PDA

Tüm Versiyonu Göster : Hatırla Sevgili (Arşiv 27)


Sayfalar : 1 2 3 4 [5] 6 7 8 9 10 11

çalıkuşu78
15-04-08, 00:49
selam çannlarr ışıkla yaşarın ilişkisi üzerinden bu tip evliliklerin o devirlerde yürümeyeceğini göstermek istediler sanırım.. o devirde kuzen kuzeni vurmuştu biri sağ biri solcu diye.. neler yaşandı.. kardeş kardeşe düşman oldu.. hiçbirşey olmamış gibi yaşar ışık evliliği süremezdi.. birinden biri kendini yok sayacaktı böyle ne aşk olur ne de evlilik.. zaten 5 sene aramamış yaşar, boşanma davasını da kendi açtıydı.. o kararını vermiş hayatı hakkında..belli bir yola girmiş ışık o yolda olamazdı.. ışığın yolunda da yaşar olamazdı.. harunla ışığın yolları aynı kavşağa çıktı ve birleşti..birlikte olmaları her bakımdan çok güzel.. hele harundaki aşk olduktan sonra yıkılsın dağlar dağlar ohhh beee..

Shevek
15-04-08, 00:53
Olmaz...yani...olmayabilir:) Yaseminin karşı çinsle ilişkisi 18'inde başladı. Paaat diye bitti. Üstüne hamilelik. Ayrılık. Bir nevi travma yani. E, sonra travmalar arkası arkası geldiler mübarek. Neçotla 7 yıllık garip bir mutluluk (pardon, evlilik)...Sonra, kızın anası gitti Alamanyalara. Evlendiler Ahmetle, ama bir gün yüzü görmediler. Evlendikleri gün, Denizler yakalandı Gemerekte. Bir nevi ağbisi sayılabileçek dayısı öldü. Denizin üzüntüsü...Sonra babası, kardeşi de gitti. Rüyayı hale yola koyma falan fıstık derken...Vüçut unuttu doğal olarak, nerede ne yapması gerektiğini:img-wink:

Bir de ben bu son bölümde Yasot, hamile kalamadığını öğrenip Selmanın odasına girdiğinde bayağı açıdım haline yav:img-cray:Öksüz gibi...Ne omzunda ağlayaçak bir anası ne babası var. Allahtan Selma, gerçekten de meşhur mektubumuzda talep ettiğimiz kıvamda bir kayınvalide oldu da...:icon_whis

snemmm
15-04-08, 00:58
bilmiyorum ama ben hala ve ısrarla ışık harun birlikteliğine karşıyım
bana hiç inandırıcıı gelmiyor
ben yapılanları kolay kolay unutamıyorum
insanlar yaptıklarınız cezasını çekmeli bence
ama ışık hanım çok rahat,harun gibi onu her şeyiyle kabullenen bir aşık bulmuş avucunda oynatıyor

benim bu aşka karşı olmamın bir nedenide ünsal kızlarının genlerinden gelen dengesizlikleri.:img-hyste
ya ışıkın sevgisine güven mi olur ya
hani yaşara çok aşıktı bu
ay ne bileyim istemiyorum bu birlikteliği
haruna daha atılgan,daha cin,ışık gibi saf olmayan birileri lazım
en azından ben böyle düşünüyorum

Shevek
15-04-08, 01:00
Bir de formül belli. Bu bizim Ahmette fazla ağırkanlı oldu zavallım. Hemen formülü uygulasa, adada ev de var artık. Ama eve gerek yok. Sevda Tepesi+Gül rengi Şarap+Piknik. Sonra gelsin Juniorçan:):happy0064

Sorsalar biz hemen hatırlataçağız...Ama sormuyorlar:icon_whis

Işık-Harun editi: Harun Işığı seviyor. Bir zamanlar Yaşarla evlenmesi bunu değiştirmez. Aynen Ahmetin, Yasemini Neçotla gerçekten evli sandığı zamanlarda bile "hala" sevdiği gibi.

Işık akıllandı, bizzat yaşadı gördü, denedi olmadı...Hemen akabinde koşmadı Haruna (gerçi koşamazdı, adam hapisteydi). Ama şu anda da koşturmuyor(lar) zaten...Bırakalım, mutlu olsunlar. Yakışır;)

Cigdem_18
15-04-08, 01:02
belki değinilmiştir bilmiyorum ama, benim dikkatimi çeken bir nokta, yasemin daha gencecikken sorunsuz hamile kaldı, doğurdu-şimdi niye tedavi oluyor??? hadi o zaman aldırmış olsa, tamam-ilk çocuğunu aldıranların bazen sonra başka çocuğu olamayabiliyormuş-ama yasemin'de tedavi olmasını gerektirecek bir sorun yoktu ki? o işin tıbbi yanı tabii ama, daha önce sorunsuz hamile kalıp doğurmuş bir kadının aniden çocuk için hormon tedavisine başlamış olması bana mantıksız geldi-

bana mantiksiz gelmedi ayni sey teyzemin basina geldi
ilk hamileliginde normal bir sekilde hamile kalmisti
ama ikincisinde arada büyük ihtimal 8 yil vardi ve tedavi gördükten sonra ikincisine hamile kaldi

snemmm
15-04-08, 01:03
Bir de formül belli. Bu bizim Ahmette fazla ağırkanlı oldu zavallım. Hemen formülü uygulasa, adada ev de var artık. Ama eve gerek yok. Sevda Tepesi+Gül rengi Şarap+Piknik. Sonra gelsin Juniorçan:):happy0064

Sorsalar biz hemen hatırlataçağız...Ama sormuyorlar:icon_whis

shevek abla sende mi juniorcısın
ben bu formda yalnızım artık
anti ışık&harun birlikteliği ve anti juniorcı olarak:img-cray:
neyse kaderde bu da varmış:img-hyste

Cigdem_18
15-04-08, 01:04
bilmiyorum ama ben hala ve ısrarla ışık harun birlikteliğine karşıyım
bana hiç inandırıcıı gelmiyor
ben yapılanları kolay kolay unutamıyorum
insanlar yaptıklarınız cezasını çekmeli bence
ama ışık hanım çok rahat,harun gibi onu her şeyiyle kabullenen bir aşık bulmuş avucunda oynatıyor

benim bu aşka karşı olmamın bir nedenide ünsal kızlarının genlerinden gelen dengesizlikleri.:img-hyste
ya ışıkın sevgisine güven mi olur ya
hani yaşara çok aşıktı bu
ay ne bileyim istemiyorum bu birlikteliği
haruna daha atılgan,daha cin,ışık gibi saf olmayan birileri lazım
en azından ben böyle düşünüyorum

sana katiliyorum yani bu aska karsi degildim ilk basta ama harun cok aci cekti isik ise iki taraftan sevildi hic aci cekmedi kimi istediyse oldu keske isik bu sefer isteseydide harun reddetseydi ne güzel olurdu karsiliksiz reddedilmek neymis ögrenseydi bunu cok isterdim ama haruna hic bisey demiyorum o sonuna kadar mutlulugu hak ediyo isik harunu hak etmiyo ona cok acilar cektirdi icim rahat degil bu konuda

Shevek
15-04-08, 01:06
shevek abla sende mi juniorcısın
ben bu formda yalnızım artık
anti ışık&harun birlikteliği ve anti juniorcı olarak:img-cray:
neyse kaderde bu da varmış:img-hyste

Sinotçan, tabii Juniorçuyum. Ben zaten en baştan beri Jr. çuyum. Kökten yani;)

Işıkla Harun konusunda ise, çok pragmatik görüyorum kendimi:img-wink:. Boyu boyuna posu posuna uygun...Bençe uyar.

çalıkuşu78
15-04-08, 01:09
shevek ben de yasemine üzüldüm ..kimsesi yok iki kız kaldılar tek başlarına..selma ona neler yapmıştı zamanında şimdi onun omzunda ağlıyor.. hayat ne çok şaşırtıyor insanı.. insan yapılanları unutmasa yaşıyamaz zaten..ama hakkını yiyemem yaseminin.. selmaya hiçbir zaman saygısız bir davranışta bulunmadı.. en umutsuz anında bile saygısını korudu..gelin olarak iyi saygılı bence:img-wink:
sinem insan bir kere sevdi diye ömür boyu sevmek zorunda mı..çok şey yaşandı ve aşk bitti.. ışık genç güzel bir kadın ben bir zamanlar birini sevdim evlendim ayrıldım artık kimsenin aşkına layık değilmiyim diyecek.. bunu dediği anda psikolojik olarak çökmüştür zaten..normal iş hayatını bile aksatır böyle düşünse ışık..

MMC
15-04-08, 01:10
Olmaz...yani...olmayabilir:) Yaseminin karşı çinsle ilişkisi 18'inde başladı. Paaat diye bitti. Üstüne hamilelik. Ayrılık. Bir nevi travma yani. E, sonra travmalar arkası arkası geldiler mübarek. Neçotla 7 yıllık garip bir mutluluk (pardon, evlilik)...Sonra, kızın anası gitti Alamanyalara. Evlendiler Ahmetle, ama bir gün yüzü görmediler. Evlendikleri gün, Denizler yakalandı Gemerekte. Bir nevi ağbisi sayılabileçek dayısı öldü. Denizin üzüntüsü...Sonra babası, kardeşi de gitti. Rüyayı hale yola koyma falan fıstık derken...Vüçut unuttu doğal olarak, nerede ne yapması gerektiğini:img-wink:

Bir de ben bu son bölümde Yasot, hamile kalamadığını öğrenip Selmanın odasına girdiğinde bayağı açıdım haline yav:img-cray:Öksüz gibi...Ne omzunda ağlayaçak bir anası ne babası var. Allahtan Selma, gerçekten de meşhur mektubumuzda talep ettiğimiz kıvamda bir kayınvalide oldu da...:icon_whis


Bende çok üzüldüm Yaseminin o haline Shevekçanım ama zamanında Nezahat'ın kızna verdiği akılları düşünürsek Selmaya sığınması daha iyi oldu kanımca.Nezahat olsa acaba Necdet'in ahı mı tuttu git bir helallik al ondan kesin olur çocuğunuz derdi:img-hyste

snemmm
15-04-08, 01:11
sen tamda haruna zeynepi tarif etmişsin arkadaşım:img-wink::img-wink:

yok canım zeynep olmaz o küçük
ben şuleyi düşünmüştüm ama o da yok piyasada
hapse girdi ama noldu bilemiyorum

SONUNA KADAR KARŞIYIM HARUN&IŞIK BİRLİKTELİĞİNE
şımarık ünsal kızları çeksin elini eteğini benim kuzularımdan

ama ben ne desemde boş galiba:img-cray:
şu ışık yüzünden diziyi izleyesim gelmiyor
sadece siyasi kısımları sever oldum artık kçünkü defne&deniz aşkını izleyemiyorum ki:img-cray:

çalıkuşu78
15-04-08, 01:15
aaaa şule mi kulaklarıma inanamıyorum.. ısmarlama aşk olur mu yavv:img-hyste hem harun çok yakışıklı adam ona ışık çok yakışıyor şule hiç yakışmazdı.. şule ile evlenen harun bir güzeli bir çirkine vermişler,güzel ağlar çirkin güler bir zaman türküsünü söylerdi yanık yanık:img-hyste:img-hyste

Shevek
15-04-08, 01:16
shevek ben de yasemine üzüldüm ..kimsesi yok iki kız kaldılar tek başlarına..selma ona neler yapmıştı zamanında şimdi onun omzunda ağlıyor.. hayat ne çok şaşırtıyor insanı.. insan yapılanları unutmasa yaşıyamaz zaten..ama hakkını yiyemem yaseminin.. selmaya hiçbir zaman saygısız bir davranışta bulunmadı.. en umutsuz anında bile saygısını korudu..gelin olarak iyi saygılı bence:img-wink:
sinem insan bir kere sevdi diye ömür boyu sevmek zorunda mı..çok şey yaşandı ve aşk bitti.. ışık genç güzel bir kadın ben bir zamanlar birini sevdim evlendim ayrıldım artık kimsenin aşkına layık değilmiyim diyecek.. bunu dediği anda psikolojik olarak çökmüştür zaten..normal iş hayatını bile aksatır böyle düşünse ışık..

Üstüne üstlük Harun da, Işık da henüz çok gençler. Allahtan onlar, garip bir şekilde mutlu zannetmediler, hem kendilerinin hem başkalarının hayatlarından çalmadılar...Benim vakti zamanında Işığı çok eleştirdiğim olmuştur (en çok da saftirikliği yüzünden)...Ama, Işığın hakkını da Işığa vermek lazım. Hep dürüst oldu. Hem kendine, hem de Haruna ve Yaşara karşı. Yaşarla yürümediğinde (görüş ayrılığı, kadın erkek ilişkilerine farklı bakışlar ve ülkede olup bitenler yüzünden) öyle ve ya böyle fazla uzatmadan bitmesine izin verdi. Yapışıp kalmadı...Ya da birilerinin onun hayatına takılı kalmasına da. Ablasından bu açılardan farklı o.

Yani bençe, o ilişkinin bitmesinden sonra beş yıl geçmiş. Zaten Işık, evliyken de tarafını belirlemişti. Şimdi Harunla aynı taraftalar...Direkt olarak aynı "hareket" içinde değilller. Ama Işık, Harunun yolunu biliyor. Görüşler benzer. E, bir karşılıklı ilişki, evlilik ya da sevgililik konusunda Harun nasıl olur, onu da biz kestirebiliyoruz. Bençe olur yani, verdim gitti:img-wink:

Bende çok üzüldüm Yaseminin o haline Shevekçanım ama zamanında Nezahat'ın kızna verdiği akılları düşünürsek Selmaya sığınması daha iyi oldu kanımca.Nezahat olsa acaba Necdet'in ahı mı tuttu git bir helallik al ondan kesin olur çocuğunuz derdi

Vallah dogri dersin MMÇçim. Olmadığı iyi bir yandan. Bozaçının şahidi şıraçı. Hatta, o, "Bak, Neçotla evli kalsaydın, en az beş tane daha olurdu" bile derdi. O zaten, Ahmete hep beğenerek, ama araya mesafe koyarak bakmıştır. Çoçukçağıza "bebek bekliyorlar da" deyişini hiç unutamayaçağım. Bile bile insan birinin çanını açıtmak neden ister? Ahmet ona iyilikten, kızını hep sevmekten gayrı bir şey yapmamış. Kızıyla hep evlenmek istemiş. Kadın nispet yapar gibi. Kaldı ki Yaseminin Neçotla aşk evliliği yapmadığını da biliyordu.

snemmm
15-04-08, 01:19
sinem insan bir kere sevdi diye ömür boyu sevmek zorunda mı..çok şey yaşandı ve aşk bitti.. ışık genç güzel bir kadın ben bir zamanlar birini sevdim evlendim ayrıldım artık kimsenin aşkına layık değilmiyim diyecek.. bunu dediği anda psikolojik olarak çökmüştür zaten..normal iş hayatını bile aksatır böyle düşünse ışık..

çalıkuşu abla beni sende dahil kimse anlamıyor:img-cray:
sevmiyorum bu kızı ya
hoş bana güzelde gelmiyor ki genç kısmı doğruda
ben insanları güzel ve çirkin diye ayırmayı sevmeyen biriyim ama madem değindin söyleyeyim
bence ışık eskiden daha güzeldi,daha doğaldı.şimdi makyaj güzeli derler ya aynen öyle olmuş.basit durmuş bence yeni hali.

ben karakter olarak ışıkı beğenmiyorum.68 kuşağından olup apolitik kalmayı seçen birinin benim gözümde pek değeri yoktur.tabiki apolitik kalmak bir tercihtir ama o devir böyle bir tercihi kaldıramayacak bir devirdi.
harun gibi atak bir karaktere ışık gibi biri uymuyor bence.
sonra ışıkın o yaşar uğruna kuzenine ve arkadaşlarına yaptıklarını nasıl unutayım ben.hani balık hafızalı olmak kötüydü.ışık değişti diyebilirsiniz ama her değiştim diyene inanılır mı?:icon_whis
of bilmiyorum işte içime sinmiyor benim bu birliktelik.

snemmm
15-04-08, 01:23
aaaa şule mi kulaklarıma inanamıyorum.. ısmarlama aşk olur mu yavv:img-hyste hem harun çok yakışıklı adam ona ışık çok yakışıyor şule hiç yakışmazdı.. şule ile evlenen harun bir güzeli bir çirkine vermişler,güzel ağlar çirkin güler bir zaman türküsünü söylerdi yanık yanık:img-hyste:img-hyste

bence şule ışıka 10 basar.
en azından ışık gibi saf değil
düşünen bir beyin benim için önemli olan bu
hemde gayet güzel bir kızdı niden öyle diyorsun:icon_sorr

çalıkuşu78
15-04-08, 01:25
sinemcim boşver herkes birşeye takılıyor bu dizide.. benim ablam da ahmete takmış:img-hysteelinden gelse güzideyi ahmeti öldürecek veya ahneti zeynepe yollıcak necdetle yasemini birleştirecek:img-hyste dün akşam bendeydi birbirimize girecektik neredeyse ahmet zeynepe aşık olcak diye başımın etini yedi.. bu dizi herkesi akıl sağlığından etti.. takım tutar gibi karakter tutuyoruz:img-hyste

sinemciğim ben ışığı güzel buluyorum.. çok manalı bir yüzü var bana göre.. demek erkek olsaymışım harun ve ahmet gibi ünsal kızı derdine düşecekmişim:img-hyste

snemmm
15-04-08, 01:30
sinemcim boşver herkes birşeye takılıyor bu dizide.. benim ablam da ahmete takmış:img-hysteelinden gelse güzideyi ahmeti öldürecek veya ahneti zeynepe yollıcak necdetle yasemini birleştirecek:img-hyste dün akşam bendeydi birbirimize girecektik neredeyse ahmet zeynepe aşık olcak diye başımın etini yedi.. bu dizi herkesi akıl sağlığından etti.. takım tutar gibi karakter tutuyoruz:img-hyste

sinemciğim ben ışığı güzel buluyorum.. çok manalı bir yüzü var bana göre.. demek erkek olsaymışım harun ve ahmet gibi ünsal kızı derdine düşecekmişim:img-hyste

bak o kesin
sanırım güzellik anlayışlarımız epey bir ayrı
ben daha çok doğallıktan yanayım

evet ya ben takım tutar gibi karakter tutyorum
dershanede felan arkadaşlarla konuşurken nejdeti seven biri oldumu cinlerim tepeme çıkıyor.:img-hystekendimi hararetli bir tartışmanın ortasında buluyorum:img-hyste birde yaşar deniz tartışmalarım vardı.cadılığımla hepsini yendim ama:img-hyste

Shevek
15-04-08, 01:32
sinemcim boşver herkes birşeye takılıyor bu dizide.. benim ablam da ahmete takmış:img-hysteelinden gelse güzideyi ahmeti öldürecek veya ahneti zeynepe yollıcak necdetle yasemini birleştirecek:img-hyste dün akşam bendeydi birbirimize girecektik neredeyse ahmet zeynepe aşık olcak diye başımın etini yedi.. bu dizi herkesi akıl sağlığından etti.. takım tutar gibi karakter tutuyoruz:img-hyste

sinemciğim ben ışığı güzel buluyorum.. çok manalı bir yüzü var bana göre.. demek erkek olsaymışım harun ve ahmet gibi ünsal kızı derdine düşecekmişim:img-hyste

çalıkuşuçanım, :img-hysteçok güldüm ablana...evet var böyleleri, ellerinden gelse bunça yıldan sonra Ahmeti Yaseminden, Neçotu da Güzideden Eladan ayırıp, ikisini evereçekler. İçlerinde ukte kaldı.:img-hyste

Işık fena değil tabii. Şule de çok sevimliydi bençe. Hem senin Şuleyi kayırman lazım kanımça...Çünkü , kendisi Mahirlerin gruptandı, hatırlatırım:img-wink:

Ama Şuleyle Harun hem fraksiyon, hem boy pos yönünden uymazlar bençe de:kahve:icon_whis

merw
15-04-08, 01:33
Üstüne üstlük Harun da, Işık da henüz çok gençler. Allahtan onlar, garip bir şekilde mutlu zannetmediler, hem kendilerinin hem başkalarının hayatlarından çalmadılar...Benim vakti zamanında Işığı çok eleştirdiğim olmuştur (en çok da saftirikliği yüzünden)...Ama, Işığın hakkını da Işığa vermek lazım. Hep dürüst oldu. Hem kendine, hem de Haruna ve Yaşara karşı. Yaşarla yürümediğinde (görüş ayrılığı, kadın erkek ilişkilerine farklı bakışlar ve ülkede olup bitenler yüzünden) öyle ve ya böyle fazla uzatmadan bitmesine izin verdi. Yapışıp kalmadı...Ya da birilerinin onun hayatına takılı kalmasına da. Ablasından bu açılardan farklı o.

Yani bençe, o ilişkinin bitmesinden sonra beş yıl geçmiş. Zaten Işık, evliyken de tarafını belirlemişti. Şimdi Harunla aynı taraftalar...Direkt olarak aynı "hareket" içinde değilller. Ama Işık, Harunun yolunu biliyor. Görüşler benzer. E, bir karşılıklı ilişki, evlilik ya da sevgililik konusunda Harun nasıl olur, onu da biz kestirebiliyoruz. Bençe olur yani, verdim gitti:img-wink:

Shevekimçanım, öncelikleeen hoşgeldün :img-in_lo Sen böyle ayda yılda bir yorum yapmaya geleceksen, işimiz var vallahi.. Daha sık gel, daha sık ;)

Evet, o açılardan Işık'a diyecek birşeyimiz yok. Harun'u reddederken de samimi ve açıktı, hatta Harun'u nasıl reddedersin diye kızsak ve Harun üzüldüğü için üzülsek de takdirimizi kazanmıştı o davranışı.. Yaşar'la da biraz garip bir durum oldu, önce boşanmak istemiyorum dedi sonra perde çekti trip attı falan ama uzamadan bitirdiler işi.... Ablasına bu yönden benzemiyor, neyse ki :D

Selma da hakkaten iyi kaynana oldu. Tam beklediğimiz ve tahmin ettiğimiz gibi.. Yasemin'in yanında oluyor, destek oluyor ona.. Sevim de var tabi.. Defne'nin doğumu zamanındaki birbirlerine kenetlenmiş halleri çok güzeldi :img-in_lo

Çalıkuşumçanım, o türkü de ne öyle :img-hyste Allah iyiliğini versin.. Shevekçan doğru diyor, Şule Mahir'in arkadaşıydı şekerim, kayırmak lazım :) Hem hoş kızdı yaa, gözlerinden enerji fışkırıyordu... Mıymıy değildi yani.. Gerçiii, Işık da bizi şaşırtacak derecede mıymıylıktan ağırkanlılığa doğru ufak bir sıçrama yaptı ama :img-hyste

snemmm
15-04-08, 01:35
çalıkuşuçanım, :img-hysteçok güldüm ablana...evet var böyleleri, ellerinden gelse bunça yıldan sonra Ahmeti Yaseminden, Neçotu da Güzideden Eladan ayırıp, ikisini evereçekler. İçlerinde ukte kaldı.:img-hyste

Işık fena değil tabii. Şule de çok sevimliydi bençe. Hem senin Şuleyi kayırman lazım kanımça...Çünkü , kendisi Mahirlerin gruptandı, hatırlatırım:img-wink:

Ama Şuleyle Harun hem fraksiyon, hem boy pos yönünden uymazlar bençe de:kahve:icon_whis

niye uymasınlar
şule ilk başta harunların gruptandı hem bence çok güzel olurdu.şulenin ne varmış boyunda.şuleye söylenen laf bana da söylenmiştir ona göre:img-hysteseviyorum o kızı:)çok atak ve korkusuzdu ve cin gibiydi.birileri gibi ayakta uyanlardan değildi yani

çalıkuşu78
15-04-08, 01:40
çalıkuşuçanım, :img-hysteçok güldüm ablana...evet var böyleleri, ellerinden gelse bunça yıldan sonra Ahmeti Yaseminden, Neçotu da Güzideden Eladan ayırıp, ikisini evereçekler. İçlerinde ukte kaldı.:img-hyste

Işık fena değil tabii. Şule de çok sevimliydi bençe. Hem senin Şuleyi kayırman lazım kanımça...Çünkü , kendisi Mahirlerin gruptandı, hatırlatırım:img-wink:

Ama Şuleyle Harun hem fraksiyon, hem boy pos yönünden uymazlar bençe de:kahve:icon_whis

şuleyi seviyorum ben aslında çok.. hatta dizide o niye yok artık diye şikayetimi de buraya yazdım.. ama harunun tipi değil.. ben şulemi mahire benzeyen bir dev yolcuya alacam.. harun başka fraksiyondan onlar birbirlerinin iflahını keserler tartışmaktan.. hem harunum çok çekti onun bir militanla evlenmesini istemem.. çocuğu olursa harun hapse yeniden düştüğünde annesi başında olsun istiyorum.. ben harunumun hayatını adım adım düşünüyorum.. ona kıyamıyorum.. özel hayatı dikensiz gül bahçesi olsun istiyorum.. o davası için çalışırken sağlam bir işte çalışan eşin ona bazı kolaylıklar sağlamasını istiyorum.. o bir lider para kazanmayla sıradan işlerle uğraşmamalı.. akılcı düşünmek zorundayım bir tanem harunum için..

merwçanım bu türkü birden aklıma geldi.. sözleri çok güldürürdü beni.. güzel ağlar bir zaman diyerek napsam da ben buna mahkumum ağlamayı keseyim de işime bakayım diyor galiba diye düşünürdüm:img-hyste

harun bu dizinin bir numarası benim gözümde.. hiçbir hatası yok mükemmel.. ince memet aliciğimde iki numarada .. ahmet zaten ayrı bir yerde onu kimseyle zaten kıyaslamam..

Shevek
15-04-08, 01:41
niye uymasınlar
şule ilk başta harunların gruptandı hem bence çok güzel olurdu.şulenin ne varmış boyunda.şuleye söylenen laf bana da söylenmiştir ona göre:img-hysteseviyorum o kızı:)çok atak ve korkusuzdu ve cin gibiydi.birileri gibi ayakta uyanlardan değildi yani

Yavruçum, biri Halkın Kurtuluşu, biri DevYolçu..o dönem, fraksiyon ayrılıkları çok ön planda. Şule onlarla aynı grupta hiç olmadı. O sadeçe Defnenin ev arkadaşıydı. O en baştan beri Mahirlerle beraberdi. Boy pos yönünden de biraz "Ediyle Büdü" kıvamında olurlar:img-wink:

Amma, desen ki, şöyle ne bileyim, yine devrimçi, bir gazeteçi, bir öğr. üyesi...yeni bir yüz...olabilir. Ama, bırakalım Işıkla olsun, seviyor işte adam. Kendisi de dedi: Benim için başka kadın olmadı diye. O öpüşten de belliydi zaten; Çidden olmamış:img-hyste

Harunu çok seviyorum. O kim derse, benim kabulümdür:icon_whis (Rüya hariç)

Mörvümçan:love05:ah, ah yarama parmak basma...bak, sabah altı buçukta kalkaçam, gitmem lazım:img-cray:, ama dayanamadım girdim yine de, çıkamyorum, bir de aşağıda bir dyss görüyorum:happy0064bye asıl ona kızmak lazım. Hiiiç yazmıyor. Hıııh.

snemmm
15-04-08, 01:47
Yavruçum, biri Halkın Kurtuluşu, biri DevYolçu..o dönem, fraksiyon ayrılıkları çok ön planda. Şule onlarla aynı grupta hiç olmadı. O sadeçe Defnenin ev arkadaşıydı. O en baştan beri Mahirlerle beraberdi. Boy pos yönünden de biraz "Ediyle Büdü" kıvamında olurlar:img-wink:

Amma, desen ki, şöyle ne bileyim, yine devrimçi, bir gazeteçi, bir öğr. üyesi...yeni bir yüz...olabilir. Ama, bırakalım Işıkla olsun, seviyor işte adam. Kendisi de dedi: Benim için başka kadın olmadı diye. O öpüşten de belliydi zaten; Çidden olmamış:img-hyste

Harunu çok seviyorum. O kim derse, benim kabulümdür:icon_whis (Rüya hariç)

ya hayır ilk başta şule thkoluydu ben eminim
hatta defne onu mahirle gördüğünde denizler duymasın gibi birşeyler demişti.belki sonradan thko ya dönerdi.dönmese bile evet aralarında düşünce farkı olabilir ama aşarlardı ya.:img-hyste
aman neyse of harun kendisi bilir
ahmet gibi 2 aya erir biter,o sevimli göbeğinin yerini kaburgalarınayapışmış bir göbek alır.:img-hystebak ünsal kızı yüzünden ahmetin 5 yılda saçlarına aklar düştü:img-hyste
ben en az sizin kadar harunu çok sevdiğim için karşıyım bu aşka...

merw
15-04-08, 01:48
Yavruçum, biri Halkın Kurtuluşu, biri DevYolçu..o dönem, fraksiyon ayrılıkları çok ön planda. Şule onlarla aynı grupta hiç olmadı. O sadeçe Defnenin ev arkadaşıydı. O en baştan beri Mahirlerle beraberdi. Boy pos yönünden de biraz "Ediyle Büdü" kıvamında olurlar:img-wink:

Amma, desen ki, şöyle ne bileyim, yine devrimçi, bir gazeteçi, bir öğr. üyesi...yeni bir yüz...olabilir. Ama, bırakalım Işıkla olsun, seviyor işte adam. Kendisi de dedi: Benim için başka kadın olmadı diye. O öpüşten de belliydi zaten; Çidden olmamış:img-hyste

Harunu çok seviyorum. O kim derse, benim kabulümdür:icon_whis (Rüya hariç)

:img-hyste:img-hyste:img-hyste

Ay Shevekçan kopardın beni :img-hyste Demek öpüşten de belli ha ahaha yazık yaaa Haruncuğum'la dalga geçmeeeee, utangaç ablasııı :img-hyste Çok tatlı bir öpücüktü o hem ahaha yumulsa mıydı bir anda Işık'a, zaten mıymıntı, kaçıp gidecekti bir de, bunca yıl beklemiş, bir öpücükle bir çuval inciri berbat mı etseydi :img-hyste Öldüm gülmekten

Aynen ben de Harun'u ve onun aşkını çok sevdiğim için, kimi seçerse onu da kabul etmek durumundayım.. Yakacak Harunum'un başını diyordum ama Harun o kadar tatlıydı ki, onu hep o halde görmek için Işık'a da katlanılır... :)

çalıkuşu78
15-04-08, 01:55
ya hayır ilk başta şule thkoluydu ben eminim
hatta defne onu mahirle gördüğünde denizler duymasın gibi birşeyler demişti.belki sonradan thko ya dönerdi.dönmese bile evet aralarında düşünce farkı olabilir ama aşarlardı ya.:img-hyste
aman neyse of harun kendisi bilir
ahmet gibi 2 aya erir biter,o sevimli göbeğinin yerini kaburgalarınayapışmış bir göbek alır.:img-hystebak ünsal kızı yüzünden ahmetin 5 yılda saçlarına aklar düştü:img-hyste
ben en az sizin kadar harunu çok sevdiğim için karşıyım bu aşka...

harun mapusta hareketsizlikten göbek yapmış canım..şimdi göbek möbek kalmaz onda tığ gibi olur.. göbekli devrimci olmaz nasıl kaçacak göçecek.. ahmet zaten hep zayıftı napacak göbeği ince adam işte ne güzel ..evlilikte mutsuz olan kilo alır derler canım bir yerlerden duymuştum.. ahmet çok mutlu ki delikanlı gibi kalmış sırım gibi:img-hyste:img-hyste

harunumun hayatının planını yaptım.. içim rahat uykuya gidebilirim.. hadi iyi geceler hepinize..

snemmm
15-04-08, 01:57
harun mapusta hareketsizlikten göbek yapmış canım..şimdi göbek möbek kalmaz onda tığ gibi olur.. göbekli devrimci olmaz nasıl kaçacak göçecek.. ahmet zaten hep zayıftı napacak göbeği ince adam işte ne güzel ..evlilikte mutsuz olan kilo alır derler canım bir yerlerden duymuştum.. ahmet çok mutlu ki delikanlı gibi kalmış sırım gibi:img-hyste:img-hyste

yok valla benim babişkomun göbeği de var evliliğide çok güzel bizzat şahitim yani.ahmet ilk bu kadar zayıf değildi kuruttu oğlanı ada dikeni:img-hyste
harunun göbeği çok tatlı erisin istemiyorum
ondan da evlenmesin ışıkla nasıl bahane ama?:img-hyste:img-hyste

Shevek
15-04-08, 01:59
:img-hyste

Harun, o kadar inçe hesap yapamaz o anda kanımça mörvümçanım:img-hystebasbayağı açemi işte:)

Ama o, militan, yıllarça hapiste yattı, şimdi Işık olmasa, belli ki yine bir başkasının olması zor...Çünkü, yola devam...

Çalıkuşu da olaya pragmatik yaklaşıyor bak sinotçum:img-wink:Kendisi gibi militan olursa hayatındaki kadın, onların hayatı hepten zor olur. Işık olsun, daha iyi:kahve

:blink:Siz de de aynı şey oldu mu? Benim site İngilizçeye döndü. Karakterler, originally posted by ibareleri falan???

snemmm
15-04-08, 02:02
:img-hyste

Harun, o kadar inçe hesap yapamaz o anda kanımça mörvümçanım:img-hystebasbayağı açemi işte:)

Ama o, militan, yıllarça hapiste yattı, şimdi Işık olmasa, belli ki yine bir başkasının olması zor...Çünkü, yola devam...

Çalıkuşu da olaya pragmatik yaklaşıyor bak sinotçum:img-wink:Kendisi gibi militan olursa hayatındaki kadın, onların hayatı hepten zor olur. Işık olsun, daha iyi:kahve

bir bayan ne kadar militan olabilir ki bir yerden sonra bayanlar çekilmek zorunda kalıyor.bak defneye paşa paşa çocuğunu büyüttü.
bunlar bahane hanımlar haruna bir militan yakışır.bence tabiki de...

merw
15-04-08, 02:07
:img-hyste

Harun, o kadar inçe hesap yapamaz o anda kanımça mörvümçanım:img-hystebasbayağı açemi işte:)

Ama o, militan, yıllarça hapiste yattı, şimdi Işık olmasa, belli ki yine bir başkasının olması zor...Çünkü, yola devam...

Çalıkuşu da olaya pragmatik yaklaşıyor bak sinotçum:img-wink:Kendisi gibi militan olursa hayatındaki kadın, onların hayatı hepten zor olur. Işık olsun, daha iyi:kahve

:img-hyste İnce hesap yapamasa da içine doğmuştur Shevekim :D bkz: her halükarda Harun'a toz kondurmamaya kararlı forum delisi

Bu zamanda kaldı mı böyle sadık erkekler, aah ah.. Nazım Hikmet'in dediği gibi -En fazla bir yıl sürer yirminci asırlılarda ölüm acısı-, en fazla bir gün sürer yirmi birinci asırlılarda ayrılık acısı...

snemmm
15-04-08, 02:11
bu arada maraş katliamı da yaklaşıyor
ben nasıl izleyeceğim o bölümü
hoş birçok olayı nasıl izleyeceğim diye diye izledik bunu da izleriz elbet ama hiçbiri böylesine bir katliam değildi.bu bence en ağırı ya...umarım gerektiği gibi anlatılır.

merw
15-04-08, 02:14
bu arada maraş katliamı da yaklaşıyor
ben nasıl izleyeceğim o bölümü
hoş birçok olayı nasıl izleyeceğim diye diye izledik bunu da izleriz elbet ama hiçbiri böylesine bir katliam değildi.bu bence en ağırı ya...umarım gerektiği gibi anlatılır.

Hem de nasıl çanım.. Kanımız çekiliyor düşündükçe.. İzlerken mahvolacağız, ama yine de merak ediyorum nasıl yansıtacaklarını.. Kolay birşey değil... Ooof off...

Shevek
15-04-08, 02:15
:img-hyste İnce hesap yapamasa da içine doğmuştur Shevekim :D bkz: her halükarda Harun'a toz kondurmamaya kararlı forum delisi

Bu zamanda kaldı mı böyle sadık erkekler, aah ah.. Nazım Hikmet'in dediği gibi -En fazla bir yıl sürer yirminci asırlılarda ölüm acısı-, en fazla bir gün sürer yirmi birinci asırlılarda ayrılık acısı...

Tamam tamam pes. Öyle olsun bakalım. Korkutmak istememiştir. (Gerçi korkması gereken kendisi ama, neyse:img-wink::img-hyste)

Bu arada Ahmetle Yasotun parktaki sahnesi için değerlendirmene de ayrıça bayıldım çanım:) Ahmetle Yasot orada çizgi film karakterleri gibiydiler...Ya da karakalemle çizilmiş bir resim gibi...:img-icecr Ahmet pek bir MMÇ idi. Yasotta Kraliçe Elizabethle Filiz Akın karışımı...A, bak o sahne sanki Çasablança'dan bir sahne gibiydi de...Şimdi aklıma geldi:icon_idea

Balkabağından tatlı yapmazsam, yarın benden hoşaf yapaçaklar editi: Çok özlemişim, sohbet iyi geldi. Ayırlı geçalaaaarrrr çanlarbye

Kadir_Reis
15-04-08, 02:20
bu arada maraş katliamı da yaklaşıyor
ben nasıl izleyeceğim o bölümü
hoş birçok olayı nasıl izleyeceğim diye diye izledik bunu da izleriz elbet ama hiçbiri böylesine bir katliam değildi.bu bence en ağırı ya...umarım gerektiği gibi anlatılır.

Ya Yayınlayamacaklar o sahneyi ya da Deniz Gezmiş'in idamında önce söylediği sözleri nasil kesip koydusalar aynı seyi burdada yapabilirler

snemmm
15-04-08, 02:20
ay neden o park sahnesi bende böyle etkiler uyandırmıyor.hiç beni alakadar etmedi.:icon_sorray ben neden unutamıyorum bazı şeyleri.hala yasemini affedemeyen ben nasıl ışıkı affedeyim?yoksa ben kincimiyim?yok ya kinci değilim de aman ne bileyim bu da benim işte...

birçok olayı iyi yansıtmayı beceren ekip maraş katliamını da iyi yansıtır umarım.bana iyi yansıtır gibi geliyor.ben mesela hüngür hüngür ağlamak istiyorum o sahnelerde.acımı doyasıya yaşamak istiyorum.

neyse sanırım uyumalıyım artık
iyi geceler umarım gidebilirim:)bye

merw
15-04-08, 02:21
Tamam tamam pes. Öyle olsun bakalım. Korkutmak istememiştir. (Gerçi korkması gereken kendisi ama, neyse:img-wink::img-hyste)

Bu arada Ahmetle Yasotun parktaki sahnesi için değerlendirmene de ayrıça bayıldım çanım:) Ahmetle Yasot orada çizgi film karakterleri gibiydiler...Ya da karakalemle çizilmiş bir resim gibi...:img-icecr Ahmet pek bir MMÇ idi. Yasotta Kraliçe Elizabethle Filiz Akın karışımı...A, bak o sahne sanki Çasablança'dan bir sahne gibiydi de...Şimdi aklıma geldi

Balkabağından tatlı yapmazsam, yarın benden hoşaf yapaçaklar editi: Çok özlemişim, sohbet iyi geldi. Ayırlı geçalaaaarrrr çanlar

Bence de korkması gereken o ama çaktırma :) :D
Bu arada bunu deyince aklıma korkunç bir şey geldi... İlişkilerinin bundan sonraki aşamalarında Işık aklının bir köşesinde hep Harun'u Yaşar'la kıyaslayacak.. İsteyerek veya pişman olarak değil ama hayatındaki tek erkek Yaşar'dı, sonra da Harun... Tabi biz bunları göremeyeceğiz de :D Harun'u o kadar düşünüyorum ki buna bile takıldım.. Pes bana :D

Haydi iyi geceler çanım bye Yine gel, erkenden gel... Üptüm

Bu arada : Çasablança :img-hyste

Sinemçanım, ben de şimdiye kadar birçok şeyi gayet güzel yansıttıkları gibi, örneğin Kızıldere Katliamı'nı, Maraş'ı da yansıtabileceklerini düşünüyorum ama... Haydi sana da iyi geceler, iyi uykular... O sahne de güzeldi ayrıca, tadını çıkarsaydın :)

İyi geceler editi: Sana da iyi geceler Kadir Reis bye

MMC
15-04-08, 09:18
:img-hyste

Harun, o kadar inçe hesap yapamaz o anda kanımça mörvümçanım:img-hystebasbayağı açemi işte:)

Ama o, militan, yıllarça hapiste yattı, şimdi Işık olmasa, belli ki yine bir başkasının olması zor...Çünkü, yola devam...

Çalıkuşu da olaya pragmatik yaklaşıyor bak sinotçum:img-wink:Kendisi gibi militan olursa hayatındaki kadın, onların hayatı hepten zor olur. Işık olsun, daha iyi:kahve

:blink:Siz de de aynı şey oldu mu? Benim site İngilizçeye döndü. Karakterler, originally posted by ibareleri falan???

Ah Shecekçanım iyiki uğramışsın dün akşam.Bende başa çıkamadım dün Merwçanla.Kendini öyle kaprımışki Haruna,onun Işığı öpüşüyle MMC'nin Yasemini öpüşü arasında bir benzerlik bile bulmuş:img-wink:.Hadi Necdet'in Yasemini öpme denemesiyle falan karşılaştırsa anlıycam ama diziler tarihinin en MMC adamının 18 yaşında masum bir kızı öpüşüyle, Harunun daha önce evlenmiş 25 yaşında bir kadını öpmesi karşılaştırılabilir mi?Zaten bu karşılaştırma en baştan sağlıksız.Basbaya acemi işte Harun.Aslında böyle olmasıda normal.Ahmet gibi yıllarca Lozanda Fransız sevgilisiyle yaşamadı çocuk, hapisteydi.:icon_sorr

LİSA
15-04-08, 10:33
ama harun orda çekinerek öptü adam birden onu şehvetle öpecek değildiya.burdaki farklılık bu ahmet yaseminin kensisini deli gibi sevdiğini bilerek malum kayalıklarda öpüyordu.harun ışıkğın sevgisinden emin olmadan masum bir öpücük kondurdu.ve o öpücükten sayılmaz

tanhu
15-04-08, 10:48
Türk örf ve adetlerinde büyüklerin küçüklerin düşünce ve duygularıyla ne zaman empati kurma geleneği vardı ki?:kahve

Sonuçta Yaşar da bu gelenek ve göreneklere kökten bağlı olan bir karakter...Yeğenine sakin bir şekilde konuşup onu anlamaya çalışmak ve ikna etmek yöntemi yerine, "aşırı korumacı, yasaklayıcı" bir yöntem seçiyor...

Kaldı ki her ne kadar Yaşar karakteri, bulundukları şartları yine sorgulayan ve düşünen bir karakter olarak yansıtılmasına rağmen...Neden marjinal ya da içten içe bir nevi zıt düşündüğü bir fraksiyonun içinde? bknz:ne idüğü belirsizlik galiba...Tamam solu tutmayabilirsin...ama Metin gibilerinin de yaptıklarını biliyorsun, görüyorsun ve susuyorsun? senin savunduğun ilkelilikte -biraz hümanizm serpiştirilmiş, fikri mücadele-davranmadığını da görüyorsun niye oradasın ya da yeğeni niye orada olmasına izin veriyorsun? bknz:yaptıkları haydutluk, soğukkanlı katillik(bir komünist dünya yüzünden silinse ne olur ki anlayışı)...bu bölümden sonra belirttiğim düzlemde Yaşar da bir kırılma olması lazımdır...Yoksa benim için o "ne idüğü belirsizlik" yaftası onun üstünde yapışık kalacaktır...

Bu arada herkese iyi akşamlaaar!bye


ilginç bir tesbitte bulunmuşsun. İyide empati sözcüğü lügatımıza ne zaman girdi bırak bizi dünya lügatına ne zaman girdi .

HAdi bunları bırakalım yaşarı örnek göstermen dahada ilginç. diziye bir bakalım empati kuran kaç kişi var
Ahmet mi, yasemin mi, ali mi, zeynep mi, defne mi, harun mu, metin mi, sevim mi, ışık mı,
hiç biri bence.. empati ne daha onu bilmiyorlar

turan_157
15-04-08, 11:24
bence metin gibi bir yüzünden yaşarın bulunduğu hareketin tamamını eleştirmek yanlış zaten hatırlarsan metin o grubun içinde bir nevi casusluk ve provakasyon görevi yapan bir ajan.Bence yaşarla ışık ilişkisi bitti.Çünkü ışık haruna rüya ve sinanla oyun oynarken çok değişik baktı ve bu defneden kaçmadı.

Sahara
15-04-08, 11:31
Işık, arkadaşlarına yani Defne Deniz ve Harun'a hiçte sizin bahsettiğiniz derecede dürüst davranmadı. Hatırlarsanız Yaşar ile olan görüşmelerini falan hep saklıyordu... Dürüstlük bu değildir kanımca. Işık, Yaşarla olduğu zamanlarda Defne/Deniz/Harun'un içinde bulundukları ideolojik savaşı hafife alıyor boş şeylerle uğraşıyorsunuz diyordu, şuanda 180 derece dönebilmesini anlayabilmiş değilim. Evet insanlar zamanla olgunlaşır fikirleri değişir ama bu derece değil yada şöyle diyeyim 68 kuşağı gibi bir zamanda gençlik hareketleri içerisinde bulunan arkadaşlarına "boş işlerle uğraşıyorsunuz" diyen biriydi. Hatta çocukken ettikleri bir yemin vardı geçen bölümde de gördüğümüz, Işık ona bile "saçma" demişti yanılmıyorsam.

zeyneps
15-04-08, 13:18
Ben Işık'ı her ne kadar sevmesem ve Harun'la birlikte olmasını istemesem de ona bazı konularda haksızlık yapıldığını düşünüyorum ...mesela Işık evet Yaşar'la görüşmelerini saklıyordu ama bunu arkadaşları ve çevresinden çekindiği için yapıyordu onları üzmek veya küçük düşürmek amacıyla değil ...Işık birini sevdi ve peşinden gitti hayatta insanlar hatalar yapabilir ama Defne Deniz'de onun yanında hiç hatasız olarak kabul edilemezler onlar da hata yaptılar Işık'ın yanında yer almadılar Yaşar'ı duydukları ilk anda ona sırt çevirdiler ...bence bu konuda sadece Işık'a yüklenmek bana tuhaf geliyor bir insan hata yaparsa yapmanız gereken önce onunla konuşmak onu vazgeçirmeye çalışmak uygun bir dille bunu anlatmaktır Harun bile bunu görmüş ve Deniz'e böyle yapmamasını söylemişti kendisi her şeye rağmen Işık'la görüşmeye devam etti ...onun için de görüş ayrımları çok keskinleşmemiş miydi onun tarafı da çok keskin değil miydi onun Defne ve Deniz'den farkı ne...

Benim bu bölüm tuhafıma giden Işık'ın yaşadıklarının arkasında dürüstçe duramamasıydı o yüzden onu hala Harun'a laik bulmuyorum...Mesela Harun ne kadar dürüst veya Defne Deniz ...bence Işık bu kadar dürüst ve mert olamadı....(ablasına mı çekmiş ne :img-hyste yine bir Yasot'a laf atmasam günüm kötü geçer :img-hyste) Ben onun yerinde olsam" evet biliyorum sizi çok kızdırdım belki büyük bir hata yaptım ama kalbimin sesini dinledim Yaşar'la gerçekten bir evliliği yürütebileceğimize inandım" derdim Harun ne güzel dedi "ne hissettiysen onu yaşadın beni üzdüysen bile en azından kendine karşı dürüst davrandın" Dizide bunu yapamayanlar da var :icon_whis Harun zaten beni hiç şaşırtmadı ne Ahmet ne de o ...:img-in_lo Tam da Harun'dan beklediğim bir cümleydi Işık'sa açıkça beni şaşırttı en azından biraz dürüst olsaydı ...Evet yıllar Işık'ın Harun'a hislerini değiştirmiş heralde mektuplaşma olayının da bunda büyük bir katkısı olmuş ama geçmişte yaşadıklarını sanki öylesine bir gençlik hevesiymiş gibi anlatmasını beklemezdim çünkü ben onun Yaşar'ı gerçekten sevdiğine inanmıştım ...

Neyse ya bu Ünsal kadınları beni delirtir :hıh Yasot neyseki 6 yıl Ahmet'in yanında biraz bilenmiş yoksa geçmişi hatırlamak düşüncesi bile korkunc :icon_whis

MarilynMonroe
15-04-08, 14:32
Öncelikle merhabalar..

Sevgili tanhu ve badger sizin değindiğiniz konu hakkında bir iki şey söylemek istiyorum..

Belirtmek isterimki Yaşar karakteri hiç sevdiğim bir karakter değildir.EvetYaşar'ın yeğenine olan tutumunda eksik olan şey tam anlamıyla mucadele etmeden,kesinliğini yansıtmadan konuşup bırakmasıdır.Hep birkaç laf ile ona öğüt veriyor..ve bu malesef hergeçen gun öylesi beyni yıkanan, kanı deli olan bir gencin anlamasına yetmiyor..Fakat Yaşar ın empati yapmadığına katılmıyorum..Özellikle bazı bakışları aslında onun yeğenine bir bakıma empati yaptığını hissettiriyor bana.."Bir zamanlar bizde böyleydik" gibisinden..İşte bu noktada Metin gibi adamların onun beynini yıkamasından korkmaktadır,bu yuzden bence onu uyarması evet yerinde fakat biraz sönuk..Bu yuzden şu an Ali'yi kaçıranların arasında o çocuk..Yani bunu adamakıllı anlatmadığı için işler belkide bu raddeye geldi..Metin gibilerin ne denli tehlike uyandıracağını bilmesi gerekirdi..

Birde bir şeye daha değinmek isterim..Empatiye..Empati denen şeye isim takmanın,lugata girmesinin hiçbir önemi yoktur..Empati bunu bir kelime olarak bilmeyen bir insanın bile yapabileceği şeydir..Karşısındakinin ayakkabılarını giyerek yurumeye çalışmak..

Ve bence bunu Defne yaptı bir çocuğu olmasına rağmen Deniz'in fikirlerindeki,eylemlerindeki ilerleyişinde..ve Mehmet yaptı,oğlunun kör bir kurşunla yitip gitme korkusu ile yansada,onun davasına saygı duyarak,ve belki de onun o yeşil parkasını giyerek..Dizideki başroldeki ailelerin çoğu düşünceleri uğruna sözlerini sakınmayan evlatlarına köstek değil,destek oluyor..Ve şu son bölümde Harun da empati yaptı Işık'a şu sözleri söyleyerek "ne hissettiysen onu yaşadın beni üzdüysen bile en azından kendine karşı dürüst davrandın" ..Aslında dizideki çoğu kişi empati yaparak affettiler,saygı duydular,yeniden sevdiler birbirlerini..Ahmet'in,ondan uzunca bir sure kızını saklayan yasemin'i,Necdet'i affettiği gibi(özellikle ahmet-yasemin barıştığı sıralarda,ahmetin necdetle pastahanede bir konuşmaları vardı,necdet ona tum bunları yasemin e olan aşkının yaptırdığını söylerken,Ahmet anlayış ile bir anda onun yerine koydu kendini ve ona kızamadı..bundan sonra mutlu olmasını temenni etti..)..ve şimdi bir nevi Yaşar da yapmakta,"bizde böyleydik" diye içten içe..ve bu yuzden işte onu uyarmakta..Empati yaparak,onun o kanı deli hallerini tartarak kötu birşey yapmaması için onu uyarmakta..haa bu uyarılar ciddiye alınmayacak kadar sönuk oldu,şu son bölümde görduğumuz gibi o ayrı..

Ayrıca sevgili badger,Yaşar konusunda söylediğin o "ne idüğü belirsizlik" hali konusunda hislerime tercuman olmuşsun..

merw
15-04-08, 14:33
Ah Shecekçanım iyiki uğramışsın dün akşam.Bende başa çıkamadım dün Merwçanla.Kendini öyle kaprımışki Haruna,onun Işığı öpüşüyle MMC'nin Yasemini öpüşü arasında bir benzerlik bile bulmuş.Hadi Necdet'in Yasemini öpme denemesiyle falan karşılaştırsa anlıycam ama diziler tarihinin en MMC adamının 18 yaşında masum bir kızı öpüşüyle, Harunun daha önce evlenmiş 25 yaşında bir kadını öpmesi karşılaştırılabilir mi?Zaten bu karşılaştırma en baştan sağlıksız.Basbaya acemi işte Harun.Aslında böyle olmasıda normal.Ahmet gibi yıllarca Lozanda Fransız sevgilisiyle yaşamadı çocuk, hapisteydi.

