
nazın odasına girer
naz:bakıyorumda çok mutlusun .galiba çok hoşuna gitti burda yatmam
tarık:evet çok hoşuma gitti
naz:neeeeee tarık ne diyosun sen ya benden bu kadar çabuk mu bıktın?
tarık:aşkım saçmalama ben senden nasıl bıkarım benim bahsettiğim...
naz tarığın sözünü keser
naz:bende onu diyorum sen neden bahsediyosun?
tarık:neden olucak şkım bebeğimizden
naz:ne bebeğimiz mi?yani şimdi ben hamile miyim?
tarık:evet aşkım ama doktor sana bunu söylemedi mi?
naz:hayır çünkğ ben uyandığımda doktor yanımda değildiama şimdi bunu boşveryani ben hamileyim öyle mi?
tarık:evet aşkım ama sen sanki bu habere pek sevinmedin
naz:aşkım tabiki sevindim de tarık daha evlendiğimizi hiç kimse bilmiyo hem okul var
tarık:hayatım bunları düşünme her şey çok güzel olucak annesi üçümüz içinde
ikiside gülümser doktor içeri gelir
doktor:naz hanım kendinizi nasıl hissediyorsunuz
naz:çok iyiyim teşekkür ederim
doktor:o zaman çıkabilirsiniz ama aylık kontrollerinizi lütfen ihmal etmeyin bebek için çok önemli
naz(biraz utangaç)peki

hastaneden çıkıp eve gelirler tarık kapıda nazı kucağına alır

naz:aşkım napıyosun?
tarık:ee... artık annemize iyi bakmamız gerek dimi ama yorulmaman lazım
naz:beni bu kadar şımartmasan iyi edersin yoksa tepene çıkıcam
tarık:çık aşkım ben seni bire ömür taşırım
naz(utanmış)tarık yaaa
tarık:tamam susutum
naz:tarık
tarık:efendim aşkım
naz:asıl sen şu 15 günü düşün
tarık:naz ya hatırlatmasan olmaz mı nasıl geçicek bu 15 gün ya
naz:tarıkçım benim için gayet rahat geçicek kocaman yatakta tek başıma rahat rahat uyucam
tarık:ya naz bari yanında uyusam nolurr...
naz:aşkım üzgünüm ama olmaz sen rahat durmassın hem unutma bu bebeğimizin sağlığı için sadace 15 güncük
tarık:tabi canım sen zaten dalga geç.bebeğimiz için her şeye katlancaz napalım ama sende yardım etcen beni delirtmek yok
naz:söz veremem
tarık:nazzzz
naz:iyi tamam bakarız

burayı fazla uzatmadım.aradan 14 gün geçer ve bizimkierin yasağının son günü saat akşam 8 civarı

tarık ve naz salonda tv izliyolar naz tarığın omzuna yaslanmış ama o gece muzurluğu üstünde yavaş yavaş tarığın gömleğinin iki düğmesini çözer ve elini tarığın göğsünde gezdirmeye başlar
tarık:naz beni delirtmeye mi çalışıyosun sen?
naz:nerden bildinaşkım
tarık:naz farkında değilsin galiba yasak bitmedi
naz:nası farkında olmam dakikaları sayıyorum (ne dediğinin farkına varıp kızarır)
tarık:hım demek öyle naz hanım
naz kızarır
tarık:tamam utanma zaten şu dakika sayma işi bi kaç saat sona biticek
naz iyice utanır ve saatler böyle geçer saat gece 01.00 (sonunda)
tarık:evet naz hanım filmde bitti artık odamıza çıkalım mı?
naz:olurrrrr
tarık:rahat yatağımı öyle çok özledim ki
naz(içineden)demek öyle tarık bey sen görürsün
odada
tarıkla naz yatağa oturular tarık yavaş yavaş naza yaklaşır ve öper yatağa düşerler ve naz ani bi haraketle tarığı iterr
tarık:naz noluyo?
naz:yok bişi aşkım sadece canımız karpuz çekti
tarık:sabah alırım hayatım(tekrar naza yaklaşmaya çalışır ama naz yine iter)
naz:olmaz biz şimdi istiyoruz
tarık:iyi ya tamam ama gelinnce görürüsün sen?(sinirle çıkar)
naz:eeee... tarık bey sen öyle dermisin yatağını çok özlemişmiş böyleyaparlar işte ama sen daha dur ...

çirkin_cadı
19-01-08, 00:53
tarık nerdeyse bütün şehri dolaşır sonunda bi manavda karpuz bulur kemen alıp eve gelir ama saat 4 olmuştur tarık dışardayken naz hiç durmadan ona yapacağı eziyetleri düşünmüştür ve düşünürken uyuya kalmışıtır tarığın kapıda içeri girmasiyle uyanır ama belli etmez

tarık(naza bakarak)kıyamam ya uyumuş
naz:ne uyuması tarık meraktan öldüm
tarık:aşkım merak etcek bişi yok geldim işte
naz:zaten seni değil karpuzu merak ettim bulamadınsandım ama bulmuşsun saol
tarık(bozulmuş)önemli değil neyse naz benim çok uykum var yatmaya gidiyorum
naz(sırıtarak)tarık bey senin benden çekiceğin var nası olsa doktr bunlara katlanman gerektiğini söledi(bi anda gülümsemeyi keser)ama çok mu abarttım acaba çok bozuldu aferin yani naz çocuk bu saate kadar senin için karpuz aradısenin yaptığına bak git çabuk gönlünü al
odaya çıkar tarık arkası dönük yatıyodur ama uyumuyour
na:tarık
tarık:...
naz:tarık uyumadığını biliyoru
tarık:...
naz:tarık özür dilerim nolur affet beni
tarık:...
naz:tarık lütfen bişi söyle
tarık:ya naz ben senin için o kadar saat dolaşıyım senin dediğine bak karpuzu merak ettim git o zaman karpuzdan özür dile hatta yanındada o yatsın(kalkmaya çalışır ama naz kolundan tutar)
naz:ya aşkım özür dilerim sadece seni kızdırmak istedim tabi seni merak ettim bebğimin babası, biricik aşkım... affedildim mi?
tarık(biraz yumuşamış ama kızgın)hayır
naziçinden:ben kendimi affettirmesini bilirim):biz sen gitmeden önce napıyoduk?
tarık:bilmem
naz:hatırlatmamı ister misin?
tarık:bilmem
naz:bilirsin bilirsin
tarık:...
naz:dur ben sana hatırlatıyım der ve tarığın dudaklarına yapışır
yavaş yavaiş yatağa düşerlerbu sırada dışarda acayip bir fırtına vardır şimşekler çakıyodur şimşekler çaktıkkça naz ve tarık birbirlerinin bedeninde kayboluyolardır sabah naz tarığın omzunda uyanır ama karnında feci bir sancı vardır
naz(korkarak)tarıkkkkkkk uyann
tarık:naz noldu?
naz:tarık bebeğimiz bişi oluyo
tarık:dur tamam panik yapma hemen hastaneye gidiyoruz
tarık nazı kucağına alır ve arabay binip hastaneye giderler nazı hemen acile alırlar muayeneden sonra doktor çıkar
tarık:doktor bey noldu?karım nasıl?
doktor:merak etmeyin eşiniz gayet iyi hiç bi sorun gözükmüyo ama yinede bi kaç test yaptık
tarık:onu görebilr miyim?
doktor:tabi
tarık odaya girer nazın elini tutar
naz:tarık bebeğimiz nasıl
tarık:iyi aşkım merak etme oda sende iyisiniz
naz:ohhhh çok şükür
bu arada doktor gelir
doktor:evet naz hanım sizi ultrasona alıcaz
nazı ultrasona laırlar sonuçlarda gelmiştir
doktor:naz hanım önemli bişi yok sadece bi kasılmadan ötürü olmuş vitaminerinizi almayı unutmayın bu küçük hanım ve küçük bey için önemli
tarık-naz:ne küçük hanım ve küçük bey mi yani ikiz mi?
doktor:evet haıyrlı olsun
tarık-naz:sağolun çok sağolun
naz:tarık duydun mu ikizmiş
tarık evet aşkım ikiz babası oluyorum heyttttttttt beeeeeeeeeeeeeee yaşasınnnnnnnnnn
...
tarık ve naz hastaneden çıkıp eve gelirler aradan aylar geçer bizimkilerin okul biter ve türkiyeye dönme vaktiii(burayı kısa kestim tarığa aşerme işkencesi yapmaya kıyamadım)

naz:aşkım ya ben çok korkuyorum yarın dönüyoruz ama napıcaz nolcak?daha evlendiğimizi bile söyleyemedikbide karnım burnumda yüreklerine incek offfffffff offffffffffff
tarık:aşkım ama yapma böyle sonra özgürle melek çok üzülcekler annesi biiyosun sen ne hissedersen onlarda hissediyo takma kafama onlar bizim mutlu olmamızı istemezler mi?
naz:evet ama...
tarık(nazın sözünü keser):aması maması yok naz takma kafana her şey çok güzel olucak hadi uyuyalım annesi yarın çok yorulucaz

naz ve tarık sarılıp uyurlar tabi biraz zor oluyo artık malum nazın karnı balon gibi
sabah
tarık:aşkımmmmmmm hadi kalk uykucu meleğim bak uçağı kaçırcaz
naz(esneyerek):tamam aşkım kalktım

akşam saatleri türkiye vahilerinevinin önü

naz:ya tarık önce sizinkilere mi gitseydik
tarık:aşkım korkma bişi olmayaca yani en azından öyle umuyorum
naz:tarık emin misin bak kapıyı çalıyorum
tarık(emin diyilim ama bunu sana söylersem kaçarsın):eminim hayatım hadi

naz kapıyı çalar ümit açar

ümitablacım benim hoşgeldinnnn(tarığa bakar önce sonrada nazın karnına) nazzzzzzzzzz
naz:ümit dur anlatıcam babamla annemde gelsin hep beraber oturalım anlatırım
ümit(nazı dışarı iter)naz ne diyosun sen ya neyi açıklıcaksın evli bile değilsin ama hamilesin italyada okumuyş olabilirsin ama italyan adetlerine göre yaşayamssın
nası yaparsın bunu yaaaaaaaaaaa
naz:ümitttttttttt........bi dinle yaaa(naz bayılır)tarık(nazı tutar)ümit naptın ya biz evliyiz sen ablanı bu kadar ucuz mu sandın ya (nazı alıp arabaya götürür ve ümite döner)
ayrıca ben trık tarık tekelioğlu ablanın o cehennemden çıkardığı adam
ümit son anda yetişir ve arabay biner
ümit:bende geliyorum
evden uzaklaşırlar naz ayılmış ve hastaneye gitmek istememiştir sahile konuşuyokar naz olan biten her şeyi anlatır
ümit:inanmıyorum.aferin naz insan bi haber verir hiç değilse bana
naz:ümit özür dilerim her şey öyle hızlı oldu ki ben daha nasıl evlendiğimizi söyleyeceğiz diye düşünürken bide küçük yaramazlar katıldı
tarık:ümit kızma nolur hepsi benim suçum ama bunları sonra konuşsak şimdi sen bize aileler konusunda yardım et
ümit:siz orasını bana bırakın
naz:ümit napıcaksın?
ümit:tarık siz akşam şu adrese gelin gerisini bana bırakın
tarık:tamam ümit sana güveniyorum durumu filizede anlat olur mu?
ümit:merak etme kaçtım ben
ümit her şeyi ayarlar akşam tarıklar restoranta gelirler her yer boştur ilerde kalabalık bir masa vardır iki ailede ordadır birbirlerine bakıp derin bir nefes alırlar ve yürümee başlarlar....

baya çok oldu yaaaaa affedib beni:img-blush

''El!F''
19-01-08, 01:30
-BÖLÜM 4-

Naz(sinirli bir şekilde) : Ne işin var senin burada? Ne yüzle geliyorsun.
Biliyorsun dimi senin yüzünden bu hale geldik.

Sinem: Beni bir dinlesen Naz.

Naz: Ne dinliyecekmişim seni ya. Daha kötü yapmak mı istiyorsun beni.

Sinem: Naz her şey düşündüğün gibi değil!

Naz(şaşırır) : Nasıl değil?

Sinem: Sadece beni dinle. Anlatıp gitçem.

Naz(sıkıcı bir şekilde) : Tamam dinliyorum.

Sinem: Bak Naz, o gece Tarık ile aramda hiç bir şey olmadı. Tarık çok sarhoştu hem de çok. O kadar çok içmişti ki nerede olduğunun farkında bile değildi. Bi barda gördüm onu. ‘’Neden bu kadar içiyorsun’’ dedim. ‘’ Sanane’’ dedi. İçme dedikçe daha da içti. Sonunda ‘’Beni evime götür’’ dedi. Ben o zamanlar Tarık’ı çok seviyordum. Deliler gibi aşıktım ona. Kendi evine götürmek yerine, kendi evime götürdüm onu. Ama dedim ya nereye geldiğinin farkında bile değildi. Kendi evinde sanıyordu. Bluzunu çıkardım yatağa yatırdım onu. Hemen uyudu. Bütün gece izledim onu. Aramızda hiçbir şey geçmedi. Sabah uyanınca üstünü çıplak beni de yanında görünce beraber olduğumuzu sandı. Bende ‘’Olmadık’’ gibi bir şey demedim. Olmuş gibi davrandım. Çok seviyordum onu. Belki senden ayrılırda bana gelir dedim hep. Ama olmadı… işte böyle… ama sizin birbirinizi, onun seni ne kadar çok sevdiğini geçte olsa anladım. Sen bizi ofiste öyle gördükten, bağırıp gittikten sonra çok ağladı Tarık. o zaman anladım. Şimdi gidiyorum, bir daha hayatınıza girmemek üzere. Tarık iyileşecek merak etme. Hoşça kal...

Sinem gider yanından…

Naz duydukları karşısında çok şaşkın ve bir o kadar da üzgündür. O anda her
şey için pişmanlık duymuştur, yaptıkları için. En fazla pişmanlığı da çocuğunu
aldırdığı için duymuştur. Çünkü Tarık’tan olan bir parçasını almıştır kendi içinden,canından. Artık pişmanlık duysa da geri dönüş yoktur.


Hayat bize öyle şeyler sunar ki. Mutlulukla başlayan bir şeyi acıyla, üzüntüyle
bitirmek. Bir inat, nefret uğruna. Ama en sonunda yaptığından pişmanlık
duymak, doğruları duyunca. Naz da bunlardan birini yaşadı belki de…

Tarık ise yoğun bakımda ölümle pençeleşiyordur. Hayatta kalma savaşı
veriyordur. Aslında gitmek istiyordur bu hayattan. Ama onu sevenler için
kalmayı tercih ediyordur.

Doktor girer yoğun bakıma. Bir süre sonra aceleyle çıkar.

Belgin( ağlamaklı) : Ne oldu doktor bey? Bir şey mi oldu yoksa oğluma?

Ümit: Ne oldu Alfonso’ya?

Doktor: Sakin olun! Tarık bey yavaş yavaş iyileşmeye başladı. Ameliyata alcaz.

Doktor gider yanlarından.

Herkes çok sevinir bu habere. Naz gelir yanlarına.

Belgin( Naz’a sarılır) : İyileşti Naz, Tarık iyileşti.

Naz(ağlamaya başlar) : Biliyordum yaşayacağını biliyordum.

Naz hem mutlu hem de üzgünüdür. Mutludur, çünkü sevdiği hayata
dönmüştür. Üzgündür, çünkü sevdiği adamı affetse onun affetmeyeceğini
düşünmektedir.

2-3 gün sonra…

Belgin: Oğlum nasıl doktor bey?

Doktor: Gayet iyi. Şimdi yoğun bakımdan çıkarcaz. Odaya alcaz.

Belgin: Peki görebilirmiyiz onu?

Doktor: Tabi..

Tarık’ı çok güzel boğaz,deniz manzaralı bir odaya alırlar.


Belgin, odaya yanına gider.

Belgin(rüzgarla taranmış saçlarını okşayarak) : Nasılsın oğlum?

Tarık: Nasıl olabilirim ki anne. Hala canım yanıyor. Hayata dönemeseydim, belki
Naz’dan ayrılma acısını çekmeyecektim.

Belgin: Böyle konuşma oğlum lütfen. Sen uyurken Naz hep başında bekledi. Hiç
ayrılmadı. Ayrılacak olsanız da durdu başında.

Tarık: Ben biraz uyumak istiyorum der ve diner başını cama doğru. Gözlerini
ayırmaz, sürekli denizi izler.

Belgin: Peki der ve çıkar odadan.

Akşam üzeri…

Naz Tarık’ın yanına gider. Tarık odada yalnız, uyuyordur. Tarık’ın yanına gider.
Oturur yatağının ucuna. Tarık’ın elini alır ,öper, koklar.

Naz: Öyle çok özlemişim ki kokunu, elini tutmayı. Her şeyini çok özledim senin.
Affedebilecek misin beni onca yaptığım şeyden sonra. Uyuyor olmasan da
senden ‘’af’’ dilediğimi duysan. Çok seviyorum sen. Sensiz yaşayamıyorum.

Tarık Naz’ın elini sıkar, açar gözlerini.

Tarık( gülümser hafifçe) : Belki de duymuşumdur. Senin benden özür dilemen
için bi sebep yok. Asıl benim ‘’af’’ dilemem lazım. Ben affetsem bile sen
affedebilecek misin beni? O yaptığım…

Naz(parmağını Tarık’ın dudağına götürür) : Şşş… sus. Öyle bir şey olmadı,
olamazda.

Tarık(şaşırır) : Nasıl yani?

Naz: Boşver. Ama sadece olmadığını bil yeter. Naz Tarık’ın yanına uzanır.

Sarılır ona…

Tarık: Bende o kadar özlemişim ki kokunu, saçlarını öpmeyi, okşamayı her
şeyini… seni çok seviyorum.

Naz sımsıkı sarılır Tarık. Korkar Tarık’ın onu bırakmasından.

Naz: Bende seni çok seviyorum hem de çok.

Bir süre sonra dalar uykuya güzel iki sevgili.

Bu sırada Belgin ve Hulusi tam içeri gircekken, birbirlerine sarılmış bir şekilde
uyuduklarını görürler.

Belgin: Barışmışlar. Onları böyle görmek o kadar mutlu ediyor ki beni.

Hulusi: Beni de Belgin beni de. Hadi odadan çıkalım

Belgin ve Hulusi çıkarlar…

1 yıl sonra...

Gün: 23 Mayıs, evlilik yıl dönümleri…

Naz odada üstünü giyinmiş, aynada bakıyordur kendine. Tarık odadan içeri girer. Naz’ın yanına gider, sarılır arkadan ona. Ellerini Naz’ın karnına koyar.

Tarık: Hazır mı bakalım güzel annemiz.

Naz(gülümser hafifçe) : Hazırız babası. Çıkabiliriz.

Naz yüzünü Tarık’a döner.

Tarık: Hamileyken beyazlar içinde o kadar güzelsin ki. Bi peri, melek gibi.

Naz: Gerçekten öyle miyim?

Tarık: Öylesin tabi bitanem.

Naz’ın dudağına bir öpücük kondurur.

Tarık: Seni çok seviyorum.

Naz: Bende seni çok seviyorum.

Tarık(Naz’ın elini tutar) : Hadi çıkalım.

Naz: Eee nereye gidiyoruz?

Tarık: Sürpriz söylemem.

Naz: Ya Tarık ne olur söylesen!

Tarık: Adı üstünde ‘’sürpriz’’ söylenmez.

Naz: Off ya. Hep böyle sürprizler yapıp merakta bırakçan beni illa!

Tarık: Ne yapıyım sende bu kadar tatlı olma. Meraklanınca daha bi tatlı
oluyorsun.

Naz: Tarık…

Bunlar bu şekilde tatlı tatlı didişerek çıkarlar odadaN...

-MUTLU SON-

''El!F''
19-01-08, 20:32
-PART 42-

Naz Tarık’ın sırtına hafifçe vurur.

Naz: Yavaş ye bitanem boğulacaksın.

Tarık bir yudum meyve suyu içer. Bir süre sonra da hapşurur.

Belgin: Ne oluyor oğlum. Bir öksürüyorsun, bi hapşuruyorsun. Üşüttün mü
yoksa?

Filiz(güler) : Abicim yoksa Naz gece üstünü sıkı örtmedi mi?

Naz: Ne alakası var Filiz. Sahil kenarında esti galiba.

Tarık: Ya o yüzden olmalı.

Filiz(güler) : Tabi tabi…

Tarık: Filiz!!

Filiz: Tamam ya.. eee Nazcım bugün ne yapıyoruz?

Naz: Sahile falan gi…

Tarık o sırda yine hapşurur.

Naz: Ayy Tarık sen çok fena üşütmüşsün.(elini Tarık’ın yanağına koyar)
Ateşinde var senin.

Naz’ın eli bir süre durur Tarık’ın yanağında öylece. Tarık’ta o şekilde Naz’ı izler.

Şeyma: Öhöö öhöö…

Naz(irkilir birden) : Siz gidin Filizcim. Nasıl olsa sen biliyorsun buraları.

Filiz(şaşırır) : Biliyormuyum?
Tarık o sırada masanın altından Filiz’in ayağına vurur hafifçe.

Filiz(anlamış gibi yapar.Ama aslında hiçbir şey anlamamıştır) : Yaa gelmiştik bir
kere.

Naz: İyi o zaman. Siz gidin ben Tarık ile kalcam.

Tarık: Yok olmaz sende git. Benim yüzümden tatilinden olma.

Naz: Saçmalama bitanem. Sen bana hastayken o kadar baktın. Ben 1-2 gün
tatil yapmamışım çokmu.Hem balayına beraber geldik. Sen nerdeysen ben
ordayım. Biz bu tatili beraber geçircez.

Tarık: Çok seviyorum seni

Naz(gülümser) : Bende seni canım.

Hulusi: Eee hadi ne duruyoruz. Gidelim o zaman(içses:Oğlum Hulusi yaşadın.
Bekle beni havai ben geliyorum)

Belgin: Sen nereye Hulusi?

Hulusi: Eee sahile gidiyoruz ya hayatım.

Belgin: Berkay’a verdiğin o saçma sapan öğütlerden sonra bir yere gitmek yok
Hulusi!

Hulusi: Ama Belgincim

Belgin: Sus Hulusi. Hem ben o aldığın evi beğenmedim. Daha güzel bir şey bul.

Hulusi: Ama Belgin neresi güzel değil.

Belgin: Değil işte Hulusi. Hem biz sahildeyken canın sıkılmaz ev ararsın. Hadi
kalkın gidelim artık.

Naz: Biraz daha kalın annecim gidersiniz.

Belgin: Yok biz gidelim. Hulusi daha ev arıycak. Dimi Hulusi?

Hulusi(üzgün bir şekilde) : Yaa

Belgin: Eşyalar burada kalsın. Biz akşam dönerken alırız.

Filiz: Ee nasıl gitçez biz?

Naz: Sen bilmiyor musun buraları? Demin biliyordun

Tarık(Filiz’İn kolunu sıkar): Biliyor tabi.

Filiz(Tarık’a sessizce) : Ne oluyor abi ya. Ben daha önce buraya gelmedim.

Tarık(sessizce) : Şimdilik idare et. Ben sana anlatırım her şeyi daha sonra

Filiz: Üff tamam.(Naz’a dönerek) : Biliyorum tabide unutmuşum.

Naz(içses: Sen bir işler çeviriyorsun Tarık. yakında çıkar kokusu) : Tamam

Tarık öksürür ara ara.

Belgin: Oğlum çok kötüysen ben kalıyım

Tarık: Yok annecim gerek yok(Naz’ bakarak) : Naz’ım bakar bana.

Naz: Tabi bakarım.

Belgin: O zaman biz gidelim. Hadi görüşürüz çocuklar(Naz’ dönerek) :
Oğluşuma iyi bak güzel kızım.

Naz: Siz hiç merak etmeyin annecim.

Belgin ve diğerleri evden çıkar.

Tarık(öksürür) : Ee kaldık mı başbaşa?

Naz: Her zaman ki gibi yine başbaşayız.

Tarık(başını öne eğer): Yoksa sen baş başa kalmamızdan hoşlanmıyormusun?

Naz Tarık’ın yanına gider. Tarık’ın yüzünü iki avucunun arasına alır.

Naz: Tabi ki hayır bitanem. Sakın öyle düşünme. Tabi ki çok seviyorum seninle
baş başa kalmayı. Bunu sende biliyorsun.

Tarık’ın yanağına sıcacık bir öpücük kondurur.

Tarık: Bak bu çok iyi geldi.

Naz(gülümser) : Hadi sen çık yat bakalım.

Tarık: Ee sen ne yapçan.

Naz: Ben sana kendi ellerimle çorba yapçam.

Tarık: Sen mi Naz? Güldürme beni!

Naz: Aşk olsun Tarık. ben şimdi beceremiyormuum yemek yapmasını?

Tarık: Şaka bitanem şaka

Naz: Sen söyle ne istersin?

Tarık: Mercimek çorbası.

Naz(içses: Off ya gitti en zorunu seçti. Ben şimdi nasıl yapçam onu) Tamam
sen git yar. Ben yapıp sana getiririm.

Tarık: Emin misin Naz? İstiyorsan bende yanında kalıyım.

Naz: Abartma Tarık. altı üstü bi çorba yapçam. Yapıp getiririm ben sana.

Tarık(arkasın döner): Gidiyorum bak iyi düşün.

Naz(sırtından iter Tarık’ı): Yürü Tarık yürü. Konuşma.

Tarık: Tamam itme gidiyorum.

Naz mutfağa, Tarık odaya gider.

-PART 42 SON-

ua_nazlyy
19-01-08, 21:28
ÖYLESİNE..

Tarık,Naz,Hulusi,Belgin,Ümit,Filiz vshepsi Vahilerin evinde salondadır..Tarık ve Naz yan yana oturmuş arada tedirgince birbirlerine bakıyorlardır..Naz gözlerini açıp Tarık a hadi der gibisinden işaret yapar..

Tarık tedirgin bi yüz ifadesiyle döner herkese..
Hulusi:söyle zibidi.niye toplandık?
Belgin:Hulusiii!
Hulusi:sustum hayatım.Ama bak ben susuyorum çiçeğim Tarık konuşsun..
Tarık:sizi topladık çünkü..
Herkes Tarık a bakıyordur..
Netice:evet korsanım söyle.
Tarık:biz yani Naz ile ben..
Belgin(tek kaşını kaldırmış oturduğu yerde dikleşmiş Tarık a bakıyordur)
Tarık:Biz evlenmeye karar verdik..
Belgin duraksar..Ama herkes şaşkınca ve mutlu suratlarla birbirine bakıyordur..Ümit ayağa kalkar Tarığın karşısına dikilir gülümseyerek,Tarık ta kalkar..

Ümit:hayranı olduğum adam eniştem oluyor çok mutlu olun ya

Sarılır Tarığa Tarık ta memnun bi şekilde karşılık verir Ümit e..
Ayrılırlar..
Tarık Naz a bakarak..
Tarık:hiç merak etme çok mutlu olucaz..
NaZ yavaş yavaş gülümsemeye başlar..
Ümit-Filiz:oooooo
Bu sefer onlarda güler..
Hulusi:Vahicim dünür oluyoruz dünür..
Vahi hiçbirşey anlamamış gibi bakıyordur(Tipik Vahi)
Netice:ohh yandan yandan kaptık korsanı.
Tarık sırıtarak..
Tarık:annem?
Belgin ayağa fırlar..
Belgin:ne var Tarık?
Herkes bakıyordur birbirine..Hulusi Belgin e eğilir..
HulusiBelgin!
Belgin:sen sus Hulusi.Hem ne bu acele?Bi bakalım uygun musunuz birbirinize?
Tarık:uygunuz anne.
Belgin:aman uygunlarmış.Nerden biliyorsun?Naz kızım alınma.ama evlilik önemli bir iş sonunda.iyi karar vermek lazım..
Netice bastonu yere vurur.
Netice:onlar uygun!biri güzel biri yakışıklı.Onlar uygun olmayacakta senle Hulusi mi uygun olcaksınız?
Hulusi ye göz kırpar..
Belgin:onlar daha çocuk neredeyse birbirlerinin sorumluluklarını nasıl alacaklar?
Herkes bi duraksar..
Tarık:Ben birbirimize güveniyorum anne.
Naz:bende..
Belgin:peki o zaman bi test edelim.Naz Tarık salonda oturur ve maç izlerken ayaklarını sehpaya uzatır ne diyorsun bu işe?
Naz gözlerini açarak bakar..
Naz:bizim evde yapmıyordu..
Tarık(tedirgince):ama hayatım dedin işte sizin ev.Yani kendi evimde daha rahat davranırım ben..

Ümit:o zaman evlenmesinler birlikte yaşasınlar.
Herkes:yok artık!
Ümit:sustum
Filiz:mantıklı bence..
Hulusi:filiz!
Filiz:ya öyle değil.Birbirilerini tanımak için.Evlilik öncesi alıştırma.
Hulusi:madem aynı evde yaşayacaklar neden evlensinler Filiz delirtme bizi
Filiz:ya öyle değil babiş.Bak evin her yerine kamera koyarız odaları da ayrı olur.BBG gibi..
Ümit:süper fikir..
Tarık ve Naz çaresizce birbirlerine bakar..
Tarık:ama biz hazırırz.
Belgin:hayır efendim değilsiniz.
Neticede kalkar sinirle.
Netice:bu iş sizi aştı.O iş olacak işte o kadar.Ev i seçin kameralar alınsın.Ay eğlencede çıktı ayol..

Olay bağlanır..

Naz ve Tarık hala huzursuzdur..
Netice ikisini yanına çağırır..Herkes birbiriyle konuşuyordur..
Naz(sıkkın):efendim hala..
Netice:yapmayın ama.Hem macera olur fena mı (güler)
Tarık:ama özel hayatımız diye bir şey kalmayacak..
Netice tek kaşını kaldırır..
Tarık:yani özel hayat derken.
Netice:aman tamam(gülerek)bi yaramazlık olacaksa beni arayın ben yollarım herkes sonrada kaparım tv yi(masumca)
Naz:halaaa(kıpkırmızı)

belki gelir devam belki gelmez:)maksat biraz eğlenin:)

aşka_aşık_11
20-01-08, 00:42
Tarık gitmiştir. Naz kendi kendine konuşmaya devam eder:
Naz: beni sevdiğini söylemek için çok geç kaldın Tarık! Bazı şeylerin gitmesi mi gerekiyordu bana sevdiğini söylemek için?!
Kızlar yetişir arkasından nazın.
Sıla: naz!
Cemre-deren: naazz!
Naz: (döner arkasına) noluyor ya?
Deren: bekle naz!
Naz: tamam ya gitmiyorum bir yere.
Sıla: naz! İyi misin bir tanem?
Deren: Tarık’ın da bizim barda olduğunu gördük!
Cemre: hızla çıktı gitti! Sonra da çok üzgün bir şekilde geri döndü.
Naz: benim yanımdaydı! Ama artık üzülmek için çok geç!
Deren: naz tamam haklısın Tarık hatalıydı, tamam en çok sen üzüldün ama Tarık ta senle beraber üzüldü! Senin kadar değil ama o da üzüldü.
Naz: tamam ya konuşmak istemiyorum bu konuyu!
Cemre: sen nasıl istersen canım.
Sıla: ee naz şimdi ne yapalım? Sen bu halde eve gidersen toplayamayız seni bir daha!
Deren: sıla haklı senin kafanı dağıtmak lazım!
Naz: kızlar eve gideyim ben ya!
Cemre-sıla-deren: OLMAZ!!
Naz(korkar): tamam ya! Gitmem eve! Ama en fazla bir iki saat! Tamam mı?
Deren: süper! Seni biraz olsun toparlamak için yeter de artar bile!
Cemre: tamam nereye gidiyoruz? Naz sen söyle.
Naz: sahile gidelim! Huzur buluyorum denize bakınca.

Sahilde
Naz banka oturmuş sessizce denizi seyrediyordu. Dalgalar karaya vurdukça nazın içinde fırtınalar kopuyordu. Kızlar ise nazın o halini görüp yalnız bırakmışlardı. Ama dayanamadılar daha sonra nazın yanına gittiler.
Deren: naz!
Cemre: naz!
Sıla: naz!!
Naz: hıı? Ne?
Sıla: ya tam 10 dakikadır öylece durmuş denizi seyrediyorsun! Yeter bu suskunluk!
Naz: dayanamıyorum kızlar olmuyor. Canımdan can gitti. Her şeye rağmen, ona kızsam da, bağırsam da dayanamıyorum. Çok seviyorum onu ben! 1 aydır boşluktayım! Ona alışmıştım. Tam her şey düzeliyor derken… o gitti… (hıçkırarak ağlar bunları söylerken) gitti… Kalkar yerinden ve sahilde yürümeye başlar. Ağlayarak…

umarım beğenirsiniz. çok güzel olmadı ama bu kıtlıkta idare edin!!!

burcushn
20-01-08, 02:05
tek bölüm,


naz evin içinde,koltukta ,bacaklarını içine çekmiş,ellerini yüzüne dayamış ,masanın üstündeki

telefona bakıyordu yaklaşık yarım saattir.

naz(sessizce,gözleri telefonda):hadi artık ara.hadi!!!

saate doğru baktı.

----15 dakika sonra---

gözlerini yine çevirdi saate doğru.

naz(sesizce):15 dakika geçti,hala aramadı.off tarık off....

dudaklarını bükerek koltukta arkasına doğru yaslandı.ellerini birleştirdi.

o sırada telefon çaldı.suratında heyecan dolu bir ifadeyle, hemen telefonu kaptı masanın üzerinden.

naz(heyecanla):alo, tarık!!!

: .....

naz(morali bozularak):efendim baba.....yok yok iyiyim.....yok baba korkmuyorum merak etme....

tamam görüşüz...

telefonu hayal kırıklığıyla koydu masanın üstüne geri.saatin geç olması,dün gece de iyi

uyuyamamış olması, gözlerinin yavaşça kapanmasına neden oluyordu.

boynunun da ağrıdığını hissederek koltuğa doğru,yan biçimde uzandı.yastığa sarıldı elleriyle.telefona bakmaya devam etti ara ara kapanan gözleriyle.

gece 2:30

telefon hem zil sesiyle hemde titremesinden meydana gelen sesiyle odaya yayıldı.

naz sesle birlikte,irkilerek uyandı hemen.telefonu aldı eline ,yine ekranına bakmadan açtı.

naz(uykulu sesiyle):efendim?

tarık(muzipçe,sıcak sesiyle):ben karımı aramıştım ama!!!

naz(heyecan dolan sesiyle,koltukta doğrularak):tarık!

tarık:evet doğru aramışım,çünkü ondan başka hiç kimse böyle güzel ''tarık''diyemez.

naz(gözlerindeki mutlulukla):niye aramadın,ne kadar bekledim seni.

tarık:biliyorum ,az önce bitti toplantı,şimdi girdim odaya.(sesini çocuklaştırarak):toplantıdan

kaçmayı denedim,ama maalesef ki başarılı olamadım.

naz(gülümseyerek):ama çok kızdım sana.

tarık(odada, yatağa doğru uzanarak sırtüstü yatar):ahh ahh yanında olsaydım şimdi...

naz:eee

tarık:ne eee?

naz:yaa tarık !(sabırsızca konuşur):ne yapardın yanımda olsaydın diyorum..

tarık(sırıtarak):her zaman ne yapıyorsam onu yapardım.

naz(o da koltuğa doğru uzanır):her zaman ne yapıyordun peki?

tarık:hani bir şekilde alıyordum ya hep sinirini.......

naz(koltukta yan biçimde durur):ne şekilde?

tarık(kravatını gevşetir):unuttunuz demek naz hanım....

naz(gülümseyerek):evett unuttum(sözcükleri uzatarak konuşarak):hatırlatamaz mısın telefonda?

tarık(nazı sinrlendirmeye çalışarak):hatırlatamam,kendin hatırlasaydın ,banane.

naz(küçük bir kız çocuğuna bürünerek):ya tamam tamam unutmadım.ne olurdu hatırlatsaydın

sanki?illa beni sinir ediceksin.

tarık(sesi ciddileşerek):seni kızdırmayı bile özlemişim.

naz da masumlaşır,glümser olduğu yerde.

tarık:sonraa.......seni öpmeyi de çok özledim.

naz yine susar.yan yattığı koltukta yana düşer,sırtüstü yatar koltukta.

tarık:sana dokunmayı(sesi kısılır hafifçe,gizli birşey söylermişcesine):tenini,kokunu....

naz(özlemi daha da artar, susmasını ister):ya tarık.....

tarık(devam eder, gözleri tavana dikili şekilde):saçlarının kokusunu,teninin kokusunu,,,,

naz(hoşuna gittiğini belli eden bir ses vardır ):tarık....

tarık(onu duymamışcasına devam eder,seni kollarımda hissetmeyi,saçlarınla oynamayı.......

naz(sesizce gözlerini kapatır o an):tarık,susss..

tarık(yüzünde oluşan gülümsemeyle):şuanki halini, gözlerin kapalıyken seni izlemeyi.......

naz(gözlerini açar gülümseyerek):seni istiyorum ben.

tarık(kapısı çalar o anda, yatakta doğrulur):kapı çalıyor,hemen geliyorum.

naz(sertleşir konuşması):kimmiş o gece gece?

tarık(gülümseyerek oturur yatağın üstünde):bak unutmuşum söylemeyi bir de ,beni böyle

(ağız hareketlerini belirgenleştirerek):deliler gibi kıskanmanı,sonra büyüyen ,o kocaman olan

gözlerini çok özlemişim.

naz(hoşuna gider,kısacık bir süre kalır öylece):lafı değiştirme tarık,kimmiş gelen?

tarık:bekle bakıyorum.

telefonu masanın üstüne bırakarak,kapıyı açar,gelen otel görevlisidir.

görevli tarığa otelden çıkış işlemlerinin halledildiğini söyler ve gider.

tarık yüzünde gülümsemeyle,kapıyı kapatıp,geçip yatağına oturur.hazırlanmış bavulları da

yanındadır hemen........

----SON-----

melisa_s
20-01-08, 02:09
Tarık:Bende eve gelicektim zaten hadi beraber gidelim…
Belgin:Tamam hadi oğluşum…
Tarık kalkar gitarını da alır ve Belginle beraber eve giderler…
Part2
Tesadüfler zincirinin 2. halkası---
Bodrum’da bir otelin plajı---
Hulusi,sabah erkenden kaçmış evden ve plaja gitmiş..(Her zaman ki gibi sütunlar için:))
Şezlong ta oturuyordu,denizdeki sütunlarla ilgileniyordu:)Bildiğimiz Hulusi işte:)Yanındaki şezlonga bir adam gelip oturdu.(Vahi;))
Vahi:Merhaba
Hulusi:Merhaba.Nasıl ama sütunlar?!
Vahi:Süper süper:)(ah bi bilse o sütunlar onun bildiği sütunlar değil:))
Hulusi: (iç ses-Maşallah bu adamda süper zampara çıktı :))Dış ses-Adınız ne?!
Vahi: Vahi sizin?!
Hulusi:Hulusi…Hulusi TEKELİOĞLU.Tek-bankın sahibi :)
Vahi:Hulusi…Ruh ikizim…Tanımadın mı beni?!Benim Vahi…Ruh ikizin..Vahi ÖZKUL…
Hulusi: Oooo ruh ikizim…Biricik dostum.
Hulusi ve Vahi yerlerinden kalkıp birbirlerine sarılırlar.Tekrar otururlar yerlerine.
Hulusi’nin telefonu çalar arayan Belgin’dir.Vahi’ye gülümser.
Hulusi:İç ses-Oğlum Hulusi bu Vahi çok deişmiş o saf adam gitmiş…Yerine zampara Vahi gelmiş…Şimdi buna karım arıyo dersen tefe koyar seni…En iyisi bankadan arıyolar de! Dış ses-Bankadan arıyolar…
Yerinden kalkar bir ağacın arkasına gider.
-Alo hayatım nasılsın?!
-Ben iyiyim Hulusi ama sen nerdesin?!
-Şey hayatım ben kahvaltı için zencefil arıyorum
-Zencefil mi?!Ne zencefili Hulusi?!
-Bilmem…Tarık ya da Filiz kahvaltı da zencefil yemek ister belki…Ben evlatlarım zencefil istediğinde evde zencefil yok diyemem!(yüksesk sesle)sizde de mi yok zencefil .(normal sesle)yok hayatım koca Bodrum da zencefil yok!Ama ben bulucam!
-Tamam Hulusi..Görüşürüz
-Görüşürüz hayatım
telefonlar kapanır.
Hulusi tekrar Vahi’nin yanına döner.
Belginler---
Tarık:Nerdeymiş babam?!
Belgin:Ne bilim?!Sen ya da Filiz kahvaltı da zencefil yemek isteyebilirmişsiniz!Size evde zencefil yok diyemezmiş.Zencefil almaya gitmiş.
Tarık:Ben zencefil sevmem!
Filiz:Ben severim…
Belgin:Şimdi siz zencefil sevip sevmemenizi bi kenara bırakın…Bu adam ne diye durduk yere zencefil almaya çıktı…
Filiz:Bilmem
Belgin:Bişiler karıştırıyo ama dur bakalım çıkar kokusu…
Tarık:Günahını alma anne hemen adamcağızın..Belki de gerçekten zencefil almaya gitmiştir…
Belgin:Bilemiycem bu Hulusi her şey beklenir ondan…
Filiz:Yapma anne..Bu kadar masum bişiyin altında bile art niyet arama…
Tarık:Evet anne adamcağız bizi düşünmüş zencefil arıyo bize ben her ne kdara zencefil sevmesem de…
Belgin:Haklı olabilirsiniz…Bekleyelim bakalım…
Hulusiler---
Vahi:Eee Hulusi kaç yıl oldu biz görüşmeyeli?!
Hulusi:15 yıl olmuştur heralde!
Vahi: Olmuştur olmuştur…
Hulusi:Tatile mi geldiniz?!Tek misin yoksa Cahide Hanım da geldi mi?!
Vahi:Ben ve çocuklarım Cahide’yi kaybettik 7 yıl oluyo…
Hulusi:Başın sağolsun..
Vahi:Teşekkürler…Sen tek misin yoksa?!
Hulusi:Belgin ve çocuklarımla geldim…Bu akşam çocuklarını alıp gelsene hem belki benim oğlanla kızla da kaynaşırlar ne güzel onlarda arkadaş olurlar…
Vahi:Bilmem ki…
Hulusi:Neyi bilmezsin gel işte…Hem özledim seni…Karşılıklı oturur içeriz sohbet ederiz..
Vahi: Peki madem…
Akşamüzeri
Belginler---
Hulusi eve eli boş döner.
Belgin:Nerdesin Hulusi saatlerdir?!
Hulusi:Çocuklarıma zencefil arıyorum hayatım..
Belgin:Bulabildin mi bari?!
Hulusi:Hayır koca Bodrum da bi zencefil bulamadım!
Belgin:Öyle mi?!
Hulusi:Öyle öyle…Ama kimi gördüm tahmin bile edemezsin
Belgin:Kimi gördün hayatım?!
Hulusi:Vahi’yi…Ruh ikizimi…
Belgin:Vahi(düşünür biraz)haaa Vahi Bey?!Cahide nasılmış?!
Hulusi:Cahide Hanım’ı kaybetmişler 7 yıl önce…Akşam için davet ettim çocuklarıyla
Belgin:İyi yapmışsın…
Filiz gelir.
Filiz:Babiş zencefil hani?!
Hulusi:Yok koca Bodrum da zencefil yok!(umutsuzca bakar)
Tarık(salondan seslenir):İyi ki yok hiç sevmem kendilerini!
Filiz(ona seslenir):Sen sus abi!Tüh ben de babiş ne güzel zencefil alıcak bana diye sevinmiştim…
Tarık:Bende şuan çok mutlu oldum o iğrenç şeyi görmiycem diye
Filiz:Sen karışmasana
Belgin:Aaa yeter çocuklar yemeyin birbirinizi…
Hulusi:Evet…Yeter ama..
Tarık:Kızınıza söyleyin onu!
Filiz:Asıl oğlunuza söyleyin
Belgin:E yeter!İkinize birden söylüyorum kesin çocuk gibi didişmeyi.
Hulusi:Anneniz haklı ne bu böyle 5 yaşında çocuk gibi
Tarık:Ben bişi yapmıyorum ki…Tek bişi sorcam size siz öylece kapının önünde mi durcaksınız?!
Filiz:Hayır ben odama çıkıyorum
Belgin:Bende mutfağa gidip akşam için hazırlanim
Hulusi:Bende yanına gelim senin…

aşka_aşık_11
20-01-08, 15:14

Biraz uzağa gidip denizin karşısında durur yine…

Naz: ikinizi de çok özlüyorum. Hem de çok! Tamam, Tarık’ın beni sevmemesine alışmıştım ama… Senin… Bebeğimin beni bırakmasına, senin beni bırakıp gitmene dayanamıyorum annem. Sen beni hayata bağlamıştın! Senin sayende yeni bir ailem oluyordu. Doktor o kötü haberi verdiğinde…(durur bir süre, yutkunur) canım pahasına seni doğurmayı göze almıştım. Hiç beklemediğim bir anda girmiştin HAYATIMA! (karnını okşar, sanki o hala oradaymış gibi) ve yine hiç beklemediğim bir anda da gittin… Tanrı bana ödül olarak vermişti seni. Sonra uyardı beni. Kendime iyi bakmazsam ya seni benden, ya da beni sizden alacaktı. Çok yalvardım… Beni alsın diye… Sensizliğe dayanamazdım ben! Sen gidersen ben eski halime geri dönemeyecektim biliyorum. Ama ben gidersem pek üzülen olmazdı arkamdan…

Kızlar arkasından nazı dinliyordu. Deren dayanamadı nazın o haline.
Deren: naz saçmalıyorsun.
Naz: (döner derene bakar fakat hiç konuşmaz) …
Deren: ya ne demek ben gitsem de zaten arkamdan üzülen olmaz ya! Deli misin sen? Sen bizim bir tanemizsin!
Sıla: haklısın bebeğini kaybettin. Ona o kadar alışmışken seni bırakıp gitmesine dayanamıyorsun. Bu duyguyu yaşamadım, bilemem. Ama izin ver sana yardım edelim. Bu acıyı tek başına yaşama.
Cemre: senin kızın olduğu kadar bizimde kızımızdı o. Tek fark sen onu içinde tutuyordun. En az senin kadar alışmıştık biz de ona.
Deren: hatırlamıyor musun? Her kontrole beraber gittik. Tekme atarken biz de yanındaydık. En az senin kadar biz de üzüldük yani…
Sıla: naz üzüleceksin, tabi ki olacak bu ama lütfen bunu yalnız yapma!!
Naz: gözlerinden yaşlar daha hızlı akıyordur: ben… Üzülürken sizleri de üzdüğümü bilmiyordum. Çok… Çok özür dilerim.
Cemre: özür dilenecek bir şey yok! Ama toparlan lütfen artık biraz!
Sıla: bizim için.
Deren: ve giden yeğenimiz için. Onu daha fazla üzme!
Naz: tamam kızlar. Size söz bundan sonra kendimi bu kadar üzmeyeceğim…
4 arkadaş sımsıkı sarılır birbirine…

biliyorum saçma oldu ama çıkmadı başka bişey...

dizi kurdu
20-01-08, 17:12
bölüm 47 başı
Tarık seninle bir dakikayı söylerken nazı dansa kaldırır.Naz ne olduğunu anlmamış sadece ayak uyduruyordur.herkes bu ikiliyi seyrediyor kimileri mutlu olyor kimileri ise kıskançlık krizine giriyordur.dans ederken
naz:tarık senin ne işin var burda
tarık: vahi bey izin verdide bende buraya tatile geldim
naz: niye burası
tarık: otel çok güzel
naz:tek sebep otelin güzel olmasımı
tarık: başka ne olabilir ki
naz bu cevaba üzülmüştür.şarkı bitmiştir.herkes tarığı tebrik ediyordur.
koray: siz tanışıyomusunuz
naz- tarık: evet tanışıyoruz
dilek: sevgilisiniz galiba bakışlarınızdan bunu çıkartıkta
naz: yok sadece arkadaşız
dilek - koray: tabi tabi
tarık: gerçektende arkadaşız ( acaba haklılar mı)
naz: öyle bir şeyy yok yani ( acaba haklılar mı)
dilek: hadi o zaman eğlenmeye gidelim bu geceyi kutlamaya yeni keşifimizi eğlendirmeye
koray: olur. naz da gelicek mi?
nesrin: tabi gelicek dimi naz
naz: tabi siz izin verdikten sonra
tarık: nereye gidicez
dilek: burayı iyi biliyorsun galiba
tarık: çalışmaya gelirdim önceden ( iyi kıvırdın tarık)
ve hep birlikte yola çıkarlar

not: biliyorum çok kısa ama beğenirseniz devam edicem yoksa burda bırakıcam

''El!F''
20-01-08, 17:54
-PART 43-

Naz mutfağa gider. Yemek kitabını alır eline. Çorbalar bölümünü açar.
Mercimek çorbasının tarifini bulur okur. Malzemeleri çıkarır tezgâha koyar.

Naz: Off ya. Ne kadar çok malzeme varmış. Nasıl yapçam ben şimdi bu çorbayı.

Kitabı eline alır yapılışını okumaya başlar.

Naz: Yaa çok uzun bunun yapılışı. Ehh Tarık ben bi hasta olıyım. Göstercem sana o zaman.

Tarık odada battaniyeyi üstüne çekmiş uzanıyordur.

Tarık: Sahilede gidemedin. Oğlum Tarık hasta numarası yapıyım derken
gerçekten hasta oldun. Hiç sevmem zaten hasta olmayı(kim severki:)) O
bikinilerin acısını çıkartçam senden Naz. Sen şimdi aşağıda nasıl kızıyorsundur
bana(bağırarak) Aşkım yardım ister misin?

Naz(bağırır) : Hayır istemem.

Naz: Off Tarık off. Senin yüzünden mutfak ne hale geldi.

Mutfağın tezgahın bir yanında yağ, diğer yanında un, limon, biber ne ararsan
vardır. Mutfak savaş alanına dönmüştür.

Naz tabak almak için dolabı açar. En altta ki büyük tabağı almak isterken,
üstünde bulunan tabaklar yere düşer, kırılır.

Naz: Olamaz yaa.


Tarık sesi duyar duymaz fırlar yataktan, aşağıya iner.

Mutfağın kapısında durur ve etrafı izler, gülmeye başlar.

Naz(arkasını döner): Sen ne zaman geldin?

Tarık bi sandalyeye oturur.

Tarık(gülmeye devam ediyordur) : Şimdi. Bu mutfağın hali ne böyle Naz?

Naz: Gülme Tarık gülme! Zaten hepsi senin yüzünden. Benden o kadar zor
çorba yapmamı istemeseydin olmazdı bütün bunlar.

Tarık gülmeye devam eder.

Naz: Yaa kime diyorum ben gülmesene.

Tarık: Ama ne yapıyım Naz. Çok komik bi halin var. Gülmekten karnıma ağrılar
girdi.

Naz: Off Tarık. Burada senin için uğraşıyorum ben(arkasını döner) Konuşma
benimle!

Tarık(Naz’ kolundan tutup kucağına oturtur) : Hemen de darılırmış benim karım.

Naz yüzünü hiç çevirmez Tarık’a.

Tarık: Tamam özür dilerim. Gülmiycem bi daha.

Naz hiçbir şey demez.

Tarık(Naz’ın yüzünü dönürür kendine) : Ya tamam gülmiycem.

Naz: Söz mü?

Tarık: Söz

Tarık yaklaşmış Naz’ı öpecekken Naz geri çeker kendini. Kalkar kucağından.

Tarık: Niye çektin kendini

Naz: Öpiyimde hastalığın bana da bulaşsın. Sonra kim bakar sana.

