PDA

Tüm Versiyonu Göster : Sakarya-Fırat Replikler/Senaryolar/Mantık Hataları


Sayfalar : [1] 2

KARAMAY
05-02-10, 00:07
7. Bölüm

Bölüm başı

Nihan: Niye iki şeker attın şimdi
Osman : hıhhh
Nihan : Niye iki şeker attın
Osman: Nasıl niye iki şeker attım.
Nihan : Ya Osman düşünsene günde 20 bardak çay içsen ( yuhhh diyorum 20 bardak daha neler )
Osman : Doğru ben günde 20 bardak kadar içiyorum
Nihan : (bu şaşkınlık ifadesi hangi harflerle anlatılırki) aaaaaa 20*2=40 bir şeker 10 gram olsa sen günde yarım kilo şeker yiyosun Osman yaaa. (yanlız yüz ifadesi süper sanırsınki yer çekimini telefonu neyim o buldu)
Osman : Yapma yaaa
Nihan : Ayda 15 yılda 180 kilo ( ya matematikteki maharetlerini göstermeye çalıyor yada ilersi için uzman maaşın ile şeker parası vermekten bize para kalmıyacak mesajı veriyor.)
Osman : wayyyy wayyy wayyy
Nihan :yahh işte öyle sporcuyum, komandayım diye güvenmiyeceksin olursun sonra böyle duba gibi
Osman : Yaa Nihan yaa sen ne güzel dırdır yapıyosun öyle yaaa :img-hyste:img-hyste:img-hyste:img-hyste
Nihan : Bi yürü git yaa sanada iyilik yaramıyo....


Dakka 1 tebessümle başlamak güzeldi :) Ben bu sahnede Nihanın çocuksu hallerini mimiklerini ve taktiklerini sevdim... evet Allah var güzel kız ama bana soguk gelirdi hep mesafeli ısınamazdım. ilk kez bu sahnede tavırlarını sıcak buldum ve sevdim. belki daha önce oynadıgı karakterdendi bu bilmiyorum ama ilk bölümlere nazaran baya bir ilerleme var. Daha iyi olur inşallahh...

Aklıma gemişken yazmadan geçmiyim sonradan hep unutuyorum.
Sevgili Ayşegül sanırım sesini duymuşlar bu bölüm yanılış duymadıysam 2 farklı türkü daha vardı dizide :)

Osman Sınav ve ekibinin izleyicilere ve düşüncülerine değer verdiği, en önemlisi DDY dan bilineceği üzere ekibinin bu sayfaları takip ettiğini biliyoruz. Belki tesadüf belki takip adı her neyse çok güzel olmuş.

Yanlız şu çalın davulları artık benide feci halde rahatsız etmeye başladı.. en güzel sahne yüzler gülüyo arkada ayrılık türküsü... Zara ya başka türkü okutup bu türkünün tez zamanda yayından kalkması yada çok arka plana atılması dileğiyle :)

b.u.r.c.u.
25-02-10, 22:33
Fatma deyze: gel arkadaşım gel eyiki geldin mürüvvet.

Mürüvvet hanım teyze: geldim arkadaşım geldim.. noldu fatma hastalandın mı noldu?

Fatma deyze: yok anam ne hastalığı ağzından yel alsın gel..

Mürüvvet hanım teyze: ee nie apar topar çağırdın beni buralara.

Fatma deyze: içerde anlatcem sana Mürüvvet. gel gadeşim gel..

Mürüvvet hanım teyze: anlat bakeyim anlat.

Fatma deyze: otur bakem şöyle.

Mürüvvet hanım teyze: anlat anlatıver..

Fatma deyze: ohh ohh.. darlandım mürüvvet darlandım gari.. ufunetler basdı iice..

Mürüvvet hanım teyze: niye?

Fatma deyze: (ağlamaklı) Osman gitti ya.dedimki arkadaşım Mürüvvet'i çağıramda şöyle iki çift ağlaşalım karşılıklı.

Mürüvvet hanım teyze: yaa yaaa (beni kopartan an..teysem dünden hazırmış ağlamaya) ne zaman getti Osmann?

Fatma deyze: dün yolcu ettik.

Mürüvvet hanım teyze: allah kavuştursun akideşim..

Fatma deyze: saol.

Mürüvvet hanım teyze: allah gaza bela vemesin..netçen gari..hasırın altına gurbetlik deyorla işte.

Fatma deyze: he yaa.. orda bi kıza tutulmuş.. anayı babayı dinlediği gördüğü yok..(naptın be deyze)

Mürüvvet hanım teyze: bak maymuna..( o nasıl bir ifadedir öle) eee...

Fatma deyze: o kada diller döktüm,,alttan aldımm olmadı.(biz göremdik heralde:img-hyste) korkuttum emme,, yok yok yokkk babası gılıklı anam.bunlar sülalecek keçi tiynetli..

Mürüvvet hanım teyze: bilmem mi? bilmem mi?( teyse çok dertlendi..)

Fatma deyze: ahh..ordaki gızda buna diller döküyo zaar.. hoşafının yağı kesiliveriyo işte (o nasıl bişe yaa ?)

Mürüvvet hanım teyze: ee sende babasına söleyevereydin..babasıda "len aklını başına topla bakeyim.kafanı gırarım senin" deseydi ya.. (adam sizin gibi insafsızmı teyseler..)

Fatma deyze: İbraam mı? İbraam da yürek selanik.onda onu sölicek yürek nerde..o anca kahvehaneye gitsin atsın pişpiriği tutsun 66yı..nerde o Osmanlı adam nerde??

Mürüvvet hanım teyze: tühh tüh..hey yarabbi..nolcek gari şimdii..

Fatma deyze: off..Mürüüvet dur bi çay goyem de içek anacım..

ve çalın davulları eşliğnde sahne biter (:

:img-hystefatma deyzenin içi baya dolmuş..valla bu kadının benzetmelerine bayılıyorum hoşaflı, selanikli,.. izlemek keyifliydi..tabi komşu teyzenin de hakkını yememek lazım..süper ikili oldular..

Yavlakoz
25-02-10, 23:56
Resimler, replikler muhteşem. Emeklerinize sağlık.Bu akşam bu başlık kapanır inş. Ama Osman Kanat'a lütfen laf etmeyelim.Her hali karizma. Tamam resimlerde biraz kazık yutmuş gibi duruyor ama, fotojonik değil, ondan herhalde...:img-blush

Takım elbiseli haline bayıldım...:happy0064
Neyse, dizinin izleyemediğim bir 5-10 dakikası vardı,oraya bakarken kaptırmışım kendimi.Replik yazmayı severim. Hadi alın bunlar da benden...

Dergi olayından sonra Muharreme biçilen cezanın açıklanışı…
Durali:Disiplin askerliğin özüdür. Yüz kızartıcı suça tahammülümüz olmadığı gibi…
(Lafın arasına inceden ve sessizce Gülüm Mahmut giriyor.)
Mahmut: Möherrem senin yüzün kösele gibi tabi...:img-hyste (Bu Mahmut çok fena ya, yangına körükle gitmese olmaz tabi...)
Durali: Herhangi bir kabahate de göz yummamız söz konusu değildur. Bunu açık seçik bilmenuz lazım. İşte baak! Böyle bir vukuata karışan askerin cezası, hapistir.:img-blush
Muharrem: Anaa! Yandık.
Mahmut: Abooo!
Durali: Bu ceza nizami olarak infaz edilecek. O asker akşam içtimasına kadar hapiste kalacak. Akşam bulaşık yıkama faaliyetinde bulunacak, gece de bir üç nöbetini uçç mevzide tuttuktan sonra cezasını tamamlayacaktır. (Duyanda sosyal faaliyet listesi sıralıyor sanır, çekip vursaydın daha mı iyiydi ne be komutanım…):img-hyste:img-hyste
Muharrem: Yaktınız lan beni, çıra gibi yaktınız be!
Durali: Herkes işinin başına. Marş marş…
Askerler: Emredersiniz komutanım.
Durali: Taner…
Taner: Emret komutanım.
Durali: Hazırluğunu yap. Her şey kitabına uygun aslanum, karişmam bak. (Ne kitabı bu ya?)
Taner: Emredersiniz komutanım.
Durali: Öyle nöbetçisi falan, her şey nizami…
Taner: Emredersiniz.
Durali: Şişşş, bağa bak. Habu Gülüm maymunu da bunun başina nöbetçi dik, akşama kadar kavga etsinler ula! :img-hyste:img-hyste(Yuhh yani…Çocuğu maymun etti…)
Taner:Emredersiniz komutanım…

Not: Multimedya için ufak çaplı bir isyan mı çıkarsak ne?

Yavlakoz
26-02-10, 01:11
İşte bir kaç replik daha...
Koğuşta, Muharrem cezasının infazı için götürülüyor...

Çavuş: Vakit geldi çattı, hazır mısın Muharremcim...
Muharrem: Yaktınız ulan beni, yaktınız.
Mahmut: Sen kader mahkumusun gamlanma, sayılır gün çabuk geçer aldırma:img-hyste:img-hyste(Kaşınıyor bu Gülüm de ama ya...)
Muharrem:Sen sus ulan şişe mantarı...:img-hyste
Çavuş: Ya yapmayın, ayıp yaaa…
Muharrem: Lan hepsi senin yüzünden ya, iftiracı herif, boşboğaz, yalancı herif ya! Yazıklar olsun sana… (Muharrem'de şu sıfat türetme işini Gülüm'den hafiften kapmış gibi...)
Mahmut: Bana niye kızıyorsun ya gülüm, ben sadece komutanlık makamına kendi fikrimi söyledim.:img-hyste:img-hyste
Muharrem: Oğlum başlatma ya gülünden bülbülünden. Darbuka, zilli maşa, dangalaaak.:img-hyste (İkinci posta sıfatlar...)
Mahmut: Neeee ama, yeter yaaaa..;Olmaz, ayıp oluyor ama, burada nöbet başındaki görevci askere…Ihhh..Çavuşum müdahale edin ama…
Çavuş: Yahu hadi artık ama ooo…
Mahmut: Hadiii, yüz kızartıcı suçu olan mahkumlar önden lütfen...
Muharrem: Ya çavuşum ya, didiği lafa bak ya…
Çavuş: Yapacak bir şey yok…
Muharrem: Didiği lafa bak, sen var ya sen…:img-hyste
Mahmut: Oooo, herkeste bize kızıyor…

KARAMAY
26-02-10, 02:03
Osman : Nihan yaktı beni bu sefer.. kesin yaktı... :img-hyste:img-hyste:img-hyste

Yananı görür Allah ... Allah Allah.. görür inşallah.. :dance::dance::dance:


Nihan : Bil bakalım yemeğe kiminle gidiyorum..
Osman : Kiminle ?
Nihan : ( ahhh şurda Brad p. tom c. yada dep abiyile gidiyorum deseydi ya bayat bi espirimi olurdu?
Nihan : Seninle


herkese açtığınızdan bizede açıp modlarım ( herkese verdiğinden banada ver Allahım lı bir Karadeniz Türküsüydü ama uymadı sanırımsam )

KARAMAY
01-03-10, 22:03
Sakarya-Fırat dizisine ait replikleri bu başlıkta paylaşabilirsiniz.

İyi forumlar.

Ayşegül
02-03-10, 21:43
Sakarya-Fırat dizisine ait senaryolarınızı bu başlıkta paylaşabilirsiniz.

İyi forumlar.

KARAMAY
03-03-10, 13:45
1. Bölüm

Nihan : burasımı ?
Osman : hıhhhh ( tabi o sıra aklı başka bi yerde oldugu için )
Nihan : Yaranız burda değil mi?
Osman : ee yaram evet.. yaram orda.
Osman : size zahmet oluyo ama


Sait :hopp.... Napıyosun baba yaaa... niye o kadar sıyırıyosun :img-hyste:img-hyste:img-hyste

Kahya Kalafat : iyide asker oğlum bu yaraa...

Sait : yok sen dök üstten kolonyayı bırak

Kahya Kalafat : ama havakır bu yara Allah muhfaza

sait : babacım bizde kaide sağlamdır. sen o sudan bırazcık salla , öyle pamuktu banttı istez. Napıcaksan dıştan yap.


Askerler Ağanın evindeki Sait ve Osman ı almaya gelir

o rengarek şalda güzelmiş hani :img-hyste Osmanın omuzlarda..

Tam zamanında Araç bin

Asker : Hışşşt oğlummm nolmuş bu kanata böyle
Asker : nolmuşşş...
Asker : Neee bileyimm böööyylee uçmuş gibi heee...
Asker : uçmuş muçmuş yere indi ya ona bak sen... ( Siz öyle sanın :img-hyste)


karakol... Şala sarılmış kokla dur pozisyonu

Er Mahmut : Komutanım Çay diyem, içermisin komutanım
Osman : hıhhhh ( derin hülyalardan zorla uyundırılmış bir sesle)
Er Mahmut : Hava soğuyor komutanım böleee çayy diyemm
Osman : ne diyemmm ne diyemmm
Er Mahmut : çay diyem (bıtkın bi halde)
Osman : Çay diyemm, gülüm diyem, burda diyem biradaha kalırsak diyem, k...mız diyem donacak diyem koş diyemmm ( koşmaya başlar ) koşşş koşşşş

KARAMAY
03-03-10, 14:05
Küpeli karakolu arar Osman'ı ister.Osman başta anlamaz. küpeli babası ile konuşturur.

Küpeli : Şimdi tanıştık ...( Sessizlik) şimdi sana geleceğin noktanın kordinatlarını verecem, eee gelirsin değil... ( bu arada yeri değil ama ben güneydoğu konuşma aksaganında yada dilinde soru ekinin (-mi ?, -mı?) olmadığını bu diziler sayesinde öğrendim nasıl ama :img-tomat)

Osman Askere : Biraz dışarda beklermisin?
Asker : Emredersin komutanım
Küpeli : Gelirsin gelirsin.
Osman : Söyle
Küpeli : Poyrazın adamı, istersen gelirken tüm tugayı takta gel, Skorsky de al hatta kobra falanda olsun bence hava hoş
Osman : Bana nerde olduğunu söyle hemen
Küpeli : Gelirkende böyle acele et
Osman : Dinle!!! Eger babamın kılına zarar gelirse egerrr
Küpeli : Sence bunları söyleyebilecek durumdamısın.
Osman : Dinle dinleee eger babama bişey yaparsan yerin yedi kat dibinede girsen GELİR ALIRIM SENİ. ondan sonrada hiç üşenmem güneydoğunun en yüksek tepesini bulurrrr
Küpeli : İstersen kordinatları vermiyim ben
Osman : Dinle ulannn... o tepenin en tepesine asarım seni öyle bi asarımki dünyanın her noktasından senin gibi her köpek nasıl salladırılır görür. seni ibreti alem diye asarım ulann ( dizinin repliğinde var ben ne ediyim ) bunu kafana sok.
Küpeli : vay siz niye böylesiniz, laf çok ama eylem sıfır. bana bak dediğim yere gel fazlada çene yapma. gelde kim kimi nereye asıyomuş anlayalım. yanlız gelirsen babanda boşuna yorulmamış olur.. eee romatizması falann

Fatma ana ve küpelikarşı karşıya :img-hyste:img-hyste:img-hyste:img-hyste Allahtan Fatma ananın midesi yolculuğa dayanmıyor.. olaki onu kaçırsaydılar dağda bişeycik kalmaz tertemiz olurdu oralar :img-hyste:img-hyste:img-hyste ( neeee... :icon_whis Osmanla İbrahim amcada benim gibi düşünüyor ilerleyen repliklerde dikkat çektiler onlarda bu konuya )

Neyse başlayalım

Küpeli : Söyle
Fatma Ana : Yanlışmı aradım acaba gızım. ben İbragımın telefonunu çevirmiştimde Alla alla
Küpeli : Kimsin sen
Fatma Ana : Ben Fatmayım sen kimsin ( hiç bir dizide böyle doğal ve tanıdık bir repklik duymamıştım babannemi hatırladım :img-hyste )
Küpeli : Karısı mısın ?
Fatma Ana : Kadın sen bana ahret sorusu sormasana bakem. telefon numarası doğrumu değilmi sen onu söyle bana
Küpeli : Kocan dağda
Fatma Ana: Dağ mı ? Orası dağsa senin kancık :img-hyste başına dağda ne işin varmış. Hasbama bak. İbragımı ver bana hadi :img-hyste:img-hyste (bakınız posta böyle koyulur... öyle bi koptumki yorum bile yapamıycam)
Küpeli : Kocan ve oğlun ikiside hpg ( ilk duyduğumda aklımdan geçen ilk şey LPG oldu ) bölge komutanının tutsağıdır
Fatma Ana : Lpg mi ne lpg si :img-hyste:img-hyste sen bana İbragımı ver bakem ibragımı hadi
Küpeli : Oğlunu kime verdiysen git ondan iste


yawww bir gerilim sahnesi bu kadarmı komik olur.. Öldüm gülmekten yaa

KARAMAY
03-03-10, 14:07
Güven Atışı


Osman : Mahmut hemen o matarayı kafana koy ve sakın kımıldama
Mahmut : (korkmuştur hemide feci korkmuştur ama etrafına bakar birden yeniden nefes alıyormuş gibi şahlanır) Emredersiniz komutanımmmm ( matarayı kafasının üstüne koyar ve gözlerini yumar)
Osman : Mahmuttt gözlerimin içine bak ve sakın kımıldama
Mahmut : ( mahmut tekrar dikleşir mırıltı halinde) Eger ölürsem sağolsun vatan... Eger ölürsem sağolsun vatan...
İbrahim amca : Allahım sen yardım et..

Osman nişan alır ve mataranın ortasında delik açar delikten Mahmudun kafasına su akar. ama Mahmut hala kımıldamaz....

Mahmut : Su bu suuuu :img-hyste:img-hyste:img-hyste kan değil. Oğlum Mahmut kafana işemediyseler hala yaşıyosun :img-hyste:img-hyste:img-hyste

Küpeli: Çeliktepedeki işleri yapan adamıda bulmuş olduk bak.



Şimdi ateş etme sırası Mahmutta :( Osman matarayı kafasına koyar. Mahmut silahı alır nişan alır ama bir türlü korku ve heyecandan kendini toparlayamaz.

Mahmut : Yokkk al ben yapamıycam. Kanat komutanım yaptı ama ben yapamıycam
Osman : Mahmuttt al silahını
Mahmut : Ama ben yapamam ki komutanım
Küpeli : Vurun öyleyse
Osman : Hayırrrr... mahmut bana bak... silahını al ve mataranın tam orta yerine nişanla şimdiii...
Mahmut : Yapmayacam, ben seni vurmıyacam komutanım
Osman : Sen beni vurmıyacaksın... askerr sana emrediyorum silahını al ve mataranın tam orta yerine kurşunu çak marşşş


Mahmut yine silahı eline alır ve nişan alır ama elleri tirr tirrr titrerrr

Küpeli : Görüyorsunuz işte bizim hainin elleri nasılda titriyor.

Mahmut : (ellerine bakar ) Titreme ulennn şerefsizz titremeeeeeee.


tekrar nişan alır ama sonuç :(

Mahmut : Yok olmıyor komutanım.
Osman : Asker emri ikiletme hemen nişan alllll ateşşş

mahmut ateş eder mataryayı vurur..... :happy0064:happy0064:happy0064:happy0064 küpeli kudurur...
Osman : Afferim asker
Mahmut : sağol sağolll
Osman : ( kısık sesle) ulan helal olsun sana beeeeee
mahmut yanına geldiğinde

Osman : Helal olsun sana
Mahmut : yaa biz kimin timindeyiz komutanım ( az önce yusuff yusfufff deyip üçbuçuğu tersten atıyodun :img-hyste )




Fatma teyze


Gazeteci : iyi günler teyze oğlun için mi burdasın.
Fatma teyze: kimsin sen
Gazeteci: As haber ajansı bölge muhaberiyim bir duyum almıştıkta.
Fatma teyze: yanlış duymuşsun
Gazeteci : peki siz niye burdasınız.
Fatma teyze: bir tarla nizam işimiz vardı, kaymakama onu şikayete geldik
Gazeteci : tarlamı ama bizzzz
Eşref dede : hadi oğlum hadi işine bak
Gazeteci : teyze senin oğlun
Fatma teyze: Kaldırma şimdi beni ayağa. alırım boynundaki makineyi bir resmini çekerim şebek gibi çıkarsın gasteye :img-hyste:img-hyste:img-hyste yürüüü

KARAMAY
03-03-10, 14:13
7. Bölüm

Bölüm başı

Nihan: Niye iki şeker attın şimdi
Osman : hıhhh
Nihan : Niye iki şeker attın
Osman: Nasıl niye iki şeker attım.
Nihan : Ya Osman düşünsene günde 20 bardak çay içsen ( yuhhh diyorum 20 bardak daha neler )
Osman : Doğru ben günde 20 bardak kadar içiyorum
Nihan : (bu şaşkınlık ifadesi hangi harflerle anlatılırki) aaaaaa 20*2=40 bir şeker 10 gram olsa sen günde yarım kilo şeker yiyosun Osman yaaa. (yanlız yüz ifadesi süper sanırsınki yer çekimini telefonu neyim o buldu)
Osman : Yapma yaaa
Nihan : Ayda 15 yılda 180 kilo ( ya matematikteki maharetlerini göstermeye çalıyor yada ilersi için uzman maaşın ile şeker parası vermekten bize para kalmıyacak mesajı veriyor.)
Osman : wayyyy wayyy wayyy
Nihan :yahh işte öyle sporcuyum, komandayım diye güvenmiyeceksin olursun sonra böyle duba gibi
Osman : Yaa Nihan yaa sen ne güzel dırdır yapıyosun öyle yaaa :img-hyste:img-hyste:img-hyste:img-hyste
Nihan : Bi yürü git yaa sanada iyilik yaramıyo....



Durali Başçavuşum : Benim uzmanımı ne mühendisler ne doktorlar istedi vermedik

KARAMAY
03-03-10, 14:25
muharrem ruyasında cığlıkla uyanır...

Muharrem:cok korktum komutanım...haşa huzurda altıma kacırmsım olabılırım yanı:img-hyste

( bu sırada saıtle gulup ıcerı gırer tabı yanlıs anlarlar:img-hyste )

Duralı Bascavus: pekı bunlar nasıl oldı evladum?
Muharrem: valla bılmıyorum kı komutanım ben herzamankı saatte uyudum ışte:img-hyste
Duralı Bascavus: sen rüya mı gördun cocuğum?:img-hyste
Muharrem: evet komutanım
Duralı Bascavus:sen bana ıkı saattır rüya mı anlatıysun ula:img-hyste ben de zannettum memlekette basınıza bı hal geldu ula...hıyara bak:img-hyste sen sabah kalkma..ıstımaya cıkma burda zorul zorul yat sonra komutanum ben ruya gordum cok korktum:img-hyste zıkkımın kökünü gör:img-hyste:img-hyste

Muharrem:emredersın komutanım:img-hyste ( garıbım zaten beybabanın korkusu yetmıstı bı de fırca yedı:img-hyste)

Duralı Bascavus: ula 3,5 dakıkan var( nıye 3,5 merak ettım sımdı:img-hyste)
nızamıye nobetı yazdum sana 2 saat....4 saat!!:img-hyste

Muharrem:emredersın komutanım

Duralı Bascavus: bıdaha da bana sarılma o zımbırtıyı kafanda kırarım senın:img-hyste

zulıs (http://www.dizifilm.com/forum/member.php?u=108386) e teşekkürler

KARAMAY
03-03-10, 14:29
Muharrem: ben sana makarnanın tamamını veririm emmoğlu..valla bak istersen şuncuk iki köfteye karsılık benim köfteden kalan patateslerin tamamını alabirsin:img-hyste

Mahmut: yok yok yeme onunkileri ağzına sürdüğü kaşıkla yedi onları bak bende az kullanılmıs makarna var :img-hyste su kadarcık iki köfte karsılığı...

Muharrem:yavv madem benim kamil kardeşim vajemertan olmus:img-hyste
ben dedim hayvancağıza yazık olmasın yıyım dedim o köfteleri sen niye pişmiş aşa su katıyon lan diyarbakır karpuzu:img-hyste

Cavus:oğlum vajamertan değil vejetaryen....

Muharrem:vajemertan...

Cavus: ben de karıstırdım abi biz nereye düştük yaa...

Mahmut: bırak bırak hiç uğrasma onunla daha vucuteryan ( böyle dedi di mi) demeyi beceremiyor bana diyarbakır karpuzu diye laf atıyor...
tonbalığım gülüm şaka maka bi yana sen neden veje...konustuk ya hep beraber niye ondan oldun?

Kamil: ya uzun hikaye şimdi anlatsam da anlamazsınız...

Muharrem: Allah Allah biz salak mıyız yav haşa huzurdan ( hiç olur mu size salak diyenin dili lal olsun yaa:img-tomatsiz türkiyenin gözbebeklerisiniz :img-wink:) bişey sorsak anlatsam da anlamazsınız diye baslıyo lafa haa:img-hyste

Mahmut:bak bu konuda haklısın gülüm...

Sait: ben biliyem...( tabi millet inanmayan gözlerle saite bakar saitten beklenmeyen bir söz:img-hyste herkesin dönüp ona baktığı sahne süper yaa:img-hyste)
eee katır yüzünden:img-hyste

Muharrem:hee katır..katırdan başka bi sebep olsa sasardım zaten

Mahmut: ya iyi de gülüm çok afadersin( bu arada kamilin köftelerinden biri mahmutun mideye inmek üzere:img-hyste)
sen burda katır yemiyosun ki bak bu bildiğin yüzde yüz dana eti...

Sait: yok yok öyle değil...bu kamil katırla arkadaş gerci onlar arkadaşdan da yakın yaa:img-hyste şimdi kamil katırla takıla takıla olayı ıyıce benimsiyo ve katıra diyir ki ey kadife simdi sen madem hayvansan ee o zaman ben bundan böyle hayvan eti yersem ne olıyım diyor:img-hyste

Cavus: yani aynı biyolojık cesitliliği yemeyi reddediyor bizim kamil..vejetaryen oluyor...

Mahmut: aferin gülüm biyolojik ceşitliliği reddettin ya..

Sarı hoca: lan kamil essah mı lan.. sen şimdi et yemiyon mu?

Kamil: yok hocam yemiyorum yaa ( yalaannnnnnnnn:img-hyste kimseler görmeden yediğin ekmek arası ne o zaman tonbalığı:img-hyste )

Muharrem:ben cok takdır ettim babam...yanı bız ne bulsak güp güp mideye indiriyoz ama tonbalığı kardeşim iskembesinin önüne vicdanını koyuyor...

Kamil: ya hocam su yuruyen herşeyi yiyen adamlardan bir farkımız olmasın mı yaa....

Sarı hoca: iyi laf dedin...de kamilcim şimdi sen boğaza düşkün adamsın ya yanı bız ondan sasırdık da dedik yanı...

Sait: yok yok katır bu cocugu iyice bozdu:img-hyste:img-hyste


zulıs e teşekkürler

KARAMAY
03-03-10, 14:32
İlk bölümler bebek muhabbeti yine...

işin içinde bebek varsa bakın uzmanıma neler oluyor :img-hyste:img-hyste:img-hyste

Şu askerin bebeği oluyor Osmanda onu uyurlamak için yanında bebek için bişey bakıcaklar mağzaya girmişler ... Nihan Osman karşılaşması

Osman : Merhaba
Nihan : Sizzz.... Burda ne işiniz var...
Osman : eee biz bebek şeysi almaya geldik. eeee yeni bir bebek var :img-hyste:img-hyste:img-hyste ufak bi bebek ( puahahaha bebekler zaten yapıları gereği ufak oluyolar kimse uzmanıma söylemedimi acep :img-hyste)
Nihan : Sizin mi? Hayırlı olsun ilk mi? ( nappıcam kızın ilk mi son mu önemli mi? )
Osman : haaa yok benim değil onunnnn ( işaret parmağı ile yanında onu izleyen olayden beyhaber asker gösterilir.. ilkokulda yaramazlık yapan yada bizi kızdıranları öğretmene söyledik sağ kol dimdik işaret parmağı ile hedifi gösterirdik... öğretmenim ben yapmadım o yaptı..:img-hyste:img-hyste:img-hyste )

bu sahne bakışmalarla ve hayatlarında içtikleri en güzel gazoz muhabbetiyle devam edip tel no paylaşımıyla son bulur.... :happy0064


Gelelim diğer bebekli sahneye .. işte sahnede yine Osman var...

Nihan : Alo
Osman : Ya Nihan yaaa bu bebek işi çok fena bişey
Nihan : Ne bebeği yaaa
Osman : Barboros bebek
Nihan : Ya Osman yaa sen bazen konuşmayı mı unutuyosun ( özellikle mevzu bebek olunca) ne bebeği ne Barboros'
Osman : şimdi Nihan şöye bişey oldu eeee köye baskın oldu. köye baskın oldu bebek kaldı. Kalınca biz bebeği aldık getirdik Çeliktepe ye. çetiktepeye getirince hemen tugayı aradık. hemen tugayı aradık ki alsınlar bebeği. Almadı bebeği Tugay üstüne İrfan üsteymen güldü bize. :img-hyste:img-hyste Sonra bebek kaldı bizde Barboros dedik çünkü böyle kızıl saçları var görsen çok şeker bu yüzden barboros dedik. Fakat bu sabahtan beri ağlıyo Nihan bide kustu.
Nihan:eee ( masal dinliyo mübarek...)
Osman : Eee si.. biz anlamadık bunun derdinden yaa... sabahtan beri çocukları mahfetti bu mahfetti.. yani ( bir inga sesi ) allll az önce gülüyodu şimdi ağlamaya başladı yine
Nihan : iyide Osman ben şimdi ne yapabilirim ki ( ilerdeki çocuklarınız için hazırlık yapabilirsin cicim)
Osman : Diyorum ki gelsen buraya kadar , beraber baksak bir derdine, bi çare bulsak, sen anlarsın belki. Diyorum biz valla çocukları mahvetti sabaha kadar, hiç birimizi uyutmadı ya :img-hyste:img-hyste
Nihan : Bakıyorum komandolar yenilmiş.
Osman : Ne yenilyi yaa bozgun bozgun

KARAMAY
03-03-10, 14:38
Duralı Bascavus: hay ben sizin...hakkaten huzur kalmadı yavv :img-hystehakkaten huzur kalmadı...ne var ula ne?

Mahmut: komutanım katır kaybolmus bu tonbalığı katırı gezmeye çıkarmıs...oğlum gelsene anlatsana derdini ( tonbalığı mahmutun arkasına saklanmıs durumda)

Duralı Bascavus: hee belanın büyügü geldi balığın büyüğü belanın büyüğü :img-hyste oğlum ben emeklı olmadan basuma bi iş gelurse askeri savcı sorusturma felan acmasun...evladım mahmut vasiyetimdir benim basıma gelen iş kesin bu tonbalığının yüzünden geldi:img-hyste:img-hyste

Mahmut: emredersin komutanım

Duralı Bascavus: nasıl kaybettun ula koca katuru...bu kabus yavvvv:img-hyste


katırı aramaya giderlerken:

Duralı Bascavus: ula tonbalığu..hazır diyirum katır da kirişi kırmışken sen de tüysene :img-hyste ( adamın ömrünü yedi tonbalığı yavv:img-hyste ama hayatını da kurtardı :img-wink:) valla bak firarını vermem bin burdan katura doğğruuu Çanakkale'ye sağlıcakla...ula bu adam nerdeydi nereye gitti diyen Duralı davul olsun söz:img-hyste
---------
katırı mayından kurtardıktan sonra:

Duralı Bascavus: ula bana bi demet maydanoz borcun var :img-hyste bu birr... gidince seni nöbet manyağı edecem:img-hyste bu ikii... bi de upuzun savunma yazacaksun tamam mı ula :img-hyste inşallah dıskoya atarlar seni katır sapugu:img-hyste

KARAMAY
03-03-10, 15:47
8. Bölüm

Tekenin mazot istasyonu... hediyeyi iade :img-hyste:img-hyste

Başrollerde Başçavuşum Durali'm , Uzmanım civanım...

Tenekenin ismi lazım olmayan adamı : Buyrunnn
Başçavuş : Randevumuz vardı, canımın içi kaç bakayumm

Osman kapıda elindeki kasa ile adama hareket çeker.. kamera göstermez ama yüzünden bellidir :img-hyste:img-hyste.. Teneke nin odasına girilir... Osman elindeki bir kasa lahanayı tenekenin masasının üstüne bırakır...
Teneke : Bu ne? (çok hoşuna gidecek benden söylemesi :img-hyste)

Osman eğilir, tenekede önemli bişey varmış ama gizliymiş edası ile eğilir.

Osman : Hediye... çam sakızı çoban armağanı... Kabul edersen tabi..
(Etmez mi uzmanım.. çocukken ona kimse hediye almamış:img-cray::img-cray:acip mutlu oldu kasanın üstündeki kağıtları hızla açısından belli... korkarım birazdan size ( emrah modu pls) "benim hiç hediyem olmadı ki size baba diyebilirmiyim" diye sorcak ve ağlamaya başlıycak puhahaha :img-hyste:img-hyste )
Teneke : ( aaaa lahana, hemide TOP ... ne demek istedi şimdi bunlar )
Başçavuşum : Mübarek bu sene bol demekki. Bizim orya çok yetişir bundan. ardanıda hayvanlara veriruk. ( koltuğada yayılmış... )
Osman : Bize bi daha bişey göndermek istersen ptt yi kullan anladın mı?
Teneke : Ne dediğinizi anlamıyorum. resmi olarak suçlanıyorsam bileyim. Yoksa hemen çıkın

(basmıyo bunun kafa eski jetonlarla çalışıyor... keza adam ne oldum delisi oldu...önce TOP aman lahana diycektim sonra HAYVAN... ee malun ağır geldi birden bu kadarı. Terbiyesiz hediyeyide beğenmedi... top lahana kaç para biliyon mu sen :img-hyste kimse buna krizden bahsetmedimi. )
Osman : cıkkk

Başçavuşum: Ula bizim içimiz, dışımız zaten olmuş resmiyet, şurda iki dakka muhabbet edelim dedik yaww. Ayıp vallahi yaww cıkcıkcıkkk :img-hyste:img-hyste

Başçavuşum : Haaaa mevsimi gelsin saa HIYARDA yollarım eywallah :img-hyste:img-hyste( no yorum)


çıkarlar tenekenin ismi lazım olmayan adamı Başçavuşumun kolunu tutmak gafletinde bulunur... üstüne bide savcı tehdidinde bulunur... Kısaca "Osman sırtım kaşınıyo beni kaşırmısın" diyo anlıyacağınız... Yardım sever uzmanım iş başında :img-hyste:img-hyste

Osman : Ulan sen kimin kolunu tuttuğunun farkındamısın çakalll...

Mazot tompasını alır....
Osman : Aç ulan ağzını, aç ulan ağzını... aççç ( yiyosa açma) Sana basarım burdan kaçak mazotu çift vanalı tankere dönersin :img-hyste:img-hysteanladın lannn iiii.....ttttt

KARAMAY
03-03-10, 15:50
tabiii 9.bölümdeki sahneler unutulur mu hiç:img-hyste

Muharrem: ahaa tonbalığı ucusa gecti:img-hyste

Mahmut: baksana naklıye ucağı gibi gidiyor :img-hyste yok yok ucan fil ucan fil

Muharrem: durali bascavus indirir onu şimdi

Duralı Bascavus: ne o la hortlak mu gördun?

Kamil: yok da komutanım...

Duralı Bascavus: eeee anladum biri geldi sana fitledi di mi senin muhterem katura yuk sardılar diye...

Kamil: kadife...( yok arkadaş ya tonbalığı kesin aşık bu katıra:img-hyste ama takdir etmek lazım hayvan sevgisi:img-wink:)

Duralı Bascavus: suphanallah yavvv..yok abii Allahını seven beni tutmasın yaa:img-hyste ( tutmasın bascavusum tutmasın:img-hyste)

Cavus: kamil yok bişey kardesim...

Kamil: ya tamam da cavusum ustundekiler kac kilo biliyomusun kadifenin...

Duralı Bascavus: kes ula..bu ne yaa taner oğlum döner dönmez bu herifun asker hastanesi asabıye polıkılınığine sevkini yapıysun haa :img-hyste Allah Allah..altuna da yazıysun böyle er Kamil Arıtan birlik katırına yük yüklendi diye şoka girmiştur:img-hyste ayrıca birlik katıruna aşıktur:img-hyste tamam mı

Cavus: emredersiniz komutanım ( cavusum gülmemek için kendini zor tutuyo:img-hyste)

Duralı Bascavus: bunun derduni burda çözemezler zaten yollarlar bunu gataya..ee orda da bir tane vatansever tabip cıkar herhalde daa buna askeliğe elverisli değildir raporu yazacak...

Cavus: emredersiniz komutanım..

Kamil: ben de gidiyim mi göreve komutanım?

Duralı Bascavus:ee katırın yüküne salca olacasun di mi gidemezsun ula arka kule nöbeti yazdum sana gözünü kırpmayacasun....

Kamil:emredersiniz komutanım..

Duralı Bascavus: yürü...

kamil arkasını döner hala katıra bakar:img-hyste

Duralı Bascavus: bak halaa yavv ula bela mıdur nedir yuru lannn:img-hyste

KARAMAY
03-03-10, 16:01
İşte Gülüm Mahmutun kurduğu o inanılmaz cümle :img-hyste:img-hyste:img-hyste:img-hyste


Gülüm Mahmut : Peki o lavuk, denyo , Allahın belası kitipiyoz ( bu ne demek ya :bilmim) namussuz, köpeksiz köy bulupta da deyneksiz gezen şerefsiz ve adam demeye bin şahit lavuk noldu....

hönnnkkkkkk

Onbaşı: Nasıl sıraladın lan onları peş peşe


Onbaşı şahsen bende anlamadım. yorma kendini :img-hyste:img-hyste:img-hyste
Makine operatörüymüş... yesinler :img-tomat:img-tomat:img-tomat:img-hyste:img-hyste
Nedense ben bu cümleyi nefes almadan söylediğine nerdeyse yemin edebilir durumdayım.


Deyzem : Ordaki kızda buna diller döküyo gali Hoşafının yaı kesiliyo gali

KARAMAY
03-03-10, 16:06
Hakan:şu mevzuya bakalım osman (kıl adam mevzusu :img-hyste )
Durali:valla bana müsade asteğmenim gidip bizim baltaların (koca bebeklerin,ayı boğanların :happy0064) oraya takılayım biraz
Hakan:tamam başçavuşum
Durali:çay yollayım mı size? (karadenizli olunca :img-hyste)
Hakan:ağanın eli tutulmaz
Durali:ağalık kim biz kim ya ? ağalık hüsüsiyeti habu osmana sormak lazım o pek bi içli dışlı bu aralar :img-hyste
Osman:ya komutanım sizde beni hemen harcadınız ama
Durali:ula harcanda böyle harcan yavvv ağa damadı olcaksın fena mı :img-hyste allah allah keşke bizde öyle harcansaydık aldık leylayı iki çıplak bir hamam hesapı (şu leylayı çok merak ettim ya kim bilir o nasıl biri :img-hyste :img-hyste


..DiziKolik.. teşekkürler

KARAMAY
03-03-10, 16:11
Hakan:ee senin hukuki işlerin var osman ben gidiyorum
Osman:keşke sizde gelseydiniz komutanım(eminim bunu içten söylemedi :happy0064 )
Hakan:valla müge buralarda bir yerde olsaydı seninle bir dakika bile takılmazdım işim yok ya :happy0064 git hadi git
Osman:sana bir şiir okuyım mı?
Nihan:osman :img-in_lo
Osman:valla biz bu günlerde şiire pek meraklıyız bütün birlik maile cümbür cemaat şiir okuyoruz
Nihan:eee hadi oku bakalım da görelim :img-in_lo
Osman:Çağır Karacaoğlan çağır
Taş düştüğü yerde ağar
Yiğit sevdiğinden soğur
Sarılmayı sarılmayı :love05:
Nihan:seni çok özledim ben osman çok özledim :img-in_lo
ya nerdesin ya sen nasıl izin bu anlamadım ki
Osman:ohoo dakika bir gol bir valla :img-in_lo


..DiziKolik.. teşekkürler

KARAMAY
03-03-10, 16:13
Fatma deyze: gel arkadaşım gel eyiki geldin mürüvvet.

Mürüvvet hanım teyze: geldim arkadaşım geldim.. noldu fatma hastalandın mı noldu?

Fatma deyze: yok anam ne hastalığı ağzından yel alsın gel..

Mürüvvet hanım teyze: ee nie apar topar çağırdın beni buralara.

Fatma deyze: içerde anlatcem sana Mürüvvet. gel gadeşim gel..

Mürüvvet hanım teyze: anlat bakeyim anlat.

Fatma deyze: otur bakem şöyle.

Mürüvvet hanım teyze: anlat anlatıver..

Fatma deyze: ohh ohh.. darlandım mürüvvet darlandım gari.. ufunetler basdı iice..

Mürüvvet hanım teyze: niye?

Fatma deyze: (ağlamaklı) Osman gitti ya.dedimki arkadaşım Mürüvvet'i çağıramda şöyle iki çift ağlaşalım karşılıklı.

Mürüvvet hanım teyze: yaa yaaa (beni kopartan an..teysem dünden hazırmış ağlamaya) ne zaman getti Osmann?

Fatma deyze: dün yolcu ettik.

Mürüvvet hanım teyze: allah kavuştursun akideşim..

Fatma deyze: saol.

Mürüvvet hanım teyze: allah gaza bela vemesin..netçen gari..hasırın altına gurbetlik deyorla işte.

Fatma deyze: he yaa.. orda bi kıza tutulmuş.. anayı babayı dinlediği gördüğü yok..(naptın be deyze)

Mürüvvet hanım teyze: bak maymuna..( o nasıl bir ifadedir öle) eee...

Fatma deyze: o kada diller döktüm,,alttan aldımm olmadı.(biz göremdik heralde:img-hyste) korkuttum emme,, yok yok yokkk babası gılıklı anam.bunlar sülalecek keçi tiynetli..

Mürüvvet hanım teyze: bilmem mi? bilmem mi?( teyse çok dertlendi..)

Fatma deyze: ahh..ordaki gızda buna diller döküyo zaar.. hoşafının yağı kesiliveriyo işte (o nasıl bişe yaa ?)

Mürüvvet hanım teyze: ee sende babasına söleyevereydin..babasıda "len aklını başına topla bakeyim.kafanı gırarım senin" deseydi ya.. (adam sizin gibi insafsızmı teyseler..)

Fatma deyze: İbraam mı? İbraam da yürek selanik.onda onu sölicek yürek nerde..o anca kahvehaneye gitsin atsın pişpiriği tutsun 66yı..nerde o Osmanlı adam nerde??

Mürüvvet hanım teyze: tühh tüh..hey yarabbi..nolcek gari şimdii..

Fatma deyze: off..Mürüüvet dur bi çay goyem de içek anacım..

b.u.r.c.u. ya teşekkürler

KARAMAY
03-03-10, 16:15
Dergi olayından sonra Muharreme biçilen cezanın açıklanışı…
Durali:Disiplin askerliğin özüdür. Yüz kızartıcı suça tahammülümüz olmadığı gibi…
(Lafın arasına inceden ve sessizce Gülüm Mahmut giriyor.)
Mahmut: Möherrem senin yüzün kösele gibi tabi...:img-hyste (Bu Mahmut çok fena ya, yangına körükle gitmese olmaz tabi...)
Durali: Herhangi bir kabahate de göz yummamız söz konusu değildur. Bunu açık seçik bilmenuz lazım. İşte baak! Böyle bir vukuata karışan askerin cezası, hapistir.:img-blush
Muharrem: Anaa! Yandık.
Mahmut: Abooo!
Durali: Bu ceza nizami olarak infaz edilecek. O asker akşam içtimasına kadar hapiste kalacak. Akşam bulaşık yıkama faaliyetinde bulunacak, gece de bir üç nöbetini uçç mevzide tuttuktan sonra cezasını tamamlayacaktır. (Duyanda sosyal faaliyet listesi sıralıyor sanır, çekip vursaydın daha mı iyiydi ne be komutanım…):img-hyste:img-hyste
Muharrem: Yaktınız lan beni, çıra gibi yaktınız be!
Durali: Herkes işinin başına. Marş marş…
Askerler: Emredersiniz komutanım.
Durali: Taner…
Taner: Emret komutanım.
Durali: Hazırluğunu yap. Her şey kitabına uygun aslanum, karişmam bak. (Ne kitabı bu ya?)
Taner: Emredersiniz komutanım.
Durali: Öyle nöbetçisi falan, her şey nizami…
Taner: Emredersiniz.
Durali: Şişşş, bağa bak. Habu Gülüm maymunu da bunun başina nöbetçi dik, akşama kadar kavga etsinler ula! :img-hyste:img-hyste(Yuhh yani…Çocuğu maymun etti…)
Taner:Emredersiniz komutanım

Yavlakoz (http://www.dizifilm.com/forum/member.php?u=211642) teşekkürler

KARAMAY
03-03-10, 16:19
Koğuşta, Muharrem cezasının infazı için götürülüyor...

Çavuş: Vakit geldi çattı, hazır mısın Muharremcim...
Muharrem: Yaktınız ulan beni, yaktınız.
Mahmut: Sen kader mahkumusun gamlanma, sayılır gün çabuk geçer aldırma:img-hyste:img-hyste(Kaşınıyor bu Gülüm de ama ya...)
Muharrem:Sen sus ulan şişe mantarı...:img-hyste
Çavuş: Ya yapmayın, ayıp yaaa…
Muharrem: Lan hepsi senin yüzünden ya, iftiracı herif, boşboğaz, yalancı herif ya! Yazıklar olsun sana… (Muharrem'de şu sıfat türetme işini Gülüm'den hafiften kapmış gibi...)
Mahmut: Bana niye kızıyorsun ya gülüm, ben sadece komutanlık makamına kendi fikrimi söyledim.:img-hyste:img-hyste
Muharrem: Oğlum başlatma ya gülünden bülbülünden. Darbuka, zilli maşa, dangalaaak.:img-hyste (İkinci posta sıfatlar...)
Mahmut: Neeee ama, yeter yaaaa..;Olmaz, ayıp oluyor ama, burada nöbet başındaki görevci askere…Ihhh..Çavuşum müdahale edin ama…
Çavuş: Yahu hadi artık ama ooo…
Mahmut: Hadiii, yüz kızartıcı suçu olan mahkumlar önden lütfen...
Muharrem: Ya çavuşum ya, didiği lafa bak ya…
Çavuş: Yapacak bir şey yok…
Muharrem: Didiği lafa bak, sen var ya sen…:img-hyste
Mahmut: Oooo, herkeste bize kızıyor…


Yavlakoz (http://www.dizifilm.com/forum/member.php?u=211642) teşekkürler

KARAMAY
03-03-10, 16:21
Osman : Nihan yaktı beni bu sefer.. kesin yaktı... :img-hyste:img-hyste:img-hyste

Yananı görür Allah ... Allah Allah.. görür inşallah.. :dance::dance::dance:


Nihan : Bil bakalım yemeğe kiminle gidiyorum..
Osman : Kiminle ?
Nihan : ( ahhh şurda Brad p. tom c. yada dep abiyile gidiyorum deseydi ya bayat bi espirimi olurdu?
Nihan : Seninle

Yavlakoz
05-03-10, 00:28
Bu bölümün favori sahnelerimden…
Koğuşta askerlerin sohbeti…Ton Balığının yakayı ele vermeye başlaması, Brezilya muhabbeti ve devamındaki şamata…

Muharrem: Bismillah. Yattım sağıma, döndüm soluma, iki melek geldi yanıma, şahidim olsun dinime imanıma. Yattım beni kaldır Allah, rahmetine daldır Allah, cennetine aldır Allah! (Amiin...)
Mahmut: Allah Allah…Herifinki sanki dua değil, destan ha! (Muharrem sessizce okumaya devam ediyor) Möherreeem. Demin okumadın mı gülüm ya! Möherreem…
Muharrem: Ne vaar! Müfteri adam, çukur herif, ne vaar!:img-hyste
Mahmut: Aaa…Müfteri dedin, çukur dedin. Halbuki ben ne kadar dua okuyorsun, destan gibi diyecektim.
Muharrem: Ben senle konuşmuyom.
Mahmut: İnsan badisiyle konuşmaz mı gülüm, öyle saçma şey olur mu ya! (Badi ne ya…:bilmim)
Muharrem: Ya ben artık senin badin falan olmak istemiyorum. Yarın söyleyecem Durali Başçavuşa, beni o zehirli yılanla badi falan yapma arkadaş diycem, değişelim diycem ya!:img-hyste
Mahmut: Eyi…Tamam…Söyle…Aynen böyle konuş…O da sana desin ki, Möherrem, şu dergiyi çıkar da birlikte bakalım, desin.:img-hyste
Muharrem: Yalnız Mahmut biliyon mu! Suçsuz yere iftira yiyen adamın ecri çok büyük olur çook! Ama sen, o alnındaki kara lekeyi nasıl sildirecen, bilemiyom artık.
Taner: Len, bi susun artık leen…Yahu arkadaş, siz günün 24 saati didişmeyi nasıl beceriyorsunuz ya!
Hasan: Uyuyun arkadaşlar uyuyun. Komandonun az konuşanı makbul...
Sayit: Mesela ben…(Burada öyle bir konuşuyordu ki, ne dediğini anlamak için decoder lazımdı...:D)
Hasan: Ah, Sayit’i örnek alın...
Muharrem: Ya Sarı Hoca, ya ben bu mapusta düşündüm de…
Hasan: Ya oğlum, ya Muharrem. Ya hapis dediğin topu topu dokuz saat ya! Allah Allah!
Muharrem: Hocam dokuz saat ama iftira duvarları arasında geçen azap dolu bir dokuz saat.:img-hyste
Hasan: Ha subhanallah…
Mahmut: Kafayı yedi bu orda kafayı yedi. Hihihihi….:img-hyste
Hasan: Ha, sen çok normalsin, Allah’ım ya Resulullah… ( Hay ağzına sağlık be Hocam...:happy0064)
Taner: Tamam beyler hadi yatın, hadi gözünüzü seveyim hadi….
(Herkes yatmaya yeltenir, ama o sırada şu yeni çocuğu olan askerin iç geçiren sesi gelir.)
Ali: Ahh ahhh!
Mahmut: Ne oldu lan Ali kuş…
Ali: Akşam o televizyonda o Brezilya’lı ablalar (yalnız ablalar…:img-hyste) vardı ya, Onlar geldi aklıma.
Muharrem: Brezilya’lı ha! Bak bak…Iyh ıh…Ulan duayı da daha yeni ettiydik ha…
Ali: Onların bayramı var ya! Böyle o Brezilya’lı ablalar çıkıyor, cık cık cık oynuyorlar.
Mahmut: He ya…Böyle yapıyorlar. Cık cıkı cık, tık tıkı tık…Böyle akıllara ziyan yapıyorlar ha!
Muharrem: Aslında bayramlarda direkt Brezilya’ya gidecen biliyon mu emmioğlu...
Ton Balığı: Ya bayram maryam değil aga, karnaval. Rio Karnavalı. Rio de Janerio’nun tüm dans okulları toplanıyor böyle her sene, sanki yarışma gibi… :img-blush
Taner: Vay vay vay! Abi zaten ben bu herifte inceden bir sapıklık seziyodum. Zıt, uyanıverdi hemen paşam.:D
Muharrem: Gözlere baksana, ambulans lambası gibi...
Mahmut: Şişşt, bana bak. Yoksa merakla aranan karakol sapığı sen misin ha! Dergiyi sen mi çaldın?
Ton Balığı: Yok, nerden çıktı dergi mergi, ne alaka ya!
Mahmut: Dergiyi sen çaldın da biz, benim canım, gülüm kardeşim, adam gibi adam Muharrem beyefendiyi (yağa bak…:img-hyste) boşuna mı hapse tıktık ha!
Ton Balığı: Ya bırak ya!
Hasan: Yok ya, Kamil yapmaz. Yapmaz. Yapar mı lan…Şişşt Kamil. Yapar mısın lan!:bilmim
Ton Balığı: Cıık…
Taner: Abiii, eğer hırsız bu herifse, bunu çıkaracaksın deve bağırtana, çıkaracaksın karşısına mangayı, böyle, dan dan daan… GAME OVER… :img-hyste:happy0064
Muharrem: He ya, sonra Kadife ile yan yana yatırıp defnederiz bunları artık.:img-hyste
(Gülüşmeler…Hele de bir tane acayip komik gülen bir asker var….:img-hyste:img-hyste)
Sayit: Yahu yahu…(Muharrem’e dönüp, uyku sersemi..) Sinirime gidiyiii….:img-hyste
Taner: Tamam yeter ya! Hadi Mahmut ışığı söndür.
Mahmut: Ben niye söndürüyorum gülüm, affedersin çavuşum. Möherrem var o söndürsün.
Muharrem: Lan cahil, ben onbaşıyım, kalk sen söndür.
Mahmut: Heee….Onbaşı…O zaman ton balığı söndürsün.
Muharrem: Söndürsün.
Taner: Lan, biriniz söndürsün artık şunu.
Ton Balığı: Tamam tamam, ben söndürürüm.

alagul_54
07-03-10, 01:20
İbrahim Amca:Aha geldi senin gök gürültürülü sağnak yağışlı süt oğlan .. ihihihihih :img-hyste :img-hyste

Yavlakoz
07-03-10, 21:31
Buraya da ekleyeyim dedim...
Sıtkı Dede’nin Kulübesi…O muhteşem kapak konuşmalar…
Sıtkı Dede: Neciyim demiştin sen?
O.K.B.Y: Boş ver ihtiyar boş ver. Muhabbet edilecek mevzu değil bu…(Kıl işte, kıl herif...:img-tomat)
Osman: Ortadoğu Konsorsiyum Başkanı… Ayy, yardımcısı...(Tüh ya, yardımcı olarak kalmış...):img-hyste:img-hyste
Sıtkı Dede: Ne yapıyor bu dediğin şey? (Boş işler dedem, boş işler...)
O.K.B.Y: Bak! Yerel kalkınma ajanslarıyla işbirliği yapıp, bölgenin sosyo-ekonomik gelişmesine katkı veriyor, amca… (Amca dedi ya, buda kendini 15’lik delikanlı sanıyor herhalde…)
Sıtkı Dede: İyi iyi, pek güzel
O.K.B.Y: Bak anladı işte…
Sıtkı Dede: Nereli bunlar?
O.K.B.Y: Kim nereli? (Ama sen anlamadın be!)
Sıtkı Dede: Yani bu gelişmeyi kurtaranlar, nereli?
O.K.B.Y: Bu bir konsorsiyum, merkezi de Londra’da.
Sıtkı Dede: Ahh! Britanya’dan burası kalkınacak, öyle mi?:img-hyste:happy0064
O.K.B.Y: Yani, öyle de denebilir.
Sıtkı Dede: Borcumuz ne olacak peki?
O.K.B.Y: Ne borcu ya, borç morç yok. Uluslar arası bir yapı.
Sıtkı Dede: Peki bunlar binmediği katıra niye yem veriyor evlat!
O.K.B.Y: Ya ne yemi, ne katırı? (Bak gene anlamadı bilmem ne konsorsiyum yardımcısı:img-hyste)
Osman: Anlamış bakın. Esat Bey…(Adamın adı Esat’mış bu arada…)
O.K.B.Y: Bak doğrusunu istersen ihtiyar, ben doğduğum mezradan iki fotoğrafla dönüp, ofisimde kahvemi yudumlarken, o resme bakmak istiyordum. İnan en çok bunu istiyordum. Bizim yapılar sever böyle dramatik çıkışlarla başlayan kariyerleri. Ama görüyorsun işte, hiçbiri olmadı…(Zaten işiniz ne ki, elalem uğraşta görsün...)
Sıtkı Dede: Ben senin gibi kelamı tezyin edemem evlat. Ama üstünde yürüdüğüm toprağı iyi tanırım. Şunu bil ki, kürtün sükut-u hayali arttıkça, toprağa akan kan da artar. Bu memlekete hayır mı yapacaksın, ama önce herkesin elinden tutacaksın. Kürd’ü, Türk’ü, Arap’ı, Acem’i al, sebi sübyan gibi kapı kapı gezdir. De, de ki “Ahan bu senin amcandır, bu kardeşindir, bu halandır, bu anan dayısıdır. Çocuğa hısım akraba öğretir gibi, eşin kim dostun kim, dostun kim düşmanın kim, birebir öğreteceksin. Bir kere bunu yaptığında kalkınma da olur, terakki de. Ta Britanya Ada’sından kalkıp ta “kavga etmeyin bakayım” diyen hergeleye de, “Hadi ulan ordan” de. “Kendi kardaşlığımı sana mı soracağım” de. Gör o vakit, terakki neymiş, sulh neymiş. (Helal be dedem…):happy0064:happy0064

Yavlakoz
07-03-10, 21:33
Sıtkı Dededen inciler dökülmeye devam ediyor...

Karakolda…[/I]

Hakan: Komutanımızın selamları var, Esat Bey. Birazdan alınıp tugaya götürüleceksiniz.
O.K.B.Y: Buralarda ilk çatışma çıktığında gencecik bir delikanlıydım. Allah kahretsin. Savaş savaş savaş savaş. Sonuç ne aynı, hiç bir şey değişmiyor.:img-tomat:img-tomat
Durali: Bide şöyle düşün Başkan Bey. Otuz yıldır savaşiyiler ama onlara bir çakil taşi bile vermeduk…:good::happy0064
O.K.B.Y: Vermedin de ne oldu ha, her şey berbatlıkta birbiriyle yarışıyor.
Sıtkı Dede: Adam!!! Daha evvel hiç bilmem ne reisine kötek atmadım. Ama senin kaşıntın şiddetli görünüyor. (Ağzına sağlık be dedem…Hem de nasıl kaşıntı, bildiğin uyuz kaşıntısı…):fighting2:fighting2
Hakan: Sıtkı Amca, sakin ol sende.
Sıtkı Dede: Neden Britanya’nın Hint Valisi gibi davranıyorsun. Senin postunu kurtarmak için bu çocuklar hayatlarını tehlikeye attı. Daha ne istersin? Çocuklar sancak bekliyor, sancak!!! Bundan ötesi var mı? Bundan mübareği var mı? Var mı, ha var mı?:img-cray::happy0064:happy0064

Yavlakoz
07-03-10, 21:37
Muharrem'in hapis cezası ve "püskivi" meselesi
Mahmut Muharrem’e seslenir…
Mahmut: Möhörrrem, senin canın püsküvü mü çekti gülüm?
Muharrem: He ya emmioğlu ya, yanına şöyle çay olur, meyve suyu olur, hadi be emmioğlu gozünün yağını yiyim be !
Mahmut: Olmaaaz, yasaaak
Muharrem: Vicdansız herif! Ulan Cenabı Hak vicdan dağıtırken sen bilet kuyruğunda mıydın be!:img-hyste:img-hyste
Mahmut: Sen bana böle kızıyosun ama ben senin için çok üzülüyorum gülüm. Neticede adın kirlendi… :img-hyste:img-hyste(Ayy yazık Muharrem'e be! Yatacak yerin yok senin Ton Baluğuu)

Yavlakoz
11-03-10, 21:41
Ya bu senaryo başlığı çok boş kaldı. Açılışı yapayım dedim. Karamay’ın 12.bölümdeki denemesinden sonra burayı hatırladım, bir de ben işe el atayım dedim…Siftah Karamay'ın gerçi ama buraya ilk yazıyı bana yazmak kısmet oldu....

Şu Leyla'yı tanıyamadık ama ben bir Leyla kurguladım...Böyle bir Leyla,eğer giderse, aynı zamanda Durali Başçavuşun tez elden Çeliktepe'ye dönüşü demek....:img-hyste

Durali Başçavuş eve dönüşü ve LEYLA...
Leyla bir özge candır
Karagözlü ceylandır
Doyulmaz hüsnü andır
Kanılmaz bir içim su
Leyla Leyla ah Leyla

Dillerde söylenen o
Yollarda gözlenen o
Yürekten özlenen o
Her gönülde o arzu
Leyla Leyla ah Leyla

Asıklar levend olsa
Sevdalar kemend olsa
Birbirine bend olsa
Ele geçmez o ahu
Leyla Leyla ah Leyla

Durali eve döner, Leyla hazırlık yapmıştır…
Durali: Ben geldum ula….
Leyla: Duralimmm, hoş geldin (Sarılır....:love05:)
Durali: Şiştt kız, dur ula…Uşaklar gorecek...Yavaş ula yavaş...Uşaklar neredu…
Leyla: Ne uşağı Durali, kızlar diyecekdin herhalde.:D
Durali: Hatırlatmasan olmaz dimi…:D
Leyla: Duraliii, senin bu erkek çocuk tutkundan dolayı zaten çocukların kafaları karıştı. Hepsi bir alem…
Durali: Neredu ula uşaklar…(Seslenir) Hikmet, Fikret, Necdet…Nerdesunuz ula…
Leyla: Ay dur bağırıp durma…Yoklar…
Durali: Nerdeler…
Leyla: Büyük olanın maçı vardı…Futbol maçı…Senin yüzünden çocuk erkek liginde futbol oynuyor. Her gün kir- çamur..Bıktım valla…
Durali: Afferum ona…Aslanum benum…
Leyla: Fikret, dersanede…Askeri Okul sınavlarına hazırlanıyor biliyorsun.Babasının izinden gidecek.:happy0064
Necdetse…Şey…O da bale kursunda…:img-hyste
Durali: Ne??? Bale mi…Ne diyisun ula…Ne balesi ula…Durali’nin kizi tayt giyip ördek gölü mü oynayi ula…Deli misun sen? :img-hyste:img-hyste
Leyla: Ama Durali çok yetenekli, öğretmeni çok beğeniyor….
Durali:Yarabbim ya Resulullah! Ula Durali “Sen füstan giy” derken gerçekten giyeceğumi duşünememiştum ula…Bu gidşle taytta giydirursunuz bana...:img-hyste Baleymiş..Bale…Göndersena ula şöyle folklore…Öğrensin şöyle taş gibi Akçaabat Horonu…:happy0064 Yok hanfendimiz şehirli ya, illa öyle entel dantel işlere el atacan dimiii …Yok bi daha ben bale male istemem ula…Duralinin kizi tayt giydi dedirtmem….:img-hyste
Leyla: Boşver Duralicim hallolur…Sen boşver şimdi de, gel bak ben sana neler hazırladım. Bir sürü yemek yaptım, açsındır şimdi sen. Bıkmışsındır asker yemeklerinden…:img-yes:
Durali: Yemek mi…Heee…Nasil da açim bilemezsun..Ne var yemekte…Dur söyleme, ben söyliyeyim…Karalahana çorbasi, mısır ekmeği, yanında da yoğurt, off şöyle doğraya doğraya yiyeceksun, hamsili pilav, birde üstüne laz boreği…Off iyice acıktum ya…:happy0064
Leyla: Şey…Pek öyle sayılmaz…:img-blush
Durali: Nasi sayilmaz…
Leyla: Şey…Sebzeli mantar çorbası, portakallı ördek, köri soslu pilav ve tiramisu…:img-hyste
Durali: Ne su ne su…Neli ördek…O da ne ula...:img-hyste
Leyla: Tiramisu hayatım, İtalyan tatlısı…Portakallı ördek, yeni öğrendim tarifini, Fransız usulü…
Durali: Tövbe tövbe...Ula gözini sevduğum Çeliktepesi, bu ne ula…Bizde emekli olduk memlekete geri gelduk, ne güzel üç öğün güzelum Karadeniz yemeklerine bir doyacağum dedum…Memlekete değil, yaban ellere gelmişuz ula…:img-hyste Gözüni sevdiğum Çeliktepesi, bu emeklilik çekilmez…. :happy0064 (Durali pişman olup geri dönme hülyalarına başlamıştır bile…)

Bu sahnede Leyla'ya ithafen rahmetli Erkan Ocaklı’nın aşağıdaki tüküsü çalınmaya başlar...:img-hyste

Anam söyledi bana uşağım köyden evlen
Öyle vasiyet etti sana rahmetli deden
Aldım şehir kızını namaz kıldıramadım
Çürüdü lahanalar yemek yaptıramadım

Affet beni babam dinlemedim sözünü
Yemek yapar unutur yemeğinin tuzunu
Aldım şehir kızını namaz kıldıramadım
Çürüdü lahanalar yemek yaptıramadım

Edit: Çocukların dizideki isimlerini hatırlamadım ama yazdığım bu isimler konsepte daha uygun geldi...Ama orjinal isimler bulması da sizden artık...

Yavlakoz
14-03-10, 10:38
Atış Talimi Sahnesi
Durali: Allah ne verdiyse şarjör boşaltan adama catapatci derler aslanum catapatci! Öylesini oyarum ben ula! İçine bade de koymam. Bir mermiyi bir hedefe attıysan vuracaksın arkadaş, yolu yok. Şuraya bak…
Dadaş Sayit, at bakalum.
(Atış kötü…)
Daha iyi olacak ula! Mazaret yok.
Sayit:Emredersiniz komutanım.
Durali: Hasan Turna, at…
(Durali gene memnun olmaz…)
Hamlamışsın Hasan Turna hamlamışsın. Sen daha iyiydin ya, ne oldu sağa…Çalış ula çalış.
Hasan: Emredersiniz komutanım.
(Durali başlıyor tarih dersine...Günün anlam ve önemine binaen...:happy0064:img-hyste)
Durali: Nişancılık tarih boyunca çok mühim çok önemli bir meziyettir ula! Hanibal’dan tut, ecdadımız Fatih Sultan Mehmet’e kadar. Büyük İskender’den tut…Kim vardi ula Osman…:img-hyste
Osman: Gazi Alparslan mesela komutanım.
Durali: Hee…Gazi Alparslan’a kadar, hepisi de nişancılarıyla, silahşörleriyle harp kazandılar. Hatta bu nişancılık mevzuunda Amazon nam kadın muharipler daha iyi ok atabilmek için sağ memelerini keserdiler ula! Düşünün… (Bence Durali'de de bir potansiyel sapıklık var...Yalnız Sultan Alparslan'ın da silahşörleri varmış...:img-hyste)
Ton Balığı: Yazık ama ya, zavallılar. Memesiz memesiz öyle…:img-blush
Taner: Lan bu adam harbiden sapık ha! Koskoca mevzuyu aldı getirdi bağladı memeye.:img-hyste
Muharrem: Ben diyorum emmoğlu, bu adam tescilli sapık tescilli. Durali Başçavuş ona müebbet hapis verecek inşallah müebbet.:img-hyste
Durali: Kesin ula geyiği. Geyik azmanları. Muhabere Sedat, at bakalum.
(Atış çok kötü, bazen de karavana…)
Durali: Eee…Telefonun başina otur dediysek santral memuresi ol mi deduk ula sağa! Bu nasıl atış ula….Osman, al da göster şunlara…:happy0064
Osman: Emredersiniz komutanım.
Durali: İzleyin ula!
(Ve tabi Osman Kanat'tan süper atışlar gelir...:happy0064)
Durali: Lokum lokum…:happy0064:happy0064
Taner: Tabi, getir Ronaldinio’yu Yeşildirekspor’un karşısına, böyle oynayacaksınız de…Oldu canım…:img-hyste:img-hyste

Yavlakoz
14-03-10, 13:31
Fatma Teyze-İbrahim Amca...Bu bölümün en güzel sahnelerinden...
Fatma: Hoş geldin İbraam. İbraam, girsene içeriye ne dikilip duruyon öyle yalı kazığı gibi.
İbrahim: Fatma…
Fatma: Heee…
İbrahim: Bugünün tarihi ne?
Fatma: Bugünün tarihi ne, şubatın kaçıydı? Ne bilem ben…
İbrahim: Bugün 29 şubat dime…:D
Fatma: Eee, ne olmuş?
İbrahim: Eee ne oldu 29 şubatta? :D
Fatma: Allah Allah! Gene Münker Nekir damarın kabardı İbraam, deyiversene ne olmuş?:img-hyste (Bu teyzemim laflar da off yani...)
İbrahim: Kız bugün bizim evlilik yıldönümümüz, hatırlasana! Ulen ne kadersiziz, dört sene de bir kutlayacaz diye gülüşüveriyorduk be! :img-hyste (29 şubatmış evlilik tarihleri, başka bir şey olsa şaşardım zaten…:img-hyste:img-hyste)
Fatma: He öyleydi…
İbrahim: Al bakalım, al…Nice senelere diyom Fatma. Al… (Yalnız gerçekten öyle bir veriyor ki, hani Fatma Teyzem de cevabında haksız sayılmaz…:img-hyste)
Fatma: İbraam…Biz inek mi besliyoz ot mot getiriyin. İnsan şöyle kuru incir, kaymak şekeri filan getirir hiç olmazsa…:img-hyste:img-hyste
İbrahim: Yuhh diyorum sana Fatma! Yuhh diyorum da başka bir şey demiyorum. Vallaha billaha başka bir şey demiyorum.:img-hyste:img-hyste
Fatma: Yukarı çıkarken bir kova kömür getirseydin ya! (Esas burda tam bir yuhh:img-hyste)
İbrahim: Ya bu İran falan atom bombası yapacam diye uğraşıp duruyo be arkedeş. Ben yollayayım benim hatunu oraya, geçmiş olsun, mahfiş. Onlarda buna karşılık doğalgaz versinler anasını satıyım ne olacak.:img-hyste:img-hyste (İşte yorum bu İbrahim Amca, doğru söze ne denir, atom bombası tesirli Fatma Teyzem...:img-hyste:img-hyste)

Yavlakoz
16-03-10, 23:18
Fatma Teyzemden inciler...

Gökgürültülü sağnak yağışlı süt oğlanla olan sahnesi...:img-hyste

"Baz bazla kaz kazla, kel tavuk topal horozla...:img-hyste:img-hyste"
(Bu deyimi çevirecek bir sözlük var mı acep?:img-hyste:img-hyste)

"Sabahtan beri başvekilin katırı gibi tar tar tar peşimden geliyonuz...:img-hyste:img-hyste"

"Utanmadan gelip te mahallenin namusu bütün kızına ispirto içmişler gibi böööyle gözlerini devire devire niye bakıyon laan! Kabız zihinli...:img-hyste:img-hyste"

"Sen kırılmazsın lan, abonozdan yapıldın...":img-hyste

"Seni yağdanlık kafalı seni.Sizi gidi ırzı kırıklar sizi...":img-hyste:img-hyste

Yerden yere vurdu süt oğlanı ya...:img-hyste:img-hyste

Yavlakoz
19-03-10, 22:42
Bu bölümün en güzel sahnelerinden…Osman Kanat ve Annesinin Telefon Konuşması

Osman:Anneee! Ben Serbülent’i niye vuruyim ya!:img-hyste
Fatma Teyze: Öyle iktiza etti oğlum! (Gayet sakin ve normal bir şeymiş gibi söylüyor teyzem…:img-hyste)
Osman: Anne seni şimdi bana, 1200 km den kalk gel, süt kardeşin Serbülent’i topuğundan vur, ondan sonra da aynı gece otobüse binip karakola geri dön mü diyosun yaa! :img-hyste:img-hyste
Fatma Teyze: Hee…Öyle icap etse gelmeyeceğiy miydin sen Osman!
Osman: Aaanne annee bu bu lüzum falan değil anne! Aanne bu bu resmen delilik saçmalık yani! Ayrıca sen, süt kardeş öz kardeşten daha ileridir, hayatınız boyunca birbirinizin arkasını kollayın demiyor muydun ya!
Fatma Teyze: Ahh demez olaydım, bir yanlış yaptım işte! Ahh Osman’ım aah! Ben öyle yoldan geçen hödüğü emzirecek kadın mıydım! Bunun rahmetli anası benim pek yakın arkadaşımdı. :img-hyste:img-hyste
Osman: Anne…Bak resmi hattan konuşuyoruz. Karakolun telefonundan konuşuyoruz anne… Allah’ını seversen böyle şeyler söyleme ya!:img-hyste
Fatma Teyze: Ne vaamış, bende resmiyim…(He ya, oda resmi...:img-hyste)
Osman: Ne resmisi YA! (Fena kızdı Osman burada…:img-hyste)
Fatma Teyze: Haa…Ben asker anası değil miyim? O resmi telefonsa, ben de resmi anayım. (Valla seni karakola komutan yapsak nasıl olurdu acaba teyzem…:img-hyste)
Osman: Anne bak ben sana söz veriyorum. Oraya geldiğim zaman ben Serbülent’le konuşucam. Bunun hesabını sorucam. Sana ne yaptıysa bunun hesabını sorucam anne…(Ne yapacak Osman, emanetine,Zeliha'na, yan gözle baktı…)Ama şimdi kapatalım, Allah’ını seversen kapatalım…
(Arkadan karavanacı muhabere Sedat’ın sahne kadar komik gülüşü gelir…)
Osman: Anne anne tamam babama da selam söyle, hadi canım hadi ne olur hadihadi…(Gitti karizma tabi…) (Telefonu kapatır ve Sedat’a döner…) Sen ne gülüyorsun öyle pişmiş kelle gibi ya!
Sedat: Emredersiniz komutanım.
Osman: (Tam kapıdan çıkarken durur ve…) Sedat…
Sedat: Emredersiniz komutanım
Osman: Senin ki de böyle mi ya!
Sedat: Kim, annem mi komutanım…
Osman: Hıımm

(Ve karşılıklı gülüşmeler…:img-hyste:img-hyste)

..DiziKolik..
19-03-10, 23:55
13.Bölüm Poyraz Timi Veda Gecesi Marşı

POYRAZ TİMİ HAZIR
DAİMA HAZIR
HAZIR
DAİMA HAZIR

GELMİŞİZ MEMLEKETTEN
HEPİMİZ TÜRLÜ DERTTEN
ÇELİK TEPE GEÇİLMEZ
BİR DUVAR ÖRDÜK ETTEN

KIZLAR BİZE ÇOK UZAK
YAŞLARIMIZ 21
ŞAFAK DESEN KARANLIK
KOMANDOYA VIZ GELİR

BİZ HUDDUD KARTALIYIZ
SERÇEYLE KARIŞTIRMA
ÇARŞI İZNİ YANMASIN
KİMLEYLE KIRIŞTIRMA

AY YILDIZ NAMUSUMUZ
SİLAHA YEMİN ETTİK
VATAN VATAN DİYEREK
İŞİ GÜCÜ TERK ETTİK

KUZEY MEVZİ NÖBETİ
-40DA BİR SAAT
POYRAZ TİM KURBAN SANA
YAŞA SEN OSMAN KANAT

BİR GÜN GÜNEŞ YÜKSELİR
DÜNYA BİZE DAR GELİR
BURDA BİRİNCİ SIRA
HAKAN KOMUTAM GELİR

POYRAZ TİMİ ADIMIZ
NİKAHLIYIZ G3'E
BU VATANI VERMEYİZ
ÖNÜNE GELEN P..E

HOCA,MUHARREM.MAHMUT
TANER,SAİT VE KAMİL
ADIMIZ MEHMETÇİKTİR
GERİSİ LAZIM DEĞİL

JANDARMA LAF UZATMAZ
ÇATMA KAŞINI ÇATMA
DURALİ TAHTAKILIÇ
SAKIN BİZİ BIRAKMA
DURALİ TAHTAKILIÇ
SAKIN BİZİ BIRAKMA

Yavlakoz
01-04-10, 22:05
Haberlerde İsveç Parlementosunda kabul edilen sözde soykırım konu ediliyor ve Fatma Teyzemden yorumlar geliyor...

Fatma Teyze: Allah cezanızı versin emi! Kim oluyor bunlar Zeliha, İÇVES mi?:img-hyste:img-hyste
Zeliha: (Gülüyor) İsveç teyzem...
Fatma Teyze: Allah'ın mendeburları :happy0064 Bunların işi gücü kalmadı bizle uğraşıyorlar. Yollayıversinler iki tabur asker İÇVES'e...:img-hyste
Zeliha: Deyzem...İsveç (Öff be kızım ne düzeltip duruyosun, İçves işte İçves...Sen önce kendi konuşmanı düzelt be! "DEYZEM":img-hyste)
Fatma Teyze: Olsun, yollayıversinler ne var? Uzak bir yer mi orası Zeliha?:img-hyste
Zeliha: Uzak deyzem, bayağı uzak...
Fatma Teyze: Olsun yavaş yavaş giderler ne olcak... :img-hyste(Akşama yola çıksınlar, sabaha ordalar teyzem, sen merak etme...)

Yavlakoz
02-04-10, 22:23
Sarı Hoca'dan...14.bölüm, şehidin ardından okuduğu dizeler...

Bu dünyada bir nesneye
Yanar içim göyner özüm
Yiğit için ölenlere
Gök ekini biçmiş gibi...
(Yunus Emre)

Yavlakoz
04-04-10, 22:55
Sarı Hocanın kurtarılışı sahnesinden...

(Durali ve Osman meraklı, Mahmut’u bekliyorlar.)
Durali: Ula bu Mahmut nerde kaldi ya!
Osman:Bir hareketlenme var komutanım. Ulan, şu işin içerisinden bir çıkalım bu sefer karakola gittiğimizde çayı ben getirecem sana.:happy0064
…………………………………………………………….
Mahmut: Çat çat çat çat…Kavga etme, kavga etme! Nereye nereye…:img-hyste
Terörist: Komedi çobandır bu heval
(Yukardan gözetleyen Durali ve Osman…)
Durali:Ne oluyo ula! Ne yapiyo bu?
Osman:Mahmut şenliğe başladı komutanım.
Durali:Ula kırık bu ya! Bunların alayı çatlak be ya! :img-hyste
…………………………………………………………………..
Mahmut: Hevaaal, heval, hevaaal…Ne yapıyorsun heval? (Mahmut’tan garip hareketler ve halay…) Ne yapıyorsun heval
Terörist: Çoban nerdensin?
Mahmut:Boztepe
Terörist: Çobanlar bu kadar geveze olmaz ama…
Mahmut: Aşk olsun heval…40 yılda bir dağ başında heval görmüşüz, selam etmeyelim mi? Alındım valla bak ha…:img-hyste
Terörist: Hadi lan ordan…
Mahmut: 11 yaşımdan beri koyunun keçinin arasında insan gördüğümüz mü var? (Valla bu gördüklerinde pek insan sayılmaz ama!) Alındım, alındım…Sen bu duygunun nasıl bir şey olduğunu bilir misin heval? Ben bütün gün bu ağzı var dili yok hayvanlarla konuşup dururum. Bak bu Rasim…Ne yapıyorsun Rasim... Bak bu Münevver. Det, kavga etmeyin bakayım…:img-hyste
Terörist: Manyak la bu! (Toparlanıp yola çıkmaya koyulurlar…)
Mahmut: Ne güzel konuşuyorduk ya!
Terörist: O kafa niye traşlı…
Mahmut: Rasim’i mi diyorsun… Ha beni soruyorsun…Yah, klimalı oluyor böyle, iyi oluyor, püfür püfür…Bide bit oluyo biliyon mu? Böle, saç traş olunca yakalaması kolay oluyor.:img-hyste
Terörist: Asker gördün mü etrafta?
Mahmut:Yok, görsem önce ben çökeceğim heval…
(Mahmut Hocayı yeni görmüş gibi yapıp, şovunun düzeyini arttırıyor…Hocaya doğru yürüyor.):img-hyste
Mahmut: Ulaa, şerrrefsiz, rezil adam.
Terörist: Dur dur ne yapıyon…
Mahmut: Köppeğimi vurdulaaaaar, koç gibi zağarımı yedileeeeeer…Bırakın beniiiiiiii :img-hyste:img-hyste
(Burada Hoca Mahmut’u fark ediyor, Hocanın bakışlar muhteşem…Teröristler de gaza geliyor…)
Terörist: Bırakın adamı, görsün hesabını…
(Mahmut, Hocaya değneğiyle vurmaya ve kovalamaya başlıyor…)
Mahmut: Hoca devam et, bizimkiler kayalıklarda, devam et…Rezil adam, rezil adam…(Sessizce) Bacağını aç, bacağını aç…Rezil… (Hoca dayak yedikçe yüzünde güller açıyor yalnız, o gamzeleri daha bir şeker çıkıyor…:img-in_lo)
.................................................. ........................................
(Operasyon başlıyor…)
Mahmut:Sarı Hoca, sana vurdum ama mecburdum. Canın acımadı diymi Sarı Hoca?
Sarı Hoca: Mahmut hayatımda yediğim en güzel sopaydı…:img-hyste

.................................................. ........................................
(Operasyon bitiyor…Bu sefer Osman dan inciler geliyor….)

Durali: (Mahmut’a sarılıyor) Ula Diyarbakırlı…Sen…Sağolasın evladım, sağol aslanım…
Mahmut: (Ardından Mahmut Osman’a dönerek) Eyiydim dimi komutanım…
Osman: İyiydin Mahmut, iyiydin…Da şimdi rapor yazmam lazım. Sende tabi savunma yazacaksın.:img-hyste
Mahmut: Niye komutanım? (Safım benim, afallıyor burada…:img-in_lo)
Osman: (Gayet ciddi bir şekilde) Keçiler Mahmut, nerde keçiler? Hııı, keçiler yok. (Mahmut'un keçiler hep kaçıktı aslında ama:img-hyste)Kamu malına zarar vermekten rapor yazmak lazım. :img-hyste
(Mahmut panikliyor, şeker şeker kafasını kaşımaya başlıyor…Ekipten gülüşmeler geliyor…:img-hyste:img-hyste)
Osman: Sen çok yaşa emi! Afferim sana…:happy0064

Bizden de kocaman bir AFFERİN Gülüm MAHMUT'a...::happy0064:happy0064

..DiziKolik..
09-04-10, 19:34
Poyraz'ın futbol keyfi :img-hyste
poyraz futbol oynuyordur.mahmut gol atar
Mahmut:gollll..Mahmut,taner ve 2 askerçıkı çıkı çıkıçık(img-hyste)
Ali:noluyor ya komutanım fual yaptı
Mahmut:nerde fual be buz gibi gol buzzz sarı hoca
Hasan:hee
Mahmut:üşüdünüz mü ya buz gibi oldu buzz (:img-hyste)
Muharrem:lan kes lan artistliği gösterecem ben sana buzu muzu üşümeyi
Maç tekrar başlar.osman gole giderken mahmut onu düşürür(osmanı tutuyorum bu arada :img-hyste )
Osman:ohh ahh yuh
Mahmut:noldu komutanım
Osman:ne noldu fual yaptın mahmut
Mahmut:ben mi yaptım ?:img-hyste
Osman:yok ben yaptım çok özür dilerim sen yaptın tabi
Mahmut:neyy dokunmadım ki komutanım size ya
Osman:nerde dokunmadın ya
Mahmut:yaaaaa aşk olsun komutanım yaa Akmeşede vurulduğunda bile bu kadar bağırmadın yaaa
Osman:ne ben yalan mı söylüyorum şimdi abartıyor muyum yani ?
Muharrem:penaltı tabi len buz gibi penaltı noldu üşüyon mu?
Osman(ayağa kalkar kollarını açarak)hocam
Hasan:emredin komutanım
Osman:noldu penaltı dimi gördün fual dimi gördün dimi ?
Hasan:ben ıyy.. tam olarak göremedim..nizami bir şarj vardı ama gibi..
Sait:fiel komutanım
Muharrem:penaltı tabi komutanım öküz gibi girdi yani allahtan sakatlanmadınız
Mahmut:sen konuşma bee yalaka senin yaptıklarını pofuduka şikayet etsek seni ligden atarlar :img-hyste
Taner:pofuduk ne lan
Mahmut:profeyanel futbol disiplin kurulu
Muharrem:hee herbişeyide biliyon pofuduk mofuduk
Osman:tamam gargaraya getirmeyin penaltı işte tamam
Mahmut:komutanım nizami olarak..
Osman:ne nizamısı arkadan girdin be oğlum
Hep baraber konuşmaya başlarlar
Sait:kesin fiel o ona giriyor oda ayağına doğru kayıyor ayağına
Hasan:yaa dur tam göremedim zaten yaa
Tonbalığı gelir
Hasan:ştt kamilş senide alıyım mı oynuycan mı?
Kamil:yok hocam ya ben böyle amatörlerle oynamam bu oyunu şunlara bak nerde kaldı futbolun haysiyeti nerde kaldı feirplay(umarım doğru yazmışımdır :img-hyste)
Sait:ney ney
Kamil:feir play ya hocam bizim saffet içeri gelcek gibi olursa bana bir ses edersin ha
Hasan:niye lan ekmek mi yürütcen
Kamil:yok hocam ya sen bir ıslık çal tamamdır.
Hasan:ıslık çalayım.. ala alah
kamil içeri girer
Sait:kesin bir şey çevirir bu ekmek kafalı ama
kamil elinde kovayla mutfağa girer.etrafı kolaçan eder ve yemek alır :D
Kamil:ohh yaşadın kadife :img-hyste

..DiziKolik..
15-04-10, 15:05
Muharrem'in 17.Bölümdeki Şehit için yazdığı şiir...
ümit yirmi yaşta düştü toprağa
her mahluk ölsede şehit ölmezmiş !!
Adları yazılsın altın yaprağa
silenler silsede şehit ölmezmiş !!

ümiti gönderdik fidanlar gibi
ardından ağladık figanlar gibi
peygamber yanında sultanlar gibi
kırk kurşun yesede şehit ölmezmiş

vatan hududuna ördük bir duvar
duvarda ruhumuz kanlarımız var
gül yüzü süzülür yarası kanar
mezara insede şehit ölmezmiş

babaya iftihar anaya izzet
askere şereftir kahpeye zillet
kuranında allah verdi bir senet
yıldızlar sönsede şehit ölmezmiş

muharremde yadigarı kaldıydı
manisadan büyük asker geldiydi
ümit bu dağların ana kurduydu
çakallar ölsede şehit ÖLMEZMİŞ

..DiziKolik..
15-04-10, 15:23
Durali Başçavuşumuzun Töröristle konuşması
durali çadıra girer.
Durali:beni yakacak odun daha anasından doğmadı ula duydun mu?bir tutam kirli sakalın var eline 2 rus tüfeği aldın diye herkesi kendinden tırsıyormu zannettin sen dallama
Şefik:dışardaki sesler öyle demiyor ama
Durali:ula senin gibi yüzbini gelse gözünü kırpan duraliyi allah senden beter etsin
dışarda şehidimiz var.yarın nakledileceksin savcının huzuruna varana kada bu çeneni bir kere açaçak olursan o çeneni öyle bir dağıtırım ki senin sofra tuzu niyetine kullanırsın anladın mı?PROFESYONEL ŞEREFSİZ:img-tomat

EDİT:repliklere devam ediceğim eğer istediğiniz bir yer varsa öm veya pm atabilirsiniz

..DiziKolik..
15-04-10, 16:30
Osman ve Nihan'ın telefon konuşması 1.Sahne
Nihan:alo
Osman:alo nihan ıı iyi misin?
Nihan:iyiyim sen?yolda mısın sen?
Osman:ıı ben evet ıı şey
Nihan:ney
Osman:ne ney
Nihan:şey ne şey dedin ya
Osman:ııım nihan ben hastaneye gidiyorum ya
Nihan:ne hastanesi?
Osman:ıı biz mahmutla
Nihan:ya ne hastanesi gevelemesene
Osman(mahmuta dönerek):geveleme diyo
Mahmut:ee gevelemeyin komutanım
Osman(nihan'a):ıı ya aslında ben seni aramasam sen çok kızıcaktın bana o yüzden ben arayıp haber veriyim sana dedim okadar yani
Nihan:osman saçmalama ne hastanesi ya yaralandın mı sen?
Osman(mahmut'a):ya ne hastanesi diyip duruyor ne diycem ben ya
Mahmut:ee oldu de yemek yaparken oldu de
Osman(nihan'a):ya ıı nihancım biz yemek yapıyoduk
Nihan:yemek mi?
Osman:ya aslında benim bacağımı karakolda sardılar hiç hastaneye gitmeme gerek yoktu ama durali başçavuşla hakan asteğmen israr edince bende hani
Nihan:osman bak kızıyorum ama ya yemek yaparken bacağını nasıl kestin sen nası iş bu?
Osman(mahmut'a):yemek yaparken bacak mı kesilir noldu diyo
Mahmut:doru diyor doru diyor.top oynarken
Osman(nihan'a):ıı nihancım biz ıı top oynuyoduk
Mahmut:mermi gelince
Osman:mermi gelince (mahmuta)mahmut ne mermisi ya ne mermisi
Nihan:mermi mi?osman ben hemen geliyorum tamam.ilçe hastanesine mi gidiyorsunuz?
Osman:ıı yok nihancım ıı gelmene hakketten hiç gerek yok gelme yani
Nihan:tamam canım hemen geliyorum ben
Osman:nihan
Nihan telefonu kapatır.
Osman ve mahmut
Osman:ya mahmut insan hiç top oynarken bacağına mermi gelir mi oğlum ya sen deli misin ya
Mahmut:geldi ya komutanım geldi ya dünya kupasında mıydı kolanbiyalıya öyle ateş ettiler ya komutanım oluyor öyle arada öyle şeyler ama
yenge yemedi tabi
Osman:asıl o hastaneye geldiğinde ben ayvayı yedim
Mahmut:bacağın nasıl eyi mi?
Osman:iyi mahmut iyi
Mahmut:eyi

..DiziKolik..
15-04-10, 17:19
Hastanede
Mahmut:buranınşimdi çayı kötüdür ha komutanım
Osman:mahmut beni tahrik etme oğlum zaten kaldım burda
Kapı Çalar
Osman:gel
Asker:nihan hanım geldi komutanım sizi görmek istiyor
Mahmut:haa çağır gelsin gelsin ha.afedersin komutanım ee ne diyecektin gelmesin mi diyecektin?
Osman:mahmut sen araç komutanı değil misin oğlum ?
Mahmut:evet komutanım
Osman:hadi aracının başına marş
Mahmut:seni bırakır mıyım ya?
Osman:mahmut
Mahmut:heee emredersin komutanım ben gidiyem o zaman.birşeye ihtiyacın olursa Çeliktepedeyim
Osman:gerçekten mi mahmut sen demek ki şu sıralar Çeliktepedesin ha ne güzel
Mahmut:he Çeliktepedeyim.geçmiş olsun komutanım
Osman:eyvallah eyvallah
Mahmut ve asker odadan çıkar.Nihan içeri girer.
Mahmut:yenge peniğe gerek yok herşey kontrol altında
Nihan odaya girer ve osmana sarılır
Nihan:osman noldu?
Osman:ayy ay ay yok birşey yok merak etme yok birşey
Nihan:ya iyiyim diyorsunda bacağın sarılı osman
Osman:nihan yani bari..
Nihan:he
Osman:ya bir öpseydin beni ya
Nihan.ya osman ya
Osman:ama hastayım ben yani yaralıyım yani
Nihan:sen yemek yedin mi?
Osman hayır anlamında başını sallar
Nihan:sana çorba yapmak lazım çorba iyi gelir içer misin çorba
Osman:ya neden ben annemi görür gibi oluyorum ben

..DiziKolik..
15-04-10, 21:48
Hastanede-2
Osman:nihan ya sen bana birşey söyliycektin
Nihan:birşey mi söyliycektim
Osman:geçen gün telefonda konuştuk ya sonra söylerim dedin
Nihan:ha şey konuşuruz sonra sen hele bir iyleşte
Osman:ya iyiyim işte görüyorsun
Nihan:ya bu iyi halin mi osman ?
Osman:allah allah Nihannn
Nihan:sana sadece ne kadar çok sevdiğimi söylüyorum duyuyor musun?:img-in_lo
Osman:vay be avukata bak sana söylüyorum nokta.
kalbimi hapishanenden hiç çıkarma avukat :img-in_lo

Yavlakoz
18-04-10, 19:25
KARAKOL-1 (Fatma KANAT ŞOV-1...)

Komiser: Fatma Teyze gel, gel hoş geldin.
Fatma Teyze: Hoş geldik de, karakol kısmına hoş mu gelinirmiş… Hayırdır inşallah…(Selma’ya bakarak) Gerçi hayır mı şer mi vaziyet belli oluyor emme… Adet olmuş bi kere, sorduk işte…
Selma: Ehh yani Fatma Hanımcım, hakikaten bende çok şaşırdım ama, artık olmuş bi kere diymi…
Fatma Teyze: Allah Allah, niye acaba… (Teyzemden Selma’ya derinden bir bakış…)
Komiser: Neyse teyzecim ben anlatayım sana…
Fatma Teyze: Siz bunları kayd-ı müebbetle içeri atıverin, niye uğraşıyosunuz ki…:img-hyste
Komiser: Kim kim…
Fatma Teyze: Kim olacak canım, İbraamla Serbülenti. Ama o yanlarındaki şebeleği atmasanız da olur. Sef o biraz, SEF SEF…:img-hyste:img-hyste
Selma: Aaaa, Fatma Hanımcım Allah aşkına konuşmayın böyle… Yani Allah korusun, Allah yazdıysa bozsun.
Fatma Teyze: Sen bana niye ikide bir “hanımcığım” deyip duruyon be, gurbetten gelmiş taze güvee gibi, Allah Allah…:img-hyste
Komiser: Hanımlar hanımlar… Ben bir anlatayım isterseniz siz sonra devam edersiniz.
Fatma Teyze: Eee anlat bakeyim…
Komiser: Şimdi aslında ortada hırsızlık arsızlık yok, tamam. Yalnız İbrahim Amcayla Serbülent’in Selma Hanım’dan aldıkları kitap, tarihi eser niteliğinde olduğu için…
Fatma Teyze: Eee bu Süslü Hatçe niye vermiş kitabı o zaman…:img-hyste
Selma: Ayy Fatma Hanımcım, nedir Allah aşkınıza öyle Süslü Hatçe matçe…
Komiser: Ya orasını ben bilmem Fatma Teyze. Yalnız bunlar Antalya’daki o yabancı adam, neydi adı, hah işte, Mister Johnson. Onla pazarlık ederken polis takibine takılmışlar tabi.
Fatma Teyze: Tamam işte, yakalamışsınız, dama da tıkmışsınız, benden ne istiyosun şimdi sen?:icon_whis
Komiser: Olur mu teyzecim ya, İbrahim Amca filan…
Fatma Teyze: Herkes cezasını çekcek…:img-yes: (O kadar, adaletin kestiği parmak acımaz dimi teyzem…:img-hyste)
Komiser: Teyze bak, sen öyle söylüyorsun ama olmaz yani, ayıptır Fatma Teyze yani. Bak biz ifadeleri tamamladık, sende imzanı atacaksın, Selma Hanım zaten şikayetçi değil, sende imzayı atınca serbest bırakıcaz onları, tamam…
Fatma Teyze: Ne o Süslü Hatçe, üç gün mahpus yolu bekleyemedin bakıyom da…
Selma: Ayy Fatma Hanımcım, vallahi üstüme iyilik sağlık, artık darılmaya başlıycam…
Fatma Teyze: Alıncekmiş, sanki ben senle konuşuyom.
Komiser: Ya Allah aşkına durun ama ya…(Kapıdaki memura dönerek) Adem, Fatma Teyzeyi götür, bir görüşsünler işlemler bitene kadar.
Fatma Teyze: Yok yok.. Lüzumu yok, görüşmem ben…
Komiser: Götür sen Adem, götür… (Götür de kurtar komiseri teyzemin şerrinden...)