Çanımcığım ben de olayı yaş ve deneyim açısından değerlendirmemiştim ki, dokunmaya korkar olmak için ille de karşındakinin 18 yaşında olmasına gerek var mı :) Harun yıllardır Işık'ı düşündü, ona olan aşkıyla yaşadı, herşey bitmiş gibi görünürken şimdi birden yakınlaştılar ve Harun için Işık'a dokunmak, onu öpmek yıllardır hayalini kurduğu birşeyken "haydii gel yavruum, soğuk birşeyler içmek ister misin?" moduna girmesi komik olur değil mi :img-hyste Abartıyorum tabi de, ne demek istediğimi anlamışsındır :love05: Masumlukları açısından benzettim ben kanımca... Evet belki Necdet'in Yasemin'i öperkenki çekingenliğine de benzeyebilir ama burada karşılıklı bir his var ondan farklı olarak... Yasot'un orada birşey hissettiğinden şüpheliyim :) Hem ben Necdet'le değil Ahmet'le benzetmek istiyorum, bu da önemli bir etken :P

Hem, Harun 30 yaşına gelmiş ya :D O kadar da değil artık :img-hyste Biriyle birlikte olmak için illa aşık olmak gerekmiyor ki.. Dizide her yaptığını görmemiş olmamız daha muhtemel :D

bence metin gibi bir yüzünden yaşarın bulunduğu hareketin tamamını eleştirmek yanlış zaten hatırlarsan metin o grubun içinde bir nevi casusluk ve provakasyon görevi yapan bir ajan.Bence yaşarla ışık ilişkisi bitti.Çünkü ışık haruna rüya ve sinanla oyun oynarken çok değişik baktı ve bu defneden kaçmadı.

İşte zaten asıl olay orada. O hareketin içinde, özellikle 68'lerde 6. Filo Gösterileri'ne bir nevi tepki olarak başlatılan o hareketin içinde az bulunur olanlar Metin gibiler değil Yaşar gibiler. Yani, o örgütlenmeler yukarıdan biryerlerden fena halde kullanıldı, hatta bir süre sonra öyle bir yere geldi ki, yukarılarda olan birileri kendi şahsi bir meselesi olan kişileri bile bu örgütlenmelerdeki gençlere dövdürttü veya vurdurttu, bu komünisttir diyerek; ama işi yapanlar aslında alacak verecek meselesi gibi alakasız bir durumun olduğunu anladılar falan... Bunları da ben değil, eski ocaklılar anlatıyor, hareketin içinde olup sonra da hapse giren... Dolayısıyla asıl Metin'in oradaki yeri doğru, Yaşar'ın fikri mücadeleyi savunan biri olarak -her ne kadar benim şüphelerim olsa da kendisi öyle diyor- o örgütlenme içinde bulunması yanlış..

Zeynepçanım bu Işık hakkında o kadar farklı fikir çıktı ki şu 4 gündür, vallahi neymiş be dedim :) Işık'ın Harun'a söylediği o cümle o kadar da kötü birşey değildi bence.. Yani, gençlik hevesi olarak görse ne olur, gençken sevemez mi insan? :) Yürütemeyeceğini bilmek de sevmeye engel değil... Gerçi bilmiyordu tabi, aklı 1 karış havada olduğundan dolayı.. Ama Harun'a daha derin ve artis görünmek istemiş olabilir, yani "ben zaten biliyordum ama hırs yaptım başaracaktım..." gibisinden yiğitliğe pislik sürmemeye çalışmış olabilir :D

Deniz ve Defne'nin tutumuna gelince.. Büyük ihtimalle ben de öyle yapardım o günün koşullarında. Harun Işık'la konuşmaktan vazgeçmedi çünkü O'na aşıktı, onu görmeye devam etmek istiyordu... Ama Defne ve Deniz için bu biraz sırtından vurulma gibi birşey... Bence yani :)

merw
15-04-08, 14:46
Öncelikle merhabalar..

Sevgili tanhu ve badger sizin değindiğiniz konu hakkında bir iki şey söylemek istiyorum..

Belirtmek isterimki Yaşar karakteri hiç sevdiğim bir karakter değildir.EvetYaşar'ın yeğenine olan tutumunda eksik olan şey tam anlamıyla mucadele etmeden,kesinliğini yansıtmadan konuşup bırakmasıdır.Hep birkaç laf ile ona öğüt veriyor..ve bu malesef hergeçen gun öylesi beyni yıkanan, kanı deli olan bir gencin anlamasına yetmiyor..Fakat Yaşar ın empati yapmadığına katılmıyorum..Özellikle bazı bakışları aslında onun yeğenine bir bakıma empati yaptığını hissettiriyor bana.."Bir zamanlar bizde böyleydik" gibisinden..İşte bu noktada Metin gibi adamların onun beynini yıkamasından korkmaktadır,bu yuzden bence onu uyarması evet yerinde fakat biraz sönuk..Bu yuzden şu an Ali'yi kaçıranların arasında o çocuk..Yani bunu adamakıllı anlatmadığı için işler belkide bu raddeye geldi..Metin gibilerin ne denli tehlike uyandıracağını bilmesi gerekirdi..

Birde sevgili tanhunun bahsettiği şeye değinmek isterim..Empatiye..Empati denen şeye isim takmanın,lugata girmesinin hiçbir önemi yoktur..Empati bunu bir kelime olarak bilmeyen bir insanın bile yapabileceği şeydir..Karşısındakinin ayakkabılarını giyerek yurumeye çalışmak..

Ve bence bunu Defne yaptı bir çocuğu olmasına rağmen Deniz'in fikirlerindeki,eylemlerindeki ilerleyişinde..ve Mehmet yaptı,oğlunun kör bir kurşunla yitip gitme korkusu ile yansada,onun davasına saygı duyarak,ve belki de onun o yeşil parkasını giyerek..Ve şu son bölümde Harun da empati yaptı Işık'a şu sözleri söyleyerek "ne hissettiysen onu yaşadın beni üzdüysen bile en azından kendine karşı dürüst davrandın" ..Aslında dizideki çoğu kişi empati yaparak affettiler,saygı duydular,yeniden sevdiler birbirlerini..Ahmet'in,ondan uzunca bir sure kızını saklayan yasemin'i,Necdet'i affettiği gibi(özellikle ahmet-yasemin barıştığı sıralarda,ahmetin necdetle pastahanede bir konuşmaları vardı,necdet ona tum bunları yasemin e olan aşkının yaptırdığını söylerken,Ahmet anlayış ile bir anda onun yerine koydu kendini ve ona kızamadı..bundan sonra mutlu olmasını temenni etti..)..ve şimdi bir nevi Yaşar da yapmakta,"bizde böyleydik" diye içten içe..ve bu yuzden işte onu uyarmakta..Empati yaparak,onun o kanı deli hallerini tartarak kötu birşey yapmaması için onu uyarmakta..haa bu uyarılar ciddiye alınmayacak kadar sönuk oldu,şu son bölümde görduğumuz gibi o ayrı..

Ayrıca sevgili badger,Yaşar konusunda söylediğin o "ne idüğü belirsizlik" hali konusunda hislerime tercuman olmuşsun..

Sevgili Marilyn Monroe :) Eline sağlık.. Ben bir an yazmaya üşenmiştim empati yapan kişileri ve yapılan durumları ama çok güzel özetlemişsin. Bunun kelimeyi bilmekle bir ilgisi yok ki, karşındaki gibi hissedebilmek sadece..

Yaşar Turhan'a bakınca elbetteki kendi yaşadığı şeyleri hatırlıyor, kendisinin bunlardan uzak durmak için yaptıklarını hatırlıyor belki.. Gerçi bazı noktalarda dahil olmadan yapamadı - Harun'un kaçırılması olayındaki gibi. Ama dediğin gibi ona söyledikleri eksik kalıyor. Bu şekilde sert çıkarak, bağırarak "Olmaz!" diyerek olmayacağını bilmesi lazım, kanı kaynayan bir genç var karşısında, bir de kutuplaşmış bir çevre. Eh, beyin yıkayanlar da boş durmuyor, güçlü ve etkileyici sözlerle, sanki onlara birşey yapan varmış gibi "kutsal değerler elden gidiyor" destekli nutuklarla gençlerin akıllarına giriyor... Bir tarafta da bu işin havası var onlara göre, eline silah almak, kavga etmek falan çok havalı çok çekici şeyler onlar için :img-cool2 Ehh, Yaşar'ın bunu engellemek için başka türlü davranması lazım, kızmakla olmuyor.... Ama ebeveynler de genelde böyle yapıyor malesef.. Çocuğuyla yüz göz olmamaya çalışan anne-babalar vardı bir zamanlar, hala var mı bilmiyorum. Çocuk babasını görür ödü kopar, annesinin yanında laf söyleyemez ödü kopar. Arada hep bir mesafe.. Erkek adam ağlamaz, erkek adam fazla konuşmaz, hislerini belli etmez.. Bu tarz klişeler yaygın olarak hep vardı bu toplumda, yok diyemeyiz ki. Tam tersi olanlar da vardı ama diğer türe göre çok daha azdı tabi. Şimdi şimdi aşılmaya başlandı o kopuk ebeveyn-çocuk ilişkisi, insanlar bilinçlendikçe..

zeyneps
15-04-08, 15:08
Mörvüm gençken elbette sevebilir insan ben onu kastetmedim ama sevdiğini de kabul eder yani "evet ben bunları bunları yaptım ama sevmiştim gözüm görmüyordu" filan der "ya aman şöyle de böyle de kem küm" etmez bu arada Işık'ın " o zaman geri dönsem napardım onu da bilmiyorum" lafı biraz çelişkili bir insan olduğu izlenimi uyandırdı ben de ..." o zaman geri dönsem bir şeyler farklı olurdu " dese ya da başta kem küm etmeyip " o zaman geri dönsem hiç bir şeyi değiştiremezdim yine de insan hatalarıyla büyür" dese (arabesk bir cümle oldu galiba :img-hyste) ...tamam ama önce hata da filan da falan da bahsediyor sonra "geri dönsem napardım bilmiyorum " diyor tutarsız gibi geldi bana biraz ....Anlatmak istediğim buydu yani yoksa insan gençken elbette sevebilir hatta yıllarca peşinden koşar olmayacak bir sevda uğruna bir bakar ömrünü tüketmiş( Ahmet'in lafı :img-in_lo Sözlerini mıh gibi aklımda tutuyorum :img-blush:img-pilot)

Tamam ama Harun'da çocukluktan beri onların arkadaşı onlarla birlikte büyüdü onun için de sırtından vurulma oluyor sonuçta bence Harun empati yaptı ve hak verdi veya vermeye çalıştı anlamaya çalıştı olay budur yani :))Empati yapabilmek ya da yapamamak işte bütün mesele bu :img-pilot

MarilynMonroe
15-04-08, 15:17
bu arada Işık'ın " o zaman geri dönsem napardım onu da bilmiyorum" lafı biraz çelişkili bir insan olduğu izlenimi uyandırdı ben de ..." o zaman geri dönsem bir şeyler farklı olurdu " dese ya da başta kem küm etmeyip " o zaman geri dönsem hiç bir şeyi değiştiremezdim yine de insan hatalarıyla büyür" dese (arabesk bir cümle oldu galiba :img-hyste) ...tamam ama önce hata da filan da falan da bahsediyor sonra "geri dönsem napardım bilmiyorum " diyor tutarsız gibi geldi bana biraz ....

Bana kalırsa Işık orda önce hata diye bahsederken " o zaman geri dönsem napardım onu da bilmiyorum" lafını "yinede" anlamında kullandı..Yani Harun'a,"evet hataydı ama o zamana geri dönsem onunla evlenmezdim lafınıda söyleyemem sana" demek istedi bana kalırsa..Yani bu yine harun'un o guzel lafına getirdi herşeyi ""ne hissettiysen onu yaşadın beni üzdüysen bile en azından kendine karşı dürüst davrandın"..Yani Işık o ,o dönemdi,şimdi başkayım,o donem nasılsam,ne hissediyorsam,ne kadar biliyorsam,inanıyorsam öyle yaşadım demek istedi biraz..bence geçmişini,geçmişteki hislerini bir anda atmadı,bu guzel bir şeydi..Onu ve o geçmişi sevmesemde takdir ettim..

merw
15-04-08, 15:17
:img-hyste:img-hyste

Ya kızım ben de Işık en hakiki ve sağlam filozoftur, çok derindir demiyorum :) Ama bence söylediği sözler o kadar anlamsız değildi. Demek ki Yaşar'ı bizim düşündüğümüz kadar sevmemiş, olamaz mı? Ha, olamaz mı!!!?? :hıh :img-hyste

Geri dönsem ne yapardım, bilemiyorum demesinin alt metni belki de "Geri dönsem yine Yaşar'ı seçer yine bile bile yanlış yapardım ama bunu sana söyleyip de seni incitmek istemiyorum Harun"'dur.... :D Olabilir yani, ablası "Ahmet, seninle gelecektim ama tam çıkarken birşey farkettim, beni çok seven birini üzecektim Ahmet.. Bizim için çok şey yapmış birini...." demişti utanmadan, ya Işık da söyleseydi böyle bir düşüncesini :img-fie: Beterin beteri var şekerim :img-pilot

Empati :img-hyste Şimdiii, her konuda empati yapılamayabilir Zeynepçan :icon_whis Harun'un Işık'a tepki vermemesinin sebebini sadece aşkına bağlıyorum ben, yoksa Yaşar ve içinde bulunduğu grup -her ne kadar Yaşar farklı düşündüğünü iddia etse de- Denizler'le düşman durumdalar. Arkadaşları dövülüyor, kaçırılıyor, vuruluyor, öldürülüyor... Bariz bir durum var ortada yani, kabul etmek bu kadar kolay olmaz... Benim için de olmazdı yani...

kardelencim
15-04-08, 15:37
mervecim senin ışıkçılığın sürüo bakıorum dünden bugüne bişey değişmemiş:img-hyste şaka bi yana canım dünde konuştuk aslında bu konuyu ama yinelemek istedim, ışık sevdiğini sanıp hata yapabilir ona sözüm yok benim kafamın takıldığı söylediği sözdü. haruna dedi ya yürümeyeceğini bilerek oldurmaya çalıştık die, o zamanlar öyle düşünmüodu bırak arkadaşlarını ailesini bile karşısına alacak durumdaydı. yani bize bu şekilde yansıtılmadı şimdi kalkmış neden böyle bir laf ediyor. ben o zaman hiç ışığın ağzından yaşarla yürümücek ama ben yine de denemek istiyorum gibi bir laf duymadım. yaşarın hatalarını bile görse kabul ediyordu. bu lafın şimdi inandırıcılığı kalmıyor önceden bunu kanıtlayacak birşey yok çünkü:icon_whis

merw
15-04-08, 15:41
Aylinçim sorma yaa Işık'ı mı savunuyorum nedir anlayamadım :D Hayır, yok böyle birşey... Aslında kendimi ikna etmeye çalışıyorum galiba. Işık'tan hiç hazzetmeyen, mıymıntılığından nefret eden, üstüne üstlük bir de Yaşar'la evlenmiş olmasına kızan biri olarak madem Harun ona kaldı, o halde ben de "oldurmaya çalışıyorum" galiba :D

Neyse kızlarçanlar, ben kaçıyorum :) Akşama görüşürüz bye :img-in_lo

MarilynMonroe
15-04-08, 15:54
mervecim senin ışıkçılığın sürüo bakıorum dünden bugüne bişey değişmemiş:img-hyste şaka bi yana canım dünde konuştuk aslında bu konuyu ama yinelemek istedim, ışık sevdiğini sanıp hata yapabilir ona sözüm yok benim kafamın takıldığı söylediği sözdü. haruna dedi ya yürümeyeceğini bilerek oldurmaya çalıştık die, o zamanlar öyle düşünmüodu bırak arkadaşlarını ailesini bile karşısına alacak durumdaydı. yani bize bu şekilde yansıtılmadı şimdi kalkmış neden böyle bir laf ediyor. ben o zaman hiç ışığın ağzından yaşarla yürümücek ama ben yine de denemek istiyorum gibi bir laf duymadım. yaşarın hatalarını bile görse kabul ediyordu. bu lafın şimdi inandırıcılığı kalmıyor önceden bunu kanıtlayacak birşey yok çünkü:icon_whis

Ya biliyorum her lafa atlar gibi oldum,ne olur yanlış anlamayın ama yorum yazasım geldi işte:img-wink:Işık'ı sevgili merwinde yukarıda belirttiği nedenlerle bende sevmem..Ama bence o "yürümeyeceğini bilerek oldurmaya çalıştık" lafı yerinde bir laf..Hatırlar mısınız,yaşar ile ilk evlendiklerinde ev bakmaya gittiklerinde Işık hep mutsuz,Yaşar ise onu tatmin etmeye çalışır bir halde "beğenmedin mi?" gibisinden sorular sorardı..Işıkta döner o kadar somurtmasından sonra (çunku ne evi,ne de o zamanki durumlarını beğenmediği,dörtdörtluk bulmadığı aşikardı) "beraber olalımda nere olursa olsun" derdi,sarılır kapatırdı o bahsi..bir nevi aslında oldurmaya çalışırdı..Sonra yaşar onun işlerine karışmaya başladı..yine sonrasında Işık mesela Metin den hep çekindi,rahatsız oldu..Yani hernekadar Işık çok öyle fikir sahibi,kararlı bir kız değilsede Yaşardan,onun arkadaşlarından,hayatından farklıydı.Bunu taa o gerdek gecesindeki namaz kılan yaşarı sıkılarak bekleyen ışık portresi belli ediyordu..:img-wink:

kardelencim
15-04-08, 15:56
Aylinçim sorma yaa Işık'ı mı savunuyorum nedir anlayamadım :D Hayır, yok böyle birşey... Aslında kendimi ikna etmeye çalışıyorum galiba. Işık'tan hiç hazzetmeyen, mıymıntılığından nefret eden, üstüne üstlük bir de Yaşar'la evlenmiş olmasına kızan biri olarak madem Harun ona kaldı, o halde ben de "oldurmaya çalışıyorum" galiba :D

Neyse kızlarçanlar, ben kaçıyorum :) Akşama görüşürüz bye :img-in_lo

mervecim ışıkın eski haline bende çok gıcık oluyordum hatta harunu bırakıp yaşarı seçtiğinde, haruna sana arkadaşlıktan başka bişey hissedemem deyince ne sinir olmuştum. ne güzel şimdi döndü dolaştı harunu buldu, harun mehmet sinanla oynarken hayran hayran bakıyor birde. neyse haruncum mutlu olsun ses çıkarmıcam artık hem eski mıymıntı hali yok ışıkın baya olgunlaşmış, değişmiş her bakımdan, asıl yine eski ışık olsaydı harunun yanında görmeye dayanamazdım:img-hyste

güle güle mervemm:happy0064

zeyneps
15-04-08, 15:59
Kardelençan evet ben de onu söylemeye çalışıyorum yani "hataydı ben bunu biliyordum ama ben bile bile bu hatayı yaptım" demeye getiriyor olayı "sevdim ama sonradan hata yaptığımı anladım bu evliliği yürütemeyeceğimizi anladım" demiyor ki :icon_whis O zamanlar gerçekten de hiç hata gibi görmüyordu üstelik :icon_whis Tutarsız ifadeler var yani :img-hyste

Merveçan noluyor :img-tomat Gelme üstüme panik atağım var binim aşk:love05: tutku:img-blush entrika:icon_twis panik atak yaptı beni :img-cool2 :img-cray: Gelme üstüme troest

esmer_-ezel
15-04-08, 16:02
mervecim ışıkın eski haline bende çok gıcık oluyordum hatta harunu bırakıp yaşarı seçtiğinde, haruna sana arkadaşlıktan başka bişey hissedemem deyince ne sinir olmuştum. ne güzel şimdi döndü dolaştı harunu buldu, harun mehmet sinanla oynarken hayran hayran bakıyor birde. neyse haruncum mutlu olsun ses çıkarmıcam artık hem eski mıymıntı hali yok ışıkın baya olgunlaşmış, değişmiş her bakımdan, asıl yine eski ışık olsaydı harunun yanında görmeye dayanamazdım:img-hyste

güle güle mervemm:happy0064




sana katılıyorum kardelencim gerçekten ışık ın po eskı halı benım dee sınırıme dokunmuştu harun u bırakıp yaşar a gittiğinde çok kızmıştım ona ama şimdi haruunn a gelınce ve eskılerı hata olarak gördüğünü söyleyınce bir oh çektım:happy0064
ne olur artık evlendırsınler şunlerı sa harun um mutlu olsun ve junıar ları olsun

kardelencim
15-04-08, 16:06
Ya biliyorum her lafa atlar gibi oldum,ne olur yanlış anlamayın ama yorum yazasım geldi işte:img-wink:Işık'ı sevgili merwinde yukarıda belirttiği nedenlerle bende sevmem..Ama bence o "yürümeyeceğini bilerek oldurmaya çalıştık" lafı yerinde bir laf..Hatırlar mısınız,yaşar ile ilk evlendiklerinde ev bakmaya gittiklerinde Işık hep mutsuz,Yaşar ise onu tatmin etmeye çalışır bir halde "beğenmedin mi?" gibisinden sorular sorardı..Işıkta döner o kadar somurtmasından sonra (çunku ne evi,ne de o zamanki durumlarını beğenmediği,dörtdörtluk bulmadığı aşikardı) "beraber olalımda nere olursa olsun" derdi,sarılır kapatırdı o bahsi..bir nevi aslında oldurmaya çalışırdı..Sonra yaşar onun işlerine karışmaya başladı..yine sonrasında Işık mesela Metin den hep çekindi,rahatsız oldu..Yani hernekadar Işık çok öyle fikir sahibi,kararlı bir kız değilsede Yaşardan,onun arkadaşlarından,hayatından farklıydı.Bunu taa o gerdek gecesindeki namaz kılan yaşarı sıkılarak bekleyen ışık portresi belli ediyordu..:img-wink:

sevgili MarilynMonroe seninde söylediklerin doğru evet ama bu yaşarın yapısı, yetişme tarzı ve maddi imkanlarıyla alakalı. yani bu saydıkların yaşarla ilişkileri başladığından beri vardı. ışık zaten bunu biliyordu ki yaşarla evlenmeye karar verdi. yaşarın durumunu bile bile evlenmeye karar verip sarayda oturmayı beklemiyordu heralde. bunları da baştan kabul etmiş olması gerekli sonuçta çocuk değildi ışık bunları anlayabilicek yaştaydı. bizler birisiyle tanıştığımızda aile yapılarını, kültürel farklarını ve maddi durumunu hemen anlarız değil mi? üstelik hayatımızı birleştireceğimiz bir insansa daha da merak ederiz yaşam tarzını. yaşarda ışıka yalan söyleyip bunları saklamadı sonuçta. ışıkın gözleri kör olmuştu resmen hayatının insanı olarak görüyordu yaşarı, yani hiç denemek istiyorum havası yoktu.

MarilynMonroe
15-04-08, 16:18
Ya yalan değil Işık ile Yaşar ın evlilik raddesine gelmelerini öylesine aceleye getirdilerki,ne arada bu kız böylesi farklılıklar olmasına rağmen bu çocuğa evlenecek kadar aşık oldu dedim bende kendi kendime..Yani evet Işık,Yaşar'a aşık biriydi,zaten kanımca bu yuzden denizi,defneyi bile ezip geçti,evlendi(yada diğer bir olasılık inat,kendi kararlarını alma falan filan)..Ama şuda vardı bazen aşkın dışına çıkıp bakabiliyor insan geldiği,oluşturduğu resme,ışık evlenincede bazı zamanlar yaptı,farketti bunu..Allahaşkına hangimiz yaşar ve ışık çiftinden diğer seven,anlaşan çiftlerden aldığımız zevki aldık..tabiki alanlar olmuştur ama ben onların adamakıllı kumru edasında salındıklarını bile görmedim.Bence bir zorakilik vardı bu çiftte..tabi bu benim bakış açım,görduklerim sevgili kardelencim,seninkinede saygı duymuyor değilim..:img-wink:

kardelencim
15-04-08, 16:22
Kardelençan evet ben de onu söylemeye çalışıyorum yani "hataydı ben bunu biliyordum ama ben bile bile bu hatayı yaptım" demeye getiriyor olayı "sevdim ama sonradan hata yaptığımı anladım bu evliliği yürütemeyeceğimizi anladım" demiyor ki :icon_whis O zamanlar gerçekten de hiç hata gibi görmüyordu üstelik :icon_whis Tutarsız ifadeler var yani :img-hyste


zeynepçan tam benim söylemek istediğim şeyi ifade etmişsin. hata olduğunu biliyordum olayına döndürdü birden bu konuyu, aslında hiçte öyle değildi hata yaptığını bilerek evlenmemişti. hatta bir insan bu kadar mı kör olur die kızmıştık ışığa o zamanlar. şöyle deseydi, sevdiğimi sandım ama yanılmışım meğer, hata yaptığımı sonradan anladım buna tamam ama yürümeyeceğini bilerek oldurmaya çalıştık da nerden çıktı anlamadım:img-hyste

esmer ezel merak etme canım bu gidişle yakında evlenirler zaten. baksana öpüşmeler bakışmalar pek hızlı gidiyorlar maşallah. eee kolay mı yılların acısı var ne de olsa:happy0064

esmer_-ezel
15-04-08, 16:22
Ya yalan değil Işık ile Yaşar ın evlilik raddesine gelmelerini öylesine aceleye getirdilerki,ne arada bu kız böylesi farklılıklar olmasına rağmen bu çocuğa evlenecek kadar aşık oldu dedim bende kendi kendime..Yani evet Işık,Yaşar'a aşık biriydi,zaten kanımca bu yuzden denizi,defneyi bile ezip geçti,evlendi(yada diğer bir olasılık inat,kendi kararlarını alma falan filan)..Ama şuda vardı bazen aşkın dışına çıkıp bakabiliyor insan geldiği,oluşturduğu resme,ışık evlenincede bazı zamanlar yaptı,farketti bunu..Allahaşkına hangimiz yaşar ve ışık çiftinden diğer seven,anlaşan çiftlerden aldığımız zevki aldık..tabiki alanlar olmuştur ama ben onların adamakıllı kumru edasında salındıklarını bile görmedim.Bence bir zorakilik vardı bu çiftte..tabi bu benim bakış açım,görduklerim sevgili kardelencim,seninkinede saygı duymuyor değilim..:img-wink:




haklısın ışık yaşar aşkı bana görede birbirine aşık çiftlerde görülen ve onlardan aldığımız zevklerı göstermedı sankı onlar severek evlenen çiftler değilde zorakı evlenen çiftler gibiydi bir de üstüne görüş ayrılıklları eklenınce evlılıklerı de bitti

arese
15-04-08, 16:35
Selam herkesebye

Işık ve Yaşar mevzu bahis bakıyorum:)

Ben ışığın harunu Hakettiğini düşünmüyorum Asla Işık ki Yaşadıklarıın bile Arkasında durmuyor.geçen bölüm Harun'a söyledikleri beni deli Etti neymiş o zaman ki ışıkla şimdi ki ışık çok farklı adam Akıllı Yaşadıklarını Arkasında dur bee deki Evet Yaşarı sevdim Aşık oldum onla evlendim Ama Yürütemedik sizleride Üzdüm biliyorum falan deseydi yaşadıklarını Arkasını durmuyo Malesef Harun orda Cevap verdi Ne hissetiysen onu Yaşadın ..

Zeynep'i de çok beğenmiştim ama beni sukutu hayal uğrattı geçen bölüm ben ki burda onu Savunmutum:img-hyste Ah zeynep ahh ama Ben yine Necdet Kadar Telihkeli olacağını düşünmüyorum şeker kız yaa:img-in_lo

MMC
15-04-08, 16:39
Merwcimçan,bakma sen bana, takılıyorum sadece sana.Sende yumuşak karnıma dokundun ama Ahmet'ciğimi birisiyle karşılaştırdın.Karşılaştırdığın Harun bile olsa bilendim işte.Bende yumuşak karnına dokundum hemen Necdeti atıverdim ortaya.Hani gizliden gizliye hayransın ya sen ona:img-hyste Dur bak en iyisi önümüzdeki bölüm Harun uzun uzun bir daha öpsün Işık'ı, izleyelim son kararımızı verelim.Belki ben yanılmışımdır Bnz:Romantizime aç kalmış izleyici:img-wink:

Aslında Harun ve Işıkla ilgili bir sıkıntım var benim ama nasıl anlatacağımı tam bilemiyorum.Hani Işık akıllandı ve Haruna aşık oldu imajı var ya beni rahatsız eden o.Bu forumda da pekçok kişi Yaşar'a aşık olduğu için eleştiriyor Işık'ı.Saf buluyor ama ben hiç kızmıyorum ona.Eğer Haruna da aşık olsa kızmazdım ona.Heriki erkeğede aşık olunabilirdi kanımca.Ama Yaşardan vazgeçip Haruna yönelmesi akıllanma olarak algılanınca sinir oluyorum ben.Buna değişme diyebiliriz belki ama akıllanma değil.Yaşarla Harun arasında Harun yönünde bir dayatma var sanki dizide.Nası diyim sanki Işık'ın aklının başına gelimesi ve başka erkek yokmuşçasına Haruna yönelmesi sanki solun bir kez daha yüceltilmesi için yaratılmış gibi.Bu sebeplede Işık&Yaşar evliliği oldu bittiye getirildi, tek bir mutlu anları yansılmadı bize.Sadece kötü anları yansıtıldı, oda fazla derinleştirilmedi.Bakın gördünüz mü Yşarla olunamadı dediler hemencecik.Senaristler buderece solcu olunca sağ taraftan birinin dizide kazanması mümkün değildi zaten gibi falan filan işte.Çok karışık mı anlatım ya da anlatabildim mi bilemiyorum.Beni anlayan olabildi mi acaba?Tekrar tarafsızlık mevzularını açmak istemiyorum asla ama bu aşkın neden içime sinmediğini anlatmaya çalışıyorum.Belki ben yanılıyorumdur belki kimse Işık akıllandı da Haruna aşık oldu demek istemiyordur.:icon_sorr Belki Harun okadar aşık olunası bir insandır ve Yaşar da okadar aşık olunamayacak bir insandır ki konunun sağla solla bir ilgisi yoktur.Ben sadece bu abartılmış siyası havaya kendimi çok kaptırmışımdır ve herşeyi oraya bağlıyorumdur.

kardelencim
15-04-08, 16:50
Selam herkesebye

Işık ve Yaşar mevzu bahis bakıyorum:)

Ben ışığın harunu Hakettiğini düşünmüyorum Asla Işık ki Yaşadıklarıın bile Arkasında durmuyor.geçen bölüm Harun'a söyledikleri beni deli Etti neymiş o zaman ki ışıkla şimdi ki ışık çok farklı adam Akıllı Yaşadıklarını Arkasında dur bee deki Evet Yaşarı sevdim Aşık oldum onla evlendim Ama Yürütemedik sizleride Üzdüm biliyorum falan deseydi yaşadıklarını Arkasını durmuyo Malesef Harun orda Cevap verdi Ne hissetiysen onu Yaşadın ..

Zeynep'i de çok beğenmiştim ama beni sukutu hayal uğrattı geçen bölüm ben ki burda onu Savunmutum:img-hyste Ah zeynep ahh ama Ben yine Necdet Kadar Telihkeli olacağını düşünmüyorum şeker kız yaa:img-in_lo

aresecim haklısın harun bile anladı ne hissettiysen onu yaşadın dedi ama ışık yaşarla evlenmesinin hata olduğunu görünce kendini suçlu hissetti harunlara karşı.. sevdiğimi sandım, yürütemeyeceğimi biliyordum gibisinden saçmalamaya başladı. ne alaka bizmi hatırlamıyoruz deli gibi yaşarı sevdiğini. sevdiğini sanması ayrı bir konu tamam ama bu kadar geç mi anladı yani sevmediğini. yaşar evliyken ona düşünmesi için ayrı kalmayı teklif etmişti bu sürelerde hala anlamadı da yaşar boşanma davası açınca mı anladı ışık hanım sevmediğini. hatta yaşar bıçaklanınca boşanalım deyince abla ben onu seviorum deyip yasemine ağladığını da unutmadık.

vetaki
15-04-08, 16:51
Isık Harun'a aik olmus olsa sevinirdim, Harun bu aski ne kadar çok hakediyor, ne kadar mutlu olurdu. Ama ısık'ın asik olduğunu hiç sanmiyorum. Bunlar aile boyu böyle (bknz Yasemin). Hala akli Yasar'da olduğu halde (bknz Yasar'i görünce heyecanlanmasi) bu işten umudunu kestiği için Harun'a yöneliyor. Böylesi daha kolayina geliyor çünkü. Necdet Yasemin'e hayir dememiş olsa Yasemin de Necdet'le gercekten kari koca olacakti, unutmayalim.
Yazik Harun'a. Umarim Isık bir kere daha üzmez onu.

sude_burcu
15-04-08, 16:54
Isık Harun'a aik olmus olsa sevinirdim, Harun bu aski ne kadar çok hakediyor, ne kadar mutlu olurdu. Ama ısık'ın asik olduğunu hiç sanmiyorum. Bunlar aile boyu böyle (bknz Yasemin). Hala akli Yasar'da olduğu halde (bknz Yasar'i görünce heyecanlanmasi) bu işten umudunu kestiği için Harun'a yöneliyor. Böylesi daha kolayina geliyor çünkü. Necdet Yasemin'e hayir dememiş olsa Yasemin de Necdet'le gercekten kari koca olacakti, unutmayalim.
Yazik Harun'a. Umarim Isık bir kere daha üzmez onu.

katılıyorum:good: bu nedenle de unsal ailesinin kızlarına duyguları konusunda hic guvenmiyorum... ısık da yasarla olamayacagını anladıgı icin harunla birlikte olmak istiyor simdi... evet belki cok sevebilir ama haruna asık oldugunu zannetmiyorum... istedigi kadar baksın dursun haruna, o duyguyu geciremedikten sonra gerisi bos:icon_whis

dimple_burcu
15-04-08, 17:01
ışık ve aşk o duygusuz çiyan bakışlı???imkansız bişey harunun canını yakcak olan yine harun a olcak kendi bişey kaybetmicek bu kız almanya da kendine birini bulamadı mı da geldi burda haruna attı kapağı offf

kübranejat
15-04-08, 17:16
Ben açıkçası artık çok sinir oluyorum. Işık 2 gün önce Yaşar la karşılaştığında nasıl heyecanlanmıştı ve hala onu seviyor bakışları vardı. Birden bire senaristler sırf Harun, Deniz ve Defne yi haklı çıkarmak için, Işık'ı çok pişman kalıbına yerleştirdiler. Bu kadar büyük saçmalık olamaz.

Ve Işık'ın karaktersizliği, bir zamanlar aşık olduğu adamdan birden bire pişmanlık duymaya başladı. Ve o ona hiçbirşey yapmamışken, kötü davranmamışken, ilişkileri gayet iyi bitmişti yani. Yaşar'la Ali hakkında konuşmaya geldiğinde nasıl kinci baktı Yaşar'a. Onun suçu neyse şimdiye kadar olanlarda...

Ve 2 gün önce Yaşar ı severken aniden Harun'a aşık oldu. Bu nasıl bir iştir. Harun'umun da başını yakacak. Yaşar'ımı da üzecek iyice :(

Ama diziyi yapanlara gerçekten çok kızdım. Ahmet ve Yasemin de karşı görüşlü ailenin çocuklarıydı. Ama onlar dizinin baş kahramanları oldukları içi harika bir aşk oldu ve onları ayırmadılar. Aynı durum Işık ve Yaşar da da söz konusuydu. Ama nedense Yaşar'ı baskıcı bir tipmiş gibi gösterdiler. Hiçbir zaman onun duygusallığını, aşkını vurgulamadılar. Ve ben Işık la Yaşar ın öyle özenli bir sahnesini hatırlamıyorum. Halbuki onlar da karşı görüşlü ailelerin çocukları. Hatta Ahmet-Yasemin den daha da az... En azından Rıza filan seviyor Yaşar'ı ve destekliyordu onları.

Ve hatırlarsanız Ahmet ve Yasemin in ilk bölümlerde böyle tartışmaları olmuştu ailelerinin görüşleri hakkında. Fakat bu tartışma çok kısa bir süre sorun olmuş, aralarındaki aşk her şeyi örtmüştü. Şimdi ise Yaşar ve Işık birbirlerini bu kadar severken neden ayırmaya çalışıyorlar anlamış değilim...

Ayrıca herhalde gariban kalmasın diye Yaşar'ın başına da bir kız verdiler. Gayet ezik bir tip. Dizideki bayan oyunculara hayranım açıkçası [emine hariç :) :) :) ] Ama Yaşar'a gelince harika bir kız bulmakta çekiniyorlar nedense...

Neyse, bu hafta izlediğimde çok moralim bozulmuştu paylaşmak istedim...

tanhu
15-04-08, 17:37
MarilynMonroe tarafından gönderildi Ve bence bunu Defne yaptı bir çocuğu olmasına rağmen Deniz'in fikirlerindeki,eylemlerindeki ilerleyişinde..ve Mehmet yaptı,oğlunun kör bir kurşunla yitip gitme korkusu ile yansada,onun davasına saygı duyarak,ve belki de onun o yeşil parkasını giyerek..Dizideki başroldeki ailelerin çoğu düşünceleri uğruna sözlerini sakınmayan evlatlarına köstek değil,destek oluyor..Ve şu son bölümde Harun da empati yaptı Işık'a şu sözleri söyleyerek "ne hissettiysen onu yaşadın beni üzdüysen bile en azından kendine karşı dürüst davrandın" ..Aslında dizideki çoğu kişi empati yaparak affettiler,saygı duydular,yeniden sevdiler birbirlerini..Ahmet'in,ondan uzunca bir sure kızını saklayan yasemin'i,Necdet'i affettiği gibi(özellikle ahmet-yasemin barıştığı sıralarda,ahmetin necdetle pastahanede bir konuşmaları vardı,necdet ona tum bunları yasemin e olan aşkının yaptırdığını söylerken,Ahmet anlayış ile bir anda onun yerine koydu kendini ve ona kızamadı..bundan sonra mutlu olmasını temenni etti..)..ve şimdi bir nevi Yaşar da yapmakta,"bizde böyleydik" diye içten içe..ve bu yuzden işte onu uyarmakta..Empati yaparak,onun o kanı deli hallerini tartarak kötu birşey yapmaması için onu uyarmakta..haa bu uyarılar ciddiye alınmayacak kadar sönuk oldu,şu son bölümde görduğumuz gibi o ayrı..

Bunlar empati degil

Örnegin defne olayı: defne bir düşünceye sahip bunu ölümüne savunuyor nasıl olacakta denize bundan sonra bu işlere kalkışma diyecek o zaman kendisiyle çelişir.bunu empatiyle ne alakası var :icon_whis

Mehmet olayı : mehmet oglunu durduramayacağını biliyordu eger zaten empati kursaydı oglunu ispiyonlamazdı ve kaç kere yaptıklarının yanlış oldugunu söylemezdi :icon_whis

ahmetin olayı : hayır nejdeti bende o kadar dövsem bende anlardım, herkes anlardı ama dayak yedikten sonra tabiki

yosunaki
15-04-08, 17:55
Işık bir yetişkin gibi yaşadığı şeyin arkasında durmalıydı ve "evet sevdim,yaptım" diyebilmeliydi...Sonucu nasıl olmuşsa olsun,arkasında durmalıydı...

Şimdi Harunla birlikte... Ola ki işler yolunda gitmedi...Demekki onunda arkasından böyle konuşucak "Almanyadan yeni gelmiştim, sıcaklık arıyordum,alışmaya çalışıyodum yeni hayatıma, ondan oldu.Yine gelsem onalrı yaparmıyım bilmiyorum" dicek...

Ayrıca bir önceki ilişkisi hakkında böyle konuşan birine nasıl güvenirsinki? Sevgilisi için Kuzenini,en yakın arkadaşını ve seni hayatında görmeyi istememiş biri...Yarın öbürgün seninde arkandan konuşabilir...Suratına perde kapayabilir :icon_whis

Kadir_Reis
15-04-08, 18:03
Arkadaşlar Uydusu Olanlar Avrupa Atv'de Şimdi Hatırla Sevgilimin Eski Bölümlerini gösteriyor kaçırmak istemeyenler ve tekrardan izlemek isteyenler izleyebilir aha başladı hadi eywallah ben kaçar

ozenc-can
15-04-08, 18:03
Kızıldere'den tek sağ kurtulan , Ertuğrul Kürkçü'nün yazısının bir bölümünü dönemi açıklayıcı olması açısından alıntıladım:


»Kızıldere sürecinde toplumun diğer kesimleriyle kurulan ilişki nasıldı?

Olayı sadece bir fotoğraf karesine bakıp da değerlendirdiğinizde gördüğünüz n devrimci, onların rehin aldığı üç yabancı teknisyen ve bir köy evi ile olayı dışarıdan seyreden köylüler. Tamamen izole olmuş silahlı isyancı grubu.

Fakat bu fotoğraf, filmin tamamı değil. Çünkü aslında gerek o bölgeye, gerekse Türkiye'nin tamamına baktığınızda Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi (THKP-C) -Kızıldere'de ölenlerin sekizi oradan geliyordu- Türkiye'nin her yerinde yandaşları olan, etkisi olan iki büyük politik kaynağa dayanıyordu. Biri İşçi Partisi içindeki 'devrimci TİP muhalefeti'ne, ikincisi Devrimci Gençlik'e (Dev Genç) dayanıyordu.

Silahlı kuvvetlerde, mimar ve mühendisler arasında, köylüler arasında, sendikacılar arasındaki desteğe de bakınca bugün kendine partiyim diyen pek çok kuruluştan daha fazla insanı çekip çeviren, seferber eden bir arka plana sahipti. Zaten 12 Mart'ın hemen ardından başlayarak yaklaşık iki yıl boyunca hem faaliyette bulunabilmesi, hem de takipleri, tevkifatı atlatabilmesi sahip olduğu bu zeminle birebir ilgiliydi. Baskıların hiç etkisiz olduğunu söylemek zor. Bu baskı desteğin büzüşmesine yol açtı.

Mahir Çayan kendi tezlerini kaleme aldığında "Öncü gerillalar rejime vurdukları darbelerle onun nasıl sarsılabilir olduğunu gösterecekler, kitleler onun nasıl sarsılabilir olduğunu gördükten, kazandığı zaferlere baktıktan sonlara onlara sempati duyacaklar, mücadeleye katılacaklar" demişti.

Aslında gelişme bunun tam tersi oldu. Fakat kitlelerle ilgili bölüm değişmedi. Kitleler 'öncü' darbe indirdiği zaman değil, yenildiği zaman devrimcilere sempati gösterdiler. Önce Kızıldere'de arkadaşlarımızın yok edilmesi arkasından Denizler'in idamı Türkiye çapında sağcısından solcusuna, şehirlisinden köylüsüne kimsenin vicdanına sinmedi. Çok hızla bir acıma, yazıklanma ve sevgi dalgası yarattı. THKP-C'nin sahip olduğu yaygın insan teması, iki yıl sonra af çıkıncaya kadar, yaygın bir cephe sempatizanları topluluğu yaratmıştı.

Bu tamamen de kendi kendine olmadı. İki yıl önce öğrenci olanlar meslek edinmiş, Türkiye'ye dağılmışlar ve gittikleri yerde sorulara doğru yanıtları vermeyi başarabilmişlerdi. Bizim hikayemizi İtalya'daki Kızıl Tugaylar'ınkinden ya da Alman Kızıl Ordu Fraksiyonu'nun hikayesinden ayıran en önemli yan bu büyük kitle hareketi içerisinden gelen, ondan ayrılarak silahlı mücadeleye girişen, yenilgiden sonra tekrar onların arasına dönen çok yönlü, çok yüzlü bir hareket olmamız.

O nedenle 1971-72'deki çıkışın Türkiye sosyalist hareketinde -THKP-C'nin yanma THKO ve TİKKO'yu da katıyorum- oynadığı en esaslı rol alışılageldik siyasetin dışına çıkışın olanaklarına ışık tutmasıdır. Bir kopuş denemesidir. Bu çabanın bir devrimci kitle hareketi yaratılması açısından tarihsel bir önem taşıdığını düşünüyorum.

MarilynMonroe
15-04-08, 18:03
Bunlar empati degil

Örnegin defne olayı: defne bir düşünceye sahip bunu ölümüne savunuyor nasıl olacakta denize bundan sonra bu işlere kalkışma diyecek o zaman kendisiyle çelişir.bunu empatiyle ne alakası var :icon_whis

Mehmet olayı : mehmet oglunu durduramayacağını biliyordu eger zaten empati kursaydı oglunu ispiyonlamazdı ve kaç kere yaptıklarının yanlış oldugunu söylemezdi :icon_whis

ahmetin olayı : hayır nejdeti bende o kadar dövsem bende anlardım, herkes anlardı ama dayak yedikten sonra tabiki

Pekala görmek istediğin,savunduğun gibi yorumla tum bunları ama benim için empatiydi tum bunlar,,ve empatinin ne demek olduğunu da çok iyi bilen biriyim..

Defne aynı göruşu savunsada çocuğu için o kadar tehlikeye girmemesini isteyebilirdi Deniz'e..Sonuçta bir anne bir babadan daha iyi hisseder karnındaki çocuğunun değerini ve babasız buyumesini istemediği için Deniz e daha ileri gitme diyebilirdi..

Mehmet onu o anda "daha da suçlu duruma duşmesin" diye ispiyonladı,o bölümü bir aklına getir istersen,"oğlum bu işleri bıraksın" falan diye değil..Başka bir suçu işliyormuş sanılıyordu ve orda olmadığı anlışılsın,bari yapmadığı o suç üstune kalmasın diye ispiyonladı.Evet Mehmet te Deniz'le aynı şeyleri savunuyordu ama Deniz'in çoğu eylemine onay vermiyordu..Buna rağmen onu kısıtlamadı,Deniz in kararlılığı karşısında saygı duydu..

Ahmet olayında ise dediğin o sebeple sen o sahneyi öyle görsen bile,benim aklım empatiyi getirdiki burda paylaştım..

Tabi herkes farklı açılardan,farklı şekilde yorumlayarak bakıyor..Sana öyle gelmiyorsa seni yargılayamam,saygı duyarım..benim bakış açım dizide empati yapan insanların olduğudur..

Işık konusunda da birşeyler söylemek istiyroum..Aslında hiç girmeycktim bu konuya ama yukardaki diğer mesajlarımda yavaş yavaş girmiş bulundum..

Ben Harun ve Işık aşkının zoraki sokulduğunu,sanki Deniz in yokluğu ile boşalmış Defne tarafını da,Cezaevinden çıkmış Harun tarafını da boş bırakmamak için yapılmış bir şey gibi..Kaldıki Işık'ı ve Harun birlikteliğini istemeyen biriyim.Bence barışıp yanlızca arkadaş olsalardı çok daha iyi olurdu..öyle öpüşmelere,itiraflara gerek yoktu..Herşey için baya geç bana kalırsa..

bedia emel uzlu
15-04-08, 18:26
bu dizide en doğru yolda nejdet ve yaşar bence ikiside düşüncelerini doğru yoldan halka duyurmaya çalışıyorlar .Deniz iyi mi yaptı bir düşünün onun yüzünden bütün aile perişan oldu .işgence gördüler babası onun yüzünden öldü .çocuğun adını lütfen mehmet koydular bir kere bile demediler Sinan diyorlar .ışığın yaşara bu öfkesi niye . Harunun Rüyaya ben bu kitabı okuyarak devrimci oldum demesi ne kadar doğru.Atatürkümüz dururken ne demek Mao cu olmak.deniz öldü sayesinde babası da öldü geride gözü yaşlı bir kadın babasız bir çocuk kaldı doğrumuydu yapılanlar

yagmur94
15-04-08, 18:42
bu dizide en doğru yolda nejdet ve yaşar bence ikiside düşüncelerini doğru yoldan halka duyurmaya çalışıyorlar .Deniz iyi mi yaptı bir düşünün onun yüzünden bütün aile perişan oldu .işgence gördüler babası onun yüzünden öldü .çocuğun adını lütfen mehmet koydular bir kere bile demediler Sinan diyorlar .ışığın yaşara bu öfkesi niye . Harunun Rüyaya ben bu kitabı okuyarak devrimci oldum demesi ne kadar doğru.Atatürkümüz dururken ne demek Mao cu olmak.deniz öldü sayesinde babası da öldü geride gözü yaşlı bir kadın babasız bir çocuk kaldı doğrumuydu yapılanlar
katılıyorum hepsine tek tek katılıyorum.

Işığada sinir oldum yaşanmış bir ilişki var yne yaşarın arkadaşından nie yaptım ki felan diyip durdu..
Bide inşalah Yaşarcığım o öğrenciye aşık olmaz yaa
ama ışık ve harun olcak bir arkadaşın dedği gibi deniz dene ve hrunu haklı çıkarmak için

nisa 60
15-04-08, 19:00
yeni bölüm özetinde neler olacağı belli oldumu.

sude_burcu
15-04-08, 19:09
bu dizide en doğru yolda nejdet ve yaşar bence ikiside düşüncelerini doğru yoldan halka duyurmaya çalışıyorlar .Deniz iyi mi yaptı bir düşünün onun yüzünden bütün aile perişan oldu .işgence gördüler babası onun yüzünden öldü .çocuğun adını lütfen mehmet koydular bir kere bile demediler Sinan diyorlar .ışığın yaşara bu öfkesi niye . Harunun Rüyaya ben bu kitabı okuyarak devrimci oldum demesi ne kadar doğru.Atatürkümüz dururken ne demek Mao cu olmak.deniz öldü sayesinde babası da öldü geride gözü yaşlı bir kadın babasız bir çocuk kaldı doğrumuydu yapılanlar

kesinlikle katılıyorum:good: ozellikle yasar ve ısık konusunda... ve tabiki necdet:) yasarın bugune kadar denizi ihbar etmesi dısında cok rahatsız edici hareketini pek gormedim... kaldı ki aynı durumda yasar olsa deniz de yapacaktı bunu... bazı arkadaslar savunmaya gececeklerdir ama gercek bu... zaten kim yaparsa yapsın ihbar hos bi olay degil,tasvip edilecek yanı da yok... onun dısında yasarın hayata karsı durusu denizler gibi degildi, haliyle ısıgı sevme sekli,ona sevgisini gosterme sekli de denizin defneye gosterdigi bicimde degildi...ısık da onu boyle sevmis, bu ask ugruna arkadaslarını,kuzenini karsısına almıstı... sonra ne degistiyse birden ısık 180 derece dondu...simdi de onun haruna asık oldugunu bize yutturmaya calısıyorlar... :icon_whis gecen bolum ısıgın yasara bakıslarına ben de anlam veremedim...bu adam naptı ki sana.. kendi hayat gorusu dogrultusunda senden taleplerde bulundu... anlasamadınız ayrıldınız.. dusman gibi bakmanın anlamı ne... tabi simdi yedekte harun var o yuzden yasar da kim ki yani... :icon_whis yasar adına bi yandan seviniyorum ısıktan kurtuldu,bi yandan da boyle kenara itilmis gibi gosterilmesine uzuluyorum... sunu da belirteyim yasar ogrencisiyle evlenecek ileride(Mumtazer hocanın hayatından alıntıysa eger:img-wink:)

nisa 60
15-04-08, 19:19
kesinlikle katılıyorum:good: ozellikle yasar ve ısık konusunda... ve tabiki necdet:) yasarın bugune kadar denizi ihbar etmesi dısında cok rahatsız edici hareketini pek gormedim... kaldı ki aynı durumda yasar olsa deniz de yapacaktı bunu... bazı arkadaslar savunmaya gececeklerdir ama gercek bu... zaten kim yaparsa yapsın ihbar hos bi olay degil,tasvip edilecek yanı da yok... onun dısında yasarın hayata karsı durusu denizler gibi degildi, haliyle ısıgı sevme sekli,ona sevgisini gosterme sekli de denizin defneye gosterdigi bicimde degildi...ısık da onu boyle sevmis, bu ask ugruna arkadaslarını,kuzenini karsısına almıstı... sonra ne degistiyse birden ısık 180 derece dondu...simdi de onun haruna asık oldugunu bize yutturmaya calısıyorlar... :icon_whis gecen bolum ısıgın yasara bakıslarına ben de anlam veremedim...bu adam naptı ki sana.. kendi hayat gorusu dogrultusunda senden taleplerde bulundu... anlasamadınız ayrıldınız.. dusman gibi bakmanın anlamı ne... tabi simdi yedekte harun var o yuzden yasar da kim ki yani... :icon_whis yasar adına bi yandan seviniyorum ısıktan kurtuldu,bi yandan da boyle kenara itilmis gibi gosterilmesine uzuluyorum... sunu da belirteyim yasar ogrencisiyle evlenecek ileride(Mumtazer hocanın hayatından alıntıysa eger:img-wink:)

umarım evlenmez illa herkese bi eş gerekmiyo yaşar ışıkla olmayacaksa yanlız olsun daha iyi zaten yaşarın ışığı nasıl sevdiği ortada:img-in_lo eğer öğrencisiyle olursa tamamen saçmalık olur :img-cray::img-cray:

arwen61
15-04-08, 19:26
şu saat oldu bir türlü gelemedim yahu selamlar efendimbye

bugün dizimiz için en kısır günlerden biri malum ne özet var nede fragman ikisi içinde mecburen yarını bekleyeceğiz şu gece muhabbetlerimizde olmasa beklemek dahada ızdırap verecek iyiki varsınız:img-in_lo

maraş katliamı bir gazete küpürü olarakmı gösterilecek yoksa direk o sahneleri izleyebilecekmiyiz çok merak ediyorum eğer gösterilirse oda diğer olaylar gibi bizleri çok üzecek tabi birde karakterlerimizin durumları var

eğer seçimler bu bölüm gösterilirse necdetide milletvekili olarak izleyebiliriz sanırım,ışık-harun birlikteliğide daha ciddiye kayabilir ama en çok bu olayı duyduğunda yaşarın tepkisini çok merak ediyorum onun üzülmesini hiç istemiyorum ama artık ışıkla olmaları imkansız harunuda sevdiğimden bari o ışıkla mutlu olsun diyorum:img-wink:

en çok merak ettiğim konuda doğal olarak junıor mevzusu inşallah bu bölüm yaseminin tedavisinin olumlu sonuçlandığını görürüz hem yaseminin hemde ahmetin ama özellikle ahmetin ikinci kez babalığı tatmasını ve çok mutlu olmasını istiyorum çünkü yıllarca yaşadığı acılarla bu sevinci o kadar çok hak ediyorki:icon_sorr dizimizin bitmesine az bir zaman kalmışken inşallah nilgün abla bu isteğimizi en kısa zamanda gerçekleştirir yoksa bu iş hep dalgasını geçtiğimiz darbe zamanına denk gelecek bir doğum olayına doğru ilerliyor aman diyeyim yaseminin çığlıkları arasında bir son yazısı görmek istemiyorum nilgün abla yasemin son bölümde doğurur oda darbeyle olur diye vallahi şaka yapmıştık sakın ciddiye alma olurmu:icon_whis

edit:birazdan işten çıkış vakti gelecek fazlada kalamadım ama aşağıda lady badgerimi gördüm selam vermeden gitmeyeyimbye:img-in_lo

arese
15-04-08, 19:31
sevgili MarilynMonroe seninde söylediklerin doğru evet ama bu yaşarın yapısı, yetişme tarzı ve maddi imkanlarıyla alakalı. yani bu saydıkların yaşarla ilişkileri başladığından beri vardı. ışık zaten bunu biliyordu ki yaşarla evlenmeye karar verdi. yaşarın durumunu bile bile evlenmeye karar verip sarayda oturmayı beklemiyordu heralde. bunları da baştan kabul etmiş olması gerekli sonuçta çocuk değildi ışık bunları anlayabilicek yaştaydı. bizler birisiyle tanıştığımızda aile yapılarını, kültürel farklarını ve maddi durumunu hemen anlarız değil mi? üstelik hayatımızı birleştireceğimiz bir insansa daha da merak ederiz yaşam tarzını. yaşarda ışıka yalan söyleyip bunları saklamadı sonuçta. ışıkın gözleri kör olmuştu resmen hayatının insanı olarak görüyordu yaşarı, yani hiç denemek istiyorum havası yoktu.


