PDA

Tüm Versiyonu Göster : Bu Kalp Seni Unutur Mu? (Arşiv 8)


Sayfalar : 1 2 3 [4] 5

aylaayla
02-01-10, 03:22
Dizinin saatinin değişmesi bence reytingi düşürecek. Çocuk oyuncağına çevirdiler çünkü. Bir ileri, bir geri nedir bu yani? :bilmimKorkarım bir sonraki hamle günün değişmesi olacak. Siyaset-aşk dengesini iyi ayarladıkları, en azından son bölümdeki kadar siyasete yer verdikleri sürece eski gün ve saatinde daha da iyi bir yere gelecekti bence. İzleyici kitlesi belli bir diziyi zorluyor Show tv, AB'yi de küstürecekler bu gidişle. :icon_whis

Fragmanı anlatan arkadaşlara teşekkürler. Hareketli bir bölüm olacağa benziyor. :happy0064Heyecanla Salı'yı bekliyorum.

BKSU forumdaşlarıma iyi bir yıl dilerim.

[arzu]
02-01-10, 09:26
fragman güzel bir bölüm izleyeceğimizin habercisi ama saat konusuna çok üzüldüm. 22,15 diye belirtilmiş bu demektir ki 30 dk rötarla başlayacağına göre 22,45'de yayında olacak. bir dizi için çok geç bir saat. bitişi ile birlikte ne çalışanlar için ne de öğrenciler için uygun bir saat değil. bu değişikliğin nedenini anlamakta zorlanıyorum. bunu denediniz işte hafta içi PT2 bize göre bir dilim değil. madem illa PT2 olsun diyorsunuz o zaman gününü cuma yapın...

ozenc-can
02-01-10, 13:06
;12580454']rant kavgası, gecekondu mahallesi ve millileştirme çabasından bahsediyordu metin. demekki sağ sol olaylarına bu şekilde de girecekler. hatta muhafezakar kesim bile işin içinde dahil edilebilir. bekliyoruz...



Arzucuğum,bu konuyla ilgili bir yazı okumuştum:
1980 yılı Türkiye'nin kriz yılıdır.
24 ocak 1980 kararları(IMF nin tek taraflı aldığı bu karalar,Özal tarafından hazırlanmış,Türkiye’yi tek taraflı yabancı sermayeye açmış) 12 Eylül askeri müdahalesinden sonra uygulama olanağı bulmuştu.
1980 müdahalesi;devletin her düzeyde kökten yeniden yapılanmasına gitmenin gerek olduğu yolunda yaygın bir inanç varken yapıldı.
Askeri müdahale ile birlikte ekonomik şok kararlar alındı.hemen uygulamaya konuldu.Türk Parasının değeri düşürüldü.KİT ürünlerine çok büyük oranda zam yapıldı.Sendikal faaliyetler askıya alındı.grev yasağı geldi.tarıma yönelik genel destekleme politikalıları terk edilmeye başlandı.Tüm bunlar 12 Eylül askeri müdahalesi iş gücü piyasası ve ekonomiyi katı bir disiplin altına almasıyla mümkündü.
1980 sonrasında kentleşme sürecinde kitlesel göç olgusuyla tanışmaya başladığı,gecekondulaşma,1950’li yılların başından 1980’li yıllara kadar yasal bir statüde değildi. 1980 sonrası yasal bir statüye kavuşunca yeni bir rant olgusu ortaya çıktı.imar izini yoluyla belirli gecekondu bölgeleri arazi mafyası tarafından büyük bir hızla yağmalanmaya başlanmıştı.:img-blush

Mafya içinde yer alan şahıslarda "malum" şahıslar tabi...

Not:yayın saati için bende üzüldüm. hafta arası için kötü bir saat.

_meLike_
02-01-10, 15:12
Merhabalar.

Dizinin yayın saati tekrar değişmiş. Kanalın ve yapımcının niyetini anlamakla güçlük çekiyorum. :icon_whis
Neden sürekli saatler değişiyor? :img-blush

apple-core
02-01-10, 17:37
Günlerdir baya bir tanıtımı dönen "Güz Sancısı" filmi Salı günü saat 20:00'da yayınlanacakmış. Büyük ihtimalle o günü 1. bitirir film. Ben bile daha önce 2 kere izlememe rağmen izlemeyi düşünüyorum mesela. Bu yüzden mi BKSU bu hafta 22:15'e taşındı acaba? Belki de sadece bu haftaya yönelik bir şey. Yani malum Güz Sancısı da BKSU da Tomris Hanım'ın yapımları. İkisi de izlensin diye saatleri çakıştırılmamış olabilir belki :icon_whis Çünkü genelde farklı kanallarda da olsa aynı yapım şirketinin işleri aynı yayın kuşağına konmuyor...

Ne güzel Salı günü ard arda Okan Yalabık izleyeceğiz demek ki :happy0064 Ben BKSU'yu ilk izlediğimde Kerim karakterini Güz Sancısı'ndaki Suat'a çok benzetmiştim. Zamanla değişik yanlarını gördüm tabii malum dizi karakterleri film karakterlerinden daha derin yazılıyor daha uzun zaman ekranda yer alabilmesi sebebiyle. Salı günü arda arda izledikten sonra karar veririm Suat ile Kerim'in benzeyip benzemediğine :img-yes:

[arzu]
02-01-10, 18:20
özet gelmiş...

12. Bölüm
Cemile ve Sinan'ın ilişkisi olduğunu öğrenen Yıldız ikisine de öfkelidir. Onun bu olaya yaklaşımını eleştiren Kerim'le de arası açılır. Aslında Kerim'in içinde başka fırtınalar esmektedir ama duygularını anlatamaz.

yıldız'da kerim'de beni şaşırtmayacak ama bakalım kerim sinan'a nasıl açılacak ve kişinin yıldız olduğunu öğrendiğinde sinan'ın tepkisi ne olacak hüseyin arkadaşı sonuçta ama yinede tepkili olacağını düşünmüyorum...

Kahramanlarımız duygusal çalkantılar yaşarken Türkiye'de de hareketli günler başlamıştır. Ülke seçim havasına girmiştir ve Engin'in ajansı heyecanla seçim sonuçlarını beklemektedir.

bu kadar çabuk olacağını düşünmemiştim. hemen seçim mi olacak...

Gecekonduda ise ülkücü mafya terör estirmektedir. Diğer yandan Kürşad ve Elif'in aşkı önündeki engel Elif'in ilginç teklifiyle kalkacak, Cemile ve Sinan'ın hayatı ise şaşırtıcı bir olayla altüst olacaktır.

elif mi gizliden evlenelim diyor yoksa korsan nikah öylemi gerçekleşiyor. ve sinan'la cemo'nun hayatı zaten alt üst oldu başka ne olabilir ki ?

apple-core
02-01-10, 18:45
;12604880']özet gelmiş...

12. Bölüm
Cemile ve Sinan'ın ilişkisi olduğunu öğrenen Yıldız ikisine de öfkelidir. Onun bu olaya yaklaşımını eleştiren Kerim'le de arası açılır. Aslında Kerim'in içinde başka fırtınalar esmektedir ama duygularını anlatamaz.

yıldız'da kerim'de beni şaşırtmayacak ama bakalım kerim sinan'a nasıl açılacak ve kişinin yıldız olduğunu öğrendiğinde sinan'ın tepkisi ne olacak hüseyin arkadaşı sonuçta ama yinede tepkili olacağını düşünmüyorum...

Kahramanlarımız duygusal çalkantılar yaşarken Türkiye'de de hareketli günler başlamıştır. Ülke seçim havasına girmiştir ve Engin'in ajansı heyecanla seçim sonuçlarını beklemektedir.

bu kadar çabuk olacağını düşünmemiştim. hemen seçim mi olacak...

Gecekonduda ise ülkücü mafya terör estirmektedir. Diğer yandan Kürşad ve Elif'in aşkı önündeki engel Elif'in ilginç teklifiyle kalkacak, Cemile ve Sinan'ın hayatı ise şaşırtıcı bir olayla altüst olacaktır.

elif mi gizliden evlenelim diyor yoksa korsan nikah öylemi gerçekleşiyor. ve sinan'la cemo'nun hayatı zaten alt üst oldu başka ne olabilir ki ?


Yıldız-Kerim tepkisine ben de şaşırmadım. Kerim'in evlilik hakkındaki görüşlerini biliyoruz zaten. Öyle olmasaydı bile Yıldız'a olan duygularından ötürü Sinan-Cemile aşkına tepki vermezdi. Malum damdan düşenin halinden damdan düşer anlar :img-yes: Biz de burada dizi deyip uzaktan yorumluyoruz ama başımıza gelinceki davranışlarımız faklı olabilir. Yıldız ile Kerim demek ki Cemile-Sinan yüzünden tartışıyorlar fragmanda. Zaten Cemile'yle Sinan'ın kime hayrı var ki Yıldız ile Kerim'e olsun :img-hyste Yıldız ve Kerim'in bir süre küs kalmalarını izlemek isterim ben açıkçası. Malum farkında olmasalar da yedikleri içtikleri ayrı gitmemeye başladı. Kendileri bile birbirleri için bu kadar önemli olduklarını bilmiiyorlar. İkisinin de birbirine ihtiyaç duyduğu sahneleri izlemek keyifli olur benim açımdan. Çünkü daha önce de belirttiğim gibi ben sadece cinsel çekime dayalı bir aşk istemiyorum Yıldız ve Kerim arasında. Manevi paylaşımların ön planda olduğu bir aşk olsun isterim. Ve mümkünse böyle yavaş ilerlesin...

Bence de Elif teklif edecek korsan nihak işini. Ama şu korsan işini anlamadım ben. Korsan demek yasal olmayan demek değil mi. Yani gerçek bir evlilik olmayacak sanırım adı üstünde "korsan"... Kime karşı olabilir ki bu sahte evlilik? Neyse izleyip görelim.

Seçime de çabuk gidildi. Sanırım konunun hızlı ilerlemesi reytinglerden kaynaklanıyor. Senaristler hareketli dönemlere bir an önce geçmek istiyorlar reytingler artsın diye.

Cemile ile Sinan da yine engellerle boğuşuyorlarmış. Engellere rağmen birlikte oldukları zamanları da biliyoruz :) Cemile'nin Yalçın ile evli olmasından büyük ne engel olabilir ki başka? Sakat bir Yalçın ile evli olması mı :) Sanırım öyle...

zeynep93
02-01-10, 19:14
12. Bölüm
Cemile ve Sinan'ın ilişkisi olduğunu öğrenen Yıldız ikisine de öfkelidir. Onun bu olaya yaklaşımını eleştiren Kerim'le de arası açılır. Aslında Kerim'in içinde başka fırtınalar esmektedir ama duygularını anlatamaz.

kerim :img-in_lo yıldız kerim ikilisini izlemek icin sabırsızlanıyorum ama hemen
olmıcak bellii..kerim yıldız'a karsı farklı duygular beslemeye basladı
fragmanda da o benim hayatıma giremiyor tarzı birsey diyodu
bakalım sinan ne dicek gercekten yıldız oldugunu ögrenince.. :img-in_lo

apple-core
02-01-10, 19:38
12. Bölüm
Cemile ve Sinan'ın ilişkisi olduğunu öğrenen Yıldız ikisine de öfkelidir. Onun bu olaya yaklaşımını eleştiren Kerim'le de arası açılır. Aslında Kerim'in içinde başka fırtınalar esmektedir ama duygularını anlatamaz.

kerim :img-in_lo yıldız kerim ikilisini izlemek icin sabırsızlanıyorum ama hemen
olmıcak bellii..kerim yıldız'a karsı farklı duygular beslemeye basladı
fragmanda da o benim hayatıma giremiyor tarzı birsey diyodu
bakalım sinan ne dicek gercekten yıldız oldugunu ögrenince.. :img-in_lo

Ben de Yıldız-Kerim'ciyim ama mümkünse apar topar yazmasınlar senaristler bu aşkı. Bu şekilde de güzel ben geç izlemeye razıyım :img-yes: Saçmalamasınlar yeter ki...

Ayrıca ben Kerim'in Sinan'a bahsettiği kızın kim olduğunu söyleyeceğini sanmıyorum. İsim vermeden bahsedecektir. Hem malum Hüseyin'in arkadaşı Sinan; biraz tuhaf bir durum söz konusu. Gerçi Sinan'ın kızmaya da hakkı yok ama kızmasa da bir tuhaf... İki ucu paslı (:img-hyste) değnek hesabı...

ozenc-can
02-01-10, 19:48
Tam da fragmanı izledim. izlediklerimi paylaşayım derken,arzu özeti taşımış.Teşekkürler arzu.

Yıldız cemileye sert çıkıyor,onu arkadan iş çevirmekle suçluyor.cemile kendini savunmada.
Yıldız hayatı biraz sert tarafından yaşamış biri,böyle duygusal meselelere çokta kafa yormamış.Gerçi kafa yoracak vakti de olmamış.O hep Kerimin dediği gibi devrimi beklemiş.Kendini ona göre şekillendirmeye çalışmış.
Metis'te baskılara devam!Arama bahanesiyle tutuklulara işkence...
onlarda direniş barikatları oluşturmuş.Dışarda destek eylemleri...

ülkücü arazi mafyası isanları dayak ve öldürmekle tehtit ediyorlar.
Sinan ve Hasan2ın Tufanla konuşma çabaları boşuna tabiki. Arakaları güçlü. Herkese pay gidiyor çünkü.
Tufan;"koministlik yapma lan" diyor. Madurun yanında olmanın tek bir ismi var koministlik!...
Özal dört eğlimden topladığı partisini kurdu seçimlere hazırlanıyor.

Elif'deki ne cesaret!bravooo Elif.insan sevdasının arkasında böyle durmalı.Korsan Nikah!
Kürşat'ın tek bir siyasi görüşü varmış o da: "Elif".
Necip Fazıl Ölmüş (25 Mayıs 1983).

Sinan ve Kerim konuşması çok hoş. Birbirlerini gayet iyi anlayacaklar.
Sinan o konuşmadan sonra, (muhtemelen keim'in aşkına sahip çık telkininden sonra) Cemileye ilk defa bu kadar cesurca:"yanında olmak için herşeye razıyım anlasana!" dedi.
ama özet, hayatlarının şaşırtan bir olayla alt üst olacağını yazıyor.Zaten alt üsttü. tekrar alt üst olması düzelmesi anlamına gelir aslında:img-hyste:img-hyste

Sinan mücadeleye alışık o cehennemden çıktı. kolay aşk olursa şaşardım.
bu kadar zorlukla götürdükleri sevdaları çok güçlü olacak.Gitikçe derinleşen bir sevda onların ki..

kadir_özdal
02-01-10, 20:13
elif evrim gerçirdi resmen
kürşat gitmeden önce iki kelime zor eden kız (beni çok sinir ederdi)
şimdi evlenmek için ilginç fikirler söylüyor :)

tufanda daha dünkü bebe neler yapıor yaa
biri onu durdurmalı..

çok merak ettim şimdi
güz sancısında okan yalabık çok başarılı ama hevesinizi kırmak istemem de o kadar güzel bir film değil

tolga_berrak
02-01-10, 20:16
Yıldız ve Kerim'in bir süre küs kalmalarını izlemek isterim ben açıkçası. Malum farkında olmasalar da yedikleri içtikleri ayrı gitmemeye başladı. Kendileri bile birbirleri için bu kadar önemli olduklarını bilmiiyorlar. İkisinin de birbirine ihtiyaç duyduğu sahneleri izlemek keyifli olur benim açımdan. Çünkü daha önce de belirttiğim gibi ben sadece cinsel çekime dayalı bir aşk istemiyorum Yıldız ve Kerim arasında. Manevi paylaşımların ön planda olduğu bir aşk olsun isterim. Ve mümkünse böyle yavaş ilerlesin...



Evet aynen sana katılıyorum..Bende Yıldız-Kerim çiftinin aşkını yavaş yavaş ilerlemesini istiyorum..Çünkü aniden yaptıkları zaman neyin ne olduğunun farkına varamıyorum ve bu çifti izlemenin keyfi kalmıyor..:img-in_lo
Yıldız Kerim:img-in_lo

kadir_özdal
02-01-10, 20:24
tamam da yıldız evli ve kocasını çok seviyor gibi..
nasıl kerim le aşk yaşayabilirler
cemile gibi değil ki şuanda yıldız

HeRGeLe
02-01-10, 20:31
;12602680']fragman güzel bir bölüm izleyeceğimizin habercisi ama saat konusuna çok üzüldüm. 22,15 diye belirtilmiş bu demektir ki 30 dk rötarla başlayacağına göre 22,45'de yayında olacak. bir dizi için çok geç bir saat. bitişi ile birlikte ne çalışanlar için ne de öğrenciler için uygun bir saat değil. bu değişikliğin nedenini anlamakta zorlanıyorum. bunu denediniz işte hafta içi PT2 bize göre bir dilim değil. madem illa PT2 olsun diyorsunuz o zaman gününü cuma yapın...

Evet 23 de başlama riskide var ,çünkü önünde bir film başlıyor. Acaba Güz Sancısı var diye mi böyle bir saat değişikliğine gidildi. Kanal d aslında değişikliği yapmalıydı Güz Sancısını geç saate koyabilirdi. Bu salıda gerçekten ne var doğrusu merak ediyorum. Herkes dizilerini salıya koymakta ısrarlı. Şimdide yeni bir dizi daha başlıyormuş ATV'de haspinallah dedirten cinsten yani. Salı kanallar için özel bir gün anlaşıldı.:img-hyste Valla utanmasalar salı gece yarısından sonrada dizi koyacakalar :) Artık yeter! ama, BKSU'nun bu salıyı sallaması gerek.:icon_whis
Ben saate çok takılmıyorum, sonuçta 22'den sonrada bir çok izlenen dizi var bakarsanız, küçük kadınlar zımbırtısıda mesela 22 den sonra salı günleri yayınlanıyor ve çokta izleniyor. hemde küçüklerin oynadığı halde :icon_whis Evet değişiklik çok yapıldı, hala kitlesini yakalamayı başaramadı dizi, ama sabit bir saate koysalar o kitle yakalanacak bence. Kanal sabırlı olursa ve senaristler AŞK'tan başka konular işlerse, kitle yakalanır ama iki tarafta inat edip benim dediğim olucak diye düşünürlerse Dizimiz ne yazık ki kurban gider:img-cray:

Özete gelirsek;

Aşk ilişkilerine girmeyecem kesinlikle. Cemile ve Yıldız kimlerle isterlerse onlarla olsunlar. kararı onlara bırakıyorum :)

Ülkücülerden girdiler bu sefer. BKSU'da sağ tarafı çok irdeliyorlar bu sefer. HS'ye göre sağ daha ağırlıklı. Gecekonduda çıkacak olaylar hem sağı hem de solu dahada gerecektir bence. Üstüne birde seçimler gelince değmeyin gerginliğe. Bence bu gerginlikte aşk yaşanmaz. :)

idolüm okan
02-01-10, 21:47
saat değişikliği bence de güz sancısı yüzündendir.
yıldızın tepkisi bence beklenen bişeydi.kerim bu işe karışmasa daha iyi
bakalım kerm yıldız aşkı nasl olacak.merakla beekliyorum.inşallah c-s aşkı gibi olmaz


salı günü çok lanet bigün.bakalım herkes salıya yüklendi.o günün birincisi hangi yapım olacak bakalım.

salı günü okan yalabık günü oolucak:happy0064

bahar_can
02-01-10, 21:56
Hafta için 22.45'in anlamı "biz diziyi gözden çıkardık" anlamına gelir bence:icon_sorr

Güz Sancısı'ndan dolayı bu saate alınması saçma değil mi:bilmim iki kanal.. rakip kanal birbirini kollamış olmazmı bu tavırla...hatta biri için oldukça dezavantajlı...:bilmim
Kerim Yıldız'a "bir zamanlar devrimi bekledin" mi demiş?? yani ne demek bu anlamadım.. "bir zamanlar boş yere devrimi bekledin.. şimdi de boş yere kocanı bekliyorsun" falan mı demek istiyor.. Godo'yu bekler gibi yani mi demek istiyorsun sen Kerim efendiii.. Kerim efendiii:fighting2 konuşmalarına dikkat et... bak yakalarım bir boşluk bindirdikçe bindiririm.. :img-grin2sonra demedi deme:whistle2

bulenTuba
02-01-10, 22:16
Az once Show Tv'de aLtta kucuk fragmani gosterdiLer,20:00 yaziyordu saati:bilmim Acaba tekrar saatini mi degistirdiLer..

brk_crn
02-01-10, 22:32
Vali-----> 22,15 Salı

Bu Kalp Seni Unutur Mu?-----> 20,00

Şimdi Vali'nin fragmanı gosterildi..:img-yes:

kinslayer
02-01-10, 22:53
Evet aynen sana katılıyorum..Bende Yıldız-Kerim çiftinin aşkını yavaş yavaş ilerlemesini istiyorum..Çünkü aniden yaptıkları zaman neyin ne olduğunun farkına varamıyorum ve bu çifti izlemenin keyfi kalmıyor..:img-in_lo
Yıldız Kerim:img-in_lo


Esasında yıldız-kerim benide izlerken keyif aldığım bir ikili ama;

yıldız kocasına çok aşık gibi geliyor:bilmim

Esasında hüseyini'de gözden çıkarmasalar keşke diyorum,
Yıldız'ın hüseyini anlatırken gözlerinde parlayan ışık ve sonsuz aşk hissi beni inanılmaz etkilemişti:img-cray:

zeynep93
02-01-10, 22:55
Ben de Yıldız-Kerim'ciyim ama mümkünse apar topar yazmasınlar senaristler bu aşkı. Bu şekilde de güzel ben geç izlemeye razıyım :img-yes: Saçmalamasınlar yeter ki...

Ayrıca ben Kerim'in Sinan'a bahsettiği kızın kim olduğunu söyleyeceğini sanmıyorum. İsim vermeden bahsedecektir. Hem malum Hüseyin'in arkadaşı Sinan; biraz tuhaf bir durum söz konusu. Gerçi Sinan'ın kızmaya da hakkı yok ama kızmasa da bir tuhaf... İki ucu paslı (:img-hyste) değnek hesabı...

evet zaten hemen olmaması kesinlikle daha iyi hemen olursa senaristler tüketiyolar kısa sürede böyle agırdan yavas yavas izlemek bencede daha iyi kesinlikle katılıyorum yorumuna :img-yes:

ayrıca yıldız evli ve hüseyin'i cok seviyor nasıl geliscek durumlar
cok merak ediyorum..bi müddet kerim'in askını izlicez sanırım :img-in_lo

bahar_can
02-01-10, 23:13
Yıldız-Hüseyin birlikteliğini neye dayandırarak bitirecekler ben de merak ediyorum..

Birbirlerini sevseler de uzun yıllar somut olarak bir şey paylaşmadıkları ve farklı ortamlar içinde farklı paylaşımlarla birbirlerinden uzaklaştıkları için oluşabilecek bir ayrılığa mı.. yoksa Yıldız'ın aslında Hüseyin'e aşık olmadığının farkına varması mı? "aslında ben O'na saygı, sevgi ve değer verdiğim için birlikte olmuşum.. ama aslında aşkı yeni anladım" gibi... (:hıh)

bence ikisi de gıcık bir durum.. bunun benzerini zaten Cemile-Yalçın'da işlediler... bence senaristimiz Yıldız-Hüseyin aşkını sonuna kadar korumaya çalışsın.. sonuçta aslında ikisi de davasını sürdürüyor... Tabiki Yıldız Hüseyin gibi yoğun ve sert bir siyasi ortam içinde değil... ama düşüncelerinde bir değişime yok.. legal alanda sürdürüyor...bazı çelişkiler yaşasabile.. sonuçta bu aşkın korunması gerektiğini, bunun için çaba harcaması gerektiğini anlasın.. daha doğrusu senaryo bunu ele alsın:kahve

Sonuna kadar YILDIZ-HÜSEYİN AŞKI!:cheer:(:img-grin2)

başak_mu
02-01-10, 23:15
Az once Show Tv'de aLtta kucuk fragmani gosterdiLer,20:00 yaziyordu saati:bilmim Acaba tekrar saatini mi degistirdiLer..

Show tv çocuk oyuncağına çevirdi bu işi..insanların doğal olarak kafası karışıyor ve izleyesi de gelmiyor..Dizilerin saat ve günleriyle oynanması konusunda show un üstüne kanal tanımıyorum zaten..habire dizinin saatiyle oynayacağına ortalığın dizi kaynadığı Salı gününe koymasaydı keşke baştan diziyi. Kanal en başından beri yanlış politika izliyor bence ve böyle bir dizi kanal politikası yüzünden kalkarsa çok yazık olur..daha izlemek istediğim çok şey var çünkü..Ayrıca salı günü başka bir dizi daha başlıyor saat 20.00'de..Bence o dizi reytingleri olumsuz etkileyecek:icon_sorr
Yeni bölümde seçimlerden bahsedildiğine göre siyaseten hareketli bölümler bekliyor bizi demek ki..Seçim yasakları,seçim çalışmaları.ANAP dışında siyaset sahnesinde kimlerin olduğunu veya ordunun hangi partiyi desteklediğini gösterirler mi acaba..ben eksik taş kalmasını istemiyorum ve bilmediğim şeyleri öğrenmek,izlemek istiyorum..
Aşk anlamında Elif-Kürşat cephesi hareketli olacak bu bölüm..Elif’ten ilginç teklif geliyormuş..Ne ola ki bu teklif acep:icon_whisSinan-Cemile ikilisine farklı bakmaları süper ikilinin de arasını açacakmış..Yıldız net bir karakter ve kardeşinin durumunu onunla paylaşmamasına da kırılacaktır diye düşünüyorum ben..Ayrıca bence de Kerim-Yıldız arasının açılması da ii olacak bir bakıma..İzlemeyi çok seviyorum bu ikiliyi ama şimdilik bölesi iyi sanki:img-wink:..Hüseyin’den Kerim-Yıldız a geçiş ne şekilde olacak, nasıl bağlayacaklar Kerim-Yıldız ilişkisini acaba:bilmimBen kafamda henüz hiçbişi kuramıyorum da..Sadece sindire sindire olmasını istiyorum o kadar.

kinslayer
02-01-10, 23:33
Yıldız-Hüseyin birlikteliğini neye dayandırarak bitirecekler ben de merak ediyorum..

Birbirlerini sevseler de uzun yıllar somut olarak bir şey paylaşmadıkları ve farklı ortamlar içinde farklı paylaşımlarla birbirlerinden uzaklaştıkları için oluşabilecek bir ayrılığa mı.. yoksa Yıldız'ın aslında Hüseyin'e aşık olmadığının farkına varması mı? "aslında ben O'na saygı, sevgi ve değer verdiğim için birlikte olmuşum.. ama aslında aşkı yeni anladım" gibi... (:hıh)


Sonuna kadar YILDIZ-HÜSEYİN AŞKI!:cheer:(:img-grin2)

Her cümlene katılıyorum....


Kerim & yıldız kanka tadında takılmaya devam etseler ne olur sanki ;

Her çift aşk'mı yaşamalı ille de ?

Üstelik aşk meşk olaylarına çok fazla yer veriliyor ve bir çok önemli olay teğet geçiyor diye bu kadar eleştiri alırken hemde, ne gerek var ki böyle ince detaylara :bilmim

Ne biliyim ya hüseyin terkedilmemeli hep sevilmeli ve sonuna dek beklenmeli demek istiyorum mesela :img-in_lo

Yıldız & Hüseyin aşkını çok sevdim ben ....

apple-core
02-01-10, 23:46
Az once Show Tv'de aLtta kucuk fragmani gosterdiLer,20:00 yaziyordu saati:bilmim Acaba tekrar saatini mi degistirdiLer..

Yahu ben Türkiye'de yaşıyorum ama uyduda Show çıkmıyor Show Türk çıkıyor :img-hyste Az önce Show Türk'te fragmanı verdiler yine 21:15 (Türkiye saatine göre 22:15) yazıyordu :bilmimBiz yine foruma girip duran izleyicileriz. Bizim gibi takip etmeyenler nasıl öğrenecek yeni saatini? Eğer 1 kere de olsa 22:15 yazdıysan o hafta 22:15'te vermelisin. Oyuncak ettiler gerçekten de. Bence bu hafta 22:15 olsun çünkü ben Güz Sancısı'nı yine izlemek istiyorum. Ama 20:00'de olursa da bir sorun teşkil etmez. Yeter ki yayınlasınlar şu bölümü yakında ondan da vazgeçicekler diye korkmaya başladım valla :)


evet zaten hemen olmaması kesinlikle daha iyi hemen olursa senaristler tüketiyolar kısa sürede böyle agırdan yavas yavas izlemek bencede daha iyi kesinlikle katılıyorum yorumuna :img-yes:

ayrıca yıldız evli ve hüseyin'i cok seviyor nasıl geliscek durumlar
cok merak ediyorum..bi müddet kerim'in askını izlicez sanırım :img-in_lo

Yıldız-Hüseyin birlikteliğini neye dayandırarak bitirecekler ben de merak ediyorum..

Birbirlerini sevseler de uzun yıllar somut olarak bir şey paylaşmadıkları ve farklı ortamlar içinde farklı paylaşımlarla birbirlerinden uzaklaştıkları için oluşabilecek bir ayrılığa mı.. yoksa Yıldız'ın aslında Hüseyin'e aşık olmadığının farkına varması mı? "aslında ben O'na saygı, sevgi ve değer verdiğim için birlikte olmuşum.. ama aslında aşkı yeni anladım" gibi... (:hıh)

bence ikisi de gıcık bir durum.. bunun benzerini zaten Cemile-Yalçın'da işlediler... bence senaristimiz Yıldız-Hüseyin aşkını sonuna kadar korumaya çalışsın.. sonuçta aslında ikisi de davasını sürdürüyor... Tabiki Yıldız Hüseyin gibi yoğun ve sert bir siyasi ortam içinde değil... ama düşüncelerinde bir değişime yok.. legal alanda sürdürüyor...bazı çelişkiler yaşasabile.. sonuçta bu aşkın korunması gerektiğini, bunun için çaba harcaması gerektiğini anlasın.. daha doğrusu senaryo bunu ele alsın:kahve

Sonuna kadar YILDIZ-HÜSEYİN AŞKI!:cheer:(:img-grin2)

Yıldız net bir karakter ve kardeşinin durumunu onunla paylaşmamasına da kırılacaktır diye düşünüyorum ben..Ayrıca bence de Kerim-Yıldız arasının açılması da ii olacak bir bakıma..İzlemeyi çok seviyorum bu ikiliyi ama şimdilik bölesi iyi sanki:img-wink:..Hüseyin’den Kerim-Yıldız a geçiş ne şekilde olacak, nasıl bağlayacaklar Kerim-Yıldız ilişkisini acaba:bilmimBen kafamda henüz hiçbişi kuramıyorum da..Sadece sindire sindire olmasını istiyorum o kadar.

Fragmanda Hüseyin yine eylemi başlatan olarak görünüyordu. Bu da akıllara "Hüseyin ölecek mi?" sorusunu getiriyor. Her ne kadar Yıldız-Kerim aşkı Hüseyin ölmeden başlayacak gibi hissetsem de en başından beri, fragman kafamı karıştırdı. Cemile&Sinan aşkını bir kere ihanetle yazılar. Eğer Yıldız&Kerim aşkına da ihanetle başlarlarsa hem sıkar hem de tepki çekebilir. 1980'leri anlatan bir dizide sürekli bayanlar eşlerini aldatıyor falan filan... Malum Türkiye izler ama tepki de verir...

Yıldız&Kerim aşkı böyle didişmelerle başlayacak gibi. Bir süre küs kaldıktan sonra o küs kaldıkları zaman zarfında bir özlem olur. Sonra yine karşı karşıya gelip tartışmaya başlarlar derken bir öpüşme olur ya da Kerim'den bir aşk itirafı. Bilemiyorum ama o ilk kıvılcım bir tartışma anında olacakmış hissi geldi bana. Çünkü Yıldız&Kerim her bölüm bir şeyleri tartışıyorlar :) En tartışan çift seçiyorum onları :img-hyste

Kısacası fragman yanıltmacalarına gelmeden ben hala aynı tezimi savunuyorum şimdilik. Yıldız ve Kerim, Hüseyin ölmeden birlikte olmaya başlayacaklar. Çok da tahmin edilbilecek bir şey değil. İzleyip görelim...:img-yes:

laylaylomm
02-01-10, 23:58
Elif'deki ne cesaret!bravooo Elif.insan sevdasının arkasında böyle durmalı.Korsan Nikah!
Kürşat'ın tek bir siyasi görüşü varmış o da: "Elif".
Necip Fazıl Ölmüş (25 Mayıs 1983).

Sinan ve Kerim konuşması çok hoş. Birbirlerini gayet iyi anlayacaklar.
Sinan o konuşmadan sonra, (muhtemelen keim'in aşkına sahip çık telkininden sonra) Cemileye ilk defa bu kadar cesurca:"yanında olmak için herşeye razıyım anlasana!" dedi.
ama özet, hayatlarının şaşırtan bir olayla alt üst olacağını yazıyor.Zaten alt üsttü. tekrar alt üst olması düzelmesi anlamına gelir aslında:img-hyste:img-hyste

Sinan mücadeleye alışık o cehennemden çıktı. kolay aşk olursa şaşardım.
bu kadar zorlukla götürdükleri sevdaları çok güçlü olacak.Gitikçe derinleşen bir sevda onların ki..

Özet için teşekkür ederim.

Yıldız ve Kerim'in, Sinan-Cemile aşkına vereceği tepki forumdaki çoğu üyenin tahmin ettiği şekilde olacak görünüyor.

Güzel bir orantı kurdun. Tekrar alt üst olması düzelmesi anlamına gelir. :img-hyste Gelen bölüm resimlerinin birinde Sinan ve Cemile birbirlerine sarılmışlar. Cemile'nin elinde de kahve fincanı vardı. Umarım bunu kendi yapmıştır, hatta bir kere de o yapsın, Sinan içsin. :)

Sinan, Diyarbakır cehenneminden çıktı, onun için daha kötüsü olamazdı. Cemile de güçlü bir karekter. İkisi beraber zorluklara göğüs gerebilir.

Korsan nikahı isteyen kişi Elif gibi görünüyor, Kürşat diye düşünmüştüm. :) Elif çok değişti ve cesaretlendi.

Engin'in beklediği seçim sonuçlarından Turgut Özal galibiyetle çıkacak, tek başına iktidar olacak. Geçen bölüm fragmanda olmasına rağmen Haldun ve Metin'in meydandaki görüntülerini göstermemişlerdi diye hatırlıyorum. Bu bölüm resimlerinde Metin telefonla konuşuyor, arkada parti otobüsü ve kişiler var. Son durumla ilgili bilgi veriyordur.

Gecekondudaki mafya terörlerine Sinan da şahit olacak. Bölüm resimlerinde de Yıldız, Nedim ve Sinan var. Bu yeni bir tepki planı demek olabilir. :)

Show Tv'nin diziyi eski saatine almasına sevindim. Güz Sancısı dolayısıyla böyle bir değişiklik yapıp sonradan karar değiştirdiler gibime geliyor. Eski saati isabetli bir karar olmuş, reytinglerimiz artmaya başlamışken değişiklik yapmamalılar.

laylaylomm
03-01-10, 00:20
Bu akşam fragmanı görmedim. Ama Arzu, Bülentuba ve brk_crn, dizinin saatini bu akşam itibariyle 20.00 olarak görmüşler. Vali 22.15'te yayınlanacakmış. Bir arkadaş da Show Türk'te 22.15 olarak görmüş. :) Show Tv 20.00'da yayınlanacağını bolca döndürüp kafa karışıklığını gidermeli. Gerçi, reyting cihazları olanlar bu karışıklığı farketmemiş olabilirler. :)
İyi bir bölüm izleyeceğiz diye düşünüyorum.

matraka
03-01-10, 00:31
Bu akşam fragmanı görmedim. Ama Arzu, Bülentuba ve brk_crn, dizinin saatini bu akşam itibariyle 20.00 olarak görmüşler. Vali 22.15'te yayınlanacakmış. Bir arkadaş da Show Türk'te 22.15 olarak görmüş. :) Show Tv 20.00'da yayınlanacağını bolca döndürüp kafa karışıklığını gidermeli. Gerçi, reyting cihazları olanlar bu karışıklığı farketmemiş olabilirler. :)
İyi bir bölüm izleyeceğiz diye düşünüyorum.
kanal yüzünden hiç şansımız olmayacakmı bizim:img-hysteyok yok olmayacak bu ne ya 20:00 22,15 geç saatte bizim dizi işe yaramaz,hatırla sevgili gibi değil çünkü,melis birkan var:img-hysteona rağmen dizi ayakta zor duruyor zaten

qanqam
03-01-10, 00:32
ya bu sali neymis ya
ben hicbirsey anlamiyorum
bütün kanalar saliya takmis kafayi
salidada ne varsa artik

umarim dizimiz saat 20:00 da baslar
yoksa reytingler cok düser bir böyle bir söyle olmuyor
(keske bu diziyi cumaya alsalar neden salida inat ediyorlar anlamiyorum
cumaya alinsa dizi reyting sorunu yasamaz )

lpchester
03-01-10, 00:35
;12604880']özet gelmiş...

12. Bölüm
Cemile ve Sinan'ın ilişkisi olduğunu öğrenen Yıldız ikisine de öfkelidir. Onun bu olaya yaklaşımını eleştiren Kerim'le de arası açılır. Aslında Kerim'in içinde başka fırtınalar esmektedir ama duygularını anlatamaz.

yıldız'da kerim'de beni şaşırtmayacak ama bakalım kerim sinan'a nasıl açılacak ve kişinin yıldız olduğunu öğrendiğinde sinan'ın tepkisi ne olacak hüseyin arkadaşı sonuçta ama yinede tepkili olacağını düşünmüyorum...

Kahramanlarımız duygusal çalkantılar yaşarken Türkiye'de de hareketli günler başlamıştır. Ülke seçim havasına girmiştir ve Engin'in ajansı heyecanla seçim sonuçlarını beklemektedir.

bu kadar çabuk olacağını düşünmemiştim. hemen seçim mi olacak...

Gecekonduda ise ülkücü mafya terör estirmektedir. Diğer yandan Kürşad ve Elif'in aşkı önündeki engel Elif'in ilginç teklifiyle kalkacak, Cemile ve Sinan'ın hayatı ise şaşırtıcı bir olayla altüst olacaktır.

elif mi gizliden evlenelim diyor yoksa korsan nikah öylemi gerçekleşiyor. ve sinan'la cemo'nun hayatı zaten alt üst oldu başka ne olabilir ki ?
özet gelmiş...yıldızın aşırı tepkisini bekliyorduk...kerim arada kalmıs yine...bu bölüm en çok al capone tufan,sinan ve hasan abi restleşmesini merak ediyorum...bu olaylara kürsatın da girmesi an meselesi....ne zaman nasıl girecek?tufanı kurtarmak için ne yapacak ve bunun sonucunda sinanlarla karsı karsıya mı gelecek?
ve bi de korsan nikahımızı unutmayalım....

aylaayla
03-01-10, 03:35
Sonuna kadar YILDIZ-HÜSEYİN AŞKI!:cheer:(:img-grin2)

Katım katım katılıyorum! :)
Okan Yalabık madem çok başarılıymış platonik rollerde, burada da öyle devam etsin. :)
Ama bir aylaayla bir bahar_can istedi diye yapmazlar ki bunu. :img-cray:
Hüseyin'im yan rol maalesef. :icon_sorr

Kerim-Yıldız'cıların gördüğünü ben niye göremiyorum bilmiyorum. :bilmim
Bu ikisi arasında bir cinsel çekim göremiyorum ben. Yani yakıştıramıyorum. Çok iyi kankalar, sevgili olarak uyuşmayacaklarını düşünüyorum. Zor alışacağım onları sevgili olarak görmeye sanırım.

ANAP dışında siyaset sahnesinde kimlerin olduğunu veya ordunun hangi partiyi desteklediğini gösterirler mi acaba..

Semiha bahsetmişti Turgut Sunalp'in partisinden ama ne dedi hatırlamıyorum, önemsiz bir şeydi galiba. Zaten Semiha'da siyasi yorum yapacak bir ışık da göremiyorum. O yüzden parti meselelerinden başka karakterler bahsetsin mümkünse. Ama seçimler bu bölüm sonuçlanıyorsa anlatıldığı kadarı ile yetineceğiz sanırım, bundan sonra ANAP anlatılır artık.

Kadir Kavri
03-01-10, 03:39
Arkadaşlar Turgut Özal'ı Kim Canlandırıyor,Gayet İyi Canlandırıyor Ama Ben Sn. Sezai Aydın'ın Canlandırmasını İsterdim,Açıkcasını Söylemek Gerekirse...:bilmim

apple-core
03-01-10, 04:00
Katım katım katılıyorum! :)
Okan Yalabık madem çok başarılıymış platonik rollerde, burada da öyle devam etsin. :)
Ama bir aylaayla bir bahar_can istedi diye yapmazlar ki bunu. :img-cray:
Hüseyin'im yan rol maalesef. :icon_sorr

Kerim-Yıldız'cıların gördüğünü ben niye göremiyorum bilmiyorum. :bilmim
Bu ikisi arasında bir cinsel çekim göremiyorum ben. Yani yakıştıramıyorum. Çok iyi kankalar, sevgili olarak uyuşmayacaklarını düşünüyorum. Zor alışacağım onları sevgili olarak görmeye sanırım.


Haydaa ne alaka? Bir sanatçı bir rolü iyi canlandırıyor diye hep o role mi bürünecek. Eminim ki kötü adam rolünü de muhteşem canlandırır Okan Yalabık. Ama platonik aşık rolünü iyi yapıyor diye de hep o rolleri üstlenecek diye bir şey olamaz. Bu söylediğini espri olarak alıyorum :img-yes:

Off ben bi misilleme seziyorum nedense. Belki benim kuruntum ama bilmiyorum. Genelde Kerim'ciler ve Kerim&Yıldız'cılar Cemile&Sinan'ı sevmiyor diye siz de Kerim'e ve Kerim&Yılmaz aşkına yükleniyorsunuz... Daha olmayan bir şeye "yakışmazlar" yorumu yapmak bana anlamsız geliyor. Sizin buna koşullandığınızı gösterir bu. Resmen sevmemek, ısınmamak için zorluyorsunuz kendinizi.

Herneyse... Bu konuda polemiğie girmek istemiyorum sonuçta benim sezgilerim. Elbette "Evet misilleme yapıyoruz" demeyeceksiniz bunu beklemiyorum. Ama ben öyle hissediyorum. Şahsen daha başlamamış bir aşka bu kadar tepki gösterilmesi bu hislerimi doğruluyor... Cemile&Sinan'dan başka merakla beklenen bir aşk olması mı rahatsız ediyor anlamadım gitti. Napalım Cemile&Sinan'cılar da sevmeyiversin Kerim&Yılmaz aşkını canım; mühim değil :img-wink:

Sonunda normal Show TV'yi ayarladım uyduda ve şimdi fragmanı verdiler. Saat 20:00 olarak görünüyor :img-wink: Sanırım bu son karar. Yani umarım öyle olur...

mıstaa
03-01-10, 10:35
En son 2009'da yorum yazmıştım buraya 1 yıldır yazmıyorum..:img-hysteHerkesin yeni yılı kutlu olsun..

Yayınlanan son bölümü bende çoğu kişi gibi beğendim.Her şey vardı içinde.Aşk-İhtiras-Siyaset..:)Bölümün son sahnesi ise ayrıca heyecanlıydı.Yıldız dizide Cemile'yi eleştirenlerin sesi olacak.Ama fragmandanda görüldüğü üzre Cemile hala kendini savunabiliyor.Unutmadan Cemile-Sinan ikilisi Bihter-Bühlül'den 'yakalanmama' dersleri alsın bence..:img-hyste

Yeni bölüm fragmanına gelince güzel bir bölüm bizleri bekliyor ama fragmanın son sahnesindeki Cemile-Sinan sarılmasına hiç sevinmedim.Adını koymaları lazım bu işin ya Cemile Yalçın'dan ayrılıp Sinan'a gitsin yada Sinan'dan ayrılıp kocasına dönsün.Üçüncü bir seçenek yok.En azından benim gözümde.Durum böyle ayrılalımmı-ayrılmayalımmı şeklinde devam ederse seyircide antipati oluşabilir.Zira ortada kötürüm bir eş var.

Fragmanın diğer sahnesinde Sinan, Kerim'i aşk konusunda cesaretlendirici şeyler söylüyordu.Haydaa kendisi yasak aşk yaşıyor peşinden Kerim'ide sürüklüyor.:img-hysteBen yaşıyorum sende yaşa.:)Şaka bir yana şundan eminimki Yıldız'ında Yalçın gibi bir kocası olsaydı gözünün daha kara olduğuna inandığım Yıldız, Cemile'nin yaptıklarından daha azını yapmazdı kanımca..

Not:Show yayın saatini 22:00'ye aldığını görünce sinir olmuştum ama yeniden hatalarını düzeltip 20:00'ye almışlar.Salı 20:00 yayın saati gerçekten çok zorlu oldu.Herkesin iddialı dizisi var.Öyleki Kahramanlar dizisi Salı gününde tutunamadı ama şimdi pazartesi gecenin köründe başlamasına rağmen daha iyi reyting alıyor.Salı gününün zorluk dercesi burdan anlaşılabilir.

Dip not:Show Bksu'nun reytingini artırmak istiyorsa Ezel'i pazartesi özetsiz yayınlayıp Bksu'yu 22:00'ye almalı.İlk haftadan Ab grubunda 2. sıraya totalde en kötü ihtimalle 3. sıraya yerleşmezsek ben hiç bir şey bilmiyorum.Veya Yetenek Sizsiniz Türkiye yarışmasını pazar gününe alıp Bksu'yu Cumartesi 20:00'ye alırsa yine reytingimiz artacaktır.Ama Show gibi bir kanalın böyle radikal kararlar almasını beklemek hayalcilikten öteye gidemiyor tabiki..:img-beee:

[arzu]
03-01-10, 10:48
yayın saatinin tekrar 20'ye alınmasına çok sevindim 22,15 oldukça canımı sıkmıştı. zararın neresinden dönülse kardır demişler ama bölümü yayınlamadan döndükleri için karımız çok daha büyük diye düşünüyorum ve heyecanla salı 20'yi bekiyorum, şimdi çok daha keyifle hemde...

öylebiri
03-01-10, 13:14
Haydaa ne alaka? Bir sanatçı bir rolü iyi canlandırıyor diye hep o role mi bürünecek. Eminim ki kötü adam rolünü de muhteşem canlandırır Okan Yalabık. Ama platonik aşık rolünü iyi yapıyor diye de hep o rolleri üstlenecek diye bir şey olamaz. Bu söylediğini espri olarak alıyorum :img-yes:

Off ben bi misilleme seziyorum nedense. Belki benim kuruntum ama bilmiyorum. Genelde Kerim'ciler ve Kerim&Yıldız'cılar Cemile&Sinan'ı sevmiyor diye siz de Kerim'e ve Kerim&Yılmaz aşkına yükleniyorsunuz... Daha olmayan bir şeye "yakışmazlar" yorumu yapmak bana anlamsız geliyor. Sizin buna koşullandığınızı gösterir bu. Resmen sevmemek, ısınmamak için zorluyorsunuz kendinizi.

Herneyse... Bu konuda polemiğie girmek istemiyorum sonuçta benim sezgilerim. Elbette "Evet misilleme yapıyoruz" demeyeceksiniz bunu beklemiyorum. Ama ben öyle hissediyorum. Şahsen daha başlamamış bir aşka bu kadar tepki gösterilmesi bu hislerimi doğruluyor... Cemile&Sinan'dan başka merakla beklenen bir aşk olması mı rahatsız ediyor anlamadım gitti. Napalım Cemile&Sinan'cılar da sevmeyiversin Kerim&Yılmaz aşkını canım; mühim değil :img-wink:


Ruhum bazen bedenimden çıkıp senin içine mi giriyor anlamadım. Düşüncelerimin aynısını kelime kelime yazmışsın resmen :)

Bir oyuncu bir rolü çok başarıyla canlandırma noktasındaysa bence oraya yapışıp kalmak değil tam tersine artık başka rollere geçme zamanı gelmiş demektir. Aksi halde kendini tekrar etmiş olur.

Kerim ve Yıldız'ın sevgili olarak yakışıp yakışmayacağını bilmek için önce onları sevgili olarak izlemek lazım bence. Konuya onların arkadaşlığıyla girildi ve buna alıştık, ama bu, daha ötesinin gerçekçi durmayacağını göstermez. Cemile ve Sinan ise daha baştan beri hafiften flört modundaydı. Ortak evde geçirilen ilk gecenin sabahında birbirlerinden çeyrek porsiyon da olsa etkilenmiş olarak vedalaştılar. Sonrası da geldi zaten. Gerçi şu aralar kendi adıma o ikisinin sahnelerinden etkilendiğimi söylersem yalan olur.

Aşk meşk tarafı bir yana, ben Okan'ı ve dolayısıyla Kerim'i izlemeyi her türlü sevdiğim için rolünün detayları çok önemli değil, ama karşılıklı aşk içinde görmek de hoş olur tabi. Yıldız'ın Hüseyin'i ezip geçmek zorunda kalmaması şartıyla.

Kerim Sinan'a Yıldız'ın adını verecek mi merak ettim, pek ihtimal vermiyorum ama belli de olmaz. Yıldız'ın evliliğinde bir sorun olmadığı ve kendisine karşı da o anlamda bir yönelimi olmadığı için, Kerim oturduğu yerden evli birine kapılmış görüntüsü vermesin bence. Kendine saklasın duygularını. (Tabi zaten senarist de benden talimat bekliyordu:icon_whis)

Kürşat'ın Elif'e sarılarak "bundan sonra benim tek siyasi görüşüm sensin" (ya da öyle bişey) dediği sahne çok güzel olmuş.

brk_crn
03-01-10, 14:01
Haydaa ne alaka? Bir sanatçı bir rolü iyi canlandırıyor diye hep o role mi bürünecek. Eminim ki kötü adam rolünü de muhteşem canlandırır Okan Yalabık. Ama platonik aşık rolünü iyi yapıyor diye de hep o rolleri üstlenecek diye bir şey olamaz. Bu söylediğini espri olarak alıyorum :img-yes:

Off ben bi misilleme seziyorum nedense. Belki benim kuruntum ama bilmiyorum. Genelde Kerim'ciler ve Kerim&Yıldız'cılar Cemile&Sinan'ı sevmiyor diye siz de Kerim'e ve Kerim&Yılmaz aşkına yükleniyorsunuz... Daha olmayan bir şeye "yakışmazlar" yorumu yapmak bana anlamsız geliyor. Sizin buna koşullandığınızı gösterir bu. Resmen sevmemek, ısınmamak için zorluyorsunuz kendinizi.

Herneyse... Bu konuda polemiğie girmek istemiyorum sonuçta benim sezgilerim. Elbette "Evet misilleme yapıyoruz" demeyeceksiniz bunu beklemiyorum. Ama ben öyle hissediyorum. Şahsen daha başlamamış bir aşka bu kadar tepki gösterilmesi bu hislerimi doğruluyor... Cemile&Sinan'dan başka merakla beklenen bir aşk olması mı rahatsız ediyor anlamadım gitti. Napalım Cemile&Sinan'cılar da sevmeyiversin Kerim&Yılmaz aşkını canım; mühim değil :img-wink:

Ruhum bazen bedenimden çıkıp senin içine mi giriyor anlamadım. Düşüncelerimin aynısını kelime kelime yazmışsın resmen :)

Bir oyuncu bir rolü çok başarıyla canlandırma noktasındaysa bence oraya yapışıp kalmak değil tam tersine artık başka rollere geçme zamanı gelmiş demektir. Aksi halde kendini tekrar etmiş olur.

Kerim ve Yıldız'ın sevgili olarak yakışıp yakışmayacağını bilmek için önce onları sevgili olarak izlemek lazım bence. Konuya onların arkadaşlığıyla girildi ve buna alıştık, ama bu, daha ötesinin gerçekçi durmayacağını göstermez. Cemile ve Sinan ise daha baştan beri hafiften flört modundaydı. Ortak evde geçirilen ilk gecenin sabahında birbirlerinden çeyrek porsiyon da olsa etkilenmiş olarak vedalaştılar. Sonrası da geldi zaten. Gerçi şu aralar kendi adıma o ikisinin sahnelerinden etkilendiğimi söylersem yalan olur.

