Arama 
ÜYE OL  |  Kayıp Şifre  |  Aktivasyon   
Ana Sayfa  |  Forum  |  Haberler  |  Video  |  Diziler  |  Fotoğraf Galerisi  |  Biyografi  |  Gruplar  |  Ratingler


Geri Git   DiziFilm.com Forum > Yerli DiziFilmler > Vatanım Sensin

Yanıtla

Vatanım Sensin kategorisinde Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları konusunu görüntülemektesiniz.

 
Konu Araçları Mod Seç
Eski Bugün, 20:36   #851
sys28
Oyuncu
 
sys28 kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 14.07.2009
Konum: 19.12.2010
Mesajlar: 1,886
sys28 has a reputation beyond reputesys28 has a reputation beyond reputesys28 has a reputation beyond reputesys28 has a reputation beyond reputesys28 has a reputation beyond reputesys28 has a reputation beyond reputesys28 has a reputation beyond reputesys28 has a reputation beyond reputesys28 has a reputation beyond reputesys28 has a reputation beyond reputesys28 has a reputation beyond repute
Varsayılan


Bölümü ve HiLeon kavuşmasını sevdiğimi söyleyebilirim.. Dizinin o ilk sezondaki kara havası gitmiş aydınlık bir hava gelmiş.İlk sezon durup dinlenilmeli sahneler olmalı demiştik ve 2 bölümdür o sahneleri açık ne net şekilde görüyoruz ve bu beni izleyici olarak rahatlatıyor;gereksiz uzatmalar yok ,absürd şekilde mantık hataları yok.

Cevdet-Hilal olayı konuşulmuş.Arkadaşlar Cevdet bir BABA !!! Ve buna göre davranmalı.. Hilal'in söylediği ağır olabilir ama aldatılmış,terk edilmiş bir evlat olarak tepki çekmemeli diye düşünüyorum. İlk sezon Azize için anneden çok aşk kadını demiştik ama görüyorumki Cevdet de babadan çok aşk adamıymış .. Geldi bir kere sordu mu kızlar ne yaptınız ,nasıl yaşadınız diye ?

Hilal Cevdet'e vatan haini derken nasıl Leon ile öpüşüyor?
Söyleyeyim hemen... Cevdet Hilal için taptığı bir babaydı ve o baba birden ülkesine zulm eden,işgal eden üniformayı üstüne giyip geldi.Kızı idam edilirken kılını kıpırdatmadı,ailesi hapishaneye düştüğünde kılını kıpırdatmadı,insanlarına zarar verecek emirler verdi !!

Ama Leon'u zaten o üniforma içinde sevdi .İdam olayında ise Leon'a karşı kabukları kırılmaya gerçek Leon'u görmeye başladı . O yunan üniformasındaki adam sırf bir şey olmasın diye Hilal onu vurduğunda sustu ! Ha tabii burada abisi için sevdiği adamı vurmasını da atlamayalım..

Bu durumda kime yaslanacak bu kız ? Kızları için kılını kıpırdatmayan,vatan haini olarak gördüğü babasına mı yoksa düşman üniforması içinde olsa bile onun için bir şeyler yapmaya çalışan Leona mı?

Hilal'in Cevdet'in görevini bilmediğini unutuyorsunuz bence...



Kavuşma ise tam çiftime yakışır bir şekildeydi..Aşık değilken bile birbirlerine baktıklarında gözlerinden ateş çıkaran ikilinin kavuşması böyle olmalıydı.. 5 aydır birbirlerine susamış olan ,ne zaman kavuşacaklarını bilmeyen iki gencin kavuşmasıydı bu ...Orada nasıl konuşmaları bekleniyordu acaba?
__________________
sys28 Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski Bugün, 21:39   #852
perhapss
Asistan
 
perhapss kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 30.03.2016
Konum: leonidasın 3+1 yatağı
Mesajlar: 136
perhapss has a reputation beyond reputeperhapss has a reputation beyond reputeperhapss has a reputation beyond reputeperhapss has a reputation beyond reputeperhapss has a reputation beyond reputeperhapss has a reputation beyond reputeperhapss has a reputation beyond reputeperhapss has a reputation beyond reputeperhapss has a reputation beyond reputeperhapss has a reputation beyond reputeperhapss has a reputation beyond repute
Varsayılan

Genel olarak bölümlerin ilerleyişinden memnunum tek bir şey hariç. Cevdet - Hilal ilişkisi.