Aylin'cim yanı Işık Kafasız desem yeridir dediğin gibi sevdiğimi sandım ne demek Ya bu kadar şaçmaladı işte Seviyosunudur ya sevmiyosundur bu nasıl iştir yok Yaşadıklarıın Arkasında dursa eyvallah diyecem neymiş o zaman ki ışık'la bu zamanki ışık farklı o zamanda bu zaman ne Değişti peki? Yaşra olan Sevgisi mi yoksa ışık Aynı ışık odun kafalı yani:img-hyste

Harun'a üzlüyorum ne buluyor bu ışkta Anlamıyorum Tamam Aşık seviyo belki Ama ışık bu Sevgi Hakediyor mu? kesinlikle Hayır

Edit: işim oldu:happy0064 Artık çalışan bayanım evde otur otur bir hal oldum Sıkıntıdan İş hayatına Atılmakta yorucu olacak ama Evde oturmaktan iyidir:happy0064

CicimBenim
15-04-08, 19:32
Eger Yasar zaman atlamasinda dizide olmasaydi, ozaman Harun'a asik olabilecegine inanirdim ama Yasar varken buna kabullenmesi cok zor cunku Isiki en cok Yasar'la gormeyi seviyorum. Yasar neden geri getirildi anlamis degilim. Yani onun diziye gelme sebebi Isik icindi.. simdi Ali'yi kurtarmak icinmi dizide? Yani bu Yasar'sizda yapabilirlerdi. Eger bittiyse bu ask, neden hala dizide? Dizide ona bir yer yokki arkadaslar. Yani ne Ahmet'in ailesi ile ilgisi var ne de Yasemin'in ailesi ile ama diger karakterlerin bir baglantisi var birbirine degilmi?! Isik'la olmicaksa, Yasar gitsin diziden cunku ona bir yer goremiyorum Isik'siz. Ayrica, adam 5 sene icinde Isiki unutmadiysa, cevresindeki kizlari goremiyorsa ozaman o da Ahmet gibi sevgisine sadik. Ahmet'te onca sene ayri kaldi ama hic vazgecmedi, Harun'da. Isik sanirim 25 yasinda falan. Harun'u ne kadardir taniyor ve arkadaslikdan baska hic birsey hissetmemis bugune kadar. Nasil oluyorda degisiyor hisler? Acaba Harun'a hayranlikmi hissediyor? Sinan'la oynarken hayranlikla bakiyor gibi bir hali vardi, sanki Harun gibi biriyle olmasi ona sans tanimasi kendisi icin iyi bir karar olacakmis gibi geldi bana. Isiki Yasar'la bir arada gormem lazim, ozaman belli olur. Kim bilir belkide Harunu gercekten seviyor.

MMC
15-04-08, 19:35
Arwençanım,
Junior haberi için bir iki bölüm daha sabretmemiz gerekebilir çanım.Yaseminin depresyonu ve Zeynep'i kıskanma konusu hemen bitmeyecektir.Bu bölüm bizi Zeynep'e düşman edecek ve Yasemini daha da melankolikleştiricek birkaç gelişme daha olur.Hatta belki Ahmetle Yaseminin arası biraz gerilebilir:img-cray:Sonra bu gerginlik Junior haberile biter gider:happy0064.Tabii hepimiz bıktık bu gerginliklerden artık ama kısmet işte.Oysa onun yerine YAR ailesini izlesek ne güzel olur .Özelliklede Rüya ve Ahmet'i.:img-icecr

arese
15-04-08, 19:40
kesinlikle katılıyorum:good: ozellikle yasar ve ısık konusunda... ve tabiki necdet:) yasarın bugune kadar denizi ihbar etmesi dısında cok rahatsız edici hareketini pek gormedim... kaldı ki aynı durumda yasar olsa deniz de yapacaktı bunu... bazı arkadaslar savunmaya gececeklerdir ama gercek bu... zaten kim yaparsa yapsın ihbar hos bi olay degil,tasvip edilecek yanı da yok... onun dısında yasarın hayata karsı durusu denizler gibi degildi, haliyle ısıgı sevme sekli,ona sevgisini gosterme sekli de denizin defneye gosterdigi bicimde degildi...ısık da onu boyle sevmis, bu ask ugruna arkadaslarını,kuzenini karsısına almıstı... sonra ne degistiyse birden ısık 180 derece dondu...simdi de onun haruna asık oldugunu bize yutturmaya calısıyorlar... :icon_whis gecen bolum ısıgın yasara bakıslarına ben de anlam veremedim...bu adam naptı ki sana.. kendi hayat gorusu dogrultusunda senden taleplerde bulundu... anlasamadınız ayrıldınız.. dusman gibi bakmanın anlamı ne... tabi simdi yedekte harun var o yuzden yasar da kim ki yani... :icon_whis yasar adına bi yandan seviniyorum ısıktan kurtuldu,bi yandan da boyle kenara itilmis gibi gosterilmesine uzuluyorum... sunu da belirteyim yasar ogrencisiyle evlenecek ileride(Mumtazer hocanın hayatından alıntıysa eger:img-wink:)


Bende katılıyorum Yaşar konusunda Onun savunduğu düşünceler ve fikirler için Yadırgamak çok yanlış ki burda sırf kendi düşünceleri ile aynı değil diyeYerden yere vurdular Yaşarı hatta çıksın bile diyen oldu dizden Neden peki sırf o düşünceyi savunuyor diye İnsanlar istedikleri düşünceleri savunabilir sırf o düşünceyi savundu diye yaşar kötü bir olmaz Asla..

Ben Yaşarı Sevmiyorum ama Karekter olarak yoksa önce dedğim gibi savunduğu görüşler için değil savunduğu görüşler için insanları yadırgamak çok yanlış mesla benim Babamla da ilişkimi kesmem lazım Hatta hiç konuşmamalıyım Neden benle Aynı düşünceleri savunmuyor olamaz böyle saçma bir şey

badger
15-04-08, 19:40
EMPATİ...“sosyal benle ilgili bilgi, bireyin kendini başkalarının yerine koyabilme yetisi” tanımlanmıştır..

Davranış psikolojisinde 70li yıllardan beri yer almaktadır...Özellikle psikolojide sorun gidermede en çok kullanılan bir yöntem... Genel olarak diplomaside, Hizmet sektöründe, reklam ve PR sektöründe ve en önemlisi eğitim konularında kullanılan bir davranış psikolojisi enstrümanıdır...:good:

Ve sevgili arkadaşlar, bu empati kurma işini her Allahın günü türlü türlüsünü gerçekleştiriyorum..Bana empatinin lugatta mı başka bir yerde mi girip girmediğini konusunu getirmeyiniz..Çünkü var-belki önceden farkında olmadan yapılan bu davranış, psikoloji biliminin bunu adlandırılmasıyla nihai adına kavuştu ve küresel! dünyamızda kullanılıyor...Çok zayıf kalıyor...:kahve

bu dizide empati kurma meselesi, özellikle ikinci sezonda türlü türlü kullanıldı, hatta abartılarak da kullanıldı...:img-pilot..Hatta bizim de kurmamız için dayatıldı..:img-hyste

yorgundemokrat
15-04-08, 19:49
artık her bölümü belgesel tadında izleyebildiğimiz... türkiye' de bu güne kadar neden böyle birşey yapılmadı diye televizyon tarihinin yakınması gerektiği bir dizi... hatta geçenlerde bir belgeselde kullanıldı görüntüleri.. emeği geçen herkesin eli öpülür.. çünkü el çalıştığı, ürettiği için öpülür...

badger
15-04-08, 19:50
Bu arada Yaşarı savunmak ya da savunmamak meselesi bende, siyasi görüşten daha çok bu düşünceleri için gerçekleştirdiği amelleri veya söylemleriyle yani kendileriyle çelişip çelişmemesidir..

Benim için Yaşarın en büyük hatası, sağcı şu bu olması değil...:kahve

Yaşarın bir parçası olduğu aileye ve onların önemsediklerine ispiyonculuk marifetiyle ihanet etmesidir...Üç-beş gündür tanıdığı ve yoldaş olduklarıyla eski çocukluk arkadaşım dediği kişinin kaçırılmasına sebebiyet vermesidir hatta yardım etmesidir...Yaşarın ihanetleridir bu..Bu da insan olmakla alakalıdır...Tuttuğu ideolojiyle değil...
:img-wink:

Shevek
15-04-08, 19:59
Merhaba çanlar! Bilin bakalım bugün ne oldu? Efenim, Shevek bugün Cansel'i gördü:)
Olayı naklen aktarayım hemen: Bugün bir vakıf üniversitesinde Güzel San. Fak. organizasyonuyla, 8000 öğrenci arasında yapılan anket sonucu, "en iyi erkek dizi oyuncusu" olarak seçilmiş olan (ve bunu maalesef bugün öğrenen ve yanında fotoğraf makinesi, ve dahi foto çeken cep. tel. olmayan teknoloji fakiri Shevek hazırlıksız yakalanmışken) Cansel Elçin ödülünü almaya geldi. Çok büyük sevgi gösterisiyle karşılandı. Ama, bir an bile mütevazılığını bozmadı. Alçakgönüllü, çok sempatik... Her isteyen (hatta üstüne atlayan gençlerle foto çektirdi-ve maalesef Shevek o durumda ona yaklaşıp tanışmayı konum gereği, gururuna yediremedi, ama yakından izledi ve bol bol gözlemledi:img-wink:).

Bir kere, gerçekten dizinin makyözünü kutlamak lazım. Ahmet karakterini yeterince ve gayet kıvamında yaşlandırmışlar:) Çünkü Cansel çok genç. 10 metreden bile çok uzun ve koyu kirpikleri fark edilebiliyor.

Bu arada ödülü de "ekip arkadaşları adına"" aldığını söyledi. "Bu bir ekip işi" dedi. O kadar da paylaşımcı yani:):img-in_lo

yosunaki
15-04-08, 20:00
Bu ispiyon mevzsuna takılmayın artık..Denizde aynı şeyi yapacığını söylemişti. Şu durumda 2sininide birbirinden farkı yok...Tek fark Yaşar bunu yapabilecek ortamı buldu

LİSA
15-04-08, 20:01
Arwençanım,
Junior haberi için bir iki bölüm daha sabretmemiz gerekebilir çanım.Yaseminin depresyonu ve Zeynep'i kıskanma konusu hemen bitmeyecektir.Bu bölüm bizi Zeynep'e düşman edecek ve Yasemini daha da melankolikleştiricek birkaç gelişme daha olur.Hatta belki Ahmetle Yaseminin arası biraz gerilebilir:img-cray:Sonra bu gerginlik Junior haberile biter gider:happy0064.Tabii hepimiz bıktık bu gerginliklerden artık ama kısmet işte.Oysa onun yerine YAR ailesini izlesek ne güzel olur .Özelliklede Rüya ve Ahmet'i.:img-icecr

MMC canım bende bu konuda aynı şeyleri düşünmekteyim.yasemin kapris yapar ahmet ile arası açılır.zeynep karakteri daha bir gözümüze sokulur(sevemedim bu kızı çok itici) bizi biraz daha çıldırttıktan sonra müjdeli haberi verirler

sahika_87
15-04-08, 20:05
lisa gibi zeynep karekterini bende sevemedim gitti bakalaım ahmet ve yasemin arasında nasıl bir sorun çıkartacak bu kız göreceğiz tabi ali ve rüya arasında da var bana göre

arese
15-04-08, 20:12
Şimdi hepimiz bunu Kabul edelim burda Bir Anlaşalım öncelikle Eğer ki Deniz'in yerinde Yaşar olsaydı o da ihbar ederdi bunu Yapmayacağını Garantisin kim verebilir? burda bir Anlaşalım..

İhbar etmesi Zaten yanlış doğru bir şey değil Bunu savunmuyorum kesinlikle Zaten yaşar gözümde düştü o Harekteti Deniz de yapasa yanlış ama Deniz yerinde Yaşar olsaydı Denzi de Yapardı ama şu var ki deniz olsaydı yapmaz diyenler vardı o zamanlar denzi olsaydı Aynı şeyi yapacaktı Arkadaşlar belli yani:)

sude_burcu
15-04-08, 20:15
tabiki deniz de aynısını yapacaktı... ama bu gunah kecisi olma gorevini yasara yuklediler ne yazık ki... onun dısında ben yasarın fazla hatasını gormedim... o karakteri seviyorum da... umarım daha fazla sahnesi olur:img-wink: ısıktan ayrıldı diye bi kenarda bırakılmasını istemiyorum.

Shevek
15-04-08, 20:19
Şimdi hepimiz bunu Kabul edelim burda Bir Anlaşalım öncelikle Eğer ki Deniz'in yerinde Yaşar olsaydı o da ihbar ederdi bunu Yapmayacağını Garantisin kim verebilir? burda bir Anlaşalım..

İhbar etmesi Zaten yanlış doğru bir şey değil Bunu savunmuyorum kesinlikle Zaten yaşar gözümde düştü o Harekteti Deniz de yapasa yanlış ama Deniz yerinde Yaşar olsaydı Denzi de Yapardı ama şu var kdeniz olsaydı yapmaz diyenler varıdı o zamanlar denzi olsaydı Aynı şeyi yapacaktı belli yani:)

Aresecim mesele, Deniz olsaydı yapardı ya da yapmazdı meselesi değil. Bence de yapardı, ama bir farkla: İspiyonlamak ve bunu gizlemek biçiminde değil. Herkesin, Yaşarın hatta Işığın bileceği, herkesin duyacağı şekilde "açık açık" yapardı.

Deniz, siyasi görüşünü, militanlığını yani hayatı yaşama biçimini ve bunun sonuçlarını hep açık açık kabullendi. Bunu devlet nezdinde yaptı, aile nezdinde yaptı, bireysel ilişkileri düzleminde yaptı. Yani, seçiminin arkasında durdu.

Ama Yaşar, gerçekten hangi düşünce ve eylem biçiminin içinde olduğunu Işıktan da ailesinden de Işıkla evleninceye dek sakladı. Gittiği komando kampı için, yaz kampı dedi. Oysa Denizin Filistine gittiğini herkes biliyordu.

Mesele sadece ideolojik farkta değil, yaşama bakış açısı ve yaşayış biçimi arasında bariz fark var. Yani, mesele, daha çok insani boyutta. Lütfen, elmalarla armutları karıştırmayalım:kahve

kübranejat
15-04-08, 20:27
Açıkçası Yaşar'ı eleştirdiğim tek konu bu. O zaman Denizleri ihbar etmesi. Ama yine de düşünüyorum da bu her ne kadar Denizlerin davası ise Yaşarların da davası. Yaşar'ın yerinde Deniz olsa belki kat kat fazlasını yababilirdi. Belki Deniz söylerdi bunu evet, ama açıkçası bu karakterden kaynaklanıyor.

Yaşar o zamanlar nasıl desem öyle bir yaptılar ki işte Yaşar-Işık çiftini, Işık ı kaybetme korkusundan dolayı bunu söyleyemezdi. Ve eğer söyleseydi, Işık Defne gibi olmadığından, hemen Yaşar la boşanmak isterdi. Yani bunu söyleyip söylememe meselesi kişiden kişiye değişiyor.

Ayrıca ikinci ihbar meselesinde Yaşar ihbar etmemişti ama Işık öyle bir şüpheli bakıyordu ki ona o zamanlardan beri hep Işık a sinir oluyorum böyle konularda. Yaşar'a hiç kocasıymış gibi davranmıyordu. Sanki yeni tanıştığı, hoşlandığı bir kişi.

Mesela özellikle -eski konulara giriyor olacağım ama- şu boşanma zamanlarında Yaşar'ı kat kat fazla sevmeye başladım. O kadar akıllıca, mantıklıca konuşuyordu ki hayran kalmıştım.

sude_burcu
15-04-08, 20:32
onemli olan ihbarın sekli degil, ihbarın ta kendisidir...:img-wink: o yuzden sırf denizi savunmak adına yasar gizli yaptı,deniz acıkca soylerdi demek ne kadar dogru bilmiyorum... sonucta ihbar ihbardır... ayrıca yasar yalnızdı,deniz ise arkasında hep defnenin,harunun hatta babasının destegini hissetti... ısık bile ona sırtını donebilirdi... bu acılardan da bakmak lazım diye dusunuyorum... ama dedim ya yasar gunah kecisi secilmisti bi kere:icon_whis

yosunaki
15-04-08, 20:37
İyi veya kötü birşey yapıylırosa, nasıl yapıldığı önemli değil bana göre...

Işıkta bilirdi veya bilmezdi...Belki sadece Defneye söylerdi Deniz, bunu açık açık yapacağı sadece bir varsayım...

Önemli olan 2side birbirinden nefret ediyor ve bunu gösterme şekilleri aynı oalacaktı

arese
15-04-08, 20:38
Aresecim mesele, Deniz olsaydı yapardı ya da yapmazdı meselesi değil. Bence de yapardı, ama bir farkla: İspiyonlamak ve bunu gizlemek biçiminde değil. Herkesin, Yaşarın hatta Işığın bileceği, herkesin duyacağı şekilde "açık açık" yapardı.

Deniz, siyasi görüşünü, militanlığını yani hayatı yaşama biçimini ve bunun sonuçlarını hep açık açık kabullendi. Bunu devlet nezdinde yaptı, aile nezdinde yaptı, bireysel ilişkileri düzleminde yaptı. Yani, seçiminin arkasında durdu.

Ama Yaşar, gerçekten hangi düşünce ve eylem biçiminin içinde olduğunu Işıktan da ailesinden de Işıkla evleninceye dek sakladı. Gittiği komando kampı için, yaz kampı dedi. Oysa Denizin Filistine gittiğini herkes biliyordu.

Mesele sadece ideolojik farkta değil, yaşama bakış açısı ve yaşayış biçimi arasında bariz fark var. Yani, mesele, daha çok insani boyutta. Lütfen, elmalarla armutları karıştırmayalım:kahve


Ama bunu Savunalar vardı O Açıdan söyledim yapmaz diyenler vardı..

Shevekcanım Yani diyosun ki şimidi Aslında ışık Yaşar'ın neyi Savunduğunu bilmiyodu bilmeden Evlendi yani öyle mi ? Anlıyamadım canım

İhbar edeceğini kabul ediyosun bunu Açığı gizlisi mi olur ihbar İhbardır edecek sonuçta Deniz bunu Açık yapsaydı bu onu Aklarmıydı? Suç olmuyor mu? ben yaşarın yaptığını doğru bulmuyor kesinlikle Denizde Yapsa bulmam ihbar ne Sekilde yapılırsa Yapılsın Yanlış..

Ama benim kızdığım şu Yaşar'a daha çok ihbar meslesi değil görüşleri için çok yüklenler var hatta Savudugu görüşler yüzünden diziden çıksın yok acayip Lakaplar takanlar var hiç görünmesin diyenler var Neden Görünmesin? ne zarar var ? yok sırf kendi düşüncelerine ters diye bir insanın yadırgamak ve yüklenmek ne kadar doğru sence ?

Sırf Yaşarı Savunuyolar diye o görüşü Savunuyolar diye geri kafalı yok Ailesin Etkisinde Kalıyo yani Denzilerin görüşün Savunalar Çagdas da yaşarın ki Savunalar geri kafalı mı ? aa bak senin yaşar'ınsavunduğu görüşleri savunuyosun sen geri kafalsın ama bak ben denzilerin görüşlerini savunuyorum Ne kadar Çağdaşım Yanlış..

zeyneps
15-04-08, 20:45
Shevekçan senin adına sevindim kendi adıma üzüldüm hazırlıksız yakalandın demek :img-cray::img-cray: Zaten çok alçakgönüllü ve beyefendi olduğunu herkes söylüyor :img-in_lo

Yalnız ben makyöze çok fena taktım yine :img-pilot Tamam yaşlandırmalar iyi ama mesela Necdet'i en başta gençleşmiş bulmuştuk şimdi de bu hafta gözlerinin altı çökmüştü mosmordu ..Ahmet'de pek olmasa da arada sırada onun da gözlerinin altı çökmüş gibi görünüyor ...bu durumda bazen ikisi de bağımlıymış gibi görünüyorlar yaşlanınca insanların gözlerinin altı morarmaz ki ...:icon_whis Bence makyözün bu işe bir el atması lazım :img-pilot

Deniz-Yaşar konusu açılmış yine ...rahmetlinin arkasından konuşmayalım lütfin :img-pilot (Lütfen ciddiye almayınız)

kübranejat
15-04-08, 20:49
Yalnız ben makyöze çok fena taktım yine :img-pilot Tamam yaşlandırmalar iyi ama mesela Necdet'i en başta gençleşmiş bulmuştuk şimdi de bu hafta gözlerinin altı çökmüştü mosmordu ..Ahmet'de pek olmasa da arada sırada onun da gözlerinin altı çökmüş gibi görünüyor ...bu durumda bazen ikisi de bağımlıymış gibi görünüyorlar yaşlanınca insanların gözlerinin altı morarmaz ki ...:icon_whis Bence makyözün bu işe bir el atması lazım :img-pilot

Deniz-Yaşar konusu açılmış yine ...rahmetlinin arkasından konuşmayalım lütfin :img-pilot (Lütfen ciddiye almayınız)


Evet makyöze ben de taktım. Cidden Necdet gençleşmiş resmen ve neredeyse sadece Ahmet de beyazlar var yanlarda :) Bir de Yaşar hiç değişmemiş :)

Ayrıca zaten en uyuz olduğum Emine'ydi. Zaman atlamasından sonra da iyice sinir, gıcık -kelime bulamıyorum tarif edecek- olmuş ki boğasım geliyorr:img-pilot:img-pilot

sude_burcu
15-04-08, 20:52
Ama bunu Savunalar vardı O Açıdan söyledim yapmaz diyenler vardı..

Shevekcanım Yani diyosun ki şimidi Aslında ışık Yaşar'ın neyi Savunduğunu bilmiyodu bilmeden Evledi yani öyle mi ? Anlıyamadım canım

İhbar edeceğini kabul ediyosun bunu Açığı gizlisi mi olur ihbar edecek buda bir şuç Yaşar gizli Yaptı ama onda Süplendikleri belli idi ha Deniz bunu Açık yapsaydı bu onu Aklarmıydı? Suç olmuyor mu? ben yaşarın yaptığını doğru bulmuyor kesinlikle Denizde Yapsa bulmam ihbar ne Sekilde yapılırsa Yapılsın Yanlış..

Ama şu var benim kızdıgım şu Yaşar'a daha çok ihbar meslesi değil görüşleri için çok yüklenler var hatta Savudugu görüşler yüzünden diziden çıksın yok acayip Lakaplar takanlar var hiç görünmesin diyenler var Neden Görünmesin? ne zarar var ? yok sırf kendi düşüncelerine ters diye bir insanın yadırgamak ve yüklenmek ne kadar doğru sence ?

Sırf Yaşarı Savunuyolar diye o görüşü Savunuyolar diye geri kafalı yok Ailesin Etkisinde Kalıyo yani Denzilerin görüşün Savunalar Çagdas da yaşarın ki Savunalar geri kafalı mı ? aa bak senin yaşar'ınsavunduğu görüşleri savunuyosun sen geri kafalsın ama bak ben denzilerin görüşlerini savunuyorum Ne kadar Çağdaşım Yanlış..

kesinlikle katılıyorum Sevgicim:img-wink: herkes birbirinin ideolojisine saygı duymalı... ayrıca denizleri savunanlar kendilerini cagdas, yasarı savunanları gerikafalı goruyorlarsa buna cok gulerim iste:D insanların modernligi veya geri kalmıslıgı ne zamandan beri sagcı veya solcu olmasıyla belirleniyor:icon_whis eger insanların kafasında buna dair en ufak bi dusunce varsa o dusuncelerinden biran once sıyrılsınlar aksi takdirde kendi kendilerini pohpohlamaktan baska biseye yaramaz bu karsılastırmalar:)

ayrıca ihbar konusunda da fikrimi tekrar edeyim...ihbarın sekli degildir onemli olan, ihbar ihbardır... :img-wink:

zeyneps
15-04-08, 20:56
Evet bence de ihbarın şekli değildir önemli olan ihbar ihbarrdır...Eğer Deniz Yaşar'a karşı böyle bir şey yapsaydı şekli hiç önemli olmazdı benim için Yaşar nasıl yanlış yaptıysa Deniz'de aynı şekilde yanlış yapmış olurdu ...

Bu arada Deniz'in böyle bir durumda ihbar edip etmeyceğini kesin olarak bilemem ama bana ihbar etmeyeceğini düşündüren bir olay var Yaşar'ın gurubu Harun'ları kaçırdığı zaman ne Deniz ne Harun ne de Defne Işık'a tek kelime etmediler ..bilmem ben mi yanlış hatırlıyorum ...

arese
15-04-08, 21:03
kesinlikle katılıyorum Sevgicim:img-wink: herkes birbirinin ideolojisine saygı duymalı... ayrıca denizleri savunanlar kendilerini cagdas, yasarı savunanları gerikafalı goruyorlarsa buna cok gulerim iste:D insanların modernligi veya geri kalmıslıgı ne zamandan beri sagcı veya solcu olmasıyla belirleniyor:icon_whis eger insanların kafasında buna dair en ufak bi dusunce varsa o dusuncelerinden biran once sıyrılsınlar aksi takdirde kendi kendilerini pohpohlamaktan baska biseye yaramaz bu karsılastırmalar:)

ayrıca ihbar konusunda da fikrimi tekrar edeyim...ihbarın sekli degildir onemli olan, ihbar ihbardır... :img-wink:

Sudecim ben böyle yorumlar okudum hep Aslında uzakta kalmayı tercih ettim yazmadım etmedim ama bugun tak dedi canıma Ben Yaşarı sevmiyorum ama karekter olarak yoksa savunduğu görüşler için değil bir insanın sırf Aynı düşünceyi savunmadı diye yerde yere vurmakta çok Doğru değil..


İhbarın şekli şemali olmaz ihbar ihabardır ve ne Sekilde yapılırsa Yapılsın Yanlıştır..

Yaşarın savunduğu görüşü savunalar nedense hemen tepkli Mesajlar yagıyo yani Saldırı içindeler Bir nevi dedğin gibi herkesin ideolojisine saygı duyulmalı Nasıl Denzi Savunalar onun ideolojisini Savunuyolarsa Yaşarın ideolojisine savunalar da yorum yaparlar Önemli olan Saygı duymak karşındakine Saldırıya geçmek değil her iki taraf içinde Geçerli..

sude_burcu
15-04-08, 21:08
Sudecim ben böyle yorumlar okudum hep Aslında uzakta kalmayı tercih ettim yazmadım etmedim ama bugun tak dedi canıma Ben Yaşarı sevmiyorum ama karekter olarak yoksa savunduğu görüşler için değil bir insanın sırf Aynı düşünceyi savunmadı diye yerde yere vurmakta çok Doğru değil..

Yaşarın savunduğu görüşü savunalar nedense hemen tepkli Mesajlar yagıyo yani Saldırı içindeler Bir nevi dedğin gibi herkesin ideolojisine saygı duyulmalı Nasıl Denzi Savunalar onun ideolojisini Savunuyolarsa Yaşarın ideolojisine savunalar da yorum yaparlar Önemli olan Saygı duymak karşındakine Saldırıya geçmek değil her iki taraf içinde Geçerli

evet canım hak veriyorum sana... o tur mesajlar benim de moralimi bozuyor.. sonucta birbirimizin goruslerine saygı duymazsak bu baslıgın ne anlamı kalır...o zaman solcu arkadaslar gelsin propogandalarını yapsın gitsinler var mı boyle birsey..kaldı ki yasar bence gorusunu gayet guzel dile getirenlerden... arkadaslarını da sakinlestirmeye calısan taraf oldu hep... o yuzden onu sevenlerin sayısı da az degil... ayrıca yasar o dizi icin gerekli bi karakter son bolume kadar cıkmasın mumkunse:)

herkes gelip fikrini belirtmeli burada aksi takdirde dedigim gibi burası forum olmaktan cıkar:img-wink:

arese
15-04-08, 21:15
evet canım hak veriyorum sana... o tur mesajlar benim de moralimi bozuyor.. sonucta birbirimizin goruslerine saygı duymazsak bu baslıgın ne anlamı kalır...o zaman solcu arkadaslar gelsin propogandalarını yapsın gitsinler var mı boyle birsey..kaldı ki yasar bence gorusunu gayet guzel dile getirenlerden... arkadaslarını da sakinlestirmeye calısan taraf oldu hep... o yuzden onu sevenlerin sayısı da az degil... ayrıca yasar o dizi icin gerekli bi karakter son bolume kadar cıkmasın mumkunse:)

herkes gelip fikrini belirtmeli burada aksi takdirde dedigim gibi burası forum olmaktan cıkar:img-wink:

Sude'cim bak Mesla Örneğin Babam benle Aynı düşünceyi Savunumyor ben babamla konuşmyim hatta onu yerden yere vurayım olacak işi mi Allah Aşkına böyle Saçmalıyolar işte..

Benim sağcı da solcu da dolu Arkadaşlarım dostlarım var yok yani Sırf bak bu benle Aynı görüşte değil diye ilişkimi keseyimi ? yok daha neler ben Düşüncelerine bakmam insanların benim için önemli olan insanlığı iyi dost mu tamamdır:)

Cigdem_18
15-04-08, 21:18
Evet makyöze ben de taktım. Cidden Necdet gençleşmiş resmen ve neredeyse sadece Ahmet de beyazlar var yanlarda :) Bir de Yaşar hiç değişmemiş :)

Ayrıca zaten en uyuz olduğum Emine'ydi. Zaman atlamasından sonra da iyice sinir, gıcık -kelime bulamıyorum tarif edecek- olmuş ki boğasım geliyorr:img-pilot:img-pilot

ayy haklisin kac defadir söyleyecegim unutuyorum
o saclar nasildir yapabbim emine nasil olmus kadini nasil yapmislar
ayrica salimde eminede cok kicik olmaya basladilar:good:

mirka
15-04-08, 21:20
Şu ihbar konusunda ben de bir mesaj yazacaktım ama vazgeçtim. Genelde kararını veren vermiş oluyor değişen birşey yok. ( mesela ben yaşarla kesin karşı karşıya geçeceğini ama ihbar şeklinde olmayacağını düşünüyorum. ) bahar_canın da bu konuda çok güzel bir yorumu vardı.

Ama tüm bu hatırlamalar Denize özlemimi arttırdı durdu. Ne güzel Defne ve M. Sinanlı sahneler izleyecektik şimdi. :icon_sorr Özledim seni Deniz....

Shevek
15-04-08, 21:34
Şu ihbar konusunda ben de bir mesaj yazacaktım ama vazgeçtim. Genelde kararını veren vermiş oluyor değişen birşey yok. ( mesela ben yaşarla kesin karşı karşıya geçeceğini ama ihbar şeklinde olmayacağını düşünüyorum. ) bahar_canın da bu konuda çok güzel bir yorumu vardı.

Ama tüm bu hatırlamalar Denize özlemimi arttırdı durdu. Ne güzel Defne ve M. Sinanlı sahneler izleyecektik şimdi. :icon_sorr Özledim seni Deniz....

Mesele de bu zaten...Denizi seven var, Denizin ideolojisini ve bunu yaşama biçimini kendine yakın bulan var, bulmayan var. Yaşarı seven var, ideolojisini kendine yakın bulan var...Mesele şu ki daha önceki mesajda da söylemeye çalıştığım gibi, elmalarla armutlarla birbirine karıştırmayalım.

Ben şahsen Denizi (hem karakteri hem de ideoljisi ile) severdim. Zaten o karakter artık yok. Yaşarı hem karakter hem de ideoloji bakımından kendime yakın bulmuyorum. İhbar olayında da meselenin ideolojik yanını (yani karşı tarafı sindirme-durdurma çabasını) değil, biçimini, öncesini, sonrasını kastettim. O hinlik, o ikiyüzlülük benim eleştirdiğim nokta bu asıl olarak. Deniz bunu açık açık yapardı derken, ihbar ederdi demiyorum. Durdurmaya çalışırdı, bastırmaya çalışırdı, açıktan mücadele ederdi...Açıktan olunca da bu zaten ihbar olmazdı. İspiyon olmazdı. Düpedüz mücadele olurdu.

Ben de özledim Denizi:img-cray:

arese
15-04-08, 21:41
Mesele de bu zaten...Denizi seven var, Denizin ideolojisini ve bunu yaşama biçimini kendine yakın bulan var, bulmayan var. Yaşarı seven var, ideolojisini kendine yakın bulan var...Mesele şu ki daha önceki mesajda da söylemeye çalıştığım gibi, elmalarla armutlarla birbirine karıştırmayalım.

Ben şahsen Denizi (hem karakteri hem de ideoljisi ile) severdim. Zaten o karakter artık yok. Yaşarı hem karakter hem de ideoloji bakımından kendime yakın bulmuyorum. İhbar olayında da meselenin ideolojik yanını (yani karşı tarafı sindirme-durdurma çabasını) değil, biçimini, öncesini, sonrasını kastettim. O hinlik, o ikiyüzlülük benim eleştirdiğim nokta bu asıl olarak. Deniz bunu açık açık yapardı derken, ihbar ederdi demiyorum. Durdurmaya çalışırdı, bastırmaya çalışırdı, açıktan mücadele ederdi...Açıktan olunca da bu zaten ihbar olmazdı. İspiyon olmazdı. Düpedüz mücadele olurdu.

Ben de özledim Denizi:img-cray:

Shevekcanım O zaman şunu söyliyim Yaşar'ı sırf düşünceleri Sana veya başklarına ters diye yadırgamak ve Eleştirmek ne Kadar Doğru?

Denizde Severim Karekter olarak Ama Denzi de melaike yapıp Yaşarı da Kötü adam yapmak yanlış..

Deniz de İhbar ederdi bunu Şekli şemali olmaz İhbar ihbardır..

Neyse ben Kaçar herkese iyi yorumlarbye

iklimmm
15-04-08, 21:47
:cheer::cheer::cheer::klme:klme:klme:cheer:

harun ve ışık evlensin küçük harun junıarları olsun kampanyası

sude_burcu
15-04-08, 21:52
Sude'cim bak Mesla Örneğin Babam benle Aynı düşünceyi Savunumyor ben babamla konuşmyim hatta onu yerden yere vurayım olacak işi mi Allah Aşkına böyle Saçmalıyolar işte..

Benim sağcı da solcu da dolu Arkadaşlarım dostlarım var yok yani Sırf bak bu benle Aynı görüşte değil diye ilişkimi keseyimi ? yok daha neler ben Düşüncelerine bakmam insanların benim için önemli olan insanlığı iyi dost mu tamamdır:)

evet canım sırf karsıt goruste diye birini sevmemek, onu gorusleriyle degerlendirmek bilmiyorum ne kadar dogru? ben gerek sagcı gerekse solcu bicok insanla arkadaslık ediyorum,kimi zaman karsı karsıya da geliyoruz ama onları goruslerinden dolayı sınıflandıramam ki... buna ne hakkım ne de haddim oldugunu dusunuyorum... o yuzden burada karakterleri elestirirken de yaptıgının kisiligine yansıtılmasından cok gorusuyle ilgili oldugunun(deniz veya yasar farketmez) anlasılması gerekiyor... surası bi gercek ki bu dizide ne deniz ne de yasar melek.. ayrıca yine soyluyorum kisilikleriyle ideolojilerini bagdastırmak tamamiyle yanlıs:img-wink:

hüsranur
15-04-08, 22:19
merhaba arkadaslar,
ben daha yeni üye oldum ve yazdiklarinizi hep okudum
isik ve harun bence yakisiyorlar ama yasari nezaman unuttu orasi biraz sacma
ben birde rüya ve aliyi coooooooook seviyorum insaallah dizide sevgili olurlar

blue&blue
15-04-08, 22:23
evet canım sırf karsıt goruste diye birini sevmemek, onu gorusleriyle degerlendirmek bilmiyorum ne kadar dogru? ben gerek sagcı gerekse solcu bicok insanla arkadaslık ediyorum,kimi zaman karsı karsıya da geliyoruz ama onları goruslerinden dolayı sınıflandıramam ki... buna ne hakkım ne de haddim oldugunu dusunuyorum... o yuzden burada karakterleri elestirirken de yaptıgının kisiligine yansıtılmasından cok gorusuyle ilgili oldugunun(deniz veya yasar farketmez) anlasılması gerekiyor... surası bi gercek ki bu dizide ne deniz ne de yasar melek.. ayrıca yine soyluyorum kisilikleriyle ideolojilerini bagdastırmak tamamiyle yanlıs:img-wink:

Ben de her dönemi kendi içinde kendi koşullarında değerlendirmek gerektiğini düşünenlerdenim!

Şu dönemde benim de farklı ideolojilerden bir sürü arkadaşım var. Hatta bir ideolojik görüşü olmayan ne olduğunu nerde durduğunu kestiremediğim bir sürü arkadaşım da var. Yaşamaya gerek yok sadece izlediklerimize bakarak bile o dönemde yaşayan hiçbir insanın tarafsız kalamadığını görebiliriz. Ki bu sadece bize anlatılan... Ya da bir yakınımızın yaşamışlıkları... Böyle bir gerçek var ise karşımızda o gerçeğe de inanmamız gerektiğini düşünüyorum. Ve zorunlu ya da değil bir tarafta duruyorsanız, o tarafın gerekleri de sizi içine çekecektir bi şekilde... Silah, şiddet, kin, nefret... Bu şartlarda yaşayarak bu şekle girmemek pek mümkün görünmüyor. O dönemde yaşananları onaylamamakla birlikte anlamaya çalışmak gerektiğini düşünüyorum. Eminim ki o dönemdeki herhangi bir solcu ile sağcı ideolojik giyitlerinden soyunmuş bir şekilde tanışmış paylaşımda bulunmuş olsa çok iyi arkadaş olabilirler. Ya da onları eminim ki ortak paydada buluşturacak bir paylaşım yaşayabilirler. Deniz ve Yaşar'ın ortak paydası da Işık'tı takdir edersinizki... Ama bu insanlar ideolojik zırhları olmadan hiçbir ortama girmeyen dönemin gerekleri dışında adım bile atmayan insanlar, onlardan bu çizginin dışına çıkmaları beklenemez...
Bu dönem ile o dönem kıyas bile kabul etmez bu anlamda...

Hangimiz hangi inancımız için sevdiklerimizi arkamıza alıp ölüme koşabiliriz? Babamızla karşı görüşlüyüzdür kızarız tartışırız ama akşam olunca aynı masaya oturup yemekte adsl kotasını kimin aştığını tartışmaya başlarız. :) Kaç kişi kapıyı çekip çıkabilir ki bir daha dönmemek üzere...
Ben şahsen yapmadım... yapamayanlardanım... Darbelerin bastırılmış insanlarının çocuklarından biriyim! Deniz Gezmiş'in idamını yaşamış işgenceleri çekmiş bir nesil tarafından korku ile büyütülmüşüm! İzole edilmişim... Kendi çabamla sıyrıldığım (sıyrılmak denirse) zamanda ise yalnız başıma birileri ile tartışırken bulmuşum kendimi...
Neyse çok uzatmak istemiyorum! Ama o dönem ile şimdiyi kıyaslamanın sadece giyim, saç, makyaj, araba vs anlamında yapılabiliceğini düşünüyorum! O dönemle ilgili yapılabilecek tek şey ise iyice öğrenmek ve gerekli dersleri çıkarabilmek olacaktır.
Bir de Harun'un dediği gibi, geriye bakıldığında kendi özeleştirisini yaparak kaldığı yerden devam edebilmektir önemli olan.

arese
15-04-08, 23:21
evet canım sırf karsıt goruste diye birini sevmemek, onu gorusleriyle degerlendirmek bilmiyorum ne kadar dogru? ben gerek sagcı gerekse solcu bicok insanla arkadaslık ediyorum,kimi zaman karsı karsıya da geliyoruz ama onları goruslerinden dolayı sınıflandıramam ki... buna ne hakkım ne de haddim oldugunu dusunuyorum... o yuzden burada karakterleri elestirirken de yaptıgının kisiligine yansıtılmasından cok gorusuyle ilgili oldugunun(deniz veya yasar farketmez) anlasılması gerekiyor... surası bi gercek ki bu dizide ne deniz ne de yasar melek.. ayrıca yine soyluyorum kisilikleriyle ideolojilerini bagdastırmak tamamiyle yanlıs:img-wink:

Sude'cim kesinlikle katlıyorum bu sözüne kisilikleriyle ideolojilerini bagdastırmak tamamiyle yanlıs



Benimde demek İstedğim bu kimse Melek Değil yaşar İhbar etti kötü adam ilan ettiler..

Ama Deniz ihbar etse onu ki ihbar sayılmaz suç sayılmaz iyi bir şey yapmıştır.. Neden Çünkü Açık bir şekilde ihbar etti yok daha neler ihbar ihabırdır..


Evet O Dönemde yaşamadık içinde değildik belki ama o dönme Ait kitaplar okuduk Arastırdık kendi adıma konuşyim bilgi Sahibiyiz o dönemi Yaşıyan insanlardan dinledik en önemlisi Anne ve Babam dönemi yaşıyan insanlar o dönem içinde gectiler onlardan da çok dinledim..

sude_burcu
15-04-08, 23:28
Sude'cim kesinlikle katlıyorum bu sözüne kisilikleriyle ideolojilerini bagdastırmak tamamiyle yanlıs


Benimde demek İstedğim bu kimse Melek Değil yaşar İhbar etti kötü adam ilan ettiler..

Ama Deniz ihbar etse onu ki ihbar sayılmaz suç sayılmaz iyi bir şey yapmıştır.. Neden Çünkü Açık bir şekilde ihbar etti yok daha neler ihbar ihabırdır..


Evet O Dönemde yaşamadık içinde değildik belki ama o dönme Ait kitaplar okuduk Arastırdık kendi adıma konuşyim bilgi Sahibiyiz o dönemi Yaşıyan insanlardan dinledik en önemlisi Anne ve Babam dönemi yaşıyan insanlar o dönem içinde gectiler onlardan da çok dinledim..

evet canım ben eminim ki aynı seyi deniz yapsa burada cok takdir gorecekti...neden? cunku yasarı ihbar edecekti... yasar ne de olsa kotu degil mi:) lutfen bu taraflı bakıs acısını bi kenara bırakıp objektif yorum yapalım... eminim ortaya daha mantıklı yorumlar cıkacaktır

bu arada dizi baslıyor Sevgicim...iyi seyirler:)

arese
15-04-08, 23:34
evet canım ben eminim ki aynı seyi deniz yapsa burada cok takdir gorecekti...neden? cunku yasarı ihbar edecekti... yasar ne de olsa kotu degil mi:) lutfen bu taraflı bakıs acısını bi kenara bırakıp objektif yorum yapalım... eminim ortaya daha mantıklı yorumlar cıkacaktır



lutfen bu taraflı bakıs acısını bi kenara bırakıp objektif yorum yapalım... eminim ortaya daha mantıklı yorumlar cıkacaktır :img-clapp:img-clapp


Sırf ideolojileri ona yakın diye o insanın yaptıklarını doğru bulmaya çalışmak yapsa aslında ihbar olmazdı demek Doğru Değil Aslında:)

Evet bende gidiyorum zatibye

Ben Kaçar herkese iyi yorumlarbye

Shevek
15-04-08, 23:48
lutfen bu taraflı bakıs acısını bi kenara bırakıp objektif yorum yapalım... eminim ortaya daha mantıklı yorumlar cıkacaktır :img-clapp:img-clapp


ideolojilerin ona yakın diye o insanın yaptıklarını doğru bulmaya çalışmak yapsa aslında ihbar olmazdı demek Doğru Değil Aslında:)

Evet bende gidiyorum zatibye

Ben Kaçar herkese iyi yorumlarbye

Aresecim, bak, ben diyorum ki, Yaşar ne kişilik olarak, ne de ideoloji olarak bana uymuyor, ama bu kimseye uymayacak, onlarda görüşlerini buraya yazmayacak anlamına gelmiyor.

Deniz, ihbar etmezdi, apaçık mücadele ederdi diyorum...Bu bana göre doğru olabilir, başkası için ise bir şey ifade etmeyebilir. Bu dizide çizilen kurgu Deniz karakteri, apaçık, dürüst, içi dışı bir, biraz fevri, çokça enerji dolu, davasına inanan, sonuna dek ardından giden bir adamdı. Bu dava ya da yöntemleri burada birilerine doğru gelmeyebilir, ama onun bu şekilde yaşayan bir karakter olduğunu da kimse yadsıyamaz. Deniz, Yaşara karşı çıktığında, çıktığı andan itibaren, bu düşünce ve duygularını, asla gizlemedi, arkadan dolap çevirmedi, bunu açıkça ifade etti...Durum budur. Hatta Deniz, Yaşarın Harunu kaçıranlardan biri olduğunu Işığa söyleyebileceği halde, söylememiştir de.

Aslında illaki insan davranışlarına bir doğru arayacaksak; insanın yapıp etmelerinin, seçimlerinin açıkça ortaya konması ve sonuçlarına katlanılması gerekliliği gibi bir sonuca varabiliriz...Yani, eylem ve davranışlarının sonuçlarını göze almak, bunları apaçık yaşamak...Bak, hakikat budur demiyorum, ama keşke herkes böyle bir tutum içinde olsa, gerekirse mücadele edilse ama ortak bir yaşama zemininde buluşulsa diyorum.

Blueçan da söylemiş, ben de katıldığımı belirteyim. O dönemi, o dönemin koşullarında algılamaya çalışmak lazım. Denizin, arkadaşları öldürülürken, kendisi de dahil, işkenceden geçerken, faili meçhule ya da idama giderken, sağcı biriyle, sizin bugün kurabildiğiniz bir türden arkadaşlık kurabilmesi olanaksız gibi bir şeydi...O dönem yaşanan ayrışma, şaka değildi, gerçekti. Sonunda hayatlar sözkonusuydu. Bu forumda defalarca, bunun arkaplanı da belgelerle, alıntılarla tartışıldı. Doğru gelebilir, gelmeyebilir, ama ortada yaşanan durum var, bilanço var. Açın bakın Vikiye, 12 Eylül yazın, o bilançoyu göreceksiniz. Bakın, haklı ya da doğru demiyorum, ama gerçek diyorum.

Yaşar bana uymuyor demek, Yaşar kimseye uymayacak demek değil...

Ben eleştirimi yaparım, hicvederim. Farklı düşünen de kendi eleştirisini yazar. Ama yazana değil, yazılana eleştiri getirmek lazım. Şunlar da böyle dedi, yok o şöyle diyor, neden öyle diyor ki? gibi sorular sorarsak, bir zamanlar Ahmet-Necdet tartışmasının geldiği anlamsız boyuta çekeriz tartışmayı:kahve

ozenc-can
16-04-08, 00:08
[/B] :)
Yaşar Turhan'a bakınca elbetteki kendi yaşadığı şeyleri hatırlıyor, kendisinin bunlardan uzak durmak için yaptıklarını hatırlıyor belki.. Gerçi bazı noktalarda dahil olmadan yapamadı - Harun'un kaçırılması olayındaki gibi. Ama dediğin gibi ona söyledikleri eksik kalıyor. Bu şekilde sert çıkarak, bağırarak "Olmaz!" diyerek olmayacağını bilmesi lazım, kanı kaynayan bir genç var karşısında, bir de kutuplaşmış bir çevre. Eh, beyin yıkayanlar da boş durmuyor, güçlü ve etkileyici sözlerle, sanki onlara birşey yapan varmış gibi "kutsal değerler elden gidiyor" destekli nutuklarla gençlerin akıllarına giriyor... Bir tarafta da bu işin havası var onlara göre, eline silah almak, kavga etmek falan çok havalı çok çekici şeyler onlar için :img-cool2 Ehh, Yaşar'ın bunu engellemek için başka türlü davranması lazım, kızmakla olmuyor.... Ama ebeveynler de genelde böyle yapıyor malesef.. Çocuğuyla yüz göz olmamaya çalışan anne-babalar vardı bir zamanlar, hala var mı bilmiyorum. Çocuk babasını görür ödü kopar, annesinin yanında laf söyleyemez ödü kopar. Arada hep bir mesafe.. Erkek adam ağlamaz, erkek adam fazla konuşmaz, hislerini belli etmez.. Bu tarz klişeler yaygın olarak hep vardı bu toplumda, yok diyemeyiz ki. Tam tersi olanlar da vardı ama diğer türe göre çok daha azdı tabi. Şimdi şimdi aşılmaya başlandı o kopuk ebeveyn-çocuk ilişkisi, insanlar bilinçlendikçe..

