Arama 
ÜYE OL  |  Kayıp Şifre  |  Aktivasyon   
Ana Sayfa  |  Forum  |  Haberler  |  Fragmanlar  |  Diziler  |  Fotoğraf Galerisi  |  Gruplar  |  Reytingler


Geri Git   DiziFilm.com Forum > Yerli DiziFilmler > Söz

Bilgilendirme Mesajı

Yanıtla

Söz kategorisinde Söz - Star TV konusunu görüntülemektesiniz.

 
Konu Araçları Mod Seç
Eski 12-01-18, 20:07   #241
Osysia
Oyuncu
 
Osysia kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 20.10.2017
Konum: Mavi Liman...
Mesajlar: 1,083
Osysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond repute
Varsayılan


Alıntı:
st_tubi tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Yavuz, Tim’i korumak için kararını veriyor...

Sebep? Yavuz neden onları koruyor, onlar Yavuz'u korusun
Hakikaten yaaa, anladık tamam timin komutanı bu adam da, tim de ilk okul sınıfı değil ya abisi.

Alıntı:
st_tubi tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Yavuz, İstanbul’da yaşadığı saldırının ardından hakkında yürütülen soruşturma sonucu daha büyük bir sarsıntı yaşayacaktır. Agah’ın babası olması sadece onun değil arkadaşlarının da hayatını etkileyecektir. Timin dağılıp dağılmaması Yavuz’un vereceği karara bağlıdır.

Yine bir "sebep?" sorusu ekliyorum. Yavuz'un babasının timle alakası nedir? Onlar hakkındaki karar neden Yavuz'a bağlı? Bu ne saçma bir senaryo! Yavuz'u timden yollarsın timin başına yeni adam koyarsın abicim, ne gereksiz acıtasyona giriyorsun. Agah'ın diğerleri ile ilgili ne gibi bir alakası olabilir yani.
Ayrıca bırakın dağınık kalsın efenim! Yoksa bunların kafa sepet olmuş, iş güç hak getire yani.
Yani benim bu özetten anladığım, tim ve Yavuz Agah'ı birden fazla ellerinden kaçırdılar ya bir şekilde Agah'ta bir şeyler yapacak ve timce töhmet altında kalacaklar. Zamanında Agah'ın yolladığı gizemli posta falan olabilir, bilmiyorum. Aaaaa Yavuz'un fotoğraflarını almıştı ya o bile olabilir yani...

Bir de her şeyden önce hatta Yavuz'dan bile önce Agah'ın Yavuz'un gerçekten babası olduğunu bir araştırsalar? Yani bu durumun soruşturulmasını anlıyorum da bu çocuğun babasının ne zaman gittiği falan belli değil mi?

Yavuz'un biyolojik babasının kesin kimliği bile belli olmadan böyle bir karara niye varıldı merak ediyorum.

Alıntı:
st_tubi tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Hafız füzelerin yok edilmesi için hayatından vazgeçerken, Tim arkadaşlarını geride bırakmamak için bütün gücüyle savaşmaya devam eder.

Yok edememişsin Hafızcım! Yine bir işe yaramamışsın, yine boş yapmışsın! Elindeki düğmeye basmak için o kadar beklemesi saçmalık. Hayır Fethi'ye kızıyordu tereddüt ettin diye kendisi ne halt etti acaba!:
Şekercim buradan anlaşılan füzelerin yok edilememesi değil. Şimdi B.Elçi Çolak'a füzelerden bahsetti 12 adet var dedi ilk olarak 4 tanesi dedi. Buradan benim anladığım Hafız bir kahramanlık hikayesiyle hem füzeleri patlatacak hem oradan canlı olarak çıkacak. O adı ne bilmiyorum uzaktan kumanda gibi bir zımbırtıyı tuzaklayıp patlatacak şekilde ayarlayıp, oradaki bir kaç kişiyi temizleyip çıkacak oradan. Ben öyle anladım özetten.

Alıntı:
st_tubi tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Yabancı Büyükelçi’nin gayretleriyle füzeleri alan Çolak, ele geçirdiği kodlar sayesinde füzeleri ateşlemeyi başarır. Füzelerden birisi Karabayır’ı vurmak için yola çıkmıştır bile…

Valla bu kadar ahmak tim olduktan sonra değil Çolak herkes alırdı o füzeleri. Vur anam, vur! Müstehak bunlara! Vatanını korurken tereddüt edip, hata yapan yok olmaya mahkumdur.
Burada bahsi geçen Yavuz bir yerde Tim bir yerde... kalan füzeler Çolak'ın eline geçirilmiş.

Alıntı:
st_tubi tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Ethemciğim sen kimin tarafındasın beybisi?! Timin elinde oyuncak olması gereken Çolak'ken neden onun elinde tim oyuncak oldu? Özel Kuvvet askerlerinin yüz karası olan bu time olan nefretin niyedir? Bu adar beceriksiz bir tim yazacağına dağıt gitsin, sürülsün hepsi mıntıka temizliği bile fazla bunlara.

Özeti de yorumlayıp gömdüğüme göre rahat rahat gidebilirim
Vallahi yalan yok güzel gömmüşsün.

Bak Ethem'ciğimle alakalı şu konuya katılıyorum. Timi dağıtsın, tekrar toparlasın. Bunların aklı başına ancak uzak kalınca geliyor. Hatta bir tatile yollasın bak o da hiç yaramıyor...
__________________

Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır, bir güldürür...
Osysia Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-01-18, 20:19   #242
st_tubi
Yönetmen
 
st_tubi kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 02.04.2006
Konum: #AyYıldız.
Mesajlar: 5,346
st_tubi has a reputation beyond reputest_tubi has a reputation beyond reputest_tubi has a reputation beyond reputest_tubi has a reputation beyond reputest_tubi has a reputation beyond reputest_tubi has a reputation beyond reputest_tubi has a reputation beyond reputest_tubi has a reputation beyond reputest_tubi has a reputation beyond reputest_tubi has a reputation beyond reputest_tubi has a reputation beyond repute
Varsayılan