Aşk meşk tarafı bir yana, ben Okan'ı ve dolayısıyla Kerim'i izlemeyi her türlü sevdiğim için rolünün detayları çok önemli değil, ama karşılıklı aşk içinde görmek de hoş olur tabi. Yıldız'ın Hüseyin'i ezip geçmek zorunda kalmaması şartıyla.

Kerim Sinan'a Yıldız'ın adını verecek mi merak ettim, pek ihtimal vermiyorum ama belli de olmaz. Yıldız'ın evliliğinde bir sorun olmadığı ve kendisine karşı da o anlamda bir yönelimi olmadığı için, Kerim oturduğu yerden evli birine kapılmış görüntüsü vermesin bence. Kendine saklasın duygularını. (Tabi zaten senarist de benden talimat bekliyordu:icon_whis)



:good:

Her zaman söylerim..Dizinin ilk başlarındaki aşklar bitmeye mahkumdur diye! Hüseyin-Yıldız ilişkisi de.. Dizide baştan varolan bi aşk! Daha sonralarda Kerim karakteri devreye girdi.. Kerim Yıldız'a aşık oldu..İlerde Yıldız'da Kerim'e aşık olacak..Ablasına kızdığı konu, başına gelecek belki de.. Ama.. HüseyinYıldız bi şekilde bitecek:.. Çünkü ortada Kerim ve onun aşkı gerçeği var!
Dizi başlamadan önceki tanıtımlarda OkanBerrak partner olarak gosterildi.. Gelen karakter tanıtımlarında KerimYıldız aşkının varlığı ortaya kondu! Şimdi bunun üstüne gidip de "kanka" kalsınlar.. Aşk yaşamasınlar.. Zaten yakışmıyorlar da denemez! Dizinin başında çok üye hatırlıyorum..Kimyaları müthiş tutmuş diyen..
Şimdi.. biz (kerimyıldız'cılar) CemileSinan aşkını sevmiyoruz ya da eleştiriyoruz diye sizin de KerimYıldız'a saldırmanız mı gerek.. Şu sayfaya ne zaman girsem CS konuşuluyodu.. Benim artık hiç canım istememeye başladı.. Şuaralar KY konuşuluyor diye neden hemen Kerim - Cemile kıyaslamasına giriliyor.. Hala anlamış değilim doğrusu!.

zeynep93
03-01-10, 14:13
:good:

Her zaman söylerim..Dizinin ilk başlarındaki aşklar bitmeye mahkumdur diye! Hüseyin-Yıldız ilişkisi de.. Dizide baştan varolan bi aşk! Daha sonralarda Kerim karakteri devreye girdi.. Kerim Yıldız'a aşık oldu..İlerde Yıldız'da Kerim'e aşık olacak..Ablasına kızdığı konu, başına gelecek belki de.. Ama.. HüseyinYıldız bi şekilde bitecek:.. Çünkü ortada Kerim ve onun aşkı gerçeği var!
Dizi başlamadan önceki tanıtımlarda OkanBerrak partner olarak gosterildi.. Gelen karakter tanıtımlarında KerimYıldız aşkının varlığı ortaya kondu! Şimdi bunun üstüne gidip de "kanka" kalsınlar.. Aşk yaşamasınlar.. Zaten yakışmıyorlar da denemez! Dizinin başında çok üye hatırlıyorum..Kimyaları müthiş tutmuş diyen..
Şimdi.. biz (kerimyıldız'cılar) CemileSinan aşkını sevmiyoruz ya da eleştiriyoruz diye sizin de KerimYıldız'a saldırmanız mı gerek.. Şu sayfaya ne zaman girsem CS konuşuluyodu.. Benim artık hiç canım istememeye başladı.. Şuaralar KY konuşuluyor diye neden hemen Kerim - Cemile kıyaslamasına giriliyor.. Hala anlamış değilim doğrusu!.

Evet bende aynısını dusunuyorum..zaten dizi baslamadan öncede
olan bir gercekti kerim yıldız.. zamanla gelisicek ve birseyler olucak
su an evet arkadaslar ama bu hep böyle kalcakları anlamına gelmiyor
zaten dizi baslamadan önce tanıtımlarda berrakla okan'ı gördük ben
kerim yıldız ikilisini izlemeye bayılıyorum aralarında ki uyum o ilk sahneden
beri ilgimi cekti zaten ve diziyide daha cok kerim ve kerimyıldız icin izliyorum
senaryo nasıl gelisicek hüseyin acısından bilmiyorum..Bi müddet kerim'in
askını izlicez ama zamanla yavas yavas yıldız da kerim'e karsı farklı duygular beslemeye baslıcak bu dizinin basından beri olan bir gercek ..

tabi kimsenin düsüncesine sevdigi cifte karsı cıkma gibi bir olay yok burda
kerim yıldız .. yıldız hüseyin herkesin sevdigi cift görüs kendinedir..
biz nası kerim yıldızda baska bırsey buluyorsak yıldız hüseyindede farklı
seyler bulanlar olabilir..:img-wink:Sadece kerimyıldız'a bu kadar yuklenilmesi
gereksiz..daha ortada bı sey yokken yakısmazlar falan dusunceleri
izlemeden göremeyiz sonucta :img-wink:

forgetmenot
03-01-10, 14:33
BKSU sayfasında genelde çok başarılı,okuyana katkı sağlayıcı yorumlar bulunuyor.Ancak bir süredir sabrettim belki biter diye ama artık ben de hoşnutsuzluğumu bildirmek istiyorum.Burda öyle manipülatif amaçlı, sanki kırk kere söyler vaya yazarlarsa senaristlerin senaryoyu onların dediği gibi değiştireceğine inanan,sabit görüş içeren yorumlar(Cemile'yle Sinan aşık olamaz,evli kadınla bekar erkek ilişki yaşayamaz,Kerim Yıldız'a tek taraflı da olsa aşık olamaz çünkü O evli kadın) görüyorum ki,aynı görüşlerin temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp tekrarlanmasına şaşırıyorum,aynı şeyleri okumaktan sıkıldım..Kadınla erkeğin olduğu her ortamda her türlü duygu oluşabilir.Hayır kabul etmiyorum dediniz diye eşyanın tabiatını mı değiştireceksiniz?Siz istemiyorsunuz diye kimse karısını veya kocasını aldatmayacak mı,aldatmıyor mu memlekette?Bu mümkün mü?Senaristlerin kaleme aldığı hikaye gerçek hayattan alındıysa,kahramanlar da birbirine aşık olduysa veya tek taraflı aşık olduysa,senarist olmuşu,olmamışa mı çevirecek? Yani sayfalarda aynı tür yorumları okumak belli bir tekrardan sonra sıkıcı oluyor hatta zulüm oluyor.Kerim'in tek taraflı aşk yaşaması,doya doya aşk acısı çekmesi dahi hoş karşılanmayacak bu forumda.Hani eskiden evlilik proğramında Kaynana Semra dediydi:-Evladım sen ona aşık değilsin,sen aşık olduğunda ben sana söylerim İşte bir çok yorum da aynı böyle.Bunun farkında mısınız acaba?

ozenc-can
03-01-10, 14:36
Yıldız-Hüseyin birlikteliğini neye dayandırarak bitirecekler ben de merak ediyorum..



Baharcanım,1983'de metris'te açlık grevleri başlıyor...
Aşagıda onunla ilgil bir yazı kopyaladım
1984'te de ölüm oruçları başlıyor...
Sanırım bu eylemlerde 4 tutuklu yaşmını yitiriyor...
Hüseyin'in başına böyle bir şey gelbilir mi?:bilmim

1982 yılında, İstanbul Metris Cezaevi’nde devrimci mahpuslara eziyet etmek ve onları teslim almak için çeşitli Pentagon yöntemleri uygulanıyordu. Pentagon yöntemi diyorum, çünkü daha sonra benzeri uygulamaların ABD’nin işgal ettiği ya da askeri cuntaları aracılığıyla yönettiği bütün ülkelerde uygulandığını öğrendik. Şili’de, Arjantin’de, Vietnam’da ve Türkiye’de aynı işkence yöntemleri uygulanıyordu. Filistin askısı, elektrik verme, çarmıha germe, uykusuz bırakma, cezaevlerinde moral bozucu müzik yayını yapma, devrimci iradeyi kırmak için psikolojik savaş yöntemleri vb. Faşist zulüm ve baskılara karşı, 1983 yılında Metris Cezaevi’nde büyük bir açlık grevi başlatılmıştı. Cezaevi idaresi açlık grevini kırmak için itirafçıların konuşmalarını koridorlara koyduğu yüzlerce Watt’lık kolonlardan yayınlıyor, Cunta’nın Kurmay Başkanı Haydar Saltık’ın tehdit dolu açıklamalarından medet umuyor ve koğuş mazgallarından ızgara köfte vb. güzel yemek kokusu yayıyordu.
Metris Cezaevi’nin koridorlarına yerleştirilen, benzerlerini ancak miting alanlarında gördüğümüz kolonlardan günlerce ve yirmi dört saat kesintisiz Mehter Marşı ve Müşerref Tezcan’ın “Türkiyem, Türkiyem Cennetim” şarkısı çalınıyordu. O dönem Metris Cezaevi’nin müdürü Adnan Binbaşı isimli biri idi. Adnan Binbaşı, Metris’e gelmeden önce Davutpaşa Kışlası’nda devrimci mahpuslara Nazi işkenceleri yapmış ve bir mahpusun da ölümüne neden olmuştu. Daha 12 Eylül darbesi yapılmadan, sıkıyönetim döneminde, Adnan Binbaşı’nın kötü ünü ülkede ve dünyada yayılmıştı. Can Yücel, Demokrat isimli gazetede, sıkıyönetimin sansür koşullarında, olaylar bir Latin Amerika ülkesinde geçiyormuş ve faşist binbaşının ismi Alfonzo imiş gibi güzel bir köşe yazısı yazmıştı. Bu faşist binbaşı daha sonra Metris Cezaevi müdürü oldu. 12 Eylül’ün sıcak günleri geçtiğinde ve Adnan Binbaşı emekli olduğunda, izini bulan bir devrimci onu Ortaköy’de bir kahvenin önünde tavla oynarken yakaladı ve Binbaşı kendini, kafasından aldığı bir kurşun yarası ile zor kurtardı.
Adnan Binbaşı’nın Metris’te uyguladığı sürekli yüksek volümde müzik yayını yapma işkencesini Ebu Garip hapishanesinde de uyguladı işgalci ABD.
O günlerde, Metris Cezaevi’nde yatan mahpusların çoğunluğu “Eğer çıkarsam bu Müşerref Tezcan’ı vuracağım” diye kendine söz veriyordu. Elbette Müşerref Tezcan’ın bir piyon olduğunu herkes biliyordu. Kocası Mahmut Tezcan bu işi Cunta’ya pazarlamıştı ve Mahmut Tezcan’ın da ne mal olduğu bir süre sonra ortaya çıkmıştı. Müşerref Tezcan’ın bu saçma sapan şarkısını eleştiren, alaya alan Gırgır dergisi Cunta’nın sıkıyönetim savcıları ve mahkemeleri tarafından toplatılmıştı. Ki o Gırgır dergisi, o zamanlar 400 bin satıyordu. SSCB’deki mizah dergilerinden sonra dünyada en çok tiraja ulaşan mizah dergisiydi.
Radikal gazetesi’nde Ertuğrul Mavioğlu’nun haberinden öğreniyoruz ki; Cem Yılmaz isimli bir mahpus, o dönem Metris Cezaevi’nde yatmış ve Müşerref Tezcan hakkında diğer mahpusların düşüncelerini paylaşmış bir mahpus. Yılmaz, Metris’ten çıktıktan sonra müzik piyasasına girmiş ve Metris Cezaevi’ndeki “şarkı dinletme zulmü”nü unutmamış olacak ki, bu şarkının telif hakkı sahibini bulmuş ve ‘Türkiyem Şarkısı’ nın haklarını satın almış. Böylece, satın aldığı şarkıyı kimseye söyletmeyerek, hem binlerce mahpus arkadaşının bu şarkıyı tesadüfen dinlediğinde kötü anılarının tazelenmesini önlemiş, hem de herkesi berbat bir şarkı dinleme zulmünden kurtarmış.
Henüz, 12 Eylül’ün işkencecilerinden, katillerinden henüz hesap sorulamadı ama Cem Yılmaz’ın hikayesi, bunun da bir gün mutlaka gerçekleşeceğini, o günlerin asla unutulmayacağını düşündürüyor.

brk_crn
03-01-10, 14:39
Evet bende aynısını dusunuyorum..zaten dizi baslamadan öncede
olan bir gercekti kerim yıldız.. zamanla gelisicek ve birseyler olucak
su an evet arkadaslar ama bu hep böyle kalcakları anlamına gelmiyor
zaten dizi baslamadan önce tanıtımlarda berrakla okan'ı gördük ben
kerim yıldız ikilisini izlemeye bayılıyorum aralarında ki uyum o ilk sahneden
beri ilgimi cekti zaten ve diziyide daha cok kerim ve kerimyıldız icin izliyorum
senaryo nasıl gelisicek hüseyin acısından bilmiyorum..Bi müddet kerim'in
askını izlicez ama zamanla yavas yavas yıldız da kerim'e karsı farklı duygular beslemeye baslıcak bu dizinin basından beri olan bir gercek .

:good: Katılıyorum...

Eğer gerçekleri inkar ediyorsak CemileSinan'ı da inkar edelim.. Arada aşk yok, cinsel çekim var diyelim..Hoş oluyor mu!?
Ben CS yi sevmesem de, o aşkın varlığını kabul etmekteyim.. Çoğu kez itici gelseler de.. İzliyorum ama diyor muyum.. Ayrılsınlar.. Cemile Yalçın'a donsun.. filan gibi.. Hayır!
HY'yi destekleyebilirsiniz.. Bişey diyemem.. Ama.. senaryonun gidişatına karşı çıkıp kanka kalsınlar demek ne kadar iyi bilinmez...

[arzu]
03-01-10, 14:39
arkadaşlar lütfen birbirimizi suçlamayalım. böyle bi kutuplaşma olmadan da düşüncelerimi paylaşabiliriz diye düşünüyorum. hem ben hüseyin yıldız devam etsin yada kerim'le yıldız'ı aşık olarak düşünemiyorum diyen arkadaşlarımızın sırf bunu sinan cemile'yi çift olarakta sevdikleri için söylediklerini düşünmüyorum çünkü bunun kimseye bir faydası olmaz bizler hepimiz aynı gemideyiz ve ne kadar birlik beraberlik içinde olursak o kadar çok güçlü oluruz düşüncesindeyim...

ve sabah beri fragmanı yakalamaya çalışıyorum ne yazıkki yetiştiğimde yarısını çekebildim. niyetim yeni saatiyle tam yakalayabilmekti. ama en azından 20.00 itibariyle fragmanın döndüğünü gördüm hep ekran altındaki tanıtımlara denk geliyordum...

ekleme:
forgetmonet; yorumunu çok beğendim artık aşalım bu durumu çok haklısın...

[arzu]
03-01-10, 14:58
Baharcanım,1983'de metris'te açlık grevleri başlıyor...
Aşagıda onunla ilgil bir yazı kopyaşladım
1984'te de olüm oruçları başlıyor...
Sanırım bu eylemlerde 4 tutuklu yaşmını yitiriyor...
Hüseyin'in başına böyle bir şey gelbilir mi?:bilmim


umarım gelmez özenccanım, ben hüseyin'in hikayesi bir şekilde devam etsin istiyorum... Bülent ALKIŞ süper bir oyuncu finale kadar bizlerle olsun...


dizimizin saat 20'de yayında olacağına dair küçük bir kanıt...

http://img29.imageshack.us/img29/1382/bscap001q.jpg (http://img29.imageshack.us/i/bscap001q.jpg/)

başak_mu
03-01-10, 15:08
Katım katım katılıyorum! :)
Okan Yalabık madem çok başarılıymış platonik rollerde, burada da öyle devam etsin. :)
Ama bir aylaayla bir bahar_can istedi diye yapmazlar ki bunu. :img-cray:
Hüseyin'im yan rol maalesef. :icon_sorr


Semiha bahsetmişti Turgut Sunalp'in partisinden ama ne dedi hatırlamıyorum, önemsiz bir şeydi galiba. Zaten Semiha'da siyasi yorum yapacak bir ışık da göremiyorum. O yüzden parti meselelerinden başka karakterler bahsetsin mümkünse. Ama seçimler bu bölüm sonuçlanıyorsa anlatıldığı kadarı ile yetineceğiz sanırım, bundan sonra ANAP anlatılır artık.

Semiha'nın dilinden siyasi yorumların çıkması bence de yakışmıyor ona:icon_whisSeçimlere hangi şartlar altında gidildiğine dair pek fazla şey izlemediğimizi düşünüyorum ben..Seçim yasakları, seçim propagandaları sırasında yaşananlar,ordunun bu konudaki tutumu veya siyasi yasaklılar vs.Herşeyi Özal üzerinden anlatmaya çalışacaklar sanırım..Madem ki sadece ANAP üzerinden anlatacaklar o zaman onu detaylı işlesinler:img-yes:

Okan Yalabık ve Kerim-Yıldız ikilisi için söylediklerinize ise katılmıyorum ben.
Kerim-Yıldız ikilisini arkadaş olarak izlerken çoğunluk zevk aldığına göre ilişki başladığında da izlemek isteyenler hiç de azımsanmayacak sayıda olacaktır bence..İlişkilerde zaten vıcık vıcıklık durumu söz konusuysa, sevgi kelebekleri gibi dolaşıyorsa çiftler ben kendi adıma bunları izlemekten hoşlanmıyorum..İki tarafın da dişli olduğu,yeri geldiğinde tartışabildiği,inatlaştığı ilişkileri izlemek daha keyifli bence ve ben Kerim-Yıldız çiftinin böyle olacağını düşünüyorum..O yüzden bu çifti sabırsızlıkla bekliyorum..

Hüseyin içinse gerçekten üzülüyorum..Ama senaristler hikayeyi en başından Kerim-Yıldız aşkı üzerine kurduklarına göre Hüseyin-Yıldız ilişkisinin nasıl noktalanacağını mantıklıca planlamışlardır diye umut ediyorum..

Gün konusunda da mıstaa gibi düşünüyorumm.Dizinin günü en başından beri yanlış..Daha ilk başladığı günden itibaren çok sayıda izleyici toplayabilecekken dizi, yanlış gün seçimi yüzünden zorlanıyor:icon_sorr

ozenc-can
03-01-10, 15:10
BKSU sayfasında genelde çok başarılı,okuyana katkı sağlayıcı yorumlar bulunuyor.Ancak bir süredir sabrettim belki biter diye ama artık ben de hoşnutsuzluğumu bildirmek istiyorum.Burda öyle manipülatif amaçlı, sanki kırk kere söyler vaya yazarlarsa senaristlerin senaryoyu onların dediği gibi değiştireceğine inanan,sabit görüş içeren yorumlar(Cemile'yle Sinan aşık olamaz,evli kadınla bekar erkek ilişki yaşayamaz,Kerim Yıldız'a tek taraflı da olsa aşık olamaz çünkü O evli kadın) görüyorum ki,aynı görüşlerin temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp tekrarlanmasına şaşırıyorum,aynı şeyleri okumaktan sıkıldım..Kadınla erkeğin olduğu her ortamda her türlü duygu oluşabilir.Hayır kabul etmiyorum dediniz diye eşyanın tabiatını mı değiştireceksiniz?Siz istemiyorsunuz diye kimse karısını veya kocasını aldatmayacak mı,aldatmıyor mu memlekette?Bu mümkün mü?Senaristlerin kaleme aldığı hikaye gerçek hayattan alındıysa,kahramanlar da birbirine aşık olduysa veya tek taraflı aşık olduysa,senarist olmuşu,olmamışa mı çevirecek? Yani sayfalarda aynı tür yorumları okumak belli bir tekrardan sonra sıkıcı oluyor hatta zulüm oluyor.Kerim'in tek taraflı aşk yaşaması,doya doya aşk acısı çekmesi dahi hoş karşılanmayacak bu forumda.Hani eskiden evlilik proğramında Kaynana Semra dediydi:-Evladım sen ona aşık değilsin,sen aşık olduğunda ben sana söylerim İşte bir çok yorum da aynı böyle.Bunun farkında mısınız acaba?

Sevgili forgetmenot haklısın...
Burası bir tartışma platformu. Kendimize ve birbirimize kattıklarımız çok önemli...
tartışmanın düzeyini de bizler belirliyoruz.
ayrıca hiç bir kurgu hayat kadar abartamaz,şaşırtmaz.sadece hakikate dair bir soyutlama ve anlama çabasıdır kurgu aslında...bu çerçeveden bakarsak
her karekteri anlayrak empati kurarak yorumlarsak daha düzeyli bir tartışma olur kanatindeyim. eleştirilerimiz tabiki olacak,zıt fikirler tabiki olacak onlarda bizi geliştirmeli,eğitmeli.hoş görü sınırını zorlamadan.:img-tomat

lpchester
03-01-10, 16:06
hüseyinin basına ne geleceği merak konusu gercekten...metriste olaylar cıkacak,insallah basına birsey gelmez...
ben hüseyinin cezaevi kapısından cıkacagı ve yıldıza kosacagı günü bekliyorum nedense...
ozenc-can spolier içinde yazdıgın bilgiler için sagol gercekten

ozenc-can
03-01-10, 16:08
;12609109']umarım gelmez özenccanım, ben hüseyin'in hikayesi bir şekilde devam etsin istiyorum... Bülent ALKIŞ süper bir oyuncu finale kadar bizlerle olsun...


dizimizin saat 20'de yayında olacağına dair küçük bir kanıt...


http://img29.imageshack.us/img29/1382/bscap001q.jpg (http://img29.imageshack.us/i/bscap001q.jpg/)


Haklısın arzucanım, Hüseyin çok gerçek bir karekter... Cezaevindeki eylemeleri örgütleyişi,liderliği,sağlam duruşu,Yıldızı kendinden bile çok düşünüyor olması onu çok ayıcalıklı kılıyor.Böyle birinden nasıl vaz geçilir??:bilmimayrıca cezaevi ayagını alanlatacak bir o var.
acaba diyorum cezaevleri süreci bitince Hüseyin'in misyonu bitecek mi?*:bilmim

aylaayla
03-01-10, 17:05
Herhangi iki karakteri birbirine yakıştırmamak neden ille de misilleme olarak görülüyor ki? Ben de Yıldız-Kerim'cilerin misilleme yaptığını düşünüyorum, ne olacak şimdi? :icon_whis İki grup olundu bile şimdiden, herkes birbirini suçlasın dursun. :img-tomat

Herkes düşündüğünü yazmakta özgürdür, hatta senaryonun gidişatına karşı da çıkabilir, ben öyle istedim diye senarist gidişatı değiştirecekse vay bu dizinin haline! :img-tomatKerim'le Yıldız'ı arkadaş olarak yakıştırıyorum, sevgili olarak görmedim ama görürsem de çok etkileneceğimi düşünmüyorum. Dahası yere göğe sığdırılamayan Okan Yalabık'ta da ben üstün oyunculuk falan göremedim henüz, belki de rolü gereğidir. Sevenleri lütfen bunu da misilleme olarak görmeyin, en baştan beri böyle düşünüyorum, Güz Sancısı'nı iki defa izledim, HS'yi izlemedim. Belki O.Y. nin de iyi oynadığını söylerim ileride, ama şu ana kadar izlediğim iki projede oyunculuğu ile gözlerim kamaşmadı. Ama Kerim karakterini seviyorum.

Berrak'ı da ilk defa izliyorum ama Melis'ten daha çok beğendim oyunculuğunu.

apple-core
03-01-10, 17:28
Herhangi iki karakteri birbirine yakıştırmamak neden ille de misilleme olarak görülüyor ki? Ben de Yıldız-Kerim'cilerin misilleme yaptığını düşünüyorum, ne olacak şimdi? :icon_whis İki grup olundu bile şimdiden, herkes birbirini suçlasın dursun. :img-tomat

Herkes düşündüğünü yazmakta özgürdür, hatta senaryonun gidişatına karşı da çıkabilir, ben öyle istedim diye senarist gidişatı değiştirecekse vay bu dizinin haline! :img-tomatKerim'le Yıldız'ı arkadaş olarak yakıştırıyorum, sevgili olarak görmedim ama görürsem de çok etkileneceğimi düşünmüyorum. Dahası yere göğe sığdırılamayan Okan Yalabık'ta da ben üstün oyunculuk falan göremedim henüz, belki de rolü gereğidir. Sevenleri lütfen bunu da misilleme olarak görmeyin, en baştan beri böyle düşünüyorum, Güz Sancısı'nı iki defa izledim, HS'yi izlemedim. Belki O.Y. nin de iyi oynadığını söylerim ileride, ama şu ana kadar izlediğim iki projede oyunculuğu ile gözlerim kamaşmadı. Ama Kerim karakterini seviyorum.

Berrak'ı da ilk defa izliyorum ama Melis'ten daha çok beğendim oyunculuğunu.

Ayla'cım valla sen "Ben de Yıldız-Kerim'cilerin misilleme yaptığını düşünüyorum, ne olacak şimdi?" cümlesini kurarak misilleme yapmayı ne kadar seven bir insan olduğunu kanıtladın zaten :img-wink: O yüzden ben cevabımı aldım; konuyu kendi adıma burda kapatıyorum :img-yes:

İkincisi burada Okan Yalabık'ın oyunculuğunu tartışma niyetinde değildim. Zira kendisini ilk "Güz Sancısı" filminde izledim ve oyunculuğundan o kadar etkilendim ki "Bu Kalp Seni Unutur mu?" dizisini de sırf onun için izlemeye başladım. Benim kadar Okan'ı beğenen birinin senin gibi beğenmeyen birine "Şu sahnede şöyle güzel canlandırdı şu sahnede böyle güzel canlandırdı" diyecek halim yok. Sen zaten belli ki bir şeylere şartlandırmışsın kendini. Hee beğenmemiş de olabilirsin; o ayrı. Hoş Okan'ın oyunculuğunu beğenmeyen de bir seni görüyorum. Benim babam da eski bir tiyatrocu ve TV dizilerinde oynayan kimseyi beğenmez kolay kolay. O bile Okan'ı izlerken "Kim bu çocuk yahu ne kadar iyi oyunuyor" dediyse olay bitmiştir benim için :) Ayrıca Okan'ın oyunculuğu hakkında burada konuyu açan da sensin. "Madem platonik aşık rolünü güzel canlandırıyor hep o rolleri oynasın" dedin biz de bunun aksini iddia ettik ve Okan'ın çok daha iyisini yapabileceğini söyledik. Biz Kerim diyoruz sen Okan'dan bahsediyorsun :) Karakterlerden çıkıp oyuncuları tartışırsak eğer benim de çok söyleyecek lafım var ama yeri değil bence :img-yes:

Ayrıca Kerim karakteri şu ana kadar düz bir karakter olarak çizildi dizide. Üstün oyunculuk sergilenecek bir sahnesi olmamasına rağmen Okan sayesinde o dandik sahneler bile devleşti. Mesela hasta annesinin elini öpüp ona çorba içirdiği basit bir sahne bile beni resmen ekrana yapıştırdı.

"Cemile&Sinan aşkını sevmiyorum" diyen biriyim Kerim'ci, Kerim&Yıldız'cı ve Okan'cıyım. Sizce de Cemile&Sinan'cıların Kerim'e, Kerim&Yıldız'a ve Okan'a aynı anda yüklenmesi ve beğenmemesi tesadüf mü :icon_whis:icon_whis:icon_whis Allah'tan sadece Cemile&Sinan aşkını sevmiyorum dedim. Bir de Bülent İnal'a laf söyleseydim neler olurdu kimbilir :img-wink: Kısacası Cemile&Sinan aşkını sevmeyen kişilerin sevdiği ve desteklediği kişiler Sinan&Cemile'ciler tarafından olumsuz eleştiriye maruz kalıyor. Tesadüf değil bu; misilleme... Daha Yıldız&Kerim aşkı başlamadan haihazırda var olan Cemile&Sinan aşkı ile aşık atıp misilleme yapamayacağımıza göre ben misilleme yaptığımız iddialarını da kabul etmiyorum...

İnan ben hala art niyet seziyorum o yüzden kimseyle de gereksiz yere papaz olmak istemedğim için konuyu uzatmıyorum...

Varsın olsun Kerim aşk yaşamasın; biz onu tek tabanca halinde olsa bile izleriz :img-yes:

Yavlakoz
03-01-10, 18:08
Fragmanı yeni gördüm...Ama şu saat meselesine kafam karıştı...
20:00 mi 22:00 mi...
Bu bölüm daha iyiye benziyor.Dönemsel olaylar ön plana çıkmaya başlıyor nihayet.Özal'ın parti kurması ve seçimlerle biraz hareketleneceğiz galiba...
Şu arazi mafyası işi de önemli.Sinan galiba olayların içine karışıyor.Ehh artık şu derginin odasından çıkmasının vakti gelmişti.Özüne dönüyor...
Aslında karakterler için pek çoğunun gidikleri duygusal gerilimlerden çıkıp hayatın içine karışmaları gerekiyor...
Yaşanan olayları bir derginin odasında tartışma programında değerlendirir gibi konuşuyorlar.Yani bu bir diziyse konuşana kadar gösterseler ya...
Neyse bu bölümden yana umutluyum....
O döneme ait farklı olay ve durumlarda onlara da değinilecek mi acaba onu da merak ediyorum.Çünkü Özal'ın seçim galibiyetiyle beraber Türkiye'de hortlayan önemli olaylar var...Umarım değinilir...

bahar_can
03-01-10, 18:08
Baharcanım,1983'de metris'te açlık grevleri başlıyor...
Aşagıda onunla ilgil bir yazı kopyaşladım
1984'te de olüm oruçları başlıyor...
Sanırım bu eylemlerde 4 tutuklu yaşmını yitiriyor...
Hüseyin'in başına böyle bir şey gelbilir mi?:bilmim

1982 yılında, İstanbul Metris Cezaevi’nde devrimci mahpuslara eziyet etmek ve onları teslim almak için çeşitli Pentagon yöntemleri uygulanıyordu. Pentagon yöntemi diyorum, çünkü daha sonra benzeri uygulamaların ABD’nin işgal ettiği ya da askeri cuntaları aracılığıyla yönettiği bütün ülkelerde uygulandığını öğrendik. Şili’de, Arjantin’de, Vietnam’da ve Türkiye’de aynı işkence yöntemleri uygulanıyordu. Filistin askısı, elektrik verme, çarmıha germe, uykusuz bırakma, cezaevlerinde moral bozucu müzik yayını yapma, devrimci iradeyi kırmak için psikolojik savaş yöntemleri vb. Faşist zulüm ve baskılara karşı, 1983 yılında Metris Cezaevi’nde büyük bir açlık grevi başlatılmıştı. Cezaevi idaresi açlık grevini kırmak için itirafçıların konuşmalarını koridorlara koyduğu yüzlerce Watt’lık kolonlardan yayınlıyor, Cunta’nın Kurmay Başkanı Haydar Saltık’ın tehdit dolu açıklamalarından medet umuyor ve koğuş mazgallarından ızgara köfte vb. güzel yemek kokusu yayıyordu.
Metris Cezaevi’nin koridorlarına yerleştirilen, benzerlerini ancak miting alanlarında gördüğümüz kolonlardan günlerce ve yirmi dört saat kesintisiz Mehter Marşı ve Müşerref Tezcan’ın “Türkiyem, Türkiyem Cennetim” şarkısı çalınıyordu. O dönem Metris Cezaevi’nin müdürü Adnan Binbaşı isimli biri idi. Adnan Binbaşı, Metris’e gelmeden önce Davutpaşa Kışlası’nda devrimci mahpuslara Nazi işkenceleri yapmış ve bir mahpusun da ölümüne neden olmuştu. Daha 12 Eylül darbesi yapılmadan, sıkıyönetim döneminde, Adnan Binbaşı’nın kötü ünü ülkede ve dünyada yayılmıştı. Can Yücel, Demokrat isimli gazetede, sıkıyönetimin sansür koşullarında, olaylar bir Latin Amerika ülkesinde geçiyormuş ve faşist binbaşının ismi Alfonzo imiş gibi güzel bir köşe yazısı yazmıştı. Bu faşist binbaşı daha sonra Metris Cezaevi müdürü oldu. 12 Eylül’ün sıcak günleri geçtiğinde ve Adnan Binbaşı emekli olduğunda, izini bulan bir devrimci onu Ortaköy’de bir kahvenin önünde tavla oynarken yakaladı ve Binbaşı kendini, kafasından aldığı bir kurşun yarası ile zor kurtardı.
Adnan Binbaşı’nın Metris’te uyguladığı sürekli yüksek volümde müzik yayını yapma işkencesini Ebu Garip hapishanesinde de uyguladı işgalci ABD.
O günlerde, Metris Cezaevi’nde yatan mahpusların çoğunluğu “Eğer çıkarsam bu Müşerref Tezcan’ı vuracağım” diye kendine söz veriyordu. Elbette Müşerref Tezcan’ın bir piyon olduğunu herkes biliyordu. Kocası Mahmut Tezcan bu işi Cunta’ya pazarlamıştı ve Mahmut Tezcan’ın da ne mal olduğu bir süre sonra ortaya çıkmıştı. Müşerref Tezcan’ın bu saçma sapan şarkısını eleştiren, alaya alan Gırgır dergisi Cunta’nın sıkıyönetim savcıları ve mahkemeleri tarafından toplatılmıştı. Ki o Gırgır dergisi, o zamanlar 400 bin satıyordu. SSCB’deki mizah dergilerinden sonra dünyada en çok tiraja ulaşan mizah dergisiydi.
Radikal gazetesi’nde Ertuğrul Mavioğlu’nun haberinden öğreniyoruz ki; Cem Yılmaz isimli bir mahpus, o dönem Metris Cezaevi’nde yatmış ve Müşerref Tezcan hakkında diğer mahpusların düşüncelerini paylaşmış bir mahpus. Yılmaz, Metris’ten çıktıktan sonra müzik piyasasına girmiş ve Metris Cezaevi’ndeki “şarkı dinletme zulmü”nü unutmamış olacak ki, bu şarkının telif hakkı sahibini bulmuş ve ‘Türkiyem Şarkısı’ nın haklarını satın almış. Böylece, satın aldığı şarkıyı kimseye söyletmeyerek, hem binlerce mahpus arkadaşının bu şarkıyı tesadüfen dinlediğinde kötü anılarının tazelenmesini önlemiş, hem de herkesi berbat bir şarkı dinleme zulmünden kurtarmış.
Henüz, 12 Eylül’ün işkencecilerinden, katillerinden henüz hesap sorulamadı ama Cem Yılmaz’ın hikayesi, bunun da bir gün mutlaka gerçekleşeceğini, o günlerin asla unutulmayacağını düşündürüyor.

Öncelikle verdiğin bilgi için teşekkürlerimi bildireyim:love05: dizinin siyasi bir dizi olduğunu ön plana çıkarması açısından çok önemli:img-wink:

Kerim-Yıldız birlikteliğinin olacağını bildiğimden bu yana.. hep Hüseyin'in öleceğini belirttim... yok gözaltında kayıp olur dedim.. yok Meriç Nehrin'den Avrupa'ya kaçarken boğulabilir dedim.. yok idam edilebilir dedim.. hiçbiri tutmadı... böyle düşünmemin nedeni... Yıldız-Hüseyin birlikteliğini sağlam görmemden kaynaklıydı...

Evet bir davanın içinde olan iki kişinin aşkıydı... birlikteliklerine vesile olan zemin bir davanın zeminiydi... bu bir riskti.. çünkü dava zor bir davaydı.. taraflardan biri her an şu veya bu nedenden dolayı vazgeçebilirdi.. işte bu tür durumlarda genelde bu birliktelikler de bitebiliyordu... ama davanın tüm zorluklarını bu çift yaşadı/yaşıyor... ve bu çiftin şu ana kadarki fikirlerinde ESAS olarak bir farklılık yok..

tek farklılık birisinin çok yoğun ve keskin bir siyasi ortam içinde olması, diğerinin daha sıradan bir ortam içinde ama düşüncelerini sürdürebileceği çevreyle birlikte olması..birisinin içinde bulunduğu çevrenin iki yolu var ya teslim olmak ya savaşmak.. diğeri ise bir sürü yola girilebilecek bir çevreye sahip... o çevrelerle şu veya bu şekilde ilişki içinde...ama görebildiğimiz kadarıyla böyle bir şey şu an için sözkonusu değil.. üstelik Kerim'in fragmandaki "öncden devrimi bekledin.." sözleri ve Yıldız'ın söyledikleri bu çiftin birlikte olup/olamayacağının TEMEL ÇELİŞKİSİ olacağı için Hüseyin'in ölümünü pek olası görmüyorum...

Üstelik senaristin artık bu kadar kolaya kaçmasını da istemiyorum (kötüyüm ben kötüyüm.. kötüyüm..kötüyüm..:img-grin2)
Değişen bir toplum var artık.. değişim bazı felsefi yeni akımlar da demektir... özellikle Sol kesim bu felsefi akımlardan en çok etkilenen kesim oldu.. Varoluşçu felsefe bizde esas olarak 12 eylülden sonra yaygınlaştı ki on yıllardır var olan bir felsefe aslında.. Postmodernizm..vs..

Eğer bir dizi ben 12 eylül'ün toplum üzerindeki değişimini anlatacağım diye yolaçıktıysa.. burada değişimi geçirecek olan esas kesim Sol kesim olmalıdır değil mi.. bu değişimi de en yoğun ilişki içinde olan iki kişi üzerinden vermesi çok doğru olacaktır.. dizideki bu kişiler de bence Yıldız ve Hüseyin:img-yes: hem siyasi olmaları hem bu sevdalarına kendi sevdalarını eklemeleri bu sorgulama için çok doğru bir seçim.. bu yüzden ben Hüseyin'in değişimini de görmek istiyorum..

Yıldız Hüseyin'den etkilenip sevmiş ve birlikte olmuş dahi olsa sahip çıkılması gereken bir birliktelik bu... yaşamlarının en zor anlarında birçok şeyi paylaşmış iki kişi hala daha birbirlerini seviyorlarsa bu sevgiye mi sahip çıkılmalı yoksa yeni bir etkileşimden doğabilecek sevgiyemi.. senaristimiz bunun üzerine kafa yorup birşeyler anlatırsa taktir edeceğim.. yoksa Hüseyin davası için ölür... Yıldız da belli bir süre sonra Kerim'le birlikte olur.. eee kimin değişi mi... neyin değişimi? Cemile'nin temsil ettiği kesimin değişimi mi esas yoksa bu kesimin mi? tabi ki o da işlenir ama bence 12 eylül'ün esas muhatapları olan bu kesiminki çok daha önemli.. ve senarist olaya nasıl irdelemek istiyor bu konuda merak ediyorum...

(DiLeK)
03-01-10, 19:18
son iki bölümünü simdi izledim
yuh artik! cemile evli degilmiydi ? bu dizi ask-i memnuyu da gecer hatta gecti diyebiliriz. enazindan bihterin bir cocugu yok. :img-hyste

bu dizi teröristlerin yaptigi hainliklerini ne zaman gösterecek acaba? askerleri, ögretmenleri, doktorlari, masum insanlari nasil öldürdüklerini ne zaman gösterecekler? bekliyoruz...

dizi bu hafta daha iyi reyting almis. total'de 17. siraya yükseldi :img-hyste

aylaayla
03-01-10, 19:27
Apple_core, yazdıklarımdan kendi işine geldiği gibi anlamlar çıkarıp beni suçlamana ne diyeyim bilmiyorum. Yazmadığım şeylerden ne cevap aldınsa artık:icon_whis senin bileceğin iş. Ben de şöyle bir şey hissediyorum en baştan beri; Okanseverler hiç bir olumsuz eleştiriye tahammül edemeyip diken üstünde okuyorlar yazılanları. Bu forumda oyuncu eleştirilemez diye bir şey yok. Melis Birkan, Berrak Tüzünağaç, Tuba Ünsal, Bülent İnal, Hale Soygazi ve Salih Güney de eleştirildi -hatta çok daha ağır bir şekilde- ama o zaman çıkıp "oyuncuyu eleştiriyorsun demek ki art niyetlisin" yorumu yapılmamıştı. İş Okan'a gelince çıkıyor hemen tırnaklar nedense.

Bu arada Okan için kötü oyuncu falan da demedim, şimdiye kadar bir parıltı görmediğimi söyledim. Hatta "belki de rolü gereğidir" dedim (daha önce de demiştim, yani şimdi senin mesajına karşılık demedim bunu da). Senin de dediğin gibi düz bir rolü var şu ana kadar. Performans gösterilecek bir sahnesi olmadığı için de gözüme batmamış olabilir, ileride belki beğeneceğim bir performansını görürüm, bunu da belirtmiştim ama yok, yazılanlar anlık yorumlanıyor.

***

Dilek, bunca reyting yorumu yapılırken neredeydin?
Gözüm aradı seni. :)

apple-core
03-01-10, 19:50
Apple_core, yazdıklarımdan kendi işine geldiği gibi anlamlar çıkarıp beni suçlamana ne diyeyim bilmiyorum. Yazmadığım şeylerden ne cevap aldınsa artık:icon_whis senin bileceğin iş. Ben de şöyle bir şey hissediyorum en baştan beri; Okanseverler hiç bir olumsuz eleştiriye tahammül edemeyip diken üstünde okuyorlar yazılanları. Bu forumda oyuncu eleştirilemez diye bir şey yok. Melis Birkan, Berrak Tüzünağaç, Tuba Ünsal, Bülent İnal, Hale Soygazi ve Salih Güney de eleştirildi -hatta çok daha ağır bir şekilde- ama o zaman çıkıp "oyuncuyu eleştiriyorsun demek ki art niyetlisin" yorumu yapılmamıştı. İş Okan'a gelince çıkıyor hemen tırnaklar nedense.

Bu arada Okan için kötü oyuncu falan da demedim, şimdiye kadar bir parıltı görmediğimi söyledim. Hatta "belki de rolü gereğidir" dedim (daha önce de demiştim, yani şimdi senin mesajına karşılık demedim bunu da). Senin de dediğin gibi düz bir rolü var şu ana kadar. Performans gösterilecek bir sahnesi olmadığı için de gözüme batmamış olabilir, ileride belki beğeneceğim bir performansını görürüm, bunu da belirtmiştim ama yok, yazılanlar anlık yorumlanıyor.

***

Dilek, bunca reyting yorumu yapılırken neredeydin?
Gözüm aradı seni. :)

Yazdıklarından kendimce yorumlar çıkarıp yorumlamadım. Anladığımı yorumladım. Eğer yanlış anladığım bir nokta varsa düzelt ki seni de gereksiz yere zan altında bırakmış olmayayım :img-wink:

Ben sevdiğim bir oyuncuyu yeri gelinde acımasızca eleştiren biriyim. Artık dizifilmde oyuncu başlıklarına yazmıyorum bazı katı kurallardan sıkıldığım için. Yoksa sevdiğim oyuncuyu kendi başlığında yeri gelmiştir "Bu sahnede hiç beğenmedim" diye eleştirdiğim olmuştur. Kısacası sevdiğim oyuncu yüzünden gözlerimi karartan biri hiç değilim. Okan'ı seviyorum diye de objektifliğimi yitirmedim. Okan'ı eleştireceksiniz diye de diken üstünde durduğum falan yok açıkçası. Ben kimsenin görüşlerine mani olamam ki. İstediğiniz kadar eleştirin; eleştirilmek güzel bir şeydir. Eminim Okan da eleştirilmek ister ki oyunculuğuna katkısı olsun. Ama şöyle demişsin "oyuncuyu eleştiriyorsun demek ki art niyetlisin". Beni yanlış anlayan sensin bence :img-wink: Ben Okan'ı eleştirmende art niyet görmedim. Kerim&Yıldız'cılar genelde Cemile&Sinan aşkını beğenmediklerini söylüyorlar. Sizde de bir tepki mekanizması gelişti ve bu sebeple Kerim ve Kerim&Yıldız'a yükleniyorsunuz. Bu benim şahsi görüşüm. "Yanlışın var" der geçersin. Olmadı tartışırız burada. Kerim&Yıldız ve Kerim bitti şimdi de Okan'ı beğenmemeye başladın. Bu kadar mı tesadüf olur :icon_whis Bunun altında bir bit yeniği arıyorum haliyle. Hala da görüşümde ısrar ediyorum. Eminim Kerim&Yıldız'cılar Sinan&Cemile aşkını sevselerdi tüm Cemile&Sinan'cılar da Yıldız&Kerim aşkını iple çekiyor olacaklardı :img-yes: 4 senedir dizifilmdeyim ve artık bu işin eğitimini aldım diyebilirim :) Her forumda böyledir; kişi kendi desteklediği şeyi sevmeyenlerin desteklediğini yerden yere vurur... Kerim&Yıldız aşkını isyediğin kadar eleştir ama Okan'ı bir inat uğruna harcama rica ederim... Eğer bir inat varsa tabii... Sen yok diyorsun ama ben de olduğunu düşünüyorum. Ne yapacağız :icon_whis Yine mutabık olamayacağız belli ki. 2-3 gün bu konuyu tartışırız sonra da "Fikirlerimiz değişmiyor en iyisi uzatmamak" der susarız... Ama ben hala aynı şeyi düşünüyorum. Yani Kerim'i de Kerim&Yıldız'ı da Okan'ı da Cemile&Sinan'ı eleştirdiğimiz için eleştirdiğinizi... :img-wink:

idolüm okan
04-01-10, 00:02
aylaayla bülent inal eleştirilince forum birbirine girdi ya.
nasıl bişey olmadı diyebiliyorsun.burda durup dururken neden okan yalabık a sardın ki.kerim karakterini tartışsan yeter.
inşallah kerim yıldız aşkı saygı sevgi çerçevesinde başlar ve öyle devam eder.cemile sinan ilişkisne dönmez umarım

reytinglernde gitgide düzeleceğine inanıyorum.bu hafta geniş aile yok.bakalım nolucak.nasıl gelicek reytingler

idolüm okan
04-01-10, 00:27
Benim kurmuş olduğum bksu grupları

http://www.dizifilm.com/forum/group.php?groupid=7688

http://www.dizifilm.com/forum/group.php?groupid=8090

MoOnDaNcE-11
04-01-10, 00:44
Okan Yalabik'i cok begenen ve seven , hatta turkiye'deki en iyi oyuncular arasina koyan bir insanim :img-wink: Ancak dizide epey silik kaldigini dusunuyorum . Su ana kadar oyle buyuk bir oyunculuk sergilemedi . Hatirla Sevgili'de cok daha aktifti ...

Bunda kendisinden cok karakterin etkisi oldugu su goturmez bir gercek . Buna benzer bir yorumu gene cok sevdigim , favorilerimden biri olan hatta favorim Selcuk Yontem icin de yapmistim . Ask-i memnu'nun ilk bolumlerinde cok donuk bir portre cizdi sonra costu . Ozellikle yuz degisiklikleri ve mimikleri inanilmaz :img-yes:

Okan icin de aynisi gecerli . Kerim karakteri daha cok yeni ve yonetmen okan'a show yapacagi sahneleri cektirtmedi . Zamani gelsin burda okan'i begenmeyen kalmaz :good:

Su yeni bolumu de bir izleyelim , insallah yeni ve daha genel bir yorumu o zaman yapariz ...

>>miray<<
04-01-10, 01:16
Herhangi iki karakteri birbirine yakıştırmamak neden ille de misilleme olarak görülüyor ki? Ben de Yıldız-Kerim'cilerin misilleme yaptığını düşünüyorum, ne olacak şimdi? :icon_whis İki grup olundu bile şimdiden, herkes birbirini suçlasın dursun. :img-tomat

Herkes düşündüğünü yazmakta özgürdür, hatta senaryonun gidişatına karşı da çıkabilir, ben öyle istedim diye senarist gidişatı değiştirecekse vay bu dizinin haline! :img-tomatKerim'le Yıldız'ı arkadaş olarak yakıştırıyorum, sevgili olarak görmedim ama görürsem de çok etkileneceğimi düşünmüyorum. Dahası yere göğe sığdırılamayan Okan Yalabık'ta da ben üstün oyunculuk falan göremedim henüz, belki de rolü gereğidir. Sevenleri lütfen bunu da misilleme olarak görmeyin, en baştan beri böyle düşünüyorum, Güz Sancısı'nı iki defa izledim, HS'yi izlemedim. Belki O.Y. nin de iyi oynadığını söylerim ileride, ama şu ana kadar izlediğim iki projede oyunculuğu ile gözlerim kamaşmadı. Ama Kerim karakterini seviyorum.

Berrak'ı da ilk defa izliyorum ama Melis'ten daha çok beğendim oyunculuğunu.


vay be....
okani ne kadar cok takip etmissinde oyunculuguna laf edebilmissin...hayret ettim dogrusu :)
güz sancisini örnek göstermissin birde...malum IKI kere izlemissin ya hani...birde su anda daha kac bölümdür yayinda olan diziyi....(hatta okan daha kac bölümdür dizide...)
sen önce bir git okanin "bir ton" projelerine göz at...hepsini bir takip et....ondan sonra burada bu tip bir yorum yap bence...belki o zaman neden "yere göge sigdirilamadigini" cözersin....

pardon pardon cözebilicegini sanmiyorum...cünkü okanin projelerini bastan sona kadar izlemeye senin vaktin yetmiyebilir arkadasim :img-wink:

Buket-TY
04-01-10, 01:23
vay be....
okani ne kadar cok takip etmissinde oyunculuguna laf edebilmissin...hayret ettim dogrusu :)
güz sancisini örnek göstermissin birde...malum IKI kere izlemissin ya hani...birde su anda daha kac bölümdür yayinda olan diziyi....(hatta okan daha kac bölümdür dizide...)
sen önce bir git okanin "bir ton" projelerine göz at...hepsini bir takip et....ondan sonra burada bu tip bir yorum yap bence...belki o zaman neden "yere göge sigdirilamadigini" cözersin....

pardon pardon cözebilicegini sanmiyorum...cünkü okanin projelerini bastan sona kadar izlemeye senin vaktin yetmiyebilir arkadasim :img-wink:

Bir film ne kadar suruyor 90 dakika,, ee okanda onemli bir roldaydi, diyelim 45 dakika surdu onun rolu(emin degilim),,, Burda okan'i 4.bolumden beri seyrediyor alaayla arkadasimiz,, Diyelim en az 2, 3 saat'de (daha fazlasi tabiki) bksum'da izlemis,, Ee bu sure nasil oyunculugunu kanitlamak icin yetmiyor? Anlamis degilim,,
Sure onemli degil bence, sadece bir fragman'da bile etki birakabilir bir oyuncu, demeki alaayla etkilenmemis,, buyutmenin bir anlami yok...
Hayir yok yanlis anlasilmasin,, ben Okan'in oyunculugunu begeniyorum,, ama bazilerin ustunde etki birakmayabilir,, Ayrica Alaayla arkadasimiz cokta kotu birsey soylemedi,, bu kadar abartmanin bir anlami yok bence :icon_whis

>>miray<<
04-01-10, 01:45
Bir film ne kadar suruyor 90 dakika,, ee okanda onemli bir roldaydi, diyelim 45 dakika surdu onun rolu(emin degilim),,, Burda okan'i 4.bolumden beri seyrediyor alaayla arkadasimiz,, Diyelim en az 2, 3 saat'de (daha fazlasi tabiki) bksum'da izlemis,, Ee bu sure nasil oyunculugunu kanitlamak icin yetmiyor? Anlamis degilim,,
Sure onemli degil bence, sadece bir fragman'da bile etki birakabilir bir oyuncu, demeki alaayla etkilenmemis,, buyutmenin bir anlami yok...
Hayir yok yanlis anlasilmasin,, ben Okan'in oyunculugunu begeniyorum,, ama bazilerin ustunde etki birakmayabilir,, Ayrica Alaayla arkadasimiz cokta kotu birsey soylemedi,, bu kadar abartmanin bir anlami yok bence :icon_whis


ben oyunculuklar elestirilemez demiyorum...
ama birsey elestiriliyorkene...kullanilan bir cümle "insanlarin yege göge sigdiramadiklari" diyorsa.....bunun bir iki projelik birseyden dolayi olmadigini....uzun bir süre kapsadigini dile getirmeye calistim...

yani bir oyuncu "yere göge sigdirilamiyorsa" bu bksu da oynuyor diye degil....yillardir kalici izler biraktigindandir...

lpchester
04-01-10, 01:57
televizyondaki fragmanlara yetişemedim...simdi yayın saati tekrar 20.00'yemi cekilmiş?

apple-core
04-01-10, 02:01
ben oyunculuklar elestirilemez demiyorum...
ama birsey elestiriliyorkene...kullanilan bir cümle "insanlarin yege göge sigdiramadiklari" diyorsa.....bunun bir iki projelik birseyden dolayi olmadigini....uzun bir süre kapsadigini dile getirmeye calistim...

yani bir oyuncu "yere göge sigdirilamiyorsa" bu bksu da oynuyor diye degil....yillardir kalici izler biraktigindandir...


