Arama 
ÜYE OL  |  Kayıp Şifre  |  Aktivasyon   
Ana Sayfa  |  Forum  |  Haberler  |  Video  |  Diziler  |  Fotoğraf Galerisi  |  Biyografi  |  Gruplar  |  Ratingler


Geri Git   DiziFilm.com Forum > Yerli DiziFilmler > Kara Sevda

Yanıtla

Kara Sevda kategorisinde Kara Sevda - Bölüm Yorumları konusunu görüntülemektesiniz.

 
Konu Araçları Mod Seç
Eski 27-04-17, 15:27   #641
forever92
Asistan
 
forever92 kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 28.04.2016
Konum: İstanbul
Mesajlar: 393
forever92 has a reputation beyond reputeforever92 has a reputation beyond reputeforever92 has a reputation beyond reputeforever92 has a reputation beyond reputeforever92 has a reputation beyond reputeforever92 has a reputation beyond reputeforever92 has a reputation beyond reputeforever92 has a reputation beyond reputeforever92 has a reputation beyond reputeforever92 has a reputation beyond reputeforever92 has a reputation beyond repute
Varsayılan


Dünkü bölümü uzun zamandan sonra saatinde izledim izlemez olaydım Emir'den bir kere daha nefret ettim ve sinsirella kardeşi midemi bulandırıyorlar açıkçası ve dizi iyiki de bitiyor şükür yaaa kötülerin yavaş yavaş ceza bulacağı yok bu dizide iki zırlarlar aklanırlar bu kadar basite indirgeniyor artık


Neyseki bitiyor da şu nihkem fragmanları hazrılayıp izleyici çekmeye çalışıpta bazı karakterlerle dolduramayacaksınız artık diziyi ama bu sefer reytinglere bakılırsa izleyici yememiş bunu hayır bende sırf son 15 dk nihkem izleyeyim diye olmayacağını bildiğimiz düğünün kuaförünün spreyine kadar izlemek zorunda kalmayayım. bölümü saçma sapan olmayacak düğünün zırvalıklarıyla geçirdiniz bravo size(bu şeye benziyor bir kişi ürünün tanıtımı yapmak için organizasyon düzenler falan oraya da ünlüler gelir ama o en popüler ünlünün geleceğini falan söylerki insanların dikkatini çeksin ama gelen o en ünlü sanatçı da 1 dk ateş almaya gelmiştir diğer ünlülerle organizasyon geçer ürünü tanıyan insanlar ama sadece o ünlü sayesinde tanımış olur ürünü falan)


Emir karakterini sadece ele almak istiyorum ne yapıyor bu adam yahu hayır neeee yapıyor??? Nihan'dan olamam diye planlar düzenliyor Zeynep'e göz kırpıyor bir insan birini ya tamamen sever ona gider yada sevmez onda kalmaz adamı neden ikili duruma soktunuz anlamıyorum Çekinceleriniz nelerdir hayır bir tarafta bir kitle var onu memnun edin okey de bir tarafta da bir kitle var onları da sevindirin istediğimiz düğünü görelim varsın engelsiz ilerlesin bitmesine ne kalmış şurda Hayır Emir karakterini biz böyle yazmamıştık başta bu ihanet olur diyorsunuz da o ihaneti çoktan gözümüzde yaptınız hele dünkü bölümden sonra heee umrum mu böyle olması banane Emir karakteri efsane olabilir bende espirilierini yer yer seviyorum ama dizide bayıldığım bir karakter değil engel olsun diye oluşturulmuş bir karakter eee hemen mutlu son olmayacağı için dizilerde engelleyici birinin olması gerekiyor bu misyonda Emir'e ait falan benim gözümde bu kadardır(Evlilik kurumu diyorlar yaa Emir evli ama her istediğini yapar çünkü o erkek Nihan evli sadece Kemal'e ait olmuş biri o yapamaz çünkü o kadın al sana dizide cinsiyet ayrımcılığı bu kafada çok yaşarız biz yaaa) Yani Emir'ciğim defol git Nihan'nın hayatından git Zeynep'inle evlen Nihan'nın da yakasını bırak sıktn artık gerçekten 3.sezon istediğim günlere gülüyorum artık