Bak şimdi video izlerken aklıma geldi de sezon finalinde o askeri üsse Yavuz, Çaylak, Babahakkı, Kibar, Aşık girmişti ama askeriyeden hepsi ihraç edildi niye?
Hafız, Avcı, Keşanlı ve Karabatak o sırada Sebo ve Çolak'ın oğlunun peşindeydi onlar niye ihraç edildi? Cidden şu anda bunu düşünüyorum mantıklı cevabı olan varsa beklerim

Not: "Ama onlar bir tim" muhabbetine girmeyelim rica ediyorum

Ayrıca Osicim, hadi Hafız oradaki füzeleri patlattı kendi nasıl oradan çıkabildi?O konuda mantığım itiraz ediyor. Savaştan kalma Detroit füzelerinden bahsediyoruz, onlardan herhangi biri o şekilde patlatıldığında etrafında kimse kalmamalı. Kurgu da olsa aklımla dalga geçilmesi hoj değildir.
st_tubi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-01-18, 20:25   #243
Osysia
Oyuncu
 
Osysia kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 20.10.2017
Konum: Mavi Liman...
Mesajlar: 1,083
Osysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond repute
Varsayılan


Alıntı:
st_tubi tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Bak şimdi video izlerken aklıma geldi de sezon finalinde o askeri üsse Yavuz, Çaylak, Babahakkı, Kibar, Aşık girmişti ama askeriyeden hepsi ihraç edildi niye?
Hafız, Avcı, Keşanlı ve Karabatak o sırada Sebo ve Çolak'ın oğlunun peşindeydi onlar niye ihraç edildi? Cidden şu anda bunu düşünüyorum mantıklı cevabı olan varsa beklerim

Not: "Ama onlar bir tim" muhabbetine girmeyelim rica ediyorum
Çok mantıklı!

Onlar bir tim demeyeceğim ama aynı görevin içindelerdi sonuç olarak. Kıyamet operasyonu gerçekleştiren tim olarak görevdelerdi.

Aslında tim dağıtılmış olsa ve yabancı üsse girenler uzaklaştırılmış olsa ama kimse bunu irdeler mi bilmiyorum... hatta sanmıyorum. Kıyamet operasyonuna atanmış tim olarak açığa alınmışlar, garip gelmiyorum.

Askeriyenin mantığı kendi içinde kendi kurallarına bağlı olarak geliştiği için hiç anlayamıyorum. Kendi otoritesi var ve kararları o veriyor olabilir. Bence mantıksızlıklar içinde sıralaması bana göre çok yükseklerde değil.

Ayol artık nelerle uğraşıyoruz...
Osysia Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-01-18, 20:43   #244
Osysia
Oyuncu
 
Osysia kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 20.10.2017
Konum: Mavi Liman...
Mesajlar: 1,083
Osysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond repute
Varsayılan


Alıntı:
st_tubi tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Ayrıca Osicim, hadi Hafız oradaki füzeleri patlattı kendi nasıl oradan çıkabildi?O konuda mantığım itiraz ediyor. Savaştan kalma Detroit füzelerinden bahsediyoruz, onlardan herhangi biri o şekilde patlatıldığında etrafında kimse kalmamalı. Kurgu da olsa aklımla dalga geçilmesi hoj değildir.
Yani nasıl çıktığı sorusunun cevabı, kamyonların girdiği kapıdan diyesim geliyor. Şimdi orada bir pencere vardı ama o çok mantıksız çünkü hemen oranın tepesinden girdiler içeriye, sanki şöyle bir yapı var, tepe gibi görünüyor, timin girdiği gizli girişlerden biri ancak normal bir girişinin de olması gerekiyor. Çünkü olmazsa o kamyonlar giremez. Evet o kapıdan çıkmış olmalı, çok sağlam yapmışlar demek ki her yer patlamadı.

Ya dizinin genel olarak patlamalı sahneleri böyle olduğu için garipsemiyorum ben artık. Kaç tane patlamalı sahne oldu, bir tek timin tuzakladıkları 2 el bombalı sahnelerde herkes parça pinçik oluyor.

Neyse çok bildiğim konular değil, yine de haklısın mantıksız geliyor. Ben birazcık dinamit işleri biliyorum, inşaatta patlatmada kullanıldığı kadarıyla ama şimdi bunların da çeşit çeşidi vardır, bilemiyorum yorumsuz yani. Etki çapı, şiddet bilmem ne... anlamadığım konular, verilerini verirlerse belki bir çeşit hesabını yapabilirim ama böyle afaki konuşamıyorum.

İnternetten baktım da birazcık... şimdi biraz abartıp her yeri her şeyi vurabilir demişler ama... ne kadar gerçektir onu da bilmiyorum ama bak ne demiş. Hedef Türü: Uçak, seyir füzesi, orta menzilli füzeler, İHA ve diğer havadan izleme sistemleri Belki de o kadar etkisi yüksek bir şey değildir, görüntüsüne bakılırsa baya afili bir şeydi ama..

Ayol ben YavBah yazıyordum Tubiiiiim...
Osysia Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-01-18, 20:47   #245
Zuzinha
Yönetmen
 
Zuzinha kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 14.11.2013
Konum: İstanbul
Mesajlar: 5,140
Zuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond repute
Varsayılan


Yavuz’un zaten travmaları vardı. Zaten yaralıydı. Tim zaten sezon sonunda dağılmıştı. 20 küsür bölim sonunda yeni travmalar ve yeniden dağılma mı var elimizde? Utanmasalar bu sezonu da dağılan timle bitireceklermiş öyle anladım ben. Ayrıca bu bir tim ya. Yeri gelir dağılır. Hayır bunlardan başka kimsenin yapamadığı şeyleri beceriyor olsalar ayırmayın diyeceğim. Ama bilakis birbirlerine iyi gelmiyorlar Bunlar asker. Bugün bu tim yarın yurtdışı. Aman birbirlerinden ayrılmasınlar diye niye Yavuz kariyerini yakıyor ki? Yarın öbür gün tayinleri çıkar yine ayrılırlar. Değer mi hiç?

