PDA

Tüm Versiyonu Göster : Gönülçelen - Senaryolar


Sayfalar : 1 2 [3] 4

keremcemelike
15-08-10, 21:41
Bölüm 7

M:Tamam Aslı sen hazırla...Yarın inceleriz dosyaları...Sana da iyi geceler...

Murat;
Telefonla görüştükten sonra hava almak için bahçeye çıkıyorum...Yan tarafa doğru yürüyorum...Hasret merdivenlerde oturuyor...''Ahh tabii kızı yalnız bıraktım'' Yanına gidip sesleniyorum...

M:Hasret!!

Cevap vermiyor...Önüne geçtiğimde ağladığını fakediyorum...Dzilerimin üzerine eğiliyorum...

M:Hasret!! ..Noldu neden ağlıyorsun...

Kafasını kaldırmadan konuşuyor...

H:Neden getirdin beni buraya...
M:Hasret ne oluyor...Bilmiyor musun bunu...Eğitim alman için..
H:Neden o kadarr kişi varken ben...Neden bana karşılıksız iyilik yapıyon..
M:O kadar kişiyi toplasan ses anlamında bir kişi etmezler...Senin sesinin günden güne geliştikçe şahane birşeye dnüşeceğini biliyorum...Ayrıca karşılıksız olduğunu da nerden çıkarttın...Unuttun mu büyük gösteriye para almadan çıkacaksın...
H:Sana inanmıyorum....Herşeyi duydum...Eslem'in gölünü almak için beni çağırdın sen...Kardeşin değerli..Bense onun gönlünü almak için oynayacağınız bir çiçekçi kız değil mi?...
M:Tabii ki hayır...Hasret bunları da nerden çıkarıyorsun..Tamam Eslem'in gönlünü almak için Levent'in çektiklerini izledim bir oluru var mı baktım...Ama inanmasam burda olmazdın....
H:Ya iddia

Diye bağırıyor...Kafasını kaldırarak....

O anda..Vücudumda değişik birşeyler oluyor...İlk defa bir kadın bana bakıyormuş gibi heyecanlanıyorum.... Kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyor...Gözleri..Aynı anda bir çocuğun masumluğunu...Çiçekçi kızın öfkesini...Bir kadının çekiciliğini nasıl barındırıyor anlam veremiyorum...Adeta kaybolup gözlerinde kendimden geçiyorum...Hasret'in sesiyle sıyrılıyorum düşüncelerimde...

H:Sana diyom...Nasıl beni iddia konusu yapabilirsin heh söylesene...
M:Sana kim söyledi bunları...
H:Kimse...Duydum dedim ya...

Kalkıp Hasret'in yanına oturuyorum...

M:İddia falan yok inan lütfen...Evet Levent ımm bizimle düğüne gelen arkadaşım...Senden bir diva yaratıp büyük gösteriye çıkaramayacağımı söyledi...Ben yaparım dedim...Yapamazsın dedii..İddiayı attı ortaya....Ama girmedik...İkimizde vazgeçtik...Senin üzerinden bir iddiaya nasıl girebilirdik ki...
H: (H)Arbi mi?
M:Gerçekten...Hadi sil şimdi gözyaşlarını da git biraz dinlen...Sabah 9 da kahvaltı unutma...
H:Yaa ama ben o saatte kalkamam ki...
M:Alışmalısın...İlk günler ben kaldırırım seni merak etme
H:Tamam...İyi geceler o zaman...
M:İyi geceler...

Hasret kalkıyor yerinden

M:Hasret dur...Odanı göstereyim ben sana...
H:Ohh be..Şimdi Nakiye cadısıyla karşılaşmayayım yine...

Gülümsüyorum...Odasını gösterdikten sonra bende odama çıkıyorum...Saate baktığımda 10....Eslem bu saatte hayatta uyumaz...Hele yazlıkta hiç uyumaz...Hoş inatçı gün içinde en az 10 kez aramışımdır hiç birinin açmadı...Açmayacağını bile bile arıyorum...Uzun uzun çalıyor...Tahmin ettiğim gibi açan yok....

Sabah yine her zamanki saatimde kalkıp üzerimi giyiniyorum...Gidip Hasret'i uyandırmak için kapıya vuruyorum...Açmıyor...Yavaşça odaya girdiğimde yastığına sarılmış uyuyor...Eslem den sonra ilk defa birini uyurken izlemek istiyorum...Ne??...Hasret'i uyurmak izlemek mi istiyorum...Allah'ım bu kız bana neler yapıyor böyle...Yavaşça omzuna dokunuyorum...

M:Hasret...

Yerinde huzursuzca kıpırdanıyor...

H:Günaydın...
M:Günaydın...Üzerini değiş kahvaltıda bekliyoruz seni...
H: Peki..

1 hafta sonra

birefsane
15-08-10, 21:58
30.bölüm
M:Nasılsın Hasret.
Diyerek elini uzatdı.Sanki herhangi biriyle selamlaşıyor gibi.Muratın bu tutumu karşısında Hasret az önce unutduğu kızgınlığını yeniden yüzeye çıkardı.
H:Teşekkür ederim Murat hoca.Sizi sormalı.
Murat Gülümseyerek
M:Qayet iyi.
Muratın bu kadar rahat olması Hasreti çıldırtdı.Amma bu iki yılda bir şeyi daha öyrenmişdi.İçindekilerini yüzüne yansıtmamak.O da gülümseyerek karşılık verdi.Hasretin bu hali Muratı şaşırtdı.Böyle yaparak Hasretden intikam alacağını düşünürken kendisi alak-bulak olmuşdu.Ortamda 1-2 dakika oluşan sesizliyi Erikin sesi bozdu.
E:Sanrım Hasretde aynı odada kalmaya İtiraz etmezsin.(Murata dönerek)
Muratsa kendinden taviz vermeyerek
M:Benim için bir sorun yok.Hasrete sormak lazım.
Hasretse şaşırdı.Demek ki.ona bu kadar yakın olmağa dayana bilecek kadar unutmuşdu onu.O da aynı karalılıkla
H:Bencede bir problem yok.(dayanamayacağı ortamdan uzaklaşmak isteyerek).İzninizle odama çıkıcam.(Erike dönerek)Benden istediyiniz bir şey varmı.
Erik gülümseyerek.
E;Hayır.Akşam yemeyinde görüşürüz Hasret.
Hasret arkasını döndükden sonra deminden beri yüzünden olan tüm kararlılık yok olmuşdu.Gözlerindeki yaşları daha fazla durduramayacağını görüb kendini asansore atdı.
Muratsa Hasret gitdikden sonra izn isteyerek Pencere önüne gitti.cep telefonunu çıkardı.Bildik bir numarayı çevirdi.Karşıdakı Telefon açılır açılmaz soyuk bir ses tonuyla.
M:Biliyordun dimi?
L:Burçini aramış.
Levent 2 yılda onun hayatımı nasıl olmuşdu.İlk aylar Muratı Hasretin peşinden göndermek için elinden geleni yapmışdı.Amma Hasretin dediyi gibi hoca burnundan kıl aldırmamış.Qururu yüzünden lafını bile etdirmemişdi.Bir yıl sonra Burçinle evlendiklerinde Hasreti çağırmış amma Hasret dersleri olduğunu behane edib gelmemişdi.Evlilikleri çok iyi gidiyordu tek anlaşamadıkları konu Murat ve Hasretdi Her ikisine göre kendi arkadaşı haklıydı.Çünki bir türlü o gece Hasretin yarım duyduğu konuşma dilenmemişdi Burçinin Hasrete verdiyi söz yüzünden.
____%
Akşam yemeyi çok sakin geçmişdi.5 kişilik masadaydılar.Masada Hasret,Murat ve erik dışındakı biri erkek diyeri kadın olan iki kişi vardı.Onlarda ortak tanıdıkdı.Kadın oldukca güzeldi ve her halinden Murata olan ilgisi açıktı.Söhbet yalnızca müzik üstüne ilerliyordu.Yalnız bir farkla fransızca.Son 3 saatde Muratın yaşadığı şok dalqalarına bir yenisi daha eklenmişdi.Hasret ve kusursuz bir fransızca.Yemek bitmiş yanlarındakı kadın.
K:Kahve içerken bana eşlik etmenizi istesem Murat bey.
Kadının bu haraketi karşısında Hasret bir anda eski Hasret olmuşdu.Gözlerinden ateş fışkırıyordu.Tüm kıskançılığı ile Gözlerini Murata dikmişdi.Muratsa olduğu durumun zevkini çıkarak kadına döndü.
M:Memnuniyetle.diyerek gülümsemişdi.
Hasretse bu cevab karşısında daha da kızarak
H:Yarın erkenden kalkmam lazım izninizle odama çıkıyorum.(arkasını döndüyünde kendi-kendine türkce ise)konfransa diyilde aşk yemeyine geldik sanki.
Hasret odasında bir oyana bir bu yana gidib duruyordu.Önceki gibi sağdakı odayı o seçmişdi.Her saniye kolundakı saate bakıyordu.yarım saate yakın saat geçmişdi.Demek ki,gece için başka planları vardı.Pencere önüne gelerek.Üzgün bir halde.
H:Ne bekliyordun.Her şeyin eskisi gibimi olmasını.Sen bile eski sen diyilsin.
Tam bu anda kapının sesini duydu.gülümseyerek açılı olan bilgisayarının başına oturdu.Murat içeri girdiyinde gördüyü manzara karşısında şaşkınlığı artdı.Bu güne kadar hasreti hiç bilgisayar önünde görmemişdi.Amma Hasretin onu fark etmemesi Bozulmasına sebeb oldu.Ukala bir halde.
M:İngiltere yaramış.
Hasretse hale bilgisayardan gözünü ayırmayarak.
H:Bunun için sana teşekkür etmeliyim.(ayağa kalkarak Muratın önüne dikildi)Benim için en iyi okulu seçmişsin (üstüne bastırarak)teşekkür ederim MURAT HOCA.
Hasretin bu sitemli sözlerine karşı murat.
M:Öğrencim için en iyisini düşünmek zorundayım.
Muratın bu cevabı karşısında Hasret kızdı.Ne demişdi öğrencim.Hasret onun sadece öğrencisi diyildi ki.Murata daha fazla yakınlaşdı.Hasret artık bir nefes kadar yakındı Murata gözlerinden ateşler çıkıyordu.
H:Doğru sen söylersin biz uygularız.nede olsa Hoca bizden daha çok bilir.Bir tek bilmediyin öğrencinin seni kadar sevdiyiydi.
Hasrete bu kadar yakın olmak Muratın tüm kızgınlığını götürmüşdü.Bir anda Hasretin dudaklarına yapıştı.Oldukca tutkulu bir şekilde.Hasretse ilk önce karşılık versede sonra bir anda Muratı itti.Nefes-nefese
H:öğrencin büyüdü Murat hoca artık Hocasına aşık olmakla ne büyük hata yaptığını anladı.
Derin nefes alarak
Artık Seni sevmiyorum Murat Turalı.

keremcemelike
16-08-10, 03:00
Bölüm 8

Hasret;
Bir hafta boyunca Murat Ocayla pek çalışamıyoruz...İşleri çok yoğun koşturup duruyor...Bende Nesrin Hanım ve Nakiyeyle arşı karşıya gelmemek için ya odamda oluyorum ya da Murat Ocanın katında...Kalın bir kitap verdi...Onu bitirmem gerekiyormuşş...Ve sonunda bitiriyorum...Artık erken kalkmaya da alıştım..Murat Ocanın bana aldığı telefonun alarmını kurarak rahatlıkla kalkabiliyorum...

Bugün Eslem dönecekmiş...Murat Oca erkenden otogara Onu almaya gideceğini söylüyor...

M:Hasret sende gel istersen değişiklik olur...
H:Olur..

Birlikte çıkıyoruz evden...Kapımı açıp oturmamı beledikten sonra kapatıp O da arabaya biniyor..

''Ben böyle ilgi görmeye alışık değilim ya hu şımaracağım''


Otogara gelince arabayı parkedip bekleme salonuna geçiyoruz...5 Dakika sonra kısa bir şort üzerinde hafif uzun bir t-short gözlerinde gözlük... Eslem giriyor içeri...Bizi görünce gözlüğü saçlarına takıyor...Murat hemen ayağa kalkıyor...Eslemde hızlı adımlarla gelip Murat'a sarılıyor...

E:Özür dilerim abicim...Çok ileri gittim...
M:Asıl ben özür dilerim..Haklıydın...

Murat'ı bir kere daha öpüyor...

E:Dedemin yerineydi...Büyük gösteri olmasa ihal ettiğin için çok kızardı ama neyse...He bu arada bir dahaki yaz Ayvalıktan dışarı adımımızı atarsak fena bozuşurmuşuz
M:Bakarız artık....
E:Hasret Abla sen nasılsın...
H:İyiyim sen...
E:Bende iyiyim...
M:Sen neden şaşırmadın...
E:Nakiş söyledi...
M:Bak cadıya bak benim telefonlarımı açmıyorsun ama Nakiyeyle konuşuyorsun...
E:Tabiki Nakiş olmasa kimden alacaktım haberleri..

Eve gidiyoruz...Nesrin Hanım kağıda karşılıyor....

N:Hoşgeldin kızım...
E:Hoşbuldum anne...

Sarılıp ayrılıyorlar....

N:Açsındır...Nakiye birşeyler hazırlasın...
E:Nakiş ya açım ama yorgunumda bizim kata birşeyler getirebilir misin?
NA:Tamam canım...
M:Hadi Hasret bizde çıkalım...Hazır ben evdeyken çalışmalara başlayalım...
H:Tamam

Eslem;
Hep birlikte bizim kata çıkıyoruz...Ben koltuğa oturuyorum...Abim ve Hasret Abla piyanonun başına...
1 Saat boyunca aralıksız çalışıyorlar...Bende yemekten sonra kulaklıklarımı takıp müzik dinliyorum...1 saatin ardında Hasret Abla sıkılmış yorulmuş bir şekilde yanıma oturuyor..Abimde bilgisayarının başında...

H:Off be abinle çalışmak ne zormuş...(H)İç bir şey beğenmiyo..
E:O hep mükemmeli ister...
H:Belli belli..O öyle dğil Asret...E leri düzgün söyle Asret...Sonuçta hepsi e değil mi ha öyle söylemişsin ha böyle..
E:Ama şarkıyı düzgün söyleyebilmen için bu gerekli...
M:Eslem bir bakar mısın?
E:Efendim abi..
M:Canım benim işim çok yoğun...Evde olunca da dersler hiç vaktim yok...Hasret'i de alıp alışverişe gider misiniz...Üzerine birşeyler alın..
E:Tamam abi yarın gideriz...
M:Sağol tatlım...

Birlikte Hasret'in yanına geçiyoruz...

M:Yarın sabah başka bir hoca gelecek Hasret...Senin diksiyonunla hal ve hareketlerinle ilgilnecek...
H:Neyimle neyimle..
M:Diksiyon..Yani konuşma şeklinle...Sonra da Eslemle alışverişe çıkıcaksınız...
H:Tamam...Yorucu bir gün olucak yani..
M:Aynen öyle...

Akşama doğru salona iniyoruz...Annem Hasret'in gelmesinden hoşnut değil...Zaten bir hafta boyunca mecbur kalmadıkça konuşmamış...

N:Sizi yeni kahyamızla tanıştırıyım...Saime Hanım...Saime Hanım oğlum Murat Kızım Eslem...Murat'ın öğrencisi Hasret
S:Memnun oldum efendim ...

Saime Hanım hepimizle tokalaştıktan sonra annemim yanına geçiyor...Annem sessizce kulağına birşeyler söylüyor...Hasret'i süzerek...

Akşam yemeğinde misafirimiz varmış...Levent abim ve Berrin Hanım gelecekmiş...'' Öff Berrinde hiç çekilmez şimdi''

Yemek için hazırlanmaya odalarımıza dağılıyoruz...Hasret Ablayı da Saime Hanım çağırıyor...

Hasret;
Saime Hanımla birlikte odama geçiyoruz..

S:Hasretcim Nesrin Hanım bunları giymeni istedi...
H:Neden ki benim kıyafetlerimde ne var...
S:Bir şey yokta bu evin bazı kuralları onlara uymak lazım dimi...
H:Kural kural bu ne ya...İyi ver giyiyim bare....

Saime Hanım çıkıyor..Bende giyinip Eslem'in katına çıkıyorum...Ardından Saime Hanım da geliyor...

S:Nesrin Hanım bir cd getirmemi istedi..Gel beraber bulalım...
H:Tamam...Bak bu neki acaba...
S:TAk dinleyelim...
H:Aaaa bu çok güzel...Bunu getirelim nolur...
S:Tamam...Burda boşa bekleme Eslem Hanım aşağıda zaten...
H:Peki madem...

Aşağı indiğimizde Levent ve misafiri gelmiş...Benimlede tanıltırıyorla ve ardından sofraya geçiyoruz...Nesrin Hanım kiin nereye oturacağnı kendi söylüyor...Sanki hepimiz aynı yemeği yemeyeceğiz....Tabağın üzerinde duran örtüyü alıp Eslem gibi bacaklarıma örtüyorum....

L:Masadaki iki bayan misafirin tek ortak yanı var sen biri kendini sana kanıtlamaya çalışıyor diğerinide sen kanıtlamaya çalışıyorsun...Öncelikle kendiine...

Murat;
''Ah Levent ne zaman inanıcaksın bana bir bilsem''

Hasret ;
Yemek servisi yapılıyor...Herşeyden ikişer tane var ne gerek varsa çatalı elime alıp yemeğe başlıyorum..Murat Hoca çaktırmdan gösteriyor nasıl yiyeceğimi...
Yemeğin ortasında kalkıp Levent müziği açıyor...Benim seçtiğim şarkı çalıyor...Müziğin başlamasıyla Murat Hoca elindeki şampanya bardağını masaya vurarak kalkıyor...

M:Levent!!
Diye bağırarak
M:Kes şunu...
L:Duruyodu orda işte
H:Ben onu yukarda dinledim beğendim ondan getirdim...
M:Sen ne haddini bilmez şeysin...Ben böyle birşey için sana izin verdim mi?

Eslem;
Abim arkasını dönüp gidiyor...Onun her kaprisini yaptıklarını biz çekeriz ama Hasret Abla hemde herkesin içinde...Saçlarıyla yüzünü kapatmaya çalışıyor...Ağladığı belli...Anneme bakıyorum öfkeyle eserinden memnun mu diye...İlk defa Hasret'e şefkatle baktığını görüyorum...

H:İzninizle

Deyip kalkıyor masadan...Bende ardından...

--Burçin---
16-08-10, 12:04
http://img530.imageshack.us/img530/1704/72164349494512018303.jpg

bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda
gözlerin kal diyor, dudakların git.
bakışın anahtar, ellerin kilit,
gözlerin kal diyor, dudakların git.

ayrılık dönüşü olmayan bir nehir
yalnızlık bomboş bir şehir.
kaç sevda kül oldu böyle kimbilir,
gözlerin kal diyor, dudakların git.

gidersem bir daha dönmeyeceğim,
kalırsam kalbime yenileceğim.
çözemedim seni delireceğim.
gözlerin kal diyor, dudakların git.

duvardan insin mi resimlerimiz,
yabancı olsun mu isimlerimiz.
ya deli dolu günlerimiz,
anılar kal diyor, dudakların git.

bu roman da biter belki birazdan,
ne aşklar yıkıldı gururdan nazdan.
ağlıyor besteler yine hicazdan,
şarkılar kal diyor, dudakların git...
Gelin odasında davetsiz bir misafir...

Gelinin kalbindeki seslerse öylesine yersiz...

Yakışıklı bir adam tam karşısında duruyor gelinin.Yoo yoo bu damat değil !
--
Bir spiker arkasına düğün yapılacak meydanı alıvermiş.Gözleri meydanın ve saat kulesinin ihtişamından dolayı sık sık büyüyor .Her detay , her ayrıntı izleyicilere aktarılmak için onu bekliyormuşcasına haberi sunmaya başlıyor ....Zira Ana Haber Bültenin yarım saati sadece bu düğün için ayrılmış !
İlk kelimesi belli...

Spiker : Yılın düğününden canlı yayınla karşınızdayız sayın seyirciler...Şu an İzmirdeyiz kameraman arkadaşımla birlikte...Gördüğünüz gibi saat kulesi referans alınarak hazırlanmış bir dekorasyon söz konusu...

Aldığımız özel izinle beraber düğüne tam bir saat kala,davetlilerden hemen önce siz göreceksiniz efendim..Denizden gelecek olan gelin ve damat şu an yürüdüğümüz platform üzerinde ilerleyip içeriye uzanacak..Herşey tamamen beyaz ve mavi !

Mavi bi halı uzanıyor içeriye doğru .Sık sık geçişler düzenlenmiş.Ve Hasret & Levent Yıldırım çiftinin her geçişinden sonra patlamaya hazır konfetileri görüyorsunuz..Platform beyaz tül ve yine beyaz kalın mumların gölgesinde...
Damat ve gelin içeriye buradan ilerleyecekler .Ve onların girişlerinden hemen sonra , yaklaşık 750 kişilik bir topluluğun mükemmel oturma düzeni ile karşılaşacaklar...

Her ayrıntıya önem verilmiş gördüğünüz gibi...

Masaların üzerleri önce mavi sonra beyaz örtülerin hegamonyasında! Mavi suflalar, beyaz son derece önemli ve değerli porselen takımları yaklaşık 10 kişi için düzenlemiş masalarda misafirlerini bekliyor...Masaların üzeri bir hayli kabarık.Ama bi o kadar da sade..İhtişamın gölgesinde kalmayı başaramamış bir asalet öyküsü gibi ! Gördüğünüz gibi her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş...

Aslında bugün 9 Eylül.Yani İzmir’in Kurtuluş Günü...Gelinimizde damadımızda İzmirli! Nikahı Aziz Kocaoğlu’ nun kıyacağı düğünün konuk listesini deyim
yerindeyse ele geçirdik diyebiliriz !

Şimdi o çok önemli listeyi ekrana yansıtacağız...Siyasetten sanat dünyasına, sanat dünyasından şiir dünyasına uzanan konuk listesini görünce gözlerinize inanamayacaksınız !

Sezen Aksu- Ajda Pekkan- Şevval Sam- Volkan Konak- Candan Erçetin – Kenan Doğulu –Yalın – Sibel Can – Gülben Ergen -Yaşar- Bengü –Nil Karaibrahimgil- Sertab Erener – Emir –Murat Dalkılıç –Ferhat Göçer- Murat Boz – Sıla Gencoğlu – Demet Akalın –Demir Demirkan- Emre Aydın-Ferhat Göçer-Işın Karaca –Gökhan Türkmen –Mustafa Ceceli- Yusuf Güney-Rafet El Roman ve son olarak da şarkıcılar dünyasından Serdar Ortaç !

Bu listenin sadece küçük bir kısmı ! Şimdi oyuncular listesine bir göz atalım !

Murat & Burçin Yıldırım – Engin Altan Düzyatan- Serhat Tutumluer – Bekir Aksoy- Kanbolat Görkem Aslan –Çetin Tekindor – Selçuk Yöntem- Kıvanç Tatlıtuğ- Burak Özçivit- Tolgahan Sayışman –Özgür Çevik –Birkan Sokullu –Onur Saylak – Mehmet Aslantuğ – Arzum Onan- Sarp Apak- Hazal Kaya –Melike Güner –Necati Şaşmaz –Songül Öden- Beren Saat – Özlem Yılmaz –İlker Aksum- Özge Özberk-Kenan İmirzalıoğlu- Yetkin Dikinciler –Saygın Soysal – Okan Yalabık ...

Liste daha uzayıp gidiyor amma Ata Demirer , Can Dündar ve Yılmaz Özdilli’ yi eklemeden geçemezdik...

Dediğimiz gibi muhteşem düğünün başlamasına sayılı dakikalar kaldı artık...
Şu an bakıyoruz .Yaklaşık 45 dakika..Son kontrollerin yapılması için düğün alanından uzaklaşıyoruz.

İzmirin ve Türkiyeni kalbi bu düğünde atıyor.Bununda farkındayız ! Düğünden tüm sıcak gelimeleri size flaş gelişmeler olarak duyuracağız amma öce size izleteceğimiz iki adet veteremiz var...Kına ve Bekarlığa Veda Partisi Levent &
Hasret Yıldırım çiftinin...

Bekarlığa Veda Partisinde tüm kurtlarını döken Levent Bey bakın bakalım Kına Gecesinde gelinin ayaklarını nasıl yıkamış ? İzliyoruz ...

--

Bu gece dokunsalar ağlayacağım
Bu gece gidiyorsun çıldıracağım

Bu gece kadehleri hep kıracağım
Bu gece ah bu gece

Benimdin ben hep böyle bilmiştim seni
Benimdin ölesiye sevmiştim seni
Benimdin canım kadar can gibi
Benimdin ah benimdin
Benimdin hani benimdin

Bu gece bağrıma taş basacağım
Bu gece sen konuş ben susacağım

Bu gece yüreğime seni basacağım
Bu gece ah bu gece

Benimdin ben hep böyle bilmiştim seni
Benimdin ölesiye sevmiştim seni
Benimdin canım kadar can gibi
Benimdin ah benimdin
Benimdin hani benimdin

Hasret , ‘’ Sen hayatımda gördüğüm en güzel gelinsin ‘’ lafını fazlasıyla hak etmişti...Zira sadece birkaç haftada modacıların elinden çıkmış olan gelinlik , mükemmel bir uyum içerisinde Hasret’te bütünleşmişti....Hasret kapı çalınmadan hemen önce saçlarının buklelerinde göz atıyordu.Pek güzel olmuşlardı.Küçük küçük papatyaların süslediği harika bir tac vardı kafasında...

Burçin’in sözünü dinleyerek ne iyi yaptığını düşündü ! Makyajı mı ? Gerek mi vardı ? Hafiften yapılan bir göz makyajı güzel olan gözlerini daha güzel hale getirip , belirginleşmişti.Bu gece tüm erkeklerin ‘’ Bu kadın niye daha önce benim önüme çıkmadı ?’’ sorularını kendine soracakları yerdi !

Ve bu mükemmel kadının mükemmel eşi !

Hasret eldivenlerine uzandığında küçüklükten beri bir gelinin en önemli aksesuarı olarak saydığı eldivenin başına bir şey gelmesinden fazlasıyla korkuyordu...

Herkesin büyülü bakışlarına alışmıştı..Yaklaşık 5 kişilik moda evinin çalışanları işlerini bitirmiş gitmeye hazırlanıyorlardı...Kendileriyle bolca övündükleri kesindi.

Dilek , Burçin , Saime Hanım , Nakiye , Nesrin Hanım ve Gülnaz ...Hepsinin makyajları bozulmak üzere...Zira hepsi zırıl zırıl ağlıyor !

Dilek’in elbisesi yeşil...Üzerini tamamen saran , kısa , sırt dekolteli bir elbise...Ayağındaki topuklu ayakkabılarla nasıl yürüneceği konusunda bir fikri yok! Ama Kadir’in onu böyle gördükten sonra ne yapacağı konusunda keskin bir fikri var !

Burçin beyaz bir elbise tercih etmiş.Fazlasıyla şık...Ve fazlasıyla mini .Derin sırt ve göğüs dekolteleri dikkat çekiyor.Ama vücudunda öyle güzel durmuş ki...Bay Yıldırım eşinin bu halini görünce attan düşmüşe dönecek..Bayan Yıldırım’ın telaşıysa farklı...Murat’tan kıyafeti üzerine alabileceği her sert tepkiye hazırlıklı durmaya çalışıyor...Onun da makyaja ihtiyacı olduğu söylenemez...

Saime Hanımda şıklığıyla göz dolduruyor...Hasret’in güzelliğini kimden aldığı son derece belli...Siyah elbisesi ve taktığı o çok zarif mücevher klasik topuz saçıyla gelin’in annesinden çok kızkardeşi gibi duruyor !

Nakiye’de tıpkı Nesrin’de tıpkı Saime Hanım gibi siyahı tercih etmişler...Fazla kiloları saklamak için mi yoksa ? Farklı ve özel tasarımlar onların kıyafetlerini birbirinden ayırıyor.

Gülnaz mı ? O kırmızılarını giymiş...Mükemmel bir tasarımcının eli değdiği belli olan kırmızı mini elbisesini aşağıya çekiştirmekle meşgul..Altına paçalı donunu giymek için ne kadar ısrar ettiğini ancak odanın içindekiler biliyor ! Saçları oldukça zor olsa da düzleştirilmiş..Gülnaza mükemmel bir hava katmış.Daha öncekiler gibi ne boya küpüne bandırılmış ne de berbat saçlar yapılmış!

Herkes Gülnazdaki değişime hayran ! Bir de ağlaması kesilebilseydi ..Diye iç geçiriyor hepsi...

Birazdan kapı çalınıyor.

3 kere tıklanan kapının asıl çalmak istediği şeyin. Gelinin kalbi olduğuna kimse inanmıyor !

Hasret heycanla doğruluyor yerinden..Levent miydi ? Kalbi sıkışıyor ! Bu kadar yakışıklı bir Beye nasıl dayanabilecekti kendi evlerine kadar !

Dilek kim o diye sorduğunda Levent’in olmadığına kanaat getiriyor herkesi.İçeri giren Murat ! Yüzü sapsarı, dudakları kurumuş...Gözleri şişmiş bir halde..Yine de takım elbisesiyle öyle yakışıklı ve fit ki !

İçeriye girdiğinde şişmiş gözleri Hasret’i görünce büyülüveriyor...Herşey daha zorken üzerine bu adı konmamış hüzünlerin kalbini bulmasına izin veriyor
Murat...

Hasret ! ... Murat’ın gözlerini okuyabiliyor hala.Aklından neler geçtiğini
de...Annesine rica ediyor.Bir beş dakika yalnız kalıp konuşmaları için...Yoksa büyük bir hata yapmak üzere olduğunun farkına varıyor !

Herkes birbir odayı terk ederken 5 dakika sonra burada olacaklarını hatırlatıyor !

Sonunda odaya sessizlik hakim..Eteklerini yavaşça toplaya toplaya geliyor Hasret..Gelinlikle beraber yaptığı salınımlar bile baş döndürücü güzellikte...
Saçlarını geriye atıyor . Düşüncelerini de çok gerilere savuruveriyor..Yüzünü dikleştiriveriyor.Bu adama bir özür borçlu ! Dün söylediklerinden ve Leventle bir ilişkiye başladığından beri tanık olduğu şeyler yüzünden özür dilemeli Hasret....

Ona bu dünyanın ve büyük bir aşkın kapısını aralayan adamdan onu unutmasını istemeli Hasret !

Önce ikisi de küçük tebessümler ediyor.Zira Murat konuşursa ağlayacak....

Hasret : Özür dilerim deyiveriyor..Anlamsızca , gökten düşer gibi...Bu kadar üzüldüğünü hiç tahmin edememiştim !

Murat : Ben de senin bu kadar sevdiğini ! boğazına oturan yumrulardan
nasibini almış Murat .İzmir’in deniz manzarasına uzatıyor dolan gözlerini...

Hasret : Çok kırdım seni ! Çok da üzdüm..Oysa sen ? Sen bana sihirli bir dünyanın anahtarını bana elleriyle veren adam ! Bana büyük aşklar armağan eden adam !

Murat : Sen de bana büyük acılar büyük sevdalar yaşatan kadın ! Sevmek bir suç olsaydı eğer dediğinde konuşamayacak kadar bitkin çıkıyor sesi...Yüzü hüzünden hüzüne koşuyor...Yüreği çoktan yokolmuş ! Eğer diye baştan alıyor ..Emin ol tek suçlu ben olurdum !
Hasret yavaşça gülüyor...Sonra biraz cesaretlendirmek adına konuşmasını sürdürüyor...

Hasret : Ben ruh eşi mi buldum diyor yavaşça...Sıra sende Hocam diye vurguluyor !

Murat yine sessizleşiyor..Kendisine ait olmayan gözlerinde uzun uzun kalıyor ! Bu büyük bir veda ! Bu büyük bir hüzün ! Bu bir yokoluş ! Bir bedenin katili olan kalbin hüznü !

Birkaç saat sonra son vereceği yaşamının son güzel hatırası olarak kalmasını diliyor Murat! Gözlerine Hasret’ten başkasını görmemek için direktif veren beynini susturarak !

Cebinden minik bir mücevher kutusu çıkarıyor...Yavaşça açıyor.Hasret üzgün.Ancak heycanı yatışmış değil !

Hasret : Bu ne için ? dediğinde anlamsız sorusunu tekrarlıyor cevap beklemeden ? Bu ne için ?

Murat kolyeyi yavaşça boynuna geçiriveriyor Hasret’in .Klipsini takmaya uğraşırken son kez dünyanın en güzel kokusunu içine çekiyor !

Birkaç saat sonra başkası için adanacak güzel kokunun son bir kez müptelası oluyor ! Ufak bir dört yaraklı yonca figürü var kolyede..Şansa ihtiyacı olmayacağını düşünüyor Hasret kendi kendine !

Murat :Bu beni hiç unutmaman için dediğinde Hasret’i baştan aşağıya ürperten bir öpücük konduruveriyor , Hasret’in omzuna !

Hasret rahatsız olmuşcasına irkiliyor ! Dışarıdan bu vedaya tanıklık edecek bir şarkı duyulduğunda Murat çoktan gözden kaybolmak için hareketlenmiş.Odanın
kapısına doğru büyük adımlarla ilerliyor !

Hasret arkasından sesleniyor ‘‘Beni unut olur mu ? ’’

Murat aynı hızla gittiği yolu dönüveriyor...Hasret’in tam karşısından durduğunda uzun bir şiire başlıyor hem gözleri hem sözleri...

Sen hayatımın en vazgeçilmez aşkı
Sen uğrunda en çıldırdığım esmer
Sen yolunda savaşlar verdiğim sevdam
Sen uğrunda ölümlere gidip geldiğim
Sen beklediğim
Sen özlediğim
Sen gizlediğim...

Güneş doğmayı unutabilir
Sabah olmayı
Yağmur yapmayı
Ama ben seni asla...

Çiçekler açmayı unutabilir
Kuşlar uçmayı
Baharlar gelmeyi
Ama ben seni asla...

Ne zaman bir şiir okunsa aklımdasın
Ne zaman bir telefon çalsa karşımdasın
Sen tanrımın en güzel armağanı
Sen hayatımın en gerçek yalanı
Sen bütün huylarımı ezbere bilen
Sen gözyaşlarımı en iyi silen
Sen dünyanın en güzel kadını

Sen yemeğimin tuzu
Yüreğimin buzu
Anasının en güzel kızı
Sen kalbimde en tatlı sızı
Sen bütün varlığımın en sevimli hırsızı
Sen sevdikçe sevilesi
Övdükçe övülesi
Öptükçe öpülesi aşkım...

Sen beni yokluğuyla delirten
varlığıyla yolumu yolundan çeviren
Sevdasıyla beni bir dağ gibi deviren kadın
Bundan böyle senden sorulsun günahlarım
Sende bütün sorularım
Sende bütün cevaplarım
Adam olmuşsam senden
Katil olursam senden
Ben çoktan vazgeçtim kendimden
Ama senden
Asla kadınım
ASLA! ...

Hasret dolan gözlerini sildiğinde içeri Gizem Hanımla beraber giren Hanımlar topluluğunun meraklı bakışlarına ev sahibi oluyor..Nesrin Hanım ...Durumu çoktan kavramış.Yüzü bulutlu ! Saime Hanım Hasret’in seçmesi için getirdiği 3 kutu mücevheri çıkarıveriyor...

Üçü de çok değerli takımlar belli...

Hasret ‘in boynundaki ince , gösterişsiz kolyeye uzanıyor Dilek’in elleri...Hasret durduruyor onu !

Hasret : Bu kalsın lütfen !

Yine birkaç sessiz dakika.Gözler ya tavanda ya halı da ! Kapı çalıyor.Hasret eski neşesinin, heycanının sesini duyuyor.Yüzüne koca koca tebessümler koyarak kapıyı açmaya ilerliyor...Dilek durduruyor onu !

Leventle konuşmaya başlıyor!

Dilek : Sevgili enişteciğim diye giriveriyor söze ...

Leventin o güzel sesi duyulunca Hasret’in telaşı da endişesi de son buluyor...

Levent : Söyle sevgili baldızım ! dediğinde sabırsızlığını fark ediliyor gülüyor herkes.Gergin dakikalar yerini mutlu anlara bırakmış !

Dilek : Bu güzel gelini sana vermem için bana ne teklif ediyorsun ? Bakalım !

Levent : On bin Tl diyor gülerek.Ve çeyiz gününü hatırlatarak.
İçeriden yine kahkahalar yükseliyor! Levent2in içine oturan on bin türk lirasına gülünüyor hep beraber !

Dilek : On bin liraya gelin mi olurmuş canım ? Sen bu gelinliği alamazsın o fiyata dediğinde sıkı bir pazarlıkcı olduğu anlaşılıyor !

Levent yanında takım elbisesiyle sütun gibi duran Kadiri atıveriyor konuya !

Levent : O zaman eniştesinden baldızına en alasından bir damat adayı ! deyiveriyor şen hali herkesin gözünün önüne geliyor !

Dilek : Adı Kadir mi acaba bu damadın adı dediğinde kuşkulu ! Azıcık da utanmış !

Kadir’in gülme sesleri duyululuyor !

Levent : Nerden bildin sevgili baldızım dediğinde kilit sesi duyuluyor ve kapı ardına kadar açıldığında onu bekleyen bir periyle karşılaşıyor Levent !

Böylesine bir güzellik! Akıl almaz ! Nefesi kesiliyor, gözleri büyüyor , kalbi
göğüs kafesine sığmaz oluyor ! Hasret’in yanına gidip ellerini ellerinin içine alıyor ! Kulağına yavaşça fısıldıyor !

- Gelin ve damatsız pek ala düğün olabilir .Evimize gitmeye ne dersin dediğinde gayet ciddi olduğu anlaşılıyor !

--

İskele de görülen küçük bir yat tüm konukları heyecanlandırıyor.Epey de süslü hani... Herkes pek mutlu ! Hasret ve Levent denizdeki turlarına devam etmeyi fazlasıyla isteselerde bu mümkün olmuyor ! Düğün vakti dediğinde Gizem her şeyi organize etmeye planlamış kendini...

Hasretle Levent ilk adımlarını süslenen iskeleye attıklarında bir sürü havai fişek atılıyor..Yine sadece beyaz ve mavi olanlardan !

Belediyenin düğün için hazırladığı özel mavi ve beyaz ışıklandırma sistemi devrede ! Bu ne güzellik !

Hasret ve Levent 32 diş sırıta sırıta ilerliyor platforma...Hasret yanındaki adamın koluna sıkıca sarılıyor ! Her platformdaki geçişin ardından konfetiler ve
kahkahalar patlatılıyor !

Ve platform bitip konukların karşısında kendilerini bulduğunda Hasret ve Levent herkes birbir ayağa kalkıp alkışlıyor bu çifti !

Birkaç dakika böyle sürüp gidiyor...

Hasret ve Levent nikah masasına doğru ilerlediğinde...Ondan önce yapılması gereken küçük bir törenin varlığı hatırlatılıyor!

Düğünün tamamı ünlü konuklardan oluşmuş...Çıngar grubu ve Levent’in o sosyetik orkestrası omuz omuza çalıyorlar tüm parçalarını...

Hasret bi an yalnız hissediyor kendini...Annesi , ablası ve kardeşinden başka kimi var bu kadar kişi içerisinde...Sonra Levent’e dönüyor...Uzun uzun baktığında onunda ona baktığını görüyor .Ve küçük bir öpüück konduruyor yanaklarına...Müstakbel eşi daha yalnız bu konuda !

Tamamen beyazın hakim olduğu nikah masasına ilerlemeden önce Mustafa Ceceli var sahnede ! Onlar nikah masasına yerleşirken deli bir alkış seli kaplıyor ortalığı !

Şu hercai hayata bir kere geldik
Yedik içtik doyduk kalktık hesabı birlikte verdik
Sinsi hayat ihtirası bana hiç uğramadı
Dünya malı zenginin olsun sen benim kadınım

Seni hastalığımda sağlığımda da yanımda görmeliyim
Güneşin doğduğunu da battığını da senle izlemeliyim
Yanabilir saltanatlar olsun yeniden yaparız
Bizde bu sevda sürdükçe ölsek de yan yanayız

Aziz Kocaoğlu yavaşça defteri açıyor...Ve konuşmaya başlıyor ! İzmirlilerin aşık olduğu adam bu ! Öylesine kibar ve ölesiye zarif !

Aziz Kocaoğlu : Evlenmek üzere belediyemize başvurdunuz...Biz de çeşitli araştırmalar sonucu evlenmenizde hiç bir sakınca görmedik ...Siz Levent Yıldırım sayın Hasret Nemutluyu bir ömür sevmek adına eşiniz olmasını kabul ediyor musunuz ?

Levent önce mikrafona yaklaşıyor ..Sonra mikrofana öflüyor , püflüyor ..Düşünürmüş gibi yaparak ellerini yüzüne yerleştiriyor...Mimiklerini şekillendiriyor.Konukların kahkahaları yükseliyor göklere...

Aziz Kocaoğlu bile gülmesine engel olamayarak Hasret’i uyarıyor !

Aziz Kocaoğlu : Kızım bak bu çok nazlı ! Sen yol yakınken deyiveriyor !

Levent :: Hop hop ! Evet deyiveriyor gülerken.Ne yol yakını ! Evet evet evet ‘
Ömrümün sonuna kadar evet !

Kahkahalar yerini alkışa bırakıyor ...Herkes de tarifi imkansız bir tebessüm !

Aziz Kocaoğlu : Sayın Hasret Nemutlu hayatının sonuna kadar Levent Yıldırım ‘ı eşiniz olarak kabul ediyor musunuz ? Ve ardından bastıra bastıra ekliyor...Hiç
bir zorlama altında kalmadan !

Hasret güzel bir tebessümle yaklaşıyor mikrafona...

Hasret : Evet !

Alkış sesleri yükseliyor...Hasret Levent’in ayağını topuğuyla eziyor ! Levent’in ahlama sesi duyuluyor !

Aziz Kocaoğlu : Siz Murat Turalı ve Nesrin Turalı şahitlik ediyor musunuz ?

Nesrin : Evet !

Murat hayatındaki en zor kelimeyi döküyor birbir dudaklarından ...Evet !

Aziz Kocaoğlu : Ben de sizi karı koca ilan ediyorum !

Levent : Eksik söylediniz diyor Levent Başkana bakıp ..Aziz Bey şaşkın !

Soruyor .Neyi unutmuştu acaba ?

Levent : E gelini öpebilirsiniz demediniz !

Aziz Kocaoğlu ve tüm konukları bir gülme alıyor ! Ve kesik kesik konuşuyor Başkan.Gelini Öpebilirsin evladım!

Levent Hasret’e doğru yaklaşıyor yavaşça ...Hasret alnına konacak minicik bir buse beklerken dudaklarındaki tutkulu öpücüğün tadını duyumsuyor!

Ayrıldıklarında Levent’in ruj sürülmüş dudaklarına uzatıyor ellerini..Yavaşça siliyor kocasının dudaklarından kendi izlerini!

Levent ısrar kıyamet şahitleri , Hasreti ve başkanı tekrar masaya oturtuyor.Geldikleri yere kurulan dev bir sinevizyondan yavaş yavaş Hasret ve

Levent’in fotoğrafları akmaya başlıyor...Ardında bilindik bir şarkı ve Levent’in sesinden.Çayır çimen geze geze ooo...

Hasret şaşkın ! Heycanla izliyor gelen görüntüleri.Birkaç kare fotoğraftan sonra Levent beliriyor.Videoya alınmış belli ! Üzerinde ayıcıklı tişörtü yanında Fıstık ve Eşi var !

Tüm konuklar dikkat kesiliyor...Murat’ın yerinden kalktığının bile kimse farkında değil.

Sinevizyonda herkesin gözü...Leventin konuşması başlıyor yavaş yavaş...

Levent : Öncelikle herkese ve sevgili eşime merhabalar efendim..Aylardır sevgilimden ayrı kalmak pahasına sürdürdüğümüz düğün organizasyonu umarım güzelce devam ediyordur...Şimdi siz ne işi var bunun burada ? Oturmaya mı geldik biz ? diyorsunuz eminim...Yok yok beni dinleyeceksiniz.Bir prensese nasıl aşık oldum onu dinleyeceksiniz benden ! Aaaa diyeceksiniz ki üzerindekileri değiştirseydin bari ! Yook canım.Hayır var canım diyor videoda Levent ...Size soluklarınızı kesecek bir aşk hikayesi anlatacağım...

Bir gün Murat’ın yüne o çekilmez , mükemmeli arayan tavırlarıyla uğraşmaktayım.E kolay değil tabi prodüktör olmak...Yeni bir bestesi var
Murat’ın.Onun için işinin ehli bir klarnetçi lazım bize...E siz söyleyin en iyi klarnetçi nerede olur ? Sur Mahallesinde !

Binbir zorluklarla ikna ediyorum Murat’ı.Akşam Sur Mahallesinde düğün var.Orada dinleyeceğiz.Sevgili kayınbiraderim Kopra aracılığıyla !
Gidiyoruz , oturuyorz .İlgi büyük tabi....Bir klarnetçi bir de çiçekçi kız çıkıyor sahneye ! Ve ben de hemen aşık oluyorum..Yok işte öyle değil.Birbirimizin yüzüne bile bakmıyoruz biricik eşimle .Hatta taşla kovalanıyorum o gece Sur Mahallesinden .Hem de kim aracılığıyla biricik eşim...

Ama hani derler ya kader ağlarını örmüş.Bizimki de o hesap.Muratla bir iddiaya giriyoruz.Ben çok eminim kendimden .Bir Roman Güzeliğinden bir prenses yaratacak Murat! Hasrette tabi uzun süre çektiriyor.Yok gelmem yok etmem.Yok kalmam falan diye !

Sonra bir gece yarısı ben yine Nakişin dolmalarıyla bütünleşmişken geliyor Hasret.Yok yok ben hala aşık değilim ona !

İddia büyük tabi.Ortaya biricik arabamı koymuşum ! Sırf beceremesin diye neler neler yapıyorum .Buzlu milkshakeden dondurmaya kadar !

Yok olmuyor...

Bir Roman kızının gözümün önünde bir İngiliz Prensesine dönüşmesini izliyorum !
Hatta öyle istekli ki..Arabayı kullanmayı ben öğretiyorum ona...Tıpı her zaman yaptığı gibi yapıyor .Beni peşinden koşturuyor minik cadı !

Sonra laternaya gideceğiz gece..Hasret ben ve Murat ! Konak zaten daimi evim..Birileri beni evlat edinecekti eğer evlenmeseydim..Nakişin dolmaları, Nesrin’in o mükemmel ev sahipliği ve Ethem babanın gülüyor yavaşça kitap okuma seansları !

Neyse Konağa bir geliyorum..Birileri beni ön bahçedeki merdivenlere çekiyor..Hasret ...Orda ! Ügün ve mutsuz belli.Ona neler olacağından nerelere geleceğinden şüpheli..Aydınlatılmaya ihtiyacı var.Cık yapmıyorum ! Zira bir çayır çimen her şeyin ilacıdır .Başlıyorum bu kargalara eş değer sesimle şarkı söylemeye...

Çayır çimen geze geze oooo !

Hasret önce tebessüm ediyor ardından büyükçe gülüyor.Ve kıkırdama sesleri.Evet ben aşık oluyorum...Bir daha şarkı söylememem konusunda ısrarlı !
Sanatın diğer alanına yoğunlaşıyoruz bizde .Dans ! Yok ya hu ne çaçası ne salsası !

Hop bir iki üç derken aşık oluyorum !

Laternaya beraber gidiyoruz.Murat tek başına.Dönüşte arabada şalını unutmuş Hasret onu fark ediyorum.Fıstık’ın boynundaki şalı göstererek devam ediyor ...
Her gece yatmadan bir kez kokladın mı ? Hop tüm derde deva!

Sonra büyük gösteri .Hasret’in annesini bulması ve benim Hasrette aşkı bulmam ! O kadar hızlı oluyor ki! Beraber her şeyi yaşıyoruz...Ben hayatım boyunca pazara gitmemi insan ! Pazarda domates seçiyorum ! Düşünün artık gerisini...

Hasret henüz aramızda bir şey yokken menejeri olmam sıfatıyla ben de kalıyor...

Sonra bir akşam Burhan Baba geliyor.Hasret’in babası ! Damat diye sarılıyor boynuma ! Ne oluyor dememe kalmadan bi yanlış anlaşılma olduğunu anlatıyor Hasret.Ve binlerce kez özür diliyor ! Ne özrü ben aylardır bu anı bekliyorum diyemiyorum tabi..Ama azıcık da bozulmuşum.Çünkü romantik bir akşam yemeği planlarken...

Tabi herkes bizi çift zannediyor...

Hatta Konakta yemeğe davet ediliyoruz.Herşey iyi hoş! Nakiş demez mi evleniyormuşsunuz ! Hah ayıkla princin taşını !

Tabi herkes masada heykel modunda..Zira Murat , Hasret’e aşık! Herkes geriliyor falan ! Biz evceğizimize dönüyoruz.Yapacak bir şey yok..Hasret’in migreni vardır..Birşeye sıkılsın , üzülsün sinirlensin.Hemen başı ağrır.O gece sabaha kadar dizlerimde uyuyor..Tamam diyorum ya aşk bu !

Sonra herkesin çift sandığı bu ikili o gece gerçekten bir çift olmaya karar veriyor..Uykulu uykulu ikna etmiştim kızcağızı..Tabi baş ağrısı falan.e büyük hata yaptığının farkında değil ...dediğinde gülüyor Levent !

Dora’nın tanıtım yemeğinde kavga ediyoruz.Ayrılıyoruz biz o akşam ! Ben ver elini Çeşme ! Hasrette çekimlerde falan.

Ama diziyi biliyorsunuz.İzledikçe kuduruyorum.Hele şu Engin falan ! tam baş ağrısı ! Her gün gazetelerdeler.Dizi başlamadan aşk başladı falan diye...Sonra

Murat beni teselli etmek için Çeşmeye geliyor ! İyi ki de geliyor...Karşıyak – Göztepe maçına iki bilet var elinde ! Oooo coşa coşa gidiyoruz.Aşk acısına her daim ya dondurma ya futboldur zati! İki holigan taraftar kafamızı
yarıyor...Miniminnacık kızlar .Biri 19 – biri 16 yaşında...

E Çeşmeye o kafalarla dönemiyoruz tabi...Evlerine gitmek zorunda kalıyoruz kızların..Sağ olsun pek iyi ağarladı Aysel& Burçin kardeşler bizi...Hele Burçin var ya ! Bizi o barıştırdı...Gecenin bir yarısı bi uyanıyorum yanımda Hasret falan .Biz o gün barıştık ! O küçük cadının sayesinde..
Sonrası da belli aslında ..Evlenme teklifi ettim Hasret’e ..Sonra düğün olayına
girildi..Abi inanmayacaksın ama tüm adetler gerçekleşirildi...

Bir kuleden atlama merasimi vardı ..Onda zorlandım.Tabi belli bir kilo aralığı var ben azıcık üstündeyim ...Aylarca ot yedim...Sevgili kayınvalidem kızı vermem deyince !
Levent’in sesi kesiliyor...Ardından kuleden bağıra çağıra atladığı görüntüler geliyor ekrana.Konuklar gülmekten yerlere yapışıyor...

Herkes pür dikkat sinevizyonu izliyor...

Levent görünüyor yine...

Levent : Az önce anlattığım bir peri masalıydı.Bizim masalımız.Masallar insanları ayakta tutar ! Ama bizi ayakta tutan tek şey aşkımız ! Bana çocukluğumu geri veren kadın ! Tüm örüm senin olsun ! Seni Seviyorum birtanem !

Daha video bitmeden sahneyi işgal etmiş bi Levent var ! Uuzuuun süredir
çalıştığı şarkıyı Hasret için okuyor !

dünya yıkılsa üzerime son sözüm yine iki kelime otur kalbimin üzerne öyle kal aşkım..
tenden kurşun geçerde geçmeyen bir sevdam var unutma her erkeği diz çöktüren bir kadın var.
olmazsa olmazımsın gözyaşım yaralarımsın senden başka kimim var.
yemin verdim gitmem bir yere taş olup kırılsam bin kere otur kalbimim üzerine öyle kal aşkım...

Herkes bu muhteşem aşkın büyüklüğüne inancını tazelerken Murat saat
kulesinin en tepesine yapılan platforma yüzünü yele , kalbini Hasret’e vermiş !

Düğün daha henüz başlamışken ...

Levent şarkısını bitirdiğinde 750 kişinin tamamı ayakta alkışlıyor onu...Yanına gelen Hasret kocaman sarılıyor kocasına...Ve hatırında kalan bir şiiri okuyuveriyor Levent’e...

ne varsa aradığım bil ki sende bulmuşum
senden öncesi yoktu seninle var olmuşum
sende bütün ümitler,sende bütün özlemler
beni bende arama artık ben sen olmuşum

--

http://img811.imageshack.us/img811/6415/sevgiliyeayrilikmektubu.jpg

Murat bu aşk tablosuna bakıyor önce...Sonra anne ve babasına çeviriyor kafasını ! Gülnaz ‘a , Kadire !

Son bir kez İzmir’in güzel manzarasına çeviriyor gözlerini...Yorgun bedenini platformun en yukarısından bırakmak için sabırsız...Sağ bacağını minik korkulukların diğer tarafına atıyor ! Ölmek için her şey hazır !

birefsane
16-08-10, 21:50
31.bölüm.
H:Artık seni sevmiyorum Murat Turalı
Muratsa her zamanki ukala gülümsemsi ile ve deminki öpücüyün verdi cesaretle.Hasrete bir az daha yaklaşarak.
M:İkinci dilli halla iyi konuşamıyorsun sevgili öğrencim.
Muratın bu cevabı karşısında Hasretin kızgınlığı daha da artdı.Arkasını dönerek odasına gitti.kapıyı çarptı.Hasretin bu tavrı karşısında Murat gülümseyerek kendi odasına yöneldi.Hasretse hemen cebinden telefonunu çıkardı.
H:Artık onu sevmediyimi söyledim.İnanmadı.Oysa inamalıydı.benim kadar o da üzülmeliydi.
Tamer.
T:Hopp hop neden bahs ediyorsun?
Şaşkın bir şekilde cevab verdi.
TAMER-Tamer İngilterde Hasrete hep destek olmuşdu.Hasretle beraber oda büyümüşdü desek yeriydi.Uçarı-kaçarı hali bir az yok olmuşdu.Hasretin dersleri hatta dertleri ile yakından ilgilenmişdi.Babasında bulamadığı aileyi Hasretde bulmuşdu.Onun için Hasrete çok bağlıydı.Sadece kardeşi olarak.Hasretin okulda öğrenemeyeceyi bir çok şeyi o öğretmişdi.Araba kullanmayı,Bilgisayarı,Modayı ve Hasreti gelişdiricek bir çok şeyi.Tatillerde bir çok Avrupa ülkesine götürmüşdü Hasreti.Hatta hafta sonları londra sokaklarında kaykay bile yapmışdılar.Amma 1.5. yıl sonra Gülpembe hanım Tameri Hasret için İstanbulda kurduğu şirketin başına geçmek için çağırmışdı.Hasreti ne kadar bırakmak istemesede Hasretin
“H:Annemin sana ihtiyacı var.Yeter artık bana dadılık yaptığın git ben gelene kadar şirketime iyi bak demesi üzerine İstanbula dönmüşdü.”
Hasret derin nefes alarak
H:Murat.Oda burda.Üstelik aynı odada.
T:Anladım.Yoldayım 1 saate orda olurum.Şimdi akmakda olan göz yaşlarını siliyorsun ve beni bekliyorsun.
Hasret elinin tersiyle gözlerini sildi.
H:Hı-hı.dedi.Daha sonra üzerini deyiştirmek için dolaba yöneldi.
Muratsa duş almak en iyisi diye düşünerek kendisini ılık suyun altına atdı.Aradan baya zaman geçmişdi Hasret qulağında telefon
H:Tamam iniyorum
Diyerek kapıyı açtı.Ne olduysa o anda oldu Banyodan çıkan Muratla Burun-burunaydılar.İkiside bir anda kendini kaybetdi.Bu sefer ilk çekilen Murat oldu.Hasretse bir şey demeden hızlı adımlarla kapıya yöneldi.Muratın Kızgınlığı artık yok oluyordu.Aşkı ve özlemi daha ağır basıyordu.Amma Murat hoca bu illa karşısındakını kıvrandırıcak.Hasretin eskisi gibi onu ne kadar sevdiyini görüyordu.Amma gitmesine bir anlam veremiyordu.Bu kadar severken Vaz geçmek niye diye düşünüyordu.
Hasretse Lobiye iner inmez Tamerin boynuna atıldı.Tamer ona sıkı-sıkı sarılarak.
T:Şışt geçti.(Daha sonra Hasretden ayrılarak.Elindeki kartı gösterdi)En geniş balkonlu odaymış.
Hasret gülümseyerek karşılık verdi.Birlikde odaya çıktılar.Londrada kendilerine tutdukları iki katlı dairede olduğu gibi şarab bardaklarını ellerine aldılar.ve ayaklarını korkuluklardan salayarak oturdular.
H:Ona onu sevmediyimi söyledim.İnanmadı.
Tamerse ukala bir tavrla
T:Neden acaba.
Hasret şarabdan yudum alarak.
H:Ukalalık yapma.Evet onu seviyorum amma bu ona nefret etdiyim gerçeyini deyiştirmez.
T:Neden kendini zorluyorsun.Bir-birinize hala aşıksınız.Belkide artık neden gittiyini söylemelisin.Seni affedeer ve (gülümseyerek)Akademisyen piyanistin ve çiçekci kızın aşkı olduğu yerden devam eder.
Hasretse kızgın bir halde.
H:Affetmesi gereken benim.Benim adıma kararlar alan,beni kendinden uzaklaşdırmak isteyen oydu.Ben sadece işlerini kolaylaşdırdım.Eger sevseydi gelirdi.
T:Hadi prenses itiraf et sen haksızsın.Qururunuz yüzünden aşkı es geçiyorsunuz.
Hasretse konuyu geçiştirmek isteyerek.
H:Artık bu konuyu konuşmasak.Şirketde durumlar nasıl.Aldınmı işi.
Tamerse durumu anlamış muzip bir şekilde gülümseyerek.
T:Şirketde durumlar iyi Hasret hanım.işide aldık.
İkili böylece konuşmaya devam etdiler.
Muratsa saatlerdir Hasretin gelmemesine sinirleniyordu.Ne demişdi bekle geliyorum.Demeki biriyle beraberdi.Kıskanclık tüm bedenini kaplıyordu.Odada daha fazla kalamayacağını anlayıb.Kendisini en rahat hiss etdiyi yere atdı.Salondakı piyanonun başına.
Tamerse yarı sarhoş,yarı uyuklu Halde olan Hasreti yatağa yatırdı.Alnından öperek.
T:Bu kadar ayrılık yeter be kuzen.Diyerek kapıya yöneldi.
Resepsiondan.
T:Murat Turalının odasını bağlarmısınız?
R:Murat bey odasında diyil.
T:Nerde olduğu hakkında bir bilginiz varmı.
O anda eşsiz piyano sesini duydu.
T:Sanırım buldum.Teşekkür ederim.
Murat gözlerini kapatmış Hasrete yaptığı besteyi çalıyordu.Tamer gelerek
T:Hasret haklıymış.
Muratın nasıl diyen yüzünü görünce.
T:Piyanonuzun sesi insanı büyülüyor.bir az durdukdan sonra Konuşmamız gerek.

rep ve yorumlar için teşekkürler

anywhere_02
17-08-10, 01:36
6.BÖLÜM



Levent havaalanına geleli 20 dakika olmuştu. Saatine bakıp duruyordu, hoş başka bir işi yoktu fakat eve gidip içmek, aşkını, acısını her şeyini unutmak istiyordu. Sonunda New York uçağı gelmişti. Beklemeye devam etti, elinde Burçin yazan bir kart vardı. Bu haliyle kurbanlık koyunlara benziyordu. İçinden hem bu haline gülüyor, hem de acıyordu. Yolcular birer birer gelmeye başlamıştı artık. Levent elindeki kağıdı daha bir sıkı tuttu. Sarışın genç bir kız geliyordu, bir sürü valizi vardı. O olmalı diye düşündü Levent fakat kız elindeki yazıyı gördüğü halde hiçbir şey demeden yanından geçti. Biraz daha bekledi,. Uzaktan bir genç kız daha geliyordu. Kot pantolonuyla uzun bir yolculuktan geldiği çok açıktı.Altında hafif topuklu ayakkabılar vardı, güzel ses çıkarıyorlardı.Üzerindeyse gösterişsiz fakat şık bir bluz vardı ama en önemlisi bu kız Hasret’e çok benziyordu. Sanki gelen Hasret’di. Kız Levent’e doğru yaklaştı. Levent kızın gözlerinin Hasret gibi yeşil olmadığını fark etti. Sarı mıydı ? Hayır. Yeşil de değildi, ela gibiydi, değişik gözleri vardı. Saçları Hasret kadar siyah değildi.
’’Merhaba ben Burçin.’’
Ne kadar da berrak sesi vardı.
’’Be.. Ben de Levent, Hasret’in menajeriyim.’’ Dedi Levent gözlerini kocaman açarak.
’’Memnun oldum Levent.’’ Dedi gülümseyerek. Kız elindeki yazıya baktı.
’’Bunu artık atabilirsin sanırım, birbirimizi bulduk.’’ Dedi tekrar gülümseyerek. Levent elinde hala o kağıdı tuttuğunu fark etti.
’’Birbirimizi bulduk(!).’’
’’Efendim?’’
’’Yok bir şey, arabama gidelim.’’ Dedi Levent kızın küçük el çantasını eline alırken.


Yol boyunca sohbet etmişlerdi. Burçin Levent’e New York’daki hayatından bahsetmişti. Kız fotoğrafçıydı, yeni mezundu fakat New York’da tanınıyordu. Ünlü modellerle çalışmıştı. İzmirliydi, Gülpembe Hanım gibi. Levent kıza baktıkça şok geçiriyordu, Hasret’e çok benziyordu fakat konuşmalarına bakıldığında alakası yoktu.
’’Hasret nasıl ?’’ dedi kız.
’’Hasret… İyi, telaşlı, düğün hazırlıkları falan.’’
Kız başka soru sormadı. Levent’de ona iş hayatından bahsetti, bayağı gülmüşlerdi, yarım saatlik yol sonunda iki arkadaştılar.


’’Buraya bir kez daha geleceğim.’’ Demiştim kendi kendime Murat. Şimdi tekrar geldik ama 3 gün sonra düğünümüz var, çok kalamayız.’’ Dedi Hasret. Göl kenarındaki otele gelmişlerdi.
’’ Bir gece kalırız sevgilim, seni dinlendireceğim, çalışma yok bu sefer, rahatımıza bakacağız. Diksiyon dersler, solfej… hiçbir şey yok.’’
Hasret gülümsüyordu, burada yaşadıklarını hatırlıyordu tek tek.
Murat elindeki el çantasını masanın üzerine koydu.
’’Masa da masaymış HAA !’’ dedi Hasret gülerek.
Murat Hasret’in o hallerini hatırladı. H’yi söyleyeceğim diye nasıl da vurguluyordu, Pisiklet, kase…
Hasret gerçekten değişmişti. Karşısında asil, bir o kadar da çocuksu bir kadın vardı.
’’Telefonumuzu kapatalım.’’dedi Murat.
’’ Organizatörler ararlar belki, bir terslik falan olursa ?’’
’’Hasret, Aysel Hanım’la her şeyi konuştuk. Hiçbir şey olmayacak.’’
Hasret telefonunu kapadı.
’’Hadi sen şunları giyin, birlikte havuza girelim, rahatlayalım.’’
Hasret Murat’ın verdiği poşeti aldı.
’’Eeee?’’
’’Ne ee?’’
’’Murat, giyineceğim.’’
’’Ne olmuş giyineceksen ?’’ derken Murat Hasret’e çarpık çarpık gülümsüyordu.
’’Salağa yatma dangoz, çık şurdan adamın asabını bozma.’’ Dedi Hasret gülerek.
Murat bu kadının Asret hallerine bayılıyordu. Ona hayranlıkla bakıyordu.
’’Ayrıca bana öyle bakma.’’
’’Nasıl bakmayayım?’’ dedi Murat Hasret’e daha da yaklaşırken.
Hasret çok etkilenmişti fakat belli etmemeye çalıştı.
’’Bana bak Murat Turalı, 10 saniye içerisinde buradan çıkmazsan…’’
’’Çıkmazsam ne?’’ dedi Murat Hasret’in iyice dibine girerken.
’’Çıkmazsan…’’Hasret’in sesi cılız çıkmıştı. ‘’Bu odadan hiç çıkamayız.’’ Dedi yutkunarak.’’ Ve ben yüzmek istiyorum.’’
Murat Hasret’in dudağına masum bir öpücük kondurdu. ‘’Pekala müstakbel karıcığım.’’

’’Burçin.’’ Dedi Gülpembe.
’’A…Teyzeee’’
Birbirilerine sarıldılar. Levent yaklaşık 3 dakika boyunca onların sarılıp koklaşmalarını izledi.
’’Hoş geldin Leventcim, Hasret de gelememiş, seni yorduk.’’
’’Ne demek Gülpembe Hanımcım, benim için bir zevkti.’’
’’Ah şu işler, toplantılarım vardı bir sürü, İzmir’deki işleri buradan halletmek zor.’’
’’Anlıyorum teyzecim, Levent çok eğlenceli biri, arabada sohbet ettik, iyi arkadaş olucaz gibi.’’ Dedi Burçin.
Levent gülümsedi.
’’Gülpembe Hanım, Burçin’le Hasret ne kadar benziyorlar değil mi ?’’ dedi düşünceli bir şekilde, hala orada kalmıştı kafası.’’
Gülpembe’nin yüzünden bir ifade geçti fakat hemen kendini toparladı.
’’Yaa, gerçekten benziyorlar.’’
’’Bana müsaade, siz hasret giderin azıcık.’’
’’Aslında biz de gideceğiz, ben geçici olarak İstanbul’dayım biliyorsun, Burçin Hasret’de kalacak.’’


Murat deniz yatağına yatmış Hasret’i izliyordu, korktuğu çok belliydi fakat o deniz yatağı üzerinde rahat olduğu da çok belliydi. Şu üzerindeki mayoyla muhteşem görünüyordu.
’’Murat tutuyorsun değil mi ?’’
’’Evet aşkım, rahatla biraz.’’
Hasret gülümsedi.
’’Tüm bunları balayımızda yapmalıydık.’’
’’Bu da bir çeşit ön balayı.’’ Dedi Murat göz kırparak.
’’O ne ya? ‘’ dedi Hasret.
’’Ben de bilmiyorum, şu anda uydurdum.’’ Dedi Murat gülümserken.
Hasret düşünmeye başladı, ön balayı. Balayında yeni evli çiftler ne yapıyorlarsa bu ön balayında da onu mu yapacaklardı? Hazır mıydı ? Tabiî ki hayır, her şeyi evlendikten sonra olacaktı. Oyuncu şarkıcı Hasret Nemutlu’ydu fakat aynı zamanda çiçekçi kız Asret’di. Her şey olması gerektiği gibi olacaktı fakat odada Murat’ı ne kadar arzuladığını düşününce bunun ne kadar zor olacağını fark etti.
Levent ne yapıyor acaba diye düşündü Hasret, söyledikleri aklındaydı. Ne demişti ? ‘’ O kadar isterdim ki Hasret Yıldırım olmanı…’’
Hasret irkildi.

1 GÜN SONRA

’’Ah Hasret, meraktan öldüm, kızım düğün üstü telefonunu neden kapatırsın ?’’ dedi Gülpembe.
’’Burdayım anne, Murat bana çok iyi baktı, bir sürü şey yedirdi, dinlendirdi, düğüne hazırım. Misafirimiz geldi mi ?’’
’’Evet Burçin burada.’’
’’Görüşürüz canım, ben de eve gidiyorum annem delirmek üzeredir.’’ Dedi Murat Hasret’i yanağından öperken. Gülpembe Hanım’ın yanında çok mülayimdi.
’’Görüşürüz canım, varınca ara.’’
’’İyi akşamlar Murat’cım.’’ Dedi Gülpembe.
’’Hasret?’’
’’Sen Burçin olmalısın.’’ Dedi Hasret kıza yaklaşırken.
’’Evet, merhaba.’’ Hasret’e sarıldı. Yıllardır özlemini çekiyormuş gibiydi Burçin. Hasret bu duruma biraz şaşırdı fakat o da sıkı sıkı sarıldı.
’’Teyzemin anlattığı kadar güzelsin.’’ Dedi Burçin.
’’Teşekkür ederim.’’dedi Hasret kızı süzerken. Aynaya bakıyor gibiydi. Burçin ise yıllardır beklediği günün gelmesinden o kadar memnundu ki. Sonunda kız kardeşiyle tanışabilmişti…


Çook beklettim çok özür dilerim ama bir olaylar yaşadım ki sormayın, kuşum evden kaçtı, bir gün sonra bulduk o ayrı, ailevi olaylar yaşadım falan, sonunda yazabildim. Acele acele yazdım çünkü sıcaktan ölüyorum :icon_sorr burçinciğim hep iki dakikalağına girdim dizifilme cevap yazamdım sana pek ve kafama göre yazdım bir şeyler. hadi çok öptüm hepinizi, iyi geceler herkese....

--Burçin---
17-08-10, 12:18
Son bir kez İzmir’in güzel manzarasına çeviriyor gözlerini...Yorgun bedenini platformun en yukarısından bırakmak için sabırsız...Sağ bacağını minik korkulukların diğer tarafına atıyor ! Ölmek için her şey hazır !

Ardından duyulan topuklu ayakkabı sesleri acele etmesi gerektiğini düşündürüyor ona...Sağ ayağını boşluğa bırakmak için hazır ...

Sonra bir kadının usulca sesi duyuluyor !
-
Düğün tüm hızıyla devam ediyor...Şarkılara birazcık ara verilmiş...Gece uzun nasılsa ! Ata Demirer var sahnede ...Minik bir şeyler anlatacağını vurguluyor ...Herkes pür dikkat onu izliyor ...

Levent ve Hasretse konuklara hoş geldiniz demek için birbir masaları dolaşmaya başlıyorlar.Yine de kulaklar Atada !Hele Gülnaz pür dikkat izliyor.Kobranın öldürücü bakışları altında...

Kobra Gülnazdaki değişimden hiç de hoşnut değil.Gelen dans tekliflerini saymazsak ve iltifatları herkesin öyle olduğunu düşünebilir Kobra !

Saime Hanımında yönlendirmeleriyle neredeyse tüm masalar ziyaret ediliyor...Ve yine Saime Hanm’ın yönlendirmesiyle Özsezgin Ailesinin masasına yöneliyor Hasret & Levent Yıldırım çifti ...

Aysel , Burçin , Merve ve Oktay Özsezgin masada koyu bir sohbete dalmışlar ! Belliki onlar da düğünden hoşnut...

Masadaki sürpriz konuklar Levent’in sayesinde..Burçin’e çok önce verdiği sözü tutmuş.Onur Saylak Özsezgin ailesinin masasında...

Burçinle uğraştığı çok belli! Zira 33 yaşında bir adama zorla yemek yedirmeye çalışmak ! Ama halinden de hoşnut olduğu anlaşılıyor...İkili koyu bir sohbetin içinde..

Aysel hemen yanında oturan Bekir Aksoy’un kulağına bir şeyler fısıldıyor.Sonra gülüşmeler duyuluyor...Merve & Oktay Ösezgin çifti de kendi halinde ...

Levent ve Hasret ‘in Hoşgeldini ziyaretlerinden birinin yapıldığı Özsezgin ailesi memnuniyet ve mutlulukla karşılıyor çiftimizi.Hepsi hallerinden pek mutlu...

Burçin’in teşekkürü uzun sürmüyor ! Zira ilgilenmesi gereken başka kişiler
var.Levent Aysel’in bakışlarına maruz kaldığında Murat’ı arayan gözlerine anlamsızca bakıyor kızcağızın.O da bilmiyor!

Ata Demirer’in anlattığı hikayeye kulak veriyorlar ardından.

- Şimdi ben Leventle Hasret ‘in aşk hikayesini duydum.Abicim pek de etkilendim.Hani şans derler , talih derler ! Yok ya hu bu başka bir şey dedim ...Sonuçta herkese denk gelmez böylesi ...Hatta hiç kimseye gelmez ama...İşte Leventteki de ne derler hani ne derler ? deyip uzatıyor cümlelerini...Eşşek şansı...

Kahkahadan inliyor meydan...Levent pek bir bozulmuş...

- Ha şimdi yengeye sonsuz saygımız var.Herkes seçimlerinde
yanılabilir.Ama burada bi ben dururken deyiveriyor Ata ! Arkadaşıyla eğlenmek pek hoşuna gitmiş olacak ki devamı geliyor.Ama önce Levent araya giriyor !

Levent : Doğru orda koskocaman sen var dediğinde sıfata vurgu yapıyor ! Koskocaman !

- Neyse Muhalif seslere kulak vermeyelim efenim biz.E ben de geldin 35 yaşına.Artık evlilik , çoluk çocuk ..Hani ne derler geldi de geçiyor bile...Aşk hikayesini de biliyorum ya Levent ‘in..Gittim Nişantaşına ! Bir sürü de çiçekçi var...Hepsinden gittim tek tek ayrı ayrı çiçekler aldım.Ki seçme şansım olsun .Yani en güzel olanına diycem ki ben sana müzik eğitimi vereceğim ! Bak sen çakallığa deyip gülüyor ! Ama sonuç ne biliyor musunuz ?

Herkes heycanla bekliyor ! Sonuç ne ?

- Sonuç 4’ü kafaya olmak üzere 10 dikiş !

Herkes yerlere yatmış gülmekten...Sonra Ata Hasret’e dönüyor ...Soruyor...

- Yenge uğraştırma beni! Durumum vahim ! Yaş geldi geçiyor.Yok mu senin bir kız kardeşin ?

Gülnaz bir adım öne çıkıyor .Kırmızı elbisesi , düzleştirilmiş saçları , güzelliğini ortaya çıkaran Makyajıyla sahneye doğru sesleniyor.Elini kaldırıyor ve gülüyor ‘’
Ata Beyyyy ’’

--

Gizem : Ah böldüm galiba.Sen intihar ediyordun sanırım.Sen devam et .Ben görmemiş olayım...

Murat’ın şaşkınlıktan gözleri büyüyor...Ne diyeceğini bilemiyor..Sağ ayağını içeriye alıyor tekrar.Zaten Selin kadar cesaretli olamayacağını en baştan anlamıştı .Ölüme öyle kol kola yürünür müydü ?

Gizem : Aaaa neden atlamıyorsun ama ? Hasret başka biriyle evleniyor .Görmüyor musun ya hu ? Hem de en yakın arkadaşınla...Bence kesinlikle atlamalısın.Baksana ne kadar mutlu görünüyorlar.Hadi sen şimdi bu muhteşem düğün ve çifti unuttun atlamadın diyelim .Yıllarca katlanabilecek misin bakalım sevdiğin kadını başka birinin kollarında görmeye ? Eh onu da yaptın diyelim ! Dizginleyebilecek misin kıskançlığını ? Arkadaşının binlerce kez değdiği tene sen bir kez bile dokunamayacaksın ! Sonra bir gün gelicek baba yerine amca olucaksın...Düşünsene bir ! Sevdiğin kadının bir parçası ...İkinizin olması gereken bir şeye başkası sahip ! Cık cık cık ! Vallahi bu katlanılmaz ! Ertesi yıl bir bebek daha kucağıda Hasret’in.Sonra bir tane daha ! Bir tane daha ! Bir Pazar hepsini sana bırakıyorlar mesela bakman için.Baş başa kalacaklar ya ! Bence kesinlikle katlanılmaz.Hem bir şey söyleyeyim mi atlarsan eğer ikisi de büyük vicdan azaplarıyla yollarına devam ederler ! Hem de ayrı ayrı ...E senin istediğinde bu ? Değil mi?

Murat şaşkınlıkla Gizem’in konuşmasını bitirmesini bekliyor ! Büyüyen gözleri yaşlarını bırakmaya hazırdı...

Gizem : Ama yok ben bu kızı çok seviyorum.Onun mutluluğunu görmek bile
bana yeter.Ben acı çeksem ne yazar diyorsan ayrı ...

Murat : Onu seviyorum diyebildi sadece...Boğazına yine yumrular oturmuştu...

Gizem : E sev tabi...Böyle birini ben de erkek olsam bende severdim...

Murat : Kıyamet gibi !Bitti o sevda..İlk öpüşü dudaklarımda hala !

Gizem : İki imzanın yüreğindeki sevgiyi bitirmesini bekliyorsun yoksa sen ey koca ahmak !Eğer onu senden fazla kimsenin sevemeyeceğine inanıyorsan !
Çek kolundan onu ...

Murat : Yapamam diye inliyor yavaşça.Evlendi o !

Gizem : Yaparsın ama yapmak istemiyorsan o ayrı.Hala Levent’in elinden alabilirsin Hasret’i.Ne yasak aşklar gördüm , yaşadım ben !

Murat : Bu ihanet ! Levente yapmam bunu ! Yapamam ..

Gizem : Ama o sana yapmış işte...Hem de senin Hasret’i sevdiğini bile bile ...Bak genç adam diye irkiliveriyor Gizem..Bir kadın kendisi için savaşılmasını ister..Sen gibi korkaklardan hoşlanmazlar.Anlıyor musun ? Ama sen önce şuna karar ver bakalım ! Sen Hasret’in ruhunu mu bedenini mi istiyorsun ?

Murat : Sen neler diyorsun böyle ? Sana ne ! Bunca şeyi sen nerden biliyorsun !

Gizem : Tecrübe diyelim dediğinde uzaklara daldırıveriyor gözlerini...Sen mükemmel bir evlilikleri olacağını mı sanıyorsun ! Hah halt etmişsin.Bunlar cicim ayları..Bir bilemedin iki sene sonra kavgalar başlar...Ve her kadın her kötü olaydan sonra başını omzuna yaslayacağı birini arar.Eğer bu sen olursan geç kalmış aşkına , sabırla kavuşabilirsin.Yok ama eğer buradan atlarsan .Benim içinde Hasret içinden ve Levent içinde bir sorun olmaktan çıkarsın.En fazla 1 ay yasın tutulur.En iyi ihtimalle 1.5 ...Sonra mı ? Yani ne biliyim işte ? Ölümünden 7 gün sonra mevlit okunur .Arkandan o iyi ki de ölmüş denir gibi fıstıklı helvalar kavrulur.Kısacası olan sana olur...

Murat : Beni yalnız bırakır mısın lütfen ? !

Gizem : Aslında bir iki ay sonra yine bana gelir Hasretle Levent ! Daha şık bir organizasyon yaparız.Düşündüm de atlarsan her şey daha güzel olabilir.Evet ben başka bir iş daha alırım.Hem bak cenaze organizasyonun benden .Düşünsene sen öldükten sonra senin üzerinden kimler para kazanacak ? Cenaze arabasından tut , hastanenin morguna..Yok ya hu atla sen en iyisi ! Hasret Levent de gül gibi geçinip gitsin !

Gizem arkasını dönerken yaptığı numaranın ne kadar da işe yaradığının etkilerini az sonra toplayacağını düşündü.Ve 1-2-3.Saydı yavaşça ! Murat’ın sesi duyuldu !

Murat : Hasret yeniden beni sevebilir mi ki? Dediğinde çocuk gibi burnunu içene çekiyordu!

--

Hasret ve Sezen Aksydu sahnedeki.herkes muhteşem düeti evkle dinliyorlardı.Bunca hazırlık hiç bir aksaklık olmadan ileremişti...

Gözlerim gözlerine kitlenir
Doyamam seyretmelere seni
Özlerim bir kaç Saat fazla gelir
Yağızım yiğidim erkek güzeli
Gel de eğ, eğ şu asi başını
Kaçırma gel şu olgun yaşımı
Anladım korkunu telaşını
Görünce çakmak çakmak yeşillerini
Seni pamuklara sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım
Ne sitemle güzel kalbini yorarım
Sakınma tatlı dillerini
Seni pamuklara sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım
Ne sitemle güzel kalbini yorarım
Sakınma tatlı dillerini

Şarkı savaşlarının fitili çekilmiş oluyor böylece.Düğünün eğlencesine eğlence katacak şarkılar biribiri ardına sıralanıyor !

Gelin Hanım pek bir alkış alıyor...Sonra herkes piste koşuyor .Birçok şarkı ardı arkasına sıralanıyor !

Ajda Pekkan sahnede o yıllardır dilden düşmeyen şarkısını söylüyor...Kapı
Açıkla inliyor hem pist hem İzmir !

Sardı korkular gelecek yıllar
Düşündüm sensiz nasıl yaşanacaklar
Gözlerimde canlanıcak yaptığın haksızlıklar
Herşey bambaşka olacak
Döndün bak geldin şimdi
Bugünü aslında nasıl sabırla bekledimdi
Seni yalvarırken görmek seni ağlatabilmek
Geçmişi senden geri almak bütün ümidimdi
Olmaz artık kapı açık
Arkanı dön ve çık istenmiyorsun artık
Bir zamanlar sen de bana acımadın
Yalnız kaldım yıkılmadım ayaktayım !

Tüm konuklar terden sırılsıklam..Hele Gelinle damat .Pek döktürdüler.Ama azıcık dinlenme zamanı...Volkan Konak arzı endam ediyor sahneye ...O bilindik ama mükemmel şarkısını şiir gibi okuyor ! Hasret yorgunluğu tüm bedeninde hissetmeye başladığında sıkıca sarılıyor Levent’e..Bu kokuyu seviyor ! Bu adama bayılıyor !

Sevdan ile düştüm yaban ellere
Dalıp çıktım ateşlere küllere
Giyin de bir çarık
Gel ardım sıra
Dağlara yollara çöllere

Diyardan diyara bir yol
Sor beni yarim yarim
Bul beni yarim yarim
Gör beni yarim yarim
Ah beni beni

Sen kalem ol ben de kağıt
Yaz beni yarim yarim
Çiz beni yarim yarim
Çöz beni yarim yarim
Ah beni beni

Gelinle damat soluk almak için onlara hazırlanan masadalar ! İkramlar onlara da
sunuluyor.Hasret byük bir iştahla yiyeceklere saldırıyor.Zaten uzun süredir pek sağlıklı beslenmiyordu...Yavasça eğiliyor Hasret’in kulağına Levent ...’’ Ye hayatım sen ! Nasıl olsa enerjiye ihtiyacımız olacak ’’ Pasta boğazında kalıyor Hasret’in öksürük tutuyor.Ardında koladan bir yudum alıyor..Kobrayı sahnede gören herkes şaşkın !

Artık sıra Çıngar Grubunda !

Kobra : Sevgili misafirler.Hepiniz tekrar tekrar hoş geldiniz.Ben Kobra ! Çıngar Gurubu Orkestra A.Ş gururla sunar ! Karşınızda Kibariyeeeeeee !!

Ortalık inliyor...Kahkahalar , alkışlar ve şaşkınlık birbirini bulmuş.Mavi beyaz temanın üerine kırmızı ışıklar yansıtılıyor.Roman Havası için artık ideal !

Tüm o sosyetik oyuncu ve şarkıcılar piste herkesden önce dökülüyor.Zira hepsi böyle bir adım bekliyormuş !

Hele Sezen Aksu ve Ajda Pekkan kıvıra kıvıra oynuyorlar...Oyuncular ve şarkıcılar diye iki grup bile olmuşlar.Birbirlerine çalım satıyorlar.Hasret mi? Cık yerinde duramıyor ...Pistin ortasına atılıveriyor.Oh Leventte bulmuş arkadaş grubunu...

Nesrin Hanım bile serbest bırakmış içindeki aslanları.

Onur Saylak bile pistte .Burçin’in ısrarıyla tabi ! Oh o da açmış kolları oynuyor !
Gülnaz nerelerde diye bakınıyor Saime Hanım ! Ardından bir kahkaha daha patlatıveriyor ! Ata Demirerle koyu bir sohbet içerisinde !

İlk şarkıyla beraber ortamı coşturan Kibariye bu heycan ve şevkle devam ediyor !!

Kırmızıyı severler
Birbirini överler
Romanlar böyledirler
Çalgısız yaşayamaz ölürler
İlle de roman olsun
İster çamurdan olsun
Oda Allah kuludur
Her kim olursa olsun
Düğün dernek ederler
Etsiz yemek yemezler
Romanlar böyledirler
Çalgısız yaşayamaz ölürler

Levent karısınıda karşısına alıp oynamaya başlıyor.Böyle çift dilere destan.Hasret Levent’in etrafında fır dönüyor oynarken...Bir kalçasını bi ellerini kıvırıyor.Ve bir iki kelime fısıldıyor.Seni Seviyorummmm !!!

--
Düğünün son anları artık.Saat gece yarısını çoktan geçmiş.Pasta kesme merasimi de bitmiş.Gelinle damat yorgun ama konuklardan hala tık yok ! Gece boyunca gelen her şarkıcı en az 3 kere çıkmıştır sahneye !

Ama son bir adet daha var ki ! Levent’in bundan haberi yok...

Hasret müziğin ara vermesiyle Levent’in tuttuğu elini sıkıyor.Levent heycanla doğruluyor.Eve gidiyoruz de hayatım lütfen diyor dudaklarını büke büke..Hasret kimsenin görmediğinden emin olup küçücük bir buse bırakıyor kıvrılan dudaklara...

Levent halinden pek bir hoşnut oluyor ama uyarıyorda....

Levent : Beni kışkırtıyorsun ama !

Hasret : Yook az sonra olacaklar için zemin hazırlamak diyelim biz buna !

Levent : Neye , ne zemini ya hu ? deyiveriyor heycanla !

Hasret : Immm az sonra karşılıklı bir atışma olacak...Şarkılarla tabi.Biz de adettir !

Levent : E iyi olsun tatlım.Bize ne ? Biz anın tadını çıkaralım dediğinde Hasret’i öpmek için uzandı...

Hasret : Canım bu atışmayı biz yapacağız..

Levent : Niye ? dediğinde yeni bir adet ! Sıkılmıştı artık !

Hasret : Çünkü eğer bu atışmayı sen kazanamazsan ben evimize gelemiyorum ! deyiverdi bi anda !

Levent : Neyyyy ! dediğinde gözleri büyüdü !

**
Şarkı atışmaları başlamak üzereydi...Kadınlar ve erkekler olarak ikiye ayrılmıştı ! Hasret’in şansı daha mı çoktu ne ?

İlk adım Hasret ve taraftarlarından geldi !

Unutmadan jüride üç isim vardı.Can Dündar – Yılmaz Özdilli ve Aziz Kocaoğlu !

Onlar karar verecek sonuca ! Zevk ve heycanla beklerken dedikodu yapmayı da ihmal etmiyorlar...

Candan Erçetin söylüyor şarkısını !

Birine aşık oldum
Düştüm peşine
Hayat çok güzel göründü
Birden gözüme
Annem sakın yapma dedi
Güldüm yüzüne
Çok seviyorum anne dedim
Karışma bize
Vay vay vay vay benim halime
Dinlemedim anneciğimi düştüm zalime
Vay vay vay vay benim halime
Bulamadım çaresini yandım kaderime
Cicim ayları geçince
Geldim kendime
Söyleyemedim kimselere
Kaldım dertlere
Yarin huysuzluğundan
Bezdim bin kere
Kaynanamın dırdırından
Döndüm iğne ipliğe
Vay vay vay vay benim halime
Dinlemedim anneciğimi düştüm zalime
Vay vay vay vay benim halime
Bulamadım çaresini yandım kaderime


Sıra Leventteydi ...Güzel bir adım attı .Ve Demir Demirkan’nı şarkısıyla yola
devam etti!

Düşelim cennetten yeryüzü oyununa
Kanalım sarhoşken şu aşkın yalanına
Gireceksek girelim gel kız günaha
Öleceksek ölelim şimdi şuracıkta

Yağmura, buluta, yıldıza, aya, kara toprağa, düşen yaprağa sor
Var mı aşktan öte?
Nemli saçlarına nefes nefesine şu çırılçıplak kıvrılan beline sor
Var mı aşktan öte varsa sen söyle..

Hasret sert bir çıkış yaptı ve Sibel Can başladı şarkısını okumaya...

Esen rüzgar uçan kuşlar getirdiler kara haberi
Elin diline dolamışsın beni cık cık cık çok ayıp
Sana olan sevgimi hafife alıp da kendini
Üstün tutmuşsun öyle mi cık cık cık çok ayıp

Eş dost diyor ki gıyabında
Atıp tutuyor sağda solda
O her emrime amadedir
Diyormuşsun ona buna

Daha neler amanın daha neler amma da yaptın
Sen beni çantada keklik farzedip aldandın
Daha neler daha daha neler amma da abarttın
Ben elimi sallasam ellisi güzelim
Kala kala sana mı kaldım

Levent Özgün ’ün sayesinde kurtuldu bu kıskaçtan ...Hoş bir şarkı dile geldi....

Bakınca her fotoğrafına
Dudaklarım mühürleniyor
Düşünmeden yazar şu hayat acı sonları
Duvarları yosunla dolu
Gönül yine derin yaralı
Kader değil insan acıtır canı
Ne yıldızlar yanar
Yokluğun kör karanlık
Ne de bu gün doğar
Sensizlik benle yaşlanmış en büyük acı
İnan değişmez yerin bende aynı
Ne yağmurlar diner
Gönlümde her bir hücre
Bana seni diler
Sensizlik benle yaşlanmış en büyük acı
İnan değişmez yerin bende aynı
Bana en güzel anları yaşatan
Kalbime değil ömrüme yazılan aşkım
İnan değişmez yerin bende aynı

Hasret son şarkı seçimini iyi değerlendirdi ve Gülben Ergenden rica etti..Çilek kızdan çilekli bir şarkı ...

Aşkın Bir tarifi olmasa seni nasıl anlatırdım
Mütemadiyen anarmıydım adını
Bilirsin hassasımdır, konu sen olunca
Aşkın Bir tarifi olmasa seni nasıl anlatırdım
Mütemadiyen anarmıydım adını
Bilirsin hassasımdır, konu sen olunca
Gözlerindeki bereketli tprakta açmak gibisi var mı
Sen hayatımdasın ya bundan böyle benim içim acı tutar mı
Varlığın öyle bir sevinç ki burnumda çilekli sakızımın kokusu
Dertlerimi sayfa sayfa savurdum mümkünse gelmesin yenisi
Zaman ne demek adını sende unuttum biliyorsa söylesin birisi
Gel saklanalım hiçbir ayrılık bulmasın bizi
Gel saklanalım hiçbir ayrılık bulmasın bizi

Serdar Ortaç Levent’i bile dinlemeden giriyor devreye !

Buralarda sensiz olmak çok zor
Bir tek şey için katlanılır dönüşünün olması
Pek de gerçekçi değil ama bana nasipmiş solması

Karşıma çıktın, senden, senle her şeyden zevk aldım
Gül kokar güldüğü yerden, ben gülün rengine kök saldım
Varlığın her şeyi çözdü, yokluğun derde keder gündü
Öyle bir aşk arıyordum, bulduğum yerde yüzüm güldü

Aziz Başkanın kararı damadın yüzünü güldürüyor ! Ver elini yatak odası diyor içinden !

Düğünün sonlarına doğru kaçaklar geri dönüyor.Başta Dilek ve Kadir olmak üzere.

Gizem Hanımın ortalarda olmaması dikkat çekici .Ama rahatsız olmuyor bundan Hasret.Herşey mükemmel olmuştu ya gerinin ne önemi var !

Arkasını dönüyor yavaşça Hasret ...Gelin çiçeği Dilek ‘in önüne düşüveriyor !
Kadirle bakışmaları da pek manidar hani ...

Ama şimdi veda vakti !

Hasret önce ablasına sarılıyor yavaşça ...Uzun sürüyor .Hem de epey uzun.Ata Demirer Gülnaz’ı teselli etmek için yanında.Kobra mı ? O köşelerde bir yerlerde efkarlanıyor büyü olasılıkla !

Nesrin Hanım ve Ethem Bey ‘de sıra..Leventte her şey için teşekkür etmeyi ihmal etmiyor...

Karakaçana sıkıca sarılıyor Hasret...Ağlamasını durdurmaya çalışsa da olmuyor...Levent yavaşça kollarına alıyor Hasret’ini...Gözleri Murat’ı arıyor ama sormaya cesareti yok kimseye...

Arabaya biniyorlar yavaşça...

El sallıyor Hasret uzun uzun...Köşeyi dönünceye kadar araba !
--
Murat : Nereye gidiyoruz ? dediğinde Gizem’in başına ekşidiği ortadaydı !Sarhoştu..Ama şu an yaıyorsa Gizem’in sayesinde olduğu da açıktı !

Gizem : Balık yiyebileceğimiz , rakı içebileceğimiz açık bir lokanta arıyorum dediğinde arabasının hızını arttırdı ..
Murat yüzünü ekşitti..!

Murat : Rakı mı ? Pehhhh deyiverdi ! Viski yok mu viski ! ? Sonra kahkahalarını koyverdi..Nasıl da evet dedi ama ? Çok güzeldi çok !

Gizem : Rakı tabi ! Beğenemedin mi cicim ? dediğinde daha öncede düğünleri basan 3. Kişilerle ilgilenmekten ne kadar sıkıldığını fark etti !

Yasak bir aşkın , yasak bir kahramanıydı oysa o da bir zamanlar ! Eski nişanlısının düğününü elleriyle hazırlayan o değil miydi ? Elleriyle evlendiren tıpkı Murat gibi nikah şahitliğini üstlenen ?

Bu adamda kendine benzer o kadar çok şey bulmuştu ki... Onun için çoktan bitmiş bir aşk hikayesini Murat’ın üzerinde denemeye , ona yardımcı olmaya kararlıydı !

--

Hasret , bir ömür geçirmek istediği evlerinin önünde Levent ‘i bekliyordu...Levent yavaşça geldi karısının yanına.Sonra güldü.Hasrette güldü...

Levent : Sevgili Karıcığım ?

Hasret : Efendim kocacığım ?

Levent , Hasretten duyduğu kelimenin ferahlığıyla irkildi !

Levent : Kocan yer seni ! dediğinde bir kahkaha patlatıverdi..Anahtarı cebinden çıkardı ve kapıyı çaldı ! Hasret’i yavaşça kucakladı...Hasret gelinliği de el verdikçe rahattı...Levent tek bir ayak hareketiyle kapattı kapıyı !İçeri girer girmez yanan loş ışıklar onları buldu.Levent’in sürprizleri devam ediyordu !
Yerler tamamen kırmızı gül yapraklarıyla kaplıydı.Büyük kalın mumlar yakılmıştı.Hafiften bir müzik çalınıyordu kulaklara..

Beyazın hakim olduğu büyük bir salonları vardı !

Beraber merdivenleri çıkarken ikisi de neye nasıl bir hayata yürüdüklerini
biliyordu !

Yüzlerindeki gülümse yerini tutkunun ateşine bıraktığında Hasret’in gelinliğini
fermuarı Levent’in başına büyük sorunlar açıyordu !

Öpmekte olduğu karısının yüzüne kondurduğu buseler yerine ateşli öpücüklere
bıraktıkça fermuarın açılma zorunluluğu artıyordu ! Bu Levent’e yapılabilecek
büyük bir işkenceydi.Hasret titreyen ellerini levent’in yüzüne götürdü.

Sakinleşmiyordu nefesi ! Susmuyordu kalbi !

Hayat onları nerelere sürüklemişti ? Kim bilir daha neler yaşayacaklardı ? Her geçen gün ömürlerinden eksilen bir zamanken hangisi ölüme daha yakındı ?

--Burçin---
17-08-10, 12:25
http://img267.imageshack.us/img267/6954/hzn11.jpg

AYNI YOLLARDAN AYRI HAYATLARA
- FİNAL-

Değişir rüzgarın yönü
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

keremcemelike
17-08-10, 21:52
Bölüm 9

Murat;
Sinirle odama çıkıyorum...Elimdeki cd yi yatağımın üzerine fırlatıyorum..Odanın içinde dört dönmeye başlıyorum...Sinirim biraz hafifleyince olanları düşünüyorum...Ne var ki bunda kızacak altı üstü bir beste..Altı üstü bir beste mi bunu ben mi söylüyorum...O besteye aylarını vermiş ben...Odamdan çıkıp piyanonun başına geçiyorum...İçimden hiç çalmak gelmiyor...Cama doğru yürüdüğümde...Bahçedeki koruluğa açılan kapıda oturan Hasret'i görüyorum...Omuzlarının inip kalkmasından ağladığı belli...Kırdım kızın kalbini..Tam camdan çekilecekken Eslem geliyor Hasret'in yanına...Bende aşağı inmek için merdivenlere yöneliyorum...

E:İyi misin Hasret Abla...
H:Ne vardı ki bunda bu kadar kızcak..
E:O beste abimin Hasret Abla..

Hasret;
Gözyaşlarımı elimin tersiyle siliyorum...

H:Yaa gerçekten mi?...Ama çok güzel neden dinlemeye izin vermiyo..
E:Çünkü...Çünkü...Aslında bunu abim anlatsa daha iyi olur...Ama o şarkı eski bir sevgiliye....Yaşanan acılara...
H:Vay be...

O sırada Murat Hoca geliyor yanımıza...

E:Ben biraz yürüyeceğim...

Eslem kapıdan geçip koruluğa doğru ilerliyor...Murat Hocada ayak ucuma oturuyor...

M:Hasret bak ben...Seni kırmak istememiştim...

Gözyşalrım akmaya devam ediyor...

H:Bir çiçekçi kız olabiliim Murat Hoca...Ama benimde bir kalbim var...Herkesin içinde bana öyle bağırınca...Kırılmayacağımı mı düşündün?...
M:Tabii ki biliyorum Hasret..Ne kadar kırılgan olduğunun farkındayım...Ama ben...Ben...Nasıl anlatsam..Bu konuda aşırı hassasım...Gereğinden fazla...Aslında artık öyle değil...Bir anda parlayıverdim...Özür dilerim Hasret gerçekten seni kırmak isemedim...

Yerimde doğruluyorum...

H:Bende özür dilerim...İzinsiz odanı karıştırmamlıydım..
M:Senin bir suçun yok...Oraya istediğin zaman girip istediğini yapabileceğini ben söylemiştim sana....

Gülümsüyorum...Ne oluyor bana anlamıyorum...Eskiden olsa bana bağırdığı için ona neler yapmazdım...Ama şimdi Murat Hoca yanımda olunca kendimi güvende huzurlu hissediyorum...
Eğilip elini nazikçe yüzüme değdiriyor...Dokunuşuyla irkiliyorum...Yavaşça gözyaşlarımı siliyor...Karnımda birşeyler çekiliyor sanki...Boğazımda bir yumru...Çok şey söylemek istiyorum...Ama hiçbirşey söyleyemiyorum...

M:Bir daha ağlamanı istemiyorum Hasret...Özellikle benim yüzümden...

Murat;
Yosun gözlerini gözlerime dikiyor...Ne bu hissettiğim niye elim ayağım titriyor o bana bakarken...Neden...Selin'e bile böyle şeyler hissetmemiştim ki...Ahh Murat yapma ona aşık değildin ki...Niye böyle şeyler hissedesin...Ne? Ne yani ben şimdi Hasret'e aşık mı oldum...Hemde 1 haftada...Sen ne zaman akıllanacaksın ki Murat...Aşık olmak için yıllarını mı vermen gerekiyor...Selin'e verdimde noldu...Alışkanlıktan ileriye geçebildim mi? Hayır...

Neden sürekli Hasretle Selin'i kıyaslıyorum ben...Ve en önemlisi toz kondurmadığım Selin'in Hasretten üstün hiç bir yanı olmadığını düşünüyorum...Neden Hasret'in bakışları beni bu denli etkiliyor...

Galiba ilk defa gerçek aşk kapımı çalıyor....

Elimde olmadan kocaman bir gülümseme yayılıyor dudaklarıma...Kalbimden gelenleri dudaklarımdan dökülemeyenleri gözlerim anlatsın istiyorum...Hasret'e aşkla bakıyorum...

Kısa oldu biliyorum...Devamı var ama çıkmam gerekiyor:icon_sorr

asi_şirine
17-08-10, 22:33
Hasret..

Nazım Hikmet dizeleriyle bütünleşmek, helede her bir satırda insanın bir aynada yansımasına bakar gibi kendisini bulması ne garip bir duyguymuş meğer..Geçmişe, insanın iç dünyasına yolculuğa çıkmak gibi bir şey bu.. “Dönemlerin karanlık güçleriyle savaşan ilerci sanatçılara her ülkede ve her çağda raslanır” diye başlamış bir mektubuna Nazım Hikmet.. “İnsanların mutluluğu ve dünyada güzel bir yaşam için savaşa giren bu ilerci sanatçılar her zaman karanlıklık güçlerce kuşatılmış, kovuşturulmuş, baskıya uğratılmış, hapsedilmiş ve öldürülmüşlerdir.Fakat onlar hiçbir baskı ve tehdidin, hiçbir ölümün, hiçbir yalanın; tarihin akışını, iyiye, güzele, haklıya ve mutluluğa yönelişini durdurmayacağını bilirler.Ve bu yazarların yapıtları ve bütün yaşamları gelecek kuşaklara örnek olur.”

“Günümüze baktığımızda sanatçılarımızın savaştığı tek karanlık güç kendi nefsleri..Ne yazık ki günümüz sanatçıları, yani gerçek “sanatçı” adını hakeden insanlar bir elin parmaklarını geçemeyecek kadar az..Eğer olurda bir gün bu usta şairin satırlarından uzakta bir yerlere düşersen, yani okurken kendinde küçücük bir nokta bile bulamayacak hale gelirsen o zaman dönde tekrar oku bu satırları..Geleceğin gerçek sanatçısının “küçük prensesimin” hocası olmaktan gurur duyuyorum..” diye not geçmiş Murat..

Itiraf ediyorum! Sıradan bir müzik hocasından çok daha fazlası O..Her yönüyle gerçek bir hoca..Yaşadıkları, deneyimleriyle insana gerçek bir hayat dersi veriyor..

Emin ola bilirsin Murat hoca..Küçük prensesinle hep gurur duyucaksın..! İçimden bir ses her ne kadar bu söylediğimden şübheye düşsede o seside susturmasını iyi bilir küçük prenses..

Şiirlerden, satırlardan kopmam her ne kadar zor olsada içimdeki daha güçlü bir istek ayırıyor beni kitapdan..Saate bakmamla yerimden sıçrayıp kalkmam bir oluyor..Tam yarım saat sonra Murat`la otel kapısında buluşmam gerek..

Davet için aldığım üçer elbiseden en çok sevdiğimi seçip hazırlanıyorum..Turkuaz renginde abiye elbisemi siyah topuklu ayakkabılar ve uzun siyah küpelerle tamamlıyorum..Saçlarımı gelişigüzel topuz toplayarak siyah gece çantamı da aldımmı tamamdır..Aynadaki yansımamdan hoşnut olabildiğince sakin gözükmeye çalışarak lobiye iniyorum..

“Yolunu gözlemekten yaşlanıyordum az kalsın..” diye sitem ediyor Murat..
“herşeyin suçlusu sensin..Aldığın kitapdan kopamadım..!” dediğimde dönüp baştana aşağı süzüyor beni..İmalı bakışları yüzümde son buluyor..Yutkunup “hadi gidelim” diye mırıldanıyor..

Bu gece çok yakışıklı ..Siyah takımın içine giydiği mavi gömlek uyumumuzu simgeler gibi..

Sahil boyunca uzanan oldukca lüks bir restoranın önünde durduruyor arabayı .. “Antalya`nın en eski restoranlarından birisidir burası..Yemeklerinden memnun kalıcağına şübhen olmasın..” diye kısaca tanıtıyor ..

Yalnızca yemeklerinden mi, servisinden müziğine kadar herbişeyiyle büyülüyor beni..Sahil kenarında boylu boyuna uzanmış bir düzine masa...Etrafa yayılan hoş müzikler..Denizin melodisi..O sarhoşedici hava...Ve karşımdaki Murat`ın varlığı...Herşeyiyle müthiş bir gece..

Murat...

Kadehlere koyup da doya doya içmek mümkün mü seni Hasret? Bakışlarındaki binbir soru kıvılcımları dolanırken öylesine saydam ve doğalsın ki..Gözlerini kaçırırken öylesine utangaç..

Elimi uzatıp masadakı elini kavrıyorum..Dudaklarına utangaç bir gülümseme, bakışlarına heyecan konduruyor..

“Kaçırma gözlerini benden” dediğimde usulca kaldırıyor başını..o bal, o yeşil, o ela gözlerini gözlerimle buluşturuyor..

“emreder gibisin” diye kıkırdıyor yaramazca...
“Suçlu sensin..!” diyorum O`nun az önceki tonlamasıyla.. “sen ve gözlerin..”

Konuşmasına fırsat vermeden piste doğru sürüklüyorum O`nu..Susuyor o da..Başını usulca göğsüme yaslıyor..kokusunu ciğerlerime dolduruken piste yayılan müziğin ritmide ruhumuzu okşuyor..Ellerim belini...

özledim seni düştüm yollara
açtım gönlümü rüzgarına
bir hayaldi sanki bir macera
yıkıldım kelimeler paramparça

yandım, yandım, ah ki ne yandım
bana yeniden şarkılar söyleten kadın
baka baka doyamadım hem kokladım da
sarhoşluğu geçmedi hala içimde sevdan

hala hoş bir havan var ne güzel adın
bir çizik attın gönlüme kanattın

yandım, yandım, ah ki ne yandım
bana yeniden şarkılar söyleten kadın
baka baka doyamadım hem kokladım da
sarhoşluğu geçmedi hala içimde sevdan

seni görebildiğim yer rüyalar artık
deli diyorlar bana ah bu ayrılık (!)

“gidelim..” diye nefes nefese fısıldıyor..Buğulanmış gözlerine, titrek dudaklarına kayıyor bakışlarım...

Yol boyunca suskun halini sürdürüyor Hasret..Ara ara gözlerime bıraktığı kaçamak bakışlarının izlerini yüreğimde taşıdığımı bilse yine susarmı acaba? Yine kaçırır mı gözlerini..

Otel kapısının önünde de sürüyor aynı endişeli bakışları..Gitmekle kalmak arasında bocalıyor..Elinden tutup odama doğru götürüyorum O`nu..Bu gece öylesine uysal, öylesine sakin ki..

Camın önüne geçip manzaraya dalıyor..Dalgın bakışları tüm manzarayı içine almış..Topuz halinde topladığı saçlarını açıyorum ilk önce..Usulca okşuyorum..Sonra toplayıp omzuna bırakıyorum...Elimdeki kolyeyi gerdanına taktığımda hayranlıkla izliyor yansımadan.. “Çok güzel bir şey bu..” diye boynundaki nota simgeli kolyeye dokunuyor.. “ve çok özel..” diye mırıldanıyor..Daha da yaklaştığımda kaçacak yeri kalmamış, uysalca gözlerime bırakıyor gözlerini..Eğilip dudaklarından öpüyorum...önce tepkisiz, şaşkın dursada ardından öpüşleriyle okşuyor ruhumu..

Ardından delicesine bir tutkunun esiri oluyoruz ikimizde..Böylesine şefkatli öpüşler nasıl olmuşta baştan çıkarıcı bir hal almıştı ikimizde anlayamamıştık doğrusu..Yatağa gelene kadar birbirinden ayrı kalan dudaklarımız delicesine bir özlemle buluşuyor..O`nun gelincik bedeni kollarımın arasında kaybolurken ellerimle bedenindeki yerini almıştı çoktan..Dudaklarından gerdanına, yanaklarına, gözlerine kimi zaman şevkat, kimi zaman tutkuyla bıraktığım öpüşlerin O`nun ruhunda yarattığı fırtınalardan , ikilemlerden habersizim o an..Ruhunda, bedeninde, nefesinde kaybolmaya hazırken biranda vargücüyle itiyor beni ..Sonra uzun zamandır duymadığım bir kelime dökülüyor dudaklarından..Nefes nefese ve yakıcı bir kelime...

“Günah..!”

(!) Mazhar Alanson


Tüm replere dönemediğim için affınıza sığınıyorum..:img-blush

anywhere_02
18-08-10, 02:54
7.BÖLÜM

‘’Yine sana kaldım demek ?’’ dedi Burçin.
’’İstemiyorsan gidebilirsin, ben Sai…Gülpembe Hanım rica etti diye buradayım.’’ Dedi Levent biraz alınarak.
’’Ayy alınırmış.’’ Dedi Burçin gülerek. ‘’O yüzden demedim, Hasret’le doğru düzgün vakit geçiremedik hiç.’’
’’Biliyorsun, düğün işleri, ama olsun ben sana İstanbul’u gezdireceğim.’’ Dedi Levent göz kırparak.
’’Aslında İstanbul’u milyonlarca kez gezdim, bir çay bahçesine oturup çay içebiliriz.’’
Levent’in aklına Hasret geldi. O da çay bahçesinde oturmayı istemişti. Bu kız yarı Hasret’di.
’’Peki, o zaman gidelim.’’


’’Muratcım merhaba.’’ Dedi çekici bir kadın sesi. Murat öğle yemeği için Levent’le geldikleri restoranta gelmişti, yalnızdı.
Arkasını döndüğünde mini elbisesiyle ona yaklaşan Melis’i gördü.
’’Melis?’’
’’Nasılsın canım?’’ dedi Melis onu öperken, Levent’in yapışık arkadaşlarından biriydi. Murat’ın bundan oldukça rahatsız olduğu belliydi. ‘’Bu kadın bu kadar yapışkan olmak zorunda mı’’ diye düşündü kendi kendine. O bunları düşünürken Melis masaya çoktan oturmuştu.
’’İyiyim Melis, sen nasılsın?’’
’’İyiyim, hayırlı olsun, evleniyormuşsun.’’ Dedi buz gibi bir sesle.
’’Evet.’’dedi Murat gururla.
Melis’in bozulduğu belliydi.
’’Duyduk, Hasret Nemutlu’yla evleniyormuşsun, eski öğrencin, eski bir çiçekçi kız.Hayat ne kadar garip değil mi, mahallede çiçekçi kızken ünlü bir şarkıcı olmak, ardından Murat Tura….’’
’’Evet gerçekten çok garip, hayatı sahte insanlarla iç içe olan Murat Turalı, Hasret gibi güçlü, doğal, muhteşem bir kadınla evleniyor.’’ Dedi Murat sahte kelimesini vurgulayarak.


’’Levent, gülümse.’’ Dedi Burçin resmini çekerken.
’’Aslında şu fotoğraf çekilme işini pek sevmem.’’ Dedi, Poz vermeye çalışıyordu.
’’Ben çekme işini oldukça severim.’’dedi Burçin başka fotoğraflar çekerken. Boğazda çok güzel resimler çekmişti.
’’Hadi Burçin çay içicem dedin, çayın soğudu.’’
’’Pekala Levent Bey.’’
Burçin geldi, çayını yudumlayıp boğaza bakıyordu.’’İstanbul güzel şehir, ama İzmir kadar değil.’’dedi.
’’Burada insanlar bir başka, nasıl desem, şurada kalp krizi geçirsem kimse fark etmez mesela.’’
Levent güldü..
’’New York’da böyle, kimse kimsenin umrunda değil. İzmir öyle mi, insanları bir başka.’’dedi Burçin Levent’in suratındaki aptal ifadeye bakarken. Aslında yakışıklı adam diye düşündü. Bir o kadar da tatlı.
’’Senin sevgilin var mı ?’’ dedi Levent aynı yüz ifadesiyle.
’’Efendim ?’’
’’Levent ne diyosun oğlum sen, ne yersiz oldu şimdi bu. Kimbilir ne kadar aptal bakıyosun şu anda kıza.’’ Dedi Levent kendi kendine.
’’Gayet basit bir soru sordum.’’ Dedi toparlanarak.
’’Ne alakası var Levent.’’
’’Hiiiç, birden aklıma geldi, en az Hasret kadar güzelsin, işinde başarılısın…’’
’’ Aslında bir ilişkim vardı, ben New York’dayken yani. Ama…’’ Burçin sustu. Levent’in ne renk olduğuna karar veremediği gözleri hüzünle bakıyordu.
’’Ama ne ?’’ dedi Levent merakla.
’’Sanane canım, aaaa.’’dedi Burçin gözlerindeki hüznü yok ederek.
Birkaç dakika konuşmadılar.
’’Evliymiş.’’ Dedi Burçin pat diye.
’’Ne?’’ dedi Levent. Ağzı açık kalmıştı.
’’Hatta çocuğu varmış.’’ Dedi Burçin.
Artık tüm bunları içinde tutamıyormuş gibi bir hali vardı..
Bir süre konuşmadılar.
’’Hayvanın tekiymiş.’’dedi Levent yaklaşık 1 dakika sonra.
’’Burçin güldü. Boşanacakmış, bana söyleyememiş, karısıyla arasında duygusal hiçbir şey yokmuş falan filan, klasik şeyler.’’ Dedi toparlanarak.
’’Bu yüzden mi döndün Türkiye’ye?’’
‘’Aslında tam olarak bu yüzden değil. Annem kardeşimi...’’
Kız sustu. Sakladığı bir şeyler olduğu çok belliydi. Levent şüpheyle Burçin’e baktı.
’’Her neyse Levent, bunlar tatsız konular.’’ Dedi Burçin gözlerini kaçırarak.



Hasret tüm işlerini halletmişti. Düğüne kadar yapacak hiçbir şeyi yoktu, düğüne kadar yatacağım dedi kendi kendine. Nesrin Hanımlara akşam yemeğine davetli olduklarını hatırladı birden. Yüzü düştü, evde yatmak daha cazipti.
Telefonu çalıyordu.
’’Ahh aşkım ben de seni arayacaktım.’’ Dedi Hasret sırıtarak.
’’Gülpembe Hanım geldi, Burçin Levent’le gelecekmiş, sen direk gel sevgilim.’’
’’Tamam şimdi dönüyorum.’’
’’Sen arabada mısın ?’’dedi Murat gülümseyerek.
Hasret güldü.
’’Evet aşkım, hani şu arabada telefonla konuşmak için şey varya, onu almış bana birisi, kim diyorum kendi kendime sabahtan beri, olsa olsa annemdir.’’
Murat’dan ses gelmedi. Hasret kahkaha attı.
’’Nasıl da bozulurmuş.Çok teşekkür ederim aşkım, arabam artık benim için sevgililerimle konuşma mekanı.’’ Dedi Hasret arabadan inerken. Evin yakınlarındaydı zaten.
’’Demek sevgililerinle konuşuyorsun.’’Dedi Murat, suratına muzip bir gülümseme yerleştirirken.
Hasret eve girmişti artık.Murat’ın hala geldiğini anlamamasına şaşırmıştı. Bahçede oturuyordu. Bu işine gelmişti Hasret’in. Bir yandan konuşuyordu bir yandan sessizce yanına yaklaşıyordu. Murat hala Hasret’i fark etmemişti.
Hasret arkadan Murat’a sarıldı.
’’Merhaba, müstakbel kocacığım.’’
Murat telefonu kapadı.
’’Sonunda gelebildin sevgilim.’’ Dedi Murat Hasret’in dudaklarına yapışırken. Uzun süren öpüşmenin ardından Murat cebinden küçük bir kutu çıkardı.
’’İyiki doğdun çiçekçi kız… İyiki doğdun Hasret’im…’’

--Burçin---
18-08-10, 12:16
http://img32.imageshack.us/img32/844/rwu6xc5xjv8637vj264ly.jpg

Hikayem Murat'ın ağzından anlatımla son buluyor ...

Herşeyin bir sonu var değil mi ? Bu saçma hayatında bir sonu olmalı ! Ama olmuyor işte .Olmuyor...Acıdan başka bana hiç bir şey vermeyen kalbim , beynim ve hatıralar ! Yine dört bir yanımdalar..Yarın son olmalı !

Aldığım nefes son kez yakmalı ciğerleri mi... Uzatılan eli bir kerecik de olsa tutmayı denemeliyim ! Ben deli değilim ! Ama biliyorum artık akıl sağlığımda yerinde değil...

3 büyük kayıptan sonra mümkün de değil bu !

Eşyalarımı topluyorum yavaşça..Sanki bunları yanımda götürebilirmişim gibi !

Orada hepimiz çok mutlu olacağız... Biliyorum !

Selin – Levent – Hasret ve BEN ! Bir de minik kızları !

Yine hatırımda o bana tarifi imkansız acılar veren anılar....

Dört duvar arasında yüzleşmek zorundayız....Kaçacak , sığanacak bir limanım yok ! Bu hastaneye yatırıldığımdan beri geçirdiğim ilk nöbette değil..Alıştılar artık Hasret diye inlemelerime , Levent diye ağlamalarıma ! Hem doktorlarım hem de benden daha akıllı olduklarına dahi inandığım hastalar ! Bugünde öyle olacak zannediyorlar !

Yok, bu son !

Bundan sonrası yok...

Son bir kez hatırlayacağım bunları.Ve saat 12 ‘yi geçecek ..Hasret ve Levent gelecekler...Ellerini uzatacak ikisi de bana !

Nasıl olmuştu sahi tüm olaylar ?

Herşey düğünde başlamıştı ..Herşey ! Benim bitmek bilmeyen sevdamın, Gizem ‘de ben farkına varmadan son bulmasıyla...

Oysa onlar için her şey o kadar iyiydi ki !

Nerden mi biliyorum ! Buraya beni kapattıktan birkaç gün sonra annem gelmişti yanıma ! Ne kadar da üzgündü ? Ne kadar da kızgındı bana !

Ve yüzüme fırlatırca bırakıp gitmişti Hasret’in günlüklerini ! Meğer Hasret
Leventle tüm evliliğinin her anını yazıyormuş ! Aşka bakın ki hiç bir saniyeyi atlamıyormuş !

Evet açık ve net ! Benim yüzümden öldü Hasret !

Engellenemez arzularım yüzünden .Kararsızlığım ve gereksizliğim yüzünden !

Takıntılarım yüzünden !

Onları Balayına bile ben kendim uğurlamıştım ...Gizem ..Öyle iyi taktikler vermişti ki ! Güçlü , dimdik Murat oluvermiştim yine.Keşke zavallı kalsaydım diye düşünmeden edemiyorum !

Karşıyaka iskelesindeyiz ...Levent ve Hasret’i bekliyor herkes..Tüm arkadaşları orda .Belki de arkadaşlarımız ! Dikkat etmiyorum.Gizemle oynadığımız küçük oyuna ne kadar da konsantre olmuşum meğer !

1 saat kadar gecikiyordu yeni evliler...Ne kadar da sinirlenmiştim ? Hatırımdan asla çıkmayacak o anlar !

Gizem sayesinde yatışmıştım doğrusu..Böyle yaparsam baştan yenileceğimi söylemişti ! Haklıydı da ... Yasak bir aşkın kahramanı olmaya hazırlanıyordum ! Tanrım ben en yakın arkadaşımın eşini baştan çıkarmaya çalışıyorum ! Yani çalışıyordum...

Güçlü olacaktım ! Aşkımı belli etmeyecek.Dost gibi yaklaşacaktım.Hasret her üzüldüğünde ağladığında yanında olacak , problemlerinin çözüm kaynağı olacaktım !

Vazgeçilmezi olacaktım işte !

Sonra ...Arkadaşıma ihanet edecektim ! Tüm planı yapmıştım.Satranç taşlarının hareketleri ne kadar hesaplıysa benim manevralarım da o kadar hesaplı oluyordu !

Ama tam 1 yıl ! Gecesiyle gündüzüyle bir yıl... Dinledim .Anladım ve anlattım ! Aşık oldum o arada ..Ama takıntılı ben ! İzin vermedim Gizemle mutlu olsun kalbim...

Ama o girdi işte kalbime.

Atamadım ! Soramadım .Neden yanımdasın diyemedim ?

Neden diyeyim ?

Onların balayından dönmesi tam bir yıl ! İşte o yüzden geçmek bilmemişti tüm geceler ve gündüzler ! Artık bir aşktan çok intikam oyununun seslerini duyan kalbim başka bir kadında yeniden can bulmuşken döndü onlar !

Balayıları çok mutlu geçmiş..Aylarca dinliyorum onların balayı seyahatlerini !
Bu arada benim plan nakavt oluyor ! Zira Gizemle beraberim artık !

Evlenmiyoruz...

Öyle bir şeyi ne ben teklif ediyorum ne de o istiyor ! Hiçbir sorumluluk yok
bizim aşkımızda ! Yükümlülüklerden , sorumluluklardan kurtulmak için birbirimizi
sevmemiş miydik biz zaten !

Hasret günü gününe tuttuğu günlüğünün ilk sayfasına sabahın köründe bir şeyler karaladığından bahsetmiş aynen şöyle diyordu günlüğünde !

‘‘Leventle evliliğimizin ilk dakikalarını yaşadık dün gece! Tüm korkularım , endişelerim onun sihirli ellerinin tenime deyivermesiyle yok olup gitti ! Birini sevmek böyle bir şey olsa gerek ! Tenimde sadece onun izleri olsun istiyorum artık..Tıpkı kalbimdeki gibi..Az sonra banyoya gireceğim.Levent’i uyandırmamak için büyük çabalar sarf ediyorum.... Şu kalemin çıkardığı seslerden bile rahatsız olacağını düşünüyorum.Ama artık kalkmam gerek! Kocama müthiş bir kahvaltı hazırlayıp , kocaman öpücüklerle onu uyandırmak istiyorum ! Kim bilir minik bir yaramazlık bile yapabiliriz ! Onu seviyorum ’’

Onların tüm mutluluğunu ben bozdum...

Deli kıskançlığım ve takıntılarım olmasaydı pek ala güzel bir yaşam sürebilirdik...

Yok olmayacak her şeyi anlatıyorum işte yavaş yavaş !

Nasıl bir mutluluk bozduğumu merak ediyorsunuz değil mi hepiniz ? Hasret 17
Eylül tarihi atmış o mutlu günlerinden birinin üzerine ! Bakın neler diyor !

‘‘ Yunanistandayız ! İlk durağımız burası ...Minik bir yat almış Levent düğün hediyesi olarak bana...Kaptan bir karısı olsun istermiş küçüklüğünde ..Bugün onun için bir şey yaptım ve kaptanımız Azize Hanımın formalarını ödünç aldım..Pek mutlu oldu ! Bu kadar sevdiğini bilseydim ??? Herşey tamam ! Kaptan oldum , Levent de sevindi amma ben ne biçim kaptanım ! Yüzme dahi bilmiyorum .Levent’e bunu hala anlatamadım..Çekiniyorum. Çok saçma ama öyle ! En mahrem anlarımı geçirdiğim kocamdan yüzme bilmediğimi saklıyorum ! Ama benim anlayışlı kocam benim söylememe fırsat vermeden durumu kavrayıveriyor...Hemen ilk seansı yapmamızı istiyor .Yüzme dersleri için...Kabul ediyorum .Ama ilk çalışma yerimizin bir havuz ya da deniz olması gerektiğine inanırken ilk dersi kamarada vermek istediğini söylüyor Levent ! İnanıyorum.Derdi başkaymış kocamın bilmiyorum ! Ama yüzme dersi konusunda en iyi hocayı bulduğumdan eminim ...Onu seviyorum ’’

Ne kadar mutlularmış değil mi? Ben bozdum işte ! Mükemmelim değil mi?

Hayatına girdiğim herkesi , her şeyi yıkıp dağıtan bir ben var bende...

Sıkıldım , Yoruldum .Bunaldım..

Duvarlar üstüme üstüme geliyor !

Hayatını mahvettiğim sadece onlar değil ki ! Gizem ! Her gün bu akıl hastanesine gelmek zorunda mı ? Her gün geliyor...Hasretle hem de ...Hasret küçük kızımız ! Sadece birkaç kez gördüm onu.Mükemmel bir şey onu
görmek ..Ona dokunmak..Ama ona her dokunurken elimi sıkıca tutması canımı yakıyor ! Onun da hayatını mahvetmekten korkuyorum ...

Son 6 aydır Gizem’in ziyaretlerini de kabul etmiyorum ! Kendimi kendimde arındırmaya çalışıyorum.Annem ve babamın şefkatine çok ihtiyacım var ! Ama onların suçladığı bir ben var bende....İzmir’e yerleşmeden hemen önce gelmişti annem buraya..En son 2 ay önce gördüm onu.Onları diyemiyorum.Zira babam beni ziyarete bile gelmiyor ! E haksız da değil adam ! 2 .oğlunu ben ve benim hırslarım öldürdü.Yıllar sonra bulduğu kızını da ben öldürdüm..Biricik Levent’inin ve o çok sevdiği kızının yavrularını da ben yok ettim !

Kimin umrunda ! Gelsin ya da gelmesin...Onlar da acı çeksin istemiyorum artık benimle ! Annemin söyledikleri satırı satırı aklımda...

İzmir’in sahil kasabalarından birinde küçük bir ev almış koskoca Turalı ailesi ! Nakiye’de yanlarındaymış...Dilek ve Kadirin bir oğulları olduğundan bahsediyor..Çok sevimliymiş öyle diyor..Ama gözlerinde hep bir buğulanma...Bendeyse tarifi imkansız donukluklar ! Adını Levent koyduklarını gururla anlatıyor...Artık şefkatten yoksun sesi içime işliyor annemin...

Saime Hanımın durumu da pek iyi değilimiş.Kızının ölümünden sonra uzun süre hastanede kalmıştı Saime Hanım.Sık sık rahatsızlanıyormuş...

Burhan Bey Bulgaristanda bir trenin önüne atmış kendini.O da ölmüş..Cennette kızını görünce çok şaşırmış mıdır acaba !

Gülnaz ve Kobra hala mahallede kalıyorlarmış...En azından onların hayatlarının değişmemiş olmasına sevinmek istiyorum.İsteğim gerisin geriye dönüyor..Gülnaz Hasret’in anlattığı Serap abladan farksızmış.Gecelerce uyuyamadığı oluyormuş.Sağolsun annem çok ziyaret etmiş.Çok doktora götürmüş.Çok ağır bir depresyon geçiriyormuş..

Üstüne bir de Kobranın onu bırakıp gitmesi !

İçimden küfürler savuruyorum Kobraya .İnsan bu halde bırakır mı ya hu eşini ?

Bu yarım aklımla bile ben dahi yapmazdım bunu ! Sonra büyük bir kahkaha savuruyorum kendi kendime.Gizem ve minik Hasret’imin ellerinden tutmayı başaramayan benim , kime ne hakla hesap sorma yetkim var ki !

Annemi işte en son o zaman gördüm.Birkaç kere de telefonla aradı.Konuşmadım !

Hatıralarımla meşguldüm !

Ne diyordum .Hasret ! Şu aşık olduğum kadın ! O başka bir not daha düşmüş günlüğüne ...İlk kavgalarından bahsediyor 12 Ekim tarihli anekdotuna ! Onu seviyorum...

‘‘ İtalyadayız.Aşk şehrinde ! Bize uğurlu gelmedi ama..İlk kavgamızı ettik ...Levent’in bu kadar kıskanç olduğunu bilmiyordum...Saatlerce ağladım ve o da saatlerce kapının önünde beni bekledi.İlk defa o kadar sinirlendiğini görüyürum..Yüreğim sancıdı bugün ilk kez onun yanında..Çocuk gibi azarlanmaktan ne kadar da mutsuz olduğumu biliyor halbuki...İtalyan erkeklerinin çok kibar olduğunu söylemiştim buraya ilk geldiğimiz gün.O gün acayip bozulmuştu..Tüm gün otel odasına tıkılıp kalmıştık! Pencereden dışarı bakmamı bile kıskanmıştı ! O çok kibar erkekleri izlediğimi sanıyordu...Minik öpücükler kandırmaya yetti benim kanaatkar kocamı ! Akşam yemeğe çıktık beraber...Dans ettik , şarkı söyledik ! Her şey çok güzel.. Yakışıklı bir İtalyanın bana beyaz bir gül armağan etmesiyle tamamiyle dağılıyor bu hava ! Benim çok cüretkar giyindiğimi söylüyor durmadan Levent! Ben kışkırtmışım onu .Öyle diyor ! Odaya gelir gelmez birkaç bardağı yere fırlatıveriyor.Kalbim gibi tuzla buz cam bardak..Sonra yine o kıskanç ve merhametsiz sesinden azarlar işitiyorum ! Yeni yerleştirdiğim dolaptan tüm dekolte ve mini elbiselerimi çıkarıp bir bir parçalıyor hepsini! Sıranın ne zaman bana geleceğini bekliyorum ...Gözlerime baktığında en ufak pişmanlık zerresi göremiyorum gözlerinde ! Büyük bir süit kiralamanın en güzel yanı da kocanı odandan atabiliyor olmaktır herhalde ! O şu an dışarıda kapıyı açmam için yalvarıyor.Umrumda bile değil ! Ben o kibar erkekleri izliyorum camdan ! Bir de sana yazıyorum.İlk defa onsuz uyuyacağım .Nasıl olacak bu bilmiyorum .Bildiğim tek şey var ...Onu seviyorum...’’

Annem geliyor yine aklıma ! Hasret’in İzmirdeki mezarını ziyaret ettiğini söylemişti en son konuştuğumuzda .İlginç demişti .. Hasret’in başucundan hiç
çiçek eksik olmuyormuş !

Bir de büyük Turalı konağının satıldığını söylüyor...Ardından ekliyor..Yabancı
biri olmadığını ! Özsezgin ailesiymiş? Hatırlıyorsunuz değil mi?

Aysel & Burçin kardeşler...

O çok övdükleri İzmir’i bırakıp gelmişler..

Annem yine şefkatsiz ses tonuyla zırhına bürünüveriyor...Mahvettiğim bir hayat daha olduğunu vurguluyor.Ve neden bundan kendisinin haberi olmadığını sorguluyor ! Aysel ’den bahsediyor...Çok iyi anlaşmışlar annemle.Kulağıma öyle çalınıyor...Tek başına yaşıyormuş konakta..Evlenmemiş! Benim
yüzümden ..Bekir’in evlilik teklifini bu yüzden geri çevirdiğini annem üzerine basa basa söylüyor...

Gizemden hiç hoşlanmayan annem büyük hatalar yaptığımdan bahsediyor bir kez daha ! En büyük hatalarımdan birinin de Aysel’i seçmemiş olmammış.Öyle diyor...

Ben birçok insanın hayatını mahvetmiş adam bir yenisini daha ekliyorum listeme.Katillerin soğukkanlılığı var artık üzerimde.Üzülmüyorum de artık...

Annemin dediklerini unutmam bir mümkün olsa... ! Aysel’in evdeki hiç bir eşyaya dokunmadığını , öylece yaşamaya başladığını söylüyor ..Abisi vardı onun ..Sürekli anlatan annem bir soru sormuş olmamın heycanıyla ve geri dönen ani şefkatiyle konuşuyor...Eşiyle beraber Denizli de yaşıyorlarmış.

Sonra uzun süredir almadığım iyi bir haber fısıldıyor annem kulağıma..Hayatını mahvedemediklerimden biri mutluymuş .Seviniyorum..

Levent’in ölmeden önce yüreklere serdiği sevgi tohumları başka bir çiftten yeşermiş..O küçücük , kendini beğenmiş , azıcık şımarık , biracık ukala , şirin kız evlenmiş...Hem de genç kızlık hayali bir dizi oyuncusuyla..Annem Burçin & Onur Saylak çiftinin Paris büyükelçiliğinde evlendiğini doğruluyor...Aralarında yaş farkının da büyük sorunlara neden olduğunu da ekliyor...

Aysel’in rızası olmadan olan bir evlilik olduğu konusunda da emin .

Annemle son telefon konuşmamızdan hatırladıklarım bunlar..Ya da hatırımda kalmasını sağladıklar...

Annem Gizem ve Hasretle hiç konuşmuyor...Olanlardan sorumlu olduğunu
hissediyor Gizem’in ! Saçma , hepsi benim suçum !

Keşke diyorum ..Binlerce kez dediğim gibi Keşke diyorum ! Keşke o gün orda atlasaydım aşağıya ! İşte Gizem’in tek suçu bu ! Ölmeme izin vermedi.Başka insanları öldürmem için , hayatlarını mahvetmem için zaman kazandırdı bana..

Hasret ve Levent’in balkon kapısında görünmesine sadece 1 saat kaldı...Bugün beraber döneceğiz geldikleri yere ! Ama alırlar mı ki beni cennete ?

Son bir saatim ! Yarım bardak suyla dolu olan bardağımla oynamaya devam ediyor.Zira son kez hatırlamam ve anlatmam gereken şey çok...

Hasret’in günlüğünden başka bir sayfa ...

‘‘ Fransadayız..Ve tabiî ki Paris’te...Leventle küslüğümüz pek uzun sürmedi...Yani benim yüzümden ! Dayanamıyorum ona ! Ne yapayım ? Sabah kalktığımda gördüğüm güzel bir kahvaltı ve çok aradığı belli olan dekolte ve mini elbiselerimin geri dönüşü! İtalyadan mutlu ayrıldık...Uçakla Paris’e geçmemiz de harikaydı !Levent şu an uyuyor...Ona minik bir sürpriz hazırlıyorum ! İçimden geliyor ... Çünkü.. Onu seviyorum ’’

Sayfaları hızla değiştiriyorum zira vaktim azaldı...Akreple yelkovanın hızlı hareketleri beni hiç de telaşlandırmıyor !

Seviniyorum !

Balayıları bitmek üzereyken Hasret ‘in karaladığı bir sayfa var...Bir bebekleri
olacağından bahsediyor ! Nerden bilecek ki bebeğiyle birlikte öleceğini ! Hem de benim yüzümden !

‘‘ Bugün mükemmel bir gün ! Harika ! Müthiş..Ne desem az kalır...Bir mucizeye tanık oluyoruz biz...Evlendiğimiz ilk günden beri istediğimiz bir şey var.Ve artık ona sahibiz. Bir çocuğumuz olacak ! Türkiyeye dönüşü hızlandırıyoruz..Daha Londranın tadına varamamışken..Levent mi? Oun ayakları yere basmıyor artık ! Aslayerimden kaldırmıyor...Yürürken bile dikkatli olmam konusunda binlerce uyarı alıyorum ...Bir sürü alışveriş yapmış benden habersiz.Oysa daha doktora bile gitmedik ! Kaç aylık olduğu hakkında bile bir fikrim yok ! Şu an ayaklarımın altındaki binlerce yastıkla keyif yapıyorum.Canım kocacığım hep bir şeyler aşerdiğimi ve ona söylemediğimi düşünüyor...Ekşiden , tuzluya , tatlıdan acıya ... Ve vazgeçilmez olarak erik de var ..Onun bir parçasıyla yaşamak daha büyük mutluluklar katıyor bana ...Levent ailesiyanında olamadan büyümüş.Çocukluğunu o sıralarda kaybettiğini söylemişti daha önce bana.Aynı şeyin onun deyimiyle bizim yavrucuğumuza da olmasını istemiyor.Gözümün içine bakıyor...Bir kızı olmasını ölesiye istiyor ! Ama ona aldığı ilk oyuncak çok farklı...Kurşun Askerler ! Ben biliyorum ki onu , onun bir parçası olan bebeğimizi ve kurşun askerlerini seviyorum ’’

Minik yiğenimin heycanı nasıl da sarmış babasını ?

Şimdi daha iyi anlıyorum Levent’in Hasret’in cenazesinden sonra balkondan kendini atmasını !

Yaşanır mı o acıyla ? Yaşanmaz..Tıpkı benim yaşayamadığım gibi...

Hasret ‘in günlüğünün son sayfaları artık...Ruh halinin fazlaca karışık olduğundan bahsediyor.Zira aklını karıştıran bir de ben varım.Sadece iki haftası kalmış doğuma ... Korkusunu yansıtmış yazılarına...Sadece doğuma değil , ölümüne de 2 hafta kaldığını nerden bilsin kızcağız ?

‘‘Sıkıldım artık !Evet sıkıldım.Dolu bir varil gibi evin içinde dolaşmaktan.Kimbilir kaç kilo aldım ? Annemler hep yanımda..Sürekli ağzıma bir şeyler tıkıp duruyorlar ! Ve bende hiç bir zaman hayır demiyorum.Levent hayır dememe müsaade etmiyor zaten....Bana çok iyi baktı 9 ay boyunca...Sadece bu dokuz ayda mı? Mükemmel bir evlilik hikayemiz var bizim onunla ! Ama sanki artık sonlarına geldik..Bilmiyorum ! Hissediyorum.Kızlarımız için yapılan her şeyin boşuna olduğu hissi var...Sanki doğuma gidecek ve bir daha geri dönemeyecekmişim gibi geliyor ! Off saçmalıyorum işte...Levent’e bunlardan bahsettim...Onunda endişeleri var ama benimkiler boyutunda değil...Saçmalama diyip susturuyor beni ..Hamilelik duygusallığına bağlıyor biricik eşim bunu...Kucaklayıveriyor.Tüm ağırlığıma rağmen ! Zira 3kişiyi birden kaldırıyor.İkizlerimize hala ad bulamadık biz ...Arya ve Alize istiyorum aslında ben .Ama seçim babalarının ! Minik öpücükler koyup gitti dudaklarıma..Yalnız kalmamam gerektiğini söyledi..Az önce Murat’ı da aradı..Birkaç saatlik ertelenemeyen işini yaparken Levent , Murat’ın yanımda olmasını istediğini de ekledi giderken..Dudağıma kondurulan son öpücükle uyuyakalıyorum...Onu seviyorum ’’

İşte Hasret’in son satırları..Gerisini bir de benden dinleyin !

Levent’in çarğısına hiç de kulak asmıyorum... Birkaç saat yalnız kalamaz mı koskoca kadın ? Söz verdim gideceğim amma... Gizemden ayrılmak zor..Her seferinde erteliyorum Gizemden ayrılma dakikalarını.Harika tatlılar yapmıştı bana o gün sevgilim.Onu mu tatlıyı mı yediğimi bilmeden saatin farkına varıyorum.Levent beni arayalı 3 saat geçmiş.Acilen çıkıyorum.Gizem’in yüzünün arkamdan düştüğüne eminim.Hasretle buz gibi bir savaş içerisindeler ...

Leventlerin yedek anahtarı bende de var ! Düşünceli arkadaşım karısına bir şey olursa en yakındaki kimse o hemen yetişsin diye herkese anahtar dağıtmıştı...

İçeri giriyorum.Herşey normal...

Hafif inleme sesleri duymuştum sanırım...Yok yine kulak asmıyorum.Ardından şiddetli bir çığlık geliyor...Yukarıdaki kata koşa koşa çıkıyorum ! Hasret’in yatak odasından geliyor çığlıklar.Kapıyı açıyorum ...Hasret berbat bir halde ..Elbisesi terden ve kandan sırılsıklam olmuş... Kanaması var... Doğuma geç
kalınmış..Hasret bayılmak üzere gücünün son dakikalarını yaşıyor.Son bir kez gözlerinin içine bakıyorum ben ama ...

Ne cesaretse ? Neyin cesaretiyse !

Hasret yavaşça konuşuyor ...

Levent’i çok sevdiğimi ona söylersin değil mi? Tek bir cümle ve bahar gözlerini kapatıyor ardında.Hastaneye onu nasıl götürdüğümü bilmiyorum.Ve Levent’e ne diyeceğimi de ? Ya onlara bir şey olursa ? Gizemle geçirdiğimiz müthiş 3 saate karşılık 3 can ! Kaldıramam bunu..

Gömleğimdeki kan izleriyle beraber Levent’in ağlamaktan şişmiş gözleriyle karşılaşıyorum ...

Ardından tüm aile sökün ediyor.Herkes çok endişeli.Gülnaz ve Saime Hanım ağlamaklı.Annemse metanetini soğukkanlılığını korumaya çalışıyor .Babamn yüzünde bile endişe görüyorum.O soğukkanlı Salih Bey bile telaş yapmış belli...
Kadir ..En kötü durumda olan o herhalde ! Ablasını kaybetme korkusu yaşadığı kesin...

Herşeyi anlatıyorum..Herrkese ! Geciktiğimi de üzerine vurgulaya vurgulaya anlatıyorum...Neden geciktiğimi söylemeye yüzüm yok artık ama ekliyorum ‘’
Gizemle beraberdim ’’

Levent’in yakama yapışıp hesap sorma vakti gelmiş.Beklediğimi yapıyor...Ona neden gidemeyeceğimi söylemediği soruyor ! Karısını bana emanet ettiğini altını çize çize belirtiyor !

Cevaplayamadığım sorular doktorun doğumhaneden çıkışıyla son bulmuyor.Kendimi daha büyük cevapsız soruıların kucağına atıyorum !

Doktorun sesi hala kulaklarımda yankılanıyor... ‘‘Elimizden gelen her şeyi yaptık.Anne çok kan kaybetmişti.Bebeklerinde durumu iyi değildi.Çok uğraştık en azından anneyi kurtaralım diye ! Olmadı üzgünüm ..

Sonra yavaşça Levent’in omzuna uzatıyor elini ve söylemesi çok kolaymış ve kabullenilebilirmiş gibi konuyor..

Eşini ve bebekleri kaybettik !

Hayatımda yaşadığım en berbat gün..Levent ‘e sakinleştirici yapılıyor ...Anneminde durumu farksız...Hastane koridorları ağlayan kadın sesleriyle doluyor !

Ama ben hiç ağlamıyorum !

E ben öldürdüm onları niye ağlayayım ?


Ertesi günkü cenaze töreni o kadar kalabalık oluyor ki. ..Levent sakinleştiricilerle ayakta duruyor.Yok duramıyor.Hasret ve kızlarının mezarı üzerine çöküp saatlaerce ağlıyor.Yanında bekliyorum.Hiç konuşmuyor..Sürekli Hasret’in fotoğrafını okşadığını fark ediyorum.Corvettenin torpido gözünden çıkan iki tane pembe küçük patikle beraber sarsıla sarsıla alıyor Levent !

Yapabileceğim hiç bir şey yok !

Eve dönmek zorundayız.Hasret ve Levent’in evine götürüyorum
Levent’i....Hasret ve bebekler için mevlüt okunuyor evde.Saime Hanım hala hastanede..Gülnaz artık ağlayamıyor bile.Kadirin nerelerde olduğu bile belli değil ! Salih’in dahi ağladığını görüyor gözlerim ...

Babam ayakta duramayacak halde.Hiç kimse yüzüme bile bakmıyor !

Murat geliyor yanıma..Levent’i soruyor .O da benimle konuşmaktan
aciz...Murat & Burçin Yıldırım çiftinin destekleri yadsınamaz elbette...

Levent mi? Onu en son hazırladıkları bebek odasında bırakmıştım !

Ama orda bulamıyorum..En üst kattan yere çakılan bir adam görüyorum pencereden dışarı bakarken !

Saat gelmek üzere sadece bir iki dakika kaldı Levent ve Hasret’in odama gelmesine...Bu sefer bana söz verdiler.Beraber döneceğiz !

Hasret’in günlüklerini masamın altına saklıyorum .Kimse görsün
istemiyorum..Odanın kapısına içerideki tüm eşyaları yaslaıyorum .Açılmasın diye ...

Balkonun kilitli olan kapısını kendi yöntemlerimle açıyorum....

Gecenin karanlığına inat etekleri uçuşa uçuşa geliyor yanıma Hasret.Ardından
Levent el sallıyor..Havada koşuşan kızlarını uyarıp duruyor !

Düşeceklerini söylüyor.Oysa onlar melek ! Bir an yıldızlara kadar yükseliyor küçük kızlardan biri .Levent’in sesini duyorum ...Arya ve Alize koymuşlar kızlarının adını..Levent gökyüzünde kızlarını yakalamaya uğraşırken Hasret balkonun tam önüne geliyor...

Elini uzatıyor bana...

Hadi gel diyor.Birlikte çok mutlu olacağız !

Elini bu sefer tutuyorum...

Bedenim aşağıya ruhum yukarıya çekiliyor...

Bedenim ölürken , ruhum yeni bir hayat bulmuşcasına canlanıyor.

Ben ölüyorum !

**
- Kestikkk !!!

Tomris Giritlioğlunun sesi duyuluyor.Harikaydın Cansel ! Siz de öyle çocuklar...Dizimiz böylece sona erdi.Final için akşama bir yemek yiyeceğiz her beraber...Hasret & Levent & Murat hikayesini böylece kapattık.Hepinize teşekkürler ! Akşam yemekte görüşürüz!

Onur Saylak : Abicim ben görmedim bu kadar cimri yapımcı ya hu ! diyor
Cansel Elçin’in kulağına eğilerek ...Hem kendimi oynadım hem Levent’i oynadım !

Cansel : Sorma nasıl bir mazoşistlikse artık bu herkesi öldürdü kadın ya ! Ben anlayamıyorum artık ! Rating rekoru kıran bir diziyi mutsuz sonla bitirmek !

Tuba : Bence iyi bir finaldi...Yani dedi Cansel’in yüzüne baka baka ...Murat’ın yaptığı hataları , seçimlerin yanlışlarını fark etmesi !

Cansel : Hasret’in de doğru tercihler yaptığı söylenemez ! dedi Tubaya atıfta bulunarak ...

Onur Saylak : Abicim yeni filmin hazırlıklarına yetişmem lazım.Eşimi alıp gidiyorum dediğinde Burçin Aysel kardeşlere göz kırptı !
Bu hikayenin en gerçek kardeşleri onlardı ...

Burçin ve Onur’un çıkmasının ardından Aysel ‘de hazırlanmaya başladı..

Cansel : Sen nereye Aysel ? Bir yerlerde oturup , bir şeyler içseydik ya ?

Aysel : Yeni dizinin hazırlıkları var...Ona gideceğim.

Tuba : Aaa söylemiştin başrol değil mi?

Aysel : Eh sayılır ...Doranın hikayesine benzer bir hikaye..Bekir Aksoy var. Serhat var falan fişman işte..Akşam yemekte görüşürüz .Ben kaçtım !

Tuba : Görüşürüz.Cansel’e döndü yavaşça .Ben gidiyim o zaman ..

Cansel : Ben bırakıyım ? diyor her zamanki güzel gülüşüyle beraber ...
Tuba tek kaşını kaldırıp konuşuyor...

Tuba : Ezgi kızmasın ???

Cansel : Ayrıldık.Ya Sami ?

Tuba : Küsüz ! deyiveriyor büyük mutlulukla Tuba ... Beraber çıkıyorlar dışarıya !
--

Gazetelerden Haberler ...

‘’ Dizi aşkı gerçeğe dönüştü.Evleniyorlar. ’’

‘‘Cansel Elçin Tuba Büyüküstün’e nasıl evlenme teklifi etti ’’

‘‘ Büyük Düğün İzmir’de ’’

‘‘ Balayında Aşk Tazelediler ’’

‘‘Aysel & Burçin kardeşler İzmirde tatilde ’’

‘‘ Japonya büyük elçiliğinde evlilik : Aysel & Bekir Aksoy Çifti Japonya da
evlendiler ’’

‘‘ Cansel & Tuba Elçin çiftinden müjde : Bebek bekliyorlar ’’

‘‘ Bebekler doğdu : İkiz kız bebeklerin adı da belli ...2. Aysel & Burçin
Kardeşler ’’

http://img718.imageshack.us/img718/6536/r6tlh6y8nmeqiat69d7th.jpg

birefsane
18-08-10, 20:51
31.bölüm.
Güzel bir sabah dışardan çocukların cıvıl-cıvıl sesleri geliyordu.Hasret gözlerini açtı.Bir anda nerde olduğunu algılayamadı.Dün gece aklına gelince gözleri Tameri aradı.Kalkarak.
H:Tamer neredesin?
Kahvaltı masasında olan Tamer.
T:Salonda.
Yerinden doğrulan Hasret
H:Günaydın.
Diyerek salona geldi.
T:Sanada günaydın.Hadi kahvaltı yapda spora gidelim.
H:Hayır aç diyil.gidib duş alıcam.spor salonunda görüşürüz.
Odaya girdiyinde Muratı kahvaltı yaparken buldu.Muratı sinir etmeye çalışarak.
H:Günaydın.Bende uyuyorsundur diye yavaş olmaya çalışıyordum.
M:Günaydın.(Düz bir ses tonuyla)Kahvaltı hazır eger etmediyse.
Muratın bu kadar rahatlığı Hasreti şaşırtdı.Oysa sesindeki kızgınlık ve kıskaçlık 1 km-den duyulmalıydı.
Hasretce
H:Etdim.Teşekkür ederim.Murat hoca.diyerek odasına yöneldi.Muratsa bu küçük oyunun verdiyi zevkle gülümsemekle yetindi.
Akşam nemi olmuşdu.Tamer Hasretin neden gittiyini,hatta gecenin ilerleyen saatlerinde Hasretle başlarına gelen komik olayları anlatmışdı.Muratsa Tamerin bu kadar içtenliyi karşısında O gece aslında konuşmanın gerçeyini ona anlatmışdı.Tamer iyi geceler dileyib gittiyinde ise.
“T:Hasret benim odamda.Merak etmeyin.”
Tamer bunu öyle bir ses tonuyla söylemişdi ki,Murat kıskanılıcak bir şey görmemişdi.Gülümseyerek iyi geceler dilemişdi.Aylar sonra ilk dafa huzurla uyumuşdu.
Hasret odasına gelir gelmez.
H:Neden sormadıkı ki.bu nerdeydin.Sonra bir az durarak.Sana ne Hasret.Adam aylardır nerde olduğunu merak etmedi.Dün geceyimi nerde geçirdiyini merak edecek.
Bütün gün koşuşturmaca içinde geçmişdi.Hasret önce spor yapmış,sonra Erikle birlikde konfrans hazırlıkları ile meşkul olmuşdu.Sonunda konfrans olmuş.Her şey mükemmel geçmişti.