Yavlakoz
18-04-10, 19:34
KARAKOL-2 (Fatma KANAT ŞOV-2) Nezarette İbrahim Amca'yı ziyaretten sonra...Teyzem bir hışımla komiserin odasına giriyor...
Fatma Teyze: Bene bak komser, sen bunları iyice dövcen diymi…:img-hyste
Komiser: Olur mu öyle şey Fatma Teyze, dövülür mü ya!
Fatma Teyze: Neye…
Komiser: Aşk olsun Fatma Teyze, şaka yapıyosun galiba…
Fatma Teyze: Ne şakası oğlum, verecen bunları iki tane izbandutun eline, İbraam başta olmak üzere sabaha kadar ıslatıp ıslatıp dövcekler, ıslatıp ıslatıp dövcekler…:img-hyste:img-hyste
Komiser: Yani duyanda hakikaten şimdi…(Komiser Süslü Hatçe’ya bakarak…Bir yaranma çabası komiserde ama nedenini çözemedim.:icon_whis) Neyse olmaz öyle şey teyzecim…
Fatma Teyze: Neyee…
Komiser: Canım niyesi var mı teyzecim, kanun var, nizam var. Hem bu devirde karakolda dayak mayak. (Gene Süslü Hatçe’ye bir bakış…) Olur mu canım öyle şey!
Fatma Teyze: Sen bu uğursuz takımını dövmeyeceksen niye mayiiş alıyon devletten?:img-hyste (Hee niye mayiş alıyon...)
Komiser: Mayiiş???:bilmim
Fatma Teyze: Hovardayı falakaya yatırmayacaksan, hırsıza, uğursuza kötek atmayacaksan ha! Niye devlet giydirdi seni böyle kasalak kasalak…Coplar moplar havaciva…Heeç! Böyle zaptiye mi olurmuş? :img-hyste (Yalnız fena harcadı komiseri…Kasalak:good::img-hyste)
Komiser: Ya Fatma Teyze ama…Neyse…Fatma Teyze sen buraya imzayı at, adamları dışarı çıkaralım, bizi de böyle uğraştırma, hadi…
Fatma Teyze: Cııık…
Komiser: Ya yapma, inat etme be Fatma Teyze ya, at şuraya imzayı hepsi o kadar…
Fatma Teyze: Ben imza mimza atmam. Sen dövmüyon ,ben niye imza atem…:img-hyste
Komiser: Yahu pazarlık mı yapıyosun benle Allah aşkına…,
Fatma Teyze: Yapıyom tabi.. Sen “Bas sopayı, al imzayı” (Bu sloganı çok sevdim..:happy0064)
Komiser: Haydaaa…
Fatma Teyze: Kör gözden korkan komiser mi olurmuş… Sen iki tane eksik aklı dövmeyeceksen, ne işe yarıyon sen…Heeç…:img-hyste
Komiser: Eee bir yandan da Avrupa Birliği mevzuatı falan diyoruz diymi…(Gene Süslü Hatçe’ye bir bakış…) Eee vatandaş uzak tabi…
Fatma Teyze: Hahh, o pek bilir Avrupa mavrupa…Kız Süslü Hatçe, bir tane de fifi köpek alında beslersiniz İbraamla beraber…:img-hyste
Selma: Aaaa…
Fatma Teyze:Avrupaymış, başlayacam şimdi Avrupa’nın ortasına… (Komiserden umudu kesen Teyzem çıkarken kapıdaki memura yönelir…) Adeeem, Adem oğluum…Sen şimdi şu ikisini iyicene sopalamanın bir çaresine bakcan diymi ha! Adem sana güveniyorum oğluuum…Sen iyi bir çocuğa benziyon…. Hadi Adem, hadi yavrum benim…İyicene bir döv, iyicene bir döv…:img-yes::img-hyste

Yavlakoz
25-04-10, 16:54
ETHEM İLE ZELİHA (Buna orjinal bir isim de bulunabilir...Önerilerinizi bekliyorum...)

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde Çomaktepe padişahı Mürsel Ağa’nın biricik oğlu Ethem ile anadan yetim babadan garip bir köylü kızı, masal şeysi kadar güzel ama bir türlü masal neyi olduğuna karar verilemeyen bir Zeliha varmış.

Zeliha’nın yanıbaşlarında komşuları olarak oturan ana yerine koyduğu “Deyzem Deyzem” diye sevdiği biricik bir de Fatma Deyzesi varmış ve zamanının çoğunu onunla geçirirmiş. Fatma Deyzenin de Çomaktepe diyarında yaşayan, keskin nişancı, elektrik santrali kurmayı bilen, doğalgaz borusu döşeyen, komutanı sakin ama kendi adam döven, tombik mi tombik yanaklı, karizma mı karizma, gönlünü de Çomaktepe Ağasının aman padişahının kızına kaptıran esker bir oğlu varmış…:img-in_lo:img-in_lo

Fatma Deyze, kendi eliyle büyüttüğü, biçki dikiş öğrettiği, yanında çanta gibi gezdirdiği, eli işli, kaşı gözü gümüşlü, ağzı var dili yok masal şeysi Zelihasını biricik tombik yanaklı oğluna almak istermiş, habire de Zeliha’ya “Ben seni Tombik Yanak oğluma alcem” diyerek kızcağızın aklını bulandırırmış.

Gel zaman git zaman Fatma Teyzem tombik yanağın ağa aman padişah kızına sevdalandığını haber alınca, bir tepsi börek hazırlayıp, “Zeliham, gızııım, bak börek yaptiydim, Tombik Yanağım pek sever, duydumki bu aralar yanaklarında çökmeler olmuş, böyle yanakları hafiften tombiklikten çıkmaya başlamış, ben şimcik yaşlıyım, sen bu böreği alıversende oğluşuma götürsen.” diye bahane uydurarak vermiş tepsiyi Zeliha’nın eline, giydirmiş kırmızı mantoyu sırtına, koymuş onu Çomaktepe yoluna. Gitmeden önce de, “Amen kızım, sakın ola orman yolu kısadır diyerek o yoldan gitmeyesin, sağa sola bakmayasın, beni, tombik yanağı tanısa da kimseye selam vermeyesin” diye sıkı sıkı tembih etmiş.

Masal şeysi teyzesini dinledikten sonra koyulmuş yola. Git gite yol uzayınca bizim masal şeysi yorulmuş ve bir an önce Çomaktepe’ye varmak için deyzesinin dediklerini boşverip “Ameen ne olacak..” diyerek dalmış orman yoluna.

Seke seke giderkene birden “Hayyyaaatım, sen kimsin, nerrreye gidiyorsun?” diyerekten Çomaktepe ağasının aman padişahının oğlu Kurt Ethem çıkıvermiş karşısına. Bizim masal şeysi deyzesinin söylediklerini hatırlayarak ilk önce ürkmüş ama sonra Ethem’in gözlerine bakınca inceden inceden içinden bir şeyler kayıverdiğini hissetmiş. “Şeyy” demiş Zeliha, “Buralarda deyzemin tombik yanaklı esker bir oğlu vardı da, yanakları zayıflamış, deyzem şişmanlasın diye ona börek yapmıştı da, bende onları götürüyordum”. demiş. "Öyle mi hayyaaatım” demiş Ethem. “O tombik yanaklı buralarda pek meşhurdur, mobil askerdir, resmi hırsızlık ta yapar, onun için onun yanına yalnız gitmeni pek tavsiye etmem, istersen ben seni götüreyim” demiş.

Masal şeysi Zeliha’da yeni tanıdığı ama nedense kanının kaynayıverdiği bu adama pek ısınmış ve onun teklifini kabul etmiş. Koyulmuşlar yola… Zeliha, Ethem’e dikkatli baktığında “Senin gözlerin niye o kadar büyük?” diye sormuş... Masal şeysinden etkilenen Ethem de “Senin gibi bir masal şeysini daha net görebilmek için hayyaaatım” demiş.

Ardından Ethem Zeliha’ya; “Sen masal şeyleri kadar güzelsin, inmisin, cinmisin, nerden düştün buraya? Sen masal neyisin?” diye sormuş. Zeliha’da “Deyzem de bana öyle der, ne inim ne cinim, herkes gibi bir beni ademim, deyzesinin bir tanesi garip bir kızım. Ama masal neyi olduğumu bende bilmiyorum” demiş.

Biraz daha yürüyünce, bu sefer Zeliha Ethem’e; “Peki sen kimsin, buralarda ne gezersin…” diye sorarken cep telefonu çalmış, arayan deyzesiymiş, masal şeysi birden paniklemiş, telefonu açmış. “Masal şeyim benim, vardın mı, tombik yanağımı buldun mu? Yolda kimseyle konuşmadın değil mi, kurda kuşa bakmadın dimi” diye sormuş… Birden korkan Zeliha, deyzesinin sanki kendini gördüğünü hissetmiş ve onun kendisine kızacağını düşünerek hızla Ethem’in yanından kaçmaya başlamış.

Ethem ilk önce ne olduğunu anlayamamış, sonra masal şeysinin peşinden koşmaya başlamış, ama bizim masal şeysi fırtına gibiymiş, onun için Ethem onu bir türlü yakalayamamış. Panikle kaçan masal şeysinin ise birden ayağı takılmış, ayakkabısının teki çıkmış, ama Ethem’in ona yaklaştığını düşünen bizim masal şeysi, ayakkabıyı bırakıp hızla koşmaya devam ederek izini kaybettirmiş…

Çomaktepe Padişahının oğlu Ethem, Hayyaaatının aşkını bulduğunu anlamış, ama kaybetmenin acısı içerisinde başını öne eğmiş, masal şeysini bir daha nasıl görebileceğini kara kara düşünmeye başlamış. Derken birden yerde duran ayakkabıyı fark etmiş, ayakkabının masal şeysine ait olduğunu anlayınca; yüksek sesle “Ben senin masal neysi olduğunu anladım, Cindrella, hayyaatım, dur gitme” diyerek dağlara taşlara arkasından haykırmış…Ama bizim masal şeysi gözden kaybolmuş ve Etheminin dediklerini duymamış…:icon_sorr:icon_sorr

(Devamını siz getirin ama...Yada bazı yerlerini değiştirin. Her tür öneri ve yoruma açıktır...)

serseri_13
25-04-10, 21:29
Gördüğü güzeli düşünen Ethem
kendi kendine şiir okumaya başlar

Nerden çıktın karşıma
Görür görmez tutuldum
Sanki rüyadayım
Hangi masalın şeysisin sen

Aklımı başımdan aldın
Derin duygulara saldın
Hayyaaatımmm ın aşkısın
Hangi masalın şeysisin sen


Masalı okuyunca aklıma böyle bişi geldi
bende yazayım dedim

pek güzel olmadı lakin karaladım bişeyler :D

Devam olarak
Zelihanın düşüncelerini yazmayı düşünüyorum
bakalım yazarsam eklerim buraya ;)

serseri_13
26-04-10, 20:51
Fatma deyzesinin sözünü dinlemeyip Çomaktepe ye kestirmeden gitmeye çalışan
Masal Şeysi Zeliha karşısına çıkan Çomaktepe Padişahı Mürsel Ağanın biricik oğlu kurt Ethem de başta korksada içinde ona karşı belirsiz duygular hissetmeye başlamış.

Deyzesiyle konuşması bittikten sonra Çomaktepe ye ağır ağır ilerlerken
birden yolda karşısına çıkan kurt Ethem ' i düşünmeye başlamış

-Acaba kötü birimiydi?
-Ya gerçekten tek niyet yardım etmektiyse
-Of niye düşünüyorum ki onu?
-Zaten kaçarken ayakkabı mıda düşürdüm
-Keşke kaçmasaydım. En azından onu düşünmek zorunda kalmazdım.

Kendi kendine konuşmaya devam eden Zeliha
Ethem' i aklından çıkarmak istesede bir türlü onu düşünmekten kendini alamıyordu.

Birden durdu, etrafına baktı .
yolunu kaybetmişti masal şeysi Zeliha.
O yana gitti, bu yana gitti bir yol bulamadı.
Oturup kara kara düşünmeye başladı

-Acaba yolu bulabilecek miyim?
-Tekrar Ethem' i görebilecek miyim?

Böyle belli belirsiz düşünen Zeliha birden bir ses duydu.
Bu tombik yanaklı, elektrik santrali kurmayı bilen, doğalgaz borusu döşeyen
fatma deyzesinin biricik oğlu Osman' ın sesiydi.

Osman : Oradaki. Kimsin sen?
Zeliha : Benim.
Osman :Zeliha. Sen misin ?
Zeliha :Evet. Benim.
Osman :Ne işin var burada.
Zeliha : Kayboldum.

Zeliha kurtuldu. Lakin kurtulduğuna pek sevinemedi.
Aklı yolda karşısına çıkan Kurt Ethemde kalmıştı .

Devamı sonra ......

( şimdilik bu kadarını yazabildim. Zeliha yıda şair yapma niyetindeyim
bişiler yazarsam eklerim yine :) )

baba-ocağı
28-04-10, 23:54
beğenenler olursa devamını getirebilirim..ilk senaryom acemiyim :icon_whis güzel olmasada burası boş kalmasın diye yazmaya çalışacağım..

-1-
çeliktepeye gitmeyi kafasına koyan fatma deyze ibrahim amcadan habersiz yanına kattığı zelihayla birlikte yola koyulur...
zeliha:deyzem ibrahim amca kızmasın sonra bize
F.D: bişey olmaz kızım bişey olmaz,çok biliyosa kendi götürseydi yaa
zeliha:sen öyle diyosan deyzem
F.D:öyle tabi..sen düşünme bunları, biz hele çeliktepeye bi varalımda..
bu sözü duyan zeliha osmanı düşündükce herzamanki gibi sırıtmaya başlamıştır..
zar zor otobüsde sabahı eden fatma deyze şırnaka varınca rahatlamıştır..
F.D:oyyy zelihamm içim dışıma çıkıvedi yaa, ne kötüymüş bu otobüsle
zeliha: deyzem gel şurda bi çay içelim sonra yolumuza devam ederiz..
F.D: olu kızım olu..buraya kadar geldik yaa şükürler olsun Allahım osmanımı görcem ya ben,nasılda özledim zeliham telefonda sesi zayıflamış,süzülmüş gibiydi, heç eyi bakmıyo bu oğlan kendine..
(zelihaya dert yanan fatma deyze içindende osmanın gönlünü kaptırdığı ağanın kızını merak ediyordu)
tekrar yola çıkan zeliha ve fatma deyze çeliktepeye vardılar..arabadan inen fatma teyze etrafına baktı..
F.D: çeliktepe burasımıymış, in cin yok ya burda :img-hyste, ah osman ban hiç böyle anlatmadı buraları...
o sırada mahmutla muharremde nöbettedir..
gulum: müerrem
yeni şiir yazmaya çalışan muharrem mahmutu duymuyordu..
gulum:müerrem...müerrem
muharrem: ne diyon mahmut, bi susmadın arkadaş, şurda iki satır bişey yazıyoz, muarrem muarem ne var hayret bişey yaw..
gulum:müerrem birileri geliyo
muharrem: wallahada birileri geliyo, niye söylemiyon mahmut
gulum: dinlemiyorsun ki gulum
muharrem: koş komutana haber et..
gulum:Allah Allah ya Allah Allah yani,niye ben haber veriyomuş..
muharrem: mahmut arızamısın sen anlamadım ki..
fatma deyze çeliktepe sınırlarına yaklaşmışken nöbet tutan askerlere bakar..
F.D: iyi nöbetle oğlum, iyi nöbetler
muharrem: saol teyze,kime bakmışdın
F.D: osman komutanın yokmu çağarıver hele sen, anasınyım ben fatma kanat :)
gulum: geldi,geldi walla geldi :img-hyste
F.D: ne diyo oğlum bu
Muharrem: yok bişey teyze..mahmut git haber ver osman komutana..
Gulum: KOMUTANIMMMMMM,,KOMUTANIMMMM
F.D: ben bu çocuğu biyerden çıkarcem emme neyse gari... :img-hyste
.................................................. .................................................

serseri_13
29-04-10, 13:14
Zelihay' ı düşünen Ethem' in aklına birden Zeliha' nın ormanda kaybolmuş olabilme ihtimali gelir.
Zeliha' yı aramaya koyulur.
Arar arar fakat bulamaz.
Tam ümidini kesmişti ki Zeliha' nın sesini duyar.
Sese doğru ilerlediğinde gördükleri hiç hoşuna gitmez.

İlk görüşte hayran olduğu masal şeysi Zeliha, Çomaktepe' nin yakışıklı ama bir o kadar da sinirli olan Uzman Çavuş Osman Kanat' ın yanındaydı.
Gördükleri karşısında üzülen Ethem çok sinirlenir.
Kendi kendine söylenmeye başlar:

- Ula oğlum bir kurtulamadım senden.
- Başıma belamısın oğlum sen
- Yeşill yeşil yeşilll dolanıp duruyosun zaten
- Ula oğlum seni elime bir geçirirsem gösteririm sana resmi hırsızlık nasıl oluyormuş.

baba-ocağı
30-04-10, 19:59
-2-

gulum: komutanım,komutanım
Osman mahmutun bağarışlarını duynca telaşlanıp kapıya doğru koşmaya başlar, mahmutla çarpışırlar..
Osman: noldu Mahmut,niye bağarıyosun
Osmanın bakışlarından korkan mahmut
Gulum: yo..yok bişey komutanım
Osman: niye bağarıyosun o zaman mahmut
Gulum:ama komutanım geldi..
Osman: kim geldi Mahmut
Gulum: anneniz komutanım, anneniz geldi dışarıda
Osman duyduklarına inanamasada dışarıya çıkıp bakmak ister..
Osman: anneeeee
F.D: osmanımmm oğlummm
Osman her ne kadar şaşırıp annesini gördüğüne sevinsede arkada süklüm büklüm duran, yanaşmaya çekinen kırmızı paltolu kızı ilk başda tanıyamayıp sonra zeliha olduğunu fark edince bi kez daha şaşırmıştır.. :icon_whis
Osman: anne nerden çıktın sen? nasıl geldin buraya? babam nerde?
F.D: netcen babanı, ana nı sokak ortasındamı karşılıyon bakem sen,
Osman: olurmu anne buyur geç içeriye, ah be anne bi haber verseydin..
F.D: nolmuş geldik işte...zeliha gel gızım sende..
Hayretler içerisinde kalan durali başçavuş,hakan asteğmen ve poyraz timi gülmekten kendilerini alamamışlardır.. :img-hyste
Durali: Osman şimdi yandı asteğmenim
Hakan: walla öyle görünüyo
osman: anne siz geçin içeri biraz dinlenin ben hemen geliyorum..

baba-ocağı
01-05-10, 10:54
-3-

F.D : nereye gidiyon bakem sen, durda azcık yüzünü görelim hiçmi özlemedin ana nı?
Osman: yok anne özlemezmiyim, durali başçavuş beni çağırmıştı
F.D: başlatma duraline şimdi ,beklese iki dakka olmayomuymuş, benden dahamı möhim
Bu arada kapı çalar ve Mahmut gelir
Gulum: şey komutanım çay getirmiştim…
Osman:: sağol Mahmut
F.D: içim ısındı walla pek güzel olmuş ellerine sağlık oğlum
Gulum : afiyet olsun teyze
Osman mahmut’a kaç göz işreti yapar..ama Mahmut anlamaz.. laf dinlemek için çayların bitmesini bekler :img-hyste
Osman: mahmutt
gulum: komutanımm :img-hyste
Osman: anne buraya geldiğinden babamın haberi var dimi?
Gözleriyle odayı iyice süzen Fatma deyze duymamazlıktan gelir..
Osman: anneeee
F.D: yok Osman yok..herşeyide bilmeyivesin,söylicemde nolcek araba tutuyo seni dedi getirmedi beni buralara., arasın dursun artık beni..gız zelihaa arar demi essahdan, netcek bulamayınca acama ayran budalası gibi kalakalmışdır ortada :img-hyste
Osman: eh be anne eh be anne ne diyeyim sana ben
Zeliha: arasakmı bi Fatma deyzem
F.D: yok yok aramayalım, hem çeliktepe gördük fenamı oldu..
Osman: olurmu anne öyle şey öldürcekmisin adamı meraktan. ben aramaya gidiyorum..
Osman babasını aramak için dışarıya çıkar..
Durali: osmannn? Ağar misafirlerin var bakayrumda gözün bizi hiç görmüyo
Osman: sormayın komutanım çıkıp gelmiş haber vermeden,babam merak etmiştir..
Durali: ha Osman yanındaki hanım kız kim yoksa :img-hyste
Osman: bizim zeliha
Durali: sizin demek :img-hyste
Osman: yapmayın komutanım sizdemi :img-hyste
Durali: tamam daa anlat hele bişey demiyecem
Osman: bizim mahalleden annem çok sever zelihayı, bana uygun görmüş
Durali: eee kızın gönlü varmı sende…benimkide laf olmasa ha bu dağın başunda ne işi var daa
Osman: var komutanım,var da biz zelihayla konuştuk, bu işin olmayacağını anlattım,,annemi yalnız bırakmak istememiş anlaşılan buralara kadar gelmiş..
İçeriden çıkan Mahmut Osman ve dural inin yanına doğru koşmaya başlar
Gulum: komutanım
Osman: yine noldu Mahmut şimdide babam mıı geldi :img-hyste
Mahmut gevşek gevşek gülerek
Gulum: yok komutanım.. anneniz mutvağı soruyo,sonra Osman nerde diyo,
Sessiz konuşmaya başlayan Mahmut
Gulum: yemek yapacak galba komutanım :img-hyste
Osman: mahmutttt bi annemi oyalayamadınızmı
Durali: Osman bırak da bu akşam ege yemekleri yeriz fenamı olur
Osman: gülmeyin komutanım.. benim acilen annemi buradan götürmem lazım,
osman hayla gülmekte olan mahmuta
Osman: Mahmut yürü sende içeri
Gulum: emredersin komutanım
Osman telefonunu çıkartıp babasını arar..

baba-ocağı
02-05-10, 19:50
-4-

Osman: baba
İ.A: Osman
Osman: şey baba, ne yapıyosun?
Ne yaptığını pek söylemk istemeyen İbrahim amca aslında fellik fellik Fatma teyzeyi aramaktadır :img-hyste
İ.A: hiçç nolsun oturuyom evde öyle televiziyon izliyodum içim geçmiş uyuyakalmışım şuracıkda :icon_whis
Osman: onun içinmi sesin soluk soluğa geliyo baba..doğru söyle annemi arıyosun değilmi :img-hyste
İ.A: he he…ne diyon sen Osman,sen nerden biliyon
Osman: baba şeyyyy
İçeride duramayan Fatma teyze osmanın yanına gelir telefonu eline alır.
F.D: ver hele sen şu dılefonu bana, ibrammmm ben faama çeliktepeye geldim ben Osmanının yanına,duydun demi
Kısa bi süre telefondan ses alamayan Fatma teyze
F.D: ibraamm kime diyom ben… Osman ses gelmiyo ya bu herifden
Osman: ehh be anne yüreğine indirdin tabi babamın :img-hyste
İ.A: yuhh diyom sana faama walla sana yuhh diyom…
F.D: noluyo ibram yuh muh,
İ.A: insan bi haber verir,
F.D: ne o beni merakmı ettin ibrammm :D
İ.A: ne merk etcem seni ben,bu kadın yine başına bi işmi açtı dediydim..hem sen benden habersiz neden gittin,bende geliyom osmanı ver sen telefona osmanı..
F.D:,bi sen eksiktin burda, geçen geldinde noldu başına iş açan sensin ya, otur oturduğun yerde.. :img-hyste
Osman: baba sen merak etme ben buradayım zaten hem annem yarın döner..
Fatma teyze sen çok beklersin dercesine etrafına bakar :icon_whis
İ.A: ee ben ne yicem şimdi,kim yemek pişircek
Fatma teyze Telefonu osmandan alıp
F.D: adliyeci Selma va ya ibram,gidiverirsin kitabından seçe seçe pişirir artıkın sana
Bi hışımla telefonu kapaltan Fatma teyze;
F.D: pis zampara :img-hyste
Osman: Selma..? selmada kim anne..
F.D: hindi bişey derdim emme…. babası gılıklı senle sonra konuşcez
Osman: anne…zeliha yani neden burada
F.D: gız buralara kadar geldi bana arkadaş oldu,bi hoş geldin bile demedin gıza bide neden geldi diyemi soruyon..ben içeri giriyom daha mutvakta işlerm var tutma beni..

………………………………………………………………………………………………

baba-ocağı
06-05-10, 12:44
20. Bölümden unutulmaz anlar

osman ağzını çalkaladığı suyu küpelinin yüzüne püskürtür :img-hyste tabi bu anda hem osman hem ağzı hemde dişleri gülmektedir :img-hyste
küpeli uyanır tüfeğini almak ister

osman:kamil kaldırın şunu..
Kamil: emredersiniz komutanım...
Kamil: kalkkk kalkk
necla: bırak beni
taner: mahmut, muarrem alın abi şunu..
kamil: manyak bu bee :img-hyste
mahmut: memlekete hoşgeldin necla :img-wink:
muharrem: daha gelmedi emmi oğlu
mahmut: yok yok onbaşım geldi o geldi
necla: beni niye vurmuyosun alçakk vursanaa
osman: cık cık cık cık cıkk :img-hyste bugün iyilik yapma günümde değilim :good:
necla: nalet olsun senin gününe (der ve tükürür)
osman: sen fazla konuşma küpesiz necla :img-yes: (bu arada kulağına yapışmış ve küpesini kulağından çıkartmıştır)
necla: eğer ben yaşarsam senin ölümün benim elimden olacak, bunu böyle bil
osman: yaşarsan tabi :img-wink:
osman: poyrazzzz gidiyoruz ( bu arada osmanın yüzünde mutluluktan kocaman bi gülümseme vardır kii baktıkca sizde gülmüşsünüzdür :img-in_lo )

necla: senin sevgilinmiydi o? sutyenine bile koydum 5 fünye ve 8 kalıp, çok ağladı seninki çok zırladı çokk
hakan çok sinirlenmiş ve tabancasını küpeliye doğrultur ama osman onu engeller..
osman: komutanım. o bi savaşa girdi ve kaybetti sürdürmek istiyor şimdide ona izin vermeyin..
necla az sonra olacaklardan habersiz pişkin pişkin güler.. :@
necla: herifin dizleri titriyodu vuramazdı zaten, artissiniz hepiniz artistt
ve ve ve osman okkalı bi osmanlı tokatını yapıştırdı neclaya :good:
osman: o herif değil komutan.. :img-yes:

serseri_13
08-05-10, 23:55
Gördükleri karşısında şok olan Ethem düşüne düşüne yürümeye başlar
Ağzından şu cümleler dökülüverir:

İlk görüşte vurulmuştum.
Kalbimde yer vermiştim.
Aklımı başımdan almıştın.
Neden böyle yaptın Masal Güzeli....


sonra Uzman Çavuş Osman için;

İlk defa birine vuruldum.
Ardından sen beni vurdun.
Kalbimi paramprça ettin.
Neden vurdun beni Kurbağa Prens...

böyle gitmeye devam eden Ethem in aklına birden arabasının akıbetini öğrenmek gelir.
Sonra Çomaktepe ye doğru gitmeye başlar.
Hem orada Masal Güzeli Zeliha yıda görme ihtimali vardır.

serseri_13
17-05-10, 13:51
HASAN TURNA ASKERE GELMEDEN 2 AY ÖNCE

İmamlık yapan Hasan hoca kendi halinde, sezsiz sakin , kimseye zararı dokunmayan biridir.
Annesi ve kız kardeşiyle yaşıyor.
Birde sevdiği varmış.

Ama işi çok zormuş.
Kızın gönlüde onda olmasına rağmen evlenmeleri imkansızmış.
Kızın ailesi İmam a kız vermeyiz deyip bir çok kez kapıdan kovmuşlar Hasan hoca ve annesini.

Bir gün annesi Hatice teyze : Oğlum gel sana başkasını bulalım.
Ailesi vermiyor, hem sen hem de Ayşe ( Hocanın sevdiği ) kızım üzülüyorsunuz.
Hasan hoca: Yok ana yok. Hele bir askere gideyim. Geldiğimde evleniriz Ayşe'yle.

Hasan hoca annesine bunları söyledikten sonra dışarı çıkar.
O sırada Ayşe de markete gitmek için evden çıkar. Yoda karşılaşırlar.
Hoca tam konuşacakken Ayşe yüzünü çevirir ve Hasan hocaya selam vermeden geçer gider.

Hasan hocanın aklı bir hayli karışır.
Acaba Ayşe neden onunla konuşmadı? Bir şey mi oldu?
Aklında böyle sorularla yoluna devam eden Hasan hoca camiye gider.

Ayşe ise üzgün üzgün yoluna devam eder.
Hasan hocaya cevap vermemiştir. Çünkü ailesi onu tehtitvari bir şekilde uyarmıştır.
Eğer Hasan hocayla konuşmaya devam ederse Hem hasan hoca görevinden uzaklaştırılacak , hemde Ayşe ler mahalleden taşınacaklar.
Ailesinin ne denli bir gücü olduğunu bilen Ayşe Hasan hocaya zarar gelmemesi için isteklerini kabul etmiş.


Hasan hocanın askere gitme zamanı git gide yaklaşıyor.
Aynı zamanda da Ayşe ye görücüler gelmeye devam ediyor.

Ayşe çoğunu kapı dışarı etsede Bir türlü baş edemiyormuş.

Bir gün Hasan hocayı görüp yanına gitmiş.
Hasan hoca onu gördüğüne şaşırmış, lakin pek belli etmemiş.



Ayşe: Merhaba Hasan
Hasan: Merhaba
Ayşe: Nasılsın , iyi misin.
Hasan: İyiyim , sağol.
Ayşe: Niye böyle davranıyorsun?
Hasan: Bilmem.
Ayşe: Ben... Seni... neyse ya anlaşılan beni dinlemeyeceksin.

Hasan hoca arkasından gitme demek ister fakat diyemez.
Çünkü duyduklarına göre Ayşe, gelen bir talibini beğenip onunla sözlenmiştir.
Fakat bu ailesin duyurduğu bir söylentiden ibarettir.

Hasan hoca sonra yaptığına bin pişman olur.
Lakin bir kere Ayşe nin kalbini kırmıştır.
Acaba askere gitmeden önce Ayşe nin gönlünü alabilecek midir?

Ayşe Hasan hocayla konuşamadıktan sonra üzgün üzgün eve evine doğru gider.
Yolda söylentileri duyar.
O zaman anlar hasan hocanın neden böyle davrandığını.
Hemen geriye döner.

O sırada Hasan hoca da Ayşenin peşnden yola koyulmuştur bile.

Ayşe bir yandan Hasan hoca bir yandan birbirlerini ararlar.

Ayşe karşıdan karşıya geçerken freni patlamış bir kamyon hızla Ayşe nin üzerine doğru gelir.
O sırada Hasan hocada kamyonu görür ve Ayşeeee diye bağırır.

Ayşe şaşkınlık içinde bir kamyona bir Hasan hocaya bakar.
Fakat karşıya geçemeden kamyon çarpar.

Ayşe olduğu yerde yığılır.
Hasan hoca Ayşee diyerek koşar ve Ayşe nin başına gelir.
Çevredekiler ambulansa haber verirler.
Lakin yapılacak pek bir şey de yoktur.
Ayşe kanlar içinde yatarken Hasan hocada ona sarılıp ağlar.

Ayşe son sözlerini sarfeder:
Ben sadece seni sevdim, yalnız seni...:img-cray::img-cray:


(klasik bir şey oldu ama sanırım güzel oldu :D )

baba-ocağı
19-05-10, 23:39
-5-

Osman: Allahım nolur kazasız belasız atlatayım şu günü,nolurr
Osmanda Fatma teyzenin arkasından içeriye girer..
Osman: anne haber verseydin bi yer ayarlardım burada kalamazsınız..
Bu arada Mahmut içeriye girer
Gulum: komutanım telefon,size
Osman: kimmiş
Gulum: yen…. Şey avukat nihan yen.. aman hanım arıyormuş komutanım..
Osman yanına mahmutuda alıp dışarıya çıkar
Osman: gelme Mahmut annem buradayken sen yanımıza gelme
Gulum: özür dilerim komutanım ağzımdan kaçdı öyle :icon_whis
osman: bu kaçıncı mahmut :img-yes:
gulum::icon_sorr
Osman: nihan beklettim kusura bakma, burada işler biraz karışıkda
Nihan: önemli değil de,neler oluyor Osman..kötü bir şey yoktur inşallah
Osman: yok yok,her şey yolunda…ya aslında şey
Nihan: neyy
Osman: şey nihan annem,annem buraya gelmiş
Nihan: nasıl yani çeliktepeyemi ( bu arada gülmeye başlar)
Osman: evet,, nihan gülüyomusun sen
Nihan: ya kusura bakma Osman birden…ya tamam sustum,senin haberin yokmuydu yani
Osman: yok habrsiz gelmiş..ya aslında biz sonra konuşsak hava kararmadan annemlere kalacak bi yer bulmam lazım..
Nihan: annenleremi?
Osman: ….. anneme yani, babam gelmemiş,ağız alışkanlığı işte
Nihan: tamam Osman bana sonra haber ver tamam
Osman: tamam görüşürüz
Nihan: görüşürüz kendine iyi bak..
Osman telefonu kapaltıp içeriye geçer…olaydan işgillenen Fatma teyze osmana ters ters bakmaktadır..
F.D: ne deyomuş avıkat..senin ne işin olur avıkatnan felan..
Osman: anne burada lazım oluyo..bizim operasyonlardaki bazı durumlarda davaları…
F.D: tamam tamam anladım
Bu arada da kapı çalar..
Osman: gir
Nöbtçi asker: komutanım mürsel ağa geldi sizinle görüşmek istiyor..

sınav yoğunluğundan yazamadım artık devam ediyorum..

Yavlakoz
21-05-10, 00:01
Fatma Teyzem İbrahim Amca Rüya Sahnesi…
Bayılmıştım bu sahneye...Teyzem İbrahim Amcaya kahvaltı masasında rüyasını anlatıyor...

Fatma Teyze: İbraam, sen hep böyle picamayla mı oturcen?
İbahim Amca: Nee, ben kırk senedir pijamayla duruyom be…Ne yani, entari mi giyeceyiydim? :img-hyste
Fatma Teyze:Rahmetli Menderes’in çocukları gazataya demişlerdi, bu yaşımıza geldik babamızı bir kere bile picamaylan görmedik deyi…
İbahim Amca: Men men Menderes mi?
Fatma Teyze: O efendi adamıdı tabii…
İbahim Amca: Aşk olsun Fatma aşk olsun, biz neyik? Efendiymiş…
Fatma Teyze: Uhh İbraam…Ben bugün bir ürrüya gördüm. (İbrahim Amca oralı olmaz, yemeye devam) Ürrüya gördüm deyom…
İbahim Amca: Anlat anlat, dinliyom ben…(Yemeye devam tabi...)
Fatma Teyze: Hayırlara karşı gelsin desene…
İbahim Amca: Hayırlara karşı gelsin, hayırlara karşı gelsiiin…
Fatma Teyze: Işığa bakıp ta söyle…(Teyzemin de istekler bitmiyor ki!:D)
İbahim Amca: Bide takla atıverem mi?:img-hyste
Fatma Teyze: İbraam, deyecen mi?
İbahim Amca: Yahu, bak bakıyom bak bak, ışığa bakıyom. Hayıra karşı gelsin, hayıra karşı gelsin…Tamam, hadi anlatıver bakem.
Fatma Teyze: Hayırlar olsun inşallah! Hani bizim eski samanlık yok mu İbraam!
İbahim Amca: Hee..
Fatma Teyze: Hah, ben işte onun önündeki daşta, çamaşır ürüyom. Almışım elime tokacı, yer misin yemez misin, yer misin yemez misin, girmişim çamaşıra…:img-hyste
İbahim Amca: Sonra o çamaşır bana dönüşüveriyor, sen tokaçlan bana ver Allah ver, ver Allah ver, yer misin yemez misin, yer misin yemez misin diye pata küte dimi?:img-hyste:img-hyste (İlahi İbrahim Amca, teyzemi de iyice psikopat yaptın...:img-hyste)
Fatma Teyze: Bene bak İbraam! Düşlen eğleşilmez. Derken böyle ter içinde kalmışım. Bir bakıyom karşıdan, böyle Rabia Hazretleri gibi mübarek bir kadın, elinde bir tas koşafılan bana doğru böyle geliyor.:img-hyste
İbahim Amca: Hoşaflan geliyor, hoşaf diyecen herhalde…
Fatma Teyze: He ya, böyle kıpkırmızı, buz gibi fişne hoşafı.:img-hyste
İbahim Amca: Fişne Hoşafı, Fişne Hoşafı…Hoşaf, fişne hoşafı…:img-hyste
Fatma Teyze: İbraam…(Teyzem bozuluyor...)
İbahim Amca: Ne var..
Fatma Teyze: Sen benim ağzımla mı eğleşiyon?
İbahim Amca: Yok be ya, nerde…(Kıs kıs bir gülme amcamdan…:img-hyste)
Fatma Teyze: Fişne koşafı diyom işte…:img-hyste
İbahim Amca: Eee tabi tabi, sen anlat anlat…:img-hyste
Fatma Teyze: Ben böyle koşafı içerken kadın bana deyoki, sen bu tası sonuna kadar bitirirsen, hiç soluk almadan koşafı içersen senin oğlun askerden sağ salim gelcek, gösterdiğin kızla da güle oynaya evlenecek deyo…
İbahim Amca: Heh, bende bu mesele dönüp dolaşıp Osman’a ne zaman gelivercek diye durup dururdum, geldi…Eeee…:img-hyste (Gelmez mi...)
Fatma Teyze: Eeesi, ben iç koşafı iç koşafı, koşaf bitmez…İç iç bitmez…:img-hyste
İbahim Amca: Çaktırmadan döküverseydin be! :img-hyste (Bu laf süper ve amcamın sözlere eşlik eden kıs kıs güzel gülüşü de)
Fatma Teyze: Aman be İbraam aman…Benim derdim bana yetiyor gari…Gülüp durma yamacımda…
İbahim Amca: Ya ne taktın ya Fatma Allah’ını seversen de…Hoşafı içemedin diye dert ediniveriyon ya…
Fatma Teyze: Bu ne demek biliyon mu sen?
İbahim Amca: Nee?
Fatma Teyze: Osman benim dediğimi yapmayacak demek…:img-hyste
İbahim Amca: Haydaaa…
Fatma Teyze: Aman be, senin gibi nursuza ürrüyamı ne anlatıyom ki be! Get hadi get… (Teyzem kızar ve sofradan kalkar...)
İbahim Amca: Nereye gidiyon sen?
Fatma Teyze: Zeliha’ya ürrüyamı anlatecem. O yoruversin gari…
İbahim Amca: Her gece anlatıyon her gece yah…Neymiş efendim, koşaf koşaf..Üzüm koşafı…Yahu hoşaf dedi de içim çekti be! Hakkaten şöyle bir hoşaf yapıverse, buz gibi…Ohh…Yanına da böyle pilav, etli pilav…Pilava daldırıverecen böyle kaşığı, o etler böyle dökülüverecek mübarek..Ne güzel…Oy başta kahvaltıdan başlayayım…Sonra olur, ben onun suyuna gideyim…:img-hyste

Yavlakoz
10-06-10, 22:25
Poyraz’ın Fatma Teyze Kâbusu-1 (Gelmeden Önce)

Yemekhane de… Osman yemekhaneye girer, bomba haberi verir.
Komutanların masası…

Durali: Hayırdır Osman!
Osman: Hayırdır komutanım hayırdır, annemle babam…
Durali: Eee gözün aydın…
Hakan: Nasıllar iyiler mi?
Osman: Fazla iyiler Asteğmenim, buraya geliyorlar…
Hakan: Hım…
Durali: Deme ula! Ula benum çılgın teyzem şimdi buraya mı geliyor?:happy0064

(Durali yüksek sesle bağırınca, haber en fazla Sedat üzerinde şok etkisi yaratıyor. Az daha boğuluyordu çocuk…)

Askerlerin masası…Askerlerdeki şok dalgası...

Hoca: Helal lan, Sedat…Ne oldu lan?
Sedat: Osman KANAT komutanın anası buraya mı geliyor?
Hoca: Hee, öyle dedi. Buraya geliyormuş ne olacak?
(Olayın vahametinin farkında olan Gülüm duruma sessizce açıklama getiriyor…)
Gülüm: Sen hiç onunla telefonda müreşşef oldun mu Sarı Hoca? :) :bilmim
Ton Balığı: Müşerref demeye çalışıyor hocam, hani telefonda konuştun mu gibilerinden…:img-tomat
Hoca: Allah Allah! Anladık anladık…
Gülüm: Şu kadarını söyliyim, ÇOK BÜYÜK BİR TEHLİKEYLE KARŞI KARŞIYAYIZ. Bu kadın adamı 800 km uzaktan oyabilme gücüne sahip. Uzun menzilli tehlikeli yani…:img-hyste:img-hyste
Hoca:Allah Allah! :P
Sedat: Yahu bana her defasında battaniyeleri, nevresimleri ince ince soruyor. Abi, en son ne dedi biliyor musun?:bilmim
Ton Balığı: Ne dedi?:bilmim
Sedat: Devlet kışın yemeklerinize kelle biberle kuyruk yağı “katıveriyor mu” dedi… (Yalnız bu “katıveriyor mu” yu Sedat’ın söyleyişi ve yüz hareketleri ayrıca bir süper..)
Hoca: (Gülüyor…) “Katıveriyo…” mu, devlet dedi… :img-hyste
Muharrem: Al işte emmoğlu, Saffetle tanıştırırız onları olur biter…:)
Gülüm:Şiiişşşt..Yüksek sesle konuşmasana Miherrem. Ya arkadaşlar, ya gerçekten durumun ciddiyetinin farkında değilsiniz.:img-pirat:img-dirol:img-hyste
Hoca: Değil miyiz?
Gülüm: Cıık…
Sait: Banane canım, Osman komutan kendi düşünsün… (Bu Sait’te alem ya…)

QsCaR
15-06-10, 02:53
11. bölümden... Çok sevmiştim bu sahneyi:icon_sorr

Osman:Nihan biz ne zaman yemek yicez ya. Acıktım ben.:img-in_lo
Nihan:Ya sen ne çok acıkıyosun Osman.(karnına vurarak) Şuraya bir baktırsana kurt murt olmasın burda?
Osman:Benim kurdum sensin içimi yiyip bitiren.:img-blushYok tırtıl. Tırtıl daha iyi.:kahve
(bu arada Nihanda bir havalar bir havalar:love05:)
Nihan:Sensin tırtıl.:img-haha: Sen ilerde nolcan biliyorsun. Böyle göbekli kel bir tırtıl olcan sen.
Osman:Hayır yani göbeği anladıkda kellik nerden çıktı.:bilmim
Nihan:Öyle işte sonra böyle böyle gider.
Osman:Hadi yemek yiyelim hadi.
Nihan:Gülsene ya.


Özlemişim bu sahneleri:img-cray:

QsCaR
15-06-10, 16:05
1. Bölümden Osman&Cemil Sahneleri. Aslında replikler yetmez. Gürgen ve Tayancın öyle vurguları öyle mimikleri var ki bunları konuşmalarla ifade etmek imkansız.

Cemil:Oğlum fazla ciddiye alıyosun sen. Tabi tabi ben çözdüm seni oğlum.:img-piratVallahide billahide çözdüm ya.Yani sana bir şey diyim mi anamdan içtiğim süt burnumdan geldi. Sabahtan beri yani somurt, somurt, somurt. Bu ne ya bu nedir yaw. Sen sorumlusun oğlum valla sorumlusun sen.Yani Osman vallahide billahide şuraya valinin özel kalem müdürüyle gelsem daha iyi muhabbet tuttururduk he.:img-hyste Bu ne ciddilik ya…:icon_sorr

Osman:Cemil, devrem nerdeyiz biz!!

Cemil=Dağda:kahve

Osman=Dağda değiliz işte Cemil. Biz şu anda tam 37 derece 19 dakika kuzey, 42 derece 52 dakika doğudayız. Anladın mı?Rakım kaç burda

Cemil:Kaç?

Osman:Burda rakım tam 2783 m.İyi mi?

Cemil:Vay anasını be helal olsun sana. E napalım yani canım ölelim mi burda şimdi o yüzden?

Osman:Napalım ölelim mi diyor ya. Cemil, kardeşim bak biz burda 2 kişiyiz senide sayarsak tabi 2 kişiyiz ve şansımız yaver giderse bizi oyup içimize bade doldurmaya yemin etmiş tam 8-10 kişiyle burun buruna gelicez. Anlıyor musun??

Cemil:İyi de Osmancım

Osman:İyide osmancım bana osmancım falan deme. Zaten sabahtan beridir taktın bir tane plak döndür babam döndür aynı şey.

Cemil:Hangi plağı ya:bilmim

Osman:Ya ne biliyim şu kadın var ya şaraplı maraplı bir şey

Cemil:He Maria Sharapova oğlum Maria Sharapova ahh:character

Osman:Ahhh

Cemil:Ama sen ne anlarsın sen. Ayrıca benim bir suçum yok ki inanılmaz güzel bağırıyor abicim, inanılmaz güzel bağırıyor. Ah ulan ah şimdi buralarda olacaktı ki bu kayalarda top sektirecektim ben onunla böyle tik tak tik tak anasını satıyım top sektirecektim ahh.

***

Cemil.Ya tenisin prensesi o, tenisin prensesi Bak şimdi sana biraz anlatıyım. Belki anlarsın.Şimdi abicim bu böyle önce tenis topunu alır tamam mı? Sonra böyle raketi kaldırır. Karşısındaki hatunu öldürecekmiş gibi bakar. Ah ondan sonra öyle bir bağırır ki ahh ahh.Allah öl orda yani öl. Ama tabi sen kale arkası futboldan başka bir şey bilmediğin için normal tabi senin bu cahilliğin.Pis, kültürsüz herif.:img-haha:

Osman:Yok yok hiç skorkskiye falan gerek yok Aldın mı duyumu gönder Cemilin çenesini oraya olay kapansın.:img-hyste

***

Cemil:Tamam ulan. Tamam dağda olabiliriz tamam. Bilmem kaç dakika doğu bilmem kaç dakika batıda olabiliriz.Ama oğlum bilmediğin bir şey var. Kalbimiz burda olmayabilir anladın.(ne alaka şimdi:img-tomat) Ve ben şahsen Maria Sharapo…(Osman ani bir hareketle cemilin ağzını kapatır yere yatırır)

Cemil:8Neye uğradığını anlamayan cemil)Dur ya

Osman=Devrem geldik senin maria aşağıda::::img-tomat

serseri_13
16-06-10, 18:40
Sezon finali fragmanını izlerken aklıma gelenleri yazdım
Bir şiir oldu (Osman' dan Fatma teyzeye)

Ekleyip eklemek konusunda kararsız kaldım
Şimdilik yazdıklarımı ekliyorum


Vuruldum Anne
Bir hain vurdu beni

Üzülme Anne
İyiyim ben

Ağlama Anne
Ben ölmedim ki

Sabret Anne
Ayaklanacağım yine

Bilirim Anne
Dua' n hep benimle

Bekle Anne
Yaşıyorum ben.....

Yavlakoz
17-06-10, 14:22
Sarı Hoca ve Mahmut'un hastahanedeki konuşmaları...

Mahmut: Sen ağlama dua et Hoca.Sen çok mübarek adamsın. Sen Kur’an bilirsin, peygamberimizin ordusunda kaç tane asker vardı onu bilirsin. Dedesinin adını bile bilirsin. Halifeleri bilirsin. Üç ayları tutarsın, kurbanı usulünce kesersin, canını acıtmazsın. Sen benim bilmediğim her şeyi bilirsin. Sen ağlama Hoca, sen dua et! Komutan ölüyor be! Sen oku hoca, dua et, sen her şeyi bilirsin.

Sarı Hoca: Mahmut, ben her şeyi bilmiyorum, O bilir.
Ben bir şeyi biliyom hem de kesin biliyom. Cenab-ı Allah o dağda olup biteni ayan beyan görüyor. “Muhakkak ki Allah her şeyi işitir ve her şeyi görür.” (Ayet meali)

Yavlakoz
17-06-10, 14:31
Fatma Teyzenin Osman’ın vurulduğunu haber aldıktan sonra hastaneye gelişi. Kapıda askerler dizilmiş…Teyzem onlara can alıcı soruları soruyor.Teyzemin Osman'ı tarif edişi muhteşem...

Fatma Teyze: "Yavrum Osman Kanat'ı tanıyor musunuz? Boyu ortadan uzuncadır. Adı Osman...Osmanlı gibi Osman... Osman Efendimiz gibi Osman. Bildiniz mi? (Askerlerden birine yönelir) Kalıbı aynı sen. (Sonra diğerine) Yüzü azcık sana çalar. Bildiniz mi? (Diğer bir askere) Gözleri senin gibi. Tanıdınız mı Osman’ı. Bildiniz mi? Bebekliğinden beri hatırnazdır. Biri bir şey desin yüzü kızarıverir. Arlanmak yiğidin şanıdır derler, arlıdır Osman’ım. Bildiniz mi, Osman’ı bildiniz mi? Ayağı tezdir, fazla konuşmaz. Adı Osman, soyadı Kanat. Osman KANAT... Bildiniz mi, Osman’ınımı bildiniz mi?
(Muharem atılır…)
Muharrem: Osman Kanat bizim komutanımızdır teyze. O bizi bilir, bizde Osman Kanat'ı çok iyi biliriz.
Fatma Teyze: Adın ne senin oğlum?
Muharrem: Muharrem!
Fatma Teyze: Nerelisin?
Muharrem: Nasip olursa Kırşehirli
Fatma Teyze: Anan baban sağ mı?
Muharrem: Hamdolsun
Fatma Teyze: Osman’ımın yakınıy mıydın sen?
Muharrem: Biz birbirimize kardeş gibi yakınız teyze...
Fatma Teyze: De bakayım şimdi bana Muharrem, Osman'ıma ne oldu?
(Bu soru karşısında Muharrem donar ve dili tutulur.Arkadan Gülüm yetişir. Teyzemin elini öpmek için eğilirken kanlı ellerini fark ederek gizler ve)
Mahmut: Anacım, sen hiç merak etme anacım, Osman Kanat eyi olacak. Çünkü biz burda hepimiz onun için dua ediyoruz anacım!

(Teyzem'in Gülüm'ün sözlerini duyunca toparlanır, dik durur ve hastanedeki görevlileri azarlayarak askerlere çay ve su getirmelerini ister.)

Yavlakoz
17-06-10, 14:45
Çok beğendiğim sahnelerden biri daha...
Teyzemle Nihan'ın hastanedeki konuşması...
Nihan Teyzeme su getirir ve yanına oturur.

Fatma Teyze: Rüyamda kan kırmızı koşaf gördüm bir tas. Kimse birşeye yoramıyordu. Şimdi düşünüyorum da kendi kendime, Osmanımın kanıymış o. Kara toprağa dökülmüş, öylecene akmış gitmiş kanıymış o. Analar herşeyi bilir derler ya, onlar hiçbirşey bilmez. Sadece yavrusunu bilir. Dağlar aslanıydı benim oğlum. Şimdi içerde Azrail'den mühlet istiyor. Anasının kopasıca eli, kopasıca kolu bağlı. Doktorlar giriyor çıkıyor. İyi ama Osmanım ne ediyor? (Nihan'a dönerek) Sen Osmanıma muhabbet mi besledin...Öyleyse dua et...Olaki Osmanımı anası kadar sevmişsindir. Gözünü sevem dua et...

Yavlakoz
12-08-10, 22:20
Epeydir replik eklemiyorduk...Hadi bakalım biraz da buralar canlansın...

Fatma Teyzenin Çeliktepe Denetimi

Fatma Teyze: Oturun çocuklar oturun, rahatsız olmayın oturun gari.. Anam ana kuzuları bunlar ana kuzuları…Oturun gari oturun…(Durali’ye dönerek) Niye oturmuyor bunlar...
(Durali cevap vermez… Teyzem sonra da ilk kurbanı Saffet’e yönelir…)
Fatma Teyze: Yemek mi vercen sen şimdi? Nohut mu bu?
Aşçı Saffet: Evet,etli nohut.
Fatma Teyze: Haaaa…
(Teyzem kepçeyle yemeği karıştırmaya başlar... Sanırsınız Uğur Dündar teftişe çıkmış…)
Aşçı Saffet: İyidir ama iyi pişmiş…
Fatma Teyze: Bu kadar nohuta bu kadarcık mı et konur evladım… Kedi yemeği gibi…:img-hyste:img-hyste
Aşçı Saffet: Ama gramajı zaten belli komut… yani teyze…:img-hyste
Fatma Teyze: Bunlara iri iri kemikli et lazım oğluum, hemde bolcana atcen içine..Cık cık…Nohut yemeği pişiriyonuz, heeç…Nohuttan başka her şeye bezeyoo bu…:img-hyste
(Durali’ye keskin bir bakış.) Bakmeyon mu sen bu çocuklara heç…
Durali: Valla biz…
(Tekrar Saffet’e dönüş…)
Fatma Teyze: Salça!:bilmim
Aşçı Saffet: Efendim!
Fatma Teyze: Ne salçası kullanıyon deyom…:img-hyste
Aşçı Saffet: Domates…
Fatma Teyze: Olmadı oğlum olmadı… (Ne oldu ki be teyzem…:img-hyste) Biber salçesi salcen bunun içine ya! Bak böyle çöldür çöldür…:img-hyste
(Durali durumu kurtarmaya çalışıyor)
Durali: Anacum bu bizum yemek memek işleri, biz hani bize emir geliyi ona göre tarif marif, öyle ediyuk oni…
Fatma Teyze: Emir ne anleyeceğimiş yemekten, sen bakcen bunlara seen! :) (He, emirle yemek mi olur…)
(Tekrar hedefte Saffet...)
Fatma Teyze: Bu ne bu?
Aşçı Saffet: Pilav teyzecim… (Teyzem tanımakta zorlandı…)
Fatma Teyze: Pilav mı? Lapa bu lapa… :img-hyste (Kepçeyle de haşat etti pilavı…)
(Tekrar menzilde Durali…)
Fatma Teyze: Görüyon mu bak! Çocuklar süzülüp kalmışlar… (Ton Balığı anında karnına bakıyor, süzülmüş müyüm diye…) Günah günah, vebaldir bu!:img-hyste
Durali: Anacum, sen gelsende şöyle bir dinlensen… (Durali uzaklaştırmaya çalışıyor ama nafile…)
Fatma Teyze: Sarımsak koyuyon mu oğlum sen yemeklere?
Muharrem: Bak sarımsak soruyor? (Gülüm’e dönerek)
Mahmut: Saffet yandı gülüm, Saffet yandı…
(Saffet ne diyeceğini şaşırarak Durali’ye soruyor…)
Aşçı Saffet: Koyuyor muyuz komutanım? :bilmim
Durali: Ula ben nerden bileyim sarımsak koyuyor muyuz koymuyor muyuz yahu! Allah Allah!
Fatma Teyze: Sarımsak yemezseniz işte böyle hastalanırsınız paldır paldır…
Ton Balığı: Hiç cacık falan da çıkmıyoki bize teyzecim. Halbuki arada bir cacık yapsa…:img-tomat
(Yandın sen oğlum Ton balığı yandın…Damdan düşen ton balığı…:img-hyste)
Muharrem: Doyamadı cacığa, ispiyoncu sapık!:img-hyste
Mahmut: Pis Ton Balığı!
Fatma Teyze: Gördün mü Çavuş…
Durali: Kamil evladum! Bu cacuk meselesini biz senle bir ara sonra konuşalum tamam mi? :img-hyste Anacum buyur bu taraftan…
Fatma Teyze: Gelcem gelcem…Bakcem nerde yatıyonuz, nerde uyanıyonuz, onlara da bakcem… Hadi oturun çocuklar, oturun bakem, rahatınıza bakın… (Yazık askerlerde komutan teftişe gelmiş gibiydiler, komut bekliyorlardı oturmak için…) Siz merak etmeyin ben nasıl nohut yemeği pişer hepsini öğretcem bunlara… Hadi bakem ana kuzuları, aneeem, bunların hepsi ana kuzusu ana kuzusu…
Durali: Muharrem, Mahmut! (Yardım istercesine çağırır)
Mahmut: Sen gelme lan, ispiyoncu! (Peşlerinden koşan Ton Balığına)
Muharrem: Çarşaflar temiz mi lan çarşaflar!:img-hyste

zeyno_114
13-08-10, 03:27
Ameliyattan doktor çıkıp müjdali haberi verdikten sonra

Doktor: Osman döndü... Osman bizimle
Fatma teyze: kurban olurum sana doktor bu haberi veren diller dert görmesin oğlum allah senin ilmini zekatını makbul etsin yavrum.. yavrum
İbrahim amca: allam çok şükürler olsun

Durali başçavuş: (kapnın önünde:) Ula osman ulaa sağada 29 gün üst üste nöbet yazmayan durali davul olsun melettin ula bizi çok şükür

Fatma teyzemle Nihan sarılırken Ethem gelir :D

Ethem: neoluyor yaaw hee kurbaga canlandımı yoksa
İbrahim amca: Osman çok şükür kurtuldu geri döndü osman çok şükür
Ethem: arkadaş tıp çok ilerledi yah hep bu japonlar işte abi, buyrun hoca komutanım
Durali: nasul oldun ula deli ethem
Ethem: ne bakımdan hocam
Durali: ula kan falan verdun ya da onu soruyoruk
Ethem: viii haa arkdaş gerçi bu kubagnın bizi taktir edecegini hiç sanmıyorum ama biz yinede elimizden gelen büyüklüğü gösterdik yani adam isveçre (bişeyine dönmüş dedi ama anlamadım orayı yahu :D ) delik deşik benim kanı koklatıyosun tak ayakta bizde böyle hocam..komutanm :D (ilahi ethem yaa, bu ethem adamı öldürür arkadaş:img-hyste)
Durali: Kurbaga kim ula
Ethem: ama şimdi komutanım
Durali: (gülerek) olsn olsun bugünün şerefine kurbagda olsun tosbada olsun anasını satayum yaw :D ayran ver ula kıza
Ethem: emredersiniz komutanım :D

*********************
Ethemin benzemelerine çok güldügm bir sahne tekintaşların evde nihanın odasında ethemin kouşması :D:D

Ethem: neoldu yav
Nihan: abi yok bişey
Ethem: bende ne oldu diye soruyorum ya gevezelik benimkide işte yani hergün bir olay arkadaş vallahi bazen babama hakveriyorum ha bu evin temelinde muska falan mı var bilmiyorum ki abicim bigünde insan kafasını yastağa rhat koyar çünkü yani bigün yok... şşttt neoldu gene kurbaga meselesimi
Nihan: abi deme öyle
Ethem: ee oğlum ben sana git heriften ayrıl demiyorum heriften ayrıl gel bu berat davarıyla beraber olda demiyorum herife kurşun sıkanda ben değlim laan toputopu bir yaw küçük zavallı bir kurbağa diyoruz yani arkadaş
Nihan: abi tamam lütfen
Ethem: ben sana söyleyimmi napıcanı kızım hastaneye gideceksin tamam mı herif (herif merif ayıp oluyor ama yani enişten sonuçta ethemcim :img-yes:) ayılır ayılmaz tepesine çökeceksin ne söylemen gerekiyorsa söyleyeceksin arkadaş hiç bişey saklamak gizlemek yok tamam mı? yeter oğlum yaaw ben bu evde her gün ağlayan bi filiz akın kendini yerden yere atan bir fatma girik görmek zorundamyım yani anam başımızda aliye rona zantn( benzetme süper yalnız haa:img-hyste) yetr yaa ömrümü yediğiniz oğlum yeter vallahi yeter bak bakıyım bana ver öpücük gel buraya (öper) hadi :img-hyste (benzetmelerden dolayı etheme tşekkürlerimizi yolluyoruz:img-hyste)


Osmanın ilk uyandıgı zaman (ilk tebessüme burda başlamıştım valla öyle güzel konuştu ki uzmanım çok tatlıydı bea başa sarıp sarıp izle :img-in_lo)
Osman: İki yanımda iki melek.. vay be.. (ouuf hasta oldum konuşmaya bak yaa:img-in_lo)
Fatma teyze: kuzuuuum nasılsın oğlum hıı osmanım iyimisin
Osman: bomba gibiyim anne
Nihan: Bizi çok korkuttun osman
Osman: korkcaksınız tabi komandoyum ben :img-dirol
Fatma teyze: bunlaa sülaleden böyle kızım alımsz gidee çalımsız gitmezlee :D:D
Osman: Nihaan
Nihan: efendim
Osman: sen nasılsın
Nihan: Ben iyiyim sen iyi ol yeter
Osman: Olucaz hepimiz iyi olucaz
Fatma teyze: olcağnız tabi iyi olcağnız siz burda mıyır mıyır sallanırken ben üryamda torun seveyon elinizi çabuk tutun gari
Osman: öhöhhöhh (öksürükler içinde) anne bunu senmi söylüyorsn (çocuk tabi şoka girdi bizimle beraber beklemiyordu bunu fatma teyzem birden değişi verince :img-hyste:img-hyste)

Yavlakoz
13-08-10, 16:10
Sarı Hocanım muhteşem şehitlik tarifi… Poyraz’ın tek yürek kenetlenişi….

Mahmut: Osman Kanat da bizi bırakıp gidecek mi? O da mı gidecek?
Sarı Hoca: Bak Mahmut! Kimi yatakta ölür, öksüre öksüre, sigara çekerek ölür, nasiptir. Kimi de şehit olur. O da nasiptir. Otur, otur Mahmut…

Şimdi Osman Kanat’ın nasibinde bu varsa, ee gidecek. Bizi bırakıp gidecek. Ne olmuş ki! Ama nereye gidecek? Yeşil kuşlar gelecek Osman Kanat’ın yanına. O, ruhunu teslim ederken, tırnak kadar dahi canı yanmayacak. Valla! İşte o kuşlar, onu hiçbir faninin yükselemeyeceği kadar yükseğe çıkaracaklar. Orda cenneti görecek, cennetten de fazlasını. Peygamber havuzunun serinliğini hissedecek. Merhamet sahibinin şefkatini duyacak. Sonra, tekrar dirilmek isteyecek, dirilmek isteyecek. Oraları görecek, gene de dirilmek isteyecek. Gene dirilmek gene dirilmek.

Cenneti görenler içinde, bir tek, onlar tekrar dirilmek isterler. Kim onlar biliyonuz mu? Şehitler, sadece şehitler. Çünkü bir tek şehitler, tekrar dünyaya gelip Allah ve millet için savaşıp tekrar şehit olmak isterler. Şimdi Osman Kanat şehit olursa bu iyidir, nasiptir. Yok Osman Kanat yaşarsa, bu Alah’ın emridir. Bu sadece Allah’tandır.
:good::good:

eliffpolattt
13-08-10, 21:54
27.bölüm Osman ve Nihan itiraf sahnesi ..

OSMAN : Annemle anlaştınız ha ?

Nihan : Sanırım ... Şuana kadar dövmedi beni , bilmiyorum artık ..

OSMAN : İyi , iyi

osman acı çeker ve ahh diye kıvranır ..

NİHAN : Osman iyi misin ?

OSMAN : Bazen böyle bir ağrı saplanıyor , ondan sonra da sırtımı hissetmemeye başlıyorum ...Naptılar bana Nihan yaaa ..

NİHAN : Osman ...seninle artık konuşmamız lazım ...

OSMAN : Bu sefer becereceksin he ..dinlliyorum ...

NİHAN : Osman şaka değil bu ..ben bunu sana çok kez söylemek istedim ama bu çok zor..

OSMAN : Nihann ...hadii

NİHAN : Osman bunu bil ;bundan önce ben seni her zaman sevicem her zaman , ne olursa olsun şartlar biZi nereye getirirse getirsin ben hep seni sevicem ..sen beni reddetsende ben hep seni sevicem .....amaa..

OSMAN : Nihann ! Bak kızmaya başlıyorum ama ..

NİHAN : Osman ... Ben Necla 'nın kardeşiyim ..

OSMAN : Neclaaa !

NİHAN : Ben küpeli Necla 'nın kardeşiyim ...Bunu taşıyamazdım artık ..ben senin savaştığın ,vurulduğun, vurduğun seni arkandan vuran ..seni öldürmek için üzerine mermi yağdıran o kadının kardeşiyim ben..

Fatma teyze duyduklarının şaşkınlığı ile elindeki sürahi şişesini yere düşürür içeri girer ..

FATMA : Oğlum hasta benim ,onu daha fazla yorma..hadi gariii çıkk dışarı

NİHAN : Bişey söyle ...Osman bişey söyle ...Bunu senden daha fazla saklayamazdım ...peki Osman ...

Nihan ağlayarak odadan çıkmak üzeredir ...

OSMAN : Nihann..Beni vuranı gördüm , hemde defalarca ..hepsini ..hiçbiri sana benzemiyordu , hiçbiri sen değildin ..ben seni sevdim , sadece seni ...ne ablanı , ne babanı ne de ***** ..ben sadece seni sevdimm ve seni sevmekten vazgeçmeyede hiç niyetim yok !

NİHAN : ( Osman'a sarılır sevinç gözyaşalırya , yanlışlıkla Osmanın yarasına bastırır ) Afedersin ...Seni seviyorum Osman , seni seviyorum ...

..DiziKolik..
14-08-10, 00:17
Fatma Teyzem sevinçle Osman’ın odasından çıkar…
İbrahim Amca:Nasıl oğlan?İyi mi??
Fatma Teyze:Eyi ei çok eyi maşallah..
İbrahim Amca:İyi bende bir bakıyım şuna
Fatma Teyze:Dur gitme gitme girme içeri..
İbrahim Amca:Sen nereye gidiyon??
Fatma Teyze:Ben karakola kadar gidiyom (sanki 2 adımlık yer gibi :img-hyste ) Oğlanın her eşyası ordamış
İbrahim Amca:Karakol mu?Ama Fatma…
Fatma Teyze:Piçaması bile yok..Yavrumu adem babamız gibi yatırıvermişler yatağa..:img-hyste
İbrahim Amca:Ya karakol dağın başında şimdi oraya kadar..
Fatma Teyze:Aman be İbram hayatımızda dağ görmedik mi??Ben giderim..
İbrahim Amca:Yauvv be gider alır gelirim yauvv..Allah Allah
Fatma Teyze:İbram ağlanın yatıp kalktığı yere bakcam ben..Bi kolaçan etcem bakam ne var ne yok..Sen bu arada kızla azcık muhabbet ediver..
İbrahim Amca:Kızla mı??
Fatma Teyze:He ya kızlan..Ee bunu böylesi ağa kızı değil mi İbram..
İbrahim Amca:Hee öylede..
Fatma Teyze:Yarın derse ki babası ben kızıma 3 metre altın zincir,9 tane burma bilenzik,2 bin lirada yüz görümlülüğü istiyom (ohaa :img-hyste) diyom derse ne etcen??Bunu halısını,mobilyasını,makinasını,buzdolabını..
İbrahim Amca:Buzdolabı mı??
Fatma Teyze:He ya buzdolabını da siz alcanız.Düğünüde balo yapcanız,salon tutcanız derse ne etcen sen İbram??:img-hyste
İbrahim Amca:Salon mu??
Fatma Teyze:Sen bütün tarlaları satsan,kiraz bahçesini versen,üstüne üstük Eşref Baba’nın güllüğünüde versen bu işin altından kalkaman İbram..Valla ben seni düşünüyom İbram..Ben seni düşünüyom anam
Fatma Teyzem gider..İbrahim Amcam çaresiz bir şekilde arkasından bakıyordur…
İbrahim Amca:Ya ama Fatma..Ulen ben yandım be arkadaş..Yandım ki ne yandım..Çıra benim yanımda ne halt etsin..Ulen Osman,ulen Osman dedim ben Pınarlıdan bir dane alıverelim dedim..Oda olmadı aha Zeliha (Allah korusun) Yauvv ağa kızı olacek diye niye tutturdun ki..Hesapsız kerata..Eşşek herif..:img-hyste
O sırada Nihan odadan çıkar…İbrahim Amca’yla karşı karşıya gelirler..
İbrahim Amca:ahh Gitti tarlalar..:img-hyste
Nihan gider..
İbrahim Amca:Tarlalar gitti,güllükler gitti,hepsi gitti..
:img-hyste

eliffpolattt
19-08-10, 22:20
28 .bölüm ...Osman ve Nihan telefon görüşmesi ...

OSMAN : Yok ..yok ..Pek fazla bişey kalmadı , arada bir sızlıyo işte ona da alıştım zaten ...

NİHAN:Osman ne zaman geliceksin ?

OSMAN : Ne zaman gelicem ( güler ) valla bilmiyorum be Nihan ...Ama belki sen gelirsin he?

NİHAN: Nee.. Nasıl ?

OSMAN: Annemler çok baskı yapıyor orduyu bırak diye , burada sana bi iş kuralım falan diyorlar ..

NİHAN : Annen mesleğine mi yoksa bana mı karşı , ben bu konudan pek emin değilim Osman ...

OSMAN: Nihan onuda anlamaya çalış büyük şok oldu herkes için ..düşünsene ...Bu arada herhangi bi sıkıntı var mı problem yaratıyor mu ?

NİHAN : Kim ?

OSMAN : O ...

NİHAN : Yok ..yüzünü görmüyoruz zaten ..

OSMAN : İyi ..iyi sen yinede dikkat et olur mu ?

FATMA : Osman kuzum , yemeğin soğudu ..

NİHAN : Duydum ..duydum hadi bekletme onları ..

OSMAN : Tamam ben ararım yine seni ..Nihan ...

NİHAN : Efendim ...

OSMAN : Özledim ...:img-in_lo

NİHAN : Bende ...hadii hoşçakal ...

eliffpolattt
19-08-10, 22:52
28.bölüm Nihan ve Ethem konuşması ...

ETHEM : Nihan ..

NİHAN : Abii ...aaa ..anlına noldu senin ..

ETHEM : Ya alnımı boşver ..Nihan benim aklım ,gönlüm hepsi birbirine karıştı yavv..ben çok kötü oldum bizim acil konuşmamız lazım ..kafam karma karışık oldu haa ..

NİHAN : Abi hayırdır .kavga falan mı ettin ..

ETHEM : Yav ne kavgası Nihan ..2 dakka dur 2 dakka dur ..anaaa ha bize çay yapsana ha çay çay :img-hyste

NİHAN : Ne çayı ( güler )

ETHEM : Ya Nihan otur 2 dakka bişey anlatıyoruz şurdaaa

NİHAN : Tamam sende gel otur şöyle ..

ETHEM : Dur 2 dakka dur ..dur ..oturamıyorum ..yav bişey soylayacam ..Hani benim şu cinsi latiflerle aram çok iyi değil ya..ne bileyim kan uyuşmuyor ya bizim :img-hyste

NİHAN : Haa kadın meselesiii eee ?

ETHEM : Ne kadını lan kız meselesi doğru konuş :img-hyste

NİHAN : Haa Kız meselesi..neyse ney evet ..

ETHEM : Evet ki evet diyorum ki mukadderat böyle bişeymiş kardeşim , bugün karşıma o inekleri çıkartınca öyle ...

NİHAN : İnek ..ben kadın sandım abii ..

ETHEM : Oğlum inek bi vesile bi dinle bi 2 dakka kesme yaaa kafamı karma karışık ettin yavv :img-hyste

NİHAN : Bişey anlamadım haa anlat dinliyorum tamam ..

ETHEM : Arkadaş ben muhtarla falan o ineğe çarpınca , baktım aldı beni böle götirdi anladın mı ? Bil bakalım nereye ?

NİHAN : İnekle mi ilgili ?

ETHEM : Ya sana inek ..unut ya oğlum ineği unutttt...Sağlık ocağına gittim yavvv kafam kırıldı sağlık ocağına gitttimmm ..:img-hyste

Nihan güler ...

NİHAN : Tamam sonra ?

ETHEM : Sonra gittim sağlık ocağına Nihan ...Yav insan güzel olurda bu kadar mı olur Nihan yemin ediyorum var ya Ceylan gibi o gözler o eda ne biliym belkide bana öyle göründü yaniii

NİHAN : Ha tamam ben şimdi anladım sen orda güzel bi kız gördün...

ETHEM : Niye böyle basitleştiriyorsun ben senin kurbağanı böyle mi dinledim :img-hyste

NİHAN : Abiiii ...

ETHEM : Yeter ebe ...

NİHAN : Ha ebe ..kadın ebe adı Yeter ebe ...

ETHEM : Kız ebe ..adı Yeter ebe ..

NİHAN : Tamam ..eee ..

ETHEM : Ben bunu gördüm Nihan yemin ederim varya piston ,gömlek darmadağın oldum , gerçi belli etmedim ama ..yani ne biliym belkide belli etmişimdir yaniiii :img-hyste bilmiyorum ya kafam karma karışık oldu yaaa

NİHAN : (gülerek ) Ahh ..zavallı abimm ..

ETHEM : Zavallı niye benim , sensin zavallı ..Nihannn benim o kızı görmem lazım yaa ..

NİHAN : Nasıl görecen ?

ETHEM : Ehh işte nasıl ..ebe yanniiii ..napayım ki acaba ..doğursam mı ? :img-hyste:img-hyste

NİHAN : Hele bi piço ver ..piço piçooo

ETHEM : Öff kafam çok karıştı yavvv ...

zeyno_114
20-08-10, 03:18
Poyraz timi eğitimde (bizde tv kaşısında kop:img-hyste)

Durali: hadi ulaaa koca karılar koca karılar (araya düdük:img-hyste) Poyraz timi ikinci sıra geriye dön gögüs gögüse muharebe vaziyeti al
Poyraz: yeeaahh :img-hyste
Durali: poyraz timi çf kol hizaya geeeelll... rahaaat... sert dövüşeceksiniz ulaa koca karı gibi değil komanda gibi ne gibi
Poyraz: komando
Durali: neey
Poyraz: komando
Durali: hazır (düdük sesi :img-hyste)

Mahmut: mürrem tabi koca karı gibide yapılmamas lazım ama biz yine komutana bakma sen yumuşa yumuşak yapalım tamam mı :img-hyste
Muharrem: komutana bakma ne laa komutna bakma diye lafmı var burda hee ben onbaşı muharrem komutan nederse anında yaparm kusura bakma emmioğlu..
Mahmut: bak şimdi mürram (derken vurmaya kalkr ama mürrem vurur sesi çıkmaz daha sonra) acı ulaan öküz acıdı acıdı (mimikleri görünce koptum ama yazık yani yaa acımasız mürrem:img-hyste) yaa varya mürrem senin sazını kafanda kıracam yav ben seninle niye eş oldum sen ne anlayışsz adamsın öyle vurulurmu ?
muharrem: sen bendenayrılamassın..ayrılamassın :img-hyste

Tonbalığı: şştt dede yaa benim kamil yaa ştt kaptırma bukada aloo
Durali: (tonbalığının arkasından) adam gibi yap ulaaaa..! görelim bakalım kim çakma ayıboğan hadi
Sait: valla beni ırgalamaz değil tonbalıgı babamın oğlu olsa ıh-ıh (bagrarak tonbalıgın üstüne yürür ama ne bağırmak oo :img-hyste) aaaaaaa
Tonbalığı: (korkudan zavallım ne biçim bagırdı) aaaaaaaa... boşluguma geldi yaa (hahah o nasıl bi ifadeydi kop:img-hyste)

Tanerle hocam çok güzel yapıyorlardı tanerin yalancıktan yarası acıyana kadar :img-hyste

Tanar: aaah
Hoca: ne oldu laa yaran acıyomu
Taner: (hocamı boynundan yakalar :img-hyste) kıvırma hocaa
Hoca: vaahhaayy (gülerler orda öl bit yani ikisinede :img-in_losnra sarılırar) Çakaaaall (ve hocaam taneri taak yere yatırır)
Taner: Allaaah (ve o muhteşem gülümsemeler devaamm oy :img-in_lo)
Durali: poyraz timi istirahat et
Poyraz: sağ ol..

Mahmut: yaa bırak elleme yaa biz manyakmıyız bune gerekiz hareketler biz niye sorunlarımızı konuşa konuşa halletmiyoruz yaa
Muharrem: oğlum komandoyuz biz komando belediye ecümeni mi burası konuşa konuşa halletcen konuşmanın ilmini okadar iyi çözseydin böyle çek sivilleri parfümde sık tüfeksiz çık dağ
Mahmut: yav komandoyuz..komando komando ama buda insan buda kemik buda can böyle vurulurmu yaa
Muharrem: yaa bırak allasen en manyagımız sensin nereni sıkan kan geliyo ((eheh iki dakada berzdirdi mürremi yaa ahah:img-hyste)(

zeyno_114
20-08-10, 19:18
Oo muhteşem vücut şovundan sonra ..

Fatma teyze: hah kuzum yoruluna eve gel olurmu?
Osman: olur anne olur gelirim

Serbületin o muheteşm motorunun se duyulur:img-hyste

Fatma teyze: heh serbülentte geldi işte
Osman: anne sen serbülentimi aradın (canım benim yaa başına gelcekleri bilyor uzmanım işte :img-hyste)
Farma teyze: hee
Osman:anne ben.. anne ben şimdi serbülentlemi takılcm sen naptın yaa :img-hyste
Fatma teyze: sızlanma gene o senin kardeşin hem sen kahvee baca bilmessin o seni gezdirir :img-hyste
Osman: of anne yaa of
Fatma teyze: aaaa

Sertbület: vay osman kardeşim
Osman: naber serbülent:img-hyste (öyle bir naber dediki sen niye geldin yaa der gibi diğcem ama zatn onun öncesinde fatma tyzeme sitemlerini bildirdi :img-hyste (serbület okadar kötü sarıldıki kıyamam uzmanımın yarası acıdı :img-tomat) aaaaah
Serbülent: amanin unuttum osman unuttum
Fatma teyze: yaveş ol yaveş
Serbület: neyse hadi gel senle ataaaabeyin tozunu dumanını atıralım gari
Osman: ataaabeyin :img-hyste (burda çok güzeldi ya o nasıl bir şaşırmaydı ataabey ahah:img-hyste)
Fatma teyze: hadi bakam uslu ulu gidip gelin hadi hadi (içeri gider)
Serbülent: tamam koca anaam
Fatma teyzem: hadi güle güle
Osman: serbület annem uslu uslumu dedi :img-hyste (Uzmanım şaşırdı gerçi kocaman adama çocuk muamelesi yaparsan şaşırır tabi :img-hyste)
Sertbülent: sen buralardasın yaa o yüzden kibar konuşuyo
Fatma teyze: (içeriden tekrar çıkar) serbület osmanı kirazlığa da götürü vr haa
Serbület: hiç merak etme koca anaam
Osman: anne bişey istersen ara gelirken gtiririm
Ftma teyze: ararın oğlum ararın hadi güle güle

Tekintaş familyası :img-hyste

Nihan: bıldırcın yapsana kahvltını
Deniz: bu sabah kaç gün oldu
Nihan: nasıl canım
Deniz: canın gitti yaa kaç gün oldu
Nihan: hmm 68 gün 5 saat ve 19 dakika ((burada mimikler süperdi yaa çok şirin olu verdi :img-blush)
Deniz: vaaay nasıl aklında tuta biliyosun
Teslime: şuna bak öğlen oldu hala konuşuyolar hadi kalkın
Ethem: anne ben sana bişey diyim mi kimse değil bu mıncırık konuşturuyor bu kızı haa
Deniz: Sümüklü salyangoz
Nihaan: aaa
Ethem: bana bak kız seni havaya atarım tutmam haa ona göre
Teslime: sofrayı toplayım bari
Ethem: yaaw ana bugün pazardır yaa bu neyin gerginligi anlamadım ki arkdaş yaa neyse ben kaçtım haydi görşüyoruz kazan mübarek olsun

Deniz: benide bindir motoruna
Mürsel ağa: aman sakin haa. sakin
Ethem: valla biz kelle koltukta gidiyorz mıncırık zatn sende gelsen tam olur haa yani :img-hyste
Nihan: abi hakketten sen niye hala o külüstre biniyorsun
Mürsel ağa: laa söylüyük diğneyen kim :img-hyste
Ethem: yok arkadaş bu tekintaş familyası beni anlamıyor yaaw ama tarih anlayacak
Nihan: vaay vaaay

Ethem: bunların babaları ağır adamdı diyecekler allahı var ama biraaz anaları şey gibi..
Teslime: ne gibi
Ethem: şey gibi.. gergin(cadı diyecektide diyemedi zavalım tabi dese bitmişti zatn haha :img-hyste)
Teslime: hadi ordan densiz
Ethem: bacı desen zatn burnu bir karış havada arkadaş kaf dağında
Nihan: bak..
Ethem: bak tabi ya oğlum ama bunların bir abisi vardı ethem bey arkadaş toprak gibi adam okadar malın mülkün varidatının içinde eskii hurdakeş pıncık olmuş :img-hyste(komediydi ethem burda yıktı geçirdi yani :img-hyste) motora bindide adam bigün sesini çıkartmazmı arkdaş yok çıkartmadı öylece bindi öyle erdemli bir insandı kendisi
Mürsel ağa: vay vay vay
Ethem: :img-hyste ee hadi ozman baybaybay

alagul_54
23-08-10, 18:45
Bölüm29|Fragman

Osman:Güller dayanır mı bilmiyorum . Ama biz dayanıcaz
Özledim ve geldim . :img-in_lo :love05:

alagul_54
23-08-10, 19:10
Bölüm28|Poyraz'ın Osman Kanat Sevinci (:

Osman yatakhaneye girer hışımla dolaplara vurarak ;
Poyraz timi kalk kalk kalk! (Hey yavrum be o sese kurban :img-in_lo bu sesi duyan poyraz sevinçle yataklarından kalkarlar)
5 dakika içerisinde intikal vaziyeti marş marş!!
Mahmut : Müerrem bu şaka mı gerçek mi rüya mı ya ?
Muharrem : Yok emmioğlu vallaha da geldi billahi de geldi :happy0064
Taner : Çok özledik be komutanım (Osman'a sarılır)
Sait :Demek başka birşey isteseymişim olacakmış (o da sarılır) oh be oh be! (arkadan Mahmut Sait'i çekerek)
Mahmut : Ben onlara dedim ama komutanım Osman Kanat gelir dedim (demiş miydi gerçekten :img-hyste) (sarılır o da) Komutanımm .. Osman Kanat Komutanım (Osman Mahmut'un başını okşar .. o sefkat gösterisinden biz de isteriz :img-in_lo :img-hyste)
Osman : Poyraz öpüşmeyi sarılmayı bırakalım . Hazırlanın hadi şu dağların tozunu atalım :good:
Poyraz : (Gür bir ses ile) Emredersiniz komutanım (Onlar da can atıyordu bunun için zaten http://i36.tinypic.com/2j5g976.gif)

alagul_54
26-08-10, 23:16
Bölüm29|Mahmut&Osman

Osman dışarıda tek başına oturuyordur . Mahmut elinde çay tepsisi ile gelir ;
Mahmut : Çay getirdim komutanım
Osman : Mahmut .. biz intikalden gelmedik mi oğlum ?
Mahmut : Hee geldik Allah'ın izniyle
Osman : O zaman çayla sen niye uğraşıyorsun ? Ben size demiyor muyum ?
Mahmut : Biliyorum da komutanım
Osman : Biliyorum da ne o zaman ?
Mahmut : Yavv çok afedersin ben içerden sıvıştım da komutanım
Osman : Sıvıştın mı ?
Mahmut : Hee sıvıştım :img-hyste (Osman'ın yanına oturur) yavv komutanım Durali Başçavuş içeride Poyraz Timi'ni karşısına almış çok pis kalaylıyor .
Osman : (Güler :love05:)
Mahmut : Niye güldün komutan , oh olsun size mi demek istedin (anlayamadım ama böyle birşey dedi galiba)
Osman : Yok be Mahmut ben sizi dünyadaki herşeyden daha fazla seviyorum biliyorsun .
Mahmut : Vayy sen hiç böyle konuşmazdın komutanım .
Osman : Yaşlanıyoruz herhalde
Mahmut : Hee yaşlanıyon komutanım yaşlanıyon . Hatta tohuma kaçtın bile (Kanat güler) . Ama avukat Hanım mevzusunda çok yavaşsın hala tık yok kaplumbağa gibisin kaplumbağa :img-hyste :img-hyste
Osman : Mahmut!
Mahmut : Özür dilerim komutanım .
(Bir süre sessizlik)
Mahmut : Çok az daha hiç konuşmadan oturayım mı komutanım ? Durali Başçavuş içeride ayva servisi yapıyor :img-hyste
Osman : Konuşmucaksan otur .


:love05:

eliffpolattt
27-08-10, 00:39
29.BÖLÜM ..Osman ve Nihan telefon görüşmesi ...

OSMAN: Nihan... nasılsın ?

NİHAN : Hoşgeldin ..

OSMAN : Hoşbulduk ..iyi misin ?

NİHAN : Doğrusu dayak yemiş gibiyim ..

OSMAN : Kim dövdü seni ?

NİHAN : Ya annemin bugün başına bi iş geldi , neyse sonra anlatırım sen nasılsın ? Karakolda mısın ?

O sırada sait koşarak haber vermeye gelir ..Osman el işaretiyle dur der ...

OSMAN : Ben sana yakınım , hemde elimi uzatsam dokunabilecek kadar yakınım :img-in_lo

NİHAN : Osmannn..

OSMAN : Ama şimdi kapatmam lazım ...Daha sonra ararım yine olur mu :img-in_lo iyi geceler ...

zeyno_114
30-08-10, 17:08
Poyraz Gece Dağda..

Osman: Beyler 5 dakka mola bişeyler yiğcez nefes alıcaz ondan sonra devam fazla oyalanmak yok..
Taner: muhammed
Muhammed: buyur çavuşum
Taner: şu kayanın arkasında vaziyet al..ali sen geldigimiz yöne sinan sende butarafta dur hadi vaziyet alın..

hekes konservelerini çıkarır hasan hoca Osman su uzatır..

Osman: saol hasan... Çok özlemişim sizi bee
Mörrem: valla bizde komutanım yaa yani siz çeliktepe böyle neşet babasız kırşehir gibi bişey :img-hyste
Mahmut: ama ben dedim komutanım çeşitli sohbetler sırasında hep dile getirdim Osman Kanat gelecek dedim demedim mi dedim..O dedim televizyon karşısında ayak ayak üstüne uzatım çekirdek çitleyerek ölecek adam değil Osman Kanat nefesini son nefesini dağlarda kanının son damlasını dağlarda verecek adam dedim. (vay be mahmut aklına geleni pat diye öyledi arkadaş yaa:img-hyste)
Osman: vay vay vay vay (buna bitiyorum yaa :img-in_lo) saol be mahmut çok iç açıcı konuştun
Mahmut: ohhh (birde ohh diyor yaa :img-hyste)
Mörrem: yaa mahmut gerçekten sen ne kadar patavatsız bir adamsın yaa sen nekadar patavatsızsın
Mahmut: ne kadar patavatsızım
Mörrem: çok patavatsızsın
Mahmut: alla alla

Sarı Hoca: ee..şeeyy komutanım valideniz nasıl babanız
Osman: iyiler hasan iyiler saol
Sait: ıı.. valla komutanım.. ııı yani izin verirseniz anacım baya meletti bizi valla
Osman: (oyy gülmeye öl :img-in_lo) sait bide sen beni sor işte
Taner: ama bir istisna var tabi biri hariç
Osman: istisnamı?
Taner: kamil... Kamil sizin validenin çeliktepedeki ajanı komutanım
Osman: Kamil...ajanmı?
Taner: evt komutanım çelik tepenin nevar ne yok bütün sırlarını ortaya döktü yok yemekler kötü yok çamaşırlar katır kutur tabi bu anlattıkça teyzede bizi kalayladı bizde böyle boynu bükük garipler gibi (kıyamam yaa çok içerlemiş çavuşum :D )
Kamil: yaa komutanım anneniz bana bişeyler sordu fikrimi almak istei şimdi yalanmı söyleseydim yani

Mahmut: tabi bu karekteri bütün kuruma maal etmemek lazım her kurumun içinde çürük dometesler çıkıyor :img-hyste
Sait: yok yok çürük dometes değil çürük armut o armut :img-hyste (tabi poyrazda tümüyle koptu :img-hyste)

Hasan: şey..komutanım biz nereye gidyoruz
Osman: çeliktepeye büyük bir grup saldırdı farklı kollardan gelip çeliktepede birleştiler şimdi biz o kollardan birini koparmaa gidiyoruz...!!
Sait: işte şöyle bee ohh bee ohhh
Osman: hadi beyler bu kadar mola yeter devam..

zeyno_114
02-09-10, 03:06
Fragman Replikleri.. :bilmim

Osmanla nihan nihanların evin avlusunda..

Osman: bıktım artık senin bu saçmalıklarndan
Nihan: osmaann lütefn..(osman ne be kızım nee söylesene yok sadece osman de sus sen :img-tomat)
Berat: (arabadan iner) hadi gidelim nihan (ohh osmanım süper yaptı attı bir dirsek tabi bunlada kalmadı :good:)
Nihan: (ağlayarak) osman aaaa
Osman: (osmanı kalaft ve ethem tuyordur) ben silinen yazıları hiç sevmem nihan biz bittik anlıyosmusun bitti..

bir adam sanırım adı vahap en azından necla öyle diyor ..

Vahap: gelmiyeceksiniz sandım (haa bi sen eksiktin anacum nedir bu yaa dağalara gelen gelene:img-tomat)
necla: vahap

Karakolda osman ve duralinin yatakhanesinde hakan üstüteğmen: izin falan yada başka bişey
osman: hiç bişey istemiyorum
hakan: bu avukat hanımla olan...
Osman: beni..! yalnız bırak..!

Durali başçavuşum hakan üstteğmene: bu dağlarda kolunu bacagını bırakanda oldu canını bırakanda ama aklını (burda bişey daha diyor ama anlamadım :S ) ruh sağlığını bırakanda oldu

Bakırla beratı bir yerde el ele sıkışırken gören ethem: arkadaş bunlar nasıl bir kumpasın içindeler yaw hee

Çeliktep karakolun bahçesinde osman durai başçavuşa yumruk atar askerlerin içinde iki asker osmanı tutuyordur bunlar daha sonra tanerle sait oluyor :bilmim
hakan: nöbetçiler götürüp haps edin
götürürken osman bağrıyor: laan.. ne bakıyorsun ulan... ne bakıyorsun ulaaaaaan!! :bilmim

Bahar61
03-09-10, 09:32
yavuzer komutanın kendisine verdiği görevi de başarılı bir şekilde sonuçlandıran osman çeliktepeye döner.görevini başarıyla tamamlamış olmanın gururu ne yazık ki hayattaki tek aşkını kaybetmiş olmanın acısıyla gölgelenmekte ve bu ona sırtındaki kurşun yarasından daha fazla acı vermektedir.nihanın neden böyle birden bire çark ettiğini bir türlü anlayamaz.daha bir kaç gün önce evlenme teklifine gülerek onu göreve uğurlayan nihan gitmiş yerine bir başkası gelmiştir sanki.çeliktepeye gelirken kafasındaki tek problem bu değildir üstelik,görevinin gizliliği dolayısıyla kendine biçtiği role uygun davranıp karakoldaki üstlerine yaptıklarının nedenini nasıl açıklayacağını kendini nasıl affettirebilceğini düşünmekten başına ağrılar girmiştir.arabadan inerken silah arkadaşlarının kendini nasıl karşılayacağını düşünüp endişelen osman başta mahmut olmak üzere tüm poyrazın kapıda hazır beklediğini görünce şaşırır birden üstelik onu görünce hep bir ağızdan tempo tutmaya başlamıştır poyraz.birden gruptan ayrılan mahmut ve sait koşarak yanına gelir ve omuzlarına alırlar osmanı.osmana övgüler,gırgır şamata derken durali olaya müdahale etme gereği hissederek devreye girer,"ula bırakın osmanı ,indirin aşağı zaten saatlerdir araç üzerinde yeterince sallandı,değil mi osman?"

osman biraz mahçup biraz da tedirgince bakar duraliye ve "benim size anlatmam gereken şeyler var komutanım,ben o..." daha cümlesini tamamlamadan susturur onu durali.

"ben herşeyi biliyorum osman ,üzme sen tatlı canını,sadece ben değil üstelik buradaki herkes biliyor senin neden öyle davrandığını" diyince osmanın kafası fena karışır.

"iyi de nasıl" diye sorar.

durali "hadi gel içeri geçelim orada konuşuruz herşeyi "

hakan ,durali ve osman karakoldan içeriye girerler.

durali, "yaa sen beni kandırabileceğini mi zannettin osman ,senin yaşın kadar benim askerlik hayatım var ula.hem ben karadenizliyim yer miyim bu numaraları.ama iyiki senle düşman taraflarında değiliz yumruğun çok fenaymış.falan filan...durali osmana ilk önce neden böyle davrandığını anlayamadığını ama sonra okuduğu kitabı inceleyince birşeylerden şüphelenip yavuzer komutanla konuştuğunu ve onun da tüm detaylarıyla olmasada kendine osmanın görevini anlatığını açıklayınca osmanın sırtından büyük bir yük kalkmıştır.ayağa kalkar o sevinçle ve önce duraliyi sonrada hakanı kucaklayarak tekrar tekrar özür diler.birazdan vurulan kapıdan içeriye elinde çay tepsisi ve kocaman gülümsemesiyle mahmut girer.neşe içersinde içilen çaylardan sonra osmanı dinlenmesi için odasına yollarlar.