Ayrıca her bölüm Nihan'a Mercan kıskançlığı yaptırmanız Mercan'dan korkması bende sıkıcı hal aldı yeter diyorum yaaaa Kemal'e yamadınız kızı baktınız tutmadı böyle Nihan'a yaklaştırıyorsunuz sinsi sinsi yemiyorum ben yaaa bu dizide ben neyi sevdiysem öyle de bitsin isterim baktım olmuyor zorlamam bırakırım zorlama insanları kara sevdalar arasına sokmak anca sizde izleyici kaybı yine diyorumkiiii iyi kide bitiyorr dizi


Ayrıca bu dizi nihkemin kara sevdası olarak başladı öyle tuttu değilmi neden onlar çok var yaa(bile bile lades deyip sızlanmak)Emir'e mutlu sonda olsun durumları sadece bana gülünç geliyor bu hikaye kimin hikayesi baştan da belli değilmi genel izleyici de birkaç kişinin öyle istiyor diye seyir zevkini değiştirecek değil ya tabiki de istenildiği gibi gidecek dizi nihkeme mutlu yada mutsuz son ama onların sonsuz kara sevdası olarak

Spoiler İçermektedir
__________________
forever92 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-04-17, 18:39   #642
Dazzle
Süper Moderatör
 
Dazzle kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 06.06.2005
Konum: M.KEMAL ATATURK
Mesajlar: 4,263
Dazzle has a reputation beyond reputeDazzle has a reputation beyond reputeDazzle has a reputation beyond reputeDazzle has a reputation beyond reputeDazzle has a reputation beyond reputeDazzle has a reputation beyond reputeDazzle has a reputation beyond reputeDazzle has a reputation beyond reputeDazzle has a reputation beyond reputeDazzle has a reputation beyond reputeDazzle has a reputation beyond repute
Varsayılan

Bence akşamki bölüm final olsun bitsin gitsin yani valla ya .Bu nasıl bir senaryodur ve bu kadar mı içi boş olabilir aklım almıyor.

Zeynep mesela ! çok seviyomuş ,ölüyomuş onsuz olmazmış ya Allah aşkına ilk başlarda hadi aşık oldun yanlışlar yaptın adamdan hamile kaldın.Toydun,tecrubesizdin,gözün açılmamıştı.Hem para,lüks,itibar,adamın cazibesi fl fln başına birsürü sey geldi.Tamam Ozana yaptıklarını da koydum cebime onları da yuttum da Peki ya şimdi ?
Hala mı ya hala mı ?Adam sana hakeret ediyo,sana kapatma muamelesi yapıyor ki zaten öyle bir hal aldı.Yerlerde sürüyo seni (tabiri caizse).Nasıl bir aymazlıktır bu ya adam suratına tükürse yarabbi şükür tekrar tükür dicek o derece.Hala ben senin herşeyini seviyorum diyo ben oturduğum yerde saçımı başımı yoluveriyorum.

Emir zaten ruh hastası Asu desen ekürisi .Bir kurtar kendini bi güçlü ol kapı gibi abin,ailen arkanda artık.Hakanla evlenmek falan Ozanla evlenmekten farksız hatta daha da kötüsü.Oyuzden tek sevindigim o düğünün olmaması Hakan direkten döndü buyuzdende arkasına bakmadan kaçması onun için en iyisi.

Emire ait tek sevdiğim şey sanırım Deniz ile olan zamanları onun dışında sevilecek hiçbir yanı yok adamın ki ben herşeye rağmen az da olsa sempati duyuyordum ona artıkYok nihan onun yaşam ünitesiymiş yok onsuz olamazmış bence gayet olabiliyorsun canım.Bakınız Zeynep ve 2. bir çocuk.Zeynepe aşık olduguna inanmıyorum ama bence Nihana karşı hissettiği şey elde edememe duygusu ve hastalıklı bir saplantı başka birşey değil.Gerçekten birini sevdiğinde onunla birlikte olmayı geç göz ucuyla bile bakmak gelmez insanın aklına oyuzden Emircim GECİNİZZZZZZ...

Nhan ve kemalin aşkı önceleri güzel geliyordu.Kavuşamayan aşıklar,tatlı tatlı sözler,maniler falan ama akşam artık tvyi kapattım onların sahnelerinde.
Sürekli Mıç mıç mıç inanın hiçbir inandırıcılığı yok biraz daha reel olsunlar istiyorum ben çünkü gerçek hayatta da hiçbir zaman böyle yaşanan ilişkiler gerçek gelmedi bana yeterrrrr diye çığlık atıp bileklerimi kesmek istedim varın siz düşünün.