Aradan geçen iki günde.Hasretin Muratdan intikam alma çabaları ters tepiyordu.Hasretin her yaptığı Kıskandırma atağına karşılık Muratda aynı cevabı veriyordu.Hasret ne kadar kızsada Murat bir o kadar rahatdı.Aslında diyildi Erikin Hasrete ilgisi sinirlerini bozuyordu.Amma bu oyunu iddada olduğu kimi sonuna kadar götürmeye hazırdı.Son güne gelinmişdi.Akşam mini bir parti verilicekdi.Her kes ordaydı Hasret dışında.Konuklardan biri.
A:Asistanınız sanırım bize katılmayacak Erik.
Erik gülümseyerek izn istedi ve Muratın yanına geldi.
E:Hasret neden gecikiyor?
Murat erikin bu soruyu sormasına ne kadar kızsada
M:Hazırlanıyordu bir azdan iner.
Tam o anda Hasret kapıda görüldü.Güzel mavi rengli mini bir elbise de(atv tanıtımındakı mavi elbiseyi düşünün).Gülümseyerek Murat ve Erikin yanına geldi.
H:Özür dilerim gecikdim.önemli bir telefon görüşmesi yapmam gerekdi.
Erik gülüseyerek Hasretin elini öpdü.onu süzerek
E:Bir ömür bekleye bilirdim.Dans edelimmi?
İkili dans etmeye başladı.Erik Hasrete daha da yakınlaşdı ve qulağına bir şey söyledi.Erikin bu haraketi Muratın tüm bedenin kıskanclıkla kaplanmasına sebeb oldu.kendini balkona atdı.
Ardan bir az zaman geçmişdi.Murat hale korkuluklara yaslanmış Hasreti izliyordu.O anda Erik yanına gelerek.
E:Çok aşık,çok güzel ve çok kusursuz.(Gelerek o da korkuluklara yaslandı.Murat gibi içeriyi izlemeye başladı daha doğrusu Hasreti)
Murat ukala bir şekilde.
M:Öyle.
E:Yerinde olmak için her şeyimi verirdim.Murat şaşırdı gülümseyerek ukala bir şekilde.
M:inan istemezsin.
Erikde gülümseyerek.
E:Onun sevmek o kadar zor diyorsun.
Muratsa elindeki viskiden bir yudum alarak
M:Kesinlikle.
Bir az durdukdan sonra erik.Düz bir ses tonuyla.
E:Az önce Evlilik teklifi etdim.cevabı......
Tam o anda geldiklerinden beri Muratın dibinden ayrılmayan kadın yanlarına geldi.
K:Bende sizi arıyordum Murat.
Erik izn isteyerek yanlarından ayrıldı.Muratsa hala az önce duyduklarınını etkisindeydi.Hasretde içeride Muratı görmeyince terrasa yönelmişdi.Ne olduysa o anda oldu.Murat Hasretin onlar tarafına baktığını görüb.Kadının dudaklarına yapıştı.Canı yanıyordu ve Hasretinde aynı acıyı çekmesini istiyordu.Sonra yaptığının farkına vardı.Kadını usulca uzaklaşdırdı.Birini kullanmak Bu haraket Murata yakışmamışdı.Hasretin koşarak ordan uzaklaşdığını gördü.
M:Özür dilerim.ben...
Diyerek hızlı adımlarla Hasretin peşinden gitti.Hasret asansörü bile beklemeden koşarak odasına gitdi.Tam odaya girmişdiki Murat kolundan tutarak duvara yasladı.Nefesleri-nefeslerine karışıyordu.
M:Ne cavab verdin.hasretin anlamayan gözlerle ona baktığını görünce.Erikin evlilik teklifine ne cevab verdin.Hasretse Muratı itti.Kollarından kurtularak.
H:Seni ilgilendirmez.(Kızgın bir halde)ben senin kimi öpdüyüne karışıyormuyum.Nasıl bu benim umurumda diyilse....
Murat sözünü tamamlamasına izn vermeyerek.
M:O yüzden bu haldesin.Haddi itiraf et.şu an beni hatta o kadını öldüre bilirsin.(oyunun verdiyi zevkle)
Hasretse kendinden emin bir şekilde.
H:kendini fazla önemsiyorsun.Kiminle ne yapmak istiyorsan yap.
Muratsa gülümseyerek.
M:Doğru.Ne de olsa beni terk edib giden sendin.
Muratın bu cevabına kızarak.Bir az sesini yükselterek.
H:Ben seni terk etmedim.
Muratda sesini kaldırdı.
M:Eteklerimizdeki taşlarımızı dökelim diyorsun.Bir adamla birlikde olub.Sabah gidiyorum diye bir not bırakıb dünyanın o biri ucuna gidiyorsan TERK EDİYORSUN demekdir.
Meydan okurcasına Hasretin gözlerine bakıyordu.
H:Üzülmüş gibi yapma.(küçümser bir tavrla)Ben sadece işini kolaylaştırdım.
Murat kızgın bir halde.
M:Doğru yarım yamalak duyduğun bir konuşmayla yine aklına eseni yaptın.
Hasretse şaşırmış bir halde
H:Nasıl yani...
Murat yine Hasreti kendiyle duvar arasına hapis ederek.kısık bir sesle
M:Eger o gece 2 dakika daha dinleseydin seninle beraber geleceyimi anlardın.
Hasret duyduklarından mutlu amma halen kızgın.
H:İsteseydin sonra gelirdin.Sana inamıyorum.Meydan okurcasına Muratın gözlerine bakıyordu.Muratsa hasrete bu kadar yakın olmağa dayanamayıb.Onu öpmeye başladı.Hasret Muratı itmeye çalışdı.Murat Hasretin kollarını tutarak duvara yasladı.bir az sert bir şekilde
M:Uslu dur.muzipce
H:İstemiyorum,seni sevmiyorum.Hatta senden nefret ediyorum Murat Hoca.
Hasretin bu sözlerine karşılık Murat onu daha da tutkulu öpdü onu.ayrıldıklarında nefes-nefese
M:İnanmıyorum.
Yine dudaklarını Hasretinkilere gömdü.Hasret ne kadar dirensede bir süre sonra karşılık vermeye başladı.Muratda Deminden beri duvara yasladığı Hasretin kollarını yavaşca bırakdı.Hasretin elleri Muratın gömleyinin düymesine gitmesiyle Muratda Hasretden ayrılmadan onu yatak odasına yöneltdi.
Hasret hala Muratın gömleyini çıkartarak ve yarım bir öpüşmenin ardından.
H:Hayır.
Muratın anlamayan gözlerle ona baktığını görünce.
H:Erikin evlilik teklifine hayır dedim.
İkili yeniden öpüşmeye başladılar.Dakikalar sonra Murat kollarında yatan Hasretin saçlarını okşayarak.
M:Benimle evlenirmisin.............

keremcemelike
19-08-10, 17:27
Bölüm 10

Birinci ay

Hasret;
Tam bir ay oldu buraya geleli...İlk zamanlar ''H'' leri bile söyleyemezken şimdi Murat'ın seçtiği bol ''H'' şiirleri ezberliyorum...Hayatımda hiç piyano görmemişken ufak ufak piyano çalıyorum...Üzerime ne bulursam geçirirken şimdi saatlerce ne giysem bu buna uyar mı diye düşünüyorum...Kıyafet konusunda Eslem'in yardımları yadsınamaz...Nesrin Hanım gibi ölçülerimi alıp kendi istediği kıyafetleri bana giydirmek yerine beraber alışverişe çıkıp kendi zevkime göre kıyafetler almamı sağladı...Şaşırıyorum dolabıma baktığım da renkli renkli kıyafetler yok...Hepsi sade ama şık...Ve genellikle spor...Ayakkabıda her ne kadr topuklu tercihim olsa da converseler vazgeçilmezlerim...

Ne kadar tuhaf değil mi? 1 Ayda ne kadar da değişmişim...
O günden sonra...Hani o cd olayından Murat'ın yüzü bir daha asılmıyor...Hatta gözlerimin içine bakıyor...Acaba üzülüyor muyum...Nesrin Hanım beni kıracak birşey söyledi mi?...Mahallemi özedim mi?...Sık sık mahalleye gidiyoruz...Artık mahallelide biliyor Murat Hoca da kaldığımı...Murat hepsini susturmasını biliyor...Ortaya dedikodu malzemesi çıkmayacak şekilde en ince ayrıntısına kadar anlatıyor...Aramız çok iyi...Öğretmen öğrenciden çok iki dost oluyorz bu 1 ayda Levent le de tabiii...Bu durumdan memnunum...Tek memnun olmayansa Cihan...En çok ta artık Murat'a Hoca demememe takmış...Sürekli değiştin diyip duruyor...Eski Hasret değilsin Onun gibi bakmıyorsun diyor...Susuyorum...Eveet değiştim...Eskiden olsa onun ağzının payını verirdim...Ama şimdi kimseyle ağız dalaşına girmiyorum...Balçiçeğin kışkırtmalarına bile uymuyorum...Her ne kadar değişsemde içimdeki Çiçekçi Kız Asret'i öldürmüyorum...O benim bir parçam Murat da öyle olsun istiyor zaten...

Levent de Eslemde çok mutlu...Özellikle Eslem'n gözlerinin içi gülüyor sürekli...Sınavı kazandı...Artık Murat'ın okulunda konservatuar öğrencisi...Hemde torpille değil bileğinin hakkıyla girdi...Abisiyle arası çok iyi...Sürekli bana teşekkür edip duruyor ne yaptığımı bilmiyormuş ama abisini değiştirdiğimi düşünüyor...Ne yapmış olabilirm ki??

Flashback

Murat;
Yine piyanomun başındayım...Yeni bir besteye başlıyorum...Selin'e yaptığım besteyi yaparken ki gibi acı çekmiyorum bu sefer...İçimde tarifi imkansız duygular...Gözlerimin önünde Hasret...

Merdivenlerde ki sesleri duyunca bırakıyorum çalmayı herkesten sır gibi saklıyorum bestemi...Eslem ve Hasret çıkıyor merdivenlerden...

H:Bir daha topukluyla alışverişe çıkmak mı...
E:Aynen...Canım converseler duruken...Ne zorumuza geldi ki ya

Gülerek vazgeçilmezlerimi izliyorum...Çift kişilik koltuğa atıveriyorlar kendilerini...Ellerindeki poşetle de yerde...Yanlarına gidiyorum..

M:Çok mu yoruldunuz...
H-E:Eveeeeetttt..

Hayattan bezmiş bir şekilde çıkıyor sesleri...

M:Yaaa..Eee arasaydınız beni gelip alırdım...
E:O kadar yorgunduk ki bir de seni bekleyeezdik...Takisye bindik...
M:Hmm...

Dizlerimin üstüne çöküp ayaklarındaki topukluları çıkarıyorum....İkisininde...Sonra kalkıyorum...

M:Uzatın bari ayaklarınızı da dinlenin biraz...
E:Ayy yok...Ben odama gidiyorum...

Eslem kalkıyor yerinden odasına giriyor...Hasret ayaklarını koltuğa uzatıyor..

H:Murat...Biraz burda uzansam olur mu?.. Aşağıya incek halim yok...
M:Tabiikii...

Piyanomun başına geçiyorum yine..Klasikleşmiş bir parça çalıyorum...

H:Artık besteni hiç çalmıyorsun...Oysa ki çok güzeldi...Eminim herkes peşindedir o bestenin...Levent bile...
M:Besteyi Levent'e çoktan verdiM Hasret..
H:Sahi mi...Ama seni için çok önemliydi...Kimseye dinletmiyordun bile...
M:Senin kalbini kırdım o beste yüzünden...O gün o gün aslında o kadarda değerli olmadığını anladım...Ertesi gün beste Leventindi...

Parçayı çalmaya devam edyorum...

H:Çok mu sevmiştin...
M:Efendim...
H:Eslem bestenin eski bir sevgiliye olduğunu söylemişti...

Hasret'in uzandığı koltuğun yanındaki koltığa oturuyorum bende başlıyorum bütün hikayeyi anlatmaya....

M:Yani anlayacağın Eski bir sevgiliye değil eski bir alışkanlığa....Aslında o beste Selin'e de değil...Benim yaşadıklarım var o bestede..
H:Eslem seni değiştirdiğimi düşünüyor...Ben ne yapmış olabilirm ki sana...

Susuyorum...İlk defa yakaladığım bu aşkı kaçırmak istemiyorum...En doğru zamanı beklemeliyim...Ama ilk önce onun duygularını anlamalıyım...

Flashback

Onun bana ne yaptığını bilmiyorum ki ben daha...En sevdiğim şey onu izlemek...Piyano çalarken...Eslemle vakit geçirirkn..Araba kullanırken...Spor yaparken...Kanoya binerken...Ve beni izlerken...Dakikalarca kalabiliyoruz öyle konuşmadan birbirimizin gözlerinde kaybolabiliyoruz...

Üst katta oturuyoruz...Eslem kulağında kulaklık müzik dinliyor...Ben boş zamanlarımdaki vazgeçilmezim şiir okuyorum...Murat laptop un başında...Birden kalkıyor...

M:Hasret benim çıkmam gerekiyor...
H:Tamam...Akşam çalışacak mıyız...
M:Yok hayır...Akşam 7 de hazır ol...Seninle yemeğe gideceğiz...O çok merak ettiğin İstanbulla tanıştıracağım seni...
H:Peki...

Diyorum sevinçle...

Eslem;

Arkamı döndüğümde abimin merdivenlerden indiğini görüyorum...O inerken Saime Hanım yukarı çıkıyor...Boşları toplamak için heralde...Eğilip Hasret Ablaya bakıyorum...Kitaba iyice dalmış...Sırtını merdivenlere vermiş...Aramızda kiriş olduğu için o beni görmüyor...Zaten kitaptan başını kaldırmıyor...Saime Hanım sehpaya yöelmek yerine uzun bir süre Hasret Ablayı izliyor...Tam arkasında saçlarının kokusunu duyabilecek kadar yakın...Sessizce izliyorum...O da dakikalarca Hasret Ablayı izliyor...Gözlerinde yaşlar var...Özlem var...Neden bilmiyorum ama bu kadın Hasret Ablaya çok değişik bakıyor...

Hasret;

Saat 5' e gelirken hazırlanmak için aşağı iniyorum...Güzel bir duşun ardından kendime geliyorum....Odaya girince giyeceğim kıyafeti seçip hazırlanmaya başlıyorum...Saçalrımı kurutup iri dalgalar şeklini verip omzumdan tutam tutam düşürüyorum...Murat böyle seviyor çünkü...Bana çok ykıştığını söylemişti bir keresinde...Elbisem beyaz...Esmer tenimle uyum içinde...Makyaj hafif ... Rimel ,kalem ve parlatıcı...Saat tam 7 de kapım çalıyor...

M:Hasret hazır mısın?
H:Evet hazırım...Geliyorum...
M:Tamam kapının önünde bekliyorum...

Tekrar aynanın karşısına geçip küçük düzeltmeler yaptıkta sonra hazırım...

Murat;

Hasret çıktığında her seferinde olduğu gibi beni büyülüyor...Beyazı taşımak zordur...Herkes taşıyamaz böyle kusursuzca...Beyaz elbise ve Esmer teni ahenkli bir şekilde dans ediyor sanki...Yeşil gözleri de cabası....Koluma giriyor...Kapıdan çıkıyoruz...Arabanın kapısını açıp oturmasına yardım ediyorum...Sonra bende yerime geçiyorum...

Sadece bize özel bir yer ayarladım...Bir teras..İstanbul ayaklarımızın altında...Kız kulesi tam karşımızda...Boğaz köprüsü...Işıklandırmalar...Masamızdaki hafif renkli mumlar...Ve Hasret...İstanbul hayatımda gördüğüm en güzel gecesini yaşıyor...Terasa çıkar çıkmaz Hasret'in gözleri büyüyor...Korkuluklara tutunarak etrafını izliyor...

H:Ben İstanbul'un bu yönünü hiç görmemiştim...Büyülüyor insanı...
M:İşte tamda bunu yapmak istiyorum gösteride...İnsanlar İstanbul'u izler gibi büyülensin....

Bir süre daha izliyor Hasret İstanbul'u gözleri buğulu...''Güzel manzara ağlatır çünkü onu''

Ardından masamıza geçiyoruz...Klasik müzikler çalıyor peşi sıra...Yemekten sonra şarabımızı içerken İstanbuldan konuşuyoruz...Her fırsatta İstanbul'un başka bir güzelliğini göstereceğime söz veriyorum...

Çalan şarkıyı duyunca kalkıp yerimden elimi Hasret'e uzatıyorum...

H:Ama ben dans edemem ki...
M:Öğrenmiş olursun...

Diyorum gülümseyerek...Elini elime koyunca irkiliyorum...Teni tenime her değdiğinde başka dünyalara yolculuğa çıkıyorum sanki...Hasret...Neler yapıyorsun bana böyle...Elimi beline koyuyorum...Eli boynumda...Dans etmeye başlıyoruz...Müzik hızlandıkça biz hızlanıyoruz...

H:Uçuyorum...Yerde değilim...

Dediğinde ''Ben senin yanındayken ayaklarım hiç yere basmıyor'' demek istiyorum..

Hafifçe geri doğru eğiyorum...Gözleri gözlerimde...Konuşmak çok şey anlatmak istiyorum...Ama yapamıyorum...Onu incitmekten, kırmaktan deli gibi korkuyorum...

H:Keşke hiç bitmese

Diyor...Kışkırtıcı bir sesle..Kaldırıyorum elim hala belinde...Gözleri gözlerim de bir nefes kadar yakınız...Dudaklarımı dudaklarına hapsetmek için neler vermezdim şimdi....

M:Keşke...

Diyorum...Yine dakikalarca öyle kalıyoruz...

Eve gidince kendimi yatağıma atıyorum...Gözlerimi kapatıp Hasret'i hayal etmek için can atıyorum...Kendimi liseli aşıklar gibi hissediyorum...İlk aşkımın tadına doyasıya varmak istiyorum...

anywhere_02
20-08-10, 14:12
8.BÖLÜM


’’Sonunda gelebildin sevgilim.’’ Dedi Murat Hasret’in dudaklarına yapışırken. Uzun süren öpüşmenin ardından Murat cebinden küçük bir kutu çıkardı.
’’İyiki doğdun çiçekçi kız… İyiki doğdun Hasret’im…’’

Hasret boş boş bakıyordu. Bugün doğum günü müydü yani ? ‘’Asret sen iyice sıyırdın.’’ Dedi kendi kendine.
’’Hasret?’’
’’Ahh…evet nasıl unuturum… Çok…çok teşekkürler Murat, sen de olmasan hepten unutacakatım.’’
’’Asretttt ne saçmalıyorsun kız sen, adam romantik bir şeyler yapıyor şurda, söylediklerine bak!’’
Hasret uzanıp Murat’ı dudaklarından öptü.
’’Seni seviyorum.’’
Eline o küçük kutuyu aldı. İçinde bir çift küpe vardı. Çok zariftiler.
’’Çok teşekkür ederim aşkım, bu harika.’’ Dedi Hasret küpelere bakarken, çok zariftiler.


‘’Ay Levent, anlıyorum araban güzel zarar gelmesin istiyorsun ama biraz daha hızlı gitsen diyorum, Hasret pastayı kesmiştir bile !’’
’’Üzgünüm Burçin Hanım siz hiçbir hediyeyi beğenmediniz diye bu saate kaldık.’’
’’Bu kadar yavaş kullandığını bilseydim, emin ol sabahtan işlerimi hallederdim.’’
’’Pekii, gel sen sür o zaman.’’ Dedi Levent.
’’Ne?’’
’’Gel gel, sen kullan çok biliyorsan !’’
Levent arabadan çıktı, yer değiştirdiler.
Burçin arabayı kullanmaya başladı, iyi bir şoför olduğu kesindi. Oldukça hızlı ve kontollü gidiyordu. Burçin hız yaptıkça Levent’in içi gidiyordu ama belli etmiyordu.
’’Merak etme, kardeşinin doğum gününe yetişeceksin.’’
Beyaz güvercin aniden durdu. Duyduklarını anlayamamış gibi bir hali vardı.
‘’Doğru değil mi ? Tahmin etmiştim.’’ Dedi Levent zafer kazanmış gibi.
’’Hasret’e hiçbir şey söylemeyeceksin!’’ dedi Burçin, sesi uyarıdan çok emirdi.
’’Hasret zaten biliyor, kendisi gelip bana söyledi.’’
Burçin şok içinde gözlerini kıpıştırdı.
’’Hasret…Biliyor mu ? Nasıl? Ben ona söylemedim ki.’’
’’Tahmin etmiş, sizi Saime Hanım’la konuşurken duymuş’’
’’Levent eğer benimle dalga geçiyorsan…’’
Levent gülmeye başladı. Burçin büyük bir öfkeyle ona bakıyordu.
’’Senn… ‘’Söyleyecek söz bulamıyor gibiydi Burçin. Sinirle anahtarı çevirdi.
Levent’in şeytani kahkahaları kesildi. Buna Burçin’in deli gibi hızlı gitmesi neden olmuştu.
’’Burçin yavaş ol kaza yapıcaz !’’
Kazasız belasız eve geldiler. Burçin arabayı durdurdu.
‘’ Hasret’e söyleyeceğim, bu gece.’’
Levent’i beklemeden içeri girdi.

’’Sonunda gelebildiniz.’’ Dedi Murat Burçin ve Levent’i görünce.
’’Doğum günün kutlu olsun Hasret.’’dedi Levent Hasret’e sarılırken. Tekrar kutlama faslı bitince pasta geldi, Murat’la birlikte üflediler pastayı.
Nesrin Hanım ile Gülpembe’nin neşesi yerindeydi. İçiyor da içiyorlardı. Kahkahaları bütün evden duyuluyordu. Salih Bey ise Hasret’le sohbet ediyordu. Murat ise Kadir’le sohbet ediyordu. Burçin ve Levent sohbet etmekten çok tartışıyor gibiydi.

’’azır bir araya gelmişken, Kobra ile size söylemek istediğimiz bir şey var.’’ Dedi Gülnaz birden.
Herkes ikisine bakıyordu.
’’Ben amileyim.’’dedi Gülnaz gözlerinin içi gülerek.’’
’’Ablaaaamm, hayırlı olsun çok sevindim.’’dedi Hasret Gülnaz’a sarılırken. Herkes tek tek Gülnazla Kobrayı tebrik etti. Güzel bir akşam yemeğinden sonra herkes dağıldı.

Hasret, Murat, Levent ve Burçin için gece daha bitmemişti. Tango gecesine gitmişlerdi. Birden masalarına doğru süslü bir doğum günü pastası getirildi. Hasret bu pastayı da alkışlar eşliğinde üfledi, gece güzel bir şekilde devam ediyordu.
Güzel bir müzik çalmaya başladı, Murat Hasret’i dansa kaldırdı. Hasret memnuniyetle yerinden kalkarken zerafetiyle herkesi büyülüyordu.
Pistde hiç konuşmuyorlardı. İkisinin de gözleri yeterince konuşuyordu zaten. Hasret konuşmaya başladı. ‘’Tango bizim dansımız… ihtiraslı…tutkulu…’’ demedi tabiî ki :img-hyste
’’İlk kez dans ettiğimiz geceyi hatırla.’’ Diye fısıldadı. Hasret üzerindeki yeşil elbiseyle Murat’ın kollarında süzülüyordu. Bu tutkulu dansı öyle uyum içerisinde yapıyorlardı ki…
’’Sana o gece aşık oldum.’’dedi Murat. Dans hızlanmıştı. Bütün gözleri ikisindeydi. Hasret harika dans ediyordu, filmde böyle dans sahnesi olduğu için özel eğitim almıştı.
’’O dans hiç bitmesin istedim.’’dedi Hasret. ‘’Şimdiki gibi.’’
O kadar güzel dans ediyorlardı ki pistde kimse kalmamıştı, herkes onları izliyordu.
Tam o sırada müzik bitti, dansı da bitirmişlerdi. İkisi de nefes nefeseydi. Murat Hasret’in yeşil elbisesi yüzünden iyice belirginleşmiş yeşil gözlerine baktı.
Hasret’in gözleri oldukça tutkulu bakıyordu. Murat daha fazla dayanamadı ve dudaklarına yapıştı. Hasret hemen karşılık verdi ama sırası olmadığını biliyordu, sonunda öpücük bitti, alkışlar eşliğinde yerlerine geçtiler.

Levent ise dans boyunca Burçin’i dansa kaldırsam mı diye düşünmüştü. Burçin’in kafasını krımasından korkuyordu ama, bugün onu kızdırmıştı. Cesaret edemedi, ikisi de Hasret ve Murat’ı izliyorlardı.
’’Ne kadar güzel dans ediyorlar değil mi ?’’ demişti Burçin.
’’Evet, gerçekten güzel.’’demişti Levent. Artık Hasret onu rahatsız etmiyordu.
Burçin ise karşısında duran oduna bakmıştı. ‘’İnsan dansa kaldırır be, kütük’’ Diyordu içinden.

Eve geldiklerinde dördüde çok yorgundu. Murat ve Levent’de Hasret’in evindeydi. Bahçede oturuyorlardı. Burçin Hasret’i yalnız yakalamaya çalışyordu, söylese kurtulacak gibi hissediyordu. Levent ve Murat içki getirmeye gitmişlerdi. Burçin rahatsızca yerinden doğruldu.
’’Hasret sana bir şey söylemem gerek.’’ Dedi sessizce.
Levent ve Murat ise tam anlamıyla gitmemişlerdi. İkisi de ‘’bir şey söylemem gerek.’’ Kısmını duyup arkasını dönmüştü.
Hasret gülümseyerek baktı Burçin’e.
’’Söyle Burçin !’’ dedi Burçin kendi kendine. ‘’Söyle de kurtul bu yükten !’’
Biraz durakladı, korkuyla konuştu.
’’Biz kardeşiz Hasret. ‘’

tani
21-08-10, 17:36
sadece tek bolum devami yoktur
18 bolum senaryosu

Hasret apar topar merdivenlerden inmeye basladi.Murat ilk once oldugu yerde kalsa da hemen toparladi ve Hasretin arkasindan gitti.Tum davetliler erkalarindan baka kaldi.Herkez merak icindeydi ama en cok ta Nesrin ve Levent.Davetliler meraklarina yenilip pencerenin onune gelmislerdir.Murat Hasreti konagin onunda yakalamistir.
M:Hasret aciklamama izin ver
H:Ne acikliycaksin
M:Saime hanim gosteriden sonra soylicegini siyledi bende bu yuzden karismadim.
H:Ben sana guvenmistim der ve arkasini donup gitmeye kalkar ama Murat kolundan tutar ve kendine dogru cevirir ve oper.Hasret ilk once karsilik vermez ama sonra dayanamaz ve karsilik veriri.Davetliler pencere oldugu icin bu gorurler.Hasret ve Murat ayrildiklarinda Hasret yine bir sey soylemeden ceker gider.Murat arkasindan baka kalir.Hasret mahalleye doner.Murat ise kimseye aldirmadan kendi katina cikar,Nesrin de arkasindan.Murat piyanonunbasina oturur ve piyanoyu kapar,Nesrinde bunu gorur.
N:Murat, iyi misin.Neden tartistiniz Hasretle
M:Yalniz kalmak istiyorum anne.
N:Ama
M:Lutfen
Nesrin bir sey demen gider.Asaga indiginde ise davetliler gitmistir sadece Ethem ve Levent kalmistir.
N:Murat piyanoyosunu kapatti dedi sok icinde
E:Ne
L:O piyano buraya geldiginden beri hic kapanmamisti
N:Biliyorum iste bu yuzden durum cok kotu bir seyler yapmamiz lazim,ne kadar Hasretten hoslanmasam de Murati boyle gormeye dayanamiyorum
E:Ne yapicaksin?
N:Yarin gidip Hasretle konusucagim
L:Konusabilecegini sanmiyorum.
N:Ben bir kere sansimi denemek istiyorum.
Hasret ise ilk once tepelige gider sakinlesmek icin ve orda bir adam gorur.Adam Hasrete dogru yaklasir ama Hasret bunu farkina bile degildir.
A:Sevgilin uzdu seni?
Hasret ilk once irkilir ama sonra cevap verir
H;Nerden bildin
A:Bilirim ben bir bakista anlarin ne oldugunu.Ben Husnu,klarnetciyim
H:Bende Hasret
Hus:Sen o sun yanu gecen gece konser verek gaztelerde gormustum resmini
Hasret cevap vermez
Hus:Cok guzel sesin var
Hasret yine cevap vermez
Hus:Derdini anlatmak ister misin?
Cevap yok
Hus;Sen beni dinle o zaman.Yarin aksam icin cikacak bir yer buldum ama solistim yok.Solist yoksa bende yokum demektir.
H:Ben gelirim istersen
Hus:Gercek?
H:Evet sen adresi ver
Adresi verir
H:Yarin aksam ordayim.Gorusuruz
Hus:Gorusuruz
Hasret eve gelir ustunu degistirir tam yaticakken biri kapiyi calar.Hasret kapiyi acmak icin cikar.Kapiyi actigin karsisina cir cocuk cikar.
C:Asret abla bunu bir sugar baro sana yolladi der ve mektubu verir
Hasret bir sey demeden mektubu alir ve kapiyi kapatir.Mektupta:
Hasret
Bana ne kadar kizgin oldugunu biliyorum,belki bu mektubu okumadan aticaksin ama eger okursan bana hak verecegine umuyorum.Babanin sizi goturdugu gun ogrendim bende sizi Saime hanimin sayesinde buldum.Saime hanim bana o gun soyledi.Bana kalsa ben hemen o gun soylerdi sana annenin kim oldugunu ama Saime hanim kendisi boyle olmasini istedi.Kendince o da hakliydi .Benim tek sucum ona inanmakti.Lutfen sende bana inan,lutfen.

Murat
Hasret mektubu okuduktan sonra kapini arkasina coker ve aglamaya baslar.Tam bu sirada Gulnaz gelir ve Hasret o halde gorur
G:Asret ne oldu sana be.Gel icerde konusalim gel adi
Iceri gecerler ve Hasret tum olan biteni anlatir.
G:Oca akli be Asret Saime animin soylemedi daa dogru olurdu
H:Sende mi Murat hocaya hak veriyosun
G:Oca akli be Asret ben bunu bilir bunu soylerim

Murat ise yatmistir ama bir turlu uyumayi becerememistir bit saga bir sola donmektedir.En sonunda kalkar ve bir album cikariri.Hasret ve Muratin Sapancadaki otelde cekilen fotograflari vardir o albumde tek tek tum resimlere bakar ve yemek yedikten sonra kahve icerken cekilen resmi albumden cikarir,cekmecesini acar bir cerceve cikarir ve fotografi oraya koyar tam bas ucuna.
Sabah,Nesrin erkende mahalleye gider Hasretle kapida karsilasir.
N:Hasret
H:Nesrin hanim
N:Hasret konusmak........
H:Hic bosuna yorulmayin Nesrin hanim dedi ve gitmek icin arkasini dondu
N:Murat piyanosunu kapatti
Hasret Nesrin hanima dogru dondu
N:Murat o piyanoyu aldigimiz ginden beri hic kapatmadi
Hasret bir sey demeden cekip gider.Nesrin ise arkasindan baka kalir.
Murat hala yatiyordur butun gece gozunu kirpmamistir odaya Nesrin girer.
N;Murat
M:Anne
N:Sen bu saate kadar uyumazdin
M:Kalkip ta ne yapicam
N:Bu kadar cabuk mu pes ediyosun yani
M:Efendim
N:Hasreti pek sevmem biliyosun ama seni boyle gormeye dayanamiyorum
M:Ne varmis bende
N:Yikilmissin,kalk hadi dun aksam aranizda ne gecti bilmiyorum ama anladigim kadariyla suclu sensin.Hasret yumusak kalplidir seni hemen affeder hadi kalk ve gonlunu cel.
M:Haklisin anne.
Mhallede Kobra ve Gulnaz beyaz esya bakmak icin disari cikarlar.Hasret evde yalniz kalir aksama ne giyecegini dusunmeye baslar.Gulnaz ve Kobra alisveristen donerler tam bu siradada Hasreti evden cikarken yakalarlar.
G:Neye Asret boyle
H:Bir arkadasa soz verdim,sahneye cikicam
K:Ben goturim seni
H:Yok ben giderim
K:Sen bilirsin
G:Nerde cikican saaneye
H:Adresi az kalsin unutuyodum,bak iste burda
G;Adi sana ayirli isler,Oscakal
H:Gorusuruz.
Murat ise Hasrete bir supriz hazirlamaktadir,Murat Burhanin yerini bulmus ve onu eve getirir.Hasretin evde olmadigi goren Murat Gulnazdan herseyi ogrenir va Haareti almaya gider.Yolda aklina harika bir fikir gelir.Saime hanimi arar ve tepelige glmesini soyler,hemen ardindanda Kobrayi arar Burhaninda tepelige gelmesini soyler.Hasret ise sahneden inmis Husnu ile konusuyodur.
Hus;Saol Hasret,sen olmasan
H:Tesekkur edilicek bir sey yapmadim,benim isim bu
Hus:Hala barismamissin sevgilinle
H:Ben gidim artik,horusuruz
Hus:Gorusuruz
Hasret yolda yururken birden arkasindan birinin geldigini anlar ama yoluna devam eder.Tam bu sirada karsisisa bir sarhos cikar.
S:Guzelim nere boyle
Hasret cevap vermeden arkasini doner ama arkasinda da bir sarhos vardir
S2:Nereye diye sorduk dimi istersen birakalim seni?
H:Gidin burdan
Adamlar yaklasmaya baslarlar.
H:Yaklasmayin
S:Yaklasirsak ne olur
M:Iste bu olur der ve adsmi dovmeye baslar diger sarhos da Muratin yanina gelir ama ikiside sarhos oldugu icin Murat hemen isini halletmistir.Hasret Murtati gorunde ilk once sarilir ama sonra geri cekilir.
H:Tesekur ederim
M:Ne demek gorevim.
H:Neyse ben gidiyorum
M:Ben seni birakim
H:Ben giderim
M:Biraz once yasananlar sana ders olmadi galiba
H;Tamam birak
Murat Hasreti eve birakir Hasrette bir sey demeden iceri girer ustunu degistirir ve disari cikar.Disarda ise Muratin hala gitmedigini gorur
H:Hala ne bekliyosun
M:Seni
H;Cok beklersin
M:Asaga gelsene biraz konusalim
H:Git lutfen
M:O zaman ben yukari geliyorum der ve iceri girer.Murat Hasrete yaklastikca Hasret ondan kaciyodur.Hasret ne kadsr fark ettirmesede biraz yumusamistir.Murat bakti boyle olmiycak Hasreti bir hamlede kucagina aldi.Hasret ise durumdan memnundu ama gururu izin vermiyordu afetmesine.Murat Hasreti arabaya bindirdi ve tepelige goturdu.Orada ise Saime ve Burhan herseyden habersiz bekliyorlardir.Murat arabayi durdurdu ve indiler.
H:Baba
B:Kizim
H:Sen ne zaman dondun
B:Murat oca beni buldu ve getirdi.Saime anim bana erseyi anlatti.Ne olursa olsun onu bir kere dinlemelisin
H:Anlat dedi ciddi bir tonla
Saime Burhana anlattiklarinin aynisini Harete de anlatir.Hasretten bir tepki gelmedigini gorunce Saime gitme icin kalkar ve yacas yavas yurur.Arkasindan Hasret kosarak ona sarilir.Ayrildiklarinda
S:Kizim
H;Annem
Burhan firsattan itifade oradan ayrilir murat ise anne-kizi seyretmektedirler.
H:Ozur dilerim seni uzdum
S:Hakliydin .....Murat bey cok tesekkuer ederim bu sirri sakladiginiz be Hasreti buraya getirdiginiz icin.Ben artik gidim.Hasret sende esyalarini konaktan al benim yanima tasiniyosun.
H:Izmire mi?
S:Hayir benim tam konagin karsisinda bir dairem var oraya tabi sende istersen .
H:Tamam yerin gelirim.
S:Yarin gorusuruz
H;Gorusuruz anne.
Saime gider
M:Hasret,ozur dilerim,ben yani Saime hanim soyleme deid bende.......
H:Murat hoca lutfen
M:Bana hoca demey devam mi ediceksin
H:Ne dememi bekliyo.........
demeden Hasretin dudaklarina yapisir.Hasrette boyle bir seyi bekliyodur,oda Murata karsilik verir.Ayrildiklarinda ise nefen nefesedirler.Murat Hasretin alnina dayar alnini dayar ve
M:Sevgilim der sesizce................
dizide ayrilik baya uzun surecegine benziyo bari ben baristirim dedim

ddd-deniz
22-08-10, 14:54
http://img6.imageshack.us/img6/7710/70035132693354711994.jpg
Hasret : Büyümek istiyorum Levent.Ona küçük bir kız olmadığımı kanıtlamalıyım ! Ve bu konuda bana yardımcı olmalısın sevgili menejerim...
*
Murat : Gidiyormuş ...
http://img130.imageshack.us/img130/4802/32533146334323316115209.jpg
*
Levent : Bak Hasret.ABD ye eğitim için gitmek istiyorsun anlıyorum .Ama oturma iznin olmadan orda okuyamazsın ! Ve şu aralarda Amerikan Yönetimi vize ve oturma izinleri konusunda çok sıkı davranıyor...
*
Murat : Hangi cehenneme gidersen git ! Bundan sonra
yanında yokum ben Hasret !

*
Levent : Hiç bir kız gelinlik giymeden büyüyemez küçük hanım ! O yüzden şimdi ben damatlığımı sen de
gelinliğini almaya gidiyorsun ! Marş marş ...

*
Hasret : Onu o kızdan ölesiye kıskandım...Kim olarak peki ? En yakın arkadaşının eşi...Başka bir deyişle yengesi olarak !

Zor Bir Aşkın
İki Adamın Bir Kadının Hikayesi...
New York ‘un sokakları İstanbulla kesiştiğinde , müziğin sesi onları birleştirdiğinde ve hayat onlara oyun oynamayı bitirdiğinde yaşanacak büyük bir AŞK’ın hikayesi...
*
http://img836.imageshack.us/img836/7881/3002ff7d.png
yardımlarından dolayı Burçinime çok teşekkür ediyorum...

keremcemelike
22-08-10, 19:07
Bölüm 11

5 Ay sonra (Gösteriye 1 hafta kala)

Hasret;
5 ay bıyunca çok sıkı çalışıyoruz...Ben gösteri için kıyafet provalarına koşuşturuyorum..Murat evraklar Sponsor problemleriyle uğraşıyor...Her ne kadar farkında olmadığımı sansada bir de annesiyle uğraşıyor...Beni sevmediğini her seferinde açık açık belli ediyor...Sağolsnla Eslem Levent ve Murat her zaman yanımda...Bir de Selim Bey...Babamın yıllar önce boşalan yerini dolduruyor sanki...Eslem ve Murat içinde dededen çok babaları gibi...Nesrin Hanımı da sadece o dize getirebiliyor...

Flasback

N:Murat anlamıyor musun Hasret'i istemiyorum bu evde...
M:Peki anne o halde bizde gideriz...
N:Gideriz??
M:Evet gideriz...

Murat;

Hızlıca salondan çıkıp aşağı Hasret'in odasına gidiyorum..Hazırlanmasını çalışmak için daha uygun bir yee gideceğimizi söylüyorum...Gözleri parlıyor...Annemde uzakta iğnelemelerinden uzakta olmak Ona iyi gelecek biliyorum...Sonra hazırlanmak için kendi odama çıkıyorum...Küçük bir valiz hazırlayıp çıkıyorum odamdan

E:Abi bu valizde neyin nesi nereye gidiyorsun...
M:Tatlım bunu kimseye söylemeyeceksin Levent ve senden başka kimse bilmeyecek..Sapancadaki otele gidiyoruz...Hasretle birlikte..
E:Neden?
M:Annem Hasret'i bu evde istemediğini söyledi...
E:Nasıl yapar bunu ya...Abi bende geliyim...

Sarılıyor...

M:Canım sen burda kal...Hem söz veriyorum sık sık arayacağım seni..
E:Peki...

Birlikte aşağı iniyoruz annemde orada...Eslem Hasret'e sarılıyor...Ardından bana...

E:Ara sık sık .
M:Tamam..Levent seni oraya da getirir merak etme...
E:Tamam abicim...Kendinie iyi bakın...

Eslem;

Annemin suratına bakmadan masaya geçiyorum...Kahvaltı hazır...Sessizce kahvaltımızı yapıyoruz hiç bir şey demeden odama çıkıyorum...
Kendimi koltuğ bırakıyorum...Telefonum çalıyor o sırada...

E:Dedecim..
S:Senin sesin neden titriyor...
E:Abim gitti dede.
S:Nasıl..
E:Annem Hasret Ablayı istemediğini söylemiş...Onlarda gitti...
S:Bu annen bir gün beni deli edecek...Muratla ne alıp veremediği var anlamıyorum ki...
E:Dede çok mutsuzum tek başıma kaldım burda...
S:Tamam ben ilk uçakla geliyorum kızım...

Hasret;
Çok güzel bir otele geliyoruz...Bir süit kiralamış Murat Hoca iki odası bir salonu var kocaman bir ev gibi...Çalışmaları salonda yapacakmışız...Murat programı açıklıyor herşeyi düşünmüş arabadayken...Sabah 9 da yine kahvaltı...Ama ondan önce spor yapacakmışız...Kahvaltıdan sonra Murat'ın halletmesi gereken işler olmazs bütün gün beraberiz...Bazen ders çalışırız bazen oteli keşfe çıkarız diyor...Evden daha doğrusu Nesrin Hanımdan uzak olmak bana iyi geliyor...Özellikle Muratla başbaşa olmak...Ona günden güne daha da yakınlaşıyorum...Mahalleye gitmek ablamla Kadir'i görmek için iyi geliyor ama Murat dan ayrı kalmak istemiyorum...Mümkün olduğunca kısa tutuyorum ziyaretlerimi....Zaten Cihanda eskisi gibi değil...Zoraki konuşmalar haricinde yüzüme bile bakmıyor...Anlatmak istiyorum Murat'a hissettiklerimi...Ama korkuyorum kalbini daha da kırmaktan...

Eslem;
Saat 5 gibi dedem giriyor kapıdan...Küçük bir valiz var elinde...Sinirli olduğu belli yüzünden...Koşup boynuna sarılıyorum...

E:Hoşgeldin dedecim...
S:Hoşbuldum böceğim...Annen nerde bir an önce halledelim şu meseleyi...
E:Yukarıda...

Dedemle yukarı çıkıyoruz...Annem resimlerinin başında...

S:Nesrin
N:Baba...

Şaşırıyor annem...Dedemin gelecğinden haberi yok...

S:Ohh maşallah...Yine br kriz çıkar sonra resimlerinin başına geç...
N:Baba krizi ben çıkartmadım...Murat kendisi büyüttü...Ayrıca benim neler yaşadığımı biliyor musun...Oğlum bir çiçekçi kız için evi terkediyor...Ne haldeyim bir bilseN....
S:Duygu sömürüsü yapma istersen Nesrin...Murat'ın evi terketmesini sorumlusu sensin...Hasret değil...
N:Sende mi baba...
S:Nesrincim bizim taraf kuvvetli herkes Hasret'i seviyor...Ona inanıyor...Bir tek sen inanmıyorsun...Bu durumda sorun bizde olmuyor...Ben onu bunu bilmem...Murat ve Hasretden özür dileyerek geri dönmelerini sağlayacaksın...
N:Ben yapamam...
S:Yapacaksın Nesrin...Ne alıp veremediğin var bu kızla Muratla anlamıyorumki...
N:Korkuyorum baba..Korkuyorum...Murat'ın yine acı çekmesini istemiyorum...O kız yüzünden buna katlanamam...
E:Ne...Ne...Anlamadım anne...Abim senin yüzünden yıllarca acı çekti dayandında...Şimdi abimi hayatında hiç olmadığı kadar mutlu eden Hasret Abla mı dert oldu...Yapma anne...Yapma...Görmüyor musun...Abim yine senin yüzünden mutsuz...Ama neyseki Hasret Abla var...Onu değiştirdi...Artık abim sana hayır demesini biliyor...
S:Eslem..

Dedem gözleriyle uyarıyor beni...Annemin üzerine daha fazla gitmemem konusunda...Annemin yüzüne bakınca susuyorum...Annemde sessizce odasına gidiyor...Bizde dedemle yukarı çıkıyoruz...

S:Biraz ileri gitmedin mi sence
E:Ama dede napıyım bazen tutamıyorum kendimi
S:Tutmak zorundasın o senin annen...
E:Peki...
S:Bir dahakinde bunları bana söyle ben söylerim...Ağzın iyi laf yapıyor...

Gülümsüyerek koltuğa oturuyoruz...Ben dedemin göğsüne yatıyorum...

S:Murat'ı gerçekten değiştirdi mi Hasret
E:Hemde nasıl...Artık Selin yüzünden üzülmüyor...Besteyi Levent Abime verdi..Ne yaparsan yap dedi...Selin'in kutusunu en üst rafa kaldırdı...Görünmüyor bile...
S:Sence bunu nasıl başardı Hasret...
E:Abimi değiştirebilecek tek şeyin aşk olduğunu ikimizde gayet iyi biliyoruz sevgili dedeciğim...
S:Öyle mi böcekçiğim...Aferin Hasret kızıma...Aferin...

Murat;
Hasretle burada başbaşa olmanın düşüncesi bile beni mutlu ediyor...Akşam başbaşa yiyeceğimiz yemeği iple çekiyorum...Ama planlarımı alt üst edecek bir şey oluyor...Annem geliyor...Ardından dedem ve Eslemde

N:Oğlum...
M:Anne sein ne işin var burada....
N:Ben...Özür dilemek için geldim...Hasretten de senden de

Dedeme bakıyorum...

M:Bu özrü kendi içinden gelerek dilemediği sürece bir anlamı yok biliyorsun değil mi anne...
N:Ben...Ben çok düşündüm Murat...Burayada kendi isteğimle geldim...Senin hayatını hep elimde tutabileceğimi zannetmiştim...Ama bu bencillik ya da sen her ne dersen...Artık ne yaparsan yap
arkandayım...Senin de Hasret'in de ama ne olur eve geri dönün....

Sarılıyoruz annemle...

M:Buna karar vermesi gereken Hasret anne...
O sırada Hasret geliyor...Annem Hasret'e yöneliyor...
N:Bu zamana kadar yaptıklarımiçin beni affeder misin Hasret?
H:Ben..
N:Lütfen...İnan gerçekten çok pişmanım..Sen benim yapamadığımı yaptın...Oğlumu mutlu ettin...Sende benim bir kızımsın artık...
H:Teşekkür ederim Nesrin Hanım...
N:Eve geri dönmenizi istiyorum Hasret...İnan herşey çok farklı olacak...
H:Murat kabul edersebenim için sorun yok...

Hasret'e gülümsüyorum...

Lobiye doğru giderken Eslemin omzuna kolumu atıyorum...

M:Canım içimden bir ses bu olanlarda parmağın olduğunu söylüyor...
E:Hmm...Fena mı oldu işte abi...Mutlu son Hasret Abla seni bende annemi değiştirdim...
M:Güzel olduda bir gün daha sabretseydin ya hu...Hasretle başbaşa bi yemek yeseydik..(sessizce)
E:Efendim anlamadım abicim
M:Ahh ne iyi ettin diyorum...

dizicikız_15
23-08-10, 19:24
Adımı unut!
Hüzünlü bir aşkın,aşk'a Hasret iki kalbin hikayesi.
(written by:Burçin & Gizem)
http://img828.imageshack.us/img828/8769/bb83edb4.jpg


Hasret:Yeter artık!Yeter bu kadarı da fazla!Ben gidiyorum Murat!

Murat: Peki,ama..iki gün sonra kapımda olacağını biliyorum.
derken tüm ukalalığını dışa vurmuştu.


http://img824.imageshack.us/img824/9008/gnlcelen54.png


Hasret:Canımı acıtıyorsun Murat!,derken kolunu çekti.

***

Hasret:Levent,n'olur gel beni al!


http://img842.imageshack.us/img842/9813/levent2.png


Hasret Levent'in gömleğini sıyırıp attığında yatak odasına zar zor ulaşmıştılar.

Hasret:Murat!,dedi.

Bu iki hece Levent'in kalbine hançer gibi saplanmıştı.
Ağır bedenini Hasret'in üzerinden kaldırmaya çalışırken,
Hasret boynuna daha da sıkı sarıldı.
Alnını alnına dayadı.Sessizce

H:Umurumda bile değil!,dedi....

ddd-deniz
23-08-10, 19:56
http://www.dizifilm.com/forum/picture.php?albumid=23389&pictureid=386733&thumb=1 (http://www.dizifilm.com/forum/picture.php?albumid=23389&pictureid=386733) MURAT
Hasret belkide canını çok yaktım.Ama sen bana en büyük cezayı verdin.Beni bıraktın,gittin.Yeniden deneyebilirdik.Ama sen hemen Levent'te dinlenmeye karar verdin.Neden HASRET?Beni öldürmek hoşuna mı gidecekti ? Kalbimin bedenimle beraber uçup gideceğini bilmiyor muydun ?Biliyordun ! Sen küçük bir şeytansın ! Beni baştan çıkaran bir şeytan !

Seni sevdim,kimseyi sevmediğim kadar...Sen beni sevmedin mi?Sensizlik her gün daha zor geliyor dayanamıyorum.Kendim de bu gücü bulamuyorum,yaralarımı ancak senin yanında sarabilirim geçte olsa anladım.Belki son bir şansımız vardır ha.Ama zor dimi?Hayatımızda üçüncü şahıslar varken...
Nasıl bu durama geldik?Ne kadar büyük bir hata yaptık ki bu kadar ağır bir cezayı hak ettik...Levent...ona diyebileceğim çok şey varken hiçlere dökülüyor kelimelerim.Onu öldürmek istiyorum ! Senin beline dolanan elini kırmak , sana bakan gözlerini çıkarmak ! Seni seven yüreğini öldürmek istiyorum onun..Ölümü benim elimden olmalı onun !Seni delicesine sevdiğimi en iyi o biliyordu.Nasıl yaptı bunu bize?Nasıl yaptınız?

Sana Levent'e herkese kırgınım şimdi.Selin'i kaybettiğimde bile böyle olmamıştım ben.Hiç böyle ölmemiştim ! Keşke bir kere ölseydim , bin kere ölmek gibi çünkü sana değen başka elleri bilmek ve görmek !

Evleniceğizi öğrendiğim an kabus gibiydi.
Yıkılmış,dağılmıştım.Hayatım boyunca asla hatırlamak istemediğim hafızamdan silip atmak istediğim ama hiçbir zaman unutamayacağım an evlendiğiniz gün...Sevdiğim kadının resmi olarak yengem olması yani,onun artık benim güzel meleğim olmadığını kabul etmeye çalışmak.

Balayından birkaç hafta sonra New York'a gitmeleri.Galiba bu bana daha zor geldi meğer onun yakınımda olması bile bana yetiyormuş.
Şunu bilmeni isterdim ki ben hiçbir zaman seni unutmadım hatta o gün sana gitme demediğim diyemediğim için çok pişmanım.
Bu nasıl bir sevgi beni hergün biraz daha öldürüyor.Ama savaşmalıyım bundan da galibiyetle çıkmalıyım sevgilim...

keremcemelike
23-08-10, 22:53
Bölüm 12

O günden sonra Nesrin Hanım bambaşka bir insan oldu...Hemde o kadar çok değişti ki hayatımda hiç tadamadığım annelik duygusunu onunnla tadar oldum...Üzgün olduğumda dizlerine yatıp saçlarımı okşayan bir anneden bahsediyorum...Karşılıklı oturup derdimi anlatabildiğim bir anneden bahsediyorum...Hastalandığımda başımda bekleyen bir anneden bahsediyorum...

Flashback...

Hasret;

Murat evde yok bu gece sponsor sorunu için İzmir de...Kendimi o kadar yorgun hissediyorum ki...Hapşırıklarım ardı ardına sıralanıyor...Yataktan kalkacak halim olmadığı için cep telefonuma uzanıp Eslem'i arıyorum

E:Hasret Abla sen evde değil misin?
H:Evdeyim...
E:Sen neden zorla konuşuyorsun...
H:Eslem ben hastayım galiba hiç halim yok...
E:Tamam geliyorum ben...

5 Dakika sonra Eslem ve Nesrin Hanım içeri giriyor telaşla...

N:Kızım!!

Diyerek elini alnıma koyuyor..

N:Hasret...Sen yanıyorsun...Eslem çabuk Saime Hanım'a haber ver doktoru çağırsın...Nakiyeye söyle ıhlamur kaynatsın...
H:Ben iyiyim...
N:Yanıyorsun Hasret nasıl iyisin...

1 saat sonra uyuyakalıyorum...Ne kadar geçtiğini bilmiyorum ama telefonumun çaldığını duyuyorum Nesrin Hanım açıyor...

N:Murat!!...Hasret mi...Uyuyor...Murat bak telaş yapma ama Hasret rahatsızlandı...Oğlum telaş yapma ben yanındayım merak etme...Tabiiki çağırdım doktoru...Tamam oğlum görüşürüz...

İlaçlarında etkisiyle gözlerimi açamadan tekrar uyuyorum...
Gözlerimi açtığımda karşımdaki koltukta kitap okuyan Nesrin Hanımla karşılaşıyorum...

H:Nesrin Hanım...
N:Uyandın mı? Nasılsın...
H:Daha iyiyim...Çok teşekkür ederim....
N:Ne teşekkürü Hasretcim...Nakiye sana yiyecek birşeyler getirsin...Sonra ilaçlarını içip biraz daha dinlenirsin...
H:Tamam Nesrin Hanım...

Nesrin Hanım odadan çıkıyor...Biraz sonra elinde tepsi Nakiye giriyor...

NA:Daha iyi misin Hasretcim...
H:İyiyim Nakiş...

Nakiye tepsiyi bıraktıktan sonra çıkıyor...Yemekten sonra Nesrin Hanım ilaçlarımı getiriyor...İlaçlarımı da aldıktan sonra uyuyaklıyorum....


Uyandığımda elimin üstünde bir el hissediyorum...Gözlerimi yavaşça açtığımda...Murat'ı görür gibi oluyorum...Hızlıca tekrar kapatıyorum gözlerimi....

H:Allah'ım bu rüya hiç bitmesin ne olur...
Sesli bir kahkaha duyuyorum...
M:Rüya görmüyorsun Hasret ben buradayım...
H:Murat...Ama sen İzmirdeydin...
M:Sen hastayken orada daha fazla kalamazdım...
H:Ama ben iyiyim...
M:İçim rahay değildi Hasret...Gözümle görmeden inanmazdım...
H:Şimdi inandın mı?
M:Bütün gece seni izledikten sonra mı ? Evet inandım...
H:Bütün gece mi saat kaç ki...
M:6...
h:Sen kaçta geldin...
M:12 Yi geçiyordu...
H:6 Saattir buradasın yani...Murat yorgunsundur dinlenmeliydin...
M:Ben iyiyim Hasret...
H:Buna inanmam için senin beni izlediğin gibi bende seni izlemeliyim...
M:Hmm...
H:Evet..Murat Turalı...Şimdi doğru yatağınıza...
M:Ama olmaz gidemem ki...
H:Nedenmiş o
M:Neden mi?...Heh senin beni izlemen gerekiyor ya hani inanman için...Eee ben yukarı çıkarsam sen beni izleyemezsin...
H:...
M:O yüzden...

Pikeyi kaldırıp altına griyor..

M:Bende burada yatacağım...Ki sende beni izleyebilesin...
H:Burada...
M:Evet ne var ki bunda
H:Hiç hiç...

Ellerimi başımın altına koyup Murat'ı izliyorum...

Flasback...

Cuma...

Hasret;

Gösteri Cuma günü...Yarın bol bol dinlenmeliymişim...Murat öyle söylüyor...Yarın yapmayı düşündüğü süprizi bugüne çekmiş...Hazırlanmamı söylüyor...Yanıma bir kıyafet almalıymışım...Ama giderken Çiçekçi kız Hasret olmalıymışım...Hazırlanmak için odama gidiyorum 1 saat sonra çıkacaımız söylüyor...


E:Abi Tuğçeden alacağım bir kitap var...Ben yarım saatliğine Nişantaşına gidiyorum...
M:Tamam ama gecikme...1 Saat sonra çıkacağız evden

Eslem;

Hızlıca hazırlanıp çıkıyrum evden...Tuğçeyle buluşacağımız kafeye gidip beklemeye başlıyorum...Tuğçe geliyor...İçecek birşeyler söylüyoruz...YinE Tuğçenin esprilerinden birine gülerken birden yüz ifadem değişiyor...

T:Noldu Eslem...
E:Saime Hanım!!...Ama bu adam gösterinin sponsoru...Ne işleri var ki birlikte!!!

dizicikız_15
24-08-10, 19:44
http://img411.imageshack.us/img411/2760/gnlcelen55.png


Levent:Oğlum n'apıyorsun sen?En yakın arkadaşının nişanlısıyla mı yatacaksın?
Yengen sayılır lan o senin!Mantığım böyle diyor'da..ya kalbim?
Seviyor tüm bedenim,istiyor onu tenim...O'da istiyor.
Kulağıma fısıldıyor bildiği tüm aşk sözcüklerini.
Acemiliği bile hareket'e geçiriyor bedenimi.
Yapacak birşey yok!
Onu istiyorum,onu seviyorum!



***

Hasret:Levent gözlerimin içine bakıyor.Birşeyler sormak için kıvranıyor.
Buz gibi soğuyor elleri,benim tenimse yangın yeri.
O sormadan ben cevaplıyorum.
Hayır pişman değilim!
Bunu söylerken gözlerinin içine bakıp yavaşça gülüyorum..
Seni istiyorum!

***

Murat:Levent karşıma geçmiş,kılıktan kılığa bürünüyor.Yüzü bembeyaz.
Bana acilen birşey söylemesi gerekiyormuş.
Hiç boşuna kıvranma Levent!
Ne söyleyeceğini biliyorum.Hadi söyle itiraf!
İtiraf et!Nişanlın'la beraber oldum de!Onun gül kokan vücudunu
senin kollarına bırakmadan ben kokladım de!
Hadi ne duruyorsun?İtiraf et ve af dile!

http://img832.imageshack.us/img832/533/81638938784751743640.jpg

Hüzün'lü bir aşkın,aşk'a Hasret iki kalbin hikayesi!

Adımı unut!

çok yakın'da dizifilm.com'da!

keremcemelike
24-08-10, 19:55
Bölüm 13

T:Eslem ne olduğunu anlatıcak mısın?
E:Sonra Tuğçe şimdi hemen eve gidip abimle konuşmalıyım...
T:Peki öyle olsun...

Eslem;

Hemen eve gidiyorum...Abim piyanosunun başında...

M:Erken döndün...Daha gideli 15 dakika oldu...
E:Abi sana anlatmam gerekenler var...
M:Dur yavaş sakin ol...
E:Saime Hanımla...Gösterinin sponsorunu gördüm...
M:Neee....
E:Evet...Oturuyorlardı...
M:Ama neden...
E:Bilmiyorum abi...Abi bunu araştırmalısın...Ben Saime Hanımdan şüpheleniyorum...Ya belki saçma ama...Sürekli Hasret Ablayı gözetliyor...Ona bakarken gözleri doluyr...Sürekli ona yakın olmaya çalışıyor...Ne biliyim bir kaç kez onu arkadan izlediğini saçlarını kokladığını falan gördüm...
M:Bunları daha önce neden anlatmadın...
E:Ya saçma geldi ne biliyim...
M:Tamam...Ben hemen araştırıyorum...

Abim telefonunu çıkarıp Aslıyı arıyor...

M:Aslı senden bizim evin kahyasını araştırmanı istiyorum...Evet evet...Salih Beyle ne alakası var mutlaka bul...Tamam teşekkürler...

Hasret Abla çıkıyor merdivenleri...Çiçekçi kız haliyle...

H:Ben hazırım...
M:Seni ilk tanıdığım gibi değilsin ama...O gün daha renkliydin...Renkler birbiriyle uyum içinde dans etmiyordu...Şimdi...Şimdi ise farklı işte ne biliyim
H:Artık onları giyemiyorum Murat...Ben gerçekten değiştim...Zevklerimde içimdeki çiçekçi kızı öldürmedim ama O da değilim artık...
E:Senin her halin güzel be Hasret Abla...
H:Teşekkür ederim...
M:Hadi bayanlar gidelim ...

Hasret;

Evden çıkıyoruz...Geldiğimiz yer hıdırellez kutlamasını yaptığımız yere çok benziyor...Yeşil ve mavi iç içe...Murat'a bakıyorum...O da bana bakıyor...Gülümseyerek ilerliyoruz...Çiçekçi kız şarkısı çalmaya başlıyor...Herkes burada...Ablam Kobra Kadir Blçiçek Kadriye Teyzem...Bekir Enişte...Hatta Nesrin Hnaım ve Nakiye bile...

H:Murat...

Diye heyecanla dönüyorum..

M:Gösteriden önce moral olsun dedim...
H:Sen...Sen...Harikasın...

Boynuna doluyorum kollarımı...Ellerini blimde hissettiğin dünyalar benim oluyor...Sıkıca sarılıyorum...Herkes yok oluyor...Sanki biz varız sadece...Ablamın sesiyle ayrılıyoruz...

G:Sade Murat Ocanın değil bizimde sana süprizimiz var...Gel....
Elimden tutup çekiştiriyor...Kobra Kadir Kadriye Teyzem ve Bekir Eniştemden yapılmış bir barikat var...Bir anda iki yana açılıyorlar...Doğru mu görüyorum...

H:Burçin!!!
B:Asret!!

Sarılıyoruz...Uzun süredir görüşmedik...Nasıl da özlemişim...

B:Ahh nasıl özlemişim...
H:Bende bende...
B:Beni şu yakışıklı baroyla tanıştırmıcak mısın?
H:Gel...

Burçinle Muratların yanına gidiyoruz o sırada Levent de gelmiş...

H:Murat...Sizi biriyle tanıştırmak istiyoruM.Burçin..Murat...Eslem...Ve Levent...
Kısa bir tanıştırmann ardından El sıkışıyorlar...Leventi'in gözler Burçinden ayrılmıyor...

H:Burçin benim çocukluk arkadaşım...Uzun süredir görüşememiştik...
M:Çok memnun oldum...
B:Bende...

Saatler ilerledikçe iyice coşuyoruz...Burçin ve ben özellikle yerimizde duramıyoruz...Roman havaları çaldıkça biz coşuyoruz...Eslem'i de kattık aramıza...Halimiz cümbüş...Hele Eslem...Murat gülmekten kırılıyor...Levent'in gözler ise bütün gece Burçin'i süzüyor...

Artık gitme vakti...

H:Murat ben çok teşekkür ederim...Çok eğlendim...
M:Daha dur eğlence bitmedi...Diğer elbiseyi boşa mı taşıttık...Şimdi gidip onu giyeceksin...
H:Şimdi nereye gidiyoruz...
M:Süprizler söylenmez küçük hanım...
H:Peki madem ben hazırlanıyım...
L:Çok güzel oynuyordun...
B:Mersi canım...
L:Eminim seninde sesin çok güzeldir...Murat'ın Hasret'i eğittiği gibi bende seni eğitebilirim Hasret gibi sende bir prenses olabilirsin...

Levent;
Hiç birşey söylemeden Hasret'in peşinden gidiyor...Vuruldum ya hu ben bu kıza...O ela gözleri ne kadarda anlamlı bakıyor...Murat'ın yanına gidiyorum...

L:Kanka..Burçin'i de davet etsene...Ayıp olmasın şimdi kıza...Hem bak çocukluk arkadaşıymış...
M:Davetli zaten Levent...
L:Oh iyi...
M:Efendim...
L:Hava diyorum bugünde ne kadar iyi...

H:Ne...Levent sana eğitim mi verecekmiş...
B:Hıhı beni senin gibi bir prenses yapabilirmiş...
H:Burçin bak bütün gün ayırmadı gözlerini senden...
B:Farkettim...
H:Eee ne yapıcaksın...
B:Hiç bir şey
H:Nasıl yani...
B:Hasretcim Leventin ünlü playboylardan olduğunu herkes bilir...

Hasret;

Burçinle birlikte dışarı çıkıyoruz beyler kapıda...Murat yine kalbimi yerinden söken bakışlarıyla bakıyor...

M:Çok yakışmış...
H:Teşekkür ederim...Ne de olsa senin zevkin...
M:Marifet elbisenin değil...Onu üzerinde bu denl kusursuzca taşıyanın...

Murat kolunu uzatıyor...Giriyorum koluna...

H:Eslem nerede...
M:Arabada bizi bekliyor...

Arkamı döndüğümde Levent öylece kalmış Burçin'e bakıyor...Burçinde ona hiç pas vermemk adına bizi izliyor...Ama Leventin Onu izlediğinden haberdar...Dudaklarında hafif bir tebessüm...

M:Levent!!
L:Hıı
M:Levent!!
L:Ne var be...Şurda iki dakka bir şok yaşatmadın...
M:Yürü hadi yürü şokunu sonra yaşarsın...

Yürümeye başladık...

L:Kanka Burçin'i unuttuk...
M:Levent Burçin burda ya...
L:Hani nerde...
H:Levent sen iyi misin?
L:Yok değilim...Çarpıldım...Vuruldum...

Burçin'in üzerinde uçuk pmbe tonlarında mini bir elbise vardı...Kusursuz fiziğini göz önüne çıkartan bir elbise....

L:Pardon...Tanışıyor muyuz acaba...

Muratla koca bir kahkaha atıyoruz...

B:Levent Bey tanıştık ya...
L:Olsun geçmişi silelim baştan tanışalım olmaz mı?
B:Peki...Ben Burçin...
L:Bende Levent...

Levent Burçin'in elini sıkıyor...Uzun bir süre bırakmadan...

M:Hadi ama Levent....
L:Tamam be geliyoruz...Çatladın he..Ben sana hiç böyle yapmıyordum ama kanka...
M:...

L:İsterseniz koluma girin Burçin Hanım...Malum yol toprak..Topukluları ilk defa giydiğinizi düşünürsek...Düşmeyin...
B:Yok teşekkür ederim...Yürüyebilirim...Ayrıca topuklu ayakkabı vazgeçilmezimdir...
L:Nasıl yani...

Muratla yürümeye devam ederken Levent'e sesleniyorum...

H:Ahh Leventcim söylemeyi unuttumm...Burçin çok iyi bir yazardır...

ddd-deniz
25-08-10, 17:43
HASRET
Şuana kadar çektiğim acılar boşunaymış.Ne acı...Boşu boşuna geceleri sessizce ağlamışım,anneyle-çocuğu arasındaki ilişkiye imrenmişim.
Kendimi koca bir boşlukta hissediyorum-koca bir boşluk-ne hissetmem gerekli acaba böyle bir durumda bunu bile bilmiyorum.Galiba mutlu olmam gerek.Aylardır çalışıp çabaladığım gösteri başarılarla bitti.Sevdiğim adamı pişman etmeden,yüzünü kara çıkarmadan...Ama mutlu olamıyorum çünkü aylardır abla dediğim kadının annem olduğunu öğreniyorum.Konağa bana yakın olmak amacıyla girmiş.Bana zor zamanlarımda destek olmuştu bu nedenle kendimi ona yakın hissediyordum sırlarımı bile paylaştım.Murat'ı sevdiğimi söyledim...Ben ona sırlarımı verirken onun kim olduğunu bile düşünmedim,sorgulamadım.
Belkide asıl kızgınlığım Muratadır.Benden saklamasına bana söylememesine...Onu özledim hem de Öfkemi kusamayacağım kadar çok...Şimdi ne yapıyordur acaba?
Tek bildiğim bir süre boyunca buralardan uzaklaşmam gerektiği,ama nasıl?Levent, evet bana yardımcı olabilir belki.Günlerdir kapalı olan telefonumu açıyorum.Yüzlerce çağrı...Ama en çoğuda Murat'tan buna seviniyorum.Beni daha fazla merak etmelerini istemiyorum ve mesaj gönderiyorum.''Beni merak etmeyin,ben iyiyim.''Kısaca meraklarını gidereceğini düşündüğüm bir mesaj...Fakat yanıldığımı anlamam çok geç olmuyor ben daha rehbere bile gidemeden Murat arıyor.Ani bir refleksle kapatıyorum.Sesini duyarsam vazgeçerim diye düşünüyorum.Gene defalarca vazgeçmeden arıyor.Onun sesini duymak istiyor bir yanım...Sonunda dayanamayıp açıyorum. Öfkeli meraklı çatallaşmış sesi hoşuma gidiyor...

MURAT
Günlerdir meraktan kıvranıyorum.Uykusuzluk,şiddetli baş ağrısı,iştahsızlık…İlk defa böyle oluyorum diyebilirim.Meğer Hasret benim için ne kadar önemliymiş adeta yaşama sebebim…Bunu daha önce nasıl anlayamadığımı düşünüyorum…
Nereye gider bu kız?Nerdesin benim güzel meleğim…Çıldıracak gibiyim,hiç mi düşünmüyor beni…
Tamam belki söylemem gerekirdi ama benim tek düşündüğüm oydu,kafasını karıştırmamak…Zaten anneside bu nedenden dolayı bekliyordu.Bunu konuşup halletmeliydik,kaçmamalıydı
En azından benim tanıdığım Hasret’e çok uzak…
Beynim tam bunları düşünürken elimde Hasret aradığı takdirde açılmak üzere hazır bekleyen telefonuma mesaj geliyor.Pek de umrumda değil açıkçası…Sonra Hasret’in adını görüyorum ve hemen açıyorum.
-Merak etmeyin, ben iyiyim…
Toplu olarak gönderilmiş bir mesaj her halinden belli.Bununla yetineceğimi düşünmüş olamaz.
Hemen Hasret’i arıyorum,hesap sorcam,neden bunu yapıyor bize?
Arayışlarım ardı arkaya sürüyor,fakat hepsinde aynı sonuç kullanıcı meşgul…Ama pes etmiyorum-tekrar tekrar arıyorum-sonunda pes edip açıcağından emin bir şekilde…
Gene yanılmıyorum,Hasret’i tanıdığımı bilmek de güven veriyor bir anlığına da olsa…
Açar açmaz ses tonumu ona ulaşmanın verdiği mutluluktan öfkeli meraklı bir adamın ses tonuna dönüştürüyorum.
-Ne yaptığının farkında mısın sen?
-Seni ne kadar merak ettiğimi,özlediğimi?
Özlediğimi; bunu söylemiş olmanın verdiği şaşkınlıkla kalıyorum biran…
Sesini duyduğum an yok oluyorum sanki…
-Ben iyiyim bunu bilmen yeterli,merak etmene gerek yok.
Onun sesini hayal etmekten çıkıp yüzünü görmek isteği düşüyor,buna ne ben engel olabilirim ne de o!
-Seni görmeden sence nasıl ikna olabilirim?
Hemen cevap veremiyor,onun beni görme isteği ve iç sesinin savaş sonucunu beklemeye başlıyorum.Ve isteğim oluyor iç sesi yenilgiye uğruyor.
-Tamam görüşelim…
Bunun son görüşmelerimizden biri olduğunu bilseydim bu kadar heyecanla isteyip gider miydim.Hala bir cevaba varmış değilim…

tuğçe-m
25-08-10, 19:03
TANITIM-1

KESKE DEMEK KADER Mİ?


.
.
.



Gururu yüzünden nelerden vazgeçmez ki insan? Hayallerinden, emeklerinden, hislerinden…
Ve bunlardan vazgeçince, insan fark etmeden aşkı kaçırabilir. Ama hiçbir zaman kendine ispat edemez, sindiremez bunu.
Ona göre aşkı kendisi kaçırmamış, “aşk onu bulmamıştır.”;
Kimisi de tam tersini söyler nadiren, “aşkı kaçırdım” der dürüstçe. İşte onlar gururlu olduklarını zannededursunlar aslında gurur kurbanlarıdır.
Onların gözleri boş bakar artık. Hani gözler kalbin aynasıdır ya, ha işte kimseler görmesin yenilgimi diye perde iner gözlere.

---

Bazılarının da;
Yürekleri yüzlerinden okunur. İçliyken gülemez onlar ama gülerken kendilerini unutup bir başkasının derdine içlenmeyi de iyi bilirler, herkesi kendileri gibi sanırlar çünkü. Herkesin üzüntüsünün gerçek olduğuna inanırlar.
Her şeyi gözleri anlatır, içindekiler dillerine yetişmeden gözlerine yetişir. Belki de ondandır bu ifade etmede çektikleri külfet. Her şeyi gözlerden anlar, gözleriyle anlatırlar kalplerini…





__________________________________________________ _____

--Burçin---
25-08-10, 19:34
Adımı Unut ..!
written : Burçin & Gizem

'' Hüzünlü bir aşkın , aşka HASRET iki kalbin hikayesi ''

http://img843.imageshack.us/img843/2241/1368ba608d6b86496b56cfd.jpg

http://img201.imageshack.us/img201/8331/gonulcelenbolum13hqxvid.jpg


Levent önce güldü ...Sonra Hasret ‘in sabahlığına uzandı eli...Sabahlığını bağını yavaşça çözdü ve tekrar güldü...
- Nerede kalmıştık?

***

Murat Nakiyenin kırılan kalbinin parçalarını duyamayacak kadar sağırlaşmıştı son zamanlarda..Sadece Nakiyenin üzüntüsünü de değil , sevdiği kadının kırdığı kalbininde sesini duymaz olmuştu..Ardı arkası kesilmeyen kavgaları vardı artık... Ve sonu bir türlü gelmeyen kıskançlıkları !

***

Murat : Şu kıyafetine bak ! Şu rujunun rengine ! Öp beni diye bağırıyor !

***

Birkaç dakika sonra Röp de Şambırlı Levent , Nuri Alçonun gazozundan fırlamış gibi ortalarda dolaşıyordu.

***

Murat : Sen ! Baba oğul ikimizi idare etmeyi mi planlıyorsun yoksa ?

http://img829.imageshack.us/img829/8331/gonulcelenbolum13hqxvid.jpg (http://img829.imageshack.us/i/gonulcelenbolum13hqxvid.jpg/)

Adımı Unut.. !
çok yakında dizifilm.com'da

keremcemelike
26-08-10, 02:40
Bölüm 14
L:Ne...Yazar mı...Ama sen yazar Burçinsen...Diğer Burçin kimdi...Bi dakka ya bana bi açıklama yapmalısınız...
M:Yürü Levent yürü...Ben sana şahane bir açıklama yapacağım...

Arabaya biniyoruz...Durduğumuz yer çok tanıdık..Daha önce Muratla Terasında yemek yediğimiz restorant burası...Yine teras katına çıkıyoruz..Ve yine sadece bize özel bir masa var...Murat sandalyemi çekiyor...Oturuyorum...

M:Ben...İki hayatı da sevdiğini biliyorum Hasret...Eğe sadece burada yemek yeseydik bir yanın eksik kalacaktı...Orada eğlenseydik yine ir yanın eksik kalacaktı...Bende böyle bir çözüm yolu buldum....
H:Ben...Çok teşekkür ederim...Hayatımda kimse bana bu kadar değer vermemişti...

Yine birbirimizin gözlerinde kayboluyoruz...Yanımızdakileri umursamadan kimse yokmuş gibi...

Ta ki garson gelene kadar...Siparişleri veriyoruz...

Yemek boyunca Levent Burçinle ilgileniyor...Sorular soruyor...Kitapları hakkında bilgi almak bahanesiyle konu açıyor...Eslem kıkır kıkır gülüyor Levent'in bu hallerine Burçin ise her ne kadar bellii etmese de Levent'in ilgisinden memnun...

B:Kalkalım mı artık...Benim yarın sabah erken kalkmam gerekiyor...

İsteksizce peki diyorum...Çünkü henüz daha Murat la dans edemedik...Bütün gece onun hayaliyle yanıp tutuşmuştum...

L:Siz kalın isterseniz...Ben Burçin'i eve bırakırım...
M:Sahi mi...
L:Evet...
H:Burçin senin için sorun olurmu
B:Yok tatlım...Siz eğlenmenize bakın...
H:Peki o zaman ...

Burçin ve Levent kalkıyor...

E:Abi beni de bırakır mısın?
L:Niye abin bırakamıyo mu seni...
B:Levent çok ayıp...
L:Ama yaaa...

Eslem gülümseyerk Levent'in koluna giriyor...Burçin önden ilerliyor...

E:Abicim ama bizimkileri yalnız bırakmak istedim...
L:Ama biz kalamıcaz şimdi yalnız...
E:Yaaa..İyi tamam ya...İstemiyorsan ben dedemi ararım...O gelip alır beni...

Eslem;

Küsüp önden ilerlemeye başlıyorum...

L:Ya yürü hadi başımın belası...
E:Ama tatlı
L:Ama tatlı (taklidini yaparak)...Cadı....

Levent;

Önce Eslem'i eve bırakıyorum...İşte şimdi başbaşayız...İlk defa dilim tutuluyor...Hangi kelime çıksa ağzımdan bir anlam ifade etmeyecekmiş gibi geliyor...Sessizliği Burçin bozuyor...

B:Bütün gece benden bahseti birazda senden bahsetsek...
L:Senden mi bahsettik...Yazar olduğundan başka hiçbirşey bilmiyorum hakkında...
B:Bende senin prodüktör...Önce sen anlat bende anlatırım...

Arabayı deniz kenarında bir yere parkediyorum...İnip arabanın ön tarafına geçiyoruz..Ahh corvettimi özledim bakımda olduğu için geçici bir araba kullanıyrum şu an.

Başlıyorum tüm hikayemi anlatmaya ailemi nasıl kaybettiğimi Muratla tanışmamı onun ailesini ailem kabul ettiğim hayat serüvenimi...

L:Ben anlattım herşeyi şimdi sıra sende...
B:Benim anlatıcak pek birşeyim yok aslında..Ailemi hiç tanımadım...Ben doğduktan 2 ay sonra ikiside hayatını kaybetmiş...Bana mahalledekiler sahip çıkmış...Büyütmüş...Okutmuş...

L:Peki yazar nasıl oldun...

B:Türkçe öğretmenim yazdığım bir kompozisyonu bir yarışmaya göndermiş...Jüri üyelerinden biri benim kompozisyonumu çok beğenmiş...Sonra beni buldu elimden tuttu....Öyle yani...
L:Anlıyorum....

Hava serin...Burçin'in üşüdüğünü hissediyorum...Ceketimi çıkarıp omuzlarına atıyorum...

B:Teşekkür ederim...
L:Önemli değil...
B:Bir şey sorabilir miyim?
L:Tabiiki...
B:Neden bu kadar ilgilisin benimle...
L:Bilmiyorum...
B:Nasıl yani...
L:Sende beni çeken bir şeY var...Değişik birşey..
B:Yapma Levent...Ünlü playboylardan olduğunu biliyorum...Beni bu sözlerle kandıramazsın...
L:Yok...İnan seni kandırmak değil amacım...Ama ilk defa bir kadının yanında dilim tutuldu...Konuşamadım...İlk defa bir kadının gözlerine baktımm...İlk defa gözlerindeki anlamı çözmeye çalıştım....
B:Ben...
L:Bir şey söylemek zorunda değilsin...
B.....


B:Gidelim mi artık...
L:Olur....

Arabaya binip Burçin'in tarif ettiği yolda ilerliyorz...Evinin önüne geldiğimizde iniyor arabadan bende ardında...

B:İyi geceler...
L:İyi geceler...

Bir kaç adım ilerledikten sonra dönüp bakıyor...

B:Levent...
L:Efendim...
B:Ben...Onlara benzemem...Önce sana güvenmeliyim...

Gözlerimde umut ışıkları yanıyor...Bana karşı oda birşeyler hissetmese böyle demezdi heralde...Yanına yaklaşıyorum...

L:Bana güvenmen için herşeyi yapacağım..

Yavaşça yaklaşıyorum bir nefes kadar yakınız...Yanağına naif bir öpücük konduruyorum...Gülümsüyor...

L:İyi geceler...
B:Sana da....

Arabaya binip uzaklaşıyorum...

Burçin;

Dudaklarımda şaşkın bir gülümseme anahtarı deliğe sokmaya çalışıyorum daha önce hissetmediğim duyguları hissediyorum...Bana yakınlaştığında ne kadar da heyecanlandım öyle...Kokusu..Hala burnumda...Sanki yanımdaymış gibi...

Ahh farkında değilim ama ceketi hala omuzlarımda...Elime alıp içime çekiyorum kokuyu...Odama gidip kendimi yatağa atıyorum...Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyor....

Hasret;

Leventler gittiğinden beri...Muratla İstanbul'u izliyoruz...Ceketi omuzlarımda...Kokusu burnumda...Ceketinden değilde Omzunda yatıp İstanbul'u seyretmek ve kokusunu doyasıya içime çekmek için neler vermezdim...Gözlerini yüzümde hissediyorum bir an...Döndüğümde göz göze geliyoruz...

M:Seninle İstanbul'u seyretmek bile ayrı güzel...
H:Seninlede...

Utanıyorum...Başımı önüme eğiyorum...Omzumdan tutup beni kendine çekiyor...Omzuna yatırıyor...Düşündüklerimi biliyo olamaz değil mi??
Böyle işte tüm sözler bakışlar sevdamızı bas bas bağırıken...Bir biz bağıramıyoruz...Hala birbirimize söyleyememenin burukluğu var içimizde...En azından benim...

M:Hasret!!
H:Efendim...
M:Ben...

Tam itirafın geleceğini düşündüğüm bir anda...Bardaktan boşalırcasına bir yağğmur başlıyor...Birbirimize bakıyoruz...İkimizinde kaçmaya hiç niyeti yok..Keza yağmuru ikimizde çok seviyoruz...

Gözleri dudaklarıma kayıyor bir an...Farkında olmadan benimkiler de onun kilere...O an Murat'ı ne kadar çok istediğimi farkediyorum...Yavaşça yaklaşıyoruz...

Tam dudaklarımız birbirine değeceği sırada şimşek çakıyor...İkimizde gökyüzüne bakıyoruz...Dudaklarımızda bir gülümseme...Tekrar birbirimize baktığımıda bu sefer birşeylerin engellemesini önlemek için birden öpüyor dudaklarımı...

Yağmur damlalarının etkisi mi yoksa Murat'ın dokunuşu mu bilinmez...Bir ürperti sarıyor bedenimi...Soluk soluğa ayrıldığımızda alnını alnıma dayıyor..

M:Hasret ben...
H:Ne olur sus...Bu anın kelimelerle bozulmasını istemiyorum...

Evet istemiyorum...Belki bir itiraf gelecek ama...Kalbimizden taşan sevginin illa dudaklarımızdanda dökülmesi şart mı...Tekrar başımı omzuna koyuyorum...İstanbul...Yağmur ve aşkımız...Eşi benzeri olmayan üç şey...Herşey siliniyor o anda...Bütün hayatımı burada Muratla geçirebilirim...

Dahada sokuluyorum Murat'a...Murat da daha sıkı sarıyor beni...
Murat elimde tutup kaldırıyor beni...

M:Hadi dans edelim...
H:Ama...
M:Hadi gel buraya...
H:Müzik yok...
M:Şşştt dinle ...Yağmuru dinle...O eşsiz müziği dinle...

Gülümsüyorum...Elimi Murat'ın eline koyuyorum..Kendimi ona bırakıyorum...Gözlerim kapalı yanaklarımız birbirine değiyor...Murat'ın ayaklarını takip ediyorum...

Buram buram aşk kokan bir dansın ardından...Sıkıca sarılıyorum...Kaybetme korkusu var içimde...

H:Beni hiç bırakma olur mu?
Murat da sıkıca sarıyor beni...Güven vermek ister gibi...
M:Asla...!!

--Burçin---
26-08-10, 15:35
ADIMI UNUT !
( written : Burçin& Gizem )

1. BÖLÜM
'' ÇEKİM ''

http://img824.imageshack.us/img824/3509/44043545161772730578.jpg

Levent’in ufacık öpücükleri , büyük tutkulara bürünmüştü Hasret’in bedeninde...Bir bilinmeze doğru ilerliyordular .

Hasret Levent'in gömleğini sıyırıp attığında ,yatak odasına zar zor ulaşmıştılar.
Bedenine kıvılcım gibi yayılmıştı Levent'in tutkulu öpüşleri Hasret’in...İkisi de fısıldaşıyordu,seslerinde ki arzu duyulmayacak gibi değildi.Levent yüzlerce kez içine çekmişti

Hasret'in kokusunu.Elleri Hasret'in saçlarında,dudakları dudaklarındaydı.Hasret'i yatağa yatırdı.

Kocaman elleriyle tüm vücudunu sardı.Sonra kendini toparlamaya çalıştı.

'Levent!Oğlum n'apıyorsun sen?En yakın arkadaşının nişanlısıyla mı yatacaksın?Yengen sayılır lan o senin!' dedi.Ama Hasret'in aşk kokan vücuduna yaklaştıkça aklı başından gidiyordu.Onunda sınırları vardı ve bu kız fena halde sınırlarını zorluyordu !

O anda ne Murat'ı düşünüyordu,ne de yarın olacakları.Hasret'in boynunda binlerce ateşli öpücük elele tutuşmuş dans ediyordu.Kollarını Levent'in boynuna dolamış,tutkulu,ateşli öpüşmelerden alamıyordu kendini.Bir ara durdu.Levent’i itti.Aralarında bir-iki santimlik mesafe vardı.Hasret konuşmaya başladığında sıcacık nefesi Levent'in yüzüne çarpıyordu.

H:Murat!,dedi.

Bu iki hece Levent'in kalbine hançer gibi saplanmıştı.Ağır bedenini Hasret'in üzerinden kaldırmaya calışırken,Hasret boynuna daha da sıkı sarıldı.Alnını,alnına dayadı.Sessizce;

H:Umurumda bile değil,dedi.

Levent artık hiçbir engel tanımıyordu.

Hasret'e hayatının en güzel dakikalarını yaşatmak için çok çaba sarfediyordu.Hasret'in zevk dolu kahkahaları Levent'i devam etmeye teşvik ediyordu.Bu gece Murat ikisindende çook uzaktaydı.İkisi de soluk soluğa kalmıştılar.Yatağın üzerinde duran çarşaf yere inmişti.Yastığın biri yerde,biri de Hasret'in başının altındaydı.Levent eliyle Hasret'in yüzünü okşadı,bu arada terden Hasret'in yüzüne yapışmış olan iki tel saçı da kenarı itti.

Murat binlerce kez tekrarını gördüğü kabustan uyanmak için çırpınıyordu !
Büyük bir gürültüyle sona erdiğinde bu kahrolasıca rüya , Nakiyeyi gördü hemen yanıbaşında !

Nakiye : Kabus gördün herhalde ?? dedi endişeyle...

Murat : Nakiye telefonumu ver hemen !

Nakiye : Aaaa kalkar kalmaz ...İnsan bir Günaydın der önce Murat ..Aşkolsun yani!

Murat : Nakiye telefonu mu verir misin lütfen ?

Murat Nakiyenin kırılan kalbinin parçalarını duyamayacak kadar sağırlaşmıştı son zamanlarda..Sadece Nakiyenin üzüntüsünü de değil , sevdiği kadının kırdığı kalbininde sesini duymaz olmuştu..Ardı arkası kesilmeyen kavgaları vardı artık... Ve sonu bir türlü gelmeyen kıskançlıkları !

Nakiye telefonu verir vermez odadan çıktı..Muratsa bu kabusu bir şeylere yormaya çalışıyordu ! Gerek görmeden Hasret ‘in numarasını çevirdi ! Hesap soracaktı! Dün akşam nerde ve kimleydi ? Belki de bu kabus gerçekti ! Ve Tanrı ona gerçekleri görmesi için yardımcı oluyordu ! Evet evet ! Hasret ve Levent ! ... Kalbine giren sancılar , sesini tonunu yükseltecekti besbelli! Arama tuşuna bastı ! Bir kere çaldı ..Şimdi ikinci kez çalıyordu ! Nerdeydi bu kız ? Ne yapıyordu da telefonunu açmıyordu ? Kimin yanındaydı ? Levent’in mi? Ya daaa...

Sonunda telefon açıldı ..Levent ! Hasret ‘in telefonunu niye açıyordu ? Hasret evinde değil miydi ? Yoksa Levent mi Hasret ‘in evindeydi ? İyi de ne ara telefonlarına bakacak kadar samimileşmişti Allahın cezası o ikili ! Bu çocuk niye uykulu uykulu konuşuyordu !

Levent : Murat ! Efendim ağabeycim ?

Murat : Hasret nerde Levent ? Senin ne işin var onun yanında ! Nerdesiniz şimdi siz ? Ne yaptınız peki?

Hopörlerden duyulan ses Murat ‘ı daha bir krize sokuyor ...Hasret’in sesi bu...

- Tatlım kim oooo ???

Murat : Hasret sana neden tatlım diyor Levent ? Siz nerdesiniz ? Ne yapıyorsunuz ? Ya da ne yaptınız ! Cevap versene...

Levent : Bağırmayı kesersen eğer artık çok da iyi duymayan kulaklarımla cevap vereceğim sana..Hasret’in çekimleri vardı ..Reklam çekimleri..Dün geceden beri
buradayız !

Murat : Ne ..? dedi yavaşça sakinleşmesi gerekiyordu...Daha dünkü kavgaları için özür dilemeden yeni bir kavga yaratmak istemiyordu...

Levent : Sen neden bu kadar tepki gösteriyorsun anlamadım ? Kızın çekimleri var diye ben açtım.Menejeriyim sonuçta...Ama senin derdin başka ben anlıyorum dediğinde Levent tüm iyi niyetiyle Hasret’i korumaya çalışıyordu...Ne var yani gecelik reklamıysa ? Alt tarafı birkaç dekolte saten eşyalar !

Murat daha gördüğü kabusun etkisinden kurtulamamışken yeni birisiyle boğuşmaya başladı ! Ne yani Hasret o incecik geceliklerle televizyon karşısına mı geçecekti ? Çekimlerim var dediği bu muydu yani ? Üstüne üstelik bilboardlar , afişler ...Bu olmaması gereken bir şey !

Murat : Nerdesiniz siz ? Adresi versene bana ?

Levent : Bak Murat ! Çok tepkili davranıyorsun Hasret’e..Bu gidişle elinden kaçıracaksın kızı bilmiş ol !

Murat : İki kişilik bir ilişki yaşadığımızı sanıyordum ben Hasretle ! dediğinde arkadaşı burnundan soluduğunu fark etti .Ve uzatmadan adresi verdi !

--

Hasret : Kimdi Levent ? dedi merakla !

Levent : Murat...Buraya geliyor ...

Hasret : Lütfen şaka yaptığını söyle ! Lütfennn dedi yalvaran ses tonuyla !
Yeni bir kavgaya gücüm yok..

Levent : Sen ona bu reklamda oynayacağını söylememiştin değil mi ? dedi kendinden emin bir ifadeyle !

Hasret : Nasıl söyleyebilirdim ki dediğinde ara verilen çekimler sayesinde Levent’in yanındaki yerini aldı.Beni her şeyden herkesden kıskanıyor ...Sürekli tartışıyoruz. Giydiğim elbiseden , taktığım takıya kadar her şeyime karışıyor !
Levent hüzünle doğruldu..Hasret ne kadar da mutsuzdu?

Hasret : En son Ethem Bey’den kıskandı beni biliyor musun ? Babasının bakışlarından hoşlanmıyormuş.O zaten eski bir çapkınmış ! Bende babasının dikkatini çekmek için kısa elbiseler , dekolte kıyafetler giyiyormuşum ! Ne dedi biliyor musun bana Levent ? Baba oğul ikimizi idare etmeyi mi planlıyorsun yoksa ! Hiç bir ekleme yapmıyorum bak ! Aynen böyle dedi !

Levent : Yok canım böyle dememiştir ...Abartıyor olmayasın ! Bu kadar ağır mı konuştu yani?

Hasret : Aynen bunu dedi ..Yoruldum artık.Her gün kavga ediyoruz Levent !
Sürekli .. .Aaa pardon o bağırıyor ben dinliyorum !

Levent : Eğer olmuyorsa ... dediğinde sustu .Fırsatçılık yapmanın hiç bir alemi yoktu ! Sevgili arkadaşı ve sevgilisinin arasını düzeltmek yine ona düşecekti ne de olsa !

Hasret : Olmuyor.. dediğinde iç çekişi arttı..Ama onu seviyorum.Yani seviyor olmalıyım değil mi?

Levent : Zorunlu mu hissediyorsun yani sen kendini buna ? dediğinde onarılmayacak yaralarının olduğunu fark etti Hasret’te !

Hasret : Üşüdüm .Şurdaki sabahlığı verir misin ? dediğinde konuyu geçiştirmek istediği apaçık ortadaydı ! Siyah sayen geceliği, topuklu terlikleriyle beraber kocasının yanından fırlayıp gelen bir kadını andırıyordu Hasret...Levent
Hasret ‘e sabahlığı giymesi için yardımcı olmaktan da alıkoyamamıştı kendini...Yavaşça tuttu sabahlığı üzerine..Hasret ‘in kollarını geçirmesini bekledi..Ardından saçlarını yavaşça sabahlığın içerisinden çıkardı...Okşar gibi..Değer gibi..Sever gibi !

Hasret ‘in ne kadar mutsuz olduğunun farkındaydı..Onun mutsuzluğu asıl kendisini mutsuz ediyordu.Acilen bir şeyler yapması gerekiyordu.Set görevlisine göz kırptı...Bir anda boşaldı içerisi...Ve kırptığı gözün yansımalarının devam etmesini sağladı..Hafiften bir müzik yayıldı kulaktan kulağa..

Hasret ‘in içini dolduran ! Ayakta duran Levent ‘in tam karşısına geçtiğinde gözler buluşuverdi..Hasret’in mutlu , Levent’in heycanlı gözleri...Hasret ‘in gülümsemesi yüzünde büyüdü...

Bu adamla mutlu oluyordu.Bildiği buydu ...

Elini uzattı yavaşça !

Sorar gibi bi ifadeye bürünüverdi gözleri...

Hasret : Dans etmeyecek miyiz sevgili menejerim ?

Levent beklemediği bir tepkiye nasıl cevap vereceğini düşündü bir an..Nasıl
olsa platform boşaltılmıştı değil mi? Birazcık mutlu olmak hakkı değil miydi Hasret’in ? Zira az sonra olacaklar !

Levent önce güldü ...Sonra Hasret ‘in sabahlığına uzandı eli...Sabahlığın bağını çözdü ve tekrar güldü...

- Nerede kalmıştık?

--

Murat son günlerde en çok yaptığı şeyi yapıyordu.Arabasını son sürat kullanıyordu !Ama son günlerde en çok bunu mu yapıyordu ? Düşünmeliydi..Hasretle tartışmak daha büyük bir öncelikti onun için ! Hele kıskançlık !

Kahrolası set ne kadar da uzaktı !

Az kalmıştı beş ya da on dakikaya ordaydı ! Belki de on beş....


Ne demekti Hasret’in yaptığı ? Gecelik reklamında oynamasının sebebi ne olabilirdi ? Ve bundan neden kendisinin haberi yoktu ! Bilboardlarda boy boy fotoğraflarıyla mı karşılaşacaktı yoksa ???Koskoca Murat Turalının sevgilisi gecelik reklamlarında..Olacak iş değil ! Yani henüz birkaç belli kişi hariç Hasretle ilişkilerini bilmese de hiç kimse ! O biliyordu ya ..Yetmez miydi...Yine sinirlendi !

Arabanın gaz pedalına biraz daha yüklendi...

--

Set amirinin Levent ve Hasret ‘in yanında bitmesiyle beraber zorlu bi konuşma içerisine girildi ! Eğer bir de bu olursa magazin basının ana malzemesi konumuna düşecekti Hasret ve Levent..Onlar farkında olmadan elbette !

Az önceki baş başa dans ! Açık olan kameraların kaydı altında gerçekleşmişti.Ve bunu paparazilere satmaya hevesli pek çok kameraman vardı ! Gecelikli bir Hasret Nemutllu ve onu sette bile yalnız bırakmayan sevgilisi ! Manşetler geldi kameramanların aklına ! Hepsi gevrek gevrek güldü...

Tuğçe Hanım ( set amiri ) : Levent Bey biliyorsunuz projemiz tamemen belli kaynaklara yardımcı olmak için var.Yani bu reklam gelirlerinden elde edilen projeler siz sevgili oyuncularımızında desteğiyle başta kimsesiz çocuklar olmak üzere bir çok vakfa yardım olarak gönderilecek... Malesef ki çok az oyuncumuzu ikna edebildik..Böyle hayırlı projeleri herkes Hasret Hanım gibi çabuk kabul etmiyor....Ve ikna ettiğimiz oyuncularımızın hepsi bayan ! Ancak az sonra çekeceğimiz kısım için bir erkek oyuncuya ihtiyacımız var.Ve biz düşündük ki dediğinde kadın yalvarırcasına konuşuyor belli...

Güzel bir kampanya için uğraştığı kesin..Biraz da destek görebilse..

Hasret : E Levent var .Oynar o ..Hem kısacık bir şey değil miydi ?

Tuğçe Hanım : Aslında ben de size onu söylemek için çabalıyordum.Son teks zaten ! Yani son kareye girecek Levent Bey .Ve şöyle diyecek ‘‘ Hayatımda gördüğüm en güzel meleği onlar giydiriyor , ben çıkartıyorum ’’

Levent : Neeee ?? Bu olmaz .Ben beceremem zaten ! Hem Murat ne der
Hasret ? Arkadaş katili mi olsun çocuk ?

Hasret : Bindik bi alamete gidiyoruz kıyamete Levent...Yardım etmelisin bana...Hem yazık değil mi ? Tüm kampanya bitti bi bu kaldı ! Lütfen Levent !

Levent : Murat beni vurur ! Adam babasından bile kıskanıyor seni..Şimdi bir de ben ! Yok yok olmaz Hasret ! Israr etme... dediğinde sesi sadece Hasret’in duyabileceği kadardı !

Tuğçe Hanım : Levent Bey gerçekten çok ihtiyacımız olmasa bunu teklif bile etmezdik..

Levent : Anlamıyorsunuz ..Murat beni öldürür.Tüm kampanyanın parasını ben veriyim ama yapmayın lütfen..

Tuğçe Hanım : Murat sevgiliniz mi acaba Hasret Hanım ?
Hasret telaşlandı ..Yutkundu ve bu konuda yapmak zorunda olduğunu yaptı...

Hasret : Yoo hayır ! Tabiki değil...

Tuğçe Hanım : O zaman sorunda olmaz ..Levent Bey bize yardım edeceğinizi umuyorum...Umuutt , Levent Beye giymesi gerekenleri verir misin ?

Birkaç dakika sonra Röp de Şambırlı Levent , Nuri Alçonun gazozundan fırlamış gibi ortalarda dolaşıyordu.

Hasret’in kahkahaları yüzünden bir türlü başlamayan çekim tekrardan baştan alınıyordu.Kahkahalarını bir kenara bırakıp konuşmaya çalışıyor..Bi gülmesi kesilse...

Levent : Var ya terden sırılsıklam oldum şu üzerimdeki şeyle ! Birşeyler mi içsek acaba ?

Hasret : Gazoza ne dersin yavrummm ?? derken uzata uzata konuştu .Ardından yine bir kahkaha patlattı!Ve Levent’in yanağından koca bir makas aldı !

Levent : Çok komik ! Murat vurucak ikimizi de haberin yok !

Hasret : En azından tek başıma ölmeyeceğim.Sensiz hiç bir yere gitmem ben dediğinde oluşan çekime sadece gözleri karşı koyamamıştı !

Levent : Hayatımda gördüğüm en güzel meleği onlar giydiriyor dedi yavaşça ...Sonra Hasret’in sabahlığının bağını çözdü usulca.Ben çıkartıyorum ’’Hasret’i belinden kavrayıp kendine çektiğinde gözleri hala birbirlerindeydi !

Hasret : Ben eşimi buldum ... Ya siz ? Mağazalarımıza gelin ...Size ve sevgilinize özel bir şeyler mutlaka vardır !

Levent yavaşça öpüyor Hasret ‘i omzundan . Tıpkı mini senaryodaki gibi..

Hasret ‘in de son repliği söylemesiyle beraber tek bir elden çıkan alkış sesi Hasret ‘in kanını dondurdu !

ruzgar88
29-08-10, 14:07
Merhaba kısa bir şeyler yazmak istedim sadece bir parçalık bir şey görmek istediğim hayali canlandırmak istedim umarım sizlerde okurken beğenirsiniz.




‘Hasret ve Murat son bölümde tartışmışlardı ve Hasret kandırıldığını düşündüğü için herkesten kaçmış ve bir hata yapmıştı önce Murat hoca onun peşinden koşarken şimdi sıra Hasrete gelmişti kendini Murat hocaya affettirme sırası. Murat hocada Hasretin ona yaptığı gibi tüm kapıları yüzüne tek tek kapatmaktaydı…’

LEVENT: Murat bak bir gece ayarladım Hasret için

MURAT : Gece ?

LEVENT: Yani mini bir konser ama…

MURAT: Hasret in bize ihtiyacı yok ki, o kendi işini kendisi bulur.

LEVENT: Yaptığından gerçekten çok pişman eee bende bir menajer olarak açıkçası fırsatı kaçırmak istemedim çünkü hala telefonlar susmuyor bende

Murat Levent in lafını bölerek

MURAT: sende bir şey ayarladın

LEVENT: bingo ama…

MURAT: ama?

LEVENT: sen ve Hasret in aranızın bozuk olduğu dedikoduları dolaşıyor

MURAT : dedikodu mu?

LEVENT: tamam gerçek, bu yüzden sahneye beraber çıkacağınız sözünü verdim.

Murat ayağa fırlamış ve

MURAT: ne? Bunu bana sormadan nasıl yaparsın sen?

LEVENT: ya dur hemen parlama, hele bir otur.

MURAT: ne demek parlama ben müziği bıraktım ve Hasret ile aynı sahneyi paylaşmam tekrar

LEVENT: yapma ama Hasret sadece kendi bildiği doğruyu yaptı onu ….

Murat Levent in lafını bölmüştür, ayağa tekrar fırlamıştır.

MURAT: olmayacak böyle bir sahne.

Diyerek odadan çıkmıştır.

….


Gece

Levent sahnededir.

LEVENT: evvett beklenen an geldi ve hasret sizlerle…

Murat piyanonun başında Hasret te onun önünde, ilk olarak İstanbul un müzik ile buluştuğu gecedeki o muhteşem besteyi söylemiş ardından da bir elmanın yarısını gözlerini Murat ın gözlerinden ayırmadan söylemiştir. Büyük alkışlar kopmuş ve sahnede insanları selamlama vakti gelmiştir. Murat oturduğu yerden usulca doğrulup hasretin elinden tutmuş gözlerine bakarak onunla sahne önüne gelmiş ve kibarca selamlamışlardır. Hasret rahatlamıştır Murat ın onu affettiğini düşünerek içinde kuşların uçuştuğunu hissetmiştir.

Kulise giyinmek için girdiğinde onu Levent elinde çiçek ile karşılar

HASRET: nasıldım

LEVENT: muhteşemdiniz.

HASRET: gerçekten

Hasret çok mutludur hem kazasız belasız inmiştir sahneden hem de Murat hoca artık onu affetmiştir.
Bir süre sonra

HASRET: Murat hoca neden gelmedi

Levent bozulmuştur ama çaktırmaz çünkü arkadaşı onun için önemlidir o gerçekten sevmiş onun için müziği bile bırakmaya kalkışmıştır o bir dosttur ve Murat a bunu yapamayacağını anlamış ve kendi sevgisini kıskançlığını bir köşeye atmıştır.

LEVENT: bilmem bakıyım
Levent dışarı çıktığında Hasret de cama yaklaşır ve önce ışıklara bakar ardından aşağı baktığında Murat ın arabasına doğru yürüdüğünü görmüş ve hemen fırlamıştır odadan …

Levent de Murat ın gittiğini öğrenmiş dışarı çıkıp onu durdurmaya gitmektedir. Arkalarından Hasret yetişmiştir.

HASRET: Murat hoca

Diye bağırır.

Murat durur ve arkasını döner

HASRET: beni almadan nereye gidiyorsun

MURAT: seni Levent bırakacak eve

HASRET: ben seninle gitmek istiyorum ama

MURAT: benim işim var ayrıca sessizliğe ihtiyacım var

Hasret Murat ın hala kendini affetmediğini anlamıştır. Hasret te inatçıdır.

HASRET: olsun ben ağzımı bile açmam

MURAT: işim var ….

Lafını tamamlamaya kalmadan Hasret Murat ın arabansa çoktan kırıtmıştır bile.

Murat da yanına binerek sessizce yol alırlar…

HASRET: nasıl dı güzel söyledim mi?

MURAT:…

HASRET: laf aramızda sende güzel çaldın hani

Diyerek güler, Murat gayet ciddi

MURAT: sessiz olacaktın

Hasret tekrar susar. Bir süre sonra

HASRET: Dur dur nereye gidiyoruz

MURAT: seni eve bırakacağım

HASRET: ben mahalleye gitmek istiyorum

MURAT: şimdi mi söylenir

HASRET: konuşma demiştin ama murat hoca

MURAT: …

HASRET: Şuradan dön kestirme biliyorum hemencecik oraya varırız

MURAT: Emin misin buradan gidileceğine

HASRET: Sen bana güven

MURAT: Sana mı?

….


Hasret ona yolu tarif etmiş murat da o nereye derse oraya dönmüş dönmüş sonunda kaybolmuşlardır.

MURAT: Burası sanki çok tanıdık bir yer.

HASRET: Şuradan dümdüz in

MURAT: Emin misin bu yolun sizin mahalleye gittiğine sanki bu yol çıkmaz sahile iniyor gibi

HASRET : yaaa sana sür dedim

MURAT: …

Hasretin ses eğitimi yaptığı o sahil kenarına gelmişlerdir. Murat durumun farkına vardığında

MURAT: Sen ne yaptığını sanıyorsun ?

Diyerek aniden frene basmıştır arabanın durması ile Hasret de kendini arabadan atar ve koşarak denize yürümeye başlar. Murat da peşinden.

MURAT: hasret dur

Hasret durması gerektiği yere geldiğinde durur ve ses alıştırması yapıyor gibi

HASRET: aaaaa aaa a aaaaaaaaaaaa aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

Diye bağırmaya başlar

HASRET: murat hoca duyor musun

MURAT: sen ne yaptığını sanıyorsun hasret?

Hasret tekrar bağırır

HASRET: hasret bir eşekkkkkkkkkkkkkkkkkk

MURAT: hah şunu bileydin der sessizce

Hasret tekrar bağırır

HASRET: murat hoca da bir eşşekkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk

Murat ona doğru yaklaşır

HASRET: çünkü o hasret e yalan söyledi hasret kimseye güvenmediği kadar ona güvendi ama o güvenini sarstı hasretin onu affetmesi kolay değildi.

MURAT: yeter artık gidelim

Hasret yine bağırarak

HASRET: ama Hasret de bir hata yaptı eşeklik yaptı şimdi sıra murat hocada

MURAT: hadi gidelim artık

HASRET: duyuyor musun rüzgar ne diyor

MURAT: ne diyormuş

HASRET: murat hocanın benden özür dilemesi gerekirmiş

MURAT: Hasret hadi gidelim artık soğudu iyice hava

HASRET: hasret murat hocadan özür diliyor yaptığı eşeklik için

Hasretin bunu söylemesi o kadar zor olmuştur ki. Ama haksızdır ve sonunda söyleye bilmiştir. Murat hiç sesini çıkartmamıştır

HASRET: Murat hocaaaaaaa cevap vermeyecekmisin

MURAT: artık gidiyoruz

HASRET: murat hoca hasreti affetmeyecek mi?

MURAT: gidelim

Hasret sinirlenmiş ve denize doğru yürümeye başlamıştır.

MURAT: Hasret ne yapıyorsun

HASRET: affettin mi hasreti?

MURAT:….

Hasret denize iyice yaklaşmıştır dalga ayaklarına vurmaya başlamıştır. Amma soğukmuş diye geçirir içinden ve yavaş adımlarla yürümeye devam eder.

MURAT: hasret yapma

HASRET: affettin mi

Hasret dizlerine kadar denize girmiştir dalga vurdukça da beline kadar ıslanmıştır. Muratta ona iyice yaklaşmıştır.

MURAT: tamam çık artık denizden affettim çık

Hasret büyük bir sevinçle koşarak murat hocanın boynuna dolanır.

HASRET: gerçekten gerçekten murat hoca gerçekten

MURAT: gerçeketen… üşüteceksin hadi gidelim

HASRET: gitmeyelim murat hoca…

MURAT: ama hasta olacaksın

Beraber sahile çökerler. Murat üstünden ceketini çıkartmıştır Hasrete sarmıştır. Hasret onun kucağına oturmuş gibi oturmuştur.

HASRET: şimdi sıra sende

MURAT: ne sırası

HASRET: özür dileme sırası

MURAT: ben yanlış bir şey yapmadım çünkü

Hasret parmağını Murat ın dudağına dokundurur ve

HASRET: hişşşşş

Murat onun parmağını öper

MURAT: özür dilerim senden saklamamalıydım

HASRET: haa şöyle…

Demesiyle murat hoca dudaklarına konar … önce minik minik sonra uzun uzun

MURAT: elimi bırakma bir daha sakın

HASRET: sende benim elimi…

Tekrar konar hasretin dudaklarına gözler birbirlerine aşk ile bakmaktadır. Tam bu sırada Murat hocanın dudaklarından iki kelime dökülür.

MURAT: seni seviyorum hasret…

Hasret şaşkına dönmüştür utanır gibi olmuştur ne diyeceğini bilememiştir gözlerini kaçırır murat hoca çenesinden tutarak onun bakışlarını bakışlarına kitler ve

MURAT: bu kez hata yapmayacağım…

Diyerek tekrar dudaklarına dokunur

Kamera yavaşça onlardan uzaklaşır onlar kucak kucağa günün ilk ışıklarını birbirlerinin kulaklarına güzel sözler fısıldayarak selamlarlar…

ruzgar

birefsane
29-08-10, 21:22
32.bölüm
M:Benimle evlenirmisin.
Hasret bir az doğrularak Murata baktı.Mutluluğu gözlerinden okunuyordu.Dokunsan ağlıcak diyorlar ya öyle.
H:Hı-hı diyerek Murata sarıldı.Seni seviyorum.seni seviyorum.Diyerek muratın boynuna atladı.
Muratsa kollarındakı meleyin saçlarını öpmekle kifayetlendi.
Güzel bir sabah kuşların sesi insana huzur veriyor.Hasret Muratın omuzlarında uyuyor.Murat usulca Hasretin alnından öperek başını yastığa koydu.Hasret huzursuzca kıpırdandısada uyanmadı.Aradan dakikalar geçmiş Hasretin uykusu kapının sesiyle bölündü.Yatakdan yarı uykulu halde kalkarak kapıya yöneldi.Üzerindeki mini ince askılı ipek gecelikle fazlasıyla kışkırtıcı görünüyordu.Murat arkadan ona sarılarak.Qulağına.
M:O kapıyı bu halde açmayı düşünmüyorsun diyilmi?(kokusunu içine çekerek,kısık bir ses tonuyla)ben bakarım.
Murata bu kadar yakınlığın sarhoşluğu ile uslu çocuklar gibi.
H:tamam diyerek odaya yöneldi
Muratsa kapıya.Kapıyı açtığında önünde Eriki görünce ne kadar doğru karar verdiyini anladı.Erikse kapıda Muratı görmeye bozulsada samimiyetle
E:Günaydın.
M:Günaydın.
E:Hasret yokmu?
Murat kıskançlığının sesinden belli olduğu bir tonla.
M:Hasret lütfen bakarmısın.
Hasretse hem üzerine güzel bir elbise geçirmiş amma saçlarını toplamaya fırsat bulamamış odadan çıktı.Muratın ses tonuna anlam veremesede Eriki görünce her şey yerli yerine oturdu.
E:Günaydın Hasret seni merak etdim kahvaltıda da göremeyince.Bir sorun yok diyilmi?
Hasretse tedirgin olsada
H:Yok Erik.Meraklandırdığım için özür dilerim.
E:Gerek yok.Umarım dönüşümüz için her şey hazırdır.
H:evet efendim.biletler ayarlandı akşam üzeri uçağına bilet aldırdım.konferansla ilgili bilgileride Londraya gönderdim.Burdan istediyiniz cd-ler de alındı.
Muratsa konuşulanları pencerenin önünde dinliyordu.bu adamın dün gece Hasrete evlilik teklifi etdiyini düşünürsek sabrı baya zorlanıyordu.
Otelin kapısındaysa Tamer elide dosyalara bakıb bir yandanda telefonla konuşarak
T:Yok Ceyda o maddeyi kabul etmiyoruz......Evet Hasret hanımda benimle aynı fikirde.
Tam o anda biriyle çarpışdı amma karşısındakına cevab verdiyi için özür dilemekde bir kaç saniye gecikti.
Derya:Ne özürü canım olsun insanlık hali.
Derya kumral uzun boylu oldukca güzel fiziye sahib 20li yaşlarda mavi gözlü bir kızdı.Oldukca trend giyinmişdi.
T:Özür dilemesi gerek sizsiniz.Sayenizde tüm dosyalar yerde.
D:Ah canım çokmu önemliydi.Diyerek ayaklarını dosyalardan birinin üzerine koydu.
T:Hem suçlu hem güçlü.Şımarık
Kızsa daha da kızarak.
D:Şımarık senin gibi züppelere denilir.Zaten senin gibi görgü yoksunu insanları buraya nasıl aldılar anlamıyorum.Şehir magandası.Hem çarp hemde özür bekle.
Görevli:Buyurun efendim diyerek yerden topladığı dosyaları Tamere uzatdı.
T:Teşekkür ederim.(kıza dönerek)dua et acil işim var
Diyerek ordan uzaklaşdı.
D:Yok canım ne yapıcakdın dayak falanmı
Arkasından bağırarak söyledi.
Odada
E:Her şey hazırsa o zaman akşam üzeri görüşürüz.Geri kalanları da uçakda konuşuruz.
Erikin böyle demesiyle Murat duraksadı.Hasretse derin nefes alarak.
H:Aslında ben sizden izn isticekdim.eger bana ihtiyacınız yoksa hafta sonunu Türkiyede geçirmek istiyorum.
Erik bozulsada
E:Umarım bu kararının akşamki konuşmayla ilgisi yoktur.
H:Hayır sadece ülkemi özledim bir az daha zaman geçirmek istiyorum.
E:O zaman pazartesi Ünversitede görüşürüz.
H:İyi yolculuklar efendim.
E:Teşekkür ederim.
Murat elini uzatarak
M:İyi yolculuklar Erik.
E:İyi günler Murat.Umarım yine görüşürüz.
Muratsa kendinden emin ukala tavrıyla
M:En kısa zamanda.
Erik gideli saniyeler olmuş kapı yine vuruldu.
T:Günaydın.Erike bir şeymi oldu.Az önce karşılaştık beni fark etmedi.
H:Günaydın bilmem.
Muratsa keyifle telefonu eline alarak.
M:Günaydın Tamer.Umarım kahvaltı etmemişsindir.
Dakikalar geçmiş birlikde kahvaltı ediyorlardı.
T:teyzeme söylemedim burda olduğunu.Evi aramış cevab vermeyince bir az şübhelenmiş amma ben erikle Fransaya semirene gittiyinizi söyledim.
H:İyi yapmışsım yoksa eve neden gelmedim diye fırça giyiyicekdim.bir azdan ararım annemi.
Murata dönerek
T:Artık barıştığınıza göre Hasreti Londraya göndermezsin.
Muratsa gülümseyerek
M:ben bu sefer karışmıyorum bakarsın küçük hanım bu seferde Kuzey qutbuna firar eder.
H:bir defa karıştın sonuc ortada.(muratın gözlerine bakarak hasretce)Ben kendi kararlarımı vere biliyorum Murat hoca.
T:Vay Hasret hanım yine kılıç kalkan kuşandınız.O zaman kararınız nedir prensesim.
H:Kararım....

birefsane
29-08-10, 21:24
33.bölüm.
H:Kararım(bir az durdukdan sonra)akşama söylerim.
Murat şaşırarak.
M:Karar verdiysen akşama kadar niye bekliyoruz.
Hasretse bir az kızgın.
H:Sana kızgınlığım akşama kadar anca gider.
Muratın nasıl yani bakışını görünce.
H:Dün akşam desem,Terras desem,romantik bir manzara desem.
Muratsa yaramazlık yapmış çocuklar gibi dudağını ısırdı.
M:Haa şu mesele.
T:Ya ne oldu akşam allah aşkına.
Hasret masadan kalkarak.
H:Murat sana anlatır Sevgili kuzenim.Ben duş alıcam.(bilmişce)nede olsa artık suç ortağı sayılırsınız.Ortak sırrlar falan.(elini salayarak)
Hasret duşda.tamerle Muratsa salonda oturmuş konuşuyorlar.
T:Yeniden onu böyle görmek çok güzel.Bakma kızgınım falan diyor amma sana kıyamaz.Ssen her zaman onun her şeyi bilen MURAT HOCASISIN.
Murat gülümseyerek.
M:Umarım.
T:Evlilik kararı aldığınıza göre ne yapmayı planlıyorsun.(ciddileşerek)
M:Okulunun bitmesine daha iki yıl var.Ama O kadar beklememize gerek yok bence.
T:Nasıl olucak o orda sen burda?
M:Zaten 2 yıl önce verilmiş bir karar.Bende oraya yerleşicem.
Tamer gülümseyerek
T:En akıllıcası zira teyzen ve Nesrin hanım barıştığınızı hatta evlilik kararı aldığınızı duydukda olucakları görmek istemem.
Burçin ve Levent
Burçin elinde telefon Hasreti arıyor.Hasretin telefonu cevap vermediyi için.Kızgın halde.
B:Levent hemen Londraya gidiyoruz.senin arkadaşın olucak şahsiyyet yine allah bilir ne yapmış.Kız telefonlara bile cevab vermiyor.
L:Tatlım istersen önce sakinleş belki duşda falandır.duymuyordur.
B:Geçen dafa öyle dediyinde.Hasret ben Londradayım diye telefonu açmışdı.Zaten al-birini vur ötekine.Arkadaş canlısı ne olucak.
Otelde bizimkiler öğlen yemeyinde
H:Guya annemi arıcakdım.Telefonu odada unutmuşum.
M:Görevliye getirtelim istersen?
H:Yok gerek yok.Zaten şimdi arasam zaman farkından anlar.
Tam o anda tamerin başbelası geldi.
T:Bela geliyorum demez.
Hasret anlamayarak.
H:Bir şeymi dedin Tamer.
Tamer cevab vermeden onu duyan Derya.
D:Bela senin gibi kazmaya denilir.Daha bir hanıma nasıl davracağını bilmiyor.
T:Hanım görmesek.
Deryaysa Muratla dönüb.
D:Bey efendiye bir görgü dersi verin Murat bey.Yanınıza yakışmıyor diyerek ukalaca arkasını dönüb gitti.
Hasretle Murat gülmeye başladı.
T:Kesin şunu.Ya inanmıyorum yanınıza yakışmıyormu dedi.
Hasret ufak bir gülme krizinden sonra.
H:Aynen kuzen.
Diyerek gülmeye başladı.Dakikalar geçmiş murat sakinleşsede Hasret hala gülüyordu.
Akşam olmuş Hasretle Murat Muratın Hasrete bir zamanlar zorla şiir okutduğu yerdeydiler.Muratın kolları Hasreti sarmış.Hasretde Murata sarılmış.
M:küçük hanım konuşmamız gereken bir şey yokmu.
Hasret umursamazca
H:Varmı.
Murat bu cevaba bozulub Hasreti sıkı-sıkı saran ellerini gevşetdi.Ve illerideki hamağa oturdu.Hasretse Artık ileri gitdiyini anlayıb.Gelerek Muratın yanına oturdu daha sonra Muratın kolunu kaldırdı ve ona sarılmasını sağladıkdan sonra başını Muratın omuzuna koydu.Muratsa Hasretin bu çocuksu tavrını gülümseyrek izliyordu.
H:Ben her şeyi düşündüm.Pazar günü 10 uçağı ile londraya gidiyoruz.Pazartesi günü hemen senin okuluna yatay geçiş için müracat edicem.Tahminim tatil olduğu için 1 ay falan sürer.Ona kadarda Annemlerin siniri geçmiş olur.Hem başbaşa güzel bir ay geçiriz.
Murat gülümseyerek
M:ya hayır dersem.
Hasret uzanarak Muratı öptü.
H:Sen bana hayır deyemezsin.
Murat Hasretin saçlarını öperek(17.bölümü hatırlayın)
M:Sen benim her şeyimsin.

Dilek!..
30-08-10, 13:38
http://www.ressim.net/l/upload/5254b700.jpg (http://www.ressim.net)

İntikam Oyunu

Birine verdiğiniz sözün hayatınızın ne kadarını etkilemesine izin verirdiniz....
O Tamamını seçti......Zamanı geldiğinde çok pişman olucağını bilseydi o sözü verirmiydi hiç?

Sevdiğiniz insanı en yakın arkadaşınızla aynı yatakta gördüğünüz de ne hissederdiniz?
Onun o gün değişti hayatı...Aşka inancı bitmişken...Aşk tekrar çaldı kapısını...Yada o öyle sanıyordu...

Aşkı es geçip hayatına yeniden başlayabilirmiydi?
Çektiği acının hesabını sormadan geceleri uyuyabilirmiydi?

-Sana söz veriyorum..Bu iş burada bitmeyecek..

-Sen benim en yakın arkadaşımdın...Yediğimiz..İçtiğimiz ayrı gitmezdi seninle..Beni nasıl sırtımdan vurursun....

-Seni Seviyorum...

-Ama ben seni sevmiyorum...Bunların hepsi bir oyundu...Ve oyun bitti...

-Nasıl acı çektiğimi görmüyormusun..Kalbim acıyor...Ruhum daralıyor...Onu görmeye dayanamıyorum...

-Yeter artık at şu ölü toprağını üzerinden....Sen Murat Turalı'sın....

-Murat ile görüşücektim....

-Murat Bey yok...Uzun süreli bi tatile çıktı.....2ay kadar dönemeyecek.....

-Affet beni Hasret..Bunu yapmak zorundaydım...Senin daha fazla acı çekmene dayanamaz ki benim yüreğim...

-Seni nasıl affederim..Yada sen beni nasıl affedersin..Yaşananlar..Yaşadıklarımız...Canımızı çok yaktık...Olmaz yapamayız....Şimdi çekil yolumdan...Çık hayatımdan..

Verilen yeminlerin gölgesinde oynan bir oyun...
"İntikam Oyunu"
Yakında Gönülçelen Senaryolarında!!!

--Burçin---
30-08-10, 17:50
ADIMI UNUT ... !

( 2. Bölüm )
written : Burçin&Gizem


http://img101.imageshack.us/img101/1858/gnlcelen5.png


M:Tebrik ederim,dedi alaylı bir ses tonuyla,bu kadar gerçekçi oynayacağınızı tahmin etmemiştim.

Hasret ve Levent sesin geldiği yöne çevirdiler başlarını.Karşılarında Murat'ı gördüklerinde donup kaldılar.Hasret içinden Tanrıya yalvarmaya başlamıştı bile ! Gecelikli Hasret 'i korur muydu Tanrı ?

M:A-aaa niye öyle donup kaldınız?Siz işinize bakın ben sizi rahatsız etmeyeyim.Nerede kalmıştınız?Levent sen Hasret'i soyuyordun galiba,derken
Hasret'in sabahlığını işaret etti.

L:Muraat!

M:Yoksa çıkmamı mı istiyorsunuz?

L:Saçmalama Murat!

M:Tabii ya!Saçmalıyorum.

L:Ya-ya-yardım projesi bu Murat.Abartıyorsun.

H:Levent sen karışma n'olur,dedi partnerinin önüne geçerken,bu bizim
meselemiz ben hallederim.Hasret yavaşça ayrı Levent'in yanına ..Ve kulağına fısıldadı yavaşça...Murat bu sefer haksız sayılmaz.Yani gecelik konusunda
deyiverdi ... Sen istersen üstünü değiştir ...Ben halledebilirim ...

L:Eminmisin Hasret?

H:Eminim.Hadi sen git üstünü değiştir.

L: Peki.Yardıma ihtiyacın olursaa,derken Murat'ı baştan aşağı süzdü,seslenmen
yeterli.Levent yavaşça soyunma kabinlerine doğru ilerlediğinde görevlilerin ve set çalışanlarının anlamsız bakışlarının tek hedefiydi... Hasret'in kendi kollarından Murat'ın kollarına gidişini izleyemezdi ! Kabin perdesini yavaşça çekti.

Murat gittikçe yaklaşıyordu Hasret'e.Bu da Hasret'in korkmasına neden
oluyordu.

H:Ben sana söyleyecektim aslında ama..yani kızarsın diye..hem bu para yardıma ihtiyacı olan insanlara bağışlanacak...hayır diyemedim işte.

Levent kapının arkasında elinde ki t-shirt'ü ile durup dinliyordu.

H:Be-ben..her şeyi açıklayabilirim.Yani bu bir yardım projesiydi..geliri vakıflara bağışlayacaktılar..bende hayır diyemedim

M:Zaten başka insanları,onların hayatlarını düşünmekten bana ve ilşkimize hiç önem vermiyorsun.

H:Ne? Benmi önem vermiyormuşum?Murat farkındaysan bu ilişkinin yürümesi için tek çabalayan benim!

M:Git derhal herşeyini topla gel,çabuk!Kıyafetlerini de eline al,çantanıda!Ya da dur dur ! Vakitten kazanalım.Sen Levent'i de çağır ..O yardım etsin üzerini değiştirmene !

Hasret kabinlerin yolunu tuttuğunda hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.Elinin tersiyle sildi gözyaşlarını.Hızla Levent'in yanından geçti,onun orda durup dinlediğini farketmemişti bile.Kot pantalonu'nu,gömleğini ve ayakkablarını kocaman çantasına tıkıştırdı.

Murat'ın bakışlarına dolmuştu tüm öfkesi.

Hasret'i sıkıca kolundan tutup kapıya doğru çekti.

Levent arkalarından bakakalmıştı.Onlar tam kapıdan çıkacakken son bir kez seslendi

Levent : Murat ! dedi ardından ..Sonra sesi yavaşça kısıldı ! Hasret 'in acıyan kolu onun kalbine dokundu ! Ben ona aşığım !...

--------------------

Murat Hasret'i kolundan tutup arabaya sürüklerken hava serindi.Az önce kameralara poz verdiği geceliğin içinde kendini çırılçıplak hissederken,Murat o’na kendi ceketini uza tıyordu.Yol boyunca Hasret Murat’ın bakışları altında eziliyordu.Hiç konuşmadılar.Ne Hasret,ne Murat!Zaten konuşsalarda ne değişecekti ki?Murat onu zaten dinlemeyecek ve tekrar bağırmaya başlayacaktı.Evet,evet.En iyisi susmaktı.Konağa vardıklarında Hasret çantasını koluna takıp,kapıya doğru ilerledi.

Zile bastı.Nakiye'nin sesi duyuldu 'Geliyoruuuuumm!' derken takındığı
gülümseme kapıyı açmasıyla birlikte kayboldu.

Nakiye:Hoşgeldiniz! diyebildi sadece.

Nesrin:Nakiyee!Murat'mı geldi?,derken koşa koşa inmişti merdivenleri.Oğlunun yanında gecelikli bir Hasret görünce kan beynine sıçradı.

Nesrin:Ha-Ha-Hasret! Bu ne hal? Bence hemen odana gidip giyinsen iyi olur.
derken emreder gibiydi.

Hasret başını öne eğmiş odasına girdi.Çantasını yatağın üzerine attı.Banyoya girip,suyu açtı.Yaklaşık bir saat boyunca çıkmadı da.Çıktığında üzerine ferah birşeyler giyip yatağına oturdu.Çantasını açıp içinden buruşmuş kıyafetlerini çıkarırken kapıçalındı.

Hasret kapıyı açtı,karşısında duran Murat'tı.Başını yana yaslayıp sessizce

H:Girsene,dedi.

Murat sakinleşmişti.Hasret tekrar yatağının üstüne oturdu.Çantasındaki diğer eşyalarını çıkarmaya başladı.Murat ise oda nın içinde dönüp duruyordu.Cam'ın önünde durdu.Bir süre sonra sessizliğini bozdu.

M: Leventle oynamak hoşuna gitti mi ? Onu soracaktım dedi yavaşça...

Geceliğinin askısını indirirken pek gerçekçiydi ! Doğuştan bir oyuncu gibi dediğinde Hasret 'in gözlerinin büyüdüğünü fark bile edemedi..

H : Lütfen başlama yine ! erkek oyuncu yoktu ve ben ısrar edince leventte oynayıverdi !

M: Ha sen istedin leventle oynamayı ! Çok güzel ya...

H : Yeter ! Çık odamdan Murat... Daha fazla konuşmayalım! Tavırlarına dikkat et artık ! Bugün yaptıkların saçmalıktan öte değildi ! Hele Levent'e yaptıkların ! Önce benden sonra ondan özür dilemelisin !

Murat : Belki özür konuşmasını sen yapmak istersin ! Baş başa bir yemek ve dediğinde yatağın üzerine hala duran saten geceliği gösterdi..Ve bu gecelikle ! odayı çarpıp çıkması sadece birkaç saniyesini aldı! Ardında berbat bir Hasret bıraktığını bilmeyerek merdivenlere yöneldi...

--------------------------------------------------

Birkaç saattir sıkıntı , öfke ve hüzünden yüzü kavrulan Hasret’in ne yemek yemeye ihtiyacı vardı ne de herhangi birini görmeye...

Evi tadilatta olmasaydı burada işi ne ?

İnadı için kendine binlerce kez kızmayı yeğliyordu Hasret konuşmak yerine.Dayalı döşeli bir stüdyo daire neyine yetmezdi ?

Hadi yetmedi başka büyük bir ev aldın diyelim niye bu kadar uğraşırsın ? Alt tarafı içinde uyuyacaksın ? Ne gerek vardı ki bu kadarına !

Salonda Nakiyenin yaptığı bilmem kaçıncı sade kahveyi tek başına yudumlarken sadece bunları düşünüyordu...

Ablasına aldığı bir ev gibi bir şey olabilirdi mesela..2 katlı oldukça geniş , ferah bir ev...

Şu an bir otele gidebilirdi.Hemen şimdi kalkıp gidebilirdi ! Murat ‘ın bu denli ağır ve patavatsız konuşmalarını sebep göstererek ilişkilerini sonlandırabilirdi! Kimse onu yargılayamazdı! Ama Hasret yapar mıydı ?

Ne gücü ne de isteği vardı !

Nesrin Hanım ve Ethem Beyin o meymenetsiz yüzlerini de görmeye bayılmıyordu elbette !

Nesrin Hanımla iyi olmayan araları Muratla ilişkisi başladı başlayalı daha kötüydü.Tipik bir kaynana gelin çekişmesiydi onlarınki..

Ethem Bey ... Ah bir çıkabilseydi eşinin kontrolünden onunla çok iyi anlaşacakları kesindi ! Nesrin Hanım ve onun kaş göz işaretleri yokken kendi babası kadar yakın davranıyordu Ethem Bey ona...

Murat...Onun bu keskin hallerinin sonunu göremiyordu.İşin kötü yanı bunu Murat fark bile edemiyordu !

Akıl almaz kıskançlıkları her gün arta arta devam ediyordu.Başlangıçta çok hoşuna giden bu durum Murat’ın giydiği kıyafetten , taktığı tokaya , izlediği filmden gittiği tiyatroya bile karışmasıyla sevimliliğini yitirmişti...
Şimdi tek istediği bu ilişki için , Tanrının ona biraz daha sabır vermesiydi !

Nakiyenin ona ‘ ‘Hanım ’’ diye hitap eden sesi duyuldu.Konak ve içindekilerle birlikte Nakiyeden canlılığını ve sevimliliğini yitirmişti birkaç senede...

Oysa ilk geldiği gün onu banyoya sokup zorla yıkayan Nakiş’i özlüyordu Hasret..
NakiŞ’in Nakiye olma serüveni sürüp gidiyordu ...

Yavaşça kalktı koltuktan.Son zamanlarda baş dönmeleriyle uğraşıyordu sık sık ...Bir de göz kararmaları...

İçtiği kahvelere oranlayınca bu rahatsızlığı hiç de yadırgamadı...

Topuklu ayakkabılarının çıkardığı seslerle beraber yemek masasına geçti...

Gergin bir akşam daha onu bekliyordu .. !

--
Murat yavaşça doğruldu yerinden...Sallanan sandalyesinin onun ağırlığından kurtulunca ne denli hareket ettiğini fark etti !

Belki de Hasrette tıpkı bu sandalye gibi ondan kurtulmaya çalışıyordu !

Gergin sinirlerine iyi gelecek bir şeyler yaptırmıştı neyseki Nakiye’ye..İçtiği yeşil
çay bardaklarına baktı yavaşça..

Son zamanlarda sadece bunlar sakinleştirip , teskin ediyordu onu !

Hasretle giriştiği ard arda iki savaştan ikisi de sonuçsuz ayrılmıştı !

Ama pes edecek kadar kolay bir savaş olmadığının bahsine girerdi Murat !

Aynaya baktı bir an..Sevdiği kadınla aralarında her ne olduysa ona yakışıklı
gözükmek isterdi..Aynaya baktı ! Saçlarını hafifçe düzeltti...

Fakat bir sorun vardı !

İlk defa fark ediyordu ...

Murat kendini göremiyordu !

--

Masanın 4 sandalyesinin dolmasıyla beraber gerici yemek muhabbetinin tam
ortasına düştü Hasret ..

Masadaki gizil güçlerin ittifakı sürüyordu...

Nesrin : Biraz daha salata Hasretcim ? dediğinde biraz sonra ağlara göndereceği ağır topun hesabını yapıyordu !

Hasret : Yok teşekkür ederim.Yeteri kadar yemek aldım ben dedi hoş bir tebessümle...

Nesrin : Son zamanlarda biraz kilo aldın ya ondan sordum canım..Yani herhangi bir diyet uyguluyorsun değil mi?

Hasret : Kilo derken dediğinde tek kaşını havaya kaldırdı !

Nesrin : Aaa fark etmediğini söyleyemezsin bana ! Ayva göbeğin , sarkan gıdıların var senin şekerim ! Ben Murat’ı doğurduğumda bile bu kadar kilolu değildim !

Hasret: Göbek ???Gösteriden beri yani yaklaşık bir buçuk yıldır sadece 750 gram aldım ben .

Ethem : Nesrincim abartmıyor musun biraz ? Yani sen Murat’a hamileyken 15 kilo kadar almıştın yanlış hatırlamıyorsam !

Nesrin : Yanlış hatırlıyorsun Ethem ! Hasret ‘e baksana bir dediğinde Hasret ‘i yerinden kaldırdı.Eliyle şöyle bir döndürdü...

Ethem : Fıstık gibi bi hatun görüyorum ne göreceğim ! Yerinde vücut ölçüleri , hoş bir tebessüm , ipek gibi saçlar ve meleklere taşçıkartacak bir yüz !

Murat boğazında bir şey kalmışcasına öksürüyordu..

Su verdi pek sevgili babası ! Tüm o kötü bakışları altında ...

Nesrin : Kesinlikle kilo almışsın sen Hasret ! Aaa selülitinde vardır senin ! E çok kahve tüketiyorsun ondandır tabi! Benim bildiği çok iyi bir estetik cerrah var canım .Seni ona götürmemi ister misin ? Sarkan yüz hatlarını toplar, kaşlarını biraz daha yukarıya doğru kaldırır.Belki burnuna da küçük bir operasyon gerekebilir dediğinde Hasret’in yüzünde gezdiriyordu ellerini.. Sen de bir şeyler desene Murat ! dediğinde Ethemden alamadığı reaksiyonu Murattan bekler gibiydi !

Murat : Ne isterse onu yapabilir ! Ama dediklerinde haklı olabilirsin anne dediğinde yavaşça masadan kalktı ! Gecelik reklamlarından sonra iççamaşırı defilelerine de çıkabilir zira kendisi ! Yardım projesi adına diye bir de parantez açtı !

Hasret yiyemediği yemeğini , Murat ‘ın saçma yüz haline , Nesrin’in sorgulayan bakışlarına doğru ayrı ayrı tavırlar takındı...

İzin isteyerek masadan kalktı...

Hafifçe sendelediğinde Ethem Beyin elini hissediverdi kolunda !

Teşekkür ederek , topukluların üzerinde hareket etmeye çalıştı !

Nakiyenin bile sevimsizleştiği koca konağa bir cadı bir de onun oğlu yeter de artardı bile !

Merdivenleri ikişer ikişer çıkıp , Murat ‘ın katında aldı soluğu !

Bu sefer savaşmak konusunda pek hevesliydi ! İlk soruyu yöneltti Murat ‘a ..

Hasret : Sen ne dediğinin yaptığının farkında mısın ? Ve neler yaptığının !

Murat : Gecelik reklamında mı oynamışım yoksa bende dediğinde ! Sürekli
unutamadığı konuyu Hasret’e de hatırlatma çabasındaydı !

Hasret : Nesrin Hanımın yanında bana ne kadar da iyi davrandığından bahsediyorum Murat !

Murat : Yardımıma ihtiyacın yoktu ! Bir korucu meleğin vardı zaten masada !

Hasret : Yardımına ihtiyacım olmadığını mı düşündün ! Ahmaklığını oturup
düşünmeliydin !

Murat : Babamla aranız çok iyiydi.Bir de ben konuşup canını sıkmak istemedim !

Hasret : Konuşmasan da canımı sıkabiliyorsun zaten dediğinde öfkeyle sırtını
döndü Murat ‘a ! Hiç babana çekmemişsin !

Murat : Ne dedin sen dediğinde duyduğu şeyi tekrar duymak istediğinden sormadığı belliydi bu soruyu !

Hasret yavaşça yüzünü döndü Murat ‘a...

Hasret : Hiç babana çekmemişsin diyorum !dediğinde gözlerini Murat’ın üzerine doğru büyüttü !

Murat : Babamı beğendiğini mi söylüyorsun sen dediğinde yeni bir kıskançlık nöbetinin kollarında buldu kendini!

Hasret : Sen ne dediğini bilmiyorsun dediğinde arkasını döndü sertçe Saçları Murat ‘ın yüzüne değdiğinde afalladı önce Murat ! Sonra kısılmış ses tonunu yükseltti !

Murat : Sen ! Baba oğul ikimizi idare etmeyi mi planlıyorsun yoksa ?

hayal perdesi
31-08-10, 06:01
35

Billur’u evine bırakan Levent, dönüş yolundaydı; aklında yine o yeşil mi ela mı olduğunu anlayamadığı gözlerle…



Levent: Vay, Murat Bey! Siz böyle yerleri bilir miydiniz!
Murat: Biraz daha konuşursan…
Levent: Tamam, sustum…

Levent, Murat’ın bu halinden bir şeyler seziyor; ama kendi anlatana kadar üstelemiyor… Sadece şaşırmış Murat’ın gece gece kendini de yanında sürükleyip bara getirmesine!

Levent: Bir iki Kadir İnanır bakışı atıp kız tavlamak için geldiysen buraya, boşuna uğraşma! Kızlar senin gibi turşu suratlılarla değil, benim gibi sempatik erkeklerle ilgileniyor çünkü…
Murat: Emin misin?
Levent: İstersen sana basit bir olasılık hesabıyla anlatayım…
Murat: Üstün matematik dehanı burada harcama istersen Levent!
Levent: Hazır üstün matematik dehamdan söz açılmışken birileri sizi çarpanlarınıza ayırmış herhalde…

Levent’in muzur gülümsemesi ve Murat’ın git gide artan sıkıntısı… Ve içilmiş onlarca boş kadeh…



Levent: Gözleri çok güzel biliyor musun? Ama yeşil mi ela mı hala çözemedim!
Murat: Neyi çözemedin?
Levent: Ne diyorsun sen Allah aşkına!
Murat: Hasret bana hediye almış!
Levent: Bütün gece çalıştık birlikte… Ona yakın olmak öyle bir şey ki!
Murat: Vazo almış bana inanabiliyor musun!
Levent: Sonra gece gece o Çağrı mıydı neydi, o geldi…
Murat: Sanki o vazo koruyabilirmiş gibi onu…
Levent: Bir de sarılmaz mı kıza benim yanımda, deliye döndüm sinirimden…
Murat: Ne oldu, neye sinirlendin!
Levent: Ohoo! Ben kime konuşuyorum burada bir saattir! Çağrı diyorum, Billur diyorum… Galiba aralarında bir şey var diyorum!
Murat: Hı ben de Hasret’le ilgili bir şey sandım! Vazo almış bana Levent! Dalga geçer gibi!
Levent: Hadi ya, ciddi misin! Ee zeki kız Hasret! Kapak olmuştur sana da!

Levent’in şen kahkahasını Murat’ın kızgın bir bakışı gölgeliyor…

Murat: Bu yakınlık bana yetmiyor Levent! Daha fazla yakın olsun istiyorum bana… Sevsin istiyorum beni!
Levent: Gözleri sence ela mıdır?
Murat: Kimin?
Levent: Bana daha çok yeşil gibi geldi!
Murat: Levent, ne diyorsun Allah aşkına…
Levent: Aşk mı bu Murat? Aradığında mutlu olmak, kıskanmak onu, dokunmak isteyip dokunamamak, birlikteyken çocuklaşmak, hüzünlenmek uzaklaştığında, kalbinin böyle çocukça atması…
Murat: Galiba öyle Levent…



Kapıdan gelen sesleri bir Hasret duydu… Konağın o saatte uykudan nasibini alamamış tek üyesi… Odasından çıktığında gördüğü manzara şaşırttı onu…

Hasret: Levent! Murat! Ne bu haliniz?
Levent: Biz aşkız Hasret, aşk…
Hasret: Of, bu koku ne! Siz içtiniz mi?
Murat: Yok canım, azıcık…

İki arkadaş merdivenleri birbirlerinin yardımlarıyla çıkarlarken Hasret de onların peşlinden çıktı Murat’ın katına…

Levent: Öhm, sevgili vazo! Kutsal vazo! Hürmetler…

Levent’in Hasret’in hediyesi vazoyla monoloğu şaşırttı Murat’la Hasret’i…

Hasret: Hadi odana!

Hasret Murat’ı yatırabilmek için giriştiği meydan muharebesinden galip çıktı… Çalışma odasına döndüğünde ise Levent’in oradaki koltukta uyuyakaldığını gördü…

Hasret: Levent! Levent! Uyan…
Levent: Bıraksana!
Hasret: Böyle uyursan her yerin tutulacak, kalk hadi!
Levent: Ya nereye! Billur mu geldi…

Levent’in bu çıkışı gülümsetti Hasret’i… Levent’i bir yandan aşağı indirmeye, bir yandan da konuşturmaya çalışıyordu.

Hasret: Ne olmuş Billur’a!
Levent: Çağrı Bey’le çok yakınlardı Hasret…
Hasret: Çağrı kim?
Levent: Kimsin oğlum sen, Çağrı!
Hasret: Ah Levent! Ne vardı ki bu kadar içtiniz…
Levent: Aşk vardı Hasret Hanım, aşk…

Hasret zorlukla soktu Levent’i onun konakta her zaman hazır duran odasına. Levent kendini yatağa attığı an uyuyakalmıştı zaten. Hasret de üzerini örtüp çıktı…

Yatağının ucuna ilişmiş, elleri yanaklarında bir Hasret…

“Niye içti ki bu kadar!”

Gülümsüyor kendi kendine…

“Vazoya da epey bozulmuş!”
“Şaşkın şey! Sahi ilk geldiğimdeki Murat Hoca nerede, şimdiki Murat nerede…”
“Allah’ım nasıl da aydınlatıyor içimi, bu adamın sevgisi…”
“Karanlık bir gecenin içinde yavaşça uçuşan ateş böcekleri gibi… Dokunduğu yeri aydınlığa boğuyor…”



Sabah en erken kalkan Hasret oldu yine! Aklına Murat’la Levent geldi… Onların akşamki halleri… Mutfaktaki küçük çalışmasının arkasından elinde iki bardakla yukarı çıktı…

Hasret: Levent! Kalk hadi…
Levent: Hasret! Of, başım! Çatlıyor sanki… Midem de…
Hasret: Al iç şunu, iyi gelir.
Levent: Iyyy, Nesrin’in ilacından bu!
Hasret: Hadi, hadi… Biraz daha iç… Ben de bir Murat’a bakayım. O da seninle aynı durumdadır şu an, eminim…
Levent: Sağol Hasret… İyi geldi şimdiden…
Hasret: Billur Hanım kadar iyi gelemez ya! Neyse…
Levent: Ne Billur’u! Nereden çıktı şimdi…
Hasret: Fruko kapağından çıktı!
Levent: Ne?
Hasret: Aşk Leventçiğim, aşk…

Murat’ın odasına giden merdivenlere bile aşina Hasret… Murat’ın yakınında olan her şeye aşina! Elleri titriyor çıkarken… “Sakin ol be yürek! Olmadık zamanlarda böyle atıp rezil etme beni…”

Hasret: Murat! Uyandın mı?
Murat: …
Hasret: Murat!

Ses gelmeyince elleri titreyerek açtı kapıyı Hasret… Murat uyuyor hala… “Günaydın, karanlık gecenin aydınlık sabahı…” “Bu adamın bakışları beni kül ediyor zaten, bir de sen atma be yürek!”

Hasret: Murat, hadi kalk artık…
Murat: Kalkamıyorum…
Hasret: Mızmızlanma! Kalk hadi…
Murat: Midem çok kötü! Başım da çok ağrıyor!
Hasret: Tahmin etmiştim, sana ilaç yaptım…
Murat: Ama bu…
Hasret: Evet, sarhoş olup midemin bulandığı akşam senin bana yaptığın ilaçtan.
Murat: Ama tadı çok kötü bunun!
Hasret: Biliyorum; ama içmek zorundasın.

Murat küçük bir çocuk gibi huysuzluk ederek içti tüm bardağı… Hasret’se onun bu görmediği çocuk yüzüne şaşkınlıkla bakakaldı…

Murat: Teşekkür ederim.
Hasret: Rica ederim…
Murat: Nereye!
Hasret: Aşağıya, hem sen de kalk da üstünü giyin!
Murat: Gitme hemen…
Hasret: Gitmem lazım…

Yakıcı nefes boynunda Hasret’in… Yüreğinde binlerce güvercin aynı anda kanat çırpıyor…

Murat: Biraz daha kal yanımda…

Nefes Hasret’in yüzünde bu defa… Dudakların birleşmesinden doğan sarsıntı hiç durulmayacakmış gibi…

Murat: Hem daha o “vazo”nun hesabını vermeden nereye Hasret Hanım!
Hasret: Ne hesabı, bırakır mısın beni! Biri gelecek şimdi…

Hasret’in ulaşmaya çalıştığı kapı Murat’ın ani bir hamlesiyle ulaşılmaz oluyor… Ve kilitin çıkardığı o tok ses… “Yapma Murat! Sana karşı koyamıyorum ben! Yapma…” “Yaklaşırsan bana, bırakırım kendimi biliyorum… Bütün hücrelerim “sen” diye kül olurken, uzak duramam… Yaklaşma…”

Murat: Biri gelse de önemi yok şimdi! Evet, şimdi hesabınızı verin bakalım…

“Bana doğru geliyor… Allah’ım ölüyorum!”

Hasret: Ne hesabı, hediye işte!
Murat: Neden vazo?
Hasret: Kırıldı ya, o yüzden… Konsol boş kalmasın dedim…
Murat: Bak bakalım etrafına!
Hasret: Ne-neden?
Murat: Kırılıp ses yapacak ve herkesi başımıza toplayacak potansiyele sahip bir nesne var mı odada!

Murat her bir cümlesiyle adım adım yaklaşmış Hasret’e… Hasret’se… “Allah’ım önüm uçurum, arkam kör kuyu…” Yatakla Murat arasında sıkışmış bir Hasret…

Hasret bakıyor etrafına… Bu oda bu kadar boş muydu eskiden! Sanki şuradaki rafın üzerinde çiçek dolu bir vazo vardı! Nerede şimdi? Yok!!!

Murat: Gördüğün ve anladığın gibi, seni kurtarabilecek kutsal bir vazo yok şu an…

Muzip gülüşü çarpıyor Hasret’i…

Murat, arkadaki yatağa aldırmadan yaklaşıyor Hasret’e… Belinden tutup yatırıyor yatağa… Aniden Murat’ı böylesine yakın hisseden bir kalbin önce “güm” deyip susuşu ve birkaç saniye sonra ortalığı velveleye verircesine atmaya başlaması…

Murat: Kim kurtaracak seni şimdi?