şimdilik bu kadar.eğer uykuya yenik düşmezsem birazdan daha can alıcı bir konuyla aranızda olmayı umuyorum.size bir tüyo vereyim de meraktan çatlayın,nihanı az biraz " tık "latıcam :img-hyste:img-hyste:img-hyste:love05::img-in_lo:img-yes:

bekleyin anacım

Bahar61
03-09-10, 09:38
part II

yer çeliktepe karakolu,osmanın odası...

osman yine yatağında huzursuzca dönüp durmaya başlayınca daha fazla dayanamaz ve kalkar yataktan.kafasının içinde birbiri ardına sorular uçuşmaktadır.neden...neden...neden...kendini dışarıya atar ve gecenin derin sessizliğini bir bıçak gibi kesen bir haykırışla NUURRSEEELLL pardon pardon şaşırdım parmağım sürçtü:icon_whis "nihan "(lütfen dikkat küçük ve sessiz harflerle ) diye bağırır.tam o sırada gökten bir yıldız kayar ,osman hep duyup gülüp geçtiği bir inanıştan medet umarcasına gözlerini kapatır ve tüm kalbiyle bir dilekte bulunur.:bilmim:icon_lol

orada öylece dururken birden aklına durali başçavuşun söyledikleri takılır.bazı şeylerin aslında dışarıdan göründüğünden daha farklı olabileceğine dair sözler...

artık bir saniye daha bekleyemeyeceğini anlayınca hemen arabaya atlayıp mürsel ağanın kapısında alır soluğu.evde tek bir ışık bile yanmamaktadır.sadece bahçede yanan sokak lambaları aydınlatır ortalığı.nihanın numarasını tuşladığında ise kapalı mesajıyla karşılaşır .acaba yeni yetme delikanlılar gibi cama taş atsam mı diye düşünüp pencerenin altına doğru yaklaşırken inceden bir ağlama sesi duyar ve sesi takip edince çardaktaki masadan geldiğini anlar sesin.iyice yaklaştığında masaya eğilmiş ağlayan kişinin kim olduğunu göremez ama ağlarken sarsılan omuzlarından aşağıya dökülen simsiyah saçların tek bir sahibi olabilir,nihan.yavaşça yaklaşır yaklaşır...yaklaşıırr...ve elini uzatıp hafifçe omuzuna dokununca nihanın korkuyla sıçrar yerinden nihan.başını kaldırıp osmanı görünce birden mutluluk ve şaşkınlıkla aydınlanan yüzü aynı hızla yine mutsuz haline geri dönmüş ve gazyaşları dahada hızla akmaya başlamıştır.

Bahar61
03-09-10, 09:40
PART III

YER;MÜRSEL AĞANIN KONAĞI,bahçe


nihan osmanı karşısında görmenin verdiği şaşkınlıkla ne yapacağını bilemez bir halde öylece osmana bakmaktadır.


"neden geldin osman bir daha beni görmek istemeyeceğini sanıyordum"

"ben de öyle sanıyordum ama olmadı kendimle verdiğim savaşı kaybettim ve işte burdayım.istediğim cevapları almadan da gitmeye niyetim yok." diyen
osman elini uzatıp nihanın gözyaşlarından ıslanan yüzüne yapışan saçını tutar ve kulağının arkasına iterken bir yandan da eliyle gözyaşlarını takip ederek yüzünü kurulamaya çalışır.nihan hipnotize olmuş gibi hiç kıpırdamadan olduğu yerde kalakalmış(kaaall geldi kıza iyi mi:img-hyste) (ama birazdan inme inecek:):icon_lol:img-nyam:) osmana bakmaktadır.kulakları uğuldamakta ayakta durmakta zorluk çekmektedir ki osman yavaşça elini aşağıya indirerek belinden kavrar nihanı veee kendine çekerek biraz önce parmağının dolaştığı yerlere dudaklarıyla dokunmaya başlar,bunlar bir kuş kanadı kadar hafif dokunuşlardır ama nihan artık ayakta duramayacağını anlayıp kollarını osmanın boynuna sarınca işin rengi değişir...

bu hikayede burada biter...

çok mu kötüyüm arkadaşlar ?:bilmim:bilmim:bilmim

zeyno_114
03-09-10, 15:46
Fatma teyzemler gece safurda (sahurda) :img-hyste

Fatma teyze: Osman dağda taşda ne yiyodur ne içeyodur safurda yapamıyordur iftarda yapamıyordur yavrum deymi ibram
İbram amca: hıhıhım
Fatma teyze: ben yaralı kuş gibi ellerimle beslediydim yavrumu şimdi neolcak canım işte hep karavana hep karavana
İbrm amca: yaa fatma yani seni diğneyende duyanda bu çocuk açlıktan sürünü vereyiyo diyecekler oralarda
Fatma teyze: sürünüyor tabi ne olcak
İbram amca: aman aman
Fatma teyze: yaa sen sana nedemeli
İbram amca: (önce bi kem küm :img-hyste) ne olmuş bana yaa neolmuş bana
Fatma teyze: allahımın kırbaşı sen anca tıkın dur burda deymi osman mosman aklına gelmesin senin
İbram amca: aman fatma yaaw
Fatma teyze: İnsan safurda tereyağlu yumur...
İbram amca: sahur yaa sahur sahur sahur
Fatma teyze: ben nedeyom canım safur deyom işte tere yağlı yumurtamı yermiş :img-hyste
İbram amca: ne yiğcedim yaa bürüksel lahanamı yiğyecedim :img-hyste
Fatma teyze: o neymiş bee
İbram amca: yaa ozman ben gideyim dışarda lokantada yiyem sen utanmıycamı?
Fatma teyze: utanmeycem insan biraz nefisne hakim olur
İbram amca: yaa şu nimeti insanın şurasına tıkıyo veriyon fatma yaa gözünü seviyim yaa şu yaz gününde gündüz akşam olu vermiyor bazen tutuyoz tutuyoz oruç iftar gelmiyor birde sen amaaaann (ibram amcam yine iyi patladı ya :img-hyste)

Fatma teyze: zatı...
İbram amca: hım zatı nee
Fatma teyze: zatı hç benim özümü dinlemedi ki eşek kafa oh olsun gari yesin dursun orda karavayı otursun ulunun bedduasını alan ulurmuş buda anaam anaaam diye ulusun dursun gari (aman fatma teyzem ne ettin sen yaa sinirinden tere yağlı yumurtayıda aldı götürdü ibram amca aç kalıdı :img-hyste)

Sabah Çeliktepde poyraz ve osmanın izin günü osmanın uzun aradn sonra ilk kez nihanı görme hazırlıkları :img-hyste

Hakan: seninki ilçeye gidiyor bak bak heyecana bak (kıskısta gülümsemeyi ihmal etmyor :img-hyste bu sırada osmanda mahmutu çağrıyo )
Durali: ayakları k...çına değiyo daa hehe, haa bu sevda dediğin ne menem bişeydir asteğmenim yaahw

mahmutu yanına çağran Uzmanım mahmutun üstüne çeki düze verir yakasını falan düzeltir en sonunda gözlüğüde alır :img-hyste

Osman: bu gözlük fazla olmuş :img-hyste takıp yürür
Hakan: öyle bişey iştee
Mahmut: durup osmana bakıyordur yaa komutanım niye gözlügümü aldın der gibi :img-hyste
Durali: ağızı vardı kulaklarına :img-hyste
Osman: hadi hadi hadi (çok tatlı ama yaa :img-in_lo) komutanlarına selam vermyi ihmal etmez sonra otobüse biner mahmuta gözlügü geri verir) al al :img-hyste (oyuncagı alınmış çocuklar gibi olan gülüm mahmudum gözlügü alına bir sırıtır oyy :img-hyste)

Nihanın yazanesine hızlı hızlı adımlarla osman geliirrr, nihan biriyle konuşuyordur osmanda kapıda nihanı izliyor..

Nihan: bunlar savcılıga tamam mı?
Çocuk: tamam avukat hanım
Nihan: bunların birer nusfasıda ceza evi tefkit dairesi için
Çocuk: tamam avukat hanım
Nihan: beni cepten ararsın tamam mı?
(osman hala hayrn hayran nihanı izlemekte o izleyiş var yaa ahh ahh :img-in_lo)
Çocuk: tamm avukat hanım
Nihan: burda olmya bilirim (çocuga kağıtları veriken osmanı görür) Osmann.! hiiiih Canımmm (boynunaatlar çocugun) Osman. seni çok özledim
Osman: (nihanla böyle kocaman sarılırlar oldukları yerde sallanırlar osmn çocugu görünce) kaybol..! :img-hyste

Nihan: canım benim
Osman: bende çok özledim seni
Nihan: (nihan ayrılır) bidaha gitme tamam mı?
Osmn: (bu seferde osman sarılır ) yaa tayinim çıkarsa
Nihan: gitmee
Osman: emir gelirse
Nihan: gitme
Osman: Operasyon
Nihan: hıı gitme
Osman: kuzey Irak
Nihan: gitme
Osman: beşiktaş kaybederse :img-hyste
Nihan: ımmm deli
Osman: ne güzel gözlerin varmış senin unutmuşum
Nihan: defol osman yaa

Osman: hadi gel gidelim
Nihan: nereye
Osman: (önce nihana böyl bkar sonra kitapların oldugu yere gider) şuraya bak nihan bak bak.. İcra ve iflas hukuku ceza, muhakemelri kanunu, ne bu terörle mücadele kanunu, bune mesela bune tuğla gibi yaa hadi gidelim çok sıkıcı burası ( gülerler..tabi bunları söylerkn kesinlikle izlemeniz lazım mimikler süper ötesi yaa öl bit yani o derece:img-in_lo )
Nihan: aaa
Osman: ne oldu
Nihan: annem
Osman: neoldu annene hastamı (evt uzmanım kafadan hasta hemde sen bu tekintşlardan biran önce kurtul uzmanım yaa :icon_sorr)
Nihan: hayır yaa... yaa utanç verici ama tutuklu şuanda
Osman: niye
Nihan: bi kadını vurdu
Osman: kadınımı vudu ? annen?
Nihan: yaa hiç sorma oraya gitmem lazım. neyse ben snei çıkar çıkmaz ararım tamam mı?
Osman: git tabi git git bende tugaya gidicem zatn.. (osman gelip nihanın arkasından sarılır) nihan... çok özledim seni... napıcaksan çabuk yap ve sonra heme ara beni tamam mı?

..DiziKolik..
04-09-10, 16:15
Osman'dan Nihan'a evlenme teklifi :love05:

Osman koşa koşa Nihan'ın bürosuna gelir..İçeri girer..
Nihan:Osman..
Osman kapıyı kapatır..Etrafa bakınır..( :img-in_lo )
Nihan:Hayırdır sen böyle komufulaj silah filan..Nereye gidiyorsun??
Osman Nihan'a sarılır...
Nihan:Osman..
Osman:Ben çocuk yardımı almak istiyorum...
Nihan:Ne??
Osman:Lojman sırası beklemek istiyorum..Kredi alıp geri öderken melemek istiyorum...Ben seninle evlenmek istiyorum Nihan..Ben seninle hemen evlenmek istiyorum.. (Oyy allahım böyle evlenme teklifimi olur yaaa :love05: )
Nihan:Şu silahı bıraksaydın önce Osman?..( :img-tomat Lafa bak yaa)
Osman:Geç kaldım..
Nihan:Nereye?..
Osman:Ben gizli geldim buraya görevliyim aslında..
Nihan:Görev?..
Osman: Doktor ekibini alıp köye götürücez..Çocuklara aşı yapıcaz..Başkalarının çocuklarına tabii..Sende TIK olmadığı için (:img-hyste )
Nihan:A..amaaa..
Osman:Neyse benim gitmem lazım..
Osman kapıya doğru yönelir..Sonra geri döner...Nihan'ı alnından öper..(:love05: )
Osman hızlıca gider..Nihan arkasından...
Nihan: Deli ( :img-tomat Duygusuz nolcakk :img-tomat )

Yavlakoz
13-09-10, 12:05
31.Bölüm Ethem ile Yeter…
Part I

Motocrosa çıkmış hayatım… Paçalar pantolonun içinde yol alıyor ve hastanenin kapısına park ediyor. Paçalar düzeltiliyor. Sonra da motorla kısa bir konuşma….Eh aralarında artık mütevazı bir ilişki var ya…

Ethem: Geldiğimde tek seferde çalışmazsan seni hurdacıya satacam artık…Ömrümi yedin ömrümi…

Kapıdaki görevliye dönerek “iyi bayramlar” diler ve elinden çikolatasıyla kız ebesine doğru yol alır… Ebe ise hızlı adımlarla koştur koştur gidiyordur… Arkasındaki birine seslenirken, karşısına aniden hayyaatının aşkı çıkar…

Yeter: Sız hepsini alın geliyorum…
Ethem: Günaydın, iyi bayramlar…
Yeter: Etheem! Hiç vakıt yok, çekıl…
Ethem: İki dakka duraydın yaa…
Yeter: Hüsniye doğuruyoor!
Ethem: Hüsniye kim ya! (Hee Hüsniye kim?)
Yeter: Bizim köyden birı… (Anaa, bu kız Ethem köylüymüş, tühhh..) Ayrıca bu benim mesleğim unuttun mu?
Ethem: İhaa, iyi doğurtalım Hüsniye’yi… (Ethem de baytar olacak ya Anguslarla muhabbetinden dolayı, yardım eder sana be Yeter…:img-hyste)
Yeter: Ayy Ethem!
Hastanenin kapısının önüne çıkarlar…
Ethem: Ben istersen seni gideceğin yere kadar şey yaparıım…(Derkene, Yeter Ethem’in mütevazı motorunu kapıda farkeder…)
Yeter: Kimin bu araç? Buraya araç park edilmeyecek demedım mı? (Bu kız aynı zamanda hastanenin müdürü de galiba:icon_whis ) Kaldırın bunu kaldırın, hadi hadi…(Sonra birden kendini beklemekte olan Ethem’i hatırlar) Ethem sen ne diyecen...
Ethem: (Tabi Ethem de Yeter’in bu haşin tarafından dolayı tırsar ve..) Ben…Çikolata…:img-hyste
Yeter: Ethem sırası mı?
Motoru kaldırmaya görevli gelir ve orada adama Ethem gizliden bir şeyler dedi ama net anlayamadım…
Ethem: Bana bak bir şey olmuyi ha! Bakma öyle arkaya koy..

Sonra Yeter yürür, Ethem’de peşinden…
Ethem: Ben bayramlaşırız diye düşünmüştüm, o yüzden…
Yeter: Ethem ne bayramlaşması, ne diyısen… Kadına doğurma Ethem benle bayramlaşacak mı diyım…(Alt tarafı bir bayramlaşma ya…Ne kadar uzun olabilir ki, bu kızın bayramlaşmadan ne anladığını merak ettim:img-hyste)
Ethem: Senin bu dobralığın var ya, insanı öldürür ha! (Sevdi hayyatım sert kızımızı…:img-in_lo)
Yeter: Ethem ne dobrası, sen ne dıyısen? (Ya bu kızda anlama sorunu var ne, her şeye de ne dıyısen ne dıyısen… Dinle de anla be! İltifat etmeye çalışıyor hayyaatım…:img-hyste)
Ethem: Hayır yani bu özelliğin bence çok çekici…
Yeter: Öyle mi
Ethem: Hee, çikolata da böyle elimde kaldı ya..
Yeter: Çikolataa….Ah Ethem ahhh! (Kızımız sert bir şekilde ayağını da yere vurur…Garibim Ethem’in de çikolatası elinde kaldı…)

Yavlakoz
13-09-10, 12:12
Ethem ile Yeter

Part II

Hüsniye doğuruyor, Ethem kapıda… Doğacak çocuğun babasıyla muhabbeti kurmaya çalışıyor, çocuğun adını ne koyacağını soruyor…
Ethem: Erkek olursa…
Baba: Nasip
Ethem: Kız olursa…
Baba: Nasip…
Ethem: Amaan, sağlıklı olsun da gerisi önemli değil zaten ya diy mi…
Baba: Nasip…:img-hyste
Ethem: Sen de arkadaş ne kadar rahat bir adamsın ya, nasip te nasip te nasip…Ehhh..Beş tane olunca demakki böyle oluyor…:img-hyste
Adamın muhabbetinin sıcaklığı karşısında sıkılan Ethem bahçedeki çocuklara yöneliyor…
Ethem: Çocuklar durdunuz, gel bakalım, hoppa… (Pek şeker burada çocuklarla iletişiminde…)
Derken Yeter Hanım Hüsniye’yi doğurtmuş, geldiği gibi son sürat çıkıyor dışarıya…Ethem de kucağındaki çocuğu anında yere bırakıyor.
Ethem: İki dakika dur bakalım…Yeter ne oldu? Kız mı erkek mi, haa..Konuşsana ya, sağlıklı mı her şey yolunda mı? (Amma da heyecan yaptı be hayyatım…)
Yeter: Ne oluyor Ethem!
Ethem:Bir şey söylemediğine göre her şey yolunda o zaman..
Yeter: He kusura bakma Ethem, kollarımı açıp dışarı çıkınca “Yaşasın amca oldun” diye bağıramadım ama!:icon_whis
Ethem: Çikolata… Ağzımız tatlansın…(Tatlı yiyelim tatlı konuşalım diyor ama kız da öyle bir acı ki zor tatlılaşır…)
Yeter: Bir işin olsa, şu karanlık tarafın olmasa da her şey belli olsa ondan sonra bana çikolata desen… (Hım, diyor ki kızımız önce işin gücün olsun, sonra karanlığını aydınlat, ondan sonra benden tatlısı yok…)
Ethem: İyi bir şey söyledi galiba yav…Vallahi ince bir mesaj var ki bunda var…:img-hyste

alagul_54
23-09-10, 04:44
Başlığımız replik fakiri olmuş :img-hyste en son 10 gün önce yazılmış buraya ..

Bölüm33|İlk sahne

Vasıfsız1 : Ne kadar kaldı lan (höstt http://i51.tinypic.com/sn2lhd.gif)
Osman : (eller cepte :img-blush) Böyle yürümeye devam edersek iki saat ha yok biz kçımızı kaldırırız (:img-hyste) dersen yarım saat falan
Vasıfsız1 : Doğru dürüst konuş lan elimden bir kaza çıkıcak (o kaza Osman'ın elinden çıktı ama onunki kaza falan değildi :))
Osman : Hadi hadi sen de konuşma da yürümeye devam et
Vasıfsız1 : Ulan sen istediğini alacan ama
Osman : Bak! Sen bana mesafeyi sordun ben de söyledim bu kadar kızma.
Eğer yürüyemiyeceksen dağa çıkmayacaksın!
Vasıfsız1 : Sen bunu merek etmiyesen bizim için yürüyenler vardır
Osman : Ckk (oyy ckk deyişini yesinler :img-in_lo) Ben onları sürünüyor zannediyordum (:img-hyste)
Vasıfsız1 : (elindeki çanta ile Osman'a vurmaya yeltenir) şimdi ben senin
Vasıfsız2 : Mesut!Çantayı taşıyamıyacaksan başkasına devret sonra da defol git bunlarla uğraşacak zamanımız yok
Vasıfsız1 : Tamam abi tamam .. (Osman'ın bakışlar :img-blush) hadi yürü sen de yürü
Osman : Şiddetli geçimsizlik ha fenaa ..
Vasıfsız1 : İki saniye çeneni kapasan
Osman : Hırçınlaşma yoksa akşam koca dayağı yersin (:img-hyste :img-hyste)
Vasıfsız1 : Sınırı geçtikten sonra sen de öbür tarafa geçeceksin
Osman : Ben orayı daha önce de gördüm (söylerkenki yüz ifadesi :icon_sorr)


bu sahnedeki kapaklar güzeldi .. kapak üstüne kapak :img-hyste :good:

alagul_54
23-09-10, 05:13
33'KamilMahmutMuharrem

Muharrem şiirlerinden bir tanesini okuyordur
Vatanına fedaidir verir ona başkomando
Kısa gece rüya görse karagözle kaş komando
Ana da hasret acısı şafak sayar bacısı
Hem Hududun atmacası hem gözünde yaş komando
Muharrem söyler dikine kibrit dökcez köküne
Ürer çekine çekine şu itlere taş komando

Mahmut'a döner ;
Nasıl olmuş emmioğlu ?
Mahmut : Olabilir okunabilir
Muharrem : Okunabilir .. söyleyebileceğin şey şu mu yav ? Ya ne kadar cüheylasın yav
Mahmut : Yav hep aynı kafiye komando komando
bunları nerden uydurdun hepsi traş komando
Durali Başçavuş görürse senin işin yaş komando
gibi tık tık yazılabilir basit :img-hyste
Muharrem : Yani şiir gibi şöyle ulvi bir meseleyi bu şekilde ufaltmayı başardın ya sana helal olsun yani
Mahmut : Möherremcim eğer eleştiriye kapalıysan bana sormucaksın ben düşündüğümü direkt olarak söylerim
git Sait'e sor hepsini beğensin :img-hyste
Muharrem (Kamil'e dönerek) Sen ne yiyon lan kırk saattir kambulu kumbulu kambulu kumbulu (bu nedir ya :img-hyste)
Kamil : Ya ne kırk saati şu kadarcık poğça yedim onbaşım ya
Muharrem : Şu kadarcık poğça yemiş sırf kçın üç köyü doyurur be :img-hyste
Mahmut : Üstelik de haram yiyo pis adam
Kamil : Onu nerden çıkardın ya
Mahmut : Şşş konuşma ben herşeyi biliyom herşeyin farkındayım
Muharrem : Vay alçak vay n'olmuş Mahmutçuğum
Mahmut : Ya Möherremciğim bu ton balığı çok özel askeri sırları satarak işkembesini dolduruyor
Muharrem : Doğru mu gızzz? :img-hyste :img-hyste
Kamil : Ya benden bekler misin öyle birşey onbaşım
Mahmut : Sus! cık cık cık .. yav bu irezil adam Osman Kanat aleyhine hafiyelik yapmak suretiylen onun o zavallı , gözü yaşlı anasının sırtından böyle kene gibi kan emmek suretiylen semiyor (semiyormuş evet :img-hyste) çok ayıp ediyor
Muharrem : Vay alçak vayyy seni çift dingilli vay damperli seni lan (böyle dedi herhalde söylediklerini anlayamadım)
Kamil Muharrem'e poğça uzatır kabl etmez
Muharrem : Eee sen nasıl çözdün bu işi Mahmutçum
Mahmut : Vallahi onbaşı olucak adamım ya :img-hyste çok dikkatli davrandım
ne yazıyor kutunun üzerinde gönderici bak Atabey gönderici
Muharrem : İbrahim Kanat
Mahmut : İbrahim Kanat .. Kanat ?
Muharrem : Osman Kanat
Mahmut : İbrahim ?
Muharrem : Babası
Mahmut : Atabey'den
Muharrem : Atabey .. lan oğlum Kamil lan oğlum böyle şey yapılır mı lan ?
Adamı kurşuna dizerler oğlum kurşuna kurşuna
Mahmut : Hem de domdom kurşununa domdom :img-hyste
Kamil : Ya konuşmayın öyle soğuk soğuk ya he unutalım bunu
(Mahmut dik dik bakar :img-hyste)
Sait gelir sahne finito :)

alagul_54
23-09-10, 06:28
33'Osman'ın kurşunlarının bittikten sonraki sahne

Terörist gelir ;
Çık oradan hemen
Osman : Gel de sen al ulann!
Terörist kafa sallayarak Osmanlara doğru ilerler ;
Çık dedim (sırtından vurulur ve küt:dance:)
Poyraz Küpeli ve saz arkadaşları ile çatışamay girer
Osman : Duydun mu lan sesi he ? Duydun mu lan sesi ? Duydun mu lan şrfsiz ?
Vasıfsız : Ne sesi ne diyorsun yav ?
Osman : g3 sesi lan bu g3!
bunu gönder eurovision'a birinci olursun anladın mı lan it (kafaya şaplak :img-hyste) :happy0064

Çatışmadan Küpeli ve adamları çekilir
...
Durali : Mahmut Muharrem
Muharrem : Emret komutanım
Durali : Gidin bakın ula kayanın arkasındaki neyin nesiymiş ?
Muharrem : Emredersin komutanım
Durali : Dİkkatli olun

Muharrem : Mahmut namlu bize dönükse bas mermiye emmoğlu acıma
Mahmut : Ne sandın onbaşı
Muharrem : Aferin
Mahmut : Ne
Muharrem : Aferin
Mahmut : Ya sen kimsin bana aferin diyon :img-hyste
Muharrem : Yav bırak karakter kesmenin gerçekten sırası değil Mahmut ya gerçekten
Mahmut : Şşşş
Muharrem : Hadi bak üç diyince
1 , 2 ..
Mahmut : Üç ulan üç :img-hyste
Kayanın arkasına geçerler
(Osman başına bağladığı şey ile yüzünü örtmüştür forumdakilerin de tabiri ile yeni gelin gibi :img-hyste)
Mahmut : Kımıldama kımıldama kımıldama kımıldamayın!
(Osman yüzünü açar bizimkiler şaşkın)
Osman : Trenle mi geldiniz beyler ? Niye bu kadar geciktiniz ?
Muharrem : Ana!
Mahmut : Vaaaaaayy vay vay vay vay vay ...
(O sırada Osman'ın gülüşleri :love05:)
Taner : (Koşarak gelir) Komutanım Mahmut vuruldu :img-hyste
Durali : Alın ula uşakları ordan hemen!
Ula yakarım bu dağları vallaha da yakarım billaha da yakarım
(Mahmut diye bağırır)
Durali yanlarına gider Taner Osman'a sarılmıştır :img-in_lo
Taner : Osman Kanat Komutanım
Durali : Ne ? Osman sen misin ula ?
Osman (Yüzünü döner) Sonunda .. benim komutanım
Durali : Ula bende kalp tansiyon olsaydı çoktan hapı yutmuştum . Yedınız ula ömrümü benim yediniz ula
(Sarılırlar :happy0064)
Durali : Dağılın ula komando böyle kümelenmez . Ne sevindiniz öyle Trabzon Fener'e gol attı gibi (olmuyor ama hacı karıştırma onları :img-hyste) açılın

(Durali Osman'ın yanağına şakacıktan hafif bir dokunuş ile vurur :))
Nasıl ula he ? Kafa yerinde mi yoksa hala şarteller atık mı ?
Osman : Siz benim kafayı boşverin de komutanım (çantayı alır) bunu sıkı emniyet altına almamız lazım (Vahap'ın göğsüne doğru vurur) müşterisi çok
Durali : İstikamet Çeliktepe ula . Marş!

Poyraz mutlu biz de mutlu :happy0064

gülnigar
23-09-10, 09:49
hemde nasil mutlu............dünkü bölüm süper ötesiydi.....ellerine saglik Osman Sinav...

b.u.r.c.u.
23-09-10, 13:58
Osman Kanat ve Mahmut barışması:happy0064
Osman, Mahmut'un başını okşar..

O.K : Mahmut yarın maç yapalım..
Mahmut: Maç ?
O.K : hıı.. yarın maç yapalım sende bana bir iki faul yap ödeşelim.
Mahmut: çok kötü foul yaparım.
O.K : yap.
Mahmut: kemik sesi gelir ama.
O.K : gelsin gelsin.
Mahmut: adamın ayağını kırarım.:img-hyste

Osman, Mahmut'un enseye bir tane indirir ve..

O.K : abartma lan..
Mahmut: bak yine vurdu ya..

Osman ve poyraz gülümser..

O.K : Asker !
Mahmut: Emret komutanım.
O.K : barış ulan artık..

Mahmut'un yüzünde acayip komedi bir sırıtış olur..:img-hyste ve Osman da dahil olmak üzere Poyraz kahkahayı basar..:img-hyste

O.K : gel buraya..(der ve sarılır)

Mahmut yüzünü göstererek : şişti böyle..
O.K: ee ben vurdum da ondan.. (aman sevsinler..)

son gülüşler ve Osman-Mahmut bir kez daha sarılır..:happy0064

Yavlakoz
30-09-10, 10:52
34.Bölümden Osman-Ethem Sahnesi…

Meşhur motosikletiyle eve gelen Ethem, Halis’le ortak kullandığı arabayla yol alan Osman’la karşılaşır…
Ethem: Vay vay vay vay…Bu ne şeref ya…Yine kimleri indirdiniz de gidiyorsunuz Osman Bey…:img-wink::img-hyste
Osman: Valla hiç kimseyi…Efendi gibi geldim ağadan özür diledim, şimdide inşallah efendi efendi gidicem… (Efendiliğini yesinler senin…:img-in_lo)
Ethem: Hıımm Bizim monşer burada değil o zaman…:img-hyste
Osman: Kim? (Ay yazık, tüm bu sıfatları Osman’ın bilmemesi çok üzücü…)
Ethem: Neyse boşver, iyi iyi o zaman hadi uğurlar olsun…
Osman: Eyvallah…
(Tam giderken Ethem seslenir…)
Ethem: Bir şey soracam ya…Hiç korkmuyor musun yav…:bilmim
Osman: Neden?
Ethem: Ben burada doğdum burada büyüdüm de, ben bile geçerken buradan falan bir sağa sola bakıyorum yani…Bir dağdakiler falan seni bulsa, ha… :icon_whis (Ne diyon sen Ethem, sen hiç komando andını dinlemedin galiba…Sen askerliği ne olarak yaptın hayyaatım… “Korku nedir bilmez” Osman…:img-hyste)
Osman: Valla hiç aklıma gelmiyor be Ethem !:img-in_lo
Ethem: Haah, ulan kurbağa var ya, yemin ediyorum çizgi film adamı gibisin ha! Bu Mandrake var ya, Fantom Fantom…Dağda 10 kaplan gücündesin anladık da 11 kişi çıkmasın karşına diyorum ben de ha… (Alemsin hayyaatım…:img-hyste)
Osman: Bir gün uğrada Karavana yiyelim… (Osman’dan Ethem’ yemek daveti…)
Ethem: Ihhmm… (Karanavayı beğenmedi hayyaatım, eniştesinden daha afilli bir davet bekliyor…)
Osman: Hadi Eyvallah… (Yalnız bu sahnelerde Osman'ın gülüşü muteşem...:img-in_lo)
Ethem: Uğurlar olsun… (Osman gider ve Ethem kendiyle ilgili yorumu yapıştırıp bize selamı çakar..)
Ethem: Ulan varya, bende çok acayip bir karakter oldum ha….:img-hyste
(Kesinlikle hayyaatım...:img-hyste)

b.u.r.c.u.
30-09-10, 14:38
34. Bölüm Mahmut ve Muharrem şaka sahnesi..

Mahmut: Müerrem
Muharrem: buyur emmoğlu..
Mahmut: farkında mısın biz son zamanlarda senle ne kadar iyi anlaşıoz.. Allah bozmasın yani.
Muharrem: valla maaşallah de emmoğlu..

(Muharrem Mahmut'un kulağından bir makas alır ve kafaya tıklar..:img-hyste)

Mahmut: yaw ne gevşek adamsın yaw.. (kafasının göstererek) bu ne şimdi..
Muharrem: yaw ıı gevşeklik olsun diye değil hani neşe katar diye yaptım ben onu..
Mahmut: katmadı..
Muharrem: Katabilirdi ama..
Mahmut: katmadı..
Muharrem: kattığı olmuştur ( o nasıl bir şey ya..:img-hyste)
Mahmut: olmadı..
Muharrem: gel biz çay içelim..biz iyiyiz biz..çok iyiyiz son zamanlarda..
Mahmut: iyiyiz değil mi:img-hyste
Muharrem: iyiyiz lan
Mahmut: he iyiyiz..

b.u.r.c.u.
30-09-10, 15:17
34. Bölüm Fatma Teyze ve İbrahim Amca sahnesi.. (ilk sahne)

(sahnemiz namaz kılan Fatma teyze'yle başlar ve ardında bir kapı tıklatma sesi duyulur..Fatma teyzenin namz henüz bitmemiştir ve kapı ısrarla çalışıyordur.. Fatma teyze selamını verir ve kapıyı açmaya gider..)

İbrahim Amca: kapıyı yıkacam kapıyı.. nerdesin Fatma Allahını seversen ya..aşağıda kapıda inşaat kirişi gibi dikildim sabahtan beri ya..
Fatma Teyze: İbraam namaz kılıyom heralde deymi.. Fatma senin gibi haldır haldır gezmeyom..
İ.A. : al sen benim günahımı al..al sen benim günahımı al..

(Fatma Teyze İbraam Amcayı koklamaya başlar..:img-hyste)
F.T. : sen ne kokuyon İbraam..
İ.A. : (kafasını kıvırarak) yaw ben mevlüde gittim mevlüde.. gül suyu gül suyu..
F. T. : görende seni deveylen hacca gittin zanneder. gül suyunan yıkanıvermiş..(Teyzemede ne yapsan yaranılmıoyr ya..:img-hyste) İbraam..
İ.A. : hıı?
F.T. :Allah rahmet eylesin Eşref babamın bana bellettiği duaları okuyuverdim bugün..
İ.A. :haa.. nur içinde yatsın.. bak rahmet istedi demi?
F.T. :RAhmetli Eşref babam derdi ki "geceye erince Allah'a sığın kızım derdi.. ben ağaran sabahın rabbine sığınırım de..yarattığı şeylerin şerrinden (Bakır görünür bu sözlerin ardından)karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden ve düğümleri üfleyen büyücülerin şerrinden derdi babam..(bu sözler söylenirken de Mihri ekranlardadır)ve haset ettiği zaman hasetçini şerrinden( Berat görünür o sahnede). İbraam..
İ.A. : hıı?
F.T. :Allah affetsin namazda bile Osman aklıma geli geliverio geli geliverio..düşüneom düşüneom taaa oralarda edeyo da edeyo diom kendi kendime..
İ.A. : rahmetli Eşref babam birşey daha deyordu Fatma.. onu bildin mi?diyoki fenalık ve kötülük ne kadar kocaman olursa olsun devrilmiş, çürümüş, kökleri olmayan bir ağaç derdi.. emme iyilik güzellik oldu mu ne kadar küçük de olsa zayıf bir fidan gibi olsa kökleri sağlam, dalları göğe adet(bu kelime böyle olmayabilir :/ ) hatırladın mı?Osman'ın yeri belli, yurdu belli,Osman'ın tuttuğu saf belli,Osman'ın emdiği süt belli, yediği ekmek belli, Osman'ın adı belli sanı belli..sen gam etme.. heç üzme kendini..biz bu oğlanı büyütük demi? hıı? bildiğimiz tek doğru yolda yürü oğlum dedik.. başka ne deyiverecektik? hı? Elimizden başka ne geliverirdi Fatma?Osman şimdi bu yolda yürüyüp gidiyo..

(bu arada arka fonda çalan müzik muhteşem..)

F.T. :doğru deyon İbraam da ben gene de bir İrfan'ı arayam diom.. (ah teyzem ah:img-hyste)
İ.A. : yaw İrfan değil ben kadın İrfan değil..Kamil Kamil..
F.T. : ee nolcek ha İrfan ha Arif.. (hadi İrfan'ı anladık da teyzem bu Arfi'i nereden çıkardı acaba:img-hyste)
İ.A. : (şaşırmış bir şekilde kendi dediğinden bile emin olamayarak:img-hyste) Arif mi dedim ben? aman ya..

b.u.r.c.u.
30-09-10, 15:35
34. Bölüm Osman- Nihan araba sahnesi

(arka fonda harika müziklerden biri.. en sevdiğim benim..:good:)

Nihan: bu yol hiç bitmese Osman..sonsuza dek böyle gitsek..yan yana..birlikte..
(anladık be kızım seninle desen yeterdi..niye uzattın ki bu kdar.. çemkirecem ya.. bahaneye bakın:img-hyste)

Osman: (Nihan'ı kanatları altına alır) Bitmicek Nihan hiç bitmicek..

(Nihan, Osman'ın kanatlarını okşar.. Osman, Nİhan'ı alnından öper..:img-in_lo)

bu sahne bana daha uzun gelmişti ya.. bu kadar mıymış.. gerçi replikler az ama görüntü doluyduu bee..:img-in_lo

zeyno_114
01-10-10, 17:58
Kamile telefon gelir sallana sallana telfona bakmya gidiyor :img-hyste

Muharrem: tipe bak emmioğlu tipe bak
Mahmut: bakamıyor ki insan, insanın mides bulanıyor
Kamil: vay dedeler naber yaa nereye nöbetemi (yok kamilciğim halı saha maçına :img-hyste nöbete tabi nereye olacak :img-hyste) hiiii (iç çekerek) dışarıda havalarda soğdu diyorlar akşamları artık kolay gelsin
Mahmut: (kamilin taklidini yaparak) nedir yaa sen ne pis bir adamsın yaa
Muharrem: sen neree gidiyon böyle şıbıdık şıbıdık :img-hyste

Kamil: telefonum gelmişte on başım bir görüşme yapıcam
Mahmut: yaw oskoca muhabere odasını muhasebe odasına çevirdin sen ne pis bir adamsın yaa telefon kadar taş düşsün başına yaa
Muharrem: vallahi billahi yaa şöyl bir mukaddes bir çatınn altında 3tane kurabiye için böyle düştgün hesaplara bak yaa çok iğrenç aşağlık bir insansın kamil (vayy muharrem uçtu bir telefona dediklerine bak allaaa :img-hyste)
Kamil: ee hadi abi nöbet sizi bekliyo (burda bişey diyor ama anlamıyorum valla :img-tomat) onbaşım.

Mahmut: yaw boş ver möerrem gel biz mukaddes görevimzi yapalım hadi
Muharrem: bişey dedi o böyle arıb arıb bişey dedi kötü bişey dedi o
Mahmut: yaa sen ne bakıyorsun ona onun ar..vıcı demesiyle sen kendini bilmiyonmu sen koskoca onbaşısın
Kamil: onun varya çok kızıyom ben bu herife bigün kafasıyla k..nı vericem eline
Mahmut: tamam hadi hadi

Kamil muhabere odasında fatma teyzemle konuşuyor

Kamil: şim arabayı aldı gitti diyorum siz bundan ne anlarsınız
Fatma teyzem: cık desene yine oğlan kızlan oldu hee
Kamil: valla teyzecim benim yaptıgım olaylrı size tüm çıkpaklığıyla aksetmek hani bundan gereken analizleri ve çıkarımları yapmak size kalıyor tabi (bu arada muhabere sedat bir oyana bir buyana gitmekte :img-hyste)
Fatma teyzem: tühh tühh
Kamil: ee birazda bu kolilerin içerikleriyle ilgili konuşalım mı teyzecim hani öyle anlaşmıştık ya (yahu ne kada boğazına düşkün bir adamsın kamiilciğiim :img-hyste)
Fatma teyzem: haah söyle bakıyım irfan oğlum söyle

Kamil: yaa rahat ol sedatcım rahat ol kasma kendini benim yanımda cık (seni birazdan duralim baya rahatlatacak:img-hyste) şimdi teyzecim peynirleri vakumlu ambalajlarda göndere bilirsek süper olur teyzecim, bide bu cevileri hani iç ceviz gibi düşünelim böyle hem gramajdan kazanıyoruz hemde (araya sedat girer)
Sedat: kamil
Kamil: efendim canım (vee finall durali başçavuşum kabıdan görünür ayndın oğlum kamil yandın:img-hyste:img-hyste)
Durali: ulaa ben seni şimdi öyle bi vakumlayacam ki böyle allaha yalvaracaksın hey yarabbim keşke bir ceviz olsaydımda haa böyle bu kabuğun içine durali başçavuşta beni görmeseydi diyecenksin vakumsu tonbaluğu (:img-hyste)
Kamil: memleketlee
Durali: konuşma laan memleketle konuşuyormuş bittun ula sen bittun bittun anladunmu bittun (hakketten fena bitti bu tonbaluğu:img-hyste) (muhabere sedata dönüp) senlede sonra hesaplaşacagız kaçıl ulaa
Kamil: niye söylemiyosun yaa

zeyno_114
01-10-10, 19:19
Akşam karakolda poyraz koğuşun önünde osman mahmut mevzide sohbet ederken (yalnız burdaki sohbetlere öl bit :img-hyste:img-in_lo hele sonlardak sahne yarıl:img-hyste)

Taner: lan oğlum çıldıracam haa bunlar akşam yemeginden beri ne konuşuyorlar abi
Sarı hocam: valla bence mahmut yaa akşamki beşiktaş maçını anlatıyor yada düpedüz Osman Kanata aşkını itiraf ediyor :img-hyste (gülüşmeler süper ama yaa sarı hocmla tanerin :img-in_lo) yoksa bu kadar uzun konuşmazlardı

Muharrem: bak bak Osman Kanata bak sanki böyle ne biliyim böyle hacettepe fakultsinden profösörle muhabbt ediyor herif yaaw yaa bu sucuk beyinliyle ne konuşacan onca saat yaa cık alla alla
Kamil: fakultesi değil üniversitesi :img-tomat
Muharrem: hee canım
Kamil: Haacettepe fakultesi dedin yaa öyle bir kurum yok haacettepe üniversitesi orası
Muharrem: ulaan yürüyen tonbalığı senin konuşacak cıcığın kaldımı lan burda tam teçsisat 20 tur sürüne sürüne bir oran takılır bir buran takılır bunu görecektiniz yav
Kamil: 20 değil 30 tur süründüm
Sait: hee demek o yüzden sen baya süzüldün tonbalığı
Sarı hocam: yok arkadaş bunların muhabeti keseceği yok rica etsem terliklerimi ala bilirmiyim saitçigim (bu saitçiğimden sonra annem ipta gülmekten :img-hyste) teşekkürler haydi iyigeceler arkadaşlar (koğuşa girerken arkadaşın birine şaplagı indirir biz yine iptal:img-hyste)
Taner: bak olum ya şunlara bak ya alla alla

Mahmut: vaa hoo sakın haa sakın deyim sana sakın böyle bişey yapma tamam mı sakın
Osman: niye laan
Mahmut: yaw aynısı benim başıma geldi
Osman: nasıl yani
Mahmut: yaw bende gideyim dedim kayın petere böyle derdimi böyle medeni bir şekilde derdimi izah edeyim
Osman: haah tamam işte ne güzel ee
Mahmut: yengen dedi ki yani benim şuandaki hanımım ozman o kız o oluyor
Osman: (gülümser :img-in_lo) anladık lan devam et

Mahmut: o dedi ki sakın gitme böyle babam barut gibi burnundan soluyor
Osman: (ayy canım aynı durumlar nede olsa gülümserken yüzün aldıgı bir şekil vardı oy oy kıyımam ) ayyy
Mahmut: ben ozman anlamadım tabi nedemek istediğini yav neticede insanlar konuşa konuşa hayvanlar tokuşa tokuşa demi komutanım
Osman: tabi bir yerde öyle
Mahmut: hee ozmanda benim kayınpeter bu sal arabaları var yaa
Osman: nee

Mahmut: sal arabalrı yaa sa arabaları yokmu
Osman: hee hee
Mahmut: onalardan tamir ediyo böyle gittm onun dükkana bak allah seni inandırsın böyle elinde (eliyle boyutunu gösteriyor) muballa olsmasın böyle bu kadar keser taam mı ben gittim medeni bir şekilde öyleyken böyle böyleyken şöyle adam böyle durdu böyle bana bir baktı sen keseri kaptıgı gibi beni kovalamaya (osman burda koptu :img-hyste) başlamsınmı
Osman: eyvaahh eyvahh
Mahmut: allah seni inandırsın yaa dün gibi hatılıyorum he yani
Osman: kaçsaydın

Mahmut: kaçmam mı yaa kaçarken topuklarım kçıma vururyordu hey gidi yaa.. ben şimdi bunu sana niye anlattım
Osman: bana bağlıycan yaa
Mahmut: hee nerden bağ.. hee.. demem o ki demem o ki sen kendin gitme tut snein validen pederin elinden gitsinler kızı istesinler
Osman: ooo.. o zor iş o zor güzel dedine zor iş annem hiç istemiyor
Mahmut: aaaa hoo hee komutan sende yaaw tamam senin annen hafif delidolu bir kadındır ama en nihayetine yinede yaşlı tonton bir ihtiyardır ( mahmut aldı gazı gidiyor osmanı duymuyor bile :img-hyste)
Osman: şştt mah..
Mahmut: sen çok pasif kalıyosun bu konuda yaw komutan yanlış anlama ama anladınmı 50 defa konuştıgumuz mevzu yani sen

Osman: (artık dayanamayıp mudahale ediyor :img-hyste) yaa mahmut ne bağrıyosun sen
Mahmut: ben bağırdım mı komutanım (okadar heyecan yaptı kii ne yaptıgının farkında eği :img-hyste)
Osman: ben mi bağırdım sen bağırdın bağırma oğlum,oğlum karakoldayız
Mahmut: özürdilerim komutanım bn fikir beyan edeyim diye
Osman: et fikirini beyan et ama sessiz et cık uff (elindei taşıda yere atar) işlerde sarpa sardı yaa
Mahmut: sarar tabi kaç defadır anlatıyorum sana valla bazen intikal zorlugumu var anlayış kıtlıgımı var diye korkuyorum yani ( bu mahmutta az değil haa zorla sinirlendiriyo adamı arkadaş komutana anlayış kıtlıgımı var dermi yaa :img-hyste)

Osman: (sinrili bir ses tonuyla) mahmuttt (böyle biraz bakışıyorlar osman sinirli mamut mahçup bir vaziyette :img-hyste)
Mahmut: tabi kısık bile söylemiş olsa kıt deme dimi haddini bil :img-hyste
Osman: cıık
Mahmut: neyse kaçayım ben buralardan çok çok afiyet olsun
Osman: mahmut gel şuraya
Mahmut: resmi olarakmı söylüyorsun insan olarak mı?
Osman: insanına varya senin şimdi (diye bir başlıyor mahmutu kovalamaya benim yarılıgım sahneler önde mahmut arkada osman onun arkasında poyraz timi puhaha koştur babam koştur mahmutta camdan atlıyor osman atlayamadı iyice sinir yaptı ahah ayy yarıldımdı ama böyle konuşursa komutanınla böyle kovalanırsın iştee :img-hyste) gel laan buraya (sonrası herkesten ayrı bir ses çıkıyor arkadaş yazamıyorum orayı :img-hyste) gel burya.. dur ulaan.. ulaan yakalayın şunu yakalayın getirin bana çabuk
Mahmut: ben öyle demek istemedm
Osman: bu bir emirdir.. gel lann buraya:img-hyste:img-hyste

alagul_54
07-10-10, 20:10
35'MİÇA muhabbeti :p

İkili karakolun önünde ;
Durali : Allah var anam bacım olsun kız ay parçası gibi kız Osman . Ama iş evlilik mevzuuna gelip dayandı mı kazın ayağı öyle değil . Anlaşıldı mı ?
Osman : Anlaşıldı Komutanım .
Durali : Mühim olan kız MİÇA testinden (:img-hyste) geçiyi mi geçmiyi mi oğa bakacasun .
Osman : MİÇA ne Komutanım ya ?
Durali (Güler) : Ula Osman sen hakketen toysun arkadaş yav :img-hyste Bilmiyi misin ula MİÇAyı
Osman : Yoo ..
Durali : Şimdi kız iyi hoş tamam . Ama MİÇA meselesi möhim mesele Osman . MİÇA şu bak dinle kulağını aç beni dinle .
Birincisi mutfak . Mutfakta maharetli mi ? Mutfağın M'si tamam mi ?
Osman (Ciddiye almış şekilde :img-hyste): Tamam Komutanım
Durali : Hee .. ula hiç olmadı ver eline başsoğanı bir de biçak bak bakayim nasi kesiyi nasi biçiyi nasi doğruyo o soğanı mahareti var mı yok mu ? Mutfağın Msi tamam mi ?
Osman : Tamamdır :img-yes:
Durali : İkincisi idare . Ula Osman idare herşey yav (öyle bir söyledi ki kuyruk acısı var galiba Leyla yengeden :img-hyste)
Hani derler ya böyle kadın yapar , dişi kuş yapar yuvayı diye , o çekip çevirir kadın idareli olacak arkadaş oyle taksitti kredi kartıydı bilmem neydi açılmayacak . Evin idaresi onemli
Osman : Doğru
Durali : İdarenin İ'si . Koy şimdi M'nin yanına İ'yi .. koydun mu ?
Osman : Koydum Komutanım
Durali : Hee .. Uçuncusu çene :img-hyste (Osman'ın mimikler konuşuyor :img-blush Nihan'ın nasıl dırdırcı olduğuna da şahit oldu zaten :img-hyste)
Kadının çenesi düşük olmayacak arkadaş yav . Uyy!O ne zulümdür arkadaş o çene yavvv . Çinçinçinçin yapmayacak
Osman bu dünyada bir insan evladının başına gelebilecek en buyuk felaket çenesi düşük kadundur kardeşim . (o çeneyi yapanlar olmasa adamların işi zor ama n'aber :img-beee: :img-hyste)
Çenesi düşük olmayacak . Çenenin Ç'si . Ne etti ?
İkisi bereber ; MİÇ
Durali : Hee .. Dorduncusu , en onemlisi de ahlak . Osman kadunu alacasan ahlaku için alacasun (Osman kafa sallar) Anlaşuldi mi ?
Nedur şimdi ? Mutfağın M'si , idarenin İ'si , çenenin Ç'si , ahlakun A'sı MİÇA olay budur! :img-hyste
Osman : Anlaşıldı Komutanım .
Durali : Gidene kadar unutma ula bunları :img-hyste
Osman : Yoook .. unutmam Komutanım .
Durali : Aman haaa!
Osman : Komutanım .. (kolunu tutarak) sağolun ya

Osman az ilerde duran araca doğru gider aracın önünde durup şaşkın ifadeler sergiler :img-hyste araca biner
Durali arkasından güler :img-hyste

alagul_54
07-10-10, 20:37
35'Durali ve Hakan

Hakan camdan dışarıyı izlerken Durali odaya gelir ..
Hakan : Ya bunlar çıkmadı mı daha ?
Durali : Yav Osman'a gider ayak iki felsefe yaptım Asteğmenin uşağun bütün devreleri yandı yav :img-hyste
Hakan : Yapma ya :img-hyste Ne dedin yine ?
Durali : Yaa ben akşam çamaşır yıkarken bu geldu yanuma sızlanırken ağzundan kaçırdı .
Hakan : Neyi ?
Durali : Dedi bağaki Komutanım bu sefer ben kıza resmen teklif edecem
Hakan : Yapma ya!Resmen mi ?
Durali : Yaa resmen .
Hakan : Vay be! :)
Durali : Ula bu adam boyle dağda aslan-gaplan ama iş boyle gönül mevzularına , kadın mevzularına gelduğu zaman bilduğun kek yavv (Hakan güler) uzumlu kek :img-hyste :img-hyste (o keki yerler :img-in_lo)

Kahkahalar :img-hyste
Replikler kendi yazımımdır . Başka sitelerde paylaşılmasın istiyorum . Teşekkürler :img-wink:

lpchester
08-10-10, 02:17
35.BÖLÜM..
Osman-Mahmut ağaç altında...Hasan hocam namazda....

Mahmut:Ee ne dedi?
Osman:He işte..Ben söyleyince,annemde küplere bindi...(küp ne kelime...)
Mahmut:HAyır...Sen valideye ne dedin,valide tam olarak sana ne dedi...
Osman:Ne diyeceğim oğlum...Maramımı anlattım...O da kalayladı,kapattı telefonu...
Mahmut:Ne yani...Dangadarak(NAsıl kelimedir bu arkadaş:img-hyste)bu kızla evlenmek istiyorum mu dedin...
Osman:Ne diyecektim Mahmut...Mahmut ne diyecektim..Çıldırtma adamı...
Mahmut:Cıkk..
Osman:Ne cıkı lan...
Mahmut:(homurdanır)
Osman:Oğlum ne diyecektim...
Mahmut:Hiç öyle söylenir mi?Komutanım...Sende bazen çok patavatsızlık ediyorsun...(Mahmut'un süretkar söylemleri devam ediyor.):img-hyste
Osman:Bana bak...Geçen sefer elimden kurtuldun ama bu sefer sana öyle bir sokarım ki karşı dağdan geri dönersin...(Osman vuruş stillerine yenilik getirmeye başladı):img-blush
Mahmut:He..Biliyorum...Yumruk atarsın,gözümü de morartırsın...(Sanırım bu yumruk Mahmut'u ömür boyu takip edecek):img-hyste
Osman:O başka o başka...O görevdi...Bunu içimden gelerek yaparım...
Mahmut:Valla görev de olsa,içtenlikle de vursan...Yinede cahillik etmişsin komutanım...
Hasan hocam,namazdan irkilir...
Osman:Oğlum,ne yapayım...Kendi anneme dilekçe mi yazayım...
HAsan hocam namaza tekrardan niyetlenir...
Mahmut:İlk iş..3 gün izin alacaksın...Doğru bir kuyumcuya gideceksin...
Osman:Kuyumcuya mı?
Mahmut:Kuyumcuya...Kadın milleti 7-70'ye altın,gümüş işine bayılır..Hemen gidip,iki tane bilezik alacaksın...
Osman:İki tane...
Mahmut:Evet..İki tane...Diyeceksin ki;Anacım,anacım...Sana layık değil ama gönlümden koptu...Bir tanesini takacaksın...
Osman:Dİğeri...
Mahmut:Bu da müstakbel gelininin gönlünden koptu...Senin validenin yağları damla,damla,damla eriyecek...:img-hyste
Osman:Bilmem ki...Eminmisin?
SArı hocam yeniden irkilir...Bu gidişte o namaz hiç bitmeyecek...,
Mahmut:offf.Ben sana daha nasıl anlatayım komutanım...Dilekçe mi vereyim...
Osman:MAHMUT....
Mahmut:Çok kötü baktın...Ne yapcan...Yumruk mu atcan...:img-hyste
Osman:Ben sana daha ne yumruk atayım...Daha ne söyleyeyim...Of ya of..
Hasan:Gelme lan...Oğlum bu nasıl muhabbet lan...Senin yüzünden iki kere sevir secdesine durdum...Günaha girdim oglum...Gelme peşimden..Sakın gelme...:img-hyste
Mahmut:Herkeste bize kızıyor ama...:img-hyste:img-hyste

zeyno_114
14-10-10, 11:49
36.Bölüm

Ethemin İlk sahne replikleri

Ethem: Benim ağızımdan burnuma kan damlıyor. Aloo duyan var mı? Altın Kızlar (:img-hyste)
Adamın biri: Sus artık
Ethem: ulan oğlum ağızım burnum yer değiştirdi ule ağızım kalk gidelim burnum p*k yeme otur diyor ulan. Ulan oğlum burası p*k gibi kokuyor yaw siz nasıl yemek yiyorsunuz burda yaw salakana köpekleri
Adamın biri: kes lan artık sus (:img-tomat)
Ethem: eheh ulan oğlum sizde mide yok mide, mide yok sizde hayyyatım (:img-hyste) hani ....'in bitane filmi vardı hani herif memleketin çeşitli yerlere bomba koyuyordu sizden lavuk olmasın .... yüzü gözü çizik o bombaları arıyordu hatırladınız mı ?... Hatırladınızmı laaann..?
Adamın biri: yaa bu herifte ne çene var kardeşim yaa yuhh

Ethem: hatta bu karşısındaki lavuk buna bilmece falan soruyordu sizde böyle bir kafa varmı oğlum ? yok tabi
Adam: lan bana bak
Ethem: peki sizde böyle bir bilmece sorula bilinirmi oğlum hee dur bakayım.. bak size sorulacak en karşık soru bilmece şu oğlum "küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk" (işte benim gülmekten yıkıldıgım annn :img-hyste:img-hyste) bu çünkü sizde ki kafa değil oğlum sizdeki loli pop oğlum hehe :img-hyste

Adam: eşşoğlu eşek (diyip ayaga alkıp ethemin yanına gidip bir yumruk atar yakasına yapışıp) susu artık sus
Ethem: bilmiyorsunuz oğlum bunu bile bilmiyorsunuz işte haa "küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk" cevap verin ulaaan ! bilmiyorsunuz işte köy malı yumurtalar gevşekler limon oğlum limon limon eşşeoğlu eşekler limon

Adamlar kalkıp etheme bir posta daa dayak atarlar (tabi eli kolu bağlı oln adama daak atmak ve tek kişye 2 3 kişi dalmak kolay birde teker teker çıksınlar adamın karşısına yiyorsa zor yer biraz gerçi yaa neyse:img-tomat)

zeyno_114
14-10-10, 14:30
İşte Muhteşem sahne Osmanı Bakıra yaptıgı diş bakımı :img-hyste
Mürsel ağayla bakır didişirkn osman gelip silahı bakırn kafya dayar :d

Osman: şşşttt (senin şşşttt deyişine kurba bea :img-in_lo)
Bakır: bu kaçıncı eşkiyağlığın asker bu kaçıncı bittin sen bittin
Osman: Ethem... nerde ??
Bakır: bilmiyorum
Osman: u doğru cevp olmadı..uğraşacaz.. Kalafat
Kalafat: heeaa
Osman: burda dişçi var mı
Kalafat: nasıl?
Osman: dişçi işte baya varmı?
Kalafat: köyde dişçi yoktur
Osman: hımmm (oy anaam ölünesi gülüşler:img-in_lo) eskiden

Kalafat: eskidende yoktu şimdide yok yaa köylük yerde dişçi ne işi var yaa
Osman: nasıl halledersiniz peki (yalnız burdaki yni bu sahne boyunca mimikler olsun hal ve hareketler olsun mükemmel ölünesi yaa :img-in_lo )
Kalafat: eskiden kerpeteni alırdık (kalafatın jeton düştü :img-hyste) ondan sonra allah ne verdiyse haa
Osman: (gülüşlere öll :img-in_lo) kerpeten bul
Bakır: manyaksın sen manyak
Osman: sen benim dahada manyak hallerimi görmek istermisin (bu kadarı bile yusuf yusuf etti tenekeyi ötekilerini bilemiyorum :img-hyste)
Bakır: napıyorsunuz siz yaa he çıldırdınızmı ulan bunak ulan bunak bittin sen bittn süperge bıyık
Kalafat: bana bak bıyıklarıma laf edenden hiç hoşlanmam haa (hele bu tenekeyse olunca hi hoşnamaz:img-hyste )

Osman: sana ikitane soru sorucam 1 Ethem nerde 2 o krokideki şey nee?
Bakır: ne krokisi kroki falan bilmiyorum ben
Osman: tut şunu
Bakır: napıyosun
Osman: Ethem.. nerde (vee işte osman diş bakımı için harekete geçer) birinci soru çin altaki dişer ikinci soru için üsteki dişler anladın mı laann !!! (ve tenekenin dişi kerpetenle gelir :img-hyste) bu bir şimi ikincisine geldi sıra
Bakır: duuur duuur.. yeter.. yeter dün gece aktepe köyünde görmüşler (agızını kapptıgı için tam nededigi anlaşılmıyor yaa) arkadaşlarıyla içiyormuş başka bişey bilmiyorum manyaksınız siz bee manyaaak
mürsel ağa: evlat polis
Polis memuru: iyigünler beyfendi bir sorun mu var?
Bakır: hee sorun yok canım sorun yok
Polis memuru: burdan gürültüle kavga sesleri falan gelmiş ihbar geldi
Bakır: hee yok canım muhabbet ediyorduk biz

Osman: bu arkadaş beni nezman görse biraz böyle bağırır ama muhabbetten yani
Bakır: hee muhabbetten
Polis memur: bir sorun yok yani
Bakır: yok bir sorn yok
Seyfi: abi
Bakır: seyfiiii sen yemek söylediğiydin nerde kaldı bu bir baksana şuna hadi oğlum
Polis memuru: sizin ağızınıza ne oldu
Bakır: haa diş
Osman: apse yaptı onun dişi apse yaptı ama güçlü adamdır bişey olmaz ona nasıl olsa 31 tane daha var değil mi ?
Bakır: heee
Polis memuru: peki.. tamam.. iyi günler
Osman: şimdi telefon açmak yok... Dışarıya çıkmak yok.. ethemin ola bilecegi yerlere teker teker bakıcaz eğer orda bulamassam senin o kalan 31 dişinide yavaş yavaş çekmeye devam edicem anladn mı? (Osman dışarı çıkıp hakanı arar)

Osman: komutanım
Hakan: osman
Osman: aktepe ..bir binadan bahsediyo ethem ordaymış
Hakan: tamam osman hemen çıkıyoruz.. sende varmı bişey
Osman: henüz yok komutanım krokiyi çözmeye çalışıyorum öğrenirsem size haber vericem
Hakan: anlaşıldı osman dikkatli ol
Osman: emredersiniz komutanım..(telefon kapanır)

Bakır: kendini ateşe atıyorsun uzman ateşin taa dibine
Osman: ben ateşten korkmam bakır onu kestaneler düşünsün (:img-hyste:img-hyste) eğer o adam ordan sağ çıkarsa bide burdan çıkarız hee yok çıkmazsa
Mürsel ağa: çıkmassa leşini şuraya seririm bakır bu dafa kurtuluşun yok
Bakır: vaaay vay vaay feodoletiyle militarzim ittifakı haa vız glirsiniz bana anladın vıızz (sinek gbi vız vzılıyosun zatn :img-tomat)
Osman: bakıırr senin ses tonun çok çirkin bee :img-hyste:img-hyste

Hakan komutandan bekledikleri haber gelir..

Osman: mürsel ağa geçmiş olsun
Mürsel ağa: allahıma şükürler olsun..
Osman: yaa bakır yaa biz buraya geldik geleli sen bi çay bile ikram etmedin yaa sen bu dünya ya hayvan (!!) geldin hayvan (!!) gidiceksin haa :img-hyste:img-hyste
Bakır: uzman bu yaptıklarının hesabını santim santim minim minim vereceğğksan kesinlikle vereceğğsan :img-tomat:img-tomat

zeyno_114
14-10-10, 15:30
Halis Ve Osman Sahneleri..

Osman: halis bir anlamı olmalı şuna bir kere daha baksana :kitap
Halis: oğlumm sokak adı yok numara yok dörttane çizgi lan bu
Osman: bak burda dokuz var üzerinede çarpı atılmış nedir bu abi
Halis: one biliyomusun :img-hyste
Osman: nee (ciddi ciddi soruyor yaa:img-hyste ciddi bir cavp bekiyor ama aldıgı cevaba bak :img-hyste)
Halis: üzerine çarpı atılmış dokuz (al sana cevap :img-hyste)
Osman: ulaan sen çok beceriksiz bir adamsın yaa
Halis: 16:05 bu saat olmalı (:img-hyste) 16:05 16:15 o şe...fsiz söylemedimi bişiy
Osman: krokiyle ilgili hiç bişey söylemedi yaa

Osmanın telefonu çalar arayan hakan asteğmen

Hakan: osman
Osman: komutanım
Hakan ethem bir bomba işinden bahsetti
Osman: bombamı ?
Hakan: heehhe yeri ve hedefi tam olark bilmiyor ama şehir yapısının böyle bir hazırlıgı oldgunu söylüyor he bide
Osman: bide ne
Hakan: gazteciler falan dedi buu hedefle ilgili ola bilir
Osman: anlaşıldı komutanım saolun..

Osman: halis burda gazeteci falan varmı?
Halis: çok gerçeğide var sahteside
Osman: öyle değil abi grup heyetle gelen birilri onun gibi bişey
Halis: bekle... (eline bi dosya alır ona bakar) bir tane var ** buda değil
Osman: kaç kişi abi bunlar
Halis: dokuz
Osman: nereye gidiyorlar abi
Halis: buraya geliyolar
Osman: saat dörde geliyor çabuk yardım çağar hemen

Osman: (dışaı çıkmış koşuyor) halis o arabanın bir plakası yok mu? rengi belli değil mi? nerden gelicek bu araba?
Halis: Renk falan bilmiyorum abi kaçtane cadde var burda osman
Osman: halis bana başka bişey söyle bana başka bişiy söyle
Halis: üerinde biyerinde serbes gazteciler falan yazmalı
Osman: neee?
Halis: serbes gazeticiler
Osman: tamam sen hemen yardım çağar hemen
Halis: komutana arz ettim tamamdır

Osman otobüsü bulur..

Osman: (otobüsü durudur) duurr duuurrr... jandarma bu araçta bomba oldguna dair bir duyum aldık aracı hemen boşaltmamız lazım hemen..

Herkes arabayı boşaltır bir hamile kadın bayılınca osman ona yardım etmeye çalışır bu sırada haliste gelir ve bakır bombayı patlatır..

Halis: çabuk inin arabadan çabuk çabuk sağ tarafa koşş sala koş Osmaaan.. (koşmaya başlar) Osmaaaannn... Osmaaaaaaaannn (vee buuummm :img-tomat) Osmaann
X: adam içerde adam içerde
Halis: Osmaaaann (diye yanan otobüsün önüne gelmiştir osmana bişey oldu korkusu ve panik içinde ne yapacagını bilemez şekilde bakınır arkasına döndügünde osman orda bayılan kadınla ilgilenmekte koşarak yanına gider) Osman iyimisin

Osman: (arkdaşının omzuna vurur..) melis hanım kızmı erkek mi?
Melisa hanım: erke erkek sanırım
Halis: ee adını Osman koyarsınız heralde (:img-hyste dimi dimi )
Osman: (arkadaşına ters ters bakar :img-in_lo)
Halis: neee?
Melis: Osmanda kim (yanı başında duruyor anacım ah ah o melisin yerin de ben olucaktım kii :img-hyste:img-hyste:img-in_lo)
Osman: valla buraların delisi derler
Halis: ama fena çocuk değildir (gülüşler ah haste ediyor bizi:img-in_lo)

Osman: halis yaaa
Halis: haahh
Osman: ben şurdan biyerden uzasam yaa
Halis: hayır abi raporu yazıcaz ve sende imzalıyacaksın
Osman: ama beni bekliyorlar abi
Halis: osman sana bişey söyleyim mi
Osman: tabi söyle
Halis: Sen kırıksın abi kesin mutlak ve katiyen manykasın
Osman: (gülüş:img-in_lo) halis... senin ofiste çay varmı abi
Halis: Çoookk istemedigin kadar
Osman: güzel.. (arabay binerler)
Halis: barut kokuyorsun
Osman: mis gib
Halis: oğlum sen manyaksın biliyorsun dimi (bu arada osmanın gülme sesleri geliyor:img-in_lo:img-hyste) ben hep seni kurtarmak zorundamıyım laan been hee (osman vatandaşı kurtarıyor haliste osmanı ne güzel paylşım valla :D)

zeyno_114
15-10-10, 00:02
Evt arkadaşlar repliklere devam ediyorum..(:
Artı repler içinde çok teşekkür ederim benim için zevk yazmak canlarım :love05:

36. Bölüm
Taner ve poyraz sahneleri..

Tanerin ve bilhassa duralinin kabusu olan saf su ve en az kndi gibi kıl kuyrk babası karakolumuza ayak basmışlardır.. (domat fırlatıyorm o sahnenin içine olsaydım kesin fırlatmıştım hee :img-tomat)

Mahmut: (bağırmaktan ortalıgı yıkıyorr :img-hyste) javuç Taner Öztan Javuş Taner Öztan
Taner: lan ne var ne bağrıyosun
Mahmut: ziyretçin var
Taner: yapma yaa
Mahmut: yaaa
Taner: valla geldiler
Mahmut: (çocgun kulagın dibinde ama hala bağrıyo yaaa :img-hyste) Javuş taner öztan
Taner: tamam bir dur
Mahmut: ee ama su hanım gillen babası ııı..
Taner: Orhan
Mahmut: orhan orhan bey gelmişler ee hadi
Taner: yaa gülüm görevde falan desene oğlum yaa
Mahmut: cık dyemem
Taner: niye laan
Mahmut: Durali başçavuş dedi git çağır dedi
Taner: hadi bee
Mahmut: (iç çeker ve bağırmaya devam :d) Javuş tane öztan
Taner: lan tamam yaa tamam (canım benim kıyamam yaa neyle karşılacagını biliyor tabi kaçıyor köşe bucak ama nafile :img-hyste)

Dışarda ise işler karışmak üzeredir mahmut kamil hasan hoca ve muhabere sadet jeepin tepesinden kurulmuş gelenelri izlemekteler durali başçavuşum ve yanındaki asker kızı ve babasını görünce dumur olmuşlardır.. (kendilerine hak veriyorum valla zira ikside normal bir tip değiller.. :img-tomat)

Durali: hoşgeldiniz
Orhan: hoşulduk
Durali: hoşgeldiniz
Orhan: yaa burası dağı başı yaa (ne o beyenmedi beyimiz hıh sen rahat raht uyu diye onlar orda çatışıyorlaren azındna bnun çin saygı duyda sus bari be adam.. :img-tomatylnız duralim bakışlarıyla yi dövdü adamı ama adamın biraz IQsu düşük oldgundan anlayamadı) yani kendinle gurur duymalısın su yaibeni düşürdüğün şu hallere bak
Su: yaa babacık başlama gene yaa konuştuk bunları
Orhan: yaa tamamda benim ne işim var burda su
Su: (bu sırada tanerle mahmut çıkmış geliyorlardır) aşkmmmm(ıyy yani) ( koşup tanerin boynuna atlar)
Mahmut: aaa karıya bak resmen atladı :img-hyste (mahmutun mimiklere öl kop:img-hyste) cık karı denmez bayağaan bayağğan çok ayıp mahmut çok ayık :img-hyste

Kamil: ne sahne ama dizi gibi
Hasan Hocam: töbe töbee :D
Muharrem: laan oğlum durali başçavuşa bakın lan şinci onun böyle sıcak su vanaları var yaa teker teker açılıyo kaynar sular beynie doğru gidiyo şuanda var yaa :img-hyste
Kamil: yaa be çok duygulandım
Hasan hocam: yaa bu işin sonu nereye varacak çok merak ediyom yaa alla alla

bu sırada durali başçavuşumun bakışları valla adamı bakışlarıyla öldürüyo kız tanerin yanagını okşadıkça duralim böyle dik dik bakıyor resmen bakışlarıla ateş açıyor valla :img-hyste Durali taner ve baba kız yemekhaneye geçip oturuyorlardır..

Su: yeşiller içinde ne kadar güzel olmuşsun aşkım yaa inanmıyorum yaa
Orhan: suu yeter artık... (tanere) tam bir hainmişsin sen tam ben sana ne kadar güveniştim ne kadar inanmıştım senin için neler yapmıştım senin şu yaptıklarına bak yazıklar olsun (adamın kızından hberi yok gelmiş tanere posta koyuyor hain falan tam bir kıl kuyrukkk :img-tomat)
Taner: orhan bey been yee..yemin ederim ben
Orhan: yaa bi sus tamam kes
Durali: (yalnız bakışlaı var yaa adamı yiyor yani çiğ çiğ hemde :img-hyste) yalnız beyfendi bu uşak bu üniformanın içine bugün bugün iyi kötü devletin çavuşudur öyle resmi mekaa gelipte hakaret edemessun söyleyeyim haa
Orhan: siz onun neler yaptıklarını bir bilseniz binbaşım
Durali: başçavuş beyfendi başçavuş
Orhan: eee iyi.. hem o benim hem kızımın hayatını karartı
Durali: yaw şu oln biteni baştan bir anlatsanızda bende bir aydınlansam benim kafa allak bullak oldu yaa
Su: şimdi ben onu çok evdim oda beni çok sevdi dimi aşkım
Durali: orhan bey sizin kızınızın adı neydi canım
Orhan: suu efendm
Durali: saf su (:img-hyste) koysaymıştınız daha bi isabetli olurmuş buna arkadaş yaa.. ula sen ne halt ttinde ben sabatan beru bunlarla uğraşurum kıl kuyruk
Taner: komutanım yemin ederim ben bişey yapmadım yai her zmanki kadar yaptım komutaım (uyy tanerim bu neydi yaa nedir bu yaa öf öf :img-hyste:img-tomat)
Durali: ne yaptın ulaa

Orhan: bin başım (adam taktı binbaşıya yarabbimmm :d) bu adam senelerdir benim yanımda çalıştı ıı ona çok güveniyordum ona çok güvendigim için iş sağlar açtım turist grupları verdim ona primini artırdım eee o naptı kızımı ayarttı
Su: ama baba bende sevdim (eksk olsun anacm he :img-tomat)
Durali: yaa kızım bir sus allahını seversen yaaw alla alla
Orhan: bunalr yetmiyormuş gibi birde kızımı hamile bıraktı
Taner: (şoka girdi mimikler süperdi burdaa bayıldım valla (: )
Durali: hiiiii nedersuun (hahaha kop öl :img-hyste)

zeyno_114
15-10-10, 00:33
Dışarda pencere altında onalrı dinleyen bir gurup poyraz bunlar mahmut möerem kamil dierinin adını bilmiyorum hiç geçmedi çünküm :img-hyste

Mahmut: vaaaa haaaa kız hamileymiş yaaa
Muharrem: oğlum o kemik gibi kız nasıl hamile olcak lan hamile olacak biri varsa aha oda bu bak (kamilin göbegini gösterir haha:img-hyste)
Kamil: hadi laan var yaa bir pırpırda ben takıcam çavuşa bee helal olsun
Mahmut: Şimdi ben sana bi ponpon takacam (hahaha koptum :img-hyste) bi susta dinleyelim
Muharrem: şştt
Hasan hocam: (karşıdan mudahale eder) laan oğlum gelin butarafa ayıptır laan mahmut lan nediyim ben sana..

Durali: taner nediyor ula bunlar
Taner: .... (gerçi şu baba olacak kıl kuyruk izin verse çocuk iki cümle kracak ama nerdeee uyuz adam)
Orhan: sonrada benim bu akılsız kızım (aha ilk ve tek doğru cümle cdden akılsız kızı) intihara kalkıştı ee gönül bu akada konar b...da konar düşüne biliyormusunuz binbaşım (adam hala binbaşım diyor yaa hakketten sunta kafa :img-tomat) benim kızım intihara kalkıştı
Su: evet kalkıştım ama bence çok romantik (pardon bunun neresi romantik arkadaş yaw antikada son nokta yani :icon_whis)
Taner: Kabus bu yaa
Durali: ulaa ne resim herifsin yaaw ne rezil herifsin töbe töbe
Orhan: bravo çok haklısınız
Su: aaa! öyle demeyin ama o benim bitanem (ay ay bayılacagım ne biçim kız yahu buu ) bitaneem

Duralinin bakışlar bölüm boyunca valla yedi bitirdi sinirinden iç çekmesi ya sabır demesi :img-hyste ve poyraz taner hariç ethemi kurtama operasyonuna gider ve araçta geçen minimüm taner dedikodusu :img-hyste

Kamil: vaay bee çavuşsuz operasyona çıkıyoruz beyler :d
Mahmut: Javuşun şuanda kuyrugu kasnağa sıkışmış durumda javuş nanayda nanay şinnanay :img-hyste:img-hyste
Muharrem: napalım emmioğlu çavuş yoksa yok burda kapı gibi onbaşınız var kapı sakin olun sizi panik yapmyın
Hasan hocam: Helal oln be aynen böyle muarrem devam aferin
Mahmut: heee hee çavuş görünümlü onbaşı gerçekten kendimi çok güvende hissettim möerrem allah razı olsun :img-hyste
Kamil: yalnız görüyormusunuz bizim çavuşu herif amma hızlı çıktı bee yuuhh
Muharrem: yaaa kız gebeyim diyor laan herif baba oluyor oğlum baba baba
Hasan hocam: şştt ayıp oluyor ama
Mahmut: yaaw o deilde benim anlamadıgım bişey var kızın böyle burnunda aliminyumdan böyle çelik gibi demir gibi yuvarlak bişey vardı o ne yaa kız hastamı ? (puhaha :img-hyste)
Kamil: hee hasta koku alamıyormuş kokusensürü taktırmış burnuna heheh yaadede amma cahilsin yaa prinsig o prinsig :d
Mahmut: prising ne laan düzgün konuş
Muharrem: yaaw kız süslenmiş iştee yaa ne olacak
Mahmut: hee iyi ozman :img-hyste yaa yalnız var ya kim nederse desin bu tam bir iskandal :img-hyste:img-hyste
Kamil: skandal diyorsun
Mahmut: nee
Kamil: skandal
Mahmut: hee iskandal :img-hyste yaa bu nedir böyle javuş yapmış ama bece çok ayıp yapmış yani yaa hee demi :img-hyste möerrem
Muharrem: söyle emmioğlu
Mahmut: diyom ki acaba seninde bi yerlerde gayri meşur çocugun varmıdır heee:img-hyste (gülüm işte illa delirtcek möerremi hahah)
Muharrem: bana bak mahmut o yamuk ağızını oğru a yoksa atarım seni aşagı :img-hyste

Not: bu gecelik bu kadar devaı yarın sabah :)

zeyno_114
15-10-10, 11:49
Taner Ve Durali'nin Sahnelerine devam..(:

Durali: Taner.. Ula bikezde sen anlat şunu bağa bak kafayı yemek üzereyim kafayı yerken senide araya katuk edeceğim ona göre haa :img-hyste
Taner: Emredersniz komutanım
Durali: otur ulaaaa
Taner: oturayım
Su: ayy baskı yapmayın ama çocuga lütfen
Durali: anlat ulaa
Taner: şimdi komutanım ben orhan beyin yanında çalışırken su banaçıkma teklifi etti
Su: evt hiç unutamam o günü (maydonoz yaa hr lafın arasına girdi allahm yaa)
Durali: çıkma ne ulaa
Taner: yani anlayın işte komutanım şeyy
Durali: heee devam et
Taner: ıı.. sonra bir partiye gittik birlikte
Durali: hangi partiye ulaaa siyasete girme ulaaa kışla burası
Taner: yok komutanım öyle değil yani ğlendik biraz içtik falan oo...ordandaa taksimden beyazıta geldik beyazıttanda tranvayla glhane parkına geçtik
Orhan: duydunuz dimi.. tam hain bu bin başım ( bayılacam arkadaş durali iyi sabretti valla ben olsam çoktan dalmıştım yaa adam hala binbaşım diyorr:img-tomat)
Durali: başçavuş beyfendi (aha duralimde sabrının son kırıntılarnı kullanıyorr :d:d)
Taner: Gülhanede na..na..nasıl derler orası biraz karanlık pek hatırlamıyorum ama yemin ederim kötü bi niyetim yoktu komutanım
Su: evt kesinlik
Durali: ulaa beyazttan gülhaneye imeyle kız hamilemi kalır arkadaş bu ne iş yaahw :d:d
Taner: bende ona şaşırıyorum komutanım
Orhan: sana çok güvenmiştim yazık çok yazık.. yazıklar olsun
Durali: peki bunlar beyazıttan gülhaneye inerken sen ne yapıyıdun beyfendu armutmu topluyudun
Orhan: ıı.. daha evvel arz ettim gibi bin başım ben o tarihte (oyy kıt kıt adam kıt intikal sornu var %100 :img-hyste)

Durali: binbaşı değil ula binbaşı değil yaw başçavuş arkadaş jandarma komando astsubay başçavuş sen nerde yaptun askerliği yaaw mozambittemi (hahaha) alla alla ulaa saffet
Saffet: emret komutanım
Durali: çay ver ulaa bağa bu hararetin sonu hayrı alamet değil yaaw bune arkadaş yaw
Saffet: emredersin komutanım
Su: ay doğmuştu.. ayy gülhanedeki o ağacı hatırlıyomusun aşkım
Durali: Lahavla vela kuvvete illa billahh yaaw (son sabır kırıntıntıları :d:p) şimd kızım evladım sabahtan beri haa bu sandelyeye tünemekten çok afadersün k.çım inşaat küreğine öndü (benzetmeye bak yaa:img-hyste) allah rızası için bitirelüm artuk şu işide bende gidip işime gücüme bakayım yaauw
Su: buyrun komutan bey
Durali: heeh şimdi bu usak sağa bir fenalık ettimi
Su: hiç olurmu öyle şey o bnim hayatımın anlamı o benim herşeyim
Durali: yaw kızm bırak peşrevi alla alla yani.. oo.. işi diyorum eminmisin bumu yaptu
Su: ama ben onu seviyorum
Durali: ben ne soruyorum o bağa nediy yaaw kızın sen hamilemisin yaaw
Su: haa şey sanırım
Taner: hııııhh
Durali: sanırım mıı? (az kaldı valla patlayacak haha:d:d)
Su: psikolejikte ola bilir
Orhan: suu kızım neler diyorsun sen
Taner: oh beee (valla rahatladı çavuşum böyle omuzlarından yükler ini verdi :img-hyste)
Durali: hiii psikolejik hamile üşütükmüsünüz ulaa siz hepiniz
Su: yani şimdi heptü yörüngeye girdigi için bir enerji var
Durali: yaa beyfendi al kızınıda git şurdan yaağğw
Taner: evt komutanım benim
Durali: sus ulaa sen gülhane maymunu
Orhn: ama binbaşım (yok arkadaş bu adamda anlamadgım türden bir kıtlık söz konusu :img-hyste) ben bu pro...
Durali: ulaa ben bin başı değilum diyorum yaa sunta kafa ( harbiden sunta ama yaa insana 10kere birşey slenirmi yaa had söylendi insan hiçmi anlamaz yarabbim :img-hyste) kızından haberi yok geldü bağa hesap sordu burda yaaw ziyaret saati bitti kardeşim hadi yallah (sonunda durali başçavuşum patladı sabrında bir sonu var ama deymi yani :img-hyste)
Su: aşkım sende bizimle gelsene (abi bunlar baba kız sunta kafa kıl kuyrk yaa )

Akşam 3 komutanımda oturmş odada sohbet ederlerr :d:d

Hakan: nee gündü yaa
Durali: astğmenim dağda ben buraya kalmam haa
Hakan: alla alla niye başçavuşum hayırola
Durali: osman kalasın ( hakan osman ve ben koptuk yani osman kalacakmış puhaha duyda görde inanma:img-hyste) hep bu gidiyo osman kalsın buna arkadaş yaaww ulaa bitane arkadaşla kızı geldi cehennem azabı arkadaş yaaahw
Osman: kim ki onlar komutanım
Durali: yaaaw bu taner denen turist şeytanın kırığı :d:d
Osman: (gülüşler gülüşler oyy :img-in_lo)
Durali: nelerle uğraşıyoruz arkadaş yaaw haydar dümen gibi oturdum orda akşama kadar (hakanın boğazında çay kaıyodu az daha boğluyodu adam yaa bende gülmekten kırıldım yaa yok böyle bişey o sırada bende elimdede kola vardı allahtan bir ydum falan almamışım yoksa bende gidiciydim haa:img-hyste)
Osman: helal olsun komutanım helal helal
Hakan: töbe töbe yaa allah iyiliğini versn başçavuşum yaa :d
Osman: (gülüşler anaaam :img-in_lo yalnız osman baya koptu burda :img-hyste yaa gülme sesi biiriyo beni arkadaş yaa :img-in_lo haa birde osmanım bu bölüm çok güldü inşallah gelecek bölümde bir üzüntü yaşamaz haa :icon_sorr)

Çavuşum nöbette poyrazda onun yanında muhabbette

Muharrem: ah be çavuşum bee ahh be yaah sen gerçekten bu halere düşcek adam değildin yaaw bak şuna yaa çok yazık oldu çok cıkcıkcık
Mahmut: hırsss şehveet ihtiraas aç gözlülük (:img-hyste) bunların hepsi çok dikkat edilmesi gerekn hususlardı arkadaşlar öyle değilmi hocam
Hasan hocam: hee hee
Mahmut: hee yaa kamil bunlar sana hep ders olsun hee (niye sadece kamil ama:img-hyste)
Kamil: yok dede ben her türlü ibreti aldım
Mahmut: fferin sana tonbalığı
Hasan hocam: afferin leen
Mahmut: yaaa hoca allahtan sait izn çıktıda bu iskandalı (hala iskandal kelime hazneme birtane daha keime ekledim bundan sonra skandal benim için iskandaldır :img-hyste) görmedi haa
Hasan hocam: hee yaaa
Mahmut: yaa yoksa Anadolu saf çocugunun o yüregi böyle parampinçik olurdu deymi (olurdu valla üzülürdü tanerimle birliktee ): )
Hasan hocam: hee parça pinçik olurdu animallah töbee töbee estafurulallah töbee töbe (hocam burda süperdi yaa heletöbe töb demesi yokmu uyy :img-in_lo:img-hyste
Muhrrem: yaa babam nedemişer elinee..dilinee...belinee.. hakim olacan eğer olmassan 3buçugu tersetn atarsın bütün gün sonra akşama böyle çavuş halinle nöbet tutarsn
Taner: yaa oğlum kaçkere söyleyecem valla ben bişey yapmadm yaa hasan sen niye böyl yapıyorsun abi siz inanmssanız bana kim inanacak laan
Hasan hocam: oğlum çipil çipil oldu çocugun gözleri ben inanacam galiba tamam laa tamam inandım buraya bak şştt bırakalımda nöbet tutsun artık hee yetr bu kadar şştt kamil yürü lan sende nöbete (oy canım hocam yaa hemendeyumuşayı verdüü :R:d:d)
Kamil: yaa hocam sıkboğaz etme daha üç dakkam var hehehe :d:d

b.u.r.c.u.
16-10-10, 21:20
Nihan : "Osman'ı sevdim mi? evet..çok sevdim.. buralarda yaşamak ... yani ne bileyim..sırtınızda hep bir çanta asılıymışda, çantanın için kurşun doluymuş gibi..uyumak ağır, uyanmak ağır,okumak ağır,konuşmak ağır..o o kurşun dolu çantayı fırlatıp koşarmış gibi sevdim.. biz sevince herkes, Sakarya'nın, Fırat'ın, Türkiye'nin, bütün dünyanın ayakları yerden kesilecekmiş gibi sevdim.. yolunda gittiği için değil.. tatlı, heyecanlı, güzel olduğu için değil.. inadına sevdim..yokuşa tırmanan ırmak gibi..öyle işte..Büyük savunmalar yapmak istedim hep..hani insanı ipten almak derler ya öyle..kırmızı yakalı cüppe giymek, belki savcılık, hakimlik..insanları, herşeyin üstünde kanunları tutmak istedim..böylece küçüklüğümüzden, zavallılığımızdan,akılsızlığımızdan kurtulmak istedim belkide.. ben mi ben Avukat Nihan Tekintaş.."


edit: başlığa yorum için ekleyivermiştim..düşünüverdimde buraya eklenmediydi.. ekleyiverem gari dedim..nolcek sanki..fazla replik göz mü çıkarıvericek..hem Nihan'ın ne dediğini ne yaptığını daha iyi bir görmüş oluverecez..
içime Fatma teyze kaçtı sanırsam..:img-hyste

alagul_54
21-10-10, 04:52
37|TanerMahmut

Mahmut : Ckk!Ya cavuş ..
Taner : He?
Mahmut : Anlıyorum alışmamış kıçta don durmaz :img-hyste sen de kırk yılda bir nöbet tuttuğun için esniyorsun ama yeter uykumuz geldi yaa ..
Taner : Oğlum aynı gecede iki nöbet lan he n'apıyim ? :bilmim
Mahmut : Hee sen yat kalk dua et Durali Başçavuşa . Yaşlandıkça merhameti kabarıyor adamcağızın :img-hyste
Taner : Hee merhamet ama duble nöbet çaktı adam bize .
Mahmut : Çakaçak tabi . Sen de masum,hiçbirşeyden haberi olmayan genç kızları ifal etmeyeceksin o zaman efendi (evet çok haklı ne ekersen onu biçersin daner efendi :img-hyste)
Taner : İfendim değil canım çavuşum (ay sevsinler =D)
Mahmut : Hee cavuşum . Nöbetçi cavuşum . Sen hala yasalara göre cavuş olabilirsin ama Çeliktepe'nin Poyraz Timi'nin gözünde er olama.. onbaşı olamazsın ya onbaşı :img-hyste
Taner : Hadi len ordan .
Mahmut : (Umursamaz bir tavırla ve arkasını dönerek) Halla Halla .