Tarık: Hmm… demek bana bakmak için öpmiyceksin. Ne yapalım biz de
iyileşene kadar öpmeyiz dudaktan. O zaman yanaktan öpiyim.

Naz: Hayırr iyileşene kadar öpücük yok!

Tarık: Ama ben dayanamam o zamana kadar.

Naz: Ne yapalım dayanacaksın.

Tarık aslında zor tutuyordur kendini gülmemek için. Sonunda dayanamaz
gülmeye başlar.

Naz: Yaa hani gülmiycektin.

Tarık: Tutamıyorum kendimi.

Naz: Gülme Tarık(Tarı gülmeye devam eder) Bak gülme diyorum

Naz tezgahta bulunan undan 1 avuç alıp Tarık’ın yüzüne atar.

Tarık: Ne yapıyorsun?

Naz: Ne yapıyım sen istedin. Gülmeseydin o kadar.

Bu seferde Naz gülmeye başlar.

Naz: Ayy Tarık çok komik oldun. Suratın bembeyaz oldu.

Tarık’ta tezgahta bulunan undan 1 avuç alıp Naz’ın suratına atar.

Tarık(gülmeye başlar): Sende çok komik oldun.

Naz tekrar alıp atar. Böyle birbirlerine atmaya devam ederken Tarık Naz’ı
elinden tutar. Duvara yaslar.

Tarık: Yeter bu kadar beyazlara büründüğümüz.

Çok yakındırlar birbirlerine.

Tarık: Şimdi sıra temizlemekte.

Tarık Naz’ın dudağının yanına ıslak bi öpücük kondurur.

Tarık: Ben seni öpmeden 1 gün bile duramam

Naz: Öpmiycen Tarık. Ceza sana. İyileşene kadar öpücük falan yok!

Naz yüzünü çevirir. Gitmek ister. Ama Tarık kollarıyla kapatır Naz’ın etrafını

Tarık: Hiçbir yere gidemezsin

Naz: Ama hastalanırsam sonra sana….

Naz sözünü bitirmeden Tarık öpmeye başlar onu. Tabi Naz’da karşılık verir,
ayrılmaz. Naz tezgahta bulunan 1 bardak suyu eline alır. Tarık’ın başından
aşağıya boşaltmaya başlar. Tarık umursamaz bile öpmeye devam eder. Naz
elinde bulunan bardağı yere bırakır. Kırılır bardak. Tarık ellerini Naz’ın beline,
Naz’da Tarık’ın omzuna koyar. Daha da tutkulu öpmeye devam eder Tarık.

Bir süre sonra ayrılırlar. Nefes nefesedir ikiside.

Naz: Ben bi hasta olıyım. Sorcam sana hesabını

Tarık gülümser.

Naz: Hadi artık toplayalım şuraları.

Tarık: Tamam

O sırada evin kapısında sesler gelmeye başlar.

Naz: O sesler neydi Tarık?

Tarık: Bilmem. Gel bi gidip bakalım.

Tarık eline tava alır ve kapının yanına yürümeye başlarlar.

-PART 43 SON-

YESIL8
20-01-08, 20:06
31. Bölüm


Yemek bitmek üzeredir.Tarık, masadan kalkar. Kısa bir süre sonra geri döner.


Hemen ardından Naz ve Belgin kol kola merdivenlerden aşağıya inerler.
Belgin'in yüzünde gülücükler açmıştır..


Belgin: Evet. Tarıkcım,Naz kızımı al götür biraz dinlensin olur mu?


Tarık, şaşkın vemanalı bir şekilde



Tarık: Naz kızın?

Belgin'in suratı asılır, sonra kendini toplar.


Belgin: Niye şaşırdın ki. (Naz'ın saçını eliyle geriye doğru iterek) Ben hep Naz kızıma Naz kızım derim...


Tarık, kaşlarını anlamlı anlamlı kaldırarak annesine bakar.


Tarık- Hulusi: Hep...


Belgin: Ay Hulusi bi de sen başlama..


Hulusi:(kıs kıs güler) Peki hayatım..


Sanki yaşananlar silinmiştir. Affetmek bu kadar kolay mı? Belki de en zoru af dilemek ve hatayı kabullenmek..


Naz, durumu toparlamak için.


Naz, boğazında gıcık varmış gibi öksürür ardından gülümseyerek herkesle vedalaşır..

***************
ARABADA


Naz, yine tüm yolculuk boyunca sessiz kalmıştır..Ama bu kez durum farklıdır.


Bu sessizliği bozan Tarık olur.


Tarık, radyoyu açar..



Naz, (içinden): Unutmuş işte...


Naz, radyoyu geri kapar..


Kısa bir sessizliğin ardından



Tarık, (içinden) unuttuğumu sanıyorsun , (gülümser ve şarkıya başlar)



http://www.youtube.com/watch?v=nrA-1xAtYTA BENİM HALA UMUDUM VAR..


Benim hala umudum var..


İsyan etsem de istediğim kadar


İnat etsem bile

Bırakmazlar sahibim var..


Seviyorlar bazen soruyorlar

Hayran hayran seyret

ister katıl İster vazgeç..


Güzel günler bizi bekler….

Eyvallah dersin olur biter…


Gülüm bükük önünde ağlasam sessizce

Şu garip gönlüm af olur mu?

Bu fırtına durulur mu?

Benden adam olur mu?

Korkarım aşka zararım dokunur mu?



Şarkı arasınsa Naz'ın cama yansıyan ve gülümseyen yüzüne yan yan bakar..


Şarkı bittiğinde eve varmışlardır.. Tarık, kapıyı açar önce Naz, eve girer..



Naz, merdivenin başına kadar yürür ve arkasını dönerek.



Naz: iyi geceler...


Merdivenlerden ağar ağar çıkar her adımda onu çağırıyordur bakışları..



Tarık, öyle durup onun merdivenden çıkışını elleri deri montunun ceplerinde izler..


Naz, odasının kapısını kapamasıyla evin dış kapısı da kapanır...


Cama koşarak gider..


Tarık, arabaya biniyordur . İşte yine yalnızdır...


Hayal kırıklığıyla yatağının üzerine oturur. Gözüne çellosu takılır..


Sandelyesine oturur.

Naz: Unutmuş...


Havuz başında sırılsıklam bir halde çalarken çaldığı parçayı ve o günü düşünerek çalmaya başlar..
(hatırlayanlar bilirler..Naz havuz başında üstü başı ıslanmış bir şekilde çellosunu çalar ve ardından Tarık ile karşılaşır ama ne karşılaşma...)


Parça bitmiştir..


Naz: Gitti işte..Şimdi ne yapacaksın...(üzgündür)


Tarık, arkasında sakladığı küçük paketle odanın kapısını çalar ve ardından hafifçe kapıyı aralar ve odaya girer..



Tarık: unuttuğumu düşünmedin değil mi?(elindeki paketi uzatır)

Naz, gülümser...



31.Bölüm sonu

burcushn
20-01-08, 22:12
SEMA'YA


TEK BÖLÜM,

Naz hızla ilerliyordur,arkasından koşan tarığa aldırmadan sinir vardır gözlerinde,büyümüştür gözleri.

tarık(nazın arkasından):naz, naz dur!

önüne çıkan kişilere çarpa çarpa ilerler naza doğru.hılz yaklaşır,tutar kendine çevirir nazı.

naz(kolunu kurtarmaya çalışarak):bırak kolumu!

tarık:naz ne yapıyorsun sen?

Naz kolunu kurtarır tarıktan.

Naz:seni dinlemek bile istemiyorum.

Çantasını bir hışımla çevirir,hızla ilerlemeye devam eder.ve çıkar oldukları mekandan.

Yağmur vardır dışarıda,hızla çiseliyordur.serttir sanki

yağışları.kaldırımlara çarpıyordur hızla ve altındaki her şeye.

Ona boyun eğen,eğmeyen herkese savuruyordur yağışlarını sanki.

Naz dışarı çıkar çıkmaz ürperir.uçuşan ,hızla ıslanan saçlarına

aldırmaz.tarıkta çıkar peşinden.daha hızlıdır adımları.

Tarık(bağırarak):naz,bekle ,lütFen.

Koşarak tutar nazı yine kolundan.daha serttir hareketleri bu sefer.

Naz(gücü yetmez tarığa bu sefer):bırak,gitmek istiyorum.

Tarık:naz küçücük bir şey için yaptıklarına bakar mısın?

Naz(tarığa bakar,daha da büyür gözleri):küçücük bir şey…

(kollarını oynatarak ,gözlerini çevirir):bırak diyorum sana bırak.

Tarık(Daha sert tutar kolunu):hayır bırakmam.beni dinleyeceksin.

Naz:hayır dinlemeyeceğim.gitmek istiyorum anlamıyor musun?

Tarık susar,naza bakar yüzünden süzülen yağmur tanecikleri eşliğinde….

Naz(rahatsız olarak):canımı acıtıyorsun…..

Tarık ellerini gevşetir hafifçe..

Tarık:naz….

Sakinleştiğini düşünerek,kollarını bırakır nazın.ellerini nazın

yanağına götürür.onunda yüzünden akan yağmur

taneciklerini siler,okşar hafifçe.

Naz tarığa bakar,teslim olacağını hissederek son gücüyle iter

tarığı.tarık bu hareketle birkaç adım geriye gider.

Naz: dokunma bana.

Arkasını dönerek yürümeye devam eder,birkaç adım ilerler,Tarık

Arkasındadır,gelmiyordur peşinden bu sefer.

Birkaç hızlı adım daha atar ve durur.sırtını dönerek

Naz:o kızı sevmediğimi biliyorsun.ama buna rağmen

gittin,doğumgünüme o kızı çağırdın.

Tarık durduğu yerden naza bakıyordur,nazın sinirli hali,hoşuna

gidiyordur bu durum bir yandan da.

Naz:hem de ben baş başa kalıcağımıza sanırken.

Tarık susar yine, naz arada laflarını bölen yağmura rağmen devam eder konuşmasına.

Naz:ben bu gece için neler düşünürken şu halimize bak.(sesi

yumuşar hafifçe):sen zaten baş başa kalmamızı hiç istemiyorsun.eski Tarık değilsin sanki.

Tarık(yumuşak ,şefkat dolu bir sesle):naz…

Naz(sesi zayıftır hala):konuşmak istemiyorum artık

Sırtını döner yine,bu kez daha ağır adımlarla ilerler.yağmur daha çok yüzüne çarpıyordur.

Tarık hafif gülümseyen yüzüylehızla koşar arkasından

nazın,yaklaşır iyice.elinden tutar bu sefer,aralarında mesafe olsa

da nazın yüzünü kendine döndürmüştür.

Naz tarığa bakmaya başlar.gözlerindeki kızgınlık gitmiştir sanki.

Tarık(nazı kendine doğru çekerek):gel buraya!

Sıkıca sarılır naza.naz da ellerini tarığın boynuna dolar,kafasını

dayar omzuna,gözlerini kapatır o an.

Naz(gözleri kapalı):ben sadece seni istemiştim bu gece.

Tarık daha da sıkı sarılır naza ,sonra yavaşça çekilir,elleriyle nazın

saçlarını çeker gözlerinin önünden.çenesinden tutarak yüzünü kaldırır.

Tarık:hadi evimize gidelim.

Naz tarığa bakar.,tamam dercesine sallar başını hafifçe.

Tarık:hem daha öbür hediye mi vericem sana..

Naz(şaşırır):öbür hediyeni mi?

Tarık:hı hıı.(naz soru soran gözlerle tarığa bakar,Tarık yaklaşır,kulağına fısıltıyla):

sadece benimle olacağın ,hiç bitmeyecek bir gece…..


--son---

''El!F''
20-01-08, 23:09
SEMA'YA ÖZEL...

Arkadaşlar isimlerinizi kullandım. Umarım kızmamışsınızdır….

Herkes(Sena, Burcu, Melisa, Çağrı, İrem(Zumzizeroo), zerda) okulun
bahçesinde toplanmıştır. Dersten yeni çıkmıştır herkes.

Çağrı: Eee dersler nasıl geçti?

Zerda: İdare eder.

Burcu: İyiydi.

Melisa: Bende idare eder.

İrem: Güzeldi.

Çağrı: Senin Sena? Daldın gittin yine…

Sena: Bugün Sema’nın doğum günü. Ne sürpriz yapsak diye düşünüyorum.

Çağrı: Merak etme biz onu ayarladık.

Sena: Ne zaman?

Çağrı: Dün. Biz hallettik. Sen yoktun okulda. Herkese bi görev dağılımı yaptık.

Sena: Peki ben ne yapçam?

Çağrı: Sen ve İrem Sema’yı akşama kadar oyalayabilir misiniz?

Sena-İrem: Seve seve.

İrem: Siz orasını bize bırakın.

Çağrı: Burcu kafeyi ayarladı, Zerda hediye yani slayt işiyle ilgilendi, Melisa
pasta, Ebru da müzik işini hallet. Sadece akşamı beklemek kaldı. Saat 6 gibi
size vereceğim adrese gelirsiniz.

Sena: Tamam. Neymiş bu hediye?

Çağrı: Sema’nın küçüklükten bu yana olan resimlerinden bi slayt hazırlandı
müzik eşliğiyle.

Sena: Güzele benziyor. Bence susalım. Çünkü Sema geliyor.

Sema yanlarına gider.

Sema: Herkese selam

Hepsi birden: Selam…

Sema: Ne o Ebru ? niye üzgünsün?

Ebru: Yaa sınavım çok iyi geçmedi de…

Sema: Olsunn sen halledersin

Ebru: Umarım öyle olur.

Zerda: Halledersin merak etme. Neyse benim gitmem lazım. Bilgisayarda
halletmem gereken çok önemli bir işim var.

Sema: Nereye? Bir yerlere giderdik hep beraber.

Zerda: Çok isterdim ama bilgisayarda halletmem gereken çok önemli bir işim
var.

Sema: Akşama hallederdin.

Zerda: Canım gerçekten çok kalmak isterdim ama bu iş benim için önemli.
Sonra görüşürüz der ve gider yanlarından.

Sema: Bugün ne güzel bir gün değil mi?

Melisa: Yaa öyle. Hava güzel, hepimiz bir aradayız…

Sema: Bu kadar mı?

Melisa: Bir şey unuttuğumu sanmıyorum. Neyse benimde gitmem lazım.
Kuzenime söz verdim buluşçaz. Hadi görüşürüz

Sema: Görüşürüz

Melisa da gider yanlarından.

Burcu-Çağrı: Bizde gidelim

Sema: Siz nereye ya?

Burcu: Eee şey benim dersim var.

Çağrı: Benimde. Hadi biz kaçtık. Sonra görüşürüz. Der ve giderler yanlarından.

Sema: Ne oluyor bunlara ya herkes gidiyor.

Sena: Boşver canım. Biz 4’ümüz bir şeyler yaparız.

Ebru: Benim gitmem lazım. Bir arkadaşa söz verdim.

Ebru da gider yanlarından

İrem: Eee ne yapıyoruz.

Sema(içses: İnanmıyorum ya. Unutmuşlar doğum günü mü! Oysa birbirimizin
doğum günlerini unutmazdık hiçbir zaman) Bilmem…

Sena: Hadi bana gidelim. Buluruz yapçak bir şeyler.

Sema: Peki

3ü birlike giderler Sena’nın evine.

Akşamüzeri….

İrem: Hadi Sema hazırlan gidiyoruz.

Sema: Nereye?

Sena: Dışarı çıkçaz. Hadi kalk giyin üstünü.

Sema: Yaa canım hiç istemiyor.

İrem- Sena: Semaa!!!

Sema: Tamam canım bağırmayın kalktım.

Sena: Elbiselerin yukarıda hazır.. giyin gel seni burada bekliyoruz.

Sema yukarı çıkar. Bu sırada Sena’nın telefonu çalar

Sena: Alo efendim Burcu?

Burcu: Nerdesiniz sizi bekliyoruz

Sena: Merak etmeyin birazdan ordayız.

Burcu: Tamam her şey hazır sizi bekliyoruz.

Sena: Tamam görüşürüz

Burcu: Görüşürüz der ve kapatırlar telefonları….

15 dk sonra Sema giynip aşağıya iner.

Sema: Benn hazırım çıkabiliriz.

İrem: Ne güzel olmuşsun!!

Sema: Çok teşekkür ederim.

Sena: Hadi bitanem asma suratını. Altı üstü dışarı çıkıyoruz

Sema(gülümser) : Tamam

Sena: Ha şöyle. Bak gülünce daha tatlı oldun.

Çıkar 3’ü…

Cafe…

Burcu: Yaa nerede kaldı bunlar?

Çağrı: Gelirler şimdi.

Burcu: Ama saat 6’yı 5 geçiyo. 5 dk geçiktiler.

Çağrı: Yani sende. 5 dk geç kaldılar. Slayt işi ne oldu?

Zerda: Tamamdır. Ben söylediğim zaman başlatçaklar.

Ebru kapıdan içeri girer hızla.

Ebru: Geldiler. Lambaları kapatın artık.

Kapatırlar lambaları. Etraf çok karanlık olur.

Sema: Burası mı?

İrem: Evet burası. Çok güzel bir kafedir. Hadi içeri girelim

İçeri girerler.

Sema: Ama burası karanlık.

Bu sırada pastayla yavaş yavaş ilerler.

Hepsi birden: İyiki doğdun Sema! İyi ki doğdun Sema!

Sema(şaşkındır) : İnanmıyorum size. Demek bütüngün bu yüzden yoktunuz.

Sena(sarılır) : İyi ki doğdun bitanem. İyi ki varsın.

Sema: Çok teşekkür ederim

Herkes sarılır sırayla Sema’ya

Sema: Canlarımsınız benim. Ne kadar teşekkür etsem azdır.

Çağrı: Senin için değer canım..

Melisa: Eee hadi üfle mumları. Ama önce bi dilek.

Sema(Burayı okurken sen tutarsın dileğini.İyiki doğdun)

Sema üfler mumları.

Burcu: Hadi artık oturalım. Sıra hediye de

Sema: Bu kadar sürprizden sonra hediye mi var bide

Burcu: Tabi ki. Hadi artık oturalımda izleyelim

Zerda görevliye başlat anlamında işaret yapar.

Ve başlar 1 saat sürecek olan slayt…

1 saat sonra slayt bittiğinde…

Sema(ağlıyordur sevinçten): Size çok ama çok teşekkür ederim.

Zerda: İyi ki doğdun canım

Çağrı: Seni çok seviyoruz…

Sema: Sizler olmasanız ne yapardım ben.

Sena: Sem olmasan ne yapardık biz.

Melisa: Ee hadi artık pastayı kesmeye geçelim….

Çok mutludur Sema. Kim olsa mutlu olurdu herhalde. Böyle güzel bir günde.


İYİ Kİ DOĞDUN CANIM. İYİ Kİ VARSIN

Umarım beğenmişsindir canım...

mervecii
21-01-08, 01:22
Akşam saat 8.....

(Kapı çalar.)

Naz: (Bilgisayarının başından kalkar, kapıya doğru ilerler. Söylenerek...) Off Tarık yine mi unuttun anahtarını (Kapıyı açar.)

Tarık: (Telefonlakonuşuyordur. Telefondakine) Tamam ama dosyalar yarın masamda olacak

Naz: Hoşgeldin

Tarık: ( Telefonu eliyle kapatır.) Hoşbuldum (Tekrar telefondakine) Ben anlamam, ben nasıl bütün gün çalışıyorsam, bazı geceler dosyaların başında sabahlıyorsam, sizden de aynı şeyleri beklerim. ...... Tamam, konuşuruz yine. hoşçakal (Tekrar bilgisayarının başına geçmiş olan Naz'a) Bu akşam 10'da gelmeyecek miydin sen eve?

Naz: Alemsin Tarık, iki gün önceydi o.

Tarık: Öylemiydi, dalmışım demek ki. Benim bilgisayarım nerede? Adamlara bir yığın fırça çektim, yarınki toplantıda hiçbir hatamın olmaması lazım.

Naz: Nerde bıraktıysan ordadır Tarık.

Tarık: Eeee sen n'aptın bugün?

Naz: İş güç işte Tarık, her zamanki gibi. Fabrikanın başına geçtiğimden beri hergün ne yaptıysam yine aynı şeyleri yaptım.

Tarık: O zaman ben yatak odasındayım. Bilgisayarım orda olacaktı.

Naz: Tamam.

(Tarık yatak odasına gider. Üç saat sonra tekrar salona döner.)

Tarık: Naz bu gece bizim filmimiz yayınlanacaktı tele...... uyumuş. Gel bakalım küçük hanım. (Kucağına alır ve yatak odasına götürür. Yatağa bırakır ve üstünü örter.
Saçlarını okşar.) İyi geceler karıcım (Alnından öper. Salona geçerek televizyonu açar. Farkında olmadan koltukta ayaklarını yukarı doğru çekmiştir. Bakıp gülümser) Nazım uyumasaydı o da böyle otururdu. Eskiden bu filmi izlemeden yerinden kıpırdamazdıda Yaklaşık 15 yıldır televizyonda sürekli tekrar eden bu filmi bi kez daha izlemeden uyumazdı. En büyük zevklerimizdendi.... Ama çok uykusu gelmiş demek ki. Uyusun bakalım. ( Daha filmin ilk on dakikasında o da uyuyakalmıştır. )

Sabah saat 6.30

(Naz uyanmıştır. Salona gider.)

Naz: Bak burda uyuyakalmış. (Televizyonu kapatır) Tarık, Tarıkk ( yüzünü okşayarak) hadi kalk artık canımm.

Tarık: (uyanır, yavaş yavaş açar gözlerini) günaydınn

Naz: günaydın. burda uyuyakalmışsın

Tarık: sen de dün.... ahh belimm, her tarafım tutulmuş yaa.

Naz: o kadar da rahatsız değil canım

Tarık: sen beğendin tabi, laf ettirmezsin.

Naz: ben bi banyoya gireyim, sonra hemen çıkmam lazım

Tarık: tamam, ben de çıkıcam zaten

(yarım saat sonra - dikkatinizi çekerim, yarım saatÇİK- kapıda)

Tarık: ben bırakıyım istersen seni arabayla.

Naz: off bakımdan çıkamadı bi türlü arabamm. sen geç kalmıyor musun

Tarık: aslında biraz daha oyalanırsam geç kalıcam

Naz: tamam o zaman sen git, ben bi taksi bulurum.

Tarık: al sen benim arabamı, ben taksiyle giderim (önünden geçmekte olan taksiye) taksiii (taksi durur, Tarık anahtarı Naza verir) akşam görüşürüz.

naz: tamam

(akşam 8'de tarık eve gelmiştir. televizyonda maça bakıyodur. elinde de cips dolu tabak. yarım saat sonra naz gelir)

naz: merhaba canım, nasılsın

tarık: (gözlerini televizyondan ayırmadan) sorma naz, nerdeyse maçı kaçırıyordum.

naz: toplantı nasıl gitti.

tarık: iyi iyi

naz: işe taksiyle gitmek nasıldı

tarık: iyi iyi (bi yandan da cips yiyordur)

naz: hulusi babam nasıldı bugün

tarık: iyi iyi

naz: evi su basmış gündüz

tarık: iyi iyi

naz: ooo tarık beyimiz uçmuş yine anlaşılan. (saate bakar) allah dizim başlamış. (koşarak diğer odaya gider. televizyonun önünden geçmiştir.)

tarık: ya naz dikkat etsene birazz, yaa offf.. hep gol olduğunda bunu yapıyorsun yaa

naz: 900 kere tekrarını izlersin sen şimdi onun

tarık: ya ilk an kadar eğlenceli olmuyor ki

naz: tarık sus artık, dizimi anlayamıyorumm

tarık: delirtçeksin bi gün beni

naz: sen de beni canım

(maç bitmiştir ve tarık yatmaya gitmiştir. nazın da dizisi biter ve yatak odasına gider.)

naz: (yatağın örtüsünü kaldırırken) off tarık, yine en heycanlı yerinde bitti yaa

tarık: tabi, 5-0 dan sonra çok heycanlanmıştım ben de (yatağa uzanmış, tavana bakıyorlardır)

naz: hep böyle oluyor. bi türlü birbirlerine aşklarını itiraf edemeden bölüm sonu yazıyor

tarık: cidden bi devrin sonu gibi 5-0

naz: şimdi bi hafta bekle bakalım yeni bölüm için

tarık: haftaya kimle maçımız var acaba

naz: (esner) iyi geceler tarık

tarık: sana da iyi geceler

(tavana bakarak uykuya dalarlar)

sabah (pazar sabahı)

tarık-naz kahvaltı masasında

tarık: eylem, gazetelerim nerde

eylem: buyrun tarık bey

naz: eylem çay koyar mısın

eylem: tabi naz hanım (mutfağa gider)

tarık: eylemm, en idealinden bal da getirir misin

eylem: (seslenir) tabi tarık bey

tarık: (telefona) alo sadri, ya bari bi pazar rahat bırak beni.... işe falan gelemem. bugün evimde keyif yapıcam, ayaklarımı uzatıp bütün gün televizyon izlicem

naz: hiç heveslenme tarık, bugün biz temizlik yapıcaz

tarık: ya ne temizliği naz pazar pazar

naz: bi tek pazar günleri evdeyim tarık biliyorsun ki

tarık: alo sadri, geliyorum bankaya... görüşürüz..... yani naz bi pazarım var, onu da bankada geçireceğim

naz: ben de temizlik yaparak geçiriyorum tarık (teleonu çalar) alo belgin annecim, iyiyiz, kahvaltı yapıyoruz, tarık da selam söylüyor. size mi gelelim

tarık: (sessizce) hayır naz, bankaya gidicem dedim artık sadriye

naz: biz temizlik yapıcaktık bugün...... tamam geliyoruzz

tarık: gidiyor muyuz

naz: evet tarık gidiyoruzz

tarık: off ya, bi dediğin bi dediğini tutmuyor.

naz: ben ne yapayım tarık. annen tutturdu gelin diye

tarık: annem evet benim annem. seninle alakası yok

naz: ya tarık tamam benim de annem, öle çıkıverdi ağzımdan

tarık: neyse ben doydum. arabada bekliyorum (kalkar masadan)

naz: tarıkk

(tarık çoktan çıkmıştır)

naz: ya tarık bi dinleseydin (telefonu çalar) söyle eylül, bu pazarımı da berbat etmene izin vermem..... iyi iyi, sen bana mail at, ben annemlerden dönünce bakarım. hoşçakal

---arabada---

naz: tarık bak yanlış anladın

tarık: biliyorum naz kapatalım konuyu

naz: sen nasıl istersn....... haftaya italyaya gidecek misin

tarık: gidicem ama haftaya değil nazcım, iki ay sonra..

naz: öyleydi dimi, unutmuşum

tarık: herşeyi unutuyorsun zaten artık naz..... mesela, mesela (önlerinden geçtikleri kuaförü görür) mesela ben senin en çok geldiğin kuaförün bu olduğunu biliyorum

naz: 1 yıldır karşıdakine gidiyorum ben tarık

tarık: öyle mi

naz: evet..susalım istersen artık

tarık: geldik zaten

(belginlere grerler, vahiler de ordadır)

hulusi: Eee nasılsınız bakalım çocuklar

naz: iyiyiz babacımm (tarıkın kulağına) bak babaM dedim

tarık: hayret.. anneme garezin var o zaman

naz: off tarıkk..... filiz, ayşe yukarıda biraz kız kıza sohbet edelim mi? özlemişim valla

ümit: naz hep beraberdışarı çıkardık, dimi enişte

tarık: boşver ümitçim, ablan kız kıza takılmak istiyor. biz de bahçeye çıkalım, yürü sadri

sadri: emredersin patron

----üst kat----

..filizin odası......

filiz: ee ayşe hanım, taze gelin, nasıl gidiyor evlilik

ayşe: çok güzel yaa.. ama sadri çok çalışıyor. yüzünü zor görüyorum valla. dimiz naz, tarıkda o kadar çalışıyor

naz: ya normal ayşecim, ben de onun kadar çalışıyorum

filiz: ya biz geçen gün ümitle sinemaya gittik. çıkışta yanımda oturan adam bana bakıyormuş diye, ümit iki katı kadar adamı dövmeye kalktı... zorla sakinleştirdim valla adamı (gülerler) ama tabi yine de insanın hoşuna gidiyor.

ayşe: sadrinin de var böyle kıskançlık krizleri, en son taksiciyle kapıştı

filiz: ee naz, abim de çok kıskançtır, yok mu cafcaflı bi kıskançlık olayınız

naz: hmm............ ya biz uzun süredir birlikte bi yere gitmedik sanırım.

ayşe: nasıl

naz: bilmem hiç hatırlamıyorumm

filiz: vardır da sen hatırlamıyosundur, neyse bi keresinde de bu ümit.............

(yaklaşık bir saat ayşe ve filiz anlatır, naz buruk bi biçimde dinler)

..............bahçede..............

sadri: oğlum evlilik süper bişeymiş. sonunda kavuştum ayşeme

ümit: darısı başıma

sadri: oğlum ümit, valla bence elini çabuk tut. evlilik sultanlıkmış

ümit: gerçekten öyle mi? sence alfonso

tarık: öyledir herhalde, yani öyle canım

sadri: tutuyorsun elinden, kimseden izin almadan istdiğin yere gidiyorsun. eğleniyorsun. her akşam sarılaak uyuyorsun

ümit: ya bak şimdi, siz iki evli anlatın böyle, ben kaldım zaten, hulusi amca filizi bana ne zaman verecek acaba

sadri: tarık, sen de bişeyler anlatsana oğlum, çatlatalım şu ümiti :D

tarık: ne anlatayım

ümit: bırakın ya, yürüyün içeri gidelim

(kızlar da, erkekler de tekrar hulusilerin yanına dönerler. tarık bi köşeye, naz bi köşeye oturmuştur. filiz, sadri,ayşe,ümit bi kaş-göz trafiğinden sonra birbirlerini dışarı çağırmayı başarabilmişlerdir.)

filiz: ya abimle naz'da bi acayiplik var ama

sadri: ya eskiden hiç ayrılmazlardı, hatta dipdibe otururlardı. şimdi birbirleri yokmuş gibi davranıyorlar.

ümit: 2 yılda evlilikleri bu hale gelmiş

ayşe: sadri bizimki de böyle olmaz dimi

filiz: ayşe, kendini ön plana atma şimdi. abim ve naz gündemde...

sadri: ee tabi tarık o kadar çok çalışıyor ki naza vakit ayıramıyor

ümit: naz'da çok çalışıyor. aylardır böyleler.

ayşe: bişeyler yapmamız lazım.

ümit: buldum...................................

(salona dönerler. ümit le filiz, filizin odasına çıkarlar. uzun bir süre sonra)

tarık: biz kalkalım artık, sabah erken kalkıcaz.hadi nazcım

naz: evet, yarın işler bizi bekler. iyi gecelerr

...kapıda....

ümit: alfonso bu filmi izlemeniz lazım (cd'yi verir) eminim çok seversiniz

naz: sen sevdiysen benim sevmem biraz zor be ümitçim

filiz-sadri-ayşe: biz de sevdik

naz: tamam canım, ne kızıyorsunuz. izleriz.

filiz: ama bugün kesin izleyin.

tarık: tamam

sadri: sonra da bizi arayın

naz: niye

ayşe: filmle ilgili görüşlerinizi alcaz. beğendiniz mi acaba

tarık: iyi bakalım

(vedalaşırlar, tarık naz arabaya biner)

ümit: eğer aramazlarsa bu iş tamamdırr

(tarık-naz eve gelmiştir.)

naz: aç şu filmi de bakalım tarık.

tarık: açıyorum.

(film başlar. ümit çıkar)

naz: bu ümitt

tarık: evet.

ümit: (elindeki televiyon kumandasını mikrofon gibi yapmıştır. şarkıya başlar) sizinkisi bir aşk hikayesi, siyah beyaz film gibi birazz..... neyse daha fazla kulaklara zarar vermeden konuya girelim. izleyin bakalım bugünü hatırlıcak mısınız?)

naz: tarık sesini açar mısın birazz

ekranda naz ve tarıkın düğün görüntüleri akar. salona ilk gelişleri görünür. ilk dans edişleri. tarıkın kendini kaybedip halayda dağıttığını

naz: çok komiktin canım yaa

tarık: nerden bulmuşlar bunu

ekran..........tarık sarhoş olmuştur ve nazla tuvaletin önünde konuşuyorlardır.

tarık: naz, karıcımmm

naz: hayatım biraz dayan nolur. bak düğünümüzü mahvetme

tarık: karımm, öpeyim bi kere

naz: tarıkçım bak şimdi yüzünü yıkıcaz, ayılcaksın tamam mı?

tarık: naz, bu düğün ne zaman bitçek aşkımm

naz: sevgilim sabret birazz

tarık: (parmağını kaldırarak) sevgilim değil, kocacım

naz: tamam kocacım, ay ne vardı sanki bu kadar içecek

tarık: nazz

naz: efendimm

(tarık nazın dudaklarına yapışır ama henüz dudakları birbirine değmeden görüntü değişir. ümit çıkar tekrar ekrana)

ümit: burdan sonrasını biz görmedik. (göz kırpar)

şimdi- tarık: gizli gizli çekmişler. kesin ümitin başının altından çıkmıştır

ekranda ümit: evet eniştecim, benim başımın altından çıktı

şimdi- naz: çok iyi yaa

tarık: iyi tabi küçük hanım, eğlenmişsinizdir sanırım

naz: (yanına oturup, yanaklarını sıkar) evet ama aşkım çok tatlıydın.

tarık: neyseki bitti bu rezillik

ekran-ümit: hayır eniştecim, bitmedi. bakalım bugün neymiş???

ilk evlilik yıldönümleri gelir ekrana, tarık daha nazın elbisesini görür görmezz

tarık: evlilik yıldönümümüz

naz: evet

ekranda şık bi restorandaki aile yemeği akmaktadır. tarık ve nazın bu güzel günde aileleriyle konuşmaları, kadeh kaldırmaları... nazın masanın altından tarık'ın elini alıp kendi bacağına koymasıı

şimdi-naz: inanmıyorumm. bunu nasıl çekmişler.

ümit çıkar ekrana...

ümit: (duyarmışçasına, öncden tahmin ederek) çekmişler valla ablacım

naz: yine ümit çekmiştir kesin.

ümit: hayır arkadaşlar, bu sefer filiz

naz: sorarım ben ona

ümit: iletirim

tarık: nasılmış tatlı cadım benim, az önce çok eğleniyordun. (elini nazın beline sarar)

naz: çok hainler yaa

tarık: sen de çok güzelsin. (tarık yaklaşır nazın dudaklaına)

ekran-ümit: öhö öhöö

tarık: e yuh yani

ümit: inşallah tepkilerim yerinde oluyordur. tahmin etmek zor zanaat

naz: bitti sanırım

ümit: devam ediyoruz ablacım. bugün ne acaba??

ümit ve filizin dans ederkenki fotoğrafları, sahilde sarmoş dolaş otururken çekilen fotoğraflarıı akar ekranda.. sonra ümit çıkar ekrana

ümit: kusura bakma alfonso, görüntüler karışmış. ama bunları silecek kadar zamanım olmadı, affet

tarık: bi de marifet gibi gösteriyor yaa

naz: sakin ol canım

ümit: evet nazcım, katılıyorum......... inşallah beni savunan bişey söylemişsindir.....neyse şimdi başa geri dönüyoruzz...

naz ve tarıkın düğününün sonu gelir ekrana salonda kimse kalmamıştır.

tarık: hadi karıcım evimize gidelim. daha işimiz var

naz: (kameraya vurur) yeter artık ümit çekme ya, bütün düğün peşimizdeydin

ümit: çok süper bi belgesel gibi oldu ama naz

naz: kapat dedim (bi taraftan üstüne abanmış tarıkı taşımaya çalışıyor) aşkım biraz kendin ayakta durmaya çalışır msıın

hulusi: evet, sadri sen yeni evlileri evlerine bırak, daha işleri var onlarınn

(naz utanır, başını öne eğer)

belgin: hulusii

tarık: (sarhoş) aslan babam , konuş. bi sen anlıyorsun beni

naz: tarıkk

şimdi-naz: çok utandırmıştınız beni babalı oğullu

tarık: çok güzel bi geceydi ama

ekranda ümit: ha işte şimdi eniştecim, bugecenin sonunu, nazın doğum gününü, senin işe başlamanı kutladığınız geceyi düşünün, sonra da son aylarda birlikte gittiğiniz yerleri, burdaki gibi romantik ve komik anlar yaşadığınız günleri düşünün. eminim ikincisi çokkısa sürecektir. belki de hiç sürmeyecektir. yayında ve yapımda emeği geçen filiz ve kendi adıma iyi günler dieriz......................... valla çok uğraştım, eğer hala uyanamadıysanız, yarın ikinizi de döverm. ufaklıklarsizi, çocuk gibisiniz yaa.

tarık: (naza döner) aşkım ben çok özür dilerim senden. çok ihmal ettim seni

naz: ben de özür dilerim aşkım.

tarık: naz ağlıyor musun sen?

naz: işlere daldım, seni unuttum.

tarık: (bir eliyle gözyaşlarını siler, diğer eliyle sarılır) üzülme bitanem. ikimiz de hatamızı anladık. bundan sonra hiç bişy böyle olmayacak

naz: olmasın canım

(tarık yaklaşıp nazın dudaklarından öperr.)

tarık: şimdi farkettim, o kadar çok özlemişim ki bunu.

naz: ben de hayatım. bundan sonra birbirimizi hiç unutmayalım olur mu?

tarık: bu mümkündeğil zaten artık sevgilim. seni bi daha asla ihmal etmem. hatta şimdi napalım biliyor musun

naz: ne

tarık: ümit'in anlattığı düğünümüzün sonunu getirelim

naz: nasıl

tarık: böylee (nazı kucağına alır) odamıza gidelim karıcım

naz: tamam ama bi dk, (teevizyonu kapatır) şimdi bu zevzek buna da bi yorum yapar, kızdırır bizi. bu gecenin mahvolmasına izin vermem.

tarık: hiç bişey bozamaz zaten artık aşkım.

(nazı öperken, bi yandan da yukarı odaya çıkıyorlardır)

.......................

ümit: evett eve gider gitmez izledilerse şimdi bitmiş olması lazım

filiz: ee aramayı unuttuklarına göre

ayşe: daha önemli bi işleri var

sadri: süper bi grup olduk. eğer iki yıl sonra biz de ayşeyle bu duruma gelirsek, bi el atarsınız dimi

ayşe: sadrriii, eğer beni unutursan kırarım o kafanı..

ümit: inşallah bigün biz de evleniriz de ilişkimizi düzeltmeye çalışırlar

filiz: şuna bak, daha evlenmeden ilişkimizi bozmayı düşnüyor.

ümit: şaka şaka

dizi kurdu
21-01-08, 15:23
bölüm 47 başı
Tarık seninle bir dakikayı söylerken nazı dansa kaldırır.Naz ne olduğunu anlmamış sadece ayak uyduruyordur.herkes bu ikiliyi seyrediyor kimileri mutlu olyor kimileri ise kıskançlık krizine giriyordur.dans ederken
naz:tarık senin ne işin var burda
tarık: vahi bey izin verdide bende buraya tatile geldim
naz: niye burası
tarık: otel çok güzel
naz:tek sebep otelin güzel olmasımı
tarık: başka ne olabilir ki
naz bu cevaba üzülmüştür.şarkı bitmiştir.herkes tarığı tebrik ediyordur.
koray: siz tanışıyomusunuz
naz- tarık: evet tanışıyoruz
dilek: sevgilisiniz galiba bakışlarınızdan bunu çıkartıkta
naz: yok sadece arkadaşız
dilek - koray: tabi tabi
tarık: gerçektende arkadaşız ( acaba haklılar mı)
naz: öyle bir şeyy yok yani ( acaba haklılar mı)
dilek: hadi o zaman eğlenmeye gidelim bu geceyi kutlamaya yeni keşifimizi eğlendirmeye
koray: olur. naz da gelicek mi?
nesrin: tabi gelicek dimi naz
naz: tabi siz izin verdikten sonra
tarık: nereye gidicez
dilek: burayı iyi biliyorsun galiba
tarık: çalışmaya gelirdim önceden ( iyi kıvırdın tarık)
ve hep birlikte yola çıkarlar



gece klubü önü
tarık: burası mı?

dilek: evet

tarık: ben buraya hayatta girmem

naz: neden

tarık: eski çıktıklarımın %90 ı buradadır şimdi onları başımamı sarıyım

naz: haa o zaman kesinlikle girmiyosun

dilek: ee şimdi ne yapıcaz

tarık: ya benim bir tanıdığımın teknesi var oraya gidelim hem eğlenirizde

koray: olabilir siz ne dersiniz


naz-dilek: olur

naz tarığın yanına gelerek kulağına

naz: bu tekne kimin

tarık: merak etme filizlerin kaptan beni tanıyor sorun çıkmaz

naz: iyi o zaman gidelim

hep birilikte tekneye giderler

kaptan: hoş geldiniz tarık b

tarık: hoşbulduk kaptan hoşbulduk

der ve kaptanın yanına girerek

tarık: kaptan bana bu kişiler yanımdayken bey deme tarık de tamam mı

kaptan: siz nasıl uygun görürseniz tarık bey

tarık: bey yok ok

kaptan: tamam tarık

der ve tarık diğerlerinin yanına gider

naz: tarık burası çok güzelmiş

koray: tarık demin kaptanda tarık dedi sizin adınız barış diğilmiydi

dilek: yok aslında adı tarık barış sahne ismi

tarık: ewet koray bey........denize girelim mi

hepsi: olur

tarık: hadi o zaman der

ve tarık naz dilek koray ikilileri denize girerler........

aşka_aşık_11
21-01-08, 15:57
Tarık
Evine gitmiştir. Naz ile birlikte yaşadıkları eve. 6 ayı birlikte geçirdikleri eve…
Her yerde nazı görüyordur. Mutfağa gidip buzluktan bir bira aldı, açtı ve salona geçip oturdu. Düşünmeye başladı. Naz ile yaşadıkları, evlilikleri, bebeğin gidişi ve bunun üzerine nazın gidişi… Belki de 8 yaşından beri yapmadığı bir şeyi yaptı. Ağladı… Tarık duygularını, içindekileri açıkça dışarıya vuramayan birisiydi. Ama bu yaşadıklarına sadece 1 ay dayanabildi ve bu kez gözyaşlarını tutamadı.
Tarık: seni çok özlüyorum naz! Seni, doğmayan kızımızı… İkinizi de çok özlüyorum. Beni bıraktın gittin. Ama haklısın. Ben size gereken ilgiyi gösteremedim.

GEÇMİŞ
Naz: Tarık! Konuşabilir miyiz biraz?
Tarık: ne var naz? Yine ne oldu?
Naz: Tarık! Ben… Ben hamileyim.
Tarık: ee ben ne yapabilirim ki?
Naz: senden hamileyim!
Tarık: saçmalama naz! Biz birlikte olmadık ki!
Naz: olduk! Hatırla o geceyi; hani ertesi sabah bana fularımı getirmiştin. Ama nasıl olup ta senin odana girdiğini bir türlü hatırlayamamıştın.
Tarık: olabilir! Ben o bebeğin benden olduğuna nasıl inanabilirim ki?!
Naz: (bu söz üzerine çok sinirlenir Tarık’a bir tokat atar) nasıl bu kadar asi olabiliyorsun sen ya! Sen bana ne demeye çalışıyorsun!

GÜNÜMÜZ
Tarık: sana ilk başta inanmadım. Ne kadar aptalmışım. Ah naz seni öylesine seviyorum ki…

umarım beğenmişsinizdir...

melisa_s
21-01-08, 17:16
-KÜÇÜK BİR BÖLÜM-
ÖYLESİNE---
Not: Okulda can sıkıntısına boş derste yazdım bunu:S Can sıkıntısına yani.Alışkanlık yaptı galiba:)
* * * * * ** ***** * ** * ** ** * * * ** ** * ** ** * * ** * **

Naz ve Tarık saatlerdir yoldaydı..Belki de bu tatil onların …Yolun ortasında bir kedi-cik gördü Tarık.Ona çarpmamak için direksiyonu kırdı evliliklerinin tek kurtuluşu olacaktı…Naz almış olduğu ilaçların etkisi ile uyuyordu ve yolun kenarında durdu.Naz sarsıntıyla uyandı.Sinirlenmişti bu duruma.
Naz:Ne yaptığını sanıyosun?Araba kullanmayı bile beceremiyosun!
Tarık:Sorun yok hayatım sadece bir kedi.Ona çarpmazdım öyle değil mi?!
Naz: Dikkat etseydin.Yavaş olabilirdin.Çünkü senin yüzünden uyandım.
Tarık:Tartışmak istemiyorum.Peki tamam seni rahatsız ettiğim için ‘özür dilerim’
Naz:Sorun değil.
Yola devam ederler.Bir süre sonra,
Naz:Çok sessiz bir yol offf hiç çekilmiyo.
Tarık(gülümser) :İstediğin ses olsun hayatım.
Naz:Eee ne duruyosun
Tarık:Ne için duruyorum ne yapmam gerekiyo
Naz: Of Tarık uğraştırma beni söyliyceksen söyle.
Tarık:Tamam ‘seni seviyorum’
Naz:Bunu değil şarkı söyliyceksen söyle demiştim.
Tarık: O da olur hayatım sen iste yeter! Der ve gülümseyerek başlar şarkıya
YOLLARDA BULURUM SENİ;)
Naz:Teşekkür ederim
Tarık:Ne demek aşkım ne zaman istersen.
Naz:Beni hiç bırakmazsın dimi?!
Tarık:Asla!
O sırada motordan ses gelmeye başlar ve araba durur.
Naz:Ne oldu şimdi?!
Tarık:Motorda sorun var galiba.Bekle sen ben bi bakıp gelim.
Naz:Tamam peki ama çabuk ol.
Tarık:Peki tamam
Tarık arabadan iner bakar.Naz’a seslenir.
Tarık:İyi görünmüyor.Yaparım aslında ama hiç bişi yok yanımızda.
Naz:Ne yani gecenin bir yarısı yol da mı kaldık?!
Tarık:Sanırım evet(Sanırım evet dio bide ya kalmışsınızdır yolda kalmamışsınızdır sanırım ne demek şimdi :))
Naz:Ne yapıcaz şimdi?!
Tarık:1 km. kadar geride bir benzin istasyonu gördüm.Belki onlar yardım eder bize.
Naz:Gecenin bu saatinde yürümek için fazla bi mesafe
Tarık:Başka çözüm yolumuz var mı sence?!
Naz:Ne bilim ben!
Tarık: O zaman in arabadan da yürüyelim oraya kadar.
Naz ‘of’layarak iner arabadan
Tarık gökyüzüne bakar.
Tarık:Yıldızlar ne güzel görünüyolar dimi?!
Naz:Ne demezsin..
Tarık:Eminim o da doğsaydı severdi yıldızları
Naz(kızmıştır bu söz bağırarak):Ama doğmadı tamam mı doğmadı!
Tarık:Neden yapıyosun bunu neden ondan söz ettiğimde bana kızıp bağırarak beni daha çok yaralıyosun?!
Naz:Çünkü sen de ondan söz ederek yaralıyosun beni..
Tarık:Seni üzmek istemem bitanem çok özür dilerim.
Naz(derin bir nefes alır):Tamam peki.
Bir süre sonra
Naz:Tarık sen 1 km. kadar geride dedin neredeyse 1.5 km. oldu ama ben hala hiç bişi göremiyorum
Tarık:En fazla 2.5-3 km daha yürüyicez!:)(şaka gibi ya ne rahat söylüyo:))
Naz(sinirli):Tarık inanmıyorum sana!Gecenin bir vakti yürüyecek miyiz o kadar?!Başka bir yol yok mu?!Deliricem yaa!
Tarık(düşünür):Telefon!Naz:Telefon ne?!
Tarık:Arayıp yardım istesek!:)
Naz:Bu beni bu kadar yürüttükten sonra mı geldi aklına!
Tarık:Maalesef evet hayatım.Ve üzgünüm ama bi bu kadar daha yürüyicez çünkü telefonlar arabada
Naz:Aferin Tarık!Yardım gelsin hiçbir yere gitmiyicem seninle!Doğru eve dönücez!Arabada hep senin yüzünden bozuldu zaten!
Tarık:Ya ne demezsin.Seni kızdırmaya bayılıyorum ya ben.O yüzden özellikle bozdum arabayı:)
Naz:Kutlarım çok iyi başardın beni kızdırmayı
Tarık:Naz şu söylediğimi de ciddiye aldın ya asıl ben inanamıyorum sana.
Bu sırada geriye doğru yürüyolardır(arabaya:))
Naz:Sana inanmıyorum ya!Resmen delirtmeye çalışıyosun beni!
Tarık:Ya naptım şimdi ben sana?!
Naz:Hiçbir şey…Tatile çıkıyoruz dedin arabayı bozdun kilometrelerce yürüttün aklına telefon edip yardım çağırmak geldi ama telefonların arabada olduğunu bir bu kadar daha yürüyeceğimizi söyledin o kadar ne ki bu
Tarık:Yeni geldi aklıma arayıp yardım çağırmak!
Naz:Sonradan gelmişmiş aklına.Ne güzel kabul edilir bir açıklama dimi ?!
Tarık:Bunun için de ‘özür dilerim’ senden Naz!
Naz:Sürekli bişiler yapıyosun ve sonra özür diliyosun!
Tarık:Ben aslında hiçbir şey yapmıyorum!Her şeyi sen büyütüyosun!Senden düzgün bi şekilde özür diliyorum!Ama sen buna da sinirleniyosun!Sürekli kaçıyosun uzaklaşıyosun benden!Sürekli sana ulaşmaya çalışmaktan yoruldum!Bana neden bunu yapıyorsun anlamıyorum?!Her şeyin böyle olmasını ben mi istedim?!Bebeğimizi kaybetmene ben mi neden oldum?!Naz lütfen artık beni yaralamayı bırak!Lütfen çünkü ben artık yoruldum!Anlıyo musun yoruldum!
Naz:Ben..Ben…Senin üzüldüğünü,yaralandığını hiç düşünmemiştim…
Tarık:Çünkü her şeyin benim suçum olduğunu düşünüyordun.Hoş hala da öyle düşünüyosun!Ben bile öyle düşünüyorum artık sayende!
Naz:Hayır..Ben sana hiç suçlusun demedim…
Tarık:Keşke deseydin…Ama sen bana sürekli bunu hissettirdin…
Naz:Ben…Çok özür dilerim…Sana hissettirdiklerim ve…ve…bebeğimizi kaybettiğim için…Çok üzgünüm…
Tarık Naz’ın elini tutar.
Tarık:Şşşş…Hiçbir suçun yoktu senin…Asıl suçlu benim sizi yalnız bırakmamalıydım…
Naz:Hayır senin bir suçun yok sadece bir kazaydı kaza…
Tarık sıkıca Naz’a sarılır…Çok yakındırlar.Öpüşmeye başlarlar.
Bir süre sonra
Tarık:Yürümeye devam!
Naz:Tamam…
Tarık:Az kaldı bak araba orda.
Naz:Ya ya..Gecemi yürümekle geçirdin yaa.
Bir süre sonra arabanın yanında,
Naz:Sonunda bir daha asla tatile falan çıkmıyoruz!(elerini birbirine vurur)Çıksak bile arabayla çıkmıyoruz!Sen araba kullanmayı bile beceremiyosun!
Tarık:Ha ben beceriksizim öyle mi?!
Naz:of Tarık onu kastetmediğimi biliyosun.Ama kabul et Tarık TEKELİOĞLU iyi bir şoför değilsin.Alfonso ve şoför Tarık’ın eline su bile dökemezsin :)
Tarık: Onların da ben olduğumu hatırlamanı tavsiye ederim.Sonra pişman olursun bu szölerine
Naz:Neden pişman olim.Alfonso2nun üzerine rallici tanımam!Şoför Tarık’ta beni hiç üzmedi şuana kadar!Ne varsa sende var sayın Tarık Tekelioğlu! :)
Tarık:Ben sana naptım Naz?!
Naz:Hiçbişi Tarık!Yeter ara çağır şu yardımı burada kalmak istemiyorum daha fazla.
Tarık:Tamam peki arıyorum der ve arayıp yardım çağırır.
Naz:En azından telefon çekiyomuş
Tarık:Evet yoksa sabaha kadar buradaydık!
Naz:Senin için sorun olucaını sanmıyorum.Kaputun üzerine yatar o çok sevdiğin yıldızlarını izlerdin!
Tarık:Gel buraya der ve Naz’ı çekip öper.
Naz:Bu neydi şimdi?!
Tarık:Kurtuşumuzun hediyesi…
Naz Tarık’a bakıp gülümser…
1 YIL SONRA----
Naz:Bak Tarık uçakla gidelim.Sen yine arabayı bozarsın yolda kalırız.Bak hamile hamile yazık olur bana
Tarık:Aşkım sen hiç güvenmiyo musun bana?!Bu kez kalmıyıcaz yolda?!
Naz:Geçen yılda hiç bişi olmıyıcak demiştin tatile çıakrken ama yolda kalmıştık.Ve sen hain insan beni kilometrelerce yürüttün.Baştan söyliyim yolda kalsak bile yürümem bu kez.Hamileyim ben!
Tarık Naz’a yaklaşır.Yanağına küçük bir öpücük kondurur.
Tarık:Kıyamam ki size yürütemem sizi.Hem bu kez söz veriyorum kalmıyıcaz yolda
Naz:Eh peki madem.Hadi gidelim artık
Tarık:Hadi…
Yine yola çıkarlar:)

_fulyaceylan_
21-01-08, 19:58
SEMA'YA ÖZEL...
bölüm adı:dogum gunu(semaya özel senaryo iiki dogdun...)

