Arama 
ÜYE OL  |  Kayıp Şifre  |  Aktivasyon   
Ana Sayfa  |  Forum  |  Haberler  |  Video  |  Diziler  |  Fotoğraf Galerisi  |  Biyografi  |  Gruplar  |  Ratingler


Geri Git   DiziFilm.com Forum > Yerli DiziFilmler > Meryem

Yanıtla

Meryem kategorisinde Meryem-Bölüm Yorumları konusunu görüntülemektesiniz.

 
Konu Araçları Mod Seç
Eski 11-12-17, 19:19   #531
söğüt
Yönetmen
 
söğüt kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 18.10.2005
Konum: ankara
Mesajlar: 3,584
söğüt has a reputation beyond reputesöğüt has a reputation beyond reputesöğüt has a reputation beyond reputesöğüt has a reputation beyond reputesöğüt has a reputation beyond reputesöğüt has a reputation beyond reputesöğüt has a reputation beyond reputesöğüt has a reputation beyond reputesöğüt has a reputation beyond reputesöğüt has a reputation beyond reputesöğüt has a reputation beyond repute
Varsayılan


Alıntı:
Yavlakoz tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Fragman çıkmış...
Savaş-Meryem, Burcu-Güçlü aşk konseptli...
Hani hoş fragman diyecem de takıldığım noktalar var...
1- "Sen benden önce kimseyi sevmedin" diyen Savaş...
Eee sevse ne olacak... Neden sevemeyecek... İnsanoğlu yanlış birine vakt-i zamanında aşık olamaz mı... Bu nasıl bir egodur...
Hem peki Savaş Bey... Kıt akıllı kızımız da sorar inşallah "Peki ya sen?" Meryem'e başkasını sevebilme hakkını tanımayan paşamız, umarım aynı hakkı kendine de tanımayacak kadar adildir..
2- Güçlü... Yürüyen libido formuna devam..."Seni neden öpemediğimi bilmeye hakkım var'... Tövbe Yarabbim...
Dizilerde erkeklere veriyorlar gazı veriyorlar gazı.

Nedir bu erkek egosu dayatması...seviyorsun diye sevdiğin kadını illede illede öpmen mi gerekiyor...
Öptükten sonrada arar kankisine müjdeler verir bide..
Öyle ya bütün aile eş dost akraba mahalle sektör herkes bilsin.bide böyle tuhaf bi huyları var.
Mutluluk paylaşıldıkça çoğalır..
Umarım aynı hatayı tekrarlamazlar
Şu anda yoldayım eve gidince bakıcam...
Hem bu paşa Sevinci ne çabuk unuttu..hani çok seviyordu...
__________________
söğüt Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-12-17, 19:45   #532
datakan
Asistan
 
datakan kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 07.01.2008
Konum: Ankara
Mesajlar: 115
datakan has a reputation beyond reputedatakan has a reputation beyond reputedatakan has a reputation beyond reputedatakan has a reputation beyond reputedatakan has a reputation beyond reputedatakan has a reputation beyond reputedatakan has a reputation beyond reputedatakan has a reputation beyond reputedatakan has a reputation beyond reputedatakan has a reputation beyond reputedatakan has a reputation beyond repute
Varsayılan Merhaba

Böyle bir fragman 'başka bir zamanda, başka bir mekanda' beni mutlu ederdi herhalde... Seyirci istiyor diye reyting kaygısıyla yapılmış zahir.
Hani Meryem Oktay'ın babasının katili olduğunu öğrenmişti, hemen hemen bütün gerçekler açığa çıkmıştı. Bu kadar travmanın arasında bu ne hız? Ben karakterlerin, birbirlerinden uzaklaşıp muhasebe yapacakları, acılarını, ikilemlerini izleriz olaylar sürüp giderken demiştim. En azından birkaç bölüm. İşin travma kısmınını eksik kalmasın diye Burcu ile sürdürecekler anlaşılan. Bence anlamamışlar ilk 10 bölümü biz niye bu kadar sevdik?
__________________
datakan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-12-17, 22:30   #533
ebruberen
Oyuncu
 
ebruberen kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 17.09.2012
Konum: İstanbul
Mesajlar: 1,215
ebruberen has a reputation beyond reputeebruberen has a reputation beyond reputeebruberen has a reputation beyond reputeebruberen has a reputation beyond reputeebruberen has a reputation beyond reputeebruberen has a reputation beyond reputeebruberen has a reputation beyond reputeebruberen has a reputation beyond reputeebruberen has a reputation beyond reputeebruberen has a reputation beyond reputeebruberen has a reputation beyond repute
Varsayılan