Mahmut : (Taner'e dönerek) Cavuşum (n'oldu ya birden geri vites :img-hyste)
Taner : He canım (ukelaaa =D)
Mahmut : Nasıl oluyor ?
Taner : Ne nasıl oluyor ?
Mahmut : Ckk!Nasıl yapılıyor ? :img-hyste
Taner : Ne oğlum işte nasıl oluyor ya ?
Mahmut : Ya diyelim kız sokakta karşından geliyor,ne diyorsun ? Selamün aleyküm bacım az konuşak mı diyorsun,nasıl yapılıyor ya ?
Taner : Oğlum sen harbiden safsın ha .
Mahmut : Çavuş be (kaskını çıkarır) yardım et ya . Bak ben saçımı bir kırtık uzattım (eliyle göstererek) böyle de şekil veriyom,niye veriyom ? :img-hyste
Taner : Niye .. veriyon ?
Mahmut : Çünkü karar verdim bir dahaki çarşı izninde ben de gezip eğlenicem (omuzlarını da banane banane der gibi sallar :img-hyste)
Taner : Sen evli barklı adamsın lan .
Mahmut : Yoook tövbe senin gibi birşey yapacağımdan değil . Ben öyle merak ettiğimden yavv merak .. anlatsana .
Taner : Anlatayım . Yani önce bir kızla tanışırsın falan filan sonra bir iki mesajla irtibat kurarsın sonra da yemeğe götürürsün abi .
Mahmut : Ne yiciz ? :img-hyste
Taner : Önemli olan ne yediğiniz değil beraber ne kadar süre geçirdin
hani ne kadar takıldın kızla ?
Mahmut : Eee takıldık,sonra ?
Taner : Romantik bir anını kollaman lazım .
Mahmut : Ben yapabilirim,kollayabilirim .
Taner : İyice yaklaşmalısın ama .
Mahmut : Yaklaşırım da
Taner : (Heyecanlandı bizimki) İşte sonraaa
Mahmut : Sonra ?
Taner : Mucxx :img-hyste :img-hyste
Mahmut : (Yüzü bir anda şekil değiştirir) Şunun suratının aldığı şekle şemale bak yaa . Gözünün bebeğinin içinden çıkan ışığa bak ya :img-hyste Sen ne biçim bir adamsın yaa .
Taner : Lan oğlum anlantırmıcan o zaman yalana yalana .
Mahmut : Öyle yalanana yalanana bir durum yook,yalanana yalanana birşey yok!Ben seni test etmek için yaptım . Burda sana iki kez nöbet yazılıyor (parmağını sallayarak) sen hala aklını bu tür şeylerden alamıyorsun çavuş efendiii (evet akıllanmamış,aynı tas aynı hamam :icon_whis)
Taner : Bağırma lan nöbetteyiz
Mahmut : (Nöbet tuttuğu yerden ayrılır,biraz ileriye gider) Hadi canım ordan
Şşşt!Bu kadar basit mi oluyor lan ? (ay yareppim :img-hyste)
Taner : Ben yapınca basit :img-cool2
Mahmut : Tüüh!Rezilsin rezil . (Elleriyle gözüm üzerinde işareti yapar :img-hyste)
Cavuş mavuş değilsin sen cavuş mavuş değilsin .
(Söylenene söylenene yürür)Yavv o yapınca oluyor ben yapınca niye olmuyor yaa ? (aklı hala orda :img-hyste)
Taner : Allah'ın sofistikesi ya :img-tomat
Mahmut : Sensin sifustike (neymiş :img-hyste) ben seni duymuyom mu ? (bu adam insanı kırar geçirir ya .. kulakların da maşallahı var =D)

Bu sahnede kırıldık evcenek =D Mahmut müthişti .. kelimeleri farklı şekilde kullanması da ayrı olay zaten =D

alagul_54
21-10-10, 05:08
37|OsmanHakanDurali muhteşem 3'lüsü :)

Durali : Osman .. ne iş ula öyle pense,kerpeten falan birşeyler duydum .
Osman : Valla (valla deme çarpılırsın deme valla :img-hyste) yok öyle bişi nerden çıkartıyorsunuz ? :bilmim
Durali :Valla bilmiyirum yani bağa öyle fısıldiyiler haberin olsun ha .
Hakan : Yaa adam yanında avadanlık (burayı anlayamadım ama :/) da mı taşıyamıcak kardeşim ? Bence mahsuru yok arkadaşım devam et .
Osman : Heh!Valla sağolun Komutanım ya sağolun yani .
(küçük bir mimik gösterisi :img-in_lo ve sonrasında)
Ya Komutanım .. sizin de böyle işinde gücünde esnafa,petrolcüye falan lahana yedirdiğiniz söyleniyor :img-hyste :img-hyste
(Durali'nin surat değişir :img-hyste) yanii =D
Durali : Yok ula tövbe .. o sivil bir arkadaş ben değilim o :img-hyste

Sahne kısaydı ama güzeldi (:
Osmann .. mimikler :img-in_lo

alagul_54
21-10-10, 05:33
37|EthemBakır

(Ethem dışarıdadır ve Bakır onu görünce)
Bakır : Vay vay vay Ethem (adamdaki yüzsüzlüğe,adiliğe bak!çocuğa neler yaptı nasıl bakıyor yüzüne bir de "abi" sıfatının nerelere kaybolduğunu soruyor :img-tomat) nereye kayboldun oğlum sen ? Allah'ın adamı
Ethem : Sen nereye kayboluyorsun ? BAKIR :good:
Bakır : Bakır ?? Bakır abi bir yere mi gitti ? (hee tatile çıkmış senin gibi güneşlenmeye :img-hyste) Ya Seyfi ya bizi buralarda sayan eden kalmadı cık cık cık!(bir de sitem ediyor şerfsz!adam gibi adam ol da seni baş tacı etsinler :kahve)
Ethem : Niye yaptın bunu ?
Bakır : N'aptım ?
Ethem : Bari bunu yapma yaa .. Allah aşkına! Dört tane aç köpeği üstüme salıp ağzımı burnumu kırdırdıktan sonra böyle karşıma Erol Taş gibi :img-hyste kollarını açma . Bunu yapma yaa
Bakır : (Ethem'i ceketinden tutar) Ethem iftira etme
Ethem : (Kolunu iter) Ben seni saydım .. sen üç kuruşsun ben seni beş kuruş saydım . Ama sen sahte çıktın yavv :good:
Seyfi : (Bu da ayrı maydanoz :img-hyste) Lan uza hadi .
Ethem (Yumruk tutar) Seyfo sana burdan bir uzarım oglum ömrün kısalır haa :img-hyste :img-hyste

vs. vs.
Karaktersizler arabalarıyla uzaklaşır ..
Ethem : (Motoruyla baş başa kalır :img-hyste) Gel küheylan gel :img-hyste sen yolu biliyorsun .

alagul_54
21-10-10, 06:24
37|OsmanDurali

(Osman Poyraz'ın çalışmalarını izlerken Durali'yi selam verir Durali yanına gelir)
Osman suratını asıp dudaklarını büzerek :img-in_lo Komutana bakar ;
Durali : Ne o ula iznin yok mu Osman ?
Osman : Cıkk! (oyy kıyamam :love05:) Yok komutanım .
Durali : Tugay'a falan da mı uğramayacasun ?
Osman : Yok be Komutanım . Ama yani aslında .. (dudaklar büzülür :img-in_lo) Neyse .
Durali : (Güler) Bağa yardım eder misun ula ? Hadi beraber gidelim :)
Osman : (Güller açtı yüzünde :happy0064) Sağolun Komutanım . Üç dakikaya burdayım
(Osman içeriye gider)
Durali : Valla kafa kırık bu uşağın yavv :img-hyste


Nizamiye
Efrahim : (Bağırarak) Efrahim KARABIÇAK/Akhisar .. emret Komutanım .
Durali : Eee .. (Kamil'e) Kim ula bu ?
Kamil : Efrahim KARABIÇAK/Akhisar-mış Komutanım :img-hyste
Durali : Oni anladuk ula . Allah Allah!
Kamil : E işte yeni geldi Komutanım kağıtları burda .
(Kağıtları alır inceler)
Kamil : Hatırlıyor musunuz ? Ben de gelmiştim böyle tedirgin,siz karşılamıştınız kapıda .
(Durali güler :)) (Efrahim'e) Var ya bir sürü kekim poğçam vardı hepsini al..
(Durali belgelerle kafasına vurur)
Durali : Höstt ula :img-hyste Nöbetine bak
Kamil : Emredersiniz Komutanım .
Durali : Aferin ula .. Efrahim boyle sesi gür komandoyu severum ben (gitti ama :img-cray:)
Efraahim : Emredersin Komutanım .
(Kırık uşak teşrif eder :img-in_lo)
Osman : Komutanım ben geldim .
Osman'ın Efrahim'e bir bakışı var tam yenilesi çok tatlııı :blush:


MahmutMuharrem
Mahmut : Müerrem
Muharrem : Buyur
Mahmut : Cıkk!Yavv bu herif avazı çıktığı kadar bağrıyor he sesinin,volume'nin ayarı yok :img-hyste
Muharrem : Bağırmıyor emmoğlu hönkürüyor heif hönkürüyor cıkk karakolun sıvaları dökülemese bari :img-hyste :img-hyste

alagul_54
21-10-10, 07:02
37|OsmaNihan

Nihan dosyalar ile ilgilenirken Osman içeriye girer
Osman : Ahh ahh! (o ah çekişine :img-in_lo)
Nihan : Osman :)
Osman : Valla insanın dosya olası geliyor hee
Nihan : Dosya mı ? Deli (çok tatlıydı :img-blush)
Osman : Hadi bir çay söyle ondan sonra da yemek ısmarlarsın .
Nihan : Yok ben çay söylemeyim . Bak babam burda (Osman kapıya doğru bakar ama öyle bir bakma değil yani .. böyle de tatlı olunmazki ama :img-blush)
Denizle çıktılar iki dakikaya dönerler .
Osman : Nihan akşam bizimkilerle konuşucam .
Nihan : Sizinkilerle niye ? (yok arkadaş kapamıyor ilk anda :img-hyste)
Osman : İşte annemle/babamla konuşucam . Gerçi babam kolay da annemle konuşmamız biraz kanlı geçicek . Neyse :img-hyste
Nihan : Şöyle yapalım mı Osman ? Bak ; ben adliyeye gidicem iki saat sonra sen alırsın beni adliyeden çıkışta konuşuruz he ?
Osman : Olmaz o kadar vaktim yok . Ayrıca komando o kadar uzun konuşmaz canım (:love05:)
Nihan : Osman babam gelecek .
Osman : Gelsin
Nihan : Bozulur
Osman : Bozulsun
Nihan : Osman yaa
Osman : Ya Nihan!Diyorumki akşam annemleri arıcam diyorum bana bir cevap vermen lazım güzelim :img-yes: (yanaklarını tutarak) Evet mi hayır mı ? Söyle hadi
Nihan : Osman lütfen!
Osman : Nihan hemen evet mi hayır mı ?
Nihan : Osman babam gelecek çık dışarı hadi lütfen! (of be kızım sen onları diyene kadar bir evet deseydin senin pederle Osman pişti olmayacaktı :img-hyste)
Osman : Nihan bana cevap verir misin ? Evet mi hayır mı ?
Nihan : Evet deli evet hadi(vallaha da evet dedi şükür namazı mı kılıyim,kurban mı keseyim :img-hyste deliyi de sıkıştırdı araya :img-hyste)
Osman : O zaman sen sabahtan beri niye böyle dırdır ediyorsun ki ? :img-hyste
(Kapıya bakar) Bir sarılıyim mi ben ? :img-blush
Nihan : Osman saçmalama
Osman : Nihan evet dedin ya o yüzden bir sarılıyim yani :img-hyste :img-in_lo
Nihan : Saçmalama defol (hii ne dedi? :img-tomat) çık dışarı
O sırada peder gelir .. ahan da piştiii :img-hyste
Osman : Merhaba Mürsel Ağa .. ben Nihan'a kısa bir ziyarette bulundum şimdi de gidiyorum,biraz acelem var . Müsadenizle
der ve çıkar ..


edit ;
Replikler sahne sırasına göre yazılmıştır .
Arada sadece OsmanHakan ve YeterEthem sahnelerini atladım . Onlar hariç sırayla yazıldı .
Replikler de kendi yazımımdır ve rica ediyorum başka sitelerde paylaşılmasın :img-wink:

zeyno_114
22-10-10, 00:05
Yeni gelen askerimiz :icon_sorr

Efrahim: Efrahim karabıcak emret komutanım..
Hakan: ver kağıtlarını bide biraz daha düşük olurmu (ayy ses tonunu yesinler asteğmenim :img-blush)
Efrahim: emredersin komutanım... (yine bagırır hakanın gülmesi çok şeker burada yaa :img-blush poyraz ürkekr biraz möerremin bakışlara kop :img-hyste)
Hasan hocam: (efrahim bağırına elindeki yemegi üstüne döker :img-hyste) yavaş azcık yaa .. yenimi geldi bu oğlan
Kamil: (kafasını sallar emme basma tulumba gibi :img-yes: aha aynn böyle:img-hyste)
Muharrem: hee sorma sarı hocam yaa adam bağırıyor böyle bağırıyo yaaw
Hasan hocam: hee gördük :img-hyste
Mahmut: enerji fazlası var o adamda enerji fazlası ama yakında geçer:img-hyste
Kamil: yaa nizamiyede bir bağırdı resmn yerimden sıçradm :D
Taner: seni zıplattıgına göre (tüm poyraz kopar eminimzi sizlerde kopunuz:img-hyste)

Mahmut: geldi..
Taner: aloo.. kardeşim önce bir otur yemegini ye sonra zatn napılacaksa yapılır..
Muharrem: gel buraa korkma.. şafak kaçtı canım sizin
Efrahim: var epeyce
Mahmut: arkadaşım sana bir soru sora bilirmiyim... sen niy durmadan bağırıyon yaa (poyraz kop ve ben siz kop :img-hyste)
Efrahim: ben.. ama (yani bu kadarde hebebebe olmazki çocugu şaşırtılar zavallım :img-hyste) tekmil verdim
Mahmut: hee tekmil vermiş tekmil vermiş :img-hyste
Hasan hocam: kardeşim selamün aleykümü bilinmi sen,önce bir selamün aleyküm demi.. aleyküm selam. isim neydi
Efrahim: efrahim.
Hasan hocam: efrahimm güzel isimmiş
Kamil: ben hiç duymadım :img-hyste

Hasan hocam: memleket
Efrhaim: akhisarlıyım (vay be az gitmedim oralara küçük ama güzel şehir :img-hyste)
Hasan hocam: oa güzel memleketmiş ama işte (neden işte hocam :img-hyste)
Muharrem: efrahim şindi senin böyle dağıtım iznindeyken canın böyle nöbet tutmak çekmiştir yaa özledin mi nöbeti hıı yazıyım mı sana şöyle bol bol nöbet doya doya tutarsın hee (muharreme bak yaa ilk dakkadan çocgu nöbet manyagı yapıyordu :img-hyste ama keşke yapsaydı gitmeseydi göreve daa :img-cray:)
Taner: hadi git yemgini al hadi
Hasan hocam: aşçıyada bağırma haa :img-hyste

zeyno_114
28-10-10, 09:57
38. Bölüm..

Sait'in gelişi ve osmanın konuşması..

İşte özlenen Dadaşımız Sait geldi ve karakolun kapıısnda nöbetçi askerle konuşuyor..

Sait: Nöbetçi nasılız eyiz eyi
Nöbetçi: sen iyisin tabi memleketi altını üstüne getirdin heralde
Sait: yok yaa evden hiç çıkmadım anam bacım ben kukuma kuşu gibi oturduk evde
Nöbetçi: ah ah darısı bizim başımıza artık
Sait: inşallah kardeşim inşallah..aa bak biizmkilerde geliyir işte

Tüm poyraz araçlardan iner herkesin acıntısı yüzlerinden belli oluyordur..:img-cray:

Sait: Çavuşum...
Taner: (gözleri yaşlı..) şehidimiz var.. adı efrahim.. yeni gelmişti
Durali: hadi revire alalım çocuklar

Kamil aracabiner sarı hocam öyle dalmıştır kamil napacagını bilemez sonra Sarı hocamın omzuna dokunur sıçrayarak kendine gelen hocamla birlite şehidi taşırlar..:img-cray:Sonra osman efrahimden dökülen kanalrı izler ve saitin önünde durur :img-cray: (bu sahneler mükemmeldi bir okadarda çok hüüznlü acı dolu sahnelerdi insanın duygulanmaması imkansız..)

Osman: sait.. sen dadaşsın ben yörük bu birligin iki delisi (osman saittin gözünden akan yaşı parmagıyla alır ve yerde taşta duran kanın üstüne damlatır..) İçizi titreten sahneydi..)

Osman: Bu topraga kanda akıyo.. gözyaşıda akıyo.. Dadaşla yörük delirmesse ne yapar be sait hee biz naparız.. (sonra osmandan o hasta oldgum sert ve kısık bakışlar.. her ne kadar bu bakışlara hasta olsamda böyle bir sahneden sonra böyle bir bakış içimi daha çok titretti..:icon_sorr)

zeyno_114
28-10-10, 10:25
Durali ve Hakan Karakolda odada Durali bıyık bırakcam diye hakan özet geçiyor :D Durali bozukparayı masanın üstünd eçeviriyor..

Hakan: başçavuşum...durgunsun gerçi durgun olmayacak gibi değil ki baksana halimize..
Durali: bıyık bırakayım diyorum yaa bıyık
Hakan: haa emekli olduk onu hiç tartışmıyoruz şimdi bıyık öylemi :D
Durali: böyle yukardan aşagı doğru hafif sarkık hee çok uzunda değilde (duralim nezaman böyle emeklilik dese bıyık dese ben korkuyorum emekli olup gidicek dizden çıkacak diye ya :icon_sorr)
Hakan: ee (gülümserr :img-blush)
Durali: sonra gideyim normal bir iş yapayım yaa tavukçuluk olur marketçilik olur benim ağırvasıta ehliyetimde var..
Hakan: tavukçulukmu?
Durali: hee ula tavukçuluk mavukçuluk hiç sevmem o işleri gerçi ama.. ama artık acı duymak istemiyorum asteğmenim.. bende kalpmi var ula yok allaha şükür.. Şeker tansiyon hiç bişeyim yok benim turp gibiyim. ama acı görmek istemiyorum asteğmenim şehit görmek istemiyorum. şehiit,yaralı,bomba,namlu pusu batlama çatlama kavga gürültü hiç birini görmek istemiyorum artık..
Hakan: İstemiyoruz... istemiyoruz ama işte aması var
Durali: böyle bıyıkları sal aşağa yaş 50 55 falan sonra yaş 60'a dayandımı al karıyı doğru hacca oh allah kabul etsin sonrada gel torun tombalak sev napayımm anasını satayım başka :D
Hakan: olur be başçavuşum oda olur inaşallah..

Muhabere sedat gelir :img-hyste
Hakan: girr..
Sedat: (duraliye) telefon size komutanım
Durali: kim ulaa
Sedat: eşiniz komutanım leyla hanım arıyor
Durali: Toplantıda dee ulaa
Sedat: (şaşırır :img-hyste) toplantı komutanım
Durali: hee ula manükür yaptırıyor de ulaa neydi o karuların ayaklarına yapturdukları nalbatın nal çaktıgı gibi asteğmenim
Hakan: pedükür :img-hyste
Durali: he pedikür yaptırıyor de :img-hyste
Sedat: ama komutanım
Durali: (ayy gülüşü bak yaa valla bizim poyrazın tümüne gülmek çok yakışıyor anacım duralime bak hele :img-in_lo) tamam ulaa tama :img-hyste

zeyno_114
28-10-10, 10:56
Osman Nihan Telefon konuşması ve mahmut arkadan efektleri :img-hyste

Osman: nihan nerelerdesin napıyosun ?
Nihan: Duruşmaya giriyorum canım nasılsın?
Osman: İyim iyim iyimde ben biraz gerginim nihan yaa
Nihan: neeeden neoldu?
Osman: şimdi.. nihan bak ben düşündüm ve
Nihan: ee.. Osman çok önemli değilse durşmadan sonra konuşalım mı canım
Osman: nihan başlatma duruşmandan ya:img-hyste

Mahmut: (önce şok ama yinede diyeceginden geri kalmıyor arkadaş :img-hyste) hee afferim komutanım biraz böyle yaa
Osman: (telefonda nihana) ben artık beklemiycem çok sıkıldım ben artık beklemiycem şey yapıcam :img-hyste (bu şey ney ki :img-hyste)
Nihan: neey
Osman: ben bu akşam senin babanla konuşacam nihan
Mahmut: (arkadan devam ediyor :img-hyste) çok şükür yaa kedi kedi olalı bir fare tutcak gibi hadi bakalım (osman bu cümle sırasında allahtan telefondaydı yoksa ikinci bir kovalama sahnesi :img-hyste)

Nihan: nasi yani
Osman: nihan bak akşam gelicem diyecem ki mürsel ağa benim annemle babam geliyo o yüzden durum böyleyken böyle diyecem okadar yani (vaay komutanım yürü be kim tutarsenii heytt bee :icon_shad)
Mahmut: (arkadan sessiz sessiz yapmak kesmedi osmnaın yanına geldi osmanın yüzü bir anda değişti ahaha :img-hyste) işte buu aferin işte buu (heyecana kapıldı :img-hyste)
Nihan: osman bi saniye bi saniye dur bi.. yani babamın ne tepki verecegini bilmiyoruz.. yaa gerçekten sen bu akşam gelip benimi isteyeceksin (kızımız kem ediyor osmana ama maşallah bir kanat takıp uçmadıgı kaldı anacım sevincinden :img-hyste)

Osman: aynen öyle
Nihan: ama biz bi düşünseydik osman bir oturup karra verseydik konuşsaydık hani
Mahmut: (osmana) cık sakin aman verme
Osman: hayır nihan bu iş biticek hemde bugün bitecek
Nihan: tamam dee organize etmem gerekiyo yemek falan evde kimsenin haberi yok ki osman
Mahmut: (osmana) aman verme vur kafasına vur :img-hyste
Osman: Bana bak kadın anan babana söyle ben bu akşam geliyorum o kadar.! (telefonu kapattı) (vuhuuu Maço Osman :icon_shad:img-in_lo:img-hyste ama komutanım yine gazla uçtu yaa ama süpersin komutanım nihan başka türlü anlamıyor hee adam altan aldıkça kız başka bahane çıkarak oh :img-hyste)
Nihan: (şokk :img-hyste) Osman.. aa-aa
Konuşmanın başından beri şahit olan Görevli: hayırlı olsun bizde düğüne davetliyiz avukat hanım :img-hyste
Nihan: nee yaa siz hepinizmi süpersiniz yaa alla alla (burdaki süper ne anlamında kullanıldı ki:bilmim :img-hyste)

zeyno_114
28-10-10, 11:18
Osman ve Mahmut

Mahmut: vaay vay vay vay helel benim komutanıma bee vallahi bu konuşmayla yemin ediyorum kendini aştın yaa :img-hyste
Osman: iyidim dimi (hahah :img-hyste kime ne soruyo yaa:img-hyste)
Mahmut: iyimi iyi nedir yaa muhteşemdin komutanım manyak çılgın bişeydi yani
Osman: (oyy kuzum kıyamam içi rahat etmedi :img-in_lo) yaa biraz sertmi yaptık mahmut yaa
Mahmut: ne serti ya
Osman: ne biliyim yaa öyle kadın madın dedim yaa
Mahmut: kadın madın tabi diyecez ne diyecez yaa bu kadın kısmını gördün mü kedini budunu ayırmak lazım komutanım :img-hyste (hoop mahmut nediyon abicim sen bu adamıda duyan yani kadınlardan çektigi kadar başka bişeyden çekmiyor sanar hee halbukisi dünya iyisi karısı var hee:img-hyste:img-hyste)
Osman: (sinirlendi :img-hyste) ne kedisi ne budu yaa

Mahmut: yani ilk baştan daha yüz vermeyecen diyom benim saf komutanım benim toy komutanım (elide osmanın göbeginde kaşınıyor yine gülüm :img-hyste)
Osman: mahmut...
Mahmut: emredin komutanım
Osman: çek elini :img-hyste ayrıca ben seni çagırmadın ne işin var burda
Mahmut: öyle yoldan geçiyorken
Osman: siz muhimmat sayımı yapmıyormusunuz oğlum (sinir geldi geldi :img-hyste)
Mahmut: hee yapıyor çocuklar
Osman: eee.. ulaan ben seni napıyım yaa ben seni napıyım (baya sinirlendi işte gidiyor :img-hyste)
Mahmut: komutaaanım
Osman: neee (yahu sen daha yeni kızmadın mı bu adama yaa yok işte mahmutsuz olmuyor arkadaş :img-hyste )
Mahmut: böylemi gideceksin ağanın eve
Osman: nasıl
Mahmut: böyle zegor gibi
Osman: ne zagoru laan
Mahmut: İşte böyle bildigin zegor ... neyse ben gideyimde muhimmat sayayım komutanım (bu mahmutta az değil haa lafı söylüyor gidiyor :img-hyste)
Osman: mahmut.! bekle
Mahmut: muhimmat
Osman: oğlum bekle.. hakketten bişey giymek lazım
Mahmut: ee yani böyle yeşil yeşil :img-hyste ( ee bize sorarsanız hiç bir mahsuru yok böyle yeşil yeşil çok daha tatlı :img-in_lo)
Osman: böyle olmaz
Mahmut: böyle olmaz :img-hyste

zeyno_114
28-10-10, 11:52
Ethem Nihan :img-hyste

Ethem: ne oldu oğlum böyle apar topar işin gücün yokmu senin
Nihna: bugün erken kapattık abi
Ethem: Tabi oğlum buldun parayı :img-hyste
Nihan: yaa yaa nedemessin
Ethem: neoldu... anlatsana yaağ
Nihan: abi ben yandım yandım yani
Ethem: Vallahi oğlum petrom bölgesindeyiz burda yanmayan yok cümbürt cemaat yanıyoruz cayır cayır yani
Nihan: püff hadi yürüsene ne duruyoruz
Ethem:oğlum ben kontagı çeviriyorum sen anlatmaya başlıyosun annaldın mı?
Nihan: tamam
Ethem: bir iki üç başla (kızımız hala susuyor ne bekliyor acaba :img-hyste)

Ethem: sen yanmışsın oğlum yaa sen kafayı yemişsin nihan
Nihan: yaa ne yapsaydım
Ethem: yani bu kurba kalkacak bize yemeğe gelecek he. masaya oturacak iyi otursun anamda ona kaburga dolması hazırlayacak (:img-hyste) vallahi hazırlasın oda aç karnını doyursun bunlar güzel şeylerde büyük kazın ayagı öyle değil ki oğlum perdeli yani babam başka yerden delirecek anam başka yerden delirecek bilmiyem ki yani istermisin aynı gece kalksın necla gelsin bize yatıya (nihan elini kulagına götürür) vallahi bencede yani (Ethemde bizim gibi şom ağızlı forumda necla değiliyomu kan çıkar dedik ethemde yatıya geliyormuş dedi yaa:img-hyste ) asıl sen o zaman gör oskarlık perfonslar havada nasıl uçşuyor :img-hyste ben söyleyimde yani
Nihan: yani abi nediyosun sen bana kaç göç devam et sonra sevdigin adamla bas git sonrada evlen mi (vuhuuu nihan uçtu :img-hyste)
Ethem: böyle bişey söylemiyorum
Nihan: eee
Ethem: eesi oğlum bu adam gelecek tamma mı delikanlı gibi gelecek oturacak masaya diyecek ki arkadaş allahın emri peygamberin kavliyle ben bu kızı istiyorum diyecek tamam mı sende diyeceksin ki delikanlı gibi arkadaş ben bu adamı istiyorum diyeceksin bende size diyecek ki helal olsun bu :icon_shad

Nihan: abi aslansın sen yaa
Ethem: öyleyim oğlum (pekte mütavaziyiz canım :img-hyste)
Nihan: canım benim
Ethem: yo yeter ya gerçekten yeter yaa bizim hayatımızı kimse karartmasın arkadaş artık yeter yaa.. yeter dedim aklıma geldi haa yemin ederim yeteride çağrıyım mı yemege hee bizim kide aradan çıkar he aşkım :img-hyste
Nihan: abi yürü hadi yürü delimisin
Ethem: hee güzelim
Nihan: abi yürü
Ethem: haa bebeğim :img-hyste
Nihan: abi yeter :img-hyste
Ethem: yeter yaa bende onu diyorum işte :img-hyste
Nihan: allam yaa :img-hyste

Ethem: niho senin bu kurba uzman çavuş dimi
Nihan: evt
Ethem: Bu nedir laan oğlum söyle bari sınav mınav yok mu bir rütmü olaydı iyidi haa
Nihan: abi ne alakası var
Ethem: neyin ne alakası var oğlum herife enişte diyecegiz yarın ömürgün bari bir albay malbay olaydı iyidi yağww
Nihan: boş konuşuyosun yürü allah aşkına
Ethem: general olsun genral hahaha:img-hyste general sınavına girsin vallahı billahı paşa olaydı iyidi ama haa :img-hyste (bu adam yakında bizi gülmekten öldürür abi :img-hyste)

zeyno_114
28-10-10, 14:13
Osman ve Poyraz
Osman'a kıyafet seçiyor :img-hyste

Osman üstüne gömlegi ayagına ayakkabıyı paltolonu giymiş nasıl oldu diye bakınırken kabil elinde kazagoyla geliyor :img-hyste

Kamil: komutanım spor birşey düşünürseniz böyle canavar bir sweet var bende
Muharrem: ona lan dingil herif top oynamayamı gidiyo lan kız isteyecek adam kız komutanım siz bir ceket giyin üstünüze bir takım çekin lütfen yaa
Osman: yaa ben inip ilçeden alacaktım zatn şimdi niye bunla uğraşıyoruz anlamadım ki ben yaa
Muharrem: yaa komutanım sizin şöyle bir siyah takımınız vardı çok yakışıklı oluyordunuz onlarla
Osman: vardı işte onlarıda ataabeyde bıraktık apar topar geldim be oğlum takımlamı gelseydim (ayy hemde ne gelişti valla yaa:img-in_lo )
Muharrem: komutanım alın benim takımı giyin çok güzel yani hem bir akislik olur falan boşa para harcamamış olursunuz (bakışlar hele osmanın :img-in_lo)
(şom ağızlı yaa maşallah bu bölüm içine doğan doğanaydı haa cansu ben ethem durali muharrem daha yokmu yaa:img-hyste)
Muharrem: özürdilerim
Taner: şey komutanım.. komutanım yani bu ayakkabılarla bu pantolon uymadı gibi düşünüyorsanız

Osman: yok güzel mi bu ayakkabı sizce :img-hyste
Taner: güzel ama.. lan sen kaç numara giyordun
Muharrem: 42 kamutanım pabuçlar ayna gibi veriyim mi
Mahmut: sen verme
Muharrem: niye lan
Mahmut: senin ayakkabılarını giymesindense böyle parmakların arasına sokuşturulan terlikler var yaa onlardan giymesi bile daha iyidir (terligi tarif edişe bak yaa:img-hystehele orda osmanın yüzü anaam:img-hyste)
Muharrem: o niyeymiş lan güdümsüz
Mahmut: çünkü sen halüllü malülül giyiyorsun böyle kıvırcımlı aliminyumfulyadan muarrem yaa kabul et sen süslü püslü bir adamsın :img-hyste

Osman: biraz şöyle çekilin bakıyım çekil çekil.. sarı hoca
Hasan hocam (ayaga kalkar)
Osman: otur otur... nasıl olmuş şimidi ayakkabı pantolon gömlek tabi gömleği içinde düşün
Hasan Hocam: Haa ayakkabı tamam komutanım
Osman: ayakkabıyı sevdik zatn ayakkabı tamam
Hasan Hocam: Pantolon olmamış gibi gömlekte biraz küçük
Osman: (oy oy gömlegin dar oldgunu göstermek için uzanan kollar ortaya çıkan kaslar oy burda çok şekerdi yaa :img-in_lo) biraz böyle dar evt
Hasan Hocam: bide ciddi bir yere gideceksiniz siyah bir ceket iyi olurdu ona uygun bir pantolon
Osman: nerde
Hasan Hocam: endişe etmeyin hayırlısıyla çok güzel olacak inşallah
Osman: inşallah

Mahmut: bakayım.. gömlek hakketten bir kırtık küçük
Osman: omuzlardan dar yani
Mahmut: hee.. heyecanlımısın
Osman: hee
Mahmut: kalbin güp güp atıyormu
Osman: valla atıyor
Mahmut:böyle avuçların içi terliyomu
Osman: terliyo :img-in_lo:img-hyste
mahmut: bunlar inan bana bunlar (ellerini osmanın ensesine doladı :img-hyste) çok dağal şeyler ama sen güçlü adamsın bunun altından..
Osman: (sagına soluna bakar sonra mahmutun kollarını ittirir) şştt

Mahmut: şsst evt evt haydi haydi
Sait: komutanım benim bir ceketim var siyah değil ama çok güzel ( gülmekten yıkıldıgım anlar ben iptal :img-hyste hee süper süper kaçıncı yüzyıldan kalma o ceket valla bilmiyorum ama sengi ofsayt osmanın üstünde duruşunu söylemiyorum bile içine rahatlıkla bir osman daha girerdi o ceketin :img-hyste) (poyraında benden aşagı kalır yanı yok osman zatn ceketi giydigi an yüzü değişti poyraz koptu ee doğal oalrak:img-hyste ama saitin yüzünde br memnuniyetlik var abi görmelisiniz yaa :img-hyste)

Kamil: dede 1985'temi aldın sen bu ceketi
Sait: niyeki:img-hyste


Osman: (aynanın karşısına geçer poyrazda arkasına hepsi aynaya bakıp iç geçirir :img-hyste) cık napıcam ben yaa (oy kıyamam uzamanıma ama önce o ceketi giymeyecen o belli birkere :img-hyste)

zeyno_114
28-10-10, 14:42
Osman Halis ve Durali başçavuşum :img-hyste

Halis: yaa normal binse vallahi billahi itirazım yok komutanım yaa geçen seferde pelte çıkardı arabayı zatn (yazık halise bee arabayı hiç söylemiyorum herşey onun başına geliyor :img-hyste)
Durali: araba dedigin bir cuval cıvata yaağw hayırlı bir iş bu yahırlı uzun etme
Osman: Devrem nasıl çikolata şey falan aldın mı
Halis: hee neey
Osman: çiçek ulaan
Halis: şahizizelemi lan burası
Osman: şimdi elimiz boşş gidicez nese ben yolda bulurum bişeyler artık
Durali: osman dikkatli git aslanım akşam olmadan köye gitti dönerkende tedbir gel onların arabasıyla falan
Halis: evt osman yol kesme falan olursa benim arabayı parket sen yaya olarak mevzuya gir tamam mı? :img-hyste
Osman: tamam tamam ben anladım seni ben bir numaralı arkadaşımdan mesajı aldım tamamdır abi eyvallah

Durali: (koptu :img-hyste) hahaha ulaa nevar bende sizin yaşınızda olaydımda banada 10 araba feda olsaydı yaaa yaksaydım anasını satayım :img-hyste:img-in_lo:img-hyste (yalnız duralinin burda yaksaydım diyişi ve derkenki hareketleri süperdi )
Halis: estafurllah komutanım yaşınızda da ne varmış.. (he yaa 40 küsür değilmi eyi işte osmanda 30 sayılır arada pek yaş farkı yok ki başçavuşum :img-hyste) daa bir bildiginiz mi var hani araba yakma falan (ooo halis yaa ne arabaymış abicim bu doğan görünümlü şahin :img-hyste)
Durali: yok ulaa yok alla alla yaağw takıldı bu uşak yaa (hemde ne takılma komutanım saatlerdir arabamda arabam bir bu kadarda osman isterken laf etmiştir hee :img-hyste)
Osman: halis sakin ol oğlum hiç bişey olmayacak tamam mı ?
Halis: tamam abi
Osman: eyvallah abi.. komutanım müsadenizle
Durali: kızı almadan gelme ulaa
Osman: emredersiniz (güler gülüşlere öl yaa :img-in_lo) (Osmanın araba kulnaması heleki gazi kökleyipte gitmesi halisi iyice delirti:img-hyste)
Halis: bak komutanım bak dakka bir gol bir ba :img-hyste
Durali: (kopru arkadaş yaw gülüşe bak yaa :img-in_lo:img-hyste) hahaha deli ulaa deli takılma yaağw yürü çay içelim :img-hyste

zeyno_114
28-10-10, 15:24
Poyrazın Sohbeti :img-blush

Taner: oğlum osman kanat naptı laan acaba
Kamil: yaa eli ayagı titriyodu böyle gördün mü (senide görücem kamilciğim kesin süzüm süzüm süzülürsün sen :img-hyste)
Muharrem: ee aslanım cinsi latif meselesi bunlar öyle kolay işler değil
Mahmut: möerrem bu bağyanlara niçin cinsi latif demişler
Muharrem: valla bilemiyorum emmioğlu hıyarlara niye gülüm mahmut diyorlarsa (haah taş atmadanda duramayız anacım :img-hyste) karılarda o yüzden cinsi latif diyo olabilirler yani :img-hyste

Mahmut: vallahi 24 saatin 24 de de komiksin
Muharrem: teşekkür ederim saol
Hasan hocam: Sanırım..cinsi latif böyle kibar ince böyle nazik (burdakini anladım) naif insanlara deniyo (vuhuuuu anlatırkenki yüzünün gülümsemesi çok şekerdii :img-in_lo)
Sait: aaa bizim hocaya bak sen
Hasan Hocam: yaa ben kelime manasını söyledim sadece
Sait: tabii tabi
Tanaer: hı hı
Hasan Hocam: valla arkadaşlar benimde az bucuk aşkı bilmişliğim vardır (ohh bee sonunda bir ip ucu verdiler küçük ama olsun hiç olmamasından iyi devamlarını bekliyoruzz :good:)
Muharrem: sarı hocaya bak sarı hocaya sen onun öyle durduguna bakma oğlum her bişeyi bilir bu aşk meşk falan :img-hyste
Mahmut: hocaa anlatsana bee hee (ayy mimiklere bak yaa :img-hyste)
Muharrem: hadi bee
Hasan Hocam: arkadaşlar.. mahmutcum mevzu Osman Kanat siz bakın konuşmanıza hadi..:icon_sorr

İçeri sedat girer

Sedat: kamil telefon sana
Kamil: kim bu saatte yaa
Sedat: fatma teyze arıyo
Kamil: hobaaaa :img-hyste
Taner: gitsene oğlum
Kamil: cık (korkuıyo:img-hyste)
Mahmut: gidemeeez gidemeeez.. karanlık adam karanlık işler çevirdigi için böyle he deyince gidemez :img-hyste
Taner: kamil.. yürü :img-hyste

Hakan ve Durali

Durali: ulaa bu nasıl bir kız istemek arkadaş saat kaç oldu yağww
Hakan: valla bilmiyorum ki bugüne kadar hiç kız istemedim ben
Durali: ben istedim asteğmenim ama M.Ö falandı hiç bişey aklıma kalmadı yani.. (vaay bee duralim kız istemiş kime istedi acaba biz boşuna duraliyide alıp gitseydin osman demedik anacım bak varmış bir bildigimiz ama dinlemiyor ki bu deli çocuk :img-hyste) yaaw asteğmenim sende teskereyi alda senide evlendirelim iki döner oynarız fenamı olur. (hakanın yüzü asılır mügeden dolayı uu kırdıgı potu anlar üzülür başçavuşumda :icon_sorr) afedersin asteğmenim yaa..Ulaa oğlan kaçak köy yolu sakat saat oldu gecenin bir yarısı töbe töbe..

alagul_54
04-11-10, 02:28
38|Osman Ağa Konağı'nda

Çok geç geldi repliklerin devamı kusura bakmayın artıkın :img-blush

Nihan ile Deniz kapıyı açmak için aşağıya inerler
Nihan : Denizcim sen ninenin yanına gider misin lütfen
Deniz : Haaayır ben açıcam
(kapıya doğru gider)
Nihan : A-a!

Kapıyı açarlar . Tatatatam karşılarında tombik yanaklı,gamzeli gülüşlü bir herif . Her eve böyle miasafir nasip etsin Allah :img-blush yanlış oldu böyle damat nasip olsun :img-hyste

Nihan : Hoşgeldin
Osman : Hoşbulduk ..
Deniz : O pakette ne var ?
Osman : Aslında tam senlik,çikolata
İçeriye girer paketi Deniz'e verir ..

Nihan : Evin cadısı işte
Osman : Senden sonra tabi :)
(Deniz'in yanağını sever)
Nihan : Sen geç ..

Mürsel ve Teslime cadısı da inerler ..
Mürsel : Hoşgelmişsen delikanlı,hoşgelmişsen
Osman : Hoşbulduk sağolun (bir adet bet surat görür ve ..)
İyi akşamlar
Teslime'nin bakışları karşısında yutkunan Osman,korktu mu ne ? :img-hyste

Yukarı çıkarlar ..

Yukarıda beyler oturmaktadırlar . Osman heyecanlı :img-blush hakim olan sessizliği Mürsel bozar

Mürsel : Eee anan baban nasıllar oğlum,iyiler mi ?
Osman : İyiler Mürsel Ağa sağolun,nasıl olsunlar ?
Sıtkı Dede : İşi uzatmayalım Mürsel :img-yes: (Osman'a) Hal hatır sorduk oğlum . Hatta benim gazi bacak bile sual edildi,tamamdır
Şimdi derdin ne ise hane sahibine tane tane bir anlat bakalım .
Osman : Eyvallah .
Şimdi Mürsel Ağa söze nasıl başlanır,devamı nasıl söylenir hiç bilmiyorum .
Ama sözün özü şu;biz Nihanla düşündük ve (düşünDÜK pardon da uzmanım senden başka bu konuyu düşünen bu kou için kafa yoran bir yenge göremedik .. kafsını gün geldiği zaman yordu o da ben yandımdan başka birşey olmadı :img-hyste
senin gösterdiğin çabanın kaçta kaçını gösterdiki :icon_whis)

Tam da yerinde kesmediler mi sinir oldum .
Montajcıya da çatalım biz bir ara :img-hyste

alagul_54
04-11-10, 02:58
Devam ..

Sıtkı Dede : Eyi bakalım . Bu işlerde hayırlıysa olsun denir evlat . Ama kızın rızasını almak şarttır . Ehh o tarafta Mürsel'e düşecektir artık .
Mürsel : Osman benim müsamaham evet . Annen-baban (birşey dedi anlamadım :/) gelsin,buyursunlar,misafirimiz olsunlar diyedir . Yoksa kimse yek başına Mürsel Ağa'nın kızını isteyemez . İstese de yakışık almaz . Oldu mu ?
Osman : Anladım Mürsel Ağa .. anladım :img-yes:
Sıtkı Dede : Eee hadi açlıkla terbiye edilmeyak Mürsel Ağa
Mürsel : Hele babam buyrun .. buyrun sofraya

Masaya doğru giderlerken Ethem Osman'a ;
Ethem : Hadi yine iyisin hee okyanusun derinini geçtin
Osman :Asıl okyanus bizim o tarafta .. Atabey'de
Ethem : Yok looo .. :img-hyste (öyle bir diyişi vardıki yok yok bunlar zor evlenir gibi :img-hyste)

Osman'da sanki -ah ah' der gibi kafasını sallayarak masaya sofraya gider

Yemekte ..
Herkes mide derdindeyken başka derdi olan ufaklık konuşur ;
Deniz : Nihan var ya hep senin fotoğraflarına bakıyoo
(Osman'ın gülüşü çok tatlı,oğlanın da hoşuna gitti tabi bıyık altı gülüyor köftehor seni :img-hyste)

Bunun üzerine herkes gülüyordu işin garip tarafı Teslime'de güldü bet bet bakmadı kıza :img-hyste

Nihan : Aa Deniz
Ethem : Sus kız mıncınık (o nedir be :img-hyste)
Deniz : Sensin ooo :img-hyste

Ve ortamı alt üst eden monşer bozuntusu belirir merdiven başında .
Bu evin kapısı yok mu ? Tıkırdatmıyor mu gelenler kapıyı ? :img-hyste
Ben kapı sesi neyim duymadım .. neyse

Bundan sonrası yazmıyorum vs vs ..
Herkes gelişine şaşırır,bazıları ise sevinir :kahve
Osman'ın bakışları konuştu davarın gelmesiyle :good:
Alıcam ifadeni bakışı .. Berat'ın bakışları ise gerçekten çok korkutucuydu :img-hyste

alagul_54
04-11-10, 04:07
39|Poyraz-Yatakhane muhabbeti

Herkesin elinde gece atıştırmalığı .. afiyetle yiyorlar .

Sait : Yavv bunun yanında çay da olsa fena mı olurdu he ?
Hasan : Ya gece vakti büyütme şimdi Sait . Elimizdekini yiyip,yatalım .
Sait : Ya sarı hocam Erzurum'luya da çayın hesabı sorulmaz ama :)
Muharrem : Lan Saffet . Kız :img-hyste gözünün yağını yiyim be birşeyler ayarla be .
Saffet : Deli misin baba ? Bu saatte çay falan yapamam ben . Tahtakılıç duyarsa oyar beni (gözleriyle Mahmut'a işaret eder)
Mahmut : Bana ne bakıyon lan he ? Ben bir kere profesyonelim (ay sevsinler :img-hyste) koooooskoca komutanlara çay götürürüm ben demi ama ?
(Sait tabi dercesine onay verir)
Müerrem bu yediğimiz ne yemeği ?
Muharrem : Bu yat geber yemeği emmoğlu :img-hyste
Taner : Oğlum çok iyi geldin lan,yarın yine yapalım .
Kamil : Durali Tahtakılıç'ın sunduğu "yat geber yemeği" devam edicek :p
Taner : Evet abi ya adam erzağı verirken ikiye bir sayıyor .
Hasan : Höööst! (hii hocamdan bunu beklemezdim çok ayıp çok :img-hyste)
Komando deduğun yiyecek ula .
(Mahmut'a yönelir tam farkedemedim ama yanılmıyorsam kulağından tutar)
Eyy ha boyle bir deri bir kemik komando olmaz .
Kahkahalar .. ama Muharrem'in kahkasının üzerine yok :img-hyste

Muharrem : Yavv Sarı Hoca ne komik adamsın
Hahahaha :img-hyste gözünün yağını yiyim bir daha yapsana :img-hyste

Kamil : Heyyt! Yiyecesunuz ula yiyecesunuz
Mahmut : Seninki tam olmadı :img-hyste
Kamil : Yemek yemeyen adam harp edemez ula eyy karga cücüğü gibi . Yiyecenuz

Geldiiiiii :img-hyste
Durali : Kamil .
Kamil : Emredin Komutanım .
Durali : Kamil evladum yarun sabah ha bu karakolun etrafunda tam teçhizat otuz altu tur atacasun . Anlaşuldı mi ?
Kamil : Emredersiniz Komutanım .
Durali : Silahını falan da al ha ..
Kamil : (Kafa sallar)
Durali : Turlarken de boylee "ay akşamdan ışıktır yaylalar yaylalar" türküsünü Trabzon şivesiyle bağracasun ula :img-hyste tamam mı ?
Kamil : Emredersiniz Komutanım .
Durali : Yanına da uç tane de adam seç,onlarun seçimini artuk sağa bırakiyrum .
Kamil : Üç adam ?? :bilmim
Durali : He ula bu uşaklardan uç tanesini seç,onlara önderluk et evladum . Onlara liderluk edecesun . Tamam
(Kamil'in ağzı kulaklarına vardı gözleri fıldır fıldır :img-hyste)
Saffet'e dönerek
Sanunla da sonra hesaplaşucaz ula . Mutfak kaçakçısı

İstifini bozmayan Taner'e ;
Eyy imama bak cemaate bak . Gülhane'nun sapuk maymunu :img-hyste
Kalk! (çavuş ancak kalkabildi .. korktu da zıpladı :img-hyste)

Durali gider,herkes şaşkın veyahut korkmuş adını siz koyun :img-hyste

alagul_54
04-11-10, 04:40
39|Durali

Çok kısa bir sahne ama yazmadan geçilemeyecek türden :img-hyste

Odaya gelir elini kolunu kurular ;
Durali : Oyy ula ne uyunur şimdi ya (ya :img-hyste)
(yatağa oturur) uuu .. ula butun kemiklerim sızliyi ya yaşlanduk mu nedir ?
(yastığını düzeltir güzelce uyku çekicek ya :img-hyste)
uzanır yatağa,çeker yorganı üzerine ama yatması ile kalkması bir olacaktır :img-hyste

Aniden kapısı açılır ;
Hakan : Başçavuşum . Osman aradı . Dağdakilere haber uçurmuşlar hemen çıkmamız lazım .
Durali : Ne diyisun Asteğmenin . Ula bir Allah'un günü de başunu belaya sokmasa yavv . Uf yav uf ula yav .
Bu nasıl bir manyaktır arkadaş,bu nasıl bir dert makinasıdır yav,bu nasıl bir tasa miknatusudur yavv ? :img-hyste
Ula bu nasıl Osman'dır arkadaş yavv ? Uykumu da pç etti :img-hyste

Nasıl köpürdü nasıl ? Nedir bu adamın Osmandan çektiği arkadaş yavv :img-hyste

Poyraz'

Muharrem : Bence kesin Osman Kanatla ilgili bir mevzu var emmoğlu .
Mahmut : %100 on yani onbaşı olalı doğru birşey söyledin aferin :img-hyste
Sait : Valla bence de öyle
Hasan : Olsun ya hele bir gidip görek de
Mahmut : Ya ben kaç kez konuştum onunlan öbür kulağından giriyor bir kulağından çıkıyor . Ben konuşuyorum ama havaya havaya :img-hyste
Kamil : Bence Osman Kanat'a kızı vermediler o da kayınpederi rehin aldı .
Taner : Çüşşş! :img-hyste
Hasan : bismillah :good:

alagul_54
04-11-10, 05:27
39|Ağa Konağı

Necla : Biri artık bana birşey söylesin,ulan çıldırtacaksınız beni (geber :img-tomat)
Nihan'a uzun uzun bakar sonra da gözleri kilerin kapısına yönelir ve kilere doğru gider ..
Nihan : Abla yapma (ne ablası be az önce adıyla hitap ettin şimdi abla
saygı edersem yapacağından geri kalır diye düşündü herhalde :img-hyste)
Kapıyı açar ..

Necla : Çık lan,çık dışarı .
Osman Ethem'in kafasına silah dayayarak çıkar .
Necla : Buradan çıkabileceğini mi zannettin sen ha (yine yanıldın çatlak :img-haha:)
Osman : Eğer ben gidersem kardeşin de benle beraber gelir .
Necla : Ben bu numaraları yemem .
Ethem : Necla sakin .. sakin
Osman : Bu adamı vururum . Hiçşakam yok . Anlıyor musun ulan ?
Necla : Ben sana bir şaka yapıcam ama
Nihan : Neclaa!
Ethem : Necla gözünü seveyim sakin .
Sıtkı Dede : Necla ..
Necla : Sakın .. sakın yine vaaza başlama .
Osman : Şimdi buradan gidiyorum . Ağır ağır .. en ufak bir hareketinde onu vururum .
Ethem : Necla gözünü seveyim Necla .
Osman : Tekrar görüşücez . O zaman Nihan'a vuran kolu kopartıp senin .. önüne atıcam (vay yavrum vay :img-hi:)
Necla : Vurun ulan
Nihan : Necla sakin ol yapma .
Osman arkada duran dağ faresini bir vuruşla indirir :good:
Ethem : Abla!Abla n'apıyorsun ? Beni mi vuracaksın he ?
Necla : Fena mı olur ? Şeher eylemi ihanetini de böylece ödemiş olursun he ?
Ne dersin ? İşin bitti lan senin . İşin bitti :icon_whis

Sonrasını yazmıyorum . O kadar duygu yüklüydiki yazmaya dayanamadım
Sizleri de birkez daha üzmeye ne gerek var ? :img-hyste
Hem zaten Osman da gitti sahne ile ilgi de bitti :img-hyste



Osman-Durali

Osman dışarıda tek başına .. Durali yanına gelir ;
Durali : Uyusaydın ya ula Osman . Gece boyu döndük durduk yavv
Osman : İyiyim ben Komutanım iyiyim,sağolun .
Durali : Ula gece Mürsel Ağa'yı oyle gorünce içim cız etti Osman yavv .
Bu ne derttır,beladır arkadaş yav . O adam ne desın da ne yapsin şimdi ?
Osman : Komutanım . Biz çatıştıklarımıza terörist diyoruz,onlar bize düşman .
Mürsel Ağa ne desin,Ethem ne desin,Nihan ne desin,anneleri .. benim annem-babam ne desin Komutanım ?
Durali : Belanın hası bu işte Osman . O yüzden bela diyiler buna .
İçeriye giderken ;
Köye falan gitme ula sakın . Ara kızın hatrını matrını sor telefonla ama ortalık biraz yatıştın hee ?
Osman : Emredersiniz .

alagul_54
04-11-10, 08:15
OsmaNihan-Ofiste
(zaten başka da mekanları yok :img-hyste)

Nihan içerde ellerini alnına dayamış öylece durur
Osman : Nihan
Osman'a sarılır
Osman : (Yüzünü tutarak :img-blush o yüz tutlmazsa olmaz zaten :img-hyste) Nasılsın ?
Nihan : İyi olayım diyorum ama bilmiyorum .
Osman : Otur
Nihan koltuğuna oturur,Osman da karşısına ..

Osman : Evdekiler nasıl ?
Nihan : Babamın ağzını bıçak açmıyor,dedem erkenden gitti zaten . Böyle başı önde yere baka baka ..
Anam sürekli ağlıyor
Osman : Ya Deniz ? Ben çocuğa çok üzüldüm ya
Nihan : Şaşkın tabi .. canım benim . Sürekli sorup duruyor ninesine
Osman : Nihan . Biz bunları biliyorduk,biz bundan kaçamıcağımızı biliyorduk dimi ? Kolay olmucak ama biz savaşı kazanırsak herkes kazanıcak Nihan herkes . Biz inat edersek,geri adım atmazsak bu bir umut olucak,başlangıç olucak (yine güzel bir konuşma :) ağzın bal yesin :img-icecr)
Nihan : Osman .. ben seni seviyorum .
(Osman'ın elini tutar)
Burada herşey çok zor ama ben seni hep sevicem,hep sevmeye devam edicem
(Osman da Nihan'ın elini tutar)
Osman'ın güzel bakışları sonrasındaki isteği ;
-Hadi bir çay söyle de herşey normale dönsün :img-hyste
Nihan çay söylemek için telefonu alır ..
Osman : Ethem nasıl bu arada ? Dün akşam müthişti valla :img-hyste

O bakıştan sonra ben daha güzel birşey bekliyordum ama Osman çay dedi :img-hyste
Olsun o da güzel :img-hyste

edit'
Benden bu kadar bu hafta nedense bir tembellik var üzerimde . Zor geldi replikleri yazmak ama yine de sizler gelmeden önce yazdım birkaç sahne .
Replikler sahne sırasına göre yazılmıştır . Arada Fatmaİbrahim Kanat,Masal şeysi ile Serbülent sahnelerini atladım .
EthemYeter sahnesinde bıraktım .
Hadi Zeyno'm sana da kolay gelsin :)

Bu arada replikler kendi yazımım . Saatlerce harcadığım emeğim .
Başka sitelerde paylaşılmazsa sevinirim :img-wink:

zeyno_114
05-11-10, 11:57
39.Bölüm..
Poyraz-Kamil'in adam seçimi =D


Kamil : Evet arkadaşlar kimse kırılmasın,kimse şahsi algılamasın emir kesin üç kişiyi seçmek zorundayım .
Mahmut : Şu arkadaki koçlardan seç de bitsin dimi tonbalıkçığım hadi ..
Muharrem : Evet arkadakilerden seç de kafan kırılmasın demi :img-hyste
Taner : Lan oğlum kimi seçiceksen seç Tahtakılıç bakıyo ordan pis pis :img-hyste
Kamil : Eveet adım adım ilerleyelim o zaman .
Muharrem'e bakar ..
Muharrem : Bana bakma .
Mahmut : Bak bak Müerrem'e bak Müerrem'e bak :img-hyste
Kamil : Şimdi bu kargo olayında beni ispiyonlayan kimdi ? (iyiki şahsi değil he :img-hyste)
Mahmut : Dülülülon (Sözde butona basıyor :img-hyste tuhaf bir ses çıkardı kelimlere dökemedim pek =D) Cevap veriyorum Müerrem .
Muharrem : Yav ne alakası var lan ne alakası var . Ne fitneli,ne biçim adamsın insansın sen ya :img-hyste
Taner : Kamil hadi ..
Kamil : Evet ilk talihlimiz Muharrem Pektaş .
Muharrem : Oğlum bittin oğlum sen bittin . Var ya ilk tenhada feci oyucam seni feci böyle ..
Kamil : Eveet .. İkinci
Hasan : Ben mi ?
Kamil : (hayır işareti verir) Sait Ayhan (yuhh yaa saidimin ne suçu vardı tınbalığı işte neolacak dadaşım çıkarır bunun acısını ama :img-hyste)
Sait: hay ben se..(Hasan hocama) yaa ben ağızımı açmadım hocam yaa
Kamil: zatn snei o nedenle seçtim saitçim (tonbalıgı :img-tomat)
Mahmut: çok güzel seçtin çok iyi sen saitte sabahtan koş de o akşama kadar koşsun öyle bir insan :img-hyste (dadşımla çokmu uğraşıyor bunlar nee:img-tomat)
Kamil: eveet ve 3.
Mahmut: Dülülülon (Sözde butona basıyor :img-hyste) cevap veriyorum tabi gülhane maymunu javuş Taner :img-hyste
Kamil: Dooonn Doğru cevaper mahmut karakum olucaktı (puhahah çok konuştu yine başına geldi:img-hyste)
Mahmut: yok canım gerçekten mi? biraz yardımcı olamazmısınız tonbalığı bey (ayy kendini memetalinin programında sandı garibim tonbalıgı bey :img-hyste)
yaaw sen ne kadar gereksiz bir insansın yaa he sen nekadar hainsin sen nekadar zalimsin ben snei hiç sevmiyom yaanemahmut karakum ya (uuu bu biraz ağır olmadımı yaa ben üzülürdüm şahssen bunları duysam ama kamil pis pis sırıtıyor anam :img-hyste)
Taner: Evet beyler Muharrem on başı iradesinde karakol etrafında 36 tur (tanerde yani altan altan gülüyor yaa nasıl gülmesin ama dimi :img-hyste) koşar adım.. Marş Marş (ekipkoşar taner arkalarından hasan hocamla sırıtmaya devam eder :img-hyste) kolay gelsin
Hasan Hocam: şimdi bunlar Karadeniz ağızıylamı türkü okuyacaklar laa :img-hyste
Taner: Onlar türküyü tutturana kadarakşam olur hoca :img-hyste (aylnız burda hasan hocamın sırıtmasına öl bit yaa hele o gamzeleri yokmu oy oy :img-in_lo)

zeyno_114
05-11-10, 12:52
Kısa ama yazayım atlamayım dedim..(:
Osman brt73. ofisini basar

Osman: (anaaam öyle bir durup bakıyor ki hem korkmamak hemde erimemek mümkün değil haa :img-in_lo durup böyle bakar bakar sonra birden bir yürür güvenlikönünü kese başına gelecegini bilmiyor tabi arkadaş yoksa o kim Osmanın önünü kesmek kim:img-tomat:img-hyste)
Görevli: buyrun birine mi bakmıştınız
Osman: Eğer o parmaklardan her hangi biri bana değerse kırarım (heeytt Osmanım bee :img-in_lo) indir elini..şimdi çağır bana onu
Görevli: kim berat beylemi görüşeceksiniz
Osman: Çağır leenn (len diyişine kurban yaa :img-in_lo)
Berat: (merdivenlerin sonunda bitmiş cins cins bakıyor osmanın yanına gelir)
Osman: (birsüre brt 73'e can alıcı bakışlarıyla bakışırlar )
Berat: sivil gelseydin daha önceki hesabı kapatırdık
Osman: seve seve istedigin zaman istedigin yerde..!
Berat: ne istiyorsun
Osman: baak.! benimleoyun oynamak istiyosan, oynayalım..! Amaa..nihana zarar vericek her hangi bir adım atarsan yada aldgın nefesin bir şekilde nihana değdiğini anlarsam senin o nefesini.. keserim..!
Berat: kabadayılık etme uzman
Osman: ben sana bu kadar deyim eğer dediklerimi yapmassan seni o dağdaki kuşların bile kurtaramaz..! Analdın.. (vayy anam bakışlara davarı süzüşüne bak yaa yerimm :img-in_lo)

Berat: (tenekenin ofisine gelir o yalak seyfiyle konuşmalrını es geçiyorum bunuda yazmadım yaa bakırın tepkiler çok güzeldi yazamadın edemedim..:img-hyste) konuşmamız lazım..
Bakır: eeyy 10 dakka
Berat: yaa konuşmamız lazım
Bakır: yaa hepiniz ateş allmayamı geliyorsunuz nedir anlamadım ki cık.. beyler bizi bir yanlız bırakın.. ne oldu.?
Berat: neolacak mekanıma geldi o herif.
Bakır: (koptu anacım adam ama tepki süperdi yaa :img-hyste) adam jandarma değil belediye zabıtası anasını satayım girmedigi delik yok :img-hyste ee..
Berat: eesi.. geldi bir güzel tehtit etti defoldu gitti (allam yarabbim uyuza bak yaa:img-tomat)
Bakır: heeh eyi sen gene iyi yırtmışsan he adam benim çeneme kanal tedavisi yaptı sen nediyin.. (ahah adam unutamamış yaa gerçi oda haklı unutulurmu böyle bişey ama bide ders alsaydı iyi olurdu neyse asıl bi tanede berata yapacaktı ama Osmanı tutan neydi biz hala çözemedik :D )

zeyno_114
05-11-10, 13:58
Muharrem yatakhanede sazını eline almış türkü söylerken.. (oh bee sonunda yaa kaç zamndır başlıkta konuşuyorduk muharremden türkü dinleyelim diye sonunda oldu :img-blush) Hakan asteğmenimde helada dinlemekte :img-hyste Durali başçavuşum gelir yanına..(:


Durali: ula nerde bunlar yaa (hakan asteğmenin eliyle dur sessiz ol işareti yapar bu nasıl oluyor yaa elini kaldırıyor işte yorumları çıkarmak bize düşüyor :img-hyste) muharrem mi?
Hakan: evt evt
Durali: (anammm seraycım durali çok güzel sırıtıyo yaaa oy :img-in_lo)
Hakan: ne güzel çalıyor yaa
Durali: adam neşat ertaşın çeliktepe şubesi resmen yaa.. sen niye burda dikiliyisin asteğmenim girip dinlesene
Hakan: yok yaa ben girince utanıyo iyi burda konser (ayy gülüşlere bak yarabbimmm gülmek ne çok yakışıyor bunlara yaa:img-in_lo)
Durali: ulaa çay may getirsek ha burayda heleda çaymı içilir yaa türküyü dinledigimiz yere bak töbe töbe ya :img-hyste (helada çay keyfi düşünemiyorum ayy çarpılacaz daa :img-hyste)

Serayımı kıramadım..:love05:
Nihan Deniz Necala..
Neclanın denizi görmek istemesi..

Nihan: (kitap okurken telefonu çalaraçıp bakar) Efendim..
Necla: Çocugu aşaga getir
Nihan: nerdesin sen
Necal:aşagıdayım yalnızım merak etme (ayy bide yalnızım merak etme diyor yüzsüz yaa aslında böyleyken nihan bilemediarayacaktı osmanı gelecekti çekip vuracaktı ablasını korumamışmıydı birkere ee bunuda osmana böyle ödeseydi ama nerde nihanda bu akıl anacım :img-tomat)
Nihan: napıcaksın onu
Necla: sadece görmek istiyorum hadi (son görüşün olsun emi )
Nihan: (denizi aşağıya neclanın yanına indirmiştir) bugün bu şekilde yarın nasıl geleceksin ağır silahlarmı..
Necla: heç seninle konuşacak halim yok nihan.. ( ayy nihanda sana bi bayılıyodu bi bayılıyodum zatn anacım sorma konuş konuş diye :img-tomat)
Nihan: dün gece neler yaptın necla nasıl bir insan oldun sen yaa (allahım yarabbim dediğine bak yaa insan değilki nasılı şeklini alsın arkadaş :img-tomat)
Deniz: Kimsin sen.? (herşeyi düşünmeden söyleye bilecek tek insan yaa deniz harcanmasın o elelrde be yavurcak..)
Necal: Benn.. (ben snein katil kancık zilli ananım desene necla nesene hadi :img-tomat)
Deniz: Bugün tabancan yok mu?
Necla: (vaay güzelim benim yaa hadi bunada cevap versene necla kerçine kerçine anca böyletimsah gözyaşalrı dökersin acınacak haldesin bee !:img-tomat)
Deniz: adın ne senin?
Necla: (kaditl zilli terörüst hain hangisini istersin yavrucum ) heç
Deniz: öyleyse kimsin sen
Necla: ben.. hiçkimseyim (ne güzel tanıttı kendini necla aslında tamolarakta buhiç kimsee..:img-tomat) anaam doğrumu söylüyo
Nihan: ona bir kötülük etme necla.. bizi rahat bırak artık
Necla: ben sizi yıllar önce bıraktım zatn
Nihan: Ozman neden burdası..(yorumsuz:img-tomat)
Necla: onunla evlenecekmisin (evt evlenecek sende gebereksin herkes bayram etmiş olacak..:img-tomat)
Nihan: evt
Necla: eyi evin önünede ileri jandarma karakolu yazarsınız bndan böyle (sanane anaam ne yazarlarsa yazarlar :img-hyste)
Nihan: Ben onunla evlenicem (çok kararlı gördüm kızımızı acaba kaç saniye sürecek :img-hyste)
Necla: bende onu öldürecem..( sen kimsin ki kimi öldürüyosun anacım avcunu yoalrsın osman seni çoktan toprak etmiş olacak :img-hyste)
Nihan: (işte aman sen sus ve ağla nihan :img-tomat)

zeyno_114
05-11-10, 15:10
Osman ve Poyrazeğitim sahnesi ve Osman Mahmut sohbeti..(:

Poyraz: Ekipeğitim yapmakta engelleri aşarak koşuyorlar kamil tabi her zman ki gibi arkada :d:d
Osman: hadi kızlar hadi daha hızlı daha hızlı koş koş koş (özlemişim yaa osmanı böyle görmeyi anacım eğitimde koş koş koş diye bağırması bitiyor beni bu sahneleri birazcık daha fazla görelim lütfen yaa :img-in_lo) kamil arkada kalma koş...hadi hadi hadi... Poyarz timi 5 dakika istirahat et..
Poyraz: saol..
Osman: (kamilin önüne gelir kamile elinin tersinigösterip ters ters bakar sonra tersliyle kamilin omzuna çakar :img-hyste ayy ben burayı yakın çekim görmek istiyorum yaa o bakışalrı böyle yakından görüp hem korkum hem erimek istiyorum:img-in_lo:img-hyste)
Mahmut: (osmanın yanına gelir) İyi koştuk hee.. eee naptın
Osman: (bakışlara öl anacım öl :img-in_lo) neyi naptım
Mahmut: dün geceyi soruyorum nası geçti
Osman: dün gece ortam biraz sıcaktı (bu sıcaklık n.ö mi n.s mı hayır n.ö se ağala araları baya birsıcaktı hatta kaynıyordu n.s sa sıcaktan çok ılıktı daha bir aksiyon bekliyodum ben ama kısmet :img-hyste)
Mahmut: Sıcak? Sıcak derken ?
Osman: yaa sen neyi merek ediyosun
Mahmut: yaa neyi merak edicem komutanım kızı verdilermi vermedilermi
Osman: mahmut mesaideyiz
Mahmut: ee ama sen demedin mi komutanım poyraaz istirahat et bizde saol demekdikmi öyle cevap vermedik mi he meraktan çatlıyacagım komutanım desene verdilermi
Osman: galiba ( aay bu nasıl bir galiba değiş yaa böyle gülerek sırıtarak gözlerinin içi parlıyarak bende istiyorum bu galibadan :img-in_lo:img-icecr)
Mahmut: vaaaayy vayy ayy ayy valla büyüksün komutanım haa
Osman: bakalım...:icon_whis
Mahmut: başlık (hööh mahmut höh yani )
Osman: ne başlıgı ulan
Mahmut: başlık konuşmadın dme
Osman: yoo ( ayy allam allam osmanım bitanem kuzum safmısın sen yaa bide yoo diyo yaa:img-hyste)
Mahmut: Komutanım yaa ben gerçektne burda yoruldum ama yaa yıprandım ama yaa ben kaçkere anlatacam ama yaa sana kaç kere söyleyeceğim bu toprak...
Osman: mahmutt !!
Mahmut: diğcem kızıcan bağran belki yine kovalıyacan mahmut burda önemlideğil ki mahmut burda küçük ayrıntı bu adam senden yarın birgün 7 milyaz yanındada 2 metre uzunlugunda zincir istiyorum dese napıcaksın
Osman: 7 metremi? ( ayy allahım ne konuşuyoruz biz demiyorda 7 metremidiye takılıyor yaa:img-hyste )
Mahmut: 7 metre değil 7 milyar metre zincir 2
Osman: yapma yaa (ayy osmanım benim yaa bu kadar saf olma gözünü sefem yaa :img-tomat:img-hyste)
Mahmut: masraflar hariç başlık öyle büyük bir beladır ki neydi okarını adı çok güzel karıydı oo yaa bu möeerem dergide resimlerine bakıyordu ayje..ay.. ayşegule joli ayşegule joli ayşegule joli (oyy bu ne yaa koptum bir isim bu kadar değiştirile bilir hee :img-hyste) o güzel karıyla evlendiğini düşünsen daha ucuza maal olur (ahaha ilahi mahmut yaa :img-hyste hayır yani osmanda dinliyor bunu sonra sinir krizi geçiriyor:img-hyste)
Osman: Taneeeer..!! (bağırmaya bak yaa yer gök titredi :img-blush)
Taner: emret komutanım
Mahmut: Taner?
Osman: al şu adamı karşımdan ve bundan sonra bana iki metreden fazla yaklaşırsa... vur :img-hyste
Taner:emredersin komutanım
Mahmut: niye vuruyor yaa.yaa bi dakka yaa gülhane sapıgı bırak ben kendim giderim alla alla.. fakire simit vermişler eğridiye yememiş :img-hyste bide bunla ilgili develi söz var niye böyle yaptı ki komutan..şştt javuş ayşegule joliyi biliyon mu laa?
Taner: bilmem mi laan :img-hyste

zeyno_114
11-11-10, 10:18
40. Bölüm..
Hakan Durali Ve Osman..
Osmanın izin mevzuzu..

Osman muhabere odasında telefonla nihanı arar ama ulaşamaz ve ordan çıkar..

Durali: hayırdır ulaa valideylemi konuştun
Osman: yok komutanım yaa nihanı aradımda duruşmada heralde
Durali: hee... iyi gelde çaylıyalım (çaylıyalım :img-hyste kapıyı tıklatırlar)
Hakan: girr (bizimkiler içeri girer) çayı söylediniz mi söyleyim mi ? (söylediler tabi anacım boş geçer mi çay hiç :img-hyste)
Durali: halletim halletim asteğmenim (oturur)
Osman: (boğazını temizler önce bi:img-hyste) öhımm... Komutanım... ben.. eğer izniniz olursa ataabeye gidip...
Durali: (osmanın sözünü keser) hee.. haa bu izin mevzusuda çayın yanında ne güzel gider haa :img-hyste (Duralimin güzelim gülmesi girer araya :d )
Osman: valla komutanım siz annemle telefonda konuşun bu işi halledin ben 3 sene izin almıycam yemin ediyorum :img-hyste (ben yemedim bu izin almayacam işini siz yediniz mi izin almakiçin bir bahane daha çıkı verirdi osmana nihan oldgu sürece ohooo:img-hyste)
Hakan: Anne osmana nasıl bir teoiri uyguladıysa artık
Durali: ben karışmam valla arkadaşım kendi işini kendin hallet beni anneye bulaştırma (duralim bile yani fatma teyzemden öyle bir tırsmış kii bulaşmıyor :img-hyste)
Hakan: hallederiz yaa osman sıkma canını
Osman: hemen hallede bilirsek komutanım (iş acil mevzu derin ooo:img-hyste)
Durali: (kapı çalınır tabi gelen gamlıbaykuş mahmut:img-hyste) girr
Hakan: ne zaman lazım sanaa yarın mı
Osman: sizin için uygunsa yarın iyi olur ben giderim 3 gün kalır hemen geri dönerim (3gün fatma teyzemi ikna etmeye yetecekmi osman kendine çok güveniyor ne güzel ama bende fatma teyzeme çok güveniyorum değil 3 gün 3 sene izin alsa yine yetmez :img-hyste)
Durali: 3gün yetecekmi ulaa (bak duralim nasıl biliyor ama yetemz tabi :img-hyste)
Mahmut: nereye komutanım
Osman: (mahmuta oğlumkomutanların yanındayız diye kaş göz işareti yapar ama boşa yani :img-hyste)
Mahmut: hiiii bak bana hiç söylemiyon yaa vaaaay vaaayy vaaay çok sevindim komutanım hiii ay allahım sana şükürler olsun, canabı allah sizi bir yastıkta yaşamayı gocamayı size nasıp etsin inşallah çolugunu çocugunu tombalıgını gör inşallah yaa vallahi çok sevindim gördünüzmü komutanım :img-hyste (ayy yarabim mahmutu seviyorum seviyorum daa bu nee yaa çok labali anacım rütbe mütbe hak getire :d:d )
Hakan: gördük mahmut.. traşın gelmiş senin hadi bakalım (ohh ne güzel etti hakanım traşı kes dedi nazikçe :img-hyste)
Mahmut: gördünüz demek ki komutanım ben gideyim (ve çıkarrr :img-hyste)
Osman: bu tam gamlıbaykuş haa sabah ne dedi bana (çokşeker ama yaa mimikler falan oyy:img-in_lo)
Durali: ne dedi ula
Osman: komutanım dedi sizin başlık parası hazırmı dedi bide ne dedi dur bakıyım 7 metre zincir (hala yedi metre zincir diyor yaa :img-hyste)2 milyarmı nakitmi 2 metre zincir de 7milayr nakit mi öyle bişey işte
Durali: iiii git ula sen git git...git (ayy koptum yaaa söyleyine bit yalnız arkasından gülüşler oyyy :img-hyste üçününde muhteşem yaa çok tatlılar böyle gülerken:img-in_lo)

zeyno_114
11-11-10, 12:52
Ethem ve osman ethem karakola gelip osmana haber veriri poyrazda yemektede..

Muharem: yemek yermisin?
Ethem: hee?
Muharrem: yemek diyorum karavana
Ethem: yok sağolun size afiyet olsun teşekkür ederim sağolun başka zaman, zaman ozaman değil biliyormusun saolun afiyet olsun size..
Mahmut: biz kendi şahsımız yiyelim ozman
Muharrem: ya bak o kadarda kötü değilistersen yiye bilirsin
Mahmut: yok yok ethem bey yemiyor demek ki (içeri girip msalarına geçerler)
Ethem: para almadan kaval etmiş tabi :s
Muharrem: (masada) ağa soffrasına alışmış tabi bizim karavanaya burun kıvırdı
Mahmut: yok yok tam olarak burun kıvırmaktan değil o onun Osman Kanatla öye işi var
Hasan Hocam: kimin laa
Mahmut: ethm yaa ethem
Hasan hocam: ethem kim
Mahmut: yaa yok mu yaaw ağanın oğlu geçen kurtardık
Hasan hocam: tamam tamam
Mahmut: hee o işte..o şimdi Osman Kanatın kayınçosu oluyor :img-hyste
Hasan Hocam: nee
Sait: yaw sen ne konuşuyorsun bilip bilmeden nasip diyecen nasip.. (masadan kalkar)
Mahmut: Hiç tartışmak istemedim onunla.. bilip bilmeden bana diyor bilip bilmeden nerden biliyon bilip bilmedigimi deymi hoca alla alla deymi möerem ya seninde burnuna yanık kokusu gelmiyormu?
Muharrem: geliyor
Mahmut: yaa
Muharrem: yaktı yine bişeyleri bu saffet gıcık oluyorum abi yaa :img-hyste
Mahmut: yaa ne saftirik bir adamsın möerem bunu niye onbaşı yaptılar yağw.. gelin gelin arkadaşlar... ağa ve oğlu Osman Kanat'ı İçgüveysi alıyor (allam yarabbim diyecek söz bulamıyorum artık:img-hyste)
Taner: Oğlum sen ne pis çirkef adam oldun yaa koca karı gibi bütün gün dırdırsın abi yaa (oh valla çok güzel dedi şiddetle katılıyorum Danerim :good::love05:)
Mahmut: Alla alla ne pis ne çirkef adam oldum koca karı gibi nasıl benzetmede bulundun bana (çok doğru bir benzetmede bulundu gülüm :img-hyste) alla alla yaa ama dediklerim çıkmıyormu hoca
Hasan Hocam: yaa çıkıyor arada da.. yaa.. arkadaşım belkide biişini ahlletmeye geldi burası karakol buraya gelmeyecekte nereye gelecek.. :good:
Mahmut: yaaw hoca bak seni yine tenzi ediyorum ama başta bu möeerem sait ve javuş taner olmak üzere benim dediğimi anlamıyorlar çok saftirikler yaa..
Muharrem: alla alla sen çok akıllısın..püsketin ne oldgunu ben öğrettim sana bee :img-hyste

b.u.r.c.u.
18-11-10, 16:51
41. Bölüm Ethem- Yeter kıyafet deneme sahnesi..

E: Ortam güvenli ben burada bekliyorum.asayiş berkemal..
(bir yandan da perdeyi çekiştiriyor açılmasın diye :img-hyste )
Y: ay Ethem sadece bir elbise deneyecem..
E: iyi tamam hayatım dene işte bende onu söylüyorum rahat ol..
Y: Ethem bana hayatım deyip durma..
E: ben herkese hayatım diyorum valla..
Y: işte o yüzden diyirım bende. Ben senin kahve arkadaşın diilim canım.
E: tamam.. Bitti mi?
Y: hayır
E:Yeter
Y: ay Ethem ne var ne?
E: içerisine iyice baktın mı kamera mamera çip mip bir şey olmasın orda..he?:img-hyste
Y: Ethem sen paranoyaksın..bunu bilysin dimi..
E: arkadaş saf olmayın ya..günde kaç tane kadın bu yüzden mağdur oluyor sen biliyor musun he.. abicim internet çıktıktan sonra hiç kimseye güvenmem..hiçbir şeyin masumiyeti kalmadı abicim.. bir pislik çıkarma iyice bak oraya..:img-hyste
Y: üfff….nasıl ?
E: ama sen çok güzel oldun böyle yaaa..he? çok güzel oldun.. çok güzel oldun vallahi.. ne yapayım kendimi jiletleyeyim mi keseyim mi eriyeyim mi biteyim mi napayım bilmiyorum ki.. çok güzel oldun vallahi.. yemin ediyorum manyak gibi oldun yani..
Y: Ethem nasıl olmuş? (daha anlamadım mı be kızım..bizim Nihan’dan kıt mısın yoksa:bilmim)
E: ee güzel olmuş.. şık olmuş..bizim olmuş..manyakkk gibi olmuş ya.. daha ne olsun..
Y: Ethem o nasıl konuşmak öyle..
E: beyaz mı alaydık?
Y: ay Ethem ben zaten hep beyaz giyeyrım..
E: amma beyaz sana çok yakışıyor yaw.. (Ethem’in vurgular süperdi burada :img-yes: )yemin ediyorum manyak güzel oluyorsun beyazların içinde o yüzden..
Y: Ethem.. bana bak..bir daha bana hayatım ya da manyak dersen gerçekten kızarım..

Ethem, Yeter’in kendisine doğru sallanan parmağı tutar ve..

E: şu.. şu parmak nedir yaww.. şu parmak nedir niyedir yani.. (sonra Yeter’in yanakları bir kez daha tost yaptıktan sonra) niyedir niye? Çok güzel oldu..tertemiz..inan bana..:good:

Bahar61
20-11-10, 09:36
Osman ve Nihan ise artık nişan hazırlıklarını konuşuyorlar


işte yine bu konuşmalardan birine tanıklık eden bir gece...


ağa konağının bahçesinde iki sevdalı yürek...(buradan bakınca 1 gibi duruyor ya neeeyse)

osman nihanla konuşup hazırlıkların hangi aşamada olduğunu öğrenmek için konağa gelmiş akşam yemeğinde aç karınını bir güzel doyurduktan sonra sevdiğinin kendi elleriyle yaptığı türk kahvesini yudumlamak için bahçeye çıkmıştır.tersine kadın osmanın nihana dalıp gitmesinden faydalanarak yine tüm tersliği ve bed yüzüyle osmana bakmakta tüm negatif elektriğini ona aktarmaya çalışmaktadır sanki.osman ise sürekli kaşınma ihtiyacı hissetmekte ve bunun nedenini de bir türlü anlayamamaktadır.içinden sürekli "ulan daha on gün önce duş aldım neyin kaşıntısı bu "diye geçirmektedir.
(çok iğrencim değil mi,durun daha iğrençlik görmediniz hemen hüküm vermeyin)

"allahtan eve ayakkabılarla girdikte ayaklarımın kokusunu kimse farketmedi nihan durumu çakozlamadan şu nikahı bir kıysak gerisi allah kerim" diye de devam eder...

uzayan sessizllikten rahatsız olan nihan "neden sustun osman seni rahatsız eden birşey mi var,veya istemediğin birşey mi yaptım ya da söyledim durgunlaştın birden "diye sorunca ,

"yook yok rahatsızlık demeyelimde bu kadar detaya ,bunca işe ne gerek var ki kıyalım biran önce nikahı olsun bitsin "

"yoook asla olmaz herşey islami usullere uygun olmalı,sen belki farketmedin ama ben çok detaycı bir insanım"

tam bu sırada eve gelen ethem islami usuller lafını duyunca ,

"bayram geçti yaa ne islami usulü neden bahsediyorsunuz hadi sizin gibi delilere hergün bayram biliyoruz da biraz abartmış olmuyor musunuz ?" diye sorunca osman hemen atılır "nihanın fazla koşturmaktan kafası karıştı as,işin aslı geleneklere uygun diyecekti şaşırdı(allahım sen şaşırtma yarabbiimm)

"tabii tabi sen başına nasıl bir püsküllü bela sardığını bilmiyorsun kurbağa...pardon yaaa osman kusura bakma alışkanlık işte...nihana gülerken ben kendim düştüm tongaya iyi mi hayyatıımm.neyse ben çok yorgunum sizle oturup çene yarıştırmak isterdim ama biran önce kendimi yatağa atıp tatlı rüyalara dalmak istiyorum hadi çaavvvv diyerek evden içeriye girer.ama girmesiyle çıkması da bir olur.osmana doğru bakarak "hem sizz de fazla uzatmayın muhabbeti saat kaç oldu evli evine köylü köyüne,sen daha nişan falan olmadan böyle yapıyorsan o hooo nişandan sonra burada yatarsın oğğluuumm o kadar da değil yani hadi bakalım..."

"oofff abii..."

"tamam tamam diyerek nihana biraz daha yaklaşır osman çünkü ethem son sözleri söylerken kapıyı arkasından kapatarak evden içeriye girmiştir bile.

n:" osman ben hala evleneceğimize inanamıyorum ,herşey öyle hızlı gelişti ki sanki tüm bunları yaşayan ben değilim"

o: "hızlı mı gelişti ,benle dalga geçiyorsun sanırım nihan.hızlı he hızlı...sen daha hızlı görmemişsin.sen bu kadar yavaş olmasaydın oğlumuz şimdi ana okuluna bile başlamıştı"

bakınız bu sözleri duyan nihan;:img-swoon:blink:

ve bu sözlerin sahibi osman ;:img-weigh:img-dirol:img-nyam::img-eat::img-yes:

ve de bendeniz yani pabucunuzun senaristi;sofa508719:img-beee::good::icon_lol:img-eat::hıh



aslında benim biran önce gidip yatmam hem sayfanın hem de benim selametim açısından iyi olur ama aksi gibi hiç de uykum yok bu gece.ne yapsak bilmiyorum ki,aklıma gelenleri yazmaya kalksam biip lenecem ,adım çıkacak, gidip tv mi izlesem ne etsem.:bilmim

neyse akıllı uslu olmaya söz veriyorum kendime :img-yes: bari şu arife gününden beri aklımda olan sahneyi bir bağlayıverem(bayram akşamı mıydı yoksa,neyse )

o; " tamam nihan ben abarttım biliyorum ama sen de itiraf et ki annemin itirazlarından ziyade senin çekincelerin ve davranışların işi bu zamana kadar uzattı.abine bile dalga konusu oldum yaa.bana eziyet etmek sizin hoşunuza mı gidiyor nedir anlamadım ki bir yandan annem bir yandan sen.sizi yine bir arada ve iyi anlaşıyorken görebilmek için yine vurulmam mı lazım yani."

n:" osman lütfen söyleme böyle şeyler ben aynı şeyleri bir kez daha yaşamaya dayanamam ,ölürüm.ben seni çok seviyorum osman ,seni o kadar çok seviyorum ki ...sensiz hergün sürgün bana .sen benim ilk aşkımsın ...ilk ve son...senden başkası yok...olmayacakta...baktığım heryerde seni görüyorum,pc de masada,odamda...vs.vs...senden iki gün haber almasam deliriyorum...osman sakın beni bırakma hatta ben bırak desem de bırakma hee mii?"

o:" hee olir olirr:img-hyste

kızım sen manyak mısın tabii baktığın heryerde beni görürsün pc nin masaüstünde benim resmim var masada da ve evin senden sonraki cadısı denizin dediğine göre odanda da benim resimlerim var yani şimdi tüm bu veriler ışığında büyük bir marifetmiş gibi bana baktığım heryerde seni görüyorum demen biraz abeste iştigal olmuyor mu.geç bunları yaa çocuk mu kandırıyon sen güzelim bana başka delillerle gel...508719 ki ben de inanayım sana :img-nyam:"

n: "osman ne oluyor sana bu gece kuzum ,dolunayda yok ama sen sen gibi değilsin bu gece,dur bi bakayım sen hasta falan mısın ,ateşin mi var yoksa ? bir ağrı kesici ister misin?"

(yaa sahi osmana ne oluyor bu gece????:bilmim)

umarım fazla saçmalamamışımdır ,birazcık gülelim istedim hepsi o ,sürçi lisan ettiysem affola.

asıl çıkış noktam nihanla osman bahçede tatlı tatlı konuşurken uzaktan fesat bir çift gözün onları izlemesi ve elindeki silahı osmana doğrultmasıydı.söz veya nişan haberini duyan necla iyice gözünü karartacak ,çıldırma noktasına vardığı bu dönemde son yapacağı iş de olsa gelip osmanı vurmaya kalkacaktı.tam silahını osmana doğrultmuş tetiğe basacakken deniz birden evden fırlayıp osmana koşacak ve osman da küçük kızı sevgiyle kucağına alıp kendi etrafında döndürürken deniz neşeli kahkahalarıyla bahçeyi çınlatacaktı.bu manzarayı gören necla belki bir iki damla yaş akıtacaktı gözünden ama asıl vurucu darbe denizin dudaklarından dökülen sözler olacaktı."osmaann sen çok iyi birisin keşke sen benim babam olsaydın "

gerisi mi?

valla onu ben de daha düşünmedim...

ama güzel bir sahne olurdu değil mi?

tabii bu durumda neclanın osmanı vurması asla söz konusu olamaz
..en iyisi kendini vursun...uzak bir yerlerde ...

bu işin sonunda kazanan osman olmalı...osmanla nihan aşkı kazanmalı...eğer onlar kazanınca herkese umut olacaksa bu söz söylendiğiyle kalmamalı hayat bulmalı...eğer onlar kazanamayacaksa bu söz hiç telaffuz edilmemeli inanlar boş hayallere sevk edilmemeliydi.

osmanla nihan bu savaşı kazanan taraf olmalı.tamam adama ağlamak yakışıyor ama gülmek de bir o kadar çok yakışıyor.hep çokoprens gülecek değil yaa...biraz da yeşil prensimiz gülsün ,değil mi?osman gülsün ki ülke gülsün benim ülkemin gülmesi demek dünyanın gülmesi demek ,tıpkı altı yüzyıl güldüğü gibi...ondan sonra da gülmedi dünya zaten...hep ağladı,gözyaşlarına kanı karıştı...en çok da atalarıma ihanet edip büyük britanyanın, eşşşeklerine sevabına yem verdiğini zannetme gafletinde bulunanlar...

herkese iyi geceler...
__________________

zeyno_114
20-11-10, 15:17
40.bölümden bir iki sahne daha vardı yazacagım onu yazıcagım arkasından da sefanurum 41.bölüm replikleriylesizler olacak :love05::img-hyste

Osman Ethem nihanın ofisin önündeler..

Ethem: yaw arkadaş burda olmadıgını zatn biliyoruz yaa niye geldik ki buraya maşallahımız var FBI gibiyiz (bencede süper ikili oldular enişte kyınço :img-hyste)
Osman: Etheemm..! senbenim kafamdan çıkan dumanları görüyormusun abi (yok abi valla ben görmüyorum görmedimde nereye savuruldukio dumanlar :img-hyste)
Ethem: tamam abi yaa (oy o gözlügü indir işe hasta oldum o nası bişeydi yaa kaşları bir kaldırdı gözlük cuk ini verdi şekil hareket:img-hyste)

ufukta halis görünür :D

Halis: osman.. geldim ben
Osman: haber varmı halis
Halis: hayır abi hiç bişey yok
Osman: plaka
Halis: kahyanın hatırladıgı plaka sahte öyle plaka yok yani (sahte diyince anlamıyorlar zatn anacım bizimkiler sahte kelimesi lugatta olmadıgından olsa gerek :img-hyste) aracın rengini falan araştırıyorlar ama tabi bu biraz zaman alır
Osman: bişey yapmamız lazım halis
Halis: Osman bu adli bir vaka ilçe jandarmanın işi bu yada polisin tugay bu işe dahil olmaz.. bende gidiyorum
Osman: nereye
Halis: öbür tarafa
Osman: nihanı bulmam lazım
Halis: (etheme) sen kardeşisin dimi
Ethem: hee
Halis: birhusubet tehtit falan varmıydı
Ethem: yok.. yani bildigim kadarıyla yok
Halis: ozman osmn dolayısıyla birey yapılmış ola bilir
Osman: (etheme bakar) bakır
Ethem: (osmana bakar) bakır (arabaya binip bakıra doğru basıp giderler :D )

zeyno_114
20-11-10, 16:40
Poyraz.. Karakola koyunlar gelir..

Kamil: anaaa dede bunlar ne yaa (koyun evladım daha önce hiç görmedinmi sen :img-hyste)
Sait: hee küçük baş hayvan
Kamil: yaa onu görüyorz
Muharrem: yaa bişey yok oğlum kışlık nevale bunlar
Mahmut: tabi çocuk bilmiyor zavallı (manyak bu adam yaa :img-hyste) kamilcim burası artık Nuh'un gemisine döndü arkada katır burda koyunlar ahaa buda möerrem :img-hyste
Muharrem: yedirecem ben sana möerremin etini
Mahmut: yok ben sakat at yemiyorum möerremcim :img-hyste
Taner: saffete baklan (yalnız tanerimin dikkat çektigi kadar var bu nedir arkadaş adam nasıl bakıyor öyle yaa korkulur bu saffetten valla :img-hyste)
Kamil: bir dakka yaa biz bunları yiğcekmiyiz abi
Sait: hee işte kışın bunları yiyecez (herkes ne kadar sakin kabullenmiş kamil yavrum büyük yıkıntıya uğramış sanki beslemek içn getirdiler onları karakolun ortasına :img-hyste )
Kamil: yaaa ama...
Muharrem: yaw ne aması yaa löp löp löp götürüyon etleri kıymalrı nerdne geliyor onlar çikolata fabrikasından mı :img-hyste
Kamil: ama onbaşım çok şekerler yaa
Sait: yaa kamilcim bu kadar dert etme kendine baksana safte daha şimden onları köfte olarak görmeye başladı (valla o bakışlarlar yedi bile :img-hyste)
Hasan Hocam: yollar kışın kapandıgında hiç böyle düşünmeyecen boş ver
Taner: ben gidiyimde şunları teslim alıyım iki kişi gelsin benimle (yerkende düşünmeyecek zatn tonbalığı:img-hyste)
Mahmut: ben geldim javuş möerrem hadi sende gel (ne möerremsiz ne möerremle bu mahmutun işi yaa :img-hyste)
Muharrem: yaa benle ne alakası var koyunun
Mahmut: senin arkadaşların.... möööeeeerreeem möööeeeereeem :img-hyste (mahmutun koyunu kucaklayışına kop yaa sanki bebek kucaklıyor oneydi öyle yaa :img-hyste)

Karakolda helikopter pistinin ordaosman telefon beklemekte yanına mahmut çayla gelir..

Mahmut: Komutanım..size çay getirdim
Osman: saol mahmut..
Mahmut: gerçi sen javuş tanere tembih ettin 2 metre fazla yanıma yaklaşırsa vur diye ama ben gene (bişey dedi burda kaç kere sardımsada anlamdım yaa :icon_whis)
Osman: ......
Mahmut: sen niye burda bekliyorsun komutanım..
Osman: telefon burda çekiyor yaa gülüm..:icon_sorr (oy kıyamam ben uzmanıma yaa )
Mahmut: hee burda çekiyo.. Avukat hanımdan haber varmı?
Osman: (oy canım benim yaa eli kolu bağlı bekliyor ah hemkızıyorum hemde üzülüyorum anacım yaa niye öyle durdun ki ama bir yerdede görevi olmayınca dokunaması var oyh ne biçimiş bu.. cık deyişine de kurban. :img-in_lo) cık..yok ... hiç bir haber yok
Mahmut: allah kısmet ederse sağ sağlim dönecek komutanım.
Osman: (oyy bakışları iççekişleri kıyamam yaa :icon_sorr allah boyun posun devrilsinde altında kal emi berat maymunu :img-tomat)
Mahmut: komutanım... Küçükken.. babam anlatırdı televizyon yokmuş ozman böyle anlatırlarmış destanlar.. efsaner.. yaw işte leyla ile meclun, aslı ile kerem.. başka kim vardı yaa arzuy'la kamber, memuziin.. böyle efsaneler hep destanlar yani demem o ki bak şimdi herkes osmanla nihandan bahsediyo valla bak.. bak sizin aşkınızda efsane oldu.Ama tabi eğer efsane olacaksan..Destan olacaksan... İnsanın karşısına düşmanda çıkacak dertte çıkacak ne bileyim canavarda çıkacak yaa çıkacak oğlu çıkacak.. bundan kaçış yok..

Osman: Gülüm.. ben destan falan istemiyorum ki... Ben sadece... (oyy kıyamam yaa bir kez daha içim titredi yaa osmanımın ağlamasına dayanmıyorum koskoca bölümden bir burası ya bir burayı tek geçiyorumm..
ne nihanın kaçırılmasına nede beratın yapmasına osmanımın böyle acı çekip ağlamasına dayanamıyorum varya allah o beratı nasıl biliyorsa öyle yapsan haa:img-tomat ) ben sadece... :img-cray:

Mahmut: biliyorum komutanım biliyorum ama.. senin isteyip istememenle olmuyor ki... Bak görürsün avukat hanım sağ sağlim dönecek..döndügünde demahmut böyle böyle dediydi dersin..hee. bak çayın saoğudu..
Osman: boğazımdan birşey geçmiyor ki gülüm.. (çalan türküde tam oldu ağlayacagım şimdi yaa off.. :icon_sorr )

zeyno_114
21-11-10, 16:20
ayy durmadım sefanurcum replikleri getirene kadar dedim burayıda yazayım :img-hyste

Durali: (telsizden) 742den 672e tamam
Muharrem: 672 dinlemede tamam
Durali: oğlum ha o deliyi ver bakıyum bağa
Hakan: deli diyince hemen sana geliyorlar osman
Muharrem: durali başçavuş komutanım
Osman: 672 tamam
Durali: ulaa deli zeybek ( :img-hyste hemdeli hem zeybek ikiside olunca adamın psiko olmaması imkansız :img-hyste) kaybun bulundu tamam sağlığı sıhate yerinde herşey yolunda tamam..
Osman: anlaşılmadı tamam
Durali: ula bağa telsizden roman yazdırma :img-hyste (ayy burada osmanımın gülüşüne öl bit eri yani :img-in_lo) kaybın bulundu diyirum seninki bulundu evinde şimdi herşey yerinde sağlı sıhati eyi tamam :img-hyste
Osman: anlaşıldı 742 büyüksün tamam (gülüşler gülüşler ayy eriyorum :img-in_lo)
Hakan: hadi geçmiş olsun osman
Osman: sağolun komutanım
Mahmut: been.. sana.. nededim hee nededim
Osman: nededin laan ( Imm nedemişti hatırlayan varmıı :img-hyste:P)
Mahmut: dedim yaa karakoldayken mahmut dediydi dersin dediydim
Osman: (şöyle birdüşünür :img-hyste) cık hatırlamıyorum :img-hyste
Mahmut: yav anlattım yaa efsaneler destanlar (kafaya taktı illa dedirtecek ee osmanda inaçdı demiyecek :img-hyste)
Osman: hatırlamıyorum ulan
Mahmut:leyla meclun.. memuzin :img-hyste
Osman: cık
Mahmut: evcümler
Osman: hatırlamıyorum :img-hyste
Mahmut: yaa bırak yaa.. komutanım ben söylemiştim ona
Osman: (osman oy o gülüşler yaa gülüşlere kurban :img-in_lo)
Hakan: devam ediyoruz mahmut.. devam ediyoruz arkadaşlar (işte budur hakan :good:)
Osman: hadi yürü.. :img-hyste

zeyno_114
23-11-10, 11:04
Evt sefanurucugumun işi çıkması dolayısıyla ve anca vakit bulmamız dolayısıyla (:img-hyste) repliklere devam ediyoruz gecikme için özürdileriz :love05::img-hyste
41.Bölüm../Poyraz..


Muharrem: halis halis halis.. emmioğlu kimdi bu halis yaa
Mahmut: Haliiis.. bizim halis..
Muharrem: hangi halis..? (balık hafıza n'olcak :img-hyste)
Mahmut: yaa Osman Kanat sürekli demiyormu toprağım halis..yuh be muharrem sürekli arabasını alıyor pıncık ediyor geri getiriyor..
Muharrem: hee bizim halis
Mahmut: hee o.. şimdi zordurumda
Muharrem: tühh bee..

Osman: (telsizde) toprağam nedersiniz durumunuz nasıl tamam..
Halis: (telsizde) Devrem senmisin
Osman: benim toprağam sakın isim kullanma tamam
Halis: kuşatıldık.. etrafımız sarıldı
Osman: nerdesinizz..
Halis: .. tarafı takip edin yılmaz ateşi kes yılmaaaz..
Hakan: (osman'a) nerde olduklarını öğrenemessek onlara yardım edemeyiz..
Osman: (telsiz) Toprağam bana mevkinizi bildirin hemen..!
Halis: kuyudan madiyi takip et..! kuyudan madiye doğru tamam..
Osman: Dayan..gözünü seviyim dayan..
Halis: valla yetişirseniz onlar düşünsün devrem tamam.. (vay be halisim devresine güveni sonsuz ee haksızda sayılmaz anacım insan osman gibi adamın oldgu yerde güvensizlik hissedermi yaa:img-in_lo:img-in_lo:img-hyste)
Hakan: hızlanıyoruz arkadaşalr ha gayret.. (hızlanıyoruz dedi hakan dimi bana dahada yavaşlamışlar gibi geldide :img-hyste yahu tamda helikopterlik sahneydi bee huh helikopterimiz olsaydı osmanımda acı çekmeyecekti hem geçte kalınmayacaktı..:icon_sorr)
Osman: muhareem..(telsizi atar) anca sabaha karşı orda oluruz komutanım umarım dayanırlar..
Hakan: inşallah osman inşallah..

Poyraz yoldadır ağır ağır geliyorlardır bu sırada necla sinirlenmiş ve tayfasıyla birlikte yaklaşmaya karar vermiştir..