Merwçan "Yaşar'ın bunu engellemek için başka türlü davranması lazım" demişsin ya...:img-wink:

Yaşar'ın Metin'le aynı düşüncelere sahip olmasına ramen ondan farklı olduğunu daha doğrusu farklılaşmaya başladığını hepimiz görüyoruz... Çünkü Yaşar okumayı sevdi ve sürekli okudu...(okuduklarını tasvip ederiz ya da etmeyiz ama okumak herşeye ramen güzeldir) daha sonra da yazmaya başladı zaten...Hatta dikkat ettiyseniz Kanlı 1 Mayıs'tan sonra Bülent Ecevit'in açıklamasını dinliyordu.(MHP 'li biri için...)Daha sonraki günlerdeki yazısında, hani Işık'ın okudığu..."Birilerinin boşluk doldurduğu aklınıza gelmiyor mu?" gibi bir laf etmişti.Yani Yaşar okuyan ve yorumları dinleyen biri dolayısıyla Metin'e göre daha aklı selim bir karakter,:img-tomat bakış açısı da oldukça farklı.Yaşar'ın yeğenine de yapacağı en büyük yardım onu kitap,dergi v.s okumaya sevketmek olmalıdır.Görüldüğü üzere ve Ali'nin de dillendirdiği gibi bu grubun pek okuma alışkanlığı yok.Gaza gelmeye hazır asker bekliyorlar.:icon_sorr geliyorlar da zaten. onların gazabından korunmak çok zor olcak(bkz Maraş Katliyamı...)

Kadir_Reis
16-04-08, 00:15
Yaşar'ın diğer arkadaşlarından farkı yaşar olaylar daha farklı bakıyor

Ayrıca Yaklaşan Maraş Katliamı İle İlgili Bir Kaç Bir buldum



24 Aralık 1978
Maraş Katliamı





Bundan tam 20 yıl önce 1978 Aralığının son günlerine gelinirken Maraş'da MHP'li faşist milislerin gerçekleştirdiği katliamda 111 kişi ölmüş, yüzlerce kişi yaralanmış ve yüzlerce ev, işyeri yakılmış, yıkılmıştır.
Olaylar, ne bir rastlantı, ne de "halkın galeyana gelmesi" sonucu olmuştur. Olaylar aylar öncesinden planlanmış ve alanlar belirlenmiştir. Yer Malatya'dır, Erzincan'dır, Çorum' dur, Maraş'tır. Amaç, kitlelerin hızla politize olduğu bir ortamda gelişen devrimci mücadeleyi durdurmaktır.
1978 yılına CHP hükümeti ile giren ülkedeki mevcut durum şöyleydi:
"Oligarşinin CHP'den beklediği, halk kitlelerinin politizasyonunu yavaşlatmak ve var olan politize kitleyi de silahlı devrimci mücadeleye kanalize olmaktan uzaklaştırmaktı. Oligarşi, CHP hükümetinden ekonomik bir 'istikrar' sağlamasını değil, 'sosyal ve ekonomik bunalımı yavaşlatacak' devlet kademelerindeki 'federalleşmeyi' ('parselasyon') ortadan kaldırarak, merkezi bir görünüm kazandırılmasını istiyordu. Özellikle işbirlikçi-tekelci burjuvazinin önemli bir sorunu olan 'döviz sorunu', dış politik ilişkilerdeki gerginlik, 'işçi-işveren ilişkilerindeki gerilim', 'enerji açığı' gibi sorunlar CHP hükümetinin, bir MC' ye göre daha kolay 'halledebileceği' sorunlardı...
İşte bu nedenlerle oligarşi, CHP hükümetinin kurulması için yeşil ışık yaktı. Ancak bu durum, oligarşi içinde tam bir oybirliğine (consensus) dayanmadığı gibi, oligarşi dışındaki sömürücü sınıflar için de kabul edilebilir değildi. Özellikle oligarşi içinde, kimi doğrudan MC hükümetlerinden daha büyük çıkar sağladığı için, kimi de Ecevit'in 'ikinci bir Kerensky' olacağı endişesiyle CHP hükümetine karşıydı. Bu kesimler değişik çözüm yolları öneriyorlardı. Tekstil ve madeni eşya alanında faaliyet gösteren bazı çevreler 'devlet' sorununu öne çıkararak, topyekün bir çözüm öneriyorlardı. (Yönetimin askerileştirilmesi şeklinde en son noktaya kadar.) Ancak bu çok konuşulan eski 'sivil darbe' planıydı. MHP, bu kesimlerin maddi desteği ile eylemlerini yoğunlaştırarak uygun bir ortam yaratabilirdi...
1978 Ocak-Mart arasında faşist milis saldırılar, azalma yerine yoğunlaşarak sürdü. Ve bu saldırılar doğrudan kitleye yönelik oluyordu.
Aynı tarihte, soldaki durum ise tam bir kargaşa idi. Legal 'sol' partiler tam olarak CHP hükümeti ile işbirliğinden yanaydı. Özellikle faşist milislere karşı hükümetin 'daha aktif' tutum alması ve 'geçmişin hesabının sorulması' sloganları ile CHP hükümeti 'sol' hükümet olarak meşruiyet kazanıyordu. Demokrasinin sınırlarını genişletme planları, her türden oportünist ve revizyonistin durumuna göre hazırlanıyor ve kendi dergi ve gazetelerinde yayınlanıyordu. Öğrenci hareketi ise, 'aktif-pasif' tartışmaları içinde tam anlamıyla yönetimsiz kalıyordu.
Genel olarak hızla yükselen kitle hareketliliğinin karşısında, solda egemen olan 'kuyrukçu' anlayışın getirdiği pasifizme karşı duyulan bilinçsiz tepkiler, soldaki yapılanmaların hızla bölünmesine ve yeniden bölünmesine yol açıyordu."
İşte bu ortamda oligarşinin faşist milis gücü olarak örgütlenmiş MHP'nin kitlelere yönelik saldırıları yeni bir boyut kazanmıştır. Bir yandan ekonomik buhranın derinleşmesi koşullarında hızla yoksullaşan ve mülksüzleşen kesimlere, diğer yandan "sol"a karşı olan kesimlere dayanan faşist milis hareket, ülkede bir kaos, kargaşa ortamı yaratarak, elindeki silahlı militan güçle herşeyin üstesinden gelebileceğini göstermeye yönelmişti. Ancak oligarşinin asıl amacı, yaygın bir kitlesel terör ortamı yaratarak kitlelerin pasifize edilmesiydi. Böylece stratejide ortaya çıkan uyum, kısa sürede MHP'li faşistlerin kitleye yönelik katliam girişimleriyle birleştirildi.
Bu amaçla seçilen yerler, kırsal özelliklerini koruyan, emperyalist üretim ilişkilerinin görece daha az geliştirildiği şehirlerdi. Zaten MHP'nin kitle desteği de ağırlıklı olarak bu şehirlerde bulunuyordu. İşte Maraş, Malatya, Erzincan, Sivas ve Çorum bu nitelikleriyle faşist milislerin katliamlarının alanı olarak çizilmişti.
Planın diğer bir unsuru da, bu şehirlerin oligarşi için sağlamlaştırılması ve buna dayanarak ("mücavir iller") diğer şehirlere yayılmasıydı. Bu, olası bir "sivil savaş" ortamında oligarşi için hazır bir kitle de sağlayacaktı.
Bu planın ilk uygulamaları Malatya ve Erzincan'da yapılmış, ancak oligarşinin kesin bir tutumu olmadığı için fazlaca etkili olmamıştı. Ve böylece sıra Maraş'a geldi.
19 Aralık 1978 günü Maraş'ta faşistlerin propaganda aracı haline gelen Cüneyt Arkın' ın "Güneş Ne Zaman Doğacak" filminin gösterildiği Çiçek Sinemasının, Ökkeş Kenger ve birkaç faşist tarafından bombalanmasıyla olaylar gelişmeye başlamıştır.
Kendi attıkları bombaya "misilleme" olarak 21 Aralık günü iki öğretmeni öldüren faşistler, 22 Aralık günü öğretmenlerin cenaze törenine saldırdılar. Bir gün sonra "Allah adına savaş"a (cihat) çağrılan Maraş köylerinden gelenlerin katılımıyla Maraş katliamı başlatıldı. Hedef, çokluk "solcuların", Alevilerin oturduğu Yürükselim mahallesiydi. Devrimci, yurtsever kimi unsurlar yer yer silahlı direniş ortaya koymaya çalıştılarsa da, ellerinde yeterli silah olmadığı gibi, her hangi bir örgütlülüğe de sahip değillerdi. Bu durumda Mehmet Mengücek gibi bazı devrimcilerin direnişi belli sokaklarda faşistlerin saldırılarını durdurabildi, ama yapabilecekleri fazlaca birşey yoktu ve orada toprağa düştüler.
Maraş katliamı, kendi içinde örgütsüz bir halk kitlesinin, nelerle karşılaşabileceğini de göstermiştir. Ama Maraş katliamının iki ana unsuru, ülke somutunda sürekli bir durumu ifade eder.
Birincisi, kitlelerin örgütlenmesi ve bu örgütlü gücün silahla korunmasıdır.
Gerek devrimci savaş koşullarında, gerekse ülkedeki milli krizin derinleştiği, dolayısıyla halk kitlelerinin oligarşiye karşı tepkilerinin açık hale geldiği koşullarda, kitle hareketleri her zaman oligarşinin ana hedeflerinden biri durumundadır. Bu yüzden, bir yandan kitlelerin bu koşulların bilincine ve somutluğuna dayanarak örgütlü hale getirilmesi, diğer yandan da bu kitle hareketini koruyacak silahlı gücün yaratılması temel devrimci görev olarak belirginleşir. Kitle örgütlenmesi ile silahlı gücün birlikte büyümesi, aynı zamanda iki hareketin karşılıklı eşgüdümünü gerektirir. Devrimci silahlı gücün iradi ve sistemli eylemleri ile kitlenin ve kitle hareketinin uyumu sağlanamadığı sürece, yeni katliamlar ortaya çıkabilecektir.
İkincisi, oligarşinin karşı-devrimci taktikleri ve faşist milislerin bundaki rolüdür.
Oligarşi, kendi iktidarını korumak için elindeki tüm olanakları sonuna kadar kullanmak durumundadır. Resmi zor güçlerinin yetersiz kaldığı yada çeşitli nedenlerle etkinlik kuramadığı her durumda kullanabileceği bir silahlı gücü el altında tutmak oligarşinin temel politikalarından birisidir. Faşist milis örgütlenme, ister MHP adı altında var edilsin, ister "koruculuk" olarak biçimlendirilsin, isterse "özel ordu" şeklinde resmi ve yasal görünüme kavuşturulsun, her zaman oligarşinin kitle pasifikasyonu için kullandığı gücü oluşturur. Bu faşist güç, aynı zamanda gelişen silahlı devrimci mücadelenin karşısına çıkartılacak silahlı gücün politik-ideolojik zeminini de sağlamak durumundadır.
Oligarşinin kitle pasifikasyonunda kullandığı yöntemlerin temelinde kitlelere gözdağı vermek yatar. Bu gözdağı, bir yandan kitlelere kendi gücünü göstermeye dayanırken, diğer yandan devrimci öncülere güvenemeyeceklerini göstermeye dayanır. Burada kullanılan yöntem, gerek kitlenin kendi eylemliliği, gerekse devrimci öncünün eylemliliğinin yarattığı ortamın demagojik olarak kullanılmasıdır. Bu yolla, oligarşi, devrimci mücadeleye yönelmiş kitleyi pasifize etmeye çalışırken, kendisi için sağlam bir kitle temeli kurmayı da amaçlar.
Dün Şırnak'da, Lice'de uygulanan ve bugün A. Öcalan'ın Roma'ya gidişiyle birlikte başlatılan şovenist eylemlerde kullanılmak istenen yöntem PKK'nin silahlı eylemlerinin "bedelini" kitlelere ödetmektir. Yapılmak istenen basittir: Kitlelere, eğer PKK silahlı eylemlere devam ederse, bunun bedelini siz ödersiniz denilmektedir.
Tüm bunlar, oligarşinin kitleye yönelik terörle, onları pasifize etmeyi amaçlayan bir politikayı her dönemde izlediğini açıkça göstermektedir. Bu politika varlığını sürdürdükçe, potansiyel olarak yeni Maraş'lar ortaya çıkacaktır. Bunu durdurmanın tek yolu, devrimci öncü ile kitle örgütlülüğünün bütünleştirilmesidir. Bu, kitle örgütlenmesi ile silahlı gücün ve silahlı güç ile kitle örgütlenmesinin birlikte geliştirilmesi gereğini gösterir.

Shevek
16-04-08, 00:18
Bugünlerde Zygmunt Bauman'ın "Sosyolojik Düşünmek" kitabını okuyorum. Bir çalışma için. Sosyalbilimler nedir? Alanı konusu, sorusu, nedir? gibi sorulara yanıt arama çalışmasının bir parçası olarak...Aslında burada da tartışageldiğimiz, daha önce pek çok biliminsanının soru sorup, yanıtlar ürettiği konulara o da kendi bakış açısıyla, oldukça bütünleyici ve özetleyici yaklaşıyor.

Şimdi, mesela burada, ideolojisini yakın bulduğunuz insanın davranışını niye haklı çıkarmaya çalışıyorsunuz ki? sorusu soruluyor. Ama zaten, sorunun kendisi anlamsız kalıyor, çünkü, ideolojinin tanımı yanıtı veriyor...ve bir de Zygmunt amcam:) İdeoloji, en yalın tanımıyla düşünce formu, biçimi demek...Demek ki düşünce biçimimin uyduğu insanın yapıp etmeleri de bana doğru ya da haklı gelir doğal olarak. Ve insan olarak sosyal bir varlığız. Toplum içinde, çeşitli gruplar içinde (en küçüğü aile olmak üzre) birlikte yaşıyoruz. Ve doğduğumuz andan itibaren kimlik(ler) edinerek var oluyoruz. En başta "ben" kimliği ediniyoruz ki, bu, yanısıra "onlar" ı doğuran bir durum. Yani "ben" olabilmek için "onlar" a, ötekine mecburuz. Bu şekilde kendi varlığımızı benzerlik ve karşıtlıklar kurarak ediniyoruz. Büyüdükçe, başlangıçta zorunlu olan, çokça başkaları yani aile tarafından yönlenen seçimlerimiz, biraz da bağımsızlaşıyor ve "biz" ve "onlar" şeklinde gruplara griyoruz. Yani, bana benzeyen, benimle benzer düşünenlerle kendimi daha rahat, daha özgür ve mutlu hissediyporum. Arkadaşlarım, ya da siyasi gruplarım falan filan oluyor...Bir de zıtlarım oluyor...


Bu daha uzar, ama anlatmaya çalıştığım, bu çok temel durumu sorguluyoruz şimdi burada...:kahve

Ben var olabilmek için, sınıfsız bir toplum, ücretsiz sağlık, eğitim istiyorsam ya da bu sisteme muhalif düşüncelerim varsa, birileri de bir öneri sunmadan direkt benim susturulmam üzerine bir gruplaşmaya gitmişse, e ben de doğal olarak onlarla zıt düşerim, değil mi?

Denizle Yaşarın meselesi... temelde buydu işte.

geldimm
16-04-08, 00:25
Yaşar - Işık mevzuunda bitmeyen birşeyler var benim için.Yani onların evliliğinin bitiş süreci fazla hızlı ve kolay oldu.Senaristler o konuyu kapatamadı sanki.Tekrar karşılaşacaklar gibi geliyor bana.Zaten yolları türlü sebeplerle çakışıp duruyor.Bunlar tesadüf değil kanımca.Biryere bağlanacak mutlaka.Işık birgün Harun ve Yaşar arasında bir tercih yapmak zorunda kalacak ve bence Harunu seçecek.Zaten eğer Yaşar böyle giyinmeye devam ederse kendisine pek bir hayran Tülin bile peşini bırakacak.:img-hyste Şimdilik Harun-Işık aşkının içimi ısıtmadığını söyleyebilirim.Ahmet&Yasemin aşkı, Defne&Deniz aşkıyla mukayese bile edilemez.Öpüşmeleri pek bir itici geldi bana.Bu konuda çok çalışmaları gerek kanımca.Defne ve Deniz hiç öpüşmeden on katını hissettirdiler bize.Gerçi forumun geneline bakarsak böyle düşünen birtek ben varım.Herkes bayılmış o öpücüğe.



ışık - yaşar arasında bişeylerin bitmediği konusuna kesinlikler katılıyorum. bana da o ışık - harun aşkı ki bana aşk gibi gelmedi veya gelmek istemedi artık bilmiom . ama ben ışık-yaşar aşkını destekleyenlerdenim harunu da seviyorum ama ışık-harun olarak diil.

arese
16-04-08, 00:25
Aresecim, bak, ben diyorum ki, Yaşar ne kişilik olarak, ne de ideoloji olarak bana uymuyor, ama bu kimseye uymayacak, onlarda görüşlerini buraya yazmayacak anlamına gelmiyor.

Deniz, ihbar etmezdi, apaçık mücadele ederdi diyorum...Bu bana göre doğru olabilir, başkası için ise bir şey ifade etmeyebilir. Bu dizide çizilen kurgu Deniz karakteri, apaçık, dürüst, içi dışı bir, biraz fevri, çokça enerji dolu, davasına inanan, sonuna dek ardından giden bir adamdı. Bu dava ya da yöntemleri burada birilerine doğru gelmeyebilir, ama onun bu şekilde yaşayan bir karakter olduğunu da kimse yadsıyamaz. Deniz, Yaşara karşı çıktığında, çıktığı andan itibaren, bu düşünce ve duygularını, asla gizlemedi, arkadan dolap çevirmedi, bunu açıkça ifade etti...Durum budur. Hatta Deniz, Yaşarın Harunu kaçıranlardan biri olduğunu Işığa söyleyebileceği halde, söylememiştir de.

Aslında illaki insan davranışlarına bir doğru arayacaksak; insanın yapıp etmelerinin, seçimlerinin açıkça ortaya konması ve sonuçlarına katlanılması gerekliliği gibi bir sonuca varabiliriz...Yani, eylem ve davranışlarının sonuçlarını göze almak, bunları apaçık yaşamak...Bak, hakikat budur demiyorum, ama keşke herkes böyle bir tutum içinde olsa, gerekirse mücadele edilse ama ortak bir yaşama zemininde buluşulsa diyorum.

Blueçan da söylemiş, ben de katıldığımı belirteyim. O dönemi, o dönemin koşullarında algılamaya çalışmak lazım. Denizin, arkadaşları öldürülürken, kendisi de dahil, işkenceden geçerken, faili meçhule ya da idama giderken, sağcı biriyle, sizin bugün kurabildiğiniz bir türden arkadaşlık kurabilmesi olanaksız gibi bir şeydi...O dönem yaşanan ayrışma, şaka değildi, gerçekti. Sonunda hayatlar sözkonusuydu. Bu forumda defalarca, bunun arkaplanı da belgelerle, alıntılarla tartışıldı. Doğru gelebilir, gelmeyebilir, ama ortada yaşanan durum var, bilanço var. Açın bakın Vikiye, 12 Eylül yazın, o bilançoyu göreceksiniz. Bakın, haklı ya da doğru demiyorum, ama gerçek diyorum.

Yaşar bana uymuyor demek, Yaşar kimseye uymayacak demek değil...

Ben eleştirimi yaparım, hicvederim. Farklı düşünen de kendi eleştirisini yazar. Ama yazana değil, yazılana eleştiri getirmek lazım. Şunlar da böyle dedi, yok o şöyle diyor, neden öyle diyor ki? gibi sorular sorarsak, bir zamanlar Ahmet-Necdet tartışmasının geldiği anlamsız boyuta çekeriz tartışmayı:kahve

Sheveçanım Deniz'in ideolojisi sana uyar sen Savunursun bu Yanlış demiyorum zaten:) insanlar İstediği düşünceyi fikir Savunabilir...


Benim demek istediğim sırf Senin İdeolojine yakın diye Eğer ihbar etseydi Deniz Aslında ihbar sayılmaz yani ispyonluk olmazdı demenin Yanlış buluyorum

Sırf ideolojisi uymuyor diyee Adamı kötü adam ilan edenler var Yaşar'ın ideolojisin savunanlar yorumlarına tepkli mesjlar yazanlar var demiştim orda Seni Kastetmedim yanlış Anlama canım ben Genel Anlam da Söyledim..


İnsanları Savunduğu görüşler için yadırgamayı ve Değerlendirmeyi doğru bulmuyorum...

geldimm
16-04-08, 00:41
tabiki deniz de aynısını yapacaktı... ama bu gunah kecisi olma gorevini yasara yuklediler ne yazık ki... onun dısında ben yasarın fazla hatasını gormedim... o karakteri seviyorum da... umarım daha fazla sahnesi olur:img-wink: ısıktan ayrıldı diye bi kenarda bırakılmasını istemiyorum.


yorumunun altına imzamı atıyorum . ben yaşarı çok seviom vala :happy0064:happy0064

gzn
16-04-08, 00:42
ışık ve yaşar hakkında bazı yorumları okudum..bende düşüncelerimi paylaşym..ben en başından beri ışık ve yaşar çiftine ısınamadım.sonuçta aile yaşantıları,büyüme tarzları herşeyleri farklıydı..bunlar farklı olunca aşk çok büyük olsa bile biryere kadar.. şimdi tekrar bir araya gelmelerini hiç istemem..üstelk ışık çok değişmiş yani fiziksel olarak demiyorum..eskiden olaylardan uzak duruyordu ama şimdi tam içinde hem yaşananlar onu değiştirdi hemde mesleği bunu gerektiriyor.yaşarda iyi biri öyle gözü kara milliyetçilerden değil aklı başında,şiddet yanlısı milliyetçilerden değil ama yinede ışıkla farklı görüşlerdeler ve fikir ayrılıklarının olduğu bir ilişki sürdürülemez diye düşünüyorum..harun'a gelince bence ışıkla çok yakışıyorlar.çok derin bir dostlukları olmasıda artısı. ışık&harun:img-in_lo

Kadir_Reis
16-04-08, 00:44
Sheveçanım Deniz'in ideolojisi sana uyar sen Savunursun bu Yanlış demiyorum zaten:) insanlar İstediği düşünceyi fikir Savunabilir...


Benim demek istediğim sırf Senin İdeolojine yakın diye Eğer ihbar etseydi Deniz Aslında ihbar sayılmaz yani ispyonluk olmazdı demenin Yanlış buluyorum

Sırf ideolojisi uymuyor diyee Adamı kötü adam ilan edenler var Yaşar'ın ideolojisin savunanlar yorumlarına tepkli mesjlar yazanlar var demiştim orda Seni Kastetmedim yanlış Anlama canım ben Genel Anlam da Söyledim..


İnsanları Savunduğu görüşler için yadırgamayı ve Değerlendirmeyi doğru bulmuyorum...
İnsanlar istediği düşünceyi söyleyebilir bizimde o görüşlere saygı duymaktan başka bir şey gelmez zaten bunu yapsaydılar geçmişte belki o kötü olaylar olmayacaktı
Yaşar'ın ideolojisi Turancılık Deniz Karayel Ve Arkadaşlarının ideolojileri farklı sırf ideolojileri aynı değil diye tepki göstermek yanlıştır

merw
16-04-08, 01:07
Merhaba bye

İlk önce şunu söylemeliyim ki, bugün farklı görüşte olanlarla ya da herhangi bir görüşü olmayanların olanlarla dost olması, sırdaş olması, sevgili olması o kadar zor birşey değil. Zaten apolitik bir nesil var ortada, kim davası uğruna dağlara çıkıyor, kim birilerinin gazına gelip adam öldürmeye kalkıyor.. Hmm, aslında bu biraz var hala ama neyse.. Sonuç olarak, 65-72 yılları ve 80 darbesine kadar olan dönem boyunca yaşanmış "kutuplu toplum" içerisinde bu tür ilişkileri kurmak mümkün değildi arkadaşlar. İnsanlar ölüyordu ya, sizin yanınızda oturan arkadaşınız, birlikte yemek yediğiniz arkadaşınız az sonra yok oluyordu, vuruluyordu. Allah aşkına bunu görüp de kim sessiz kalabilir, kim taraf olmayabilir? Benim arkadaşımı öldüren birilerinin tarafında olan kişi kim olursa olsun onunla nasıl iyi geçinir, nasıl yüzüne gülerim? İşte asıl ikiyüzlülük bu olurdu, ehh bunu da bu topluma yıllar boyunca kimlerin yaptığı aşikar.. Demem o ki, ideolojik ayrılıklar varsa zaten taraf olunmuştur, taraflar da kendi düşüncelerini anlatıp, tartışırlar ki kendi düşüncelerinin kabul görmesini sağlasınlar. Karşı tarafta kendi görüşünün kabul edilmesini sağlamaya çalışır, gelişme de böyle olur zaten. Ama bir taraf düşüncesini anlatarak göstermeye çalışırken diğer taraf sopayla silahla onun üzerine gidiyorsa, ve en önemlisi canlar gidiyorsa, işte orada bir durup daha dikkatli düşünmek, özellikle de dönemin dinamik ve koşullarını taban alarak düşünmek gerekir. Sen benim görüşümü beğenmiyorsun niye eleştiriyorsun diye bir söz, hiçkimseye bir yarar getirmez. İnsanız, konuşarak anlaşıyoruz, okuduklarımızı duyduklarımızı eleştirerek daha iyiye ulaşmaya çalışıyoruz, beğenmediğimiz birşey olduğunda da neden beğenmediğimizi anlatmalıyız. Ki, ilerleme olsun. Herkesin görüşü kendine prensibi, kimse kimsenin görüşünü zorla değiştiremez demektir, kimse kimsenin görüşünü eleştiremeyecek demek değildir. Ki, burası herkesin yazımına ve okumasına açık bir forum olduğuna göre, yazarken eleştirilebileceğimizi de düşünerek yazıyoruz, bundan daha doğal ne olabilir ki???

Merwcimçan,bakma sen bana, takılıyorum sadece sana.Sende yumuşak karnıma dokundun ama Ahmet'ciğimi birisiyle karşılaştırdın.Karşılaştırdığın Harun bile olsa bilendim işte.Bende yumuşak karnına dokundum hemen Necdeti atıverdim ortaya.Hani gizliden gizliye hayransın ya sen ona:img-hyste Dur bak en iyisi önümüzdeki bölüm Harun uzun uzun bir daha öpsün Işık'ı, izleyelim son kararımızı verelim.Belki ben yanılmışımdır Bnz:Romantizime aç kalmış izleyici:img-wink:

Evet Necdet Hayranlığı'ma dokundun, beni alt ettin şekerim :D
Ama ben Harun'la Ahmet'i birbiriyle kıyaslamadım ki, olumsuz anlamda da değildi :) Harun da Ahmet Abisi kadar olamasa da yine de çok MMC+utangaç bir arkadaşımız:img-in_lo Evet, bir daha öpsün, o zaman tam anlarız :)

Yalnız yazının geri kalan kısmına katılmıyorum çanım. Bence pek alakası yok :) Biraz diziye yeni bir hareket gelsin mantığıyla yapılmış bir kavuşturma bu bence..

Shevek
16-04-08, 01:15
Merhaba bye

İlk önce şunu söylemeliyim ki, bugün farklı görüşte olanlarla ya da herhangi bir görüşü olmayanların olanlarla dost olması, sırdaş olması, sevgili olması o kadar zor birşey değil. Zaten apolitik bir nesil var ortada, kim davası uğruna dağlara çıkıyor, kim birilerinin gazına gelip adam öldürmeye kalkıyor.. Hmm, aslında bu biraz var hala ama neyse.. Sonuç olarak, 65-72 yılları ve 80 darbesine kadar olan dönem boyunca yaşanmış "kutuplu toplum" içerisinde bu tür ilişkileri kurmak mümkün değildi arkadaşlar. İnsanlar ölüyordu ya, sizin yanınızda oturan arkadaşınız, birlikte yemek yediğiniz arkadaşınız az sonra yok oluyordu, vuruluyordu. Allah aşkına bunu görüp de kim sessiz kalabilir, kim taraf olmayabilir? Benim arkadaşımı öldüren birilerinin tarafında olan kişi kim olursa olsun onunla nasıl iyi geçinir, nasıl yüzüne gülerim? İşte asıl ikiyüzlülük bu olurdu, ehh bunu da bu topluma yıllar boyunca kimlerin yaptığı aşikar.. Demem o ki, ideolojik ayrılıklar varsa zaten taraf olunmuştur, taraflar da kendi düşüncelerini anlatıp, tartışırlar ki kendi düşüncelerinin kabul görmesini sağlasınlar. Karşı tarafta kendi görüşünün kabul edilmesini sağlamaya çalışır, gelişme de böyle olur zaten. Ama bir taraf düşüncesini anlatarak göstermeye çalışırken diğer taraf sopayla silahla onun üzerine gidiyorsa, ve en önemlisi canlar gidiyorsa, işte orada bir durup daha dikkatli düşünmek, özellikle de dönemin dinamik ve koşullarını taban alarak düşünmek gerekir. Sen benim görüşümü beğenmiyorsun niye eleştiriyorsun diye bir söz, hiçkimseye bir yarar getirmez. İnsanız, konuşarak anlaşıyoruz, okuduklarımızı duyduklarımızı eleştirerek daha iyiye ulaşmaya çalışıyoruz, beğenmediğimiz birşey olduğunda da neden beğenmediğimizi anlatmalıyız. Ki, ilerleme olsun. Herkesin görüşü kendine prensibi, kimse kimsenin görüşünü zorla değiştiremez demektir, kimse kimsenin görüşünü eleştiremeyecek demek değildir. Ki, burası herkesin yazımına ve okumasına açık bir forum olduğuna göre, yazarken eleştirilebileceğimizi de düşünerek yazıyoruz, bundan daha doğal ne olabilir ki???



Evet Necdet Hayranlığı'ma dokundun, beni alt ettin şekerim :D
Ama ben Harun'la Ahmet'i birbiriyle kıyaslamadım ki, olumsuz anlamda da değildi :) Harun da Ahmet Abisi kadar olamasa da yine de çok MMC+utangaç bir arkadaşımız:img-in_lo Evet, bir daha öpsün, o zaman tam anlarız :)

Yalnız yazının geri kalan kısmına katılmıyorum çanım. Bence pek alakası yok :) Biraz diziye yeni bir hareket gelsin mantığıyla yapılmış bir kavuşturma bu bence..


Ben de onlardan bir öpücük daha istiyorum...Kesine yakın bir sonuca varabilmem için, birden fazla gözleme ihtiyacım var:img-hyste

Işıkla Yaşar arasında geçmişte yaşananın aşk olduğundan hiç şüphem yok. Ama birlikte yaşamak, aşkı beslemek, büyütmek (ay, bu da evcil hayvan beslemek gibi oldu ama hadi bakalım) zordur.... Işıkla Yaşar bunu yapamadılar, denediler, olmadı. Bitti.

O yüzden Yaşarla Işık için, fark daha da belirginleşmişken, tekrar zorlamak, bile bile ladesin doruk noktası olur kanımca. Boşanmışlar ve aradan beş yıl geçmiş artık.

Işığın Harunu ikinci seçenek olarak gördüğüne dair bir ipucu yok. Öyle olsaydı, bunca yıl beklemezdi. Hala da gördüğümüz gibi, üzerine atlamıyor. Harun da, fırsat kolluyor falan değildi. Zaten de olamazdı, hapisteydi adam. Şimdi de her ikisi de çok ağır ve temkinliler, aralarında yeni filizlenen bu durumu sindire sindire giderler umarım. Aceleye gerek yok, onlar da acele etmiyor.

arwen61
16-04-08, 01:20
siiilllaaammmm ben gelddiiimmmbye

babamla birlikte yaptığım yoğun bir pişpirik mesaisinden sonra burdayım:)

2 gündür doğru dürüst birşeyler yazamadım dün akşam erkenden uyudum(ah beni bu yoğun işler mahvetti:icon_sorr ) bari bu akşam biraz bakayım dedim

yazılanları yine okumadan bir kamikaze dalışı yapayım efem:D buyrun size acayip sorular:img-wink:

1-) yeni dönemimize başlarken fikret kızılok "süleyman hep başbakan" dedi ya acaba 80 lerin anlatılacağı dönem dizi çekileceği zamanda diziye "necdet hep başbakan" diye bir şarkıyla giriş yapılabilirmi?

2-) rüya yavaş yavaş açılmaya başladı acaba onuda ilerde best kıll bıll of the 80 olarak görebilecekmiyiz?

3-) yasemin ve ahmetin artık bir junıorları olacakmı eğer hormon tedavisi sonuç vermezse ileride yasemin hacı-hocaya gidip ama amacına ulaşamadan uğur dündara yakalanıp eğitim şart değil ama akıl şart diyecekmi?

4-) dilşat bir gün adam olacakmı eğer olacaksa bunu görmeye bizlerin ömrü vefa edecekmi hadi etti diyelim o zamana kadar bizde buna dayanacak sabır ve sinir kalacakmı?

5-) ışıkla harun evlenecekmi yoksa evlenmeyip onlarda danimarka modeli aile sisteminimi benimseyecekler eğer öyle olacaksa onlarda tez elden bir junıor yapacaklarmı ?

6-) ışıkla harunun junıoru olursa yasemin "nilgün abla ahmetle benim günahımız ne " deyip kendini sevda tepesinden atmaya kalkacakmı eğer kalkarsa necdet ahmetten önce yetişip onu yakalayacakmı peki yakalarsa bu seferde ahmet tepeden aşağıya kahrından uçmaya çalışacakmı?

7-) hepsini geçtim yaso ortadan kaybolursa cazgırlar ahmeti kapacakmı?

buyrun efem size gece gece bir sürü tuhaf soru hadi bakalım klavye başına:)

edit:bu arada aşağıda bir grup şeker görmekteyimbye kız blueçan müstakbel annelik nasıl gidiyor:img-in_lo

Shevek
16-04-08, 01:27
:img-hyste Arwençan, ben onlara cevap vermeyeyim de ekleme yapayım, olur mu? Bu saatten sonra ancak bu kadar olur:))

Yaşar milletvekili olmayacak mı? Onun nesi eksik?

Ahmet, Necdetten danışmanlık teklifi alacak mı? Alacaksa bu sefer kabul edecek mi?

Necdet erken ve kıyak emekli olup, Güzideye adada bir ev satın alacak mı? Ahmetle Yasotu bahçede okey oynamaya davet edecekler mi?

Güzide, iyice ev kadını moduna girmişken, kendisinin de bir zamanlar "özgür" bir "kız" olduğunu hatırlayacak mı? Yoksa, iyice kilo alıp, saçlarını sarıya boyatacak mı? (Gidişat o yönde de:icon_whis)

Ahmet, Yasota bir söz vermişti hani. Onu hatırlayacak mı? Hani, bahçesinde şöyle yaşını başını almış bir manolya ağacı olan, Nizam tarafında bir ev???

Ve galiba, yanıtları alamadan -gerçi yanıtta beklemiyorum, bir çeşit serbest atmasyon benimkiler zira- ben kaçacağım çanlar...Uyumak da lazım:)bye

zeyneps
16-04-08, 01:33
Arwençanım bunlar nasıl sorular böyle :img-hysteİstediğimiz sorudan başlayabilir miyiz ben mesela son sorudan başlıyorum ve yanıtım "seve seve :img-in_lo" hattadiğer CAZgırlara sormana gerek yok ben varken onlara Ahmet düşmez ne de olsa ben onları cadılığımla döverim :dito

İlk soruya cevabım da Necdet hep başbakan değil Necdet hep başyakan adlı şarkı olabilir :img-pilot

Merveçanım ve MMçanım konuştuğunuz konu sanırım Merveçan'ın Harun'u Ahmet'e benzetmesi olmuş Işık'ı öptüğü sırada ...öhöm öhöm Cazgır Yüksek İdari Mahkemesi (Kıdemli:))Üyesi olarak bu soruna açıklık getireyim :kahve Mörvümçanım sen naptın Harunçan MMC olabilir ama çok acemi yahu :img-haha: Nerde Ahmet nerde Harun ...önce bir Işık'ı tekrar öpsün bakalım o zaman anlarız ama geçenki öpücük gibi olacaksa gitsin Ahmet Abisinden bir yol yordam öğrensin :img-pilot Bir de Harun hep böyle utangaç mı kalacak merak ediyorum kızı öpmüş artık bu saatten sonra utangaçlık filan olmasın :icon_redf

blue&blue
16-04-08, 01:35
Bugünlerde Zygmunt Baumann'ın "Sosyolojik Düşünmek" kitabını okuyorum. Bir çalışma için. Sosyalbilimler nedir? Alanı konusu, sorusu, nedir? gibi sorulara yanıt arama çalışmasının bir parçası olarak...Aslında burada da tartışageldiğimiz, daha önce pek çok biliminsanının soru sorup, yanıtlar ürettiği konulara o da kendi bakış açısıyla, oldukça bütünleyici ve özetleyici yaklaşıyor.

Şimdi, mesela burada, ideolojisini yakın bulduğunuz insanın davranışını niye haklı çıkarmaya çalışıyorsunuz ki? sorusu soruluyor. Ama zaten, sorunun kendisi anlamsız kalıyor, çünkü, ideolojinin tanımı yanıtı veriyor...ve bir de Zygmunt amcam:) İdeoloji, en yalın tanımıyla düşünce formu, biçimi demek...Demek ki düşünce biçimimin uyduğu insanın yapıp etmeleri de bana doğru ya da haklı gelir doğal olarak. Ve insan olarak sosyal bir varlığız. Toplum içinde, çeşitli gruplar içinde (en küçüğü aile olmak üzre) birlikte yaşıyoruz. Ve doğduğumuz andan itibaren kimlik(ler) edinerek var oluyoruz. En başta "ben" kimliği ediniyoruz ki, bu, yanısıra "onlar" ı doğuran bir durum. Yani "ben" olabilmek için "onlar" a, ötekine mecburuz. Bu şekilde kendi varlığımızı benzerlik ve karşıtlıklar kurarak ediniyoruz. Büyüdükçe, başlangıçta zorunlu olan, çokça başkaları yani aile tarafından yönlenen seçimlerimiz, biraz da bağımsızlaşıyor ve "biz" ve "onlar" şeklinde gruplara griyoruz. Yani, bana benzeyen, benimle benzer düşünenlerle kendimi daha rahat, daha özgür ve mutlu hissediyporum. Arkadaşlarım, ya da siyasi gruplarım falan filan oluyor...Bir de zıtlarım oluyor...


Bu daha uzar, ama anlatmaya çalıştığım, bu çok temel durumu sorguluyoruz şimdi burada...:kahve

Ben var olabilmek için, sınıfsız bir toplum, ücretsiz sağlık, eğitim istiyorsam ya da bu sisteme muhalif düşüncelerim varsa, birileri de bir öneri sunmadan direkt benim susturulmam üzerine bir gruplaşmaya gitmişse, e ben de doğal olarak onlarla zıt düşerim, değil mi?

Denizle Yaşarın meselesi... temelde buydu işte.

İdeoloji tanımı için teşekkürler shevekçanım!

Ben de; yine ideolojik empati olacak ama Deniz ihbar etseydi......? yaklaşımına katılmadığımı belirtmek istiyorum! Şu diziyi en başından beri izliyoruz. Kimin kaçak güreştiğini kimin şike yaptığını kimin arkadan dolaştığını kimin yeri geldiğinde karşıdakinin yakasına yapıştığını gördük!!!

Ben de sana katılıyorum Deniz ihbar etmezdi diyorum! Hem Deniz'in kişiliğinden bunu söylüyorum! Hem de o anki koşullar altında Deniz'in ihbarının (polise) komik olacağını, Yaşar'ı Yaşar'a şikayet olacağını düşünüyorum! Ve sırf bu çıkarım ile bile Yaşargillerin neden yanlış olduğunun cevabını veriyorum aslında... Arkasına polisi/devleti alıp gövde gösterisi yapan (Bkz: Tufan'ın Ali'ye, "buralar bizim artık sizi bir daha buralarda görmiiim" söylemi) hiçbir gruba sempati duyamam! Hiçbir açıklama da onları bana haklı gösteremez. Haklı görüp empati kuramadığım bir insana da burdan methiyeler düzemem! Yani senin dediğin gibi çanım ideoloji tanımında olduğu gibi bana uymayanı desteklemem de mümkün değil. Doğal olarak da cümlelerim bu boyutta dökülecektir sayfalara...


Yaşar samimiyetsizliklerle, yalanla dolanla, kalleşlikle işlerini yürüten bir adamdı. Başlarında Metin gibi bir adamın olduğu bir gruba dahildi en azından... Ha şimdilerde yeğenini aynı bataktan kurtarmaya çalışıyor kendisi silahı değilde kalemini kullanıyor. Bence onun adına sevinmeli sevenleri... Ve Yaşar'ın ideolojisi ne olursa olsun doğru yolu buluşunun kutlaması yapılmalı. Ve bu dizinin gidişatına da yansımalı; Yaşar'ın geçmişte karıştığı kaçırma olayının geçen bölümdeki kaçırma olayı ile ortaya çıkmasını ve Işık'ın bunu öğrenmesini istiyorum. Yaşar'ın da hata yaptığını kendi ağzından duymak istiyorum! Bunu sadece Işık'ın kafasını biraz daha taşlara vurması için istiyorum! Hatta mümkünse ihbar olayı da açıklığa kavuşsun! O zaman Yaşar geçmişi ile hesaplaşmış bundan sonraki yaşantısını çıtır öğrencisi ile gönül rahatlığıyla geçirebilecek kıvama gelmiş demektir.:icon_whis
Şaka bir yana ama kısacası Yaşar benden uzak olsun da Şam'a vali olsun! :) Necdet de belediye başkanı olabilüüü! :)

Kadir_Reis
16-04-08, 01:36
siiilllaaammmm ben gelddiiimmmbye

babamla birlikte yaptığım yoğun bir pişpirik mesaisinden sonra burdayım:)

2 gündür doğru dürüst birşeyler yazamadım dün akşam erkenden uyudum(ah beni bu yoğun işler mahvetti:icon_sorr ) bari bu akşam biraz bakayım dedim

yazılanları yine okumadan bir kamikaze dalışı yapayım efem:D buyrun size acayip sorular:img-wink:

1-) yeni dönemimize başlarken fikret kızılok "süleyman hep başbakan" dedi ya acaba 80 lerin anlatılacağı dönem dizi çekileceği zamanda diziye "necdet hep başbakan" diye bir şarkıyla giriş yapılabilirmi?

2-) rüya yavaş yavaş açılmaya başladı acaba onuda ilerde best kıll bıll of the 80 olarak görebilecekmiyiz?

3-) yasemin ve ahmetin artık bir junıorları olacakmı eğer hormon tedavisi sonuç vermezse ileride yasemin hacı-hocaya gidip ama amacına ulaşamadan uğur dündara yakalanıp eğitim şart değil ama akıl şart diyecekmi?

4-) dilşat bir gün adam olacakmı eğer olacaksa bunu görmeye bizlerin ömrü vefa edecekmi hadi etti diyelim o zamana kadar bizde buna dayanacak sabır ve sinir kalacakmı?

5-) ışıkla harun evlenecekmi yoksa evlenmeyip onlarda danimarka modeli aile sisteminimi benimseyecekler eğer öyle olacaksa onlarda tez elden bir junıor yapacaklarmı ?

6-) ışıkla harunun junıoru olursa yasemin "nilgün abla ahmetle benim günahımız ne " deyip kendini sevda tepesinden atmaya kalkacakmı eğer kalkarsa necdet ahmetten önce yetişip onu yakalayacakmı peki yakalarsa bu seferde ahmet tepeden aşağıya kahrından uçmaya çalışacakmı?

7-) hepsini geçtim yaso ortadan kaybolursa cazgırlar ahmeti kapacakmı?

buyrun efem size gece gece bir sürü tuhaf soru hadi bakalım klavye başına:)

edit:bu arada aşağıda bir grup şeker görmekteyimbye kız blueçan müstakbel annelik nasıl gidiyor:img-in_lo

Ben Cevap veriyim istersen
1)Necdet Başbakan değil de Necdet Hep Milletvekili desek daha dogru olur:img-hyste
2)Sanmıyorum Yasemin izin vermez
3)Hacı-Hocaya gitmezler akıllı insanlar:img-hyste klasik türk dizilerinde bu hastalıga çare bulunur
4)İnşallah Kalır
5)Bu soruyu seneristlere sormak lazım ama evet evlenecekler ama en çok ben yaşar'ın ne yapacagıını merak ediyorum düğünü basıp ışıkğı kaçırabilir
6)Yasemin bu sefer atmaz kendisini ama böyle giderse ahmet atacak kendisini
7)Kapar Hemde NASİL

merw
16-04-08, 01:43
bu dizide en doğru yolda nejdet ve yaşar bence ikiside düşüncelerini doğru yoldan halka duyurmaya çalışıyorlar .Deniz iyi mi yaptı bir düşünün onun yüzünden bütün aile perişan oldu .işgence gördüler babası onun yüzünden öldü .çocuğun adını lütfen mehmet koydular bir kere bile demediler Sinan diyorlar .ışığın yaşara bu öfkesi niye . Harunun Rüyaya ben bu kitabı okuyarak devrimci oldum demesi ne kadar doğru.Atatürkümüz dururken ne demek Mao cu olmak.deniz öldü sayesinde babası da öldü geride gözü yaşlı bir kadın babasız bir çocuk kaldı doğrumuydu yapılanlar

Mesajının ilk bölümünü geçtim de şurasını anlayamadım:

"Atatürkümüz dururken ne demek Mao cu olmak."

Neden ki böyle bir soru? Dünyada düşünüp fikir üretebilen tek kişinin Atatürk olduğunu iddia etmeyeceksin umarım? Zira, dünyada birçok farklı düşünce ve birçok farklı düşünür olabilir, isteyen de bunları destekleyebilir veya desteklemeyebilir. Ancak, sen olayı baştan yanlış anlamışsın zaten. Çünkü, eğer etraflıca araştırırsan göreceksin ki 68 kuşağı önderleri sayılan gençlerin yaptıkları ilk hareketlerden biri "Tam Bağımsızlık İçin Mustafa Kemal Yürüyüşü" idi, 1968 yılında ve daha yürüyüşün başında polis tarafından engellenmeye çalışılmışlardı.... Basından haberler bölümünde bir arkadaşımız sağolsun eklemiş, Deniz Gezmiş'in Doğan Avcıoğlu'na verdiği bir röportaj var, oraya bir bakarsan evrimciler ve özellikle 68'li devrimciler için hem Mustafa Kemal'in hem de Mustafa Kemal'in başardığı anti emperyalist hareketin onlara ne ifade ettiğini göreceksin... Ancak, Mustafa Kemal'in görüşlerinden ve gençliğe bıraktığı görevlerden yola çıkmış olmaları başka görüşleri benimseyemeyecek olmaları anlamına mı geliyor? Nasıl olabilir böyle birşey? Sadece tek bir görüşü benimsemeliyim diye kendini kısıtlamak kime ne yarar sağlar ki?

Harun'un Rüya'ya verdiği kitapta yazdığı sözü de yanlış anlamışsın. O "Harekete başladığımda ilk okuduğum kitap buydu" demişti. Yani, kendini geliştirme yolunda attığı ilk adım o kitapla olmuştu. Ama doğrudur ama yanlıştır, bu onun başlangıç adımı olmasını etkiler mi? Sol tarafta yer alan neredeyse herkes zaten o kitapla başlamıştır birşeyler öğrenmeye.... Ama, işte olayın aslı o. Birşeyler öğrenmek.. Bol keseden atmamak.. Değil mi sevgili arkadaşım :img-wink:

Merhaba çanlar! Bilin bakalım bugün ne oldu? Efenim, Shevek bugün Cansel'i gördü:)
Olayı naklen aktarayım hemen: Bugün bir vakıf üniversitesinde Güzel San. Fak. organizasyonuyla, 8000 öğrenci arasında yapılan anket sonucu, "en iyi erkek dizi oyuncusu" olarak seçilmiş olan (ve bunu maalesef bugün öğrenen ve yanında fotoğraf makinesi, ve dahi foto çeken cep. tel. olmayan teknoloji fakiri Shevek hazırlıksız yakalanmışken) Cansel Elçin ödülünü almaya geldi. Çok büyük sevgi gösterisiyle karşılandı. Ama, bir an bile mütevazılığını bozmadı. Alçakgönüllü, çok sempatik... Her isteyen (hatta üstüne atlayan gençlerle foto çektirdi-ve maalesef Shevek o durumda ona yaklaşıp tanışmayı hoca gururuna yediremedi, ama yakından izledi ve bol bol gözlemledi:img-wink:)....

Sen var ya :) Çok ballı bir Sheveksin :happy0064 Keşke yanına gidip "Ahmet'in kucağında Junior görecek miyiz göremeyecek miyiz sen onu söyle bağa bakiym!!:hıh" deseydin :D

arwen61
16-04-08, 01:46
Arwençanım bunlar nasıl sorular böyle :img-hysteİstediğimiz sorudan başlayabilir miyiz ben mesela son sorudan başlıyorum ve yanıtım "seve seve :img-in_lo" hattadiğer CAZgırlara sormana gerek yok ben varken onlara Ahmet düşmez ne de olsa ben onları cadılığımla döverim :dito

İlk soruya cevabım da Necdet hep başbakan değil Necdet hep başyakan adlı şarkı olabilir :img-pilot

Merveçanım ve MMçanım konuştuğunuz konu sanırım Merveçan'ın Harun'u Ahmet'e benzetmesi olmuş Işık'ı öptüğü sırada ...öhöm öhöm Cazgır Yüksek İdari Mahkemesi (Kıdemli:))Üyesi olarak bu soruna açıklık getireyim Mörvümçanım sen naptın Harunçan MMC olabilir ama çok acemi yahu Nerde Ahmet nerde Harun ...önce bir Işık'ı tekrar öpsün bakalım o zaman anlarız ama geçenki öpücük gibi olacaksa gitsin Ahmet Abisinden bir yol yordam öğrensin Bir de Harun hep böyle utangaç mı kalacak merak ediyorum kızı öpmüş artık bu saatten sonra utangaçlık filan olmasın :icon_redf

zeynopum benim istedğin sorudan başlayabilirsin gerçi senin işine en son sorudan başlamak geldi ama seni gidi senii:)

Cazgır Yüksek İdari Mahkemesi (Kıdemli:))Üyesi kız allah iyiliğini versin senin:img-hyste ama harun konusunda haklısın ahmet abisinden öğreneceği çok şey var gerçi ahmet nadir bir kişilik ama olsun:img-in_lo en azından teorik bilgiler alabilir hatta ahmet bir kitabını haruna hediye edebilir ismide "adım adım MMC lik" olabülüü yalnız harunun ahmet gibi olabilmesi için en az 40 fırın ekmek yemesi lazım işi zor gerçi ışık ı kapmış artık hem zeyneopumda demiş daha neden utanıyor atsın atının terkisine adaya kaçırsın sevdiğini sonrası nasılsa gelir bknz.ahmet-yasemin-rüya projesi:img-blush

shevekçanım senin sorularda süpermiş ne diyeyim bak gece gece bir sürü yeni konu bulduk bu arada ben geldim sen gittim bu gece karşışıklı yazışmak kısmet değilmiş ne yapalım hadi dana iyi geceler:sad53:

mesaj düzeltme editi:ana shevekçan demek canseli gördün hemide teknoloji fakiri olaraktan ama bu oldumu şimdi yalnız merveçan haklı çok ballısın çok...