Murat öptü Hasret’i, diğerlerine benzemiyor bu… Tutku doruk noktasında… Ağır ve sert bir öpücük… Derinliğine çekiyor anafor! Bir yandan öpüyor Murat bir yandansa elleri dokunmak için yanıp tutuştuğu bedende geziyor…

“Allah’ım, ne yapıyorum ben… Bu adam kendiliğinden durmazsa ben durduramam ki onu… Buna gücüm yok… Bu kadar isterken onu üstelik…”

“Bana “dur” de Hasret, yoksa duramayacağımı biliyorum…”

Dudaklar ayrılıyor birbirinden ve Murat “gözlerimle dokunacağım” dediği güzelliği dudaklarıyla keşfe çıkıyor… O kadınsı kokunun buram buram yayıldığı boyna bastırıyor Murat dudaklarını, kokusunu içine çekerek…

Ve odanın kapısı gümbür gümbür çalıyor o an… Heyhat… Yine hayal kırıklığı ve öfke Murat’ın gözlerinde…

Murat: Ben o vazoları boşuna mı kaldırdım! Bu ne şimdi!
Hasret: Ben kapıya bakayım!

Elbisesi sıyrılmış, saçları dağılmış, yanakları, dudakları ve boynu öpülmekten kızarmış Hasret can havliyle erişiyor kapıya… Murat’sa Hasret’in beynine kazınan halini düşünüp yutkunuyor yalnızca…


36

O kapıyı açmak nasıl bir kurtuluştu Hasret için, bilemedi… Eli tokmağın üzerinde! Yandı eli, tokmak ateş… Biraz önce yaşadıklarını düşündü Murat’la. Şimdi nasıl açacak kapıyı, ne düşünecekler Murat’ın odasındaki Hasret’i görünce…

Hasret: Kapıyı sen aç… Ben burada yokum!
Murat: Ne demek yokum?

Murat yine muzip… Hasret’in dağılmış hâli bir an aklını başından alsa da kapıyı şiddetle vurmaya devam eden zat-ı muhterem yüzünden aklından geçenleri uygulayamıyor Murat… Sadece yutkunabiliyor karşısındaki güzelliğe bakarak…

Hasret: Aç şu kapıyı Murat, şüphelenecekler iyice! Ben yokum ona göre…
Murat: Bir şartla!
Hasret: Ne şartı?
Murat: İsteğimi kabul edersen senin burada olduğunu hissettirmem…
Hasret: Tamam söyle.

“Allah’ım gözleri ışıldadı yine, muzip muzip bakıyor bana… Aklıma gelen başıma gelecek…”

“Nasıl da korku ve utançla bakıyor bana… Ne isteyeceğimi anladı sanırım bu cin gibi küçükhanım…”

Murat: Bu gece…
Hasret: “Bu gece” ne!
Murat: Bu gece birlikte uyumak istiyorum seninle…

Murat yakın, Murat ateş Hasret’in yüreğini bir anda kavuran… Öyle bir yakınlık ki bu, uzaklığı öldürüyor insanı…

Hasret: Olmaz, olamaz!
Murat: Tamam o zaman. Has…

Murat tam yüksek sesle “Hasret” diyecekti ki Hasret bir hamlede eliyle ağzını kapattı Murat’ın. Alnı ter içinde…

Hasret: Hişt! Tamam, kabul… Burada olduğumu belli etme ne olur!

Murat’ın yüzünde çarpık ve çapkın bir gülüş…

Hasret bir kenara gizleniyor, Murat’sa kapıyı açıyor usulca…

Murat: Ne var Levent!
Levent: Ne yapıyordun içeride? Niye böyle geç açtın kapıyı?
Murat: Uyuyordum. Hem senin bu hâlin ne Levent?
Levent: Feyza aradı az önce. Billur’un ortağı. Akşam yemeğine davet ediyorlar bizi.

Murat bir kahkaha atıverdi Levent’in bu çocuksu heyecanı ve kızarmış yanakları karşısında…

Murat: Bunun için mi böyle gümbür gümbür çalıyordun kapıyı!
Levent: Gideriz değil mi?
Murat: Hasret’e de sorayım; ama gideriz muhtemelen.
Levent: Ben Hasret’e söyleyecektim aslında; ama bulamadım onu. Nerede olduğunu sen biliyor musun?

Murat gülmemek için dudaklarını ısırıyor, içeride büyük ihtimalle soğuk terler döken Hasret’i düşünüp…

Murat: Dolaşmaya çıkmıştır belki.
Levent: Tamam, sen konuşursun o zaman onunla. Benim hemen çıkmam lazım. Adiyos amigos…
Murat: Nereye?
Levent: E akşama az kaldı, hazırlanmam lazım benim…
Murat: Levent, akşama yıl var daha! Ne bu telaş, sakin ol biraz.
Levent: Sakin falan olamam ben, hazırlanmam lazım benim. Sense beni burada iki saattir lafa tutuyorsun! Haydi görüşürüz!

Murat, Levent’in son sözlerinin ardından bir kahkaha daha savurdu. Hayatının en güzel anını bu yemek daveti yüzünden bölen de onu iki saattir kapıda lafa tutan da Levent’ti! Ne kadar da heyecanlıydı… Onun bu çocuksu yönü hep etkilerdi Murat’ı… Çocuksu heyecanlara kapıldığında saflaşırdı adeta… Mesela onun tanıdığı cin gibi Levent bu kadar heyecanlı olmasaydı, büyük ihtimalle Hasret’in Murat’ın yanında olduğunu anlardı. Kapının geç açılışından, üstelik hiç adeti olmadığı halde Murat’ın kapısını kilitlemesinden, onun o dağılmış hâlinden ve gülen gözlerinden…

Murat odaya geçip kapıyı örttüğünde, Hasret içinde tuttuğu nefesi ferahlamışçasına dışarı bırakıp çıktı gizlendiği yerden…

Hasret: Gitti mi?
Murat: Gitti…

“Bir adım geride dursana… Yanıyor avuçlarım!”

Murat: Evet Hasret Hanım… İstediğinizi yaptığıma göre siz de verdiğiniz sözü tutacaksınız değil mi?
Hasret: Ne-ne sözü!
Murat: Hasret!

Yakıcı yakınlık giderek artıyor… Uzanıp boynuna dokunuyor Murat Hasret’in… Nefesi tenini yakıyor. Ve Murat titreyişini hissediyor, nefesinin değdiği tenin… Yutkunuyor usulca…

Hasret: Ama bu… Yani…
Murat: Söz verdin!

Muzipçe damarına basıyor Hasret’in…

Murat: Korkuyor musun…
Hasret: Ne münasebet!
Murat: Hadi itiraf et, korkuyorsun işte!

Elleri belinde Hasret’in…

Hasret: Ben öyle her şeyden korkmam, anladın mı!
Murat: İspat et o zaman!

“Bir anda dişi bir kaplan kesiliveriyor… Ne kadar kolay, onun damarına basmak… Seviyorum onu, çok… Yüreğimle birlikte…”

Hasret’in elleri yavaş yavaş iniyor belinden… Başını öne eğiyor…

Hasret: Murat…
Murat: Sözünü tutmazsan!
Hasret: Ne olur tutmazsam!
Murat: O zaman olabilecekleri hayâl gücüne bırakıyorum…
Hasret: Tamam, sana korkmadığımı ispat edeceğim! Ama sadece uyuyacağız! Yani başka bir şey…

Hasret başta kendinden emin, başı dik konuşa da son cümleyle birlikte sesi giderek kısılıyor ve bir anda sönüveriyor…

Murat’sa Hasret’in aklından geçenleri gözlerinden okuyabiliyor… Bu onu daha da kamçılıyor Hasret’i utandırmak için…


Murat: Başka ne olabilir ki! Sen ne düşündün Allah aşkına!

Muzip pırıltılar düşüyor Murat’ın gözbebeklerine…

Hasret’te son bir gayret… Utancını bastırabilmek için!

Hasret: Sen ne düşündüysen ben de onu düşündüm…
Murat: Çok politiksiniz Hasret Hanım. Cin gibi olduğunuzu unutmuşum…

Gülümsüyor ışıl ışıl; ama vazgeçmeye niyeti yok… Onu utandırmanın keyfini doyasıya çıkartıyor…

Murat: Ben tüm kalbimle uyumayı düşünüyorum, mışıl mışıl…

Hasret sıkışıyor köşeye… “Neden bu kadar utandırıyorsun ki beni… Ter döküyorum karşında kaç saattir…”

Hasret: Tamam, sorun yok o zaman!
Murat: Sorun yok… Akşam sizi odamda ağırlamaktan zevk duyacağım küçükhanım…

Saçlarını savurarak çıkıyor odadan Hasret… Murat’sa zor zaptettiği bir kahkahayı salıveriyor Hasret’in ardından…

hermionegranger
31-08-10, 12:06
1.Bölüm
(Her Şey Seninle)


Hasret Murat'ın müziği bıraktığını öğrenince şaşırır..Üzülür..Ne diyeceğini;ne yapacağını şaşırır..Kendisini suçlamaya başlar..

Hasret;

Ben..Bunu yapabileceğini..Böyle bir şey yapabileceğini hiç düşünmemiştim..Neden yaptın bunu Murat Hoca??Müzik senin hayatın değil mi..Nasıl bırakabilirsin onu..Olur mu böyle..Benim yüzümden..Ama bu olmamalıydı..Seninle konuşmam gerek.

Hasret Levent'in arkasından hızla konağa doğru yola çıkar..Mahirse olanlara bir anlam veremediğinden gerisin geri prova yaptığı yere geri döner..

Hasret konağa varmıştır..Kapıyı çalar..Açan Nakiyedir..

Nakiye:Hasret!Hoşgeldin..
Hasret:Nakiş..Murat Hoca geldi mi?
Nakiye: (Üzgün)Evet..Leventle tartıştılar..
Hasret:Ne..Yukarıda mı?
Nakiye:Evet...
Hasret:Tamam..

Hasret hızla yukarı çıkar..

Hasret: Murat hoca!!Murat Hoca!!

Murat duyduğu sesle irkilir..Hasret'in sesi değil midir bu?Hayal göreceğini düşünür..Aklım bana oyun oynuyor kendi kendine..

Hasret: (Tekrar bağırır)Murat Hoca!! ve Muratın odasının kapısını açar..Neden cevap vermiyorsun ha?!!
Murat: Sen..Senin ne işin var burada hasret? Murat afallamıştır ama hemen kendini toparlar..Ha televizyondaki haber..
Hasret:Evet o!Nasıl bırakabilirsin müziği Murat Hoca müzik..Piyano derken Muratın piyanosunun olduğu yere doğru ilerler..
Ve birden piyanonun olduğu yere bakar..Sen..Ne yaptın Murat hoca?Onları bırakamazsın!
Murat:Ne yapıp yapmayacağımı sana sormayacağım değil mi?Sen nasıl çekip gidebiliyorsan beni dinlemeden.Hayatından silip atabiliyorsan bende müziği öylece bırakabilirim.
Hasret:Hata yapıyosun..
Murat:Bunu bilemezsin..Hadi git şimdi kendi istediğin şarkıları söylemeye devam et..
Hasret:Benim yüzümden..Ama bu çok yanlış..Müziği bırakma Murat Hoca lütfen..Geri dönmelisin...
Murat:Hasret..Yeter..Çık..
Hasret:Ama..Murat Hoca..(Gözleri dolmuştur)

Murat odasının kapısını Hasretin yüzüne kapatır..Canı yanmıştır..Ama aynı zamanda ona olan öfkesi onu yapmaya zorlamıştır..

Hasret: (Yanaklarından yaşlar süzülür)Ne olursa olsun müziği bırakma Murat Hoca!!

Murat Hasretin sesinden ağladığını anlamıştır..Ama düşünmemeye çalışır..

Hasret: (Ağlayarak aşağı iner)
Nakiye:Kalmayacak mısın?
Hasret:Hayır..
Nakiye:Hasret ama Murat sen gittikten sonra--
Hasret:Murat Hoca beni görmek istemiyor..Gitsem iyi olur..

Murat merdivenlerin başında Nakiye ve Hasretin konuşmalarını duyar..

Nakiye: Solgun görünüyorsun ama kaç gündür ablanlarında yanında değilmişsin..
Hasret: Sen nereden biliyosun?
Nakiye:Ablan gelip seni sordu..
Hasret:Anladım neyse gitsem iyi olcak..Ben bir pansiyonda kalıyorum şimdi..
Nakiye:Ay orası soğuk olur ama..
Hasret:Yok dokunmuyor..Kimseye deme ama tamam mı
Nakiye: Peki canım..

Hasret zorlukla geri döner pansiyona..
Kendini çok suçlu hissediyordur..
Pansiyona girdiğinde başı dönüyordur odaya kendini zor atar..Artık hıckıra hıçkıra ağlıyodur..

Hasret;
Hepsi benim yüzümden..Hepsi...Böyle olmak zorundamıydı sanki..

O sırada telefonu çalar...

Levent:Hasret..
Hasret: (Hıçkırıkların arasından)Efendim Levent..
Levent: Bir dakika sen iyi misin?
Hasret:Ben..Murat hocayla ko-nuştum..
Levent: Sen konağa mı gittin?
Hasret:E-Evet Murat Hoca müziği bırakmasın benim yüzümden diye..
Levent: O çoktan kararını vermiş..Engelleyemezsin..Evet belki senin yüzünden ama..Her neyse piyanosunu satıyor Murat..
Hasret:Ne?!Nerede?
Levent:Açık arttırmada...
Hasret:Yeri söyler misin?
Levent:Tabii...................sağdan dönünce karşıda..
Hasret:Tamam ne zaman?
Levent:Yarın..
Hasret:Anladım..

Ertesi gün..

Hasret piyanoyu almıştır..Ancak çıkısında Nesrine yakalanır..

Nesrin:Ne yaptığını sanıyorsun sen?
Hasret:Hiç..
Nesrin:Murat ın hayatını mahvettin daha ne istiyosun?
Hasret:Ben böyle olcağını..
Nesrin:Eminim düşünmemişsindir..O piyanoyu ne yapacaksın nereye koyacaksın ha..(der ve sinirle oradan uzaklaşır)

Hasret tüm bu olanlara daha fazla dayanamaz ve yere oturup gözyaşları içinde kendi kendine söylenmeye başlar..

Hasret;

Ben böyle olcağını hiç düşünmedim ki..Böyle bir şey yapacağı aklımın ucundan bile geçmezdi..Ben kimseyi incitmek istemedim..

Adam:Hanımefendi..İyi misiniz?
Hasret:Hı..Hı iyiyim..Ben..Gitsem iyi olacak..

Hasret ağır ağır salondan çıkar..Önce sahile atar kendini..

Mahir:Hasret..Neden ağlıyorsun..Yoksa haberde gördüğün adam mı?
Hasret:Müziği bırakmış..Hemde benim yüzümden..Ve bu yüzden beni bile görmek istemiyor..Haklı da..(Göz yaşları hala akmaya devam ediyor)
Mahir:Müziği bıraksada seni bırakmaz merak etme..
Hasret:Anlamıyorsun!!(Der ve çekip gider)Kimse anlamıyor!!Off Murat Hoca..

Kendini bir anda konağın önünde bulur..

Bu sırada Murat penceresinden dışarı bakar..Ve Hasret'i görür...

Murat:Hasret..

Bir anda Hasretle göz göze gelirler...

Murat: (Perdeyi kapar)Gider nasılsa birazdan..Pişmanlıktan.. burada..

Bu sırada yağmur yapmaya başlar..

Hasret: Of be Murat Hoca..Off ya özür dilerim!!İstemeden..Nelere sebep oldum..

Hasret sırılsıklam olmuş ama öylece oturuyordur taşın üstünde..
Murat tekrar pencereden bakar..ve sırılsıklam olmuş Hasreti görür..Şaşkındır..

Hasret:Murat Hoca!!! ayağa kalkıp konağa yaklaşır..Murat Hoca!!!Müziği bırakamazsın olmaz anladın mı?!!!

Nesrin Muratın katına çıkar..

Nesrin:Murat neler oluyor?!Hasretin ne işi var burada ?!!
Murat:Bilmiyorum..
Nesrin: Dengesiz bu kız..Ben biliyorum yapacağımı..Yetti artık..
Hasret:Bırakamazsın müziği anladın mı??!!
Levent: Sırılsıklama olmuş..
Murat:Anne dur!!

Murat hızla aşağı iner..

Nesrin: (Kapıyı açmıştır ancak yağmur çok şiddetli olduğundan kapıdan Hasrete bağırmakla yetiniyordur)Hasret! ne işin var burada ha..git burdan!!
Hasret:Gitmeyeceğim işte!Müziği bırakamaz bırakmaması lazım müzik onun her şeyi!
Nesrin: Sen--
Murat:Anne yeter!Hasret içeri gir!Hastalanacaksın!
Hasret:Hayır Murat Hoca sen müziğe geri dön..Öylece her şeyi bırakamazsın!
Murat:Buna sen karar veremezsin
Hasret:Benim yüzümden yapıyorsan veririm..İnsanları müziğinden mahrum edemezsin!
Murat:Gel buraya!
Hasret:Hayır!
Murat: Peki..(Hasretin yanına gelir)İçeri gir!
Hasret:Müziği bırakma!
Murat:Hasta olcaksın!
Hasret: Sende!
Murat:Hasret yeter yürü!Donmuşsun zaten!Titriyosun!
Hasret:Ben..Benim yüzümden..Bırakamazsın..
Murat: Sen beni bıraktın ama müziğin senden daha önemli olduğunu düşündün..
Hasret:Öyle sandım ama anlıyorum değilmiş işte..Kendini..İnsanları..beni müziğinden mahrum bırakamazsın..
Murat: Sende beni kendinden mahrum bırakamazsın..Sen olmazsan bende olmuyorum hasret sen benim her seyimsin anlasana!
Hasret:Ben..Bende..Sadece kırılmıştım sana..Güvendiğim tek kişi sendin çünkü..ama bugün anladım..Hata yaptığımı...bir şey yazdım sana..Çantasından çıkarır..Muratın eline tutuşturur..(Birden bayılır)
Murat:Hasret!

Sanki ilk baktığım gözlerdi gözlerin
Duyduğum en güzel şarkı sesin
Sabah uyanmak artık başka çok başka
Çünkü sabahlar artık senle hep senle!

Herşey senle ilk aşk belki senle
Herşey senle senle karışmak güzel senle
Herşey senle
Hayaller güzel senle
Senle senle hep senle

Sanki ilk tuttuğum ellerdi ellerin
Yağmur yağmur ıslak tenin
Gece ayışığı artık başka çok başka
Çünkü geceler artık senle hep senle!


1.BÖLÜM SONU


Not: Umarım beğenirsiniz..20.Bölüm fragmanına göre bir şey yazmaya çalıştım beğenirseniz devam ederim:)

hermionegranger
31-08-10, 22:24
1.Bölüm
(Her Şey Seninle)


Hasret Murat'ın müziği bıraktığını öğrenince şaşırır..Üzülür..Ne diyeceğini;ne yapacağını şaşırır..Kendisini suçlamaya başlar..

Hasret;

Ben..Bunu yapabileceğini..Böyle bir şey yapabileceğini hiç düşünmemiştim..Neden yaptın bunu Murat Hoca??Müzik senin hayatın değil mi..Nasıl bırakabilirsin onu..Olur mu böyle..Benim yüzümden..Ama bu olmamalıydı..Seninle konuşmam gerek.

Hasret Levent'in arkasından hızla konağa doğru yola çıkar..Mahirse olanlara bir anlam veremediğinden gerisin geri prova yaptığı yere geri döner..

Hasret konağa varmıştır..Kapıyı çalar..Açan Nakiyedir..

Nakiye:Hasret!Hoşgeldin..
Hasret:Nakiş..Murat Hoca geldi mi?
Nakiye: (Üzgün)Evet..Leventle tartıştılar..
Hasret:Ne..Yukarıda mı?
Nakiye:Evet...
Hasret:Tamam..

Hasret hızla yukarı çıkar..

Hasret: Murat hoca!!Murat Hoca!!

Murat duyduğu sesle irkilir..Hasret'in sesi değil midir bu?Hayal göreceğini düşünür..Aklım bana oyun oynuyor kendi kendine..

Hasret: (Tekrar bağırır)Murat Hoca!! ve Muratın odasının kapısını açar..Neden cevap vermiyorsun ha?!!
Murat: Sen..Senin ne işin var burada hasret? Murat afallamıştır ama hemen kendini toparlar..Ha televizyondaki haber..
Hasret:Evet o!Nasıl bırakabilirsin müziği Murat Hoca müzik..Piyano derken Muratın piyanosunun olduğu yere doğru ilerler..
Ve birden piyanonun olduğu yere bakar..Sen..Ne yaptın Murat hoca?Onları bırakamazsın!
Murat:Ne yapıp yapmayacağımı sana sormayacağım değil mi?Sen nasıl çekip gidebiliyorsan beni dinlemeden.Hayatından silip atabiliyorsan bende müziği öylece bırakabilirim.
Hasret:Hata yapıyosun..
Murat:Bunu bilemezsin..Hadi git şimdi kendi istediğin şarkıları söylemeye devam et..
Hasret:Benim yüzümden..Ama bu çok yanlış..Müziği bırakma Murat Hoca lütfen..Geri dönmelisin...
Murat:Hasret..Yeter..Çık..
Hasret:Ama..Murat Hoca..(Gözleri dolmuştur)

Murat odasının kapısını Hasretin yüzüne kapatır..Canı yanmıştır..Ama aynı zamanda ona olan öfkesi onu yapmaya zorlamıştır..

Hasret: (Yanaklarından yaşlar süzülür)Ne olursa olsun müziği bırakma Murat Hoca!!

Murat Hasretin sesinden ağladığını anlamıştır..Ama düşünmemeye çalışır..

Hasret: (Ağlayarak aşağı iner)
Nakiye:Kalmayacak mısın?
Hasret:Hayır..
Nakiye:Hasret ama Murat sen gittikten sonra--
Hasret:Murat Hoca beni görmek istemiyor..Gitsem iyi olur..

Murat merdivenlerin başında Nakiye ve Hasretin konuşmalarını duyar..

Nakiye: Solgun görünüyorsun ama kaç gündür ablanlarında yanında değilmişsin..
Hasret: Sen nereden biliyosun?
Nakiye:Ablan gelip seni sordu..
Hasret:Anladım neyse gitsem iyi olcak..Ben bir pansiyonda kalıyorum şimdi..
Nakiye:Ay orası soğuk olur ama..
Hasret:Yok dokunmuyor..Kimseye deme ama tamam mı
Nakiye: Peki canım..

Hasret zorlukla geri döner pansiyona..
Kendini çok suçlu hissediyordur..
Pansiyona girdiğinde başı dönüyordur odaya kendini zor atar..Artık hıckıra hıçkıra ağlıyodur..

Hasret;
Hepsi benim yüzümden..Hepsi...Böyle olmak zorundamıydı sanki..

O sırada telefonu çalar...

Levent:Hasret..
Hasret: (Hıçkırıkların arasından)Efendim Levent..
Levent: Bir dakika sen iyi misin?
Hasret:Ben..Murat hocayla ko-nuştum..
Levent: Sen konağa mı gittin?
Hasret:E-Evet Murat Hoca müziği bırakmasın benim yüzümden diye..
Levent: O çoktan kararını vermiş..Engelleyemezsin..Evet belki senin yüzünden ama..Her neyse piyanosunu satıyor Murat..
Hasret:Ne?!Nerede?
Levent:Açık arttırmada...
Hasret:Yeri söyler misin?
Levent:Tabii...................sağdan dönünce karşıda..
Hasret:Tamam ne zaman?
Levent:Yarın..
Hasret:Anladım..

Ertesi gün..

Hasret piyanoyu almıştır..Ancak çıkısında Nesrine yakalanır..

Nesrin:Ne yaptığını sanıyorsun sen?
Hasret:Hiç..
Nesrin:Murat ın hayatını mahvettin daha ne istiyosun?
Hasret:Ben böyle olcağını..
Nesrin:Eminim düşünmemişsindir..O piyanoyu ne yapacaksın nereye koyacaksın ha..(der ve sinirle oradan uzaklaşır)

Hasret tüm bu olanlara daha fazla dayanamaz ve yere oturup gözyaşları içinde kendi kendine söylenmeye başlar..

Hasret;

Ben böyle olcağını hiç düşünmedim ki..Böyle bir şey yapacağı aklımın ucundan bile geçmezdi..Ben kimseyi incitmek istemedim..

Adam:Hanımefendi..İyi misiniz?
Hasret:Hı..Hı iyiyim..Ben..Gitsem iyi olacak..

Hasret ağır ağır salondan çıkar..Önce sahile atar kendini..

Mahir:Hasret..Neden ağlıyorsun..Yoksa haberde gördüğün adam mı?
Hasret:Müziği bırakmış..Hemde benim yüzümden..Ve bu yüzden beni bile görmek istemiyor..Haklı da..(Göz yaşları hala akmaya devam ediyor)
Mahir:Müziği bıraksada seni bırakmaz merak etme..
Hasret:Anlamıyorsun!!(Der ve çekip gider)Kimse anlamıyor!!Off Murat Hoca..

Kendini bir anda konağın önünde bulur..

Bu sırada Murat penceresinden dışarı bakar..Ve Hasret'i görür...

Murat:Hasret..

Bir anda Hasretle göz göze gelirler...

Murat: (Perdeyi kapar)Gider nasılsa birazdan..Pişmanlıktan.. burada..

Bu sırada yağmur yapmaya başlar..

Hasret: Of be Murat Hoca..Off ya özür dilerim!!İstemeden..Nelere sebep oldum..

Hasret sırılsıklam olmuş ama öylece oturuyordur taşın üstünde..
Murat tekrar pencereden bakar..ve sırılsıklam olmuş Hasreti görür..Şaşkındır..

Hasret:Murat Hoca!!! ayağa kalkıp konağa yaklaşır..Murat Hoca!!!Müziği bırakamazsın olmaz anladın mı?!!!

Nesrin Muratın katına çıkar..

Nesrin:Murat neler oluyor?!Hasretin ne işi var burada ?!!
Murat:Bilmiyorum..
Nesrin: Dengesiz bu kız..Ben biliyorum yapacağımı..Yetti artık..
Hasret:Bırakamazsın müziği anladın mı??!!
Levent: Sırılsıklama olmuş..
Murat:Anne dur!!

Murat hızla aşağı iner..

Nesrin: (Kapıyı açmıştır ancak yağmur çok şiddetli olduğundan kapıdan Hasrete bağırmakla yetiniyordur)Hasret! ne işin var burada ha..git burdan!!
Hasret:Gitmeyeceğim işte!Müziği bırakamaz bırakmaması lazım müzik onun her şeyi!
Nesrin: Sen--
Murat:Anne yeter!Hasret içeri gir!Hastalanacaksın!
Hasret:Hayır Murat Hoca sen müziğe geri dön..Öylece her şeyi bırakamazsın!
Murat:Buna sen karar veremezsin
Hasret:Benim yüzümden yapıyorsan veririm..İnsanları müziğinden mahrum edemezsin!
Murat:Gel buraya!
Hasret:Hayır!
Murat: Peki..(Hasretin yanına gelir)İçeri gir!
Hasret:Müziği bırakma!
Murat:Hasta olcaksın!
Hasret: Sende!
Murat:Hasret yeter yürü!Donmuşsun zaten!Titriyosun!
Hasret:Ben..Benim yüzümden..Bırakamazsın..
Murat: Sen beni bıraktın ama müziğin senden daha önemli olduğunu düşündün..
Hasret:Öyle sandım ama anlıyorum değilmiş işte..Kendini..İnsanları..beni müziğinden mahrum bırakamazsın..
Murat: Sende beni kendinden mahrum bırakamazsın..Sen olmazsan bende olmuyorum hasret sen benim her seyimsin anlasana!
Hasret:Ben..Bende..Sadece kırılmıştım sana..Güvendiğim tek kişi sendin çünkü..ama bugün anladım..Hata yaptığımı...bir şey yazdım sana..Çantasından çıkarır..Muratın eline tutuşturur..(Birden bayılır)
Murat:Hasret!

Sanki ilk baktığım gözlerdi gözlerin
Duyduğum en güzel şarkı sesin
Sabah uyanmak artık başka çok başka
Çünkü sabahlar artık senle hep senle!

Herşey senle ilk aşk belki senle
Herşey senle senle karışmak güzel senle
Herşey senle
Hayaller güzel senle
Senle senle hep senle

Sanki ilk tuttuğum ellerdi ellerin
Yağmur yağmur ıslak tenin
Gece ayışığı artık başka çok başka
Çünkü geceler artık senle hep senle!


1.BÖLÜM SONU


Not: Umarım beğenirsiniz..20.Bölüm fragmanına göre bir şey yazmaya çalıştım beğenirseniz devam ederim:)

2.Bölüm
(Açık Adres)

Sorma bu ara şu halimi
Bu acıların hepsi mi daimi ?
Yazık oldu her iki tarafa da
Şimdi sence daha iyi mi ?

Bir gün oldu iki gün oldu
Ay oldu yıl oldu ümitlere . .
Unutmuyor gönlüm seni seviyor her gün , her gece
Yoruldu, duruldu, kırıldı, vuruldu bir kaç kere
Yazılıdır hepsi hikayede .

Yok mu bir haber alan , yok mu gören ?
Bu mudur adetin , bu mudur tören ?
Yaz ya da söyle bulamadım böyle
Neresi açık adresin , neresi yören ?

Murat Hasret bayılınca ne yapacağını şaşırır..Hasretin verdiği kağıdı yanına gelen Levent'e uzatır ve hızla Hasret'i kucaklayarak konağa girer..

Murat:Hasret! Uyan lütfen!Nakiye!
Nakiye:Hii Hasret!
Murat:Havlu bişeyler getir Nakiye hemen hadi!
Nakiye: Tamam ay..
Levent:Murat sakinleş biraz..Ayrıca sende hastalanıcaksın eğer böyle kalırsan..
Murat: Hasret bayıldı sen ne diyosun Levent ya..
Nesrin:Murat odana çık üstünü değiştir..
Murat:Anne yeter!
Nesrin:Asıl sana yeter!Kızın yaptıkları yetmiyor senin hayatını alt üst ediyo sen ne yapıyorsun!
Murat:Levent annemi Hasretin odasından çıkarır mısın?!
Nesrin:Ne-Mu-(Odadan çıkar)
Murat: Sağol Levent.
Hasret:Öhö..Öhö..Ne oldu?Ben--
Murat:Bayıldın..Üşüyorsun..Ateşinde var..
Hasret:Başım dönüyo..Sende ıslanmışsın üstünü değiştir Murat Hoca..Öhö..Öhö..
Murat: Sen çok kurusun ya sanki..(Gülümseyerek)
Hasret: Doğruda..Olsun..
Nakiye:Ben geldim..Murat sen çık üstünü değiş bende Hasretin üstünü değişmesinde yardım edeyim..
Hasret:Evet..
Murat:Tamam..Ama değiştirir değiştirmez gelicem..
Hasret:Tamam..Off başım..
Nakiye: Off yanıyorsun..
Hasret:Kaç gündür bişey yiyemedim ondan oldu heralde güçsüzleştim sanırım..
Nakiye:Ah ah..Siz yok musunuz..İkinizde birbirinize acı çektiriyosunuz..

10 dakika sonra...

Murat:Bitti mi?Gelebilirmiyim?
Nakiye:Gel Muratcım..Ben sizi yalnız bırakayım..
Hasret:Müziği bırakmayacaksın değil mi?
Murat: Bunları sonra konuşuruz..Dinlen şimdi..Şu saçlarını kurutalım biraz (eline havluyu alıp kurulamaya başlar)
Hasret:Gerek yok kurudu gibi zaten..
Murat:Hastasın Hasret..Yanıyorsun ve kurutmaya gerek yok diyosun..
Hasret:Ben..Şey yorulma diye..
Murat: ( Hasrete doğru uzanır..)Yorulmam merak etme..
Hasret:Ben uyusam iyi olur..
Murat:Hasret..
Hasret:Efendim?
Murat: (Hasrete sarılır)Seni çok özledim..
Hasret: Şey..Bende..(Hasrette Murata sarılır)

Tam o anda kapı çalınır..

Levent:Gelebilir miyim der kapıyı aralayarak..

Murat ve Hasret birbirinden ayrılır..

Levent:Ben gidiyorum..İyisin değil mi?
Hasret:Evet..
Levent:Hadi görüşürüz..

Murat:Yanında kalabilir miyim?
Hasret:Şey Nesrin hanım bir şey demesin..
Murat:Umurumda bile değil..Hem belki bir şeye ihtiyacın olur..
Hasret:Uyumak istiyorum..Günlerdir uyumadım..
Murat:Ne tesadüf bende..

Murat Hasret'e sıkıca sarılır..Hasrette şimdi kendini güvende hissediyordur..

Murat: Seni kaybettiğimi sandım..
Hasret:Beni kaybetmeni hiç istemedim ki..Murat Hoca sakın bir daha gitmeme izin verme olur mu..Ne olur..
Murat:Bir daha seni bırakmak mı?Asla..Senin yerin benim yanım..Hadi uyu artık dinlenmelisin..Hasret..
Hasret:---
Murat:Uyumuş bile..

Nakiye: (Hasret'in odasına girer aniden)Murat..Nesr-(Şaşırır)in hanım odana geçip dinlenmeni istedi. de neyse der gülümseyerek..kapıyı kapar ve çıkar..

Nesrin:Murat nerede Nakiye?
Nakiye:Ay uyuyakalmışlar Nesrin Hanım çok sekerler..Allah nazarlardan koru - Neyse..
Nesrin:Beraber mi uyumuşlar...Neyse iyi geceler..

Ertesi gün..

İlk uyanan Murat olmuştur..Gögsünde Hasretin uyuduğunu fark edince hiç uyandırmamaya çalışarak onu izlemeye koyulur ama tabii önce ateşini ölçmelidir..Elini Hasretin alnına götürür..

Murat:Hala ateşi var..
Hasret:Murat hoca ne olur müziği bırakma lütfen..Ben çok üzgünüm..Özür dilerim..
Murat:Hasret..
Hasret:Lütfen..Ben bilmiyordum..böyle olacağını..
Murat:Hasret..Uyan..
Hasret:Ben sadece üzgündüm..Sana olan güvenim sarsılmıştı..Çünkü sadece sana güveniyordum..Öhö..Öhö..Öhö..
Murat: (Endişelenmeye başlamıştır)Hasret uyan lütfen..
Hasret:Hiii..(Nefes nefese uyanır)Ben..Murat Hoca..(Der ve sarılır)
Murat: Tamam canım geçti..geçti..
Hasret: Sen..Sen gitmiştin..
Murat:Burdayım bak yanındayım geçti..Ateşin var..
Hasret:Tamam..
Murat: Okula gidecektim bugün ama neyse..
Hasret:Bırakmamışmıydın?
Murat: Dersleri bırakamazdım..
Hasret: O zaman git..Nakiş var hem..
Murat: Olmaz..
Hasret:İyiyim Murat Hoca..gerçekten..
Murat:Nakiş başında duracak o zaman..
Hasret:Tamam..
Murat: O zaman ben gidiyorum..
Hasret:Hıhı..

Murat:Nakiye!
Nakiye:Ay uyandınız mı?Murat Nesrin hanıma gözükme çok kızgın..
Murat:Tamam..Sağol üstümü değiştirip çıkıcam hemen..Yalnız hasret iyi değil..Senden ricam onu yalnız bırakma olur mu?Ateşi var hala..
Nakiye:Tamam canım sen hiç merak etme ben ayrılmam yanından hiç..
Murat:Harikasın ya gidiyim de erken döneyim o zaman..
Nakiye: E kahvaltı?
Murat: Dışarda yerim bişeyler..

Bir kaç saat sonra...

Nesrin:Nakiye Murat nerede?
Nakiye:Çoktan çıktı Nesrin hanım.
Nesrin:Hmm..Peki..E hasreti de bıraktı o zaman..
Nakiye:E yok o burada ateşi çok var Nesrin hanımcım..Düşmemiş bir türlü..
Nesrin:Ne?Mahalleye dönmedimi yani?
Nakiye: Dedim ya Nesrin hanımcım..Biraz toparlansın gider zaten biliyosunuz..
Nesrin:Yok artık annesi dibimizde oturuyo kalksın ona gitsin canım ne bu böyle!

Der ve Hasretin odasına doğru yönelir..

Nakiye:Nesrin hanım!Ay yapmayın!
Nesrin: Hasret!
Hasret:Nesrin hanım..
Nesrin:Bırak artık numara yapmayı daha ne kadar üzmeyi düşünüyosun Muratı?Bari bu sefer acı çektirme!
Hasret:Ne diyosunuz siz Nesrin hanım ben numara yapmıyorum ki..
Nakiye:Ay yapmayın Nesrin hanımcım lütfen.
Hasret: Benim ne zaman numara yaptığımı gördünüz..Siz..Ben..
Nesrin:Ben bilmem Hasret annen dibimizde oturuyo madem hastasın git onun yanında kal.Hem hasret giderirsiniz bu ne canım böyle!
Nakiye:Ay..Yapmayın Nesrin hanım ama..
Hasret: (Yataktan kalkar)Tamama Nakiş ben giderim..Haklı Nesrin hanım huzurunuzu bozdum..
Nakiye:Ay yanıyosun ama Hasret olmaz ki!
Hasret:İyi-İyiyim ben..Nakiş eşyalarımı sen göndersen olur mu?
Nakiye:Ama Murat..
Hasret: Ona söyleriz bi şekilde..
Nakiye:Ya bu nasıl olur ki..Ya gelsin öyle git..İyi görünmüyosun..
Hasret:Boşver..Nesrin hanımı sinirlendirmek istemem..

Hasret kapıya doğru güçlükle ilerlerki tam bu sırada Murat ve Levent kapıyı açar..

Hasret:Ah..
Murat:Hasret arkasında olacağını bilemedim..Neden ayaktasın sen?
Hasret:Ben gidiyorum Murat hoca..
Murat:Ayakta duramıyosun Hasret saçmalama!
Nakiye:Ay Nesrin hanım kızdı Murat ondan gidiyo..
Murat:Ne?!
Hasret:Ya Murat hoca haklı o da boşver..
Murat:Hasret geç içeri..
Hasret: Olmaz..
Murat:Hasret kızmaya başlıyorum ama!

Nesrin:Ne bu ses..Murat..
Murat:Hasretin hasta olduğunu bile bile nasıl evden kovarsın!
Nesrin:Hasta mı numara yapmadığını nerden biliyosun!
Murat:Herkesi çevrendeki insanlar gibi sanıyosun değilmi?Hasret bu dünyadaki en saf en temiz insanlardan bir tanesi o asla oyun oynamaz ama sen çevrendekileri tanımaktan aciz olduğundan bunu görmüyorsun bile!
Nesrin:Yeter Murat!Çizgiyi aşıyosun!
Murat:Asıl sen aşı--
Hasret:Yeter..Murat hoca..Yapma..
Murat:İyi misin?
Hasret: Ağrım bide ateşim var sanırım onun dışında iyiyim..Kavga etmeyin..
Murat:Tamam..Mahalleye gidelim öyleyse..
Hasret:Ne?Murat hoca sen orada kalamazsın..
Murat:Neden?
Hasret:E alışık değilsin..
Murat:Alışırım herşeyin bir ilki vardır..Hazırlanıyım geliyorum hemen..Nakiş Levent Hasrete yardım edermisiniz..
Nakiş-Levent:Tamam..

On beş dakika sonra..

Murat:Hadi Hasret..Çıkalım.. koluna girerek yavaşça onu çıkarır konaktan Nesrin ise hiç bir şey diyemez..

Arabada...

Hasret:Keşke kavga etmeseydiniz..
Murat: Sen bunları düşünme dinlenmene bak Hasret iyi değilsin bak lütfen..
Hasret:Halsizim sadece..
Murat:Ateşin var Hasret kapıdan girdiğimde düşüyosun az kalsın..
Hasret: Olsun..Sen ciddi miydin yani mahallede kalmaya..
Murat:Evet..Hem oradakiler de annem gibi değiller..
Hasret:Yani tabii..
Murat:Hem daha çabuk iyileşirsin belki..der gülümseyerek..
Hasret:----
Murat:Hasret..
Hasret:----
Murat:Uyumuş..der gülümseyerek..

Bir süre sonra mahalleye gelirler..Yavaşça Hasreti uyandırmadan onu kaldırır..Ve evlerinin kapısını çalar..

Gülnaz: Kobrettin eğer gene sensen var ya--Aaaa Asretim..Murat oca..Ne işiniz-Ay geçsenize!
Murat:Hasret rahatsız Gülnaz..
Gülnaz: Ay sen bırakmışın müziği Murat ocam ne kadar üzüldüm bak h-akkaten.
Murat:Biz barıştık Hasretle düşünmeyelim bunu şimdi..de Hasretin çok ateşi var birde bende burada kalabilir miyim bir kaç gün..
Gülnaz:Ayy istersen h-ep kal Murat ocaamm..Ne kadar sevindim ha şimdi..Ayy..

Gülnaz yatakları hazırlar ardından döner..

Gülnaz:Ay Murat ocam..kusura bakma amma sen asretim le aynı yatakta yatsan malum bizim ev biraz sizin eve göre dar..h-atta--der biraz utanarak..
Murat:Gülnaz utanmana gerek yok tamam olur tabii ki..
Gülnaz: Ancaak Asretime çok yaklaşmak yok tamam mı e malum evli değilsiniz ya o bakımdan..

Murat güler...

Murat:Tamam tamam..

Yavaşça Hasreti bıraktığı koltuktan kaldırır..

Hasret:Murat oca..
Murat:Efendim..
Hasret:Nerdeyiz?Ablamın sesini duydum sanki..
Murat:Evet çünkü mahalledeyiz..
Hasret:Üşüdüm..
Murat:Tamam canım geçer şimdi..Yavaş uzan..Tamam..
Hasret:Gitcekmisin sen?
Murat:Gideyim mi?
Hasret:Ha-Hayır..
Murat: (Gülümser)Tamam canım yanındayım..
Gülnaz:Murat ocam Asretimin alnına şunu koy..Düşer h-emen ateşi..
Murat:Bu ne?
Gülnaz: Sirkeli su..Kadriye teyzemin ilacıdır bu..Düşürür h-emencicik..
Murat: Olur mu böyle?
Gülnaz: Sen koy düşmezse sen h-alledersin..
Murat: Tamam sağol..
Gülnaz: H-adi iyi geceler size der gülümseyerek..

2.Bölüm Sonu

hermionegranger
01-09-10, 12:18
2.Bölüm
(Açık Adres)

Sorma bu ara şu halimi
Bu acıların hepsi mi daimi ?
Yazık oldu her iki tarafa da
Şimdi sence daha iyi mi ?

Bir gün oldu iki gün oldu
Ay oldu yıl oldu ümitlere . .
Unutmuyor gönlüm seni seviyor her gün , her gece
Yoruldu, duruldu, kırıldı, vuruldu bir kaç kere
Yazılıdır hepsi hikayede .

Yok mu bir haber alan , yok mu gören ?
Bu mudur adetin , bu mudur tören ?
Yaz ya da söyle bulamadım böyle
Neresi açık adresin , neresi yören ?

Murat Hasret bayılınca ne yapacağını şaşırır..Hasretin verdiği kağıdı yanına gelen Levent'e uzatır ve hızla Hasret'i kucaklayarak konağa girer..

Murat:Hasret! Uyan lütfen!Nakiye!
Nakiye:Hii Hasret!
Murat:Havlu bişeyler getir Nakiye hemen hadi!
Nakiye: Tamam ay..
Levent:Murat sakinleş biraz..Ayrıca sende hastalanıcaksın eğer böyle kalırsan..
Murat: Hasret bayıldı sen ne diyosun Levent ya..
Nesrin:Murat odana çık üstünü değiştir..
Murat:Anne yeter!
Nesrin:Asıl sana yeter!Kızın yaptıkları yetmiyor senin hayatını alt üst ediyo sen ne yapıyorsun!
Murat:Levent annemi Hasretin odasından çıkarır mısın?!
Nesrin:Ne-Mu-(Odadan çıkar)
Murat: Sağol Levent.
Hasret:Öhö..Öhö..Ne oldu?Ben--
Murat:Bayıldın..Üşüyorsun..Ateşinde var..
Hasret:Başım dönüyo..Sende ıslanmışsın üstünü değiştir Murat Hoca..Öhö..Öhö..
Murat: Sen çok kurusun ya sanki..(Gülümseyerek)
Hasret: Doğruda..Olsun..
Nakiye:Ben geldim..Murat sen çık üstünü değiş bende Hasretin üstünü değişmesinde yardım edeyim..
Hasret:Evet..
Murat:Tamam..Ama değiştirir değiştirmez gelicem..
Hasret:Tamam..Off başım..
Nakiye: Off yanıyorsun..
Hasret:Kaç gündür bişey yiyemedim ondan oldu heralde güçsüzleştim sanırım..
Nakiye:Ah ah..Siz yok musunuz..İkinizde birbirinize acı çektiriyosunuz..

10 dakika sonra...

Murat:Bitti mi?Gelebilirmiyim?
Nakiye:Gel Muratcım..Ben sizi yalnız bırakayım..
Hasret:Müziği bırakmayacaksın değil mi?
Murat: Bunları sonra konuşuruz..Dinlen şimdi..Şu saçlarını kurutalım biraz (eline havluyu alıp kurulamaya başlar)
Hasret:Gerek yok kurudu gibi zaten..
Murat:Hastasın Hasret..Yanıyorsun ve kurutmaya gerek yok diyosun..
Hasret:Ben..Şey yorulma diye..
Murat: ( Hasrete doğru uzanır..)Yorulmam merak etme..
Hasret:Ben uyusam iyi olur..
Murat:Hasret..
Hasret:Efendim?
Murat: (Hasrete sarılır)Seni çok özledim..
Hasret: Şey..Bende..(Hasrette Murata sarılır)

Tam o anda kapı çalınır..

Levent:Gelebilir miyim der kapıyı aralayarak..

Murat ve Hasret birbirinden ayrılır..

Levent:Ben gidiyorum..İyisin değil mi?
Hasret:Evet..
Levent:Hadi görüşürüz..

Murat:Yanında kalabilir miyim?
Hasret:Şey Nesrin hanım bir şey demesin..
Murat:Umurumda bile değil..Hem belki bir şeye ihtiyacın olur..
Hasret:Uyumak istiyorum..Günlerdir uyumadım..
Murat:Ne tesadüf bende..

Murat Hasret'e sıkıca sarılır..Hasrette şimdi kendini güvende hissediyordur..

Murat: Seni kaybettiğimi sandım..
Hasret:Beni kaybetmeni hiç istemedim ki..Murat Hoca sakın bir daha gitmeme izin verme olur mu..Ne olur..
Murat:Bir daha seni bırakmak mı?Asla..Senin yerin benim yanım..Hadi uyu artık dinlenmelisin..Hasret..
Hasret:---
Murat:Uyumuş bile..

Nakiye: (Hasret'in odasına girer aniden)Murat..Nesr-(Şaşırır)in hanım odana geçip dinlenmeni istedi. de neyse der gülümseyerek..kapıyı kapar ve çıkar..

Nesrin:Murat nerede Nakiye?
Nakiye:Ay uyuyakalmışlar Nesrin Hanım çok sekerler..Allah nazarlardan koru - Neyse..
Nesrin:Beraber mi uyumuşlar...Neyse iyi geceler..

Ertesi gün..

İlk uyanan Murat olmuştur..Gögsünde Hasretin uyuduğunu fark edince hiç uyandırmamaya çalışarak onu izlemeye koyulur ama tabii önce ateşini ölçmelidir..Elini Hasretin alnına götürür..

Murat:Hala ateşi var..
Hasret:Murat hoca ne olur müziği bırakma lütfen..Ben çok üzgünüm..Özür dilerim..
Murat:Hasret..
Hasret:Lütfen..Ben bilmiyordum..böyle olacağını..
Murat:Hasret..Uyan..
Hasret:Ben sadece üzgündüm..Sana olan güvenim sarsılmıştı..Çünkü sadece sana güveniyordum..Öhö..Öhö..Öhö..
Murat: (Endişelenmeye başlamıştır)Hasret uyan lütfen..
Hasret:Hiii..(Nefes nefese uyanır)Ben..Murat Hoca..(Der ve sarılır)
Murat: Tamam canım geçti..geçti..
Hasret: Sen..Sen gitmiştin..
Murat:Burdayım bak yanındayım geçti..Ateşin var..
Hasret:Tamam..
Murat: Okula gidecektim bugün ama neyse..
Hasret:Bırakmamışmıydın?
Murat: Dersleri bırakamazdım..
Hasret: O zaman git..Nakiş var hem..
Murat: Olmaz..
Hasret:İyiyim Murat Hoca..gerçekten..
Murat:Nakiş başında duracak o zaman..
Hasret:Tamam..
Murat: O zaman ben gidiyorum..
Hasret:Hıhı..

Murat:Nakiye!
Nakiye:Ay uyandınız mı?Murat Nesrin hanıma gözükme çok kızgın..
Murat:Tamam..Sağol üstümü değiştirip çıkıcam hemen..Yalnız hasret iyi değil..Senden ricam onu yalnız bırakma olur mu?Ateşi var hala..
Nakiye:Tamam canım sen hiç merak etme ben ayrılmam yanından hiç..
Murat:Harikasın ya gidiyim de erken döneyim o zaman..
Nakiye: E kahvaltı?
Murat: Dışarda yerim bişeyler..

Bir kaç saat sonra...

Nesrin:Nakiye Murat nerede?
Nakiye:Çoktan çıktı Nesrin hanım.
Nesrin:Hmm..Peki..E hasreti de bıraktı o zaman..
Nakiye:E yok o burada ateşi çok var Nesrin hanımcım..Düşmemiş bir türlü..
Nesrin:Ne?Mahalleye dönmedimi yani?
Nakiye: Dedim ya Nesrin hanımcım..Biraz toparlansın gider zaten biliyosunuz..
Nesrin:Yok artık annesi dibimizde oturuyo kalksın ona gitsin canım ne bu böyle!

Der ve Hasretin odasına doğru yönelir..

Nakiye:Nesrin hanım!Ay yapmayın!
Nesrin: Hasret!
Hasret:Nesrin hanım..
Nesrin:Bırak artık numara yapmayı daha ne kadar üzmeyi düşünüyosun Muratı?Bari bu sefer acı çektirme!
Hasret:Ne diyosunuz siz Nesrin hanım ben numara yapmıyorum ki..
Nakiye:Ay yapmayın Nesrin hanımcım lütfen.
Hasret: Benim ne zaman numara yaptığımı gördünüz..Siz..Ben..
Nesrin:Ben bilmem Hasret annen dibimizde oturuyo madem hastasın git onun yanında kal.Hem hasret giderirsiniz bu ne canım böyle!
Nakiye:Ay..Yapmayın Nesrin hanım ama..
Hasret: (Yataktan kalkar)Tamama Nakiş ben giderim..Haklı Nesrin hanım huzurunuzu bozdum..
Nakiye:Ay yanıyosun ama Hasret olmaz ki!
Hasret:İyi-İyiyim ben..Nakiş eşyalarımı sen göndersen olur mu?
Nakiye:Ama Murat..
Hasret: Ona söyleriz bi şekilde..
Nakiye:Ya bu nasıl olur ki..Ya gelsin öyle git..İyi görünmüyosun..
Hasret:Boşver..Nesrin hanımı sinirlendirmek istemem..

Hasret kapıya doğru güçlükle ilerlerki tam bu sırada Murat ve Levent kapıyı açar..

Hasret:Ah..
Murat:Hasret arkasında olacağını bilemedim..Neden ayaktasın sen?
Hasret:Ben gidiyorum Murat hoca..
Murat:Ayakta duramıyosun Hasret saçmalama!
Nakiye:Ay Nesrin hanım kızdı Murat ondan gidiyo..
Murat:Ne?!
Hasret:Ya Murat hoca haklı o da boşver..
Murat:Hasret geç içeri..
Hasret: Olmaz..
Murat:Hasret kızmaya başlıyorum ama!

Nesrin:Ne bu ses..Murat..
Murat:Hasretin hasta olduğunu bile bile nasıl evden kovarsın!
Nesrin:Hasta mı numara yapmadığını nerden biliyosun!
Murat:Herkesi çevrendeki insanlar gibi sanıyosun değilmi?Hasret bu dünyadaki en saf en temiz insanlardan bir tanesi o asla oyun oynamaz ama sen çevrendekileri tanımaktan aciz olduğundan bunu görmüyorsun bile!
Nesrin:Yeter Murat!Çizgiyi aşıyosun!
Murat:Asıl sen aşı--
Hasret:Yeter..Murat hoca..Yapma..
Murat:İyi misin?
Hasret: Ağrım bide ateşim var sanırım onun dışında iyiyim..Kavga etmeyin..
Murat:Tamam..Mahalleye gidelim öyleyse..
Hasret:Ne?Murat hoca sen orada kalamazsın..
Murat:Neden?
Hasret:E alışık değilsin..
Murat:Alışırım herşeyin bir ilki vardır..Hazırlanıyım geliyorum hemen..Nakiş Levent Hasrete yardım edermisiniz..
Nakiş-Levent:Tamam..

On beş dakika sonra..

Murat:Hadi Hasret..Çıkalım.. koluna girerek yavaşça onu çıkarır konaktan Nesrin ise hiç bir şey diyemez..

Arabada...

Hasret:Keşke kavga etmeseydiniz..
Murat: Sen bunları düşünme dinlenmene bak Hasret iyi değilsin bak lütfen..
Hasret:Halsizim sadece..
Murat:Ateşin var Hasret kapıdan girdiğimde düşüyosun az kalsın..
Hasret: Olsun..Sen ciddi miydin yani mahallede kalmaya..
Murat:Evet..Hem oradakiler de annem gibi değiller..
Hasret:Yani tabii..
Murat:Hem daha çabuk iyileşirsin belki..der gülümseyerek..
Hasret:----
Murat:Hasret..
Hasret:----
Murat:Uyumuş..der gülümseyerek..

Bir süre sonra mahalleye gelirler..Yavaşça Hasreti uyandırmadan onu kaldırır..Ve evlerinin kapısını çalar..

Gülnaz: Kobrettin eğer gene sensen var ya--Aaaa Asretim..Murat oca..Ne işiniz-Ay geçsenize!
Murat:Hasret rahatsız Gülnaz..
Gülnaz: Ay sen bırakmışın müziği Murat ocam ne kadar üzüldüm bak h-akkaten.
Murat:Biz barıştık Hasretle düşünmeyelim bunu şimdi..de Hasretin çok ateşi var birde bende burada kalabilir miyim bir kaç gün..
Gülnaz:Ayy istersen h-ep kal Murat ocaamm..Ne kadar sevindim ha şimdi..Ayy..

Gülnaz yatakları hazırlar ardından döner..

Gülnaz:Ay Murat ocam..kusura bakma amma sen asretim le aynı yatakta yatsan malum bizim ev biraz sizin eve göre dar..h-atta--der biraz utanarak..
Murat:Gülnaz utanmana gerek yok tamam olur tabii ki..
Gülnaz: Ancaak Asretime çok yaklaşmak yok tamam mı e malum evli değilsiniz ya o bakımdan..

Murat güler...

Murat:Tamam tamam..

Yavaşça Hasreti bıraktığı koltuktan kaldırır..

Hasret:Murat oca..
Murat:Efendim..
Hasret:Nerdeyiz?Ablamın sesini duydum sanki..
Murat:Evet çünkü mahalledeyiz..
Hasret:Üşüdüm..
Murat:Tamam canım geçer şimdi..Yavaş uzan..Tamam..
Hasret:Gitcekmisin sen?
Murat:Gideyim mi?
Hasret:Ha-Hayır..
Murat: (Gülümser)Tamam canım yanındayım..
Gülnaz:Murat ocam Asretimin alnına şunu koy..Düşer h-emen ateşi..
Murat:Bu ne?
Gülnaz: Sirkeli su..Kadriye teyzemin ilacıdır bu..Düşürür h-emencicik..
Murat: Olur mu böyle?
Gülnaz: Sen koy düşmezse sen h-alledersin..
Murat: Tamam sağol..
Gülnaz: H-adi iyi geceler size der gülümseyerek..

2.Bölüm Sonu

3.Bölüm
(Yağmurdan Sonra Gelen Toprağın Kokusu)

Yağmurdan sonra gelen toprağın kokusuna
Hayranım tıpkı hayran olduğum gibi sana
Yağmurdan sonra gelen toprağın kokusunda
Ne tuhaf sen varsın sanki hemen yanımda

Yağmurdan sonra gelen toprağın kokusuna
Aşığım tıpkı aşık olduğum gibi sana
Yağmurdan sonra gelen toprağın kokusunda
Buluşuruz seninle sanki başka diyarda

Çiselerken yağmurlar, gülüşür tüm yapraklar
Çiçekler fısıldaşır, oynaşır tomurcuklar
İşte ben de böyleyim, canlanırım yeniden
Seninle ben..

Sabahın ilk ışıklarında Hasret uyanır..Uyandığı anda bir çift gözle karşı karşıya gelir..

Hasret:Murat Hoca?Sen uyumadın mı?
Murat:Yok gece ateşinin düşmesini bekleyip seni izledim.
Hasret:Yok rahat edemedin ondan tabii..
Murat:Hasret..Alakası yok..Senin iyi olman için bekledim..Ateşin düştüğüne göre artık uyuyabilirim der gülümseyerek.
Hasret: (Gülümser)Ablam bişey dedi mi sana?
Murat:Yaklaşmayacakmışım sonuçta evli değilmişiz daha der hafifce gülümseyerek
Hasret:Hii..(Hasret kızarır)Ben şey off..(Hasret kızarır ve Murat'a arkasını döner)
Murat:Hasret yapma..
Hasret:Ya bu utandırıcı bişey..Sonuçta biz bişey değiliz yani..ablamda..
Murat:Biz bişey değiliz..öyle mi?
Hasret: (Murata döner)Yani öğrenci-öğretmeniz..
Murat: Öyle miyiz sence?(der hasrete yaklaşarak)
Hasret:Şey..Bilmem..Ya uyusana Murat Hoca..der çekinerek..
Murat: Peki öğrencim..Size sarılmamda bir sakınca var mı acaba?
Hasret:Yok hocam der gülümseyerek..

Bir kaç saat sonra..

Gülnaz,Kadir,Murat ve Hasret kalkmıştır..

Gülnaz: Sizi gördüm Murat ocam sarılmıştın Asretime der ciddiyetle..
Murat:Gülnaz valla yataktan düşme korkusu..
Gülnaz:Ehehhehe şaka yaptım Murat ocam sarıl ne olcak..İstemese Asretim izin vermez sarılamazsın zaten der gülerek

Hepsi güler..

Hasret:E Murat hoca var mı bugün bir işin?
Murat:Yok bugün seninleyim dolaşırız diyordum..
Hasret:E hocam müziğe geri dönecektiniz diye biliyordum ben..
Murat:E..Öğrencim döneceğim ama şimdi erken bırakmışken şak diye dönmek olmaz..Hem piyanom yok biliyosun artık..
Yeni bir piyano almam gerek..

Tam bu sırada Murat'ın telefonu çalar..

Murat:Efendim Levent?
Levent:Murat piyanon geri geldi..
Murat:Nasıl?E satılmıştı o..
Levent:E..Hasret Nemutlu adında bir kadın sana piyanonu geri almış eski yerine koyduruyorum ne dersin?
Murat:Ne?(Gülümseyerek,çook mutlu olduğu bellidir)Ben...Tamam öyle yap kapatıyorum şimdi..
Hasret:Ne olmuş Murat Hoca?
Murat:Hasret sen..Piyanomu geri almışsın!
Hasret:He o mu?Evet..Kızdın mı?
Murat:Ne kızması Hasret..ben çook şaşırdım..
Hasret:E..Göz göre göre müziği bırakmana izin veremezdim heralde Murat Hoca..O gün Nesrin Hanımda vardı orada ama ben aldım
Murat: Sen..Beni nasıl mutlu ettin bilemezsin..der Hasret'e sarılarak
Hasret: Senin bana yaşattıklarından sonra ben sana bunu yapmışım çok mu Murat Hoca..
Murat: Sen varya sen..Hadi gel benimle..
Hasret:Ay dur Murat Hoca nereye?
Murat:Bildiğin bir yere..
Hasret:Ablam görüşürüz..
Gülnaz:Geç kalmayın ha akşama çok güzel yemekler yapcam
Murat:Kalmayız Gülnaz görüşürüz..

Gülnaz:Ay nasılda yakışırlar..
Kadir:Nereye gitti ablamla Murat Hoca..
Gülnaz:Ay sana ne?Gittiler gelcekler..Her şeyi bilmek zorunda mısın sen hee..Yürü git h-adi işine
Kadir:Ben kaçtım..
Gülnaz:H-erkes kaçtı bir ben kaçamadım zate

Arabada...

Hasret:Nereye gidiyoruz?
Murat:Bir yere..
Hasret: Onu anladım zaten Murat Hocada nereye?
Murat: Senle çalışmaya başladığımızdan kısa bir süre sonra seni bir deniz kenarına götürmüştüm hatırladın mı?
Hasret:Aa..Evet..Hani böyle bağırmıştım falan..
Murat:İste oraya ama bu sefer çalışmak için değil sadece denizin sesini dinlemek için gidiyoruz..
Hasret:Çalışmak yok yani..
Murat:Hayır yok der gülerek..
Hasret:Aslında göl kenarına da gidebilirdik ama olmaz ablam merak eder.
Murat: (Güler)Evet..Sonra beni eve almaz..
Hasret:Hiç yapar mı o öyle şey Murat hoca..
Murat:Yapmaz tabii der gülerek..Kobrayla barışmadılar değil mi..
Hasret:Yok..Kobra çok üzgün..aslında bende kızgınım sana gelip iş istemesi..
Murat:Bunda tuhaf karşılaman gereken bir şey yok ki hasret..
Hasret:Ama sana öyle..Aman neyse..
Murat:Ne oldu?
Hasret:Hiç..ablam bişey demiştide o geldi aklıma..
Murat:Ne demişti?
Hasret:Kobra sana bacanak falan diyomuş..
Murat:Ne var bunda..
Hasret:Yapma Murat Hoca..(Der arabadan iner)Koşmaya başlar..Sana bizim mahalle yaramadı anlaşılan..
Murat:Hasret dur..Sanada yaramış anlaşılan..
Hasret:Ne o yoruldun mu? der gülerek
Murat:Evet..Ahhh..Bacağım der ve yere düşer..Hasret..Ahh..
Hasret:Murat!Murat! koşarak Muratın yanına gelir..Murat hoca!İyi misin?!
Murat: (Güler)Sen demin ne dedin?
Hasret:Murat hoca iyi misin dedim?
Murat: Ondan önce..
Hasret:Bişey demedim..
Murat:Murat dedin..
Hasret: Sen hasta değil misin Murat hoca!Bacağın acıyodu hani..
Murat: O seni yanıma getirebilmek içindi..der Hasretin saçlarına dokunarak..
Hasret:Hile yaptın..
Murat: Evet yaptım ama sende geldin..
Hasret:Hiç hoş değil sayın Murat Turalı..
Murat: Hadi kalk Sayın Hasret Turalı..
Hasret:Ne?Murat hoca ne dediğinin farkında mısın?
Murat:Yanlışlık oldu anlık hani sen kızıyodun ya..Boşluğuma geldi senin ki gibi..Hasret TURALI diycektim..Ay yine olmadı Hasret Nemutlu diycektim..der gülerek..
Hasret: Offf ya sen geç dalganı ablamların yanındada bunu yapta iki günde dillerine düşelim mahallenin sonra Nesrin hanımda bizi--
Murat: (Hasret'i öper)Hadi hadi geç kalacağız..Misafir olarak kaldığım eve ve gülnazın yemeklerine ihanet etmeyelim..
Hasret: Çok komik Murat hoca sen gül..
Murat: Sende gül..
Hasret:Karşıdan karşıya kendim geçerim çocuk muyum ben..
Murat: Olsun..Bir şey olmasın diye tutayım ben yinede der ve bu sefer birlikte gülerler..

Akşam..Kobra;gülnaz;hasret;murat hep beraber tepeliğe çıkar gökyüzünü seyrederler..

Kobra:Gülnaz..
Gülnaz:Asretim sinek mi vızıldar yoksa ben mi yanlış duyarım?
Murat:Gülnaz yapma bak yazık..
Gülnaz: Ona mı yazık?Kime yazık Murat ocam..Ben ortada üzülcek birini göremiyom..
Hasret:Yapma be ablam bak nasıl da üzgün bakar..
Kobra:Gülnazım yapma vallaha yapmayacam bi daha..söz..
Gülnaz: Söz mü?
Kobra: Söz be..
Gülnaz:Affettim ama bi daha yaparsan ahanda şuraya yazıyom bak Murat ocada şahit valla dönmem geri haa..
Kobra:Tamam be Gülnazım..Murat ocam bacanak -
Gülnaz-Hasret:Kobra!!!
Kobra: rica etsem bizim yüzükleri sen takar mısın?
Murat:Takarım tabii der gülümseyerek..

Balçiçek:Kıızz gülnaz barıştınız mı kız gene?
Kadriye:Barışmışlar barışmışlar..
Gülnaz:He kıız barıştık..
Balçiçek:Murat oca sen ne zaman geldin?
Kadriye : Dün geldi kız..
Balçiçek: Burda mı kaldım ocam?Gül gibi konağın varken..
Murat:Evet burada kaldım Balçiçek..
Gülnaz: Bulaşma dallıbudak Murat ocamla Asretime..
Balçiçek:Ben şimdi seni-
Kadriye: H-adi adi bakın müzik çalar oş biraz ağır bir müzik amma olsun dans edin h-adi.

Murat: (Elini Hasrete uzatır)Dans edelim mi..Son yarım kalan bir dansımız var biliyorsun..
Hasret:Edelimi..der gülümseyerek..

O zor günler solan güller eskidendi geçti
O zaman aşık olduğum rüzgarlar esti esti geçti

Geriye sadece yarım yarım sevgiler
Yüzüme inceden uzun uzun çizgiler
Öznesi kalan süresi kısalan cümleler

Aşk seni bulabilir de uzakta durabilir de
Samimi oluyor derken mesafe koyabilir de
Bu böyle

Vurabilir de ilgisiz durabilir de
Onu sana katıyor derken tuzaklar kurabilir de
Bu böyle

3.Bölüm Sonu

birefsane
01-09-10, 20:27
rep ve yorumlsr için çok-çok teşekürler.

34.bölüm.
Hasretle Murat taksiden iniyor.Güzel bir 6 katlı bina.Modern diyil tarihi bir havası var.Kapıdakı görevli valizleri alarak.
Görevli:Hoşgeldiniz Hasret hanım.Özledik sizi(sevecen bir tavrla.Sonra Murata dönerek)Sizde efendim.
H:Hoş bulduk Patrik.Bende evimi özledim.
Asansore doğru irellerken
P:Dairenizde istediyiniz deyişiklik yapıldı Hasret hanım umarım beyenirsiniz.
Hasretle murat asonsöre bindi patrikde iyi geceler dileyib gitti.
Londraya geldiklerinden beri Hasretin haraketleri Muratı şaşırtıyordu.Eskiden her şeyi için Muratdan onay bekleyen Hasretin burdakı her şeye hakim tavrı Muratın şaşkınılığını bin kat artırıyordu.
Artık kapıdaydılar Hasret kapıyı açarak.
H:Evime hoş geldin.Umarım beğenirsin.
Murat gülümseyerek.
M:Teşekkür ederim Hasret hanım.
Hasret gelen mektublara bakarken Murat evi inceliyordu.Hoş iki katlı daireydi.Krem ve beyaz rengli mobilyalarla döşenmişdi.Sade ve oldukca şıktı.İnsanı ferahlatıyordu.Salon boydan boya camdı ve Londranın muhteşem gece manzarası sözle anlatılmazdı.
M:Manzarası çok güzel.(gülümseyerek)yine kaçıcak en güzel yeri bulmuşsun.
Hasret Muratın elinden yapışarak
H:Hadi gel sana daha güzel bir şey göstericem.diyerek muratı merdivenlerden yukarı çekiştirdi.
Yukarı çıktıkları zaman geniş bir çalışma odasının ortasında piyano duruyordu.Murat sevgiyle Hasreti yüzüne bakıyordu.Hasretse her zamanki çocuksu tavrıyla
H:Rengi modeli seninkinin aynı.Bir tek yılı farklı.Bir ay bununla idare ede bilirsin diyilmi?(sevimlilikle)
Murat Hasreti kendine doğru çekerek öptü.Ayrıldıklarında alnını Hasretinkine dayıyarak
M:Sen seviyorum.
Hasretse gülümseyerek karşılık verdi.
İstanbuldaysa Levent ve Burçin sinir krizleri geçiren Nesrini,Tamerse olanları duyunca ilk uçakla istanbula gelen Teyzesini sakinleştirmeye çalışıyordu.
N:Hala inanamıyorum.Sağ duyusuna hem güvendiyim Oğlum kendini bırakıb giden kızın peşinden Londraya gitti.
L:Lütfen sakinleş Nesrincim.(kolonyayla bileklerini ovarak)
Burçinse olanlardan zevk almışcasına çayını yudumluyordu.
G:Bende kızım Muratdan uzak,Mutlu hayatını kurdu diye rahat-rahat izmirde oturuyorum.(kahvesini yudumlayarak)
T:Teyze onlar bir-birini seviyor.baksana aradan geçen 2 sene bile aşklarını yok etmemiş.
Durumu hafifletmeye çalışarak.
Konak
N:Telefonuda kapalı.Ne yapmaya çalışıyor bu çocuk.(levente dönerek)Levent hemen bana Murata ulaşa bileceyim bir numara bul.Hasretinkinimi bulursun ordakı evininmi umrumda diyil.Hemen Muratla konuşmam lazım.
Saime hanım:Tabii her istediyine evet dersen sonu böyle olur.Aklına esiyor Londraya yerleşiyor.Aklına esiyor evlenme kararı veriyor.Murat sadece felaketler yaratıyor dedim inanmadı 2 yılda anca toparlandı tam her şey yolunda diyordum .....
Her iki annede odada bir o tarafa bir bu taraf giderek diyordu.
Londra
Hasret buzdolabın önünde durarak.üzerindeki telefon numaraları inceliyordu.Daha sonra salonda film seçen muratın yanına gelib.
H:Pizzamı italyan mutfağımı
M:Seçimi sana bırakıyorum bakalım beni ne kadar tanıyorsun.
H:O zaman İtalyan mutfağı.
Diyerek telefona yöneldi.telefonda mesajınız var yazısını görünce.düymeye bastı.
1.mesaj:kızım nerdesin telefonunda kapalı eve gelince hemen ara
2.mesaj:(burçin bağırarak)Hasret nerdesin 2 gündür delirdim.yine seni üzmedi dimi o ismi lazım diyil şahsıyyet.
Bunu duyunca Murat şaşırdı.
3.mesaj:Kızım bu ne demek oluyor.Haber vermeden fransaya gitmek ne demek.Gelince hemen ara.
4.mesaj:duyduklarım doğru diyil dimi?Muratla barışmışsınız üstelik.bunu hemen konuşmamız gerek.
Saime hanımı çok kızgın olduğu sesinden belli.
5.mesaj:Delimisin kızım sen.nasıl evlenirsin onunla.(burçin kuduruyordu)Yine aklın karşıtırdı.ilk uçakla geliyorum.
6.mesaj:yine ben(burçin üzgün).Gelemiyorum doktorum ilk aylarda uçağa binmeyimin çocuk için tehlikeli olucağını söylüyor.(sonra kızgın halde)Sakın yumuşayım deme.Seni 2 yıl merak bile etmeyen biri için deymez.
Mesajlar bitdikeden sonra bıkkın halde.
H:Sanırım bu sondu.
Muratsa gülümseyerek
M:Burçinin benden bu kadar nefret etdiyini bilmiyordum.
Hasretse tedirgin.
H:Annemi aramalıyım.Çok kızgın.
İstanbul
Saime hanım:Tamer telefonu ver.
Nesrin hanım:(elideki numarayı çevirirkeN)bu numara olduğuna eminmisin Levent.
Tam o anda Hasretin elindeki telefon çaldı.

birefsane
01-09-10, 20:31
35.bölüm.
Hasret tedirgin halde telefona bakıyordu.bunu fark eden murat.yanına gelerek.
M:benim cevab vermemi istermisin.
H:Yok ben yaparım.(tedirgin halde)
Telefonu açınca nefesi kesildi.Telefondakı Nesrin hanımdı
N:Alo Hasret senmisin.
H:Evet Nesrin hanım nasılsınız.
Murat şaşkınlıkla izliyordu.
N:Nasıl olduğumu tahmin etmek o kadar zor diyildir herhalde.Aklına esiyor çıkıb gidiyorsun.Arkanda bırakdıkların umrunda diyil.Sen gittikden sonra Murat ne haldeydi bir fikrin varmı.sen ne yapmaya çalışıyorsun kızım.Umarım ne kısa zamanda aklınızı başınıza alır ve bu birlikteliyi bitirisiniz.
Hasret telefondakıları duyunca yüzü düşüyordu.Murat artık dayanamayıb telefonu elinden aldı.
Nesrin hanım:Zaten eskidende böyleydi oyuncağıyla sonuna kadar oynardı.
M:Hasret benim oyuncağım diyil anne.
Nesrin hanım telefondakının Murat olmasına şaşırsada kendini toparlar.
N:Murat en kısa zamanda bu yalnışdan dönmeni istiyorum.
M:Ben yalnış yaptığımı düşünmüyorum ve senin isteklerini yapma yaşımı çoktan geçtiyimi düşünüyorum.Görüşürüz anne.
Telefonu kapayarak amma hala elinde merdivenlere oturmuş hasretin yanına oturdu.
M:Annem adına özür dilerim.
Hasretse üzgün
H:Haklı.aklıma eseni yapıyorum sonuçlarını düşünemiyorum.
Tam o anda telefon çaldı Murat elindeki telefonu açıb.Sert bir tonla
M:Ne var anne.
Karşısındakı sesi eşidib yüzü deyişti.
M:Özür dilerim.Hemen veriyorum Saime hanım.
Diyerek telefonu Hasrete uzatdı.Hasretse üzgün halde.
H:Anne
Saime hanım hasretin üzgün sesini duyunca yumuşar.Ne de olsa anne yüreyi.
S:Kızım ne oldu.ağlıyormusun sen.
H:Yok anne.(bir az durdukdan sonra)anne özür dilerim.
Saime hanımsa kızının üzgün olmasına daha fazla dayanamayıb.
S:Tamam meleyim.sen nasıl mutluysan öyle yaşa.Yeterki üzülme.Eger Ben muratla mutluyum dersen ben sadece saygıyla karşılarım.Hadi şimdi dinlen yarın uzun-uzun konuşuruz.
H:Seni seviyorum anne.İyi geceler
Telefonu kapadıkdan sonra başını Muratın omuzuna koydu.Muratda ona sarılarak alnından öptü.
Sabahın erken saatleri Hasret odasında giyiniyor.Muratsa Kahvaltı masasında huzurla kahvesini yudumluyor ta ki kapı alıcaklı gibi çalınana kadar.Kalkarak kapıya yöneldi.Bu evde çok rahatdı sanki yıllarca burda yaşıyormuş gibi.Evdeki Hasretin varlığıninda bunda büyük rolu vardı tabii ki.
Kapıyı açtığında 4-5 yaşlarında küçük bir oğlan çocuğu salona doğru koştu.Murat neye uğradığını bilemedi.kapıyı kapatarak salona geldi.
M:Sen de kimsin.
N:Ben Nate asıl sen kimsin.(bir az kızgın halde)Hasretin evinde ne işin var.
Murat gülümseyerek elini uzatdı.
M:Memnun oldum Nate.Bende Hasretin arkadaşıyım.(Natele el sıkıştılar)
Natese kıskanc halde.
N:Hasret diyerek bağırmaya başladı.
Ta ki hasreti görene kadar.Hasreti görür görmez hemen kucağına atladı.Her iki yanağından öperek
N:Seni özledim.
H:Bende seni.(O da Nate öptü)
Murata dönerek.
H:tanıştırıyım.Nate.
M:Biz küçük beyle tanışdık.
N:Evet.(hasretin kucağından inerek)senin evinde ne işi var?ismi ne?ne zaman tanıştınız?
Hasretse gülümseyerek.
H:hep sana anlatıyordum ya Murat.İşte o.
Bir anda Natein yüzü deyişti.Muratın yanına gelerek.
N:Seni duellaya davet ediyorum.hasreti sana kaptırmaya hiç niyetim yok.
Sert bir şekilde.Muratsa ciddi olmaya çalışarak.
M:Kabul ediyorum.(natein elini sıkarak)iyi olan kazansın.

hermionegranger
02-09-10, 00:17
3.Bölüm
(Yağmurdan Sonra Gelen Toprağın Kokusu)

Yağmurdan sonra gelen toprağın kokusuna
Hayranım tıpkı hayran olduğum gibi sana
Yağmurdan sonra gelen toprağın kokusunda
Ne tuhaf sen varsın sanki hemen yanımda

Yağmurdan sonra gelen toprağın kokusuna
Aşığım tıpkı aşık olduğum gibi sana
Yağmurdan sonra gelen toprağın kokusunda
Buluşuruz seninle sanki başka diyarda

Çiselerken yağmurlar, gülüşür tüm yapraklar
Çiçekler fısıldaşır, oynaşır tomurcuklar
İşte ben de böyleyim, canlanırım yeniden
Seninle ben..

Sabahın ilk ışıklarında Hasret uyanır..Uyandığı anda bir çift gözle karşı karşıya gelir..

Hasret:Murat Hoca?Sen uyumadın mı?
Murat:Yok gece ateşinin düşmesini bekleyip seni izledim.
Hasret:Yok rahat edemedin ondan tabii..
Murat:Hasret..Alakası yok..Senin iyi olman için bekledim..Ateşin düştüğüne göre artık uyuyabilirim der gülümseyerek.
Hasret: (Gülümser)Ablam bişey dedi mi sana?
Murat:Yaklaşmayacakmışım sonuçta evli değilmişiz daha der hafifce gülümseyerek
Hasret:Hii..(Hasret kızarır)Ben şey off..(Hasret kızarır ve Murat'a arkasını döner)
Murat:Hasret yapma..
Hasret:Ya bu utandırıcı bişey..Sonuçta biz bişey değiliz yani..ablamda..
Murat:Biz bişey değiliz..öyle mi?
Hasret: (Murata döner)Yani öğrenci-öğretmeniz..
Murat: Öyle miyiz sence?(der hasrete yaklaşarak)
Hasret:Şey..Bilmem..Ya uyusana Murat Hoca..der çekinerek..
Murat: Peki öğrencim..Size sarılmamda bir sakınca var mı acaba?
Hasret:Yok hocam der gülümseyerek..

Bir kaç saat sonra..

Gülnaz,Kadir,Murat ve Hasret kalkmıştır..

Gülnaz: Sizi gördüm Murat ocam sarılmıştın Asretime der ciddiyetle..
Murat:Gülnaz valla yataktan düşme korkusu..
Gülnaz:Ehehhehe şaka yaptım Murat ocam sarıl ne olcak..İstemese Asretim izin vermez sarılamazsın zaten der gülerek

Hepsi güler..

Hasret:E Murat hoca var mı bugün bir işin?
Murat:Yok bugün seninleyim dolaşırız diyordum..
Hasret:E hocam müziğe geri dönecektiniz diye biliyordum ben..
Murat:E..Öğrencim döneceğim ama şimdi erken bırakmışken şak diye dönmek olmaz..Hem piyanom yok biliyosun artık..
Yeni bir piyano almam gerek..

Tam bu sırada Murat'ın telefonu çalar..

Murat:Efendim Levent?
Levent:Murat piyanon geri geldi..
Murat:Nasıl?E satılmıştı o..
Levent:E..Hasret Nemutlu adında bir kadın sana piyanonu geri almış eski yerine koyduruyorum ne dersin?
Murat:Ne?(Gülümseyerek,çook mutlu olduğu bellidir)Ben...Tamam öyle yap kapatıyorum şimdi..
Hasret:Ne olmuş Murat Hoca?
Murat:Hasret sen..Piyanomu geri almışsın!
Hasret:He o mu?Evet..Kızdın mı?
Murat:Ne kızması Hasret..ben çook şaşırdım..
Hasret:E..Göz göre göre müziği bırakmana izin veremezdim heralde Murat Hoca..O gün Nesrin Hanımda vardı orada ama ben aldım
Murat: Sen..Beni nasıl mutlu ettin bilemezsin..der Hasret'e sarılarak
Hasret: Senin bana yaşattıklarından sonra ben sana bunu yapmışım çok mu Murat Hoca..
Murat: Sen varya sen..Hadi gel benimle..
Hasret:Ay dur Murat Hoca nereye?
Murat:Bildiğin bir yere..
Hasret:Ablam görüşürüz..
Gülnaz:Geç kalmayın ha akşama çok güzel yemekler yapcam
Murat:Kalmayız Gülnaz görüşürüz..

Gülnaz:Ay nasılda yakışırlar..
Kadir:Nereye gitti ablamla Murat Hoca..
Gülnaz:Ay sana ne?Gittiler gelcekler..Her şeyi bilmek zorunda mısın sen hee..Yürü git h-adi işine
Kadir:Ben kaçtım..
Gülnaz:H-erkes kaçtı bir ben kaçamadım zate

Arabada...

Hasret:Nereye gidiyoruz?
Murat:Bir yere..
Hasret: Onu anladım zaten Murat Hocada nereye?
Murat: Senle çalışmaya başladığımızdan kısa bir süre sonra seni bir deniz kenarına götürmüştüm hatırladın mı?
Hasret:Aa..Evet..Hani böyle bağırmıştım falan..
Murat:İste oraya ama bu sefer çalışmak için değil sadece denizin sesini dinlemek için gidiyoruz..
Hasret:Çalışmak yok yani..
Murat:Hayır yok der gülerek..
Hasret:Aslında göl kenarına da gidebilirdik ama olmaz ablam merak eder.
Murat: (Güler)Evet..Sonra beni eve almaz..
Hasret:Hiç yapar mı o öyle şey Murat hoca..
Murat:Yapmaz tabii der gülerek..Kobrayla barışmadılar değil mi..
Hasret:Yok..Kobra çok üzgün..aslında bende kızgınım sana gelip iş istemesi..
Murat:Bunda tuhaf karşılaman gereken bir şey yok ki hasret..
Hasret:Ama sana öyle..Aman neyse..
Murat:Ne oldu?
Hasret:Hiç..ablam bişey demiştide o geldi aklıma..
Murat:Ne demişti?
Hasret:Kobra sana bacanak falan diyomuş..
Murat:Ne var bunda..
Hasret:Yapma Murat Hoca..(Der arabadan iner)Koşmaya başlar..Sana bizim mahalle yaramadı anlaşılan..
Murat:Hasret dur..Sanada yaramış anlaşılan..
Hasret:Ne o yoruldun mu? der gülerek
Murat:Evet..Ahhh..Bacağım der ve yere düşer..Hasret..Ahh..
Hasret:Murat!Murat! koşarak Muratın yanına gelir..Murat hoca!İyi misin?!
Murat: (Güler)Sen demin ne dedin?
Hasret:Murat hoca iyi misin dedim?
Murat: Ondan önce..
Hasret:Bişey demedim..
Murat:Murat dedin..
Hasret: Sen hasta değil misin Murat hoca!Bacağın acıyodu hani..
Murat: O seni yanıma getirebilmek içindi..der Hasretin saçlarına dokunarak..
Hasret:Hile yaptın..
Murat: Evet yaptım ama sende geldin..
Hasret:Hiç hoş değil sayın Murat Turalı..
Murat: Hadi kalk Sayın Hasret Turalı..
Hasret:Ne?Murat hoca ne dediğinin farkında mısın?
Murat:Yanlışlık oldu anlık hani sen kızıyodun ya..Boşluğuma geldi senin ki gibi..Hasret TURALI diycektim..Ay yine olmadı Hasret Nemutlu diycektim..der gülerek..
Hasret: Offf ya sen geç dalganı ablamların yanındada bunu yapta iki günde dillerine düşelim mahallenin sonra Nesrin hanımda bizi--
Murat: (Hasret'i öper)Hadi hadi geç kalacağız..Misafir olarak kaldığım eve ve gülnazın yemeklerine ihanet etmeyelim..
Hasret: Çok komik Murat hoca sen gül..
Murat: Sende gül..
Hasret:Karşıdan karşıya kendim geçerim çocuk muyum ben..
Murat: Olsun..Bir şey olmasın diye tutayım ben yinede der ve bu sefer birlikte gülerler..

Akşam..Kobra;gülnaz;hasret;murat hep beraber tepeliğe çıkar gökyüzünü seyrederler..

Kobra:Gülnaz..
Gülnaz:Asretim sinek mi vızıldar yoksa ben mi yanlış duyarım?
Murat:Gülnaz yapma bak yazık..
Gülnaz: Ona mı yazık?Kime yazık Murat ocam..Ben ortada üzülcek birini göremiyom..
Hasret:Yapma be ablam bak nasıl da üzgün bakar..
Kobra:Gülnazım yapma vallaha yapmayacam bi daha..söz..
Gülnaz: Söz mü?
Kobra: Söz be..
Gülnaz:Affettim ama bi daha yaparsan ahanda şuraya yazıyom bak Murat ocada şahit valla dönmem geri haa..
Kobra:Tamam be Gülnazım..Murat ocam bacanak -
Gülnaz-Hasret:Kobra!!!
Kobra: rica etsem bizim yüzükleri sen takar mısın?
Murat:Takarım tabii der gülümseyerek..

Balçiçek:Kıızz gülnaz barıştınız mı kız gene?
Kadriye:Barışmışlar barışmışlar..
Gülnaz:He kıız barıştık..
Balçiçek:Murat oca sen ne zaman geldin?
Kadriye : Dün geldi kız..
Balçiçek: Burda mı kaldım ocam?Gül gibi konağın varken..
Murat:Evet burada kaldım Balçiçek..
Gülnaz: Bulaşma dallıbudak Murat ocamla Asretime..
Balçiçek:Ben şimdi seni-
Kadriye: H-adi adi bakın müzik çalar oş biraz ağır bir müzik amma olsun dans edin h-adi.

Murat: (Elini Hasrete uzatır)Dans edelim mi..Son yarım kalan bir dansımız var biliyorsun..
Hasret:Edelimi..der gülümseyerek..

O zor günler solan güller eskidendi geçti
O zaman aşık olduğum rüzgarlar esti esti geçti

Geriye sadece yarım yarım sevgiler
Yüzüme inceden uzun uzun çizgiler
Öznesi kalan süresi kısalan cümleler

Aşk seni bulabilir de uzakta durabilir de
Samimi oluyor derken mesafe koyabilir de
Bu böyle

Vurabilir de ilgisiz durabilir de
Onu sana katıyor derken tuzaklar kurabilir de
Bu böyle

3.Bölüm Sonu


4.Bölüm
(Nerdesin)

En fazla birkaç ay sürer
Beni unutmak demiştin
Sen gideli yıllar oldu bak unutmadım
Yazıyorum boş kağıtlara hala ismini
Sadece birkaç dakika mı
Hayır binlerce saniye
Sana doğru sürüklenişim kuru bir yaprağın
Yorgun sürüklenişi gibi rüzgarda

Nerdesin nerdesin
Kalbim dağlardan da soğuk nerdesin
Nerdesin

Dünyanın taşları kadar
Eski içimdeki sevgi
Dön burda bekliyorum
Gelmeni beni sevmeni
Ah bana söz verdiğin gibi

Nerdesin nerdesin
Kalbim dağlardan da soğuk nerdesin
Nerdesin

Eğer dönmeyeceksen dön gel
Eğer yaşıyorsan cevap ver
Kalbim dağlardan da soğuk nerdesin
Nerdesin nerdesin


Güzel bir geceden sonra..Herkes mahalleye geri döner..

Murat:İyi misin?
Hasret:Efendim dalmışım..İyiyim..Hıhı..Murat hoca..
Murat:Efendim..
Hasret:Müziğe geri döneceksin değil mi?
Murat:Hasret bu konuyu sonra konuşsak..
Hasret:Geçiştirip duruyosun Murat hoca böyle olmaz..Kaç gün geçti..Bişey de..
Murat: Peki..Çok istiyosun söyliyeyim..Şu an dönmeyeceğim..Oldu mu..
Hasret: (Gözleri dolar)Neden?Neden?Murat hoca bu kabul edilebilir bişey değil!
Murat:Hasret yapma..
Hasret:Benim yüzümden bıraktın..Ben sana eğer müziğinin benden önemli olduğunu düşündüğümü söylemesem böyle bişey olmayacaktı!
Murat:Hasret hayır..Biz o konuyu çoktan bitirdik sadece dinlenmek istiyorum biraz..
Hasret:Ben döneceğini düşünmüştüm..

Bu sırada Muratın telefonu çalar..

Murat:Aslı arıyor..Efendim Aslı?
Aslı:Hocam..ben yurtdışından döndüm..müziği bırakmışsınız yeni duydum.
Murat:Evet Aslı bıraktım..
Aslı:Ama hocam bu nasıl-
Murat:Bunları okulda konuşuruz Aslı..
Aslı:Gelicek misiniz?
Murat:Evet derslere devam ediyorum..
Aslı:Tamam o zaman iyi akşamlar hocam..
Murat:İyi akşamlar.

Hasret: Duymuş.
Murat: Duymuş..
Hasret:Neyse..Yarın konuşuruz..Artık..
Murat:Hasret..Dönmek istemiyorum hepsi bu karar benim kararım sorgulama..Hem senle bir ilgisi yok..
Hasret:Tamam..

Hasret hiç bişey belli etmesede içten içe üzülmüştür..

Hasret:Ablam yatakları yapalım geldim ben..
Gülnaz:Ben yaptım Asretim yatakları..
Hasret:Hmm bekleseydin keşke beraber yapardık..
Gülnaz: Olsun canım kardeşim yarın beraber yaparız..Sen iyisin?
Hasret:İyiyim..
Gülnaz:Murat oca nerede?
Murat:Gelcek şimdi Leventle telefonda konuşuyor..

Murat:Levent dönmiycem tamam mı?İstemiyorum!Müziği bıraktım lafının neresini anlayamıyosunuz!demin Hasretlede konuştuk..Annemede Babamada söyle müzik benim için bitti tamam mı?!En azından şimdilik! der ve telefonu kapar...

Gülnaz ve Hasret tüm konuşmayı duymuştur..Murat sinirlendiğini belli etmek istemeyerek onların yanına döner..

Gülnaz:İyimisin Murat ocam?
Murat:Evet..
Gülnaz: Size iyi geceler o zaman..
Murat-Hasret:İyi geceler..

Hasret sessizce yatağa uzanır sırtını Murata döner ve gözlerini kapar...Muratsa Hasrete bakar ama dokunup bişey demeye cesaret edemez..

Murat:Hasret uyudun mu?
Hasret:Birbirimizi kırıcak bi laf etmeyelim ondan sussak daha iyi galiba bu gece Murat Hoca..
Murat:İyi geceler..
Hasret: Sanada..

O gece biraz daha konuşsalar tatsızlık çıkacağı kesindi..Bü yüzden sessiz kalmayı tercih etmişlerdi..

Ertesi sabah...

Murat:Kahvaltı için teşekkürler gülnaz..Hasret ben gidiyorum..
Hasret:Tamam Murat hoca..
Murat:Geri gelicem ama..
Hasret: Tamam..

Okulda...

Aslı:Ama hocam yani siz..
Murat:Aslı bir de sen üstüme gelme..Bitti- tamam mı?
Aslı:Hocam Hasret yüzünden mi?
Murat:Evet..Onun yanında olmalıyım tamam mı?Bana inanıp güvenmesini istiyorum..
Aslı:Ama-
Murat:Bilmediğin olaylar varken yorum yapmazsan sevinirim..
Aslı:Hocam Hasret..
Murat: (Kapıya bakar Leventle Hasretin geldiğini duymamıştır)Hasret..
Hasret:Bişey demene gerek yok..Bildiğim bir şeydi zaten..Benim yüzümden bırakmıştın biliyodum..
Murat:Hasret..
Hasret:Müziği bırakma..Sadece bunu diyebilirim sana..Başka bir şey demek ne içimden gelir..Ne de..Neyse ben eve döneyim..Görüşürüz sonra..
Murat:Bekle beraber çıkalım..
Hasret: Yok..Akşam görüşürüz zaten..
Murat: Peki..

Levent:Ne yaptın Murat?
Murat:Bir anlık sinirleydi..
Levent:Ama doğruydu..
Murat: Belki..
Levent: Ona müzikten daha değerli olduğunu göstermeye çalışıyosun ama bu zaten açık..Hasrete olan ilgin zaten açık.Hasrette hatasının farkında sen sadece şu an onun kendisini suçlamasına sebep oluyosun..
Murat:Ben..
Levent: Dediklerimi bir düşün..

Hasret tepeliğe çıkar eve hiç uğramadan..O tepeliğe gittiğinde gün batıyordur..Gözyaşları sessizce yanaklarından aşağıya doğru kayıyordur..Birden şarkı söylemek gelir içinden ve ağzından dökülmeye başlar sözler..

Bir yanmış konakta
Bir kadın var orada hala soylu, hala sır
Teninde baharlar
Sevdası kapkara hala aynı yanar, kor

Efsane kadın kimdi aşkın
Sordular sustun hiç anlatmadın
Efsane kadın kimdi aşkın
Sordular ama hiç anlatmadın

Murat ise mahalleye gelmiştir..Hasreti sorar ama evdekilerden bir cevap alamaz..Bunun üzerine tepeliğe gitmeye karar verir..Orada olabileceğini düşünerek..Hasretse şarkısının son kıtalarına gelmiştir..Farkında bile değildir gözyaşlarından Muratın onu izlediğini...

Zamansız yıllarda
İsmini yazmıştı sanki gül dudağına
Sönse de yangınlar
Yangını körükler uçan avuç avuç kül

Efsane kadın kimdi aşkın
Sordular sustun hiç anlatmadın
Efsane kadın kimdi aşkın
Sordular ama hiç anlatmadın

Bir yanmış konakta...

Murat:Ben üzgünüm..
Hasret: Sen ne zaman geldin?
Murat:Biraz önce..Hasret seni kırmak istememiştim..
Hasret:Kırılmadım sadece senden duymak biraz acıttı..Ama söylediğin iyi oldu..Demek ki seni çok incitmişim..Bunu anladım şimdi daha iyi..
Murat:Hasret yapma..
Hasret:Murat hoca yanımda kalamazsın..Bende öyle..Sen beni affetmeden olmaz..
Murat:Hasret ne alakası var?
Hasret:Yapma..Nesrin hanımda seni üzdüğüm için benle olmanı bana bakmanı istemedi..Sende bugün zor da olsa döktün içindekileri..Benim yüzümden bıraktın müziğide...Müzik senin tutkun bunu biliyorum..Bu tutkunu bana aşılyanda sendin başkası yapamazdı..Ama madem şimdi bıraktın bende bıraktım..Şarkı söylemiycem..Sen dönene kadar..Beni affedip müziğe geri dönene dek..Kendi içimdeki suçluluk duygusuda bitene dek..Tek bir şarkı daha söylemiycem..
Murat:Yapma..
Hasret:Gerçeklerle yüzleştik Murat hoca..İçten içe bana kızdığınıda biliyorum..Ama hak veriyosun aynı zamandada..Sen beni gerçekten affettiğinde yanında olacağım..O zaman müziğe beraber başlarız belki..der gözyaşlarını silerek..O zamana kadar senden hep haber bekliycem..Seni hiç unutmıycam..der geri geri giderek..
Murat: Seni seviyorum Hasret...Gitme.. der sessizce..bu sefer Muratında gözleri dolmuştur..

Peki ya şimdi ne olacak..?
Birbirlerini severken her şeyi bırakıp ayrı yerlere mi savrulacaklar?
Buna izin mi verecekler?

4.BÖLÜM SONU

Not:Valla kusura bakmayın arkadaşlar belki kötü oldu biraz ama fragmanı görünce içim karardı tekrar özür dilerim:(

keremcemelike
02-09-10, 02:15
BÖLÜM 15

Hasret;
Uyandığımda kendimi yatağımda buluyorum....Oysa ki buraya nasıl geldğime dair en ufak bir fikrim bile yok...En son hatırldığım Murat'ı omzunda O'nun koksuyla o eşsiz manzaranın tadını çıkarttığım...

Yatağın içinde biraz miskinlik yaptıktan sonra kalkıyorum....Üzerimi giyinip salona geçiyorum....

N:Günaydın Hasretciğim
H:Günaydın Nesrin Hanım...

Kahvaltı masasına oturuyorum...Nakiş servis koyuyor banada...

H:Murat yok mu?
N:Halletmesi gereken işleri varmış erkenden çıktı Eslemle birlikte ...

Nesrin Hanımla güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra Murat'ın katına çıkıyorum...Eslemde yok bir kitap alıp okumaya başlıyorum....
Kitaba iyice dalmışım...Bir süre sonra gözlerimin yandığını hissedip bırakıyorm...

Elimi yüzümü yıkamak için banyoya gidiyorum...Aynaya baktığımda heryerim kızarık....Yüzümü yıkayıp merdivenlere yöneliyorum...Aşağı inene kadar sürekli kaşınıyorum elimi nereye atsam...Giriş katındaki aynada kızarıkları incelerken Nesrin Hanım geliyor...

N:Ne oluyor Hasret...Neden her yerin kızarık senin...
H:Bilmiyorum Nesrin Hanım...Elimi nereye atsam orası kaşınıyor...
N:Gösterinin heyecanından olsa gerek..Ben şimdi bir ilaç getiririm sana hiç birşeyin kalmaz..
H:Sağolun Nesrin Hanım...

Nesrin Hanım gülümsüyor...Mutfağa iniyor bende salona geçip oturuyorum...Elimde telefon belki Murat arar da hemen açarım diye...Bugün hiç sesini duymadım yüzünü göremedim...Bir yanım eksik sanki...

Murat;

Aslıdan gelen telefonla çıkıyorum evden...Eslemde peşime takılıyor...Okulda buluşuyoruz...

M:Evet Aslı ne öğrendin bu kadar önemli...
A:Hocam...Salih Beyle Saime Hanım kardeşmiş...
E:Ne!!
M:Nasıl ya!!
E.Madem o kadar zengin neden khyalık yapıyor...
A:Kızını bulmak için...
M:Hiç birşey anlamadım...Kızı kimmiş ki
A:Saime Hanım'ın gerçek adı..

Bu sırada telefonum çalıyor...

M:Evet gerçek adı...

telefonumu çıkarırken soruyorum bu soruyu...Ekranda Hasret yazısını görünce kalbim hareketleniyor....

A:Gülpembe!!!

Aslının ağzından dökülen kelimelerle şok oluyrum...Önce telefona bakıp ardından Aslıya bakıyorum...

A:Saime Hanım...Hasret'in annesiymiş Murat Bey...

Telefonu açamıyorum...Sesim titriyor...Hasret'in annesi mi bu...Bu nasıl olur...O öldüğünü söylemişti....Demekki ona öyle söylemişlerdi...Nasıl söylerdiki Murat şimdi bunu Hasret'e

E:Abi!! Abi iyi misin...
M:Eve gidelim...

Eslemle birlikte eve gidiyoruz...Hasret bahçede oturuyor...Bizi görünce ayaklanıyor hemen...Eslem içeri giriyor...

M:Hasret!!
H:Murat!! Ben şey aradım ama açmadın..
M:Duymamışım önemli bir şey miydi...
H:Yokk...Ben...Ben sadece sesini duyma istemiştim...

Murat'ın yüzünde hafif bir gülümseme oluyor..Karasız bir gülümseme...

H:Ama sende birşey var..
M:Yokk...İyiyim ben...
H.Var var...Ama eğer söylemek istemezsen...
M:Ben...Hasret...
H:Efendim...
M:Sana söylemem gereken bişey var....Ama ben nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum...
H:Konunun ne olduğunu söyleyebilirsin ilk önce...

Elinden tutuyorum Hasret'in

M:Gel oturalım şöyle...
H:Murat korkmaya başlıyorum...Hadi söyle artık...
M:Konu...Annen Hasret...Ve..Ve Saime Hanım...
H:Ne...Murat ne diyorsun...İnan hiçbirşey anlamıyorum...Annem le Saime Hanımın ne alakası var.. Hatta annem ne alaka...
M:Hasret annen Saime Hanım...

Başım önümde...Suçluymuşum gibi...Ama Hasret'in yüzüne bakmaya cesaretim yok...Onun yıkılmışlığıı gözlerindeki hüznü görmeye cesaretim yok....Hışımla kalkıyor yerinden...

H:Bu...Bu...Saçmalık...Kim uyduruyor bunu...

Tüm cesaretimi toplayıp bende kalkıyorum...Hasret'in gözlerine bakıyorum...Güven vermek istercesine...Yanında olduğumu hissettirmek için...

M:Araştırdık Hasret

Gözlerinde sicim gibi yaşlar boşalıyor...Bir an öylece kalıyor....Sadece yaşlar akıyor gözlerinden...Çekip sarılıyorum Ona...Kendine gelince kollarımdan sıyrılıp koşarak içeri giriyor...

H:Gülpembe!!!!

Diye bağırıyor...Mutfağa iniyor yok...Tekrar üst kata çıkıyor ''Gülpembe'' diye bağırarak bende peşinden annemle karşılaşıyoruz girişte...

M:Hasret Saime Hanım istifa etti...

Dizlerinin üzerine çöküyor Hasret...Onu yerden kaldırıp hep birlikte salına geçiyoruz...

H:Ne zaman...
N:1-2 saat önce..

Nakiyenin getirdiği su bardağını elinden atıyor bir anda...

H:Nasıl söylemez bana ya...Burnumun dibine kadar girip nasıl annenim ben demez...Bu nasıl bir annelik ya...

Hasret yerinden kalkmış odada bağırarak dört dönüyor...

M:Hasret lütfen!!
N:Nakiye doktoru ara...Sakinleştiriciye ihtiyacı olabilir...

H:Ben yıllardır anne özlemi çekerken nasıl söylemez...

Hasret'in ellerinden tutuyorum...Kurtulmaya çalışıyor...Sıkıca sarıyorum onu...Kurulmak için göğsümü yumrukluyor...

M:Şşşt..Tamam bitanem geçti...Sakin ol lütfen biraz...Herşey düzelicek...
Hasret'in çırpınışları da yumrukları da giderek yvaşlıyor...Ben tutmsam yere düşeceği her halinden belli...

H:Neden yine beni bırakıp gittiki Murat...

Arada saçlarını öpüyorum...

N:Murat...Odasına götürsen iyi olur...

Hasret'i kucağıma alıyorum..Ellerini boynuma doluyor...Başı omzumda...
Odasına götürüyorum...Kapıyı ayağımla kapatıp Yatağına bırakıyorum Hasret'i

H:Murat beni bırakma...
M:Tamam burdayım canım...
H:Ne olur gitme...Yanımda yat lütfen...
M:Peki...

Yatağın diğer tarafına geçip uzanıyorum...Hasret yüzünü bana dönüyor yavaşça...Başını göğsüme koyuyor...

H:Çok yorgunum...Çok..Çok..
M:Hepsi geçicek birtanem...Üzülme sen...Herşeyi halledicez...Yeterki sen yanımda ol...

hermionegranger
02-09-10, 13:00
4.Bölüm
(Nerdesin)

En fazla birkaç ay sürer
Beni unutmak demiştin
Sen gideli yıllar oldu bak unutmadım
Yazıyorum boş kağıtlara hala ismini
Sadece birkaç dakika mı
Hayır binlerce saniye
Sana doğru sürüklenişim kuru bir yaprağın
Yorgun sürüklenişi gibi rüzgarda

Nerdesin nerdesin
Kalbim dağlardan da soğuk nerdesin
Nerdesin

Dünyanın taşları kadar
Eski içimdeki sevgi
Dön burda bekliyorum
Gelmeni beni sevmeni
Ah bana söz verdiğin gibi

Nerdesin nerdesin
Kalbim dağlardan da soğuk nerdesin
Nerdesin

Eğer dönmeyeceksen dön gel
Eğer yaşıyorsan cevap ver
Kalbim dağlardan da soğuk nerdesin
Nerdesin nerdesin


Güzel bir geceden sonra..Herkes mahalleye geri döner..

Murat:İyi misin?
Hasret:Efendim dalmışım..İyiyim..Hıhı..Murat hoca..
Murat:Efendim..
Hasret:Müziğe geri döneceksin değil mi?
Murat:Hasret bu konuyu sonra konuşsak..
Hasret:Geçiştirip duruyosun Murat hoca böyle olmaz..Kaç gün geçti..Bişey de..
Murat: Peki..Çok istiyosun söyliyeyim..Şu an dönmeyeceğim..Oldu mu..
Hasret: (Gözleri dolar)Neden?Neden?Murat hoca bu kabul edilebilir bişey değil!
Murat:Hasret yapma..
Hasret:Benim yüzümden bıraktın..Ben sana eğer müziğinin benden önemli olduğunu düşündüğümü söylemesem böyle bişey olmayacaktı!
Murat:Hasret hayır..Biz o konuyu çoktan bitirdik sadece dinlenmek istiyorum biraz..
Hasret:Ben döneceğini düşünmüştüm..

Bu sırada Muratın telefonu çalar..

Murat:Aslı arıyor..Efendim Aslı?
Aslı:Hocam..ben yurtdışından döndüm..müziği bırakmışsınız yeni duydum.
Murat:Evet Aslı bıraktım..
Aslı:Ama hocam bu nasıl-
Murat:Bunları okulda konuşuruz Aslı..
Aslı:Gelicek misiniz?
Murat:Evet derslere devam ediyorum..
Aslı:Tamam o zaman iyi akşamlar hocam..
Murat:İyi akşamlar.

Hasret: Duymuş.
Murat: Duymuş..
Hasret:Neyse..Yarın konuşuruz..Artık..
Murat:Hasret..Dönmek istemiyorum hepsi bu karar benim kararım sorgulama..Hem senle bir ilgisi yok..
Hasret:Tamam..

Hasret hiç bişey belli etmesede içten içe üzülmüştür..

Hasret:Ablam yatakları yapalım geldim ben..
Gülnaz:Ben yaptım Asretim yatakları..
Hasret:Hmm bekleseydin keşke beraber yapardık..
Gülnaz: Olsun canım kardeşim yarın beraber yaparız..Sen iyisin?
Hasret:İyiyim..
Gülnaz:Murat oca nerede?
Murat:Gelcek şimdi Leventle telefonda konuşuyor..

Murat:Levent dönmiycem tamam mı?İstemiyorum!Müziği bıraktım lafının neresini anlayamıyosunuz!demin Hasretlede konuştuk..Annemede Babamada söyle müzik benim için bitti tamam mı?!En azından şimdilik! der ve telefonu kapar...

Gülnaz ve Hasret tüm konuşmayı duymuştur..Murat sinirlendiğini belli etmek istemeyerek onların yanına döner..

Gülnaz:İyimisin Murat ocam?
Murat:Evet..
Gülnaz: Size iyi geceler o zaman..
Murat-Hasret:İyi geceler..

Hasret sessizce yatağa uzanır sırtını Murata döner ve gözlerini kapar...Muratsa Hasrete bakar ama dokunup bişey demeye cesaret edemez..

Murat:Hasret uyudun mu?
Hasret:Birbirimizi kırıcak bi laf etmeyelim ondan sussak daha iyi galiba bu gece Murat Hoca..
Murat:İyi geceler..
Hasret: Sanada..

O gece biraz daha konuşsalar tatsızlık çıkacağı kesindi..Bü yüzden sessiz kalmayı tercih etmişlerdi..

Ertesi sabah...

Murat:Kahvaltı için teşekkürler gülnaz..Hasret ben gidiyorum..
Hasret:Tamam Murat hoca..
Murat:Geri gelicem ama..
Hasret: Tamam..

Okulda...

Aslı:Ama hocam yani siz..
Murat:Aslı bir de sen üstüme gelme..Bitti- tamam mı?
Aslı:Hocam Hasret yüzünden mi?
Murat:Evet..Onun yanında olmalıyım tamam mı?Bana inanıp güvenmesini istiyorum..
Aslı:Ama-
Murat:Bilmediğin olaylar varken yorum yapmazsan sevinirim..
Aslı:Hocam Hasret..
Murat: (Kapıya bakar Leventle Hasretin geldiğini duymamıştır)Hasret..
Hasret:Bişey demene gerek yok..Bildiğim bir şeydi zaten..Benim yüzümden bırakmıştın biliyodum..
Murat:Hasret..
Hasret:Müziği bırakma..Sadece bunu diyebilirim sana..Başka bir şey demek ne içimden gelir..Ne de..Neyse ben eve döneyim..Görüşürüz sonra..
Murat:Bekle beraber çıkalım..
Hasret: Yok..Akşam görüşürüz zaten..
Murat: Peki..

Levent:Ne yaptın Murat?
Murat:Bir anlık sinirleydi..
Levent:Ama doğruydu..
Murat: Belki..
Levent: Ona müzikten daha değerli olduğunu göstermeye çalışıyosun ama bu zaten açık..Hasrete olan ilgin zaten açık.Hasrette hatasının farkında sen sadece şu an onun kendisini suçlamasına sebep oluyosun..
Murat:Ben..
Levent: Dediklerimi bir düşün..

Hasret tepeliğe çıkar eve hiç uğramadan..O tepeliğe gittiğinde gün batıyordur..Gözyaşları sessizce yanaklarından aşağıya doğru kayıyordur..Birden şarkı söylemek gelir içinden ve ağzından dökülmeye başlar sözler..

Bir yanmış konakta
Bir kadın var orada hala soylu, hala sır
Teninde baharlar
Sevdası kapkara hala aynı yanar, kor

Efsane kadın kimdi aşkın
Sordular sustun hiç anlatmadın
Efsane kadın kimdi aşkın
Sordular ama hiç anlatmadın

Murat ise mahalleye gelmiştir..Hasreti sorar ama evdekilerden bir cevap alamaz..Bunun üzerine tepeliğe gitmeye karar verir..Orada olabileceğini düşünerek..Hasretse şarkısının son kıtalarına gelmiştir..Farkında bile değildir gözyaşlarından Muratın onu izlediğini...

Zamansız yıllarda
İsmini yazmıştı sanki gül dudağına
Sönse de yangınlar
Yangını körükler uçan avuç avuç kül

Efsane kadın kimdi aşkın
Sordular sustun hiç anlatmadın
Efsane kadın kimdi aşkın
Sordular ama hiç anlatmadın

Bir yanmış konakta...

Murat:Ben üzgünüm..
Hasret: Sen ne zaman geldin?
Murat:Biraz önce..Hasret seni kırmak istememiştim..
Hasret:Kırılmadım sadece senden duymak biraz acıttı..Ama söylediğin iyi oldu..Demek ki seni çok incitmişim..Bunu anladım şimdi daha iyi..
Murat:Hasret yapma..
Hasret:Murat hoca yanımda kalamazsın..Bende öyle..Sen beni affetmeden olmaz..
Murat:Hasret ne alakası var?
Hasret:Yapma..Nesrin hanımda seni üzdüğüm için benle olmanı bana bakmanı istemedi..Sende bugün zor da olsa döktün içindekileri..Benim yüzümden bıraktın müziğide...Müzik senin tutkun bunu biliyorum..Bu tutkunu bana aşılyanda sendin başkası yapamazdı..Ama madem şimdi bıraktın bende bıraktım..Şarkı söylemiycem..Sen dönene kadar..Beni affedip müziğe geri dönene dek..Kendi içimdeki suçluluk duygusuda bitene dek..Tek bir şarkı daha söylemiycem..
Murat:Yapma..
Hasret:Gerçeklerle yüzleştik Murat hoca..İçten içe bana kızdığınıda biliyorum..Ama hak veriyosun aynı zamandada..Sen beni gerçekten affettiğinde yanında olacağım..O zaman müziğe beraber başlarız belki..der gözyaşlarını silerek..O zamana kadar senden hep haber bekliycem..Seni hiç unutmıycam..der geri geri giderek..
Murat: Seni seviyorum Hasret...Gitme.. der sessizce..bu sefer Muratında gözleri dolmuştur..

Peki ya şimdi ne olacak..?
Birbirlerini severken her şeyi bırakıp ayrı yerlere mi savrulacaklar?
Buna izin mi verecekler?

4.BÖLÜM SONU

Not:Valla kusura bakmayın arkadaşlar belki kötü oldu biraz ama fragmanı görünce içim karardı tekrar özür dilerim:(

5.Bölüm
(Yara)

Kör noktalar vardır her aşkta
İnsan doğar ölmez o suçla
Orada o küçük çocukla kalan
Ağlar hayatın sonsuzluğuna

Kim tutarki elini bir daha
İçini kanatan bir rüya olur bu yara
Bir masalın sonunda ölüme
Aşkını anlatan bir kadın olur bu defa

Hiç konuşmaz bazen gül susar
Yaprak titrer acıyla düş yanar
Orada o güzel uykuda hüzün
Büyür büyünün sonsuzluğuna

Hasretle Murat görüşmeyeli bir hafta kadar olmuştur..Bu süreç içinde ne Murat ne Hasret bişey yememiş..birbirlerini deli gibi özleselerde aramamışlardır..Hasret tüm zamanını mahallede geçiriyordur..Muratsa herşeyden uzaklaşmak için Hasretle birlikte kaldığı otele gitmiştir..Hasrerle birlikte yaşadığı her anı tekrar tekrar yaşıyordur orada ama bunu engellemek bile istemiyordur..

Murat yürüyüşten odasına dönmüştür odaya girdiği anda Hasretle buraya geldiği ilk an canlanır gözünde..

Murat:Çalışma odası burası olacak..Bu odada derslerimize devam edeceğiz..Bakalım sessiz bir başına Nakiyesiz ne kadar başarılı olacaksın?
Hasret:Ayy..özledim be Nakiyeyi..
Murat: Sen?Nakiyeyi?Ailenden başkalarınıda özleyebiliyosun yani?İyi..Güzel..
Hasret:Niye öyle dedin ki?Nakiye bir buzdolapmı ki kendisini özlemiycem..hem bahse girerim sende özlemişsindir..Yok yok..sen en çok nakiyenin üzümlü keklerini özlemişsindir.
Murat:Evet sadece üzümlü keki için bile özleyebilirim onu.

Murat bir anda kendine gelir..

Murat:Napıyosun şimdi Hasret?Nerdesin?

Mahallede..

Gülnaz:Asretim..Levent geldi..
Hasret:Geldim..
Levent:Hasret..
Hasret:Hoşgeldin Levent..
Levent:Hoşbulduk..Murat gitti..
Hasret:Ne?Nereye?
Levent:Bilmiyoruz..Nesrinle Ethem perişan halde..
Hasret:Nasıl bilmiyosunuz?Nereye gitti??
Levent:Endişelenme..Kaçmıştır bir yerlere..
Hasret:Levent hasta mısın sen ya?En yakın arkadaşın o senin..
Levent: Seninde sevdiğin adamdı..
Hasret:Konu farklı!
Levent:Hiçde değil!
Hasret:Yeter!Git başımdan!
Levent:Ben özür dilerim..
Hasret:Boşver..önemli değil..
Levent:Ben gitsem iyi olacak daha sonra konuşuruz..
Hasret: Sen bilirsin..Görüşürüz..

Gülnaz:Gidiyon mu Levent?
Levent:Gidiyorum sonra görüşürüz Gülnaz..
Gülnaz:Tamam görüşürük..Kızz..Asret ne oldu?Asrett!!!
Hasret:Mu..Mur..Murat Ho..ca..Gitmiş..
Gülnaz:Kız dur ağlama..Bir dur anlat..
Hasret:Anlatcak bişey yok ki abla..Gitmiş işte kimse nereye gittiğini bilmiyor..der ağlayarak..
Gülnaz:Ara öğren o zaman kardeşim..Ağlama dur...
Hasret:Arayamam..

Murat..Otelde...

Murat:Hasret!!Rüyaymış..Ya gerçekse...

Murat eline telefonunu alır..Hasreti arar..

Hasret uyuyordur..Birden sıçrar telefonunun çalmasıyla..

Hasret:Murat hoca!

Telefonu eline alır..

Hasret:Murat hoca..
Murat:-----
Hasret:Arayan sensin biliyorum..Nerdesin..Niye kimseye bişey demeden gittin..
Murat:-----
Hasret:Bişey de be Murat Hoca..

Murat telefonu kapatır..

Murat:İyisin en azından bunu biliyorum..

Hasret: Off Murat hoca off bişey desen ya..Ama ben biliyorum..Görüceksin sen..Herkesi üzmeye hakkın yok!

Murat uyuyamamanın verdiği rahatsızlıkla aşağı inip içki içmek ister..

Hasret:Ablam..Uyan..Ben gidiyorum..
Gülnaz:Ne..Nereye gidiyon kıız..gecenin bi vakti..
Hasret:Murat hocanın yanına..
Gülnaz:Neyy?E kız sen demedin mi bi saat önce yerini bilmiyom diye..
Hasret:Şimdi öğrendim biliyorum nereye gitceğimi..
Gülnaz:E iyi tamam ama haber ver bana nereye gittiğini..
Hasret:Gidince ararım seni bir iki saatlik yol zaten hadi öptüm ben seni..
Gülnaz:Bende seni canım kardeşiim.

Hasret yola çıkar..Muratsa otelin lobisinde sarhoş olucak dercede içmeye başlamıştır..

Bir iki saat sonra..

Hasret otele gelir..

Hasret:Murat Hocanın..Ay yani Murat Turalı burada mı kalıyor?
X: Evet efendim kendisi şurada zaten..Bar kısmında oturuyor..
Hasret:Murat hoca?Barda..Tamam neyse teşekkür ederim..
X:Rica ederim efendim..

Hasret bar kısmına geçince Murat Hocanın sarhoş olduğunu görür..

Hasret:Yok artık!Murat hoca!
Murat: (Hasrete bakar)Artık hayalinide görmeye başladım..
Hasret:Hayır hayal değil..Ben geldim..Yanındayım..
Murat:Hayır hayal görüyorum..
Hasret:Murat hoca kalk hadi..

Murat Hasrete dayanarak odaya çıkmayı kabul eder..

Hasret:Ne vardı bu kadar içecek?
Murat:Çok..
Hasret:Çok ne?
Murat: Sen..Nereden biliyodun burada olduğumu..
Hasret:Hissettim sen burada olunca..Anahtar..
Murat:Cebimde..
Hasret: Off buldum..
Murat:İyiyim ben..
Hasret:Belli..Gel hadi..

Odada..

Murat:Hasret..
Hasret:Efendim Murat Hoca..
Murat:Ben..Ben..Seni..çok..
Hasret: Ya susta yat artık sabah konuşuruz..
Murat:Özledim..der Hasrete yaklaşarak..
Hasret:Şaka..
Murat:Gerçek..der Hasrete daha da yaklaşarak..
Hasret:Murat hoca git yat..
Murat: Sende benim yanımda uyursan..
Hasret: Hadi Murat hoca odana..der daha önce onun uyuduğu odaya çekerek..
Murat:Ben o odada değil senin daha önce uyuduğun odada kalıyorum..
Hasret:Hı?Hmm..Anladım..O zaman oraya hadi..

Murat uzanır..

Hasret: Ben gelcem hemen..
Murat:Biliyorum gideceksin..
Hasret:Hayır..

Hasret leventi arar..

Levent:Alo..Hasret ne bu gecenin bir saatinde..
Hasret:Murat hocanın yanındayım Levent senden bişey istiyorum...
Levent:He ne tamam..
Hasret:Hani biz Murat hocayla ders yaparken geldiğimiz bir otel vardı ya..
Levent:Oradamısınız?
Hasret:Evet..
Levent:E..
Hasret:Yarın akşama kadar buraya Murat hocanın çalıştığı herkesi getir..Buradaki konferans salonuna..Sanırım bir müzik ziyafeti daha çekersek Murat hoca müziğe geri döner..
Levent:İyide ne söyliycekler?
Hasret: Daha önce Murat hocayla çalıştıkları şarkıları..ya da müzikleri..
Levent: Peki ya sen?
Hasret:Bende söyleyeceğim..
Levent: Peki tamam..
Hasret:Görüşürüz..

Murat:Hasret!!
Hasret:Geldim..
Murat: Sen rüya değilsin..Gelmişsin..
Hasret: Hadi uyu..
Murat:Tamam..Der Hasrete sarılarak..

Sabahın ilk ışıklarına doğru Hasrette uykuya dalar..Yan yana uyurlar..Bir kaç saat sonra Murat uyanır..Yanında Hasreti görünce şaşırır..

Murat:Gelmişsin..der elini Hasretin saçlarına götürerek..
Hasret:Hmm..
Murat: Off başım..
Hasret:Günaydın..
Murat: (Gülümser)Günaydın
Hasret:Başın ağrıyo dimi?
Murat:Hemde nasıl..
Hasret: Dur..
Murat:Nereye?
Hasret: Başım ağrıyo dedin ya..Al..Şunu iç..Geçer hemen..
Murat:Tadı kötüymüş..
Hasret:İçmeseydin..
Murat: Sende beni bırakmasaydın.
Hasret:Ben seni bırakmadım sadece kendini toplamanı istedim..
Murat: Senin yüzünden ne hale geldim ama..
Hasret:Bir şeyin yok Turp gibisin Murat hoca sallama şimdi
Murat:Çiçekçi kız Hasret geri döndü..
Hasret: Sende müziğe geri dönsen güzel olucak..
Murat: O da olur bir gün..Daha zamanı var..
Hasret:Hadi yemeğe saat öğlen oldu neredeyse..
Murat:Tamam..Hadi gidelim..

Akşama doğru..

Murat:Bugün burada bişey var heralde baksana hazırlık falan var..
Hasret:Heralde..Hadi odaya dönelim yoruldum dolaşmaktan..
Murat:Tamam..der gülümseyerek..

Akşam..

Levent:Hasret herşey hazır..
Hasret:Tamam öyleyse..Geliyoruz hemen..
Levent:Tamam..
Hasret:Murat hoca..
Murat:Hadi yemeğe inebiliriz ben haz-
Hasret:Nasıl?
Murat:Çok güzel..çok güzel olmuşsun..
Hasret:Teşekkürler hadi inelim..
Murat:Buyrun koluma girin Hasret hanım..
Hasret:Memnuniyetle der gülümseyerek..

Aşağı inerler..

Murat:E burası yemek salonuna giden yol değil hasret..
Hasret: Sana söylemediler mi?
Murat:Yoo..
Hasret:Neyse bak öğrenmiş oldun..

İçeri girmeleriyle büyük bir alkış kopar..

Murat:Hasret ne oluyor..
Hasret:Bu gece senin gecen Murat Hoca..der elinden sahneye doğru çekerek..

Levent:Evet Sayın Konuklarımız..Hepinizi burada görmekten büyük mutluluk duyuyor Ve bu gece bizleri yalnız bırkamadığınız için sizlere teşekkür ediyoruz..Bu gece burada Murat Turalının müziğini konuşmak ona müziğe ne kadar değer verdiğini tekrar hatırlatmak amacıyla buradayız..Sayın Murat Turalı lütfen size ayrılan koltuğa doğru geçin ve izlemeye koyulun...
Hasret: Sen geç Murat hoca ben daha sonra geleceğim yanına..

Ve gösteri başlar..

5.BÖLÜM SONU

dizicikız_15
02-09-10, 16:43
Adımı Unut !
3.Bölüm

(Written by:Burçin & Gizem)

http://img255.imageshack.us/img255/8331/gonulcelenbolum13hqxvid.jpg



http://img203.imageshack.us/img203/7660/gonulcelenbolum13hqxvidd.jpg



Hasret 2. Kez duyduğu büyük hakaretle beraber neye uğradığını şaşırdı...Böyle bir şeyi nasıl düşünebilirdi Murat ! Hızla yüzünü döndü Murat ‘a... Murat ‘ın yüzünde pişmanlık izleri aramaya çıktı bir an ! Bulamadı ...Öfkesi daha da büyüdü ...Büyüyen öfke Murat’ın yüzüne indiğinde bir ilişkinin dönüm noktalarından biri yaşanıyordu !
Murat ...Önce afalladı...Hiç beklemedi bir tepkiydi bu ! Ama haksız bir tepki değildi ! İlk bunu fark etti.Ne aşağılık bir suçlamaydı söylediği ! Yüzüne inen tokadın , Hasret ‘ e söylediğinden daha hafif kaldığını düşünmeye başladığında Hasret’in çoktan merdivenlerden aşağıya süzüldüğünü fark etti...
Peşinden gitse...
Ona seviyorum seni ! Onun için böyleyim.Affet dese !
Yapmadı ! Sağ yanağını ovuştura ovuştura sandalyesine oturdu !
Ahmaklığını oturup düşünmeye başladığında çarpılan bir kapı sesi geldi kulağa !Yavaşça pencerenin oraya doğru ilerledi Murat !
Hasret kapının önünde birilerini bekliyor besbelli!
Sabırsızlığı sürekli yaptığı salınımlardan belli...
Konağa bakma zahmetinde bile bulunmuyor ! Çok kızmış...
Murat aşağıya inmek için bir atılımda bulunuyor! Yani Hasret ‘in gönlünü almalı ...
Çabası boşa..Köşeyi dönen bir araba sesi geliyor kulağa ! Murat , perdenin arkasından gizlice izliyor olanları ...
Gelen Leventten başkası değil !
Levent arabadan iner inmez Hasret kollarına atılıveriyor .Sıkı sıkı sarılıyor !
Murat yeni bir kıskançlığın kollarında buluyor kendini !
--
Levent : Sakin ol dediğinde hüngür hüngür ağlayan Hasret ‘in arkasını bir bebek gibi sıvazlıyordu ! Her ne olduysa unut ! Bak yanındayım ben...
Hasret yavaşça sıyrıldı Levent’in kollarından...

Hasret : İyi ki varsın ! diyebildi ağlamadan ! Sonra başka bir ağlama nöbeti için Levent’in boynuna sarıldı !
Omzunda ağlayabileceği bir adama çok ihtiyacı vardı bu gece...
Levent..Ne olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyordu.Hasret ‘i bu denli üzen ve ağlatan olayın ve kimin buna sebep olduğunu öğrenmek için deliriyordu...
Bunları bir kenara bıraktığında rüzgarla burnuna taşınan Hasret ‘in kokusu geldi burnuna buram buram...
İçine çekti çokça...
Bir daha kaç kez bu kokuyu duyumsayabilirdi ki insan !
Hasret biraz kendine geldiğine Levent’in boynundan çekti ellerini...Bir çoçuk misali elinin tersiyle silmeye çalıştı gözyaşlarını !
Levent ufak çaplı bir kahkaha attı kırmızı burunlu bu ufak kız çoçuğuna !
Sonra yavaşça sildi Hasret ‘in boşuna aktığına inandığı inci tanelerini...Konuşmanın zamanı gelmişti !

Levent : Kim üzmüş bakıyım benim güzel assolisti mi bu kadar ? dediğinden bebeklere yapılan bir çeşit oyunu sergiliyordu...
Hafifçe güldü Hasret ... Sonra kızarmış gözlerini Levent ‘e çevirdi...

Hasret : Anlatırım ... dedi yavaşça . Ama önce buradan biraz uzaklaşsak dediğinde perdenin arkasında duran siluetin Murat olduğuna adı kadar emindi !

Levent : Peki dedi usulca...Dondurma ? diye sorduğunda gözlerindeki ufak ışıltılar parıldıyordu !

Hasret : Bu seferkini dondurma bile geçiremez galiba !dediğinde hüzünle yere devirdi gözlerini...

Levent : Hmmm... Durum o kadar vahim yani dediğinde Hasret ‘i nereye götürebileceğini düşünüyordu.

Hasret : Bir bara falan mı gitsek acaba ?

Levent : Bar ve sen ? Güldürme beni Hasret !

Hasret : Birkaç kadeh içkiden ne olacak sevgili menejerim ?? dediğinde dudaklarını büzdü !

Levent : Konaktaki şampanya anını hatırlatma bana güzel assolistim ! derken hınzırca bir gülüş takıldı dudaklarına...

Hasret : Lütfen... Hem sen varsın yanımda ! Bir şey olmaz.En kötü ihtimalle sarhoş olurum !

Levent : Yavrucuğum Murat beni keser ! Bugün bile ne kadar kızdı görmedin mi?

Hasret : Sen bana söylediklerini bir bilsen ...

Levent : Çok aşık sana dedi yavaşça .Ondan hep kıvranmaları !

Hasret : Aşk aşık olduğun adamın veya kadının canını acıtmak mı ? Eğer böyleyse ben Murat ‘a aşık değilim dediğinde çok keskin bir ifade vardı yüzünde...Eee nereye götürüyorsun beni ?
--
Ethem : Çok sık kavga ediyorlar ...Ve hepsinde fazlaca sesini yükseltiyor senin oğlun dediğinde Turalı Konağının salonu Hasret Murat ilişkisini çözümlemeye çalışıyordu...
Nesrin Hanım dalgınlığını bir kenara –bırakmayı denedi .Ve başardı.Ah bir de ukalalığını bir kenara bırakabilseydi !

Nesrin : Ben demiştim ! Onların birlikte mutlu olmaları imkansız.Sana daha öncede söyledim .Murat kendi yarattığı heykele aşık oldu ! Hasret ‘e değil !

Ethem : Asıl onlar ayrıyken mutlu olamazlar Nesrin ! Bunu göremiyor musun ? Hem gözlemlerime dayanarak söylüyorum ki Murat çok da haklı değil bu tartışmalarda !

Nesrin : Murat kolay kolay sinirlenen biri değil Ethem ..Mutlaka bir şeyler yapmıştır Hasret !

Ethem : Aralarında olanları bilmiyoruz.Ama Hasret ‘in bu olanlardan son derece üzgün olduğunu fark ettim.Ki bu üzüntüler sağlığını da etkiliyor sanırım !
Nesrin yavaşça doğruldu koltukta .Yüzü farklı bir hal almıştı !

Nesrin : Hasret ‘in sağlığı ile ilgilendiğini bilmiyordum !

Ethem : Tesadüfen fark ettim bugün... Birkaç kez yürürken sendeledi..Sanırım baş dönmesi falan vardır ...

Nesrin : Baş dönmesi mi? Dediğinde sesli düşünmeye başladı ! Sabah kapıda gördüğüm gecelikli Hasret ... Başı dönüyor , kilo almış ! Göbeği var ! Aman Allahım dediğinde yerinden heycanla doğruldu!

Ethem : Yine ne oldu hayatım ? derken o da ayaklanmıştı !

Nesrin : Ethem dedi endişeli bir ifadeyle ! Junior Murat geliyor olabilir !
--
Levent : Bu son kadeh dediğinde Hasret ‘in çoktan sarhoş olduğunun farkındaydı..

Hasret : Tamammm dedi sarhoşluğun verdi rahatlıkla .Vallahi sooon kadeh !

Levent çakır keyif olmuş Hasret ‘e şöyle bir baktı .Bir kadının her hali bu kadar güzel olabilir miydi ?

Hasret : Şöyle bir vurmuşum Levent! Şaak diye ses geldi..

Levent : Bir Cüneyt Arkınlığın eksikti o da tamamlandı ...

Hasret : Dedim ki ona ! Sen , sen ...dediğinde kelimeler birbirine yuvarlandı dili dönmüyordu..
Levent Hasret ‘in tüm bakışları üzerine çektiğinin farkındaydı...Elbisesinin düşen kalın askısını tek parmağıyla yukarıya kaldırdı...
Hasret ‘in konuşamayan dudaklarına tutkulu bir öpücük kondurmak için neler vermezdi !

Hasret : Sence ben kilo aldım mı ? Yaniiii dediğinde yüzünü Levent’e doğru yaklaştırdı...Önce kaşlarını gösterdi.Bunların kaldırılmaya ihtiyacı var mı ? Ya da dedi burnunu gösterirken ! Burnum için herhangi bir ımmm operasyon gerekir mi ? Veee dedi uzata uzata ! Dudaklarını öne doğru ilerletti.Levent’in ne halde olduğunu bilmeyerek ! Sence dudaklarım çok mu ince ?
Levent başka bir tarafa döndü yüzünü yavaşça...

Levent : Bence sen dedi yavaşça ..Çok güzelsin.Hiç gerek yok bunlara !

Hasret : Muratta böyle düşünüyor muuu aceba ? Yani –
Levent terlediğini fark etti. Hasret ‘in sözünü aniden kesti...

Levent : Seni beğenmeyecek tek bir erkek mahlukat tanımıyorum ben !
--
Nakiye : Ağrı kesiciniz Nesrin Hanım dediğinde su bardağı ve ilacı Nesrin’e uzattı !

Nesrin : Sağol Nakiye ...
Birkaç dakika sonra salondan çıkıverdi Nakiye !

Ethem : Şimdi daha iyi misin Nesrin ? derken endişeliydi..

Nesrin : Aman Allahım ! Bu yaşta babaanne mi oluyorum yani ben ?

Ethem : Abartmıyor musun ? Böyle bir şey olsa bize söylerdi herhalde çocuklar !

Nesrin : Yok yok Hasret kesin hamile Ethem ! Tüm belirtileri var.Kilooo almış ! Başı dönüyor...Gergin !

Ethem : Herşeye bir kulp buldun yani! E o zaman niye kavga ediyorlardı Muratla ? Hamile bi kadına böyle davranılmayacağını bilmiyor mu yoksa Murat !

Nesrin : Eyyyvahhh ! dediğinde yine ayaklandı ! Murat bu çocuğu istemiyor o yüzden kavga ediyordular kesin !

Ethem : Nasıl da yazdın iki dakikada tüm bunları ! Vallahi pes !
--
Murat evin çatı katında ne aradığını bilmiyordu! Eline gelen tüm şeylerin çocukluğundan izler taşıdığının farkındaydı...
Birinde günlüklerini buldu !
Ne kadar da nefret ederek yazmıştı bu satırları ?
Öğretmenlerinin ısrarıyla tutulan günlüklerden biriydi onlar...
Sonra en kuytu köşede kalan kutuyu çekip aldı önüne..Eski tozlu bir koltuğun üzerine attı kendini.Loş ışık odayı hafiften aydınlatıyordu ...
Kutunun en üst kısmında bir müzik kutusu vardı...Murat kurmaya çalıştı.Birkaç denemeden sonra elinde kaldı küçük çevirme pimi...
Önce elinde kalan kısma daha sonra diğer yarısına baktı müzik kutusunun.Hasret ‘i de böyle mi kırmıştı?
Kutunun altında kalan minyatür piyanoyu çıkardı...
Yavaşça tebessüm etti..Levent’in ona bilmem kaçıncı doğum gününde hediye ettiği eşyaydı bu.Yıllarca baş ucundan eksik etmediği minyatür piyanoyu koltuğun hemen üzerine koydu.Bunun yeri bu koli değildi ki!
Küçük bir kutu gizliydi en altta .Onu aldı eline yavaşça...
--
Levent : Şu üstünü düzelt Hasret dediğinde Hasret ‘in birkaç kadeh ile sarhoş olduğunun farkındaydı ve hala içmek istiyor oluşununda...
Tek sorun yan masadakilerin Hasret ‘i saçma sapan gözlerle izlemesiydi... Ve daha büyük bir sorunda Levent’in lavaboya gitme gibi bir ihtiyacının olmasıydı !
Birkaç dakika geçtikten sonra ayaklandı Levent! Hasret’in kulağına lavobaya gideceğini ve döndüklerinde kalkacaklarını söyledi !
--
Murat kendi katına döndüğünde uzun ve yorucu bir gece geçirdiğinin farkındaydı.Aklı hala fazlasıyla Hasretteydi.
Saat kaç olmuştu hala ortalarda yoktu!
Eli telefona gitti..
Birkaç kere uzun uzun aradı Hasret ‘i...Açmadı kimse telefonu...
Levent’i de aradı...Hasret ‘e bir şekilde ulaşmak zorundaydı...
Baş ağrısıyla sandalyeye attı kendini !
Neredeydi bu kız !
Kabusunun gerçek olmasından korktu bi an..İliklerine kadar ürperdiğini hissetti...
--
Oğuz : Hasret Hanım dediğinde oldukça yakışıklı ve belli ki yılışık olan adam Hasret ‘in yanına oturuverdi Levent’in boşluğunda.

Hasret : Buuyrun benim ! dediğinde çakır keyif olduğu her halinden belli oluyor...
Adam yavaşça Hasret ‘in elini çekti kendine doğru ..Ufak ama oldukça sulu bir öpücük kondurdu ...

Oğuz : Ben Oğuz... Sizin büyük hayranınızım !

Hasret : Hadi canım ! dediğinde Hasret kahkaha atıverdi...Yok artık ! Beniiimmm ? Niçin kujum ? deyiverdi aklında kalan Yeşilçam repliklerini kullanmaya bayılırdı !

Oğuz : Size dediğinde sandalyesini biraz daha Hasret’e doğru yaklaştırdı..Size hayran olmamak mümkün mü?

Hasret : O zaaaman dediğinde barmene eliyle aynısından vermesini işaret etti Hasret ! Söyle bakalım Onuuur..

Oğuz : Oğuz diye düzeltti !

Hasret : Sence ben kilolu muyum ? Ya daaa dediğinde harfler ağzında büyüyordu ! Kaşlarım sarkmış mı ? Gıdılarımı aldırmalı mıyız? Ya burnum ! Çok mu büyük ? Aaaaa dur dur dediğinde kalan içkisini tek yudumda mideye indirdi ! Dudaklarım çok mu küçük !
Adam yavaşça yaklaştı Hasret ‘e...

Oğuz : Yakından görmeliyim ! biraz daha yaklaştı ! Hasret olanların farkında bile değildi..Düşündüm de deyiverdi birden ! Denemeden bilemem değil mi?
Birkaç saniye ya geçti ya geçmedi aradan !
Oğuz sırtında soğuk bir el hissetti !
Arkasına dönmeden bir de soğuk bir nefes boynunda yankılandı!

Levent : Mor ve kırmızı karışımının senin yüzüne , gözüne bir de diye eklerken parmaklarını Oğuz’un yüzünde gezdirdi.Tenine çok yakışır.Ama denemeden bilemeyiz değil mi?
--
Bardan yaka paça atıldıklarında hala Hasret bağrınıyordu ! Çantasını ordan oraya savuruyordu...Oğuza saydırıp , duruyordu !

Hasret : Pis adam ! Iyyyy mide bulantısı ! Dangoooooz dediğinde Levent’in hala onu anlayışla karşılamaya çalışan yüzüyle karşılaştı...
Kaşı kanıyordu...
Gözünün altındaki hafif kırmızılık Hasret ‘in canını yaktı...
Aklına gelen ilk şeyi , yakıcı yakınlığındaki Levent ‘e söyledi..

Hasret : Öpsem geçer mi?

asi_şirine
02-09-10, 22:54
Hasret..

Nazım Hikmet dizeleriyle bütünleşmek, helede her bir satırda insanın bir aynada yansımasına bakar gibi kendisini bulması ne garip bir duyguymuş meğer..Geçmişe, insanın iç dünyasına yolculuğa çıkmak gibi bir şey bu.. “Dönemlerin karanlık güçleriyle savaşan ilerci sanatçılara her ülkede ve her çağda raslanır” diye başlamış bir mektubuna Nazım Hikmet.. “İnsanların mutluluğu ve dünyada güzel bir yaşam için savaşa giren bu ilerci sanatçılar her zaman karanlıklık güçlerce kuşatılmış, kovuşturulmuş, baskıya uğratılmış, hapsedilmiş ve öldürülmüşlerdir.Fakat onlar hiçbir baskı ve tehdidin, hiçbir ölümün, hiçbir yalanın; tarihin akışını, iyiye, güzele, haklıya ve mutluluğa yönelişini durdurmayacağını bilirler.Ve bu yazarların yapıtları ve bütün yaşamları gelecek kuşaklara örnek olur.”

“Günümüze baktığımızda sanatçılarımızın savaştığı tek karanlık güç kendi nefsleri..Ne yazık ki günümüz sanatçıları, yani gerçek “sanatçı” adını hakeden insanlar bir elin parmaklarını geçemeyecek kadar az..Eğer olurda bir gün bu usta şairin satırlarından uzakta bir yerlere düşersen, yani okurken kendinde küçücük bir nokta bile bulamayacak hale gelirsen o zaman dönde tekrar oku bu satırları..Geleceğin gerçek sanatçısının “küçük prensesimin” hocası olmaktan gurur duyuyorum..” diye not geçmiş Murat..

Itiraf ediyorum! Sıradan bir müzik hocasından çok daha fazlası O..Her yönüyle gerçek bir hoca..Yaşadıkları, deneyimleriyle insana gerçek bir hayat dersi veriyor..

Emin ola bilirsin Murat hoca..Küçük prensesinle hep gurur duyucaksın..! İçimden bir ses her ne kadar bu söylediğimden şübheye düşsede o seside susturmasını iyi bilir küçük prenses..

Şiirlerden, satırlardan kopmam her ne kadar zor olsada içimdeki daha güçlü bir istek ayırıyor beni kitapdan..Saate bakmamla yerimden sıçrayıp kalkmam bir oluyor..Tam yarım saat sonra Murat`la otel kapısında buluşmam gerek..

Davet için aldığım üçer elbiseden en çok sevdiğimi seçip hazırlanıyorum..Turkuaz renginde abiye elbisemi siyah topuklu ayakkabılar ve uzun siyah küpelerle tamamlıyorum..Saçlarımı gelişigüzel topuz toplayarak siyah gece çantamı da aldımmı tamamdır..Aynadaki yansımamdan hoşnut olabildiğince sakin gözükmeye çalışarak lobiye iniyorum..

“Yolunu gözlemekten yaşlanıyordum az kalsın..” diye sitem ediyor Murat..
“herşeyin suçlusu sensin..Aldığın kitapdan kopamadım..!” dediğimde dönüp baştana aşağı süzüyor beni..İmalı bakışları yüzümde son buluyor..Yutkunu “hadi gidelim” diye mırıldanıyor..

Bu gece çok yakışıklı Murat..Siyah takımın içine giydiği mavi gömlek uyumumuzu simgeler gibi..

Sahil boyunca uzanan oldukca lüks bir restoranın önünde durduruyor arabayı Murat.. “Antalya`nın en eski restoranlarından birisidir burası..Yemeklerinden memnun kalıcağına şübhen olmasın..” diye kısaca tanıtıyor Murat..

Yalnızca yemeklerinden mi, servisinden müziğine kadar herbişeyiyle büyülüyor beni..Sahil kenarında boylu boyuna uzanmış bir düzine masa...Etrafa yayılan hoş müzikler..Denizin melodisi..O sarhoşedici hava...Ve karşımdaki Murat`ın varlığı...Herşeyiyle müthiş bir gece..

Murat...

Kadehlere koyup da doya doya içmek mümkün mü seni Hasret? Bakışlarındaki binbir soru kıvılcımları dolanırken öylesine saydam ve doğalsın ki..Gözlerini kaçırırken öylesine utangaç..

Elimi uzatıp masadakı elini kavrıyorum..Dudaklarına utangaç bir gülümseme, bakışlarına heyecan konduruyor..

“Kaçırma gözlerini benden” dediğimde usulca kaldırıyor başını..o bal, o yeşil, o ela gözlerini gözlerimle buluşturuyor..

“emreder gibisin” diye kıkırdıyor yaramazca...
“Suçlu sensin..!” diyorum O`nun az önceki tonlamasıyla.. “sen ve gözlerin..”

Konuşmasına fırsat vermeden piste doğru sürüklüyorum O`nu..Susuyor o da..Başını usulca göğsüme yaslıyor..kokusunu ciğerlerime dolduruken piste yayılan müziğin ritmide ruhumuzu okşuyor..Ellerim belini...

özledim seni düştüm yollara
açtım gönlümü rüzgarına
bir hayaldi sanki bir macera
yıkıldım kelimeler paramparça

yandım, yandım, ah ki ne yandım
bana yeniden şarkılar söyleten kadın
baka baka doyamadım hem kokladım da
sarhoşluğu geçmedi hala içimde sevdan

hala hoş bir havan var ne güzel adın
bir çizik attın gönlüme kanattın

yandım, yandım, ah ki ne yandım
bana yeniden şarkılar söyleten kadın
baka baka doyamadım hem kokladım da
sarhoşluğu geçmedi hala içimde sevdan

seni görebildiğim yer rüyalar artık
deli diyorlar bana ah bu ayrılık (!)

“gidelim..” diye nefes nefese fısıldıyor..Buğulanmış gözlerine, titrek dudaklarına kayıyor bakışlarım...

Yol boyunca suskun halini sürdürüyor Hasret..Ara ara gözlerime bıraktığı kaçamak bakışlarının izlerini yüreğimde taşıdığımı bilse yine susarmı acaba? Yine kaçırır mı gözlerini..

Otel kapısının önünde de sürüyor aynı endişeli bakışları..Gitmekle kalmak arasında bocalıyor..Elinden tutup odama doğru götürüyorum O`nu..Bu gece öylesine uysal, öylesine sakin ki..

Camın önüne geçip manzaraya dalıyor..Dalgın bakışları tüm manzarayı içine almış..Topuz halinde topladığı saçlarını açıyorum ilk önce..Usulca okşuyorum..Sonra toplayıp omzuna bırakıyorum...Elimdeki kolyeyi gerdanına taktığımda hayranlıkla izliyor yansımadan.. “Çok güzel bir şey bu..” diye boynundaki nota simgeli kolyeye dokunuyor.. “ve çok özel..” diye mırıldanıyor..Daha da yaklaştığımda kaçacak yeri kalmamış, uysalca gözlerime bırakıyor gözlerini..Eğilip dudaklarından öpüyorum...önce tepkisiz, şaşkın dursada ardından öpüşleriyle okşuyor ruhumu..

Ardından delicesine bir tutkunun esiri olduk ikimizde..Böylesine şefkatli öpüşler nasıl olmuşta baştan çıkarıcı bir hal almıştı ikimizde anlayamamıştık doğrusu..Yatağa gelene kadar birbirinden ayrı kalan dudaklarımız delicesine bir özlemle buluşmuştu..O`nun gelincik bedeni kollarımın arasında kaybolurken ellerimle bedenindeki yerini almıştı çoktan..Dudaklarınan gerdanına, yanaklarına, gözlerine kimi zaman şevkat, kimi zaman tutkuyla bıraktığım öpüşlerin O`nun ruhunda yarattığı fırtınalardan , ikilemlerden habersizdim o an..Ruhunda, bedeninde, nefesinde kaybolmaya hazırken biranda vargücüyle itti beni üstünde..Sonra uzun zamandır duymadığım bir kelime döküldü dudaklarından..Nefes nefese ve yakıcı bir kelime...

“Günah..!”

(!) Mazhar Alanson



15.04.2011

Hasret..

Sanki bir rüya görmüşde uyandığında hatırlamaya çalışmış, hatırladıkca o rüyanın korkusuna, büyüsüne kendisini kaptırmış küçük bir çocuk gibi daha çok sığınıyorum Dean`ın kollarına..Yüzümü saklıyorum..Hem O`ndan hem kendimden..

Kaç ay oldu bilmem..Her gece aynı rüyayı görür oldum.. “Birilerini özlediğin zaman rüyalarına misafir, aynalara yansıma, kalbine hançer olur.” demişti Nevin teyzem..Son günlerde öyle çok hatırlar oldum ki Nevin teyzeyi..Sohbetlerini, çiçeklerle muhabbetini, yüreğinden kopup gelen o eşsiz dizeleri..

Suçluyum.! Kabul ediyorum..Hemde çok..O eski mahalleden, o eski sokaklardan geçip gittiğim her an yüreğimin haykırışlarına inat biran olsun dönüp bakmaya tenezzül etmediğim “zamanım yok..sonra uğrarım..yetişmem gereken yerler var..gecikiyorum..” gibi saçma sapan nedenlerin ardına sığındığım Nevin teyzemi, mahallemi, mis kokulu çiçeklerimi özledim..Çıkıp geldiğim yerleri yadırgadığımdan değil bu kaçışlarım..Asla..!

Aylardır kendime bile itiraf edemediğim, uzun zamandır kendi kendimi yiyip bitirdiğim, bilinç altımda saklı kalmış bir korkunun yansıması bu..Ya O`nu görürsem..Olurda biryerlerde karşılaşırsak...Hazır değilim daha..Karşısına dimdik, kendinden emin, gerçek bir prenses olmadan çıkamam..

“Ben başardım..! bu benim başarım..Sensiz de yapa bildim işte..Kendini çok önemsemişsin.” diye bilmeliyim O`na..En azından bunları söyleyecek cesareti bulmalıyım kendimde..

Dean sıkılmışcasına hareketleniyor oturduğu yerde..Kollarındaki beni biraz daha bağrına basıyor, sanki yüreğine sokmak istercesine..

“Özlüyorum seni..” diye sessizce fısıldıyor.. “yanındayım ya..” Şaşkınca yüzüne bakıyorum.. “değilsin” diye itiraz ediyor..“uzun zamandır..hatta seni tanıdığım günden beri uzaklardasın Hasret..Hiç bir zaman yanımda, yakınımda olmadın..!”

29.05.2010

Murat..

Kollarımda titrerken, gözlerime nasıl da böyle tutkulu, aynı anda ürkek bakıyor bir bilse..Ruhumu ateşe vermişin be Hasret..Öyle zor ki uzak durmam..söndürmem ateşlerini..Yeniden uzanıyorum dudaklarına..Duruyor önce..Titrek nefesi çarpıyor yüzüme..Elleri saçlarıma karışıyor..

Elbisesinin düğmelerine, ipeksi tenine uzanıyor parmaklarım..Teni alev alev..Parmak uçlarıyla dokunuyor parmaklarıma..Durdurmak ister gibi bir hali varmışda gücü yokmuş gibi..Öylece bakakalıyor gözlerime..İşte o an azönce söylediği kelime tekrar yankılanıyor kulaklarımda..