Aynen Meltem'cim katılıyorum...

"Neden yere göğe sığdırıldığını anlamadım" demek için o yere göğe sığdıramayanlar kadar projesini izlemiş olmak gerek bence :img-wink: Güz Sancısı'nı iki kere izlemekle bir şey değişmez. İstersen 70 kere izle aynı sahnelerle kıyaslama yapamazsın bir kişinin iyi oyuncu olup olmadığı hakkında. Zaten BKSU'da 6-7 bölümdür var. 7 bölümü bir de Güz Sancısı'nı baz alarak oyunculuk yorumu yapılıyorsa eğer 4 sene bu işin eğitimini görmüş Okan Yalabık'a yazık ediliyor demektir...

bimkolik
04-01-10, 02:01
son iki bölümünü simdi izledim
yuh artik! cemile evli degilmiydi ? bu dizi ask-i memnuyu da gecer hatta gecti diyebiliriz. enazindan bihterin bir cocugu yok. :img-hyste

bu dizi teröristlerin yaptigi hainliklerini ne zaman gösterecek acaba? askerleri, ögretmenleri, doktorlari, masum insanlari nasil öldürdüklerini ne zaman gösterecekler? bekliyoruz...

dizi bu hafta daha iyi reyting almis. total'de 17. siraya yükseldi :img-hyste
Cemile benim de sinirime dokunmakta, hatta sırf bu ilişki yüzünden diziden soğudum diyebilirim.
Diğer meselenin cevabı ise; 'Hiç bir zaman' çünkü bu dizi tek bakış açısı ile yanlı yazılmış. En iyi solcular ve en kötü sağcılar gösterilmekte. En kötü solcular ve onların madur ettiği sağcılar ise ortada yok.
Bizzat yaşamış biri olarak, her fırsatta onlara katılmadığım için tehditleriyle tahsilimi yarım bırakmak zorunda kalmış biri olarak çok emin bir şekilde diyebilirim ki: Bu dizide anlatılan masum solcuları ben ne yazık ki tanımadım, bana hep zorbaları denk geldi demek.:icon_sorr

MoOnDaNcE-11
04-01-10, 02:30
son iki bölümünü simdi izledim
yuh artik! cemile evli degilmiydi ? bu dizi ask-i memnuyu da gecer hatta gecti diyebiliriz. enazindan bihterin bir cocugu yok. :img-hyste

bu dizi teröristlerin yaptigi hainliklerini ne zaman gösterecek acaba? askerleri, ögretmenleri, doktorlari, masum insanlari nasil öldürdüklerini ne zaman gösterecekler? bekliyoruz...

dizi bu hafta daha iyi reyting almis. total'de 17. siraya yükseldi :img-hyste

Cemile evliydi ama onu sinan'in kollarina iten yalcin'in ta kendisi oldu . Isin icine dayak , korkutma ve tehdit girince cemile hakli olarak sogudu yalcin'dan . Ask-i memnu'yla pek alakasi yok bence orda behlul bihter iliskisi basladigi zaman adnan ziyagil tarafindan uygulanan bir siddet veya baski yoktu...

80'den onceki solcular halk icin mucadele edip halka zarar vermemeye calisirmislardi . Ben solun bircok gorusunu benimsemeyen biriyim ama mucadelelerine de saygi duyuyorum . 80 sonrasindaki profil tam tersi o devrimciler gidiyor yerlerini gozu donmus psikopatlar aliyor . Bir de sonra gidip teror orgutune destek verdiler ortak eylem karari aldilar . Dedigin gibi buralari nasil yansitacaklar gorecegiz...

Ratingler hala beklenilen duzeyde degil , daha once dile getirdigim gibi diziye karsi korkunc bir on yargi ve karalama kampanyasi var izleyenler de izleyecek olanlar da etkileniyor bundan...

aylaayla
04-01-10, 03:50
Kürşad Elif'e "bundan sonra tek siyasetim sensin" diyor. Bence sonra unutacak bu lafını. Saygın Soysal'a bir röportajda "kimi canlandırıyorsunuz? Abdullah Çatlı'yı mı?" diye sormuşlar. O da "Daha çok Muhsin Yazıcıoğlu'ndan esinlenerek yazılan bir karakteri oynadığımı düşünüyorum" diye cevaplamış. Oyuncu böyle bir tahmin yaptığına göre Kürşad siyasetten daha fazla uzak kalamayacaktır. Gerçi şimdi Metin o rolü üstlendi gibi ama Kürşad gibi bir ana karakterin hayatını sahaflık yaparak sürdüreceğini sanmıyorum. Acaba ne olacak da tekrar eski Reis olacak, merak ediyorum.

***

Ben bu Okan'cılardan cidden korktum. Çifter çifter geliyorlar. :)
Oyuncuyu şimdiye kadar izlediğim bölümlerde gözümün kamaşmadığını, belki ileride beğenebileceğimi ama henüz üstün oyunculuk görmediğimi yazdım. Hatta belki de rolü gereği aktif sahnelerde olamadığı için böyle düşündüğümü de ekledim ama şartlandığımdan ve misilleme yaptığımdan girilip, art niyetli oluşumdan devam edilip, yeterince izlemediğime kadar varıldı. (basak_mu, sizi tenzih ederim. Farklı bir yorum ancak sizinki gibi güzel ifade edilebilirdi.)
Bundan sonra Okan hatta Kerim yorumu yapar mıyım bilemiyorum. :icon_whis


edit: Sevgili Aylaayla, Tüzünağaç değil.. Tüzünataç:img-wink:
Teşekkürler düzeltme için, yanlış biliyormuşum.

@ aylaayla
reytingler hakkinda ne yorum yaptiniz bilmiyorum. farkindaysaniz (farkinda olmamaniz mümkün degil :img-hyste) kac gündür foruma girmiyorum. onun icin anca bugün reytingler hakkinda yorum yapabildim. dizinin 17. siraya :img-hyste yükseldigini yazdim

Farkındayım, zaten ondan sordum. Her hafta reyting sonuçları gelince sizin yorumunuz olurdu. Diziyi değil de reytingini takip ettiğiniz belli. :icon_whis
Reyting ne kadar düşük olursa, o kadar coşuyorsunuz.

apple-core
04-01-10, 03:57
Ben bu Okan'cılardan cidden korktum. Çifter çifter geliyorlar. :)
Oyuncuyu şimdiye kadar izlediğim bölümlerde gözümün kamaşmadığını, belki ileride beğenebileceğimi ama henüz üstün oyunculuk görmediğimi yazdım. Hatta belki de rolü gereği aktif sahnelerde olamadığı için böyle düşündüğümü de ekledim ama şartlandığımdan ve misilleme yaptığımdan girilip, art niyetli oluşumdan devam edilip, yeterince izlemediğime kadar varıldı. (basak_mu, sizi tenzih ederim. Farklı bir yorum ancak sizinki gibi güzel ifade edilebilirdi.)
Bundan sonra Okan hatta Kerim yorumu yapar mıyım bilemiyorum. :icon_whis

Kerim değil de Okan yorumu yapma diye söyledik ya onca şeyi zaten :img-hyste

Ya hani bir konuda bilgin olur, yeteri kadar araştırma yaparsın tamam derim söylediklerine de daha 2 yapımda izleyip "Yere göğe sığdırımayacak bir şey yok" denmesini anlamadım ben.

Eleştir istediğin kadar kimse susturamaz seni. Ama bir kişiyi eleştirdin mi savunmalara da tahammülün olsun :img-wink: Sen eleştir eleştir sonra biz eleştirine cevap yazıp savununca "Okan'cılar eleştiriye gelemiyor", "Okan'cılardan korktum" v.s... Olumlu eleştirilere bile alıntı yapılıp "Haklısın canım çok güzel bir oyunculuğu var" gibi mesajlar yazılıyorsa olumsuz eleştiriler de pek tabii alıntılanıp "Yalnışın var arkadaşım" diye mesajlar yazılabilir :img-wink: Yoksa sen eleştir; biz eleştiriye açığız. Ama bence sen eleştirilerini eleştirmemize açık değilsin...:img-yes:

Bu yaptığımız eleştiriye açık olmadığımız göstermez. Biz Okan'ı beğenmişiz, oyunculuğuna şapka çıkarmışız ki seviyoruz. Dolayısıyla birisi "Beğenmedim" deyince o yoruma karşıt görüşlerimizi yazıyoruz. Biz de "Evet ben de beğenmiyorum" yazacak olsak neden Okan'cı olalım değil mi ama :icon_whis:img-wink:

aylaayla
04-01-10, 04:26
Apple_core, yaptığınız hiç de yapılan yoruma karşıt görüş bildirmek falan değil. Kimin ne yazdığı belli, ben oyuncuda öyle abartıldığı kadar üstün performans görmediğimi yazmışım, sizler ise beni eleştirmiş ve bu yorumumun altında neleeer neler yattığını bulmuşsunuz güya. Fanatiklik devreye girince eleştiriler sertleşiyor. "Okan yorumu yapma" diye noktayı koymuşsun zaten. :icon_whis Oysa aldatma konusunu ne güzel tartışmıştık.
Memnun olacaksanız ben yapmayayım, siz de kendi aranızda oyuncunun iyi performansını kutlayın. :img-wink:

Moondance, umarım Kerim için aktif sahneler yazılır. Performansını görmek isterim.

MoOnDaNcE-11
04-01-10, 05:17
Moondance, umarım Kerim için aktif sahneler yazılır. Performansını görmek isterim.

Okan inanilmaz bir oyuncudur . Favori ilk besimden hic cikmadi . TV'de zaten begeniyordum ama tiyatroda gorunce iyice bir hayran oldum . Dizideki okan'a yonelik elestiri karakterden ve ona yazilan sahnelerden kaynaklaniyor . Guz sancisidaki rolu cok kritik degildi ama hatirla sevgilide tam anlamiyla costu . Serseri gibi berbat bir diziyi takip etme sebebimdi . Cok merak ediyorsan bunlara bakabilirsin.Ben ayni elestiriyi degismez favorim selcuk yontem icin de yapmistim . Karakter ve yonetmenin yaklasma acisi oyuncu performansini da cok etkiliyor ...

Bir aglamali sahne ceksinler de gercek okan'i o zaman goruruz ...

Ratingler icin sen benim esas dedigime inan . Ne yazik ki siyaset rating icin belirleyici oluyor . Su an turkiyede ciddi bir sol gorus yok hatta sosyalizm dusmanligi var . Hatirla sevgilinin ikinci sezonu sola arka cikiyor diye beklenilen ratinglerin altinda kalmisti ( deniz gezmisli son bolumler disinda onda da insanlar meraktan izledi ) Yapim kadrosundaki mumtazer turkone de nizam-i cedit onerisinden sonra anormal boyutta bir tepki cekti , bunlarin hepsi diziye bir sekilde yansiyor . Asker dusmani diye diziyi izlemeyen , izlettirmek istemeyen , izleyene vatan haini muamelesi yapan milyonlarin oldugunu unutmayalim ustelik bu sadece bir detay , daha neler var...

leylaci
04-01-10, 09:14
kesinlikle siyasi nedenlerdenlerden dolayi bu dizinin yeterli reytingi alamadigini dusunuyorum:kahve dilerim dizimiz icin herseyin hayirlisi olur ..

Okan icin bende bir sey soylemek isterim, bencede iyi bir oyuncu ama bu dizide daha performans gerektirecek sahneleri yok..

Kursat icinde hayalallerim yikildi hani nerde Sule:bilmim

[arzu]
04-01-10, 09:42
apple-core, iki gündür tartışmaları dışardan gözlemleyen biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki mesajlarınızda yazan kişiyi hedef alan savunmalarınız var. aylaayla'nın ne demek istediğini ısrarla anlamıyormuşsunuz izlenimine kapılıyorum okurken... bu görüşüm sizin için önemli mi bilmiyorum ama yinede paylaşmak istedim. ve imzama yada avatarıma yada hayran olduğum oyuncuya göre değerlendirmemenizi rica ediyorum. onlardan bağımsızdır bu yorumum...

-----

yayın saatimiz salı 20.00 herhangibir değişiklik yok yani. kafa karışıklığı oluşmaz inşallah... fragman hatta özet bile oldukça merak uyandırıcı. geçen hafta, son iki bölümün durağanlığını üzerimizden hem izlediklerimiz hemde sonuçlar bakımından atmıştık aynen devam etmesini diliyorum...

laylaylomm
04-01-10, 09:53
BKSU sayfasında genelde çok başarılı,okuyana katkı sağlayıcı yorumlar bulunuyor.Ancak bir süredir sabrettim belki biter diye ama artık ben de hoşnutsuzluğumu bildirmek istiyorum.Burda öyle manipülatif amaçlı, sanki kırk kere söyler vaya yazarlarsa senaristlerin senaryoyu onların dediği gibi değiştireceğine inanan,sabit görüş içeren yorumlar(Cemile'yle Sinan aşık olamaz,evli kadınla bekar erkek ilişki yaşayamaz,Kerim Yıldız'a tek taraflı da olsa aşık olamaz çünkü O evli kadın) görüyorum ki,aynı görüşlerin temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp tekrarlanmasına şaşırıyorum,aynı şeyleri okumaktan sıkıldım..Kadınla erkeğin olduğu her ortamda her türlü duygu oluşabilir.Hayır kabul etmiyorum dediniz diye eşyanın tabiatını mı değiştireceksiniz?Siz istemiyorsunuz diye kimse karısını veya kocasını aldatmayacak mı,aldatmıyor mu memlekette?Bu mümkün mü?Senaristlerin kaleme aldığı hikaye gerçek hayattan alındıysa,kahramanlar da birbirine aşık olduysa veya tek taraflı aşık olduysa,senarist olmuşu,olmamışa mı çevirecek? Yani sayfalarda aynı tür yorumları okumak belli bir tekrardan sonra sıkıcı oluyor hatta zulüm oluyor.Kerim'in tek taraflı aşk yaşaması,doya doya aşk acısı çekmesi dahi hoş karşılanmayacak bu forumda.Hani eskiden evlilik proğramında Kaynana Semra dediydi:-Evladım sen ona aşık değilsin,sen aşık olduğunda ben sana söylerim İşte bir çok yorum da aynı böyle.Bunun farkında mısınız acaba?

Yorumuna katılıyorum, forumu çok iyi gözlemlemişsin. Aynı eleştiriler aynı şekliyle her bölüm yazılıyor. Bir bölüm yazılmazsa eksikliğini hissedeceğiz. Cemile, iyi bir anne değil, çocuğuna ilgi göstermiyor eleştirilerini de unutmamak gerek. Dizide bir bölümü bu sahnelerle doldursalar yine eleştirilir.
Senaristler forumlardan etkileniyorsa çok yanlış yaparlar. Onlar da biz gibi forumların genel yapısını çözmüşlerdir diye düşünüyorum.

Forumda bazı yorumlar misilleme olarak algılanmış. Ben de bunu yazanların yazdıkları eleştirileri misilleme olarak algılıyorum.

İdolüm okan, Bülent İnal eleştirilince forum birbirine girmişti demişsin. O zamanki yorumları hatırlıyorum. Biz karşımızdakine böyle hissettiğin için böyle yazıyorsun tarzı eleştiriler yazmamıştık. Bülent İnal'a dair düşündüklerimizi yazmıştık. Sizin yorumunuzu da hatırlıyorum. Bizi haksız bir yargılamayla forumu germekle suçlamıştınız.

apple-core
04-01-10, 11:30
;12613471']apple-core, iki gündür tartışmaları dışardan gözlemleyen biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki mesajlarınızda yazan kişiyi hedef alan savunmalarınız var. aylaayla'nın ne demek istediğini ısrarla anlamıyormuşsunuz izlenimine kapılıyorum okurken... bu görüşüm sizin için önemli mi bilmiyorum ama yinede paylaşmak istedim. ve imzama yada avatarıma yada hayran olduğum oyuncuya göre değerlendirmemenizi rica ediyorum. onlardan bağımsızdır bu yorumum...

Yazan kişiyi hedef alıyorum evet de bu forumun genelinde yapılan bir şey zaten. Ben kötü bir şey olduğunu sanmıyorum. Siz de beni hedef alarak yazmışsınız şimdi mesela. Aksine genelleme yapmak kötü bir şey. Yazmayanlar da arada gümbürtüye gidiyor. Ben zaten aylaayla nickli arkadaşımı hedef aldığımı gizlemedim ki. Aksine hep ondan alıntı yaparak yazdım. Çünkü onun eleştirisine katılmıyorum. Katıldığım eleştirileri alıntı yapıp cevapladığım gibi onun eleştirisinden de alıntı yapıp cevapladım.

aylaayla'nın ne demek istediğini çok iyi anladım da o beni anlamak istemiyor gibi geliyor bana da. Tamam beğenmeyebilir oyuncuyu ben onu "Nasıl beğenmezsin" diye yargılamıyorum ki. Sadece bu eleştiriyi yaparken Okan'ı yeteri kadar izlemediğini söylüyorum. Bu eleştirinin altında da bir misilleme yattığını düşündüğümü belirttim. Ben içinmde tutamam düşüncelerimi. Açık sözlüyümdür biraz da. Kimseyi de poh pohlayamam. aylaayla nickli arkadaşım benim senelerdir başka forumlarda denk geldiğim ve paylaşımda bulunduğum biri. Ama onca yıllık hukukumuz var diye de yanlışı olduğu yerde haklısın diyemem. Ben bir misilleme sezdim ve bu düşüncemi dile getirdim. Her düşünce kişinin öznel görüşüdür. "Öyle bir şey yok. Yanlış düşünmüşsün" der en kısasından, geçer. Ama işin rengi değişmeye başladı. Acıtasyon boyutuna geldi olay. Sanki ben burada acımasızca eziyormuşum karşımdakini de o da haklı ve marur şekilde forumda cebelleşiyormuş gibi oldu. Arkaya bir Emrah müziği dayayalım da tam olsun :) Hatta ben de bir Erol Taş gülüşü atayım... (Rahmetli Erol Taş'ı da analım buradan...)

İsteyen istediğini düşünmekte özgür. Ben Okan konusunda "Nasıl böyle düşünebilirsin inanmıyorum sana" demedim "Neden böyle düşünmüş olabilirsin"in nedenlerini yazıyorum :img-wink: Birkaç arkadaş da yazdı zaten Okan'ı yeteri kadar yerde izlemediğinden böyle düşündüğünü. aylaayla'nın kendisi de dile getirmiş bunu. Ama bir şeyi yazıyorsan eğer karşılığında gelecek eleştirilere de hazırlıklı olmalısın. Benim Bülent İnal'ı eleştirme durumumda sizin de beni eleştiri oklarına tutacağınız gibi mesela... :img-wink: Misal veriyorum yoksa Bülent İnal ile bir sorunum yok; sevdiğim bir oyuncudur.

Son olarak aylaayla (sen bana yine nickimle hitap etmeye başladın bir mesafe koydun sanırım. Ben de öyle yapayım bari:) ) "Okan'ı eleştirme" dediğim yerde espri yaptığım hemen yanda tepinen smileyden belli zaten :img-wink: Benim haddim değil birini eleştirmemeni söylemek. İstediğini söyle güzel üslup kullandığın sürece hiç sorun değil. Ama benim tek anlatmak istediğim birini eleştirince senin eleştirini de eleştirecek insalar olacaktır. Bunu yapanlara karşı da forumun Erol Taş'ı muamelesi yapmasan sevinirim. Sizin yazdıklarınızı okuyunca kendimi karşısındakini anlamayan ve acımasızca eleştiren biri gibi hissettim. Ama öyle değil :img-wink: Baştan bir göz at konuşmalarımıza...Bu konuyu da daha fazla uzatmak istemiyorum. Herkes bir bakış açısına sahip. Kimsenin değiştirmek gibi bir derdi yok. Amaç tartışmak. Başlarda uzun uzun tartışıp da sonra "Beni anlamıyorsun ki sen" olayına getirmeden devam edelim tartışmamıza... Öyle yapınca karşı taraf yani ben, birinin üstüne geliyormuş gibi hissediyorum kendimi. Oysa sürekli karşılıklı tartışıyoruz. Ben tek taraflı birinin üstüne gitmiyorum. Kendi kendime konuşmuyorum.

Herneyse artık bölümü yorumlamaya endekslendim ben... Yarın çabucak gelse de izlesek ve yorumlasak :img-yes:

BERNA
04-01-10, 12:18
Arkadaşlar saygı kuralları çerçevesinde (tabi ki forum kuralları çerçevesinde de) isteyen herkes kendi fikrini özgürce yazabilmelidir buraya. Şucu bucu diye genellemeler yaparak, art niyet arayarak, kendi fikrini kabul ettirmeye çalışarak gelinen noktada hiç kimsenin de memnun olmadığını görüyorum yazdıklarınızdan.

Lütfen eleştiriye karşı biraz daha hoşgörülü olunuz. Her eleştiride art niyet olacak diye bir kural yoktur. Hele bu dizinin başlığında böyle yorumları görünce şaşıp kalıyorum :bilmim

Lütfen yazdıklarınızı kendinizi karşı fikri savunanın yerine koymaya çalışarak bir kez daha gözden geçiriniz.

Lütfen olayı kişiselleştirip inatlaşma haline getirmeyiniz. Bu bence en sakıncalı durumdur başlığın huzuru açısından ve de pek çok üyenin sırf bu yüzden başlıklara yazmadıklarını biliyorum.

Direkt sataşmalar dışında çok müdahale etmedim yazılanlara ancak bu uyarıdan sonra bu başlık daha sıkı denetlenecektir.

Saygılarımla
Süper Moderatör
BERNA

[arzu]
04-01-10, 13:34
televizyondaki fragmanlara yetişemedim...simdi yayın saati tekrar 20.00'yemi cekilmiş?

evet canım her zamankigibi salı saat 20,00'de yayında olacağız. :good:

show tv yayın akışında 20.00 şeklinde güncellemesini yapmış. iki gündür de fragmlar 20.00 itibariyle dönüyor, bundan sonra bi değişiklik beklemiyorum. normal saatimizde yayında olacağız...

lpchester
04-01-10, 13:50
;12613711']evet canım her zamankigibi salı saat 20,00'de yayında olacağız. :good:

show tv yayın akışında 20.00 şeklinde güncellemesini yapmış. iki gündür de fragmlar 20.00 itibariyle dönüyor, bundan sonra bi değişiklik beklemiyorum. normal saatimizde yayında olacağız...
cok sagol arzucum..böyle saatlarde yapılan değişiklikler biz izleyicileri tedirgin ediyor gerçekten...yeniden kendi saatine cekilmesi yerinde olmuş..inşallah bir daha değişmez...

öylebiri
04-01-10, 14:05
Okan icin bende bir sey soylemek isterim, bencede iyi bir oyuncu ama bu dizide daha performans gerektirecek sahneleri yok..


Bana kalırsa bu dizide henüz hiçbir oyuncunun kendini tam anlamıyla gösterebileceği, gerçekten yetenek gerektiren ağır sahneler olmadı. Belki biraz Diyarbakırlı bölümdeki Bülent İnal performansından söz edilebilir. Bir de Tansel Öngel'in yansıttığı psikolojik gelgitler (ki bu konuda son derece başarılı buluyorum kendisini) Onun dışında, olaylar o kadar "şu oldu bu oldu, o bunu dedi öteki şunu dedi" şeklinde gidiyor ki, hiç kimsenin akılda kalıcı bir sahnesi yok, en azından benim için. Akılda kalıcı derken aylar sonra da hatırlayabilmekten söz ediyorum, yoksa "beğendiğim sahne" dersek onlardan çok var, ayrı konu.

Gerçi, dediğim gibi sağlam performans gerektiren çok sayıda sahne olsa bu kadro içinde kaç kişi göz doldurmayı başarır ve kaçı sınıfta kalır bilmiyorum çünkü herkesi çok beğenerek izlediğimi söyleyemem.

aylaayla
04-01-10, 14:46
"Öyle bir şey yok. Yanlış düşünmüşsün" der en kısasından, geçer. Ama işin rengi değişmeye başladı.

Demiştim farklı bir cümle ile ama kabul görmedi. Mutlaka bir sebep bulundu. (Cemile-Sinan eleştirilerinden sonra, Kerim-Yıldız'ı beğenmemişim, sonra da Okan'ı eleştirmem tesadüf değilmiş!, ben ne dersem diyeyim sen misilleme olduğuna emin olduğunu da söylemiştin ayrıca. Halbuki en baştan beri böyle düşündüğümü söylemiştim, daha Cemile-Sinan ilişkisi başlamadan yani.)



Son olarak aylaayla (sen bana yine nickimle hitap etmeye başladın bir mesafe koydun sanırım. Ben de öyle yapayım bari:) ) "Okan'ı eleştirme" dediğim yerde espri yaptığım hemen yanda tepinen smileyden belli zaten :img-wink: Benim haddim değil birini eleştirmemeni söylemek. İstediğini söyle güzel üslup kullandığın sürece hiç sorun değil.

Mesafe koymadım Elif. Ben çoğunlukla nicklerle hitap ediyorum, sen "istersen adımla da hitap edebilirsin" deyince senin öyle istediğini düşünüp birkaç kere öyle hitap ettim. Ama her mesajı alıntılamayıp nicke cevaben yazmayı tercih ettiğim zaman karışıklık olabileceğini düşündüm, sonuçta okuyan herkes herkesin ismini bilmiyor. Bir yorumumda sırf bu yüzden hem adını, hem de nickini yazdım. Acıtasyon falan da yapmadım, bir yazdığımı beş kere izah etmekten sıkıldığım için sanırım artık yazmayacağım malum konuda. En azından forumda gerginlik olmaz, entellektüel seviyesi yüksek insanlar var burada, sıkılsınlar istemem. Zaten çoktan sıkıldıklarını hissediyorum, kendimi bu nedenle biraz mahçup hissediyorum.

Şimdi de üslubuma getirmişsin konuyu. :img-hyste
Üslubumda bir sorun olmadığını düşünüyorum, takdir okuyanındır. :img-wink:

Okan dışındaki konularda seninle paylaşıma devam etmek isterim. :img-wink:

Berna'cım, uzattığım için özür dilerim. Bu sondu. :img-wink:

Ayfer*
04-01-10, 15:08
Diziyi ilk bölümünden beri takip ediyorum,başlarda çok beğeniyordum.Siyasi olayların karakterlerle bütünleşmesi işlenişi vs. ama baktım sonradan konu resmen Sinan&Cemile'nin aşkı oldu hele sanırım 2 bölüm önceydi siyasi olaylar gazete küpürleriyle geçiştirilince küplere bindim.Ben bu diziyi siyasi olaylar için izliyorum yoksa televizyonda çok aşk dizisi var bulur izlerim.Hatta son bölümünde böyle olacağını düşünerek izlemedim bile,ama sonradan hem buradan okuduklarımla hem tekrarla gördüklerimle açıkçası şaşırdım.Hele birde gece Show'u açıp son sahneyi görünce dedim tamam gene aşka bağlamışlar sonradan öğrenince bölümü pişman oldum açıkçası.:icon_whis
Yıldız&Kerim'i hem istiyorum hem istemiyorum.Sinan&Cemile gibi olacaksa zaten hiç olmasın daha iyi! Birde Hüseyin faktör'ü var.Ben Hüseyin&Yıldız aşkından da çok etkilendim açıkçası,Kerim'in duygularıda çok naif fakat şuan Yıldız&Hüseyin aşkı öyle işlendiki bir anda Yıldız Kerim'in kollarına atlayıp ben Hüseyini değil seni seviyorum derse saçmalık olacak.Hüseyin çok düşünceli biri iyi biri yani bir kadının isteyebileceği her tür özellik var onda.O yüzden Yıldız nasıl Hüseyin'den bıkacak ve Kerime aşık olacak merak ediyorum doğrusu.Ama olacaksa da,ki olacak lütfen bunu da Cemile&Sinan gibi işlemeyin.Kerim&Yıldız bari doğru düzgün bir aşk olsun,lütfen! :img-wink:
Cemile&Sinan da beni rahatsız eden birşeyler var doğrusu.Yani tamam eşinle anlaşamıyorsun tamamen ayrıl ondan sonra Sinanla başla.Tanıtımlarda zor aşk zor aşk diyorlardı allakaşkına bumu zor aşk :img-hyste Altı üstü eşinden ayrılacaksın,olmadı baktın ayrılmıyor şiddet durumunu anlatacaksın tamamen boşanacaksın Sinanla olacaksın.Yalçın'ın sakat olmasımı Cemileyi üzüyor ? Oysa düğünde Yalçının olmasına karşın Sinan'la gayet samimi davranabiliyordu ne değişti sakat olmasımı etkiledi Cemileyi ? Bana Cemile hiç inandırıcı gelmiyor,hoş dizilerde böyle bir durum oldumu herkes nedense sakat olanlarla olur,saçmalık resmen! Ne olacak Yalçın iyleşince Sinan'a mı dönecek ? O zaman Yalçın'ın durumu ne olacak ? Çok mu mutlu olacak,çok mu sevinecek.:bilmim
Son sahnede Yıldızın bakışları ve Kerim'in davranışları da düşüncelerimi doğruladı fragmanla. (Sadece son sahneyi izlediğimden orayı yorumlayabiliyorum malesef yanlızca.) Yıldız'ın tepkisi gayet yerindeydi dışarıdan bakınca olaya birşey bilmeden aa Cemile Sinan laymışsın oo tebrikler demesi saçmalık olurdu zaten.İki kardeş arasında gerginlik olacak bir süre anlaşılan.Bekliyordum böyle birşey zaten,şaşırmadım..:kahve
Kerimde duygularını açıyor Sinan'a ama Yıldızı söyleyeceğini sanmıyorum.
Elif&Kürşat sahnesi çok güzel yansıtılmıştı.Yanlız korsan nikah işini anlamadım.:img-tomat

Siyaset'e de değiniliyor,bu bölüm güzel olacak gibi .. :good:

leylaci
05-01-10, 02:20
Bana kalırsa bu dizide henüz hiçbir oyuncunun kendini tam anlamıyla gösterebileceği, gerçekten yetenek gerektiren ağır sahneler olmadı. Belki biraz Diyarbakırlı bölümdeki Bülent İnal performansından söz edilebilir. Bir de Tansel Öngel'in yansıttığı psikolojik gelgitler (ki bu konuda son derece başarılı buluyorum kendisini) Onun dışında, olaylar o kadar "şu oldu bu oldu, o bunu dedi öteki şunu dedi" şeklinde gidiyor ki, hiç kimsenin akılda kalıcı bir sahnesi yok, en azından benim için. Akılda kalıcı derken aylar sonra da hatırlayabilmekten söz ediyorum, yoksa "beğendiğim sahne" dersek onlardan çok var, ayrı konu.

Gerçi, dediğim gibi sağlam performans gerektiren çok sayıda sahne olsa bu kadro içinde kaç kişi göz doldurmayı başarır ve kaçı sınıfta kalır bilmiyorum çünkü herkesi çok beğenerek izlediğimi söyleyemem.

Yazdiklariniza katiliyorum dizide akilda kalacak ve performans gerektirecek fazla sahne yok , tabi cezaevi sahneleri ve bir kac sahne haric..

kendi adima Bulent Inal ve Tansel bey disinda Saygin Soysal ve eski bir Hatirla Sevgili izleyicisi olarak Okan beyinde harikalar yaratabilceklerini soyleyebilirim tabi bunun icin performas gerektirecek sahnler yazilmali

madem 90'li yillar islenecek o halde bir kac sarkiyla devma edelim

:img-blush

''bu gecenin hatirina , geli ver koynuma sana yapacaklarim var'':img-pipe1

''tamda seni seviyorum diycekken disardan o ses geldi :865323..Domates biber patlican'':img-haha:

Nhelenia
05-01-10, 12:28
Dizi vıcık vıcık aşk olmaya başladı tepkiliyim buna siyasi olaylar kenar süsene döndü. Dizinin en önemli kahramanı aşk adamı diğer kahramanda arkasından ilerliyor. Dizi böyle giderse reytingleri gitgide dahada düşecek üzülüyorum. Böyle bir zaman dilimini aşk olaylarına bağlayıp harcayan akıllara oysaki hatırla sevgili ne güzeldi aynı elden çıkması cidden şaşırtıyor beni :icon_whis

apple-core
05-01-10, 14:25
Dizi vıcık vıcık aşk olmaya başladı tepkiliyim buna siyasi olaylar kenar süsene döndü. Dizinin en önemli kahramanı aşk adamı diğer kahramanda arkasından ilerliyor. Dizi böyle giderse reytingleri gitgide dahada düşecek üzülüyorum. Böyle bir zaman dilimini aşk olaylarına bağlayıp harcayan akıllara oysaki hatırla sevgili ne güzeldi aynı elden çıkması cidden şaşırtıyor beni :icon_whis

Söylediğine şu forumun en az %80'i katılıyordur herhalde. Hayır madem aşkı siyasi olayların önüne geçirecektiniz, buna değecek br aşk yazsaydınız. Cemile&Sinan aşkını sevmediğim için konuşmuyorum; bu aşkı sevseydim de siyasi olaylara tercih etmezdim. Çünkü masumane duygular yok. İhanet var, aldatma var, şiddet var, ihmal var, bencillik var Cemile&Sinan&Yalçın üçgeninde. Bu olgular zaten dizinin eleştirdiği şeyler değil mi? Şiddet uygulayan askerler, bencil bir ülke, ihanet eden vatandaşlar... Kendi eleştirdiği şeyi bir aşkın üzerinden işliyor yine. Üstelik bu aşk, dizinin neredeyse hepsini kaplıyor. Dizi daha kendi içinde tutarsızlık yaşıyor bence. Sen neyi eleştiriyorsun ki neyi anlatıyorsun?

[arzu]
05-01-10, 16:32
belkide çok tutarsız değildir... olabilir mi ?

12 Eylül öncesi yaşanan siyasi olaylar 1980 yılından sonra artık eskisi gibi devam etmeyecektir. 68 kuşağının ve kısmen 78 kuşağının masumiyeti artık kaybolmuştur. Özel ilişkilerde de bunu hissederiz. Aşklar, arkadaşlıklar, aile ilişkileri değişim geçirmektedir. İnsanlar birey olmanın farkına varırken bencilliğin sınırında gezmeye başlamışlardır. “Serbest rekabet” özel ilişkiler de dahil her durum söz konusudur artık. Dizinin konsepti “hatırlatmak” olamaz. “değişim” “savrulma” “yalnızlaşma” ve “farkındalık” olabilir. Kahramanlarımız üzerinden bütün bu duyguları anlatırken, hem geçmişi hem de bugünü anlatmaya çalışacağız. Hikayemizi Solcu Sinan’la, varlıklı ve apolitik bir aileden gelen Cemile’nin aşkı üzerine oturturken, sağ görüşlü karakterlerle de birbirine karşıt görüşleri de anlatıyor olacağız...

---------------

dönemin olaylarını karakterler üzerinden olayların içine girerek anlatmaları gerektiği konusunda hemfikiriz zaten. günlerce yazdık çizdik... ve son 2 bölümdürde meyvelerimizi aldık kanaatindeyim özellikle 11. bölüm oldukça yol aldığımızı gösteriyor bu konuda heleki 9. bölüme nazaran düşündüğümüzde... bu bölümdende umutluyum fragman hayli ilginç olaylara gebe. bundan sonrada devam etmesi elbette en büyük dileğim/dileğimiz...

kartalsu
05-01-10, 17:06
Bölüm öncesi tüyolar...Bisena'dan...

Kerim ve Yıldız, Cemile ve Sinan'ın ilişkisini öğrenirler. Yıldız bu duruma çok sert tepki verir. Kerim, Yıldız'ı eleştirir. "Kendi doğrularınla yaşıyorsun,başka insanları anlamak istemiyorsun."
Kürşat,Elif'in kardeşi ile tanışır.Sinan ve Cemile her şeye rağmen görüşmeye devam ederler.
Sinan ve Kerim Yıldız ile ilgili konuşurlar aslında buna üstü kapalı bir konuşma diyelim.
Seçimleri Anap kazanır ve ülkede yeni bir dönem başlar. Cemile, Sinan'a beklenmedik bir haber verir.
Bu bölüm renkli kişilik Özal'ı izleyeceğiz.

apple-core
05-01-10, 17:11
;12618572']belkide çok tutarsız değildir... olabilir mi ?

12 Eylül öncesi yaşanan siyasi olaylar 1980 yılından sonra artık eskisi gibi devam etmeyecektir. 68 kuşağının ve kısmen 78 kuşağının masumiyeti artık kaybolmuştur. Özel ilişkilerde de bunu hissederiz. Aşklar, arkadaşlıklar, aile ilişkileri değişim geçirmektedir. İnsanlar birey olmanın farkına varırken bencilliğin sınırında gezmeye başlamışlardır. “Serbest rekabet” özel ilişkiler de dahil her durum söz konusudur artık. Dizinin konsepti “hatırlatmak” olamaz. “değişim” “savrulma” “yalnızlaşma” ve “farkındalık” olabilir. Kahramanlarımız üzerinden bütün bu duyguları anlatırken, hem geçmişi hem de bugünü anlatmaya çalışacağız. Hikayemizi Solcu Sinan’la, varlıklı ve apolitik bir aileden gelen Cemile’nin aşkı üzerine oturturken, sağ görüşlü karakterlerle de birbirine karşıt görüşleri de anlatıyor olacağız...

---------------

dönemin olaylarını karakterler üzerinden olayların içine girerek anlatmaları gerektiği konusunda hemfikiriz zaten. günlerce yazdık çizdik... ve son 2 bölümdürde meyvelerimizi aldık kanaatindeyim özellikle 11. bölüm oldukça yol aldığımızı gösteriyor bu konuda heleki 9. bölüme nazaran düşündüğümüzde... bu bölümdende umutluyum fragman hayli ilginç olaylara gebe. bundan sonrada devam etmesi elbette en büyük dileğim/dileğimiz...

Dizinin sinopsisi herhalde bu. Daha önce okuma fırsatım olmamıştı. Teşekkürler Arzu.

Elbette ben "Seviyeli ilişkiler", "Zararsız aşklar" anlatılsın demiyorum. Sinopsiste yazdığı gibi dönemin karışıklığı insanların iç dünyalarına da yansıyor. Ben o kuşağı yaşamasam da hakkında çok kitap okudum/film, belgesel izledim. Kısacası az çok bilgi sahibiyim. Bilgi sahibi olmasak bile az çok tahmin yürütebiliriz. Benim demek istediğim şey bunların mübah gibi gösterilmesi. Sadece Cemile&Sinan aşkı için konuşmuyorum. Mesela Yalçın eşine şiddet uygulayan bir adam. Ama sonra onun pişmanlığını, zavallılığını göstererek bir yerde şiddeti meşru kılıyorlar. O karakteri sempatize ederek uyguladığı şiddete kılıf biçiyorlar. Ya da farklı iki ideolojiye sahip iki kardeşin bir anda barışması ile yaşananların eften püften şeyler olduğunu yansıtıyorlar (Kerim ve Kürşat sahnelerinden fazlasıyla keyif alsam da yaşananların bu kadar çabuk üstünün örtülmesi yanlış mesajlar veriyor). Yanlızca Cemile&Sinan aşkı olarak algılanmasın bu söylediğim. Genel olarak dizide bir çelişki var gibi geldi bana. Söylenmek istedikleriyle söyledikleri pek tutmuyor. Cemile&Sinan aşkında da Cemile'nin hayatını anlattığı adama "Biliyorum çok yanlıştı. İhanet ettim ve içim hiç rahat değildi" gibi replikle yazacaklarına "Onsuz olamıyorum. Benden uzaklaşması beni rahatsız ediyordu" gibi replikler yazıyorlar. Ben sürekli ahlak çerçevsinde aşk yazsınlar demiyorum. Ama içinde ihanet olan bir aşkı meşru göstermeye çalışmasınlar. 1980'lerin özü ihanet, aldatmaca, şiddet zaten. Sen bunu anlatmaya çalışırken anlattığın karakterler üzerinden ihaneti ve şiddeti meşrulaştırırsan eğer hikayede bir tutarsızlık olduğunu söyleyebilirim ben...

aylaayla
05-01-10, 17:25
Kürşad eski defterleri kapattığını, Mamak'ta çok düşündüğünü ve değiştiğini söyleyince Kerim yumuşadı sanırım kardeşine. İki kardeşin arasındaki buzlar bu şekilde erimeye başladı. Ama bence Kürşad yeniden dönecek sahalara ve iki kardeşin arası bu sefer kapanmayacak şekilde açılacaktır. Kürşad'ın sahaflığa uzun süre devam edeceğini sanmıyorum.

Bir de şu var: Kerim soyadını değiştirecek kadar utandığı ve yok saydığı kardeşine hapishanede iken düzenli para yollamış. Bu da bir çelişki aslında, Kürşad'a içeride bakacak ülkücü dostları vardı halbuki (Metin-Yaşar). Onlar göndermemiş de Kerim göndermiş. Et tırnaktan ayrılmaz mesajı verildi onu geçtim de, Kürşad'ın arkası çok sağlam görünüyor, içerideyken neden harçlık göndermediler ki bu çocuğa?

apple-core
05-01-10, 17:34
Bölüm öncesi tüyolar...Bisena'dan...

Kerim ve Yıldız, Cemile ve Sinan'ın ilişkisini öğrenirler. Yıldız bu duruma çok sert tepki verir. Kerim, Yıldız'ı eleştirir. "Kendi doğrularınla yaşıyorsun,başka insanları anlamak istemiyorsun."
Kürşat,Elif'in kardeşi ile tanışır.Sinan ve Cemile her şeye rağmen görüşmeye devam ederler.
Sinan ve Kerim Yıldız ile ilgili konuşurlar aslında buna üstü kapalı bir konuşma diyelim.
Seçimleri Anap kazanır ve ülkede yeni bir dönem başlar. Cemile, Sinan'a beklenmedik bir haber verir.
Bu bölüm renkli kişilik Özal'ı izleyeceğiz.

Fragman ile az çok aynı şeyler... Yine de teşekkürler tiyolar için :img-wink:

Çok defa yazdık artık ama yine yazayım :) Kerim ve Yıldız'ın Cemile&Sinan ilişkisine farklı tepkiler vereceğini biliyorduk. Geçen bölüm Kerim'in evlilik hakkındaki düşünüceleriyle de bize böyle olacağına dair mesajlar verildi zaten. Büyük ihtimalle Yıldız, gördüklerinden sonra içeri dalacak :) Kerim de arkasından girip Yıldız'ı sakinleştirmeye çalışacak. Sonrasında Cemile Kerim'in ve Sinan'ın çıkmasını ve Yıldız ile başbaşa konuşmak istediğini söyleyecek. İki kardeş fragmandaki gibi atışacaklar. Kapıdışarı edilen Kerim ve Sinan da ortak eve gidip dertleşmeye başlarlar. Başta Sinan&Cemile ilişkisi konuşulur. Kerim manevi olarak Sinan'a destek verir. Daha sonra Kerim'in aşk hakkında söylediği bir anahtar kelimden yola çıkan Sinan "Sende biri yok mu Kerim?" gibisinden bir soru sorar. Kerim de fragmandaki gibi anlatmaya başlar ama Yıldız olduğunu söylemez tabii. Bunu söylemesini hiçbir zaman beklemiyorum zaten.

Sinan ve Cemile'nin görüşmeye devam edeceği belliydi. Cemile oraya her şeyi bitirmeye gitmişti. Yıldız'la Kerim basmasa bitmiş olacaktı ilişkileri. Tek suçlu Kerim ve Yıldız o zaman :img-hyste Cemile bitirecekti kızın suçu yok niye bastınız heee sorarım size niye :img-hyste Şaka bir yana basıldıktan sonra fikrinin değişmesi için bir gerekçe yok aslında :) İşi inada mı bindirecekler ya da Cemile Yıldız'ın gazıyla Sinan da Kerim'in gazıyla aşklarının değerini mi anlayacaklar :) Bakın Cemile&Sinan'cı arkadaşlarım beğenmediğiniz Kerim&Yıldız çifti nelere kadir :img-hyste:img-hyste (Takılıyorum kutuplaşma yaratmak gibi algılamayın :) ) Neyse ilerde aynı gaz olayını Cemile ve Sinan'dan bekliyorum Yıldız&Kerim için :img-hyste Borçlular artık :)

Anap'ın kazanacağı da belliydi. Renkli kişiliği ile boy gösterecek demek ki. Renkli ya da siyah-beyaz fark etmez. Şu dizide siyasi boyutu azcık arttırsınlar başka da bir şey istemem :img-yes:

[arzu]
05-01-10, 17:50
apple-core, ihanet ve meşrulaştırma üzerine özellikle ihanet üzerine seninle karşılıklı ve forumdaki diğer arkadaşlarla sayısız kere mesajlaştığımız için ve daha önceki yazdıklarımdan farklı şeyler olamaycağı için o konuya hiç girmiyorum ama aynı fikirde olmadığımızı bilelim, en azından şimdilik demekle yetineyim...

ve devam kararlarının basılmalarıyla bir ilgisi yok zaten. daha bölümü -11.bölüm- izlemeden söylemiştim cemo böyle düşünerek oraya gider ama hayata geçiremez diye. öyle bi ayrılık hiç dillenmeyecekti zaten bana göre niyet oydu ama yapamayacaktı...

ama kerim&yıldız aşkına bi kıyak yaparız elbet. vakti gelince elimizden birşey gelirse yaparız, hiç sorun değil...

apple-core
05-01-10, 17:59
;12618928']apple-core, ihanet ve meşrulaştırma üzerine özellikle ihanet üzerine seninle karşılıklı ve forumdaki diğer arkadaşlarla sayısız kere mesajlaştığımız için ve daha önceki yazdıklarımdan farklı şeyler olamaycağı için o konuya hiç girmiyorum ama aynı fikirde olmadığımızı bilelim, en azından şimdilik demekle yetineyim...

ve devam kararlarının basılmalarıyla bir ilgisi yok zaten. daha bölümü -11.bölüm- izlemeden söylemiştim cemo böyle düşünerek oraya gider ama hayata geçiremez diye. öyle bi ayrılık hiç dillenmeyecekti zaten bana göre niyet oydu ama yapamayacaktı...

ama kerim&yıldız aşkına bi kıyak yaparız elbet. vakti gelince elimizden birşey gelirse yaparız, hiç sorun değil...

Aynı görüşte olmayalım zaten :) Bu şekilde fikir paylaşımında bulunmak daha yararlı oluyor :img-yes: Zaten herkesin aynı görüşte olması da mümkün değil...

Bu akşam sonucunda gelecek reytinglerden kokuyorum açıkçası. Tam her şey rayına oturdu derken bir rakip dizi geldi. Dizilerin ilk bölümleri her zaman izlenir ve yüksek reyting alır. Üstelik rakip dizi de baya şaşalı tanıtıldı. O da yetmezmiş gibi Güz Sancısı var. Açık konuşmak gerekirse BKSU ile aynı saatte olmasa ben bile 3. kez Güz Sanıcı'nı izleyecektim. Kısacası bugün prime-time kuşağnda TV'yi açan herkes ya Güz Sanıcı'nı ya da Aşk ve Ceza'yı izleyecektir. Geçen haftadan daha kötü reytingler bekliyorum. Bir sonraki hafta artabilir ama bu haftadan umutlu değilim açıkçası. Kötü düşünmek istemem ama dizinin geleceği ile ilgili kuşularım var. Umarım yanılıyorumdur.

başak_mu
05-01-10, 18:10
Bu akşam sonucunda gelecek reytinglerden kokuyorum açıkçası. Tam her şey rayına oturdu derken bir rakip dizi geldi. Dizilerin ilk bölümleri her zaman izlenir ve yüksek reyting alır. Üstelik rakip dizi de baya şaşalı tanıtıldı.

bu akşamki reytinglerden ben de korkuyorum ve çok da umudum yok..Evet kemikleşmiş biz kitlemiz var ama bu yarınki reytingler için yeterli olur mu:bilmim
BKSU'nun fragman sorunu var bence..Etkliyeci fragmanlar hazırlanmıyor..İnsanlar mutlaka izlemeliyim demiyorlar fragmanı görünce..Gününün en başından beri yanlış olduğunu hep söylüyorum zaten..

Seçimleri izleyeceğiz bu akşam baya bir hareketli olacak şükür ki:)Tabi sadece bi kaç sahneyle geçiştirmezlerse..Seçimleri hem Özal,Yılmaz,Engin vs sahneleriyle canlandırarak hem de bu sefer gazete küpürleriyle(ki bence yeri) zenginleştirerek anlatmalarını umuyorum.Bu hafta ağırlık siyasi sahnelerde olur umarım:img-yes:

Kürşat için eski defterler tekrar bilinçli olarak açılır mı bilemiyorum..ama ben de onun dizi boyunca sakin bir sahaf olacağını sanmıyorum..Belki kendisi istemese de birtakım olaylar onu yine geçmişinin içine çekecektir.

Nhelenia
05-01-10, 18:11
Kürşad eski defterleri kapattığını, Mamak'ta çok düşündüğünü ve değiştiğini söyleyince Kerim yumuşadı sanırım kardeşine. İki kardeşin arasındaki buzlar bu şekilde erimeye başladı. Ama bence Kürşad yeniden dönecek sahalara ve iki kardeşin arası bu sefer kapanmayacak şekilde açılacaktır. Kürşad'ın sahaflığa uzun süre devam edeceğini sanmıyorum.

Bir de şu var: Kerim soyadını değiştirecek kadar utandığı ve yok saydığı kardeşine hapishanede iken düzenli para yollamış. Bu da bir çelişki aslında, Kürşad'a içeride bakacak ülkücü dostları vardı halbuki (Metin-Yaşar). Onlar göndermemiş de Kerim göndermiş. Et tırnaktan ayrılmaz mesajı verildi onu geçtim de, Kürşad'ın arkası çok sağlam görünüyor, içerideyken neden harçlık göndermediler ki bu çocuğa?

bencede Kürşat sahalara geri dönecek özellikle bu arazi mafyası mevzusundan geri dönecek dönmelide zaten Kürşatıda Romeoya dönüştürmemelerini bekliyorum. Aşkına sevgisine sahip çıksın ama sürekli Elifin peşinde koşarsa yazık olucak Kürşata Koskoca Reis ne hale düşücek bunları düşündükce tedirginliğim bir kat daha artıyor. Kürşata hapisdeyken daha doğrusu Diyarbakır Cezaevindeyken niye para gönderilmedi yardım edilmedi arkadaşlarınca bilmiyorum. Halbuki Avukat gayet içaçıcı konuşmuştu. Mamakı ağız tadıyla izleyemediğimiz için yardım yapıldımı görüşe gelindimi bilmiyoruz hiçbirimiz zaten görmedik sadece duyduk Kerimin para yardımını belki diğer ülkücülerde Kürşata yardım etti ama mevzusu bile geçmedi üstü kapandı gitti :icon_whis

aylaayla
05-01-10, 18:23
Kürşata hapisdeyken daha doğrusu Diyarbakır Cezaevindeyken niye para gönderilmedi yardım edilmedi arkadaşlarınca bilmiyorum. Halbuki Avukat gayet içaçıcı konuşmuştu. Mamakı ağız tadıyla izleyemediğimiz için yardım yapıldımı görüşe gelindimi bilmiyoruz hiçbirimiz zaten görmedik sadece duyduk Kerimin para yardımını belki diğer ülkücülerde Kürşata yardım etti ama mevzusu bile geçmedi üstü kapandı gitti :icon_whis

Diyarbakır cezaevindeyken neden göndermediler ya da gönderdiler de iç mi edildi bilemiyorum. Diyarbakır bambaşka bir cehennem olduğu için yorumlamak zor. 4. bölümden sonra Felat'ın Notları'nı eklemişti bir arkadaş (galiba bahar_can). Belirli bir miktarın üzerinde para geldiği zaman hesap soruyor, "nereden geliyor bu değirmenin suyu" diye işkence yapıyorlarmış. O nedenle Felat ailelerden fazla para yardımı gelecek diye korktuklarını yazmış notlarına.