Beni en çok rahatsız eden 2. sahne Cevdet'in, Hilal'e tokat atmasıydı. Hırsını alamayıp üzerine yürümesi ve 'ananın adını ağzına alma' diye bağırması tuzu biberi oldu. Araya Yıldız girmesiydi şiddeti artacak mıydı? Buradaki Hilal o tokatı hak etti yorumlarını okudukça şoka giriyorum. Cevdet'i anlıyorum ama hak vermiyorum.

Yaklaşık 8 yıldır ailesinden ayrı yaşamış, öncesinde de cepheden cepheye koşmuş, kızlar ile aralarında iletişimsizlik katlanarak büyümüş. Ne yapacağını bilmiyor. Bilmemek onu daha da öfkelendiriyor. Kıvrak zekası ve manipülatifliği ile tanıdığımız Cevdet için en kötüsü belirsizlik olsa gerek...

Hilal ve Cevdet ilişkisinin düzeleceğine inancım tamdı.
Hilal, babasından nefret ettiğini söylesede bazen babasının gözünün için bakar orada umut ışığı arardı keza Cevdet, Hilal'i ikaz ederken bile gözlerinden gurur akardı. Şimdi bakıyorum da baba-kız, masumiyetini kaybetti. Her ikisi de sınırı aştı. Korkarım gerçekler ortaya çıktığında birbirlerinin yüzüne bakamayacak kadar incinmiş olacaklar. Dünkü tokat ve Hilal'in ağır laflarından sonra geri dönülmez bir yola girdiler.

O baba ki; Azize'den sonra her şeyi boş verecek raddeye gelmiş. Vatanı kurtarmak isterken, vatanı bellediği karısını kaybetmiş. Yıllarını esir kampında geçirmiş, yetmemiş ailesi düşmanca davranmış; bombaların kurşunların içinden geçmiş...

O kız ki; babasının yolunu takip etmiş, hayal meyal hatırladığı babasını gururlandırmak istemiş. Babası Yunan üniforması içinde ailesini sürgüne göndermeye çalışmış, idamına ses çıkarmamış. Hilal, babasının yokluğunda annesini kaybetmiş, kendi aylarca hücrede kalmış...

Azize, ailesini sevgi üzerine kurmuş; Hasibe Ana, Azize, Ali Kemal, Yıldız ve Hilal kalenin sütunlarını oluşturmuş. Anne Azize yuvasını her zaman korumuş.
Savaş meydanında destanlar yazan Cevdet ise en önemli cepheyi kaybetmek üzere...
perhapss Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski Bugün, 22:12   #853
MissCullen
Yönetmen
 
MissCullen kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 21.01.2009
Konum: Ankara
Mesajlar: 3,966
MissCullen has a reputation beyond reputeMissCullen has a reputation beyond reputeMissCullen has a reputation beyond reputeMissCullen has a reputation beyond reputeMissCullen has a reputation beyond reputeMissCullen has a reputation beyond reputeMissCullen has a reputation beyond reputeMissCullen has a reputation beyond reputeMissCullen has a reputation beyond reputeMissCullen has a reputation beyond reputeMissCullen has a reputation beyond repute
Varsayılan


Bölüm yorumu yapmak istiyorum; ama bazı açılardan o kadar kasvetli bir bölümdü ki ne yazacağımı ne yapacağımı bilemiyorum. O sebeple Hilal’e, Leon’a, HiLeon’a odaklanmak ve onların dün geceden bu yana aklımıza sürekli gelip duran o kavuşmasını yorumlamak istiyorum.

Yine de Azize’nin başına gelenlere dair birkaç şey söylemeden geçemeyeceğim. Çok ağır, çok korkunç; ama çok gerçek… Bunların hepsi yaşandı. Başrol üzerinden gösterilmesi zorunlu muydu diyenler var; ancak bu bence hikâyeyi daha da gerçekçi kılıyor. Azize’nin psikolojisini düşünemiyorum, böyle bir şey hakkında tahmin dahi yürütülemez. Hepsinin farkındayım. Azize bu yapılanları asla unutmayacak. Daima hatırlayacak. Bunun da bilincindeyim; fakat Azize bunun kendisini güçsüz düşürmesine izin vermeyecek. Azize iyileşecek. Yaşananların hiçbirinin sorumlusu Azize değil. Azize kimsenin kendisini suçlamasına izin vermeden daha güçlü bir şekilde hayatına devam edecek. Vatanı için direnmeye devam edecek. Kocasını sevmeye devam edecek. Kocası onu sevmeye devam edecek. Azize ona yapılanların hepsini bir bir ödetecek. Belki Cevdet ile belki Cevdetsiz… Lakin Azize savaşacak, kazanacak, sevecek, sevilecek, sevişecek, kocasına, ailesine ve Mehmet’ine kavuşacak. Buna inancım tam. Bu Azize’yi bize Bergüzar Korel’in şahane bir şekilde izleteceğine de inancım tam. Geçen bölümün yıldızlarının Halit Ergenç ve Miray Daner olduğunu söylemiştim. Bu bölümün yıldızı ise hiç şüphesiz Bergüzar Korel’di. Bu kadar ağır sahnelerin altından böyle kalkmak kolay değil. Oyunculuğuna sağlık!