“Günah..”

Yıllar önce anannemden duyduğum çok eski bir kelime bu..Zihnimin bir köşesinde saklı kalmışda gün yüzüne çıkmayı bekliyormuş gibi hala dipdiri..

Elbisesinden açtığım düğmelere uzanıyorum yine..Bu sefer farklı..Usulca kapatıyorum düğmelerini..sarıp sessizce sarmalıyorum O`nu..

“Nefesini hissetmem bile yaşamam için başlı başına bir neden..senden tek istediğim hep yanımda ol Hasret..Uzakta olsan bile hep benimle ol..”

ddd-deniz
03-09-10, 00:17
Çok beklettim ve heycanlı bir bölüm olmadı biliyorum:icon_sorr
http://img831.imageshack.us/img831/8900/3119042010224500.jpg

HASRET

-Ama olmaz ki meraktan çatlarım ben şimdi…

-bir yarım saatlik merakın kimseye zararı olacağını düşünmüyorum.

-Çok kötüsün bunu daha önce söylemiş miydim?

Tam cevap vereceği sırada telefonu çalıyor yüzünü buruşturarak açıyor.

-Efendim Aslı…

-Sorun nasıl çıkar bunu düşünmedi mi kimse?

-Bak hemen dediklerimi yapın ben geliyorum.

Bundan sonrasını duymuyor kulaklarım,olumlu düşünmek istiyorum gene buluşursunuz diyorum ama beynim bu düşünceyi kabul etmemekte direniyor.

Murat telefonu kapattığında üzgün,özür diler bakışlarıyla bana bakıyor.Ona belli etmek istemiyorum, kendimi toparlamaya çalışıyorum hemen.

-Hasret özür dilerim,çok önemli olmasaydı gitmezdim ama mecburum…

-Tamam günler çuvala mı girdi?Daha sonra gideriz hem ben yorgunum zaten…

Yüzüme minnetle bakıp arabaya doğru çekiyor beni…

-Ben gelemeyeceğim biraz işim var Murat…Önemli hem daha ablamlara uğruyacam.

Ne düşündüğünü anlayamıyorum yüz ifadesinden anlayamıyorum ama sonunda gülümsüyor…

Vedalaşıyoruz…

Tam ne yapacağımı düşünürken Levent arıyor.Evet ne yapacağımı buldum…levent’le buluşmak bana iyi gelecektir…Her zaman olduğu gibi…

MURAT

Büyük bir kızgınlıkla yola çıkıyorum,tam Hasret’le vakit geçirecekken…

Nasıl böyle bir hata yaparlar hala kafam almıyor.Neyse ki çok sürmeden ulaşıyorum,Aslı beni kapıda bekliyor.

-Özür dilerim hocam,düşünemedik.

-Artık özrün bir manası yok.İş işten geçti,umarım bundan sonra dikkat edersiniz diyerek kızgınlığımı belli ediyorum.Bir şey diyemiyor.

Tahmin ettiğim kadar uzun sürmüyor işim,sorun epey hızlı bir biçimde çözülüyor.Unutmadan Levent’e Hasret’in basın toplantısını ayarlamasını istemem lazım biran önce…

Acaba Hasret ne yapıyordur şimdi düşünmeden edemiyorum.

Önemli işim var dedi,ne olabilir ki?En sonunda kendime yenilen ellerim telefon tuşlarına gidiyor.Telefonu kapalı maalesef,gene neden kapattı ki?Onu merak edeceğimi bilmesi lazım.Ah Hasret ah gene sorumsuz, küçük çocuklar gibi davranıyorsun.
O an için bunlar merakla söylenmiş zararsız sözler dahi olsa ilerde bu sözlerimin Hasret'i kaybetmeme neden olabileceği aklıma gelmiyor!Bu sözlerimin tüm hayatımızın akışını değiştirebileceğini bilemediğim gibi!Ve levent'in taarruza hazır asker olarak geride bizi gözlediğinin farkına ancak sonraları varıyorum...Çok geç olduğu zaman!

Arabama biniyorum… Mahalleye mi gitsem diye düşünmüyor da değilim,ama Hasret’i zor duruma düşürmemek için gitmiyorum.Tabi ordaysa…

Mutlaka birazdan arar sonuçta…Konağın yoluna doğru arabayı sürüyorum.Günlerdir mutsuz,soğuk olarak görünen ben bu kez gayet mutluyum.Bu durumu Nakiye’de fark ediyor,sormadan da edemiyor.

-O Murat’cım bu ne mutluluk böyle?Neye borçluyuz bu mutluluğunu?

-Yakında öğrenirsin Nakiye deyip hemen merdivenlere yöneliyorum.Tam o sırada Hasret’in odası gözüme çarpıyor.Nakiye’nin mutfağa gittiğini görüp odaya giriyorum.Günlerdir nefesi ancak bu odada alabildim.

Onsuz nefes dahi alamayacak duruma geldim.Ben ilk defa böyle oluyorum,bu haimi yadırgamadan geçemiyorum.Galiba Selin’de onda böyle şeyler hissetmemi istiyordu.Haklıydı ama benim tek amacım ona yalan söylememekti,onu kandırmamak çünkü ona değer veriyordum.Hem onun istediği sözleri kimseye söyleyebilmiş değildim.Ama Hasret’e bunları söyleyeceğim.Bilsin onsuz nefes alamadığımı…Onsuz günlerin geçmediğini…Bilsin de beni hiç bırakmasın!

Bu akşam dışarıda yemek yesek nasıl olur acaba ya da bugün olmasın ikimizde yorgunuz bunu tamamıyla özgür olduğumuz bir günde yapmamız daha uygun olur.Sahi nerde kaldı bu kız?Belki telefonunu açmıştır diye arıyorum fakat sonuç olumsuz.Telesekreterden nefret ediyorum.

Evde Nakiye’den başka kimse olmadığı daha yeni dikkatimi çekiyor.Mutfağa inip annemlerin nerde olduğunu öğrenmek hem de karnımı doyurmak istiyorum kahveden başka bir şey ağzıma girmedi henüz…

keremcemelike
03-09-10, 02:15
BÖLÜM 16

Hasret;

Uyuyamıyorum...Gözlerimi kapar kapamaz Saimyle olan anılr birden üşüşüyor beynime...Sarıldığım bedene daha da sokuluyorum...Şu anda olmak istediğim tek yer burası...Murat'ın göğsü...Nefes alışverişlerinin düzensizliğinden onunda uyumadığı belli....Ben Ona sokulunca biraz daha sıkıyor belimdeki elini...Göğsüne iyice yerleşiyorum...

M:Uyuyamıyor musun?
H:Hayır...Gözlerimi kapadığım anda onu görüyorum...Sinirlerim zıplıyor...Sen olmasan bu kadar sakin olamazdım herhalde...Kolay değil ikinci kez annem tarafından sessizce terkedildim...
M:Bir açıklaması vardır belki Hasret...
H:Bunun bir açıklaması olamaz...Hadi diyelim ilk terkedişinin bir açıklaması vardı...Ama 6 aydır oda benimle birlikte burda nasıl dayandı...Kızım diye boynuma sarılmadan nasıl durdu...Bir kerecik bile sarılmadan nasıl gitti....

Gözyaşlaıma engel olamıyorum...Murat'ın göğsündeki elime düşüyor tek tek...Murat doğrulup yüzümü ellerinin arasına alıyor...

M:Ağlamana dayanamıyorum....

Gözyaşlarımı siliyor...Dokunduğunda yine titrediğimi hissediyorum...Sızaklığı tüm vücudumu yakıp kavuruyor...Yüzümü avcunun içine bırakıyorum yavaşça...Ardından tekrar göğsüne bastırıyor beni....

M:Bunların hesabını ondan sorucaksın Hasret...Sana söz veriyorum bulacağız Onu....
H:Murat!!...Onu düşünmek istemiyorum şimdi...Deniz kenarına gidelim olur mu?
M:Tamam...Sen hazırlan...Bende üzerimi değiştireyim gidelim...

Murat;

Kapıdan çıkıyorum...Merdivenlerden çıkarken Eslem ve annemin telaşlı yüzüyle karşılaşıyorum...

E:Hasret Abla nasıl
M.Daha iyi...Dışarı çıkacağız şimdi...Hava almak iyi gelir...
N:Evet..İyi olur...
M:Anne...Saime Hanım giderken birşey dedimi...
N:Hayır..İstifa dilekçesini odama bırakmış...Ben görmedim bile gittiğini...
M:O kadını bulmalıyım...Hasret'e çektirdiklerinin hesabını vermeli...

Merdivenleri hızlıca çıkarken bir yandan da Aslıyı arıyorum...

M:Aslı...Tüm işlerini bırakıp Gülpembe Asilkan'ın nerde olduğunu bulmanı istiyorum...Elinden geldiğince çabuk ol....Gösterimi...Tüm işlerini başkasına devret....

Levent;

Dün geceden beri gözümü ne zaman kapatsam Burçin ve ela gözleri gözlerimin önünde...Açmak istemiyorum hiç...İlk defa bir kadına ulaşmak için ne yapmam gerektiğini bilmiyorum...Ne telefon numarası var ...Nede Ona ulaşabileceğim herhangi birşey...

Evi hariç...Bu detayı nasıl unuturum...Dün onu ben bıraktığım için evinin adresini biliyorum...Arabama atladığı gibi soluğu kapısında alıyorum...

İki katlı şirin bir ev...Bahçe kapısından içeri süzülüyorum...Büyük bir bahçesi var...

Bahçe çiçeklerle dolu..Az ilerdeyse eşi benzeri olmayan bir çiçek parıl parıl parlıyor...Yanına gidiyorum sessizce...Elinde malzemeler...Güllerin bakımıyla ilgileniyor...Ne kadarda huzur dolu yüzü çiçeklerini okşarken...Bende okşasam çiçeğimi bu kadar huzurlu olurmuyum acaba??

L:Merhaba...

Birden irkiliyor...

M:Sen...Korkuttun beni....Neden sessizce geldin...
L:Bu güzel manzarayı bozmak istemedim..O kadar masum ve güzel görünüyorsun ki...

Utanıp başını eğiyor hafifçe..Gülümsüyorum bu haline...

L:Çiçekleri sevdiğin her halinden belli..
B:Çiçeklerle büyüdüğümü düşünürsen buna şaşmaman gerekir...
L:Seninle ilgili herşey şaşırtıyor beni...Mesela nasıl bu kadar güzel olabiliyorsun...Ya da gözlerin nasıl bu kadar anlamlı bakabiliyor...
B:Teşekkür ederim iltifatların için...Ama bunları kimbilir kaç kıza söylemişsindir...
L:İlk olduğun konusunda her bahse girerim...

Gülümsüyor...

B:İlkim yaniii....
L:Kesinlikle...
B:İyi güzel....

Bahçe kapısına yöneliyor birden bakışları...Gülümsüyor...Hızlıca biz yaklaşan uzun boylu esmer mavi gözlü bir beye doğru oda ilerlemeye başlıyor...Buluşunca sarılıyorlar birbirlerine...Adam Burçin'i kucağına alıp bir kez etrafında döndürüyor...Vücudumu bir öfke nöbetinin esir aldığının farkındayım...Ellerimi sıkıyorum...Dişlerimi de...Bana doğru yaklaşırlarken öfkemi belli etmemek için çarpık bir gülümseme yerleştiriyorum dudaklarıma...

B:Sizi tanıştırayım...Levent...Bora....Levet Hasret'in yakın bir arkadaşı Boracım...Bora da benim çok yakın bir arkadaşım Levent...
L:Memnun oldum
BO:Bende

Elimi her ne kadar dostane uzatsamda...Her ne kadar yakın arkadaşım desede içim bir türlü ferahlamıyor...Adamın bakışlarında bir tuhaflık var mı yok...Gayet düzgün bakıyor...Burçin desen oda aynı...Daha sonra farkediyorum ki beni asıl rahatsız eden Burçin'in belindeki eli...Ona benden başkasının dokunması deli ediyor beni...!!

BO:Tatlım benim gitmem lazım...Geçerken uğradım...Çok önemli bir işim vardı...
B: Peki canım...Ama bunu saymıyorum ona göre...
BO:Mesaj alınmıştır...

Bora gidiyor...Burçin tekrar yanıma dönüyor...

B:Oturmak ister misin?
L:Yok...Bence dışarı çıkalım...Tabii eğer istersen
B: Dışarı mı?
L:Yani birşeyler içerdik...
B:Evde içsek...Ben şimdi enfes bir kahve yaparım ikimize bahçede içeriz olur mu?
L:Olur olur neden olmasın...
B:Süper o zaman ben üzerimi değiştirip kahveleri deyapıp geliyorum...Sen rahatına bak....

Hasret;

Ortaköyde bir banka oturuyoruz...Denizi izlemek her zaman huzur verir ya insana...İçimii daha derin bir huzur kaplıyor bu sefer...Murat'ında yanımda olmasının verdiği huzur...Başımı omzuna koyuyorum....

H:Ne kadar şanslısın biliyorsun değil mi?
M:Bilmez olur muyum...Şu anda sana dokunuyor olmak...Hayatımda yakaladığım en büyük şans...

Gülümsüyorum...

H:Ondan bahsetmiyorum...Annen yanında...Seni canından çok seviyor...Yaptığı herşeyi senin için yapmış...Selin meselesinde bile kendince sana iyilik yapmış...Keşke benim annemde benim için birşeyler yapsaydı...Sonunda acı çeksem bile benim için birşeyler yapmış olsaydı...
M:Bunları şimdi düşünerek kendini kahretme lütfen...Anneni bulacağız o zaman ona söylersin bunları...Tüm cevapları alarak....
H:Nasıl bulacağız ki koskoca İstanbul...Hoş burada olduğunu bile bilmiyoruz...Nasıl bulacağız...
M:Bulucağız Hasret inan bana...Hem bir sürü ipucumuz var...En önemlisi abisini biliyoruz...
H:Nasıl yani...Abisi mi nerden biliyoruz...
M:Bunu sana söylemedim değil mi? Gösterinin sponsoru Salih Bey Saime Hanım'ın abisiymiş...Gösterinin asıl sponsoruda Saime Hanımmış...
H:Ne? Nasıl...O kadar zenginmiymiş yani bide...
M:Evet Hasret...Yani Onu mutlaka bulacağız....
H:Onu bulmak istediğimden emin değilim Murat!!!

ddd-deniz
03-09-10, 21:23
http://vthumb.ak.fbcdn.net/vthumb-ak-ash1/v10818/39/16/100000538980352/b100000538980352_119791101382189_1697.jpg

HASRET

Fazla zaman kaybetmeden Levent'in telefonunu açıyorum.Heyacanlı,mutlu ve şaşırmış bir ses tonu karşılıyor beni haliyle...Son zamanlarda açılmayan,kapalı olan telefon hem açık hem cevap veriyor,Levent'i anlamak ne kadar kolay diye düşünmeye başlıyorum.

-Merhaba Levent diyorum mutlu bir şekilde...

-Me.. merhaba.Ben şaşırdım kapalı olduğunu düşünerek aramıştım.Açıkcası pek fazla ümidim yoktu.

-Fark ettim diyorum hafiften gülerek.

-O da aynı şekilde karşılık veriyor.E nasılmış bakalım Çiçekci kızımız?

-Gayet iyiyim prodöktörüm.Sizler nasılsınız?Çiçekci kıza ayıracak zamanınız var mı?Diye sorularımı ard arkaya sıralıyorum.

-Ben de çok iyiyim efendim.Böyle bir teklif geri çevrilir mi hiç?Siz yeterki isteyin,emrinize amadeyim.

-Pekala o zaman...Çok güzel bir manzara karşımda şuan...Senin ofisede çok yakın küçük bir çay bahçesi h...

Tam o sırada sözümü kesip;

-Bu kadar ip ucundan tahmin etmiş olabilirim.Hemen geliyorum diyor gülerek.

-Tamam o zaman.

-Ama eğer istersen seni alabilirim?İstekli bir ses tonu var nedense...

Bu isteğin nedenini ancak aylar sonra anlayabiliyorum.Büyük bir boşluğa düşerek hem de...Eğer o zamanlar bilseydim Levent'in duygularını ne yapardım acaba?Büyük ihtimalle uzaklaşırdım.Neden be Levent?Keşke en yakın arkadaşım olarak kalsaydın keşke...Hayatımız bu kadar zor olmazdı.Niye bu kadar acı çekmeyi göze aldın?

-Gerek yok,çünkü ben tam da ordayım.

-Öylesi bu güzel çiçekci kızımızı bekletmeyeyim.5 dakika içinde ordayım.Diyerek telefon konuşmamıza son veriyoruz.

Tekrar içeri giriyorum,Murat'la oturduğumuz masaya yöneliyorum fakat dolu...Geç kaldım.Bende tam karşıya oturup Levent'i beklemeye başlıyorum.Fazla sürmüyor beklemem gerçekten daha 5 dakika olmadan karşımda buluyorum onu.

-Hoşgeldin.Hızına hayran kaldım.Sözlerimi söyledikten sonra yanağından öpüyorum.

Şaşkın ve mutlu oluyor.

-Böyle güzel bayanı bekletemezdim diyor.Her ne kadar kaçak olsa da...Laf çaktırmayı ihmal etmiyor.

-Biraz yalnız kalmaya ihtiyacım vardı Levent.Ne olur anla beni...Öğrendiğim şeyler kolay hazmedilecek türden değildi maalesef.Ama yaptığımın şımarıklık olduğunun farkındayım,haber vermem gerekti...Olmadı işte.

-Tamam sen bana bakma takılıyorum sadece ama seninde dediğin gibi haber vermen gerekirdi...Murat günlerdir konuşmuyor bile yine eski haline dönmüştü diyor üzgün bir ifadeyle.

-Biliyorum senden önce burda Murat ile görüştüm.İşi çıktı gitmek zorunda kaldı,aramızdaki sorunları çözdük.Hatamın farkındayım ve bir daha böyle bir şey olmayacak.Söz...

-Sessizlik konuşuyor birsüre.Sonra Levent konuşmaya başlıyor.

-Bu sözü aldığım iyi oldu diyor gülerek...Eline çok büyük bir koz geçirmiş gibi aynı.

Bende gülüyorum.

-Peki bundan sonra ne yapmayı planlıyorsun?

-Hiçbir şey planlayamıyorum Levent.Planlamam işe yaramıyor,boşuna yorulmak,üzülmek istemiyorum anlayacağın...

-Hayatı yaşayacaksın o zaman sadece inan bana bundan zevkli bir şey olamaz.

-Yaşayıpta göreyim o zaman...Gülüyorum kendime bu ben miyim?Gözüm telefonuma takılıyor.

-Allah kahretsin şarzı bitmiş.

-Eğer birisini arıyacaksan benimki kullan?

-Yok sadece saate bakcaktım diyorum.

-Saat 7.

-O çok geç olmuş kusura bakma Levent seni tuttum.

-Benim için çok büyük bir zevkti Hasret.

Levent her şeyi belli ediyormuş meğer.Nasıl fark edemedin?Hasret bu kadar kör müydün ha?


*****
-A nereye bırakayım peki şimdi seni?diye soruyor o an ne cevap vereceğimi bilemiyorum.Meğer ne kötü bir şeymiş insanın gidecek yerinin olmaması...Sonra saçmalama Hasret diyorum kendi kendime tabiki ablamlara gitçem bunu düşündüğüm için kızıyorum kendime.Levent'in benden cevap baklediğini hatırlıyorum bir anda...
-Ab...tam o sırada Levent'in telefonu çalıyor,susuyorum.Levent sanki telefona kızarmış gibi bir bakış atıyor,gülmemek için kendimi zor tutuyorum.
-Murat arıyor, açmalıyım.
Benim hakkımda konuşuyorlar.Basın toplantısını soruyor Murat heralde...
-Hasret'le bu konuyu konuşmadık daha Murat.
-Evet şuan benim yanımda merak etme.Onu bırakıp işimin başına döneceğim sevgili piyanistim!
-Bilmiyorum sen aramasaydın tam cevap alacaktım.Bana soran bakışlarla bakıyor,hemen cevap veriyorum.
-Ablamlara bırakırsan sevinirim.
Murat duymuş olacak ki birşeyler söylüyor,beni konağa bırakmasını istiyor.Levent'e her ne kadar hayır anlamında işaretler yapsamda karşılıksız kalıyor.
-Tamam,yarım saat içerisinde orda oluruz.
-Off Levent ben mahalleye gidicektim.Neden Murat'a tamam dedin sanki?
-Murat çok ısrar etti Hasret.O an için başka bir seçeneğim olduğunu düşünmüyorum!
Cevap verme gereksini bile duymuyorum.Konakta nasıl karşılanacağım konusunda fikir üretmeye başlıyorum.Hem de yol boyunca...Levent'in beni süzen bakışlarına da karşılık vermiyorum.
''Tıpkı gelecekte olacağı gibi...Yanıtlanmayacak olan sorular,karşılıksız kalıcak sevgiler...Meğer baştan böyleymişim ben.Sırf bu yüzden kendimden nefret edeceğimi kim bilirdi?''
Geldiğimizin farkına dahi varmıyorum.Taki Murat'ın kapımı gülümseyerek açmasına kadar.
-Hoşgeldin evine.

birefsane
04-09-10, 21:41
36.bölüm
Hasretle Murat el-ele büyük tarihi bir binadan içeri girdiler.
M:Her şey eskisi gibi hiç bir şey deyişmemiş.
H:Bir zamanlar burda ola bileceyimi hayel bile edemezdim.(Muratın gözlerine bakarak)Her şey için teşekkür ederim.
İlk önce Hasretin yatay geçiş için belgelerini verdiler.Kolidorda yürüyorlardı.Ortak öğretmenlerden onların derslerinden konuşarak.İkiside artık tam manasında aynı dili konuşuyorlardı.
M:belgeleri hall etdiyimize göre güzel bir yemek yiye biliriz.
Hasretse bir az tedirgin
H:Bunu için Erikden izn almam gerek.(muratdan sert tepki gelmesinden korkarak bir nefese).Biliyorsun o benim öğretmenim.
Muratın yüzü deyiştiyini gören Hasret durumu kurtarmak için
H:Aslı sana Haber vermese ne yapardın.
Murat her zamanki intikamcı tavrıyla
M:Ben aslıya evlilik teklifi etmedim.Hasretin gözlerine bakarak.
Hasretse kızarak
H:Etseydin iki yılı boşuna harcamışsın.
Diyerek yürümeye başladı.Tam onda oldukca yakışıklı bir çocuk gelerek Hasretin önünde diz çöktü ellerini tutarak.
Jim:Hasret.Yaz güneşim.rengsiz hayatımın gökkuşağı.ne olur provalarda yardım et yoksa seninki beni öldürücek.
Murat gelmiş yanlarında duruyordu.Hasretlerse aynı pozisyonda.Murat ne kadar kızgın olduğunu görmek için gözlerine bakmak yeterliydi.
H:Özür dilerim Jim amma SİR. eriki bulmam lazım.Ve lütfen ayağa kalk.
J:Kabul etmeden hayatda kalkmam.müzik geleceyim senin dudaklarında.
Muratın oldukca sert bir şekilde baktığını görünce.
J:Yani senin sesinde.
Ayağa kalkarak.Hasrete doğru eğilerek tırsmış vaziyyetde.
J:Lütfen.sevgilin ve türk olmadığını söyle.
Tam o anda Murat elini uzatarak
M:Malesef.Hem sevgilsiyim hem türküm.
J:Şey... özür dilerim.Benim prova dönmem lazım.görüşürüz.tanıştığımıza memun oldum.
Diyerek deyim yerindeyse kaçarak uzaklaşdı.
Murtasa Hasretin elini tutarak.
M:elimi bırakmıyorsun.yanımdan 2 adım bile aralanmıyorsun ve bu meseleyi evde konuşucaz.
Murat bunu öyle bir ses tonuyla söylemişdi ki “hayır demek”manasız kalıyordu.
Istanbulda
Derya bir şirketin bekleme odasında beklemede.Tam o anda sekreter elinde gül buketi içeri giridi.
Sek:özür dilerim bekletdim.Sizi bekliyorlar.
D:Sanırım sevgilinizden.
Sek:yok patrondan bu gün benim için özel bir günde.Kendisi çok düşüncelidir.
D;Allah-allah varmı böyle patronlar.
SEK:Tanıyınca sizde seviceksiniz.Kendisi çalışması en kolay insan.
Kapıyı vurarak Deryanın geldiyi bildirdi.
SEK:Tamer bey Asistanınız geldi.
Derya içeri girdiyinde daha tamer olduğunu fark etmemiş.
D:İyi günler ben derya.Yeni asistanınızım.İzmirdeki şirketden Teyzeniz tarafından gönderildim.
Tamerse bilgisayardan başını kaldırarak.
T:Lütfen kusura bakmayın rapor acildi.
İkiside o anda şaşırdı.
T_D:Sen...
Tamer ayağa kalkarak.
T:Bu bir ceza olmalı.
D:Doğru.Saime hanımın şirket için neden bu kadar tedirgin olduğunu anladım.Şirketin senin elerinde olduğunu düşünürsek.
Tamer ukalaca
T:İstersen patronun olduğumu unutma.(sert bir tonla)Şimdi soldakı dosyaları incelemeye başla.Bakalım bilginizde diliniz kadar güçlümü.
D:Emredersiniz efendim.
Diyerek dosyaları aldı ve karşı masaya geçti.Tamerse belli belirsiz gülümsedi.bu kızla didişmek ona anlamsız bir haz veriyordu.
Hasret ve muratsa Eriki odasında bulamayınca.Jimin bahs etdiyi prova salonuna gelmişlerdi.Okulun açılışı için gösterisini hazırıyorlardı üst sınıflar olarak.Erik sahnenin önünde durmuş bir şeyler söylüyordu.Solist kıza kızgın olduğu belliydi.
H:Merhaba.Sanırım bir sorun var.
E:Hoş geldin.Bir deyil bir kaç tane.
Muratı fark ederek
E:Hoşgeldin Murat seni burda görmek süpriz oldu.(Elini sıkarak)
M:Teşekkür ederim.Hasretle başbaşa tatil iyi olur diye düşündüm.
Oldukca rahat bir şekilde.Amma gözlerinden ateş fışkırırcasına.Hasretse bir sorun çıkmaması için.
H:Sorun nedir efendim?
E:Karoqrofi istediyim gibi alınmıyor.Ve hala solistin sesi istediyim gibi diyil.Bir kaç sahne problemide var.
Hasret murata dönerek
H:Murat yemeyi sonra yesek olur diyilmi.Erikin bana ihtiyacı.
Muratsa ne kadar kızsada başıyla onay verdi.koltuklardan birine oturarak Hasreti izlemeye başladı.Hasret ilk önce dansçılar yanına gitti.Onlarla birlikde bir şeyler konuşmaya ve figurler gösterme başladı.daha sonra sahne ilgili bir şeyler konuşmaya başladı.Oldukca otoriter bir şekilde her şeyi idare ediyordu.Dansçılar bir kaç kez prova etdikden sonra Erik piyanonun başına geçti.Tüm sahne karaltıldı.Bir anda tango ritmleri duyulmaya başlandı.VE bar taburesi tipli tabureye oturmuş Hasret.Muratın gözlerine bakarak.Eşsiz tango ritmleri ile fransızca bir şarkı söyleme başladı.Şarkıdakı tüm tutkuyu hasretin gözlerinde ve sesinde görmek mümkündü.Dansda bunu destekler nitelikdeydi.Her şey tek kelimeyle mükemmeldi.
Ta ki.....

asi_şirine
04-09-10, 22:42
Göz alabildiğine uzanan yeşillikler üzerine kurulmuş, farklı renk ve içerikte, birbirinden şahane onlarla masa..Diğer davetlilerden hiç bir farkım yok doğrusu..Etekleri topuklarıma inen bir gece elbisesi, biraz makyajla onlardan biriymiş gibi gözüküyorum..

Beyaz saten örtüler giydirilmiş yeşil fiyonklu sandalyelere oturmamı göz ucuyla uzaktan izliyor Murat..Gümüş şamdanlara misafir olan mumların hareleri yüzlerimizde..

Açık havada dalga dalga yayılan, rüzgarın eşsiz melodisiyle oynaşan müzik sesinin ruhuma yansıması sonsuz bir dinginlik..Levent`in gözlerinde çocuksu bir sevincin pırıltıları saklı sanki..Yüzü gülüyor..Öyle sıradan bir gülüş değil bu..Yüreğinden kopup gelen, sıcacık, sevgi dolu gülüşünü paylaşıyor Hayal`le..Hayal`se olabildiğince sakin gözüküyor..

Açıkcası meraklı bakışların hedefi olmamak yüzümü güldürüyor..Herkes kendi halinde, kendi dünyasında saklanmış, kendi sohbetlerinde kaybolmuş gibi..Herkesten farklı ama onlar gibi kaybolan birisi daha var..Murat! Yüzünü bir kaç dakika bile göremiyoruz..Hocaları, tanıdıkları..Her tarafdan sarmalanmış sevgi yumağının içinde Murat..Sahte ve ya gerçek..O`nu kaybettiricek kadar ışıltılı demek ki..

“Özür dilerim” diye usulca yanıma yaklaşıyor.. “Yalnız bıraktım seni..Sıkılmadın umarım..” Bakışlarının sıcaklığına, yüreğinden kopup gelen fırtınalara inat sesi ayarlı, ciddi ve mesafeli.. Dün gecenin ateşi gözlerinde saklı kalmış olsa bile kelimeri bu sevdaya yasaklı birer mühür sanki..

“Dün gece seni bekledim..Geç gelirsin sandım uyudum.Sabah kaltığımda yatağın bozulmamıştı bile..İnsan bir başkasında kalınca haber verir..Sahi nerdeydin gece?” diye sanki sormaya başka bir zaman yokmuşcasına yaramaz bir tınlamayla sessizliği bozuyor Hayal..Yüzümün kızarmasını, gözlerimi nerye koyacağımı bilemememin endişesini keyifle izliyor Murat..

Kem kümlerimin, bocalamamın tek kurtarıcısı bir çift mavi göz oluyor.. “bu güzel bayanlarla beni tanıştırmıycakmısınız?” diye cevap bekleyen tüm bakışları farklı bir noktaya odaklıyor.. Kurtarıcım O benim..! Yoksa gece Murat`ın sıcak kollarında uyuya kaldığımı, sabah uyanır uyanmaz hiçkimse anlamasın diye kendimi odaya zor attığımı nasıl anlatırdım..

Dean`mış adı..Levent`in menejer arkadaşı..Murat`ın eski bir tanıdığı..!


“Memnun oldum” diye uzattığım elimi dudaklarına götürüyor..İlk kez böyle bir durumla karşı karşıyayım..Şaşkınlığım ve ürkekliğim Murat`ın gözlerinden kaçmıyor ki usulca eliyle belimi sarıp beni kendisine doğru yaklaştırıyor..

“Hala söylemediniz kim bu güzel bayan?”
Murat`la paylaştığımız kısacık bir bakışmanın ardından “arkadaşım..” diye yanıtlıyor Murat.. “arkadaşım..” diye vurguluyor üstüne basa-basa..


Yorumlara, replere dönmememi affedin..Zaman olsa keşke:icon_sorr

hayal perdesi
05-09-10, 03:09
37

“Bir elde câm, bir elde gül, geldin sâkiyâ
Hangisin alsam gülü, yahûd ki câmı, ya seni” *
Nedîm

“Lâle ile acı gerçekler mutlu düşlere, paslı demirler parlak gümüşlere, yavuz bakışlar tatlı gülüşlere döner birden; lâle ile uğrunda can verilecek bir sevgili yaşar içimde. Lâle bağrıma taç ve ben ona muhtaç.
Kapa gözlerini ve dinle sâki, bir İstanbul lâlesinin çığlıklarını duyuyor musun? İstanbul’a çıkmayan bir lâle yolu, lâleye çıkmayan bir İstanbul kadar kayıptır, yitiktir. Rüzgârları toplayan hüzünler, aşklar yoksa İstanbul bahçelerinde ve bir kabir başında ışıklar yas tutar gibi lâleler ağlar seher vakitlerinde.
Uyan sâki, lâle devrindeyiz!...” 1

Hangi çıkmaz sokaklarda kayboldum? Hangi acıyı büyüttüm içimde, suladım gözyaşlarımla… Nasıl bir yitiklikti kendi içimin dar dehlizlerinde yitişim? Gözlerim aynalara bakamıyor artık! Aynalar tuzla buz… Ayna yitik! Aynalar neden ruhumuzu bütün çirkinlikleriyle yansıtır da kendi sırlarını dökmezler… Nasıl olur da göstermezler kendi içlerini de bizi gösterdikleri gibi! Aynalar yalancı… Aynalar ikiyüzlü! Bakmıyorum artık seni göstermeyen aynalara… Aynalar kör!

Dilimde kalan eski bir şarkıyla çeviriyorum tozlu sayfalarını hayatımın. İnsan hayatında yalnızca bir kez gerçekten âşık olur… Ben de âşık oldum bir kez… Yandı içim! İçim ayna, ayna ateş, ateş aşk!... Gözlerim ıslanıyor birden yine, içimdeki ateşe mukabil. Hiçbir şey çare olamadı içimin yangınına… Ne sitemdir bu sana sevgili, ne bir âh! Yalnızca ateş denizini mumdan bir gemiyle geçmeye kalkan bir yüreğin sahipsiz ve sessiz ve derinden inlemeleridir…

Sevdim seni sevgili, ne çok…


”Eyvah ne yer ne yar kaldı
Gönlüm dolu ah u zar kaldı

Şimdi buradaydı gitti elden
Gitti ebede gelip ezelden

Ben gittim o haksar kaldı
Bir köşede tarumar kaldı” 2

* Bir elinde aşk şarabının kadehi, bir elinde gül, geldin ey sevgili! Kadehi mi alsam, gülü mü alsam, seni mi alsam bilemedim...
(1) İskender Pala – Katre-i Matem
(2) Abdülhak Hamit Tahran - Makber

hayal perdesi
05-09-10, 03:59
38

Hasret

Kendimi odaya nasıl attım bilemedim. Yaşanan o andan sonra bir de benden istediği şey! Allah’ım delirmiş bu adam… İkimiz aynı yatakta uslu uslu uyuyacağız hı! Bunun olmayacağını düşünmesi gerekirdi… Ah aptal kız, uslu duramayacağımızı biliyor zaten… İstediği de bu değil mi! Of yanaklarım kıpkırmızı oldu yine… Şimdi kesin gülüyordur hâlime, kendi kendine… Geç bakalım dalganı Murat Efendi!

Murat

Akşama daha yıl var! Ben nasıl bekleyeceğim, hanımefendinin tıpkı güneşin doğup da ortalığı nura boğduğu gibi teşrif etmesini bu odaya… Bu ıssız, bütün yaralarımı gören karanlık odamı nura boğ ey sevgili…

Levent

Şu gri ceketi mi giysem acaba? Ya da lacivert ceket, gri pantolon ve içine de en sevdiğim gömleği mi… Billur hangi kokulardan hoşlanır acaba? En iyisi mavi dunlop sıkayım ben… Of be Levent, of be oğlum! Damat oluyorsun sanki! Daha iki gündür tanıdığın bir kadın için ne yapacağını şaşırdın… Yine mi acı çekmeye heveslendin yoksa! Nasıl olsa o da onlardan… Hem baksana sevgilisi de var. Çağrı mıydı işte her ne haltsa! Kesin o da gelir şimdi! Kimsin oğlum sen Çağrı!

Vakit akşam… Murat ve Hasret Levent’in dairesindeler. Hasret alt katta dergileri karıştırıyor, Murat’sa üst katta Levent’le uğraşıyor…

Murat: Levent bu kıyafetler iyi oldu işte! Hadi çıkalım artık, geç kalıyoruz.
Levent: Ya acaba bunları değil de diğerlerini mi denesem?
Murat: Leveeent! Yeter artık, daha fazla çıldırtma beni. Çok yakışıklı oldun, çıkalım hadi!

Hasret: Oo Prodüktör Levent Bey! Bu ne şıklık böyle!
Levent: Gerçekten güzel olmuş mu Hasret? Bak eğer olmadıysa diğer takımı…
Murat: Leveeent!
Hasret: Hiç gerek yok! Bence muhteşem olmuşsun.
Levent: Diyorsun…
Hasret: Dedim bile…

Billur, Feyza ve Çağrı yaklaşık beş dakika önce gelip yerleşmişlerdi rezervasyon yaptırdıkları masaya.

Çağrı: Gergin gibisin Billur. Bir şey mi oldu canını sıkan…
Billur: Yok canım, iyiyim… Çok yoğun çalışıyoruz ya, yorgunluk bastırıyor ara ara…

Billur

Evet Billur neden gerginsin bu kadar! Kalbin deli deli atıyor, nefesin sıklaşıyor neden! Hepsi o şapşal ve sevimli adamı göreceğin için mi! Yapma Billur…

Levent’in cam kenarındaki masada oturan Billur’u fark etmesi çok uzun sürmedi. Hemen onların olduğu masaya ilerlediler…

Feyza, Billur: Hoş geldiniz…
Levent, Murat, Hasret: Hoş bulduk…

Billur

Ne kadar yakışıklı olmuş takım elbiseyle! Kokusu… Of işte bu! Dunlop… Mavi…

Billur’un dizaltı uçuk pembe kıyafeti ve omuzlarına dökülen asi saçları ona müthiş bir hava katmış… Işıl ışıl oluyor gözleri Levent’e bakarken…

Çağrı: Ee beni kimse tanıştırmayacak mı?
Billur: Ah afedersin Çağrı… Bu beyler sana bahsettiğim kişiler. Levent Bey’i zaten tanıyorsun, kendisi prodüktör.
Çağrı: Memnun oldum tekrar…

Çağrı’nın dost bakışına karşılık Levent’in sinirden kasılan bedeni…

Billur

Neden gerildi ki bu adam şimdi durup dururken! Şapşal ama çok sevimli... Billur kendine gel...

Billur: Murat Bey, çok ünlü bir müzisyen. Onu tanıdığına eminim.
Çağrı: Tanımaz olur muyum. Londra’dayken az gelmedim konserlerinize… Memnun oldum tanıştığımıza.
Murat: Ben de…
Billur: Son olarak Hasret, Murat Bey’in özel öğrencisi; konservatuvar sınavlarına hazırlanıyor.
Çağrı: Memnun oldum Hasret.
Hasret: Ben de memnun oldum Çağrı… Billur senden çok bahsetti bana…

Levent

Bak ya bir de herkese anlatıyormuş Çağrı Bey’i! Hasret bana neden anlatmadı peki! Uf…

Billur: Evet arkadaşlar, Çağrı da benim…


hermionegranger
05-09-10, 22:22
5.Bölüm
(Yara)

Kör noktalar vardır her aşkta
İnsan doğar ölmez o suçla
Orada o küçük çocukla kalan
Ağlar hayatın sonsuzluğuna

Kim tutarki elini bir daha
İçini kanatan bir rüya olur bu yara
Bir masalın sonunda ölüme
Aşkını anlatan bir kadın olur bu defa

Hiç konuşmaz bazen gül susar
Yaprak titrer acıyla düş yanar
Orada o güzel uykuda hüzün
Büyür büyünün sonsuzluğuna

Hasretle Murat görüşmeyeli bir hafta kadar olmuştur..Bu süreç içinde ne Murat ne Hasret bişey yememiş..birbirlerini deli gibi özleselerde aramamışlardır..Hasret tüm zamanını mahallede geçiriyordur..Muratsa herşeyden uzaklaşmak için Hasretle birlikte kaldığı otele gitmiştir..Hasrerle birlikte yaşadığı her anı tekrar tekrar yaşıyordur orada ama bunu engellemek bile istemiyordur..

Murat yürüyüşten odasına dönmüştür odaya girdiği anda Hasretle buraya geldiği ilk an canlanır gözünde..

Murat:Çalışma odası burası olacak..Bu odada derslerimize devam edeceğiz..Bakalım sessiz bir başına Nakiyesiz ne kadar başarılı olacaksın?
Hasret:Ayy..özledim be Nakiyeyi..
Murat: Sen?Nakiyeyi?Ailenden başkalarınıda özleyebiliyosun yani?İyi..Güzel..
Hasret:Niye öyle dedin ki?Nakiye bir buzdolapmı ki kendisini özlemiycem..hem bahse girerim sende özlemişsindir..Yok yok..sen en çok nakiyenin üzümlü keklerini özlemişsindir.
Murat:Evet sadece üzümlü keki için bile özleyebilirim onu.

Murat bir anda kendine gelir..

Murat:Napıyosun şimdi Hasret?Nerdesin?

Mahallede..

Gülnaz:Asretim..Levent geldi..
Hasret:Geldim..
Levent:Hasret..
Hasret:Hoşgeldin Levent..
Levent:Hoşbulduk..Murat gitti..
Hasret:Ne?Nereye?
Levent:Bilmiyoruz..Nesrinle Ethem perişan halde..
Hasret:Nasıl bilmiyosunuz?Nereye gitti??
Levent:Endişelenme..Kaçmıştır bir yerlere..
Hasret:Levent hasta mısın sen ya?En yakın arkadaşın o senin..
Levent: Seninde sevdiğin adamdı..
Hasret:Konu farklı!
Levent:Hiçde değil!
Hasret:Yeter!Git başımdan!
Levent:Ben özür dilerim..
Hasret:Boşver..önemli değil..
Levent:Ben gitsem iyi olacak daha sonra konuşuruz..
Hasret: Sen bilirsin..Görüşürüz..

Gülnaz:Gidiyon mu Levent?
Levent:Gidiyorum sonra görüşürüz Gülnaz..
Gülnaz:Tamam görüşürük..Kızz..Asret ne oldu?Asrett!!!
Hasret:Mu..Mur..Murat Ho..ca..Gitmiş..
Gülnaz:Kız dur ağlama..Bir dur anlat..
Hasret:Anlatcak bişey yok ki abla..Gitmiş işte kimse nereye gittiğini bilmiyor..der ağlayarak..
Gülnaz:Ara öğren o zaman kardeşim..Ağlama dur...
Hasret:Arayamam..

Murat..Otelde...

Murat:Hasret!!Rüyaymış..Ya gerçekse...

Murat eline telefonunu alır..Hasreti arar..

Hasret uyuyordur..Birden sıçrar telefonunun çalmasıyla..

Hasret:Murat hoca!

Telefonu eline alır..

Hasret:Murat hoca..
Murat:-----
Hasret:Arayan sensin biliyorum..Nerdesin..Niye kimseye bişey demeden gittin..
Murat:-----
Hasret:Bişey de be Murat Hoca..

Murat telefonu kapatır..

Murat:İyisin en azından bunu biliyorum..

Hasret: Off Murat hoca off bişey desen ya..Ama ben biliyorum..Görüceksin sen..Herkesi üzmeye hakkın yok!

Murat uyuyamamanın verdiği rahatsızlıkla aşağı inip içki içmek ister..

Hasret:Ablam..Uyan..Ben gidiyorum..
Gülnaz:Ne..Nereye gidiyon kıız..gecenin bi vakti..
Hasret:Murat hocanın yanına..
Gülnaz:Neyy?E kız sen demedin mi bi saat önce yerini bilmiyom diye..
Hasret:Şimdi öğrendim biliyorum nereye gitceğimi..
Gülnaz:E iyi tamam ama haber ver bana nereye gittiğini..
Hasret:Gidince ararım seni bir iki saatlik yol zaten hadi öptüm ben seni..
Gülnaz:Bende seni canım kardeşiim.

Hasret yola çıkar..Muratsa otelin lobisinde sarhoş olucak dercede içmeye başlamıştır..

Bir iki saat sonra..

Hasret otele gelir..

Hasret:Murat Hocanın..Ay yani Murat Turalı burada mı kalıyor?
X: Evet efendim kendisi şurada zaten..Bar kısmında oturuyor..
Hasret:Murat hoca?Barda..Tamam neyse teşekkür ederim..
X:Rica ederim efendim..

Hasret bar kısmına geçince Murat Hocanın sarhoş olduğunu görür..

Hasret:Yok artık!Murat hoca!
Murat: (Hasrete bakar)Artık hayalinide görmeye başladım..
Hasret:Hayır hayal değil..Ben geldim..Yanındayım..
Murat:Hayır hayal görüyorum..
Hasret:Murat hoca kalk hadi..

Murat Hasrete dayanarak odaya çıkmayı kabul eder..

Hasret:Ne vardı bu kadar içecek?
Murat:Çok..
Hasret:Çok ne?
Murat: Sen..Nereden biliyodun burada olduğumu..
Hasret:Hissettim sen burada olunca..Anahtar..
Murat:Cebimde..
Hasret: Off buldum..
Murat:İyiyim ben..
Hasret:Belli..Gel hadi..

Odada..

Murat:Hasret..
Hasret:Efendim Murat Hoca..
Murat:Ben..Ben..Seni..çok..
Hasret: Ya susta yat artık sabah konuşuruz..
Murat:Özledim..der Hasrete yaklaşarak..
Hasret:Şaka..
Murat:Gerçek..der Hasrete daha da yaklaşarak..
Hasret:Murat hoca git yat..
Murat: Sende benim yanımda uyursan..
Hasret: Hadi Murat hoca odana..der daha önce onun uyuduğu odaya çekerek..
Murat:Ben o odada değil senin daha önce uyuduğun odada kalıyorum..
Hasret:Hı?Hmm..Anladım..O zaman oraya hadi..

Murat uzanır..

Hasret: Ben gelcem hemen..
Murat:Biliyorum gideceksin..
Hasret:Hayır..

Hasret leventi arar..

Levent:Alo..Hasret ne bu gecenin bir saatinde..
Hasret:Murat hocanın yanındayım Levent senden bişey istiyorum...
Levent:He ne tamam..
Hasret:Hani biz Murat hocayla ders yaparken geldiğimiz bir otel vardı ya..
Levent:Oradamısınız?
Hasret:Evet..
Levent:E..
Hasret:Yarın akşama kadar buraya Murat hocanın çalıştığı herkesi getir..Buradaki konferans salonuna..Sanırım bir müzik ziyafeti daha çekersek Murat hoca müziğe geri döner..
Levent:İyide ne söyliycekler?
Hasret: Daha önce Murat hocayla çalıştıkları şarkıları..ya da müzikleri..
Levent: Peki ya sen?
Hasret:Bende söyleyeceğim..
Levent: Peki tamam..
Hasret:Görüşürüz..

Murat:Hasret!!
Hasret:Geldim..
Murat: Sen rüya değilsin..Gelmişsin..
Hasret: Hadi uyu..
Murat:Tamam..Der Hasrete sarılarak..

Sabahın ilk ışıklarına doğru Hasrette uykuya dalar..Yan yana uyurlar..Bir kaç saat sonra Murat uyanır..Yanında Hasreti görünce şaşırır..

Murat:Gelmişsin..der elini Hasretin saçlarına götürerek..
Hasret:Hmm..
Murat: Off başım..
Hasret:Günaydın..
Murat: (Gülümser)Günaydın
Hasret:Başın ağrıyo dimi?
Murat:Hemde nasıl..
Hasret: Dur..
Murat:Nereye?
Hasret: Başım ağrıyo dedin ya..Al..Şunu iç..Geçer hemen..
Murat:Tadı kötüymüş..
Hasret:İçmeseydin..
Murat: Sende beni bırakmasaydın.
Hasret:Ben seni bırakmadım sadece kendini toplamanı istedim..
Murat: Senin yüzünden ne hale geldim ama..
Hasret:Bir şeyin yok Turp gibisin Murat hoca sallama şimdi
Murat:Çiçekçi kız Hasret geri döndü..
Hasret: Sende müziğe geri dönsen güzel olucak..
Murat: O da olur bir gün..Daha zamanı var..
Hasret:Hadi yemeğe saat öğlen oldu neredeyse..
Murat:Tamam..Hadi gidelim..

Akşama doğru..

Murat:Bugün burada bişey var heralde baksana hazırlık falan var..
Hasret:Heralde..Hadi odaya dönelim yoruldum dolaşmaktan..
Murat:Tamam..der gülümseyerek..

Akşam..

Levent:Hasret herşey hazır..
Hasret:Tamam öyleyse..Geliyoruz hemen..
Levent:Tamam..
Hasret:Murat hoca..
Murat:Hadi yemeğe inebiliriz ben haz-
Hasret:Nasıl?
Murat:Çok güzel..çok güzel olmuşsun..
Hasret:Teşekkürler hadi inelim..
Murat:Buyrun koluma girin Hasret hanım..
Hasret:Memnuniyetle der gülümseyerek..

Aşağı inerler..

Murat:E burası yemek salonuna giden yol değil hasret..
Hasret: Sana söylemediler mi?
Murat:Yoo..
Hasret:Neyse bak öğrenmiş oldun..

İçeri girmeleriyle büyük bir alkış kopar..

Murat:Hasret ne oluyor..
Hasret:Bu gece senin gecen Murat Hoca..der elinden sahneye doğru çekerek..

Levent:Evet Sayın Konuklarımız..Hepinizi burada görmekten büyük mutluluk duyuyor Ve bu gece bizleri yalnız bırkamadığınız için sizlere teşekkür ediyoruz..Bu gece burada Murat Turalının müziğini konuşmak ona müziğe ne kadar değer verdiğini tekrar hatırlatmak amacıyla buradayız..Sayın Murat Turalı lütfen size ayrılan koltuğa doğru geçin ve izlemeye koyulun...
Hasret: Sen geç Murat hoca ben daha sonra geleceğim yanına..

Ve gösteri başlar..

5.BÖLÜM SONU

6.Bölüm
(Üstüme Basıp Geçme)

Bıraksanda elimi sevgin bana yeter!
Susarım öpüşüne;avunurda söylemem!
"Belki yalandır..oyundur" derim ya!
Yine de..Korku basar..
Yazık ki ağır ağır çökmüş yüreğine..
Nefret değil mi bu yalan sevişmeler?
Sen değilsin sanki yarısı yatağımın üşürüm sarılsan bile..

İsyan yanışıma ölüm bile susuyor
Ardına dönüp giden sen misin a kadın?!
Gururum yere düşer yeter ki bak yüzüme!
Üstüme basıp geçme yar..

Murat yerine geçmiştir..Tüm daha önceden müzik için çalıştığı kişiler sahneye çıkıp birlikte hazırladıkları müzikleri;şarkıları söyleyip çalıyorlardır..Ve sıra Hasret'e gelmiştir..Hasret sahneye siyah dar bir elbiseyle gelmiştir..

Hasret;

Hepinize iyi akşamlar..Ben şarkı söylemeden önce sizlere biraz kendimi anlatmak istiyorum..Ben Murat Turalı beni bulmadan önce sıradan sokaklarda çiçek satan bir kızdım..Düzgün konuşmasını bilmez..Sinirlendiğinde pat pat insanın yüzüne tüm gerçekleri sıralayan biriydim..Sonra bir gün Murat Hoca beni mahallemden..Ablamdan..Babamdan..Kardeşimden ayırıp beni kendi evine aldı..Annesi Nesrin Hanım,babası Ethem bey,en yakın arkadaşı Levent..Hiç biri benim bu hale gelip Büyük Gösteriye çıkabileceğimi düşünmemiş hatta istememişti..Çünkü en korktukları şey Murat Turalıyı rezil etmemdi..Murat Turalı ise bana güvendi,inandı,çalıştırdı,ve sahneye çıkabilcek duruma getirdi..İnanmayacaksınız ama gerçek bu..Bakmayın yani böyle göründüğüme..Eğer Murat Turalı bana inanmasaydı inanının şu an burada olmazdım..Çünkü beni bu hale getirene kadar dediğim dedik astığım astık kestiğim kestik Hasretle çok uğraştı..Onu delirttim..Ama o hiç benden vazgeçmedi..Bu yüzden onun yeri hayatımda hep başkadır..Ve şimdi bu halimde bile o çok sevdiği hayatını adadığı müziği bırakıyor ve ben buna razı olmak istemiyorum..

Büyük bir alkış kopar..

Hasret orkestraya doğru döner ve başlayalım işareti verir...

"Oysa"

Bakışı bakışıma aşina gibi
Daha önce bir yerde tanışmış gibi
Dilimin ucunda bir sırdaş gibi
Yılların ardından gelişi vardı

Adresime yazılmış bir mektup gibi
Açmadan açılmadan anlamış gibi
Cevabı önceden verilmiş gibi
Onu beklediğimden haberi vardı

Oysa söylenecek bir şarkım vardı
Yaşanacak yıllarım vardı
Zaman beni benden çaldı
Oysa bir şarkım vardı
Yaşanacak yıllarım vardı
Kimbilir kaç yarın kaldı

Gecesi sabahıma uyanmış gibi
Elleri ellerime uzanmış gibi
Konuşmadan herşeyi anlamış gibi
Öylesi anlamlı gözleri vardı

Uzakta olsa da içimde gibi
Bir katri çiçeği koklamış gibi
Yağmurda dudağı dudağım gibi
Öylesi sıcacık bir kalbi vardı

"Bu Böyle"

O zor günler solan güller eskidendi geçti
O zaman aşık olduğum rüzgarlar esti esti geçti

Geriye sadece yarım yarım sevgiler
Yüzüme inceden uzun uzun çizgiler
Öznesi kalan süresi kısalan cümleler

Aşk seni bulabilir de uzakta durabilir de
Samimi oluyor derken mesafe koyabilir de
Bu böyle

Vurabilir de ilgisiz durabilir de
Onu sana katıyor derken tuzaklar kurabilir de
Bu böyle..

-Son şarkımı biraz hareketli söylemek istiyorum..Ve biliyorum Murat Hoca bunu pek sevmeyecek ama yinede sevebileceğini umut ediyorum..der gülümseyerek..Ve şimdi izninizle sizi birazcık bekleteceğim..der ve alkışlarla sahneden bir süreliğine iner..

Yarım saat sonra..

Hasret tekrar sahneye döner ancak bu sefer özenle dikilmiş bir çingene kıyafetiyle seyircinin ve Muratın karşısına çıkar..Murat bu durumu gülümseyerek karşıladı..Saçlarını iyice kabartan Hasret saçının kenarına da bir gül takmadan edememişti elbette..

Ve müzik başlar...

"Mecbursun"

Olmaz civanım imkansız vazgeçmek olmaz
Ben sana varmazsam eğer gözüm açık giderim
Oynar gider yarım aklımda bende durmaz
Ben seni almazsam eğer mahvolurum biterim

Sen yeter ki sev kulun olayım
Bir dile bin yıl kölen olayım
Boynuna koynuna dolanayım
Mahşere kadar

Vallahi dünyayı yıkarım başına
Kimselere yar etmem seni bakmam göz yaşına
Mecbursun mecbursun hiç çaren yok
İnadı bırak gel şükredeceksin sonra şansına

Sen yeter ki sev kulun olayım
Bir dile bin yıl kölen olayım
Boynuna koynuna dolanayım
Mahşere kadar

Yandım amanın yandım ben bir esmerin narına
Getirin basayım tuz üstüne tuz kapanmayan yarama
Ya sen gel ya da ben geleyim ferman buyur
Ahdım var baş koyacağım yastığına yorganına

Sen yeter ki sev kulun olayım
Bir dile bin yıl kölen olayım
Boynuna koynuna dolanayım
Mahşere kadar..

Ve gösteri sona erer..

Hasret sahneden inmeden önce Murat yanına gelir..Elini mikrofonu alır...

Murat:Çok kısa konuşacağım..Ben..Ben..Ben ne diyeceğimi bilemiyorum.Gerçekten..Hiç beklemediğim anda öyle bir duygu yaşattınız ki bana..Özelliklede Hasret sen..ben evet küçüklüğümden beri müzikten başka şeyle uğraşmadım..Müzik benim hayatım..Ama son bir yılda farkettim ki ihmal ettiğim şeyler var..Bunlardan en büyüğü aşk..Ben işim için yaşadım bu güne kadar..Aşk'ı hep hiçe saydım..Görmemeye çalıştım yaşadığım bir olaydan sonra..Ancak aşk'ın gücünü yeni yeni fark ediyorum..Müziği bırakmam da bu yüzden..Şimdi yepyeni bir duyguyla tanıştım ve onu yaşamak istiyorum..(Hasret'e döner;elini tutar)Hasret..Bu yüzden müziğe geri dönmeyeceğim..En azından bir süre için..Lütfen artık hepiniz bunu kabul edin..En azından önümüzdeki bir iki sene..der ciddiyetle..

Salondaki herkes şaşkındır..Herkes geri döneceğini düşünürken..Böyle bir konuşma yapması..Ama en çok ta Hasret şaşırmıştır..

Hasret Muratın tuttuğu elini yavaşça elinden çeker..Gözleri dolmuştur..Bedeninin titrediğini hissedebiliyordur...

Hasret:Ne?Nasıl?Murat Hoca..

Herkesin gözü onlardadır...

Murat:Hasret..Anlamaya çalış lütfen..
Hasret:Neyi anlayayım Murat hoca?!Aşk mı?Aşk mı müziği bırakmana sebep..Bu bahane..Aşık olduğunda duyguların daha çok ön plana gelir..Daha güzel parçalar çıkar ortaya..Sevdiğinle çalışmak...Her neyse boşversene sen kararını vermişsin..Benim düşündüklerimin bir önemi yok senin için!!der ve koşarak sahneden çıkar tabii Muratta peşinden...

Murat:Hasret dur bekle!!
Hasret:Ben..Ben sanmıştım ki..(der duraklayıp)Sen müziği bırakmazsın..Onsuz yapamazsın..
Murat:Hasret sadece bir sene belki iki sene..
Hasret:İnanmıyorum sana!Yalnız kalmak istiyorum beni rahat bırak!

Hasret tekrar hızla koşmaya başlar..Muratta tabii..Otelden çıkmıştır Hasret göl kenarına gidiyodur hızla yanındansa hızla arabalar geçiyodur..

Murat:Hasret..der nefes nefese..Dur..(Tam bu sırada telefonu çalar arayan Nesrindir)

Hasretse kendini kaybetmiştir..Göl kenarına gitmeden sakinleşmeyeceğini biliyordur..

Murat:Efendim anne?
Nesrin:Murat neredesiniz?Gülnaz ben Kadir Ethem Levent hepimiz lobideyiz..
Murat:Anne Hasret otoyola çıktı göl kenarına gidiyo..Sen..Siz bekleyin bizi..
Nesrin:Tamam..

Tam o sırada bir kaza sesi duyulur..Ve Muratında ağzından tek bir şey çıkar..

Murat:HASRE..T!!!

Nesrin:Alo???Murat!!

Kazanın olduğu yerde hemen insanlar birikir...Muratta hızla oraya doğru koşar..

Murat:Hasret!!

Murat hızla kalabalığı geçer ve yerde yatan Hasretin yanına eğilir..Acısı Selin'i kaybettiğindeki gibi değildir..Daha ağırdır..İçi daha çok yanıyodur bu sefer..Hele ki kalbi..

Murat:(Hasret'i yavaşça kendine çekerek)Biri ambulansı çağırsın!Hemen!
X:Abi buraya gelmez ki ambulans..
Murat:GETİR DEDİMM!

Öte yandan telefonda Nesrin bağırmaktadır..

Nesrin:Murat neler oluyor orada??!Oğlum cevap ver!
Gülnaz:Ay ne oldu?Yoksa kötü bişey mi Nesrin anımcıgım?!(Der gözleri sulanarak)
Nesrin:Ay bilmiyorum Gülnaz dur..

Murat:Hasret..Aç gözlerini ne olur..Bak nefes alamıyorum lütfen..
X:Abi tarif ettim ama yok..bulamadılar heralde..
Hasret: (Zorlukla gözlerini açar)Murat ho--,Murat..
Murat:Hasret yorma kendini tamam bak geçecek..
Hasret: Bana bak..Ne..olur-sa..üzül-me..Müzik..müzikten vazgeç-me-sakın-lüt-fen..
Murat: Sen iyi ol beraber yapacağız tamam mı?Beraber çalışcaz eskisi gibi..(Gözleri dolmuştur)
Hasret:Ben-olma-samda-(Der ve bayılır)

Murat daha fazla dayanamaz Hasreti kucaklar..

Murat: Sen..Şuradaki otele götürebilir misin?Arabam orada ordan hızla hastaneye yetiştiririm ben..
X:Tabii abi ama zaten abla öl-
Murat: Sakın o cümleyi tamamlama!!!Anladın mı SAKIN!O yaşıyor!!
X:Ta-Tamam..

Adam hızla onları otele geri götürür..Gülnaz,Levent,Nesrin,Ethem,Kobra,Kadir hepsi kapıdadır..Arabadan inen Murat ı ve kucağında Hasreti görünce hepsi perişan olmuştur..

Nesrin: Oğlum ne oldu size!
Murat:Levent arabam çabuk hastaneye yetişmemiz lazım!! der acıyla..
Levent:Ta-Tamam der hemen ve arabasını getirmeleri için hızla görevlilere uyarıda bulunur..Nesrin siz arkadan gelin!
Ethem:Tamam Gülnaz;Kadir;Kobra hadi!

Arabada..

Hasret:Müzi-ği--
Murat:Yorma kendini ne olur!
Hasret:Murat h- sen-i çok-
Murat: Sevdiğini biliyorum.
Hasret: Sevi-yor-u-m.
Murat:Bende seni seviyorum..der acıyla..

Levent:Geldik!Sedye lütfen Sedye!
Görevli:Hemen..Ne oldu efendim..

Murat Hasret'i sedyeye bırakırken:

Murat:Trafik kazası..Araba çarptı!
Hemsire:Tamam..Nabzı çok zayıf..
Doktor:Neler oluyor?
Hemşire:Araba çarpmış..Nabzı çok zayıf..
Doktor:Hemen amilyataneyi hazırlayın iç kanama olabilir öncesinde kontrole alıp hastayı hazırlayın!(Murat'ı durdurur)Siz giremezsiniz beyefendi..Dışarda durun lütfen.Tansiyonu zayıf..Röntgenlerde ne var?!

Dışarda..

Murat duvara yaslanmıştır...

Murat:Öylece kayıp gitti ellerimden..Tutamadım..Onu durduramadım..Nasıl canı yanmıştı kim bilir?Keşke--
Levent: Hasret güçlüdür iyileşecek bak gör..
Murat:Buna sen bile inanmıyorsun..Bunu hissedebiliyorum..
Nesrin:Ama ben inanıyorum..Gülnaz ağlama..Hasret toparlayacak..
Murat:Ya göremezsem onu bir kez daha?!Anne o zaman ne yaparım ben?!Selin gibi değil onun acısı..Ben..Ben onu seviyorum anne!Ona aşıgım..

Nesrin ilk kez bu kadar acıyla kıvrandığını görüyordur..Gülnazda öyle..

Gülnaz: (Muratın yanına gelir)O seni bırakmaz ooocam..iç birimizi bırakmaz..Onun yüreciği yumuşacıktır..Sevdiklerini bırakıp iç bi yere gitmez..Göreceksin..der ağlamaklı..

Saatlerce süren bir sessizlik başlar..

Saatler sonra Doktor amilyathaneden çıkar..Murat hızla soluğu yanında alır..

Murat: Durumu nedir Doktor bey?İyi mi? der yalvarırcasına..
Doktor:Amilyat başarılı geçti..Açıkcası korkmadım değil kaybedersek diye..Ama hanımefendi çok güçlü çıktı..Kanamaları vardı bunları durdurduk..Yalnız hala riskleri var..Vücudunda kırıklar var..Bu kırıkların nasıl ne kadar etki ettiğini uyanmadan anlayamıyoruz..Önümüzdeki 48 saat bizim için çok önemli..Eğer 48 saat içinde herhangi bir problem olmazsa yoğun bakımdan çıkarıp odaya alacağız..
Gülnaz:Bak ben size dememişmiydim Murat ocamm gitmedi işte!(Der gülmeye çalışarak)Kadir sevinsene karam..
Murat:Görebilir miyim onu?Lütfen sadece bir kaç dakika..
Doktor:Yoğun bakıma kimseyi alamıyoruz..
Murat: Sadece bir kaç dakika..
Doktor: Peki..Ama sadece bir kişi..
Murat: (Gülnaz'a bakar)Gülnaz sen--
Gülnaz:Yook sen gir..O seni duyarsa h-emen uyanır..der gözyaşlarını silerek..
Murat:Teşekkür ederim..

Murat doktoru takip ederek Yoğun Bakım ünitesine doğru gider..

Bu sırada Nesrin Gülnazla konuşmaktadır..

Nesrin:Gülnaz..Ben size çok haksızlık ettim..Tanımadan sizleri yargıladım..en çokta Hasreti..Ama Murata bişey olur korkusundandı hep..
Gülnaz:Biz biliyoz onları Nesrin anımcığım..Üzme kendini..Sen Asretimi seviyon ya şimdi..o bana yeter..Sen onu anladın ya..O bana yeter..
Nesrin:Ben artık hepinizi seviyorum..Umarım beni affedebilirsiniz..Sizde Hasrette..der Gülnazın elini sıkarak..

Murat hazırlanıp Hasret'in yanına girmiştir..

Murat:Beni nasıl korkuttun biliyor musun?Ben sensiz ne yapardım?Aklımı yitirdim Hasret..Bir anda seni kaybettim düşüncesi var ya..Nefes alamadım..Bir an önce gözlerini aç..(Der eline dokunarak)Söz müziğe döneceğim yeter ki sen gözlerini aç,yanımda kal..Sen..Sen benim herşeyimsin..Böyle çaresizce durman içime sinmiyor..
Doktor:Murat bey artık dışarı..
Murat:Tamam..Hasret..Seni seviyorum..Yine gelicem..

48 saat sonra..

48 saat geçene kadar ne Murat..ne Nesrin..ne Ethem..ne Levent..Ne gülnaz.. hiç bir yere gitmemişlerdir..Camın arkasından Hasretten gelicek en ufak bi kıpırtıyı bekliyordur hepsi..Aralıklı olarak Murat yanına girip onunla konuşuyordur..

Murat:Neden hala uyanmadı?
Doktor:Bekliyoruz..Bir kaç saat içinde ancak kendine gelebilir..
Gülnaz:Ama uyanır değil mi?
Doktor:Şu ana kadar ters giden hiç bir şey yok..
Nesrin:Amilyatta küçükte olsa ters giden bir şey olmadı değil mi?
Doktor:Hayır..Bizim tek endişelendiğimiz omurilikteki hasar..Küçük bir zedelenme vardır çarpmanın etkisiyle..düzelttik ancak onu uyanmadan kontrol etmemiz dediğim gibi imkansız..

Murat tekrar Hasretin yanına girer..

Murat:48 saat oldu..ama sen hala uyanmadın..Endişelenmeye başlıyorum artık..İyisin değil mi?Bana bir işaret gönder.Korkuyorum Hasret çok korkuyorum..Sensiz kalmaktan..Hadi aç gözlerini..Kız..Bağır..Yeter ki o gözlerini tekrar göreyim..
Hasret:Öhö--Öhö--
Murat:Hasret der sevinçle..Burdayım yanındayım..
Hasret:Murat ho-
Murat: (Doktor'a seslenir)Uyandı!Uyandı!
Doktor:Hemen kontrollerini yapalım o halde..

Nesrin Gülnaz Levent hepsi kucaklaşır...Ethem de elinde çaylarla gelir..

Nesrin:Ethem!Uyandı!(der sevinçle)
Ethem:İşte bu! der gülümseyerek..

Doktor:Hasret hanım bizi duyuyormusunuz??
Hasret:E-Evet..Murat hoca..
Murat:Burdayım..Sen var ya..Çok korktum bişey olcak sana diye aklım çıktı..der gözyaşlarıyla..
Hasret: Sen..Üzülme benden bu kadar kolay kurtulamazsın..der gülümsemeye çalışarak..Ahh..
Doktor:Hasret hanım beliniz mi?
Hasret:E-Evet..Çok..Çok ağrıyor..
Doktor:Anladım..ufak bi zedelenme söz konusu ağrılarınız geçene kadar şiddetli olabilir..İlaç yazacağım bunun için..Onun dışında bir şikayetiniz var mi?
Hasret:Yok..Teşekkürler..Ama ayağımdaki ve sol kolumdaki sargılar..
Doktor:Onların bir ay kadar kalması şart malesef..
Hasret: O zamana kadar hep burda mı kalcam..
Murat:Hayır..Bizim evde kalıcaksın..
Doktor:Evet akşamüstü ilaçlarınız alındıktan sonra çıkabileceksiniz..

Dışarda...

Nesrin:Gülnaz diyorum ki siz Sen,Kadir ve Hasret iyileşene kadar bizde kalın..Hem Murat Hasret'i hayatta bırakmaz sizde ayrı kalmamış olursunuz ha..
Gülnaz:Kızma sonra Nakiyeye fal bakıyorum diye?
Nesrin:Bak..Bak hatta bana da bak der gülerek
Gülnaz : O zaman olur Nesrin anımcığım der gülerek..

Murat:Çok korkuttun beni..Bir an seni kaybettim sandım..
Hasret:Ben öyle kolay bırakıp gitmem..
Levent:Belli..der gülerek;İyi misin?
Hasret:Ağrım var çok..Ablam nerede?
Levent: Onlar Nesrin,Ethem ile birlikte çıktılar..Evi düzenleyeceklermiş..
Hasret:Hangi evi?
Levent:Muratlarınkini..Seni Muratın yanına..Senin odanı Gülnaz ve Kadire düzenliyceklermiş..
Hasret:Nesrin hanımın başına bişey mi düştü Murat Hoca?
Murat:Yok sadece anladı bişeyleri diyelim
Hasret:Garipte o iş yaş..
Murat:Neden?
Hasret: Olmaz..Gelemem ben o eve..
Murat: Neden?
Hasret: Sen müziği bıraktın..E bende şarkıcılığı..Şimdi senin evinde anılarım canlanır..Olmaz..
Murat:Ben müziğe geri dönücem..Sen gel..Sen yattığın yerden..Ben piyanomun başında yine derslere başlayacağız tabii düzelince biraz daha..
Hasret:Söz mü?Bak cayma sonra?
Murat:Söz..der Hasreti saçından öperek..
Doktor:Evet hastamızın son kontrolleride tamam..çıkabilirsiniz artık..
Murat:Her şey için teşekkürler..
Doktor:Rica ederim..Hasret hanım kontrollerinizi unutmayın
Murat:Hep zamanında getireceğim..
Hasret:Bana diyecek bişey bırakmadı der Muratı işaret ederek..
Levent:Eveet tavırlarıda geri geldiğine göre kendine gelmiş demektir dedi gülümseyerek..

Hepsi gülerler..

Murat:Hadi bakalım..
Hasret:Ne?Murat Hoca..Dur napıyosun?
Murat:Bir süre böyle gezmeye alışcaksın..
Hasret:Ya yürüyebiliyorum ama ben bi dur tek ayağım kırık sadece..
Murat: Sen hastasın..Bende hocan olduguma göre itiraz etmek yok..
Hasret:Levent bir şey de..
Levent:Valla üzgünüm..busefer bir sey yapamam..

Hasret Muratın kucağında arabaya kadar gider..Ardından Murat onu dikkatlice arabaya bindirir..

Murat:Hiç sesin çıkmıyor Hasret..(Der arabayı konağın önüne bırakarak)
Hasret:----
Murat:Uyumuş..

Murat tam Hasret'i kaldırmışken Hasret gözünü açar..

Hasret:Geldik mi?
Murat:Geldik canım..

Nesrin:Hoşgeldiniz..
Murat:Hoşbulduk..Her şey hazır mı?
Levent:Hazır..Yemekleriniz de yukarıda..
Murat:Tamam..Hadi çıkalım o zaman..
Hasret:E iyi de ben odamda..
Murat: Sen benimle kalıyosun dedim ya..
Nesrin:Ablanlar senin odanda kalıyo canım..
Murat:Biz yukardayız..

Yukarıda..

Hasret:Piyano..
Murat:Eski yerine geri geldi..Daha fazla uzak kalmak anlamsızdı..Hem sana söz verdim..
Hasret:Buna sevindim..
Murat:Ve işte odanız daha doğrusu odamız küçük hanım..
Hasret:Ne?Murat hoca beraber mi kalıcaz..
Murat:Evet..İyileşene kadar benim odamda misafirsin der gülümseyerek
Hasret:Ama ben hemen iyileşemem ki der Muratın yatağının üzerinden..
Murat:Yavaş yavaş zaten..
Hasret: Sende yoruldun..
Murat: Sen iyi ol ben yorulmaya razıyım..Ateşin mi var?
Hasret:Yok halsizim biraz üşüdüm bir de ağrılardan heralde..
Murat: (Elini alnına götürür)Hafif ateşin var hadi artık dinlen..uyu biraz..
Hasret: Uyumak istemiyorum ama..
Murat:Bende yanında olacağım.. der yanına uzanarak..
Hasret:Bana sarılır mısın?
Murat: Gel buraya..der hafifçe Hasretin canını yakmadan onu göğsüne yatırır..

6.BÖLÜM SONU

asi_şirine
05-09-10, 22:45
İlk kısmı 3.bir şahsın dilinden anlatmaya çalıştım..Umarım beğenirsiniz:img-blush


Gece uçsuz bucaksız hayallere, hayal kırıklıklarına, yeni başlangıclara, yeni umutlara, belirsizliklere gebe..

Sessizce bir köşede durmuş, ürkek ve yabancı bakışlarla etrafı izliyor Hasret..Bakışlarında ilkokula yeni başlamış çocukların üzüntüsü, heyecanı, yalnızlığı var.. Bükük boynuna, hüzün dolu gözlerine daha fazla dayanamıyor Dean..

“Birşeyler içmezmisiniz?” diye tanışıklıklarını birer “merhaba” dan daha öteye götürmeye kararlı gibi..
“içiyorum ya..” diyerek karşısındaki su dolu kadehi gösteriyor Hasret..Dudakları kıvrılıyor belirsizce Dean`ın.. “bu gecenin en zararsız içicisi sizsiniz..Ben alkollu içecek anlamında söylemiştim”

Yanakları kızarıyor Hasret`in..utanç değilde, anlamamış olmanın üzüntüsünü yaşıyor gibi..
“Alkol kullanmam ama ben..!”
“Aşırıya kaçmadıktan sonra zararsızdır bence..” Bilemiyor Dean bu geceki “zararsız” alkol ısrarının bir gün gelipte devasa bir soruna dönüşeceğini..

“Yapay zevklere yer yok benim hayatımda..!” Ani çıkışından ve tanımadığı birisine verdiği cevaptan hoşnutsuz Hasret..

“Kutlarım o zaman sizi..Her anı sağlam kafayla yaşamak cesaret ister..”

Dean bir kaç dakika sonra sessizce uzaklaşıyor masadan..Uzaktan uzağa, gizli bir hayran gibi aklından çıkaramadığı ela`mı yeşil mi olduğunu anlayamadığı o gözlerin takibinde..

“Gecenin olayı sensin Hasret..! Bir solistin bu kadar çok sessiz kalmasıda şaibeli bir durum..Neden bu kadar sıkıntılısın?”

Anlatamıyor Hasret Murat`ın uzaklığından duyduğu üzüntüyü..Üstelik bir eksiklik var bu ortamda..İnsanların gülüşünde bir sahtelik, uzaklık var sanki..

“Belirli bir sorun yok Leventcim..” Gözleri dört bir yanı taramakta hala.. “çorak bir çöl gibi burası..!”

Öyle derin bir kahkaha patlatıyor ki Levent.. “İlahi Hasret..Şu gördüğün cennetten yerin neresini çorak bir çöle benzettin merak ettim doğrusu..”

“Ruh yok..” diye eksikliğin ne olduğunu buluyor Hasret.. “hani herbişeyleri var..Müzik, insanlar, sohbetleri..Ama ruh yok gibi..Canım derken bile canın çıksın der gibi bakıyorlar birbirlerine..Fark etmiyormusun?”

“İşte..! Asıl noktayı bulmuşsun Hasret.. kutlarım seni..! Bizim dünyamızda, hani “ünlü” diye nitelendirirler ya sanki uzaydan gelmiş varlıklarmışız gibi sahteliklere sınırsızca yer veriyoruz..Sanıyormusun ki şu anda herkes birbirini seviyor burda..Kesinlikle hayır..Kimsenin kimseyi taktığı, sevdiği yok..gerçek dostluklar, ilişkiler dışında..Şu an burda gördüğün onlarla kişi kendi çıkarlarını güttükleri için burda..Davetmiş, misafirlikmiş taktıkları yok..Bu yüzden ruh ararsan kaybedersin Hasret..Kaybetmek istemiyorsan sende kendine yeni bir maske edinmelisin..”

Hasret..

Sahtelik, yapaylık, maskeler..Nasıl kabullenmişler ki bunları? Çıkar üzerine kurulan ilişkilerin sonunu hiç mi düşünmüyorlar? Ya Murat hoca?

Yanılıyorsun Levent..! Sizin “ünlü”ler dünyasında maskelerden uzak, odluğunu gibi gözüken birisi var..En yakın arkadaşın..Can dostun Murat..O`nun çıkarlarla, sahteliklerle asla işi olmaz..

Ama bir konuda kararsızım..! “Arkadaşım” derkende birebir düşündüklerinimi yansıtıyordu Murat?

hayal perdesi
06-09-10, 02:40
39

“Aşk yeniden
Akdeniz’in tuzu gibi
Aşk yeniden
Rüzgârlı bir akşam vakti
Aşk yeniden
Karanlıkta bir gül açarken

Aşk yeniden
Ürperen sahiller gibi
Aşk yeniden
Kumsalların deliliği
Aşk yeniden
Bir masal gibi gülümserken

Gözlerim doluyor
Aşkımın şiddetinden
Ağlamak istiyorum
Yıldızlar tutuşurken
Gecelerin şehvetinden
Kendimden taşıyorum

Aşk yeniden
Akdeniz’in tuzu gibi
Aşk yeniden
Rüzgârlı bir akşam vakti
Aşk yeniden
Karanlıkta bir gül açarken

Aşk yeniden
Bitti artık bu son derken
Aşk yeniden
Aynı sularda yüzerken
Aşk yeniden
Rüya gibi bir yaz geçerken

Gözlerim doluyor
Aşkımın şiddetinden
Ağlamak istiyorum
Yıldızlar tutuşurken
Gecelerin şehvetinden
Kendimden taşıyorum

Aşk yeniden
Unutulmuş yemin gibi
Aşk yeniden
Hem tanıdık hem yepyeni
Aşk yeniden
Kendini yarattı kendinden”

Levent:
“Aşk yeniden…”
Murat: Levent, iyi misin?
Levent:
“Bitti artık bu son derken…”
Murat: Levent!

Levent’in kendi kendine mırıldandığı parça… Murat’ın anlamaya çalışır bakışları ve Hasret’in Levent’in hâline gülüşü içten içe…

Levent: Hasret Hanım, demek Billur sana Çağrı’dan sık sık bahsediyordu hı!
Hasret: Evet, bahsediyordu.
Levent: Peki neden anlatmadın bana?
Hasret: Sormadın ki!

Hasret’in muzur gülümseyişine mukabil Levent’in kendinden geçmiş hâli güldürüyor Murat’ı.

Murat: Hadi bakalım Âşık Levent, yarına kadar bu aşkla söyleyeceğin koşmaları, güzellemeleri merakla bekliyor olacağım…
Levent: Gülme Murat! Seviyorum ben ya!
Murat: Levent, evine geldik artık insen diyorum.
Levent: Hiç inesim yok…
Murat: Levent, çok yorgunum. Eve gidip uyumak istiyorum, in artık!
Levent: Diyorum ki deniz kenarına gidip güneşin doğuşunu mu izlesek…
Murat: Ne diyorsun Allah aşkına! Güneşin doğmasına 5 saat var daha…

Murat

Levent, in artık şu arabadan! Eve gitmek istiyorum! Biraz daha böyle konuşmaya devam edersen yaka paça indireceğim seni!

Murat’ın içsesi öfkeleniyor yavaş yavaş. Belli ki bu gece onun için önemli, Levent’in bu tavırları ise sınırlarını zorluyor… Bir yandan Levent’i böyle görmenin gülümseten etkisi, bir yandan yaşayacağı geceyi sürekli geciktiren Levent’e duyduğu sinir… Büyük bir tezatla boğuşuyor Murat… Neyse ki iniyor arabadan, Murat’ın gazabına daha fazla hedef olmadan… Ve Hasret Levent’in inişiyle ön koltuğa geçiyor…

Murat: Çok sessizsin…
Hasret: Sessizliği dinliyorum…
Murat: Müzik açmamı ister misin?
Hasret: Olur…

Murat
Kıyamam ben sana kelebek! Eminim geçireceğimiz geceyi düşünüyorsun…

Murat’ın arsız ve muzip içsesi susmuyor yine…

Hasret
Ne olacak şimdi? Akşam oldu, yemek yendi… Sıra geldi uyumaya! Uyuyacak mıyız peki gerçekten! Allah’ım bu işten sıyrılamam ki bu saatten sonra! Korkak, der bana… Yok yok, sözümden dönemem… Hem ya onu istemediğimi, sevmediğimi düşünüp kırılırsa! Aman be Hasret, söylediğin şeye bak! Böyle bir sonuç çıkarıp kırılacaksa seni gerçekten sevmiyor demektir. Murat’ın sevgiyi cinsellikle ölçenlerden olmadığına eminim. Emin miyim? Eminim, eminim…

Hasret: Diyorum ki…
Murat: Ne diyorsun?

Hasret Murat’ı nasıl çıldırtacağını biliyor… Hep o mu sıkıştıracak Hasret’i! Onun da biraz muziplik yapmaya hakkı var herhalde! Gerçi o hediye vazodan sonra bu hakkının büyük bir bölümünü kullanmıştı zaten…

Hasret: Gece çok güzel…
Murat: Ee?

Murat
Dök bakalım içindekileri minik kelebek! Bakalım nasıl kıvranacaksın karşımda, şu geceden kurtulmak için…

Hasret: Böyle bir gecede eve tıkılıp kalmaktansa…

Ses tonu giderek düşüyor Hasret’in… Murat’ı kızdırıp kızdırmadığını görebilmek için bakıyor gözlerinin içine…

Murat’sa gülmekle gülmemek arasında gidip geliyor…

Murat
Ne söylersen söyle! Ben bu gece sen kollarımdayken uyuyacağım, senin kokunla…

Hasret: Diyorum ki deniz kenarına gitsek… Güneşin doğuşunu izlemeye…

Hasret gülmemek için zor tutuyor kendini. Biliyor ki Murat bunu asla kabul etmez! Ama yine de onu kızdırmak harika bir duygu…

Murat: Gece kelebeği! Bunu kabul edeceğimi düşünmüyorsun herhalde, hem de bu gece… Asla!
Hasret: Ama…
Murat: Kaçışın yok…
Hasret: Kaçmak istediğimi kim söyledi…
Murat: Sen…
Hasret: Ben öyle bir şey söylemedim… Belki bir aklımdan geçmiştir ama, gerçek düşüncem bu değil…
Murat: Hasret, ben seni istemediğin hiçbir şeye zorlayamam… Sevgi, aşk tenden bağımsızdır çünkü… Benim düşüncelerim bunlar...

Hasret
Biliyordum böyle düşündüğünü… Ondan seviyorum ya seni bu kadar… Aşka değer verdiğin için.

Gözlerinin içi parlıyor Murat’ın gözlerine bakarken…

Murat: Peki senin gerçek düşüncelerin neler?
Hasret: Gece kelebekleri, ateşin çekiminden alıkoyamazlar kendilerini. Bilirler ki kanatları ateşe değince kül olacaklar… Ama yine büyük bir aşkla yaklaşmaya devam ederler ateşe… Vazgeçemezler ondan, kaçmazlar; yanacaklarını bile bile…

Murat’ın açtığı müzik dalga dalga yayılıyor geceye, sessizliğe…

“Aşk kaç büyümden
Aşk dön ölümden
Aşk bir sebepten
Gel gir dünyama

Aşk dön ölümden
Bir sebepten, gir dünyama
Aşk dön ölümden
Geç tenimden, gel gir dünyama

Aşk vur yürekten
Aşk yak gönülden
Aşk geç tenimden
Gel gir dünyama”

Levent’in söylediği parça: Yeni Türkü – Aşk Yeniden
Murat’ın açtığı parça: Sertab Erener - Aşk

dizicikız_15
06-09-10, 20:41
Adımı Unut !
4.Bölüm
(Written by:Burçin & Gizem)

http://img827.imageshack.us/img827/4581/36524975.jpg


Öpsem geçer mi?

----------

Levent allak bullak olan duygularını yüzüne yansıtmama telaşı içerisindeyken tek bir kelimeyle soru sordu .

L:Nasıl?

H:Benim yüzümden kaşın kanıyorLeveeent!,derken dudaklarını büzdü.. Benim yüzümden herşey.Ya ... dediğinde Levent onu susturdu

L:Şşşşt...

H:Levent...Çok teşekkür ederim.

L:Rica ederim !Her zaman yanında olacağımı biliyorsun değilmi? derken Hasret’in koruyucu meleği gibi hissetti kendini.Tekrar sarıldılar.Levent bu anın tadını çıkarmayı öylesine istiyordu ki.Yol’dan geçen bir gazeteci,eline geçen fırsatı değerlendirmek için iş’e koyulmuştu.Levent kamera’nın patlayan flaşını farkettiğinde çok geç kalmıştı.Az önce yaka paça dışarı atıldıkları bar’dan koşarak çıkan adam karşı tarafa geçti.Levent boynun’da ki kamerayı şimdi farketti. Allah kahretsin ! Elinde kamera olduğuna göre içerde ki kavganın resimleri bulunuyordu elinde.Derhal birşeyler yapmalıydı.Bu resimler yarın ki gazete’ye çıkmamalıydı!Ama ne yapabilirdi ki?Hasret’i de eve götürmeliydi...Off...başı çatlayacak gibiydi..Biraz durup düşündü.Hasret hala yüzünü Levent’in omzuna gömmüş öylece duruyordu.Levent kararını verdi. Önce Hasret’i götürecek sonra’da resimlerin basına yansımaması için elinden geleni yapacaktı.Hasret'i hemen o’acıkta kucakladı.Gazeteciler gitmişti ne de olsa.

H:Levent...dikkat et düşeceğiz yoksa....Nesrin hanım diyor ya: şişmansın Hasrett,aaa baksana halineeee.

L:Birşey olmaz canıım..Bakma sen Nesrin’e.O der öyle ara sıra.

H: Pff...dermişmiş...o kim oluyor da bana diyor zatenn haa?

L:Hasret bağırma lütfen,herkes bize bakıyor.

H:Baksıın...onlardan bize ne Leveent?,derken yüzünde ki çocuksu ifade Levent’i ister istemez güşümsetti.Levent arabanın yanına geldiklerinde Hasret’i yere indirdi.Kapısını açıp arabaya yerleştirdi.Kendi’de diraksiyon’a geçince aklına birşey geldi:

L:Hasret?

H:Efendiiiiim Leventciğim?

L:Tatlım senin yanında,cüzdan,anahtar,cep telefonu...birşey yok mu?

Hasret bir an duraksadı.

H:Aaaa olamaz ! Bu Murat hoca var yaa...kızmıştım ben ona birşey almadım böyle kapıyı paat diye çarpıp çıktım..o’da ööööyle baka kaldı.Ooh canıma değsiiin !

L:Yani yanında birşey yok?Öylemi?

H:Evet...

45 Dakika sonra konağın kapısındaydılar.Levent arabayı kenarı çekip telefonunu eline aldı.Hasret arabada uyuya kalmıştı.Telefonun diğer ucundan Murat’ın telaşlı sesi duyulunca Levent ona kapının önünde olduklarını söyledi.Murat hemen aşağı indi hasret’i almak için....

Levent Hasret’i yavaşça araba’dan indirdi.Belin’den tutarak kapıya yönlendirdi.Hasret kapı’da duran Murat’ı görünce

H:Görmek istemiyorrruum seni..Leveentt neden beni buraya getirdin.Senin ev’e gitseydik yaaa,diye bağırmaya başladı.

Levent eliyle Hasret’in ağzını kapadı.

L:Hasret sus lütfen bütün konağı ayağa kaldıracaksın.Ben şimdi gideceğim Murat’ta seni ev’e alıp odana götürecek.Tamam mı?

H:Hayır,derken dudağını büktü.

L:Neden peki?

H:Murat’ı istemiyoruummmmm ! O bana sürekli bağırıyor.Hasret’in gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı.Murat olan biteni sessizce izliyordu.Sanki buharlaşmıştı.Kimse Murat’ın kapı’da olduğunu farketmiyordu bile.Murat artık dayanamayıp öksürmeye başladı.

M:Hoşgeldiniz,dedi.

L:Hoşbulduk abeyciğim. Hasret tutturdu beni bar’a götür diye,bende...

M:Neyse boşver şimdi içeri götürüp yatağına yatırayım ben.Murat Hasret’i kolun’dan tutmak için bir hamle yaptı...

H:Aaaa bırak istemiyorumm...Levent götürsün ! derken gülüyordu.Ellerini Levent’in boynuna doladı. Hadi Leveeent beni odama götür ! dedi.

Murat sinirinden çatlayacak gibiydi.Nasıl oluyordu da Levent arkadaşının nişanlısıyla bu kadar rahat gezip tozuyordu?? Levent Hasret’i odasına götürüyordu,Murat’ta sessizce onları takip ediyordu.Hasret’i yatağına yatırdıktan sonra gitmeye yönelen Levent’in kolunu tuttu Hasret.

H: Dur ! Daha gitme !

Murat kapıya yaslanmış izliyordu.Ne söyleyeceğini artık kesinlikle bilmiyordu

L:Ne oldu yine ? dediğinde göz hapsinde olmanın verdiği rahatsızlık yüzünden okunuyordu.Yoksa Hasretle yan yana olmak , onun yakınında olmak ! Bundan sıkılır mıydı hiç Levent ?

H:Yanıma otur,derken yatağın için’de doğruldu.Levent şaşkın şaşkın yatağa oturdu.Hasret’in yüzüne bakıyordu.

H:Lev-

Murat bu olayın nereye varacağını bilmediği için Levent’i eve göndermeye çalıştı.

M:Hadi dostum sen’de git artık yeterince uykusuz kaldın bizim yüzümüzden.

H:Bak Levent demek istediğim buydu iştee.Kendin’de görmüş oldun.Herşeyimi kıskanıyor.Bak işte bak deyip yataktan kalktı. Bu üzerimde ki eteği kıskanıyormu?

L:Kıskanılacak birşey yok ki bunda.

H:Eveet bende öyle diyorum zaten ama Murat kıskanıyor.Duur daha bitmedi.Yukarı toplanmış saçının tokasını çıkardı.Hah,dedi bak şöyle saçlarımı açıyorum ya? Sence bun’da kıskanılacak birşey varmı,derken sesini biraz daha yükseltti.

L:Yoo..

H:MURAT HOCA kıskanıyor ama.Bak Murat izle ve gör.

Hasret Levent’in yanağına kocaman bir öpücük kondurdu.

H:Bun’da kıskanılacak birşey var mı? Yine yok ! Amaaa sennn kıs-ka-nı-yor-sun !

M:Hasret yeter artık !

L:Iıı ben gitsem iyi olacak,Murat’ın yanın’dan geçerek oda’dan çıktı.

M:Bir dakika Levent.

L:Efendim.

M:Kaşına n’oldu?

Levent elini kaşına götürdüğünde kanadığını farketti.

L:Kaşım mı? Şeyy...önemli değil ya görülmez kaza.. Arkasını döndüğün’desessizce ekledi:
Yarın herkesin göreceği bi kaza dediğinde artık elinden birşey gelmeyeceğinin farkındaydı.

Levent gitti,Hasret darmadağın yatağının üzerinde uyuya kalmıştı.Murat’ta Hasret’in üzerini örtüp odasına çıktı.Uyuyabildimi? Hayır ! Raf’tan aldığı bir kitabı açıp okumaya başladı.

Corvette’in de oturmuş evinin yolunu tutan Levent haberin yayınlanmasını engellemekten vazgeçti.Murat’ın sayesinde Hasret çok acı çekiyordu.Bunu bu gece öğrenmişti Levent.

‘Belki,dedi Levent,belki .... cümlenin sonunu getiremedi ! Bunu sesli söylemenin bile bir ihanet olduğuna inandığı kalbini , beyninde öldürüp evinin yolunu tuttu

Turalı Konağı yine stresli bir güne uyanıyordu.Murat zaten hiç uyumamıştı.Sabaha kadar kitap okumuştu.Erkenden duş alıp giyinmişti.Mutfağa indi.



M:Nakiye,Hasret’e bir kahve yaparmısın?

Nakiye:Hemen Muratcığım.

Nakiye’nin yaptığı kahveyi kendi elleriyle götürdü Hasret’in odasına.Kapının çıkardığı ses Hasret’i uyandırdı.

H:Günaydın ! dedi sessizce.

Murat kahve’yi sehpanın üzerine bırakarak:’Al şunu iç!Kendine gelirsin!’ dedi.Ardına bile bakmadan çıktı oda’dan.Kapının önünde annesiyle karşılaştı.

Nesrin:Hasret’e bakmaya gelmiştim.Hasta mı?

M:Yoo..sadece birazcık rahatsız diyelim!derken zar zor gülümsemişti.

Nesrin:Neyse ben yanına gideyimbelki kadın kadına konuşmak istediği birşeyler vardır.

Nesrin Hasret’in odasına girdiğinde konağın kapısı çalınır.Gelen Levent’tir.

---------------------

Nesrin:Hasretciğim iyimisin?

Hasret Murat’ın getirdiği kahve’den bir yudum aldıktan sonra:
İyiyim Nesrin hanım.

Nesrin:Murat biraz rahatsız olduğunu söyledi..

------------------

L:Murat ! Salondamıydın bende heryerde seni arıyorum.

M:Neden?

L:Sen bana kızdın mı? Yüzüme bile bakmıyorsun.

M: Dün gece’den sonra nasıl olmamı bekliyorsun Levent?

L:Aaah yapma Murat kız sarhoştu.Ne dediğini bilmiyordu zaten.

------------------

H:Evet dün gece Levent’le dışardaydım.Gezdik biraz.

Nesrin:Hmm...Hasret bana anlatmak istediğin birşeyler var mı?Yani bende...annen sayılırım sonuçta.Yani anlatmak istediğin,kimseye söyleyemediğin birşey varsa bana anlatabilirsin.Seve seve dinlerim.

H:Çok teşekkür ederim Nesrin ha-

Hasret eliyle ağzını kapatıp banyo’ya koştu.Nesrin şoktaydı.

‘Tanrım ! Biliyordum işte biliyordum ! Hasret hamile !’ Hemen oda’dan fırlayıp salona koştu.

Nesrin:Etheem! Etheeem! Çocuklar Ethem’i gördünüzmü?

M-L:Yoo hayır.

M:Neler oluyor anne ?

Nesrin:Hasret banyo’da...kusuyor!

Nesrin’in bu telaşına anlam veremeyen Levent ve Murat konuşmalarını sürdürdüler.

Nihayet Ethem’i buldu Nesrin.

Nesrin:Etheeem! Ethem sana birşey söylemem lazım.

Ethem:Nesrin ne bu heyecan.

Nesrin:Tahminlerim doğru çıktı.Hasret hamile !

Ethem:Ne? Na-nasıl öğrendin?

Nesrin:Murat rahatsız olduğunu söyledi.Yanına gittiğim’de de kusmaya başladı.

----------------

Hasret elini yüzünü yıkayıp banyo’dan çıktığın’da Levent’in odasında onu beklediğini gördü.Hafiften güldü.Gülümsemesi yüzünde soldu ! Başına giren berbat ağrıyla beraber ! Hafif bir kızarıklık hissetti teninde...Akşam yaptıkları birbir aklına düşüyordu...



Hasret sabahlığının uçuşan etekleriyle beraber , Levent’in yanına doğru ilerledi...Ne yapacağını bilemediği bi an eli Levent’in dün gece patlayan kaşına gidiverdi...

İçi acıdı...

Hasret : Çok acıyor mu ? dediğinde fazlasıyla usul çıkmıştı sesi.

Levent : Öptün ya geçti deyiverdi dün akşamı hatırlatarak !

Hasret : Hatırlatmaa lütfen... derken yavaşça yatağına oturdu.Midem berbat ! Başım ağrıyor . Yorgunum ... Levent ben çok yaşamam bu gidişle ya ...

Levent : Merak etme tatlım ! Senin peşinden ben de geleceğim büyük olasılıkla..

Hasret : Bensiz yapamayacağını biliyordum dediğinde yavaşça güldü...

Levent : Ben sensiz yapabilir miyim ? Hmmm düşündüm de dediğinde Levent o harika mimiklerinden birini kullanıyordu . Aslında hayat güzel !

Hasret : Bence sen düşünme ! dediğinde kendini istemsizce yatağa bıraktı ! Başı çatlayacaktı ! Ya da dur dur ! dediğinde yataktaki pozisyonunu koruyordu... Başıma neden masaj yapmaya başlamadığını düşünebilirsin dediğinde hafiften güldü !

Levent : Ondan daha büyük bir sorunun olduğuna dair bahse girerim dediğinde yüzündeki bulutlanmayı fark etti Hasret !

Hasret : Sorun ? O kelimeyi literatürden sileceğimize dair bir sözün vardı bana ? dediğinde yavaşça doğruldu yataktan !

Levent : Bunu duyman gerek .Muratın tepkisi çok şiddetli olacak.İşte bu yüzden beraber öleceğimizi söyleyip duruyorum ya ! dediğinde mimikleriyle beraber hareket eder olmuştu hareketleri !

Hasret : Yine ne oldu ? Immm dur tahmin ediyim ! Murat dün gece için bana çok kızdı ! Veeee beni eve kapatmayı planlıyor ! Belki de odaya... Ya daaaa yanıma hiç bir erkek mahlukat yaklaşmaması için bir ilaç üretti ! Ha ?

Levent : Alay etme bence.Dinlemelisin şunu dediğinde gaeteyi eline alıp , okumaya başladı !

‘’ SEVGİLİSİ İÇİN ORTALIĞI DAĞITTI ‘’

‘’İstanbul’un ünlü mekanlarından birinde yakaladığımız Hasret Nemutlu ve Levent Yıldırım çifti felekten bir gece çaldı ! Herhangi bir resmi açıklamada bulunmayan çiftin , sevgili oldukları her hallerinden belli oluyordu !

Ancak Levent Yıldırım’ın güzel sevgilisini , bir hayranından kıskanmasıyla olanlar oldu !

Sanat dünyasından olmayan bir beyefendiyle yumruk yumruğa dövüşen Levent Yıldırımı sakinleştirmek güzel sevgilisi Hasret Nemutluya kaldı !

Sokak ortasında öpüşen çiftin sık sık birbirine sarılması akıllarda ‘’ Ne büyük aşk ?’’ sorusunu bıraktı !

Yardım Kampanyasının Gecelik reklamlarının ana yüzü olan Hasret Nemutlu ‘nun oyuncu partneri de sevgilisi Levent Yıldırımdı .

Tüm bu olanlar Levent Yıldırım’ın güzel sevgilisini fazlasıyla kıskandığına işaret ederken , evlilik haberinin ne zaman geleceği ise merak konusu ! ‘’

--

Nakiye : Çayın ve gazeten Murat ! dediğinde tüm dikkatini Aslının gönderdiği bir maile veren Murat’ın onu umursamadığını fark edip çıktı !

Murat , Aslının gönderdiği videonun Hasret’in gecelik reklamı olduğunu düşünüyordu !

Ama reklam bu kadar çabuk montajlanabilir miydi ?

Montajlansa bile bu kadar çabuk yayında olması ?

Videonun açılması için gerekli sürenin dolmasını beklerken sağ eliyle çay fincanına uzandı ! Sol eliylede gazeteyi kavradı !

İlk sayfanın neredeyse tamamı politik yazı ve haberlerden oluşuyordu.Hızla göz gezdirdi...Birkaç sayfa ilerlediğinde magazin bölümüne geldi...Hiç sevmediği sayfaları hızla çevirmeye çalıştı sırada tanıdık iki yüzle karşılaştı !

Ardından videonun açık sesi yankılandı hapörlerden ! Hasret ve Levent’in baş başa sohbetlerine tanık olan kameralarda mı vardı ! ???

Şaşkınlık öfkeyle buluştuğunda kıskançlık damarlarında geziyordu Murat’ın !
- - - - - - - - -

(Beklettiğim için hepiniz'den özür dilerim.Beğenmeniz dileğiyle...)

hayal perdesi
07-09-10, 01:41
40

Feyza: Yine daldın Billur…
Billur: Bir şey mi dedin canım?
Feyza: Daldın diyorum…
Billur: …
Feyza: Bu dalgınlıkların tahmin ettiğim şeyle mi ilgili?
Billur: Neymiş bakalım tahmin ettiğin şey?
Feyza: Asya ve Avrupa’nın en büyük prodüktörü Levent Yıldırım!
Billur: Dalga geçme ne olur Feyza!
Feyza: Güzelim, ne olur içini döksen bana… Biz sırdaş değil miyiz seninle! Düşündüğün her neyse benimle paylaş…
Billur: Bilemiyorum Feyza. Ne düşüneceğimi şaşırdım ben de artık…
Feyza: Önce bu hâlinin Levent’le ilgili olup olmadığını yanıtla bakalım.
Billur: Evet, itiraf ediyorum onunla ilgili…
Feyza: Peki gerçekten hoşlanıyor musun ondan?
Billur: Galiba…
Feyza: O da senden etkileniyor bence…
Billur: Nereden biliyorsun?
Feyza: Her hâlinden belli Billur! Sana bakışından, durup dururken dalıp gitmelerinden… Dün akşam sen onu Çağrı’yla tanıştırırken nasıl da gerildi baksana! Kıskandığı o kadar açıktı ki!
Billur: Gerildiğini ben de fark ettim ama nedenini anlayamadım.
Feyza: Bunda anlaşılmayacak ne var! Bal gibi kıskandı… Çağrı’yı neyin zannetti Allah bilir…

Feyza’nın şen kahkahası ofiste yankılandı.

Billur: Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun Feyza!
Feyza: Sen dün akşam “Çağrı benim kardeşim.” dediğinde ve ben arkasından koluna girip “Benim de nişanlım.” dediğimde yüzünün aldığı ifadeyi görmedin mi Allah aşkına! Bir boynuna atılıp sarılmadığı kaldı.
Billur: Fark ettim… Çok şirindi ama, ayrıca da şapşal…

Billur
Evet şapşal… Ama çok tatlı…

Feyza: Evet şapşal ve sevimli bir adam…
Billur: Kafam çok karışık Feyza… İçim içimi yiyor. Sürekli onu düşünürken yakalıyorum kendimi… Ama korkuyorum.
Feyza: Neden korkuyorsun, aşktan mı!
Billur: Levent’ten! Onun da o aşkın, sevmenin ne olduğunu bilmeyen insanlardan olma ihtimali…
Feyza: Billur yapma! Bir kere acı bir olay yaşadın tamam. Ama herkes aynı olacak diye bir kural yok! Levent’i tanımıyoruz ki daha!
Billur: Tanımaktan korkuyorum ben de zaten… Ya o da sevmeyi bilmeyen, ihanet edebilecek kadar duygusuz ve yüreksiz erkeklerden biriyse! Korkuyorum ben insanlardan Feyza, anlasana! Sınırsız bir samimiyet ve sadakatle bağlanıp da yine terk edilmekten korkuyorum… Sevgi çok değerli benim için… O duygunun onursuzca yaşanmasından korkuyorum. Ben aslında yine annesinin dizlerine yatıp saçını okşatmak isteyen o çocuğum, anlasana! Korkuyorum! Ama her şeye rağmen ondan alamıyorum kendimi… Gözleri mesela, o kadar güzel bakıyor ki! Sonra gülüşü… Diyorum ya çok şapşal, ama çok şirin…
Feyza: Canımın içi, korkma ne olur! Ben bu adamın kötü biri olduğuna ihtimal bile vermiyorum… Gözleri o kadar samimi bakıyor ki!
Billur: Bilemiyorum Feyza…

Kapının gerisinde bütün konuşmaya kulak misafiri olan birinin varlığını fark etmedi ikisi de…

Aynı saatlerde Turalı konağında henüz uyanamayan iki kişi… Önce adam açıyor gözlerini, içinde bir mutluluk var… Neydi bu mutluluğun nedeni? Hıh evet! Kollarında yatan gece kelebeği… Bir iki dakika sonra kadın da açıyor gözlerini, uyku sersemi farkına varıyor nerede olduğunun…

Murat: Günaydın kelebek…
Hasret: Günaydın… Çok oldu mu uyanalı?
Murat: Yeni uyandım ben de.

Biraz daha sarılıyor Murat Hasret’e…

Dün gece
Araba konağın kapısına vardığında kalbi yerinden fırlayacakmış gibi atıyor Hasret’in. Murat gülümseyerek bakıyor yüzüne…

Hasret: Geldik…

Hasret, bu tek kelimeyi öyle bir tonlamayla söylüyor ki, söylenişteki “Kaçış yok, geldik.” anlamı gülümsetiyor Murat’ın içindeki muzip çocuğu…

Murat: "Maalesef." diyecektin herhalde…

Murat’ın katına geldiklerinde Hasret ne yapacağını bilemez hâlde… Kata çıkmadan evvel Hasret’in odasına uğrayıp aldıkları gecelik ellerinde sıkılmaktan hâlsiz… Üstelik geceliği aldıkları sırada Murat’ın söyledikleri daha da utandırıyor Hasret’i…

“Murat: Buna ihtiyacımız olmayacak ama neyse!”

Cümle aklına geldiğinde kızarıyor Hasret… Murat da farkında bu anın…

Murat: O kadar yorulmuşum ki hemen yatmak istiyorum… Yatalım mı?

Hasret, “yatmak” sözcüğündeki anlamsal zenginliği düşünüyor… Acaba temel anlamda “yatmak” mı, yoksa mecaz anlamda “yatmak” mı!...

Hasret: Ya evet, ben de çok yorulmuşum. Hemen uyumak istiyorum…

Ne kadar çabuk uyursa o kadar çabuk geçer bu gece…

Murat gülümseyerek yol gösteriyor Hasret’e kapıyı açıp. Bir eli pantolonunun cebinde, bir eli kapının tokmağında… Yüzünde yaramaz bir gülüş… Bu hâli çarpıyor Hasret’i! “Seviyorum Allah’ım ben bu adamı…”

Hasret: Ben banyoda üzerimi değiştirip geliyorum…

Murat bir kez daha gülümsüyor Hasret gidince… Üzerini değiştirip uzanıyor yatağa… Hasret, yanakları kızarmış, nefesi sıklaşmış giriyor odaya…

Murat
Utangaç kelebek…

“Yanıma gel.” deyip ellerini uzatıyor Murat Hasret’e… Ve Hasret güvenle tutup o eli yanına uzanıyor sevdiği adamın. Murat sarılıyor arkası dönük Hasret’e, Hasret’se kendisine sarılan kolları sımsıkı kenetliyor elleriyle… Murat Hasret’in boynunda, Hasret’se Murat oluyor birden… Onun kokusuna bulanıyor…

“Mecnûn’um Leylâ'mı gördüm
Bir kerece baktı geçti
Ne söyledi ne de sordum
Kaşlarını yıktı geçti

Soramadım bir çift sözü
Ay mıydı gün müydü yüzü
Sandım ki Zühre yıldızı
Şavkı beni yaktı geçti

Ateşinden duramadım
Ben bu sırra eremedim
Seher vakti göremedim
Yıldız gibi aktı geçti

İzzetî der ne hikmet iş
Uyur iken gördüm bir düş
Zülüflerin kement etmiş
Yar boynuma taktı geçti” *

* Aytekin Ataş – Mecnûn’um Leylâ’mı Gördüm ( Aşık Veysel Şatıroğlu – Koşma)

birefsane
07-09-10, 20:21
37.bölüm.
Ta ki Dansçı diğer kızı estetik bir şekilde fırlatarak hasrete yönelmesiyle.şarkı iki aşkı anlatıyordu.Dansa ve müziye olan aşkı karoqrofi gereyi müziyi seçiyordu ve bu yüzden Hasretle dans etmeye başladılar.önceki dans modern bale üzerine kuruluydusa şimdikiyse tutku üzerine adamın elleri hasretin vucudunda gezindikce Muratın kıskançlığıda tüm bedenini kaplıyordu.Her şey bitmiş Hasret erikle konuşmuş.Artık devam edemeyeceyini söylemiş ve muratın yanına gelmişdi.Her zamanki neşesiyle
H:Her şey tam.şimdi yemeye gide biliriz.Seni çok sevdiyim bir yere götürücem.
Muratsa düz bir ses tonuyla
M:Aç diyilim eve gitsek daha iyi.
Hasret ne kadar üzülsede sadece tamam demekle yetinir.Yol boyu ikside konuşmazlar Murat yalnış yaptığını farkında amma aşk bu en bilgilisine bille inanamıcak şeyler yaşatır.Eve geldiklerinde daha fazla hasreti üzmemek için
M:Ben yorqunum bir az dinlenicem
diyerek odasına yöneldi.Hasretse üzgün halde arkasından baka kaldı.
İstanbulda
T:Birde bilgiliyim diyorsun bir raporu 4 saatdir bitiremedim.
Derya kendi-kendine
D:Sanki ilk okul ödevi yapıyoruz.Yıllık ciro hesablıyoruz burda.
Tamer ne kadar duymuş olsada
T:Bir şeymi dedin asistan.
D:Yarım saate bitiyor dedim efendim.
Amma öyle bir yüz ifadesiyle ki her an Tameri boğazlamaya hazır.Tamerse zevkden 4 köşe.
Hasretse murat odasına gidince bir az düşünmüş ve Muratın neden böyle davrandığını anlamışdı.Erik,jim ve başkasıyla edilen bir tango düşünülürse oldukca sakindi.Kendini affetdirmek için Murta en sevdiyi yemeyi yapmayı düşündü.
H:En sevdiyi yemek ne bilmiyorum ki.(sanki yeni bir şey keşf ediyormuş gibi)Amma annem bilir.
Telefonu alarak annesini aradı selamlaştıkdan sonra
H:Anne Muratın en sevdiyi yemek ne?
Saime hanım şaşırarak
S:Bu nerden çıktı?
H:Muratı kızdırdımda bu gün kendimi affetdirmem lazım.
Saime hanım gülümseyerek
S:Tell pilavını çok sever.Nakiye hep söylerdi.Hayatda hayır demezmiş
Hasretse üzgün halde.Telefondakını unutmuşcasına kendi-kendine
H:Zaten kolay bir şey sevse
S:Bir şeymi dedin kızım.
H:yok sana demedim.(bir az durdukdan sonra)Anne bana nasıl yapıldığını anlatırmısın?
S:Tabii kızımda.amma nasıl olucak.
H:Şimdi ben telefonu hopörlöre alıcam hem konuşuruz hemde nasıl yapılacağını anlatırsın.
Anne-kız hem konuşuyor hemde Hasret yemeyi yapıyordu.allahdan eli yatkındı.Annesilye her şeyi konuşmuşdu nasıl barışmışlardı,ne olmuşdu neler yaşanmışdı tabii belli bir ölçüde.Sonunda yemek bitmiş masayı hazırlama koyulmuşdu.Bir tek üzeri değiştirmek ve Muratı uyandırmak kalıyordu.
Muratsa uyuyamamış düşünüyordu.Hasrete boşu-boşuna kızıyordu.Kendi yaratdığına kendisi bile aşık olmuşdusa başkalarını anlamak zor diyildi.Hemde o bir sanatçı olucakdı ve butür şeyler normaldi.odasından çıkarak salona geldi.hasretse salondakı masaya çiçekleri yerleştirmekle uğraşıyordu.murat burnuna gelen pilav kokusuya bunu bir özür yemeyi olduğunu anladı.ve gülümsedi özür dilemesi gereken kendisiyken hemde.Amma Murat bu karşınısdakını illa kıvrnadıracak Hasreti kızdırmakadan en akadar zevk aldığını düşünürsek.hasretin o olduğu yöne dönmesiyle yüzünü değiştirdi.
Hasret neşeyle
H:Bende seni uyandırmağa geliyordum.Yemek hazır.
Murat hasretin masasını çektikden sonra kendiside yerine geçti.yemekler koyulmuşdu.Murat bir çatal aldıkdan sonra Hasret merakla vericeyi tepkiyi bekliyordu.Murata ilk dafa doğru dürüst yemek yaptığını düşünürsek...Muratdan hiç bir tepki almadığını görünce
H:Nasıl?
Murat düz bir ses tonuyla
M:İyi.
H:o kadarmı(devamını bekliyor gibi)
M:evet o kadar(umursamamz bir tavrla)
Hasretin yüzü düşünce gülmekle-gülmemek arasında gidib geliyordu.Hasret bu pes edermi.yemek boyunca hatta yemekden sonra şirinlik yapıp durmuşdu.elleriyle kahvemi dersin,Muratın en sevdiyi filmmi dersin.Bu durumdan en çok zevk alansa Muratdı.Hasretse sonunda pes etmişdi.Bıkkın halde merdivenlerde oturuyordu.Murat gelerek merdivenlere dayandı muzip halde
M:Çabuk pes etdin.
Hasretse şaşkın halde
H:çok kötüsün.
Murat Hasreti elinden tutarak kaldırdı.Hasrete sarılarak kokusunu içine çekti.
M:sende bir saniye bile ayrı kalmak beni tüketiyor.kısık bir sesle
Bir az öyle kaldıkdan sonra yine muzip bir şekilde
M:yemek çok güzel olmuşdu ellerine sağlık.
H:gerçek.
Murat hasretin ona bakan ışıl-ışlı gözlerinin büyüsüne kapılmış tam öpücekgen kapı çaldı.içinden tüm küfürleri ederek kapıya yöneldi.
M:Kaldığımız yeri unutma küçük hanım. Gözlerini kısmış kıskanç bir halde.
Kapyı açtığındaysa nate eli belinde
N:duello zamanı.

Rep gönderen yorum yapan tüm arkadaşlarıma teşekürler.zaman farkından yanıtlamayadığım içim özür dilerim.ve zaman ayırıb okuduğunuz için teşekkür ederim.

--Burçin---
13-09-10, 18:28
ADIMI UNUT !
(written : Burçin & Gizem)

http://img444.imageshack.us/img444/6255/f5fc307c.jpg

Ardından videonun açık sesi yankılandı hapörlerden ! Hasret ve Levent’in baş başa sohbetlerine tanık olan kameralarda mı vardı ! ???

Şaşkınlık öfkeyle buluştuğunda kıskançlık damarlarında geziyordu Murat’ın !

--

Yukarıdan gelen Murat’ın öfkeli sesiyle irkildi Hasret ve Levent !

Hasret’in zaten ağrıyan başının ve son derece gergin olan sinirlerinin bir kavgaya daha dayanıp dayanmayacağını sadece Levent mi merak ediyordu ne !

Hasret yavaşça saçlarını geriye attı...Uzun ve zorlu bir tartışmaya atılmak için güç toplamaya çalıştığı belliydi !

Levent : İstersen ben konuşayım .dediğinde buna hevesli olmadığı da ortadaydı !

Hasret : Önce ben öleyim arkamdan gel diyorsun yani dediğinde hafiften tebessüm etmeye çalıştı ama gergin sinirleri izin vermedi !

Levent : Aynen öyle diyorum dediğinde yavaçşa Hasret’in yüzüne uzandı elleri ! Güç vermek istercesine yüzünde gezindi Levent’in elleri Hasret’in yüzünden.Sonra yavaşça saçlarına gitti elleri...

Sesi kısıldı ...

Hasret bir tek Murat dokunduğunda alev alan tenindeki değişime inanmaz haldeyken ikinci kez duydu Murat ‘ın sesini!

Okkalı ve öfkeli bir Hasret kelimesi çıkmıştı Muratın ardından !

Hasret : Gitsek iyi olacak ! dediğinde kendini toplamaya çalıştı !

Levent : Evet haklısın.Yoksa böyle odada.Başbaşa...Al sana bir yanlış anlaşılma daha dediğinde hafifçe güldü.Ben çıkayım sen giyin deyiverdi ...

Yavaşça kapıya ilerlediğinde Hasret’in sesi duyuldu !

Hasret : Gerek yok dediğinde sabahlığının bağını sıkıca bağladı...Levent’in önüne geçti ve merdivelere doğru yol aldı !

--

Murat birkaç dakika sonra , yani videonun tamamını izledikten sonra öfkesinin daha da arttığını hissedebiliyordu...

Ellerinin titrediğini fark etti!

Başına korkunç bir ağrı girdi !

Ve Hasret ve Levent ‘in korku dolu gözlerinin kendi üzerinde gezindiğini fark etti!

Gazeteyi aldı eline sinirle !

Hasret’e doğru ilerledi ... Magazin sayfasını göstererek işaret etti !

Murat : Bunun bir açıklaması olmalı ! dediğinde öfkeden kırmızıya dönen yüzünün farkında bile değildi ...

Hasret : Eğer dinlemek istersen elbette bir açıklaması var dediğinde oldukça rahat ve boyun eğmez görünüyordu.

Murat : Dinlemek için sabırsızlanıyorum sevgili nişanlım dediğinde Hasret’in kolunu sıkıca kavradı ! Canını acıtırcasına bastırdı...Sevgilinde yanımızda olsun
ister misin ?

Levent sessizliğini söylenen sözler için değil , Hasret’in acıdığını hissettiği kolu için bozdu !

Levent : Çek şu elini Murat ! Canını acıtıyorsun kızın !

Murat öfkesinin farkında bile değilken Hasret ‘in koluna yapışmış elini çekme niyetinde değildi !

Murat : Levent ! Çık ! Hasret’e olan aşkını da alıp çık ! deyiverdi sinirle .

Hasret kolunu kurtardığında Leventle Murat ‘ın karşı karşıya öfkeyle birbirine baktığını gördü..Telaşlandı !

Murat : Sen kimsin ! Ha kimsin ! Söyle bana dediğinde Levent’in yakasına yapıştı Murat ! Nesrin ve Ethem in endişeli ayak sesleri merdivenlerde yankılanıyordu ! Nasıl bu kadar yakın olabiliyorsun Hasret’e !

Levent : Sen ! Paranoyaksın Murat ! Ve korkak ! Hasret’i kaybetmekten delicesine korkuyorsun !

Murat : Evet dedi yavaşça..Tıslıyor gibiydi ! Hasret’i kaybetmekten korkuyorum !

Levent : Korkuyorsun çünkü dediğinde Murat’ın ellerinden kurtuldu yakası ! Sağ eliyle Hasret’i işaret etti.Onu sevmiyorsun !

Murat : Sen seviyorsun ya yeter dediğinde annesinin büyümüş gözlerini ardına aldı !

Levent : Dün gece ne haldeydi biliyor musun ! Nasıldı ? Ne kadar üzgündü ! Ne kadar ağladı ! Bir fikrin var mı ? Senin için ne kadar ağladığı hakkında hiç bir fikrin yok senin ! Şimdi kalkmış burda böyle ! dediğinde ikisi de derin derin soluklanıyordu ! Hasret dedi ...O benim yengem oğlum ! Senin sevdiğin kadın .Olur mu hiç ? Yapar mıyım ben böyle bir şerefsizlik !

Hasret konuşamamanın verdiği tutuklukla , ayaklarının bağının çözüldüğünü fark etti.

Levent hırsla devam etti !

Levent : Lavaboya gitmiştim.Hasret hala içmeye devam ediyordu !
Döndüğümde bi adam vardı yanında ! Saçma sapan konuşuyordu ! Kavga Ettik dediğinde sızlayan kaşının acıdığının farkındaydı !

Murat : Hadi o adamlarla o yüzden kavga ettin ! Ya dün geceki haliniz ! Ya resimler !

Levent : Sarhoştu ! diye diretti Levent !

Murat elinde kalan son tezini bu sefer Hasret’e yöneltti !

Murat : Peki ya video ?

Hasret : Ne videosu ? derken ses cılız çıkmıştı !

Murat : Leventle sarmaş dolaş dans ettiğiniz videodan bahsediyorum ! dediğinde gözlerindeki kıvılcımları görebiliyordu Hasret !

Hasret : Aaa yeter artık ! Bıktım anlıyor musun bıktım ! Senden ve senin abartılı kıskançlıklarından bıktım !Birine güvenmek bu kadar mı zor ! Seni seviyorum be adam ! Seni seviyorum !

Murat duyduğu kelimeleri daha hazmedememişken aynı sevgi sözcüklerini
söyleyememenin ağırlığı içerisinde ezildiğini fark etti !

Hasret : Ara verelim Murat dediğinde daha da cılızlaştı sesi...Gözlerinin dolduğunu fark etti ona aşık iki genç adam ! İlişkimize ara verelim !
Hasret ‘in üst katı hızla terk etmesiyle beraber ortamdaki gerici sessizlik Levent’in Hasret’in peşinden giden ayak sesleriyle bölündü...

Ethem ve Nesrin ‘in şaşkınlıkları hala sürerken Hasret’in peşinden gitmeye kalkışan Murat’ı , Ethem durdurdu...

Ethem : Bırak biraz siniri geçsin.Çok üstüne gidiyorsun kızın !

Murat : Çok üstüne mi gidiyorum ! İki gün önce ayrılın diye direten pek sevgili anne ve babam neredeler acaba !

Nesrin : Yeter artık ! Kendine gel biraz ...Bu yaptıkların çok çocukça !

Murat : Çocukça mı ? Dün Hasret ‘i yerden yere vuran annem bugün bana sevgilimi mi koruyor ! Ethem ‘e döndü öfkeyle ...Ya baba sen ? Sen şaşırtmadın beni biliyor musun ! Hasret ‘ e yaptığın kurlar ortadaydı nasılsa !

Ethem : Sen ne dediğini bilmiyorsun ! dediğinde hızla merdivenlere yöneldi !

Ardından Nesrin oğlunun karşısına geçtiğinde sinir ve hayal kırıklığı bir aradaydı !

Nesrin : Kendine gel artık ! Anlıyorum kıskanıyorsun çünkü seviyorsun! Ama insan babasından kıskanmaz sevgilisini ya da en yakın arkadaşından !

Murat öfkeyle konuşmasını sürdürdü !

Murat : Aç gözünü anne ! Babam hem seni hem beni aldatma derdinde !
--
Aradan geçen sade ve sadece 20 dakika...

Hasret odasında eşyalarını toplamakla meşgul...

Levent konağın bahçesinde Hasret’i bekliyor !

Murat üst katta kendini koltuklardan birine bırakmış.Pencereden Hasret’in gidişini izlemeye hazırlıyor kendini !

Konağa sessizlik fazlasıyla hakim ! Nakiyenin mutfakta söylediği türküler bile yerine sessizliğe bırakmış !

Ethem ilaç alıp odasına çekilme isteğinde...

Nesrinse Hasret’i ikna etme derdinde ...Yani gitmemesi için...Üstelik oğluna fazlasıyla kızgın ! Kızgınlığı Hasret’in odasına tıklatmadan önce elini , şaşkınlığa
bırakıyor yerini !

İçeriden gelen seslere kulak veriyor ! Hasret telefonla konuşuyor !

Hasret : Bu çok ağrılı ve acılı bi işlem mi acaba ?

Nesrin kulağını yavaşça yaklaştırıyor kapıya...Duydukları daha da dikkatini çekiyor...

Hasret : Evet evet.Kararlıyım.Eğer müsaitseniz 20 dakikaya klinikte olabilirim ! Anladım ... Peki çok ağrılı acılı bir operasyon mu bu ? Hıhı ..Peki...Evet evet kesinlikle istemiyorum ! O da istemiyor ! Bunun için daha çok gencim ..Yani kısacası yanlış yer yanlış zaman ! ..O zaman ben 20 dakikaya klinikte olsam hemen halletsek şu işi !

Nesrin duydukları beraber çokça sarsıldı !

Bu kız nelerde diyordu !

Biricik torununu , junior Murat’ı mı aldırmaya gidiyordu yoksa !

Aman Tanrım diye inliyor yavaşça ...Mimikleri de ona uyduğumda arkasında hissettiği elle beraber seslice irkiliyor...

Neyseki Ethem !

Nesrin : Şşşş sessiz ol !

Ethem : Kapı mı dinliyorsun Nesrin ne kadar ayıp ! dediğinde gerçekten eşini
kınadığını belli ediyordu !

Nesrin : Şşşş derken dudaklarını büzdü ve susması gerektiğini işaret etti .Ardından fazlasıyla hızlı bir şekilde Ethem’i kendine çekip kulağını kapıya yatıştırıverdi !

Hasret’in sesi pek az duyuluyordu ...

Hasret : Operasyondan önce yapmam gereken birşey var mı ? En son birkaç yudum kahve almıştım.Onun dışında herhangi birşey henüz yiyip , içmedim.Anladım.Peki ...20 dakikaya ordayım ...Görüşmek üzere...

Ethem : Neler oluyor Nesrin ! Ne operasyonundan bahsediyor Hasret !
--

Nakiye ses çıkarmadan gelebildiği için pek mutluydu ...Ethem ve Nesrin’i bu halde yakalamak herkese nasip olmazdı !

Nakiye : Nesrin Hanım ! Siz kapı mı dinliyorsunuz ! dediğinde gülmemek için kendini sıktığını belli etmeme taraftarıydı !

Nesrin ve Ethem fazlasıyla tırsmış bir şekilde arkalarını döndüler Nakiye ye ...İkisi de aynı anda ;

- Şşşşt

--
Murat yavaşça kalktı sandalyesinden.Corvettenin hareketlenen sesiyle
beraber o da hareketlendi.Gözleri arabayı süzdü...

Levent yalnızdı...

Şaşırdı !

Hasret gitmiyor muydu ?

Alaylı bir ifade takındı ! Gitmeyeceğini zaten bilmiyor muydu !

Rahatça koltuğuna yaslandığında Hasret’i ne kadar da sevdiğinden, çok farklı şeyler düşünüyordu !

--
Nakiyenin sesiyle beraber Hasret’in kapıyı açması uzun sürmedi.Fark etmemiş ve ilgilenmiyor bir tavır takınarak Nakiyeye doğru döndü ...

Hasret : Nakiye yaklaşık 2 saatlik işim var...Yani tam olarak ne kadar süreceğini bilmiyorum ama...Ben gelene kadar eşyalarımın tamamını hazırlarsan çok sevinirim .Tabi herhangi başka bir işin yoksa dediğinde siyah elbisesini ve
at kuyruğu yaptığı saçlarını düzeltti.

Nakiye : Tabi hazırlarım ...Siz mi gelip alacaksınız dediğinde Nesrin ve Ethem’in arasındaki fısıldaşmaya kulak misafiri olmaya çalıştığı aşikardı !

Nesrin : Ethem dediğinde yavşça fısıldadı kulağına eşinin...Galiba junior Muratı aldırmaya gidiyor Hasret !

Ethem ‘in yüksek sesli Ne ‘si hem Hasret’in hem Nakiyenin ilgisini çektiğinde her ikisininde cevaplar beklediği aşikardı !

Ethem çevir kazı yanmasın bizim gelin anlamasın moduna girip olayı bir anda toparlayıverdi ! Tabi buna ne kadar ne kadar toparlamak denebilirse !

Ethem : Ne kadar güzel bi gün ! dediğinde ne dediğinin farkında bile olmayışı Nesrinin çok içine oturdu !

Hasret Nakiyeye olan ilgisini sürdürürken küçük bir çocuk gibi bir ileri gir geri gidiyordu...

Ethem kısık sesiyle konuştu.

Ethem : Ne yani Hasret kürtaj falan mı olacak ?

Nesrin : Galiba öyle ! Operasyon dedi.Birşey yiyip içmedim dedi..İstemiyorum dedi.Yaşım daha genç dedi..O da istemiyor dedi !

Ethem : Eyvah ! Biri bizim oğlana durumu bildirmeli ! dediğinde merdivenlere yöneldi ...

Nesrin’in kolundan çekmesiyle beraber eski yerine dönüverdi...

Nesrin : Şşşşş...Muratta istemiyormuş çocuğu ! Ondan bu kavgaları herhalde !

Ethem : Bak sen keretaya dediğinde zaten bugün kendi açısından sınırı çoktan geçmiş olan oğluna büyük öfke duydu !

Nesrin : Şimdi Murat’ın fikrini 2 dakika da değiştiremeyiz ! Ne yapacağız

Ethem ? Yani annesi Hasret bile olsa torunumuzu kucağımıza dahi alamayacak mıyız ? derken pek endişeliydi.

Ethem : Şşşş dedi yavaşça .Nesrin’in elini tuttu... Benim bi planım var !

keremcemelike
18-09-10, 01:55
Bölüm 17


Hasret;

Muratla biraz daha sahilde oturduktan sonra arabaya geçiyoruz...

M:Nereye gidelim...
H:Sen gösteri için gelen misafirlerinle ilgilen bende Nesrin Hanım ve Eslem le birlikte elbisemin son provasına gidiyim...
M:Bende gelsem...Çok merak ediyorum...
H:Olmaz...
M:Ama neden
H:Süpriz olsun istiyorum Murat lütfen ısrar etme...
M: Peki öyle olsun...
H:Asma suratını...Hem sen bana gösterideki büyük süprizi söyledin mi ki ben sana elbisemi göstereyim...
M: Peki peki tamam birşey demedim...

Murat gülümseyerek önüne dönüyor...

Yol boyunca kafamda bir sürü sorunla uğraşıyorum...Belli etmemeye çalışsamda bu mesele beynimi yiyip bitiriyor...Nedenini öğrenmek istemiyorum desemde yüzüne 'neden' diye haykırmak istiyorum...Tüm öfkemi kusmak...Murat'a bakıyorum göz ucuyla...Şimdi Ona sarılmayı ne kadar çok istiyorum bir bilse...Ama yapamıyorum...Ona dokunmak elini tutmak için iznim yokmuş gibi geliyor...Her ne kadar aramızdaki şey gün gibi meydanda olsada dillerden dökülmemesinin çaresizliği var içimde...Ben düşüncelerimle boğuşurken moda evinin önüne gliyoruz...Bizimle aynı anda Eslem ve Nesrin Hanımda geliyor...Muratla birlikte iniyoruz arabadan..

M:Ararım seni...
H:Tamam
M:Kendini üzmek yok tamam mı...Telefonum hep açık ne zaman ihtiyacın olursa hemen gelirim...
H:Biliyorum...Ayrıca kendimi üzmek için bir sebep yok...

Eslemle birlikte içeri giriyoruz...

M:Anne...Hasret'e dikkat et olurmu...Yalnız bırakmayın...Belli etmiyor ama gözlerinden belli ne kadar acı çektiği...
N:Merak etme oğlum...Ben her zaman yanındayım...

Nesrin Hanım içeri giriyor...

N:Eslem elbisesini mi giyiyor...
H:Evet Nesrin Hanım...

Eslem'in kıyafetinin son provasından sonra...Hasret giyiyor elbisesini ...

E:Abimin gösteride görmesi fikri bence iyi bir fikir değil Hasret Abla
H:Nedenmiş o
E:Seni böyle gördükten sonra bayılmasından korkuyorum...
H:O kadar kötü yani..

Diye gülümsüyorum...

E: Deli misin...Hayatımda senden güzelini görmedim...
H:Aynaya hiç bakmadın o halde...
E:Ahh yapma iltifat olduğunu her ikimizde biliyoruz...
H:Ben ciddiyim...
N:Bayanlar bende çok ciddiyim biraz daha oyalanırsanız açlıktan bayılacağım...

Gülümseyerk kabine giriyorum...Yarın Murat'ın beni bu elbisenin içinde göreceği anı sabırsızlıkla bekliyorum...

Birlikte yemek yemeye gidiyoruz...Yemek boyunca Eslem'in şaklabanlıkları masamızı kırıp geçiriyor...Mutlu olmam için elinden geleni yaptıkları aşikar...Ama birşey yapmalarına gerek te yok aslında yanımda olmaları kendimi gerçek bir aile gibi hissetmemi sağlıyor zaten...

Yemekten sonra eve gitmek istemiyoruz...Alışveriş merkezine gidip gönlümüzce alışveriş yapıyoruz...Eve dödüğümüzde bayağı geç...Koray elimizdeki poşetleri içeri taşıyor...

E:Ben odama çıkıyorum...Yarın ruh gibi gezmek istemiyorum...
N-H:İyi geceler...

Nesrin Hanım ve bende salona geçip Nakiyenin getirdiği kahvelerimizi yudumluyoruz...

H:Nesrin Hanım...
N:Efendim canım...
H:Ben herşey için çok teşekkür ederim...
N:Ne yaptım ki Hasret..
H:Birşey yapmanıza gerek yokki zaten yanımda olmanız bile yeterli aslında...Ben...Ben sizinle birlikte hiç tatmadığım bir duyguyu tattım...

Telefonum çalıyor bu sırada...Ekrana bakıyorum ''Murat''...Kocaman bir gülümseme yayılıyor dudaklarıma...

H:İzninizle...İyi geceler Nesrin Hanım..

Nesrin Hanım'ın arkamdan gülümsediğini hissediyorum...Odama geçip telefonu öyle açıyorum...

M:Bende aramalrımdan bıkıp açmamayı düşündüğünü sanmıştım...
H:Aşk olsun...Ben senin sesini duymaktan bıkarmıyım hiç...
M:Hmm...Nasılsın...
H:Gerçeği mi söyliyim...
M:Lütfen!!(Sesi telaşlanıyor)
H:İyiyim ama sen yanımda olsan daha iyi olabilirim...
M:Bende şuan yanında olmak isterdim ama halletmem gerekenler var...O yüzden gece geç geleceğim eve...
H:Çok mu geç
M:Maalesef..Sen sakın bekleme beni tamam mı
H:Ama ben seni görmeden uyumak istemiyrum...
M:Sabah kalkar kalkmaz yanına geleceğim söz veriyorum...
H: Peki...
M.İyi geceler sana...
H:Sana da

Telefonu kapatıyoruz...

L:Kaçıncı kahveti içtiğimiz hakkında bir fikrin var mı?
B:Ben 5. den sonra saymayı bıraktım....

Masadaki telefonuma ilişiyor gözüm...Hiç susmayan telefonum bugün hiç çalmaması hayret doğrusu...Ah doğru ya Burçinle koyu bir sohbete daldığımızda kapatmıştım...

L:Zamanın nasıl geçtiğini anlamamışım...
B:Seninle sohbet etmek keyifliydi...Teşekkürler...
L.Asıl ben teşekkür ederim...Kalksam iyi olucak zaman bayağı geç olmuş...
B:Sen bilirsin...
Kalkıp kapıya doğru ilerliyorum...
B:Yarın gösteride görüşürüz..
L:Hıhı...

Ellerimi nerey koyacağımı şaşırıyorum heyecandan...Sanki liseli bir aşık gibiyim...

L:Seni almamı ister misin?
B:Ben isterim...Ama şey Murat alıcak beni..Hasretle birlikte hazırlanıcam...
L:Ahh..Anladım...O zaman görüşürüz...
B:Görüşürüz...

Ellerim hala yerlerini bulamamış...Uzatıyorum...Hızla geri çekip..Tekrar uzatıyorum..

'Öff rezil ediyorum kendimi'

Gülümseyerk elimi sıkıyor...Ardından yanağıma bir buse kondurup beni öylece bırakıyor elim yanağımda...

Murat;
Yorgunluktan bitap düşmüş bir şekilde eve giriyorum...Tam merdivenlere yönelmişken yorgunluğumu giderebilecek tek insanın odasına gitmek için adımlarımı değiştiriyorum...Uyandırmamk için hafifçe aralıyorum kapısını...
Yüzünü görür görmez herşeyi unutuyorum...

İçeri girip kapıyı kapatıyorum...

Bir süre Hasret'i seyrettikten sonra sarıldığı yastığı kıskanmaya başlıyorum...Odama çıkmak için ne isteği ne de gücüm var...

Usulca yaklaşıyorum yanına uyandırmamak için dikkat ederk yastıı alıyorum kollarından...Huzursuzca kıpırdanıyor...Uyanmadığından emin olunca yanına yatıp göğsüme yatırıyorum Meleğimi...İç çektiğini duyuyorum...Yüzüne baktığımda huzur var sanki dudaklarında dahafif bir gülümseme yada ben öyle görmek istiyorum bilmiyorum

H:Murat

Diyor kısık bir sesle...Göğsüme iyice yerleşiyor...Uyandığını sanıyorum ama Uyanmamış...

Eli elimi bulup tutuyor...

Huzurlu bir uykunun kollarına bırakıyorum bende kendimi

Beklettiğim için özür dilerim:icon_sorrDevamı yarın :img-wink:

keremcemelike
19-09-10, 15:25
Bölüm 18


Hasret;

Gözlerimi aralarken tuhaf bir huzur var içimde...Nerede olduğumu anlayınca huzurun sebebi de ortaya çıkıyor tabii ki...Sevdiğim adamın kollarındayım...Elim sıkıca elini sarmış...Diğer eli belimde...
Nefes alışlarından hala uyuduğu belli...Uyandırmamak için kıpırdamıyorum...Aslında bu büyünün bozulmaması içinde...

Bir süre sonra Murat saçlarımdan öpüyor...

H:Günaydın!!
M:Günaydın....Bak söz verdiğim gibi sabah ilk beni gördün...

Hafifçe gülümsüyorum...

H:Teşekkür ederim...Ben bu kadar huzurlu uyuyamazdım kokunu duymasaydım...

Başımı kaldırıp Murat'ın gözlerine bakıyorum...

M:Heyecanlı mısın
H:Çoookk..
M:Merak etme herşey çok güzel olucak...
H: Hıhı...Bugün hep yanımda olucaksın dimi...
M:Maalesef Hasret...Halletmem gereken işler var...Ama annemde Eslemde Burçin de seni hi yalnız bırakmıcaklar...
H:Ama ben senin yanımda olmanı istiyorum...
M: (Gülümsüyor..) Her fırsatta yanına gelicem söz veriyorum..
H:Tamam o zaman..
M:Şimdi güzel bir kahvaltı yapalım...
H:Tamam

Murat odadan çıkıyor...Bende üzerimi değiştirip kahvaltıya geçiyorum... Kahvaltıdan sonra Muratla ben Burçin'i almak için ayrı gidiyoruz...Eslem ve Nesrin Hanımda direk geçiyor...

Burçin'i aldıktan sonra bizde gösterinin olacağı yere geçiyoruz...

Murat büyü bozulmasın diye sahneye çıkcağım yeri son ana kadar göstermicekmiş...Direk kulise geçiyoruz...Eslem ve Nesrin Hanım çoktan hazırlanmış bile...

İlk önce saçım yapılıyor...Kıyafetimi giydikten sonra son Rütuşlar atılıcakmış...Saat 4...Gösterinin başlamasına 1 saat var...Ama ben en son çıkacağım için acele etmeye de gerek yok...Aynanın karşısına geçiyorum...Gülüyorum halime...

M:Neden gülüyorsun...
H:Eşofman üstüne yapılmış saç...Sencede komik değil mi?
M:Her halinle beni büyüleyebiliyorsun ama...

Utanıp başımı eğiyorum...Eliyle çenemden tutup kaldırıyor başımı...

M:Elbiseni görmek için sabırsızlanıyorum...
H:Bende süprizini...

Gülümsüyor...

M:Şimdi gitmem gerek...Yine gelicem..
H:Tamam...

L:Burçin
B:Ah efendim Levent..
L:Kusura bakma yanına gelemedim koşuşturmaktan
B.Önemli değil anlıyorum...

Levent;
Baştan aşağı süzüyorum Burçin'i kusursuz fiziğini ortaya çıkarıcak bir elbise giymiş...Ela gözlerini ortaya çıkaracak kadar güzel ama hafif tonlarda bir makyaj...Gören herkesi etkileyecek kadar güzel olmuş...Kıskanıyorum Onu içimde şimşekler çakıyor birden...

http://img835.imageshack.us/img835/9198/33aqkgg.jpg

L:Şey çok güzel olmuşsun..
B:Teşekkür ederim...

Kulağına eğiliyorum

L:Bugün seni yanımdan ayırmama gerekicek...
B:Neden...
L:Gören herkesi büyülersin...Seni kapmalarına izin veremem...
B:Bende yanından ayrılmam o zaman..
L:Bu gece çok güzel olucak çookk...

İç geçiriyorum...Birlikte Hasret'in yanına gidiyoruz...Biz Hasret'in yanına geçereken sunucuda gösteriyi başlatan konuşmasını yapıyor...

Odaya girdiğimizde Hasret'in arkası dönük ayağını heyecandan yere vurup duruyor...Nesrin Hanım onu sakinleştirmeye çalışıyor...

L:Hasret!!


Dönüyor bana...

H:Levent ya ben çok heyecanlıyım...
L:Hasret çok güzel olmuşsun...Heyecanlanma herşey çok güzel olucak...
H:Olmuyo yapaıyorum...Murat nerde...Onu görürsem belki...
L:Murat gelmicek yani gelemicek Hasret
H:Noldu neden...
L:Aslında gelmek istiyor ama biz izin vermiyoruz...Nasıl sen onun süprizini son anda göreceksen o da sahnede seni görecek...
H:Ya tamam vazgeçtim...Süpriz falan istemiyorum...Gelsin bir sarılıyım...Beni sadece o sakinletirebilir...
N:Aaa kırılıyorum ama Hasret
H:Yaa kırılmayın Nesrin Hanım...Ben çok heyecanlıyım ama ya..
E:Ama herşey çok güzel olucak...Ben abimin yanına gidiyim o da çok heyecanlıdır...
L:Bizde konuklarla ilgilenelim mi Burçin
B:Olur...

Hasret;

Odada sadece Nesrin Hanım ve ben kalıyoruz...

N:Hasret
H:Efendim...

Bir zarf uzatıyor bana

H:Bu ne!!
N:Biliyorsun seni ilk başlarda hiç istemedim...Ama sonra o temiz kalbinle masumluğunla Murat gibi benimde gönlümü çeldin...Murat her ne kadar itiraf etmese de seni sevdiğini biliyorum...Gözlerinden görebiliyorum...Ve 6 aydır oğlumun mutluluğunun tek sebebi sensin Hasret...Bu benden size küçük bir hediye...Tatili ikinizde hak ettiniz...Dönüşü açık bıraktım...
H:Ben nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum...
N:Beni annen yerine koydun ya o bana yeter kızım

Sarılıyorum...

H:Ben çok çok teşekkür ederim ANNE!!
N:Asıl ben teşekkür ederim..Bunu senden duymak çok güzel...Ahh hadi ama sululuk yok...Makyaımızın bozulmasını istemeyiz değil mi ama ?

E:Abii
M:Canım..Hasret nasıl...
E:Heyecanlı
M:Ya yanına gitmek istiyorum Levent tutturdu bi sahnede gör diye izin vermyiyor...
E:Hasret Ablaya da öyle dedi...
M:Yok ya ben dayanamıcam...Başlarım süprizine...Özledim ya..
E:Eeee daha neler yarım saat önce gördün
M:Olsun...
E:Hadi hadi gösteri başlıyor...

Baba Zula Bir sana bir de bana

Bulutların üstünden
Bıraktım ben kendimi
Sonunu düşünmeden
Duygular sarınca beni
Gizlice tuttum elini
Yüzüne baktım usulca
Gözlerin fısıldadı ah
Mutluluğu yavaşça
Çiçeklerin kokusu
Dalgaların şarkısı
Rüzgarın fısıltısı
Bir sana bir de bana
Bahçede hanımeli
Gökyüzünde yıldızlar
Yağmurun narin sesi
Şimdi bir anlamı var
Aşk nasıl da kırılgan
Sus dedim ama olmadı
Kalbimden ismin geçti ah
Kimseler duymadı
Çiçeklerin kokusu
Dalgaların şarkısı
Rüzgarın fısıltısı
Bir sana bir de bana


MFÖ Sarı Laleler

Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan,
Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından...
Sen olmasan.. buralara gelemezdim ben...
Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden...
Nasıl bir sevdaysa bu, karşı koyamam...
Dayanamam, kıskanırım seni, paylaşamam...
Satırlar uçar gider aklımdan...
Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından...

Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan,
Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından...
Sen olmasan.. buralara gelemezdim ben...
Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden...
Yeniden başlasam, bu sefer korkmadan...
Koklayıp birbirimizi çöpe atmadan...
Satırlar uçar gider aklımdan...
Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından...

Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan,
Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından...
Sen olmasan.. buralara gelemezdim ben...
Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden...
Nasıl bir sevdaysa bu, karşı koyamam...
Dayanamam, kıskanırım seni, paylaşamam...
Satırlar uçar gider aklımdan...
Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından...
Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından...



Toygar Işıklı Sen eşittir ben

Gün karanlıksa etrafın bulanıksa
Kaderin sana düşmansa benden çok da farklı değilsin
Yağmura saygın sonsuzsa aşka hiç inanmıyorsan
Zorla günleri sayıyorsan aynı kişi bile olabiliriz

Eminim bi gün senle buluşup bişeyler içeceğiz
Hatta belki eskileri anacağız dertleşeceğiz

En sevdiğin şarkı yalansa hayatının filmi hayatsa
Bi de hayatın tümüyle yalansa karşılaşmamız an meselesi
Hayatının kitabı mutluluksa sardunyaları mırıldanıyorsan
Deniz görmeden yaşayamıyorsan sen eşittir ben demektir..

Gün yol almışsa efkârın omzundaysa
Gözyaşın sana düşmansa benden çok da farklı değilsin
Yağmura aşkın sonsuzsa kalbinde saklanıyorsan
Zorla günleri sayıyorsan aynı hüznü bile duyabiliriz

Eminim bi gün senle buluşup bişeyler içeceğiz
Hatta belki eskileri anacağız dertleşeceğiz

En sevdiğin şarkı yalansa hayatının filmi hayatsa
Bi de hayatın tümüyle yalansa karşılaşmamız an meselesi
Hayatının kitabı mutluluksa sardunyaları mırıldanıyorsan
Deniz görmeden yaşayamıyorsan sen eşittir ben demektir..



Şebnem Ferah Yalnız

Kim bilir neler neler geçti başından
Kimse boyle yalnız olamaz
Anlat birer birer tut ellerimden
Kimse boyle küskün olamaz

Çizgi çizgi yüzünde
Gölgeli gözlerinde
Ağır sessizliğinde
Neler neler var
Ne hikayeler var

Her bahar öncesinde
Kardelene dönüşmeyi
Kopmayı koparılmayı anlat

Karanlıkla dans etmeyi
Sonra ölmeye yatmayı
Kahpe dunyayı anlat

Titreyen çenende dünya devrilmiş
Kimse böyle üzgün olamaz
Gözlerin dolu dolu hayatın da oyle
Kimse böyle yorgun olamaz

Hep göz pınarında
Duran o gözyaşında
Akmaya hazırlanan
Neler neler var
Ne hikayeler var

Her bahar öncesinde
Kardelene dönüşmeyi
Kopmayı koparılmayı anlat

Karanlıkla dans etmeyi
Sonra ölmeye yatmayı
Kahpe dünyayı anlat

Uzaklara dalıp gitme
Gözlerin de dolmasın
Kimse böyle yalnız olmasın

Her bahar öncesinde
Kardelene dönüşmeyi
Kopmayı koparılmayı anlat

Karanlıkla dans etmeyi
Sonra ölmeye yatmayı
Kahpe dünyayı anlat anlat

Babazula MFÖ Toygar ışıklı ve Şebnem Ferahın ardından Anadoludan egeden bir kaç şarkı daha söylendikten sonra Sahneye bir perde indii...

Perde de Kazım Koyuncu resimleri slayt şeklinde geçerken sesi de duyuldu



Kazım Koyuncu---Divane Aşık Gibi

Divane aşuk gibi da dolanirum yollarda(x2)
kız senin sebebune yar senin sebebune
Kaldım istanbullarda kadım istanbul...(x2)

Baban beni babamdanda birkerecuk istesun(x2)
Allahın emru ile allahın emru ile
Gelinum olsun desin gelinim olsun...(x2)

sar beluna belunada karadeniz uşağı
sar beluna belunada karadeniz kuşağı
(e kız sen da dermusun
oy kız sen da dermusun
alsam ha bu uşağu...)(x2)

yüksek dağun kuşuymda selviye konacağum(x2)
istebeni babamdan iste beni anamdan
vermezse kaçacağum vermezse kaça...(x2)

al şalum yeşil şalım da dünyayı dolaşalum
al şalum yeşil şalım da dağlaru dolaşalum
(sen yağmur ol ben bulut sen yağmur ol ben bulut
Maçkada buluşalum maçkada bulu......)x2



Kazım Koyuncu---Gelevera Deresu


Koyverdun gittun beni Allah'undan bulasun
Kimse almasun seni yine bana kalasun
Sevduğum senun aşkın ciğerlerumi dağlar
Hiç mi duşunmedun sen sevduğun boyle ağlar

Gelevera deresi iki dağun arasi
Yuzunden silinmesun piçağumun yarasi
Sevduğum senun aşkın ciğerlerumi dağlar
Hiç mi duşunmedun sen sevduğun boyle ağlar

Sunucu tekrar sahneye çıktı...Seyircilerin içinde buruk bir tat kalmıştı...Kazım Koyuncunun ardından...

Ve şimdi Hasret'in sırasıydı...

keremcemelike
19-09-10, 19:48
Bölüm 19

Murat;

Sahne kenarındaki yerimi aldım...Hasret tam karşımdan çıkıcaktı sahneye...Alkışlar eşliğinde Levent'in eşliğinde çıktı sahneye...Levent'in kolundan çıkıp sahnenin ortasına ilerlerken göz gözeydik...Gözlerinden telaşlı olduğu belli oluyordu...Ama aynı zamanda aşkını da görebiliyordum gözlerinden çocuksu yanını da...