Shevek
16-04-08, 01:50
"Sen var ya Çok ballı bir Sheveksin Keşke yanına gidip "Ahmet'in kucağında Junior görecek miyiz göremeyecek miyiz sen onu söyle bağa bakiym!!" deseydin

Mörvümçanım, sen şimdi böyle söyleyince benim aklıma geldi...O bugün oradayken, ben ona sadece "Cansel" diye bakmışım. Ahmet gelmedi aklıma bak pek:icon_whis Galiba, karakterle oyuncuyu karıştırmıyorum birbirine, ne dersin:img-hyste

Ama, tüh, soraymışım, diyecektim. Zavallım, kapanın elinde kalıyordu, acıdım aslında, kaçar gibi gitti işte ne yaparsın:img-hyste

blue&blue
16-04-08, 01:53
3-) yasemin ve ahmetin artık bir junıorları olacakmı eğer hormon tedavisi sonuç vermezse ileride yasemin hacı-hocaya gidip ama amacına ulaşamadan uğur dündara yakalanıp eğitim şart değil ama akıl şart diyecekmi?

edit:bu arada aşağıda bir grup şeker görmekteyimbye kız blueçan müstakbel annelik nasıl gidiyor:img-in_lo

Çanım iyiyim! Müstakbel annelik de iyi gidiyor. En azından artık sağlıklı düşünebilen bi normal insan evladı kıvamına gelebildim! Bak burdayım! bye

Bir de yukardaki şu güzel sorunu cevaplamak istiyorum!
Öncelikle Ahmet ve Yasemin'in bu özetlere konu olan bebiş sendromları benim çok hoşuma gitti. Sadece memlekette sağ sol çatışması yaşanmıyor dimi? Bazı evlerde de bebiş sorunu yaşanıyor. Bu olağan durumu tatlıya bağlanacak şekilde(lütfen) işlemeleri gerçekten hoş olmuş.:good:
Tecrübe ile sabit Yasemin'i o kadar iyi anlıyorum ki? Sebebi ne olursa olsun bunu saplantı haline getirmiş o kadar çok kadın tanıyorum ki... Ve her çabalamanın sonunda pes ediş noktasında nihai hedefe ulaşıldığını da görüyorum sevinerek. Yasemin'in yaşadığı da bu; Aşırı kasma durumundan hamile kalamama... Bakın görün durumu kabullendiği ay hamile kalacak! Gün takibi yapmasına bile gerek yok! :)

Bölümü izlemeyen anneme; "Ahmet ve Yasemin'in çocuğu olmuyor" diye anlatırken annem çok güzel bir yorum yaptı. "Tabi olmaz Ahmet kolera geçirdi hasar kalmıştır" dedi. :img-hyste "Hayır anne hayır Ahmet'in bi suçu yok!" diye can havliyle savunma halinde buldum kendimi! :img-tomat

Neyse umarım Ahmet yeniden ve en derinden babalığı yaşar ve umarım Yasemin'de bu sefer başarır! :icon_whis

arwen61
16-04-08, 02:00
Çanım iyiyim! Müstakbel annelik de iyi gidiyor. En azından artık sağlıklı düşünebilen bi normal insan evladı kıvamına gelebildim! Bak burdayım! bye

Bir de yukardaki şu güzel sorunu cevaplamak istiyorum!
Öncelikle Ahmet ve Yasemin'in bu özetlere konu olan bebiş sendromları benim çok hoşuma gitti. Sadece memlekette sağ sol çatışması yaşanmıyor dimi? Bazı evlerde de bebiş sorunu yaşanıyor. Bu olağan durumu tatlıya bağlanacak şekilde(lütfen) işlemeleri gerçekten hoş olmuş.:good:
Tecrübe ile sabit Yasemin'i o kadar iyi anlıyorum ki? Sebebi ne olursa olsun bunu saplantı haline getirmiş o kadar çok kadın tanıyorum ki... Ve her çabalamanın sonunda pes ediş noktasında nihai hedefe ulaşıldığını da görüyorum sevinerek. Yasemin'in yaşadığı da bu; Aşırı kasma durumundan hamile kalamama... Bakın görün durumu kabullendiği ay hamile kalacak! Gün takibi yapmasına bile gerek yok! :)

Bölümü izlemeyen anneme; "Ahmet ve Yasemin'in çocuğu olmuyor" diye anlatırken annem çok güzel bir yorum yaptı. "Tabi olmaz Ahmet kolera geçirdi hasar kalmıştır" dedi. :img-hyste "Hayır anne hayır Ahmet'in bi suçu yok!" diye can havliyle savunma halinde buldum kendimi! :img-tomat

Neyse umarım Ahmet yeniden ve en derinden babalığı yaşar ve umarım Yasemin'de bu sefer başarır! :icon_whis

herşeyin yolunda gittiğine sevindim çanım darısı yaseminin başına (amin)

bencede yaseminin durumu birazda psikolojik işte o sebeple müstakbel kayınpederiyle birkaç seans yapabilir ahh ahh gelde tohtor melühü arama ama adamcağızı el birliğiyle (özelliklede şahsım:) ) kaçırdık bari bu kayınpeder aday adayı yardımcı olsada ahmeti kucağında junıorunu hoplatırken görebilsek:img-in_lo

shevekçan demek cansel kapanın elinde kalıyordu yakışır:img-in_lo yalnız merveçan haklı insan bir junıorun olacakmı diye sormazmı yahu hiç değilse aylardır bu mesele yüzünden kafayı yeme noktasına gelmiş benim için sorsaydın:img-cray:dizide bitmek üzere eğer bitmeseydi bir koşu üniversite sınavına girer,ne yapar eder kazanır sonrada anket yapıp gerekirse cebren ve hile ile canselin kazanmasını sağlayıp onun okula gelmesini sağlar sonrada gönül rahatlığıyla bu önemli soruyu sorardım (vay be junıor aşkı bu yaştan sonra tekrar üniversiteyi bile düşündürdü cansel falan hikaye derrmişim:img-tomat )

merw
16-04-08, 02:01
İdeoloji tanımı için teşekkürler shevekçanım!

Ben de; yine ideolojik empati olacak ama Deniz ihbar etseydi......? yaklaşımına katılmadığımı belirtmek istiyorum! Şu diziyi en başından beri izliyoruz. Kimin kaçak güreştiğini kimin şike yaptığını kimin arkadan dolaştığını kimin yeri geldiğinde karşıdakinin yakasına yapıştığını gördük!!!

Ben de sana katılıyorum Deniz ihbar etmezdi diyorum! Hem Deniz'in kişiliğinden bunu söylüyorum! Hem de o anki koşullar altında Deniz'in ihbarının (polise) komik olacağını, Yaşar'ı Yaşar'a şikayet olacağını düşünüyorum! Ve sırf bu çıkarım ile bile Yaşargillerin neden yanlış olduğunun cevabını veriyorum aslında... Arkasına polisi/devleti alıp gövde gösterisi yapan (Bkz: Tufan'ın Ali'ye, "buralar bizim artık sizi bir daha buralarda görmiiim" söylemi) hiçbir gruba sempati duyamam! Hiçbir açıklama da onları bana haklı gösteremez. Haklı görüp empati kuramadığım bir insana da burdan methiyeler düzemem! Yani senin dediğin gibi çanım ideoloji tanımında olduğu gibi bana uymayanı desteklemem de mümkün değil. Doğal olarak da cümlelerim bu boyutta dökülecektir sayfalara...


Yaşar samimiyetsizliklerle, yalanla dolanla, kalleşlikle işlerini yürüten bir adamdı. Başlarında Metin gibi bir adamın olduğu bir gruba dahildi en azından... Ha şimdilerde yeğenini aynı bataktan kurtarmaya çalışıyor kendisi silahı değilde kalemini kullanıyor. Bence onun adına sevinmeli sevenleri... Ve Yaşar'ın ideolojisi ne olursa olsun doğru yolu buluşunun kutlaması yapılmalı. Ve bu dizinin gidişatına da yansımalı; Yaşar'ın geçmişte karıştığı kaçırma olayının geçen bölümdeki kaçırma olayı ile ortaya çıkmasını ve Işık'ın bunu öğrenmesini istiyorum. Yaşar'ın da hata yaptığını kendi ağzından duymak istiyorum! Bunu sadece Işık'ın kafasını biraz daha taşlara vurması için istiyorum! Hatta mümkünse ihbar olayı da açıklığa kavuşsun! O zaman Yaşar geçmişi ile hesaplaşmış bundan sonraki yaşantısını çıtır öğrencisi ile gönül rahatlığıyla geçirebilecek kıvama gelmiş demektir.:icon_whis
Şaka bir yana ama kısacası Yaşar benden uzak olsun da Şam'a vali olsun! :) Necdet de belediye başkanı olabilüüü! :)

Blueçanım al benden de o kadar. Deniz kime ihbar edecekti, bu en büyük muamma :D Ve Deniz'in içinde bulunduğu topluluk/lar işlerini gizlice, planla yürüten topluluklar değildi ki, hiçbir zaman olmadılar. Zaten 68'in farkı bu. Onlar istediklerini tamamen açık bir şekilde haykırdılar. Politikaya hiç uygun olmayan bir şekilde :) Malum politika=yalan deryası gibi. Arada istisnalar var tabi, fakat genel eğilim bir karşılıklı çıkar ilişkileri paralelinde ilerlemek.. 68 Kuşağı bu kaypak düzene uymadığı için yarısını kaybetti zaten... Kimi asıldı, kimi roketatarla patlatıldı, kimi sırtından vuruldu, kimi işkence gördü.. Deniz'in karakter yapısının yanında içinde bulunduğu fikri yapılanma da arkadan iş çevirmeye müsade etmeyecek bir oluşumdu. Ha, bunun da istisnası yok mudur, elbette vardır, beş parmağın beşi de bir değil. Ama Deniz, saflığıyla, coşkusuyla, iyimserliğiyle, inancıyla tam bir 68 portresiydi, genel ortalama gibiydi yani...

Yaşar'a gelince... Bence de şuan bulunduğu nokta onu sevenleri sevindirmesi gereken bir nokta. Adam kaçırmadan üniversitede hocalığa geldi. Tamam eskiden de fikri mücadeleyi savunuyordu ama belki gençlikle belki başka bir nedenle farklı şeyler yapanların arasındaydı. Şimdi o beyin yıkayıcılardan daha da uzakta. Bence tamamen koparsa ipleri daha hayırlı olur ya, neyse. Hiç olmazsa, Tufan'ı kurtarsın. Özenççanımın da dediği gibi yeğenini de okumaya, öğrenmeye, toleranslı olmaya, büyük oyunu görmeye itsin, ona yol göstersin. İşte o zaman biz de Yaşar'a "Aferin" diyelim, "Büyük iş başardın, bir genci kurtardın.."

Zeynepçan :img-hyste Sen bugün beni yanlış anlamakta direniysin kuzum.. Harun'un Ahmet kaa olabilmesi gibi bir durum yok, Ahmet'in yerine geldiği falan da yok :D Sadece masumiyet açısından benzer hisler yaşadığımı anlatmak istedim.... Aaaa :D Panik atağını azdırırım bak, Yüksek Yargıç seni :P

zeyneps
16-04-08, 02:02
Kapanın elinde mi kalıyordu :img-hyste

Arwenimçanım Harun bu utangaçlıkla devam ederse hiç juniorları olmaz bunların Ahmet bile böyle cüretkar iken ikinci juniorları olamıyor :img-cray: Harun'un biraz açılması lazım böyle utangaç iken de tatlıydı ama artık geride kaldı o günler eğer utangaçlığa devam etmek istiyorsa da onu Işık'ı öpmeden önce düşünecekti :icon_whis Gerçi Ahmet'in Yasemin'i yanağından öpmesi:love05: bile bunun yanında öpücük gibi kalır ama :img-pilot

Shevekçanım keşke yine de bir ara Ahmet'i hatırlayıp bir sorsaydın bir deseydin bir ipucu verseydi :img-cray:
Arwençanım diğer soruya geçiyorum o hormon tedavisi sonuç vermezse Yasot'un hacıya hocaya gitmesine gerek yok tercihen forumçanlar tarafından uğradığı linç girişimi:img-tomat:img-tomat sonucunda imama gider o troest

Ne bileyim Mörvümçanım konu Ahmet olunca alıcılarım çok hassaslaşıyorlar :icon_whis Yok cınım şaka yaptım ben:img-pilot Ehh Ahmet konusunda az parmak çürütmedim bu klavyelerde sonuçta bir yüksek yargıçlığı çok görmeyin :img-cray:

Shevek
16-04-08, 02:09
Bölümü izlemeyen anneme; "Ahmet ve Yasemin'in çocuğu olmuyor" diye anlatırken annem çok güzel bir yorum yaptı. "Tabi olmaz Ahmet kolera geçirdi hasar kalmıştır" dedi. "Hayır anne hayır Ahmet'in bi suçu yok!" diye can havliyle savunma halinde buldum kendimi!

Blueçan, anneye selambyeA-a, bakın bu aklımıza gelmemişti hiç. Olmaz olmaz demeyelim olabilir. Kolera geçirdi Ahmet. Kalıcı hasar olabilir. Gerçi, Yasotta da kayalık travmasından kalıcı bir hasar mevzubahis olabilir. Çifte engel durumu da olabilir. Bu bizim annebabaforumçanlara da bayılıyorum bu arada:)

Zeynopum, ben bilseydim önceden, ne bileyim, bu sabah öğrendim. Yoksa dün geceden oturur soru listesi hazırlardık. Napalım, kıdeeeer.

arwen61
16-04-08, 02:12
Kapanın elinde mi kalıyordu :img-hyste

Arwenimçanım Harun bu utangaçlıkla devam ederse hiç juniorları olmaz bunların Ahmet bile böyle cüretkar iken ikinci juniorları olamıyor :img-cray: Harun'un biraz açılması lazım böyle utangaç iken de tatlıydı ama artık geride kaldı o günler eğer utangaçlığa devam etmek istiyorsa da onu Işık'ı öpmeden önce düşünecekti :icon_whis Gerçi Ahmet'in Yasemin'i yanağından öpmesi:love05: bile bunun yanında öpücük gibi kalır ama :img-pilot

Shevekçanım keşke yine de bir ara Ahmet'i hatırlayıp bir sorsaydın bir deseydin bir ipucu verseydi :img-cray:
Arwençanım diğer soruya geçiyorum o hormon tedavisi sonuç vermezse Yasot'un hacıya hocaya gitmesine gerek yok tercihen forumçanlar tarafından uğradığı linç girişimi:img-tomat:img-tomat sonucunda imama gider o troest

buraya koptum koptum:img-hyste:img-hyste

o zaman yaseminin hayatını kurtarabilmesi için hemen junıor operasyonlarını hızlandırması gerekiyor yanında böylesine MMC bir eşi varken bu tedaviye bile ihtiyaç yokken hala nasıl ikinci kez anna olamıyor anlamış değilim kız yoksa benmi okuyup üflesem gerçi benim okumamdan hayır değil şer gelir ama neyse:icon_whis

merw
16-04-08, 02:14
siiilllaaammmm ben gelddiiimmm

babamla birlikte yaptığım yoğun bir pişpirik mesaisinden sonra burdayım

2 gündür doğru dürüst birşeyler yazamadım dün akşam erkenden uyudum(ah beni bu yoğun işler mahvetti ) bari bu akşam biraz bakayım dedim

yazılanları yine okumadan bir kamikaze dalışı yapayım efem buyrun size acayip sorular

1-) yeni dönemimize başlarken fikret kızılok "süleyman hep başbakan" dedi ya acaba 80 lerin anlatılacağı dönem dizi çekileceği zamanda diziye "necdet hep başbakan" diye bir şarkıyla giriş yapılabilirmi?

2-) rüya yavaş yavaş açılmaya başladı acaba onuda ilerde best kıll bıll of the 80 olarak görebilecekmiyiz?

3-) yasemin ve ahmetin artık bir junıorları olacakmı eğer hormon tedavisi sonuç vermezse ileride yasemin hacı-hocaya gidip ama amacına ulaşamadan uğur dündara yakalanıp eğitim şart değil ama akıl şart diyecekmi?

4-) dilşat bir gün adam olacakmı eğer olacaksa bunu görmeye bizlerin ömrü vefa edecekmi hadi etti diyelim o zamana kadar bizde buna dayanacak sabır ve sinir kalacakmı?

5-) ışıkla harun evlenecekmi yoksa evlenmeyip onlarda danimarka modeli aile sisteminimi benimseyecekler eğer öyle olacaksa onlarda tez elden bir junıor yapacaklarmı ?

6-) ışıkla harunun junıoru olursa yasemin "nilgün abla ahmetle benim günahımız ne " deyip kendini sevda tepesinden atmaya kalkacakmı eğer kalkarsa necdet ahmetten önce yetişip onu yakalayacakmı peki yakalarsa bu seferde ahmet tepeden aşağıya kahrından uçmaya çalışacakmı?

7-) hepsini geçtim yaso ortadan kaybolursa cazgırlar ahmeti kapacakmı?

buyrun efem size gece gece bir sürü tuhaf soru hadi bakalım klavye başına

İfendiiim, önceliklen :img-hyste
Yine koparmışsın Ebruçan :) Eh bir dalalım bakalım..

1- Bir kere o Necdet Hep Baş Yakan idi, hatırlatayım :hıh Ama bence, Demirbaş'a benzer bir şarkı olursa, Necdet'in bizim için ifade ettiği öneme uymaz. Ne o öyle, taklit gibi :hıh Çok daha orijinal, çok daha ... mmm aşmış bir keman konçertosu olmalı.... :icon_whis

2- Best Kill Bill... Nasıl yaniiii, kimi öldürecek? Aşkına karşılık vermedi diye Ali'yi mi? Ali'den başlayıp, sırayla teyzesini seven Harun'u, Ela'yı seven Necdet'i, annesini seven Ahmet'i öldürüp seriyi tamamlar artık :D

3- Üfürükçüde basılan ikisi de öğretim görevlisi çiftin olay görüntüleri... Şok şok şok!!

4- Ayyy hatırlatma kız Dilşat'ı... Sesi soluğu çıkmıyor kaç gündür... Otursun komşularıyla altın gününde dedikodu yapsın o, elleşme.. :)

5- :))) Bence evlenmeyebilirler şimdilik.. Hatta, dizi bittikten sonra, karakterler ne oldu gibisinden fotoğraflarla bir anlatım yapılırsa, orada Harun ve Işık'ın nikah fotoğraflarını görebiliriz ve anlarız ki onlar ermiş muradınaaa.... :P

6- :img-hyste Ayy.. Bu sefer kimse tutmayabilir ama.. Aynı yere iki kez yıldırım düşmez misali, aynı aptallığı ikinci kez yapacağına kimse ihtimal vermeyeceğinden.... :D

7- :img-hyste O kesin.

blue&blue
16-04-08, 02:16
Blueçan, anneye selambyeA-a, bakın bu aklımıza gelmemişti hiç. Olmaz olmaz demeyelim olabilir. Kolera geçirdi Ahmet. Kalıcı hasar olabilir. Gerçi, Yasotta da kayalık travmasından kalıcı bir hasar mevzubahis olabilir. Çifte engel durumu da olabilir. Bu bizim annebabaforumçanlara da bayılıyorum bu arada:)



Yasotta kayalıktan kalmadıysa bile hani bi gün ayakkabılarını fırlatıp yalınayak koşmuştu ya adada! İşte o gün ayaklardan almış olabilir.:img-hyste
Ya da işkence yüzünden de olabilir. "Orda neler yaptıklarını biliyoruz" dedi durdu bölümlerce...


Merwçanım Denizle ilgili ne güzel demişsin!!! Özlüyorum o deli çocuğu... :icon_sorr

Kadir_Reis
16-04-08, 02:19
Mesajının ilk bölümünü geçtim de şurasını anlayamadım:

"Atatürkümüz dururken ne demek Mao cu olmak."

Neden ki böyle bir soru? Dünyada düşünüp fikir üretebilen tek kişinin Atatürk olduğunu iddia etmeyeceksin umarım? Zira, dünyada birçok farklı düşünce ve birçok farklı düşünür olabilir, isteyen de bunları destekleyebilir veya desteklemeyebilir. Ancak, sen olayı baştan yanlış anlamışsın zaten. Çünkü, eğer etraflıca araştırırsan göreceksin ki 68 kuşağı önderleri sayılan gençlerin yaptıkları ilk hareketlerden biri "Tam Bağımsızlık İçin Mustafa Kemal Yürüyüşü" idi, 1968 yılında ve daha yürüyüşün başında polis tarafından engellenmeye çalışılmışlardı.... Basından haberler bölümünde bir arkadaşımız sağolsun eklemiş, Deniz Gezmiş'in Doğan Avcıoğlu'na verdiği bir röportaj var, oraya bir bakarsan evrimciler ve özellikle 68'li devrimciler için hem Mustafa Kemal'in hem de Mustafa Kemal'in başardığı anti emperyalist hareketin onlara ne ifade ettiğini göreceksin... Ancak, Mustafa Kemal'in görüşlerinden ve gençliğe bıraktığı görevlerden yola çıkmış olmaları başka görüşleri benimseyemeyecek olmaları anlamına mı geliyor? Nasıl olabilir böyle birşey? Sadece tek bir görüşü benimsemeliyim diye kendini kısıtlamak kime ne yarar sağlar ki?

Harun'un Rüya'ya verdiği kitapta yazdığı sözü de yanlış anlamışsın. O "Harekete başladığımda ilk okuduğum kitap buydu" demişti. Yani, kendini geliştirme yolunda attığı ilk adım o kitapla olmuştu. Ama doğrudur ama yanlıştır, bu onun başlangıç adımı olmasını etkiler mi? Sol tarafta yer alan neredeyse herkes zaten o kitapla başlamıştır birşeyler öğrenmeye.... Ama, işte olayın aslı o. Birşeyler öğrenmek.. Bol keseden atmamak.. Değil mi sevgili arkadaşım :img-wink:





Dediklerine Katılıyorum maalesef bazı arkadaşlarımız olayları tam anlayamamışlar
Deniz Gezmiş ve Arkadaşları "Tam Bağımsız Bir Türkiye" seninde dediğin gibi "Tam Bagımsız Mustafa Kemal" fikirini benimsemişlerdi ilaki Mustafa Kemal'e baglı kalacakları bir kaide yoktur,olamazda.Mustafa Kemal'de fikirlerini görüşlerini Aydın Türklerden onların yazdıgı kitaplardan,yazılardan kendisi geliştirmiştir.Tek görüşle hiç bir şeye varamayacagını herkes bilir daha doğrusu bilmeside lazım,Mustafa Kemal Cumhuriyet'in temelini atarken sırf kendi görüşünü değil ona saygı gösteren onun yaninda olanlarında görüşlerini almıştır
Demek İstediğim 68 Kuşağı Mustafa Kemal'in Fikirlerini benimsemiş olabilir fakat Mao'nunda Fikirleri görüşleri 68 kuşağını görüşünü almış olabilir

zeyneps
16-04-08, 02:19
Shevekçanım bu kadarını da yapmasınlar artık yani :icon_whis Bu Ahmet'i kaçıncı yıkışları olacak deliririm burda :hıh Hasar masar olamaz :hıh Biz bunca zamandır burada bekliyoruz onlar "hasar var" desinler çıksınlar işin içinden ne ala :icon_whis Ya bebek olursa da Yasot'u öldürürlerse doğum sırasında o zaman Ahmet mahvolur :img-cray: Amacım aklıma gelen bütün aksilikleri buraya yazmak ki farklı yazmak için bunları yazamasınlar :icon_whisBir nevi deşifre ediyorum olası planlarını :kahve (bu dizi beni paranoyak yaptı galiba :img-pilot)

Bendeki Ahmet sevgisinin önüne niye hiç kimse geçemiyor yahu biri beni durdursun canım :img-pilot CanselE.bile Ahmet'in gerisinde kalıyor (tuhaf ama gerçek:kahve)

arwen61
16-04-08, 02:30
Shevekçanım bu kadarını da yapmasınlar artık yani :icon_whis Bu Ahmet'i kaçıncı yıkışları olacak deliririm burda :hıh Hasar masar olamaz :hıh Biz bunca zamandır burada bekliyoruz onlar "hasar var" desinler çıksınlar işin içinden ne ala :icon_whis Ya bebek olursa da Yasot'u öldürürlerse doğum sırasında o zaman Ahmet mahvolur :img-cray: Amacım aklıma gelen bütün aksilikleri buraya yazmak ki farklı yazmak için bunları yazamasınlar :icon_whisBir nevi deşifre ediyorum olası planlarını :kahve (bu dizi beni paranoyak yaptı galiba :img-pilot)

Bendeki Ahmet sevgisinin önüne niye hiç kimse geçemiyor yahu biri beni durdursun canım :img-pilot CanselE.bile Ahmet'in gerisinde kalıyor (tuhaf ama gerçek)

zeynepçan baktın diğer cazgırlar yok meydanı boş buldun ahmet ahmet nidalarıyla at koşturuyorsun:img-hyste

yazdığın bu olası felaket senaryoları iyi olmuş artık mecburen tersini yazmak zorundalar yani yaso gayet mutlu mesut bir şekilde ahmet junıoru dünyaya getirecek artık bu çiftle uğraşmasınlar yeterince darmadağın ettiler zaten toparlanana kadar canları çıktı bundan böyle başkalarına el atsınlar mümkünse :hıh

zeynopum; sendeki ahmet sevgisini çok iyi anlarım şöyleki bende daha önce şimdi adını vermeyeyim bir diziye acayip derecede müptelaydım gerçi biteli 2 yıl olmasına rağmen hala benim için özeldir ve arşivini yaptığımdan izler dururum işte orada başroldeki erkek karakterde benim için öyleydi gerçi senin gibi farklı bir yönde olmasada ben o karakterin tavırlarına,duruşuna ve en önemliside aşık haline hayrandım ve ona bir daha başka gözle bakamadım o diziden sonra başka projeleride oldu ama asla benim gözümde o karakter olmaktan kurtulamadı zaten ondan sonraki projeleride o dizi kadar tutmadı ve halada benim gözümde aynıdır...

weasleys
16-04-08, 02:35
acaba diyorum ahmet bundan sonra hangi davaya bakacak yılın avukatı olarak hatta asrın avukatı olarak?

babası adnan menderes davasında savcı, kendisi avukat...hem de öyle kafa tutan cinsten. sonra deniz gezmişlerin de avukatı...sırada ne var acaba? hangi kritik işin kritik adamı olacak?ülkeyle sınırlı mı kalır enternasyonal mi takılır?

Kadir_Reis
16-04-08, 02:38
Arkadaşlar herhalde ben kendim yazıyorum kendi okuyorum

merw
16-04-08, 02:39
Blueçanım, ben de öyle :icon_sorr Deli çocuk.. Ve, onun gibi karısını çocuğunu arkada bırakıp gençliklerinin baharında giden diğer deli çocuklar... :icon_sorr

Dediklerine Katılıyorum maalesef bazı arkadaşlarımız olayları tam anlayamamışlar
Deniz Gezmiş ve Arkadaşları "Tam Bağımsız Bir Türkiye" seninde dediğin gibi "Tam Bagımsız Mustafa Kemal" fikirini benimsemişlerdi ilaki Mustafa Kemal'e baglı kalacakları bir kaide yoktur,olamazda.Mustafa Kemal'de fikirlerini görüşlerini Aydın Türklerden onların yazdıgı kitaplardan,yazılardan kendisi geliştirmiştir.Tek görüşle hiç bir şeye varamayacagını herkes bilir daha doğrusu bilmeside lazım,Mustafa Kemal Cumhuriyet'in temelini atarken sırf kendi görüşünü değil ona saygı gösteren onun yaninda olanlarında görüşlerini almıştır
Demek İstediğim 68 Kuşağı Mustafa Kemal'in Fikirlerini benimsemiş olabilir fakat Mao'nunda Fikirleri görüşleri 68 kuşağını görüşünü almış olabilir

Evet, kesinlikle. Atamız da sadece ve sadece kendi damıtılmış fikirlerimi kullanacağım gibi bir yaklaşımda olmamıştır hiçbir zaman. Tam tersi aslında; O, batının ilim ve medeniyet seviyesine ulaşmamızı istemişti hep, çünkü batı birçok konuda daha ileriydi o zamanlar.. Tabi medeniyet derken kültür emperyalizmini veyahut da sadece ve her açıdan emperyalizmi kastetmemişti, zaten o en başından karşı olduğu şey. Kurtuluş Savaşımız'ın temeli.. Cumhuriyet yönetimi fikrini Atatürk bulmamıştır, Latin Harfleri'ni adı üstünde Atatürk bulmamıştır, 1926'da kabul edilen Türk Medeni Kanunu bile o dönemde en ileri kabul edilen İsviçre Medeni Kanunu'nun bir çevirisiydi... Yani, bilginin ve düşüncenin sınırları ve milliyeti olamaz, olmamalı. Doğru ya da yanlış, orası ayrı, ama sırf düşünenlerin milliyetleriyle ideolojileri karşılaştırmak... Bence gereksiz bir eylem.. Bizim, eğer Atamız'ı dinleyeceksek ve onun bize bıraktığı görevleri üstleneceksek, yapacağımız ilk şey kendimizi kısıtlamadan öğrenmek olmalı. Benim, Atatürk'le ilgili anladığım en temel şey budur ve bununla da gurur duyarım. Gerisi daha sonra gelir.... :)

Shevekçanım bu kadarını da yapmasınlar artık yani Bu Ahmet'i kaçıncı yıkışları olacak deliririm burda :hıh Hasar masar olamaz :hıh Biz bunca zamandır burada bekliyoruz onlar "hasar var" desinler çıksınlar işin içinden ne ala Ya bebek olursa da Yasot'u öldürürlerse doğum sırasında o zaman Ahmet mahvolur... Amacım aklıma gelen bütün aksilikleri buraya yazmak ki farklı yazmak için bunları yazamasınlar Bir nevi deşifre ediyorum olası planlarını (bu dizi beni paranoyak yaptı galiba

Bendeki Ahmet sevgisinin önüne niye hiç kimse geçemiyor yahu biri beni durdursun canım CanselE.bile Ahmet'in gerisinde kalıyor (tuhaf ama gerçek)

Zeynepçan :) Yine çok kurnaz gördüm seni.. Böyle deşifre et ki, bu kötü senaryoları yazamasınlar, tek amaçları zaten bizi ters köşe yapmak olduğu için :img-hyste

Ahmet.. Sevilmeyecek gibi değil ki... Ama abartmamak lazım tabi.. Formül belli, bir günlük yazarsın, içine muhtelif çap ve ebatlarda birkaç kara kalem resim çiziktirirsin. Benzemesi zaten mühim değil, Ahmet bir şekilde 8 olur benzetir kendine :D Sonra bu günlüğü ortalık bir yerde düşürürsün... Ve olaylar gelişir... :)

Çok severim Kermit'i, veda diye yazıyorum bu editi: Ben de kaçayım artık.. Bugün çok yoruldum, kardeşime velilik yaptım :P Yeniden spora başladım falan (spor dediğim de yürüyüş :D).. Yarın da sabahtan akşama kaa dersler... Off off. Haydin iyi geceler sevgili forumçanlarım bye

zeyneps
16-04-08, 02:53
Mörvümçanım çok güzel yazmışsın özellikle "bilginin ve düşüncenin sınırları ve milliyeti olamaz" sözüne bayıldım ...Neden onlar Maocu neden duvarlarında Che resimleri var gibi sorular çok tuhaf gerçekten!Bu gençler zaten kendilerine Atatürk'ün bağımsızlık mücadelesini örnek alıyorlar ama yalnızca Atatürk'ü örnek almalarını yalnızca onlardan etkilenmelerini istemek de saçma değil mi ...bu bir nevi M.Kemal'i putlaştırmak oluyor ki M.Kemal'in böyle bir şeyi isteyeceğini ve onaylayacağını hiç sanmıyorum ...dediğiniz gibi o da başka pek çok aydından etkilenmiştir ...

Arwençanım CAZgırlar olsa burada onlardan mı çekineceğim :hıh (Sınırları zorlamakla beraber tırsmıyor da değilim :img-hyste)Ahmet'ime uzanan eller kırılsın Ahmet'ie uzanan eller kırılsın (artık tabanları yağlayayım da kaçayım CAZgırlar bunları bir görürse yok yok en iyisi ben forumda kimlik değiştireyim :img-cray:)....Kendimin bile sanmayacağım kadar korkakmışım meğer :icon_whis

Mörvçanım senaristlerden çok olmayayım öyleyimdir ...Umarım Yasemin bebeğini düşürmez Rüya yüzünden filan mazallah ...

Ben günlüğü yazarım hem de iyi yazarım ben ilham gelsin yeter Ahmet'in önüne de atarım ama aramızdaki yaş farkı epey açıldı aman o ninem ruhlu Yasot'u napacaksa ...genç bir heyecan arasın işte kendine ...Rüyay'la da arkadaş olurum...Ahmet beni seç beni seç :img-pilot Bu arada Ahmet böyle bir şey yapmaz ona güvenim tam zaten yapsa bu ben bile olsam fena olur onun için :img-tomat

Kadir_Reis
16-04-08, 03:04
Evet, kesinlikle. Atamız da sadece ve sadece kendi damıtılmış fikirlerimi kullanacağım gibi bir yaklaşımda olmamıştır hiçbir zaman. Tam tersi aslında, O batının ilim ve medeniyet seviyesine ulaşmamızı istemişti.. Tabi medeniyet derken kültür emperyalizmini veyahut da sadece ve her açıdan emperyalizmi kastetmemişti, zaten o en başından karşı olduğu şey. Kurtuluş Savaşımız'ın temeli.. Cumhuriyet yönetimi fikrini Atatürk bulmamıştır, Latin Harfleri'ni adı üstünde Atatürk bulmamıştır, 1926'da kabul edilen Türk Medeni Kanunu bile o dönemde en ileri kabul edilen İsviçre Medeni Kanunu'nun bir çevirisiydi... Yani, bilginin ve düşüncenin sınırları ve milliyeti olamaz, olmamalı. Doğru ya da yanlış, orası ayrı, ama sırf düşünenlerin milliyetleriyle ideolojileri karşılaştırmak... Bence gereksiz bir eylem.. Bizim, eğer Atamız'ı dinleyeceksek ve onun bize bıraktığı görevleri üstleneceksek, yapacağımız ilk şey kendimizi kısıtlamadan öğrenmek olmalı. Benim, Atatürk'le ilgili anladığım en temel şey budur ve bununla da gurur duyarım. Gerisi daha sonra gelir....

Tabi tabi anlatmak istediğimizde bu değil mi?zaten tek görüşe kalarak hiç bir şey yapamazsınız

arwen61
16-04-08, 03:05
Arwençanım CAZgırlar olsa burada onlardan mı çekineceğim :hıh (Sınırları zorlamakla beraber tırsmıyor da değilim :img-hyste)Ahmet'ime uzanan eller kırılsın Ahmet'ie uzanan eller kırılsın (artık tabanları yağlayayım da kaçayım CAZgırlar bunları bir görürse yok yok en iyisi ben forumda kimlik değiştireyim :img-cray:)....Kendimin bile sanmayacağım kadar korkakmışım meğer :icon_whis

bu seferde seni pek bir tırsak gördüm çanım tavusçanla spdrçan bu yazdıklarını bir okusun bak gör o zaman neler olacak:img-hyste sakın kimlik değiştireyim numarasıda yapma sende bu ahmet aşkı oldukça paçayı hemen ele verirsin:img-hyste

az önce son bölümün ahmet ve yaseminli sahnelerine baktımda ahmetin yasemini teselli etme çabaları,rüyada eksik kalan yanlarını tamamlamak isteğini bastırıp yinede karısının mutluluğunu düşünmesi hem ne kadar üzücü hemde ne kadar hoştu:img-cray: nilgün ablamda vicdanlı biri sonuçta bu adamın üzüntüsüne son verir canım (pek bir numaracı gördüm kendimi:icon_whis )

bende severim kermiti buda benden baş baş editi:ooo saat 2 olmuş bende artık kaçayım hepinize iyi gecelerrrbye (zeynepim sana bol ahmetli banada bol kenanlı rüyalar:img-blush :) )

Kadir_Reis
16-04-08, 03:08
arwen61, iyi geceler
Hazır Maocu Konusu Açılmışken Sizlere Mao Hakkında bir kaç bilgi vermek istiyorum
Mao Zedong ya da Mao Çe-tung (Çince:毛澤東; Pinyin: Máo Zédōng), (26 Aralık 1893 - 9 Eylül 1976), Çin Komünist Partisinin (ÇKP) ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurucu ve önderlerinden. Çin'in Hunan eyaletinde doğdu. 1943'ten itibaren ÇKP Politbüro Başkanı, 1945'ten itibaren ÇKP Merkez Komitesi Başkanı.

Mao hakkındaki tartışmalar ölümünden otuz yıl sonra da devam etmektedir. Taraftarlarına göre Mao, büyük bir devrimci önderdir ve görüşleri Marksizmin gelişmiş yorumunu oluşturur. Çin'deki destekçileri, Mao'yu 20. yy'daki büyük Çin devletini yaratan siyasi ve askeri lider olarak görürler.

Mao; Sağcı Karşıtı Kampanya, Büyük İleri Atılım, Kültür Devrimi gibi isimler verdiği, kolektifleştirmeyi de kapsayan çeşitli sosyo ekonomik projeler geliştirdi. Bu projeler sayesinde güçlü, müreffeh ve eşitlikçi bir Çin yaratmayı hedefledi.

Ancak genel görüş bu projelerin başarısız olduğu yönündedir. Eleştirmenler, Mao'yu on milyonlarca Çinlinin ölümüne sebep olmakla, Çin kültürüne, toplumuna, iktisadına ve dış ilişkilerine zarar vermekle suçladılar. Mao, bazı uluslararası çatışmalara taraf olduğu için Çin dışında tepki topladı. Günümüzde Çin'de hala resmen saygı görmekle birlikte, Çin hükümeti adını nadiren anmakta, Maoist siyasetten gitgide uzaklaşmaktadır. Ölümünden sonra Mao'nun Çin siyasetine etkisi azalmıştır.

Mao, Çin'de halk savaşının örgütleyicisi, planlayıcısı ve önderidir. O zamanlar 400 milyonu bulan bu köylü ülkesinde gerçekleşen devrim, esas olarak Mao Zedung'un eseridir.

1927 bahar ve yaz aylarında Guomindang'ın birleşik cepheye ihanetiyle ortaya çıkan beyaz terörden zorlukla kaçtı. Karısı öldürüldü. Aynı yıl Hunan'da Güz Hasadı Ayaklanmasını yönetti, ancak başarısız oldu. Burada da Guomindang askerlerinin elinden kurtulmayı başardığında kurşuna dizilmeye götürülüyordu. Artık bir avuç kalmış takipçileriyle birlikte güneydoğu Çin'deki Jinggang dağlarına gittiler. Burada 1931-1934 yılları arasında bir kurtarılmış bölgede Çin Sovyet Cumhuriyeti kuruldu ve Mao da onun başkanı seçildi. Aynı yıllarda He Zizhen ile tanıştı ve evlendi.

Mao burada Zhu De'nin yardımlarıyla küçük ama etkili bir gerilla ordusu kurdu. Toprak reformu hareketi başlattı. Şehirlerdeki komünist kırımından kaçanlara sığınak sundu. Bu sırada Guomintang baskısı artarken ÇKP içinde de liderlik yarışı ortaya çıkmıştı. Mao görevinden uzaklaştırıldı, yerine de o sırada Moskova'dan yönlendirilen (veya ÇKP yöneticilerinin Moskova'dan yönlendirildiğini iddia ettikleri) çizgiye sadık olan Zhou Enlai'ın da içinde olduğu kişiler geçirildi. Bunlar "28 bolşevik" olarak tanınacaklardır.

Katliamların başındaki isim olan Guomindang lideri Çan Kay Şek, komünistleri ortadan kaldırmaya kararlıydı. Gerek bu dönemde ÇKP içinde şabloncu çizginin hakim olmasının, gerekse de Çan Kay Şek'in bu kararlılığının neticesi olarak komünistler büyük yürüyüşe başladılar. Çin'in güneydoğusundan kuzey batısına kadar yürüdüler; ki bu, toplam 9.600 km kadardır. Mao'nun tepedeki komünist lider olarak tanınması bu yürüyüş sırasında olmuştur; bunda en etkili olay ise, Zunyi Konferansı ve Zhou Enlai'ın Mao'nun saflarına geçmesidir. Bu konferansta Mao ÇKP Politbürosu'nun İcra Komitesine seçildi.

Büyük Yürüyüşün sona erdiği Yan'an'daki üs bölgesinden, Mao 1937-1945 arasındaki Çin-Japon savaşında Japonlara karşı direnişi yönetecektir. 1942'de ise ÇKP içindeki rakip önderlere karşı düzeltme harekatı başlatarak önderliği kesin olarak ele alacaktır.

Yine bu dönemde He Zizhen'den ayrıldı ve oyuncu Lan Ping ile (Jiang Qing olarak bilinir) evlendi.

Çin-Japon savaşı sırasında Mao ısrarla Guomintang'la bir ittifak arayışına girdi, bunda başarılı da oldu. İttifak kuvvetleri içinde zaman zaman çatışma çıksa ve hatta Guomindang ÇKP kuvvetlerini çatışmaların büyük bölümünde yalnız bıraksa dahi, sonuç, Halk Kurtuluş Ordusu'nun ve ÇKP'nin yüzmilyonlarca insanın kafasında meşrulaşması oldu. Bu dönemde ÇKP hemen sadece düşman birliklerinden yardım alıyordu; oysa ABD sürekli olarak Guomindang kuvvetlerini teçhiz ediyordu.

Bununla birlikte daha o dönemde ABD Mao'nun kuvvetlerinin önemini belli belirsiz kavramış görünüyor; bunun en belli başlı örneği, 1944'de Ya'nan bölgesine gönderilen Amerikan diplomatı Dixie misyonudur.

İkinci Dünya Savaşından sonra da ABD Çan Kay Şek kuvvetlerine yardıma devam etti. Oysa bu sırada ÇKP ve Guomindang arasındaki ittifak sona ermiş ve yeni bir iç savaş başlamıştı. Dolayısıyla ABD, açıkça bu çatışmada taraf oluyordu.

Bu dönemde Stalin önderliğindeki Sovyetler Birliği de ÇKP birliklerine yardımda bulunuyordu, ancak bunların çok az ve esasen de Japon birliklerinden kalan teçhizatlar şeklinde olduğu biliniyor.

21 Ocak 1949'da Guomindang kuvvetleri ÇKP kuvvetlerine karşı çok ağır yenilgiler aldılar. Kurtuluşun ilanından sonra kıta Çin'inde kalan son Guomindang çekirdeği de 10 Aralık 1949'da Chengdu'da yok edildi. Çan Kay Şek de aynı gün Tayvan'a kaçtı.


Çin'de Komünist Partisi İktidarı [değiştir]Çin Halk Cumhuriyetinin kuruluşu bu halk savaşının neticesinde olmuştur. Savaş Çin'de, önce savaş ağaları ittifakı olan Guomindang partisiyle iç savaş, sonra Japonlara karşı direnme savaşı ve son olarak da bir kez daha Guomindang partisiyle iç savaş biçiminde gelişmiştir. Mao'nun 1 Ekim 1949'da Pekin'deki Tiananmen meydanında yaptığı açıklamayla Çin Halk Cumhuriyeti kurulmuştur.

İktidardayken Büyük İleri Atılım'la Çin'in sanayileşmesini sağlamaya çalışmıştır. Stalin'in 1953'te ölümü ve Kruşçev'in 1956 20'nci Kongre raporuyla birlikte Sovyetler Birliği'yle Çin arasındaki ilişkiler gerginleşmiş, daha sonra da Sovyetler Birliği'nin sosyal emperyalist olduğu teorileri ortaya çıkmıştır. Mao bu gerginliğin başlarında haklı bir noktadayken daha sonra milliyetçi bir anlayışa kaymış, bu durum bütün Çin'in geleceğini de etkilemiştir. 1966'da başlatılan Kültür Devrimi ile birlikte bütün Çin sathında geniş kapsamlı bir ideolojik eğitim başlatılmış, ama iki çizgi mücadelesi teorisi nedeniyle hiziplerin meşru görülmesi sonucu bu da kalıcı bir sonuca ulaşamamıştır. Sosyalizmin inşasında yapılan yanlışlar ve parti içi mücadeleye yanlış bakış, Çin'in uzun bir süre bir ileri bir geri gidiş gelişlerinin de nedenidir.

1954-1959 yılları arasında Mao ÇHC başkanı olarak görev yaptı. Bu dönemde Pekin'deki yasak şehirde bulunan Zhongnanhai'da kaldı. Yasak şehirde bugün de o dönemden kalma yüzme havuzu ve diğer binalar vardır. Mao çalışmalarını esas olarak buradan sürdürüyordu.

İktidarı aldıktan sonra Mao 1958'e kadar süren bir kollektivizasyon kampanyası başlattı. Bu sırada enflasyona karşı sert bir fiyat kontrolü ve eğitimsiz köylü nüfusu için de yaygın bir okuma yazma kampanyası başlatıldı. Toprak, toprak ağalarından alınarak yoksul köylülere dağıtıldı. Geniş kapsamlı sanayileşme programları uygulanmaya çalışıldı. Bu dönemde Çin'in yıllık büyümesi, kültüre gelişme bir tarafa konulaca olursa, yüzde 4 ila 9 arasındadır.

Yine bu dönemde Yüz Çiçek Kampanyası başlatıldı. buna göre, herkes Çin'in nasıl yönetilmesini istediğini söylemekte serbestti. İfade hürriyeti tanınmasıyla ÇKP'ye yönelik burjuva liberal çevrelerin eleştirileri de arttı ve bunlar örgütlenmeye başladılar. Parti bunların yapıcı eleştiriler olduğunu düşünüyor ve bu yüzden cesaretlendiriyor ve hoşgörü gösteriyordu. Bununla birlikte birkaç ay sonra tehlike büyüdü ve Sağa Karşı Harekat başlatıldı.

Yine 1958'de Büyük İleri Atılım başlatıldı. Bu, Sovyet sanayi modelinin dışındaydı; bu yüzden parti içinde de muhalefetle karşılaştı. Buna göre Çin tarımı kollektivize edilecek ve kırsal alanda endüstri özendirilecekti.

Başlangıçta Büyük İleri Atılım gerçekten büyük başarı gösterdi. Ancak Mao'nun da içinde olduğu parti çevrelerinde b başarının daha da artırılabileceği düşünceleri de yaygınlaştı. Artan sayıda köylüler çelik üretimine kaydırıldı.

Bu nedenlerle 1959'da Büyük İleri Atılım bir felakete yol açtı. Gerçi çelik üretim hedeflerine ulaşılmıştı ama açığa çıtı ki bunların önemli bölümü kullanılamaz durumdaydı.

Yine aynı dönemde Çin-Sovyet ilişkileri de bozuluyordu. Kruşçev bu nedenle Çin'e Sovyet yardımını kesti; buna karşı tepki ise Çin'de Sovyet düşmanlığıyla karakterize olan milliyetçiliğin tırmanması oldu. Artık Sovyetlerle sınır çatışmaları bile görülmeye başlanmıştı. ÇKP tarafında ise ekonomide hatalar sürüyordu; gerçekçi olmayan tahıl talep ediliyordu. Böylece, savaş sonrası yeniden sanayileşme hamleleriyle bir parça düzelen ekonomi, açlıkla sonuçlandı. Bu dönemdeki felaketin sonuçları tam olarak bilinmiyor, ancak bazıları (örneğin Amerikalı tarihçi Edwin Moise) 12 milyon kadar insanın öldüğünü iddia ediyorlar.

Bunların sonucu olarak parti içinde çatışmalar da artıyordu. Liu Shaoqi ve Deng Xiaoping'in de aralarında olduğu bazı önderler Mao'yu iktidardan uzaklaştırarak ona sembolik görevler yüklemek istiyorlardı. Böylece Mao'yu marjinalize etmeye başladılar; 1959'da da Liu Shaoqi devlet başkanı oldu. Boylece Mao parti başkani oldu.

Kültür Devrimini başlatan esas olay da parti içi bu muhalefettir. 1966'da başlayan Kültür devrimiyle parti hiyerarşisi hiçe sayılarak iktidar doğrudan doğruya Kızıl Muhafızlara verildi. Bunlar çoğunlukla gençlerdi ve kendi mahkemelerini bile oluşturuyorlardı. Sonuçta yüzmilyonların kitle inisiyatifleri bu hareketle ayağa kaldırıldı; ama bunun bedeli ağır oldu. Ekonomik ve sosyal kaos artarken yüzyıllara dayanan kültürel değerler de tahrip ediliyordu. Bu dönemde Mao halefi olarak bütün savaş yıllarından tanıdığı Lin Biao'yu seçti. Ancak çatışmalar öyle noktalara dayanmıştı ki, Lin'in Mao'ya karşı askeri bir darbe düzenlemeye çalıştığı iddia edildi, Lin ise resmi açıklamaya göre Çin'den Sovyet Rusya'ya kaçmaya çalışırken Moğolistan üzerinde şüpheli bir uçak kazasında öldü.

1969'da Mao, Kültür Devriminin sona erdiğini açıkladı. Kültür Devrimin suresince cok sayida ilim adami ve aydin kimseler tafsiye edildi. Resmi Çin tarihi ise Kültür Devriminin Mao'nun 1976'da ölümüyle sona erdiğini iddia eder. Mao hayatının son yıllarında Parkinson hastalığına yakalandı. Ayrıca akciğer ve kalbi de teklemeye başlamıştı. Komünist Partisi içinde pekçok fraksiyon Mao'nun ölümünden sonra iktidara sahip olmak için harekete geçerlerken Mao sessiz kaldı.

9 Eylül 1976'da ölümünden sonra Çin'de iktidar mücadelesi ortaya çıktı. Bunların bir kısmı, daha sonra Dörtlü Çete denilen ve Mao'nun karısının da içinde olduğu gruptu ki, bunlar devrimci kitle seferberliği siyasetine devam edilmesini istiyorlardı. Hua Guofeng'in önderlik ettiği bir diğer grup, Sovyet modelinde bir merkezi planlamayı savunuyorlardı. Reformistlerin lideri olan Deng Xiaoping ise Çin ekonomisinin faydacı bir siyaset temelinde inşasını savunuyordu ve eknomik ve siyasi gelişmelerde ideolojinin tayin edici önemini reddediyordu.

Sonuç olarak iktidarı Deng Xiaoping kazandı.


Mao'nun Bilimsel Sosyalizme Katkısı [değiştir]19. yüzyıl sosyalizmi

19. yüzyılın büyük ustalarının sosyalizmin kuruluş sürecine ilişkin teorileri sınırlıydı. Çünkü o zaman henüz dişe dokunur bir sosyalizmi kurma pratiği yoktu. 20. yüzyılda ise, dev sosyalizm pratikleri gerçekleşti. Bu pratikler kapitalistleşme açısından geri ve köylülüğün yoğun olduğu ülkelerde yaşandı. Bu toplumsal yapı, sosyalizmin kuruluş sürecinin sorunlarını da belirledi.

Sovyetler Birliği deneyiminde, üretim araçlarının büyük sanayiden başlayarak toplumsallaştırılmasıyla birlikte kapitalizme geri dönüş tehlikesinin de kalkacağı düşünülüyordu. Bu görev tamamlandıktan sonra sınıflar ve sınıf mücadelesi son bulacak, geri dönüşün toplumsal ve ekonomik zemini yok olacaktı. 19. yüzyıldan kalan bu teori, 1960’larda Sovyetler Birliği’nde yoğunlaşan olgular karşısında geçerliğini kaybetti. Modern Revizyonizmin Sovyetler Birliği’nde iktidara gelişi, sosyalist harekette yeni bir bunalım yarattı.


Mao’nun katkısı

Bu noktada Mao Zedung, Sovyetler’deki geri dönüş sürecini ve Çin pratiğini tahlil ederek “Proletarya iktidarı altında devrimi sürdürme teorisi’"ni ortaya koydu:

Sosyalizm, proleter devrimiyle başlayan ve sınıfsız topluma kadar sürecek uzun bir tarihi dönemi kapsar. Bütün bu süreç boyunca üretim araçlarının toplumsal mülkiyeti esas olarak tamamlandıktan sonra da, kapitalizme geri dönüş tehlikesi hâlâ vardır; iki sınıf, iki yol, iki çizgi arasındaki çelişmeler devam eder. Başka deyişle proletarya ile burjuvazi, sosyalist yol ile kapitalist yol, Bilimsel Sosyalizm ile Revizyonizm arasındaki mücadele sürer. Bir hukuki biçim olarak toplumsal mülkiyet, geri dönüş tehlikesini bütünüyle bertaraf edemez. Üretim araçlarının mülkiyetinin toplumsallaştırılmasından sonra esas tehlike, tasfiye edilen burjuvaziden değil, bizzat parti ve devlet aygıtı içinde yer alan mevki sahibi kapitalist yolculardan kaynaklanır. Sınıfsız topluma ilerleyen sosyalizmi kurma sürecinin itici gücü, sınıf mücadelesidir, emekçi kitlelerin inisiyatifidir, devrimdir.

Mao’nun teorisi, burjuva çoğulculuğunu merkez alan burjuva demokrasisinden de köklü bir kopuşu temsil eder, yeni bir emekçi demokrasisi geliştirir. Parti, devrimin gereğidir, varlık nedeni yönetmek değil, sınıfa hizmettir. Sosyalizmin güvencesi, emekçilerin iktidarı yaygınlığına ve derinliğine yeniden ve yeniden fethetmesidir. Parti, bu inisiyatifin önderi olabildiği sürece sosyalizm yolunda ilerleyebilir. Sosyalizimin kuruluşu için sıradan emekçi kitlelerin inisiyatifini seferber etme ve onları öncülere dönüştürme görevini terk eden bir öncü, yozlaşma ve çürüme sürecine girerek, burjuva yolcular sınıfını oluşturmaya başlar ve emekçiler üzerinde diktatörlük uygulamaya yönelir. Böyle bir öncünün denetlediği devlet mülkiyeti de, artı değere bir azınlık sınıf tarafından elkonulmasına temel oluşturan bir tür özel mülkiyete dönüşür.


Mao’nun teorisi kanıtlandı

Mao’nun teorisi, Sovyetler Birliği’ndeki son gelişmelerle kanıtlandı. Bu teoriyi benimsemeden Sovyetler’deki çözülüşü açıklama ve burjuvazinin ideolojik saldırısını göğüsleme olanağı yoktur.