Hilal, Leon ve HiLeon… "İster günah olsun, ister sevap, seni seviyorum. Günahı, sevabı düşünerek sevmek, şüpheli bir sevmektir" der Arif Nihat Asya eşi Servet Hanım’a bir mektubunda.

Öncelikle şunu anladım ki Hilal ne yapsa eleştirilecek, ne yapsa beğenilmeyecek. Geçen sezon ablasına sesini yükseltmiyor, aile içinde çok pasif, Kuvva’dan uzak kaldı diye eleştirildi. Bu sezon ablasıyla didişmesinden, babasına karşı gelmesinden, yeniden matbaa ekibine dönüp onlara umut aşılamasından dolayı eleştiriliyor. Geçen sezon Leon’a “üniformanı çıkar da gel” dediği için, ona o üniforma sebebiyle öfkeli olduğu için eleştiriliyordu. Bu sezon da üniformalı olmasına rağmen nasıl kollarına atlar diye eleştiriliyor. Leon’u ormanda gördüğünde bağırıp çağırsaydı yine eleştirilecekti. Daha ne yapabilir Hilal? Ne yapmalı? Gerçekten ben bir cevap bulamıyorum bu sorulara. Bu sezonki Hilal tam da benim görmek istediğim Hilal. Vatanına da Leon’una da aynı tutkuyla bağlı. Vatanı için gözünü karartmaktan da aşkının kollarında huzuru aramaktan da çekinmiyor. Tıpkı olması gerektiği gibi, olmasını istediğimiz gibi davranıyor. Canım Hilal! Hep böyle kal!

Her neyse… Ben buraya Hilal’i, Leon’u ve HiLeon’u yorumlamaya geldim demiştim ve buna Hilal ile başlayacağım. Hilal ve Cevdet ile… Kendimce ağır bulduğum ve hazmedemediğim bir sahne izledik dün gece. O tokat çok ağırdı Cevdet! Seni kısmen anlayabiliyorum; ama bu olayın ağırlığını değiştirmiyor. Cevdet, fazlaca kendisini bırakmış durumda. İyi bir vatansever, iyi bir âşık olmayı biliyor; ama iyi bir baba olmasına izin verilmemiş. Cepheden cepheye koşmuş, yedi yıl boyunca evlatlarından ayrı kalmış. Dönmüş; ama yine de onlara kavuşamamış. Savaşlar ona sert olmayı öğretmiş, yumuşak yanlarını törpületmiş. Geçen sezon Azize üzerinde de görmüştük bunu. Ne kadar sevse de Azize’yi de az hırpalamamıştı. Yine de ben serçesine kıyamaz derdim. Evet, Hilal de oldukça fevri davranıyor; ancak Cevdet şunu unutuyor ki Hilal’e göre babası Yunan üniformasını giyerek sadece vatanını değil ailesini de hiçe saydı. Babası gibi acımasız askerler annesini öldürdü, kendisini hapse attı, ülkesinin insanlarına zulmediyor. Abisi o acımasızların içine girdi ve kendilerini ortada bıraktı. Cevdet’in kaybı büyük; ancak Hilal’in de kaybı büyük. Sığınabileceği tek aile bireyi olan annesini kaybetti. Ablası zaten kendi âleminde yaşıyor, o âlemden çıkmıyor. Abisi çekti gitti. Sevgilisi yanında değil ve mektuplar yeterli olmuyor. Babasını da çoktan kaybetmişti. Yunan üniforması ile dönerek taptığı adamı yok etmişti. Kendisinin ölüm cezasına karşı kılını kıpırdatmamıştı (Hilal böyle biliyor). Üstüne aylar sonra dönünce bir kere bile “kızım, sen nasılsın, sana neler oldu” dememişti. Cevdet karısını kaybettiyse Hilal de annesini kaybetti. Burada Cevdet’i suçlamıyorum, diyorum ya acısı çok derin; ancak Hilal’inki de öyle. Yıldız’ın Ali Kemal itirafına hiçbir şey yapmayıp Hilal’in üzerine yürümesi ve tokat atması gerçekten çok fazla oldu benim için. Keşke diyorum, keşke o tokattan sonra Cevdet kızının yanına gitseydi. Şöyle bir baksaydı, saçlarını okşasaydı bile yeterdi. Olmadı. Baba kızın arası bu sezon fazla gergin. Geçen sezon birbirlerine kıyamayışlarını hep hissederdim; ama bu sezon birbirlerine karşı çok acımasızlar ve bu beni bir miktar ürkütüyor.