Bu bölüm beni beni bihterini diyebilir bana ayhan ama ondan bile soğudum ayyyy bu adam . Onu geçin ayhan zaten sanki dağa taşa konuşuyo bari şu Kleoparta bir tepki verse böööööleeee bakıyo kim verdi bana bu deliyi der gibi. Yani nerden tutmak istesem elimde kalıyor dizi ve bu bölüm bu zamana kadar ki en kötü bölümdü sanırım diyip artık terk-i diyar etmek istiyorum bu diziden ....

Dazzle Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-04-17, 22:51   #643
hardi
Yönetmen
 
hardi kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 25.08.2009
Konum: Çanakkale
Mesajlar: 3,033
hardi has a reputation beyond reputehardi has a reputation beyond reputehardi has a reputation beyond reputehardi has a reputation beyond reputehardi has a reputation beyond reputehardi has a reputation beyond reputehardi has a reputation beyond reputehardi has a reputation beyond reputehardi has a reputation beyond reputehardi has a reputation beyond reputehardi has a reputation beyond repute
Varsayılan


Aşkımız bir yangın yeri
Cansu Mimaroğlu-Ranini tv


Tam bir curcuna hakim olur yangın yerlerine. Panik halindeki insanlar, telaşla ve korkuyla oradan oraya koşturur. Kimi kaçmaya çalışır, kimi sevdiklerini ve eşyalarını kurtarmanın derdine düşer, kimisi de yangını söndürmek için çabalar. O can pazarından, o keşmekeşten yara almadan kurtulmak kolay değildir. Tıpkı aşk gibi…“Aşk, ateşten denizleri mumdan gemilerle geçmektir.” demiş Şeyh Galib. Ne kadar istemesen de can yakar yani aşk, eritir eksiltir. Yerine yeni şeyleri koyamıyorsan şayet, tüketir insanı eninde sonunda. Ama koyabilirsen eğer, daha da o denizleri çok geçersin.

Kemal ve Nihan’ın aşkı da başından beri, işte bu yangın yerindeki can pazarı gibi tam bir keşmekeş ve mücadele içinde geçip durdu. Çok sınandılar, çok zorlandılar, ayrılık ateşinin, aşk acısının ortasından geçtiler. “Yangınlar yaraladı ruhumu/Çok gördüm çok acı biriktirdim”* Aşk ateşinin sıcağıyla alazlanmalarına rağmen mücadeleyi hiç bırakmamalarının sebebi de; kayıplarının yerine, onun acısını dindirmeyecek, ama başka mutluluklar yaşatacak şeyleri eklemeleri, birbirlerini hep besleyip yaşatmalarıdır. Nihan’ın nezarethanedeyken Mercan’a söylediği “Beni anlaman için benim kadar sevmen lazım birini. Benim gibi kadınlar yaşatmak isterler sadece, tüketmek değil. Ben Kemal’i yaşatmak, kendimi onda büyütmek, onu bende beslemek istedim. Evet, hatalarım oldu ama bir an bile vazgeçmedim onu sevmekten, vazgeçmeyeceğim de. Bu demir parmaklıklar da bizi ayıramayacak, bak göreceksin. Bütün bunları yaşıyorsak illa ki bir sebebi vardır. Şu an karanlıktaysam aydınlık sabaha uyanacağım içindir.” cümleleri de beni doğruluyor zaten. (Böyle bir aşka ve sadakate herkes imrenir, benzerini yaşamak ister tabii ama söz konusu aşkın öznesiyle değil elbette. Yani herkes kendi Kemal’ini bulsun, Mercan Hanım.) Lakin sonsuzluğa uzanan yolda, tükenmeye ilk defa bu kadar çok yaklaştılar.

Belki tesadüftür, belki bilerek yapılan bir şeydir ama bazen bölümün içindeki bir sahneden veya bir andan, bölümün sonunu işaret ediyorlarmış gibi hissediyorum. Mesela, Nihan’ın soğuk hava deposunda kilitli kaldığı 45.bölümde, Nihan içinde bir çift kuş olan kar küresini hüzünle seyretmiş ve bölümün sonunda da aynı o kuşlar gibi soğuk depoya hapsolmuştu. Bu bölümde de, en sondaki yangınla ufak çaplı bir kalp krizi geçirdikten sonra bölümün başına döndüm ve aslında yangının haberinin inceden verildiğini fark ettim. Tabii ilk izleyişte, Nihan’ın yemek yapma konusundaki beceriksizliği üzerine Kemal’le tatlı tatlı atışırlarken, Kemal’in “Çaydanlık yanıyor, kekler yanıyor, her şey yanıyor… Beni de yakıyor ama.” cümlesinin bölüm sonunu işaret ettiğini bilemezdim. Aynı şekilde, Asu’ya Nihan’ı ihbar ettiren Emir, “Şimdiye kadar görülmemiş bir şenlik olacak. Ama bu seferkinin ateşi hepimiz yakacak.” dediğinde de anlayamazdım olacakları. Gerçi ben, polisler Nihan’ı alıp götürdüğünde, Kemal de peşinden Deniz’le çıkarken, “Çaydanlığın altını kapatır inşallah, yangın mangın çıkmasın.” diye anneme espri yapmıştım izlerken ama, bu bölüm sonunu gerçekten beklemiyordum.