Komutan: yaklaşmaya çalışıyorlar
Halis: napıcaz komutanım?
Komutan: yoğun ateş açamayız muhimmatımız yok tek şansımız yaklaşmalarını beklemek tabi yaklaşmalarına şans denirse..
Halis: 5 keleşle dağa çıktık yaa
Komutan: şikayet etme istihbarat dedigin bu işte..
Halis: Osman kağnıylamı geliyorsun be.. (onla gelse gene iyidi be halis tabanvay geliyorlar :img-hyste onlada hasar aldı osmanım yaa :icon_sorr)

Poyraz ve osman yürümeye devam ediyorlar osman ayagı yüzünden yürümekte zorlanıyor buda hakanın gözünden kaçmıyor..

Hakan: tamam duruyoruz
Osman: komutanım
Hakan: Osman çıkar botunu.
Osman: bot zmanı değil şimdi komutanım
Hakan:botunu çıkar osman..!
Osman: komutanım Halisler bekliyor acelemiz var
Hakan: Osman benimle tartışma çıkar botunu

Osman çok zorlanarak botunu ve çorabını çıkarır tırnagı içine batmış.. mehmetin dudak ısırmasına bakılırsa baya kötü olmuş :icon_sorr (malüm biz onu göremiyoruz.. :D )

Hakan: Çocuklar sarın şunu sait mehmet..
Osman: komutanım bunda bişey yok gerçekten
Hakan: tırnagın içine batmış osman bunu halledelim devam edicez zatn..

Sait: (ilk yardım çantasını uzatır) hazır komutanım..
Osman: mehmet çek tırnağı
Mehmet: komutanım.. :img-swoon
Osman: çek ulan.. ( mehmet çeker osman oy yavrum acıyıöyle bir yansıdı kiyüzüne her izleyişimde benim içim gidiyo.. :icon_sorr) sar sar..

Edit: smileyler yetmiyor yaa o yüzden 2.msjda devamı :D:D

zeyno_114
23-11-10, 11:55
Karakolda Durali leylayla telefonda konuşur..

Sedat: komutanım..
Durali: (ayağa kalkar) bizimkiler mi ?
Sedat: yok komutanım sizinkiler :img-hyste
Durali: sizinkiler kim ula
Sedat: eşiniz arıyo komutanım
Durali: alla alla.. (telefonu alır) leyla
Leyla: nasılsın canım iyimisin
Durali: iyim iyim saol.. sen nasılsın çocuklar nasıl
Leyla: hepimiz iyiz hayatım... ee Durali.. bayrama gelemiyosun dimi?
Durali: yok be güzelim nerde yaa bizim buralar çok karışık bura ya
Leyla: haah tamam biz geliyoruz bu bayram
Durali: siz mi? :img-hyste (adam ne oldugunu şaşırdı yaa :img-hyste)
Leyla: evt
Durali: yaa leyla bak şimdi.. hayatm yaaw buraya gelmesi ayrı bir dert getmesi ayrı bir dert nasıl edecenuz onu yaa :img-hyste
Leyla: valla bu defa seni dinlemiycem Durali.. kızlarda çok özledi geliyoruz
biz
Durali: leyla bak şimdi... (leyla telefonu kapatmıştır) aloo leyla.. yaa taa Trabzondan yedin ömrümü yaaağw :img-hyste

Poyraz yürümeye devam ederken çatışma sesleri duyulur..

Osman: komutanım silah sesleri çatışma varsa bizimkiler hala ayakta demektir..
Hakan: gözünüzü dört açın..
Mahmut: bak sana diyor möeerrem
Mahurrem: ne möerremi yaa nediyo bana cıkcık alla alla yaa
Mahmut: şşştt
Osman: beyleeerr...! 3 4 metre arayla badiler halinde.. hedifi gördügünüz anda yoğun ateş kalabalık oldgumuzu düşünmeleri lazım.. İlk anda alamassak işimiz var demektir.. (poyraz çatışmaya girer)

Halis: geldiler komutanım ben söylemiştim bu herif geç gelir ama yine gelir diye :happy0064 (halis osamnı gördügne bizden daha çok sevindi bea :img-hyste)

Hakan: sait..!
Sait: Emret Komutanım..
Osman: iyimisiniz sait
Sait: eyiz komutanım eyiz
Hakan: hadi şunlara biz geldik diyelim.Hadi aslanım :img-gun:
Sait: emredersiniz komutanım..
Taner: Beyler yogun ateşle saiti koruyoruz hadiiii hadiiii hadiiiii
Sait: Vızıldamayın laan etrafımda.. (ve sait füzeyi yollar buuummmm :img-tomat) biz çok eyiz.. :img-dirol

Halis: Osmann.. Sen delilerin kralısın osman..
Komutanı: halis çık yere yatma halis
Halis: Osman ( Osmanın dediği kadar var yaa sazan mevziden fırlanırmı öyle yaa:img-hyste ama yüreğimizi azımıza getirdin be halis yuh yaa:icon_sorr)
Komutan: Haaaalis..! halis.. halis.. Halis kendne gel..Halis dayan koçum..

Çatışma biter necla ve köpekleri geri çekilir..

Osman: Haliss..Haliss.. Korkudanmı bayıldın laan (o yara bayıltmıyorsa eğer kesin korkudan bayıldı :img-hyste)
Halis: halt etmişsin sen :img-hyste
Osman: (gülmeee oyy :img-in_lo) ucuzatlattın devrem gerçi façan biraz bozuldu ama neyse (Halisin derdi façaydı zatn anacım :img-hyste)
Halis: abi nerdeydin sen
Osman: abi yağmur nedeniyle vapur seferleri iptal olmuş kusura bakma artık :img-hyste hadi kalk hadi hadi..
Halis: tamam tamam
Osman: daha iyimisin ?? (aklı gidiyordu osmanım senin yüzünden bea:img-hyste)
Halis: devrem bişey söyleyim mi?
Osman: söyle söyle
Halis: var ya araba senin itin olsun bee
Osman: dönünce alırım ama haa:img-hyste
Halis: abartma tamam:img-hyste

zeyno_114
23-11-10, 12:18
Ekip tam kadro ve fazlalarıyla halis ve komutanlarıyla birlikte Çeliktepeye dönerler..

Durali: Asteğmenim... Şeyidimiz falan yok dimi asteğmenim
Hakan: yoook yok çok şükür yok
Durali: ulaa bu bayram bari mahsun geçirmeyelim diye dua ettim vallahi yaa.. :img-blush (içeri girerler)
Osman: halis devrem hadi sen ambulansa
Halis: yaa ben niye ambulansla gidiyorum ki (soruya bak ben yaralandım yaa canım halisin ne işi var:img-hyste)
Osman: oğlum kim dedi sana sazan gibi siperden fırla diye :img-hyste (hiç işte osman acemi yaa :img-hyste)
Halis: ben gitmesem yaa muhabbet falan ederdik (adamın derdi hala muhabbet yaa.:d geriç bende osmanı bulsam hayatta bırakmam muhabbetin dibine vururum haliste haklı şindi :img-hyste)
Osman: yok git git saçmalama yarana falan baktır.. :img-in_lo
Halis: osman devrem saol..yani nasıl denir allah razı olsun.. :img-blush
Osman: Halis sana bi dua öğretiyim mi abi ?
Halis: öğret
Osman: Annem söylerdi bana hep "başın pınar ayakalrın göl olsun"..
Halis: vaaayy bee.. çok bişey anlamadım ama kıyak bişiy :img-hyste
Osman: hadi hadi işim gücüm var benim hadi (resmen kovdu çocugu işi gücü var ama soluğu hastanede aldı yanınada bir adet nihan bu nasıl iş güç :img-hyste)
Halis: sen arabayı istersin ama
Osman: lazım olursa ararım.. saol. :img-hyste
Halis: öyle mi :img-hyste(oy oy o gülüşler yaa hele birde halisle osmanın arabanın kapısı kapanınca atılan bakışlar "Dostluk" be abi..:img-in_lo) )

zeyno_114
23-11-10, 12:46
Osman Nihan sahnesi..
(yazmak ve yazmamak arası gidip geldim yani osmanı herhalükarda yazarım tereddürsüz ama işin içi ne nihan girince :D nesyse sonra amaan dedim yazıyorken hepsini yazayım işte nihanda piyango olsun..:img-hyste)

Osman hatane bahçesinde banklara oturmuş ceylan gözlü ağa kızını beklemede.. nihanda arkada görünmüştür etrafa bakar osmanı görünce koşa koşa gider ve osmanla sarılırlar.. (ayy osmanımmm Immm bu sarılmadan bende istiyorum deseeemm:img-in_lo:img-in_lo)

Osman: nasılsın..?
Nihan: iyim iyim.. bakhiç bişeyim yok.. sen nasılsın?
Osman: iyim..görev dönüşü yaralılar vardı bende onlarla buraya geldi refakatçı olarak..sonra 5 dakka vaktim olunca seni göreyim istedim..:img-in_lo (ayy ben eridim burda yaa:img-in_lo) kimdi onlar nihan? nasıl oldu?
Nihan: Bilmiyorum ama örgütten birileriydi sanırım.. yani babam için dikkatli olsun filan dediler.. kabus gibiydi neyse..
Osman: ne oldu sonra polismi müdahile etti.? :icon_sorr
Nihan: hayır berat geldi..
Osman: berat mı? (oyy sinirler toplaştı..hani möerremin safsu geldiginde duralinin sinirlerini sıcak su fanaları olarak anlatmıştı yaa haa:img-hyste işte öyle yavaştan yavaştan ama nasıl sinirlenmesin yaa bide bunun beratın ucuz kahramanığından biri oldgunu duysa abooww fransaya gitse bile kurtulamaz berat :img-tomat)
Nihan: berat buldu ve kurtardı.. yaa geçti gitti işte tamam.. sarıl.. ( abi burda bayılıyordum hanfendi ilkez dedi sarıl diye vuhuuu kıyametmi kopacak acaba :img-hyste)

zeyno_114
23-11-10, 13:54
Karakol Osman Hakan Durali sohbeti..

Durali: Osman haa o radyonun kulagını bir kıvır bakalım belki yurtan sesler falan çıkar.. :img-hyste
Osman: yurttan seslermi komutanım :img-hyste (ahaha osmanda benim gibi dumur oldu ayy ama yaa tamam biizm kuşagın dımbırtılarını dinlemede yurttan sesler ne yaa oyy :img-hyste)
Durali: hee niye şaşırdın osman bey ben sizin kuşagın dımbırtılarını dinleyemiyurum artık
Osman: yok valla bende onları dinlemiyorum daa yani yurttan sesler..iyi tamam :img-hyste (allahtan çalışmadı o radyo yurttan seslermiş huh ayrıca niye radyoyla uğraşıyorsunuz anacım elinizin altında türkücü var muharrem verin emri çalsın size sabaha kadar daa :img-hyste)
Hakan: Osman ikiletme bence durali başçavuşun bu aralar biraz gergin :img-hyste
Durali: hey gidi ulaa sabahları dinlerdik neydi onlar öyle Muazzez Turingler ondan sonra Ümit Tokcanlar Aliye Akkılıç Rahbetli Ali Ekber Çiçek sonrakim vardı yaa
Hakan: Bedia Akartürk vardı Özey Gönlüm vardı
Durali: hee onlarda vardı da elmayanaklı bir kadın vardı yaaw neydi onun adı (kapıçalar yani tamda zamanımı desem ne desem :img-hyste)
Hakan: geel
Hasan Hoca: beni emretmişsiniz komutanım
Durali: Kurban işi neoldu sarı hoca
Hasan Hoaca: tamamdır komutanım..
Durali: o tefaarruatı falan namazı niyazı abdesti
Hasan Hoca: aldımkomutanım herşey usulüne göre
Durali: o saffetede söyle abdestini falan alsın böyle mapusane kaçkını gibi kurban olmaz :img-hyste (ama saffette tam mapusane kaçkını gibiydi o bıcak bileyişi hele adamı öldürür valla :img-hyste)
Hasan Hoca: emredersin Komutanım..

Hakan: başçavuşum sende şeye geliyosundimi bayramlaşmaya
Durali: yok asteğmenim nerde benim hanımla çocuklar geliyor ya
Hakan: haa unuttum onları ben yaa
Durali: ne luzumsuz kadın arkadaş yaa o kadarda dedim oğa yaa çocukları getirme buraya.. (bi bakımada haklı başçavuşum yaa ne olur ne olmaz..:kahve)
Hakan: bak şimdi yaa ne güzel işte görüceksin çocuklarını karını benhallederim bayramlaşmayı yaa.. :img-yes:
Osman: (hala radyoyla uğraşmaktaydı ve son anda bir pop gibi rock gibi karışık bir müzik çıktı ve duralinin bakışlar :img-hyste) çıktıda böyle bişey çıktı yani komutanım :img-hyste
Durali: yuuh ulaa osman..! Ulaa biz adamdan ne istiyiz adamın çaldıgı şeye bak yaa
Osman: ben mi çalıyorum komutanım.. aradım bu çıktı zatn kaçtane frakans varki :img-hyste ( haklı ama yani haklı radyodan aratırsan böyle olur möerrem varken :img-hyste) (kapıçalar)
Hakan: gel.. (taner girer)
Taner: parola işaret verecektiniz komutanım
Durali: eeeyy ula ne dedik biz ona yağw..Durali-leyla olsun (hakan koptu :img-hyste)
Taner: Durali - Leyla
Durali: hee beğenemedin mi ?
Taner: emredersiniz komutanım..(çıkar)
Durali: Ulaa ne kabiliyetsizsinn adamsın osman yaa bi bişeyi bulamadın:img-hyste
Osman: (radyoyu duralinin önüne koyar bi randyou bir duraliyi gösterir eliyle) buyrun komutanım :img-hyste
Durali: (eline radoyu alır başlar frakans aramaya) Osman sağada bir güzellik düşünüyoruz haa.. nedersin asteğmenim mübarek gün da sevinsin uşak..
Osman: ne oldu komutanım (dilini içinde döndürdü yaa koptum :img-hyste) gelmiyo ses
Durali: (oyy yüzü değişti yaa bozuldu yaa osmanla uğraştı uğraştı bozulan kendi oldu ama yaa:img-hyste)

edit: misafirnedeyile yazamıyorumakşam devam edicem.. (:

Bahar61
26-11-10, 09:42
ankara, ankara güzel ankara

seni görmek ister her bahtı kara

senden yardım umar her düşen dara

yetersin onlara güzel ankara



ankara bu kez de osmanla nihanın yardımına yetişecek ve hayatlarının en güzel iki gününü yaşatacak onlara.:img-wink:(şimdilik yani)

nihan ofisinde oturmuş denizin başına gelenleri düşünürken telefonu çalar.bu kadar küçük bir çocuğun kaldıramayacağı kadar ağır bir travmadır bu ve nihan deniz için çok endişelenmektedir.şuan evde anneannesiyle dedesiyle olması bile rahatlatamaz nihanı.oysa mürsel ağa bir daha öyle bir durumla karşılaşmamak için gerekli tüm tedbirleri almıştır.etheme yeni bir araba,konağa da bir koruma özellikle denizi korumakla görevli olan...

neden sonra çalan telefonun sesiyle daldığı düşüncelerden sıyrılır nihan ,arayan üniversiteden arkadaşıdır ve düğününe davet etmek için aramıştır nihanı.nihan önce pek olası görmese de arkadaşının ısrarlarına dayanamayıp kabul eder.hem neredeyse bütün samimi arkadaşları orada olacaktır hem de hiç olmazsa bir hafta sonunu tüm bu karmaşalardan uzak geçirebilecektir.zaten osman da yoktur kaç gündür ve söylediğine göre ne zaman döneceği de belli değildir.uuff osman diye söylenir .nerede olduğunu bile bilmemek ne kadar kötü...

anne babasını nasıl ikna edeceğini düşünürken bir yandan da çantasını alıp çıkar ofisten.neyse ki annesi de babası da korktuğu tepkiyi vermez aksine buradan biraz uzaklaşmasının onun için de iyi olacağını söyleyerek hem şaşırtır hem de çok sevindirirler nihanı.hemen odasına koşup küçük bavulunu hazırlar.düğünde giymek için yanına elbise almamaya karar verir.denize birşeyler alırken kendime de güzel bir elbise alırım oradan diye düşünür.içi kıpır kıpırdır.şarkı mırıldandığının farkında bile değildir ta kiii ethem karşısına geçip soran bakışlarla bakıncaya kadar.

oğlum hayırdır ne bu keyif? osman mı geldi...yarın düğün mü var yoksa....hayyatım sonunda faaliyete geçmeye mi karar verdi.hele şükür yaa...kardeşim bu ne gevşekliktir bu ne genişliktir .ama yyoook ben anlıyorum artık bu gevşeklikler hep senden ötürü dimi kız.yeter benim sen kurbağanın ömrünü yedniz.nedir bu naz niyaz anlamıyorum ki.ben zaten sizin kafalar nasıl çalışıyor onu da anlamıyorum.ben ne ki isviçreli bilim adamları bile çözemedi daha sizi...oğlum siz hep sopalıksınız sopalık...allahıma sizi dizimize yatırıp dövmemiz lazım..

abi bitti mi,bi nefes al istersen

hee bitti bitti ama ömrüm bitti.yürü kız yürü gidip akşam yemeğmizi yiyelim.
__________________

ertesi sabah erkenden kalkar nihan.hazırlanıp aşağıya, arabanın yanında onu bekleyen abisinin yanına gider.ethem bavulu yerleştirdikten sonra birlikte içeriye geçip anne babasıyla ve denizle vedalaşırlar.

deniz,sümüklü salyangoz seninle geliyorda ben niye gelemiyorum nihan ? diye sorar bilmiş bilmiş.

sus kıs sen hastasın ,yatıp dinlenmen gerekiyor senin.ve bol bol yemek yemen.bak sana söz iyileşince ben seni gezdiricem tamam mı,ama önce ne yapıyoruz uslu bir kız oluyoruz değil mi hayyaattım ?

tammaammm...der deniz ve el çırpmaya başlar ama dudaklarının aldığı şekilden nihanın gitmesine ne kadar üzüldüğü belli oluyordur.nihan kalafat kahyayla da vedalaştıktan sonra ethemin de iteklemesiyle arabaya oturur nihayet.ethem arabayı kullanırken bir yandan da nihana nasihat vermektedir.öyle yapma ,şunu yapma ,akıllı ol...iner inmez haber ver...

nihan ,ethemin arabayı sağlık ocağına doğru sürdüğünü farkedince ona doğru döner ve sorar neden oraya geldiklerini.ethem de yeterin bugün izinli olduğunu ve bu şehirde tanıdığı kimse olmadığından ethemin onu gezdirmek k için kendinin gönüllü olduğunu söyler.seni havaalanına bıraktıktan sonra biz de yeterle bir şehir turu atarız.hem ben de diyarbakıra gitmeyeli çok oldu.hayyatım felekten bir gün çalacağım bugün.kolumda süper bir sarışın ,altımda sıfır kilometre bir araba oohhh umrumda mı bu dünya...haa senin kurbağaya da söyle sakın arabama sulanmasın ,diğerini hurdahaşa çevirdiğini umutmadım daha.ocağa yaklaştıklarında yeter kapıda onları bekliyordur ve o da arabaya bindikten sonra bu kez daha hızlı bir şekilde yol almaya başlarlar.kısa bir süre sonra şehre girerler.o sırada nihan sürekli osmana ulaşmaya çalışıyor ve her ,"aradığınız kişiye şuan ulaşılamıyor "sözünü duyduğunda biraz daha sinirlenip üzülüyordur.son bir kez daha mesaj yazıp kapatır telefonunu.

havalanına varış,güvenlikten geçiş derken nihayet yorucu bir yolculuktan sonra uçağa girerler.
__________________
uçaktan dahası yüksekte olmaktan hep korkmuştur nihan ve ilk kez yalnız başına biniyordur uçağa uyumak ve bütün yolculuk boyunca uyanmamak ister.oyalanmak için eline aldığı dergiyi karıştırırken sayfalardan birinde yeni evlenen sanatçılardan birinin düğün resmi çıkar karşısına.günlerce konuşulan çok güzel bir kır düğünüdür ve gelin de gelinliği de tek kelimeyle mükemmeldir.farkında olmadan gözlerini kapatıp arkasına yaslanan nihan birden kendini bembeyaz bir gelinliğin içinde osmanın kollarında dans ederken bulur.hayır hayır dans etmiyordur...uçmak ne zamandır dans etmek olarak adlandırılıyordur (şimdi keyfinizi bozmak istemem tabii eğer keyifliyseniz ama ...yordur...yazınca lorel ile hardy geldi aklıma.ne kadar tatlı ve komik bir konuşma stilleri vardı.buraya gelir misin lorel? hayır gelememdir hardy..asıl sen buraya ge le bilir misin dir ? neden ge le mi yorsundur...uzun yıllar oldu yanlış yazmış olabilirim...)neyse devam...

neşeyle etraflarında zıplayan denizin kahkahaları müziğin sesiyle karışırken nihan kendini tamamen osmana bırakmış:img-nyam::img-ok: dış dünyayla bağlantısını kopartmıştır.ne kendi ailesi ne osmanın anne babası...hiç kimse yoktur ,sadece osman ve nihan...ve aşkları...bir elmanın iki yarısı(bimden kopya çektim kabul) büyük ve paha biçilemez bir aşk.

nihan kendini o kadar kaptırmıştır ki dansa birisinin koluna dokunduğunu ve ona seslendiğini çok sonralardan anlar.ama kendine gelip gözlerini açmasıyla yaşadıklarının bir rüya olduğunu anlaması bir olur.gelen kabin görevlisidir ve birazdan ineceklerini koltuğunu dikleştirip kemerini bağlaması gerektiğini söyleyerek ayrılır nihanın yanından. biraz önce gördüğü sahnelerin gerçek olabilmesi için neler feda edebileceğini düşünüp gördüklerinden duyduğu memnuniyetle gülerken bir yandan da kemerini bağlayıp inişe hazırlar kendini.korktuğu gibi bir yolculuk olmamaış ve tüm uçuş sırasında neredeyse hep uyumuştur.pardon uçmuştur.evet evet gerçek anlamda uçmak işte bu der kendi kendine.

...şehir merkezinde, yer ayırttığı otele gelip yerleşir nihan.önce ılık bir duş yaparak yolculuğun etkisini üzerinden atmaya çalışır ve kendini boylu boyunca yatağa bırakır. uzun süre tavana bakar,düşünür...gözbebeklerine yansıyan gülümsemesinden ,hala gördüğü rüyanın etkisinde olduğu bellidir. biraz daha o şekilde yattıktan sonra hemen kalkar ve telefonunu açar.ilk önce osmanı yeniden aramayı dener ama yine kapalı olduğunu görünce ethemi arar .ethem ,yeterle birlikte güzel bir şehir turu sonrası hem dinlenmek hem de karınlarını doyurmak için yemeğe gitmişlerdi.ethemin neşeyle şakıyan sesinden ne kadar mutlu olduğu bellidir.ve nihan osman yanında olsa kendinin de ne kadar mutlu olacağını düşünür.off yaa osman nerdesin,çok özledim seni çık gel neredeysen ...

burcunun telefonundan sonra ulaştığı birkaç arkadaşıyla buluşmak için sözleştikleri yere gitmek için hazırlanır ve çıkar otelden. midesinden gelen uyarılar bütün gün birşey yemediğini hatırlatır ona.arkadaşlarını göreceği için çok mutludur.geçen yıl evlenen fatmanur:img-wink: iki yıldır üniversiteden arkadaşıyla nişanlı olan zeynep :good: beklediği beyaz atlı prensiyle henüz karşılaşamamış bedia :img-cray:gelecek yaza düğünü olacak olan esin ve kendini mesleğine adayan züleyha :img-yes:ile içlerinde en haşarı olan serenay :img-hyste hem de en güzelleri:img-wink:
neyse de çok yoruldum bundan sonrasını biraz çabuk geçelim.


arkadaşlarla buluşulur yemekler yenilir okul yıllarından ve sonrasında yaşanılanlardan bahsedilir.geçen yılların herkesde ne gibi değişiklikler yaptığı hakkında yorumlar döner masada.özel hayata dair basit sorular sorular..erkekler çekiştirilir bol bol...herşey beklendiği gibi ve normal seyrinde giderken söz nihana gelir ve okul yıllarında en yakın arkadaşı olan bedia ağızdan kaçan tek bir sözle anlar nihanın aşık olduğunu.ve bu bomba etkisi yaratır masada.çünkü nihan tüm okul hayatı boyunca hep uzak durmuştur böyle arkadaşlıklardan ve bu yüzden ona isim bile takılmıştır" buZlar kralicesi":img-hyste:img-hyste herkes bir kenardan sıkıştırmaya ve laf almaya çalışır nihanın ağzından.duydukları ise daha da meraklanmalarını sağlamıştır ve nasıl biri olduğunu merak etmelerine de neden olmuştur.nihansa kızların kendi aralarında nihan için yaptıkları yorumları gülerek dinlerken telefonundaki resimleri gösterir arkadaşlarına.

"vvaaavv der içlerinden biri( herkes buraya kendini koyabilir) şu tatlılığa bakar mısınız?"

"ya şu gamzelere ne demelii" der bir diğeri

"kızım seninkide ne şansmış hee, adam asker değil artiz mübarek:img-hyste:img-hyste

"yaa evet kızda katır şansı var, kesin yani":happy0064:icon_whis

gideceğimiz bir sonraki düğünün kimin olduğu belli oldu arkadaşlar...

nihaaannn?????

düğün ne zaman ,ne ketumsun sen kızım ya insan hiç mi değişmez bunca zaman. okuldayken de böyleydin sen.


"...dur şuna bir daha bakayım ben ..."

" karakolda bana göre biri de var mıdır acaba? "

nihan;" yaa var var,hakan üsteğmene alalım seni de.

karakolun bahçesinde çifte düğün yaparız olur mu,uyar mı sana?

ve bu konuşmalar böyle sürüp giderken saatlerde su gibi akar.kendine düğünde giymek için elbise almadığını hatırlayan nihan arkadaşlarından izin isteyerek kalkarken kızlardan biri ,keşke o da seninle gelebilmiş olsaydı ,onunla tanışmak isterdik ,seni gördüğümden beri bir değişiklik hissediyor ve ne olduğunu anlayamıyordum.aşkmış meğer seni dahada güzelleştiren,daha kendine güvenli olmanı sağlayan. "nihanın gruptan ayrılmasının hemen ardından diğer kızlar da kalkarlar ve herkes akşama düğünde buluşmak için sözleşip hazırlanmak üzere ,evlerine\otellerine giderler.

nihan kısa bir süre mağazaları dolaştıktan sonra tam istediği gibi bir elbise bulur ve denediğinde de tam üzerine olduğunu görür.küçük cadıya da birşeyler aldıktan sonra oteline gider.

otele vardığında tekrar osmanı arar ama yine tık yoktur...evi arayıp annesiyle konuşur .elbisesini kutusundan çıkarıp giyinir ve aynanın karşısında kendine bakar.tek omzu açıkta olan ve diğer omzunda kendi kumaşından bir gül olan parliament mavisi elbise gözlerinin rengini daha da belirginleştirmiştir.bele kadar dar inen elbisenin belinden aşağıya aynı renkten bir şifon inmekte bileklere dökümlü bir şekilde inen ipekli kumaş ise nihanın her hareketinde uçuşmaktadır. makyajını da tamamladıktan sonra saçlarını fırçalamaya başlayan nihan kapının vurulmasıyla ayağa kalkıp kapıya doğru gider.

sürprrriiiizzzzz.

sizce gelen kiimm????

kızlaraarrr iyi misiniz,keyifler yerinde mi?

iyi iyi...sevindim.

siz şimdi bekliyorsunuz ki osman nihan..otel...oda...en değerli şey....neeyyyy yemek yani...:img-hyste:img-hyste zurna olacak hali yok...
ama yok anam babam yoook ,nerdeee
bu osman varya bu osman...nihanı öyle görünce kainatın en daha birinci keriman halis ecesi olaraktan, aklı başından giderekten başlamasın mı kıskançlık krizlerine...kızı sorguya çekmesin mi neden bu kadar süslendin...özellikle güzel görünmek istediğin biri mi vardı....ben yanında yokken neden bu süsler,nedir bu ışıltı....? sen beni öldürcen mi kız zilli....:img-hyste:img-hyste

sizce der mi osman bunları...???

bence demez...diyemez ki...

nihanı öyle görünce dili tutulur ayran budalası gibi bakakalır(ama ben bunun ne anlama geldiğini hiç bilmem,ne ayıp değil mi?) ama kıskanacağından eminim.bence sizin bu osman çoook kıskanç.ayy ben bayılrım kıskanç erkekelere dermişiimmm...

Bahar61
29-11-10, 10:00
....çalan kapının sesiyle oturduğu yerden kalkar nihan ve kapıyı açmak üzere odadan çıkar.oda servisinden herhangi birşey istemediği için geleni merak etmiş ama belki de kızlardan birinin onu almaya gelmiş olabileceğini düşünerek fazla takılmamıştır .ama kapıyı açtığında onu, hiç beklemediği kadar büyük bir sürpriz beklemektedir.elinde olmadan hafif bir çığlık atar ve ellerini yüzüne götürür.inanamaz uzun süre.

"pardon ben nihan hanıma bakmıştım ama resepsiyondan karıştırdılar herhalde "

"osman sen ...ama nasıl...aman allahım inanamıyorum yaa,hayal görüyor olmalıyım...sen nasıl ?"

vaaayy sen gerçekten nihan mısın,gözlerimi kamaştırıyorsun ,burada böyle durup hiç bıkmadan seni saatlerce izleyebilirim ama
istersen önce beni içeriye davet et de bunları sonra konuşalım olmaz mı,hem galiba sen beni hiç özlemedin insan bir hoşgeldin der sarılır öper annen sana hiç mi öğretmedi bu nezaket kurallarını" ?

"neee?" ..."haa ,osman yaa ben o kadar şaşkınım ki ne diyeceğimi bilemiyorum günlerdir sana ulaşmaya çalışıyorum ama telefonun hep kapalıydı bir türlü ulaşamadım sana.burada olduğumu nereden bildin...sen neredeydin...buraya nasıl ge.....

cümlesi yarım kalır nihanın...

bu kadar konuşmanın yeterli olduğuna inanan osman ani bir hareketle nihanı öpmeye başlayınca susmak zorunda kalır nihan bu arada yavaşça nihanı içeriye doğru iterek kapıyı arkasından kapatır ve artık ikisi de içerdedir.ayrı geçen günlerin acısını çıkartırcasına ,belinden kavradığı nihanı daha da çeker kendine ve "siz kadınlar hep bu kadar fazla mı konuşursunuz,beni hiç özlemedin mi ?" diye sorar .

"tabiki özledim ,bunu biliyorsun"

"bilmek bazen yeterli olmuyor göstermek de gerekiyor hadi bana beni ne kadar özlediğini göster" der ve yeniden öpmeye başlar nihanı.nihan da kollarını boynuna dolayarak karşılık verir osmana...."mmm...gül bahçesi gibi kokuyorsun ,bizim oralardan rengarenk güllerin arasından gelmiş gibisin "diyerek burnunu nihanın boynuna gömer ve kokusunu içine çeker uzun uzun.:img-in_lo:img-in_lo:img-in_lo(bunu yazan ise ruhunu teslim etmek üzeredir:img-hyste:img-hyste)
http://www.dizifilm.com/forum/images/misc/progress.gif

Bahar61
29-11-10, 10:10
..."bak ne yaptın,elbisemi kırıştırdın osman,hem haala beni nasıl bulduğunu söylemedin burada ne aradığını da"

"kırışsın nolur ki ,gitmeyiverirsin düğüne ben sana düğünden daha güzel ve zevkli bir gece vadediyorum:icon_whis "

"osmaaannn"

"hemen yanlış anlama ,birlikte yemeğe gitmekten bahsediyorum,gidelim mi ?"

isterdim ama arkadaşıma ayıp olur şimdi harkes beni bekliyordur zaten.sen söylesene beni nasıl buldun.?

"sen mesajda yazdın ya ankarada olduğunu,arkadaşının düğünü için buraya geldiğini."

"peki oteli nasıl buldun?"

"unuttun mu benim en iyi arkadaşım bir istihbaratçı,halis hatırlat da bir gün seni de tanıştırayım halisle o da seni çok merak ediyor başımın etini yedi neden beni tanıştırmıyorsun diye"

"osman biraz ciddi olur musun lütfen?"

"ben zaten yeterince ciddiyim unuttun mu ben bir askerim...ama tamam söylüyorum telefonumu açıpta senin ankaraya geldiğini duyunca hemen ethemi aradım ve ondan aldım kaldığın otelin adını.sana sürpriz yapmak istedim.ama istesem böyle bir şans yaratamazdım,kaç gündür görev için buradaydım ve yarın akşam dönmem gerekiyordu senin burada olduğunu öğrenince inanamadım,arkadaşına minnettarım,benim adıma ona teşekkür eder misin?

"neden sen kendin etmiyorsun?"

"nasıl yani?"

"çok basit sen de benimle gelebilirsin.nolur osman sen de gel hem onlar da seni çok merak ediyorlardı bugün beni sıkıştırıp durdular"

"ne yani sen benim dedikodumu mu yaptın arkadaşlarınla?"

sürüp giden bu konuşmayı bitiren ise nihanın çalan telefonunun sesi oldu.arayan arkadaşlarından biriydi ve nerede kaldığını soruyordu.nihan çıkmak üzere olduğunu söyleyip telefonu çantasına koydu kendini kontrol etmek için aynaya son bir bakıp rujunu tazeledikten sonra osmana dönerek "çıkalım mı hadi "dedi.

osman üzerindeki deri ceketi ve kot pantolonunu gösterek "bu halde mi ?"diye sorunca "ne varmış ki gayet hoş ve yakışıklı görünüyorsun ,belki de gelmemen daha iyi olur istersen sen beni burada bekle iki saat durur gelirim ben "

"vaay nihan hanım bunlar ne güzel sözler...sizin ağzınızdan bunları da mı duyacaktık.vay be ankara yaramış sana biz yoksa ankaraya mı yerleşsek evlenince.ne dersin ister misin? zaten yavuzer komutanım ne zamandır söyleyip duruyordu seni ankaraya alalım diye.artık bunu ciddi ciddi düşünmeye başlayabilirim."

zeyno_114
29-11-10, 10:21
42.Bölüm Atabey..
Osman Fatma teyzem İbram amcam..
O herkesin bittigikavurma ve soğan sahnesii :img-in_lo (ooyy kavurma soğan+osman vay anaamm:img-in_lo:img-hyste)


Fatma teyze: kuzuuuumm sana kavurma yaptım
Osman:oh oh
Fatma teyze: hadi ye bakam oğlum oralarda buleyonmu bilmiyom ama hadi ye bakam yee
Osman: Valla buluyoruz annede senin yaptığın gibi olmuyo yaa
İbram amca: Osman soğan al bak kokuyo mokuyo deme soğansız yenmez bu
Osman: yok baba soğan yerim soğanı seviyorum her türlü.. soğan :img-hyste (allahm yemek yemeye bak valla adamın iştahı açılıyor yohuu :img-in_lo) serbülent nerde yaa ? :icon_whis
Fatma teyze: işarıyo o
İbram amca: amaaaan sabah çıkıyor akşam geliyo nanayy hahaha 3senedir iş arıyı veriyo (gülmeye bak yaa:img-hyste)
Fatma teyze: Amaan be ibram napsın çocuk vermeyince mamut neylesin mahmut nasip işte elbet bigün hayırlı bir iş karşısına çıkar :icon_whis (fatma teyzem serbüloya karşı fazlamı merhametli olduuu son günlerde yoksa banamı öyle geliyor anacım :img-hyste)
Osman: Ama iyi oldu yaa yani sizin yanınıza taşınması iyi oldu size böyle bir yol arkadaşı filan dimi anne

İbram amca: iyi güzelde biraz az yiyi verse (gülerken mimikler çok güzel ya tam kopmalık :img-hyste)
Fatma teyze: tüü sana ibram mübarek günde edilecek lafmı o.. (osmana) kuzuuuuummm benimmm yavrum.. allah ne muradın varsa versin yavrumm.. ah oğlum benim böyle birgünde beni sen sevindirdin yaa allahta seni sevindirsin yavrum benim.. allah senin başını pınar ayagını göl etsin..:img-blush (oyy osman annesinden tüm hayır dualarını aldı valla osmanımın sırtı yere gelmezz...
:img-in_lo)
Osman: beni dövmeyecekmisin anne sen yaa (osmanın canı zopaa istiyor kavurmadan tatdı şimdi sıra zopada:img-hyste)
Fatma teyze: Sen önce bi kavurmanı yee o sonra ki iş :img-hyste hadi ye bakıyım yee oğlum yee :img-yes:

Bahar61
29-11-10, 10:34
...neşe içersinde otelden ayrılıp taksiye binmeleri ve düğünün yapılacağı yere gelmeleri neredeyse yarım saatlerini almıştı.

nihan osmanın yanında olmasından son derece mutluydu ve bu mutluluk yüzüne yansımakta gözleri ışıl ışıl parlamaktaydı.salondan içeriye girerken iyice ona yaklaşarak koluna girdi ve dönüp kendine merak ve birazda şaşkınlıkla bakan osmana tatlı tatlı gülümsedi(artık yerseniz:img-hyste) osman son birkaç saattir yaşadıklarına inanamıyordu,ne olmuştu nihana böyle kısa süreli uçak seyahatinde jet lag mı olmuştu neydi,çözemiyordu ama durumdan gayet memnundu.nihanın yüzüne renk ruhuna da hayat gelmişti ,kesin olan bir şey vardı ki şırnaktaki nihandan eser kalmamış gibiydi bunu ankaraya borçluydular.bu düşüncelerle içeriye girdiklerinde her ikisinin de yüzünde kocaman birer gülümseme vardı ve nihanla yanındaki gamzeli kocayanağı gören arkadaşları oturdukları masada birbirlerine bakarak bu yakışıklı ,hoş,karizmatik,alabildiğine sempatik,sevimli,güleryüzlü adamı meraklı gözlerle incelemeye başlamışlardı bile.ve öyle görünüyordu ki asker olduğunu duyduklarında nihanın anlattığı tüm o şeylere rağmen böyle bir adamı hiçbiri beklemiyordu tam bir şok olmuştu osman onlar için.evet resimdeki adam da gülüyordu ama şimdi capcanlı karşılarından duran bu adam....bu adam bambaşka birşeydi...

ve osmana bakan o gözleri farkeden sadece osman değildi,nihan da arkadaşlarının şaşkın bakışlarının farkındaydı ve içten içe büyük bir keyif alıyordu bu durumdan."buzlar kraliçesi haa"...

to be contiuned...


osmanın bu hareketine hem şaşırmıştı nihan hem de fena halde gıdıklanmaktaydı.(uyyy daha başlamadan bi tuhaf oldum...fatmanur herşeyin sorumlusu sensin haa bilesin) ama osman hiç istifini bozmadan yavaş hareketlerle devam ediyordu ,önce sağ ayak sonra sol ayak...güzelim yaa ne güzel ayakların varmış senin ,allah bilir sen ayaklarına bile krem sürüp yatıyorsundur geceleri ama bak şimdiden söyleyeyim ben hiç sevmem öyle vıcık vıccık kremleri ,sakın onları sürüp yanıma gelirsin.sonra olacaklardan ben sorumlu değilim yani...ona göre...hem ne kıkırdayıp duruyorsun azcık rahat duramaz mısın,bitti işte ,havlular nerde ?

"ne yapayım osman benim ayaklarım çok gıdıklanır ,hem daha önce kimse ayaklarımı yıkamamıştı ,çok dinlendiriciymiş..iyi geldi vallahi "

" yok bide yıkasaydı ...hem bugün sana yarın bana..."

"hııı "?

" ne oldu,niye öyle tuhaf tuhaf baktın, yoksa...?"

tam o sırada osmanın telefonu çalınca yarım kalır cümlesi.ikisi birlikte çıkarlar banyodan.

telefon görüşmesi bitince osman nihana yaklaşır ve "yarın için bir planın var mıydı bizim toplantı başka zamana ertelenmiş akşam ki uçak saatine kadar koca bir gün bizim ankarada felekten bir gün çalabiliriz " der.

"yook hayır bir planım yoktu çok sevinirim ben.sadece senle ben...rüya gibi.zaten bugün tam bir rüyaydı haala inanamıyorum buraya geldiğine birlikte olduğumuza,hayatımın en güzel ve mutlu günüydü osman sana çok teşekkür ederim"

"şimdilik hayatının en güzel günü...daha en güzeli yaşanmadı":img-wink::icon_loluuuuğğğğ(bu da canana gitsin)

:img-in_lo zaten bu söz üzerine yüzü kızaran nihan osmanın yavaş yavaş kendisine yaklaşmasıyla daha da kızarır ...

elini uzatıp nihanın yüzüne dokunur osman ,,göz kenarından başlayarak tüm yanağı boyunca dolaştırır elini ve tam dudağının kenarında durur.daha nihan tuttuğu soluğunu bırakamadan bu kez de parmağını dudağının üzerinde gezdirmeye başlar ,oda nihanın etrafında dönmeye başladığında osmanın parmağının yerini şimdi dudakları almıştır.:img-swoon:img-nyam::img-angel:blink::icon_redf:img-fie::love04::img-icecr:img-ok::img-eat:(ismaillerden de anladığınız üzere tam bir duygu karmaşası yaşıyorum...gülsem mi ağlasam mı bilemedim.bu gidişle kendimden nefret edeceğim ama bunu biliyorum.

zaman durmuşken odada ve duyulan tek ses iki sevdalı yüreğe ait kalp atışlarıyken bir ses duyulur .önce yavaş sonra giderek artan bir müzik sesi...önce her ikisi de umursamasa da bu sesi ,durmaya niyeti yoktur tıpkı onların olmadığı gibi:img-hyste:img-hyste(şair de oldum bu arada iyi mi?) ısrarla çalmaya devam edince nihanın telefonu osman bir hışımla uzanıp alır ve tam kapatma tuşuna basacakken biraz önce yaşadıklarının haala etkisinde olan nihan uyurgezer gibi yaklaşıp alır osmanın elinden telefonu.arayan abisidir ve uyku tutmayınca kendisini aramıştır kardeşini.nasıl olupta yeteri değilde kendisini aradığını sorduğunda nihan,"e zaten bir saat kızı telefonda tuttum haayyyatım o senin benim gibi boş gezenin boş kalfası değil ki erken yatacak erken kalkacak....ne o kız rahatsız mı ettim uyuyor muydun yoksa? sesin de zaten baygın baygın çıkıyor.yoksa...kız bana bak yoksa o kurbağa orada mı ?

"off abi saçmalama yaa hadi git yat yarın akşam görüşürüz "

"hee yani akşam ben gelinceye kadar bir daha beni arayıp rahatsız etme diyorsun yani öyle mi? kızıım varya senin gerçekten dilin çok uzadı ama sen bi gel bak ben ne yapacağımı biliyorum.hep o kurbağa yüzünden bunlar oluyor ben bilmiyor muyum...ama suç bende ne diye söylersin yerini "

"tamam abi kapatıyorum hadi iyi geceler"

"tamam abisi kapat bakalım kapat...sen de kapat telefonu benim yüzüme ...sen de kapat....yeter de zaten kapattı telefonu yüzüme kapatmadan öncede kırk tane laf saydı bana...bana yani...gelen vuruyor giden vuruyor şerefsizim ben ama bunların hesabını bir bir soracağım hepinizden meletecem sizi and olsun."

"abi seni çok seviyorum biliyorsun değil mi,hadi kapat lütfen ...bak söz ben sabah ilk iş seni arayacam tamam mı?

"iyi bakalım tamam ,iyi geceler ve nihan....akıllı ol tamam mı,anladın sen...?

nihan telefonu kapatır kapatmaz arkasında duran osmana döner ve "osman yaa abim anladı senin burada olduğunu ben mahvoldum ,mahvedecek beni,hem bir rahat vermedin konuşayım diye...çeksene elini:icon_whis:icon_whisosmannn...

o: "nihan...? "

n: "efendim ..."

o: ya beni...?


n:"seni...nee...?

o:"beni de seviyor musun?"

n: aayy osman yaa ben ne diyorum sen ne diyorsun"

"ne diyorsun,birşey demiyorsun ki,basit bir soru sordum beni seviyor musun cevabı da çok basit"

sanki bilmiyorsun...seni sevmesem burada ne işim var seninle...ooff osman kafamı karıştırıp durma hadi hemen git sen de.hem saat de çok geç oldu

güzelim neden bu kadar telaş ettin anlamadım sanki ethem gelip bizi basacakmış gibi davranıyorsun.ister misin kardeşimin namusunu kirlettin diye vurmaya kalksın beni.öyle de yakalandık böyle de bari bırak da bu gece burada kalayım bir daha o kadar yolu gitmeyeyim.


sen geç dalganı osman,sen daha ethemi tanımıyorsun...

tamam güzelim şimdi gidiyorum ama sabah gelip alıcam seni ,hem sen söylemesen de ben seni çok seviyorum.aşığım sana.ve karım olman için sabırsızlanıyorum.ben zaten beklemekten hiç hoşlanmam,hatta nefret ederim.bu işi de en yakın zamanda halletmeliyim.

nee,hangi işi?

güzelim ne oldu yine kızardın...annemle babamın gelip seni istemesinden bahsediyorum başka neden bahsedebilirim...nihaannn...?

uuff ya osman ..hadi iyi geceler sana...güle güle...

zeyno_114
29-11-10, 12:23
Poyraz herkes yemek hanede oturuyorlardır..


Saffet: Kamil yemiyormusun sen? bak kavurma ayırdım oraya ama 1 saatte yerine olmaya bilir ona göre (bak yaa ne güzelarkadaşını düşünmüşayırmış kavurmayı sen onu bana yollasada saffett habe emmioğlu :img-hyste)
Kamil: Saffet git başımdan (hıh yaranılmıyor anacım bu tonbalığına:img-tomat)
Saffet: sen bilirsin
Taner: sen bu aralar bunun gözüne görünme kaç kaç :img-hyste
Saffet: valla kendi bilir
Mahmut: yaaw benimde anlıyamadığım bu kan tutan adamları niçin askere alıyorlar almasalrdı seni almasalardı :img-hyste
Hasan Hoca: (gıcık tuttu galiba:img-hyste) öhööm öhöömm
Sait: Hee yaa bu adamlar komandoyuda töhömet altında bırakıyor :img-hyste
Hasan Hoca: Allaaah allaah canım tamam işte yaa fena olmuş çocuk biraz
Muharrem: yaa sarı hoca lütfen şuna merhamet etme yaa.. laan kamil oğlum şu koskoca kalıbından utan ne biçim komandosun lan sen..(vaay anam ben bunu nasıl anlatam tıka basa yemiş doymuş tıkanmış soda lazım :img-hyste) mahmut iyi yedik haa kardım taş gibi oldu :img-hyste
Mahmut: hee iyi yedik (sırıtıyor yaa xd) möerrem
Muharrem: buyur
Mahmut: sen niye benim elimi öpmedin ?
Muharrem: niye öpücem lan senin elini ne alakası var ?:img-hyste
Mahmut: yaaw 6 sene ilk okulu okudun 6 sene andımızı söyledin yinede hiç bişey öğrenememişsin hiç bişey benimseyememişsin (profösör konuşuyo :img-hyste) ne diyor andımızda küçükleri sevmenin yanında büyükleri saymak öp bakalım elimi (elini uzatır.. mahmuta artık bişey demiyorum diyemiyorum :img-hyste)
Muharrem: sen benim nerden büyügüm oluyon laan düz ovanın sivri belası (allahm buldgu yakıştırdıgı sıfata bak koptum :img-hyste)
Mahmut: nerden olmuyom nerden olmuyom.snein nedir doğum tarihin 2 şubat 1989 doğrumu?
Muharrem: doğru..
Mahmut: 1 ocak 1989 büyüğüm ben senden öp bakalım :img-hyste (el öptürmeye ne kaameraklı anacım :img-hyste)
Muharrem: git allahını seversen yaa
Hasan Hoca: şştt öp laa öp öp mahmutta sana harçlık versin :img-hyste (sarı hocam yaa iştee olaya kökten çözüm yoksa mahmut susmazdı:img-hyste )
Mahmut: neee
Hasan Hoca: harçlık :img-hyste
Mahmut: Harçlık mı? o niye
Hasan hoca: ee büyüksün yaa
Mahmut: yaa bırak hoca yaa bir aycık bir aycık :img-hyste

alagul_54
29-11-10, 17:04
Durali ve Ailesi

Durali düşünceli bir şekilde iç çeker...
Esra : Baba
Durali : Hıı?
Esra : Yanlış birşey mi söyledim baba,kızdın mı bana ?
Durali : Yoo...yok ula ben.. (Leyla'ya bakar)
minik bir sessizlik (:
Durali : Yavv askerlik nasıl derler hani boyle dişardan bakılıdığı zaman fiyakalı,havalı bir iştir de üniformayı giyersın,boyle kıllıcını yanuna asarsın,şapkayı da ha boyle közüne kadar (göstererek) booooyle indirdin mi Allaaaah! yanar ortalık :) da..da (ay ses tonuna bak,o nasıl bir tonlama ya :icon_sorr)
Kıtaya induğun zaman işin rengi değişir .
(Bu arada babayı da çok güzel bir şekilde dinliyoruz :img-blush)
Askerlik yeri gelır ağır işçiliktir,yeri gelır sinir harbidir,yeri gelır canın mevz-u bahis olur,yeri gelır kanın mevz-u bahis olur . Askerlik kolay iş değil be kızım,zor iştir askerlik zor .
Hee sen dersın ki ben teğmen çıkıcam ula senin gibi...ama yeşili giydığın zaman kızım hepsi bir bee..
Onbaşı da olsan aynııı,genelkurmay başkanı da olsan aynı
Esra : Baba bunların hepsini biliyorum ben .
Durali : Nerden biliyisun sen bunların hepsini yavv,sen nerda yaptun askerliğini ? :img-hyste
Leyla : Durali o bir asker kızı,unutma :img-yes:
Durali : (İç çekerek) He yaa ...asker kızı
(Sandalyeden kalkar,kucağında oturan kızına) Gel kızım gel otur,otur babanın goltuğuna
(saçını sever,pencereye gider,dışarıyı izler)
Esra : Baba kızdın mı bana ? (Bu da ikinci Nihan vakası :img-hyste kızdın mı ya bağladı :p)
Durali : Hhh...yok ula yok . Esçiden olsaydı anan bilir dellenırdum ama şimdi...
O bir adam vardı yaa okullarda falan ders kitapları vardı hani dunyayi gezipte boyle yaziydu (ismi düşünür) neydi yaa?
3Numara : (ben de onun ismini hatırlayabilsem,neydi yaaa :img-hyste) Marco Polo ? (çok da tatlı bir ses tonu ile söyledi veled =D)
Durali : Yok kızım yavv saruklu maruklu bizim memleketten bir adam yavv
Leya : Evliya Çelebi :)
Durali : Hehh onun şeysi hiç unutmam ;
O dönemin paşalarundan bitanesi oyle Hudut tarafına teftişe gideyi tamam mı ?
(kapı çalar) Giir .
içeriye Mahmut girer çay getirmiştir,selam verir,çayları dağıtır...
Durali : (Hikayeye devam eder) Teftişe gideyi oranun kumandanı da paşa celeyi ya ona bitan boyle keçit töreni hazurlar,bitane de boyle ufak oğlan atun yularından tutmuş hizaya getirmeye çalışiyi atı ama at huysuz,ne mümkün oyle hizaya gelsun . Onu çifteliyi bunu tepiyi falan filan derken ortalık karuştu
Mahmut : Ckk ckk ckk :img-hyste
Durali : Ondan sonra komutanlarundan bitanesi de oğa bitane patlattu boyle
Mahmut : Haydaaa :img-hyste
Durali : Paşa bunu gördu,onlara sordu -ula ne oliyi orda? dedi . Dediler oğaki paşam durum boyle boyle (Mahmutta arkadan vokal yapıyor -ckk ckk :img-hyste)
Paşa çağurdu kumandanu yanuna
Mahmut : Hehh =D
Durali : Dedi oğaki ne yapiyusun ula sen hıyar tamam mı ? :img-hyste
(Mahmut da yani gibisinden cevap niteliğinde kafası ile onay verir)
Sen bu uşağu burda tokatladın bu yarun nasıl düşmanla harbedecek akılsız adam .
Mahmut : Yaa...
Durali : Burası çok mohim yani .
Mahmut : Çoh möhim komutanım valla çok önemli bir konuya parmak bastınız
Durali : Çık ula dışarı :img-hyste

Mahmut çıkar,Leyla da gülerek ;
Leyla : Yani ne demek istedin Durali ?
Durali : (Sandalyesine tekrar oturur) Yani demek isteduğum şuki;
Ehhh ... çocukları oyle çok da zorlamayacaksun yani oyle bir karar aldukları zaman biraz da hörmet etmek lazım oğa hee?
Esra : Canım babam benim <3
Durali : (Ciddileşir,kaşlar hafif çatılır) Oyle hemen sevinme bakalum Esra Hanum daha kararımızı vermedik .

Esra gülerek babasına bakar,Durali ciddi tavrından sıyrılır :love05:

te bu kağa =) çok güzel sahneydi <3

alagul_54
29-11-10, 18:35
Durali ve Hakan

Durali odada volta atıyordur,Hakan da elinde birşeylerle uğraşıyordur (elindekinin ne olduğu konusunda hiçbir fikrim yok :p)

Hakan : Eee başçavuşum ne yaptı çocuklar ?
Durali : Getırdım onları asteğmenim ordu evine yarun ben da çarşıya indiğimde buluşucaz .
Hakan : Eee sen de gitseydin ya ?
Durali : Osman yok ya şimdi asteğmenim ya denk gelmedı işte
Hakan hala elindekiyle uğraşıyor .. ne o merak ettim şimdi :img-hyste

Durali : Şu uşak hayırlusuyla bi evlensın da ona daha da izin yok .
Hakan : Niye ya,hayrola,bir sorun mu var ? :)
Durali : Yooo...
Hakan : Eee?
Durali : Ben darlandum asteğmenim çıkıp bir devriye atayım da kendime geleyim yaa..
Hakan : E iyi (şaşkın şaşkın ardından bakar) Allah Allah sanki İstiklal Caddesi'ne çıkıyor :img-hyste

Durali dışarıda....

Üstünü başını düzeltir
Durali : Ula bu ne soğuk ya?

Ellerini hohlama yöntemi ile :img-hyste ısıtır,bir süre dalgalanan bayrağa bakar .
Karakolun ilerisine doğru yol alır,Kamil'in nöbet bölgesine doğru gider

Kamil : Duraliii :img-hyste
Durali : Kim ula o ?
Kamil : Duraliii
Durali : Ne yapiyisin ula sen ?
Kamil : Komutanım ? Durali :img-hyste
Durali : (Nöbet yerine doğru giderek) Ula sen kimsun da bağa adumla hitap ediysun ? Edepsiz adam :img-hyste
Kamil : (Gür bir sesle) Duraliiii!
Durali : Ula ben şimdi senın...

Karşısında bir tonbalık :img-hyste
Kamil : (Silah doğrultarak) Parola Komutanım
Durali : Ula tonbaluğu kafayı mı yedın sen oğlum ?
Kamil : Hayır Komutanım (silahı indirir) işaret Durali
Durali : Kim dedi ula bunu sağa :img-hyste
Kamil : Çavuş Taner Öztan
Durali : İşaret Durali parola ne ?
Kamil : (Sırıtarak) Leyla :D
Durali : (Çok kızdı :img-hyste) Geç ula yerine

Başçavuşum olay yerinden uzaklaşır,yatakhaneye doğru Taner'i haşlamak için yol alır :img-hyste

Bu durum rahmetli Kemal Sunal'ın bir filmi vardı ya (süt kardeşlerdi galiba) onun gibi olmuş iyi bari Kamil Durali'yi vurmadı :img-hyste

bundan sonrası Zeyno'da (:

zeyno_114
29-11-10, 19:45
Başçavuşum olay yerinden uzaklaşır,yatakhaneye doğru Taner'i haşlamak için yol alır :img-hyste

Durali: nerde ula o gülhane maymunu
Mahmut: möerremi komutanım
(möeerrem nezmandan beri gülhane maymunu oldu daa:img-hyste adamın kafasına taş düşse möerrem dyecek:img-hyste)
Durali: yok ula! çavuş
Mahmut: javuş... Javuş taner öz.. orda komutanım
Durali: Gel ula buraya
Taner: Eemredin komutanım
Durali: ulaa bn şimdi sağa 3 ay nöbet tututayım mı hee
Taner: Eeemredersiniz komutanım

Durali: o nasıl parola işaret aslanum öyle manyakmısınız ulaa siz
(duralimçok fena kızdı ama boşa kızdı kendin söylemişti duralim aloo:img-hyste)
Taner: Hangisi komutanım
Durali: ulaa durali durali leyla diye parola işaretmi olur
Taner: amaa
(zvallım yaa neoldugunu şaşırdı :img-hyste)
Mahmut: oooo çok ayıp yaaw hakkettenmi yaa
(sen heryerdne çıkmasan olmuyo sanki gülüm :img-hyste)
Taner: ama komutanım siz söylediniz
(oyy iyice kısıldı sesi kedi gibi miyav:img-hyste)
Durali: benmi söyledim
(vuhuuu buna daha çok kızdı ama bişey diyemedi :img-hyste)
Taner: siz :img-hyste
Durali: ben---

arkasını döner giderken geri tanere döner sonraçıkıp gider :img-hyste ahh esra babanı ne hala getirdin :img-hyste

Mahmut: şştt kendisimi söyledi parolayı alla alla heralde gidecek kendine 3ay nöbet yazacak :img-hyste:img-hyste

alagul_54
30-11-10, 03:50
Kanat Ailesi
(O sahne,yine bana kaldı :img-hyste)

Fatma Teyze,İbrahim Amca,Osman ve Serbülent salonda oturuyordur
Serbülent kalkar...
Fatma Teyze : N'oldu Serbülent,nereye böyle gece vakti ?
Serbülent : Ben accık çıkıverem kocaanam . Hem siz de Osman kardeşimle hasret giderirsiniz .
Osman : Serbülent nereye ya ? Bak meyva yiyoruz,çay içiyoruz,konuşuyoruz falan...
Serbülent : Ben yedim hadi hoşçakalın
İbrahim Amca : Hadi bakalım hadi

Serbülent çıkar,gider...

İbrahim Amca : Yavv Fatma çay içmicek miyiz Allah'ını seversen ya ?
Fatma Teyze : İçtik ya İbram . Aaa bir sürü bardak devirdin,sabaha kadar sonra koyun sayıyoz . Sen iççen mi Osman
Osman : Bana yetti anne,içmem
Fatma Teyze : İçmeyyo
İbrahim Amca : İyi hadi (amcamın çay isteği de giderilmedi,isteksiz iyi dedi adam ne olurdu iki bardaklık demleseydiniz :img-hyste)

Minik bir sessizlik...sonrasında teyzemden bomba geliyor :img-hyste
Fatma Teyze : Bak Osman guzum bak ne decem oğlum sana .
Bu bizim deyyom Zeliha'nın meselesini bir (Osman anında orda dur dercesine ellerini kaldırır :img-hyste)
Osman : (Eller aynı şekilde :img-hyste) Anne...bence öyle bir mesele kalmadı artık .
(İbrahim Amca kafasını sallayarak onaylar)
Fatma Teyze : Niye kalmadı deyyon oğlum ?
Osman : Anne yapma Allah'ını seversen geldim,gördüm işte yani Zeliha'ya sanırım biraz böyle Serbülent'in meğili var gibi geliyor bana
İbrahim Amca yine onay verir =D
Fatma Teyzem bir süre düşünür ;
Hüsniye'nin kızı Neşe'ye ne dersin,hee? :img-hyste Pek güzel bir kız Osman
Alımlı,boylu,poslu (oh ne güzel Allah sahibine bağışlasın ama o sahip Osman değil :img-hyste) He oğlum ?
Osman : Anne yaa...(oy yesinler o suratı ne tatlıııı :img-in_lo)
Fatma Teyze : Ayşe'nin kızı,ortanca kızı Demet vaa . Bak göççöğüne birşey demem yaramaz böyüğü de öyle ağır ganlı birşey bileyon mu ? :img-hyste Ama Demet...Demet'in üstüne valla yok,eline su dökemen çok gözel kız,maharetli .
Osman : Anne lütfen ama ya lütfen yani
Fatma Teyze : Eğri Ahmet,Dudu'nun Cemile'ye ne decen bakem ? Hadi ona da birşey uydur hade uydur bakem
(Garibim İbrahim Amca da birşey demeden sadece dinliyor Fatma Teyzem'in baskısı şişirdi adamı :img-hyste)
Cemile...Osman Cemile öksüz bi de bileyon mu ? (Osman'ın bakışlar girer araya anlık birşeydir,tarifi imkansızdır ama çok güzel bir bakıştır :img-in_lo)
Çok gözel,akça pakça,bize de pek gözel gelin olur oğlumm he?
Osman : Anne Allah aşkına ya Allah aşkına ya (bezdi çocuk canından bezdi :p)
İbrahim Amca : (Dayanamadı,konuştu =D) Yavv Fatma sen de ne var ne yok tezgahı sunuverdin ya (hakkat ne mahalleymiş evlilik kızları dizi dizi maşallah :icon_whis)
Fatma Teyze : Sen hep böyle bekar mı galcen ?
Osman : Annee biliyorsun durumu sen de,niye inat ediyorsun ?
Bak sana saygısızlık etmek istemem ama sen de gönüllü ol ya . Hadi gel şu işi tadıyla tuzuyla bitirelim (öyle deme Osman bak Cemile'yi bir düşün sen hem zaten öksüz :img-hyste) Tamam mı anne,hee?
İbrahim Amca : Ya şimdi bak oğlum annen de şey dilinde o biliyon mu ? Senin mutlu olmanı istiyo da demi ? Hehh
Fatma Teyze : Sen de aynı deden Osman Efendi'ye çekmiş aynı inat inat inat .
Osman : Haydaaa...n'apmış ki Osman dedem şimdi ?
Fatma Teyze : Anlatıve n'apmış ?
İbrahim Amca : Aynı hikayeyi anlattırıveriyorsun ya =D
Şimdi benim dedem Osman bir çobanla iddiaya girişivermişler biliyo musun ? Şimdi birtanesi demiş ki bak demiş şu garşıdaki gayanın üzerinde demiş duran gartal demiş . Benim dedem de demiş ki ulen o gartal olur mu o demiş oğlak oğlak demiş . Gartaldı oğlaktı,gartaldı oğlaktı derken o karaltı birden uçuvermiş . O sırda benim dedem Osman ne demiş biliyon mu ?
Osman : Ne demiş baba ?
İbrahim Amca : Ulen demiş uçsa da oğlak uçmasa da oğlak demiş . Onun inadını şey yapıyo sende
Osman : Anne benimki inat değil ya . Anne ben seviyorummm,ben seviyorum anne (oyy bu adama kim hayır derki :img-in_lo) Annee
Fatma Teyzem : Bak beni bak Osman o ganlı gatil bacısı vaa ya ondan kendini muhafaza etçen oğlum . Kıza da diyecen ki ya ablan ya ben deycen :img-hyste
Sen derse artık napem gari,yapçez birşey :)
Osman : Anne...anne sen büyüksün yaa (annesini başından öper)
İbrahim Amca : (Oh çeker) Yavv inat deyene bak arkedeş ya inat deyene bak ya :D
Fatma Teyze : Eee napem ben analık vazifemi yaptım . O zaman da yaptım şimdi de yapçem gari .
(Osman'a dönerek) Sabaha hemen mi gideyon ?
Osman : (suratı değişti,kıyamam) Dönmem lazım be anne :icon_sorr

Fatma Teyze içini çeker Osman başından öper yine ve sarılır .
İbrahim Amca : Yavv Fatma tamam ağlama yav hadi sen bir çay demleyiver hadi uyumasakta uyumayalım anasını satayım ya

İbrahim Amca konşurken ana-oğul öpüşür koklaşırlar :img-cray:
Hasretlik ne zor birşey ya off off :icon_sorr

alagul_54
30-11-10, 04:57
Durali eşi ve çocuklarıyla

Otogarda otobüslerinin kalkmasını beklerken,çay içiyorlardır .
Durali kucağına oturttuğu 3 numarayı :img-hyste öpüp,saçlarını okşuyordur
Cebinden para çıkartır Leyla'ya verir .

Leyla : Aslında canım vardı ya . Kendine ayırdın mı hiç ?
Durali : Ne yapayum hatun ben dağun başunda parayı,harcayacak yer mı var burda ? heh :) Azı da bir çoğu da bir .
Leyla : Kızların dershaneleri çok tutuyor Allah'tan evi almışız .
Durali : Hesap sormıyirik hatun . Sen bilırsın işini,hesabını bilirsin tamam (idarenin İ'si :img-hyste)
3Numara : Babacım bunlarla alışamadım sana .
Durali : Hii bunlarla ben de alışamadım bağa (Leyla güler)
Boyle pijama giymiş de çıkmış geziyımişim gibi geliyi bağa da :img-hyste yeşile alıştık tabi .
X : Diyarbakır yolcusu kalmasın,otobüsümüz kalkıyor .
Leyla : Hemen de geçti ya :icon_sorr
Masadan kalkarlar,otobüse doğru ilerlerler .

Leyla : Kendine iyi bak canım (sarılırlar Durali alnından öper :img-blush)
Durali : Siz de kendınıza mukayyit olun
(küçük kızlara dönerek) uyy babasının kuzuları yavv (koklaya koklaya saçlarından öper ikisini de) Derslerinize iyi çalışın ha . Sonra değişmeyeyim külahları tamam ?
Esra : Baba kızdın mı bana ? (Allah'ım :img-hyste)
Durali : Kızmak mı ? (Leyla'ya) Kızdım mı ben buğa ? :)
Ula senin gibi yiğit kıza kızılır mı hiç ya ? Allah gönlünün muradını versin
(Sarılırlar onu da alnından öper :love05:) Hadi bakalum ...
Kızlar otobüse biner
Leyla : Bakıyorum da bu defa erkek çocuk mevzusunu açmadın hiç
Durali hiçbirşey demez tebessüm eder :) Leyla da biner otobüse
otobüs hareket eder Durali arkalarından el sallar,onlar da Durali'ye ...
bir ayrılık daha :icon_sorr

zeyno_114
01-12-10, 11:38
Yeter Ethem sağlık ocağında..

[Ethem: Ne güzel nöbet tutuyoruz yaa :D
Yeter: Ethem hadi beni anladıkta sen niye burdasın?:D
Ethem: Öyle bir dünya yok anca beraber kanca beraber bizim ayrılmamız teknik olarak mümkün değil yani hayyatım :img-hyste
(ben ethemin hayyatım demesine bayılıyorum yeter niye istemiyor anacım mis gibi iltifat işte :img-hyste)
Yeter: Ethem bak bana hayatım diyip durma ayrıca sana hiç yakışmiy
Ethem: tamam... Yeteriiimmm :img-in_lo
(allam koptum bu nasıl yeteriiimm demekti böylee :img-hyste yok yaa ethemcim "hayyatım" de sen bakma yetere :img-hyste)
yaa yeter bişey söyleyecem..

Yeter: hııı :D
Ethem: bütün bu resmi bayramlarda tatillerde nöbeti sen tutuyorsun arkadaş başka..(arkadaş çok hızlı konuşuyor valla peş peşe sıraladı anlamadım nede digini..:icon_whis) bu sağlık ocağında 29Ekim,30Ağustos,Kurban bayramı,Şeker bayramı kamutaj hıdrellez her zaman sen tutuyorsun yani
(bu nasıl sıralamaydı yaa makine opörötörünü bilem geçtii :img-hyste)
Yeter: yaa işte canım bekarım izin sorunum yok.. ee bide izine çıksam ne olacak ki?
Ethem: ama bu bgün böyle bu böyle gitmeyecek sana söz veriyorum şu işleri bir halledeyim bunların hepsini çözecem hiç kuşkun olmasın.. valla :img-in_lo:img-in_lo bak bişey söyleyecem şurda bi diş var yaa bir kırıgın var yaa burdan bir küçük piçoo alabilirmiyim :img-in_lo
Yeter: hayır ethem
Ethem: küçücük
Yeter: ethem hayır
Ethem: minicik
Yeter: hayır dedimm
Ethem: mmmm
(diyerek yavaş yavaş yaklaşır yeter böyle nazlı nazlı gülümserken aşk kasabı girer araya :img-hyste)

aşk kasabı: elimi kestim satırla kimse yok mu? hemşire hanım :img-hyste
Ethem: satırla... sen kasapsın oğlum ama aşk kasabı haa.. hale bak geeç
(baya sinrilendi hayyatım :img-hyste)
aşk kasabı: elimi kestimde hemşire hanım bir zahmet
Ethem: bir zahmet..
etheimin adama bir bakışı var hanielinden gelse öldürecek adamı :img-hyste
vee ethemle yeter bakışırr.. :img-in_lo:img-in_lo sahne biter..(:

zeyno_114
01-12-10, 14:44
Osman Nihan telefon konuşması..
Osmanın müjdeli haberi (gerçi osman için müjdeli haber bizim için daha çok dünyanın sonu ): :img-hyste) verdiği sahne..


Nihannın odasında nihan deniz..

Nihan: Deniiiz bırak hadi şunu karıştırmayı
Deniz: bende makyaj istiyorum
(eyvah eyvah denizdemi acaba nihana benzeyecek.. :icon_whis)
Nihan: yaa.. senin daha yaşın başın kaç.. bak söz veriyorum büyünce sana hepsinden alcam bunların.. hadi bırak artık
(denizin saçını çeker şuna bak bacak kadar kızın saçını çekiyorda kazık kadar adam olmuş berata bir tokat yaşıptıramıyor:img-hyste ) kız..ştt
(bu sırada telefonu çalar nihanın arayan osmandır :img-in_lo)

Nihan: Osman.. (telefonu gülerek açmıştır..)
Osman: (köşeden bir çıkışı var aman allahım :img-in_lo) nihaan
Nihan: Geldin mi?
Osman: geldim geldim
Nihan: hoş geldin nerdesin şimdi ?
Osman: Aslında yolun ikide biri bitti geldim sayılır sende ne var ne yok..
(o yürüyüşe kurban eller cebinde kolunda çantası yani valizi :img-hyste aheste aheste yürüyüşüüü vuhuuu:img-in_lo)
Nihan: yaa nasıl oliyim sen anlat haberler sende
Osman: Nihann... Meyden savaşnı kazandık annem tamam dedi..
(ayy bu nasıl konuşma yaa böylee :img-in_lo çok mutlu uzmanım valla sırf uzmanımın mutlulugu içün katlanıyoruz nihan hanım sevinme haa:img-tomat:img-hyste)

Nihan: gerçekten mi ? yaa bu süper haber..
(yatakta bir hoplayışı var ahah birde gözünün içi güldü taa bee oyy tabi kaptı aslan gibi adamı kaçırırmı:img-tomat:img-in_lo)
Osman: Sen biran evvel şu tarih marih işlerini halletsene yaa ben çok sıkıldım :img-hyste
(şimdiden sıkıldı uzmanım ahaha daha çok sıkılır ama bu nihanla :img-hyste)
Nihan: Osman sende ne çabuk sıkıldın ama yaa :img-hyste
Osman: Hayır güzelim ben anlamıyorum o işlerden sen anlarsın diye söyledim :img-hyste
(çok şekerdi bee ama yemezler uzmanım yemezler:img-hyste)
Nihan: yaa tamam tamam.. gelirmisin görüşürmüyüz peki
Osman: Valla önümüzdeki bir kaç gün içinde görüşemeyiz ama ondan sonraki mutlaka gün içinde buluşuruz :img-hyste
Nihan: Tamam.. iyigeceler
Osman: Nihaan.. ben seni çok özledim :img-in_lo
Nihan: Bende seni
Osman: Hoşcakal.. :img-in_lo

zeyno_114
01-12-10, 15:29
Osman Karakola gelmiş ranzasında uyuyor :img-in_lo dışarıda poyrazda eğitimde..

Taner: Karşı ki dağlar
Poyraz: karşı ki dağlar
Taner: virane dağlar
Poyraz: Virane dağlar
Taner: Kimin için ağlar ?
Poyraz: Bizim için ağlar..!
Taner: Kimin için ağlar ?
Poyraz: Bizim için ağlar..!
Taner: biz kimiz
Poyraz: komandolar..!
Taner: biz kimiz
Poyraz: komandolar..!

Osman hafiften uyanmaya başlar.. (uyy bu nasıl uyanmak yaa bitiyorum böyelderin nefes alıyor yastıga gömülerek veriyor sonra, kapı çalıyor mahmutt :img-hyste:img-tomat)

Osman: (kapı vururlur gelen mahmut..) geell...
Mahmut: sabah şerifleriniz hayırlı olsun komutanım..
Osman: mahmut.. ben niye bu kadar geç kalktım oğlum..
(allahım uykudan uyanınca mimiklere bak yaa herşeyiyle çok tatlıı :img-in_lo)
Mahmut: zaten sabaha karşı gelmişsiniz komutanım.. durali başçavuşa sorduk terlik istirahati verdim dedi
Osman: terlik mi? (beğenmedi galiba :img-hyste)
Mahmut: terlik..:img-hyste

Osman: kalkar dolabına yönelir mahmutta dibinden
Mahmut: ee naptın komutanım
Osman: neyi naptım?
Mahmut: valide ne dedi kıza olur verdilermi evleniliyor mu noluyo?
(Meraklı melahat :img-hyste)
Osman: Hey allahım yarebbim yaaa üfff :img-hyste
(valla osman canından bezdi bu gülüm yüzünden :img-hyste)
Osman: sen niye burdasın mahmut
Mahmut: çocuklar dışarıda koşturuyorlar komutanım çok büyük bağrış çağrış malüm ben usta bir asker oldgum için kafam kaldırmıyor :img-hyste
Osman: vaah vaah... bir ara hatırlatta saçlarını ördüttürelim senin :img-hyste
(kız mahmut :img-hyste) hadi saymaya başlıyorum..
Mahmut: 3 deyince gideyim mi?
Osman: 1..2..
(mimiklerle evet dedi ama süper yaa tek hareketi yetiyor mhamutu göndermek içinde işte bazen kıyamıyor :img-hyste)
Osman: usta askermiş pabucumun askeri :img-hyste:img-hyste :img-hyste

zeyno_114
01-12-10, 18:42
Bakır küçük emrah mod :img-hyste

Bakır: nerde kaldınız oğlum.. cıkcıkcık.. (bardagı uzatır) doldur şunu
Seyfi: abii... yaaw bişey söyleyecem ama
Bakır: hee söyle
Seyfi: abi bana kızmayasın yeminle senin içn konuşuyorum abi
Bakır: ne söyleyeceksen söyle oğlum dikdatörmüyüz burda neyiz
Seyfi: abi.. çok içiyorsun abi.. benim üzerime vazife değil abi ama kendine yazık abi çevre diye bişey var geçen konuşuyorlardı bakır nerde nerde olucak orda burda içiyor diyorlardı... kusura bakma abi..

Bakır: ahh ahh ahh keşke şu dünyada bir allahın kulu beni senin kadar düşünse sevse hee ama yoğğk... yoğğkk.. yoğğk anasını satayım yoğk.. ana babadan vazgeçtik çocuk yok çoluk yok.. karı yok.. ev bark yok.. dost yoğk dost.. arkadaş yok yolldaş yok... kardeş yok.. sonu daşla biten hiç bişey yok..maziii yokk istikbal yook.. umut yok umut hiç yok seyfi.. su testisi gibi su yolunda kırılıp gidicez bu hayattan.. Bunun başka yolu yoğğk.. Bir karı sevdim oda dağda.. akşamalrı keleşine sarılıp uyuyor.. akşamları keleşine sarılıp yatıyor... ben içmeyimde kim içsin.. bakır içmesinde kim içsin.. boş veeerr.. boş verçekelim mazotu bakalım işimize..hee.. boş ver herkes işine..
(sen önce kendine bak dost olucak adammısın ki dostun olsun..:img-tomat)

alagul_54
02-12-10, 02:38
{Bölüm43}

Poyraz...
(çok kısa sahne ama yazıyorum yine de)
Necla'nın yaraladığı arkadaşlarını ambulansla yollarlar ve ambulansın ardından;

Muharem : Ah be Uğur'um be Osman Kanat kaç vakittir uğraşıyor yakalayamıyor,biz mi yakalıcaz bu karıyı? :p
Taner : Wanted gibi oğlum karı,bildiğin wanted :img-hyste
Hasan : Çekirge bir sıçrar iki sıçrar elbet (ne tür bir çekirgeyse artık :icon_whis)
Sait : E bu karınınki bir değil iki değil Sarı Hocam :bilmim
Hasan : Bulunur Sait bulunur (der Sait'in sırtına vurup gider)
Sait : He yaa bulunur
Muharrem : İnşallah (o da Kamil'in göbişine vurur :img-hyste Mahmut da dahil üçü beraber giderler)

Hakan,Durali,Osman
odada oturuyorlarken kapı çalar ;

Hakan : Giiir .
Sedat : (Osman'a dönerek) Anneniz telefonda Komutanım .
Osman : Tamam Sedat geliyorum (Sedat çıkar)
Hakan : Hadi kolay gelsin Osman :)
Osman : Ya bu tarih meselelerini falan konuşuyoruz Komutanım .
Hakan : E ne güzel işte eee...
Osman : Da...yani ortalık bu kadar karışıkken doğru mu yapıyorum bilmiyorum .
Ertelesek mi diye düünüyorum açıkçası (iyi fikir hee :icon_whis)
Hakan : Bak şimdi...
Durali : Ula ortaluk burda ne zaman düzeldiki Osman yavv ? Delirme.Git konuş ula ananla,bitur şu işi . Asker milletinin işi belli mi olur yaa ? Ne yapacasun bekelyipte? Hadi...
Osman : (Kafa sallar) İzninizle Komutanım . (çıkar)
Durali : E toy çocuk tabi :D
Hakan : :)

alagul_54
02-12-10, 03:13
Ethem&Yeter

Ethem dışarıda bekliyordur,Yeter de yanına gelir .

Yeter : Ethem...
Ethem : Hee?
Yeter : Acaba haftasonu mu gitseydık ? Ne bileyim nasıl gidip gelicez şimdi ?
Ethem : İzin vermedi mi hipokrat ? :D
Yeter : Yok doktor bey izin verdı da ne bileyim benim içim huzursuz .
Ethem : Yav hepi hepi bir kebap yiyecez hayyyatım bunu bu kadar abartmanın manası yok yani .
Yeter : Ethem hayatım diyip durma (niye kızıyor anlamış değilim =D)
Ethem : Bak...Yavv herkese hayyyatım (yanaklarını tutarak) sana hayatım ... hayyatım :img-blush Hadi .
(Yeter'e arabanın kapısını açar) Buyrun efendim (:

Yolda...
Ethem : Yeter
Yeter : Hıı?
Ethem : Şimdi mesel benim seni istemem gerekse ...
Yeter : Hıı?
Ethem : Doktorundan mı istiycem ben seni ? :)
Yeter : Ay Ethem ...
Ethem : Yoksa il sağlık müdüründen mi ? hihihihi :img-hyste :img-hyste
Yeter : Ethem sen onu bunu bırakta bana söyle bakıyim
Ethem : Hı?
Yeter : Bu iş meselesi n'oldu ? (ayy konuyu nasıl birden değiştirdi :img-hyste)
Ethem : (Verdiği tepki şahane) Bak ya ben ne diyorum sen ne diyorsun Yeter ya ? Ya illa aylıklı mı olmam gerekiyor Yeter yaa ?
Koskoca Mürsel Ağa'nın çiftliğini çekip çeviren kişi benim yaa (hee?bir saman taşımışlığın var yeme bizi yeme :img-hyste)
Ya ne yapayım illa sabah sekiz akşam beş mi,altı yüz elli yedi mi olayım yani ?
Yeter : E iyi iyi hadi tamam .
Söyle bakayım bu kebapçı temiz mı peki ? Ben her yerde yiyemem öyle .
Ethem : Temiz kebapçı ? Kebap bu ya elle ayakla yani (ıyyk :img-hyste) temiz kebabı n'apacaksın ?
Yeter : Ayy Ethem
Ethem : :)

alagul_54
02-12-10, 03:42
Bu sahnenin adını koyamadım =D
Osman'ın Nihan'a mesaj yolladığı sahne ve Komutanlarının haline güldüğü... =D

Osman mesaj yazarken Durali ve Hakan da arkada onu izliyordur;
Durali : Asteğmenum bak şimdi bak aşik jandarmaya nişadur nasu surulur bak (senin o laz şiveni :img-hyste şu dediğini kaç kere sardım anlamadım bir türlü ilk defa da duyuyorum...sonra google ye yazdım nişa diye meğer nişadır sürmekmiş doğrusu :img-hyste
anlamı;insanı deli gibi koşturacağı var sayılan eylem. imiş :img-blush)
(bağırarak) Osman...
Osman : Emredin Komutanım
Durali : İlçeye iniyusun ula ...Tugaydan zimmet alınacak
(Osman güler...hemen gülsün,o güzel yüzünde güller açtı :img-blush)
Osman : Emredersiniz Komutanım (sevsinler onu :love05:)
Arkasını döner mesaja devam =)
Durali ve Hakan da arkasından gülerler :p

Hakan : Bu evlenene kadar biz daha Tugaydan çoook zimmet alırız Başçavuşum :img-hyste
Durali : (Bir gülüş ki kelimelere dökülmez,yaşa en iyisi :img-hyste)
He yavv Allah Allah . Adamın haline bak :)

Nişadır sürmekmiş peh peh peh!
Bir daha ebedi unutmam bunu . Ben de anladım nişadur sormak...ay ne güldüm kendi kendime :img-hyste

alagul_54
02-12-10, 04:39
Sait&Mahmut|Nöbet

Mahmut saatlerce ayakta durmaktan sıkılmış olmalı ki kendini şarkı söyleyerek oyalar;
Mahmut :Sen bana haramsın,tövbe tutmaz iflah olmazsın seeeen aaaas-la
Sen benim kanayan yaramsın kabuk bağlamazsın kanarsın,kaaaa-naaaa-rım
Kanarım kanarım kanarııım,ateşlere yürürüm,yanarıııım
Kül olurum savrulup denize,yağmurlara karışıp yanarım oooof oooof ofof....
:img-hyste :img-hyste
Sait : Mahmut...
Mahmut : Hee?
Sait : Ee oyy oyy ama ya :img-hyste Nöbetteyiz oğlum böyle şarkılı-türkülü...
Mahmut : Senin sesin tabi karga gibi o yüzden böyle yapıyorsun değil mi ?
Er Sait Ayhan Erzurum :img-hyste
Sait : Ka...karga yani ne demek ?
Mahmut : E oğlum sabahtan beri ayakta dikilip nöbet tutuyoruz insan bir şarkı söyler,türkü söyler,elini kulağına götürür tatyan çeker yav .
Sait : Onlar ne ki ? :bilmim
Mahmut : Onlar mı ne ?
Sait : Hee....
Mahmut : Ya Erzurumlusun dadaş Sait ama Erzurum'u transit geçmişsin yani :img-hyste
Sait : Çok biliyorsan sen söyle onları
Mahmut : E söylüyoz oğlum sabahtan beri .
Sait : E söylüyorsun da nöbette söylüyorsun . Nöbette söyleme dışarda söyle .
Mahmut : Ben seninle sanatsal açıdan tartışmam Saitçim (ukala dümbeleği :icon_whis) Kusura bakma ama kabul et sanatsal açıdan sen çok zayıfsın yani,zayıfsın . Allah'tan karakter olarak kendini geliştirmişsin de oturup iki kelam laf edebiliyoruz yani
Sait : Yok be tertip,yani estağfurullah .
Mahmut : Yok be Sait öyle deme bu dağlar ne rezillikler gördü,ne kepazelikler gördü .
Misal Gülhane Maymunu Cavuş Ta... Auuuuu :img-hyste Sen o olayı bilmiyorsun tabi,burda yoktun demi ?
Sait : Yok değildim de ben birşeyler duydum ama beni ilgilendirmez yani ben karışmam .
Mahmut : Eee boşver ya boşver hiç anlatmaya değmez ya ,boşver .
(Sait'e arkasını döner çekirdek çitlemeye başlar =D)
Öyle bir rezillik için....çünkü sen bence....onla aynı ortamda nasıl duruyor insan,n'apıyor bilmemki? :img-hyste
(Sait meraklı meraklı yanına yaklaşır)
Sait : N'olmuş ki ?
Mahmut : He?
Sait : N'olmuş ?
Mahmut : Boşver Sait ya nöbet nöbet canımızı sıkmayalım ya.
Sait : Tabi canım boşver hiç hiç boşver
Mahmut : Sen git kızın gazozuna,meşrubatına ilacı at...
Sait : Hadi canım :blink:
Mahmut : Yaa yaa öyle bir olay yani anlatınca böyle tüylerim diken diken oluyor o yüzden hiç karıştırma yani .
Sait : Tamam tamam boşver ya hiç hiç karıştırma .
Mahmut : Hee sonra git bayıltıp kızı iğfal et :img-hyste
Sait : Yok canım,vay adi vay :img-hyste
Mahmut : Yaa yaa o yüzden hiç boşver boşver (bu da ağızda yani hiç boşlamadı dedikoducu =D)
Yavv en çokta ne gücüme gidiyor biliyor musun Sait ?
Sait : Ne ?
Mahmut : Sen kızı hamile bırak,sonra da o zavallı bebeciği reddet
Sait : Bebekte mi var ? (yaa...varmış öyle diyo :img-hyste)
Mahmut : Ya var yaa Sait öyle bir olay yani,öyle bir rezillik,öyle bir kepazelik,öyle bir adilik yav :/
Sait : Ama yani bu rezilliktir .
Mahmut : Rezillik yaa..
Sait : Adilik .
Mahmut : Adilik tabi ya
Sait : Kepazelik bu yaptığı
Mahmut : Kepazelik yavv kepazelik yavv öyle birşey yani
(Arkasana bakar) Aha bak bak bak bak geliyor,bir de utanmadan devriye atıyor ya .
Taner gelir ellerini ikisini omuzlarına koyarak
Taner : N'aber lan nöbetçi parçaları,sıkıldınız...
Sait : (Elini omuzundan atar) Sanane be sanane . Çavuşş sen bundan sonra benden kork,senin cezanı kestim ben :img-hyste (der ve nöbet yerinden ayrılır)
Taner : N'oluyo lan ?
Mahmut : Hiç anlamadım anlam veremedim . Niye böyle bir çıkış yaptı ki ya ? He sen kızdırdın mı birşey mi dedin ona (yüzsüz al sana domates :img-tomat)
Taner : N'apıcam ben ona ya ?
Mahmut : Allah Allah boşver ya takılma Sait işte o .
(Yüksek sesle) Saiiiiiiiiiit...Saiiit....Saiiiiiiiiiit =D

Taner de şaşkın,bir anlam veremiyor bu üsluba,öğrenince neler olucak merakla beklemekteyim :img-hyste

alagul_54
02-12-10, 05:08
EthemYeter&OsmaNihan karma :p

Ethem ile Yeter kebapçının önünde arabadadır,inmek üzereyken;
Ethem : Yeter
Yeter : Hı?
Ethem : Ya Nihan'ı da arasam mı ben ? Onun da canı sıkkındı belki bizimle beraber yemek yerse açılır falan he?
Yeter : Olur tabi Ethem .
Ethem : Gerçekten ?
Yeter : Evet :)
Ethem : Bak istersen başbaşa da yiyebiliriz he...
Yeter : Ay Ethem e gelsin kız.
Ethem : Sonra bana sülalenle beraber beni yemeğe çıkardın deme ama...
Yeter : Aaa Ethem amma uzattın çağır gelsin kız dedım .
Ethem : Tamam :)
(Telefonu çıkarır,Nihan'ı arar) Allo..Niho
Nihan : Efendim abi
Ethem : Ya biz Yeter'le beraber kebapçıya geldik de işin yoksa sen de gelsene .
Nihan : Abi Osman burda size afiyet olsun sağol .
Ethem : Hemmm...eyi Osman de gelsin abicim burada kurbağalar giremez yazmıyor yani :img-hyste hee....
Nihan : Dur bir sorıyim...
Ethem kebapçıdayız siz de gelin diyor...
Osman : Aa ne var kebap ? :img-hyste
Nihan : Ne varmış kebap ?
Ethem : Beyti var,Adana var,çöp şiş var,döner var,iskender var,patlıcanlı var . Vallahi var oğlu var yani . Kola var,baklava var,soda var,ayran var buyrun efendim :)
Nihan : Uuu... tamam tamam . Nerdesiniz siz tam olarak ?.....
Ha tamam tamam hadi geliyoruz babay.
Ethem : Hadi tamam (Yeter'in yanağından makas alır :img-blush)

Nihan : Bakıyorum kebap lafını duyunca yelkenler suya indi :icon_whis
Osman : Hayatın en önemli kurallarından bitanesi kebap asla kaçmaz . Hadi kalk gidelim
(Nihan ağır ağır hareket eder)
Nihan hadi acıktım ben :img-hyste (iştahlı uzmanım :p)
Nihan : Tamam ... Ya ben seni zaten tok görmedim ki :img-hyste
Osman : Hehh (:love05:)
Osman önden çıkar,koştura koştura :img-hyste

alagul_54
02-12-10, 06:17
Kebapçıda
Dadadadan istenmeyen kirler :img-tomat

EthemYeter mekana girerler ve Ethem BakırandBerat ikilisiyle uzun uzun bakışır...

Yeter : Ethem oturmucak mıyız ?
Ethem : Haa gel yavv gel (hemen çaprazlarında olan masayı seçer
Ethem Yeter'in sandalyesini çeker) Gel
Masaya otururlar...
Berat : Afiyet olsun amcaoğlu .
Ethem : Valla senin boğazında kalabilir Berat benim için bir mahsuru yok yani :kahve
Berat : Ckk ckk ckk.... Hiç hoş oldu mu,hıı?
Bakır : Ya beyfendi,beyfendi yanında bayan olan yeni yetmeler böyledir işte,biliysen ? Hee....
Yeter : Ethem gidelim istersen ?
Ethem : Ne münasebet ya ? Biz buraya kebap yemeye geldik kebap yicez o kadar . Şeeef...şeeef...
Yeter : Ethem başka bir yerde de yeriz kebabı
Ethem : Burda yiyecez .
Bakır : Seyfi ... Şu beyfendiyle hanfendiyi masamıza davet et bakalım ama usulünce . Belki masamızı şenlendirmek isterler . Sor bakalım (buna domates az,şöyle taş da atan smile yok mu ki?bu ve bunun gibiler için özel tasarım ürünü)
Ethem : Bakır
Bakır : He
Ethem : O masayı ters çevirir sizi üstüne oturturum gelirsem oraya :icon_shad
İsterseniz geleyim keyif meselesi tabi bu da yaaani .
Yeter : Ethem gidelim .
Ethem : Burda yeyecez .
Seyfi gelir yanlarına ;
Seyfi : Ethem hadii
Ethem : La havle ya ... ben kalkayım deymi Seyfi ? Kalkayım ben kalkayım .

Güzel kalkar :img-hyste ayran sürahisini kafasına vurur kavga çıkar tabisi : p
Ethem bir güzel adamları tartaklarken daha da güzel sonuç alınsın diye Osman da el atar olaya artık Allah ne verdiyse :img-hyste
Ayrıca Osman'ın elleriyle gel gel diye adamları çağrışı beni bitirdi :img-hyste
Adamlar haklandı :icon_whis Osman Nihan'ın elinden tutar masaya otururlar

Bakır : Seyfiii Seyfi iyi misin Seyfi ? :img-hyste

Osman : (Nihan'ı sandalyesine oturtur) Gel otur canım . Otur otur (söyleyiş tarzı o kadar normalki sanki hiçbirşey olmamış,sakin girmiş mekana :img-hyste)
Hepsi masaya yerlerşir . Osman el işaretiyle garsonu çağırır .
Osman : (Yeter'e) Merhaba =) (Ethem'in de omzuna vurur Ethem güler)
Nihan şaşkın şaşkın bakıyor hala :img-hyste
Garson gelir...
Osman : Biz kebap yicez ... eğer etrafta da herhangi böyle bir zahiyat olduysa (Bakırların masasını göstererek) şurdaki arkadaşların hesabına ekleyiver .
Berat bozuk atıyor :icon_whis
Garson : Tabi abi .

Bakır : Yavv beyfendi ya bu nasıl bir koalisyondur ya,bu ne kadar pi bir havadır ya he (sendendir senden :img-tomat) ya nedir burası ?
Osman masadan kalkar...
Nihan : Osman lütfen!
Osman : Nihan...otur .
Diğer masaya gider
Bakır : N'apıyorsun sen Osman ya ? (Sanırım ilk defa ismiyle hitap etti,korkusundan mıdır nedir? :p) ya n'aptın sen ya ?
Osman : Bakır...burda uslu uslu otursaydın
(ohhh tuzu devirdi lehmacuna ve kebaba) kebabını da böyle afiyetle yicektin . Ama şimdi burdan paket servis bile alamazsın ve burdan kalkıp gitmek için bir dakikan var .
Bakır : Uzman heç bir yere gitmiyorum hee?
Osman : (Bağırarak) Kalk ulan!
Berat da o sırada silaha davranır,hastasıyız BRT'nin :img-hyste
Silahı Osman'ın kafasına dayayamadan Halis onun kafasına silah dayar
Halis : (Osman'a) Sabahtan beri seni arıyoruz abi bulduğumuz yere bak . Yuh artık
Osman : Yemek yiyoduk abi (çok tatlııı....daha önce söylemiş miydim? :img-hyste)
Halis : Ortalığın haline bak böyle döke saça yemek mi yenir ? :p Hemen gidiyoruz
Osman : Yok ben daha Tugaydan gidip zimmet alıcam =D
Halis : Hüsamettin Albay'ıma anlat sen onu . Hadi

Dışarıya çıkarlar...
Osman arabaya binecekken;

Ethem : Osman Bey arabayı yine hurdakeş etmiceksiniz dimi,normal geri gelicek bana değil mi? :img-hyste
(Osman gülerek koluna hafifçe vurur)
Yeter : Ethem ben mesaiye geç kalıyorum .
Nihan : Osman benim de duruşmam var
Halis : Herkesden özür =D Arabayı Tugay Nizamiyesi'nden alırsın bir zahmet
Ethem : Alırız baba alırız :)
Osman ve Halis gider...arkalarından;

Ethem : Arkadaş bu kurbağa varken bana rahat yok ya yok
(Nihan'a dönerek) Ya Niho sen niye aklı başında,normal bir adam bulamadın ? Araba çalmayan hee ? :img-hyste
Nihan : Allah Allah (tonlaması çok şirin) Yeter neden kebapçıda kavga çıkarmayan aklı başında bir insan bulmamış he ?
Ethem : Dili de pabuç gibi maşallah . Gir koluma gir...gir! (Diğer kolunu uzatır) Yeter Hanım =D
(o da girer koluna)
Nihan'ın Ethem'in suratını sevme eylemi de çok şirindi :img-blush

Betimleme abartılı mı olmuş ne ? Baktım da Osman gelince meydane ben baya coşmuşum :img-hyste

zeyno_114
04-12-10, 23:14
Osman ve halisin Gidişlerine teori üreten poyraz..