Naz ve Tarık çok sık giyinmişlersdir...bir dogum gunu partısıne gideceklerdir dogum gunu kraliçe Sema'dır...

sema'gilin evi:
sema odassında hazırlanıyordur....çok heycanlıdır..ve parti için herşey hazırdır sadece konukların gelmesı beklenıyordur...
sema:(aynaya bakarak kendı kendıne)of ya hiç güzel olmadım zaten kımsede gelme gelmıceklerde derken kapı caldı heycanlı bır sekılde aşağı ındı kapıyı acmak için ama kapıya hizmetçileri baktı gelenler ise emanın en yakın arkadaslarıydı(çok sevinmişti:hoş geldiniz nasıl olmusum...?
sena:harıka olmussun bıtanem ...
burcu:süper olmussun
cağrı:bütün sölenenlere katılıyorum bıtanem mütiş olmususn...
sema:tmm ya sımartmayın benı hadı gecın ıcerı bende çok ufak hazırlıyğı kalmıstı onu bıtırıp gelıyorum takılın kafanızza göre(hizmetcıye döner)sen arkadaslarıma bişeler ikram et ben geliyorum.
hizmetçi:peki efendim hemen(mutfaga gider içicek bişler hazırlar solonda ise yıcek hersey vardır kıslar ise koltuklara oturmuslardır .... herkesın ustunde bı heycan vardır kıslar aralarında konusmaya baslarlar..
burcu:gördunuz mu su sema yı süper olmus kız yaw kıskandım valla
cagrı:ee kıskan tabi kıs hem gusel hemde çok sık giyyiyor ...
sena:ya cekıstırmeyın arkadasıma ya(gülümser)
burcu ve cağrı:ay sankı bızım arkadasımız değil ...
burcu:allah allah ya sanki kötu bişe diyoruz(muzipce söler bunları)
cagrı:(oda muzıpce)katılıyorum burcucum...
sena: aa sunlara bak kuzu kesıldınız bırden (o sırada hizmetçi üç tane kola getirir)tşk ederim(der ve alır kolayı)
burcu ve cagrı:tşk ederiz (derler ve ıkısıde alır kolalarını)o sırada da kapı calar hizmetçi kapıya dogru ilerler ve acar kapıyı acar gelenler turgay ve ebru'dur..içeri gecerler ...
tugi:waw süper olmus yaw partı ne zaman baslar en önemlısı dogum gunu kralıcesı nerde?
burcu:tabi güzel olur burası ....
cagrı:hoş geldınız burada
sena:aynen hoş geldınız..
ebru:buarada tarıkla naz nerde gelecekler değil mi?
burcu:gelecekler cnm tarık sema yı bu günün de yanlız bırakmaz ...
sema odasındadır ...
sema kendı kendıne:ee artık ınebılırız hersey tamam der çok sık beyaz ve mını bır elbıse gıymıstır ve odadan çıkar asagıya dogru ıner herkesın agzı acık kalır adeta buyulenmıslerdır çunku kralıce çok güzel olmustur...kısa bı sesızlık olur bu sesızlıgıde tarıkla naz bozar zile basmıslardır hizmetçi kapıya bakar ...
hizmetçi:hoş geldınız efendım..
tarık ve naz:hoş bulduk derler ve içeri girerler...
naz:dedim demi tarık gec kaldık dıye ..
tarık:ya tamam geldık ıste (derken salonda bulur kendını sema ya söyle bır bakar ve gülümser..)waw naz sakın bakma ıcerı kıskanacagın bırı var ...(naz semaya bakmadan)
naz:kımıs o tarık hem kımı kıskanacakmısım ben neden?
tarık:valla bu güzelliği herkez kızkanır dimi kızlar..?
kızlar hep birlikte:evet valla haklısın tarık(kızların sesını duyan naz semaya döner sakınca )
naz:kıslar size katılıyorum ayy çok güsel olmussun semacım valla ne yalan sölıyım kıskandım...
sema:(utangacmıs bir sekılde):ya utandırıyorsunuz benı (der ve basını yere eger tarık semaya yaklasarak semanın basını elleriyle kaldırır ve gülümserler birbirlerine)tşk ederim..
tarık:rica ederim ee hadi müzik yok mu...
naz:evet ya bende burda bısı eksık dıyorum ...
sema:dvdye dogru ılerler ve çok güsel bir dans parcası koyar ...herkes dans etmeye baslar ....
tarık:ilk dansa sema yı kaldırır naz kıskanmıs gibi yapar onuda tugi kaldırır dansa herkes eş deişiyordur...
saatler ilerledikce çok güsel dkkalar yasanıyordur...hareketlı parcalar calar....ve sema pastayı ister hizmetçiden ...tam dogdugu saat yanı 12:00'de mumu uflıcektır sanıyelerr kalmısıtır pasta gelır tarık ve herkes iyiki dogdun sarkısını sölemeye baslarlar ve sema muma üfler gözleri ısıl ısıldır çok mutludur...herkes pastasını alır ve yemeye baslarlar semaya ilk dilimide tarık yedırır...
sema:(utanmıs bır sekılde)çok tşk ederim (der ve tarık hediyesını cıkarır çok güsel bir takı almıstır semaya sema takı setını görunce çok sasırır)
tarık:güsel günlerde kullan cnm iyiyki dogdun (der ve gözlerin sarkısını söler semaya)
sema:arkadaslar hersey için çok tşk ederim hediyeler çok güseldi hersey harıkaydı çok sağolun....der ve sarkı calmaya baslar herkes yıne dans etmeye devem eder.....

cagrib
21-01-08, 22:28
52. bölüm

Hulisi,içkinin dozunu fazla kaçırmış,otele giden karanlık yolda yürümektedir yalpalayarak...elinde sarı bir gül buketi, dilinde aynı melodi...”inleyen nağmeler ruhumu sardı.Bir rüyaki orda hep Belginim vardı”...

HULUSİ:ahhh,yaktınn beni belllgin...(sokağın ortasında durur,çiçeği uzatır) affet karıjımm,sana geldimmm..belginn..nereye gittin?şimdi burdaydın...heheh hulusi uçuşa geçtin yine, in yere(telefonunu çıkartır cebinden,hızlı arama tuşunu kullanarak 3 e basar....kulağına dayarken)çalıyo işte,hani yapamazdımmm...utann kendinden filiz!!

Vahilerin evi yatak odası---

Telefon sesi...

Vahi doğrulur,abajuru yakar uyku sersemi...

VAHİ:hayırdır inşallah bu saatte...(telaşla telefonu eline alır) çocuklara bişey mi oldu yoksa..(ekrana bakarken)

BELKIS (da doğrulur uykulu gözlerle) kimmiş vahi?

VAHİ:Hulusi,kesin Nazıma bişey oldu..kızımm...açamıycam ben Belkıs,sen bakıver...

Belkıs neye uğradığını anlamadan Vahi eline telefonu tutuşturmuştur bile...endişeli bi ifadeyle ”hadi karıcım”

BELKIS(telefonu açar) alo?Hulusi Bey...

HULUSİ:ruh ikizimm,sesine ne oldu...yumuşadın mı sen Vahi...??

BELKIS:Hulusi bey,belkıs ben...Vahi açamadı korkudan... hayırdır bu saatte?

VAHİ (söze karışır) ne olmuş belkıs,Nazlı çiçeğim doğum mu yapmış yoksa?

BELKIS (ahizeyi kapar eliyle)ayy vahicim bi dur...konuşturmadın ama!!!

VAHİ:pardon hayatım..

HULUSİ:alooo...vahiii..Belkıs cadısı çık aradan,can dostumu ver bana...

BELKIS:içtiniz mi siz?

HULUSİ:içtimmm ama sor bi niye içtimm?

BELKIS:niye?

HULUSİ:sana ne,ruh ikizime söyliycem ben...zaten herşey senin yüzünden geldi başıma,bir de o açmadan solan gülün yüzünden...belginimm terk etti beni,bi daha gelme dedi...

BELKIS:kusura bakmayın ama hiç üzülmedim..az bile size..iyi geceler Hulusi Bey!!!(telefonu kapatır yüzüne)

VAHİ:ne olmuş?

BELKIS:dut gibi sarhoş olmuş...artık naptıysa,belgin hanım kapının önüne koymuş yine...

VAHİ:e bi konuşsaydım belkıs?

BELKIS (telefonu uzatır) boşver vahi,yat uyu gece gece...

VAHİ:kırılmasın bana?

BELKIS: amann,ne kırılıcak (yatağa yerleşir iyice) hatırlamaz bile seni bu halde,sabah konuşursun!

VAHİ:e iyi madem..yatalım..iyi geceler hayatım

BELKIS:sana da canım...

Aynı anda--

HULUSİ:vahii...kapamış!!!cadaloz kadın, can dostumu aldı benden...(ağlamaklı)kimsen kalmadı bu dünyada...yapayalnızsın hulusi

sokağın köşesinde duran gençlere selam verir başıyla...” iyi akşamlar gençler....bilyo musunuz koskoca bankam var benim ama bi tane bile dostum yokkk”...

pis bi bakış belirir yüzlerinde,birbirlerine işaret çakıp dağılırlar yavaşça....

hulusi yalpalayarak yürümeye devam eder o ıssız sokakta,şarkı söyleyerek...” Benim en iyi dostum içkim sigaram,Onlarda terk ederdi olmasa param..Canım kadar yakınım el oldu şimdi...Dünyada dost denilen kelime yalan...Yalancı Vahi!!..”

işaret parmağını kaldırarak kolunu açar yana ...”sildim seni defterden,sakın görünme gözüme bundan sonra...”

Sadrilerin evi—

Ayşe yatağında dönüp durmaktadır...”offf...olmuyo” doğrulur yatakta...

AYŞE:uyuyamıyorum işte...acaba çok mu kırıldı bana?..offf,Sadri yaa...(kulak kesilir aşağı doğru)..bak işte,sesi de gelmiyo...demekki o da uyuyamıyor şimdi...yanına gitsem?..yok,yanlış anlar kesin..!bir daha kaldıramam aynı şeyleri...ama ben sadece ona sarılıp uyumak istiyorum...neden anlamıyor?

AYŞE:kalk Ayşe...gerçekten seviyorsa,anlıcaktır seni...(terliklerini giyer,kararlı bi şeklide)

Aynı anda Sadri,odasında...

SADRİ (ellerini başının altına almış uzanmakta) ahh Ayşe...demek bu kadar zamanda soğudun benden...boşuna dememişler gözden ırak olan gönülden de olur diye...oysa ne hayallerim vardı...tek tek söndüler!!!...unutulmuşsun oğlum,kabul et işte...senin kadar sevmiyomuş demekki...yalanmış herşey....özlemi de,mektupları da...sevgisi de yalanmış...

AYŞE (yüzünde hayal kırıklığı karşısında durmaktadır) demek yalanmışşş?!!

SADRİ:ayşe??

Göl evi—

Naz yüzünde huzursuz bi ifadeyle,karnına götürür elini...”ııhhh....”döner sırtüstü..tarıkın kolunu çekerken üzerinden...”noluyo bana ya...ahhh”

TARIK(nazın hareketiyle gözlerini aralar hafifçe) naz..noldu canım,iyi misin?

NAZ (yüzünde acı çektiği belli bi ifade) iyi mi gözüküyorum ordan bakınca?

TARIK (doğrulur panikle) neyin var?!

NAZ:sancım var...garip bişeyler oluyo tarık...bilmiyorumm...

TARIK:ne demek bilmiyorumm yaa..hani herşeyi öğrenmiştin sen?

NAZ:bişeyler atlamışım herhalde...

TARIK:ya nasıl atlarsın nazz?napıcazz şimdi..?!!!kalk çabukk...hastaneye gidelim hemen..

NAZ (tek eli karnında,doğrulmaya çalışırken) bağırma bana!!!zaten canım yanıyor...

TARIK:özür dilerim canım...kalk hadi...

NAZ:özür diliyceğine yardım et....banyoya gitmem lazım önce...

TARIK:tamam Nazım,uzatma..(Kolunu tutar kalkması için) gel hadi...

Hulusi otele dönen yola yaklaşırken...karşısında 3 genç belirir,ellerinde sopa...

GENÇ 1 (sopayı elinde sallayarak) bi yere mi gidiyordun amca?

HULUSİ:belginime?

GENÇ 2: bekliycek biraz belginin...sen gel bizle..(hulusiyi köşeye sıkıştırırlar)

HULUSİ:noluyor ya?bırakın beni...

GENÇ3:bırakıcaz bankacı amca,sakin ol!!!ama önce küçük bi işimiz var senle---

Göl evi---

Naz banyodan çıkar...yüzü solgun ve endişeli...

TARIK:naz ne olmuş?

NAZ: gelmiş...

TARIK:çocuklar mı?

NAZ:hı hı..

TARIK:ee karnın şiş hala,nerdeler?

NAZ:içerde bırakıp çıktım tarıkk...(belini tutar)ufff.. selamları vardı sana hatta...

TARIK:nazz dalga mı geçiyosun sen benle?!

NAZ:günaydın tarıkk...

TARIK:e çocuklar değilse,ne gelmiş o zaman?söylesene!!!

NAZ:nişan...

TARIK:ne nişanı naz,biz zaten evliyiz...dalga geçip durma benle...

NAZ:ne dalgası tarık,ciddiyim ben... nişan,doğumun habercisi...yaklaşıyo galiba,geliyo bizimkiler...

TARIK:nasıl yani,şimdi,hemen,burda...napıcam ben!..nasıl doğurtucam seni???

NAZ:tarık dur sakin ol bi,daha var vaktimiz....hazırlanalım..(sancı başlar) aaahh... (naz iki büklüm olmuştur,tarıkın kolunu tutar)

TARIK (panik içinde) korktuğum başıma geldi işte...ben...ben doğurtturamamki seni...beceremem..(endişeli bi ifadeyle)..nazz...

NAZ:aaaaaahh...sen yapmıcaksınnnnn za-ten...

TARIK:kim yapıcak ya...benden başka biri mi var burda?!

NAZ (ın sancısı hafifler biraz)burda yok ama hastanee...hastanede var tarık,doktor var...

TARIK:yokk doktor,yurtdışına gitmiş seninki...

NAZ:nee?!..yani tam zamanında!neyse artık başkasına gideriz biz de...

TARIK:ya gidene kadar yolda—

NAZ:olmaz o kadar çabuk...acele edelim ama ,iyi değilim ben!

TARIK:tamam canım,tamam bak,sakin ol şimdi...yetiştiricem ben seni..korkma naz... (içses:ya yetiştiremezsem..ya ben doğurtmak zorunda kalırsam?..saçmalama oğlum yetiştiriceksin tabi..koskoca alfonsosun sen...)

NAZ:ya,doğuma yetişcez diye,trafik kazası geçirttirme sakın...yavaş kullan!

TARIK:yokk naz merak etme,dikkatli kullanırım ben...

Odaya varmışlardır...tarık nazı yatağa oturtturur...

TARIK:napıcam ben şimdi,ne alıcam yanımıza?

NAZ:üstünü giy önce!

TARIK:nerde..hıh,buldumm...(yere düşen tişörtü alır)

Tarık giyinirken nazın ağrıları artmaktadır yavaş yavaş...

NAZ:çabukkk ol....canım acıyo...

TARIK:tamam aşkım,giydimm bile bak..napıcam başka?

NAZ:cüzdanları,telefonu,çantamı falan al tarıkk,ne biliyim işte...bana mı soruyosun bu halde?

TARIK.:tamamm...(nazın çantasının içine atar bulduklarını..aranırken..)telefon...o nerde?bulamıyorum nazz...

NAZ:annenle konuştun en son!!

TARIK:annemle konuştum sonra...hah..burda,komidinin üstünde kalmış...bu da tamam,başka ne kaldı?

NAZ:hırka..a-aaaaaaah...

tarık telaşla yatağın kenarındaki hırkayı alıp giymeye çalışırken “tamam,bak giyiyorummm,çıkıyoruz hemen...”

NAZ:çabuukk....

TARIK:iyi de nazzz olmuyo bu bana?!

NAZ (ağlarcasına) banaaa giydiriceksin çünkü.....

TARIK:offff,akıl mı kaldı ben de...tamam bitanemm,giy şunu da..sok kolunu bakıyım...(giydirir)naz bu ters oldu...

NAZ:tarık başlatma tersinden düzünden...ne farkeder yaa...üstümü kapasın yeter..

TARIK:haklısın ,hadi gel..kaldır kendini biraz...(nazı kaldırır yataktan)..yaslan bana canım...

NAZ (somurtarak) offf...şimdiden bu kadar canım yanıyo,sonra nolucak tarık?

TARIK:bişey olmıycak aşkım(sıkar nazın elini) söz veriyorum geçicek hepsi..(kapıya doğru yaklaşırken) gayret et biraz...çıkıyoruzz,hadi...az kaldı!

Antalya--

Hulusi üstü başı dağılmış,...bitap bi halde yaklaşır otele doğru...son bi gayretle adım atıp,girişe bikaç metre kala yere yığılır....

Kapıdaki Görevli farkeder uzaktan....yanına koşar hemen...

GÖREVLİ (eğilirken) hulusi beyy???...(kolunu tutar) ne oldu size?!

HULUSİ: serseriler!!..neyim varsa aldılar...Belginnn...

GÖREVLİ (kaldırırken,koluna girip)gelin şöyle...

HULUSİ:belginime götür beni....

GÖREVLİ:tamam efendim,götürücem de...(taşımaya çalışırken) biraz daha gayret etseniz...

HULUSİ:ahhh...

Sadrilerin evi—

SADRİ:ne zamandır ordasın sen?

AYŞE:söylediklerini duymaya yeticek kadar...demek sevmediğim için birlikte olmadım senle,demek yalanmış herşey...bu kadar mı tanıdın beni?!

SADRİ:beni kendinden uzaklaştırırken,ne düşünmemi bekliyosun başka?

AYŞE:korktum anlıyomusun,sadece korktumm...birazcık anlayış bekledim senden....zaman istedimm...

SADRİ:ayşe özür dilerim...ben sandım ki---

AYŞE (yatağa iter sadriyi)sevgi bu mu demek sadece..özleminin bedeli tenim mi? al işte o zaman seninim...(pijamasının yakasını çeker aşağı doğru)

SADRİ (şaşkın) ayşemm...napıyosun sen?

AYŞE:kalbimin içindekileri görmenin bi yolunu bulmaya çalışıyorum...

SADRİ (yüzünü avuçlarının arasına alır) yapma bitanem...acı çektirme bana...eşeğin tekiyim ben!anlamalıydım seni...

AYŞE (gözyaşlarına hakim olamaz,sarılır sadriye) çok üzdün beni...

SADRİ:özür dilerim...(saçlarını okşayarak)..bağışla beni Ayşem...

Ayşe ayrılır Sadri den yavaşça...yatağa uzanır...Sadri de gözlerinden cesaret alıp yanına...Ayşe göğsüne koyar kafasını...Sadri elini okşar...

SADRİ:seni bir ömür beklerim Ayşem..yeterki yanımda ol...uzaklaştırma beni kendinden...

AYŞE:bu gece burda uyumak istiyorum...

SADRİ:uyu meleğim sana ait orası...kalbimin üstünde olucak hep yerin...

AYŞE(gülümser) daha sıkı sarılır Sadriye...

Otel odası,kapı çalınır ısrarla---

BELGİN (fırlar yataktan) hayırdır inşallah...kim o?

GÖREVLİ:Belgin Hanım,açar mısınız?Hulusi Beyi getirdim...

BELGİN:onun yeri burası değil...

HULUSİ(zar zor konuşarak) belginn??

BELGİN (kendi kendine) ahh hulusi,yine içip içip sarhoş oldun kesin.bu defa affetmem seni kolay kolay..(sesini yükselterek) siz başka oda verin kendisine...burda kalmıyor artık..

GÖREVLİ:durumu iyi değil,fena halde tartaklamışlar...doktorumuz ilgilenicekti ama ısrarla size gelmek istedi...açsanız kapıyı?

BELGİN (panikle açar kapıyı)..Hulusii... (eli ağzında)aman allahım,naptılar sana?

GÖREVLİ (hulusiyi içeri taşımaya çalışırken) bikaç serserinin eseri...buralarda arttı son zamanlarda gasp olayları...

BELGİN:doktor çağırın hemen...

GÖREVLİ:geliyor Belgin hanım...polise de haber verildi...

BELGİN:sağolun...(hulusinin yanına oturur,saçlarını okşayarak)

HULUSİ (gözünü açar hafifçe) belginnn,affet beni...

BELGİN:bırak af dilemeyi...(gözleri dolar) ne hale getirmişler seni...hulusimm...

z_e_y_n_o
22-01-08, 15:06
babam interneti tekrar bağlattı. döndüm yani.
tatil bitene kadar günde 2 saat açmama izin var
internetsiz zamanlarımda size bir sürü senaryo yazdım
birikti valla. ama her gün 1 tane eklesem daha iyi olur gibi geliyo...
gerçi ben pek beğenmedim kendi senaryolarımı ama umarım siz beğenirsiniz...




2.senaryomun devamı...

Yemek boyunca ikisi de sessiz kalmıştır.

Tarık: (sonunda sessizliği bozarak) ne kadar da uğraşmışlar…

Naz: (masaya bakarak) yaa evet… yazık... boşa gidicek…

Tarık: (üzgün, sessizce) boşa… boşa gidicek…

Naz: efendim, bişey mi dedin?

Tarık: (başını kaldırıp naza bakar) bence de diyorum… boşa gidicek… bi bilseler… asla birlikte olamıycağımızı…

Bir süre ikisi de üzgün ve kızgın sadece birbirlerine bakarlar.

Naz: (birden ayağa kalkar) ben… artık gitsem iyi olucak…

Tarık hiç bişey demez… sadece masaya bakıyordur… naz da bir süre durup tarığa bakar ve gitmek üzere masadan ayrıldığında tarık birden kolunu tutar… ve ayağa kalkıp nazın gözlerine bakarken onun bileğindeki eli yavaşça kayıp elini tutar…

Tarık: (yalvarırcasına) gitme… (sadece birbirlerinin gözerine bakıyorlardır) naz, ben… seni çok seviyorum…

Ve başka hiç bişey söylemeden tarık naza yaklaşmaya başlar… naz sa artık gözlerini kapatmıştır. Ve iki dudak aşkla birleşir… tarık nazı iyice kendine çekerek tek eli onun belinde diğer eliyse saçlarının arasında onu öpmeye devam eder. Nazsa kendini tarığa bırakmış, elleri onun belindedir. Ve yine yavaşça ayrılırlar, ama hala çok yakındırlar… ve ikisinin de gözleri kapalıdır

Naz: (gözlerini açmadan) tarık…

Tarık: (gözlerini açmadan) efendim?

Naz: ben de seni çok seviyorum…

Ve naz gözlerini açar. Tarık orda, hemen önünde sevgiyle ona bakıyordur… nazın saçlarındaki eli yanağına kaymış, yavaşça okşuyordur…

Tarık: (gülümseyerek) keşke bu kadar vakit kaybetmeseydik…

Part-25

Naz: yani… biz şimdi gerçekten…

Tarık: biz şimdi gerçekten birlikteyiz… ailelerimizi inandırmak, ya da herhangi başka bi sebep yüzünden değil. Aşık olduğumuz için…

Naz: (gülümzeyerek) aşık mıyız?

Tarık: ben sana aşığım, yoksa sen değil misin?

Naz: bana mı?

Tarık: naazzz...

Naz: tamam tamam, ben de sana aşığım

Tarık: o zaman sorun yok… ama naz, sana bişey sorucam

Naz: sor…

Tarık: ama nasıl sorsam bilemiyorum… yani böyle bi ortamda da olur mu bilmem ama… sormam lazım. Çok önemli. Yani benim için. Umarım senin için de öyledir. Aslında vericeğin cevaptan da korkuyorum ama… yani bu cevapla her şey başlamadan bitebilir mi diye de düşünüyorum…

Naz: tarık sorar mısın artık…

Tarık: (kısık sesle) daha iyi bi şekilde olsun isterdim ama... (ve birden nazın ellerini tutup önünde diz çöker) naz, benimle evlenir misin?

naz bi süre anlamsızca bakar tarığa

Tarık: eee… bişey demiycek misin?

Naz: (birden rahatlayarak gülmeye başlar) ay ilahi tarık… bu muydu yani sorun… ben de sen öyle konuşunca kötü bişey falan sandım… ne biliyim ben yani sadece benimle ev… (birden yavaşlar ve gözleri dalarak tek tek konuşur) lenir misin diyceğini… (ve tarığın ne dediğini anlayarak aniden ona dönüp, heycanla, yerinde zıplarken) benimle evlenir misin…

Tarık: sen geç kaldın naz, onu ben sordum zaten az önce sana…

Naz: (hala mutluluktan uçarken) ay inanmıyorum… benimle evlenir misin, benimle evlenir misin…

Tarık: (o sırada ayağa kalkmıştır) naz, sen iyi misin? Bak, eğer olumsuzsa cevabın, böyle oyunlar falan oynamana gerek yok, direk söyle, ben kaldırabilirim… her ne kadar eğer öyle olumsuz bi cevap vericek olsan üzüntüden kendimi içkiye verip, hayatı boş vericek olsam, hiç bi şeyi umursamıycak, yaşamdan zevk almıycak, ölümün farksız olucağını düşünücek olsam da yani… söyle sen… kaldırırım ben…

Naz: deli misin sen ya… (mutlulukla bağırarak) evet, evet…

Tarık: evet, derken???

Naz: (tarığın boynuna atlayarak) kabul ediyorum, seninle evlenmeyi kabul ediyorum…

Tarık: (ağzı kulaklarında) gerçekten???

Naz: (geri çekilerek tarığın yüzüne bakar) yok, yalancıktan…

Tarığın yüzü düşer birden

Naz: ay tabii ki gerçekten tarık…

Tarık: (tekrar naza bakar, rahatlamış bi şekilde) ya naz… yapma bana böyle şakalar... ciddiye alıyorum sonra

Naz: (neşe içerisinde) ya boş ver şimdi şakayı falan… biz şimdi evleniyo muyuz yani?

Tarık: evleniyoruz tabi. Hazır evet dedirtmişim, bırakır mıyım hiç…

Naz: çok mutluyum tarık çok…

Tarık: bundan sonra hep mutlu olucaz naz… üzülmek, ağlamak yok artık. Ayrılmak ta yok. Hep birlikteyiz.

Naz: birlikteyiz dimi?

Tarık: sonsuza kadar…

Naz: (tekrar tarığa sarılırken) ay canım benim ya…

O sırada dışardan konuşma sesleri gelmeye başlar. Tarık ve naz duyup gülümseyerek kapıya doğru yürürler.

Kapının önü…

Hulusi: ne vardı hemen kalkıcak belgin… oturuyoduk işte ne güzel…

Belgin: sen oturmuyodun hulusi, biz oturuyoduk. Seni de gelirken dans pistlerinden topladık hatırlarsan…

Hulusi: ne var yani belgin. Kırk yılın başı bi eğlenmeye çıkmışız çok mu gördün… zaten böyle erkenden getirdin bizi, daha bizim kerata işi halletli mi onu bile bilmiyoruz… eğer barışmadılarsa senin yüzünden ona göre belgin…

Belgin: aman sabahtan beri bi tarıkla naz tutturmuşsun gidiyosun hulusi. Amma meraklıymışsın yani…

Hulusi: napıyım hayatım… biricik ruh ikizimin kızı…

Belgin: çok konuşma hulusi, aç şu kapıyı…

Hulusi anahtarı deliğe takarken tarık kapıyı açar.. yanında nazla…

Tarık: (gülümseyerek) hoş geldiniz…

Hulusi: (belginin kulağına eğilir) bu zibidi böyle sırıttığına göre barışmışlar…

Belgin: (üzgün) bence de hulusi bence de…

Tarık: vahi amcalar yok mu?

Hulusi: yok, onlar orda ayrıldılar bizden

Tarık: eeeee… girmiyo musunuz?

Hulusi: (içeri geçerken) ne bu neşe tarık? naz kızım da pek bi mutlu görünüyo… hayırdır?

Tarık: ya babacım… öyle… aslında size iyi bi haberimiz var. (yaklaşıp nazın elini tutarak) biz nazla barıştık.

Hulusi: oh be… sonunda… E ben biliyodum zaten bu planın tutucağını… benim de söylediğim laf yani… bi plan benden çıkar da tutmaz mı hiç… oğlum hulusi, sen az mı kandırdın belgini bu planlarla…

Belgin: (yüksek ve imalı bi sesle) öhö öhö…

Hulusi: (kendine gelir) şey yani… planlarla kandırdım derken… şeyi diyorum hayatım… hah, hani doğum günlerinde falan sürpriz parti yaparken senin durumu çakmamaman için yaptığım planlardan bahsediyodum

Belgin: (gayet soğukkanlı bi şekilde) bu güne kadar bana hiç sürpriz parti yapılmadı doğum günlerimde hulusi…

Hulusi: (boğulur gibi) öhö öhö öhö… (toparlanarak belgine döner) aaa… hayatım, olur mu hiç sürpriz parti olmadan… hatırlat, bi ara sana sürpriz doğum günü partisi yapalım, tamam mı?

Belgin: olur hulusi olur…

Ve belgin hulusiye bakmadan içeri geçer

Hulusi: (belginin arkasından seslenir) belgiiinn… hayatım beklesene… (tarıkla naza döner) tekrar barışmanıza çok sevindim çocuklar. Nikahı da yaparız yakında… ama bi daha ayrılmak yok ha… gerçi bende plan bitmez, barıştırırım sizi yine o dahiyane planlarımdan biriyle ama… siz yine de ayrılmayın… (ve tekrar belgine seslenerek içeri geçer) belgiiinn…

Tarık ve naz yalnız kalmıştır…

Tarık: babamı da duydun, hiç ayrılmamamız lazım artık

Naz: E mecburen, napalım…

Tarık: sadece mecbur olduğun için yani?

Naz: yok, (tarığa yaklaşarak) bide aşık olduğum için…

Tarık: bunu daha çok sevdim ben…

Naz: hı hı… ben de… E o zaman…

Tarık: o zaman ne?

Naz: (birden tarığın dudağına bi öpücük kondurup geri çekilir) o zaman ben artık gidiyim…

Tarık: (üzgün) yaaaa…

Naz: sonra yine görüşürüz tarık… burda kalıcak değilim ya…

Tarık: olmaz mı?

Naz: maalesef…

Tarık: hımmm… o zaman şöyle yapalım… ben sizde kalıyım…

Naz: o hiç olmaz.

Tarık: o zaman…

Naz: o zaman görüşürüz tarıkcım…

Tarık: (naz tarığa sırtını dönmüş, kapının kolunu tutmuşken) ya naz…

Naz: (tekrar tarığa döner) efendim?

Tarık: en azından biraz daha kalsan?

Naz: tarık… sen bana böyle bakarsan hiç gidemem, onu da biliyosun dimi?

Tarık: (gülümseyerek) sahi mi?

Naz: ya tarık…

Tarık: tamam tamam, neyse, napalım… ayrılık acısını taaa yüreğimin en derininde hissedicek olsam da… hadi git naz… ben buna dayanabilirim…

Naz: tarık, valla çok güzel yapıyosun

Tarık: neyi?

Naz: duygu sömürüsü…

Tarık: yoo… benim duygu sömürüsü yapıp ta kendimi acındırıcak halim yok ya… ben zaten acınıcak haldeyim… daha yeni kavuştuğum biricik sevgilim ilk günden bırakıp gidiyo beni…

Naz: ama hala devam ediyosun tarık

Tarık: neye?

Naz: duygu sömürüsüne…

Tarık: (küskün bi şekilde) tamam naz tamam, ben bişey demiyorum. Git hadi sen.

Naz: tarık, yapma böyle…

tarık hala asık bi suratla duruyordur

Naz: (ellerini tarığın boynuna dolayarak) aşkııımmm… yarın o deniz kenarındaki kafede buluşalım mı?

Tarık: (başı başka bi tarafa dönükken, zor duyulan bi sesle) olur

Naz: anlamadım

Tarık: (yüzünü naza döner) tamam dedim…

Naz: anlaştık o zaman… (yaklaşıp tarığın dudağına küçük bi öpücük daha kondurur) seni şimdiden çok özledim… ya sen???

Tarık: (sonunda gülümsemeye başlamıştır) ben de…

Naz: barıştık yani?

Tarık: hadi bu seferlik öyle olsun

Naz: beni geçirdiğiniz için teşekkür ederim tarık bey…

Tarık: ne demek… zevkle…

Tarık naza kapıyı açar

Naz: yarın görüşürüz

Tarık: tamam

Naz yavaşça dışarı çıkar ve yavaş yavaş yürümeye devam edeken hala beklenti içinde arkasına bakmaktadır. Sonunda vaz geçip tam önüne dönmüşken…

Tarık: naazzz…

Naz: (tarığa döner) bişey mi oldu?

Tarık o sırada nazın yanına, dışarı gelmiştir.

Tarık: yok, bişey olmadı… sadece… seni çok seviyorum

Naz: (gülümseyerek) ben de seni…

Tarık: ama böyle yarım bırakınca hiç olmuyo biliyo musun…

Naz: ben de seni çok seviyorum

Tarık: bu daha iyi…

Naz: söylemiyceksin sanmıştım

Tarık: ben de…

Naz: nası yani?

Tarık: yani, ben de söylemiyceğimi sanmıştım… bakma öyle naz… hala zor geliyo söylemek…

Naz: şimdi niye söyledin o zaman?

Tarık: bilmem… aslında söylediğimi bile fark etmedim, bir anda oldu…

Naz: o zaman tarıkcım, kendini buna alıştırsan iyi olur. bak, ben de beklenti içinde oluyorum

Tarık: sen merak etme, alışırım ben…

Naz: (saatine bakarak gülümser) ben bu gün buradan ayrılamıycam galiba…

Tarık: (iç çekerek) keşke… (nazın kötü bakışlarını görünce) tamam tamam, git hadi sen.

Naz: tamam. Ama giderken arkama bakmıycam ona göre. Yoksa gidemiyorum bidaha…

Tarık: tamam, bakma…

Naz son kez tarığı hızlıca yanağından öpüp uzaklaşır…

z_e_y_n_o
22-01-08, 15:54
eminecim, 1. ekleyim dedim ama baya uzun olmuşl, onu yarına bıraktım. yine az önce eklediğimin devamını ekliyorum şimdi...
iyi okumalar


Naz: (saatine bakarak gülümser) ben bu gün buradan ayrılamıycam galiba…

Tarık: (iç çekerek) keşke… (nazın kötü bakışlarını görünce) tamam tamam, git hadi sen.

Naz: tamam. Ama giderken arkama bakmıycam ona göre. Yoksa gidemiyorum bidaha…

Tarık: tamam, bakma…

Naz son kez tarığı hızlıca yanağından öpüp uzaklaşır…

Part-26

Ertesi gün… tarıkla nazın buluşucakları kafe…

Tarık önceden gelip oturmuştur masaya. Birden filiz gelir yanına

Filiz: aaa… abi??? Sen ne arıyosun burda?

Tarık: ben nazla buluşmaya geldim de… asıl senin ne işin var burda?

Filiz tedirgin bir şekilde gözlerini kaçırmaktadır

Tarık: sakın ümitle buluşucam falan deme bana…

Filiz: tamam

Tarık: eeee… niye geldin?

Filiz: yok, söyleyemem

Tarık: neden?

Filiz: E az önce sen yasakladın da ondan. Görüyomusun abi, ne kadar abi sözü dinliyorum

Tarık: hiç lafı çevirme şimdi… ümitle buluşmaya geldin yani öyle mi?

Filiz yine cevap vermeden etrafı seyreder

Tarık: filiz, cevap versene

Filiz: (birden tarığa bakar) of tamam. Ümitle buluşmaya geldim, oldu mu???

Tarık: ben sana sakın ümitle buluşucam deme bana demedim mi…

Filiz: E çok ısrar ettin ben napıyım…

Tarık: filiz, ne işin var senin ümitle?

Filiz: abi saçmalama lütfen… sen nazla buluşmaya geliyosun ama dimi… ümit sana karışıyo mu…

Tarık: ikisi farklı şey

Filiz: hiç te değil

Tarık: bi kere ben senin ağabeynim. Ama ünit nazın kardeşi.küçükler büyüklere hesap soramaz

Filiz: ha sen bana hesap sorduğunu kabul ediyosun yani…

Tarık: soruyorum tabi, ağabeynim ben senin.

Filiz: (tarığın masasındaki sandalyeyi çekerek rahatça otururken) valla hiç kusura bakma ağabeycim, ben de bu yaşımda kimseye hesap vericek değilim…

Tarık: filiz beni deli etme…

Filiz: (tarığın yanağını okşayarak) alışırsın ağabeycim, alışırsın…

Tarık kızgın bi şekilde filize bakarken, filiz gülümsemektedir

Filiz: sahi bizi boş ver de… nazla yeniden evlenmeye karar vermişsiniz, nasıl oldu bu? Hani sadece bi oyun oynuyodun… onu kendine aşık edip sonra da ortada bırakıcaktın… intikam almak istiyodun ya…

O anı hatırlarlar…


Tarık: ama eğer o bana eskisi gibi davranmaya devam ederse bend e ona aynı şekilde davranıcam

Filiz: savaş devam ediyo desene.. eeeeee şimdiki planın ne ağabeycim?

Tarık: 10 sene önce nazın benim üzerimde uygulayıp çok acı çekmeme neden olduğu planı uygulıycam.

Filiz: offffff… çok ağır olmaz mı?

Tarık: bunu o istedi. Önce onu kendime aşık edip sonra da ortada bırakıcam. Bakalım o zaman da bu savaşı devam ettirdiğine sevinicek mi…

Filiz: bilemiyorum abi… ama yine de bence bidaha düşün…

Tarık: düşünücek bişey yok filiz. Ben kararımı verdim sen karışma

Filiz: peki, sen bilirsin…

Ve tekrar günümüz…

Tarık: sus sus… hiç hatırlatma… yerin kulağı vardır, nazın asla duymaması lazım bunları

Filiz: ha yani diyosun macera devam ediyo. Vaz geçmedin hala… valla senden korkulur abi. Kim bilir ne kadar üzülücek kız…

Tam tarık bişey söyliycekken telefonu çalmıştır. Tarık onu açarken ordan ağlayarak uzaklaşan birisi vardır.

Naz göz yaşlarını tutamayıp ağlayarak, önüne bakmadan koşarken oraya gelen ümitle çarpışır.

Ümit: naz???

Ama naz ümite hiç bişey söylemeden yine koşarak uzaklaşır. Ümitse şaşkın arkasından bakakalmıştır.

Bu sırada tarık ta telefonu kapatmış tekrar filize dönmüştür

Tarık: (kızgın) yok öyle bişey filiz, sakın nazın yanında da ağzından bişey kaçırma

Filiz: nasıl yok? Vaz mı geçtin yani?

Tarık: evet. Ben bu işten vaz geçeli çok oldu.

Filiz: gerçekten seviyosun yani

Tarık: evet… hem de çok…

Filiz: ve, evlenmeye karar verdiğinizi göre, naz da seni

Tarık gülümseyerek başını sallar

Filiz: E o zaman bana da sizi tebrik etmek düşer ağabeycim, mutluluklar

Tarık: filiz, çok dikkatli ol bak, naz bi duyarsa…

Filiz: merak etme abi…

Tarık: (saatine bakarak, daha çok kendi kendine konuşur) niye geç kaldı ki bu kadar...

O sırada ümit gelir. tarığı da filizin yanında görünce şaşırır

Ümit: filiz…

Filiz: hoş geldin ümit

Ümit: hoş bulduk ta… yalnız olucağımızı sanmıştım… (birden tarığın yanındaki sandalyeye oturup kolunu tarığın boynuna dolar) ama böylesi daha iyi olmuş tabi. Bitanecik alfonsom da burda ne güzel

Tarık: tamam ümit tamam, yağ çekmenegerek yok.

Ümit: aaaaa… ama yani… amma yaptın sen de alfonso…

Tarık: tamam ümit, filizle görüşmenize izin veriyorum…

Filiz: (mutlulukla abisinin boynuna sarılır) ayyy, canım ağabeym benim... (ve sonra geri çekilerek) gerçi ben senden izin istemedim ama…

Tarık: ama ben de her an vaz geçebilirim izin vermekten

Filiz: tamam tamam sustum

Tarık: (etrafa bakınarak) offf… nerde kaldı bu naz ya…

Ümit: (rahatlamış bi şekilde) ha sen nazı bekliyosun…

Tarık: evet

Ümit: ama naz gitti…

Tarık: (şaşkın) nereye?

Ümit: kapıda gördüm, ben girerken çıkıyodu… ablamı tanımasam ağlıyodu derim ama naz öyle herkesin içinde hayatta ağlamaz. Beni de gördü ama hiç bişey demeden gitti. Arkasından da seslendim, duymadı

Tarık: (endişeli) seni duymamış olabilir ama… galiba bizi duydu

Filiz de tedirgin bi şekilde tarığa bakmaktadır

Tarık: ben gidiyorum

Filiz: nereye?

Tarık: nazın yanına. Konuşmam lazım

Ve tarık ta nazlara doğru yola çıkar. Vardığında önce salonda oturan netice ye sorar

Tarık: naz geldi mi eve?

Netice: valla az önce koşarak biri çıktı yukarı ama… şöyle uzunca saçlı, güzelce bi kız…

Tarık: naz mı?

Netice: bilmem…

Tarık: nasıl bilmezsin netice hala? Kendi yiğenini tanımıyo musun?

Netice: (kızgın) benim yiğenim değil o… ben tanımam öyle yiğeni. Eve gelmişsin… insan önce bi halasına selam verir dimi… ama yok… koşa koşa çık yukarı… ne varsa sanki… ama suç onda değil, onu öyleyetiştiren babasında… ah o vahi var ya vahi… zaten o küçükken de…

Ama bu sırada tarık onu dinlemiyordur…

Tarık: (kendi kendine) demek ki geldi…

Ve neticenin sözünü tamamlamasına izin vermeden koşarak merdivenleri tırmanıp yukarı çıkar

Netice: (şaşkın) a a… gitti… peki karaip korsanım, öyle olsun, bi tane de sen vur bana. Zaten gelen vuruyo geçen vuruyo. (numaradan hıçkırmaya başlar, ve vahiye bağırır) vahiiii…. Peçete getir bana… (ve tekrar hıçkırmaya devam eder)

Bu sırada tarık nazın odasının önüne gelmiştir. çalmadan önce kapıyı dinler. Nazın hala ağladığı anlaşılmaktadır

Tarık: (kendi kendine) artık galibası kalmadı, kesin duymuş… offf… ben ne yapıcam şimdi… oğlum tarık, ne yapıcaksan yapıcaksın, ama mutlaka kendini affettiriceksin. (ve kapıyı çalar)

Naz: (kızgın, bağırır) gelme…

Tarı kapıyı açar

Naz: (yatakta kapıya arkası dönük olarak yatmışken kapının açılması üzerine önünü döner) iyi ki gelme de… (ve tarığı görüp birden susar)

Tarık: naz, iyi misin?

Naz: (gayet soğuk bi şekilde) ne işin var senin burda?

Tarık: naz ben…

Naz: ümit söyledi dimi… orda sizi duyduğumu anladın…

Tarık: naz…

Naz: (ayağa kalkıp yine bağırmaya başlar) ama planın yarıda kalmış olsa da… tamamlamış sayılırsın… şu halimi de gördün ya, her şeye değmiştir senin için. O yüzden kusuruma bakmazsın herhalde o muhteşem planını mahfettiğim için. Bişey sorucam… sen nasıl düşünmüştün? Nikah masasında falan mı itiraf edicektin beni sevmediğini, kandırdığını, intikam almak için yaptığını… ama bah, açık konuşuyum, o zaman gerçekten daha fazla yıkılırdım.

Tarık: naz, dinle lütfen, bu gerçek değil

Naz: inkar mı ediceksin? Sizi duydum tarık…

Tarık: ama hepsini değil. Yani… tamam, kabul ediyorum… önceden, çok önceden böyle bişey düşünmüştüm. Ama beni buna sen zorlamıştın… bana söylediğin o laflardan sonra… hiç bişey olmamış gibi davranamazdım…

Ve o anı hatırlarlar…


Tarık: naz… daha ne kadar devam ettiriceksin bu düşmanlığı?

Naz: sonuna kadar tarık… gittiği yere kadar. Başından beri senile samimi olmamalıydım. Geçmişimizi unutmamalıydım…

Tarık: geçmiş… tek sebebi geçmişte yaşadıklarımız mı yani?

Naz: (bağırarak) evet tek sebebi bu… ve babalarımız dost olsa da sen benim için her zaman nefret ettiğim ukala tarık olarak kalıcaksın…

Ve kolunu tarıktan kurtarıp koşarak uzaklaşır

Tarık: (nazın uzaklaşmasını izleyerek) demek nefret ettiğin ukala tarık…. peki naz hanım… madem sen öyle istiyosun, bu savaş devam esin o zaman. Ama unutmaki o tokattan sonra intikam sırası bende…


Tekrar günümüz…

Tarık: yine de vaz geçtim… yapamadım… yapamazdım ki zaten. Ben seni en başından beri sevdim naz. Hep sevdim. Sadece fark edemedim. Ama zaten fark ettiğimde de her şeyden vaz geçmiştim. Bana ettiğin hiç bi laf, hiç bişey umrumda değildi. Ben sadece seni seviyorum naz. Seninle mutlu olmak istiyorum. Artık başka hiç bi düşüncem, isteğim yok.

Naz: bu kadar kolay sanıyosun dimi… her şey sevgiyle bitmiyo tarık… bu yaptığından sonra-ne zaman ve nasıl yapmış olursan ol- artık sana güvenebiliceğimi sanmıyorum.

Tarık: naz, lütfen…

Naz: bu kararı vermek benim için de zor tarık. Ama üzgünüm…

Tarık: naz hayır, benim affediceksin, biliyorum

Naz: bu kadar eminsin yani…

Tarık: evet, mutlaka affediceksin

Naz: sen… sen hala o kendini beğenmiş, ukala tarıksın biliyo musun… tamam, şimdi görürüz…

Ve naz birden tarığın elini tutup odadan çıkarır. Aşağı inerler. Salona geldiklerinde naz tarığın elini bırakır

Naz: baba, hala… (netice ve vahi ona bakınca devam eder) biz tarıkla evlenmiyoruz. Hiç bi zaman da evlenmiycez, unutun… (ve tekrar tarığa döner) gördün mü tarık, nasıl affettim seni…

Ve bir süre kızgın bi şekilde tarığa baktıktan sonra koşarak odasına çıkar. Tarıksa arkasından bakakalmıştır

Netice: (vahiyi bastonuyla dürtükleyerek) vahi, benim yerime bi geçmiş olsun de bakıyım şu eski damat adayına… (başın küskün bi şekilde başka tarafa çevirerek) ben konuşmuyorum da…

O ana kadar nazın arkasından bakan tarık neticeyi duyup ona diner, yanına gidip diz çöker

Tarık: sen bari yapma netice hala… görüyosun halimi…

Netice: (bir süre tarığın yüzüne baktıktan sonra) aman tamam tamam. Zaten kim dayanabilir ki sana… (yukarı, nazın odasından tarafa bakarak) bizim kız hariç, baksana bastı yine tekmeyi… (tarık üzgün bi şekilde boynunu bükünce) aman üzülme be hemen, barışırsınız siz yine…

Tarık: barışırız dimi?

Netice: barışırsınız barışırsınız. Selidir melidir, ne yaptığı belli olmaz bu kızın ama, sana tek bakışından belli, sevdiği…

Tarık gülümseyerek neticeye bakmaktadır

Netice: ama tabi suçunun büyüklüğüne göre de değişir.. söyle bakıyım, ne oldu?

Tarık suçlu bi şekilde boynunu büküp susar

Netice: E peki, söyleme o zaman. Ama sakın çalışmaları aksatma ha… barışma çalışmalarını yani

Tarık: sen hiç merak etme, barışana kadar peşini bırakmam

Netice: hah şöyle… E kim kurtulur o zaman senin elinden be…

Vahi: tarık evladım, yine mi ayrıldınız?

Tarık: (ayağa kalkıp vahiye döner) bu seferki uzamıycak vahi amca, merak etme…

Vahi: inşallah…

Tarık: ben gidiyim şimdi.

Netice: arayı fazla uzatma ha…

Tarık gülümseyerek evden çıkar ve hemen sonra tekrar kapıdan başını uzatır

Tarık: bu arada netice halacım, naz da bu gün size selam vermeden giderken kafası dağınıktı biliyosunuz, affedin siz onu da…

Netice: (kurnazca gülümseyerek) tamam tamam, onu da affettim. Zaten suç babasında…

Vahi: ne?

Netice: niye düzgün yetiştirmiyosun sen bu çozukları vahi?

Bu sırada tarık onalara gülümseyerek bakıp tekrar çıkmıştır…

z_e_y_n_o
22-01-08, 16:38
buraklı bölümlerden bi senaryo…

kaçıncı bölüm olduğunu hatırlamıyorum. Naz tarığı tam ümitle konuşurken alıp götürmüştü hani. Deniz kenarında arabanın içinde konuşuyolardı. İşte oralardan biyerlerden devam ediyorum… bazı zaman hatalarım olabilir. Siz de beni hatalarımla kabul edin:img-blush iyi okumalar

Naz: hani demiştin ya, hepsinin ortak yanı bul diye. Düşündüm… ben konusunda…

Tarık: (gülerek) sahiden, sence hangimizin daha çok beni var?

Naz:dalga geçmeyi keser misin? Cenk, bora, mert… hepsinin ortak yanı benimle duygusal bişeyler yaşama ihtimalleriydi. İkisini dövdün, biri elinden zor kurtuldu. Ama şimdi Burak var bu diğerlerinin içinde bişeyler yaşayabilmem konusunda hepsinden daha şanslı… ama nedense burağa karşı bi sevgi bi sevgi…

Tarık: çünkü sağlam adam

Naz: mert te öyleydi

Tarık: zaten o yüzden de dayaktan kurtuldu. (naz kızgın camdan dışarı bakarken devam eder) ama tebrikler, iyi bulmuşsun cevabı

Naz: (tarığa dönerek) ne?