Diyarbakır Cezaevi yönetimi yine de biraz kollamışlardı Muammer'i. :)
Muammer olduğunu unutup gazetecilere ötene kadar. :img-hyste

Mamak'ı izleyemediğimiz için çok hayıflanıyorum. Bari birkaç flash-back yapıp aklımızdaki soruları giderseler. :icon_whis

kadir_özdal
05-01-10, 19:25
80 darbesiyle bütün örgütler yara aldı..kopmalar oldu..
kürşat hapisteyken diğerlerinin düzeni bozulduğu için para yardımı falan yapamamış olabilirler...
kerim de abisi die yolladı
mesela sinanında arkası sağlamdı ama onada yardım yapılmadı

özgü necati
05-01-10, 22:52
bu bölüm gerçekten çok güzel ve çok doluydu.. inşallah ratingler bu sefer çok yükselmiştir. artık dizimiz bunu hakediyor
Cemileyle Sinanın ilişkisi beni çok üzüyor gözlerim doldu onlar vakit geçirirken sanki bu aşka şahitmişim gibi geldi.. :icon_sorr
hele birde bebekleri olacak.. bence Cemile doğurmalı artık yalçınla olmayacağını bağıra bağıra annesinede Yıldızada söyledi..
ki bence yıldıza söyledikleri Cemile&Sinan aşkını onaylamayan kötü bulan herkese bir cevaptı..
çok güzel konuştu bence(oyunculuğunu bence orada harika kullandı laf söylenmez umarım :icon_whis ) Sinan bu bölüm o kadar tatlıydıki onun her bir hareketine hayran kaldım..
Kürşatla Kerim her zamanki gibi süperlerdi :)
Elif'in Kürşata artık sen benim ailemsin demesi çok hoşuma gitti. bari artık onlar mutlu olsun..
Kerim'e çok üzülüyorum :icon_sorr o bence mutluluğu hakediyor..
Yıldız çok asi ama cevabını aldı.. bence kardeşini dinlemeliydi.. Cemile kırıcıda olsa harika bir konuşma yaptı.. artık Yıldızın kırılması gerekiyordu. çünkü hep o herkesi kırdı bugüne kadar..

iyi yorumlar bye

dilara-1905
05-01-10, 23:35
Arkadaslar Yaşar'ın yiğeni Tufan, HS'nin son bölümünde hapishanede bi mektup yazmıstı, ''Anlıyorum ki hepimizi kandırmışlar'' falan diye .. Şimdi ne olduda bu hale gelmiş ? HS'deki reis gibi davranıyor aynı zaten ona özenir dururdu Metindi sanırım ismi ama son bölüm bitti diye biliyodum ben .. bide bi kere Yaşar'ı gördüm dizide. Hayret, nasıl engelleyememis Tufan'ın bu hallere gelmesini .. :bilmim
Keşke Harun falan da girse diziye ..
Hele HS'nin müzikleri çaldıkça özlemim daha da artıyor sanki bi yerlerden deniz ve defne çıkıcakmış gibi .. :icon_sorr

Diğer yandan, Cemilenin Yıldıza olan konusmasını begendim. Özellikle bu durum seninde basına gelebilir falan dedi .. Kerim'in sinyalleri verildi ((:
Çok üzülüyorum zaten Kerim'e .. Ne olucak bakalım .. yıldız nasıl bağlanıcak ..

laylaylomm
05-01-10, 23:41
Güzel bir bölümü daha geride bıraktık.

Cemile'nin Sinan'a sürprizi bebekmiş. :) Bir arkadaş gündüz bebek gelebilir diye yazmış başka bir ortamda. :) Bebeğin dünyaya gelip gelmeyeceğini merak ediyorum, gelmesini de istiyorum. Cemile, bebek konusunda yanlış kararlar alabilir diye korkuyorum.
Sinan-Cemile sahnelerini seviyorum. Cemile'nin sensiz yapamazdım demesine sevindim.

Kerim, Cemile-Sinan hakkında konuştukça ne güzel söylüyorsun dedim. Yıldız'la fazla konuşulmadığından çok daha fazla birşey söyleyemedi. :)

Sinan ve Yıldız'ın örgüte bakış açılarını öğrenmiş olduk. Nedim de bir değişiklik yok. Buluştukları mekanı sevdim belirtmeden geçemeyeceğim.

Metris Cezaevi sahneleri de güzeldi. Bayan koğuşuyla da iletişim halindeler. :)

Kürşat'ın tek siyasi görüşü Elif'miş. Ama siyasi konular açıldığında kendini tutamıyor. Şükrü'yle birbirine girecekler sandım.

Kerim'in Sinan'a Yıldız'ı söyleyeceğini beklemiyordum.

Sinan, dergide çalışmasın diyenlere selam olsun der gibi dergiyle arasındaki gönül bağından bahsetti. :)

Turgut Özal'ın espirili yanını da ortaya koydular. Metin de ne olduğunu anlamadı.:img-hyste
Haldun, bölüm başında Anap seçimi kazanamaz diyordu, fikrini değiştirip Anap yanlısı oldu.
Semra Hanım'a da değindiler. Kadınların fendi, erkeği yendi.

Necip Fazıl'a iki bakış açısını da yansıttılar. Bölüm esnasında bir şiiri okunur mu diyordum. Kürşat'tan bir şiirini dinledik.

alevalev_25_
06-01-10, 00:08
Aşkın nereden ve nasıl insanın karşısına çıkacağı belli olmuyor. Bu hayatta hiçbir şeyin garantisi olmadığı gibi bunun da garantisi yok. Cemile Yalçın'dan kaçıp yalnızlığına sığınmak için gittiği ortak evde karşısına çıkacak olan bir kaçağa aşık olacağını bilemezdi. Sinan ise saklandığı eve ansızın gecenin bir yarısı gelecek olan kadının onu tekrardan hayata bağlayacak, ışığı, güneşi olacak kişi olacağını bilemezdi.

İnsanların hayatları bir şekilde kesişirler. Zamanında çocuk yaşta denilecek vakitlerde Yalçın'la Cemile'nin kesişip birlikte büyüyüp, arkadaş, flört derken eş olmaları gibi.

Bizler ne kadar tercihlerimizi istediğimiz gibi yaşayabiliyoruz? Cemile'nin yaşadıklarına bakıldığında evli bir bayan için elbette hoş olan şeyler değil. Ama senaryo gereği ne yazık ki bir şeyler çıkmaza girecek ve ayrılık arefesinden olan Cemile Yalçın'ın kazasıyla eve geri dönmek zorunda kalacak. Bu durum ne kadar sağlıklı ki. Yalçın artık iyileşmiş olsa bile sırf Cemile'nin yanında kalması için hastalığını bahane edebileceğini düşünüyorum. İyileşme sürecini mümkün olduğunca uzatacaktır. (Neyse bu kadar önyargılı olmayayım.)

Bebek konusu aklıma gelmişken Cemile "hamileyim" dedi. İnsan bir labirentin içindeyken dünyanın en güzel, en mutlu sayılabilecek haberine sevinsinler mi? üzülsünler mi? Umarım en doğru kararı alırlar. Çok zor günler Cemile ve Sinan'ı bekliyor!!!!

lpchester
06-01-10, 00:23
bölümü beğendim...özellikler yıldızın kerimle olan sahneleri cok başarılıydı...oyunculuklar üst seviyedeydi...
al capone tufan iş başında...dergideki kapışma güzeldi..hele sinanla tufanın karşı karşıya geldikleri sahne...
kürsat ve korsan nikah...elif sen neymişsin be...helal olsun askına sahip cıktı....abisi sorun cıkarak gibi ama elifin kararlığı güzeldi...
ben hasan abiyle elif arasında birşeylerin geçeceğini düşünüyorum...nedense karsılastıkları sahnelerde öyle bir duyguya kapılıyorum...belkide sacma düsünüyorum...bakalım zaman gösterir belki...
ve bebek haberi...bu bebek olayları nasıl sekillendirecek cok merak ediyorum....

sebcet
06-01-10, 01:51
Çok güzel bir bölümdü. Bu dizinin tüm bölümleri güzel. Nefesimi tutup izledim. ATV'nin yeni dizisini aynı saate koyması çok saçma oldu. Bu kalp seni unuturmu varken onun seyredilmesi mümkün değil.

gorgunk
06-01-10, 02:16
Çok güzel bir bölümdü. Bu dizinin tüm bölümleri güzel. Nefesimi tutup izledim. ATV'nin yeni dizisini aynı saate koyması çok saçma oldu. Bu kalp seni unuturmu varken onun seyredilmesi mümkün değil.

kesinlikle katılıyorum, herkesin anlayabileceği bir dizi de değil zaten de,
ben artık bu Cemile Sinan olayında sonucu görmek istiyorum
ve ayrıca da Cemile'nin yaptığı şeyin, bir aldatma olayı değilmiş gibi,
Aşk için her türlü şey yapılabilirmiş gibi,
sadakatsizliğe altın madalya vermemizi bekler göstermeleri
bu aşkı meşrulaştırmaları, zaten yeterince bozulmadık mı?
belkide bu konuda yıldız ile aynı fikirdeyim, herneyse..

Aslında dizide ki en güzel aşk Kürşad e EliF'in aşkı..gerçek, sahici..

anap dönemi, turgut özal, çocukluğumu hatırlatıyor, arılı bayrakların sokaklarda asılı halini hatırlıyorum, hoşuma gidiyor.

cemile ve sinan uff :img-cray:

hekimoglu64
06-01-10, 06:30
Ahmet Kaya'dan metrisin önünde yei caldiklarinda cok mutlu oldum ya
o cezaevi sahnesinde süperdi cok duyguluydu.



Metrisin önünde durdum

Hasretim yerlere vurdum.

Ben dağlarda uçan kuştum

Kanatlarımdan vuruldum.



Yıllar var ki yorgunum ben

Gökyüzüne vurgunum ben

Mahpuslarda durgunum ben.



Metrisin önü kahveler

Kahvede can annem/dostalar bekler.

Dağlar köyler türkü söyler

Dağlar köyler yolum gözler.



Geze geze yoruldum ben

Gökyüzüne vuruldum ben

Mahpuslarda duruldum ben.

lavinya
06-01-10, 10:12
Diziyi şu an netten izliyorum. Daha bitmedi ama ben dayanamadım şunları hemen yazmak istedim. Bu bölüm çok güzel...:good:
Tufan o diziye renk katılıyor.
Dergiye "selamünaleyküm" diye girmesi ve onun içeriye girişiyle Sinan'ın alayılı tavır atık selamına Tufan usulü cevap vermesi çok güzeldi. O sahneyi çok begendim.:good:
Elif'i ilk bölümden beri seviyorum. kızın hem kişiliği hem güzelliği, hem oturup kalkması, tavır ve hareketleri beni çok etkiliyor.
Kürşat'ın şiir okuduğu sahnede çok güzeldi. SS Asi dizisinden bambaşka bir karekteri başarıyla oynuyor.

Kerim'in Sinan'la konuşması da çok güzel sahnelerden biriydi. Seni anlamazmıyım demesi. Tabiki anlarsın. Şu an sende evli bir bayana aşıksın.:img-in_lo
Ay ben izlediğim her sahneye güzel demişim.:img-hyste Yok yok beğenmediğim yer ve kişilerde var. O kadar değil.:img-wink: Nedense yıldız bana innadırıcı gelmiyor. O sahneye girmesin.:img-hyste

Sinan'ın Cemile'ye "sevgilim" dediği sahnede çok güzelll:img-in_lo

Nhelenia
06-01-10, 10:13
Artık BKSU benim ömrümü yicek öyle hissediyorum. Bu diziyi yalap şalap çekip kanala yollayan ekibi allah bildiği gibi yapsın. Neyin acelesi yapılıyor anlamıyorum ki dönemi yılı şöyle bir geçiyolar el insaf ya çok komik zaman atlaması yapıyosunuz bu kadar ama başka bişey yok o kadar komik hatalar çıkıyor ki ortaya mesela 25 Mayıs 1983 Necip Fazıl'ın vefat etmesi akabinde 6 Kasım 1983 seçimi ve bu iki tarih arasında geçen olaylar zincirine bakacak olursak. Kerim aslında ben burdan gitmek istiyorum diyor Sinana ve olayın ardından 6 ay geçtikten sonra Sinan ee kerim hani sen gidiyodun diyor. Cemile Yıldıza olayların arasından 6 ay geçmesine nazaran günlerdir seninle konuşamıyoruz diyor. Ben geçen süre zarfında karakterlerin yaşadıklarını bile bağdaştıramıyorum ki hadi onu es geçtim beni açıkcası bu dizide karakterlerin birbiri arasındaki yaşadıkları olaylardan çok o yıl o tarihlerde ne olaylar yaşandığı enterese ederken kıyısından bucağından şükür ki bir Turgut Özal görüyorum ve yine arazi mafyası ve metris eylemi arzı endam ediyor dizide yapımın olaylara, karakterlere, oyuncuya ve yapılan işe saygısı yok ki neyin acelesi bu anlam veremiyorum. Artık istekle oturmuyorum BKSU başına her geçen bölüm biraz daha bitiryor dizi gözümde bi iki noktadan başka dizide beni çeken bişey artık yok Olaylar o kadar hızlı geçildi ki Diyarbakır cehennemi o yıllar ve yaşanan olayların hepsi ya devam etmeliydi yada yeni bitmeliydi. Bu bölümde yazdığım bu olaylardan başka yorum yapacak bir durum aklıma gelmiyor. Bir iki cümle eklemek gerekirse Nedim tam zamanında çıktı. Umarım Yıldızıda Sinanıda toparlar, Kürşat ve Şükrünün çatışması çok etkileyiciydi. Keza Elifle arasında yaşanan aşkta bir o kadar yumuşak ve güzel işlenmiş baktıkca bakasım geliyor. :kahve

Edit: eklemeyi unuttuğum bir diğer nokta ise Yıldızın artık dolması ve ağlaması çok güzeldi. Çok etkiledi beni bölüm içinde derinden etkileyen tek noktaydı diyebilirim. Berrak hanımın sırf o ağlayışı için sarıp sarıp izlemeye değerdi. :good:

lavinya
06-01-10, 11:43
Her izlediğim sahneyi izleyip böyle yorum yapmak daha güzelmiş.:img-hyste

Tufan'a liderlerinin " Sen cahil cuhal takımıyla ilgilen. okumuşları bize bırak." dediği sahnede çok güzeldi. Ben ce bu bölüm Tufan çok çok iyi.
"Kağıtcı geldi ":img-hyste:good:

Yine ben... Üst üst mesajlarım olacak ama bu kadar güzel bölümün üzerine çok yazılacaklar var. Fakat görüyorum ki bölüm sonrası pek kimse yorum yapmamış. :icon_sorr
Böyle güzel bir dizi ve şu sayfasının hali...:icon_sorr
Hapisanedeki arama olayı, dışarıdaki görüşü bekleyenler ve içeriye alınmamaları sonucu direnmeleri beni çok ağlatı. O sahneler çok güzel çekilmiş.
Derginin aranma sahneside çok doğaldı.
Yalçın iyileşirse Cemile'nin onu hemen terkedeceği düşüncesiyle iyeşmeyi redediyor diyorum. Beyinde, "İyileşirsem Cemile hemen bırakacak." diye geçtiği için iyişleşemiyor. Cemile'den belki böyle intikam alıyor.
Cemile'nin Yıldız'la son konuşması çok güzeldi. Cemile söylenebilecek her şeyi söyledi.
Yıldız'da anlamaya başladı.
Yıldız çok büyük laflar ediyor. Başına gelecek var...:img-hyste
Cemile şimdi de hamile. İyice çıkmaza girecek.

[arzu]
06-01-10, 11:58
bölümü genel itibariyle çok beğendim. sıkılmadan izledim. olaylarında içine girebildiklerini düşünüyorum. böyle ve artarak devam etmesi dileğimi de tekrarlıyorum tabiki...

cemile'nin yalçın'a kitap okurken sinan'ında ona okuması güzel bir ayrıntıydı beğendiğim anlardan biriydi deyip şimdilik çekiliyorum. çok yoğun bir gün yaşıyorum ama tekrar birşeyler karalamaya çalışacağım...

RIZA_BABA
06-01-10, 13:05
Dizi çok karışık bir hal aldı bence. Şimdi ne olacak ? Cemile Hamile ve bütün aile cemileye yüz çevirecek hatta arkadaşları bile cemile ile irtibatı kesebilir. Çünki ayrılmak üzerede olsan senin kocan evde felçli ve çocuğun var ama senin aklın fikrin başka yerlerde. Sanırım cemile bu olanlardan sonra büyük bir piskolojik sorun yaşıcak çünki her bölüm cemilenin 2002 yılında piskolog ile konuşmalarını izliyoruz.

ozenc-can
06-01-10, 13:22
Çok etkileyici bir bolümdü. :img-wink:
Yıl 1983... Özal seçimlerden büyük bir galibiyetle çıktı.Bir taraftan "demokrasiye" geçilirken diğer tarata cezaevlerinde yaşanlar,metrisin önündeki ailelere yapılanlar güzel bir tezat oluşturuyordu.Rantın ucundaki hırs ve acımasızlık gözü dönmüşlükte çok güzel bir şekilde yansıtıldı.
Kerimin Yıldıza ilişkin tespitleri çok yerindeydi.
Tepki göstermek için gördükleriyle yetindi. Kimseyi dinlemedi bile.Ne Cemileyi ne Kerimi,ne de Sinanı..."Ben göreceğimi gördüm" diyerek resmen yargısız infaz yapı.
Yıldız hep belli kalıplar içinde düşünmüş.Bir gün devrim olacağı inancı içinde her şeyi ona endekslemiş.Belki de sevgisini bile…Hayata karşı hep güçlü durmak zorunda hissetmiş kendini,bir devrimci aynı zamanda öncüdür ve hayatının hep kendi kontrolünde olduğunu düşünür.hayata dair duyusal ayrıntılarla ilgili pek düşünmez.Oysa bazen her şey ayrıntıda gizlidir.ne demiş John LENON “Hayat sen başka planlar yaparken başına gelenlerdir.” Yıldız bir gün anlayacak…İnsan başına gelenden nasıl kaçabilir ki?? Hayatları asıl değiştirenler aslında rastlantılardır.
Cemile Sinan’la rastlantı sonucu karşılaştı. İçinde bulundukları ruh halleri durumu da eklenince birbirleriyle ilgilendiler ve AŞK başlarına geldi. Kaçmaya çalıştılar, onlar kaçtıkça arlarındaki bağ kör düğüm oldu. Şimdi hiç içinden çıkılmaz hiç çözülemez bir durumdalar. Bir bebek geliyor…:bilmim
Kerim ve Sinan muhabbeti çok hoştu…Biri alıp başını gitmek istiyor,diğeri gönüllü tutsak..
“Aşk boyun eğip kalmaksa,
Özgürlük alıp başını gitmektir.
Ya gönüllü itaat,
Ya nihayetsiz seyahat...
Seyahati seçerseniz aşk şapkasını alıp gidecek.
Aşk'a düşerseniz, özgürlüğe yolculuk bitecek.
Çünkü nasıl özgürlük aşkın zeminiyse, aşkda özgürlüğün finalidir.”

Kürşat ve Elif sahneleri mutlu ve hoş sahnelerdi. Elif’e bir kere daha bravo!sevdasının arkasında donuna kadar durduğu için…:good:

[burcu]
06-01-10, 13:40
Bu hafta tamamını izleyemedim ama izlediğim kadarı bana yetti..
yine harikaydı duygulu bi bölümdü..
Özellikle cemile-sinan sahnelerinde baya duygulandım
Ali sözler için tskler..o sahnedede bi fena oldum..:icon_sorr

aylaayla
06-01-10, 13:47
Güzel bir bölümdü, soluksuz izledim ve tekrar izlemek için can atıyorum. :good:
Yalnız olaylar çok hızlı akıyor, daha sindirilerek anlatılmasını tercih ederim.

Yıldız'ın dolup taşıp ağlaması hüzünlendirdi beni. Berrak iyi oynamış o sahnede. Sinan'ın kalkıp bir dost olarak sarılmasını bekledim, en azından omuzunu sıvazlayabilirdi. Ama Yıldız hala araya taşlar koyduğu için olsa gerek, cesaret edemedi. Çay teklifi güzeldi ama. :img-in_lo

Metris sahnelerinde Ahmet Kaya'nın Metris şarkısını her duyduğumda kendimi ağlar buluyorum. :img-cray:Hüseyin'im hiç tahliye olamayacak bu gidişle, anarşistim benim. :love05: Kadınlar koğuşu ile haberleşme yöntemlerini beğendim. :good:Dışarıda ailelerin konuşması etkileyici idi.

Sinan'ın Cemile'ye "sevgilim" dediği sahne çok güzeldi. :good:

Yıldız'ın Cemile-Sinan ilişkisi hakkında, özellikle Cemile hakkında söylediklerini dinlerken Elif (apple_core) ve öylebiri'ni dinliyorum sandım. :)

Ozenc_can, eklediğin şiiri yazanı belirtirsen sevinirim. Sinan'la Kerim'in sahnesinden mi bu şiir? Ben o kısmı izleyemedim de...



;12622035']
cemile'nin yalçın'a kitap okurken sinan'ında ona okuması güzel bir ayrıntıydı beğendiğim anlardan biriydi deyip şimdilik çekiliyorum. çok yoğun bir gün yaşıyorum ama tekrar birşeyler karalamaya çalışacağım...

Ben de çok beğendim o sahneyi.

***

Daha yazacak çok şey var, benim de fazla vaktim yok bugün.

newat
06-01-10, 14:02
Bölüm bana göre çok güzeldi.:img-in_lo

Metris sahnelerinde gözyaşım sel oldu.
Ahmet Kaya için teşekkür ediyorum.:img-in_lo


Senaristlerdeki hamile karakter takıntısını hiç anlamıyorum.
Cemo gibi bir karakterin küçücük çocuğu varken doğum kontolü yapmaması bana hiç inandırıcı gelmedi.

[burcu]
06-01-10, 14:02
ilk 100 program / hedef kıtle : Total
05 ocak 2010 salı

no program adı kanal süre ratıng (%) share (%)

1 kucuk kadınlar. Kand 01:29 8,78% 25,81%
2 papatyam star 01:36 7,28% 16,46%
3 ask ve ceza atv 01:31 7,14% 16,26%
4 ugur dundar''la star haber star 00:30 7,10% 17,72%
5 omre bedel fox 01:30 6,92% 15,72%
........

31 bu kalp senı unutur mu show 01:34 2,89% 6,56%


ilk 100 program /hedef kıtle : Ab
05 ocak 2010 salı

no program adı kanal süre ratıng (%) share (%)

1 kucuk kadınlar. Kand 01:29 8,90% 24,78%
2 guz sancısı (t.s) kand 01:43 8,05% 18,61%
3 ask ve ceza atv 01:31 7,57% 17,62%
4 ugur dundar''la star haber star 00:30 7,50% 20,82%
5 papatyam star 01:36 6,50% 14,82%
........

13 bu kalp senı unutur mu show 01:34 4,25% 9,86%

Nolucak bu reytinglerin hali cok kötü gidiyoruz böle giderse istikrarlı tek izlediğim dizi yayından kalkıcak napıcam o zmn :icon_sorr
İnsanlar ne buluyo birbirine benzeyen dizilerden anlamıyorum..ayrıca anlamsızca uzadıkca uzayan konulardan..

idolüm okan
06-01-10, 14:22
bölümü tam olarak izleyemedim ama sonra netten izlicem.
reyitngler çok kötü.cuma 22.00 ye çekilmeli.yoksa yayından kalkar.
en fazla sezon sonuna kadar devam eder dizi gibime geliyor

lpchester
06-01-10, 14:23
Artık BKSU benim ömrümü yicek öyle hissediyorum. Bu diziyi yalap şalap çekip kanala yollayan ekibi allah bildiği gibi yapsın. Neyin acelesi yapılıyor anlamıyorum ki dönemi yılı şöyle bir geçiyolar el insaf ya çok komik zaman atlaması yapıyosunuz bu kadar ama başka bişey yok o kadar komik hatalar çıkıyor ki ortaya mesela 25 Mayıs 1983 Necip Fazıl'ın vefat etmesi akabinde 6 Kasım 1983 seçimi ve bu iki tarih arasında geçen olaylar zincirine bakacak olursak. Kerim aslında ben burdan gitmek istiyorum diyor Sinana ve olayın ardından 6 ay geçtikten sonra Sinan ee kerim hani sen gidiyodun diyor. Cemile Yıldıza olayların arasından 6 ay geçmesine nazaran günlerdir seninle konuşamıyoruz diyor. Ben geçen süre zarfında karakterlerin yaşadıklarını bile bağdaştıramıyorum ki hadi onu es geçtim beni açıkcası bu dizide karakterlerin birbiri arasındaki yaşadıkları olaylardan çok o yıl o tarihlerde ne olaylar yaşandığı enterese ederken kıyısından bucağından şükür ki bir Turgut Özal görüyorum ve yine arazi mafyası ve metris eylemi arzı endam ediyor dizide yapımın olaylara, karakterlere, oyuncuya ve yapılan işe saygısı yok ki neyin acelesi bu anlam veremiyorum. Artık istekle oturmuyorum BKSU başına her geçen bölüm biraz daha bitiryor dizi gözümde bi iki noktadan başka dizide beni çeken bişey artık yok Olaylar o kadar hızlı geçildi ki Diyarbakır cehennemi o yıllar ve yaşanan olayların hepsi ya devam etmeliydi yada yeni bitmeliydi. Bu bölümde yazdığım bu olaylardan başka yorum yapacak bir durum aklıma gelmiyor. Bir iki cümle eklemek gerekirse Nedim tam zamanında çıktı. Umarım Yıldızıda Sinanıda toparlar, Kürşat ve Şükrünün çatışması çok etkileyiciydi. Keza Elifle arasında yaşanan aşkta bir o kadar yumuşak ve güzel işlenmiş baktıkca bakasım geliyor. :kahve

Edit: eklemeyi unuttuğum bir diğer nokta ise Yıldızın artık dolması ve ağlaması çok güzeldi. Çok etkiledi beni bölüm içinde derinden etkileyen tek noktaydı diyebilirim. Berrak hanımın sırf o ağlayışı için sarıp sarıp izlemeye değerdi. :good:
uzun zamandır yoktun nhelenia...tespitlerin yerinde olmuş...bende zaman atladıkları sahnelerden biraz rahatsız oldum ama genel itibariyle doyurucu bir bölümdü...
al capone tufan diyorum baska birşey demiyorum..akşam bitirdi beni ya...allahım o calımlar neydi ya...yıldızın oyunculuğu üst seviyedeydi..kızgınlığını ve duygusallığını cok iyi yansıttı gerçekten...
kürsat-elif ve korsan nikah...bakalım korsan nikahlarını gerçekleştirecekler mi?kürsatın necip fazılın şiirini okuduğu sahne cok etkileyiciydi...

>>miray<<
06-01-10, 14:37
kimse kusura bakmasin....
biliyorum ki dizi izlerkene insanlar reytingi görmek istemiyor....
ama showtv bu diziye diger dizilere nazaran cok büyük sanslar vermedi mi? ama reytinglerin düzeldigi yok.....hatta düzelmesi bir yana iyice geriliyor....üstelik genis aile gibi diziler yayinda degilkene....yani gününün en iddiali dizisi yayinda degil....
ve sen 13. ve 31.inci mi ne oluyorsun....

showtv artik fazlaca göz kirpmaz gibime geliyor....
diger dizilere bu kadar sansi tanimamisti bile...ve simdiye kadar tanidigi sans hep dahada geriye itmeye basladi sanki.....bu durumda showun birseyler yapmasi an meselesi gibi geliyo bana :|

ha bende kaldirilmasini istemem....ama reytinglerin bu kadar kötü gelmesi hayra alamet degil bu gercegide unutmamamiz lazim

idolüm okan
06-01-10, 14:40
kimse kusura bakmasin....
biliyorum ki dizi izlerkene insanlar reytingi görmek istemiyor....
ama showtv bu diziye diger dizilere nazaran cok büyük sanslar vermedi mi? ama reytinglerin düzeldigi yok.....hatta düzelmesi bir yana iyice geriliyor....üstelik genis aile gibi diziler yayinda degilkene....yani gününün en iddiali dizisi yayinda degil....
ve sen 13. ve 31.inci mi ne oluyorsun....

showtv artik fazlaca göz kirpmaz gibime geliyor....
diger dizilere bu kadar sansi tanimamisti bile...ve simdiye kadar tanidigi sans hep dahada geriye itmeye basladi sanki.....bu durumda showun birseyler yapmasi an meselesi gibi geliyo bana :|

ha bende kaldirilmasini istemem....ama reytinglerin bu kadar kötü gelmesi hayra alamet degil bu gercegide unutmamamiz lazim
katılıyorum.dizi izlerken bile bana zevk vermiyor ki bu diziyi nasıl beklemiştim.son şans olarak cuma 22.00 kuşağı denenmeli diyorum.o zaman ilk 3 e gireriz belki.olmazsa bencede yayından kalkması en iyisi

>>miray<<
06-01-10, 14:46
katılıyorum.dizi izlerken bile bana zevk vermiyor ki bu diziyi nasıl beklemiştim.son şans olarak cuma 22.00 kuşağı denenmeli diyorum.o zaman ilk 3 e gireriz belki.olmazsa bencede yayından kalkması en iyisi

o kusakta ne var bilmiyorum ama öncesinde melekler korusun var ve onlarda eski reytinglerini pek alamiyorlar bir süredir....gerci düzelme varmi bilmiyorum....

ama benim aslinda anlatmaya calistigim su....
show muhakkak birseyler yapicak....ya gün degisikligine gidicek yada diziyi pat diye kaldiricak...
ben bu reytinglerle ayni normal seyrinde birakicaklarini sanmiyorum, show diger dizilerini 20inci oldular diye karman corman edip kaldiriyordu....dogaldir ki bksu dada birseyler yapicaktir elbet.....uzun süre umursamamazlik etcegini sanmiyorum nedense

laylaylomm
06-01-10, 14:46
Lavinya, Sinan'ın Cemile'ye "sevgilim" dediği sahneyi ben de çok beğendim. Oradaki ses tonlamaları ve bakışlar harikaydı.

Sinan'ın gelecek bölüm bebeğe vereceği tepkiyi merak ediyorum. Dizilerde genellikle en son babalar duyuyordu, burada ilk defa baba duydu. :) Babanın haberi olmadan annenin bebeğiyle ilgili tek başına kararlar almasından hoşlanmıyorum bunu da belirtmeden geçemeyeceğim.
Bebek konusunda herkes onlara tepki verse de Sinan'ın dediği gibi. Kimseye ihtiyaçları yok, birbirlerini anlamaları yeterli.

Elif-Kürşat evlilk yönünde hızla ilerliyor, sonuçlarını merak ediyorum.

aylaayla, Turgut Özal, Bülent Ersoy'un şarkısını isteyince aklıma Sabile geldi.:img-hyste

Nhelenia
06-01-10, 14:59
uzun zamandır yoktun nhelenia...tespitlerin yerinde olmuş...bende zaman atladıkları sahnelerden biraz rahatsız oldum ama genel itibariyle doyurucu bir bölümdü...
al capone tufan diyorum baska birşey demiyorum..akşam bitirdi beni ya...allahım o calımlar neydi ya...yıldızın oyunculuğu üst seviyedeydi..kızgınlığını ve duygusallığını cok iyi yansıttı gerçekten...
kürsat-elif ve korsan nikah...bakalım korsan nikahlarını gerçekleştirecekler mi?kürsatın necip fazılın şiirini okuduğu sahne cok etkileyiciydi...

bende çok rahatsız oldum dizi ekibinin değişmesi lazım güçlü bi ekip gelmeli yoksa böyle sallantıda ne kadar devam eder orası düşündürücü şuan dizi çok baştan savma ilerliyor. Buda günbegün izleyici kitlesinin gitgide azalmasına neden artık çok hevesli izleyemiyorum bu diziyi yazık oyunculara, karakterlere ve yaşanmış olaylara bu kalp seni unutur mu adıyla tezat oluşturan bir yolda yapım bu çok üzücü...

idolüm okan
06-01-10, 15:06
o kusakta ne var bilmiyorum ama öncesinde melekler korusun var ve onlarda eski reytinglerini pek alamiyorlar bir süredir....gerci düzelme varmi bilmiyorum....

ama benim aslinda anlatmaya calistigim su....
show muhakkak birseyler yapicak....ya gün degisikligine gidicek yada diziyi pat diye kaldiricak...
ben bu reytinglerle ayni normal seyrinde birakicaklarini sanmiyorum, show diger dizilerini 20inci oldular diye karman corman edip kaldiriyordu....dogaldir ki bksu dada birseyler yapicaktir elbet.....uzun süre umursamamazlik etcegini sanmiyorum nedense
tabiki bence haftaya kesin salı 20.00 kuşağında izleyimiycez diziyi.
dediğim gibi son şans olarak cuma 22 olmazsa bencede kaldırılmalı.
gerçekten zevk vermiyor dizi.kime izletmeye çalıştıysam olmadı.
arkadaşımla netten izliyoruz diziyi olmamış yapamamışlar diyor.
babamla izliyorum oğlum değiştir tat vermiyor diyor.
annemle izliyorum oğlum değiştir şu kanalı.diğer diziye geç diyor :)
gerçekten bi problem var.okan yalabık olmasa bende izlemezdim oda ayrı konu.ama inşallah düzelir.ayrıca son sahnede artık yuh dedim.
bi evlilik dışı çocuğumuz eksikti.hemde başka bi adamla evliyken.
bu hatırla sevgilidede böyleydi.3 tane evlillik dışı çocuk olmuştu ki 30 yıl önceyi geçtim şimdi bile böyle bişeye kimse cesaret edemiyor.
dizi için hayırlısı olur inşşallah

denizbjk
06-01-10, 15:07
Ratinglerin böyle olması çok üzücü ve ben bunda en önemli etkenin dizide işlenmesi gereken sürecin ve bunun parelelindeki olayların etkin olarak yeterince işlenmemesine daha çok karakterlerin birçok kesim tarafından "yadırganan" özel hayatları konusunun çok baskın gelmesine bağlıyorum..
Hadi Total sonuçlarından zaten umudum yok :img-yes: çünkü bu tür yapımlar asla hakettiği karşılığını bulamaz! ama diğer grupta BKSU'nun çok daha iyi bir yerde olmasını beklerdim.

Umarım artık doğru akış,doğru gün, doğru saat gerçeği görülür ve hem biz hemde emek verenler rahat bir nefes alırız..

lpchester
06-01-10, 15:15
bende çok rahatsız oldum dizi ekibinin değişmesi lazım güçlü bi ekip gelmeli yoksa böyle sallantıda ne kadar devam eder orası düşündürücü şuan dizi çok baştan savma ilerliyor. Buda günbegün izleyici kitlesinin gitgide azalmasına neden artık çok hevesli izleyemiyorum bu diziyi yazık oyunculara, karakterlere ve yaşanmış olaylara bu kalp seni unutur mu adıyla tezat oluşturan bir yolda yapım bu çok üzücü...
sallantıda olması üzücü gerçekten...toparlanmalı ve atak yapmalı..inşallah bir şekilde yapar ve düzelir diyorum...
dün akşamki bölümü babamla izledik,babam bile bazı olaylar carpıtılıyor dedi...babam o dönemi yaşamıs ve siyasal bilgiler mezunu...zaman atlamaları yanlış diyor..

izmirli gümüş
06-01-10, 15:18
şuan dizi çok baştan savma ilerliyor. Buda günbegün izleyici kitlesinin gitgide azalmasına neden artık çok hevesli izleyemiyorum bu diziyi yazık oyunculara, karakterlere ve yaşanmış olaylara bu kalp seni unutur mu adıyla tezat oluşturan bir yolda yapım bu çok üzücü...

Kesinlikle katılıyorum.

İzlenme oranlarının düşmesine şaşırmıyorum çünkü başta izleyenler arasındayken ben şimdi son 2 bölümdür izleme gereği bile duymuyorum fargmanlarına rastladım sadece ne zamanki Diyarbakır Cezaevi bölümünün yer aldığı son bölümü, o isim listesini gördük ondan sonra herşey çok yüzeysel işlenmeye başladı gibi. Belki basında bu konuda yer alan uyarılar doğrudur.
Dizide aşkın işlenilişine ise hiç değinmiyorum daha doğrusu değinmek bile istemiyorum senaristler arasında bu tarz durumları yazmak moda oldu sanırım.Sevdiğim bir oyuncu olan Melis Birkan'ı izlemek için bile sabredemiyorum artık diziye.Senaristlerin en büyük yanılgısı bu diziyi izleyen kesimin o entrika,garip aşk hikayeleri beklentilerinde asla olmadığı zaten baştaki oranlar ile şimdiki oranlar ortada yükseleceğine düştükçe düştü.

nuro
06-01-10, 15:37
Dizinin saatinin sürekli değişmesi çok düşündürücü.Böyle izlenilmesi gereken bir dizinin saatiyle sürekli oynanması canımı sıkıyor.

Sinan ve Cemile ilişksi için Yıldız'ın söylediklerine hiç katılmıyorum.Ama bir yandan da bazı söyledikleri doğruydu.Boşanma sebebi Sinan değildi bunu hepimiz biliyoruz sanırım.Yalçın'ın Cemile'ye şiddet uygulaması affedilir şey değil.Yalnız Cemile çok kararsızdı bir ara.Çok yanlış bulmuştum davranışlarını.Ama dünkü bölümdeki kararlılığı,Sinan'la ilişkisini savunması hoşuma gitti ve doğru olan şeyi yaptığını düşünüyorum.

Yıldızsa kendi bildiği doğrulardan hiç şaşmayan biri ve hiç karşısındaki insan açısından düşünmüyor durumu.Cemile'yi kendi yerine koyup hiç düşünmüyor.Cemile'nin başına gelen her insanın başına gelebilirdi.Ve Cemile o büyük lafı etti.Sen de bir gün böyle bir şey yaşayabilirsin,büyük konuşma ve kendine fazla güvenme dedi.Kerim'le yaşanabilecek olan şeyi de dillendirmiş oldu bence.

Kürşat ve Elif sahnelerini daha çok seviyorum bu dizide ben nedense.İkisindeki ışığı,o birbirlerine bakarkenki sıcaklığı nedense diğer oyuncularda göremiyorum.Elif'i canlandıran oyuncuyu tebrik ediyorum ve tabi ki Saygın Soysal.Elif sen benim ailemsin dediğinde aklıma hemen Çemberimde Gül Oya geldi.Yurdanur da Mehmet'e sen benim hem ailem hem vatanımsın artık demişti.

Cemile için bir eleştirim var.Sinan'la görüşmesine hiçbir şey demiyorum.Yıldız'ın da yüz çevirmesiyle kız allak bullak oldu.Onu anlayabilen tek kişi Sinan şu an.Ama sorumlu olduğu şeyler var.Çocuğu gibi,her ne kadar boşanma yolunda olsa da Yalçın gibi.Çocuğunu şu durumda unutmamalı.Gündüzleri işe gidiyor,Sinan'la buluşuyor ama akşamları hiç değilse çocuğuyla ilgilensin,bakıcıyla nereye kadar.Çocuk bakıcıyı daha çok görüyodur heralde Cemile'den çok.

zeynep93
06-01-10, 16:00
reytingleri anlamıyorum gercekten .. Böyle güzel bi dizinin reytingi böyle..
yine sevdigim bi dizinin kaldırılmasını istemem .. Ama kalkmaz diye düsünüyorum
yani duyun sesimizi dizimizi kaldırmayın..gününü degistirin

bölüm cok güzeldi özellikle kerim yıldız sahneleri ilgimi cektiginden
onların sahneleri cok güzeldi..
Cemile karakterini seviyorum ama bazı sahnelerde cok itici geliyor..
en azından yalcın'ın bi iyilesmesini bekle yanii bide hamile simdi :S

trueblue
06-01-10, 16:20
Cemile Yalçın'a bu evlilik bitti diyebilirdi. Ama yapmadı onun yerine gidip Sinan ile bir ilişkiye girdi. Cemile zaten kalben ve zihnen Yalçın'ı aldatıyordu, tensel olarak da aldattı, eksik bir şey kalmadı. Sinan'la yatağa girmeden Yalçın ile konuşup, duruma açıklık kazandırsaydı ona tepki duymazdım. Sanki dünya 3 gün içinde batacak gibi yangından mal kaçırırcasına cumburlop yatağa atladılar. Ne hızlılar mış. Hızlarını alamayıp birde bebek yapmasalar bari.




Ben şu ŞOM AĞZIMI götürüp Dünyanın en büyük nehri olana Amazon'un taşma zamanında yıkayayım. :img-yes: Felaket Tellallığından inanılmaz başarı kaydettiğim için kendime mi yoksa standart kalıpları aşamayan senaristlere mi kızayım şaşırdım. :img-tomat:img-tomat:img-tomat

BKSU'nun son bölümün son sahnesinde Cemile, Sinan'a HAMİLE olduğunu söyledi. :img-fear2 :img-fear2 Tabii ki bu bebek Sinan'dan. Hem de Cemile gibi evli çocuk sahibi bir kadın bunu yapıyor. Ya bu kadın Yalçın ile evli iken de korunmuyor muydu acaba? :fighting2 Ne milletmişiz yahu. Bir Aile Planlamasını isteyince çocuk yapıp istemeyince yapmamasını öğrenmemişiz. :icon_evil :fighting2

reytingler dibe vurmuş. Bu dizi gidici yola girdi artık. :img-tomat

BeLiTiM
06-01-10, 16:34
Dizi ilk basladigindaki düsüncelerim ile simdiyi karsilastirinca arada daglar kadar fark var
Anliyorum rating almak icin malesef her dizide bir ask hikayesi olmasi gerekiyor..fakat bu dizi baslamadan önce politik bir dizi olacagi söylenmemismiydi?
2dk politika (ki anlatilan seylerde cok yapay bir sekilde anlatiliyor bana göre) 100dk ask var..izleyesim bile gelmiyor artik
Hatirla Sevgili ile karsilastirmak ne kadar dogru olur bilemiyorum ama HS´de bile Ahmet/Yasemin sahneleri fazla olunca tepki gösteriyorduk..bunlar iyice uctu..Berrak ve Melis olmuyor bu dizide bence..bana bu dizide oyunculuklari pek gercekci gelmiyor..keske baska kisiler olsaydi belki daha iyi olurdu bilemiyorum..(son bölümü izlemedim bunuda belirteyim)

başak_mu
06-01-10, 17:10
merhabalar,

Akşam diziyi ani bir misafir bastırması nedeniyle izleyemedim..bu akşam netten izliycem bir aksilik olmazsa..

Yorumlardan okuduğum kadarıyla Cemile hamileymiş.amanın diyorum açıkçası:icon_whis.Şaşırdım hiç beklemediğim bir gelişmeydi bu..Bence senaristlerin ilk başta kafasında olmayan bişiydi bu ama bi de böyle deneyelim dediler heralde...Senaryo abuk bi hal aldı zaten yama gibi duruyor herşey:icon_sorr

Reytingler feci halde alarm veriyor..Böyle bir diziye yazık olmamalı diyorum bir yandan..ama öte yandan da senaryoya çeki düzen verilemsi şart..Aksi halde vaziyet hiç parlak diil:icon_sorr..Gün değişikliği de yakın gibi duruyor...

Seçimlerin detaylıca işleneceğine dair umudum vardı bu bölüm..Akşama görücem bakalım yine her siyasi olay gibi yalapşap mı işlenmiş yoksa kayda değer bişiler var mı..

ozenc-can
06-01-10, 17:15
Ozenc_can, eklediğin şiiri yazanı belirtirsen sevinirim. Sinan'la Kerim'in sahnesinden mi bu şiir? Ben o kısmı izleyemedim de...


sevgili aylaayla; bu güzel şiir Can Dündar'a ait. Sinan'la Kerim sahnesini çok iyi anlattığı için ekledim.Tamamı:

Aşkla, özgürlük halef seleftir; tıpkı güneşle ay gibi:
Tek tek ikisi de güzel olduğu halde, birarada var olmazlar.
Biri doğdu mu diğeri silikleşir.
Aşk boyun eğip kalmaksa,
Özgürlük alıp başını gitmektir.
Ya gönüllü itaat,
Ya nihayetsiz seyahat...
Seyahati seçerseniz aşk şapkasını alıp gidecek.
Aşk'a düşerseniz, özgürlüğe yolculuk bitecek.
Çünkü nasıl özgürlük aşkın zeminiyse, aşkda özgürlüğün finalidir

(DiLeK)
06-01-10, 17:58
reytingler gelmis simdi yorum yapmazsam olmaz.:img-icecr(son bölümü izlemedim.) ben bile reytinglerin bukadar kötü gelecegini beklemiyordum :blink: bu bir rekor. bu dizi bu reytingi hakketiyor mu? evet, bence hakketiyor ama yinede sasirdim. niye? 1. dün genis aile ve canim ailem yayinlanmadi. 2. bir dizinin senaryosu, oyuncu kadrosu, yönetmeni... ne kadar kötü olursa olsun eger bu dizi büyük kanallardan birinde yayinlaniyorsa yinede ilk 20'ye girmeyi basarir.
show ty bu reytinglere ragmen bu diziyi yayindan kaldirmiyor yada gününü degistirmiyor. ilginc... birileri bu kanala para veriyor galiba yada tehdit ediyor yayindan kaldirilmamasi icin.:img-hyste baska bir aciklama bulamiyorum:img-hyste

[arzu]
06-01-10, 18:17
Aşkla, özgürlük halef seleftir; tıpkı güneşle ay gibi:
Tek tek ikisi de güzel olduğu halde, birarada var olmazlar.
Biri doğdu mu diğeri silikleşir.
Aşk boyun eğip kalmaksa,
Özgürlük alıp başını gitmektir.
Ya gönüllü itaat,
Ya nihayetsiz seyahat...
Seyahati seçerseniz aşk şapkasını alıp gidecek.
Aşk'a düşerseniz, özgürlüğe yolculuk bitecek.
Çünkü nasıl özgürlük aşkın zeminiyse, aşkda özgürlüğün finalidir

ozenccanım, harika bir şiir iyiki paylaştın bizimle :love05:
ve hem sahneye hemde iki aşık karakterimize cuk oturan bir şiir seçimi olmuş, tebrikler...

ve birçok arkadaşımın belirttiği gibi bende sinan'ın "sevgilim" deyişine bayıldım. :img-in_lo

nedim'i görmekte çok güzeldi bakalım bizim dağınık devrimcileri toparlayabilecek mi ?

Nhelenia
06-01-10, 18:28
o kadar zaman atlaması yapıldı ama hala Sinan ve Kürşatın saçı, bıyığı, sakalı uzamadı gitti. Yok Gece büyüdü yakında yuvadanda uçar küçük kızımız ama hala Diyarbakır cehennemi görünümündeler Sinanda Kürşatta korkuyorum açıkcası Haftaya Cemile bebeği doğurmuş olabilir hatta bu seferki oğlansa birden kendimizi sünnet düğününün ortasında bulabiliriz tabi bu arada Turgut Özal hala cumhurbaşkanı olmamış olması müsbet o kadar zaman ay geçiyor ama karakterler hala kışta yakında mayıs ortasında olmuş bir olayı mesela bu bölüm işlenen Necip Fazılın vefatını ve kılınan cenaze namazını keşke lapa lapa yağan kar altında gösterirlerdi şaşırmazdım :icon_whis gerçi montlarla pardesülerle cenazeye geliyolardı oturuyolardı v.s. bu bile yeterli...

newat
06-01-10, 19:23
Sinan,İdris ve Hasan abinin gecekondu mahallesinde Kürşad'la karşılaştıkları sahnede Sinan çok hoştu.:img-in_lo
İdris Elif'in kapı komşusu olduğunu söyleyip bu çocuğu çok görüyorum oralarda demesinden sonra Sinan'ın hadi neyse demesine çok güldüm.:img-in_lo

apple-core
06-01-10, 19:54
Maalesef son anda önüme yığılan projelerden ötürü diziyi izleyemedim. Oysa 1 hafta zor beklemiştim izleyebilmek için. Bu akşam da izleyebilir miyim bilmiyorum ama gerçekten meraktan çatlamadan izlesem iyi olacak :)

Onun dışında reytingler çok kötü gelmiş. İlk 10'a girememek bile büyük riskken ilk 20'ye bile girememişiz totalde... Mantıklı düşünürsek eğer, bu sonun başlangıcı olabilir ne yazık ki.

Bölümü izlemediğim için bu reytingi hak edip etmediği konusunda bir yorum yapamıyorum. İzledikten sonra görüşümü belirtirim. Yazılanları spoiler olmasın diye okumadam ama göz attığım kısımlardan anladığım kadarıyla forumun geneli bölümü beğenmiş. Bu daha da kötü aslında. Güzel bir bölüm bu reytingi alıyorsa eğer işin sonu gerçekten kötü.

b.u.r.c.u.
06-01-10, 20:18
çoğu kişi gibi dizi benm de beklentilerimi karşılayamaz oldu maalesef :S politik bir dizi olarak izliosak eh işte, aşk dizisi olrak izliosak ii bi bölümdü.. cemile'nin er geç hamile kalacağını klasik senaryolar gereği çoğumuz tahmin etmişizdir de ben böle bir durumda olacağını düşünmemiştim.bakalım napacak cemile hanım..bu çocuğun açıklamasını nasıl yapacak etrafındakilere ya da yalçın'ı nasıl bırakıp gidecek ya da gidecek mi merak konusu..

yıldız- kerim ikilisi yavaş yavaş başlama aşamasına girdi sanki ama dizide sürekli yıldıza karşı dile getirilen özellikle cemile'nin seninde başına gelebilirdi sözünden endişelendim. çünkü açıkçası ben yıldız- kerim'in de sinan-cemile gibi olmasını istemiorum,tamam belki aynı şeyleri izlemicez, farklı şekillerde yaşanacaktır olaylar ama tarz aynı olmasın..üstelik yıldız'ın kocasına bu kadar aşık olduğunu göstermişken,,umarım hüseyin yaşıo iken başlamaz aşkları..

elif- kürşat harikalar.. hadi elif kim tutar senii :) git aşkının peşinden.. kürşat'ın elif'in bu tavrına olan şaşkınlığı da çok hoştu.

tufan.. acayip gıcığım,,nasıl bi tipsin sen ya..

neyse ii bi aşk dizisi izledik..:p

ECE...:)
06-01-10, 21:39
İlişkilerdeki beğenmediğim, doğru buldumadığım durumları geçtim de, dün bence gerçekten özensiz bir bölüm izledik.Farklı farklı kısa filmler izler gibi sanki sahneler kopuk kopuk.Polis geldi dergiyi bastı, Cemile şoklarda derken tak bir sonraki sahne Cemile Yalçın'ın doktoruyla konuşuyor.Bu kadar dandik montajlama olmaz herhalde.