Kamil: nereye gidiyorlar ki böyle
Taner: valla hiç bilmiyorum.. :icon_whis
Hasan Hoca: Alla alla bunların kıyafeti ne böyle..
Muharrem: Bence kız kaçıracaklar emmioğlu
Sait: ohaaa.!
Muharrem: niye öyle diyon.. bakın şimdi.. Osman Kanat gitti kızı istedi.. Mürsel ağa kızı vermedi.. Osman kanat Çıldırdı tabi.. Kankası halisi aradı bunlar kılık değiştirdiler..Köy yolundan usuuulca konağa sokulacaklar ve kızı iki fıs fıs bi tıs tıs...
Hasan Hoca: tabi yaaaa onlar kız kaçıracakkende Hakan asteğmenle Durali baş çavuşta öpücük yollarlar artık..
Mahmut: ayhh amaaaan offf.. yaa hoca sen kusura bakma ama arkadaşlar bazen gerçekten utanç duryuyorum yaa utanıyorum utanç duryuyroum..( :img-tomat:img-tomat domatlar sana mahmut bu ne kendini beğenmişlik yahuu.. :img-hyste)
Taner: neden mahmutcuğum :img-hyste (söyelrken ki mimiklerine kop yaa :img-hyste)
Mahmut: Cuğumm..
Taner: Cuğumm :img-hyste:img-hyste
Mahmut: yaa strateji hareket kabiliyeti herşey sıfır.. yaa arkadaşlar çıkartın bu at gözlüklerinizi birazcık böyle bakın yaaw.. (vaay bee uzmanım çok şımartıyor bu adamı yahuu olaya bak :img-tomat)
Muharrem: yaa sen nediyon gülüm kafayımı yedin sen.. ne at gözlüğü...
Mahmut: sen sus en zayıf halka
Muharrem: sen kime halka diyon akılsız
Mahmut: halka desem iyi birde en zayıf dedim ne öyle kız kaçırma maçırma.. bu vatanın evlatları bu saatte dışarıya giderlerken onlara o taktikleri o akılları kim verdi.. ben verdim ben mahmut karakum sen siz sizler goy goy yaparken biz çalışıyorduk arkadaşlar boş durmadık kusura bakmayın.. hepinizi tenzih ederim çok özürdilerim yani..çekil (ayy kendini beğenmiş ukala dümbeleği.. :img-tomat:img-hyste)

zeyno_114
05-12-10, 02:45
Osman Halis Operasyonda..

Gece..

Halis: pek hareket görünmüyor devrem
Osman: bizde hareket olana kadar bekleriz halis.. ama önce bir yer bulmamız lazım
Halis: şöyle meydana yakın bir yerde bulalım
Osman: Buluruz buluruz..
(birden durur.. halis devam eder.. osmanın ise aklına cemil geldi öyle hüzünlü hüzünlü bakar.. halis geri döner..:icon_sorr )
Halis: Devrem..
(ayh arkadan türküde geldii...:icon_sorr)
Osman: cemili hatırladım öyle birden yaa (kıyamam canım benim yaa...hiç unutmadık ki hatırlıyalım..:icon_sorr) huzur için de yatsın kardeşim... (gökyüzüne bakar..:icon_sorr çok kötü oldum yaa..) sözüm söz..
Halis: işaret fişeği gibi deli adamdı.. :img-yes:
Osman: Aynen öyle..
(yürümeye devam ederler)...haliss
Halis: hııı
Osman: Döndüğümüzde senin şu araba işini halledelim yaa
Halis: hayır abi:img-hyste
Osman: hallederiz hallederiz

Bİr yıkık dökük harabe ev bulurlar yavaş yavaş ona yaklaşırlar..)

Halis: neymiş o hayırlı iş hee senin için hayırlı olan nedense benim arabam için hiçde hayırlı olmuyor :D
Osman: Şşşştt haliiss..! sen yaşlandıkça pintileşiyorsun.. :good:
Halis: hayır abi hayır..

Vee halis önden arkadan Osmanın o karizmatik tatlı kısık birazda kasılarak ve o muhteşem adamı hasta eden bakışlarıyla birlikte içeriye girişleri..
Burada konaklayarak sabahı ederler..

Halis: (uykudan yeni uyanıyor kanımca :img-hyste) durum nasıl?
Osman: Tam yerindeyiz devrem.. Toprak.. (ve o müthiş bakışlar.. :img-in_lo) hadi başlayalım..
Halis: geç bile kaldık bizim oğlan.. :good: Öttürelim şunlları :img-hyste

Veee osman birini indirir... keskin nişancım benim bee :img-in_lo
Halis bir sagına soluna bakar sonra elindeki silahına bakar bir şeylere anlam veremez :img-hyste

Halis: Osman..?
Osman: hımm
Halis: yaa bu namlu da eğrilik olamaz değilmi?
Osman: Olamaz abi
Halis: hayır bana öyle geldide
Osman: sana niye öyle geldi halis
Halis: Çünkü abi atıyorum bu anasını sattığımın şeyi başka yere gidiyo :img-hyste hayır yani namluda bir mikron kayma bile olsa
(burda osmanın halise dönüp bir bakışı varr uuuu :img-in_lo)
Osman: mikron mu?
Halis: evt 1 cm sapma eylemine girer..
Osman: (allahım bu nasıl bir tatlı gülüştür yaa bu ne şekerliliktir bu gülüşü tekrar tekrar izlemeniz şiddetle tavsiye edilir :img-in_lo:img-hyste)
Halis: ne gülüyosun abi çok mu komik
Osman: Valla herkes senin parmağında milimetrik hassasiyeti olduğunu bilir devrem ama..
Halis: Tamam abi tamam konuşmayalım herkes işine baksın.. :img-hyste
(diyor ama çeneye devam öldüm öldüm dirildim bişey olacak diye yaa..)

Osman şöyle bir durur aklına bişey geldi çünkim ve o hasta olunası bakışlarr.. :img-in_lo elin tetiğe bir gidiş var allaaa anlatılmaz izlenir...

Osman: mikron

nişan alınır ve ateş adamı gözünün bebeğinden vurur...! sonra halise tekrar bir bakış ve gülümseme anaaamm kalpten gidiyorum biri beni tutsun..

zeyno_114
05-12-10, 23:54
Karakol Hakan Durali..

Durali: yaaw asteğmenim kusura bakmada ben bu emirin böyle birzat hüsamettin albay tarafından verildiği konusunda şüpeliyim yani
Hakan: yani.. :icon_whis
Durali:yaw hakketten öylemi dedi adam yaa.. durali başçavuş getmesinmi dedi :icon_whis
Hakan: yaa işte yaklaşık olarak
Durali: Bide ihtiyar dedi hee :img-hyste
Hakan: yaa ihtiyar değilde hani araziye intikal için biraz nasıl denir..
Durali: yaşlı dedi yani :img-hyste
Hakan: yaa albay bu canım ne isterse söyler sen niye takıldın ki buna bu kadar yaa (yaşlıdedin asteğmenim adama dahadamı takılmasın yahu :img-hyste) otur dinlenmene bak :img-hyste
Durali: ulaaa hiç çıkmayacaktım o emekli şeysine de işte İstenmedigim yerde ne duruyorum baba ben yaaw alla alla :img-hyste
(hakanın altan alttan gülmesi çok şeker yaa :img-in_lo ama ne istiyorsun asteğmenim duralimden bak şimdi çok ararsın onu..:img-cray: )

Hakan: yaa tamam başçavuşum bende biraz süslemiş olabilirim.
(bence kesin süsledin :img-hyste)
Durali: ama o .. yaşlı ihtiyar olayı doğru yani onu dedi bağa dimi :img-hyste
Hakan: ya niye takıldın sen buna bu kadar :img-hyste
Durali: yaa söyledi mi söylemedi mi asteğmenim yaaw.. ( bahçeye çıkarlar..)
Hakan: (poyraza) araç bin..!
Durali: allaha emanet asteğmenim dikkatli olun..
Hakan: şunlara gidip ava gidenin nasıl avlanacağını gösterelim başçavuşum.. (bu cümleye fragmandan sonra ne diyecegimi bilemiyorum.. :icon_sorr)
Durali: inşallah..İnşallah asteğmenim... (hakan araca doğru yürür..) edebiyat öğretmenine bak ula bizi ekti adam tek başına dağ gitti yaa..ulaa bu yaşlı işide albayın işine pek benzemiyor ama dur bakalım elbet çıkar ortaya.. ama dediyse hakketten ayıp etmiş yaaw.. yaşlı nedir yaaw

Hakan ve tim yola çıkar.. hasan hoca,taner ve kamil karakolda kalmıştır.. bizimkiler boynu bükük arabanın arkasından bakarlar..

Durali: size ne oliy ulaa
Taner: biz niye gitmedik komutanım çavuşsuz gidiyor
Durali: emir sorgulanmaz ulaa (sen sorguluyosun ama başçavuşum :img-hyste) görmedinmi kamyona kocaman onbaşıyı
(ah vallaha da kocaman adam bu olaylarda cani kesiliyor arkadaş :img-hyste)
Hasan Hoca: dee komutanım badimiz orda biz burda o bakımdan dedik yani biz
Durali: eeyy bakıyorum da yaşlılarla vakit geçirmeye hiç niyetiniz yok hee
(karakola girer)
Kamil: allaaa galiba durali başçavuş antropoza giriyo :img-hyste
Saffet: neye giriyo :img-hyste
Kamil: bişeye girmiyo.. :img-hyste ben bir kadıfenin oraya gidip geliyorum çavuşum..

zeyno_114
06-12-10, 09:49
Osman Halis Çatışmaya ve çatışırken muhabbete devam..(:

Halis: tamamdır adapte oluyorum.. bak şimdi hatta hareket halindeyken bile (adamın ayagından vurur yani adapte oluşu buysa bilemiyorum artık halis :img-hyste) Allahım neler yapıyorum gördün mü?.:img-hyste (ayy bu yoruma koptum yaahu kop kop ayağından vurup yaraladı bunu diyor birde yanında keskin nişancı osman, Osmanın yanında karizma yerlerde fena çizildi hani :img-hyste)
Osman: halis.. ah halis ah senin asıl anlamadığın şu daha az laf daha çok isabet toprağam..hadi :img-hyste
Halis: tabi tabi (çatışmaya devam..)

Halis: olay çözüldü osman bey
Osman: yaa halis senin namlu bir anda düzeldi :img-hyste
Halis: hayır abi ben eğri namluya göre bir konsep geliştirdim taak başardım :img-hyste
Osman: halis hastayım senin bu dehana hastayım abi :img-hyste
Halis: sen araba maraba istersin abi (hemen olayı arabaya getir tabi halis :img-hyste)
Osman: yaa halis hakketten yaa banada bir araba alalım..
(bir diyişi var yani o ortamda tek derdimiz araba gibi :img-hyste)
(bu arada ateş etmeyide bıraktı..ahh osman..)
Halis: Ne kadar paran var
Osman: ıım.. yani bilmiyorum :img-hyste
Halis: yaniyle arabamı alınır ne kadar paran var
(üstüne basa basa söyelr :img-hyste halis ateşe devam eder)
Osman: yani bankada 350 falan civarında 430 tam emin değilim
(osman şarjörünü değiştirir) ordan 11 yönünden geliyorlar..
Halis: başka
Osman: ıııı..50 dolarım var oda cüzdanda şans parası :img-hyste
Halis: süpermiş başka :img-hyste
Osman: Iıı... bide Oktay'dan alacağım 180 kağıt var
Halis: Oktay kim laan
Osman: Ardahan'lı bir çocuk bizde askerdi
Halis: eee
Osman: Terhis oldu :img-hyste
Halis: Osman bey siz bu mükemmel mal varlığı ile manyak bir el arabası alıp ona sağlık ve sihat içinde bine bilirsiniz abi ama o zamana kadar benim arabaya salça olmazsanız sevinirim :img-hyste
Osman: halis sen kötü adamsın pintisin aynı zamanda hiç iyi nişancı değilsin birde yetmiyormuş gibi göbeğin var obezite sınırında :img-hyste:img-hyste
Halis: sende psikopat nöbetleri geçiriyorsun abi ruh sağlığında pek yerinde değil hem anladığım kadarıyla birazcıkta kılıbıksın :img-hyste
Osman: kılıbık mı?

Halis güler... Osman halise ters ter bakar..:img-hyste halis hala gülmeye devam ediyo osmanda halise kızıp adamı tam 12den vurdu :img-hyste

zeyno_114
10-12-10, 11:44
44.Bölüm
İlk sahne Karakol ve Taner Durali.. Yaşlı ihtiyar :img-hyste

Durali: Nöbet durumu nedir Taner
Taner: uzatmalı yazdık komutanım sorun yok..
Durali: Taner..
Taner: emredin komutanım
Durali: Ayıboğanlara söyle içer de çok mühim işi olmayanın hepsi çıksın karakolun avlusuna gezsinler ha burada volta atsınlar öyle karakolun avlusunun içinde öyle dolaşsınlar kalabalık görünsün karakol.. Tamam?
Taner: Emredersiniz Komutanım..Komutanım bu ne için
Durali: Bir karakolda mevcut azaldı mı ben kıllanırım aslanım..(koltuktan kalkıp yürümeye başalar.. :img-yes: ) Kıllanırım.. Çünkü neden.. Çünkü dağın taşın arasına eline dürbün böyle burayı gözetleyen namussuzların hoşuna gider burada ki ıssızlık.. o yüzden kalabalık değilse de kalabalık görünecez anladın mi.? Askerlik iliminde bu önemli yer tutar Taner efendi..
Taner: Emredersiniz Komutanım..

Durali: bizim mevcudumuz nedir şimdi?
Taner: Mevziler hariç 7 siz dahil 8 kişiyiz komutanım..(yandın taner yandın :img-hyste)
Durali: Siz dahil ne ulaaa
Taner: Ko..komutanım... :img-hyste
Durali: beni adamdan saymıyormusun ulaa sen kıl kuyruk :img-hyste
Taner: Estafurulallah komutanım olur mu hiç :img-hyste (mimikler süper :img-hyste)
Durali: Ulaaa Taner sende mi beni yaşlı görüyorsun yoksa hee? Yaşlımıyım ulaa ben :img-hyste
Taner: Yaşlı.. :kahve Asla komutanım
Durali: Hüsamettin albay kendine bakmamış... Ulaa ben buradan yere değmeden Silopi'ye gider gelirim bee ne diyorsunuz siz piiii :img-hyste konuşuyorsunuz çık ula dışarı :img-hyste
Taner: Emredersiniz komutanım :img-hyste
Durali: yaşlı çıktı bide yaa yaşlı nedir yaaw.. ne yaşluluğumuzu gördünüz ki :img-hyste

zeyno_114
10-12-10, 13:08
Halis Osman Çatışmaya Devam ve sonrasında dağdaki poyraza katılma..(:
Halisin Replik süperdi yazmadan olmaz :img-hyste


Maksut: Evdekiler...evdekiler evdekiler... Beni duyuyorsunuz ? Evdekiler

Osman: sana diyo :img-hyste
Halis: :D:D

Maksut: bu köyün defteri dürüldü anladınız mı? Bu yaptıklarınızın cezasını kesicem Anladınız mı Ulaaann Bu yaptıklarınız sizin yanıza kalmayacak kalmayacak..

Halis: (artık dayanamadı bu tehtitlere ayağa fırladı) ulaaan sen önce...
Osman: (halisi durdurup oturttu) devrem.. Sapıtma yaa bir dur :img-yes:
Halis: cezası kesilecekmiş belediye zabıtası sanki :img-hyste
Osman: :D:img-in_lo

Osman: çekiliyorlar
Halis: Nihayet tamamdır.. Şimdi bir saate buradan sıvışsak sonrada hızlı bir şekilde hareket edersek
Osman: bence okadar acele etmeyelim
Halis: niye Etmiyelim..

Poyraz Dağda..

Osman: (telsizden) 165ten 180ne 165ten 180ne tamam
Hakan: 180 dinlemede tamam
Osman: Bizim burada ki görevimiz tamamlandı emirlerinizi bekliyoruz tamam
Hakan: 165..3 numaralı noktaya gelin sizi oradan alacaz takibata devam edeceğiz tamam..
Osman: anlaşıldı tamam
Hakan: Hadi gelinde muhabbet çevirelim biraz (gülümser):D
Osman: (gülümser) anlaşıldı:D:D

Mahmut: şştt möerrem
Mahmut: komutan ne dedi duydun mu?
Muharrem: ne dedi ?
Mahmut: Gel dedi muhabbet ederiz dedi.. niye öyle dedi muhabbet edemiyor mu ki muhabbet için başkasını çağrıyor :img-hyste (içine oturdu mahmutun :img-hyste)
Muharrem: Lan komutan ne konuşacak lan senle kavanoz :img-hyste (koptum muharremden muhteşem sıfatların ardı arkası kesilmiyor :img-hyste)
Mahmut: Çok ciddi bir operasyonun ortasındayız seninle muhatap olmayacağım muharrem tamam mı bak (ağzını atkısıyla kapatıp fermuar çeker gibi yapar.. :img-hyste)
Muharrem: Alla alla .. alla alla hepten artiz oldun haa.. Aslında komutan seni karakola yollayacaktı şöyle parazitsiz kaymak gibi muhabbet edecektik.:img-hyste
Sait: haydi yaw haydi.. yaa karakol ne alemde acaba :icon_sorr
Muharrem: yaa ne alemde olacak.. Taner'le Kamil karavanın başına çökmüş hababam yiyordur.. artanını da kadifeye verirler :img-hyste
(adamın derdi karavana yaa :img-hyste)

zeyno_114
10-12-10, 15:18
Karakolun Avlusu..
Taner Hasan ve Saffet Volta atıyorlar..

Taner: tamam abi.. şimdi arka tarafa geçip çadırdan çıkarmış gibi yapıp mevzilere gidiyoruz
Saffet: ya çavuşum valla karavanada mercimek var ya yanacak
Taner: Altın günü yapan kadınlar gibi konuşma saffet emir bu yürücez
Hasan hoca: Alla alla görüntü veriyoruz işte idare ediver yaa
Saffet: yaa hocam yaa deli tavuk gibi yürüyüp duruyoruz yaa
Taner: laan oğlum içerde sadece sedatla komutan var onlarda telsiz başında durum çok kritik anlıyamıyo musun sen ?
Saffet: tamam ben sedata söyleyim en azından karavanın altını kapatsın
Taner: Fırla

Kamilli ve yanında kadifeyi görüler hasan hocam elinde oynadığı taşı düşürür donup kalır :img-hyste

Taner: bu napıyo abi şimdi
Hasan Hoca: Kamil işte yaa.. Ulan adı Kamil olupta şahsiyeti adıyla bu kadar tezat başka adam tanımadım ben yaa :img-hyste
Taner: Kamil..? :icon_whis
Kamil: Söyle çavuşum
Taner: Napıyosun :img-hyste
Kamil: görüntü veriyoruz :img-hyste
Taner: Photoshopta yaptırsaydın bari katıra :img-hyste
Hasan Hoca: Hakkettentam kart postallıksınız haa:img-hyste
Kamil: yaa düşündüm ki bir kişi bir kişdir hocam.. ne tarafa gidelim
Hasan Hoca: siz ikiniz bu tarafa yürüyün bizden uzak olun yani.. oradan da dönün geri :img-hyste
Kamil: hadi kadife
Hasan Hoca: ahaha Allah'm delimidir nedir ya
(tanerle birlikte gülerler biz zatn koptuk :img-hyste)
Kamil: kamille kadife geri döner karşıdanda hasan hocamla taner geliyordur..
Hasan hocam: selamünaleyküm :img-hyste

İçerde Durali dosyalarla boğuşuyordur bu arada sedat telefonu haber evrir

Sedat: komutanım
Durali: haber mi var ula
Sedat: yok komutanım yenge
Durali: yengemi..? ulaa benim ki var leyla mahmutun hanımı var muharremin kırıkları var osmanın avukatı var aha o taner olacak gülhane maymunun bile gökten zembinle inmiş ucubesi var :img-hyste:img-hyste hangisi
Sedat: nihan hanım komutanım
Durali: Senin varmı ulaa (allam soruşa bak mimiklere öl :img-hyste)
Sedat: (vah garibim utandı :img-hyste)

zeyno_114
10-12-10, 19:40
Osman ve Halis Hakanların olduğu 3.noktaya gelirler :D

Halis: oh bee..! :D
Osman: artık hakan asteğmenden namlusu düzgün bir silah istersin :img-hyste
Halis: yok yaa alıştım ben buna iyidir iyi :img-hyste
Osman: merak etme ya kimseye söylemem :img-hyste
Halis: ne söyleyeceksin hee ne söyleyeceksin (osmanın şen kahkası duyulur :img-in_lo:img-hyste) alla alla
Osman: hadi yürü yürü komutanı bekletme :img-hyste

Hakan: iyiyiz dimi osman
Osman: iyiyiz komutanım iyiyiz
Hakan: durum nasıl
Osman: bir problem yok herşeyi hallettik
Hakan: iyi bu çok iyi.. çocuklar kamuflaj falan getirdiler değişisin isterseniz.. Mehmet..
Halis: Saolun komutanım yaa özellikle ben hiç rahat değilim yani
Osman: valla senin sorunun göbek :img-hyste
Hakan: Evet yaa halis sen biraz kilomu aldın :img-hyste
Halis: uymayın şuna komutanım yaa :img-hyste
Osman: bide komutanım bunu çatışmanın tam orta yerinde uyuma huyu var :img-hyste
(yuh osman yaa sallanır da bu kadar mı sallanır arkadaş :img-hyste:img-hyste)
Hakan: uyumamı :img-swoon :img-hyste
Halis: ohaaa ohaa yani iftira :img-hyste

Yola koyulurlar Osman bir kayanın tepesinde durur..

Osman: bunlar bizi doğru inlerine doğru götürüyor komutanım..
Hakan: nereye kadar gidecekler görücez.. çeliktepe tarafı normal.. Durali başçavuş sineklendik ula burada diye bağırıyo :img-hyste muharrem (telsizi atar)
Osman: bu bir fırsat ola bilir komutanım :img-yes:
Hakan: eğer bir kamp varsa bunlar oraya gidiyorsa osman.. duruma bakıcaz çünkü en ufak bir rikste geri dönme emri aldım.. bu emri uygulamak zorundayım.. :img-yes:

zeyno_114
11-12-10, 03:23
Karakol Durali Avluya çıkar..(:
Saffet içerden çıkar..

Saffet: Komutanım yeni çay yaptım içermisiniz..?
Durali: Ooo iyi olur ulaa uykumda geldiydi haa..Ula yaprakta kımıldamıyo bugün..

Demesiyle neclanın kamyona roket atarı fırlatması bir oldu..

Durali: silaha koş ulaa silaha koş koş

Hepsi bir mevzide toplanır.. necla bir mevziyi havaya uçurur.. :img-tomat
Poyraz dağda..

Muharrem: komutanım
Hakan: haaa söyle muharrem
Muharrem: çeliktepe komutanım
Hakan: 180 dinlemede
Durali: (Tanere) bütün nöbet mevzilerini butarafa topla bir birimize yakın olalım fırla..(telsize) 180..baskın yedik 180.. beni duyuyormusun
Hakan: durumunuz nedir tamam
Durali: acil destek lazım 180.. acil destek lazım.. :icon_sorr
Hakan: Anlaşıldı tamam.. baskın yemişler allah kahretsin..
Halis: çok kötü yakalandık hay anasını yaa..
Hakan: geri dönüyoruz arkadaşlar çok hızlı...
Osman: komutanım..
Hakan: poyraz emrimi bekle..
Osman: Burdan koşarak gitsek bile en az 4 saat sonra ordayız..
Hakan: tamam işte osman hemen çıkalım
Osman: komutanım.. akşam olmasını bekliyorlar yarım saat sonra öyle bir çökecekler ki 2 saatte herşey olup biticek..
Hakan: napıcaz peki
Osman: yapılacak tek bişey var ve biz oraya çok yakınız asteğmenim..
Halis: Evt.. budur..

Edit; son bir sahne kaldı onu sabah halledeceğim iyigeceler :love05:

zeyno_114
11-12-10, 16:14
Poyraz Mihribanların mağrasına gelirler :img-tomat

Osman: şuan deniye bileceğimiz en mantıklı şey karşımızda duruyo..
Hakan: hadi yapalım o zaman..
Osman: arkadaşlar hızlı olucaz bu iş bir seferde bitmezse hiç bitmez.. Etraflarını sarıcaz ve işk ilk serenatta bitecek.. anlaşıldı mı?
Muharrem: Emredersiniz komutanım..

Karakolda çatışma devam ediyor..

Durali: kafa göstermeyin ulaa.. Dikkat edin çok dikkat edin
Taner: Kamil duydun mu?
Kamil: duydum dede cesedi gördün mü?
Durali: Taner gel ula buraya
Taner: Emredin Komutanım
Durali: ula bağa bişey olursa emir komuta sende çavuş..:icon_sorr
Taner: Allah korusun komutanım o nasıl söz öyle
Durali: fotoroman çevirmiyik ula burda bu işler böyle.... senden sonra en kıdemli asker kim burda..
Taner: Sarı ho.. Hasan Turna komutanım
Durali: iyi.. oğa söyle sağa bişey olursa emir komuta onda. Anlaşıldı mı?
Taner: emredersiniz komutanım..
Durali: ateş edin ulaa göz açtırmayın... ateşşş... Ahh ulaa ahh şu Poyrazın Kanadı Olsaydı da Uçsaydı buraya..!!!

Neclalar daha da yaklaşır :img-tomat

Taner: komutanım iyice yaklaştılar.. dağbayın sınırınıda geçtiler..
Durali: bizim Postumuz okadar ucuz değil ulaa..!!! dedeftif göstermeyin sıkın ulaa gördüğünüze sıkın hadi koçlarım benim..!
Kamil: ellerim titriyor be hoca.. bu defa kötü be hoca
Hasan hoca: Hepimiz Tutuyoruz kamil sen ellerini titretmemeye bak.. bas mermiyi..
Taner: hocaa hocaaa şutarafa..

zeyno_114
11-12-10, 17:24
Dağda Osman ve Mihri.. :img-hyste:img-tomat:good:

Hakan: muharrem..
Muharrem: Emredin komutanım
Hakan: Vaziyet alın.
Muharrem: emredersiniz komutanım..

Osman: (mihribana :img-hyste) hayırdır... yalnız kalmışsın.. nerde seninkiler?
Halis: burda fazla kalmayız komutanım
Hakan: tamam halis
Mihri: kalamayacaksınız zatn :img-tomat
Osman: iyi.. sende bizle beraber gelirsin birlikte yaşamaya başlarız (osaman mihrinin etrafında yavaş yavaş yürür sonra önünde durur..) Kod adın ne senin Doktor mu Baytar mı HAYVAN MI? hangisi hee (en çok sevdigim repliklerden biride buu..(: )
Mihri: hiç bişey söylemeyecem.. :img-tomat
Osman: iyi iyi böylesi daha iyi zatn.
Hakan: osman biz dışarıdayız fazla vakit yok
Osman: Benim işimde uzun sürmez zatn.. (mihriye bir bakışları var vuhuuu:img-in_lo)

Telsizi masanın üstünden alır gelip mihriye uzatır..

Osman: al şu telsizi ve adamlarını ordan çek.. Bende seni savcıya kadar cillop gibi götüreyim :img-hyste
Mihri: Çocukça bu heç şansın yok
Osman: Yaa ben senin gibi böyle sakalı bitli dağ felsefecilerini hiç sevmiyorum biliyorsun dimi :good: (En çok sevdiğim replikten bir ikincisi daha..(: ) o yüzden al şu telsizi benim izin verdiklerimin dışında tek kelime bile etme..! ve o köpeklerini Çeliktepenin üzerinden çek..! Hemenn..!
Mihri: bu coğrafya bu topraklar artık sizi taşımıyor anlamıyorsun değil.. :img-tomat heç şansınız yok heç:img-tomat
Osman: Benim toprağım cins bir küheylan gibidir üzürende kimi taşıyıp kimi taşımayacağını iyi bilir...!!! :good: (işte en çok sevdiğim replik..! daha ne denir ki..)

Ve mihrinin dizleirne bir darbe ve mihriban yerde..

Osman: (kasaturasını çıkartıp mihrinin bacagına batırır) şimdi dediğimi yap hemen (daha sert bastırıp delik açar.. Psikopatım benim :img-in_lo) bu kemiğe indiği zaman bir delik daha açıcam.. ondan sonra bitane daha ondan sonra bitane daha.. En sonunda da eğer varsa kalbin tam orta yerine o kadar büyük bir delik açıcam ki içine baktığında ne var ne yok hepsini görüceksin..!!

Mihri: yapmaaaa..
Osman: hemen... hemen telsizle adamlarını oradan çek..!
Mihri: anlaş benimle
Osman: anlaşma falan yok..!
Mihri: öldür o zaman beni aaaa (daha beter ol köpek..:img-tomat) beni burda bırak eğer beni burda bırakırsan
Osman: ben seni burada bırakırım ama sen köpeklerini ordan çekmessen... (bu sefer kasaturayla mihrinin omzuna bir delik açar) senin buraya anıtını dikerim...!!

Osman telsizi mihriye tekrar uzatır..

Osman: eğer bişey belli edersen.. (kasatura omuztan kulağa çıkar ve orda durur) Keserim..!
Mihri: beni bırakacaksan anlaşalım
Osman: Eğer o köpekler geri çekilirlerse senin hayatın kurtulur.. Eğer çeliktepedeki silah sesleri durursa seni hiç görmemiş olurum..
Mihri: beni..
Osman: Şşştt.. Benim sabrımı zorlama.. konuş..!

Hakan içeri koşar adım girer..

Hakan: osman..
Osman: komutanım
Hakan: durali başçavuş
Osman: .... şehit mi oldu komutanım.. :icon_sorr
(osman silahanı çıkarıp mihriye doğru uzatır..)
Hakan: Osman..

Osman daha sonra bağırarak etrafa kurşun yağdırır..

Hakan: osman hadi gidelim burdan hadi
Osman: komutanım şehit mi oldu..
Hakan: çocuklarda bilmiyorlar sadece..
Osman: sadece..
Hakan: komuta Taner deymiş.. hadi osman hadi burdan gidiyoruz..
Osman: (mihriye bir tekme savurur)
Mihri: ben senle iş birliği yaptım.. bana söz verdin beni gönderecektin beni görmemiş gibi yapıcaktın bana söz vermiştin.
Osman: iş birliğimi
Mihri: ben senin dediğini yaptım.
Osman: ben seni görmedim.. serbestsin.. ama ben çeliktepeye şimdi geri dönücem.. eğer o adam şehit olmuşsa.. Eğer Karadeniz durgunsa.. yer yarılsa da içine girsem diyeceksin.. Anladın mı? bunu diyceksin..

Siahını mihrini başında tutordur dahada yaklaştırır ama tetiğe basmak yerine bir tekme daha vurup mihriyi bayıltıp gider..

Edit; son bir sahne kaldı Duralin yaralanması ve hasan hocamın motive sahneleri onda sefanurumda..(:

alagul_54
16-12-10, 00:55
44. bölüm son sahneler...çok gecikti kusura bakmayın (:

Çeliktepe'de çatışma devam ediyordur . Durali kanlar içinde yerde yatıyordur . Kamil başında,onunla ilgileniyordur....

Taner : Hasan...hakkını helal et .
Hasan : (Bir süre bekler) Saffet...Saffet!
Saffet : Söyle hoca...
Hasan : Sabah kahvaltıda ne var ?
Saffet : Kahvaltı mı,kafayı mı yedin hoca ? Yapma Allah aşkına
Hasan : Ben o kahvaltıyı edecem arkadaş :good: Şimdi siz de helalleşmeyi bırakın,işinizi yapın .
Taner : (Hoca'dan güç alarak) Sedat...telsizi al durumu bizimkilere haber ver .
Hadii!hadi arkadaşlar .

Sedat Kamil ve Durali'nin yanına gelir...
Kamil : (Ağlayarak) Durali Başçavuş gitti Sedat,Durali Başçavuş gitti :icon_sorr
Kulağını Durali'nin kalbine koyar nabzına bakar...

Yanlarına Hasan gelir....
Hasan : (Kamil'i sarsarak) Kamil kendine gel,Kamil kendine gel
(Kamil başını Durali'nin göğsüne koyar,ağlıyordur hala)
(Yakasından tutup kaldırır) Oğlum sus,bana bak .
Kamil : Kafasından vurulmuş Hocam,her yeri kan,şehit oldu...Durali Başçavuş şehit oldu Hocaaa
Hasan : Ben senden kıdemliyim haaa.... bak şimdi o koca çeneni kapatmazsan and olsun...and olsun seni emre itaatsizlikten vururum haa! vururum .
Kamil : Hocaaam baksana
Hasan : (Kamil'i sarsarak) Komandosun sen KO-MAN-DO!!! :good:
(Arkadan bir tüfek alır) Al şimdi şu tüfeği...al lan (alır) İşini yap
(Hem sırtına vurarak hem de elini tutarak :img-in_lo) Hadi aslanım hadi

Kamil çatışmaya katılır . Hasan bir süre Durali'yi izler ve sonra gözlerinde müthiş bir hırs ve kuvvetle o da çatışmaya geri döner....

Kadrajda hocam...gözlerindeki güç izlenmeye değer :love05:
Hasan : Hadi bakalım burada postun metresi kaçaymış :img-hi: (ah yavrum :good:)
diyerek devamlı ateş eder....

alagul_54
16-12-10, 01:19
Çeliktepe....çatışmanın son anları;

Taner : (Eliyle de dur işareti yaparak) Dur! ateş kes,ateş keeees!
(ateş kesilir) Çekiliyorlar .
Kamil : (Kalkar) Emin misin çavuş,çekiliyorlar mı ?
Hasan : Şşşş çıkma lan,şşş acele etmeyin .
Kamil silahını bırakır,Durali'nin yanına döner...

Taner : (Teröristlerin bulunduğu yere bakar) Çekiliyorlar .

Geldikleri gibi gittiler :good:

Taner'in yüzünde bir gülümseme hem de duygusallık karışık bir duygu :love05:

Bütün askerler Durali'nin başında toplanır...
Saffet : Ölmüş mü ?
X : Nasıl hoca ?
Hasan Durali'nin nabzına bakar....
Kamil : Durali Başçavuş gitti .
Hasan : Ya bir susun ya...halla halla (aynen böyle dedi Türkçe'yi yanlış kullanma durumu yok :img-hyste)
Oğlum kendi kalbimin gümbürtüsünden adamın kalbini duyamıyorum yaa (oy canım :img-cray: :love05:)
Sedat komutanın başının altına birşeyler koy,hadi aslanım .

Hasan'ın gözü Taner'e takılır...olayın verdiği etkiyle çok kötü olmuştur,yere çökmüş ağlıyordur :img-cray:

Hasan : Bir de siz bakın (diyerek Taner'in yanına gider)

Hasan : Vay be İstanbullu...iki pırpır adam bu kadar yakışır hee :)
Taner : (Hem ağlar hem de Hasan'ın söylediklerine tebessüm eder) Yok be oğlum...beceremedim :icon_sorr
Hasan : Nasıl beceremedin ? Oldu oğlum iyiydin .
Taner : Korktum lan,korktum (ayy bu duygusal sahneleri yazmayı bırakıcam heee :img-cray:)
Hasan : Korktun mu ? Şu ele bak ben hala korkuyorum oğlum :img-cray: (kafa kafaya verirler)
Hadi şimdi kalk . Kalk komut ver de mevzileri dolaşalım,hadi .
(birlikte kalkarlar)

Durali'nin başında....
Kamil : Komutanım...beni duyuyor musunuz Komutanım ?
Poyraz geliyormuş Komutanım,yoldalarmış,uça uça geliyorlarmış (onlar uçaçağına bir helikopter tahsis edilseydi hiç bu kadar zahmet çekilmezdi :icon_whis)
N'olur dayanın Komutanım :img-cray: Hem bakın biz de iyiyiz Komutanım,şehidimiz yok . Çeliktepe düşmedi Komutanım,bayrağımız inmedi :good: N'olur dayanın Komutanım,n'olur dayanın .
Siz de artık gelin be,gelin be!


Hasan,Sedat ve Taner mevzileri dolaşıyorlar....
Taner : Hoca...Sedat revire dalın ne bulursanız alın,hadi .
(Bayrak direğinin önüne gelince durur)
Hasaaan! (Hasan dönüp,bakar...Taner bayrağa bakar Hasan da...ne güzel dalgalanıyor mübarek)
Taner : (Gülerek ve büyük bir gururla) İndiremediler
Hasan : (Gülerek) İndirtmedik Çavuş :happy0064

Saffet : (Bağırarak) Çavuuuuş...Durali Başçavuş....Çavuuuuuş
Komutan,kooooooş....
(Taner,Hasan ve Sedat yanlarına gider)

Ve final...dalga dalga al bayrak ile :good:

alagul_54
16-12-10, 02:14
45. Bölüm

Son sahnenin devamı :)

Taner : Saffet n'oldu ?
Saffet : Kendine geldi...konuştu konuştu:happy0064
Yanlarına giderler....

Taner : Oh be!
Hasan : Çok şükür
Durali : (Gözlerini açar) Ula ayıboğanlar.....insan yaralıya su vermez mi ula? :)
Taner güler,kendi matarasından su içirir :img-blush

Taner : İyisiniz Komutanım,iyisiniz :)
Durali : (bir ohh çeker) Taner şehidimiz var mı ?
Taner : Yok Komutanım
Durali : Ohhh :love05: yaralı ?
Taner : Bir tane (tane mi :img-hyste) var ama Komutanım önemli değil,omzundan .
Durali : (Kafa sallar) Oyy...ahh... ula benim kafama noldi yavv,top mu çarptı ? :img-hyste (Herkes güler :)) ne oldi yavv ?
Kamil : Kafanız iyi Komutanım :img-hyste kafanız iyi derken birşeyiniz yok anlamında . Ya ben kanı görünce çok korktum Komutanım,vuruldunuz sandım . Ama herhalde böyle bir kayaya falan mı çarptınız n'oldu ?
Efeniz (anlayamadım burayı ama :img-tomat böyle birşeydi galiba) sert ve sağlam bir kafa ol...
Hasan : Şşş....Bir sus artık istersen (Kamil kafa sallar :D)
Taner : Kes Kamil (göz kırpar) :)
Kamil : Kestim Çavuşum kestim :img-hyste
Durali : Ula Taner
Taner : Emredin Komutanım...
Durali : Ha bu uşağu benden uzak tutun :img-hyste
Herkes güler...
Taner : Emredersiniz Komutanım :D
Durali : Nobete yolla ula bunu :img-hyste (elini uzatır) Tut ula .
Durali'yi kaldırırlar,karakola doğru ilerlerler....

alagul_54
16-12-10, 02:40
Tugay'da... kısa bir sahne ama burada geçen "maya sağlam" repliği pek sağlamdı,kayıtlara geçmezse olmaz :)

Hüsamettin Albay'ın odasına asker girer....
Haluk: Komutanım .
Hüsamettin : Geldin mi Haluk ? Rahat .
Genel Komutanlığa üstün cesaret ve feragat madalyası verilmesi hususunu yazdım .
Haluk : Muazzam bir iş başardılar Komutanım,hepimiz iftahar ettik :good:
Hüsamettin : Hehehehe...yavv bu Çeliktepe etrafına sondaj yaptırıcam haa...Buranın suyunda mı birşey var,havasında mı birşey var,bu nasıl iştir Haluk ?
Haluk : Belki de yaptırmak lazım Komutanım .
Hüsamettin : Havadan sudan değil Binbaşım...mayada var mayada,maya sağlam :good:
Oraya gidişimiz programlandı mı ? Doğrusunu söylemek gerekirse onlara gitmek için sabırsızlanıyorum .
Haluk : Emrettiğiniz şekilde hazırlık yapıldı Komutanım . Ancak biraz daha zaman geçse,şu anda belli bir risk konusu . Yarın değil de birkaç gün sonra gitseniz Komutanım ??
Hüsamettin : Ben yarın o karavanadan yemezsem gece uyuyamam Binbaşım :img-hi:
Haluk haklısınız dercesine kafa sallar...
Hüsamettin : Karakola dönmüşler mi ?
Haluk : Şu sıralar dönmüş olmaları gerekiyor Komutanım,irtibattayız .

Çeliktepe.....

Osman-Hakan ve askerler nihayet karakola dönmüştür .
Osman araba hareket halindeyken atlar arabadan :img-blush diğerleri de araba durunca iner...
Karakolun halini görünce çok etkilenirler :icon_sorr

Osman : (Taner'in karşısına geçer,bayrağa bakar) Aferin Çavuşum
(Taner'in gözleri dolar....yanağını tutarak) Taner aferin sana
İçeriye gider...
Hakan : Çavuş durum ne ?
Taner : Bir yaralımız ve Durali Başçavuş hastahaneye sevk edildi Komutanım,biraz da maddi hasarımız var .
Hakan : (Taner'in boynunu kavrar) Aferin lan size,aferin...hepinizle gurur duyuyorum,hepinizle :good: (sarılır...kalabalıktan dolayı ben bu duyguları alamamıştım ilk izlediğimde...ay yavrum benim Taner nasıl duygulandı :img-cray:)
Hakan : (Taner'in başını öper) Hadi gel .
Giderler....
Mahmut gelir Atatürk büstününün üstündeki pislikleri temizler :good:

Poyraz birbirine sarılır :love05: Muharrem Mahmut'u görür ve yanına gider .
Elini omzuna koyar....
Mahmut : Muharrem
Muharrem : Buyur .
Mahmut : (Birbirine sarılan Poyraz'a bakar) Biz hiç ayrılmayalım emi kardeşim,emi badim . Dağda,intikalde,pusuda ya heryerde işte hep beraber olalım emi kardeşim :icon_sorr
Muharrem : Ya sen şimdi böyle diyon beş dakika sonra kafa yaparsın,benlen dalga geçersin yaa (adam o kadar ciddiyetsizki bu söylediğinin altında bir bit yeniği aranıyor :img-hyste)
Mahmut : Yok,yok bu sefer çok ciddiyim hatta tuvalete bile beraber gidelim yaa :img-hyste
Muharrem : Söz mü lan ?
Mahmut : Söz...
Muharrem : Evlenirsem nikah şahidim olacan mı? :)
Mahmut : Şahidim
Muharrem : Gel (sarılırlar) Kardeşimsin sen benim
Mahmut : Ckk sen benim kardeşimsin
:love05:

İkisi diğerlerinin yanına gider...Mahmut Kamil'e sarılır =)

alagul_54
16-12-10, 03:31
Yatakhane'de Hasan namaz kılıyordur,Sait de başında selam vermesini bekliyordur :good:
Hocam selam verir,Sait'i başında bekliyor görmesi hoşuna gider güler :img-blush
Kalkar,Sait ile sarılırlar...nasıl içtenler :img-cray:
Ayrılırlar birbirlerine gülüp tekrar sarılırlar...gözler yaşlı

Sait : Biz.....biz çok korktuk be Hocam ve biz hiç böyle korkmamıştık :icon_sorr
Yani ne biliyim,biz....
Hasan : Şşşşş!Biz iyiyiz ya,Sait iyiyiz hepimiz . İyiyiz demi? :)
Sait : Eyiyiz hocam,biz eyiyiz (bir sarılma daha :img-in_lo)
Hasan : Hadi aman ağlama yaa (Sait yaşlarını siler) hadi arkadaşların yanına gidelim,hee?
Sait : Çayları sen ısmarlayacan ama :)
Hasan : :) (Sarılır) Tamam ben ısmarlarım,haydi .
(Hasan namazlığı vs. kaldırır,Sait de yerdeki silahı alır yerine koyar)

Hasan : Sait...
Sait : He ?
Hasan : Sizin tarafta birşey yok demi ?
Sait : Bizden yana birşey yok Hocam...
Dışarı çıkarken yine sarılırlar
Hasan : Kardeşim :img-in_lo
(Sait hocanın başını sever :))

Ethem&Kalafat
Ağa konağı bahçesinde....
Aslında bu sahneyi yazmazdım da Bedia çalışmalar için gözüne kestirdiğini söyledi,onun hatırına.....:)

Ethem : Nereye baba ya ?
Mürsel : La kazaya gitmiyik mi ? (kaza nedir ki? :bilmim)
Ethem : Ya baba Allah için senin ne işin var kazada ya ? Sen evde oyur anam sana kahve yapsın,keyfinize bakın biZ gideriz ya Stalin Bey'le beraber :img-hyste
Mürsel : La Stalin kim ? :img-hyste
Kalafat : Bağa takıliyi ağam :img-hyste ...(eli ile deli işareti yapar :img-hyste) Ethem Bey işte (bıyıklarını burar :img-hyste)
Mürsel : Ha iyi :)
Ee nedek ben de kalırım o vahıt ?
Ethem : Yalnız baba (şimdi hareketini adlandıramadım da :img-hyste para istiyor işte)
Mürsel : La tamam (Ethem'i yanına çeker biraz ileride parayı verir)
Al bakalım .
Ethem : İyi ben öptüm sizi o zaman hadi eyvallah .
Arabaya binip giderler....

alagul_54
16-12-10, 04:39
Ethem&Kalafat
Yolda....

Ethem : Eee ne pişiyor yani şimdi,bugün ?
Kalafat : Valla Ethem Bey sini kebap,paça,etli dolma (o da Nihanzede oldu :img-hyste),kaburga,kavurma hepsi de yakışır ama haa...
Şu işi bir de ehline teslim ettik mi tamamdır .
Ethem : Senin hayatın bu dimi Kalafat Amca ?
Şuraya bak yaa kaburga dolmasından bahsedince gözlerin nasıl da açılıyor yaa .
Sanırsın (ıııı üzgünüm burası kopuk ben de :img-hyste çok hızlı konuşuyor bu çocuk birşey anlamıyorum . Biri gibi bakıyorsun dedi ama anlayan varsa eğer söylesin bana :img-hyste)
Kalafat : Ne gibi bakıyim afedersin ? (ah be amcam ben de anlamadım onu,kendince bir sıfat daha buldu sana ama :img-hyste)
Ethem : Yav senin olayın bu işte et,köfte,ciz-biz filan
Kalafat : Ama Ethem Bey yaa (göbeğini sever :img-hyste)
Ethem : Birşey söylicem hiç Allah için vejeteryan olmayı düşündün mü böyle ? :img-hyste
(Yine birşey dedi anlamadım,çok çektirdin bana Etheeeeem :img-hyste) Böyle kıvırcık,enginar,efenim brokoli (bırak vejeteryan olmayı adam bunları duyunca fena oldu :img-hyste),ekmek,domates,peynir ihihihihihi
Tamam tamam pos bıyık :img-hyste

Ethem : Kalafat Amcaaaa...
Kalafat : Hee?
Ethem : Bizim şeye uğrayalım mı ? Yeter'e uğrayalım mı,hee ? :)
Kalafat : Oğlum geç kalırsak Teslime Hanım çok kızacak ama ha .
Ethem : (Kalbini göstererek) Ama buram çok kötü ağrıyoooor (çok şirindiii :img-in_lo) he? Sen hiç aşık olmadın tabi varsa yoksa et :img-hyste
Kalafat : Ya Ethem Bey öyle konuşma . Tehacüm ediyim haa...
Ethem : Senin o tehacümünü var ya cız-bız yapar yerim ha yerim yerim...yerim :img-hyste

alagul_54
16-12-10, 05:02
Durali'ye hastahane ziyareti...

Hakan&Osman askeri araçla gelirler..tüm karizmalarıyla inerler araçtan :img-blush
Hastahaneye girerken;

Hakan : Ya Osman ben de mi birşey alsaydım ya ? Kolonya,çiçek falan gibi birşey...
Osman : İşte ben cezerye aldım Komutanım . (Ah bayılırım cezeryeye :))
Hakan : Cezerye mi ? Abi adam hastahanede yatıyor . Bir kolonya bir çiçek falan almak lazım .
Osman : Şimdi Komutanım şöyle düşünün;Durali Başçavuş'un önüne üç şey koyduk biri kolonya biri çiçek bir tanesi de cezerye hangisini tercih eder ?
(Elindeki paketi göstererek içeri girerler...yani cezerye varken kolonya ve çiçeğe kim tamah eder :img-hyste)

Hasta kabulde odayı öğrenmek için hemşireye danışırlar...
Hakan : Merhaba
Hemşire : Merhaba
Hakan : Ee Durali Tahtakılıç...Başçavuş . Askeri hastahaneden buraya sevk edildi .
(Hemşirenin suratı değişti :img-hyste :img-hyste)
İlerden Durali'nin sesi gelir Hakan&Osman şaşkın bir ifadeyle dinler,sesin geldiği yere bakarlar :img-hyste
Durali : Ula bunun burada ne işi var arkadaş yavv istemiyurum diyirum ya anlamiyu misun kardaşum sen ? Götur ula şunları gidip ihtiyacumuzu görelim yavv . Yeter ula Allah Allah :img-hyste
Hemşire : Sesi takip ederseniz bulursunuz zaten :img-hyste
Hakan : Teşekkürler

İkisi gülerek sese doğru ilerler =D

Durali'nin odasında...
Durali'nin elinde ördek :img-hyste
Durali : (Hasta bakıcı ve hemşireye dönerek) Yavv uç adımlık yer ben kendim gider gelirim kardaşum yaa...
Hemşire : Ama bakın travmanın ne ölçüde olduğunu henüz bilmiyoruz,sorumluluk alamayız .
Osman ve Hakan da kapıdan odayı gülerek izliyorlar :img-hyste
Durali : Size ne ula benum su dökmemiş sorumluluğumdan arkadaş yavv,Allah Allaaaaah :img-hyste
Hasta Bakıcı : Kapıyı kapatırız,iş bitince haber verirsiniz bize
Durali : Yok artık daha neler ? Tobe tobe yavv . Ula ben sizun ördeğinize de kazınıza kuşunuza da şimdi haaa :img-hyste
Osman : (Elinde telefon ile içeriye girer) Komutanım hiç bozmayın öyle bir fotoğraf almak istiyorum ben :img-hyste
(O sırada Durali ördeği gizler :img-hyste)
Hakan : Yani sana da illaki yukardan emir gelicek birşey yapman için he?
Durali : Ula iyiki geldiniz yaa hadi gidelum yaa (Dur daha bismillah :img-hyste)
Hakan : Yoook
Osman : Yok gitmek yok gitmek yok Komutanım,oturun daha cezerye yicez .
Neyse cezeryeyi duyunca sakinleşti :img-hyste

alagul_54
16-12-10, 06:02
Ethem&Kalafat Sağlık Ocağı'nda ...
Ethem telefonda Nihan ile konuşurken (atladım o sahneyi :icon_whis)Yeter de Kalafat'ın derdini dinliyor :img-hyste

Kalafat : Umumiyette böyle üşüttüğüm vakit (karnını göstererek) burdan böyle bi giriyi kulunç gibi aha böyle kalıyı sonra içimde bir yanma,bir sancııı sorma gitsin . Bir de kışın diz kapaklarım bir ağrıyi,bir ağrıyi ki o kadar olur yani .
Ethem : Kalafat Amca...
Kalafat : He?
Ethem : Kız ebe yaa...ebe ebe :img-hyste Hamilesin anlatıyorsun bu kadar ebe kız yani :img-hyste
Kalafat : Olsun ondan da anlar o :)
Yeter : Tamam . Siz boş bir gününüzde gelın,ben size yardımcı olurum .
Ethem : Jinekoloğa götür ama arkadaşı (manyakkk :img-hyste)
Yeter : Ethem .
Ethem : Hadi Stalin hadiii...
Kalafat : Tamam,yürü . (Yeter'e) Sağlıcakla kal kızım,işin-gücün rasgele (arabaya gider)
Ethem : Şimdi gidiyorum ama geri gelecem haa . Şu Niho'yu evlendireyim ondan sonra istikbalimiz var ya önümüzde olimpik bir saha açılacak :img-hyste
Yeter : Hadi tamam hadi...hadi gıt Ethem hadiii
Kalafat : Hadii!
Ethem Yeter'e dönerek,cebinden çiçek çıkartır,verir...
birbirlerine göz kırparlar =) :img-blush

alagul_54
16-12-10, 06:36
Hastahane'de.....

Durali : (Derin bir iç çeker) O an aklıma hiçbirşey gelmedi Asteğmenim be .
(Hakan kafa sallar) Ula dedum Allah'um ha bu uşaklaru kuş edup uçursaydın da ondan sonra ne olacasa olsaydı daha dedum şehit haberi duymak istemiyurum Allah'um yaa :icon_sorr Çok şükür ucuz yırttık,birşey olmadı .
Hakan : Taner de iyi idare etmiş ama çocuk...
Durali : Hee edecek tabi kimin çavuşu yaa ? :)
Üçü birden güler :)

Durali : Asteğmenum ha bu Osman'ın maymuncuk kafa var ya maymuncuk kafa :img-hyste onun açmadığı delik var mı acaba ya ? Hee maşallah =)
Hehehehe....
Osman : Estağfurullah Komutanım yani sizin yanınızda (mütevazi şey :))
Durali : Oyle,oyle.... (cezerye atar ağzına...ooooh götür :img-hyste)
Hakan : Valla çılgınca bir fikirdi Başçavuşum ben de başta tereddüt ettim ama sonra oldu işte ....biz kalkalım Başçavuşum .
E Osman bir yere yetişicek malum...
(Osman güler :)) Birşeye ihtiyacın var mı ?
Durali : Yok A...ha bu ordeği benden uzak tutun aman yavv :img-hyste Kan beynime sıçrıyi arkadaş yaa .
Hakan : Ya Başçavuşum sen de biraz dediklerini yapıversen n'olur yani he ? İnat etmesen .
Osman : Ya Komutanım çok doğal birşey yaa
Durali : Başlatma ulan doğalından hadi güle güle .
Osman : Tekrar geçmiş olsun :)
Durali : Eyvallah
Osman ve Hakan çıkar...arkalarından seslenir;
Yarın Çeliktepe'deyim haaa,saldılar saldılar vallaha firar ederım salmazlarsa (kafasını kapıdan dışarıya uzatır,bakar....cezeryeyi yemeye devam =D)

Hastahane'nin önünde...
Halis : Komutanım
Hakan : Halis n'aber ?
Halis : Ziyarete geç kalmadık dimi ?
Hakan : Yok yok girebilirsin ya .
Halis : Osman
Osman : Hı ?
Halis : Yarın Hüsamettin Albay Çeliktepe'ye gelicek ya ben de konvoya sızdım,yarın sizdeyim =D
Hakan : Aaa yarın bir de o var ha Osman .
Halis : Albay'ımın keyfi çok yerinde ama .
Hakan : Hee?
Halis : Sabah içtimasında sizden bahsetti
Hakan : Valla :)
Osman : Bak bak bak bak .... sözüm ona istihbaratçı herif ayaklı gazete ya :img-hyste
Halis : Sana da yaranılmaz zaten =)
Ya şey Komutanım ben ee gelirken birşey alamadım da siz ne aldınız ?
Hakan : Yok yaa biz de iş....
Osman : Biz de eşofman aldık işte ilaç aldık falan (seni seniiiiii :img-hyste) ya bir de gelirken şey alıcaktık da unuttuk onu almayı ya (kandırık atarken de çok tatlı,yerimki :img-in_lo) yani aslında sen alsan ne kadar iyi olur Halis ya .
Halis : Ne abi,ne lazımmış ?
Osman : Ördek :img-hyste (Hakan'ın mimkler süper)
Halis : Ördek ?
Osman : Hasta ördeği lan anlasana işte
Halis : Haaa ördek :img-hyste
Osman : Ya alsan çok iyi olur,ihtiyacı var çünkü biliyor musun ? (yaa yaa :img-hyste)
Halis : Hastahanenin kendi ördeği yok mu ?
Osman : Oğlum acil bekliyor adam ya ihtiyacı var diyorum sana alsana şunu Hakan : Hadi Halis hadi
(Osman sırıtarak arabaya doğru gider,yürüyüşe bak helee :img-in_lo)
Hakan : (Halis'e) Senin beren nerde ya ?
Halis : Hemen takıyorum Komutanım .
Hakan : Dışarda tak onu hee...
Halis : Emredersiniz .
Osman ve Hakan arabaya binip giderler,Halis keklendiğiyle kalır :img-hyste

Bu haftalık da benden bu kadar haftaya görüşmek üzere esen ve SF ile kalın :img-hyste
Replikler ortağım tarafından en iyi bir şekilde devam ettirilecektir http://i54.tinypic.com/b3vtc2.gif
Şimdiden kolay gelsin gözüm (:

zeyno_114
17-12-10, 11:27
Çelik Tepede Temizlik :img-hyste

Herke bir şeyin ucundan tutmuş kamilde kapının önünene serilmiş tıkınıyor mahmut bu duruma iyi içerledi :img-hyste (ama ayni adambaskından çıktı be mahmutçugum.. :img-wink:)

Mahmut: yaa bu ne kadar ayıplı insan yaa
Muharrem: yine neye gıcıklandın lan radyoparasti (bu ne demek abi yaa :img-hyste)
Mahmut: diyerlerini anladımda bizburda iş yaparken o tonbalığı niye hiç bişey yapmadan orda öyle oturuyo
Muharrem: emmioğlu herifler çatışmadan çıktı bırak ona da karnın ağrımasın yani
Mahmut: bizde çıktık bizde çıkmadık mı çatışmadan ?
Muharrem: iyide biz baskına gittik
Mahmut: gittik çokta güzel gittik :img-hyste
Muharrem: onlar baskın yedi lan sabaha kadar
Mahmut: sabaha kadar mı yediler?
Muharrem: yemediler mi?
Mahmut: yapanla yiyen bir olmuyor mu?
Muharrem: sence oluyor mu?
Mahmut: şimdi atıyorum yemek yerken demi öyle olacak
Muharrem: ne alakası var yemekle
Mahmut: biz atıyorum yemekte makarna salata yerken bunlar böyle içli pilav rosto kemel paşa tatlısımı yiyecek :img-hyste
Muharrem: yok devenin spor ayakkamısı bi git mahmut yaa (bale pabucuna ne oldu yaa ama sevdim ben bu devenın spor ayakkabısını :img-hyste)

Mahmut sırıtarak etrafına bakar taner gelir yanlarına

Taner: nasıl gidiyor beyler
Muharrem: çok iyi çavuşum
Mahmut: aa kahraman bir javuş :img-hyste
Taner: sarma lan bizi:img-hyste
Mahmut: yoo sarmaktan diğil sarmaktan diğil..bak çavuş dün senin yaptığın yararlılık şeylik...
Muharrem: kahramanlık
Mahmut: bak oda kahramanlık diyor..senin yaptığın şeyin adı kahramanlık destansı sana yemin ediyorum bu gülhanede yaptığın maymunlukları yediğin bütün muzları unutturdu :img-hyste
Taner: bu övüyor mu sövüyor mu napıyo lan bu :img-hyste
Muharrem: yaa çavuşum bu sap yiyip saman şey ediyo boş ver sen onu
Mahmut: övmekten övmekten tamam belki gülhanede yaptığın şeyler pis sapıkça iğrenç şeylerdi ama gençsin yapacan tabi (tabi canım taner gen mahmut 60 yaşında dede allam yaa :img-hyste) biz erkenden evledik iki çocuk.. neyse javuş neticede ben seni affettim :img-hyste seni çok taktir ettim hep böyle devam et tamam mı :img-hyste (ahah sanırsın tanerin babası :img-hyste)
Taner: (mahmuta güler güler) neyse hadi kolay gelsin
Mahmut: sapıkta olsa kahraman her zaman kahramandır öyle değil mi möerem
Muharrem: yaw allah aşkına bir işe yara lan bir işe yara (boya rulasıyla kovalar:img-hyste)

zeyno_114
20-12-10, 10:13
Osman nihanın ofisne gelir..

Osman: Merhabaaa (girişine kurbaann :img-in_lo)
Ethem: hee Osman da geldi biz gidiyoruz
Nihan: Osman ben daha hiç bişey yapamadım sen yoksun abim laylaylom zatn :img-hyste
Ethem: Laylaylom ne laan
Osman: Nihan sakin ol ya :blink:
(bir etheme bir nihana bakması varr allaammm o ne tatlılıkla şaşırmak yaa adam ne olduğunu anlamadım bile :img-hyste ama osmanımın yüz ifadesi görülmeye değerdi:img-in_lo)
Ethem: neyse biz gidiyoruz arkadaş (osmanın elinisıkar) allah kolaylık versin duyduk ve gördük (gülerler)
Osman: Eyvallah :img-hyste
(ethemle kalafat çıkınca nihanın yanına gidip nihana sarılır :img-in_lo)
Nihan: ya her şey ters gidiyor ben bunları nasıl yetiştircem hiç bişey yapamadım benya
Osman: (osman hala şaşkınlıkta :blink: :img-hyste) Iıı... yani
Nihan: sağol yani gördün mü seninde umurunda değil hiç bişey sağol :img-hyste
Osman: Nihan... güzelim.. bak annemler gelicek.. sen bütün hazırlıklarını bitireceksin iki aile bir araya gelecek yüzükleri takıcaz ordan yürüycez herşey çok güzel olucak.. :img-in_lo (oy biri bu bakışları bu yüzüve bu güzelim sözleri bu adamdan duyunca erir yaa erir :img-in_lo yoksa bu sadece bize mi özgü :icon_whis :img-hyste) biz bunu hakettik..
(ve anlından öpüş :love05:)
Nihan: Osman iki ayağım bir pabuçta ben bunların hepsini nasıl yetiştircem.. yetiştirmem gereken bir sürü şey var
(oy adam duvara mı konuştu o kadar şeyi nihan yaa :img-tomat )
Osman: ah nihan yaa.. güzelim sen pabuç görmemişsin yarın annem geliyo albay geliyo oooff..
(yani çocugun derdi daha büyük fatma teyzem geliyoo :img-hyste heeh bide albay çıktı osman napsın :img-hyste)

zeyno_114
20-12-10, 10:25
Halis Durali ördek sahnesi part 2:img-hyste
Kısa ama yazmazsam çatlarım :img-hyste

Durali: (halisin getirdiği paketi açar içinden ördek çıkınca duralinın ördeğe bir bakışı vaar :img-hyste Uuu sıcak su vanaları açıldı beyne doğru hucuumm :img-hyste )
Halis: (tıkınırken bir güzelde komutanına gülüyordu ama Duralinin yüz ifadesi aboow korktu halis :img-hyste) komutanım
Durali: halis bu nee aslanum :icon_evil :img-hyste
Halis: Ördek komutanım :img-hyste
Durali: yapma yaauw ben biraz mandaya benzettim bunu ama :img-hyste:img-hyste
Halis: amaa
Durali: Halissss
Halis: buyrun komutanım
Durali: senin o tabancan resmimi beylik mi?
Halis: Resmi komutanım :img-hyste
Durali: iyi.. benmi vurayım seni sen kendin halledermisin :img-hyste
Halis: Ördekten mi komutanım... (duralinin bakışlar :img-hyste) ulaaan osaamn :img-hyste(yaktı çocuğun başını :img-hyste)

zeyno_114
20-12-10, 12:43
Poyrazın ve komutanların Çeliktepede Yatakhanede Gece Muhabbetleri..
Mahmut kamilin hasan hocanın sağıtın ağızına bişey verir (ne verdiğini tam olarak görmedim :img-hyste) Osman ve Hakan osman elinde çerez torbasıyla birlikte girerler içeri..

Kamil: Dikkaaatt..! (herkes kalkar toparlanır)
Hakan: rahat olun arkadaşlar rahat olun..(:
Osman: Kamil.. (çerez poşetini verir) dolandır bakalım elden ele.. çerez yiğin beyler (:
Taner: komutanım uyku tutmadı herhalde
Hakan: yok ya durali başçavuş yokken bir felekten gece çalalım dedik :img-hyste
(yalnız durali duymasın olay çıkar:img-hyste)
Kamil: yaa sonra gelip bizi öttürmesin komutanım
Hakan: yok yaa öttürmez niye öttürsün be he :img-hyste
Kamil: aslında bizde razıyız yani.. yeter kiii
Hakan: dimi yaa.. yaa çocuklar hepimizi allah korudu bee.. Hoca napıyon :img-hyste
(yalnız hakan bizide geçti anacım daldan dala :img-hyste)

Hasan Hoca: (hocam şoka girdi ee haksız da sayılmaz hani :img-hyste) be..be..ben mi komutanım :blink:
Hakan: hee başka hoca var mı yaa bende varımda benim alanım farklı :img-hyste
Hasan Hoca: Siz.. bana.. hep hasan derdiniz de
Hakan: yok şimdi mesai bitti hocam sarı hocam
Mahmut: Hocam siz hangi camide görevliydiniz :img-hyste
Hakan: cami mi?
Muharrem: laa oğlum komutanımız okulda hoca zihni kaba herif :img-hyste (muharremin taktığı sıfatlara ölüyorum yaa radyoparasti zihni kaba herif :img-hyste)
Hakan: tabi canım 100 yıl lisesi edebiyat hocasıyım ben :img-dirol
Mahmut: biliyom komutanım biliyorum ben ortamı yumuşatmak adına espri mahiyetinde de bu geri zihinli möerem anlamadığı için hiç bişey
(gülmeler arasında laf kaynadı yaa anlaşılmıyo :img-hyste )
Hakan: ee muharrem hadi çal bize bişeyler yaa
Muharrem: komutanım... yani
Hakan: hııı
Muharrem: şimdi.. estağfurullah yani
Hakan: yaa bırak şimdi bi Isparta zeybeği çal bize
Taner: siz bir şiir okusanız komutanım
Mahmut: hee yaaa
Hakan: şiir mi
Hasan Hoca: evet komutanım muharrem sonrada çalar
Muharrem: evet yani siz şimdi bir şiir okusanız daha anlamlı olur bence
Hakan: yani şimdi çocuklar... görüyor musun osman ketenpereye getirdiler beni haa
Osman: Ama komutanım sizde bir şiir okuyun çocuklara o kadar istediler yani
Anaam konuştu bütün sohbet boyunca ettiği tek cümle yani yaa ama gülüşleriyle konuştu bee :img-in_lo
Hakan: iyi hadi.. ee o zaman ben size Yahya Kemal Beyat'lının akıncılar şiirini okuyum he..
Hasan Hoca: he yaaa (:
Hakan: olur mu ?
Hasan Hoca: olmaz mı
Hakan:
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

Haykırdı ak tolgalı beylerbeyi "ilerle"
Bir yaz günü geçtik tunadan kafilelerle

Şimşek gibi atıldık bir semte yedi koldan
Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan

Bir gün yine doludizgin boşanan atlarımızla
Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla

Cennette bu gün gülleri açmış görürüzde
Hala o kızıl hatıra gitmez gözümüzde

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik :good:

Mahmut: komutanım çok tebrik ederim gerçekten çok güzel kaleme alınmış bir şiiri çok içtenlikle yüreklilikle dile getirdiniz sağolun..
Hakan: sağol mahmut sağol
Mahmut: bak gördün mü möerrem ne kadar güzel yazmış amca :img-hyste
Taner: amca değil Yahya Kemal
Mahmut: ya ya Kemal :img-hyste
Muharrem: yaa çavuşum boş ver bu koskoca üst teğmene abi demiş yaratık sen napcan bunu yaa :img-hyste
Mahmut: he yaa abi demeyedik iyidi :img-hyste

Tüm poyraz koptu yaa bunları hep böyle görelim yaa (:

Hasan Hoca: e hadi bitane daha
Hakan: ee yok artık hoca türkü sıra türküde hadi bakalım muharrem kap sazı..

zeyno_114
20-12-10, 13:59
Osman Nihan Telefon konuşması..
Nihanın Osamanı bezdirmesi :img-hyste


Osman: nihancım canım benim kapatmam lazım gerçekten
Nihan: annenler ne zaman gelcek peki
Osman: geliyorlar nihan yoldalar
Nihan: yaa osman dünde böyle söyledin tam ne zaman gelecekler bunun vakti zamanı yok mu
Osman: nihancım yavaş yavaş geliyorlar ama geliyorlar yani yoldalar dedim sana bak benim gerçekten kapatmam gerekiyor şuanda
Nihan: ya osman bi oturup konuşsaydık şunu hani planlasaydık şu şeyi nasıl olcak diye he (allam hala plan diyo yaa :img-hyste)
Osman: nihancım güzelim bak bugün denetleme var gözünü seveyim şunu bi atlatalım ben seni arıyca (nihana laf anlatmaya çalışan osman negüzel oldu yaa :img-hyste:img-hyste)
Nihan: hep böyle yapıyorsun ama
Osman: nihan ben telefonu kapatıyorum canm şuanda hakketten kapatıyorum yani kapatmak zorundayım tamam hadi görüşürüz hoşcakal hoşcaaakal.. ooff :img-hyste

Bu haftalıkta bu kadar haftaya yani 2 gün sonra görüşürüzz :img-hyste:img-hyste

zeyno_114
27-12-10, 11:18
Canlar Replikler biraz gecikti kusura bakmayın..
46.Bölüm..(:

Osman Konvoyu durdurmuştur..

Osman: Taner
Taner: Emredin Komutanım
Osman: nasıl güzel yol dimi
Taner: Biran önce geçilmesi gereken bir yol
Osman: Evt.. Taner sen terörist olsan..
Mahmut: bana da dedi bana lafın gelişi dedi ben kabul etmedim
Muharrem: bir sus lütfen bir sus yaa
Osman: napardın
Taner: mayınlardım burayı temiz iş
Osman: Çok temiz iş
Taner: Komutanım :icon_whis
Osman: evt toprağın rengi farklı çukurlar yeni açılmış.. Muharrem
Muharrem: emret komutanım
Osman: telaş yapmadan mayın dedektörünü getir
Muharrem: emredersin komutanım
Osman: Taner konvoy..Taner yavaş..

Osman dağlara doğuru bakınırken bir parıltı görür (şahin bakışlı uzmanım :img-in_lo)

Osman: (koşarak) Komutanı koruyun komutanım dikkat..
Harun: (yavuzer albaya) ben iyim komutanım ben iyim
Hüsamet'tin albay: vay namussuzlar.. (osman albayın yanına gelir) Osman neler gördün ne oluyor orada
Osman: Komutanım yol mayınlı tepede de bir parıltı görünce pusu kurmuşlar ama burasıda güvenli değil kayalıkların oraya geçmemiz lazım..
Hüsamet'tin albay: hadi
Osman: arkadaşlar komutanı koruyarak kayalıkların oraya hemen

Kayaklıkların oraya gelirler çatışma devam eder...

Hüsamet'tin albay: çocuklar iyimi yaralımız var mı?
Xx: Yok komutanım
Hüsamet'tin albay: şu telsizi ver bakıyım bana...
Hüsamet'tin albay: Harun iyi misin?
Harun: iyim komutanım ben iyiyim
Hüsamet'tin albay: Osman nerde bu deli oğlan..Osman
Osman: Emredin komutanım
Hüsamet'tin albay: Osman kaç kişi oğlum bunlar
Osman: çok fazla değil komutanım tahminimce 8 10 civarı
Hüsamet'tin albay: ne düşünüyorsun ne yapalım
Osman: komutanım hakim tepedeler biz destek çağırdık ama onlarda çağırdılarsa işimiz o kadarda kolay olmaz
Hüsamet'tin albay: eee
Osman: Komutanım gidip indirelim şunları başka yapılacak bişey yok
Hüsamet'tin albay: kaç kişi gideceksin
Osman: çok fazla değil ufak bir tim
Hüsamet'tin albay: tamam emir komuta sende fakat riks almayın sadece neler olduğunu öğrenelim yeter anlaşıldı mı oğlum ?
Osman: emredersiniz komutanım..

Hüsamet'tin ablay: hadi.. haa devreni de al
Osman: yalnız o bizi yavaşlatır komutanım pek forumda değilde
(burada Osmanın bakışlara ve gülüşe öl Halisin bakışlarına da kop yani :img-hyste Osman valla biriyle uğraşması için mekan falan farketmiyor operasyonda bile uğraşıyo "arkadaşımı gıcıkta ederim operasyonu mu da yaparım arkadaş :img-hyste )
Hüsamet'tin albay: gidin dağda kapışın lan keratalar hadi :img-hyste
Osman: emredersiniz komutanım.. Poyraz takip et

Osman halis ve ekip grubu arkadan çevirmek için osmanın tabiriyle indirmek için arkadan dolanırlar..

zeyno_114
27-12-10, 12:26
Çeliktepe karakol..
Hakan Durali

Hakan: mayınlamışlar yolu haa
Durali: hee yaa ast teğmenim konvoy durunca da basmışlar mermiyi maksat yeşillik olsun anasını satayım.. bu ne iş yaa..
Hakan: Yalnız çocuğun öbür işi vardı naptı acaba geldi mi amcayla teyze
Durali: valla ben haber uçurdum avukat hanıma ama ilgilenirler artık herhalde
Hakan: hee iyi yapmışsın
Durali: Şimdi buralada gelmesinler ortalık karışıkta yaa
Hakan: Doğru ee zatn gelirlerse senin iş iş mutfak teftişi falan
Durali: He yaa kolordu teftişi gibi yeminle yaa :img-hyste

Osman Halis ve Poyraz dağda çevirmek için arkadan dolanmaya devam ediyorlar..

Halis: Formsuzum hee yavaşım ulaan Osman sen benim elime düşersin :img-hyste
Osman: Oğlum ben doğruyu söyleyince sen neden kızıyorsun onu anlamadım :img-hyste
Halis: kimin formu düşükmüş lan kimin form? tabi Hüsamet'tin baba buna deli oğlum falan deyince şımardı adam :img-hyste
(ee albayın göz bebeği olmak kolay değil halisciğim :img-hyste:img-in_lo)
Mahmut: Komutanım ben şahsen sizin formunuzu çok başarılı buluyorum hareketler seri ve ayaktan :img-hyste
Halis: tabi oğlum.. İsim neydi senin
Mahmut: Mahmut Karakum Diyarbakır

Osman: Vaay vaay vay körler sağırlar birbirini ağırlar olayına girdik yani Taner
(hakketen ama tam körler sağırlar bir birini ağırlar durumu oldu mahmut yağlıyo halis parlıyo :img-hyste)
Taner: girdik komutanım
Osman: Hadi beyler
Mahmut: Halis komutanım Osman Kanat komutanım körler sağırlar dedi ama siz gerçekten çok hızlısınız
Halis: yaa ben biliyorum zatn yaa :img-hyste
Mahmut: ee tabi birazcık göbeğiniz var fazla kilolarınızdan mı şikayetçisiniz :img-hyste Olsun size çok yakışıyor karizmatik duruyor :img-hyste
Muharrem: Mahmut oğlum bi sus lan
Mahmut: susacamda... tabi form dedince akla Osman Kanat geliyor oda ona yetişemiyor yoksa çok yavaş değil (H)

Arkadan çevirirler..

Osman: beylerr şştt.. çevirdik onları
Halis: Osman albayın emrini biliyosun gidip toslamayalım adamlara
Osman: işim gücüm var oğlum benim
Halis: Dağ başında ne işi gücü abi
Osman: Abi gidip kız istiğcem
Halis: kız
Osman: Evt.. o yüzden bu yolu açıcam albay buradan geçicek ve bende gidip kız istiğcem abi :img-blush
Halis: bence önce albaya haber verip... (osman bunu duyamamıştır bile ateş eder) Manyaaakk :img-hyste

Osmanın ateşiyle birlikte çatışma başlar..

Osman: Baskın her zman basanın değildir..!

Necla ve köpekleri çekilir.. Bizimkiler mayınları temizleyip karakola dönerler..
Akşam yemek hanede..
Osman İçeri girer içerde oturan askerler ayağa kalkar..

Osman: otur otur.. Saffet çorba sıcak mı oğlum..?
Saffet: evet komutanım ısıttım
Osman: İnşallahh..
(yalnızbir bakışı var alla souk gelseydi o çorba saffet bitmişti o kadar yani :img-hyste)
Mahmut: yaa saffet buna oğlum yaa sunta gibi teröristlerin kafasına mı atcaz biz bunu
Saffet: sunta mı?
Mahmut: Sunta yaa yemekhanede element uydurmayın ver
Mahmut: resmi ekmek bişey olmaz ye gitsin :img-hyste
Halis: valla mahmut haklı ekmekler sunta gibi :img-hyste
Osman: vay vay hemen anında koalisyon olun haa
Mahmut: (saitin uzattığını alır) saol sait
Sait: Yarın büyük gün he komutanım
Osman: (oyy yemek yiğişine ölürüm :img-in_lo:img-hyste ) Valla öyle ne yalan söyleyim dizlerim titriyo haa
Taner: sizinkiler orada tabi şimdi ağın evinde
Osman: bide o var bir tarafta annem bir tarafta
(ağızan ekmek atar oy anam oyy ayrıca Osmanı böyle görünce karnım açıktı yani :img-hyste)
Halis: Annen varsa hiç korkma abi o iş bitmiştir yani :img-hyste

zeyno_114
27-12-10, 12:45
Osman Nihan Telefon Konuşması..

Osman: Nihan.. nasıl anlaştı bizimkiler dimi bir sorun falan çıkmadı yani
Nihan: Yok yaa bende çok korktum ama şimdiye kadar herkes iyi gitti hele annemi görsen inanamazsın Osman
Osman: oh iyi iyi.. senin annen mi benim annem mi? :img-hyste
Nihan: valla ikisi de
Osman: oh iyi valla yarını atlatalım da hiç bir sorunumuz kalmayacak.. Sen nasılsın?
Nihan: yorgunum iyiyim ama tatlı bir yorgunluk haa sen nasılsın
Osman: bende aynı işte öyle.. :img-hyste
Nihan: bak yarın sakın geç kalma tamam mı?
Osman: yok yok kalmam merak etme sen.. Nihan napıyo şimdi bizimkiler :img-hyste
Nihan: valla uyudular herhalde bilmem.. Ama çok tatlılardı memnundular hallerinden
Osman: oh oh oh yatsınlar iyi :img-hyste
osmanımın aklı çıkıyo arkadaş bişey olucak diye :img-hyste

zeyno_114
29-12-10, 11:06
İbram Amcam Fatma Teyzem gece yatarken..

İbram amca: yaaw başlığı keseriz diyo fatma yaa yarın konuşuruz veririz demiyor da başlığı keseriz diyo
Fatma teyze: kessin ibram ne olcek :img-hyste
İbram amca: tabi tabi benim atabeyde dağpane var ya benim parayı bası verir bası verir yolla veririm deymi anasını satayım

(ay koptum yaa kaç kere başa aldım yazmakiçin bilmyorum gülcem diyede anlayamadım bişey:img-hyste :img-hyste)

Fatma teyze: sen onu depesi delik oğluna söylecen
İbram amca: yaw oğlan bunları ne hesap edi vercek ben hesap edecem ben :img-hyste yaa biz yandık fatma yaa yandık :img-hyste
Fatma Teyze: aman be ibram sabah ola hayır ola
İbram amca: ben evi hipotek edem bankadan da kredi versinler bana 10 sene ödeyi verem bankaya yaa ben öldükten sonra banka ne hali varsa görsün :img-hyste gıcık olduğum birinede kafiliği bası veririm olur biter :img-hyste
Fatma teyze: sen onu adliyeci selmaya söyle kefil olur sana
İbram amca: hadi iyigeceler :img-tomat
Fatma teyze: hıı iyi gecelermiş..

zeyno_114
29-12-10, 12:25
Osman ve poyraz..
Osman Hakanın Odasına girer..

Osman: komutanım
Hakan: haa Osman gidiyormusun
Osman: gidiyorum komutanım
Hakan: hadi bakalım.. Hüsamet'tin albaya arz etcez bugün durumu
Osman: mutlaka gelin komutanım
Hakan: valla inşallah işte o gün dedi yaa meraklanmayın hepinizi göndericez diye ama bakalım
Osman: (kapıda hakana yol verir) geçin komutanım
Hakan: yaa Osman..! (kızdı baya :img-hyste) çok dikkatli ol tamam mı?
Osman: İnşallah komutanım şu günü bi atlatalım da
Hakan: yaa çoğu gitti azı kaldı işte Osman bitti yaa hadi kolay gelsin
Osman: sağ olun.

Osman: beyler.
Taner: komutanım gidiyor musunuz?
Osman: evt Taner
Taner: merek etmeyin komutanım tere yağından kıl çeker gibi olacak :D
Osman: İnşallah.. :img-blush
Mahmut: Atı alan üsküdarı geçti bile javuş.. biz naptık bütün adımlarımıza dikkat ettik adım adım ilerledik ve bugünlere kadar geldik :img-hyste
Hasan Hoca: mahmut.. sus istersen hee
Mahmut: öyle deme öyle deme hoca biz her ayrıntıyı düşündük düşünmedik mi komutanım düşündük başlık parasını bile düşündük :img-hyste çünkü başlık bugün bir çok ocağa ateş düşürmüş bir çok gencin hayallerini suya düşürmüş bişey :img-hyste o yüzden starejik davranmamız gerekiyo... :img-hyste
Osman: Mahmut sen bir sussan da ben gidip şu işi halletsem hee :img-hyste
Mahmut: hee bitir :img-hyste
(allam sırıtışa bak yaa 32 diş dışarda :img-hyste)

Taner: komutanım bol şans
Osman: sağol Taner.. (:
Muharrem: komutanım bizde geliyok dimi :img-yes:
Osman: yani bakalım :kahve
Muharrem: valla ben sazı hazır ettim haberiniz olsun
Osman: iş o raddeye gelsin de hallederiz merak etme.. (gamzelerine ölünür kii:img-in_lo)
Durali: ula bırakın adamı yamyamlar işi gücü var adamın yaa sizinle mi laf yetiştirecek işini mi yapacak yürü ula sende :img-hyste
Osman: komutanım bakın konuştuğumuz gibi haa
Durali: merak etme ula sen ben evin etrafını 2 3 timle çevircem ağa sıkıysa vermesin bakalım :img-hyste
Osman: (gülüşlerine ölünür kii yaa yenir ki :img-in_lo) sağ olun komutanım

zeyno_114
29-12-10, 14:19
Ağa Konagında Kahvaltı.. (bu sahneyi ben çok sevdim sıcacık aileortamı upuzun masa kalabalık kahvaltı sefası ohh çok severim böyle cümbür cemaat yemek yemesini..:img-blush)
Herkes yemek yer yüzünde gülümseme vardır fatma teyzem dayanamaz biricik oğluna Osman'a

Fatma teyze: Osman ye oğlum ye
Osman: anne yiyorum ya zatn :img-hyste
Fatma teyzem: ye oğlum yaa
Mürsel ağa: ona çay verin çay, çay sever o :img-hyste
Osman: Sağ olun mürsel ağa valla çaya hayır demem

Serbülent: bu sucuklar kese sucuğumu teslime hanım teyze
Teslime: hee kendimiz yaparız onu bağırsağı basarlar bizde
Deniz: İğreeeençç :img-hyste
Nihan: a-aaa denizz
Serbület: yalnız acısı falan tam kıvamında olmuş ellerinize sağlık
Teslime: afiyet olsun
Ethem: yee kardeşim yee bol bol ye bi daha bulamazsın yee
Serbület: yiyorum yaa
Ethem: çok yee çok yee sonra ben seni şeye götürecem sağlık ocağına götürecem tamam mı?
Serbülent: nasıl olcak bilmem ki
Ethem: oğlum bu masada sen yiyemezsen kimse yemez :img-hyste
Serbülent: gördün mü benimde aklıma düşürdün şimdi

Ethem: ye baba yee rahat ol ye
Mürsel ağa: Ethem laa sıtkı babayı unutmayalım oğlum?
Ethem: yok baba şimdi kalkıyoruz zatn bizde

ve ağızlar susuyor mimikler konuşuyor sandviç yapan serbülente bakan Etheme kopkop :img-hyste:img-hyste

zeyno_114
29-12-10, 15:54
Kız isteme merasimi.. :img-in_lo
Ah ah bizimde yüreğimizin korlara atılma merasimi:icon_sorr:img-hyste:img-hyste
Nihan kahveleri getirip dağıtır..

Sıtkı dede: İbrahim bey sen benim bir evladım sayılırsınız..
İbram amca: şereftir tabi
Sıtkı dede: o bakımdan patavatsızlığımı mazur görün
İbram amca: yok efendim estağfurullah estağfurullah
Sıtkı dede: demir tavında dövülür denmiş..misafirlik (ne söylediğini anlayamadım yaa..anlayan arkadaşlarım bana söylerlerse düzelte bilirm..(: ) başımızın üstünde yeriniz var.. yinede diyeceğinizi diyin ibrahim bey.. mürsel nasıl mukabele edecekse etsin her halükarda biz duamızı edelim allahtan hayırlı olanı temenni edelim.. (Sıtkı dede konuştukça ibram amca kahvasini içemedi :img-hyste)

Osman Nihanın odasında Takımlarını giymiş kravatını bağlamaya çalışıyor :img-in_lo nihan odaya gelir

Nihan: ee hadi Osman herkes seni bekliyo
Osman: Nasıl olmuş kravat düzgün olmuş mu
Nihan: tamam süper
Osman: Takım iyiki sende kalmış nihan karakolda kalsaydı buruş buruş olurdu
Nihan: acele edelim sıtkı dedem söze girdi
Osman: Nediyor sıtkı deden şu cillop gibi torunumu şu yakışıklı adama veriyimde iş bitsin mi :img-in_lo (vay anam gülüşlere ölünesi kasıntını yerim senin:img-in_lo:img-hyste)
Nihan: Osmaaann (utandı ahaha )
Osman: doğru diyo ama :img-hyste
Nihan: Osman saçmalama (ne saçmalaması yaa :d) Osman kapı açık
Osman: yaa bırak Osman'ı 2 dakika gitmeden bi sarılıyım yaa :img-in_lo:img-hyste

Edit; gerisi gelecek ama şimdi işe gitmem gerekiyo..

zeyno_114
02-01-11, 18:14
Arkadaşlar k.bakmayın replikler bu hafta geçikti biraz netim saolsun baya sorunluydu bugünyaza bildiğim kadar yazacagım Serayda yardımcı olacak saolsun kalan olursada Pazartesi yazıp bitireceğim..(:
47.Bölüm..

İbram Amca Fatma Teyze

Fatma teyze: yatsıyı da kılamadık ibram vakit gece yarısın oldu..oh bismillahirrahmanirrahim
İbram amca: Kılarız kılarız benim abdestim var
Fatma teyze: kemiklerim sızlayo bugün iyice yorulmuşum ben
İbram amca: canım iki rekat değil mi kılı ver yat aşağa :img-hyste
Fatma teyze: ne iki rekatı bee töbe töbe.. herşey bitti diyaneti mi ifsak ediyon
İbram amca: Yav kılarsın farzını seferi olduğu için iki rekat olu verir bişey değil ben niye ifsak edeyim diyaneti allah alla
Fatma teyze: ben senin bu fetvalarına inanmıyom gari uydurayon sen
İbram amca: ve suphanallah yine başladık yaa be cühela seferi namazı farzın yarısı olmayomu?
Fatma teyse: oleyo
İbram amca: eee
Fatma teyze: biz seferimiyiz ibram Osman ahacıktan şuracıkta yanımızda durayo :img-hyste
İbram amca: yahu Osman'dan seferi olmaz.. biz 1500 km yoldan gelmedik mi geldik :img-hyste
Fatma teyze: geldik deveylen mi geldik ibram arabaya kuruldun horlaya horlaya geldin buraya kadar :img-hyste (yok ibram amcam fatma teyzeme laf yetiştiremeyo ne dese cvp anında zıttı bir şekilde geleyo :img-hyste)
İbram amca: tamam tamam sen şimdi 13ün hepsini kılı ver üstünede 33tane nafile oku ondan sonra binersin devenin üzerine atabeye kadar gidersin töbe ezübillah yaa delirtecek bu kadın beni arkadaş yav delirtecek :img-hyste
Fatma teyze: ben senin laflarına inanmıyon ibram anlayon mu? kahveye gidip fıkıh mı okeyon sanki taş dizeyon orda :img-hyste

Fatma teyzem namaza durur uzun tartışmadan sonra :img-hyste

zeyno_114
02-01-11, 19:14
Ve işte O muhteşem sahne Osman'ın kahkaları :img-in_lo
Ama tabi ondan önceki muhabbet..(:

Osman Eto ve Serbo Ethemin odasında yatmadan önce mini sohbet.. xDxD
Serbo odaya girer ve Ethemin yanına yatağa uzanır

Ethem: Serbülent kardeşim bir ihtiyacın varmı canım ev sahibiyiz sonuçta anladın mı bir ihtiyacın varsa rahatın falan yerinde değilse ki belli yerinde şey yapıyım yani ben halledeyim
Serbülent: saol kardeşim canının sağlığı ne olsun ethemcim yalnız şöyle uykumun hakikatten kalifiyeli ve rahat bir uyku olması için ne biliyim şöyle küçük atıştırmalık bişeyler artık orasını sana bırakıyom yarım ekmek olur bir ekmek olur arasına kavurma koyarsın ne bilem kuzu tandır koyarsın şimdi burası ağa mutfa vardır bunlar sen alıp gelirsen çok sevinirim (yuh yaa allah bir boğaz vermiş serbülente yani gerisini koyu vermiş :img-hyste)
Osman: Yuh.. yuh ulan.. ulan dünyayı yedin bugün.. dünyayı yedin daha ne yiyeceksin yaa :img-hyste
(valla Osmanım serbülent bu kazan kazan yemek ko önüne bi gıdım bırakmaz üstüne valla bide senide benide yer :img-hyste)
Ethem: abi bencede yuh yuhta ama mutfak heme şurası ben kalkıp getireyim abi yapacak bişey yok yani :d:d
Serbülent: şimdi bizim bu Osman askeriye olduğu için emirle yemiş emirle içmiş afedersin emirle teşaşüre çıkmış
Ethem: teşaşür derken
Osman: tuvalet abi..
Osman bu arada eline telefonu almış nihana msj çekmekte ah be Uzmanım :$:$
Ethem: hı haaa xDxD
Serbülent: Şimdi Osman'ı böyle şeylerde çok görmemek lazım yani
Osman: (nihana mesajı) aramızda sadece bir duvar..
Serbülent: yani böyle gece aktivelerin de işi olmadığı için
Ethem: yaaw abisi bu tatlı tatlı daa konuşmanda biraz şey var
(serbülentin yanaklarını avuçlarının içine alıp sıkar yahu kısacası yetere yaptığı gibi :img-hyste)
Osman: (nihana msjın devamı) aramızda sadece bir duvar var şunları..
Ethem: yaa senin anla.. oğlum süleyman demirel gibi konuşuyorsun teşaşür maşaşür yaa biraz daha anlaşılır konuşsan var ya daha iyi olur daha rahat olursun bence yani :img-hyste
(etheme şiddetle katılıyorum :img-hyste)
Serbülent: şimdi belli bir kültür seviyesinden sonra böyle oluyor ethemcim :img-hyste
Osman: vaaay vay vay vay biz kardeşimi kolejde okuttukta abi ondan böyle :img-hyste
Ethem: hadi yaa
Serbülent: yok len düz lise :img-hyste
Osman: Geri zaklı :img-hyste (doğru söze ne denir ki :img-hyste)

Osman'ın iç ses ve telefondaki mesaj :img-hyste hangisini yazsam acaba şaşırdım :img-hyste

Osman: Aramızda sadece bir duvar var şunları bayıltıp yanına geleyim mi? :img-in_lo (telefondaki..)
Osman: (iç ses) Aramızda sadece bir duvar var şu ikisini bayıltıp oraya geliyim mi? :img-in_lo

Ethem: Iıı.. iyi ozman ben bir kapanış konuşması yapayım efendim lütfen allah rızası için gerçekten ama n'olur horlamıyalım farkındyaım biliyorum serbülent n'olur canım tamam
Serbülent: yok ben hayatta horlamam xDxD

Ethem: tabi.. ee abi yatalım o zaman ufaktan.. serbülent baba sen aşağıda yatıyorsun
Serbülent: ben aşağıda mı yatceen
Ethem: aşağı deyip ağlamıycan ama orası özel misafir yatağı annem hazırladı laan hadi bakalım
Serbülent: valla böyle misafirlik görmedim ne yalan söyleyim
Ethem: hadi hadi
Serbülent: oldu ozman görüşürüz (diyip yatağa kayış :img-hyste) neyse bu gecede perhiz yapı veren napam
Ethem: bişey olmaz rahat ol

Ethemle Serbo yata Osman telefona bakar nihanda odasında msj cevp vermişti

Nihan: (mesaja cevap aynı zmanda iç ses) Sakin haa (:

Tekrar Ethemin odası ve yüksek sesle aslanın kükremesini de solda sıfır bırakarak horlayan serbo ve uyuyamayan Ethem ve arkasından Osman'ın o muhteşem deli kahkaları :img-in_lo

Ki o kahkalara ölünür bitilir yanii yaa hep böyle görsek Osman'ı kahka atarken ve psikopat hallerini :img-in_lo

SERen_AY
02-01-11, 19:15
Bu hafta yardımcı replik`ciyim:img-blush
Elimden geldiği kadarıyla...