Hatta itiraf edeyim, Emir’in adamı Kemal’i eterli pamukla bayılttığında, Kemal pamuğu koklamamış ve bayılmış numarası yapmıştır diye düşünüp ev yanarken başta bir paniklemedim. O kadar alışmışım ki Kemal’in zekasıyla, Emir’in tuzaklarından kurtulmasına; arka taraftan bir yerden çıkıyordur diye rahat rahat izliyordum. Ama bir de baktım ki adam ciddi ciddi alevlerin ortasında şuursuz bir şekilde yatıyormuş. İşte bende panik o anda başladı… Hani imkanım olsa, Nihan’ı arayıp “Bırak kız boyayı filan, Kemal yanıyor ona koş!” diyecektim. Gerçi koştu da ne oldu? Kemal’i kurtarmak için canını dişine taktı fakat 40 kilo kadın, dağ gibi ve de baygın Kemal’i oradan nasıl çıakrsın? Bir de ensesine alevli kütük yiyince, istem dışı bir çığlık attığım doğrudur. Yüreğim ağzıma geldi, hâlâ daha da orijinal yerine dönebilmiş değil. Bir şekilde kurtulacaklarını ben de biliyorum tabii ama buna rağmen bu heyecanı, bu yüksek tansiyonu yaratabilmek takdiri hak ediyor.

İki aşığın yangın yerinde, alevlerin ortasında kaldığı yetmiyormuş gibi, bölüm sonunda bir de patlayan iki silah var elimizde. Arkadaş, siz gizlice sezon finali yaptınız da bana mı haber vermediniz yoksa? Bu ne aksiyon?

Kemal ve Nihan’ın kurtulma tezini, Emir’in Hakan’dan kurtuluşu üzerine kuruyorum zira Emir, iki bölümde bir burnuna silah dayandığı için, bunlardan kurtulmak konusunda epey tecrübe sahibi oldu. Patlayan silahın namlusu ona dönük değildir diye düşünüyorum. Hakan’ı atlattıktan sonra hiç değilse Nihan’ı kurtarmak için alevlerin arasına dalmak konusunda tereddüt yaşamayacaktır. Nihan da kendine gelip, Kemal olmadan çıkmamak konusunda direnirse Emir söylene söylene de olsa elleriyle ateşe attığı Kemal’i bizzat kurtarmak zorunda kalabilir. Tıpkı zamanında çöken madenden Kemal’in onu kurtarması gibi.

Beni esas meraka sürükleyen Leyla’nın durumu açıkçası. Kadın tam göğsünden yedi kurşunu, onun hasarı kesin. Kadının düğününü yapacağız derken, cenaze namazını kılmayalım da… Yalnız Galip Kozcuoğlu’nun geçmişte radyoaktif atık gömülmesine neden olması üzerinden kurulan çatışmayı öyle sevdim ki… Belki bu hikayeyle amaç sırf heyecan yaratmaktı, böyle bir mesaj kaygısı da güdülmemiş olabilir. Ama nükleer enerji ve radyoaktif atıkların aslında geleceğimize dair ne kadar önemli bir sorun olduğunu, on yıllar sonrası için bile ne kadar büyük bir tehlike arz ettiğini, sırf para hırsı uğruna insanların ve o insanın en temel kaynağı olan doğanın katledilmesinin ne kadar yanlış ve zararlı olduğunu bir kişi bile bu vesileyle hatırladıysa kârdır. Çitle çevrilince, toprağa gömülen radyoaktif atıkların insanlara zarar vermeyeceğini zanneden, toprağa karışan zehrin insanların sularına yiyeceklerine bulaşmayacağını sanan üstün zekalı(!) Galip Fularlıoğlu’nun, Leyla’yı öldürmeye teşebbüsün yanı sıra çevreye verdiği bu zarardan dolayı da ceza almasını çok isterim.