Bana kalırsa bu dizinin taşları henüz yerine oturmadı.İstikrarız reytingler de bunun sonucu.Yayından kaldırılırsa gerçekten üzülürüm ama bir yandan da olması gereken de bu sanki.Aşk ve Ceza'nın giriş bölümü olmasına rağmen derli toplu bir iş, temelleri sağlam atılmış bir dizi izlediğinizi farkediyorsunuz.Ne yazıkki BKSU her haftaki takipçilerini beni, dizi yerine gazete okumaktan alıkoyamadı.Daha özenli bir iş istediğimizi herhalde haftalardır yazıyoruz ama en ufak bir düzelme yok.Tomris hanım diğer dizisine gösterdiği ilginin birazını gösterse bu dizisine de, mesela güzel bir kurgu montaj yönetmeni ayarlasa süper olacak.Ya da bir dönemde 4 dizi sokmayıp maymun iştahlı olmasa daha da güzel olacak.

sevimli.girl
06-01-10, 21:57
insanların aşık oldum hayatımın aşkını buldum bahanesi adı altında birilerini aldatması, sırf kendisinin aşkını rahat rahat yaşayabilmesini için başkalarının acı çekmesine sebep olması kadar sinr bozucu bişey yok herhalde. hatırla sevgilide de bu vardı şimdi bksu da da. seyrederken cemileye o kadar sinir oluyorum ki bazen kanalı değiştirip diğer sahnenin gelmesini bekliyorum. bu kadar bencilce hisler yaşayan karakterleri izlemektense başka şeylere bakarım daha iyi.

birde hala beklenen aşk olmadı bu dizide benim için. diziyi okan yalabık faktörü için seyrediyorum ama hala benim için değerli ve izlenilebilir olan aşk gelmedi. umarım ikinci bir necdet vakası olmaz.

laylaylomm
06-01-10, 22:01
Cemile'nin Gece küçükken ikinci çocuğa hamile kalmasını tuhaf karşılamadım. Gece'den daha küçük bir bebeğe sahipken ikinci ya da üçüncü çocuğa hamile kalanlar oluyor, normal bir durum. Çevremize baktığımızda böyle bir çok vaka var.
Açıkcası dizilerdeki gizli saklı bebek olayına alıştığım için Cemile'nin Sinan'a bebeği aynı gün söylemesini beklemiyordum. :) Sinan ve Cemile'nin ilişkilerindeki bu netliğin ve birbirleriyle herşeyi paylaşmalarının her bölüm devam etmesini istiyorum.

Sinan'ın Tufan kapıdan içeriye girerkenki bakışları ve Tufan'ın önündeki masayı attıktan sonraki bakışlarını çok beğendim.

Bu bölüm, Türkiye'de profesyonel anlamda ilk reklam çalışmasının mimarı Manajans'ın sahibi Eli Acıman'ın konuşmalarına da değindiler. Elinde dolmakalemiyle poz veren Turgut Özal portresinin yaratıcı reklamcısı es geçilmemiş oldu.

Semiha'nın Hasan Abi'nin dergisinde polislerin poşetindekileri düşürmesine verdiği tepki komikti. Polis arama yapıyor, o da parlattığı eşyasının derdinde. :) Sinan da yerdekilerden bir tanesini alarak ona verdi. :)

Kürşat, Necip Fazıl'ın Çile şiirinden şu kısmı okudu diye hatırlıyorum.

Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök!
Heybem hayat dolu, deste ve yumak.
Sen, bütün dalların birleştiği kök;
Biricik meselem, Sonsuza varmak...

b.u.r.c.u.
06-01-10, 23:26
Kürşat, Necip Fazıl'ın Çile şiirinden şu kısmı okudu diye hatırlıyorum.

Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök!
Heybem hayat dolu, deste ve yumak.
Sen, bütün dalların birleştiği kök;
Biricik meselem, Sonsuza varmak...

evet bu kısımdı.. Necip Fazıl'ı anmaları hoş bir ayrıntıydı.. aşktan meşkten vakit bulup bu güzel detayı kaçırmadılar,,saolsunlar.. bizde burdan rahmetle analım üstadı..

epıler
07-01-10, 02:06
herkese merhabalar
uzun bir aradan sonra tekrardan yorum yazabilmek güzel gerçi dizileri son yarım saat izliyorum ama yinede son yarım saatini severek takip ediyorum

dizi de eksiklikler baştan savmalar beni de rahatsız ediyor tabi ki ama vazgeçilmezim sahneler var kii onlarda o dönemde çekilmiş görüntüler aralara sıkıştırmaları çok güzel bir düşünce diziye ayrı bir hava katıyor
bana göre şuan her şey yerli yerince gidiyor 12 eylül olayları o kargaşa hapishanede ki olaylar çok güzel yansıtılmıştı ve şuan 1983 yılındalar ve 1980 de ki kadar karmaşa yok ki memlekette bazı gruplar tarafından haraç almalar kahvehane basmalar ayrımcılık yapılmalar seçimlere verilen tepkiler zaten işleniyor kaldı ki senaristlerde çok fazla bam teline dokunamıyorlar olayları yüzeysel geçmek zorundalar

ikili ilişkilerde beni tek rahatsız eden şuan cemilenin hamile olması
yoksa Sinan ile ilişkisi beni rahatsız etmiyor zaten cemile Sinan ile tanışmadan önce eşiyle (adı aklıma gelmiyor bir türlü ) bütün bağlarını koparmaya kararlıydı çünkü cemile eşinin ona uyguladığı şiddeti asla kabul etmeyecek bir karakter cemilenin de dediği gibi onların evliliği eşinin onu dövdüğü an bitmişti ki olayların bu noktaya getiren sebeplerde bitirmişti
ha tamam sinanla çok hızlı ilerlediler arkadaşlıklarını biraz daha uzun tutsalardı iyiydi beraber olmaları biraz abes kaçtı şimdi bir de bebek geliyor bu senaristlerin bebek takıntılarını anlamış değilim niye her beraberlik sonucu bebek dünyaya gelmek zorunda
benim hatırladığım bir tek yaprak dökümünde Fikret çocuk sahibi olmak için doktor kapılarını aşındırmıştı ne doğurtgan senaristlerimiz var maşallah efendim

uzun zamnadır yazmayıncaaa çok mu uzattım neee verdiğim rahatsızlıktan ötürüü özürdileyip aranızdan ayrılıyorum efedimm

lpchester
07-01-10, 02:22
bölümü tekrar izlediğimde özellikle haldunun turgut özalın otobüsünde herşeye kulak verdiğini,turgut sunalpın partisini destekldiğinden ve semihanın haldunun seçim turuna cıktığını çelişkili söylemesi aklıma haldunun ajan olduğunu getirdi...gazeteci olarak otobüste olması doğal ama nedense bana casus gibi geldi ya.....

kürsatın elifle olan tüm sahneleri cok güzeldi...kürsatın benim tek siyası görüşüm sensin ve seninle 2 kişilik bağımsız devletimizi kuracağız demesi çok hoştu gerçekten....

ve kürsatla kerimin korsan nikah konuşmaları...kürsat kerime varsa öyle biri çiçeği çikolatayı alıp gidelim..kimse bizi kapıdan kovamaz...süperdi ya...

aylaayla
07-01-10, 03:39
aylaayla, Turgut Özal, Bülent Ersoy'un şarkısını isteyince aklıma Sabile geldi.:img-hyste

Benim de. :img-hyste
Bülent Ersoy'dan biraz daha bahsedilebilirdi, sahne yasağından falan...

bölümü tekrar izlediğimde özellikle haldunun turgut özalın otobüsünde herşeye kulak verdiğini,turgut sunalpın partisini destekldiğinden ve semihanın haldunun seçim turuna cıktığını çelişkili söylemesi aklıma haldunun ajan olduğunu getirdi...gazeteci olarak otobüste olması doğal ama nedense bana casus gibi geldi ya.....

Korkağın tekidir O, casus falan olamaz. :)
Bana casus olduğundan ziyade bukalemun olduğu hissi verdi/hatırlattı. :)
Gazeteci ya, almıştır kokuyu, Özal'ın şansını daha yüksek bulunca hoop oraya atmıştır tası tarağı. Yani bence. :)

***

ozenc-can, Can Dündar bilgisi ve şiirin tamamı için teşekkürler.


***

Reytingler için çok üzgünüm. Ama Show'un diziye gereğinden fazla şans tanıdığını falan düşünmüyorum. Başta çok arkasında durdular, lansmanı iyi yapıldı ama yayınlamaya başlayınca birçok hata yaptılar. Bir hafta çok geniş özet verip yeni bölümü ikinci kuşağa sarkıttılar. Bir hafta hiç özet vermediler. Başka bir hafta özet kararındaydı ama bir sonraki hafta yine özet süresi değişmişti. Bir başka hafta saati değiştirip 22:00'da verdiler. Sonraki hafta eski saatine aldılar. Bu haftaki bölümü de önce 22:15 diye fragman dönüp sonra 20:00'da dediler. Ayrıca 1-2 dakikalık miniminnacık bir özetin ardından dan diye başlattılar. Ben bu reyting işlerinden anlamıyorum, yani şu gün olmalı, bu saat olmalı falan diyemeyeceğim. Ama bildiğim bir şey varsa izleyici olarak diziyi izleyebilmek için yakın takip yaptığım. Forumdan ve Show'un web sayfasından takip ediyorum, ayrıca Tv'den fragman yakalayıp yayın saatinden emin olmaya çalışıyorum. :icon_whis

Montajın bence de düzeltilmesi gerekiyor. Ayrıca senaryoda siyasete daha çok yer verilmeli, bu konuda daha çok sahne, daha çok anlatım olmalı. Nhelenia'nın bahsettiği mevsim ve zaman atlama hataları yapılmamalı. Hızlı koşmasınlar, acele acele birçok şeyi anlatıp bir nefeste tüketmesinler, takip etmemiz de zor oluyor. Kanal da bir zahmet diziyi daha istikrarlı versin. Bu dizi AB'de 4. 5. falan olmuştu yanlış hatırlamıyorsam. Daha iyiye gitmesini beklerken el birliği ile tüketmesinler.

Tek isteğim dizinin devam etmesi. Kanal da, yapımcı da, yönetmen de, senarist de gerekeni yapsın lütfen.

apple-core
07-01-10, 03:47
bölümü tekrar izlediğimde...

Seni çok kıskandım arkadaşım ya :icon_sorr Ben daha bir kere bile izleyemedim siz maşallah tekrar tekrar izliyorsunuz :img-hyste Ah ahh final haftası olmasaydı ben de şu an kimbilir kaçıncı kez izliyor olacaktım ama yemek yemeye vakit bulabilsem şükrediyorum :icon_sorr

Yazdıklarınızı okumamaya çalışıyorum heyecanı kaçmasın diye ama kendimi de alamıyorum bir yandan. Çok merak ediyorum çünkü. Cemile'nin hamile olduğunu okudum. Bu konuda yorumumu sonra yapayım en iyisi. O anın nasıl geliştiğini falan izlemeden yüklenmek olmaz Cemile'ye :) Bir de Kerim'in Sinan'a Yıldız'ı sevdiğini söylediğine dair bir şeyler okudum. Yanlış mı anladım bilmiyorum ama öyle bir şey olduysa çok şaşırırım açıkçası. Ben hiç beklemiyordum çünkü Yıldız'a olan duygularından birine bahsetmesini...

Merak ne kötü şey, kötü şey merak :img-hyste:img-hyste

EDIT: aylaayla (Ayla); Yıldız'ın söylediklerinde beni ve öylebiri nickli arkadaşımı bulmuşsun :) Çok merak ettim neler söylediğini şimdik :) Kesin aldatmaktan dem vurmuştur :img-hyste O zaman arkasındayım tabii ben de aldatma gerçekleştiğini savunanlardanım çünkü ama bu Yıldız adına çok üzülüyorum doğrusu. Çok büyük konuşuyor o da aldatacak kocasını maalesef :icon_sorr Ben en başından beri Hüseyin ölmeden Yıldız&Kerim aşkı yaşanacak diye düşünüyorum. Bu durumda Yıldız da aldatanlar kervanına katılıp gözümdeki sağlam yerini sarsacak... Off bir mucize olsa da senaristler Yıldız&Kerim aşkını içinde aldatma eylemi olmadan yazsalar... Ama biliyorum ki böyle olmayacak... Hüseyin'i çok sevsem de ölmesini istemeye başladım diyebilirim. Çünkü o ölmezse Yıldız ve Kerim ölecek benim için :img-hyste Neyse en iyisi izlemek; belki de aldatma olsa da senaristler çok değişik bir şekilde işlerler ve ben de o kadar kızmam. Kim bilir :bilmim

MoOnDaNcE-11
07-01-10, 04:33
Ben cemile'ye oyle fazla kizmadim . Durduk yere aldatmadi kocasini . Isin icine dayak , tehdit ve korku girdi . Sadece bunlar , baska birisi olmadan bir evliligi bitirmek icin yeterli bir sebep . O yuzden cemile'yi suclamiyorum . Kafasinda bitirmisti evliligini , sinan'la da beraber olmasinda anormal bir sey yok . Zaten sinan ona hemen yaklasmayarak ne kadar karakterli bir insan oldugunu fazlasiyla gosterdi . Neyse daha detayli konusuruz bunlari ...

laylaylomm
07-01-10, 11:32
aylaayla, Bülent Ersoy'un sahnelerinde kendi gelir diyeceğim ama dizi bütçesi açısından zor olabilir. :)

Bana da Haldun, casus gibi gelmedi. Yalnız o kadar yolu giderken arkasına yaslanmadı mı acaba, her gördüğümde öne eğik pozisyonda duruyordu. Araçlar da Metin tarafından finanse edilmiş. Bu ikisi de siyasi yön nereye giderse oraya gidecek tiplerden.

Dizide bu bölüm zamanlama hatası yapıldı. Ama siyasete de fazla yer verildi. İki farklı görüşün Necip Fazıl'ı yorumlamalarını da dinledik.

1980 darbesi sonrası bazı solcuların çok acılar çektiklerinden çocuklarını siyasete bulaşmamaları konusunda uyardıkları ve uzak tutmaya çalıştıkları belirtilir. Sinan'ın çocuğu dünyaya gelirse bu şekilde mi yetiştirilecek merak ediyorum.

Dizilerde karekterlerin hamile kalması ve doğum yapması kadar doğal birşey yok. Normal hayattan yola çıktıklarına göre olması gerekir. Bazı Avrupa ülkeleri gibi doğum oranlarının ve ailelerin çocuk sayılarının az olduğu bir ülke değiliz.

[arzu]
07-01-10, 12:03
Tek isteğim dizinin devam etmesi. Kanal da, yapımcı da, yönetmen de, senarist de gerekeni yapsın lütfen.

müsadenle altına imzamı atıyorum...

---

yıldız, sabah sinan'a gidip saydırdıktan sonra dergide içeri girip merhaba dediğinde bi sinan merhaba dedi. birlikte nedim'la buluşmaya gitmeleri orada konuştukları hatta gitmeden önceki sinan'ın hüseyin'i sorması ve yıldız'ın ağlaması sinan'ın ayağa kalkıp ne yapacağını bilemez hali ama birşey istermisin, çay getireyim mi teklifi ve yıldız'ın onu boş çevirmemesi güzel anlardı. demekki gerçekten iyi bir arkadaşlıkları var dedirtti bana...

kerim'in sinan'a tam olarak açılması bunun sonucunda da sinan'ın kendisini sorgulaması. gerçi biz o konuşmalarına şahit olmadık. sonrasında gördüklerimizle yetindik ama hoş sahnelerdi. hemde ilk andan itibaren. kerim'in bir arkadaşa ihtiyacın olabilir diye düşündümle bağlayıp sinan'ın gönüllü tutsaklığına kadar olan tüm diyaloglarını çok sevdim. sinan ve kerim arasında da çok güçlü bir bağ var. bu birbirlerine olan yaklaşımlarından hemen anlaşılıyor. daha öncede yazmıştım kerim sinan'a abi derken bi abi daha çıkıyor sanki ağzından. saygısıda sevgiside çok büyük.

ben sinan'ın kürşad deyişinede hastayım bu arada. iki bölümdür dikkat ediyorum böyle dolu dolu söylüyor ne zaman görse. sanki saygısını dile getiriyor her seferinde. dün bahsedilmişti. mahallede elif'le birlikte sık gördüğünü söylediğinde idris, sinan konuyu kapatmak istercesine neyse dedi. onları koruma psikolojisi hemen devreye girdi...

(DiLeK)
07-01-10, 18:14
bölümü yeni izledim...
melis'in oyunculuguna hayran kaldim.:img-hyste bir insan anca bukadar kötü oynayabilir. mimikleri, bakislari cok yapmacik. hele o son sahnede hamile oldugunu söylediginde 'yuh! artik' dedim. birde basrol oyuncusu. ben olsam ona kücük bir rol bile vermezdim.
berrak'ta öyle. bagirdigi zaman, sinirlendigi zaman cok yapmacik oluyor. bu dizi niye izlenmiyor? toplum apolitik oldugu icin mi? HAYIR! 1. oyuncu kadrosu kötü 2. tarafli 3. senaryo kötü 4. cok sıkıcı. insan izlerken uykusu geliyor:img-bored .......

ceren durul
07-01-10, 21:53
Dizi´de sanki, önce bunu mu islesek, bunu mu, öyle bir his veriyor bana.
Rayina tam oturmadi.
Cok cabuk gelisiyor olaylar.
Cemilenin mesela hamileligi.

Ben bir tek Kürsat ve Elif icin izliyorum.
Onlar´dan sadece tad aliyorum.
Kürsat Necip Fazil´in ( Allah rahmet eylesin ) siirini okumasi hosuma gitti.
Fakat Necip Fazil cok önemli bir sahis.
Onunla ilgili sahneler, anma, siirleri daha fazla olabilirdi.

Sinan´in hic Necip Fazilin siirlerini okumadigi cok belli. :icon_whis

Yildiz hakliydi Cemileye söylediklerinde.
Insan beklemesi sabretmesi lazim, bazi seyler icin.
En sevmedigim sey ise " .. bir an´da oldu" "olaylar cabuk gelisti"
Nasil hemencecik oluyor, sarhos muydun ...
Bebek eksikti, tam oldu.

Kürsat ve Kerim in iliskisi hosuma gidiyor, bunca fikir ayriligina ragmen.
Elifin kardesini sevdim. :icon_whis
Kürsat cok üstüne gitmek istemedi.
Malum birisi dini yönden bakiyor, digeri ülkenin cikarlari acisindan.

1. Reytingler kötü gördügüm kadari ile.
Bu bence cok dogal.
Halbu ki Tomris hanim gayret etse, bu dizi o kadar izlenir ki.
Biraz özen!

-Tek tarafli görüsler gösteriliyor
-Konu baglantisi kopuk
-Hikaye akici degil
-Hangi konuyu önce islesek diye bir bozukluk var
-Karekterleri itici yapmak icin elinden gelen yapiliyor

Bu nedenler dahi yeter.
Malesef bu dizidede (HS´de oldugu gibi), tek tarafli gösteriyorlar.
Insanlarin cektikleri cileleri ayni oranda gösterilse...

Buket-TY
07-01-10, 22:10
bölümü yeni izledim...
melis'in oyunculuguna hayran kaldim.:img-hyste bir insan anca bukadar kötü oynayabilir. mimikleri, bakislari cok yapmacik. hele o son sahnede hamile oldugunu söylediginde 'yuh! artik' dedim. birde basrol oyuncusu. ben olsam ona kücük bir rol bile vermezdim.
berrak'ta öyle. bagirdigi zaman, sinirlendigi zaman cok yapmacik oluyor. bu dizi niye izlenmiyor? toplum apolitik oldugu icin mi? HAYIR! 1. oyuncu kadrosu kötü 2. tarafli 3. senaryo kötü 4. cok sıkıcı. insan izlerken uykusu geliyor:img-bored .......

Sen yinede her hafta bikmadan takip ediyorsun, bu biz'e yetiyor :good:



Bu bolumde etkilendigim sahnelerden biri Nedim-Sinan-Yildiz sahnesiydi,, Burasi bana gore cok gercekci olmusdu,, orgutlerin dagilmalari felan, cok guzel islemisler,,,
Aslinda bakarsaniz senaryo olmasi gerektigi gibi,, yani darbeden sonra insanlarin degisimi felan guzel yansitiliyor,, ama artik biraz degisiklige ihtiyacimiz var diye dusunuyorum,,
Bence bir zaman atlamasi dizimize iyi gelecektir,,
Bu arada gazete mansetleri gecerken, keske bunu isleselerdi, bunu gosterselerdi dedigim cok oluyor,, Neden vazgecmiyorlar bu mansetlerden?

Ve son bir not,, Dizimizin gunu degismesi lazim, sali olmuyor :bilmim

matraka
07-01-10, 22:56
evet işlerden dolayı bölüm yorumu yapamadım şimdi yapalım bari kısa ve öz olsun

böyle gitmez!diye naralar atıyorduk buralarda ama bizi dinleyen olmadı,olaylara giriş yapıldı,ama dizide düzen yok,izlerken sıkılıyor insan,insan kendisinin sahip çıktığı dizi hakkında bunları dermi der,nilgün hanım başaramadı bu sefer,anlatamadı izleyiciye derdini,birşeyler yapılması lazım,

cemile&sinan sahnelerini çekemeyenlerden biri olmaya başladım,evli birde hamile kaldı:img-hysteyahu ayrılında milletin derdi bitsin!reytingler düzelir o zaman,olmadı kurgu baştan beri yanlıştı,kurgunun yanlışlıklarını daha önce yazmıştım tekrarlamıcam,olay örgüsü,tarih hiçbir ayrıntıya dikkat edilmez oldu,emek bir yere kadar takdir ediliyor,genede reytinglerde bu kadar çakılma beklemiyordum,

dizinin toparlanması için yapılacak en akıllıca iş,olay örgüsü yaratmak olmalı,solcular herşeyden çekildi,ülkücüler terör estiriyor havasında gidiyoruz bakalım,unuttuğumuz bir gerçek toplum,60-70 lerin dava inancı yok,reytingleri etkiliyordu,o davalar,ama 80 lerde daha çok sindirme olmasına rağmen bu izleyiciye anlatılamıyor,60-70 lerin yanında 80 yılları ağır toptur ama bunu bile anlatamadılar,diyarbakır işleniyor ,illegal örgütümüz o yıllarda sahnede işlenmiyor,

neresinden bakarsam bölüm elimde kalıyor,bksumdaki ilşki ağını sevemedim gitti?çare çare senarist çare!

biraz ordan biraz burdan oldu ama anlasınlar yanlış birşeyler var artık,kaç hafta önce geliyor dedik,dinlesinler artık bizi...

(DiLeK)
07-01-10, 23:31
@Buket-TY
yayinlandigi gün izleyemesemde, cok sıkıcı bir dizi olsada yinede simdiye kadar bütün bölümlerini izledim izlemeyede devam edecegim cünkü olaylari insanlara nasil aktarmaya calistiklarini merak ediyorum.


solcular herşeyden çekildi,ülkücüler terör estiriyor havasında gidiyoruz
ülkede terör estiren komunistler degilmiydi? ''sagcilar kötü, komunistler iyi. sagcilarin silahi var komunistlerin kalemi.'' yok yaaaaaaa bende inandim. kimi kandiriyorsunuz siz? tamam bu dizi tarafli ama bu kadarda olmaz. yuh! birazda diger tarafin yaptigi pislikleri gösterseniz.


illegal örgütümüz o yıllarda sahnede işlenmiyor,
islerine gelmiyor cünkü. vatanini milletini sevenleri kötü göstermeyi biliyorlar ama o terör örgütünün yaptigi pisliklerini, hainliklerini göstermiyorlar göstereceklerinide sanmiyorum. bu nasil bir dizi? o dagdaki teröristleri masummus gibi gösterirlerse hic sasirmam


gercekleri anlatmaya calisiyorsunuz ama komunistleri bize iyi göstererek gercekleri anlatmis olmuyorsunuz. zaten herkes bunun farkinda...

b.u.r.c.u.
08-01-10, 01:32
ülkede terör estiren komunistler degilmiydi? ''sagcilar kötü, komunistler iyi. sagcilarin silahi var komunistlerin kalemi.'' yok yaaaaaaa bende inandim. kimi kandiriyorsunuz siz? tamam bu dizi tarafli ama bu kadarda olmaz. yuh! birazda diger tarafin yaptigi pislikleri gösterseniz.



islerine gelmiyor cünkü. vatanini milletini sevenleri kötü göstermeyi biliyorlar ama o terör örgütünün yaptigi pisliklerini, hainliklerini göstermiyorlar göstereceklerinide sanmiyorum. bu nasil bir dizi? o dagdaki teröristleri masummus gibi gösterirlerse hic sasirmam


gercekleri anlatmaya calisiyorsunuz ama komunistleri bize iyi göstererek gercekleri anlatmis olmuyorsunuz. zaten herkes bunun farkinda...

sonuna kadar katılıorum..şu yorumu yazan parmaklarına sağlık;)
ülkücü mafya varken dier tarafı nie anlatsınlarkii,, bunların tarafı belli yönü belli.. kendi pisliklerini göremedikleri,, hatırlatmak istemedikleri için elbette sağın silahını, solun kalemini gösterecekler..sağda iyi adam ne gezsinn.. onlar anca ellerine silah alıp adam vurmayı, mafyacılık oynamayı,, insana kötülük etmeyi bilirler.. soldakiler tertemiz prıl pırıl insanlar..örgüt kurup, kalem tutup getiriler düşüncelrini dile bu kadar basit!!!

sen en azından neyi nasıl aktardıklarını merak ettiğin için izliomuşsun ben onu da merak etmiorum artık belli zaten:) bnm sebebim tek bi kişi.. okan yalabık,,tpkı hatırla sevgilide olduğu gibi.. yoksa bu diziden öğreneceğim hiç bişe yok://

apple-core
08-01-10, 04:29
Daha bölümü izleyemeden fragmanı izledim :img-hyste Fragman yayınlandı bu arada söylemiş miydim :img-hyste

Yayın günü ve saati Salı 20:00 olarak görünüyor. Değişen bir şey yok. Bu reytinglere rağmen Show diziye şans vermekte kararlı çok şükür ki.

Fragmanda olanları anlatayım;

Cemile, Yalçın'ın tedavisi için İsviçre ya da İsveç'e gidecek sanırım. İsim benzerliğinden aklımda kalmadı ama İsviçre olsa gerek :) Daha doğrusu Yalçın'ın doktoru tedavi için oraya gitmesini söylüyor. Cemile'nin annesi de "Sen de gideceksin herhalde değil mi?" diye soruyor. Cemile-Sinan hala birlikteler bu arada. Sonra arbaya binip gidiyorlar sanırım çünkü Yıldız, annesi ve birkaç kişi daha el sallıyorlardı.

Tek giden Cemile değil ne yazık ki. Kerim de Londra'ya gidiyor. Yıldız bunu duyunca yüzü düşüyor donup kalıyor:icon_sorr Sonra Kerim'e sarılıyor sanırım Kerem'in gideceği günün gecesi. Dışarıca bir sokak köşesinde vedalaşıyorlar. Kerim "Böyle vedaları sevmem" gibisinden bir şey söylüyor :icon_sorr Sanırım Kerim gitme kararını Yıldız'a sorduğu bir sorudan sonra veriyor. Çünkü fragmanın başlarında Kerim Yıldız'a "Şimdi başka biri sana aşık olsa o adama dönüp bakmaz mısın?" diye soruyor. Kısacası üstükapalı kendi durumunu soruyor. Yıldız büyük ihtimalle hayır diyecek. Kerim de bu cevaptan sonra gitme kararı alacak sanırım...

Kürşat-Elif evleniyorlar :happy0064Kerim var nihaklarında. Alkışlıyor onları.

Ve en önemlisi dergi kapatılıyor :img-cray:Kerim'in gitmesinde bahane olacak bu sanırım. İş için gideceğini söyleyecek ama altında aslında platonik aşkı yatıyor.

Hüseyin yine bir eylem hazırlığında sanırım. Koğuşunda tekdüze kıyafetlerle ilgili bir yazı okuyor. Bununla ilgili bir eylem hazırlığında sanırım.

Aklımda kalmadı fazla artık bu kadarıyla idare edin. Ben daha bölümü izleyemedğim için biraz kopuk geldi fragman. Yarın izleyip hem bölümü hem fragmanı yorumlarım artık... :img-wink:


EDIT: Fragman nete düşmüş. Ben de boş yere anlatıyorum burada :img-hyste Malum siteden izleybilirsiniz :img-wink:

laylaylomm
08-01-10, 08:56
Fragmanı ben de izledim. Matraka gözün aydın. Cemile ve Sinan ayrılıyor, Cemile, Yalçın'ın tedavisi için İsviçre'ye gidiyor.
Yalçın "Kararım kesin. Gece yarın benimle birlikte geliyor" diyor. Cemile de
"Gece'den daha önemli kimse yok benim hayatımda, bende sizinle geliyorum, bunu Gece için yapıyorum" diyor.

Yalçın'ın Gece'yi kullanarak birşeyler yapmaya çalışacağını bekliyordum.

Yalçın'ın yere attığı kağıt da Cemile'nin hamile olduğunu gösteren kağıt olabilir.
Engin, Yalçın, Cemile ve Gece, arabayla gidiyorlar.

Sinan bebeğe seviniyor.
Cemile: Bu bebeği istiyor musun?
Sinan: Sen istemiyor musun?

Cemile gideceğine göre bebek ve Sinan ne olacak?:img-cray:Sinan bir sahnede çok üzgün görünüyor.

Gülümsün, Engin, Yıldız, Hasan Abi, Kerim ve Sinan ortak evdeler. Gülümsün'den Anap'ın iktidara gelmesiyle ilgili bazı sözler duyuyoruz. "5.000 kişi ölmeseydi, dört eğilim bir araya gelir miydi? diyor. Onun sonrasında Turgut Özal konuşması devreye giriyor. "Beşi bir ara beklerim" gibi birşey diyor. Semra Özal da diziye karekter olarak girmiş. :)

Kerim de Londra'ya gideceğim diyor. Yıldız, bu sözler sonrası kendini sorgulayabilir.

Kürşat ve Elif evleniyor. Evlenemezler diye düşünüyordum.

Hasan Abi'nin dergisi kapanıyor.

Hüseyin'ler iletişim ağını genişletmişler, yeni eylem planı yapıyorlar. Bu durumlar Hüseyin'in başına birşey gelebilir mi sorusunu akla getiriyor.

[arzu]
08-01-10, 09:45
anlatımlar için teşekkürler bende izledim biraz önce fragmanı :img-wink:
cezaevi olayları gidenler kalanlar ve yine haraketli bir bölüm. sabırsızlıkla bekliyorum...

kerim'im gidişine ve derginin kapanmasına üzüldüm, bi zaman atlaması mı olacak acaba diye düşünmeden edemedim. bu zaman zarfında da hüseyin'e veda etmiş olmayız inşallah diyeceğim ama hüseyin hayattayken yıldız ve kerim imkansız gibi görünüyor. en azından yıldız açısından...

cemile'nin gidişini anlayabiliyorum. sinan'ın haline üzülsümde cemile zor bir durumda ve bölümü izlemeden karar vermek istemem ama başka çaresi yok gibi görünüyor. üstelik bu gidişin sinan cemo ayrılığı olacağınıda düşünmüyorum çünkü değişen birşey olmaz ha istanbul'da yanında olmuş ha isviçre'de. lakin yalçın düzeldikçe ve bazı şeyleri direttikçe kesin bir ayrılık gerçekleşirse birşey diyemem. izleyip göreceğiz...
ama eğer ki bebeği aldırırsa cemile, o zaman sinan'la ilişkileri asla eskisi gibi olmaz ve bana görede büyük bir yara alırlar. işte o zaman belki ben bile ayrılsınlar diyebilirim. üstelik bu ortak karar olsa bile. ve o kararıda destekleyeceğimi sanmıyorum. belki anlayabilirim ama onayım olamaz...
ayrıca, cemile için yeni bebeği de en az gece kadar önemli olmalı hatta sinan'dan bile daha önemli...

neyse karalarız yine birşeyler, sevgiler herkese...

matraka
08-01-10, 12:43
sonuna kadar katılıorum..şu yorumu yazan parmaklarına sağlık;)
ülkücü mafya varken dier tarafı nie anlatsınlarkii,, bunların tarafı belli yönü belli.. kendi pisliklerini göremedikleri,, hatırlatmak istemedikleri için elbette sağın silahını, solun kalemini gösterecekler..sağda iyi adam ne gezsinn.. onlar anca ellerine silah alıp adam vurmayı, mafyacılık oynamayı,, insana kötülük etmeyi bilirler.. soldakiler tertemiz prıl pırıl insanlar..örgüt kurup, kalem tutup getiriler düşüncelrini dile bu kadar basit!!!

sen en azından neyi nasıl aktardıklarını merak ettiğin için izliomuşsun ben onu da merak etmiorum artık belli zaten:) bnm sebebim tek bi kişi.. okan yalabık,,tpkı hatırla sevgilide olduğu gibi.. yoksa bu diziden öğreneceğim hiç bişe yok://
sevgili burcu
dileğin yorumuna katılmamanı tercih ederdim:img-hysteama katılmışsın
şimdi tarih 1983 sonu olduğu için solcuların cici bici olması doğal:img-hysteçünkü lider kadroları dahil çoğu içeride...dışarıda solcumu kaldı ki!eline silah alsın.. :img-hystekalmadı.. sorunda burda dışarı çıkanlarda toparlanamadı,çünkü devlet insanlık suçlarını ,birer birer üzerlerinde denedi,toplanacak savaşacak karşı koyacak güçleri kalmadı

1980 darbesi solculara daha çok vurmuştur,ülkücülerede vurmuştur,ama solcular kadar rencide edilmediler,o yüzden bu ülkede mafya kimler bir bak derim,ondan sonra yorum yapalım
sadece kızdığım nokta,solcular tarafındada devletten intikam almak isteyen çıkmamasıdır,silahlı eylem yapmamasıdır

eğer 80 dönemi ve sonrasını anlatıcam diyorsan,illegal örgütümüze değinmen gerekir

eksiklik gördüğüm budur,başka birşey değil,

cemotara
08-01-10, 12:47
sonuna kadar katılıorum..şu yorumu yazan parmaklarına sağlık;)
ülkücü mafya varken dier tarafı nie anlatsınlarkii,, bunların tarafı belli yönü belli.. kendi pisliklerini göremedikleri,, hatırlatmak istemedikleri için elbette sağın silahını, solun kalemini gösterecekler..sağda iyi adam ne gezsinn.. onlar anca ellerine silah alıp adam vurmayı, mafyacılık oynamayı,, insana kötülük etmeyi bilirler.. soldakiler tertemiz prıl pırıl insanlar..örgüt kurup, kalem tutup getiriler düşüncelrini dile bu kadar basit!!!

sen en azından neyi nasıl aktardıklarını merak ettiğin için izliomuşsun ben onu da merak etmiorum artık belli zaten:) bnm sebebim tek bi kişi.. okan yalabık,,tpkı hatırla sevgilide olduğu gibi.. yoksa bu diziden öğreneceğim hiç bişe yok://
Bu diziyi doğru düzgün izlemiyorum çünkü birtürlü sevemedim diziyi ama tüm söylediklerinize katılıyorum.Gerçekten dizi çok taraflı ve ülkücüleri terörist gibi gösterip solcularıda tertemiz göstermeri çok yanlış ve diziye ısınamamın en baştaki sebebide bu.

matraka
08-01-10, 12:52
Fragmanı ben de izledim. Matraka gözün aydın. Cemile ve Sinan ayrılıyor, Cemile, Yalçın'ın tedavisi için İsviçre'ye gidiyor.
Yalçın "Kararım kesin. Gece yarın benimle birlikte geliyor" diyor. Cemile de
"Gece'den daha önemli kimse yok benim hayatımda, bende sizinle geliyorum, bunu Gece için yapıyorum" diyor.

Yalçın'ın Gece'yi kullanarak birşeyler yapmaya çalışacağını bekliyordum.

Yalçın'ın yere attığı kağıt da Cemile'nin hamile olduğunu gösteren kağıt olabilir.
Engin, Yalçın, Cemile ve Gece, arabayla gidiyorlar.

Sinan bebeğe seviniyor.
Cemile: Bu bebeği istiyor musun?
Sinan: Sen istemiyor musun?

Cemile gideceğine göre bebek ve Sinan ne olacak?:img-cray:Sinan bir sahnede çok üzgün görünüyor.

Gülümsün, Engin, Yıldız, Hasan Abi, Kerim ve Sinan ortak evdeler. Gülümsün'den Anap'ın iktidara gelmesiyle ilgili bazı sözler duyuyoruz. "5.000 kişi ölmeseydi, dört eğilim bir araya gelir miydi? diyor. Onun sonrasında Turgut Özal konuşması devreye giriyor. "Beşi bir ara beklerim" gibi birşey diyor. Semra Özal da diziye karekter olarak girmiş. :)

Kerim de Londra'ya gideceğim diyor. Yıldız, bu sözler sonrası kendini sorgulayabilir.

Kürşat ve Elif evleniyor. Evlenemezler diye düşünüyordum.

Hasan Abi'nin dergisi kapanıyor.

Hüseyin'ler iletişim ağını genişletmişler, yeni eylem planı yapıyorlar. Bu durumlar Hüseyin'in başına birşey gelebilir mi sorusunu akla getiriyor.
gözüm aydın olsun artık:img-hysteayrılsınlar ya...bu dizinin ilişki ağını sevemedim gitti,neden bilmiyorum,dizide en gerçekci aile,islamcı aile:img-hystebaşkada yok!

12.bölümü izlerken gerçekten sıkıldım!sahne ve muzikler o kadar ağır geliyorki,ulen bu benim dizim zorla izlicem diyorum:img-hyste
demek geceden daha önemli kimse yokmuş:img-hysteaşka bak be!biz niye göremedik bunu demek istiyorum:img-hyste
bu sinan cemile aşkı bana taraf değiştirticek olan bu olucak

hasan abinin dergisinin kapanması iyi olmuş:img-hysteo sahnelerde de sıkılıyorum,:img-hystezaten hasan abi...önüne geleni alıyordu,çekleri kese kese :img-hyste gitti kerim yiğido kerim,aşkını kalbine gömüp gidiyor demek!ne diyelim iyi olmuş ,bir cemile sinan daha çekmem !

yav işin ilginç yanı cemile kendini savunurken durumunu anlatmayı tercih etmiyor,ben ona şaşırıyorum,anlatsana kardeşine, açılsana 'sen içerideyken boks maçı yaptık'desene....anlat !herşeyi gizliyor bu cemile,o yüzdende inandırıcı gelmiyor,izleyici kafasında cemileye kötü kadın damgasını vurmuş,aşklarınada büyük aşk olarak bakmaz!
bu saatten sonra...

forever_bim
08-01-10, 12:57
Ben şu ŞOM AĞZIMI götürüp Dünyanın en büyük nehri olana Amazon'un taşma zamanında yıkayayım. :img-yes: Felaket Tellallığından inanılmaz başarı kaydettiğim için kendime mi yoksa standart kalıpları aşamayan senaristlere mi kızayım şaşırdım.

BKSU'nun son bölümün son sahnesinde Cemile, Sinan'a HAMİLE olduğunu söyledi. Tabii ki bu bebek Sinan'dan. Hem de Cemile gibi evli çocuk sahibi bir kadın bunu yapıyor. Ya bu kadın Yalçın ile evli iken de korunmuyor muydu acaba? Ne milletmişiz yahu. Bir Aile Planlamasını isteyince çocuk yapıp istemeyince yapmamasını öğrenmemişiz.

reytingler dibe vurmuş. Bu dizi gidici yola girdi artık.

Bir dizide en önemli unsur SENARYO. Ezel mesela, 3578. kez işlenen intikam konusunu öyle bir anlatım tekniğiyle işlemiş ki millet müptelası oldu.

Her dizinin belli başlı formülleri olmalı bence. Dönem dizilerinde Aşk-ı Memnu furyası yaşatamazlar insanlar geçmişi o dönemdeki aşkları hep olumlu anımsamak ister. Dönem dizilerinde aşklar nahif olmalı, her ne kadar insanlıktan nasibini alamamış olsa da Yalçın, Cemile onu aldatmamalıydı. Hatırla Sevgili'deki nahif aşkı burada yakalayamadılar. Beyinde bitirdim ilişkimi o yüzden aldatıyorum hobareeey cumburlop yatak diyemez birey, üstüne bir de Cemile'nin hamileliği geldi. Amanın. Hepsinden geçtim eğer ki niyet dönem dizisinde Aşk-ı Memnu havası yaratmaksa çiftin albenisi çok yüksek olmalı (Aşk-ı Memnu'daki B&B uyumu gibi) bu dizide Bülent İnal doğru (dönem dizilerine çok yakışıyor ve iyi de oynuyor) Melis Birkan yanlış seçim !!!




Reytingler için çok üzgünüm. Ama Show'un diziye gereğinden fazla şans tanıdığını falan düşünmüyorum. Başta çok arkasında durdular, lansmanı iyi yapıldı ama yayınlamaya başlayınca birçok hata yaptılar. Bir hafta çok geniş özet verip yeni bölümü ikinci kuşağa sarkıttılar. Bir hafta hiç özet vermediler. Başka bir hafta özet kararındaydı ama bir sonraki hafta yine özet süresi değişmişti. Bir başka hafta saati değiştirip 22:00'da verdiler. Sonraki hafta eski saatine aldılar. Bu haftaki bölümü de önce 22:15 diye fragman dönüp sonra 20:00'da dediler. Ayrıca 1-2 dakikalık miniminnacık bir özetin ardından dan diye başlattılar. Ben bu reyting işlerinden anlamıyorum, yani şu gün olmalı, bu saat olmalı falan diyemeyeceğim. Ama bildiğim bir şey varsa izleyici olarak diziyi izleyebilmek için yakın takip yaptığım. Forumdan ve Show'un web sayfasından takip ediyorum, ayrıca Tv'den fragman yakalayıp yayın saatinden emin olmaya çalışıyorum. :icon_whis

Montajın bence de düzeltilmesi gerekiyor. Ayrıca senaryoda siyasete daha çok yer verilmeli, bu konuda daha çok sahne, daha çok anlatım olmalı. Nhelenia'nın bahsettiği mevsim ve zaman atlama hataları yapılmamalı. Hızlı koşmasınlar, acele acele birçok şeyi anlatıp bir nefeste tüketmesinler, takip etmemiz de zor oluyor. Kanal da bir zahmet diziyi daha istikrarlı versin. Bu dizi AB'de 4. 5. falan olmuştu yanlış hatırlamıyorsam. Daha iyiye gitmesini beklerken el birliği ile tüketmesinler.

Tek isteğim dizinin devam etmesi. Kanal da, yapımcı da, yönetmen de, senarist de gerekeni yapsın lütfen.

Dudaktan Kalbe 5 farklı zaman dilimini dolaştı.

Sırasıyla diziyi,

Pazartesi 20
Çarşamba 22.15 (hatta 23)
Pazartesi 22
Salı 20
Salı 22
'de izledik buna rağmen dizi 75 bölüm direnebilmişti. Beterin beteri var aylaayla.

matraka
08-01-10, 13:04
Bir dizide en önemli unsur SENARYO. Ezel mesela, 3578. kez işlenen intikam konusunu öyle bir anlatım tekniğiyle işlemiş ki millet müptelası oldu.

Her dizinin belli başlı formülleri olmalı bence. Dönem dizilerinde Aşk-ı Memnu furyası yaşatamazlar insanlar geçmişi o dönemdeki aşkları hep olumlu anımsamak ister. Dönem dizilerinde aşklar nahif olmalı, her ne kadar insanlıktan nasibini alamamış olsa da Yalçın, Cemile onu aldatmamalıydı. Hatırla Sevgili'deki nahif aşkı burada yakalayamadılar. Beyinde bitirdim ilişkimi o yüzden aldatıyorum hobareeey cumburlop yatak diyemez birey, üstüne bir de Cemile'nin hamileliği geldi. Amanın. Hepsinden geçtim eğer ki niyet dönem dizisinde Aşk-ı Memnu havası yaratmaksa çiftin albenisi çok yüksek olmalı (Aşk-ı Memnu'daki B&B uyumu gibi) bu dizide Bülent İnal doğru (dönem dizilerine çok yakışıyor ve iyi de oynuyor) Melis Birkan yanlış seçim !!!



Dudaktan Kalbe 5 farklı zaman dilimini dolaştı.

Sırasıyla diziyi,

Pazartesi 20
Çarşamba 22.15 (hatta 23)
Pazartesi 22
Salı 20
Salı 22
'de izledik buna rağmen dizi 75 bölüm direnebilmişti. Beterin beteri var aylaayla.
işte budur be kardeşim:img-hystenerelerdesin sen,valla özlemişim yorumlarını...buram buram forever_bim kokuyor:img-hystemelisi baştan beri sevmedim ben zaten,bülentle berrak olsun istiyordum hep,sert aşk olsun diye,ama bizim çok bilmiş senaristimiz,tabiri caizse dolaştı,eli,kalemi,ayakları birbirine girdi,nilgün hanımdan beklenmeyecek bir performans izliyorum:img-hysteşaştığım budur,

sorunda burda anlatım tekniği,dedikya eli,kalemi,ayağı dolaştı:img-hysteumarım kendini çözerde,inat etmeden radikal değişiklikleri yapar,yoksa bu böyle gitmez!showtv de bir yere kadar idare eder,

bizim dizide gün avına çıksa itiraz etmem aslında:img-hyste

lpchester
08-01-10, 13:57
kürsatla elif evleniyorlar...korsan nikahta mutlu son...kürsatla al capone tufan karsı karsıya...kürsat sanırım tufanı cekip bu işlerden almaya calısacak..bakalım neler olacak...
bu bölüm herkes bir yerlere gidiyor...hadi cemileyi anladık tedavi için yalçınla gidiyor,peki kerimi neden gönderiyorlar anlamadım....gitmek cözüm olsa...
hüseyin eylem hazırlığında...su hüseyine hapiste basına bir iş gelmeden tahliye olacağı zamanı görecekmiyiz acaba....ben bu adamın hapishane kapısından cıktığı zamanı görmek istiyorum...

Nhelenia
08-01-10, 14:31
kürsatla elif evleniyorlar...korsan nikahta mutlu son...


açıkcası ben evlenmelerinden yana değilim yani şimdilik bu aşkda biraz zor olmalıydı çok çabuk kavuştu çiftimiz tedirginimde açıkcası hikayeyi toparlamayamı çalışıyolar ki acaba nedir bu acele anlamadım. :icon_whis gökten üç elma düşse üçüde izleyicinin kafasına sanırım...:img-swoon

lpchester
08-01-10, 14:47
açıkcası ben evlenmelerinden yana değilim yani şimdilik bu aşkda biraz zor olmalıydı çok çabuk kavuştu çiftimiz tedirginimde açıkcası hikayeyi toparlamayamı çalışıyolar ki acaba nedir bu acele anlamadım. :icon_whis gökten üç elma düşse üçüde izleyicinin kafasına sanırım...:img-swoon
bende fragmanı izleyene kadar evlenmelerine engel cıkar diye düşünüyordum ama nikahı görünce....bu çifti seviyorum ama banada cok cabuk geldi..

kadir_özdal
08-01-10, 17:17
fragmanı izlemiş kadar oldum..
ne çabuk evleniolar kürsatlar yaa..
yalçın baya iyileşiyor demek ki..
acaba nolcak şu bebek meselesi..
ben duyunca çok şaşırdım yaa

özgü necati
08-01-10, 20:21
Cemile ve Sinan'a çok üzüldüm :img-cray: bebekleri var ve ayrılacaklar :img-cray:
Yalçın'ın Geceyi kullanacağına emindim zaten.. işte o böyle karaktersiz bir adam kendi çocuğunu kullanıyor... diyecek hiçbirşey bulamıyorum...
Cemile mutsuz ama gitmek zorunda çocuğu için... anneliğine laf söylenmez umarım artık :icon_whis evladı için sevdiği adamı bırakıyor ve sevdiği adamında çocuğunu taşırken... bence çok iyi bir anne..
ayrıca Melis Birkan'da hamileyim derken gayet güzel yansıttı bence duyguyu.. mutlu-mutsuz arası bir hali olduğu gayet iyi anlaşılıyordu...
Sinan'ı üzgün görmeyi hiç istemiyorum ama ne yazık ki bu bölüm bayaa üzgün göreceğiz :img-cray: umarım en yakın zamanda kavuşurlar :img-in_lo

Kürşat ve Elif'e çok sevindim, bari onlar mutlu olsunlar :img-in_lo

[arzu]
08-01-10, 21:31
saatimizde değişiklik olmuş ;
salı - 22,30 diye tanıtım yapıyor show tv... ekran altındaki reklamda bu şekilde verdi...

http://img43.imageshack.us/img43/6414/bscap001w.jpg

(DiLeK)
08-01-10, 21:38
sevgili burcu
dileğin yorumuna katılmamanı tercih ederdim:img-hysteama katılmışsın
şimdi tarih 1983 sonu olduğu için solcuların cici bici olması doğal:img-hyste
:img-beee::img-beee::img-beee:
ister 1983 olsun ister 1993 bunlar yine komunistleri cici bici gösterirler

bize bunu göstermeye calisiyorlar:
komunistler --> :img-angel :img-kiss:
sagcilar --> :img-gun: :fighting2 :icon_evil

:img-hyste kim inanir buna...


birsey merak ediyorum. terör olaylarini, bebek katilerin yaptigi hainliklerini göstermelerini istiyormusunuz? vatan hainlerin nasil ögretmenleri, askerleri, masum insanlari öldürdüklerini görmek istiyormusunuz? bunlarda TÜRKIYE'nin gercekleri degil mi?


Melis Birkan'da hamileyim derken gayet güzel yansıttı bence duyguyu.. mutlu-mutsuz arası bir hali olduğu gayet iyi anlaşılıyordu...

bende melis'i en cok o sahnede yapmacik buldum 508719

elif15
08-01-10, 21:47
fragman çok güzel ya.. bu bölüm gerçekten süper olacak..
sıkı bi kerim&yıldız fanı olarak bu bölüm yıldız kendisini birazda olsa sorgulayacak ve kerim in yokluğunda tamamen olmasada bişeyleri farkına varacak gibi hissediorum.. umuyorumd esem daha doğru olur..

"birisi sana aşık olsa, sen dönüp o adamın yüzüne bakmazdın dimi?":img-cray::img-in_lo
off yaa.. yıldız da büyük ihtimal hayır bakmam çünkü ben hüseyin e aşığım tarzı bi laf edecek.. ve kerim bu sözle gitme kararı alacak bence..

"Nereye gidiyorsun?"
"Londra'ya":img-cray:
Sinan ve Kerim arasında geçen bu replikten sonra yıldız olayı hazmetmek için donup kalıo bi.. üzülüyo tabiki.. çünkü kerim i çok yakın bi arkadaşı olarak görüyo ve onu kaybedeceğini düşünüo.. ne de olsa kerim yıldız a katlanabilen nadir insanlardan biri..

"Kendine dikkat et olur mu?"
"Ben sevmiyorum böyle mutluluk dileklerini falan":img-cray:
Kıyamam ya off.. Yıldız nasıl sarılmış öle kerim in boynuna.. Hele o kerim in suratında ifade..
Umarım (lütfenn!) Kerim in bu gidişinden sonra Yıldız bişileri farkeder.. Hemen direk aa ben Kerim e aşıkmışım yahu diye bişi beklemiorum zaten olmasında ama en azından bi "noluyo ya?" şeklinde tepkisi olsun.. yalnız kaldığını hissetsin kerim i özlesin..

Kerim gidiyo.. Dergi kapatıldı.. Cemile de gidio..
Bunlardan çıkardığımız ortak sonuç? Zaman atlaması olacak.. Ve Kerim ile Cemile nin döndüğü sahneden yeniden başlayacak herşey.. Bakalım onlar döndüğünde neler değişmiş olacak?

zeynep93
08-01-10, 22:12
fragman cok güzel kerim-yıldız sahneleri acısından:img-in_lo olsun diger
sahnelerde dahil..güzel bi bölüm olucak:img-yes: melekler korusunda 22.30
diye göstermis sanırım sitedeki fragmanda 20.00 yazıyor..saat degisikliginden
cok gün degisikligi olsa daha iyi olabilir ama umarım 22.30 diildir :/

Yavlakoz
08-01-10, 22:27
Bu bölüm eski bölümlere göre daha iyiydi.Siyasi olaylar daha yoğundu.Gazete küpürlerinin yerini televizyon görüntülerinin alması daha iyi oldu.
Necip Fazıla yer verilmesi çok güzeldi.Çarpıcı olan nasıl bir taraf Nazım'ı okumamış ve tanımamışsa diğer tarafın da Necip Fazıl'ı okumamış ve tanımamış olmasıydı.Siyasetin,tarafgirliğin belli noktalarda insanı nasıl önyargılara mahkum ettiğine dair güzel bir örnekti.
Kürşat karakteri çok sağlam duruyor.Elif'i çok naif ve sevimli buluyorum.Ama zaman içerisinde bu duruşlarını koruyabilcekler mi merak ediyorum.
Hikayede kopukluklar var.Zaman bazı kişiler ve olaylar için hızlı akarken bazı kişiler için yerinde sayıyor.Karman çorman etmişler o kısmı.
Ben burasının biraz senaryoda farklı danışmanların etkisinden kaynaklandığını düşünüyorum.Senarist bence hikayeyi toparlamakta zorlanıyor.
Diğer bölümlere göre sıkılmadan izlediğim çok sahne vardı.Onun için ben bu bölümü daha çok sevdim. (Tabi malum Cemile-Sinan saçma ilişkisi hariç...)

gıdık
08-01-10, 22:27
yeni alt fragman girdi. dizi 22.30 a almışlar. sanırım diziden umudu kestiler. bu en çok aşk ve cezaya yarar bu diziye yaramaz en iyi saat 22:20 cuma idi yazık etiler diziye

HeRGeLe
08-01-10, 22:55
Herkese Merhabalar...