Alıntı:
datakan tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Böyle bir fragman 'başka bir zamanda, başka bir mekanda' beni mutlu ederdi herhalde... Seyirci istiyor diye reyting kaygısıyla yapılmış zahir.
Hani Meryem Oktay'ın babasının katili olduğunu öğrenmişti, hemen hemen bütün gerçekler açığa çıkmıştı. Bu kadar travmanın arasında bu ne hız? Ben karakterlerin, birbirlerinden uzaklaşıp muhasebe yapacakları, acılarını, ikilemlerini izleriz olaylar sürüp giderken demiştim. En azından birkaç bölüm. İşin travma kısmınını eksik kalmasın diye Burcu ile sürdürecekler anlaşılan. Bence anlamamışlar ilk 10 bölümü biz niye bu kadar sevdik?
Aynen katılıyorum. Neden hemen aşk moduna geçtiler. Gülümserin ölümündede 1 günlük bir sessizlik oldu.
Meryem babasının ölümüne sebep olduğunu idrak etmesi acısını yaşaması kendini odasına kapatmasını bekliyordum. Kolay bişey mi ...bilemedim çok melankolik takılmak istemiyorlar herhalde....
__________________
Hayat kizim ve eşimle guzel :-)
ebruberen Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski Dün, 01:23   #534
uzaklaar
Set Görevlisi
 
Giriş Tarihi: 21.10.2017
Konum: İstanbul
Mesajlar: 76
uzaklaar has a reputation beyond reputeuzaklaar has a reputation beyond reputeuzaklaar has a reputation beyond reputeuzaklaar has a reputation beyond reputeuzaklaar has a reputation beyond reputeuzaklaar has a reputation beyond reputeuzaklaar has a reputation beyond reputeuzaklaar has a reputation beyond reputeuzaklaar has a reputation beyond reputeuzaklaar has a reputation beyond reputeuzaklaar has a reputation beyond repute
Varsayılan


Herkese merhaba

Yeni bölüme çok az kaldı ama ben daha geçen haftanın yorumunu ancak yazabiliyorum. Yoğunluktan yazıp göndermeye vaktim olmadı ama bulduğum her fırsatta girip okudum yorumları; herkesin gönlüne sağlık. Ben de birkaç bir şey söylemek istiyorum elbet.

Bölümü sevdim. Aylardır beklediğimiz sır nihayet ortaya çıktı. Bilenler bilir; ben bu aşkı ne kadar sevsem de arada bu kadar büyük bir sır varken Savaş’ın Meryem’e tutulmasını bir türlü oturtamıyordum kafamda. Bunu sürekli dile getiriyordum burada. Yani tıpkı Savaş gibi kabul edemiyordum. “Ama o , sevdiğin kadının ve doğmamış çocuğunun katilini saklıyor senden; nasıl seversin Savaş?” diyordum hep. Tabii beş dakika sonra ay bunlar da çok güzeller yahu diye diye söylenirken buluyordum kendimi orası ayrı. İstikrarda adeta bir Savaş Sargun’um; sadece beş dakika sürüyor.

Şaka bir yana işte tam da bahsettiğim bu sebeplerden sırrın ortaya çıkması fazlasıyla rahatlattı beni. Artık ne yaşanacaksa bundan sonra yaşanmalı; yalansız, dolansız, sırlar olmadan.

İlk sahnede Savaş’ı Oktay’ı öldürme aşamasına getiren şeyin Meryem’e yaptığı tehditler olduğunu gördük. Sadece bununla bile deliren bir Savaş Sargun vardı. Aslında bu her şeyin son raddesiydi. Hissettiği, bildiği ama bir türlü kanıtlayamadığı adama duyduğu kinin dışavurumuydu o kontrol edemediği öfkesi.

İnşaat sahnesindeki oyunculuklara özellikle Cemal Toktaş’ın (Oktay) oyuculuğuna bayıldım; o korkuyu, endişeyi çok güzel hissettirdi. Yalnız ölümle burun burunayken bile böyle bir senaryo yazmak, Meryem’i davadan sonra görüp aşık oldum demek nasıl bir aklın ürünüdür. Çok tehlikeli bu savcı çok.