Bugün herkes Sovyetler Birliği’nde sosyalizmden geri dönüldüğünü görüyor, otuz yıllık tartışma bitti. Fakat sorun, gözlemi teori düzeyine yükseltmektir: Rusya’da kapitalizme geri dönülmesi, ülkeyi kapitalizme götüren bir hakim sınıfın l99O'dan önce oluştuğunu kanıtladı. Gorbaçov ve Yeltsin, 1917’de yıkılan burjuvazinin temsilcileri değildi, “Komünist” adını taşıyan Parti’nin ve “sosyalist” adını taşıyan bir devletin başta gelen sorumlularıydı. Üstelik çevrelerindeki Parti ve devlet yöneticileri de onlarla birlikte kapitalizme geçişe önderlik ettiler.

Her toplumsal sistem, bir sınıf tarafından kurulur. Kapitalist sistemi de burjuvazi kurar. Rusya’da 1991 yılında açıkça ilan edilen kapitalizmi de, kapitalist sınıf getirdi. Ancak bu kapitalist sınıf, feodalizme karşı mücadele sürecinde değil, sosyalizmin yozlaşması sürecinde doğmuş ve kapitalizme geri dönüş sürecinde gelişmişti. Devlet iktidarını elinde tuttuğu için üretim araçlarını da denetimi altına alan bu yeni tipte burjuvazi, Kuruşçev’le birlikte emekçiler üzerinde diktatörlük kurmuş ve kapitalizmin inşasına girişmişti. Gorbaçov ve Yeltsin’ler işte otuz yıldan uzun zamandır iktidarı elinde tutan bu sınıfın liderleriydi. Devlet burjuvazisi, daha önce oluştuğu ve iktidarı ele geçirdiği içindir ki, l990 yıllarına gelindiği zaman, başında bulunduğu sistemin de adını koydu.

Yaşanan süreç, Mao'nun l96O'larda açıkladığı tahlili doğruladı. Böylece Mao'nun teorisi kanıtlandı ve kanun haline geldi.


Mao Lenin’i tamamladı

20. yüzyılda Bilimsel Sosyalizme ilk önemli katkıyı, Ekim Devrimi’nin önderi Lenin yaptı. Lenin, kapitalizmin emperyalizm aşamasına geldiği gerçeğine dayanarak, çağımızda proletarya devriminin stratejisini belirledi, böylece 19. yüzyılın Avrupa merkezli teorisini aştı, Bilimsel Sosyalizmi dünyalılaştırdı. Mao’nun sosyalizmde sınıf mücadelesi teorisi, Lenin’in katkısını tamamladı. Emperyalizm aşamasında devrimin geri ülkelere kayması, geri dönüş tehlikesini de kaçınılmaz olarak içeriyordu. Lenin, devrimin artık kapitalizmin en çok geliştiği ülkelerde olmayacağını açıklamıştı. Mao ise, sosyalizmin kuruluşu teorisini bu 2O. yüzyıl gerçeği üzerine oturttu. Dünyanın ezilen kutbunda, kapitalizmin gelişmediği ülkelerde kurulan sosyalizm, geri dönüş tehlikelerini içeren uzun bir sınıf mücadelesi sürecinden geçerek sınıfsız topluma ilerleyecekti.


Dünyayı emekçilerle değiştirme

Mao, sosyalizmin sorunlarını emekçi kitleleri seferber ederek çözme teorisiyle Marx’ın teorisine derinlik getirdi. Marx, “En büyük üretici gücün devrimci sınıfın kendisi olduğunu” belirtmişti. Yine Marx, “Devrim niçin zorunludur” sorusuna şu yanıtı getirmişti: “Devrim, yalnızca yönetici sınıfı devirmenin başka bir yolu olmadığı için değil, fakat aynı zamanda onu deviren sınıf ancak bir devrim içinde kendisini geçmişin birikmiş tortularından temizleyebileceği ve böylece toplumu yeniden kurabileceği için de zorunludur.”

Devrim yapan emekçi kitleler, en büyük üretici güçtür. Öte yandan yeni toplumu kuracak sınıf, ancak ve ancak devrim için ayağa kalkmış olan sınıftır. Emekçileri eski toplumun bütün yüklerinden ve olumsuz özelliklerinden arındıran süreç, devrimci kitle eyleminin kendisindedir.

Mao, devlet aygıtına değil, emekçi kitlelerin devrimci eylemine yaptığı vurguyla, sömürü, baskı ve yabancılaşmadan arınmış yeni bir toplum kurmak isteyenlere ışık bırakmıştır.

Mao Zedung’un proletarya iktidarı altında sınıf mücadelesi teorisi, Bilimsel Sosyalizmin 20. yüzyılda ulaştığı doruğu belirler.

Mao, bu teoriyle 19. yüzyıl sosyalizmini aşmış ve 21. yüzyılın yeni sosyalizm dalgası için temel oluşturmuştur. Bu nedenle Mao Zedung’un katkılarını içermeyen bir Bilimsel Sosyalizm artık düşünülemez.

20. yüzyılda Bilimsel Sosyalizm, ideolojik planda Lenin ve Mao Zedung’un katkıları kanalında ilerledi. Bu çizgi, devrim yaptı, sosyalizmi kurma pratiğine girişti, dünyayı değiştirdi ve bu büyük pratikle teorideki büyük atılımların malzemesini de yarattı. Böylece 21. yüzyıla bir insanlık ve devrim köprüsü kurdu

zeyneps
16-04-08, 03:17
Arwenim senin editini yesinler :img-pilot Ben de severim Kermiti bir o bir Ahmet zaten :img-in_lo İyi geceler :love05: (paçayı hemen ele veririm değmüü niye hep kötü şeyler benim başıma geliyo :img-cray:) O sahnede Ahmet süperdi bir kere daha hayran oldum tapası geliyor insanın :img-in_lo:img-cray: Yasot'a ve CAZgırlara uzak bana yakın olsun :img-blush:img-pilot (bu da CAZGırlara son dakika golü olsun:img-banne:img-hyste)

Kadir_Reis bilgi için teşekkürler bu arada böyle zor oluyor ismini rica etsek

Ben de kaçayım artık bye Bakalım yarın neler olacak fragman ve özet günü Nilgün Abla belki bize bir kıyak yapmıştır juniorı öğreniriz :img-in_loİyi geceler

badger
16-04-08, 08:34
Bu ispiyon mevzsuna takılmayın artık..Denizde aynı şeyi yapacığını söylemişti. Şu durumda 2sininide birbirinden farkı yok...Tek fark Yaşar bunu yapabilecek ortamı buldu

benim Yaşar da gördüğüm ideolojik tutkunluktan çok..Burada Işık faktörüne duyulan hırs çekişmesidir..denizleri de ispiyonlamasının sebebi budur..harunun kaçırılmasına da....yine pek zavallı bir gerekçe...ideolojiklikle falan alakalı değil durum...Ülkücü kampalarına nasıl katıldı, nasıl ocakta aktif hale geldi...Sevdiğinin solcu arkadaşlarından yediği dayakla?! kaldı ki bu adam, o döneme kadar aman fikri mücadele edelim, onlar gibi olmayalım, belden aşağıya vurmayalım diye savunan biriydi...ve o zamana kadar Yaşarı tutarlı buluyordum ve benim için göze batan biri değildi...Neyse Bir Hatadır, kendi savunmak güdüsüyle dönemin gereğidir vs.vs...Hala niye oralarda, yapılan edilenleri üç aşağı beş yukarı biliyor şu anda...Ben, bu önümüzdeki bölümlerde Yaşar da bu konuda bir kırılma bekliyorum..Eğer çizilen karakterde sapma olmasını beklemiyorsak..Bu gerekli...:good:



Takılmayalım diyorsun da takılınmayacak bir konu değil...İhanet, takılınmayacak bir mevzuu değildir...salt mesele, denizden nefret etmesi değil...Mesele böyle bir şeyi yaptığında sevdiğini nasıl üzüleceğiydi...ne de olsa kendisi "canan", Deniz "can" idi Işık için...:img-pilot


Ben, merak ederim Mehmet i tanıdıktan sonra hiç mi vicdan azabı ya da bir ezilme yaşamadı mı bu adam? herkes bu dizide maaşallah demir gibi...:kahve

Bu arada Denizin aşırı hareketliliği ve heyecanı dışında severim..ama o da aynı içten pazarlılıkla yapsaydı...Onu da ihanet etti derdim....Eğer Yaşar, yaptığını "Çatır çatır" söyleyeydi..yine o kadar takılmazdım...:img-wink:
Bir de Ahmet ve yasemin ilişkisinde de Işık ve Yaşar ilişkisinin zorluklarında aynı enstrümanlar kullanıldı...Aradaki tek fark, erkek karakterlerinin "kişilik özellikleri" farkıydı...:img-wink:

Neyse bu iç karartıcı mevzuudan uzaklaşalım......herkese günaydın...Gününüz aydın ve güzel geçsin...bye

ozenc-can
16-04-08, 11:00
Blueçan'dan Alıntı:
Bölümü izlemeyen anneme; "Ahmet ve Yasemin'in çocuğu olmuyor" diye anlatırken annem çok güzel bir yorum yaptı. "Tabi olmaz Ahmet kolera geçirdi hasar kalmıştır" dedi. "Hayır anne hayır Ahmet'in bi suçu yok!" diye can havliyle savunma halinde buldum kendimi!




Blueçan, anneye selambyeA-a, bakın bu aklımıza gelmemişti hiç. Olmaz olmaz demeyelim olabilir. Kolera geçirdi Ahmet. Kalıcı hasar olabilir. Gerçi, Yasotta da kayalık travmasından kalıcı bir hasar mevzubahis olabilir. Çifte engel durumu da olabilir. Bu bizim annebabaforumçanlara da bayılıyorum bu arada:)

.

Arkadaşlar mevzubahis Ahmet olunca dayanamadım, Yasemin anlaşıldığı üzere uzun zamandır tedavi görüyor. Bu demektir ki defalarca doktora gitmiş. Heralde Ahmet'te gitmiştir.Ayrıca tedavi de Yasemin üzerinden yürütüldüğüne göre Ahmet'le ilgili bir sorun yok.

blue&blue
16-04-08, 11:17
Arkadaşlar mevzubahis Ahmet olunca dayanamadım, Yasemin anlaşıldığı üzere uzun zamandır tedavi görüyor. Bu demektir ki defalarca doktora gitmiş. Heralde Ahmet'te gitmiştir.Ayrıca tedavi de Yasemin üzerinden yürütüldüğüne göre Ahmet'le ilgili bir sorun yok.

Haklısın özençcan! Öyle olmadığını biliyoruz da işte takılıyoruz Ahmet'e! :)
Yasemin'in de önceden çocuğu olduğuna göre şimdilerde olmamasının da onun psikolojisiyle alakalı olduğunu da biliyoruz. Kadının yüzüne bakan anlar zaten ne kadar kasıldığını!!! Maalesef bu hormonlar çok etkileniyor psikolojiden!

Herkese Günaydın bu arada!!! bye

mikar
16-04-08, 11:26
Genel olarak yorumlarda Yaşar karakterine bir yüklenme var. Yaptığı belki de dizi boyunca tek hata hiç gündemden düşmüyor. Deniz karakteriyle karşılaştırılıyor. Peki Yaşar hiç düşünmeden solcu birisi için,ahmet, kendi hayatını tehlikeye attı. Ölebilirdi. Deniz bunu bir sağcı için yapar mıydı? bunu da karşılaştırmak lazım o zaman. Onları karşılaştırmak çok saçma birisi militan diğeri aklı başında davasına sadık birisi.
Son bölüme kadar favori karakterlerim ahmet ve yaşardı. Fakat ahmedin, yiğeninin de başının belada olması bizim için bir avantaj olabilir, şeklindeki değerlendirmesini nankörlük olarak gördüm. Yaşar o aileye her zaman destek oldu. Rüyanın kaçırılmasında diğer olaylarda. En önemlisi de ahmedin ona bir can borcu var. Bunu hatırlamalıydı. Oysa ailenin yaşara karşı nasıl baktıkları belli. Ama o hala bu bir avantaj diyebildi. Yaşarı tanımıyormuş gibi. Yaşar onun hayatını kurtarırken o saniyelik anlarda avantaj olarak düşünmemişti.
Işık ve harun arasındaki olaylara gelince. Bunu desteklemiyorum.Çünkü bazılarının da yazdığı gibi ışık yaşar arasında eksik kalan şeyler var. Yok ışık haruna bakdığı gibi yaşara bakmamış diyenler var. O zamn ilk bölümlere tekrar bir dönülmesini öneririm. Yaşara nasıl bakıyormuş. Kesinlikle onların aşkı büyük bir aşktı. Bitmemişti niye bitirildiğini de anlamamıştım. Işık'ın harunlar gibi keskin taraflarının olmadığı o kadar belli ki. O dönemdeki karmaşa onların ilişkilerine de yansımıştı ama bir evliliği bitirecek oranda değildi.

zeliham
16-04-08, 12:10
Blueçan, anneye selambyeA-a, bakın bu aklımıza gelmemişti hiç. Olmaz olmaz demeyelim olabilir. Kolera geçirdi Ahmet. Kalıcı hasar olabilir. Gerçi, Yasotta da kayalık travmasından kalıcı bir hasar mevzubahis olabilir. Çifte engel durumu da olabilir. Bu bizim annebabaforumçanlara da bayılıyorum bu arada:)

Zeynopum, ben bilseydim önceden, ne bileyim, bu sabah öğrendim. Yoksa dün geceden oturur soru listesi hazırlardık. Napalım, kıdeeeer.

aa çok haklı annen..hiç aklıma gelmemişti doğru ya kolera geçirdi ağır ateşli bir hastalık bu ve yüksek ateş erkeklerde spermi öldürüyor (nerden biliyorsun demeyin bu korkunç şey eşimin başına da geldi ordan biliyoz işte)
eee ama o zamanın koşullarında bu biliniyor mu ki acaba?baksanıza heep yasemin tedavi oluyor ????? ahmete de bi bakıversinler:)

İgneni
16-04-08, 12:34
Genel olarak yorumlarda Yaşar karakterine bir yüklenme var. Yaptığı belki de dizi boyunca tek hata hiç gündemden düşmüyor. Deniz karakteriyle karşılaştırılıyor. Peki Yaşar hiç düşünmeden solcu birisi için,ahmet, kendi hayatını tehlikeye attı. Ölebilirdi. Deniz bunu bir sağcı için yapar mıydı? bunu da karşılaştırmak lazım o zaman. Onları karşılaştırmak çok saçma birisi militan diğeri aklı başında davasına sadık birisi.

Solcu birisi dediğin karısının eniştesi... Orada insan akrabalık bağını düşünür solcu olup olmamasını değil. Kaldıkı bıçağı sallayanda Yaşar'ın inandığı davanın çıkıntısı...

Diğer yandan ailenin Yaşar'a olumsuz bakması için bir düzine sebep var. Herkeste gayet iyi biliyor ki (dillendirmemiş olabilirler fakat tavırlarından gösterdiler) Denizleri Yaşar ihbar etti ve aile onu kendinden kabul edip onun yanında konuşsalarda Denizleri yakalatana kadar uğraşırdı. O ihbarda Ahmet'te Yaseminde yanabilirlerdi. Adam külliyet yanlıştı. Işık büyük hata yaptı. Evet başta Işığın keskin fikirleri yoktu. Hatta babasının durumundan dolayı siyasetten uzak kalmak istediğini her seferinde söylemişti. Fakat bir insan gazetecilik gibi bir meslek seçiyorsa pekte siyasetten uzak kalamaz. Nitekimde öyle oldu. Elbette Işıkta belli bir süre sonra doğru yolu bulacaktı.

Militan mevzuuna hiç girmiyorum. Senin için militan olan benim için kahraman... Davasına inanmış bunun için canını veren hatta ölürken bile karısına davamız için ayakta kalmalısın diyecek kadar inanmış birine, militan demekte...!!! Bunu tartışmak manasız...

BİLMEM BİLENİNİZ VAR MI? KANAL 24'TE KEŞKE OLMASAYDI DİYE BİR PROGRAM VAR. ORADA DAVA ARKADAŞLARI DENİZ GEZMİŞ'İ VE DAVALARINI, DENİZLERİN ASILMASINI VE HİSSETTİKLERİNİ ANLATMIŞLAR. 80 DAKİKALIK MÜTHİŞ BİR PROGRAM OLMUŞ. ORADA "HEP BAŞBAKAN OLAN SÜLÜMAN"IN İBRETİ ALEM AÇIKLAMALARIDA YER ALMIŞ. NASIL MİLLİYETÇİ CEPHEYİ GENCECİK ÇOCUKLARIN ÜZERİNE SALDIĞINI, BİRDE SÜLÜMAN BAŞBAKANIN KENDİ AĞZINDAN DİNLEMEK LAZIM (ŞU İFADEYE BAKARMISINIZ "KOMÜNİZM ÜLKENİN BAĞRINDA YAKILAN BİR ATEŞTİR. BİZ, BU ÜLKEYİ SEVEN MİLLİYETÇİLERLE BİRLİK OLURSAK, BU ATEŞİ SÖZDÜRÜRÜZ" EVET BUNU ÜLKENİN BAŞBAKANI SÖYLEMİŞ. İNANAMAK NE KADAR ZOR. VAH ÜLKEM VAH... KİMLERİN ELİNDE NE HALLERE DÜŞMÜŞSÜN VE HALA NE HALLERDESİN.). BU ÇOCUKLARIN NASIL PLANLI 4 KOLDAN KATLEDİLDİKLERİNİ BİRDE ORADA SEYRETSEYDİNİZ KEŞKE... KESİNLİKLE DENİZLE İLGİLİ SEYRETTİĞİM EN İYİ PROGRAMDI...

Kadir_Reis
16-04-08, 13:08
zeyneps,ismim Kadir

BİLMEM BİLENİNİZ VAR MI? KANAL 24'TE KEŞKE OLMASAYDI DİYE BİR PROGRAM VAR. ORADA DAVA ARKADAŞLARI DENİZ GEZMİŞ'İ VE DAVALARINI, DENİZLERİN ASILMASINI VE HİSSETTİKLERİNİ ANLATMIŞLAR. 80 DAKİKALIK MÜTHİŞ BİR PROGRAM OLMUŞ. ORADA "HEP BAŞBAKAN OLAN SÜLÜMAN"IN İBRETİ ALEM AÇIKLAMALARIDA YER ALMIŞ. NASIL MİLLİYETÇİ CEPHEYİ GENCECİK ÇOCUKLARIN ÜZERİNE SALDIĞINI, BİRDE SÜLÜMAN BAŞBAKANIN KENDİ AĞZINDAN DİNLEMEK LAZIM (ŞU İFADEYE BAKARMISINIZ "KOMÜNİZM ÜLKENİN BAĞRINDA YAKILAN BİR ATEŞTİR. BİZ, BU ÜLKEYİ SEVEN MİLLİYETÇİLERLE BİRLİK OLURSAK, BU ATEŞİ SÖZDÜRÜRÜZ" EVET BUNU ÜLKENİN BAŞBAKANI SÖYLEMİŞ. İNANAMAK NE KADAR ZOR. VAH ÜLKEM VAH... KİMLERİN ELİNDE NE HALLERE DÜŞMÜŞSÜN VE HALA NE HALLERDESİN.). BU ÇOCUKLARIN NASIL PLANLI 4 KOLDAN KATLEDİLDİKLERİNİ BİRDE ORADA SEYRETSEYDİNİZ KEŞKE... KESİNLİKLE DENİZLE İLGİLİ SEYRETTİĞİM EN İYİ PROGRAMDI...
Bu Programı Biliyorum CNN Türk'teki Oradaydım adlı bir programın aynısı Süleyman Demirel Sağ Görüşlü birisi Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının görüşleri ona göre ters geldiği için kötülemeli normal bu cocukların katledileceği önceden planlamıştı

zeyneps
16-04-08, 13:30
Ahmet'in dediklerinin nankörlükle ne alakası var arkadaşlar yapmayın ...Ahmet 'in "onun yeğeninin de başının belada olması bizim için bir avantaj olabilir" sözünün nankörlükle ne alakası var ? Yaşar'ın yeğeninin de Ali'yi kaçıranlar arasında olması gerçekten de Ahmet'ler için bir avantaj çünkü Yaşar daha çok çaba gösterecektir hatta eğer yeğeni onların arasında yer almasaydı belki de Yaşar bu işe hiç karışmayacaktı ... Ahmet'in bu lafını nankörlük olarak değerlendirmek çok yanlış Ahmet çok doğru bir tesbitte bulundu zaten gerçekte böyle değil mi Tufan'ın başının belada olması Yaşar'ın daha çok çabalaması demek ....

Eğer böyle bakarsak olaya bana göre Ahmet değil Yaşar nankörlük etmiştir ...Ahmet ve Yasemin'in onun yüzünden başı yanabilirdi ,Deniz onun yüzünden vurulabilirdi o bunları yaptıktan sonra nasıl bakabildi Ahmet'in ve o ailenin yüzüne Ahmet ona karşı ne zaman saygısını bozdu Işık'la boşanma aşamasına geldiklerinde bile yine bir ağabey gibi yol göstermedi mi ona...

Ahmet'in önüne atılması ise tamamen insanlıkla alakalıdır sağcı veya solcu diye bir ayrım yapılamaz burada ...Bıçaklanan Ahmet değil de Rıza olsaydı Deniz "aman eniştem sağcı zaten" diyip atılmaz mıydı önüne ....burada ön planda olan sağcılık solculuk değildir Ahmet ve Yaşar'ın bir ailenin mensubu olmalarıdır ...hatta bir ailenin mensubu olmasalar bile her insan böyle bir durumda bir reaksiyon gösterir ....

kardelencim
16-04-08, 13:38
Ahmet'in dediklerinin nankörlükle ne alakası var arkadaşlar yapmayın ...Ahmet 'in "onun yeğeninin de başının belada olması bizim için bir avantaj olabilir" sözünün nankörlükle ne alakası var ? Yaşar'ın yeğeninin de Ali'yi kaçıranlar arasında olması gerçekten de Ahmet'ler için bir avantaj çünkü Yaşar daha çok çaba gösterecektir hatta eğer yeğeni onların arasında yer almasaydı belki de Yaşar bu işe hiç karışmayacaktı ... Ahmet'in bu lafını nankörlük olarak değerlendirmek çok yanlış Ahmet çok doğru bir tesbitte bulundu zaten gerçekte böyle değil mi Tufan'ın başının belada olması Yaşar'ın daha çok çabalaması demek ....

Eğer böyle bakarsak olaya bana göre Ahmet değil Yaşar nankörlük etmiştir ...Ahmet ve Yasemin'in onun yüzünden başı yanabilirdi ,Deniz onun yüzünden vurulabilirdi o bunları yaptıktan sonra nasıl bakabildi Ahmet'in ve o ailenin yüzüne Ahmet ona karşı ne zaman saygısını bozdu Işık'la boşanma aşamasına geldiklerinde bile yine bir ağabey gibi yol göstermedi mi ona...

Ahmet'in önüne atılması ise tamamen insanlıkla alakalıdır sağcı veya solcu diye bir ayrım yapılamaz burada ...Bıçaklanan Ahmet değil de Rıza olsaydı Deniz "aman eniştem sağcı zaten" diyip atılmaz mıydı önüne ....burada ön planda olan sağcılık solculuk değildir Ahmet ve Yaşar'ın bir ailenin mensubu olmalarıdır ...hatta bir ailenin mensubu olmasalar bile her insan böyle bir durumda bir reaksiyon gösterir ....

zeynepcim çok haklısın ahmetin yaşarın yeğeninin başının belada olması bizim için avantaj olabilir sözü tamamen masumca söylenmiş bir sözdü. benim aklımdan da kesinlikle başka birşey geçmedi ama şimdi yazılanları okuyunca çok şaşırdım. ahmetin demek istediği yaşarında yeğeni aliyi kaçıranlar arasında, başı belaya girebilir diye yaşar daha fazla endişelenip bişeyler yapabilir aliyi kurtarmak için. burdaki söz sadece bunun için söylenmiştir. neden başka yerlere çekiliyor ki? ahmet sonuçta yaşarla ışık ayrıldığında yaşarla buluşup, son bi kez ışıkla konuşun belki evliliğinizi kurtarabilirsiniz die evine yaşarı evine davet etmişti. ahmete nankör denilmesine bi anlam veremedim yani ben.

mikar
16-04-08, 13:45
Rıza ile ahmet-yaşarın durumu farklı. Denizle yaşar karşılaştırılması yapılması zaten saçmalıktı bu nedenle böyle bir değerendirmede bulundum. Yaşar solcu olsa bile daha insani bakan ve gerektiğinde kendi hatalarını da görüp eleştirebilen bir karakter. Ama denizlerin gurubu bunu hiç yapmadı onlar hep haklıydılar. Ben yaşar, eğer yiğeni olmasa bu kadar uğraşmazdı görüşüne katılmıyorum. Bunu ışık istemişti üstelik aliyi tanıyordu. Bence olmasaydı da bu çabayı gösterirdi. Yanlış-doğru bu bir yorumdur ve bana göre doğru bir yorum ki yazdım. Kesin yargılarla şu yorum yanlış,bu doğru demedim. Sadece ihbar vakasına takılı kalınmasını eleştirdim. Ayrıca babasının ihbar ettiği birisisni yaşarın ihbar etmesi de öyle abartılacak birşey değildi. Deniz de diğerleri de aynı şeyi yaşar için yapabilirlerdi.
Militan kelimesine gelince, bu kelimeyi son bölümde ahmet zeynep için kullanmıştı. Denizler kesinlikle zeyneple karşılaştırıldığında daha militan özelliklere sahiptirler.
Ahmet ve yaşar benim dizide favori karakterlerim. Ama ahmetin o sözü söylemesini hala eleştiriyorum ve nankörlük olarak görüyorum. Yaşar onlara karşı her zaman saygılı olmuş ve bu duruşunu hiçbir zaman bozmamıştır.

mikar
16-04-08, 13:53
Ayrıca şu doğru yolu bulmak cümlesine takıldım. Doğru yolu bulmak ne demek? Kime göre doğru yol? Hangi doğru yol?Doğru yol partisi mi? Ne?
Herkesin kendi inandığı, doğru olduğunu düşündüğü bir yol vardır. Doğru yoldan kasıt nedir ben anlamadım. İnançlarını, düşüncelerini hukuki ve demokratik yollardan yerine getirdikten sonra farklı düşünceler bana göre birer renktir ve olması gereken şeylerdir. Tek doğru yol diye birşey yoktur. Bir ülke için tek hedef vardır. Ama bu hedefe gidiş farklı yollardan, farklı düşüncelerden geçebilir. Önemli olan herkesin birbirinin düşüncesine saygı ve hedefi tek olan bir ulus meydana getirebilmek. Bu uğurda mücadele etmek. Yoksa herkesin yolu kendisine göre doğrudur. Ben bu açıdan baktığımda yaşarı yanlış bir yolda değerlendirmiyorum. Nejdet ve ahmeti, sevimi ve mehmeti de. Ama deniz ve harunları hedef olarak olmasa da uyguladıkları yol bakımından yanlış örnekler olarak değerlendiriyorum

toto19
16-04-08, 13:56
yorumlara bakarken yaşar karakterine çok gelindiğini düşünüyorum..herkes görüşleri doğrultusunda hatalara sebep oldu..yaşar ihbar etmiş olabilir ama diğerleride hatalar yaptılar..sonuçta ikisiinde görüşüne saygı duymak lazım..ışık konusunda ben hem harunla hem yaşarla olabilceğini düşünüyorum..hatta ışıktan daha fazla kafam karışık:img-pilot çok merak ediyorum ne olcağını..bide necdet karakteride çok sağlam bir karekter..ben çok beğeniyorum..ancak çok dikkatimi çeken bir durum var. ya senaristlerde ya ahmetin rol yeteneğinden bilemeycem necdetteki baba karketeri ahmette yok..yada ben hissedemiyorum..ruya ile ilişkilerinde soğuk geliyo..babası gibi değilde sankji başka biri..zeynebe bile daha fazla dikkat ediyo..

hall0000
16-04-08, 13:57
özet cikmis!

arkadaslar gözümüz aydin, bir bebegimiz oluyormus!
kim tutar artik bizi!
:happy0064:happy0064:happy0064:happy0064:happy0064

Kadir_Reis
16-04-08, 13:57
Arkadaşlar bende hastalık var bir konu açılırken ben o konu hakkında gerekli bilgileri vermem lazım diye düşünüyorum Mao Zengug'un düşünceleri 68 kuşagı ile uzlaşıyor Mao'nun düşüncelerinde Liberalizme karşı Mücadele Etmektedir 68 Kuşagı'nında Aşağıda Mao'nun bu konuda'ki görüşlerini bulabilirsiniz
Biz aktif ideolojik mücadeleden yanayız; çünkü bu mücadele, Parti ve devrimci örgütler içinde savaşımızın yararına olan birliği sağlayan silahtır. Her komünist ve her devrimci bu silaha sarılmalıdır.
Buna karşılık liberalizm, ideolojik mücadeleyi reddeder ve ilkesiz barıştan yanadır; bu yüzden yozlaşmış ve bayağı bir tavra yol açar, Parti ve devrimci örgütler içindeki bazı birimlerde ve bireylerde siyasi soysuzlaşmayı doğurur.
Liberalizm, kendisini çeşitli biçimlerde gösterir.
Bir kimse açıkça hata işlediğinde, barış ve dostluk uğruna işi oluruna bırakmak; eski bir tanıdık, bir hemşeri, okul arkadaşı, yakın bir dost, sevilen biri, eski bir meslektaş ya da alt kademeden eski bir arkadaştır diye ilkelere bağlı tartışmadan kaçınmak. Ya da arayı bozmamak için, meseleye derinliğine girmeyip, şöyle bir dokunup geçmek. Bunun sonucunda hem örgüt, hem de o kişi zarar görür. Bu, liberalizmin birinci biçimidir.
Düşüncelerini örgüte aktif olarak iletmek yerine, özel çevrelerde sorumsuz eleştirilere girişmek. Kişilerin yüzlerine karşı hiç bir şey söylemeyip arkalarından çekiştirmek ya da toplantıda birşey söylemeyip sonradan dedikodu yapmak. Kollektif hayatın ilkelerine kulak asmayıp kendi bildiğini okumak. Bu, liberalizmin ikinci biçimidir.
Kendini şahsen ilgilendirmeyen işlere kayıtsız kalmak; yanlış olanı pek iyi bildiği halde, mümkün olduğu kadar az şey söylemek, açıkgöz davranıp, kaçak güreşmek; sadece, suçlanmamaya bakmak. Bu, liberalizmin üçüncü biçimidir.
Emirlere uymayıp kendi görüşlerini herşeyin üstünde tutmak. Örgütten özel bir ilgi beklemek, buna karşılık örgüt disiplinini tanımamak. Bu, liberalizmin dördüncü biçimidir.
Birlik, ilerleme ya da çalışmanın gerektiği gibi yapılması için hatalı görüşlere karşı tartışmak ve mücadeleye girişmek yerine, kişisel saldırılarda bulunmak, hır çıkarmak, kişisel kin gütmek ya da öç almaya bakmak. Bu, liberalizmin beşinci biçimidir.
Karşı çıkmaksızın yanlış görüşleri dinlemek ve hatta karşı-devrimci düşünceleri duyup da haber vermemek, bunları sanki hiçbirşey olmamış gibi kayıtsızlıkla karşılamak. Bu, liberalizmin altıncı biçimidir.
Kitleler arasında olup da propaganda ve ajitasyon yapmamak ya da kitle toplantılarında konuşmamak, kitleler içinde araştırma ve inceleme yapmamak; tersine, kitleler karşısında kayıtsız kalmak, kitlelerin dertleri ile hiç ilgilenmemek, bir komünist olduğunu unutarak komünist olmayan sıradan biri gibi davranmak. Bu, liberalizmin yedinci biçimidir.
Birinin kitlelerin çıkarlarına zarar verdiğini görüp de tepki duymamak, onu vazgeçirmemek, engellememek, ya da ikna etmemek ve bunu sürdürmesine göz yummak. Bu, liberalizmin sekizinci biçimidir.
Belli bir plan ya da yön olmadan, gönülsüz, baştan savma çalışmak, gün doldurmaya bakmak, "gözlerimi kaparım vazifemi yaparım" tavrı takınmak. Bu, liberalizmin dokuzuncu biçimidir.
Kendisini devrime büyük hizmetlerde bulunmuş saymak, kıdemli olmakla böbürlenmek, büyük görevler için yetersiz olduğu halde küçük görevlere dudak bükmek. Çalışmada savruk, öğrenmede gevşek olmak. Bu, liberalizmin onuncu biçimidir.
Hatalarının farkında olmak, ama onları düzeltme yolunda hiç bir çaba göstermemek, kendine karşı liberal bir tavır takınmak. Bu, liberalizmin onbirinci biçimidir.
Daha bir çoğunu sayabiliriz. Ama bu onbir tanesi başlıca biçimleridir.
Bunların hepsi de liberalizmin birer ifadesidir.
Liberalizm devrimci bir topluluğa son derece zararlıdır. Birliği kemiren, dayanışmayı zayıflatan, kayıtsızlığa yol açan ve ayrılık yaratan yıkıcı bir şeydir. Devrimci safları sağlam bir örgütlenmeden ve sıkı bir disiplinden yoksun kılar, politikaların uygulanmasını engeller. Parti örgütlerini Partinin önderlik ettiği kitlelerden koparır. Bu, son derece kötü bir eğilimdir.
Liberalizm, küçük-burjuva bencilliğinden kaynaklanır, kişisel çıkarları birinci plana alır, devrimci çıkarları ikinci plana iter ve bu da ideolojik, politik ve örgütsel liberalizme yol açar.
Liberal kimseler Marksizmin ilkelerini soyut birer dogma olarak görürler. Marksizmi kabul ederler, ama onu uygulamaya ya da hakkıyla uygulamaya yanaşmazlar; liberalizmlerinin yerine Marksizmi koymaya yanaşmazlar. Bu kimselerde Marksizm vardır, ama aynı zamanda liberalizm de vardır. Marksizmden söz eder, liberalizmi uygularlar. Marksizmi başkalarına, liberalizmi kendilerine uygularlar. Bunlar her iki malı da dağarcıklarında bulundururlar ve her birini kullanacak yer bulurlar. Bazılarının kafası işte böyle işler.
Liberalizm, oportünizmin bir ifadesidir ve Marksizme tamamen aykırıdır. Olumsuzdur ve nesnel olarak düşmana hizmet eder; içimizde sürüp gitmesinden düşmanın hoşnut olması bundandır. Bu niteliğinden dolayı liberalizmin devrim saflarında yeri olmamalıdır.
Olumsuz bir özü olan liberalizmin üstesinden gelmek için olumlu bir özü olan Marksizmi kullanmalıyız. Bir komünist meselelere etraflı bir şekilde bakmalı ve sağlam ve faal olmalıdır; devrimin çıkarlarını canı gibi korumalı ve kişisel çıkarlarını devrimin çıkarlarına tabi kılmalıdır; Partinin kollektif hayatını sağlamlaştırmak ve Parti ile kitleler arasındaki bağları güçlendirmek için her zaman ve her yerde ilkelere bağlı kalmalı ve bütün yanlış düşünceler ve eylemlerle bıkmadan usanmadan mücadele etmelidir. Parti ve kitlelerle, herhangi bir kimse ile ilgilendiğinden daha fazla ve gene başkalarıyla, kendisi ile ilgilendiğinden daha fazla ilgilenmelidir. Ancak böylelikle komünist adına hak kazanabilir.
Bütün sadık, dürüst, faal ve açıksözlü komünistler, aramızdaki bazı kimselerin gösterdiği liberal eğilimlere karşı koymak için birleşmeli ve onları doğru yola getirmelidir. Bu, ideolojik cephemizdeki görevlerden biridir.


Mao Zedung
7 Eylül 1937



mikar,Yaşar evet bazen kendisine özeleştiri yapıyor ama sırf yaşar değiz deniz ve arkadaşlarında özeleştiri yapıyor örneğin, Deniz yakaladıgında hapishanede hüseyin'le irlikte zamansız yola çıktıgını söylüyorlardı bude bir nevi özeleştiri oluyor

kardelencim
16-04-08, 13:59
özetimiz gelmiş, yaşasın uzunca bir zamandır beklediğimiz ahmet junıor geliyor sonunda yasemin hamileymiş. ahmetin sevincini görmek istiyorum bian önce:happy0064:happy0064

tabi yasemin zeynepi kıskanıp ahmete zehir etmezse bu mutluluğu!! yasemin biraz abartmadı mı bu durumu, ahmet öğrencisiyle ilgilendi die... ne var bunda sanki aralarında bişey varmış gibi. ben geçen bölümde böyle bişey görmedim neden yasemin bu kadar abarttı. belki bu bölümde daha farklı bişeyler olur yasemini kıskandırıcak onu bilemiorum ama ahmet yönünden eminim içim rahat.

necdet milletvekili seçilmiş, tüp ve yağ kuyrukları çıkıcakmış. kamilin el altında bulunmayan kalem satma işi nedir onu anlamadım:img-hyste

özetin son kısmı hiç hoşuma gitmedi. ışık yaşarla karşılaşınca kafası karışıcakmış, eski kocasına ilgisi olduğu açıkmış. ben anlamadım şimdi geçen bölümde ışıkın harunla konuşurken yaşarı sevdiğini sandığını ve yürütemeyeceğini bildiği ilişkiyi oldurmaya çalıştığını söylemedi mi? yani yaşarı hata olarak görüyordu ve haruna bunun pişmanlığını dile getiriyordu. şimdi ne oldu yine birden anlamadım???:img-tomat:img-tomat

Kadir_Reis
16-04-08, 14:01
Yasemin hamile olacak mış
Vay Ahmetim vay yasemin ahmet'i kıskanıyor

Necdet en sonunda milletvekilide oldu:img-hyste ya artık bir şey demek istemiyorum:img-hyste

Bence Isık ve yaşar tekrar aşk yaşayacak

esmer_-ezel
16-04-08, 14:03
:cheer::cheer::cheer::klme:klme:klme:cheer:

harun ve ışık evlensin küçük harun junıarları olsun kampanyası



kanpanyana canı gönülden katılıyom
IŞIK ILE HARUN EVLENSIN KÜÇÜK HARUN JUNIARLARI OLSUN
::love05::happy0064:love05:

mikar
16-04-08, 14:03
Ben bu özeti sevdim. Işık ve yaşarın tekrar birlikte olmasını çok istiyorum. Çünkü bitmemiş şeyler var. O öğrencisini yaşara yakıştırmadım. Onlar ışıla yakışıyorlar. Yasemin ahmet kadar, yaşar-ışık aşkı da bana göre çok değerli.
Ayrıca ahmet ve yasemine çok sevindim. İki güzel haber. Yaşar ve ışık birleşsin.

meltem-cmbl
16-04-08, 14:11
anam anam özet gelmiş
çok mutluyum ya junıor gelii:happy0064 :img-punk::img-clapp:bella:bella:cheer:


yaw ışık iyice yemiş kafayı ya özette eski kocasına hala ilgisi var gibi bişey diyi
harunlamı oynuyi bu ya aaa ya sevidnim yaşarla olmasına ama haruna ümit verdi gene ya olmazki hep harun üzülüyo

esmer_-ezel
16-04-08, 14:13
NEEEEEEEEEEEEEEEE ışık ın yaşar ıle karşılayşınca kafasımı karışıyormuş ay bana bir şey ler oluyo:img-cray::img-cray:ya nerden çıktı şımdı bu hanı ışık haruna geçmişten pişman old. söylemıştı senarıstler yalvarırımşu ıkısını yapmayın yaa yalvarırım inş.ışık ıle harun olur

esmer_-ezel
16-04-08, 14:15
ya ışık ın hala yaşara ılgısımı varmış ya bu ışık ne yaptığını sanıyor ya madem yaşar aa hala ılgısı vardı ne dıye harunuma umut verdı yazık değilmi harunaeger ışık ıle yaşar olursa harun bu sefer dayanamaz ya:img-cray::icon_sorr:img-cray::icon_sorr

Melal
16-04-08, 14:16
Sonunda junior geliyor inşallah ikiz olur.:img-pilot
İnşallah Yasemin Zeynep'i kıskanıp Ahmet'in bebek sevincini burnundan getirtmez.
Anlaşılan geçen bölümle sınırlı değil Zeynep konusu niye Yasemin Ahmet'i kıskanıyor ki illa birisi birini kıskanacaksa Işık Harun'u kıskansın.:)
Zaten özetteki son satır hiç hoşuma gitmedi ne demek Işık eski kocasını unutmadı.:hıh
Işık ve Harun yeni bir hayata başlasın diyoruz ama Işık hanımın hala aklı karışık.:hıh
Bari Harun Işık'ın kafasının karışık olduğunu fark etmese zaten çekingen çocuk bu sefer dahada uzaklaşır.:icon_sorr
Yaşar Ali'yi kurtaracak ve bu sayede bir kez daha Işık'ın gözüne girecek.
Işık'ta eski kocası ile ona yıllardır aşık olan Harun arasında kalacak.
Artık 62. bölümde Işık ne karar verecek diye düşünür dururuz.
Harun bir kez daha reddedilirse yıkılır tamda umutlanmışken bu iyi olmaz.
Ah be Işık madem hala Yaşar'a ilgin vardı ne diye öptün Harun'u çocuğa niye umut verdin.:img-cray:
Esmer_-ezel'e katılıyorum Işık ve Harun evlensin küçük Harun ve Işık'ları olsun.:kahve

ozenc-can
16-04-08, 14:18
Haklısın özençcan! Öyle olmadığını biliyoruz da işte takılıyoruz Ahmet'e! :)
Yasemin'in de önceden çocuğu olduğuna göre şimdilerde olmamasının da onun psikolojisiyle alakalı olduğunu da biliyoruz. Kadının yüzüne bakan anlar zaten ne kadar kasıldığını!!! Maalesef bu hormonlar çok etkileniyor psikolojiden!

Herkese Günaydın bu arada!!! bye

blue&bluecan kendimi çok Ahmet korur gördüm... Hem çok JR olmasını istiyorum hem de Ahmet'i korumak heralde... Çocuk olmama meslesinin piskolojiyle alakalı olduğu da çok açık...

Not:nickleri karıştırmışım ...şimdi düzelttim,birkaç işi bir arada yapınca karışmışım.

Sahara
16-04-08, 14:18
Işık'a sadece allah belanı versin diyorum... Bu ne gerizekalılıktır yaa, ne yanar döner birşey bir öylebir böyle. Madem öyle neden harun'un öpücüğüne karşılık veriyorsun, birşeyler olacakmış gibi tip tip bakıyorsun. Hala yaşarı seviyorsan bunu kesin olarak desene haruna. çocukta boşuna ümitlendi.

zeyneps
16-04-08, 14:18
Ahmet bu sözüyle nankör oluyorsa Yaşar kat be kat nankör oluyor o ekmek yediği oturup kalktığı saygı gördüğü mensubu olduğu aileye ihanet etti ...Ayrıca Mehmet'le Yaşar'ın ihbar edişi kıyaslanamaz bunu neden kıyaslıyorsunuz ki Mehmet'in niyetiyle Yaşar'ın niyeti bir miydi yapmayın Allah aşkına ...Mehmet oğlunun ölmesini istemediği için ona bir zarar gelmesini istemediği için ihbar etti sonunda da pişman oldu Yaşar'ın böyle bir amacı mı vardı yoksa tam tersi bir amaca hizmet etmek için mi ihbar etmişti ayrıca Yaşar yaptıklarından ne zaman pişman oldu kendini eleştirdi ben bunu göremedim Yaşar Harun'u kaçırdığı zaman mı pişman oldu Deniz'i ihbar ettiği zaman mı pişman oldu yoksa eğer ihbar sonucu kıl payı kurtulmasalardı hepsinin zarar görebileceğini düşünüp mü pişman oldu kendini eleştirdi ....Oğlunu ihbar etmesinin ardından pişman olan vicdan azabından uyuyamayan Mehmet'ti üstelik Mehmet Deniz'in babasıydı ve sırf ona bir zarar gelmesin diye ihbar etmişti...Ben de hala Ahmet'i haklı buluyorum Yaşar eğer Işık istemeseydi ve Tufan'da bu işin içinde olmasaydı bu kadar caba göstermezdi....

Junior mı geliyor oleyyy:happy0064:happy0064 Umarım bu bebek haberi böyle mutlu devam eder senaristlere hala güvenemiyorum bütün olası tehlike senaryolarını da burada açığa çıkarayım ki yazamasınlar :img-pilot

sude_burcu
16-04-08, 14:19
ooo demek sonunda ahmet ve yasemine bebek geliyor oh be kurtulduk bu dertten de:img-hyste bi gorelim ahmetin sevincini tabi yasemin burnundan getirmezse:img-hyste bu yasemin oldu olası yarım akıllı boyle geldi boyle gidecek... durup dururken kendine dert yaratmayı pek bi seviyor... aman beni ilgilendirmiyor o cift zaten ne halleri varsa gorsunler:D ısık yasarı unutamadıgını anlıyormus demek... diyorum ben bu unsal kızları dengesizin onde gideni geride durmayanları... onların ne askına inanırım,ne anneliklerine... o yuzden ısıgın yaptıklarını yadırgamıyorum... dengesizlik abidesi:icon_whis

necdetim milletvekili oluyormus:) yakısır ona...:good: daha fazla sahnesi olsun ya onu hem milletvekili hem eş hem de baba olarak izlemek ayrı zevkli oluyor:) ayrıca nolur onu yaslandırmak adına gozaltlarını morartmasınlar oyle... genc kalmayı basarmıs demek ki adam ne de olsa yasot gibi bi karısı yok haliyle derdi de yok:) ahmetin yaslanması normal o bakımdan:img-hyste

Cigdem_18
16-04-08, 14:21
ben bu isigi geberticem tutmayin beni yaa
bu ne gerizekalilik bune dengesizliktir
eger o kiz bir damla harunumu üzerse gebertirim onu bee
kicik aliyorum bu kizdan yaa
gitsin ne hali varsa görsün olmaz bu is unut harun onu sana yeni bir kiz bulalim unut su dengesizi kicigi

esmer_-ezel
16-04-08, 14:26
ben bu isigi geberticem tutmayin beni yaa
bu ne gerizekalilik bune dengesizliktir
eger o kiz bir damla harunumu üzerse gebertirim onu bee
kicik aliyorum bu kizdan yaa
gitsin ne hali varsa görsün olmaz bu is unut harun onu sana yeni bir kiz bulalim unut su dengesizi kicigi



ışık dengesızı hakkında söyledıklerıne katılıyorum eğer ışıjk harunumu bir üzsün alımallah gıder gebertırım onu yazık ya harunuma umarım ışık ın sadece aklı karışmıştır ve yıne umarım ışık yaşar a dönüp harunumu üzmesaz
IŞIK KENDINE GEL DENGESIZLIĞI BIRAK

virgül
16-04-08, 14:27
Işık'ın kafası Yaşar'la karşılaşınca karışıyormuş pehhh...O zaman geçen bölümde Harun'la yakınlaşmasıda kafa karışıklığından oldu :img-pilot :img-pilot

Harun'un Işık ile olmasını istemiyorum...

Bu arada bazı arkadaşları özette yazanların siniri ile -IŞIK ,YAŞAR ilşkisi hakkındaki kısım- yazdığı kelimelrin sert olduğunu düüşünüyorum ;)

mikar
16-04-08, 14:32
Ahmet nankörlük yaptı çünkü yaşara bir hayat borçlu, herkes konuşsa bile o yaşar hakkında bu cümleyi kurmamalıydı. Ayrıca farklı bir yoruma neden tahammül edilemiyor anlamış değilim. Ben cevap vermeden genel değerlendirmede bulunup yorumumu yaptım. İstediğiniz kadar karşı koyabilirsiniz bu benim yorumum. Bu da değişmeyecek, siz farklı değerlendirebilirsiniz ama vay nasıl böyle düşünürsünüz diye ben isyan etmiyorum. Banane ne düşünürseniz düşünün, nasıl bakarsanız bakın, yorumlarımı birileri istiyor diye değiştirmem. Ayrıca saygı duyup duymamakta sizin bileceğiniz iş. Saygı duymak zorunda değilsiniz. Bana göre, Ahmetin o cümleyi kurması yanlıştı.
Babası şunun için di yaşar bunun için di vb.. saçmalıklara gelince niyet ne olursa olsun sonuç önemli. Sonuçta ikisi de aynı şey değilmi. Yaşar deniz vurulsun ölsün diye mi düşünerek yaptı hayır. O anda onun doğru olduğuna inandı, tıpkı mehmet gibi. Sonuçta ikisi de ihbar. Bu değişmez.
Tekrar söylüyorum: Işık ve yaşar birleşsin. Onlar çok yakışıyorlar. Şu zeynep mi ne harun da onunla yakışır. Hatta defneyle.

tanhu
16-04-08, 14:33
merw alıntıdır...
Neden ki böyle bir soru? Dünyada düşünüp fikir üretebilen tek kişinin Atatürk olduğunu iddia etmeyeceksin umarım? Zira, dünyada birçok farklı düşünce ve birçok farklı düşünür olabilir, isteyen de bunları destekleyebilir veya desteklemeyebilir.

Türk milleti için düşünen tek kişi M. Kemal Atatürk o yüzden.

Birde hep Yaşarın ispiyonculu öne cıkıyor peki harunun kaçırılıp takas edilirken silahlar cekildiginde yaşar ortamı sakinleştirmese denizin kurtulma ihtimali var:icon_sorr mı? - yok.:icon_whis demek ki canınıda kurtarmış peki şimdi ne olacak.

kardelencim
16-04-08, 14:37
ben yaşarı sevmiyorum ve ışıkla evlenmesinler diyordum başta ama ışık seviyor die sonra boşanmalarını da istememiştim. sonuç olarak boşandılar ve ışık harunla yakınlaştı. harunu haketmediği için onunla birlikte olmasını da istemedim ama hadi harun mutlu olsun yeter ki, katlanıcam dedim. şimdi yaşara ilgisi varmış hey allahım sabırlar ver bana:img-tomat daha geçen bölüm haruna yaşarı sevmediğini söylememişmiydi ışık!! aslında ona da kızdım yaşarı sevdiğini düşünüyordum çünkü ve hislerinin arkasında duramıo die sinir olmuştum. her neyse harunla öpüşmesi ona hayran hayran bakması neydi peki. bu kız ya sevmenin ne demek olduğunu bilmiyor ya da dengesiz.. başka bir açıklaması yok bu durumun:img-tomat

zeyneps
16-04-08, 14:37
Bu Zeynep olayı neden bu kadar uzatıldı anlamadım zaten bu özeti yazan kimse ben ona güvenmiyorum her şeyi abartmak da üstüne yok ballandıra ballandıra yazıyor gördüğümüz sahne 2 dakika hiç önemli olmayan bir şey oluyor :kahve

Kamil'in kalem satması diyince aklıma Şener Şen geldi "gel vatandaaaaş" diye bir filmde sürekli bir şeyler satıyordu ya :img-hyste İsmi de Rıza'ydı galiba :img-pilot

Junior geliyor junior şu junior sapasağlam bir doğsun başka bir şey istemem :img-cray: Ahmet nasıl sevinir acaba Rüya kıskanmasın da juniorı artık 15 yaşında aklı başında bir genç kız kıskanıp da herkesin burnundan getirmesin :img-in_lo

Ve Mervecanım naber canım :)Ben sana demedim mi bu Işık dengesiz bir dediği bir dediğini tutmuyor tutarsız diye o gün söylediği çümlelerden anlamıştım dinlemedin beni...insan sarrafıyımdır ben doğuştan gelen bir yetenek :icon_whis troest

Necdet'te milletvekili olmuş Allah sonumuzu hayır etsin diyorum :icon_roll 12 Eylül Necdet'i de fena etkileyecek...