Evet uzun zamandır bu kadar güzel bir bölüm izlememiştim. Geçen hafta ki bölüm çok iyidi:good: Her şeyi yerli yerindeydi. Siyasetten aşka kadar her şey vardı. Oyuncularda gittikçe iyi oynamaya başladılar. ( Özellikle Bayanlar)...

Metristeki protesto çok anlamlıydı.Metriste daha da çok olay olucak. Tabi kanal yayından kaldırmazsa!. Turgut Özal'ı canlandıran arkadaşa bravo çok iyi canlandıryor gerçekten. Seçimler,Olaylar,Protestolar...Uğur Mumcu'yuda sanki bir ara gördüm, daha doğrusu ona benzettim ama, daha çok var onun katledilmesine, 94 yılına kadar bir 10 yıl var. Acaba dizimizin o yılları göstermeye ömrü yetecek mi?:bilmim

Gerçekten bu bölüm izlenemeye değerdi. :good:

Ancak yeni fragmanı gördüm. Bütün hayellerim ve mutluluğum suya düştü :img-swoon
Yine aşklar var gündemde.Cemile'yle kocası kavga ediyor Gece için, Gece'yle birlikte Cemile'de gitmek zorunda kalıyor falan filan. offffffffff. Çok önemli olaylar varken neden aşkları gözümüze sokmaya çalışıyorlar anlamıyorum!!

Dizi açıkçası sadece aşklar üzerinden gidecekse kesinlikle bitirilmeli. En azından dönem dizisi diye lanse edilmememli bence. 2-3 siyasi olayı anlattılar diyede dönem dizisi demesinler lütfen!:icon_whis

ummutsuz
08-01-10, 23:16
Bu dizi dönem dizisi diye basladi ve ilk bölümler birazda olsa gördük bir kac sey ama yapimci ve senaristler solculari olmadiklari kadar hakli ve cok haksizliga ugramis olarak göstermeyi amaclayarak yola ciktilar.Ilk bölümler bu amaclarini göstermek ve nabiz yoklamak istediler sanirim ama yapilan bu yanli ve tarafli diziyi birakin sagcilari solcular bile inandirici bulmadilar ve izlemediler.Ne komik deyilmi bazen anlatilan seylerin yanlis oldugunu iknaya calismak yada ispat etmek cok gereksiz olabilir cünki yanlis seyler böyle kendi kendini imha eder.Neyse en azindan insanlarin artik aptal olmadigini ve bilincli oldugunu her verilenin (araya askida serpip göz boyamalara ragmen)de dogru zannedilip tabiri caizse yenilmedigini anlayip bundan sonra daha dogru ve gercek yapimlar yapilir umarim.Tüm izleyenlere iyi seyirler.

hakan2635
08-01-10, 23:35
Bu dizi dönem dizisi diye basladi ve ilk bölümler birazda olsa gördük bir kac sey ama yapimci ve senaristler solculari olmadiklari kadar hakli ve cok haksizliga ugramis olarak göstermeyi amaclayarak yola ciktilar.Ilk bölümler bu amaclarini göstermek ve nabiz yoklamak istediler sanirim ama yapilan bu yanli ve tarafli diziyi birakin sagcilari solcular bile inandirici bulmadilar ve izlemediler.Ne komik deyilmi bazen anlatilan seylerin yanlis oldugunu iknaya calismak yada ispat etmek cok gereksiz olabilir cünki yanlis seyler böyle kendi kendini imha eder.Neyse en azindan insanlarin artik aptal olmadigini ve bilincli oldugunu her verilenin (araya askida serpip göz boyamalara ragmen)de dogru zannedilip tabiri caizse yenilmedigini anlayip bundan sonra daha dogru ve gercek yapimlar yapilir umarim.Tüm izleyenlere iyi seyirler.

ne tuhaf.. halbuki 80 sonrasında diyarbakır cezaevine girmiş ya da bi şekilde gözaltına alınmış insanların yazdıklarına ya da bu konudaki kitaplara bakıldığında dizinin ilk bölümlerinde hiç abartı olmadığı hatta çoğu şeyin yumuşatıldığı anlaşılıyor..

şu linke bi göz atın derim http://www.showtvnet.com/forum/forum_posts.asp?TID=1445&title=braz-dnelm

_meLike_
08-01-10, 23:40
Merhabalar.

Ne yazık ki 11. bölümü izleyemedim. 12. bölümün tekrarı da az önce bitti. Siyasi olaylar çok daha işlenmiş. Anap'ın iktidara gelmesi... O dönemi görmemiş birisi olarak tüm bunların canlandırılmasına seviniyorum.

Metris'de direniş devam ediyor haklı olarak. Hüseyin'in başına çok daha kötü şeyler gelebilir diye düşünüyorum. Mahkumların ailelerinin gösterildiği sahneleri seviyorum. O duygusal bağı, tarifi imkansız acı duyguları çok güzel aktarıyorlar.

Elif'in bu kadar çok gözünü karartabileceğini hiç düşünmemiştim. Cemile'ye en büyük destek veren Gülümsün olsa gerek. Cemile için Seniha'ya söyledikleri Cemile'yi korur gibiydi.

Yıldız'ı anlayabiliyorum. Ancak kendine de itiraf edemese de bence Cemile'ye hak veriyor. Onun kızgınlığı Sinan'la olan ilişkisini kendisiyle paylaşmamasından kaynaklanıyor olsa gerek.

Ve bölüm sonunda duyduğum ve beni şasırtan replik; hamileyim... Şimdi neler olacak acaba ? Yalçın'ın durumu ve Cemile'nin Yalçın'la gitmesi... Sinan'la olan ilişkileri hepten çıkmaza girmiş gibi.

yeni alt fragman girdi. dizi 22.30 a almışlar. sanırım diziden umudu kestiler. bu en çok aşk ve cezaya yarar bu diziye yaramaz en iyi saat 22:20 cuma idi yazık etiler diziye

Aa, yine mi saat değişikliği ? Eee artık pes demek istiyorum :img-tomat

[arzu]
09-01-10, 00:58
fragmanda sinan'ın tek mutlu olduğu an var oda cemo'ya sen istemiyormusun derkenki hali, gözleri gülüyor. bebeği ilk duyduğu andaki tepkisini izlemek için sabırsızlanıyorum...
ama sonrasında çok ağlıyor. gerek cemile'yle olan sahnelerinde gerekse fragmanın son sahnesindeki yalnız ağladığı anları heyecanla bekliyorum...

başak_mu
09-01-10, 02:28
İnin ve cinin top oynadığı foruma iyi geceler:)
Bu haftaki bölümü ancak şimdi izleme imkanı bulabildim ne yazık ki.
Arazi mafyası gayet iyi işleniyor bence.Tufan Efendi de bu arada mafyacık oldu..Nasıl da dayılanıyor öyle ama çok eğreti duruyor üzerinde o kendini çok bişey zannetse de..Kaçak yapılaşma,rant kavgası vs. bu konuda mağdur olan her zaman cebinde parası olmayan vatandaş oluyor işte.
Yıldız’ın Cemile’ye asıl kızgınlığı Sinan’la olan ilişkisinden dolayı diil de bunu Yıldız’la zamanında paylaşmamış olması. Ayrıca Yıldız’ın ettiği o büyük laflar ilerisi için işaret bence de.Cemile zamanı geldiğinde bunları kendisine hatırlatacaktır..Ben hala Yıldız-Kerim hikayesini farklı bir şekilde yazsalar diye umut ediyorum gerçi ya neyse:icon_whis
Elif-Kürşat ilişkisi çok naif bi şekilde ilerliyor.Elif şu anda benim ilk bölümlerde kendisinden hiç ummadığım kararlılıkla hareket ediyor..Yeni bölümde evlilik varmış sanırım hadi bakalım hayırlısı ama bu ilişkide dikensiz gül bahçesi olmaz..
Haldun Beyefendi de siyasetin içine dalmış e tabi çıkarlar..Fırıldak gibi dönmeye müsait bir karakter ne de olsa:img-wink:
Evren’in tüm dayatmalarına,propaganda faaliyetlerine rağmen seçimlerden ANAP’ın galibiyetle çıkması bişilerin kanıtı olsa gerek:icon_whisbu arada Özal’ın renkli kişiliği bu bölümde ucundan gösterildi..ilerleyen bölümlerde hem bu durum hem de Türk siyasi hayatının dönüm noktalarından birisi olduğu da gösterilmeye devam edilecektir kanımca(reyting hazretleri izin verirse)
Cemile’nin hamileliği çok gereksizdi bence ..zaten yeterince karmaşık olan bir durumun içine bir de bebek hiç ama hiç gerekli diil bana göre..Nasıl bağlayacaklar bu konuyu merak etmekteyim:bilmim
Yeni bölümde Kerim gidiyormuş..Kerim dur yahu gitme boşver sen Yıldız’ı bizler için gitme:img-in_lo..Bir önceki bölümde bu gidişin sinyalleri verilmiş..Gerçi biraz uzak olmaları iyi olabilir..O arada da Hüseyin’in hikayesi netleşir belki.
Ve reytingler hakkaten felaket..İlk haftalarda alınan reytingin çok gerisinde gelmiş..bu durumda senaristlerin kendini sorgulaması lazım..İlk başlarda insanlar meraktan izledi ki hikaye de iidi sonra çalakalem yazılmaya başlanınca hikaye insanlar da sıkıldı tabi.Saat diil gün değişikliği şart bence diziye:icon_sorr

gorgunk
09-01-10, 03:36
aslında bksu 1-0 yenik başladı,
çünkü önümüzde hatırla sevgili gibi bir örnek vardı.
herkes biraz onun gibi birşeyler bekledi,
ama aksine aşk ağırlıklı bir siyasetle karşılaştık..
Gerçi ben her bölümünü severek izliyorum, ama maalesef reyting denen de birşey var,
Cemile ve onun yasak aşkını izlemek pek keyif vermese bile..
kürşad ve elif aşkını izlemek daha keyifli, şimdilik umarım kötü birşeyler olmaz..

ee peki bu cemile giderse, sinan ve bebek ne olacak???

Neverland
09-01-10, 03:53
bu dizide eksik olan birşeyler var ama ne ben izlerken bulamıyorum.. sanırım çiftler.. mesela cemile-sinan çifti bana son derece antipatik geliyor bunun nedeni melis birkan'da olabilir. ne yalan söyleyeyim ben ilk kez bu dizide izledim kendisini.. bu kadar konuşulduktan, böyle bir çıkıştan sonra çok acayip birşey bekliyordum sanırım. kendisinin bende yaratığı tek duygu hayal kırıklığı oldu. bu son dönem oyuncularda "ağız bükme" mimiği tam olarak nereden geldi, kim yarattı gerçekten bilmek istiyorum. o ne fena, her daim aynı ifadedir öyle.. ayrıca karaktere yani cemileye gelirsek dilediğin kadar kafanda bitirsin hala evli bir insan. kocasıyle ilişkisini sürdürmesini asla bekleyemem ve istemem. zaten hastahane bahçesinde "odada yatıyor ama ben hala korkuyorum" derken sözlü olarak duygularını gayet güzel ifade etti. evliliğin neden bittiği sırf bu cümleyle bile anlaşılabilir ama dediğim gibi ne olursa olsun hala resmi olarak evliliği devam ederken, üstelik de bundan 30 yıl öncesinden bahsediyoruz, evli bir kadının başka bir adamdan hamile kalması izleyici tarafından hoş karşılanmaz. ben ki geniş düşünürüm bu konularda ama benim için bile cemile-sinandan hoşlanmamak için geçerli bir neden bu..

yıldız-kerime gelinde.. bence onlar hep arkadaş kalması gereken bir çift gibi geliyor bana. bir kere yıldızın kocasına karşı duruşu gayet hoş. adam beni bekleme demiş olabilir ama yine de evli değil mi bu kadın ben mi yanlış biliyorum? (bunu gerçekten soruyorum diziyi düzenli olarak hiç takip etmedim çünkü, yıldız evli mi?) eğer evliyse kerim bir nevi dava arkadaşı olan evli bir kadına mı aşık oldu? bu ne kadar hoş peki? ben okan yalabık'ı hem fizik hem oyunculuk olarak çok beğenirim. berrak tüzünataç da hoş bir bayan ama fizik olarak hiç uymamışlar bence.. böyle nasıl desem kanka olabilecek bir ikili bu ikisi..

dizide güzel ilişkiler de var mesela kerim ve kardeşi (adı neydiiii). ikisinin farklı düşünce tarzlarına rağmen aralarındaki diyalog çok güzel, özellikle kız istemeden sonraki muhabbetlerine bayıldım.. aa hatırladım adı kürşat mıydı? kürşat ve elif arasındaki bağ dizideki tek etkileyici çift olarak göründü gözüme.. elif sevdiği insan için ailesinden cayıyor, kürşat (inşallah adı budur) "artık benim tek siyasi görüşüm sensin" diyor.. evet koca bölüm en etkilendiğim, beğendiğim sahnlerden biriydi.. özellikle kürşat, kerim ve elife yoğunluk verilmeli bence.. bir kere oyuncular diğerlerine göre daha iyi ve karakterler daha gerçekçi bence.

dizideki eksik nokta samimiyet. dönem dizilerinde samimiyet git gide düşüyor. çemberimde gül oya izlerken bana sanki o dönemdeymişim gibi hissettiriyordu, oyunculardan hikayeye herşey harikaydı. hatırla sevgilide başrol oyuncularını özellikle beren saati sevememe rağmen inkar edemem ki çok güzel bir aşk hikayesi yazılmıştı. ama mesela orada da gösteri sahneleri falan çok piyes havası vermişti bana inandırıcı değildi. burada çekimler güzel, işkence sahneleri gerçekçiydi ama orada kaldı. özellikle bayan oyuncularda çok eksik noktalar var -özellikle melis birkan- hikayede insanı çeken bir taraf yok.. bu saatten sonra cemile-sinan ne kadar benimsenir bilemiyorum.. bunlar tamamen diziyi düzenli izlememiş, dizideki hiçbir oyuncunun ve çiftin fanı olmayan birinin görüşleri tabi, hikayeye dair yanlış bildiğim şeyler varsa kusura bakmayın:) ne zamandır da bu kadar uzun yorum yazmamıştım sanırım..

apple-core
09-01-10, 03:53
aslında bksu 1-0 yenik başladı,
çünkü önümüzde hatırla sevgili gibi bir örnek vardı.
herkes biraz onun gibi birşeyler bekledi,
ama aksine aşk ağırlıklı bir siyasetle karşılaştık..
Gerçi ben her bölümünü severek izliyorum, ama maalesef reyting denen de birşey var,
Cemile ve onun yasak aşkını izlemek pek keyif vermese bile..
kürşad ve elif aşkını izlemek daha keyifli, şimdilik umarım kötü birşeyler olmaz..

ee peki bu cemile giderse, sinan ve bebek ne olacak???

Evet dediğine katılıyorum. Hatırla Sevgili engeline takıldı biraz. Ancak şöyle de bir durum var. İzlemedim ama bilidiğim kadarıyla Hatırla Sevgili 1960-1980 arası dönemi anlatıyor. Bu Kalp Seni Unutur mu ise 1980-2000 arası dönemi. Şimdi iki dönem de Türkiye'nin yakın tarihi olsa da birbirinden çok farklı dönemler. Siyasi çalkantılar iki dönemde de vardı ama yine de iki dönemi kıyaslarsak eğer birbirinden farklı ortamlar söz konusuydu. 80'lerde kutuplaşmalar ve örgütleşmeler daha da başgösterdi. Haliyle bu insanlara ve insani ilişkilere de yansıdı. Bu sebeple 1960'larda yaşanan evlilik ilişkisi ile 1980'lerde yaşananların bir olmasını beklemek hata. Siyasi çatışmaları bir kenara koyarsak, aynı siyasi ortamda geçen 20 yılda bile insanlar değişime uğrar. Bir 20 yıl Türkiye'nin siyaseti hep aynı gitse bile 2030'da kimbilir ilişkiler nasıl bir hal alacak. Kısacası Hatırla Sevgili'nin anlatıldığı dönem ile BKSU'nun anlatıldığı dönem birbirinden farklı olması sebebiyle iki dizinin mukayese edilmesi bence yanlış...

Bu arada saat 22:15'e alınmış... Hem iyi hem kötü... Bu kanalın reytinglere tepki verdiğini gösterir ki bu iyi bir şey değil. Eğer reytinglerde düzelme olmazsa diziyi kaldırma yoluna da gidecek demektir ne yazık ki. Ama reytinglerin düzelmesi açısından iyi olabilir diye düşünüyorum. Geniş Aile gibi bir dizi yayınlanırken kimse BKSU gibi bir dizi ile içini karartmak istemiyor :) Ama 22:15 kuşağında bir şey kalmayınca elleri mahkum BKSU izleyebilirler. Bu da reytinglerde olumlu etki yaratır...

İnşallah yarın daha doğrusu bugün 12. bölümü izleyebilirim netten. Bölüm yorumumu o zaman yaparım gecikmeli olarak...

[arzu]
09-01-10, 09:21
Yıldız’ın Cemile’ye asıl kızgınlığı Sinan’la olan ilişkisinden dolayı diil de bunu Yıldız’la zamanında paylaşmamış olması

slm,

buda var evet. ama asıl kızgınlığı; sebep ve açıklaması ne olursa olsun yalçın'la evliyken sinan'la ilişkisi olması. bunu gayet net belirtti. aslında kafasıda karışık, bi evliliğin bitiş sebebi sinan mı diyor. bi sinan olup olması beni ilgilendirmiyor diyor. sonra tekrar dönüyor sinan olmanadığına eminmiyiz diyor vs. vs. üstelik aldığı cevaplarda onu tatmin etmiyor çünkü anlamak istemiyor...

yeni bölümü çok merak ediyorum. gidişleri dönüşleri giderken neleri kimleri nasıl ardından bırakacaklarını izlemek için sabırsızlanıyorum...

cemo ve sinan'ın birbirlerine sarılmış ağlarlarkenki halleri çok dokundu bana. o sahnenin sebebini heyecanla bekliyorum...

yıldız'ın biraz olsun kerim'le ilgili birşeyleri sorgulayacağı zamanın artık geldiğini düşünerek -zaman atlaması olacağından nerdeyse eminim- ondan önce birşeyler dank etsin istiyorum...

belirtmeden edemeyeceğim, bebeğin başına asla ve asla bi hal gelsin istemiyorum. şartlar ne olursa olsun o bebek dünyaya gelmeli...

laylaylomm
09-01-10, 09:38
Fragmanda Yalçın yarın Gece benimle gelecek diyor. Cemile gideceğini Sinan'a haber verebilecek mi merak ediyorum. Fragmanda Sinan üzgün görünüyor. Bu bebekle ilgili aldıkları bir karardan dolayı mı, Cemile'nin gidişinden dolayı mı merak ediyorum.

Bebeğin doğmasını istiyorum. Ama çocuğun Yalçın'a baba demesini istemiyorum. Sinan'ın çocuğunu apolitik olarak yetiştirip yetiştirmeyeceğini merak ediyorum.

Cemile, yurtdışına çıkmış olsa bile Sinan ile irtibatı koparmamalı. Telefonla ya da mektupla irtibat halinde olsunlar.


Dizide birçok aşk bir arada işlendiği için aşk dizisi olarak görünüyor. Dizilerde genellikle bu kadar çift görmeye alışkın değilim. Sinan-Cemile, Kürşat-Elif, Kerim-Yıldız, Yıldız-Hüseyin, Engin-Gülümsün. Genelde ana karekterler birbirlerine aşık olup üçgenler, beşgenler yaratılıyordu. Bu bölüm Kürşat-Elif sahneleri yoğun bir şekilde işlendi.

sebcet
09-01-10, 11:19
Her şeyi , tüm oyuncuları ile çok beğeniyorum diziyi. Burada yazılanları çok acımasız buldum açıkçası. Haksızlık ediliyor gibi geldi. Şu anda gündemdeki tüm dizilerden çok daha güzel bir senaryosu ve çok daha güçlü oyunculukları var. Sadece gün konusu bence biraz yanlış . Reytingi yüksek olan başka diziler ile aynı güne konması bence hata. Uzun süre canım ailem ile aynı saate kondu. Canım Aile dizisi reytingi çok yüksek bir dizi. Ben yineden seyretmekten her zaman çok keyif alıyorum. Emeği geçen herkesin eline sağlık

kadir_özdal
09-01-10, 11:32
bende sinan-cemile aşkını o kadar beğenmiyorum.
kürşat-elif daha samimi gelior onlarda ne kadar çabuk evlendiler :)
kerim neden londra ya gidiorki
tüm dizi oyuncuları yurtdışına açıldı şimdi nolcak :)

sinefil
09-01-10, 14:13
Evet dediğine katılıyorum. Hatırla Sevgili engeline takıldı biraz. Ancak şöyle de bir durum var. İzlemedim ama bilidiğim kadarıyla Hatırla Sevgili 1960-1980 arası dönemi anlatıyor. Bu Kalp Seni Unutur mu ise 1980-2000 arası dönemi. Şimdi iki dönem de Türkiye'nin yakın tarihi olsa da birbirinden çok farklı dönemler. Siyasi çalkantılar iki dönemde de vardı ama yine de iki dönemi kıyaslarsak eğer birbirinden farklı ortamlar söz konusuydu. 80'lerde kutuplaşmalar ve örgütleşmeler daha da başgösterdi. Haliyle bu insanlara ve insani ilişkilere de yansıdı. Bu sebeple 1960'larda yaşanan evlilik ilişkisi ile 1980'lerde yaşananların bir olmasını beklemek hata. Siyasi çatışmaları bir kenara koyarsak, aynı siyasi ortamda geçen 20 yılda bile insanlar değişime uğrar. Bir 20 yıl Türkiye'nin siyaseti hep aynı gitse bile 2030'da kimbilir ilişkiler nasıl bir hal alacak. Kısacası Hatırla Sevgili'nin anlatıldığı dönem ile BKSU'nun anlatıldığı dönem birbirinden farklı olması sebebiyle iki dizinin mukayese edilmesi bence yanlış...


BKSU'nun Hatırla Sevgili engeline takıldığını kabul edenlerdenim; üstelik dizinin başlangıcında kıyaslama yapmayalım diyenlerden olduğum halde böyle oldu.Ne ki,iki diziyi konu açısından karşılaştırmak anlamsız olur çünkü farklı dönemleri ele alan hikayeler.
Hatırla Sevgilideki çekim kalitesi, canlandırma belgeseli diyebileceğimiz tür'ün özellikle 2.sezonda ulaştığı yüksek düzey, bölümleri adeta nefes almadan izlememe neden olmuştur; yoksa kurmaca hikaye çok hoş başlayıp fena halde saçmalamıştı...Ama diğer yönü kuvvetli olduğu için massedilebilmişti.BKSU'da da kurmaca hikaye zayıf...
Aynı yapım şirketinin projesi olduğu ikisini de bilen izleyici kaçınılmaz olarak geri dönüp kıyaslıyor.
Yine de klişelerden-ah bir de şu hamilelik olayı olmasaydı-olabildiğince uzak, özgün bir yapım.

matraka
09-01-10, 14:43
BKSU'nun Hatırla Sevgili engeline takıldığını kabul edenlerdenim; üstelik dizinin başlangıcında kıyaslama yapmayalım diyenlerden olduğum halde böyle oldu.Ne ki,iki diziyi konu açısından karşılaştırmak anlamsız olur çünkü farklı dönemleri ele alan hikayeler.
Hatırla Sevgilideki çekim kalitesi, canlandırma belgeseli diyebileceğimiz tür'ün özellikle 2.sezonda ulaştığı yüksek düzey, bölümleri adeta nefes almadan izlememe neden olmuştur; yoksa kurmaca hikaye çok hoş başlayıp fena halde saçmalamıştı...Ama diğer yönü kuvvetli olduğu için massedilebilmişti.BKSU'da da kurmaca hikaye zayıf...
Aynı yapım şirketinin projesi olduğu ikisini de bilen izleyici kaçınılmaz olarak geri dönüp kıyaslıyor.
Yine de klişelerden-ah bir de şu hamilelik olayı olmasaydı-olabildiğince uzak, özgün bir yapım.
aynen,katılıyorum sorun hikayenin anlatış tarzından kaynaklanıyor,ama bence asıl problem,hatırla sevgili dizisi devam ederken bile bu dizinin adı geçmeye başlamasına rağmen,yeterince ön çalışma yapılmaması

bütün mesele bu aslında,sanki dizi aceleye gelmiş,hikayeyi kuramamış,bunun düzelmesi gerekiyor,öyle karmaşık ileri sarmalar oluyorki şaşıp kalıyorsunuz,kısacası baştan beri söylediğimiz kurgu maalisef olmamış gerçeği çıkıyor ortaya...

bu gerçeğin ve burda yazdıklarımızın farkındadırlar inşallah,ona göre önlemlerini alırlar diyorum,temenni işte...olacağından değil

matraka
09-01-10, 14:57
bugüne kadar,kendisini sinandan kurtaramayan cemile,çocuk sayesinde herşeyden vazgeçiyor,ve üstelik terkettiği adamdan hamile,ilginç bi ayrılık olucak,yok yalçına boyun eğmeyen cemile,geceyide götürücem diyen yalçına nasıl karşı duramıyor

ama ilginç olacağı aşikar,son bölüme kadar kavuşamasınlar diyorum,sinan ı olayların içine sokmak lazım,bu aşk bana tat vermedi,arada karşılassınlar felan filan işte

aylaayla
09-01-10, 15:13
Ummutsuz ve Dilek, şu yalan yanlış anlatılan şeyler neler somut olarak yazsanız da biz de öğrensek. Mesela solcu mafya var da anlatılmıyor mu? Derin devlet amca solcu olabilecekken yanlış mı gösteriyorlar? Arazilerden rant sağlayacak olan solcular hapiste değil de dışarıdaydı da ülkücüleri mi rantçı gösteriyorlar? :icon_whis

PKK'ya değinmelerini bekliyorum, 84 yılına gelmedik daha. Asala'ya gazete küpürlerinden de olsa değindiler. Ayrıca ülkücü bir karakter olan Kürşad iyi biri. Elif'le aşkı da son derece naif işleniyor. Oysa solcuların aşkını yerden yere vuruyor birçok kişi. :img-wink:


ben okan yalabık'ı hem fizik hem oyunculuk olarak çok beğenirim. berrak tüzünataç da hoş bir bayan ama fizik olarak hiç uymamışlar bence.. böyle nasıl desem kanka olabilecek bir ikili bu ikisi..


Tehlikeli sularda geziyorsun dikkat et. "Fizik olarak uymamışlar" da ne demek! Cısss! Ben ettim, sen etme. :img-hyste
Gerçi Okan'ı beğendiğini söylediğin için sana dokunmamışlar, belli. :icon_whis



Bebeğin doğmasını istiyorum. Ama bebeğin Yalçın'a baba demesini istemiyorum. Sinan'ın çocuğunu apolitik olarak yetiştirip yetiştirmeyeceğini merak ediyorum.


Bebek Yalçın'a baba derse çooook saçma olur. Yalçın aylardır felçliyken Cemile'nin başkasından hamile kaldığını anlamayacak kadar salak mı bu karakterler? :img-hyste

***

Bu arada zaman akıp gidiyorsa Gece'nin artık büyümüş olması lazım. 82 sonunda 1 yaşına basmıştı. Artık yürüyen-koşan-karıştıran bir çocuk olması lazım, yanlış hatırlamıyorsam geçen bölüm yine aynı bebeği izledik, yani 83 sonunda. Bu bölüm bebek oyuncumuzun yerine büyümüş bir çocuk oyuncu bekliyorum, mümkünse. :kahve

[arzu]
09-01-10, 15:39
Bebek Yalçın'a baba derse çooook saçma olur. Yalçın aylardır felçliyken Cemile'nin başkasından hamile kaldığını anlamayacak kadar salak mı bu karakterler? :img-hyste


öyle değil tabiki. hatta bence yalçın bu bölüm cemo'nun hamile olduğunu öğreniyor ve ondan sonra gece'yi kullanarak kendisiyle gelmeye zorluyor...

evlilik akti bi şekilde sona ermez ve zaman atlamasıyla birlikte herkes yeni bebeği de yalçın'dan sanırsa demek isteniyor sanırım...

apple-core
09-01-10, 15:56
BKSU'nun Hatırla Sevgili engeline takıldığını kabul edenlerdenim; üstelik dizinin başlangıcında kıyaslama yapmayalım diyenlerden olduğum halde böyle oldu.Ne ki,iki diziyi konu açısından karşılaştırmak anlamsız olur çünkü farklı dönemleri ele alan hikayeler.
Hatırla Sevgilideki çekim kalitesi, canlandırma belgeseli diyebileceğimiz tür'ün özellikle 2.sezonda ulaştığı yüksek düzey, bölümleri adeta nefes almadan izlememe neden olmuştur; yoksa kurmaca hikaye çok hoş başlayıp fena halde saçmalamıştı...Ama diğer yönü kuvvetli olduğu için massedilebilmişti.BKSU'da da kurmaca hikaye zayıf...
Aynı yapım şirketinin projesi olduğu ikisini de bilen izleyici kaçınılmaz olarak geri dönüp kıyaslıyor.
Yine de klişelerden-ah bir de şu hamilelik olayı olmasaydı-olabildiğince uzak, özgün bir yapım.

Ben Hatırla Sevgili'yi izleyemedğimden anlatılış tekniği açısından kıyaslıyamıyorum iki diziyi. Sadece tarihi bazda konuşabiliyorum. 60'lar ile 80'ler farklı olaylara şahit olmuş dönemler. Dolayısıyla aynı tatta hikayeler izlemeyi beklemek saçma olur. Dediğin gibi Hatırla Sevgili dizisinin işleniş tarzı farklı olabilir. O tarzı sevenler için BKSU tarzı basit gelmiş olmalı. Çünkü ben Hatırla Sevgili izleyen arkadaşlarıma BKSU ile ilgili soru sorduğumda Hatırla Sevgili'nin yanına bile yaklaşamadığına dair şeyler duyuyorum. İki dönem farklı olması sebebiyle konuyu aynı tutamazlardı ama bari dediğin gibi işleniş tarzını, kurgusunu falan aynı tutabilirlerdi. O zaman Hatırla Sevgili sevenleri de diziye çekebilirlerdi. Zaten tanırımlar bile "Hatırla Sevgili'nin yaratıcılarından" diye döndü. Bu da aslında riskti. Çok beğenilen bir dizi ile kıyaslamanın kapısını açtılar. Eğer bu kıyaslamaya zemin hazırladıysanız en az onun kadar güzel bir iş ortaya çıkarmanız gerek. Dediğim gibi Hatırla Sevgili'yi izlemedeğim için BKSU'da neler eksik tam olarak bilmiyorum. Yakın bir zamanda Hatırla Sevgili'yi izlemeyi planlıyorum zaten. İzledikten sonra anca bu konuda konuşabilirim.

b.u.r.c.u.
09-01-10, 16:10
off fragmanı yeni izledim:S cemile,gece için yalçın'la gidio ve zaman atlamasıyla tekrar döneceklerdir kucaklarında bir bebekle daha beraber..yanlarında olmadıkları için herkes de bu bebeği yalçın'ın sanacaktır büyük ihtimal, çocukda yalçın'a baba dicektir( umarım öle bişe olmaz). inş cemile dönünce ayrılma kararını tekrar dile getirir ve çocuğun gerçek babasını anlatır die bi dilekte bulunacam ama sanmıorum çünkü işlenek konu kalmaz..neyse konuyu nasıl uzatacaklarını izleyip göreceğiz:/

kerim,londra'dan çabuk dön..gerçi o da zamn atlamasıyla dönecektir ama döndüğünde değişen bişeler olacak mı bakalım..

diziyi hatırla sevgili ile kıyaslamak bile yanlış ayrıca.. HS'nin eline su dökemez..

apple-core
09-01-10, 16:12
Tehlikeli sularda geziyorsun dikkat et. "Fizik olarak uymamışlar" da ne demek! Cısss! Ben ettim, sen etme. :img-hyste
Gerçi Okan'ı beğendiğini söylediğin için sana dokunmamışlar, belli. :icon_whis

Okan'ı beğendiğini söylediği için değil, dizi ile ilgili yorum yaptığı için dokunmadım :img-wink: Dizide bir çifti fiziki olarak yakıştıramamak dizi ile ilgili yorumdur. Ama gelip de "O yere göğe sığdıramadığınız Okan..." diye başlayan bir cümle kurmak daha çok oyuncu ile ilgili bir yorumdur. O yorum için seni Okan'ın başlığına bekleriz :img-wink:

Ayrıca dizideki çift seçimlerinden ben de memnun değilim. Herne kadar Yıldız-Kerim'ci ve OKAN'cı (!) da olsam ben de Okan ile Berrak'ı fiziki olarak çok uyumlu bulmadım. Biri çok güzel biri çok yakışıklı olsa da Aysu'nun dediği gibi arkadaş kıvamında geldiler bana. Hiç uyum yok diyemem baktığın zaman yakışmışlar yan yana ama çok fazla bir uyum yok. Belki de şimdiye kadar arkadaş olarak izlediğimiz için öyle geldi. Sevgili olarak izlediğimiz sahnelerde uyumu hissedebiliriz.

Ama bence bu dizide fiziki olarak hiç uymayan tek çift Bülent ile Melis'tir. Ben tanıtımlara baktığımda Berrak-Bülent, Melis-Okan olacak sanmıştırm. Fiziki olarak daha uyumlular. Bir çift esmer bir çift sarışın daha uyumlu gelmişti. Ama iyi ki olmamış :) Ben Berrak'tan çok memnunum Okan'ın partneri olduğu için: Melis'i tercih etmezdim açıkçası. Nedeni malum... :icon_whis

Berrak'tan böyle bir performans beklemiyordum açıkçası ama bence dizide en iyi rol yapan bayan oyuncu. Tecrübeli oyuncu Hale Soygazi'den bile iyi olduğunu söyleyebilirim. Elbette Berrak da çok çok mükemmel diyemem ama son derece vasat oyunculuk çıkaran bayan oyuncu kadrosu arasında Güneş gibi parlıyor adeta :)

Kısacası fiziki uyumun çok da önemli kalmıyor bir yerden sonra. Oyuncu uyumu ile kapanıyor bu. Ben Yıldız-Kerim sahnelerinde son derece tatmin oluyorum. Berrak da Okan da tartıştıkları, konuştukları sahnelerde çok gerçekçi bir hava katıyorlar o sahnelere. O sebeple ben memnunum.

öylebiri
09-01-10, 16:30
Cemile'nin Sinan'la beraber olduğu bölümden sonra buraya gelip senariste Cemile'nin Sinan'dan hamile kalmasını ve işlerin iyice sarpa sardırılmasını şaka yollu teklif etmeyi düşünmüş ama senaryo bu kadar da saçmalamaz herhalde diye vazgeçmiştim. Meğer saçmalayabilirmiş.

Senaristimiz aşk üçgenlerine karışmadan ve gayrimeşru bebekler doğurtmadan aşk senaryosu yazamıyor nedense. Bu gebelik o kadar gereksiz ve o kadar kabus gibi ki... Ne yani şimdi Cemile gerine gerine doğuracak mı o bebeği? Ne izliyoruz biz yahu:img-tomat Hem doğurma faslına gelene kadar, gebeliği nasıl açıklayacak mesela? Yalçın felç, baba kim?

Cemile'nin evliliği ile ilgili hikayenin aslını astarını hiç kimseye anlatmadan oturduğu yerden herkesten anlayış beklemesini ve anlamayanlara da çemkirmesini anlayamadım. Hadi olay anaya babaya açılacak kadar kolay bir mesele değil ama Yıldız'ın dediği gibi zamanında oturup içini kardeşine dökseydi, belki böyle aşırı tepki görmezdi. Daha hala hem suçlu hem güçlü konumunda ve artık yetti bu psikoloji.

Kerim çok kötü kaptırmış ama Yıldız'dan karşılık görme umudunun sıfırın altında olduğu Yıldız'ın aşk ve evlilikle ilgili her cümlesi ile beynine kazındıkça iyice bunaldı. Yıldız'ın çizeceği yolu hala merak ediyorum.

Sinan ve Kerim'in son konuşmasında, Kerim'in umutsuzluğundan söz edilirken araya bir Hüseyin lafı girdi. Kerim Sinan'a o kızın Yıldız olduğunu filan söylemedi ki, Sinan neden Hüseyin benim arkadaşım ve seni en iyi ben anlayabilirim tarzı laflar etti, ben bişey mi kaçırdım :icon_whis

aylaayla
09-01-10, 16:32
Elif, Okan'ın başlığına gelmem çünkü oyuncu başlıkları fanlardan ibaret oluyor. Dizi başlığında bile tahammül edemediğin eleştirilerimi oyuncu başlığında nasıl yapayım? :img-tomat

Ben de fiziki olarak yakıştıramamış ve kanka olarak uyumlu olduklarını söylemiştim. Neden tek bir cümleye takılınıyor anlamıyorum.

Not:
Berrak yorumu için oyuncu başlığına gitsene. Niye burada yazıyorsun? :img-hyste


Sinan ve Kerim'in son konuşmasında, Kerim'in umutsuzluğundan söz edilirken araya bir Hüseyin lafı girdi. Kerim Sinan'a o kızın Yıldız olduğunu filan söylemedi ki, Sinan neden Hüseyin benim arkadaşım ve seni en iyi ben anlayabilirim tarzı laflar etti, ben bişey mi kaçırdım :icon_whis

Sinan zeki çocuktur, anlamıştır. :)
Şaka bir yana, ben de bazı replikleri takip edemedim ve seninle aynı şeyi düşündüm. Ama Kerim'in her zaman kimin yanında olduğu ve hayatının o dergiden (dolayısı ile içindekilerden) ibaret olduğunu düşünürsek, kim olsa anlardı herhalde bahsedilenin Yıldız olduğunu.

apple-core
09-01-10, 16:42
Elif, Okan'ın başlığına gelmem çünkü oyuncu başlıkları fanlardan ibaret oluyor. Dizi başlığında bile tahammül edemediğin eleştirilerimi oyuncu başlığında nasıl yapayım? :img-tomat

Ben de fiziki olarak yakıştıramamış ve kanka olarak uyumlu olduklarını söylemiştim. Neden tek bir cümleye takılınıyor anlamıyorum.

Not:
Berrak yorumu için oyuncu başlığına gitsene. Niye burada yazıyorsun? :img-hyste

Ben bazı sebeplerden ötürü oyuncu başlıklarına pek yazmıyorum artık. Ama alakası yok illa sevenler yazacak diye bir şey yok. Eskiden ben beğenmediğim oyuncuların başlığına da yazardım. Ama o senin tercihin tabii..

Tek bir cümlene takılmadım. Sadece seninle Okan konusu hakkında neden uzun bir tartışmaya girdiğimizi belirttim. İki oyuncuyu uyumlu bulup bulmamak diziyle ilgili bir şeydir bence. Çünkü iki oyuncu o dizide çifttir, partnerdir. Ama senin o gün ne anlamda onu yazdığını sen de dahil okuyanlar biliyor. "O yere göğe sığdıramadığınız Okan..." cümlesi hoş olmamıştı. Okan'dan çok Okan'ı beğenenleri hedef alıyor gibi gelmedi mi sana da :icon_whis Yani "Yere göğe sığdıramıyorsunuz ama ne buldunuz anlamadım" demek oluyor Okanseverlere... Gel buyur yaz. "Okan'ı ben şahsi olarak hiç beğenmedim" yaz. Ama "Siz ne buluyorsunuz neden yere göğe sığdıramıyorsunuz" tarzı bir yorum sevenlerini eleştirme bazında oluyor...

Ya da herneyse ya... En iyisi herkes istediğini yazsın. En azından ben şu konuyu tartışmaktan çok sıkıldım. Laflar cımbızla çekiliyor delil olarak kullanmak için. Berrak'ı eleştirdim ama gelip "Berrak'ı beğenmeyenler de nesini beğenmiyorlar anlamadım" tarzı bir yorum yazmadım. Kendi beğenimi yazdım. Sen de kendi beğenilerinden bahset. Bu konuyu başlığın selameti açısından uzatmıyorum...

12. bölümü hala izleyemedim. Şimdi partlar yükleniyor. İzleyeceğim nihayet :happy0064Sonra yorumumu yaparım...

crysania
09-01-10, 17:40
BKSU'nun Hatırla Sevgili engeline takıldığını kabul edenlerdenim; üstelik dizinin başlangıcında kıyaslama yapmayalım diyenlerden olduğum halde böyle oldu.Ne ki,iki diziyi konu açısından karşılaştırmak anlamsız olur çünkü farklı dönemleri ele alan hikayeler.
Hatırla Sevgilideki çekim kalitesi, canlandırma belgeseli diyebileceğimiz tür'ün özellikle 2.sezonda ulaştığı yüksek düzey, bölümleri adeta nefes almadan izlememe neden olmuştur; yoksa kurmaca hikaye çok hoş başlayıp fena halde saçmalamıştı...Ama diğer yönü kuvvetli olduğu için massedilebilmişti.BKSU'da da kurmaca hikaye zayıf...
Aynı yapım şirketinin projesi olduğu ikisini de bilen izleyici kaçınılmaz olarak geri dönüp kıyaslıyor.
Yine de klişelerden-ah bir de şu hamilelik olayı olmasaydı-olabildiğince uzak, özgün bir yapım.

Sinefilçanım yine çok haklısın:img-yes: Şahsen benim çevremde HS'yi çok severek izlemiş insanlar hayalkırıklığına uğradıklarını belirtiyorlar. BKSU için aynı ilgi ve beğeniyi göstermediler ve çoğu o gün yayınlanan başka dizilerden yana tercihlerini kullandılar, kullanıyorlar ki buna bende dahilim, seninde dahil olduğunu biliyorum:img-wink:

HS'nin birde şöyle bir avantajı vardı benim açımdan, 2. sezon 1. sezonun sevdiğim karakterlerinin içi boşaltılmıştı lakin onların yerine gelen bir 2. nesil vardı. Onları 2. sezonda izlemekte ayrı keyifliydi ve şahsım adına onların yerini doldurmuşlardı...KEza olanaklar çok kısıtlı, sahneler okul müsameresinden hallice olmasına rağmen canlandırma belgesel kısmı da çok etkileyiciydi.:kahve 1. sezon bir kısım müptela tarafından aşk için izlendiyse 2. sezon sırf bu siyasi canlandırma yüzünden izlendi...

BAzılarının işine geliyor tabi ama reytinglerin düşük olmasının dizinin taraflı(!) filan olmasıyla alakası yok. Diziyi HS izleyenler bile takip etmiyorlar artı... Bunun sebebi bana göre duygu yoksunluğu... Özellikle kurmaca kısımda bunu iyi veremediler, bence daha etkileyeci kılabilirlerdi. :icon_whis Yani dizinin kurmaca yönü çok zayıf olduğu için insanlar tercih etmedi yoksa işin siyaset kısmına bakarsak zaten dizinin en çok reyting alan bölümleri Diyarbakır sahnelerinin olduğu bölümler, zaten fikir paylaşımında bulununca konuştuğum insanlarla bir çoğu da ondan sonra diziyi izlemeyi bırakmış.

Şuan takip ettiğim kadarıyla benim çevremdekiler hala seyrediyorlarsa sırf o dönemi ve siyasi olayları görmek istediklerinden. Şahsen ben daha iyi bir kurmaca beklerdim. Burdaki insanlar HS ile dalga geçmişlerdi bu dizi başlamadan önce, BKSU nun gidişatına bakarsak, en azından HS'nin bu konuda elle tutulur bir tarafı varmış,:icon_whis en azından bana göre/benim gibi düşünenlere göre...

Sıcak bir ortam yok diye eleştirilirken dizi, insanlar ortam çok karışık ve karanlık ondan mütevellit bu durumun olmaması çok normal demişlerdi. Lakin ÇGO'da 80'lerde geçiyor ama Çağan o sıcaklığı yakalamasını bilmişti.
Yaşananlar acı diye duygu yoğunluğunun olmaması diye birşey söz konusu olamaz bence...

BKSU'nun şahsen başarısız olduğuna üzüldüm. Son 2-3 haftadır takip etmiyorum zaten diziyi...Geçen Kürşat-KErim sahnelerine takıldım, şunca bölüm arasında en hoşuma giden kısım onlarınkisiydi...Keşke baştan bu dialogu kurabilselerdi karakterler arasında...

Mesela bence karakterlerin alt metinlerinin aktarılması bile eksik kaldı.

Cemile-Sinan mevzularına hiç girmiyorum zaten. Herkesin kendi kişisel yargısı ve dünyaya bakış açısıyla ilgili...Sadece o dönemlerde bunların pekala yaşanıyor olduğunu söylemek istedim...İnsan var olalı beri aldatma, aldatılma mevzuları vardır zaten...O zamanlar böyle şeyler yoktu demek şahsım adına biraz abesle iştigal kaçıyor...Bu yaşanan ilişkiler 60'larda da 70'lerde de 80'lerde de vardı...En azından böyle bir ilişki bana hiç anormal gelmedi, hiç garipsemedim...

Hee, ama şöyle birşey var. Başlarda hoşuma gitse de, sonrasında yeterli duyguyu alamadığım için ilerleyen bölümlerde o ilişki de ilgimi celbetmemeye başladı...Yani işin kurgu kısmı elde kalınca, ilgi de doğal olarak azaldı. Bundan sonra da değişen birşey olacağını sanmıyorum, en azından azalan ilgi kolay kolay geri gelmiyor malesef...

Keşke ortaya konulan emek daha doğru bir şekilde kullanılsaydı diyorum...

keşmer
09-01-10, 18:11
selam dizinin saati kaçta

matraka
09-01-10, 18:39
Sinefilçanım yine çok haklısın:img-yes: Şahsen benim çevremde HS'yi çok severek izlemiş insanlar hayalkırıklığına uğradıklarını belirtiyorlar. BKSU için aynı ilgi ve beğeniyi göstermediler ve çoğu o gün yayınlanan başka dizilerden yana tercihlerini kullandılar, kullanıyorlar ki buna bende dahilim, seninde dahil olduğunu biliyorum:img-wink:

HS'nin birde şöyle bir avantajı vardı benim açımdan, 2. sezon 1. sezonun sevdiğim karakterlerinin içi boşaltılmıştı lakin onların yerine gelen bir 2. nesil vardı. Onları 2. sezonda izlemekte ayrı keyifliydi ve şahsım adına onların yerini doldurmuşlardı...KEza olanaklar çok kısıtlı, sahneler okul müsameresinden hallice olmasına rağmen canlandırma belgesel kısmı da çok etkileyiciydi.:kahve 1. sezon bir kısım müptela tarafından aşk için izlendiyse 2. sezon sırf bu siyasi canlandırma yüzünden izlendi...

BAzılarının işine geliyor tabi ama reytinglerin düşük olmasının dizinin taraflı(!) filan olmasıyla alakası yok. Diziyi HS izleyenler bile takip etmiyorlar artı... Bunun sebebi bana göre duygu yoksunluğu... Özellikle kurmaca kısımda bunu iyi veremediler, bence daha etkileyeci kılabilirlerdi. :icon_whis Yani dizinin kurmaca yönü çok zayıf olduğu için insanlar tercih etmedi yoksa işin siyaset kısmına bakarsak zaten dizinin en çok reyting alan bölümleri Diyarbakır sahnelerinin olduğu bölümler, zaten fikir paylaşımında bulununca konuştuğum insanlarla bir çoğu da ondan sonra diziyi izlemeyi bırakmış.

Şuan takip ettiğim kadarıyla benim çevremdekiler hala seyrediyorlarsa sırf o dönemi ve siyasi olayları görmek istediklerinden. Şahsen ben daha iyi bir kurmaca beklerdim. Burdaki insanlar HS ile dalga geçmişlerdi bu dizi başlamadan önce, BKSU nun gidişatına bakarsak, en azından HS'nin bu konuda elle tutulur bir tarafı varmış,:icon_whis en azından bana göre/benim gibi düşünenlere göre...

Sıcak bir ortam yok diye eleştirilirken dizi, insanlar ortam çok karışık ve karanlık ondan mütevellit bu durumun olmaması çok normal demişlerdi. Lakin ÇGO'da 80'lerde geçiyor ama Çağan o sıcaklığı yakalamasını bilmişti.
Yaşananlar acı diye duygu yoğunluğunun olmaması diye birşey söz konusu olamaz bence...

BKSU'nun şahsen başarısız olduğuna üzüldüm. Son 2-3 haftadır takip etmiyorum zaten diziyi...Geçen Kürşat-KErim sahnelerine takıldım, şunca bölüm arasında en hoşuma giden kısım onlarınkisiydi...Keşke baştan bu dialogu kurabilselerdi karakterler arasında...

Mesela bence karakterlerin alt metinlerinin aktarılması bile eksik kaldı.

Cemile-Sinan mevzularına hiç girmiyorum zaten. Herkesin kendi kişisel yargısı ve dünyaya bakış açısıyla ilgili...Sadece o dönemlerde bunların pekala yaşanıyor olduğunu söylemek istedim...İnsan var olalı beri aldatma, aldatılma mevzuları vardır zaten...O zamanlar böyle şeyler yoktu demek şahsım adına biraz abesle iştigal kaçıyor...Bu yaşanan ilişkiler 60'larda da 70'lerde de 80'lerde de vardı...En azından böyle bir ilişki bana hiç anormal gelmedi, hiç garipsemedim...

Hee, ama şöyle birşey var. Başlarda hoşuma gitse de, sonrasında yeterli duyguyu alamadığım için ilerleyen bölümlerde o ilişki de ilgimi celbetmemeye başladı...Yani işin kurgu kısmı elde kalınca, ilgi de doğal olarak azaldı. Bundan sonra da değişen birşey olacağını sanmıyorum, en azından azalan ilgi kolay kolay geri gelmiyor malesef...

Keşke ortaya konulan emek daha doğru bir şekilde kullanılsaydı diyorum...
başlarda dediğin gibi düşünenlerdenim,ama dizi işi toto,loto gibi bir durum açıkcası,ilk bölümler beni tatmin etti,ama sonraları bu kadar bariz ilşki ağı beklemiyordum mesela,herkes yanılabilir,ayrıca hangi devir olursa olsun acılar,değişmiyor bana göre,

kısacası yorum yapanlarda yanılabilir,bazen projelere güvenmeniz için bir çok artılar vardır,yönetmen,senarist yapım ekibi oyuncular uzar gider
o zaman güvenirsin,konuşursun

ama herşey istediğimiz gibi gitmez!senin düşündüğünle senaristin kurgusu arasında ağrı dağı kadar fark vardır,olur böyle şeyler,sonra izleyici olarak kurtarmaya çalışırsın böyle geçer işte

laylaylomm
09-01-10, 18:57
Bebek Yalçın'a baba derse çooook saçma olur. Yalçın aylardır felçliyken Cemile'nin başkasından hamile kaldığını anlamayacak kadar salak mı bu karakterler? :img-hyste



Semiha ve Haldun'u bir düşün.:img-hyste Semiha, kızının Yalçın'dan ayrılmak istediğini kabullenmemekte ısrar ediyor.
Bir de Yalçın'ı düşünüyorum. Cemile'yle evliliğini bitirmemek adına Sinan'ın çocuğuna iyi babalık yapmaya çalışabilir. Tabi bu çocuk dünyaya gelirse. Gelmeli diye de bu konudaki düşüncemi belirtmek istiyorum. :)
Hatta Cemile'nin dönüş senaryosunu da kurguladım. Cemile, Gece'nin eline tutmuş, kucağında küçük Sinan, ortak eve geliyorlar. :) Cemile, İsviçre'deyken Sinan ve Cemile irtibat halinde olacaklar. Bebeğin adını babasının koymasını istiyorum. :)

Çiftlerin uyumundan bahsedilmiş. Bülent İnal-Melis Birkan uyumundan çok memnunum. Bülent İnal'ın dizide yer alan diğer bayanlarla partner olmasını istemezdim. Aynı karede gördüğümde de yakıştıramıyorum.