Sözün özü işte böyle bir Hilal var bu sezon… Ne annesi ne babası ne abisi var artık. Babaannesi yerinden kalkamıyor, ağzını açıp tek kelime edemiyor. Ablası her zamanki gibi tamamen kendi dünyasında yaşıyor. Bu kızın nefesi Leon. Tek sığınağı Leon. Şu hayatta kendisini sevdiğini hissettiren tek kişi Leon. Onu görür görmez kollarına koşmak, onunla yeniden solumaya başlamak, nefes alabilmek, ona sığınmak zayıflık mı, günah mı, suç mu? Annesinin başına gelenlerden haberdar değil, onun öldüğünü düşünüyor. Ne yapmalı Hilal? Ölene dek yas mı tutmalı? Ölene dek sevdiğinden uzak mı durmalı? Bu kızın da yaşamaya devam etmesi lazım değil mi? Cevdet de gündelik işlerini devam ettirmiyor mu? Yıldız, annesini, babasını kardeşini düşünmeden Atina yollarına düşmüyor mu? Bu kızın sevgilisinde huzuru, mutluluğu aramasında kötü olan ne? Denecek ki babasına üniforması için karşı çıkıyor, annesini ve kardeşini o üniformayı giyenler katletti ve Leon da o üniformayı giyiyor. Peki, Hilal Leon’u tanımıyor mu? “Bir nedeni vardır” demedi mi geçen bölüm? Bu bölümde de iki arada bir derede “bu üniformayı bana açıklayacaksın” demedi mi? Daha ne yapabilir Hilal? Ne yapmalı Hilal? Matbaa ekibine akıl vermesin, beceremiyor. Leon’u sevmesin; çünkü üniformalı döndü. Sevgilisini öpmesin; çünkü annesi öldü. Sevgilisine sarılmasın; çünkü köy yakıldı. O matbaa ekibi değil mi ki tüm umudunu kaybeden ve Hilal sayesinde kendisine gelmeye başlayan? O matbaa ekibi değil mi ki gerçekten de en aklı başında olanları Hilal olan? O matbaa ekibi değil mi ki Halit İkbal’in yazılarıyla ayakta duran? Peki, Leon, o sevgili değil mi ki çocukların kaçmasına göz yuman? O sevgili değil mi ki her şeyin bir açıklaması olduğunu söyleyen? O sevgili değil mi ki Hilal’in tanıdığı Leon? Ne yapsın Hilal? Öldürsün mü kendisini? Diyorum ya bu sezonki Hilal, tam da benim Hilal’im. Bir kere daha, canım Hilal!

Gelelim Leon’a… Ah Leon, nedir planın, nedir amacın? Bunu o kadar çok merak ediyorum ki… Sana güveniyorum. Ben geçen sezon senin işgalin gerçekleriyle yüzleşmediğin taraftarıydım. O üniformayı da gerçekleri kendin görerek çıkar istiyordum. Hilal’den ve babandan bağımsız olarak kurtul istiyordum. Atina’da ne yaşadın ne düşündün bilmiyorum; ancak görünen o ki bazı şeylerin farkına varıyorsun. Vatan hainiyim diyorsun; fakat bence değilsin. Masum çocukların kaçışına göz yummak, Halit İkbal’i saklamak senin için vatan hainliği belki; ama değil işte. Savaşı desteklememek, kurşun sıkmaktan imtina etmek vatan hainliği mi? Bizde bile kanunlarda “vatana ihanet” kavramının tanımı yoktur. O sebeple hiç kolay değil bir belirleme yapmak; ama ben Leon’a güveniyorum. Hilal de güveniyor. Leon'un düşünce dünyasını daha net şekilde izleyeceğimiz bölümleri merakla bekliyorum. İpuçlarını gördük bu bölüm. Mesela geçen sezon çoğunlukla Smyrna dediğini işittik. Keza Yıldız da geçen bölümde bunu hatırlattı; ancak bu sezon karşında Yunan kuzeni olmasına rağmen “İzmir” dedi. Bu bile değişimin ayak sesleri… Leon’un bu sezonda nasıl yazılacağını gerçekten çok merak ediyorum; ama diyorum ya Leon’a da yeni senaristlerimize de güveniyorum.