Önündeki mikrofonu zarif bir şekilde tutarken gözlerini çekti üzerimden...O zaman elbisesini incelemeye fırsat bulabildim...Hasret'in zevkine güvenmekle ne kadar doğru bir karar aldığımı bir kez daha anladım...Muhteşem fiziğine uymuş...Elbisesini kusursuz bir şekilde taşıyordu...Ten rengiyle uyumlu bir renk seçmişti...

http://img833.imageshack.us/img833/5985/abiye.jpg
http://img706.imageshack.us/img706/37/abiyeayakkabimodelleri5.jpg

http://img228.imageshack.us/img228/9983/forgulusacmomb6daa55.jpg


Gözlerini istedim bana baksın...Sadece o ve ben..Elinden tutup çeksem onu şimdi sahneden alıp götürsem yalnız kalabileceğimiz bir yere...

Farkında değildim ama Hasret şarkısına çoktan başlamıştı bile..

Sensiz yıllar


Sensiz yıllar ard arda sıralansa
Aşk bu beni bu hale koysada,
Kalbim dursada yaralansam da
Kaderim razıyım bu cezaya
Sensiz herşey yanlız mı olacak
Bu romanda tek bir şey yazacak
Artık bir tek gün o karanlık gün
Ve de acıtan bir sis kalacak
Hiç saklanmayan
Bir çocuk gibi
Herşeyimsin
Kaderimsin

Hasret;

Murat'ın gözlerinden aldığım güçle şarkımı söyledim...Bittiğinde ayakta alkışlandığımı görmek benim için ne büyük bir mutluluktu...Murat'ın yüzünü kara çıkartmamıştım...Onun olduğu yere baktığımda yoktu...Gözlerim her yerde onu aramaya başladı...

Yoktu işte...Acaba o beğenmemiş miydi...Telaşla Murat'ı ararken omzumda bir el hissettim...Kafamı çevirdim...Murat yanıbaşımdaydı...Elimi tutup beni sahnenin ön kısmına götürdü..İzleyicilere selam verdik...Alkışlar eşliğinde elllerimiz kenetli kulise geçtik..Kalbim yerinden çıkacaktı sanki...

H:Murat nasıldı...Başardım mı?
M:Başardın Hasret... Harikaydın...Süperdi...Anlatmaya kelime bulamıyorum...
H:Gerçekten mi?
M:Hıhı...
H:Şey ablamlar falan...Herkes beğendi mi...
M:Herkesi büyüledin...En başta da beni...Elbisen hayal ettiğimden daha da güzel...Sen hayallerime sığamıyacak kadar güzelsin...

Murat'a sıkıca sarıldım...O da beni sıkıca sardı...

H:Teşekkür ederim herşey için...
M:Ben hiçbirşey yapmadım...Herşey senin eserin...
L:Hadi ama ya sonra sarılırsınız...Biz gidiyoruz Burçin benimle...Siz de gecikmeyin...

Soran gözlerle baktım Murat'a

H:Nereye gidiyoruz...
M:Sana süprizim olduğunu söylemiştim ya ... Neyse Ben buradayım sen üzerini değiştir bizde çıkalım...
H:Tamam

Üzerimi değiştirdikten sonra Muratla birlikte arabaya bindik...Gazetecilere yakalanmamak için arka kapıdan çıktık...Biraz gizem iyi olurmuş...İlk günden gazetecilerle görünmemi istemediler...

http://img201.imageshack.us/img201/3892/sporabiye3304x400.jpg

http://img684.imageshack.us/img684/6544/bayansandaletmodelleri2.jpg

H:Nereye gittiğimizi söylememekte ısrarlı mısın?
M:Sen elbiseyi son ana kadar göstermemekte ne kadar ısrarlıysan ben de o kadar ısrarlıyım..
H:Ben vazgeçmiştim bi kere...Senin yanımda olman için süprizden vazgeçtim ama Levent izin vermedi...
M:O kadar çok mu istedin yanında olmamı
H:Tahmin bile edemezsin...O kadar heyecanlıydım ki sen de yoktun...Sana sarılmak istedim ama izin vermediler...

Murat elimi alıp öptü...

M:Merak etme artık hep yanında olucam...

Deniz kenarında bir yere geldiğimizde Murat kapıyı açıp inmeme yardım etti...Orada bulunan bir tekneye yöneldik...Tekneye binince Levent'n sesini duydum...

L:Çifte kumrular geldi...Açılabiliriz...

Ardından da bir kaç kahkaha...

Murat elimden tutarak teknenin ön tarafına götürdü beni...Her yer bembeyazdı...Beyaz masalar...Ve pembe çiçekler...Ve herkes buradaydı...Ablam Kadir Kobra Balçiçek...De dahil...Ve köşede de bir piyano...

Herkes tek tek tebrik etti..Sarıldık...Konuştuk...Murat köşeden elinde şampanyası beni izledi hep...Bir boşlukta yanına gittim...

H:Süpriz bu muydu...
M:Beğenmedin mi?
H:Yok hayır...Teşekkür ederim ama...Bu kadar kalabalıkta Senin beni böyle köşeden izlemendense Seninle başbaşakalmayı tercih ederdim...
M:Merak etme...Gece henüz bitmedi...Gel benimle...

Piyanonun başına geçtik...

M:Hepinize teşekkür ederim geldiğiniz için...Bugünün benim için önemli olduğunu hepiniz biliyorsunuz...6 aydan fazla bu gece için çalıştım...(Hasret'e bakarak) çalıştık...Ve şimdi..Bunun meyvelerini toplayacağız..Bu gece yanımızda olduğunuz için çok teşekkürler...

Bu gecenin benim için başka bir önemi daha var...Hasret...

Bana dönüyor...Ellerim ellerinde Gözlerini gözlerime kenetliyor...

M:Aşkımızı gözlerimizle yaşadık bu zamana kadar...Kelimeler dilimizden dökülmedi...Şimdi dökülme vakti...Hayatım boyunca kimseye söylemediğim iki kelime dudaklarımı zorluyor artık...Hasret

''Seni seviyorum''


Başım dönüyor...Sanki etrafımızdaki herşey herkes siliniyor o anda...Sadece Murat ve ben kalıyoruz...

Bu anı bozmamak için herkes nefesini tutuyor sanki...Çıt çıkmıyor....

Kollarımı boynuna doluyorum...Her zamankinden daha sıkı sarılıyorum...

H:Bende....Bende seni çok seviyorum...

Bir süre sarmaş dolaş kalıyoruz öyle...Ayrıldığımızda Murat piyanonun başına geçiyor...

M: Diğer süprize hazır mısın?
H:Kalbim bu kadarına dayanır mı bilmiyorum...
M:Seni seviyorum...

Parmakları piyanoyla buluşuyor...Daha önce duymadığım bir besteyi çalmaya başlıyor...Sesini sadece benim duyabildiğim bi tonda birşeyler söylüyor...

M:Bu besteyi sadece seni düşünerek yaptım...Bu anın hayalini kurarak...Bu beste senin sevgilim...

Gözlerimden yaşlar akıyor...

H:Aşkımızın bestesi...

Olmadı galba ya :icon_sorr

hermionegranger
19-09-10, 22:26
6.Bölüm
(Üstüme Basıp Geçme)

Bıraksanda elimi sevgin bana yeter!
Susarım öpüşüne;avunurda söylemem!
"Belki yalandır..oyundur" derim ya!
Yine de..Korku basar..
Yazık ki ağır ağır çökmüş yüreğine..
Nefret değil mi bu yalan sevişmeler?
Sen değilsin sanki yarısı yatağımın üşürüm sarılsan bile..

İsyan yanışıma ölüm bile susuyor
Ardına dönüp giden sen misin a kadın?!
Gururum yere düşer yeter ki bak yüzüme!
Üstüme basıp geçme yar..

Murat yerine geçmiştir..Tüm daha önceden müzik için çalıştığı kişiler sahneye çıkıp birlikte hazırladıkları müzikleri;şarkıları söyleyip çalıyorlardır..Ve sıra Hasret'e gelmiştir..Hasret sahneye siyah dar bir elbiseyle gelmiştir..

Hasret;

Hepinize iyi akşamlar..Ben şarkı söylemeden önce sizlere biraz kendimi anlatmak istiyorum..Ben Murat Turalı beni bulmadan önce sıradan sokaklarda çiçek satan bir kızdım..Düzgün konuşmasını bilmez..Sinirlendiğinde pat pat insanın yüzüne tüm gerçekleri sıralayan biriydim..Sonra bir gün Murat Hoca beni mahallemden..Ablamdan..Babamdan..Kardeşimden ayırıp beni kendi evine aldı..Annesi Nesrin Hanım,babası Ethem bey,en yakın arkadaşı Levent..Hiç biri benim bu hale gelip Büyük Gösteriye çıkabileceğimi düşünmemiş hatta istememişti..Çünkü en korktukları şey Murat Turalıyı rezil etmemdi..Murat Turalı ise bana güvendi,inandı,çalıştırdı,ve sahneye çıkabilcek duruma getirdi..İnanmayacaksınız ama gerçek bu..Bakmayın yani böyle göründüğüme..Eğer Murat Turalı bana inanmasaydı inanının şu an burada olmazdım..Çünkü beni bu hale getirene kadar dediğim dedik astığım astık kestiğim kestik Hasretle çok uğraştı..Onu delirttim..Ama o hiç benden vazgeçmedi..Bu yüzden onun yeri hayatımda hep başkadır..Ve şimdi bu halimde bile o çok sevdiği hayatını adadığı müziği bırakıyor ve ben buna razı olmak istemiyorum..

Büyük bir alkış kopar..

Hasret orkestraya doğru döner ve başlayalım işareti verir...

"Oysa"

Bakışı bakışıma aşina gibi
Daha önce bir yerde tanışmış gibi
Dilimin ucunda bir sırdaş gibi
Yılların ardından gelişi vardı

Adresime yazılmış bir mektup gibi
Açmadan açılmadan anlamış gibi
Cevabı önceden verilmiş gibi
Onu beklediğimden haberi vardı

Oysa söylenecek bir şarkım vardı
Yaşanacak yıllarım vardı
Zaman beni benden çaldı
Oysa bir şarkım vardı
Yaşanacak yıllarım vardı
Kimbilir kaç yarın kaldı

Gecesi sabahıma uyanmış gibi
Elleri ellerime uzanmış gibi
Konuşmadan herşeyi anlamış gibi
Öylesi anlamlı gözleri vardı

Uzakta olsa da içimde gibi
Bir katri çiçeği koklamış gibi
Yağmurda dudağı dudağım gibi
Öylesi sıcacık bir kalbi vardı

"Bu Böyle"

O zor günler solan güller eskidendi geçti
O zaman aşık olduğum rüzgarlar esti esti geçti

Geriye sadece yarım yarım sevgiler
Yüzüme inceden uzun uzun çizgiler
Öznesi kalan süresi kısalan cümleler

Aşk seni bulabilir de uzakta durabilir de
Samimi oluyor derken mesafe koyabilir de
Bu böyle

Vurabilir de ilgisiz durabilir de
Onu sana katıyor derken tuzaklar kurabilir de
Bu böyle..

-Son şarkımı biraz hareketli söylemek istiyorum..Ve biliyorum Murat Hoca bunu pek sevmeyecek ama yinede sevebileceğini umut ediyorum..der gülümseyerek..Ve şimdi izninizle sizi birazcık bekleteceğim..der ve alkışlarla sahneden bir süreliğine iner..

Yarım saat sonra..

Hasret tekrar sahneye döner ancak bu sefer özenle dikilmiş bir çingene kıyafetiyle seyircinin ve Muratın karşısına çıkar..Murat bu durumu gülümseyerek karşıladı..Saçlarını iyice kabartan Hasret saçının kenarına da bir gül takmadan edememişti elbette..

Ve müzik başlar...

"Mecbursun"

Olmaz civanım imkansız vazgeçmek olmaz
Ben sana varmazsam eğer gözüm açık giderim
Oynar gider yarım aklımda bende durmaz
Ben seni almazsam eğer mahvolurum biterim

Sen yeter ki sev kulun olayım
Bir dile bin yıl kölen olayım
Boynuna koynuna dolanayım
Mahşere kadar

Vallahi dünyayı yıkarım başına
Kimselere yar etmem seni bakmam göz yaşına
Mecbursun mecbursun hiç çaren yok
İnadı bırak gel şükredeceksin sonra şansına

Sen yeter ki sev kulun olayım
Bir dile bin yıl kölen olayım
Boynuna koynuna dolanayım
Mahşere kadar

Yandım amanın yandım ben bir esmerin narına
Getirin basayım tuz üstüne tuz kapanmayan yarama
Ya sen gel ya da ben geleyim ferman buyur
Ahdım var baş koyacağım yastığına yorganına

Sen yeter ki sev kulun olayım
Bir dile bin yıl kölen olayım
Boynuna koynuna dolanayım
Mahşere kadar..

Ve gösteri sona erer..

Hasret sahneden inmeden önce Murat yanına gelir..Elini mikrofonu alır...

Murat:Çok kısa konuşacağım..Ben..Ben..Ben ne diyeceğimi bilemiyorum.Gerçekten..Hiç beklemediğim anda öyle bir duygu yaşattınız ki bana..Özelliklede Hasret sen..ben evet küçüklüğümden beri müzikten başka şeyle uğraşmadım..Müzik benim hayatım..Ama son bir yılda farkettim ki ihmal ettiğim şeyler var..Bunlardan en büyüğü aşk..Ben işim için yaşadım bu güne kadar..Aşk'ı hep hiçe saydım..Görmemeye çalıştım yaşadığım bir olaydan sonra..Ancak aşk'ın gücünü yeni yeni fark ediyorum..Müziği bırakmam da bu yüzden..Şimdi yepyeni bir duyguyla tanıştım ve onu yaşamak istiyorum..(Hasret'e döner;elini tutar)Hasret..Bu yüzden müziğe geri dönmeyeceğim..En azından bir süre için..Lütfen artık hepiniz bunu kabul edin..En azından önümüzdeki bir iki sene..der ciddiyetle..

Salondaki herkes şaşkındır..Herkes geri döneceğini düşünürken..Böyle bir konuşma yapması..Ama en çok ta Hasret şaşırmıştır..

Hasret Muratın tuttuğu elini yavaşça elinden çeker..Gözleri dolmuştur..Bedeninin titrediğini hissedebiliyordur...

Hasret:Ne?Nasıl?Murat Hoca..

Herkesin gözü onlardadır...

Murat:Hasret..Anlamaya çalış lütfen..
Hasret:Neyi anlayayım Murat hoca?!Aşk mı?Aşk mı müziği bırakmana sebep..Bu bahane..Aşık olduğunda duyguların daha çok ön plana gelir..Daha güzel parçalar çıkar ortaya..Sevdiğinle çalışmak...Her neyse boşversene sen kararını vermişsin..Benim düşündüklerimin bir önemi yok senin için!!der ve koşarak sahneden çıkar tabii Muratta peşinden...

Murat:Hasret dur bekle!!
Hasret:Ben..Ben sanmıştım ki..(der duraklayıp)Sen müziği bırakmazsın..Onsuz yapamazsın..
Murat:Hasret sadece bir sene belki iki sene..
Hasret:İnanmıyorum sana!Yalnız kalmak istiyorum beni rahat bırak!

Hasret tekrar hızla koşmaya başlar..Muratta tabii..Otelden çıkmıştır Hasret göl kenarına gidiyodur hızla yanındansa hızla arabalar geçiyodur..

Murat:Hasret..der nefes nefese..Dur..(Tam bu sırada telefonu çalar arayan Nesrindir)

Hasretse kendini kaybetmiştir..Göl kenarına gitmeden sakinleşmeyeceğini biliyordur..

Murat:Efendim anne?
Nesrin:Murat neredesiniz?Gülnaz ben Kadir Ethem Levent hepimiz lobideyiz..
Murat:Anne Hasret otoyola çıktı göl kenarına gidiyo..Sen..Siz bekleyin bizi..
Nesrin:Tamam..

Tam o sırada bir kaza sesi duyulur..Ve Muratında ağzından tek bir şey çıkar..

Murat:HASRE..T!!!

Nesrin:Alo???Murat!!

Kazanın olduğu yerde hemen insanlar birikir...Muratta hızla oraya doğru koşar..

Murat:Hasret!!

Murat hızla kalabalığı geçer ve yerde yatan Hasretin yanına eğilir..Acısı Selin'i kaybettiğindeki gibi değildir..Daha ağırdır..İçi daha çok yanıyodur bu sefer..Hele ki kalbi..

Murat:(Hasret'i yavaşça kendine çekerek)Biri ambulansı çağırsın!Hemen!
X:Abi buraya gelmez ki ambulans..
Murat:GETİR DEDİMM!

Öte yandan telefonda Nesrin bağırmaktadır..

Nesrin:Murat neler oluyor orada??!Oğlum cevap ver!
Gülnaz:Ay ne oldu?Yoksa kötü bişey mi Nesrin anımcıgım?!(Der gözleri sulanarak)
Nesrin:Ay bilmiyorum Gülnaz dur..

Murat:Hasret..Aç gözlerini ne olur..Bak nefes alamıyorum lütfen..
X:Abi tarif ettim ama yok..bulamadılar heralde..
Hasret: (Zorlukla gözlerini açar)Murat ho--,Murat..
Murat:Hasret yorma kendini tamam bak geçecek..
Hasret: Bana bak..Ne..olur-sa..üzül-me..Müzik..müzikten vazgeç-me-sakın-lüt-fen..
Murat: Sen iyi ol beraber yapacağız tamam mı?Beraber çalışcaz eskisi gibi..(Gözleri dolmuştur)
Hasret:Ben-olma-samda-(Der ve bayılır)

Murat daha fazla dayanamaz Hasreti kucaklar..

Murat: Sen..Şuradaki otele götürebilir misin?Arabam orada ordan hızla hastaneye yetiştiririm ben..
X:Tabii abi ama zaten abla öl-
Murat: Sakın o cümleyi tamamlama!!!Anladın mı SAKIN!O yaşıyor!!
X:Ta-Tamam..

Adam hızla onları otele geri götürür..Gülnaz,Levent,Nesrin,Ethem,Kobra,Kadir hepsi kapıdadır..Arabadan inen Murat ı ve kucağında Hasreti görünce hepsi perişan olmuştur..

Nesrin: Oğlum ne oldu size!
Murat:Levent arabam çabuk hastaneye yetişmemiz lazım!! der acıyla..
Levent:Ta-Tamam der hemen ve arabasını getirmeleri için hızla görevlilere uyarıda bulunur..Nesrin siz arkadan gelin!
Ethem:Tamam Gülnaz;Kadir;Kobra hadi!

Arabada..

Hasret:Müzi-ği--
Murat:Yorma kendini ne olur!
Hasret:Murat h- sen-i çok-
Murat: Sevdiğini biliyorum.
Hasret: Sevi-yor-u-m.
Murat:Bende seni seviyorum..der acıyla..

Levent:Geldik!Sedye lütfen Sedye!
Görevli:Hemen..Ne oldu efendim..

Murat Hasret'i sedyeye bırakırken:

Murat:Trafik kazası..Araba çarptı!
Hemsire:Tamam..Nabzı çok zayıf..
Doktor:Neler oluyor?
Hemşire:Araba çarpmış..Nabzı çok zayıf..
Doktor:Hemen amilyataneyi hazırlayın iç kanama olabilir öncesinde kontrole alıp hastayı hazırlayın!(Murat'ı durdurur)Siz giremezsiniz beyefendi..Dışarda durun lütfen.Tansiyonu zayıf..Röntgenlerde ne var?!

Dışarda..

Murat duvara yaslanmıştır...

Murat:Öylece kayıp gitti ellerimden..Tutamadım..Onu durduramadım..Nasıl canı yanmıştı kim bilir?Keşke--
Levent: Hasret güçlüdür iyileşecek bak gör..
Murat:Buna sen bile inanmıyorsun..Bunu hissedebiliyorum..
Nesrin:Ama ben inanıyorum..Gülnaz ağlama..Hasret toparlayacak..
Murat:Ya göremezsem onu bir kez daha?!Anne o zaman ne yaparım ben?!Selin gibi değil onun acısı..Ben..Ben onu seviyorum anne!Ona aşıgım..

Nesrin ilk kez bu kadar acıyla kıvrandığını görüyordur..Gülnazda öyle..

Gülnaz: (Muratın yanına gelir)O seni bırakmaz ooocam..iç birimizi bırakmaz..Onun yüreciği yumuşacıktır..Sevdiklerini bırakıp iç bi yere gitmez..Göreceksin..der ağlamaklı..

Saatlerce süren bir sessizlik başlar..

Saatler sonra Doktor amilyathaneden çıkar..Murat hızla soluğu yanında alır..

Murat: Durumu nedir Doktor bey?İyi mi? der yalvarırcasına..
Doktor:Amilyat başarılı geçti..Açıkcası korkmadım değil kaybedersek diye..Ama hanımefendi çok güçlü çıktı..Kanamaları vardı bunları durdurduk..Yalnız hala riskleri var..Vücudunda kırıklar var..Bu kırıkların nasıl ne kadar etki ettiğini uyanmadan anlayamıyoruz..Önümüzdeki 48 saat bizim için çok önemli..Eğer 48 saat içinde herhangi bir problem olmazsa yoğun bakımdan çıkarıp odaya alacağız..
Gülnaz:Bak ben size dememişmiydim Murat ocamm gitmedi işte!(Der gülmeye çalışarak)Kadir sevinsene karam..
Murat:Görebilir miyim onu?Lütfen sadece bir kaç dakika..
Doktor:Yoğun bakıma kimseyi alamıyoruz..
Murat: Sadece bir kaç dakika..
Doktor: Peki..Ama sadece bir kişi..
Murat: (Gülnaz'a bakar)Gülnaz sen--
Gülnaz:Yook sen gir..O seni duyarsa h-emen uyanır..der gözyaşlarını silerek..
Murat:Teşekkür ederim..

Murat doktoru takip ederek Yoğun Bakım ünitesine doğru gider..

Bu sırada Nesrin Gülnazla konuşmaktadır..

Nesrin:Gülnaz..Ben size çok haksızlık ettim..Tanımadan sizleri yargıladım..en çokta Hasreti..Ama Murata bişey olur korkusundandı hep..
Gülnaz:Biz biliyoz onları Nesrin anımcığım..Üzme kendini..Sen Asretimi seviyon ya şimdi..o bana yeter..Sen onu anladın ya..O bana yeter..
Nesrin:Ben artık hepinizi seviyorum..Umarım beni affedebilirsiniz..Sizde Hasrette..der Gülnazın elini sıkarak..

Murat hazırlanıp Hasret'in yanına girmiştir..

Murat:Beni nasıl korkuttun biliyor musun?Ben sensiz ne yapardım?Aklımı yitirdim Hasret..Bir anda seni kaybettim düşüncesi var ya..Nefes alamadım..Bir an önce gözlerini aç..(Der eline dokunarak)Söz müziğe döneceğim yeter ki sen gözlerini aç,yanımda kal..Sen..Sen benim herşeyimsin..Böyle çaresizce durman içime sinmiyor..
Doktor:Murat bey artık dışarı..
Murat:Tamam..Hasret..Seni seviyorum..Yine gelicem..

48 saat sonra..

48 saat geçene kadar ne Murat..ne Nesrin..ne Ethem..ne Levent..Ne gülnaz.. hiç bir yere gitmemişlerdir..Camın arkasından Hasretten gelicek en ufak bi kıpırtıyı bekliyordur hepsi..Aralıklı olarak Murat yanına girip onunla konuşuyordur..

Murat:Neden hala uyanmadı?
Doktor:Bekliyoruz..Bir kaç saat içinde ancak kendine gelebilir..
Gülnaz:Ama uyanır değil mi?
Doktor:Şu ana kadar ters giden hiç bir şey yok..
Nesrin:Amilyatta küçükte olsa ters giden bir şey olmadı değil mi?
Doktor:Hayır..Bizim tek endişelendiğimiz omurilikteki hasar..Küçük bir zedelenme vardır çarpmanın etkisiyle..düzelttik ancak onu uyanmadan kontrol etmemiz dediğim gibi imkansız..

Murat tekrar Hasretin yanına girer..

Murat:48 saat oldu..ama sen hala uyanmadın..Endişelenmeye başlıyorum artık..İyisin değil mi?Bana bir işaret gönder.Korkuyorum Hasret çok korkuyorum..Sensiz kalmaktan..Hadi aç gözlerini..Kız..Bağır..Yeter ki o gözlerini tekrar göreyim..
Hasret:Öhö--Öhö--
Murat:Hasret der sevinçle..Burdayım yanındayım..
Hasret:Murat ho-
Murat: (Doktor'a seslenir)Uyandı!Uyandı!
Doktor:Hemen kontrollerini yapalım o halde..

Nesrin Gülnaz Levent hepsi kucaklaşır...Ethem de elinde çaylarla gelir..

Nesrin:Ethem!Uyandı!(der sevinçle)
Ethem:İşte bu! der gülümseyerek..

Doktor:Hasret hanım bizi duyuyormusunuz??
Hasret:E-Evet..Murat hoca..
Murat:Burdayım..Sen var ya..Çok korktum bişey olcak sana diye aklım çıktı..der gözyaşlarıyla..
Hasret: Sen..Üzülme benden bu kadar kolay kurtulamazsın..der gülümsemeye çalışarak..Ahh..
Doktor:Hasret hanım beliniz mi?
Hasret:E-Evet..Çok..Çok ağrıyor..
Doktor:Anladım..ufak bi zedelenme söz konusu ağrılarınız geçene kadar şiddetli olabilir..İlaç yazacağım bunun için..Onun dışında bir şikayetiniz var mi?
Hasret:Yok..Teşekkürler..Ama ayağımdaki ve sol kolumdaki sargılar..
Doktor:Onların bir ay kadar kalması şart malesef..
Hasret: O zamana kadar hep burda mı kalcam..
Murat:Hayır..Bizim evde kalıcaksın..
Doktor:Evet akşamüstü ilaçlarınız alındıktan sonra çıkabileceksiniz..

Dışarda...

Nesrin:Gülnaz diyorum ki siz Sen,Kadir ve Hasret iyileşene kadar bizde kalın..Hem Murat Hasret'i hayatta bırakmaz sizde ayrı kalmamış olursunuz ha..
Gülnaz:Kızma sonra Nakiyeye fal bakıyorum diye?
Nesrin:Bak..Bak hatta bana da bak der gülerek
Gülnaz : O zaman olur Nesrin anımcığım der gülerek..

Murat:Çok korkuttun beni..Bir an seni kaybettim sandım..
Hasret:Ben öyle kolay bırakıp gitmem..
Levent:Belli..der gülerek;İyi misin?
Hasret:Ağrım var çok..Ablam nerede?
Levent: Onlar Nesrin,Ethem ile birlikte çıktılar..Evi düzenleyeceklermiş..
Hasret:Hangi evi?
Levent:Muratlarınkini..Seni Muratın yanına..Senin odanı Gülnaz ve Kadire düzenliyceklermiş..
Hasret:Nesrin hanımın başına bişey mi düştü Murat Hoca?
Murat:Yok sadece anladı bişeyleri diyelim
Hasret:Garipte o iş yaş..
Murat:Neden?
Hasret: Olmaz..Gelemem ben o eve..
Murat: Neden?
Hasret: Sen müziği bıraktın..E bende şarkıcılığı..Şimdi senin evinde anılarım canlanır..Olmaz..
Murat:Ben müziğe geri dönücem..Sen gel..Sen yattığın yerden..Ben piyanomun başında yine derslere başlayacağız tabii düzelince biraz daha..
Hasret:Söz mü?Bak cayma sonra?
Murat:Söz..der Hasreti saçından öperek..
Doktor:Evet hastamızın son kontrolleride tamam..çıkabilirsiniz artık..
Murat:Her şey için teşekkürler..
Doktor:Rica ederim..Hasret hanım kontrollerinizi unutmayın
Murat:Hep zamanında getireceğim..
Hasret:Bana diyecek bişey bırakmadı der Muratı işaret ederek..
Levent:Eveet tavırlarıda geri geldiğine göre kendine gelmiş demektir dedi gülümseyerek..

Hepsi gülerler..

Murat:Hadi bakalım..
Hasret:Ne?Murat Hoca..Dur napıyosun?
Murat:Bir süre böyle gezmeye alışcaksın..
Hasret:Ya yürüyebiliyorum ama ben bi dur tek ayağım kırık sadece..
Murat: Sen hastasın..Bende hocan olduguma göre itiraz etmek yok..
Hasret:Levent bir şey de..
Levent:Valla üzgünüm..busefer bir sey yapamam..

Hasret Muratın kucağında arabaya kadar gider..Ardından Murat onu dikkatlice arabaya bindirir..

Murat:Hiç sesin çıkmıyor Hasret..(Der arabayı konağın önüne bırakarak)
Hasret:----
Murat:Uyumuş..

Murat tam Hasret'i kaldırmışken Hasret gözünü açar..

Hasret:Geldik mi?
Murat:Geldik canım..

Nesrin:Hoşgeldiniz..
Murat:Hoşbulduk..Her şey hazır mı?
Levent:Hazır..Yemekleriniz de yukarıda..
Murat:Tamam..Hadi çıkalım o zaman..
Hasret:E iyi de ben odamda..
Murat: Sen benimle kalıyosun dedim ya..
Nesrin:Ablanlar senin odanda kalıyo canım..
Murat:Biz yukardayız..

Yukarıda..

Hasret:Piyano..
Murat:Eski yerine geri geldi..Daha fazla uzak kalmak anlamsızdı..Hem sana söz verdim..
Hasret:Buna sevindim..
Murat:Ve işte odanız daha doğrusu odamız küçük hanım..
Hasret:Ne?Murat hoca beraber mi kalıcaz..
Murat:Evet..İyileşene kadar benim odamda misafirsin der gülümseyerek
Hasret:Ama ben hemen iyileşemem ki der Muratın yatağının üzerinden..
Murat:Yavaş yavaş zaten..
Hasret: Sende yoruldun..
Murat: Sen iyi ol ben yorulmaya razıyım..Ateşin mi var?
Hasret:Yok halsizim biraz üşüdüm bir de ağrılardan heralde..
Murat: (Elini alnına götürür)Hafif ateşin var hadi artık dinlen..uyu biraz..
Hasret: Uyumak istemiyorum ama..
Murat:Bende yanında olacağım.. der yanına uzanarak..
Hasret:Bana sarılır mısın?
Murat: Gel buraya..der hafifçe Hasretin canını yakmadan onu göğsüne yatırır..

6.BÖLÜM SONU

7.Bölüm
(Emanet)

Sen benim içimdeki büyük yangınların adı,
Ben senin gecendeki mavi yada günündeki sarı..
Sen benim şehrimdeki bütün sokakların adı,
Ben senin yüzündeki çizgi yada dünündeki anı..

Hadi kalk gel bul bi bahane
Birazcık heves,biraz cesaret..
İlk günkü gibi duruyor hala,
Kalbin ömürlük bende emanet....

Ertesi sabah...

Hasret ilk uyanan olur çok fazla ağrısı vardır ama ses çıkarmak istemez Muratı uyandırmamak için..Ama duramıyordurda..

Hasret: Off..Geçicek..Dayan Hasret..Off ama bir saattir geçmiyor..
Murat: (Uyanır)Hasret!

Murat uyandığında kollarının arasında kıvrandığını anlar..

Murat:Hasret ne oldu?Niye uyandırmadın?!
Hasret:Ben..Ah..Uyandırmamak için..
Murat:Kaç saattir böylesin sen?!
Hasret:Çok olmadı..
Murat: Dur..Şöyle uzan..
Hasret: Off..
Murat:Geçicek dur..
Nakiye:Uyandınız mı?Ah ne güzel..Gülnaz kahvaltı hazırladı e bende getiriyim dedim..
Murat:Nakiye çok iyi yaptın..
Nakiye:Hasret..Ağrın mı var canım?
Hasret:Evet..
Nakiye:Neyse ben ineyim asagı..
Murat:Hadi bakalım..Der Yemeği uzatarak..
Hasret:Yemesem..
Murat:Hayır beraber yiyeceğiz..Aç bakalım..
Hasret:Bebek değilim ben yerim kendim..
Murat:Ateşin var mı?Üşüyor musun?
Hasret:Yok üşümüyorum düştü galiba..
Murat:Çok canın acıyor mu?
Hasret:Biraz..
Murat:İlaç vakti..der gülümseyerek şimdi geçicek..
Hasret:Umarım..

Levent: Ooo çifte kumrular...
Murat:Levent!
Levent:Tamam tamam bir şey demedim..Dostum müziğe geri döndüğüne göre seni yeni bahsettiğim bir bayan solistle tanıştırabilirim değil mi?
Murat:Vaktim yok Levent..
Levent:Hadi dostum yapma bana bunu..
Hasret:Murat Hoca..Sen git istersen..
Murat: Olmaz..
Levent:Ya bak kız aşağıda bekliyor..
Murat-Hasret:Ne?
Murat:Ya bir de emrediyosun resmen..Hayır..
Hasret:Murat Hoca..Git bir gör..Gelmiş sonuçta..

Nesrin:Ay Murat..Bir an önce gör de gönder şu kızı..
Murat:Ne oldu ki anne?
Nesrin:Ay böyle bir laçka konuşmalar her yeri incelemeler falan..
Murat:Anladım..
Nesrin:Hasretcim iyi misin canım?
Hasret:Ağrım var ama..iyiyim..
Murat:Hadi yürü Levent..Yürü..Hemen gelicem..
Hasret: (evet anlamında işaret eder)

Yarım saat sonra..

Murat:Bence cd çıkarmadan önce iyice bir düşünün idil hanım.
İdil:Yani müziği bırakmış biri olarak bunu mu söylüyorsunuz bana?
Murat:Birincisi ben müziği bırakmadım..Hatta yepyeni bestelerimde geri döneceğim..
Levent:Tamam sakin lütfen..İdilciğim daha sonra başka bir gün tekrar konuşuruz..
İdil:Ben..Bugünde konuşmanın devam edebileceğine ina--

Nakiye:Murat!
Murat:Nakiye ne oldu??
Nakiye:Hasret!Düştü..
Murat:Nasıl?(Der ve içeri koşar)
Hasret:Ayağımı burktum..Ağrım vardı aşağı inmek istedim sesimi kimseye duyuramayınca..
Murat: Delirdin mi?Seni yalnız bırakmamak gerek..
Hasret: Off kaldırma..Çok acıyor belim..Ayağım..Offf..
Murat:Yavaş tamam mı..Ya da anne doktoru mu arasak..
Nesrin:Biz arayalım Gülnazcım gel..
Kadir:Abla iyi misin?
Hasret:Hayırrr!!
Gülnaz:Kardeşimm geliyo şimcik doktor..
Nesrin:Hareket ettirmeyin hiç dedi..
Hasret:Edemiyorum ki zaten!
İdil:Hii..Hasret değilmisiniz siz?!
Levent:Ta kendisi!
İdil:Yoksa burada mı kalıyorsunuz..
Murat:İdil hanım lütfen başka zaman konuşuruz..Çıkarmısınız şimdi!
Levent:Ben İdili bırakayım gelirim..
Murat:Tamam..

Yarım saat sonra...

Hasret: Off nerede kaldı bu doktor??
Murat:Gelcek şimdi..Dayan..
Nakiye:Heh geldi!
Doktor:Hasret hanım hani anlaşmıştık..İyileşene kadar hareket etmeyecektiniz..
Murat:Biraz geç kaldık...
Doktor:Evet..Neyse durun..
Hasret:Aaah..
Doktor:Yavaş..Yavaş kalkın..
Hasret:Ah..
Doktor:Murat bey yardım edebilir misiniz yatağına alalım Hasret hanımı
Murat:Tabii..Gel bakalım..
Hasret: Ya çok ağrıyo..
Murat: Doktor bey titriyor ama..
Doktor:Acıdan ya da ateşi çıkacağından olabilir..Bakacağız şimdi..

Yarım saat sonra...

Doktor:Kendisini fazla zorlamış..Şimdilik bir şeyi yok ancak fazla hareket etmesi onun için risk olacaktır..İyileşene kadar hareket kısıtlılığını korursa çok iyi olur..
Murat:Tamam doktor bey şimdi nasıl?
Doktor:Hafif ateşi vardı..O ateşi dengelemek açısından iğne yaptım..
Murat:Anladım..Ya zedelenmeler..
Doktor: Onlar zamanla geçecek ağrısının olması çok doğal..Ama hareket kısıtlılığı önemli olan.
Murat:Anladım..
Doktor:Yine gelirim..İyi günler.
Murat:İyi günler..

Hasret sakin bir şekilde uyuyordur..Murat tekrar onun yanına geçer..

Levent:Uyudu mu?
Murat:Evet..
Levent:Kendini çok zorluyor..
Murat:Evet..Bir an bile yanından ayrılmıycam..Ayrılınca gördük ne olduğunu..
Levent:Abartmıyormusun?
Murat:Hayır...Onu kaybetmek istemiyorum o benim her şeyim..
Levent:Anladımda..Yani bu kadar sahiplenmek..Hem zaten adı konmuş bir şeyde yok ortada..
Murat:Adının konmasına az kaldı..
Levent:Bu kadar ciddisin yani?
Murat:Evet..Neden bunu sorgulayıp duruyorsun?
Levent:Yok sorgulamıyorum sadece..Yani sevdiğinden eminsin..Bu güzel..
Murat:Evet..
Hasret:Murat Hoca..
Murat:Buradayım..
Hasret:Başım dönüyor..
Murat:İğnedendir..Kendini fazla zorlamayacaksın Hasret artık hep yanındayım..
Hasret:Ya bu kadar üstüme düşmene gerek yok.
Murat: Düşmeyince yanıma gelmeye çalışıp kendini yoruyosun.
Hasret:Merak ettim kaç saat oldu gelmedin.
Murat:Şimdi buradayım işte.
Levent:Hasret haklı bu kadar üstüne düşme sonra ayrılamaz.
Murat:Ayrılmasın..Levent senin işin yok mu?
Levent:Tamam sevgili piyanistim ben kaçtım.
Murat:Teşekkürler.der gülümseyerek
Hasret: Sanırım daha iyiyim der gülümseyerek.
Murat:Emin misin?der yanına gelerek.
Hasret:Evet.
Murat:Yinede hareket etme..En azından bensiz.
Hasret: Peki tamam..der çaresizce..

Nesrin:Ah Hasretcim nasılsın?
Hasret: Daha iyiyim sanırım..Arada ağrılarım var onlar kötü çok..Yalnız..Siz benim burada Murat hocayla kalmama kızmıyormusunuz?
Nesrin:Hmm..Yok hayır..
Hasret:Cidden?
Nesrin:Cidden.der gülümseyerek.
Hasret:Teşekkürler..yani ben burda kalmak istediğimden değil yani Murat Hocayla..Yani..
Murat: (Gülümser)Tamam tamam yorma kendini..
Hasret: (Utanır)Anladınız siz işte..
Nesrin:Anladım canım merak etme..der gülümseyerek.

Nesrin aşağı iner...

Bir kaç saat sonra...

Akşam..

Hasret:Çok sıkıldım ya böyle yatmaktan iki gündür..
Murat: Dinlenmen lazım ama yorulunca görüyorsun Hasret..der endişeyle..
Hasret: Off ama..bari senin yardımınla ineyim aşağı Murat Hoca..
Murat: Pekala..Ama aşağı değil başka bir yere gidelim..
Hasret:Tamam der gülümseyerek..

Murat Hasreti kucağına alır..

Murat:Ve gidiyoruz..
Hasret:Yaşasın..der gülümseyerek.
Murat:Anne..Biz bir kaç saat dışarı çıkacağız..
Nesrin:Ama oğlum..Hasret?
Murat: Benimle..Merak etmeyin..
Nesrin:E peki madem..

Muratla Hasret arabaya binerler...Hasret yine biraz konuştuktan sonra ağrılarından dolayı uykuya dalar...

Murat onu deniz kıyısına getirmiştir..Yanlarına da Nakiyenin yaptığı poğçalardan almıştır..

Murat:Hasret uyan..der saçlarına dokunarak..
Hasret:Uyumuşum..der..Camdan dışarı bakar..Burası çok güzel..
Murat:Önce poğçaları yiyelim..Ardından seni dışarı çıkaracağım..Dışarısı biraz soğuk üseyebilirsin..
Hasret:Tamam der gülümseyerek..

Yarım saat sonra..

Hasret Muratın yardımıyla dışardaki banklardan birine oturur..E tabii Muratta yanına..

Murat:Üşüdün mü?
Hasret:Biraz..der gülümseyerek..
Murat: (Ellerini tutar)Üşümüşsün..der Hasreti kendine çekerek..

Hasret başını Muratın omuzuna yaslar...

Hasret:Keşke..
Murat:Keşke ne?Der gülümseyerek..
Hasret:Keşke hep böyle..
Murat:Kalabilsek..
Hasret: Sen nasıl bildin?
Murat:Aynı şeyleri düşünüyoruzda ondan der gülümseyerek..Hadi gidelim artık hem geç oldu hemde hasta olacağız yoksa..
Hasret:Tamam..der gülerek..

Hasretle Murat tekrar eve dönerler..Döndüklerinde herkes yatmıştır..Hasret tekrar Muratın gögsüne yatar,ilaçlarını alır ve uykuya dalar..

Murat Hasret uykuya dalana kadar onu seyreder..

Murat: Seni kaybetseysem ne yaparım ben..der ve Hasrete sarılarak uyur..

7.BÖLÜM SONU

dizicikız_15
20-09-10, 22:33
Adımı Unut !
6.Bölüm
(written by:Burçin & Gizem)



Hasret kliniğin soğuk , ürkütücü ve bir o kadar da sessiz girişinden içeriye girdiğinde korktuğunu hissetti !
Görevlilerin bulunduğu danışmaya gelince derin bir soluk aldı !
Hasret : İyi günler Okan Beyle randevum vardı ama ...
Danışmada ki azıcık ukala azıcık tatlı ses tonu Hasret’i sakinleşmeye yetmezken kız çalan telefonla birlikte onunla ilgilenmeyi kesti ... Birkaç onaylayıcı söz , derin süzmeler ve sürekli inip kalkan kaşlardan sonra bir cevap aldı Hasret...
Görevli : Hasret Nemutlu değil mi ? Okan Bey şu an da meşgul...Özürlerini belirterek birkaç dakika beklemenizi rica etti .
Hasret sıkıntıyla ofladı...
Hasret : Peki bu daha ne kadar sürer ? Yani ne kadar beklerim..
Görevli : Birkaç dakika en fazla ... Diğer hastasıyla ilgili aksi bir durum olmuş sanırım dediğinde kız sesini inceltip fısıldamıştı ..
Hasret : Anladım ...
Görevli : Buyrun bekleme salonuna geçin..Okan Bey burayı aradıktan sonra ben size gelir haber veririm.
Nesrin ve Ethem yavaşça içeriye doğru süzüldü klinikten ...
Hasret ‘i gördüklerinde telaşla ardlarını döndüler !
Ve birbirlerine fısıldadılar : İşte burada !
Nesrin ve Ethem ‘in saçma kendilerini gizleme telaşı Hasret dışında herkesin ilgisini çekmişti...
Nesrin ve Ethem , Hasret ‘in yanına ulaşan görevlinin en yakınındaydılar ...Ve tabi hala gizlenme telaşında...
Görevlinin Hasret’e doktorun müsait olduğunu bildirdikten sonra geri dönüşünde yolunu kesti mükemmel ikili !
Nesrin : İyi günler bişey sorabilir miyiz acaba ? dediğinde sesi telaşlı çıkıyordu ...
Görevli : Buyrun dedi güler yüzle .
Ethem : Az önce konuştuğunuz hanım hangi serviste acaba ? Yani bölüm olarak ! Yaniii dedi uzatırken ne gibi bir rahatsızlığı varmış ...
Görevli kızın anlamsız bakışları üzerinde gezinirken hiç bir yalan uyduramadı muhteşem ikili !
Görevli :Üzgünüm hasta bilgilerimizi hastanın kendisi dışında kimseyle paylaşmıyoruz.Annesi babası olsanız bile ! derken hafif bir tavır takındı ...Ve yavaşça ilerledi !
Nesrin’in korkutucu sesi Ethem ‘in kulaklarında çınladığında Ethem çılgın bir şeyler yaptı ve görevlinin kolundan tuttu !
Ethem : Pardon bakar mısınız ?
Görevli kız bıkkınlıkla cevap verdi : Efendim ??
Ethem : Bakın bu bizim için hayat memat meselesi ! Sizden tek ricamız dediğinde Nesrin yavaş bir soluk aldı...Ethem muhtemelen kızdanistedikleri bilgileri alacak ve torunlarını kurtaracaktılar ! Oysa Ethem ‘in sözleri bekledikleriyle uyuşmuyordu !
Ethem :Bakın biz bu hanımefendiyle yasak bir ilişki yaşıyoruz ! dediğinde görevlinin bakışları değişti....Ethem aldrımayarak devam etti.İkimizde evliyiz ! Derken Nesrin’in artık hissizleşen elini kaldırdı ! Yüzüklerini gösterdi ! Ve biz sevgilimin hamile olduğundan şüpheleniyoruz !
Nesrin’in kendini frenleyemeyen iç sesi önce koca bir ‘’ Ne ‘’ ye dönüştü.Ardından görevli kızın kahkahalarına !
Kız kendini topladığında gülmeyi bıraktı !
Görevli : Immm emin misiniz ? Yani bu yaşta ! dediğinde kıkırdaması hala sürüyordu !
Nesrin gergin olan sinirlerini daha fazla gerip abuk bir yalanın ortasına hatta tam en ortasına atan eşine ve onunla alay eden kıza baktı ! Gözlerinden ateş fışkırıcasına tekrarladı !
Nesrin : Ben yaşlı değilim küçükhanım !
Görevli küçük bir düzeltme yaptı : Yasak bir aşk yaşamak ve bu yaşta hamile kalmak için yaşlısınız.Neyse Jinekoloğumuz şu an müsait değil.Bir opereasyona hazırlanmakta !
Ethem ve Nesrin aynı anda :EYVAH !
--
Hasret hemen paravanın ardında duran doktordan ne kadar ürktüyse , çevredeki materyallerden de o kadar korktu...Eli bi an olmaması gereken bir yere gitti.Karnının üzerine !
Hasret : İyi günler...
DR.Okan : Buyrun Hasret hanım geçin ben geliyorum dediğinde son derece sesli bir şekilde...
Hasret : Immm burası biraz ... dediğinde
DR.Okan : Biraz soğuk , biraz kasvetli biraz korkunç ! dediğinde sesi gerçekten ürkütücü çıkıyordu !Yaşınız çok genç bunu yapmak istediğinizden emin misiniz ?
Paravanın ardındaki gölge büyüyordu !
Seste yükseliyordu sanki.. Hasret kollarını yavaşça birleştirip içerideki pek rahat görünmeyen koltukların üzerine bırakıverdi kendini.
Hasret : Emin olmasam burada işim ne !
DR.Okan : Peki ilgili kişinin bundan haberi var mı ?
Hasret : İlgili kişinin ilgisi olsa burada işim olmazdı herhalde..Neyse ..
DR.Okan : Her operasyonun belli riskleri vardır .Biliyorsunuz değil mi ? dediğinde kocaman bir iğne paravanın gölgesinde kocaman olmuştu...
Hasret yavaşça yutkundu !
Hasret : Bu gibi operasyonlarda risk az.Sonuçta bunu yaptıran ilk kişi değilim değil mi?
DR.Okan : Peki o zaman hazır mısınız !
Önce iğne çıktı ortaya sonra doktorun beyaz önlüğü ardından en beklenmeyen yüz !
--
Nesrin : Sana inanmıyorum Ethem ! Nasıl kötü bir yalancısın sen ? Rezil oldum rezil...
Ethem : Haklısın formdan düşmüşüm ama bu kattaysak tamamen benim kötü yalanlarım sayesinde dediğinde birkaç servisin bir arada bulunduğu ve sadece hastaların çıkışına izin verilen kattaydılar.
Kat bomboş ve sakindi...
Nesrin : Cin fikirli , yasak aşkım, çocuğumun babası şimdi ne yapacağımız hakkında fikir yürütebiliyorlar mı acaba ?
Ethem : Şimdi jinekoloğu bulup : Duuurun o bizim torunumuz diyeceğiz ! Sadece 10 dakika da bebek alma işlemi gerçekleşmez herhalde . Değil mi ?
Nesrin : Hayatımda o kadar çok bebek aldırdım ki uzmanım bu konuda ! Aaaa ...Hiç bir fikrim yok .Şimdi içeri gireceğiz ve durumu izah edeceğiz.Planım ar planım var dedin ne hale düştük ! Bundan sonra komuta bende.Hiç bir şeye karışma lütfen .Ve peşimden gel dediğinde koridorun sağına doğru yöneldi !
Duyulan sesle beraber ikisi de duvara yapıştı ! Bu Hasret’in sesiydi !
Hasret : Çok kötüsün ! dediğinde burnundan soluyordu !
Levent : Kötü olan sensin ! Ne yapmaya çalışıyorsun sen ? Benim haberim olmadan böyle bir şeyi nasıl yapmaya kalkarsın ! Ya Okan arkadaşım olmasaydı !
Hasret : Çocuk gibi azarlamayı keser misin ! Çok şükür kararlarımı kendim verebilecek yaştayım !
Levent : Nasıl bana sormazsın ya hu nasıl ! Bu beni de ilgilendiren bir karar ! Beraber yaptık beraber çekeceğiz !
Nesrin ve Ethem kulaklarına dolan seslere daha anlam veremeden sözcükleri irdelemeye başladılar ! Beraber yaptık derken ???
İkisi de şaşkınca birbirlerine baktıklarında şu anki tek umutları yakalanmamaktı !
Hasret : Hala çekeceğiz diyorsun !
Levent : Bu davranışından sonra ! Hasret .. dedi yavaşça ellerini Hasret’in yüzünü içine alan elleri hafifçe saçlarını geriye itti ! Bi daha seni kliniklerden toplamak istemiyorum. Bundan sonra haberim olmadan tek bir adım atmanı istemiyorum ! Ya Murat fark etseydi ?? Ne derdik !
Hasret : Tamam saçmaydı özür dilerim ! Kızma bana ...Dayanamam buna !
--
Nesrin ve Ethem duyduklarının şokunu atlatmaya çalışırken oğullarının Levent’i kıskanmakta ve bu kadar sert tepkiler vermekte hiç de haksız olmadığını fark etti ...Hasret e Levent’in asansöre binmelerini bekledikten sonra derin bir sessizlik ve çokça soru içerisinde merdivenlere yöneldiler !
--
Hasret ve Levent kendilerini beyaz, sıkıntılı, ve ürkütücü klinikten dışarı atıkların’da:
Levent:Imm şimdi ne yapıyoruz hanımefendi?
Hasret:Bilmem... derken gözleri Levent’in Corvette’ini arıyordu.
Levent:Açmısınız?
Hasret:Hemde nasıl,derken eli ister istemez karnına gitti.
Levent:Çin yemeği’ne ne dersin?
Hasret:Ben pek sevmedim onu ya Levent.
Levent:Hımm...o zaman başka birşey yeriz,derken elini Hasret’in beline koyup onu arabaya yönlendirdi.
Hasret:Boğaz’da Balık-Ekmeğe ne dersin?
Levent: Sen istiyorsan,olur !
------------------------------
Levent: Mhmm..mhm ! Mis gibi !
Hasret:Ben sana dememişmiydim? Bundan iyi yemek mi olur?
Levent: Daha iyisi var tabii ama bu’da fena değil.
Hasret:Hadi canım ! İstemem’de yan cebime koy ... Ağzını nasıl’da şapırdattığının farkında mısın canım?
Levent yine kocaman bir kahkaha atarken boğazına kılçık kaçtığı için öksürmeye başladı. Hasret durumu anladığı için hemen bir parça ekmek koparıp Levent’in ağzına tıkadı. Ağzında ki lokmayı yuttuktan sonra
Levent:Teşekkür ederim Hasret.
Hasret:Rica ederim...Ben küçükken çok kılçık takılırdı boğazıma.Hiç kılçıklarını ayıklamazdım. Babam’da herzaman ağzıma bir parça ekmek verirdi,derken denizi izliyordu. Sonra fısıldadı:
Şimdi artık yanım’da bile değil...
Levent:Aaaa Hadi ama Hasret. Üzme kendini !
Hasret:Tamam üzmüyorum,dedi sessizce.
Levent: Hasreet,derken gözlerinin içine bakıyordu.
Hasret:Gerçekten üzülmüyorum canım.Şey...Leveent...
Levent: Söyle Prenses !
Hasret:Ben...ben artık Konak’ta kalmayacağım.
Levent:Hı hı..oldu ,derken ekmeğinden bir ısırık aldı. Nerede kalmayı düşünüyorsun?
Hasret:Kendi evim’de olabilirmi acaba?!
Levent:Ne demek kendi evimde?O evde daha mobilya bile yok !
Hasret: E tamam işte. Hazır sen yanımdayken gidip beğenelim.
Levent: ‘Sen yanımdayken’ dediğine göre zevkime güveniyorsun,dedi ukalaca.
Hasret: Şimdi onu düşüneceğine dudağına sıçrayan domates suyuna bak sen Bay ukala ! derken kahkaha attı.
Levent: Domates suyu mu? Nerde?
Hasret: Gel hadi gel ben sileyim...Peçete’nin ucuyla hafifçe dokundu Levent’in dudağına. Küçücük dokunuş bile Levent’in kalbini alevlendirmeye yetmişti.Hasret’e de birşey olmuştu.Parmaklarından kalbine doğru uzanmıştı sihirli birşey.Bir an’da kendini toparlayıp elini çekmesiyle beraber tüm büyü bozuldu.
Levent: Şe..şey..Eğer bittiysen kalkalım mı?
Hasret:Kalkalım.
Arabaya bindikten sonra Hasret’in önceden tanıdığı bir mobilyacıya gittiler.Ablasının mobilyalarını’da buradan almışlardı zamanında.Kapıdan girer girmez orta yaşlarda bir ‘adam’ karşıladı onları.Hasret’e sarılıp öptü.
Soner:Hoşgeldin şekeriim ! A-aa bu yakışıklı Bey’de kim ?
Hasret:Hobulduk canım.Bu yakışıklı Bey (bu iki kelimeyi özellikle vurguladı) benim en yakın dostum,aynı zaman’da menejerim.
Soner:Ay memnun oldum canııım bende Soner,deyip Levent’i de öptü. Eee Hasretciğim seni hangi rüzgar attı buralara?
Hasret:Yeni ev için mobilya bakacaktık da..
Soner:Tühh...desene bu yakışıklı’da elden gitmiş,deyip ilerde duran yatak odası takımlarına yöneldi. Ardın’da şaşkın bir Levent bıraktığını farketmeyerek...
-----------------------
Levent:Tatlım bunlara ne dersin? diye sordu kahve ve bej tonlarından oluşan deri koltukları işaret ederken.
Hasret:Hayır canım...kahve ve bej tonlarında yatak odasını seçmiştik unutmadıysan.
Levent:Ne var yani bu da aynı renkte olsa?
Hasret:Olmaz.Her oda’ya değişik renkler hakim olmalı.
Levent: Peki canım sen nasıl istersen !
Mobilya seçimi Hasret ve Levent’i epey yormuştu.Zaten herşeyi seçmiştiler.Tek sorun koltuk takımıydı.Hiç dikkat etmeden kendilerini köşeli bir koltuk takımının üzerine bıraktılar.
Levent başını Hasret’in omzuna dayadı. ‘Yoruldum artık ya uykum var benimm!’ dedi.
Hasret:Tamam canım az kaldı,kahvelerimizi içeceğiz ve koltuk takımı seçeceğiz hepsi bu kadar.
Levent başını kaldırdığında koltuk takımın’da takılı olan kağıdı eline aldı:
‘Capital’ köşeli Koltuk Takımı
Lucianna Krem
((2.227,20 TL))
Levent oturduğu koltuğa bir kez daha baktı aslında çok hoş bir koltuk takımıydı.Krem ve Siyah renkliydi.
Levent:Hasret! Son bir soru.
Hasret:Efendim?,dedi kahvesini yudumlarken.
Levent:Bu koltuk takımı nasıl?
Hasret:Hiç dikkat etmedim,dedi. Ayağı kalkıp karşıya geçti koltuklara daha iyi bakabilmek için.
Levent:Eee ne diyorsun?
Hasret:İşte bu ! Aradığum bu! Levent bunları alıyoruz!
--------------------
Levent:Mobilyaları ne zaman getireceklermiş?,derken sağanak yağmurun altında buldu kendini.İkisi’de koşarak arabaya doğru ilerlediler.
Hasret: Saat 17:30’da kapı’da olurlarmış dedi Soner...Hem kendi’de gelecekmiş.
Levent:Zaten bir bu eksikti.Neyse o zaman’a kadar ne yapacağız?
Hasret:Şey..bende seninle bu konu hakkında konuşmak istiyordum...
Levent:Evet dinliyorum,dediğinde çoktan araba’da yerlerini almıştılar.
Hasret:Acaba...şey..rica etsem..bana arabanı verirmisin?
Levent: Ne?Yo-yo-yo-yooo hayat’ta olmaz.
Hasret:Lütfen Levent...Sadece konağa gidip geleceğim.
Levent:Tatlım madem konağa gitmek istiyorsun ben seni götüreyim.
Hasret: Ama ben yalnız gitmek istiyorum.
Levent:Neden?Ben sana yük mü oluyorum?
Hasret: Saçmalama Levent öyle demek istemediğimi biliyorsun.Ben sadece...eşyalarımı toplamak için gideceğim.
Levent:Tamam işte bende araba’da bekleyeyim.
Hasret: Sorun o değil ki Levent.Sorun Murat.Yine ağzına geleni söyleyecek.Hem arabayı ben kullanırsam Murat kendi ayaklarımın üzerin’de durabildiğimi anlar belki.Ha?Ne dersin Levent?Vereceksin dimi Corvette'i?
Levent: Peki.Ama senden başkasına vermem bunu iyi bil.Ayrıca meleğime iyi bakacağına söz ver ! dediğin’de Hasret’in gözlerine minik bir kedi yavrusu gibi bakıyordu.
Hasret:Söz,dedi gülümseyerek.Sende ev’e git Soner’i bekle,deyip göz kırptı.
Corvette konağın önün’de durduğun’da Hasret arabadan indi.Çantasını’da alıp kapıya doğru ilerledi,zile bastı.Nakiye koşa koşa kapıyı açtı.Her zaman 'Geliyoruuum!’ diye seslenen Nakiye artık kapıyı açtığında gülümsemiyordu bile.Bu konak bu kadar kısa süre’de nasıl’da yıpratmıştı herkesi?
Nakiye:Hoşgeldiniz Hasret hanım! dedi buz gibi çıkan sesiyle.
Hasret:Eşyalarım hazır mı Nakiye?
Nakiye:Hazır,hazır.
Hasret: Peki Murat nerde?
Nakiye:Kendi katın’da.
Hasret:Ben Murat’ın yanına çıkıyorum,sen’de odamdan eşyalarımı çıkar birazdan aşağı inerim.
Tüm merdivenleri çıkıp Murat’ın katına ulaştığında onu koltuk’ta kitap okurken buldu.Topukluların çıkardığı ses’i duyunca başını Hasret’e çevirdi.
Murat:Ne var?Ne oldu? dedi yüksek sesle.Hasret yutkundu.
Hasret:Ben...Murat ben...gidiyorum.


Geciktiğim için kusura bakmayın lütfen.:icon_sorrBundan sonra sadece Pazartesi günleri ekleyeceğiz (malum okul) o yüzden bu bölüm biraz uzun oldu !Keyifli okumalar:img-wink:

Dilek!..
21-09-10, 19:19
Ve Sonunda İntikam Oyunu Başlıyor...:img-in_lo:img-in_lo

http://www.ressim.net/l/upload/5254b700.jpg (http://www.ressim.net)

İntikam Oyunu

Birine verdiğiniz sözün hayatınızın ne kadarını etkilemesine izin verirdiniz....
O Tamamını seçti......Zamanı geldiğinde çok pişman olucağını bilseydi o sözü verirmiydi hiç?

Sevdiğiniz insanı en yakın arkadaşınızla aynı yatakta gördüğünüz de ne hissederdiniz?
Onun o gün değişti hayatı...Aşka inancı bitmişken...Aşk tekrar çaldı kapısını...Yada o öyle sanıyordu...

Aşkı es geçip hayatına yeniden başlayabilirmiydi?"Hayır"
Çektiği acının hesabını sormadan geceleri uyuyabilirmiydi?"Hayır"

-Sana söz veriyorum..Bu iş burada bitmeyecek..

-Sen benim en yakın arkadaşımdın...Yediğimiz..İçtiğimiz ayrı gitmezdi seninle..Beni nasıl sırtımdan vurursun....

-Seni Seviyorum...

-Ama ben seni sevmiyorum...Bunların hepsi bir oyundu...Ve oyun bitti...

-Nasıl acı çektiğimi görmüyormusun..Kalbim acıyor...Ruhum daralıyor...Onu görmeye dayanamıyorum...

-Yeter artık at şu ölü toprağını üzerinden....Sen Murat Turalı'sın....

-Murat ile görüşücektim....

-Murat Bey yok...Uzun süreli bi tatile çıktı.....2ay kadar dönemeyecek.....

-Affet beni Hasret..Bunu yapmak zorundaydım...Senin daha fazla acı çekmene dayanamaz ki benim yüreğim...

-Seni nasıl affederim..Yada sen beni nasıl affedersin..Yaşananlar..Yaşadıklarımız...Canımızı çok yaktık...Olmaz yapamayız....Şimdi çekil yolumdan...Çık hayatımdan..
Verilen yeminlerin gölgesinde oynan bir oyun...
"İntikam Oyunu"..

http://ressim.net/a/upload/e990dbc1.jpg (http://www.ressim.net/show.php/2334127_untitled-1.jpg.html)

Bölüm1


Hasret kollarını birleştirmiş karanlığa bakıyordu....Yarın aklına geldikçe sıkışan kalbine engel olamıyordu..Baştan beri düşündükleriyle şuan ki arasında dağlar kadar fark vardı...

Boşa koysa dolmuyor..Doluya koysa almıyordu fikirleri....Sıkıntı için dolandı bahçede...Ne yapıcağını bilemiyordu....Bir yanı aşık olmuşken diğer yanı hala sertti....Bu bahçede götürmedi sıkıntısını..Dışarı çıktı..Biraz dolandı...

Kısa süre yürüdükten sonra boşboş duran parkı gördü....Salıncaklardan birine oturdu...Yavaş yavaş sallanıyordu....Başını salıcağın demirene yaslamış öylece karanlığa bakarken sırtındaki elle sıçradı..Arkasına dönüpde baktığında Muratı gördü..Gülen..Parlayan gözlerle bakıyordu....

Murat: Bu saatte ne yapıyorsun burada...Uuyuyor olman gerekmiyormu senin??

Hasret: Uykum yook...Uuyuyamıyorum....He..Sen nerden bildin burada olduğumu?..derken başını çevirmişti...Murat salıncağın demirinden tuttu..Hafifce sallıyordu Hasreti....

Murat:Camdan bakarken kapıdan çıktığını gördüm...Hem sen boşver bunu..Sen yarını düşünüyorsun we heyecnın bundan değilmi...?

Hasret: Yaaa..Evet yarını düşünüyorum..dedi keyifsizce......"Yarın ne olucak...Yada yarından sonra ne olucak bilmiyorum..Aslında aklımda kurduğum bikaç şey var..Ama hepsi aynı sonuca varıyor"..dedi kayifsizce dewam etti...

Murat: Ben ne olucağıını biliyorum galiba..Sahneye çıkıp şarkını söyleyeceksin..Ve herkes önce sesine ardından da sana hayran olucak...dedi hayranlıkla...

HasreT: Ya sonra...Biz ne olucaz...Yada ben?derken bakışlarını kaçırmıştı.....

Murat: Sen ünlü bi sanatçı olucaksın....Eğer bu azimle dewam edersen belkide dünyaca ünlü olucaksın...Sana bağlı....

Hasret: Ya Biz? derken bakmamıştı bile..Gözlerine beliren öfkeyi saklamak için....

Murat: Biz...Bunu düşünmedim..derken yalan söylüyordu..."Aslında düşündüm Hasret" derken hasreti kendine çevirdi.."Çok dşündüm ne olucaz diye..Ama sonuca varamadım....Bana kalsa hep böyle olalım istiyorum..Yan yana..Ama sen"

Hasret: Ben çok yorgunum murat hoca...Yatmak istiyorum..Lafını unutma..Yarın gösteriden sonra konuşalım olurmu...diyerke yanından uzaklaştı..Kendine lanet etti....Verdiği sözü düşündü....

Murat: Hasret...Hasret bekle..Dur..koşma...diye seslendi koşar adım uzaklaşan hasretin ardındna..Hasret dinlemedi Muratı..Kaçıp gitti.....Aklında ki sorularla..Canıını yakan gerçekle gitti....hasret odaya girip kapıyı kapttı kapıya yaslandı....Düşünüyordu yine...

Eline geçtiği fırsatı geri çevirdi..Ne için....Sırf o gösteri yarım kalmasın diye....Sırf Murat üzülmesin diye..Sırf o mutlu olsun diye....Peki verdiği söz onun mutlu olması için mi..Yoksa canı yansın diye miydi?

Kalbine söz geçirememişti...Yarın gecede aynısı olursa diye düşündü..Yaptığı yada yapacağı planlar tutmassa diye düşündü....Kendini bırakmak yoktu....Bir söz vermişti ve kendi mutsuzluğuna rağmen tutucaktı sözünü....

***
Büyük gösteri harika bir biiçimde sona ermişti...Hasret ve murat neşe içinde kalabalığı selamlıyordu....Nihayet herkes gitmişti...Murt ne zamandır bu anı bekliyordu..Hasret ise tam tersiydi...

Murat: Hasret seninle vedalaşmadan önce konuşmak istiyorum...Vaktin varmı?

Hasret: Vaktim mi..Şey var...Var tabi..dedi tebessüm etmeye çalışarak...

Murat: Ozaman yürüyelimmi..Deniz kenarında konuşuruz biraz...

Hasret: Peki Murat Hoca...diyerek yürümeye başladılar..Hasret ellerini sıkmaktan yorulmuştu..Terleyen avuçlarını elbisesine sürdü....

Hasret: Eee...Ne kouşucaktın benimle....

Murat: Öncelikle bu gece için çok teşekkür ederim..Harikaydın....Beni yanıltmadın....

HasreT: SEnin sayende...dedi tebessüm ile....."Ama sadece bunun çin değil sanırım buraya gelmemiz"...

Murat: Hayır..Ben sana şey diyecektim...Dün akşam yarım kalan konuşmamızı......derken ciddiyete bürünmüştü..Hasret bakışlarını kaldırıp baktı murata...İçindki savaşı kaybediyordu...

ÇEkti gözlerini..Geçmişi getirdi gözünün önüne..Geçmişi..Acıları..Hüzünleri..Yaşanmışlıklar ı..Öfkelendi Murata...Bakışlarını dikleşitrdi....Ellerini göğsünde bağladı...

Hasret: Seni bekliyorum..Anlat hadi..dedi resmi bi tavırla...

Murat: Lafa nasıl başlanılır bilmiyorum Hasret...Ben ilkkez birine bunları hissediyorum....sendne önceki aşk değilmiş...Bunu seninle fark ettim....

Hasret: Ne demek istiyorsun murat hoca..dedi istediğini duymak için sabırsızlanıyordu.....

Murat: Seni Seviyorum Hasret dedi bianda..Hasret büyük bi kahkaha ile güldü..Murat şaşkındı..Hasretin uzunca süredir alaylı şekilde gülmesi sinirini bozmuştu...

Hasret:Ne Sevmesi yaa..Sen kimseyin sevemezsin dedi alayla... Ama ben seni sevmiyorum dedi ardından nefretle...Amacına ulaşmanın verdiği mutlulukla geri adım attı..Yüzünde alaycı bi gülümseme vardı..."Bunların hepsi bir oyundu...Ve oyun bitti Murat Turalı...Sen oyunu kaybettin"dedi sinsice....

Murat: Ne oyunu...Hasret sen ne diyorsun.....

Hasret: Yıllar önce Seline yaptıklarını ödeme vaktiydi..Sende ödedin..Aylarca senden "Seni seviyorum" kelimesini duymak için yandı tutuştu okız..Ama sen inatla söylmedin..Onu günden güne ölüme sürükledin...Sen onu hiç sevmedin dedi hiddetle...

Hasret: Şimdi anladın mı ne demekmiş..Sevipte karşılık alamamak....Geçmiş olsun Turalı....dedi başını ve omuzlarını dikleştirdi..Gözlerideki zafer ışıltıları muratın içini yakmıştı....

Murat: Sen benim aylardır tanıdığım Hasret olamazsın!derken başını sallıyordu...."Bu şaka olmalı "dedi çaresizce....

Hasret: Selinin yaşadıklarını yaşa....Yaşaki onu sevdiğini söylemdiğin hergün için pişmanlık çek...Hergün lanet et kendine.....Tıpkı benim sana ettiğim gibi..diyerek arkasını döndü hızla.....

Murat Hasreti kolundan çekip döndürdü..Gözleri Hasretin gözlerindeydi...Kızgınlıkla elini kaldırdı...Tam o el Hasretin yüzüne inicekken bi el tuttu.....Hasret kendini Murattan kurtardı..Gelen Cihanın arkasına saklandı....

Cihan: Eğer o el inseydi...Seni yaşatmazdım dedi öfkeyle........

Hasret: Cihan...Gidelim dedi titreyen bi sesle.....Cihn muratın elini bıraktı...Hasretin elini tutrak yürümeye başladı......Hasret gözlerinden akan yaşlarla yürürken..Yıkılmış bir adam bıraktı arkasında.....Aşka küsen bir adam..Hayata küsen bi adam......Aptalca bi intikam oyunu daha çok hayatlarını mahvedecekti...

Edit: Biraz farklı bi başlangıç olduğunun farkındayım..ne oluyor dediğinizi duyar gibiyim..Merak etmeyin 2.bölümden itibaren geri dönüş yaşayacağız....

Dilek!..
22-09-10, 18:39
http://ressim.net/a/upload/ffe2488a.jpg (http://www.ressim.net/show.php/2335158_untitled-1.jpg.html)

Melike'm Doğum Günün Kutlu Olsun Canım Benim..İyiki Varsın Güzelim..Hayat sana Tüm Güzellikleri Versin Dilerim...Bu bölüm sana gelsin
Bölüm 2

Amsterdam (2Yıl Önce)

Hasret her zamanki gibi elinde kitabı koltuğa yayılmış keyif yapıyordu....Kendini kitaba iyice kaptırdığı sırada Selinin geldiğini gördü...Kitanı kenara koyyup gülümsedi...

Hasret: Hoşgeldin canım..dedi samimyetle....

Selin: Hoşbuldum....Harika şeyler aldım Hasret..Bayılıcaksın!dedi heyecanla....

Hasret: Neler aldın göster bakalım...diyerek poşetlere doğru eğildi..Binbir çeşit renkli ama sade şık kıyafetler.

Selin: Bunu Muratın ailesiyle tanışıcağım akşam giyicem..Nasılda güzel değil mi derken elbiseyi üzerine tutarak etrafında döndü neşeyle...

Hasret: Gerçekten çok güzel..Sana çok yakıştığına eminim...Sahi ne zaman dönüyorsun sen İstanbul'a....

Selin: Aslında yarın akşam dönücektim ama sipariş etiğim bi tablo var..Murata götürmek istiyorum..Onu beklemem gerekicek..Anlayacağın Salı günü uçuyorum derken havaya zıpladı mutlulukla....

Hasret: Sahi ne kadar oldu siz birlikte olalı...4 aymı 5 ay mı????..dedi gülerek...

Selin: Aşk olsun ama Hasret...Tam tamına 6 ay 3 gün oldu..Saati de hesaplarsak 4saat...dedi gülerek....

Hasret: Hayranım sizin aşkınıza dedi hayranlıkla.."Bigün bende byle aşık olabilicekmiyim acaba???" dedi ümitsizce

Seln: Bizim gibi zor....Herşey okadar harika gidiyor ama hala beni sevdiğini söylemedi....

Hasret: Buna mı takılıyorsun sen allah aşkına...dedi umursamaz bir tavırla..."İlla dilinden dökülmesimi gerekiyor iki kelimenin...Bakışlarında hissetmiyrmusun" dedi ciddiyetle...

Selin: Hissediyorum ama duymakta istiyorum....Sonuçta birlikteyiz..Birçok şeyi paylaşıyoruz ama birkere olsun sevdiğini söylemedi....En özel anlarımızda bile derken arkasını döndü keyifsizce torbadan bi kıyafet daha çıkarttı.....

Hasret: Abartıyorsun..Daha 6 ay olmuş....Tam anlamıyla hazır hissetmiyordur belki...dedi ciddiyetle....

Selin: Artık hissetse iyi olur...Çünkü bu iş fazlasıyla üzmeye başladı.....dedi kararlılıkla...

HasreT: Neden öyle dedin şimdi....?

Selin: Beni kullanıyormuş gibi geliyor da ondan....dedi memnuniyetsiz bi tavırla...

Hasret: Adam yıllardır manşetlerde...Hayatında kimse senin kadar uzun kalamadı..Bunları bana sen anlatıyordun..Sana bu kadar değer verdiğne göre seviyor..Hem amma takmışsın kafana..Yeter arttık..Herşeyi zamana bırak..derkn mutfağa gidip kendine kahve aldı....

Selin: Demesi kolay.Aynı durumda sen olsan neler düşünürdün çok merak ediyorum....diye seslendi...

Hasret: Ben senin gibi değilim...Aşkı iki kelimeye sığdırmıyorum...Bence asıl önemli olan hissettiğindir dedi odaya gelirken.....

Selimn: Bu konuda aynı fikirdi değiliz..İlkkez bi konuda ayrı fikirleri savunduk..İlginç..derken etrafa dağıtttığı kıyafetleri aldı eline.....

Hasret: Herkesin aşktan anladığı farklıdır derken kitabının kapağını tekrar açtı.......Tam okumaya başlayacakken telefon çaldı...Arayanı görünce güldü.....

Hasret: Efendim canım..dedi gülerek.....

Cihan: Ne yapıyorsun fıstık....Ters bi durum yok değil mi.....

Hasret: Hayır....Selin ile aşk üzerinde tartıştık biraz sadece okadar..Herşey normal..kitabımı okuyacağım izin verirsen....dedi keyiflke...

Cihan: Peki Prenses...Bu gece yokum ben haberin olsun...dedi gülerek...

Hasret: Anlaşıldı.....Sakın yaramazlık yapma..Bozuşuruz haberin olsun.....dedi kızar gibi yaptı...

Cihan: Aaaa..Ben ve yaramazlık..Ne kadarda uzak bi kelime bana diyerek güldü...Telefonu kapattı hasret telefonunu koltuğun kenarına bırakırken hala gülüyordu....Cihanı aklından atıp kitabına yöneldi......

***
Ertesi gün öğlen saatlerinde kapı çaldı...Hasret okuduğu gazeteyi kenara bıraktı...Kapıyı açtı..Gelen kuye idi....

Kurye: Hello...(Merhaba)

Hasret: Hello dedi gülerek...

Kurye: Can I see Selin Yazıcı? (Selin Yazıcı'yı görebilirmiyim)

Hasret: Okey...Ona minute plaese...dedi tebessümle arkasını döndü.....(Tamam bir dakika)

HasreT: Seliiinnn...Sana bi paket geldi....

Selin: Geliyoruuumm...diyerek bağırdı ardından gelmişti....."Hello...I'm Selin"dedi gülerek kimliğini uzattı...Kurye bakıp kağıdı doldurdu....

Kuraye: Here you are (buyrun) diyerke paketi ve kağıdı uzattı..Selin imzaladı......

Selin: Thanks a lot..diyerek kapıyı kapattı teşekkür etmişti......Heyecanla paekti açmaya başlıyordu....Hasretde merakla bakıyordu.....

HasreT: O ne güzelim....Merka ettim iyice????dedi gülerek....

Selin: Dün bahsetmiştim ya...Tablo...Murata aldım demiştim...O işte derken taboluyu kaldırdı....Hasret bakıp güldü...Hem uunca bi kahkaha idi...

Hasret: Merakla beklediğim bi çiçek kız tablosu muydu....Ala ala bunu aldın yapma Selin daha hoş bişeyler de bulabilirdin pekala dedi gülerek...,

Selin: Anlamını bilseydin böyle konuşmazdın şekerim..derken yalancı bi hayranlıkla tabloya baktı......

Hasret: Neymiş anlamı.....

Selin: Murat sokakta çiçek satan kızlara kadınlara dayanamıyor....Özellikle nişantaşında hergün uğradığı bi kaç çiçekci kız var....dedi umursamaz bi tavırka...

Hasret: O çiçekleri senin için alıyor sonuçta..Bence mutlu olmalısın......

Selin: Ben buradayken de uğruyor oraya....Murat için onlar farklı...Onlarla konuşunca nedense mutlu oluyormuş.....

Hasret: Bırak kendini nerede iyi hissediyorsa orada mutlu olsun..Sonuçta müzik adamı...Belli yerlerde belli olaylardan ilham alıyor....dedi gülerek....

Selin: Yarın sabah İstanbula uçuyorum...Sanırım aksilik olmassa öğlen yemeğini beraber yiyeceğiz sevgilimle dedi gülerek.....

Hasret: Yarın döneceğini biliyor değilmi?

Selin: Tabiki..Sürekli konuşuyoruz..Yalnız bana hala beni sevdiğini söylemedi..derken yüzünü düşürdü..."Neyse canım ben odamdayım..Biiki ufak tefek eksikler var onları tamamlayacağım..diyerek ayrıldı yanından...

***
Sabah erkenden alanın yolunu tutumuştu Selin..Hasret ile evde vedalaşmıştı...Ve onu alana Cihan bırakıyordu....Sonunda arabadan inmişlerdi...

Selin: Hiç gelme içeri kadar..Gerisini ben hallederim Cihan....dedi gülerek...

Cihan: Olurmu öoyle şey..İki valiz ile nasıl yürüyeceksin...

Selin: Hallederim ben....Hasreti tek bırakmayalım evde....

Cihan: Tamam ozaman..Hadi kendine dikkat et...Ara mutlaka hasreti.....diyerek sarıldı...

Selin: Ararım..Hasret sana emanet Cihan...Gerçi sen onun gözünün içine bakıp üzerine titriyorsun ama benm de aklım onda....

Cihan: Merak etme....O benim gözümün bebeği...Onu takma kafana..Sen kendine dikkat et......

Selin: Varınca ararım...Hoşçakal...dedi arkasını döndü..Selinin gidişinii izledi..İçindeki hüzüne engel olamadı...Yüreğinin de bi parçası gidiyordu Selin ile.....Cihan eve geri döndüğünde Hasreti meyve yerken buldu...

Cihan: Ne b hal..Hiç selam sabah yok..Hayırdır ne ara bozuştuk kız..diyerek hasretin yanağından makas aldı....

Hasret: Dün eve hiç uğramadın....Ondan önceki akşamda öyle....Neden böyle yapıyorsun....

Cihan: Selinin yokluğuna alışmaya çalıştım...Ama dayanamadım yine ona..dedi üzüntyüle....

Hasret: Bende buna kızıyorum işte cihan...Selin Muratı seviyor...Görmüyor musun..Onun için nelere katlanıyor?????????

Cihan: Biliyorum....Ama sende böyle yüzüme vurma........dedi öfkeyle kalktı yerinden hasret ardından baktı...İçi acıyordu Cihanı böyle görünce....Yıllardır Seline olan hisleri Hasretin canını fazlasıyla sıkıyordu!!!!!

Edit: Yorumlara teşekkür ederim..Tabiki değerli replere de...Umarım beğenmişsinizdir:)

Dilek!..
23-09-10, 18:34
http://ressim.net/a/upload/2392ac36.jpg (http://www.ressim.net/show.php/2341904_untitled-1.jpg.html)


Bölüm 3

Selin arkasında bıraktığı valizleri önemsemeden koşarak Muratın boynuna sarıldı....Uzun sayılabilicek bi süre öyle kaldılar...Selin kendini çektiğinde gözleri ışıl ışıldı..Murata gülüyordu...

Selin: Seni çok özledim sevgilim..dedi mutlulukla...

Murat: Ben de öyle sevgilim..dedi gülerek....."Bi bakayaı sana..Kilo vermişsin sen" derken Selini süzüyordu...

Selin: Ben bile zor fark ettim..Alttarafı bi kaç klio...Nasıl anlıyorsun böyle....dedi şaşkınlıkla....

Murat: Senin heranın aklımda oldupu için olabilirmi...Belkide seni senden daha iyi tanıyorumdur dedi göz kırparak.....

Selin: Buna inanıyorum artık hayatım..dedi gülerek..."ah valizlerimi unutuyordum az kalsın.."diyerek geri döndü..Murat önce dawranarak valizin birini aldı..Diğerini Selin çeke çeke getirebiliyordu......

Murat: Bu sefer valiz sayın az..giderken daha çok walizle gitmiştin..dedi gülerek.....

Selin: Taşıması eziyet oluyor hepsini...Ayrıca sana harika bişey aldım..Bayılıcağına eminim dedi gülerek......

Murat: İpucu verirsen bişeyler tahmin edebilirim küçük cadı...dedi gülerek......

Selin: Senin çok sevdiğin bişey ile igili...Yani onun gibi bişey..dedi karamsar bi tavırla......

Murat: kol düğmesi...

Selin: Hayır hayatım..Daha yaratıcı ol derken murata doğru eğilip fısıldadı......

Murat: Düşünüyorum ama bulamadım..Yoksa müzik ile ilgilimi...derken gözleri çoktan parlamıştı..Bu sırada arabaya binmişlerdi.....

Selin: Anladım senin bugün tahmin etme kabliyetin sıfır..normlde ilk seferde bulurdun..Ama itiraf etmeliyim bu biraz zor...derken başını sallıyordu.....

Murat: Sen gel bakiim buraya diyerek Selini kendine çekti..Dudaklarına kısa bi öpücük kondurdu...Kendini çkeip de gözgöz geldikleirnde Murat çapkınca bakıp güldü....

Murat: Şimdi söyle bakalım küçük Cadı..Neymiş o hediye....dedi gülerek...

Selin: Beni tek bi öpücükle kandıramazsın Bay Turalı...derken ellerini göğsündebirleştirdi.....Camdan dıaşrı bakmaya başladı........

Murat: Peki söylme..Eee...Ne yaptın Amsterdam'da.....Arkadaşın nasıl..Sahi adı neydi onun????

Selin: Bol bol gezdik..Gerçi o evde kalıp kitap okumayı daha çok seviyor ama tabiki benim üstün ikna yeteneğime dayanamadı....dedi gülerek....

Murat: Bilmez miyim...derken çapkınca gülüyordu..Selin utanıp başını çevirdi....."Utandın..."dedi keyifle...."

Selin: Senin yüzünden bay Turalı....Nesrin Annem ne yapıyor....Ethem Baba?

Murat: Annem sayısını unuttuğum dernek toplantılarından birinde...Babam ise iş(!) avında dedi imalı bi tavırka....

Selin: Levent ne yapıyor..Ondan hiç bahsetmedin......

Murat: Aynı dewam ediyor....derken güldü..."Günden güne benimle çalışmaktan yorulduğunu söylüyor..Benden bıktı sanırım"..dedi ciddiyetle.....

Selin: Aaa....Asıl sen ondan bıktın..Kimse senden bıkamaz....Sen özelsin çünkü...dedi hayran hayran.....

Murat: Bunu Levente de söylermisin....Yakında menajersiz kalıcam sanırım....

Selin: LEventi sen benden daha iyi tanıyorsun hayatım..O seni asla bırakmaz!!!

***
Hasret elindeki resime baktı...Anne babası ve kendisnin olduğu resim..Göz yaşları çinde okşadı resmi..Öpüp kalbinin üzerine bastırdı....Tkrar resme bakarken gözyaşlarının resme damladığını gördü....Eliyle sildi...

Hasret: Annem...Babam..Sizleri nasıl özlüyorum bir bilseniz..Keike yanımda olsanız..Kimse değil sadece siz olsanız...Öyle özledimki sizi...dedi gözyaşları eşliğinde..Bu sırada kapı açıldı...

Cihan: Prenses....Nerede...sin...derken Hasreti elindeki çerceveyle görmüştü.....Hasretin yanına gelip oturdu..Kolunu hasretin omzuna doladı...Hasreti kendine çekti..Saçlarını okşuyordu....

Hasret: Bugün 2.yılı bitti Cihan..Onlar öleli 2 yıl oldu..Çok özlüyorum onları..Çokkk...dedi özlemle...

Cihan: Biliyorum....ama sen böyle ağlarsan onlar huzurla yatamazlar ki yerlerinde...Topla artık kendini....topla kendine gel....

HasreT: Ne zor annesiz kalmak...Babasızolmak...İyiki sen varsın cihan...İyki varsın..Sende olmasaydın yapayalnız kalırdım...

Cihan: Şşşştt...Oda ne demek...Sen benim kuzenimsin..Kuzenden öte kardeşimsin..Teyzem ve Eniştemin emanetisin sen bana..Ayrıca Selin varya...

Hasret: Bir var bir yok....O İstanbuldayken yalnızım ama...Onu da çok özledim......Annemin ve babamın yokluğunda ikiniz olmasaydınız şimdi böyle olamazdım...Çoktan...

Cihan: Hey hey hey..Sus bakalım..Sakın duymayyaım o söylüyeceklerini....dedi uyararak....

Hasret: Selin aramadı....Ne yaptı acaba....

Cİhan: Biz arayalım ozaman..diyerek telefonu aldı eline..Çevirdi numarayı...Bikaç kez çaldı ve açıldı...

Selin: Ne habr cihan?

Cihan: İyilik..Vardın mı diye merak ettik...

Selin: Evet evet...Murat şimdi otele bıraktı beni..Akşama alıcak..Biraz uyuyacağım....

Cihan: İyi..Ozaman sen şimdi uyu ama akşam hasreti mutlaka ara olurmu?

Selin: Tamam cnaım ararım..Selam söyle hasrete..Öpüyorum sizleri....

Cihan: yi hadi görüşürz..diyerek kapatı telefonu..Hasretin şaşkın bakışlarına maruz kalmıştı...."Bakma öyle..Kızın uykusu varmış kıyamadım.."dedi mahçupca....

Hasret: Bazen hangimizi daha çok öenmsediğini düşünüorumda..Selin ağır basıyor dedi omuzlarını düşiürerek.....

Cihan: Amada aman..Benim küçük prensesim kıskandımı yoksa arkadaşını..Yapma ama Hasretim..Kimse senin kadar değerli benim için..derken alnına kısa bi öpücük kondurdu.....

***
Selin İstanbula geleli nereeyse 2 ay olmuştu..Sürekli Murat ile geziyordu..Gündüzleri beraber çalışıyorlardı...Akşamları yenen yemeklerin ardından ya Murat Selinin odasına misafir oluyor yada Selin Muratların evinde kalıyordu...

Herşey iyi güzeldi ama hala Murattan istediği iki kelimeyi duymamıştı..Dahası sanki git gide koptuklarını düşünmeye başlamıştıi..Son günlerde daha az görüşüyorlardı...Yazmayı bitirip elindeki günlüğü kapattı.....

Bugün tanışma yıldönümleriydi ve murat işi olduğunu söylediği için görüşemiyorlardı..Dahası hatırlamıştı bile...Üzerini değiltrip bara indi....Barda otururken Emre geldi yanına..Muratın arkadaşıydı....O vasıtayla tanışıyorlardı..

Emre: Naber Selin?dedi gevrek gvrek gülerek...

Selin: İyi...dedi ruhsuzca..."Muratı bekledim gelmedi"..dedi üzülerek.....

Emre: Murat bugün evindeki partide...dedi yalan söylemişti...

Selin: Evindeki partimi...Ne yani muratın toplantıları yokmuydu..Bana öyle dedi...

Emre: Bizim çapkın piyanist seni iyi kandırmış dedi gülerek....

Selin: Bu imkansız derken viski dolu bardağı çoktan kafasına dikmişti......

Emre: Ah zavallı Selin...Sende burada tek başına muratı düşün..O çoktan müziğe bırakmıştır kendini....

Selin sustu..Birbiri ardına içtiği viskiler bünyesine ağır gelmişti.....Emrenin elinden tuttu...Onu piste çekti..kollarını boynuna doladı...

Selin: Bizde bırakalım kendiimizi ozaman müziğe dedi sessizce...Emre gülüyordu....Vakit ilerledikçe Selin ayakta duramadığını fark etmişti....Emre yaklaştı..Nefesini emrenin boynuna doğru üfledi...

Selin: Beni odama çıkarırmısın..Ayakta duramıyorum..dedi şarhoşluğun verdiği pelteklikle.....

Emre: Emrin olur güzelim...dedi sinsice..Seline sıkıca sarılarak onu oadına doğru çıakrtttı....Odaya geldiğinde gitmeye hiç niyeti yoktu.....Selinin de itiraz etmeye niyeti yoktı....

Selin: Aldatmak nasıl olurmuş gör bakalım Murat...dedi sessizce..Kendini emrenin kollarına bıraktı......

***
Murat elindeki kırmızı güllerle kapıda duruyordu..Üzerini kontrol etti..Gömleğinin yakalrını vbe kollarını düzeltti..yüzüne yakışan gülümsemesini yerleştirdi ardından kapıyı açıp içeri girdi...Yatak odasına kısmına geldiğinde ne yapıcağını bilemedi...Elinden gülleri düşürdü....

gözleri dolu dolu yatağa bakıyordu...Çırılçıplak yatan selin ve yakın arkadaşım dediği Emreye baktı.....Bugece evlenme teklifi edeceği kadın başka adamın kollarındaydı..Sinirle bağırdı.....

Emre gözlerini açtı..Murat yanına gelip emreye hızlı bi yumruk savurdu.....Öfkenden deliye dönmüş gibiydi....

Murat: Sen benim en yakın arkadaşımdın...Yediğimiz..İçtiğimiz ayrı gitmezdi seninle..Beni nasıl sırtımdan vurursun....Hayv.n herif..diye bağırdı...

Emre: Murat..Murat dur bi..diye kaçmaya çalışıyordu......Bu sırada selin gözlerini açtı........Onları görünce şaşırdı ama öyle sarhoştuki kalkamıyordu......Murat gözlerini açan sleine baktı.....

Murat: Sen...Sen ne kadar aşağılık bi kadınmışsın...Kaç kez aldattın beni....Kaç kez arkamdan vurdunuz...Gülüyormuydunuz yüzüme bakıp...Ne kadar aptal adam diyormuydunuz...Yazıklar olsun.....diye bağırdı....

Hızla odadan çıkarken yerdeki gülleri çğnemişti......Kimseyi duymak görmk istemediğini düşündü...Arabasına bindi...Öyle sürdü.......Gidebiliceği en uzak yere gitmek istiyordu........

***
Ertesi gün Seiln gözlerini açtı..Etrafa baktı...Kimse yoktu ama oda dağınıktı....Doğruldu yatakta yerdeki gllleri gördü.....Kendini soğuk suya soktu....Başının ağrıması hafiflemişti...

Tekrar odaya döndüüğünde gece gözünün önüne geldi....Anıalr gözünde canlandıkça çıldırıcak gibi oldu...Muratı aldatmıştı......Sonraısnda muratın gelişi deidkleri...Yerdeki çiçekler......

Masanın üzerindeki kağıdı fark etti aldı eline okudu.."Muratın gerçkten toplantısı vardı akşam..Benimki seni kızdırmaktı...İşn buralara nasıl geldiğini anlamadım..Emre"....Selin dehşetle baktı kağıda.....

Gözlerinden akan yaşlrla ne yapıcağını bilemedi....Gözüne günlüüğü ilişti.....Eline aldı....Rastgele arkalardan bi seyfa açtı.......Emreden kalan kağıdı iliştirdi arasına......Bikaç satır bişeyler yazdı

Muratı aradı kapaılydı telefonu..Leventi aradı açmadı...Hasreti aradı bu sefer....ama duymadı hasret...Ardından balkona çıktı....6.kattan kendini boşluğa bıraktı..Biran düşünmedi bile...

Murata yaptığının affedilir tarafı yoktu..Dahası bunu kendini nasıl affedicekti.Biranlık kızgınlıkla başkasının nasıl olmuştu...Şimdi sonuydu yolun...Özgürlüğe bırakır gibi bıraktı kendini....

Edit: Yorum ve replere birkez daha teşekkür ederim:love05:

keremcemelike
24-09-10, 01:08
Bölüm 20

Hasret;

Bütün gece Muratla eleleydik...Bir an olsun ayırmadı beni yanından...Ama maalesef yalnız kalma girişimlerimizin tümü başarısızlıkla sonuçlandı...
Gece yarısını geçtikten sonra herkes dağıldı...

Yatta bir tek Murat ve ben vardık...Elimden tutup...Yatın ön tarafına götürdü beni...Oturup ayaklarını uzattı...Bende dizlerine koydum başımı...Ceketini bacaklarıma örttü...Kendi sıcaklığı beni ısıtmaya yetmezmiş gibi...Yüzümü Murat'a dönüp yan yatıım...Saçlarımı okşuyordu...Bense hiç belki de benden hiç beklenmeyecek birşeyi düşünüyordum...Gözlerim yüzünde geziniyordu...Gözlerinde Ama en çok dudaklarında...Onu öpmek istiyordum...

Sırt üstü yatıp gökyüzünü izlemeye başladım...

M:Üşüyor musun?
H:Hayır...Çok iyiyim böyle ben...
M:Bütün gece seninle yalnız kalmak için fırsat kolladım...
H:Bende...Ama bir türlü yalnız kalamadık...Murat
M:Efendim meleğim...
H:Ben seni çok seviyorum...

Tekrar yan dönüp Murat'a bakmaya başladım...

M:Bende seni çok seviyorum...

Gözlerim yine bir dudaklarında bir gözlerinde geziniyordu...Doğruldum...Kollarımdan destek alarak Murat'ın yüzüne yaklaştırdım yüzümü...
Tüm cesaretimi toplayarak dudaklarına bastırdım dudaklarımı...Tutkuyla öpmeye başladım sevdiği adamı...Yüzümü ellerinin arasına aldı önce...Saçlarımı okşadı...Nefessiz kalınca ayrılmak zorunda kaldık...Alnını alnıma dayadı...

Ardından belimden kavrayarak kucağına oturttu beni...Tekrar tutkulu bir şekilde öpmeye başladı...

Onu istiyordum tüm benliğimle herşeyimle Onun olmak istiyordum...

Tekrar ayrıldığımızda gözlerimin içine baktı...

M:Hasret durdur beni...Daha ileriye gitmemem için durdur beni...

Peki ya beni kim durduracaktı...Ellerim Murat'ın düğmelerine gittii...Yavaşça gömleğinin düğmelerini açarken...Dudaklarına kesik kesik öpücükler konduruyordum...

H:Senii istiyorum...
M:Ama...
H:Hiç birşey umurumda değil...Şu an sadece senin olmak istiyorum...
M:Sen zaten benimsin...

Derken beni kucağına almıştı bile...İçeri girerken...Hala öpmeye devam ediyordum...

Yatak odasına geldiğimizde yavaşça yatağa bıraktı beni...Gömleğinin son düğmesini de açtıktan sonra çıplak bedenine dokunarak çıkardım gömleğini...Murat da elbisemin fermuarını çoktan açmış boynuma öpücükler konduruyordu...

Başımı yastığa koyduğumda...Artık bizi kimse durduramazdı !!!!

Murat;

Uyandım ama gözlerim hala kapalıydı dün gece aklıma gelince hafif bir tebessümle aralandı gözlerim...Yanıma baktığımda Hasret yoktu...Sabahı böyle hayal etmemiştim...Hasret göğsümde uyanıcaktı...Telaşla doğruldum yatakta...Etrafta dolandı gözlerim belki bir not...Pişman olup gitmiş olamazdı değil mi? Düşüncelerimden Hasret'in o güzel sesiyle sıyrıldım...

H:Günaydın hayatım!!
M:Oh..(Dedi iç geçirerek)
H:Noldu?

Odadan içeri girdiğinde üzerindeki gömleğimle gayet seksi bir o kadar da çocuksu duruyordu...

Elindeki tepsiyi sehpaya bırakıp yanıma geldi...Yatağın kenarına oturup...Dudağıma küçük bir öpücük bıraktı...

H:Hayatım iyi misin? Neden oh dedin içli içli...Hem günaydın dedim duymadın galiba...
M:Ben gittin sandım..
H:Nereye..Neden gidicekmişim ki...
M:Bilmiyorum...Pişman oldun ve gittin sandım...
H:Ben sensiz hiç bir yere gitmem...

Yüzümü okşamaya başladı...

H:Unuttun mu ben istedim senin olmayı...
M:Herşeyinle benimsin artık...
H:Hıhı...
M:Bu arada gömleğim sana çok yakışmış..

Dedim gülümseyerek...O da güldü...

H:Napıyım...Sabah sabah elbiseyi giycek halim yoktu ya...
M:Bişey demedim canım...
H:Hadi bay Turalı kahvaltıya...
M:Ama bayan Turalı ben yatak keyfi yapmak istiyorum...
H:Ne dedin sen...
M:Yatak keyfi dedim...
H:Bayan Turalı dedin..
M:Eee aşkım duymuşsun niye soruyosun bir daha..
H:...
M:Sen benimsin Hasret...Benim karımsın...Kağıt üzerine atılan bir imzanın kalplerimize hükmü geçmez...O sadece formalite...
H:Seni çook seviyorum...

Dudaklarıma bir öpücük daha bıraktı...Belinden tutup yatağa çektim tekrar...!!!

ddd-deniz
25-09-10, 18:53
http://i1009.hizliresim.com/2010/9/25/3467.jpg

LEVENT

Günlerdir hiç olmadığım kadar durgunum.Başka bir zaman da olsaydı kesin birilerinin ilgisini çekerdi fakat şuan herkes Hasret'ten bir haber!Bugün yarın gelecek diye bekliyorlar.Hele de Murat...Bu Murat'ı tanımıyorum ben.Yemez içmez oldu.Kolay değil koskocaman -iki hafta- geçti.Aramadığı sormadığı yer kalmadı derim yerindeyse!

Aslında bunlar benim içinde geçerli.Hislerimi biliyorum kendimi itiraf edebildim geçte olsa!Ama keşke etmeseydim.Sevdiğim kadın en yakın arkadaşımın aşkı...Hasret!ten haber alamıyorum ama ne kadar öfkelide olsa onun da duyguları bu.O gül yüzüne bakınca herşey anlaşılıyor...
Zaten her zaman o çok sevdiğim gül yüzüne doyasıya bakamacak olmamın tek nedeni!Gözlerinde Murat'ın aşkını görmeye hazır değilim,hiçbir zaman da olmayacağım.Murat yaşadıklarımızı bilseydi...Ona anlatması için bir şans verseydi ona yakın olamayacaktım.İstediğim de tuhaftır ki Murat'ın öfkelenmesiydi.Öyle de oldu.Amacıma ulaştığımda ne yazık ki büyük bir sevinç seline kapılamadım!Yanlış anlaşılmasın hayattaki tek dostumun üzülmesi değildi.Gül yüzlümün bir daha gülemeyeceğini anlamamdandı.Hergün biraz daha yitmesine alışma zorluğu çekmemdi.
Eve gideceğim.Zaten boş duruyorum,ofiste kalmamın bir anlamı yok.Tam çantamı alıp çıkacağım ki gösteri gününden sonraki gazetelerden biri çarpıyor gözüme.Harika bir gösteriydi.Eminim yıllarca aklıda kalır olacak.En azından Murat bir yenisini yapana kadar!
Hasret'i aramaya istekli tarafıma artık engel olamıyorum.Sonucun olumsuz olacağından adım gibi emin oluşuma rağmen...Telesekreteri bekliyorum,Hasret telefonunu açmış çalıyor!Heycandan yerimden duramıyorum bir de sesini duysam ne olur acaba?Çok beklemeden hemen açıyor.Dilim tutuldu galiba,bilmiyorum.
Hasret beklemiyor biraz daha zira bilmiyor bekleseydi hiç konuşamazdım!
Sesinin tonu şaşırmalrımı artırıyor, beklediğim gibi mutsuz,üzgün,yılmış bir Hasret değil bu konuşan!Tam tersine mutlu...
-Merhaba Levent.
Heycandan ve mutluktan titreyen dilimle kısa süreli cümle kurma yetimi mi kaybettim düşüncesinden sıyrılıp cevap verebiliyorum.
-Me...merhaba.Ben şaşırdım kapalı olduğunu düşünerek aramıştım.....Açıkcas pek fazla ümidim yoktu.Şaşkınlığımı eklemeden rahat durmayacağımdan dışa dökülüyür!
-Fark ettim diyor telefonu hoş bir gülme sesi geliyor...
İleride bu sesi hasretle beklemeye başlıcağımı bilmiyorum henüz!İlk zamanlar o benim yanımda ya bu yeter.Düşüncemi artık bırakıyorum o mutsuz silüet değildi benim istediğim.Eski ruhunu istiyorum.Duygularımı hala itiraf edemedim.Korkuyorum o zaman yanımda kalmaz.Çeker gider.Öğrenmemeli,bu benim sonum olur!
Bende hafif bir gülümsemeyle karşılık vermekten geri kalmıyorum.Konuşmanın bitmesinden delice korkuyorum aklıma ilk gelen soruları sıralıyorum.
-E nasılmış bakalım çiçekçi kızımız?
-Gayet iyiyim prodöktörüm.Sizler nasılsınız?Çicekçi kıza ayıracak vakitleri var mıdır acaba?
Böyle bir teklife hayır demek mi asla!Vicdanımın esi
ri olacak kadar aptal değilim!Ona yakın olmak şu anki tek isteğim.
-Bende çok iyiyim efendim.Böyle bir teklif geri çevilir mi hiç?Siz yeter ki isteyin emrinize amadeyim.
-Pekala o zaman...Şuan harika bir manzara var karşımda......Senin ofisede çok yakın küçük bir çay bahçesi h...
Ah Hasret o yokken nefes alabildiğim tek yeri tarif ediyor.İp ucu fazla geliyor,dayanamayıp sözünü kesiyorum.
-Bu kadar ip ucundan tahmin etmiş olabilirim.Hemen geliyorum.
-Tamam o zaman.
Aklıma önemli bir ayrıntı takılıyor.Hemen sormazsam şansımı kaybetçem.
-Ama istersen seni alabilirim.Öyle umutlu,istekli bir ses tonuyla konuştum ki kendime hayret ettim.
-Gerek yok,çünkü ben tam da ordayım.
Bunu düşünmemiştim.Neden orda acaba?Belki de bu yakınlardaydı her neyse!
-Öylesi bu güzel çiçekci kızımızı bekletmeyeyim.5 dakika içinde ordayım.Dediğim gibi konuşmayı noktalıyoruz...
Acele etmeliyim.Aynadan kendime bakıyorum hemen bir toplanıp çıkıyorum...
*****
Çok kısa bir sürede kafeni kapısında buluyorum kendimi.Gözlerim Hasret'i arıyor.Cam kenarında otururken buluyorum tam o sırada beni farkediyor.
-Hoşgeldin.Hızına hayran kaldım
Birden yanağıma öpüçük konduruyor.Mutluluğumu tarif edemem.Hem yüzü gülüyor buna da çok sevindim.Cevap verme sırası aklıma geliyor.
-Böyle güzel bayanı bekletemezdim .Her ne kadar kaçak olsa da...Neden uzun süredir ortaya çıkmadığı öğrenmek için sabırslanıyorum.Sormadan edemezdim!.
-Biraz yalnız kalmaya ihtiyacım vardı Levent.Ne olur anla beni...Öğrendiğim şeyler kolay hazmedilecek türden değildi maalesef.Ama yaptığımın şımarıklık olduğunun farkındayım,haber vermem gerekti...Olmadı işte.
-Tamam sen bana bakma takılıyorum sadece ama seninde dediğin gibi haber vermen gerekirdi...Murat günlerdir konuşmuyo bile yine eski haline dönmüştü diyor üzgün bir ifadeyle.
Ortaya farkında olmadan Murat'ı attım.Dilimi ısırıyorum.Zaten ne geliyorsa başıma bu dilimden!Gerçekleri itiiraf ettim hem ne olcak !
-Biliyorum senden önce burda Murat ile görüştüm.İşi çıktı gitmek zorunda kaldı,aramızdaki sorunları çözdük.Hatamın farkındayım ve bir daha böyle bir şey olmayacak.Söz...
-Murat'a olan aşkı hiçbir zaman bitmeyecekmiş meğer!Araya uzak mesafeler de girse...Bir gün unutur dedim.Gözden ırak olan gönüldende ırak olur diye bekledim.Boşuna...Defalarca odasında Murat'ın resmine bakıp ağlarken buldum onu!Acı çok acı...En azından o ağlayabiliyordu.Peki ya ben?

Dilek!..
27-09-10, 21:53
Yorum ve replere teşekkür ederim..Geç oldu farkındayım..Ama yarın iki bölüm eklemeyi düşünüyorum kısmetse....Keyifli okumalar...Az kaldı..Ha-Mu karşılaşıcaklar:)

Bölüm 4

Hasret çalan telefon ile açtı gözlerin...Numara yabancıydı..Tereddütle açtı gözlrini..Akşam gördüğü kabus canını sıkmıştı...

Hasret: Efendim.....

Polis: İyi günler Hasret hanımla mı görüşüyorum....

Hasret: Evet benim..

Polis: Hasret hanım numaranızı merhum Selin Yazıcı'nın telefonundan bulduk.....

HasreT: Bi dakka ..dedi derin bi nefes alırkenm.....Kimin?dedi korkuyla....

Polis: Selin Yazıcı...Dün sabah (...) otelinin önünde ölü bulundu.....

HasreT: Nasıl olur dedi şaşkınlıkla......

Polis: Görgü tanıkalrının ifadesi ve olay yeri inceleme sonucunda intihar olduğu tespit edildi.....

HasreT: Be...BEn gelicem...İlk uçakla..Sakın gömmesinler...Sahipsiz değil Selin...derken ağlıyordu....Hızla teelfonu kapattı....Dolabı açtı..Hızlıca bavula bikaç kıyafet sıkıştırdı......Hızlıca giyindi......Aklına Cihan geldi......Hemen aradı...

Hasret: Cihan hemen gelmen lazım....Soru sorma ve en kısa sürede gel...diyerek telefonu kapattı...

Cihan: Ne oldu..Hasret...Alooo..Hasret..Allah kahretsin..diyerek olduğu ortamdan çıktı...Hızla arabasına atladı......Son sürat hassretin yaına geldiğnde Hasretin kapıda beklediğini gördü...Ağlamaktan gözleri şişmişti....

Cihan: Bu halin ne Hasret...Bişey söyle delirtme admaı..diyerek hafif sarstı Hasretii...Hasret göz yaşlarını sildi...

HasreT: İstanbula gidiyoruz.....Selinn......Ölmüş..dedi bianda..Cihan şok olmuştu...Kıpırdayamadı yerinden.....Duyduklarının yalan olduğunu düşünüyorduuuuuu.....

Cihan: Senn ne dediğinin farkında değilsin..Ne ölmesi...Selin neden ölsün....derken Hasreti sarsamaya başlamıştı....

Hasret: Ölmüş işte...İntihar etmişi...Durmayalım burada....Uçağa az kaldı..Çabuk gidelim derken arabaya binmişti.....Cihanda geçti direksiyona...Bastı gaza..........

****
Murat iki gündür o görüntüyü atamamıştı gözlerinin önünden....Çaresizce elindeki taşları suya fırlatıyordu...İçindeki yangını söndürememişti....Seline konduramıyordu...Ama gözleriyle görmüştü....

En yakın arkadaşı Emre ile...Emre...diye geçirdi içinden....Yakın arkadaşmış...derken yumruk yaptığı elini yanında duran ağaca hızla vurdu bi kaç kez....Kanayan eline aldırmadan bikez daha vurdu.......

Murat: Allah kahretsin...diye bağırdı......."Allah kahretsin..En yakın arkadışmdın sen.....Sevdiğim kadındı o "diye öfkelendi..Gidip Emreyi bulmalıydı..Bulup gebertmeliydi....Hızla kalktı yerinden....

Otele girdi.....Resepsiyondan anahtarını alırken elinin kanadığını fark etti...Resepsiyonist durumu fark etti.....

Res: Murat Bey..ELiniz kanıryor..Hemen müdahale şart...

Murat: Gerek yok..Ben hallederim..Hesabı çıkarın lütfen birzdan çıkıyorum diyerke ayrıldı yanından...Eline baktı....Bayağı derin yaralanmıştı.....Odaya girip elini soğuk suyun altında yıkadı...

Dolapları karıştırdığında tendirdiot buldu..Elinin üzerine sürüp sargı beziyle sardı....Oteldeki eşyalarını topladı.....Aşağı indi....Ödemeyi yapıp ayrılırken otelden telefonunu açtı...

Birbiri ardına gelen mesjlar..Kimisi Levennten kimsi annesinden kimi aaraynların olduğu mesaj...Hiç birine bakmadı.....Hızla Leventi aradı.....

Levent: Oh be...Sonunda arama zahmetinde bulundunuz beyefendi......dedi sitem dolu bi sesle...

Murat: Bana hemen Emreyi bul...Sakın bırakma geliyorum..Onunla hesabım bitmedi dedi öfkeyle....

Levent: Dur bi birader sakin ol....Olanları duyduk..Emre kaçmış....dedi sinirle...."Selin"..diyip duraksadı..

Murat: Onun adını duymak istemiyorum....Ne adını duymak istiyorum ne de ona dair herhangi bişy....Ben bi saate konakta olurum....diyerek telefonu kapattı....

***
Hasret ve Cİhan İstanbula geleli 10 gün olmuştu..Selinin cenaze işleri bitmişti....İyice yorgun düşmüştü ikiside....Hem ruhn hem fiziken...Hasret deniz kenarında bi bankın üzerne oturdu...Yanında Cihan...

Hsaret: Annem öldü..Babam öldü....Selin öldü....Cihan....diyerek sarıldı Cihana..."Sana da birşey olursa ölürüm ben"...diyerek hıçkırıklarla ağlamaya başladı......

Cihan: Hasret....Toplaman lazım kendini.....dedi çaresizce.....

Hasret: Niye yaptı bunu....Nİye Cihan...Nasıl bıraktı beni.....

Cihan: Polisin dediğini duymadın mı....Murat mıydı o ş...sizin adı....En son o çıkmış odadan..Sabahında atmış kendi kız...

Hasret: Bİliyordum bigün o adamın Selinn canını yakıcağını....Sevdiğini söylemedi diye kahretti kendini....Ayrılıcam dediyse atmıştır Selin kendini.....Ne cenazeye geldi nede karakola...

Cihan: Onu bulup öldürücem....dedi öfkeyle......

Hasret: Selini eşyalrını alalım....Ondan geriye kalan şeyleri....dedi ağlarken....

Cihan: Hallettim ben...Arabada...derken Hasrete sarılmıştı........

Hasret: Dönemlim artık...Burada daha fazla kalmak isemiyorum......

Cİhan: O herife haddini birldirmeden mi gidicez buradan...derken öfkeden ellerini sıkıyordu........

Hsaret: Elbet cezasını çekecek...Ama şimdi değil.....Selinin ölümü daha çok yeni.....Bunu atlamam lazım..Bana zaman ver.....Birlikte alıcaz Selinin öücünü.....

*****
Murat Selin ölüdğünen beri odasından dıaşrı çıkmıyordu....Odasında ona ait ne varsa topladı...Hepsini çöpe attı....Odada değişiklikler yamıştı.....Kendisini toplamaya çalışıyordu.......

Önce aldatılışı...Ardından Selinin ölümü......Kaç aydır toplayamamıştı kendini..Leventin tüm ikna etme çabalarına rağmen hiç bişey yapmıyorduı.....Nesrin ve ethem muratın halini gördükçe üzüntüden kahroluyorlardı......

Murat yine dalmıştı Selinle olan hayallerine.....Piyanosunun başına geçti.....Duygularını dışar vurmanın bi yoluydu bu Murat için....Gözlerini kapattı...Duygularının parmaklarını hükmetmesine izin verdi....

Levent kısa süredr dinliyordu muratı...Yeni yaptığı besteye şahit oluyordu muratın...Bestenin her yerinden hüzün akıyordu....Müziğin şiddetlendiği yerlerde ona olan öfkesi çıkıyordu orataya...Murat gözlerini açıp çalmayı bitirdiğinde Levent yaklaştı...

Levent: Ne zamandır böylesine bi beste dinlemedim senden..Bunu hemen kağıda dökmelisin...dedi oratamı yumuşatmak için en şeker haline büründü....

Murat: Unut bunu Levent....Asla olmayacak böyle birşey.....

Levent: Hadi ama Murat....Kendini böyle eve kapatamazsın...Aylardır içine kapandın...Sadece içine değil bu odayada kapandın.....Çık bi gez...Neler değişti gör.....

Murat: Sen benim yerime de geziyorsun zaten....Ben bu halimle mutluuyum derken ellri cebinde odada dolandı....

Levent: Yaaa evet çok mutlusun.....Her yerinden mutluluk akıyor..dedi kinayeli bi tavırla.....

Murat: Sen niye geldin...dedi umursamaz bi edayla koınuyu değiştirdi.....

Levent: Yarın akşam Laternada parti var..Ve hiç itiraz istemiyorum..GElmek zorundasın!!!!! dedi ciddi bi tavırla....

Murat: gelmeyeceğimi bile bile çeneni yoruyorsun..Bari beni yorma.....derken raftan bi kitap aldı eline.......

Levent: Kariyerinin zirvesindeyken böyle oratalardan kaybolman dikkat çekiyor...Yapma Murat....Halk görmediğini unutur...Seni unutmak üzereler...Artık kabuğundan çıkma vakti....At artık şu ölü toprağı üzerinden...Sen Murat'sın..Milyonların Hayran olduğu Murat Turalı'sın!!!..

Murat: Kimin beni unuttuğu umrumda değil.....

Lebent: Ama benim umrumda....Ben arkadaşımı geri istiyprum..Etrafı aydınlatan arkadaşımı.....Mutlu olan arkadaşımı........

Murat: Ben mutluyum...derken kitaba bakıyordu...Okuyormuş gibi yapıyordu.......

Levent: Yaaa...Öyle mutlusunki..Mutluluktan kitabı tersten okuyorsun...Bravo derken yalandan alkışladı...Murat kitabı kenara fırlattı..Ayağa kalkıp ellerini cebine koyup Levente yaklaştı.....

Murat: Tamam.....Hadi kalk...Gezip görelim etrafı...dedi gülerek...Levent hızla yerinden kalktı......Mutlulukla güldü......Yerinde zıpladı bikaç kez...Murat şaşkınca baktı Levente.....

Levent: Hiç bakma öyle aylardır bu anı bekliyordum ben diyerek inmeye başladı merdivenleri.....

Dilek!..
28-09-10, 19:02
Rep ve Yorumlara teşekkür ederim arkadaşlara..Pc sorunlu ancak senaryo ekleyip çıkabiliyordum...:(
Söz verdim inş bi bölüm daha gelicek bugn...
Bölüm 5
Hasret internetten Türkiyedeki gazetelere bakıyordu.....O günden beri her anını takip ediyordu muratın..Artık kabuğundan çıkma vaktiydi...Zira murat çoktan görünmeye başlamıştı ortalıklarda......

Cİhan: Yüzünde yine o hüzünlü ifade var..Hayırdır..derken eelindeki kahve bardağını Hasrete uzattı...

Hasret: Ünlü besteci Murat Turalı yeni kız arkadaşıyla görüntülenmiş..dedi öfkeyle..."Selin öleli daha 8 oldu....O çoktan baikasını bulmuş bile"...

Cİhan: Hala ne bekliyoruz Hasret....

Hasret: Var benimde bi planım..Bunca zaman bekledin..Bikaç gün daha bekle Cihan...dedi sabırsızca....

Cihan: Aklından gçeneleri banada anlatsan bi.....

Hasret: Öyle bir şey düşündümki Selinin intikamını almakla kalmayacağım....Onu da ölüme sürükeleyeceğim...dedi öfkeyle yerindne kalktı...Odasına gidip Slein ile çekildiği resmi eline aldı....

Hasret: Az kaldı kardeşim az kaldı....Sana yaptıklarını burnundan getiricem onun.....Sana söz veriyorum..Bu iş burada bitmeyecek...Ben senin intikamını alıcam......dedi hırsla.........

***
Hasret yine bilgisayarın başında netten muratı takip ediyordu.....Haberin çıktısını aldı...Aylardır murata dair herşeyi koyduğu dosyanın içine yerleştirdi..Ciahn geldi bu sırada....

Cihan: Hasret artık bakalım mı Selinin eşyalarına..Aylardır açmıyorsun o kapıyı.....Odaya girmek istiyorum.......

Hasret: Hayır.....Girmeyeceğiz.....Onun intikamını almadan o odaya giremeyiz.....

Cİhan: Ozaman bırak beni de gidip o adamı öldüreyim......

Hasret: Öldürmek ne işe yarayacak.....Acı çekmeden ölmesi bize ne kazandırıcak Cihan....Ben planımı kurdum.......

Cihan: Anlatta ben öğreneyim ozaman......dedi sabırsızca.....

Hasret: Onun bütün kariyerini bitiricek bi plannnn.....Önce ayarlamaları yapmak lazım...Çok değerli piyanistin evli bi kadın ile ilişkisi orataya çıksa kim bakar yüzüne...dedi gülerek......

Cihan: Yapma Hasret....Bu mu dahi planın......

Hsaret: Daha iyisini sen bul o zaman......dedi kızarak......

Cihan: Bence bir cinayetin bir numaralı katil zanlısı olmalı...dedi dalga geçerek.......

HasreT: Cİhan...diye uyardı..."Dalga geçiceksen ben tek başıma hallederim.."dedi ciddiyetle......

Cihan: Bunlar sabun köpüüğü gibi hasret...Bianda söner unutulur....Daha başka bişey bulmalıyız.........

Hasret: Son 20 yılın en büyük gösterisini yapmayı hedefleyen birinin tam gösteri arifesinde böyle bi habe rile gündeme gelmesi sence sabun köpüğü gibi yankı yapar.....

Cihan: Evet.....Üç-beş gün sonra unutulur......Başka bişey bulmalı...Ama ne?????dedi düşünceli bi tavırla.......Haret bikaç siteyi daha karıştırdığında karşısına gelen haberle gözü ışıldadı....

Hasret: Murat Turalı'nın solist arayışı....dedi keyifle...."Ben bu sefer buldum....Kalk cihan havaalnını ara..İstanbula uçuyoruz..."dedi sinsice.....

***
Murat sabahtan beri onlarca insan dinlemişti..Hala da dinliyordu....Daraldığını hissetti.....Ayaklndı....Aslıya döndü...

Murat: Aslııı....Bugünlük bitti...Dinlemiyorum kimseyi....Ben derse gidiyorum...Yarın dewam ederiz...diyerek çantasını aldı omzuna.....Umursamaz bi tavırla çıktı binadan...

Günlerdir yüzlerce insan dinlemişti ama hala eli boştu..Gösteriye aylar kamıştı ama hala ortada kimse yoktu..Bu canıın oldukça sıkmıştı.......Telefonu çalıyordu açtı....

Murat: Efendim Levent....

Lebvent: Ne yaptın halledebildin mi bari işini.....

Murat: Hayr...Ya fazla arabeskler yada tam bi felaket.....Sanırım bu işten wazgeçicem Levent.....

Levent: Bunu aklından bile geçirme.....Okadar tanıtım yaptık..Program teklifleri geldi..Untu bunu Bay Turalı.......

Murat: Solistsiz bi gösteri olmayacağına göre çeneni fazla yormana gerek yok Levent...dedi ukalaca.....

Levent: Bi şekilde bulucaz o solisti.....dedi sıkıntı içinde.....

Murat. Kapatıyorum..Görüşürz diyerek kapatıtı telefonu....Şu sıralar oldukça umursamazdı....

***
Hasret karşısıdan duran kızlara baktı.....Teker teker süzdü hepsini.......

Hasret: Elemelere katıldınız mı daha önce....

Kader: Hayır...dedi kafasını sallarken....

Buse: Katılmadım dedi tebessümle......

Lale: Bende katılmadım.....

Hasret: Güzel....Konservatuara gittiğinize göre sesinize güveniyorsunuzdur değilmi....

Kader: Evet......

Hasret: O gösteriye kim solist olursa hayatı kurtulucak...Ama benim size daha büyük bi teklifim var.......Eğer benim tarafımd ayer alırsanız karınız çok büyük olur....Hanginiz kabul ediyorsunuz.....

Buse: Ben ediyorum.....dedi hırsla.........

Hasret: Bu kadar mı..Yani sadece bikişi mi hayatının kurtulmasını istiyr....dedi ciddi bi tavırla.....

Kader: Ben tam olarak ne yapıcağımı anlamadım......

Hasret: Siz önce bi elemeyi geçin..Gerisini bana bırakın.....Şimdi gidebilirsiniz......Sonuçları bana bildirin..derken ayapa kalktı....."Bol şanslar"......

***
Murat ve ekibi bugün 27.kişiyi dinliyordu ama hala bi sonuç yoktu..Sonunda odaya Kader girdi...Tüm ciddiyetiyle şarkıyı söyledi....Herkes büyülenmiş gibiydi......Murat hariç....

Murat. Bazen fazla yayıyor notaları.....derken kafaını salladı...Kader hızla çıktı odadan........Ardından Lale girdi içeri...Oda söyledi..AMa heyecandan sesi çok titredi...Herşeye rağmen iyiysi sesi....

Murat: Sadece5 kişinin öününde bile kontrol edemiyor sesini...dedi umursamaz bi tavırla eliyle gitmesini işeret etti....Ardından Buse girdi içeri......

Murat: Başlayabilirsin..dedi tebesüsmle.......Buse başladı şarkısını okumaya......Hepsinden daha iyiydi sesi.......Murat oldukça beğenmişti......Bittiğinde şarkı alkışladı Buseyi...Buse kibarca selamladı.....Murat kuşkuyla baktı...

Murat: Hangi barda çıkıyorsun sen....dedi ciddiyetle....Busenin yüzüne baktığında tahminin doğru olduğunu anladı..."Daha tanınmamış biri arıyorum ben" derken kafasını salladı.....Busede hayal kırıklığıyla ayrıldı oradan.....Hemen Hasreti aradıalr...Sonuç hüsrandı......

Hasret hırsla odada dolanırken camdan dışarı baktı......Ne yaptıysa olmuyordu...Camdan dışaarı bakarn çiçek satan kızalrı gördü.....Her arabanın peşinden koştrmalrına baktı.....

Aklına Selin geldi...Selinin Hasrete anlattıkları..Aldığı tablo....Kalabalık yola bakarken güldü......Eline telefonu aldı......Cihanı aradı....

Cihan: Efendim Prenses.....

Hasret: Cihan....Bu sefer buldum....Bana hemen "roman şivesi" verdiricek birini ayarla....Ayrıca "Ses eğitimide "almalıyım hemen....

Cihan: Sen ne diyorsun Hasret...Sabah sabah ne içtin sen????

Hasret: Hiçbişey içmedim..Dediğimi yap ve gel...bekliyorum seni...dedi zafer kazancağından emin bi tebessümle..........."Bu sefer bittin Turalı....."

Dilek!..
28-09-10, 19:30
Rep ve yorumlara şimiden teşekkür ederim..Söz verdiğim ikinci bölüm:)
Bölüm 6
Levent yanında iki kadınla muratın oturduğu masaya geldi..Murat uzaktan gelen leventin niyetini çoktan alamıştı..Yüzünü astııı.....Keyifsizce ayaklandı....

Murat: Hoşgeldiniz...dedi kibarca....

Levent: Selam Murt..Bak seni kiminle tanıştırıcam bu Derya...dedi tebessümle......

Murat: Memenun oldum diyerek Deryanın elini kibarca sıktı...

Derya: Bende öyle Murat..dedi sevecen bi sesle......

Burçin: Bende Burçin...diyerek elini uzattı.."Levente kalsa bellki tanıştırmayacak bizi" dedi gülerek......

Murat: Memenun oldum Burçin Hanım...diyerek uzatılan eli sıktı...Ardından oturdular masaya......Murat garsona gelmesi için işaret yaptı..Gelen garsona siparişler verildi...Ardından gelen yemeklerle birlikte sohbete başlandı.....

***
Hasret evde Cihanı bekliyordu...Akşam olmuştu ve hala ortada yoktu..Nihayet kapı açıldı ve Cihan içeri girdi..Yanında iki kişi ile..Hasret hemen yanlarına gitti...

Hasret: Hoşgeldiniz dedi gülümseyerek....

Cihan: Hoşbulduk Hasretim..diyerek içeri girdi..Yanındaki bayanlar da içeri geçti......

Ciha: Hasretcim seni Deniz ve Melek hanımla tanıştırayım....Melek hanım sana şive dersi vericek....

Melek: Memnun oldum Hasret Hanım..

Hasret: Bende öyle..diyerek tebessüm etti....

Cihan: Deniz Hanım ise şan dersi..Başlangıçta alt kademeden başlayacağı için şuan tek başına...İleri dönemde birde Haluk bey de olucak......

Hasret: Memnun oldum Deniz hanım..Tekrar hoşgeldiniz..Lütfen oturun ayakta kalmayın..diyerek oturmalarını söyledi......

Cihan: Ben soğuk bişeyler getirirken sizde konuşun...diyerek ayrıldı yanından....

Hasret: Sağol Cihan..diyerek gülümsedi..Ardından Melek'e döndü.."Benim en kısa sürede bu çiveyi öğrenmem lazım..Ne kadar sürer sizce?"

Melek: Bu tamamen size bağlı Hasret Hanım...Oldukça zordur....Yaklaşık 3 ayı alabilir.....

Hasret: 3 ay çok ama...dedi çaresizce.....

Melek: Daha da fazla sürebilir...Sanırım oldukça iyi bi şekilde konuşmak istiyorsunuz..Özellikle sizin gibi bi hanım efendi için bu zorlayaıcı olucaktır.....

Hasret: Anladım...dedi keyifsizce...."Peki şan dersleri ne kadar sürer...Öyle çok fazla bi eğitime gerek yok..Temel olan bilgiler yeter..İşte sesi doğru kullanma falan"...

Deniz: Öncelikle sesinizi duymalıyım hasret hanım..Duyup kontrol etmeliyim...Daha yolun başında bi zaman veremem size...dedi kafasını sallyarak...

Hasret: Anlaşılan 4 aydan önce hazır olamam..Peki ozaman hemen yarın başlayalım....Uygun muudur sizin için? dedi heyecanla.....

Melek: Evet ama önce bi çalışma planı hazırlanmalı....Bize 2 gün müsade edin..Çalışma saatlerini ayarlayalım..Sonra başlarız...dedi tebessümle....Bu sırada cihan da gelmişti...

Hasret: Ozaman cuma günü başlıyoruz....dedi doğrularcasına....

Deniz: Evet...Kısmetse cuma sabahı 10 itibariyle başlarız...

***
Murat Derya Levent ve Burçin dışarı çıktılar..Tam sırada birbiri ardına yöneltilen sorular ve patlayan flaşlarla karşılaştılar...Murat Deryanın beliden hafif tutarak arabaya doğru yürüdüler....Levent ve burçin Leventin arabasına..Muat ve Derrya ise muratın arabasına bindiler....

Araba hareket halindeyken murat ve derya sessizce bekliyordu..Murat Deryaya döndü..Kibar bir dille konuşmaya başladı.....

Murat: Evin ne taraftaydı Derya..Bu saatte taksiyle gitme....

Derya: Beyoğlu'nda..Buraya biraz ters.Ben tksiyle dewam edebilirim....

Murat: Olurmu öyle şey...Zaten bende buradan eve gideceğim...Önce seni bırakırım oradan geçerim....

Derya: Teşekkür ederim..Yalnız birşey söylemedin...dedi mahçup bi tavırla....

Murat: Aradığım sen değilsin Derya...Ben daha farklı bi SES arıyorum....dedi vurgulayarak....

Derya : Anladım...Levent ve burçin ısrar edince bende dayanamadım..Neyse artık başka bi projede yada başkka bir yerde görüşürüz belki....dedi ümitle....

Murat: Belki...dedi keyifsizce......Başka konuşma geçmedi yol boyunca...Deryanın evi tarifinden başka....Murat arabayı durdu...Arabandan inerek Deryanın kapısını açtı....Derya indi arabadan...

Derya: Zahmet oldu teşekkür ederim dedi tebessüm ile...

Murat: Rica ederim..İyi gecler diyerek yanından ayrıldı..Arbasının kapısını açtı...Arabaya binip eve doğru yola çıktı.....

***
Bugün hasret için yoğun bi çalışma temposunun ilk günüydü...Sabahın erken saatlerinde ders başlamıştı..Önce Melek hanım ders vericicekti...Çalan kapııyı hasret açtı....

Hasret: Hoşgeldiniz...Günaydın Melek Hanım...diyerek içeri dawet etti....

Melek: Merhaba Hasret Hanım...diyerek içeri girdi...Hasret konupuna birşeyler ikram etti..Çalışma planından söz ettiler..Ardından basit bi giriş yaptılar derse....

Melek: Öncelikle romanların nasıl hayatı olduğunu...Nasıl dawrandıklarından bahsedeceğim...Kesinlik "H" harifini kullanmazlar rutin konuşmalarda..Yazrken okurken problem teşkil etmeyen bu durum konuşma esnasında unutulur....

Melek: Ayrıca olaylara çok takılmazlar..Evet üzülürler ama çok takılmazlar...10 dakika sonra hayat dewam eder..Başka birbileriyle sürekli kavga halinde olmalarına rağmen birine birşey olduğunda hepsi bir olur..Kenetlenirler.....

Hasret: Bunların çok da yararı ollmayacaktır bana..Daha yüzeysel bilgiler istiyorum.....

Melek: Mesela bi süre kuaföre gitmemelisiniz..Sçalrınız bi çingene göre fazla bakımlı...Yada elleriniz...Oturmanız kalkmanız..Siz tam bir hanımefndisiniz hasret hanım..Sanırım bu konuda zorlanacaksınız....

Hasret: Nasıl oturmam gerekiyor ki...Gayet normal değilmi oturmam....

Melek: Evet gayet hoş fakat orada durum farklı...bikaç tane roman şarkısı öğretmeyi planlıyorum..Onların yürüyüzşlerini...olaylara tepkilerini bilmelisiniz ki amacınıza ulaşailin...

Hsaret: Ne gibi tepki bunlar?

Melek: Bazı olaylara ani çıkışlar olabilir...Sakızı çok severler...Tabi biraz fazla sesli çiğnerler dedi tebessüm ile....

Hasret: Anlıyorum..Buna çalışacağım emin olun dedi tebessümle....

Melek: Konuşmada bir kural daha var..."Geliyorum yerine geliyom..gidiyom" gibi kelimler tercih ediyorlar....Tabi bazı özel kelimeleride var...Gitmek yerine "naşla" da diyebiliyorlar....Zengin erkeklere genelde "baro" derler...Müzik duyunca oynamaya bayılırlar....

Hasret: Ne çok şey yaparlarmış yahu..dedi çaresizlikle....

Melek: Sizi yoğun yorucu bi tempo bekliyor Hasret hanım...derken elindeki kağıdı hasrete uzattı......"Bunu bi dahaki derse kadar tektatlayın lütfen...Bazı kelimeler var içinde"dedi

Hasret: Peki tamam..derken göz ucuyla baktı kağıtta yazılanlara.....

Melek: Bunuda alırmısınz..buda sizde kalsın...Ama önce bi okurmusunuz hızlıca...Unutmayın "H" harfini yutucaksınız akıcı konuşmada....

Hasret: Peki..Başlıyorum "Aydar ve Asan er akşam saile inip tavla atarlar..Saba(h)a kadar oynayıp gün ağırınca eve giderler..Erzaman tavlayı Asan kazanır...Yolboyunca konuşarak gülüşürler..Maallede gürültü yapanları kovalayn atice teyzeylen konuşurlar..Oradan bakkala uğrayıp ekmeklerini alırlar...En büyük keyifleri sarımsaklı menemendir...Bu sırada maalledeki kavgaları izlerler..Çoğu zaman kavgayı edenlerde onlardır...Ama birine bişey olsa epsi bir olup sorunu allederler...Ayda bi (H)amama gider maalledikler...Kavgalı gürültülü maallede ergün başka olay olur..."hasret sustu

Hasret: Bu biraz saçma bi hakiye değilmi...dedi yüzüne asarken....

Melek: Hikaye de romanların yaşayışlarından kesitler var..ayrıca altı çizili klimeler de önemli...Mesela (H) harifini kullanmadın...Bu çok iyi....

Hasret: Ben bnu yapamaycapım galiba...derken yüzünü asmıştı bile.......

Dilek!..
29-09-10, 13:35
Yorum ve replere teşekkür ederim...
Bölüm 7

Hasret derslere başlayalı bi ay olmuştu...Müzik ve şive dersleri bir arada gidiyordu...Bi dahaki hafta dans derside başlayacaktı...Yoğun tempo da giderken bi yandan da bi şekilde muratın soliti bulmaması iin engeller çıkarıyordu.....

Zaten muratta ara vermişti2 aylığına...Solist aramak yerine gösterinin diğer işlerini araştırıyordu.....Şuan elinde 3 kişi vardı...En zor durumda onları kullanmayı hedefliyordu......

***
Hasret eve gelen terziye ölçülerini vermişti...Saçilen kumaşlrın ardında üzerine uygun kıyafetler dikildi..Rengarek etekler....Bluzlar...farklı türde eşarplar...Bugün kıyafetleri teslim almıştı..giyip Melek'in yanına geldi....

Hasret: Melek Hanım..Nasıl olmuşum...derken etrafında döndü....

Melek: Gayet hoş olmuş kıyafetleriniz Hasret..dedi gülerek...."Tabi içinde biraz daha rahat olmalısınız"derken güldü....

Hasret: Çok eğreti durduğumun farkındayım derken dudaklrını büzdü.....

melek: Ozaman dün çalıştıklarımınızın bi tekrarını yapalım mı.....dedi gülerek....

HasreT: Emen yapalım..dedi bilmiş bi ifadeyle...."Güllerim var...Karanfillerim var..Kasımpatılar..Papatyalar.....Yakışıklı abim alasın bi gül sevdiğine..Em sevdiğin gülsün em ben güleyim.."derken elini beline koymuş tu hafif salııyordu...

Melek: Harika..Kıyafetlerde sizii fazlaca motive etmiş hasret.....derken alkışlıyordu mutlulukla....

Hasret: Azsabret be ablam...Bitmedi daa...Dewamı gelecek derken gülüyordu..."Aman be almassan alma..Çok ta umrumdaydı Muallebi Çocuğuuu" yaptı bağırarak....

Melek: Harika hasretcim...böyle giderse bir ay içinde şive dersleriniz bitmiş olucak....hatta daha erken bile olabilir...Ama ben size bikaç farklı şey daha öğreteceğim......

Hasret: Gerçkten mi..dedi mutlulukla.."Tahminimden daha çabuk biticek olması çok iyi oldu benim için..."derken gözlerine öfke yerleşmişti....

Melek: 3.sayfadaki metini de yapalım Hasret...."Karşına biri çıktı değilim..ve ürktün..dün de yapmıştık.."

Hasret: Tamam..."Op op ...Gözüne gözlük tak ayvan erif...neredeyse çiğneyecektin lan beni paspas gibi...."derken kızgındı......

Melek: Dewam hasretcim...Karşındaki adamın ukala biri olduğunu düşün.....sana ters gidiyor....

Hasret: "Ne demek sen atlatın yola....malalle bura otoban değil....Al voltanı naşla...alırım boyunun ölçüsünü dangoz..."" derken kendini kaptırmıştı......

Melek: Gayet güzel....derken ikside mutluydu....

***
Hasret bu sefer şan dersindeydi.....Sesinin güzel olduğunu öğrendikten sonra daha da rahat etmişti....Çok fazla derine inmeden ama muratı etkileyecek dersler alıyordu...Diyaframdn ses çıkarma..Basit nefes çalışmaları gibi....

Deniz: Önce ses tellerini yumuşatmaya başlarmısınız Hasret hanım.....

Hasret: AaaaaaaaAAaaaaa...Eeeeeeee...EeeeEEeeeeEeee...Oooo OoooOoooOoooooO....Aaaaa...aaaaa

Deniz: Şimdi diyaframdan çıakn bi La istiyorum...

Hasret: Laaaaa....Laaaaaaaa...LaaaaaaaaaaaaaaaaaaaAaa..dey ip sustu...."O ses benden mi çıktı" drken utanmıştı..oldukça bağırmıştı.....

Deniz: Tekrar edelim...olur böyle şeyler...

Hasret: Öhüüm..Öhhüümm....diyerek boğzaıın temizledi..Ardındna derin bi nefes aldı...."Laaaa....Laaaaa.....

Deniz: Ağzını okadar açmana gerek yok....Daha basit..daha rahat kasmadan söylemelisiniz Hasret hanım....

Hasret: Laa...Laaaaa....Laaaa..LaAaA...Laaa..Laa..Lalalala lalalalalalala...derken sıkılarak kendini koltuğa attı.....

****
Hasret dans dersindeydi...Roman dansını öğrenmeye çalışıyordu....Beline bağladığı zilli kemere bakıp güldü..3. dersti ve hala alışamamıştı.....

Hakan: Hazırmısın Hasret......

Hasret: Azırım Akan...dedi gülerek..."Ne zor şeylere kalkıştım ben "derken kendine kızıyordu....

Hakan: Elleri görelim havaya..Hafif avuçları dışarı....Eveet şimdi müziği açıyorum ve elleri çalışıyoruz...derken müziği açtı...Hasret ile karşılıklı oynuyorlardı....

Hakan: Şimdiden ayakları çalışalım..Ayaklar bi ilr bi geri...ama hızlı olucak...hadi hasret....

Hasret: Oluyor mu....

Hakan: Hayır..aklını ayaklarına verme....birde daha seri...müziğe bırak kendini...bedeninide öyle....

Hasret: ayaklar eller beden...offffff....diyerek pes etti....

Hakan: Pes etmek yok..biraz otur beni izle....aklına kazı gördüklerini...dediğimi yapıyormusun bu arada..sürekli bu müzikleri dinleyecektin....

Hasret: Dinliyorum...3 tanesini ezberledim..."Çiçekci kız..Gamzeli yarim..opaz"..bunları ezberledim.....

Hakan: Ama sana hem ezberle hemde harekette et..müziği hisset demiştim....

Hasret: Oynama işini kıvıramıyorum ki...

Hakan: Hadi kalk bir daha yapıcaz....9/8lik ritmi içinde hissetmessen başaramazsınnn....diyerek hasreti kaldırdı..uzun uğraşlar sonucu ayaklar eller been bi bütüni çindeydi...1 ay içinde ancak tamamen yapabiliyordu hasret.....

Hasret şan-şive ve dans dersleri bitmişti..Artık büyük güne az kalmıştı...Tüm hazırlıklar bitmişti...Ama muratın karşısına çıkmadan halletmesi gerek bikaç bişey daha vardı...Planın eksiksiz ilerlemesi için roman mahallesine ait bi yerde oturmalıydı!!!!

Hasret ve cihan sur mahallesinden bi ev buldular....Etraftakiler hasretin başka şehirde olduunu buraya yeni geldiğini düşünüyordu..Zaten hasret çok konuşmuyordu mahallediklerle...

Bikaç kişiyle muhattap oldu..onlarla konuşurken konuşmasının daha ilerleyeceğini biliyordu...3 haftadır mahalledeydi..Ve muratın tekrar solist aradığını duymasıyla karşısına çıkmasının zamanı geldiğini düşündü......Cihanı aradı.....

Hasret: Alo....Ciyan....dedi gülerek...

Cihan. Söyle bakalım prenses.....diyerek açtı telefonu.....

Hasret: Yarın Murat beyle tanışıyoruz aberin olsun...Bu arada sende benim gibi konuşsan iyi olucak...Mahallede tuhaf karşılanıyrsun...

Cihan: Tamam be asretim..sen iste yeterki..Ama benim dersler bitmedi daha..Sayende klarnetçi oldum çıktım..dedi gülerek.....

Hasret: Akşam geç kalma....papaz olmayalım senlen ciyan....

Ciyan: Tmama kız...adi kapa telefonu........Hasret gülerek kapadı telefonu..duvara astığı selin ile çkilmiş resime baktı...Gözlerininiçi bile güldüğü kız şimdi yoktu.......Gözleri doldu Hasretin......Ama üzülme vakti değildi...

--Burçin---
29-09-10, 17:54
'' ADIMI UNUT ''
(written : Burçin & Gizem )

'' Hayal Kırıklıkları ''


Hasret : Ben gidiyorum !
---
Murat pencerenin kenarından izliyor valizleri corvettenin arkasına yerleştiren Koray’ı...Hüzün gelmiş oturmuş kabine..Belki biraz da öfke ! Pencerenin ardına taşınan silueti Murat’ın egosundan büyük değil elbette...

Yavaşça aralıyor perdeyi...Görünmediğinden emin !

Hasret ‘in gidiyorum deyişi hala kulağında.Büyük bir ayrılık için mi bu tek cümle ! Yoksa blöf mü?

Herşeyi bırak nereye gidiyor bu kız ? Nerede kalacak ne yapacak ? Kendi evinde kalamaz ! Henüz evin işleri bitmedi !

Otelde mi? Yo o hiç olmaz .Otel köşelerinde kim olduğu belli olmayan herifler !
Yo yok bu ihtimal dahilinde bile olmamalı...

E nerede kalacak bu kız ?

Eskiden olsa mahalleye gideceğini düşünürdü Murat ..Gülnazında mahalleden
taşınmasından sonra...Cık bu da olmaz...

Aklındaki tüm ihtimaller Leventle çelişiyor !

Hasret Levent’in evinde mi kalıyor ? Ya Corvette !

Murat derince öfkesini soluduğunda Hasret’in kullandığı arabanın köşeyi dönmesi an meselesiydi !

Murat öfkesinin yorduğu bedenini , kalbini dinlemek için sandalyeye bıraktı !

Geri dönecek dedi içten içe .Geri dönecek ! Geri dönecek !

İçindeki egoist sesi bastıran tek bir Murat ortaya çıktığında büyük bir ses yankılandı beyninde ‘’ GERİ DÖNMEYECEK’’

--

Hasret , Murat’ın kayıtsızlığı karşısında ne diyeceğini bilemediği gibi ne hissedeceğini de bilemiyordu...Yola konsantre olmaya çalıştı .Ama nafile !
Gitme diyemeyen bir adamın yanında kalmaya hevesli kalbini öldüremedi yol boyunca...

Evinin yolunu bulduğunda mutsuzdu ! Beklediğinin bir özür olduğunu ancak Murat’ın ‘’gidebilirsin ’i ağzından çıktıktan sonra fark etmişti...

Oysa onunla kalma fikrini ne kadar da alıştırmıştı kendini !

Unutmaya çalıştığı sırada Corvetteyi yeni evinin , yeni garajına
yerleştirdi.Eşyalar gelmişti...Birkaç kişinin eşyaları taşıdığı evin penceresinden

Levent’in yanağından makas almaya çalışan Soner’i gördü !

--

Murat akşam yemeğine inmeyeceğini Nakiyeye belirtmişti...

Ama bu ısrar niyeydi ?

Aşağıya indi...Bir an boş bulunup Hasret ‘i yemeğe çağırmak için nişanlısının yani uzatmalı sevgilisinin kapısını vurdu...Kapıyı açan da olmadı gel diyen de !

Ama Murat’ın kalbi git diyen sesleri duyabildi ..

Yorgunluğunun tek sebebinin bedeni olmadığına karar verdiğinde telefonunu çıkardı ! Yarınki dersleri iptal etmek için gereken her şeyi yaptığında yemek
masasına doğru yol aldı !

Bomboş duran masanın etrafına şöyle bir bakındı !

Hasret’in yerine gözlerini çevirdiğinde Nakiyenin artık buz gibi olan sesi duyuldu..

Nakiye : Nesrin Hanım ve Ethem Beyler yemeğe gelmiyorlar ! Ben size
yemekleri servis edeyim !

Olmayan iştahı daha da kapandığında Murat aç olmadığını ifade ediverdi bir çırpıda...

Nesrin Hanım ve Ethem Beyin geldiklerinden beri odalarından çıkmaması ...Onlar da kırgındı Murat’a besbelli...

Murat ...Yalnızlığını alıp çıktı odasına!

--
Hasret’in gülmesi kesilmiyordu bir türlü !

Levent : Aaaa sus artık vallahi atarım kendimi ! dediğinde gerçekten sinirleri bozulmuştu ... Soner’in saçma , gereksiz yakınlaşma çabalarından kaçış onu epey yormuştu !

Hasret : Yatak odamı ah pardon odanızı ne kadar da güzel yerleştirmişsiniz ! Bayıldım !

Levent : Sus Hasret sus.Hep senin yüzünden bunlar ! Ne hallere düştüm ...

Hasret : Halin vaktin yerinde çok şüküüür yavrum dediğinde Levent’in
yanağından koca bir kesme aldı !

Levent : Bak gerçekten alay edilecek bir konu değil ! Sen gelene kadar neler çektim haberin var mı senin ! Psikolojim bozuldu resmen !

Hasret : Ahh canım dediğinde yavaşça Levent’e doğru büyük bir adım attı.Ellerini arkaya doğru bağladı ! Bir çocuk kadar şirin görüntüsüyle Levente sarıldı...Ben senin psikolojini düzeltirim !

Levent ismini bilemediği çekimin etkisinden kurtulmak için hiç çaba sarf etmeden Hasret’in yaydığı kokunun , yakınlığın keyfini çıkardı.Sıkıca göğsüne yasladı onu...

Onun bu arkadaşça yakınlaşmasından çok farklı şeyle çıkarmak isteyen kalbine lanet ettiğinde gözleri Hasret’in dudaklarına kaydı ...

--
Nesrin : Parçaları birleştirdiğimizde ortaya çıkan şey çok korkunç Ethem !

Ethem : Evet ama ortaya çıkan şey de bir o kadar da açıklayıcı.Murat’ın bu
aşırı kıskanç tavırlarının , Hasret ve Murat’ın sık kavgalarının ve Levent ile Hasret arasındaki sürekli ve bariz yakınlaşmanın ! Herşeyi açıklıyor !

Nesrin : Ya öyle değilse dediğinde yatağın ayak ucuna oturdu ! Öyle olmamasını umuyordu...

Ethem : Ya öyleyse Nesrin ? Selin’in ölümünden Hasret’in ihanetinden sonra oğlumuzdan geriye ne kalır bize...

Nesrin : Emin değiliz daha baksana dediğinde bir çıkar yol arıyordu !

Ethem : Yanılmak istiyorum tıpkı senin gibi.Ama kulaklarımızla duyduk , gözlerimizle gördük ! Birçok hamilelik belirtisi.Klinikle telefonlaşmalar. Bebeği aldırma çalışmaları ! Ve Levent’in ne hikmetse birden orda bitivermesi..Çok normal tesadüfler olmasa gerek dediğin kravatını sıkıntıyla çözüyordu.

Nesrin : Peki bunu Murat’ a nasıl söyleriz ?
--

Levent : Immm hayatımda yediğim –

Hasret heycanla kesti Levent’in sözünü...Kendini beğenmişlik ve ukalalıkla konuştu !

Hasret : İtiraf et bu hayatında yediğin en nefis makarna !

Levent : İtiraf ediyorum bu hayatımda yediğim en sıradan makarna !

Hasret salıncağın el verdiği kadar hareket etti ! Yastığı Levent’e doğru fırlattığında ekledi : Çok kötüsün insan eline sağlık der !

Yastık yanlış hedefi bulduğunda Levent’in tabağındakilerin hepsi Levent’in gömleğine boşaldı !

Şaşkınlık yerini kahkahaya bıraktığında Hasret’in gülücükleri yerini Levent’in gömleğindeki sosları silmeye bıraktı !

Hasret : Çok özür dilerim ya ..Hedef orası değildi !

Levent : Önemli değil tamam sakin ...dediğinde Hasret’in endişeli ellerinin gömleğinde gezinmesine bir an önce sonlandırması gerektiğini fısıldadı beyni...

Hasret hafif bir utançla çektiğinde kendini ne diyeceğini bilemedi...

Hasret : Özür dilerim ...

Levent Gömleğindeki makarnaları toplayıp tabağa bıraktı ... Huzurluca güldü
ve cevapladı : Önemli değil ama !

Hasret yavaşça sordu : Ama ?

Levent : İntikam !!!!

Levent Hasret’in hafiften sallanmakta olan çok kişinin de oturabildiği salıncaktan kaldırdı yavaşça...

Hasret ‘in güzel gülücüğü hala yüzündeydi ! Siyah eşofmanı , lacoste tişörtü ve gelişi güzel toplanmış saçları çok şeker bir görüntü çiziyor.E Levent’in de soslu makarna gibi duran göbeği de fena bir izlenim yaratmıyordu !

Hasret : İntikam mı ? Cık cık cık ! Olmaaz ..Levent bak gerçekten ... Hem yarın !

Levent Hasret’in tuttuğu ellerini sıkıca kavradı ...Hasret’i sürükler gibi kendine çekti ! Ve güldü....Havuzun kenarına geldiklerinde Hasret’i havuzdan yana doğru itti..Bir adım daha atarsa eğer ...