Tarık: yani hepsinin ortak yanı diyorum, bulabilmişsin, sevindim.

Naz: ama buna rağmen… bütün söylediklerine, diğerlerine, yani cenk, bora ve metre karşı olan kötü tavrına rağmen… burağa karşı için ısındı yani öyle mi?

Naz dimdik ve gözlerini ayırmadan tarığa bakıyordur.

Tarık: (iç ses) yok, ben daha fazla dayanamıycam. Sıkıldım bu Burak hayranı rolünü oynamaktan. Hem içten içe onun kafasında süt şişesi kırma isteğim kabarırken devam edemem artık. Hem naz bu… oynadığım bu oyundan ders alıp sürekli beni kıskandırmaktan vaz geçiceği ne malum… en iyisi bırakmak. (tekrar nazla konuşur) hayır…

Naz: ne?

Tarık: burağa karşı içimin ısındığı falan yok yani.

Naz: (şaşkın) nasıl?

Tarık: naz bak, aslında en başından beri ondan hoşlanmadım. Sebebini de biliyosun zaten… diğerlerinde de olduğu gibi sebep sendin… aslında diğerleriyle bi kıyaslama yaptığımda en çok dövmek istediğim de bu aralarında. Çünkü senin de dediğin gibi diğerlerinin arasında, bişeyler yaşayabilme ihtimalin en yüksek olan Burak. Onu sevmişim gibi davranmamın tek sebebi… artık sıkıldım naz… sürekli birilerini bulup beni kıskandırmaya çalışmandan sıkıldım. İkimizi de ne kadar yıprattığını görmüyo musun? Ve ben de belki artık bundan vaz geçersin diye burağı seviyomuş gibi, kıskanmıyomuş gibi davranmaya çalıştım.

Naz: ama aslında kıskandın yani?

Tarık: sen de sürekli beni kıskandırmaya çalıştığını kabul ediyosun yani?

Naz hiç bişey söylemeden tarığa bakarken, tarık ona gülümseyerek bakıyordur ve sonra önüne dönüp dışarıyı seyretmeye başlar.

Tarık: (gülümsemeyi keserek, ciddi bir şekilde, hala dışarıyı seyrederken) evet, kıskandım…

O sırada camdan dışarı bakan naz ani bi hareketle tarığa döner birden. Tarık ta bir süre daha camdan dışarı baktıktan sonra naza döner.

Tarık: (gözlerini kaçırmadan naza bakarak) hem de çok, çok kıskandım. hepsinden… cenk, bora, mert… hepsinden kıskandım seni. En çok ta buraktan… onunla konuşmanı, dersten önce onun için hazırlanmanı, verdiği ödevi hiç uyumadan sabaha kadar çalışmanı, ona yakın olmanı, gözüne girebilmek içni yaptığın her şeyi kıskandım.

Bir süre ikisi de sessizce sadece birbirlerine bakarlar.

Tarık: (tekrar önüne dönüp yine dışarıyı seyretmeye başlar) mutlu olmuşsundur artık herhalde… ne zamandır duymak istediklerini sonunda duydun…

Naz: (tarığın tek elini tutarak elleri arasına alır) tarık… özür dilerim… sana bunların hiç birini yaşatmak istemezdim. Özür dilerim… ama bak, sana söz veriyorum, bundan sonra kıskandırma yok.

Tarık: (gülümseyerek) söz verdin bak, dönmek yok

Naz: ya valla bak, gerçekten yok…

İkisi de bir an göz göze gelirler ve aynı anda sorarlar…

Tarık: peki sen neden beni kıskandırmaya çalıştın?

Naz: peki sen neden beni bu kadar kıskandın?

İkisi de o can alıcı soruyu aynı anda sormuş olmanın şaşkınlığıyla birbirlerine bakarlar bir süre, ve sonra…

Tarık, naz: (yine aynı anda) önce ben sordum…

Tarık, naz: (aynı anda) hayır ben…

Naz: ya tarık, bi kere öncelik kadınlarındır. Hiç mi centilmenlik yok sende?

Tarık: tamam o zaman, ilk cevaplama hakkını sana veriyorum.

Naz: hah şöyle… (tarığın ne dediğini anlamadan devam eder) ben seni kıskandırmaya çalıştım, çünkü… çünkü… (yavaş yavaş anlayarak) bi Dakka ya… ne diyorum ben… (birden kızgınca tarığa bakar) tarııııkkk… niye kandırıyosun beni? Aklınca önce bana cevaplatıcaktın, yok ya…

Tarık: E ama sen öncelik kadınlarındır dedin ya naz…

Naz: ben onu soru için dedim bi kere. Önce ben sordum yani. Bu durumda ilk cevaplaması gereken de sensin.

Tarık: E ben de centilmen bi insan olarak cevap verme önceliğini sana bırakıyorum. Nasıl derler… bayanlar önden…

Naz: almıyım ben onu, sen önden buyur…

Tarık: hayatta kabul edemem, ilk sen…

Naz: (sinirli) of tarık…

Tarıksa gülümseyerek naza bakıyordur

Naz: ne sırıtıp duruyosun?

Tarık: (hala gülerek) bu haline bayılıyorum

Naz: (kızararak bakışlarını kaçırırken) bak şimdi, nasıl da konuyu değiştiriyo hemen…

Tarık: naz… (naz hala kendisine bakmayınca çenesinden tutup kendine çevirerek) naz… (sonunda nazla göz göze gelince devam eder) cevaplar bu kadar önemli mi? Yani aslında iki sorunun cevabı da belli değil mi?

Ve tarık yavaş yavaş naza yaklaşmaya başlar. Naz da hiç bişey söylemeden tarığa yaklaşır, artık gözlerini kapatmıştır. Ve iki dudak aşkla birleşir. Bir süre sonra ayrıldıklarında tarık nazın yüzünü okşuyordur.

Tarık: (hala naza çok yakınken) seni kıskandım, çünkü çok seviyorum… tahmin edemiyceğin kadar çok…

Naz: (gözleri kapalı, mütlulukla gülümser) tarık… (gözlerini açar) o kadar mutluyum ki… (tarığa sımsıkı sarılır) ben de seni çok seviyorum, her şeyden çok…





Ve işte yine …MUTLU SON…

burcushn
22-01-08, 19:52
---------------

tarık katıldığı son konserden sonra, yeni geldiği evinde,yatağında yatarken,çalan telefon sesiyle uyanır.

yorgan gözleriyle alır telefonu eline, naz yazısını görünce ,geri bırakır telefonu.

telefon çalarken ,kafasını dayadığı duvarda,öylece karşıya ,duvara diker gözlerini.yeni bir

kavga için çok yorgun olduğunu daha da hisseder çalan telefon sesiyle.

akşama doğru ,kapının çalmasıyla,kalkar yattığı koltuktan tarık.naz dır gelen.

bir süre,kapıda bakarlar birbirlerine.tarık geri çekilir yavaşça kapının önünden,

naza yol açar içeri davet edercesine.

birşey demeden içeri geçer naz ,odanın ortasında durur.

tarık ta yavaş adımlarla gelir peşinden.arkasında,gerisinde durur nazın.

naz:telefonlarımı da mı cevap vermiceksin artık?

tarık(hala nazın gerisinde):yoruldum kavga etmekten,sana her deasında durumu açıklamaktan.

naz(sinirle tarığa çevirir gözlerini):ben yorulmadım mı sanıyorsun.ama hiçbirşey değişmiyor

tarık,hiçbirşey.

tarık naza yaklaşır,yüz yüze gelirler.

tarık:değişebilecek bir durum yok naz,

naz(gözleri daha da büyür):değişebilecek birşey yok öyle mi?yani hep böyle mi gidecek,

hayatının büyük bir kısmını başka başka şehirlerde konserlerde,bağış toplantılarında geçireceksin.

tarık(sinirle,daha set çıkar sözler ağzından):bunların benim için ne kadar önemli olduğunu en

iyi sen biliyorsun naz.şimdi söylediklerinse.....

naz:biliyorum ama.......(susar ,geri adım atar):dayanamıyorum artık.yanımda yoksun artık tarık.

sana en çok ihtiyacım olduğu anlarda yoksun,haberim bile olmadan gitmiş oluyorsun,

bir telefonla öğreniyorum benden kilometrelerce uzakta olduğunu.

tarık(yavaşça bir adım atar naza doğru ,olduğu yerde):elimde değil ki hiçbiri,bende bir telefonla

öğreniyorum gitmem gerektiğini....

bırakamayacağımı biliyorsun,benim için ne kadar önemli olduğunu biliyorsun...

naz(gözlerini tarığa çevirir):biliyorum ,benden bile önemli olduklarını daha iyi görüyorum artık.

tarık(şefkatle yaklaşır naza):sana olan sevgimle kıyaslanacak bir durum değil bu.senden kabullenmeni

istiyorum sadece naz.

naz(geri çekilir uzaklaşır tarıktan):ama ben.......(susar bir süre):daha fazla kabulleneceğimi sanmıyorum.

tarık(uzakta kalan naza yaklaşmaması,dokunmaması gerektiğini anlar.ne kadar istemese de bu durumun

naz için en iyisi olduğunu kabul eder.

geri çekilir birkaç adım,susar.

naz(tarığa bakarak,gözlerinin dolduğunu hisseder):bitti!

tarık naza bakar,sonra ayırır gözlerini ondan.

naz yavaşça sırtını döner,yerdeki çantasını alır eğilerek,

tarık(sırtı dönük olan naza):senden vazgeçtim sanma.....artık uzağımda da olsan vazgeçemeyeceğim tek

şey sensin.

naz gözlerinden akan yaşlar,yanağından süzülür.daha fazla duramaz,hızla ilerler.kapıdan çıkar.

tarıksa ayakta ,öylece bakar arkasından.

--6 gün sonra,şehrin yıkık dökük evleri arasında,şehrin göbeği denen yere kurulan büyük platformun

arkasındason hazırlıklarını da bitirmiştir.karanlıkta,gelen binlerce kişinin tuttuğu ışıklar,aydınlatmıştır

her yeri.son kişi de iner sahneden.

tarıktadır sıra.dilini anlamasalarda son güçleriyle alkışlayan insanlar eşliğinde çıkar platforma.

birşey söylemez,ona başlar müzik..sertçe tuttuğu mikrofonu kaldırır,başlar şarkısına....

--bebekler nefessiz kinler büyür yerine
ferhatlar sahipsiz bak şu insan haline
kör kuyulara çevirenler dünyayı
yutacaktır sizi de elbet günün birinde
soracaktır hesabı günün birinde
(şarkı aralarında sertçe,bağırarak söylediği şarkılara müziğiyle ritm tutan insanlara bakar gülümseyen gözlerle,
mikrofonu tutar devam eder şarkıya)

bu dünyayı yaratan bilmen için yaratmış
kötülüğün içinden iyiliği aratmış
sualin mi var?vardır bir bildiği
sormaz mı hesabı elbet gün bittiğinde
etme bulma dünyası sabret günün birinde

sabır ver allah'ım buna yürek dayanmaz
el kadar yavrunun bunda günahı ne
onlarca masumun söyle günahı ne?

(şarkıya devam ederken,seyirciler arasından ,onu ,nazı görür.şaşırır ,bir an gözleri ona dalar,
naz ona baktığını görünce gülümser tarığa,şarkıya eşlik eder ağız hareketleriyle sessizce,gitmediğini söyler sanki.
tarığın sesi daha da gür çıkar şimdi)
-
sabır ver allah'ım buna yürek dayanmaz
el kadar yavrunun bunda günahı ne
onlarca masumun söyle günahı ne?
----------sonn--------------

melisa_s
23-01-08, 00:01
Tunç:En önemlisi yakında benden kurtuluyosunuz ne demek abi?!
Tarık:Neden gittin öyle mi?!(bağırarak)neden gittin?!Sizce neden?!------------------devamı gelicek ama şuan bu kadar yazabildim--------------------

---DEVAM---
Tunç ve Mehmet bu tepkiye şaşırmıştır.Tarık aynı sinirle sözlerine devam eder.
Tarık:Beni hiç umursamayan,hiçbir şeyimle ilgilenmeyen ‘duygusuz’ bir sevgilim var…(sesi buruklaşır)Ve lanet olsun ki ben onu her şeye rağmen hala çok ‘seviyorum’.Beni bu hale getirmesine rağmen seviyorum…(artık öfke hakimdir sözlerine)Ben onun yüzünden kendimle ters düştüm anlıyo musun?!Bu ben değilim!Olamam da zaten.Ben bu kadar ‘güçsüz’ olamam…Ben asla intihara teşebbüs edecek biri değildim!Ama onun yüzünden yapıcaktım bunu!Tek suçlu o!Ve benimle dalga geçer gibi hanımefendi arayıp bana seni seviyorum diyor!Beni bu hale getirdikten sonra nasıl inanırım,nasıl güvenirim ona?!
Mehmet:Sen…Dün söylediklerinde ciddiydin yani?!
Tarık:Evet…Ama hala aynı şeyi düşünüyorum
Tunç:Ne?!Dün yapamadığını mı yapacaksın?!
Tarık:Hayır…O sadece bir kere yaptığım bir hataydı…Gitmeyi düşünüyorum…Uzaklaşsam buradan çok iyi olucak…Dayanamıyorum artık…
Mehmet:Nereye gideceksin ki…
Tarık:Bilmiyorum…
Tunç:Naz’la konuşsan o çok pişman ve seni seviyo…
Tarık:Tunç abi güldürme beni…O mu seviyo beni?!Hayatta inanmam…Hatta Naz senden nefret ediyo desen kesinlikle doğru derim…
Mehmet:Bu kadar kızgınsın demek ona?
Tarık:Kızgın falan değilim…Beni sevmek zorunda değil ve sevmiyo da zaten bu yüzden kızamam ona…Sadece onun için kendimi bu kadar üzmeme kızıyorum…
Tunç:Bu doğru değil…Yanılıyosun Naz seviyo seni…Bunu belki o da seni kaybetmek üzereyken anladı ama seviyo seni…
Tarık:Geç…Çok geç…Çünkü ben artık yoruldum…Naz beni hiç umursamazken onun peşinden koşup sürekli onu anlamaya çalışıp onu alttan alıp sürekli kendimle ters düşmekten yoruldum!Sonunda kendimle o kadar ayrı düştüm ki…Yaşamaktan bile vazgeçmeyi düşündüm hatta o an Oktay gelmese belki…şuan…Olmıycaktım ben!Beni bu hale getiren birinin sevgisine nasıl güvenebilirim söyler misiniz?!
Tunç:senin gerçekten çok kafan karışık…Sen yalnız kal düşün istersen biraz.Mehmet hadi gidelim…
Tarık: Düşünülecek bişi yok!En kısa zamanda gidiyorum…Geldiğiniz için teşekkürler…
Mehmet:Bişi değil…Biz hep yanındayız unutma(elini Tarık’ın omzuna koyar)
Tunç:Evet her zaman yanındayız…
Tarık:Sağ olun…
Mehmet:Eh kalkalım artık biz…
Tarık:Tamam geçirim sizi..
Tarık onları geçirir ve giderler…Salona tekrar gittiğinde Belgin gelir yanına.
Belgin:Tarık otur konuşmamız gerek!Dün nerdeydin ne yaptın açık açık anlatmanı istiyorum!
Tarık:Anne boş ver sen bunları!
Belgin:Hayır Tarık boş veremem istemeden duyduklarımı senden tekrar duymak istiyorum…Ne demek ‘intihara teşebbüs etmek’.
Tarık:Annecim lütfen!
Belgin(bağırarak):Lütfen falan yok!Sen beni öldürmek mi istiyosun!Tarık sen hiç beni düşünmüyo musun oğluşm?!O şımarık kız için değer mi?!
Tarık:Annecim tamam çok üzdüm seni biliyorum.Senden çok özür dilerim…Akşam babam da gelince söyliycektim ama ben gitmek istiyorum!
Belgin:Nereye?!
Tarık:Nereye olursa olsun Naz’dan uzak olmam gerek..Anne lütfen kalmam için ısrar etme…
Belgin: Peki bir süre uzaklaşman iyi gelebilir…
Tarık:Sağ ol annecim.Ben odamdayım…
Belgin:Tamam oğluşum…
Tarık odasına çıkar…Yatağının üzerine oturur…Kendi kendine şarkı söylemeye başlar…
Seni ararken
kendimi kaybetmekten yoruldum
buldugumu zannettigimde
kendimden ayri düstüm

bu garip bir veda olacak
cünkü aslinda hep icimdesin
ne kadar uzaga gitsem de
gittigim her yerde benimlesin

söylenecek söz yok
gidiyorum ben

hoscakal hoscakal hoscakal hoscakal..!
ben bir kisrak gibi
gelmisim dünyaya
sahlanip kosmak icimde var
hoscakal

biraz su biraz yesillik
her yer benim evimdir
tasirim dünyayi sirtimda
her dil benim dilimdir

ama söylenecek söz yok
gidiyorum ben

hoscakal hoscakal hoscakal hoscakal
ben bir kısrak gibi
gelmisim dünyaya
sahlanip gitmek icimde var
hoscakal....!!

hoşçakal hoşçakal hoşçakal hoşçakal
ben bir kısak gibi
gelmişim dünyaya
şahlanıp içimde var
hoşçakal...!!!

Zumzizeroo
23-01-08, 01:12
Özkul Malikanesi
Bir gece vakti…

Tarık elinde su bardağıyla mutfaktan merdivenlere doğru yürür yavaş adımlarla.. Merdivenin başında durur…

TARIK: Naz ben yatmaya gidiyorum hayatım, sen gelmiyor musun?

Naz, camın önündeki koltukta bağdaş kurmuş oturuyordur, gözünde gözlükleri kucağında laptopu çalışıyordur..

NAZ (kafasını kaldırmadan) Hıhı..

TARIK: Ne hıhı?

NAZ: …

Elindeki suyu bir dikişte bitirir ve basamağa koyar ve Naz’ın yanına gider, başında durur biraz.

TARIK: Vahi amcayla Ümit iyi ki şehir dışına gittiler yani Naz, bir de gitmeselerdi napardık düşünemiyorum. Baş başa bir hafta sonu geçirecektik. Yani sayende gerçekten de öyle oldu, sen evin bir başında ben bir başında.Tam hayallerindeki gibi..

NAZ (kafasını kaldırır, gözlüğünü çıkarıp koltuğa koyar) Oturacak mısın yoksa orada öyle başımda mı duracaksın saatlerce??

TARIK (sinirli) Oturmuyorum Nazz, pes ya. Durmuyorum başında da. (döner arkasını, gidecekken)

NAZ: Ne dedim ki ben şimdi?

TARIK: Koskoca Tarık Tekelioğlu gelmiş ayağına hala başımda mı dikileceksin diyorsun. Varlığımdan bu kadar rahatsız olduğunu bilmiyordum, teşekkürler..

NAZ: Küçük bir şakaydı sadece Bay Tekelioğlu..

TARIK (yüzünü döner Naz’a) Şakaların bile yakıyor canımı o kadar ağırlar ki altlarında eziliyorum farkında değil misin! Tüm işlerimi erteledim senin için, babamdan bin türlü laf işittim tam affetmeye karar vermişken işlerden kaytarmaya çalıştığımı düşünüyor. Hepsi sırf seninle birlikte bir hafta sonu geçirebilmek içindi.. Ama sen bir an bile olsun başını kaldırmadın o bilgisayardan.

NAZ(şaşkın) Babam olmadığı için işleri ben devraldım biliyorsun ve yetiştirmem gereken dosyalar var.

TARIK: Zaten koskoca fabrikada bir tek sen varsın o işleri yapabilecek. Asistanların var hem de 3 tane..Onlar halledebilir işlerini, bu yüzden varlar..Ama yookk!! Naz Hanım illa ki kendi altından kalkacak her şeyin.

NAZ: Tarık, ben…

TARIK (üzgün) Seni özlüyorum, birlikte 1-2 gün geçirelim kimse olmadan sadece sen ve ben diyen kadın sen değilsin sanki..Noldu o Naz’a nereye gitti merak ediyorum..Bu gece de seninle tartışmak istemiyorum. Ben yatıyorum, sana iyi çalışmalar Nazzz.. (merdivenlere yürür)

Naz bırakır bilgisayarı yanına, Tarık’ın kolunu yakalar..

NAZ: Tarık dur.. Neden yapıyorsun bunu bana?

TARIK: Ben.. (başını eğer) Sen neden yapıyorsun bunu bize Naz, neden?

NAZ(bırakır kolunu) Sen koca bir aptalsın biliyor musun! Bana söyleyebilirdin, tamam kabul ediyorum kendimi işlere o kadar kaptırdım ki seni ihmal ettim, hem de seninle geçireceğim bu 2 güne deli gibi ihtiyacım olduğu halde.. Ama bu sözlerin Tarık..

TARIK: Ben elimden geleni yapıyorum ama beni kendinden uzaklaştırmakda üstüne yok!!

NAZ (bir damla yaş süzülür yanağından aşağıya) Canımı ne kadar yaktığını görmüyor musun?
Seni ne kadar sevdiğimi göremeyecek kadar kör mü gözlerin hala?

Tarık sağ elini Naz’ın yanağına koyar, başparmağıyla yaşları silmek ister ama Naz elini iter..

NAZ: Ben gerektiğinde kendi canımı yaktım senin için, ama sen sennnn…

TARIK: Naz.. Bak ben..Ben seni özlüyorum, yanımdayken bile. Oturup belki saatlerce seni izledim şu 2 gün ama hiç birinin farkına varmadın. Ben yokmuşum gibi davrandın hep.

Naz bir şey diyemez.. Buna karşılık Tarık devam eder..

TARIK: Senin için her şeyi yapmaya hazır bir adam var karşında ama sen.. Sen hala aramızdaki o kalın duvarlarla yaşamaya devam ediyorsun.

NAZ (sinirle bağırır) Söyle ne yapmam gerekiyor! Cama mı çıkıp bağırayım yoksa kalabalığın ortasında ben bu adamı deliler gibi seviyorum diye mi..Söyle hangisi..Hangisi sana olan aşkımın kanıtı olacak!

TARIK (Naz’ı kollarından tutar) Naz..Bağırma nolur sakin ol..

NAZ: Bırak beni.. Sakin falan olamam. Bana sakın bir daha duvarlardan bahsetme.Nefret ediyorum o kelimeden.

TARIK (da sinirlenir artık) O duvarları aramıza çeken ben değilim Naz, sensin sen! Neden hala göremiyorsun!!

NAZ: Hayatta kimseye açmadım bu kadar yüreğimi. Bendeki değerini anlamamakta ısrar ediyorsun.

TARIK: Bu mu verdiğin değer? Aynı evin içinde iki yabancı olmak mı!!

NAZ (elini ağzına götürür) İnanmıyorum, sana inanamıyorum Tarık. Ben miyim senin canını yakan, asıl senin söylediğin küçücük bir söz içimde volkan oluyor adeta.Kavuruyor beni..

Naz geri geri gider, koltuğa çöker.Sessizlik hakimdir odaya. Kendi kendine konuşurmuş gibi devam eder sessizce, son gücünü kullanıyormuşcasına..

NAZ: O kadar önyargılısın ki.Tabi Naz Özkul kimseyi sevemez değil mi? Ama ben seni seviyorum Tarık, seviyorum işte..

Tarık Naz’ın yanına gider ve önünde diz çöker..

TARIK: Ben sana yaklaşmaya çalıştıkça, bir adım attıkça koyduğun engellerle karşılaşıyorum. Yoruldum artık anlıyor musun??

NAZ: Bankan, trilyonlar umurumda bile değil, ben seni istiyorum, yalnızca seni. Şoför Tarık’ımı geri ver bana. Çık aramızdan Tarık Tekelioğlu..

TARIK (kafasını Naz’ınkine dayar) Şoför Tarık gelince eskiye dönmenden korkuyorum. Korkuyorum çünkü bir daha aynı şeyleri yaşamaya dayanabilir miyim bilmiyorum. Özledim o olmayı.

NAZ (Tarık’ın yüzünü elleri arasına alır) Söz veriyorum eskiye dönmeyeceğim.Yeter ki bana Tarık’ımı geri ver.

TARIK: Naz…

NAZ: Suss.. Aşık olduğum adamı istiyorum ben.Sana aynı şeyleri tekrar yaşatmaya el vermez yüreğim.Patronun değilim artık,sevdiğin kadınım ve yalnız senin kadının olmak istiyorum.Sadece bana ait ol,hep benim...

TARIK: İnanmıyorum bunları söyleyenin sen olduğuna. Yalnız benim aşık olduğum kadın olmanı istiyorum..Sadece benim..

NAZ: Ama dikkatli ol karşında Naz Özkul var.

TARIK: Hiç aklımdan çıkmıyor ki.. (gülümser)

NAZ (omzuna vurur) Her şeyin ilkini benimle yaşamanı istiyorum..Daha önce yaşadıkların beni ilgilendirmiyor,duymak da istemiyorum.Dokunduğun başka tenleri düşününce aklımı yitirecek gibi oluyorum.

TARIK: Başka tenler mi hiç hatırlamıyorum..

NAZ: Başka kokuları içine çektiğini her hatırlayışımda boğmak istiyorum seni. (yapışır boğazına) Unutacaksın hepsini,unutturacağım..Daha öncesi yokmuş diyeceksin..

TARIK (zar zor konuşarak) Naz… Biraz daha boğazımı sıkmaya devam edersen çok yakın bir zamanda unutacağım hepsini, çünkü beynime giden oksijen oranı her saniye azalıyor..

Naz şaşırır, bırakır hemen.Tarık öksürmeye başlar..

TARIK: Ee bravo Nazz, tebrik ediyorum. Yine uydurdun kendi kafana göre bir şeyler, dur ben bunu Tarık da bir deneyeyim nasıl oluyor dedin..

NAZ: Nee??

TARIK: Ne değil efendim.

NAZ: Ne???

TARIK: Diyorum ki ne değil ef…

NAZ: Sus Tarık sus.. Çok kızgınım sana şuan. Demek ben her şeyi uyduruyorum öyle mi??

TARIK (şaşırır) Eee pes yani Naz.. Bu söylediğimden de bu anlamı senden başkası çıkaramazdı zaten.

NAZ: Hayret bir şeysin Tarık. Özür dileyeceğine kalkmış hala bana laf yetiştirmeye çalışıyorsun.. ( parmağını sallar Tarık’ın gözüne doğru) Uydurmuyorum tamam mı!!

Tarık gülmeye başlar kahkahalarla..

NAZ: Ne var, ne gülüyorsun. Çok mu komik?

TARIK (gülme krizinin arasında konuşmaya çalışır) Kızgınken o kadar tatlı oluyorsun ki..

NAZ (yanakları kızarır) Ya Tarıkk..

TARIK: Gel buraya, gel… (sarılırlar sıkıca)

NAZ: Kendime inanamıyorum. Senin yanında bambaşka biri oluyorum ben.

TARIK: Evet az kalsın katil oluyordun (güler)

NAZ: Sağol yani Tarık.. Ben ne diyorum sen ne diyorsun… Pesss.

TARIK (muzurca) Ne diyormuşsun sen??

NAZ: Nasıl ne diyorum? Bir şey mi diyorum ben?

TARIK: Demiyor muydun?

NAZ: Ne zaman?

TARIK: Ne ne zaman? Naz sen beni delirtmeye mi çalışıyorsun?

NAZ (yanaklarını sıkar Tarık’ın) Evet, benim canım sevgilim. Başarıyorum da galiba.

Tarık yaklaşır Naz’a yavaşça.. Naz gözlerini kapatır… Geri çekilir Tarık ve ayağa kalkar.. Esner..

TARIK: Evet bu gecede bir Tarık-Naz kavgasının sonuna geldik. Bakalım bir sonraki bölümde kahramanlarımızı hangi maceralar bekliyor..

NAZ (şaşkın) Tarık??

TARIK: Efendim Naz..

NAZ: Sen naptığını sanıyorsun öyle..

TARIK: Hmm. Bir düşünelim saat 2’ye geliyor,hava da karanlık olduğuna göre uyumayı düşünüyorum..

NAZ: Nasıl yani?

TARIK: Şimdi şöyle ki.. Şu arkamda gördüğün merdivenlerden çıkacağım, odaya girip güzelce yatağa kurulacağım. Yeterince açık mı?

NAZ: Uykum yok benim..

TARIK: Olsun ben uyurum o zaman..

NAZ (yaklaşır Tarık’a, kollarını boynuna dolar) Sanmıyorum.. Gideceğimiz yerler var.. Bambaşka ülkelere götüreceğim seni..

TARIK: İçinde sen olan her şey bana uyar.. Unuttur bana senden başka her şeyi, tek gerçeğim ol..

Sarılır Naz Tarık’a birden, yanağına küçük bir öpücük kondurarak ayrılır.. Gülümseyerek elinden tutar, birlikte merdivenlere doğru yürürler..

z_e_y_n_o
23-01-08, 15:13
bu part ilk senaryomun devamı gibi değil de daha çok eski bölümlerin devamı gibi oldu. umarım beğenirsiniz...





Uzun zamandır yazmıyorum bunun devamını. En son 98. partı yazmıştım. Unuttuysanız en son neler olduğunu hatırlatıyım…
Tarık ve naz nişanlanmışlardı, hatta nişanda hulusi ve vahi sarhoş olmuş, netice ve belgin de nerdeyse birbirlerine giriyolardı, gazeteciler falan basmıştı. Ama sonra bu gazetecilerin aslında sadrinin şakası olduğu ortaya çıktı.ve tarık o durumda bile vaz geçmeden nazı neticeden istemişti. Tabi netice de verdi… şimdi taze nişanlılarımızla senaryoma devam ediyorum…

98 den hatırlatmalar…



Müştemilat…

Tarık hala uyuyordur. Naz elinde kahvaltı tepsisiyle yavaşça kapıyı açıp içeri girer… tepsiyi sehpaya bırakıp tarığın yanına diz çöker. Bi süre gülümseyerek onu izledikten sonra yüzünü okşar ve yanağına bi öpücük kondurur

Tarık: (yavaşça, gülümseyerek uyanır) günaydın…

Naz: günaydın…

Tarık: keşke her gün böyle uyandırılsam…

Naz: (imalı) böyle uyandırılsan…

Tarık: ama sadece senin tarafından…

Naz: (gülümseyerek) haha, şimdi oldu işte…

Tarık: eeeeee… nasılmış bakalım benim nişanlım?

Naz: nişanlım…

Tarık: evet, nişanlım değil misin?

Naz: ilk defa söylüyosun

Tarık: çünkü ilk defa nişanlandık

Naz: (kızgın, oturur pozisyona geçmiş olan tarığın yanına atar kendini) yani bi kere de batırma tarık…

Tarık: (nazı belinden sarıp kendine çeker) tamam tamam kızma hemen… (sehpanın üzerinde duran tepsiye bakarak) döktürmüşsün bakıyorum…

Naz: (gülümseyerek) beğendin mi?

Tarık: mümkün mü?

Naz: ne?

Tarık: beğenmemek…

Naz: bilmem

Tarık: bence değil

Naz: sen öyle diyosan…

Tarık: hmm… kocam ne derse odur moduna geçtin sen yani…

Naz: yok daha geçmedim

Tarık: nasıl?

Naz: daha kocam olmadığına göre…

Tarık: ha yani diyosun, kocam olunca geçicem…

Naz: ben öyle bişey demedim

Tarık: ben onu anladım

Naz: yanlış anlamışsın

Tarık: demek ki sen yanlış anlatmışsın

Naz: of tarık, bi sus ta ye işte… şurda bi kahvaltı getirmişiz…

Tarık: doğr söylüyosun… az rastlanan bi olay…

Naz: (kızgın) tarıııkkk…

Tarık: ve biraz daha konuşmaya devam edersem hiç rastlanmıycak…

Naz: şimdi beynine oksijen gitmeye başladı işte…

Ve ikisi de gülümseyerek birbirlerine bakarlar…

Part-99

Naz: hala inanmıyorum ya… biz şimdi nişanlandık mı yani?

Tarık: (naza tek koluyla sarılıp kendine çeker) nişanlandık tabi, hem de baya olaylı geçti… ama işte, inanması zor olsa da, sonunda oldu…

Naz: ay tarık… o eski hallerimizi hatırlıyorum da… şimdi bu halimizi görünce… o kadar değişti ki her şey… ama sana karşı hissettiklerim değil, onlar hiç bi zaman değişmedi. Hep seni sevdim ben tarık, en başından beri.

Tarık: şimdi diyorum ki eskiden şimdiki aklım olsa bir dakiki durmazdım sana aşkımı itiraf etmek için.

Naz: ama o zamanlar ben çok inatçıydım. Bu şevkin benim tesr bni cevabımla kırılabilirdi yani.

Tarık: olsun. (nazı çenesinden tutarak ona gülümser) sen her zaman inatçısın aşkım… istediğin kadar ters konuş, ben yine de ne yapar ne eder o iki kelimeyi alırdım senden.

Naz: hangi iki kelimeyi?

Tarık: beni çok sevdiğini

Naz: bi kere bu üç kelime oldu

Tarık: o zaman üç kelime olsun

Naz: olmaz

Tarık: niye?

Naz: çünkü yetmez. Sadece çok değil. Çok çok çok çok çok….

Tarık: (sözünü keser, gülümseyerek) tamam tamam anladım. Ama yine de ilk sefer için bi tane de yeterdi bana. Düşünüyorum da, o kadar çok fırsat geçmişti ki elime bunu yapmak için.

Naz: ama sen hiç birini değerlendirmedin.

Tarık: kimin sayesinde acaba?

Naz: kimin? Benim sayemde mi? Ok artık… bi kere gerçekten söylemek isteyen insan ne olursa olsun söylerdi.

Tarık: haklısın, keşke hiç bişeye aldırmayıp söyleseydim.

Tarıkla naz birlikte hayallere dalarlar…

(şimdi taa melisalı bölümlere gidelim. Replikleri yanlış hatırlıyo olabilirm, kusura bakmayın)

tarık melisayı oteline bırakmış, geri dönmüştür. Naz, tarık melisayla gittiği için üzüntüsünden bahçede çello çalıyordur. Tarık arkadan gelir ve nazın yanına oturur. Naz çalmayı bırakır

Naz: melisdayla değil miydin sen?

Tarık: oteline bıraktım, döndüm

Naz: (mutlu olmuştur) yazık, şimdi ayıp oldu kıza da… şurda bikaç günlüğüne gelmiş, onu da iyi geçiremiyo. Çok kızmamıştır umarım

Tarık: (gülümseyerek) benim bi patronum var. Eğer sabah onu okuluna bırakmak içn vaktinde uyanamazsam kimse ondan fazla kızamaz.

Naz gülümseyerek yerinden kalkmış, ve eve gitmek üzere çellosunu da eline almıştır.

Tarık: çalmıycak mısınız?

Naz: sadece çok üzgün olduğumda bahçede çalarım. Artık çalmama gerek kalmadı.

Naz tekrar önüne dönüp eve doğru bir adım atmışken…

Tarık: (birden ayağa kalkar) naz…

Naz: (arkasını dönüp dikkatle tarığa bakarken, o naza yaklaşmıştır) hayırdır? “naz” falan… n’oluyoruz?

Tarık: neden artık çalmana gerek kalmadı?

Naz: (bakışlarını kaçırarak) çünkü…

Tarık: çünkü melisayla gittiğim için üzülmüştün. O yüzden çalıyodun. Ama döndüğümü görünce gerek kalmadı değil mi?

Naz: ben… şey… yoo…. Nerden çıkardın?

Bu noktada hayallerden çıkarlar

Tarık: ama naz, sen de bu kadar nazlanma ya, hayal kuruyoruz şurda… bak ilk adımı ben attım işte, itiraf et sen de…

Naz: tamam tamam. İlk defa konuşuyoruz herhalde. Heycanlandım işte…

Tarık: tamam neyse, devam edelim o zaman

Tekrar hayallere dalarlar.

Naz: tamam kabul ediyorum. Melisayla gittiğine üzülmüştüm. Döndüğünü görünce sevindim. Oldu mu?

Tarık: peki neden?

Naz: aaa… sen de çok soru soruyosun ama…

O anda yukarılardan biyerden, havadan gerçek tarığın sesi gelir

Tarık: (kızgın) nazz…

Naz: (hayaldeki naz) tamam ya… (karşısındaki tarığa döner) en son “peki neden” demiştin dimi?

Tarık: h ıhı…

Naz: şeyden… çünkü ben… istemiyorum seni başka kızlarla görmek

Tarık: ben de seni

Naz: ne?

Tarık: yani başka erkeklerle görmek…

Naz: yaa… neden peki?

Tarık: çünkü ben… seni seviyorum naz…

Naz, tarığın karşısında kocaman kocaman gözlerle, şaşkın ona bakmaktadır

Birden tarıkla naz yine hayal eleminden çıkarlar

Naz: ya tarık bu çok erken oldu galiba…

Tarık: bence de… nasıl açtın ama öyle gözlerini (gülerek) kocaman kocaman…

Naz: napıyım yani… daha bikaç haftalık şöförüm tutmuş bana seni seviyorum diyo. E şaşırmam doğal tabi…

Tarık: tamam o zaman, bunu geçelim. Ama benim eskiye döndüğümüzde yapmak istediğim tek şey sana aşkımı itiraf etmek olmazdı.

Naz: neymiş peki o diğer şey?

Tarık: hani dağ evine giderken araba bozulmuştu, sen arabadan inip güya medeniyete gitcem diye çırpınırken kurt seslerini duyunca korkup geri dönmüştün, birlikte yere düşmüştük hani…

Naz: eee…

Tekrar hayallere dalarlar.

Tarığın ayağı kaymış, nazla birlikte yere düşmüştür

Tarık: pardon, ayağım kaydı…

Naz: tamam, kaydıysa kaydı, önemli değil…

Ama hala ikisi de yatarken birbirlerine çok yakındırlar. Ve tarık birden nazın dudaklarına yapışır. Ayrıldıklarında naz tokadı yapıştırır

Hayalden çıkarlar

Tarık: (yanağını tutarak) ya naz, niye vurdun şimdi?

Naz: napıyım yani tarık, eline geçen ilkk fırsatta öyle öpersen vururum tabi…

Tarık: ama çok güzel görünüyodun ben napıyım

Naz: (gülümseyerek) ayy… tarık, gerçekten mi?

Tarık: söylemiyorum işte. Bi öpmeme bile izin vermiyosun

Naz: ya tamam… boş ve onu. Hem zaten o gün gecenin ilerleyen saatlerinde sen yine ulaşmıştın amacına.

Tarık: (gülümsemeye başlamıştır) evet… (naza dönerek) hala inanamıyor ya… onca yaşadıklarımıza rağmen hemen arkasından eskisi gibi oluyoduk ya… özellikle de o göl kenarında yaşadıklarımızdan sonra… ordayken ne kadar güzeldi her şey… ama dönünce büyü bozuldu sanki, her şey eskisinden de beter oldu.

Naz: sen de dikkatli olsaydın biraz tarık. çıkarmasaydın yangını, çoktan bitmişti bu iş…

Tarık: naz, ben mi çıkardım?

Naz: aman neyse ne… zaten o göl evinde bir sürü fırsatı kaçırdın sen.

Tarık: doğru söylüyosun… aslında birlikte kayıkla göle açıldığımızda tam olucaktı her şey ama…

Naz: annen sağolsun…

Tarık: şimdi düşünüyorum da… keşke o an yine de sana söyleseydim. Kimseye aldırmadan…

Ve tekrar hayallere dalarlar…

33. bölüm… tarıkla naz kayıkla göle açılmış, konuşacakları yere gelmiştir. tam tarık söyliycekken telefonu çalar ve belgin hemen eve dönmelerini, aksi taktirde tarığın aslında tarık tekelioğlu olduğunu naza söyliyceğini söyler. Ve tarık telefonu kapatmış, hala naza arkası dönük, düşünüyordur.

Tarık: (iç ses) oğlum tarık, böyle bi fırsat belki de eline bi kere geçicek. Hazır cesaretlenmişken söyle hemen işte naza. Sonra da hemen dönersiniz eve. Gerçi o zaman geç kalabilriz. Geç kalırsak annem nazı arayıp her şeyi söyler. Ama söylerim, telefonunu kapatır naz da… geç kalırsak ta trafiğe yakalandık, geciktik deriz. Oğlum tarık, sen iyice saçmalamaya başladın. Gölde ne trafiğinden bahsediyosun? Bu İstanbul trfiği fena etkilemiş seni… amaaan… geç kalırsak ta o zaman buluruz bahanesini. Zaten bu yalanlar böyle doğaçlama geliyo. Düşününce olmuyo…

Ve düşüncelerden çıkıp naza döner

Naz: ne oldu?

Tarık: (hala ayakta, hızlı hızlı konuşur) belgin hanım aradı. Şey olmuş… yine o kocaman böceği görmüş te… korkmuş… aman canım bize ne… ben şu an seninle konuşmak istiyorum. (naz gülümsemeye başlamışken) ama yani, bilemedim şimdi, böcek bu, şakaya gelmez.

Naz: istersen dönelim

Tarık: naz, sana söylemem gereken şeyi şimdi söylemek istiyorum. Başka bi zaman tekrar buna cesaret edebilir miyim bilmiyorum. Ama belgin hanımı da çok merak ediyorum. O yüzden ben sana şimdi söylesem de… hemen dönsek?

Naz: seni dinliyorum…

Tarık: (naza bakarak, iç ses) oğlum tarık, iyi düşün. Hayatında bir defa aşkını itiraf edersin. O da böyle aceleye mi gelsin yani? Amaaann… annem biraz daha bekleyiversin. Şimdi naza da telefonu kapattırırım…

Tarık tekrar nanzın yanına oturur

Tarık: naz, ben başlamadan önce, telefonunu kapatır mısın?

Naz: niye?

Tarık: şey… yani yine birisi ararsa bölünmesin diye…

Naz: tamam, kapatıyım…

Ve naz telefonunu kapatır.

Tarık: (naz telefonunu kapattıktak sonra tekrar kolunu ona dolayarak kendine çeker) nerde kalmıştık?

Naz: (başını tekrar tarığın göğsüne yaslarken) bunu çok seviyorum biliyo musn?

Tarık: neyi?

Naz: bunu işte… yani, böyle oturuyoruz ya…

Tarık: yaa… (gülümseyerek) neden peki?

Naz: bilmem… böyle sarıyosun ya beni, kendimi çok güvende hissediyorum. Ve…

Tarık: ve???

Naz: (gülümseyerek) ve mutlu…

Tarık ta gülümsemektedir.

Naz: ama en çok ta böyle başımı göğsüne yaslamayı seviyorum.

Tarık: (nazın gözlerine bakarak) senin yerin hep orası

Naz dea gülümseyerek tarığa bakar

Tarık: naz, sana bunu en güzel şekilde söylemek isterdim, ama kısmet böyleymiş…

Naz: saçmalama… (tarığa daha fazla sokularak, mutlu) böyle gayet iyi.

Tarık: o zaman, artık vakti geldi.

Naz başını tarığın göğsünden kaldırıp ona bakmaya başlar.

Tarık: naz, sana sürekli söylemek isteyip te söyleyemediğim şey… (tarık önce başını yere eğer ve derin bi nefes aldıktan sonra tekrar kaldırıp naza bakar) sana aşığım…

O anda hayalden çıkarlar… (baya uzun bi hayal oldu bu sanki:D)

Naz: ay tarık ben de sana aşığım… (ve naz tarığın yanağına bi öpücük kondurur)

Tarık: en güzeli bu oldu

Naz: bence de…

Tarık: keşke gerçekten söyleseydim orda…

Naz: olsun aşkım… geç olsa da senin aşk itirafın yine de çok güzeldi.

Tarık: güzel miydi gerçekten?

Naz: tabii ki öyleydi… ben hayatımda hiç o anki kadar mutlu olmamıştım…

Ve eskiyi hatırlarlar… tarığın aşkını itiraf ettiği anı…

GEÇMİŞ…

Naz: (gülümseyerek) ver, bakıyım o zaman

Tarık: neye?

Naz: el falına…

Tarık: el falıma mı?

Naz: evet

Tarık: naz, sen el falı bakmayı ne zamandır biliyorsun?

Naz: bilmiyorum…ama ne var ki… kolay. (tarığın elini tutup kendisine doğru çekerek) hem zaten hepsi aynı şeyleri söylemiyo mu?

Tarık: (gülümseyerek) bak bu doğru işte

Naz: eveeeett… bakalım…

Naz tarığın eline iki eliyle evirip çevirerek bakmaya başlar

Tarık: nazz… el falı sadece avuç içine bakarak yapılır. Elimi inceleyip durmana gerek yok

Naz: aman çok bilmiş. Sen karışma bana. Ben böyle bakıyorum.

Naz bu kez iki eliyle tarığın avucunu açar ve inceler

Naz: tarık… burda bir sürü çizgi var

Tarık: doğal olarak…

Naz: hayır… yani doğalından daha fazla… anormal olarak…

Tarık: eeeee… ne olmuş yani?

Naz: yani sen bir sürü yalan söylemişsin

Tarık: yalan mı? Yani şimdi avucumda bir sürü çizgi olması bir sürü yalan söylediğim anlamına mı geliyo?

Naz: şiişşşşşşttt… sen karışma… evet… bir sürü yalan söylemişsin.

Tarık: eeeeee…?

Naz: bak… görüyo musun? (eliyle tarığın evucundaki bir çizgiyi göstererek) burda da bütün o çizgiler birleşmiş.

Tarık: yani?

Naz: yani senin yalanların ortaya çıkmış.

Tarık: vay be… naz.. yani fal bakmak bahanesiyle çok güzel laf sokuyosun

Naz: tarık sus diyorum sana. Konsantremi bozuyosun.

Tarık: ha bu senin konsantre olmuş halin yani…?

Naz: bi sus tarık

Tarık: tamam tamam hadi sen devam et falına…

Naz: aynı zamanda bu az önce de söylediğim bir sürü çizgi başka anlamlara da geliyo

Tarık: hangi anlamlara?

Naz: mesela kızlar… bu bir sürü çizgi bir sürü kızı temsil ediyo. Yani önceden öyleymiş. Sonradan bu kızlar gidiyo…(yine çizgilerin birleştiği o noktayı göstererek) sadece bir kız kalıyo. O önceki çizgilerden çok daha güçlü ve kalın bi çizgi bu…

Tarık: yani bu kalan tek kız şişko muymuş?

Naz: ne şişkosu tarık? O önceki zayıf, küçük çizgiler gibi değilmiş yani. Kalıcı… bak buradan sonra hep o çizgi devam ediyo. Yani o kız daima seninle kalıyo. O önceki kızlar gibi değil yani.

Tarık: (nazın gözlerine bakarak) daima benimle kalıcak mı gerçekten?

Naz: (o da tarığa aynı şekilde bakar) benim fallarım yanılmaz. Daima seninle kalıcak.

Tarık: ama sonra (avucunu göstererek) burda o büyük çizgi 2’ye ayrılıyo.

Naz: demek ki bi de bebek doğuruyo kız

Tarık: (şaşkın) bebek mi?

Naz: evet… bebek istemez miydin? Yani… o kızla…

Tarık: (yine birbirlerinin gözlerine bakarak) o da ister mi?

Naz: o çok istiyo…. Yani… hemen değil tabii ki… hem… kızın daha okulu var… daha evlenmemişsiniz bile…

Tarık: evlilik gözüküyo mu peki?

Naz: o sana bağlı

Tarık: nasıl yani?

Naz: yani kıza daha açılmamışsın bile. Kız senden bekliyo ama sen bi türlü söylemiyosun. Yani o kadar da uygun ortamlar oluyo. Kız, sen ona açıl diye neler neler yapıyo…

Tarık: mesela fal da bakıyo mu?

Naz: (bakışlarını kaçırarak) olabilir

Tarık: peki… ben kıza açılıyım mı şimdi?

Naz: (şaşırarak) şimdi mi?

Tarık: evet

Naz: bilmem ki… kız heyecanlandı şimdi.

Tarık: ama ben daha fazla bekleyemiycem. Gidiyorum kızla konuşmaya

Naz: (şaşkınlığı artarak) nereye?

Tarık: dışarı.. yani senin yanında konuşamam kusura bakma.. özel…

Naz: nası yani ya?...!!!

Bu sırada tarık çoktan kapıyı açıp çıkmıştır.telefonunu çıkarırken…

Tarık: ama burada telefon çekmiyodu ki… off ya bunu tamamen unutmuşum ben.(tarık telefonuna bakar ve büyük şaşkınlıkla) ama çekiyo… az önce çekmiyodu. (yürüyerek biraz ileri gider) burda çekmiyo. (eski yerine gelir) burda çekiyo. (gülümseyerek) Allah Allah… neyse… hemen arayalım.

Ve nazı arar.

Naz: (arabada…) inanmıyorum ya… başka birisi… ben iki saattir kendimden bahsediyorum burda. Artık anlasın diye elimden geleni yapıyorum… ama o gidip başka bi kıza aşkını itiraf ediyo. Sana inanamıyorum tarık…

O sırada nazın telefonu çalar.

Naz: (telefona bakmadan) ama burda telefon çekmiyo ki… (telefona bakar ve tarığın aradığını görür) tarık arıyo.niye arıyo ki şimdi bu beni… herhalde bana danışıcak “sence ona nasıl aşkımı itiraf edebilirim” diye… ama aramasına ne gerek vardı sanki…?

Naz telefonu açar

Naz: alo tarık?

Tarık: arabadan da telefonun çekmesine sevindim.

Naz: ama az önce çekmiyodu

Tarık: sadece o an benim durduğum yerden çekmiyomuş.

Naz: yani başka biyerden çekiyo

Tarık: evet

Naz: sen de tabi hemen yardım çağırdın kurtulalım diye.böylece sevdiğin kıza yüz yüzeyken aşkını itiraf etmiş olucaksın

Tarık: yoo..

Naz: beni niye aradın o zaman?

Tarık: sevdiğim kıza aşkımı itiraf etmek için

Naz: ne?

Tarık: seni seviyorum

Naz: (daha büyük bir şaşkınlıkla) ne?

Tarık: (bağırarak) SENİ SEVİYORUM

Naz konuşamamaktadır

Tarık: nazz… naz… orda mısın?

Naz: ben… ben de… seni seviyorum

Naz hemen telefonu kapatıp ayakkabılarını giyer, arabadan fırladığı gibi koşarak tarığın yanına gider ve ona sımsıkı sarılır

Naz: (göz yaşlarına hakim olamayarak) çok korkuttun beni

Tarık: naz… sen iyi misin?

Naz: (tarıktan ayrılır, hala ağlamaktadır) çok korktum. Sandım ki sen başkasına aş…

Tarık: (nazın sözünü keserek) nazz… sakın tamamlama. Ben senden başkasıyla olamam.

Naz tekrar ağlayarak tarığa sarılır

Tarık: seni çok seviyorum

Naz: ben de seni

Tarık: (nazın yüzüne bakar) neden ağlıyosun?

Naz: ben… bilmem… çok mutluyum

Tarık: mutluluktan yani

Naz: galiba…

Ve tekrar sarılırlar…………………





(Bi aşk bu kadar mı güzel, bu kadar mı tatlı olur ya…)

z_e_y_n_o
23-01-08, 16:28
Part-100

Naz tarığı çekiştirerek müştemilattan çıkarmaya çalışmaktadır

Naz: ay hadi tarık, hızlı ol biraz ya…

Tarık: naz nereye yetişiyoruz Allah aşkına?

Naz: tarık var ya, sanki 1 hafta sonra evlenicek olan sen değilsin… ne bu rahatlık anlamıyorum. Evlenmek kolay iş değil tarıkcım, hele bizim gibi daha hiç hazırlığı olmayanlar için hiç kolay değil.

Tarık: tamam da, böyle koştura koştura gidince yetişicek mi yani her şey?