Bir diğer konuya, kavuşmaya, geleyim. Gerçi neyini yorumlayacağımı ben de bilmiyorum; çünkü her şey çok net. İşi sulandırmadan nasıl yorumlarım onu zaten hiç bilemiyorum. Yani ben şimdi o öpüşmeleri nasıl yorumlayayım? Neyini yorumlayayım? Sadece sahneyi çeken Burak Arlıer’i tebrik edebilirim. Tabii ki aylardır görüşmeyen ve birbirlerine derin bir özlem duyan iki âşığın tüm hasretini, tutkusunu, susuzluğunu ve o iki âşığın kavuşmasındaki mutluluğu hiçbir çekince ya da tereddüt hissettirmeden, tüm gerçekliğiyle yansıtan Miray Daner ve Boran Kuzum’u da canıgönülden kutlarım. Ekranlar uzun zamandır böyle bir sahne izlemedi herhalde, yani en azından ben izlemedim. Çok tatlısınız çok, sizi partner yapanlara şükürler olsuuun; çok güzelsiniz çok, ben güzelden anlarım.

Yine de iki kelam edeyim. Hilal ve Leon için iyi bir karşılaşma düşünülmüş. Hem çocukları buldular hem de kavuşmaya zemin hazırladılar. Hilal'in Mehmet'i çocuklarla göndermesi de mantıklıydı; çünkü Mehmet, çok daha iyi bir koruyucu idi. Kavuşma anı da tahmin edilebilir; ancak oldukça başarılıydı. Leon’un baştaki çekingenliği Hilal’in kendisine koşuşuyla anında kayboldu. Aylardır bu anın hayaliyle yaşıyordu. Hilal de bir önceki bölümde de dile getirdiği üzere “nefes”ine kavuştu. Hayata döndü. Bu demek değildi ki o üniformanın hesabını sormayacak. İki arada bir derede, peşlerinde askerler varken “neden” diye sordu zaten; ama Leon’a güveniyordu. Leon da açıklama sözünü verdi. Ortada aylardır birbirini görmeyen iki genç âşık vardı ve tutkuları gayet olağandı. Bunlar haricinde Leon’un o “çok şükür burada, çok şükür onunla konuşuyorum, onu öpebiliyorum, ona dokunabiliyorum” diye bağıran bakışları, Hilal’in daima “dokunma telaşındaki parmakları”, o kopamama halleri… Ah her şeyi pek güzel bu sahnenin, en iyisi gidip 38947834789. kez izleyeyim.

Gelelim evlilik mevzuuna… Cevdet’in babalık etmeyi bilmediğini yazmıştım. Azizesiz gerçekten kızlarla nasıl başa çıkacağını bilemiyor ve “ben başa çıkamıyorsam başkası çıksın” diye yaklaşıyor olaya. Benzerini geçen sezon Yıldız için bir kere daha yapmışlardı. Afişten anlaşıldığı üzere Yıldız için öngörülen damat adayı Yakup. Peki, Hilal’inki kim? Mehmet olamaz; çünkü Cevdet’in amacı kızları beladan uzak tutmak. Eh, malum, Mehmet demek bela demek. Mehmet’i eledim. Başka bir Türk subayı desem ortada öyle biri yok gibi görünüyor. Geriye kalıyor Leon. Cevdet bunu yapar mı? Cevdet’in şu anda Leon’a karşı ne hissettiğini, onun hakkında ne düşündüğünü kestiremiyorum; ama bence Leon, iyi bir damat adayı. Bir kere Hilal ve Leon’un birbirlerini sevdiğini, Leon’un gerekirse Hilal için canını vereceğini biliyor. Ayrıca Cevdet, Leon’u az da olsa tanıyor. Tabii Hilal’in bir Yunan ile bir Hristiyan ile evlenmesi imkânsıza yakın bir olay. O sebeple aklındaki aday Leon mudur bilemem; ama hem Hilal’in hayatta kalması için hem de Cevdet’in Leon’u denetimi altında tutabilmesi için Leon, çok iyi bir damat adayı. Bu evlilik olayı daha sonra unutulur mu bilmem. Yine de bu sezonda HiLeon evliliğini bekliyorum, ama gizli ama aleni… Bekleyelim görelim.