Hasret sıkıca sarıldı Levent’e ...Düşmek istemiyordu ! Ama Levent’e yakın olmanın ne denli bir duygu olduğunu tatmak ! Bu büyüleyici bir şeydi...

Aralarındaki çekim arttıkça solukları hızlandı...Bir adım da kendilerini ya aşkta bulacaklardı ya da suda !

--
Murat gözlerini tavana diktiğinde saatin tik taklarının ne kadar aptal olduğunu fark etti...Guguklu saatin çalmasına sadece birkaç dakika kala gözlerini kapatıp , duymamaya çalıştı...

Saati mi yoksa Hasret’e olan özleminimi karar veremedi !

Başka biri olmak için uyuyordu ! Yani uyumaya çalışıyordu !
--

Hasret : Eğer beni itersen seni de çekerim ! dediğinde tehdit ediyor gibiydi.

Levent : Öyle bir seçenek yok ! Şu üzerime bak !

Hasret hafifçe kıkırdadı..Domatesli makarnanın izleri hala gömleğindeydi Levent’in. Gömleğin yakasına doğru yapışan makarnayı çekti aldı...Ve güldü...

Hasret : Soslu makarnaya bayılırım !

Çalan telefonla Hasret hareketlenen Levent’e ‘’ suya düşmemek ‘’ adına biraz daha yaklaştı .

Levent eli ile telefonu kapatıp Hasret’e biraz daha sokuldu : Tatlım yarın sen’le röportaj yapmak istiyormuş Emre Bey.

Hasret : Emre Bey’de kim?

Levent : Hani gösteri’de tanıştırmıştım sizi.

Hasret : Şu yeşil gözlü yakışıklı’dan mı bahsediyorsun?

Levent : Evet aynen o...ne? ne dedin sen? Yakışıklı mı? Hah ! O mu yakışıklı?

Hasret : Evet de!

Levent : Ne? dedi şaşkınca.

Hasret : Röportaj için diyorum evet de.

Levent cep telefonunu tekrar kulağına götürüp cevap verdi.

Levent : Beklettiğim için kusura bakmayın lütfen ! telefonun diğer ucundan ses gelmeyince Levent korkuya kapıldı.

Emre’nin ‘Sizi dinliyorum!’ diye yankılanan ciddi sestonu duyulunca Levent
konuşmaya başladı.

Levent : Hasret hanım teklifinizi seve seve kabul edeceğini söyledi.

Emre : Peki o zaman yarın sabah 9 buçuk gibi...olurmu?

Levent : Imm tabi tabii. Dokuz buçukta görüşmek üzere.

Emre : İyi akşamlar.Hasret hanım’a da selamımı söyleyin.

Levent : Baş üstüne.

Hasret : N’oldu? Ne diyor?

Levent : Ne mi diyor? Görüşürüz falan diyor işte.Ayrıca,dedi mırın kırın ederken selamı var.

Hasret Levent’in boynuna atılıp çığlık attı.Durdukları yer her ikisi için’de hâla çok tehlikeliydi. ‘ Ne yani yarın ilk röportajımı mı gerçeklştireceğim ben?’

Levent : Tabii ki.

Hasret : Aaa Levent inanamıyorum,derken kollarını heycan için de gevşetti. Bir anlık ani hareketiyle baraber suyun dibini yine beraber buldular .
--

Suya bir kez daha dalıp çıktılar Hasret’in üstüne yapışan t-shirt’ü Levent’in nefesini kesiyordu. O’na bu kadar yakınken,bu kadar uzak olmak...Neler vermezdi şimdi onu o incecik belin’den kavrayıp öpebilmek için.

Hasret yavaşça havuzun merdivenlerine çıktığında hıçkırıkları duyuldu .Ardından Levent çıktı ve endişeyle sordu !

Levent : Hasret n’oldu tatlım?

Hasret : Yok,yok birşey,dedi güçlükle.

Levent : Eminmisin?

Hasret : hı hı.

Levent : Bişey yok ama sen ağlıyorsun ! Hiç inandırıcı değilsin.durdu biraz Levent ve sordu Murat mı ?

Hasret : Evet !,derken hıçkırıkları sesini boğuyordu.

Flashback

Murat Hasret’e yüzme öğretecekti bugün,o yüzden bu kadar heyecanlıydı Hasret.Havuz kenarına ulaştığında Murat şezlong'a uzanmış onu bekliyordu.

Murat : Leoparlı bikininle kadar seksi göründüğünü tahmin bile edemezsin aşkım.

Hasret : Utandırma beni Murat,dedi kızaran yanaklarıyla.

Hasret havuz kenarında duruyordu,Murat ona yaklaştığında. Belini kavradı
Murat. Tenine değdiğinde Murat, için’de şimşekler çakıyordu.

Tanrım nasıl bir duyguydu bu? Elleri Hasret’in sırtı ve Belinde gezinirken Hasret gıdıklandığını farketti.

Hasret : Yapma Muraat gıdıklanıyorum. ahaha...yapma lütfen.

Murat : Ne yapmayayım?diye sordu muzipçe.

Hasret : Biliyorsun sen,dedi hafifçe Murat’ın omzuna vururken.

Murat Hasret’i öpmek için bir hamle yaparken,Hasret bir adım geriye gitti.Murat
ona yanaştıkça kaçmaya çalışıyordu. Hasret’in dudağına minik bir öpücük
kondurduktan sonra ikiside suya düştü.

Murat : Hasret dur,dur bak ben sana ne yapacağım,dedi kahkaha atıp su’da Hasret’i kovalarken.

Flashback

Levent : Gel buraya deyip Hasret’i kendine çekti..Hasret ağlıyordu,Levent’se onu teselli etmeye çalışıyordu fakat ne yaparsa yapsın Hasret’in ağlamasına engel olamıyordu.Hasret hıçkırıkları dindiğinde biraz daha normala döndüğünde yavaşça doğruldular. İçeri girdiklerinde ıslak eşyalardan kurtulmanın tek ihtiyaçları olduğunun farkında bile değildiler. Hasret üzerini değiştirdi.Bir Koli’nin için’den çıkan Murat’a ait ve yanlışlıkla Hasret’in kıyafetlerine karışan bir şort sayesinde kurtulabildi Levent ıslak kıyafetlerin’den.Pantalonunun cebin’de ki cep telefonu’na ulaştığında Çalışmadığını fark etti.

Levent : Allah kahretsin !

Hasret elinde iki kahve bardağı ile döndü mutfaktan ‘N’oldu Levent?’

Levent cep telefonunu işaret ederek : Çalışmıyor !

---
Cep telefonu’nun kırmızı tuşuna basmıştı Murat.Sürekli bu band’ta ki kadını dinlemekten nefret ediyordu.Bu kaçıncı arayışıydı?Onuncu mu?Yoksa onbeşinci mi?Belki’e yirminci ! Neden açmıyordu şu telefonu? Birlikte olup olmadıklarından emin olmalıydı Murat.

Tabii ya ! Bu neden daha önce aklına gelmemişti?

Murat : Saçmalama Murat! Hasret sana bunu yaparmı? Aklına gelen edepsiz her şeyi unutmaya çalıştı .Hasret ve Levent ne yapabilirdiler ki ?

Sonra kendini uyardı !

Saçmalama Murat Hasret yapmaz öyle birey !

Doğru Hasret yapmazdı. Peki ya Levent? Levent ne yapardı ?
----
Hasret’i yatağın’a yatırdıktan sonra üstünü örttü Levent.Artık kupkuru olan kıyafetlerini sırtına geçirip tekrar Hasret’in yanına gitti.Alnına küçücük bir öpücük kondurduktan sonra bir süre onu izledi.Yatak odasından çıkıp salon’a yöneldiğinde masanın üzerindeki iki yedek anahtar çarptı gözüne.Biriyle sessizce kapıyı çekip çıktı.

---

Murat Hasret’siz bir gün’ daha gözlerini açtığında başı çatlamak üzereydi.

Yatağından zar zor çıkarken Murat’ın eli komidin’in üzerinde ki cep telefonu’na gitti. Tekrar arasamıydı acaba? Hayır ! Hasret gittiyse gitti,bu kendi seçimiydi. Sonuçta enin’de sonun’da konağa dönecekti bunu kendi’de biliyordu. Merakına karşı koyamayan Murat Hasret’i değil, Levent’i aramayı tercih etti. Zaten ezbere bildiği numarayı tuşladı. Telefonu kulağına götürdüğünde,Levent’in telefonunun hâla kapalı olduğunu anladı.
----
Levent ;

Elim’de ki poşetlerle ev’e girip duvar’da duran kocaman saat’e bakıyorum. Saat 07:59. Poşetleri masa’nın üzerine bırakıp ceketimi çıkarıyorum. Koridor’dan geçerken başımı yatak odasına doğru uzatıyorum,kapı hafif aralanmış. Daha da yaklaşıyorum. Hasret mışıl mışıl uyuyor,melek gibi. Yastığını kollarıyla kavramış, saçları yüzüne gözüne karışmış. Bir gülümseme yerleşiyor yüzüme onu öyle görünce. ‘Hadi ama Levent ! ‘ diyor içim de ki ses, ‘Peri kızı’nı uyandırmadan gir mutfağa !’ İç sesimi dinleyip mutfağın yolunu tutuyorum.
----
Murat ;
Kahvaltı’ya indiğim’de yine ne annem var sofra’da ne babam. Benim’le karşılaşmak istemiyorlar. Daha doğrusu beni böyle cezalandırmak istiyorlar. Sanki Hasret’in tek suçlu benmişim gibi. Ceketimi alıyorum...
---
Kahve-krep karışımı kokular alan Hasret, terliklerini ayağına geçirip saçlarını topladı. Bir anlık bir korku kapladı Hasret’i, onun evine girip kahvaltı hazırlayan’da kimdi? Sessiz adımlarla mutfağa yaklaşan Hasret’i Levent’in kocaman gülümsemesi karşıladı.

Hasret : Off Levent senmiydin?, dedi..Hayal ettiği görüntünün bu ve burada olması gereken kişinin Levent olmadığını o da iyi biliyordu !

Levent : Beni gördüğüne sevinmedin mi fıstık? Dedi hafiften gülerken..

Hasret : Yo,yoo hayır ondan değil’dee...sen nasıl girdin içeri?

Levent : Hı..doğru ya korktun tabi..Dün gece giderken anahtarlardan birini aldım da...dedi bakışlarını yer’e yöneltirken. Yani eğer kızdıysan..

Hasret : Hayır,canım ne kızması, dedi eliyle alnını sıvazlarken. Hatta ne olur ne olmaz biri sende kalsın. Sonuçta ben Hoşgeldin depresyon modundayım !

Levent : Peki o zaman sen dooğru banyoya gidiyorsun elini yüzünü yıkayıp sofraya oturuyorsun anlaştık mı?

Hasret : Anlaştık,dedi gülümseyip banyonun yolunu tutarken.
---

Hasret mutfağa geldiğinde Levent yoktu. Kahve için eline bir bardak aldığında Levent arkasındaydı. Hasret’in kulağına eğildi:

‘Sana küçük bir hediye aldım prenses!’ dedi Hasret’in boynuna kolyeyi takarken. Yanağına küçük bir öpücük bıraktıktan sonra çekildi Levent.Hasret hemen Levent’e döndü.Yanakları alev alev’di. Levent’in masum öpücüğü’de onu en az hediyesi kadar sevindirmişti.

Hasret : Ben...gerçekten ne diyeceğimi bilmiyorum. Böyle birşey’e hiç gerek yoktu Levent. Çok çok teşekkür ederim. Hasret’in eli kolye’ye gitti gümüş bir yonca yaprağı kenarında küçük bir pırlantası ve içine kazınmış ‘H’ harfi var.
Levent : Solistim’e menejerinden küçücük bir hediye.İlk röportajı için,derken göz kırptı.

Hadi iki kahve bardağı al da gel...
**

Hasret : Levent ! Yeter artık, patlayacağım. Hem sen neden beni besleyip şımartıyorsun? Aslında Levent’in onu beslemesi hoşuna gitmişti ama az daha yerse çatlayabilirdi.Murat hiç böyle yapmamıştı ! Boşluklara dolan Leventten o da hoşnuttu !

Levent : Aaaa mızmızlanma ama Hasret ! Yemen lazım senin akşama kadar açlıktan bayılırsın yoksa...

Hasret : Akşam’a kadar mı? Kısacık bir röportaj dememişmiydin?

Levent : Evet ! Ondan sonra’da küçük bir sürprizim var.

Hasret : Şımartıyorsun beni sürprizlerinle.....ama merak ettim neymiş?

Levent : Söyleyeceğimi sanıyorsan yanılıyorsun prenses.

Hasret : ‘Tamam birşey demedim sevgili menejerim.’Elini Levent’in yanağına koyduktan sonra sözüne devam etti ‘Ayrıca sana çok çok çok teşekkür ederim.Son zaman’da bana hep destek oldun her ihtiyacıma koştun.’ Bir süre bekledikten sonra sessizce ekledi ‘Sağol..’ Sen harika bir arkadaşsın ! Ve dedi yavaşça İyi ki de varsın.Yoksa uzatmalı nişanlım ve kaprisleriyle ben ne yapardım ? Masa’dan kalkarken Levent’in yanağına küçücük fakat içten gelen,sıcacık bir öpücük bıraktı.

Levent yanıyordu. Kıpkırmızı olmuştu. Aptal aşık gibi gülümsüyordu. Aptal aşık? Evet! Öyle değilmiydi zaten? O da aptal aşıklardan biri değilmiydi?

Levent : Ha..Hasret ! Sen git üstünü değiştir. Ben masayı toplarım.

Hasret : Sana da zahmet olacak ama...

Levent : Ne zahmeti canım.

---

Levent : Hasreeet ! Hadi ama kaç saat oldu.Geç kalacağız, derken aynada kendini süzüyordu.Saçlarını düzeltti. ‘Bak ben çıkıyorum gelmezsen,hayatının fırsatını kaçırmış olursun !’

Levent –artık fazladan bir anahtarı daha olan ve araba anahtarının da bulunduğu – anahtarlığını aldı eline. Ayna’da kendine bir kez daha bakıp kapıyı açtı. Karşısında Murat duruyordu. Murat’ın şaşkın bakışları Levent’in üzerinde gezinirken Hasret yatak odasından seslendi ‘Geliyorum tatlıım !’ Ne Levent ne Murat konuşuyordu. Oysa Hasret koridor’a geçtiğinde mırıldanmayı ihmal etmiyordu. ‘Off ya Levent bu elbisenin yakasını ne hâle getirdiğinin farkında mısın? Neyse hallettim ben !’ Çantasını omzuna takıp kapıya ulaştığında Murat’ı farketti...

Dilek!..
30-09-10, 12:31
Yorum ve replere tekrar teşekkür ederim....Kısa mı olmuş..Evet kısa...Ozaman 9.bölüm için başlıyorum yazmaya:)
Bölüm 8


Murat gösteriye ait ne varsa ayarlamıştı...Söylenicek parçalar bile saçilmişti..kalan tek şey solist bulmaktı...Ve yine bir sürü insanı dinlmek için evden çıktı..Işıklarda beklerken yanına daha önce görmediğini düşünüdğü biiri yaklaştı....

Murat karşısındaki kızdan gözlerini alamadan camı araladı....Yüzünde gülümsemeyle baktı çiçekci kıza...Hasret cama doğru eğildi..Elindeki gülleri uzattı.....

Hasrt: Yakışıklı baro...Alasın bi gülcük sevdiğine...Em sevdiğin em ben sevineyim...dedi gülerek.......Murat güldü..Gözlerini hasretten alamıyordu.....

Hasret: Almayacan mı bi gül....derken kendisini çekti.....

Murat: Ne...dedi şaşkınca.....Hasrette şaşırdı....Muart topladı hemen kendini....."Gül..alırım tabi....Ama sevdiğime değil..Anneme "dedi göz kırparak....bianda açıklama yapma ihtiyacı duymuştu....

Hasret: Ozaman sana en akikisini vereyim..en tazesini....diyerek bi gül uzattı....

Muart: Teşekkür ederim..diyerek aldı gülü..Gülü yan koltuğa bırakıp parasını uzattı...

Hasret: Annene benden olsun...dedi gülerek çekti kendini..Muratın şaşkın bakışlarına ladırmadan yürüdü arkasına bakmadan...Başka arabalara sattı güllerini...Murat aynadan baktı...Gözden kaybolunca daha hızlı gitmeye başladı.....

***
Hasret tüm gün muratı takip etti...Murat yine ali boş dönüyordu eve...Hasret ve cihan herşeyi ayarlamıştı...Murat tam köşeyi dönecekken hasretn arabanın önüne attı kendini...Hafifce dokundu araba hasrete..Hasret kendini yere attı...Murat telaşla indi araçtan..

Murat: Bişeyiniz varmı hanımenfedi...dedi yerde yatan hasrete...

Hasret: Yok yok..İç bişey yok..diyerek kalkmaya çalıştı...yüzünde acı ifadesi vardı..

Murat: Bi yerinde kırık olabilir hızlı hareket etme..Yavaşça kalkalım ayağa..Seni bi doktora götürmeliyim....

Hasret: Valla yok bişeyim..Azıcık karnımda ağrı var o kaa..Sen bırak beni yolundan kalma...

Murat: Ne diye atıverdin kendini yola..

Hasret: Şu giden baroya çiçek satıcaktım ama yetişemedim ki...Erif iki dakka da naşladı gördün mü....

Murat: Hayatından daha mı önemli....

Hasret: Seninde ekmek paran satıcağın tek bi çiçek olsaydı önemli olurdu....

Murat: Bidakika sen sabah bana çiçek satan kız değilmisin

Hasret: Öylemiyim...valla abim ben onlarca insana çiçek satıyom...atırlayamadım seni....

Murat. Hani anneme çiçeği bedava verdin. sabah....madem bu kadar değerli bi çiçek...benden neden almadın para....

Hasret: Annene aldın ya....ondan verdim..benim annem öldü de...dayanamadım...derken gözleri dolmuştu.....murat gözlerini hasrete dikti....kısa bi bakışmın ardından topladı kendini...

Murat: Hadi kalk bakalım çiçekci kız...Kalkta bi doktora gidelim..Bi yerinde birşey olmadığına emin olmam lazım....

Hasret: Ben evime gidicem...İstemiyom astaneye felan gitmek...Kolumu bırakta gideyim..diyerek kolunu çekti.....

Murat: İyi olduğundan emin olmalıyım..diyerek arabaya doğru çekti hasreti..Hasret hızla uzaklaştı....Kızgın bi ifade vardı yüzünde...

Hasret: A(h)tapot gibi sardın epten kolumu be...Az çekilde nefes alayım..Şişirdin iki dakkada..dedi elini beline koyarak...

Murat: Şu arabaya binde gidelim bir sürü işim var..Bütün günümü sana dil dökmekle harcıyamam..Ya şimdi binersin arabaya..yada ben gidiyorum...

Hasret: Ahhhh....Karnım..BEni burada böylece bırakıcan öylemi....derken karnını tutuyrdu....

Murat: İnadı bıraksan gidicez en yakın doktora.....diyerek koluna girdi..."Buradan bizim ev 5 dakika..Seni eve götüreyim..Doktoru eve çağıralım..Eğer film çekmek gerekirse gideriz"

Hasret: Tamam....diyerek bindi arabaya...Eve gelene kadar hiç konuşmadılar..Kısacıktı zaten yol..hemen bitivermişti..Arabadan inicekken Hasret konuştu...

Hasret: Benim Asret...Senin adın ne ki...

Murat: Murat..Murat turalı......Hasret murata baktı..içindeki nefreti saklamaya çalıyrdu...bu ana kadar herşey Hasretin planladığı gibi gidiyordu..

Dilek!..
02-10-10, 16:52
Yorum ve Replere teşekkür ederim..Geç oldu farkındayım...
Bölüm 9

Murat Hasreti misafir odasına yerleştirdi..Konakta kimse yoktu bugün....Hasret yüzüne taktığı saf ve şaşkınlık ifadesiyle yatağa yattı.....Murat telefonu kapattıktan sonra Naikyeye seslendi...

Murat: Naikye...Nakiyee.....

Nakiye: GEldim geldim..Efendim Muratcım.....

Murat: Misafirimize gce yatarken giyebiliceği birşeyler verirmisin...Bu gece bizim misafirimiz olucak..Bu arada doktor tarık bey gelince hemen buraya gelsin....

Nakiye: Peki Murat..diyerek odadan çıktı..Murat hasrete yaklaştı....

Murat: Daha iyimisin..dedi gülerke...

Hasret: İyiyim ama ben burada kalamam..Maalledekiler beni merak eder.....derken kalkamaya çalıştı....

MuraT:dur dur dur...Doktor gelip bakmadan seni bırakamam ayrıca akşam oldu...bu saatte gitme...sabah bırakırım ben seni ışıkların oraya....

Hasret: olmaz dedim ya....ortalığı ayağa kaldırırlar...benim burada kaldığımı duysalar seni linç ederler aberin olsun....

Murat: sen söylemezsen bilmezler..dedi göz kırparken gülümsedi...Hasret muratın gülmesine takılı kaldı....Sonra topladı kendini "Selinide böyle kandırdı" diye geçirdi içinden...

Hasret: Ozaman ben bi aber vereyim telefonun vardır eralde senin.....

Murat: Tabi..derken ceketinin iç cebinden telefounu çıkarıp hasrete uzattı..Hasreti telefonu alıp cihanı aradı.....

Hasret: Alo ben asret.....

Cihan : Söyle asretim....dedi kıkırdayarak...

Hasret: Bak ben bugun eve dönemeyeceğim..ufak bi kaza geçirdim şimdi doktor gelicek...onu bekliyom meraklanmayın diye aradım...

Cihan: Eve girebildin yani...

Hasret: Evet....

Cihan: Ozaman plan işliyor...

Hasret: Evet....

Cihan: Sabah kapıdayım...B planına geçiyoruz

Hasret: Tamam...adi kapıyo artık....oşçakal diyerek kapattı telefonu....numarayı silip Murata geri verdi telefonu...

Hasret: Sağolasın be Murat Bey..Sen varya (h)akikatli bi adammışsın..Ben seni bi yerden tanıyom ama nerden??

Murat: Bilmem..Daha önce çiçek satmışsındır belki..Ama ben seni gördüğümü hatırlamıyorum hiç....

Hasret. Yok yok..sen o gazetelere çıkan adam değilmisin..Ani müzik yapan....Bak benimde sesim güzeldir şakıyayım mı bi sana...

Murat: Yok yok...sen dinlen..Ben bi bakıp geliyorum nakiyeye...Tarık bey nerede kaldı..diyerek odadan çıktı..

Hasret: Ben sana çok meraklıyım zaten kaç bakalım Turalı...Yalvar yakar peşimden koştuğun günlerde olucak elbet...diye mırıldandı odadan çıkan muarata....

***
15 dakika sonra Doktor muayyene edip odadan çıkarken Hasrete döndü bi kez daha....

Dr.Tarık: Eğer gece sancınız olursa bu ağrı kesiciyi kullanın ama şiddetli ağrılara neden olursa yarın mutlaka hastaneye gidin..

HasreT: Benim bişeyim yok diyom anlamıyonuz ki doktor..İyiyim ben iyiym.....

Dr. Tarık: İyi akşamlar...diyerek odadan çıktı muratta peşinden çıktı kpaıya kadar eşlik etti....

Murat: Birşeyi olmadığına eminsiniz değil mi Tarık Bey?

Dr.Tarık: Eminim Murat Bey...Ufak bi zedelenme olmuş..2 güne geçer...Ama yineen sabah bişey olursa götürürsünüz hastaneye...

Murat: Teşekkür ederim..İyi akşamlar..diyerek kapıyı kapattı...Mutfağa indi..Nakiye mutfağı toparlıyordu..

Murat: Nakiye hasretin odasına bardak ve su götürürmüsün..Birde evde var dediğin ilactanda koy başına...Ayrıca karnı aç olabilir ilgilenirmisin...

Nakiye: TamamMurat'cım ben şimdi çıkıyorum yanına....Sen bi yere mi gidicektin?

Murat: Levent bekliyor..Hasret sana emanet...diyerek yukarı hasretin yanına çıktı..Odaya girdi..Hasret yatakta öylece yatıyordı.

Murat: Kendini kötü hissedersen nakiyeye söyle mutlaka..O beni arar gelirim.....

Hasret: Ne nereye gidiyon ki?

Murat: Dışarı çıkmam gerekiyor...Sabah görüşürüz....diyerek odadan çıktı...Hasret kızgınlıkla baktı arkasından..."Zavallı Selin...Neler çekti kimbilir bu adamdan" diye hayıflandı....

***
Murat levent ile karşıklık oturmuştu..Elleirnde birer içki bardağı müzik üzerne konuşuyorlarken Muratın telefonu çaldı..Evde aranıyordu...

Murat: Efendim Nakiye...

Nakiye: Muratcım Hasret odada karnını tutarak ağlıyor....İlaçta içti ama yarım saattir ağlayınca dayanamadım aradım seni...

Murat: Tamam hemen geliyorum..dedi teleaşla telefonu kapattı..Levent şaşkınlıkla bakıyordu...

Levent: Hayırdır...Kime ne oldu??

Murat: Hasret iyi dğilmiş..Gitmem gerekiyor...diyerek yürümeye başladı hızlı adımlarla..Levent arkasından baktı...

Levent: Hasret mi? Oda kim Murat diye seslendi..Murattan cevap alamayınca hızlı adımlarla muratın peşinden koştu...Yetişmişti ve arabaya bindi....

Levent: Bi laf atıyorsun ama başı sonu belli değil..Hasret kim Murat?...dedi sitemle...

MuraT: Bugün eve dönerken çarptım o kıza..Eve getirdim..Ne olur ne olmaz gözümün önünde kalsın istedim...Ama iyi değilmiş....

Levent: Ve bunu bana anlatmadın...Pes sana kardeşim pesss...dedi isyankar bi tavırla...

Murat: Önemsiz bişey Levent...

Levent: Ve sen o önemsiz şey için bu kadar telaşlnıyorsun...Yapma Murat..Seni sendne daha iyi tanıdğımı unutma lütfen....

Murat Levente keskin bi bakış atıp yola baktı..Cevap vermemeye çalıştı..Nihayet eve varmışlardı..Hızla içeri girdi..Odaya girdi nefes nefese...

Murat: Hasret....İyimisin...derken yanına bakıp elini hasretin yüüzüne koydu......Hasret kızgın bi bakışla çekti kendini...

Hasret: Dokunma be.....derken ağlıyordu..Biyandna da karnını tutuyordu.....

Murat: Ne oldu...İyiydin..birdeb bire nerden çıktı bu ağrı..Kalk hastaneye gidiyoruz.....

Hasret: Ben evime gitcem...mahallemi özledim be....derken gözyaşlarıını sildi.......

Murat: Önce hastaneye gidelim sonra gerekirse bırakırım mahallene seni.....

Hasret: Ya benim bı yerim ağrımıyorki....

Murat: Neden ağlıyorsun ozaman....dedi sitemle...

Hasret: Maallemei özledim dedim ya ondan ağlıyorum..Sen ne sandın ki....dedi muzip bi tavırla...

Murat: Of hasret off...diyerek omuzlarını düşürdü...."Uyu hadi sen"diyerek odadan çıktı...Levent kapıdan bakıyordu olanalara.......

Levent: Ailemi özledim diye bu kadar içli ağlayanı da ilkkez görüyorum...dedi şaşkınlıkla...

Murat: Hadi gel Levent..Yukarıda dewam edelim konuşmaya....diyerek merdivenlere yöneldi.....

***
Ertesi gün Murat hızlı adımlarla merdivenleri indi...Kapıyı çalarak Hasretin odasına girdi.....

Murat: Günaydın Has...odaya baktı yataklı topluydu pijamalar yatağın kenarına iliştirilmişti.....Ve hasret odada yoktu....Hızla çıktı odadan...

Murat: Nakiye..Nakiyee......Hasret nerede???..diye seslendi....

Nakiye: Bahçede....Sabahtan beri arka bahçedeki çiçeklere bakıyor.......derken gözleryle camı gösterdi.....

Murat: Tamam..Sen kahvaltıyı hazırlayınca çağırırsın bizi..annemler ne zaman geliyordu...

Nakiye: Yarın akşam Muratcım..diyeretek Mutafağa geri döndü..Murat merdivenlerdne çıkarken hasret mutfağın camından gördü...Ses çlışmalrı yapmıştı sabahtan beri sıra şarkısındaydı...

Hasret: Çiçekci kız bak bana..Sarı lira vericem ben sana....

Hasret şarkıyı söylerken murat kapıda durdu..Kapıya yaslanıp yüzünde tebessüm şarkıyı söyleyen hasreti izliyordu..Ama yüzünde ki ifade git gide ciddileşiyordu....

Hasret: Tak sepeti sen çık yola gül tep...hasret etrafında dönerken muratı gördü..Yüzüne şaşkın biifade yerleştirip yüzüsünü eğdi....Murat önce alkışladı

Murat: Niye sustun dewam etsene.....

Hasret: Sen benlen maytap mı geçiyorn be....

Murat: Hayır seni kandırmak gibi bi niyetim yok...Sesin çok güzel..Yani eğitimle daha güzel olur....

Hasret: Benim sesimmi..Ayol maalledekiler ben şarkı söyleince kaçarlar be....

Murat: Onların ne düşünüğü umrumda değil....Benim için sesin çok değerli bi ses....Sana bi teklifim var Hasret...

Hasret: Teklifmi..Ne teklifimi be..Senin ne dediğini o kulağın duyuyormu..derken yere baktı taş arıyordu....

Murat: Dur dur...Ynlış anlama teklifim müzik ile ilgili....Seni yapacğaım büyük gösteriye..

Cihan: Asret...Asret...diye seslendi Hasret döndü..aynı anda muratta.......

Hasret: Ciyan...Nereden buldun sen burayı...

Murat: Cihan mı..Okim....dedi ciddiyetle......Hasret koşarak cihanın yanına gitti...Arkasını dönerek bağırdı murata....

Hasret: Ciyan..Benim manitam..Evlencez biz ..dediğinde Murat gerilen sinirlerine hakim olamadı...

Dilek!..
03-10-10, 12:54
YORUM VE REPLERE BİRKEZ DAHA TEŞEKKÜR EDERİM:love05:
Bölüm 10

Hasret: Ciyan..Benim manitam..Evlencez...biz dedi gülerek kapıyı açtı....."Oşgeldin be...Nasıl buldun beni"

Cihan: Buldum işte..Adi gidiyoz....derken elini tuttu..Murat şaşkınlık ve kızgınlıkla izliyordu ikisini......

Hasret: Erşey için sağol be Murat Bey...Ben gidiyom...

Murat: Ama sana bişey diyecektim....Daha lafım bitmedi..dedi kızgınlıkla.....

HasrT: Çok önemliyse ışıklardayım bugün......diyerek yürümeye başladı...Murat arklasından şaşkınlıkla bakarken gözüne yere düşen Hasretim yazmasını gördü..Eğilim eline aldı....yüzüne kısa bi tebessüm yayldı.....

***
Aradan 2 gün geçmişti...Hasret ve Cihan yine ışıklarda Muratı bekliyordu...Ama hala ortalıkta yoktu..Hastret karamsar bi ifaddeyle cihana döndü...

Hasret: Sence iyi mi yaptık...Yani daha bitirmeden lafını....

Cihan: Bilmiyorum ki..Ama gelicek hiç merak etme....derken gözüyle ileride köeşyi dönen arabayı gösterdi..."Ve geldi..."

Hasret: Kaybol Cihan..Görmesin şimdi seni...Evet...sonunu kendin hazırlıyorsun turalı...dedi keyifle..Hemen eline çiçeklerini aldı....Murat kısa süre sonra durdu yannda...

Hasret: Aaa..Murat Bey...dedi şaşırmış gibi yaparak....

Murat: Seninle konuşmak istiyorum hasret..Bu arada iyisn değilmi ağrın falan yok...

Hasret: Yok yok gayet iyiyim ben...Turp gibiyim..Eee.Sen ne dicen bana...

Murat: Burada olmaz hasret...trafikte anlatamam....

Hasret: Ozaman çek sağa arabanı gel..Buradan ayrılamam...Bu çieklei satmam gerek...Em ciyanda kızdı zaten....

Murat: Tamam ozaman bekle geliyorum diyerek arabayı biraz ileri park etti..ve hasretin yanına geldi...

HasreT: Eee..Dökül adi.Tüm gün böyle yüzüme bakmana izin vermem aberin olsun..Bu çiçekleri satmam lazım....derken elindeki çiçeklerle oynuyordu...

Murat: Hayatının değişmesini istermisin Hasret....

Hasret: Nasıl olucakmış bu?

Murat: Sana müzik eğitimi vermek istiyorum...Zaten güzel olan sesini daha da güzelleştirip bi kaç sonra yapacağım büyük gösteride seni solist olarak kullanmak istiyorum....

Hasret: Beni...? derken sorarcasına bakıyordu..Murat kafasını salladı.."Olmaz....Cİyan ayatta izin vermez" derken umursamıyormuş gibi yapıyordu....

Murat: Buna hemen karar verme Hasret...Bu senin hayatını değiştiricek bi fırsat..Bi daha ne soğuk havalarda dışarda olmak zorunda kalırsın neden tek bi çiçek satmak için arabaların önüne atlarsın..derken imalıca bakıyordu...

Hasret: Ben kabul etsem Ciyan istemezki...Anlıcan Murat Bey bendne sana solist felan olmaz...(H)em ben oldummu assloist olurum..derken elini beline koymuştu....

Murat: Zaten en son sen çıkıcaksın...Bu durumda bi derece assolistsin derken gülüyordu..İçinden mırıldandı "Zaten başka solist yok" diye.....

Hasret: Ben Ciyanlan konuşup sana aber veririm..derken arkasını döndü yürümeye başladı...Murat arkasından yetişti..

Murat: Hasret...Bir dakika..derken cebinden akrtını çıkartıp uzattı..."Buradan aayabilirsin...Yorulma konağa kadar"derken tebessüm etti....

Hasret: Bak söz vermedim ona göre..derken parmağını ona doğru uzattı...

Murat: Tamam tamam..Ama mutlka ara....diyerek uzaklaştı yanından..Hasret bi elindeki karta bi giden murata baktı..Murat gözden kaybolana kadar çiçek satarmış gibi yaptı...

Murat gözden kaybolunda arabasına binip evine gitti..Cihanın orada olucağına emindi....Nihayet varmıştı eve..Anaharını alıp içeri girdiğinde Cihanın yemek atıştırığını gördü...

Hasret: Yakaladım seni....Şu haline Bak Cihan...Buraya geldiğimizden beri 5 klio aldın..Tut biraz ağzını...Yada spor falan yap....

Cihan: Karışma kızım sen bana..Ben kilolu olmaya karar verdim...derken göbeğini tuttu.....

Hasret: Ay ne yaparsma yap..Bu arada avukatın deidklerini unutmadın değilmi..Yarın sabah dön işleri hallet lütfen..

Cihan: Buradan yürütmek için ofise gerke var biliyorsun değilmi..Aylardır git gel başım döndü....

Hasret: Biliyorum..Sen halledersin...Malum artık sürekli Muratın yanındayım..Şu gösteriye kadar...Gösteri günü solistsiz kaldığında yüzünün aldığı ifadeyi merak ediyorum..derken keyifle güldü....

Cihan: Bundan daha fazlasını yapabilirsin farkındasın değilmi....

Hasret: Daha fazlasımı....?derken şaşkındı....

Cihan: Onu kendine aşık etmelelisin Hasret....Daha çok canı yanıcaktır...Senin peşinde pervane bi adam...bianda ortada kalıcak....

Hasret: Bunu yapamam....Bi insanın duyularıyla oynayamam Cihan...Bu çok acı olur....

Cihan: O şe..siz Selinle oynadı ama...Hemde hiç acımadan...Bugün Selin yanımızda yok ve bunun nedeni o adam..Ona acımamı isteme benden...dedi öfkeyle...

Hasret: Haklısın ama...derken gözü duvardaki sleinin resmine takıldı...."Haklısın...Selin burada yoksa bunun nedeni o adam ve en az selin kadar canı yanıcak"dedi nefret ile....

***
Akşam saatleriydi...Hasret mahallediki eve gitti...Elinde muratın kartı vardı....Cep telefonunu çıkararak aradı...Bikaç kez çaldı ve nihayet açıldı..

Murat: Efendim....

Hasret: Aloo..Murat Bey..Benim Asret...

Murat: Sonunda aadın..Aramayacaksın sanmıştım...

HasreT: Cİyanı ikna etmeğe çalıştım ama olmadı dangoz....

Murat: Kabul etmiyorsun öylemi..Emin misin hasret...Sana büyülü bi dünyanın kapılarını açamyı teklif ediyorum....

Hasret: Ay bu dur be Murat Bey..Motormu taktın bilmemkii..İkna olmadı dedim gelmicem demedim ki....O ikna olmadı bende vurdum tekmeyi..Yani ayrıldım...

Murat: Nasıl yani..

Hasret: Valla başta numaradan ayrılırız dedim...Dangoz tamam dedi...Kabul edersen ayrılalım..Bende dedim..Bi dakka ya ben niye sana ayatımı anlatıyom ki....deyip sustu...Murat güldü..

Murat: Ozaman yarın saat 10 da gel...Başlayalım derslere kabul mü.....

Hasret: Kabul Murat Bey...Yarın geliyom ben..diyerek telefonu kapattı....Mutlulukla bakındı etrafa.....Dıaşrı çıkıp sedire oturduğunda güneş çoktan yerini aya bırakmıştı bile....

birefsane
03-10-10, 19:32
38.bölüm
Natele Murat içeride araba yarışı oynuyorlardı Hasretse mutfakda bir tarafdan içecek bir şeyler hazırlarken bir tarafdanda
H:Bana çocuk diyene bak.kıskaclığından 5 yaşındakı çocukla yarışa giriyor.
Elindekileri getirerek masaya bırakdı sert bir şekilde.Muratsa hasretin bu haline gülümseyerek karşılık verdi.
Kıyasıya giden bir yarışın sonuna geliniyordu.Hasret kızgındı Nate çocukdu ve Murat böyle yaparak onu kıra bilirdi.Murat öndeydi oyunun bitmesine saniyeler kala Natenin öne geçmesine izn verdi ve oynun nate kazandı.Nate dönerek elini uzatdı.
M:Tebrik ederim
Natese muratın elini sıkmayarak.kendi ellerini ise önde kavuşturuyor.
N:Gerek yok sen kazandın.Bilerek yenildin.
M:Bu kadar eminsin.
Nate kendinden emin bir şekilde
N:Evet eminim.
Hasretse olanları merakla izliyordu ne yapmaya çalışıyordu bu adam.
M:Peki sence neden yenildim?
Her zamanki hoca tavrıyla.natese bir az düşündüken sonra
N:çünki hasretin seni seviyor ben kazansam bile bir şey değişmiyecek.
Hasretse hayranlıkla izliyordu aşık olduğu adamı.yine en güzel dersi vermişdi.
Natese ellerini kavuşturarak koltuğa oturdu üzgün bir halde.Muratda gelerek yanına oturur.
M:Hasret çok güzel piyano çaldığını söyledi.dinlemek isterim.bana bir şeyler çalarmısın yukardakı piyanoda.
Nate sevinerek
N:evet.
Ikili birlikde yukarı çıktılar piyano odasına.gece boyunca sürekli bir şeyler çaldılar.Hasretse onları bölmemek için yukarıya çıkmadı.
Gecenin sonuna gelinmiş.Hasretle Murat kapıda Nate dadısına teslim ediyorlardı kapıyı kapatdıkdan sonra.Deminden beri Murata aşkla bakan Hasret Muratın dudaklarına yapıştı.Murat ilk önce neye uğradığını anlayamasada 1-2 saniyelik bocalamadan sonra o da karşılık verdi.ayrıldıkdan sonra.
M:Bu neydi şimdi?
Hasretse bilmiş tavrıyla arkasını dönerek bir tarafdanda odaya addımlayarak
H:Hiççç.....
Murat hızlı bir kaç adımla hasreti belinden kavradı.kulağına eğilerek
M:Hayran olduğun her adamı böyle ödülendirmiyorsun diyilmi?
Hasretse sevdiyi adamın onun her haraketinin anlamın bilmesini onu bu kadar tanımasını güzel bir gülümsemeyle karşılık verdi.


Aradan 3 hafta geçmişdi.Hasretle Murat baş-başa olmanın her anını doya-doya yaşıyorlardı.Hasret 2 yıldır yaşadığı şehri muratın gözleri ile görüyordu.Bir insan her yönüyle bildiğini sandığı adamı her gün yeniden keşf ede bilirmi.Bir bakıyorsun kıskanc bir türk erkeyi,bir bakıyorsun moderin bir gentlmen.Bir tarafdan çocuk gibi şakalar yaparken bir tarafdan bilgeliyi ile tam bir hoca.
Yine romantik bir londra gezisinden sonra murat kanapeye oturmuş bilgisayarda bir şeylere bakıyor.Hasretse dizlerine uzanmış.Elindeki dergiye bir şeyler karalıyor.Murat Hasretin karaladığı şeyi görüb gülümsedi.Daha sonra bilgisayarı kapatarak Hasretin saçını okşamaya başladı.
M:Canını sıkan şey ne?
H:Canımı bir şeyin sıkdığını nerden çıkardın?(gülümseyerek)dergi okuyordum.
Murat Hasretin elindeki dergiyi alarak kapağını kapatdı ve bilgisayarın üzerine koydu.Sonra gülümseyerek
M:Sen sadece sıkıldığın ya da üzüldüyün zaman çiçek resimleri yapmaya başlarsın.
Hasretse muratın üzülmemesi için yerinden kalkarak onu öperek mutlu halde.
H:Sana öğle gelmiş hiç bir şeyim yok.diyerek murata sarıldı.
Muratsa kollarındakı meleyi alnından öperek.
M:Döneceyimiz için tedirginsin.Annemin ve diğerlerinin tepkisinden korkuyorsun.
H:Hı-hı.
M:((murat Daha da sıkıca sarılarak)Her şey çok güzel olucak.
Daha sonra elini cebine salarak siyah bir kutu çıkardı.
H:Bu ne?
M:Aslında yarın güzel bir süprizle vermeyi düşünüyordum ama.(kutuyu açarak içerisindeki yüzüyü çıkardı)teklif edilen zaman verilmeliydide küçük cadı tüm planları alt-üst etdiniz(diyerek güzel bir gülümseme ile sanki bir gülün kıvrılarak tek taş haline geldiyi yüzüyü hasretin parmağına taktı
H:Bu çok güzel(gözleri dolu-dolu)Seni seviyorum.Seni seviyorum.(diyerek boynuna atladı)


bu bölüm Deryama ve Elama gelsin

Dilek!..
04-10-10, 17:05
Yorum ve replere tekrar tekrar teşekkür ederim..Keyifli Okumalar:)

Bölüm 11

Murat kahvaltıda herkes bi aradayken Hasretin geleceğini söylemenin uygun olduğunu düşündü...

Murat: Anne bugün bi misafirim gelicek...Ve uzun süre kalması gerekiyor..Başta yadırgayacağınızı düşünüyorum ama zamanla alışırsınız...

Nesrin: Yadırgayacağımız birinmi getiriyorsun Murat..Kim bu nereden tanıyorsun?

MuraT: Geçenlerde yanlışlıkla çarptığım kız vardıya..Bahsetmiştim size...

Nesrin: Evet...Çiçekmi satıyor demiştin..Tam anımsayamadım..

Murat: Evet öyleydi..Yani çiçek satıyor...Ama ben onu baöbaşka birine dönüştürmeye karr verdi....derken kararlıydı...

Nesrin: Ay yoksa evlenme mi teklif ettin derken eliyle yakasını tuttu...Rengi atmıştı...Çayını yudumlamayan Ethemn öksürmeye başladı.....

Murat: Ne alakası var anne...Sesini beğendim..Ve kısa süreli bi eğitimle aylardır aradığım solist boşluğunu kapatacağını düşünüyorum.....

Nesrn: Yani o kızı öğrencin yapıcaksın öyelmi?...Bi nevi ücretsiz eğitimd sayılır.....

Murat: Öylede denilebilir..Sadece sesini değil giyimini..Oturup kalmasını...Düzgün konuşmasını..Hrpsiyle ilgilenmem gerekicek...Zorlu bi süreç ve sizden destek bekliyorum...derken bıçağını kenara bıraktı....

Ethem: Ben pek anlamam bilirsin Murat..Annen kabul ediyorsa beernim için problem yok....

Nesrin: Evde olmadığın için haftanın 5 günü normaldir karışmaman dedi kinayeli bi tavırla....

Murat: Enne...diyerek annesine döndü...Ardından babasna döndü.."Baba...Rutin atışmasnızı daha sonra yaparsınız...Ben yukarıdayım..Hasret birazdna gelicek Nakiye yukarı kadar eşlik etsin..Size afiyet olsun"..diyerek masadan kalkıp üst kata çıtkı...

***
Saat tam onu gösterirken Hasret Muratın karşısındaydı..Murat önce kolundaki sate ardından karşısuında şaşkınca duran Hasrete baktı......

Murat: Tam vaktinde...Bravo.....derken alkış tuttu elleriyle.....

Hasret: Ben sözümde dururum Murat Bey...

Murat: Bu iyi..Ayrıca Murat Bey demekten wazgeç lütfen.....

Hasret: Ee..Ne dicem..Sade Murat mı dicem..Cık olmaz...Şimdi madem sen örtmenlik yapcan bana ozaman sana ben örtmenim diyeyim....dedi küçük bi çocuk edasıyla...

Murat: Örtmen değil Hasret..Öğretmen.....anlaştık mı...derken göz kırptı...

Hasret: Anladım Murat Öğğğretmen....derken elini beline koyuverdi..Murat dönüp baktı Hasrete....

Murat: Hayırdır beni dövmeye falan mı karar verdin derken umursamaz bi tavır almıştı...

Hasret: Ne dövmesi be.....Eee..Sen elimi belime koydum ya ondan öle dedin..Korrkma korkma ben öğğğretmenlerimi dövmedim iç..dedi şımarmış bi tavırla..

Murat: Hasrett..dedi uyaran bi tavırla..."Ciddi olmalısın...Böyle davranışlarını unut..Ben ders saatlerindeyken karşımdaki insanın son derece ciddi olmasını beklerim..."dedi kızgın bi sesle...

Hasret: İyi be..Niye bağırdın ki şimdi..Sankim söylesen ciddi olmayacam.....Çattık be....derken kızmıştı..

Murat: Yanıma gel...Bakma öyle yanıma gel.....derken eliyle işaret ediyordu..Hasret oflayarak yanına gitti..Tam yanıdna durdu...Murat elini hasretin karnına uzattı...

Hasret: Napıyon bee...diyerek kendini çekti....Murat kafasını salladı hafifce..kızmıştı....

Muırat: diyaframdan ses çıkarıcaksın bende onu hissetmek istiyorum.......

Hasret: Ne sesi çıkarcam...Ben bilmem ki nasıl çıkarılır......

Murat: Sen basit bi Aaaaa sesi çıakr yeter......diyerek elini Hasretin karnına koydu..Hasret bianda ürperdi....Gözünün önüne Murat ve Selinin çekildiği resim geldi...."Murat arkasından sarılmıştı Selini..Selin objektife bakıyordu..Murat ise boynundan öpmüştü...."

Murat bişeyler mırıldanıyordu.....Yavaşça Hasetin arka tarafına kayıp elini karnına koydı....Hasret hayallere dalmışken muratın sesiyle kendine geldi..Kafasını çevirince aynaya baktı.....

Murat: Seni bekiyorum Hasret...Artık başlamalıısın dedi..Hasret Aynadaki görüntüyü göründe korktu hızla çekti kendisini.....Neredeyse resim ile aynı görntüdelerdi....

Murat: Hasret...dedi telaşla..Hasretin yüzünde beliren ifade tüyler ürperticiydi..Sanki Muratı orada öldürebilirdi öylece.....

Murat: Hasret bilmeden yanlış bişeymi söyledim...Yada yanlış bişeymi yaptım neden böylesin...derken elini hasretin omzuna koydu yavaşça..Hasret bi iki adım geriledi...

Hasret: Dokunma...diyebildi sessizce....

Murat: Dokunmadan hissedemem....

Hasret: Ben vazgeçtim..Yapamıcam...Gidiyom ben...derken hala az önceki anın etkisindeydi..Gözleri doldu....Tam merdivenlere yönelmişken cihanın sözleri..Oynadığı oyun aklına geldi.....Geri döndü...

Hasret: Afedersin Murat Öğretmen...Benim aklıma bişey geldi...Senlen alakalı değil..Bana iki dakka müsade et....Toplayayım şu kafamı..derken elini kafasına götürdü...Murat kafasını salladı...

Aradan 2saat geçmişti....Derse başlamışlardı...Hasret muratı çıldırtmak için bildii şeyleri yapmıyordu..Defalarca denemişlerdi..Murat sinirle yanından uzaklaştığında hasret gülüyordu...Murat bakınca ciddileşip çalışırmış giibi yapıyordu....

Hasret: Eeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee....Eeeee..eeeeeeee.....di ye bağırırken murat dndü..Hasreti kollarından tuttu.....Gözlerini Hasretin gözlerine dikti.....

Murat: Hasret...Ya bu işi ciddiye alırsın..Yada....deyip sustu....

Hasret: Yada?derken kızgınca bakıyordu.....

Murat: Yada yarından itibaren kendime yeni bi solist aramaya başlarım...derken hasretten uzaklaştı..Hasret telaş kapladı...Muratın omzundan tutup kendisne çevirdi..Eline beline koydu...

Hasret: Bana bak Murat Öğretmen ben senin solistin olucam diye Cihana meydan okudum biliyon mu sen..O benim erşeyimdi..Ölen annem babamdı...Bi başıma kaldığımda o maallede beni kollayan tek insan o...Şimdi ilk günden pes edip yollayamassın beni....derken meydan okuyordu.....

Hasret: Ben buraya gelirken neleri göze aldım farkında değilsin galiba....Erkesin senin gibi ailesi evi yok....Şimdi son kez diyom sana devam ediyoz mu yoksa giderim bi daa da bu kapıdan girmem dedi sinirle...Murat şaşkınca baktı.....

Murat: Yarım saat sonra tekrar deneriz..Biraz dinlenelim..derken gayet naifdi sesi.....Hasret tebessüm etti beli belirsiz.....Arkasını dönüp koltuğa oturdu..

***
Saat 7yi gösterriken Hasret çantasını aldı eline..Boynuna taktı....Muratın yanına gitti...

Hasret: Ben gidiyom geç oldu.....

Murat: Gidiyormusun...ama ben burada kalırsın sanmıştım....Derslere çalışman için en iyi bu sanırım hsaret..

Hasret: Burada kalmakmı..Ama sen bunu bana dememiştin en başta....

Murat: Haklısın demedim..Ama bu senin için en iyisi...Sürekli yanımda klırsan daha fazla şey öğreniceksin benden...Yakında diğer derslerde başlayacak...

Hasret: Ben er sabah gider gelirim sen meraklanma Murat Öğretmen....

Murat: Hasret hergün 9 da derse başlayacağız akşamda geç saatlere sarkabilir bu süreç..Buadan sur mahallesine gitmen zor hergün....

Hasret: Burada kalmam şart yani..derken çantasını boynundan çıkarttı...."Peki ozaman.....Kalayım bari...Ama benim maalleye telefon açmam gerek"...

Murat: Daha önce kaldığın odayı senin için hazırlattım..Gidip yerleş...Orada telefonda var...Saat 8 de akşam yemeği için alırım seni odandan...Hem evdekilerle de tanışırsın...

Hasret: Tamam ozaman..diyerek aşağı indi..Yüzünde ki sinsi gülümsemeye engel olamadı....Başta neler düşünmüştü ne yaşıyordu..Sanki herşey Hasretin oynuna yardımcı oluyordu...

Akşam yemeğinde hasret nesrin ethem ve levent ile tanışmışlardı...Murat yemekten sonra bahçede oturan hasretin yanına indi......

Murat: Saat 9 da dersebaşlanıcak...Bu yüzden 8de kalkıp 8:30da kahvaltıda ol hasret....Bu arada umarım iki gn sonra pes etmessin...Ailemi özledim...mahallemi özledim diye tutturmazsın değil mi küçük çocuklar gbi....

Hasret: Tutturmam merak etme...(h)em...(h)em bundan sonra benim ailemde evimde bura Murat..Öğretmen...dedi hüzünle.....

Murat: Öğretmen demesen olmaz mı....

Hasret: Aman ben karar ver sende bey diyom istemiyon öğretmen diyom istemiyon ne dicem ben sana....Galiba buldum Oca desem olur mu...

Murat hasretin muzip haline bakıp güldü...kafasını salladı "evet" anlamında....İçten bi gülüş ile baktı hasrete...Hasret içeri girerken ardından baktı..Hasretin kıvır kıvır beline dökülen saçları..saçına doladığı flar...Bazı tavırları...Selin gibiydi..Hayatından 2 yılını çalan selin....

***
Çalışmalardaki 2 ayı geride bırakmışalrdı..Müziğin yanıda çok iyi bildiği düzgün konuşma ve giyim kuşam dersleri de başlamıştı....Hasret sadece Muratı değil tüm evdekileri çıldırtıyordu......

Onların o hallerine ancak odasına gidince gülüyordu...Gösteriye 2 ay kalmıştı..Murat ile ders dışı konuşmuyordu Hasret..Levent ile de az az konuşuyordu..Tüm gün odadan çıkmıyordu....

Nihayet Hasret amacına ulaştığını fark etmişti..Muratın ona karşı ilgisini hissediyordu...İlk günlerdeki gibi değildi bakışları..Daha duygulu bakıyordu....İlk zamanlarda çalışma esanısnda yakışlaştıklarında hiç tepki vermeyen Murat şimdi uzun uzun bakakalıyordu hasrete...

Dış görünüşündeki farklılıklarda cabasıydı...Artık yavaş yavaş özüne dönüyordu Hasret...Nerede ne konuşucağını biliyordu...Başalrda kimse Hasretin bu hali alıcağına inanmıyordu..Hasret ise onların değişimine verdiği tepkiye gülüyordu içten içe...Gösteriye daha zaman vardı ve muratın ilgisini frenlemek gerekiyordu.....

Dilek!..
05-10-10, 19:01
Yorum ve replere tekrar teşekkür ederim..
Bölüm 12

Hasret odasında otururken telefonu çaldı..Uzun zamandır gizliyordu evdekilerden..Geçimi çieçk satarak sağlayan bi kızın bu kadar pahalı bi telefona sahip olması dikkat çekerdi..

Cihan: Naber fıstıım..Sabahtan ber arıyorum ses çıkmadı senden?

Hasret: Odaya ancak girebildim...Burada işler yolunda..

Cihan: Ben artık ortalıpa çıkmalıyım hasret..yeterince arka planda kaldım...

Hasret: Haklısın ama şimdi vakti değil...Hem henüz muratın bişeyer hissettiğinden emin değilimi ki...

Cihan: 2ay dan fazla oldu...artık bişeyler hissetmeli hasret....

Hasret: Aslında bakışlarında son zamanlarda farklılık var..ayrıca kızdırdığım zaman skiisi gibi tepki vermiyor...

Cihan: Tamam işte hasret...Yarın geliyorum ozaman akşam oradayaım....

Hasret: Tamam...hadi kapatıyorum ben...öpüyorum seni canım...dedi özlemle...

Cihan: Tamam güzelim...öptüm seni....diyerek telefonu kapattılar..Hasret tam telefonu yerine koyup yatağa kendini bırakmıştıki kapı çaldı....Hasret kendini toparladı...

Hasret: Gel..dedi seslice..Murat kafasını uzattı önce ardından yüzünde tebessüm ile içeri girdi...

Muraat: Ne yapıyorsun hasret...

Hasrett: Hiç biraz uzandım..yemek ağır geldi sanırım..Ders vaktimi...ben bugn bitti sanmıştım...

Murat: Yok yok..ders yok..ben yarın bi doğum gününe dawetliyim...seni de dawet ediyoum..Gelirsin değilmi???

Hasret: Ben mi..Tamam ama pek giyicek bişeyim yok benim..Nesrin hanımı verdiklerini mi giyicem...

Murat: Onu ben hallederim...Ozaman akşam alırım seni odandan..derken bir iki adım geri attı.....

Hasret: Yarın yokmusun ede..çalışmayacakmıyız....

Murat: Öğlen çıkıcam..öğlene kadar beraberiz....diyerek odadan çıktı..."İyi uykular" diyerek kpaıyı kapattı.....Hasret hemen telefonu çıakrdı...

"En geç 11 de burada ol..."yazıp cihana yolladı..Telefonu eski yerine koyup yatağa attı kendini...Gün geçtikçe bu eve alışıyordu..Nesrine ethme levente nakiyeye..dahası Murat'a..Muratın herhaline...

***
Hasret ve Murat rutin çalışmalardan birini daha geride bırakmışlardı...Hasretin gözü saate ilişti 11i geçmişti...Murat kütüphanesinden bikaç tane kitap seçip çantasına iliştiridi..Bu sırada nakiye üst kata geldi...

Nakiye: Hasret Hanımın bi misafri var Murat Bey...dedi sevecen bi tavırla...Hasret merakla baktı Nakiyeye...

Hasret:kimmiş??.dedi merakla..

Nakiye: Ay Mahallenden Cihan mı neymiş o geldi..İlla görmeliymiş seni.....

Hasret: ben bi bakayaım derdi neymiş..derken merdivenlere yöneldi..Murat çantaısnı alıdğı gibi hızlı adımlrala hasretin peşinden ilerledi..Hasret kapıya yaslandı....

Hasret: niye geldin ki sen şimdi derken göz kırpmıştı cihana...İçten içe gülüyordu...

Cihan: Böyle bitmemeli Asretim dedim kendi kendime..Bi konuşalım..Bak kaç ay oldu gelmiyon da maakkeye dayanamadım...

Hasret: Senle bu konuyu konuştuk Ciyan..ben nota öğreniyom burda..büyük şarkıcı olucam....

Cİhan: Tamam be güzelim..Kabul öğren notanı...ama benden ayrı da olma....em doğru söyle..Senin de aklında bende değilmi?

Hasret: Bunları burada konuşmayalım Ciyan..Gel bahçeye çıkalım...diyerek Cihanın koluna girdi...Murat arkasından bakıyordu...Kapının yanındaki cama gitti..Görünmeden Hasreti izledi.....

Hasret: Valla iyi yaptın numaranı Cihan....derken yüzünden bilerek takındığı hüzünlü ifade vardı.....

Cihan: Bundan sonraki adım ne olucak Hasret..Yani gösteriye kadar ne yapıcaz....

Hasret: Bikmiyorum...Ama iki azdan daha az kaldı.....Zaten buara sürekli ders alıyorum..Bildiklerimi geri öğretiyorlar..Şaka gibi!

Cihan:Yaparsın sen Asretim....Barıştık mı...Yani affettin mi beni....derken gözleriyle arkayı işaret etti...

Hasret: Barıştık tabi be..derken Cihana sarıldı...Bu sırada Murat kolunun altında duran ceketi çıkarıp giydi..elini cebine koyarak canlarına geldi..Hasret ayağa kalktı....

Hasret: Sen gidiyon mu şimdi?

Murat:Evet...Akşama hazır ol tamam mı...bu arada 2 saate senin için sipraiş ettiğim elbiselerde gelir....

Cihan: Ne elbisesi..Nereye götürücen lan kızı...derken omuzlaını dikleştirip Murata doğru adım attı...

HasreT: aman be Ciyan bi dur be...Arkadşaının doğun gününe gidicez Murat Ocaylan...diyerek araya girip Cihanın elini tutup çekti..muratın gzleri hasretin eline gitti ister istemez.....yüzü asıldı.....

Hasret: Afedersin Murat Hoca...Bu Ciyan hep böyledir....Analamdan dinlemeden üzerine yürür insanın..derken cihana kızgın bi bakış attı..Murat kafasını salladı...Arabasına binip uzaklaştı..Hasret ve Cihan vedalşatı ve Cihan gitti.....

***
Akşam polmak üzereydi..Hasret odada son hazırlıklarını yapıyordu....Yandan topladığı saçlarını flar ile tutturdu...giydiği sırtını açıkta bırakan siyah elbisesi hafif makyajıyla hazırdı...Odadan çıkıcakken Muratın arabasının sesini duydu....

Dışarı çıkıp muratı karşılamaya karar verdi....Yüzüne taktığı sahte gülümseme ile kapıya çıktı...Bu sırada Muratta içeri grmişti.....

HasreT: Hoşgeldin Murat Hoca..dedi tebessümle..Murat Hasreti kısa bian hayranlıkla süzdü......

Murat: hoşbuldum Hasret..Sanırım hazırsın sen...Ben de üzerimi değiştirip gelicem....

Hasret: Tamam ozaman ben mutfaktayım....diyerek mutfağa indi aradan 15 dakika geçmişti ve muratta mutfağ indi...Hasret elindeki bardaüı bıraktı tezgahın üzerine.....Çantasını eline aldı....

Hasret: Gidiyor muyuz...derken ayaklandı.......

MuraT:Evet Hasret....Hadi gel...derken yüzü asıktı..Murat önden önden çıkarken Hasret elini muratın koluna dokundurdu..Murat arkasını döndü şaşkınlıkla....

Hasret: Sen bana kızgın mısın...Yüzüme bile bakmıyorsun sabahtan berdi derken dudkalarını büzmüştü....

Murat: Yoo..Hayır...Sadece nişanlının kızıp da senin derslere dewam etmesinden korkuyorum bu yüzden de mesafeyi korumanın iyi olduğunu düşünüyorum.....derken saçmaladığının farkında değildi....

Hasret: Yok Cihan karışmayacak artık söz verdi bana...Ben senin için gösteriye çıkıcam sendne bana ders öğreticen derken içten içe gülüyordu...

***
Hasret Muratın koluna girdi...Doğum günün yapılacağı alana geldiler..içeri girdiklerinde Muratın gözleri Leventi arıyordu...Nihayet Levent elini sımsıkı tuttuğu kız arkadaşıyla yanlarına gelmişti...

Levent: Sonunda glemebildiniz beyefendi..ağaç olduk burada..Doğum günü biticek neredeyse....diye sitem ediyordu Murata...

Murat: Trafiğe takıldık....Eee...vural nerede?...Ona da bi Merhana diyelim..derken ertafa bakınıyordu....Bu sırada Burçin Hasretin yanına geldi..Daha öncede bikaç kez konuşmuşlardıu...

Burçin: Naber Hasret..Nasılsın...derken gayet samimiydi.....

Hasret: İyiyim teşekkür ederim..Siz Nasılsınız ?derken öğrendiklerini uyguluyor olmanın sevinci içindeymiş gibi murata bakıyordu....

Burçin: Sağol cnaım gayet iyiyim....Levent ile uğraşıyorum sadece dedi tegessüm ile......

Levent: Vay vay vay..derken hasretin elidnen tutup döndürdü...."Sen ne kadar güzel olmuşsun böyle Hasret" dedi hayran hayran.....

hasret: Gerçekten mi...dedi heyecnala..."Murat hoca bişey demeyince bende olmamış sandım..ama sen güzel diyorsan güzelimdir kesin" dedi...Bunun üzerine hepsi güldü....murat Hasretin belinden tuttu yavaşça....

Murat: Hadi Vuralı bulup hediyesini verelim..Sonrada döneriz...Çok yorgunum fazla kalamayacağız....diyerek yürüdüler..Sonunda buldular doğum günü sahibini....

Vural: Murat...Hoşgeldin..Gelmeyeceksin sanmıştım...her sene buluyorsun bi bahane..Ama bu sene şaşırttın beni....diyerek sarıldılar....

Murat: İşlerden fırsat bulamıyordum...Bari sne anla beni....dedi gülerek.....

Vural: Bu güzel hanım kim?..Yeni kız arkadaşın mı yoksa dedi çapkın bi bakışla....Murat gerildiğini hissetti..Hasrette oldukça rahatsızolmuştu bu bakışlardan.......Murat Hasrete baktı..Hasretin elinden tuttu yavaşça..Yüzünde gülümseme ile baktı...

Murat:Evet....dedi memnuniyetle.."Adı Hasret"....Hasret şaşkın bakışlarla bakıyordu Murata....

keremcemelike
05-10-10, 21:03
Bölüm 21

Hasret;

Kahvaltı tepsisini toplarken Murat ta arkamda beni izliyordu...

M: Dışarı çıkıp alışveriş yapsak iyi olucak...
H: Nedenki...

Gözleriyle bi beni bir de kendisini süzdü...Murat'ın gömleği benim üzerimdeydi...Dolayısıyla onun üzerine giyecek birşeyi kalmamıştı altında da şortu vardı...


H: Tamam da aşkım eve giderken ben elbisemi giyicem zaten alışveriş niye
M: Eve gitmek istemiyorum...(Dudaklarını büzerek)
H: Ömür boyu yatta kalamayız değil mi Murat...
M: Sen varsan ben her yerde kalabilirim...

Arkamı dönüp gülümsüyorum...Öpücük gönderip tekrar önüme dönüyorum....

Murat;

Üzerindeki gömleğimle mutfakta Hasret'i izlemek tarifi imkansız bir duygu...Her halini seviyorum onun...Arkasına gidip belinden sarılıyorum...Çenemi omzuna koyuyorum...Islak ellerini ellerimin üzerine koyuyor...

H: Murat...
M: Efendim...
H: Şimdi nolucak...

Derken yüzünü bana dönüyor...Ellerimi beline koyuyorum...Kollarımda olmasına bayılıyorum...Tedirgince yüzüme bakıyor..

M: Ne ne olucak...
H: Ben...Saime Hanım...Düşünmek istemiyorum...Ama bir türlü engelleyemiyorum...
M: Halledicez bitanem...Aslı nerde olduğunu araştırıyor...
H: Karşıma çıksa nolucak ki...Beni ikinci kez terletmiş birinden bahsediyoruz...Koşup boynuna mı sarılıcam...Babam...Keşke babam olsaydı...

Gözlerinden inci taneleri boşalıyor...Çekip göğsüme bastırıyorum...Sıkıca sarılıyor boynuma hıçkırarak ağlamaya başlıyor...

M: Hasret...Ağlama birtanem nolur...Ben yanındayım...Geçti...

Arada saçlarından öpüyorum...Ağlaması yavaşlayınca geri çekliyor...

H: Sen beni hiç bırakma tamam mı?
M: Asla..

Ellerimi yüzünde gezdirip gözyaşlarını siliyorum..

H: Gidelim mi artık...
M: Nereye ya
H. Konağa gidelim ben eşyalarımı toplıyım sonra da mahalleye bırak beni...
M: Pardon...Konağa gitmeyi anladım da neden eşyalarını topluyosun ve neden seni mahalleye bırakıyorum...
H: Artık konakta kalamam Murat...
M: ??
H: Bakma öyle ne sıfatla kalıcam orda...
M: Sevgilim...Karım...Sence bu sıfatlar yeterli değil mi...
H: Kağıt üzerine atılan imza bizim için önemli olmasa da başkaları için önemli ne diyecekler...
M: Umrumda mı? Ya da umrunda mı?
H: Galiba umrumda...Herşeyin sırayla olmasını istiyorum...Belki sana tuhaf gelicek özellikle dün geceden sonra ama...Üff anla işte be Murat...Ben babamın kızıyım...İlk defa bundan taviz veriyorum ama daha fazla olmaz...Babamın evinden çıkıp sevdiğim adamın koluna girmek istiyorum zamanı geldiğinde...
M: Haklısın...Değiş ama kendin ol derken bunu kastetmiştim...Dış görünüşün konuşman hareketlerin ne kadar değişsede için hala çiçekçi kız Hasret...
H: Anlayışın için teşekkür ederim...
M: Beni sevdiğin için teşekkür ederim...

Hazırlanıp konağın yolunu tutuyoruz...Annem Eslem Dedem ve Nakiş bizi kapıda karşılıyor...

S: Hoşgeldin kızım...
H: Hoşbulduk Selim amca...
E: Gösteriyi tekrar izledikte harikaydın ya...
H: Sağol Eslemcim....

E: Abicim hoşgeldin...

Eslem gelip sarılıyor...Kolumu omzuna atıp Hasre'i izliyoruz...

N: Hoşgeldin kızım
H: Hoşbuldum anne!!

M-E-S: Anne mi!!!

Kapıda ki karşılama töreninden sonra Salona geçiyoruz...

H: Eslem rica etsem bana yardm edebilir misin? Eşyalarımı toplıyım...
N: Niye topluyorsun eşyalarını
H: Mahalleye dönüyorum anne
N: O niye?Burda rahat değil misin?
H. Hiç öyle şey olur mu anne...
N: Niye gidiyosun o zaman...
M: Eslem siz yemek hazır olana kadar toparlanın...Annecim bizde biraz konuşabilir miyiz...
N: Tamam...


N: Hasret'in gitmesine neden izin veriyorsun Murat
M: Çünkü mantıklı bir açıklaması var..
N: Duymak istiyorum...
M: Hasret ne kadar değişsede içi eski Hasret...Babasının evinden beyaz gelinliğinin içinde çıkmak istiyor...Bence buna saygı duymalıyız...
N: Anlıyorum...Galiba haklı da...Bir dakika bir dakika...Siz evlenicek misiniz??
M: Evet neden bu kadar şaşırdın..
N: Yani Hasret'e evlenme teklif ettin...
M: Daha değil ama en yakın zamanda edicem...Anne noluyor sakın bana evlenmemizi istemediğini söyleme...
N: Yoo bilakis bunu en çok ben isterim ama...Sen evlenmeye karşıydın...
M: Ben Selinle evlenmeye karşıydım anne...Hasretle değil...


Güzel bir yemeğin ardından...Hasret'in valizlerini almak için odasına gidiyoruz...

M: Burası her zaman senin odan senden başka kimse girmiyecek buraya unutma bunu tamam mı
H: Tamam...
M: Hmm aslında girebilir ya nasıl olsa burada kalmayacaksın artık...
H:...
M: Eee bize geldiğinde artık kollarımda uyuycaksın...

Koluma hafifçe vuruyor...

H: Pis...
M: Aaa insan kocasına pis dermi...
H: Ben derim...

Gülümseyerek valizleri alıyorum yerde tam kapıdan çıkıcakken dönüp bakıyorum...

M: Aslında düşündümde yeni bir öğrenci alabilirim...Şöyle güzel bir kız ne dersin...
H: Seni öldürürüm derim...

Koluma vuruyor yine...

M: Haha...Tamam tamam sinirlenme

Yanağından öpüyorum...

H: Sinirlendirme o zaman..
M: Yalnız elinde ağır hani çürüttün kolumu...Öpte geçsin...
H: Murat şımarma ve yürü...


H: Herşey için teşekkür ederim...Baba sevgisini sizin sayenizde tattım...
S: Ne demek kızım...Ben herşeyi içimden gelerek yaptım...Sende benim bir kızımsın bu haytadan bu cadıdan bir farkın yok benim için ne zaman ihtiyacın olsa burdayım...
H: Sağolun...

Dedemle sarıldıktan sonra Eslem'e sıra geliyor...

E: Yengeciğim...
H: Canım...
E: Bizim unutma olur mu?
H: Aşk olsun Eslem...Dünyanın öbür ucuna gitmiyorum alt tarafı 15 dakika uzaklıktaki bir yere gidiyorum...
E: Olsun...Sana alışmıştım ben şimdi kime derdimi anlatıcam....
H: Yine bana...Eslem yapma ya her zaman yanında olucam...Hem unuttunmu sen bu hikayenin baş kahramanısın...
E: Tamam tamam...Anladık şımarıklığım sana sökmüyor...Abim olsa bırakmıştı şimdiye odasına geri dönmüştü..

Gülüşüyoruz hepimiz...

H: Annecim kızmadın bana değil mi?
N: Yok kızım kızarmıyım ben sana...Ama bir şartım var sık sık geliceksin...
H: Söz veriyorum gelicem..Seninle konuşuren içtiğimiz kahvelerin tadını başka yerde alabileceğimi hiç sanmıyorum...
N: Her zaman bekliyorum...

Hasret anneme de sarılıyor...Tam kapıdan çıkıcakken...

N: Hasret
H: Efendim anne!!
N: Telefonunu unuttun...

Hasret telefonu almak için geri dönerken kapıya gelen kişiden habersiz...

G: Anne mi!!!

Dilek!..
06-10-10, 19:01
Yorum ve replere teşekkür ederim..
Bölüm 13


Vural: Bu güzel hanım kim?..Yeni kız arkadaşın mı yoksa dedi çapkın bi bakışla....Murat gerildiğini hissetti..Hasrette oldukça rahatsızolmuştu bu bakışlardan.......Murat Hasrete baktı..Hasretin elinden tuttu yavaşça..Yüzünde gülümseme ile baktı...

Murat:Evet...adı Hasret.....dedi memnuniyetle....Hasret şaşkın bakışlarla bakıyordu Murata.

Vural: Memnun oldum güzel bayan..derken hasretin elini tutup kısa bi öpücükkondurdu...Hasret zorakbi şekilde gülümsedi.......

Hasret: Bende memnun oldum....derken elini çekti..Murata bi adım daha yaklaştı...Murat Hasretin beliden tuttu....Elindeki karton kutuyu vurala uzattı...

Murat: bizden ufak bi hediye derken tebesüm etti..Vural gülerek hediye paketini aldı eline...

Vural: Hediyeyi yanındaki güzel bayan mı seçti sen mi Murat?derken bakışlarını biran olsun hasretten çekmiyordu..Muratta oldukça gerilmişti..Hasrette....Neredeyse içindeki çingene kız hasret çıkıcaktı...derslerde öğrendiklerini çok rahat uygulardı böylelikle.....

Murat: Bunun ne önemi var vural...derken hoş bi muzik başlamıştı.....Herks dans ertmeye başlamıştı...vural hediyeyi diğer paketlerin arasına koyarken Murat çoktan Vuralın niyetini anlayıp Hasreti elinden tutup piste doğru çekti.....

birbirlerinden gözlerini çekmeden eller buluştu....Aradaki mesafe kapandı...Kendilerini müziğebıraktıkları sırada Hasret bu anın bölünmesi gerektiğini düşündü.....

Hasret: Niye arkadaşına yalan söyledin....derken kızgın bakıyordu gözleri...

Murat: Sen onu tanımıyorsun Hasret....Eğer senin benim öğrencim olduğunu bilseydi bu gece bundan sonraki gecelerde senin peşini bırakmazdı...

HasreT: Ben kendimi korayabilirim Murat Hoca....derken kendinihafifçe geri çekti.....

murat: Vural paradan aldığı güçle herşeyi yapabiliceğini düşünüyor Hasret..Senin çok rahat aklını çeler dedikleri.....

hasret: Ben o kadar kolay bi lokmayım yani derken çekti kendini..kızgınlıkla geriye doğru birki adım attı...Murat gitmesine izin vermeden tuttu Hasreti...Kolundan tutarak döndürdü....Arada mesafe yok denecek kadar azdı...Nefesler birbirine çarpıyordu..

Murat: Öyle demek istemediğimi sendebiliyorsun....dedi tutku dolu bi sesle.."Bu arada sen bu kadar güzel dans etmeyi nereden öğrendin"...derken konuyu dağıtmaya çalışıyordu.....

hasret: Nereden öğrenicem dizilerden filmlerden....derken gözlerini kaçırıyordu.....Murat şaşkınca tebesüsm etti.....

Murat: Dizilerin sadece zaman kaybı olduğuna inanmakla hata etmişim sanırım....derken güldü..Hasret aynı tebessüm ile karşılık verdi....Bu sırada Vural yanlarına yaklaştı...Muratın omzuna elini koydu...

Vural: Dostum...Bu güzel bayanla bi dans edebilirim değilmi..doğum günü çocuğunu kırmazsın herhalde...Murat Hasrete baktı..ne diyeceğini bilemiyordu...Hasret Vurala baktı....Elbisesini eteğini sıktı..en tahammül edemediği şeydi bu...

Hasret: Sizinle dans edicek olan SEVGİLİM değil benim..Bana sormanız gerekirdi..Ama burada Murat varken sebep ne olursa olsun bi başkasıyla dans edemem....Umarım anlatabilmişimdir kendimi..derken yice sinirlenmişti...

Murat Hasrete baktı...Hasretin değişen tavırlarından birazdan burada bi felaketin olucağını anlayabiliyordu...aylardır unutturmaya çalıştıkalrı bianda su yüzüne çıkabilir diye düşündü..Hasretin yanına gitti...Belinden tuttu...

Murat: Biz artık gitsek iyi olucak Hasret.....İyi geceler Vural....

Vural: İyi geceler...Yine görüşelim Murat...Arayı açmayalım.....Bu arada iyi gecelr Hasret.....Hasret arkaısnı dönüp öfkeli bi bakış attı Vurala...siniredn gözü dönmüştü..Arabaya kadar hiç bişey söylemedi mıurata.....Arabaya bindiklerinde artık susamayacaığını biliyordu....

Hasret: herife bak yaa.....Düpedüz asıldı....Dua etsin senin arkadaşındı..yoksa ben bilirdim ona yapıcağımı...dangozz.....dedi öfkeyle..Bi yandan öfkesini kusuyordu b yandan oyunu oynamaya dewam ediyordu...Bu iş git gide daha da zor olmaya başlıyordu.......

Murat:Anladın mı şimdi neden öyle dedim ona....Ben kimseye güvenemiyorum Hasret...Özlellikle Vural'a hiç......

Hasret: Niye peki....???

MuraT: çünkü...Eski se...sustu...Gözünün önüne Selinin Emre ile aynı yataktaki görüntüsü geldi...Set bi şekilde direksiuona vurdu elini...hasret şaşkındı...Muratın koluna dokundu yavaşça......

Hasret: iyimisin Murat hoca?..derken gerçekten murat için endişelenmişti..Bu halini ilkkez görüyordu Muratın..Yüzü karmakarışıktı....Murat hasrete baktı..Kafasını salladı....Yvaşça çalıştırdı arabayı...Konağa gitme vaktiydi.....

***
Hasret banyoya girdi..kapıyı kapattı..cihanı aradı....Bu saate kadar dönemsi gerekiyordu....5-6kez çaldı..Sonunda açmıştı cihan telefonu.....

Hasret: Naber Cihan...

cihan: İyilik...Koltukta uyuyakalmışım....

Hasret: Ne zaman geldin..İyiki haber ver mutlaka dedim sana.....dedi sitemle....

Cihan: 1 saatten daha az oldu geleli....Eee...Nasıl gidiyor...

Hasret: Senin geldiğin gündne beri doğru düzgün görüşmüyoruz bile Cihan...Bu sefer tam tersini yapıcaz...Zaten gösteriye şurada iki haftadan daha az kaldı...sen bu gün gene gel akşama doğru..Beni mahalleye götürmek falan iste....

Cihan: aman be kızım nevrim döndü yaa...Gel git...Rol uyap....

Hasret: ben sanki çok mu istiyorum cihan..Emin ol benim çektiklerimin yanında seninkiler deve de kulak.....Anlamsız olaylara anlamsı tepkiler veriyorum.....bunaldım iyice.....

Cihan: Tmama güzelim....Az kaldı....gösteri anına kadar sabret....Sonrası kolay zaten.....

Hasret: Akşm gel..çok geç kalma..diyerek telefonu kapattı....kapıya yaslandı....Aynaya bakıyordu iyandan da....Aynada gördüğü kimdi....Hasrete ne kadarda uzaktı yaptıkalrı...içindeki suçluluk duygusu git gidecanını yakıyordu...

Son zamanlarda sürekli muratı düşünüyordu..Çoğu zaman intikamdan wazgeçiyordu...Muratı tanıyordu....Selinin anlattıklarından daha farklıydı...Bakışları...gülüşü...Dahası Muratın onu sevdiğini de anlamıştı....Bi bakışı yetiyordu anlamaya.....

Selin ile olan resimlerinden bir geçmişti geçenlrde eline..resimde bile belliydi Muratın Sleine olan hisleri...hasret ne zaman konuyu eski sevgiliye yada aşk üzerine bi konuya getirse murat bi şekilde kapatıyordu konuyu..Bu yüzdne seline dair hiç bişey duymamışyı murattan....

Brtek kitabın arasında kaln resim..hasret ilk gördüğü anda elleri titremişti..ne uyapıcğaını bilemiyordu...Muratında yanında olması işini git gidezorlaştırıyordu....murat resimi hasretin elinden aldı.....gözleri hasretteydi....

Murat: bu..buradamı kalmış...diyerek resimi kilitli duran çekmeye attı..Ardından kilitledi anahtarı cebine koydu....Muratın yüzüne baktı....Bembeyaz olmuştu....

Hasret: Okimdi..dedi tireyen sesine engel olamadan..Murat hüzünle bakıyordu Hasrete.....

Murat: Selin...diyebildi sessizce...ondna sonra ne Hasret bişey sordu ne murat anlattı..Hasretin sormaya da gücü yoktu murattın anlattıkalrını duymayada.....

Hasret yüzünü yıkadı...Banyodan çıkmalıydı...Artık Murat ile yüzyüze bakmak istemiyordu...ona her bakışında intikamdan wazgeçiyordu..Odasına her gelipde Selinin resimine baktığında yine yemin ediyordu Seline....o intikam alınıcaktı.....

***
Hasret ve Murat beraber daha önce yabancı ülkelerde yapılan gösterileri izliyordu...Oradaki solistlerin duruşu...Kalabalığığ selamlayışı...hepsi hasrete ogün yardımcı olucak şeylerdi...Murat hasreti için bazı detayları not ediyordu..Hasret ise dikkatle izliyordu.....

Hasret: 2 hafta kaldı..Provalar yapıcaktık murat hoca....

Murat: Yarın var zate...Sana haber vermedimmi ben...derken kumandaya bastı..görüntüyü dondurdu.....

HasreT: yook...yani şimdi yarın prova var öylemi....ya yapmazsam..Gün geçtikçe daha da heyecanlanıyorum.....

Murat: Merka etme...Ben sana güveniyorum...Zaten sen hazırsın..Tek ypamn gereknheyecanını bastırman ve şarkını söylemen.....bu kadar....

Hasret: Sen de yanımda olucaksın değilmi....

Murat: Merak etme...Ben sahnenin arıdnda seni izliyor olucam...Zaten sadece 2 şarkı söyleyeceksin...

Hasret: Peki ondan sonra ne olucak..Bir daha görüşmeuyecekmiyiz...derken aslında görüşmeyeceklerini biliyordu....Murat güldü....

Murat: bilmem..Herhalde sendne randevu alabilirsem görüşürüz....

HasreT: anlamadım..dedi şaşkınca..Murat dahada güldü...Her gülüşünde hasret daha da kayboluyordu...Gülünce yanağında beliren çukurda kayboluyordu.....

Murat: Sen büyük sanatçı olucaksın ya...onu diyorum belki seninle görüşümek için randevuu almam gerekicek....dedi tebessüm ile...

hasret: Hiç olur mu Murat hoca..Herşeyi sen öğrettin bana...Sen istesende ben bırakırmıyım seni...

Murat: Ben bırakmam seni merak etme..derken gözleri hasretin dudaklarına kaydı....Hasret ne yapıcağını bilmiyordu...Kalbindeki çarpıntıya engel olamadı......Murat tam yaklaşacakken nakiynin sesi duyuldu..

Nakiye: Hasret...ciahn geldi.....diyerek göründü merdivende....Murat çekti kendini...Hasret ayağa kalktı....

Hasret: Gene neden gelmiş....O kadar dedim arasın beni diye derken murata bakıyordu...."ben bi derdi ne sorsam iyi olucak"..diyerek aşağı indi...Muratta peşinden....

Hasret: Sen gene nedne geldin cihan..Gelme demiştim sana.....

cihan: Senimahalleye götürücem Asretim..Yeter kaç ay oldu buradasın...Bırak gösteriyi...Biz senlen mahallede düğünlere gideriz...Yeterki gel benimle....

HasreT: ciyan...Seni sevmiyorum dedim sana..İstemiyorum deedim sana..Bırak peşimi arıtk..Ben burada kalıcam...Gelme bir daha....

Cihan: Ama affetmiştin bei o zaman...sonra yine görüşmeden benimle.....

Hasret: Cihan..Git dedim...drerken kapıyı kapattı..Cihan bağırdı kapıdan...."Bu iş burada bitmeyecek Assret anım"...diyerek eçkti gitti..Hasret arkaısnı dönüğünde Muratla göz göz geldiler....

Hasret: Git dedim..Gelme dedim...Ama dinlemiyorki...Laftan anlamıyor....Sevmiyorum dedim hala peşimde...Bi kere dargınlık girdi araya daha düzelmezki...

murat: Nedir bu kadar sorun olan şey..Senin burada olman mı.....

Hasret: Hayır....Beni aldattı...Daha nasıl güvenirim ben....O hakkını kaybetti.....Birde demezmi mahalleye götürücem seni diye..Öyle kolaydı zaten.....

Murat:Bu akşam bu kadar ders yeter..Sen odana git hadi hsasret...Yarın görüşürüz.....diyerek odasına çıktı..Yüzünde anlasız bi gülümseme belirdi....Engel kalkmıştı aradan...Hasretin de ilgisini fark ettiği ilk anda söyleyecekti hissettiklerini...yıllar sonra kalbinin çarpmasını sağlayan bu kadını kaçıramazdı elinden.....

***
Hasret kollarını birleştirmiş karanlığa bakıyordu....Yarın aklına geldikçe sıkışan kalbine engel olamıyordu..Baştan beri düşündükleriyle şuan ki arasında dağlar kadar fark vardı...

Boşa koysa dolmuyor..Doluya koysa almıyordu fikirleri....Sıkıntı için dolandı bahçede...Ne yapıcağını bilemiyordu....Bir yanı aşık olmuşken diğer yanı hala sertti....Kapıdan çıktı...Kısa süre dolandı sokaklada...

Parkı gördü..Gecenin karanlığında bomboş alan salıncaklardan birine oturdu..Yavaş yavaş sallanıyordu...Öylece karanlığa bakarken sırtındaki elle sıçradı..Arkasına dönüpde baktığında Muratı gördü..Gülen..Parlayan gözlerle bakıyordu....

Murat: Bu saatte ne yapıyorsun burada...Uuyuyor olman gerekmiyormu senin??

Hasret: Uykum yook...Uuyuyamıyorum....Hem senin ne işin var burada..Nerden bildin burada olduğumu?...derken öyle bitkindiki...

Murat: Yarını düşünüyorsun we heyecnın bundan değilmi...? derken yandaki salıncağa oturdu...

Hasret: Yaaa..Evet yarını düşünüyorum..dedi keyifsizce......"Yarın ne olucak...Yada yarından sonra ne olucak bilmiyorum..Aslında aklımda kurduğum bikaç şey var..Ama hepsi aynı sonuca varıyor"..dedi kayifsizce dewam etti...

Murat: Ben ne olucağıını biliyorum galiba..Sahneye çıkıp şarkını söyleyeceksin..Ve herkes önce sesine ardından da sana hayran olucak...dedi hayranlıkla...

HasreT: Ya sonra...Biz ne olucaz...Yada ben?derken bakışlarını kaçırmıştı.....

Murat: Sen ünlü bi sanatçı olucaksın....Eğer bu azimle dewam edersen belkide dünyaca ünlü olucaksın...Sana bağlı....

Hasret: Ya Biz? derken bakmamıştı bile..Gözlerine beliren öfkeyi saklamak için....

Murat: Biz...Bunu düşünmedim..derken yalan söylüyordu..."Aslında düşündüm Hasret" derken hasreti kendine çevirdi.."Çok dşündüm ne olucaz diye..Ama sonuca varamadım....Bana kalsa hep böyle olalım istiyorum..Yan yana..Ama sen"

Hasret: Ben çok yorgunum murat hoca...Yatmak istiyorum..Lafını unutma..Yarın gösteriden sonra konuşalım olurmu...diyerke yanından uzaklaştı..Kendine lanet etti....Verdiği sözü düşündü....

Eline geçtiği fırsatı geri çevirdi..Ne için....Sırf o gösteri yarım kalmasın diye....Sırf Murat üzülmesin diye..Sırf o mutlu olsun diye....Peki verdiği söz onun mutlu olması için mi..Yoksa canı yansın diye miydi?

Kalbine söz geçirememişti...Yarın gecede aynısı olursa diye düşündü..Yaptığı yada yapacağı planlar tutmassa diye düşündü....Kendini bırakmak yoktu....Bir söz vermişti ve kendi mutsuzluğuna rağmen tutucaktı sözünü....

`GülCansElçin.
07-10-10, 19:22
Müziğin ve aşkın bir olduğu yerdeyim , Seninleyim !

>>Hasret<<

Kimseye böyle hissetmemiştim
İlk defa birisine aşık oluyorum
İlk defa bu duyguları besliyorum
Bunun adı Aşk mı ?

>>Murat <<

Karşımda duran Prenses ,
Sana sesleniyorum ,
Gözlerini ayırma benden .
Bırakma ellerimi .
Bahar kokunu eksitme benden ,
İlk defa birisini seviyorum .
İlk defa birisine bu duygularla bakıyorum
Hiç kimseye bakmadığım kadar

Seni Bırakmayacağım
Sen Benim yıllarca aradığım HASRETimsin

Bu aşk böyle masum mu olucak ?
Yoksa bu aşka karşı olan insanlar mı olucak ?
Hasret ve Murat Aşkı ilişkisi biticek mi ?
Bütün soru ve cevaplar burada
HASRETimsin De.
~~
İlk defa seneryo yazıyorum İnşallah Beğenirsiniz .
Yorumlardan Sonra Karakter Tanıtımını vericeğim

keremcemelike
07-10-10, 19:55
BÖLÜM 22

Hasret annemden telefonunu aldıktan sonra tekrar sarılıyorlar...Gülümsüyorum...Valizleri arabaya koymak için kapıyı açıyorum...

M:Saime Hanım...
H:Ne?...

Herkes kapıya geliyor...

H:Ne işin var senin burda
S:Sana herşeyi anlatmaya geldim kızım
H:Kızım??...Ben ne zamandan beri sizin kızınızım....Ayrıca neyi anlatıcaksınız..Anlatsanız da sizi im dinleyecek...
S:Hasret lütfen hiçbir şey bildiğin gibi değil...
H:Evet hiçbirşey bilmiyorum...Bir tek şey hariç...Neyi biliyorum biliyor musun?
S:...
H:Beni iki kere terkettiğini biliyorum...

Hasret arkasını bakmadan arabay biniyor...

S:Hasret dinle lütfen...

Saime Hanım...Daha doğrusu Gülpembe Hanım yalvaran bir sesle arkasından seslendi...

M:Anne siz ilgilenin ben gidiyorum...

Bende valizleri yerleştirip arabaya geçiyorum...Sokaktan çıkınca Hasret hıçkırıklarını serbest bırakıyor....


Eslem;

Abimler çıktıktan sonra Saime Hanım anneme yalvarırcasına dönüyor...

S:Nesrin Hanım lütfen bana yardım edin...
N: Pardon ama size neden yardım ediyim Hasret'i tekrar üzmeniz için mi?
S:Ben kızımı hiç bir zaman üzmek istemedim Nesrin Hanım....Belki dinleseniz bir anne olarak bana hak verirdiniz...Kusura bakmayın rahatsız ettim...

Saime Hanım tam dönmüş giderken annem durduruyor...

N: Dinlemek istiyorum...İçeri geçin lütfen...

Annem dedem ve Saime Hanım salona geçiyor...Bende Nakişe kahve yapmasını söylemek için aşağı iniyorum...

Elimde kahveler salona geri döndüğümde annem Saime Hanım'ın bir elini tutmuş...Dedem koltuktan onları izliyor...

N:Merak etmeyin Gülpembe Hanım..(Derken gülümsüyor)...Elimden geleni yapacağım...
S:Hem Hasret bunları öğrenince size tek kızacağı konu neden 6 ay önce söylemediğiniz olucak...
G:Affetttirebilir miyim kendimi sizce...
N:Hasret bu konuda çok hassas...Doğru bir yol izlersek neden olmasın...
G:Şimdi gitsek konuşsak..
N:Şimdi olmaz...
G:Neden...
E:Karışma diyeceksiniz ama ben yinede söylüyeceğim...Önce Hasret Abla yı tanıyın derim ben bu doğru yolu izlemeniz için gerekli...Neden olmaz ben söyliyeyim...Hasret Abla şu anda kimseyi dinlemez...Abim yanında yani onu sakinleştirebilecek tek kişi yanında...Bugün sakinleşir...Ancak yarın inler sizi...Şimdi karşısına çıkarsanız çok ağır konuşur ama dinlemez....


Eve girince Hasret Ablasına sarılıp ağlamaya devam ediyor...

GÜ:Noldu be Asret'im...Neden ağlarsın böyle
H:Ablam...
GÜ:Murat Ocam sende kaldın orda öyle geç içeri...Hadi kardeşim bizde çıkalım yukarı...

Yukarı çıkıyoruz...

GÜ:Heh şimdi anlat canım kardeşim benim neden ağlarsın böyle...
H:Ben bi elimi yüzümü yıkıyım öyle anlatıyim olur mu ablam..
GÜ:Tamam...


Hasret elini yüzünü yıkadıktan sonra gelip yanıma oturuyor...Elimi tutup Gülnaz'a anlatıyor herşeyi...Bir süre sonra Gülnaz bizi yalnız bırakmak için çıkıyor odadan...

H:Çok yoruldum...
M:Gel

Omzuma yatırıyorum Hasret'i bir yandan saçlarını okşarken bir yandan da öpüyorum saçlarını...

M:Herşey düzelicek birtanem...Ben her zaman yanında olucam...
H:Şu an ayakta durmamı sağlayan tek şey senin varlığın zaten...
M:Canım benim...Üzülmene dayanamıyorum...
H:Murat senden birşey isteyebilir miyim...
M:Tabii ki sorman bile hata
H:Ben uyuyana kadar kalır mısın burda...
M:Kalırım tabii ki canım...
H:Sağol...

Hasret uyuduktan sonra konağa gidiyorum...

M:Uyumaın mı sen daha
E:Yok...Seni bekledim...Hasret Abla nasıl...
M:Üzgün...Kırgın...Kızgın...
E:Gülpembe Hanım burda biliyor musun...
M:Burda mı? Neden...
E:Herşeyi anlatmış anneme...Hasret Ablayı Onun iyiliği için bırakmak zorunda kalmış...
M:Nasıl yani...
E:Abisi ya onları bırakırsın demiş ya da ikiside ölür...O da bırakmak zorunda kalmış...
M: Peki ya şimdi neden söylemeden gitmiş...
E:Yine abisi...Sponsorluğu bırakmakla tehdit emiş...Hasret Ablanın hayalleri için gitmiş bu seferde...
M:Bu nasıl abi ya...

Eslem omzuma koyuyor başını...

E:Ben çok şanslıyım galiba...
M:Canım benim...Ben senin kılına zarar gelse dünyayı yakarım Salih Beyin ki abilik değil...
E:Hasret Abla dinlicek mi sence?
M:Yarın belkide öbür gün...Öfkesi ne zaman dinerse ancak o zaman dinler...
E:Bende öyle tahmin etmiştim
M:Hadi geç oldu yat artık...Yarın okul var hanımefendi...
E:Benim dersim öğleden sonra..Seninde boş günün...Film izlemeye ne dersin
M:Hmm olabilir...Hadi koy bir filmde izleyelim...


Diğer Bölüm Burçin Levo üzerine kurulu olacak...:)

Dilek!..
08-10-10, 16:55
Yorum ve replere teşekkür ederim..Hikaye şimdi başlıyor da diyebiliriz...
Bölüm 14

Büyük gösteri harika bir biiçimde sona ermişti...Hasret ve murat neşe içinde kalabalığı selamlıyordu....Nihayet herkes gitmişti...Murt ne zamandır bu anı bekliyordu..Hasret ise tam tersiydi...

Murat: Hasret seninle vedalaşmadan önce konuşmak istiyorum...Vaktin varmı?

Hasret: Vaktim mi..Şey var...Var tabi..dedi tebessüm etmeye çalışarak...

Murat: Ozaman yürüyelimmi..Deniz kenarında konuşuruz biraz...

Hasret: Peki Murat Hoca...diyerek yürümeye başladılar..Hasret ellerini sıkmaktan yorulmuştu..Terleyen avuçlarını elbisesine sürdü....

Hasret: Eee...Ne kouşucaktın benimle....

Murat: Öncelikle bu gece için çok teşekkür ederim..Harikaydın....Beni yanıltmadın....

HasreT: SEnin sayende...dedi tebessüm ile....."Ama sadece bunun çin değil sanırım buraya gelmemiz"...

Murat: Hayır..Ben sana şey diyecektim...Dün akşam yarım kalan konuşmamızı......derken ciddiyete bürünmüştü..Hasret bakışlarını kaldırıp baktı murata...İçindki savaşı kaybediyordu...

ÇEkti gözlerini..Geçmişi getirdi gözünün önüne..Geçmişi..Acıları..Hüzünleri..Yaşanmışlıklar ı..Öfkelendi Murata...Bakışlarını dikleşitrdi....Ellerini göğsünde bağladı...

Hasret: Seni bekliyorum..Anlat hadi..dedi resmi bi tavırla...

Murat: Lafa nasıl başlanılır bilmiyorum Hasret...Ben ilkkez birine bunları hissediyorum....sendne önceki aşk değilmiş...Bunu seninle fark ettim....

Hasret: Ne demek istiyorsun murat hoca..dedi istediğini duymak için sabırsızlanıyordu.....

Murat: Seni Seviyorum Hasret dedi bianda..Hasret büyük bi kahkaha ile güldü..Murat şaşkındı..Hasretin uzunca süredir alaylı şekilde gülmesi sinirini bozmuştu...

Hasret:Ne Sevmesi yaa..Sen kimseyin sevemezsin dedi alayla... Ama ben seni sevmiyorum dedi ardından nefretle...Amacına ulaşmanın verdiği mutlulukla geri adım attı..Yüzünde alaycı bi gülümseme vardı..."Bunların hepsi bir oyundu...Ve oyun bitti Murat Turalı...Sen oyunu kaybettin"dedi sinsice....

Murat: Ne oyunu...Hasret sen ne diyorsun.....

Hasret: Yıllar önce Seline yaptıklarını ödeme vaktiydi..Sende ödedin..Aylarca senden "Seni seviyorum" kelimesini duymak için yandı tutuştu okız..Ama sen inatla söylmedin..Onu günden güne ölüme sürükledin...Sen onu hiç sevmedin dedi hiddetle...

Hasret: Şimdi anladın mı ne demekmiş..Sevipte karşılık alamamak....Geçmiş olsun Turalı....dedi başını ve omuzlarını dikleştirdi..Gözlerideki zafer ışıltıları muratın içini yakmıştı....

Murat: Sen benim aylardır tanıdığım Hasret olamazsın!derken başını sallıyordu...."Bu şaka olmalı "dedi çaresizce....

Hasret: Selinin yaşadıklarını yaşa....Yaşaki onu sevdiğini söylemdiğin hergün için pişmanlık çek...Hergün lanet et kendine.....Tıpkı benim sana ettiğim gibi..diyerek arkasını döndü hızla.....

Murat Hasreti kolundan çekip döndürdü..Gözleri Hasretin gözlerindeydi...Kızgınlıkla elini kaldırdı...Tam o el Hasretin yüzüne inicekken bi el tuttu.....Hasret kendini Murattan kurtardı..Gelen Cihanın arkasına saklandı....

Cihan: Eğer o el inseydi...Seni yaşatmazdım dedi öfkeyle........

Hasret: Cihan...Gidelim dedi titreyen bi sesle.....Cihn muratın elini bıraktı...Hasretin elini tutrak yürümeye başladı......Hasret gözlerinden akan yaşlarla yürürken..Yıkılmış bir adam bıraktı arkasında.....Aşka küsen bir adam..Hayata küsen bi adam......Aptalca bi intikam oyunu daha çok hayatlarını mahvedecekti...

Hasret koşar adım karanlıkta kaybolduğu sırada Murat öylece bakıyordu ardından..Bu zaman kadar karşılaşmadığı bu olay ile nasıl baş edeceğini düşündü....Sevdiği..Değer verdiği kadın gitmişti...

Murat yanındaki banka oturdu..Karanlığa bakarken Levent yanına geldi...Elini Muratın omzuna koydu...Yüzündeki gülümseme Muratın yüzünü gördüğünde bianda kayboldu.....

Levent: Neyn var Murat?dedi telaşla...Murat karanlıktan çektiği gözleri ile Levente baktı...

Murat: Biliyor musun? dedi tebessüm ile.."Hasret gitti..." dedi yine aynı tebessüm ile....

Levent: Anlamadım nereye gitti?derken şaşkındı....

Murat: Cihan aldı onu...Elinden tuttu ve gittiler...Hasret bana yalan söylemiş bunca zamandır...derken yüzündeki tebessüm yerini hüzüne bırakıyordu...

Levent: Murat sen iyi misin...Ne dediğinin farkında mısın?

Murat: Hasretin tek derdi benden intikam almakmış....derken papyonunu çıkarttı....

Levent: Ne intikamı...Yada neyin intikamı..Murat delirtmede beni konuş..Anlat....derken hem kızgındı hem şaşkın....

Murat: Selinin intikamıymış...derken elindeki papyonu olağan gücüyle sıktı...Yüzü gerilmişti....."Selinin intikamı..."derken papyonu elinden fırlattı...

Levent: Anlamıyorum..Yani herşey oyunmuydu..Baştan sona...Gelişi..Seninle tanışması...Yada aldığı eğitim...derken şaşkındı.....Murat öfkeyle yerinden kalktı.....Levente baktı..Yüzü oldukça gergindi..

Kızgınlık..Öfke..Hüzün..Aldatılmışlık...Yılgınlık. ..Dahası kırgınlık hem yüzünden hem bakışlarından hem vücüdundan oldukça belli oluyrdu...Sıktığı dişlerini gevşetti....Yutkunmaya çalıştı...Ama hiç te kolay değildi....

Murat: Ben gidiyorum Levent..İçerideki kalabalıkla uğraşmam imkansız...diyerek ağır adımlarla yürümeye başladı...Levent hemen ayaklandı....

Levent: Nereye gidiyorsun...derken korkyordu..Selin de olduğu gibi ortadan kayboluşuna seyirci kalamazdı......Murat elini kaldırdı yavaşça...Bi nevi "Soru sorma" der gibiydi...Levent giden muratın arkasından baktı....

Yanından geçen adamı durdu..."Muratı takip et Gökhan...Çabuk ol..Sakın sezmesin sen...Ama bian bile ayrılma"..diyerek talimat verdi..Ardından hızlı adımlarla kalabalığa yürüdü.....

***
Cihan arabanın kapısını kapattı..Hızlıca direksiyna geçti...Bir an önce buradan uzaklaşmak için hızlı davranması gerekiyodu..Nihayet uzaklaşmışlardı.. Kafasını arkaa çevirdi..Hasrete baktı...Ağlıyordu...

Cihan: Hasret! Ağlıyormusun sen?..dedi dehşetle...Hasret Cİhana baktı....Gözlerindne düşen yaşları sildi......

Cihan: İYi ama niye be güzelim?..derken aklına gelen düşüncenin olmaması için hasrete yalvarırcasına baktı....."Hayır Hasret" dedi kafasını sallarken.....

Cihan: Hayır de..Aşık olmadım o adama de...Sevemedim o adamı de...Hasret lütfen...derken arabayı durdurmuştu....arabadan indi...Hasretin kapısını açtı..Elinden tuttu...inmesine yardımcı oldu....

Hasret: Uyumak istiyorum Cihan..derken ağlıyrdu yine...."Odama götür beni..Lütfen"....dediğinde yalvarıyordu adeta....

Cihan: O adama nasıl aşık olsun Hasret.....dedi sitemle....Hasrete sıkı sıkı sarıldı....Hasret Cihanın sarılmasıyla hıçkırıklarla ağlamaya başladı....

Hasret: Cihaaaa...ann...Ben ne yapıcam.....dediğinde öyle çaresizdiki..Cihan kendine kızdı......

Cİhan: Ben bunu nasıl fark edemedim...diye söylendi....."Beraber atlatıcaz Hasretim...Beraber"derken onu odasına getirmişti.....Hasret yatağa oturdu....Cihanda yanına.....Hasretin eli bileğine gitti....Bileğinideki bilekliğe....

Flashback

Hasret ve Murat kapalıçarşıyı gezerken Hasret bi tezgahta durdu...Binbir çşit bileklik vardı..Hayranlıkla baktı hepsine..Ardından yürümeye dewam edeceklerdiki Murat kolundan tuttu...

Murat: Bir tane almayacakmısın?dedi sevecen bi tavrla.....

Hasret: Alayım mı?..derken mahçuptu....Murat kafasını salladı..Hasret rastgele bi tane seçti....Beyaz örgü şeklindeki ipin ucunda Sol anahtarı sallanıyordu....İksiide birbirine bakıp güldü....

Hasret: Çok güzelmiş..derken Muraa baktı..Murat elinden alıp Hasretin bileğine taktı.....

Murat: Burada daha güzel oldu bence..derken parasını ödedi...Beraber kalabalıka yürümeye dewam ettiler.....

Flashback

Hasret o anı hatırladığında yüzünde beliren ifade kendine geldiğnde silindi....Gözlerinde ki pişmanlık yüreğindeki pişmanlığının binde biri değildi belkide....Bilekliğe dokundu tekrar tekrar...

Bir daha hissetmek istedi..Muratın onu takarken içinde kopan fırtınaları....Bilekliği sıktı....Bundan bikaç saat önce Murata dediklerini düşündü....Kebndine kızdı....Yüreğini dinlemedi diye...

Muratı orada öylece bıraktı diye..Ardndan yaralı bi kalp bırakmıştı..Kendine öyle yaralıydı...Bianda kolunda hissettiği boşlukla kendine geldi..Eline baktı bilekliği koparmıştı....Hasret ayağa kalktı...

Cİhan: Nereye Hasret...derken oda ayağa kalkmıştı.....Hasret arkasına dönmedi....

Hsaret: Murat'a...Onu bulmalıyım...Belki affeder beni...diyerek odadan çıtkı..Cihanda peşinde....Hasret elbisenin eteklerini kaldırarak koşmaya başladı....Hızlı hızlı indi merdivenleri...ELinde sımsıkı tutuğu bileklik ile koştu...

keremcemelike
08-10-10, 22:50
Hepinizden...Senaryomu okuyan herkesten çok özür diliyorum...Ama hem bu bölümden sonra içimde en ufak bir istek bile kalmadı...Tamam güzel hoşta...Dram yeterince fazla...Zaten dersanemde başlıyor... Özür dilerim...
Yorum yapan destek veren herkese binlerce teşekkür...


Edittiri : Sevinirmisiniz bilmiyorum ama devam edicem..Galiba benim dünkü bölümün izlerini atmamı sağlayabilecek tek şey senaryo yazmak...Zeynebimi ve Ayselimi de kırmak istemiyorum :)
Ama...Bundan sonra senaryom sadece Hasret ve Murat içericek...Belki Eslem...Saime Gülnaz falan...Nesrin de Levent de olmayacak...Dolayısıyla Burçinde :(
Özür dilerim Burçincim ama dünkü bölümden sonra artık Levent yazabileceğimi hiç sanmıyorum...Seni kırmak istemem...Belki kızarsın bana ama elimden birşey gelmiyor :(

Daha önceden yazmıştım bölümü...

Bölüm 23


Kahvaltının ardından...Gülpembe Hanım annem ve ben mahalleye gidiyoruz...

M:Önce ben bir bakıyım isterseniz...
G:Hıhı

M:Günaydın Gülnaz...Hasret nerede...
GÜ:Babamın odasında Murat Ocam...

Hasret'in yanına gidiyorum...Babasının odasın yatağın kenarında oturuyor...

M:Hasret
H:Murat...Hoşgeldin.
M:Hoşbuldum...Ne yapıyorsun burda...
H:Hiç...Burda olmak huzur veriyor...Küçükken neye kızsam üzülsem buraya gelirdim...Sanki burada olunca babam benim yanımda oluyor gibi gelirdi...
M:Bababn her zaman senin yanında canım...
H:Bu dolap....Ablamın açmasına hiç izin vermezmiş...Ablam da bana vermezdi...Ama artık açmak istiyorum...

Hasret;
Murat da yanımda ya artık açmaktan korktuğum dolabı açabilirim..Dolabı açınca tek bir kutu çıkıyor...Kutuyu alıp yatağın üzerine koyuyorum...Yavaşça kapağını kaldırıyorum...bir kaç mektup ve bir kaç resim çıkıyor...Gözyaşlarım yanaklarımdan sülürken resimleri alıyorum elime...Annemin kıcağındayım annem yüzüme eğilmiş kokumu içine çekiyor....Gözyaşlarım hızlanırken diğer resimlere bakıyorum...Babam ve annem...Babam annem ve ben...

Ben baktıktan sonra Murat alıyor resimleri...Bende mektupları alıyorum elime...Tam açıcakken Murat tutuyor elimi...

M:Mektupları açmak için sahibinden izin alman gerekir Hasret...
H:Babam öldü Murat farkındaysan nasıl izin alabilirim...
M:Gülpembe Hanımdan izin alabilirsin ama...
H:...
M:Canım biliyorum öfkelisin kırgınsın kızgınsın...Ama bence dinlemelisin...
H:Bahaneleri dinlemek istemiyorum Murat...Onu dinledikten sonra daha fazla canım yanıcak görmüyor musun...
M:Acı çekmeni istermiyi ben...Güven bana bir kez dinle lütfen...
H:...
M:Gülpembe Hanım kapıda Hasret.İzin verirsen çağırıcam içeri...

Hafifçe başımı sallıyorum Evet anlamında...Murat çıkıyor odadan daha sonra annem giriyor içeri...Ürkek adımlarla...

GÜ:Nesrin Anımcım çıkalım yukarı çay ikram ediyim size...
N:Zahmet olmasın...
GÜ:Hiç zahmet olur mu?
N:Peki o zaman...Murat sen gelmiyor musun?
M:Yok anne... Hasret'e yakın olmak istiyorum...Bir sorun çıkmasın...
N:Sen bilirsin...

Merdivenlere oturuyorum....

H:Bu mektupları sen mi yazdın...
G:Evet....
H:Okuyabilir miyim
G:Tabiiki....

Mektupları gözyaşlarıyla okuyorum...Her bir satırda aşk dolu sözcükler özlem dolu sözcükler...Peki ama bunları yazan bir insan niye bizi teketti ki...

G:Burhanla birbirimizi çok sevmiştik...Aşkımızı gizli yaşamak zorundaydık...Çünkü abim beni başka birisiyle evlendirmek istiyordu...Burhanla anlaştık Bulgaristan'a kaçtık.. Orda birlikte olduk...Yaklaşık 2 sene kimse bizi bulamadan mutlu yaşadık...

Gülpembe Hanım anlatırken gözyaşları durmadan akıyordu...Resimleri aldı eline...Hasretse Gözlerini mektuptan ayırmadan dinliyordu...

G:Sonra abim bizi buldu...Başka bir yere kaçmak için yola çıkıcaktık ama abim beni tehdit etti eğer sizinle gidersem üçümüzü de öldüreceğini söyledi...Sizin hayatınız için yaşamanız için yaptım kızım...Nolur affet beni...

Nefes alamadığımı hissettim...

H:İkinci kez neden gittin...
G:Eğer sana annen olduğumu söylersem gözsterinin sponsorluğunda vazgeçeceğini söyledi...Hayallerini elinden almak istemedim....
H:Sence umrumda olurmuydu...Hayatımda tek bir şeyi çok istedim...O da annemi bir kere olsun görmek istedim...Annenim ben deseydin gösteriyi ne ben düşünürdüm ne de Murat...Hadi itiraf et korktun dimi...Benim için savaşmadın sen hiç...Hep kolay yolu seçtin...Neden...
G:Benim için kolay mıydı sanıyorsun kızım...Affet beni nolur...
H:...
G:Bana anne demen için ne kadar bekledim biliyor musun ...Sana o kadar acı çektiren Nesrin Hanım'a bile anne dediğinde beni de affeder kızım belki dedim...
H:Kendini onunla bir tutma...Onun yaptıklarının hiçbrini yapmadın sen bana....Derdi olduğunda dinlemedin...Üzgün olduğumda dizlerine yatırıp saçımı okşamadın...Hastalandığımda sabaha kadar beklemedin...Annesiz kalmaktansa ölmeyi tercih edeceğimi bilmedin sen hiç...

Hızlıca çıktım odadan...Murat beni görünce hemen ayaklandı....

M.Hasret iyi misin?

Murat'a sıkıca sarıldım...

H:Nefes alamıyorum Murat...Dışarı çıkalım lütfen...

Dışarı çıkıyoruz...Biz çıktıktan sonra tekrar kapı açılıyor..Annem çıkıyor kapıdan...Bize bakıyor...Hiçbirey demeden arkasını dönüp uzaklaşmaya başlıyor...

M:Hasret anneni durdurmıcak mısın?
H:Gitme...

Sesim varla yok arası çıkıyor...

H:Murat gitmesin...
M:Onu sen durdurabilirsin Hasret...Tek bir lafın...
H:...

Kapıdan çıkan Nesrin Annem'e ve ablama bakıyorum...Üzgünler...Nesrin Annem'e bakıyorum...Sanki onay bekliyorum...Gözlerini yumup kafasını sallıyor...

H:Anne!!!

Dilek!..
11-10-10, 11:52
Yorum ve replere tek tek dönemedim üzgünüm..Ama hepsini okudum...Herkese teşekkür ederim..
Mendiller Hazır mı?:img-cray:
Bölüm 15

Hsaret: Murat'a...Onu bulmalıyım...Belki affeder beni...diyerek odadan çıtkı..Cihanda peşinde....Hasret elbisenin eteklerini kaldırarak koşmaya başladı....Hızlı hızlı indi merdivenleri...ELinde sımsıkı tutuğu bileklik ile koştu...

Cihan: Hasret...Dur...Bekle..Gitme..Gitsende affetmez seni..diye koşuyordu peşinden...Sonunda Cihan Hasreti kolundan tuttu...Kendine çevirdi.....

Cihan: Hasret kendine gel...Ne yaptığının farkına var...dedi hiddetle..Hasret Cihana baktı....Yüznde öyle acınası bi ifade vardıki cihanın içi yandı....

Hasret: Ben onsuz yaşayamam Cihan...Bırak da gideyim..Bulayım onu....Yalvarayım affetsin diye...derken neredeyse ayaklarına kapanıcaktı Cihanın...

Cihan: Unut bunu Hasret....derkn pişmalıkla doluydu sesi.....

Hasret: Neden Cihan..diye bağırdı...Cihanı yumruklamaya başladı..."Niye Cihan...Niye kalkıştık bu oyuna..Neden....Neden wazgeçirmedin beni...Niye düşünmedin onu sevebiliceğimi...Niye...Niye..Niye..."diye vurmaya dewam ederken dizleinin üzerine çöktü hıçkırıklarla ğalrken...

Cİhan Hasrete sarıldı...Hasreti sakinleşmesini bekledi öylece..Hasret hıçkırıklarla ağlıyordu..Hala dilinde "Murat" vardı......Cihan Hasreti kucağına aldı....

Cihan: Bİlemedim..dedi pişmanlıkla..."Senin ona aşık olucağını bilemedim..Sen kimseyi sevmedin ki bgüne kadar....Aşık olmadın ki..Olmazsın dedim...Bu adama olmazsın dedim"..dedi pişmanlıkla.....

Hasret: Ben onsuz ne yaparım Cihan?..derknyine Cihanın canını yakan bakışla bakıyordu...."Ona nasıl bu kadar aşık oldum ben...Nasıl sevdim...Yalvarırım ona götr beni..."drken iyice güçsüz düşmüştü...

Cihan Hasreti yatağına yatırdı...Üzerini örtüp ayakkabılarını çıkarttı...Salona attı kendini..Koltkta hzursuz bi uykuya bıraktı kendini...Aklı hasrette uyumaya çalıştı...

***
Murat konaktan içeri girdi...Üst kata..Odaısna çıktı....Etrafına baktı...Hasreti anımsatan herşeyi brbir parçaladı...Duvarda duran saati aldı eline...Hızla yere fırlatı....Parçalanışını izledi..

Flashback

Hasret: Murat Hoca...Bu güzel bilekliğin karşılığında bende sana bi hediye almak istiyorum..dedi gülerek...

Murat: Gerek yok Hasret..Hadi geç kalıcaz....

Hasret: BEnden bi hatıra istemiyon yani..dedi hayal kırıklığıyla....

Murat: Hayır..Böyle düşünme..Ben zahmet etme diye demiştim....

Hasret: Sen Hocasn ya saatler lazım olur sana....Gel diyerek kolundan tuttu.."Bak burada çok güzel saatler var..Seç brini"dedi gülerek....

Murat: Sen seç..Sonçta senin hediyen olucak derken ellerini cebinden çıkarttı...Yüzü gülüyordu..Hasret bi tanesini seçti......

Hasret: Bu olsun ozaman..diyerek adama uzattı...Pakete koydurdu..Ardından çıktılar......

Hasret: Her saate baktığında beni hatırla...Ama bu anı..Yada mutlu olduğumuz başka bi anı olur mu..derken gözleri dolumş gibiydi...

Murat: Buda ne demek hasret..dedi şakınca...

Hasret: Hiiç..diyerek omuzunu silkti.."Hadi gidelim....Geç kalıcaz..."diyerke yürümeye başlad...

Flashback

Murat: Allah kahretsin diye bağırdı...."Ben bir daha kime güvenicem..."diye inledi.....Hasrette bunu yaptıysa herkes yapar diye düşündü...Bian durdu.....Hasretin yaptığıını kimse yapmazdı....

Böylesine canını kim yakabilirdi....Aynı yatakta arkadaşıyla yakaldığı Selin dahi bu kadar yakmamıştı canını....Ozamanlar "daha fazla yanar mı bi insanın canı" diye düşünükn erken konştuğunnu şimdi anlıyordu......

Kütüphanenin orta rafında hasret ile çektirdikleri resimi aldı eline....Levent ve Muratın ortasındaydı Hasret...Hepsi gülüyordu..Hepsinin yüzünde de gözlerinde mululuk vardı..Murat çerçevi fırlattı.....

Oda savaş alanı gibiydi..Odasına gitti..Dolabnı açtı..Eline ilk aldığı bavula bikaç bişey yerleştirirken durdu...Pes etmemeliydi..Pes edip çekip gitmemeliydi....Hasretim ekmeğine daha fazla yağ sürmek olmazdı.....

Murat: Alo Levent....dedi telefonu kulağıdna bekledikten bikaç dakika sonra...

Levent: Murat...dedi mutlulkla.."Ne yapıyorsn..Neredesin?"....

MuraT: Sanki bilmiyorsun...Gökhanı peşime taktığından haberim var....Benden sonra neler oldu..Çok falza insan yoktu....

Levent: Ben idare ettim..Geliyoruz zaten..5 dakikaya konaktayız....

Murat: Tamam bekliyorum..diyerek telefonu kapattı..Eline ilk gelen kıyafetleri giydi..Ardından aşağı indi....Gelen Levent ve anne babasını kpıda karşıladı.....Nesrin Ethemn muratı sağla görmennin mutluluğuyla sarıdılar Murata..

Nesrin: Oğlum..İyisin değilmi....Ben bile anlayamadım onun nietini....

Ethem: Çok iyi rol yapıyomuş doğrusu.....

Murat: Anne-Baba bu konunu br daha hiç açılmamak üzere kapanmasını istiyorum sizden..derken oldukça rahattı...Ethem-Nesrin-Levent şaşkınlıkla bakıştılar....

Levent: Murat sen iysin değilmi..dedi dayanamayarak......

Murat: Evet...Gayet iyiyim..Hatta şimdi çıkıyruz..Başarımızı kutluyoruz...diyerek kapıdan çıktı...LEvent evdekilere baktı..Hepsi şaşkındı...Murat tekrar kafasını içeri uzattı...

Murat: Levent gelmiyormusun.Tek gidiyorum ben ozaman dedi gülerke...

Levent: GEldim geldim..diyerek koştu peşinden...Aynı arabaya bindiler....Arabayo şoför kullanıyordu..Levent ve Murat arkadaydılar....Levent sonunda dayanamadı döndü Murata...

Muraat: Ne diyeceğini biliyorum Levent....

Levent: Ozaman açıkla bana bu durumu....

Murat: Hasret canımın yandığını bilip keyiflenmesine izin vermicem Levent....dedi öfkeyle......"Benim değil..Amacına ulaşamadığı için onun canı yanıcak...."derken gözlerinden nefret akıyordu....

Levent: Bunu tahmin etmeliydim...dedi kızarak kendine..."Bu sana zarar vericek Murat....Bu kadar sıkarsan kendini zararı sana olucak..Bikç gün bekleseyddin en azından"...

Murat: Hayır..Tam vakti...Ara gazetecileri..Laternadayız bu akşam dedi sinirle..."Murat Turalı gece gezmesinde....Olaylı gece gezmesi.."derken sinsice baktı Levente....Yüzüne yerleşen sinsi gülüş iplerin Muratta olduğunun göstergesiydi!!!!

Dilek!..
12-10-10, 16:03
Rep ve Yorumlara Teşekkür Ederim..Yahu Bunlar Barışamıyor..Niye ki?:bilmim:icon_whis:img-hyste
Bölüm 16

Cihan Hasretin odasından gelen inlemelerle açtı gözünü....Koşarak Hasretin odasına gitti...Hasret yatağında ağlıyordu gözleri kapalı...Hemen yanına gitti....

Cihan: Hasret...Hasret uyan...diye dokunduğunda hasretin ateşinin çıktığını fark etti....Hızla hasreti kucağına aldı.....Üzerini örtttü...Merdivenlerden inerek hastahneye götürdü....

Cihanbi arkasında ki hasrete bakıyodu birde yola...Son sürat en yakın hastahaneye vardı....Arabadan iner inmez hemen oradakilere bağırdı..."Yardım edin!!!...."

Doktor: Nesi var??..diyerke odaya girdiğinde hasret hala baygındı..Cihan ise dışarıda telşlı.....

Hemşire: Aşırı üzüntü sonucu rahatsızlanmış..Ateşi 39,5 dereceye çıkmıştı....Serum bağladık..Şimdi daha iyi...

Doktor: Nee üzülmüş ki bu kadar derken odadan çıktı...Kapıda bekleyen Cihana baktı......"Siz hastananın nesi oluyorsunuz?" dedi resmiyetle...

Cihan: Kuzeniyim...

Doktor: Hasta neden bu kadar üzüldü...Bir bilginiz varmı....Anne yada babasına ulaştınız mı?...

Cihan: Hasretin anne ve babası öldü doktor bey....Tek akrabası benim.....Ne söyleyeckseniz bana söyleyin....

Doktor: Ağır bi depresyon geçiriyor sanırım...Psikolojik destek alması gerekiyor.....

Cihan: Tamam..Ben ayarlıcam...Peki ne zaman çıkar buradan hasrt?

Doktor: Yarın öğeleden sonra belki....Geçmiş olsun..diyerek yanından ayrıldı...Cihn odaya girdi..Hasretin yanına oturdu..Ateşini kontrol etti..Daha iyiydi....Hasretin bu durmda olmasının tek nedeni kendiydi....

Eğer zamanında bu kadar üstüne gitmeseydi bu plan için şimdi hasret burada olmayacaktı.....Hsarete baktı tekrar tekrar..Bi gecede nasıl bu kadar çökmüştü....!!!!

***
Neredeyse Sabah olmak üzereyken Murat kendini yatağa bıraktı...Üzerini değiştirmedi bile..Öylece uyumaya bırakırken kendini...Yine aklına Hasret geldi..Onu ilk tanıdığı an......

Başında yazması..Basma eteği..Bakımsız uçuşan saçları...Ellerindeki kırmızı güller..Ağzında sakız ve sürekli gülümseyen yüz....Daha ilk anda etkilenmişti doğallığından...Hepsi koskoca yalandı....Bitti.....

Murat kendisini huzursuz bi uykuya bırakırken Hasretin ateşler için yattıından habersizdi..Hasretin şuan onun için bu durumda olduğunu bilseydi belkide çoktan gidip elini tutardı....Affederdi bile belki.....

Neredeyse öğleni geçmişt... Murat büyük bi başağrısı ile uyandı....Duşa girdi..Ardından aşağı mutfağa indi....Nakiye telaşla yemek yetiştirme derdindeydi.....

Murat: Günaydın Nakiye.....

Nakiye: Tünaydın Murat Bey....Öğleni geçti vakit......dedi şen sesiyle.....

Murat: Bana bi kahve yapamısın yukarıdayım..dierek merdivenleri çıktı..Bu sırada salona uğrayıp gazeteleri aldı.....İlk sayfaya baktı....Hasret ile son anda el ele selam verdikleri sahneden bi resim vardı..Ardından da dün gece hakkında bilgiler.....

Gazeteyi kenara koyup Leventi aradı..Nihayet açmıştı lvent telefonu...

Levent: Efenfim Murat...

Murat: Gazeteyi gördün mü Levent?

Levent: Bende iyiyim sağol...dedi ukalaca....

Murat: Gazeteyi gördün mü....diye yineledi....

Levent: Evet....Ne olduki....

Murat: Dün akşamdan haber yok....Niye?

Levent: Yetişmemiştir..Yarının gazetelnde çıkıcak..Olmadı ben konuşurum....Hatta isteğimize göre düzenleriz haberi...Sen gel önce bi konuşalım diyerek kapattı telefonu...Murat gazeteye bakıyordu öylece....

Levent haberi okudu tekrar...Dün geceki haberin basımını levent engellemişti..Bianlık kızgınlıkla kariyerine zara gelsin istemiyordu Muratın..Ama Muratın da ne kadar kararlı oldupnun farkındaydı..Yine Muratı ikna etmek için çabalayacaktı!!!..

***

Aradan neredeyse 10 gün geçmişti...Cihan yatakta yatan hasretin yanına geldi..Elinde yine tepsiyle....Tepsiyi kenara bıraktı.....

Cihan: Sana bişeyler getirdim hadi kalk da ye Hasret...derken hasretin yanına oturdu...Hasret gözlerini baktığı noktadan çekmedi...

Hasret: Canım istemiyor...dedi sessizce.....

Cihan: Hasret 10 gündür doğru düzgün hiçbirşey yemedin...Şu yataktan kalkmıyorsun bile....Yetmez mi bu kadar ağladığın....Zaten doktorlada görüşmüyorsun....

Hasret: Yalnız kalmak istiyorum...Gidermisin derken arksını dönüp yorganı yüzüne kadar çekti......

Cihan: Hasret...Lütfen kalk hadi....Hay allah...diyerek kalktı..Kapı çalıyordu...Son kez ardına baktı.."Lütfen bişeyler ye"diyerek odadan çıktı...Kapıcı gelmişti......Gazete ve ekmeği aldı.....

Gazeeyi okudumadığı gazetelerin yanına koyuyorduki bi rsim dikkatini çekti...Gazeteyi hemen açtı....Muratın resimi vardı...Yanındada bi kız....Manşeti okudu....

Cİhan:Turalı; "Murat'ına Eremiyor"...Cihan 10 gündür biriken gazeteler aldı eline.....Tarihine baktı..Gösteriden sonraki günün gazetesiydi...

"İstanbul Müziğe Doydu"
Ünlü müzisyn Piyanist Murat Turalı aylardır üzerinde çalıştığı göstersini dün akşam sergiledi..Davetliler arasında çokca İş adamı Millletvekili ve Jet sosyeteden isimler vardı..Her anı izleyenleri büyüledi..En çok etkileyen ise Kapanışı yapan Solist Hasret'di...Büyük titizlikle hazırlanan konser izleyenlerden tam not aldı....


" Murat Turalı Gecelerde.."
Yaptığı gösteriyle büyük bi başarıya imza atan Müzisyen Murat Turalı Gecelerde..Mikrofonlara "Aylardır yüksek tempoda çalıştım...Bu gece bunun meyvesine aldık...Kutlanmaya değer bi başarıydı" diye konuşan Turalı'nın gece boyu Rus Manken Nadya T. ile dans ettiği edinilen bilgiler arasında.....

"Murat Turalı Yorgunluk Atmaya Dewam ediyor"
Yıllardır müzik piayasında olan Murat Turalı 3.gece yine farklı bi mekandan çıkarken görüntülendi...2 Bayanla arabaya binerken görüntülenen Murat Turalı soruları yanıtsız bırakarak gözden kayboldu...


"Ben Sarışın Severim"
İki yıl önce Selin Yazıcı ile uzun bir birliktelik yaşayan Murat Turalı o günden sonra adı kimseyle anılmamıştı...Yaptığı gösteriden sonra bol bol gazetecilere yakalnan Murat turalı "Sarışın Bayandan Wazgeçemiyor"...Hayaındaki bayanların sarışın olmasına dikkat eden Murat Bey'in "Sarışın Kadınlar Her zaman İligimi çeker" dediği konuşulanlar arasında....

"Murat'ına Eremiyor"
6. gece 7.güzel...Murat Turalı on günde 6 farklı mekandan çıkarken görüntülendi...Her gece farklı güzellerle eğlenen Murat Turalı yine başka bi bayanla objektiflere yakalandı...Aradığını bulamadığını düşündüğmüz Murat Turalı anlaşılan "Mura(d)ına eremiyor.."Gösteride ilgi çekenlerden biri de Solistiniz Hasret Hanımdı...Fakat onu gecelerde..Yanınızda göremiyoruz" diye yöenltilen soruya "Anlaşmamız gösteriye kadardı ve Bitti..O kndi yolunda ben kendi yolmdayım"..diye cevaplayan Turalı saalter sabaha karşı 05:00'i gösterirken gözden kayboldu....


Cihan Sinirle gazeteyi yere fırlattı...Odada bikaç adım döndü....Elini başına koydu...Öfkeneden çıldırmış gibiydiki...Duyduğu sesle kendine geldi....

Hasret: Ne oldu...Niye bu kadar sinirlendin..Ne var o gazete???diyerek yanına yaklaştı...Yere eğildi tam gazeteyi alıcakken Cihan tuttu...

Cihan: Önemsiz...Bi yarış için büyük kupon yapmıştım...Son ayakta yattı...derken yalan söylediği belliydi..Dahası hasret hemen anlardı.....Hasret Cihanın elinden gateyi aldı.....İlk sayfaya baktı....Gördüğü resim ve yazılar yüreğine oturmuş gibiydi.....

Dilek!..
14-10-10, 12:15
Yorum ve Replere Teşekkür Ederim..Geç Geldiği İiçin Üzgünüm..Ama Uzun Oldu Gibi:img-wink:

Bölüm 17

Hasret Cihanın elinden gazeteyi aldı.....İlk sayfaya baktı....Gördüğü resim ve yazılar yüreğine oturmuş gibiydi.....Diğer gazeteleri karıştrdı sırayla....Hepsinde Farklı bi haber..Başka bi resim..Ortak tek noktaları..."Murat hepsinde mutluydu..."

Hasret elindeki gazetelerle birlikte dizlerinin üzerine çöktü yavaşça...Elindeki gazeteyi sıkarak öne doğru eğildi...Gözlerinden akan yaşlarla daha sıkıyordu gazeteyi..Cihan yavaşça Hasretin omzuna dokundu....

Hsaret: Cihan...Buradan gidelim lütfen.....dedi hıçkııklarınn arasında...

Cihan: Nereye...Amsterdama bizi bağlayan hiç bişey yok Hasret..Artık herşey burada.....

Hasret: Gene oraya taşıyalım herşeyi..Burada kalamam....

Chan: Hayır Hasretim..Kalıcaksın...Oadam nasıl yaşıyorsa..Gününü gün edip hayatını sürdüryorsa sende kalıcaksın....

Hasret: Cihan...dedi titreyen sesiyle.."Nasıl acı çektiğimi görmüyormusun..Kalbim acıyor...Ruhum daralıyor...Onu görmeye dayanamıyorum..."dedi yalvarırcasına....

Cihan:Tamam...Tamam gidicez...Ama şimdi değil...Şuan şirketle ilgli sıkıntılar var..2 gün...2 gün daha kalalım olur mu.....Hasret kafasını salladı...

Hasret: Ben...Selinin odasına giricem...diyerke ayağa kalktı...Kendi odasına sakladığı anahtarı aldı...Yurtdışından eşyalar geldiği gün hasret kapıyı kilitlemişti..Ne cihan ne de hasret girmemişti o odaya.....

Flashback

Cihan: B odaya ne zaman giricez..Niye kilitledin şimdi kapıyı...

Hsaret: Ne zaman intikamıını alırız..İşte o zaman gireriz bu odaya cihan..

Cİhan: Bari ben girseydim Hasret...

Hasret: Hayır....Ogün gelene kadar girilmeyecek bu odaya okadar!!!!

Flashback

Hasret kapıyı açtı yavaşça....İçeri girdi...Tozlu aşyaların arasında yürüdü....Selinin ölümünden beri dokunamadığı bakamdığı eşyalara dokundu yavaşça....Beraber çektirkleri resimlere baktı...

Murat ile olan resimlere baktı Hasret gözyaşlarıyla...Eli ister istemez murata gitti..Dokundu hafifçe...Ardından gözü gülen Selinin resimine kaydı..Hemen resmi ters çevirip bıraktı....

Öldüğü gün otelden aldıkalrı eşyaları çıkarttı yavaşça..Seline ait elbiseler..takılar..ayakkabılar..süs eşyaları ve defter....Hasret deftere dokundu...Selin'in günlüğüydü...Açtı yavaşça...Bikaç sayfasına baktı...

Ardıdna wazgeçip kapattı tam kenara kaldırıcakken içinden bi kağıt düştü....Hasret eğilip eline aldı....Tersini düzüne çevirdi...Üzerinde not fark etti..Okumaktan vazgeçip yerine koycakken gözüne taklan "emre" yazısını gördü....

Ardındna dayanamayıp okumaya krar verdi..."Muratın gerçekten toplantısı vardı akşam..Benimki seni kızdırmaktı...İşin buralara nasıl geldiğini anlamadım..Emre"...Hasret tekrar tekrar okudu..Ne olduğunu anlama çalışıyordu...

Kenara bıraktı günlüğü eline aldı....Sayfaları hızlı hızlı karıştırdı...Özellike son sayfayalara geldiğinde daha dikkatli okuyordu......Selinin Murata karşı duygularını okumak canını yaksada okumaya dewam ediyordu...Son sayfaya gelmişti....

"Bunu nasıl yaptım bilmiyorum..Delicesine bağlı olduğum..Sevdiğim adamı aldattım..Hem de onun en yakın arkadaşıyla..Dahası Murat bizi gördü..Şimdi ben ne yapıcam..Kimsenin yüzüne bakamam..Murat beni affetmez ki asla..Onsuz yaşayabilir miyim...Emrenin beni kandırdığını bilse keşke...Onun oyununa geldiğimi bilse...Ben Muratı yeterince sevmiyormuyum yoksa...Allahım sen beni affet...

Hasret'im...Canım..Birgün bu yazıları okursan eğer..Murata söyle ne olur...Ben bi oyunun kurbanı oldum....Dilerim Murat bundan sonra mutlu olur....Hoşçakal....."
Hasret dehşet içinde defteri bıraktı elinden...Bildikleri yalanmıydı bugüne kadar....Uzanıpv tekrar notu eline aldı bir daha okudu.."Muratın gerçekten toplantısı vardı akşam..Benimki seni kızdırmaktı...İşin buralara nasıl geldiğini anlamadım" hsaret elindeki not ile odadan çıktı...

Hasret: Cihan...Cihan biz ne yaptık...anlamadan bilmeden....derken öyle çaresiz ve pişmandıki...

Cihan: Ne oldu Hasret..O elindeki ne...diyerke yanına geldi....Hasret: Selin...Murat aldatmış...dedi sessizce.."İntiharının nedeni buymuş...Murat değil...Aldatışıymış onu ölüme iten sebep..dedi çaresizlik içinde....

Cİhan: Nasıl...dedi dehşetle...Günlerdir duyduğu vijdan azabına bi yenisi daha ekleniyordu..Odaya gidip defteri aldı eline..Okudu...Ardından notu okudu....Hasretin yüzüne baktı....Çektiği acıya gene şahit oldu.....

Cihan: Sana bunları yaşattığımiçin kendimden nefret ediyorum Hasret...dedi pişmanlıkla.....

Hasret: Murata söyle demiş..Okursan söyle demiş..Ben ne yapıcam...derken ellerini başının arasına alıp odada bikaç kez dolandı......

Hasret: Eğer ben inat etmeseydim ve odaya girseydik...Bunları ozaman görseydik şimdi hiç biri olmayacaktı belkide...Kendini suçlama Cihn..diyerek Cihanın koluna dokundu...

Cihan: Şimdi ne yapıcaksın peki?...dedi soran gözlerle....

Hasret: Bilmiyorum...Bu şekilde buradan gidemem....Muratı bulup bu defteri ona vermeliyim....O Seliini affeder belki....

Cİhan: Ya sen?....

Hsaret: Beni nasıl affetsin.....bi insaın duygularıyla oynadım ben....Belkide en mantıklısı bunu ona kargo ile yollamam olucak....Sonrada buradan gidcem...Dönmemek üzere..diyerek odadan çıktı....

***
Levent Elindeki dosyayı muratın önüne atı yavaşça ardından karşısındaki koltuğa kuruldu rahatça...Murat şaşkınlık içinde dosyaya uzandı.....

Murat: Bu ne Levent? derken levete keskin bakış attı...

Levent: Aç bak oku..derken eliylede işaret etmişti..Murat bakınca Hasretin ismini gördü...Ardından dosyayı bıraktı...

Murat: Ne Bu şmdi?....Komik olduğunu mu sanıyorsun?..derken ayaklandı....

Levent: Hayır..Uğruna kariyerini tehlikeye attığın kızın kim olduğunu araştırdım sana...Oldukça da ilginçmiş hayatı...Sana söylediği tek doğru anne ve babasının olmayışıymış..deerken oda ayağa kalktı..Eline dosyayı aldı...

Levent: Hasret Nemutlu...05 temmuz doğumlu..Neredeyse 5 yaşın beri yurtdışında yetişmiş..En iyi okullarda okumuş...Anlayacağın burada öğretmeye çalıştığımız herşey o zaten çok iyi biliyormuş....

Murat: Bunları bana neden anltıyorsun Levent....

Levent: Dur ama daha bitmedi...Selini 4 yıl önce tanımış..Anne ve babasıı kaybetmeden 1-2 ay önce..o dönemde Seln hasrete çok destk olmuş...Bu arada şu Cihan..Kuzeni..dediğin de Murat Levente baktı...

Levent: Bu adam Seline aşıkmış..buda öğrendiklerimin arasında....Hasretin anne tarafından tek akrabası..Baba tarfından birileri var...Ama 20yıldır görüşmüyorlarmış...Selin ölünce senden onun acısını çıkartmak istemiş...

Murat: Levent duymak istemiyorum.....

Levent: Duy duyda anla...Ardındn aklına nereden geldiyse çingene kılığına girmek gelmişş...Bunun için 4 aya yakın şive dersi şan dersi dans dersleri bile almış...

Murat: Bayağı iyi hazılanmış..dedi nefretle baktı..Yüzüne alaylı bi gülüş yayıldı....

Levent: Sonrası belli zaten...ama benim takıldığım bi nokta var..Bu kız senden neden intikam almak istediki...Sonuçta selin seni aldat...deip sustu...Murat bakışlarını levente çevirdi...

Murat: Niye sustun..Desene en yakın arkadşaınla aldattı diye....Birisi aldattı diğeri kandırdı.....dedi acınası bi tebessüm ile......"Sen haklısın Levent..Kimseye fazla değer vermemek gerekiyormuş"dedi nefretle...

Levent: Dur dur o eskidendi...Burçini tanıyana kadar..Şimdi öyle düşünmüyorum....dedi tebessm ile....

Murat şaşkınca baktı Levente....Aklındaki soruya cevap arıyordu..Hasret tüm bunları ne için yapmıştı..Neyin intikamıydı bu?

hayat*
15-10-10, 01:04
Evt, arkadaslar, korkdugunuz basiniza geldi! ..bende senaryo yazmaya basladim:img-hyste..aslinda bu sadece bir deneme süreci bir kere, iki kere yazmak istiyorum, eger bu isi beceremedigime kanaat getirirsem birakicam korkmayin fazla iskence etmicem size =D:img-wink:
Arkadaslarimiz o kadar cok güzel yaziyorlarki vallahi benimde yazasim geldi.:img-in_lo Elim daha yeni iyilesdi ..Neden sayfaya giremedigimin ise iki nedeni var; 1.elim nedeniyle 2.ise bu kavga o kadar baydiki beni,kim bilir kac bölümdür bunlar kavgalilar vallahi ben sayamadim matemagim yetmedi =D..bu nedenle hic giresimde yokdu, ne zaman barisirlar sarmas dolmas görürüz onlari ozaman ins dalicam yorum sayfasina XDztn ben misafir olaran girip takip ediyoruum herzaman sizleri yaaa:img-yes:..ahhh ama fragmanda masallah murat bey hasretin yerine cakma selinle sarmas dolas..-EVT hala diziye bakiyorum. bakamadanda edemiyorum, isterse hasret leventle evlensin-(allah korusun D=) ben yine bakmaya devam edicem sanirim..
baslayalim mi? haydi bismillah..XD

(bide su saimenin olaylarida sikiyor beni, hasret bide o yüzden aci cekiyor..ama gercekdende yepyeni olaylar cikartmak istemiyorum ortaliga.orjinalinden devam etmek istiyorum yani.
sadece kavgayi uzatmicam ve bende murat müzigi birakmak zorunda kalmiyacak XD, fazla aYRiliklara dayanamiyorum ztn :img-cray:)
söyleki;
hasret muratin herseyi bildigini ögreniyor ancak leventden degil.murat telefonla konusurken duyar bir sekidle
saime ztn hic birseyden habersiz cokkkdan yurtdisina cikmisdir bile.
hasret cok üzülüyor, kiziyor.
murata cok kiriliyor, ne yapacagini bilemiyor ve kizginlikla esyalarini alip mahallesine gidiyor. (zaten baska gidecek bir yeri yokkki)..su sahneden itibaren hasret takside mahallesine giderken..

********

Hasret..Hasret üzgün, hasret kirgin.O cok güvendigi Murat hocasi, sevdigi adam Murat nasil olurda ondan bu meseleyi saklamisdi?
Gözlerinden süzülmek icin cirpinan göz yaslarini zor tutuyordu.
Ona güvenmekle hatami ettim acaba? diye düsünür.
Onu sevmekle, ona deger vermekle hata mi ettim? sonra icinden kesinlikle hayir! diye bagiran sesi susturmaya calisir, sustururda.Kendini aldatilmis gibi hissetmeye baslar, ne düsünecegi ne yapacagi konusunda hic bir fikri yokdur.Tek hissetdigi , sanki bundan sonraki hayatinda onun olmayacagidir. degisecegi,ayni kalmayacagidir. O kadar sinirlidirki, bir daha ona güvenmicem , bir daha yüzüne bile bakmicam , konusmiyacagim, sevmiyecegim aklina gelen herseyi sayiklar kendi kendine sessizce. Sacmaladiginin farkina vardiginda ve sustugunda ise mahalleye cokdan gelmisdir.
Elinde cantasi ve nemli gözleriyle kapiyi calar , kapiyi acan Gülnazdir.
Cok telaslanan Gülnaz soru üzerine soru sorar.Herseyi ögrenince ise Hasreti yatistirmaya calisir, seni düsündügü icin söylememisdir vs bir cok sey der.Ama nafile.
Hasret;
Aklim karma karisik.Ben ..benim yarim, yarim yok sanki
kalbimin , ruhumun, bedenimin yarisi yok.O kadar kizginimki hic birsey hissetmiyorum o kadar kirginimki ne dedigimi bile bilmiyorum.Pesimden bile gelmedi! Demekki oda hatali oldugunun farkinda, yada gelmek bile istemedi. Belkide ugrasmak istemedi.
Hic mi bilemedi benim kirilacagimi, üzülecegimi.Sirf isleri yarim kalmasin diye bana söylemedi. Daha 1 saat önce sarilip destek aldigim, kokusunu icime cektigim, asik oldugum adam.Simdi neredeyse nefret ettigim kisi haline geldi.Sadece 1 saat icinde, nefret etmek bu kadar kolay olabilir miki? yada bir kisinin kalbi bu kadar kisa sürede paramparca olmasi, parcalarinin binbir kenara dagilmasi ve o parcalari tekrar bir araya getirebilecek tek kisinin o -murat olmasi , olabilir mi?
sanirim evt.

Murat;
Beni dinlemedi bile.Oysa ben onun sadece iyiligi icin..Onu kiricak birsey yapamayacagimi, yapmayacagimi nasilda düsünemez.
Simdi ne yapiyor acaba.nerde?..Cok kirgin olmali.Canim yaniyor, bana nasil nefret dolu baktgini gördüm, nasilda igrenerek benimle konusdugunu gördüm, gözleri..gözlerinden alevler cikiyordu sanki.Onunla konusmam lazim, beni dinlemek istemese bile.Bunu bizim icin yapmam lazim. Simdiden gözleri önüme gelmeye basladi.Bana haksizlik yapiyor , ewt, evt gitmeliyim onun yanina..hemde simdi !..

G: Hasret hadi yemek hazir .
H: Saol abla ac diyilim.
G: Hasret, ah benim ablam.Hadi üzme beni biseyler ye, Murat hocayada kizma bosuna, besbelliki seni düsünmüs adam.
H: bu konuyu kapatsak abla.
G: tmm hadi sende gel yemek ye bari.

hasret her ne kadar yemek yemeye calissada bogazi dügümlenmisdi sanki, Gülnazda bu duruma cok üzülüyordu yemekde konusmadigi konu, yapmadigi saka-komiklik kalmadi ama hasret sadece kücük bir tebessümle karsilik verebildi.

Hasret cok yorgun oldugu icin ve kafasindaki seylerden kurtulmak icin üstünü degistirip hemen kendini yataga atti.
O sirada Murat yoldaydi.Hemencecik hasretin yanina gitmek ona herseyi anlatmak, onu kollarinin arasina almak istiyordu.Ona onu asla üzmek istemedigini ,onu sirf kendi isleri icin kullanmadigini ve tabikide duygularini söylemek istiyordu.
Yagmur iyice bastirmisdi.Murat yagmura aldirmadan arabadan indi.evin isigi hala yaniyordu.bir an duraksadi sonra gitti kapiya dayandi..
siril siklam olmusdu.üsüyordu.kapiyi caldi acan gülnazdi murati öyle görünce sasirdi.
G: Muu murat oca? senin burda ne isin var? e siril siklam olmussun sen ya.
M: hasreti görmem lazim
G: tmm ama hasret yatiyor yorgun birazcik, uyandirayimmi?
hadi gel iceri ne kapida duruyosun? donmussundur sen simdi.
M: yok saol.

kapinin sesini duyan hasret uyanir, yorgun ve uykulu gözlerle kapiya dogru ilerler ve
H: Kim geldi abla?
der. Muratin kalbi yerinden cikicakdir sanki.
Murat;
cok güzel, cok kusursuz.nasilda bakiyor öyle, ne düsünüyor acaba? beni dinlicek mi?uykusundan yeni kalkmis bir melek gibi.cok mu üzüldünki bu saatte hemen yattin hasret?
onu görmeyeli kac saat olduki? ama ne kadarda özlemisim.

Uykusundan yeni kalkan hasret murati hic beklemiyordur, gelmeyecegini sanmisdir.
Hasret;
gelmis, allahim..nasilda islanmis.üsüyor mu acaba..
ona nasilda kirgin oldugumu biliyor mu.onu dinlemeli miyim?
bakmasin bana öyle nolur.dayanamiyorum yoksa.Ona cok kizginim, ama hala , hala bir sekilde bir yanim ´ona git ve dinle ´ diyor.
Nasil bir celiski bu? hayir yumusamamam lazim, benden nasil olurda böyle birseyi saklar? yapamam.kendine gel hasret.

M: hasret konusabilir miyiz?
hasret düz bir ses tonuyla
H: evt
o sirada gülnaz ben bi iceri gideyim der ve ikisini kapinin önünde birakir.
H: ne konusucaz?
M: hasret bana bak lütfen yüzüme.
H: niye ne degisicek? beni kandirdigin gercegi degisicek mi yüzüne bakinca?
M: Hasret ben sadece senin iyiligin icin..
hasret sözünü keser
H: sen sadece kendi cikarlarin icin.
M: hayirr. hasret lütfen, ben seni üzücek hic birsey yapmadim, yapmak istemedim.
H: yoo yapdin , hemde beni üzmekle kalmadin , sen benim sana olan herseyimi yikdin.Sen anne acisi nedir bilir misin he?
ben her gece annem olmadigi icin agliyordum be, hergün kahroluyordum..parkda bi kiz ve anne görünce icim parcalaniyordu.Sen ne düsündün he? Sacma bir davetin -konserin benim icin anne den daha önemli oldugunu mu? alkislarin, kariyerin?
Hasret ne dedigini farkinda bile degildir, gözlerinden inci taneleri dökülmeye baslamisdir bile..Murat ise ..murat mahvolmus bir durumdadir , hasret hem onu dinlemiyor hemde sözleriyle kalbine binlerce delik aciyordur.Hasretin agladigini görünce dahada bir yumusar ve cöker.
H: bu kadar yeter ,bitti.
M: bitti öylemi?
H: evt-
Hasret sert bi sekilde evt derve kapiyi Muratin yüzüne kapatir.
kapinin ardinda sirilsiklam, üzgün, asik bir murat
kapinin öteki tarafinda hüngür hüngür dizlerini üstüne cökmüs aglayan bir hasret.
murat pes etmez.bagirir kapinin ardindan;
M: Hasret , beni dinle..seni burda-disarda beklicem.taaki gelip beni dogru dürüst dinleyene kadar.hassrettt beni duyuyorsun biliyorum, gerekirse sabaha kadar beklicem anladin mi..
...
hasret yerinden kalkar yavasca pencere dogru ilerler.Gülnaz konusmalari duymusdur oda pencereden bakiyordur
G: kiz hasret, adam hasta olucak simdi disarda
Murat ise asagida kapinin önünde bir tasin üzerine oturmus pencereye bakiyordur.Hasretle bir an göz göze gelirler, ama Hasret umursamamazlikdan gelir ve koltuga oturur
saat: 21:43 gösteriyordur.
...
hasret arada sirada caktirmadan pencereden bakiyordur.Yagmur cok siddetli yagmaktadir ve murat o yagmurun altinda hala duruyordr.Gülnazsa oturdugu yerde uyuya kalmisdir.
saat: 23:55 yi gösteriyordur.
Hasret saatin farkinda bile degildir.akli murattadir..
bu adam delimi hala orda, diye düsünür..öff simdi hasta olucak, benim yüzümden ..acaba üsüyor mudur?sonra ayaklanir ve pencereden tam gözükecek bir sekilde bakar, muratin pencereyye baktigini görür ..etraf karanlikdir mahallede neredeyse heryerin isigi kapalidir.hasret dayanamaz eni sonunda ve eline aldigi gibi bir yorgan kosa kosa asagi iner..
hasret asagidadir yagmur cok siddetlidir.
H: Muratt!
der ve sarilir yorgani hemen sarmaya calisir.
H: hasta olucaksin..
M: hic gelmiceksin sandim der carpik bi gülümsemeyle
H: donmussun sen..
hasret murata simsiki sarilir , onu bu hale getiren odur!..birden herseyi unutr oan sadece ona sarilmak ister simsiki sarilmak ve sevmek..yaparda.
murat hasreti kollarinin arasina alir, belini kavrar..saclarina dokunur hasretin.ve islak dudaklarini hasretin islak dudaklarina götürür.öpmeye baslar özür dilercesine.hasret itiraz etmez.ama bir anda kendi geri cekmek zorunda hisseder
ve soluk soluga yagmurun altinda:
H: yapma, yapamam..
M: hasret.. sesi cikdigi kadar..
H: murat bana zaman tani...
der ve iceri gider. kapiyi kapatir.yere oturur, islak elleriyle saclarini geriye dogru yiter ve öylece oturur hic birsey yapmadan.
arkada kalan murattan haberi olmadan.
murat caresizce arabasina biner ve evin yolunu tutar.
gelirken heyecanliydi, ne yapmasi gerekdigini bilmiyordu
giderken ise gene ne yapmasi gerekdigini bilmiyordu.
eve gider, kapiyi acar sessizce-herkes uyuyordur muhtemelen diye düsünür, isiklar kapalidir.
oysa uyuyamayan bir kisi daha vardir.
N: murattt
M: anne?
N: murat bu halin ne? iyi misin?islanmissin.nerdeydin; neden bu kadar gec kaldin?
murat yatistirici ses tonuyla
M: ben iyiyim anne.disardaydim dolasdim biraz.
N: sakin bana onun arkasindan gittigini ve onun yüzünden islandgini söyleme!? oglum görmüyor musun sana yaptiklarini hala..
M: anne sonra konussak bunlari.. cok yorgunum, hem gördügün gibi islagimda biran önce üstümü degistirip, yatmak istiyorm.
nesrin hanim icgecirip, rahat bir sestonuyla
N: tmm, hadi cabuk üstünü degistir hasta olmadan.sicak biseyler ister misin?
M: anneee hayir saol, sende git yat hadi.
nesrin hanim icinden hasrete söylene söylene odasina cikar.
murat ..;
odama gittim..kendime aynada söylece bir bakdim..ellerim dudaklarima gitti, biran duraksadim..icim rahatlamasada yinede kendimi iyi hissettim; hasreti en azindan sonsuza dek kaybetmemisdim.ilik bir dus alip üstümü giyip kendimi yataga attim, aklim ise hala hasrette.gözlerimin önüne yüzü , tavirlari geldi.bundan sonra acaba nolucakdi? dudaklarinin sicakligini hala dudaklarimda hissedebiliyordum.yaniyorlardi.
O GECE yatamiyacagimi anlamisdim.tek düsündügüm oydu.o ve yine o.
sabahlin erkenden kalkdim.okula gitmek zorundaydim ama bugün kalkdigimda hasret yokdu.Onun o tatli gülüsüyle güne baslamaya nasilda alismisim.
Üstümü giyip asagiya indim.Kahvaltida herzamanki gibi annem vardi.
N: oglum , günaydin
güzel bir sestonuyla
M: günaydin
N: biraz daha iyi misin? malum dün aksam..
M: dün aksamda iyiydim simdide iyiyim anne , korkma telaslanicak birsey yok
annemin telasli ve bir o kadarda iyi kalpli tavirlarini yüzünden anlayabiliyordum.o benim annemdi.sert davranmak istemedim ve sadece herseyin yolunda oldugunu söyledim
N: iyi..nakiye senin icin ihlamur kaynatmisdi onu icmeden cikma lütfen.iyi gelir.
M: hi hii tmm.
Na: günaydin murat !:)
sen sesiyle yine.
M: günaydin nakiye , hayrola bugün cok neselisin?
Na: askolsun ben herzaman böyleyim, hayati seviyorum sadece ..ihlamurun afiyet olsun.
sarki mirildanmayya baslar.
M: saol, aman aman moralin hic bozulmaz ins.
Na: :) amin amin ..bu arada levent nerde?
o sirada levent arkadan gelir ve
L: bi kisi benim adimimi andi?günaydin TURALI ailesii!
Na: levent, hosgeldin gel otur sanada cay koyayim.
M: hosgeldin levent.
N: hosgeldin leventcim, otursana.
L: hosbulduk.
sen sesiyle yine nakiyeyle ortaklik yapar..
L: EE nasilsin nakis?
Na: vallahi seni gördüm daha iyi oldum.hee bu arada senin icinde biseyler var burada
L: kek gibi mi?
Na: hi hii..
L: seni en cok bunun icin seviyorum nakis iste ya, hic beni unutmuyorsun..
kahvaltidan sonra leventle murat cikiyorlar.
L: Nereye gidiyoruz?
M: ben okula gidiyorum .sen?
L: ayni arabada oldugumza göre bende seninle okula geliyorum.bu arada hasret nerde?
M: mahallesinde.
L: nasil yani?
M: telefonda bi sekilde benim saime hanimin onun annesi oldugunu bildigimi duymus , sonrada
L: sonrada cekdi gitti. hakli kiz..Birseyler yapsan iyi olucak
M: yaptim korkma
L: Eee sonuc?
M: sonuc, iyi sanirim yada idare eder. Yani ona gercekleri söyledim.hasret bu inadi tuttu bi kere ama sanirim siniri gecdi.
Sadece ona beni affetmesi icin birazcik zaman vermemi istedi.
L: vayy be bak sen su bizim hasrete, eski hasret olsa bi taslamadigi kalmisdi seni
der ve güler.
M: levent dalgaya vurma hemen.Benim icin degerli.
L: farkindayim dostum,ve artik muhabirler icinde degerli, röportaj icin kapinda yatmaya baslicaklar az kalsin.
M: mesaj alinmisdir.Ama suan olmaz , daha yeni saime olayindan cikdi kiz.Saime hanimda gitti ztn.
L: biliyorum, haklisin..peki saimeyi bulmami ister misin?
M: hayir tam aksine gelmemesi karsimiza cikmamasi daha iyi ,hasret belki üzülücek ama en azindan her gün kahrolmicak.
Ben onun acilarini, yaralarini saricam levent .
...
Hasretde gecelin yatamamisdir.Erkenden kalkip üstünü degistirip eline nota kagitlarini alip birazcik tekrar yapmisdir.
Gülnaz hasreti biraz daha iyi görünce sevinir.
G: Hasret kiz adi kalk bugün biraz dolasalim seninle abla-kiz.
H: Hic cnm istemiyor abla.
G: hadi be kiz bak bugün avada güzel.hadi hi? ava almak da iyi gelir sana, söyle o park senin bu park benim dolasiriz?
Hasret güülümseer
H: tmm
G: hehh söyle hadi üstünü giyin.
H: tmm.
hazirlanip cikarlar.
Hasret;
üstümü giyinmeye gittim.aslinda hala aklim ondaydi, dün gecede..
peki bundan sonra bize nolucakdi?bunlari suan aklimin baska bir kenarina koymak zorundaydim.üstüme rahat -bol ve boydan askili bir elbise giyip cikdim.
Hava gercekden de cok güzeldi, iyikide cikmisiz dedim kendi kendime.
Bir banka oturduk ve deniizi izlemeye, derin derin temiz havayi cigerlerimize cekmeye basladik.Huzur buldugumu saniyordum.Öyle olmasida gerekdi ztn ! ama birsey eksikdi sanki, evt - yine o ..yine onun eksikligiydi bu.Telefonumun calan sesiyle düsüncelerim baktigim denizde kaybolu verdiler.
G: kim?
H: Bi dk abla bakiyorum
H: Alo?
L: Hasret.
H: aa meraba levent sen misin?
L: Evt benim hasret nasilsin iyimisin?
H: iyiyim sen?
L: bende iyiyim.disarda misin? sesler geliyorda?
H: evt ablamla birazcik hava aliyoruzda.
L: abla-kardes aninizi bozdugum icin özür dilerim, ama seninle su isleri halletsek iyi olur, okuldayim suan.Gelebilir misin? yada seni gelip alayim mi?
H: tmm anladim, yoo gerek ben kendim gelirim
L: bekliyorum
H: abla benim gitmem lazim .levent okuldaymis su isler hakkinda konusmak istiyormus.
G: tmm ozaman hadi git sen.
H: tmm sonra görüsüüz.
G: görüsürz.


öff cok sikici ilerliyor hersey degilmi....hala kabullenemiyorum biliyormusunuz leventin böyle seyler yaptigina dizide? psikolojikmen bozuldum ben ya.XD.sanirim onun icin kendi senaryomda leventi iyilik melegi yaptim.ona kizamiyorum ben .aslinda bu dizide olan selin ve psikopat kardesi haricinde kimseye kizamiyorumda hadi neyse...biraz daha heyecan katalimmi? evt yeni bir asistan gibi..korkmayin ben bahar fln getirtirmicem xD söyle hafif kumral ..hmm boylu poslu, hafif cekik gözlü , gerekdiginde cici gerekdiginde kivirtabilen, bir kiz.
taniyor musunuz öyle bir bayan? sanirim ben bir tane buldum.Azraya ne dersiniz? AZRA AKIN mesela.
http://imgkelebek.hurriyet.com.tr/LiveImages%5CG%C3%BCzelim%5C995%5CAzra%20Ak%C4%B1n %5Cazra-akin-8.jpg

hmm.. bence olur.
isminide degistirmiyorum ve azra diziye giriyor.
***

Asli bazi nedenlerden dolayi yurt disina gider ve muratin yeni asistana ihtiyaci vardir.bir cok kisi gelir ama murat daha dosyalarina bir bakisda cöpe atar.odasinda bekliyordur, eline bir dosya gelir.
Azra Demir
daha genc ; ama cok iyi okullarda tahsil görmüs, bir cok dil bilen ve deneyimli bir kisi.
Dosyasi övgülerle ve basarilarla doludur.
Murat kizi görmeyi kabuul eder ve azra iceri girer.
saclarini arkadan at kuyrugu yapmis,
üstünde bacaklarinin kusursuzlugunu gösteren bir mini etek, kolsuz-askisiz beyaz bir üst ve üstünde kisa bir ceket vardir.
sirin topuklu ayakkabilari ise göze carpiyordur.
sirin+cekici ve ciddi bir tarzi vardir.
kisa bir konusmadan sonra murat azraya
M: olumlu, yarin baslayabilirsiniz.
der ve tebessüm eder.ayaga kalkar el sikisirlar ikiside gülüyordur.tam o sirada leventle hasret iceri girerler.
hasret oldugu yerde kalir.
L: pardon bir görüsmen mi vardi murat.?
M: evt vardi ama bitti.
murat hasretinde geldigini görür, gözleri gözlerine kayar.
o girince odaya hersey farkli gözükmeye baslar gözüne sanki.
hasret azraya bakar söyle bir.siniri tepesine cikar.böyle bir kiz hemde muratin yaninda! kim bu kiz acaba diye icini yemeye baslicakken
A: Tskler murat bey, ben gideyim ozaman
der ve gider.
Azra odadan cikdikdan sonra levent islik calar ve
L: murat kim bu kiz ya?
..
OKudugunuz icin Tsk :img-blush
ayriliklari sevmem, helede 3. karakterlerden nefret ederim ..bu nedenle kötü bir kiz olmamaya calisicam:img-hyste

hayat*
15-10-10, 14:51
kücücük bir kisim daha ekleyeyim dedim..canim sikildi..
(emrin olur ayselim ne bitki cayi, ihlamuru..bürülüyü gerekirse cokomun en sevdigi tatli yaparim ben :D)
EGER buu bölüm yakinlasma olmazsa, burada cosucam ins.
berbat yapsamda en azindan kendimce sevinicem snairim :img-hyste .
Azra odadan cikdikdan sonra levent islik calar ve
L: murat kim bu kiz ya?
M: Asistanlik icin gelmis bir kiz iste, sadece.
L: Bir kiz iste mi?kiz podyumlarda yürüyen mankenler gibi sende bana sadece bir kiz diyorsun.. ee noldu? olumlu sanirim he?
M: olumlu olumlu
muratin gözlerini hasretten alamiyordur, kacamak bakislar atiyordur.
L: tabi olumlu olur, böyle bir kiza kim hayir diyebilirki dimi
der ve murata capkin muamelesi yapip güler.
hasretin ise morali iyice bozulmusdur basini yine yerden kaldirmiyordur.
Murat durumu fark eder ve
M: benim icin normal bir kiz , sen dosyasini bir görsen emin ol dis görünüsüne bakmadan önce sen kapmak isterdin kizi .
L: hem güzel hem basarili diyorsun ynai , oglum sen var ya sen
M: levent yeter artik tmm lütfen.
M: hasret? hosgeldin
hasret basini kaldirir sakin ve düz bir ses tonuyla
H: hosbulduk.
leventin jetonu ise yeni düsmüsdür.
L: sey evt su röportaj islerinden ve yeni projelerden bahsedicekdik hasret...Tabi bu muratida cok kapsayan bir durum.nede olsa murat senin sesini iyi taniyor, kontrol etmesini biliyor.
Röportajlara, gösterilere vs butür reklamasyon islerine ben bakicam tabikide hasret , ancak muratinda senin yaninda olmasi iyi olur diye düsündüm, seni sahne icin hazirlamasi, sesini kontrol etmene yardimci olmasi,sesinin uygunlugu , bir sarki icin hazir olup olmadigi vb bircok konu icin ondan yardim almamiz gerekicek.Tabi istersen, bu senin özgür kararin, bundan sonra seni kimse zorlayamaz biliyorsun dimi?
H: evt biliyorum.
L: ne diyorsun?
murat hasretin agzindan cikicak iki kelimeye bakiyordur.
hasretin cevabi ztn bellidir, tabikide EVTT.böyle bir teklife nasil hayir diyebilirki? ztn muratin herzaman yaninda olmasini istemiyor muydU?
ancak cok istiyormus-dünden raziymis gibi görünüp severek EVT demek istemiyordu.kendini kücük düsürmek gibi hissediyordu butür davranislari.bu nedenlede
H: olabilir.tmm
demekle yetindi.
L: tmm bu iside hallettiysek.simdi birazcik projelerden konusalim mi?
bir kac kagit cikarir ve anlatmaya baslar

Dilek!..
15-10-10, 17:04
Yorum ve replere çok çok çok teşekkür ederim..
Bölüm 18

Hasret Seline dair herşeyi incelemkle geçirdi bikaç günün...Sonunda belirli şeyleri bi kutuya koyup güzelce bantladı...Çantasını alarak evden çıkarken Cihan görüp yanına geldi...

Cihan: Nereye gidiyorsun Hasret....

Hsaret: Bunu Murata yollamaya..derken kutuyu gösterdi..Cihan uzanıp kutuyu aldı elinden....

Cİhan: Hsaret bunu istediğinden emin misin.....

Hasret: Evet..Hayır...Of bilmiyorm dedi kararsızlık içinde....

Cihan: Bikaç gün daha bekle....İyice düşün ozman gerekirsen gidip gönderirip hızlı karar verip pişman olma lütfen...

Hasret: Geciktirmenin bi anlamı yok cihan..derken hala kararsız bakıyordu gözleri....

Cihan: Tamma..Ozaman ben gönderyip diyerek elindeki kutuyu kenara koydu...Anahtarları uzanıp aldı..Üzerini düzeltti...Kapıdan çıkıcakken Hasretin sesini işitti...

Hasret: Dur!..Dur...Ben buradan gittikten sonra yollarım...Yada giidceğim gün..Şimdi gitme....Gönderme....Cihan hasrete dönüp tebessüm etti...Kutuyu bıraktı...

Cihan: Benim 1-2 saatlik işim var..Şirkete gidicem....Bişey istiyormsun....

Hsaret: Hayır...Ben d belki dolaşıırım günlerdir evdeyim..Telefonum açık...Merak etme....

Cihan: Tamam..Haberleşelim mutlaka...diyerek çıktı evden....Arabasına bindi....Hasretin kalbinde açtığı yaralar tamir etme vaktiydi çoktan......Sounda Muratın okulundaydı..Arabayı park edip üst kata çıktı...Kapıyı çalıp girdi...

Cihan: Merhaba Murat Bey..diyerek içeri girdi..Murat görüklerine inanamıyordu.....

Murat: Senin burada ne işin var diye ayaklandı...

Cihan: Dur dur....Söyleyeceklerim var derken eliyle ona dur işareti yaptı...

Murat: Çık dışarı derken oldukça sinirliydi......

Cİhan: Önce dinle beni......dedi ciddi tonla...Murat şaşkın ve kızgındı.....

Murat: Daha söyleyeceğiniz yalanlar oyunlar bitmedi sanırım...dedi kızgınlıkla..Cihan koltuğa oturdu...

Cİhan: Buraya Hasret için geldim...Hasretin bu oyunda hiç bi suç yoktu..Benim tesirim de kaldı......

Murat: Bu da yeni numaranız mı....dedi gülerke.."Baktınız canım yanmadı...Bi yenisine mi başlayalım dediniz" dedi öfkeyle.....

Cihn: Şuan ne desem inanmayacaksın bana farkındayım...Ama şunu bil...Hasret sana gerçekten aşık derken elini yumrk yapıpı dişlerini sıktı....

Murat: Çık dışarı...dedi yine öfkeyle....
Cihan: Kaç kez wazgeçmek istedi...Her seferinde ben engel oldum...Hergün vicdan azabı çekiyor...Oda onun o halini gören bende.....Hasret Selinin senin yüzünden intihar ettiğii sanıyordu...Ama geçen gün öğrendiki "Selin bunu seni aldattığı "için yapmış..Şimdi hasret daha da pişman....deyip sustu..Muratda suskundu...

Cihan: Bu kız ilkkez birini sevdi.Onu ilkkez deli gibi ağlarken gördüm ben..İlkkez biri için ayaklarıma kapandığını gördüm...Günlerce yemek yemediğini gördüm..Gözlerindeki ışıltının kaybolmasına daha fazla içim dayanamadı....dedi ciddiyetle...

Murat: Bittimi anlatacağın saçmalıklar..dedi umursamaz bi tavırla...

Cihan: Bu kız sana aşık be adam...Aşık....Bu güne kadar kalbini ele geçiren tek adamsın sen....Günlerdir lanet eediyor kendine....Gösteriye çıkmayacaktı..Öyle anlaşmıştık ama o kıyamadı sana....Çıktı....Son ana kadar wazgeçmişti..Ben zorladım...

Murat: Dışarı çık Cihan..dedi hiddetle...Gitgide kızıyordu...Cihan ayaklamdı kapıya doğru ilerledi...Sonra arkasına döndü.....

Cihan: Masaya hasretin numarsını bıraktım...Çok yakında gidicek buradan...Eğer aklının bi yerlerinde en ufak bi ihtimal verdisen dediklerime ara...Bunu yapacağımı söyleseler gülerdim....Ama yapıyorum......

Cihan: Bu oyunu ben başlattım...Ben bitiricem....Unutma...Sadece bikaç günün var......Hasret gidicek....Elini çabuk tut diyerek odadan çıktı..Murat güçsüz bi şeklilde sandalyeye attı kendini.....

Cihaın söyledikleri birbir kulağında çınlyordu...Hasret ile konuşmaları..yaşadıkarı birbir geldi gözünün önüne....Bi yanı inanmak için bahaneler ararken dier yanı hala kızgın...hala öfkeliydi....

Odada bikaç tur attı...Öfkeden eline ne geçerse savurdu....En sonunda masanın üzerindeki kağıdı gördü....Eline aldı...Numarayı okudu....Telefonunu çıkarttı...Tam arayacakken kızdı...Yırttı kağıdı...

Cihan kapıdan çıktı...Bu halde hasretin yanına gidemezdi..Kendini bara attı...Gündüz vakti içmek yapmadığı bişeydi..Ama bugn yapmam dediği çoğu şeyi yapıyordu....Oturdu bi masaya....

Cİhan: Affet beni Hasret..Bunu yapmak zorundaydım...Senin daha fazla acı çekmene dayanamaz ki benim yüreğim...diye inledi telefonun ekranındaki hasretle çekilmiş resme bakarak..

***
Hasret eve girip üzerini değiştirdi...Eline ne zamandır ihmal ettiği kitabını alıp koltuğa oturdu...İlk sayfayı bitirip ikinci sayfayı çevirdiğinde telefonu çalmaya başladı..Kitaptan gözünü ayırmadan telefona uzandı...

Numaraya baktı..Tanımıyordu...Kitabının ayracını koyup kitabı kenaara bıraktı..Ardından Telefonu açtı....

Hasret: Efendim...dedi..ses yoktu..."Efendim..."diye yineledi..hala ses yoktu tam kapatıcakken bi ses duyuldu...

Murat: Alo...Hasret...Ben Murat...dedi titreyen bi sesle....Hasret şok haline tlefonu hızlıca kapatıp sehpanın üzerine koydu...Ayaklarını karnına çekti koltuğa sündü..Gözlerinden bi yaş süzüldü....

Telefon bikaç dakika sonra tekrar çalmaya başladı...Hasret gözyaşları eşliğinde kulaklarını tıkayıp daha da sündü koltuğa...Şok halinde ağlıyordu.....Telefonun sesi kesilince açtı kulaklarını...Hemen telefona uzandı...

Hasret: Cihaan..dedi titreyen sesiyle....."Gel...hemen gel"....dedi yalvarırcasına...

Cİhan: Hasretim..Ne oldu...Ağlıyorsun sen..derken çoktan cebinden çıkardığı parayı masaya bırakıp koşar adım çıktı.....

Hasret: Gel...diyerek kapattı tlefonu..Cihan hemen arabasına bindi..Aklına bi sürü kötü şey gelmişti....Nasıl sürat yaptığını bilmeden hızlıca sürdü arabasını..Bu sırada Murat telefonu masaya bıraktı..

Kaç vazgeçmişti aramaktan...Yırttığı kartı birleştirmişti önce..Ardından numarayı telefonuna kaydetti..Ama arayamadı....Tam kaarını verip arayacakken odaya Levent girmişti...

Ona herşeyi anlattı....Leventten aldığı fikirler doğrultusunda aramaya karar vermiştiki Hasret sesini duyar duymaz kapatmıştı telefonu..bir dahada açmamıştı.....Saate baktı...7yi geçiyordu...

Mutfağa inip bişeyler atıştırdı yemek öncesi....Aklında hala Hasret vardı....Günlerdir düşündüğü sorunun cevabını almıştı...Ama hala Hasreti affetmemişti.....

***
Cihan üçer-beşer merdivenleri çıktı..Cebinden çıkarttığı anahtarla hızlı hızlı kapıyı açtı...Hemen odalarda hasreti aramaya başladığında onu koltukta gördü..Hala gözlerinde yaş vardı.....Ve korkarak telefona bakıyordu...

Cİhan:Hasret...Ne bu halin...İyi misin diyerke yanına oturdu.....

Hasret:Murat...deyip sustu..."Murat aradı Cihan...O beni aradı"...dedi şaşkınlık içinde....

Cihan: Canını yakacak bişey mi söyledi...dedi sinirle...

Hasret: Konuşmadım..Kapattım hemen seni aradım.....Bir daha ararsa ne yapıcam ben....

Cihan: Konuşucaksın tabi..dedi şevkatle..."Bak aradı seni..demekki seni affetmeye haızr"...

Hasret: Affetmez...Nasıl affetsin....Yooo..Yapamam...Ben yarın gidiyorum Cihan daha fazla kalamam burada...dedi kafaısnı sallayarak..

Cihan: Gidiyormusun..Olmaz ....Yarın olamaz en aızndan...Önemli bi ihale var..Buada olmam şart...

Hasret: Ben tek giderim gerekirse.....

Cihan: SEni bu halde nsıl yollarım ben...Tamam yarın sende şirkete gelirsin.tüm gün yanımda olursun olmaz mı..Sonra beraber gideriz....Bir daha dönmeyiz...dedi

Hasret:Cihaan....Olmuyor..Anlamıyormusun....Onu görmeye..duymaya dayanamıorum..dedi hüzünle...

Cihan: Tek birgün Hasretim..Bir tek gün.....Hasret çaresiz kafasını salladı...Cihan kalktı yeridnen odasına yürüdü.....Yapması gereken işler vardı.....

Edit: http://www.dizifilm.com/forum/announcement.php?f=561&a=89

Mutlaka yapın lütfen..Ben mesajla ancak bi kısım kişiye ulaşabildim...Ulaşmadıklarım da buradan baksın lütfen..

Edit2: Forumda bi arkadaşımıızın annesi rahatsızmış..Dua etmemizi istemiş...Dilerim herşey iyi olur ve annesi hemen iyileşir..Yani Allahım şifasını versin...Senaryomu okuyan herkes eğer dua ederse çok çok mutlu olurum..

birefsane
15-10-10, 19:28
39.bölüm.

Ardab 1 hafta geçmiş Hasret ve Murat türkiyeye kesin dönüş yapmışlardı.Murat konakda,Hasretse Tamerin yeni aldığı evde (siz Hasretin yeni evi düşünün) kalıyordu.Nesrin hanım aynıydı.Bir türlü Muratın Hasretle evleneceyinin kabul etmiyordu.Hasretin dönüşüne kuşkusuz en çok ailesi seviniyordu.Deyim yerindeyse Mahalleli bayram etmişdi.Muratın ders dediyi okula Hasretin kayıtı yaptırılmışdı.Notları iyi olduğundan hem ve torpilsiz kabul edilmişdi.Artık dersin ilk günüydü ve Hasretin hazırlanmış kapıdan çıkıyordu Tamerle.
H:Tamer beni okula sen bırakıcaksın.Muratın erkenden işi varmış ve yeni arabamın gelmesine 10 gün var.
Tamerse muzip bir ifadeyle
T:Bence gerek kalmıcak.
Hasretin nasıl yani bakışını görünce elindeki anahtarı saladı.
T:Benimki kadar hızlı olmasada idare eder.Sağ olsunlar ricamı kırmadılar.
Hasret sevinerek bir anda Tamerin elindeki anahtarı aldı ve bir çırpıda siyah son model spor arabasına oturdu.
H:O kadar eminsen yokluyalım.
T:Tamam.(arabasına doğru yürüyerek)Okulun ilk günü seni bir az üzücem ama.Akşam boğazda bir yemekle telafi ederim.
Hasretse kendinden emin bir şekilde.
H:Görücez.
Her ikisi arabalarına atladıkları gibi qaza bastılar.
Muratsa sabah kalkar kalkmaz isteksiz bir şekilde Babasının şirketdeki toplantısına gitmiş.Sıkıcı yarım saatden sonra okula geliyordu.Arabasından inerken hızlı araba sesleri duyuldu.Tamerle Hasretin yarışı okulda sona ermişdi.Hasret arabadan inerek sevincli halde.Elini arabanın üzerine koyub Tamere döndü.
H:Ben kazandım.Halal öğrenemedin kuzen benimle araba üzerine yarışa girme.Her zaman yenerim.(ukala bir şekilde)Meharet arabada diyil bende.
Hasret bunları söylerken Muratı fark etmemişdi.Muratsa olanca sakinliyi ile Hasreti dinliyordu.
T:Evde görüşürüz.
H:Kaç bakalım.(diyerek el salladı)
Ve arkasını döndüyünde Muratın tam önünde duruyordu.
M:Anahtarlar.(bir az yüksek sesle)
H:Ama.
Murat devam etmesine izn vermeden.
M:Anahtalar dedim Hasret Hanım.(sesini bir az daha yükselterek)
Etrafdakı her kes onlara doğru döndü.Hasret kızgın bir şekilde anahtarları uzatdı.
H:Buyurun hocam
Murat anahtarları alıb arkasına bile bakmada okula doğru yürüdü.arkasında sinirden köpüren ve Muratın bunu neden yaptığının anlamayan bir Hasret bırakarak.

Dakikalar sonra siniri geçen Hasret sınıfa gelerek boş sandalyelereden birine oturdu.Sınıfda olan bir kız Hasrete yaklaşarak elini uzatdı.
N:Merhaba ben Nevra.Sanırım yeni öğrencisin
H:Selam evet.Bende Hasret.
Nevra teker-teker sınıfdakılarla tanışdırdı.Koyu söhbete başlamışlardı.Erkek öğrencilerden birisi.
E:Çok güzel arabaydı.
Hasretse üzgün halde
H:Öyleydide işte gitti.
Başka biri:Murat hoca öğledir.En iyi hocadır ama.sertdir.
Kızlardan biri hemen atıldı.pişkin-pişkin
K:Ama çok yakışıklı.
Erkeklerden biri:Zaten çoğunuzun dersde olma sebebi Murat hoca.
Başka bir kız:Müzik tarihi ancaq böyle yakışıklıya çekilirde ondan.
Söhbet koyulaşdıkca Hasretin gözleride alev topuna dönüyordu.Demekki Murata aşık olan tek öğrencisi o diyildi.Kızlardan laf almak için.
H:Sevgilisi falan yokmu.Belki ondan böyledir.(bilmişce)
N:Yok.olsa adamı kesin hayatda bunların içerisine yollamaz.
H:Sen ne düşünüyorsun.(keskin bir bakış atarak)
N:Çok iyi ve birikimli bir hoca.Beni sadece bu alakadar eder.
Hasretin bir anda gözleri parladı demekki paralanılacaklar listesinden Nevra çıkarılıyordu.
Söhbet böyle devam ederken.Murat içeri girdi.Derse başladılar.Hasretin kızgınlığına birde kıskanclığı eklenmişdi.
Murat dersi anlatmaya başladı.öğrencilerde bir tarafdan not alıyorlardı.Hasretse sadece dinliyordu.
M:Sanırım dersimiz araba yarışları kadar ilginizi çekmiyor Hasret hanım.
H:Bildiyim konular olduğu için gerek duymuyorum.
M:Daha önce Öğrendikleriniz beni ilgilendirmiyor.(sert bir şekilde)Lütfen not alın Hasret hanım.
Hasret kızgın bir şekilde kalemi eline alarak defterini açtı.Muratın anlatdıklarını diyil.Tam tersini
“Murat hocadan Nefret ediyorum” diye yazdı.Muratsa masaya yaslanmış (bizi mahv eden gülümsemesi varya)gülümseme ile Hasretin haraketlerini izliyordu.
M:Buyurun Hasret hanım bakalım.Sınıfla aynı düzeydemisiniz.
Hasret tahtaya kalkar kalkmaz Murat sorularına başladı.Alakasız,geçmedikleri kendi öğrencilerinin bile bilmediyi yerlerden sorular soruyordu.Ama Hasret cevaplıyordu.Hasretin her soruya cevab vermesi Muratı sevindirsede Hasretin gözlerindeki inadı kırmak için sınırları daha da zorluyordu.Her ikisi meydan okurcasına bir-birini gözlerine bakıyordu.Soru-cevab yağmurunu bozansa zilin sesi oldu.
M:Yerinize geçe bilirsiniz hasret hanım.
Hasretse ukalaca
H:Doğru söylüyorsunuzu Murat hoca sınıfınız benim düzeyimde diyil.

Ders bitmiş Hasret arkadaşlarıyla kolidorda söhbet ediyordu.Etrafındakıların kız öğrencilerden çok erkeklerin olması Muratın sinirini bozdu.Kızgın halde.
M:Hasret.(diyerek çağırdı).
Hasretse vedalaşdıkdan sonra Muratın yanına geldi.
M:Çabuk ol bütün gün seni bekleyemem.
H:Arabamı geri ver ozaman.
M:Arabayı unut(hala yürürken ve hasret ona yetişmeye çalışırken)
H:Neden(Durarak)
Muratda ona dönerek
M:çünki...................



ailem iş hayatınını zorlu ve meşakatlı kollarına atıldıım için yazamıyorum lütfen kusura bakmayın.yorumlar içinde sağ olun efem.öpüldünüz.

Dilek!..
16-10-10, 13:04
Yorum ve replere teşekkür ederim..Yeni bölüm pazartesi olucak..Çnkü iki gün evde olmayacağım...
Bölüm 19

Hasret tüm gün yatağından çıkmadı..Telefona bile bakmadı doğru düzgün..Saat 4e gelirken Cihan eve geldi..Hasretinn yanına gitti....

Ciha: Sen hala uyuyormusun..dedi gülerek...

Hsaret: Canım bişey yapmak istemedi bugün....Erken geldin....

Cihan: İhale bizim...Şimdide kutlamaya gidicez...Hadi kalk...Giyin...Son kez çıkalım seninle akşam gezmelerine....

Hasret: Ben gelmem..Israr etme lüften...

Cihan: Ama işi aldığımız kişiler şirketin ortağını mutlaka görmek istediklerini söylediler....

Hasret: Yapma Cihan..İnan keyfim yok...Bİliyorsun zaten...

Cihan: Bi gece hasret..Aylardır istanbuldayız..Ama hiç çıkmadık...Kırma beni...Ne olur..Hasret cihana baktı...

Hasret: Fazla kalmam ama..bikaç saat belki...derken kalktı yataktan..Cihan güldü....

Cİhan: Tamam..Hemen döneriz....Hadi sen hazırlan..8e doğru çıkarız..bol bol vaktin var..İstersen alışverişe bile çıkabilirsin...dedi gülerek....Hasret tebessüm etti..Hazırlanmk için ayağa kalktı...

Hasret: Evdekilerden biiriyle idare ederim ben....diyerek dolabını açtı...Gözlerinin rengini andıran bi elbise seçti.....

***
Levent Muratın konağına gelmişti..Üst kata çıktığında Muratın hazırlandığını gördü...Levent şaşkındı....

Levent: Hayırdır nereye gidiyoruz dedi ciddi bi tavırla...

Murat: Hiç gezelim biraz..Ne zamandır çıkmadık dışarı..derken gömleğinin kolunu düğmeledi.....

Levent: Murat..Yine mi bar çıkışı malzeme olucaksın gazetecilere dedi isyan ederek...

Murat. Bak hatırlattığın ii oldu..Levent ayarlada görünmeyelim bu gece....dedi ciddi bi hal ile...

Levent: Oh..SOnunda özüne döndün...Eeee...Hasretten haber varmı peki...

Murat: Var...dedi gülerek...."Olmaz mı...Bu kadar kime hazırlandığımı sanıyorsun" dedi sinsi bi gülüş ile...

Levent: Senden korkulur dedi gülerke...Murat aynanın karşısına geçerek saçlarına şekil verdi..Ardından parfümünü de sıkıp aynada görünümüne baktı.....Oldukça iyiydi....

***
Hasret ve Cihan mekandan içeri girdiler...Şık bi restauranttı....Kendilerine özel ayrılan masya geçip oturdular...Aadan 10 dakika geçmiştiki Cihanın tlefonu çaldı...

Cİhan: Efnndim..

Sekreter: Beni bu saate arayın demiştiniz Cihan bey....

Cİhan: Biliyorum...Biz zaten mekandayız...

Sekreter: Anlamdım Cİhan bey..deid şaşkınca....

Cİhan: Yapmayın ya..Çok geçmiş olsun...Ozaman başka akşam ağırlarız sizi....

Sekret: Cihan bey ben ahu...Sekreteriniz....

Cihan: Biliyorum..Tamam..Tamam iyi akşamlar Oğuz Bey...diyerek telefonu kapattı..Hasret Cihana bakıyordu....

Hasret: Ne olmuş....dedi merka ile....

Cihan: Aykır şirketi sahibi Oğuz Aykır...Rahatsızlanmış da gelemiyormuş..derken bakmadı bile Hasrete......

Hasret: Ozaman gidelim...burada kalmanın bı anlamı yok....derken çantasına uzandı....

Cİhan: Yapma Hasret...Bi yemek yiyelim en azından...Bak herkesin gözü sende....Biraz havam olsun bırakta dedi gülerek...

Hasret: Cihan..derken gülüyordu....Cihanda aynı şekilde güldü.....

Cİhan: Oh be..Sen hep gül Hasret...Hep gül....dedi gülerek...Hasret Cİhana bakıp içten bi şekilde güldü...Gözlerini etrafta gezdirirken kömür karası çi çift gözle karşılaştı..Hasretin yüüz bianda asıldı...

Cihan: Hasret...Ne oldu..yüzün bembeyaz oldu..derken arkasına baktı..Muratı gördü.....

Hasret: Cihan hemen gidelim buradan..dedi gözleri dolmuştu....

Cihan: Tamam...Gidicez ben hesabı halledeyim çıkalım......

Hasret: Ben lavaboya gidiyorum..diyerek masadan kalktı seri adımlarla uzaklaştı...Peşinden Murat gitti.....Cihan ise masada bekliyordu..Hesabı ödemek için garsonu bekledi...

Hasret lavaboda yüzünü yıkadı....Yaşla dolan gözlerini sildi....Mermere tutnup derin nefes aldı bikaç kez..Ayaklarının titremesi geçince kapıdan çıktı...Karşısında Murat....Tam içeri geri dönecekken Murat kolundan tuttu...

Murat: Nereye kadar kaçıcaksın dedi özlem dolu bi sesle...Hsaret başını eğdi....Gitmek için tekrar hamle yaptı...Murat koluu duvara yasladı...Bi koluylda hasreti tutuyordu.....

Murat: Konuşmamız gerek Hasret...dedi tutkuyla...

Hasret: Konuşucak bişey yok..Bırak beni..diye inledi...

Murat: Gözlerime bak...Ve bunu bir daha söyle Hasret...Gerçekten seni bırakmamı istiyormu kalbin...dedi naif bi sesle..Hasret Murata baktı...

Hasret: Bırak...dedi sessizce..."Bırak gideyim....Unutmaya yz tutmuş kalbimi acıtma"...dedi...Murat elini Hsaretin kolundan çekti yavaşça...Hasret gidemedi ama....

Murat: Yarın öğlenden sonra Ulus Parkında beklicem seni....Konuşucaklarımız var...Ogün dilinin ne dediği beni ilgilendirmiyr..Ben gözlerinde gördüklerime inanıyorum...dedi naif bi tonla....Hasret bakışlarını kaçırdı...

Hasret: Gelemem..dedi hüzün dolu bi sesle.....

Murat: Gel hasret...bekliyorum seni..diyerek yanından ayrıldı...Hasrete arkasını döndüğünde yüzünde çapkın ve sinsi bi gülüş belirdi...Bu gece huzurla uyuyabilicekti...Emindi.Hasret yarın gelicekti...

Hasretin bakışlarında aşkı görmüştü çünkü....Aciz bakışları görmüştü....Şimdi hedef hasretti..Oklar muratın elindeydi...Kalbinden çıkarttığı oklar şimdi Hasreti hedef seçmişti....

Murat: Oyun dewam ediyor Hasret hanım..dedi keyifle masasına oturdu...Hasrette arkasından..Cihanın yanına gelip Cİhanla çıktılar restauranttan...Levemt karşısındaki Murata baktı...

Levent: Ne yaptınız...dedi merkla....

Murat: Konuştuklarımızdan farklı bişey yapmadık..Yarın görüşücez...Kalk Levent...Provasını yapmam lazım..Malum ben onun kadar profesyonel oyuncu değilim..nefretle...Beraber çıktılar....

Murat eve geldiğinde kendini yatağa bıraktı....Bu yaptığı için yada yapıcakları için şimdeden pişmandı ama Hasret pişman olmamıştı..Bu yüzden sabretmesi gerekirdi...

Yorum ve replerinizi bekliyorum..

keremcemelike
16-10-10, 17:04
BÖLÜM 24

Hasret;

Aradan bir ay geçti...Ve bu bir ayda hepimizin hayatı değişti...Nesrin annem Ethem Bey (Murat'ın vefat eden babası) 'in hayattayken en çok yapmak istediği şeyi tek başına gerçekleştirmek için Avrupa seyahatine çıktı...Uzun bir süre dönmeyecek...

Levent ve Burçin Leventden hiç beklenmeyecek bir şeyi yaptılar...Yıldırım nikahıyla evlendiler...Şu anda balayındalar....

Aynı şekilde Kobra ve ablamda evlendi...

En önemlisi ben anneme kavuştum...Boşa geçen yılların acısını çıkartıyoruz şu anda...Annemin İstanbuldaki evinde kalıyoruz...Kadir de bizimle kalıyor...Mahalledeki evde de Kobra ve Ablam kalıyor...

Murat ve Eslem ve Selim dede de konakta kalıyorlar...

Eslem okuluna devam ediyor...Aynı zamanda da Kadir'e ders veriyor... Açıköğretimden son senesinde olduğu liseyi bitirip Eslem gibi konservatuara girmek için hazırlanıyor...En büyük yardımcılarından biri de Murat...İkisinin iyi anlaşmasına çok seviniyorum...

Murat ve ben mi??? Aşkımızı doyasıya yaşıyoruz...Kimseden saklamadan, kimseden çekinmeden...

----------

Aslının da eğitim için yurt dışına gitmesiyle Murat asistansız kalıyor....Bugün yeni asistan için görüşmeleri olduğu için biz görüşemeyeceğiz...O yüzden kahvaltıyı birlikte yapıyoruz...Sürekli aynı yere gittiğimiz için tanıyorlar bizi artık...

Kahvaltının ardından Murat hesabı ödüyor tam kalkacakken restorantın müdürü yanımıza geliyor....

X: Murat Bey dışarıda gazeteciler var... İsterseniz arabanızı arka kapıya getirsinler...

Murat bana bakıyor...Ne cevap vereceğini bildiğimden gülümsüyorum...

M: Teşekkürler İrfan Bey ilginiz için...Ama bizim kimseden gizlediğimiz bir şey yok...
İ: Siz bilirsiniz efendim...İyi günler
H-M: Teşekkürler...

Murat elimden tutuyor...Biz kapıdan çıkar çıkmaz denklanşör sesleri ardı ardına geliyor...

XX: Murat Bey Hasret Hanım'a albüm için izin vermediğiniz konuşuluyor ne söyleyeceksiniz bu konuda...

Murat elimden çekiyor...Ama ben durduruyorum O nu

H: İzin verirseniz bu konuyu ben yanıtlamak isterim...
XX: Tabii ki
H: Evet şu an için albüm yapmayı düşünmüyorum...Ama bunun sebebi kesinlikle Murat değil..Sadece kendimi hazır hissetmiyorum...6 ayda aldığım eğitim e rağmen bilmediğim o kadar çok şey var ki...Müzik gerçek saygıyı hakeden bir sanat dalı...Ve bu saygıyı en başta geçmişini öğrenerek kazanabileceğimi düşünüyorum....Eğer müziğin içindeyseniz her gün birşeyler öğreniyorsunuz zaten...Buna Murat da dahil...

Ve ben farklı birşey yapmak istiyorum...Bu süpriz olarak kalsın....Ama şu kadarını söyliyim...Murat da prodüktörüm Levent de benim arkamdalar...İlginiz için teşekkürler....

Murat gülümseyerek yüzüme bakıyor...Arabaya biniyoruz...

H: Nasıldım Hoca'm
M: Hayran kaldım ne diyeyim...
H: Eeee kimin öğrencisiyiz...
M: Hasret'in
H: Ne??
M: Ben sana bunları öğretemem Hasret bunları sen sadece içinden gelerek söyleyebilirsin...Müziğe içinden geliyorsa bu kadar değer verebilirsin...
H: ...

Murat beni eve bırakıyor...Ardından okula gidiyor...Eslem bizdeymiş Kadirle ders çalışıyorlarmış odada...Bölmemek için çıkmıyorum yanlarına...Kahve yapıp annemle bahçede oturuyoruz...

G: Gazetelere baktın mı hiç??
H: Yok annem... Ne yazmışlar yine...
G: Levent ve Burçin'in yıldrım nikahı hala manşetlerde...
H: Doğal o ya... Leventden beklenmeyen br hareketti...
G: Aynen... Hala hayretler içindeyim.....Gezmeye gittiler İzmir'e evlenme kararıyla geri döndüler...Döner dönmezde evlendiler...
H:Aynı hızla balayı...

Biz annemle konuşurken Kadir ile Eslem geliyor yanımıza...

E:Aaa nasılsın yengecim...
H:İyiyim tatlım sen...
E:İyi bende...
H:Nasıl geçiyo bakalım çalışmalar Bizim karakaçan çalışıyor mu derslerine...

Eslem Kadir'in gözlerinin içine bakıyor gülümseyerek...

E:Hele bir çalışmasın ben ona neler yaparım o zaman...
K:Ya ablacım korkudan çalışıyorum işte...Ya bizi lafa tutmayın çok çalıştık biz biraz hava alıcaz...
H:Öyle olsun bakalım...İyi gezmeler...

Eslem le Kadir güümseyip gidiyolar...Annemle aynı anda birbirimize bakıyoruz...

G-H :Çıkıyolar galiba...

Aynı anda söylediğimiz şeyin ardından gülüyoruz...

H: Murat dan çekindiklerine söylüyemiyolar sanırım...
G: Olabilir...Murat'ın ağzını aramak lazım...Ne der acaba...
H: Hmm ever haklısın anne...Eeee bu da önemli bir konu... Geciktirmeye gelmez...Ben bi gidiyimde ağzını arıyım yani...Ayy başıma da iş çıkardılar...Okula gidicem şimdi...

İçim kıpır kıpır oluyor birden Murat'ı görücem...Ne giysem diye düşünmeye başlamışken anneme çaktırmamak için bahaneler sıralıyorum...

G: Hadi ordan...Eline fırsat geçti seninde...

Kalkıp annemi yanalarından öpüyorum...

H: Napıyım anne ya özledim....
G: Deli kız...

Yukarı çıkıp üzerime rahat bişeyler giyiyorum...Kot pantolan uzun bir tunik saçımı toplıyıp hafif bir makyaj yapınca hazırım...Taksiye atlayıp okula gidiyorum...

Murat'ın odasının kapısında bir sürü bekleyen...Çoğunluğunun kız olması dikkatimi çekiyor...Hepsi mini mini etekler...Kan beynime sıçrıyor resmen...Bir kaç tane olan erkekleri görmeden... Murat'a mesaj çekiyorum...

''Okuldayım ben odanın önünde müsait misin??

Murat;

Mesajı okuyunca gülümsüyorum...Bu kadar yorgunluğun üstüne onu görmek ilaç gibi gelecek...Hemen odamdaki kız gerekli açıklamayı yapıyorum...Daha tecrübeli birini aradığımı falan söyleyip onu da yolluyorum..Kapıya çıkıyorum...

M:Hasret...

Onu görür görmez bütün yorgunluğum gidiveriyor...Elimi uzatıyorum tutuyor...

M:Gel hayatım...
10 dakika ara veriyorum...

İçeri giriyoruz...Kapıyı kapatıp Hasret'e sarılıyorum...Oysa soğuk bir şekilde duruyor...Kendimi geri çekip yüzüne bakıyorum...

M:N'oldu bitanem...
H: Murat bunlar ne...
M: Ne ne anlayamadım canım...
H: Dışarıdakiler...

Sinirden ayağımı yere vurup duruyorum...

M: Asistan adayları...
H: Fiziklerine göre mi karar veriyosun niye bunlar hep mini mini etekler var mı yok mu belli olmayan şortla giymiş...
M: Kıskandın mı sen (gülümsüyor...)
H:Ayrıca niye hepsi kız...Erkek asistan olmuyo mu...Erkekler
2-3 tane kızlar 20-30
M:Hasret bu benim tercihim değil ki...Ben cv si en iyi olanı arıyorum...Erkek kız farketmiyo...
H:...
M:Hadi gel oturalım bişeyler içelim...
H:Yok ben gidiyorum...
M:Nereye ya daha yeni geldin...
H:İşlerim var geçerken uğramıştım...

Hızla kapıyı açıp çıkıyor...Arkasından gitsemde yetişemiyorum...
Odama geçip sıkıcı görüşmelere devam ediyorum bir an önce bitse de gitsem Hasret'in yanına....

Hasret;
Sinir küpü halinde eve giriyrum kapıyı çarparak kapatıyorum...Çantamı da yere atıp içeri giriyorum...

G: Hasret n'oldu Murat ters bir tepki mi vedi...
H: Konuşamadım o konuyu...
G: N'oldu sen neden bu kadar snirlisin


Anneme anlatıyorum herşeyi...Ardından sarılıp sinirimden ağlıyorum...

G: Kızım fazla tepki vermemiş misin
H: N'apıyım kıskanıyorum...O da hiç bişey demedi ama sanki hoşuna gidiyordu...Off ya ben odama gidiyorum yatıcam biraz...
G: Peki kızım...

Eslem;

Kadirle sahilde dolaşıyoruz...Onunla olduğumda huzurluyum mutluyum...Yan yana yürürken eli elime değiyor bazen...Tutmasını beklerken elimi o hızla geri çekiyor...

Sahibiyle birlikte yürüyüş yapan bir köpreği sevdikten sonra yürümeye devam ediyoruz...Eli yine elime değiyor...Çekmesini beklerken çekmiyor...Parmaklarını parmaklarımın arasına geçirip tutuyor elimi ardındn yüzüme bakıyor...Gülümsüyorum...Gülümsüyor...Yürümeye devam ediyoruz...

Murat;

İşim bittikten sonra soluğu Hasretlerde alıyorum...Yağmur yağıyor...Arabadan inip kapıya gidiyorum...Zile basıyorum birkaç kez ama kimse açmıyor...Telefonu elime alıp arıyorum Hasret'i belki bu sefer açar diye....

Eslem;

Yağmur bailayınca bir kafeye giriyoruz..Cam kenarındaki armut koltuklara oturup Kadir'in omzunda yağmuru izliyorum...

Hasret bu sefer açıyor telefonunu...

H: Efendim...
M: Nerdesin Hasret
H: Evdeyim Murat N'oldu....
M: Bende kapıdayım...Zile bastım ama duymadın galiba...
H: Murat çok yorgunum yatıcam...Sonra konuşalım olur mu?
M: Olmaz...Şimdi konuşucaz Hasret...Bana kırgın olmana dayanamıyorum..
H: Kırgın değilim...
M: O zaman neden seni görmeme izin vermiyorsun...
H: Yorgunum dedim ya
M: Bahane...
H: Değil
M: Peki o halde sen benimle konuşana kadar bende yağmurun altında seni beklicem...
H: Murat saçmalama...
M: Görüşürüz canım...

Telefonu kapatıp arabanın yanına geçiyorum...Şakır şakır yağan yağmura aldırmdan ellerimi cebime koyup arabaya yaslanarak beklemeye başlıyorum...Çok geçmeden kapı açılıyor...Eşfomanlarıyla Hasret çıkıyor evden...Her halini seviyorum...Ben ona hayran hayran bakarken o koşarak yanıma geliyor...

H: Murat deli misin sen ya hasta olucaksın geç içeri...
M: Bana gerçekten kırgın olmadığını söyleyene kadar hiçbir yere gitmiyorum...
H: Ya değilim tamam
M: Hasret...Doğruyu söyle bana...Bak senin bana kırgın olduğunun düşüncesi bile deli ediyor beni...
H: Ya değilim diyorum...
M: Buraya...

Lafımı tamamlayamadan Hasret'in dudaklarını dudaklarımda hissediyorum...Yüzünü ellerimin arasına alıyorum...Dudaklarımı dudaklarından çekmeden kucağıma alıyorum onu...İçeri girdiğimizde hala öpüşüyoruz...Nefessiz kalınca ayrılıyoruz...

M: Seni yukarı çıkarıyım üzerini değiştir...Hasta olma...
H: Sen kendine bak...Sana da birşeyler ayarlayalım hasta olucaksın yoksa...
M: Bişey olmaz...

Yukarı çıkarıyor beni Murat kucağında Odamın kapısında indiriyor...

H: Gel...
M: Nereye

Hasret elimden tutup misafir odasına götürüyor beni...

H: Eslemle kalmaya geldiğinizde eşofmanların kalmıştı burda onları giyersin...Ama önce bir duş al iyi gelir...
M: Tamam sende git daha fazla durma bu ıslak kıyafetlerle....
H: Tamam...

Hasret çıkmadan önce dudaklarıma küçük bir öpücük bırakıyor...

--------

Üzerimi değiştirdikten sonra aşağdan gelen Hasret'in sesini duyuyorum...Şarkı söylüyor...Yanına gidiyorum...

H: Geldin mi...Bende kahve yaptım..İçin ısınır...
M: Sağol birtanem...

Salona geçip oturuyoruz.....Hapşırıyorum...

H: Murat...Hasta mı oluyorsun yoksa...
M: Yok bitanem...İyiyim ben...Alerjiktir...
H: Delisin sen var ya...Niye yağmurda bekliyorsun...Git evine...
M: Seni bana kırgınken bırakıp evime gidiyim öyle mi
H: Yaa bakma bana...Şımarıklık yapıyorum işte...Kıskandım...

Başını yere eğiyor...Çenesinden tutup kaldırıyorum...

M: Kıskanman için hiçbir sebep yok ortada...Ben senden başkasına bakmam...Görmes gözüm...Ben seni seviyorum...Deli gibi aşığım sana varmı ötesi...

Gözlerinin içine bakıyor.. Ardından başını omzuma koyuyor...

H: Özür dilerim...Bende seni çok seviyorum...

Bir süre öylece oturup konuştuktan sonra Gülpembe Hanım giriyor içeri elinde şemsiyesi....

G: Hoşgeldin Murat...
M: Hoşbuldum...

Kalkıp Onunla tokalaşıyorlar...

G: Murat senin ateşin var....

Hasret;

Annem öyle deyince hızla kalkıyorum yerimden...Alnına koyuyorum elimi...

H: Offf kahretsin ya...Yanıyorsun Murat sen...Benim yüzümden ya...
M: Aşkım sakin ol...Bişeyim yok benim...
G: Yüzün de bembeyaz...Murat sen çık yat misafir odasına...Kızım sende git Muratla ben ıhlamır yapıp getiriyim...

H: Hadi Murat...
M: Ya ben iyiyim...
H: Hadi dedim...

Yuarı çıkıyoruz...Halsziliği belli...Gözleri küçüldü iyice...Murat'ı zorla yatırıyorum...Annem geliyor elinde ıhlamur ve ilaçlar...

Murat hepsini alıyor eli mahkum ıhlamuru da içiyor...Bende içiyorum...N'olur nolmaz bide ben hastalanmayayım...

H: Hepsi benim şımarıklığım yüzünden...

Gözlerimden yaşlar düşüyor...Başının altındaki elini kaldırıp siliyor gözyaşlarımı...

M: Hasret sen kendini böyle hırpalarsan ben kötü hissederim kendimi...İyiyim ben merak etme
H: Gerçekten iyisin dimi...
M: Evet bitanem....
H: Tamam kendimi hırpalamıcam ama...Bu gece burada kalıcaksın...
M: Tamam peki...Eslem'i arayalım bi ama evde tek kalmasın oda gelsin...
H: Kadirle birliktelerdi...Ben Kadir'i aradım buraya gelecekler zaten...
M: Peki o zaman...Biraz uyuyalım mı?
H: Tamam...

Murat;

Hasret'i göğsüme yatırıp uyuyoruz...Biraz dediğimiz uyku sabaha kadar sürüyor...Sabah kalktığımda..Hasret'in saçlarından öpüp kalkıyorum yataktan...Su içmek için mutfağa iniyorum...
Televizyon açık kalmış salondan ses geliyor...İndiğimde Kadir'i görüyorum arkadan...Yanına gidiyorum kaldırıp yatağına yatması için...

Yaklaştığımda şok oluyorum...Eslem Kadir'in göğsüne yatmış...İkiside uyuyor...Geldiğimi farkedince uyanıyorlar...

E: Abi!!
K: Enişte!!

hayat*
17-10-10, 17:54
Bütün zaman ayirip okuyanlara, rep verenlere tesekkür ediyorum, elimden geldigince sacmalamaya devam edicem :img-hyste ins.:img-blush
...
Levent bir kac kagit cikarir ve anlatmaya baslar..
L: evt elimizde bircok proje, teklif ve röpartaj var. Ancak stratejimizi ve yolumuzu belirlememiz suan bizim icin en önemli olan sey.

Konusmalar uzar..Bazen levent bazende murat kararini ortaya koyar.Hasret ise dinler.Bu konulardan pek anlamadigi kesindir.Kararlar Hasretlede görüsülür.Hasret bircok soru sorar danisir.Hasretten gelen bütün sorulara Murat cvp vermek istemekde ve her seferinde leventin sözünü keserek lafa dalmaktadir.Sanki hasretin icine düsücekmis gibi davraniyordur levente göre.
Levent komik birsey söyler ve ücüde gülmeye baslar.Gülmeyi bitirdiklerinde ise murat ve hasret gözgöze birbirlerine bakiyorlardir, yüzlerinde tebessüm..
Bunu fark eden levent bölmek istemesede bu ani, öhmm öhmm demek zorunda kalir ve ikiside bakismayi keserler.hasret utangac.
H: sey izninizle ben bir lavaboya kadar gideyim..
hasret gider.
L: ya oglum banada biraz pas versene (sessizce..)
M: he..hi? nasil ?
murat hala giden hasretin arkasindan bakiyordur.
L: ohoo bu ucmus yahu yine.
M: levent ne diyorsun allah askina?
L: diyorumki; Hasrete olan askini biliyordum ama , organizasyonluk ve projeler hakkindaki bu essiz bigini-ilimini yeni yeni kesfediyorum.ne cevherler varmisda sende haberimiz yokmus.Meyerse sen menejer, organizatör olmak icin dogmussun.
M: abartma levent tmm.kiz bisey sordu bende cevapladim iste.
L:(gülüp) hahah cevaplamak icin az kalsin beni ezip, bogazlicakdin. Bak onu etkilemeye calisiyorsun farkindayim, ama
bnu yapma .O sana yeterince hayran, onu nasil etkilediginin farkinda degilmisin?..
M: öylemi diyorsun?
L: :D tabi öyle diyyorum ya.. (muratin omzuna vurur.) Sen rahat ol.Birakda bizde kendi isimizi yapalim.Yoksa yerimde gözün mü var?
M: yoo yok =D korkma
ikiside gülüsür.
Hasret iceri girer ve levent murata cabucak fisildar; rahat ol, üzerine düsme kizin, agirdan sat kendini..göz kirpar murata.
H: Ne gülüyorsunuz siz öyle? bisey kacirmadim ya.
L: yok herzamanki gibi iste.
biran duraksadikdan sonra.
L: hmm ben cok acikdim.epey bir zamandir burdayiz.bir yemegi hak etmedik mi sizce? He hasret?
Hasret güler ve: evt, olabilir.
L: murat?
M: banada uyar der ve muzipce gülüp hasrete bakar.
Hasret utanmaya baslamisdir.
L: ee hadi ozaman
kapiyi acar ve önden gider. Hasret tam kapidan cikicakken murat hasretin koluna nazikce dokunur.
M: hasret..
Hasret kolundaki o sicakligin bütün vücuduna yayildigini fark eder ve murata kalbi yerinden cikicakcasina, gözlerini icine bakar..
M: sey..hirkan.evt hirkani unutma. dicekdim.
der ve hasrete hirkasini uzatir yüzünde carpik, rahat
bir gülümseme ile.
Hasret saskin, bir o kadarda utanmis kendine kizgin bir sekilde basi yerde ilerler.Levent hasret gecince , murata sessizce;
Süperr! diye el haraketi yapar.:img-wink::good:
Yemek hasretin elinde olmayan murata kacamak bakislari ile muratin rahat, coko -keyfi yerinde rol yapmasiyla ve leventin sakalariyla gecip gider.Yemek bittiginde ise Levent muratin hasrete karsi sabirli ve rahat davranislarina hayran kalmisdir.Sessizce muratin kulagina gidip
L: hasrete karsi bu kadar sabirli- dayanikli olabilecegini bilmiyordum.Kizin yüzüne bile bakmadin dogru düzgün yemekde.
M: sus sus, bende pek bilmiyordum acikcasi.
L: hasret nereye ?
H: yemek icin tsk. eve gidicekdim.
L: ee murat seni birakirdi .Aksam aksam sen simdi tek basina nasil gideceksin. Dimi Murat?
Hasret merak dolu gözlerle bu gece ona hic sevgi dolu gözlerle bakmayan murata söyle bir bakar.
M: :/ sey..
Levent murata abartma dercesine bir tavir atar ve murat
M: tmm .der
fakat hasret cokdan yürümeye baslamisdir bile.Levent cabuk git hadi dercesine el haraketi yapar.Murat tmm der ve hasretin yanina kosup kolunu nazikce tutar.Hasret yine saskin..
Hasret;
allahim bu adam ne yapiyor bana böyle? bi öyle bir böyle.
ani degisen ruh hali ve tavirlari soka girmeme neden oluyor.Her dokunusunda, bakisinda bitiyorum, kalbim yerinden cikicak gibi oluyor.Bunlari yapmadiginda ise kendimi yarim hissediyorum.Karar versin ya biraksin beni yada sonsuza dek yanina alsin birakmasin.Ne diyorum ben böyle? 3 saattir buz gibi tavir yapan adam simdi gelip koluma girmek istiyor!.Hemde benim ona kizgin olmam , benim ona tavir yapmam gerekken!..
Hasret kaslarini catmis bakiyordur murata.
Murat;
al iste oglum sonu bu olurdu.iyice havalara girersen böyle olur.Niye leventi dinlerimki ben ? Onu yine cok kizdirdim, kirdim anlasilan.hemde bu sefer elimde olarak ! Onun bana kizgin olmasi gerekken..bide tavir yapdim kiza, oysa bana nasilda sevgi dolu bakiyordu.
M: hasret ne oldu?niye beklemiyorsun?
H: ne mi oldu? ihh bilmem. der ve sinirlice devam ilerler.
M: nereye?
H: eve gidiyorum.
M: bu saatte tek basina gidemezsin gel hadi der ve arabanin kapisini acar.Hasretin gözlerinin icine sevgi dolu lütfen gel dercesine bakar.
Hasret arabaya biner yolda tek kelime bile etmez.Murat yolda bi hasrete bi yola bakmak arasinda gidip gelir.
Hasretin evinin önüne geldiklerinde ise, murat hasretten bir söz beklercesine bakar..
H: ..sanirim tsk etmem gerekiyor.tavir yaparak: Saol! zahmet oldu ama..
der..
M: pstt...zahmet oldugu flnda yok...sey Hasret bak bu gece yi unutalim olur mu nolur?..ben ne dicegimi bilemiyorm...kafam karisikdi..
Gözgözediler yine.Murat hasretin dudaklarina yaklasir, yyavasca...
Hasret ne yapsam, nereye kacsam diye düsünürken, basini hemen cekip
H: ben gideyim en iyisi ablam merak etmisdir ,sende kafandaki karisikliklarla ugrasirsin belki , iyi geceler der ve kapiyi acip gider.
Murat anlamisdir bunun anlamini.
Muratin bu aksamki cezasidir bu. Her ne kadar muratin morali bozulsada ´en azindan bununla ucuz atlattik , ya leventin bu sacma taktikleri yüzünden daha kötü seyler olsaydi?´ der ve kendini avutmaya calisir.
Hasret;
iceri girdim..ablam gülnaz günün
mün nasil gectigini , neler yaptigimi sordu.
G: ac misin asretim?
H: yok abla yemek yiyip geldim, ac degilim saol.
G: tmm.ee neler yaptiniz anlatsana bi?
H: bisey yapmadik iste.Isler bittikden sonra yemek yemege gittik.Ama murat beyi görsen bi tavirlar, kendini kasmalar, görsen sanki ben ona degilde o bana kirgin.
G: yapma ya, vay terbiyesiz.sen ne yapdin?
koltuga attim kendimi..
H: ben ne yapcam.aynilarini ona yapdim.
G: hehh aferim kiz sana. sonra ne olduu?
H: ne olucak bakdiki bende tavir yapiyorum hemencecik cekdi gemisini kiyiya.Arabada bu geceyi unutalim, kafam karisikdi fln dedi.Sonra beni öpmeye kalkdi arabada, eve geldigimizde.Ama ben ne yapdim?
G: ana , ne yapdin kiz? vurdun mu yoksa adama? yapistirdin mi bir bes kardes.
H: oha yok be abla..sen kafandaki karisiklarla ugras ,iyi geceler deyip cikdim hemen yukari..
G: heheh aferim kiz sana , dayakdan daha sert bi laf etmissin sen ocaya =D
..Oda bana taktikler vermeye basladi...Güldüm. Amann be abla dedim...Seviyorum ablami.Herzaman ynaimda olusunu, beni güldürmesini,ablam olusunu.
üstümü degistirip geldim yine ablamin yanina. Kafami bacaginin üzerine koydum.Saclarimi oksamaya basladi.Her zaman yapdigi gibi.Aklima herzaman gelen kelime ´ANNE´ ...o kelimenin gelmesine izin vermedim bu sefer.kizginligimdan, bidaha hic o kelimenin aklima gelmesine izin vermeyecegimede söz verdim kendi kendime.Ablama sarilmak istedim ve sarildim..
G: oo benim ablam. noldu kiz ?
aglamaya basladim.hickiriklarla
H: bilmem...abla ben seni cok seviyorum be ya..iyiki varsin.
G: bende seni cok seviyorum ablamm..
yüzümü ellerinin arasina alip gözyaslarimi sildi.
G: kiz tmm aglama iyice sulugöz oldun sende ha.
sarilir bana ..sonra
G: hadi yat ..der.
Kafami yastigin üzerine koydu.saclarimi geriye yitti.alnima bir öpücük kondurdu.ve uykuya daldim.uykumda yine onu görecegimi sandim.ama bu sefer tek onu degil baska bir kisiyi daha görmüsdüm.Evt...su yeni asistani..azrayi...rüyamda hep muratin yanindaydi..daha rüyamda muratla aramiza böyle giriyorsa kim bilir gercekde neler neler yapar diye düsündüm paranoyakca,.uyandim birden terler icinde... Acaba murat o kizden etkilenmis miydi? diye düsündüm..kimbilir belkide bu gece bu nedenle bana soguk davranmisdi..aklima binbir türlü sey geldi, elimi yüzümü yikayip, bir bardak su icip ,bu düsüncelerle tekrar uyuya kaldim..

Murat;
kendimi eve attim.neyseki bu sefer annem beni beklememis yatmisdi. Yataga uzandim..ohh dedim kendi kendime.her gece kafami yastiga koydugumda düsündügüm tek kisi oydu.Gecem gündüzüm o olmusdu.Ona bu kadar yakinken ulasamamak, tutup, dokunamamak agirima gidiyordu..Bide leventin sacma taktikleride araya girince hersey daha beter olmusdu.Buda bana bir ders oldu ama diye düsündüm.Gülümsedim...nasilda kacmisdi hemen arabadan ..akliyca bana ceza veriyordu.Sinirlenmemis miydim? evt sinirlenmisdim, hem kendime hem levente. ..onu hayal ederek dalmaya calisdim uykuya,ama yapamadim... acaba o simdi ne yapiyordu?ne düsünüyordu?

hasretin nelr düsündügünü suan bilse emin olun murat güllmekden komaya girerdi..XD


Tam o sirada telefonum caldi.Arayan leventi .icimden ilk önce bütün küfürleri saydikdan sonra sakkinlesip, en iyi dostm olan levente acdim tellefonumu..
L: Alo? murat.
M: efendim levent.
L: nasilsin?
M: nasil olmami bekliyorsun?
L: Hasreti eve birakdin mi?
M: birakdim evt.
L: birakdin demek..azmine hayranim..nasil basardin ya? güler..ee ortam nasildi?
sinirlendim..
M: benle dalgami geciyorsun levent ..nasil olucakdi ortam, sayende kiz buz gibiydi, tavir yapdi durdu bana. arabada bi yakinlasayim dedim ,´kafandaki karisikliklarla ugras sen, iyi geceler´ deyip kacdi hemen
L: hahah öyle yapdi demek..olucagi buydu, ikidebir tavir yaparsan kiza.
M: nee nee? sen bana demedin mi yok agirdan sat kendini murat, yok kizin üstüne düsme murat.
L: dedim ama sende baya abarrttin yani murat.az bisey ucundan al dedik sen göz cikarticakdin az kalsin.
M: hmm demek ben abartmisim ..felsefe krali, ask-kadin uzmani levent bey..peki nasil yapmaliymisim?
L: kendini agirdan saticakdin ama kusun ucmasina izin vermicekdin..ynai elini bolalticakdin, ama kusun ucmasina izin vermeyip bir yandan da tetikde ollucakdin..kusun caninin sikildigini ve ucmak istedigini anladiginda yavasca elini sikmaya baslicakdin kus fark etmeden..
M: levent ne kusu?ya-.hadi canim hadi sana ve kuslarina iyi geceler.
L: dur dur dur..asil ne icin aradigimi unutturdun bana..kafa birakmadin ki adamda.
M:?
L: ymeekde söylemeyi unuttum ...birkac gün sonra bir davet vermeyi düsünüyorum teknede.Fazla abartili gazetecilerin olacagi bir davet degil bu korkma.Senin istedigin, konustugumuz gibi.Simdi söyle bir takvime baktimda 2 gün sonra vermemiz bu daveti harika olur.
M: öff levent bunun icin mi aradin yani simdi sen?
L: evt..
M: yarin okula gel , ozaman konusruz hadi.
L: okula mi? hmm cok cazip bir teklif gibi geldi bu bana..ancak azra da olucak mi?
M: hi? azrami?
L: azra, cnm..
M: hee yeni asistan diyorsun..bilmem muhtemelen olr.yarin baslayabilecegini söylemisdim ona.yanliz seni görüpde fikrini degistirdiyse bilemem.
L: hehehe aman aman cok komik.gece gece hic cekilmiyor espirilerin piyanist murat bey .hadi iyi geceler.
M: :) sanada iyi geceler kus doktoru levent bey:D
telefonu kapattim..karnim acikdi birdden..bu saatte hic acikmazdim ben ..ne oluyor yahu bana? dedim kendi kendime..
canim tatli birseyler istedi.Hasreti düsündüm ondan sonra-o aklima geldi birden, hem tatli, hem eski , hem tuzlu..o, o herseydi! acikinca bile onu düsünmem beni güldürdü..yok artik bu kadarda olmaz dedim kendi kendime..ama oluyormus demekki.her an her saniye , hissettigim her bir duygunun onunla bir baglantisi olmasi, her duygumun düsüncemin icinde onun olmasi bana her ne kadar paranoyakca gelsene evt öyleydi.Böyle birseydi bu..

bu arada leventle azrayi yakinlastirmak hic istemiyorum.levente suaralar kiz bulmak istemiyorum.ve korkmayin levent azraya fln asik degil, sadece basit capkinliklarindan biri ..:D

Okudugunuz icin tesekkürler..:img-blush

Dilek!..
18-10-10, 16:51
Rep ve Yorumlar için teşekkür ederim..Uzundu değilmi?:img-wink:
Bölüm 20

Hasret arabanın canına başını yaslamış...Sessizliğe gömülmüştü.Cihan arada sırada Hasreti kontrol ediyordu..Murat ile ne konuştuklrını sormak için sabırsızlanııyordu ama soru soramadı....

Hasret: Uçak kaçta yarın?..dedi sessizliği bozarak.....

Cihan: 14:20 de Hasretim...dedi yola bakmaya dewam ederken...."Ama istersen iptal edebilirim..Yada başka tarihe de alabilirim"...dedi

Hasret: Hayır..dedi sessizce..."Keşke daha erken olsaydı"..diye inledi..."Keşke çok önceleri buradan gitmiş olsaydım"..dedi hüzünle....

Cihan: Hasret..Sen masadan kalktıktan sonra Murat da kalktı masadan peşinden gelicektim telefon geldi gelemdim...Karşılaştınız mı? dedi en sonunda....

Hasret: Evet...dedi ürkekçe ve dewamını getirmedi.....

Cİhan: Bişey dedimi sana peki.....Konuştunuz mu?....dedi merakla..Hasret cihana baktı......

Hasret: Konuşmadık..Konuşucak ne var ki aramızda Cihan....Bize ait hiç bişey yok..Olmadı..Olmayacakta.....dedi ve sustu..Cihanda bir daha bişey soramadı zaten..Bi an önce eve varmak istiyordu....

***
Murat yattığı yerde doğruldu....Gömleğinin düğmelerini açtı..Nefes alamadığını hissetti...Hasrete bunu yapmakta kararlımydı..Onun canını yakmak kendi yanını yakmak gibiydi...Hasret onun canıydı...Kalbiydi..Aşkıydı...

Gömleğini üstünden çıkarttı..Hızla savurdu odada sinirle..Odada bikaç tur attı....Masanın üzerinde bulunan bardağı aldı eline...Ard arda 2 bardak suyu içti..Camı açarak nefes aldı.....Kütüphanenin üzerinde bulunan kutudan anahtaı aldı...

Masanın altında bulunan kilitli çekmeceyi açtı...Karşısında Selin ve Hasret ile ilgili resimler çıktı..Seline dair tek bi resim..Bunu buraya Hasretin resmi bulduğu gün koymuş acele ile..Ama diğerleri..Hasret ile olanlar.....

O kadar nefret etmesine rağmen..Herşeyi kırıp dökmesine rağmen ona ait bikaç resmi atmaya kıyamamıştı...ELine alıp baktı.....Elini Hasretin resminin üzerinde gezdirdi.....Öyle aşıktıki ona.....

Murat: Bana bunu neden yaptın hasret diye inledi..."Neden vazgeçemedin inadından..."diye dewam etti...Gösteri sonrasında yaşananlardan bu yana acısını kendinden bile saklamıştı..

İlkkez bu kadar aciz hissetti kendini....İlkkez doluyordu gözleri böylesine çok....Selinin yaşattıklarına bile bu kadar üzülmediğini fark etti..Selinin affetmek için hiç bi sebep aramamıştı..Ama Hasret için durum asla böyle değildi...

***
Saat 12yi geçerkn murat evden çıktı....Hasrete bekleyeceğini söylediği Ulus parkına gitmek için evden çıktı..Bian önce gidip Hasreti beklemeliydi.....Tam arabaya binecekken Nesrinin sesi duyuldu...

Nesrin: Murat...Nereye oğlum..dedi gülerke..Murat annesine baktı gülerek....

Murat: Hiiç..Biraz dolaşıcam...Rahatlamaya ihtiyacım var..Yemekten evde olurum....

Nesrin: Spora falan mı...dedi gülerek...

Murat: Sayılır...dedi tekrar güldü.."Akşama görüşürüz anne" diyerke arabaya bindi..Nesrin gülerek el sallayıp içeri girdi...Nakiyenin yanına giderek bugün Muratın sevdiği yemekleri yapmsını söyledi...

***
Cİhan ve Hasret havalanına gelmişlerdi..Uçağa binmek için vaktin gelmesini bekliyorlardı...Hasretin gözü saate takıldı...13:23...Daha bir saat daha vardı...Yerinden kalktı....

Hasret: Ben lavaboya gdiyorum...Gelirim hemen..diyerek yanından ayrıldı....Tam lavaboya girecekken telefonu çaldı...Açıp baktı...

"Bekliyorum...Gelmeyecek misin Hasret?" yazan mesajı okudu...Murattan gemişti....Telefonu kapattı...Çantasına geri koydu...Yüzünü yıkayıp çıktı lavabodan...Düşünmemeye çalıştı..

Hem muratı..Hem gelen mesajı..Tekrar Cihanın yanına yürümeye başladı..Cihanın yanına geldiğinde ananso duydu...Cihan hasrete baktı tekrar......Hasret ayağa kaktı...Valizini eline aldı..ağır ağır yürümeye başladı...

Cihan: Gitmek istediğine emin misin Hasret?..diye sordu.....Hasret Cihana baktı...Kafasını salladı...

Hasret: Şimdi olmazsa bi daha olmaz...Hadi Cihan....Hadi gidelim artık buradan..diyerke yürümeye başladı....

***
Murat telefona baktı..Hala ne bi mesaj ne de arama vardı...Ve hala hasrette yoktu..Bir daha saate baktı...14:35 di....Hasreti bu sefer aradı ama kapalıydı...Huzursuzca kıpırdandı yerinde...

Murat: Bakarmısınız diyerek elini kaldırdı kibarca..."Hesabı alabilir miyim?" dedi gelen garsona...Garson hesabı getirdi...Murat ödeyerek kalktı yerinden....Çıkışa doğru yürümeye başladı...

Arabasının oraya geldi...Kapıyı açmak için hamlede bulunduğnda arabanın camına yansıyan gölgeyi fark etti..Hızla arkasına döndü...Hasret ona bakıyordu....

Murat: Hasret....dedi şaşkınlıkla...Gözü elindeki bilete ve kutuya ilişti.....

Hasret: Gidemedim..dedi kafasını sallayarak...."Bunu sana vermeden gidemedim"..dedi hüzün dolu bi sesle....

Murat: Bu ne ? dedi şaşkınlıkla......Hasret kutuyu Murata uzattı.....

Hasret: Ben bu kadar geç okumuş olsaydım şimdi bunların hiç biri yaşanmayacaktı..Lütfen oku olur mu?...diyerke arkasını döndü..

Murat: Hasret...diyerek koluna dokundu..."Bekle..Gİtme....Kal lütfen" dedi naif bi sesle....

Hasret: Olmaz..Kalamam....Hoşçakal Murat..diyerek arkasını döndü..Kapıda kendisini bekleyen taksiye binip uzaklaştı....Murat şaşkınca baktı arkasından....Hemen arabaya bindi..Taksiyi bulmalıydı...

***
Hasret göz yaşlarıyla birlikte telefonunu açtı..Hemen Cihanı aradı...."Alo Cihan.."

Cihan: Hasret neredesin..Bianda kayboldun oratadna..Uçakta da değildin...Çılgına döndüm"...

Hasret: Cİhan..Nerede olduğumu sorma..Tek söyleyeceğim İstanbulda olucağım..Bikaç gün tek başıma kalmak istiyorum"...dedi..

Cihan: Hasret seni tek başına bırakamam....Neredesin...

Hasret: Kapatıyorum..Beni merak etme tamam mı..diyerek telefonu kapattı..Çantasına attı.....Taksici'ye baktı.....

Hasret: Sur Mahallesine..Balata gidelim lütfen...dedi...Taksici de balata doğru sürdü arabayı....

Murat çoktan kaybetti arabayı.....Arabasını kenara çekti..kutuyu açtı....Defterin stündeki zarfı açtı....Hasret'tendi...Hemen okumaya başladı..

"Murat;
Sana yaşattıklarımdan dolayı öylesine pişmanım ki....Keşke biraz sonra okuyacaklarını ben daha önce okusaydım..Böylelikle ne sana acı çektirmiş olucaktım nede ben böylesine bi acı içinde kalıcaktım...Ben hesapta olmayan bir aşka kapıldım..Senin aşkına...Seni kırdığım için üzgünüm.. Dilerim bir gün beni affedersin...Bu oyunun bana en büyük armağanı sen oldun...Beni Affet....
Hasret Nemutlu"

Murat hızlıca defteri aldı eline...Sayfaları karıştırdı..Emre'den Sline kalan kağıdı okudu....Ardından Selinin yazdıklarını..Arabanın direksiyonuna koydu kafasını....Büyük bi boşlukta gibiydi.....

Bir yanında yıllar önce içinde öldürdüğünü düşündüğü Selin....Diğer yanında canını hala yakan Hasret....Çıkmazdaydı...Şimdi Murat'ın iyi düşünmesi gerekti..Ne yapıcaktı?...

keremcemelike
23-10-10, 12:16
E: Abi...
K: Enişte

M: Bana birşey söylemeniz gerekiyr galiba...
E: Abii...
M: Efendim...

Murat;
Hallerinden ne olduğu belli...Eslem'in gözlerinde korku var Kadir de telaş bir bana bakıyor bir de Eslem'e...İçimden gülmek geliyor bu hallerine...Eslem'im birini seviyor ha...Bu da biziim karakaçan Kadir... Ciddiyetimi koruyarak yüzlerine bakmaya devam ediyorum...

E: Abi...
K: Eslem sen dur ben anlatırım...
M: Neyi...
K: Enişte geç otur şöyle peki...

Bu sırada Hasret iniyor merdivenlerden...

H: Neler oluyor burda...
M. Anlayacağız şimdi canım gel...
H: Peki

Hasretde oturuyor yanıma...

M. Evet seni dinliyorum Kadir...
K: Enişte lafı dolandırmayacağım...
M: Sevinirim
K: Ben Eslem'i seviyorum...Eslemde beni...
M: NE!!

Sanki anlamamış havası verip yüzüme şaşkın bir ifade yerleştiriyorum...Belirli bir noktaya bakıp duruyorum...

E: Bu kadar da hızlı söylemeseydin ya kalbine inecek...Abii..Abii iyimisin
H: Murat...

Artık daha fazla dayanamıcam galiba kahkahalarımı serbest bırakıyorum...

M: Gel buraya cadaloz...
E: Benmi
M: Senden başa cadaloum mu var benim

Eslem gelip oturuyor yanıma...Sarılıyorum kardeşime...

E: Abi iyi misin?
M: İyiyim tabi...
E: Yok..yok...Abi sen iyi olduğuna eminmisin??
M: Evet dedim ya Eslem Sen aşık mı oldun...
E: Deme öyle ya utanıyorum...

Hasretle birlikte gülüyoruz...Ardından Hasret sarılıyor Eslem'e Bende Kadir'in yanına gidiyorum

M: Şimdi ben sana enişte mi dicem...
K: Yapma enişte ya...
M: Gel buraya karakaçan...

Sırtına vurarak sarılıyorum Kadir'e ayrılınca...

K: Bana bak..Kardeşimi üzersen fena bozuşuruz...

Ben Hasret'in yanına gidiyorum Kadir de Eslem'in yanına

K: Sen ablamı üzebilir misin?
M. İsteyerek asla üzmem ablanı..
K: Bende Eslem'i..

Hasret'in belindne kavırıyıp kendime çekiyorum...Başını omzuma koyuyor...Kadir de Eslem'in beline atıyor elini...

E: Yapma Kadir ya...Abimler burda...

Diyor utanarak...

K: Aman n'olucak ya bacanağız şunun şurasında...

Hasretle bu hallerine gülüp mutfağa geçiyoruz...

H: Gerçekten kızmadın mı?
M: Tabiiki kızmadım bitanem...Eslem mutlu olduktan sonra ben her zaman onun yanında olurum....
H: Bende senden böyle bir tepki bekliyordum zaten aşkım...
M: Ayy nasıl tırstılar ama görmen lazım...İkisininde gözleri yuvalarından çıktı....
H: Sende iyi numara yaptın ben bile inandım...O şok ifadene...

Hasretle gülüşüyoruz telefonu çalıyor o sırada...

H: Burçin arıyor...
H: Efendim tatlım...
B: Nasılsın canım...
H: İyiyim nolsun işte buralar bildiğin gibi...Asıl sende haberler nasıl gidiyor evlilik...Balayı...
B: Harika...Aşkımızın apayrı bir evresini yaşıyoruz...Levent'i tanımaya devam ediyorum...Her gün başka bir özelliğini öğreniyorum...Evlilik bambaşka birşeymiş canım ya :)
H: Mutlu olmanıza çok sevindim canım...
B: Bak Levent'inde selamı var...Murat'a da sanada
H: Sende selam söyle canım...
B: Kapatıyorum...Çok öptüm seni bitanem...
H: Bende canım...

B: Hasret'inde çok selamı var...
L: Sağolsun...Aşkım ya yataktan çıkmakta ısrarlı mısın? Bence bütün gün keyif yapabiliriz...
B: Ama birtanem...Denizin güneşin tadını çıkarmak varken neden odaya tıkılıp kalalım...
L: Odada güzel şeylerin tadını çıkarabiliriz...
B: Ne gibi mesela....(Burçin yatağa yaklaşıyor.)
L: Film izeyebiliriz...Sen bütün gün göğsümde yatabilirsin...Ya da
B: Ya da ne

(Yatağın kenarına oturur..Levent kalkıp Burçin'in üzerindeki sabahlığı çıkarır...Belinde tutup yatağa çeker...)

L: Ya da daha eğlenceli bir şey...
B: Levent yapma dur...Gıdıklanıyorum...

--------------

M: Hasret kahvaltıdan sonra hazırlan seni bir yere götürücem...
H: Nereye
M: Süpriz...
H: Ya söyle..
M: Olmaz aşkım...

Eğlenceli bir şekilde kahvaltı yaptıktan sonra Hasretle birlikte evden çıkıyoruz...

(Uzun süren bir yolculuğun ardından...Kocaman bahçeli bir evin kapısında içeri giriyorlar...Ev önden bakıldığında tek katlı görünse de iki katlı...Önünde kocaman bahçesi var..Pembe güllerle donatılmış...Rengarenk çiçeklern yemyeşil ağaçların bulunduğu bir bahçe...)

H: Aşkım burası çok güzel...Neresi burası...
M: Gel bak daha bitmedi...

Evin yan tarafından dolanıp arka bahçeye indiriyorum Hasret'i

(Yine yemyeşil çimenlerin arasında kocaman bir havuz..Yerde oturmak için minderler var...Havuzun kenarında şezlonglar...Tam karşıya bakınca da eşsiz bir manzara karşılıyor sizi..İki dağın arasında gözüken deniz manzarası...)

Hasret'e baktığımda ağlıyor yine gidip sarlıyorum...

M: Ağla diye yapmadım bunları Hasret...
H: Çok güzel Murat ya...Nasıl ağlamayayım...
M: Buraya her geldiğinde ağlıcaksan olmaz ama ağlama nolur...
H: Tamam ağlamıyorum...

Hasret bahçede geziniyor biraz....
H: Burası çok güzel...Gökyüzü ayrı parlıyor sanki...Güneşin batışı ayrı olur burda...Kalırız değil mi o zamana kadar
M: Seninle ömrümün sonuna kadar burada kalabilirim

Gelip sarılıyor bana...Sanki ilk defa sarılıyormuş gibi özlemle...Son sarılışımız mış gibi korkuyla kucaklıyorum onu...Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyor...Saçlarını okşuyorum...
Birden heyecanla geri çekiliyor....

H: Hadi havuza girelim...
M: Tamam girelim...
H: Ama nasıl giricez....
M: İçerde sana da bana da uygun birşyler vardır mutlaka....

İçeri giriyoruz...Asıl süpriz akşama Hasret'e Bir bikini bulduktan sonra kendimde şortumu giyip iki havlu aldıktan sonra aşağı iniyorum...

Hasret'i görünce büyüleniyorum sanki...Gözlerimi ondan alamıyorum...Yanmaya hiç ihtiyacı olmayan ten rengiyle üzerindeki bikiniyi kusursuzca taŞıyor...

H: Murat bakma öyle utanıyorum...

Gidip belinden kavrıyorum onu çıplak bedeni bedenime değince titriyorum...Onunda titrediğini hissediyorum...

H: Murat!!
M: Unuttun mu Hasret sen günler önce benim oldun zaten...Neden utanıyorsun....
H: Utanıyorumişte yapma...

Başını yere eğiyor...Çenesinden kaldırıp dudaklarına bir buse bırakıyorum...

M: Seni seviyorum...
H: Bende seni seviyorum...

Bütün gün havuzun karşımızdaki manzaranın ve güneşin tadını çıkarıyoruz...Hasret'in yüzmeyi bayağı ilerletmesiyle havuzda şakalaşıyoruz bile...

Akşam olunca duş alıp...Şömineyi yakıyorum...Hasretde yiyecek birşeyler hazırlamak için mutfağa giriyor...Şömine işlemi bittikten sonra Ona yardım etmeye gidiyorum...Güzel bir yemeğin ardından Şampanyalarımızı alıp şöminenin karşısına geçiyoruz...

Hasret göğsüme koyuyor başını....

H: Ben seni hakedicek n'aptım diye düşünüyorum bazen...
M: Asıl ben seni hakedicek n'aptım...Beniz gibi dangoz bir adama senin gibi bir çiçek...
H: Aaaaa lütfen aşkıma hakaret etmeyiniz...
M: Peki bir şey demedik aşkınıza...

Hasret başını kaldırıp dudağıma bir buse bırakıyor...

Ardından sessizlikte ateşn çıtırtılarını dinliyoruz...

Bir süre sonra kalkıp müzik açıyorum...Hasret'i de kaldırıp dans etmeye başlıyoruz...

Gözlerine aşkla bakarken...Bazı hatıralar canlanıyor gözümde...Beyazlar içinde bir Hasret...Kuğu gibi kollarımda yine dans ediyoruz...İstanbul'un tüm ihtişamını gururla sergilediği bir akşamda...Gülümsüyorum...

H: N'oldu...
M: İlk dansımız aklıma geldi...Beyazlar içindeydin...Kuğu gibi süzülüyordun kollarımda...O anı tekrar yaşamak istiyorum ben Hasret
H: Yaşıyoruz ya canım...Birtek üzerimdeki beyaz değil...Yine kollarındayım...Seninim...
M: Hasret hep benimle olur musun?...Hiç ayrılmasak...Hep beraber uyusak...Beraber uyansak...

İnci tanelerini dökmeye başlıyor yine...

H: Murat!!
M: Bunu özel bir yerde yapmayı çok düşündüm...Ama sonra karar verdim...Yep yeni bir yer olsun...Sadece bizim için özel olsun dedim...
H: ??
M: Gösteriden beri burayı hazırlatmaya çalışıyorum...İstediğin gibi bir yer olsun istedim...Yeşil de olsun mavide...Huzurlu olsun...Sadece kalplerimizin sesini duyabileceğimiz bi yer olsun dedim...

Hasret inci tanelerin dökerken...Bende asıl konuya gelmeye çalışıyordum...Dans etmeyi bırakmıştık...Elleri ellerimde gözleri gözlerimde öylece duruyorduk...

H: Burası bizim mi yani şimdi...
M: Evet birtanem.....
H: Murat!! Seni çok seviyorum..Çok çok çok çok seviyorum...

Boynuma doluyor kollarını

M: Burasının yıllar sonra çocuklarımıza anlatabileceğimiz bir hikayesi olsun istedim...

Ayrılıp yüzüme bakıyor soran gözlerle...

M: Benimle evlenirmisin Hasret!!

Hasret;
Mutluluktan uçuyorum sanki...Etraf dönüyor....Dünya da sadece Murat ve ben varmışız gibi hissediyorum...Kendimden geçmiş birşekilde dudaklarımdan dökülüyor kelimeler...

H: Evet!!!

Ayaklarımın yerden kesildiğini hissediyorum...Daha sonra anlıyorum ki Murat'ın kollarındayım...Döndürüyor beni etrafınfa....İndirince dudaklarıma yaslıyor dudaklarını Tutkulu bir öpüşmenin ardından tekrar sarılıyorum sıkıca...Keşke imkanım olsa da kollarından hiç ayrılmasam diye düşünüyorum kokusunu içime hapsederken...

Dilek!..
23-10-10, 20:15
Yorum ve replere teşekkür ederim..Yeni bölüm aksiilik olmazsa pazartesi sizlerle olucak:img-wink:
bence bayağı uzun:icon_whis
Bölüm 22

Sanki ilkkez birini öpüyormuş gbi hissetti....Ddaklarını Hasretin dudaklarına değdirdiği anda Hasretin kalbi yerinden çıkıcamış gibiydi...Dahasıı bunu Muratta hissetmişti...Kendini çekti...Hasretin kapalı olan gözlerine bakıp güldüğünde bu işin artık daha can yakıcı olucağının farkıdnaydı....

Murat: Çok aradım seni..dedi naif bi sesle....Hasret bakışlarını kaçırdı....Kendini uzaklaştırdı....

Hsaret: Sana yaptıklarımdan sonra naısl çıkardım karşına....Ben çok pişmanım ne olur affet beni....derken gözleri dolmuştu....

Murat: Seni affetmeseydim yanında olurmuydum Hasret...dedi şevkatle yüzüne dokundu...Hasret sıkıca sarıldı Murata...

Hasret: İlkkez kapımı çaln aşkı eliden kaçırdım diye çok üzülmüştüm...Seni kaybettim diye çok pişmandım..İyiki buldun beni...dedi gülerek...

Murat: Gel..Gel şöyle oturalım..diyerke hasreti koltuğa oturttu...."Madem bu kadar aşıktın...Bu kadar derindi içindeki sevda..Neden wazgeçmedin hasret..Neden?" derken içindeki zehiri dışarı vurmanın en hafif yolunu uyguluyordu....

Hasret: Wazgeçemedim....Çünkü derken gözünden düşen ilk damla Muratın elinin üzerinde durdu...Murat hasrete baktı..Susması gerekiyordu Hasretin..Yoksa herşeyden wazgeçebilirdi...

Murat: Tamam...Tamam zorlmıyorum seni....Hadi..Artık uyu sen...Çok yorgun görünüyorsun...Hasret başını sllayarak yanından kalktı....Arka odadan yastık ve çarşaf getirdi...

Hasret: Ben burada yatıyorum..İçerileri ürkütüyor geceleri beni...Ama sen içeride yat...orada yatak var...derken elindekilri kenara bıraktı....

Murat: Bende burada kalırım...Yani senin için de uygunsa bu koltuktada ben yatarım derken eliyle koltuğu işaret etti...Hasret aşını salldı...Aradan 10 dakika geçmişti ve yatakları hazıdı..İkiside karşılıklı yattılar..

Hasret kafasını çevirdi..Muratla gözgöze geldiler....İkiside birbirine gülümsedi.....Hasret gözlerini kapattı....Uyumak için kendi zorladığı sırada kolunda bi el hissetti....Hsaret gözlerini açtı..

Murat: Yanyana uyusak olmaz mı.....dedi gülerek...."Bu kadar yakınken ayrı yatmak istemyiorum" dedi gülerke...Hasret yatakta kenara kaydı...Murat yanına yattı...Hasreti kollarının arasına aldı...

İkisnin de içini bian huzur kapladıMurat hasretin saçlarına bi öpücük kondurdu....Dahada sıkı sarıldı..

Murat: İyi geceler....dedi sessizce....Hasret biraz daha sarıldı..

Hasret: Sanada İyi geceler...dedi tebessüm ile..Ardından gözlerini kapattılar.....Yeni birgün..Güzel birgün onlaır bekliyordu......

***
Murat gözlerini açmıştı...Yatakta yan dönerek hasreti izlemeye başladı..SEvdiği kadının yanındaydı..ama mutlu değildi...Yüreğinde bi acı vardı....Yaşadıklarının.. Yaşayacklarının..Yaşatacklarının acısı...Hasret gözlerini açtı....

Murat: Günaydın..dedi gülmeye çalışarak...

Hasret: Sanada günaydın..dedi tebessüm ile....Murat alnından öptü hasreti....

Murat: Hadi kalk hazırlan..Seni kaçırmaya karar verdim dedi gülerke...

Hasret: Kaçırmak mı?..Nereye dedi şaşkınca....

Murat: Söylemem...o zaman kaçırmış olmam çünkü...Hadi bakalım....Önce harika bi kahvaltı yaparız...Gün bizim nasılsa dedi gülerek....

Hasret: Tamam...diyerke kalkmaya çalıştı..Ama Murattan geçemiyordu..Birbilerine bakıp güldüler...Murat yataktan kalktı...Ardından hasret.....Hasret odaısna geçip üzerini giyerken muratta eski kıyafetlerini giydi....

Hasret: Buraları toplayıp çıkalım...Sen arabada bekle istersen...ben hemen hallederim..dedi gülerek...

Murat: Böyle kalsa olmaz mı...Zaten çok vakit kaybettik..Hadi....diyerek elini uzattı..Hasret muratın elini kavradı hmen çantasına uzanıp aldı..El ele çıktılar evden.....

***
Hasret ve Murat el ele çıktıları gezilerinde bütün gün mutluluk içinde gezdiler...Nihayet akşam olmuştu...Hasret oteldeki odasında üzerini değiştirdi..Son kez aynaya baktığında kapı çaldı..Hemen açtı...

Hasret: Gelsene...diyerek içeri dawet etti Muratı.....Murat hasrete büyülenmiş gibi bakıyordu..

Murat: Meleklere benzemişsin..derken Hasretin elini tuttu..bir daha süzdü hasreti..."Beyaz bi kadına ancak bunkadar yakışır" dedi gülerek....

Hasret: Teşekkür ederim..derken bakışlarını kaçırdı..."Bakan gözlere bağlı sanırım" dedi gülerek..muratta güldü...Hasret oldukça sadece yarım kollu...göğüs altına kadar düğmeleri olan...Dizinin bi karış üzerinde biten dar beyaz bi elbise giymişyi...

Murat: Hazırsan çıkalımmı....diyerke kolunu uzattı Hasrete....Hasret kafasını salladı..Çantasına telefonunu atıp muratın koluna girdi..Odadan çıkıp kapıyı kapattılar....

Ymeke yiyecekleri alana geldiklerinde bakışlar Hasrete çevrildi...Murat Turalı'nın yanındaki güzel bayannın kim olduğunu herkes merak ediyordu..Kimi tanıyordu..Kimi nereden tanıdığını bulmaya çlışıyordu..Kimi bakmıyordu bile....

Murat: Canım..diyerek hasretin sandayelsini çekti..Hasret oturdu..Muratta karşısına geçti hemen.....

Murat: Ne içersin....Önce birer şarap ile başlayalım mı sevgilim.....dedi gülerke...

Hasret: Olur..dedi gülerke..."Ben pek sevmem...Dokunuyor...Daha doğrusu çarpıyor"..dedi gülerek...

Murat: Bu geceninhatrına içmelisin ama....dedi gülerek...Siparişini verdi..Yemekler geldi...Beraber yemek yemeğe başladılar.....Hasret ilk bardağı bitirdi..Murt yeniledi....

Hasret: İçemesem daha iyi olucak...Başım şimdiden dönüyor dedi gülerke...ama yinede içti....

Murat: O mutluluktandır..BEnim dönüyor ama renk vrmiyorum dedi göz kırparak....Hasret güldü......"Başka bişey istermiisin"..dedi gülerek...

Hasret: Yok...Sağol...Kalkalımmı artık....Burada sızmak istemiyorum..Odama çıkar beni...derken 3.bardağı da bitirmişti..Murat bakıp güldü Hsrete...

Murat: Temiz hava iyi gelicektir sana...Hadi gel..Sahilde gezelim biraz.....diyerek Hasretin elini tuttu...Sahilde dolaşmaya başladılar....Boşboştu sahil...

Hasret: Oturalımmı....ben yürüyemiyorum...Uçuyorum sanki ..dedi gülerek..Murat la beraber oturdular...

Hasret: Biliyor musun...Bigün bana deselerdiki "Çok aşık olucaksın" diye gülerdim..dedi kahka aratarak....."Ben kimseyi sevebiliceğime inanmıyordum..Sahte aşk sözcükleri beni aşktan soğuttu...Ama sen...Sen başkasın....Sözden önce gözlerin konuşuyor"..dedi gülerek muratın yanğına kısa bi öpücük kondurdu...

Murat bianda neye uğradığını şaşırdı...Bu kız gerçekten aşıktı ona...Hemde ufak bişey değildi...Hoşlantı değildi..Resmn aşıktı.....Hasret Muratın dudağına dokundu yavaşça...

Murat Hasrete baktı..Onu burada öyle bırakıp gitmek istedi...Biraz daha kalırsa yapmak istemediği şeyleri yapıcaktı..Hasret izin vermedi ama...Kolndan sıkıca tuttu....Elini Murat ensesine götürdü....KEndine çekip muratı bir daha öptü...

Hasret: Ben sana aşık oldum Murat Turalı..Bi zamanlar düşmanım dediğim adama deli gibi aşık oldum..Bu geçmeyen bişey...Aylar yıllar geçsede geçmicek...Benim seni sevmemem gerekiyordu...Ama ben seni sevdim..Sevmeseydim acı çeken ben değil sen olucaktın...derken sarhoşluktan ne deidğini bilmiyordu...Murat gerildi...

Hasret Muratı tekrar öptü...Ardından kumun üstüne bıraktı kendini..Murata bakıp güldü...ELini tuttup kendine çekti Murat..Sinirden gerilen Murat Hasrete baktı...Canını yakacağını bildiği bi oyuna başlıyordu.....

***
Hasret baş ağrısıyla açtı gözlerini...Gözlerini ovuşturdu...Eli başına gitti..Sıkıntıyla doğruldu yataktan...Etrafına baktı....Bura Muratın odaıydı...Dün gece aklına gelince yanakları kızardı....

Hasret: Murat..diye seslendi...."Banyoda mısın" diye ekledi...Ama ses yoktu...Etrafına baktı muratın elbiseleri de yoktu....Yataktan kalkıcakken eli elbisesinin düğmelerine gitti...Hasretin içini bian da bi telaş kapladı...

Hemen Muratı aradı ama kapalıydı telefonu...Komodinin üzerinde bulunan kağıdı gördü..Hemen eline alıp okudu..."İşim çıktı gitmek zorundaydım..Dün gece için teşekkür ederim.."Hasret yüreğinin sıkıştığını hissetti....Murat şirtketini aradı hemen...

Hasret: Merhaba...Ben Murat ile görüşücektim....

Sekreter: Kimimle görüşüyorum....

Hasret: Ben Hasret...

Sekter: Merhaba Hasret Hanım...Murat Bey yok...

Hsaret: Nerede...Çıktımı şirketten..Ben telefonuna ulaşamadım da merak ettim...

Sekret: Murat Bey uzun süreli bi tatile çıktı.....2ay kadar dönemeyecek..... dediğinde hasret neye uğradığını şaşırdı...

Hasret: Ta..tatil mi..İş mi...

Sekret: Tatil...Rahatsız edilmemek için telefonunu kapalı olucağını söyledi...Sanırım şuan uçaktadır...Notunuz varmı...

Hsaret: Yok..deyip kapttığında öylece bakakaldı boşluğa...Murata bunu konduramasa da olayın farkına varıyordu....Sekreter karşısında duran Murata baktı...Murat kafasını salldı odasına geçti...Şuan Hasreti düşünmek istemiyordu...

keremcemelike
24-10-10, 18:23
Tek bölümlük bir senaryodur!!...Sarılmalarını rüyamda gördüm...O an hissettiklerimi anlatmanın imkanı yok...Umarım benim hissettiklerimi sizede hissettirebilirim....Keyifli okumalar:love05:



Hasret Murat'a söylediklerinde ne kadar haklı olduğunu bir kez daha düşündü...''Bir şeyimiz tam olsa bir şeyimiz eksi olur'' demişti Murat'a...O zaman Murat vardı annesi yoktu şimdi annesi var Murat yok....

Murat ilk başta kızmakta haklıydı evet...Onu boş yere suçlamıştı...Ama bedelini de Onsuz kalarak fazlaca ödememiş miydi??

Murat'ın yaptıklarına bir türlü anlam veremiyordu...Levent kıskanıyor desede...Kıskançlıktan insan bu kadar öfkeye kapılırmıydı....

Alışverişe gitmişti kafam belki biraz dağılır diye ama düşünmekten doğru düzgün alışveriş yapamamıştı...Başı da ağrımaya başlayınca eve dönmeye karar verdi...Elindeki bir kaç tane poşetle dışarıya çıktığında Muratla burun buruna geldi...

Murat'ın içi titremişti onu görünce Hasret'in de öyle...Uzun zamandır bu kadar yakın olmamışlardı...Hasret'in kokusu sersemletti Onu...

M: Pardon...
H: Önemli değil...


Dedi Hasret gülümsemeye çalışarak...Ama Murat'ın kokusu da Onun başını döndürüyordu...

Hasret istemsizce başını çevirdiğinde bir yığın gazetecinin onlara doğru yaklaştığını gördü... Yüzü asıldı...
Murat da Onun baktığı yöne baktı...

H: Off ya nerden çıktı şimdi bunlar
M: Buna alışman lazım...Neyse ben gideyim...Sen röportaj falan yaparsın...

Murat giderken Hasret kolundan tuttu...Murat bir Hasret'e bir de kolundaki eline baktı...

H: Ben röportaj falan istemiyorum...Onlardan nasıl kaçabilirim...

Hayır hayır Hasret yanlış görmüş olamadı...Murat gülmüştü Hasret'e...İçinde birşeylerin eriyip gittiğini hissetti Hasret...
Daha ne olduğunu anlamadan...Murat elindeki poşetleri aldı Hasret'in...Elinden tutarak...Arabaya doğru hızlı bir şekilde ilerlediler...Murat elindeki poşetleri arka koltuğa attı...Bir elide Hasret'in elindeydi hala...Hasret ise Murat'ın elinin elinde olmasının verdiği şaşınlıkla ne yapacağını bilemeden öylece bakıyordu...Murat Hasret'in kapısını açtı...

M: Hadi Hasret...

Hasret Murat'ın sesiyle arabaya binmesi gerektiğini farketti...Bindi arabaya...Murat kapıyı kapatıp kendi yerine geçti...Kapıları da kitledikten sonra derin bir nefes aldı...

M: İşte bu kadar...

Gazeteciler arabanın yanına gelmişlerdi...Murat arabayı çalıştırıp uzaklaştı oradan...Hasret ise hala şoktaydı...Bu adam ne yapmaya çalışıyordu böyle!!!

H: Ben...Teşekkür ederim...
M: Birşey değil...Seni nereye bırakmamı istersin....

Hasret sustu...Birşeylerin değiştiği hissine kapılmıştı ama hiçbirşey değişmemişti işte...

H: Biraz yürümek istiyorum...Beni deniz kenarında bir yere götürür müsün?

Dedi gayet soğuk ve resmi bir sesle....

M: Olur....

Murat Onu herkesin bulunduğu bir yere götürmektense kimsenin olmadığı bir yere götürmeyi tercih etmişti...Yüksek bir yerdi burası.. Deniz ayaklarının altındaydı...Durdurdu arabayı...

İyide neden buraya getirmişti ki...Burası Murat'ın yalnız kalmak istediğinde geldiği yerdi...Eee Hasret'i burada bırakıp geri de dönemezdi...Burada taksi bulmak imkansızdı...Nasıl dönecekti geri...

M: Ben seni burada bekliyorum...Tek başına dönemezsin geri...Ben bırakırım seni...Korkma burada gazeteci olmaz...

Dedi hafif gülümseyerek...Hasret soğuk bir şekilde baktı Murat'a

H: Konuşmak istiyorum
M: Ko...

Murat'ın ne diyeceğini biliyordu ''Konuşacak bir şey yok''...O yüzden onu dinlemeden indi aşağı...

Arabanın ön tarafına yaslanarak bir süre denizi izledi...Murat ikilemdeydi sanki...Bir yandan Levent'in dedikleri (Hasret'i özgür bırakması...Hasret'in İstediğini yapıp...Para kazanıp mutlu olması) bir yandan da aşkı...

Hasret'in üşüdüğünü farkedip daha fazla dayanamadı...İndi arabadan ceketini çıkartıp Hasret'in omuzlarına bıraktı...

Hasret Murat'a baktı...Murat öylece duruyordu...

Hasret bir anda ceketi alıp arabanın üzerine fırlattı...Murat ne yapacağını şaşırdı...

H: Neden yapıyorsun bunu bana
M: Ne yapıyorum...
H: Neden beni düşünüyormuş gibi davranıyorsun...Bırakmadın mı sen beni...Gazetecilere yakalanıp mutsuz olmuşum sana ne!! Üşümüşüm sana ne!! Niye bana yardım ediyorsun...
M: Bu muydu sorun...Tamam bir daha sana yardım etmem

İkiside bağırıyordu...Sesleri boşlukta yankılanıyordu...

H: Yeter artık Murat yeter!!Canımı daha ne kadar yakacaksın..
M: Ben çok mu mutluyum sanıyorsun he!! Benim canım yanmıyor mu?

Murat daha ne kadar dayanabilirim diye düşünüyordu...Gözlerinin önünde Hasret'in ağlamasına acı çekmesine dayanamıyordu..Hasretse gücünün tükendiğini hissediyordu...Murat'ın gözlerinin içine baktı...Belkide son defa...Gözlerinden yaşlar akıyordu..

Murat'ın gözlerinde aşkı gördüğü o bir saniye için hayatını bile verirdi...O aşk dolu bakışlardan aldığı güçle kollarını doladı Murat'ın boynuna sıkıca...

H: Murat bırakma beni!!

Murat neye uğradığını şaşırmıştı...Hasret'in yüzüne çarpan saçlarından gelen kokuyu içine çekti...Hasret'in o eşsiz kokusundan şarhoş olmuştu...Ellerini kaldırıp sarılmayı düşündü bir an...Sonra geri indirdi ellerini...

M: Hasret yapma!!

Hasret haftalar sonra Murat'a bu kadar yakın olmanın verdiği mutlulukla Murat'ın dediklerini duymuyordu bile...Murat'ı daha sıkı sarıyor...İyice kendine çekiyordu...Yetmiyordu...Haftaların verdiği özlemi acıyı dindirmeye yetmiyordu...

H: Murat bırakma beni...Sana çok ihtiyacım var!!...Sevgine ihtiyacım var!!! ...Sarıl bana yalvarırım...

Murat direncinin her dakika tükendiğini hissediyordu...Hasret'i kendinden uzaklaştırmaya gücü yoktu...Hasret gibi O da ağlıyordu...

M: Yapma bana bunu Hasret!!
H: SENİ SEVİYORUM Murat!! N'olur sarıl bana... Ve bir daha da asla bırakma...

Murat tüm direncini kaybetmişti...Önce tek elini kaldırıp Hasret'in saçını okşadı...Hem kendi çektiği acı...Hemde Hasret'in inci tanelerinin yüreğinde bıraktığı acı...Artık dayanılmayacak bir hale gelmişti...

H: Sensiz ölüyorum görmüyor musun? ... Bırakma beni!!...Sarıl bana sıkıca...N'olur!!!

Aniden sımsıkı sardı Hasret'i çekebildiği kadar kendine çekti...

Hasret Murat'ın da Ona sımsıkı sarılmasıyla önce içten bir kahkaha attı...Ardında hıçkırıklarla ağlamaya devam etti..

M: Bırakmayacağım meleğim...Söz veriyorum ne olursa olsun bırakmayacağım

Hasret hıçkırarak ağlamaya devam ederken Murat da kokusunu içine çekiyordu...Saçlarını okşuyor...Kulağına aşk dolu sözler söylüyordu...

M: SENİ SEVİYORUM Hasret!!... Seni çok seviyorum...

Ne dediğine Murat da şaşırmıştı...İlk defa bir kadına ''Seni seviyorum'' diyordu...Saklamanın alemi yoktu...Hasret'e deliler gibi aşıktı...Selin'in intiharı bile bu kadar canını yakmamıştı...


Uzun bir süre hemde bayağı uzun bir süre öyle kaldılar...Murat bu sırada Hasret'i sakinleştirmeyi başarmıştı...Murat biraz geri çekilip Hasret'in yüzüne bakmak istedi ama Hasret izin vermedi...

H: Bırakma!!

Murat gülümsedi...Uzun bir süreden sonra ilk defa içten gülmüştü...

M: Bırakmıyorum aşkım merak etme..Sadece yüzüne gözlerine bakmak istemiştim...

Hasret geri çekildi bu sefer...Elleri ise hala Murat'ın boynundaydı...
Murat ellerini Hasret'in belinden çekip yüzüne koydu...Gözyaşlarını sildi...Kıpkırmızı olmuştu yosun gözleri...

M: Bir daha ağlamak yok...
H: Bir daha beni sensiz bırakmak yok...
M: Asla!!!

Murat Hasret'in boynundaki elinden tutup arabanın yanına çekti...Arabaya yaslanıp Hasret'i de göğsüne yatırdı...Hasret yine sıkıca sarılmıştı Murat'ın beline...Sanki bıraksa kuş misali uçacaktı ellerinden...Ama nereye uçabilirdi ki Murat...Kalbi Hasretteydi...Kalbi olmadan nasıl yaşayabilirdi...

----

Gazeteciler ise Hasret'i kaçırdıkları için her ne kadar üzgün olsa da Süper bir haber yakaladıkları için mutluydular...Bir magazin muhabiri ise hemen görüntüleri düzenleyip...Akşam yayınlanacak magazin programının fragmanına ekletmişti haberii...
Levent ofisinde televizyona bakıyordu...Fragmanda Hasret'i görünce daha dikkatli izlemeye başladı...Sesini açtı...


''Murat Turalı ve Hasret Nemutlu nereye kaçıyor..Herkesi şoke edecek bu aşkın kahramanları gazetecileri görünce alışverişlerini yarıda kesip neden hızlıca uzaklaştılar...Hepsi ve daha fazlası bu akşam ekranlarda...''

Fragman Hasret'in ve Murat'ın elele olan görüntüleriyle son buluyordu...Levent sinirle kumandayı fırlattı...

L: Kahretsin...

----

Hasret Murat'ın belindeki ellerini bir an olsun çekmeden manzarayı izliyordu huzurla...Murat da Hasret'i... Güneş yerini karanlığa bırakırken...Onların aşkı karanlığa meydan okuyordu...Gözlerindeki pırıltılar etrafı aydınlatmaya yetiyordu...

Murat Hasret'in titrediğini farketti...Hasret'in kolundaki elini çekerek arabanın üzerindeki montuna uzandı...

M: Bir dakika aşkım...

Hasret istemeyerek te olsa ellerini çekti Murat'ın belinden...Murat ceketini Hasret'e giydirdi...Eski pozisyonlarına tekrar döndüler...

M: Hasret seni kırdığım her an için özür dilerim...
H: Bunları konuşmak istemiyorum Murat...Ben unuttum herşeyi...Yanımdasın ya şimdi..Seviyorsun ya beni...

Murat gülümseyip Hasret'in saçlarından öptü...Eliyle çenesinden tutup kaldırdı Hasret'in başını Gözleri dudaklarndaydı...Küçük bir öpücük kondurup bıraktı Hasret'in çenesini...Hasretde tekrar göğsüne koydu başını...

H: Beni hep böyle sımsıkı sar...

Derken biraz daha sıkı sarıldı Murat'a Murat da daha sıkı sardı Hasret'i....
Bir süre daha öyle durduktan sonra Hasret başını kaldırıp Murat'ın gözlerine baktı...Ardından dudaklarına...Bir buse bırakmayı da ihmal etmedi...Ardında belindeki ellerini alıp boynuna doladı tekrar...
Muratda bir eliyle Hasret'i belinden sararken diğer eliylede cebinde çalan telefonunu çıkardı...

''Bahar arıyor'' yazıyordu...

Hasret'in telefonun çalması umrunda değildi...Böyle Murat'a sıkıca sarılmışkende Murat telefonla konuşabilirdi...

Ama Murat meşgule vermişti zaten...Kimsenin rahatsız etmesini istemiyordu...Onun için önemli olan tek şey Hasretti...Telefonunu tamamen kapattıktan sonra Hasret'in boynundan öpüp iki eliyle sıkıca sardı....

Onlar artık tek bedendi...Kalpleri bir atıyordu..

~~~~~~~

Artıkk gitme vaktiydi...Arabaya geçtiler...Murat arabayı çalıştıracağı sırada Hasret elinden tuttu...
Gözlerine baktı uzun uzun ardından dudakların kaydı bakışları...

Bu seferki küçük bir buse değildi...Tutkulu ve uzun bir öpüşmenin ardından...Başını Murat'ın omzuna koydu...Koluna da sıkıca sarıldı...

Murat da arabayı çalıştırdı...Oradan uzaklaştılar...

Hasret'i Levent'in aldığı eve bırakmaya niyeti yoktu...Konağa da götürmeyecekti....Kendilerine uygun bir ev bulana kadar sapancada kalırlardı...Ardından kendi evlerine geçerlerdi...

Aslında şu an bunları düşünmek istemiyordu ikiside...

Tek düşündükleri bundan sonra çok mutlu olacaklarıydı...Ve onları kimse ayıramayacaktı!!!!....

birefsane
24-10-10, 20:57
40.BÖLÜM.
M:Çünki
Tam o anda deminki erkek öğrencilerden biri geldi.
ÖĞ:Hasret istersen seni eve bırakıyım.Seninki kadar olmasada benim arabamda hız konusunda fena diyil.
Murat bir an gerildiyini hiss etdi.Eğitimciye hiç yakışmıyaşak bir şeyi düşünüyordu şu an öğrencisinin tüm eğitim hayatını bitirmek ve Hasretden milyonlarca km uzaklaşdırmak.Hasretde çocuğun asılan tavrlarından huzursuz olmuşdu.nazikce
H:Teşekkür ederim gerek yok.Murat sert bir ses tonuyla arabanın kapısını açarak
M:çabuk olun Hasret hanım.Özel şöferiniz diyilim işlerim var.
Hasretde kızgın halde.Gelerek kapısı açık olan arabaya bindi.sert çekilde kapıyı çarptı.Sesden bir az irkilsede Muratda direksiyona geçti aynı sertlikle kapıyı çarptı.Kıskaclıkları yüzünden her an her şeyi yapa bilirlerdi.
Yolun yarısına gelmişlerdi.Hiç biri tek kelme etmemişdi.Hasret dayanamayarak deminden beri dışarıya yöneltdiyi bakışlarını Murata çevirdi.
H:Çünki ne?
Murat hala bir az kızgın
M:Hayranların sayesinde öğrenme şansını kaybetdin.(intikamcı tavrıyla)
Bu cevaba daha da kızan Hasret gözlerinden ateşler çıkarcasına kıskanc bakışlarla.
H:Benimkiler hiç olmazsa ders boyunca müzik tarihini diyil yakışıklığımı incelemiyor.
Hasret tarafından kıskanılmak Muratın tüm kızgınlığının alıb götürdü..Bakışlarını yola yöneltirken yüzünde muhteşem bir gülümseme vardı.Dünyanın en güzel kadınına sahibdi onu kendinden bile kıskanırkan o muhteşem kadın onu kendine sadece hayran olan öğrencilerinden kıskanıyordu.
Şirketde
Tamer gelmiş son bir aydır yapmayı en çok sevdiyi şeyi yapıyordu.Deryayı sinir etmek.
T:İyi uyuyamadınmı.
Derya şaşırarak.
D:hayır efendim qayet iyi uyudum.(kızgınlıkla)Hep bunun toplantıyla ne alakası var.
Tamer ukala bir şekilde
T:Bu gün gözüme her zamankinden çikrin göründünde.
Derya kızgınlıkdan köpürsede
D:Yok efendim.size öğle gelmiş.İzninizle.
Diyerek odadan çıktı.sert adımlarla kendisini odasına atdı.elindeki kağızları parçalamaya başladı.
D:Ne dedi bu her zaman çirkinmişim bu gün daha bir çirkimi görsenmişim gözüne.(bağırarak)aptal,salak,odun,incelik özürlü.
Tamerse derya çıkar çıkmaz muhteşem bir kahkaha atmışdı.Onu kızdırmak dünyanın en muhteşem şeyiydi.
Murat arabayı evin önünde durdurdu.Araba durur durmaz Hasret kapıyı açarak.
H:Umarım yarın sabah arabam kapıda olur Murat hoca.Size iyi günler.
Kapıyı çarparak gitti.Murat muhteşem gülümsemeyle. Eve girene kadar onu izledi.Şu anda konuşmak güzel fikir diyildi.hasret bu illa kıvradırıcak.


Akşam olmuş.hasret elinde ders notları gözleri telefonda üzgün halde koltukda oturuyordu.Muratı özlemişdi amma aramıcakdı.telefonu hemen ters çevirdi.Tamerse neşeli bir şekilde salona geldi.
T:Naber prenses.
H:iyi
Tamer şaşkın halde
T:Ne oldu.Murat nerde?
Kızarak.
H:Ben ne biliyim.sekreterimiyim.
T:Kalk o zaman sana kayıp etdiyim akşam yemeyini yemeye.
Hasre keyifsiz
H:İstemiyorum.
Tamer ısrar ederek
T:Hadi kuzen.hem muhteşem kavga nedeninizi merak ediyorum.
Muratsa berbat sayılacak akşam yemeyinden sonra kendi katına çıkmış çok güzel bir beste çalıyordu.O da Hasreti özlemişdi.amma şu anda annesiyle yaptığı kavga nedeniyle çok kızgındı ve Hasretede istemediyi şeyler söyle bilirdi.Akşam yemeyi boyunca annesi evliliklerine karşı olduğunu hasretin ona yakışmadığını onu istemediyini söyleyib durmuşu.Muratda sonunda patlamış ikili hiç hoş Olmayan konuşma yapmışlardı.Murat sonunda piyanonun bile onu sakinleşdire bilmyeceyini anladığında hava almak için dışarıya çıktı.
Tamerle Hasret çok güzel resterondaydılar.konuşuyorları.
H:İşte böyle.Neden yaptığını anlamıyorum.sanki çocuğum arabamı elimden alıyor.
Tamerse Hasretin muratı anlamamısa ufak bir kahkaha ile karşılık verdi.
H:Burda gülücek ne var anlamıyorum?
Tamer ciddileşerek.
T:Hasret Murat senin gibi araba kullansa ne yaparsın?Ya da şöyle söyleyeyim bir an onu kayıb edeceyini düşünsen hemde sadece heyecan için hız kaptığı için ne tepki verirsin.
Hasret kendinden emin bir şekilde.
H:Murat hızlı araba kullanmaz.
T:Kullansa işte.Farz edelimki senin bu gün yolda beni geçmek için yaptıklarını o yapsa.
Hasret düşünceli bir şekilde içinde bu hesabı yaparak
H:Kalkalımmı artık yarın dersim var.
T:tamam.
yorum ve replere teşekkürler.

Dilek!..
25-10-10, 19:54
Yorum ve replere teşekkür ederim..Çalıştığımıherkes biliyor..Yeni bölüm bu yüzden ya perşembe gelicek yada cuma kesin tarih veremiyorum :icon_sorr

Bölüm 23
Hasret etrafına baktı öylece..Yataktan kalktı....Aynanın karşısında dağılan saçlarını düzeltti...Banyoya attı hemen kendini....Canını yanıyordu....Kalbi...Bunu hak etmemişti Hasret...Ama Muratı da anlıyorud....Ne garip....Hasretin aklına bişey takıldı...

Otelin telefonunu eline aldı...Murat şirket numarasını tuşladı tekrar....Önce derin bi nefes aldı ardından telefonun açılmasını bekledi...

Sekret: Turalı Müzik..Ben selma...

Hsaret: Merhaba..Ben ... dergisinden arıyorum..Murat bey ile röp. yapmak istiyoruz...Belli bigünde anlaşmamız mümkün mü acaba..drken sesini değiştirmişti...

Selma: Bunu Murat bey' e sormam gerekiyor...Kendisi çok fazla sevmiyor biliyorsunuz...Ayrıca bunun için asistanı ile de görüşeblirsiniz...

Hasret: Kendisiyle konuşmam mümkün mü...Belki ikna ederim...derken aklına gelennin başına geldiğini farkındaydı....

Selma: Bi saniye....dedi murata bağlandı...Hasret acı içinde bekliyordu....

Selma: Murat Bey şuan müsait değil..Asistanı ile irtibata geçerseniz uygun bi anı belki ayarlayabilirsiniz....

Hasret: Tek bi soru sorsam müzik üzerine en aızndan bu haftaki konu için..tek cümle....

Selma: Bi saniye...deyip tekrar murata bağlandı.."Murat beyi bağlıyorum"...diyerke bağladı...

Murat: Efendim...dedi sıkıntılı bi ses ile....Hasret derin bi nefes aldı.....Ardından bütün gücünü topladı...

Hasret: Umarım mutlusundur...dedi sadece..Murat şaşkındı....

Murat: Hasret...dedi telaşla...

Hasret: Sana kızmıyorum....Mutlu ol tamam mı..deyip telefonu kapattı...Murat telefonda kaldı öyle

Murat: Ahhh....diyebağırdı.....Ardından masadaki eşyaları öfkeyle savurdu....

Hasret otelden çıktı...cihan ile birlikte oturdukalrı evlerine gitti....Kendini toplayı içeri girdi...Ama cihan evde yoktu..Buna sevindi..Hemen odasına gidip üzerine bişeyler giydi..Cihana not yazıp çıktı evden....

Hasret nereye gidiceğini bilmiyordu...Arabasıyla gezerken Eve 300 metre uzaklktaki cafede durdu..İçeri girdi oldukça başı ağrıyordu sert bi kahve söyleyip Oturdu yerine..Kahvesini beklerkende dergileri karıştırmaya başladı...

***
Gökhan: Murat bey Hasret hanım Mecidiyeköyde önce bi eve gitti..Ardından üzeriini değiştirip yine aynı semtte bulunan ... cafeye geldi..Ortalaama 10 dakikdır da burada...

Murat: Yanında biri vamıydı....

Gökhan: Hayır..

Murat: İçeride varmı birisi...

Gökhan: Tek başına oturuyor...Kahve içiyor...Gözünde gözlük olduğu için yüzünü göremiyorum....Ama sıkıntılı duruyor....

Murat: Tamam...Sen takip etmeye dewam et....Gözünü skaın ayırma onun üzerinden...diyerek telefonu kapttı sırada kapı çaldı...İçeri bi kadın girdi...Murat gelene baktı arıdnda belirlen sekreterine..

Selma: Engel olamadım Murat bey dedi soluk soluğa...

Murat: Zeynep...dedi şaşkınca....

Zeynep: Zeynep ya..dedi kızarak iki elini beline koydu oldukça da masum duruyordu.....

Murat: Tamam selma çıkabilirsin..kimseyi bağlama..Odaya da alma...

Selma: Peki Murat bey..diyerek kapıyı kapattı....Murat sandalyenden kalkıp Zeynep'in yanına gitti..

Murat: Sen nereden çıktın..diyerek sarıldı...

Zeynep: Piyangodan dedi tripli bi ifadeyle....."Nereden çıkabilirm....Londra'dan sabah döndüm..Tabi Murat Bey ortalma 5 aydır beni unuttuğu için şaşırdı...dedi kızmış gibi yaparak...

Murat: Hiç olur mu öyle şey dedi gülerek.."Bu ara ufak sorunlarım vr..."

Zeynep: Biliyorum biliyorum..Yani düşününce bu adam son bilmem kaç yılın gösterisini yapıyor yoğun dedim ama her gece başka kızlarla başka yerlrede görünce seni onlara ayırıyorsa bana daayırır vakit dedim...

Murat. Haklısın otursana ayakta kaldın...diyerek koltuğu gösterdi..Yanına da kendi geçti....

Zeynep: Anlat bakalım şu kız meselesini....

Murat Belliki bişeyler biliyorsun...Yorma beni...dedi hüzünle...

Zeynep: Yok öyle..Senden de duymak istiyorum..Levent anlattı bişeyler ama ben senden duymak istiyorum..Ayrıca şu hasret..Gerçekten nasıl bii mereak ediyorum..Sana karşı koyabildiğine göre bayağı hırslıymış...

Murat: Zeynep! dedi uyaran bi ses tonuyla..

Zeynep: Sustum dedi gülerek...."Hadi gel bşieyler içelim..Canım sıkkın zaten en yakın arkadaşım dediğim adam bı kız bulmuş beni unutmuş..İçip bunu unutmam şart"dedi gülerek...

Murat: Bu saatte...dedi saati gösterirken.."Sen nerede kalıyorsun otelde mi"

Zeynep: Yok canım..Gelemden evi temizletmiştim zaten..Oradayım....

Murat: Seni eve bıraksın Koray..Akşam gelip alırım seni....

Zeynep: Tamam..Bende alışverişe çıkmalıyım...Aramızda kalsın akşam çok yakışıklı ama biraz mutsuz bi erkekle yemeğe çıkıcam güzel olmam gerekiyor...dedi gülerek...

Murat: Öyle mi..dedi gülerek.....

Zeynep:Evet...Yani okadar yakışıklı olmasa çıkmazdım yemeğe..Çünkü onu mutsuz görmeye dayanamıyorum derken elini tuttu Muratın...

Murat: Ben çok fena bişey yaptım Zeynep..dedi hüzünlü sesle....

Zeynep: Ne yaptın....dedi korkarak....Murat sıkıntıyla aayağa kalktı...Camdan dışarı bakmaya başladı..Zeynep hemen yanına geldi...

Zeynep: Murat...Ne yaptın dedim??

Murat: Aşkı ellerimden kaçırdım....Sorma nasıl oldu diye kendime bile söyleyemiyorum ki ...dedi bakışlarını kaçırarak...

Zeynep: Sen kötü bişey yapmazsınki...Senin kalbini biliyorum ben...Sen Seline bile...deip sustu...

Murat: Bu sefer yaptım ama...Akşam konuşalım bunları tamam mı....

Zeynep: Tamam canım...Hadi ben çıkıyorum..Kendini daha fazla üzme lütfen..Sana dayanamadığımı biliyorsun diyerek yanağına dostça bi öpücük kondurdu...

Murat: 8 gibi gelirim tamam...dedi çıkan zeynebin arkasından seslendi....Zeynep kafaısnı salladı...Murat telefonuun aldı eline...Gökhanı aradı....

Gökhan: Efendim Murat Bey...

Murat: Ne yapıyor hasret..

Gökhan: Az önce çıktı kafeden takipteyim..Sanırım evine geri dönüyor murat bey....

Murat: Tamam.Sen yarılma oradan...Ben bi başkaısnı yollucam oraya..diyerek telefonu kapattı...

***
Saat 8i gösterirken Murat Zeynep'in kapısındaydı...Zili çaldı hemen zeynep kapıyı açtı...

Zeynep: Hoşgeldin..dedi gülerek....

Murat: Çıkalım mı hemen..dedi sıkıntılı bi sesle...

Zeynep: Sağol Muratcım...Senin için zaten bu kadar hazırlandım ben..Beğendiğini çin teşekkür ederim dedi kinayeli bi sesle...

Murat: Sen hala hazır cevapsın bakıyorumda....Bi değişmedi gitti şu huyun...

Zeynep: Değişmez canım değişmez...Hem bende değişirsem senin haliini düşünemiyorum...Put gibi gezersin ortalıkta..Ben sana heyecan katıyorum..dedi gülerek...

Murat: Hadi artık çıkalım seninle laf yarışına girersem eğer bugn gidemezyiz....dedi gülerek...

Zeynep: Tamam tamam...Ya ben telefonumu bulamıyorum evde...10 dakikadır onu arıyorum...

Murat: Gel gel..Ofiste unutmussun bende...diye seslendi içeri doğru.....

Zeynep: Gerçekten mi ay ara ara bi hal oldum..Nese çıkalım artık diyerek kapıyı kapattı...Arabaya kadar yürüdüler..Murat kapıyı açtı..Zeynep oturdu..Ardından Murtta direksiyona geçti..

Zeynep: Telefon nerede..Arayan olmuştur..Ay annem haber alamadıysa çıldırmıştır dedi gülerek...

Murat: Yok aramadı..Arasa annenle konuşurdum zaten..Ama bikaç kişi aradı...cebine baktı yoktu....

Zeynep: Unuttum deme Murat...

Murat: Topritoya bırakmıştır galiba diyerek Zeynep'in tarafına eğildi..."Uzanamadım sen bak istersen" dedi..Bu sırada Muratı o ana kadar takip eden gazeteciler iş başındaydı....

Edt: Zeynepcim...:love05:

keremcemelike
27-10-10, 17:48
Hasret Murat'a söylediklerinde ne kadar haklı olduğunu bir kez daha düşündü...''Bir şeyimiz tam olsa bir şeyimiz eksi olur'' demişti Murat'a...O zaman Murat vardı annesi yoktu şimdi annesi var Murat yok....

Murat ilk başta kızmakta haklıydı evet...Onu boş yere suçlamıştı...Ama bedelini de Onsuz kalarak fazlaca ödememiş miydi??

Murat'ın yaptıklarına bir türlü anlam veremiyordu...Levent kıskanıyor desede...Kıskançlıktan insan bu kadar öfkeye kapılırmıydı....

Alışverişe gitmişti kafam belki biraz dağılır diye ama düşünmekten doğru düzgün alışveriş yapamamıştı...Başı da ağrımaya başlayınca eve dönmeye karar verdi...Elindeki bir kaç tane poşetle dışarıya çıktığında Muratla burun buruna geldi...

Murat'ın içi titremişti onu görünce Hasret'in de öyle...Uzun zamandır bu kadar yakın olmamışlardı...Hasret'in kokusu sersemletti Onu...

M: Pardon...
H: Önemli değil...


Dedi Hasret gülümsemeye çalışarak...Ama Murat'ın kokusu da Onun başını döndürüyordu...

Hasret istemsizce başını çevirdiğinde bir yığın gazetecinin onlara doğru yaklaştığını gördü... Yüzü asıldı...
Murat da Onun baktığı yöne baktı...

H: Off ya nerden çıktı şimdi bunlar
M: Buna alışman lazım...Neyse ben gideyim...Sen röportaj falan yaparsın...

Murat giderken Hasret kolundan tuttu...Murat bir Hasret'e bir de kolundaki eline baktı...

H: Ben röportaj falan istemiyorum...Onlardan nasıl kaçabilirim...

Hayır hayır Hasret yanlış görmüş olamadı...Murat gülmüştü Hasret'e...İçinde birşeylerin eriyip gittiğini hissetti Hasret...
Daha ne olduğunu anlamadan...Murat elindeki poşetleri aldı Hasret'in...Elinden tutarak...Arabaya doğru hızlı bir şekilde ilerlediler...Murat elindeki poşetleri arka koltuğa attı...Bir elide Hasret'in elindeydi hala...Hasret ise Murat'ın elinin elinde olmasının verdiği şaşınlıkla ne yapacağını bilemeden öylece bakıyordu...Murat Hasret'in kapısını açtı...

M: Hadi Hasret...

Hasret Murat'ın sesiyle arabaya binmesi gerektiğini farketti...Bindi arabaya...Murat kapıyı kapatıp kendi yerine geçti...Kapıları da kitledikten sonra derin bir nefes aldı...

M: İşte bu kadar...

Gazeteciler arabanın yanına gelmişlerdi...Murat arabayı çalıştırıp uzaklaştı oradan...Hasret ise hala şoktaydı...Bu adam ne yapmaya çalışıyordu böyle!!!

H: Ben...Teşekkür ederim...
M: Birşey değil...Seni nereye bırakmamı istersin....

Hasret sustu...Birşeylerin değiştiği hissine kapılmıştı ama hiçbirşey değişmemişti işte...

H: Biraz yürümek istiyorum...Beni deniz kenarında bir yere götürür müsün?

Dedi gayet soğuk ve resmi bir sesle....

M: Olur....

Murat Onu herkesin bulunduğu bir yere götürmektense kimsenin olmadığı bir yere götürmeyi tercih etmişti...Yüksek bir yerdi burası.. Deniz ayaklarının altındaydı...Durdurdu arabayı...

İyide neden buraya getirmişti ki...Burası Murat'ın yalnız kalmak istediğinde geldiği yerdi...Eee Hasret'i burada bırakıp geri de dönemezdi...Burada taksi bulmak imkansızdı...Nasıl dönecekti geri...

M: Ben seni burada bekliyorum...Tek başına dönemezsin geri...Ben bırakırım seni...Korkma burada gazeteci olmaz...

Dedi hafif gülümseyerek...Hasret soğuk bir şekilde baktı Murat'a

H: Konuşmak istiyorum
M: Ko...

Murat'ın ne diyeceğini biliyordu ''Konuşacak bir şey yok''...O yüzden onu dinlemeden indi aşağı...

Arabanın ön tarafına yaslanarak bir süre denizi izledi...Murat ikilemdeydi sanki...Bir yandan Levent'in dedikleri (Hasret'i özgür bırakması...Hasret'in İstediğini yapıp...Para kazanıp mutlu olması) bir yandan da aşkı...

Hasret'in üşüdüğünü farkedip daha fazla dayanamadı...İndi arabadan ceketini çıkartıp Hasret'in omuzlarına bıraktı...

Hasret Murat'a baktı...Murat öylece duruyordu...

Hasret bir anda ceketi alıp arabanın üzerine fırlattı...Murat ne yapacağını şaşırdı...

H: Neden yapıyorsun bunu bana
M: Ne yapıyorum...
H: Neden beni düşünüyormuş gibi davranıyorsun...Bırakmadın mı sen beni...Gazetecilere yakalanıp mutsuz olmuşum sana ne!! Üşümüşüm sana ne!! Niye bana yardım ediyorsun...
M: Bu muydu sorun...Tamam bir daha sana yardım etmem

İkiside bağırıyordu...Sesleri boşlukta yankılanıyordu...

H: Yeter artık Murat yeter!!Canımı daha ne kadar yakacaksın..
M: Ben çok mu mutluyum sanıyorsun he!! Benim canım yanmıyor mu?

Murat daha ne kadar dayanabilirim diye düşünüyordu...Gözlerinin önünde Hasret'in ağlamasına acı çekmesine dayanamıyordu..Hasretse gücünün tükendiğini hissediyordu...Murat'ın gözlerinin içine baktı...Belkide son defa...Gözlerinden yaşlar akıyordu..

Murat'ın gözlerinde aşkı gördüğü o bir saniye için hayatını bile verirdi...O aşk dolu bakışlardan aldığı güçle kollarını doladı Murat'ın boynuna sıkıca...

H: Murat bırakma beni!!

Murat neye uğradığını şaşırmıştı...Hasret'in yüzüne çarpan saçlarından gelen kokuyu içine çekti...Hasret'in o eşsiz kokusundan şarhoş olmuştu...Ellerini kaldırıp sarılmayı düşündü bir an...Sonra geri indirdi ellerini...

M: Hasret yapma!!

Hasret haftalar sonra Murat'a bu kadar yakın olmanın verdiği mutlulukla Murat'ın dediklerini duymuyordu bile...Murat'ı daha sıkı sarıyor...İyice kendine çekiyordu...Yetmiyordu...Haftaların verdiği özlemi acıyı dindirmeye yetmiyordu...

H: Murat bırakma beni...Sana çok ihtiyacım var!!...Sevgine ihtiyacım var!!! ...Sarıl bana yalvarırım...

Murat direncinin her dakika tükendiğini hissediyordu...Hasret'i kendinden uzaklaştırmaya gücü yoktu...Hasret gibi O da ağlıyordu...

M: Yapma bana bunu Hasret!!
H: SENİ SEVİYORUM Murat!! N'olur sarıl bana... Ve bir daha da asla bırakma...

Murat tüm direncini kaybetmişti...Önce tek elini kaldırıp Hasret'in saçını okşadı...Hem kendi çektiği acı...Hemde Hasret'in inci tanelerinin yüreğinde bıraktığı acı...Artık dayanılmayacak bir hale gelmişti...

H: Sensiz ölüyorum görmüyor musun? ... Bırakma beni!!...Sarıl bana sıkıca...N'olur!!!

Aniden sımsıkı sardı Hasret'i çekebildiği kadar kendine çekti...

Hasret Murat'ın da Ona sımsıkı sarılmasıyla önce içten bir kahkaha attı...Ardında hıçkırıklarla ağlamaya devam etti..

M: Bırakmayacağım meleğim...Söz veriyorum ne olursa olsun bırakmayacağım

Hasret hıçkırarak ağlamaya devam ederken Murat da kokusunu içine çekiyordu...Saçlarını okşuyor...Kulağına aşk dolu sözler söylüyordu...

M: SENİ SEVİYORUM Hasret!!... Seni çok seviyorum...

Ne dediğine Murat da şaşırmıştı...İlk defa bir kadına ''Seni seviyorum'' diyordu...Saklamanın alemi yoktu...Hasret'e deliler gibi aşıktı...Selin'in intiharı bile bu kadar canını yakmamıştı...


Uzun bir süre hemde bayağı uzun bir süre öyle kaldılar...Murat bu sırada Hasret'i sakinleştirmeyi başarmıştı...Murat biraz geri çekilip Hasret'in yüzüne bakmak istedi ama Hasret izin vermedi...

H: Bırakma!!

Murat gülümsedi...Uzun bir süreden sonra ilk defa içten gülmüştü...

M: Bırakmıyorum aşkım merak etme..Sadece yüzüne gözlerine bakmak istemiştim...

Hasret geri çekildi bu sefer...Elleri ise hala Murat'ın boynundaydı...
Murat ellerini Hasret'in belinden çekip yüzüne koydu...Gözyaşlarını sildi...Kıpkırmızı olmuştu yosun gözleri...

M: Bir daha ağlamak yok...
H: Bir daha beni sensiz bırakmak yok...
M: Asla!!!

Murat Hasret'in boynundaki elinden tutup arabanın yanına çekti...Arabaya yaslanıp Hasret'i de göğsüne yatırdı...Hasret yine sıkıca sarılmıştı Murat'ın beline...Sanki bıraksa kuş misali uçacaktı ellerinden...Ama nereye uçabilirdi ki Murat...Kalbi Hasretteydi...Kalbi olmadan nasıl yaşayabilirdi...

----

Gazeteciler ise Hasret'i kaçırdıkları için her ne kadar üzgün olsa da Süper bir haber yakaladıkları için mutluydular...Bir magazin muhabiri ise hemen görüntüleri düzenleyip...Akşam yayınlanacak magazin programının fragmanına ekletmişti haberii...
Levent ofisinde televizyona bakıyordu...Fragmanda Hasret'i görünce daha dikkatli izlemeye başladı...Sesini açtı...


''Murat Turalı ve Hasret Nemutlu nereye kaçıyor..Herkesi şoke edecek bu aşkın kahramanları gazetecileri görünce alışverişlerini yarıda kesip neden hızlıca uzaklaştılar...Hepsi ve daha fazlası bu akşam ekranlarda...''

Fragman Hasret'in ve Murat'ın elele olan görüntüleriyle son buluyordu...Levent sinirle kumandayı fırlattı...

L: Kahretsin...

----

Hasret Murat'ın belindeki ellerini bir an olsun çekmeden manzarayı izliyordu huzurla...Murat da Hasret'i... Güneş yerini karanlığa bırakırken...Onların aşkı karanlığa meydan okuyordu...Gözlerindeki pırıltılar etrafı aydınlatmaya yetiyordu...

Murat Hasret'in titrediğini farketti...Hasret'in kolundaki elini çekerek arabanın üzerindeki montuna uzandı...

M: Bir dakika aşkım...

Hasret istemeyerek te olsa ellerini çekti Murat'ın belinden...Murat ceketini Hasret'e giydirdi...Eski pozisyonlarına tekrar döndüler...

M: Hasret seni kırdığım her an için özür dilerim...
H: Bunları konuşmak istemiyorum Murat...Ben unuttum herşeyi...Yanımdasın ya şimdi..Seviyorsun ya beni...

Murat gülümseyip Hasret'in saçlarından öptü...Eliyle çenesinden tutup kaldırdı Hasret'in başını Gözleri dudaklarndaydı...Küçük bir öpücük kondurup bıraktı Hasret'in çenesini...Hasretde tekrar göğsüne koydu başını...

H: Beni hep böyle sımsıkı sar...

Derken biraz daha sıkı sarıldı Murat'a Murat da daha sıkı sardı Hasret'i....
Bir süre daha öyle durduktan sonra Hasret başını kaldırıp Murat'ın gözlerine baktı...Ardından dudaklarına...Bir buse bırakmayı da ihmal etmedi...Ardında belindeki ellerini alıp boynuna doladı tekrar...
Muratda bir eliyle Hasret'i belinden sararken diğer eliylede cebinde çalan telefonunu çıkardı...

''Bahar arıyor'' yazıyordu...

Hasret'in telefonun çalması umrunda değildi...Böyle Murat'a sıkıca sarılmışkende Murat telefonla konuşabilirdi...

Ama Murat meşgule vermişti zaten...Kimsenin rahatsız etmesini istemiyordu...Onun için önemli olan tek şey Hasretti...Telefonunu tamamen kapattıktan sonra Hasret'in boynundan öpüp iki eliyle sıkıca sardı....

Onlar artık tek bedendi...Kalpleri bir atıyordu..

~~~~~~~

Artıkk gitme vaktiydi...Arabaya geçtiler...Murat arabayı çalıştıracağı sırada Hasret elinden tuttu...
Gözlerine baktı uzun uzun ardından dudakların kaydı bakışları...

Bu seferki küçük bir buse değildi...Tutkulu ve uzun bir öpüşmenin ardından...Başını Murat'ın omzuna koydu...Koluna da sıkıca sarıldı...

Murat da arabayı çalıştırdı...Oradan uzaklaştılar...

Hasret'i Levent'in aldığı eve bırakmaya niyeti yoktu...Konağa da götürmeyecekti....Kendilerine uygun bir ev bulana kadar sapancada kalırlardı...Ardından kendi evlerine geçerlerdi...

Aslında şu an bunları düşünmek istemiyordu ikiside...

Tek düşündükleri bundan sonra çok mutlu olacaklarıydı...Ve onları kimse ayıramayacaktı!!!!....


Bölüm 2

Bugün biraz gerginim yine
Sesim değişik gelebilir biraz
Ama sen anlarsın
Bana katlanırsın
Tuhaf laflar edebilirim
Seni belki üzebilirim
Ama sen susarsın
Çünkü beni tanırsın

Öyle çabuk kızma derdin hep
Bu kadarda kolay alınma
O zaman beni sar hadi sarıl bana
Değişmez huylar bilirsin
Bir kerede sen dene alışmayı
Ben göğsüne yatarken öyle derin nefes alma

Bu ara ihtiyacım var sana
Ellerimi sakın bırakma
Bana huzur veren tek yer senin yanın unutma
Gün varıncaya kadar sabaha
Sakın hiçbir yere kalkma
Fazla bir şey istemem sadece dur burada


Hasret Murat’ın omzundan ayrılmadan geçirdi tüm yolu....Nereye gittikleri hakkında en ufak bir fikri bile yoktu...Ama umrunda da değildi zaten...

Murat arabayı durdurunca koluna sarılmış omzunda yatmakta olan Hasret’e baktı...Hasret iyice mayışmıştı...Gözleri küçülmüştü...

M: Canım...

Murat gülümseyerek baktı Hasret’e...Boşta olan eliyle yüzünü okşadı...

H: Murat neden buraya geldik...
M: Seni Levent’in aldığı eve götürmek istemedim...Konağa ya da mahalleye de götürmedim...Baş başa olalım istedim...Beğenmedin mi?
H: Beğenmek mi?... Bayıldım...Çok iyi düşünmüşsün...Senden başka kimseyi görmek istemiyorum...
M: Eeee arabada durmayacağız öyle değil mi inmiyor muyuz...

Hasret’e bakarak gülümsedi...Hasret’in halinden memnun hali inmeye pek niyetli olmadığının göstergesiydi....

H: Yaa ben iyiyim böyle...
M: Hadi Hasret... Gidelim bir an önce odamıza yerleşelim...
H: Tamam anladım sen beni istemiyorsun...

Hasret geri çekildi...Ellerini göğsünde birleştirerek küçük bir çocuk edasıyla küsmüş numarası yaptı...Dudaklarını büzmeyi de unutmadı tabiii...


M: Bunu da nereden çıkardın Hasret!!
H: Çıkarırım ben...Sana yakın olmamı sarılmamı istemiyorsun...


Murat yavaşça Hasret’in yüzüne doğru eğildi...Çenesinden tutarak yanağına bir öpücük kondurdu....


M: Sana söz veriyorum odamıza bir yerleşelim bir an olsun yanımdan ayrılmana izin vermeyeceğim...

Hasret gülümsedi...Murat’ın yanağından öptü o da...

Birlikte indiler arabadan...Murat Hasret’in yanına gelip elini uzattı...Hasret de hiç tereddütsüz tuttu Murat’ın elini....

Resepsiyona geçtiler...Murat daha önce kaldıkları süiti ayarladı yine...Odaya çıktılar...Murat kapıyı açıp Hasret’in geçmesi için kenara çekildi....

Hasret içeri girince durdu önce bir...Yüzünde hafif bir tebessümle burada yaşadıklarını anımsadı...

Arkasını döndüğünde Murat kapıyı hala kapatmamış orda öylece durmuş hayran hayran Onu izliyordu...

H: Neden orada duruyorsun...
M: Bilmem...Dalmışım öyle...Hala inanamıyorum galiba benimle olduğuna...Sana kavuştuğuma...

Hasret Murat’ın yanına gitti...Ellerini beline doladı...Başını Murat’ın göğsüne yasladı...Murat bir eliyle Hasret’i sardı...Diğer eliyle kapıyı kapattı...

Sıkıca sarılmış birşekilde kaldılar yine öylece...Murat ayrılıp Hasret’in elinden tutarak kotuğa oturtturdu....Hasret hemen Murat’ın omzundaki yerini aldı...

H: Bu anı o kadar çok hayal ettim ki...Sanki gerçek değil...Bir rüya...Eğer rüyaysa n’olur uyanmayayım...

Murat Hasret’in saçlarından öptü...


M: Rüya değil birtanem...Gerçeğin ta kendisi...Kollarımdasın...Benimsin...
H: Beni bir daha bırakmayacaksın değil mi?
M: Seni bırakmak kendimden vazgeçemek gibi Hasret...Seni asla bırakamam ben...
H: Söz ver bana o zaman
M: Söz veriyorum...
H: Daha neye verdiğini bilmiyorsun ki?

Dedi gülümseyerek...


M: Sen ne istersen o olacak artık...
H: Birbirimize güvenicez...Her ne olursa olsun...En yakınımızdan bile duysak önce birbirimizi dinleyeceğiz...Asla yalan söylemeyeceğiz...
M: Söz veriyorum birtanem...

-------

H: Murat!!
M: Efendim birtanem...
H: Ne istersem yapıcaktın değil mi?
M: Evet her ne istersen...
H: Gel benimle o zaman ...

Hasret Murat’ın elinden tutarak kaldırdı...Kapıdan çıkıp asansörün önüne geldiler...

M: Nereye Hasret

Şaşkın bir ifadeyle sordu Murat...

H: Bekle...

Asansöre binip alt kata indiler...İlk geldiklerinde Murat’ın piyano çaldığı yere geçtiler...Murat Hasret’in amacını anlayınca durdu...Hasret’in elini sıkıp onunda durmasını sağladı...

M: Hasret!!

Hasret Murat’a döndü...Murat’ın yüz ifadesi karışıktı...Bir yandan piyanoya özlemle bakıyor...Bir yandan da korkuyla...

H: Lütfen Murat...
M: Ama...
H: Ne istersem Onu yapacağına söz vermiştin...
M: Bunu isteme benden Hasret...
H: Neden ama...

Murat’ın düşünceleri geçmişe gitti..Yağmur altında Hasret’in kapısında olduğu ana...Hasret müziğin kendisinden daha değerli olduğunu düşündüğünü ima etmişti...İçi acıdı birden...Bu yüzden bırakmamışmıydı müziği...Asıl değerli olanın Hasret olduğunu ispatlamak için...Ama ardından işi inada bindirmişti...Gururu galip gelmişti....

Farkında olmadan gözünden bir damla yaş düştü...Hasret uzanıp sildi gözyaşını...

H: Murat!!
M: Asıl önemli olan sensin Hasret...
H: Biliyorum aşkım biliyorum...Özür dilerim...Seni üzmek istememiştim...Asıl önemli olanın ben olduğumu biliyorum...Ama bunu ispatlamak için müziği bırakman gerekmiyor Murat...Lütfen benim için çal...Müziğe geri dön...

Murat piyanoya baktı önce Ardından Hasret’e...

asi_şirine
27-10-10, 18:39
Beklettiğim,replerine,yorumlarına dönemediğim tüm arkadaşlarımdan özür dilerim..:img-blush




Gece uçsuz bucaksız hayallere, hayal kırıklıklarına, yeni başlangıclara, yeni umutlara, belirsizliklere gebe..

Sessizce bir köşede durmuş, ürkek ve yabancı bakışlarla etrafı izliyor Hasret..Bakışlarında ilkokula yeni başlamış çocukların üzüntüsü, heyecanı, yalnızlığı var.. Bükük boynuna, hüzün dolu gözlerine daha fazla dayanamıyor Dean..

“Birşeyler içmezmisiniz?” diye tanışıklıklarını birer “merhaba” dan daha öteye götürmeye kararlı gibi..
“içiyorum ya..” diyerek karşısındaki su dolu kadehi gösteriyor Hasret..Dudakları kıvrılıyor belirsizce Dean`ın.. “bu gecenin en zararsız içicisi sizsiniz..Ben alkollu içecek anlamında söylemiştim”

Yanakları kızarıyor Hasret`in..utanç değilde, anlamamış olmanın üzüntüsünü yaşıyor gibi..
“Alkol kullanmam ama ben..!”
“Aşırıya kaçmadıktan sonra zararsızdır bence..” Bilemiyor Dean bu geceki “zararsız” alkol ısrarının bir gün gelipte devasa bir soruna dönüşeceğini..

“Yapay zevklere yer yok benim hayatımda..!” Ani çıkışından ve tanımadığı birisine verdiği cevaptan hoşnutsuz Hasret..

“Kutlarım o zaman sizi..Her anı sağlam kafayla yaşamak cesaret ister..”

Dean bir kaç dakika sonra sessizce uzaklaşıyor masadan..Uzaktan uzağa, gizli bir hayran gibi aklından çıkaramadığı ela`mı yeşil mi olduğunu anlayamadığı o gözlerin takibinde..

“Gecenin olayı sensin Hasret..! Bir solistin bu kadar çok sessiz kalmasıda şaibeli bir durum..Neden bu kadar sıkıntılısın?”

Anlatamıyor Hasret Murat`ın uzaklığından duyduğu üzüntüyü..Üstelik bir eksiklik var bu ortamda..İnsanların gülüşünde bir sahtelik, uzaklık var sanki..

“Belirli bir sorun yok Leventcim..” Gözleri dört bir yanı taramakta hala.. “çorak bir çöl gibi burası..!”

Öyle derin bir kahkaha patlatıyor ki Levent.. “İlahi Hasret..Şu gördüğün cennetten yerin neresini çorak bir çöle benzettin merak ettim doğrusu..”

“Ruh yok..” diye eksikliğin ne olduğunu buluyor Hasret.. “hani herbişeyleri var..Müzik, insanlar, sohbetleri..Ama ruh yok gibi..Canım derken bile canın çıksın der gibi bakıyorlar birbirlerine..Fark etmiyormusun?”

“İşte..! Asıl noktayı bulmuşsun Hasret.. kutlarım seni..! Bizim dünyamızda, hani “ünlü” diye nitelendirirler ya sanki uzaydan gelmiş varlıklarmışız gibi sahteliklere sınırsızca yer veriyoruz..Sanıyormusun ki şu anda herkes birbirini seviyor burda..Kesinlikle hayır..Kimsenin kimseyi taktığı, sevdiği yok..gerçek dostluklar, ilişkiler dışında..Şu an burda gördüğün onlarla kişi kendi çıkarlarını güttükleri için burda..Davetmiş, misafirlikmiş taktıkları yok..Bu yüzden ruh ararsan kaybedersin Hasret..Kaybetmek istemiyorsan sende kendine yeni bir maske edinmelisin..”

Hasret..

Sahtelik, yapaylık, maskeler..Nasıl kabullenmişler ki bunları? Çıkar üzerine kurulan ilişkilerin sonunu hiç mi düşünmüyorlar? Ya Murat hoca?

Yanılıyorsun Levent..! Sizin “ünlü”ler dünyasında maskelerden uzak, odluğunu gibi gözüken birisi var..En yakın arkadaşın..Can dostun Murat..O`nun çıkarlarla, sahteliklerle asla işi olmaz..

Ama bir konuda kararsızım..! “Arkadaşım” derkende birebir düşündüklerinimi yansıtıyordu Murat?

23.07.2010
“Durun..!” diye elindeki cdyi gelişigüzel masaya fırlattı Sultan.. “kulaklarıma daha fazla bu işkenceyi çektiremem.Üzgünüm ama sizden Pazar tezgahtarı bile olmaz..bağıramazsınız bile doğru dürüst..!” Hayretle karşımdaki kadının önce donup kalmasını, ardından şuh bir kahkahayla çökmüş omuzlarını dikleştirmesini ve meydan okurcasına Sultan`ın karşısına dikilişini izledim..

“Oturduğunuz yere fazla güvenmeyin..Mazallah gün gelir çatınız çöker kalırsınız dımdızlak ortalıkta..” diye gerçektende kulak tırmalayıcı bir sesle ama oldukca sakin bir tonlamayla konuştu kadın..Sonrada çekip gitti..

Sultan olabildiğince sakin gerekli talimatları güvenlikcilere verdikten sonra bana döndü..Şaşkın yüzüme, bir köşeye sinip kalmış vücuduma baktı usulca..Sonra sanki az önce sinirle kükreyen kadın kendisi değilmiş gibi öylesine sakin ve yalın sesle konuşmaya başladı..

“çok oluyor böyleleri..Beş kuruş paraları var diye birşey sanıyorlar kendilerini.Kabahat bende arkadaş hatrına bile olsa dinlememeliydim bu kadını.”

O an kendimi suçlu hatta az önceki kadın gibi beceriksiz sandım..Ne de olsa bende bir arkadaş! hatrına buradaydım şu an..Dean olmasa Sultan`la karşılıklı oturup konuşmak sadece uzak bir hayaldi benim için..

“Üstüne alınma lütfen!” diye gülümsedi zariflikle.. “Senin yerin başka..Dean olmasa bile eminim bir gün mutlaka keşfedecektim seni..Gerçi benden çok daha önce keşfedilmişsin sen..”

Gülüşüne aynı sevinçle olmasa bile olabildiğince büyük bir zarafetle karşılık verdim Sultan`ın..Beni keşfeden kişinin Dean olduğunu vurguluyordu Sultan..Biricik kardeşi Dean..

Sultan olabildiğince disiplinliydi işinde..Taviz,torpil yoktu kitabında..Düşündüklerini birebir, bazen yumuşak kelimelere bile ihtiyac duymadan söylerdi insanların yüzüne..Bazen gizliden gizliye Sultan`a benzeme çabalarımın altında yatan gerçekliğin farkına bu gün varmıştım..Murat`a benziyordu Sultan..Müziğe aşık, müzik için yaratılmışdı..

Sultan`la tanışıklığımız Dean`la ilişkimizin ikinci haftasında bir tesadüf sonucu baş vermişti..Aslında Dean bunun bir tesadüf olduğunu bana inandırmaya çalışsada Sultan`ın yüzündeki o günkü hoşnutsuz ifadeden Dean`ın bir emrivakisi olduğunu anlamıştım..

Müzik yapımcısı Sultan..Dean`la birlikte çalışıyor..

Daldığım yolculuktan Sultan`ın şen şakrak sesi çıkarıyor beni.. “Umarım sahne tecrüben vardır..! hafta sonu sahneler Hasret`ine kavuşuyor”

“Var” diye mırıldanıyorum.. “Antalya`da geçen yaz bir kokteylide sahneye çıkmıştım..Ardından da Büyük Gösteri..”

“İyi o zaman..” diye ayağa kalkıyor Sultan.. “ön hazırlıklara fazla gerek kalmıycak..Zaten Büyük Gösteride başlı başına bir yıldızdın sen..” ardından benimle birlikte çıkış kapısına doğru yöneliyor..

Antalya , nerden de düşmüştü aklıma böyle!

30.05.2010
Korkuyordum..İlk defa böyle bir yerde, bunca kişi içinde şarkı söylüycektim..Üstelik kimseyi tanıdığım bildiğim yoktu.. Biraz Levent`in emrivakisiylede olsa sahnedeki yerimi almıştım sonunda..

Antalyada..Yıldızların yanıp sönen kıvılcımları, Murat`ın gözlerindeki yıldızların ışıltıları altında içimden gelen o dayanılmaz isteğe boyun eğdim bende..Kelimelerin müzikle buluşma, hasret giderme zamanı gelmişti çoktan..


Benim gönlüm serhoştur
Yıldızların altında
Sevişmek ah ne hoştur
Yıldızların altında

Yanmam gönül yansa da
Ecel beni alsa da
Gözlerim kapansa da
Yıldızların altında

Mavi nurdan bir ırmak
Gölgede bir salıncak
Bir de ikimiz kalsak
Yıldızların altında

Yanmam gönül yansada
Ecel beni alsada
Gözlerim kapansada
Yıldızların altında

Ne keder ne yas olur
Yıldızların altında
Çakıllar elmas olur
Yıldızların altında

Yanmam gönül yansa da
Ecel beni alsa da
Gözlerim kapansa da
Yıldızların altında


Şarkının ne başında ne sonunda açtım gözlerimi..Parıltılı alkışların yükselen tonlarında usulca kaldırdım gözkapaklarımı..Murat`ın gözleri ışıl-ışıl, gururlu öylece bana bakıyordu..İyi birşey yapmıştım galiba..

İtiraf etmeliyim ki tüm bedenin heyecandan tir-tir titriyordu..Güç aldığım tek şey Murat ve Hayal`ın mutluluk dolu bakışlarıydı..Levent`in gözlerindeyse belli belirsin bir gölgenin izleri saklıydı sanki..

Aynı gölge gecenin sabahında İstanbul`a dönüş yolumuzdada sürmüştü..İstanbulda usulca arabasının anahtarlarını Murat`ın avcuna bırakmıştı Levent..Ardından bir cümle ekleyerek gözden kaybolmuştu..

“Kaybettiğim şimdiden belli..Zaferini kutlaya bilirsin Murat!.”

birefsane
27-10-10, 19:19
Aradan baya zaman geçmiş Hasret meşhur şarkıcı olmuş.istediyi her şeye sahibdir.Şöhret,Para,Evler arabalar.Bir sürü hayran.Kardeşini istediyi gibi okutuyor.Ablasına dilerle destan düğün yapmış yani her birimizin qıpta edeceyi bir hayat.Tabii dışardan bakınca.Kadirin okulunun ilk günü yanında olamamışdı çünki çekimi vardı.Gülnazın evlilik hazırlıklarınada yardım edememişdi şehri dışında konserlere gitmesi gerekliydi.Aslında çok yalnızdı istediyi bu diyilki sadece şarkı söylemek onun yanında onun piyanosunun sesiyle.Tam 8 aydır sayısını unutduğu davetlerde karşılaşıyorlar.O günden sonra Hasret Muratla konuşmak istemiyor.Madem o onu kendi sahnesine yakıştıramamışdı Hasret göstericekdi o olmadanda bu piyasanın içinde en iyi şekilde bu işi yapıcağını,yapıyorduda.Muratın dediyi gibi çöplüğün tepesinde diyildi.Amma bir şeyi kayıp etmişdi Çiçekci kızı.derinliklerde bir yerdeyi amma nerde.
Bu gün en iyilere verilen müzik ödülünü alıcakdı.Tabi Muratda ordaydı.Görücekdi onsuzda başara bildiyini.Adı anons edildi Sahneye çıktı yine güzeliyi ve zerafeti ile nefes kesiyordu.Leventin eşliği ile sahneye çıktı usta şarkıcılardan birinden ödülünü aldı.Ödüle layiq gören her kese teşekkür etdi.Sunucunun ricasını kırmayarak çıplak sesiyle şarkıda söyledi.Her kes ayakda alkışladı.O bile.
Ödül töreni bitmiş kokteyle geçilmişdi.Tesadüfen Muratla Hasret karşılaşdılar.
L:Dostum Hasreti tebrik etmicekmisin.Öğrencin en iyilerden seçildi.
Murat elini uzatarak
M:Tebrik ederim Hasret.
Hasret Muratın elini sıkarak can acıtırcasına
H:Bunun için sana teşekür ederim Murat hoca.O gün bana o sahneye yakışmadığımı göstermeseydin şimdi burda olmazdım.sen olmadanda başardım.(gözlerinin içine bakıb)
M:Doğru içindeki Hasreti öldürmeyi başarmışsın.
Muratında canı yanıyordu.Aylardır kokusunu duymuyordu.Kimse meraklı bir şekilde merdivenleri koşarak çıkıb ondan her hangi bir şeyi sormuyordu.Dahası kimse gözlerine onun gibi işten derinden bakmıyordu.O sahneye yakışmıyorsun dediyi Hasreti Çiçekci kızsa zaten o sahne içindi.Hasreti böyle kendi yapmışdı.Onun Leventin kollarına atarken zaten böyle olucağını bilmiyormuydu.Doğru güzel bir başarı elde etmişdi.Başarmışdı Muratın tahmin etdiyinden farklı bir yerdeydi.peki neden hala kızgındı ona.Gururu,kıskanclığı aşkı her şey karışmışdı.
Muratın gittikden Levent araya girmiş
L:Hadi hasret başarımıza diyerek şampanya içmişdi.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Hasret artık çakır keyifdi.Leventin eşliği ile arabaya bindiler.Eve geldiklerinde
L:Hadi kutlamaya evde devam edelim
Dediyinde zaten Muratın sözlerini içkiyle unutmak isteyen Hasret kabul etdi.İçeri geçtiler.Levent şerabı bardağını Hasrete uzatdı.Hasretse dalgın halde şömineye bakıyordu.
L:Neyin var.
Bir anda ne kadar özlediyi sesinden belli bir tonla
H:Muratı özledim.Yanımda olmasını bana sıkı-sıkı sarılmasını.yalnış yaptığımı söylemesini.beni sevmesini.
Hasret Murata olan aşkını ve özlemini dile getiriken Leventin kıskanclıkdan gözü dönüyordu.
Fevri bir haraketle
L:Murat.Murat Muurat.Ne verdi sana Murat ha.Hayal bile edemceyin şeyleri verdim.İstediyin her şeye sahibsin.Akşsa (bir anda duraksayarak)Senin aşkın için yapmayacağım şey yok.
Levent konuşdukca Hasretin şaşkınlığı artıyordu.
L:Senin bir sözün için yapamyacağım şey yok.Yaptımda dostum dediyim adama ihanet etdim.Sense Senin için parmağını bile kıpırdatmıyan adamı özlediyin söylüyorsun.Sahib olduğun her şey bana aid başarın,sesin.eliyle ödülleri göstererek bunları hepsini bana borclusun.
Hasretse daha fazla dayanamayarak
H:Hiç birini istemiyorum ne şunu ne şunu(eline alarak yere fırlatdı ödülleri bir-bir) hiç birini Ben sadece şarkı söylemek istiyorum,ailemi istiyorum.Bu benmiyim ha.en son ne zaman içten güldüyümü ben bile hatırlamıyorum.
L:İstediyin aşksa ben varım ne eksiyim var haa.Muratla aramızda ne fark var.o seni hiç böyle öpdümü diyerek Hasreti öpmeye kalkışdı.Hasret itti.İş gittikce çığırından çıkıyordu.hasret son gücüyle Leventi itterek odasına koştu kapıyı kitledi.Levent bir anda ne yaptığını fark etdi.Oda hasretin peşinden yukarı çıktı.
L:Hasret lütfen aç.Hasret özür dilerim.kendimi kayıp etdi.
Bunların bir fayda vermeceyini anladığında gitti.
Hasretde o gider gitmez kendini en güvende hiss edeceyi yere atdı.Mahalledeki gizli yerine.Ablasına gidemedi gidibde ne diyecekdi eve gerimi döndün orası artık onun evi diyildi ki.
Sabah olmuş Dün Kadirle birlikde Gülnazda kalan Saime hanım eve geldi.Evin halini görünce Hasreti aramaya başladı.Evde olmadığını görüb cebden aradı ulaşılamıyordu.Leventi aradı onada ulaşılamıyordu.Ne yapacağını bilemedi Muratı aramaya karar verdi.Murat hemen geldi.Evin halini görünce kendini kayıb etdi.Leventi aradı ulaşamıyınca Saime hanımı Belki gelir diye evde bırakıb Levente gitti.arabayı deli gibi kullanıyordu.Aklı gelen fikirleri kovmak için qaza bastıkca basıyordu.
Artık Leventin evini önündeydi.elini çekmeden zile basıyordu.sonunda Levent Perişan halde kapıyı açtı.Murat bir anlık bocalamadan sonra.
M:Hasret nerde?
L:Evindedir ne o evinin yolunumu unutdun?ukalaca
İçeri geçtiklerinde murat da ukalaca:Unutmadım tam ordan geliyorum.
Levent gözlerini kaçırdı.sonunda Murat en can alıcı soruyu sordu.
M:Dün gece ne oldu Levent?
Gözlerine bakıyordu.Ne olur o cevabı verme diyen bakışlarla .Leventde cevab gelmeyince sorusunu yinelede
M:Dün gece hasretle senin aranda ne yaşandı Levent?!.sert bir şekilde.Lütfen bunu bana yapmış olma olma diyen bakışlarla.
Levent bir anda
L:Hayatın boyu her şeye sahib oldun Murat turalı.Saygın iş.Güzel aile.Seni delicesine seven kadınlar.Amma sen değerini bilemedin.Dün gece nemi oldu.Hayatımda ilk defa senden üstün olmak istedim.Sahib olamadığın tek şeye sahib olmak istedim.Sen onu bırakmış olsan bile seni bıramıyan kadının benim olmasını istedim.
Murat Leventin yakasına yapıştı.Levent gülerek
L:Amma yine başaramadım.Sen bu kadınlara ne yapıyorunsun ha sensizken bile sana sadık kalıyorlar.Yerden-yerde vursan bile bir sözünle hemen yanına koşuyorlar.
Duyduklarından sonra Murat bir az rahatlayarak Leventin yakasını bırakdı.Öğle bir bakışı vardı ki deymezsin.Sadece kapıdan çıkarken
M:Hasretin tek telline zara geldiyse Levent.....
Diyerek evden çıktı.Arabaya bindiyinde ne yapıcağını onu nerde arayacağını bilmiyordu.Taki aslında kimi aradığını anlayana kadar aradığı Hasret hanım diyil sadece hasretdi.Bunu neden akıl edemedim gülümsemesi ile qaza bastı.
Hasret dün geceden beri ağlıyordu.Neden başaramadı Hani hayat onun hayatıydı neden olmadı.Neden onun yanına gidemiyor “haklıydın başaramadım onların içinde onlardan farklı olmayı başarmadım” diyemiyor.
Murat arabayı gelişi güzel park etdi.hızlı adımlarla içeriye girdi.Orda olması için bildiyi tüm duaları ediyordu.Onuda kayıp etmeye dayanamazdı.Hasreti gördüyü anda derin bir nefes aldı.Hemen yanına geldi.
M:Hasret.
Hasret muratı görünce sevinsede bir tarafı hala kızgındı onun leventin kollarına atan oydu.Eğer şimdi bu haldeyse onun yüzünden.
H:Neden geldin.(alaya eder gibi)dediklerinde haklı çıktığını görmek içinmi.Eserinle qurur duymalısın.
Murat bir anda ne diyeceyini bilemedi.
M:Ben....
Hasret dayanamayarak demin durdurduğu göz yaşlarını yeniden bırakdı.
H:Evet Başaramadım.Haklı çıktın Murat hoca.Onlardan olmamayı onlar gibi olmamayı başaramadım.Neden bırakdın haa beni.Neden izn vermedin yanında olmana.Neden(derken sesi gitdikce kısılıyordu)
Düşücekgen Murat tutdu.
H:Murat bırakma.en içten ve kısık sesiyle.
Muratı onu sıkı sararken bir tarafdanda
M:Şışt geçti.burdayım.Özür dilerim.sana bunları yaşatdığım için özür dilerim.Yanında olamadığım için özür dilerim.
Hüzünlü halde.
Kendi senaryomun devamı diyil sadece bu gün işde otururken içimden gelenler.mantıksız falan ola bilir amma paylaşmak istediyim.umarım beğenirsizin.fragman çıkmış sanırım ben izlemeye kaçtım.

--Burçin---
28-10-10, 16:16
Hasret kendini bıraktığı omuzlarda hiç bir rahatsızlık ya da çekingenlik hissetmeden konuşmasını sürdürdü...

Hasret : Her düştüğümde kaldıracak mısın beni ? dediğinde gözlerini , Levent’in yüzünde gezdiriyordu.Tebessüm etmek istedi fakat buna hali bile yoktu ...

Levent sıkıntıyla sağ elini Hasret’in omzuna attı.Yavaşça kendine doğru çekti ve Hasret’in o inanılmaz kokusunun verdiği hafif bir sarhoşlukla cevaplamaya çalıştı !

Levent : Sen istediğin sürece evet ! dedi yavaşça sonra devam etti.Ama bugünden bahsediyorsan eğer, bugün düşmedin Hasret.Sadece birileri arkandan seni itti...

Hasret’in göz kapakları , Levent’in baş döndürücü parfüm kokusuyla beraber kapandı.Başı Levent’in omzuna düştü yavaşça ...

Battaniye üzerinden yavaşça sıyrılıverdiğinde uykunun kolları Levent’in omzuyla birleşti Hasrette...Güvenli ve huzurlu bir uykudan hemen önce , endişeyle sordu ...

Hasret : Söz mü ?

Küçük bir kızın , uykuya direnen son halleri gibiydi ! Sorunun cevabını duyup , duymadığı bile şüpheliydi...

Levent önce tebessüm etti sonra yavaşça iç çekti .Ve sorusunu cevapladı Hasret ‘in ...

Levent : Birbirimizden başka kimseye ihtiyacımız yok artık Hasret ! Ama söz ! Hep yanında olacağım .Hatta dediğinde duraksadı sanırım sen istemesen bile ...

Levent’in gözleri Hasretinkiler gibi uykuya değil , aşka yeni düştü...Levent
bolca içine çekti o harika kokuyu ! Sonra Hasret’i izledi biraz... Hasret’in bir hızlanıp ,bir yavaşlayan nefes alışverişlerini dinledi önceleri...Hasret’in üşüdüğü için ona biraz daha sokuluşunu fark ettiğinde nefesi kesilmişti !

Omzundan , göğsüne kaydığında Hasret’in başı , uykuya yenik düştü
Levent’te ! Hayatındaki en güzel geceyi uyuyarak geçirdiğine pişman olacağı kesindi..Ama düşen battaniye Hasret’in sadece biraz daha Levent’e sokulmasını sağladı .Ve Levent’in de Hasret’e biraz daha aşık olmasını !

--
Gün doğumu herkese yeni umutlar getiriyordu.Belki yeni hayatlar , belki de yepyeni mutluluklar ! Hasret gün doğumunun ona sunduğu aşktan , önceden
Levent’in de pay aldığını bilmeden uyandı ...

Gözleri daha bişey seçememişken , Levent’in parfüm kokusunu duyumsadı
Hasret ! Gözlerini araladı yavaşça...Yere düşen battaniyeyi fark etti önce .Ve
Levent’e nasıl sıkı sarıldığını ! Hoş Levent’inde ondan kalır yanı yoktu...Levent’in ceketi ikisine de yetermişcesine sarılmışlardı ! Güneş henüz tüm ışığını yansıtmamışken bir kez daha kapandı gözler !

--

Hasret bomboş bir sokakta çıplak ayaklarıyla beyaz uzun elbisesini toplaya toplaya yürüyordu...Hızlandı biraz ! Sonra biraz daha ... Çıkmaz sokakta ne işi vardı ? Birilerini mi arıyordu ! Anlayamadı..Birkaç siluet yaklaşıyordu...Kim olduğunu çıkaramadı.Ama uzaklaşmak için bir adım attığında kendini yerde buluverdi.Düşmüştü !

Hasret küçük bir çığlıkla uyandı rüyasından...Sarıldığı Leventte sıçrayarak uyanıverdi ! Hasret’e baktı endişeyle...Yüzünde birkaç damla yaş
vardı ...Endişe ve korkuyla sordu !

Levent : İyi misin ? Sanırım kötü bir rüyaydı ! dediğinde su almak için ayaklandı. Yüzü uykunun verdiği sersemlik , Hasret’e bir şey oldu korkusuyla bulutluydu...

Hasret’in ağlaması azıcık da olsun kesilip , nefes alış verişleri düzene girdiğinde , yüzü endişeden sararmış Levent birkaç yudum alıp bıraktığı
bardağı kafasına dikti ! Belli ki epey korkmuştu ...Daha Hasret’e ne olduğunu
soramadan Hasret’in sorusuyla sarsıldı !

Hasret : Yoktun ! dedi ... Ben Düştüm ama sen yoktun !

--

Hasret : Kimle konuşuyordun ? dediğinde merak etmekten çok hesap sorar gibiydi.

Levent mutfak tezgahının üzerinde artistik pozlar yaparken yumurtalardan biri kırılma tehlikesi geçiriverdi .

Levent : Du bakim ne yaptın dediğinde tavadan gelen kokuyu takip ederek Hasret’in yanına yaklaştı ...Sen krep yapmayı bildiğine emin misin ? Yoksa artistlik mi yapıyorsun bana?

Hasret : Hiç de bile ! Birazdan olacak o ! Hem sen bana diyeceğine kendine bak ! İki saattir bir omlet yapamadın ! Açlıktan ölmek üzereyim .

Ekmeğin kenarından bir parça alıp , Hasret’in ağzına tıktı Levent ...Ve tekrar
tezgaha döndü !

Levent : Onda ne var ki bak şimdi iki saniye de halledeceğim ! dediğinde yumurtaları gerçekten bilir hareketlerle kırdı ve hızlıca çırptı !

Karışımı tavaya döktükten sonra salatalıklarla cebelleşen Hasret’e döndü ...Bir süre öylece onu izlediğinde omletten gelen yanık kokusuyla beraber tavaya doğru telaşlı bir atılımda bulundu.

Hasret koca bir kahkaha attığında henüz yanmamış omlet için Levent’i kutlamayı da ihmal etmedi !

Hasret : Harika bir tadı olduğuna eminim ! dediğinde çaydanlığın altını kapatıp , masaya yerleştirdi.Salata da masa da yerini aldığına göre bir eksik yoktu !
Krepleri de bir tabağa aktardığında elinde bir tabakla masaya döndü.Levent ve o harika omleti de masadaydı !

Hasret çayları doldurdu önce...Sonra da sordu ...

Hasret : Az önce kimle konuşuyordun ? dedi üstüne basa basa...

Levent : Magazinci arkadaşlarla dediğinde hafifçe güldü.Dün akşam olanlar
için.dedi kasıldığı çok belliydi.Biri hariç hepsini engelledim.Fakat yarın manşetlerde görebileceğimize dair yine de iddaya girebilirim ...dedi hafif bir hüzünle...

Hasret’in de canının sıkıldığını fark etti ! Sustu bi an ama sonra devam etti...

Levent : Fakat ben az önce bir tatil rezerasyonu da yaptırdım.Birkaç günlük...

Hasret gözlerini masaya devirdi...Ve boğazına oturan yumrunun el verdiğince konuştu...

Hasret : Çok yordum seni değil mi ?

Levent , krepten bir parça alırken cevapladı ! Ağzını sürekli dolu tutmak zorunda mıydı bu adam ?

Levent : Sen değil omlet yordu beni ! dediğinde Hasret’i de güldürmüştü...
Hasret : Umarım iyice dinlenirsin dediğinde dudakları bunu söylemek
istemediğini açıkça belli ediyordu !

Levent önce koca bir kahkaha attı. Ağzı doluyken attığı kahkahalalar ufak , sevimli ve yaramaz bir erkek çocuğuna dönüşmediğini kim söyleyebilirdi ki?

Levent : Vallahi seni bilemem dedi yavaşça.Ben ve güzel assolistim güneşin batışını Abantta izleyeceğiz !...

26.bölüm heycanlandırdı beni.Bir şeyler karalıyıverdim. Umarım beğenirsiniz...Ha bu arada bölüm özellikle Nurdan Ablacığıma:icon_whis Ve yine umuyorum ki sizde yazarsınız :icon_whis

Dilek!..
28-10-10, 20:20
Rep ve Yorumlara teşekkür ederim..Ay birz yoruucu bi işte çalışıyorum..Ama sizide ihmal etmk istemiyorum..Bu yüzden kısmetse finali 30 da yapıyorum...

Bölüm 24

Murat: Topritoya bırakmıştım galiba diyerek Zeynep'in tarafına eğildi..."Uzanamadım sen bak istersen" dedi..Bu sırada Muratı o ana kadar takip eden gazeteciler iş başındaydı.....

Zeynep: Buldum canım...Taam..diyerek telefonunu aldı eline..."Melike aramış..Tuğçe..İrem..Yağmur aramış..Bikaç mesaj...Aaa sana ne göstericem..diyerek teleofnundan resim açtı...

Murat: Ne o dedi Zeynep'in tarafına doğtu başını eğdi...

Zeynep: Bak bu resim 4 yıl önce çekilmiş..Haline bak Murat dedi gülerek....

Murat: Zeynep..dedi telefonu almak için hamle de blunduğu sırada bi fotoğrafını daha çektiler ...

Zeynep: Ya bırakırmısın..Hadi gidelim...Burada yemicez herhalde yemeği değil mi şekerim....

Murat: Sana oralar yaramamış..Zamanında dönücektin çok kalmışsın Londra da....

Zeynep: Hadi murat hadi...dedi gülerek...Murat arabayı açlıştırdı..40 dakika sonra nihayet mekna gelebilmişlerdi......içeri girklerinde burçin-leventin oturduğu masaya doğru yürüdüler....

Levent: Nerede kaldınız beklemekten ağaç olduk...

Zeynep: Onu arkadaşına sor Leventcim...dedi gülerek göz kırptıı...

Murat: Telefonumu bulamıyorum diyip 10 daka beni kapıda sen beklettin..dedi şikayet edercesine....Levent keyifle baktı...muratı bu ara kendine geitirick kişinin zeynep olucağını düşünerek onu açğırması akıllıcaydı...

Levent: Ben sizi tanıştırmadım...Zeynep kız arkadaşım Burçin..dedi gülen gözlerle..Zeynep elini uzattı....

Zeynep: Memnun oldum burçin..dedi samimietle...

Burçin: Bende öyle...oda samimiyetle elini sıktı....."Nasılsın Murat" dedi murata dönerek....

Murat: Sağol iyi olmaya çalışıyorum....Sen nasılsın?..Gerçi haytında Levent varken mutlu olmaz biraz zor dedi gülerek...

Levent: Murat şimdi Zeynebi bulduya ben bittim..İkisi bir olup beni unuturda bunlar....dedi burçine dönerek güldü..ELini burçinin elinin üzerine koydu...."Ama benim sevgilim varken asla pes etmem" dedi

Burçin: Canım...dedi gülerke....Hep beraber güzel sohbetli bi yemeğe başladılar...Herkesin mutluluk saçtığı bi masa da Murat çokca kez dalıp gidiyordu uzaklara..Etrafındaki her çiftte kendini arıyordu...Hasret ile kendisini koyuyordu onların yerine..

***
Akşam olmuştu Cihan hala ortalıkta yoktu..Hasret sonunda aramaya karar verdi..Oldukça meraklanmıştı...

Hasret: Cihan nerdesin...dedi sitem ile..

Cihan: Hsaretim..Döndün mü yoksa sen..dedi mutlulukla..

Hsaret: Evet ama sabahtan beri yoksun ortalıkta....

Cihan: Niye aramadın ki..Hemen gelirdim..ben şirketteyim...Hemen çıkıyorum istediğim bişey var mı10 dakikaya evdeyim..

Hasret: Yok...Sağol yemek yaptım zaten sana...Hadi gel artık..

Cihan: Sen niye uğraştın ki...Dışarıda yerdik...Hem sağlığımız açısıdnan da en iyisi bu olurdu...dedi gülerek...

Hasret: Tamam sen dışarıda ye öyle gel o zaman ....

Cİhan: Şaka yapıtm prensesim..Hemen geliyorum.....diyrek şirketten çıktı...Ve nihayet 10 dakika sona evdeydi...Hasret kapıyı açtı...İkisi sıkı sıkı sarıldılar....Hasret güldü Cihana...

Hasret: Hoşgeldin...

Cihn: Asıl sen hoşgeldin..Bak bakiim bana....Oh be yüzne renk gelmiş..Neler yaptın..Neredeydin....

Hasret: Gezdim geldim...Karar verdim üzülmeyeceğim artık...Olan oldu...Murat mutlu artık...dedi gözlerini kaçırırken....

Cihan: Anlamadım dedi şaşkınca....

Hasret: Yok bişye...Hadi gel oturlım artık bişeyler yemek istiyorum..Sabahtan beri bişey yemedim...diyerek mutfağa geçti....

Cihan: Benden bişey gizliyorsun farkındayım hasret....dedi arkasından mutfağa gelip....

Hasret: Yok bişey...Hadi ama artık otur...diyerek sandalyesine oturdu..Cihanın tüm gce bakışları Hsaretin üzerindeydi..Hasret cihnın tüm sıkıştırmalarına rağmen Muraata dair hiç bişeyi cihana söylemedi..

***
Murat çalan telefon ile birlikte gözlerini açtı.......

Murat: Efendim Levent...

Levent: Murat kalk ve gazetelere bak...Hoşuna gitmeyecek şeyler yazmışlar yine....

Murat: Ne var..Kiminle ilgili haberler derken yataktan kalktı..Odasından çıkıp merdivenelden inmeye başladı..

Levent: Zeynep ile senin resimlerini basmışlar...

Murat: Allah kahretsin...Senin bundan neden haberin olmadı Levent...

Levent: Dün bizim arkadaş gazete değilmiş..Onunda haberi yok..Yoksa engelletirdim biliyorsun...Bana da o haber verdi..Buldun mu gazteyi..

Murat: Buldum...Sonra konuşalımmı...diyerek telefonu kapattı..Gazeteyi eline aldı...Önce resimlere baktı...İlkinde Murat kapıdaydı ikinci arabanın içinde gülüşürken biri telefonu almak isterken ki hali..Bi diğeri yemek çıkışı Zeynep'i eve bırakırken...

Murat Turalı Yeni Bi Güzel İle..

Kısa bir süre önce her gece farklı bi kadın ile görüntülenen Murat Turalı bu sefer tüm gece aynı bayanlaydı..Önce kapısına kadar gidip kız arkadaşını evinden aldı..Ardından arabada uzun süre gülüştüler...Özel bi mekannda yemek yiyen çift gece bitiminde Murat Bey'in adını henüz öğrenemediğimiz bayanı evine bırakmasıylason buldu..Tüm bunlar yaşanırken Murat Bey'in oldukça mutlu olduğu gözlendi...

Muratın yanı sıra Hasrette okudu gazeteyi aynı anda...Canının bu kadar yandığını daha önce hissetmemişti..Her gelen haber biraz daha fazla yakıyordu Hasretin canını... Muratın gerçekten kendisinden nefret ettiğini anlamıştı şimdi....

***
Murat üzerini değiştirip kahvaltı masasına geldiğinde Nesrin ve Ethem de henüz oturmuşlardı masaya......

Murat: Günaydın...dedi sıkıntılı bi ifadeyle...

Nesrin: Sana da oğlum....

Ethemn: Yüzün asık..Gazete de çıkan habere mi sıkıldı canın...

Murt: Sayılır..

Nesrin: Aman Murat yine saçmaladıkları aşikar...Sen takma buna kafanı....

Murat: Zeynep'e ayıp oldu o alışık değil böyle şeylere...Ben bian önce gidip de konuşmalıyım onunla....

Nesrin: Niye buraya çağırmıyorsun canım...Sonuçta Zeynep'i bizlerde tanıyoruz..Hem sohbet etmiş oluruz..dedi gülerek...

Murat: Gelir mutlaka..Daha dün döndü zaten..Eve bile yerleşmemiş...Kendini bi toplasın gelir..derken ayaklandı...

Ethem: Gidiyor musun...

Murat: Evet..Size afiyet olsun...Baba bi ara uğrarmısın ofise..Sana danışacağım şeyler var...

Ethem: Elbette oğlum...Öğleden sonra gelirim mutlaka...

Nesrin: Görüşürüz Murat..diyerek hafifce el salladı..Murat odadan çıkınca Etheme döndü hemen "Zeynep'in gelmesi yaramış Murat'a..Şimdi daha iyi görünüyor.."

Ethem: Evet..selin zamanında çok destek olmuştu....

Nesrin: Biraz deli dolu bi kız ama Murat'ı taşıyaağına inanıyorum..İstermisin aralarında bişeyler olsun...dedi gülerek...

Ethem: Ah Nesrin..Hemen başladın...Murat daha Hasret olayını kapatmadı anlamıyormusun oğlunun bakışlarından...Sakın imada bulunup da üzme Murat'ı..

Nesrin. Ben hemen olur demiyorum ki...Ama böyle giderse bikaç aya unutur Hasreti...Hoş ben Hasret'i de kabul edebilirdim..Başta olmamalı diyordum ama Hasretin değişimi beni de etkilemişti...Neler diyorum ben..deyip sustu....Ethem Nesrine baktı kafasını sallayarak...

***
Aradan bikaç gün geçmişti...Bu sürede Mrat hala Hasreti takip ediyordu...Ofisteydi ve akşam olmak üzereyken Muratın tlefonu çaldı arayanın Gökhan olduğunu görünce hemen açtı telefonu...

Gökhan: Murat bey hasret hanım yarım saat önce evden çıktı...Şuan takipteyim....

Murat: Tek başına mı?

Gökhan: Evet...Şuan tek başına...

Murat: Tamam sen gözünü üzerinden ayırma..Nereye gittiğiini öğrennce ara mutlaka beni..diyerek telefonunu kapattı....Gözlerini boşluğa doğru bıraktığı sırada gene çaldı telefonu...

Murat: Efendim Gökhan.

Gökhan: Hasret hanım ... bara geldi..Şuan içeride benim de içeri girmemi istermisiniz...

Murat: Yok..Taam sen ayrılma sakın oradan...diyerek telefonu kapattı..Ardından Zeynep'i aradı...Kısa bi görüşme yaptı...Ve ofisten çıktı...

Hasret bara geleli bi saat olmuştu..Tek başına oturuyordu ki yanında biri belirdi....Hasret göz ucuyla baktı umursamadı da yanındakinin kim olduğunu.....Ama duyduğa ses ile başını çevirdi

X : Aşk acısı galiba...dedi sempatik bi tavırla....Hasret baktı kısa bi süre ve konuşmadı....Şuan kimseyi çekebilicek durumda değildi....Ama karşısındaki de hiç wazgeçicek gibi durmuyordu...

keremcemelike
29-10-10, 12:49
Bölüm 3

belki son defa, belki yillardan sonra
sirlar icimde, korkarim anlatmaya
ask alir beni, kandirir beni
kucuk bi cocuk gibi

sen guzel kadin, hic mi mutlu olmadin
hic mi sevmedin, hep mi yarim kaldin
belki bilmeden bekledin beni
beni sana kader getirdi

icimden gecen senin icinden gecer mi
nasil saklarim seni ne cok sevdigimi
benim icimden gecen senin icinden de gecer mi
ama nasil saklarim seni ne cok sevdigimi

sozler az kalir, caresiz kalir
gozler anlatir, aski gozler anlatir



Murat Hasret’in yanına yaklaştı...Elini yavaşça yüzünde gezdirdi...Hasret te yanağını Murat’ın avucuna bıraktı...

Aralarındaki mesafenin hiçliği her ikisininde kalbinin deli gibi atmasına neden oluyordu...Murat’ın gözleri Hasret’in dudaklarına kaydı...Usulca eğildi...Tam öpeceği sırada Hasret utanarak kendini geri çekti...

Murat güldü Hasret’in bu haline

H: Murat!! Dur napıyorsun...
M: Sevgilimi öpüyoru yasak mı?
H: Ya biri görecek...
M: Kimse yok burada Hasret...
H: Ya gelirse...Hem sen benim istediğimi yapmadın hala....

Murat’ın gözleri yeniden piyanoya kaydı...Hasret de o tarafa doğru bakıyordu...

H: Hadi Murat...Bak sadece ikimiz varız...Benim için çal...

Murat Hasret’in elini tutup piyanoya doğru yürümeye başladı...Piyanonun yanına gelince bıraktı Hasret’in elini... Hasret ellerini piyanonun üstüne koydu...Yüzünde gülümseme Murat’ı izledi...

Murat piyanoya dokunarak hissetmeye çalışıyordu sanki ilk önce... Oturdu...Tuşların üzerinde gezdirdi parmaklarını...Birden bir tuşa bastı...

Hasret’in yüzündeki gülümseme daha da arttı...

Murat Hasret’in gözlerinin içine bakarak bestesini çalmaya başladı...Hasret günlerdir bu anın hayalini kuruyordu...Murat çalacak O da söyleyecekti...

Sensiz yıllar ard arda sıralansa
Aşk bu beni bu hale koysada,
Kalbim dursada yaralansam da
Kaderim razıyım bu cezaya
Sensiz herşey yanlız mı olacak
Bu romanda tek bir şey yazacak
Artık bir tek gün o karanlık gün
Ve de acıtan bir sis kalacak
Hiç saklanmayan
Bir çocuk gibi
Herşeyimsin
Kaderimsin

Parça bittiğinde Murat ve Hasret hala birbirlerinin gözlerinin içindeydi...Murat kalktı yerinden...Hasret’in yanına gitti...Piyanonun üzerindeki ellerini alıp tuttu...

Murat birşeyler söylemek istiyordu...Ama ne derse desin şu anda anlamsız olacağını biliyordu...
Konuşmak yerine gözleri anlatsın herşeyi istedi...Zaten Onların aşkı gözlerle başlamamışmıydı...
Gözleri dudaklarına kaydı tekrar...Hasret’in gözleri de Murat’ın kilere...Bu büyülü Hasret kesinlikle dur!! Diyemezdi...Murat bunun da bilinciyle dokundurdu dudaklarını sevdiğinin dudaklarına...
Kısa kısa öpücükler yerini uzun bir öpüşmeye bıraktığında...Artık odalarına çıkmaları gerektiğinin farkına vardı Murat...Hasret’in elinden tutarak asansöre yöneldi...

Odaya girince Murat kapıyı kapatıp tekrar öpmeye başladı Hasret’i...Murat’a yıllar geçti hissi veren haftaların özlemini çıkartırcasına...

Hasret karşı koyamıyordu sevdiği adama...Zaten karşı koymakta istemiyordu...

Nefessiz kalınca çekti Murat dudaklarını Hasret’in dudaklarından...Alnını alnına dayadı...
Nefes alışları düzene girmedi bir süre her ikisininde...Gülümsediler birbirlerine...
Hasret sıkıca sarıldı tekrar Murat’a...Murat saçlarını kokladı Hasret’in

H: Senden hiç ayrılmak istemiyorum Murat...Bu gece sana sarılarak uyuyabilir miyim?
M: Bende bunu nasıl sorsam diye düşünüyordum...Bütün gece sizi kollarımda uyutmak benim için bir şereftir hanım efendi...

Hasret hala ayrılmamıştı Murattan...Ayrılmak istemediği de her halinden belliydi...Murat yavaşça eğilerek Hasret’i kucağına aldı...
Hasret başını Murat’ın yüzüne dayadı...Halinden memnun olduğu belliydi...Odaya götürdü Murat onu...Yatağın üzerine bıraktı...Ama Hasret’in Onu bırakmaya niyeti yoktu...Elleri hala Murat’ın boynundaydı...


M: Canım giyinmen lazım...Böyle rahat yatamazsın...
H: İstemiyorum...Hem ne giyicem Burada hiç birşeyim yok ki...
M: Dolaplarda birşeyler vardır...
H: Off...

Hasret istemeye istemeye bıraktı Murat’ı...Murat dolapları karıştırdı...Hem kendine hemde Hasret’e uygun birşeyler buldu..

M: Bunları giy canım...Bende banyoda giyinip geliyorum...
H: Tamam ama çabuk ol...

Aradan 5 dakika geçti...Murat hala banyodaydı...

H: Murat giyinmedin mi hala...

Çıktı Murat banyodan...

H: Ya ben sana çabuk ol demedim mi?
M: Sen giyinmemişsindir diye çıkmadım canım

Dedi Hasret’i süzerken...İki beden büyük gelen pijamalarıyla çok tatlı duruyordu...Güldü Murat...

H: Niye gülüyorsun...
M: Çok tatlı görünüyorsun..
H: Öyle mi Murat Bey...
M:Öyle Hasret Hanım...



Hasret yatağın kenarında oturuyordu...Murat yatağa girip yerleşti...

M: Hadi gel sende...Yorucu bir gündü...
H: Çok güzel bir gündü...

Dedi yorganın altına girerken...
Murat’ın hazırda duran kollarına bıraktı kendini...Murat da göğsünde yatan prensesi sıkıca sardı...

H: Hayret telefonun hiç çalmadı...
M: Normal...Çünkü kapalı...
H: Sahi mi? Neden...
M: Kimsenin bizi rahatsız etmesini istemedim...Seninki de çalmadı...
H: Arabada unutmuşum galiba...Odada bulamadım...
M: Merak etmişlerdir...
H: Yarın arar haber veririm... Sende ararsın bir evdekileri...Bahar’ı falan merak etmesinler...

Dedi imalı bir şekilde...

M: Gerek yok...Beni merak etmesini istediğim tek kişi yanımda zaten...
H: Bahar...
M: N’olmuş Bahar’a
H: Aslıyı aratmıyor galiba...
M: Aslı başkaydı...Ama Bahar da Onu aratmıyor...
H: Birşey sorucam...
M: Sor bitanem...

Hasret ellerini Murat’ın göğsüne koyup çenesini de ellerine koyarak Murat’ın yüzüne baktı...

H: Senin bütün asistanların neden kız...Erkekten asistan olmaz mı?

Murat güldü...


M: Sen beni kıskanıyorsun...
H: Yok canım ne alakası var...Sadece merak ettim...
M: Yok yok kıskanıyorsun...
H:Hayır dedim Murat..
M:Bende kıskanıyorsun dedim...
H: Öff iyi tamam be!! Kıskanıyorum...Seviyoruz heralde...Yanındaki dişi sineği bile öldürmek istiyorum...
M: Şşşttt..Sakin ol aşkım...
H: Olamam sakin falan...Çiçekçi kızım ben...Benim sevdiğime yan gözle bakanın alnını karışlarım...
M: Sevdiğin sadece senin birtanem...

Hasret uzanıp Murat’ın dudağına minik bir buse bıraktı...Arından tekrar göğsüne yerleşerek...Kendilerini uykunun kollarına bıraktılar...


Fragman:Tüm gözler Hasret ve Murat’ın üzerindeydi...En çokta birbirine kenetlenmiş ellerinde...

H:Murat o evde kalmak istemiyorum...

M:Anne ben Hasret’i seviyorum anla artık bunu...

S:Kızım çok merak ettik seni...
H:İyiyim ben anne...
S: Sana anlatıcaklarım var...

M:Bu dansı bana lütfedermisiniz?... Prensesim...

keremcemelike
29-10-10, 15:54
Bölüm 26 (Part1)


Murat:

Şöminenin başında oturuyoruz...Hasret omzumda yatıyor...Saçlarının kokusunu içime çekiyorum sürekli...

M: Hasret!!
H: ..

Hasretten ses gelmeyince uyuduğunu anlıyorum...Kaldırıp odaya çıkartıyorum...Yatağın üerine bırakınca huzursuzca kıpırdanıyor...

H: Murat
M: Burdayım sevgilim...
H: Yanıma gel...

Yanına uzanıyorum.... Göğsüme çekiyorum Hasret’i ...Birlikte huurlu bir uykunun kollarına bırakıyoruz kendimizi....

Sabah uyandığımda Hasret’i yanımda bulamıyorum...Sesleniyorum...

M: Hasret...
H: Geliyorum aşkım...

Elinde kahvaltı tepsisi içeri giriyor...

H: Günaydın aşkım...
M: Günaydın birtanem...Ama ben böyle şımarırım bilmiş ol...
H: İstediğin kadar şımarabilirsin...Murat ya
M: Söyle güzelim...
H:Ben seni çok seviyorum

Gülümsüyorum...

M: Bende seni çok seviyorum birtanem...
H: Hadi kahvaltımıı yapalım sonra da evimizin tadını çıkartalım.. Akşam dönücez dimi...
M:Evet canım acelemiz yok.... İstersen bu gece de kalabiliriz..
H: Yok evdekiler merak etmesin sık sık geliriz zaten
M: Geliri canım...

Hasret:
Kahvaltımızı yaptıktan sonra...Bahçeye çıkıyoruz yine...Ben bahçeyle ilgilenmeye başlıyorum....Çiçekleri falan suluyorum...Murat geliyor arkamdan sessizce sarılınca korkuyorum elimdeki hortumla sıçrayınca Murat’ı ıslatıyorum...

M:Ahh Hasret ne yaptın ya

Murat’ın bu halini görünce kahkahalarla gülmeye başlıyorum...O üzerini inceleye dursun ben hortumu tekrar üzerine tutuyorum...

M: Seni yaramaz Cadı... Şimdi yakalayınca bakalım ne yapıcaksınız...

Murat peşimden koşmaya başlayınca hortumu yere atıp kaçmaya başlıyorum...

H: Murat dur yapma
M: Yok öyle Murat yapma..

Bayağı bir koştuktan sonra Murat yakılıyor beni ...Önce sırıl sıklam üstüyle sarılıp beni de ıslatıyor...Ardından gıdıklayarak çimenlere yatırıyor..
M: Yoruldum be!!
H: Yaşlandın ya ondandır...
M: Öylemi küçük hanım...
H: Ama ben yaşlı erkekleri severim...
M: Hadi canım...
H: Yaaa....
M: Ben sana gösteririm yaşlı erkeği...


Murat tekrar gıdıklamaya başlıyor beni...

M: Yaşlı erkekleri seviyomuş bak sen!!
H: Haha Yapma Murat...Tamam pes...
M: Gel buraya...

Çimenlere uzanıyoruz...Murat’ın göğsüne yatıyorum....

H: Hasta olucaksın...Git üzerini değiştir...
M: Islatırken öyle demiyordun ama...
H: Ya ama ilk başta bilerek olmadı...
M: Hmm....Birşey olmaz...Hasret!
H: Efendim...
M: Hazırlıklara başlamamışz lazım
H: Ne hazırlığı...
M:Unuttunuz galiba bu yaşlı adamın evlenme teklifini kabul etmiştiniz...
H: Hmm...Evet başlamalıyıZ...Herşey istediğimiz gibi olmalı....

3 gün sonra...

Devamı akşama:img-wink:

Dilek!..
29-10-10, 17:51
Rep ve yorumlara teşekkr ederim..Yeni bölüm pazara olur diye düşünüyorum bakalım bi terslik olmazsa tabiki:img-yes:
Bölüm 25
X : Aşk acısı galiba...dedi sempatik bi tavırla....Hasret baktı kısa bi süre ve konuşmadı....Şuan kimseyi çekebilicek durumda değildi....Ama karşısındaki de hiç wazgeçicek gibi durmuyordu...

X: Ben Aysel..dedi gülerek elini uzattı..Hsaret de tepkisiz kalamadı...

Hasret: Hasret...dedi oda elini uzatarak.....

Aysel: Geldiğimden beri seni izliyorum...Duruşun....Helin tavrın...Çok tanıdık geldi....dedi hüzünle...

Hasret: Anlamadım..dedi şaşırarak...Aysel yanındaki sandalyeye oturdu....Bi içki söyledi kendine.....

Aysel: Ben de böyleydim bi zmanlar..Yani nişanlımdan ayrıldığım sırada...Çok acı çekiyordum..Çnkü onu kandırmıştım...Hasret dikkatle dinliyordu....

Hasret: Sonra ne oldu peki...

Aysel: Sonrası olamadı ki..dedi "Çünkü tekrar onu aramaya cesaret edemedim yıllar boyu...Sonra bigün evlendiğini duydum..Asıl acıyı o zaman çektim"...

Hasret: Neden kandırdın..Ne yaptın...Affedilmeyecek kadar büyükmüydü hatan...

Aysel: Kimi ne göre evet..Kmi ne göre hayır...Bana göre affedilmezdi çünkü yalan söyledim...O affetmiş..Aramış beni..Çok sonra haberim oldu...

Hasret: Konuşsanız belki hallederdiniz..Neden kapattın kapaılarını....dedi hüzünle...

Aysel: Korktum...Ya o da beni kandırırsa diye...Canımı yakmak isterse diye....

Hasret: Ben hiç düşünmemiştim..derken gözleri doldu..."Benim canımı yakar diye dşüünmemiştim..Öyle aşıktım ki..Yapmaz dedim"...derken gözleri dolmuştu...

Aysel: Sen niye ayrıldın...Daha çok yeni belliki.....

Hasret: Çünkü ona ihanet ettim...

Aysel: Aldattın mı..dedi şaşkınca....Hasret "hayır" anlamında kafasını salladı...Başını başka yöne çevirip derin bi nefes aldı..Aysel Hasretin koluna dokundu yavaşça...

Aysel: Seni yargılamak yada zorlamak gibi bi niyetim yok..Sadece aynı durumdan bende geçtim diye destek olmaktı niyetim tabiki anlatmak zorunda değilsin..dedi şevkatle...

Hasret: Ben bi cahillik ettim...Arkadaşımın intikamnı almak için yurtdışında geldim..kılık değişterek onun evine girdim...Oralar uzun hikaye...Amacım onu kendime aşık edip kaçmaktı...Ama..

Aysel: Ama sen aşık oldun değilmi...

Hasret: Hem de çok...Sonra buldu beni...dedi bian mutlulukla..."Çok güzel bigün geçirdik ama sabahınd yoktu yanımda..."derken bakışlarını kaçırdı...

Aysel: Yapma ya..dedi şaşkınca...."Yani seni öylece bırakıp gitti öylemi..."

Hasret: Ona kızmıyorum biliyormusun...Ben ne zamandır ilkkez bu kadar rahatım...Aylarca vijdanımla hesaplaştım ben...Hem wazgeçmek için neden aradım..Yine yapmıcaktım ama söz vermiştim durduramadım kendimi....

Aysel: Senin canın daha çok yanmış be güzelim....Sahi sen şu Gösterinin solisti değilmisin....Bende diyorum bu kızı nereden tanıyorum....

Hasret: Keşke olmasaydım..Keşke hiç kalkışmasaydım bu işe...

Aysel: Sen çok aşıksın bu adama...Her halinden öyle belliki....

Hasret. Bu hiç bişeyi değitirmiyor ama..Ben ilkkez svdim...İllkez aldatıldım...dedi yıkılmışlıkla..

Aysel: Nasıl yani....Aldattımı seni...Ne garip bi hikaye aklım karıştı....derken yeni bardak viski aldı.....

Hasret: Gazetelerde resmini gördüm...Bu öncekilere benzemiyordu....Bu sefer o resimlerdeki gülücükler gerçekti....O bunu hakediyor ama...

aysel: Bu adam seni kandırmış...Aldatmış..Hala onu savunuyorsun....Olack iş değil...

Hasret: Onu tanısan bi..Sende hak verirdin bana....Onun kalbi tertemiz...Ben hak etmiyoum onu ...

Aysel: O kadar iyi olsa seni bırakıp gitmezdi değil mi?

Hasret: Ben hakettim..O bunu yapmasaydı yıllarca benden nefret edicekti...Şimdi içi rahat.....Ben ona kızamıyorum.....

Aysel: Burada benim numara var...Mutlaka görüşelim yine olu mu.....derken kartını uzattı.."Ben şimdi gitmek zorundayım...Evdekilere bu gece erken geliceğime söz verdim"...

Hasret: Dinlediğini çin teşekkür ederim..Memnun oldum tanıştığıma aysel...

Aysel: Bende öyle...İyi geceler..diyrek yanından ayrıldığında bu sefer yanına bi başkası geldi..Üstelik bu yabancı erkeği tanıyordu Hasret.....Yüzündeki şaşkınlığı atamadan çoktan sarılmışlardı.....

Hasret: Ozan dedi şaşkınlıkla.......

Ozan: Naber Hasret...dedi gülerek..."Seni bbuada görmek çok güzel....Bens eni geri döndün sanıyordum..." dedi en neşeli haliyle...

Hasret: Yok biraz daha buralardayım sanırım..Senin ne işin var türkiyede....Ben çok mutlu oldum seni gördüğüme....edi gülere...

Ozan: Aslında bi süredir bakıyorum sana ama tam emin olamadım...Yüzünü tam görünce emin oldum..Bu şahane kız benim arkadaşım Hasret dedim...

Hsaret: Tanıdık birilerine öyle ihtiyacım vardıki...Epey olduda görüşmeyeli..Otursana...

Ozan: Sen gel benim masaya..Kimse yok zaten....Bura çok kalabalık oluyor arkalar çok daha iyi....

Hasret: Tamam..diyeek kalktı yerinden..Beraber masaya geçtiler...Bu sırada Gökhan hemen resimini çekti Hasret ve Ozanın ve dışarı çıktı.....Muratı aradı....

Gökhan: Murat bey iyi geceler...Hasret hanım az önce bi beyle konuştu..Şimdi o beyle bi masadalar....

Murat: Kim o..Nasıl biri...Esmer mi....derken cihan gelmişti aklıına....

Gökhan: Hayır efendim hafif kumral Hasret hanımdan biraz uzun biri..Resmini çektim..Hemen yolluyorum size...

Murat: Tamam gköhan bekliyorum..diyerek telefonu kapattı..5 dakika sonra resimli mesaj gelmişti..Hızlıca açıp baktı...İllkez gördüğü bu adam Hasrete oldukça yakın duruyordu.....Öfkeyle baktı resime.....

Murat: Yapma bunu Hasret...Yapma..dedi kızgınlıkla...."Tekrar ihanet etme bana"..dedi seslice...Bu sırada Zeynep yanına gelmişti....Muratın dediklerini duydu.....

Zeynep: Sen o kıza ne yaptığının farkındamısın Murat...O şimdi ne yapıyorsa sana olan öfkesinden yapıyor....

Murat: Bu yüzden mi başkaısnın kollarına attı kendini...

Zeynep: bilmeden yargılıyorsun..Daha bikaç gün önce bizi sevgili ilan ettiler..Bizi ya bizi....Şimdi sende bilmeden etmeden yargılama...Ayrıca tabiki hayatında biri olucak....Bu sen olmayacaksın ama...Çünkü sen onu kaybettin..Bile bile..dedikızarak yerinden kalktı...

Zeynep: Şimdi onu takip ettirerek eline ne geçicek...Bir daha dönemz sana Murat...Canını çok yaktın sen onun...Nasıl döner sana...

Murat: Benimde canım çok yandı....Ama ben...

Zeynep: Sen ona dönmedin...sEnin niyetin baştan buydu...Onunda canını yakmaktı ve yaptın....Şimdi özgür bırak o kzı....

Murat: Zeynep yalnız kalmak istiyorum..dedi öfkeyle.."burada kalırsan kalbini kırarım"..dedi aynı tonla...

Zeynep: beni göndererek eline bişey geçmicek bunu unutma diyerek çantasını eline aldı..Merdivenlere yöneldi.. Murat giden Zeynepin ardından baktı...15 dakika geçmiştki merdivende bi ses duydu.....

Aysel: Murat...Bu kız sana deli gibi aşık...dedi daha yanına gelmeden......Murat her yönden sıkıştığının farkına varıyordu......

Cumhuriyetimizin Doğum Günü Kutlu Olsun..Herkesin Cumhuriyet Bayramını kutlarım..

keremcemelike
30-10-10, 13:28
Bölüm 26 (Part1)


Murat:

Şöminenin başında oturuyoruz...Hasret omzumda yatıyor...Saçlarının kokusunu içime çekiyorum sürekli...

M: Hasret!!
H: ..

Hasretten ses gelmeyince uyuduğunu anlıyorum...Kaldırıp odaya çıkartıyorum...Yatağın üerine bırakınca huzursuzca kıpırdanıyor...

H: Murat
M: Burdayım sevgilim...
H: Yanıma gel...

Yanına uzanıyorum.... Göğsüme çekiyorum Hasret’i ...Birlikte huurlu bir uykunun kollarına bırakıyoruz kendimizi....

Sabah uyandığımda Hasret’i yanımda bulamıyorum...Sesleniyorum...

M: Hasret...
H: Geliyorum aşkım...

Elinde kahvaltı tepsisi içeri giriyor...

H: Günaydın aşkım...
M: Günaydın birtanem...Ama ben böyle şımarırım bilmiş ol...
H: İstediğin kadar şımarabilirsin...Murat ya
M: Söyle güzelim...
H:Ben seni çok seviyorum

Gülümsüyorum...

M: Bende seni çok seviyorum birtanem...
H: Hadi kahvaltımıı yapalım sonra da evimizin tadını çıkartalım.. Akşam dönücez dimi...
M:Evet canım acelemiz yok.... İstersen bu gece de kalabiliriz..
H: Yok evdekiler merak etmesin sık sık geliriz zaten
M: Geliri canım...

Hasret:
Kahvaltımızı yaptıktan sonra...Bahçeye çıkıyoruz yine...Ben bahçeyle ilgilenmeye başlıyorum....Çiçekleri falan suluyorum...Murat geliyor arkamdan sessizce sarılınca korkuyorum elimdeki hortumla sıçrayınca Murat’ı ıslatıyorum...

M:Ahh Hasret ne yaptın ya

Murat’ın bu halini görünce kahkahalarla gülmeye başlıyorum...O üzerini inceleye dursun ben hortumu tekrar üzerine tutuyorum...

M: Seni yaramaz Cadı... Şimdi yakalayınca bakalım ne yapıcaksınız...

Murat peşimden koşmaya başlayınca hortumu yere atıp kaçmaya başlıyorum...

H: Murat dur yapma
M: Yok öyle Murat yapma..

Bayağı bir koştuktan sonra Murat yakılıyor beni ...Önce sırıl sıklam üstüyle sarılıp beni de ıslatıyor...Ardından gıdıklayarak çimenlere yatırıyor..
M: Yoruldum be!!
H: Yaşlandın ya ondandır...
M: Öylemi küçük hanım...
H: Ama ben yaşlı erkekleri severim...
M: Hadi canım...
H: Yaaa....
M: Ben sana gösteririm yaşlı erkeği...


Murat tekrar gıdıklamaya başlıyor beni...

M: Yaşlı erkekleri seviyomuş bak sen!!
H: Haha Yapma Murat...Tamam pes...
M: Gel buraya...

Çimenlere uzanıyoruz...Murat’ın göğsüne yatıyorum....

H: Hasta olucaksın...Git üzerini değiştir...
M: Islatırken öyle demiyordun ama...
H: Ya ama ilk başta bilerek olmadı...
M: Hmm....Birşey olmaz...Hasret!
H: Efendim...
M: Hazırlıklara başlamamışz lazım
H: Ne hazırlığı...
M:Unuttunuz galiba bu yaşlı adamın evlenme teklifini kabul etmiştiniz...
H: Hmm...Evet başlamalıyıZ...Herşey istediğimiz gibi olmalı....

3 gün sonra...

Bölüm 26 (part 2)


G: Olmaz...Olabilemez...Murat gelip seni istemeden vermem...
H: Ya abla yapma böyle ya...Söz tutturdun tamam dedik...Ama isteme olmaz...Hem kim isteyecek beni Eslem mi? Nesrin Annem yok ki...
G: Onu da ben mi düşüneyim güzel kardaşım....Bulsun birini gelsin...Aaa...
H: Off abla ya...

Hasret:

Odama çıkıp Murat’ı arıyorum...

M: Efendim canım...
H: Murat ya..
M: Noldu canım...Niye üzgün sesin...
H: Ablam şimdi de istemeye gelicekler diyor...

Çok komikmiş gibi Murat gülmeye başlıyor...

H: Ohh ben ablamı ikna etmek için ecel terleri dökeyim sende gül ne hoş...
M: Canım neden kafana takıyorsun bunlara...Gülnaz’ın istediğini yaparız olur biter...
H: Ne??
M: Akşam seni istemeye geliyoruz..
H: Pardon ama kim isteyecek...Eslem mi?
M: Ben hallederim sen merak etme...Sıkma canını ...
H: Peki tamam...
M: Ben çok özledim seni...
H: Bende...Okulda mısın?
M: Evet işlerim bitmedi bir türlü seni görmeye gelicektim...
H: Anladım canım...Akşam görüşücez artık...Neyse kapatayım ben sende işlerini hallet bir an önce..
M:Tamam bitanem...

Hasret:
Telefonu kapatınca...Komidindeki resmimize takılıyor gözlerim...

H: Sen bana gelemezsen ben sana gelirim aşkım...

Gülümseyip üzerimi değiştiriyorum...Aşağı iniyorum...

H: Abla ben çıkıyorum...Bu arada istediğin oldu...Akşam istemeye gelicekler...

Ablamın cevabını beklemeden çıkıyorum...Taksiye atladığım gibi okulda alıyorum soluğu...Murat’ın odasına gidiyorum...Odasınsda yok...Derste olmalı...Oturup beklemeye başlıyorum...Sıkılınca kalkıp masasını keşfe çıkıyorum...Çerçevede bizim resmimiz...Birbirimizin gözlerinin içinde kaybolmuşuz...
O sırada biri giriyor içeri...

X: Siz.
H:Ben Murat Bey’i bekliyordum...
X: Ben asistanıyım...Murat Bey derste...Odasına izinsiz girdiğinize kızabilir...Ayrıca masasını karıştırdığınıza da ...
H: Merak etmeyin siz hiçbir sorun olmaz...

Çerçeveyi yerine bırakıp...Oturuyorum tekrar...Murat giriyor içeri...

X:Murat Bey özür dilerim...Benim bilgim dahilinde olmadı...Fotokopi çektirmeye gittiğimde girmiş hanımefendi...
M: Sen çıkabilirsin Banu...Bu arada Hasret bu odaya her istediğinde girebiliri zaten...
B: Peki efendim...

Asistanını yolladıktan sonra elindeki çantayı bırakıp yanıma geliyor...

M: Hoşgeldin bitanem...

Sarılıyoruz...

H:Sen bana gelemiyorsan ben sana gelirim...Off ne kadar özlemişim seni...Sanki haftalar geçti görüşmeyeli...
M: Senden ayrıldığım an seni özlemeye başlıyorum...

Daha sıkı sarılıyorum Murat’a...

--

H: Ablamın isteklerinden sıkıldım Murat ya...Sende hepsini kabul ediyorsun...Gizli bir anlaşma falanmı yaptınız...
M: Ben sadece herşey sizin geleneklerinize uygun olsun istiyorum...İçinde hiçbirşey kalmasın...Keşke şunu da şöyle yapsaydık deme istiyorum...
H: Ben bir tek istiyorum...

Murat’ın omzuna koyuyorum başımı...

M:Canım benim...
H: Eee nasıl olucak akşam...Kim isteyecek beni...
M: Ben halledicem canım hiç merak etme sen...

--

Eve geldiğimden beri ablamın her istediğini yapıyorum...Ayaklarıma kara sular indi...Bu kadar abartılacak ne var anlamıyorum ki...
Kendimi koltuğa atmış dinlenirken...Annem de alışverişten geliyor...Ablam annemi de kendine benzetmiş anlaşılan...
Kapı çalıyor tekrar...Bu sefer Muratlar olmalı...Hemen gidip kapıyı açıyorum...Murat elinde çiçek ve çikolata gülümsüyor...Eslemde yanında...

H: Hoşgeldiniz..
M: Hoşbulduk...
H: Geçsenize içeri...

Ablam yanıma geliyor...Muratla Eslem içeri girince arkalarından biri daha gözüküyor...

G: Hiii..Kobra senin ne işin var burada...
K: Erkek tarafı olaraktan buradayım ben Gülnaz’ım
H: Ney...

Murat kulağıma eğiliyor...

M:Eğlence olsun istedim biraz fena mı yapmışım...
Herkes içeri geçince banel bir konuşma olan...’Nasılsınız’,’İyiyiz siz’,’Bizde iyiyiz’,’Eeee daha daha nasılsınız’ evresini de geçtikten sonra mutfağa geçiyorum kahveleri yapmak için...Eslemde benimle geliyor...

E: Yenge...
H: Efendim canım...
E:Bu bardağın içinde neden tuz var...
H: Tuz mu var...Aaa değiştirelim onu canım...

Eslem bardağı değiştirecekken ablam içeri giriyor...

G: Napıon kız sen..
E: Tuz vardı bardakta onu değiştiriyorum Gülnaz Abla..
G:Olmaz...O tuzlu kahve Murat’ın
E:Tuzlu kahvemi olur ya...
G:Adet kızım adet...Bakalım damat kızın elinde ne olsa içer mi...
E: Ya ama bu abime işkence...Yapmayacaksın değilmi yenge
H: Tabiiki hayır...Değiştir sen tatlım bardağı...
G:Olmazz..
H:Abla ya...

Ablam bardakları doldurana kadar yanımızdan ayrılmıyor...Maalesef Murat’a tuzlu kahve içirmek zorundayım...

Bardakları dağıtınca Eslemde bende gözümüzü Murattan alamıyoruz...Kahveyi içince yüz şekli değişiyor... Offf abla ya bana bunuda yaptırdın ya...Öksürmeye başlıyor birden...

K: Enişte iyi misin?
M: İyiyim Kadir iyiyim...

Yüzü kızarıyor...Eslem hemen su getiriyor...Ablamın gözü Muratta...Acaba bitirecek mi bardağı diye...Napsamda kurtarsam bu durumu Murattan..

Murat zorla da olsa bitiriyor bardağı...Eslem bardakları toplayıp mutfağa bırakıyor...

KO: Eveeettt...Neden geldiğimiz bellii...Lafı dolandırmayalım...Oğlumuz Murat’a kızınız Hasret’i istiyoruz...

Annem tam ağzını açıyor...Ablam giriyor araya...

G: Oğlunu ne işle meşgul...
KO: Hocadır kendisi...
G: Evi arabası...
KO: Hepiciği vardır...
G:Son—

Annem kurtarıyor bu işkenceden...

S: Önemli olan kalplerinin bir olması değil mi Gülnazcım...
G: Yaaa yaaa..
S:Verdik gitti....
H:Ohh bee!!

Birden çıkışıma herkes gülüyor..Murat kalkıp yanıma geliyor...Sarılıyor sıkıca...Sessizce kulağına eğiliyorum..

H: Aşkım özür dilerim...Ablam zorladı...
M: Önemli değil birtanem...Senin elinden ne olursa içeceğimi kanıtlamış oldum bak...
G: Öhö öhö...Yüzükler diyorum nerde diyorum...Damat Bey diyorum...Ohhooo Bunlar bizi duyuyor ayol....
M: Burda Gülnaz burda...

Annem yüzüklerimizi takıyor...Kurdeleyi de kestikten sonra Muratla resmen sözleniyoruz...Tebrik merasiminden sonra...

E: Abi...Yenge bir gelir misiniz...
M:Tabiii...

Eslem bizim mutfak kapısından bahçeye çıkartıyor...

E: Yalnız kalmak istersiniz siye düşündük...

Diyerek ilersini gösteriyor...Küçük bir ateş yanıyor...Yanında da yastıklar var...

M: Sağol fıstığım benim...
H: Sağol birtanem...

E: Hadi size iyi eğlenmeler...Bende kendimi siper edip GülnaZ Ablayı oyalayacağım...

Gülüşüyoruz..Muratla elele ilerliyoruz...Yastığa uzanıyor...Bende göğsüne yatıyorum...

Elimi kaldırıp yüzüğüme bakıyorum...

H: Resmen sözlendik ...
M: Evet aşkım.... Ama bir eksik var...
H: Ne eksiği Murat herşey tamam...

Murat hafif kalkınca bende kalkıyorum göğsünden oturuyoruz...Cebinden bir kutu çıkarıyor....Bana uzatıyor...Kutuyu alıp açıyorum...

H: Murat bu çok güzel...
M: Beğenmene sevindim...Biraz geç oldu ama...Evlenme teklif ederken takmalıydım...
H: Ne önemi var ki...Takar mısın...
M: Tabiiki...

Yüzüğü taktıktan sonra elimden öpüyor...

M: Hayatımın ilk ve tek aşkı...Seni çok seviyorum...
H: Seni çok seviyorum...

Sarılıyorum Murat’a...Ardından tekrar yatıyor Murat... Bende göğsüne yerleşiyorum...


H: Yıldızlar daha mı fazla parlıyor bu akşam
M: Benim yıldızım her zaman ışıl ışıl parlıyor...Gözlerimi kamaştırıyor hep...

Bütün geceyi Murat’ın göğsünde yıldızları seyrederek geçiriyorum...Çok mutluyum çok!!

Olmadı galiba :icon_sorr

hayat*
31-10-10, 18:18
Bütün zaman ayirip okuyanlara, rep verenlere tesekkür ediyorum, elimden geldigince sacmalamaya devam edicem :img-hyste ins.:img-blush
...
Levent bir kac kagit cikarir ve anlatmaya baslar..
L: evt elimizde bircok proje, teklif ve röpartaj var. Ancak stratejimizi ve yolumuzu belirlememiz suan bizim icin en önemli olan sey.

Konusmalar uzar..Bazen levent bazende murat kararini ortaya koyar.Hasret ise dinler.Bu konulardan pek anlamadigi kesindir.Kararlar Hasretlede görüsülür.Hasret bircok soru sorar danisir.Hasretten gelen bütün sorulara Murat cvp vermek istemekde ve her seferinde leventin sözünü keserek lafa dalmaktadir.Sanki hasretin icine düsücekmis gibi davraniyordur levente göre.
Levent komik birsey söyler ve ücüde gülmeye baslar.Gülmeyi bitirdiklerinde ise murat ve hasret gözgöze birbirlerine bakiyorlardir, yüzlerinde tebessüm..
Bunu fark eden levent bölmek istemesede bu ani, öhmm öhmm demek zorunda kalir ve ikiside bakismayi keserler.hasret utangac.
H: sey izninizle ben bir lavaboya kadar gideyim..
hasret gider.
L: ya oglum banada biraz pas versene (sessizce..)
M: he..hi? nasil ?
murat hala giden hasretin arkasindan bakiyordur.
L: ohoo bu ucmus yahu yine.
M: levent ne diyorsun allah askina?
L: diyorumki; Hasrete olan askini biliyordum ama , organizasyonluk ve projeler hakkindaki bu essiz bigini-ilimini yeni yeni kesfediyorum.ne cevherler varmisda sende haberimiz yokmus.Meyerse sen menejer, organizatör olmak icin dogmussun.
M: abartma levent tmm.kiz bisey sordu bende cevapladim iste.
L:(gülüp) hahah cevaplamak icin az kalsin beni ezip, bogazlicakdin. Bak onu etkilemeye calisiyorsun farkindayim, ama
bnu yapma .O sana yeterince hayran, onu nasil etkilediginin farkinda degilmisin?..
M: öylemi diyorsun?
L: :D tabi öyle diyyorum ya.. (muratin omzuna vurur.) Sen rahat ol.Birakda bizde kendi isimizi yapalim.Yoksa yerimde gözün mü var?
M: yoo yok =D korkma
ikiside gülüsür.
Hasret iceri girer ve levent murata cabucak fisildar; rahat ol, üzerine düsme kizin, agirdan sat kendini..göz kirpar murata.
H: Ne gülüyorsunuz siz öyle? bisey kacirmadim ya.
L: yok herzamanki gibi iste.
biran duraksadikdan sonra.
L: hmm ben cok acikdim.epey bir zamandir burdayiz.bir yemegi hak etmedik mi sizce? He hasret?
Hasret güler ve: evt, olabilir.
L: murat?
M: banada uyar der ve muzipce gülüp hasrete bakar.
Hasret utanmaya baslamisdir.
L: ee hadi ozaman
kapiyi acar ve önden gider. Hasret tam kapidan cikicakken murat hasretin koluna nazikce dokunur.
M: hasret..
Hasret kolundaki o sicakligin bütün vücuduna yayildigini fark eder ve murata kalbi yerinden cikicakcasina, gözlerini icine bakar..
M: sey..hirkan.evt hirkani unutma. dicekdim.
der ve hasrete hirkasini uzatir yüzünde carpik, rahat
bir gülümseme ile.
Hasret saskin, bir o kadarda utanmis kendine kizgin bir sekilde basi yerde ilerler.Levent hasret gecince , murata sessizce;
Süperr! diye el haraketi yapar.:img-wink::good:
Yemek hasretin elinde olmayan murata kacamak bakislari ile muratin rahat, coko -keyfi yerinde rol yapmasiyla ve leventin sakalariyla gecip gider.Yemek bittiginde ise Levent muratin hasrete karsi sabirli ve rahat davranislarina hayran kalmisdir.Sessizce muratin kulagina gidip
L: hasrete karsi bu kadar sabirli- dayanikli olabilecegini bilmiyordum.Kizin yüzüne bile bakmadin dogru düzgün yemekde.
M: sus sus, bende pek bilmiyordum acikcasi.
L: hasret nereye ?
H: yemek icin tsk. eve gidicekdim.
L: ee murat seni birakirdi .Aksam aksam sen simdi tek basina nasil gideceksin. Dimi Murat?
Hasret merak dolu gözlerle bu gece ona hic sevgi dolu gözlerle bakmayan murata söyle bir bakar.
M: :/ sey..
Levent murata abartma dercesine bir tavir atar ve murat
M: tmm .der
fakat hasret cokdan yürümeye baslamisdir bile.Levent cabuk git hadi dercesine el haraketi yapar.Murat tmm der ve hasretin yanina kosup kolunu nazikce tutar.Hasret yine saskin..
Hasret;
allahim bu adam ne yapiyor bana böyle? bi öyle bir böyle.
ani degisen ruh hali ve tavirlari soka girmeme neden oluyor.Her dokunusunda, bakisinda bitiyorum, kalbim yerinden cikicak gibi oluyor.Bunlari yapmadiginda ise kendimi yarim hissediyorum.Karar versin ya biraksin beni yada sonsuza dek yanina alsin birakmasin.Ne diyorum ben böyle? 3 saattir buz gibi tavir yapan adam simdi gelip koluma girmek istiyor!.Hemde benim ona kizgin olmam , benim ona tavir yapmam gerekken!..
Hasret kaslarini catmis bakiyordur murata.
Murat;
al iste oglum sonu bu olurdu.iyice havalara girersen böyle olur.Niye leventi dinlerimki ben ? Onu yine cok kizdirdim, kirdim anlasilan.hemde bu sefer elimde olarak ! Onun bana kizgin olmasi gerekken..bide tavir yapdim kiza, oysa bana nasilda sevgi dolu bakiyordu.
M: hasret ne oldu?niye beklemiyorsun?
H: ne mi oldu? ihh bilmem. der ve sinirlice devam ilerler.
M: nereye?
H: eve gidiyorum.
M: bu saatte tek basina gidemezsin gel hadi der ve arabanin kapisini acar.Hasretin gözlerinin icine sevgi dolu lütfen gel dercesine bakar.
Hasret arabaya biner yolda tek kelime bile etmez.Murat yolda bi hasrete bi yola bakmak arasinda gidip gelir.
Hasretin evinin önüne geldiklerinde ise, murat hasretten bir söz beklercesine bakar..
H: ..sanirim tsk etmem gerekiyor.tavir yaparak: Saol! zahmet oldu ama..
der..
M: pstt...zahmet oldugu flnda yok...sey Hasret bak bu gece yi unutalim olur mu nolur?..ben ne dicegimi bilemiyorm...kafam karisikdi..
Gözgözediler yine.Murat hasretin dudaklarina yaklasir, yyavasca...
Hasret ne yapsam, nereye kacsam diye düsünürken, basini hemen cekip
H: ben gideyim en iyisi ablam merak etmisdir ,sende kafandaki karisikliklarla ugrasirsin belki , iyi geceler der ve kapiyi acip gider.
Murat anlamisdir bunun anlamini.
Muratin bu aksamki cezasidir bu. Her ne kadar muratin morali bozulsada ´en azindan bununla ucuz atlattik , ya leventin bu sacma taktikleri yüzünden daha kötü seyler olsaydi?´ der ve kendini avutmaya calisir.
Hasret;
iceri girdim..ablam gülnaz günün
mün nasil gectigini , neler yaptigimi sordu.
G: ac misin asretim?
H: yok abla yemek yiyip geldim, ac degilim saol.
G: tmm.ee neler yaptiniz anlatsana bi?
H: bisey yapmadik iste.Isler bittikden sonra yemek yemege gittik.Ama murat beyi görsen bi tavirlar, kendini kasmalar, görsen sanki ben ona degilde o bana kirgin.
G: yapma ya, vay terbiyesiz.sen ne yapdin?
koltuga attim kendimi..
H: ben ne yapcam.aynilarini ona yapdim.
G: hehh aferim kiz sana. sonra ne olduu?
H: ne olucak bakdiki bende tavir yapiyorum hemencecik cekdi gemisini kiyiya.Arabada bu geceyi unutalim, kafam karisikdi fln dedi.Sonra beni öpmeye kalkdi arabada, eve geldigimizde.Ama ben ne yapdim?
G: ana , ne yapdin kiz? vurdun mu yoksa adama? yapistirdin mi bir bes kardes.
H: oha yok be abla..sen kafandaki karisiklarla ugras ,iyi geceler deyip cikdim hemen yukari..
G: heheh aferim kiz sana , dayakdan daha sert bi laf etmissin sen ocaya =D
..Oda bana taktikler vermeye basladi...Güldüm. Amann be abla dedim...Seviyorum ablami.Herzaman ynaimda olusunu, beni güldürmesini,ablam olusunu.
üstümü degistirip geldim yine ablamin yanina. Kafami bacaginin üzerine koydum.Saclarimi oksamaya basladi.Her zaman yapdigi gibi.Aklima herzaman gelen kelime ´ANNE´ ...o kelimenin gelmesine izin vermedim bu sefer.kizginligimdan, bidaha hic o kelimenin aklima gelmesine izin vermeyecegimede söz verdim kendi kendime.Ablama sarilmak istedim ve sarildim..
G: oo benim ablam. noldu kiz ?
aglamaya basladim.hickiriklarla
H: bilmem...abla ben seni cok seviyorum be ya..iyiki varsin.
G: bende seni cok seviyorum ablamm..
yüzümü ellerinin arasina alip gözyaslarimi sildi.
G: kiz tmm aglama iyice sulugöz oldun sende ha.
sarilir bana ..sonra
G: hadi yat ..der.
Kafami yastigin üzerine koydu.saclarimi geriye yitti.alnima bir öpücük kondurdu.ve uykuya daldim.uykumda yine onu görecegimi sandim.ama bu sefer tek onu degil baska bir kisiyi daha görmüsdüm.Evt...su yeni asistani..azrayi...rüyamda hep muratin yanindaydi..daha rüyamda muratla aramiza böyle giriyorsa kim bilir gercekde neler neler yapar diye düsündüm paranoyakca,.uyandim birden terler icinde... Acaba murat o kizden etkilenmis miydi? diye düsündüm..kimbilir belkide bu gece bu nedenle bana soguk davranmisdi..aklima binbir türlü sey geldi, elimi yüzümü yikayip, bir bardak su icip ,bu düsüncelerle tekrar uyuya kaldim..

Murat;
kendimi eve attim.neyseki bu sefer annem beni beklememis yatmisdi. Yataga uzandim..ohh dedim kendi kendime.her gece kafami yastiga koydugumda düsündügüm tek kisi oydu.Gecem gündüzüm o olmusdu.Ona bu kadar yakinken ulasamamak, tutup, dokunamamak agirima gidiyordu..Bide leventin sacma taktikleride araya girince hersey daha beter olmusdu.Buda bana bir ders oldu ama diye düsündüm.Gülümsedim...nasilda kacmisdi hemen arabadan ..akliyca bana ceza veriyordu.Sinirlenmemis miydim? evt sinirlenmisdim, hem kendime hem levente. ..onu hayal ederek dalmaya calisdim uykuya,ama yapamadim... acaba o simdi ne yapiyordu?ne düsünüyordu?

hasretin nelr düsündügünü suan bilse emin olun murat güllmekden komaya girerdi..XD


Tam o sirada telefonum caldi.Arayan leventi .icimden ilk önce bütün küfürleri saydikdan sonra sakkinlesip, en iyi dostm olan levente acdim tellefonumu..
L: Alo? murat.
M: efendim levent.
L: nasilsin?
M: nasil olmami bekliyorsun?
L: Hasreti eve birakdin mi?
M: birakdim evt.
L: birakdin demek..azmine hayranim..nasil basardin ya? güler..ee ortam nasildi?
sinirlendim..
M: benle dalgami geciyorsun levent ..nasil olucakdi ortam, sayende kiz buz gibiydi, tavir yapdi durdu bana. arabada bi yakinlasayim dedim ,´kafandaki karisikliklarla ugras sen, iyi geceler´ deyip kacdi hemen
L: hahah öyle yapdi demek..olucagi buydu, ikidebir tavir yaparsan kiza.
M: nee nee? sen bana demedin mi yok agirdan sat kendini murat, yok kizin üstüne düsme murat.
L: dedim ama sende baya abarrttin yani murat.az bisey ucundan al dedik sen göz cikarticakdin az kalsin.
M: hmm demek ben abartmisim ..felsefe krali, ask-kadin uzmani levent bey..peki nasil yapmaliymisim?
L: kendini agirdan saticakdin ama kusun ucmasina izin vermicekdin..ynai elini bolalticakdin, ama kusun ucmasina izin vermeyip bir yandan da tetikde ollucakdin..kusun caninin sikildigini ve ucmak istedigini anladiginda yavasca elini sikmaya baslicakdin kus fark etmeden..
M: levent ne kusu?ya-.hadi canim hadi sana ve kuslarina iyi geceler.
L: dur dur dur..asil ne icin aradigimi unutturdun bana..kafa birakmadin ki adamda.
M:?
L: ymeekde söylemeyi unuttum ...birkac gün sonra bir davet vermeyi düsünüyorum teknede.Fazla abartili gazetecilerin olacagi bir davet degil bu korkma.Senin istedigin, konustugumuz gibi.Simdi söyle bir takvime baktimda 2 gün sonra vermemiz bu daveti harika olur.
M: öff levent bunun icin mi aradin yani simdi sen?
L: evt..
M: yarin okula gel , ozaman konusruz hadi.
L: okula mi? hmm cok cazip bir teklif gibi geldi bu bana..ancak azra da olucak mi?
M: hi? azrami?
L: azra, cnm..
M: hee yeni asistan diyorsun..bilmem muhtemelen olr.yarin baslayabilecegini söylemisdim ona.yanliz seni görüpde fikrini degistirdiyse bilemem.
L: hehehe aman aman cok komik.gece gece hic cekilmiyor espirilerin piyanist murat bey .hadi iyi geceler.
M: :) sanada iyi geceler kus doktoru levent bey:D
telefonu kapattim..karnim acikdi birdden..bu saatte hic acikmazdim ben ..ne oluyor yahu bana? dedim kendi kendime..
canim tatli birseyler istedi.Hasreti düsündüm ondan sonra-o aklima geldi birden, hem tatli, hem eski , hem tuzlu..o, o herseydi! acikinca bile onu düsünmem beni güldürdü..yok artik bu kadarda olmaz dedim kendi kendime..ama oluyormus demekki.her an her saniye , hissettigim her bir duygunun onunla bir baglantisi olmasi, her duygumun düsüncemin icinde onun olmasi bana her ne kadar paranoyakca gelsene evt öyleydi.Böyle birseydi bu..

bu arada leventle azrayi yakinlastirmak hic istemiyorum.levente suaralar kiz bulmak istemiyorum.ve korkmayin levent azraya fln asik degil, sadece basit capkinliklarindan biri ..:D

Okudugunuz icin tesekkürler..:img-blush


Ertesi gün..
levent okula gider.Azra hanim erkenden gelmis muratla biraz
disiplin ve kurallar hakkinda konusmusdur.Suan bir sorun yokdur murat icin , murat ona zamanla kendisininde onu taniyacagini söylemisdir.Azra sirin ve bir o kadarda akilli tavirlariyla simdiden erkek ögrencilerin dikkatini cekmisdir.
Levent muratin odasina girer.
L: günaydin..
murat yorgundur.
M: günaydin..
L: yorgun görünüyorsun, ne oldu yoksa yatamadin mi dün gece?
güler.Murat levente zafer kazandirmamak icin:
M: yoo..sadece biraz yorgunum hepsi bu.Bisey icmek ister misin?
L: vallahi sabah sabah seninle söyle güzel bir kahveye hayir demem
M: hihi tmm , der ve telefonun dügmesine basip
M: azra hanim bi bakar misiniz lütfen?
yan odada olan azra gelir ve
A: buyrun murat bey, ne istemisdiniz?
M: iki kahve isticekdim.
A: pekala, getiriyorum
der ve kulaklari dolduran topuklu ayakkabisinin sesiyle gider.
Levent öyleece bakar ve ´nasi ya?´ der gibi bir sekilde..
L: bi dk , bi dk simdi sen bu kizi hemde daha ilk günden getir , götür islerini yapmak icin mi kullaniyorsn?
M: ne icin kullanicakdim? seni hayal Kirikligina ugrattigim icin üzgünüm levent bey...onu bunu birakda su daveti konusalim hadi..
Levent anlatmaya baslar.
M: anlasildi, bu cuma büyük gün demek ozaman he?
L: aynen öyle.Hasretede söylemem lazim, hazirlansin .Tabi azrada var.. sana yardimci olabilir
M: ne konuda?
L: bi cok konuda..mesela, davetlilerle ilgilenmek fln , bircok okulda okumus ve bicok deneyimi varmis ya kizin, o iyyi bilir butür isleri , hem bakarsin bendende biseyler kapar.;)
M: hmm tmm anlasildi., yardimi olabilir
der ve
levente senin derdini anladim dercesine bir bakis atar.
azra iceri girip kahveleri uzatir
L: cok tsk , sizin o güzel ellerinize de zahmet oldu .
A: Önemli degil ztn kahveyi ben yapmadim.
murat tebessüm eder.Levent pes etmez.
L: yinede tsk.Bu arada ben Levent muratin, hasretin ve daha bir cok kisinin menejerligini yapmis su ünlü prodüktör, eminim ismimi duymussunuzdur.
Azra kibarligini bozmaz ve gülümseyerek
A: yo hayir duymadim ama yinede memnun oldum levent bey.bende azra akin murat beyin yaninda yeni calismaya basladim.Simdi gitmem lazim size afiyet olsun izninizle
der ve gider.
M: ne o levent bu sezonun modasi mor mu?Mosmor oldununda?!
gülüyordur.
L: aman havalara bak.sen gül bakalim gül, ama ben istedigmi alirim.
M: ona ne süphe..
Kahveler icildikden sonra ve biraz oyalandikdan sonra
L: neyse ortak ben kactim ,daha hasretin ve gülnazin yanina gidicem.
M: ne icin?
L: su davet hakkinda bir kac sey söylemek ve onu hazirlamak icin.
M: hazirlama konusunda ben yardim edebilirdim.
L: hadi murat zevksiz oldugunu ikimizde biliyoruz, simdi sen hasreti bi magazaya götürsen,o zevkinle igrenc bir elbise secsen ve onu giymesini istesen? bizim hasretde sana hayir diyemedigi icin kabul etse.pek güzel seyler degil dimi? aslinda hasret ne giyse ona yakisiyor ama..
M: tmm anlasildi hadi, ama cok yorma kizi .
Levent kahkahayi basar ve
L: o daha bana gerek diyorsun yani he? anlasildi hadi by-

Levent mahalleye gelmisdir.
Hasret ise sabahlin kalkmis bi güzel kalhvalti etmis, dus almis ve sonradan da babasindan bir telefon almisdi.
Burhan baba onun, bekirin ve cihanin iyi oldugunu söylemisdi.
Hasret ne zaman geliceklerini sordugunda ise;
bunun zamanin gösterecegini söylemisdi.
hasret her nekadar babasini, cihani ve bekir enisteyi özlemis olsada sevincliydi, cünkü babasinin sesi cok iyi geliyordu, arkadanda bekir eniste kahkahalar atiyordu.Demekki keyifleri yerindeydi.
Levent kapiyi calar-
H:levent? hos geldin seniN ne isin var burda?gelsene iceri.
L:hosbulduk, bir kac sey söyleyip sonrada seni kaciricakdim.
H: nasil?
L: su tekne daveti.2gün sonra.onun hakkinda seni bilgilendiricekdim.Hersey konusdugumuz gibi olucak, tabi bir eksik var.
H: ?
L:kiyafet!
H: anladim peki nasil birsey gerek?eskiden almisdim bir kac tane .
L:yok öyle eskilerden ben azten bunun icin buraya geldim.hadi gülnazida cagirda gidelim.
H: simdi mi?
L: evt e hadi!
H: sey tmm ama ablam pazarda. simdi onsuz da gidemem ben....
L: tmm tmm yolda onuda aliriz..
Hasret üstüne birseyler alip cikarlar, yolda gülnazida alirlar ve alisverise giderler.
Bin bir seyin icinden bir elbise ve bir cift ayakkabi secmek ne kadarda zormus meyerse! üstüne üstlük yetmezmis gibi bu bin bir seyin hepsinin hasrete yakismasi isleri dahada zorlasdirmisdi. diye düsünüyordu levent ve icinden : ah oglum murat neler kacirdigini bir bilsen kim bilir ne yapardin diyordur.Yorucu bir günden sonra, sonunda levent ve hasret gülnazi bir elbise icin ikna etmisler ve almislardir.
Levent hasreti ve gülnazi eve birakirlar ikiside tsk eder.
Günün sonunda;
herkes cok yorgundur.Muratda bugün okulda yok yorulmusdur.
isler bittiginde murat azrayi yanina cagirir.
M: azra fotokopileride bastirdin mi?
A: evt murat bey.
M: pekala saol.ozaman bugünlük bu kadar cikabilirsin.AA YAda dur bir dk bisey söylemeyi unuttum.2 gün sonra aksamlin bir tekne daveti verilicek, bircok kisi davet edildi bile levent bey araciligiyla.oraya seninde gelmeni istiyorum asistanim olarak, hem yardim hemde deneyim icin.
A: tsk ederim murat bey. Gelecegimden emin olabilirsiniz. Peki baska bir arznuz varmi? o gün icin?
M: yo hayir , sadece hazirlanman...bende simdi cikicam ztn.sana iyi aksamlar.
A: sizede efendim.
Murat cikar azra ise mutludur daha calisdigi ilk hafta böyle bir deneyim yasayacagi icin yerinde duramiyordur.O gün icin mükemmel olmasi gerekdi.
Murat eve gider.Hasreti bugün hic görmemisdir, eli telefona kayar , ama saatin gec oldugunu fark eder ve aramakdan var gecer.
Hasret ise eve geldiklerinde ablasini zoruyla elbiseyi birkez daha giymisdir.
H: ABLA ttmm iste oldu
G: cokmu sade ya kiz bu?
H: hayir cok iyi ablaa
G: öyle deme beya, o gecenin prensesi olman lazim senin.
dakikalar sonra gülnaz ikna olur ve hasret elbiseyi cikardir.Kadir eve gec gelmisdir.Hasret nasilsin vb sorular sorar oda düz cvplar verir..kadiri üzgün görünüyordur.ama kadiri yorgun görünce hasret üstüne varmak istemez.

ertesi gün hasret leventin aramasiyla ile birlikde ikindigine dogru okula gider.bu onun murati görmesi icin büyük bir sansdir.kolsüz bi üst üstüne ince bir ceket, dar bir pantolon , rahat hafif topuklu babetleri hafif makyaji ve acik saclari ile cokdan bitmisdir bile.
Hasret okula girince leventi beklemede hizli adimlarla muratin odasina dogru yol alir.Muratin kapisinin önüne geldiginde hasret mutlu görünüyordur kapiyi actiginda ise hasretin yüzü solar.
cünkü girisdeki herzaman bos olan o masa simdi doludur evt cokdandir unuttugu kisi Azra ordadir.Azra hasreti görünce hemen ayagi kalkar ve
A: hosgeldiniz.
Hasret azrayi söyle bir süzer.
azra üzerindeki mini etekli elbisesiyle , ve kocaman topuklu ayakkabisiyla cok cekici görünüyordur.
Hasretin kan beynine gider.Böyle bir kiz hemde muratin yaninda hemde 2 gündür.Sinirden ne diyecegini bilemez.
H: murat yokmu?
tavirli ve bir o kadarda havali bir sekilde.
A: murat bey suan derste , muhtemelen 10 dk sonra cikar, randevunuz var miydi?
Hasret bu lafin üzerine azranin sacini basini yolmak ister ancak arkadan levent gelmisdir bile.Levent söyle bir hasrete bakar ve sonrada azraya, neler oldugunu anlamisdir.
H: randevu mu? yok ancak siz
levent hasretin sözünü keser ve
L: bayan benimle azra hanim.
hasret leventin geldigini hic fark etmemisdir.
A: peki efendim.
der ve yerine gecer.
H: ben gidiyorm
levente sessizce.
L: nereye?
H: ee duymadin mi randevum yok benim , ozaman murat benide görmek istemez eminimki.
L: hasret sacmalama , buraya bugün birazcik stres atip , yarin icin moral toplayasin diye geldik .hadi gel otur.
ikiside karsidaki koltuga otururlar.
H: keske gelmeseydinde su kizin agzinin payini verseydim.randevuymus!.
L: psst tmm hasret, daha yeni ise basladi , bu nedenle bilmiyordu muhtemelen.
H: ögrenseymis ozaman.hem bu kizin hic uzun bir etegi yada pantolonu yok mu?
Levent güler ve .
L: bilmem sor istersen.
H: o kadarda degil her halde.
O sirada Murat gelir.leventi ve 2 gündür görmedigi sevdigi kadini koltukda sinirli bir sekilde otururken görür.
M: hasret, levent hosgeldiniiz.Ne OLDU niye burda oturuyorsunuz?
L: seni bekliyoruz.
M: neden burda? neden odama gecmediniz?azra hanim buda ne demek oluyor?
A: sey özür dilerim murat bey.ben randevusuz bazi kisiyi istemedignizi sandim ve ilk önce sizin görmenizi istedigim burada.sonra odaniza gidince ani biseyler yasamayin diye....
mirin kirin eder.
Murat hafif sert bi ses tonuyla.
M: levent ve hasret bazi kisiler degil.birdaha böyle birsey olmasin lütfen.
Azra basini öne eger ve
A: peki efendim der.
Murat ve levent önden odaya girer hasret ise son olarak bir zafer kazanmiscasina azraya bakarak odaya girer.
M: kusura bakmayin, ama levent sen neden söylemedin ki benim sizleri cok iyi tanidigimi ?
L: inanmicakdi eminim, olay büyümesin diye söylemedim.ztn beni tanidi ama hasreti tanimadi geldigimde hasretle konusuyordu randevu hakkinda.
Murat bakislarini hasrete cevirdi, hasret sinirli ve ilgisiz bakislarini gösterdi murata.
L: az kalsin gidiyordu zor tuttum.
M: nedenki ? yeni asistanin yaptigi bir yanliklik iste.
H: kiz hakli .ravdevum yokdu benim
murat sözünü keser ve
M: gerekde yok ztn
Hasret tavrini korur.hemen yumusamaz.bakislarini baska yöne cevirir.
oysa buraya gelirken ne kadarda mutluydu simdi ise azra yüzünden muratin yüzüne bakmak bile istemiyordu.ama mratin sucu neydiki? oda gelip azrayi uyarmamis miydi? bunlarin bi daha yasanmasini istemedigini söylememis miydi?-evt diye düsündü hasret.onu sinirlendiren aslinda azranin herseyiydi, kendine yediremedigi sözcügü kafasindan atmak istiyordu deniyordu.o sözcügü..KISKANMAK sözcügünü.
Murat kac gündür mahrum kaldigi gözlerden bugünde payini alamiyordu hemde bir asistan yüzünden.kendine kizar, daha önce neden azrayi uyarmadim diye.Ama daha gün bitmemisdir.
L: evt stres atmaya hazir misiniz?cok güzel bir yere gidicez simdi.
Hasret merak dolu cocuksu bakislarla
H: nereye?
L:genclerin gittigi bir yere, yani aslinda murat sana ihtiyacimiz yok.
M: haha ne komik, ben yasli miyim demek istedin simdi sen?
L: hayir, sadece bizim gidecegimiz yere sen gelmezsin büyük bir ihtimalle dedim.
M: tabikide gelirim.
Hasret merakla bakiyordur.
L: iddasina varim gelmezsin.
Murat hasrete bakar ve carpik bi gülümsemeyle
M: nesine?
L: nesine istersen.
M: onu ozaman konsuruz.ee söyle bakalim ozaman simdi nereye gidiyoruz?
L: ...lunaparka!!
Hasret yüzünde kocaman ve saskin bir gülümseme ile:
H: gercekden mi?
L: evtt,
murat hasrete bakiyordur sadece, bu kadar cekici ve bi okadarda cocuksu, sirin olmayi nasil beceriyordu acaba?
L: murat bey?
Murat en son ne zaman lunaparka gittgini düsündü..baya olmusd...Ama ne iddadan vazgecicek gibi görünüyordu nede hasretden.
M: varim
H: gercekdende gelicek misin?
M: tabikide neden olmasin?
L: tmm hadi ozaman.
ve yola cikarlar.
Lunaparka varirlar.Binicek, sürücek o kadar cok sey vardirki burda saat ikindinin 4düdür.
L: evt, ilk önce carpisan arabadan baslayalim mi?
hasret güler ve
H: delisin senn
der .murat hasretin leventi eglenceli bulmasini kiskanir.kendisininde lunaparka gelicegini duydugunda ise ne kadar sasirmisdir, ve gercekdende gelicek misin? diye sormusdu.Demmekki hasret onu bu kadar sikici ve ciddi buluyordu arasira.bunun böyle olmadigini göstermek icin buradan daha iyi bir yer olmazdi sanirim ! diye düsündü.
Heryerde minik minik cocuklar vardi.Bir cocuk kosarken hasrete carpar.
H: dur yavas
cocuk: pardon abla der ve kosmasina devam eder.
Carpisan arabalarin yanina geldiklerinde ise
M: hasret benle bastan söyliyeyim
tipki 12 yasindaki bir oglan cocugunun ruhuyla , gibi söyler bunu
L: tmm ..Hasret?
hasret onaylar ve murata gülüp
H: olur der.
arabaya binerler.
M: istersen sen kullan, cok uzun bi zamandir kullanmadimda
H: tmm
der.
ve baslama sesi duyulur.
levent kasten hasret ve muratin üstüne dogru sürüyordur arabayi.hasret arabayi bi türlü kontrol edemez , eni sonunda kolunu bi yere carpar.
H: ahh
M: Iyimisin?
H: iyiyim kolumu carptim sadece.
M: bakiyim, kolun morarmis.
H: önemli degil.
Mrat hasretin kolunu tutar.oksar.Hasret muratin sicakligini hisseder .ikiside birbirininn gözlerinin icine bakar.
O sirada oyunun bitisinin sesi duyulur.ama mrat ve hasret hala gözgözedirler, dark etmezler.o sirada kücük bi cocuk gelip muratin kolunu cekistirir ve
COCUK: abi hadi ya, oynamicaksan in!
murat cocuga bakar güler ve
M: oynamicaz , oynamicaz tmm.
Hasretde güler..
.....
saat ilerler cok eglenmislerdir.murat, hasret ve levent cocuklar gibi eglenmislerdir.murat her seferinde;
bastan söyliyeyim hasret benimle !
demisdir ve hasretin elini hic birakmamisdir.
bindikleri her hizli seyde murat cilginlar gibi bagirmisdir.
Hasret muratin bu yönünü yeni yeni kesfediyordur.
o kuralci, ciddi murat hocadan eser yokdur sanki.
saat: 23:38 gösteriyordur.
3 de cok yorulmusdur son olarak dönme dolaba binerler.
murat tam agzini acacekken levent atlar ve
L: tmm anladim hasret seninle
birden ücüde gülmeye baslar.
levent orada duran mutsuz 6 yaslarindaki kücük kiz cocugu görür ve onun yanina gider.
kizin gözleri yemyesildir,saclari sari ve acikdir.Üzerinde ise kirmizi dizlerine varan bir elbise vardir.cok sirin ve bi o kadarda güzel görünüyordur.levent yere cömelir ve
L: merhaba ben levent.
Kücük kiZ:merhaba.
L: bi kisi seni cok üzmüs sanirim.
kücük kiz basini sallar.
L: hmm erkek arkadasin mi?
kücük kiz basini yine sallar
L: uuu , ailesiyle gidip seni ekdi mi yoksa?
kücük kiz: evt ...sen nerden bilyiorsun?
L: biliyorum cünkü benide saatlerdir ekiyorlar arkadaslarim.
L: Ne diyorum biliyor musun.benimle dönme dolaba binmek ister mi acaba bu güzel kiz?
kücük kiz dakikalardir onlari dinleyen annesine bakar.
L: tabi anneside izin verirse.
kücük kizin annesi onay verircesine gülerek basini sallar
Kücük kiz; olur
L: tmm ozaman
der elini uzatir ve kücük kizin annesine göz kirpar.
dönme dolap yavasca dönmeye baslar.
H: BU gün cok eglendim.
M: bende.
H: düsünüyorumda en son lunaparka geldigimde 12 yasinda flnndim, cihanla gelmisdim...
duraksar havayi icine ceker. hava cok güzeldir..
yildizlara bakar ve sonra
H: peki ya sen en son ne zaman gelmisdin?
M: hmm..sanirim 14 yasindaydim ve bir okul sonrasiydi sevdigim kizla gelmisdim
H: yyaa öylemi..cok eglenmis miydiniz bari?
Murat hasretin gözlerinin icine bakar muzip gülümsemesiyle dahada cok yakinlasir ona ve
M: evt, cok .
H: peki o kiz simdi nerde?
murat güler ve hasrete o can alici bakisiyla bakip
M: nerden bileyim hasret?
H: sevdigin kiz oldugunu söylemisdin.
M: evt, ama o sadece cocukluk sevgisiyydi.2 ay sonra bitmisdi zaten .
H: öylemi
Murat hasrete dahada cok yaklasir aralarinda mesafe kalmamisdir.
M: öyle..
o sirada dönme dolap durur hasret ve murat en tepede kalirlar yildizlarin altinda.ama ikiside hic birseyin farkinda degildir.onlar icin ztn cok önce hersey durmusdur.
dönme dolapdaki herkes yildizlara, gökyüzüne bakiyordur.
M: ama bu zamana kadar hic bir lunaparkda , hic bir kizla bu kadar cok eglenmemisdim.
H: bir kiz demek sadece öylemi?
M: hayir bir cicekci kiz...benim sevdigim kiz , asik oldugum kiz.
hasret aldigi cevapdan memnun kendini murata birakir.murat hasretin dudaklarina uzanir ve yildizlarin altinda öpmeye baslar.hersey durmusdur sanki.hasret sadece muratin varligini ve muratda sadece hasretin varligini hissediyordur o anda dünyada.atesli bir öpüsme devam eder, nefessiz kalinca iksiide yavasca cekilirler murat söyleyebildigi kadar
M: seni, seni ..seviyorum
der. hasret kulaklarina inanamiyordur burda böyle bir anda ..
o kadar zamandir duymak istedigi seyi murattan duymusdur iste.kalbi yerinden cikicakdir neredeyse , güler sadece ve
H: ....bende...
Murat muzip bir gülücük atar.bu sefer hasret muratin dudagina yaklasir ve öper usulca.
bir kac dakika birbirlerine bakarlar, murat hasreti kollari arasina alir ve yildizlari seyrederler , bir kac dakika sonra dönme dolap haraket eder.
Dönme dolap asagida durdukdan sonra.herkes iner.
Levent kollarinda uyuya kalmis olan kücük kizi annesine teslim eder.Kücük kizin anneside tsk eder.
Annesi: cok saolun, acikcasi cok üzülüyordu arkadasi gitti diye, benlede binmek istemedi.
L: bisey degil.iyi geceler
der ve murati -hasreti beklemeye baslar sonunda ikiside gelir el ele , yüzlerinde cocuksu gülücüklerle.
Levent muratin kulagina egilir ve
L: Yoksa islem tmm mi ortak?
Murat göz kirpar evt dercesine.
L: evt , oo baya gec olmus yarin erken kalkicam ben. bugün cok eglendik, hadi herkes evine ben kacdim
H: saol levent ya cok eglendim bende iyi geceler.
Levent onurlu bisekil de
L: bende hadi by.
der ve gider.
Murat hasreti evine birakir mahallenin isiklari kapalidir.
Hasretin evinin kapisinin önüne geldiklerinde ise Murat hasretin kapisini acar ikiside birbirlerine bakarlar.
M: cok güzel bi gündü
H: evt ..ama benim hic uykum yok.
murat usulca öper hasrei ve
M: yarin yorucu bi gün olucak, zorlanmani istemem
iyi geceler..
der hasret iyi geceler öpücügünüde aldikdan sonra yanaklari kirmizi bir sekilde eve girer.
kendini yataga atar, sanki hersey rüya gibidir. yatip kalkinca, sanki hersey biticekmis gibidir. bu nedenle yatmak istemez sadece muratin ona söylediklerini ve muratin onu öpüsünü düsünür, fakat istemese bile uykuya dalar.
Murat ise ayni sekilde.eve gider yataga atar kendini.Sanki üstünden bi yük kalkmisdir.üstüne hasretinde ´BENDE´ demesi ve onu öpmesi daha da bir keyfini yerine getirmis ve korkusunu yok etmisdi.aklinda onun ismi, yüreginde onun sevgisiyle uykuya dalar.

Okudugunuz icin tsk. umarim begenmissinizdir.:img-wink::img-blush

keremcemelike
31-10-10, 18:57
Bölüm 3

belki son defa, belki yillardan sonra
sirlar icimde, korkarim anlatmaya
ask alir beni, kandirir beni
kucuk bi cocuk gibi

sen guzel kadin, hic mi mutlu olmadin
hic mi sevmedin, hep mi yarim kaldin
belki bilmeden bekledin beni
beni sana kader getirdi

icimden gecen senin icinden gecer mi
nasil saklarim seni ne cok sevdigimi
benim icimden gecen senin icinden de gecer mi
ama nasil saklarim seni ne cok sevdigimi

sozler az kalir, caresiz kalir
gozler anlatir, aski gozler anlatir




Murat Hasret’in yanına yaklaştı...Elini yavaşça yüzünde gezdirdi...Hasret te yanağını Murat’ın avucuna bıraktı...

Aralarındaki mesafenin hiçliği her ikisininde kalbinin deli gibi atmasına neden oluyordu...Murat’ın gözleri Hasret’in dudaklarına kaydı...Usulca eğildi...Tam öpeceği sırada Hasret utanarak kendini geri çekti...

Murat güldü Hasret’in bu haline

H: Murat!! Dur napıyorsun...
M: Sevgilimi öpüyoru yasak mı?
H: Ya biri görecek...
M: Kimse yok burada Hasret...
H: Ya gelirse...Hem sen benim istediğimi yapmadın hala....

Murat’ın gözleri yeniden piyanoya kaydı...Hasret de o tarafa doğru bakıyordu...

H: Hadi Murat...Bak sadece ikimiz varız...Benim için çal...

Murat Hasret’in elini tutup piyanoya doğru yürümeye başladı...Piyanonun yanına gelince bıraktı Hasret’in elini... Hasret ellerini piyanonun üstüne koydu...Yüzünde gülümseme Murat’ı izledi...

Murat piyanoya dokunarak hissetmeye çalışıyordu sanki ilk önce... Oturdu...Tuşların üzerinde gezdirdi parmaklarını...Birden bir tuşa bastı...

Hasret’in yüzündeki gülümseme daha da arttı...

Murat Hasret’in gözlerinin içine bakarak bestesini çalmaya başladı...Hasret günlerdir bu anın hayalini kuruyordu...Murat çalacak O da söyleyecekti...

Sensiz yıllar ard arda sıralansa
Aşk bu beni bu hale koysada,
Kalbim dursada yaralansam da
Kaderim razıyım bu cezaya
Sensiz herşey yanlız mı olacak
Bu romanda tek bir şey yazacak
Artık bir tek gün o karanlık gün
Ve de acıtan bir sis kalacak
Hiç saklanmayan
Bir çocuk gibi
Herşeyimsin
Kaderimsin

Parça bittiğinde Murat ve Hasret hala birbirlerinin gözlerinin içindeydi...Murat kalktı yerinden...Hasret’in yanına gitti...Piyanonun üzerindeki ellerini alıp tuttu...

Murat birşeyler söylemek istiyordu...Ama ne derse desin şu anda anlamsız olacağını biliyordu...
Konuşmak yerine gözleri anlatsın herşeyi istedi...Zaten Onların aşkı gözlerle başlamamışmıydı...
Gözleri dudaklarına kaydı tekrar...Hasret’in gözleri de Murat’ın kilere...Bu büyülü Hasret kesinlikle dur!! Diyemezdi...Murat bunun da bilinciyle dokundurdu dudaklarını sevdiğinin dudaklarına...
Kısa kısa öpücükler yerini uzun bir öpüşmeye bıraktığında...Artık odalarına çıkmaları gerektiğinin farkına vardı Murat...Hasret’in elinden tutarak asansöre yöneldi...

Odaya girince Murat kapıyı kapatıp tekrar öpmeye başladı Hasret’i...Murat’a yıllar geçti hissi veren haftaların özlemini çıkartırcasına...

Hasret karşı koyamıyordu sevdiği adama...Zaten karşı koymakta istemiyordu...

Nefessiz kalınca çekti Murat dudaklarını Hasret’in dudaklarından...Alnını alnına dayadı...
Nefes alışları düzene girmedi bir süre her ikisininde...Gülümsediler birbirlerine...
Hasret sıkıca sarıldı tekrar Murat’a...Murat saçlarını kokladı Hasret’in

H: Senden hiç ayrılmak istemiyorum Murat...Bu gece sana sarılarak uyuyabilir miyim?
M: Bende bunu nasıl sorsam diye düşünüyordum...Bütün gece sizi kollarımda uyutmak benim için bir şereftir hanım efendi...

Hasret hala ayrılmamıştı Murattan...Ayrılmak istemediği de her halinden belliydi...Murat yavaşça eğilerek Hasret’i kucağına aldı...
Hasret başını Murat’ın yüzüne dayadı...Halinden memnun olduğu belliydi...Odaya götürdü Murat onu...Yatağın üzerine bıraktı...Ama Hasret’in Onu bırakmaya niyeti yoktu...Elleri hala Murat’ın boynundaydı...


M: Canım giyinmen lazım...Böyle rahat yatamazsın...
H: İstemiyorum...Hem ne giyicem Burada hiç birşeyim yok ki...
M: Dolaplarda birşeyler vardır...
H: Off...

Hasret istemeye istemeye bıraktı Murat’ı...Murat dolapları karıştırdı...Hem kendine hemde Hasret’e uygun birşeyler buldu..

M: Bunları giy canım...Bende banyoda giyinip geliyorum...
H: Tamam ama çabuk ol...

Aradan 5 dakika geçti...Murat hala banyodaydı...

H: Murat giyinmedin mi hala...

Çıktı Murat banyodan...

H: Ya ben sana çabuk ol demedim mi?
M: Sen giyinmemişsindir diye çıkmadım canım

Dedi Hasret’i süzerken...İki beden büyük gelen pijamalarıyla çok tatlı duruyordu...Güldü Murat...

H: Niye gülüyorsun...
M: Çok tatlı görünüyorsun..
H: Öyle mi Murat Bey...
M:Öyle Hasret Hanım...



Hasret yatağın kenarında oturuyordu...Murat yatağa girip yerleşti...

M: Hadi gel sende...Yorucu bir gündü...
H: Çok güzel bir gündü...

Dedi yorganın altına girerken...
Murat’ın hazırda duran kollarına bıraktı kendini...Murat da göğsünde yatan prensesi sıkıca sardı...

H: Hayret telefonun hiç çalmadı...
M: Normal...Çünkü kapalı...
H: Sahi mi? Neden...
M: Kimsenin bizi rahatsız etmesini istemedim...Seninki de çalmadı...
H: Arabada unutmuşum galiba...Odada bulamadım...
M: Merak etmişlerdir...
H: Yarın arar haber veririm... Sende ararsın bir evdekileri...Bahar’ı falan merak etmesinler...

Dedi imalı bir şekilde...

M: Gerek yok...Beni merak etmesini istediğim tek kişi yanımda zaten...
H: Bahar...
M: N’olmuş Bahar’a
H: Aslıyı aratmıyor galiba...
M: Aslı başkaydı...Ama Bahar da Onu aratmıyor...
H: Birşey sorucam...
M: Sor bitanem...

Hasret ellerini Murat’ın göğsüne koyup çenesini de ellerine koyarak Murat’ın yüzüne baktı...

H: Senin bütün asistanların neden kız...Erkekten asistan olmaz mı?

Murat güldü...


M: Sen beni kıskanıyorsun...
H: Yok canım ne alakası var...Sadece merak ettim...
M: Yok yok kıskanıyorsun...
H:Hayır dedim Murat..
M:Bende kıskanıyorsun dedim...
H: Öff iyi tamam be!! Kıskanıyorum...Seviyoruz heralde...Yanındaki dişi sineği bile öldürmek istiyorum...
M: Şşşttt..Sakin ol aşkım...
H: Olamam sakin falan...Çiçekçi kızım ben...Benim sevdiğime yan gözle bakanın alnını karışlarım...
M: Sevdiğin sadece senin birtanem...

Hasret uzanıp Murat’ın dudağına minik bir buse bıraktı...Arından tekrar göğsüne yerleşerek...Kendilerini uykunun kollarına bıraktılar...


Bölüm 4

Aç yüreğimi usul usul
İçindeki yangına gir
Sırlar çözülsün birer birer
Dünya bir hayal değil
Bugün kederliysem anla beni
Yarın her şey değişir

Aşk bir yangın
Bırak tutuşsun aklım
Aşk aydınlık
Kalbimde yanan ışık

Güneş ışığı odayı aydınlatırken Hasret ve Murat hala uyanmamıştı...Beldi de hayatlarındaki en huzurlu uykudaydılar şu anda...

Hasret sıçrayarak uyandı...’’Murat!!’’ kelimesi çıktı ilk olarak...Hasret’in sesiyle Murat da uyandı...

M: Canım...
H: Ohh gerçekmiş...
M: N’oldu?

Dedi gülümseyerek...

H: Dün olanlar rüya sandım...Çok korktum...

Murat sanki olanların gerçekliğine inandırmak istermiş gibi Hasret’i daha sıkı sardı...

M: Değil birtanem...Hepsi gerçek...

Birbirlerine sarılarak bir süre sabah keyfi yaptılar...Dışarıdan gelen çocuk sesleri kuş cıvıltıları birbirine karışmıştı...Midelerinden gelen sesle artık kalkmaları gerektiğinin farkına vardılar...

Üzerlerini değiştirip kahvaltı salonuna indiler...Tüm gözler onların üzerindeydi...

H: Sanki herkes bize bakıyor
M: Bakıyorlar zaten canım

Dedi gülümseyerek...

M: Ne kadar şanslı bir adam olduğumu düşünüyorlar...
H: Bence tam tersi benim ne kadar şanslı biri olduğumu düşünüyorlar...

İkisi de gülümsedi...İki gündür sürekli gülüyorlardı zaten...
Kahvaltının ardından tüm gün otelde eğlenceli dakikalar geçirdiler... İlk geldiklerinde ki gibi göl kenarına gittiler...Tenis oynadılar...

Ve maalesef artık gitme vaktiydi...Arabaya binince Hasret telefonunu eline aldı... 50 tane cevapsız...20 tane mesaj vardı...Çoğu Levent’e aitti...Diğerleri ise annesine...

H: Deli olmuşlardır...
M: Açıklayınca durumu anlayışla karşılarlar canım...
H: Sen açmıyor musun telefonunu...
M: Yok... Böyle iyiyim ben...
H: Sen bilirsin...Annemi arıyımda daha fazla merak etmesin...

İlk çalışta açıyor Saime Hanım telefonu...

S: Hasret nerdesin...Deli oldum...Niye açmıyorsun telefonunu....
H: İyiyim ben anne merak etme...Geliyorum 1 saat sonra evdeyim...
S: Tamam bekliyorum...

H: Çok merak etmiş...
M: Eder tabiii...Anne yani...
H: Nesrin Hanım da çok merak etmiştir...Benimle olduğunu öğrenince küplere binecek...
M: Sence umrumda mı?
H: Değil mi?
M: I-ıh... Kimsenin seni üzmesine incitmesine izin vermicem Hasret... Bu annem bile olsa...Kimse bizi ayıramıcak artık...

Hasret’in evinin daha doğrusu Levent’in aldığı evin önüne gelince indiler arabadan.. Murat Hasret’in elinden tuttu...Kapıya doğru ilerlediler...Arabanın sesini duyan ev halkıda kapıya çıktı...

Tüm gözler Hasret ve Murat’ın üzerindeydi...En çokta birbirine kenetlenmiş ellerinde... Arkadan biri daha geldi o sırada

L: Gelen kimmiş Hasret mi??

Levent Hasret ve Murat’a baktı önce yavaşça gözleri ellerine kaydı...

L: Ben...Şey...Gitsem iyi olucak...

Aceleyle arabasına binip uzaklaştı kimseden çıt çıkmıyordu...

S: Kızım geçsenize içeri...

İçeri geçtiler...

H: Ben üzerimi değiştirip geliyorum...
M: Tamam canım...

S: Murat Bey neler oluyor... Hasret’i bu kadar kırdıktan sonra şimdi...
M: Anlıyorum sizi Saime Hanım... Belki geçerli bir açıklama olmayacak...Ama Onların hepsi Hasret’i sevdiğim için kıskandığım içindi...Aslında onu kırarak kendimi cezalandırdım ben...
S: Bundan sonra umarım Hasret üzülmez...
M: Bundan sonra Onu üzecek en son kişi benim...Aramıza kimsenin girmesine izin vermicem...

Dedi imalı bir şekilde...Gülnaz la Kadir de sessizce Onları dinliyordu...

M: Nasılsın Kadir...Yıldız nasıl?
K: İyi Murat Hocam...Bende çok iyiyim...Sağol herşey senin sayende oldu...
G: Cücük... Sen Murat Hocanın başına iş mi çıkardın yoksa...

Kadir’in kafasına vurdu...

M: Yok Gülnaz...Sadece erkek erkeğe dertleştik

Dedi Kadir’e göz kırparak...Hasret indi merdivenlerden eşofmanlarını giymiş saçlarını da tepeden topuz yapmıştı...

H: Ne içersin Murat...
M: Ben birşey almıyım canım...Geç oldu kalkıyım ben...Annemde iyice merak etmiştir zaten...
H: Peki...
G: Bizde kalkalım...
H: Ablam siz nereye kalın burda...
G: Yok kardaşım gidelim biz...İşlerim var hem benim
M: Ben bırakayım o zaman sizi Gülnaz...
G: Zahmet olmasın...
M: Ne zahmeti...

Gülnaz ve Kadir önden gidiyorlar Saime Hanım da onları yolcu edip içeri giriyor Hasret ve Murat kapıda konuşuyorlar...

H: Senden ayrılmak istemiyorum...
M: Bende...Ama evdekiler yaygara koparmadan gitmem lazım...
H: Anladım...
M: Ararım seni...
H: Bekliyor olucam...
M: Seviyorum seni...
H: Bende seni seviyorum...

Murat Hasret’in yanağından öptü...Kokusunu içine çekerek...Ardından arabasına geçti...Önce Gülnazla Kadir’i eve bıraktı...Sonra da konağın yolunu tuttu...

Saime Hanım ve Hasret de kahvelerini içiyordu...

S: Onca şeyden sonra nasıl güveniceksin kızım...
H: Anlamadım anne!
S: Murat’a nasıl güveniceksin seni bu kadar kırdıktan sonra...
H: Ben Murat’a hep güveniyorum anne...Bizim aramızda olanlar tuhaftı...Evet ama güven sorunumuz yok..Bir kerecik oldu o da!!
S:O da??
H: Senin annem olduğunu sakladığı için ona güvenim bitmişti...Fakat Murat’ın bir suçu olmadığını öğrendim sonra...Sen istemişsin ondan gizlemesini...
S: Yani ayrılmanıza ben sebep oldum...
H: Öyle birşey demedim...Sadece Muratla aramızda güven problemi olmadığını anlatmaya çalışıyorum...
S: Anladım...Peki Levent ne olucak...
H: Levent...Birşey olmayacak arkadaşım prodüktörüm olmaya devam edecek...
S: Hasrett...
H: Efendim anne...
S: Sana anlatcaklarım var...

--

Murat arabasıyla bahçeden girer girmez Nesrin Hanım Nakiye Ethem Bey ve Bahar kapıya koştu...

N: Murat nerdesin sen...Telefonun neden kapalı...Deli oldum haberin var mı senin...
M: İyiyim anne..Merak edilecek birşey yok...
N: Nasıl yok ya...İki gündür ortalıkta yoksun...Telefonun kapalı...Sana bir türlü ulaşamıyoruz..Karşıma geçmiş merak edilecek bir şey yok diyorsun...Aman ne hoş...
M: Hasretle birlikteydim anne...Küçük bir tatil yaptık...Yeterli mi?
N: Ney? O kızla ne işin var senin Murat beni deli etmeye mi çalışıyorsun sen...Ayhh deliricem şimdi birde geçmiş karşıma Hasretleydim diyor ya...

Bahar sessizce dinliyordu...İçinden de Hasret’e saydırıp duruyordu...Planı her seferinde onun yüzünden suya düşüyordu...
M: Yeter anne!! Ben Hasret’i seviyorum anla artık bunu...Bir kere olsun mutluluğumla mutlu ol...Bir kere olsun kararlarımı sorgulama...Bir kere olsun yanımda ol...

Murat merdivenleri hızlıca çıktı... Nakiye de peşinden...Nesrin Hanım Ethem Bey ve Bahar da salona geçip Nesrin Hanım’ı sakinleştirmeye çalışıyorlardı...

--

Saime Hanım konakta gördüğü şahit olduğu herşeyi anlattı Hasret’e...Leventle ilgili bilmediği bir sürü şey öğrenmişti Hasret...Eğitimi boyunca Nesrin Hanım’ın planlarının altında Levent’in de olması...Hasret bunu kabul edemiyordu...Göz yaşlarına halim olamadı...Sinirden ağlıyordu...

--

M: Nakiye sende sorgulayacaksan hiç havamda değilim...
N: Yok be Murat!! Ben en başından beri sizin yanınızdayım...Çok mutlu oldum Onu söyleyecektim Birde birşey ister misin diye soracaktım??
M: Sağol Nakiye ya...Bu evde beni anlayan bir tek sen varsın zaten...
N: Önemli değil canım ya...Nerdeyse elimde büyüdün sen benim...

Bu sırada Murat’ın telefonu çaldı...’Hasret’ yazısını görür görmez açrı telefonu Murat...

M: Canım...

Nakiye eliyle ben gidiyorum diye işaret yaptı...Murat da tamam dedi...

H: Murat

Dedi titreyen bir sesle...

M: Canım neden ağlıyorsun...
H: Murat o evde kalmak istemiyorum ben...
M: Hangi evde...Nerdesin sen şimdi...
H: Sahildeyim...---- parkında...
M: Tamam bekle ben hemen geliyorum...
H: Tamam...

Murat hızlıca merdivenleri inip arabasına atladığı gibi soluğu Hasret’in yanında aldı...

M: Hasret...

Hasret Murat’ın gelmesiyle oturduğu banktan kalkıp sıkıca sarıldı Murat’a daha fazla ağlamaya başladı...

M: Şşşşttt...Geçti birtanem...Ben yanındayım...
H: İyi i varsın...
M. Kim üzdü seni böyle

Diye sordu öfkeyle...

Hasret’in hıçkırıkları biraz hafifleyince Murat’a baktı...

H: Ben artık o evde kalmak istemiyorum...
M: Kalmazsın canım... Başka bir ev buluruz sana...N’olduğunu anlat hadi...
Hasret annesinin anlattığı herşeyi anlattı Murat’a...

H: Ben Ona güvenmiştim.. O senin en yakın arkadaşındı...Dostundu...Senin gibidir sanmıştım...
M: Tamam canım...Geçicek hepsi...Artık ben yanındayım...
H: Napıcaz peki...Sözleşme imzaladım ben...
M: Ne yazdığını da okumadın tabi...
H: Hayır okumadım...
M: Sende bir kopyası vardır ama dimi..
H: Evet var...
M: Tamam yarın iyice inceler...Ne yapmamız gerektiğine karar veririz...
H: Yardım ediceksin bana değil mi?
M: Tabiiki...Ama şimdi ağlamıcaksın...
H: Tamam ağlamıyorum...

Murat kalktı Hasret’in yanından...

H: Nereye...
M: Geliyorum şimdi...

Arabanın yanına geçip bir şarkı açtı Murat sesini de son ses açıp Hasret’in yanına döndü...Hasret gülen gözlerle Murat’a bakıyordu....

M: Bu dansı bana lütfeder misiniz? Prensesim...
Hasret hiç düşünmeden elini Murat’ın eline bıraktı...
Dans etmeye başladılar...Herkes kahkahalrıyla etrafı inleten bu çifte hayranlıkla bakıyordu...

H: Murat herkes bize bakıyor...
M:Umrumda değil...
H: Üff Deli sanacaklar bizi...
M: Bırak onları Hasret...Anın tadını çıkart...

Dans ettikleri parça :Cem Özkan—Aşk Bir Yangın..

Dilek!..
31-10-10, 20:09
Yorum ve replere teşekkür ederim..Buyrun efendim bölümünüz..Bakalım beğenecekmisiniz :icon_whis:icon_whis:icon_whis
Bölüm 26

Aysel: Murat...Bu kız sana deli gibi aşık...dedi daha yanına gelmeden......Murat her yönden sıkıştığının farkına varıyordu......

Aysel: Daha yolun başındayken git özür dile...Affetmeye hazır o seni...3 kelimesinden ikisi sen....Çok acı çekmiş..Hala öyle..Dursam daha neler anlatıcaktı kimbilir dayanamadım..Git hadi ona....derken yanına oturdu....

Murat: Aysel tamam üstüme gelme...öfkeyle...

Aysel: Bana öfkelenerek eline ne geçicek bilmiyorum ama seni rahatlatıcaksa bağar....Bütünn öfkeni kus bana...Ama Hasretten özür dile....Çok çaresiz...

Murat: Sen kimin tarafındasn Hasretin mi benim mi...

Aysel: Senin yanındayım demek isterdim ama diyemiyorum...Tüm gün gece birliktesiniz ama sabahında kızı bırakıp oratadan kayboluyorsun sen bunun bi kız için ne demek olduğunu biliyorsun değilmi...

Murat: Aysel...dedi yükselttiği sesiyle....

Aysel: Yapma Murat..diyrek yanına oturdu..."Bu sen değilsin...Canın çok yanmış belli...Ama şimdi daha da yanıyor..Bunu gözlerinden anlıyorum..Seni tanıyorum...Wazgeç bu inattan"dedi samimeyetle..

Murat: Hasret senden sonra biryle görüşmüş çok da yakınlar...Sen hala beni sevdiğinden bahsediyorsun....

Aysel: Senin göüzünü kör eden ne aşk mı intikammı öfke mi..Bu benim sağ duyusuna hayran olduğum adam olamaz...diyerek yerinden kalktı....

Aysel: Git murat hadi..Bul hasreti...Bitsin bu işkence...Hem sana hem ona yazıkdedi sonkez ve odadan çıktı....Murat ayağa kalktı odada dolandı...ensesinde dolandı eli bikaç kez....Koltukta duran ceketini aldı ve yola koyuldu...

***
Ozan: Buran sonra ne yapıcaksın...Eve mi yoksa dewammı....dedi gülerek...

Hasret: Eve gidicem..Cihan evde yalnız kaldı..Sıkılmıştır şimdi....

Ozan: O zaman ben bırakırım seni hadi gel....

Hasret: Arabam var sağol...diyerek oda ayağa kalktı....

Ozan: Ben bırakırım arabanı da getirirler eve...Hem Cihanıda görürüm..Gerçi onunla 2 hafta önce görüştük..dedi keyifle...

Hasret: Tamam ozaman..Çıkalım artık diyerk çantasına uzandı.....Ozamn Hsaretin yanıa geldi..Kolunu uzattı ona..

Ozan: Kapıya kadar kolumda eşlik eder değil mi bu güzel kadın dedi çapkınca baktı..

Hasret: Memnuniyetle dedi gülerek...Beraber dışarı çıktıklar...Ozan konuşuyordu Hasret de gülüyordu.....Bian hasretin gülen yüzü düştü..Bi iki adım geri attı.....Murat Hasrete yaklaştı....

Murat: Merhaba Hasret..dedi sinirlerini hakim olmaya çalışaak...Hasret ses çıkartmadı..

Murat: Seninle konuşmak istiyorum Hasret....Vaktin var mı....derken iyice yaklaşmıştı....Ozan Hasreti yanına doğru çekti....

Ozan: Hasret iyi misin?..dedi telaşla yüzü bembeyeaz olan hasrete baktı...Hasret kafasını salladı "evet" anlamında....."Eğer konuşucaksanız ben arabada beklerim"..

Hasret: Konuşucak bişey yok..Gidelim diyerek adım atmak için hamlede bulundu..Ama Murat kolundan tuttu.....

Murat: Var..Çok şey var hasret...Beni dinlemeden gidemezsin....

Ozan: Konuşmak istemiyor arkadaşım duymuyor musun dedi kızgınlıkla....

Hasret. Ozaan...Sen git..Beni bekleme...Ben seni ararım....dedi ozanın kolunu tutarken..Ozan döndü hasrete....

Ozan: Emin misin....Seni bu halde bırakmak doğru gelmiyor bana.....dedi telaşla.....

Hasret: Merak etme..O bana daha fazla zarar veremez....Yeterince yaktı canımı zaten...dedi Murata bakarak..Murat bakışlarını indirdi...

Ozan: Ben otoparktayım....Bişey olduğundan hemen yannda olurum..diyerek yanından ayrıldı..Hasret Murata doğru yürüyüp tam karşısında ellerini göğsünde birleştirerek durdu..

Hasret: Seni dinliyorum...Bu sefer ne söyleyceksin çok merak ettim...dedi kızgınlıkla.....

Murat: Gel benimle..diyerek hasretin belinden tutarak yürümeye başladılar...Hasret tüylreinin ürperdiğini hissetti ve kendini murattan çekti.....

Hasret: Ne konuşucaksan burada söyle...Vaktim yok....derken bakışlarında korku vardı..Murat acıyla baktı Hasrete....Murat Hasrete yaklaşıp dudaklarınıa dokundu yavaşça...Hasret kendini çekti hemen...

Hasret: Sen ne yaptığını sanıyorsun..diyeke itti muratı...

Murat: Özür dilerim Hasret....dedi gözleri dolmuştu..."Bu aptal oyuna niye kalkıştım bilmiyorum ama canını çok yaktım farkındayım"....

Hasret: Özürdilenicek bişey yok...ödeştik nasıl olsa...Amacına ulaştın sen..Hem intkamını aldın hem bedenimi...dedi güçlü durmaya çalışırken.....Murat Hasrete yaklaştı....

Murat: Ben o gece sana dokunmadım....inan dokunmadım...derken o anı hatırladı...

Flashback
Kumun üzerinde uyuyakaln hasrete baktı Murat...Yavaşça eğilim yanağından öptü bikez daha...Ardından öpücükleri daha derine indi..Boynuna..Eli hasretin elbisesnin düğmelerine gitti....Açtı...

Ama daha fazlasını yapamadı...Kucağına aldı...Odaya kadar taşıdı..Ardındn Hasreti yatağa yatırdı...Yatağın kenaraına notu koydu.....Hasret dönüp baktı....Odadan çıktı...

Flashback

Murat: O gece sen sarhoşken öyle şeyler söyledin ki....Duyduklarım içimdkei ateşi daha yaktı...Ama sana dokunmaya kıyamadım ve çekip gittim...Hasret bana selinin affet diye yalvarrdın hep..Ama hiç kendini affettirmek istemedin...Neden...

Hasret: Beni affetmezdin çünkü..Etmedin de zaten..

Murat: Sana kızgındım evet...Kızdım öfkelendim ama seni seviyoum hasret ben...Hepsini unuturdum bi gelseydin....derken isyan eder gibi çıkıyordu sesi....

Hasret. Bunu bilemezdim....Bunun acısını benden alıcağını biliyordum ama o zaman okadar aşkla baktın ki o gece evde...Bunu yapmazsın dedim...

Murat: Sana bişey yapmadım ben...

Hasret: Beni aldattın...dedi bianda......"Gazete de resimlerini gördüm..Bu öncekiler gibi değildi ki....Çok mutluydunuz gördüm Murat gördüm..."derken sonunda tutamadı gözyaşlarını....

Murat: Zeynep benim arkadşaım...Çok yakın..Sadeec arkadaş...Sadece arkadaşım...İnan bana kardeşten öte değil duygularım..Gazetecilerin uydurmasıydı...

Hasret: Hala ne konuşuyoruz onca şeyden sonra kim kimi affedecek sen mi beni ben mi seni...

Murat: Ben seni çoktan affettim....derken iyice yaklşatı Hasrete....Alnını Hasretin alnına dayadı......Nefes nefeseydiler....

Hasret: Seni nasıl affederim..Yada sen beni nasıl affedersin..Yaşananlar..Yaşadıklarımız...Canımızı çok yaktık...Olmaz yapamayız....diyerek kendini murattan uzaklaştırdı..."Şimdi çekil yolumdan...Çık hayatımdan.." dedi kararlılıkla arkasını döndü...Murat öylece bakakaldı giden Hasretin arkasından.....

Arkasını döndü yavaşça yürümeye başladığı sırada hızla yaklaşan ayak seslerini duydu arkasını döndüğünde koşan hasreti gördü...Yüzünde tebessüm belirdi...Kollarını açtı biiki adım attı...Hasrete sıkıca sarıldı......

Hasret: Beni bırakma bir daha canımı da yakma.....

Murt: Asla...

Hasret: SENİ SEVİYORUM...ÇOK SEVİYORUM...derken gene akıyordu gözyaşları ama bu seferki mutluluktandı.....

birefsane
31-10-10, 20:56
41.bölüm.
Hasret bütün gece uyamamışdı.1 ay hep Muratla onun kokusuyla uyumaya alışmışdı.Türkiyeye döndükleri andan da tüm gün birlikde olduklarından hiç eksiklik his etmemişdi.Ta ki bu güne kadar tüm gün zaten bir-birine trip yapıp durmuşlardı bu azmış gibi birde üstüne darqınlıq gelmişdi.Bunları düşünürken sabaha karşı uyuklamışdı.uyandığında baya geçti.Hemen üzerini giyib aşağıya indi.
H:Tamer çabuk beni okula yetişdir.Yoksa gecikicem
Tamerden ses gelmeyince
H:tamer evdemisin diye seslenmeye başladı Mutfak masasını üzerinde “Tamerin Kuzen benim toplantım var sana afiyet olsun” notunu görene kadar.
Kapıdan çıkarken bu durumda olduğu için arabasını alan Muratı ve yedek araba almayı erteleyen kuzenini boğazlamak istiyordu.bahçeye çıktığında şaşırdı.
H:Sizde kimsiniz?
ADAm:Ben özkan efendim.Murat bey yolladı.Artık size ben eşlik edicem.(kapıyı açarak)Buyurun hasret hanım.
Hasret şaşkınlıkla teşekkür ederek arabaya bindi.Dünyanın en düşünceli adamına sahibdi her an her saniye onu düşünen.Şu anda tek istediyi Murata sıkı-sıkı sarılmakdı.
Tamer işe gelmiş toplantıdaydı.
T:Ne demek bu kadar eksik var.Nerde bu para.
Adam:Efendim araştırıyoruz.Amma sanırım babanızın tarafından ödenildi denilen çek ödenmemiş.
T:Siz şimdi bana babanız sizi batırmakmı istiyor diyorsunuz.Hesabların hepsini istiyorum kendim araştırıcam.
Derya ilk dafa Tameri böyle görüyordu.Bu seferki bağırması karşılıklı kavga ederkenki gibi diyildi yıkılmışlık vardı gözlerinde.
Hasret derse dakikalar kala okula gelmişdi.arabadan iner inmez koşar adımlarla sınıfa gitti.Neyseki hoca daha girmemişdi.Muratı görememenin sıkıntısıyla ilk dersi geçirdi.Neyseki bir sonrakı Muratın dersiydi.aradakı zamandan yaralanıb hemen sevgilisin göre bilir hemde özür dileye bilirdi.
H:Gire bilirmiyim.
Murat kapıya bakıb gülümseyerek
M:Tabii gir.
Hasret gelerek muratın önünde durdu.
H:Şöfer için teşşekür ederim.
M:Teşekküre değmez.
Ardan bakışmalarla geçen bir kaç saniyeden sonra
H:Anladım.
Murat sanki konunun ne olduğunu anlamamış gibi sakin halde
M:Neyi:
H:Arabayı neden aldığını.
Murat aynı sakinlikle.
M:Peki neden.
H:Hayatımı tehlikeye atdığım için.
M:Sevindim.
Her zamanki rahat tavrıyla.
Tam o anda Muratın asistanı içeriye girdi.
B:Murat hoca akşam güzel bir konser varmış.kendimede sizede bilet aldım.
Hasret dönerek kıza baktı güzel kızdı.Mini eteyiyle fazlaSIYLAda seksi.Daha sonra Murata baktı bu kızda kimdi birlikde konsere gitmekden bahs ediyordu.Ateşler çıkan gözlerini Murata dikti.Muratda Hasretin gözlerine bakarak
M:Teşekkür ederim Bahar akşam için farklı planlarım var.(üstüne bastırarak)
B:Tamam efendim.bir şey lazım olursa odamdayım.(Muratın cevabından bozularak odadan çıktı)
Hasretse bu cevabdan baya memnundu.
H:Öğrencin her halde.
Muratda kıskanılmakdan baya memnun.
M:Hayır asistanım.
H:Tebrik ederim birlikde konserle falan gidiyorsunuz.eee güzel kız.
Muratsa yerinden kalkarak çantasını aldı.
M:Bu kadar konuşma yeter.Hadi derse hasret hanım.
Muratın bu kadar dengesiz tutumu karşısında Hasretse kızarak hızlı adımlarla kapıya yöneldi.Hasretin bu çocukca tavrı muratı deli ediyordu.Kapıya geldiklerinde Murat Bir anda hasreti kolunda çekerek öpdü.öğle bir dokunmaki sanki benim için senden başka kimsenin önemi yok der gibi.Baya uzun bir öpüşmenin ardından alının Hasretinkine yaslayıb.
M:Seni seviyorum.
Hasret Mutlu,şaşkın naif bir halde.
H:Bende.Bir az öğle kaldıkdan sonra.
H:Derse gecikicez.
Muratda aynı naiflikle gülümseyerek
M:Hadi bakalım en çalışkan öğrencim gecikmiyelim o zaman.
Şirketde Tamer sabahdan beri dosyaları inceliyordu.son bir kaç ay kalmışdı daha babasını kötü gösterecek bir şey çıkmamışdı.Çıkmaması içinde tüm duaları ediyordu.Derya yanına gelmek istesede cesaret edemiyordu.Gelib de ne diyecekdi.
Muratın dersi bitmiş bazı işleri olduğu için idarededir.Hasretde arkadaşları ile birlikde kantinde.Yine kızlar hummalı bir şekilde Murat hocadan bahs ediyorlar.Tabii hasretde sinirden köpürürüyor.
ÖĞ:Ya son zamanlarda Murat hoca daha bir güleryüzlü oldu fark etdinizmi.
ÖĞ2:Evet ve bu da adamın yakışıklığına yakışıklık katdı.
Nevra söhbetden bıkarak
N:Sizin konuşucak başka konunuz yokmu.Farkındaysanız burası okul oda bir Hoca.
Deminki öğrenci:Amma dışarda da hocamız demek diyil.
N:Nasıl yani.
ÖĞ:Yarın Muratı doğum günüme davet edicem.
Hasret resmen köpürüyor O bile Hoca diyor Murat ne demek. amma bir tarafdanda ince planlar kuruyor.
Bir diğer köpürende Turalı konağında.
N:İnana biliyormusun.O kız için akşam bana bağırdı.
E:Murat isteyerek öğle bir şey yapmaz.Kim bilir nasıl çıldırtdın.
N:Ne demek istiyorsun sen.
E:Görmüyormusun ne kadar mutlu.2 yılda ne yaptıksa fayda etmedi.Hem duyduğuma göre Hasretde baya değişmiş.eğitim kültür artık aralarında farkda yok.
Nesrin küçümser tavrla
N:Güldürme beni Ethem .O fark hep olucak.
Ethem artık bıkarak
E:Ben gidiyorum toplantım var.Ne yapmak istiyorsan yap.
O gitdikden sonra nesrin sinsice güler.
N:Bir kadının asla affetmiceyi bir şeyi.
Muratla hasret Hasretin evine gelmiş güzel akşam yemeyinden sonra şömine karşısında Murat tekli koltukda Hasretse puffun üzerine oturmuş konuşuyorlar.
H:kıskanmadım.
M:Tabii canım kızı öldürücekdin.sizin içinde bilet aldım dediyinde.
H:Sana öğle gelmiş.(iki kolunu göğsünde kavuşturarak.çocukca başını çevirdi).
Murat Hasreti çekerek kucağına oturdu.Usulca öptü.
M:Çocuk gibisin.(Hasret ağzını açıb bir şey söylücekgen,Murat araya girid)2 yıl içinde okadar çok şeyin değişmişki.Konuşman,giyimin Hayata bakışın.Amma bir yanın hala küçük bir kız çocuğu.
Yine öptükden sonra.
M:Bana aşık yanın.(kısık bir sesle)hiç değişme sevgilim ben hem böyle sev tüm masumiyetinle.
Hasretde aynı naiflikle.
H:Seni seviyorum.
Kendisini Muratın kollarına gömdü.
Şirketde Vakit baya gec olsada tamer çalışıyor.Aslında babasını ödemeyi yapmadığını gösteren belgeyi bulmuş amma.Kendine itiraf edemiyor.Tam o anda kapı vuruldu.
T:Girin.
D:Müsayitmisiniz.
T:Sen daha gitmedinmi.(gülümseyerek)
D:Ben yardıma ihtiyacınız olur diye.
T:Yok derya hanım teşşekür ederim.(sert bir halde)
Derya tamerin bu tutumu karşısında bozulub kapıya yöneldi.
Tamer yerinden kalkarak Deryanı