Timi tekrar dağıtmak gibi bir saçmalığa girmesinden daha büyük dert bende aman tim dağılsa nolur ki ayol duygusunu yaratmış olması. Ne özelliği varmış bu timin? Farkımız, acılarımız))) Daha boynu bükük tim arasalar bulamazlar o olabilir.
Zuzinha Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-01-18, 21:02   #246
Osysia
Oyuncu
 
Osysia kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 20.10.2017
Konum: Mavi Liman...
Mesajlar: 1,083
Osysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond repute
Varsayılan

Zuzum işte time yeni asker yeni kan gelmiyor. Sonuçta bir görev verildi 12 kişilik timde karar kılındı ama sonuçta onca adam eksildi time yeni bir asker getirilmedi bile. Bu zaten saçmaydı. Ayrıca Karabayır'da çalışanlar Hafız, Karabatak ve Yavuz'du... Yavuz ilk bölüm benim orada askerlerim var, ben tim komutanıyım falan demişti. Sonra bu tim kuruldu Yavuz bu timin başına getirildi, eski timine ne oldu acaba? Hem 2. sezon da başka bir görev için tekrar bir araya getirilmediler ki... o zaman başka yerlere gönderilmemiş olmaları manasız değil miydi zaten?

Eylem'le flört etsinler diye Selim'i getireceklerine time 1-2 kişi getirselerdi keşke.

Timi dağıtmayacaklarına göre yeniden toparlasınlar derdindeyim ben... Sonuçta bunların ilk toplanma sebebi Çolak'tı, Çolak henüz bertaraf edilemedi ayrıca görev çapı da aşırı büyüdü, artık sadece Çolak da yok diğer Agah'tı BB'di B.Elçiydi falan da var, görev gizliliği falan derken yine bu timin görevde olmasını anlıyorum da... işte görev netliği yok, düşman desen ne olduğu belli değil Agah'tan B.Elçiden ibaret olduğu için biraz saçma kaçıyor, daha tim çapında görevler olsa daha mantıklı olacak. Çünkü neresinden baksan B.Elçiydi, Agah gibi BB gibi büyük çaplı iş adamlarıydı timin muhatabı değiller. Bürokrasiye dahil onlar, onların yeri sahalar veya dağlar değil, ayrıca işleri de eline silah alıp bir adet üst teğmenle uğraşmak da değil. Onların işi masa başında bürokrasiyle, siyasetle olur gibi geliyor. BB'in askeriyede timle görüntülü görüşme yapması gibi... arayıp ne dedi acaba beni Yavuz'un timine bağlayın mı dedi? Ne kadar çapsız bir hareket ben olsam Savunma Bakanıyla, Genel Kurmay Başkanıyla muhatap olmak isterim, milyar dolarlık iş adamıyım. Sanki Yavuz benle uğraşmasa başkası uğraşamaz çıkarım rahat rahat oradan der gibi, bir de kızını ortaya sürüyor. Çok çapsız yani..

Timin daha önceki gibi kaçakçısıyla, silah simsarının ayak işlerini yapanıyla, Sarah gibilerle, Çolak gibilerle, Sancar gibilerle muhatap olması lazım. Mesela bir toplantı bastılar, özel bir görevdi aralarda olacak elbette, B.Elçiler yabancı iş adamları, siyasetçiler falan... şimdi orada bakanlık ve hatta meclis çaplı bir bürokratik kriz sebepli, uluslararası kriz sebepli, ülkeler arası kriz sebepli time bir "emir komuta" bir şey gelirse de geri basarlarsa anlayacağım ama muhatap oldukları, olamayacakları türden düşmanlar olunca olay farklı bir boyuta geçiyor gibi.
Osysia Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-01-18, 02:18   #247
Osysia
Oyuncu
 
Osysia kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 20.10.2017
Konum: Mavi Liman...
Mesajlar: 1,083
Osysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond repute
Varsayılan


Ben geldiiiiim, sonunda gecikmeli de olsa YavBah yorumu yapacağım. Çünkü neden yapmayayım ki, benim neyim eksik bunu konuşan insanlardan...

Tekziple başlıyorum yorumuma, ekibin günahlarını almışım Yavuz'un bir sağı bir solu demiştim yarası için ama değilmiş. Sadece soluymuş, Sezar'ın hakkı Sezar'a şimdi hep soluymuş gösterilen.

Geçen bölüm konuşmadan bakışarak anlaşan çiftimi görünce demiştim ki bu bölüm bizimkiler Yavuz'un sıkıntılarını böyle aşacaklar herhalde... en azından ilk aşamasında.

Yavuz ilk bölümden Bahar'a kalbini açmaya başlamıştı zaten, ara ara kendi istediği zamanlarda anlattı hep... Yavuz'u konuşmak istemediği zamanlarda genelde terslenirken gördük hep. Bu bölüm Yavuz'un kendisi için telaşlanan Bahar'a tavrına bozuldum aslında ama ikisinin açısından düşünülürse de kızmadım. Tamam belki bir parça kızmışımdır.

Ama bu sahnelere bakınca ve tabii ilerleyen sahnelere... Yavuz ve Bahar ilişkisinde yeni bir döneme giriliyor gibi görüyorum. Evlilik ve ilişki gerçeğe dönüştürülürken tarafların ve çiftin sınırları belirleniyor sanki. Aslında bunca zaman belirlenmiş bir çeşit sınırları var ama artık format değişiyor. Mesela ilk sahneler görevdeki Yavuz... yaralı bile olsa şuuru yerindeyken, iyiyim-sorun yok dediği zamanlar Yavuz'un kırmızı çizgilerini gösteriyor.

Bahar'ı da anlıyorum. Yavuz'un tavrını görüp hala inat edip peşinde koşmasını da anlayabiliyorum. Neden dersek; Bahar sevdiği adamı tanıyor, ilk defa başına gelmiyor bu durum, zaten bu adamı gördü göreli inadıyla, ısrarıyla, sevgisiyle, sabrıyla getirdi bu günlere... Israrcı tavrını yineledi ve yine duvara tosladı ve yine vazgeçmedi. Yavuz'un bir sorunu olduğunun farkındalığıyla peşinden yine gittiğini düşünüyorum. Zira bir doktor olarak inat edip yaraya bakacağım diye ısrar etmiyor, hatta Yavuz'un ilk tavrından sonra asıl sıkıntıyı fark ettiği için olacak yarayla hiç ilgilenmedi bile. En son revirde Aşık'a bakıp gönderdi ve konuyu açmak istedi, Yavuz'da "iyi değilim, konu başka, sonra anlatırım, şimdi zamanı değil" diyor, aslında o anda elinden geldiği kadar açıyor içini ve konuyu kapatıyor. Bahar'ın bozulmasını da anlıyorum, kendince herkesin önüne koyduğu adamın tavrı aşikar, "sen bilirsin, daha fazla gelmiyorum üstüne" diyerek gidiyor. Yine dayanamıyor kapılarda bekliyor Yavuz'unu.

Bahar çok özel bir karakter, özellikle Yavuz konusunda kendisinden çok şey feragat edebiliyor, küs kalamıyor, Yavuz'a neredeyse hiç kıyamıyor. Aslına bakılırsa Yavuz üstündeki etkisinin de farkında... bunu son zamanlarda "Sarı Komtan" özel kodunu kullanıp yüzünü döndüğü zamanlardan fazlasıyla anlıyorum. Sarı Komtanlar da Bahar'ın kırmızı çizgilerini gösteriyor.

Yavuz'da Bahar'a aşırı nazlanıyor aslında, onun yanında çocuklaşıyor ama... ilk zamandan beridir Bahar tarafından anlaşılıyor olmanın rahatlığı var Yavuz'da. Ama geçmiş bölümlerde Bahar Yavuz'u dinlemediği zamanlarda Yavuz yine bocalıyor, kendisini anlatma çabasına giriyor, başaramazsa sesini yükseltiyor. Bahar "Sarı Komtan" deyince saçmaladığını fark edip düşünüyor, Bahar'ın arkasını dönmesine hiç dayanamıyor.

İkilinin ilişkisinin durduğu yer bazen korkutuyor beni aslında... Bahar'ın Yavuz'u bu kadar hayatının merkezine koyması... bu kadar anlayış da mesela... ikisi için de böyle düşünüyorum. Bu hassasiyette bir ilişki, bu türde bir bağlılık... böyle kendinden öne koyup destekleme... sonunda Yavuz ve Bahar karşı karşıya geldiğinde olacağından daha fazla kırılacaklar diye düşündürdü bana.

Evet ne diyordum... aralarda yorumlara kaçtığım için ben bile unuttum ne yazdığımı. Hah... Evet... Yavuz ve Bahar sahteyle gerçek arasında sıkıştırmayı becerdikleri evliliklerini tamamen gerçek yapmaya çalışırlarken dış etkenlerle uğraşırken, diğer yandan çizilen ya da oluşmaya başlayan sınırlar diyordum.

Yavuz Erdem'le konuşurken kapıda merakla ve korkuyla bekleyen Bahar'a "Burada bekleme, eve git Bahar" komutu veriyor. Yine bir güç gösterisi var, burada patron benim diyor Bahar'a... Bahar'da tamam askerler içindeki bazı durumlarda hakimiyetini kabul ederim ama benim de şartlarım var diyor "hastaneye gidip yarana baktıracaksın" diyor. Burada kendini bir kere daha unutmana izin vermeyeceğim diyor. Yavuz'da "merak etme geleceğim", "tamam" şeklinde Bahar'ın şartını kabul ediyor.

Yavuz'un babası olan adamın yaptıklarını Agah adına utanç kaynağı olmasını anlarım, onu baba olarak kabul edememesini de anlarım, üzülmesini de anlarım ama bundan kendisine pay çıkarmasını ve boynunu bükmesini, başını öne eğmesini anlayamıyorum, kabul etmiyorum. Yavuz gibi bir adama yakışmıyor, başına gelecekleri, kuralları bilerek üniforması adına üzülebilir, bu olay başına nasıl geldi diye hayıflanabilir, şaşırabilir hatta isyan edebilir ama başını öne eğecek bir adam değil. Olmamalı.

YavBah çiftinin birbirinden başka kimsesinin olmaması da düşündürüp ürkütüyor biraz. Aşkın tutku yanı bunlarda bir parça bağımlılık gibi bir şeye dönüşüyor sanki. Bahar eve döndükten sonra bile hala aklı Yavuz'da... telefon ediyor ve ulaşılamıyor. Aslında Bahar hakikaten çok özel bir kadın normal şartlarda surat edeceği, trip atacağı yerde inatla Yavuz'u aramaya devam ediyor. Yavuz'un kendini bırakıp yeniden bir travmanın ve depresyonun içine düşüp debelenmemesi için çabalıyor. Aslında Bahar'ın vazgeçmemesi de Yavuz'un düşmesine engel oluyor bence... baksana arazide günlerce kaldığı zamanlarda bile bitmiyordu o şarj, şimdi görevden alındığında biten şarj da bir işaret aslında. Yine de Bahar'a ulaşmak için de o şarja dikkat etmesi gerektiğini öğrenmesi, aslında bunu öğrenmek değil düşünmesi gerekiyor. Sürekli Bahar'dan anlayış beklerse bir yere varamazlar.

Yavuz Bocalıyor, Bahar'da bocalıyor, YavBah'ta bocalıyor... neden acaba diyorum? Ne oluyor bu ikiliye diye düşünüyorum? Normal şeyler yaşamıyorlar, üstlerinde fazla baskı var... zor günler geçiriyorlar. Tamam ama yöntemler de sıkıntı hem yok hem var gibi... sonuçta çözümler hep günü kurtarıyor. İyileşme vardı ama durdu sanki... Bahar'ın Yavuz'a anne şefkati biraz iyi geldi ama artık Yavuz'un sorunu annesi olmadığı için bu iş görmüyor. Bu bölümde bunu anladım ve bence artık Bahar'ın Yavuz'a sevgili veya karısı gibi yaklaşmasının zamanı fazlasıyla geldi. Sanırsam Bahar'da farkına varmış olacak ki en son kedi gibi davranmaya başladı. Bahar'a bu halleri çok yakıştırdım, oyuncunun sevimliliği de olabilir ama Bahar'ın kedi gibi halleri gerçekten çok tatlıydı. Ve Yavuz'da da işe yaramış olacak ki yüzünü güldürmeyi bile başardı.

Bir de gerçekten merak ediyorum bu ikili neden bir türlü ilişkilerini gerçeğe çeviremiyorlar? Sırf bunu anlamak için sıfırdan izlemeye başladım. Bir türlü sevgili gibi karı-koca gibi davranamıyorlar, aralarda kısa süreli de olsa davranıyorlar ama bir türlü süreklilik sağlanamıyor. Bunu oturtmak için oturup konuşmaları şart, aslında birbirine açılmaları, aynı evi paylaşmaya başlamaları... her şey tamam ama hala eksik kalan yerler var demek ki, bir türlü evli çift olamıyorlar. Düşüneceğim, bu konu üstüne düşüneceğim.

Şimdi sonuçta Bahar, Yavuz'un sıkıntısını anladı... konuya girildi Yavuz başına gelenler,, görevden uzaklaştırıldığını, babasını anlattı. Bahar kendince anlamaya çalıştığı için sorular sordu, haklı olarak hiç bilmediği adamdan nasıl bu kadar emin olduğunu merak etti. Yavuz neden Bahar'ın ona inanmadığını düşünüp bu kadar sinirlendi? "Ne yani yalan mı söylüyorum?" neden böyle bir savunma cümlesi kurar ki insan?

Yavuz gerçekten çok zor bir süreçten geçiyor. Daha önce yaşadığı travmalar, ilk bölüm gözünün döndüğü, öfke dolduğu sahneler... Yavuz'un bu son yaşadıkları sağlıklı düşünemediğini gösteriyor. 17.bölüm BB'in ölümüyle garip bir çöküş mü demeliyim bilemedim ama Yavuz'un sağlıklı düşünmesine engel olan bir süreç başladı. Hatalar yapıyor demek istemiyorum, daha çok sürekli yanlış kararlar alıyor. Muhakeme yeteneğini kaybetti sanki. BB'i öldürdüğü gün Bahar yüzünden zor çok zor bir olay yaşadı, üstüne BB'i alt etmiş olsa da onu öldürmesiyle başlayan olaylar örgüsü bunu gösteriyor. Hastanede Sancar ve Agah konusu, lokantada Çolak baskısıyla tim arasından seçim yapmak zorunda kalması, Steş'in vurulması, Keşanlı'yı o kulakla göreve götürme kararı, Avcı'nın hataları, Hafız'ın Fatma olayının yükü, Çaylak'ın kız kaçırma olayı bile... Olcay konusu, Annesinin öldürülmesi... zaten çok ağır bir yükün altında kaldığı ve zorlandığı çok belliydi. Park sahnesinde gözünün dönmesi, içinde bulunduğu durumu açıkça göstermişti. Orada Bahar'ın "psikopat olmaya çalışıyorsun" repliği boşuna değildi bence... En son Agah ve babası olması konusu... son damla oldu artık taşıyamıyor, sağlıklı düşünemiyor, muhakeme yapamıyor. Bu bölüm "katil değilim ama sonunda olacağım" konuşması, Bahar'ın çaresizce sürekli dile gelen askerim ben söylemlerine sarılmasıyla "gerekirse askerliği benden öğreneceksin" demesi... Yavuz omzundaki yüklerle baş edemezken, sorunların farkında olan Bahar ayakta durmaya çalışıyor ama o da tam yetemiyor, sadece çırpınıyor.

Bana göre bu konudaki ilk sorumlu kişi Erdem, her seferinde Yavuz'un bu yükü kaldıracağını düşünüp tekrardan yolluyor adamı... kan kus kızılcık içtim de, taşı, sakla, yap, et... Yavuz çok güçlü bir adam olabilir ama insan sonuçta ya... Erdem'in bunu fark etmesi ve müdahale etmesi gerekirdi çünkü Yavuz'a göre daha tecrübeli o. Profesyonellik bunu gerektirmiyor mu? Bir insandan robot olmasını beklemek ne kadar doğru ki? Yavuz her şeye rağmen kendisine verilmiş görevi yapmaya çalışıyor ama başarısızlıklar, timdeki dağılma ve gevşeme... hepsi Yavuz'un sağlıklı düşünemiyor olmasından kaynaklanıyor. Ben timin tekrar ayağa kalkmasını da Yavuz'un toparlanmasına bağlıyorum.

Eski bölümlerde Yavuz'un Bahar'la bir telefon konuşması vardı şu hayatımda gördüğüm en cesur kadınsın konuşmasında Yavuz "doğru bildiğini sonunu düşünmenden yapıyorsun" diyordu Bahar'a Bahar'da "sen de öylesin" demişti, Yavuz "benim attığım her adımın 20 adım sonrasını hesaplamam gerek" demişti, Yavuz şu an bunu yapamıyor, sadece tim üstünde değil genel hakimiyetini kaybetti, bu yüzden de Bahar'a sığınıyor, Bahar'a patlıyor çünkü bu durumunu gören ve bilen tek kişi Bahar. Bunu ilk bölümden beridir izliyoruz zaten, Yavuz kalbini açıyor Bahar'a, ilk bölümde bile farkına varmadan anlatıyor, Bahar soruyor o cevaplıyor. Zamanla da anlatıyor, paylaşıyor... hassas olup kaçtıkları, anlatmaya hazır olmadıklarını da zamanla anlattı. Şimdi "kalbini sadece sana açıyorum" demesi bir çeşit özür gibiydi. Seni kırdığımın, sürekli sana patladığımın farkındayım... bence bu Yavuz'un Bahar'a baş edemiyorum, bana yardım et, bu kadar zayıf düştüğümü senden başkasına söyleyemem çağrısıydı.

Bahar yine ve yeniden dayanamadı, kıyamadı... Yavuz için yapamayacağı şey yok artık çok net anladım. Kendi babasının ölümünü, onu tabuta kapatıp gömenlerin kimliğini bile unuttu... araştırmak bile geçmedi aklından... şimdi sırf Yavuz'u bu düştüğü kör kuyudan çıkarmak için gidip araştıralım dedi. Bence Yavuz Bahar'ı kör kuyulara bırakmam seni dedi, bırakmadı da ama Bahar'da Yavuz'un kendi iç dünyasında kısılıp kaldığı kör kuyulardan sürekli çıkarıyor, düşmesine engel oluyor. Ve bunu gerçekten aşkla, sevgiyle ve gönüllülükle yapıyor.

Bahar'ın tam burada taktik değiştirdiğini düşünüyorum. Ve bundan sonra da hep böyle devam ediyor çünkü sıkıntıyı gördü göreli Yavuz'un ifadesi sadece Bahar'ın kedileştiği bu andan itibaren değişiyor. Zaten amacının da bir şeyler çözmek olduğunu sanmıyorum, daha çok Yavuz'un tutsak ruhunu özgürleştirmekten geçiyor. Bence Yavuz'un o evde kalması bile büyük adım, Yavuz'un büyüdüğü ev, çocukluk resimleri, annesini tavanda asılı bulduğu ev, babasının onları bırakıp gittiği ev... Yavuz'un travmalarını kapadığı ev orası, özgür kalacağı yer de orası bence... Tabi bu olayı nasıl çözecekler, buldukları nereye vardıracak, hayatlarında ne değişecek önemli konular...

Aralarda sevgili gibi de davranıyorlar. Yavuz'dan bir adet boyna öpücük ona rağmen bir mesafe, Bahar'dan Yavuz'a bir öpücük yine bir mesafe... en son Bahar kedileşti de İstanbul kararı aldılar da "sana yeniden aşık olurum" dedi de bir parça sevgili gibi hareket ettiler. Bahar ilk defa Yavuz'u yanağından öptü çok şaşkınım. Ama benim anlamadığım Yavuz hala neden böyle yeni gelin gibi süzülmelere, utangaç ifadelere devam ediyor hiç anlamadım. Arkadaş açıldınız, öpüştünüz, aynı eve yerleştiniz, üstü kapalı evlilik teklifi bile yaptınız... nedir bu tutukluğun sebebi? Bahar Yavuz'un yanağından öpünce suratına yerleşen utangaç gülümsemeyi çok sevdim aslında ama neden böyle devam ediyor diye sormadan da yapamadım. Bahar öpünce harekete geçiyor Yavuz, sarılıp öpüyor, başını yaslıyor. Yüzüne de huzur yerleşiyor ama neden yani... niye bu tutukluk var hala? Hani oldu bunlar diyemiyorum çünkü sevgili gibi de davranmıyorlar evli çift gibi de, niye olmuyorlar belli değil çünkü tarafların birbirinden beklentileri, hayalleri belli değil. Kurtulmaları lazım şu sıkıştıkları yerden...

Ben hep Yavuz ve Bahar'ın birbiriyle alakalı konuşmalarını, birbirini tanımalarını bekliyordum. Bu bölüm biraz olsun şahit olduk devamını da bekliyorum.

Yavuz'un çocukluğu, annesi, babası, gençliği geçmiş bu evde... bütün travmaları da bu evde yaşamış. Bahar etrafta dolanıyor, sonra gelip Yavuz'un yanına dokunup kolundan tutuyor, gülümsüyor... fazla derinlere dalıp boğulmasın diye çabalıyor gibi geliyor bana... bunu acemice mi yapıyor yoksa bilinçli mi yoksa içinden geldiği gibi tavırları Yavuz'a mı çok uyuyor bilemiyorum ama şimdilik Yavuz'u yüzeyde tutmayı başarıyor gibi gibi.

Yavuz'un Bahar'a "gel sana odamı göstereyim" demesi, elinden tutup odaya götürmesi ilişkiye sanki sıfırdan başlamışlar hissi verdi bana, konuşup karar vererek değil de sıfırdan başlayarak aralardaki boşlukları doldurarak bulundukları noktaya gelmeye, evliliklerini oturtuyor gibiler. Çekingenliklerin sebebi de kronolojik ilerlemenin bozukluğundan kaynaklanıyor sanırsam. Taktım ben ya bu çekingenliğe, nasıl düzelecek, nasıl normale dönecek bilmiyorum ve hunharca merak ediyorum.

Annenin bulunduğu oda... Yavuz'un yen kanamış, bir türlü kapanmamış anne yarasını yeniden gösteriverdi. Bahar'ın da soğukkanlılığına hayran kaldım, hiç renk vermeden odayı kapadı, gitti tuttu kolundan sırıta sırıta götürdü Yavuz'u... Kız işin içinden çıkamayınca kediye bağlıyor hemen. Yavuz'da garip bir şekilde sakinleşiyor. Ne acayip bir çift yaptın bunları Ethem yahu, vallahi normal çift olsunlar da azıcık izleyelim şunları, şifre çöze çöze bihal olduk anacım.

Geldik mi şömine önüne... bu sahne içimde yara oldu, yine oturdular 2 metre mesafeye, neyse güzel sahneydi, takılmıyorum artık bu konuya... Yavuz'un zor bir çocukluk geçirdiğini tahmin ediyordum da, bir de annesinin psikolojik sorunlarıyla uğraşmak zorunda olması, pek konuşkan olmaması, babadan kalan her şeyi yakması... Yavuz'un ve annenin eski eşyalarının birer çiftinin Agah'ta olması gibi... nedense bu konunun altından da farklı şeyler çıkacakmış gibi geliyor bana. Öldürülmesine sebep olan şeyler, tehdit vb bir çok konu olabilir. İlerde Agah gizemi çözülmeye başladığında öğreneceğiz gibi geldi.

Şimdi tam anlayamadım Bahar Yavuz'u teselli ederken hangi ara üstünü değiştirip oraya uzanıp uyuyakaldı acaba? Bir de Yavuz'um tamam yaralısın kızı taşıma da, üstünü örttün, insan sevdiğinin saçını öyle 3 metre mesafeden mi okşar... git bir yanına çömel, saçlarını okşa ama sevgili gibi okşa, bir kokla ne bileyim bir hareket görelim senden... nedir bu mesafenin, tutukluğun sebebi? Aile terapisine mi gitseniz acaba? Başka türlü çözülemeyecek sanki bu iş.

Yavuz'cum sabah erken kalkmalara, uyumamalara ne kadar alışkınsa hemen kalkmış kahvaltı hazırlamış. Neyse akşamdan sabaha bir arpa boyu yol katetmiş olacak ki önce güzel güzel izledi uyuyan sevgiliyi sonra öperek uyandırdı. Anlaşılan aradaki mesafeler de Bahar sayesinde sona erecek. Bahar sabah öpülerek uyandırılınca iyice kedileşti, ilk defa Yavuz'a böyle nazlandığını görüyorum. Yavuz'un da enerjisini değiştirmeyi başardı, nadiren görülen sevgili gibi davrandıkları sevimli zamanlardan biriydi.

Üzüm üzüme baka baka kararır ya bunlar da gün geçtikçe birbirine benzemeye başladılar. Bahar kahvaltıya çok sevindi, en az Yavuz kadar saçmalayarak mutluluğunu gösterdi. Bir çeşit diş fırçam yok gibiydi yatağa gelen kahvaltı ve sallama çay bahaneleri... Bahar Yavuz'a bu kadar sataşıyor falan ama Yavuz'u bu kadar olduğu gibi kabul edip seviyor olması da çok ilginç.

Kahvaltıda atışmaları, inatlaşmaları, laf dinlememelerini sevdim. Hatta konuşurlarken eski konuşmalarına göndermeler oldu ama en çok ilgimi çeken "hani sen benim gözü karalığıma aşık olmuştun?" sorusu oldu. Bahar çok yamansın diyeceğim, yani resmen 14.bölümde "herkes sevilmek ister" konuşmasında Yavuz'un aşık olduğunun farkında olduğunu ayan beyan belli etti burada.

Yavuz'un "sen burada kal" çırpınışlarına cevaben Bahar burası da benim çöplüğüm sen istediğin kadar çabala burada benim borum öter dercesine Yavuz'la inatlaştı. Sınırlar belirleniyor dediğim şey buydu aslında, Askeriyede Bahar geri adım attı, Yavuz çok netti, ev sahnelerinde Bahar aşırı net geri adım atmıyor. Yavuz'da en son ben bununla ne yapacağım der gibi kabullendi ve "peki tamam, ne desem boş zaten" dedi. Evde sınırlar Bahar'ın lehine gelişmiş durumda. Bahar'da kazandığı galibiyeti biraz daha şımararak kutladı.

Şimdi Nazlı aradı ya, Güler'le mekan bakıyorlar, bakımsız falan... Yavuz'cum da hazır boştayken Bahar'la sıvasınlar kolları birlikte boyasınlar... Yavuz'u ayak işlerine atadım hemen. Yalnız gözümden kaçtı sanma Ethem'cim Yavuz hayırdır ne çeviriyorsunuz demedi, şaşırmış gibi bile bakmadı, sen yine benden gizli gizli konuşturuyor musun bunları? Çok bozulurum bak demedi deme.

Taksi sahnesinde Bahar'ı sevdim. Destek vermekle kalmadı, "geçecek hepsi beraber atlatacağız" derken sonuç ne olursa olsun, her şeye rağmen, ben hep senin yanındayım dedi aslında, boşa atmamak lazım bu destek çok önemli. Milletin yüzüne nasıl bakarım, bu lekeyle nasıl yaşarım şeklinde arabeskleşen Yavuz'un maalesef ki bu süreçte ihtiyacı olan bir destekti.

Bakmaya geldikleri iş yeri adresi kapısı... yine bir küçük sınır belirleme meselesi. Terazi gibi ağır basan taraf belirleniyor bulunulan ortama göre... Yavuz kapıda Bahar'a uyarılar savuruyor, Bahar'a karşı sallanan o işaret parmağı yok mu, diyor ki sokaklar da benim mıntıkam hele hele bir şeyler kurcalanıyorsa orası kesinlikle benim mıntıkam... Sözümden çıkmak yok diyor... burada askeride ki kadar keskin değil Yavuz, Bahar'da evdeki kadar inatçı değil... ortada bir yerlerdeler aslında, kefenin ağır basan yanı düştükleri aksiyona göre değişiyor. Tehlike yokken baskın taraf yok Yavuz söylüyor Bahar "hı, peki, afedersin" diyerek bildiğini okuyor, tehlike başladığı an Yavuz konuşuyor Bahar itiraz etmeden dinliyor. Anahtarı kapıya takana kadar bildiğini okuyan Bahar, anahtarı çevirmiyor başıyla "çekil şöyle kenara" diyen Yavuz'a bırakıyor.

Dolabın durduğu oda sahnesinde, her şeye rağmen doğru bildiğini söyleyen Bahar tavrını sevdim "belki bu söylediğime kızacaksın ama belli ki anneni de seni de çok seviyor.", "anneni o öldürmüş olamaz" diyor. Bahar'ın en sevdiğim yanı bu aslında, adamı terörist diye kötülemeye çalışmıyor, objektif olarak gördüğü şeyi karşısındakini kızdırma olasılığına rağmen söylüyor.

Bu arada gözüme takıldı da değinmeden yapamadım. Dolapta yapılmış bir resim var, Yavuz'un yaptığını tahmin ediyorum. Bu resmin bir hikayesi mi var acaba? Mutlu bir aile var orada, anne baba el ele, erkek çocuğun eli babasının elinde, Yavuz'un öfkesinin sebebi bu sevgi de olabilir. Bir köpek var... en çok ilgimi çeken annenin elinden tutan "yarım kız çocuğu" figürü oldu. Niye kız? Sanki anne gibi eteği var, Yavuz'un babasını hatırlamaması travmatik olabilir ama ben bu resmi gördükten sonra bir kız kardeş veya bir kardeş çıkacağını düşünüyorum, Agah'ın yanında büyümüş bile olabilir. Hatta şu Elim de çıkarsa şaşırmayacağım ama ben bir kız kardeş olarak algıladım. Selim odada fotoğrafını gördüğümüz kuzen de olabilir, neden olmasın? Ama ilginçtir Yavuz mutluymuş, mutlu bir aile tablosu, gülen yüzler... o resim çok şey anlatıyor. Yakında görür öğreniriz.

Bahar Yavuz'un derinlere daldığını fark edip hemen çıkalım diyerek toparlamaya çalıştı. O esnada arayan Agah (bu adam neden Yavuz'la farklı bir tonlamayla konuşuyor?) Yavuz'un dikkatini toparladı aslında. İyi ki toparladı kızı yukarıya yolladı bizimki, toparlayamasa ne olacaktı? Gerçi Yavuz'u tanıyan adamlar karısını da tanırdı herhalde, Bahar aşağı bakıp kendini göstermeseydi belki adamlar bölünmeyip Yavuz'u hedef alacaklardı, bilmeden iyi bir şey yapmış olabilir çünkü çok kalabalıklar.

Ve gelenler var... tehlike anında... Yavuz komut veriyor, Bahar asker gibi uyguluyor. "korkma ve söylediklerimi yap" diyen Yavuz'a Bahar "korktuğumu kim söyledi" diyor. Bahar'cım daha dün terörist kadına "yapma" diyen, tabutta "Yavuz kurtar beni" diye bağıran insansın annem sen. Yavuz'a güveninden mi korkmuyorsun, nasılsa bana zarar gelmesine izin vermez mi diyorsun yoksa tehlikeyle yaşamalara mı alıştın? İlginç bir ikili oldunuz inan ki, bazen sıkıcı ve monoton bulsam da izlerken güzel göründüğünüzü ve hala alt metninizde bir şeyler bulabilmeyi başardığımı itiraf etmeliyim, bu yüzden de vazgeçemiyor olabilirim, aramızda bir bağ oluşturduğum kesin de.

Yavuz ve Bahar arasında sevdiğim türde bir tamamlayıcılık mevcut hala... aksiyon halinde bile... Bahar'ın saksıyla dikkat dağıtması ve Yavuz'a hedef fırsatı vermesi... dahası kendisini açık hedef yapması... Bahar'cım amaç Yavuz'un aklını almak veya kalbine indirmek değil, adamlardan kurtulmaktı. Yazık garibim Bahaaaaar, Bahaaaar diye bağırmaktan bitap düştü. Üstüne sen de aşağı düştün, muhtemelen çanaktan oldun. Kabul et sokaklarda terazinin ağız basan yanı Yavuz olacak gibi duruyor.

Ayyyyyy bütün gün açık durdu şu yorum mesajı. Kaç saattir gittim geldim, açtım kapadım, başka konulara daldım, iş yaptım, muhabbet ettim, başka yorum yazdım... bu kadar uzun bir yorum yazacağımı da hiç sanmazdım ama uzadıkça uzadı, ben de şaşkınım.

Başınızı şişirip gözlerinize kastetmiş olabilirim. Üzgünüm.

İyi geceler dilerim.
Osysia Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-01-18, 10:40   #248
Zuzinha
Yönetmen
 
Zuzinha kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 14.11.2013
Konum: İstanbul
Mesajlar: 5,140
Zuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond reputeZuzinha has a reputation beyond repute
Varsayılan


Osi’ciğim bu bahsettiğin sahnelerin bir kısmını izlemiştim bir kısmı ben izlemeyi bıraktıktan sonra gerçekleşmiş onlarla ilgili yorum yapamicim Ama sende uyanan duyguların hiçbiri uyanmadı bende. Kız kendi durumunu araştırmadı Yavuz’unkini araştırıyor gibi bir karşılaştırmaya girmiyorum çünkü artık bunların düşünülmüş şeyler olduğuna inanmıyorum. Ethem’in yazmak istediği aksiyon neyi gerektiriyorsa o oluyor dizide. YavBah’ın incelikle düşünülmüş bir dinamiği yok artık. Eskiden bir dinamikle düşünüyor ve hareketlerini ona oturtabiliyordum. Şimdi 10yüzbin milyon farklı dinamik düşünmek zorunda kalıyorum olmuyor))) Öyle sahneyle, itirafla kurtulabilecek bir durum değil benimki. Bu çifte bakıp özel bir şey göremiyorum artık. Üzerlerine düşünüldüğüne inanmıyorum. Durumum feci
Zuzinha Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-01-18, 10:49   #249
A.Konak
Süper Moderatör
 
A.Konak kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 03.11.2005
Konum: Poyraz Karayel
Mesajlar: 8,384
A.Konak has a reputation beyond reputeA.Konak has a reputation beyond reputeA.Konak has a reputation beyond reputeA.Konak has a reputation beyond reputeA.Konak has a reputation beyond reputeA.Konak has a reputation beyond reputeA.Konak has a reputation beyond reputeA.Konak has a reputation beyond reputeA.Konak has a reputation beyond reputeA.Konak has a reputation beyond reputeA.Konak has a reputation beyond repute
Varsayılan


Yavuz Bahar ilişkisi ilk sezon gerçekten çok iyiydi. 2.sezonun başlarında da her ne kadar ilk sezonun tadını alamasam da gayet güzeldi. Ama ne olduysa sonradan oldu ve ilişki ciddi yara almaya başladı. Operasyonlar yüzünde görüşememeleri ile başlayan süreç, Yavuz'un hiçbir tetikleme etkeni olmadan açılıp, bir de üstüne aşık olduğunu söylemesi resmen bu ikilinin arasındaki elektriği baltaladı. Keşke Yavuz'un aşık olduğunu önce biz hissedebilseydik. Bir kıskançlıkla yada ne bileyim bir kaybetme korkusuyla. Kaybetme korkusundan kastım Bahar'ın ölüm ile karşı karşıya kalması değil, Bahar'ı gerçekten kaybetmenin korkusunu yaşaması. Var olduğunu bilip ama yanında olmaması gibi. Yavuz da bunu hissetseydik. Ama o bodoslama aşık olduğunu söyledi. Bu da ilişkinin dinamiğini bozdu. Sonrasında ise "ilişki" boyutuna geçen bu aşkta beklediğim tadı bir türlü bulamadım. Umudum artık bu ilişkinin gerçek bir evlilik boyutuna taşınmasında. Belki sonrasında bir düzene otur. Biraz da oğluşumun psikolojisini düzeltsinler artık. İçim şişti.
__________________
A.Konak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-01-18, 13:01   #250
Osysia
Oyuncu
 
Osysia kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 20.10.2017
Konum: Mavi Liman...
Mesajlar: 1,083
Osysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond reputeOsysia has a reputation beyond repute
Varsayılan

Selaaaam güzel bir gün olsun.

Yazacağım size bir şeyler ama birazdan.

2.fragman gelmiş. İyi seyirler.
Osysia Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla

Bookmarks


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 2 (0 üye ve 2 misafir)
 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Mesajlara cevap yazamazsınız
Mesajınıza eklenti ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı

Hızlı Geçiş

Saat 06:57.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2018, vBulletin Solutions, Inc.