Arkadaşlar ayrıca madem bu foruma yazıyorsunuz karşı görüşleri de mecburen okuyacaksınız kusura bakmayın ...Yani sizin düşünceniz üzerine kimse yazamaz mı ...Ben görüşümü yazarken kendi görüşlerimi yazdım bunun altını bir çizeyim Kimseyi bir şeye kabul ettirmek için yazmadım herkesin kendi görüşüdür ...

kardelencim
16-04-08, 14:47
Ahmet nankörlük yaptı çünkü yaşara bir hayat borçlu, herkes konuşsa bile o yaşar hakkında bu cümleyi kurmamalıydı. Ayrıca farklı bir yoruma neden tahammül edilemiyor anlamış değilim. Ben cevap vermeden genel değerlendirmede bulunup yorumumu yaptım. İstediğiniz kadar karşı koyabilirsiniz bu benim yorumum. Bu da değişmeyecek, siz farklı değerlendirebilirsiniz ama vay nasıl böyle düşünürsünüz diye ben isyan etmiyorum. Banane ne düşünürseniz düşünün, nasıl bakarsanız bakın, yorumlarımı birileri istiyor diye değiştirmem. Ayrıca saygı duyup duymamakta sizin bileceğiniz iş. Saygı duymak zorunda değilsiniz. Bana göre, Ahmetin o cümleyi kurması yanlıştı.
Babası şunun için di yaşar bunun için di vb.. saçmalıklara gelince niyet ne olursa olsun sonuç önemli. Sonuçta ikisi de aynı şey değilmi. Yaşar deniz vurulsun ölsün diye mi düşünerek yaptı hayır. O anda onun doğru olduğuna inandı, tıpkı mehmet gibi. Sonuçta ikisi de ihbar. Bu değişmez.
Tekrar söylüyorum: Işık ve yaşar birleşsin. Onlar çok yakışıyorlar. Şu zeynep mi ne harun da onunla yakışır. Hatta defneyle.


sevgili mikar kimse senin yorumuna karşı koymadı burda. asıl sen yapılan yorumlara katalanamıyorsun anlaşılan. zeynep arkadaşımız çok doğru açıklama yapmış. yaşarla mehmetin ihbarları bir değildi elbet. yaşar bağlı olduğu görüşe göre hareket etti ve denizi ihbar etti. mehmetse tamamen oğlunu korudu ve ölmesin die ihbar etti. nasıl mehmetle yaşarın ihbarlarını aynı sebeple bir tutabilirsin anlamadım. senin görüşlerine tabiki saygı duyuoruz ama ahmet nankör de nankör, yaşar haklı die takmışsın kimseyi anlamak istemiyorsun. biz burda yaşarı karalamıyoruz, ahmetin orda kurduğu cümlede bir art niyet yok bunu anlatmaya çalışıyoruz sadece.

arese
16-04-08, 14:50
Selam herkesebye

Yasemin Hamile mi:happy0064 yoksa ben Yanlış mı okudum Allah geliyor junuyorrr:happy0064:happy0064

Alalhım Nasıl sevinidim havalara uçuyorum:happy0064 yanlız Yasemin Zeynep'i halaa kıskanıyor mu daha neler ben dedim Zeynep'in Ahmet'e ilgisi var diye bu yasota boşuna kıllanmıyor Ay bebeğe bir şey olmasındaaa



Ebruu ne haldesin kuzum Aylardır sürdürdügün olay gerçeleşti nihayet:happy0064

bebek geliyor bebek Ahmet junuyor:happy0064

esmer_-ezel
16-04-08, 14:50
sevgili mikar kimse senin yorumuna karşı koymadı burda. asıl sen yapılan yorumlara katalanamıyorsun anlaşılan. zeynep arkadaşımız çok doğru açıklama yapmış. yaşarla mehmetin ihbarları bir değildi elbet. yaşar bağlı olduğu görüşe göre hareket etti ve denizi ihbar etti. mehmetse tamamen oğlunu korudu ve ölmesin die ihbar etti. nasıl mehmetle yaşarın ihbarlarını aynı sebeple bir tutabilirsin anlamadım. senin görüşlerine tabiki saygı duyuoruz ama ahmet nankör de nankör, yaşar haklı die takmışsın kimseyi anlamak istemiyorsun. biz burda yaşarı karalamıyoruz, ahmetin orda kurduğu cümlede bir art niyet yok bunu anlatmaya çalışıyoruz sadece.



SEN OLAYLARI ÇOK IYI ANLATMIŞSIN BENCEDE YAŞARE ILE MEHMETIN IHBARLARI BİR DEĞİL ZATEN YAŞARI KARALAYAN DA YOK AYRICA HMET IN KURDUĞU CÜMLE ARTNIYETLI DEĞİLDİ

mikar
16-04-08, 14:51
Ben de tam bunu söylüyorum. Farklı görüşlere, değerlendirmelere isyan edip, aman bu böyle değil, nasıl bunu düşünürsünüz, nasıl yazarsınız gibi kati yargı ve ifadelerde bulunan cümlelelerle, kesin yargılarda bulunmamak. Benim değerlendirmeme tam da bu yapıldı. Sayfaları en baştan okursanız görürsünüz. Yani bence de bu forumu okuyorsanız farklı değerlendirmelere tahammül edeceksiniz. Size ters düşen bir yorum olunca hemen balıklama atlayıp vay nasıl böyle söylersin gibi ifadelerde bulunulunca, acaba kim tahammülsüz oluyor. Ben kimseye sen nasıl bunu söylersin, yanlış vb.. şeyler söyleyim cevap yazmadım. Benim yaptığım bir değerlendirmeye üst üste yukarıda belittiğim ifadeler tarzında cevaplar geldi. Kim tahammülsüz ben mi? farklı yorumlara tahhammül edeceksiniz diyenler mi?
Bunun cevabı için geriye dönüp yazılanları okumak yeterli. Ben sadece kendi değerlendirmemi savundum, bu değerlendirmem hala geçerli değişmeyecek.

Son olarak ışık-yaşar birleşsinnnnnnn

zeyneps
16-04-08, 14:53
Tanhu bu garip bir yaklaşım olmuş yani tabi yine bana göre Türk Milleti için düşünen tek kişi o... O zaman zamanında Türk Milleti için düşünen bir lideri M.Kemal'i ve onun bağımsızlık mücadelesini örnek alan başka halklar da o Türk Milletini düşündügü için onu örnek almamalılar gibi garip bir durum ortaya çıkıyor...Dün de Merve'nin dediği gibi düşüncenin ve bilginin sınırları ve milliyeti olamaz...

Mikar arkadaşım ben Ahmet'in dediği nasıl nankörlük olarak görülüyor derken de yine kendi düşüncemi yazdım zaten devamında yazdığım yazıyı okursan kesinlikle vayy efendim sen nasıl böyle düşünürsün hayır bu böyle değil böyle düşünmeyeceksin içerikli bir yazı yok ...Arkadaşlar yazdıklarımın kendi düüncem olduğunu belirtmem için illa her mesajıma başlarken bu benim düşüncemdir diye mi yazmam gerekiyor ...

blue&blue
16-04-08, 14:53
Rıza ile ahmet-yaşarın durumu farklı. Denizle yaşar karşılaştırılması yapılması zaten saçmalıktı bu nedenle böyle bir değerendirmede bulundum. Yaşar solcu olsa bile daha insani bakan ve gerektiğinde kendi hatalarını da görüp eleştirebilen bir karakter. Ama denizlerin gurubu bunu hiç yapmadı onlar hep haklıydılar. Ben yaşar, eğer yiğeni olmasa bu kadar uğraşmazdı görüşüne katılmıyorum. Bunu ışık istemişti üstelik aliyi tanıyordu. Bence olmasaydı da bu çabayı gösterirdi. Yanlış-doğru bu bir yorumdur ve bana göre doğru bir yorum ki yazdım. Kesin yargılarla şu yorum yanlış,bu doğru demedim. Sadece ihbar vakasına takılı kalınmasını eleştirdim. Ayrıca babasının ihbar ettiği birisisni yaşarın ihbar etmesi de öyle abartılacak birşey değildi. Deniz de diğerleri de aynı şeyi yaşar için yapabilirlerdi.
Militan kelimesine gelince, bu kelimeyi son bölümde ahmet zeynep için kullanmıştı. Denizler kesinlikle zeyneple karşılaştırıldığında daha militan özelliklere sahiptirler.
Ahmet ve yaşar benim dizide favori karakterlerim. Ama ahmetin o sözü söylemesini hala eleştiriyorum ve nankörlük olarak görüyorum. Yaşar onlara karşı her zaman saygılı olmuş ve bu duruşunu hiçbir zaman bozmamıştır.

Şu koyulttuğum cümleyi çok basit bir yaklaşım olarak değerlendiriyorum. Ama bir yandan da seni anlıyorum! Zaten dizideki bu iki olayın gerçekleşmesi ve Yaşar olayının ortaya çıkmadan üstünün örtülmesi ile bir eşitlemeye gidildiğini düşünmüştüm. Ve de bu duruma kendi adıma çok sinirleniyordum. Yani herşey o kadar net ki; Mehmet oğlunun ölmemesi hapistede olsa işkence de görse yaşaması adına kendini ilkelerini çiğneyerek oğlunu ihbar etti. Tamamen duygusal nedenlerdi onu bu eyleme iten. Buna bir itirazımız olamaz. Ama Yaşar bunu ilkelerini falan çiğneyerek değil direk ilkeleri doğrultusunda yaptı. Öldürüleceğini bile bile belki de bunu isteyerek yaptı. Kim iddia edebilir Yaşar'ın, Deniz kurtulsun yaşasın da hapiste olsun, mantığıyla bu ihbarı yaptığını??? Böyle olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu yüzden de bu iki ihbarın aynı kefeye konması çok yanlış. Dizinin gidişatında da üstü örtüldüğü vakitten beri ben bunun rahatsızlığını yaşıyorum aslında. Bu şekilde de kalmaya devam ederse sessizce bu iki ihbarı eşitlemiş ve Yaşar'ı temizlemiş olacaklar. Bunu asla kabul edemem. O günden beri de senaristlerin bunu atlamamasını diliyorum.

Ayrıca şu doğru yolu bulmak cümlesine takıldım. Doğru yolu bulmak ne demek? Kime göre doğru yol? Hangi doğru yol?Doğru yol partisi mi? Ne?
Herkesin kendi inandığı, doğru olduğunu düşündüğü bir yol vardır. Doğru yoldan kasıt nedir ben anlamadım. İnançlarını, düşüncelerini hukuki ve demokratik yollardan yerine getirdikten sonra farklı düşünceler bana göre birer renktir ve olması gereken şeylerdir. Tek doğru yol diye birşey yoktur. Bir ülke için tek hedef vardır. Ama bu hedefe gidiş farklı yollardan, farklı düşüncelerden geçebilir. Önemli olan herkesin birbirinin düşüncesine saygı ve hedefi tek olan bir ulus meydana getirebilmek. Bu uğurda mücadele etmek. Yoksa herkesin yolu kendisine göre doğrudur. Ben bu açıdan baktığımda yaşarı yanlış bir yolda değerlendirmiyorum. Nejdet ve ahmeti, sevimi ve mehmeti de. Ama deniz ve harunları hedef olarak olmasa da uyguladıkları yol bakımından yanlış örnekler olarak değerlendiriyorum

Doğru yolu bulmak cümlesine gelince... Söylediklerine katılıyorum herkesin doğru yolu kendinedir. Ve benim söylediklerim dahilinde de burda bahsedilen doğru yolun DYP olmadığını eminim herkes de biliyordur. :img-wink:

Benim yazdığım doğru yol yorumunda kalemin kılıçtan keskinliğine gönderme var. Yaşar'ın içinde olduğu yeni mücadele yöntemine benim söylemim. Yani fikir mücadelesi...
Yoksa Yaşar'ın ideolojik anlamda doğru yolda olduğunu asla iddia etmem. :icon_whis Kendisi, Ahmet'in de Zeynep'e savunduğu yavaş adımlarla da olsa fikren mücedelenin içine girmiştir (ya da öyle görünmektedir) ki zaten olması gereken de budur. Silahlanmak kan dökmek takdir edersin ki asla doğru yol olamaz.
Ayrıca yukarıda kime göre neye göre sorularını sorarken aşağıda da Deniz ve Harun'un sana göre yanlış yolda olduklarını da belirtmişsin! Demek ki aklın yolu ne kadar bir olsa da duygular da işin içine sızıveriyor işte böyle...

Son olarak Ahmet'in Tufan'ın başının belada olması durumundan kendilerine pay çıkarmaya çalışması; Yaşar'ın Metin'e gidip, "Tufan'ın başı belada onları bir an önce bulmalıyız" demesiyle aynı şeydir. Ali gerçekten bu gerçek(Tufan'ın bu olaya karışması) sayesinde kurtulacak asıl önemli olan ve düşünülmesi gereken nokta bu değil mi sence???
Ya da en başa dönüp Ali'nin kaçırılmasını tartışmakla mı başlamalıyız herşeye???? Ne dersin???

alevalev_25_
16-04-08, 14:58
Hepsi kalpleri çarparak Ali’yi beklerler. Acaba Yaşar, sağcı gençlerin rehin aldığı Ali’yi kurtarabilecek midir?

Aile beklendiği gibi yüreği ağızlarında Ali'den gelebilecek bir ses, bir haber beklerler. Işık doğru adresi bildiği için Yaşar'a gitti. Bu gidiş boşa değildi ve ne yazık ki Yaşar sayesinde Ali kurtulabilecek onların elinden!!!!

Genel seçimler yapılır. Necdet’in CHP’den milletvekilliği kesinleşir. Yağ, tüpgaz kuyrukları sokaklarda uzar.
Kamil, el altından bulunmayan kalemleri satmaktadır.

Necdet'in milletvekili olacağı da belliydi. Bekliyorduk böyle bir sonucu. Hala analamakta zorluk çekiyorum ama sağolsunlar senaristlerimiz bunu da yaptı. Necdet sen ne ilahi bir kudretsin ki el atmadığın bi siyaset vardı. Bir imza kampanyasıyla kendini mecliste buldun. Çok yaşa emi. Her baba yiğidin harcı değildir bu!!!

Yağ ve tüp kuyruklarını okuduğum da gözlerimin önüne iki kare geldi. Biri ÇGO'da ki (ne güzel bir diziydi) Sultan ve Suna karakterlerinin yağ, tüp kuyruklarında ki halleri. Bir de dün akşam evet dün akşam haberlerde izlediğim pirinç kuyruğu. Pirinci 3,60 YTL'ye değilde 1,80 YTL ye almak isteyen insanların İzmir'de yaşadıkları.
Yazık memleketimin bu haline.
Yazık bizleri bu hale getirenlere.
Yazık hale bir şeyleri görmek istemeyen gözleri millenmişlere!!!

Kamil'e de şaşmamak lazım. Bu tür durumlarda mutlaka ortalıkta çakallar türeyecektir.

Ahmet’in Zeynep’e karşı ilgisi olduğunu düşünen Yasemin, son günlerde oldukça gergindir.

Bu gerginlik öylesine saçma ki. Zeynep'i bu şekilde neden gösterme gereği duyuyorlar anlamıyorum. Bi şeyde demek istemiyorum.

Yasemin’in bebek sahibi olmak için gördüğü hormon tedavisi sonuç verir. Yasemin, hamiledir. Başta Ahmet bütün aile çok sevinir.

Şükürrrr!!!!!
Derin bi ohhh çekmek lazımm..
Belki bana kızabilirsiniz ama bu habere ben Yaseminden ziyade Ahmet adına çok sevindim. Neden derseniz daha o hastane odasında ki Necdetle Yaseminin yaptığı densizliği unutamıyorum da ondan. Ahmet sen nasıl bir adamsın yahuu..
Umarım bu sefer Rüya da yaşayamadıklarının hepsini yaşarsınnn!!!!

mikar
16-04-08, 14:58
Ayrıca avukatlık yapmaya da gerek yok. Siz yanlış değildi dediniz, ben yanlıştı diyorum. Neyi kime anlatıyorsunuz. Bu bir değerlendirmedir anlatmayla nasıl değişecek. Size vay nasıl yanlış değildi diye bir itirazım oldu mu? yok. Ama sizler hala benim değerlendirmeme itiraz ediyorsunuz.
İhbar ihbardır, onun içindi bunun içindi, yok şuydu olmaz. İyi niyeti kötü niyeti olmaz. İkisi de ihbar sonuç önemli burda. Tarih boyunca en büyük zararları iyi niyetle yapılıpta kötü sonuç veren olaylarda gördük. Sonuç önemlidir, neyin niçin yapıldığı ikinci planda kalır. O yüzden amacınız ne olursa olsun, bu amacı gerçekleştirmek için eyleminizi iyi hesaplamak zorundasınız. Eğer birisi öldüyse, buna sebebiyet verenler ama biri iyi biri kötü niyetliydi diye ayrılmaz. Sonuç ne ona bakılır.

MMC
16-04-08, 14:59
Hayret Junior haberini birkaç bölüm sonra alırız diye düşünmüştüm.İlk defa yanıldığım için bu kadar seviniyorum.Sanırım Cansel Elçin Ahmet'in sevincini yansıtırken çok gerilmiştir.Neticede milyonlarca insan onun sevincini görmek için gözlerini açmış bekliyor.Sıkıntılı bir durum olsa gerek.Ama ben eminim o en iyi şekilde yansıtmıştır mutluluğunu.Abartmadan, sadece bakışlarıyla:img-in_lo:img-in_lo Acaba Yasemin nasıl verdi haberi?Ah birde şu kıskançlık gerginliği olmasaydı.Umarım bu gerginlik işi abartılı olmamıştır.Hadi Zeynep'in Ahmete ilgisinden rahatsız olsa anlıyacağımda Ahmet'in Zeynepe ne ilgisini görmüşki Yasemin? Dediğim gibi dozunda bir kıskançlık olsun ve hemen uçup gitsin.Bebek haberinden sonra hala Ahmet'in Zeynepe ilgisi olduğunu sanmaya devam ederse yuh diyeceğim gerçekten.Ahmete de bukadar haksızlık yapılmaz.Bu adam sana aşkını ve sadakatini daha nasıl kanıtlasın ya?

İnanmıyorum yaa süper sahneler bekliyor bizi.Junior geliyor:happy0064:happy0064

Işık'ta hiç şaşırtmadı beni.Yaşar ile Harun arasında kalacağını tahmin etmiştim ama sonuçta Harunu seçecektir bence.

Necdet milletvekili olmuş.Artık karakoldan Rüya ile Aliyi toplamak daha kolay olacaktır.Necdet hemend evreye giriverip kahraman olur.

Fragmanı inanılmaz merak ediyorum.Ahmet'in sevincini görebilecekmiyiz acaba?

arese
16-04-08, 15:00
Dün çok konuştuk bu ihbar meslesin

Ama Yaşar ve Mehmet'in ihbar kısyaslanması yanlış çünkü Mehmet'in ihbar etme Amacı başkaydı o oğlunu korumak için ona bir şey olmasın ilerde öldürülmesinde korktuğu için bir baba iç güdüsü Burda yaşar ile kıyaslanması yanlış niyet önemli Yaşar'ın niyeti farklı idi deniz etse neyse de Mehmetin ihbarı ve niyeti farklı idi

özlem34
16-04-08, 15:01
oleeeyy:img-grin2 Ahmet JUNIORUMUZ geliyo:klme:cheer:
ne kadar cabuk, hic beklemiyodum bu bölüm..cok sevindim:happy0064:happy0064

Yasar Isigin kafasinimi karistiriyo???:icon_sorr ne bu simdi yaaa.. ben Harunla omasini cok istiyodum,
birlesmelerine artik bi bölüm kalmistir diye düsünüyodum. Yasar Isigia hala bisii hissettigi belli,
ama Isik.. gazetede o yüzündeki öfke??! Haruna o bakislari?? simdi Haruna umut verdi ve tekrar Yasara dönerse pesssssssss...
Harunu haketmiyo Isik, ama Harunumuz madem Isigi hala seviyo, asik, bizede saygi duymak düser... cok sevinmistim!
ama bu ne simdi yaaaa.. hic olmamis:icon_sorr

Fragmani görenler oldumu? nette daha yok... atv avrupada'da zaten persembe günü veriyolar..

kardelencim
16-04-08, 15:03
Ben de tam bunu söylüyorum. Farklı görüşlere, değerlendirmelere isyan edip, aman bu böyle değil, nasıl bunu düşünürsünüz, nasıl yazarsınız gibi kati yargı ve ifadelerde bulunan cümlelelerle, kesin yargılarda bulunmamak. Benim değerlendirmeme tam da bu yapıldı. Sayfaları en baştan okursanız görürsünüz. Yani bence de bu forumu okuyorsanız farklı değerlendirmelere tahammül edeceksiniz. Size ters düşen bir yorum olunca hemen balıklama atlayıp vay nasıl böyle söylersin gibi ifadelerde bulunulunca, acaba kim tahammülsüz oluyor. Ben kimseye sen nasıl bunu söylersin, yanlış vb.. şeyler söyleyim cevap yazmadım. Benim yaptığım bir değerlendirmeye üst üste yukarıda belittiğim ifadeler tarzında cevaplar geldi. Kim tahammülsüz ben mi? farklı yorumlara tahhammül edeceksiniz diyenler mi?
Bunun cevabı için geriye dönüp yazılanları okumak yeterli. Ben sadece kendi değerlendirmemi savundum, bu değerlendirmem hala geçerli değişmeyecek.


merak etme zaten saatlerdir forumdayım ve yazılanları okuyorum. farklı yorumlara tahammül edememek değil bizimkisi sadece yanlış yorumlara bir açıklama getirmek. diceksin size göre yanlış bana göre değil ona da tamam ama bu forumda bunun için bulunuyoruz zaten. tabiki herkes belli saygı çerçevesinde istediği yorumu yazıcak fakat yanlış bir konuda ısrar ettiğinin farkında değilsin anlaşılan. yaşarla mehmetin denizi aynı amaçla ihbar ettiğini söylemişsin. peki mehmet çıkıp ben ihbar ettim oğlumu ölmemesi için dedi. yaşar neden çıkıp bende ihbar ettim ama sırf yaşasın die demedi. zaten dese de kim inanır buna çünkü onun neden ihbar ettiği çok açık.

emosss
16-04-08, 15:06
yaşar ve mehmet'in ihbar meselesi konuşulmuş..
bende sinir oldum bu ihbarın ört bas edilmesine..
ayrıca arese'ninde dediği gibi niyetler çok farklıydı..

neyse asıl konu junior..
sonunda ahmet'i bebek heyecanıyla ve ilerde elinde bir junıor'la görebilicez..
ben ikiz istiyorum yaa.. o kadar yıl bekledi bi taneyle yırtmasınlar olaydan.. bi kız bi erkek olsun..
zeynep meseleside çok saçma hakkaten.. bu yasemin hala tanıyamamış ahmet'i.. yıllarca neler çekti adam yaseminin aşkı yüzünden (:img-tomat).. şimdi kalkımış kızı yaşında bi kıza ilgisi olabileceğini düşünüyo..
bence bu konu kısa sürede kapanıcak.. ahmet durumu anlıcak aralarında duygusal bir konuşma olucak sonrasıda :love05:

rüya kıskanmaz bence çok uysal bi kız..

mikar
16-04-08, 15:07
Yaşar mtine, bu şekilde ifade etti. Çünkü metin başka türlü onların yerini söylemezdi. Alinin hayatı tehlikede dese metin kılını kıpırdatır mı hayır. Yani ahmetin söylediğiyle aynı şey değil.
Duygusallığa gelince hayır, bu duygusallık değil. Hedef ne olursa olsun, amacınız ne kadar doğru olursa olsun gittiğiniz yol hukuki ve demokratik yollardan değilse, silahlı eyleme götürülürse bunu tasvip etmem mümkün değil.Ama dediğim gibi düşünceleri ifade etmenin yolları vardır. Mehmet ve sevim örneği. Onlara bunun karşılığında yapılanları asla hoş görmek mümkün değil.Onlara yapılanlara çok üzülmüştüm hatta isyan etmiştim. Mesela o zaman da duygusallıkla mı bağlantı kuracaksınız. Bu da duygusallık o zaman. Onlara yapılanlara da normal böyle mi görelim. Nasıl bunu normal görmüyorsam deniz ve harunların yaptığı aşırılık içeren eylemleri de normal görmüyorum. Hedeflerine asla lafım olmaz. Niye olsun ki.

zeyneps
16-04-08, 15:08
Mikar az önce de dediğim gibi sadece kendi düşünceni yazıp buna karşı olan görüşleri "avukatlık yapmak" olarak görüyorsan ve itiraz edilemez gibi görüyorsan bu forumun bir tartışma ortamı olduğunu ve her görüşe karşı karşı bir görüş ortaya çıkacağını ve savunulabileceğini hatırlatırım sana ...
Blue&Blueçan madem niyet değil sonuç önemli işte gerçek sonuca bakmamız lazım o zaman ....ki bunda niyet de aynı sonuçta ama ...
Son olarak Ahmet'in Tufan'ın başının belada olması durumundan kendilerine pay çıkarmaya çalışması; Yaşar'ın Metin'e gidip, "Tufan'ın başı belada onları bir an önce bulmalıyız" demesiyle aynı şeydir. Ali gerçekten bu gerçek(Tufan'ın bu olaya karışması) sayesinde kurtulacak asıl önemli olan ve düşünülmesi gereken nokta bu değil mi sence???

Niyet değildir sonuç önemlidir ihbar ihbardır gibi değerlendirmeyi ben de çok yüzeysel bir bakış açısı olarak görüyorum Blueçan sana katılarak ....

Ahmet'in bakışlarını değinmişken MMC söylemeyi unutuyorum hep geçen bölümde parkta Yasemin'e bakarken gözleri nasıl ışıl ışıldı değil mi nasıl aşkla ve şevkatle bakıyordu gerçek olmayan bir şeyi böylesine gerçekmiş gibi verebilmek zor olsa gerek üstelik erkekler bunu gerçekten bir şey yaşasalar bile zor yansıtırken ....

mikar
16-04-08, 15:10
merak etme zaten saatlerdir forumdayım ve yazılanları okuyorum. farklı yorumlara tahammül edememek değil bizimkisi sadece yanlış yorumlara bir açıklama getirmek. diceksin size göre yanlış bana göre değil ona da tamam ama bu forumda bunun için bulunuyoruz zaten. tabiki herkes belli saygı çerçevesinde istediği yorumu yazıcak fakat yanlış bir konuda ısrar ettiğinin farkında değilsin anlaşılan. yaşarla mehmetin denizi aynı amaçla ihbar ettiğini söylemişsin. peki mehmet çıkıp ben ihbar ettim oğlumu ölmemesi için dedi. yaşar neden çıkıp bende ihbar ettim ama sırf yaşasın die demedi. zaten dese de kim inanır buna çünkü onun neden ihbar ettiği çok açık.

İlk defa alıntı yapıyorum çünkü çok güldüm. Sabah beri yazıyorum amaç ne olursa olsun, sonuç önemli dedim. Aynı amaç diye bir cümle kurmadım. Üstün körü okumuşunuz. Tekrar okuyun. Bu şekilde günlerce kalsanız da değişen olmaz. Ayrıca bana farkettirdiğiniz için çok teşekkür ederim. Bak bu uyarıyı yapmasaydınız yanlışımın farkında olmadan hayatımı idame ettirecektim. Konu deeğil bu ayrıca değerlendirme. Ben böyle değerlendirdim.

sude_burcu
16-04-08, 15:13
yine ihbar konusu gundeme gelmis:) ben de mehmetle yasarın ihbarını kıyaslamam cunku bi babanın cocuguna zarar vermesi imkansız... mehmet ve yasar cok ayrı bence... ama deniz ve yasarı ayrı tutmam ikisi de birbirinden nefret ettiginden aynı seyi deniz de yapacagından yasarı cok fazla yargılamıyorum... ahmet oyle bi cumle soylediyse hata etmis ben cok dikkat etmedim cunku ahmet karakteriyle pek ilgilenmiyorum... ama soyleyis tarzı ve niyeti onemli olan... ahmet karakteri kusursuz gosterildiginden ben orada kotu niyetli bisey soyledigini zannetmiyorum... malum ahmet hata yapmaz:icon_whis bir de beni rahatsız eden konu bazı arkadasların necdetin milletvekilligini diline dolaması... yahu her milletvekili olan siyasal bilgilerden mi mezun da bi pastacının siyasete atılması sizi bu derece rahatsız ediyor... gerci dogru bu kisi necdet olunca rahatsız olmanız cok dogal...:icon_whis neyse belki bebek dogunca necdet takıntısından biraz olsun sıyrılırsınız:) ayrıca umarım ahmet necdet gibi bebek sevincini abartılı gostermez...:icon_whis malum cool ya ahmet beyimiz... gerci o abartsa bile ona da bi kulp bulunur ne de olsa ahmet herseyi dogru yapar:)

hewal
16-04-08, 15:13
mikar tarafından gönderildi
Ben de tam bunu söylüyorum. Farklı görüşlere, değerlendirmelere isyan edip, aman bu böyle değil, nasıl bunu düşünürsünüz, nasıl yazarsınız gibi kati yargı ve ifadelerde bulunan cümlelelerle, kesin yargılarda bulunmamak. Benim değerlendirmeme tam da bu yapıldı. Sayfaları en baştan okursanız görürsünüz. Yani bence de bu forumu okuyorsanız farklı değerlendirmelere tahammül edeceksiniz. Size ters düşen bir yorum olunca hemen balıklama atlayıp vay nasıl böyle söylersin gibi ifadelerde bulunulunca, acaba kim tahammülsüz oluyor. Ben kimseye sen nasıl bunu söylersin, yanlış vb.. şeyler söyleyim cevap yazmadım. Benim yaptığım bir değerlendirmeye üst üste yukarıda belittiğim ifadeler tarzında cevaplar geldi. Kim tahammülsüz ben mi? farklı yorumlara tahhammül edeceksiniz diyenler mi?
Bunun cevabı için geriye dönüp yazılanları okumak yeterli. Ben sadece kendi değerlendirmemi savundum, bu değerlendirmem hala geçerli değişmeyecek.

Yazılan herhangi bir yoruma karşılık cevap niteliğinde yazılan karşıt yorumların "üstüne gelmek" olarak adlandırılmasından gına geldi (Forumda tüm başlıklarda böyle)...Siz kendinizde diyorsunuz ben kimseye şunu nasıl yazarsın demedim diye aynı şekilde sizede yazıldığını görmedim...Sadece sizinle aynı tarz düşünmeyen kişilerden gelen cevaplar sayıca fazla olunca "üstüme gelindi" oluyor...

Bir diğer konuda Ahmet'in nankörlüğü mevzusu..Evet Yaşar orada hiç hesapsız Ahmet'in önüne atlamış ve yaralanmıştır bu durum Ahmet ve Yaşar'ın arasındaki özel bir durumdur..Ahmet minnetini Yaşar'a söylemiştir onun dışında kayıtsız şartsız herşeyini tasvip etmesimi gereklidir ???

Mehmet'in Deniz'i ihbar etmesi ile Yaşar'ın ihbar etmesi arasındaki dağlar kadar farkı zaten pek çok arkadaş açıklamış tekrarlamaya gerek duymuyorum kendi açımdan...

ASGY
16-04-08, 15:15
ohh en sonunda mutlu haberi aldık ,:img-wink:fazla bekledik ama olsun ... inşallah yasemin kıskançlık olayını abartmaz ,ve Ahmetin en mutlu günlerinde canını sıkmaz özette belirtiğine göre bence bu konuda biraz sıkılıcaz gibime geliyor , Ahmet in mutlu hallerini , heycanını , bebeğini ilk gördüğündeki yüz ifadesini görmek istiyorum bye

alevalev_25_
16-04-08, 15:17
Işık’ın, Yaşar ile karşılaşması kafasını karıştırır. Eski kocasına hala ilgisi olduğu açıktır.

Hala emin olamaıyorum bu okuduklarıma ve ben yanlış mı okuyorum diye düşünüyorum.

Demek Işık Yaşar'la karşılaşınca kafası karışacak. Bu nasıl bir karşılaşma olacak çok merak ediyorum. Şayet geçen bölüm sonunda ki bir karşılaşma ise Yaşarın surat şeklini de gördük, Işık'ınkini de. Ne kadar kendinden emin bir duruşu vardı. Sadece Ali için orada olduğunu ifade eden.

Bu soğukluğu belki Yaşar da beklemiyordu ondan. Ama kendi adına ne yazık ki Işık'ın ifadesinden bunu anlamıştı ve bir anlık yüzündeki parıltı dağılıp gitti.

Neyse gördüğüm ve belki de algılayabildiğim buydu diyeyim.
Geleyim yine özetteki satıra. Işık ve Yaşar nasıl bir karşılaşma yaşayacaklar anlayamıyorum. Yoksa Yaşar Ali'yi kurtarmaya giderken, bir kahramanlık gösterisi yapmak adına Işık'ı da mı yanında götürecek?

"Bak Ali'yi ne zor şartlar altında kurtardım.
Bak Ali kimlerin elindeydi ve şimdi benim sayemde yaşıyor" gibilerinde mi olacak acaba???

Peki Işık o metruk evde olan neydi. Yaşar'a karşı hala birşey vardı da neden Harun'un o masum öpücüğüne karşılık verdin?

Valla ne diyeceğimi bilemiyorum ama açıkcası Işık ve Harun yakınlaşmasını istemeyen ben sırf Harun'u artık mutlu görmek istediğim için yine en iyimser halimle bakmaya çalışıyordum yaşanan o masum öpücüğe.

Yalnız Işık bu tutarsız tavrına devam edip Harun'u üzecekse benim için çoktan bitmiştir diyeyim. Aslında Yaşar'la evlendiğinde bittiydi ya neysee iştee....

arwen61
16-04-08, 15:19
özet çıkmış alllahhhhhhh junıor geliyor junıor:happy0064:happy0064:happy0064

TEDAVİ SONUÇ VERİR...
YASEMİN YENİDEN HAMİLEDİR...
bu başlığa sadece sevinçten oynanır:bella

Yasemin, tüm aileye iyi gelecek bir haber verir; Ahmet ile bir bebekleri daha olacaktır. Ahmet’in gözlerinden okunan mutluluğu onu Zeynep’ten kıskanan Yasemin’e iyi gelecek midir?

aman be bu ne saçma senaryo yasemin ahmetin ona olan büyük aşkını sanki bilmiyor yıllardır o büyük aşkı başkasımı yaşadı nilgün abla bu tip ucuz senaryolara hiç kaçma ahmeti gözümüzde düşüremezsin ayrıca bizim tanıdığımız yasemin bu değil yemezler:hıh

Hepsi kalpleri çarparak Ali’yi beklerler. Acaba Yaşar, sağcı gençlerin rehin aldığı Ali’yi kurtarabilecek midir?
Genel seçimler yapılır. Necdet’in CHP’den milletvekilliği kesinleşir. Yağ, tüpgaz kuyrukları sokaklarda uzar.
Kamil, el altından bulunmayan kalemleri satmaktadır.

yaşar tabiiki aliyi kurtaracak buna şüphem yok,necdetede hayırlı olsun ve o kıtlık zamanlarını izleyeceğiz babamın hep anlattıklarını birde dizide izlemek ilginç olacak:img-wink: kamilde ne yapsın kirimanını cemal ağa kaptı oda kalem satarak avunuyor:)

Ahmet’in Zeynep’e karşı ilgisi olduğunu düşünen Yasemin, son günlerde oldukça gergindir. Yasemin’in bebek sahibi olmak için gördüğü hormon tedavisi sonuç verir. Yasemin, hamiledir. Başta Ahmet bütün aile çok sevinir.
Işık’ın, Yaşar ile karşılaşması kafasını karıştırır. Eski kocasına hala ilgisi olduğu açıktır.

bu kesin hamilelik sendromudur dedim ya ahmetin başka birine ilgi duyması saçmalığın dik alası ve bu mesele lütfen uzatılmasın zira dizimizin kalitesine hiç yakışmıyor:img-bored ışık ın yaşara hala ilgisi olduğu malum harunu asla yaşarı sevdiği gibi sevmeyecek ben tekrar barışmalarınıda çok istiyorum bakalım neler olur yaşarın o kızla evlenmesini asla istemiyorum:icon_sorr

allahım mesudum mesut aylardır çabaladığım eylemim sonuçta başarıya ulaştı ayrıca eyleme destek veren bütün çanlarada selam olsun:img-in_lo yaseminin kıskançlıklarını falan takmayacağım hazır olun çanlarım junıor festivali yapacağız:cheer::bella

MMC
16-04-08, 15:20
Valla bukadar güzel bir özet sonrasında hızımı alamadım bir yorum daha yapıcam.

Yasemin, tüm aileye iyi gelecek bir haber verir; Ahmet ile bir bebekleri daha olacaktır.
Öncelikle Yasemin bu haberi başbaşayken önce Ahmete versin.Aileyi sonra devreye soksunlar.Tabii Rüya da diğerlerinden önce öğrensin.Ahmet ve Yasemin kızlarını karşılarına alıp bu haberi versinler.Sadece üçü olsun.Lütfen artık çekirdek bir aile olsunlar.

Ahmet’in gözlerinden okunan mutluluğu onu Zeynep’ten kıskanan Yasemin’e iyi gelecek midir?
Ahmet'in gözleirndeki mutluluk kime iyi gelmezki! Yasemine de iyi gelecektir mutlaka.Allahım bugünleride görecekmiydik.

[B]Hepsi kalpleri çarparak Ali’yi beklerler. Acaba Yaşar, sağcı gençlerin rehin aldığı Ali’yi kurtarabilecek midir?
Ne yazık ki bu tip aksiyon sahneleri pek heyecanlı olamıyor.Ali'nin ölmeyeceğini hepimiz iyi biliyoruz.Ama bu Aliyi bekleme işi sırasında Zeynepte Selmalarda olacakya allah verede fazla abartmasa yine.Aklıma Çalıkuşumun bir sözü geldi.Sanki Hamlet oynuyor mübarek!

Genel seçimler yapılır. Necdet’in CHP’den milletvekilliği kesinleşir.
Bize göre çoktaan kesinleşmişti o seçim sonuçları.Bu sebeplede hiç şaşırmadım.

Yağ, tüpgaz kuyrukları sokaklarda uzar. Kamil, el altından bulunmayan kalemleri satmaktadır.
Dizide artık benim de varolduğum yıllar yaşanmaya başladığı için sosyal ve siyasi olayları merakla izliyorum.Burda sözü edilen tüp kuruklarını göreceğiz demek.

Ahmet’in Zeynep’e karşı ilgisi olduğunu düşünen Yasemin, son günlerde oldukça gergindir. Yasemin’in bebek sahibi olmak için gördüğü hormon tedavisi sonuç verir. Yasemin, hamiledir. Başta Ahmet bütün aile çok sevinir.
Allah verede Yasemin kıskansın diye abartılı sahneler yapmış olmasalar.Geçen seferkilerin dozu gayet iyiydi.Ortalıkta hiçbirşey olmadığı bunun Yaseminin hüsnü kuruntusu olduğu çok belliydi.Ama özette bile Ahmet'in adının başka bir kadının adıyla yanyana gelmesine tahammül edemiyorum ve onları asla çok yakın görmek istemiyorum.

Işık’ın, Yaşar ile karşılaşması kafasını karıştırır. Eski kocasına hala ilgisi olduğu açıktır.
Tüm bu Ünsal kadınları için çizilen gerizekalı imajını protesto ediyorum!

kardelencim
16-04-08, 15:21
İlk defa alıntı yapıyorum çünkü çok güldüm. Sabah beri yazıyorum amaç ne olursa olsun, sonuç önemli dedim. Aynı amaç diye bir cümle kurmadım. Üstün körü okumuşunuz. Tekrar okuyun. Bu şekilde günlerce kalsanız da değişen olmaz. Ayrıca bana farkettirdiğiniz için çok teşekkür ederim. Bak bu uyarıyı yapmasaydınız yanlışımın farkında olmadan hayatımı idame ettirecektim. Konu deeğil bu ayrıca değerlendirme. Ben böyle değerlendirdim.

aynı amaçla ihbar etti yani yaşarda denizin ölmesini istemedi deyip, sonra da sonuç önemli demişsin. tamamen farklı niyetle yapılan ihbarlarda nasıl oluyorda sonuç önemli oluyor anlamadım. mehmet oğlunun girdiği yoldan rahatsızlık duymadı hatta onu görüşleri konusunda destekledi. sadece ölmesinden korktuğu için gidip ihbar etti. ikisi çok farklı bir durum kıyaslanamaz bile bence.

zeyneps
16-04-08, 15:22
Mikar ben de senin yazdıklarına gülüp geçiyorum ...az önce tahammül veya tahammülsüzlükten bahsederken birileri sana karşı görüşünü dile getirince tuhaf bir yaklaşım içine giriyorsun biz sana zaten yanlış veya doğru demedik kendi düşüncelerimizi belirttik....

Ha eğer ben yazayım başka kimse kendi düşüncesini savunmasın diyorsan düşüncelerini forum ortamında yazmamanı tavsiye ederim kimsenin senin düşüncenin üzerine başka bir şey yazmayacağı bir şekilde başka bir yerde dile getirirsin düşünceni ...ha şimdi sen diyeceksin ki size göre doğru bana göre yanlış bana göre doğru size göre yanlış bence bu kadar da uzatmaya lüzum yok herkes kendi fikrini yazmış bize göre doğru yani aynı şeyleri tekrarlayan mesajları uzatmanın lüzumu yok tamam sana göre doğru veya bize göre doğru....

Neyse Ahmet olayına bir türlü giriş yapamadım Şevket Deniz geliyor geliyor Şevket Deniz bana da duygu geldi şimdi bunca istekten sonra nasıl sevindim anlatamam umarım bu bebek sağlıklı olarak dünyaya gelir bunun altını sürekli çizeyim de senaristlerimiz görsünler....bu bebek bizim güvencemiz altında bebeğe bir şey olursa seti basarız hep birlikte değil mi çanlar :icon_whis:img-hyste

Bu arada Işık Harun'a laik bulmamakta haklıymışım ...gerçekten Işık'ın kişilik olarak çok oturmamış olduğunu düşünüyordum geçen hafta ki beni yanıltmadı yeniden Yaşar'la birlikte olsunlar ikisi de tam net değiller ne yaptıkları belli değil yaptıklarıyla söyledikleri çelişiyor Allah mutlu etsin ne diyeyim tencere yuvarlanmış yani...:img-tomat

loser.22
16-04-08, 15:24
Özeti okudum gözünüz aydın arkadaşlar. İlk defa söyleye söyleye yasemin hamile kaldı. ben bunda ahmetin değil, siz forum sakinlerinin parmağı olduğuna inanıyorum:img-hyste:img-hyste Sıkı grupmuş valla. bunda sonra ne istersek direk bu foruma gelip yazmaya karar verdim:img-hyste:img-hyste

yalnız özette anlayamadığım kamil in kalem satma olayı. tarih döngüsünden önce bu adam bir gazino işletiyordu. Bu arada battı mı adam kalem satmaya kadar geldi. hemde el altından. yani kaçakcı, karaborsacı ???:icon_whis

bounce221
16-04-08, 15:28
isik ve yasar karsilasmasi????
bu ne simdi..
vallahi yazik hem haruna hem yasara...
ama belliydi....geldi geleli almanyadan yasar agzindan düsmedii halde
yinede harunun kendisini öpmesine izin verdi...
simdide akli karismis...
yasemin gibi kendine iki kisiyi asik et sonra süründür...
ama en azindan yaseminin kimi sevdigi belliydi..isikta buda belli degil..

gecen yorumumda demistim zaten isik harunu secse bile bakalim bir kac yil sonra bundanda pismanlik duyacakmi!!!

mikar
16-04-08, 15:31
Yaşarın denizin ölmesinden mutlu olacağını düşünmüyorum. Çünkü öyle bir karakter portresi çizilmedi. Tabiki amaç olarak mehmetle yaşarınki bir değil ama sonuç olarak ikisi ihbar aynı şey. Diğerine şöyle diyelim de ayrımı olsun o zaman "yumuşak ihbar", bu durumda yaşarın ki "sert ihbar". Neyse bu uzar gider. Ama eminim deniz yaşar için çok daha kötü şeyler yapardı eline fırsat geçse. Nitekim ona karşı tavrını gördük.
Ayrıca Ahmetin mükemmel bir karakter olduğunu düşünmüyorum, ama ben onu çok seviyorum. Belki de o nedenle kurduğu cümleyi çok yadırgadım. Hala yadırgıyorum. Mesela mükemmel olmamasına örnek olarak, benim gözümde, ne kadar severse sevsin sevdiği kadının evli olduğunu bile bile ona yaklaşması her fırsatı bunun için değerlendirmesi. Çünkü onların evliliğinin içeriğini bilmiyordu. Gerçek bir evlilik olarak biliyordu. Yani o peşinde koştuğu kadın evli bir kadındı. Bu mükemmellik değil olsa olsa zaaf olur. Nejdeti bu bakımdan daha tutarlı ve mükemmeliyetçi buluyorum.

zeyneps
16-04-08, 15:34
Hakikatten Arwençanım başta sen olmak üzere junior dileklerini esirgemeyen ve her fırsatta bunu dile getiren bütün forum üyelerine ve isteğimizi kırmayıp yerine getiren Nilgün Abla'ya teşekkürü bir borç bilirim junior'da biraz da bizim katkımız olduysa mutluluktan ağlayabilirim:img-cray: Ahmet sevinecek ama buradaki forum üyeleri o sevindiği için kat be kat sevinecekler sonunda Ahmet'in yüzü gülüyor galiba :img-cray::img-blush

Emosss bence de ikiz olsa hiç fena olmaz hani :)Ama şansımı da fazla zorlamak istemem bize bir tane de yeter :img-pilot
Hewal çok güzel dile getirmişsin ellerine sağlık ...bir düşünceyi savunan kişiler diğer düşünceyi savunan kişilerden sayıca fazla olunca her zaman bastırılma, üstüne gelme ,avukatlık yapma olarak görülüyor ...o zaman forumlara bir kural getirsinler farklı düşünen insanlar eşit sayıda olsunlar :img-pilot
Yazılan herhangi bir yoruma karşılık cevap niteliğinde yazılan karşıt yorumların "üstüne gelmek" olarak adlandırılmasından gına geldi (Forumda tüm başlıklarda böyle)...Siz kendinizde diyorsunuz ben kimseye şunu nasıl yazarsın demedim diye aynı şekilde sizede yazıldığını görmedim...Sadece sizinle aynı tarz düşünmeyen kişilerden gelen cevaplar sayıca fazla olunca "üstüme gelindi" oluyor...

Evet Necdet daha tutarlı ve mükemmelliyetçi Güzide'yle birlikte Yasemin'den de boşanmamak isterken çok tutarlıydı iki kadını gayet tutarlı bir şekilde idare etti tabi bu benim görüşüm :img-pilot

mikar
16-04-08, 15:35
Hiç öyle ben yazayım başkası yazmasın diye bir tavrım olmadı. Ben bu siteye bugün üye oldum. Yani yeni yazıyorum. Ayrıca gülüp geçebilirsiniz, ne güzel eğleniyoruz aynı zamanda. Benim gülme nedenim tahammülsüzlük değil ama benim ifadelerimi yanluış anlama ve yanlış cümlelerle ifade edildiği için komik geldi. Üstelik sürekli tekrarladığım halde. Önemli olan amaç değil, sonuçtur dedğim halde. Hala ikisininde amacının aynı olduğunu söylediğim ifade edildiği için böyle yazdım. Ayrıca gülmek kötü birşey değildir.

ozenc-can
16-04-08, 15:36
Sevin arwencim buna en çok senin hakkın var .Bu konuda en çok sen mücadele verdin.

TEDAVİ SONUÇ VERİR...
YASEMİN YENİDEN HAMİLEDİR...
Nihayet..
Yasemin, tüm aileye iyi gelecek bir haber verir; Ahmet ile bir bebekleri daha olacaktır. Ahmet’in gözlerinden okunan mutluluğu onu Zeynep’ten kıskanan Yasemin’e iyi gelecek midir?
Ahmet'in mutluluğu Yasemin'e iyi gelecektir.. Gelmeli...


Hepsi kalpleri çarparak Ali’yi beklerler. Acaba Yaşar, sağcı gençlerin rehin aldığı Ali’yi kurtarabilecek midir?
Genel seçimler yapılır. Necdet’in CHP’den milletvekilliği kesinleşir. Yağ, tüpgaz kuyrukları sokaklarda uzar.
Kamil, el altından bulunmayan kalemleri satmaktadır.
Ali'i yaşar marifeti ile şimdilik kurtulacak...
Arkadaşlar! burdaki kalem sözü "imal edilmiş ürün" anlamında kullanılıyor... Örn İnşaat kalemleri derken;beton, demir, doğrama birer kalemdir..
Necdet artık toplumbilimci bir senatör oldu... biz ondan artık usulüne uygun sosyaldemokrat politikalar bekliyoruz...

Ahmet’in Zeynep’e karşı ilgisi olduğunu düşünen Yasemin, son günlerde oldukça gergindir. Yasemin’in bebek sahibi olmak için gördüğü hormon tedavisi sonuç verir. Yasemin, hamiledir. Başta Ahmet bütün aile çok sevinir.
Işık’ın, Yaşar ile karşılaşması kafasını karıştırır. Eski kocasına hala ilgisi olduğu açıktır.

Yasemin düşünsün. Biz Ahmet'ten eminiz..( fazla abartmadım di mi?)

Işık'ın kafası karışmış...Karışık bir vaziyette ne kadar dolşacak açaba? Bir an önce netleşmesini diliyorum...

arese
16-04-08, 15:36
Mikar:

Arkadaşım Yaşar ve Mehmet'in ihabr etme Sekli Farklı yani niyetler farklı hangi baba olursa olsun yapar oğlunuzun her an ölümle burun buruna oldugun biliyosun sizin kanınız tabi ki onu düşündğü için ihbar etti niyeti bu idi ama Yaşar'ın niyeti Deniz kurtarmak değil onu düşündğü için Değil neden İhbar ettğini biliyosun o ihbarla bu ihbarı kıyaslanman oldukça saçma

Bide Ahmet'e Nakör demşin neyin gördün beeee Adamı kaçırdı Ailesine Sevdiği kadına ihanet mi etti ne Yaptı Ahmet Söylermisin onu nakörlükle suçlaman sadece Gülüyorumm

mikar
16-04-08, 15:39
Ayrıca üstüme gelindi diye çocuklar gibi ağlamıyorum. Sadece orada ifade etmek istediğim farklı değerlendirmelere tahammül edilememesiydi. Bunun nedeni ni de açıkladım. Bastırılmak mı ben hiç bçyle düşünmedim. Kim kimi bastıracak, düşünceler için bir kişi bile 1000 kişiye bedel olabilir. Bastırmak nasıl oluyor ben anlamadım. Sadece yorumumun ardından, yok yanlışsın, yok nasıl böyle düşünürsün, yok şaşırdım gibi kesinlik bildiren ifadeleri eleştirdim. Yoksa kendimi yanlız,yıkılmış, bedbaht falan hissetmiyorum.

Shevek
16-04-08, 15:42
AHMETİN JUNIORU OLACAK! :cheer:

Arkadaşlarçanlar Junior eylemimiz başarıyla sonuçlanmıştır:)

Bu arada Kamil için, el altından bulunmayan kalemleri satmaya başlamıştır, cümlesindeki bozuk Türkçeden dolayı, (ve hatta daha pek çok cümledeki) özet yaşan arkadaşı ayıplıyorum. Burada bahsedilen kalem, "nesne, şey, mal, çeşit" anlamlarına gelmektedir. Yani, Kamil, kalem satmıyor; tüpgaz, yağ ve bilumum bulunamayan malları, el altından yani karaborsadan satıyor arkadaşlar:img-hyste Tükenmez kalem, kırmızı kalem değil yani:) E, napsın, bazı arkadaşlar haklı olarak öyle anlamış:img-hyste

Şimdi gördüm editi: Özenççan de açıklamış, ellerine sağlıkbye

hüsranur
16-04-08, 15:43
ohhhhhhhhhh hamileymis sonunda yani
isik bence cok dengesiz simdi yasarla yine baslarsa harun yine hayalkiriklina ugricak ya
onada cook üzülüyorum
özette rüya ve ali hakkinda hicbirsey yok offffffffff
fragman hangi günleri cikiyor arkadaslar???

arwen61
16-04-08, 15:45
Özeti okudum gözünüz aydın arkadaşlar. İlk defa söyleye söyleye yasemin hamile kaldı. ben bunda ahmetin değil, siz forum sakinlerinin parmağı olduğuna inanıyorum:img-hyste:img-hyste Sıkı grupmuş valla. bunda sonra ne istersek direk bu foruma gelip yazmaya karar verdim:img-hyste:img-hyste

loser arkadaşım junıor eyleminin en ateşli savaşçılarından biri olarak hakkımızdaki güzel düşüncelerin için sana teşekkürü bir borç bilirim:img-in_lo aylardır parmaklarım koparcasına yasemin hamile kalsın ahmet babalığı en başından yaşasın dedim durdum junıorlu imzalar,sonra diğer çanlarla birlikte yazılan şiirler,şarkılar derken çok şükür bu günleri gördük yasonun kıskançlık tripleri geçen bölümdeki gibi kaldığı müddetçe bir sorun yok ahmet zaten karısına deli gibi aşık birde böyle en mutlu anında nasıl başkasına baksınki:img-in_lo

yaşasın bizim çanlar savaşı kazandık junıor geliyor junıorrrr:img-clapp:img-clapp:happy0064:cheer::bella

mikar
16-04-08, 15:46
Bu gülmek kelimesi iyi geldi foruma. Ben güdüm dedim herkes gülmeye başlamış. Neşe getirmişim. Bu beni daha da mutlu etti. Gülmek çok güzel hele ülkenin son dönemlerde içerisinde bulunduğu durum düşünülünce daha da bir anlam kazanıyor.

goldrose
16-04-08, 15:47
merhaba çanlarbye
Özeti okudum şimdi,yorumlamasam eksik kalır.Junior beklediğimiz bir şeydi artık:img-icecrAma asıl saçma olan ve beklemediğimiz Yasemin'in bu kıskançlığı.Hadi Zeynep'in ilgisi deseler anlarım ama Ahmetin ilgisinden şüphe etmesi saçmalık ötesi olur.:img-hysteGülerim buna ancak.
Yaşar ve Işık olayına gelince,geçenlerde Harun-Işık konusunu yazarken de belirtmiştim fikrimi senaristler sağ gösterip sol vurabilir ve Işık'ın Haruna yaklaşma sebebi bir kere duygularımla denedim olmadı bir kere de mantığımla deneyeyim tarzı olabilir ve son dakika Yaşar araya sızabilir ama Işık da azıcık akıl varsa ki o bir Ünsal olduğu için sanmıyorum pek,Harunu tercih eder.
Necdetin milletvekilliği zaten en başından bildiğimiz bir dayatma idi ama durun daha Necdet başbakan da olursa yine şaşırmam ben:img-hyste

alevalev_25_
16-04-08, 15:49
İhbar furyasıdır almış başını gidiyor. Arkadaşlar aslında yazılacak şeyleri yazmışlar. Konu uzadıkça uzuyor ama bir babanın ihbarıyla, karşıt görüşlü birinin ihbarının aynı kefeye koyulmasını anlayamıyorum...

Deniz'i ihbar eden Mehmet bunun suçluluğunu yaşamıştı. Sadece yüzünde ki, gözlerinde ki ifadeden Deniz'de kendisini ihbar eden kişinin babası olduğunu anlamıştı. Replik neydi tam olarak çıkaramıyorum ama "Gözlerine bakmam yetti" dememiş miydi babasına.

Mehmet sırf oğlunun yaşaması adına, her ne kadar düşüncelerine yanlışta olsa
bir baba olarak birgün oğlunun ölüm haberini almaktansa, polislerin elinde olmasını tercih etti. Biliyordu oğlunun başına gelecekleri.

İnsanlığa yakışmayan muameleler göreceğini, işkence tezgahlarından geçeceğini, her ne kadar derin yaralar bıraksa da oğlunda yine de nefes alacağını, yine de yanında olacağını düşünerek ihbar etmişti. Bir baba anne olarak kim çocuğundan bi haber, her an ölü haberi gelecekmiş gibi yaşamak ister. Kim bu bihaberliğe, bilinmezliğe dayanabilir.

Mehmet'in oğlu için seçmiş olduğu yol her ne kadar yanlışta olsa, o bir babaydı ve yaptığının bir açıklaması vardı.

Defne durumu öğrendiğinde nasıl tepki göstermişti Mehmet'e. Ama sonra oda anlamıştı bunu. Kabul etmişti ve inanmıştı bir babanın oğlunu korumak adına yaptığı yanlışa.

Peki ya Yaşar.
Onun yaptığı ihbarın benim açımdan hiç bir açıklaması, hiçbir affı yoktur. O Deniz'in yaşaması adına değil, altında ezildiği baskılar adına kendini kabul ettirebilmek adına yapılan bir ihbardır. Metin'in onun üzerinde ki baskı ortadaydı ve başları Yaşar'dan haber bekliyordu.

Vatan uğruna, millet uğruna ne büyük bir hizmetti bu değil mi Yaşar?
Sen başlarına kendini kabul ettireceksin, eşinin ailesinden sana en ufak bir tepki geldiğinde ise erkeklik egoların kabaracak ve evi bile terk edeceksin. Vay be ne büyük bir yurtdaşlıktır bu böyle.

Neyse ben daha fazla uzatmayayım en iyisi. Yoksa dilimin değil ama yazan ellerimin ayarı kaçacakkk!!! Kusuruma bakmayınn!!!!

zeyneps
16-04-08, 15:49
AHMETİN JUNIORU OLACAK! :cheer:

Arkadaşlarçanlar Junior eylemimiz başarıyla sonuçlanmıştır

Bu arada Kamil için, el altından bulunmayan kalemleri satmaya başlamıştır, cümlesindeki bozuk Türkçeden dolayı, (ve hatta daha pek çok cümledeki) özet yaşan arkadaşı ayıplıyorum. Burada bahsedilen kalem, "nesne, şey, mal, çeşit" anlamlarına gelmektedir. Yani, Kamil, kalem satmıyor; tüpgaz, yağ ve bilumum bulunamayan malları, el altından yani karaborsadan satıyor arkadaşlar:img-hyste Tükenmez kalem, kırmızı kalem değil yani:) E, napsın, bazı arkadaşlar haklı olarak öyle anlamış:img-hyste

Yanlış anlamışız gerçekten de özenc-çan ve sana bu olaya açıklık getirdiğiniz için teşekkür ediyoruz :icon_whis

Ahmet JR. operasyonumuz başarıyla sonuçlandığı için şu anda tineeeyç bir sırıtışım var ki görmelisin Shevekçanım neredeyse ağzım kulaklarıma varacak :) Geliyor geliyor Ahmet JR.geliyor geliyor geliyor Ahmet JR.geliyor :img-clapp:img-clapp Bu arada "Hoşgeldin Ahmet JR." Partisi vericeğiz değil mi çanlar:cheer::cheer: ..İsmi de Deniz olsa daha ne isteriz ki:img-cray:

Ahmet JR'ın uğuru bu uğuruyla birlikte geldi neşe getirdi foruma şimdiden :img-icecrMMC'liği huyu suyu babası olsun da bahtı benzemesin

arese
16-04-08, 15:49
Ebruu Gözün Aysdın hepimiz gözü aydın Aylardır sürdürdüğün mücadeleden galip çıktın Senarist ablalar sesin duydu Veee


Junuyor geliyorrr:happy0064:happy0064


Şimdi den Başlıyalım kız mı ? erkek mi? olur Erkek olsa iyi olur Adı da Deniz olur:img-in_lo

Ahmet'in mutluğu görülmeye Değer Ayy cuma gelsinnn


Yanlız Rüya ne tepki verdi? Kıskanmaz herhalde Kardesini koca kız oldu :img-hyste

alevalev_25_
16-04-08, 15:51
Bu gülmek kelimesi iyi geldi foruma. Ben güdüm dedim herkes gülmeye başlamış. Neşe getirmişim. Bu beni daha da mutlu etti. Gülmek çok güzel hele ülkenin son dönemlerde içerisinde bulunduğu durum düşünülünce daha da bir anlam kazanıyor.


Doğru!!!
Öyle bir anlam kazanıyor ki "ağlanacak halimize gülüyoruz"

neden acaba????????

hüsranur
16-04-08, 15:52
ya bence bebek erkek olur (insallah)
adini deniz koyarlar mi orasini bilemem
büyük ihtimal denizdir herhalde
ama ya kiz olursa??????????

goldrose
16-04-08, 15:52
Yanlış anlamışız gerçekten de özenc-çan ve sana bu olaya açıklık getirdiğiniz için teşekkür ediyoruz :icon_whis

Ahmet JR. operasyonumuz başarıyla sonuçlandığı için şu anda tineeeyç bir sırıtışım var ki görmelisin Shevekçanım neredeyse ağzım kulaklarıma varacak :) :) Geliyor geliyor Ahmet JR.geliyor geliyor geliyor Ahmet JR.geliyor :img-clapp:img-clapp Bu arada "Hoşgeldin Ahmet JR." Partisi vericeğiz değil mi çanlar:cheer::cheer: ..İsmi de Deniz olsa daha ne isteriz ki:img-cray:


Evet ismi Deniz olmalı bence de...Ama düşünsenize çanlar Ahmetin hamile karısının karnını okşamalarını,kulağını koyup dinlemelerini,Yasemini şımartmalarını...:img-in_lo
Bu arada daha önce tüyolarda yazan Rüyanın kardeşini kıskanması bu olayda mı olacak acaba?Koca kız oldu,umarım bu kısmı değiştirirler.Ama düşününce babasının onun ilk zamanlarını görmediğini bildiğinden ilgisini kıskanması da normal olur sanki ama bir de bu sebeple evden kaçmasın lütfen...:img-hyste

Shevek
16-04-08, 15:54
Yanlış anlamışız gerçekten de özenc-çan ve sana bu olaya açıklık getirdiğiniz için teşekkür ediyoruz :icon_whis

Ahmet JR. operasyonumuz başarıyla sonuçlandığı için şu anda tineeeyç bir sırıtışım var ki görmelisin Shevekçanım neredeyse ağzım kulaklarıma varacak :) :) Geliyor geliyor Ahmet JR.geliyor geliyor geliyor Ahmet JR.geliyor :img-clapp:img-clapp Bu arada "Hoşgeldin Ahmet JR." Partisi vericeğiz değil mi çanlar:cheer::cheer: ..İsmi de Deniz olsa daha ne isteriz ki:img-cray:

İsmi "Deniz" olacak başka yolu yok! Kız da olsa erkek de olsa "Deniz". :happy0064 Partimizi yapalım derim. Bunu en başta Arwen, sonra da bizler hak ettik!:img-icecr

Sorma Zeynopum, o tineyyyç sırıtışı dünden beri benim de yüzüme asılı kaldı. Bugünse, ağzım kulaklarıma vardı. :) Nedense:icon_whis

İgneni
16-04-08, 15:54
Ayrıca şu doğru yolu bulmak cümlesine takıldım. Doğru yolu bulmak ne demek? Kime göre doğru yol? Hangi doğru yol?Doğru yol partisi mi? Ne?
Herkesin kendi inandığı, doğru olduğunu düşündüğü bir yol vardır. Doğru yoldan kasıt nedir ben anlamadım. İnançlarını, düşüncelerini hukuki ve demokratik yollardan yerine getirdikten sonra farklı düşünceler bana göre birer renktir ve olması gereken şeylerdir. Tek doğru yol diye birşey yoktur. Bir ülke için tek hedef vardır. Ama bu hedefe gidiş farklı yollardan, farklı düşüncelerden geçebilir. Önemli olan herkesin birbirinin düşüncesine saygı ve hedefi tek olan bir ulus meydana getirebilmek. Bu uğurda mücadele etmek. Yoksa herkesin yolu kendisine göre doğrudur. Ben bu açıdan baktığımda yaşarı yanlış bir yolda değerlendirmiyorum. Nejdet ve ahmeti, sevimi ve mehmeti de. Ama deniz ve harunları hedef olarak olmasa da uyguladıkları yol bakımından yanlış örnekler olarak değerlendiriyorum

Bu kadar uzun yazıyı okuyacak kadar sabrınız var mı bilmem... Farketmeden yazmışımda, yazmışım:)

Hı hı Doğru Yol Partisi, Başbakan Heppp Süleyman, hep Süleyman, hep Süleyman...:))) Of şakası bile kötü, neyse gelelim doğru yol'a

Gelen kanıdır insanlarda, bir düzen vardır ona uyulmalıdır. Düzeni yanlış bulup eleştirmek suçtur (Denizlerin 68'de, yani Sağcılar ve devlet yüzünden silahlanmak zorunda kalmadan önce, yaptıkları gibi). Bizim ülkemizde kesinlikle öyledir. Düzeni yanlış bulup üzerine yazı yazmak suçtur (Mahir'in silahlı eylemlere başlamadan önce, kalemi çok kuvvetli bir Solcu olarak bilinmesi gibi... Ha ilk tutuklanmasının düzeni eleştirdiği için yazdığı bir yazı olduğunu belirtmeme gerek yok herhalde... Düzeni eleştirmenin doğal sonucu vukuu bulmuş...). Bizim ülkemizde kesinlikle öyledir. Düzeni yanlış bulup bunu meydanlarda yüksek sesle dile getirmek suçtur (Oysa anayasaya göre gösteri yapmak suç değildir). Bizim ülkemizde kesinlikle öyledir. Bizim ülkemizde düzene uymayanların kellesi uçurulur. Bu kuraldır. 68'de de 78'de de olan budur. Aslında hala olan budur...

Hedef bir, yol çok... E bu kuraldır zaten... Yolun hangisi olduğuna karar vermen, hangi pencereden baktığına bağlıdır. Bana göre Denizlerin penceresi doğrudur. Doğal olarak onların yolu doğrudur.

Yaşar’ın yolu doğrudur demişsin. Yolu neydi… Şöyle bir bakalım o yılların panaromasına… Bu arada tam bu noktada şunu belitmek isterim, ki yanlış anlaşılmalara sebep olmasın yazım. Ben bu diziyi aşk dizisi olarak seyretmiyorum. Yani Yasemin – Ahmet ya da Defne – Deniz ya da olursa şimdi Işık – Harun… Aşk dizinin içine hoşluk katıyor belki… Fakat benim için sadece bir ayrıntı. Çokta üstünde durduğum bir konu değil. Ama yine de Harun solcu ve benim gönlüm artık onun mutlu olmasından yana… Işık – Harun olayı bence bu… Yaşara gelince doğal olarak ülkücü camiasında hazetmiyorum, Yaşar olayım bundan ibaret… Yani benim için Hatırla Sevgili demek üstün körü de olsa bazı yerleri yanlışta olsa (doğrusunu biliyorum nasıl olsa çok önemli değil) bir dönemin gençliğinin panaroması… Yani Deniz diyorsam Deniz Gemişlerin gurubu diyorumdur.

Bu nottan sonra gelelim olayların benim açımdan bakılınca çözümlenmesine… Bir gurup öğrenci üniversitelerinin çok pahalı olmasından, eğitici olması gereken hocaların doğru dürüst derslere girmemesinden şikayet edip, kazan kaldırmışlar. Çıkmışlar rektöre dertlerini anlatmışlar. Dikkate alan olmamış. Öğrencilerde sorunlarına dikkat çekmek için eylemlere başlamışlar. Bu noktadan olaylar başlıyor. Sesler daha fazla yükselmeye başlıyor. Devlet sesleri bastıramaya çalışıyor, başaramayınca, onların karşısına yeni bir gurup çıkarıyor. Bu gurubu desteklemek suretiyle, iki gurubu birbirine kırdırıyor. Tüm bu olaylar içinde sağ guruptan hiç kimsenin içeri alınmaması ya da işkenceden geçirilmemesi (Işık’ın Yaşar’a söylediği gibi “sizde olayların içindeydiniz ama ben sizin guruptan tutuklanan görmedim demişti hatırlarsanız) devletin kimi kolladığını net bir şekilde gösteriyor. Bu noktada Yaşar’ın yoluna geliyoruz. Sağcı yani tuzu kuru gurubunda… Onun tek yaptığı yazmak… Yazılarını biliyoruz. Sürekli sola sataşmakla meşgul. E devletin istediği bu zaten… İçeri alınması için bir sebep değil. Sola bakalım, Mahir ve Sinan… İşleri yazmak… Onların derdi sağ değil, devletin haksız uygulamaları… Sonuç, hapishane işkence… Evet devlet için kesinlikle çok hukuki ve demokrat bir davranış… Yine tuzu kuru gurubuna dönüyoruz. Solcuları kaçırıp öldürüyorlar. Solcularda onlardan birilerini kaçırıp öldürüyor. Sonuç Solcular içeri alınıyor yani hapis ve işkence… Sağcılara bakıyoruz. Sorun yok, yola devam… Taylan Özgür’ün öldürülmesinden sonra (68 kuşağının eylemcilerin Necla Ülkü Kuglin diyor ki, biz niye böyle lunaparktaki hedefler gibi avlanıp patır patır düşüyoruz dedik ve silahlanmaya karar verdik. Kendimizi korumak zorundaydık.) silahlanmaya ve direnişe başlıyorlar. Bu çocuklar keyiflerinde silaha sarılmadılar. Devlet onları buna mecbur etti.

Eğer devlet devlet olsaydı, basit bir kantin eylemi o hale gelmezdi. Eğer devlet denilen kurum, halk denen insanların sesine kulak verseydi, biz şimdi ülke olarak çok farklı yerlerde olurduk. İnsanlar yürüyorsa, Tütün çiftçisi, Fındık çiftçisi hakkı için yürüyorsa ve devlette buna öğrenciler köylüleri dolduruyor diye bakıyor ve olayı silahla, işkenceyle, kanla çözmeye çalışıyorsa; ben o devlete devlet demem, o düzene düzen demem, o hukuka da hukuk demem… Bunun adı faşizmdir. Aman ne güzel susturamadığını yoket… Hakkikaten çok demokratik!!! ve hukuki…!!!

Hangi demokrasi, hangi hukuk çerçevesinden bahsediyorsunuz allah aşkına… Bu çocuklara baştan beri yapılanlar demokratik ve hukuk çerçevesindeydi de, bunlar mı azdı… Ne zaman ağızlarından Hak, Hukuk, Bağımsızlık çıktı ise işkence gördüler, hapse atıldılar, kuşunlandılar. Kısaca bir neslin düşünen, konuşan gençliği dört bir koldan yok edildi. VE BU YOK EDİLMENİN SUÇLUSU GAYET ADİL VE DEMOKRATİK BİR DÜZEN VARKEN YİNEDE İSYAN EDEN GENÇLERDEDİR Mİ DİYORSUNUZ? Bende bunu anlayamadım…

Birde olayın tahrik kısmı var. Öğrenciler İstanbul’da 6. Filoyu denize dökmüşler, aradan bir süre geçiyor Amerikan kasabı Komer geliyor. Nereye? ODTÜ’ye… ODTÜ’ki THKO’nun, THKP-C’nin kurucularının tamamı bu okula mensup ve sen o okulu ziyaret ediyorsun. Ondan sonrada çocuklar suçlu oluyor. Yok ya… Devlete bak devlete…

“Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan mahkememiz Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının tamamını, bir kısmını, tağyir, tebdil veya ilgaya cebren teşebbüs suçunu işlediğinizi sabit gördü. Türk Ceza Yasası 146/1 maddesi gereği ölüm cezası ile cezalandırılmanıza karar verdi.” Şimdi bu kararın neresinde adalet buldun merak ettim. Ya da adalet buldun mu?

Neden bunları soruyorum. “Daha iyi bir ülke için hukuk ve demokrasiden” bahsetmişsin ya, acaba diyorum 68-80 yılları arasında Hukuk ve Demokrasi, özellikle bizim Sol camiası için uygulandı da, biz mi göremiyoruz.

Kısaca hangi pencereden bakarsam bakayım, bu çocuklar haklıydı. İçinde Hak, Adalet, Özgürlük olmayan bir düzende, HERKES İÇİN HAK, ADALET VE ÖZGÜRLÜK için mücadele ettiler. İnandıkları için ölümüne savaşma cesaretini gösterdiler. Ve 68 kuşağından hayatta olanların da söylediği gibi, düzensizliğe yenildiler. Benim için ölenlerde, kalanlarda kahramandır. Ha kalanların içlerinde adam olmayanlar vardır. Olabilir. Birkaç elma çürük çıktı diye, sepetteki bütün elmalar çürük denemez.


Bu arada KEŞKE OLMASAYDI’nın formatı ORADAYDIM’dan farklı… ORADAYDIM’da bir kişi olayla ilgili tanıklığını anlatıyor. KEŞKE OLMASAYDI’da birçok kişi bir konu üzerindeki tanıklığını anlatıyor. Durum böyle olunca KEŞKE OLMASAYDI’daki DENİZ GEZMİŞ belgelesi hayli ilginç boyutlar kazınmış. Çünkü olayların içinden gelmiş insanların farklı bakış açıları var. Tamamı DENİZ’i tanıyan, onun arkadaşı olan, onunla anıları olan insanlar…

esmer_-ezel
16-04-08, 15:54
merhaba çanlarbye
Özeti okudum şimdi,yorumlamasam eksik kalır.Junior beklediğimiz bir şeydi artık:img-icecrAma asıl saçma olan ve beklemediğimiz Yasemin'in bu kıskançlığı.Hadi Zeynep'in ilgisi deseler anlarım ama Ahmetin ilgisinden şüphe etmesi saçmalık ötesi olur.:img-hysteGülerim buna ancak.
Yaşar ve Işık olayına gelince,geçenlerde Harun-Işık konusunu yazarken de belirtmiştim fikrimi senaristler sağ gösterip sol vurabilir ve Işık'ın Haruna yaklaşma sebebi bir kere duygularımla denedim olmadı bir kere de mantığımla deneyeyim tarzı olabilir ve son dakika Yaşar araya sızabilir ama Işık da azıcık akıl varsa ki o bir Ünsal olduğu için sanmıyorum pek,Harunu tercih eder.
Necdetin milletvekilliği zaten en başından bildiğimiz bir dayatma idi ama durun daha Necdet başbakan da olursa yine şaşırmam ben:img-hyste



sana katılıyorum bence de ışıkta akıl olsa gıder harun useçer umarım yaşarı seçmez aklı karışsın karışmasına da sonunda harun u seçsın barı necdet mılletvekılı oluyormuş vay be yakışır necdetıme artık necdet ı bol izleriz yaşasın:happy0064

arese
16-04-08, 15:57
Evet ismi Deniz olmalı bence de...Ama düşünsenize çanlar Ahmetin hamile karısının karnını okşamalarını,kulağını koyup dinlemelerini,Yasemini şımartmalarını...:img-in_lo
Bu arada daha önce tüyolarda yazan Rüyanın kardeşini kıskanması bu olayda mı olacak acaba?Koca kız oldu,umarım bu kısmı değiştirirler.Ama düşününce babasının onun ilk zamanlarını görmediğini bildiğinden ilgisini kıskanması da normal olur sanki ama bir de bu sebeple evden kaçmasın lütfen...:img-hyste

Canım Allah korusun bide bu yüzdene evden kaçarmış:img-hyste koca kız oldu kıskanmaz herhalde gerci bir tüyoda vardı acaba bunumu kıskanacak biz Necdetin kızın kıskanır demişti o zaman küçüktü şimdi koca kız oldu:img-hyste gerci huyu değişmemize Rüya bizim bildğimiz Rüya ise Yandık yani:img-hyste

Bu Arda Zeynep'in Ahmet ilgisi var demiştim inanamazdınız bak yasota boşuna kıskanmıyor Allahım Zeynep'i niye bu konuma Sokarlar evli adama göz koyma:img-hyste

Bebeğe bir şey olmasa bari Üzüntü sters falan etkiler hamile olanlar daha iyi bilirler herhalde pek bilmiyorum Zeynep uzak dur Ahmet'ten :img-hyste

Sahara
16-04-08, 15:58
Bencede Junior'un adı Deniz olmalı, ayyyy süper olur yaaa. Defne ne kadar sevinir değil mi? Mehmette Deniz de isimlerde yaşamış olacaklar.

blue&blue
16-04-08, 15:58
Valla bukadar güzel bir özet sonrasında hızımı alamadım bir yorum daha yapıcam.

Yasemin, tüm aileye iyi gelecek bir haber verir; Ahmet ile bir bebekleri daha olacaktır.
Öncelikle Yasemin bu haberi başbaşayken önce Ahmete versin.Aileyi sonra devreye soksunlar.Tabii Rüya da diğerlerinden önce öğrensin.Ahmet ve Yasemin kızlarını karşılarına alıp bu haberi versinler.Sadece üçü olsun.Lütfen artık çekirdek bir aile olsunlar.


Çok sığ gördüm seni çanım! Uzun zamandır böyle sığ kurgulara hasret kalmıştık! Hakikatten iyi gelecek bu sevinç bize...

Işık'a da çok fazla kızmadım ben! Yaşar geçmişe döneceğini ya da yeniden bir ilişkiye başlayacaklarını asla düşünmüyorum. Ama aralarında geçecek duygusal bir konuşma sonrasında bir etkilenme illaki olacaktır Işık'ta... Geçmişte yaşananların anısının canlanması belki de... Ama ben hala üstü örtülü şeylerin ortaya çıkmasını ve Işık'ın o sevgi kırıntılarının bile kaybolmasını isteyenlerdenim.
Öyle olmasa bile Işık'ın şimdilerde geldiği durum Yaşar ile bir ilişkiyi asla kaldıramaz. Zaten Yaşar şimdiki Işık'ı hiç mi hiç kaldıramaz. Böyle bir girişim bile hüsranla sonuçlanacaktır. O bakımdan içim rahat! Sadece bir geçiş aşaması yaşanacak belki bu aşamayı hızlandırmak da gerçeklerin yalnızca gerçeklerin ortaya çıkmasına bağlı... Yani sevgili alev_alev kardeşim takma kafanı o kadar... Biliyoruz ki özetler abartmak fragmanlar ve bölümler de onu hafifletmek için var. :img-wink:

Ayrıca Yasemin'in yaşadığı ruhsal sıkıntıların bir yansıması bu Zeynep kıskançlığı... Bebek konusundaki çaresizliğini bu saçma saplantı ile daha da körüklemekten başka bir şey yapmıyor. Tamamen kendisinde hissettiği eksikliğin (gereksiz)güvensizliğin sonucu bu görünmeyen şeyleri görmesi... kıskanması... Hamile olduğunu öğrendiği ve Ahmet ile olan güzel paylaşımından sonra o eski güveni gelecektir tekrar...
İşte bunlar da bizim dizinin tuzu biberi oluyor... Hiçbir vakit diğer dizilerdeki gibi abartılı sahneler terkedişler anlamadan dinlemeden yargılamalar vs yaşanmayacaktır... Bu yüzden de içim rahat!

Necdet'e gelince sen de demiştin MMCçan!! Mecliste olursa ailenin kahramanı olmaya da devam edecektir. E güzel... Hiç değilse orda oluşunun bir anlamı olsun dimi? :icon_whis

zeyneps
16-04-08, 16:00
Evet ismi Deniz olmalı bence de...Ama düşünsenize çanlar Ahmetin hamile karısının karnını okşamalarını,kulağını koyup dinlemelerini,Yasemini şımartmalarını...:img-in_lo
Bu arada daha önce tüyolarda yazan Rüyanın kardeşini kıskanması bu olayda mı olacak acaba?Koca kız oldu,umarım bu kısmı değiştirirler.Ama düşününce babasının onun ilk zamanlarını görmediğini bildiğinden ilgisini kıskanması da normal olur sanki ama bir de bu sebeple evden kaçmasın lütfen...:img-hyste

Rüya artık o şımarıklıkları geride bıraktı yapmaz öyle şeyler evden kaçmaz ...Ama kıskanması da normal olur hani sonuçta ben de kıskanırdım onun yerinde olsam babası onunla yaşayamadıklarını junior'la yaşayacak onun doğumunu görecek küçüklüğünden itibaren yanında olacak ...ama Rüya'nın böyle bir şansı olmadı o yüzden kıskanması normal olur :img-in_lo

Goldroseçan umarım senaristlerimiz tamam işte onlara junior yeter diye düşünüp böyle sahnelerin tadından mahrum bırakmazlar bizi ....

Yasemin'in saçma kıskançlık olayına da gülüyorum :img-hyste Bence o Ahmet'e kendinden daha çok güvensin eski defterleri açtırmasın şimdi bana :hıh Gerçi ohh olsun ona önce bebek olayıyla sonra da bu saçma da olsa kıskançlık olayıyla burnu sürtülsün biraz zamanında az etmemişdi Ahmet'e :hıh

Kendim ettim kendim buldum
Gül gibi sarardım soldum eyvaah eyvaaah
diyerek gülüyorum :img-pilot

arwen61
16-04-08, 16:01
İsmi "Deniz" olacak başka yolu yok! Kız da olsa erkek de olsa "Deniz". :happy0064 Partimizi yapalım derim. Bunu en başta Arwen, sonra da bizler hak ettik!:img-icecr

Sorma Zeynopum, o tineyyyç sırıtışı dünden beri benim de yüzüme asılı kaldı. Bugünse, ağzım kulaklarıma vardı. :) Nedense:icon_whis

ay çok teşekkür ederim shevekçanım:img-in_lo insanın emeklerinin boşa çıkmaması ne kadar güzel bir duyguymuş bu junıor hepimize armağan olsun emeklerimede helal olsun ahmet sonunda sevinecekya hepsine değer:img-in_lo

zeynopum junıor partisi tabiiki yapacağız hiç olmamı hazır olun horonlar tepilecek,halaylar çekilecek çok çılgın bir parti bizleri bekliyor:happy0064
efendim mesajımıda nilgün ablama şu anda yazdığım bir dörtlükle bitirmek istiyorum:img-in_lo

nilgün ablam uyumadı hor hor
demekki o burayı görüyor
kıyamadı biz forumçanlara
çok şükür geliyor ahmet junıor:happy0064

esmer_-ezel
16-04-08, 16:04
sana sonuna kadar katılıyorum ıgnenı vet devlet o dönem de hep sağcıların tarafını tuttu üstüne üstluk onlar ne yaptıysa hep gözardı edıldı hep onlar korundu ama solculara bakarsak devlet onların en küçük bir hatasını bulmak için elınden geleı yaptı bunun için hep ataktaydılar sağcılar hiç içeri alınmazken ya da alınıp da işkenceye maruz kalmaz ikwn solcula5r hep içeri alındı hep işkence gördü
ler niye pekı çunku yönetıme karşeydılar son olarak da o dönem adalet diye birşey yok gibi daıma solculara bir karşıtlık var

kardelencim
16-04-08, 16:07
ışık harunu seçsin evet ama seviyorsa seçsin. harun bunca yıldan sonra üzülmeyi değil mutlu olmayı hakediyor çünkü. birde sonradan haruna ben yaşarı seviyordum aslında seninle denemek istedim ama olmuyor derse hiç şaşırmamak lazım:img-hyste ışık bu belli olmuyor her bölüm duyguları değişiyor. daha önce de söyledim ya dengesiz ya da sevmenin anlamını öğrenememiş daha. yaşı da küçük değil ama hala olgunlaşamamış anlaşılan. birde geçen haftaki bölümde haruna şöyle bişey demişti, '' hangisi doğru bilmiorum geriye dönsem ne yapardım, tekrar aynı şeyleri mi yapardım acaba'' gibi bişey söyledi ya bence ordan bişeyler çıkarabiliriz. yani yine yaşarı seçebilirdi geçmişe dönse. ama konuşmaları çok tutarsız hemen öncesinde de yaşarı sevdiğimi sandım, yürümeyeceğini biliyordum demişti:icon_whis

mikar
16-04-08, 16:09
Alıntı yapmadım, niickini de hatırlamıyorum ve yorumunun tümünü de malesef okuyamadım. Neden mi sıkıldım. Kılişeleşmiş genel şeyler olduğu için. Şu acı çekti bu acı çekmedi meselesine döndüğü için. Benden alıntı yapılan yorumda sağ-sol olaylarına girip şu düşünce doğru bu düşünce yanlış diye bir değerlendirmede bulunmadım. O uzun zuun yazıları yazmanıza gerek yok zaten o dönemleri iyi biliyorum. Bahsettiğiniz şeyleri de. Zahmet etmişsiniz. Bildiğim şeyleri tekrar okumak istemedim. Ama tuzu kurular cümlesi ilginç. Arabesk edebiyatı yapmaya gerek yok, bir taraf acı çakti demek o dönemi nasıl bir bakış açısıyla gördüğünüzle ilintili. Böyle bakarsanız haklısınız tabi. Bir taraf kahraman, ülkenin bağımsızlığı için çalışıyor, peki ya diğer taraf ne yapıyor. Ülkemiz bağımlı olsun ilerlemesin diye mücadele ediyor. Bu arada olan hep o masum tarafa oluyor. Onlar ölüyor ama, dizide gösterildiği gibi, diğer taraftan çok az ölen ve acı çeken var. Onların tuzu kuru tabi. 70-80 arası o tuzu kuru taraftan sadece 780'e yakınının isim,yer, öldürülüş şekli vb.. belgeleriyle birlikte bende mevcut. Bir ra isterseniz üşenmez yazarım. Ama onlar tuzu kuru ne olacak. Ayrıca öteki dediğiniz devletiniz. Evet uygulamaları beğenmeyebilirsiniz. Bugün bende çoğu uygulamaya karşıyım. Bunu dile getiriyorum. seçim zamanı aleyhte kampanya yapıyorum. Bunu sonuna kadar da yapacağım. Ama elime silah alıp, dağa çıkmıyorum. Bu anarşizim olur.
Bu olayların öncesi var ayrıca. Pat diye 68'de başlamadı. Neden devlet, bazı durumlara önlem aldı. İşte bunun temeli stalin'in ikinci dünya savaşı döneminde türkiye aleyhinde izlediği tehditkar poltikaya ve ardından türkiyenin yönünü belli etmesine dayanıyor. Yani mecburiyetten bir büyük tehdite karşı diğer tarafı tehdit etmek. Bu aynı zamanda atatürkünde tercihi değil mi batı medeniyeti. Bu dönemler iki süper gücün birbirleriyle hem ortadoğu hem de dünya hakimiyeti üzerine çatıştıkları dönem. Türkiye'nini coğrafyası da bu tehlikeden nasibini almış haliyle. Yani daha 1952 de natoya girişle birlikte yapılan bir tercihin yansımasıydı bu dönemdeki olaylar. İki büyük gücün egemen olma mücadelesi.

ozenc-can
16-04-08, 16:20
Evet ismi Deniz olmalı bence de...Ama düşünsenize çanlar Ahmetin hamile karısının karnını okşamalarını,kulağını koyup dinlemelerini,Yasemini şımartmalarını...:img-in_lo
Bu arada daha önce tüyolarda yazan Rüyanın kardeşini kıskanması bu olayda mı olacak acaba?Koca kız oldu,umarım bu kısmı değiştirirler.Ama düşününce babasının onun ilk zamanlarını görmediğini bildiğinden ilgisini kıskanması da normal olur sanki ama bir de bu sebeple evden kaçmasın lütfen...:img-hyste

Goıdrose; o tüyoların çoğu ters çıktı. Burda bir yanıltma hissediyorum. Memleket meseleleriyle ilgilenmek isteyen bir kızın kardeşini kıskanması pek hoş olmaz gibi. Onunda bu sevice ortak olması daha doğru olmaz mı?

goldrose
16-04-08, 16:24
Goıdrose; o tütoların çoğu ters çıktı. Burda bir yanıltma hissediyorum. Memleket meseleleriyle ilgilenmek isteyen bir kızın kardeşini kıskanması pek hoş olmaz gibi. Onunda bu sevice ortak olması daha doğru olmaz mı?


Çanım normal koşullarda senin dediğin gibi olması lazım ama unutmayalım,burası Hatırla Sevgili:)Her şey tersine işleyebilir.ben bekliyorum böyle sert ve garip tepkiler Rüyadan yani daha doğrusu bizim senaristlerden.
Bir de Yasemin doğumu yapamadan bir iki düşürme tehlikesi atlatırsa ona da şaşırmam,hatta bir de bu durumda Ahmeti Zeynep yüzünden suçlu çıkarırlarsa yine şaşırmam...:img-tomat

çalıkuşu78
16-04-08, 16:25
ooo kamil efendi karraborsacı olmuş yakışır..artık çuvalla para kazanır kerimanı bir yerde kıstırır ve eski filmlerdeki gibi yüzüne tomarla banknot fırlatır:img-hyste en ezilen aylaların ailesiydi eski yıllarda emekçilerdi biri şoför biri terzi biri de emekten yana dr ve 70 lerin haksız kazanç çarkıyla sonradan görme zengin sınıfına adım atmışlar vayy vayy.. artık yalılara mı taşınırlar köşklere mi göreceğizdir muhtemelendir:img-hyste

yasemin hamileymiş hala zeynep olayı sürmekteymiş.. ne menem şeymiş bu zeynep.. niçin neden niye kıskanılıyordur derinlikli bir tahlil bekliyorum yaseminle ahmet arasında sevimli bir tartışmayla artıktır.. kıskanma iyi şeydir evliliği canlı tutar diyerek bu konuya hoş tarafından bakıyorumdur..hele insanın böyle hoş cazip yakışıklı bir kocası varsa kıskanma olayı kaçınılmazdır.. dişi sinekten kıskanılacak adamdır ahmet vesselamdır..rüya bu kardeş olayının neresinden çomak sokacaktır merakla bekliyorumdur :img-hyste

başta ebrucuğumun ve tüm forumçanların azmini sabrını ve zaferini kutluyorumdur:good::happy0064

ince alim kurtarılmış devrimci olarak yaşara minnet duyulmasına mı sebep olacaktır kara kara düşünüyorumdur..ışık salağının kafasının karışması beni nasıl ajite edecektir..ışığa tekme tokat girişecekmiyimdir..harunumun tek bir hüzünlü bakışını gördüğümde kılıç kalkan ekibine girip ışığa kılıç sallıyacakmıyımdır:dito

alevalev_25_
16-04-08, 16:27
Işık'a da çok fazla kızmadım ben! Yaşar geçmişe döneceğini ya da yeniden bir ilişkiye başlayacaklarını asla düşünmüyorum. Ama aralarında geçecek duygusal bir konuşma sonrasında bir etkilenme illaki olacaktır Işık'ta... Geçmişte yaşananların anısının canlanması belki de... Ama ben hala üstü örtülü şeylerin ortaya çıkmasını ve Işık'ın o sevgi kırıntılarının bile kaybolmasını isteyenlerdenim.

Öyle olmasa bile Işık'ın şimdilerde geldiği durum Yaşar ile bir ilişkiyi asla kaldıramaz. Zaten Yaşar şimdiki Işık'ı hiç mi hiç kaldıramaz. Böyle bir girişim bile hüsranla sonuçlanacaktır. O bakımdan içim rahat! Sadece bir geçiş aşaması yaşanacak belki bu aşamayı hızlandırmak da gerçeklerin yalnızca gerçeklerin ortaya çıkmasına bağlı... Yani sevgili alev_alev kardeşim takma kafanı o kadar... Biliyoruz ki özetler abartmak fragmanlar ve bölümler de onu hafifletmek için var. :img-wink:



Çok iyimser gördüm seni ben!!!
Neden acaba??? :img-wink:

Umarım dediğin gibi olur. Yoksa aklıma gelenler başıma gelirse hakikaten o Işık'ı ilk gördüğüm yer de forum adına ben alırım elime!!! :img-hyste:img-hyste

Fazla coşmuş gördüm kendimi yahu:img-hyste:img-hyste

Yapabileceklerime karşı çıkanınız varsa şimdiden :img-tomat:img-tomat ben kendim başlattım savaşı!!!

Şaka bir yana da hakikaten Işık'la ilgili daha fazla saçmalık görmek istemiyorum.

Shevek
16-04-08, 16:28
Ayrıca öteki dediğiniz devletiniz. Evet uygulamaları beğenmeyebilirsiniz. Bugün bende çoğu uygulamaya karşıyım. Bunu dile getiriyorum. seçim zamanı aleyhte kampanya yapıyorum. Bunu sonuna kadar da yapacağım. Ama elime silah alıp, dağa çıkmıyorum. Bu anarşizim olur.

Mikar, bugün yazdıklarınızı okudum, sürekli çelişkili ifadeler kullanıyorsunuz. Sonuç önemlidir, yol ve neden değil, diyorsunuz birinde (tutup hiç gerek yokken Mehmet-Yaşar ihbarını kıyaslarken). Sonra, yol, ama hangi yol? Kime neye göre "doğru" yol diyorsunuz. Bir arkadaş -soruyu sorduğunuz mesajı yazan hatta- çıkıp kendince "doğru" olanı anlatıyor...ama siz yukarıdaki ifadeleri kullanarak yanıtlıyorsunuz bu kez...

Son yazdığınız cümle için ben de size aynı soruyu yöneltiyorum. Bu anarşizm olur, deyip işin içinden çıkmak ne kadar peşinhükümlü bir yaklaşım. Bir dönemi o dönemin olguları içinde değerlendirmekte yarar var. M. Kemal'de bir zamanlar, Osmanlı padişahına (yani devlete) rağmen, Kuvayi Milliyeyi örgütlemiştir. Ve silahlı. Ama anarşist (kaldı ki bu tanım da tartışılır, anarşist; hiç bir düzeni kabul etmeyen demektir) değildir. KİME NEYE GÖRE ANARŞİST DERİM O VAKİT BEN DE!!!

Mesele hangi taraftan kaç kişi öldü meselesi değil, bu ülke, yakın geçmişinde bazı çocuklarına kıymıştır, pırıl pırıl gençlerine. Durum ortada. Sayılarla ve belgelerle. Sizin vermenize gerek yok. O dönem birileri, farklı bir toplumsal düzen isteğiyle ortaya çıktılar, hatta koşullar onları dağa çıkmaya da zorladı, bu da doğru...Ama, herhangi bir toplumsal düzen isteğiyle değil de, sadece ve sadece muhalif olan bu gençlerin sindirilmesine ve susturulmasına, yok edilip başlarının ezilmesine yönelik ortya çıkan başka bir grup daha var...Şimdi, ben maalesef iki grubu birbiriyle denk tutup tartışamam. Siz sıkılmış olabilirsiniz bu edebiyattan, ama edebiyat değil bizatihi yaşanan bir gerçeklikti solcu gençlerin durumu...

İgneni
16-04-08, 16:30
Alıntı yapmadım, niickini de hatırlamıyorum ve yorumunun tümünü de malesef okuyamadım. Neden mi sıkıldım. Kılişeleşmiş genel şeyler olduğu için. Şu acı çekti bu acı çekmedi meselesine döndüğü için. Benden alıntı yapılan yorumda sağ-sol olaylarına girip şu düşünce doğru bu düşünce yanlış diye bir değerlendirmede bulunmadım. O uzun zuun yazıları yazmanıza gerek yok zaten o dönemleri iyi biliyorum. Bahsettiğiniz şeyleri de. Zahmet etmişsiniz. Bildiğim şeyleri tekrar okumak istemedim. Ama tuzu kurular cümlesi ilginç. Arabesk edebiyatı yapmaya gerek yok, bir taraf acı çakti demek o dönemi nasıl bir bakış açısıyla gördüğünüzle ilintili. Böyle bakarsanız haklısınız tabi. Bir taraf kahraman, ülkenin bağımsızlığı için çalışıyor, peki ya diğer taraf ne yapıyor. Ülkemiz bağımlı olsun ilerlemesin diye mücadele ediyor. Bu arada olan hep o masum tarafa oluyor. Onlar ölüyor ama, dizide gösterildiği gibi, diğer taraftan çok az ölen ve acı çeken var. Onların tuzu kuru tabi. 70-80 arası o tuzu kuru taraftan sadece 780'e yakınının isim,yer, öldürülüş şekli vb.. belgeleriyle birlikte bende mevcut. Bir ra isterseniz üşenmez yazarım. Ama onlar tuzu kuru ne olacak. Ayrıca öteki dediğiniz devletiniz. Evet uygulamaları beğenmeyebilirsiniz. Bugün bende çoğu uygulamaya karşıyım. Bunu dile getiriyorum. seçim zamanı aleyhte kampanya yapıyorum. Bunu sonuna kadar da yapacağım. Ama elime silah alıp, dağa çıkmıyorum. Bu anarşizim olur.
Bu olayların öncesi var ayrıca. Pat diye 68'de başlamadı. Neden devlet, bazı durumlara önlem aldı. İşte bunun temeli stalin'in ikinci dünya savaşı döneminde türkiye aleyhinde izlediği tehditkar poltikaya ve ardından türkiyenin yönünü belli etmesine dayanıyor. Yani mecburiyetten bir büyük tehdite karşı diğer tarafı tehdit etmek. Bu aynı zamanda atatürkünde tercihi değil mi batı medeniyeti. Bu dönemler iki süper gücün birbirleriyle hem ortadoğu hem de dünya hakimiyeti üzerine çatıştıkları dönem. Türkiye'nini coğrafyası da bu tehlikeden nasibini almış haliyle. Yani daha 1952 de natoya girişle birlikte yapılan bir tercihin yansımasıydı bu dönemdeki olaylar. İki büyük gücün egemen olma mücadelesi.


Yok belgeler lazım değil, yeterince şey biliyorum daha fazlası lazım değil. Gerekmiyor da zaten... Ülkücülerin çektikleri acılarla ilgilenmiyorum. Çektirdikleri acılarla ilgileniyorum. Keza onların çekilmiş birşeyi olmadığını da biliyorum. Çektikleri birşey varsa, kafasızlıklarındandır. O da bizim problemimiz değil zaten... Kısaca hiç yazmana gerek yok. Arabesk edebiyatına gelince, yok öyle bir amacım yoktu. Arabeks nefret ederim.

Çok önemli noktalara değinmişsin, ama "peki bu noktaların ülke üzerindeki etkileri sence neler diye" hiç sormayacağım. Yazacaklarını az çok tahmin ediyorum. Zira yorum şeklini anladım. Okumak için harcayacağım zamana değmez.

Ne diyor Deniz "Hadi Eyvallah"...

Not: Bu arada Shevek, ben yazacaktım sen yazmışsın... Sağolasın... Hayır yazarsında karşındaki ne kadar anlar, e o zaman ne gerek var durumuna geliyor insan...

esra36
16-04-08, 16:33
Herkese selamlar...

başta arwen ve gülmisal olmak üzere bütün jr.isteyenleri tebrik ediyorum.
nihayet aylarca süren mücadele sonuç verdi.hepimizin gözü aydın.:img-in_lo

zaten ben biliyordum böyle olacağını önce azımızdan burnumuzdan getirip daha sonra jr.haberi vereceklerini.en çokta yaseminin ahmete söylediği anı,heyecanı ve ahmetin mutluluğunu merak ediyorum.
cuma gelsede görsek.
fragmanda çıkmadı sanırım en azından fragmandan görürdük.:img-blush

goldrose
16-04-08, 16:38
Aklıma ne geldi çanlar,hani biz hep diyoruz ya Kayseriyi unutmadık!diye acaba senaristlerin Yaseminin burnunu sürtme yöntemi bu kıskançlık konusu mu olacak.Sonuçta hepimiz Ahmetin aşkını biliyoruz,değil öğrencisine dünyanın en güzel kadını gelse Ahmet onunla ilgilenmez,onun ada Yasemini var.Ama Yasemin,kişi kendinden bilir işi misali,hep Ahmetten şüphe içinde.Belki Ahmeti kaybetme korkusu Yaseminin geçmişin hesabını vermesinin gecikmiş bir rövanşıdır,ne dersiniz?Şöyle içinin içini yemesi,Ahmete güzel gözükeceğim diye çırpınması fena olmazdı,onu pencerelerde eli yüreğin beklemesi ve de:)Ama Ahmet bildiğimiz Ahmet ise ve onu da mutasyona uğratmazlarsa asla yapmaz Yaseminin o küçük aklından geçenleri...

kardelencim
16-04-08, 16:41
Çanım normal koşullarda senin dediğin gibi olması lazım ama unutmayalım,burası Hatırla Sevgili:)Her şey tersine işleyebilir.ben bekliyorum böyle sert ve garip tepkiler Rüyadan yani daha doğrusu bizim senaristlerden.
Bir de Yasemin doğumu yapamadan bir iki düşürme tehlikesi atlatırsa ona da şaşırmam,hatta bir de bu durumda Ahmeti Zeynep yüzünden suçlu çıkarırlarsa yine şaşırmam...:img-tomat

goldrosecim özellikle rüyanın anne ve babasını kıskanıp evden kaçtığını gördükten sonra herşey olabilir diosun çok haklısın canım:img-hyste bakarsınız memleket meselelerini bırakıp kardeşini kıskanmakla uğraşır. hatta evden ayrılıp necdetlere gider. yok yok alilere artık necdetle pek yakın değil eskisi gibi allahtan:img-hyste

ozenc-can
16-04-08, 16:41
Çanım normal koşullarda senin dediğin gibi olması lazım ama unutmayalım,burası Hatırla Sevgili:)Her şey tersine işleyebilir.ben bekliyorum böyle sert ve garip tepkiler Rüyadan yani daha doğrusu bizim senaristlerden.
Bir de Yasemin doğumu yapamadan bir iki düşürme tehlikesi atlatırsa ona da şaşırmam,hatta bir de bu durumda Ahmeti Zeynep yüzünden suçlu çıkarırlarsa yine şaşırmam...:img-tomat

Tabii haklısın bu bir dizi... olması gerekene değilde reyting meselesine göre düşünmek lazım...Yine de genel çerçeveye aykırı olmamalarını diliyorum.Gerçi Rüya'nın bu konuda geçmişi kötü. Kıskançlıktan evi terk etti.uzun süre eve dönmedi.Ama etrafında onca olgun insan varken (Ali, defne. babaanne. büyük hala, harun) bunu kendine yakıştırmayacağını umuyorum.

çalıkuşu78
16-04-08, 16:42
bir yorum okudum kime ait hatırlamıyorum.. bu millet için atatürk düşünmüştür başkasının düşünmesine gerek yoktur gibi birşeylerdi geriye gidip alıntı yapmaya üşendim.. atatürkün milleti koyunmudur düşünemez mi denmek istenmiştir..bu bence atatürkü anlamamaktır..atatürk milletine bu bakış açısıyla bakmamıştır.. milletine ve gençlerine düşünmeyi ilerlemeyi yol olarak işaret etmiştir..insan hergün düşünerek ilerlemektedir kendi adına..atatürk bir milletin olduğu yerde saymasını düşünmemesini mi istemiştir.. yoksa düşünün her adımınızda düşünün gelişin ve geliştirin mi demek istemiştir..

gzn
16-04-08, 16:43
bir haber duydum kadıköyde bir şenlik olcak pazar günü ve hs dizi ekibinden birileri gelck..bilgisi olan wrmı

arwen61
16-04-08, 16:44
yasemin hamileymiş hala zeynep olayı sürmekteymiş.. ne menem şeymiş bu zeynep.. niçin neden niye kıskanılıyordur derinlikli bir tahlil bekliyorum yaseminle ahmet arasında sevimli bir tartışmayla artıktır.. kıskanma iyi şeydir evliliği canlı tutar diyerek bu konuya hoş tarafından bakıyorumdur..hele insanın böyle hoş cazip yakışıklı bir kocası varsa kıskanma olayı kaçınılmazdır.. dişi sinekten kıskanılacak adamdır ahmet vesselamdır..rüya bu kardeş olayının neresinden çomak sokacaktır merakla bekliyorumdur :img-hyste

başta ebrucuğumun ve tüm forumçanların azmini sabrını ve zaferini kutluyorumdur:good::happy0064

sağolasın çalıkuşu ablam:img-in_lo

yasemin seninde dediğin gibi tatlı bir kıskançlık duyacaksa ahmete karşı hiçbir problem yok ama bunca yaşanılan ve büyük bir aşkın üstüne gölge düşürmek isterlerse e yuh artık derim ahmet ve yaseminden başka bir kadına bakmak ne kadar ayrı iki kavram ve ne kadar tuhaf:img-lazy:

yasocuğum sen şimdi bırak kıskanmayı falan kocan sevinçten havalara uçmuş,forumçanların junıor eylemi başarılı olmuş hamileliğin tadını çıkar canım ahmet junıora iyi bak babasını daha fazla üzme:img-wink:

MMC
16-04-08, 16:44
Zeynepsçanım valla dediğin gibi paranoyak yaptı bu senaristler bizi.Bende pek endişe ediyorum ya Rüya'da olduğu gibi Ahmet'in babalık heyecanını bize ağız tadıyla izletmezlerse diye.Eğer bu heyecanı gerçekten yansıtmak isterlerse en kralından sahneler izleyeceğimize eminim ama eğer öncelikleri başka olursa ozaman yandık demektir.Şöyle esikisi gibi başa alıp alıp izleyeceğimiz, güzel kliplerin yapılacağı duygulu bölümler izlesek son 8 bölümde:img-icecr 2 ay 28 gün ve 16 saat tadında aşk sahneleri dolsa, Ahmet&Rüya sahneleri coşsa,Junior&Ahmet sahneleri onu da geçse.Biri beni Işık'ın Haruna olan aşkına inandırsa vs vs

Goldroseçanım,merak etme sen Ahmet bu bebeğe zarar gelebilecek hiçbir durum yaratmaz.Olsa olsa Yasemini şımartır, daha çok sever ve destekler:img-in_lo

Aklıma ne geldi şimdi.Bence Nezehata bebek haberini Ahmet versin.Özel olarak telefon açsın ve bundan yaklaşık 15 yıl önce o karakolda şok içinde, birbaşına kalıvermenin rövanşını alsın.Nasıl bakakalmıştı arkalarından:img-cray:Kırk yıl geçse unutamam o sahneyi ben.