Koğuş...Mahmut`tan nişan öncesi konuşma..
Herkes uyumuştur sessizliği Gülüm bozar üzerine bir de ışıkları yakar...:img-hyste
Uyuyan Poyraz uyanır...
Muharrem Taner ve Sarı Hoca tepki gösterir...
Noluyor ya..Ya nöbetten geldik ayıptır ya..
Sarı Hoca:Şu ışığı kapayın yahu...
Mahmut:Arkadaşlar...Arkadaşlar Gün uyuma günü değildir.Lütfen..
Hepinizden rica ediyorum.
Koğuştakiler ne olduğunu anlamaya çalışıyorlar...
Mahmut:Arkadaşlar küçük bir ananons yapıcam...:img-hyste
Kamil:Ananons mu?:img-hyste Avokado yap avokado:img-hyste
Mahmut:Salak esprinden kimse birşey anlamadı Kamil sus..:img-hyste
Sarı Hoca:Ooooooo yine başlıyoruz yaaa...
Mahmut:Arkadaşlar!Çok uğraştık didindik mücadele ettik ama sonunda mutlu sona yaklaştık:img-hyste
Başta Osman Kanat ailesi ve ben olmak üzere yarın herkes için ama herkes için çooook önemli bir gün..(bu sahnede Taner ve Muharreme dikkat)
O yüzden sizlerden ricam yarın herkesin çok medeni bir şekilde giyinmesidir...
Taner:Tamam yat artık hadi..
Mahmut:Yalnız çok önemeli bir ayrıntıya daha dikkatinizi çekeceyim.
Bu medeni kıyafetleri giyerken yarın kalkıp oynadığımızda bakın şu hareketi de(bir taraftan da oynar)çok rahat yapa bileceğimiz kostümler seçmemizi de önemle arz ederim..:img-hyste
Sarı Hoca:Yahu Mahmut kardeşim yarın nişana gidiyoruz biz ya orda oynamak falan olmaz ayıp..(Mahmut da bizim gibi şaşırdı nişan ve düğünü:img-hyste)
Mahmut:Efendim?!...
Sarı Hoca:Oynamak falan yok..
Mahmut:Yok yaaaaaaa:img-hysteYok yaaa yok yaaa...Yapma yaaa(tepki de baya uzunmuş:img-hyste)Kusura bakma Hoca sana saygım çok ama ben bu işle ilgili çok emek verdim..(tabi tabi):img-hyste
Ben komutanla laubali olma riksini(bir lafı da doğru söyle Gülüm ya:img-hyste)göze almış bir insanım o yüzden prensip olarak söylüyorum yarın orda her şekilde her şartta oynanacak yani...
Muharrem:Ya Mahmut anladım oynamak istiyon.Ama nişanda oynanmaz be gülüm düğünde oynanır yani..Ayrıca orda ağa var ağa...:img-hyste Ağa bir de ağır ağa biliyon mu..:img-hyste Kehribar tesbihiynen köşede oturacak sen de onun önünde çıkıp oynayacan mı?..Olmaz be Gülüm...
Mahmut:Bak Müerrem senin Cevriye olayını..Muharrem müdahele eder...
Muharrem:Şit oğlum aramızda kalacak dedin..Cevriye hakkında hiç konuşmayacam dedin..(Gülüm konuşmazmı hiç ya:img-hyste)
Kamil:Cevriye kim lan..
Mahmut:Öyle birini bulmuş uyduruyor ben anlatırım sana..
Muharreme dönerek:Ya kızma Cevriyenin senin sevgilin olduğunu kimseye söylemedim ki niye kızıyon?(söyleseydin bir de..):img-hyste
Konuyu değiştirme Muharrem ya..Ben yarın her şekilde o şartla ya da bu sebeple ben oynuyacam kardeşim anlata biliyormuyum yani..Eğer orda oynamazsam vallahi billahi bizim kamyonu sağ çakarım..
Sarı Hocaya dönerek:Hoca sen üzerine alınma..(Bir de kaş göz yapar adama:img-hyste)
Giderim vallahi billahi şaranpolden şıkıdık şıkıdık oynarım...(yuh Mahmut yani)
Bunu da buraya yazıyorum yani ha...
Bu arada Sarı hoca uykusuzluktan delirmek üzeredir...
Taner:Tamam oğlum nerde oynarsan oyna yeter ki şu ışığı kapat yat yahu artık..(bence de)
Mahmut:Eğer oynanacaksa kaparım sıkıntı yok...
Evet arkadaşlar!dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum..Işığı kapatıyorum güzel uyuyalım..Yarın güzel kalkalım temiz kokalım medeni giyinelim...:img-hyste
Tamam mı?...Herkese iyi akşamlar(Sabah olucak birazdan haberi yok Gülüm`ün)
Herkese iyi geceler...
Kendi kendine konuşmaya başlar:Çok güzel oldum ya...
Bir de şarkı okur üzerine..:img-hyste
Diyarbakır güzel bağlar hanım hey lorke...Lorke lorke hanım hey lorke...

zeyno_114
03-01-11, 11:17
Sabah mutfakta Osman Nihan Eto ve Serbo kahvaltı ediyor aynı zamanda konumuz başlık hahaha xD
Osman böreğe uzanır Ethem çay koyuyordur..

Ethem: Ammaan..
Osman: Ethem
Ethem: hee abi
Osman: napıyolar abi şuanda yukarda
Ethem: Bu başlık parası işini hallediyorlar abi :img-hyste
Osman: (bakışlara kop :img-hyste) yapma yaa Nihan sen ciddimi söyledin yaa :img-swoon
Nihan: Osman söyledim yaa
Osman: söyledin de yani
Ethem: abicim seni ilgilendiren bir durum yok ki iki kişi yukarıda konuşuyorlar sen burda rahatına bak yemene bak yaa :img-hyste (ethem börek uzatır) al, al serbo
Osman: peki yani böyle 3 aşağı 5 yukarı ne olur mesela :img-hyste
Nihan: aşk olsun Osman
Osman: Nihan teklifi ben yapmıyorum ki :img-hyste
Nihan: iyide yani bu muhabbeti yapmamız çok sevimsiz değilmi
Ethem: valla nihan var ki 3 aşağı 5 yukarı 5 6dan başlar yani :img-hyste
Serbülent: oh iyi çok iyi para 98 99 az km yapmış bir araba alınır bu parayla (arabayla bağdaştırdı yaa konuya bak arkadaş :img-hyste)
Nihan: aşk olsun ya çok ayıp gerçekten
Osman: doğru tamam muhabbet bitti kestik muhabbeti tamam kestik muhabbeti :img-hyste
(ama yani bu mimiklere ölünür arkadaş yaa börek yiyen osman ve muhabbeti kesen osman :img-in_lo)
Serbülent: Ethemcim peşin mi veriyola
Ethem: Neyi peşin verecekler
Osman: (serboya fena kızdı ama yapcak bişey yok adam susmak yerine yine devam ettiriyo Osmanın kızmasına rağmen yani pöh :img-tomat)
Serbülent: başlık parasını diyom peşin veriyolarsa koca babamın yanında katiyen o kadar peşin para çıkmazda o sebepten dedim
Ethem: ama serbülentçim sen yemek yemekten beynin lapa olmuş aşkım :img-hyste senin baba çözdü onu çözdü eve bitane tost makinası aldı senin koca baban verecek kartı çekcekle ordan 6taksit yepcekle sıfır faizle :img-hyste
(ethem adamı öldürür arkadaş yaa konuşmaya bak Osmanda koptu :img-hyste)
Nihan: abi yeter
Ethem: bide şey yok biliyomusun vadesiz şimdi alıyosuuuun mayısta ödemeye başlıyosun :img-hyste
Osmanda kopmuştu ama nihan ambargo koyunca bizim kisi hemen ciddi oldu etheme sus işareti yapıyor:img-hyste
Ethem: Aşkım bu bir örf alene gelenek görenek yaa sembolik bişey yaa yukarda hallediyorlar sen yemene bak fazlada yeme ama :img-hyste
Nihan: yaa ben gidiyorum sizin muhabbetiniz gerçekten çok iğrenç
Deniz: bencede bunlar çok iğreeeenç :img-hyste
(al işte gittikçe nihana benziyor kız xDxD)
Ethem: mıncıraga bak yaa :img-hyste
Osman: terlemeye başladım ben yaa
Ethem: hamam giren
Osman: terler (hemde nasıl terler hahaha:d:d)

Serbonun bir börek yiğişi var evlere şenlik Osmanın tepkiside görülmeye değer valla:d:d

Osman: yuuhh.. bunuda veriyim yiyecen mi :img-hyste
Serbülent: yok orda var alırım ben

zeyno_114
03-01-11, 11:43
Serbülent'le Ethem Sağlık ocağına gitmek için çıkarlar kapının önünde Osman durdurur..

Osman: beyler bende geliyorum dimi :icon_whis
(yoo sen nereye gidiyorsun anacım otur sıcacık evde :img-hyste)
Ethem: yaa bişey söyleyecem biz şimdi serboyla beraber sağlık ocağına gidecez abicim sende burda otur rahat keyfine bak yaa
Osman: abi nihan yukarda hazırlanıyor yaa hiç bir yere almıyorlar beni kaldım dımdızlak ortada napacam ben yaa :img-hyste
(ben osmanın koşuşturmasını görmek istiyorum demiştim ama bu ortada dımdızlak kalma olayı da süper oldu :img-hyste)
Serbülent: sen takılcan böyle süs bebeği gibi Osman'ım tadını çıkaa
Osman: cıık.. (halis o şahin görünümlü doğanıyla kapıda görünür) haa iyi yaa Halis geliyo tamam siz gidin tamam.. (Etheme) Sende iyisin ama haa..
(ikinizde süpersiniz ama Osman'ım sen ayrı bir süpersin :img-in_lo)

Halis Serboyla tokalaşır

Serbülent: Merhabalaa ben Serbülent Osman'ın abisi
Osman: bakışlara öl nerden abim oluyosun leen diyo bakışlarla :img-hyste
Ethem: Hoşgeldin kardeşim
Halis: Merhaba
Osman: (halisle tokalaşırlar) hoşgeldin devrem
Ethem: ee o zaman biz.. gidiyoruz
Osman: ee tamam siz gidin
Halis: devrem hayırdır bir sıkıntın mı var
Osman: yok yaa odaların hepsi kapalı abi hiç bir yere almıyorlar beni kaldım öyle ortada :img-hyste
Halis: güzelmiş :img-hyste
Osman: neresi güzel abi hadi donduk donduk içeri girelim :img-hyste
(o kapının eşiğinden atlayan osman ahaa :img-in_lo)

zeyno_114
03-01-11, 12:22
Poyraz Nişana gitmek için hazırdırlar Minibüse binerler..

Durali: devrem kolay gelsin
Devre: hadi dikkat edin

Poyraz araca tek tek biner..

Durali: hadi ulaa hadi süslüler .. Muharrem
Muharrem: emret komutanım
Durali: ula bunun kılıfı kabı bişeyi yok mu yaaw oldu olacak minibüsün arkasına yazalım her nevi düğüne nişana sünnete gidilir diye bu ne oğlum :img-hyste
Muharrem: valla kamu toplama merkezinde kılıf aldılar sazı zor kurtardım komutan :img-hyste
Durali: yuuh ula sana bin araba
Muharrem: emredersiniz komutanım
Mahmut: yaa Muharrem yaa bişeyide tam yap yaa bir organizasyonu tam yapalım lütfen yaa bunları kontrol edelim.. Komutanım bişey arz ede bilirmiyim
Durali: eee
Mahmut: ee izniniz olursa biz hazır böyle sivilken sivil olarak köye iniyorken sivil olarak
(amma çok kıvrandı yaaa :img-hyste)
Durali: hee ula hee :img-hyste
Mahmut: eğer sizinde izniniz olursa arka tarafta böyle el çırmak suretiylen ama çok gürültü yapmadan tabi bi seviyesini belirleyerek şarkı söyleye bilirmiyiz komutanım ne biliyim esberim biçim biçim olur lorke olur hep konuşulur tartışılır bunlar belirlenir tabi yani
Durali: oldu olacak saffete söyleyelim sana sarma dolma falanda yapsın hee :img-hyste
Mahmut: dolma :img-hyste
Durali: sivil giydim diye sivilmi oldun ulaa yarsı dingil (bune yaa ama böyle dedi bildiğin bunu dedi yani :bilmim) bin ula arabaya
Mahmut: ozman ben javuş Tanerle Muharreme söyleyim çok saçma fikirdi zatn olmaz deyim ısrar etmesinler :img-tomat
Durali: bin ulaa arabaya bin :img-hyste
Mahmut: (arabaya doğru) şarkı yok şarkı yok ısrar etmeyin yaa :img-hyste
Durali: dadaş nerde asteğmenim yaa sait..
Hakan: tatlı almaya gönderdik ya çarşıya
Durali: he yaa :img-hyste

(bu heyecan sadece Osman'ı değil bizim tüm poyrazı sardı biz dahil yani :img-hyste)
Arabaya binerler ve ağa konağına doğru yol alırlar..

SERen_AY
03-01-11, 12:37
konuk replik`çiliye devam...:img-blush
Zeynep BB ve Necla sahnelerini sevmiyormuş.Kaçar mı onlar..:img-blush

Bakır Necla ve taş ev bölüm 1.

Bakır elinde kahvaltı tepsisiyle Neclanın yanına gelir...

Bakır:Pek beceremem...Ama idare edeceksek artık...
Cevatı hatırladın?Mustafayı?Nihatı?...Reco vardı habire bana posta koyardı..
Hepsi ucuz kahramanlıktan gittiler...Sandılar ki bize kurşun işlemez.Sandılar ki uçar kaçarız...
Necla bu konuşmalardan sıkılmıştır..
Bakır:Yaaaaa..Necla sen yaşamazsan intikamın ne kıymeti kalır ha?!
Yiyecek biri olmadıktan sonra intikam soğuk yenen bir yemekmiş...Pehh..Laf!
Necla!bugün burdasın.Hiçbir yere gitmeyeceksen.Hele oraya?Gitmeyeceksen..Anladın?!
Dönüp Neclaya çay koyar...Ve içmesi için verir.
Bir sonraki sahnede Seyfi Bakır`ı merak ettiği için sormaya eve gelir..
Seyfi:Abi iyimisin?
Bakır:Eyiyim..Noldu?
Seyfi:Abi aramadın ben de meraklandım bir bakayım dedim.
Bakır:Yok birşey bugün evdeyim..Ya sen bi bekle bakıyım..
İçeri girer.
Bakır:Yiyecek birşeyler isteyecem Seyfiden.Birşey istersin?
Necla:İstemem.(hele şükür konuştu:img-tomat)
Tekrar Seyfiye döner:-Git yiyecek birşeyler al içimiz kurudu burda hadi.
Seyfi:Tamam abi hallederim...Bir sıkıntı yok değil dimi abi?..
Bakır:Oğlum bize hergün sıkıntı ya..Hadi..Hadi..

zeyno_114
03-01-11, 15:01
Osman ve Halis Gelen misafirleri karşılarlar.. yazık Osman'ımın öpmekten yüzü yamuldu nefret ederim ben bundan yaa bıy bıy :img-hyste

Halis: Osman..
Osman: hee
Halis: öpüşmekten yüzün yamuldumu :img-hyste
Osman: Valla öyle yaa... (adamın biriyle toklaşıp öper) eyvallah.. bu daha ne akdar sürecek böyle abi
(oyy biri kurtarsın uzmanımı yaa :img-hyste)
Halis: ohoo daha düğün var abi sen ayvayı yedin hayırlı olsun :img-hyste
(hıh bide devresi olacak kurtaracağına şundan dalga geçiyor bide :img-tomat)
Osman: yapma yaa.. darısı senin başına toprağam umaım böyle öpüşmekten senin yüzünde yamulur :img-hyste
(amiiiiinnnn senide görelim halis:img-hyste)

Osman: annem nerde yaa
Halis: ama abicim sen daha ilk günden böyle annemi isterim diye şey yaparsan sonunda...
Osman: Haaliis :img-hyste
Halis: mutfakta annen mutfakta
Osman: ben bir anneme bakıyım yaa :img-hyste
(oh be sonunda yırttı güzel bahaneydi aferin Uzmanım yaa :img-hyste)

Osman ordan ayrılır haliste peşinden ayrılır mbu seferdedış kapıda beklemeye başlarlar gelen giden osırada lüzumsuzların şahı berat moloztaş gelir :img-tomat
Osmana ters ter bakar Osman'ımda ona daha sert bakışlar yollar berat amcasının yanına çıkar..

Mürsel ağa: yeğen hoş gelmişsen
Berat: davet edilmedik ama yinede gelelim dedik amca
(davet edilmediğin yerde ne işin var ulan yüzsüz yüzsüz geliyor birde gelelim dedik diyor çok lazımdın da sanki :img-tomat)
Mürsel ağa: laa durumun nezaketi yakışık almaz
Berat: nezaket mi dedin nezaket he.. amca valla var yaa senin bu hanende benden başka herkese nezaketten yıkılıyo millet bee
(hıh beyfendiye bak birde nezaket bekliyo :img-tomat)
Mürsel ağa: laa yakışık almaz dedik zorlama
Berat: zorlamıyorum amca zatn ama şunu iyi bilesin sen bi adım attın bi adım atınca insan yukarıda çıka bilir çukura da düşe bilir amca
Mürsel ağa: yeğeen bak yeğeen dedim.. dediğim şeyin hududunu zorlama.. kafan karışık gözün bişey görmüyo tamam ama burada alengirli laflar edip bana had bildirmeye kalkma.. bak bu evin kapısı moloz ağacı gibi serttir açılırsa ne ala ama bir kapanırsa laa bidaha açaman :good:

Berat amcasından yediği laflarla alıal moru mor olarak geri aşağı iner merdivenlerin başında durup Osman'a bakar.. gözlerin çıksın emi..

Halis: kim bu ağır abi
Osman: boş ver halis

Merdivenlerden inip Osman'ın önünde durur.. bu herifin fena kaşıntısı var Osman'ım bir ara kaşı şu adamı sende rahatla bizde rahatlayalım yani :good:

Berat: seni herkes tebrik etmiştir zatn bide benim tebrik etmeme gerek var mı?
Osman: Cııkk.. sen etmesen de olur.. :good:
Berat: sana bi çift lafım var uzman malum elimiz boş geldik nişan hediyen olsun..
Osman: da kısa olsun bee..
Berat: böyle cin ali oyunlarıyla çiçek böcek romantizmi başka bişey.. ama bir kadına gerçekten sahip olmak çok başka bir şeydir uzman.. zamanı gelince anlayacaksın ne demek istediğimi..

Osman'ım sabrının son kalıntılarını yitirerek burnundan soluyarak bekledi cümlesinin bitmesini sonra boğazına yapıştı..
(oh ellerin dert görmesin Canımın içi :img-in_lo)

Osman: Eğer "Kadınımla" ilgili bi kelam daha edersen senin o nefesini keserim..!!
Halis: Osman..!
Fatma teyze: Osman..
Halis: Osman bırak adamı
Fatma teyze: Osman dedim.. Osman..! oğlum sen böyle karşına geçip her ölüye taş mı atcan.. Osman bırak adamı bu senin nişanın oğlum..

Osmanım beratı duvara resmini çıkarmkat kararlı boğazını sıkışla adamın gözünden resmen yaş geldi ohh ellerine sağlık..(:

Fatma teyze: Osmaaaan..
Osman: beratın boğazını bırakır..
Halis: hadi birader çıkıp bir hava alalım..
(bırak halisim yaa o boyunun ölçüsünü aldı havayıda artık başka bahra alır :img-hyste)
Berat: ne biraderi yalak.. (yok arkadaş bu herif adam olmaz tekrar boğazına sarılacaktı uzmanım yaa neyse..)
Halis: ulaan var yaa dinlenip dinlenip döveceksin bu adamı..:good:
Nihan: Osman ne oluyo
Fatma teyze: kim bu kızım
Nihan: o...o
Osman: boş ver anne
Fatma teyze: buraya gelip ali kıran baş kesen gibi hee
Osman: Anneeee...! tamam dedim.

SERen_AY
03-01-11, 15:17
Bakır Necla ve taş ev bölüm 2.
Berat konak önünde Bakır`ı arar..

Berat:Alo Bakır..Benim ulan işte kim olucak?!.Başlatma şu beyefendi lafından da ya..Beyefendi..Beyefendi..

Konuşma sonrası Bakır Neclanın yanına gelir..

Bakır:Berat aradı.Buraya geliyormuş.
Necla:Neden?
Bakır:Mürsel ağanın evinde düğün-dernek kurulmuş..
Necla:Ne?
Bakır:Avukat bacını o uzmana nişanlıyorlarmış.
Necla:Mürsel ağanın evinde davul zurna çalıyor...
Mürsel ağanın evinde davul zurna çalıyor ve o baş belası bunu bilerek yapıyor ha..
Bakır:Kim?
Necla:Uzman..O uzman bunu bilerek yapıyor.
Bakır:Neclaaaa..Durmak zamanı kollamak ayrı şey,o heriften nefret etmek ayrı şey.
Necla:Mürsel ağanın evinde halay çekiliyor.
Anam!Kardaşım!Kız kardaşım..Mürsel ağa...Neşe içinde alınlarının terini sile-sile halay çekiyorlar.
Bakır:Neclaaa..
Necla:Kan kırmızı şerbet içiyorlar Bakır!Ama o şerbeti ben onlara kusturacam!Kusturacam!

zeyno_114
04-01-11, 11:54
Poyraz konağa gelir...

Kamil: böyle olaylarda konsep yemekli oluyor dimi dede xD
Sait: ee herhalde kamil aç bırakçak değiller yaa
Kamil: Sen tatlı ne aldın ?
Sait: şşşt..
Muharrem: (Mahmut'a sazını uzatır) şunu iki dakka bi tutsana
Mahmut: sebep.. :pPxD
(alt tarafı bir sazı tutcan be sebep arıyo bide:img-hyste)
Muharrem: yaa tut laa.. dikkat et kırma ama haa
Mahmut: biz ayımıyız yaa :img-hyste
Muharrem: ayıboğansın ver ver :img-hyste

İçeri girerler ilk olarak hakan Osman'la tokalaşır..(:

Hakan: damat bey tebrikler..(:
Osman: (canı sıkkın..) Komutanım..
Hakan: Nihan hanım..(:
Nihan: Hoş geldiniz..
Hakan: Mutluluklar dilerim..(:
Nihan: Teşekkürler..(:
Durali: Ulaa Osman.. :icon_whis
Osman: Komutanım
Durali: Nihan hanım bu deli niye yine al pacino gibi bakıyo yaa.. hahaha:d.d

Fatma teyzem merdivenlerden iner..

Fatma teyze: hoşgeldin oğlum hoşgeldin
Durali: ee biz senü bekledik karakola gelesun öyle bi denetleme falan yaparsun diye ama gelmedun :img-hyste
Fatma teyze: gelcem gelcem alıştım gari :img-hyste
Taner: (fatma teyzenin elini öper xD:img-blush)
Fatma teyze: hoşgeldin oğlum
Osman: Kamil..(:
Kamil: hayırlı olsun komutanım.. hayırlı olsun
Nihan: Teşekkürler
Sait: Komutanım
Osman: Hoşgeldin Sait
Muharrem: allah hayırlara eylesin inşallah
Osman: (gülüşere bit gamzelere öl :img-in_lo) Muharrem sazı da getirmişsin xD
Muharrem: valla albaydan izinliyik komutanım olcak okadar yenge allah bir yastıkta kocatsın inşallah
Nihan: Teşekkürler..(:
Hasan hoca: Komutanım..(:
Osman: Sarı hoca hoşgeldin
Hasan hoca: hoşbulduk :) tebrikler..
(aynı şekilde gülüşlere bit o çukur gamzelere öl :img-hyste)

Ve işte beklenen an Mahmut ve Osman :img-hyste

Mahmut: Komutanım
Osman: Mahmut..:D
Mahmut: yaa... nerden nereye bak :img-hyste
Osman: ya nerden nereye xD
Mahmut: valla çok heyecanlıyım haa.. naptın başlık işini hallettin mi :img-hyste

Bu zamana kadar sıkılan eller Osman'ın başlık lafını duymasıyla sertçe bırakması bir olur :img-hyste

Nihan: aa.. buda aynı muhabbete girdi yaa :img-hyste
Mahmut: öyle deme yenge allah sana tabi daha çok versin ama sen rahatsın duruşmaya giriyon çıkıyon ..
Osman: Mahmut..!
Mahmut: söyle bana bu çocuk napsın hee karakolda otursada 1.450 intikale çıksada 1.450
Osman: Mahmuuutt :D
Mahmut: seni beni boş ver komutanım misafirlerinle ilgilen sonra uzun uzun konuşuruz tamam :img-hyste (fatma teyzeme gelir sıra) anacımmm anacıım (elini öper) az kök söktürmedin bize haa :img-hyste
Fatma teyze: hadi hadi sende yaramaz hadi hadi

Sahne Osman'ın O muhteşem gülümsemeleriyle biter.. :img-in_lo
ve akşama nişan yapılır kurdaleler kesilir herkes bir birini kucaklar tebrik edilir kurdaler kesilir.. ve kesilir kesilmez nihanın içinden içten bir şekilden amin değişi görülmeye değer..(:
ve sonrasında Konağın avlusunda halay çekmeye davullar zurnalar çalmaya başlar hobaaaaa :d:d

SERen_AY
04-01-11, 12:12
Eto Serbo ve otomatikli kola...


Herkes türküler eşliğinde oynarken Ethem ve Serbülent yukarı çıkar.
Ethem:Oğlum bak yemeye benzemez bu kalırsın elimde burda yemin ederim ayıp olur ha..
Serbülent:Dur yeterrr:img-hyste

Bu sırada Nihan gelir..Abi annem nerde?
Ethem:Nihoya söyleyelim de şu Osmanı da çağırsın gelsin de burda böyle takılalım:img-hyste
Nihan:Çağırıyım mı Osmanı?
Ethem:Heeeee..
Serbülent:Yok yok...Yokk..O içince sapıtıyoo..
Nihan:Siz ne içiyorsunuz?
Eto&Serbo:Otomatikli kola:img-hyste
Nihan:Bak Osmanı unutun ha:img-hyste
Ethem:Tamam..Hadi abi...
Nihan:Abi lütfen..
Ethem:Hadiiiii...:img-hyste
Serbülent:Koy az daha koy..
Ethem:Daha ne koyayım ya patlıyacaksın bu yemeye benzemez kalırsın bak ha..

Serbülent:Koy len koy ilk defa içiyom amma güzelmiş tadı..
Ethem:İlk defa mı içiyon..Bırak la bırak bırak bırakkk...Başıma bela ol.Bırakkk lan ulan bırakkk:img-hyste
Serbülent:Kalsın nolur,nolur kalsın...Çok güzelmiş..

Bu sırada Yeter de nişana katılır..
Teslime:Hoşgelmişsen kızım.Hoşgelmişsiz..
Nihan:Hoşgeldin..Ne iyi ettin..
Yeter:Hayırlı olsun.

Ethem Serbülentle Yeterin yanına gelir:Ama ben sana demiştim gelicek diye vallahi ben sana söylemiştim...

Yeter:Ben sana gelmedim Ethem.:img-hysteNihana geldim,hadi gözüme görünme.
Ethem:Yahu sen buraya kadar geldin bu toprağı bastın ya,ben o toprağa hava olurum ya hava hava..
Parça pincik olrum yemin ediyorm var ya..
Senin bu kirpiklerin var ya buraya ok gibi giriyor okkk...:img-blush:img-hyste
Nihan:Abi..
Ethem:Haaa..
Nihan:Çok ayıp.:img-hyste
Yeter:Ethem siz ne içiyorsunuz?
Serbülent:Otomatikli gola..

Nihan Yeter dönerek:Biz şöyle geçelim mi?
Kızlar davetlilerin yanında otururlar..


Serbülent:Eto?Yahu bu gola guru guruya gitmiyo..Şu mutfaktan bişiyler mi yisek?:img-hyste
Ethem:Ömrümü yedin oğlum la daha neyi yiyceksin Serbo ya iki günde ömrümü yedin yani..
Serbülent:Çok ayıp ya....:img-blush

Bu sahne de burda bitiyor...:img-blush

SERen_AY
04-01-11, 12:23
Ve işte taş ev serisinin en romantik bölümü..:img-blush(korku,gerilim,komedi-ne ararsanız var..:img-hyste)
Bu sahneleri yazdıktan sonra elektirikler kesilmişti ve yeniden yazınca saatlerce BB Neclaya maruz kalmıştım..:img-hyste




BB Necla ve taş ev bölüm 3

Üçü oturmuş nişan olayını konuşuyordur...

Bakır:Çok yanlış yapıyorsun Berat çok.
Berat:Ya bırak ya,yanlışmış..
Bakır:Öfkeyle hareket ediyorsun,tedbiri elden bırakıyorsun,allahın günü çuvala mı girdi?
Tam adamların nişan yapacağı gün gittin oraya?!Daha önce aklın neredeydi?
Berat:Yahu arkadaş senin bu sakinliğin varya beni deli ediyor artık ha.Geçmişsin karşıma Tibet rahibi gibi boyuna nasihat boyuna nasihat.
Senin bi b...tan anladığın bi b... bildiğin yok!
Bakır:Yahu sana insanlık edende kabahat be,Paris züppesi!:img-hyste:img-hyste
Berat:Hadi ulan ordan,Kasaba Kabadayısı..:img-hyste
Necla:Yeter!...Berat bey siz fabrikada para basarken...
Berat:Sen de başlama Necla!
Necla:Bana bak!Dinle beni.Kuş tüyü yatağında yatarken birden bire neden asker düşmanı olduğunu bana anlatmak zorundasın.
Sen fotoroman çevireceksin Nihana olan salak aşkını ıspatlayacaksın diye uğraşamam ben!(hakikaten salak:img-tomat)
Berat:Necla!Ben bugün o eve gittiğimde kapının üstünde Bayrak asılıydı Bayrak!
Bunların bu meydan okumaları artık benim kanıma dokunuyor...Ben Nihana aşıkmıyım?Evet aşığım...Aşığım.
Bakır:Ya çok kartpostal olduk ya(:kar)Nedir bu peluş peluş..Ya nereye gidiyoruz ya,nereye kadar yani?!
Berat:Sen Neclaya aşık değilmisin haaa?!
Bakır:..mın Beratı bana bak!:img-hyste
Necla:Yeter!Ulan Bayrak asmışlar Bayrak!
Bakır:Neclaaaaa...Otur şuraya..
Necla:Siz burda oturun ama ben gidip o Bayrağı oradan indirecem.
Bakır:Necla hayır!
Berat:Yahu nereye gidiyorsun?Her taraf asker dolu,bütün köyün yolunu tutmuşlar..
Necla:Olsun!Ben o filmi daha önce gördüm Berat bey!
Berat:Ya neyi gördün Necla?!Hiç yoksa orda eli tüfek tutan on tane asker var..Gidip de intihar mı edeceksin?
Necla:Sen beni düşünme.Ben kendimi düşünürüm..Senin amca kızı türkünü de hiç beğenmedim..
Berat:Mesele amca kızı,dayı oğlu meslesi değil!Sen de onların karşısındasın ben de..Mesele bu kadar basit!
Bakır:Necla bu sefer beni vurman gerekecek,öyle tabancanın kavzasıyla durduramazsın beni.Otur şuraya!

Necla Beratın yanına gider:Bugün burada bana birşey anlatacaksan,bir dahaki görüşmemizde bunun değişdiğini görürsem amca oğlu seni ayaklarından asarım!

Berat evden ayrılır:Artık şüphen olmasın Necla..Ben senin tarafındayım,en azından bundan sonra..
Necla:Bu taraf kolay değil Berat,öyle aşk meşk hikayeleri ile başa çıkamazsın.
Berat:Necla senin sevgilin göğsüne kurşun yemeden önce sen amcamın evinde camda oturmuş dantel işliyordun.
Sen bana ne anlatıyorsun ha?!..
Necla:Sakın!Sakın bu konuyu bir daha açma Berat...
Berat:İkimiz de aynı taraftayız,bunu anla...Hoşçakal.

Berat gider.Necla Beratla konuştuktan sonra konağa gitmeye kalkar.
Bakır onu durdurmak için silahı Neclaya doğrultur.
Bakır:Neclaaa!
Necla:Ne o?Beni vuracakmısın?..Çok ironik,hatta neşeli birşey.Tiyatro oynamayalım Bakır!
Bakır:Senin cenazenle uğraşacağıma bacağından kurşunu çıkarmakla uğraşırım daha iyi.

Bakır havaya ateş eder.
Bakır:Seni oraya göndermiyecem!Bana bunu yaptırma..Neclaaa!Gir içeri.

Bakır Neclayı durdurmayı başarır ve eve girerler..

zeyno_114
04-01-11, 13:31
Muharrem sazını eline almış çalmaya başlar önce Fatma Teyzenin İtegi Elinizden elinizden :img-hyste

Muharrem: Fatma anamızın bir isteği var onunla başlıyacaz Elinizden elinizden diyoruz :D
Osman: (gülümseyerek Hakan'a) Komutanım gördünüz mü annem istekte bulunmuş yaa :img-hyste

Muharrem yukarıda çalar sesi duyan Fatma teyzem dünürünü gelinini yeteri oyuna kaldırır karşılıklı döktürürler geliniyle de sırt sırta oynar..(:
Türkü bitince Hakan istekte bulunur "Fidayda" bulunur.. (:

Hakan: Muharrem
Muharrem: Emret komutanım
Hakan: Mürsel ağanında izni olursa bir fidayda çal bakalım yaa
Mürsel ağa: aman estağfurullah ev sizin
Muharrem: Emredersiniz komutanım..(:
Mahmut: şştt bana bak.. (muharremi durdurur) yüksek söyle yüksek
Muharrem: Oğlum yüksek söylüyom zatn
Mahmut: daha yüksek daha içten sen yaparsın muharrem hadi..
Hakan: (orya çıkar) ee ben çıktım artık komutanlarım da çıkar benimle birlikte hee..(:

Hakan Osman Durali 3 komutan üç yiğit üçü bir ara ortaya çıkıp muhteşem bir şekilde döktürürler o bakışlar o oynayış ahh ahh orada fatma teyzemi ekran karşısında bizi hasta ederek hayran bırakırlar kendilerine... :img-in_lo
Merdivenin başında Fatma teyzem Teslime Nihan ve Yeter bizim 3 Yakışıklıyı izliyorlardır..

Muharrem: aman bulguru kaynatirlar
kuzum bulguru kaynatirlar
serinde yaylatirlar
aman serinde yaylatirlar
aman bizde adet boyledir
kuzum bizde adet boyledir
gzueli aglatirlar
aman cirkini soyletirler
fidayda da ankaralim fidayda
bes yuz altin yedirdim bir ayda
gitti de gelmedi ne fayda
basini da yesin bu sevda...:dance:

Fatma Teyze: maşallah oğluma maşallah..(: Amaan nazar deyecek oğluma nihan kızım sen oğlumun ceketinin cebine iğde daylıynan gül boncuğu koyu ver emi :good:
Nihan: iğde dalı
Fatma teyze: hee nazar alır nazar iyi gelir nazara karşı..
Durali: hadi poyraaaazz:img-hyste
Fatma teyzem: (Nihan'a) bütün k..nıda kaşırlar (bundan yinede pek emin değilim anlayana kadar canım çıktı yaa fatma teyzem adamı öldürürsün arkedeş :img-hyste) ama büyüdü ayıp olur dimi gari.. maşallah oğlum aslanlar gibi.. yavrum kuzum..
Yeter: Nihan yalnız teyze çok tatlı...(:
Muharrem: Fidayda da Ankaralım fidayda
Beş yüz altın yedirdim bir ayda
Gitti de gelmedi ne fayda
Başını da yesin bu sevda :dance:

Osman'la Halis oyunu bırakmış merdiven iniyorlar Osman'ım çok yorulmuş yaa kıyamam..(:

Osman: halis bu ne yaa ben intikalde bu kadar yorulmuyorum abi yaa
Halis: yalnız devrem hakketten kötü oynuyosun be :img-hyste
Osman: senide görücez abi bu işler sırayla senide böyle maymun edecekler göreceksin :img-hyste
Fatma teyze: aman benim yiğit oğlum nasılda oynarmış nasıl oynamış böyle kartallar gibi kaldırırmış kollarını maşallah yavrum benim maşallah :D
Osman: :D Saol anam.. Nihan be bana bir bardak su getirirmisin nolur..(:
(su isteyiişine ölürüm yaa nolur diyor birde:img-in_lo)
Nihan: getiriyim..(:
Fatma teyzem: Aslan oğlum benim aslan oğlum maşallah..Osman
Osman: heeh
Fatma teyzem: babanda oynadı mı oğlum
Osman: valla oynar herhalde herkes oynuyor anne
Fatma teyze: Oynayacak tabi bu senin mürivetin oynıcaz hep beraber oynıycaz dimi Halit :img-hyste
(bizim kırk yıllık haliste oldu sana halit fatma teyzem isim konusunda baya zorlanıyor yaa:img-hyste)
Halis: tabi annecim tabi Osman kasıyor kendini ama bende tam onu söylüyordum çok güzel oynuyosun daha çok oyna diye :img-hyste devrem..
Fatma teyzem: kuzum aslan oğlum benim pek güzel oynar benim.. ne güzel oynuyor demi kızım maşallah oğluma tütütütütüü (valla fatma teyzemin daha çok nazarı değecek anacım :img-hyste) maşallah nazar değmesin maşallahaslan oğlum benim..

halis kaş göz işareti yapar Osman'ım da anlıyor tabi başıyla onaylıyor..nihan Osman'a suyu veriri Osman suyunu içerken neclayı görür.. (adam su içerken bile rahat yok yaa :img-tomat) necla hemen silahını çıkarır Osman da üsütne gitmeye çalışır ama Ethem önce Neclayı dışarıya çıkarır sonra Fatma teyzem Nihan Serbo Ethem Osmanı tutmaya çalışır..

Osman: bıraaak
Fatma teyze: Osman
Osman: bıraaak bıraaak
Nihan: Osman yapma lütfen
Osman: bıraaak bıraaakk
Nihan: yapma
Osman: bıraaak bıraaaak beni bıraaak
Nihan: yapma yapma yapma
İbram amca: Osmaaaaannn...! (Osman'da herkesde durur) bu evden adamını atmeycen (Osman'ın yanına gelir) bu iş bu evde olmeycek... bitti.. tamam..

Osman babasının gözlerinin içine bir bakışı var.. böyle bakarken dışardan silah sesigelir ben dahil herkes irkilir.. bölümde burada biter..


Editbüdüt; bana Sefanurun yokluğunda yardımcı olan Seraycığıma çok teşekkürler ellerine sağlık kuzucum..(:

zeyno_114
08-01-11, 18:41
48. Bölüm..
Kahvaltı Sahnesi..

Mürsel ağa: konuşakta bitsin şu iş karın ağrısı olduğu kesin..
İbram amca: kolay olu verseydi böyle susarmıydık mürsel ağa
Mürsel ağa: Necla benim kızım.. Müsaade et baba içimin zehiri.. Necla benim kızım dün bu eve gelen Osman'a düşmanlık eden benim kızım..
İbram amca: biz bunları biliyoz mürsel ağa kendini harap etme.. biz zatn..

Sözünü teslime keser bu cümleyede uyuz oldum haa Osman napıcaktı ki bu kadın saf saf konuşuyo..:img-tomat

Teslime: o Osman'a düşmansa Osman'da ona düşman mürsel ağa
Fatma teyze: Osman'ın eline kılıcı devlet verdi dünür.. Senin kızın kimin türküsünü çağrıyo biliyon mu acaba sen..
Osman: Annee..
Teslime: benim bu işlere fikrim yetmez Fatma hanım bu cihan bir araya gelse ben kızımı biliram kızımı sayaram bu hatadır günahtır nedir..
Mürsel ağa: tamam teslime
Teslime: bunun tamamı yok mürsel ağa Nihan'ın parmağına kırmızı kurdeleyi taktık amenna ama benim bu göğsümden Nihan emdiyse öbüründen de Necla emdi.. bunu ben saklayayım mı mürsel ağa ben bunu şimdi konuşmayayımda ne vakit konuşayım..
Nihan: Anne lütfen..:icon_sorr
Fatma teyze: ne yapcaz o zaman biz senlen birlikte oğlumu sırtından domdom kurşunuyla vuran o..onun arkasından gözyaşımı dökcez yasmı tutcez söyle bakem napcez
İbram amca: Fatma yeter artık fazla uzatmayı ver
Fatma teyze: burda teröristin arkasından yas tutulcekte benim oğlum dut yemiş bülbül serilcekse ben konuşurun ibram ben konuşurun
Teslime: benim kızım dağdaysa...
Mürsel ağa: Allah aşkına yeter yeter..
Sıtkı dede: olmasa iyidi ama vaziyet bu... ne teslime gelin kızını elde tüfekte dağta tepede gezmesini isterdi ne Fatma hanım oğlunun kelle koltukta her Allah'ın günü can korkusuyla yaşamsını isterdi.. bunu kudret kalemi böyle yazmış.. siz şimdi şu çocukların saadetini...
Teslime: sen alimsen fakisen de baba elinde büyüyen kızcağızımıza tüfek doğrultup ateş ettin..
Mürsel ağa: Teslime haddini bil haddini bil
Sıtkı dede: evet ateş ettim.. Teslime gelin ben ateş ettim ama emin ol ki Neclayı vurmayı muraad etseydim şimdi sen cenazene ağlayıp kasıl kazanın başında su kaynatır olurdun..
Mürsel ağa: baba nereye
Sıtkı dede: istirahat edecem mürsel sen misafirlerinle alakadar ol..

Sıtkı dede gider bir süre sessizlik olur.. sessizliği İbram amca bozar..

İbram amca: 1984 senesiydi harman zamanıydı.. Osman o zamanlar küçücüktü anası bir gölgeye oturtu vermiş ağzında emzik uyuyu veriyodu bu.. yanağına sinek konu vermiş kovu verdim.. sonra yanına çökü verdim.. Radyo açık şarkı türkü dinleyek soluklanı vereceğdim..Osman'a baktım allah va içimden geçti dedim ki yaw daha 19 sene var uleen o zamana kadar askerlik 3 ay bilemedin 4 ay olu verir turist gibi gider gelir.. ajans girdi devreye dedi ki Siirt'in elok kazasıyla Hakkari'nin Şemdilli kazasında böyle böyle olu verdi dedi içim yandı..İçim yandı mürsel ağa o saat dedim ki fena bişey olayo fena bişeyler olcek beşikteki Osman'a baktım radyonun sesini açı verdim dedim ki İbram Kanat ortalık karışınca fitne sukut edince iş başa düşer sen rahatı unut dedim kendi kendime işte ogün bugün kulağımda sesler.. içim güm güm ediy.. Mürsel ağa korkmadan çekinmeden insan radyonun sesini açamaz mı ? ben açemeyom

Mürsel ağa: bu bir acı hikaye ki laa ben almayım sazı elime sabağce gideriz bu fasıl bitmez.. Bu ateş çıkmış mı çıkmış..bir kaç ensesi kalından 3 5 tuzu kurudan gayrı bu ateşin düşmediği ocak var mı?

Osman: Mürsel ağa, anne baba
dün akşam buraya gelen kadın.. asker öldürdüğü için aranıyor bunu hepimiz biliyoruz dimi.. o yüzden ben onu nerde görürsem göreyim üstüme düşeni yapmaktan bir an için tereddüt etmem..ama biz Nihan'la bir yola girdik özellikle o en mutlu gününde böyle tartışmaları hak etmiyo..Ben askerim... Ölene kadarda öyle kalıcam ama ölene kadar... Nihan'ı sevmeye devam edicem.. o yüzden buna engel olacak herşeyi... ama herşeyi yok ederim.. :img-in_lo

Sonra masanın altından Osman elini uzatır Nihan tutar sımsıkı birbrilerinin ellerini tutarlar..ben burada çok kötü oldum yaa içim titredi baya etkiledi bu sahne bizi bir kez daha içim titreyerek izledim bu sahneyi..

Bahar61
10-01-11, 13:57
part 6 (yani şeş..necla da anlasın diye kürtçe yazdım:img-hystejest yaptım yani)

"ama güzelim sen daha hazırlanmamışsın bile ,oysa ben giderken uyarmıştım seni sabah erkenden geleceğim diye.hem bu halde kapı açılır mı ,ya gelen başkası olsaydı ,hadi çabuk hazırlanda gidip kahvaltı yapalım kurt gibi açım ben."


...yaaa uyarmıştın değil mi, ben de zaten erkenden yattım ama sağolsun birisi beni uyutmadı sabaha kadar nöbet tuttum. bildin mi kim olduğunu.?

....yaa sabaha kadar uyuyamadın demek?iyi...ödeştik o zaman.sen biliyor musun ben seni tanıdığım günden beri kaç gece uykusuz sabahladım.en kötüsü de bu geceydi ama, aramızda sadece duvarlar vardı ve ben sana sadece bir adım uzaklıktaydım...

nasıl yani...nasıl duvarlar vardı?

...basbayağı duvarlar vardı işte,şu gördüğün duvarlar hani evin \otelin bölümleri olan odaları birbirinden ayıran odalar.

...sen burada mı kaldın gece?


...evet burada kaldım,o saatten sonra o kadar yolu gitmemin bir esprisi yoktu hem zaman kaybı olacaktı benim için.bak erkenden geldim yolda kaybedeceğim zamanı seninle geçireceğim.yaaa güzelim yoksa sen benimle zaman geçirmek istemiyor musun? başka planların mı var yoksa...nedir?

...offf hadi ama osman...

...hadi hadi...sabah sabah ne kadar konuştun sen,bak midem fena halde zil çalıyor.çabuk hazırlan hadi marş marş...

...oldu efendim...başüstüne efendim...emredersiniz efendim...başka bir arzunuz ...?

.........

...neee...niye öyle gülüyorsun...osmaan...?

...bana bak nihan , en kısa zamanda üzerini değişmek için çıkmazsan yapacaklarımdan ben sorumlu olmayacağım.:icon_whis

...tamam tamam gittim...

nihan üzerini değişmek için banyoya girince osman da kendini yatağın üzerine bırakır.niyeti nihan gelinceye kadar orada beklemektir ama nihanın gelmesi gecikince,kaç günlük yorgunluğun üzerine uykusuz geçen gecenin de etkisiyle kapanır gözleri .yüzünde huzurlu ve mutlu bir ifadeyle uyuyakalır yatakta.osmandan ses çıkmadığını farkeden nihan kafasını kapıdan uzatıp baktığında osmanı o halde görünce kendi kendine gülmekten alıkoyamaz kendini.ve içinden gelen sese de karşı koyamaz ve yavaşça yaklaşır osmanın yanına.tam yatağın yanında durur ve elini kaldırarak önce saçlarına sonra da hafifçe uzamış sakallı yüzüne dokunur.baktığı yüzdeki huzurlu ifade gelecek için umutlu bir yalvarışa neden olur içinde."n'olur hep böyle huzurlu olabilsek ,hep böyle birlikte kalabilsek,silahların kavganın olmadığı bir dünya kurabilsek kendimize."

tam elini çekip uzaklaşacakken osman açar gözlerini ve yakalar nihanın elini.(hınınımhınınımhııınllınnınım...sıkı durun kızlar geliyor bomba:img-hyste) :img-in_lo

tam nihan "hadi kalk ben hazırım çıkabiliriz "diyip elini çekmeye hazırlanırken bu kez bileğini kavradığı gibi yatağa kendi yanına çeker nihanı.:img-fie::img-nyam::img-icecr:cheer:

daha nihan ne olduğunu anlayıp ,"n ' oluyor " bile diyemeden osman parmağıyla susturur nihanı. nihan kalkmak için bir hamle yapınca da hafifçe tutar ve kalkmasına izin vermez.

...osman ne yapıyorsun sen allah aşkına bıraksana beni...

...off be güzelim ,sen de ne kadar dırdırcıymışsın gerçekten ...vır vır konuşuyorsun.ne var yani az önce başka bir arzunuz var mı diye sordun ya işte ben de ona cevap veriyorum ,sadece bir öpücüktü istediğim.amma da ödlek çıktın sen...:img-hyste:img-hyste

...osman bırak beni...

...hayır olmaz...

...hayır mı....?

...evet...yani hayır...bırakamam, bu an için ne kadar çok bekledim ben biliyor musun,çoook uzun zamandır bekliyorum ve tadını çıkarmadan bırakmam seni.:icon_whis

..ama osman...ben....sen...yani biz...

...hıımmm ...evet biz...nolmuş bize...?

ve kelimeler dudaklarında takılı kalır nihanın...osmanın dudakları yine nihanı susturmayı başarmış ,yaşadıkları dünyadan bambaşka bir dünyaya doğru uzun bir yolculuğa çıkarmıştır bile.ve nihanında bu yolculukta osmana sıkı sıkı sarılmaktan başka çaresi yoktur.o da öyle yapar...sımsıkı sarılır osmana.nefes alması ...yaşamaya devam etmesi buna bağlıymış gibi sarılır.:img-yes:

ve çalan telefonla birlikte bir kez daha bozulur bu büyülü anlar.zil sesiyle kendine gelen nihan telefonu almak için kalkmaya yeltenince osman ,"boşver şimdi telefonu çalar çalar susar " diyerek bırakmaz nihanı ama nihan bu kez osmanın elinden kurtulmaya kararlıdır."bunu yaptığıma inanamıyorum ,çıldırmış olmalıyım "diye söylenerek kalkmak için yeni bir girişimde daha bulunur nihan.ama her girişimi osman tarafından engellenir.

....sevdim bu ifadeyi...seni çıldırtan da ben oluyorum bu durumda değil mi?(ukala şey)

...hııı...sen oluyorsun ...çok çıldırtıcı ve bir o kadar da ukalasın ...

...sen ne güzel kelimeler biliyorsun öyle ,ve güzelim inan bana sinirlenince çok daha güzel oluyorsun. gözlerinden ateşler çıkıyor ve bu da beni çıldırtıyor...bak gördün mü eşitiz şu durumda ...uyumumuz mükemmel...zaten sen de farketmiş olmalısın.:img-wink:

...hııı farkettim ...telefonun artık sustuğunu da farkettim....artık beni bırakman gerektiğini de farkettim...


...ama benim hiç öyle bir niyetim yok...hiç isteğim de yok ayrıca.güzelim neden bu kadar telaşlanıyorsun ki ...

...nihanın iyice kızdığını anlayan osman gülerek ona doğru yaklaşmaya başladığı anda telefon da yeniden çalmaya başlayınca öfkeyle yerinden kalkıp telefona doğru uzanır ama nihan ondan önce davranıp almıştır telefonu.ekrandaki numarayı tanımamasına rağmen osmandan biraz uzaklaşabilmek için açar ve telefondaki sesi duyunca kalakalır biran. arayan arkadaşının düğününde karşılaştığı murattan başkası değildir(murat tı değil mi o delikanlının adı unuttum gitti) onun şaşkınlıktan ve az önce yaşadıklarının heyecanından tutulan diline inat murat heyecanlı heyecanlı konuşmakta ve en fenası onu kahvaltıya çağırmaktadır.başını hafifçe arkaya çevirip gözucuyla osmana baktığında onun da meraklı ve bir o kadarda şüpheli gözlerle kendisini izlemekte olduğunu farkeder.ne diyeceğini bilemez önce .saçmaladığını bile bile telefonunu nereden bulduğunu sorar ve tahmin ettiği cevabı alır.kızlardan almıştır numarayı ve öğlen istanbula uçmadan önce onunla yeniden görüşmek istediğini söyler murat.o sırada osmanın yataktan kalktığını hisseden nihan huzursuzca olduğu yerde döner ve bu kez doğrudan osmana bakar.osman nihana doğru yaklaşır ve elini uzatıp nihanın yüzüne düşen bir tutam saçı arkaya doğru iterken eli nihanın yüzüne değince ürperir ve bir adım geriye çekilir nihan.boğazını temizleyerek konuşmaya çalışır ama saçlarını parmaklarına dolayıp oynamaya başlayan osman bu kadar yakınındayken bunu başarması çok zordur.biran önce telefonu kapatıp bu odadan çıkmaları gerektiğinin iyice farkına vardığı bir anda tüm cesaretini ve enerjisini toplayarak üzgün olduğunu ve başka birine sözü olduğunu söyleyerek kapatır telefonu.bir yandan söylenmeye devam edip bir yandan da osmanın elinden saçlarını kurtarmaya çalışmaktadır.nihayet saçlarını bırakan osman bu kez de gömleğinin yakasına doğru uzanınca "aayyy yeter artık osman kes şunu...senin yüzünden zaten çocukla iki laf edemedim...çok ayıp oldu.."


...yaa evet çok yazık oldu...ben de pek üzüldüm...akşam düğündeki sırık mıydı arayan...neymiş derdi...?

...hııı...oydu beni kahvaltıya davet ediyordu bugün öğlede istanbula dönüyormuşda bir kez daha görüşebilir miyiz diye sordu..."

...vay vay vaaayyy vayy...adama bak hele...

sen de bir rahat durmadın be güzelim...azcık kıpırdamadan dursana...

...yaa sen de bıraksana benim gömleğimin yakasını...çek ellerini üstümden...hadi tamam çıkalım biran önce ..

...tamam güzelim ben de onun için uğraşıyorum ya...gömleğinin düğmeleri açık kalmış yine ,yoksa dışarıya böyle mi çıkmayı düşünüyorsun.?bırakta kapatayım.hadi kıpırdama...

...off osman offf...

nihan aynada son bir kez kendine bakıp üstüne çeki düzen verdikten sonra dışarıya çıkmaya hazırdır ve bir saniye daha kalmayacaktır bu odada.çok şiddetli bir şekilde bol oksijene ihtiyaç duymaktadır ve ihtiyaçla asansörün gelmesini bile zor bekler.o odadan sonra bu küçücük asansörde osmanla yanyana durmak kulaklarının şimdiden uğuldamaya başlaması için yeterli olsa da bacaklarının onu taşımayacağından korktuğu için merdivenlere yönelmeyi düşünmez bile.mecburen girer kata gelen asansöre ve kapıları açılmadan dua eder içinden inşallah başkaları da vardır diye.allahtan asansör boş değildir ama nihan tam buna sevinirken içerdekiler dışarıya çıkınca asansörde sadece onlar kalır.

...güzelim biliyor musun ,yüzündeki ifadeleri izlemek oscar alan yapımları izlemekten bile daha keyif verici...inan bana...:img-hyste:img-hyste

ve nihayet dışarıya çıkmışlardır ve nihan derin bir nefes alıp temiz havayı ciğerlerine kadar çekip yine derin bir nefesle bırakıverir soluğunu...

zeyno_114
11-01-11, 14:26
Poyraz Nişandan sonra dağılmış bir şekilde eğitim yapar buda Durali'yi kızdırır :img-hyste

Durali: Taner
Taner: emredin komutanım
Durali: ulaa bunlara kahvemi vereceksun ne verecesen ver uyandır bunları
Taner: emredersiniz komutanım
Durali: bune böyle uyuşukluk paçadan akuyo yaa şunlara bak.. hızlı ula hızlı hızlı hızlı seri komando gibi
Taner: emredersin komutanım
Durali: Hadi
Taner: hadi beyler hadi beyler
Hakan: Başçavuşum bir kahve lafı duydum
Durali: hee asteğmenim yaa uyuyor bunlar yaw..poyraz zatn esniy şunlara bak ötekileride onlara uydu oh işimiz iş
(herkes nişanda yoruldu tabi Durali gibi dinç değiller ki :img-hyste)
Hakan: Evt nişan mişan derken kurtlarını döktüler buraya bişey kalmadı..

Durali konuyu değiştirir..

Durali: yaa bu Osman'ın meselesine ne diyorsun asteğmenim sen? karının zamanlamasına bak yaaa
Hakan: valla Osman bunu göze aldı almadıysa da almalıydı.. bu sorunla yaşamayı öğrenecektir..
Durali: araştırma yapmışlar gerçi bu araştırmayı da kim nası yaptıysa anlayan beri gelsin yaa
Hakan: başçavuşum bilimsel takılıyoruz haa
Durali: Bu araştırmaya göre asteğmenim erkekler karilardan
Hakan: kadınlardan yani :img-hyste
Durali: hee kadınlardan daha önce ölüyorlarmış.. bu sadece Trabzon Türkiye de değil haa uluslar arası beynemli her yerde böyle
Hakan: yapma yaa
Durali: yaa.. bunun için bilimsele milimsele gerek yok ki asteğmenim yaa görünen köy kılavuz istemez Osman'a baksana tırım tırım tırmanıy ömür törpüsü bu işin kanunu böyle asteğmenim Ferhat almış eline kuringi ha babam çalışıyo dağlara ha baba vuruyo dağlara Şirin napıyo o sırada gül koklayıp geziyor köşkün bahçesinde :img-hyste Meclun çöle düştü Leyla naptı o sıra
Hakan: naptı
Durali: napacak kafasına göre takıldı yaa :img-hyste yaa Kerem'i böyle Karacaoğlanı böyle Köroğlusu böyle say saya bildiğun kadar yani
(anacım ne bu böle tüm efsane erkekler cefa çekmiş..:icon_sorr:img-hyste)
Hakan: valla müthiş teoriymiş hee
Durali: Müthiş tabi
Hakan: ... ya Osman'ın karşısında ki küpeli gül koklayıp gezmiyo keşke gezse ama gezmiyo işte..

zeyno_114
11-01-11, 16:28
Hasan'a Telefon gelir arayan Şebnem..

Hasan: kim
Sedat: bilmem bir bayan
Hasan: hee anaaam.. Alo anacım
Şebnem: Hasan benim şebnem..
Hasan: şaşırır başıyla sedata çık der.. boğazını temizler..
Hasan: şe şe şebnem
Şebnem: nasılsın?
Hasan: iyi iyiyiz çok şükür iyiyiz.. siz se sen sen nasılsın
Şebnem: ben.. beni evlendiriyorlar Hasan
Hasan: neee..!
Şebnem: cuma nikah.. bilmiyorum işte Hasan oradamısın duyuyormusun beni Hasan duyuyormusun beni neolur bişey söyle duyuyormusun beni diyorum:img-cray:

Muhabere odasından çıkarken Sait görür..

Sait: Hayırdır hoca ne oldu?
Hasan: hiç..
Sait: iyi misin hocam bir sıkıntı yok ya
Hasan: Sait.. aslanım..işine bak sen işine bak..

Hocam dışarı çıkar katırın olduğu yerde bir kayalığın üstüne oturur. Sait yanına gelip çöker..

Sait: hoca.. sarı hocam.. ne oldu
Hasan: yok bişey
Sait: biz senin yok bişeylerini de biliriz hocam hee.. ne oldu?
Hasan: yaa Sait ben biraz yalnız kalsam burda
Sait: (oda kayalıklra oturur) yok bende oturacam
Hasan: şebnemi evlendiriyorlarmış :icon_sorr
Sait: şebnem..?? (hocam mimiklerini konuşturur Sait anlar..) hadi yaa
Hasan: ben.. bende diyordum ki askerlik biter giderim hayırlısıylan.. İsterim.. hayırlısıysa olur belki.. belki olur diyordum..

Kamil gelir..

Sait: ne var kamil
Kamil: ne demek ne var.
Sait: hadi git kardeşim sen sonra gel hee
Kamil: olurmu yaa kadifenin yemeğini verecem
Sait: kardaşım bak sen şimdi git sonra gel
Kamil: yaa mümkün değil dede atlarsam Durali başçavuş var yaa..
Sait: vurdurtma lan şimdi bana kadifeni sana sonra gel dedik
Kamil: tamam dede yaa..(gider)

Sait: Hocam şu işin aslını bi anlatsana
Hasan: şebnem... bizim köyden işte yaa bizim köyden.. biz birbirimizi görür görmez şey olduk yani anla işte.. biz birbirimizi sevdik işte
Sait: ee hocam bu ayıp değil ki ne güzel işte yani.. bu ayıp bişey değil ki
Hasan: değil ama babama anlattım yani diyecek oldum.. yaa babam bu işlerde pek şey değildir yani nasıl deyim yaa izin vermedi olmadı..
Sait: ee
Hasan: e si şebnem aradı evleniyormuş...
Sait: Olmaz öyle şey
Hasan: ben bi yüzümü yıkayım sait
Sait: (hemen ayaklanıp kolundan tutar Hasan'ı) ee ne olacak şimdi
Hasan: hiç..
Sait: ne demek hiç.. ne demk hiç hocam olurmu öyle şey
Hasan: İş bitmiş Saiit evleniyormuş
Sait: madem iş bitti o zaman niye aradı seni yenge
Hasan: bilmem .. (yürümeye başlar..):
Sait: sen bu hocalık işini abartıyorsun.. Sarı hoca..

zeyno_114
12-01-11, 01:55
Ağa konağında veda..

İbram amca: Hakkınızı helal edin Mürsel ağa allahaısmarladık..
Mürsel ağa: selametle gidin allah yolunuzu açık ede
İbram amca: bize de bekliyoruz Mürsel ağa
Mürsel ağa: inşallah inşallah..
Fatma teyzem: ( Teslime'yle sarılır) allaha emanet ol dünür allaha emanet ol
Teslime: güle güle Fatma hanım vardığınız yere bizden selam edin..
Fatma teyze: senin çulunun üstüne oturduk ters kelam ettikse kalbini kırdıksa hakkını helal et emi.. Evlat derdi insana her şeyi unuttureyo tedbir tevekkül elden gideyo gari.. sende biliyon yaa seninde başında..
Teslime: öyle..
Fatma teyze: Nihan kızımı acık alam mı benlen gelsin mi? hee
Teslime: Olmaz mı tabi.
(bu kadın neden hiç gülümsemiyo ki gülümseyince sıcaklığına daha çok inansımgeliyo..)
Fatma teyzem: gel kızım gel

Serbülent: Etoo
Ethem: hee
Serbülent: bak atabeye'de beklerin mutlaka gel tamam mı?
Ethem: gelecem kardeşim gelecem bizim muhabbet oldu rahat ol sen
Serbülent: bu bonusu daha ne muhabbetler yapcez
Ethem: yok yaa
Serbülent: bana bak ayçiçeğine iyi bak tamam mı? çok yakışıyonuz bir birinize
Ethem: eyvallah çok sağ olasın..Zelihaya selam
Serbülent: aleykümselam gel öpüveren.. bene bak telefonum var sende mutlaka ara tamam mı?
Ethem: arıycam laan çok arıycam :img-hyste
Osman: evet hoşcakalın..
(hahah kuru kuruya hoşçakalın demekle yetineceğini sanıyordu Osman'ım ama ibram amcamın araya girmesiyle sadece sanmakla kaldı ağanın elini öptü Teslime'yi öpmesende olurdu ben anacım:img-hyste)
İbram amca: Osman..

elini öperek işaret veriri kayınpeterin elini öp diye:img-hyste Osman mürsel ağanın elini öpünce herkes de bir kucaklaşma bir öpişme başlar sonra arabaya binip kuyumcuya giderler.. Kuyumcuda..

Fatma teyze: sen karışma baken bizde gelin kıza adettir hediye verilir.. heeh sen gel bakıyım
Nihan: yaa hiç gerek yok gerçekten
Fatma teyze: sen sus dedim sen sus dedim karışma sen
Nihan Osman'a bakar Osman'da yapcak bişey yok alıcak yani der gibi başını oynatır :img-hyste
Fatma teyze: (kuyumcuya) bana bak şu burma bileziklerden çıkarı ver baken bana bena bak ince olsun zararı yok ama ayarı düşük olmasın emi hadi bakım

Kuyumcu bilezikleri masaya koyar.. Fatma teyzem aralarından seçer..

Fatma teyze: şuna bir baken kızım uzat bakem kolunu.. yok bu olmadı kızım..

İbram amcamla Osman da bir köşede duruyolardır ibram amcam konuya girer..

İbram amca: adamlarda pek zorlandı be Osman yaa acıyom Mürsel ağaya ne yalan söyleyim... Osman senin yüzün niye gülmüyor oğlum hayırdır..
Osman: (sert kısık bakışlar :img-in_lo) baba o akşam beni niye durdurdun..?
İbram amca: nee..
Osman: o kadını yakalıya bilirdim elimden uçtu gitti... Dün akşam beni niye durdurdun..
İbram amca: sen gel bakem dışarı.. (dışarı çıkarlar..) oğlum orası nişan evi delirdin mi sen
Osman: babaaa o kadının kim olduğunu biliyorsun.. nasıl bir katil olduğunuda neden peşimizde olduğunu da
İbram amca: ben o mağrada bulundum ben o kadını biliyom.. peki sen bunun başına geleceğini bilmiyormuydun heeh.. Nihan onun kız kardeşi yaw onlar kardeş kardeş yarın bir gün senin çocuğun olu verdiğinde o kadın onun öz teyzesi olacak istesen de istemesen de..
Osman: baba ama dün gece

İbram amca: dün gece kimseye kurşun gelmedi hamdolsun kimsede yaralanmadı rezalette çıkmadı.. yaa bak oğlum yakında senin düğünün olcek dimi attığın her adımda böyle kıldan ince kılıçtan keskin köprüden geçcen buna hazırlı olu vereceksin evladım.. bu çatının altında o kadın teröriste olu verse canavarda olu verse o adamın kızı o zavallı kadının kızı bunu böyle göz etceksin bunu böyle intiza etcez bunun başka yolu yok..
Osman: babaaa been..
İbram amca: bak bak şimdi sen yakında koca olucan dimi sonra baba olu vercen biliyorum sen askersin biz senle iftihar ediyoruz oğlum be ama akrabalık nedir ki hee...

Nihan bir neşe kuyumcudan dışarı çıkar..

Nihan: Osman.. bak.. bak nasıl güzel mi?
İbram amca: oooo (yüreğine iniyordu ama ondan önce böğrüne fatma teyzemin dirseği indi :img-hyste) oooo :img-hyste
Nihan: güzel dimi? (görmemişin bir bileziği olmuş :img-hyste)
Osman: çok güzel valla.. Anne bonkör günündesin bugün :img-hyste
Fatma teyze: cimrimi olceğdim :img-hyste

Serbülent gelir..

Serbülent: yenge pardon (kolunu omzuna atar samimiyete bak :img-hyste) kardeşim benim karnım çok açıktı yemek yesek yaa
İbram amca: yaa biz bugün gidemiycez burdan anlaşıldı gidemiycez burdan
Osman: hadi ben sizi yemege götüreyim hadi anne geç..

Hep birlikte yemeğe giderler..

zeyno_114
12-01-11, 02:43
Sait Komutanın kapısının önünde çalıp çalmamakla karasız yanına Muharrem gelir..

Muharrem: Sait.. ne oldu oğlum karnın falan mı ağrıyo
Sait: yoo...yok bişey
Muharrem: oğlum söylesene
Sait: yok bişey.. yaa get şurda düşünürem
Muharrem: la oğlum düşünmeyecen söyleyecen içine atmayacan bak rahatlarsın söyle bana ne oldu?
Sait: gitsene onbaşım gitsene
Muharrem: arkadaş Sait'te uçtu anasını satıyım karakolda adam kalmadı yaa :img-hyste

Muharrem gider Sait en sonunda karar verir kapıyı vurup içeri girer...

Hakan: söyle Sait
(önündeki dosyalarla uğraşıyordur..)
Sait: komutanım
Hakan: hee naptınız şu zimmet işini tamam mı?
Sait: Tamam komutanım o iş tamam söyledin mi Taner'e
Hakan: hee afferin hee.. tamam gide bilirsin
Sait: Emredersiniz komutanım..
(Sait hala orda durunca Hakan da gömüldüğü dosyalardan başını kaldırır..)
Hakan: Sait.. iyiyiz demi?
Sait: değiliz komutanım..
Hakan: hayırdır yaa :img-swoon
Sait: izin verirseniz bir maruzatım var komutanım..
Hakan: anlat söyle tabi canım.. senin bir kere maruzatın olması başlı başına bir olay.. :img-swoon
Sait: Bugün bir telefon geldi komutanım Sarı ho.. Hasan Turna'ya komutanım bir telefon geldi
Hakan: evt
Sait: Şebnem komutanım..
Hakan: kimm..
Sait: Şebnem komutanım sarı hocaya telefonda
Hakan: yaa Sait allah aşkına heyecanlanmadan şunu adam akıllı anlat ya tamam rahat ol.. Sait rahat..!
(garibim Sait daha önce hiç maruzatı olmadı ki dadaşımın olanı da zatn firar ederek halletmeye çalıştı :img-hyste şimdide heyecandan konuşamıyor bana çok yakın dadaşım yaa bu konuda :img-hyste)
Sait: Emredersiniz komutanım..
Hakan: anlat bakıyım
Sait: anlatayım komutanım..

zeyno_114
12-01-11, 03:50
Kanat Familyası Yemeklerini yediler ve Lokantadan çıkarlar..

Fatma teyze: yemeği yavaş yavaş yedik ama yine vakit geçi verdi Osman'ım..:icon_sorr
Osman: Yaa anne keşke bigün daha kalsaydınız yaa
İbram amca: yoo yolcu yolunda gerek biz şimdi durmadan durucaz benzin menzin alıcaz durmadan bunun yüzünden :img-hyste
Fatma teyze: Nihan gel kızım gel accık..Osman'a mukayyet ol emi kızım benim..
Nihan: siz hiç merak etmeyin
Fatma teyze: Osman azcık tez canlıdır yok bu tehlikeliymiş yok bu can yakarmış diye hiç düşünmez.. Erkekler hiç büyümez kızım hiç büyümezler bunlar kundaktan nasıl çıktılarsa öyle giderler.. Kadınların akıllısı bunları çekip çevirendir sende öyle ol emi güzel kızım benim :img-yes:
Nihan: Bunları deniyorum ama ne kadar olur artık bilmiyorum :img-blush
Fatma teyze: ben seni güveneyom güzel kızım benim allaha emanet ol yavrum Nihan'ım allaha emanet ol..
Nihan: iyi yolculuklar..
Fatma teyze: kendine dikkat et emi yavrum
Nihan: sizde
Fatma teyze: sana güveneyon Nihan sana güveneyon hadi kzım..
İbram amca: (nihan elini öper..) babana selam söyle tekrar olur mu?
Nihan: baş üstüne.. iyi yolculuklar
Serbülent: oldu ozman yenge hanım görüşmek üzere
Nihan: iyi yolculuklar

İbram amca: (Osman'la sarılır) hadi yavrum... kendine dikkat edi ver.. telefonumuz kapalı mapalı deme..
Osman: Anne sizde yoldan arayın aralar varınca arayın eğer bana ulaşamazsanız Sedat'ı arayın mutlaka
İbram amca: Sedat kim
Osman: yaa var ya bizim muhabere Sedat
İbram amca: haa bizim muhabere Sedat :img-hyste
Fatma teyze: ahh kuzum ayaklarım geri geri gideyo
İbram amca: hadi hadi bini ve
Serbülent: bini ver bini ver bişey olmaz ben götürcem sizi..bana bak bizim oğlan
Osman: hee
Serbülent: köprüyü geçene kadar kimseye ses etmeyecen benden sana abi şeysi
Osman: Serbülent...! sende bu abi meselesini fazla abarttın ama haa :img-hyste
Serbülent: ben sendenbir saat büyüğüm niye kabul etmiyon bunu yaa
Osman: 60 dakka laan :img-hyste
Serbülent: ne olcak büyüğüm işte.. bena bak koca anam sana Serbülent'le Zeliha münasip mi derse sen okeyi ver tamam mı hee.. hee Osman'ım ?
Osman: tamam leen oyum sendedir merak etme :img-hyste
(anaam tamam len derken seroya birde omuz attı zatn leen demesine öldüm birde gülümsemsi oy ama kalbim :img-in_lo)
Serbülent: Kardeşim benim.( sarılırlar) aslan kardeşim benim..
Osman: hadi dikkatli gidin haa
Serbülent: Tamam.. (serbülent arabaya biner..) bena bak
Osman: heee
Serbülent: bişey olursa beni ara bak tamam mı?
Osman: yürü leen :img-hyste (ama yaa harekete bak yaa :img-in_lo:img-hyste arabaya vurur) hadi anne... dikkatli dikkatli haa

Fatma teyzemler gider.. Osman'la Nihan da geziyorlarmı artık dönüyorlarmı tam bilemedim :img-hyste

Nihan: Onlar gidince üzüldün mü?
(soruya bak arkadaş yaa :img-tomat:img-hyste)
Osman: yani.. :icon_sorr
Nihan: Hayatımın en zor iki gününü geçirdim
Osman: ah Nihan ahh bende hayatımın en zor iki gününü geçirdim ama aynı zamanda en güzel iki gününü..:img-in_lo

Vee gülümsemelerle birlikte el ele tutunup yürümeye devam İmzam da ki olay yani.. ay ama bu sahneye ölünür kiii :img-in_lo

alagul_54
16-01-11, 17:55
~ 49. Bölüm ~

#Hakan,Osman ve Durali....

Osman : Aramadan bir sonuç çıkmadı belki de biz geç kaldık bilmiyorum Komutanım .
Durali : Ula o karı yanında kırk tane erketeyle geziyidir yavv e zor tabi .
Osman : O değil de...işin diğer kısmı benim kafamı karıştırıyor artık .
Durali : Hangi kısmı ula ?
Osman : Komutanım aradığım kadın benim nişanlımın kız kardeşi sonra da amcaoğlu olucak adam çıkıyor böyle bas bas bağırıyor falan....bilmiyorum işte
Hakan : Biraz fazla mı kişiselleşti diyorsun ? :icon_whis
Osman : (Kafa sallar) Galiba öyle oldu Komutanım .
Hakan : Yok ya öyle düşünme Osman . Yani zor ve de karmaşık bir durum ama kimin suçlu kimin suçsuz olduğu çok net . Senin eylemlerinde de,görevlerinde de kanuna aykırılık yok .
Durali : He ya takılma ula sen ona . Bırak onu sırtına yumurta küfesi taşiyanlar düşünsün yavv....sen ne takıliyisin oraya ? Demi Asteğmenim ?
Sessizlik....

#Sait ve Hasan
İkisi de uzanmış düşünüyorlardır . Daha doğrusu sadece Sait düşünüyordur :img-hyste

Sait : N'apıcaksak mutlaka nikahtan önce yapmamız lazım .
Hasan : Hiç birşey yapmıcaz Sait :img-tomat
Sait : (Doğrulur) Hoca aslında iş bir emanet arabaya bakar . Kızı burdan attık mı arabaya :img-hyste Antalya Terminal . Ondan sonrası çok kolay .
Hasan : Sait saçmalama .
Sait : (Elini yumruk yapıp eklem yerlerinden tarif eder) Hoca burası Şebnem'in evi ben bugün baktım giriş-çıkışta pek bir problem yok . Arabayı dayadık mı kapının önüne,ben arabada beklerim sonra sen de kızı tutup....kolundan (Sait Hasan'ın bakışlarını görünce susar)
Ah işte araba olaydı :img-hyste
Hasan : Sait....Sait . Beni duyuyon mu kardeşim sen ? Hiç birşey yapmıyacaz .
Sait : Ama hocam...
Hasan : Aaa...hoca hoca hoca . Yeter ya hoca deme bana .
(Arkasını döner) Allah Allah .
Sait : Hasan
Hasan : Herşey ne kadar saçma,görmüyon mu ? Babam desen ayrı dert...
Sait : Ya o niye böyle yapıyor ?
Hasan : Hiiiç...bilmiyom ki .
Sait : Valla benim senin gibi oğlum olucak var yaa...yemin ederim yere göğe koyamazdım onu (Al benden de o kadar dadaş :good:)
Hasan : (Sırtüstü yatar) Beni bi sevemedi ya Sait,beğenemedi....bilmiyom ki neyi...neyi yapamadım ? Huyumu suyumu beğenemedi . Niye,niye sevemedi bilmiyom . Ben isterdim ki benimle gurur duysun isterdim ama işte ne bileyim....tamam okuyamadık ve de büyük adam falan olamadık ama işte ne bileyim insan,insan istiyo be Sait :icon_sorr
Sait : Ya daha ne olucaksın be hocam,daha ne olacaksın ?:img-yes: Senin yerinde başka biri olaydı var ya bir dayanır iki sabreder üçüncüde (yumruğunu kaldırır) çakar böyle ağzının.... :img-hyste
Hasan : Yoooo...haşa . Babadır yapılmaz öyle şey .
Sait : Sen onu bunu bırak da Şebnem'i düşün hoca . Onu n'apıcaz ?
Hasan : Bu iş bitti Sait bitti .
Sait : Ya birşey sorabilir miyim hocam ?
Hasan : Sor .
Sait : Yani afedersin ama sen mal mısın ? :img-hyste
Hasan : Allah Allaaaaah!
Sait : Ya hoca kız seni seviyor e sen de kızı seviyorsun . O zaman daha ne demeye artistlik yapıyorsun ? Yok bu iş bitti yok şöyleydi diye . Yani keriz misin sen afedersin ? :img-hyste
Hasan : Yarın kızın nikahı kıyılıyor Sait .
Sait : (Kafa sallar) Olsun,yarına yıl var . Olmaz öyle şey (Sait olmasa Hasan'ın hali yaman,sanki kız Sait'in sevdiği Hasandan çok o uğraştı :img-hyste)
Hasan : Allah Allah . Oooof of! (Arkasını döner)
Sait : Son çatışmada sen destan yazmışsın be hocam (Hasan döner) çocuklar anlata anlata bitiremiyor . Ama sen bu işte çuvalladın biliyon mu ? Sen bu işte çuvalladın hoca . Ve afedersin ama çok kabiliyetsizsin (afedersin ile başlayan hakaretleri de ilk defa ondan duydum :img-hyste)
(Hasan tekrar arkasını döner)
Ahh!Bir kız beni böyle sevecek yemin ederim ona ejderhanın ininden çeker alırdım :good: (iç çeker) Ah işte araba olsaydı =D

alagul_54
16-01-11, 21:10
#Poyraz....
Mahmut mıntıka temizliği yapıyordur diğerleri de arkada onun haline gülüyorlardır .

Mahmut : (Kendi kendine söyleniyordur) Ya bu nedir oğlum ya ? İnsan tek başına koskoca karakolu mıntıka yapar mı ya ?
Taner : N'oldu lan mıntıkanın gülü ?
Mahmut : Şşşş...cavuş üstüme gelme zaten bıktım .
Taner : Bıktın da abi kim dedi sana çekirdek çitle diye nöbet mevzisinde ?
Mahmut : Herkes yiyor cavuş bilmiyor musun ?
Taner : Herkes yiyor da herkes nöbet yerinde yemiyor Mahmut Bey .
Mahmut : Bey nedir yavv ? Hee,Mahmut Bey nedir yav? Dalga mı geçiyon alay mı ediyon ?
Taner : Oğlum bu ne alınganlık lan,nedir yani ?
Mahmut : (Elindekileri atar) Al sana alınganlık . Alınganlık bu işte .
Taner : Mahmut n'apıyon oğlum sen ?
Mahmut : Yapmıyorum mıntıka falan .
Taner : Bak Durali Başçavuş takip ediyor bunu .
Mahmut : Etsin...çok meraklıysan kendin temizle .
Taner : Saçmalama Mahmut .
Mahmut : Bu nedir oğlum ya,he ? Nerde pis bir iş var hemen Mahmut Karakum yapsın . Sebep,he sebep ? Ayrımcılık mı yapıyorsunuz,alay mı ediyorsunuz ?
(herkes şaşırmıştır)
Muharrem : Mahmut...gülüm bak deli maynak konuşuyon,kendi kendine kuruyon bizim de kalbimizi kırıyon . Ceza vermişler çekeceksin bize niye şey oluyon ki şimdi ?
Mahmut : (Bağırarak) Mesele o değil . Bu hep böyle oluyor,her defasında böyle oluyor . Nerde pis iş var hemen Mahmut Karakum . Tuvaleti bk mu götürüyor ? Kim temizlesin ? Er Mahmut Karakum .
Avlu pislik içinde mi ? Kim temizlesin ? Er Mahmut Karakum . Neden,sebep ? Ayrımcılık mı yapıyorsunuz ya,he ? Ayrımcılık (kafasını göstererek) buradan başlar (arkasını dönerek söylenir ve yanlarından uzaklaşır) ayrımcılık burda başlıyor burda burda burda....
Taner : Dağdakiler gibi konuştun .
Mahmut : (Durup,döner ve Taner'in karşısına dikilir) Ne diyon oğlum sen ?
Taner : Sen diyorsun ki ben kürdüm mıntıkayı da bu yüzden yapıyorum . Ben de sana saçmalama diyorum Mahmut (sesini yükselterek) onlar gibi konuşma .
Mahmut : Onlar ne oğlum ?
Mahmut Taner'in yakasına yapışır,kafa atmaya yeltenir :not_i:
Kavga kıyamet kopar,zor ayırırlar .

Muharrem : (Mahmut'u zaptetmeye çalışır,bağırmasını engellemek için eliyle ağzını kapatır) Kendine gel .Tamam onlar yok,onlar yok hadi yürü . Lan sakinleş lan

Taner de sinirlenmiştir ve içeriye girer .

alagul_54
16-01-11, 21:37
#Osman ve Fatma Teyze....

Osman : Anne nasıl vardınız mı,herşey yolunda mı ?
Fatma Teyze : Vardık oğlum vardık,hayırlısıyla geldik . Beni bak Osman pek uzak bi yer orası anam,Dünya'nın öbür ucu .
Osman : E anne dedim ben size Diyarbakır'a kadar uçakla gelin diye dinlemiyorsunuz ki beni .
Fatma Teyze : Aa yok oğlum yok . Benim tayyare pek içime sinmeyyo :D
Sen onu bırak bakem sen nasılsın he,eyimin ?
Osman : İyiyim anne iyiyim herşey yolunda merak etme .
Fatma Teyze : Nihan kızım nasıl,eyi mi ? (aman gelinini eksik etmez :img-hyste)
Osman : O da iyi o da iyi . Bugün çıkabilirsem görüşücez .
Fatma Teyze : E çık tabi,çık oğlum . De ki kumandanlarına;ben nişanlımla dışarı çıkçem de (Osman güler :img-in_lo) inanmazlarsa yüzüğünü gösteriver emi :img-hyste nişanlı adam çıkar dışarı bunun yolu yok (nokta :img-hyste Osman hala tatlı tatlı gülüyor :img-in_lo)
Osman : (Gülerek) Tamam anne .
Fatma Teyze : Orlon aldım orlon Nihan kızıma hırka örem diyom .
Osman : Anne yormasaydın kendini yaa...neyse babam nasıl ?
Fatma Teyze : Aman napçek canım Serbülentle Şerif'in arabasını vermeye gitiler . Osman beni dinle guzuuuum . Osman o kadına dikkat et emi oğlum . Kayınbabamın evi diye öyle rahat rahat girip çıkma ihtiyatlı ol,tedbiri elden bırakma emi guzum benim . Aman yavruuum aman bastığın yere dikkat et Osman'ım hee...
Osman : Merak etme anne bastığım yere dikkat ederim

alagul_54
19-01-11, 01:28
#Taner-Muharrem

Mıntıka temizliğine Muharrem devam ediyordur Taner onu izliyordur sonra seslenir

Taner : Muharrem (Muharrem'e doğru gider) abi n'apıyorsun sen ?
Muharrem : Ya Çavuşum buraları da böyle bırakmak olmaz yani....
Taner : Bak kardeşim O'na o cezayı Durali Başçavuş verdi . Durali Başçavuş hepimize ceza verir abi verir yani .
Muharrem : (Ayağa kalkar) Taner be bak gözünün yağını yiyim kapatalım şu konuyu . Bak hassas konudur :img-yes: O da gitti oturdu oraya kapadı çenesini zaten he ?
Taner : Oğlum öyle diyon da sen de şahitsin işte ben O'na birşey mi dedim abi ?
Muharrem : Ya O'nun da işi zor be boşver gitsin he ? (Yere eğilir mıntıkaya devam eder)
Taner : Hangimizin kolay be abi ? Toplama şunları....
Muharrem : Şimdi herif uzun dillidir fakan ama badim yani adam şimdi bunu..bir de bunun üstüne ceza mı alsın ?
Taner gülerek ayrılır yanından...Muharrem temizliğe devam eder .


#Ethem-Nihan
Arabada sohbet ediyorlardır

Ethem : Ohooo...öyle bir dünya yok vallahi . O zaman gidecez abicim Yeter'i de alacaz,öyle .
Nihan : Ne alakası var yaa ? Ben her Osmanla görüştüğümde sen de Yeterle görüşçeksin diye bir kanun mu var ?
Ethem : Var oğlum,öyle bir kanun var şu an ben çıkarttım . Var mı bir diyeceğin (manyak :img-hyste)
Nihan : (Yüzüğünü çıkarır,abisine gösterir) Bak ben nişanlıyım hayyyatım...legal bir durum söz konusu yaaaani (Ethem gibi konuştu :img-hyste)
Ethem : (Birşey dedi yine anlamadım :img-tomat) Görmemişin bir nişanlısı olmuş haa (Nihan yüzüğünü öper :img-blush) almış başucuna koymuş (öylesi bir nişanlı el üstünde tutulmaz mı ama :img-in_lo) üstüne bir de legal olmuş . Bir tane vuracam burdan (http://i51.tinypic.com/x377q.gif)
Nihan : (Kahkaha atar) Bence sen de elini çabuk tut . Yani Yeter çok güzel kız....
Ethem : Güzel değil mi yaa? Niho güzel değil mi ? Çok güzel bir kız değil mi ? Söylesene güzel değil mi ? :D
Nihan : Ya çok güzel işte doğruya doğru...de (Ethem suratını asar)
Ethem : De nedir lan ?! Ne demek istiyorsun sen şimdi yani,hee ?
Nihan : Yani diyorum ki;hani talibi çok olur,güzel kız,hani kaçıran olur :icon_whis
Ethem : Yaa Niho hele bir dur ya uffff....bu sinede bin tane yara var bir tane de sen açma oğlum yaa :img-hyste
Nihan : Ckk...bana şu oğlumu diyip durma yaa :hıh
Ethem : Tamam oğlum
Nihan : Ne çirkin...yürü oğlum yürü :img-hyste
Ethem : Yürüyoruz oğlum
Nihan : Bak ya (güler) hay Allah'ım yaa

Bu haftalık benden bu kadar diyim :img-tomat
Bütün gün netim yoktu elimde olan videolarla yazdım bunları da...yarın da devam ettiremem maalesef . İlk defa bu replik işini bu kadar basit ve kısa bir şekilde bitiyorum :img-tomat
Ve bir dipnot;Şu replik hissesini üçe ya da dörde bölsek hiç fena olmayacak be Zeyno'm,asistan lazım ya bize :img-hyste

alagul_54
23-01-11, 01:22
~ 50. Bölüm ~

(Zeynep'in ricası üzerine bu hafta da replikleri ben yazıyorum . Bu hafta tekim yani....yardım edecek olan olursa hayır demem bunu da belirtmek isterim :img-hyste)

Osman ve Poyraz Mürsel Ağa'nın konağına gelirler .

Osman : Nihan?
Nihan : Osman çok kötü,bulamıyoruz Deniz'i .
Osman : .........
Durali : Mursel Ağa geçmiş olsun .
Mürsel : La sağolasan gumandan . Valla nasıl olsu farketmedik . La ahan biz yangın işiyle uğraşiyidik .
Ethem : Burdaydi abi ya vallahi burdaydi yaa n'olduysa var ya bi dakka içinde oldu ya bi dakka bile değil ha kayboldu gitti .
Teslime : (Osman'a yaklaşır) Osman kurban oliyim torunumu bulun .
Osman : Bulucaz,merak etmeyin .
Komutanım?
Durali : Osman köylüyü bir yoklayalım,kim gelmiş kim gitmiş bir öğrenelim .
Taner izlere bir bakın oğlum . Köylüden bilgi toplayalım hızlı takibata başlayın .
Osman : Emredersiniz Komutanım .
Taner : Emredersiniz Komutanım . (giderler)
Osman : (Tam gidiyorken durur Teslime'ye dönerek) Merak etmeyin onu bulucaz (çocuk zaten Tekintaşların acil kurtarma timine döndü,sırada kim var acaba :p AKUT Osman :img-hyste) (Ethem'e bakar ve o da gider)

Ben bu sahneyi niye yazdım bilmiyorum....ısınma sahnesi olsun bu da ;P

alagul_54
23-01-11, 01:51
#Hasan-Sait

Odada oturuyorlardır . Sait yerine yerleşirken Hasan koluna vurur....
Hasan : Ulan Sait....Allah herkese senin gibi bir badi versin inşallah :love01:
Sait : (Güler) Öyle mi hocam ? :)
Hasan : Hee...
Sait : Yani sen şimdi bana kızmadın mı hocam ?
Hasan : Kızdım :img-hyste ama iyiki yapmışın be kardeşim (kolunu tutar)
Sait : He yaa...eyiki yapmışım demi hocam ? :]
(Hasan kafa sallar) Ohhh.....
Hasan : Sait....yani insan hani hayal eder ya aklından geçirir falan...
Sait : Hee...
Hasan : (Kafasını öne eğmiş :img-blush) ben de hayal ediyom tabi . Ne hayal ediyom biliyon mu ?
Sait : Ne hocam ?
Hasan : Böyle ben evlenmişim ondan sonracıma bir elimde pazar çantası bir elimde çocuk...
Sait : Pazar çantası ? :img-hyste
Hasan : Ya boşver onu . Ondan sonra karım...karımın da elinde bir çocuk iki tane yani :img-in_lo
Sait : Ben gene de pazar çantasını anlamadım hoca . Benim ona kafam takıldı :img-hyste
Hasan : Takılma işte ulan sen çocuklara bak (gözlerinin içi parlıyor hayalinde bile :img-in_lo)
Sait : Tamam hocam senin karın iki de çocuk . Hee.... :D
Hasan : İşte o resimde...yani işte hayal ederken ben Şebnem'i düşünüyom hep,başka birini düşünemiyom :img-blush E deniyom hani o olmasa olur mu diye olmuyo be Sait .
Sait : Ya hiç olur mu hocam öyle şey ya hiç olur mu öyle şey ? Olmaz tabi .
Hani derler ya....ruh ekizi diye heh işte ruh ekizi gibi oluyosunuz öyle :)
Hasan : Öyle mi ?
Sait : He tabi ruh ekizi . Tabi bunun şeyi de var...ruh üçüzü,dördüzü,beşizi,altızı....
Hasan : Yuuuh! :img-hyste (İkisi de güler... :))
Lan Sait...lan arkadaş nikahın ortasında nasıl söyledin lan o türküyü ?
Sait : Hee....ya nasıl söyledim demi hocam ? =)
(Gülüşürler....) Nikahın tam ortasında,herkes orda,kalabalık...
Hasan elinde tuttuğu minik sazı kaldırıp çalar gibi yapar .
Saitle birlikte "Altın hızma" türküsünü söylemeye başlarlar
-Rinrinrinrinrin....
Altın hızma mülayim seni Hak'tan dileyim
Rinrinrinrinrin....
Yaz günü temmuzda.....
Sait Hasan'a sarılır
Hasan : Yavaş lan boğacan :img-hyste
Odada kahkaha sesleri :) ........

edit'

#Mürsel Ağa'nın konağı....

Herkes oturuyordur,Berat salonda volta atıyordur :icon_whis

Berat : Ya bu nasıl iştir ya,bu nasıl bir mayaklıktır ya,yuh artık ya (hadi ya :img-hyste)

Yeter : Ethem...
Ethem : Hıı?
Yeter : Ben bu adamı hiç sevmiyorum biliyor musun ? (kim seviyor ki ablacım :icon_whis) (Ethem birşey demez) Kızmadın dimi ?
Ethem : Seni daha çok seviyorum şimdi :D Bu adam var ya işe yaramazın önde gideni,tırt yani .
Yeter : :]

Bu kısım kafi :)

alagul_54
23-01-11, 02:59
#Çeliktepe/Durali....

Durali karakola gelen üniforma vb. şeylerle ilgilenirken;

Sedat : (Selam verir) Telefondan istiyorlar sizi Komutanım .
Durali : Kim ula ?
Sedat : Eşiniz Komutanım,Leyla Hanım .
Durali içeriye girer....

Hakan : Hayrola Başçavuşum İçişleri Bakanı mı? :img-hyste
Durali : Hee Asteğmenum ya :] (tam içeriye girecekken döner)
Ula kadunun bağa zaafı var zaafı :img-hyste Her gün tekmil alıyi,her Allah'ın günü .
Hakan : Allah muhabbetinizi artırsın :)
Durali : Eyvallah .
Hakan odasına girer,Durali de telefonun başına geçer .

Durali : Hatun nasulsun yaa?
Leyla : İyiyiz canım,sen nasılsın ?
Durali : Zımba gibi ula . Bizim buraya tepemize yağmayan şey kalmadu yavv . Yağmur,kar,dolu,sis,buz heh :)
Leyla : Dikkatli ol ama . Üşütme,hastalanma .
Durali : Kurt puslu havayı sever Leyla Hanum :) Çocuklar nasıl ?
Leyla : Eee...iyiler canım .
Durali : He..
Leyla : İyiler de....Durali şimdi Esrayla...
Durali : Ne ula Esra'ya bişey mi oldu ? Desene .
Leyla : Hayır hayır da bak hemen parlama .
Durali : Ula sen da parlatma o zaman adami yavv.... :img-hyste Allah Allah!Konuş .
Leyla : Bir çocuk var,buranın ileri gelenlerinden bir çocuk . Bu Esra'ya talip oldu...
Durali : Ne,ne,ne,ne? (eyvahh :img-hyste)
Leyla : Canım biz usulünce olmayacağını söyledik . Esra okuyor,yaşı küçük dedik...
Durali :Ula bağa bak kadun . Oraya gelurum o uşağun ileri gelenini de geri kalanunu da.... :img-hyste
Leyla : Durali sakin olur musun artık ? Bunlara alışıcağız Durali,bizim üç tane kızımız var .
Durali : Ben alişmiyrum ula bunlara :img-hyste
Leyla : Sana bunu söylemezdim hiç ama şey....
Durali : Ney ? Kadun taksit taksit konuşup da adamu darlandırma yaa...ne diyecesen desena yavv .
Leyla : Ya çocuk biraz...nasıl desem inatçı . Her istediği olmuş biri . Ben olmaz dedikçe çocuk "ben gidip babasıyla bizzat konuşçam" dedi .
Durali : Neee?!
Leyla : Çocuk gelip seninle konuşçakmış Durali,öyle söyledi .
Durali : E iyi gelsun valla gelsun . Ben oni buraya gömecek bir yer bulurum :img-hyste
Leyla : Aaa saçmalama hayatım usulünce konuş,gönder çocuğu .....