[arzu]
09-01-10, 19:19
ooo lom'cum bakıyorum ufaklığı hemende erkek yaptın. ama madem kızımız var birde oğlumuz olsun değil mi ?
güzel fikir, tuttum...

sinan ve cemo için bu bölüm çok üzüleceğim, orası kesin. çok seviyorum onları. her duygularını bana geçirebiliyorlar. neyi neden yaptıklarını anlayabiliyorum. inşallah bundan sonrada böyle devam eder. her ne yaparlarsa yapsınlar ama ben onları anlamaya desteklemeye devam edebileyim... bebek konusundaki kararlarını çok merak ediyorum ve şartlar ne olursa olsun dünyaya gelmesi gerektiğini düşünüyorum...

matraka
09-01-10, 19:27
Semiha ve Haldun'u bir düşün.:img-hyste Semiha, kızının Yalçın'dan ayrılmak istediğini kabullenmemekte ısrar ediyor.
Bir de Yalçın'ı düşünüyorum. Cemile'yle evliliğini bitirmemek adına Sinan'ın çocuğuna iyi babalık yapmaya çalışabilir. Tabi bu çocuk dünyaya gelirse. Gelmeli diye de bu konudaki düşüncemi belirtmek istiyorum. :)
Hatta Cemile'nin dönüş senaryosunu da kurguladım. Cemile, Gece'nin eline tutmuş, kucağında küçük Sinan, ortak eve geliyorlar. :) Cemile, İsviçre'deyken Sinan ve Cemile irtibat halinde olacaklar. Bebeğin adını babasının koymasını istiyorum. :)

Çiftlerin uyumundan bahsedilmiş. Bülent İnal-Melis Birkan uyumundan çok memnunum. Bülent İnal'ın dizide yer alan diğer bayanlarla partner olmasını istemezdim. Aynı karede gördüğümde de yakıştıramıyorum.
ben yakıştırıyorum mesela,:img-hysteberrak bülent bence iyi olurdu,iyide bir aşk yazılabilirdi,evli olmadan:img-hystebaştan beri melisi beğenmiyorum açık konuşayım,aşklarıda heyecan vermiyor ee ne yapcaz biz :img-hysteanlaşamadık
melis birkan sız bülo düşünmezsin sen bilirim,ama olmayınca zorlamamak lazım,bence yanlış çift,yanlış kurgu

laylaylomm
09-01-10, 19:36
;12638513']ooo lom'cum bakıyorum ufaklığı hemende erkek yaptın. ama madem kızımız var birde oğlumuz olsun değil mi ?
güzel fikir, tuttum...

sinan ve cemo için bu bölüm çok üzüleceğim, orası kesin. çok seviyorum onları. her duygularını bana geçirebiliyorlar. neyi neden yaptıklarını anlayabiliyorum. inşallah bundan sonrada böyle devam eder. her ne yaparlarsa yapsınlar ama ben onları anlamaya desteklemeye devam edebileyim... bebek konusundaki kararlarını çok merak ediyorum ve şartlar ne olursa olsun dünyaya gelmesi gerektiğini düşünüyorum...

Gece kız diye, ikinciyi de erkek yapayım dedim. :) Adını da Sinan koyup herkese ilan etseler hoş olurdu. Yalçın belki bu ismi duyunca ayaklanırdı. :)

Sinan ve Cemo için bu bölüm bizim üzüleceğimiz gibi, onlar da ayrı kaldıkları için üzülecekler. Cemile, Sinan'a "Senden başka kimsem kalmadı" diyordu. Ya "Sen benim hayatıma ışığı, güneşi yeniden getirdin ışığım oldn. Şu kapıdan girdiğin zaman yaşadığımı hissediyorum. gittiğin zaman dünyam kararıyor. yanında olmak için herşeye razıyım anlasana..." diyen Sinan'a ne olacak?:img-cray:Işıksız kaldı.
Konuşmalarına bakıyorum, ne kadar da uyumlular. Birbirlerini iyi anlıyorlar.

Matraka, Sinan ve Cemile'nin doğru bir çift olduğu konusunda kararlıyım. Cemile, evli bir karekter olmayabilirdi. Ama senaristler başından itibaren mutlu giden bir aşk yazmıyorlar. Kızı sonradan başkasıyla evlendirip dizinin sonunda kavuşturabilirlerdi. Aynı kapıya çıkıyor. :)

Sinan, Cemile ve bebek ne olacak? Tahminin nedir? :)

matraka
09-01-10, 19:45
Gece kız diye, ikinciyi de erkek yapayım dedim. :) Adını da Sinan koyup herkese ilan etseler hoş olurdu. Yalçın belki bu ismi duyunca ayaklanırdı. :)

Sinan ve Cemo için bu bölüm bizim üzüleceğimiz gibi, onlar da ayrı kaldıkları için üzülecekler. Cemile, Sinan'a "Senden başka kimsem kalmadı" diyordu. Ya "Sen benim hayatıma ışığı, güneşi yeniden getirdin ışığım oldn. Şu kapıdan girdiğin zaman yaşadığımı hissediyorum. gittiğin zaman dünyam kararıyor. yanında olmak için herşeye razıyım anlasana..." diyen Sinan'a ne olacak?:img-cray:Işıksız kaldı.
Konuşmalarına bakıyorum, ne kadar da uyumlular. Birbirlerini iyi anlıyorlar.

Matraka, Sinan ve Cemile'nin doğru bir çift olduğu konusunda kararlıyım. Cemile, evli bir karekter olmayabilirdi. Ama senaristler başından itibaren mutlu giden bir aşk yazmıyorlar. Kızı sonradan başkasıyla evlendirip dizinin sonunda kavuşturabilirlerdi. Aynı kapıya çıkıyor. :)

Sinan, Cemile ve bebek ne olacak? Tahminin nedir? :)
erkek olacağı kesin:img-hysteama dizinin sonuna kadar birleşmesinler ya istemiyorum,sinana birşeyler bulmak lazım çok boşta kaldı
bütün hayatı cemile oldu,aşk böcükleri gibi,salya sü... ortalarda dolaşıyorlar
çifti sevmediğim içinde çekici gelmiyor,:img-hystebu bölüm yalçın hatırlıyor :img-hysteyeterince akıllanmamış,baktı ölemedi,o zaman karşı tarafı mağdur edim diyor,sakatkende kurtulamıyoruz
o yüzden cemile evli kalsın 20 sene sonra kavuşurlar :img-hyste

laylaylomm
09-01-10, 19:57
erkek olacağı kesin:img-hysteama dizinin sonuna kadar birleşmesinler ya istemiyorum,sinana birşeyler bulmak lazım çok boşta kaldı
bütün hayatı cemile oldu,aşk böcükleri gibi,salya sü... ortalarda dolaşıyorlar
çifti sevmediğim içinde çekici gelmiyor,:img-hystebu bölüm yalçın hatırlıyor :img-hysteyeterince akıllanmamış,bakyı ölemedi,o zaman karşı tarafı mağdur edim diyor,sakatkende kurtulamıyoruz
o yüzden cemile evli kalsın 20 sene sonra kavuşurlar :img-hyste

Bebek olsun da ikiz de kabulümüz.:img-hyste Zaten bu gidişle Cemile, dizinin sonuna kadar Yalçın'dan boşanamayacak. Yalçın, her iki tarafı da mağdur eder. Sinan'a karşı bebeği kullanmasından bile korkuyorum.

Sinan ve Cemile çiftini çok sevdiğimden, aşk böcüğü hallerini de seviyorum. :)

Sinan, İsviçre'ye giden Yalçın, Cemile ve Gece'nin içinde bulunduğu arabanın önünü kessin istiyorum. :img-hyste Yalçın, kaza yapıp hafızasını kaybetti, sakat kaldı. Klişeler kullanılabiliyorsa bu neden olmasın? :)

matraka
09-01-10, 20:03
Bebek olsun da ikiz de kabulümüz.:img-hyste Zaten bu gidişle Cemile, dizinin sonuna kadar Yalçın'dan boşanamayacak. Yalçın, her iki tarafı da mağdur eder. Sinan'a karşı bebeği kullanmasından bile korkuyorum.

Sinan ve Cemile çiftini çok sevdiğimden, aşk böcüğü hallerini de seviyorum. :)

Sinan, İsviçre'ye giden Yalçın, Cemile ve Gece'nin içinde bulunduğu arabanın önünü kessin istiyorum. :img-hyste Yalçın, kaza yapıp hafızasını kaybetti, sakat kaldı. Klişeler kullanılabiliyorsa bu neden olmasın? :)
öyle şeyler olmaz!sinan yapmaz,az çok krakteri tanıdık,kendisi acı çeker,cemilenin kararına saygı duyar,
yalçından boşanmasını istemiyorum,dedimya bazı anlarda karşılaşsınlar o kadar,sinan a birşeyler bulmak lazım,yav sevmiyorum öyle aşk böcüğü halini,birşeyler yapmasını meşgul olmasını,olayların içinde olmasını istiyorum

bksum un bu halini sevmiyorum,ilşki ağı hoşuma gitmiyor,zorla değilya,ne kadar önemli olaylar,dizide atlandı biliyormusun

4 yıl da neler oldu,sadece çok az olayı gördük, o kadar bunun için izlemiyorum ben diziyi,birşeyleri öğretsin demiyorum,ama uyandırsın bu hali uyandırmaz biliyorum

apple-core
09-01-10, 20:04
Son bölümü anca izleyebildim. Yazacak o kadar çok şeyim var ki nereden başlasam bilemiyorum. Yazmak istiyorum ama yazdıklarım bazı arkadaşlarımı irrite edecek. Forumda yine başlayacağız hangisi doğru diye tartışmaya.

Ben bu dizinin empoze etmeye çalıştığı ideolojiden rahatsızım. Siyasi ideolojiden bahsetmiyorum. Aşk ideolojisinden bahsediyorum. Elbette dizilerin doğru mesaj verme gibi bir misyonu yoktur. Buna çoğu forumda karşı çıktım. Ama BKSU'da bu mesaj olmaktan çıktı. Bariz bir dayatma, empoze edilmeye çalışılan bir ideoloji var. Aşıksan her şey mübah mıdır? Aşk her şeyin üstünde midir? Her şeyi aşk olarak gören insanlara şaşıyorum açıkçası... Belki de sadece benim için aşk aileden, arkadaşlardan geri planda; bilemiyorum. Ama ben öyle olması gerektiğini düşünüyorum. Ne olursa olsun evli isen; o kişiden de bir çocuğun varsa, ve eşin ne kadar kötü biri olursa olsun bir de sana muhtaç durumdaysa sen çıkıp da "Aşığım, duygularımın hiç mi önemi yok" diyemezsin; dememlisin! Dersen de bunu karşındakinin yanlış olduğunu söyleyerek böbürlene böbürlene asla söyleyemezsin. Tıpkı Cemile'nin Yıldız'a yaptığı gibi...

Ayla demişti Yıldız konuşurken apple-core ve öylebiri nickli arkadaşları gördüm gibi oldu diye. öylebiri nickli arkadaşımı bilmem ama evet; Yıldız'ın söylediklerinin sonuna kadar arkasındayım! Kerim'in söyledikleri de laf salatasıydı. "Bak hala sana ne oldu diye düşünyorsun" diyerek üste çıktı. Böyle olmaz bu işler. Kerim'e kızamıyorum yine de. Çünkü o bunları düşünme hakkında sahip! O evli değil, evlilik kurumuna inanmıyor ve o yüzden evlenmemiş. Bu sebeple böyle düşündüğü için ona kızamam. Hissettiği gibi yaşamaya yüzü var. Ama ya Cemile? Evli, çocuğu olan bir kadın. Evlilik kurumuna inanıp o imzayı atmış. Sonra da "Aşık oldum; duygularım benim için her şeyden önemli" deyebiliyor. Buna hiç ama hiç hakkı yok! Acıyorum ona izlerken. Duygularına yenilmiş, aciz bir kadın var sadece. Kerim-Yıldız konuşmasında Yıldız'a hak verdim ama Kerim'e de kızamadım. Dediğim gibi o evliliğe inanmayıp evlenmemiş biri olarak bu düşünceleri savunma hakkına sahip. Ama Cemile kadar pişkin bir karakter olamaz. Sevenlerinden özür dilerim ama başka kelime bulamadım. "Pişkin" kelimesinin yumuşatılmış hali varsa Türkçe'mizde söyleyin onu kullanayım. Benim tabirimle pişkin kızımız Cemile, utanmadan bir de Yıldız'ı paylıyor! Bu kadarı nerede görülmüş. "Sen hapisteki eşine sadıksın diye bana böyle diklenemezsin" diyor bir de. İnsan bunu söylerken kardeşinin ne kadar sadık olduğunu görüp utanır; ama o da yok. Cemile-Yıldız sahnesinde son derece irrite oldum. Dizide zaten bütün aşk yaşayan bayanların evli olması durumundan belliydi bir ideolojiyi empoze etmeye çalışmaları. Bu kadarı da olmaz dedim izlerken. Gerçekten dizi yayından kaldırılırsa üzülmemek için bir sebep buldum kendime. Böyle bir ideolojiyi empoze etmeye çalışan bir dizi sağlıklı değil çünkü. Hiç hoşuma gitmedi bu durum. Benim etik senaryo anlayışım; sen bir konu yazarsın, bir mesaj tasarlarsın ve onu anlatmaya çalışırsın, yorumu da seyirciye bırakırsın! Ama BKSU'da öyle bir şey söz konusu değil maalesef. Yorumu da kendileri yapıyorlar alttan alttan. Yıldız gibi düşünen izleyiceleri de payladılar aslında Yıldız'ı paylarken. Ama asıl önemlisi Yıldız'ın da değişmeye başlaması olacak. Burada da Yıldız gibi düşünen kesime "Siz tabularla yaşıyorsunuz. Bir gün siz de değişeceksiniz" denmiş olacak. Vah vah... Ben umarım hep bu tabularla (!) bakarım hayata...

Şöyle de bir açıklama yapma gereği duyuyorum. Ben evliyken başkasına aşık olmasına kızmıyorum. Aşk engellenemez bir şeydir. Cemile'nin elinde olan bir şey değildi Sinan'a aşık olması. Olabilir; yarın öbürgün benim de başıma gelebilir. Ama o zaman ben eşimi kandırıp aldatacağıma, medeni iki insan gibi boşanmayı teklif ederim. Ortada çocuk da olsa boşanırım. Annesi babasını aldatan bir ailenin içinde büyümektense boşanmış bir aileye sahip olmak çok daha onur verici olsa gerek!

Benim kızdığım aşk değil; aşkın yapılan ahlaksızlıklara kılıf olarak gösterilmesidir! Ben ne aşklar biliyorum ki senelerce birbirine dokunmadan yaşanan ve hiiiç bitmeyen. Ama bizim AŞIK kızımız Cemile her fırsatta soluğu Sinan'ın kollarında alıyor. Cinsellik de aşkın bir parçasıdır ama bunu da aşığım diye aklayamazsın.

Aşkı kılıf olarak göstermeye kızıyorum ama diyelim onu da kabul ettim. Tamam dedim. İzlemeye devam ettikçe bu sefere de yaptığının sonuna kadar arkasında duran bir kadın görüyorum. Ne bu ya?! Ya dese ki "Eşimi aldattım evet pişmanın yaptığım hoş bir şey değil" yine anlayacağım Cemile'yi. Ama yok işte... Utanmadan, sıkılmadan bir de Yıldız'a "Sen sadıksın diye beni aşağılayamazsın. Seviyorum bundan da gurur duyuyorum. Oh oh eşimi de aldatırım anlım açık gurur içindeyim. Sen de büyük konuşma yarın öbür gün sen de yaparsın. Dene bak çok güzel oluyor nihahaha" diyemezsin! Ne büyük bir utanç bu ya. İzlerken ben utandım yemin ederim. Ben de Yıldız gibi düşünen biri olarak Cemile'den azarı işittim bir de. Utanığım bu kadından azar yedim bir de. Senaristlerin bir an önce silkelenmesi gerek. Buradan Cemile'ye falan seslenmiyorum; onlar hayali kahramanlar, ideolojilerini dayatmaları için birer kobay. Senaristler duyurorsanız eğer; siz mesajınızı tasarlayın, karakterler üzerinden anlatın ama ne olursunuz yorumu bize bırakın olur mu? Sonuna kadar haklı olduğumu düşünüyorum ama resmen ben gerikafalı, anlayışsız, duygusuz, pasif, kendi isteklerini önemsemeyen, sadık olacağım diye mustsuz olan zavallı bir kadın kategorisie sokuldum. Ben hangi kategorideyim biliyormusunuz sevgili senaristler. Ben bencil olmayan, kendi duyguları kadar başkalarının duygularını da önemseyen, sadık kalan dolayısıyla güvenilir kadın kategorisindeyim. Bundan da gurur duyuyorum. Cemile'nin kendinden duyduğu yalandan gurur gibi değil üstelik. Kendini kandırmak gibi değil. Bildiğimiz gurur. Sizin gibi iki dizide senaryo yazdım sananların dayatmalarıyla da değişmeyecek bu görüşlerim şükürler olsun ki. Türk kadını bu değildir. Her şeyden önce kadın bu değildir. Kurtuluş Savaşı'nda askerlerimize kamburları çıkıp soğuktan donarak yemek, aş, kıyafet taşıyan fedakar kadınlardır Türk kadınları. Cemile gibi "Benim hissettiklerim, benim duygularım, benim hayatım" diyen bencil kadınlar değildir! Ha siz öyle anlatırsınız engelleyemem ama eleştiririm! Hem de sonuna kadar. Sayenizde kadınlığımdan utandım çünkü...

Yıldız-Kerim hakkında ayrı bir mesaj yazacağım. Şimdilik şu Cemile denen karakteri sindirip sakinleşeyim biraz :img-wink:

Ayrıca bu yazdıklarımı Cemile'yi destekleyenler lütfen üzerine alınmasın. Hepsini tenzih ediyorum. Kimseyi şahsi hayatımda tanımadığım için onları tercihlerinden dolayı yargılayacak hakka sahip değilim. Benim isyanım senariste ve bu ideolojiyi empoze etmeye çalışan dizi arkası ekibe...

matraka
09-01-10, 20:11
Son bölümü anca izleyebildim. Yazacak o kadar çok şeyim var ki nereden başlasam bilemiyorum. Yazmak istiyorum ama yazdıklarım bazı arkadaşlarımı irrite edecek. Forumda yine başlayacağız hangisi doğru diye tartışmaya.

Ben bu dizinin empoze etmeye çalıştığı ideolojiden rahatsızım. Siyasi ideolojiden bahsetmiyorum. Aşk ideolojisinden bahsediyorum. Elbette dizilerin doğru mesaj verme gibi bir misyonu yoktur. Buna çoğu forumda karşı çıktım. Ama BKSU'da bu mesaj olmaktan çıktı. Bariz bir dayatma, empoze edilmeye çalışılan bir ideoloji var. Aşıksan her şey mübah mıdır? Aşk her şeyin üstünde midir? Her şeyi aşk olarak gören insanlara şaşıyorum açıkçası... Belki de sadece benim için aşk aileden, arkadaşlardan geri planda; bilemiyorum. Ama ben öyle olması gerektiğini düşünüyorum. Ne olursa olsun evli isen; o kişiden de bir çocuğun varsa, ve eşin ne kadar kötü biri olursa olsun bir de sana muhtaç ddurumdaysa sen çıkıp da "Aşığım, duygularımın hiç mi önemi yok" diyemezsin; dememlisin! Dersen de bunu karşındakinin yanlış olduğunu söyleyerek böbürlene böbürlene asla söyleyemezsin. Tıpkı Cemile'nin Yıldız'a yaptığı gibi...

Ayla demişti Yıldız konuşurken apple-core ve öylebiri nickli arkadaşları gördüm gibi oldu diye. öylebiri nickli arkadaşımı bilmem ama evet; Yıldız'ın söylediklerinin sonuna kadar arkasındayım! Kerim'in söyledikleri de laf salatasıydı. "Bak hala sana ne oldu diye düşünyorsun" diyerek üste çıktı. Böyle olmaz bu işler. Kerim'e kızamıyorum yine de. Çünkü o bunları düşünme hakkında sahip! O evli değil, evlilik kurumuna inanmıyor ve o yüzden evlenmemiş. Bu sebeple böyle düşündüğü için ona kızamam. Hissettiği gibi yaşamaya yüzü var. Ama ya Cemile? Evli, çocuğu olan bir kadın. Evlilik kurumuna inanıp o imzayı atmış. Sonra da "Aşık oldum; duygularım benim için her şeyden önemli" deyebiliyor. Buna hiç ama hiç hakkı yok! Acıyorum ona izlerken. Duygularına yenilmiş, aciz bir kadın var sadece. Kerim-Yıldız konuşmasında Yıldız'a hak verdim ama Kerim'e de kızamadım. Dediğim gibi o evliliğe inanmayıp evlenmemiş biri olarak bu düşünceleri savunma hakkına sahip. Ama Cemile kadar pişkin bir karakter olamaz. Sevenlerinden özür dilerim ama başka kelime bulamadım. "Pişkin" kelimesinin yumuşatılmış hali varsa Türkçe'mizde söyleyin onu kullanayım. Benim tabirimle pişkin kızımız Cemile, utanmadan bir de Yıldız'ı paylıyor! Bu kadarı nerede görülmüş. "Sen hapisteki eşine sadıksın diye bana böyle diklenemezsin" diyor bir de. İnsan bunu söylerken kardeşinin ne kadar sadık olduğunu görüp utanır; ama o da yok. Cemile-Yıldız sahnesinde son derece irrite oldum. Dizide zaten bütün aşk yaşayan bayanların evli olması durumundan belliydi bir ideolojiyi empoze etmeye çalışmaları. Bu kadarı da olmaz dedim izlerken. Gerçekten dizi yayından kaldırılırsa üzülmemek için bir sebep buldum kendime. Böyle bir ideolojiyi empoze etmeye çalışan bir dizi sağlıklı değil çünkü. Hiç hoşuma gitmedi bu durum. Benim etik senaryo anlayışım; sen bir konu yazarsın, bir mesaj tasarlarsın ve onu anlatmaya çalışırsın, yorumu da seyirciye bırakırsın! Ama BKSU'da öyle bir şey söz konusu değil maalesef. Yorumu da kendileri yapıyorlar alttan alttan. Yıldız gibi düşünen izleyiceleri de payladılar aslında Yıldız'ı paylarken. Ama asıl önemlisi Yıldız'ın da değişmeye başlaması olacak. Burada da Yıldız gibi düşünen kesime "Siz tabularla yaşıyorsunuz. Bir gün siz de değişeceksiniz" denmiş olacak. Vah vah... Ben umarım hep bu tabularla (!) bakarım hayata...

Şöyle de bir açıklama yapma gereği duyuyorum. Ben evliylen başkasına aşık olmasına kızmıyorum. Aşk engellenemez bir şeydir. Cemile'nin elinde olan bir şey değildi Sinan'a aşık olması. Olabilir; yarın öbürgün benim de başıma gelebilir. Ama o zaman ben eşimi kandırıp aldatacağıma, medeni iki insan gibi boşanmayı teklif ederim. Ortada çocuk da olsa boşanırım. Annesi babasını aldatan bir ailenin içinde büyümektense boşanmış bir aileye sahip olmak çok daha onur verici olsa gerek!

Benim kızdığım aşk değil; aşkın yapılan ahlaksızlıklara kılıf olarak gösterilmesidir! Ben ne aşklar biliyorum ki senelerce birbirine dokunmadan yaşanan ve hiiiç bitmeyen. Ama bizim AŞIK kızımız Cemile her fırsatta soluğu Sinan'ın kollarında alıyor. Cinsellik de aşkın bir parçasıdır ama bunu da aşığım diye örtemezsin.

Aşkı kılıf olarak göstermeye kızıyorum ama diyelim onu da kabul ettim. Tamam dedim. İzlemeye devam ettikçe bu safere de yaptığının sonuna kadar arkasında duran bir kadın görüyorum. Ne bu ya?! Ya dese ki "Eşimi aldattım evet pişmanın yaptığım hoş bir şey değil" yine anlayacağım Cemiel'yi. Ama yok işte... Utanmadan, sıkılmadan bir de Yıldız'a "Sen sadıksın diye beni aşağılayamazsın. Seviyorum bundan da gurur duyuyorum. Oh oh eşimi de aldatırım anlım açık gurur içindeyim. Sen de büyük konuşma yarın öbür gün sen de yaparsın. Dene bak çok güzel oluyor" diyemezsin! Ne büyük bir utanç buya. İzlerken ben utandım yemin ederim. Ben de Yıldız gibi düşünen biri olarak Cemiel'den azarı işittim bir de. Utanığım bu kadından azar yedim bir de. Senaristlerinb ir an önce silkelenmesi gerek. Buradan Cemile'ye falan seslenmiyorum; onlar hayali kahramanlar, ideolojilerini dayatmaları için birere kobay. Senaristler duyurorsanız eğer; siz mesajınızı tasarlayın, karakterler üzerinden anlatın ama ne olursunuz yorumu bize bırakın olur mu? Sonuna kadar haklı olduğumu düşünüyorum ama resmen ben gerikafalı, anlayışsız, duygusuz, pasif, kendiisteklerini önemsemeyen, sadık olacağım diye mustsuz olan zavallı bir kadın kategorisie sokuldum. Ben hangi kategorideyim biliyormusunuz sevgili senaristler. Ben bencil olmayan, kendi duyguları kadar başkalarının duygularını da önemseyen, sadık kalan dolayısıyla güvenilir kadın kategorisindeyim. Bundan da gurur duyuyorum. Cemile'nin kendinden duyduğu yalandasn gurur gibi değil üstelik. Kendini kandırmak gibi değil. Bildiğimiz gurur. Sizin gibi iki dizide senaryo yazdım sananların dayatmalarıyla da değişmeyecek bu görüşlerim şükürler olsun ki. Türk kadını bu değildir. Her şeyden önce kadın bu değildir. Kurtuluş Savaşı'nda askerlerimize kamburları çıkıp soğuktan donarak yemek, aş, kıyafet taşıyan fedakar kadınlardır Türk kadınları. Cemile gibi "Benim hissettiklerim, benim duygularım, benim hayatım" diyen bencil kadınlar değildir! Ha siz öyle anlatırsınız engelleyemem ama eleştiririm! Hem de sonuna kadar. Sayenizde kadınlığımdan utandım çünkü...

Yıldız-Kerim hakkında ayrı bir mesaj yazacağım. Şimdilik şu Cemile denen karakteri sindirip sakinleşeyim biraz :img-wink:

Ayrıca bu yazdıklarımı Cemile'yi destekleyenler lütfen üzerine alınmasın. Hepsini tenzih ediyorum. Kimseyi şahsi hayatımda tanımadığım için onları tercihlerinden dolayı yargılayacak hakka sahip değilim. Benim isyanım senariste ve bu ideolojiyi empoze etmeye çalışan dizi arkası ekibe...
şimdi ben bu yorumu okuyunca,sadece 12.bölümü izlemişsin gibi hissettim,cemilenin en büyük suçu,kardeşine olanları anlatmamasıdır,boks maçı yaptım o zamandan beri korkuyorum,çekiniyorum içime kapandım,kimseyle paylaşmadım,sen benim kardeşimsin felan dese,beni anlamanı bekliyorum dese cemileye kızmayacağım aslında,ama herşeyi saklıyor,aşk tutturmuş gidiyor,kardeşi onu onca suçluyor,sesini bile çıkartıp açıklama yapmıyor,ben bunu anlamıyorum

yorumuna böyle yaklaşsan senide anlıcam,sende aşk üzerinden bakmışsın,cemile böyle bakıyor,izleyici değil

laylaylomm
09-01-10, 20:19
Apple-core, Cemile aldatıyor diye ısrarla yazılıyor. Yalçın, Sinan'ı bildiğine ve seni başkasına yaretmem tehditlerini savurduğuna göre ne aldatmasından bahsediyoruz. Cemile, boşanma davasını açmış ve Sinan'a dair duygularını da Yalçın'a söylemiş. Bu durumda aldatmadan çok boşanmak istemeyen gurursuz Yalçın'dan bahsedebiliriz.

Yıldız, Cemile'nin Yalçın ile ne yaşadığından haberdar değil. Yalçın'ın Sinan'ı bildiğini de bilmiyor. Cemile'nin hatası herkese açıklama yapıp evliliğinde başından itibaren olanları patır patır ortaya dökmemesidir. Yıldız, başından itibaren Cemile ve Yalçın ilişkisinde yaşanan süreci bilseydi, o lafları etmezdi.

Cemile keşke bencil olabilse de benim hayatım deyip herkese gerekli cevabı verebilseydi. Bencillik yapmamasından dolayı evliliği halen daha devam ediyor.

Matraka, 9 Eylül 1984 Yılmaz Güney'in ölüm tarihi. Jenerikte de Yılmaz Güney'in ödül sahnesi olduğundan bugünü dizide göstereceklerini düşünüyorum.

matraka
09-01-10, 20:24
Apple_core, Cemile aldatıyor diye ısrarla yazılıyor. Yalçın, Sinan'ı bildiğine ve seni başkasına yaretmem tehditlerini savurduğuna göre ne aldatmasından bahsediyoruz. Cemile, boşanma davasını açmış ve Sinan'a dair duygularını da Yalçın'a söylemiş. Bu durumda aldatmadan çok boşanmak istemeyen gurursuz Yalçın'dan bahsedebiliriz.

Yıldız, Cemile'nin Yalçın ile ne yaşadığından haberdar değil. Yalçın'ın Sinan'ı bildiğini de bilmiyor. Cemile'nin hatası herkese açıklama yapıp evliliğinde başından itibaren olanları patır patır ortaya dökmemesidir. Yıldız, başından itibaren Cemile ve Yalçın ilişkisinde yaşanan süreci bilseydi, o lafları etmezdi.

Cemile keşke bencil olabilse de benim hayatım deyip herkese gerekli cevabı verebilseydi. Bencillik yapmamasından dolayı evliliği halen daha devam ediyor.

Matraka, 9 Eylül 1984 Yılmaz Güney'in ölüm tarihi. Jenerikte de Yılmaz Güney'in ödül sahnesi olduğundan bugünü dizide göstereceklerini düşünüyorum.
cemilenin o suçlamalara karşı sesini çıkarmamasının izahını bilmiyorum,nasıl bir tarz,nasıl bir yalçını koruma güdüsü,ben bunu anlamıyorum
ya bazı olaylara değiniyorlar,dediğim gibi ama bazı,gazete manşetleri evlere şenlik zaten,çok hızlı geçiyor,bununda olması taraftarı değilim biliyorsun

cemile bence herşeyi yüzüne gözüne bulaştıran bir krakter,ben bunları görüyorum,

apple-core
09-01-10, 20:28
Apple_core, Cemile aldatıyor diye ısrarla yazılıyor. Yalçın, Sinan'ı bildiğine ve seni başkasına yaretmem tehditlerini savurduğuna göre ne aldatmasından bahsediyoruz. Cemile, boşanma davasını açmış ve Sinan'a dair duygularını da Yalçın'a söylemiş. Bu durumda aldatmadan çok boşanmak istemeyen gurursuz Yalçın'dan bahsedebiliriz.

Yıldız, Cemile'nin Yalçın ile ne yaşadığından haberdar değil. Yalçın'ın Sinan'ı bildiğini de bilmiyor. Cemile'nin hatası herkese açıklama yapıp evliliğinde başından itibaren olanları patır patır ortaya dökmemesidir. Yıldız, başından itibaren Cemile ve Yalçın ilişkisinde yaşanan süreci bilseydi, o lafları etmezdi.

Cemile keşke bencil olabilse de benim hayatım deyip herkese gerekli cevabı verebilseydi. Bencillik yapmamasından dolayı evliliği halen daha devam ediyor.

Matraka, 9 Eylül 1984 Yılmaz Güney'in ölüm tarihi. Jenerikte de Yılmaz Güney'in ödül sahnesi olduğundan bugünü dizide göstereceklerini düşünüyorum.

Yapmayın Allah aşkına yapmayın yahu. Cemile iyi öğretmiş kılıf bulmayı. Yalçın'ın haberi yokken uzun bir müddet devam etti Cemile-Sinan birlikteliği. Açın bir daha izleyin lütfen. Eğer aldatılan eşin sonradan aldatıldığını öğrenmesiyle aldatma eylemi yok sayılıyorsa Dünya'da kimse kimseyi aldatmamıştır şu ana kadar. Ayrıca sevdiğini söyledi ama seviştiklerini söyledi mi? :icon_whis Yalçın ne bilsin ki eşi diye güvenip evlendiği kadının başka adam ile sevişip onu aldatacağını. Sadece "Hoşlanıyorum" dedi. Madem çok anlı açık bir insan. Yıldız'a bağırıp gurur nidalarıyla aşkını anlattığı gibi "Sinan'la sevişiyorum" da desin Yalçın'a... Desin o zaman helal olsun diyeyim :img-wink:

Aldatılan eş haberdar olunca aldatmamış sayılır demek kadar da saçma bir mantık görmedim. Üzülerek katılıyorum ama gülmekten katılıyorum buna... Ben de evlenince eşimi aldatayım sonra da bir şekilde haberdar olmasını sağlayıp kendimi aklayayım. Sağolun iyi bir taktik oldu. Offf offff... Biraz dürüst olalım arkadaşlar. Ben ki Kerim'ci bir insanım az önceki mesajımda Kerim'i bile eleştirdim ve son bölümde onun sölerinden de rahatsızlık duyduğumu belirttim. Siz de artık Cemile'ye az da olsa toz kondurun bence. Zira böyle fikir paylaşımına girilmiyor sizinle. Ne desek Cemile'ye bir haklılık payı çıkarıyorsunuz.

matraka
09-01-10, 20:39
Yapmayın Allah aşkına yapmayın yahu. Cemile iyi öğretmiş kılıf bulmayı. Yalçın'ın haberi yokken uzun bir müddet devam etti Cemile-Sinan birlikteliği. Açın bir daha izleyin lütfen. Eğer aldatılan eşin sonradan aldatıldığını öğrenmesiyle aldatma eylemi yok sayılıyorsa Dünya'da kimse kimseyi aldatmamıştır şu ana kadar. Ayrıca sevdiğini söyledi ama seviştiklerini söyledi mi? :icon_whis Yalçın ne bilsin ki eşi diye güvenip evlendiği kadının başka adam ile sevişip onu aldatacağını. Sadece "Hoşlanıyorum" dedi. Madem çok anlı açık bir insan. Yıldız'a bağırıp gurur nidalarıyla aşkını anlattığı gibi "Sinan'la sevişiyorum" da desin Yalçın'a... Desin o zaman helal olsun diyeyim :img-wink:

Aldatılan eş haberdar olunca aldatmamış sayılır demek kadar da saçma bir mantık görmedim. Üzülerek katılıyorum ama gülmekten katılıyorum buna... Ben de evlenince eşimi aldatayım sonra da bir şekilde haberdar olmasını sağlayıp kendimi aklayayım. Sağolun iyi bir taktik oldu. Offf offff... Biraz dürüst olalım arkadaşlar. Ben ki Kerim'ci bir insanım az önceki mesajımda Kerim'i bile eleştirdim ve son bölümde onun sölerinden de rahatsızlık duyduğumu belirttim. Siz de artık Cemile'ye az da olsa toz kondurun bence. Zira böyle fikir paylaşımına girilmiyor sizinle. Ne desek Cemile'ye bir haklılık payı çıkarıyorsunuz.
ben ona daha çok birliktelik demem,aralarındaki ilşkinin farkına ne zaman vardı bu ikili,ona bakmak lazım,protesto olayından sonra ve bildiğim kadarı ilede bu ikili geri çekildi,sonra yalçın öğrendi
ben böyle biliyorum,ama cemile işi zorlaştırmışmıdır,evet bunu yapmıştır,bunda payı vardır,ama nedenleride vardır,bu kadar acımasız olmamal lazım
nedenleri olması hatalarını telafi etmez,ama acımasızca eleştirilmeyide diye düşünüyorum

laylaylomm
09-01-10, 20:41
Yapmayın Allah aşkına yapmayın yahu. Cemile iyi öğretmiş kılıf bulmayı. Yalçın'ın haberi yokken uzun bir müddet devam etti Cemile-Sinan birlikteliği. Açın bir daha izleyin lütfen. Eğer aldatılan eşin sonradan aldatıldığını öğrenmesiyle aldatma eylemi yok sayılıyorsa DÜnya'da kimse kimseyi aldatmamıştır şu ana kadar. Ayrıca sevdiğini söyledi ama seviştiklerini söyledi mi? :icon_whis Yalçın ne bilsin ki eşi diye güvenip evlendiği kadının başka adam ile sevişip onu aldatacağını. Sadece "Hoşlanıyorum" dedi. Madem çok anlı açık bir insan. Yıldız'a bağırıp gurur nidalarıyla aşkını anlattığı gibi "Sinan'la sevişiyorum" da desin Yalçın'a... Desin o zaman helal olsun diyeyim :img-wink:

Aldatılan eş haberdar olunca aldatmadı demek kadar da saçma bir mantık görmedim. Üzülerek katılıyorum ama gülmekten katılıyorum buna... Ben de evlenince eşimi aldatayım sonra da bir şekilde haberdar olmasını sağlayıp kendimi aklayayım. Sağolun iyi bir taktik oldu. Offf offff... Biraz dürüst olalım arkadaşlar. Ben ki Kerim'ci bir insanım az önceki mesajımda Kerim'i bile eleştirdim ve son bölümde onun sölerinden de rahatsızlık duyduğumu belirttim. Siz de artık Cemile'ye az da olsa toz kondurun bence. Zira böyle fikir paylaşımına girilmiyor sizinle. Ne desek Cemile'ye bir haklılık payı çıkarıyorsunuz.

Diziyi yeterince izledim, bölüm sonrası bazı yerleri video paylaşım sitelerinden tekrar izliyorum zaten. Sinan ve Cemile arasında yaşanan birliktelik Cemile evi terkettikten sonra gerçekleşmiştir.

Yalçın, evliliğinde sorunlar yaşandığını farkına varmasına rağmen neden Cemile'yle konuşmadı? Sinan ile darp çekişmesine girişmesi neydi? Sinan'ı gördüğü andan itibaren şüpheleniyordu. Ama sorgulamıyordu. Eşinin katılmak istemediği geceye gittiğini öğrenmesine rağmen Ankara'dan gelmedi.

Sinan, Diyarbakır Cezaevi'ne girmeden önce Sinan ve Cemile duygusal bir yakınlaşma içinde değillerdi, sadece farkına varılmayan bir etkileşim vardı. Cemile'nin psikolagla konuşmalarında Cemile duygularına ad koyamadı diye eleştirilmişti.

Cemile'ye evliliğinde başından itibaren yaşadıklarını herkese anlatıp Yalçın'ı o halde bırakıp kapıyı çekip gitmediği için toz konduruyorum. Cemile'nin yaptığı işi Yalçın'ın annesi ve babası da gayet yapabilirdi.

Yazılarınızda da ileri gittiğinizi düşünüyorum. Yorumlarınızı yazarken benim dürüstlük ve mantık kavramlarımı sorgulama hakkınızı kendinizde görmeyin.

apple-core
09-01-10, 20:49
Diziyi yeterince izledim, bölüm sonrası bazı yerleri video paylaşım sitelerinden tekrar izliyorum zaten. Sinan ve Cemile arasında yaşanan birliktelik Cemile evi terkettikten sonra gerçekleşmiştir.

Yalçın, evliliğinde sorunlar yaşandığını farkına varmasına rağmen neden Cemile'yle konuşmadı? Sinan ile darp çekişmesine girişmesi neydi? Sinan'ı gördüğü andan itibaren şüpheleniyordu. Ama sorgulamıyordu. Eşinin katılmak istemediği geceye gittiğini öğrenmesine rağmen Ankara'dan gelmedi.

Sinan, Diyarbakır Cezaevi'ne girmeden önce Sinan ve Cemile duygusal bir yakınlaşma içinde değillerdi, sadece adlandırılmayan bir etkileşim vardı. Cemile'nin psikolagla konuşmalarında Cemile duygularına ad koyamadı diye eleştirilmişti.

Cemile'ye evliliğinde başından itibaren yaşadıklarını herkese anlatıp Yalçın'ı o halde bırakıp kapıyı çekip gitmediği için toz konduruyorum. Cemile'nin yaptığı işi Yalçın'ın annesi ve babası da gayet yapabilirdi.

Yazılarınızda da ileri gittiğinizi düşünüyorum. Yorumlarınızı yazarken benim dürüstlük ve mantık kavramlarımı sorgulama hakkınızı kendinizde görmeyin.

Sizi sorgulama ve mantıksız bulma hakkımın olmadığını ben de söyledim çünkü sizi şahsi olarak tanımıyorum. Ama foruma yazdığınız bir şeyi mantıksız bulma ve sorgulama hakkım var. Çünkü dizi ile ilgili bir yorum ve görüş bildiriyorsunuz; ben de mantıksız buluyorum. Fikirlerinizin eleştirilmesini istemiyorsanız forum sitelerinde dile getirmezsiniz olur biter...

Ayrıca Cemile'nin Yalçın'ı acımasızca ve bencilce aldatmasını hala aldatma saymayıp da bahaneler bulan biri ile daha fazla da bu konuda konuşacak bir şeyim olduğunu düşünmüyorum. Çünkü ben sonuna kadar aldattığı görüşündeyim. Kimsenin bu saatten sonra hayat görüşleri de değişmeyeceğine göre... (Umarım benimki böyle kalır; değilmez) Sadece "Cemile aldattı evet" diye kabul eden Cemile'ci arkadaşlar ile fikir paylaşacağım artık bu saatten sonra... Belki sevinirsiniz buna ama benim açımdan kötü bir şey bu. Forumun amacı fikir paylaşımında bulunmak. Ama burada bu mümkün olmuyor bir türlü. Umarım bunu mümkün kılmayan üyeler kadar mümkün kılnlar da vardır.

Size iyi akşamlar... Anlaşamayacağız görünen o ki. O yüzen tartışıp birbirimiz kırmanın da alemi yok. Benim görüşlerim belli zaten. Daha ne söylesem boş...

bye

laylaylomm
09-01-10, 21:06
Sizi sorgulama ve mantıksız bulma hakkımın olmadığını ben de söyledim çünkü sizi şahsi olarak tanımıyorum. Ama foruma yazdığınız bir şeyi mantıksız bulma ve sorgulama hakkım var. Çünkü dizi ile ilgili bir yorum ve görüş bildiriyorsunuz; ben de mantıksız buluyorum. Fikirlerinizin eleştirilmesini istemiyorsanız forum sitelerinde dile getirmezsiniz olur biter...

Ayrıca Cemile'nin Yalçın'ı acımasızca ve bencilce aldatmasını hala aldatma saymayıp da bahaneler bulan biri ile daha fazla da bu konuda konuşacak bir şeyim olduğunu düşünmüyorum. Çünkü ben sonuna kadar aldattığı görüşündeyim. Kimsenin bu saatten sonra hayat görüşleri de değişmeyeceğine göre... (Umarım benimki böyle kalır; değilmez) Sadece "Cemile aldattı evet" diye kabul eden Cemile'ci arkadaşlar ile fikir paylaşacağım artık bu saatten sonra... Belki sevinirsiniz buna ama benim açımdan kötü bir şey bu. Forumun amacı fikir paylaşımında bulunmak. Ama burada bu mümkün olmuyor bir türlü. Umarım bunu mümkün kılmayan üyeler kadar mümkün kılnlar da vardır.

Size iyi akşamlar... Anlaşamayacağız görünen o ki. O yüzen tartışıp birbirimiz kırmanın da alemi yok. Benim görüşlerim belli zaten. Daha ne söylesem boş...

bye

Forumların amacı fikir paylaşımında bulunmak. Tabiki burada yazılanlara karşıt fikir belirtebiliriz. Ben de zaten sizin görüşünüze katılmadığımı belirtmiştim, yazışmamız oradan başlamıştı. Ama sizin yazdığınız gibi karşı tarafı suçlayarak değil. Karşıt fikir yazarken yazdığınız kelimeleri ve uslubunuzu eleştirdim. Dürüstlük kavramımı da sorgulamıştınız.

Fikirlerimi düzgün bir uslupla paylaşabileceğim üyeler dolayısıyla bu forumlarda paylaşım yapıyorum. Yapmaya da devam edeceğim.

Matraka, Sinan'ı hangi olay içine soksam diye düşünüyorum. Tam bulamadım. Düşündüğün birşey varsa yazar mısın? 1986 yılına gelindiğinde de Çernobil faciası unutulmamalı.

apple-core
09-01-10, 21:12
"Kerim Sinan'a Yıldız olduğunu söyledi mi? Ben mi kaçırdım yoksa? Video sitesindeki kanal partları eksik sahneyle mi yükledi?" diye düşünüp Kerim-Sinan sahnesini bir daha izleyince anladım ki bence Sinan orada anladı Yıldız olduğunu. Bülent İnal o hissi çok ince vermiş bizlere. Güzel bir bakış değişmesi olmuş. Tebrik ederim kendisini. Okan da o sahnede çok güzel yansıttı içine atmış aşık rolünü. Sinan'ın sıkıştırmaları karşısında dokunsan ağlayacak konma geldi. İki oyuncu da o sahnede çok iyiydi defalarca izledim o sahneyi :img-in_lo İşte oyuncuların karşılıklı iyi olduğu önemsiz sahneler bile böyle devleşiyor...

Yıldız-Kerim yorumu yapmak için sabırsızlanıyorum ama yazacak çok şey var biraz toparlamak lazım :img-yes:

matraka
09-01-10, 21:16
Forumların amacı fikir paylaşımında bulunmak. Tabiki burada yazılanlara karşıt fikir belirtebiliriz. Ben de zaten sizin görüşünüze katılmadığımı belirtmiştim, yazışmamız oradan başlamıştı. Ama sizin yazdığınız gibi karşı tarafı suçlayarak değil. Karşıt fikir yazarken yazdığınız kelimeleri ve uslubunuzu eleştirdim. Dürüstlük kavramımı da sorgulamıştınız.

Fikirlerimi düzgün bir uslupla paylaşabileceğim üyeler dolayısıyla bu forumlarda paylaşım yapıyorum. Yapmaya da devam edeceğim.

Matraka, Sinan'ı hangi olay içine soksam diye düşünüyorum. Tam bulamadım. Düşündüğün birşey varsa yazar mısın? 1986 yılına gelindiğinde de Çernobil faciası unutulmamalı.
herşeyden önce kabul etmemiz gereken bir gerçek,yıldız ve sinanın geçmişi geleceğe taşıma kaygısı yok,cezaevi sahneleri ile kendilerini sorguladılar,ve geçmişi geride bıraktılar,yeni bir hayatın eşiğinde ve karar veremiyor,ama krakteri rant olayında olduğu gibi taraf yapıp olaylara sokabiliriz,dergide olduğu gibi,ama pasif sinanı kimsenin sevdiğini ve istediğini sanmıyorum herhangi bir olayın içine yavaş yavaş sokulabilir senaryo müsait...

de nigün hanımın kafasındaki ne!onu bilemeyiz..

apple-core

gerek yok aslında ikinizde başka pencerelerden bakıyorsunuz,birbirinizi kırdığınızıda sanmıyorum,ama ilşkiler üzerine yorumlar hepimizi yordu galiba,hep aynı cümleler varsa yoksa cemile,,,bundan kurtulmalıyız

başak_mu
09-01-10, 21:24
ben ona daha çok birliktelik demem,aralarındaki ilşkinin farkına ne zaman vardı bu ikili,ona bakmak lazım,protesto olayından sonra ve bildiğim kadarı ilede bu ikili geri çekildi,sonra yalçın öğrendi
ben böyle biliyorum,ama cemile işi zorlaştırmışmıdır,evet bunu yapmıştır,bunda payı vardır,ama nedenleride vardır,bu kadar acımasız olmamal lazım
nedenleri olması hatalarını telafi etmez,ama acımasızca eleştirilmeyide diye düşünüyorum


Bense Sinan ve Cemile'nin suikast gecesi öpüştükleri anı izlediğimden beri yaşananı ihanet olarak nitelendiriyorum..Evli bir kadının(hatta evli olmasa da olur bir ilişkisi olan herhangi birisinin) başka birisiyle öpüşmesini aldatma olarak nitelendiririm ben nedeni her ne olursa olsun.Buna duygu patlaması,o gece yaşanan stresin sonucu falan da diyemem...Ama bir başkası der ve kendince haklı yanlar bulur..Bense kendi adıma Cemile'nin ihaneti cinsel birliktelikten öncesine dayandırıyorum..

Fakat aslında benim Cemile'yi suçlamam daha öncesine dayanıyor..Cemile şiddet gördüğü gece noktayı koymalıydı ki o zaman çocuk da yoktu ortada..Ama o kıvırma yoluna gitti ta ki Sinan yeniden hayatına girene kadar(ki bu da hem kendini hem de karşısındakileri aldatmadır)

Hamilelik olayını ise tamamen gereksiz buluyorum..Daha önceden demiştim zaten içinden çıklması zor olan bir durumu daha da karışık hale getiriyor..

matraka
09-01-10, 21:32
Bense Sinan ve Cemile'nin suikast gecesi öpüştükleri anı izlediğimden beri yaşananı ihanet olarak nitelendiriyorum..Evli bir kadının(hatta evli olmasa da olur bir ilişkisi olan herhangi birisinin) başka birisiyle öpüşmesini aldatma olarak nitelendiririm ben nedeni her ne olursa olsun.Buna duygu patlaması,o gece yaşanan stresin sonucu falan da diyemem...Ama bir başkası der ve kendince haklı yanlar bulur..Bense kendi adıma Cemile'nin ihaneti cinsel birliktelikten öncesine dayandırıyorum..

Fakat aslında benim Cemile'yi suçlamam daha öncesine dayanıyor..Cemile şiddet gördüğü gece noktayı koymalıydı ki o zaman çocuk da yoktu ortada..Ama o kıvırma yoluna gitti ta ki Sinan yeniden hayatına girene kadar(ki bu da hem kendini hem de karşısındakileri aldatmadır)

Hamilelik olayını ise tamamen gereksiz buluyorum..Daha önceden demiştim zaten içinden çıklması zor olan bir durumu daha da karışık hale getiriyor..
ahh cemileyi anlasak zaten forumca bu halde olurmuyduk,olmazdık bence
ihanet göreceli bir kavram,herkese göre değişir,kimide düşünmesi bile yeter der,herkesin kırmızı çizgisi,farklı,ama olaylar, nedensiz bir yere insanları sürükleyebilir,bunun sonucunda hatalar yapılabilir,bunun sonucunda bazı duyguların farkınada varabilirler,ve geleceğinin olmadığını düşünüp unutmak isteyebilirler,ama duyguları yaşadıkları gerçeğini değiştirmez

kısacası ihanet olayı olmamıştır demiyorum,ama nedenleri olmadığını düşünmek,bilerek yaptı demek,dayak yediğinde ayrılmalıydı demek,ondan sonrası yanlış demek,bana göre doğru değil,kimse ileride olaylar karşısında hayatın bu denli değişeceğini tahmin edemez,geleceği bilsek hata yapmazdık

başak_mu
09-01-10, 21:44
ahh cemileyi anlasak zaten forumca bu halde olurmuyduk,olmazdık bence
ihanet göreceli bir kavram,herkese göre değişir,kimide düşünmesi bile yeter der,herkesin kırmızı çizgisi,farklı,ama olaylar, nedensiz bir yere insanları sürükleyebilir,bunun sonucunda hatalar yapılabilir,bunun sonucunda bazı duyguların farkınada varabilirler,ve geleceğinin olmadığını düşünüp unutmak isteyebilirler,ama duyguları yaşadıkları gerçeğini değiştirmez

kısacası ihanet olayı olmamıştır demiyorum,ama nedenleri olmadığını düşünmek,bilerek yaptı demek,dayak yediğinde ayrılmalıydı demek,ondan sonrası yanlış demek,bana göre doğru değil,kimse ileride olaylar karşısında hayatın bu denli değişeceğini tahmin edemez,geleceği bilsek hata yapmazdık

İhaneti bir nedene dayandıramıyorum belki de ben o yüzden kızıyorum Cemile'ye..Cemile'nin şiddet olayından sonraki tavırlarını da yanlış buluyorum dediğim gibi net tavır koymadığı için..Yalçın ona sorular sorduğunda cemile içindeki şüpheleri,endişeyi Yalçın'a tam olarak göstermedi(bence).Eğer ki ilk soğukluktan sonra Cemile kararlı olsaydı savunacak yan bulabilirdim belki de ben de..Ayrıca bana göre Cemile kendinde bişilerin farkına vardığında da kendiliğinden diil de olaylar o raddeye getirdiği için Sinan gün yüzüne çıktı...Ben böyle olduğunu düşünüyorum en azından..

Bu arada dergi kapanıyor yeni bölümde..Çok kişi işsiz kalcak sanırım:icon_whisDevamlı o derginin için de toplanmaları ve tüm gündemi ordan değerlendirmeleri benim de çok hoşuma gitmese de kapanmasa daha mı ii olur acaba demeden alamıyorum kendimi..Yeniden toparlanma süresi ne kadar sürecek acaba:bilmim

laylaylomm
09-01-10, 21:51
herşeyden önce kabul etmemiz gereken bir gerçek,yıldız ve sinanın geçmişi geleceğe taşıma kaygısı yok,cezaevi sahneleri ile kendilerini sorguladılar,ve geçmişi geride bıraktılar,yeni bir hayatın eşiğinde ve karar veremiyor,ama krakteri rant olayında olduğu gibi taraf yapıp olaylara sokabiliriz,dergide olduğu gibi,ama pasif sinanı kimsenin sevdiğini ve istediğini sanmıyorum herhangi bir olayın içine yavaş yavaş sokulabilir senaryo müsait...

de nigün hanımın kafasındaki ne!onu bilemeyiz..



Rant olayında taraf olacağa benziyorlar. Nedim, Sinan ve Yıldız'ı taraf hale getirebilir. Sinan ve Yıldız'ın cezaevi sonrası bir süre pasif olması gerekirdi. Yıldız, Metris eylemleri dolayısıyla çok pasif sayılmaz aslında. Bundan sonra daha aktif olacaklar diye düşünüyorum.
Sinan'ı bir bölüm sadece Yalçın ve Cemile dolayısıyla göstermişlerdi. Pasif olsa bile karektere başka yönler katmaları gerekiyor. Öyle bir Sinan istemiyorum.

Dergi kapandığına göre buluşma noktaları ortak ev olabilir. Nasıl bir yol çizecekler merak ediyorum.
Kalamış Grubu'nu eleştiriyordun, bu bölüm onları göremedik. :)

öylebiri
09-01-10, 21:52
Son bölümü anca izleyebildim. Yazacak o kadar çok şeyim var ki nereden başlasam bilemiyorum. Yazmak istiyorum ama yazdıklarım bazı arkadaşlarımı irrite edecek. Forumda yine başlayacağız hangisi doğru diye tartışmaya.

Destan gibi alıntıları sevmediğim için mesaj belli olsun diye başını aldım sadece :) O kadar güzel yazmışsın ki her kelimesine katılıyorum.

Evet Yıldız'ın bütün cümlelerinde gerçekten kendimi buldum bu bölümü izlerken. Kerim aşırı rahat davranınca o da dedi ya "toplu bir karar filan mı alındı, ben bişey mi kaçırdım, neden evliyken başkasına aşık olmak birdenbire bu kadar normal oldu?"

Bu bölüm baştan ayağa Cemile'yi aklama bölümü gibiydi ama aklama gerekçeleri bana uymadı. Yaptığından o kadar eminse ve kendiyle ve aşkıyla o kadar gurur duyuyorsa, birinci dereceden aile fertlerini toplayıp anlatsın vaziyeti, bitirsin evliliğini ve koşsun Sinan'a. Zaman ilerliyor, bu bölümün başı ile sonu arasında bile biraz süre geçti aradaki gazete manşetlerine bakılırsa, ama hala Yıldız'dan başka kimse bir şey bilmiyor. Ve Cemile hala günün bir bölümünde görüntüdeki eşine ilgi gösterip kalan zamanlarda Sinan'ın kollarına koşan, ne yaptığı ne yaşadığı belli olmayan acayip bir karakter. Hamilelik konusuna tekrar girmek istemiyorum, aklıma geldikçe cinlerim tepeme çıkıyor. Bu cahilliği ancak liseli gençler yapıyor yahu!!

Yeni fragmanda Yalçın giderken Gece'yi de götürdüğü için Cemile'nin Sinan'ı bırakıp kızının peşinden gitmeye karar vermesi karşısında "artık Cemile'nin anneliğine laf edilmez umarım" demiş bir arkadaş. Eh o kadarını da yapsın artık Cemile. Minicik çocuk ta bilmemnerelere giderken, Cemile "Sinan'dan ayrılamam" diye İstanbul'da kalsaydı zaten ben bizzat sete gider, bebeği alır ve çocuk esirgeme kurumuna verirdim :img-yes:

Şu ara en sevimli çiftimiz Kürşat ve müstakbel eşi Elif. Elif'in dükkana ziyarete gittiği zaman bir anda Kürşat'a sarılıverdiği sahneye ve tabi Kürşat'ın yüzündeki şaşkın ve mutlu ifadeye bayıldım. Kerim ve Kürşat'ın, Elif ve evlilik konusundaki sohbetleri de şahaneydi. Hele, sevdiğinden karşılık görme şansı sıfır olduğu için kahrolan Kerim'in Kürşat'ın mutluluğuyla mutlu olmaya çalışması, seni seviyor bunun değerini bil demesi...

Bir yanda böyle insanın içini coşturan hoşluklar, bir yanda Sinan ve Cemile aşkı gibi bir stres yumağı. İki uçlu bir senaryo içinde gidiyoruz bir yerlere, hadi hayırlısı.

kadir_özdal
09-01-10, 21:52
evt ya derginin kapanması kötü oldu..
bende fragmanı izledim yeni
yaa bence çocuğu dünyaya getirmemeliler
çok zor bir durum olcak onlar için
şu yeni bölümü merakla bekliorum
bence kürşat tufanı söndürcek tufanı gidişatı ii değil

matraka
09-01-10, 21:57
İhaneti bir nedene dayandıramıyorum belki de ben o yüzden kızıyorum Cemile'ye..Cemile'nin şiddet olayından sonraki tavırlarını da yanlış buluyorum dediğim gibi net tavır koymadığı için..Yalçın ona sorular sorduğunda cemile içindeki şüpheleri,endişeyi Yalçın'a tam olarak göstermedi(bence).Eğer ki ilk soğukluktan sonra Cemile kararlı olsaydı savunacak yan bulabilirdim belki de ben de..Ayrıca bana göre Cemile kendinde bişilerin farkına vardığında da kendiliğinden diil de olaylar o raddeye getirdiği için Sinan gün yüzüne çıktı...Ben böyle olduğunu düşünüyorum en azından..

Bu arada dergi kapanıyor yeni bölümde..Çok kişi işsiz kalcak sanırım:icon_whisDevamlı o derginin için de toplanmaları ve tüm gündemi ordan değerlendirmeleri benim de çok hoşuma gitmese de kapanmasa daha mı ii olur acaba demeden alamıyorum kendimi..Yeniden toparlanma süresi ne kadar sürecek acaba:bilmim

dayak olayında tipik türk kadını gibi davranmadımı?kaçtane kadın dayak olayını sineye çekmiştir,sayısı ülkemizde az olmasa gerek,cemile affedici bu 1.bölümden beri böyle,güçlü gibi görünsede,bana göre güçlü bir krakter değil
ben yalçındada suç buluyorum,dayak olayından sonra olayı kapatmayı yeğledi,konuşmadılar, dinlemediler,çiftler arasında iletişim koptu,sorun oluştu bunu düzelmeyi iki tarafta denemedi o yüzden suçlu aramayalım bence

derginin kapanması bence iyi oldu,valla anadolu ajansından önce haberler dergiye geliyordu,yorumlar yapılıyordu,30 m2 alanda ilşkiler,ne bilim bir dizi için tedbiri mekanda ferahlık vardır,şıkışmış yerleri sevmem
herkes kendine yön versin böylece,aşk böcüğü kıvamından çıkarlar

apple-core
09-01-10, 22:06
Yeni fragmanda Yalçın giderken Gece'yi de götürdüğü için Cemile'nin Sinan'ı bırakıp kızının peşinden gitmeye karar vermesi karşısında "artık Cemile'nin anneliğine laf edilmez umarım" demiş bir arkadaş. Eh o kadarını da yapsın artık Cemile. Minicik çocuk ta bilmemnerelere giderken, Cemile "Sinan'dan ayrılamam" diye İstanbul'da kalsaydı zaten ben bizzat sete gider, bebeği alır ve çocuk esirgeme kurumuna verirdim :img-yes:

Bana da arada bir de olsa katılanlar oluyor demek ki toplu bir karar alınmamış, ben bir şey kaçırmamışım :img-hyste

Ee yani dediğin gibi orada da "Sinan'ım da Sinan'ım" diye tutturup bebeği sevgi yumacığı babası Yalçın ile gönderseydi önce alıp bebeği çocuk esirgeme kurumuna verirdik sonra da bunu yazan senaristi alıp Cemile'nin psikoloğuna götürürdük :) "O kadar da uçmayalım" diye düşündü herhalde senarist gerçi daha ne kadar yükselebilecek ki uçacağı kadar uçtu...

Yıldız bu şekilde çok güzel. Fikirlerinde kendimi buldum. Yıldız-Kerim aşkını desteklesem de yavaş yavaş bu aşkı desteklememeye başlayacağım sanırım. Çünkü dizide benim gibi düşünen bir Yıldız kaldı. O da aldatanlar kervanına girecek. Ancak yine de Yıldız ile Cemile bir olamaz. Çünkü Yıldız yeteri kadar mücadele verdi. Kocasına sadık kalmak için çabaladığını gördük hiç değilse. Hüseyin'i aldatsa bile Cemile gibi madalya bekler tavırlarda gururla gezineceğini de düşünmüyorum. Üzüldüğü sahneleri izleriz; Kerim de kahrolur içinde bulundukları durumdan ötürü v.s v.s... Cemile-Sinan aşkında maşallah alan memnun veren memnun (yanlış yere çekilmesin söz öbeği olarak söyledim :)) kimse bir gram pişmanlık duymuyor. Sinan bile daha çok kaçtı bu aşktan; vicdanı daha çok sızladı. Ama Cemile gerçekten de Yıldız'a haykırdığı gibi gurur duyuyor yaptığından. Ne diyelim o gurur duymaya devam etsin biz de eleştirmeye devam ederiz...

[arzu]
09-01-10, 23:05
apple-core,
97. sayfadayım ve okuya okuya geliyorum henüz hepsini bitirmedim bu notumla birlikte; bir mesajında yalçın'a sinan'la birliktede olduğunu söyledi mi demişsin. söylemedi, zira o zaman aralarındaki yakınlığı birbirlerine bağlandıklarını kabul eden ve aynı anda da uzak durmaya çalışan çift vardı. ortada gerçek anlamda bir ilişki yoktu. ve cemile, yılbaşı gecesi zaten evi terketti. yalçın'a, sinan'a olan etkilenmesinden bağıra çağıra haykırarak hemde...

ekleme:
sinan, kerim'in yıldız'a karşı olan duygularını öğrendiğinde verdiği tepkiyle beni şaşırtmadı. sinan ne yapar ne yapmaz artık kestirebiliyorum umarım bu tutarlılık hep devam eder karakterlerde erozyon olursa ben kendimi vererek izleyemiyorum...

apple-core
09-01-10, 23:33
;12640426']apple-core, 97. sayfadayım ve okuya okuya geliyorum henüz hepsini bitirmedim bu notumla birlikte; bir mesajında yalçın'a sinan'la birliktede olduğunu söyledi mi demişsin. söylemedi, zira o zaman aralarındaki yakınlığı birbirlerine bağlandıklarını kabul eden ve aynı anda da uzak durmaya çalışan çift vardı. ortada gerçek anlamda bir ilişki yoktu. ve cemile, yılbaşı gecesi zaten evi terketti. yalçın'a, sinan'a olan etkilenmesinden bağıra çağıra haykırarak hemde...

Benim orada söylemek istediğim, laylaylom nickli arkadaş "Yalçın Sinan'la olduğunu biliyordu o yüzden bu aldatmak sayılmaz" tarzında bir şey dedi. Ben de bilmesinin bir şey değiştirmeyeceğini, yine de aldatmak sayılacağını söyledim. Ayrıca Cemile "Hoşlanıyorum" dedi. Hoşlanmak ile sevişmek aynı şeyler değildir. Sıkıyorsa orada "Sinan'la sevişiyoruz" desyedi. Hoşlandığı kabul edilebilir bir şey sonuçta bu engellenebilir bir şey değil ama sevişmesi gerçeğinin açıklanabilir bir tarafı yok. Tabii bana göre...

Sen bütün mesajları oku ondan sonra yorumlaşırız :img-wink:

[arzu]
09-01-10, 23:47
apple-core,
ayrı oldukları ve sonucun belli olduğu bir zamanda sinan'la birlikte olduklarından yalçın'a bu kadar açık bir açıklama vermesini hatta kimseye vermesini beklemiyorum ben kendi adıma...

ve cemile'nin yaşadıklarından utanç duymaması benim hoşuma gitti aslında. madalya bekler demişsin ya hiç öyle bir hal sezmedim ben izlerken. ama yıldız'dan bu kadar sert, bu denli bir suçlamayı beklememiş olabilir. onunda hatası var kardeşiyle yaşadıklarını paylaşmadığı için ama gerekçelerinide sıralamaya çalıştı...

qanqam
09-01-10, 23:57
ya ben bölümü yeni izledim
takildigim yerler oldu

su tufana ne oldu HS sonunda belki fikirleri degismemisdi ama genede bu hale gelece bir durum olmamisdi hapisahnede düzelmisdi ama burda tam bir eskiya olup cikti ayrica metinde sen kitapdan felan anlamasin felan diyordu bu cocuk üni ye gitmedimi bunu eskiya yaptilar sen kitaptan felan anlamasin ancak bilmem ne yap

cemileye gelirsek bence artik yapa bilecegi sey yalcinlan konusmak olacak ona artik gercekten durumu özetlemesi lazim onunlan isvicreye sadece gece icin gittigini ve sinani sevdigini kendisinden bosanip sinanlan evlenmek istedigini hatta ondan hamile bile oldugunu söylemesi lazim yoksa kendini cok kücük düsürür nereye kadar sakilya bilirki sonunda karni ortaya cikcak

kürsatlan elife deginirsek onlar iyi hosda su suleye ne oldu ilk baslarda adi bir iki kere gecti ama aradan 3 yil felan gecti hicbirsey yok acaba senaryoyo degistirdilerde sule karekterinide cikartilarmi ?

reytinglere birsey diyemiyorum ama cogu insan merakdan atvnin yeni dizine bakti (bende dahil :img-tomat) ondandir ama ins en kisa zamanda düzelir arti dizi dengeyi iyi tutmaya basliyor politik konular cok iyi islenmisdi :img-wink:

apple-core
10-01-10, 00:00
;12640782']apple-core,
ayrı oldukları ve sonucun belli olduğu bir zamanda sinan'la birlikte olduklarından yalçın'a bu kadar açık bir açıklama vermesini hatta kimseye vermesini beklemiyorum ben kendi adıma...

ve cemile'nin yaşadıklarından utanç duymaması benim hoşuma gitti aslında. madalya bekler demişsin ya hiç öyle bir hal sezmedim ben izlerken. ama yıldız'dan bu kadar sert, bu denli bir suçlamayı beklememiş olabilir. onunda hatası var kardeşiyle yaşadıklarını paylaşmadığı için ama gerekçelerinide sıralamaya çalıştı...

Benim hayat görüşlerimden biridir "Açıklayamayacağın bir şeyi yapma"dır. Çünkü bir şeyi açıklayamıyorsan onu saklamak istiyorsun demektir. Bir insan neden bir şeyi saklamak ister? Ondan koktuğu için, utandığı için, kabullenemediği için... Cemile kocasını aldattı ve bunun açıklanabilir bir tarafı yok bana göre. Farkındaysanız artık hep bana göre demeye başladım çünkü forumda çoğu kişi benim gibi düşünmüyor. Olabilir; ben fazla mükemmelliyetçi olabilirim. İkili ilişkilerde güvene fazla önem veriyor olabilirim. Benim için aşktan önemli şey bağlılık, güvendir. Eğer biri birini aldatıyorsa bağlılık ve güven de yok demektir. At o zaman o aşkı ya da evliliği çöpe; gitsin. Ama Cemile onu da yapamıyor. Yalçın'dan boşandıktan sonra ne istiyorsa yapsaydı. Ben aşk düşmanı, gerikafalı biri değilim. Aksine aşkı destekliyorum. Güzeldir sevmek; sevilmek. Ama eğer bu sevmek eylemi bir başka sevenin canını yakıyorsa hiç de güzel bir şey değildir. "Ben seviyorum" diyerek kocamı üzecek şeyler yaparsam bu bencilliktir.

[arzu]
10-01-10, 00:07
apple-core,
seninle aynı sebeplerden ötürü bende uzun süredir bana göre yada bence demeye dikkat ediyorum... çünkü herkesle aynı düşünmemiz olaylara aynı bakmamız mümkün değil zaten bence gereklide değil aksi halde nasıl tartışabilirdik...

ben, açıklayamayacağından çok o denli açıklama gereği olmamasından bahsetmiştim. o sıralar yalçın'da kendisi olmadan bir hayat kursun oda mutlu olsun diye bekleyen aslında onun canını çok yakmadan bu işi bitirmeye çalışan bir cemile vardı, ama doğru ama yanlış yaparak...

apple-core
10-01-10, 00:26
;12640903']ben, açıklayamayacağından çok o denli açıklama gereği olmamasından bahsetmiştim. o sıralar yalçın'da kendisi olmadan bir hayat kursun oda mutlu olsun diye bekleyen aslında onun canını çok yakmadan bu işi bitirmeye çalışan bir cemile vardı, ama doğru ama yanlış yaparak...

Defalarca dile getirdiğim gibi evliyken bir başka adama aşık olmasından ötürü kızmıyorum Cemile'ye. Sonrasında attığı adımlara kızıyorum. Evlenmek gibi boşanmak da hayatın bir parçası. Boşansaydı eşinden istediğini yapsaydı. Evlenirken "Hastalıkta, sağlıkta, iyi günde, kötü günde..." demiyor muyuz? O zaman Cemile evli olduğu sürece bu sözlerine ve eşine sadık kalmalıydı. Boşanana kadar Sinan'ı sevmeye devam etseydi; boşandıktan sonra da birlikteliklerine devam etselerdi... Bu şekilde hiç hoş olmadı bana göre. Benim değerlerimle örtüşmüyor ne yazık ki. Haftalardır bu aldatma olayını da sindirdim bir şekilde ama bu öğlen son bölümü izleyince artık Cemile'nin tavırlarını sindiremeyecek kadar sinirlendim. "Hem suçlu hem güçlü" derler ya aynı o hesap... Bir de pişkin bir üslupla Yıldız'ı payladı. "Evet hatalıyım ama ne yapayım sevdim" diyeceğine "Bundan gurur duyuyorum" dedi. O da yetmedi neredeyse kocasına sadık kaldı diye Yıldız'ı yerin dibine sokacaktı...

[arzu]
10-01-10, 00:42
apple-core,
aslında yıldız'a sen böyle düşünebilirsin yada yapabilirsin veya yapmazdın ama ben senin gibi değilim senin gibi düşünmedim diyede beni bu denli suçlayamazsın demek istedi diye algıladım ben...

bu bölümde olacağını düşündüğüm; iki kardeşin aralarındaki diyalogları da sinan ve kerim dertleşmelerini de merakla bekliyorum.

ve ne kadarlık bir zaman atlamasıyla karşı karşıya kalacağız acaba. derginin kapatılmasına üzüldüm ama neredeyse tüm karakterlerin orada bir arada olması tatsız bir hal almaya başlamıştı. farklı ortamlarda onları izlemek keyifli olacak... ama belki dergi sonradan yine açılır. fakat bu kez hepsi bir arada çalışmasın mümkünse...

apple-core
10-01-10, 00:53
;12641134']apple-core,
aslında yıldız'a sen böyle düşünebilirsin yada yapabilirsin veya yapmazdın ama ben senin gibi değilim senin gibi düşünmedim diyede beni bu denli suçlayamazsın demek istedi diye algıladım ben...

bu bölümde olacağını düşündüğüm; iki kardeşin aralarındaki diyalogları da sinan ve kerim dertleşmelerini de merakla bekliyorum.

ve ne kadarlık bir zaman atlamasıyla karşı karşıya kalacağız acaba. derginin kapatılmasına üzüldüm ama neredeyse tüm karakterlerin orada bir arada olması tatsız bir hal almaya başlamıştı. farklı ortamlarda onları izlemek keyifli olacak... ama belki dergi sonradan yine açılır. fakat bu kez hepsi bir arada çalışmasın mümkünse...

Cemile'nin Yıldız'a karşı takındığı tutum ne bilmiyorum ama benim hiç hoşuma gitmedi. Şu ana kadar dizide en nefret ettiğin sahne ne diye sorsalar Cemile'nin Yıldız'a bağıra çağıra kendine savunduğu sahne derim. İster "Ben buyum" denen bir sahne olsun ister "Sen böylesin diye ben de böyle olmak zorunda değilim" denen bir sahne... İkisi de hoş değil çünkü Cemile'nin yaptığının gururla savunulacak bir trafı yok... Bana göre :img-wink:

Ben zaman atlamsına sıcak bakmıyorum hiç. Karakterlerin saniye saniye değişimini gözlemlemek çok güzel oluyor. Şimdi Cemile gidecek Sinan kalacak. Döndüğünde ikisinde de değişimler olacak. Aynı şekilde Kerim gidecek Yıldız kalacak. Kerim döndüğünde ona aşık olmuş bir Yıldız izlersem düşüp bayılırım. Bu kadar çocuk masalı gibi anlatılmamalı böyle bir dizi. Karakterlerin ruh halleri, psikolojileri üzerinden gidilmeli ki zaman atlaması olması bunu engeller.

[arzu]
10-01-10, 01:02
apple-core,
senaryoda rahat haraket edebilmek adına böyle birşeye başvurduklarını düşünüyorum. bakalım neler izleyeceğiz...
bende senin gibi zaman atlamalarını sevmiyorum aslında en azından uzun sürelileri. dizimizde 3-5 aylık atlamalar zaten oluyordu ama sanırım şimdi yıllarla bahsedilecek bir atlama yaşayacağız...

apple-core
10-01-10, 01:05
;12641223']apple-core,
senaryoda rahat haraket edebilmek adına böyle birşeye başvurduklarını düşünüyorum. bakalım neler izleyeceğiz...
bende senin gibi zaman atlamalarını sevmiyorum aslında en azından uzun sürelileri. dizimizde 3-5 aylık atlamalar zaten oluyordu ama sanırım şimdi yıllarla bahsedilecek bir atlama yaşayacağız...

Aylık zaman atlamaları dediğin gibi çok sorun değil ama yıllar geçince çok sinir bozucu olacak. O arada ne oldu, ne bitti, kim ne kadar değişti hepsi boş kalacak...

Bu arada şu anda Show TV'de 11. bölümün tekrarı var. 11. ve 12. bölümün kolajı da olabilir tam emin değilim sanki sahneler hızlı ilerliyor. Kolaj gibi geldi ama şimdilik 11. bölümden sahneler var. İzlemek isteyenlere duyurulur :img-wink:

EDIT: Show TV'nin sitesine baktım "Bu Kalp Seni Unutur mu Kolaj" yazıyor :img-wink: Sevindim.. Boş yere netten izledim desenize bugün :) Neyse burada hepsini vermezler şimdi zaten atlamalı olarak yayınlanır...

_meLike_
10-01-10, 01:09
Sinan ve Cemo için bu bölüm bizim üzüleceğimiz gibi, onlar da ayrı kaldıkları için üzülecekler. Cemile, Sinan'a "Senden başka kimsem kalmadı" diyordu. Ya "Sen benim hayatıma ışığı, güneşi yeniden getirdin ışığım oldn. Şu kapıdan girdiğin zaman yaşadığımı hissediyorum. gittiğin zaman dünyam kararıyor. yanında olmak için herşeye razıyım anlasana..." diyen Sinan'a ne olacak?:img-cray:Işıksız kaldı.
Konuşmalarına bakıyorum, ne kadar da uyumlular. Birbirlerini iyi anlıyorlar.
:)

Evet... Duygu yüklü sahnelerdi.
***
Nedim'i tekrar görmek güzeldi. Yıldız ve Sinan'ın artık eskisi gibi olmadığını biliyoruz böyle düşünmediklerini Nedim'e de söylediler.
Ancak Nedim'in söylediklerini dikkate alıp tekrardan birleşme ihtimalleri var mı acaba? Sinan belki de uzak durmalı. Cemile hamile. Farklı bir sorumluluk gerektirecek Sinan'a bebek. Tabii bir aksilik olup bebek dünyaya gelirse. Sancılı bir süreç izleyeceğimiz kesin Sinan ve Cemile cephesinde.

aylaayla
10-01-10, 01:21
Dizide bencil ve pişkin biri varsa Yalçın'dır bence. Cemile'nin kendisinden boşanmak istediğini, Sinan'ı sevdiğini bile bile çocuğu kullanarak yanında tutmaya çalışıyor. Cemile bencil biri olsaydı, boşanma ilamı gönderdiği bir adama hemşirelik yapmazdı, kitap okumazdı, iyileşmesi için eve geri dönmezdi. Bakacak insan mı yoktu Yalçın'a? Eğer geri döndüyse bunca yıl yaşanmış güzel şeylerin hatırına döndü, Yalçın aynı zamanda arkadaşı olduğu için döndü. Şimdi Yalçın bu dönüşün sebebini bilmezmiş gibi, çocuğu alıp götürmekle tehdit ediyor.



Şu korsan nikah işini anlamadım. Kürşad Elif ileride nikahında ailesi olmadığı için üzülürse diye şimdi korsan nikah yapacak, sonra Elif ailesi ile barışınca asıl nikahı mı yapacaklar yani? :bilmim

[arzu]
10-01-10, 01:57
şimdi tekrar izlerken daha iyi farkettim. "gözlerin" şarkısının sözleri cemo ve sinan'a acayip örtüşüyordu sanki şarkının klibini izliyormuşum gibi hissettim... :img-in_lo

başak_mu
10-01-10, 02:00
Eğer geri döndüyse bunca yıl yaşanmış güzel şeylerin hatırına döndü, Yalçın aynı zamanda arkadaşı olduğu için döndü. Şimdi Yalçın bu dönüşün sebebini bilmezmiş gibi, çocuğu alıp götürmekle tehdit ediyor.


Şu korsan nikah işini anlamadım. Kürşad Elif ileride nikahında ailesi olmadığı için üzülürse diye şimdi korsan nikah yapacak, sonra Elif ailesi ile barışınca asıl nikahı mı yapacaklar yani? :bilmim

cemile bunca yıl yaşanmışlıkların hatrına diil de bence suçluluk duygusundan dolayı Yalçın'a bakmaya başladı:icon_whis..Düğün gecesi Cemile'yi Sinan'la gördükten sonra dayanamayıp bir hışımla çıktığını gördü çünkü. sonrasında da kaza oldu zaten..

Yalçın'dan tırstım ben bu arada..Adam şu anda Cemile'yi yanında tutmak için elinden geleni yapabilir..Fragmandaki hali hiç hayra alamet diil.Hele bir de bebeği öğrenirse düşünemiyorum Yalçın'ı.Cemile-sinan ilişkisinin asıl zor kısmı şimdi başlıyor heralde..zira şu ana kadar herşey laylaylomdu da :icon_whis

Korsan nikah olayını ben de anlamadım valla..Ama neticede evleniolar yeni bölümde..Kerim de orda epey içlenecektir garibim..Elif'in ailesine ne demeyi,nasıl açıklamayı planlıyorlar acaba(belki lafı geçmiştir de ben kaçırmış olabilirim)

[arzu]
10-01-10, 02:26
yıldız'da buna benzer birşeyler söyledi. hissetti belki dedi. bilmiyorki yalçın zaten biliyor. ve aslında o konuda cemile'de kendisinden yani yıldız'dan farklı düşünmüyor. geçen bölüm bunu çeşitli defalar belirtti...

aylaayla
10-01-10, 02:41
cemile bunca yıl yaşanmışlıkların hatrına diil de bence suçluluk duygusundan dolayı Yalçın'a bakmaya başladı:icon_whis..Düğün gecesi Cemile'yi Sinan'la gördükten sonra dayanamayıp bir hışımla çıktığını gördü çünkü. sonrasında da kaza oldu zaten..


Evet suçluluk da var, çok haklısın. Ama sırf suçluluk duyduğu için Yalçın'a döndüğünü düşünmüyorum ben, üzülüyor Yalçın için. Aldatmamış olsaydı da dönerdi yine. Cemile'nin kocaman bir yüreği var, kimi zor durumda görse yardımına koşuyor. Kaldı ki Yalçın'la onca paylaşımları olmuş. Bu suçluluk duygusu için de Cemile Yalçın'a kızıyor ayrıca, psikoloğa Yalçın'ın kazayı bilerek yaptığını düşündüğü için O'na kızdığını söylemişti. Hem kızıyor, hem kıyamıyor.

başak_mu
10-01-10, 03:00
Evet suçluluk da var, çok haklısın. Ama sırf suçluluk duyduğu için Yalçın'a döndüğünü düşünmüyorum ben, üzülüyor Yalçın için. Aldatmamış olsaydı da dönerdi yine. Cemile'nin kocaman bir yüreği var, kimi zor durumda görse yardımına koşuyor. Kaldı ki Yalçın'la onca paylaşımları olmuş. Bu suçluluk duygusu için de Cemile Yalçın'a kızıyor ayrıca, psikoloğa Yalçın'ın kazayı bilerek yaptığını düşündüğü için O'na kızdığını söylemişti. Hem kızıyor, hem kıyamıyor.




Aldatmamış olsa geçici olarak diil evliliğine devam etmek üzere dönerdi zaten :) Ben o paylaşımları önemsediğini,geçmişte yaşadıkları güzel günleri düşünerek döndüğünü düşünmüyorum açıkçası.Kazaya sebep olduğu düşüncesiyle çektiği vicdan azabından yapıyor daha çok bence bunları..Ha Yalçın bir an önce iyileşsin istiyor o ayrı..Hem yaşadığı suçluluk duygusundan kurtulmak için istiyor iyileşmesini bence,hem de sinan'la ilişkisini rahat yaşayabilmek ve açıklayabilmek için ve tabi bir de Gece için..

Yeri gelmişken psikolog-Cemile sahneleri facia bence ..ben tahammül edemiorum o sahneleri izlemeye..Acayip soğukkanlı bir Cemile,karşısında zaten bilindik yorumları yapan bir psikolog(galiba).Cemile'nin o sahnelerdeki soğukkanlılığı geçen yıllarda yaşananlardan mı yoksa oyuncudan mı kaynaklanıyor bilmiyorum ama her ne olursa olsun çok itici..Keşke 2002 ile bağlama olayı farklı bir şekilde kurgulansaymış.

apple-core
10-01-10, 03:03
Aldatmamış olsa geçici olarak diil evliliğine devam etmek üzere dönerdi zaten :) Ben o paylaşımları önemsediğini,geçmişte yaşadıkları güzel günleri düşünerek döndüğünü düşünmüyorum açıkçası.Kazaya sebep olduğu düşüncesiyle çektiği vicdan azabından yapıyor daha çok bence bunları..Ha Yalçın bir an önce iyileşsin istiyor o ayrı..Hem yaşadığı suçluluk duygusundan kurtulmak için istiyor iyileşmesini bence,hem de sinan'la ilişkisini rahat yaşayabilmek ve açıklayabilmek için ve tabi bir de Gece için..

Yeri gelmişken psikolog-Cemile sahneleri facia bence ..ben tahammül edemiorum o sahneleri izlemeye..Acayip soğukkanlı bir Cemile,karşısında zaten bilindik yorumları yapan bir psikolog(galiba).Cemile'nin o sahnelerdeki soğukkanlılığı geçen yıllarda yaşananlardan mı yoksa oyuncudan mı kaynaklanıyor bilmiyorum ama her ne olursa olsun çok itici..Keşke 2002 ile bağlama olayı farklı bir şekilde kurgulansaymış.

Bold ile işaretlediğim görüşüne sonuna kadar katılıp altına imzamı atıyorum :img-wink:

Ben hala onun psikolog değil yazar ya da senarist olduğunu düşünüyorum. Dizinin finalinde herkes sinema salonunda kendi hayatlarının filmini izler ya da kitap imza gününde görürüz hepsini... Ne güzel olur değil mi Cemile'nin yeni bebeği de büyümüş olur Gece de büyümüş olur birlikte izlerler filmi :) Anneleriyle gurur duyarlar; onun kendiyle duyduğu gibi! :img-wink:

sedef BARIŞ
10-01-10, 03:05
gördünüz mü komünistler cola içiyor!!!!!!!!!!,
süper amerika malı.
:):)
ironik çok
geçen hafta istanbul türkçesi konuşan adam iğrenç bir karadenizce ( bilerek söylüyorum)konuşuyor kendince
ama evet insan ayıpladığı şeyi yaşamadan ölmez derler bu yüzden cemileyi ayıplamıyorum bu yaptığını tasdiklediğim anlamına da gelmez tabi.
kürşat ve elif süper bağımsız devletleri de..

idolüm okan
10-01-10, 03:28
Aldatmamış olsa geçici olarak diil evliliğine devam etmek üzere dönerdi zaten :) Ben o paylaşımları önemsediğini,geçmişte yaşadıkları güzel günleri düşünerek döndüğünü düşünmüyorum açıkçası.Kazaya sebep olduğu düşüncesiyle çektiği vicdan azabından yapıyor daha çok bence bunları..Ha Yalçın bir an önce iyileşsin istiyor o ayrı..Hem yaşadığı suçluluk duygusundan kurtulmak için istiyor iyileşmesini bence,hem de sinan'la ilişkisini rahat yaşayabilmek ve açıklayabilmek için ve tabi bir de Gece için..

Yeri gelmişken psikolog-Cemile sahneleri facia bence ..ben tahammül edemiorum o sahneleri izlemeye..Acayip soğukkanlı bir Cemile,karşısında zaten bilindik yorumları yapan bir psikolog(galiba).Cemile'nin o sahnelerdeki soğukkanlılığı geçen yıllarda yaşananlardan mı yoksa oyuncudan mı kaynaklanıyor bilmiyorum ama her ne olursa olsun çok itici..Keşke 2002 ile bağlama olayı farklı bir şekilde kurgulansaymış.
ilk paragarafa da ikinci paragrafa da imzamı atıyorum.
cemileden nasıl nefret ettim anlatamam.yıldıza bağırdığı sahnede bu ne pişkinlik ya.hem suçlu hem güçlü.yüzsüz müdür nedir.yok seviyomuş da yok bilmemneymiş.o pskolog sahneleri kadarda sıkıcı sahne türk televizyon sahnlerinde görmedim.ayrıca keriminde yıldızı anlamasını beklerdim.kız napsaydı yani.hiç bişey olmamış gibi mi davransaydı.herkes yıldıza yükleniyor ya.dediğim gibi cemileye olan kızgınlığım yıldıza çemkirdği sahnede tavan yaptı.bebeği doğuracak mı bakalım.

başak_mu
10-01-10, 03:28
Bold ile işaretlediğim görüşüne sonuna kadar katılıp altına imzamı atıyorum :img-wink:

Ben hala onun psikolog değil yazar ya da senarist olduğunu düşünüyorum. Dizinin finalinde herkes sinema salonunda kendi hayatlarının filmini izler ya da kitap imza gününde görürüz hepsini... Ne güzel olur değil mi Cemile'nin yeni bebeği de büyümüş olur Gece de büyümüş olur birlikte izlerler filmi :) Anneleriyle gurur duyarlar; onun kendiyle duyduğu gibi! :img-wink:


Cemile’nin çetrefilli yaşamı roman olacak diosun yani:icon_whis.. benim aklıma gelmemişti bu ama adam psikolog olmayabilir bence de.öyle bi havası yok zaten:).eğer dediğin tarzda bişiyse Cemile’nin başından daha çoook olay geçmiş demektir gerçi zaten tüm karakterlerin başından geçmiştir de cemileninkisi kitap bile olacak yoğunluktadır..O zaman yandık ki ne yandık:img-wink:

gördünüz mü komünistler cola içiyor!!!!!!!!!!,
süper amerika malı.
:):)
ironik çok
geçen hafta istanbul türkçesi konuşan adam iğrenç bir karadenizce ( bilerek söylüyorum)konuşuyor kendince


Kola şişesi benim de dikkatimi çekti..şekli de pek bi değişikti doğrusu:)..İlginç bir ayrıntı ve tezattı bence de..Gecekondudaki adamın bir anda Karadeniz ağzına dönmesi de enteresandı..Ben bu hafta izleyince kendimden şüpheye düşmüştüm bu adam geçen hafta düzgün konuşmuyor muydu diye..Sayenizde şüphem kayboldu:img-yes:

[arzu]
10-01-10, 03:46
nilgün öneş'in verdiği bir röportajda cemile'nin anlattığı kişinin psikolog olduğu belirtiliyor. ve ayrıca bölümlerin birinde bunu bizimde daha net anlamamızı sağlayan sahne vardı diye hatırlıyorum...

Hatırla Sevgili’de geçmişi anlatırken sadece geçmişte kalarak anlattık. Oradan aldığım dersle, Bu Kalp Seni Unutur mu‘ya bir terapi seansı koydum. O terapi seansı bugünden geçmişi anlatıyor. Şimdilik, o seanslarda bir takım kişisel sorular konuşuluyormuş gibi gelse de zaman içinde bize gerçekten düşündürücü sorular sorabilecek bir mekan. 90’lara 2000’lere geldiğimizde, bugünden dünü tartışmanın imkanını verecek o seanslar.

aylaayla
10-01-10, 03:48
Ben hala onun psikolog değil yazar ya da senarist olduğunu düşünüyorum. Dizinin finalinde herkes sinema salonunda kendi hayatlarının filmini izler ya da kitap imza gününde görürüz hepsini... Ne güzel olur değil mi Cemile'nin yeni bebeği de büyümüş olur Gece de büyümüş olur birlikte izlerler filmi :) Anneleriyle gurur duyarlar; onun kendiyle duyduğu gibi! :img-wink:

Ben ilk bölümlerde öyle olduğunu iddia etmiş ve buraya da neden böyle düşündüğümü yazmıştım. Başka arkadaşlar da benim gibi düşünmüşlerdi ama bir-iki bölüm sonra Cemile adama "ne kadar vaktimiz kaldı?" diye sorunca seansta oldukları vurgulandı diye düşündük. Eğer o sahneler psikolog sahneleri ise her iki oyuncu da başarısız oynuyorlar.

Edit: arzu'nun eklediği bilgi psikolog olduğunu doğruluyor.


Kola şişesi benim de dikkatimi çekti..şekli de pek bi değişikti doğrusu:)..İlginç bir ayrıntı ve tezattı bence de..

Benim de dikkatimi çekti ve bence iyi bir ayrıntıydı. Çünkü artık o cam şişeler yok. Petlerin tadı da asla cam şişe gibi değil. :img-yes: O sektörde çalışmışlığım var, ayrıca çocukluğumda (ki dizinin geçtiği zamanlar) çok severdik o cam şişeyi. Ama o markayı değil, diğerinin tadını severim ben. :)

Not: Yarın (bu) sabah 7:30'da kolaj var, Show tv yayın akışında öyle görünüyor.

***MELTEM***
10-01-10, 10:56
Diziyi artık izlemeyi bırakmıştım.

Ama dün son iki bölümü içeren kolajı vardı dizinin.

Şöyle bir gözatayım dedim.


Tam izlerken arkadaşım beri aradı.

"Cemile Hamileymiş.Sence Bebek Kimden" dedi bana.

Ben bu soru karşısında şok geçirdim.

Ağzım dakikalarca açık kaldı bu soru karşısında.


Ama emin olduğum tek şey var ki.

İyi ki bu diziyi izlemeyi bırakmışım.


Dizinin konusu artık sadece Sinan Ve Cemile'nin Yaşadığı İlişki üzerine kurulu olmuş.

Hatta Nilgün Öneş senaryoyu abartmış.

Cemile,Sinan ile ilişkiye girmiş.

Cemile,Sinan'dan hamile kalmış.

Kerim,Sinan'a destek çıkıyor falan.

Üstüne üstlük.

Türkiye'nin siyasi politikası,bir iki arazi mafyası ve çapulcu takımı üzerinden gösteriliyor.


Bence BKSU daha da gülünç hale gelmeden,Show TV kaldırsın diziyi :).

bahar_can
10-01-10, 11:47
Kerim "Devrimi beklerken hayatı kaçırdın..."
***
Cemile "Cezaevindeki birine bile sadık kalan birisin..."
***
Sinan "Artık merkezi örgütlenmelerin sorunları çözeceğini düşünmüyorum..."

Yukarıda altı çizili kelimelerin cümleye kattığı anlam aşağıda hangi şıkta doğru olarak verilmiştir:blink:ne diyorum ben yaa...:img-tomattamam tamam kötü bir espriydisofa

altı çizili sözcükler üzerine tartışmak gerekiyor ama kim yapacak bunu şimdi...yeni kalktığım halde saçımdan tırnağıma kadar yorgunum ve hastayım :hasta
***
Şöyle biraz yorgunluk atalım:img-blush
Dizinin Enler'i

En saf, temiz, tutarlı, güveniliri Hüseyin ile Gülümsün:love05:

En uykulusu Semiha...her hali uykudan yeni uyanmış gibi geliyor bana:bilmim

En çok koşturup helak olanı Yıldız...haftada bir Bayrampaşa'ya gidip yorulmasının yanında bir de... tartışma sırasında kapıyı vurup çıkanların ardından kabanını da almayı ihmal etmeden koşa koşa gidip tartışmaya devam ediyor..ama ne yazık ki yine yarım kalıyor:img-hyste
En yaşından büyük göstereni Kürşat... mübarek öyle bir duruyor ki dersin ki 70'lik dede:img-tomat

En "Abi ben de işsizim" diyesim geleni Hasan abi:img-hyste

En durumu belirsizi.. Sinan... boşluktan henüz kurtulamadı...eski bir solcu olarak medya patronu mu olacak.. daha bireysel bir solcu olarak mı kalacak yoksa mücadeleye geri mi dönecek...(:icon_sorr)

En sorumluluk sahibi... Derin Devlet amca.. adam köklü bir gayri resmi kurumu tek başına sembolize ediyor(:img-pirat:img-polic)

En bencilliğinin kurbanı... Yalçın...:fighting2

En düşünce tembeli(ydi) Cemile..(:icon_whis)
***
Bazı şeylerin gerçek hayattaki karşılıklarına göre ise,

En iyileri.. komünistler..çünkü insanların ötekileşmelerinden başka işe yaramayan her alandaki (milli, dini ve sınıf) sınırları kaldırmaktan başka SAVAŞLARI yok...

En kötüleri... faşistler... çünkü milliyetçilik, dincilik ve sınıf ayrımı yaparak keskin sınırlar çizerler.. bu sınırlardan çıkanlara saldırırlar.. böylece SAVAŞın temel nedenlerini yaratırlar...öyleki bir ülkenin komünisti başka bir ülkenin komünistiyle dostken.. bir ülkenin milliyetçisi başka bir ülkenin milliyetçisiyle düşmandır... keza yine bir ülkenin dincisi başka bir ülkenin dincisinin düşmanıdır(*)........bu da sürekli SAVAŞ anlamını taşır...
Komünistlerin savaşmasının tek amacı tüm bu savaşlara son vermek içindir:"savaşı ancak savaşarak yok edebilirsiniz" görüşlerinin anlamı da budur... milliyetçiliğin ve dinciliğin tek amacı o sınırları daha da keskinleştirip korumak için sürekli savaşımaktır.. çünkü HANGİ ALANDA OLURSA OLSUN..(din, milli, sınıf) sınırlar varsa SAVAŞLAR KAÇINILMAZDIR...

İşte bu iki ideoloji arasındaki en temel fark ve nedenler bunlardır...ve bu farkları biraz araştırıp-okuyan herkes konuyu aslında MANTIK yoluyla bile rahatlıkla çözebilir..:img-yes:

En bu durumu anlata anlata helak olanı bahar_can..

En bu durumu okuyup-araştırmak yerine boş laf atmalarla lüzumsuz yere vakit kaybetenleri [Dilek] ve ummutsuz...:img-grin2
***
olmazsa olmazım.. yani EK(:img-hyste): bazı şeyleri düzelteyim derken silip unuttuğum kısımlar olmuşta:img-tomat
İşte milliyetçilik bu kadar TERS ORANTIlı bir ideoloji..cümlesi (*) işaretin olduğu yere gelecekti..:kahve

geveze92
10-01-10, 12:11
Kerim "Devrimi beklerken hayatı kaçırdın..."
***
Cemile "Cezaevindeki birine bile sadık kalan birisin..."
***
Sinan "Artık merkezi örgütlenmelerin sorunları çözeceğini düşünmüyorum..."

Yukarıda altı çizili kelimelerin cümleye kattığı anlam aşağıda hangi şıkta doğru olarak verilmiştir:blink:ne diyorum ben yaa...:img-tomattamam tamam kötü bir espriydi:img-tomat

altı çizili sözcükler üzerine tartışmak gerekiyor ama kim yapacak bunu şimdi:865323yeni kalktığım halde saçımdan tırnağıma kadar yorgunum ve hastayım:king:
***
Şöyle biraz yorgunluk atalım:img-blush
Dizinin Enler'i

En saf, temiz, tutarlı, güveniliri Hüseyin ile Tuba'nın canlandırdığı karakter (unuttum adını yaf:img-blush)
En uykulusu Semiha...her hali uykudan yeni uyanmış gibi geliyor bana:bilmim
En çok koşturup helak olanı Yıldız...haftada bir Bayrampaşa'ya gidip yorulmasının yanında bir de... tartışma sırasında kapıyı vurup çıkanların ardından kabanını da almayı ihmal etmeden koşa koşa gidip tartışmaya devam ediyor..ama ne yazık ki yine yarım kalıyor:img-hyste
En yaşından büyük göstereni Kürşat... mübarek öyle bir duruyor ki dersin ki 70'lik dede:img-tomat
En "Abi ben de işsizim" diyesim geleni Hasan abi:img-hyste
En durumu belirsizi Sinan... boşluktan henüz kurtulamadı...eski bir solcu olarak medya patronu mu olacak.. daha bireysel bir solcu olarak mı kalacak yoksa mücadeleye geri mi dönecek...(:icon_sorr)
En sorumluluk sahibi olanı... Derin Devlet amca.. adam köklü bir gayri resmi kurumu tek başına sembolize ediyor...
En bencilliğinin kurbanı olanı... Yalçın...
En düşünce tembeli olanı(ydı) Cemile..(:icon_whis)
***
Bazı şeylerin gerçek hayattaki karşılıklarına göre ise,

En iyileri.. komünistler..çünkü insanların ötekileşmelerinden başka işe yaramayan her alandaki (milli, dini ve sınıf) sınırları kaldırmaktan başka SAVAŞLARI yok...
En kötüleri... faşistler... çünkü milliyetçilik ve dincilik yaparak keskin sınırlar çizerler.. bu sınırlardan çıkanlara saldırırlar.. böylece SAVAŞın temel nedenlerini yaratırlar...öyleki bir ülkenin komünisti başka bir ülkenin komünistiyle dostken.. bir ülkenin milliyetçisi başka bir ülkenin milliyetçisiyle düşmandır... keza yine bir ülkenin dincisi başka bir ülkenin dincisinin düşmanıdır...bu da sürekli SAVAŞ anlamını taşır...
Komünistlerin savaşmasının tek amacı tüm bu savaşlara son vermek içindir:"savaşı ancak savaşarak yok edebilirsiniz" görüşlerinin anlamı da budur... milliyetçiliğin ve dinciliğin tek amacı o sınırları daha da keskinleştirip korumak için sürekli savaşımaktır.. çünkü HANGİ ALANDA OLURSA OLSUN..(din, milli, sınıf) sınırlar varsa SAVAŞLAR KAÇINILMAZDIR...
İşte bu iki ideoloji arasındaki en temel fark ve nedenler bunlardır...ve bu farkı biraz araştırıp-okuyan herkes MANTIK yoluyla rahatlıkla çözebilir aslında...
En bu durumu anlata anlata helak olanı bahar_can..
En bu durumu okuyup-araştırmak yerine boş laf atmalarla lüzumsuz yere vakit kaybetenleri [Dilek] ve ummutsuz...:img-grin2


bu yorumu ne kadar beğendiğimi söylemek istiyorum.

"En çok koşturup helak olanı Yıldız...haftada bir Bayrampaşa'ya gidip yorulmasının yanında bir de... tartışma sırasında kapıyı vurup çıkanların ardından kabanını da almayı ihmal etmeden koşa koşa gidip tartışmaya devam ediyor..ama ne yazık ki yine yarım kalıyor:img-hyste"

zaten bu kısımda koptum...:img-hyste:img-hyste:img-hyste:img-hyste genelde mesajları takip ederdim ama şimdi kısacık bir yorum yapmak istedim.. ya da aklıma takılan bişeyi sizede yansıtmak..

cemile sinanı ilk görüp etkilendiğinde henüz hamile değildi.. sonra hamile oldu Yalçın'dan.. Madem ki Sinan'ı seviyordun neden Yalçınla birlikte oldun? Burada kesinlikle Yalçın'a hak vermiyorum.. ama Yalçın ne kadar suçluysa bir o kadarda Cemile suçlu.. Olan Sinan'a oluyo.. Bidaha ki bölümde de zannımca Cemile yurt dışına gidiyor.. yine bir fikrimi öne sürerek Gece'yi Yalçından kaçırabilirdi, Sinan'ı bırakıp gitmek yerine...

gıdık
10-01-10, 12:21
ilk diziyi izlediğimde yani izleyemediğimde dizinin tutmayacağını düşündüm.sebebi kötü oyunculuk dizideki bütün başroller çok kötü ve soğuk oynuyorlar. isim isim saymayım diğer dizilerde ne oynuyorlarsa aynısını oynuyorlar. konu zaten felaket. 80 den sonra siyasi bir konu işlemek çok saçma. millet 80 den sonra zaten apolitik oldu. 80 günümüze öyle aşırı sokak haraketleri olmadı. olduysada son zamanlarda olan bir kaç miting oldu. ama istenen sokak çatışması yaratamadı. sonuç tabiki de felaket oldu. bu dizi burda bitmiştir. kimsenin saat 22:30 da bu diziye katlanacagını zannetmiyorum

_meLike_
10-01-10, 13:21
Dizide bencil ve pişkin biri varsa Yalçın'dır bence. Cemile'nin kendisinden boşanmak istediğini, Sinan'ı sevdiğini bile bile çocuğu kullanarak yanında tutmaya çalışıyor. Cemile bencil biri olsaydı, boşanma ilamı gönderdiği bir adama hemşirelik yapmazdı, kitap okumazdı, iyileşmesi için eve geri dönmezdi. Bakacak insan mı yoktu Yalçın'a? Eğer geri döndüyse bunca yıl yaşanmış güzel şeylerin hatırına döndü, Yalçın aynı zamanda arkadaşı olduğu için döndü. Şimdi Yalçın bu dönüşün sebebini bilmezmiş gibi, çocuğu alıp götürmekle tehdit ediyor.



Yalçın, Cemile'nin hala kendisine geri döneceğini düşünüyor. Bu yüzden Gece'yi kullanıyor. Yalçın'a hak verenler acaba bu yaptığına nasıl bakacaklar?