Savcı ve Savaş’ın dağ evindeki sahnesi bu iki karakterin arasındaki farkı anlayabilmemiz açısından çok anlamlıydı. Savaş'ın Oktay'a sarf ettiği “beni öldürünce kazanmış mı olacaksın?” cümlesi her şeyi özetliyordu bir bakıma.
Oktay'ın hayali, isteği ve uğruna her şeyi yapabileceği şeyler; güç, para ve enleri yaşama duygusu. En çok sevilen de olmak istiyor en güçlü de. Meryem’den vazgeçmeyişi de bundan; ego tatmini. O İnanılmaz sevginin başkasına kaydığını görünce gelen itibar zedelenmesi yaşadığı.
İlk bölümlerde Meryem’den kurtulmak için can atan adam, başka biri hikâyeye dâhil olunca Meryem’i paylaşamaz oldu. Hâlbuki paylaşamadığı sevilme duygusu, biricik olma arzusu.
Sahnenin devamında Savaş’ın Oktay’ın sahip olmak istediği tüm şeylerin kendinde olduğunu belirtmesi ama bunlar benim vazgeçebileceğim şeyler demesi güzeldi. İki karakter arasındaki fark bariz gösterildi. Biri sevdiği kadın için her şeyden vazgeçer diğeri kendisi için.

Dağ evinde Savaş ve Meryem’in birbirine sarılışı, dokunuşları ve Meryem’in eli boynuna değdiğinde derin bir nefes alan Savaş Sargun çok güzeldi.

Bu bölüm gördük ki aslında herkes saklanan kişinin Oktay olduğunu biliyordu, hissediyordu ama bir türlü konduramıyordu. Burcu “ben bu ihtimali yüz kere düşündüm sonra yüz bir kere saçmalama dedim hele seni tanıdıkça” Güçlü, “sana yalvarıyorum beklediğim kişiden başka bir isim söyle bana” ve Savaş da “Ne diyeceğini biliyorum.” diyerek gösterdiler bunu bize. Hatta Savaş o kadar emindi ki o ismi duyacağından Meryem’in itiraf etmesine izin vermeden söyledi içinden geçenleri. Belki bir daha söyleyemem diyerek.
Herkesin bildiği ama kabullenemediği tek bir şey vardı; Meryem gibi bir kız böyle bir adamı nasıl sever, nasıl korur? Kondurmamaları hep bundandı. Ama ne kadar anlasalar da gerçekleri duymak hepsine ağır geldi.

Nezarethane sahnesindeki oyunculukları çok beğendiğimi de eklemek istiyorum buraya. Furkan Andıç her geçen hafta geliştiriyor kendini ve bence sinirli, gerilimli, delirmeli sahnelerde daha bir döktürüyor. Ayça Ayşin Turan zaten harika, övgüye ihtiyacı yok.

Meryem’e seni asla affetmeyeceğim ve çıktığımda seni görmeyeceğim diyen Savaş’ın çıktığı gibi Güçlü’ye ilk Meryem’i sorması peki?
Kararlılığına hayranım Savaş Sargun.

Meryem’in babasının katilini öğrendiği sahnedeki diyaloglar, duygular bölümün en güzel detayıydı bence. Bir sırrı saklamanın, bir katili korumanın ne kadar yanlış olduğunu ve ne büyük bedeller ödettiğini kendi söyledi Meryem.Yaptığı şu özeleştiri çok yerindeydi:
“Ben de bir sırrın yükünü taşıdım çok uzun zaman. İnsana neler yaptığını biliyorum. Ben de yaptım bu hayatı. Bir katili saklamanın, korumanın katil olmaktan hiçbir farkı yok. Bunu bana katilini koruduğum kadının annesi söyledi.”

Daha önce de söyledim; evet Meryem sustu ve çok büyük bir hata yaptı. Çok canlar yandı, canlar gitti. Ama Meryem en büyük kötülüğü hep kendine yaptı. En büyük bedeli Meryem ödedi; katil damgası yedi, sevdiği adamın gerçek yüzünü gördü, imkansız bir aşka tutuldu, abla dediği insanı kaybetti, defalarca ölümle burun buruna geldi, babasının önce savunmasızlığına sonra ölümüne şahit oldu, ikinci kez annesini kaybetti.
Meryem’e kızıyoruz, belki hukuk açısından bir ceza almadı, onun yüzünden çok kayıplar verildi diyoruz ama en büyük kayıp Meryem’in aslında. Ve bu bölüm bununla yüzleşti. Suskunluğunun nelere sebep olduğunu kendisi de gördü. Babasının katilinin Oktay olduğunu öğrendiği sahnede içim ezildi. Çok üzüldüm Meryem’e çok. Bir hatanın bedeli bu kadar büyük olmamalıydı.