Bölümün benim açımdan en beklenmedik ve sevindirici gelişmesi ise Nihan’ın Emir’e boşanma davasını nihayet açmasıydı. Emir, bu durum uzun sürecek, Deniz o sırada büyüyüp kendisine bağlanacak diye tehdit ediyor olsa da bir yerden başlamak lazım. Yani mesela Deniz on yaşındayken başlasa bu süreç, bir ayda bitecek mi sanki? Nihan belki de ilk defa Emir’in karşısında bu kadar korkusuz durdu. Korkulmayacak gibi değil aslında çünkü Emir’in kötülüğünün ve Kemal’e yapabileceklerinin sınırı yok, ki bunu da bölümün sonunda gördük. Ama kork kork da nereye kadar, bir yerden başlamak, korkarak da olsa bir adım atmak lazım. Zira ileriye götürmeyen her adım geriye götürür. 24 Mayıs diye açık tarih de verip heveslendiriyorsunuz insanı. Bak, not aldım ajandama, ona göre.

Emir’in biricik annesine karşı durup onu azarlamasını da beklemezdim. Tabii böyle bir muameleye alışık olmayan Müjgan Hanım da kalktı kızının evine gitti. Fakat Emir’in başka insanlara yaşattıkları yüzünden annesinin kendisini yeniden terk etmesinden yakınmaya hakkı olmadığını düşünüyorum. Çünkü sütten çıkma ak kaşık değil, yaşadıkları ve yaşattıkları nedeniyle hayatın sillesini yemiş bir kader mahkumu gibi davranamaz. Aksine, o kader hapishanesinin tuğlalarını teker teker kendi elleriyle koydu, sonra da gardiyanlığını üstlendi. Kendi de dedi zaten Kemal’e. “Alcatraz gibiyim, kaçış yok.” Annesinin sevgisizliğine sahiden üzülen ve aksini yaşamak isteyen, yaptıklarının vicdan azabını bir nebze olsun duyar, annesinin sevgisiyle Nihan’ı Kemal’den uzak tutma çabası arasında ikilemde kalır. Annesinin sevgisine mahzar olamamaktan, annesinin onun sözüne inanmamasından yakınıyor ama bunu değiştirmek için de en ufak bir çaba harcamıyor. Çabayı da geçtim, içsel bir muhasebe bile görmüyoruz. Dolayısıyla ben böyle sahnelerde ona üzülme kabiliyetimi kaybetmeye başladım.

Zeynep’in Hakan’la evlenmemesi ise netice itibariyle istediğim ama nedenini sevmediğim bir gelişme oldu. Ben bu nikahın kıyılmamasına pek sevindim. Soydere ailesinin namus baskısı, el âlem ne der vesveseleri altında böyle sahte bir evliliğin gerçekleşmesini istemiyordum zaten. Buyurun, daha da beter rezil oldunuz işte, o çok önemsediğiniz el âleme! “Onu siz çaresiz bıraktınız.” derken Kemal çok haklıydı. Sahip çıkmadılar bu evlilik konusunda Zeynep’e, aksine üstünde çok baskı kurdular. Ama evliliğin olmasına mani olan Emir’in gene Zeynep’in hayatına ipotek koymasından, daha evvel çaresiz durumdayken ona boyun eğmemiş Zeynep’in şimdi bu durumu kabullenmesinden hem hoşnut değilim, hem de hâlâ çift taraflı olarak “Neden?” sorusu zihnimde dolanıyor. Yani mevzu ikisi açısından da hâlâ aklıma yatmış değil.

Nihan’ın dişi kuşluk yaparak inşa ettiği unutma kapsülünden sonraki projesi olan o güzelim evin yanmasına üzüldüm doğrusu. Ama şunu da biliyorum ki, yangın söndürüldükten ve enkazı temizlendikten sonra -bir inşaat şirketi gözünü dikmezse eğer- o yangın yerinde çocuklar neşe içinde koşturup oyunlar oynar. Çünkü Kemal ve Nihan aşkları için yaşayacaklarına söz verdiler. Sevda yanıklarının üstüne, mutluluk merhemi sürmenin vaktidir.
__________________
hardi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla

Bookmarks


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 2 (0 üye ve 2 misafir)
 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Mesajlara cevap yazamazsınız
Mesajınıza eklenti ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı

Hızlı Geçiş

Saat 01:05.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, vBulletin Solutions, Inc.