Naz: senin gibi ağır ağır gitmekten iyidir.hadi tarık, daha sana damatlık, bana gelinlik alınıcak. Sen bi gelinlik nasıl zor alınıyo biliyo musun?

Tarık: hayır… ama mantıken senin de bilmiyo olman gerekiyo…

Naz: ne???

Tarık: E sen de ilk defa evleniyosun sonuçta… yoksa ilk değil mi? Naz, beni kandırıyo musun yoksa, bak doğruyu söyle, nerden biliyosun bi gelinliğin zor alındığını?

Naz: ya tarık, keser misin şunu…

Tarık: (gülerek) tamam tamam, gidelim hadi…

Naz: zaten oyalamaktan başka bişey yapmıyosun. Daha ev bakmamız lazım, eşya almamız lazım. 1 haftada nasıl bulucaz biz?

Tarık: o konuyu dert etmene gerek yok hayatım…

Naz: nasıl yani?

Tarık: yanisi… (tarık cebinden bi anahtar çıkarıp nazın gözünün önünde sallar) bu nazcım, babamın bize düğün hediyesi…

Naz: bu… yani, ev mi?

Tarık: hı hı… hem de eşyalı…

Naz: hulusi amca mı almış?

Tarık: evet naz

Naz: niye söylemiyosun tarık en başından?

Tarık: sürpriz olsun istedim.nasıl, beğendin mi?

Naz: ona daha karar vermedim

Tarık: ne?

Naz: beğenip beğenmemek için önce evi görmem lazım tarık

Tarık: ya onu söylersin de, sürprizi diyorum ben…

Naz: ben de evi diyorum… yürü hadi, gidiyoruz

Tarık: nereye?

Naz: eve tarık nereye olucak…

Tarık: bizim evimize ama dimi?

Naz: evet tarık evet… hadi…

Birlikte yola çıkarlar… arabada…

Tarık: eğer beğenmezsen, başka biyer de bulabiliriz kendimiz, sen söyle yeter ki…

Naz: bilmiyorum tarık… ne biliyim, kendi evimizi kendim seçmek isterdim ben…

Tarık: (tek eliyle nazın elini tutar) biliyorum canım… ama babam birden çıkarıp verince bişey diyemedim. Biz bi bakalım, beğenmezsek babama söyler, kendimiz başka bi ev bakarız

Naz: ya ayıp olmaz mı ama…

Tarık: ben hallederim, sen merak etme. Yeter ki sen mutlu ol aşkım

Naz: canım benim ya, çok seviyorum seni… (naz birden tarığa sarılır)

Tarık: (gülümseyerek) yavaş naz, araba kullanıyorum farkındaysan…

Naz: bi yandan araba kullanırken bi yandan da bana sarılabiliceğini biliyorum tarıkcım, kardeşimin odasındaki posterden… (ve gülümseyerek tarığa göz kırpar)

Tarık ta gülümseyerek arabayı sürmeye devam ederken naz başını tarığın omzuna yaslamıştır.. ve sonunda eve varırlar, arabadan inerler. Tarık nazın elini tutar ve birlikte yürümeye devam ederler.

Naz: (evin bahçe kapısını açarken, şaşkın gözlerle bir yandan da eve bakmaktadır) burası mı???

Tarık: evet… ne diyosun?

Naz: tarık… bu ev…

Tarık: eee…

Naz: (hala ilgiyle evi izlemektedir) bu… bu ev…

Tarık: naz, bişey söylesene…

Naz: (birden tarığa döner) sanki biraz fazla büyük…

Tarık: başka?

Naz: (ve birden gülümsemeye başlar) ama onun haricinde çok güzel görünüyo…

Tarık: eh, şimdilik iyi bi başlangıç

Ev, etrafı yeşilliklerle dolu kocaman bi bahçenin ortasında çok güzel görünüyordur.

Naz: ama bize fazla gelemez mi burası… iki kişiyiz sonuçta…

Tarık: (sessizce) şimdilik…

Naz: efendim?

Tarık: iyi burası diyorum hayatım… hem iki kişiysek yani, (naza yaklaşıp kollarını beline dolar) çocuklarımız olmıycak mı sanki…

Naz: olucak ta…

Tarık: eeeee… iyi işte

Naz: peki o zaman, sen öyle diyosan…

Tarık: ama beğenmediysen…

Naz: yok yok, beğendim…

Tarık: hadi gel, içeri girelim.

Tarık yine nazın elini tutup içeri götürür. Naz girdiği andan itibaren büyülenmiş gözlerle etrafa bakınmaya başlar

Tarık: beğendin mi?

Naz: tarık… burası harika… hulusi amcanın bu kadar zevkli olduğunu bilmiyodum doğrusu

Tarık: naz, bak eğer beğenmediysen gerçekten söyleyebilirisin…

Naz: saçmalama… beğenilmiycek gibi mi?

Tarık: beğendin yani…

Naz: sen beğenmedin mi?

Tarık: sen beğendin mi?

Naz: ay beğendim diyorum ya tarık…

Tarık: yani eğer beğenmediysen falan seni etkilemek istemem de, o yüzden diyorum, beğenmediysen söyle yani

Naz: tarıkcım… be-ğen-dim… hem de çok beğendim. Anlamıyo musun?

Tarık: ha, iyi o zaman

Naz: sen beğendin mi?

Tarık: sen beğendin mi?

Naz sakinleşmek istercesine derin bi nefes alır

Tarık: tamam tamam, sen beğendiysen, ben de beğendim

Naz: ne demek sen beğendiysen ben de beğendim… ben beğenmesem sen de mi beğenmiycektin yani… tarık kendi görüşünü söylesene…

Tarık: yani seni etkilemek gibi olmasın ama… ben de beğendim

Naz: beğenmedim desen neyse… niye beni etkilesin ki senin beğenmen, ben de beğendim sonuçta…

Tarık: hani belki beğenmemişsindir de… (nazın kızgın bakışlarını görünce sözünü tamamlamadan keser)

Naz: tarık zorla beğendirtmiyceksin yani sonunda bana

Tarık: beğenmedin mi yoksa?

Naz: (sinirli) tarıııkkkk…

Tarık: tamam tamam, sustum…

Naz: yürü hadi, üst kata bakalım…

Bir süre sonra evden çıkarlar.

Naz: (hoplaya zıplaya yürürken) burası bizim mi şimdi?

Tarık: eğer sen beğendiysen… (yine nazın kızgın bakışıyla hemen devam eder) yani, beğendiğine göre… bizim tabi…

Naz: çok mutluyum tarık… hulusi amcayı bi görüyüm, çok teşekkür edicem valla…

Tarık: et hayatım et… ilk denemede beğendirebildi ya sana evi, ne kadar teşekkür etsen azdır. Ben de seninle ev ev dolaşmaktan kurtulmuş oldum

Naz: demek öyle tarık…

Tarık: yalan mı söyledim yani şimdi, zor değil midir sana bişey beğendirebilmek

Naz: hiç te bile… hem… demek benimle ev ev dolaşmak sana zor geliyo…

Tarık: yani naz…

Naz: (sözünü keserek) o zaman sen hiç evlenme benimle tarık… daha bi ev bulmaya üşeniyosun da sen bi ömür boyu nasıl çekiceksin beni?

Tarık: naz…

Naz: (kızgın) peşimden gelme tarık…

Ve naz koşarak uzaklaşır

Tarık: (arkasından seslenerek) naz, beklesene… (arkasından koşmaya başlar, naz hala kaçıyordur) naz diyorum…

Naz: ben de sana gelme demiştim ama dinleyen yok…

Tarık: bak, dur yoksa çok fena olucak…

Naz: yok ya, sen mi beni fena yapıcaksın…

Bu sırada tarık naza çok yaklaşmıştır, ve birden nazı belinden yakayıp havaya kaldırır.

Naz: (tarığın kollarında debelenirken) ya, bırak beni…

Tarık: olmaz… önce bi fena yapıyım, sonra bırakırım

Naz: tarık, bırak diyorum…

Naz elleriyle tarığa vurmaya çalışırken tarık iki eliyle nazın ellerini yakalar, naz hala ellerini kurtarmaya çalışırken tarık sadece ona bakıyordur. Ve naz da artık debelenmeyi keser

Tarık: istesem de seni bırakamam, biliyosun

Naz: ama birlikte bi ev bulmak zoruna gitti yani… hatta dur tahmin ediyim, babana da sen söylemişsindir bize bi ev ayarla diye… kendin kurtulucaksın ya bu işten…

Tarık: hayır nazcım, benim bu konuyla bi ilgim yoktu…

Naz: ha bu konuyla bi ilgin yoktu ama benimle birlikte bikaç ev gezmeye tenezzül edemediğini kabul ediyosun yani…

Tarık: sen yanımda ol, ben her şeye tenezzül ederim

Naz: az önce öyle demiyodunuz ama tarık bey…

Tarık: diyelim ki o an ne dediğimi bilmiyodum…

Naz: niyeymiş…

Tarık: (gülümseyerek) senin şu halini görebilmek için

Naz: ha illa kavga istiyo canın yani…

Tarık: E bünye alışmış tabi…

Naz: peki ya ben senle barışmazsam şimdi…

Tarık: duramazsın ki sen barışmadan

Naz: emin misin?

Tarık: (naza yaklaşarak) durur musun?

Naz: (başını yan tarafa çevirir) dururum tabi… hatta barışmıyorum işte, küstüm ben sana

Tarık: (nazı yanağından öper) ama çok özür dilesem…

Naz: olmaz

Tarık: (tekrar öper) çok çok özür dilesem…

Naz: (dayanamayıp yüzünü tarığa döner) çok çok çok özür dilersen olur…

Tarık: (gülümseyerek) tamam o zaman… çok çok çok özür dilerim aşkım… bi de öpüyüm mü, daha etkili olsun özrüm

Naz: yok öpme… E heralde öpüceksin tarık, öpmeden özür olur mu…

Tarık: olmaz mı?

Naz: olmaz tabi…

Tarık: memnuniyetle…

Ve tarık naza yavaşça yaklaşıp dudapına küçük bi öpücük kondurur

Tarık: siz de memnun kaldınız mı naz hanım?

Naz: eh, idare eder işte…

Tarık: yalan da hiç yakışmadı ama…

Naz: tamam tamam, yeter bu kadar oyalanma, gidelim hadi…

Tarık: nedense sanki hep zora gelince kaçıyomuşsun gibi geliyo…

Naz: tam da dediğin gibi, sana öyle geliyo tarıkcım.E hadi yürüsene tarık, daha gidip gelinlikle damatlık bakmamız lazım

Tarık: tamam tamam, gidelim hadi…

Ve birlikte arabaya binip yola çıkarlar


cagrib
23-01-08, 16:45
53.bölüm

Yolda,arabanın içi---

TARIK (yanında oturan Naza döner) iyi misin birazcık daha?

NAZ (tek eli karnında,diğeriyle yanındaki askısıya yapışmış) hafifledi biraz ama sayende artıcak yine?!..yokk,kesin kastın var senin bana...gerim gerim gerildim burda Tarıkk...

TARIK:niye?

NAZ:yavaş kullan diyorum biraz...öldürücek misin bizi?

TARIK:abartma Nazz!yol bomboş ve başka şansımız yok..yetiştirmeye çalışıyorum sizi...

NAZ:görmüyo musun,ne biçim yağmur yağıyor dışarda..??

TARIK:görüyorum da,burdan çıkarmam gereken sonuç ne şimdi,onu anlayamadım?!

NAZ:ya kaysan,direksiyonu kırmaya çalışırken yoldan çıkıversen aniden....napıcaksın?

Tarık gözlerini devirerek Naza bakar...

NAZ:tamam,diyelim ki kaymadın...usta bi şöförsün...ama burası dağ başı!!ya kendini bilmez bir hayvan atlayıverirse arabanın önüne aniden...sorarım sana tarıkk,o zaman napıcaksınn?

TARIK:nazz...yeter ama,içim şişti...felaket tellalı gibisin!!

NAZ:a a....hiç de bile!hepsi gerçek olabilir pekala...

TARIK:benim için gerçekleşebilicek en kötü ihtimal,doğumu benim yaptırmam Naz...o yüzden oyalama beni de,bi an önce gidelimmm karıcım....

NAZ:ha,bu oyalanmış halin yani?!

Yağmur yavaş yavaş şiddetini kaybeder,toprak yola girmişlerdir artık...Tarık mecburen yavaşlar...

TARIK:Nazz bi sus ama artık,yavaşladım işte!!!zaten sen konuşmasan çoktan İstanbula varmıştım ben...

NAZ:e pess...ufak at bari ...hayır başımıza bişey gelicek,sonra sen çekiceksin vicdan azabını Tarık...senin için söylüyorum ben...ama yaranılmıyoki?!

TARIK(alaylı bi şekilde)yaa...(normal bi şekilde)Naz bu sancılar kaç dakikada bir geliyordu?..

NAZ:şimdilik 15 dakikada bir falan,niye sordun?

TARIK:hiiiçç...yenisini bekliyorum merakla...

NAZ:nee??

TARIK:yanlış anlama canım ama...en azından demin tek çıkardığın ses ahh ‘tı...benim de kafam daha rahattı...

NAZ (gözlerini açarak) konuşmaa benimle Tarıkk!!!...(ağlamaklı)vicdansız adam,ben burda senin çocukların yüzünden acı çekiyim...sen gel--ettiği lafa bak şunun..!!nankörsün sen,nankör..

TARIK (bi yandan araba kullanırken;naza döner yüzünü) ha şimdi sadece benim çocuklarım oldu yani!

NAZ:ben az önce,benimle konuşma demedim mi sana?

TARIK:dedin mi?...

NAZ:suss tarık,sus...zaten çok kızgınım sana!!daha fazla konuşup da sinirlerimi zıplatma benim...

Dururlar oldukları yerde....gitmeye çalışsa da başarılı olamaz...

TARIK (direksiyona vurur) allah kahretsin,bi bu eksikti!!!

NAZ:ne eksikti..?..(endişeyle)niye durduk biz,noluyo?

Tarık hiçbişey söylemeden gaza basmaya devam eder ama çabaları boşadır... camı açıp kafasını uzatır;çamurun içinde boşa dönmektedir tekerler...

NAZ:ya sana bi soru sordum Tarık..cevap versene!!niye gidemiyoruz?

TARIK:keyfimizden Nazcımm..!!dedim şurda duruyım...hazır yağmur da yağıyor,karımla başbaşa romantizm yapalım!!...ne de olsa daha vakit var,böyle geniş geniş...

NAZ(parmağını kaldırır) seni--- (karınını tutar) aaaaaaaahhh Tarıkk

TARIK:nazz!!aşkımm...

NAZ:başladı tarıkk!!yine başladı işte...

Tarıkın kolunu tutar hızlı hızlı soluk alırken...

TARIK:tamam bebeğim,sakin ol...

NAZ:canımm yanıyo,hepsi senin yüzünden?!!!aaaahh

TARIK (sakinleştirmeye çalışarak) benim yüzümden nazım,hepsi benim yüzümden...yapmışımdır mutlaka bişey...nefes al canım,hadi!!!

NAZ (hala acı çekmekte) yaptın tabi...hem de bitane de değil,iki tane birden!!

TARIK:ne?!

NAZ:hamile bıraktın beni...aaaah...senin suçun hepsi Ta-rııık,ölüyorumm... (daha da sıkar kolunu,yalvarırcasına) yardım et ya!!!aaaaaah

TARIK (çaresizce) napıcam Naz,gelmiyo işte elimden bişey...yapmaz olaydım keşke (tek elini başına koyar) Allahım,hikmetinden sual olunmaz ama...daha fazla ne gelebilir ki başıma?!

NAZ:sen benim çocuklarımı istemiyor musun?

TARIK:nazz,saçmalama ya,ne alakası var şimdi...hem senin değil onlar,ikimizin...

NAZ:ahhhhhhh......

TARIK:tamam bağırma Naz... senin olsunlar canım...

NAZ:tarıkk delirtme beni,ona mı bağırıyorum ben??

Telefon çalar...

TARIK(ekrana bakar) annem..(açarken) nefes al sen naz...

TARIK:anne??

NAZ:aııhh..nefes alınca geçiyor mu sanıyorsun!!!(nefes verirken hızlı hızlı)hu..huh..--

BELGİN (ağlamaklı)oğluşumm...bi bilsen başımıza geleni...

TARIK (panikle) anne,noldu?

BELGİN:baban tarık,babanı dövmüşler...

TARIK:ne?!

BELGİN:bi görsen halini,için acır Tarık.. Çarşamba pazarına çevirmişler Hulusimin o melek yüzünü....

TARIK: şimdi nasıl durumu?

BELGİN:ağız bi yerde,burun ayrı bi yerde...zor topladık oğlum!

TARIK:iyi de niye anne?!kimle ne işi olur babamın?kime zararı olur onun?

BELGİN:üç kuruş para için Tarıkk...insanların gözü dönmüş!!..şimdi öylece bozulmuş pestil gibi yatıyor işte adamcağız...

NAZ (sancısı biraz hafiflemiş) tarık..ne olmuş?

TARIK:bişey yok canım,sakin ol sen...

NAZ:ayy iki de bir sakin ol deme bana,sakinim zaten...

BELGİN:sizi de uyandırdım oğluşum ama—

TARIK:anne sen bizim şuanda ne halde olduğumuzu bilsen?Nazın doğum sancıları başladı...yoldayız biz...

BELGİN:ne?!!oğlum daha iki haftası yok mu Nazın?..emin misiniz?..bak arada olur böyle sancılar...karıştırmayasınız sakın...

TARIK:valla ben nazın yalancısıyım...nişan falan dedi ama...

NAZ:taaarık???

TARIK(nazın yüzüne bakar önce,dehşet dolu bi ifade vardır bakışlarında...aynı noktaya baktığında,kulağındaki telefonu çeker) aman allahımm!!!

NAZ:suyum geldi!!

Belgin bağırmaktadır telefonun ucunda...

BELGİN:oğluşum ne oluyo?!!!yok..kesiinnn bişey oldu kıza?!!Tarıkkk!!!cevap ver...Nazz!!

TARIK(yeniden kulağına dayar telefonu,şokta) anne??

BELGİN:oğluşumm,ne oluyo orda?

TARIK:su anne..her yer su!!!

BELGİN:eyvahlar olsun!!gerçekmiş....nerdesiniz siz,daha çok yolunuz var mı?

TARIK(hala aynı noktaya bakmakta) yeni çıktık sayılır...

BELGİN:tamam oğlum,bikaç saate yetişirsiniz o zaman!dikkatli gidin ama...

NAZ:tarık,napıcaz?

TARIK (hala kendinde değil,ağır ağır) anne..biz...biz..çamura saplandık!!yetişemicez..gidemiycez bi yere..ben yaptırıcam doğumu!

NAZ:nee?!

BELGİN:oğlum ne diyorsun sen?kendinde misin?!

TARIK (takılmış plak gibi) yetişemicez...ben yapıcam...ben yapıcam!!!ben...

NAZ:tarıkk,şaka mı bu?(ağlarcasına)ne demek ben yapıcam yaa?

TARIK:anne nasıl yapıcam?ya canını yakarsam Nazın?ya onları öldürürsem?!

NAZ:ne?!!

BELGİN:oğlum iyi değilsin sen!!!nazı ver bana çabuk...

TARIK (bilinçsizce Naza uzatır telefonu) al...seni istiyo...

NAZ (panikle)anne??

BELGİN:kızım...allah aşkına biriniz sakin olun!yapmayın böyle...

NAZ:anne ben iyiyim de,Tarık...sudan çıkmış balık gibi boşboş bakıyo bana...

BELGİN:şoka girdi evladım...kolay mı yaşadığınız?napıp,ne edip kendine getir Naz...ben hemen arıyorum ümitleri...gelip alsınlar sizi...

NAZ (endişeyle) anne..ya dediği gibi olursa..ya yetişemezsek..?

BELGİN:kızım sen yapma bari...hem heyecanlanırsan çabuklaşır doğum...ne kadar da bir geliyor sancıların?

NAZ:10-15 dakika işte...

BELGİN:merak etme,yetişiceksiniz Nazcım..gerekirse helikopter indiririm oraya!!ben sizi arıycam ara ara...yeterki sakin olun evladım!!

NAZ:tamam anne olucaz..olucaz da...kendimden çok Tarık’tan korkuyorum ben...(tarıka bakar endişeyle)hiç iyi gözükmüyo...

BELGİN:oğluşumm benim,duygusaldır babası gibi...o da böyle olmuştu,hele de filizin doğumunda..hiç unutmuyorum tam evden çıkmıştık---

NAZ:anne arasanız artık kimi arıycaksanız...

BELGİN (bozulmuş) tamam Naz arıyorum...oğluşuma—

NAZ:hiç merak etmeyin, düzeltirim ben onu!!!haber bekliyoruz sizden...

BELGİN (ekrana bakakalır öylece) a aa çat diye kapadı telefonu yüzüme... lafımı bile tamamlatmadı küçük hanımm...insan nezaketen dinler!!!bi de ben düzeltirim diyor..!!!önce şoka sok çocuğu...sonra da düzelt...iyi valla!yazık değil mi benim oğluşuma!!!yap boza çevirdi çocuğu...

''El!F''
23-01-08, 18:56
-PART 44-

Tarık ve Naz kapıya doğru ilerler. Tarık kapının bir yanına Naz diğer yanına
geçer. Tarık tavayı havaya kaldırmış hazır şekilde bekliyordur.

Tarık: Ben 3’e kadar saycam. 3 dediğimde kapıyı açacaksın tamam mı Naz?

Naz: Yaa Tarık ben çok korkuyorum. Ya hırsızsa.

Tarık: Başka kim olabilir Naz. O yüzden aldım elime tavayı.

Tarık: 1,2 der demez Naz kapıyı açar.

Belginler;

Şeyma: Vayy şu sahilin güzelliğine bak. Masmavi deniz.

Ümit: Off çok güzelmiş.

Filiz: Ney çok güzelmiş Ümit?

Ümit: Kızz(ne dediğinin farkına varır) Kum, kızıl rengine bak(baya attı:)) deniz
masmavi. O güzel diyorum aşkım. Zaten senden başkasını görmez gözüm.

Filiz: Hele bi gör. Ben o zaman sana sorarım.

Ümit: Hadi oturalım şezlonglara.

Belgin: Hulusi ne yaptı acaba.

Filiz: Ee sen yolladın ya ev aramaya.

Belgin: Telefonuda cevap vermiyo.

Filiz: Belki duymuyordur.

Belgin: Off bilmiyorum.

Bu sırada Berkay’ın telefonu çalar.

Berkay: Aloo? Ne!!!

Tarıklar;

Naz kapıyı açar. Tarık tavayı vurur adamın kafasına. Adam olduğu yerde yığılır.

Naz: Sen ne yaptın Tarık?

Tarık: Hırsızı vurdum aşkım.

Naz: Bide marifetmiş gibi söylüyorsun. Hırsız değil o Hulusi babam.

Tarık: Ne babam mı?

Naz: Evet babam.

Naz yere eğilir. Çevirir Hulusi’yi, sırt üstü yatırır. Suratına hafifçe vurmaya
başlar.

Naz: Babacım uyanın.

Tarık’ta ara ara vuruyordur.

Naz: Tarık biraz yavaş vur.

Tarık: Ben gidip bi kolonya getiriyim

Tarık mutfağa gider, kolonyayı getirir

Tarık(kolonyayı koklatarak): Babacım uyanın artık lütfen.

Naz: Off Tarık uyanmıyor. Artık ne kadar hızlı vurduysan.

Tarık: Yani bütün suç benim.

Naz: Tabi senin. Ben mi vurdum

Tarık: Ama sen verdin elime tavayı. Vurursun diye

Naz: Allah Allah ne bileyim ben hırsızdır sandım.

Tarık: Hadi Naz kıvırma. Hatta sen dedi hızlı vur diye.

Naz: Hızlı vur dediysek o kadar da değil. Ne kadar da ağırmış elin.

Tarık: Belli ediyim dedim ne kadar güçlü olduğumu

Naz: Belli belli. Yarım saat oldu hala uyanmadı. Neyse. Bak yavaş yavaş

uyanıyor.

Hulusi açar gözlerini. Tabi açtığı gibi tekrar bayılır. Tarık ve Naz’ın yüzünü
beyaz görünce.

Tarık: Ee niye bayıldı yine.

Naz Tarık’ın yüzüne bakıp güler

Naz: Çok doğaldır Tarık. çünkü yüzümüz beyazlar içinde.

Tarık: Ben onu tamamen unutmuşum.

Tarık ellerini yere koyar(Hani sarhoş oldukları oldukları bölümde Tarık bebek gibi
emekliyodu yerde. Aynı o şekil) Naz’a yaklaşır.

Hulusi ayılır bu sırada. Ama hiç sesini çıkarmaz. Gözleri kapalıdır.

Tarık: İstiyorsan temizlemeye devam edelim.

Naz: Hatırlatırım yerde baban yatıyor.

Tarık: Hemm şuan baygın hiçbirşey görmez.

Naz: Tarık!

Tarık daha da yaklaşır Naz’a.

Tarık: 1 kerecik bari.

Naz: Tarık ısrar etme diyorum

Tarık dudağına öpücük kondurur Naz’ın

Naz: Ne yaptın sen. Dua et babam görmemiş olsun yoksa. bi kaçgün ö-pü-cük
yokk!

Hulusi(tamm zamanında:)): Öhöö öhö…

Naz(Tarık hala yakındır Naz’a): Rezil olduk senin yüzünde. Bi kaçgün öpücüğü

falan unut sen!

Tarık uzaklaşır yavaş yavaş

Tarık: Sen ne zamandan beri uyanıksın?

Hulusi(güler): Temizlemeye devam edelim dediğinden beri…

-PART 44 SON-

Elimden yine bu kadarı oldu. Kısa oldu kusura bakmayın!

melisa_s
23-01-08, 23:57
Part8
Saat 2
Tarıklar…
Özgür evde değildir.Ege’de tabi ki ‘uyuyodur’.!
Kapı çalar.Gelen Belgin ve Filiz’dir.Tarık(joker!) kapıyı açar.
Tarık:Hoş geldiniz…
Belgin(hemen oğluşuna sarılır):Meleğim,oğluşum,aşkım…
Tarık:Annem…
Belgin:Ahh oğluşum ahh babana kızdın da beni niye aramıyosun?
Tarık:Arayamazdım anne…
Filiz:Beni gören yok…Üvey kardeşiyim ya beyefendinin…Doğru söyle anne beni bi cami avlusunda buldunuz dimi?
Tarık(gülümser ve Filiz’e sarılır):Ya tabi ben buldum seni cami avlusunda annemlerle geziyoduk bi baktım çirkin bişi var ama küçük annemlere gösterdim acıyıp aldılar…O günden beri bizimlesin…
Filiz:Biliyodum zaten…Belli…Sen küçükken hiç sevmezdin beni çünkü…
Tarık:İçeri geçseniz de biz bunu bir içerde rahat rahat tartışsak.
Filiz:Memnuniyetle…
İçeri geçerler.
Belgin:Bişi demedim size ama o nasıl tartışma öyle Filiz sen de ne saçmalıyosun ne cami avlusu Tarık sen de niye onun saçmalığına uyuyosun!
Filiz:Şaka ya…
Belgin:Şaka maka anlamam ben!
Tarık:Kızma sen annecim…Tamam yok bidaha şaka!
Belgin: hıh işte böyle…(en şirininden küçük bir çocuk sever gibi:) yanağını sıkar Tarık’ın)oğluşum benim…Meleğim…
Tarık:Annem benim..Özlemişim sizi…
Filiz:Beni değil anneciğini…Ben kimim ki?!Hiç…Dış kapının dış mandalı…
Tarık(küçük bir çocukmuş gibi Filiz’in yanağını sıkar):Ah canım benim…Sen ne kıskanç olmuşsun görmeyeli…
Filiz:Tabi…Çok değişmişim dimi?!Büyümüş müyüm bide?!:)
Tarık:Yok!Kıskançlığın dışında bi değişiklik yok!Hoş sen hep kısknaçtın demek ki hiç değişmemişsin…
Filiz:Sen de…
Belgin:Aylar sonra yine beraberiz ne güzel…Sadece Hulusi yok…:(
Tarık:Buna o sebep oldu anne…
Belgin:Evet ama meleğim sen de çok sert çıktın…
Tarık:Ne yapsaydım anne onu dinleyip hayatta ‘en çok’ sevdiğim şeyden ‘müzik’ten mi vazgeçseydim?!Bunu yapamazdım biliyosun…O da asla(!) yapmayacağımı bildiği halde üzerime geldi…Ve bizi bu hale getirdi…
Filiz:İnat etmeyin artık abi ya…Gel barışın artık…
Tarık:Bidaha asla dönemem o eve…
Belgin:Yapma böyle oğluşum üzme beni…
Tarık:Annecim üzülme sen…Ben ararım seni ve Filiz’i ama geri dönmemi istemeyin…En azından babam beni istediğim işi yapmam konusunda rahat bırakana kadar…
Filiz:Sen inatçısın o da..Ne olacak haliniz?!
Tarık:Ben ona gelsem bile onun öfkesinin geçeceğini sanmıyorum…Ben de zaten hayatta gelmem!
Belgin:Sen bi gelsen onun da geçer öfkesi…Sırf gururundan böyle dediğini de biliyorum oğluşum…Yoksa sen kin tutmazsın…
Tarık:Bilmiyorum anne…Ama gelemem…
Filiz:Gelemem gelemem…A a sanki nereye gel diyoruz!Evine geliceksin…
Tarık:Benim evim burası…
Belgin:Ev demişken senin odan nerde bi bakim görim?!
Tarık:Tamam gel bak…
Tarık ve Belgin kalkarlar yerlerinden.
Filiz:Bende geliyorum!
Tarık(gülümser):Gel tamam…
Odaya giderler.
Tarık’ın odası,
Belgin:Ayy burası dağınık…Tek yaşıyosun biraz daha düzgün olursun sanmıştım ama yok hala aynısın…
Tarık:Hayır annecim dağınık değil!Benim ‘düzensiz’ düzenim hakim!
Filiz:Tabi böyle hep karışık gibi görünür ağabeymin odası ama o her aradığını bulur dimi?!
Tarık:Evet aynen öyle!
Belgin:Tamam tamam1Karışmıyorum!Hoş karışsam da bişi deişmez tanıyorum oğluşumu ardımdan hemen her şeyi eski haline getirirsin!
Tarık:İyi tanıyosun beni…
Belgin:Tanıyim o kadar da ;)
Tarık gülümser.
Tarık:Salona dönelim artık…
Filiz:Arkadaşların nerde?!
Belgin:Hı evet nerdeler?!
Tarık:Özgür dışarıda,Ege de tabi ki uyuyo…
Belgin:Hala aynı mı?!
Tarık:Bildiğin gibi hala uykucu:)
Filiz: Değişmesi de imaknsız zaten…
Belgin:Sen?!
Tarık:Ben?!
Belgin:Sen hala gecenin bir yarısına kadar uyumuyo musun?!
Tarık(güler):Tabi ki evet!
Filiz:Buna da şaşırmadım!
Belgin:Hiç değişmiyiceksin dimi?!
Tarık:Yok.Mutluyum böyle!
Belgin(gülümser):Bende mutluyum senin gibi bi oğlum olduğu için.
Filiz(güler):Ben de bende senin gibi bi abim olduğu için.
Tarık:Ne şanslıyım ya sizin gibi bi ailem var sizi çok seviyorum…
Belgin:Ah canım oğluşum benim…Bizde seni çok seviyoruz…
Filiz:Evet….

aşka_aşık_11
24-01-08, 13:18
Part 18

Naz ve Tarık İtalya sokaklarında el ele dolaşıyorlardı. Her yer yeni yılı bekliyordu. Dakikalar kalmıştı yeni yıla…

Tarık: hala inanmıyorum naz! Ben yeni yıla sensiz, sıkıcı bir iş yemeğinde gireceğim diye üzülürken sen çıkageldin. Ve şu anda seninle el ele yeni yılı bekliyorum!

Naz: canım benim. Ben sensiz girer miydim hiç yeni yıla?!

O sırada sesler yükselmeye başlar. Tarık anlamıştır.

Tarık: naz yeni yıla son 10 sn!

Naz: e hadi sayalım geriye doğru o zaman.

Naz&Tarık: 10,9,8,7,6,5,4,3,2,1…

Tarık nazın dudaklarına yapışır. Yeni yıla İtalya da nişanlı olarak ve öpüşerek girerler.

Naz&Tarık: (aynı anda) yeni yılda ve gelecek tüm yıllarda beraber olalım. Seni seviyorum.

İkisi de güler kendi haline ve yürümeye devam ederler.

2 sonra

Naz: Tarık çok heyecanlıyım bizimkiler evlilik kararı aldığımızı duyunca ne yapacaklar acaba?

Tarık: tabi ki çok sevinecekler. Hepsi de bizim evlenmemiz için gözümüzün içine bakıyorlar.

Naz: evet haklısın!

Tarık: yalnız nazcım biz burada konuşmaya devam edersek uçak kaçacak!

Naz: hii!!! Tamam hadi çıkalım!

İstanbul Sabiha gökçen havaalanı

Naz: (kokuyu içine çeker) ne kadar özlemişim istanbulu 3 günde!

Tarık: bende naz! Hadi gel bir taksi bulalım.

Tarık: alo! Annecim… evet geldik… nazlara gelin sizde…evet… soru sorma anne… size bir şey açıklayacağız… sürpriz annecim… (sırıtarak kapatır telefonu)

Naz: ne oldu canım?

Tarık: annem! Çatladı meraktan!!

İkisi de gülümser.

1 saat sonra, vahilerin evi…

Vahi: hadi cahide geldiler.

Cahide: tamam canım.

Kapıya çıkarlar. Hulusiler de gelmiştir.

Kapıda karşılarlar naz ve Tarık’ı. Sarılıp hasret giderirler.

İçeride

Belgin: hadi oğlum ne açıklayacaksınız bize?

Naz&Tarık: (el ele ortaya çıkarlar) biz… EVLENMEYE KARAR VERDİK!!!

Kısa bir sessizlik olur. Tarık ve naz bir birinin yüzüne endişe ile bakarlar.

Sonra herkes sevinç çığlıkları atar. Naz ve Tarık’ı tebrik ederler.

1 hafta sonra nişan yaparlar. Naz her ne kadar okulunu bitirmeden evlenmek istemese de Tarık ve ailelerin ısrarına dayanamaz ve 1 yıl sonra düğünü yapmaya karar verirler.

11 ay sonra, arabada

Naz: ah Tarık ah! Ben okulum bitmeden evlenmeyi düşünmüyordum. Ama siz birlik oldunuz beni ikna ettiniz.

Tarık: fena mı oldu canım? Tam 1 ay sonra kendi evimizde birlikte uyuyor olacağız. Hatta uyumakla kalmayıp…(sırıtmaya başlar)

Naz: Tarık! Yavaş uçtun sen yine!

Tarık: ne yani yalan mı? Sadece uyumayacağız ya evlenince!

Naz: tabi ki uyumayacağız ama şimdi bunun sırası değil! Sen önüne bak!

Tarık: tamam! Şimdi senin gelinlik bitti mi gerçekten?

Naz: evet canım! Ama sen görmeyeceksin!!!

Tarık: off naz seni o gelinliğin içinde görmek istiyorum!!!

Naz: 1 ay daha bekleyeceksin canım!

Ve 1 ay sonra…

Naz ve Tarık’ın düğününe saatler kalmıştır.

Naz: of anne çok heyecanlıyım!

Cahide: tamam kızım sakin ol!

Naz: anne sen düğününde sakin miydin?

Cahide: (gözlerini kaçırarak) ee…şeyy… tamam ya sakin değildim. Haklısın kızım
heyecanlı olacaksın tabi… ilk kez evleniyor benim kızım. (duygulanır) şimdi benim kızım gidiyor mu yani?

Naz: anne! Yapma ya! Benim bir yere gittiğim yok!

Cahide: (burnunu çeker) gidiyorsun işte! Benim küçük meleğim gelin olmuş! Ah canım kızım benim! (belgin gelir o sırada)

Belgin: aa cahide yapma ama böyle! Sanki kızın uzak bir yere gidiyor. Evlerin arası yürüyerek 5dk!

Cahide: biliyorum canım ama ana yüreği işte! Dayanamıyorum. Onlar arasında böyle konuşmaya devam eder.

Naz: aa yeter ama ben ağlayacağım şimdi! Kimse susturamayacak beni!!!
Cahide: tamam sustuk biz!

Belgin: bence de! Benim güzel gelinim ağlamasın dayanamam ben!

Filiz: (girer kapıdan) kıskanırım ama ben! Aranıza alın beni de! Tüm kadınlar burada gelinin yanında ben ise gelinin şımarık kardeşinin gevezeliklerini çekeyim!

Cahide: gel müstakbel gelinim. Sende gel aramıza, kıskanma!

2 saat sonra… düğünün başlamasına dakikalar kalmıştır.

Tarık: (heyecanla dönüyor düğünün yapılacağı otelin lobisinde) of nerede kaldı
bunlar ya?

Ümit: enişte! Gel hadi naz seni bekliyor.

Tarık: tamam.

Naz: anne tamam mı? Güzel miyim?

Belgin: o nasıl söz güzelim sen her zaman çok güzelsin! Hadi bak Tarık geliyor.

Naz bembeyaz dümdüz bir gelinlik giyiyordur. Önden straplez, arkası beline kadar çapraz iplerle başlanmıştır. Gelinliğin göğüs kısmı minik minik pırlanta taşlar ile süslenmişti. Etek kısmı ise minik çiçekler ile toplanmış, gelinliğin altından ise minik topukları olan babetler vardır. Saçları küçük buklelidir, çoğu toplanmış, çok şık, göz alıcı ama bir o kadar da sade görünen bir modeldir. Naz çok güzel bir gelin olur. Görenin dönüp bir daha bakacağı tarzdan… Tarık, sade siyah bir takım giymişti. Nazın yanında, naz kadar göz alıcıydı. Ama nazın güzelliğine gölge düşürecek kadar değil.

Tarık sonunda kapının önüne gelir. Kapıyı çalar. Belgin ve cahide kapıyı açıp çıkar, onlar çıkarken Tarık içeriye girer. Nazı görünce büyülenir adeta…

Tarık: (şaşkın)naz?!

Naz: (kendi etrafında bir tur döner.) nasıl oldum Tarık?

Tarık: mükemmel…

Naz: sahiden o kadar güzel miyim?

Tarık: naz farkındaysan güzel demedim… mükemmel dedim.

Naz: teşekkür ederim sevgilim. Sende en az benim kadar mükemmelsin. Çok yakışıklı görünüyorsun.

Tarık: senin kadar değil. Kolunu uzatır. Hadi çıkalım artık!

Düğün sahil kenarında bir otelin yemyeşil bahçesindedir.

Ümit: geliyorlar! Deyip koşarak filizin yanına gelir.

Filiz: tamam ümit sakin ol!

Tarık ve naz, havai fişekler sisler arasında düğünün yapılacağı bahçeye gelir. Herkes onları alkışlıyordu delicesine…

Nikâh…

Nikâh memuru: siz naz Özkul Hulusi oğlu Tarık Tekelioğlunu kocalığa kabul
ediyor musun?

Naz: evet, evet, evet!

Nikâh memuru: peki sen Tarık Tekelioğlu vahi kızı naz Özkul karın olarak kabul ediyor musun?

Tarık: sonsuza dek evet, evet, evet!!!

Nikâh memuru: ben de sizi koca-karı ay pardon karı-koca ilan ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun! Gelini öpebilirsiniz!

Tarık nazın dudağına küçücük bir öpücük koyar.

Tarık: seni seviyorum naz özkul!

Naz: ben de seni seviyorum Tarık tekelioğlu! Ama ben artık naz özkul değilim.

Naz özkul tekelioğluyum! Yani senin biricik karın!

Tarık: evet aynen öylesin!

Ve Tarık ile naz love story şarkısı ile çok romantik bir dans ederler. Mutlulukları gözlerinden okunuyordu.

Naz ve Tarık’ın düğününün sonuna gelinmişti artık! Naz gelin çiçeğini arkasını dönüp fırlatır. Ve çiçek sahibinin kucağına düşer. Çiçek 1 yıl sonra olacak yeni bir düğünün habercisi oldu. Filiz ve ümitin düğününde naz ve Tarık evliliklerinin 1. yılını kutluyorlardı aynı zamanda da doğacak olan küçük hanımın heyecanını yaşıyorlardı. Kocaman bir ailenin temelleri Tarık ve nazın düğününde atılmıştı ve filiz ile ümitin düğünü ile sağlamlığını kazanıyordu…

SON…

z_e_y_n_o
24-01-08, 15:07
Tarık: nedense sanki hep zora gelince kaçıyomuşsun gibi geliyo…

Naz: tam da dediğin gibi, sana öyle geliyo tarıkcım.E hadi yürüsene tarık, daha gidip gelinlikle damatlık bakmamız lazım

Tarık: tamam tamam, gidelim hadi…

Ve birlikte arabaya binip yola çıkarlar

Part-101

Tarık 7. mağazada 16. damatlığını deniyordur. Sıkkın bir şekilde kabinden çıkıp tam karşısında koltuğa rahatça oturmuş, bir eleştirmen edasıyla kendisini izleyen nazın görebilmesi için kendi etrafında dönüyordur.

Tarık: naz, n’olur bunu alalım. Valla artık en güzelini istiycek halim kalmadı. Öldüm yorgunluktan, hiç fark etmez, alalım gitsin bunu.

Naz: ay saçmalama tarık. bu senin düğünün. Tabii ki en güzelini alıcaz. Hem, amma da abartıyosun yani. Alt tarafı şurda biraz ayakta kaldın.

Tarık: naz, bu 7. mağaza ve ben 4 saattir ayaktayım.

Naz: yuh, abartma istersen…

Tarık: tabi senin için sorun yok. Tek yaptığın karşıma oturup beni izlemek.

Naz: nankörlüğün de bu kadarı yani… ben burda en önemli işi yapıyorum farkında mısın?

Tarık: evet evet, 4 saattir farkındayım, her mağazada 2 kere hatırlatıyosun ne de olsa

Naz: bi tekrar et bakıyım

Tarık: sen orda oturup beni izleyerek zevkime zevk katıp en mükemmelini bulmamızı sağlıycakmışsın.

Naz: bak gördün mü en zor görevi üstleniyorum

Tarık: (sessizce) pek en mükemmeli bulabilecek gibi değiliz ama…

Naz: (tehtit eden bi ses tonuyla) bişey mi dedein tarıkcım?

Tarık: (kollarını havaya kaldırıp kendi etrafında dönerek) bu nasıl olmuş sencediyodum canım…

Naz: (kötü gözlerle takımı süzdükten sonra) yok, güzel olmamış.

Tarık: naz, güzel işte neresi olmamış?

Naz: (ayağa kalkıp tarığın etrafında dönerken) modeli kötü bi kere (tarığın yakasını çekiştirerek: hem bak, yakası da çok uzun bunun. (bu sırada tarık ta naz konuşurken dudaklarını aynı anda oynatmaktadır, sanki nazın ne diyceğini biliyormuş gibi… )

Tarık: bundan öncekilerin hepsinde de aynı bahaneyi saydığını hatırlıyo musun?

Naz: ne bahanesi tarık, bunların hepsi uzun yakalıysa ben napıyım. Niye sanki özellikle hiç birini beğenmek istemiyomuşum gibi konuşuyosun?

Tarık: yok canım, sen beğenmek istiyosun. Sadece bu takımlar senin aradığın kriterlere uymuyo.

Naz: evet uymuyo, olamaz mı yani?

naz yine tarığın etrafında dönüp orasını burasını çekiştirerek beğenmeyen gözlerle bakarken tarık sıkıntıyla oflayarak başını kaldırır. Şimdi naz tarığın önüne geçmiş, düğmelerini iliklemeye çalışıyordur. Tarık bu kez ona bir süre baktıktan sonra gülümsemeye başlar.

Naz: (gereğinden fazla sıkı olan iliklere düğmeyi geçirmeye çalışıp başaramayınca sinirle, gözünün önüne gelen saçını geriye atarken) of yaaa…

Naz hala düğmelerle cebelleşirken tekrar gözünün önüne düşer saçları. Bu kez tarık onları yavaşça çekip kulağının arkasına götürür. Hala nazın kaküllerini geriye götürürken onu gülümseyerek seyrediyordur. Sonunda naz da bunu fark eder,başını kaldırıp tarığa bakar

Tarık: (gülümseyerek) seni çok seviyorum, (iki eliyle sağdan ve soldan nazın saçlarını geriye götürerek ellerini onun boynunda birleştiri) böyle sıkkın olduğum bi anda bile yüzüne bakmamla bütün sinirim geçiyo ya… (yanağına küçük bi öpücük kondurur) o kadar tatlısın ki…

Naz: (utanarak önce başını yere eğdikten sonra tekrar kaldırır) tarık, (ellerini tarığın beline dolar) sen de öylesin…

Tarık: senin kadar değil.

Naz: seni çok seviyorum

Tarık: benim kadar değil

Naz: (birbirlerine yaklaşmaya başlamışken, fısıltıyla) sen öyle san…

İkisi de gözlerini kapatmış, aralarında santimler kalmışken yanlarından geçen bi kızın sesi duyulur.

Kız: (tarıkla naza bakarak iç çeker) aaah ahh… bize böyle yakışıklısı denk gelmiyo ki…

Ve kız yürüyüp gider, naz sa kızgın arkasından bakıyordur.

Naz: duydun mu ne dedi…

Tarık: yoo, duymadım ben bişey

Naz: yok yok, ben öldürürüm ama bu kızı…

Tarık: naz tamam, boş ver

Naz: resmen şurdan şuraya gidene kadar süzdü seni ya. Neymiş, böyle yakaşıklısı denk gelmiyomuş… resmen yakışıklı dedi sana ya…

Tarık: değil miyim?

Naz: burda asıl önemli olan senin yakışıklı olman değil, o kızın sana yakışıklı demesi.

Tarık: E değil miyim?

Naz: ay sen de takıldın oraya tarık, ben ne diyorum burda, sen ne diyosun…

Tarık: ama naz, değil miyim? (burda sadrinin hulusiye “hangisi hulusi amca” deyişini hatırladım:D)

Naz: ay tamam tarık, çok yakışıklısın sen.

Tarık: sanki böyle bi başından savar gibi söyledin…

Naz: dedim nasıl olsa her geçen söylüyo, benim ne şekilde söylediğim ne fark eder…

Tarık: benim için senin ne düşündüğün önemli ama. Yaklaşık 1 senedir sadece senin.

Naz: (siniri geçmiş ve tarığa gülümsemeye başlamıştır) yaaa… (kollarını tarığın boynuna dolar) ne oldu ki 1 sene önce?

Tarık: (kollarını nazın beline sararken) aşık oldum…

Naz birden tarığı bırakıp az önce kızın gittiği yöne döner

Naz: (sanki kızla konuşuyor gibi) oooh, canıma değsin. Bu yakışıklıyı ben kaptım işte.

Tarık: bunu ne zaman yapıcağını merak ediyodum doğrusu. Ama böyle tam en güzel yerine gelmişken yapıcağını da tahmin etmemiştim.

Naz: (tekrar tarığa döner, özür dilemek istercesine ellerini onun ensesinde birleştirir yine) ama napıyım aşkım, çok kıskanıyorum seni…

Tarık: (gülümseyerek) biliyorum

Naz tarığa yaklaşmaya başlamışken bu kez tarık geri çekilir.

Tarık: yani ne diyosun şimdi, olmamış mı bu takım da?

Naz: ne?

Tarık: takım diyorum hayatım, damatlık damatlık… unuttun mu yoksa?

Naz: ya tarık illa yapıcaksın dimi bunu? Hem de en güzel yerinde

Tarık: (gülerek) illa…

Naz: of…

Tarık: E ben değiştiriyim o zaman

Ve tarık tekrar kabine girer

Bir süre sonrabaşka bi takımla çıkar

Naz: (hayran hayran bakarak ayağa kalkar) ay tarık harika olmuş bu. Ne zaman seçtim ben bunu?

Tarık: bunu sen seçmedin nazcım, hiç beğenmemiştin hani, hatta hatırlarsan benim ısrarla bunu denemek istememe rağmen denememe bile gerek olmadığını söylemiştin. Sen böyle ilk bakışta anlıyomuşsun ya üstümde neyin nasıl durucağını… ama işte ben dayanamadım, bi deniyim dedim

Naz: ay tarık ne kadar şanslısın ya… yine sayemde en mükemmelini bulduk işte.

Tarık: sayende???

Naz: E sayemde tabi. Ben şimdi sana bunu deneme demesem dener miydin hiç? (tam tarık cevap vermek için ağzını açmışken) hayır, denemezdin. Ama ters düşüceksin ya illa benle, deneme dedim diye denedin hemen. Ve böylece de sana en yakışanı bulmuş olduk. Teşekkür etmene gerek yok canım, biliyorum ben harikayım

Tarık: cidden harikasın yani naz. Nasıl böyle dakkada senaryo yazıyosun şaşıyorum.

Naz: aman canım, sadece bu yönden değil, her yönden harika olduğumu hatırlatmasan da olur. bendeki o senarist ışığını görmüş olman yeter aşkım.

Tarık: tamam tamam, ne desem kendine pay çıkarıcaksın anlaşılan. Beğendin mi sen şimdi bunu?

Naz: beğenmemek mümkün mü tarık… ay çok yakışıklı oldun ya…

Tarık: çok mu?

Naz: hem de nasıl…

Tarık: gelsene sen bi buraya…

Tarık nazı belinden tutup kendine çeker.

Naz: bana ne tarık. istemiyorum işte. Sen kendini öptürmezken iyi oluyo

Tarık: öptürüyorum ya işte.

Naz: şimdi de ben öpmüyorum

Tarık: aşkım, naz yapma yaa…

Naz: (başını sallayarak) olmaz…

Bu sırada tepelerinde onları gözütleyen güvenlik kamerasını görür. Geri çekilerek tarıktan ayrılır hemen.

Naz: ay tarık, rezil olduk ya… iki saattir kocaman gizli kamera bizi çekiyomuş…

Tarık: bi kere gizli kamera kocaman olmaz naz. Kocaman olursa gizli olmaz. O güvenlik kamerası oluyo.

Naz: aman neyse ne. Çekiyo işte bizi sonuçta

Tarık: (nazı tekrar kendine çekerken) hayatım, o kamera adı üstünde güvenlik kamerası. Güven ortamı ortadan kalktığında görüp müdahale etmek için koymuşlar onu oraya. Biz burda yasak bişey mi yakıyoruz?

Naz: yasak bişey olmayabilir ama ayıp bişey yapıyoruz tarık.

Naz tekrar geri çekilir.

Tarık: ya naz…

Naz: olmaz tarık. ol-maz…

Tarık: sen bi gelsene benimle…

Tarık nazı kolundan tutup kabinin önüne götürür.

Tarık: (etrafına bakınarak) bak burda yok kamera falan.

Naz: sen öyle san. Buralarda da gizli kamera vardır. Adı üstünde”gizli”, göremeyiz yani…

Naz gitmek üzere geri dönmüşken tarık birden kabinin içine girip kolundan tuttuğu gibi onu da içeri çeker. (33. bölümdeki çekişi gibi:D)

Birbirlerine çok yakındırlar. Naz ellerini tarığın göğsüne koymuş, tarığın tek eli nazın belinde, diğeriyse boynundadır. Ve belindeki eliyle onu daha çok kendine çekerek öpmeye başlar. Dakikalar sonra nefes nefese ayrıldıklarında…

Tarık: (sessizce) sanırım burda kimse görmemiştir

Naz da gülümseyerek ona bakıyordur.

Bir süre sonra tarık ve naz mağazadan çıkarlar. İkisi de kahkahalar atıyordur

Naz: ay duydun mu tarık ikimizin aynı kabinden çıktığını gören kadın ne dedi… (kadını taklit ederek, kaşlarını çatar) a aaaa… şunlara bak şunlara… terbiye diye bişey kalmamış canım…

Tarık: o neyse de, yanındaki kadın eviniz yok mu sizin deyince tutamadım ben de kendimi…

Naz: ay evet ya… gittin kadının yanaklarını sıkarak “napıyım teyzecim, çok seviyorum ben nazımı” dedin…

Tarık: (gülümseyerek) hoşuna gitmedi mi ama?

Naz: rezil olduğumuz gerçeğini saymazsak, evet, çok hoşuma gitti…

Tarık: amaaan, seninle olduktan sonra rezil olmaya da razıyım ben

Naz: (tarığı yanağından kocaman öper) aşkım benim…

Arabada…

Naz: eveeett… damatlığı hallettik.

Tarık: n’olur sıra gelinlikte deme…

Naz: yok yok, demiycem, yoruldum ben bu gün.

Tarık: (şaşkın) sen mi yoruldun???

Naz: ay evet tarık. hem sen gel bana en zor işi yükle, sonra da “sen mi yoruldun”…

Tarık: doğru ya… en zor işti seninki dimi… unutmuşum pardon canım

Naz: neyse tamam, yarın da gelinliği hallederiz artık, hadi eve gidelim şimdi

Tarık: bence de bu çok yerinde bi karar. Her ne kadar bana bu gün en kolay iş düşmüş olsa da, bacaklarım tutmuyo şu an…

Ve eve doğru yola çıkarlar

brs-sym
24-01-08, 15:18
Nazffff!!Bi ağız tadıyla yiyemedim zaten...

Tarık:Valla bence baya bi tatla yedin balığı.

Naz sinirlice kalkar masadan.

TARIKTA arkasından koşar.

Tarık:Naz bi dur bekle...


part 12 dewamıı:


Tarık koşarak Nazın kolundan tutar,durdurur onu.

Naz:Bıraksana kolumu!!!-der kolunu zorla Tarıktan kurtarmaya çalışarak-


Tarık:Bırakmıcam.Neden hemen çekip gittin??

Naz:Sencee...Bide ban acewap veriyosun ya...."Valla bence baya bi tatla yedin balığ" diyerek naptın!!!

Tarık:Naz tamam özür dilerim...Biraz dolaşalımmı?

Naz etrafa bakar.

Naz:Nerde dolaşcaz?

Tarık gülümser,Nazın elinden tutup yürümeye başlar.Biraz ilerledikten sonra durur.Durdukları yer boğaza sıfır bir yerdir.RÜzgar çarpıyordur ikisininde saçlarına...Dalgalanıyordur oldukları yerlerde...Uzun bir süre bakışırlar...Birbirlerinin gözlerinde dalıp dalıp giderler,hayaller kurarlar...(kendi akıllarınca:))

Bu sessizliği bu sefer Tarık bozar.

Tarık:Beyendin mi?

Naz:Çok güsel...Ağaçların kokusu,etraftaki papatyalar,çok teşekkür ederim.

Tarık:Sanırım bugünün stresini attık burda.

Naz:Sanırım...
Der gülümseyerek.

Bu anı Nazın cep telefonu bozar.Naz çıkartır cebini,Arayan;babasıdır.(Vahi!:D)

Tarık:KİM?

Naz:Babam.

Tarık:Açsana...

Naz açar.

Vahi:Kızm nerdesin sen?

Naz:Alo baba bn bugün yokum dedim ya...Sen nerdesin?

Vahi:Hiç sorma...

Naz:Ama soruyorum.

Vahi:Hulusi amcanlardayım...Yılbaşını burda kutlucakmışız.

Naz:Hmm ii size ii eğlenceler...

Vahi:Sen saat kaçta gelirsin?Tarık yanındamı?

Naz:Ewet yanımda.(der Tarığa bakarak)Bilmiyorum ne zaman gelirim.

Tarık yoksun bugün der gibi bir hareket yapar elleriyle,ağzını oynatarak.

Naz anlamaz herzman ki gibi..

Naz:Ne?

Tarık:Yoksun...yani yarın gidicez...eve...

Naz:Hee tamam!-tekrar babasına döner-Alo baba bn bugün yokum yarın gelirim tamamm...

Vahi:İyi tamam kızım madem Tarık yanında...

Naz bu sözün ardından Tarığa gülümseyerek bakar.

Naz:Tamam babacım hadi görüşürüz...

Telefonu kapatırlar.

Tarık:neden güldün?

Naz:Yok bişey...

Tarık:Biraz daha ilerleyellimmi?Sonra nede olsa gidicez çok güzel bir gece bizi bekiyo...


Naz:Umarım güzel olur.Yani-güler-Sevgililer gününde hani bi yere gitmiştik ya ne tesadüf Belgin hanımda vardı..ONUN gibi olmaz..umarım...

Tarık:Hiç hatırlatma onu...Zaten sinir etmişti.

Naz:Kim?Belgin Hanımmı?

Tarık:Yok yookk ya bizz gitmiyomuyduk hadi...

Der ve lafı geçiştirir.

Naz önden ilerler,Tarık arkadan.Bir süre sonra yan yana gelirler....


SAAT 10A YAKLAŞIYORDUR.

Nazla Tarık arabada,Belgin,Hulusi,Vahi evde şarapları hazırlamış oturup sohbet ediyorlardır.

Naz:Ya geç kalıcazz daha ben hazırlanmadım.

Naz telaş eder.

Tarık:Dur sakin ol daha saat 10 olmadı bile...

Naz:Ya sen benim kaç saatte hazırlandığımı biliyomusun?

Tarık:-güler-Biliyorum!

Naz:Çok komik!!Haidi biraz daha hızlı...Bu sanamı diorum dimi sen nede olsa-üstüne basarak-ALFONSO sun!

Eve gelirler.NAZ HEMEN GİYİNMEYE KOYULUR.Tarıkta müştemilattadır kıyafetlerini giyinmiş aynanın karşısına geçmiş kendi kafasından bu gecenin planını yapıyordur.

Tarık:Oğlum Tarık sanırım bu o gece!!!Bakalım 2008e nasıl giricez...Acaba yine onu öpebilcekmiyim...Bunu zaman göztericek...

Tarık hazır olduğunu hisseder hemen arabanın yanına gider.

Arabaya yaslanmış elinde saat dakikaları sayıyordur.En sonunda prensesimiz gelir.

Tarık alkışlar.Kapının açıldığını görünce.Ancak alkışlaması hemen durur,çünkü Naz çıkar kapıdan...Öyle güzel olmuştur ki...Tarık sadece bakakalır.

NAZ Tarığın yanına gelir.Naz:Nasılım?

Tarık elindeki kol saati yere düşer.Onu almak için eğilr ancak gözleri hala Nazdadır.

Naz:Sana bir soru sordum?

Tarık:-elindeki saati koluna takmaya çalışıyordur ancak hala gözleri Nazdadır.Saati bir türlü takamaz koluna.-Çok güselsin!!

Naz:Teşekkürler...Sende çok hoş olmuşsun...

Tarık:Te..Teşekkürler...

Naz:Takamıyomusun sen o saati?Hem neden elinde?kolunda değil de??

Tarık:Şeyy bakıyodum ne kadar sürede gelcen diye...

Naz:Ne kadar sürmüş??

Tarık:57 dk.da giyindin valla şaşırdım.

Naz:Bende şaşırdım,ama ona değil kocaman adam oldun hala bir saati koluna takamıyosun.

Naz:Ver şunu der aTarığın elinden saati alır.

Tarık kolunu uzatır.Naz takmaya çalışır sonunda takar.

Naz:Sen gömleğini kolunu neden düğümlemedin?

Tarık:Şey aceledendir...

Naz:Allahım ya şuraya bak şoförümün kolunu düğümlüyorum.

Tarık:Ben düğümlerim

Naz:-Tarığın kolunu çekerek-Ve şunuuu!!

Der ve düğümler gömleğini....

brs-sym
24-01-08, 15:43
PART 13


Naz Tarığn biraz yamulmuş yakasını düseltir.O anda Tarık Naznı elini tutar.O anda bir süre bakışırlar.
Tarık Nazın elini dudaklarına götürür.Bir öpücük kondurur.Naz ise şaşkınlığıyla TARIĞA bakıyordur.Tarık onun o bakışını görünce hemen Nazın elini bırakır.

Tarık:Şeyy çok pardon..Ben...Şey nysee gidelimmi?

Naz:Tamam...

Arabadayken....


Naz ikidebir eline bakıp duruyordur.

!! dewamııı gelicekk arkadaşlar acil bir işim çıktı da.....

melisa_s
24-01-08, 16:06
Melis nota kitabım tersmiş parçayı tersten çaldım üstüne bide iğrenç dedim par:Ya çaya
Tarık gülüyodur.
Melis:Ya gülmeeee.
Part7
Tarık:Tamam gülmüyorum.
Melis:Aferin bak dinle beni.
Tarık:Seni dinliyorum Melis.
Melis:Şimdi canım arkadaşım…
Tarık:Kessin bişi istiyiceksin!
Melis:Yaaaa…
Tarık:Söyliyicek misin Melis?
Melis:Babamla konuşup arabamı almama yardım eder misin diyicektim.
Tarık:Hayatta olmaz!O izin vermiyosa ben karışıp annemleri de karşıma alamam!
Melis(oturduğu yerden kalkar):Sen bile güvenmiyosun işte bana! Der ve yürür.
Tarık yerinden kalkar.Kolundan tutar Melis’i.
Tarık:Tamam konuşucam!
Melis(sevinçle boynuna sarılır):Canımsın ya.
Herkes onlara bakıyodur.
Tarık:Melis boğazımı sıkmaya devam edersen kimseyle konuşamıyıcam..
Melis:Ayy çok pardon…
Tekrar masaya otururlar…Melis’in ailesiyle de konuşurlar…
Tatil günü
Tarık Naz’ı almaya gider.Ümit’te Melis’lere gidicektir.Onunla gidiceği için.
Vahi:Merhaba evladım Naz yukarda hazırlanıyo
Tarık:Merhaba beklerim ben sorun değil.
Ümit:Vah vah Allah yardımcın olsun Naz gibi bi cadıyla tatile gidiyosun…
Tarık:Yooo bence Naz çok iyi bi kız..
Ümit:Ya ya sana göstermedi demek gerçek yüzünü…Neyse ben kalmak isterdim ama Melis’ciğime gidim…
Tarık:iç ses-Melis-ciğim
Vahi:Git yavrum
Ümit:Güle güle baba
Vahi:Güle güle
Ümit çıkar…Naz aşağı gelir..
Tarık:Hazırsan çıkalım…
Naz:Tamam çıkalım…
Vahi:Güle güle kızım..
Naz:Güle güle…
Naz ve Tarık’ta çıkarlar…
Naz ve Tarık Melis’in zoruyla gittikleri tatilden el ele dönerler…
Tarık elindeki resim albümünü kapatır…
Tarık:Ya işte böyle canım o resimlerde gördüğün Melis Ablan bizi bir araya getirdi…
Mesina:Hmm.Çok sevdim ben bu ablayı ama ben neden hiç görmedim onu.Hem resimlerden birinde üzerinde gelinlik vardı yanında da dayım!Ama dayım halamla evli…Kafam karıştı benim…
Tarık:Bak canım Melis Abla çok şekerdir çocuksudur ama karşısındakinin duygularını hisseder…Belli etmez hissettiğini ama hisseder…Artık eskisi gibi olmadıklarını düşündüğü için her şeyden vazgeçip dayından ayrıldı…Sonra halan New York’tan dönünce onunla tanıştılar ve evlendiler…
Mesina:Üzüldüm…Eğer tanışsaydım çok eğlenirdim onunla…
Naz:Hiç şüphen olmasın canım!Harika bi şekilde eğlenirdin onunla…
Mesina:Ama ben bi şekilde daha süper elenirim dimi babacım?!(gözlerini Tarık’ın saçlarına diker)
Tarık:Naz kurtar beni…Hayatta olmaz bitanem çok acıtıyosun canımı…
Mesina(yanlarından kalkar gidip merdivene oturur yüzünü kapar):Sevmiyosun işte beni…Saçlarınla oynamama bile izin vermiyosun!Küstüm sana…Bi daha sakın konuşma benimle!:hıh
Naz(Tarık’a bakar Mesina’yı göstererek):Tarık…
Tarık(Naz’a göz kırpar yerinden kalkar ve Mesina’ya doğru yürür):Ahh canım benim küçük sevgilim küstün mü sen bana?!
Mesina:Evet.Konuşmuyorum seninle:hıh
Tarık(yanına oturur sarılır ona):Ama bitanem canım yanıyo…
Mesina:Bana ne?!Çok seviyorum saçlarınla oynamayı.
Tarık(mırıldanarak):Saçlarını yolmayı desene şuna(normal sesle):Bak yanındayım oyna istediğin kadar.
Mesina başını kaldırır ve Tarık’ın yüzüne sinirle bakar saçını çeker.
Tarık:Ahhh
Naz onlara uzaktan bakıp gülüyodur.
Tarık:Çok mu komik Naz?!Kızımız saçımı çekiyo gülüyosun…
Naz(gülerek):Çok komiksiniz ama…
Tarık: Of Naz…Ya kızım sen de ne istiyosun benden…
Mesina(tekrar daha sert çeker saçını ve kalakr yerinden Tarık’ın kolundan sıyrılıp):Sevmiycem artık seni!Konuşmıyıcam da anneme gidiyorum.O izin verir bana saçlarıyla oynamama…
Naz(gülmeyi keser):Tarık…Lütfen bişiler yap!
Tarık(birkaç adım atmış olan Mesina’yı tutar hemn çekip kucağına alır):Nereye hanımefendi?!Benden başkasının saçıyla oynamana izin veremem!
Mesina:Sen beni sevmiyosun!Saçınla oynamama da izin vermiyosun!Küsüm ben sana!:hıh
Tarık:Öyle mi küçük hanım?!Ben de sana saçımla istediği kadar oynayabileceğini söyliyicektim…
Mesina(mutlu):Gerçekten mi?!
Tarık:Evet.Söyle bakalım hala kümsüyüz..
Mesina:I-ıh… der ve hemen Tarık’ın saçlarıyla oynamaya başlar.
Naz:-güler-Teşekkürler aşkım…
Tarık:Senin içn değil Naz Hanım…Küçük sevgilimle küs kalamazdım…(yüz ifadesi değişir):AHhh yavaş kızım ya napıyosun?!
Mesina:Saçlarını örüyorum
Tarık:Bana daha çok yoluyomuşsun gibi geliyo ama neyse.
Mesina(saçını çeker):Babişş sus sen en iyisi!Yoksa koparırım saçlarını!
Tarık:Aman tamam sustum…
Bir saat kadar sonra
Mesina yorulup bırakır Tarık’ın saçlarını.Çizgi film başlamıştır onu izliyicektir (en sevdiği:)).Tarık yeni aşağı iniyodur.
Tarık:Yine mahvetmiştin kızım saçlarımı…
Naz:Boş ver hayatım düzeltmeseydin çok şekerdin öyle
Mesina(gülerek):Evet babacım.
Tarık:Ya ne demezsiniz muhteşemdim…
Mesina ve Naz gülüşür.
Mesina(çizgi film başalr):Sessizlik en sevdiğim çizgi film başladı!
Tarık(koşar yanına oturur):Süper hadi beraber izleyelim…
Naz:-gülümser-Benim 2 küçük çocuğum var Tarık biri sen biri de Mesina…
Tarık:Sus Naz çizgi film izliyoruz şurda!:)
Naz:Tamam sustum gidip bende yemek yapim bari..
Mesina:Naparsan yap annecim ama sessiz ol…
Tarık:Evet Naz. A a çizgi film izliyoruz
Naz mutfağa gider…
Onlar hep böyledir…Süper mutlu bir aile ve çok şeker…Tek çocukları Mesina'dır...Başka çocuk istemezler.O da halinden memnundur...Ailenin tek çocuğu olmak hoşuna gidiyodur...Ümit ve Filiz de çok mutludur bi kız ları ve bi oğlulları olur...Melis ise giderken Tarık'ın dediği gibi her şeyden vazgeçmiştir.Başta Ümit ve bebeği olmak üzere...Ama eskisi gibi olmadıklarını ve olamayacaklarını bildiği için mutludur ya da öyle olmaya çalışıyodur.Naz ve Tarık eski arkadaşlarından Melis dışında hepsiyle görüşüyodur.Melis bir şekilde izini kaybettirmiş ve yalnızlağa mahkum etmiştir kendini...
---SON---

ua_nazlyy
24-01-08, 16:31
BİRİ TARIK&NAZ I GÖZETLİYOR..

Belgin emirler yağdırıyordur çalışanlara..
Belgin:evladım şuraya koy o kamerayı..
İki eli belinde sinirli sinirli bakıyordur..
Tarık ve Naz ise bir köşede durmuş endişeli gözlerle evi inceliyordur.
Naz fısıltıyla,gözlerini Belgin!’den ayırmadan Tarık ile konuşmaya başlar..
Naz:Tarık,gel vazgeçelim bu işten.Nasıl rahat edeceğiz?
Tarık:aşkım evlenmek istiyor musun,istemiyor musun?
Naz:tabiî ki istiyorum.
Tarık:Biraz katlanamaz mısın?
Naz:katlanırım.Ama..
Tarık yalvaran gözlerle bakınca susar..
Naz:anla artık seni ne kadar seviyorum bunlara rağmen..
Tarık:minnettarım sevgilim.
Naz tek kaşını kaldırır..
Naz:ha minnettarsın sadece?
Tarık gülümseyerek döner başını sallar.
Naz da kollarını kavuşturup önüne döner..
Naz:iyi.
..:Abla tamadır,düzenekler hazır.
Belgin:ellerinize sağlık.
O sırada içeri Hulusi girer.
Hulusi:Usta gel bakalım sen.
..:Geldim Hulusi Bey.
Hulusi:al şu parayı,çalışanlara bölüştür.Sağolun.
..:Ne demek Hulusi Bey.Ne yaptık ki?
Hulusi:yaptınız yaptınız evi baştan dekore ettinz,kameraları yerleştirdiniz çok çalıştınız.
Elinde içi oldukça dolgun gözüken bir zarf verir.
Usta gülümseyerek alır zarfı..
Çalışanlar gider..
Ve içeri gülerek Ümit ve Filiz gelir.
Tarık:neye gülüyorsunuz siz?
Filiz:hiç hiçbirşeye ağabeycim.
Tarık:iyi öyle olsun..
Belgin memnun gözlerle evi süzer,birada gözleri Tarığın kilerle buluşur.Tedirgince Hulusi’ye döner..
Belgin:hadi hayatım eve gidelim.
Hulusi:Tamam hayatımın anlamı.Eh hadi çocuklar yeni evinizde mutluluklar.Arada gözetleriz..
Tarık ve Naz sahte bi gülümsemeyle onaylar..
Vedalaşırken.
Hulusi elindeki kumandayı kaldırır..
Hulusi:ha,zibidi.Yaramazlık olursa bi tuşuma bakar.Ama bişi olcaksa sen beni önceden ara(abartılı kaş-göz hareketleri yapar)
Tarık:Baba!!
Naz utancından yerin dibine geçmiştir.
Filiz ve Ümit te gülüyordur..
Ve giderler..
Naz ve Tarık kapıyı kapatıp,yaslanırlar..
İkisininde gözleri aynı kameraya takılır..
Tarık:Maceraya hazır mısın?
Naz da gözlerini ayırmaz..
Naz:ne gibi?
Tarık:sıkı bir süreç bizi bekliyor..
İkiside birbirine bakar..
Fonda: Plain White Tees - Hey There Delilah

Ve sahne,evin dışını fon alır..

aşka_aşık_11
24-01-08, 16:48
GEÇMİŞ

Cahide: naz hadi kızım yemeğe gel!

Naz: geldim annecim!

Naz merdivenlerden iner tam masaya oturacakken kendini kötü hisseder. Yüzü bembeyaz olmuştur ve bayılır.

Cahide: (endişe ile) nazz! Vahi, ümit koşun naz bayıldı.

Vahi ve ümit koşarak gelir. Nazı yerde baygın yatırken görünce onlarda endişelenir.

Ümit: anne ne oldu ya?

Cahide: (ağlayarak) bilmiyorum! Aniden düştü bayıldı.

Vahi: hadi hastaneye gidelim hemen!

Hemen hastaneye giderler. Nazı acile alırlar. Bazı testler yaparlar…
Doktor çıkar içeriden

Cahide: ne oldu doktor bey nesi var kızımın? Kötü bir şeyi yok ya?

Doktor: yok hanım efendi! Sadece anneanne oluyorsunuz!!

Ümit: ne?

Doktor: (ümite) siz de babasısınız herhalde bebeğin?

Ümit: ne? Ha yok! Ben içerideki kızın katiliyim!

Doktor: ne?

Cahide: (araya girer) şey… Şaka doktor bey! Teşekkür ederiz! Başka önemli bir şey var mı?

Doktor: hayır yok! Ben gideyim artık!

Cahide: (gülümsemeye çalışarak) teşekkür ederiz.

Doktor gider.

Vahi: cahide ne diyor bu adam? Naz nasıl hamile olur ya?

Cahide: (şaşkın) bilemiyorum vahi!

Ümit: öldürürüm ben bu kızı anne! Kimle ne zaman birlikte oldu da hamile kaldı?

Cahide: ümit sakin ol! Ablan kocaman kadın oldu artık! 25 yaşında o! Her ne kadar biz onun ailesi olsak ta bu kadar karşı gelmek doğru olmaz!

Ümit: anne nazın sevgilisi bile yok ki! Nasıl hamile kaldı?

Cahide: demek ki varmış oğlum! Ablan uyansın sorarız!

Vahi: ne tepki vereceğimi şaşırdım cahide! Bana bir yol göster!

Cahide: şu anda sakin olmamız lazım kocacım! Kızımızı kıracak hiçbir şey yapmamamız gerek!

Vahi: haklısın karıcım! Uyansın da girelim yanına!

Ümit: ya inanmıyorum nasıl bu kadar sakin olabiliyorsunuz siz!

Cahide: öyle olmamız gerek oğlum çünkü! Eğer öyle olmazsa onu kaybederiz! Ve bunu ne ben ne de baban hiç istemeyiz! Sen de istemezsin öyle değil mi?

Ümit: haklısın annecim! Ama bilmiyorum! Kıskandım sanırım! Nazı hem bir bebek hem de başka bir erkekle paylaşmak… Ağır geldi bana!

Cahide: ümit nazın daha önce erkek arkadaşları oldu! Ama sen hiç bu kadar büyütmedin! Neden bugün?

Ümit: çünkü… ilk defa bu kadar ciddi bir durum var! Nazın diğer erkek arkadaşları hep anlıktı ama bu… bu sefer naz gidiyor!

Cahide: (gidip ümit e sarılır.) ah benim canım oğlum sen ablana bu kadar düşkün müydün ya?

Ümit: evet annecim! HEP!

Vahi: sen naza bu kadar düşkünsen bu bebeğin kimden olabileceğini de tahmin edebilirsin belki! Hı?

Ümit: ya dediğim gibi nazın bir sevgilisi yoktu. …

Ümit düşünürken hemşireler nazı odaya alırlar. Ayılmıştır naz!

Ümit: abla!

Cahide&vahi: naz!

Nazın odasına girerler. Naz biliyordur ailesinin hamile olduğunu öğrendiğini! Bu yüzden yüzü cama dönüktür.

Cahide: kızım! Nasılsın?

Naz dönmez yüzünü, gözünden yaşlar dökülür! Utanmıştı kendinden! Nasıl böyle bir şey yaparım diye düşünüyordu.

Ümit: ablacım?!

Naz: …

Ümit cahide ve vahiye çıkmasını söyler naz ile yalnız konuşmak ister!

Ümit: abla! Konuş benimle lütfen!

Naz: ümit! Bu sen misin?

Ümit: evet ablacım benim.

Naz: sen… kızgın değil misin bana?

Ümit: başta kızgındım ama şimdi değilim! Abla söyle lütfen kim bu çocuğun babası?

Naz: …Tarık…

Ümit: nasıl? Naz siz Tarık ile beraber misiniz?

Naz: hayır!

Ümit: …

aşka_aşık_11
24-01-08, 17:18
Ümit: ablacım sen şunu doğru düzgün bir anlatsana!

Naz: ümit anlatırım ama çocuğun babasının Tarık olduğu dışında hiçbir şey
bilinmeyecek! Tamam mı?

Ümit: tamam. Anlat hadi!

Naz: bir gece eve gelmemiştim hatırlıyor musun?

Ümit: evet! Sıla da kaldım demiştin!

Naz: hı hı! İşte o gece…ben… Tarık ta idim! O gece birlikte olduk!

Ümit: abla doğru söyle sana zorla mı bir şey yaptı?

Naz: hayır ümit saçmalama! Tarık’ı sevdiğimi biliyorsun zaten! O gece ikimiz de sarhoştuk. O benden daha sarhoştu. Bir barda karşılaştık bana beni eve
götürür müsün dedi! Ben de tamam dedim. Yalnız yaşadığı eve götürdüm onu.

Ümit: ee?

Naz: girdik eve tam koltuğa yatıracaktım ki ayağım halıya takıldı. Üzerime düştü. Gözlerimin içine bakarak “senin bu kokuna hasta oluyorum” dedi. (nazın gözleri dolar) kokumu içine çekti. Ve sonra dudaklarıma yaklaştı. Bende hem sarhoş hem de ona deli gibi âşık olduğum için karşı koyamadım. İşte sonucu bu! (nazın gözlerinden haylaz yağmurlar yağıyordu)

Ümit: peki! Bir şey daha. Tarık biliyor mu hamile olduğunu?

Naz: evet! Ama inanmadı bana. Daha doğrusu bu bebeğin onun olduğuna…

Ümit: kalkar naza sarılır. Canım benim üzülme sen! Son bir şey soracağım sana! Bu bebeği doğurmak istiyor musun?

Naz:…

Ümit: naz cevap ver lütfen!

Naz: istiyorum ümit!

Ümit: tamam o zaman gerisini bana bırak!!!

Naz: ümit ne yapacaksın? Aklından neler geçiyor?

Ümit koşarak çıkar odadan!

naz:ümitt!!!

z_e_y_n_o
24-01-08, 18:29
Tarık gülümseyerek evden çıkar ve hemen sonra tekrar kapıdan başını uzatır

Tarık: bu arada netice halacım, naz da bu gün size selam vermeden giderken kafası dağınıktı biliyosunuz, affedin siz onu da…

Netice: (kurnazca gülümseyerek) tamam tamam, onu da affettim. Zaten suç babasında…

Vahi: ne?

Netice: niye düzgün yetiştirmiyosun sen bu çozukları vahi?

Bu sırada tarık onalara gülümseyerek bakıp tekrar çıkmıştır…

Part-27

Tarık eve vardığında kapıyı filiz açar.

Filiz: ne oldu abi? Barıştınız mı?

Tarık: sence barışmışız gibi mi görünüyorum?

Filiz: (tarığın üzgün yüzüne bakarak) çok özür dilerim abi. Hepsi benim yüzümden oldu. Tam boş boğazlık edicek vakti buldum yani…

Tarık: tarık filiz, boş ver artık. Nasılsa olan oldu. Hatta naz bunu eninde sonunda öğrenebilirdi, erken öğrenmesi daha iyi oldu.

Filiz: ama sen merak etme ağabeycim, bu işi batırdığım gibi düzelticem de… barışma çalışmalarında sonuna kadar arkandayım, merak etme.

Tarık: zaten pes etmeye hiç niyetim yok, mutlaka beni affedicek

Filiz: sen sen ol abi, sakın vaz geçme, hep yanında ol nazın. Belli etmese de hoşuna gider mutlaka, affeder seni sonunda.

Tarık: affeder dimi?

Filiz: (tarığın omzunu sıkarak) affedicek, merak etme. (elini tarığın omzundan çekip başka bi tarafa dönerek devam eder) ama elini çabuk tutsan iyi olur ağabeycim, sonra başkaları kaparsa hiç şaşma

Tarık: ne demek o şimdi? Kim kapıyomuş benim nazımı?

Filiz: ümit söyledi bu gün. yurt dışından bi arkadaşını alıcakmış hava alanından. Çok eskiden tanışıyolarmış, taa çocukluktan, o amandan beri aşıkmış bu berk naza.

Tarık: berk mi?

Filiz: evet, adı berk

Tarık: naza aşıkmış…

Filiz: evet

Tarık: hem de çocukluktan beri…

Filiz: hı hı…

Tarık:ve bu gün onlara gidiyo…

Filiz: hem de 1 haftalığına…

Tarık bir süre daha filize baktıktan sonra koşarak salona gelir, bir taraftan da bağırıyordur

Tarık: baba… baba…

Hulusi: ne var zibidi? Ne bağırıp duruyosun?

Tarık: hadi baba hazırlanın vahi amcalara akşam yemeğine gidiyoruz

Hulusi: (sırıtarak) oluurr…

Belgin: ne demek olur hulusi, ne işimiz var bizim şimdi orda? O suratsız kadını hiç çekicek halde değilim, netice midir, Hatice midir nedir…

Hulusi: a aaa… niye öyle diyosun hayatım, çok tatlı bi kadın netice ablam.

Tarık: ya bırakın şimdi tartışmayı, geç kalıyoruz, çok önemli bu.

Belgin: neymiş o önemli olan?

Tarık: şeyy… biz… yani nazla ben… yine ayrıldık ta…

Hulusi: (kızgın) ne? Yine mi? Hem dedaha saatler önce barışmışken… boşa mı gitti yani şimdi benim o muhteşem planım…

Tarık: sen merak etme babacım, ben kendimi ona affettiricem

Hulusi: ha suç senin yani… hiç şaşırmadım. Anasının oğlu işte. Bilmiyo ki babası gibi bi kadını elinde tutmanın 100 kuralını…

Belgin: (kızgın) hulusi…

Hulusi: pardon canım…

Tarık: hadi baba, ara vahi amcaları, haber ver

Hulusi: tamam tamam…

Bu sırada vahilerde…

Ümitle berk salona girerle, berk geride bekliyordur

Netice: nerdesin sen şamama?

Vahi: doğru söylüyo ümit,nerdesin sen?

Ümit: tamam ya sakin olun… yokluğumun bu kadar hissediliceğini bilsem gitmezdim hiç bi yere.

Vahi: senin yokluğundan bana ne… ben burda yokluğun yüzünden yediğim bastonlara yanarım…

Netice: sen bi düzgün söylesene nerdeydin???

Ümit: baba sana söyledim ya… ben berki hava alanından almaya gidicem diye…

Vahi: doğru ya, kafa mı kaldı bende… eee nerde peki?

Ümit: berk, gel hadi

Ve berk te gelir yanlarına

Netice: a aaa… bu kim?

Ümit: berk çok eski bi arkadaşım halacım, bi haftalığına yurt dışından geldi.misafirimiz olucak

Netice: hı… iyi iyi… arkadaş iyidir. (berke seslenerek) bak bakıyım bana (bir süre ona bakar) eh, yakışıklıca bişeymiş. (berk neticeye gülümser) ama böyle… ne biliyim… itici bişeyler var sanki…

Ümit: (berkin kulağına) kursa bakma, herkese karşı böyledir

Netice: (ümiti duymuştur) atma şamama… şimdi şurda benim karaip krsanım olucaktı ki… aaah ahh… kim onun eline su dökebilir be kim… (berke dönerek) ha bu arada yabancısın tabi, bilgilendirmek laızm seni. Karaip korsanım benim damadım olur, nazın nişanlısın

Naz: (merdivenleri inerken sohbete katılır, vurgulayarak) eski nişanlım halacım.

Netice: (sessizce) aman be, sanki barışmıycaksınız…

Bu sırada naz yanlarına gelmiştir.

Naz: (gülümseyerek) hoş geldin berk

Berk: (nazın elini kibarca tutup öper) hiç değişmemişsin.

Naz: sen de öyle…

Netice: (berk hala naza bakarken ona kötü kötü bakar, sessizce) şuna bak şuna, içine düşücek şimdi. Yok yok bu bakışlar hiç hayra alamet değil. (berkin dizini bastonuyla dürtükleyerek) baksana sen buraya…

Berk: (neticeye döner) buyrun efendim…

Netice: (sessizce) bak bak, şu kibarlığa bak… güya gözüme giricek ya… (tekrar berke döner) var mı?

Berk: anlayamadım…

Netice: var mı diyorum var mı?

Ümit: yani sevgilin falan var mı demek istiyo berkcim.

Berk: ha, yok maalesef…

Netice: tüh be… niye yok? Bulalım hemen sana bi tane… vahiiii neydi şu bizim kuzenin kızının adı?

Vahi: hangi kuzen abla?

Netice: canım hani varya muşmula suraktlı bi kuzen bizde… onun kızını diyorum. (berke yapmacık bi sırıtışla bakarak) ah nasıl da yakışırla birbirlerine…

Berk: (gülümseyerek) yok hayır, hiç gerek yok

Netice: öyle mi diyosun…

Berk yine gülümseyerek başını sallar.

Ümit: (neticenin yanında diz çöküp kulağına eğilerek, sessizce) berk küçükken naza çok fena aşıktı valla halacım, bildiğim kadarıyla da bi o var işte.

Netice: ne?ne?

Naz: halacım iyi misin?

Netice: vahiii, hemen Hulusileri ara yemeğe çağır.

Naz: ya hala olmaz, ben tarığıgörmek istemiyorum

Berk: (sessizce) demek adı naz…

Vahi: efendim evladım, bişey mi dedin?

Berk: yok vahi amca, demedim

Netice: vahi durmsana, arasana hadi…

Naz: ya hala…

Netice: sen sus kız, büyüklerin konuşuyo burda. Hadi vahi…

Vahi: peki abla

Vahi tam hulusiyi aramak için telefonu çıkarmışken çalar. Arayan hulusidir.

Vahi: (şaşkın) hulusi arıyo…

Netice: iyi insan lafının üstüne, aç hadi aç…

Vahi: (telefonu açar) efendim hulusi?

Hulusi: vahicim, hazırlanın akşama size yemeğe geliyoruz

Vahi: bekliyoruz hulusi

Ve telefonlar kapanır

Netice: ne dedi?

Vahi: akşama yemeğe size geliyoruz dedi.

Netice: E tabi daha fazla dayanamadı çocuk…

Ümit: hangi çocuk?

Netice: hangi çocuk olucak, tarık tabii… özledi nazını geliyo işte

Naz: (kızgın) hala…

Ama kimse nazın gülümsediğini fark etmemiştir, hatta kendisi bile farkına varmamıştır bunun

aşka_aşık_11
24-01-08, 18:40
Cahide ve vahi içeri girerler.

Cahide: naz kızım nereye gitti ümit?

Naz:… bilmiyorum anne!

Vahi: siz ne konuştunuz ki?

Naz:…babacım sonra konuşsak!

Vahi: ben dışarıdayım.

Cahide: tamam canım.

Naz: anne… beenn…

Cahide: ne olduğu önemli değil, sadece sana şunu sormak istiyorum. Bu bebek kimden?

Naz: Tarık tan!

Cahide:…

Naz: anne…ben…çok özür dilerim!

Cahide: ümit… Tarık’ın yanına gitti değil mi?

Naz: bilmiyorum. Ama sanırım evet!

Cahide: kızım benim (sarılır) sen nasılsın bakalım? Torunum nasıl?

Naz: anne kızgın değil misin bana?

Cahide: hayır. Sadece şaşkınım. Söyle bakalım nasılsınız?

Naz: bilmiyorum ki anne! Bende yeni öğrendim zaten! Daha sevincini bile
yaşayamadım.

Cahide: naz Tarık bu bebeği istemiyor mu?

Naz: annecim ümite anlattım her şeyi. Ona sorsan da o anlatsa. Benim bir kere
daha anlatmaya gücüm yetmez.

Cahide: tamam canım kızım benim. Ama şunu bil ki eğer Tarık bu bebeği istemiyorsa biz bakarız ona!



Ümit Tarık’ın yanına gider.

Ümit: Tarık odasında mı?

…: odasında ümit bey!

Ümit kapıyı bile çalmadan dalar odaya.

Tarık: oo ümit hoş geldin!

Ümit: hiç hoş gelmedim. Deyip Tarık’a bir yumruk atar!!!

Tarık: ümit ne oluyor,?

Ümit: sen benim ablamı nasıl üzersin ha nasıl? Ablam sana hamile olduğunu
söylüyor o bebeğin babasının sen olduğunu söylüyor ama senin umurunda bile olmuyor.

Tarık: o bebeğin benim olduğuna ben nasıl inanayım?

Ümit: ya sen ne kadar yüzsüzsün ya! Dua et işin içinde naz ve yeğenim var yoksa seni öldürürdüm.

Tarık: ne yapmamı istiyorsun?

Ümit: naz ile evlenebilirsin mesela!!!

Tarık:…

ua_nazlyy
24-01-08, 19:55
Ve önünde bir taksi durur.
Naz:galiba o..
Ve Tarık taksiden iner..Taksi aradan çekilince Naz ve Tarık gözgöze gelirler..

Bir süre kitlenirler..
VE FONDA: Mark Anthony -Te Amare

Tarık bir adım atar(fonda hala müzik devam etmektedir)
Tarık:Naz hanım?
Naz belli belirsiz gülümseyip elini sıkmak için elini uzatır..
Tarık sıkmak yerine öper..
Naz:merhaba..
Tarık:me me merhaba
Naz utangaçca gülümser..
Tarık:nasılsınız?
Naz:iyiyim siz?
Tarık:iyiyim.
Bir süre kalırlar..
Tarık:şey eve mi çıkalım bir yerde mi oturalım?
Naz:bence eve çıkalım,ve şu işi çözümleyelim.
Tarık:iyi olur benimde size anlatmak istediğim bir şeyler var.
Naz:tamam..
Kapıyı açar..
İçeri girerler.


Eski parkeler,her adımda gıcırdıyordur..
İkiside karşılıklı kanepelere otururlar.
Camdan dışarı bakar Naz bir süre,sonra yüzüne beklenti ve endişe içinde bakan Tarık a döner..

Tarık:evet konuşmaya başlayalım mı?
Naz:iyi olur..Sen daha eskisin ilk sen anlat istersen?
Tarık:tamam.Ben 3 sene önce geldim buraya.Yerleştiğim gün bir gariplik olduğunu sezmiştim aslında…..

Tarık anlatmaya,Naz ise ilgiyle dinlemeye devam eder..
Tarık:Ve artık tahammül edemeyeceğimi anlayınca Türkiye’ye dönmeye karar verdim.Ama içimden bir ses bana bi ipucu bırakmam gerektiğini söylüyordu.Ve o akşam oturup mektubu yazdım.

Naz:peki birinin o mektubu bulacağını nereden bildiniz?
Tarık:benim yaşadığım şeyleri o da yaşıyorsa muhakkak araştıracak,ve o malum kitap ilgisini çekecekti..

Naz:nitekim benim ilgili çekti.
Tarık:Peki siz?
Naz:bende buraya geldikten sonra…

Ve bitirir..
Naz:işte sonrada burada oturuyoruz.
Tarık tam bir şey söyleyecekken ışıklar söner..
Naz:neler oluyor?
Tarık:korkma elektrikler gitti.
Ve duvarda ışıklı bir yazı belirir..

“İKİNİZSİNİZ”…


Devamını yazıyorum..

''El!F''
24-01-08, 21:41
-PART 45-

Hulusi: Siz ben yokmuşum gibi davranın. Rahatsız olmayın.

Tarık: Baba!!

Hulusi: Ne babası lan zibidi. Çok kötü ağrıttın başımı.

Tarık: Hem sen nerden buldun anahtarı.

Hulusi: Hatırlatırım. Bu evi ben ayarladım. Yedeğini sana verdim. Aslı bende

Tarık: Yani baba. Hem sen niye zile basmadım

Hulusi: Ne biliyim oğlum. İşiniz falan olur sandım:)

Naz çok utanır bunu duyunca

Hulusi: Hadi yardım edin kalkmama.

Tarık bi elinden Naz da diğer elinden tutup kaldırırlar. Salona götürüp yatırırlar
bir koltuğa.

Naz: Rahatmısınız babacım?

Hulusi: Rahatım kızım merak etme. Sadece zibidi başımı çok ağrıttı.

Naz(Tarık’a bakar): Ben bi ağrı kesici getiriyim. Der ve gider.

Tarık: Bende yardım edeyim der ve tam arkasını dönmüş gitçekkken…

Hulusi: Dur bakalım. Ağrı kesici getirçek, çuvalla getirmiycek hoş. Niye o kadar

sert vurdun başıma?

Tarık(döner yüzünü Hulusi’ye) : Eee hırsız sandık baba.

Hulusi: Ama zamanlamam hiç iyi olmamış.

Tarık: Niye ki?

Hulusi: Temizlemenizi yarım bırakmışım.

Tarık: Baba…. Neyse ben bi Naz’a bakıyım.

Hulusi: Tabi tabi…… devam et sen temizlemeye.

Tarık(arkasını dönüp giderken) : Babaa!!!

Tarık mutfağa Naz’ın yanına gider. Arkadan sarılır Naz’a. Tam öpcekken ayrılır
Naz.

Naz: Ben sana demiştim öpücük falan yok diye.

Tarık(şaşırır): Sen ciddimiydin o konuda.

Naz: Tabi ki ciddiydim. Birkaç gün yok. Sonra yine rezil oluruz birilerine.

Tarık: Ama ben seni öpmeden nasıl durabilirim. Onu düşündün mü?

Naz: Orasını da sen düşün Tarıkçım.

Su ile aspirini alıp hızla geçer Tarık’ın yanından. Salona gider.

Tarık: Off Tarık off. Yaptın yine yapacağını. Ama ben bulurum onu öpmenin
yolunu.

Naz(ağrı kesici ile suyu uzatır): Buyrun babacım.

Hulusi(alır): Sağol kızım.

Hulusi içer, Naz bardağı alıp tekrar döner mutfağa.

Belginler;

Şeyma: Ne oldu Berkay?

Berkay: Benim acilen Amerika’ya dönmem lazım.

Şeyma: Niye?

Berkay: Arkadaşım kaza geçirmiş.

Şeyma: Yaaa.. tamam o zaman. Eee peki bilet işi ne olcak?

Berkay: Ben şimdi Tarıklara gitçem. Eşyalarımı toplıcam. Hallederim bilet işini
de.

Şeyma: Tamam. İyi yolcuklar. Görüşürüz

Berkay: Görüşürüz. Sen anlatırsın yengemlere falan. Şimdi hemen gidim ben.

Şeyma: Tamam sen merak etme.

Berkay gider yanlarından

Naz mutfağı topladığı için çok yorgundur. Hulusi’nin yanına salona gider.

Naz: Bir şey ister misiniz babacım?

Hulusi: Yok kızım sağol. Uyucam

Naz: Tamam. Ben yukardayım. Bir şey isterseniz çağırırsınız beni

Hulusi: Tamam kızım.

Naz yanından gider. Tam yukarı çıkçakken kapı çalar.

Naz: Off ya kim bu şimdi.

Gider kapıyı açar.

Naz: Berkay senin ne işin var burada? Annemler nerde?

Berkay: Onlar sahilde. Ben toparlanıp gitçem hemen.

Naz: Ne oldu ki?

Berkay: Ya arkadaşım kaza geçirmiş.

Naz: Hmm… geçmiş olsun

Berkay: Sağol. Tarık nerde?

Naz: Bahçededir herhalde.

Berkay Tarık’ın yanına. Naz da odaya çıkar.

Berkay: Tarık?

Tarık: Ne oldu oğlum ne bu acele.

Berkay: Ya benim acilen Amerika’ya gitmem lazım. Sen beni havaalanına
bırakırmısın?

Tarık: Bırakırımda niye?

Berkay: Yolda anlatırım.

Berkay odaya çıkar eşyalarını toplamak için. Tarık’ta daya gider. Naz yatakta
uyuyordur.

Tarık(yanına gider) : Uyuyor, oğlum Tarık fırsat bu fırsat öp bir kere. Hem
uyuyor anlamaz.

Yaklaşmış Naz’ı öpecekken

Naz(gözleri kapalıdır) : Sakın deneme Tarık!

Tarık: Neyi?

Naz: Öpmeyi. Yoksa fena olur.

Tarık: Sen hala o konudamısın?

Naz: Evet.

Tarık: Ya Naz.

Naz(gülümser) Efendim Tarık?

Tarık: Yok bir şey. Ben Berkay’ı havaalanına bırakmaya gidiyorum.

Naz: Tamam güle güle.

Tarık: Güle güle der ve çıkar odadan.

Tarık: Naz çok ciddi. Sende sakın öpmeye kalkışma Tarık. biraz şaşırsın.

Berkay yanına gider.

Berkay: Kim şaşırsın?

Tarık: Yok bir şey. Hazırsan çıkalım

Berkay: Hazırım

İkisi çıkarlar evden. Arabaya binip havaalanına doğru yol alırlar.

-PART 45 SON-

aşka_aşık_11
24-01-08, 23:25
Tarık: nasıl ya? Ümit ne evlenmesinden bahsediyorsun sen? Ben ve evlilik… Uyuşmuyoruz bile!

Ümit: ama kız kardeşimle birlikte olup onu hamile bırakmayı beceriyorsun! Nazın ne durumda olduğunu biliyor musun sen?

Tarık: bebek mi sorun? Sırf nazın bebeğinin bir soyadının olması mı? Tamam, O zaman evlenirim olur biter!

Ümit: nazımı benim biricik ablamı üzmene izin vermem! Eğer ablam seninle evlenmek isterse evlenirsiniz. Sana şunu söyleyeyim nazı en çok üzen… Sana gerçekten âşık olması. Kız umutlandı! Sen onunla birlikte olunca ona âşık olduğunu sandı.

Tarık: ümit bir dakika dur! Ne dedin sen naz bana âşık mı?

Ümit: evet!

Tarık: tamam onunla evleneceğim.


Tarık ve naz 1 ay sonra evlenirler. Dıştan normal gibi görünen evlilik aslında içine girildiğinde hiçte normal değildir.

GÜNÜMÜZ

Tarık: nazı keşke hiç üzmemiş olsaydım. Keşke üzülmene sebep olup ta bebeğimizin gitmesine neden olmasaydım!


Naz: salonda elinde kahvesi oturmuş düşünüyordur.

GEÇMİŞ

Naz ve Tarık sade bir nikâh ile evlenirler. Ve evlendikleri gece eve geldiklerinde Tarık ile arasında geçen konuşma:

Tarık: naz seninle evlendik ama asla seninle beraber yatmayacağım. Dışarıdan görenler bizi gerçekten evli sanacaklar ama öyle olmayacak. Bana karışmayacaksın.

Naz: merak etme zaten seninle yatmaya meraklı değilim. Sırf ailemi üzmemek ve bebeğim için evlendim seninle. Ve bebeğim doğsun kısa bir süre sonra boşanacağım senden.

Tarık: o zaman anlaştık!

Naz: anlaştık!

GÜNÜMÜZ

Naz: bunu sen istemiştin Tarık! Şimdi neden benim peşimden geliyorsun ki! Bunu yaparken sadece benim canımı yakıyorsun ama farkında değilsin!!!

Zumzizeroo
25-01-08, 00:37
Bölüm 5: Bazen Bir İşaret Bile Yeter

Mevsim kışa doğru ilerlerken güneş vazgeçmiyordu ışıldamaktan.Gökyüzünün saklayamadığı ışıltıları pencereden içeri sızıyordu. Kıpırdandı yavaşta yatakta. Sağ elini yüzüne doğru kaldırdı perdelerin arasından inatla gözüne gelen pırıltıyı engellemek için.. Bir süre durdu. Sonra gözlerini araladı yavaşça ve bileğindeki saatte baktı..

NAZ (esnedi biraz) 10’e geliyor..

Kollarını iki yana açarak, yüzüne hakim olan gülümsemesiyle gerindi.. Attı yorganı üzerinden, yataktan ayaklarını sarkıtıp terliklerini giydi.. Pencereye doğru ilerleyip perdeleri açtı sonuna kadar.. Bahçeye baktı bir süre, gözü müştemilatın önündeki salıncağa takıldı.. Düşünceleri ona hakim oluyordu, ne kadar güzel anıları vardı o salıncakta, bahçede..

NAZ (gülümseyerek) Günaydınnn!!

Döndü, yerdeki gri, uzun hırkasını giyip çıktı odadan..Ev sessizdi, yavaşça mutfağa indi..
Kahvaltıyı hazırlamaya başladı. Salondaki masaya kahvaltılıkları götürürken Vahi merdivenlerden yeni iniyordu..

VAHİ (öper yanağından) Günaydın güzel kızım. (bir yandan kravatını bağlamaya çalışırken) Hayırdır bu saatte, uyku mu tutmadı?

NAZ: Günaydın babacım. (Vahi’nin kravatını düzeltir) Hafta sonu hep beraber kahvaltı yapalım istedim. Sen neden hazırlandın?

Bu sırada mutfağa giderler, Vahi de kahvaltı için yardım etmeye başlar Naz’a..

VAHİ: Ümit’in dershanesinden aradılar 2 gün önce.Benimle görüşmek istiyorlarmış.

NAZ: Sınav sonuçları hakkında mı acaba? Yoksa o zevzek esprilerine dayanamadılar da paramızı geri mi vermek istiyorlar..

VAHİ (güler) Görücez Ümit Bey’in marifetlerini..

NAZ (iter babasını) Hadi hadi çık bakalım mutfağımdan. Bak masanın üzerinde koydum gazeteleri, ben hallederim gerisini.

VAHİ: Annesinin kızı nolacak.. İyi tamam gidiyorum işte istenmediğim yerde kalmam (gülerler ikisi de)

15 dakika sonra Naz her şeyi hazırlamıştır.. Yukarı çıkar Ümit’in odasına. Yavaşça açar kapıyı. Ümit yüzüstü yatmış, kolları yastığın altında, yorganla büyük bir savaş verip de kazanmış olmanın verdiği huzurla uyuyordu. Naz baş ucuna gidip dizleri üzerine çöktü, kulağına eğilip fısıltıyla..

NAZ: Ümiiiiitt.

ÜMİT: ….

NAZ (saçını okşar bu kez) Ümiitt.. Hadi canım kalk artık..

Ümit kıpırdanır yatakta…

NAZ (bağırır bu kez) Ümiiiiiiit!! Çabuk kalk çabuk..

Ümit panikle fırlar, yorganla boğuşur bir süre şaşkınlıktan.Sonra ayağa kalkar yatağın üzerinde..

ÜMİT: N’oluyor Naz, ne diye bağırıyorsun? Bir şey mi oldu?

NAZ: Evet Ümit, evet. Çok önemli bir şey oldu..

ÜMİT: Nee, noldu? Alıştırarak söyle nolur kaldırabilir miyim bunu bilmiyorum.

NAZ: Sabah oldu Ümit, SABAH…

ÜMİT (yüzü düşer) Eyvaaah… Napıcaz.. Şimdi bir dakika durulmaz artık bu evde..

NAZ: Ne?!

ÜMİT: Napayım Naz sabah olduysa.. Sabah sabah rüyanda mı gördün beni!

NAZ: Şimdi şöyle ki canım kardeşim; sabah olunca insanlar uyanır. Hani yeni bir gün, yeni ümitler.. (sonra kendi kendine konuşuyormuş gibi devam eder) Ayy ne güzel olurdu gerçekten; yeni bir Ümit..

ÜMİT: Naz… Ne diyorsun allah aşkına ya..

NAZ (Ümit’i duymaz bile) Evet, evet… Aklı selim, ağır başlı, sevimli bir Ümit.. (gülümser)

Ümit parmağını şıklatır Naz’ın gözünün önünde, sonunda elini sallar..

ÜMİT: Huu..Kime diyorum ben.Daldın gittin..

NAZ: Pess yani Ümit.. Bravo

ÜMİT (şaşkın) Şimdi naptım ben ya?

NAZ: Daha napıcaksın Ümit, şurada 2 dakika hayal kuruyorum.Ona bile müdahale ediyorsun. Sırf bana rahat vermemek için napıyorsun ediyorsun, buluyorsun birşeyler ee pess...

ÜMİT: Ne?!

NAZ: Ne değil benim şaşkın kardeşim efendim..

ÜMİT: Off Naz of.. Sabahın köründe gelip uyandırdığın yetmiyormuş gibi şimdi de…
Aa, dur buldum.. (rahatlar biraz) Anladııım, hala kabus görüyorum ben tabi ya, nasıl oldu da daha önce düşünemedim ben bunu.. Şimdi bir çimdik atacağım kendime ve ‘şak’ uyanacağım ve sen burada olmayacaksın..

NAZ: Yok sen zahmet etme..(çimdikler)

ÜMİT (tutar kolunu) AaaH! Yavaş olsana biraz Naz.. Çimdikleyecektin, koparmayacaktın..

NAZ: Rica ederim Ümitcim, benim için zevkti..

---

VAHİ (aşağıdan seslenir) Nazz, Ümit.. Hadi çocuklar öldüm burada açlıktan sayenizde…

NAZ (bağırarak) Tamaaam.. Bak Ümit gördün mü az daha oyalasan neler gelecekti başımıza..

ÜMİT: Ya ya..Benim yüzümdendi zaten.. Uykum var benim. Sen git.

NAZ (yastığını alır kafasına vurur) Uyandın işte, yok uykun falan.

ÜMİT: Ha sen benden daha iyi bileceksin yani..

NAZ: Bilicem tabi, ablanım ben senin.. (masum bir ifade takınır) Peki sen bilirsin, ama sırf senin için yaptığım sucukları kaçıracaksın haberin olsun.. Kısmet değilmiş artık..

ÜMİT: Seen. Sucuk..? Sen.. Bana.. Sen..

NAZ: Eyvaaah şok etkisi yarattı çocukta.. (omuzlarından tutup sarsar Ümit’i)

ÜMİT: Allaaaah.. Sucuk.. Hadi Naz hadi.. Açlıktan öldüreceksin ikimizi de.. (koşarak iner aşağıya)

NAZ: Neden benim de herkes gibi normal bir kardeşim yok.. Ama olsun ben onu böyle seviyorum (gülerek aşağı iner o da)

--Kahvaltıda—

ÜMİT: Sen bu sucukları yemeyeceksin değil mi Naz? İyi o zaman (batırır çatalını Naz’ın tabağındaki sucuklara)

VAHİ: Önündekileri bitirsene önce sen oğlum, ne o öyle ablanın tabağına saldırıyorsun.

NAZ (güler) Bırak baba yesin, canım kardeşime feda olsun tüm sucuklar.

ÜMİT (ağzı dolu zar zor anlaşılır bir sesle) Baba kızına bir haller oluyor haberin olsun.. Canım kardeşim, Ümitcim falan. Hayra alamet değil bunlar..

NAZ: Ay ilahi Ümitcim.. Çok şakacısın her zamanki gibi..

VAHİ: Seni uzun zamandır bu kadar mutlu görmemiştim kızım.. 2 aydır çok değiştin sen.. (imalı imalı) Bilmediğimiz bir şey mi var yoksa?

ÜMİT (Naz’a eğilerek) Var mı??

NAZ (utanır) Baba şu Ümit’e bir şey söyle.. Bilmediğiniz hiç bir şey yok.. Arkadaşlarım var sadece.. Kızlar, Alex, (biraz düşünür) Tarık.. sanırım

VAHİ: Yeni arkadaşlar demek.. Ee ne zaman tanışıyoruz Alexle ve sanırsam Tarıkla..?

NAZ: Yok artık… (Vahi’nin bakışı karşısında) Belki bir ara.. Of..

Ümit tam ağzını açıp bir şey söyleyecekken Naz atılır hemen..

NAZ: Ümit.. Sakın!

ÜMİT: İyi valla, reçeli uzatır mısın diyecektim sadece (güler)

NAZ: Baba, öğleden sonra dışarı çıkıcam haberin olsun.

VAHİ: Peki kızım. Kızlarla mı buluşacaksın?

NAZ: Yok, tek başıma dolaşmak istiyorum. Kafamı dinlerim biraz, iyi gelir bana.

VAHİ: Tamam ama dikkat et kendine olur mu??

NAZ: Peki baba, her seferinde bu kadar endişelenmesen artık..

VAHİ: Ya evet, söyleyince de oluyormuş zaten.

-----

Naz salonda son kez aynaya bakıp, saçlarını düzeltir, çantasını da alıp kapıya yönelir..

NAZ: Ben çıkıyorum..

Annesiyle gittikleri alışveriş merkezine gider, birlikte zaman geçirmeyi en çok sevdikleri yer orasıdır çünkü.. Kendiyle baş başa olmanın verdiği huzur vardı içinde.. Ağır adımlarla vitrinlere baktı ama içlerine hiç girmedi..Zaten amacı da bir şeyler almak değildi.. Sadece zamanlaydı işi.. Durdu birden etrafına baktı. Bir an için annesiyle kendisinin hayalini gördü.. Mağazaların önünden ellerinde poşetler kahkahalar atarak geçiyorlardı.. Bir damla yaş süzüldü gözünden ama ona rağmen gülümsemeye devam etti.. O güzel anlarını üzülerek hatırlamak istemiyordu artık.. Farkında olmadan yürümeye başladı.. Ayakları onu en sevdikleri cafeye getirmişti.. O günden sonra buraya bir daha hiç gelmemişti.Derin bir nefes alıp içeri girdi..Köşedeki bir masaya oturdu..

GARSON (Yanına gelir) hoş geldiniz efendim..Ne alırdınız?

NAZ: Hoş bulduk. Sıcak çikolata rica ediyorum..

GARSON: Tamam. Başka bir isteğiniz var mıydı?

NAZ (gülümser) Hayır, teşekkür ederim..

Çantasından kitabını çıkarıp okumadan önce etrafına bakınır. Fonda ‘Keep Holding On’ çalmaya başlar..

Farkında olmadan orada saatlerini geçirmiştir..Telefonunun sesiyle irkilir..

NAZ: Efendim..

ZEYNEP: Canım, nasılsın?

NAZ: İyiyim Zeynepcim.. Sen napıyorsun?

ZEYNEP: Kızlarla düşündük akşama birlikte bir şeyler yapalım dedik.. Hadi hemen kalkıp geliyorsun..

NAZ: Nereye? Dışarıdayım ben zaten..

ZEYNEP: Melek Bar’a… İyi ya işte yarım saate kadar ordayız hepimiz..Anca gelirsin..

NAZ: Saat kaç ki şimdi..?

ZEYNEP: Maşallah Naz, 7’yi geçiyor saat..

NAZ: Tamam, geliyorum..Orada görüşürüz..

Telefonu kapatır, bu sefer babasını arar..

NAZ: Babacım, az önce Zeynep aradı, akşama birlikte olacağız.. Meraklanma olur mu..

VAHİ: Bizde yemeğe oturacaktık.. Merak ettim aramayınca, saatler oldu evden çıkalı. Tamam kızım, iyi eğlenceler..

NAZ: Çok geç kalmamaya çalışırım.. Afiyet olsun..

---

25 dakika sonra Naz, barın önündedir.. Girip içeri bir süre etrafına bakınır.. Karşı tarafta ona el sallayan Deniz’i görür ve insanlara çarpmamaya çalışarak yanlarına ulaşır.. Kızlarla öpüşür..
Gonca’yı kolundan çeker, sinir ve şaşkınlık karışımı bir sesle;

NAZ: İnanmıyorum size, onun burada ne işi var??

brs-sym
25-01-08, 13:32
PART 13


Naz Tarığn biraz yamulmuş yakasını düseltir.O anda Tarık Naznı elini tutar.O anda bir süre bakışırlar.
Tarık Nazın elini dudaklarına götürür.Bir öpücük kondurur.Naz ise şaşkınlığıyla TARIĞA bakıyordur.Tarık onun o bakışını görünce hemen Nazın elini bırakır.

Tarık:Şeyy çok pardon..Ben...Şey nysee gidelimmi?

Naz:Tamam...

Arabadayken....


Naz ikidebir eline bakıp duruyordur.aRADA BİRDE GÜLÜMSÜYORDUR.

Naz:Uzakmı gitçeğimiz yer?

Tarık:Yok yok geldik...-içses-İnşallah Sadri herşeyi ayarlamıştır...


Belginler;

Belgin şarapları getirir ikram ettikten sonra oturur.

Hulusii:Ruh ikizimle beraber giricem 2008e!Dimi vAHİcim yeni yıla nasıl girersek hep öyle olurmuş...

Der ve hafifçe Vahinin koluna vurur:

Vahi:Ya yaa...Ne güzel...

Belgin şarabını yudumlar...

Belgin:İÇSES:Acaba Oğluşum napıyodur şimdi!!Merak ettim bak...Offf....



Nazlar;

Gelmişlerdir,artık.

Tarık Nazın kapısını açar,Naz çıkar arabadan.Otel görevlileri hep Naza bakıyordur ve kendi aralarında konuşuyorlardı.

Tarık baktıklarını fark eder.Sinirlenir.

Tarık:Napıyosunuz siz orda!!!-diye bağırır görevlilere-

Görevliler Tarığın Tarık TEKELİOĞLU olduğunu anlarlar,hemen susarlar.

NAZ:Tarık noluyo?

Tarık sinirlice arabanın kapısını kapatr ve görevlilere doğru yürürken Naz onu olundan tutar.

Kendine çeker.

NaZ:Bari bu gece tatsızlık çıkmasın...Lütfen...

Tarık hafif gülümser.

Tarık:Ama bn onları gebertirimm...Nasıl süzdüler seni ya....

Naz:Tarıkkkkkk yürürrüüü

Naz otelin kapısını gösterir.

Tarık:Tamam..,,Ama bayanlar önden.Buyrun!

Naz önden Tarık arkadan yürürler,bir süre sonra kapıda durur,Tarık kolunu uzaır Naza ve kol kola girerler...


Saat 11dir.Yeni yıla son 1 saat kalmıştır.

Naz:Şuraya bak Tarık!

Naz parmağıyla noel babayı gösteriyordur.

Tarık:Gi,delimmi yanına?

Naz:Yok daha neler çocuk gibi...

Tarık:İyi sen bilirsin.O zaman şerefe...-der ve kadehi kaldırır,Nazda karşılık verir oda kaldırır.-

Tarık:içses-neyimise olsun bu şimdi?sağlığımıza desem ayıp olur...-KAVGA ETMEMEMİZE..Bİr ömür boyu-der ve güler...-

Naz biraz bozulur.AMA SONRADAN O DA GÜLER.

Tarık:Nasıl yer beyendin mi?

Naz:Ewet çok güsel...

Bİrden arkadan romantik bir müzik girer.Herkes yavaş yavaş kalkıp dans ediyorlardır.

Naz Tarığa bakıp duruyordur.Tarık Nazı kaldırmak istiyordur,ancak etraftaki yabancı kızların ona bakmasından rahatsız olduğu için birşey yapamıyordur.Ancak en sonunda kaldırabilir,Nazı dansa.

Nazın yanına gelir.

Naz:içses:Heleşükür....

Tarık:Benimle dans edeermisin...?

Naz:gülümser...-tabii...

Dansa kalkarlar.Dansa boyunca hep birbirlerine bakarlar...Tarık bir ara Nazı öpmek için ona yaklaşır ancak sonradan vazgeçer,bu olay haliyle Nazı sinirlendirir.

Naz:içses:Bir karar veremedi.

Tarık:içses:Of yaa.. bi türlü öpemedim...Hadi Tarık hadi oğlum..

Der ve yaklaşır Naza...İyice yaklaşmıştır.Tam onu öpecekkennn bir kadın mikrofonu eline alır.

Kadın:Yeni yıla 1 dk. kaldı herkes yerine lütfen...

Tarık:Hay ben seninnn....Offff

Naz Tarığın bu lafna güler....

Yerlerine geçerler...

Tarık:içses:Off yaaaa bi türlü öpemedim dlei olcamm şimdi öpsemmi acabaa son 1 dk. nolcakkii??öpiyim öpiyim...yok yok yada boşver...Ya öpiyimm ama ya yine aksilik çıkarsa...???


Naz:Tarıkk sonn 10 sn....

Geri geri saymaya başlarlar hep beraber....

0 Dendiği anda,herkes coşarr havalara zıplarlar Nazla Tarık hariç....Bİrbirllerine bakıyorlardır...Tarık Naza yaklaşır onu belinden tutar...İyice yaklaşır ve en sonundaa onu ÖPER....Tutkulu bir şekilde.Nazda karşılık verir..naz kollarını Tarığn boynuna dolar...gece akıp gider....

brs-sym
25-01-08, 13:46
PART 14

Uzun bir süre sonra ayrılırlar.Ama hala yakınlardır.oldukları yerde dans etmeye başlaralr.Tarık hafif gülümser,Nazın önüne gelmiş saçlarını arkaya atar.SONRA KÜÇÜK BİR ÖPÜCÜK KONDURUR ALNINA....

Naz çok mutludur,Tarıkta...Gözlerinden okunuyordur mutlulukları...

GECE BÖYLECE BİTER.

Arabaya binerler.Naz hafif sarhoş olmuştur.

nAZ, başını arkaya yaslar.

Naz:Satt kaç??

Tarık arabyı çalıştırıyordur.

Tarık:4!

Naz:sarhoş haliyle-(bilirsiniz nasıl konuşuyordu Naz....sarhoşken:img-wink:)-Nee 4 mü;?Oha...O kadar oldumu yaa?

tarık:Oldu tabi...Naz iyimisin sen??

NaZ:Kim benn??-güler-İyiyim...Hmde çok...-gölerini kapatır-

Tarık:Hee evett iyisin anlıyorum...

Tarık partideki hallerini düşünür.Gülümser,Naza bakarark..Naz uykuya dalmıştır bile....


En sonunda eve gelirler...

Tarık Nazı kucağına alır...

Naz Tarığın kucağındayken uyanır.

Naz:Napıyosun sen?

Tarık:Eğer kendin yürümek istiyosan bırakıyım..

Naz:Yok yok uğraşamam şimdi...

Tarık Nazı odasına çıkartır,yatağına yatırır.Yatırırken uzunca bir bakışırlar.

Naz:Bu güzel gece için teşekkürler...

Tarık:Birşey değil..

Der ve Nazın başını okşar.

Tarık:Ben müştemilattayım.Birşey olursa bağır ben gelirim...

Naz:Bu halimle beni yanlzmı bırakıcaksın?

Tarık:Nasıl yani?

Naz:Tarık...yanımda dur.Babamda evde yok zaten...

Taık gülümser.Ve Nazın yatağına oturur.

Nazın elini tutuyordur.

Naz:Ben uyuyım iyice bir derinleşsin uykum öyle git gitçeksen tamammı??

Tarık:Tamam...

1 ssattir naz hala uyuyamamıştır hep Tarığa bakıyordur.

Tarık:Naz istersen ben gidiyim.

Naz:neden?

Tarık:Çünkü ben burda oldukça uyuyamıyorsun...-der ve güler-

Naz bozulur.

Naz:İyi o zman sen git...

Tarık:Naz bn şaka yapmıştım...Naz...Naz....

Naz örtünün altına girmiştir çoktan...soluna döner onu görmeyecek şekilde durur.Gözleri hala açıktır...

''El!F''
25-01-08, 14:53
-Bölüm 1-

Tarık ve Naz aynı okulda okuyorlardır. Konservatuar bölümü. Ayrı ayrı sınıflarda.Ama tanımıyorlardır birbirlerini. Ta ki o çarpışmaya kadar…

Naz okulun bahçesinde ağlayarak koşuyordur çıkış kapısına doğru. Koşarken tam o sırda Tarık’a çarpar. Belki de tanışmaları böyle güzel olmamıştır ama
güzel bir başlangıç olmuştur onlar için…

Naz: Ben ben çok özür dilerim

Tarık o sırda dosya ve kağıtları yerden topluyordur. Naz da eğilmiş yardım
ediyordur ona.

Tarık: Hiç önemli değil. Bi kazaydı oldubitti. Size bir şey olmadı ya.

Naz(ağlıyordur sürekli): Teşekkürler. Ben iyiyim. Size bir şey olmamıştır umarım.

Tarık: Merak etmeyin ben gayet iyiyim.

Naz: Benim yüzümden de kağıtlarınız etrafa dağıldı.

Tarık(son kağıtları da araya getirir): Bakın topladım bile. Hiç önemli değil(Naz’ın
ağladığını fark eder sonunda)Siz niye ağlıyorsunuz?

Naz: Yo ağlamıyorum

Tarık(Naz’ın eline selpak uzatır): Buyrun. Hiç inkâr etmeyin ağlıyorsunuz.

Naz(selpağı alır): Teşekkürler. Evet ağlıyorum. Çünkü çok kötüyüm.

Tarık: Konuşmak ister misiniz?

Naz(çok ağlamıyordur bu sefer): Bilmem ki. Daha adınızı bile bilmiyorum

Tarık: Tabi ya adımı söylemeyi unuttum.(elini uzatır): Ben Tarık.

Naz(elini sıkar): Memnun oldum. Ben de Naz.

Tarık: İstiyorsanız şurda bi banka oturalım

Naz: Aslında benim biraz temiz havaya ihtiyacım var. Yani biraz yürümek
istiyorum sahilde.

Tarık: Benim için uygundur. İstiyorsanız gidelim.

Tarık ve Naz okuldan çıkıp sahile inerler. Yürümeye başlarlar. Deniz o kadar
dalgalı ve hırçındır ki. Çıkan dalgalar çok hızla vuruyordur kayalara. Sanki onları
parçalamak istercesine….

Naz: Şey ben çok teşekkür ederim geldiğiniz için. Başkası olsa umrunda bile
olmazdı.

Tarık: Sizin gibi güzel bi bayanla yürümemek mümkün mü? Bir de öyle
ağladığınızı görünce. Kim kırdı bu güzel bayanın kalbini dedim içimden.

Naz, utanır, gülümser hafifçe.

Tarık: Bakın şimdi daha güzel olduğunuz. Gülmek yakışıyor size.

Naz: Teşekkür ederim. Aslında ben üzüntülerimi pek kimseyle paylaşmadım.
Annemi kaybettikten sonra.

Tarık: Üzüldüm. Başınız sağ olsun. Sizi sıkmıycam anlatın diye . Eğer anlatınca
rahatlayacaksanız dinlerim sizi.

Naz: Teşekkürler. Aslında anlatınca rahatlıycam gibime geliyor.

Tarık ve Naz sahilde bi banka oturur.

Tarık: Ben sizi dinlerim. Güvenin de bana. Benden sır çıkmaz.

Naz(gülümser.Başlar anlatmaya) : Çok sevmiştim onu. Annemden sonra en çok
sevdiğim kişi oydu. İlk defa böyle aşık olmuştum. 3 aydır beraberdik. Onun da
beni sevdiğini sanmıştım ama yanılmışım. Oysa o beni hiç sevmiyormuş.
Sadece eğlencesine benimle berabermiş. 1 saat önce daha iyi anlamışım. Bi kızla öpüşürken gördüm onu. İşte o beni çok yaraladı. İşte böyle. Çok seviyordum onu. Ama şimdi nefret ediyorum ondan.

Tarık: Gerçekten üzüldüm buna. Senin gibi güzel bi kızı, güzel bi kalpli kızı nasıl
sevmez nasıl aldatır aklım almıyor. Bence seni sevmemekle hayatının büyük
hatasını yapmış. Gerçekten sevdiğin adamı iyi tanıyacaksın.

Naz: Tanıdığımı sandım(Daha da ağlamaya başlar) Ama yanılmışım

Tarık(yüzünü Naz’a döner. Parmağını götürüp Naz’ın yüzünden akan yaşları
siler) Artık ağlama. Hiç yakışmıyor bu güzel gözlere ağlamak. Hiç değer mi
onun gibi aşağılık bi adam için ağlamaya?

Naz(gülümser) : Haklısın aslında. Niye ağlıyorum ki ben. Çok teşekkür ederim.

Tarık( ayağa kalkar): Ne zaman istersen ben hep dinlerim seni. Artık arkdaşız
dimi?

Naz: Galiba öyleyiz.

Tarık: Biraz daha yürüyelim mi?

Naz(kalkar): Geçekten çok iyi olur

Tarık: Ee hadi o zaman.

Tarık ve Naz sahilde tekrar yürümeye başlar.

-BÖLÜM 1 SON-

brs-sym
25-01-08, 16:22
PART 15

tARIK:İyi sen bilirsin...

Naz cewap vermez.

En sonunda;

Naz:Hani otelde kalcaktık?

Tarık:Naz sen dedin ya odalara çıakrken;eve gidelim diye...

Naz:Hatırlamıyorum...

tarık:Çünkü sarhoşsun.

Oteldeykenki konuşmaları;

Naz Tarığın omzundadır.Öylece yürüyorlrdır.

Tarık:Oda anahtarını alıyım ben sen şurda bekle.

Der ve Nazı bir sandalyeye oturturur.

Naz onu yakasından kendisine çeker.

Nz:Eve gidelim!

Der ve hemen ardından başı Nazın göğsüne düşer.

Tarık hafif üglümser.

Tarık:İşte böyle...


Kapı çalar,Tarık hemen kapıya bakar..
kapıya doğru ilerler.

Tarık kapıyı açar,gelen Vahidir. Hulusinin Vahiyle beraber yolladığı şoförü,onu omzuna almış eve getirmiştir.tarık hemen Vahiyi alır bir kolunun altına girer.Koltuğa oturtur onu.

Biraz yanağına vurur kendine gelsin diye.

Tarık:Vahi bbey??Vahi bey???

Vahi çok sarhoştur.Tarık hemen koltuğa yatırır onu,üstüne bir örtü örterek...

Sonra müştemilata gider.

Yatağına oturur.
Tarık:Ah oğlum ah...Yine kırdın kızın kalbini..Ama bn ne dedim ki?Acab a gitmek istiyorum diye mi sandı dediğimden.."Gitsem iyi olur"dedim ya...E ani bnde olsam bnde öyle sanardım,sanki zorla tutuyorum onu yanımda dimi?Offf bir kerede herşey nasıl başlamışsa öyle gitsin...Olsun ama yılbaşına onu öperek girdim...-güler-

Sonra üstünü değiştirir,yatağa girmek için örtüyü kaldırdığında camdan dışarıyı görür.Çoktan güneş doğmuştur bile...

Tarık hafif gülümser.Sonra girer yatağa yattığı gibi uyur...Eeee tabiii günün yorgunluğu var...



ÖĞLEN SAAT 2DİR.

Vahi duştan çıkmıştır,üstünü giyinir ve hemen kahvaltıya iner.Naz daha yeni uyanmıştır biraz başı ağrıyordur.

Tarık ise banyodan yeni çıkmış bornozuyla koltuğa oturuyordur.

Tarık:Üf be çok yorulmuşum,bi Vahi bey bide Naz!Onları taşımak kolay değil.Zaten Vahi beyde omzumu çürüttü..

Biraz omzunu ovalar.

Naz başını ovuşturuyordur.

Naz:Of haa amma içmişim...O kadar da çok içmedim ki...Naz!Sen hiçbirşeyin ölçüsünü bilmiyorsun ki...

Naz kalkar hemen bir çırpıda üstünü değişir.Ve müştemilata gider.Kapıyı bile çalmadan içeri dalar.

tarığın o sırada üstü çıplaktır,göleği elindedir.

Tarık:Allahtan altımı giymiştim Naz!

Naz:Ne?

Naz sonradan fark eder Tarığın üstünde birşey olmasığını...

Naz:Pardon!

Arkasına döner.

Naz:Çabuk giy.

Tarık hızlıca giyinir.

tarık:Tamam dönebilirsiniz...

Naz Tarığa döner yüzünü.

Naz:Dün niye otelde kalmadık?

Tarık:naz anlattım ya dün gece sana?

Naz:Ne zman anlattın?

Tarık:Sarhoştun birşey hatırlamıyosun...sen istemedin kalmak.

Naz:İyi..Hemen bi kahvaltı yapalım bnde bi ağrı kesici alcam,sonra çıkalım,tamam?Hadi..

tarık:Nereye?

Naz:Burda soruları ben sorarım...

Naz çıkar dışarı.

Tarık:İşte...Yine başa döndük,çok güzel....

brs-sym
25-01-08, 16:45
PART 16


HERKES KAHVALTIDADIR;

Vahi:-başını ovuşturuyordur.-Offff... ayyy....başım çatlıyoo...Kızım bana bi ağrı kesici getirirmisin?

Naz:Bende alyım..Tamam baba...

Nz ilaçları ve suyu getirir.

Vahi elindeki ilacı zorla getirir ağzına.Çünkü çok halsizdir.Ayakta duracak hali yoktur.Birde baş ağrısı çoktur...

Sonra yudumlar suyunu..Biraz bekledikten sonra yemeğine başlar.

Bu sırada Nazla Tarık Vahiyi seyrediyordur.

Aynı anda;

Naz:İyimisin baba?

tarık:İyimisiniz vahi bey?

SONRA BİRBİRLERİNE BAKARLAR.

Vahi:İyiyim çocuklar,sadece halsizim ne oldu bana bilmiyorum,midemdede bir ağrı var.

Naz:Bugün gitme istersen babacım.Kötü görünüyorsun.

Tarık:Vahi bey isterseniz bir doktor fln çağıralım...

Vahi:Yok yok doktora gerek yok...İyiyim ben iyiyim.

Tarık Naza napçaz der gibi bakar,dudaklarını oynatır.

Nazda bilmiyorum dercezine bakar Tarığa.

Naz:TARIK çay doldurucam istermisin?

Tarık:Çay?mı?Olur...

Naz:Ama bana yardım et tek başıma kaldıramıyorum.-Naz kaş göz işaret yapar Tarığa-Tarıkta anladım diye başını sallar-Sende istermisin babacım?

Vahi:Yok kızım istemem.

Nazla Tarık mutfağa gider.

Naz:Ya Tarık babam çok kötü görünüyo...Gördün mü ilacı nasıl içtii zorla...

tarık:Ewet gördüm.

Naz duygulanır.

Naz:ADAMIN yaşıda ilerledi,zaten bugünlerde öksürüp duruyo...Ya kötü birşeyi varsa?

tarık:Naz bak daha birşey bilmeden böyle konuşma lütfen...Biz en iyii bir doktor çağıralım tamammı?

Nazın çenesini kaldırır,Tarık.

Tarık:Tamamı dedim?

Naz:Tamam...

Tarık:İyi o zamn bn biryerden doktor buluyım sende babanı oyala gitmesin işe falan...tamammı?He bu arada ümit nerde??

z_e_y_n_o
25-01-08, 16:54
başka bi senaryo ekliycektim ama salaklığım üzerine tam bitirmişken sildim... :icon_sorr şimdilik bunu ekliyorum ben de...


… bu senaryomu yazmayalı çok uzun zaman oldu. Unuttuysanız hatırlatıyım nerde kaldığımı… tarık sürekli naza onu sevdiğini söylemeye çalşıyodu. Ama işte önce kaza, sonra da ailelerin türkiyeden kalkıp İtalya ya, onların yanına gelmesiyle bu iş iyice uzamıştı. Şimdi de 1 hafta onların gitmesini beklemek zorunda kalmışlardı. Ve tarık ille de yemekte söyliycem diye ısrar ediyodu. Üstüne üstlük bi de belgin çıktı şimdi, onları yalnız bırakmamak için elinden geleni yapıyo. Şimdi biraz geriden alarak son parttan devam ediyorum yeni bölümü yazmaya.




Bir süre sonra naz mutfaktan gelir

Vahi: nerde kaldın kızım, zaten biz buraya seni görmeye geldik, gel otur biraz yanımıza…

Naz: kusura bakmayın babacım… (imayla) ama işte tek başıma olunca… anca bitti…

Tarık: naz, valla gelicektim… (herkesin kendisine baktığını görünce) yani… yardıma…

Belgin: bi seferlik te naz kızım halletsin canım… oğluşumla hasret giderdim ben de…

Naz: tabi belgin teyzecim, ne demek…

Belgin: zaten sen bu evin kızı sayılırsın nazcım, tarık abin pek anlamaz öyle yemek işlerinden falan. Sen halledersin

Naz: ya evet biliyorum, tarık (vurgulayarak) abim hiç anlamıyo öyle işlerden… (bi anda hatırlayarak) ayy ben çayın altını açık unuttum…

Ve mutfağa gider

Tarık: (gergin bi şekilde gülümseyerek) ben de bi yardım ediyim bari… yani… naz hiç beceremez de…

Belgin: (şüpheyle) çayın altını kapatmayı mı?

Tarık: ya annecim, öyle… bi alışamadı bizim ocağa… bakarsın patlatır matlatır, neme lazım…

Vahi: aman evladım, git bak sen…

Ümit: tabi tabi, naz bu, her an her şey olabilir…

Tarık ta mutfağa gider… naz da tam o sırada çayın altını kapatmıştır, arkasını döndüğünde tarıkla karşı karşıya gelirler

Naz: yardım için geldiysen geç kaldın tarık ağabeycim…

Tarık: (gülümseyerek) sen ne zaman öğrendin bakıyım çayın altını kapatmayı?

Naz: ne?

Tarık: hani sen bana abi demiycektin?

Naz: sen de bana o belgin teyzenin bilmediği şeyi söyliycektin ama… tabi gidiş o gidiş…

Tarık: napıyım naz, annem ısrar etti kalmam için…

Naz: iyi, napıyım…

Tarık: ama şimdi söyleyebilirim…

Naz: (başını başka tarafa çevirerek) ilgilenmiyorum

Tarık: emin misin?

Naz: iyi tamam söyle…

Belgin: (içerden seslenir) ne oldu çocuklar kapatamadınız mı hala bi ocağı?

Tarık: (sıkkın) kapattık anne kapattık…

Belgin: E gelseniz diyorum artık…

Tarık: (kendi kendine) offf…

Naz: hadi gidelim…

Ve birlikte tekrar salona dönerler…

Part-18

Gece olmuş, yatma vakti gelmiştir.

Belgin: (iç ses) iyi düşün belgin. Bunlar bu gece yine burda kalırlarsa bu sabah gördüğün manzaranın aynısıyla karşılaşabilirsin, hatta belki daha da fazlasıyla… (sabah tarık naza kahvaltı getirmişti, kanepeye, yani yattığı yere, belgin de uzaktan onların o halin görmüştü) yok yok… bu gece bunların aynı odada kalmasına izin veremem. (düşüncelerden çıkarak hulusiye döner) hulusi bu gece sen bu kanepede yatıyosun…

Tarık- hulusi: (aynı anda) niye?

Belgin: E ben oğluşumla yatmak istiyorum da ondan, 1 hafta sonra gidiyoruz, bari iyice hasret gideriyim… hatta vahi bey, bırakın ümitte burda kalsın, hulusi amcasıyla, naz da sizinle kalsın, eminim siz de benim tarığı özlediğim kadar özlemişsinizdir kızınızı… (iç ses: aferim belgin. Böylece tarığın gizlice salona gelip nazı görmesini de engellemiş olursun)

Vahi: doğru söylüyosunuz belgin hanım. Ben de çok özledim canım kızımı… ümit yatsın burda…

Tarık-naz: (aynı anda, birden atlayarak) olmaz…

Belgin: (imalı bir bakışla) neden

Tarık: şey annecim… ya bizim bu kanepeler çok rahatsız da… siz misafirsiniz. Rahatsız olmayın. Nazla ben kalırız burda… (naza dönerek) dimi naz?

Naz: ya ya… evet, biz tarıkla kalırız burda

Belgin: (imalı bi şekilde hulusiye bakarak) oğlum da alışık kanepelere oğlum, merak etme. Mesela bizim evdeki kanepeyle pek bi yakındır baban. Her hafta mutlaka bikaç kez yatar orda. Burda yatası da sorun olmaz yani. Öyle değil mi hulusi?

Hulusi: sen öyle diyosan, öyle olsun belgin…

Ümit: ya ama benim suçum neydi ya…

Vahi: dayanırsın artık sen de canım…

Tarık: mecburen dayanıcaz artık… (herkesin kendine baktığını görünce) yani şey… babamlar için söyledim ben… mecburen dayanıcaklar artık 1 güncük bel ağrılarına…

Belgin: ne 1 günü tarık… 1 hafta…

Tarık-naz: (aynı anda) bir hafta mı?

Belgin: evet, gidene kadar… (tarığın yanaklarını sıkarak) E bir hafta da sana doymama anca yeter oğluşum…

Tarık: (belginden kurtulmak için geri çekilirken) ya anne… yemek miyim ben, doyuyosun…

Belgin: aaa… ama öyle deme tarık, nasıl özlüyorum ben seni biliyo musun…

Filiz: ya sizin şu yatma muhabbetiniz daha uzıycak gibi, ben artık yatıyım müsadenizle, odası değişmeyen bi ben varım herhalde…

Ve filiz salondan ayrılıp odasına geçer, karanlıkta ışığı yakmadan yatağa girer, ve yorganı üstüne çekip kolunu yan tarafa uzattığında başka birisinin daha kendi yatağında olduğunu anlar

Filiz: (önce emin olmak için eliyle iyice yokladıktan sonra kapalı olan gözlerini açar ve tam önünde gözleri açık ona bakan ümiti görür, çığlık atarak doğrulur birden) aaaaaaaaaaaaaaa….

Ümit: (filizin bağırmasından korkarak o da doğrulur birden) aaaaaaaaaaaa….

Filiz: (yatağın yanındaki gece lambasını yakar, şaşkın) ümit???

Ümit: ıııı… naber filiz?

O sırada içerden seslenirler

Belgin: filiz kızım iyi misin?

Filiz: iyiyim anne, yok bişey, bi böcek gördüm de demin odada… o yüzden yani…

Belgin: hı, iyi iyi…

O sırada naz tarığın koluna yapışmıştır

Naz: (korku dolu gözlerle yerlere bakarak) böcek mi??? (yüzünü hala kolundan sıkıca tuttuğu tarığa döner) ay tarık böcek ne geziyo bu evde?

Belgin: (tarıkla nazı ayırıp nazın saçlarını okşamaya başlar) korma nazcığım, zararsız hayvanlar bunlar…

Naz: (hala korkuyla) öyledir dimi?

Belgin: öyle öyle, merak etme…

Bu sırada filizin odasında…

Filiz: (kızgın) ümit, ne işin var senin burda?

Ümit: E yatmaya geldim

Filiz: iyi de, burası benim yatağım…

Ümit: iyi valla… sevgilin öyle salonlarda, kanepe köşelerinde sürünürken siz burda rahat rahat yumuşak yatağınızda uyuyun filiz hanım…

Filiz: peki, nasıl bir çözüm öneriyosunuz ümit bey?

Ümit: (kurnazca) paylaşsak diyorum…

Filiz: yatağı?

Ümit: yok… diyorum ki şu senin kazağı paylaşalım, bu sana çok bol, yarısını da ben alıyım… tabii yatağı filiz, neyi olucak…

Filiz: bence ilk söylediğin daha mantıklıydı ümitcim…

Ümit: hiç mi şans yok?

Filiz: en ufak bile…

Ümit: yapma ya…

Filiz: valla ben değil mobilyacılar yapmış…

Ümit: ne?

Filiz: E küçücük yatak ümit, tek kişilik bi kere, neresini paylaşıcaz?

Ümit: ha sorun tek kişilik olması yani? Yani iki kişilik olsa paylaşabilir miydik?

Filiz: yooo…

Ümit: filiiizz…

Filiz: ümitcim, diyorum ki sen artık biz böyle yakalanmadan yavaş yavaş sıvışsan… biliyosun, babamın bu manzarayı görmesi pek hoş olmaz.

Ümit: tamam filiz, öyle olsun… ama hiç yakıştıramadım sana, şu fani hayatta birazda paylaşımcı olmak lazım

Filiz: (ümiti kapıdan dışarı itiştirirken) h ıhı, olur ümitcim, o da olur, sen dert etme…

Ümit: (sonunda odadan çıkmıştır) ama filiz… (ama filiz çoktan kapıyı kapatmıştır) öyle olsun filiz…

Ve ümitte tekrar salona döner…

Ümit: eeee… yatmıyo muyuz?

Tarık: o zaman, biz nazla getirelim yastıkları falan…

Ve tarıkla naz fırsat bu fırsat salondan çıkarlar…

Hulusi: (Belgin tam onların arkasından gidecekken) belgiiiin…

Belgin: (yerinden arkasını dönüp hulusiye bakar) ne var hulusi?

Hulusi: bi bakar mısın hayatım?

Belgin: şimdi olmaz hulusi, yalnız kaldılar

Hulusi: efendim canım, ne dedin?

Belgin: beni boş ver sen hulusi, sen ne diyosun?

Hulusi: gel belgin bi buraya, gel…

Belgin: (bir süre kararsızca yerinde kaldıktan sonra hulusinin yanına giderken) of hulusi of…

Bu sırada diğer odada tarıkla naz…

Tarık: odalarımız da ayrıldı…

Naz: zaten önceden de ayrıydı

Tarık: ama yine de önceden sadece sen ve ben vardık. Şimdi ev baya dolu. Yani… seni görmek baya zor oluyo… yani görüyorum da… konuşamıyorum… yani, ortam olmuyo… malum, kalabalık…

Naz: tabi bide belgin teyze var…

Tarık: niye? Onla ne alakası var ki?

Naz: sanki yan yana gelmemizi istemiyo gibi…

Tarık: yok canım, sanmam…

Naz: görmedin mi az önce hulusi amca olmasa nerdeyse peşimizden geliyodu…

Tarık: öyle mi oldu?

Naz: of tarık, hiç bişey farkında değilsin sen de…

Tarık: (gülümseyerek) neyse canım, biz yine de bi bahaneyle kaçıyoruz işte…

Naz: ya evet… her gün beşer dakikalık beş bahane bulsak 25 dakika baş başayız… ne güzel dimi?

Tarık: (naza yaklaşarak) baş başayız derken?

Naz: yani… işte böyle, hani kimse yok ya…

Tarık: hmm… anladım… ben bu gün seni bi daha göremiycem yalnız dimi?

Naz: yani, büyük ihtimalle… ne oldu ki?

Tarık: iyi geceler öpücüğünü şimdiden veriyim o zaman… (tarık yavaşça naza yavşaşıp yanağından uzunca öper) iyi geceler…

Naz: (kapamış olduğu gözlerini yavaşça açar) iyi geceler…

İkisi de birbirine bakarken belgin içerden seslenir

Belgin: tarıııkkk… hadi gelin artık…

Tarık: gitme vakti…

Naz: şu yastıkları al bari… boş yere gelmiş olmayalım.

Tarık yastıkları alır ve birlikte dışarı çıkarlar

Belgin: nerde kaldınız tarık? ben sinir krizi geçirmek üzereyim burda, hadi durma gidelim yatalım biz. Babnlar kendileri yapar yataklarını…

Ve belgin sürüklercesine tarığı götürürken…

Hulusi: niye kızdın şimdi hayatım, alt tarafı vahi mi daha uzun ben mi dedim…

Ümit: ama belgin teyze babamın senden uzun olduğunu söyledikten sonra üst üste 17 kere, her seferinde belgin teyzenin yanlış ölçtüğünü iddia ederek tekrar ölçtürünce normaldir tabi…

Hulusi: sen sus küçük zibidi…

Vahi: neyse, biz de yatalım artık, hadi kızım

Ve vahiyle naz da odaya giderler.

Hulusi: kaldık mı biz bize… iş başa düştü, yapıcaz mecburen kendi yatağımızı…

Hulusi ve ümitte yataklarını hazırlayıp yatarlar…

brs-sym
25-01-08, 17:32
PART 17

Tarık Vahinin doktorunu getirir eve.Vahiyi muayene eder.

Naz:Nasıl doktor bey?

Doktor:ENdişelenecek birşey yok Nazcm...Bu yaşlarda olabilecek durumlar,diyeceğimiz tek şey fazla alkol almasın,dengeli beslensin bunklar yeterlidir.Mide ağrısı alkolden kaynaklanıyor.Halsizlikte başağrısının verdiği bir etkidir.Geçmiş olsun...Bir şey sorabilirmiyim?

Nazla Tarık rahatlamışlardır.

Vahi:Ben dedim size birşeyim yok diye...

Dokto ve Nazla tarık güler...

tarık:Siz birşey sorcaktını galiba?

Doktor:Ewet ewet...Şeyy bni iliyounuz Vahinin doktoruyum,aynı zmanda çocukluk arkadaşı... gelirim arada sırada buraya ama bu beyi hiç görmedim-der tarığı işaret ederek- acaba-naza bakar- eşin mi?yani yüzükte yok aslında ama???

Nazla Tarık oldukları yerde kalırlar bu lafın üstüne.

Vahi güler...

Vahi:Yok yok o bizim Nazın şoförü...

tarık:Ya yaa ewet...

Naz:Hem nerden çıktı ki bu şimdi?

Doktor:Ne biliyim hep yan yanasınız..Bide ilk defa görüyorum sizii...Nazın yanındada böyle biri...Ne biliyim...Sordum sadece...

vahi Nazla Tarığa bakar.

Vahi:Cidden bugün siz iyimisiniz ayrılmıyosunuzda birbirinizden?

Naz hemen biraz uzaklşı Tarıktan.

Naz:Baba ne alaka şimdi?

Vahi:Ne var cnm burda yabancı biri yok doktor desen benim çocukluk arkadaşım....


Doktor:Neysee bn gidiyim...Vahicim geçmiş olsun tekrar.

Naz doktoru geçirir.

Vahide kalkar odasına gider.

Naz:Pardonnn Mustafa amca böyledir.Herşeyi başka şeye yorar...

Tarık:Olabilir...

Naz:Rahatsız olmuşsundur diye dedim.

Tarık:Yok canım benm için sorun değil.

Naz:İyi-sonradan anlar-Ne?

Tarık:Şey cnm biz en son Ümiti aramıyomuyduk?

Naz:O arkadaşındadır.Hadi çıkalım.

Nazla Tarık arbay a binerler.

Tarık:Nereye gidiyoruz?

Naz Tarığa bakıp gülümser...

z_e_y_n_o
25-01-08, 18:16
tek partlık bi senaryo...


Şimdi tarıkla nazın dağ evinde kaldıkları bölüme geri dönelim. Tarık serserilerle dövüşüp onları uzaklaştırdığında iyice hasta olmuştu hani. Naz da iyileşmesi için kendi vücut ısısını ona aktarmak istemişti ve sarılıp uyumuşlardı ya birlikte. Diyelim ki ümitle filiz onları bulmasınlar… şimdi devam ediyorum…

Tarık ve naz hala uyumaya devam ederler. ( dizide gördüğümüz ve hatırladığınız kadarıyla uyuma pozisyonlarını biliyosunuz. Naz arkadan tarığın beline sarılmıştı galiba…)

Bir süre sonra…

İkisi de hala uyuyordur. Ama artık tarık naza yüzünü dönmüş ve naz onun kolları arasında tarığa iyice sokulmuştur.

Tarık yavaş yavaş uyanır

Tarık: (naza bakarak, şaşkınca) naz???

Naz: (tarığın kıpırdanmasıyla o da uyanmıştır, hala endişeli) tarık, iyi misin?

Tarık: (yavaş yavaş nazın kendisini ısıtmak için ona sarıldığını hatırlar) ben… şeyy… (aslında daha iyi olsa da) yok, hala çok üşüyorum ben.

Naz: öyle mi? Eskisi kadar titremiyosun aslında…

Tarık: içim üşüyo benim, çok üşüyo naz…

Naz: (tarığı kendineçekerek) sarıl sen bana sarıl, ısınman lazım senin. (tarık halinden memnun naza daha çok sokulurken naz devam eder) ayrıca uyarmıyorum diye duymuyoru sanmayın tarık efendi…

Tarık: (mutlu, gülümseyerek- hani oluyo ya onun öyle hastayken tatlı tatlı gülümsemesi, öyle işte… ) neyi?

(bu arada ikisi de artık birbirine çok yakındır. Hayal edin mesela… naz tarığa sokulmuş, tarıksa onu sıkıca sarmış… öyle konuşuyolar, ama tabi hasta çocuk, ısınması lazım:D )

Naz: iki saattir naz dediğini…

Tarık: ama sen izin vermiştin ya hani bana…

(tarık kucağında bayılırken naz ilk defa “tamam, bu seferlik naz olsun” demişti hani…)

Naz: o bi seferlikti tarık, onu da hastalığına verdim.

Tarık: (hala gülümsüyordur) ama ben hala hastayım.

Naz: o zaman… neyse, de bakalım şimdilik… ama sadece hasta olduğun için. (üzülerek) zaten hepsi benim yüzümden oldu

Tarık: neden?

Naz: inanmadım sana tarık, oyun sandım hepsini. O serserilerin gerçek olduğuna inandam sen şimdi böyle hasta olmazdın. Çok özür dilerim her şey için. Benim yüzümden hayatını tehlikeye attın. Ya sana bişey olsaydı…

Tarık: üzülme artık, olan oldu. Kendini suçlamana da gerek yok. Ben hasta olmasam gösterirdim asıl onlara ama…

Naz: hasta halin oyda, sağlam halini düşünemiyorum. fena hırpaladın zaten adamları tarık… nasıl bi güç geldiyse artık o an, o hasta halinle…

Tarık: korkumdan aldım ben o gücü. Sana bişey olmasından, incinmenden öyle korktum ki, o an önüme ne çıksa devirirdim herhalde… (nazın yüzünü okşayarak) isterse bin kere olsun, senin için gözümü kırpmadan hayatımı tahlikeye atarım ben naz.

Naz: neden?

Tarık: (gülümseyerek) bunun ve hatta bütün soruların cevabını dün gece verdiğimi düşünmüştüm

Naz: ne oldu ki dün gece?

Tarık: hatırlamıyo musun?

Naz: yani şey… şeyi diyosan eğer, tabi parça parça hatırlıyo gibiyim ama…

Tarık: (hala gülümseyerek) neyi?

Naz: of biliyosun işte tarık. şey yapmadın mı sen dün gece?

Tarık: naz, şimdi ben başka bişey anlarım, sen farklı bişey kastediyosundur, boş yere ortalık karışır. Hiç bizi uğraştırmadan söyle işte

Naz: ay tamam tarık, (hızlıca söyler) sen dün beni öptün mü öpmedin mi?

Tarık: (bir süre dikkatle naza baktıktan sonra) öpmedim

Naz: (şaşkın ve kızgın) ne? Nasıl yani? Ne demek öpmedim ya?

Tarık: (gülerek) üzüldün mü?

Naz: yoo, ne alakası var.sadece… şaşırdım diyelim..

Tarık: sadece ben seni öpmedim, sen beni öptün, ben de seni…

Naz: (rahatlayarak) ha öptün yani… (mutlu bir şekilde gülümser) ay ne dolandırıp duruyosun lafı, sonuçta öpmüşsün işte.

Tarık: sevindin galiba…

Naz: yoo, nerden çıkardın… çok kızdım ben… nasıl öpersin…

Tarık: (nazın yüzünü okşamaya devam ederek) sen yine böyle çok tatlıydın. Sarhoş olmuştun. Gözlerin kapanıyodu. Hemen yanındaydım. (nazın saçlarını kulağının arkasına götürerek) yine böyle saçlarını kulağının arkasına götürdüm. Bana bakarak yavaşça kırptığın gözlerine, o zor araladığın göz kapaklarının altından bana bakan sıcacık gözlere baktım. Sen yaklaştıkça özlem de artıyodu sanki. Garip bi çekim varmış gibiydi o an aramızda. Tutamadım ben de kendimi, evet öptüm.

Artık tarık ve naz daha yakındır sanki birbirine. Sadece gözlerine bakıyorlardır…

Tarık: ama eğer şimdi sen pişmansan, ben de pişman olurum bunu yaptığım için.

Naz şimdi eğmiştir başını, sonra tekrar yavaşça kaldırıp tarığa bakar

Naz: hayır pişman değilim. Dediğin gibi sadece sen değil, ben de seni öptüm ve pişman değilim.

Naz gülümser tarığa, tarık ta ona… artık o aralarındaki küçükcük mesafe de kapanıyor gibidir. Sonunda birleşir dudakları. Şimdi ikisi de farkındadır olanların, ikisi de istiyordur… naz artık kendini tamamen tarığın kollarına bırakmıştır. Özlemle birleşen iki dudak sonunda yavaş yavaş ayrılır.

Tarık: (hala naza çokyakınken gözlerini açar) ya bunun için pişman mısın?

Naz: (o da gözlerini açıp sevgi dolu bi gülümsemeyle bakar tarığa) hayır…

Tarık: (daha fazla kendini tutamayarak) naz ben… galiba sana aşığım… (nazdan cevap beklerken sessizlikle karşılaşınca devam eder) kızdın mı?

Naz: evet kızdım… (tarığın yüzü asılmışken konuşmasını sürdürür) ne demek “galiba” ???

Tarık: yani, galiba değil tabi… sana, hatta kendime bile ilk defa itiraf ediyorum bunu naz. Acemiliğime versen?

Naz: önce bi duyuyum doğru düzgün…

Tarık: (gülümseyerek, kararlı bi ses tonuyla) sana aşığım…

naz da tarığa gülümsemeye başlar

Tarık: bişey demiycek misin?

Naz: sen hasta değil misin? Konuşucağına sarılsana bana… ısınman lazım senin. (tarık şaşkın bakarken naz onu kendisine çeker) sıkıca sarıl…

Şimdi naz yine tarığnı göğsüne başını koymuştur, onun yüzünü göremiyordur

Naz: (gülümseyerk gözlerini kapatır) sana aşığım…

Artık tarık ta gülümsemeye başlamıştır.

burcushn
25-01-08, 19:51
1.bölüm

yiğit:hoşçakal!

naz:güle güle yiğit.

nazı yanağından öper.ve ara ara arkasına bakarak arabasına doğru ilerler.

arabasına binip uzaklaşınca naz da kapıyı kapatır.bir süre kapıya yaslanır,durur öylece,

sonra içeri geçer.

vahi(oturduğu koltukta hafifi doğrularak):kızım gitti mi yiğit?

naz(koltuğa doğru ilerleyerek):evet gitti.

ümit(televizyona diktiği gözleriyle):hele şükür.....

vahi:ümit!!

ümit:ne var baba ya.(naza dönererek):ya kızım siz neden hep bizim evde,bizimle birliktesiniz.

gidip gezsenize biraz.

vahi(naza bakmadan):ümit dedim!

ümit(arkasına dönerek yine televizyona çevirir gözlerini):tamam ya..(iç çekerek):off off ben sizin

yerinizde olacaktım ki...

naz yanındaki yastığı alarak ümite fırlatır.

naz:ümit uğraşma benimle.

ümit kafasına gelen yastığı alır ,o da naza fırlatır geri.

ümit:sıkıcısınız işte kızım,kabul et.

vahi(hafif sinirle):oğlum, ablanla düzgün konuş.

naz(ayağa kalkar,gülümseyerek):tamam baba,boşver sen onu

(vahiyi yanağından öperek):ben uyumaya gidiyorum.iyi geceler!

yavaş adımlarla ilerler.umursamaz görünse de ümitin sözleri beynine kazınır.

odasına girer,gidip yatağına oturur.

telefonun sesini duyar,hemen yanındaki çekmeceyi açar,içinde yiğitle kendi resimlerinin

olduğu çerçevenin yanından alır telefonunu.

mesaj gelmiştir.

''iyi geceler hayatım!seni seviyorum...''

yüzünde hiçbir belirti olmaksızın mesajı okur.

sonra telefonu kapatıp,geri çerçevenin üstüne koyar.

yastığa kafasını koyarak,düşünmek istediklerini bir kenara yiter,yavaşça kapatır gözlerini.

sabah, tarık tribünlerde elindeki dürbünle son tura giren araba yarışını izliyordur.

sadri(yarıştan çok tarığa bakarak,tedirgince):hadi tarık gidelim artık.bak hulusi amca çok kızacak.

tarık(dürbüne bakmaya devam ederek):birşey olmaz.haberi var.

sadri:en son haberi olduğu yarış 1 hafta önceydi.ondan sonraki 3 yarışı bir duyarsa...

tarık(dürbünü bırakarak,sadriye döner):ama duymayacak

tribünde ilerlemeye başlar.durduğu yerde dürbünü tekrar alır eline,bakar,hoşnut olmayan yüz

ifadesiyle ilerler.bir daha durur.dürbüne burada bakmaya başlar.

sadri(peşinden gelmeye devam ederken onla birlikte durur,o sırada telefonu çalar.

korkulu gözlerle alır telefonu eline.

telefonu alında endişesi,korkusu daha da artar.gözleri telefonda tarığı dürterek

sadri:tarık...(tarık cevap vermez):tarık...tarık...

tarık(dürbünü çıkararak):ne var sadri tarık tarık tarık...

sadri birşey söylemeden telefonu tarığa uzatır.hulusi yazısını görür tarık.

sadri:hulusi amca..


tarık:tamam,tamam sakin olalım.(telefonu eline alır)

sadri(telaşla):ne diyeceğiz şimdi?

tarık bakışlarıyla bilmiyorum derken,derin bir nefes alıp telefonu açar.

hulusi(bağırarak):sadrii!!!

tarık(bir süre durur):benim baba.

hulusi:nerdesiniz siz zibidi?hem sadri nerede?o niye açmadı telefonu.tabii ne haltlar

karıştırıyor kimbilir.

tarık:sadri...

sadri yalvaran gözlerle bakar tarığa.

tarık:sadri .......onu hacer annem çağırdı da,telefonu da bende unutmuş işte.

hulusi:sende mi unutmş?telefonunu bile unutan adamı alıyoruz bir de koskoca bankaya

avukat yapıyoruz.hata bizde...bizde

tarık(hulusinin lafını kesercesine):unutmuş işte baba.

hulusi:bırak sen şimdi sadriyi,asıl sen nerdesin zibidi.saat 11:00 oldu,11.

sabahtan beri ne haltlar yiyorsun?

tarık:yok baba.ben...hıı ,ben sabah tam yoldayım geliyorum,sonra bir baktım filiz

arıyor.bende açtım tabii.''abi evdeyim gel''diyor,ben de acil birşey var filan sandım.işte eve gittim.

meğerse(bu sırada sadri de tarığı izliyordur):kaç gündür ayrıyız ya,beni çok özlemiş ,illa çıkıp gezelim diyor....

hulusi(şaşkınca):halla halla filiz??

tarık:yaa..tabii ben işe gitmem lazım,iş beklemez filan diyerek ikna etmeye çalıştım onu.

hulusi(gururlanarak):aferin sana zibidi.

tarık(gülümser sadriye bakarak):ikna edicem filan derken de geciktim böyle.

ama geliyorum şimdi baba,yoldayım.

hulusi(ikna olur):iyi ,çabuk ol.akşamda geç çıkacaksın ona göre.

tarık(çaresizce):iyi.peki.

ve telefonlar kapanır.

sadri:ne oldu?inandı mı?

tarık:inandı da hadi çabuk ol gidiyoruz.

hızlı adımlarla çıkarlar oradan.

-------devamı gelecek-------

melisa_s
26-01-08, 00:02
---DEVAM---
Tarık kendini çok yorgun ve bitkin hissediyodur…Uyumak ister bir süre…Belki de her şeyden uzaklaşmak için…Yatağına yatar ve gözlerini kapar…
Naz---
Tunçlar tekrar onlara gitmiştir.Naz onlar gelince hemen yerinden kalkar….
Naz(heyecanla): O nasıl?!Tarık’ım(!)nasıl?! (yeni kendine geliyo hanımefendi Tarık’ım mış :hıh)
Tunç:Kötü…Gitmeyi düşnüyo…
Naz:Ne gitmeyi mi?!Nereye?! sana söylediklerinde gitmek istediğini mi kastetmiş yani?!
Tunç:Ne yazık ki hayır…Oktay diye bir çocukluk arkadaşındaymış…Ve intihara teşebbüs etmiş ama Oktay vazgeçmesini sağlamış…
Naz duydukları karşısında şok olmuştur.Çünkü ne olursa olsun Tarık’tan böyle bişiyi beklemiyodur.Birden dengesini kaybeder.Koltuğa tutunur ve oturur….
İlkem:Naz iyi misin?!
Naz:İyiyim…(ağlamaya başlar):Benim yüzümden onu ben getirdim bu hale…Ya arkadaşı olmasaydı şimdi Tarık’ım….
Bilge:Naz lütfen bak Tarık şuan iyi yapma böyle üzme kendini…
Naz:Ama gidicek…Benim yüzümden gidicek…Ben o olmadan yapamam…
Mehmet:Bişi sorucam Naz!Ondan neden ayrıldın o zaman?!
Naz:Bilmiyorum..Belki de yanımdayken onun benim için bu kadar değerli olduğunu unuttum…Çünkü o hiç bırakmadı beni…Yaptığım her şeyi alttan aldı…Ama ben…Hep üzerine gittim…Hem hiç umursamadım hem de hiç olmadık kişilerden bile kıskandım…Ben onu hiç hak etmedim…(daha kötü ağlıyodur)
İlkem:Naz lütfen ağlama…2 gündür sürekli ağlıyosun mahvettin kendini…
Naz:Bana hiçbir şey olduğu yok…Ben sadece Tarık’ımı mahvettim!
Mehmet:Naz kızlar haklı lütfen ağlama artık valla olmuyo böyle.Yok ağlayarak çözebilceksek ben oturur seve seve ağlarım seninle ama ağlayarak varamayız ki bi yere.
Naz:Benim Tarık’ım elimden gidiyo sakin sakin oturim mi?!
İlkem:Gidip konuşsan…
Naz:Hayatta bakmaz yüzüme bidaha…
Bilge:Ya nasıl bu kadar eminsin git bi dene!
Naz: O konuşmak istese bile annesi izin vermez…
Bilge:Ne yani sırf bu yüzden gitmiyicek misin?!
İlkem:Evet…Böyle durup kendini harap etmekle eline ne geçiyo anlamadım…
Naz:Hiçbir şey ama yapabiliceğim bir şey yok…
Tunç:Ne demek yok ya!Gidip konuşabilirsin onunla!
Naz:Konuşamam…Dinlemez beni..Yüzüme bile bakmaz…Nefret ediyo artık benden….(ağlaması daha da şiddetlenir)
Tarık---
Uyanmıştır…Ama sanki her şey üzerine geliyodur.Odasından,evinden her şeyden kaçmak ister,tek huzur bulduğu yere gitmek istiyodur.Deniz kenarı…Aşağıya iner.Evden çıkıcaktır hemen ama umduğu gibi olmaz ve Filiz görür onu.
Filiz:Nereye abıcım?!
Tarık:Biraz hava alıcam sadece.
Filiz:Tamam peki…
Tarık çıkıp gider…
Deniz kenarında---
Tarık yavaş adımlarla bir banka doğru ilerler ve banka oturur…Deniz hırçın ve dalaglıdır…Tarık öylece denizi izliyodur…Biri onu görür ve ona yaklaşıyodur…Tarık farkında değildir…Çünkü artık neredeyse hiçbir şey hissetmiyordur…Mutsuzluğunu bakışlarıyla ona huzur veren tek şey olan denize döküyodur adeta hırçın dalga…Rüzgar vardır.Saçları uçuşuyodur,ama adeta rüzgar tarıyodur saçlarını…Tarık’a yaklaşmakta olan sürpriz isim iyice yanına yaklaşmıştır…Tarık ise hala fark etmemiştir onu…Kendi içine öyle bir dalmıştı ki…

''El!F''
26-01-08, 01:10
-PART 46-

Tarık Berkay’ı bırakır havaalanına. Dönerken bir çiçekçiye uğrar ve bir demet gül alır Naz’a.

Sahilde;

Behçet ve Şeyma sahilde yürüyordur el ele.

Şeyma: Aşkım iyi ki geldin. Tek başıma sıkılırdım burada.

Behçet: Geç bulmuşum seni. Tatilde bile yalnız bırakmam.

Şeyma: Canım benim. Seni çok seviyorum

Behçet(kolunu Şeyma’nın omzuna atar) : Bende seni canım…

Şeyma: Bir an önce dönelim. Yoksa yengem merak eder.

Behçet: Tamam der ve geri dönüp Belginlere doğru yürümeye başlarlar.

Belgin: Filiz hadi saat 5 olmuş. Babandan haber yok ve biz hala sahildeyiz.

Filiz(kalkarken bağırır): Ahhhh

Belgin: Ne oldu kızım?

Ümit: Aşkım iyi misin?

Belgin ters ters bakar Ümit’e.

Filiz: Ayy ben çok kötü yanmışım. Çok acıyor her tarafım.

Şeyma ve Behçet döner yanlarına.

Şeyma: Ne o Filiz. Bi bağırdın sesin 3 metre öteden duyuldu

Filiz: Sus kızım ya. Çok kötü yanmışım zaten.

Ümit Filiz’i yanına gider.

Ümit: Ben sana demiştim o kadar durma diye

Şeyma: Geçer geçer merak etme der ve hafifçe vurur omzuna

Filiz: Ahhhh diye bağırır.

Şeyma(dudaklarını ısırır): Ayy özür dilerim. Tamamen unutmuşum.

Filiz: Offf Şeyma ben bi iyi olıyım sorcam sana hesabını.

Şeyma: Üff özür dilerim dedik ya.

Belgin: Çok konuşmayın da gidelim artık. Hulusi’ yi de merak ettim zaten.

Vahi: Bana Tarıklara gidiyorum dedi.

Belgin: O zaman hadi Tarıklara. Toparlanın çocuklar.

Şeyma: Biz hazırız zaten.

Hepsi birlikte gider arabaya doğru.

Tarıklar;

Tarık eve gelmiştir. Anahtarıyla açar kapıyı. Salona geçer. Hulusi uyuyordur.
Yanına gider. Üstünde açılmış olan battaniyeyi tekrar kapatır. Salondan ayrılıp
odaya Naz’ın yanına çıkar. Sessizce girer içeri. Naz hala uyuyordur. Yanına gider. Çiçekleri başının yanına koyar. Naz gül kokusunun alınca gülümseyerek
uyanır.

Naz: ımm.. çok güzel kokuyorlar.

Tarık: Dünyanın en güzel kadınına. Dönerken baktım öylece duruyorlar kovanın
içinde. Bunların bir sahibi olmalı dedim ve aldım.

Naz(kalkar): Çok teşekkür ederim bitanem.(içses: Hayret öpmedi uyurken.
Yoksa ben mi anlamadım. Çiçek verirken hep öperdi beni) babam uyuyor mu
hala?

Tarık: Evet.

Naz: Saat 5 oldu babamlarda gelmedi hala.

Tarık: Gelirler şimdi(bu sırada kapı çalar) Bak geldiler bile.

Naz: Hadi inelim aşağıya

İkisi birlikte inerler aşağıya. Naz açar kapıyı.

Naz: Sonunda yani nerde kaldınız?
Belginler ve diğerleri geçer içeri.

Belgin: Hulusi babanı gördünüz mü kızım? Buraya gelmiş?

Naz: İçerde uyuyor. Merak etmeyin.

Belgin hemen salona geçer.

Tarık: Nerde kaldınız ya.

Kolunu Filiz’İn omzuna atar.

Filiz(çığlık atar): Ayyyyyyyyy!!!

Tarık(korkup elini çeker hemen) : Ne bağırıyon canım. Altı üstü kolumu koydum

Şeyma(gülmeye başlar) : Ondan değil. 3 saattir güneşin altında
güneşleniyordu. Yanmış çok fena.

Filiz: Gülme Şeyma. Canım çok yanıyor zaten.

Ümit(Filiz’in yanağını sıkar): Gülmeyin aşkıma!

Filiz çığlığı basar yine. Herkes gülmeye başlar

Filiz(dudaklarını büker) : Yaa… sen gül abi gül. Ben göstercem sana.

Tarık: Nasıl göstercen?

Filiz: Hani sabah..

Tarık(anlar. Sözünü keser): Bak güldüm kesmeyi. Hem hadi biz içeri geçelim.

Naz: Sabah ne Filiz? Devam et sen?

Tarık: Boşver aşkım. Saçmalayacak yine!

Diğerleri içeri geçer. Tarık’ta geçerken Naz durdurur onu.

Naz: Dur bakalım Tarık efendi. Söylemeden gitmek yok.

Tarık: Bitanem gerçekten yok bir şey.

Belgin(bağırır içerden) : Tarıkk oğlum gel çabuk!

Tarık: Hem bak annem çağırıyor der ve kaçarak gider yanından.

Naz: Kaç bakalım Tarık efendi kaç. Ben bunun hesabını sorcam sana.

Naz da peşinden geçer salona.

Belgin: Oğlum biz gidiyoruz. Evinde dinlensin baban.

Hulusi(kalkarken) : Off başım çok kötü.

Belgin: Artık ne kadar hızlı vurduysan başına.

Naz(Tarık’ ters ters bakarak): Gücünü göstercekmiş aklınca.

Tarık: Ya tamam özür diledik. Ben hırsız sandım.

Hulusi: Neyse tamam tamam. Hadi Belgin gidelim.

Belgin: Gidelim. Siz de gelin Vahi bey.

Vahi: Olur...

Şeyma: Biz burada kalalım biraz. Vakit geçirelim Tarıklarla. Hiç konuşmadık zaten geldiğimden beri.

Tarık:Bana uyar.

Naz: Güzel olur.

Ümit: Tamam o zaman siz gidin. Biz gelmiyoruz.

Filiz: Bende gidiyorum

Ümit: Nereye Filiz ya?

Filiz: Ne olur ne olmaz ben gidiyim. Siz yine yanlışlıkla ellerini,kollarınızı koyarsınız boynuma.Yine canım yanar.

Şeyma: Saçmalama Filiz. Hep beraber eğlencez işte.

Filiz: Bak öyle kol,el koymak yok tamam mı?Şakada olsa.

Hepsi birden(güler): Tamam yok

Belgin: Biz gidelim artık. Hadi görüşürüz çocuklar.

Hepsi birden: Görüşürüz.

Belginler hazırlanıp çıkarlar.

Ve 3 çift sevgili evde kalırlar….

-PART 46 SON-

You_A
26-01-08, 03:13
“Hayatta hep bir bedel ödüyoruz, omuzlarımızda yüklerle yürümeye çalışırken bir omuz daha istiyoruz, hafifletmek için yükümüzü. Eğer yeterince şanslıysak biri geliyor yardıma.”

Naz’ın ofisi

Naz--- telefonla konuşuyor--- Tamam, Serap Hanım, siz de durumu biliyorsunuz, ama sektördeki sonbahar ve kış indirim yüzünden mağazalarında çoğunda stoklar bitmek üzere ve yavaştan da olsa ilkbahar ve yaz sezonu açılıyor……….Ben sizi anlıyorum, ama inanın siz kumaşları yollamazsanız sorun daha büyüyecek ve ben bir daha ki sefere bu ses tonuyla konuşmayacağım, sizle bir anlaşma imzaladık ve siz buna uymalısınız. Aksi olursa hukuki yollara başvuracağım ve bu basına yansıyacak, ve sizin içinde iyi olmayacak………Hayır sizi tehdit etmiyorum, ağabeyinizle konuşmak da istemiyorum, en başından beri ………..Serap Hanım bakın Serap Hanım….Serap ben………İyi günler beyefendi Naz Özkül Cahide Tekstil’den, 12334 nolu siparişin 2 gün önce elimizde olması gerekiyordu, ama ………………….bakın beyefendi……………………..burada sesi yükselmesi gereken benim siz değilsiniz………………..öyle mi? O zaman mahkemede görüşeceğiz,…….ben sizle buluşmam……mesai saatleri içinde İzmit’teki fabrikadayım, eğer konuşmak isterseniz, beklerim……….Uzak dediğiniz yere ben her gün geliyorum beyefendi, tamam siz bilirsiniz.

Naz, telefonu kapar.

Naz: Bu böyle olmayacak. Sadri’yi aramam gerek.

Bir kafe

Ümit: Burası güze, l değil mi? İstanbul ayaklarının altında.

Filiz: Fena değil, geçen gittiğiz yere gitseydik

Ümit: Filiz biz atlı aydır dışarıya çıkmıyorduk, en son gittiğiz yer yazlık bir
mekândı, burası da onun kışlık yeri.

Filiz: HIIII

Ümit: Ne yersin?

Filiz: Bana fark etmez, aç değilim, ama kahve içerim

Ümit: Olmaz yemek yiyeceğiz, zaten zayıfladın, yüzün çoktu resmen

Filiz: Beni yargılamak zorunda mısın? Ben bir zorunluluk muyum? Beğenmiyorsan gidersin? Zaten altı aydır çıkmıyormuşuz, bir ilişki denmez buna zaten.

Ümit: Filiz, seni seviyorum ve canın yandığını da biliyorum, ama eğer sana iyi gelecekse bitsin.

Filiz: Evet, gelecek. Zaten ya her şeyim ya hiçim.

Ümit: Hiçbir zaman hiç olmadın ve olmayacaksın.

Filiz ayağa kalkar ve gider.

Ümit: Her şey giderecek daha da kötü oluyor.

Dışarısı

Filiz: Bütün özlediklerim benden ayrı yaşıyor.

“ Yalnız olduğumuzu ve bizi anlamadıklarını zannederiz. Koca dünya bize düşman olmuş gibi gelir. Oysa bizizdir yalnızlığı seçen. “

Tek Bank

Sadri: Naz, sorun etme ben hazırladım sözleşmeye ve onlar zamanında teslim etmediler, her gün için bize tazminat ödeyecekler. Ben yasal işlemler yarın başlatıyorum………..Ne demek yeng---susar-----iyi günler sana.

Telefonu kapar.

“İnsan en zor alışkanlıklardan vazgeçiyor, nasıl sahipleniyorsak bir sigarayı, bir hareketi, kelimeler de alışkanlık yapıyor.”

z_e_y_n_o
26-01-08, 17:12
Ve belgin sürüklercesine tarığı götürürken…

Hulusi: niye kızdın şimdi hayatım, alt tarafı vahi mi daha uzun ben mi dedim…

Ümit: ama belgin teyze babamın senden uzun olduğunu söyledikten sonra üst üste 17 kere, her seferinde belgin teyzenin yanlış ölçtüğünü iddia ederek tekrar ölçtürünce normaldir tabi…

Hulusi: sen sus küçük zibidi…

Vahi: neyse, biz de yatalım artık, hadi kızım

Ve vahiyle naz da odaya giderler.

Hulusi: kaldık mı biz bize… iş başa düştü, yapıcaz mecburen kendi yatağımızı…

Hulusi ve ümitte yataklarını hazırlayıp yatarlar…

Part-19

Günler geçiyor ve belgin tarıkla nazı yalnız bırakmamak konusunda elinden geleni yapıyordur.

2. gün…

herkes kahvaltı masasından kalkıyordur.

Hulusi: eline sağlık naz kızım, uğraştırıyoruz seni de sürekli böyle ama, kusurumuza bakma

Naz: ne demek hulusi amca, siz memnunsanız benim için sorun yok

Hulusi: ama böyle bütün işleri sen yapma, söyle bizimkine, tutsun biraz işlerin ucundan.

Naz: yok yok, tarık zaten hep yardım ediyo bana

Ve tarkık naza gülümseyerek bakar, naz da ona…

Belgin: (tarıkla naza kötü kötü bakarken, iç ses) bak bak şu bakışlara bak…

Hulusi: iyi iyi… etsin tabi.. burası ikinizin evi sayılır artık sonuçta… (vahi ye döner) hadi vahicim, tavlayı kap ta bi boyunun ölçüsünü alıyım senin…

Vahi: olur hulusi, ama kim kimin boyunun ölçüsünü alır bilemem

Belgin: aman ben almayım da, kim alırsa alsın…

Hepsi birlikte çıkmak üzere mutfak kapısına yönelmişken

Tarık: ben de masayı toplarken naza yardım ediyim bari…

Hulusi: et tabi et…

Belgin: hayır etme…

Birden herkes belgine bakmaya başlar

Belgin: yani şey… sen içeri gir tarık, biz nazla hallederiz burayı, zaten çok zahmet veriyoruz, biraz da bizim yardımımız dokunsun değil mi…

Tarık: annecim gerek yok, ben yaparım…

Belgin: (tarığa kurnazca bakarken, iç ses) şuna bak şuna… elini sıcak sudan soğuk suya sokmayan tarık, şimdi masa toplayabilmek için kırk takla atıyo… ama ben de belginsem, bu ikisini yan yana getirmemek için her şeyi yaparım…

Tarık: (iç ses) oğlum tarık, sen hayatında elini sıcak sudan soğuk suya sokmadın, şimdi masa toplayabilmek için kırk takla atıyosun… aaahhh ahhh… aşk nelere kadir…

Belgin: yok tarık, sen geç içeri ben burda naza yardım edip geliyorum.

Tarık: ama…

Belgin: konu kapanmıştır…

Tarık: peki…

Ve tarık ta içeri geçer…

3. gün…

akşam hepsi oturmuş, sohbet ediyorlardır

Vahi: kızım çaylar ne oldu?

Naz: hemen alıp geliyorum babacım

Ve naz mutfağa gitmek üzere kalkar.

Tarık: (naz gitikten sonra ayağa kalkarak) E ben de bari ocağı kapatıyım gidiyim de… hani naz bilmiyo ya…

Belgin: aslında gayette kolay… neden bilmiyo acaba?

Ümit: şimdi belgin teyzecim, söz konusu kişi naz olunca, her şeyi bekliyceksin…

Belgin: yok yok, sen kesin öğretemiyosun bu işi tarık. sen otur, ben gider öğretirim şimdi…

Tarık: ama yani…

Ama o sırada belgin çoktan mutfağa gitmiştir. Ve naz da mutfakta çoktan ocağı kapatmış, çayları dolduruyordur.

Belgin: (yapmacık bi şaşkınlık ifadesiyle) a a… hayret, kapatabilmişsin ocağı…

Naz: efendim?

Belgin: tarık senin ocağı kapatamadığını söylemişti de… az önce kendisi geliyodu kapatmaya, dedim bari ben gidiyim de daha düzgün bi şekilde öğretiyim şu kıza ocak nasıl kapatılır…

Naz: ya ya, evet belgin teyzecim… bilmiyodum ben ocağı kapatmayı, ama işte becerebildim sonunda… (iç ses: bravo yani tarık, bu nasıl bi yalan böyle ya… ocağı kapatmayı bilmiyomuşum… o kadar salak mıyım sanki ben…)

Belgin: sevindim. E sürekli tarık koşamazdı ya peşinden ocağı kapatmak için. Öğrenmek lazım böyle şeyleri.

Naz: ya ya, evet belgin teyze…

Ve belginle naz birlikte salona dönerler.

Filiz: öğretebildin mi bari anne?

Naz: (kızgınca tarığa bakarken) ya evet, öğrendim sonunda filizcim… yani sonuçta sadece bi ocağı kapatmaktan bahsediyoruz burda… kolay bişey…

Belgin: öğrenmiş öğrenmiş. Artık senin sürekli yardıma gitmene gerek kalmadı yani tarıkcım…

4. gün…

yine hepsi salonda oturuyordur. Naz mutfaktan tarığa seslenir

Naz: tarııkk… bi dakika gelir misin?

Belgin: (daha tarık yerinden kalkamadan naza seslenir) bişey mi oldu naz kızım?

Naz: şey… belgin teyze, alışveriş için liste yapıyorum da, tarığın da istediği bişey var mı diye sorucaktım…

Belgin: ha, iyi iyi… (tam tarık annesinin yine bişey yapıp gitmesine engel olmadığı için derin bi nefes almışken, belgin ayağa kalkar) e hadi tarık…

Tarık: hadi derken?

Belgin: kalk gidelim mutfağa diyorum… benim de bikaç şey aldırmam lazım da… hadi kalk kalk…

Ve tarıkla belgin mutfağa gelirler…

Belgin: naz kızım…

Naz: (şaşkın) belgin teyze???

Belgin: liste yaptığını söyleyince aklıma geldi de, benim de bikaç ihtiyacım vardı… E hani liste?

Naz: liste… liste şeyde… aklımda liste… ya, evet, aklımda tutuyorum ben onları…

Belgin: hmm… anlıyorum… (iç ses: nasıl da kıvırıyo bak… E tabi söyleyemez ki tarığı sadece konuşabilmek için buraya çağırdığını)

Naz: (iç ses) nasıl da kıvırdın naz… E tabi söyleyemezsin ki tarığı sadece konuşabilmek için buraya çağırdığını.

Ve belgin gülümserken tarık ve naz bir kere daha başarısız olmanın verdiği umutsuzlukla öylece birbirlerine bakıyorlardır…

5. gün…

Bu arada tarık okuluna en baştan başladı. Şimdi ona devam ediyo. Yarışı bıraktı. Naz da ailesi geldiği için 1 haftalık izin aldı ve evde…

Belgin odasında, tarık okuldadır. Diğerleri de yine hep birlkte oturuyordur. Ve kapı çalar

Naz: (mutlu bir şekilde) tarık geldi, ben bakarım…

Ve kapıyı açmaya gider.

Bir süre sonra belgin gelir…

Belgin: (koltuğa otururken) eeee… naz nerde?

Vahi: kapı çaldı, o da tarık gelmiştir diye açmaya gitti…

Belgin: (birden yerinden fırlayarak) ne???

Ve o da kapıya gider

Bu sırada naz kapıyı açmıştır

Naz: (gülümseyerek) hoş geldin

Tarık: hoş bulduk… (etrafa bakınarak, tedirgin) annem yok mu?

Naz: yok… yani şimdilik…

Belgin: (birden arkalarından belirir) oğluşum…

Tarık: (hayal kırıklığıyla) anne…

Belgin: hoş geldin… (ve belgin gidip tarığa sarılır) kusura bakma, kapıda karşılayamadım seni…

Tarık: (sessizce) iyiydi öyle aslında ama…

Belgin: ne dedin?

Tarık: şey diyorum… yani, ne önemi var annecim, ha kapıda karşılamışsın, ha içerde… fark etmez yani…

Belgin: olur mu hiç… kapıda karşılamam lazım seni. Hadi geç içeri geç…

Ve birlikte içeri geçerler…

6. gün…

Tarık ve naz yan yana oturmuş, sessizce konuşmaktadır…

Naz: of tarık, ben çok sıkılıyorum ya…

Tarık: ben de… aynı evde olup ta hiç konuşamamak ne kadar zormuş… ama, eklıma bişey geldi…

Naz: ne?

Tarık: şimdi sen odama gidiyorum diye çık, beni kapının önünde bekle, tamam mı?

Naz: niye?

Tarık: sen dediğimi yap…

Naz: tamam

Belgin: tarık, siz ne fısıldaşıyosunuz öyle deminden beri?

Tarık: yok bişey annecim, naza okulumu anlatıyodum…

Naz: şey, ben bu dün hiç uyuyamadım da, biraz uyumak istiyorum…

Vahi: tabi kızım, sen bilirsin

Ve naz salondan çıkar. Bir süre sonra tarık ta ayağa kalkıp kapıya gider

Belgin: nereye tarık?

Tarık: (kızgın) lavaboya anne…

Belgin: tamam tamam, git hadi

Tarık: çok sağol annecim (vurgulayarak) izin verdiğin için…

Ve tarık ta salondan çıkar.

Naz: niye bu kadar uzun sürdü?

Tarık: şüphelenmemeleri içn bekledim biraz.

Naz: atlattık mı sence?

Tarık: atlattık atlattık, hadi çıkalım

Belgin: (tam tarıkla naz dış kapıdan çıkacakken) nereye tarık?

Naz: (sessizce) yok yok, kesin alıcı var bu belgin teyze de…

Tarık: (tedirgin) annecim…

Belgin: biyere gidiyodunuz galiba…

Tarık: evet, gidiyoruk… yani, naz geldi… dedi bana çok sıkılıyorum… ben de dedim, o zaman hadi dışarı çıkalım, biraz hava alalım, geçer sıkıntın…

Belgin: hiç haber vermek temi yok?

Tarık: şey… aslında, hemen dönüceğimiz için, gerek görmedik…

Naz: hı hı…

Belgin: iyi iyi… italyanın havasını almak lazım bira da tabi…

Tarık: yani, o zaman biz, çıkabilir miyiz?

Belgin: tabi tabi, sıkılınca evde oturucak değilsiniz ya…

Tarık ve naz gülümseyerek birbirlerine bakarlar

Belgin: ama bekleyin biraz

Tarık: niye?

Belgin: E biz de gelicez de ondan tarık…

Tarık- naz: (aynı anda) ne???

Belgin: şuraya geleli kaç gün oldu… E yarın da erkenden dönüyoruz, bi İtalya gezisi yapmadan mı dönelim yani…

Tarık: ya, evet, yapmak lazım tabi…

Belgin: girin bakıyım içeri, bekleyin de biz de hazırlanalım…

Hep birlikte tekrar içeri girerler

Belgin: hadi kalkın, gidiyoruz

Hulusi: nereye gidiyoruz belgin?

Belgin: italyayı gezmeye hulusi… dönmeden bi İtalya turu yapmamız lazım

Hulusi: tabi tabi, böyle yeni yerleri görmek lazım

Belgin: ama hala oturuyosunuz, kalkın hadi

Ve herkes kalkıp hazırlanmaya başlar

Belgin: naz kızım, sen de benimle gel

Naz: niye?

Belgin: şey için… yani, kıyafet seçmeme yardım edersin. Buralarda ne giyilir ben bilmem… sen öğrenmişsindir artık…

Naz: tamam, olur belgin teyze…

Nazla belgin de birlikte belginin odasına giderler. Birlikte bi kıyafet seçerler ve naz belgin giyinip çıkana kadar kapının önünde beklemek koşuluyla odanın önünde yalnız kalır.

Belgin: içerden bağırarak) ordasın dimi naz?

Naz: buradayım belgin teyze, buradayım…

Belgin: seni de böyle kapı önlerinde bekletiyorum ama giyince bi bak bakalım diye yani… yakışmış mı… yakışmamış mı…

Naz: tamam belgin teyze, bekliyorum ben…

Bir süre sonra salondan vahi naza seslenir

Vahi: naz, kızım bi gelebilir misin buraya?

Naz: (sessizce) kusura bakmayın belgin teyzecim, gitmek zorundayım…

Ve naz salona gider. Bitek vahiyle tarık vardır

Vahi: şu kravatı bi türlü bağlayamadım kızım, bi yardım eder misin?

Naz: olur babacım

Naz vahinin kravatını bağlar

Vahi: sağol kızım

Ve vahi salondan çıkar

Tarık koltukta oturuyordur. Naz da kendini onun yanına bırakır.

Naz: artık inanmışsındır herhalde belgin teyzenin bizi yan yana getirmemek için elinden geleni yaptığına…

Tarık: yani… işte biraz… (nazın inanmaz bakışlarını görünce) yani tamam, annem resmen bizi ayrı tutmaya çalışıyo…

Naz: anlamana sevindim

Tarık: her gün beşer dakikadan beş bahane bulup 25 dakika kaçamak yapmayı da beceremedik…

Naz: sağolsun belgin teyze çok uyank çıktı…

Tarık: neyse boş ver, nasılsa yarın sabah erkenden gidiyolar, bi gitsinler, söz ben de seni kaptığım gibi…

Naz: eeeee…

Tarık: yemeğe çıkarıcam

Naz: ay tarık bıktım şu yemek işinden ya, istemiyorum ben yemek falan…

Tarık: tamam naz, çok güzel olucak, sen merak etme…

Naz: zaten başımıza ne geldiyse senin her şeyin en güzelini istemenden geliyo

Tarık: ne gelmiş ki başımıza benim her şeyin en güzelini istemem yüzünden???

Naz: illa en güzel şekilde konuşmak istiyorum diye bi yemek işi tutturdun, o olmadan olmaz… ama bi türlü olamadı zaten o da…

Tarık: eeeee başka?

Naz: ne başka?

Tarık: yani öyle bi dedin ki, ne geldiyse başlımıza senin her şeyin en güzelini istemenden geldi diye… duyan da çok bişey danıcak…

Naz: daha ne olsun yani tarık…

Tarık: tamam tamam, sen de haklısın, çok uzadı bu iş. Ama yarın bitiyo… sen merak etme…

Naz: umarım…

Bu sırada belgin gelir

Belgin: naz, hani sen kapıda bekliyodun?

Naz: babam çağırınca beni belgin teyze, kravatını bağlamam için, kapının önünden ayrılmak zorunda kaldım, kusura bakmayın

Belgin: ama yani…

Naz: (belginin sözünü keserek ayağa kalkar) aaaaaaaa… çok yakışmış bu kıyafet size, çok güzel olmuşsunuz belgin teyze…

Belgin: gerçekten?

Naz: gerçekten… hulusi amca gözlerini sizden alamıycak bu gece…

Belgin: gece?

Naz: yani İtalya gezimiz hemen biticek mi sanıyosunuz? Daha İtalya gecelerine akıcaz belgin teyzecim…

Belgin: akmasak daha iyi olurdu ama…

Hulusi: aaaaaa… hiç olur mu belgin…

Belgin: sen ne zaman geldin hulusi?

Hulusi: ben hep buradaydım belgin

Belgin: atma hulusi, tabi geceler falan deyince biz, ışınlandın hemen buraya… sen varya sen…

Hulusi: günahımı alıyosun ama hayatım…

Belgin: sus hulusi sus, çıkalım hadi artık… (tarığa dönerek) hadi tarık…

Ve tarığı da önüne katıp salondan çıkar, ve son hazırlılarda tamamlandıktan sonra hepsi birden evden çıkarlar…

''El!F''
26-01-08, 17:56
-PART 47-

Tarık: Eee ne yapıyoruz..

Naz: Önce bi salona geçelim. Ne yapçağımızı düşünürüz

Hepsi birlikte salona geçerler.

Naz: Siz oturun. Bende mutfakta bir şeyler hazırlıyım.

Filiz-Şeyma(kalkarlar): Bizde yardım edelim.

İkiside birbirine bakıp gülümser.

Naz: Yok siz oturun(içses:Ben sana mutfakta sormasam o sabahı)(Tarık’a
bakarak) Tarık bana yardım eder. Dimi Tarık?

Tarık: Olur ederim(anlar) Yok ben gelmiyim. Kızlar yardım etsin.

Naz(Tarık’ın elinden tutup): Hayır ben seni istiyorum!

Hepsi birden: Ooooo!!

Naz: Yürü Tarık yürü.

Tarık ve Naz mutfağa giderler.

Tarık (Naz’a sarılır): Niye o kadar çok istedin gelme mi?

Naz: O sabahın hesabını sormak için!

Tarık(ellerini alır Naz’ın belinden): Aşkım gerçekten önemli bir şey değil.

Naz: Madem önemli değil söyle o zaman.

Tarık: Saçma bi sebep olduğu için başını şişirmek istemiyorum.

Naz: Ama ben öğrenmek istiyorum.


Tarık: Bi şartla?

Naz: Bide şart istiyorsun Tarık. ben senden çok ağır bir iş istemiyorum.

Tarık: Öğrenmek istiyor musun istemiyor musun?

Naz: İstiyorum da. Şart olmadan olmaz mı?

Tarık: Hayır olmaz!

Naz: Üff sen kazandın. Söyle şartını. Bak ama kötü bir şeyse yapmam.

Tarık: Yoo bence çok güzel bir şey.

Naz: Tamam söyle.

Tarık(yaklaşır Naz’a): Seni öpçem

Naz: Olmaz Tarık. Ben sana demiştim yok diye!

Tarık: İyi o zaman. Bende söylemiyorum

Naz: Üff iyi. Yine sen kazandın(yanağını uzatır) Öp bakalım

Tarık(çenesinden tutup yüzünü yaklaştırır kendine): Yanaktan değil der ve
öpmeye başlar Naz’ı tutkulu bir şekilde.

Ayrılırlar baya bi süre sonra(Tarık anca özlem giderdi)

Tarık(yakındırlar hala) : Ben sana öperim demiştim.

Naz: Off zaten hep sen kazanıyorsun. Bende dayanamıyorum yine kabul
ediyorum.

Tarık: Övünmek gibi olmasın çok dayanılmazımdır.

Naz(Gülümser. Tarık’ın yanaklarını sıkar): Evet öylesin. Hadi artık söyle

Tarık(içses: Oğlum Tarık iyi bi yalan bul) : Eee şey

Naz: Evet Tarık dinliyorum.

Tarık: Ya hani ben sana demiştim ya biz daha önce Filizlerle buraya gelmiştik
diye.

Naz: Eee…

Tarık: Aslında Filiz ile gelmedim!

Naz: Ne!!! Kiminle geldin Tarık çabuk söyle.

Tarık: Aslında hiç gelmedim. Sadece küçük bi yalan söyledim geldik diye(içses:
Aferin oğlum Tarık iyi yalan uydurdun)

Naz: Yani onun için miydi. Bende başka bir şey sandım.

Tarık: Olsun. Ama nasıl şartımı kabul ettin.

Naz: Kabul etmek zorunda kaldım. Öğrenmek için. Ama boşuna kabul ettim.
Önemli bi sebep değilmiş.

Tarık: Yani pişmansın öptüğüne?

Naz: Hayır değilim de..

Tarık: Yok yok pişmansın. İstemiyorsan hiç öpmem bi daha.

Naz: Yaa aşkım kızma. Pişman değilim dedim ya.

Tarık: Tamam öyle olsun.

Tarık arkasını dönmüş giderken.

Naz(kolundan tutar): Yaa Tarık. küsmedin dimi bana?

Tarık(yüzüne bakmadan): Merak etme küsmedim.

Naz(dudaklarını büker): Küstün işte.

Tarık(Naz’a bakar. Çenesinden tutup kaldırır başını. Gülümser) Gerçekten
küsmedim bitanem.

Masum bi öpücük kondurur Naz’ın dudağına.

Tarık: Bak yine öptüm

Naz: Aman öp. Zaten kaldırdım yasağı da.Çok saçmaydı.

Tarık: Oh bee.

Naz: Bu kadar çok sevinceğini bilseydim daha önce kaldırırdım

Tarık: Herhalde sevinirim bitanem. Neyse ben artık içeri geçiyorum.

Naz(eline tabaklar verir): All bunları götür bari. Boş gitme

Tarık tabakları alır ve gider içeri. Naz da peşinden.

Ümit: Sonunda enişte yaa. Nerde kaldınız?

Tarık: Geldik işte.

Elindeki tabakları sehpaya koyar. Naz da elindeki bardakları koyar.

Şeyma: Eee ne yapıyoruz.

Tarık: Film izleyelim.

Behçet: Güzel olur. Ama korku osun lütfen.

Tarık: Evett korku olsun

Naz-Şeyma-Filiz: Hayır korku olmasın.

Ümit: Niye ya. Ne güzel eğleniriz işte.

Naz: Hayır diyorum. Ben çok korkarım.

Tarık: Merak etme bitanem yanında ben varım. Bir şey olmaz.

Behçet(Şeyma’ya bakar): Sende korkma canım ben varım.

Ümit(Filiz’e bakar): Sende Korkma Filiz ben varım.

Tarık: Öyle korkunca sarılmak yok bir birinize.

Naz: Sana ne oluyor Tarık?

Tarık: Onlar sadece sevgili. Ama sarılmak yok!

Tarık(ayağa kalkar) : Evet film izleme oturma planını yapıyorum.. filiz Ve
Şeyma siz (koltuğu göstererek)Siz şu 2li koltuğa. Ümit ve Behçet siz şu diğer iki koltuğa.

Filiz: Abi yaaa

Tarık: Eğer itiraz edersen Filiz canın yanar.

Filiz: Off yaa

Herkes oturur Tarık’ın gösterdiği yere.

Ümit: Siz?

Tarık: Biz aşkımla bu 3 lü koltuğa.

Ümit: Haksızlık ama.

Tarık: Sus. Biz evliyiz Naz ile.

Tarık filmi koyar. Işıkları kapatır.

Tarık Naz’ın yanına geçer. Naz başını Tarık’ın omzuna yaslar.

Naz: Yaa Tarık izlemesek olmaz mı?

Tarık(play tuşuna basar): Başlattım bile.

Herkes filmi izlemeye başlar.

-PART 47 SON-

Biraz saçmaladım:icon_sorr

kod adı yağmur
26-01-08, 20:23
senaryosuzuktan kırıldığınız dakkalarda

not: adlar naza n.:
tarığa t.: vbb tmm mıı

sahilde yürürler
oradan bi ses gelirrr
....: tarıkk cnmmmmmm
tarık:kim o yaa
arkasını döner
tarık: çağla aşkıımmm
nazz:....

part bilmomm

naz...
tarık: çağla cnmmm
der ve çağlaya kpşar
çağla: aşkımmm
tarık: naber cnmmm der sarılrlar
çağla: iii sen
t. : bende iyiyim
naz tip tip bakar
t. : aa aşkım bu benim ilk okuldan arkadaşımm çağla
naz: anladm saten onu
çağla tarığa eğilere: semedi galba
t. : yoo hasta
ç. : aaa nesi var
t. : uzun hiayee
ç. : tmm

üçü çay içerken
çağla : ee anlat bakalım ben yokken ne yaptın
t. : hiçç
çağla: hmm o zaman bana nazı anlat
t. : tmm
naz: ama benim kalkmam gerek babamla konuşacağım
t: pei aşkım bişey olusa ara
n: tmm cnmm der ve tarığ çağlann gzünün içine baka baka öper
t: grüşürüz
n: byy

çağla: kıskandı
t: olabilir
ç: ee anlatmaya başla
t: pekki
der ve olaylar anlatır

naz yolda: off yaa kız gözümün içine baka baka aşkı diyor off
vahiyle buluşur konuşur veayre vss

akşam

tarık nazı odasından almaya gelir
t: aşkıımm ben geldim
n: off tmm bi dkk
t: bi sorun yo di mi
n: hyrrrrrrrr der bağrarak
t: inanmaz ama pekii

15 dk sonra

t: off naz hadi
n: tmmm der ve gelir
naz çoookkk güzeldir gece elbisesi giymiştir
http://www.abiye.biz/gece_kiyafetler...kiyafeti_9.jpg

tarık büyülenmiştir
t: ço çoo çoook gü gü güz
n: kekelemeyi keser misin
t: çookk güzel olmuşsun büyüleyici
n: senin gibi yakışıklını yanında snükakalmak istemedim
t:
n: hadii
t: ne hadi
n: koluna almayacak mısın
t: memuniyetle...

der ve tekneye giderler

n: çoookk güzel olmuşş
t: senin yanında sönük ama
n:
t: beğendin mii
n: hemde çookkk

yemeğe otururlar şarap içerler
n: seni çoookk seviyorum
t: bende herşeyden cnm dan bile çookk
n: tarık bişey dicem yani aslında sorcam

tarık o esnada şarabn yudumlar
t: dinliyorum yani sorr
n: bana bişey olursa yani kötü beni unutmazsn dimi
t: naz lütfen
n: lütfen aşkım cvp ver
t: nasıl unuta bilirim bunu nasıl düşünürsün
n: ama başkasıyla birlite ol tmm mı mutlu oll
t: naz lütfen ben bu konularla alakalı konuşmak istemiyorum bu gece özellikle
tarık nazın nüne eğilir tam konuşacakken
ve tam o esnada perde açılır
naz tarığın bi süprizi sanar ama süpriz değildir

n: bu ne eninim çook güzel bi süprizdir
t: emin ol bende ne olduğunu bilmiyorum
n: anlayamadmm
t: bendee bilmiyorum ne olduğunu
o esnada gösteri başlar tarık nazın elini tutarr
nazla tarık soluksuz izler
naz ağlar

naz çookk sinirli ve şaşkındır tarıksa şaşkın naz elini gösteride çeker
naz kalkar tarık önüne geçer
t: emin ol ne olduğunu kimin neden yaptığnı bilmiyorum
n: kess ben göreceğimi ve duyacağımı duydum bana bunlar yeter der ve tarıktan kurtulut ardından teneden kendini limana atar yani koşar

tarık naz koşarken bağrmaktadr
t: emin ol ne olduğunu bilmiyorum
n: kess sesini sesii bile duymak istemiyorumm der ağlar ve sinirlidir

o gösteri acaba ne idi
kim neden yaptıı

bunu hatırlayasanız die ekledim hani naz hasta isi kerim vardı o senaryo :img-yes:

dvmını ekliyeceğim bi 1 saat sonra :img-yes:

kod adı yağmur
26-01-08, 20:48
naz gerçekten gördükleri karşısında şok geçirmiştir aşırı hızlı bi şekilde koşuyordur tarıkta ardından tabi

t: naz açıklayabilirim ne olur bekle
n: defoll
t: naz ne olur bitanem kimin neden yaptığını bilmiyorum
naz sendeler ve düşer sahilde tarık hemen yanına gelir nazın bileği burkulmuştur
t: naz sevgilim iyi misin doctora gidelim mi
n: çek o pis ellerini ben iyiyim sen git o..
t: naz ne olur bi dinle
n: neyi dinleyeyim aşk fantazilerini mi
t: emin ol kimin neden yaptığını bilmiyorum ve senden önceydi
n: hala gözümün içine baka baka yaln söylüyorsun
t: yapma sevgilim inanmıyorssun belli
n: niye inanmayayım
t: naz yapma yalan onlar
n: haklısın yalan var ortada hemde kocaman bir yalan !!!
t: bak sende hak verdin yalan var ortadan
n: evet var beni sevmemen ve aldatman (ağlayarak ve yerde bileğini okşuyor haa :img-wink:)

t: inandığına inanamıyorum ben seninim
n: onu o kadının kulağınada fısıldamışsındır odanızda o halde
t: asla ben sadece seni sevdim
n: kim bilir kaç kadına dedin seni seviyorum çok güzelsin çok özelsin

t: ne olur naz bu bi komplo
n: haklısın aşk ve aldatma tanrısı eros!
t: kalbimi kırıyorsun
n: kafanı kırmadııma dua et sen
t: naz yapma ama ben suçsuzum
n: haklısın suçsuzsun o kadın zorla girdi koynuna evet doğru Don Vito Corleone
t: naz lütfen yapma :sad53:

naz tam kalkacakken düşer ve tarık tutar ve kuçaklar
yaklaşırlar tam öpüşecekken

n: çek o pis ellerimi üzerinden sinirli
t: peki naz hnm der ve nazı olduğu gibi yere bırakır naz bu esnada kafasını taşa çarpar

3-5 dakka olur ve trk görmez kafasını çarptığını
t: hadi ama şimdide uyku numarası mı
n:...
t: yapma naz yemem bunu
n: ....
t: yemiyorum hadi
n: ...
t: tmm o znm aşkım gerçekten bilmiyorum senden önce bir sürü kadın girdi ve o da girdi inkar edemem ama ben hiç birini sevmedim tek seni sevdim
n: ...
t: tek seni nazım
n: ...
t: hadi nazım yapma öyle kalbimi kırıyorsun
n:....
trk naza eğilir ve baygın olduğunu görür
t: niye düşünemedim bayılacağını hasta olduğunu helde yere bıraktım ben ne aptallım

kuçağına alır kafasını eli le tutar ve bi sıcaklık hisseder eline bakar bu kandır

t: ben napacağım saten kan az der ve ağlar

naz bu sefer kurtulamıyacak gibi
tarık ne yapacak
naz ne olacak ölecek mi felç mi kalacak yoksa sağlıklı mı olacak

hepsi ve daha fazlası diğer parttlarda

cagrib
26-01-08, 20:53
NAZ:anne arasanız artık kimi arıycaksanız...

BELGİN (bozulmuş) tamam Naz arıyorum...oğluşuma—

NAZ:hiç merak etmeyin, düzeltirim ben onu!!!haber bekliyoruz sizden...

BELGİN (ekrana bakakalır öylece) a aa çat diye kapadı telefonu yüzüme... lafımı bile tamamlatmadı küçük hanımm...insan nezaketen dinler!!!bi de ben düzeltirim diyor..!!!önce şoka sok çocuğu,sonra düzelt...iyi valla!yazık değil mi benim oğluşuma!!!yap boza çevirdi çocuğu...

54.bölüm

NAZ (telefonu kapar) bıraksam filizin doğumunu anlatıcak ayaküstü...hayır,biz burda ne haldeyiz,korkudan ölüyor muyuz düşünmüyor mu hiç?!...Kusura bakma Tarık,annen falan ama,bi alem yani...böyle düşüncesizlik görmedim ben..!!

TARIK(mırılıtıyla)hıı..

hala bacaklarına doğru bakmakta olan Tarık’ a bakar..

NAZ:Tarık nereye bakıyorsun sen??..(endişeyle)aşkım,iyi misin??

gözünün önünde sallar elini...

NAZ:tarıkk??.... Tarıkk,kendine gel.... (sarsar,şiddetini arttırarak)tarıkk!!!ya bişey söyle!!.. ayy,gitti adam...tarıkk?

TARIK:naz?bu kan--

NAZ (yüzünü kavrayıp kendine çevirir,mümkün olduğunca tane tane konuşarak)...aşkım,gözlerime bak...az önce gördüğün şey, biliyorum ordan bakınca pek hoş gözükmüyor...(kucağına bakar,endişeli bi ifadeyle)..aslına bakarsan burdan bakınca da öyle gözükmüyor ama...(toparlar tekrar)..her neyse,bu yaşadıklarımız son derece normal, tamam mı?... doğum yapan bütün kadınlar yaşar bunu,hatta bazen daha da beterini... önemli olan şuanda acı çekmemem...yaşadık ve bitti!!bebeklerimizin dışarı çıkması için gerekliydi..anlıyorsun değil mi?

TARIK(kafasını sallar)

NAZ:tarık,cevap ver bana?!

TARIK:....

NAZ:tarık,kendine gel... ya yeter artık!!...(tepki alamayınca)kusura bakma ama ben şansımı denedim... (tokatı yapıştırır)

TARIK:ahh..(eli yanağında)..Nazz?napıyorsun ya?

NAZ:seni kendine getirmeye çalışıyorum...ve galiba başardım sonunda!ayy bilsem,önceden yapardım tarık,iki saat dil döküceğime...

TARIK (yanağını sıvazlayarak) boks eldivenlerini de çıkarıyım mı bagajdan?

NAZ:nee?!

TARIK:diyorumki...yumruk falan at istersen,kesmedi bu beni!!!

NAZ:özür dilerim canım ama sen benim yerimde olsan...başka çarem kalmadı tarık, napıyım?ayılman için yapmak zorundaydım...

TARIK:tamam,sorun değil...bi dahakine daha yumuşak vurursun!

NAZ:yok bi dahaki falan,bu girdiğin son şoktu..!!!..neyse,madem kendine geldin... artık, annenin aramasını ve bizi burdan kurtarmalarını bekliyebiliriz birlikte...

TARIK:tamam,bekleyelim...

NAZ (durgunlaşır)iyi...

İkisi de önüne döner hiç bişey olmamış gibi...endişelerini sessizliğe anlatıyorlardır sanki...kısa bir süre sonra Tarık başını çevirir Naz’a doğru...kendini farkettirip bakışlarını yakalamak ister gibi inatla bakar...Naz gözlerini kaçırmak için kullandığı o camdan,Tarıkın karanlığın arasından yansıyan simasını görür...bakışları bi an için değer birbirine...Naz, korktuğu soru beyninde yankılanmaya başlamışken,başını öne eğer hafifçe...

TARIK(elini tutar) nazz---

NAZ(sözünü keser,yüzünü kaldırıp) annen ne müthiş bi kadın değil mi tarık?imkansız diye bişey yok onun için... elinden hiçbişey kurtulamaz..

TARIK:evet..ama nazz---

NAZ:üstelik taa Antalya’da...bi de yakında olsa,kim bilir neler yapardı?belki de şimdiye kadar çoktan varmıştık hastaneye..

TARIK:nazzz,beni dinler