Savaş ve Meryem’in lavabodaki sahnesinde ise tam anlamıyla eridim. Burda bize gösterildi ki Savaş ne olursa olsun vazgeçmeyecek Meryem’den ve o eli hiç bırakmayacak. Meryem’in yanında olan, yaralarını saracak olan hep Savaş olacak.

Diğer konulara gelecek olursak;
Resmen her şey ortaya çıktı bundan sonra ne olacak? Ben bu bölüm sadece Meryem’in koruduğunun Oktay olduğu ortaya çıkar diye beklerken Oktay’ın tüm pislikleri, Berk’in gerçek kimliği hatta Beliz’in Oktay’la olan ilişkisi bile çıktı ortaya. Hikâye nereye gidecek nasıl sürecek gerçekten merak ediyorum. Endişelenmiyorum dersem de yalan olur. Altı ay sonra düğün olduğunu bildiğimize göre ve her şey de ortaya çıkmışken artık derin derin işlenen değil de hızlı bir aşk mı bekliyor bizi? Bunu istemiyorum. İki taraf da acılarını yaşamadan, kendilerini sorgulamadan olmasın bir şeyler. Ama yeni bölümün ikinci fragmanından anladığım kadarıyla işler hiç de düşündüğüm gibi olmayacak. Modumu düşürüp kendimi kodlamak istemiyorum. Yeni bölümü bir izleyelim de öyle konuşurum. Gevezeliğim için özür diliyor ve herkese keyifli forumlar diyorum.
uzaklaar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski Dün, 23:47   #535
Yavlakoz
Yönetmen
 
Yavlakoz kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 23.08.2009
Konum: Tanımlanamayan...
Mesajlar: 6,233
Yavlakoz has a reputation beyond reputeYavlakoz has a reputation beyond reputeYavlakoz has a reputation beyond reputeYavlakoz has a reputation beyond reputeYavlakoz has a reputation beyond reputeYavlakoz has a reputation beyond reputeYavlakoz has a reputation beyond reputeYavlakoz has a reputation beyond reputeYavlakoz has a reputation beyond reputeYavlakoz has a reputation beyond reputeYavlakoz has a reputation beyond repute
Varsayılan


Alıntı:
söğüt tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Dizilerde erkeklere veriyorlar gazı veriyorlar gazı.

Nedir bu erkek egosu dayatması...seviyorsun diye sevdiğin kadını illede illede öpmen mi gerekiyor...
Öptükten sonrada arar kankisine müjdeler verir bide..
Öyle ya bütün aile eş dost akraba mahalle sektör herkes bilsin.bide böyle tuhaf bi huyları var.
Mutluluk paylaşıldıkça çoğalır..
Umarım aynı hatayı tekrarlamazlar
Şu anda yoldayım eve gidince bakıcam...
Hem bu paşa Sevinci ne çabuk unuttu..hani çok seviyordu...
Birde dizinin senaristi kadın sanırım...
Şimdi senaristteki nasıl bir psikolojidir anlayamak güç..
Diziye kadın isminin verilmesi ile efsane yaratılmıyor...
Ki ortada da pozitif bir efsane de yok...

Sevinç meselesine gelince Savaş hapishanede Meryem'e sadece bebekten söz etti bu bir...
Fragmandaki derin "sen başkasını sevmedin" tahlilinden yola çıkarsak kendisinin de pekala bu kadar Meryem aşkıyla tutuştuğuna göre Sevinç'i de gerçekte sevmediğini iddia edebiliriz herhalde bu da iki...

Neyse...
Senaryolar reytinge, tribüne göre yazılınca mantık da böyle çöpe gidiyor işte...
Yavlakoz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla

Bookmarks


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Mesajlara cevap yazamazsınız
Mesajınıza eklenti ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı

Hızlı Geçiş

Saat 05:25.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, vBulletin Solutions, Inc.