Son olarak, canım HiLeon'um pek güzel, pek özelsiniz!
__________________
MissCullen Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski Bugün, 22:25   #854
ömer&ceren
Yardımcı Yönetmen
 
ömer&ceren kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 18.01.2006
Konum: sarı Laleler :)
Mesajlar: 2,134
ömer&ceren has a reputation beyond reputeömer&ceren has a reputation beyond reputeömer&ceren has a reputation beyond reputeömer&ceren has a reputation beyond reputeömer&ceren has a reputation beyond reputeömer&ceren has a reputation beyond reputeömer&ceren has a reputation beyond reputeömer&ceren has a reputation beyond reputeömer&ceren has a reputation beyond reputeömer&ceren has a reputation beyond reputeömer&ceren has a reputation beyond repute
Varsayılan


Çok çok ağır bir bölümdü... Vurdu, resmen vurdu, yerden yere savurdu.

Azize'nin başına gelenleri az çok tahmin etmiştim, ama tahmin etmiş olmak, izlemeyi kolaylaştırmadı. Boğazıma yumru gibi oturdu yaşadıkları, çünkü biliyorum, aynıları, belki daha da fazlası gerçekten yaşandı zamanında. Bu bilinçle izlemek daha da çok etkiliyor insanı.

Ne Cevdet'e, ne de o aileden herhangi birine kızamıyorum... Azize olmadan hepsi öylesine kaybolmuş, öylesine yolunu şaşırmış ki. Cevdet, koskoca orduları yönetmiş adam, ama ne yazık ki aile yönetmek nasıldır bilmiyor... Bunun verdiği acemiliğin üzerine, onu gerçeğe bağlayan tek mihenk taşını, karısını kaybetmenin ağırlığı binince, ne yapacağını, içindeki acıyı nereden çıkaracağını bilmiyor maalesef.

Hilal'i de çok iyi anlıyorum. Karaktere olan yoğun sevgim onunla empati yapmamı kolaylaştırıyor olabilir tabi, ama bugüne kadar bize yansıtılan Hilal karakterini hatırlarsak babasına olan tavrını anlayabiliriz bence. Hilal onun bir Yunan generali olarak karşılarına çıkmasına olan öfkesini hala atamadı, atamaz. Onu "baba" olarak göremiyor, o Hilal için "General Cevdet" şu anda. Üstelik Leon'un durumu da Cevdet'e olan öfkesini körükleyecek bana göre, şu açıdan. Bir Yunan askerinin, üstelik de işgalin başındaki komutanın oğlu olan bir Yunan askerinin, Türklerin davasında haklı olduğunu görerek taraf değiştirebilmesi, onlara yardım ediyor olması, oysa yıllar boyu Türk ordusuna hizmet etmiş, onlara vatan sevgisi aşılamış babasının bu işgali engellemek için kılını kıpırdatmamak bir yana, bir de üstüne yardım ediyor olması... Cevdet'in gizli görevini bilmediği için bunları düşünmesi normal Hilal'in. Üstelik bu süreçte ne kadar ağır şeyler yaşadığını da unutmamak lazım. Bu yüzden kızamıyorum Hilal'e.

HiLeon kavuşması, resmen nefes aldırdı, içimde çiçekler açtırdı. Hilal'in Leon'a güveni ve teslimiyeti o kadar güzel ki...Leon'un yeniden üniformayı giymiş olması onu sarssa bile, onu gördüğü anda kollarına koşarken bir saniye tereddüt etmedi. Bütün ateşlerine ve tutkularına rağmen, bir yandan da o kadar naif bir sahneydi ki. Leon'un bakışları, Hilal'in titreyen sesi... İkisi de o anda uzun bir aradan sonra nefes aldıklarını öyle derinden hissettirdiler ki... İyi ki bu sahne bu bölümdeydi dedim. O ana dek izlediğimiz bütün zulme ve vahşete rağmen, umudu simgeliyordu çünkü HiLeon.
__________________
ömer&ceren Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla

Bookmarks


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 22 (4 üye ve 18 misafir)
cmrdmr, MissCullen, ßürkan, nurdi
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Mesajlara cevap yazamazsınız
Mesajınıza eklenti ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı

Hızlı Geçiş

Saat 23:02.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, vBulletin Solutions, Inc.