Sahne Hakan'ın odasında devam eder .
Ama şimdilik bu kadar . Allah nasip ederse yarın devam edicem :)

alagul_54
29-01-11, 04:16
Yarına bakın hele;yarının üzerinden altı gün geçmiş :icon_whis :img-hyste
Gecikme için özür diliyorum efendim :img-blush

Durali şok etkisi yaratan telefon görüşmesinden sonra Hakan'ın yanına gider,sandalyeye oturur .
Hakan : Başçavuşum...kötü bir haber yok inşallah he ?
Durali : ..........Asteğmenum ?
Hakan : Hee?
Durali : İç hizmet kanununa göre;ben....tabancamu çekip,ya da G3 ya....hee G3 daha iyi :img-hyste G3'ü çekip bir adam vursam....
Hakan : Vurmak mı ?
Durali : Hee...
Hakan : (Şaşırdı çocuk :img-hyste) Ya....nasıl yani b....sivil birini mi ?
Durali : Yavv sivil değil mi ne karun ağrısıysa işte . Cezam ne olur acaba benum yav ? :img-hyste
Hakan : Ya Başçavuşum Allah aşkına anlatsana n'oldu ?
Durali : Yoo ben bugünlerde birini vuracam da o bakumdan sorayım dedum :img-hyste

Hakan'dan muzurca bakışlar,bıyık altı gülmeler :img-blush :img-hyste

#Hasan-Sait....
İkili asker ocağına dönmek üzere Antalya'dan hareket ederler .
Otobüste..Hasan camdan dışarıyı izliyordur .

Hasan : Yaa babama inanamıyom hea ? (valla ben de inanamıyorum,o nasıl bir baba modeliydi yahu...neyse yola geldi sonunda :img-hyste)
Sait : He ya hee....ama eyi oldu hocam ya eyi oldu .
(Hasan dışarıyı izliyordur...Sait'in söylediklerine onay vererek kafasını sallar)
Hocam ? Sen Şebnem yengeyi görmedin .
Hasan : Hee görmedim de ne bileyim işte....ya bir gün önce nikahlarını basıp,bir gün sonra sırıta sırıta kapılarına mı dayanaydım Sait olmaz ki =D
Sait : E sen de sırıtmadan giderdin be hocam :img-hyste
Hasan : Hehehehe çok komik :p (Sait sırıtır =D) Hem ben annemi gönderdim işte istesinler diye,babam da babasıylan konuşmuş...işte biraz asabiler yalnız bu ara (ne güzel gülüyor öyle :img-blush) O asabiyetleri geçsin tamamdır inşallah işte....
Sait : Ya hocam bir de tamburacı olacan haa . Yani afedersin ama tabansızsın sen :img-hyste
Hasan : Ohoooo....başladık gene he =D
Sait : Ama Allah'tan Şebnem yenge senden cesur da
Hasan : Len nasıl ce...ya ne demek istiyon sen ? Allah aşkına (ama öyle...gerçekler acıdır hoca Efendiii :img-hyste)
Sait : Şşşş....(Yolda Şebnem arabayı bekliyordur Sait'te gözleriyle onu işaret eder)
Hasan : (Şaşırır) Anaaa =D
Sait : (Şoföre) Usta bir iki dakka duruver şurda .
Şoför : N'oldu ?
Sait : Yavv durdur işte ustam yav . İki dakka bir dur .
Hasan : Sen minibüsü oyala =) (araç durur,Hasan iner)

***

Hasan : Ne arıyon sen burda ?
Şebnem : Seni uğurlamaya geldim .
Hasan : (Etrafına bakınır....ben de hocamı bu sebeple vurabilirim,iç hizmet kanunu bana ne der acaba? :img-hyste) (Şebnem'i kolundan tutar minibüsün arkasına götürür) Ya şey peki evdekiler ? :img-tomat
Şebnem : Hasan!Bırak evdekileri . Sen hep böyle elalemi mi düşünürsün ? (Hasan güler :img-blush)
Hasan : Yook,düşünmem (iyiki düşünmezsin :p)
Şebnem : (Tebessüm eder...elindeki paketi uzatarak) Bu sana
Hasan : Bana mı ?
Şebnem : Hıhı .
Hasan : (Paketi alır...konuşurken yere bakar...utangaç :img-blush) Sağol.....şey....ben....
Şebnem : İyiki geldin biliyor musun ?
Hasan : .........Ben de onu diyecektim biliyon mu ?
Şebnem : (Kafa sallar....biliyormuş meğer :img-hyste)

Devamı bir sonraki mesajda,buraya sığmayacak çünkü....

alagul_54
29-01-11, 05:02
Dışarıdaki görüşme uzun sürünce şoför uysuzlanır....

Şoför : Yav nereye kayboldu bu çocuk ?
Sait : Iııı...şey....yol kontrolü için gitti ya şey....güvenlik şeysi için :D
Şoför : Ne güvenliği ne diyorsun ya ?
Sait : Yav kardeşim sen yol güvenliği nedir biliyor musun da konuşuyorsun ya...Allah Allah (dışarıyı kontrol eder =D....yolcular da huysuzlanır artık geç kaldık diye hayıflanan bir yığın insan....) Yaa tamam gidecez ya tamam gidecez .
Aaaa.....siz de afedersiniz çok yaygaracı çıktınız yani Gülüm Mahmut'u geçtiniz :img-hyste
Şimdi ben size yol güvenliğini anlatayım hem de uzun uzadıya anlatayım =)
Bakın herşey olabilir . Bubi tuzağı olabilir,bu bir tuzak olabilir :img-hyste bomba olabilir . Şimdi bomba çeşitleri çok çeşitlidir :img-hyste Zaman ayarlıparça tesirli,fofo..... (karşısındaki kadına) sen biliyor musun ablacım fosfat katkılı bombayı ? :img-hyste
X : Bilmiyorum ama gidelim artık .
Sait : Ya bir gidelim gidelim . Bilmiyorsun ama....bilmiyorsun =D
Şimdi herşey olabilir bakın herşey olabilir .
Şoför : Yav çağır şunu hemşerim yaa...Allah Allah!Vakti saati var bu arabanın .
Sait : Ya sen devletin tamburacısından eyi mi bileceksin kardeşim ?
Şoför : Çattık yaa :icon_whis
Kadınlar yine söylenir... -hadi oğlum vaktimiz kalmadı'....
Sait : Hee kalmadı,vaktimiz kalmadı ben de biliyom ama işte Sarı Hoca'ya anlatın .
X : Çok geç kaldık .
Sait : Evet!Çok geç kaldık (dışarıya bakınır....)

Dışarıdaki sahneyi yazmıyorum....

Hasan otobüse biner,hareket ederler .
Sait : Yol temiz mi Turna ?
Hasan : Ney ?
Sait : Yavv anla işte sen yola indin ya... (yüksek sesle) yol temiz miydi Turna ?
Hasan : Heee... (arka tarafa dönerek) temiz..temiz,temiz yol temiz :D
(önüne döner) Böyle yola can kurban Sait Ayhan .
Sait : :)
İkisi de başlar;
Altın hızma mülayim,seni Hak'tan dileyim
Rinrinrinrinrin....
Şoför : Yalnız arkadaşlar böyle yaparsanız ben sizi indirmek zorunda kalıcam (bu da ne huysuz çıktı ya :img-hyste)
Hasan-Sait : (Hiç umurlarında değil uyarı :img-hyste)
......rayrayray
Yaz günü temmuzda sen terle ben sileyim
rayrarayrayray .....

:)

alagul_54
29-01-11, 05:41
Aylar sonra ilk defa sayfa başı yapıyorum :p

#Osman ve Poyraz
Deniz'i kurtarmışlardır,konağa doğru yol alırlar....

Osman : Hadi beyler hadi açın pergelleri :D iki saate hava kararıcak hadiii .
..........Deniz birazdan evinde olucaksın tamam mı ? (yanağını sever :img-blush)
Deniz : Tamam .
Osman : Aferin sana (:
(İlerler) Taner ?
Taner : Emredin Komutanım .
Osman : Burada telefon çeken bir yer var mı oğlum ?
Taner : Bi on beş dakikaya varırız Komutanım .
Osman : Muharrem ?
Muharrem : Emredin Komutanım .
Osman : Bana Çeliktepe ile telsiz bağlantısı kur .
Muharrem : Emredersin Komutanım . 165'ten 130'a (telsizle bağlantı kurulur)

Mahmut : Deniz sen de amma ağırmışsın yav hee :D Kamil biraz da sen taşı bakalım Deniz Hanım'ı .
Kamil : Benim taşımam pek etik olmaz dede (etiği görücen sen ileride :img-hyste)
Mahmut : Allah Allah sebep ?
Kamil : Baksana en çok seni sevdi çocuk ya .
Mahmut : En çok beni mi sevdin kız ? :D (Deniz kafa sallar)
Hööttt! Üzgün balık yap bakayım :img-hyste (üzgün balık olur =D)
Ben seni yerim yaa.....tipe bak yaaa,tipe bak yaa :img-hyste (yanağından öper)
Şşş Kamil'i sevdin mi ? (Kafasıyla hayır işareti yapar) Böyle yap böyle...
(Deniz dediği gibi yapar....Kamil'e) insan sarrafı insan insan =D
Gel bakalım
Küçük kurbağa küçük kurbağa kuyruğun nerede ?
İntikalde yürürüm ben . Derede,tepede .
Küçük kurbağa küçük kurbağa kuyruğun nerede ?
İntikalde yürürüm ben . Derede,tepede .
:img-hyste :img-hyste

Ağa konağında herkes haber bekler...Nihan'ın telefonu çalar;
Nihan : Alo!
Deniz : (Osman'ın kucağında,rahatı on numara . Allah'ım ya ne şanslı çocuk :img-hyste) Nihan nasılsın ? (sese bak yaaa yerim :love05:)
Nihan : Teyzem,Deniz . Nasılsın sen,nerdesin ?
Deniz : Senin CANın burada (Osman güler :img-in_lo) onların tüfekleri vaaaar =)
Osman : Ver bakayım bana telefonu . Alo Nihan Deniz bizle beraber merak etme,herşey yolunda .
Nihan : Osman sen nasılsın,nerdesin ? Arkadaşların iyi mi ?
Osman : İyiyim,iyiyim...hepimiz iyiyiz sağol . Herhalde bir saate kadar evde oluruz .
Nihan : Tamam bekliyoruz biz .
Osman : İki demlik çay yaparsın artık bize (Yok yok bu çocuk fena halde tiryaki :img-hyste)
Nihan : Yapmaz mıyız ? Hadi gel gel,hadi (telefonu kapatır,babasına sarılır Teslime de Yeter'e de :icon_whis)

***

Osman : Yarım saat kaçak çay molası vericez . Bunu Durali Başçavuş'a söyleyenin.... artık siz anladınız :img-hyste
Kamil : Yemekte yer miyiz Komutanım ? (höhh be höhh! :img-hyste)
Osman : İlk önce bunu haketmen lazım (Deniz'i Kamil'e postalar =D) Al bakalım...hoppaaa (:
Mahmut Kamil'in yanağından makas alıp ilerler :img-hyste

Bu bölümük benden bu kadar . Ortak sana kolay gelsin :love05:

zeyno_114
29-01-11, 15:19
51. Bölüm

Zafer sivilleri çekmiş koğuşta küçük zafere aldığı arabayla oynar..
Kamil gelir..

Kamil: Vay bee Zafer dedeme bak.. şimdiden başlamışsın turlamaya
Zafer: he yaa turluyorum bu benim son üç turumdur Kamilciğim :img-hyste
Kamil: şarjlı mı bu?
Zafer: şarjlı ayrıca dört teker letni stoplar var farları da bir havalı haa Zafer buna bayılacak
Kamil: Zafer..?
Zafer: oğlum bir buçuk yaşında
Kamil: oğlunun adınıdamı zafer koydun tozutukmusun abi sen :img-hyste
Zafer: evt Zafer junior :img-hyste
Kamil: Darısı bizim başımıza yaa valla nasıl imrendim sana biliyormusun
Zafer: bak Kamilciğim askerlik zor görünür ama sabredipte kendine hakim olupta kafayı kırmadığın zaman bitmeyecek bişey değil (burada kamilin surat ve kafa sallayışı ahaha:img-hyste) hani hep derler ya sayılı gün çabuk geçer diye bilyosun dimi :img-hyste
Kamil: bilmez miyim :img-hyste
Zafer: Naaahh..! geçer :img-hyste
Kamil: valla dede helal olsun ha gider ayak o kadar güzel moral verdin ki
Zafer: bitmez oğlum senin askerlik :img-hyste

Taner'le Mahmut konuşarak içeri girerler..

Mahmut: deme ama kanka yani.. bu kim yaa.. allah kahretmesin zafer yaa böyle sivil görünce tanıyamadım demek ki :img-hyste
Taner: sen böyle sivilleri çek oyuncaklarla oyna senin askerlikte bitti he Zafer
Zafer: Kıskanma çavuşum kıskanma.. Sizde kanka oldunuz ha ediyle büdü yavruyla katip :img-hyste
Mahmut: hımm Durali başçavuş seni böyle görsün de o zaman görürsün ediyide büdüyüde gül gül diskoda da gülersin böyle
Zafer: gülecem tabi oğlum
Taner: çıkar lan şunları iş alma başına
Mahmut: hee.. Şu çocuğun şeyini pilinide bitirme ver bakalım
(alır kendi oynar.. :img-hyste)
Zafer: yaa çavuş benim terhis cumartesi ya sizde çarşı izni alsanız beraber kahvaltı yapsak hem beni uğurlamış olursunuz yaa
Taner: valla dedecim Durali başçavuş bildiğin barut ama belki Hakan asteğmenle konuşup bişeyler ayarlarız.. kahvaltılar senden ama
Zafer: ayıpsın benden..(:

Mahmut bu sırada arabaya manevralar attırırken kafasıylada kendi atar :img-hyste ama arabayı çarpınca çaktırmadan geri verir :img-hyste

Mahmut: ee hadi Osman Kanat çıkar şimdi biz gidelim çavuş
Zafer: Ooo sizin askerlik bitmez oğlum :img-hyste

zeyno_114
29-01-11, 15:21
Hakan Osman Ve Durali odada..
Hakan ve Osman Durali'yi sakinleştirmeye çalışırlar Durali de kasaturasını biliyordur..

Hakan: Yaa başçavuşum bak istersen biz bu adamı köy minibüsünde indiririz güvenlik gerekçesiyle falan postalarız geri he ne dersin? olmaz mı?
Durali: yok yok gelsin..
(yalnız çok ciddi sanki kasaturasını bilemiyor resmen damat adayını kesiyor orada yani :img-hyste)
Osman: Komutanım.. yapmayın ama ya.. yani kusura bakmayın da sizde hani neydi o filimin adı hee Kuzuların Sessizliğinde ki o seri katil gibi bıçak bileyip duruyorsunuz yani :img-hyste
Durali: bilerim ben :img-hyste
Hakan: yok yaa birazda şaka yapıyor tabi dimi
Osman: komutanım.. bakın bu çocuk gelir biz nizamiyede konuşuruz onla geri göndeririz heyecanlı bir çocuğa benziyor hoş görmek lazım dimi
Durali: siz karışmayın ula memleket meselesi değil bu namus meselesi
Hakan: Alla alla iş nerelere gitti yaa.. yaa bak bu meseleyi böyle namus meselesi diye abartma yani
Durali: abartırım asteğmenim yok öyle yağma babası taa burda zavallı bir kız çocuğunu taaa orda taciz etmekte ne innesi.. ben yemem oni biz bu ciğeri boşunamu taşiruk yaa
Hakan: yaa bişey dememiş ki çocuk gönlü kayı vermiş işte
Durali: ben onun gönlünü öyle bir kaydıracam ki kıçıylan başı yer değiştirecek
Osman: Komutanım sizde abartıyorsunuz ama ha
Durali: Sen komutanların kararlarını muhakeme edeceğine git o ayıboğanları koştur.. yoksa ben gelip hepsine nişadır banyosu yaptıracam oğa göre haa
Osman: Emredersiniz Komutanım..
(Osman Hakana bakar ve çıkar..)
Hakan: Başçavuşum bak ben seni anlıyorum.. Şimdi senin laz damarında zonk zonk atıyo ama tut kendini biraz daha yani keskin sirke küpüne zarar demişler... Hem biz zorda kaldığımızda senin teorilerini dinliyoruz sen bize hiç kulak asmıyorsun ayıp oluyor ama..
Durali: ben önce şu herifi geberteyim ondan sonra konuşuruk asteğmenim
Hakan: Allah allah

Osman sert bakışları sinirleri altında dışarı çıkar Kamil Taner Mahmut ve Muharremin tam karşılarında durur..

Osman: Çavuş..! Karakum.! gelin..
Taner: Hadi hayırlısı abicim kalay sırası Kanat'ta.. Yürü Mahmut..
Mahmut: Möerrem..
Muharrem: buyur
Mahmut: benim yerime sen gitsene ya
Muharrem: niye lan gidin çekirdek çitleyin helikopter pistinde güzel olur böyle çıt çıt :img-hyste
(orada zatn anca bunu yapabilirsin Muharrem'cim helikoptersiz helikopter pistinde..:img-tomat)
Mahmut: üüff
Osman: Koş Koş koş..!

Taner ve Mahmut gelir hazır ol da dururlar ve birazdan ayar yiyecekler :img-hyste

Taner: Emret komutanım..
Osman: valla Osman çok pis bakıyor bende tırstım hatta aha kafalarını da tokuşturacak diye bekledim öyle bir bakıyor ki :img-hyste Mahmut dayanamayıp lafa giriyo..
Mahmut: ben bıraktım..töbe ettim.. artık hiç çekirdek çitlemiyorum dimi.. ne kadar zaman oldu
Taner: Çok oldu baya oldu
Mahmut: baya oldu çitelmiyorum.. gereksiz bir alışkanlık zatn insan tabi arada bir canı çekiyor ama meleti bide insan bir kere başladım mı onun sonu gelmiyor haa ama napcan..
Osman (bir bağrır ben bile yerimden sıçradım valla :img-hyste) Askeeeeeerr..! izin verilmeden konuşma..!
Mahmut: Emredersin Komutanım..
Osman: (bağırmaya devam) Naptınız ulaan siz heee..! Naptınız Ulaaann..!!
Taner: Naptık komutanım
Osman: Durali başçavuş bahsetti ama epeydir görüşemedik sizinle..!
Taner: O mesele..
Osman: evt o mesele.. Evt o mesele.. Nasıl iş laan buu? Nasıl anlatcaksınız lan şimdi hee? Nasıl anlatcaksın?
(karakol resmen Osman'ın bağırmasından dolayı titreşimdee :img-hyste ahh bunu en başında yapacaktı ama olsun hiç değilse sesimizi duydular bu olayda Osman da iki ayar çekti :img-hyste)
Mahmut: kav..kavga edilmedi değil bir kırtık kavga edildi komutanım ama
Taner: Daha çok tartışma hani..
Mahmut: ama biz o konuyu kapattık bitti sarıldık öpüştük sonra bidaha öpüştük bitti o bitti bitti
Osman: öpüştünüz yani
Taner: öpüştük komutanım
Mahmut: öpüştük dimi çavuşum
Taner: sarıldıkta yani
Mahmut: evet sarılındı da

Osman böyleters ters bakmaya devam ederken telefonu çalar bilin bakalım kim zamanlaması harika olan şahsiyet Nihan hanım.. :img-tomat:img-hyste

Mahmut: burda çekiyor yaa
Osman: geç şöyle Durali başçavuş görmesin
(arkasına duvar olurlar)
Osman: Canım.. evet evet

Taner mahmut bu cümleden sonra sevinirler :img-hyste

Mahmut: yenge arıyor
Taner: iyi yırtık iyi
Osman: Canım ben karakoldayım haa olur Ethem'le birlikte mi? tamam gelin nereye incem ki zatn (:
Mahmut: buraya geliyorlar..
Osman: tamam canım görüşürüz : (telefonu kapatır..)
Mahmut: çay yapayım
Osman: cık.. bide benim karşımda öpüşün bakıyım
Taner: şim..şimdi mi
Osman: evt evt öpüşün
Mahmut: (elini uzatır) böyle yapıldıydı sana yaptıklarım için çok özür dilerim denildi
Taner: aslında hatanın çoğu bende dedim (osman işaret parmağıyla sarılın sarılın der bizimkiler sarılır :img-hyste)
Osman: (gülerek) güzel..güzel düğünde böyle beraber dansta edersiniz siz :img-hyste

Sonra Osman'ın kopuşu :img-in_lo:img-blush
ama vallahi bu kahka showuna ben iyi alıştım insanın derdi tasası kalmıyor bu kahkayla be o kopunca bende kopuyorum gül allah gül :img-hyste

Taner: çok eğlendi maşallah
Mahmut: bu şimdi tam kızamıyor Durali başçavuş çok kötü kızıyor bu sonradan yumuşuyor :img-hyste neyse iyi yırtık hee
Taner: ee.evet :img-hyste

zeyno_114
30-01-11, 20:17
Ethem ve Nihan Gelir..

Osman: Hoşgeldiniz.
Ethem: eyvallah

Nihan arabadan Denizi İndirir..

Osman: koş koş koş hoppaaa :img-blush
(kucağına alır oy anam bu kız ne kadar şanslı yaa iki bölümdür Osman'ın kucağından inmiyor valla sıpa:img-hyste)
Deniz: biliyomusun kalafat dedem koyun öldürdü :img-hyste
Osman: Ne koyun mu öldürdü
(çok şaşırdı canım :img-swoon :img-hyste)
Deniz: hemde iki tane öldürdü
Osman: hiiii.. ne kötü adammış o yaa (allam koptum mimiklere bak yaa baya şaşırdı abicim :img-hyste) ben gidiyim tutuklayım mı onu hemen
Ethem: kavurmalar da burada
Osman: İyi yaptınız haa sağ ol
(az önce kalafatı tutukluyordu ama kavurmaları duyunca teşekkür modu :img-hyste)
Nihan: Dede bunun için kurban kesiyo bu gelmiş jandarmaya gambazlıyor.. gel bakalım..
(valla koyun moyun bir canlı öldü mü anında jandarmaya şikayet ediyor bıcırık senin gibi seri katili inasnın canına kıyana yardım yataklık etmiyo..)
Osman: Nasılsın?
Nihan: iyim ilçeye gidiyorduk sana da kavurma getirelim dedim..
Ethem: kavurma değil bildiğin koyun arkadaş valla eniştecim bundan sonra seni düşünürken +25 olarak düşünüyoruz yani evde bize yiyecek kavurma kalmadı enişte :img-hyste
Osman: yalnız bişey söyleyecem yaa Ethem bu enişte yerine başka bir formül bulsak biz bana enişte deme yani
(kurbağ desin görem :img-hyste)
Ethem: valla koç gibi kelime enişte (hadi bee neresi koç gibi hıh :img-hyste) yani en azından şimdilik enişte sonra bakarız enişte :img-hyste
Osman: yok yok bana enişte deme ben oldum olası enişte lafını sevmemişimdir bana başka bişey söyle yaa
(işte ben yaa eniştemin birine abi birinede dayı derim "enişte" sevmem bende:img-hyste)
Ethem: biraz üstüne düşünmek lazım eniştecim yani hahaha :img-hyste
(Aslında hem Osman'ın tepkisini görmek için hemde Etheme yapacaklarını görmek için Kurbağa demesini isterdim :img-hyste)
Osman: Düşün ozman :img-hyste Nihan yazaneye mi gideceksin
(yaa Nihan'ı görünce nasılda gülüyor yüzü yaa :img-in_lo)
Nihan: biraz çalışmak lazım değil mi ?
Osman: Çalışalım çalışalım.. halkayı geçirdik boynumuza çalışalım :img-hyste
Saffet.. valla tekrar sağ olun yaa.. (saffet yanına gelir) al oğlum bunu kavurma getirmişler bize.. xD

Sonra el işaretleriyle konuşuyorlar e bize müsade müsade sizin :img-hyste
Sonra Nihan Osman bakışıyorlar sonra sarılıp öpüşüyorlar :love05:
Sonrada arabaya binilir gidilir.. Osmanda arkalarından bakar (kıyamam..:img-in_lo)

Edit; ne çok sonra demişim yaa .D.D

zeyno_114
31-01-11, 15:03
Hasan Sait ve damat adayı Yılmaz Çeliktepeye gelir..
Hakan ve Osman kapıda Hasan'la Sait'i görünce çekiştirirler.. :img-hyste

Hakan: Osman bunlar işi kopardılar galiba
Osman: valla öyle görünüyor komutanım.. baksanıza ağızlar kulaklarda
(aynı senin Nihan'a gideceğin zaman ki gibi Dimi Canım benim :img-hyste)
Hakan: (damat adayı Yılmazı görür) eyvaaahh bu o galiba Osman.. Valla ortalık iyice karışacak
Osman: Komutanım yaa.. herif tam kıl kuyruk şu tipe bak ya :img-hyste
(hemde ne biçim Osman'ım yaa yok böyle bir kendini beğenmişlikle kıllık arkadaş:img-tomat)
Hakan: o bişey değil de Durali başçavuş iyice zıvanadan çıkmış durumda.. Neyse ben gidip Durali başçavuşla konuşayım sende şu herife bir görün
Osman: emredersiniz komutanım..

Hakan içeri girer Osman'da Yılmaz'ın yanına.. (ay o adamla değil dakika saniye zor geçer be Uzmanım nasıl çakmadan dayandıysa artık.. :icon_whis)

Hakan: başçavuşum..
Durali: (olayı hemen anlamıştır direk pencereden dışarı bakar.. sonra gitmek için kapıya doğru giderken Hakan durdurur..)
Hakan: başçavuşum silahlarını alıyım
Durali: Niye asteğmenim ya
Hakan: yaa bak ben senin halini hiç iyi görmüyorum
Durali: asteğmenim bu işin
Hakan: bu işin şakası yok başçavuşum.. ayrıca bu bir emirdir. silahlarını ver.

Osman kılkuyruk Yılmaz'la turluyor.. (ah bu turda ben çak Osman çak dedikçe Osman'ın ya sabır çekmesi beni şaşırttı kanımca Durali çakacak zatn bide ben yüklenmeyim dedi acıdı yoksa kılkuyruk fena hak etmişti..:img-tomat)

Osman: pardon isim neydi ?
Yılmaz: Yılmaz.. Yılmaz benim adım.
(birazdan yumruğu yer yılmaz olur yılar :img-hyste)
Osman: (osman gülümser yani ya sabır çekiyor :img-hyste) şimdi Yılmazcım güzel kardeşim bak
Yılmaz: yaa öyle hemen samimi olmasak diyorum
Osman: ( gülümsüyor yani ya sabır :img-hyste) anlaşıldı Yılmaz bey.. şimdi nasıl söyleyim bilmiyorum da Durali başçavuş böyle biraz sinirli adamdır yaa tehlikelidir yani
Yılmaz: ya ben tırsmam sen bana anlatma bunları.. ben medeni bir şekilde gelip adamın kızını istiyorum (bak bak medeniyete bak medeniyetsiz medeni hıh..) hee yapmaya bilirdim de bak ama büyüklük bende kalsın dedim..
(Osman'ın burda bir bakışı var ama var yaa uuff yani anlatılmıyor görmek lazım :img-hyste)
Osman: büyüklük..
Yılmaz: yoksa gücümüz o kızı anında almaya yeter
Osman: hı hı.. hı hı..
Yılmaz: Esra üzülmesin diye diyorum anlıyormusun? aşağılanmış hissetmesin diye kendini yoksa.. o kadar işin gücün arasında bu dağ başında bu herife ne anlatçam ben ya.. (hödük yaa laflara bak ukala dümbelek..)
Osman: haa. sen hiç dert etme yaa senin birazdan Trabzon'a direk uçuşun var.. :good:
(helal be Osman'ım.. yaa işte kapak böyle olur bakarsın böyle hönk hönk :img-hyste)

Durali ve hakan yanlarına gelirler.. (Yalnız burada ki Durali'nin o bakışları var yaa of anamm adamı lime li,me ediyor o bakışlarla yani silaha falan hiç gerek ytok öle baksın o bile yeter.. ama tabi anlayana bu Yılmaza o bakışlar kesmez bildiğin dalacaksın.. )

Osman: haah show başlıyo valla yerinde olamak hiç istemezdim.
Hakan: başçavuşum sakin çözüyoruz tamam mı konuştuğumuz gibi
Durali: bakacaz artık asteğmenim
Hakan: bütün çocukların gözü senin üstünde görüyormusun

Hakan Durali Osman ve Yılmazın karşısında durur..

Yılmaz: Durali bey Yılmaz Reisgil benim adım. Şimdi ben bu Esra'yla ilgili
Durali: Ne dedun sen
Yılmaz: Esra'yla ilgili konuşcam sizinle
Durali: Esra seninle konuştumu ula
Yılmaz: hayır
Durali: sağa mektup yazdı mı mesaj falan attı mı camdan baktı mı pencereden baktı mı sağa hee güldü mü sağa konuştu mu ula bişey dedi mi
(Osman'ın burada bir kafa sallayışı vardı eyvah yandı ukalaların gülü keten helva der gibi :img-hyste)
Yılmaz: hayır ama ben onu gördüm ve..

Cümlesini bitirmeden Durali yumruğu yapıştırır.. adam direk mevzide ahaha :img-hyste
Osman ve Hakan Zor tutarlar Durali'yi..

Durali: ula bırakın bırakın beni..
Hakan: başçavuşum.
Osman: Taner.. götürün şu herifi
Taner: emredersiniz komutanım
Durali: bırakın şuraya gömeyim bitereyum şunu yaa
(bencede bırakın yaa bu yumruk beni kesmedi Durali'yi zatn hiç kesmedi bırakın direk gömsün yaa bir daha böyle ukala ukla konuşmaz.. :img-tomat)
Hakan: ya olmaz başçavuşum..
Osman: Komutanım dur yaa
Hakan: Taner.. bakın revirde bişey var mı ?
Durali: (zor götürmeye çalışıyorlar) ula bırakun beni
Osman: komutanım dur ya
Hakan: başçavuşum allah aşkına yürü yaa
Durali: kaybol ulaa
Hakan: hay allam yaa.. Osman
Osman: girin laan içeri çabuk.!

Herkes içeri girer baya korktular sanırım birde Osman bağırınca hepsi içeride
Muharrem ve Mahmut hariç onlar kapıda dikilmeye devam

Mahmut: möeerrem
Muharrem: buyur
Mahmut: beni bir cimciklesene yaa (muharrem cimcikler) tişikkür ederim :img-hyste
Muharrem: her zaman :img-hyste
Mahmut: içeri

içeri girerler koştur koştur..

zeyno_114
31-01-11, 16:36
Ethem Nihan..
Nihan Ofiste onu almaya Ethem gelir beratın çıktığını görür..

Ethem: Bero değil mi bu lolipop o giden hee.. niye gelmiş yine buraya.. var yaa ben bu adamın façasını aşağı indirmeden arkadaş bize rahat yok.. yok yani..
Nihan: abi bir dur sakin ol. bi sakin ol. ofisi açık görmüş işte gelmiş uğramış boş ver
Ethem: hıyar abicim bu adam hıyar.. (hıyarların şahı be Ethem'cim :img-tomat) senin ne işin var oğlum bu saatte kadar burda yarın birgün evlendiğin zaman bu kocan sana bişey söylemeyecek mi bu saatte kadar çalışılır mı?
(hiç yaa yaptığı bişeyde yok anca dosya bakıyor ama geceliyor git evinde bak dosyalara kızım ofiside zatn boşuna açtın boşa kira bi avukatlık işi göremedik :img-hyste )
Nihan: yaa sen beni düşüneceğine Yeterin nöbetlerini düşünsene abi
Ethem: Ne nöbeti yaa
Nihan: Nasıl ne nöbeti.. biliyosun ki kızın mesleğinde nöbet denen bişey var
Ethem: eee
Nihan: Mesela evlilik yıl dönümünüz
Ethem: evet yaa :img-in_lo
Nihan: tam böyle yemekleri yapmışsınız mumları yakmışsınız tam oturacaksınız zırr bir telefon :img-hyste
(söyleyene bak Nişanlısının mesleğini unuttu:img-hyste)
Ethem: Ne telefonu yaa
Nihan: ne telefonu olacak yeter hanımı acil doğumdan çağrıyorlar :img-hyste
Ethem: arkadaş bu millet çocuk yaparken bize mi soruyor biz yıl dönümümüz de kalkıp onların doğumunu yaptıralım alla alla :img-hyste
Nihan: valla orasını bende bilmiyorum
(yaa ben bu kıza daha çok Ethem'le sahne istiyorum bu sahnelerde çok tatlı oluyor ama biraz ters insan sevdiği adamın yanında tatlı olur bu abisinin yanında oluyor arkadaş yaw tekintaş değilmi işte ters insan:img-hyste)
Ethem: yetere uğrayalım mı?
Nihan: hayııır abi hadi kalk.. kalk kalk kalk..eve gidicez daha hem yorgunum açım
Ethem: vah vah vah :img-hyste
(çok üzüldü garibim :img-hyste)

zeyno_114
01-02-11, 15:32
Hakan Osman ve Durali..
Yılmazı paket yapıp gönderdikten sonra odada oturmuş konuşuyorlar..

Hakan: sende amma taktın buna yaa tamam fitili aldı gitti çocuk
Osman: hemde ne almak yaa ilçeye kadar arkasına bakmış öyle diyor çocuklar
Hakan: kolay mı travma geçirdi
(valla hiç bişey geçirmedi asteğmenim yaa geçirecekti de ne güzel siz tuttunuz başçavuşumu:img-hyste)
Durali: ben ona böyle ortaya karışık bir travma yaşatacaktım da bırakmadınız ki
(Duralide bizim gibi düşünüyor anacım ah bırakacaklardı :img-hyste)

Kapı vurulur ee tabi gelen Mahmut

Hakan: gir.. (Mahmut içeri girmez kapıdan kafasını uzatım içeriye bakar hava durumunu ölçüyo :img-hyste) gel Mahmut
Mahmut: (Osman'a) komutanım size çay getirdim
(Osman kaş gözle masaya koysana der Mahmut'ta kaş gözle al komutanım der bu Mahmut Osman'ın gözlerden de anlamıyor anacım öyle bir bakarak koy diyor ki cık Mahmut'a sökmüyo :img-hyste en sonunda elinden alır..) (Hakan'a) komutanım çay (Durali'ye) komutanım size ıhlamur getirdim..
Durali: niye ulaa? ben ıhlamur sevmem ki çay getir bağa da
Mahmut: ama sizin sinirleriniz harap olmuş komutanım valla size yemin ediyorum şu mübarek adamı çok relax yapıyor yaa çok relax yapıyor yani sinir stres agraksiyon (agresif olsa gerek bu :img-hyste) asabiyet hiç bişey bırakmıyor. İçine de ben biraz karanfil otu attım bir kırtıkta papatya şeysi vallahi insan bunu içince gerçekten çok mülayim oluyor
Durali: mülayim mi?
Mahmut: he mülayim
Durali: ula Mahmut beni ayağa kaldırma
Mahmut: aman siz kalkmayın komutanım. bugün nasıl vurdunuz adama nasıl dövdünüz nasıl bir kuvvet :icon_whis
Hakan: öhööm Mahmut saol teşekkür ederiz
(kovmanın kibarcası hadi oğlum çık sen dışarı demek istiyor aslında ama işte güya çaktırmıyo :img-hyste )
Mahmut: O zaman ben gideyim çay getireyim (Mahmut çıkar..)
Hakan: yaa Osman diyorum ki bizim Saffet'e söyleyelim de sabah kahvaltıda da ıhlamur çıkarsın haa
Osman: emredersiniz komutanım :D:D

zeyno_114
01-02-11, 15:57
Durali Leyla'ya telefonda tekmil veriyor Hakan Ve Osman'da kapıda onu dinliyor..

Durali: yaw ne yapayım işte Leyla nasihat verdik gönderdik uşağı..
(hemde ne nasihat ama hiç bir yerde böyle nasihat bulamassın :img-hyste) ne bileyim ben ne oldu yaa.. belkide kaza etti oğlan alla alla yaptıysa da iyi oldu eşşeoğlu eşşeğe

Kapının önünde Osman Hakan

Osman: şimdi napıyor komutanım
Hakan: şimdide Trabzon'u organize ediyor :img-hyste

Durali: Leyla Temel dayımın Cemel'in karası yok mu Güllü.. Güllü diyirum yaa Güllü hee..

Taner gelir..

Taner: Komutanım çarşı izini
Hakan ve Osman Taner'i susturlar..
Hakan: şştt..

Durali: bak ben oğa bir tane tabanca verdim Giresun işi oni al o herif evin etrafine falan görünecek olursa vurun oni haa..Ula ben söylüyorum bunu sağa da daha nediyim sağa yaa.. Esra'yada söyle ayağını denk alsın.. vurun vurun emrimdir haa ondan sonrada beni arayın :img-hyste

Durali telefonu kapatınca Hakan'la Osman hiç dinlemiyorlamış gibi Osman yeniden odadan çıkıyormuş gibi çıktığı odanın kapısını açıp kapar Hakan odasına girip girmek arasında kalır Taner'le Zafer ne olduğunu anlamaya çalışır :img-hyste

Durali: asteğmenim.. Osman..??
Hakan: yaa bu Taner çarşı izinleri iş.. Ona bir baksana

Osman'la birlikte Odaya girerler fırçayıda Taner'le zafer yer :img-hyste

Durali: Ne gülüyorsun Gülhane maymunu
Taner: estağfurullah komutanım ne gülmesi :img-hyste
Durali: Durali kumpanyası hee tiyatro var anasını satayım :img-hyste
Taner: Estağfurullah
Durali: Zafer sen ne bekliyorsun burda.. Kaşıntın tuttu tabi terhis olacaksın.. Terhis olanın kaşıntısı tutuyor ver listeyi.. Kaybol :img-hyste (Zafer'e) sende kaybol..

zeyno_114
01-02-11, 16:36
Yeter ve Ethem arabada konuşuyorlar..

Yeter: Ethem..
Ethem: hıı
Yeter: ne oldu iyimisin
Ethem: sence..?
Yeter: yine şifreli konuşmaya başladık.. ne oldu
Ethem: babam bu gün evden çıkarken dedi ki; girip çıktığın yerlere bir bak bakalım aslan kaplan var mı ? aslan kaplan yaa
Yeter: o ne demek..?
Ethem: bişey yapmam lazım Yeter artık yaa bir iş tutturmam lazım
Yeter: bence de..
Ethem: işte o bence de senin dediğin o bence de değil yani anladın mı..? benim böyle babamın kas kas kasılacağı göğüsünü gereceği bir bence de olması lazım işte..
Yeter: Ethem..yanlış bişey yapma sakın
Ethem: ben mesela belediyede çalışan bir işçi olsam
Yeter: başlıyoruz yine Ethem.
Ethem: ciddiyim yaa sizin orda bir şoför olsam mesela beni sever miydin yine
Yeter: Seni sevdiğimi nerden çıkardın Ethem bey hımm
Ethem: öyle yaa.. :icon_sorr
Yeter: Ethem saçmalıyorsun biliyor musun
Ethem: hımhı
Yeter: seni ne mutlu edecekse öyle yap tamam mı?önemli olan tek şey yaptığın işin temiz olması.. anladın mı.? eğer babanın yanlış yaptığını düşünüyorsan Ethem..
Ethem: düşünüyorum
Yeter: tamam.. O zaman onu korumaya çalış onu koru Ethem çünkü o iyi biri..
Ethem: vallahi iyi adam biliyor musun gerçekten de haa iyi bir insan ama arkadaş o yılan Beroyla bir araya geldi mi adam kimlik kişilik değiştiriyor böyle bişey yok haa yani
(valla Ethem haklı adam bero söz konusu olunca iyimi yoksa süzme safmı anlamıyoruz..:img-tomat)
Yeter: tamam o zaman sende mücadele et
Ethem: Serbo senin için ne söyledi biliyor musun
Yeter: serbo..?
Ethem: Bizim kurbağa damat Fert var ya onun kardeşi
Yeter: ne dedi
Ethem: ay çiçeği :img-in_lo
Yeter: iyi..:img-in_lo:img-blush hadi çalıştır arabayı gidelim
Ethem: hehehe ay çiçeği
Yeter: Ethem hadi
Ethem: ama sende bana hep kızıyorsun yaaw yani biz nasıl sevgiliyiz ben anlamadım ki abi yani
Yeter: sevgili mi? Ethem böyle şeylerden hoşlanmadığımı biliyorsun söyleme bana öyle şeyler sevgili falan
Ethem: sen ne kadar erkek Fatmasın yaaw arkadaş ben anlamadım hakketten anlamadın yani
Yeter: Ethemeem..! bana arkadaş falanda deme.. deme öyle şeyler ya
(Pardon anam bu çocuk sana ne diyecek anam onu deme bunu deme :img-hyste)
Ethem: İyide hayatım ben..Ohoooo :img-hyste

zeyno_114
01-02-11, 17:26
Poyraz yatakhanesi ve Mahmut'un günlüğü :img-hyste
Yatakta oturmuş defterini karalıyor Muharrem yanına gelir..

Mahmut: Möerrem
Muharrem: buyur
Mahmut: ben sana müsaade ettim mi..?
Muharrem: ben senden müsaade istemedim mi
Mahmut: allahım yarabbim yaa
Muharrem: ne yazıyon
Mahmut: hiiiçç öyle.. öyle önemsiz
Muharrem: ne yazıyon oğlum
Mahmut: ya yok öyle bişeyler işte
Muharrem: oğlum ne yazıyon şiir mi yazıyon şarkı mı yazıyon söylese..
Mahmut: şşşttt.. günlük yazıyom
Muharrem: günlük yazıyon
Mahmut: hee günlük
Muharrem: oğlum onu en son orta okulda kızlar yazıyordu laa :img-hyste
Mahmut: hahaha çok komiksin muharrem yaa
Muharrem: ee oku bari
Mahmut: yok yaa
Muharrem: ver ben okuyım
(Muharremde fena takıyor anacım söylemeden bırakmıyor :img-hyste )

Mahmut: cık.. yok yaw alla alla niyeymiş
Muharrem: niye oğlum okusana laan
Mahmut: benim kendi şahsima özel özelim benim
Muharrem: öyle olduk şindi özelin olduk.. bütün şiirlerimi ilk sen okursun bütün sırlarımı biliyon badinin neler yaşamışız onu bana okumayacan
Mahmut: sen gerçekten bazen çok sıkıcı bunaltıcı ısrarcı bir insan oluyorsun yaw
(valla yaa öğrenmeden bırakmıyor adamın yakasını:img-hyste)
Muharrem: biliyom. oku :img-hyste
Mahmut: iyi tamam okuyım madem.. sen benim badimsin yaa (şimdi günlük okuyoruz:img-hyste) "sevgili günlük" :img-hyste
Muharrem: ohaa :img-hyste "sevgili günlük" :img-hyste
Mahmut: dünyanın her yerinde günlüğe nizami olarak "sevgili günlük" diyerekten hitap edilir bilmiyorsan senin cahilliğin yani :img-hyste dinleyeceksen adam gibi okuyacam
Muharrem: dinliyom oku yaa oku
Mahmut: Sevgili günlük karakol çok enteresan çok et..(yazdığının üstünü kraralar düzeltme yapıyor birde yazıyı bir görün:img-hyste) ilginç ilginç çok ilginç karakol çok ilginç bir yer oldu. Durali başçavuş iyice sıyırırken "OSMAN KANAT" (aynen böyle kocaman kocaman yazmış Osman Kanat diye kocaman :img-hyste) parmağında nişan yüzüğü havalı havalı takılıyor (bunu Osman duymasın sonra sen havalı havalı aman havada havada takılı kalırsın :img-hyste) yarın ise biz poyraz timi keriz bir terhiscinin ısmarlayacağı kahvaltıyı yiyecez (ayıp yaa adam gider ayak kıyak yapıyor bu adama tutmuş keriz diyor :img-tomat:img-hyste) İlker'le İlknur'u çok özledim..birde buraya böyle kalp yapıp yanınada "ay lav yuu" olarak yazmışım :img-hyste
Muharrem: "ay lav yuu" :img-swoon
Mahmut: hee
Muharrem: bu kadar mı..?
Mahmut: hee
Muharrem: başka bişey yok mu..?
Mahmut: daha ne olcak yaw
Muharrem: ne biliyim böyle gizli saklı tuttuğun böyle duygu yoğunluğu içinde bir sır bir gizem saklı sandım
Mahmut: sen anlamasızsın Muharrem bu sadeliğin zaferi..

Zafer ve iki arkadaşı odaya girer..

Muharrem: Zafer.. Er Mahmut Karakum defterine seni için keriz yazmış oğlum adını da "sadeliğin zaferi" koymuş haberin ola :img-hyste
Mahmut: hihih yok yaa kahvaltı olarak hihih.. (defteriyle yüzünü kapatır..) sana var yaa çamur bile demiyorum sen ne pis adamsın yaa hee niye benim özelimi söylüyorsun bende Cevriye'yi söyleyim mi
Muharrem: o..o ayrı konu
Mahmut: kalk... kalk yerimde.. kalk,
(Muharrem kendi yatağına geçer..)
Mahmut: Zafer... Zafeeer sen Cevriye'yi biliyon mu..? :img-hyste

Ve Muharrem Mahmutun üstüne atlar..:img-hyste

zeyno_114
01-02-11, 18:19
Osman ve Poyraz Çarşı izininde..
Osman Odasında dolabının başında içeri Durali girer..

Durali: Osmaan
Osman: emredin komutanım
Durali: çıkar onları da ayıboğanlarla sende in
Osman: (yüzünde güller açtı canımm:img-in_lo) emredersiniz komutanım

Osman sivilleri çeker üstüne (vuuuvv:img-in_lo)
Ve yemekhaneye poyraz timinin yanına gelir..

Osman: otur otur.. beyler çıkış 9:45 dönüş 15:00 inzibat bölgesinin dışına çıkmıycaz sorun çıksın istemiyorum.. Siz kahvaltınızı yaptınız mı?
Taner: Kahvaltıyı çarşıda yapacağız komutanım Zafer bey sponsorluğunda
Kamil: sucuklu yumurta hesabı komutanım
Osman: güzel.. :) Zafeeer
Zafer: Emredin komutanım
Osman: her şeyin hazır mı tugaydan sevkin yapılacak
Zafer: hazır komutanım
Osman: Ulan yedin askerliği haa:)
Zafer: çok şükür yedik komutanım
Osman: hadi gidelim beyler..

Ve çarşıya inerler Osman Nihan'ın yanına Poyraz çarşıda kahvaltı olayına..(:

Taner: beyler fazla abartmayın Zafer dedeciğiniz mahsur kalmasın buralarda
Mahmut: ne demek o yaa o nasıl söz yaa söz verdi artık allah ne verdiyse yiğcez öyle değilmi ama
Zafer: her şey serbest abi rahat olun istediğiniz kadar
Kamil: bak bu iyi oldu işte
(aç adam yaa aç midesinde fil var fil :img-hyste)
Muharrem: dışarıda otursak mı laan hava çok güzel
Hasan: üşümezmiyiz laan
Sait: yaaw sarı hocam sende iyicene titrek oldu haa :img-hyste
(Sait'ten iltifatlara devaammm :img-hyste)
Hasan: yaa işte içim titriyor oğlum
Sait: yaa bişey olmaz geç hadi geç geç
Mahmut: şşt hoca titrek mikrek hiç sesin çıkmıyor Sait'e bakıyorum haa
Hasan: ona laf yok oğlum o istediğini söyleye bilir
Mahmut: türküde söyleye bilir demi:img-hyste

Yanlarına garson gelir..

Garson: evet abiler ne yaptırıyım
Kamil: patron öncelikle bir kangal sucuk üstiyorum
Muharrem: yuh ulan yuh ulan yuh boşan da semerini yee
Hasan: tüm mü yiyecen :img-hyste
Kamil: tüm :img-hyste

zeyno_114
01-02-11, 18:25
Osman Nihan'ın yanına gelir kapıdan girer..

Osman: Nihaan
Nihan: Osman
Osman: bozma bozma sakın bozma
Nihan: neyi bozmayım
Osman: sağ el tekrar şakağa doğru
Nihan: niye
Osman: koyarmısın lütfen oraya
(Osman Nihan'a yaklaşır :img-in_lo)
Nihan: delimisin? :img-tomat
Osman: evet.. (yalnız hiç de istifini bozmuyo cevap verirken :img-hyste) şimdi kafan hafif ileri doğru hıı alt dudak böyle bir sarksın lütfen güzel (Nihan güler) gülmee
Osman yaklaşır eğilir ve öperr :img-in_lo
Nihan: bunun içindi değil mi (daha ne olacaktı kızım adam kendi romantizm ortamını kendi hazırladı sonrada öptü hanfendinin soruya bak :img-hyste)
Osman: ee sen benim nişanlımsın istediğimi yaparım dimi :img-in_lo:img-hyste
(Başından da öper sonra geçip oturur)
Nihan: kahvaltı yaptın mı..?
Osman: yok.. sen..?
Nihan: cık..
Osman: Nihan yorgun gibisin biraz
Nihan: yok ya belki biraz.
Osman: senin bişeyin mi var? ne oldu..?
Nihan: Hiç (Osman başını eğip bakar) o geldi
Osman: (duyunca şaşırır masaya doğru eğilir) kim
Nihan: Nejla

Osman sinirlenmiştir ayaktadır..

Osman: Nihan niye aramadın beni
Nihan: Osman arayamazdım anlamıyor musun
Osman: neden arayamazdın neden
Nihan: yaa çocuğunu görmeye gelmişti yalvardı bana o orda Denizi severken ben nasıl ihbar ede bilirdim ki onu
Osman: ah Nihan ah Nihan (masaya vurur) ah Nihan..
Nihan: yaa arayamazdım diyorum anlamıyor musun Osman
Osman hızla ofisten çıkacakken
Nihan: nereye gidiyorsun
Osman: arkadaşlarımla kahvaltı yapıcam
Nihan: Osman lütfen
Osman çıkar Nihan'ı duymaz bile biraz yürüyünce olacakalrı anlar
Osman: Kahvaltı...

Ve koşmaya başlar.. gerisi malum oraları yazmıyorum.. :img-cray:
Bu haftalıkta bu kadar..:)

Yavlakoz
04-02-11, 09:57
52.Bölüm...
Ağa Konağına Gelen Müjde ve Bitli Dağ Filozofu Tipitip Ulak...

Efendim, bu sahneyi yazacağımı belirtmiştim. Bitli dağ felsefecimiz bir bölümlük göründü ama gerek (deren1970’in ifadesiyle) lepiska saçları gerekse (yine deren1970’in ifadesi) çakma Bayhan konuşması ve bakışlarıyla bizleri mest etti... Böyle orijinal bir tipleme ve sahne kaçmazdı. O nedenle seve seve bu sahneyi yazdım. Ama sahneye eşlik eden bakışlar ve mimikler de keşke görünebilseydi…Onlar esas orijinal noktalardı… :img-hyste

Gecenin karanlığında ağa konağının kapısı ısrarla çalınır. Eh tabi müjdeli bir haber getirildi, normal…(Yalnız o kapı da pek bir emanet duruyor, bir omuzda açılıverir aslında.Sonra çok aralık, o evi nasıl ısıtıyorlar merak ettim…) Herkes uyanır ve Mürsel Ağa seslenir...

Mürsel Ağa: Hayırdır inşallah, hayırdır inşallah! La Ethem, bak bakalım kim? (Bak Ethem bak…Bak ne geldi…:img-hyste)

Ethem kapıyı açar ve karşısında lepiska saçları, ayıklanmamış bitleriyle gece vakti Sokrates’in yamağı gibi duran ama gerçekte Bayhan felsefesi güden o muhteşem varlığı görür…:img-hyste

Ulak: Mürseel Ağğa nerde…
(Ethem’den “şaka mısın sen” dercesine şaşkın bir bakış…:img-hyste)
Ethem: Nee…
Ulak: Çağıır onu (Talimat böyle, haber Ağaya verilecek. Alt makamla görüşmüyor, üst makam istiyor filozofumuz…)

Mürsel Ağa da kapıya gelir:
Mürsel Ağa: Ne var la, ne istiyirsen… (Ağa da şok da tabi, kamera şakası falan mı diye…)
Ulak: LPG komutanlığı talimatıyla buraya gelmiş bulunuyoruz. (LPG dedi ya LPG…Zaten bunların destekçisi başka bir şey olamazdı…Bitlinin konuşmaları da bu sponsorluğu destekliyor…Adam öyle bir gazla gelmiş ki, kimse kesemiyor hızını…) Kızın Küpeli kod adlı Necla Tekintaş, TC güçleriyle girdiği mücadelede kahramanca bir savaşçının tüm özelliklerini sergileyerek…

(Ağa dayanamayarak bitlinin lafını kesiyor ama…Bitli ulak da bozuluyor haliyle…:icon_sorr Kesme Ağam filozofun lafını…:img-hyste)
Mürsel Ağa: La ne diyisen sen…
(Ulak kaldığı yerden devam ediyor hiç bozmadan…:good: Bozma Ağam zaten, o kadar çalışmış, ezber yapmış işte…:img-hyste)

Ulak: Sergileyerek mücadele etmiş,(bu kısımda yana devrilen ve Ethem’e yöneltilen acılı bir bakış var ki, ooff offf, “ölüm ol da gel peşime” diyen Bayhan bakışı bu işte…:img-hyste) fakat hayatını kaybetmiş bulunmaktadır…

Ulağımız bu cümlesini tamamlayarak ilk “noktaya” gelmiş bulunmakta…:img-hyste
Araya haber karşısında Teslime’nin o sinir bozucu çığlığı girer…:img-tomat
Ethem’den filozofa “ne diyor bu manyak” bakışı yöneltilir…:img-hyste
Kısa bir moladan sonra ulak kaldığı yerden devam eder konuşmaya…(”Es” vermişti sadece, bitmedi ezber çünkü. Kırk yılın başı sahneye çıkmış işte, bırakın konuşsun..:img-hyste.)

Ulak: Mücadelesi bize ışık tutmaya devam edecehtır. Savaşçımızın intikamı (buradaki vurgu ve eşlik eden o muhteşem bakışlar kaçmaz) “mutttlakaaa” alınacaktır…

Ve ikinci es…
Teslime den yine “aaaa” lar..
Ethem ise daha fazla dayanamayarak;

Ethem: Bi sus oğlum ya…Bi sus ulan Allahsız kitapsız…(Eliyle adamın çenesi kapatır ve iter dışarıya…) Suuus!!! (Ama Ethem’cim daha bitirmedi…Bırak konuşsun bitli dağ filozofu ulağımız…Zaten o da pes etmiyor tüm itmelere rağmen, durmak yok, söze devam…:img-hyste)

Sahnenin arka planında ise Nihan şoklarda, hiç ses yok…Çalan telefon... (Kızımız telefonunu da gece vakti birden uykudan uyanmasına rağmen cebinde taşıyor. Yatağa telefonla mı giriyor bu kız anlamadım…) Telefonu eşofmanının cebinden çıkarıyor, açıyor ve düşürüyor…Arayan Osman…

Ha nerde kalmıştık, ulak da konuşmaya tabiî ki devam ediyor.Ethem yine itekliyor ama nafile….(Konuşucam da konuşucam…:img-hyste)

Ulak: Taziye ve cenazeyle de biz ilgilenecağız.

Nokta…Nihayet bitti.Tiradını bitirmenin verdiği gururla, harika bir bakış Ethem’e…:img-hyste Ve mekandan mağrur ifadeyle ayrılış…(Ay gitti ya, gitmeseydin, kalsaydın…:img-in_lo)

Bu arada fenalaşan Mürsel Ağa, koşturan Ethem ve Kalafat…Herkeste gözyaşı…
Yalnız son anda niye ağladığını (daha doğrusu ağlayamadığını çözemediğim) sahneye dahil olan Deniz ve öhü öhü:img-cray::img-cray:’ler..
Nihan’ın açık kalan telefonunun diğer ucundan konaktaki acıyı naklen dinleyen Osman…
Fonda giren “Kara köprü narlıktır” türküsü…
Tam tersi “Çalın Davullar” olmalıydı…:img-yes:
Ve Teslime’nin feryadları…

Kapanış...

zeyno_114
07-02-11, 13:40
52.Bölüm

Osman Lokantanın önüne gelmiş ve Zafer'i yere düşerken görünce ufak çaplı bir donup kalır sonra arabaya doğru ateş ederek koşar.. Necla kaçar..
Taner eğildikleri yerden çıkıp Zafer'in yanına gelir..

Taner: Zafer.. Zafer bana bak..Zafer bana bak laan.. Zafer..
Osman: Hasan
Hasan: ee..emret komutanım..
Osman: yaralımız var mı oğlum?
Hasan: var komutanım..
Osman: sen..?
Hasan: ben..(kendini kontrol eder) iyim komutanım
Osman: telefonumu ver yardım çağır hemen gelsinler
Hasan: Emredersin komutanım..
Taner: tamam oğlum tamam bak şimdi ambulansta geliyor Zafer.. gözünü seviyim sakin ol sakin ol..
Zafer: Bunu oğluma götür.. (zor konuşur..)
Taner: sen götüreceksin lan onu..banane abi senin oyuncağından..Kendi oyuncağını kendin götür oğlum banane..
Zafer: götür.. dedim.. sana..
Osman: Zafer.. Oğlum.. o oyuncak çocuğuna ulaşacak.. ama sen sakın kendini yorma şimdi..sakın yorma..
Zafer: önce.. kanı.. temizleyin..komutanım..temiz olsun.. oğlumun..eline..kan..bulaşmasın..

Taner ve Osman göz göze gelip bir birlerine bakarlar..

Osman: Hasaaaann..! gelmiyorlar mı halaaa...?
Zafer: kan..bulaşmasın..( ve Zafer şehit olur..:img-cray:)
Taner: dışarı giden oyuncağa gitti komutanım beni dinlemedi..beni dinlemedi komutanım..(bağırır) beni dinlemedi komutanım..

Osman Zafer'in tuttuğu oyuncağı eline alır.. ayağa kalkar hasana ve diğer askerlerine bakar sonra bir kaç adım atar Sait'te bakar sonra bir kenarda ağlayan Muharrem'e.. geri dönüp adım atmaya devam eder..

Osman: kimse gelmiyor mu? (ağlayarak..) Kimse gelmiyor mu? (hıçkırıklarıyla) kimse gelmiyor mu? (bağırarak) kimse gelmiyor mu?..Kimse gelmiyor muuu? :img-cray:

Aynı duyguları tekrar yaşıyorum içim burkuldu.. :img-cray:

zeyno_114
07-02-11, 14:32
Ambulanslarla hastaneye gelirler..
Bu sırada Karakolunda haberi olmuştur Durali yanında bir kaç askerle ilçeye hastaneye gitmek için yoldadır..

Durali: Niye yavaşladın ula bassana
Asker: pusu bö..pusu bölgesi yaa komutanım..
belinden beylik tabancasını çıkarım arabanın camına çıkıp bağırır..
Durali: ulaa Allah vere de bir pusu olsa yaa ula Allah vere de pusu olsa yaa..Pusu kurun ulaan..(arabada koltuğa vurur) aaaaaa..! bıktım ulan bıktım..Benim askerime kurşun erimesinden bıktım..bas ulaa kaldırma ayağını gazdan baas..
Asker: emredersiniz komutanım..

Bu sırada Hakan karakolda zor duruyordur sığamıyor dur karakola çok kötü durumdadır..
Durali de Hastaneye gelir bir köşede oturmuş Osman'ı görür yanına koşar..

Durali: Osman.. (Osman ayağa kalkar..Durali Osman'a sarılır..) Zafer gitti mi ula Osman..
Osman: Zafer şehit oldu komutanım..
Durali::icon_sorr Diğerleri..?
Osman: Ercan'ın durumu ağır Saffe'tin Muharrem'in yaraları o kadar kötü değil Kamil'inde öyle.. diğerleri iyi komutanım..
Durali: Osman.. :icon_sorr ben çocuklara bakayım..

Durali içeri çocukların yanına gider..Osman taşa oturur.. Zafer'in oyuncağında ki kanları temizler.. Bir süre sonra Durali Osman'ın yanına gelir.. Osman ayağa kalkar..

Durali: otur ulaa otur..
Osman: Kahvaltı edeceklerdi komutanım..otlu peynir yiyeceklerdi bir kaç zeytin çay falan içeceklerdi çocuklar..kızlardan bahsedeceklerdi fıstıklardan hani bu gazetede..artist resimleri var ya komutanım onlara bakacaklardı.. Ulaan yarım saatliğine selam çakmadan garsondan ekmek isteyeceklerdi bu çocuklar..eşek şakaları falan yapacaklardı bir birlerine.. 70 milyonun kahvaltı yaptığı sofranın bir kıyısına oturup kahvaltı edeceklerdi..Bu kime batıyo yaa..Komutanım bu kime batıyo..:img-cray:
Durali: Osman..
Osman: Zafer.. O sivil adam çocuklarına gidecekti komutanım..bizim Mahmut Muharrem Kamil kahvaltılarını edip nöbet tutmaya gideceklerdi..bu çocuklar şafak sayacaktı komutanım.. Yaa benim timim neden kahvaltı edemiyo yaa.. Benim timim neden kahvaltı edemiyo komutanım..
Durali: Osman yeter kendine gel artık..
Osman: O kadını öldürecem
Durali: O muydu?
Osman: O kadını öldürecem... Şimdi ben bunu temizliyorum..ama ne kadar silersem sileyim kan çıkmıyo.. Komutanım bunun pil haznesine kan girmiş biraz o zor çıkıyo bide bunun lastikleri plastik yaa tam çıkartamıyorum ordan da.. ama biz bu oyuncağı Zafer'in oğluna götürüp verecez.. O çocuğun ellerine vereceğiz bu oyuncağı o çocuğun elinde kan olmayacak..ama önce temizlememiz lazım komutanım.. benim önce bi temizlik yapmam lazım.. (Osman kalkar)
Durali: Osman...Osman nere gidiyorsun ulaa
Osman: o kadını öldürecem
Durali: ula dur delirme Osman..
Osman: o kadını öldürecem
Durali: Osman..
Osman: komutanım bu iş artık fazla uzadı ben o kadını öldürecem..
Durali: Osman.. bak burda komutanlar var savcı var o var bu var ne olur kendine gel artuk yaa..
Osman: Komutanım bu çocuklar beş para etmez 3tane zeytin yiyeceklerdi.. ucuz peynir yiyeceklerdi..dandik sucuklu yumurta yiyeceklerdi..bu çocuklar benim askerim benim arkadaşım benim kardeşim.. Onlar benim..
Durali: Osman.. Osman bunu sana komutanın olarak söylemiyorum kabul edersen Durali abin olarak söylüyorum ne olur sana yakışanı yap hee ne olur bize yakuşanı yap hee Osman..

Bir birlerine sarılırlar Osman hıçkırıklarını tutmaz iyice bırakır kendini..:img-cray:

Şimdide ben bırakacam kendimi...:img-cray::img-cray:

zeyno_114
07-02-11, 15:47
Karakolda Muharrem "Şehitlermiz" panosuna Zaferin Resmini yapıştırır..
Tek tek kaybettikleri arkadaşlarına bakar..
Hakan Asteğmen yanına gelir..

Hakan: Muharrem.. Büyük resim ekleseydik oğlum..
Muharrem: gözümüzün önünde olsun dedim komutanım..
biraz sessizlik olur
Hakan: arkadaşların nerde?
Muharrem: koğuştalar
Hakan: elin nasıl oldu?
Muharrem: elim..ellde sıkıntı yok öyle sıyırdı geçti.. (Hakan gidecekken Muharrem seslenip durdurur..) Komutanım.. Hanımıylan çocuğu ne olacak..
Hakan: Valla Muharrem Allah sabır versin..çok zor..
Muharrem: devlet bakacak onlara dimi komutanım..?
Hakan: Elbette bakacak.. yani herhalde bakacak
Muharrem: inşallah.. komutanım ben düğünlerde saz çalıyom bizim öyle tarla tapan falan yok çokta seviyom saz çalmayı hani böyle ısırma teller derler yaa öyle bir gün çalmasam böyle bir garip olurum çok özlüyom çok özlüyom yani.. öyle yani.. bazen de kendimi böyle sigortalı maaişli sabah 9 akşam 5 böyle bir işte hayal ederim..ne biliyim bir yerde odacı olur belediyede işçi olur şoför olur ne zaman onu düşünsem içim kabarır içimden kuşlar havalanır.. sevmem ben aslında öyle işi niye isterim.. Çünkü insan güveneceği bir dal ister bir dam ister içinde pişen bir aş ister o aşı pişirecek bir ahretlik ister... bizim gibiler yoksulluğu böyle kapının arkasına bir yere kapatmışlar komutanım o kapı inceciktir incecik böyle zencirsiz kilitsiz felek ne zaman bir rüzgar estirse o kapı yerle yersan olur kumutanım parça pinçik olur..

Hakan: Muharrem... Niye anlatıyorsun bunları..
Muharrem: Çünkü komutanım.. bizim verecek bir canımız var.. Tek sermayemiz odur Zafer ahanda canını verdi işte..Allah'ın emridir dedi hudut namustur dedi boynunu bıçağın altına böyle koyun gibi uzattı.. şimdik benim yan yana çarpıştığım kardeşimin ahretliği dara düşecekse rezil olacaksa üstüne titrediği yavrusu rezil olacaksa mahcup olacaksa ne manası var komutanım.. :good: özür diliyorum komutanım af diliyorum..
(af dilemesi gereken sen değilsin Muharrem'im onlar kendilerini biliyorlar..)
Hakan: yok.. hadi git arkadaşlarının yanına
Muharrem: emredersiniz komutanım..

Hakan panoya yaklaşır Muharremde koğuşa arkadaşlarının yanına gelir..

Muharrem: Taner.. Napıyoz?
Taner: (etrafına bakar) bilmiyorum Muharrem
Muharrem: Sarı hoca
Hasan: nee?
Muharrem: yaa bişi de yaa
Hasan: Nediyim Muharrem
Sait: şimdi konuşma zamanı değil

Sait kalkar silahını alır Muharremde peşinden gider Sonra tüm tim silahlarını almaya başlar..

Taner: abi ne yapıyorsunuz siz..Beyler...!
Sait: Bugün beni çavuş kesmez çavuş.. ben şimdi hazırlanıp çıkıcam emir gelene kadarda dışarıda bekleyecem..
Muharrem: Aynen..

Taner etrafına bakar sonra oda silahını alır ..

Taner: 10 dakika sonra içtima beyler.. tam teçhizat..

Ve hazırlanıp bahçeye çıkarlar..

zeyno_114
08-02-11, 13:03
Hakan Osman Durali..
Oda da konuşuyorlar.. Daha doğrusu Hakan Durali konuşur Osman sadece susar kafasında bin tane dolaşan düşüncelerle..

Durali: kafamıza göre gidecez yani hee.. ula ne diyorsun Osman sen yaaw.. şakamı ula bu yaa başka iş değil ki askerlik bu yaa.. emir ula emir her şey emir burda yaa.. nediyecem ben tugaya ee bir tane askerimiz şehit oldu bir tanesi ağır yaralı bir tanesi hafif yaralı ee bizde aldık topu tüfeği intikam peşine peşlerine düştük hee cık..
Hakan: gece doğu nöbet mevzisi bir görüntü ala bilir başçavuşum..
Durali: görüntü mü?
Hakan: görüntü… görüntü alınca da tim harekete geçer takibata başlar
Durali: yani asteğmenim sende böyle dersin işimiz iş valla hee.. bu iş böyle olmaz ki ya bu hesap kitap işi gözünü seveyim asteğmenim..
Hakan: onları nasıl durduracaksın peki..

Ağa konağında..Nihan karakola gide bilmek için diretiyor..

Nihan: yürü abi
Ethem: yaa iyide oğlum yani
Mürsel ağa: Nihan bugün gitme işte anla karakol ana baba günüdür
Nihan: baba Osman benim nişanlım.. benim onu görmem lazım diyorum anlamıyor musunuz? hadi yürü abi
Mürsel ağa: Nihan dur
Ethem: bi babamı dinlesene sen
Nihan: baba ben gidecem.. abi arabayı çalıştır ve beni götür yoksa ben kendim gidecem.
Mürsel ağa: bugün gidemezsin bugün Osman'ı göremezsin
Nihan: yaa neden gidemiyorum
Mürsel ağa: çünkü onları tarayan Necla dır diyorlar..
Nihan: (abisine bakar sonra tekrar babasına) Ne..?
Ethem: ee biraz sabırlı ol
Nihan: sabırlı mı olayım.. sabırlı mı olayım abi.. abi ben sabırlı mı olayım şimdi..
Kızım desene ana Necla'm diye bağırsana heh.. Senin o kızın var ya o kızın bigün önce gelip burda kızını sevip birgün sonra gidip cinayet işliyo yaa...
Mürsel ağa: Nihan yeter..
Nihan: abi geliyor musun yoksa ben mi gideyim hee..
(Nihan çıkar.. arkasından Ethem'de yanına gider..)

Karakolda..
Durali Dışarı Çıkar içtimada olan askerlerinin yanına gelir..

Durali: Taner
Taner: Emret komutanım
Durali: ben içtima istedim mi ula senden
Taner: Hayır komutanım
Durali: peki bu nedir ulaa? söylesene oğlum nedir bu?.. Kendinize gelin aslanım.. emir verilmeden bu karakolun tepesine kuş uçmayacak kuş..Taner.
Taner: Emret komutanım
Durali: silah sayımı yapılacak, kapılar boyanacak, araçların gademe işleri yapılacak..Nöbet çizelgesini de 5 dakka sonra bağa getürecesun..
Taner: Emredersiniz Komutanım..

Durali ufaktan gitmeye başlar timden hareket yoktur.. Dönüp baktığın da hepsi silahlarını ve sırt çantalarını alıp içeri girerler..

Durali: Ben sadece sizin sağ salim eve dönmeniz için uğraşıyorum ulaa..

zeyno_114
08-02-11, 14:18
Osman Hakan Osman'ın odasında Osman Nihan'la görüşmeye çıkmayınca bu konuda ufak konuşurlar..

Hakan: otur Osman otur... Nihan hanıma da biraz ayıp oldu ama
Osman: Biliyorum komutanım.. ama bugün onunla konuşamazdım hele çocukların karşısında.. Bugün olmazdı komutanım
Hakan: öyle.. Onun işi de zor be Osman..
Osman: evet annemin dediği gibi nalla mıh'ın arasında.. ama bugün olmazdı..
(nalla mıh arasında bu sözü daha önce duymamıştım anlamakta da zorlandım ama google apça saolsun yazınca çıkı verdi anlamı da;
Sıkıntı ve gönül darlığını ifade eden bir deyim. Bu hale sûfîler, kabz derler; bu kelime iç sıkıntısı, tutukluk ve daralmayı ifâde eder. demek miş..
Hakan: neyse sen dinlenmeye çalış nasıl olacaksa..
(hakan odadan çıkar..)

Gece Osman Annesiyle telefonda konuşur..

Osman: Annee ben iyim gerçekten..Meraklanacak bişey yok.. tamam.. babama selam söyle.. ellerinizden öpüyorum..

Osman telefonu kapatır.. Muhabere odasından çıkıp askerlerinin koğuşuna gider..

Asker: Dikkaaat..!
Osman: Rahat beyler rahat rahat.. Oturun..çavuş otur.. Muhammed otur oğlum.. (tek tek askerlerine bakar..) çavuş
Taner: emredin komutanım
Osman: Bugün niye içtima yaptınız
Taner: her zman yaparız yaa komutanım
Osman: biliyorum oğlum.. da bugün niye yaptınız
Muharrem: valla komutanım biz takibata çıkarız diye düşünmüştük
Sait: belki bişey yaparız diye komutanım
Osman: Bende öyle düşündüm.. Siz ne düşünüyorsunuz beyler..
Hasan: Nası yani komutanım
Osman: Zafer şehit oldu yaralı askerlerimiz var
Mahmut: insan ne düşünür ki komutanım öyle kahredip oturuyoruz işte
Osman: dimi... Beyler ben bu akşam burada sızıcam haberiniz olsun..(:

Bir süre sonra karakolda hareketlilik olur..
Hakan telefonla konuşurken Durali Osman'ı arar..

Durali: Osman... Osman nerdesin ula.. (koğuşa girer dolaba vurur) kalk kalk kalk.. Osman ula senin ne işin var burda
Osman: komutanım
Durali: çubuklu yönünde görüntü alınmış iki tane çoban bizim telsiz rolesinde ki askerlere haber etmiş.. 6-7 adam al yanına Hakan asteğmen gidecek..
Osman: Emredersiniz komutanım
Durali: (poyraza) 5 dakkanız var ula
Taner: emredersiniz komutanım..

Hazırlanıp dışarı çıkarlar.. Osman dağlara bakarak yürür..

Durali: Tugay ne söyledi asteğmenim
Hakan: hatlarda sorun var galiba irtibatı kuramadım
Durali: Telsiz
Hakan: valla oda sorunlu galiba
Durali: yaa telefon
Hakan: kontörüm yok başçavuşum.. sen iki saat sonra ararsın açılır..hazır mıyız Osman
Osman: evt komutanım
Hakan: gidelim..
Taner: (kısık sesle) araç bin..

Yola çıkarlar..

Durali: ula Durali buranın en akıllısı sensin gerisini hesap et artık.. :)

zeyno_114
08-02-11, 17:34
Poyraz Dağlarda..

Mahmut: Möerrem
Muharrem: buyur
Mahmut: bu Zaferin oyuncağı ne oldu yaa
Muharrem: valla Osman komutan daydı bilmiyom
Mahmut: Ondaysa verir yada kesin gönderir.. haberlerde vermiş midir acaba
Muharrem: neyi vermiş midir
Mahmut: neyi olacak Zafer'i ya
Muharrem: he vermiştir herhalde emmi oğlu bilmiyom
Mahmut: tabi ya... Askerlere hain pusu izinde kahvaltı eden askerlere teröristler saldırdı falan filan
Muharrem: ne anlatıyon emmi oğlu Allah'ını seversen yaa
Mahmut: haberleri anlatıyom Muharrem bu kadar anlata biliyom mu bitti
Taner: beyler fırça geliyor.
Mahmut: çocuğu kaç yaşındaymış ya
Sait: 1 1buçuk yaşlarında falan
Hasan: ulaan yazık bee
Mahmut: ama oyuncağı Osman Kanat'taysa verir yada gönderir
Muharrem: valla bence Osman Kanat'tın aklında bambaşka bir şey var emmi oğlu
Sait: benim aklımda da o şeyden var
Taner: çeneler kapalı pergeller açık hadi

köye inerler biraz yürüdükten sonra Neclayı görürler Osman önden Fırlar..

Hakan: Taner Muharrem fırlayın.. Arkadaşlar çok dikkatli tamam mı?

Osman önden Taner Muharrem arkadan Osman önce leylayı almaya gelen köpeği vurur..

Osman: sen aradan çekil bakalım..

Necla'yla bir süre çatışırlar Necla'nın mermileri biter beylik tabancasına sarılır..
Osman Neclayı ayağından vurur ona doğru koşarken..

Osman: Bombaa..Yaaaattt..!
Muharrem: Çavuş.. (bağırır) çavuş canım yanıyo gözlerim yanıyo çavuuşş...!
Taner: Dayan kardeşim tamam dayan.. komutanım komutanım geliyorlar.. kalk muharrem kalk komutanı korumamız lazım kalk... gel kardeşim..

Biraz koşarlar Necla ateş etmeye devam eder.. ve Osman nişan alır..

Osman: bu iş bu kadar..

Neclayı vurur Neclayı almaya gelen kolla çatışmaya girerler..

Taner: komutanım ateş ediyorlar
Muharrem: komutanım.. kafam çöküyor tüfeği düz tutamıyorum komutanım
Osman: beni almaya gelen adam benimle birlikte gelir..!!
Taner: kısıldık kısıldık burda

Hakan ve Poyrazın devamı bizimkilere yaklaşmaya başlarlar..

Hakan: Allah kahretsin çeviriyorlar bunlar.
Hasan: menzil dışındalar komutanım
Hakan: Sait
Sait: emret komutanım
Hakan: fırlat..!
(Sait füzeyi fırlatır ve havada uçuşan nesneler görülür :D)
Hakan: şimdi.. (ve harekete geçerler..)

yukarıda Osman ve Taner..

Taner: bizimkiler geldi sanırım komutanım.. yat Muharrem.. (Taner'in silahının mermisi biter..) komutanım bu bitti Muharremin ki son..
Osman: Çavuş sırt sırta verelim vurulursak en azından yere devrilmeden ölürüz..
Taner: şereftir komutanım..
(sırt sırta veriler.. işte bu burası harika bişey yaa o kadar güzel görünüyorlar ki.. )

Hakan ve Poyraz

Hakan: Atış serbest
Mahmut: benim badim orda laan (fırlar..) benim badim orda benim badim
Hasan: (tamburasını ayarlar..) yaa Allah

Terörist gurup çekilir.. Bizimkiler Osman Taner ve Muharremin yanına gelirler..

Hakan: hemen alıyoruz onları heran döne bilirler.. iyi misin Osman
Taner: Osman Kanat küpeliyi indirdi komutanım
Sait: Oh bee.. oh bee ohh beee...!
Hakan: gidiyoruz beyler çabuk.. hadi Osman hadi
Osman: komutanım
Hakan: Osman ölmüş işte hadi.. Osman.. hadi beyler biraz çabuk

Gece karakola dönerler..

Asker: Komutanım geliyorlar geliyorlar komutanım geliyorlar..

Durali dışarı çıkar..

Durali: oh ula bunu da savdık çok şükür hayırlısıyla

Araçlar Nizamiye kapısından girerler.. Osman Hakan ve Askerler iner..

Durali: Ne oldu ulaa manyak mermi barutun mu döküldü :img-hyste
Osman: iyim komutanım iyim
Durali: ayıboğanlar söyledi el bombası mı?
Osman: biraz yakın düştü
Durali: revirlik bişey var mı ula zatn manyaksın birde başımıza sağır kesilme :D
Osman: yok yok iyim merak edilecek bişey yok komutanım
Durali: ahaha aslanım benim yaw
Osman: İzninizle komutanım
Durali: Asteğmenim ne oldi
Hakan: senin ki indirdi küpeliyi
Durali: deme yaaw... ondan bunun yayları gevşek desene vay bee
Hakan: valla kadın hızlı ama bizim ki ondan hızlı çıktı nasıl yetişti nasıl yaptı nasıl koştu bilmiyorum ama yaptı işte
Durali: ee profesyonel manyak bunun elinden uçanla kaçan kurtulur asteğmenim..
Hakan: ee başçavuşum bak bize ya
Durali: emrin olur asteğmenim yaaw kuş sütü yok ama size biraz mercimek ayurduk
Hakan: valla tam hayal ettiğim gibi :D

Poyraz intikalden gelen arkadaşlarıyla sarıldıktan sonra koğuşa giderler..

Kamil: elin nasıl
Muharrem: valla Kamil el ayak falan değilde böyle bir ara midem sırtımdan çıkıyor gibi oldu biran civatalar böyle pat pat atacak sandım ama biliyon biz demirdeniz bize hiç bişey olmaz oğlum
Kamil: ne demiri be çelik bu çelik
Taner: (hafiften kamili ittirir arkadan) yürü lan çelik çomak :img-hyste

Edit; bu haftalıkta bu kadar..
yarın ki bölüm Sefanurum ellerinden öper :img-blush :img-hyste

alagul_54
13-02-11, 19:19
Gecikme için özür dileyerek görevimi devralıyorum :)

~ 53. Bölüm ~

*Bölüm,geçen bölümünün finalinden aynen devam etmektedir .
Berat kapıyı açar Osman karşısında...

Berat : Niye geldin ? (Osman onu kaale almaz...içeriye bakınır) Sana söylüyorum niye geldin buraya ? (Yine aynı poz...bir ses geliyor emme :img-hyste) Ailenin geri kalanını da mı öldüreceksin ? Doymadın mı daha ? (Birşey diyesim var ama...tövbe tövbe gel de döv diyor :img-tomat)
Bu ne cürret Osman ya ? Hıı..? (Konuştun konuştun ama ağır darbe geliyor bekle :icon_whis)
Osman : (Gayet cool bir tavırla ) Eğer çok istiyorsan...al bir keleş eline,çık şu dağın tepesine seni de öldüreyim . (Adam bir cümleyle durumu özetledi,olay budur ağğğğbi :kahve)
Berat : Ulan var ya (Şimdi birşey bulamadı ya cevap olarak...ancak bunlar çıktı kopası dilinden)
Tam o sırada Ethem gelir...
Ethem : (Berat'ın kolunu çekiştirir) N'oluyor yav burada hee ?
Osman : Ethem durumun farkındayım,birazdan da gidicem zaten . Ama Nihan'ı görmem lazım (oyy... :img-in_lo)
Ethem Osman'ı kolundan çeker içeriye alır,Berat'a sus işareti yapar .

Berat amcasına seslenir :img-tomat

Osman ve Ethem evin öbür girişinde-bahçede;
Ethem : Ya tabi şimdi senin için terörist olabilir de benim bacımdı yavv... (ağlamaklı sesi ama hiçbir şekilde üzülemiyorum...su testisi su yolunda)
Yani sana da birşey söylemek istemiyorum da.....sen bir süre gelme buraya Osman yaa..git yani :icon_whis
Biz de acımızı yaşayalım neyse işte yasımızı tutalım . Git burdan .
Osman : ........Ethem...kardeşim :icon_sorr benim Nihan'ı görmem lazım .

O sırada Mürsel Ağa ve Teslime Cadısı bahçeye gelirler .
Osman ikisine bakar,Teslime de Osman'ı öldürecek gibi bakar .
Sadece bakışırlar :icon_whis

İleride Poyraz da Osman'ı kolluyolardır,olası bir kargaşa karşı tetiktelerdir .
Araçta ;
Kamil : Ya Çavuşum sonuçta bu adam ağa...çekip vurmasın Osman Kanat'ı ? Kan davası man davası :img-tomat
Muharrem : Lan tavuk mu vuruyorlar lan ? Kuş (dedi galiba)
Mahmut : Şşş...! Ya tavuk mavuk değil de Cavuş yine de inydik ya,hee?
(Kamil kafa sallar :D)
Hasan : Yoo,yoo şimdilik sakin Beyler . Alevlendirmeyek bir de biz,durun az hele .
Sait : Valla çok kötü bakıyorlar Çavuşum . Bence de inelim ve Osman Kanat'ın arkasında duralım .
Taner : Olmaz abi Hakan Asteğmenin kesin emri var . Dışarıdan müdahele olmadıkça kıpırdamıcaz .

Bahçede...Teslime bahçeye çıkıp Osman'ın karşısına geçer .
Teslime : Sen mi vurdun onu ? ....kızımı sen mi öldürdün ? (Osman hiçbirşey demez...Teslime Osman'ın ellerini tutar) Bu ellerinle mi vurdun onu ? Kanı toprağa aktı mı ?...kızıl kanı kara toprağa aktı mı ?
Çok mu bağırdı...çok mu acı çekti kızım ? İpeklere sardığım yavrum toza-toprağa mı bölendi ?
Mürsel : Teslime!!
Teslime : Gittin de kanlı elini yudun mu ? Şimdi gelip o elinle Nihan'ın elini tutup çıkacak mısın şu viran olası kapıdan,hee ? Nasıl yaptın,nasıl kıydın Neclam'a (Osman'a vurmak üzere elini kaldırır,Osman kuvvetli refleksleriyle :img-hyste elini tutup vurmasını engeller)
Osman : .......Sizi anlıyorum..acınızı da...eğer bana vurmak,acınızı hafifletecekse vurun ! Osman'a vurmanıza itirazım yok...ama kimse görevini yapan bir askere vuramaz,hiçkimse :kahve
Teslime bağırmaya başlar....Mürsel ve Ethem ona sarılıp ağlaşırlar

Araçta ;
Kamil : Abi gördünüz mü kadını ?
Mahmut : Kaynana,her yerde kaynana yaa :img-hyste
Taner : Ya ne alakası var ? Kızını vurmuş adam,olay o .
Hasan : Beyler sol tarafa bakın (örgütün şehir ayağı evin önüne yığılmışlardır)
Taner : Aile tarafından birşey olmaz abi . Şunlara dikkat edelim biz .

alagul_54
16-02-11, 02:34
Devam.... (çok tembelim dimi? :p)

*Sahne aynen devam ediyor...
Ethem annesiyle biraz ileriye gider .

Osman : Mürsel Ağa,başınız sağolsun . Ben...niyetim sizi üzmek değil,biliyorsunuz .
Ama..Nihan konusunda endişelendim,onu görmem lazım .
Berat : Tabi tabi...buyrun (maydanoz :img-tomat) (Nihan ile Deniz de gelirler...) Hehh...
Nihan : Osman .
Mürsel : Osman bir iki hal-hatır sorduktan sonra vargit . Böğün buraya gelinecek gün değil :img-tomat
(Osman kafa sallar) Hadi herkes içeri .
Ethem : Hadi ana hadi kurban olam,hadi içeri...
Mürsel ve Teslime İçeriye geçerler...

Osman Deniz'e bakar,başını sever .
Arada Berat'ın gereksiz lafları var orayı makaslıyorum...

Osman : Nihan (oyy yavrum...nasıl bakarsın öyle :img-blush)
Nihan : Biz zaten biliyorduk birgün bunun böyle olucağını Osman . Ama bu çok ağır,dayanılacak gibi değil,çok kötü Osman .
Osman : (Nihan'ın ellerini tutarak) Nihan...aramızda bunlar olsun hiç istemezdim . Ben...ben sadece seni merak ettim, o kadar .
(Nihan kapının önündeki kalabalığı farkeder..suratı değişir,Osman da arkasını dönüp bakar) Hadi girin içeri ....
(kısık bir tonla) Nihan..en zor kısmına geldik,ama bunu yapmak zorundaydım
Nihan : Onlara dikkat et Osman .
Osman : Hadi girin içeri .
İçeriye girerler .

Osman bahçe kapısına doğru ilerler o kalabalıkta aynı yöne doğru....Osman'ın karşısına dikilirler .
Osman : Geçerken omuz atmamı mı istiyorsun ? O attığım omuzu da kırıyım mı lennn ? Hee...kırıyım mı ? (ayttt :img-hyste :good:)
X : Çok yakında öbür tarafta görüşeceksin Necla'yla,heç merah etme (pehhh!)
Osman : Eğer hemen önümden çekilmezsen sen onunla daha önce görüşüceksin .
X : Heç sanmıyorum
Osman tam silahını çekerken;
Taner : Komutanım (herkes Poyraz'ın bulunduğu yere bakar =D) araç bu tarafta .
Mahmut : Muharrem .
Muharrem : Buyur .
Mahmut : Bunlar ne yapıyor ya ?
Muharrem : Valla galiba bu kızlar okulu kırmış emmioğlu :img-hyste
Mahmut : Aaa......ama okulu kıranın kafası kırılır öyle değil mi Muharrem ?
Muharrem : Valla aynen öyle emmioğlu . Bir işaret bakar,bilmiyorum yani :icon_whis
Mahmut : Sonra yok ben duymadım,ben işitmedim . Ckk! :img-hyste
Osman kalabalığı deldi de geçti :img-hyste Poyraz'ın yanına gider,hem yürür,hem hesap sorar :p
Osman : Siz nerden çıktınız lan ?
Taner : Çıktık öyle Komutanım :img-hyste (ay lov sizi :img-hyste)

alagul_54
16-02-11, 04:04
Osman ve Poyraz karakola gelirler . Durali kapıda,ellerini arkada bağlamış bekliyordur :img-hyste

Durali : Hoşgeldiniz Osman Bey :img-hyste
Osman : Komutanım....Komutanım....
Durali : He ?
Osman : Siz bana kızgın mısınız ? (kabahat işlemiş çocuk gibi konuşuyor :img-blush :img-hyste)
Durali : E kızgınız...musade et de biraz kızgın olalım da ....
Ula sen beni var ya sekte-i kalpten göturecesun haa vallaha göturecesun .
Osman : Neden Komutanım ?
Durali : Lafı karuşturma ula :D Nereye gittun sen,neden gittin,niye gittin ? Hee ?
Güvenlik önlemleri alındı mı,ortaluk duruldu mu,meselenin üstü küllendi mi ? Niye gittin aslanum ?
Osman : Komutanım...ben Hakan Asteğmenimden izin aldım Komutanım ve...
Durali : Ee...Hakan Asteğmen tabi hisli adam,yufka yürekli adam onun da boyle kafasina girip karışturdun ortaluğu :img-hyste
Osman birşey diyemez...bu mahçup tavırları çok tatlı :img-blush
O sırada Sedat gelir .
Sedat : (Osman'a) Telefon var size Komutanım .
Osman : .......Telefon varmış Komutanım :img-hyste
Durali : Hee..varmış . Yırttım zannetme he,sonra devam edicez...Osman Bey :D
Osman : Emredersiniz Komutanım :D
Osman telefon için içeriye girer...

Durali : (Sedat içeri girerken kolundan tutar) Kimmiş ula ?
Sedat : Annesi Komutanım . Fatma Kanat teyze .
Durali : Hee iyi onun mahsuru yok .


İçeride....Osman-Fatma Teyze;
Osman : Alo anne .
Fatma Teyze : Osman nerelerdesin sen be oğlum,hee ? Meraktan çatletçen mi sen beni ? Eyimin ?
Osman : İyiyim anne,iyiyim..meraklanıcak birşey yok . Sizler nasılsınız ?
Fatma Teyze : Heh...nasıl olalım oğlum ? Eyiyiz işte,bildiğin gibi . Baban Serbülentlen dükkan peşinde koşeyyo ben de evdeyim işte . Beni bak Nihan nasıl,eyi mi ?
Osman : Nihan...ee...Nihan iyi anne . İi....yalnız bu aralar biraz...
Fatma Teyze : N'oldu oğlum,ne vaa ?
Osman : .....Yok birşey anne,yok birşey .
Fatma Teyze : E söylesen Osman ne var deyyom ?
Osman : Anne boşver yaa..babam nasıl ?
Fatma Teyze : (Kızarak) Beni bak Nihan senin nişanlınsa benim de gelinim oleyyo . Söyle deyom sana ne vaa ?
Osman : Anne yapma yaa...
Fatma Teyze : Hemen söyleycen hemen!
Osman : Anne..ıııı....onlar...yani...onların cenazesi var anne .
Fatma Teyze : (Şaşırmıştır) Aman Allah'ım ! Niye söylemeyyon oğlum . Amanıııın ! Ağa mı vefat etti yoksa,hee ?
Osman : Hayır anne,hayır .
Fatma Teyze : Ah o yaşlı adam mıydı ? Ayy....ay adı Sıddık mıydı neydi ? Amanın pek mübarek bir adamdı Osmaaan . Vah,vah,vaaah ! Ay pek mübarek adamdı . Allah rahmet eylesin oğlum .(Adamı öldürdü :img-hyste)
Osman : Hayır anne o da değil .
Fatma Teyze : Oğlum kim vefat etti ? Söylesen ya .
Osman : Ablası anne....Nihan'ın ablası öldü .
Fatma Teyze : ...................
Osman : Anne ? ............Anne ben şimdi kapatıyorum,çok işim var . Sonra yine konuşuruz . Babama selam söyle,hadi...
Telefonu kapatır . Off çok kötü oldu bu çocuk ya . Bu halde olucağını hiç tahmin etmemiştim :img-cray:

alagul_54
16-02-11, 05:37
Yukarıdaki sahne 2. partın 5. dakikasında bitiyor . Ondan sonra sırf morg sahnesi . Artık başka birşey demiyorum....kayda değer birşeyler izleseydik gam yemicem . Tamamen gereksiz 8 dakika....
Bunları neden yazdım bilmiyorum ama bilgi dursun kenarda :img-hyste
Neyse :p

#Karakol....Osman-Durali-Hakan;
Durali : Yavv tommiks misin ula sen ? :img-hyste Hadi anladuk kıza gittin,nişanlındur merak ettin gittin . Köye nası gidersun aslanum ya ? Bilmiyi misun onlarun bütün goygoycuları orda fink atiyi .Düşünmedin mi hiç bunu ?
Osman : Yaa Komutanım düşündüm de ya bir anda şey oldu...(ne söyleyeceğini bilemez Hakan'a bakar :img-hyste)
Durali : Yani Asteğmenum senin izin vermenizi de çok yadurgadum haa açıkçası (sen-siz... :img-hyste) deyeyim onu da...yani boyle siz...ne bileyim yavvv :img-hyste
Hakan : Niye beni akıllı bilirdin dimi ? :D
Durali : Yavv...estağfurullahta....yavv birinize birşey olucak diye boyle ödum patliyi Asteğmenum yaa :img-blush
Bu deli zaten gittiği zaman boooyle bir sıkınti basayi beni,darlaniyrum içimden içimden boyle...iki çocuk göreve gitsin sıkıntıdan cırcır oliyrum yeminle yavv :img-hyste
Hakan : Cırcır mı ? :img-hyste(Osman da güler:img-blush)
Durali : Sen gülme ula . Sen ikinci bir emre kadar gülmek yasak sağa sen gülme :img-hyste
Osman : Emredersiniz Komutanım :D

Hakan : Yaa Başçavuşum...ya mesai bitti de yani affına sığınarak söylüyorum . Şimdi sen bize çok güzel nasihatlar veriyorsun ama...bu senin geçen gün Karadeniz'li çocuğu havan çukuruna indirmene ne demeli he ? (hehh...dinime söven müslüman olsa,hadi bakalım :img-hyste) Çocuk beyin travması geçiriyordu az daha :img-hyste
Durali : Ben Trabzon'a gideyim ona tramvayı geçirtecem dur sen :img-hyste
Hakan : Bak şimdi gördün mü ? Başçavuşum Osman görevini yaptı . Asker,gitti vurulması gerekeni vurdu ve birliğine geri döndü . Sonra erkek olarak çıktı,görmesi gerekeni yani nişanlısını gördü ve birliğine yine geri döndü . Ben buna engel olmayı hiç düşünmedim :love05:
Durali : Uşakları arkasundan iyiki yolladın Asteğmenim .
Hakan : ....Hadi ya yemek yemiyor muyuz ? Benim çok karnım acıktı valla .
(Kalklarlar) Yoksa Osman cezalı mı hala he ? :D
Durali : Yoo..yoo ben oğa daha sonra çadır hapsi verecem :img-hyste yürü ula (Osman'ı iter)
Kahkahalarla odadan çıkarlar (: