Arama 
ÜYE OL  |  Kayıp Şifre  |  Aktivasyon   
Ana Sayfa  |  Forum  |  Haberler  |  Video  |  Diziler  |  Fotoğraf Galerisi  |  Biyografi  |  Gruplar  |  Ratingler


Geri Git   DiziFilm.com Forum > Arşiv > Diğer Eski Diziler (multimedya´li basliklar) >
L - Z
> Yalancı Yarim

Kapalı Konu

Yalancı Yarim kategorisinde Yalancı Yarim Senaryolar (Arşiv 3) konusunu görüntülemektesiniz.

 
Konu Araçları Mod Seç
Eski 28-02-09, 22:10   #491
ELİF_Y.Y.
Set Görevlisi
 
Giriş Tarihi: 05.06.2008
Konum: İstanbul
Mesajlar: 21
ELİF_Y.Y. has a reputation beyond reputeELİF_Y.Y. has a reputation beyond reputeELİF_Y.Y. has a reputation beyond reputeELİF_Y.Y. has a reputation beyond reputeELİF_Y.Y. has a reputation beyond reputeELİF_Y.Y. has a reputation beyond reputeELİF_Y.Y. has a reputation beyond reputeELİF_Y.Y. has a reputation beyond reputeELİF_Y.Y. has a reputation beyond reputeELİF_Y.Y. has a reputation beyond reputeELİF_Y.Y. has a reputation beyond repute
Varsayılan Gümrük izniyle bekleyenlere...:)


Oğlan çocuğu elinde patlak bir top yüzünde üzgün bir ifadeyle:
-Najj! Ösüy dileyim fayya piyerek yabmadım

Küçük kız yüzünde somurtkan bir ifadeyle örgüsünü çekiştirerek:
-pide piyerek yabsaydın hıh gıcıııık seni anneme sölicem tayık

Tarık:
-Najj ama yabma böle ösüy diyedim isdee

Naz:
-ama o-o penim tobumduuuu

Tarık:
-geyekiyse babamın bankaşında çayışır sana o tobu alıyım

Naz:
-oymaz benn o topu istiyoyum feee şen onu pıtladdın benle bi daha konusmaaa tayıkk

Küçük kız koşarak evine girer tarıksa arkasından bakakalmıştır

*Bu olayla naz tarıkla tam 1 hafta konuşmamıştır

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *


Tenefüs zili duyulduğunda küçük kız üzerindeki önlüğü çekeleyerek biraz ilerideki sırada yamuk yumuk harfler çizmeye uğraşan çocuğun yanına gider:
-Tarık öğretmen bana derste uçlu kalem kullanıyorum diye kızdı benim kurşun kalemim dün sendeydi verir misin?

Tarık ilk defa defterden yüzünü kaldırıp naza bakar:
-ı-ıııı-ı şeeyy!!! Bennn!! O yani o kalem kırıldı

Naz:
-Nee!! Sana inanmıyorum Tarık bi daha benle konuşma

Tarık:
-ama Naaz!

Bu olaydan sonra naz tarıkla 5 gün konuşmamıştır

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *


Tarık nazı bir masaya oturttuktan sonra gürültünün üstünden bağırmaya çalışarak:
-Ne yiyeceksin naz?

Naz bezgin bir tavırla:
-burada başka ne yiyebiliriz Tarıkçım tabii ki hamburger yiyeceğim

Tarık koşarak sıraya girer.

Bir süre sıra tarığa verir Naza bakarak siparişi söyler ve kartı uzatır ardından görevliyle konuşup elleri boş bir şekilde nazın yanına döner

Naz:
-bu hamburgerciler hep böyledir işte

Tarık:
-nasıl yani

Naz:
-hep bekletirler insanı… şimdi hazırlıyoruz 10 dakika sonra gelebilirsiniz diye

Tarık:
-pekte öyle değil

Naz:
-nasıl yani hazırlamıyorlar mı?

Tarık:
-ı-ıh

Naz:
-neden çok dolular şimdi yapamayız falan mı dediler

Tarık:
-ı-ıh

Naz:
-çatlatmasana tarık insanı söyle işte

Tarık:
-ya babam bana ceza vermişti harçlığımı keserek bende yinede seni götürmek istedim onun için babamın kredi kartını almıştım ama şifresini değiştirmiş ve ben onu bilmiyorum.

Naz ayağa kalkarak:
-biliyor musun tarık

Tarık mahcup bir tavırla:
-Neyi?

Naz:
-sen hayatta adam olmazsın

Hızla dışarı çıkar

Bu olaydan sonra Naz Tarıkla 1 hafta konuşmamıştır

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

Naz deniz kenarında bir bankta yarım saattir beklemektedir tam vazgeçip gidecekken Tarık gelir.

Tarık:
-çok geciktim mi?

Naz:
-neyse önemli değil

Tarık:
-yani geciktim

Naz:
-TARIIK!!

Tarık:
-tamam tamam özür dilerim

Naz:
-neymiş senin önemli meselen?

Tarık:
-ııı şeyyy (elini cebine atar)

Naz merakla onu bekler Tarık ise daha hızlı bir şekilde diğer cebini yoklar,gözleri dehşetle açılır.Üzerindeki monttaki tüm cepleri yoklar bütün cepleri bitirdiğindeyse beti benzi atmıştır


Naz:
-Tarık bir şey söylemeyecek misin beni neden çağırdın

Tarıktan ses çıkmaz

Naz:
-Tarık Tarık TARIIIIIIKKKK!!! Kendine gel

Tarık:
-naz

Naz:
-efendim

Tarık:
-Naz ben

Naz:
-söylesene tarık

Tarık:
-Ben sana evlenme tekif edecektim

Naz şok olmuştur

Tarık uzaklara bakarak aynı donuklukla cümlesini devam ettirir:
-Ama yüzüğü kaybettim

Naz:
-NEEE!!!

Hışımla banktan çantası alıp hızla uzaklaşır

Bu olaydan sonra naz tarıkla 2 hafta konuşmamıştır

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

Çalan zilin sesiyle Naz elindeki kumandayı sehpaya bırakıp kapıyı açar.
Görevli:
-Naz Tekelioğlu?

Naz:
-Evet benim

Görevli:
-bu size naz hanım

Naz merakla kutuyu alıp kapıyı kapatır.

Hızla kutuyu açar içerisinde bir plastik top,bir kurşun kalem,bir hamburger ve yüzük kutusu bulur dipteki notu alıp merakla açar

“ Benimle konuşmadığın 4 hafta 5günün telafisi…

Sensiz geçen her gün bana azap affetme büyüklüğüyse hep sende benim inatçı Nazım…

Seni seviyorum…

Tarık”
__________________
ELİF_Y.Y. Çevrimdışı  
Eski 01-03-09, 00:35   #492
ummu88
Oyuncu
 
ummu88 kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 22.08.2008
Konum: İzmir
Mesajlar: 1,782
ummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond repute
Varsayılan 15. bölüm

Tarık: teşekkürler yorucu bir gündü benden bu kadar yarın erken başlayacak iyi geceler”

Ada’nın yanına gider. Ada mışıl mışıl uyuyordu. Naz başında kızının saçını okşarken “meleğim benim acaba baban beni affedecek mi?” kızıyla konuşurken Tarık adanın diğer yanına yaklaştı.

İçinden söylediğin düşünerek” o gün seninle gelmeyi ne çok istemiştim aileni kıskanmıştım yanında olacaklar diye”

Naz duyduklarına inanamaz yüzüne bakar” hı efendim ne dedin”
“ben onu dışımdan mı söyledim”
“hı hı ailemi kıskandın öyle mi”?
“evet, onlar yanında olacaktı ama ben olamayacaktım”
“bende yanımda olmanı çok isterdim”
“peki, neden gelmemi istemedin”
“soyadını bile bilmediğim sırlarla dolu birini aileme nasıl tanıştıracaktım”
“biliyorsun sanıyordum”
“nasıl biliyorum sandın”
“filiz’le olanları öğrenince bilmediğini anladım”
“söyler misin neden biliyorum sandın”
“şey bunu sonra konuşsak “
Naz doğruldu. ” şimdi neden biliyorum sandın”
“Sadri seni araştırırken baban bizim bankadan kredi talebinde bulundu. Karşılaşmamızın rastlantı olup olmadığı hep şüphe olarak kaldı.”
“anlamadım sen ne dedin. Böyle nasıl düşünürsün”
“sır olan bir tek ben değildim naz hep kaçıyordun. Ne yapayım sana ne kadar yakın olmak istedimse hep erken deyip kaçtın.

Tarık: Sana bir sürprizim var
Naz: nedir hadi söyle
Tarık gülerek) söylersem sürpriz olamaz ki
Naz: hadi ama lütfen ( yalvaran gözlerle bakar bir süre birbirlerini gözlerinde takılı kalırlar )
Tarık: olmaz beni böyle kandıramazsın haydi bakalım gidiyoruz.
Naz: nereye
Tarık: arabaya sonra sürprize
Binerler ve bir evin önüne gelirler arabadan inerler.

Tarık: nasıl buldun. Burası bizim aşk yuvamız olacak eğer beğenirsen.
Naz: Tarık nasıl yani
Tarık: hadi anlaşıldı dışını beğendin. Bakalım içine ne diyeceksin.
Naz: Tarık lütfen daha kaç gün oldu seninle tanışalı çok erken değil mi?
Tarık: evet tanışalı hım (saatine bakar)tam 10 gün ve 3 saat oldu ama ne önemi var ben seni sanki yıllardır tanıyorum ve gelmeni beklemişim gibi hissediyorum. Sürenin ne önemi var.
Naz: ben şey çok teşekkür ederim ama olmaz.
Tarık: hadi ama tamam birbirimizi tanımak için konuşuruz. Ne dersin. Bence konuşmak için ileride yaşamayı düşündüğümüz yerden daha güzel bir yer olamaz.

Naz Tarık’ın onu oraya getirmesinin bir amacı olduğunu anlar ama korkar.
Naz: benim için bunlar çok erken
Tarık: tamam seni zorlamıyorum ama hadi birde içerisini gör.

İçeri girerler
Tarık: şey aldığımda möbleliydi. Birlikte hayal ettiğimiz gibi döşeriz. Ne dersin.
Naz: of ben sana ne dedim erkennnnn


Ama ne olursa olsun özel bir gece olacak dediğim gün seninle konuşup ne olursa olsun sana bir teklifim olacaktı sonrası evet olursa neler olacaktı neler”
“şimdi sen özellikle karşına çıktım sandın öyle mi”?
“o zaman evet ama şimdi öyle olmadığını biliyorum”

Tarık Ada’nın başını okşamaya başladı. Naz’ın yüzüne bakmıyordu. İkisinin de elleri Ada’nın saçında buluştu. İkisi de çekemiyordu. Naz’ın içinden ılık bir sıcaklık geçti başını kaldırdı. Tarık’ın bakışlarıyla karşılaştı. Bakışlarındaki sıcaklık sevgi naz’ın yüzüne mutlu bir gülümseme yayılmasına neden oldu bir süre ikisi de öyle kaldılar………………………

Tarık: benden gitme demiştim ama gittin”
“ben ne diyeceğimi bilemiyorum ne kadar özür dilesem yaptığımı affettirmeyecek belki ama o an ne yapacağımı bilemedim. Bana vermeni istediğim şeyi ona veriyordun”
“ona veriyordum öyle mi?
“evet, yüzüğü çıkardın açtın oda elini uzattı ondan sonrasını görmeye dayanamadım. Kaçtım eve nasıl geldiğimi bilmiyorum”
“o zaten senindi gelip bağırsaydın neler oluyor diye ya da bekleseydin sonrasını görseydin bu kadar kolay vazgeçtin bizden”
“ben bizden hiç vazgeçmedim “
“peki, yaptığın neydi” (Tarık’ın sesi yine farkında olmadan yükseldi. Naz Tarık’ın ani duygu değişimlerini anlamaya çalışıyordu. Biraz önce ki ellerin birbirine teması ile yüzünde oluşan kendinden geçmiş mutlu gülümseme içini sevinçle kaplamasına neden olan bakışlar gitmiş yerine gözlerdeki bakışlar bulutların rüzgârla dağılması gibi dağılmış yerine öfkeyle ve kırgınlıkla bakan kahveler geri gelmişti. Naz’ın içi üşüdü. Yüzündeki gülümseme dondu içi burkuldu.

Ada mızırdanmaya başladı. Ada’nın sesiyle ikisi de ona baktı ve sustular
Tarık: bunları konuşmanın yeri burası olmayacak dışarı çıksak her an karşımıza biri çıkacak dönüşte yalnız konuşacağımız çok şey var
Naz: tamam haklısın
Tarık ada’nın yanına uzandı “ iyi geceler”
“burada mı kalacaksın”
“evet, burada kızımın yanında kalacağım ve onunla uyumak istiyorum”
“peki ben”
“sen ne”
“nerde kalacağım”
“burada herkese özel kamara veremiyoruz maalesef “

Naz dışarı çıkacakken
Tarık: nereye
“dışarı”
“dışarı nereye”
“lavaboya”

Naz dışarıya çıktı. Önce güverteye çıktı. Ön kısımda birkaç kişi sohbet ediyordu. Yanlarında yerde uyku tulumları vardı. Arkaya geçti orda da uyku tulumları vardı içinde uyuyanlar vardı. Naz güvertede rahat edemeyeceğini anladı. Mecburen tekrar kamaraya geri döndü.
Naz: şey ben pijamalarımı giyecektim
“giy”
“ama”
“dışarı çıkamam döndüm arkamı giyin. İstersen banyoya git çok utandıysan” Tarık arkasını dönüp yatmaya devam etti. Yüzünde gülümseme ile
Naz banyoya gitti. Ama daracıktı. Geri döndü.
Naz giyindi ada’nın diğer tarafına geçti. Ama bir türlü uyuyamıyordu. Sürekli dönüp duruyordu.

“ ne oldu naz”
“uyuyamıyorum”
“neden “
“bilmem”
Tarık dirseğinin üzerinde doğruldu. “rahatsız oldunsa çıkayım “
“nerde kalacaksın”
“bulurum kendime bir yer merak etme”
“yok, gerek yok çok garip geldi şimdi”
“neden ilk defa mı uyuyoruz”
“yo “
“naz”
“efendim”
“neden seni kandırmış olabileceğimi, düşündün “
“sanırım hep sır doluydun”
“ben sana her şeyi anlatmıştım”
“öyle mi?
“anlatmadım mı”?
“anlattın sadece geçmişte yaşadığın bir aşk yüzünden kadınlarla olan ilişkilerini anlattın”
“sana olan sevgimi de anlattım sanıyordum”
“öyle mi neden hiçbir arkadaşınla bile tanıştırmadın “
“sanki sen tanıştırdın”
“ama arkadaşlarım yanımda değildi”
“sadece selin miydi”?
“birde tolga arkadaşlık benim için çok değerlidir az ama öz arkadaşım oldu hep neden bilemem ama çok seçiciydim peki sen”
“bilmem galiba birinin densizlik yapmasında çekindim. Daha çok fazla güvenmediğini hissediyordum. Sonucu da gördük ”

“her zaman yalnızdık. Hep bir yere gitsek hep yalnızdık sadece bizim olduğumuz ortamlar ayarlıyordun.”
“birileriyle karşılaşırsak sana eskiler gibi yeni oyuncağın mı gibi aptalca bir söz etmelerinden, senin kırılmandan ve seni kaybetmekten korktum”
“en yakın arkadaşınla bile tanıştırmadın ailenin resmini bile göstermedin”
“sormadın yanımda resimleri olsa gösterirdim “
“yanında taşımaz mısın”?
“yurt dışındayken evet ama dönünce sürekli birlikte olduğumuzdan sanırım gerek görmedim. Sende göstermedin doğum günü davet etmeni o kadar çok bekledim ki ”
“nedenini söylemiştim”
“iyi de naz biz neler yaşadık hı yani biz olduk sanıyordum ama olamamışız demek ki”
“sen olsan ne yapardın”
“ne yaptım hı arkamı dönüp gitmedim sordum ama sen…”

Sesini yine kontrol edememişti. O an canlanınca oyun olduğunu bilse bile öfkesini kontrol edemiyordu. Elini öfkeyle yumruk yaptı. Derin nefes aldı bir süre tuttu. Ve yavaşça bıraktı


Naz: ama ailenle bile tanıştırmadın””
Tarık: o akşam olacaktı. Neler hayal etmiştim. Hepsini yıktın”
“peki, benim yıkılan hayallerim”
“kim yıktı ben mi”?yoksa bırakıp giderek oyun oynayarak yoksa sen mi”?
“ çok özür dilerim tamam haklısın ama o kadar çok kıskandım ki gördüklerimi doğru değerlendiremedim. Ve hata yaptım. Geri dönüşü yok mu”?
“bilmiyorum öfkem kırgınlığım geçmek bilmiyor. Ama tek bildiğim küçüğümden ayrılmak istemediğim. Uyumaya çalış yarın erken kalkacağız”
“merak etme ben hep erken kalkarım. İyi geceler sen uykuyu çok severdin”
“hı hadi oradan sen çok severdin nasıl oldu da erken kalkabiliyorsun. Kaza geçirdiğinde biz dost ile koştuk neler yaptık döndük sen daha hala horul horul uyuyordun”

Aynı şey olmuştu bir an öfkeyle çıkan sesi bir anı hatırlayıp söylerken yüzünde yine o yumuşak bakış alıyordu. Bu kadar çabuk değişmesine anlam veremiyordu. Naz’ın yüzünde gülümse olmuştu. Naz’ın içine umut ışığı doğmuştu. ( içses ) “hala beni seviyorsun eminim öfken ve gururun izin vermiyor ama onu kıracağım “
Tarık: ne düşünüyorsun “
Naz: hiç”
“yoksa beni boğacak mısın”?
“o nerden çıktı”
“bilmem sanki böyle muzip bir gülümseme görür gibi oldum”
“muzip gülmüşüm en çok sabah hoş olmayan bir durumla karşılaşırsın”
“ne gibi”
“bilmem birden lise yıllarıma gittim kızlarla pijama partisi yapardık. Birbirimize yaptığımız şakalar geldi”
“hı umarım yüzümü rujla falan boyamazsın”
“ne o korktun mu”?
“yo nende korkayım dost buna izin vermez vermezsin değil mi oğlum”
Dost yanında başını koymuş uyuyordu
“dost mu bak o çoktan uyumuş”
“e şimdi ne olacak bak böyle bekleyecek miyiz”?
“ben beklemeyeceğim iyi geceler”

Naz biraz rahatlamış ve arkasını dönüp yatmıştı. Yüzünde mutlu bir gülümseme vardı.

Tarık da elini başının altına alarak uzandı uyumaya çalıştı. Biraz sonra uykuya daldılar. Tarık huzursuzdu. Sabah ilk uyanan Tarık oldu. Loş ışıkta Naz’ı izlemeye başladı. Naz kendini sevgiyle izleyen bir çift sürmeli gözden habersiz uyuyordu. Bir kızına bir Naz’a bakıyordu. Yüzünde gülümseme ile meleklerim diye geçirdi içinden. Ada’nın saçlarını okşamaya başladı. Eli farkında olmadan naz’ın saçlarına kaydı uyanmasından korkar gibi okşamaya başladı biraz sonra Naz’ın yüzüne gülümseme yayıldı Tarık uyandığını sanarak elini hafifi çekti. Naz düzenli nefes alıp vererek uyumaya devam ediyordu. Uyuduğunu anlayınca devam etti. Naz rüya olduğunu sandığı sıcaklığı hissedince vücuduna huzur yayılmış mutlulukla gülümsemeye başlamıştı.
“hala aynı kokuyorsun çok masum görünüyorsun saçların ipek gibi yumuşacık ne yapayım içimdeki kırgınlığı yok edemiyorum. Bir yanım affet diyor diğer yanım olmaz senden aldıklarını düşün diyor. Ada’m prensesim minik perim senin dünyaya geleceğin haberini duymayı ne çok isterdim annenin karnında yavaş yavaş büyüdüğünü görmeyi tekmeler atışını hissetmeyi dünyaya gelişini ama şimdi. Oysa ne kadar mutlu bir aile olurduk şimdi ne yapacağımı bilmiyorum miniğim ama sen yanımda olacaksın dünyanın en mutlu babasıyım sen yanımdasın hep olacaksın. Ama bu manzara asla bozulmayacak nasıl olacak bilmiyorum. Of Tarık neler düşündün “

Naz kıpırdanınca Tarık geri çekildi ve uzandı gözlerini kapadı. Naz uyandı. Yanında uyuyan canlarına baktı. Kızının alnına bir öpücük bıraktı. Gözü Tarık’a kaydı. Elini uzatıp saçlarına dokundu. “ bir gün beni affedip dokunmama izin verecek misin acaba beni aldattığını düşündüğüm anlarda bile seni sevmekten vazgeçmedim. Çok uğraştım unutmayı denedim ama olmadı.”
Yataktan kalkıp odadan çıktı.
Tarık gözlerini açtı yüzünde gülümseme ile kızına döndü “ prensesim benim sen daha uyanmadın mı “ ada’yı kolunun üzerinde yükselerek izlemeye başladı. Ada kıpırdanmaya başladı. Her hareketini izliyordu. Naz içeri girdi. Tarık’ın uyandığını görünce “ şey günaydın”
“günaydın erken kalkmışsın “ sanki uyandığını çıktığını fark etmemiş gibi
“söylemiştim. Ada uyanmadan ihtiyaçlarımı hallediyorum hareketlendiğinden beri yoksa mümkün olmuyor”
“nasıl yani”
“yalnız bırakmaya gelmiyor her an peşinde olmam gerekiyor. İşlerimi o uyurken yapıyorum”
“dersleri ne yapıyordun”
“ders saatlerini uyku saatine göre ayarlamaya başladık hep selinle paslaşıyorduk”

Ada mızırdanarak uyandı.
Tarık: hım şekerparem uyanmış mı benim günaydın güzel kızım benim “ kucağına alıp yanağından öper ada çığlık atar “ hı gıdıklanır mıymış benim güzelim yukarı kaldırıp başını karnına doğru getirip başıyla gıdıklar ada gülmeye benzer sesler çıkarır. auy auy gibi
“alayım mı ?”
“biraz daha sevseydim “
“acıkmıştır vaktini geçirdim mi yandım sürekli günü mızmızlanarak geçirir”
“neee o kadar dakik mi olmak zorundasın”
“evet, yoksa günümüz çok kötü geçiyor”
“iyi al bakalım küçük hanım ne o öyle sen çok mu mızmızsın olmadı ama” adayı naz’ a verir dışarı çıkar.
Sabah yüzmesini yapar. Tekneye çıktığında Bu arada kahvaltı hazırlamakla görevli grup kahvaltı hazırlıyordu.

Ilgın: akşam tebrik edemedim kaptan harika bir sesiniz var
Tarık: teşekkür ederim ılgın hanım.
“bu konuda eğitim aldınız mı?
“yok, benim ki doğal yetenek”
“bu alanda çalışmayı hiç düşündünüz mü”?
“istemiştim hatta ilk konservatuara gitmek istemiştim ama sonra olmadı”
“düşünün çok başarılı olursunuz”
“teşekkürler sanırım kahvaltı grubundasınız hazır mı benimle burada sohbet etiğinize göre”
“şey bitmek üzere”
“iyi kolay gelsin işimiz çok bugün”

Naz ada’yı hazırlamış dışarı çıktığında Ilgın ile konuşmalarını görünce bozulur. İçses “Kıza bak ya içine düşecek ay oda gülerek cevap vermiyor mu “?

Tarık: hazırlandınız mı?
“hazırlandık “
“karnınız doydu mu küçük hanım ne o çok keyiflisin seni bızdık fıstığım benim öperdim ama tuzluyum canım benim o nazik güzel tatlı tenin yanmasın canımın içi “
“iltifatlara pek alışıksın bakıyorum kızın içine düşüyordun”
“hı naz ne dedin”
“Yok, bir şey demedim”
“dedin dedin anlamadım kız sesimi beğenmiş tebrik etti”
“ne tebrikmiş yanından ayrılamadı”
“ne oluyor naz bu ne şimdi”
“yok bişey”
“iyi o zaman şu anda çekemeyeceğim bir şey varsa oda kıskançlık”
Kamarasına gider. Duşunu alırken şarkı söylemeye başlar. Naz’a kıskançlığı çekemem demiştir ama yüzündeki gülümsemeye engel olamıyordu

Denize açıldım sevmeye sevilmeye
Anladım sevmek gibisi yok
Yağmura soyundum yavaş yavaş, yağar diye
Damlalarda yüzmek gibisi yok
Yokluğum varlığım bir
Dünüm yok,yarınım sır
Nasıl inanırım sana
Bu yürek ağır bana
Sevgin öyle uzaklarda
Nefes alsam da
Yanımda
Nasıl inanırım sana
Bu yürek ağır bana
Sevgin öyle uzaklarda
Nefes alsam da
Yanımda
Bu aşk fazla sana
Denize açıldım sevmeye sevilmeye
Anladım sevmek gibisi yok
Yağmura soyundum yavaş yavaş, yağar diye
Damlalarda yüzmek gibisi yok
Yokluğum varlığım bir
Dünüm yok,yarınım sır
Nasıl inanırım sana
Bu yürek ağır bana
Sevgin öyle uzaklarda
Nefes alsam da
Yanımda
Nasıl inanırım sana
Bu yürek ağır bana
Sevgin öyle uzaklarda
Nefes alsam da
Yanımda
Bu aşk fazla sana
Yokluğum varlığım bir
Dünüm yok,yarınım sır
Nasıl inanırım sana
Bu yürek ağır bana
Sevgin öyle uzaklarda
Nefes alsam da
Yanımda
Nasıl inanırım sana
Bu yürek ağır bana
Sevgin öyle uzaklarda
Nefes alsam da
Yanımda
Bu aşk fazla sana
Bu aşk fazla sana


Spoiler İçermektedir


Hazırlanır çıkar.

Behzat-Aydan: ne tatlı şey
Naz: teşekkürler
Aydan: ne kadar
Naz: 9 bitti
Aydan: baksana Behzat şunun haline ne kadar mutlu bir bebek
Behzat: ne kadar evlisiniz
Naz: evli
Aydan: biz iki yıllık evliyiz ve bebek yapmaya cesaret edemedik
“ biz evli değiliz”
Aydan: büyük cesaret bebek yapmanız
Naz:…………..
Aydan: yanlış anlama pardon tabi herkesin kendi tercihi zor oluyor mu?
“birçok zorluğu var ama dünyanın en harika işi bir gülüşü bile tüm sıkıntını alıp gidiyor”
“çalışıyor musun”?
“hı hı “
“peki, zor olmuyor mu”?
“yo işlerimi ona göre ayarlıyorum birde yardım eden arkadaşlar olunca çok şanslıyım bu konuda”
“alabilir miyim”?
“tabi “ Aydan’a verir.

Kahvaltı yapılmış. Herkes güvertede toplanır

Tarık: bu ikinci günümüzde biraz sonra karaya geçip orada ormanlık alanda yürüyüş yapılacak yollar biraz dik orada söylenen her şeye uyacaksınız. Herkes kendi işiyle ilgilenecek birbirinizi destekleyecek görevlerini anlamayan var mı?
Grup: yok
“iyi çantaları bota taşımaya başlayın”
Eren: eşyaları sen mi götürüsün yoksa ben mi götüreyim
“Sen götür ben kızımla yüzmek istiyorum”
“yapma kaptan küçücük bebek nasıl olur”
“merak etme tedbirimi aldım”
“sen bilirsin”


Naz: Tarık ada ile zor olmayacak mı?
“ olmaz merak etme “
“ya bir şey olursa”
“naz neden olsun ya merak etme ben taşırım kızımı bir şeyde olmaz”
“karaya nasıl çıkacağız”
“yüzerek”
“biz botla gitseydik”
“olmaz “
“ama deniz suyuyla ada orda nasıl olacak çocuk akşama kadar”
“ben o kadar düşüncesiz mi duruyorum naz sen annesi isen bende babasıyım sabah kızıma dokunmadım bile “
“şey özür dilerim ama “
“merak etme karada tatil köyü var tesislerinde faydalanacağız her şeye neden itiraz ediyorsun bakalım kızım da babası kadar çok seviyor mu denizi görmüş olurum. Gayet iyi gidiyor var mı bir sorun”
“yok”
“o zaman “

………………………………………………………
__________________
ummu88 Çevrimdışı  
Eski 01-03-09, 17:35   #493
esince
Asistan
 
esince kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 11.07.2008
Konum: kayıpppp :)
Mesajlar: 475
esince has a reputation beyond reputeesince has a reputation beyond reputeesince has a reputation beyond reputeesince has a reputation beyond reputeesince has a reputation beyond reputeesince has a reputation beyond reputeesince has a reputation beyond reputeesince has a reputation beyond reputeesince has a reputation beyond reputeesince has a reputation beyond reputeesince has a reputation beyond repute
Varsayılan


5.bölüm

Herkes odanın içinde oturmuş hazırlanmış tarık ın uyanmasını bekliyorlardır
Tarık birden sıçrayarak uyanır belgin ve naz hemen tarık ın yamacına gelirler ve aynı anda

Naz:Tarık

Belgin:oğluşum

TARIK: ohhh rüyaymış

Naz: iyimisin canım

Belgin:ne oldu oğlum o nasıl sıçramaydı öyle

Naz: evet Tarık annem haklı ne gördün ki seni bu kadar korkuttu

Tarık: tamam hanımlar bir müsaade verin daha yeni uyandım bir kendime geleyim
Ayrıca ben korkmadım ki

Belgin ve naz gözlerini devirerek : tabi tabii

Tarık : korkmadım elbette

Naz Tarıkın başını okşayarak : öyledir canım öyledir

Filiz: yani abi buradan korktuğun anlaşıldı daha ne diye inkar edersin yani inandırmaya çalıştıklarınsa biri annen diğeri karın (ardından filizin gülüşleri )

Tarık: uufff tamam tamam benim şurada bir meleğim mi oturuyormuş bakıyım

Beyza: babişim diyerek Tarık ın üzerine yatağa atlayıp ellerini babasının boynuna doladı
Hadi hazırlan gidiyoruz

Tarık(doktorun ağzından kaçırdıkları aklına gelip ) nereye kızım

Beyza: anneee sen söyle diyerek göz kırpar

Naz:şimdi canım hani sen iyileşmeye başladın ya belgin annem dedi ki
“kızım tarık ağır bir kaza atlattı tabi sizde işte ben düşündüm ki beyzayı bize bırakın bende sizi maima adasına göndereyim aşkınız yeniden depreşsin hem zaten burada kış var hiç değilse orası sıcaktır oğluşum hemen iyileşir ben cimcimle de konuştum oda oluuur dedi” dedi

Tarık gözleri pörtlemiş bir şekilde nazın anlattıklarını dinlemişti

Naz: ee sen ne diyorsun tarık??

Tarık: bi dakika bi izin ver ben senin şu anlattıklarını sindireyim canım

Naz: peki

Odadaki herkes içlerinden kıs kıs gülüyorlardı

Tarık:şimdi sen ban bunların hepsini annem mi söyledi diyorsun yani benim kulaklarım yanlış duymadı

Naz: eveeeet kulakların gayet sağlam hayatım

Tarık: hıııı o zaman ne duruyoruz bütün yollar maima ye dimi canım hazır herkes hazır bende hazır bende giyiniyim gidelim aşk tazeleyelim

Vahiyle Hulusi aynı anda : öhöm öhöm (yani öksürürler)
Gülmelerini boğazlarında tutarak

Tarık suratında o bilindik şirin sırıtmasıyla babalarına sırıtır ve ayağa kalkmaya çalışır

Naz Tarık ın göğsüne ellerini koyup gözlerini ona dikip kısmıştır

Naz: orda dur bakalım Tarık bey

Tarık: ne oldu ki??

Naz. Hiç bilmeyeceğimi sandın dimi

Tarık: neyiii

Naz: bana saf numarası oynama Tarık

Tarık: uuff iyi tamam o zaman doktorda ağzından kaçırmasaydı ben ne yapıyım hem zaten ben doktorun gözünden anladım bıkmış bizden hadi pılımızı pırtımızı toplayalım evimize gidelim

Naz: aynı doktor bana sana söylediğini söyledi eehh süprizi öğrendiğine göre süprizde kalmadı sana tüüh ne yapıcağız şimdi belgine dönerek anne ne yapsak dersin

Belginde oyunun içine katılmış sağ elini sol elinin üstüne vurarak
:vah vah ne yapsak ki

Ümit: ben buldum ???

Naz: söyle benim cin fikirli kardeşim

Ümit: hani alfonso bir ay boyunca yataktan çıkamıyıcak ya bende ona moral destek veririm espirilerimle nasıl fikir

Filiz: bende sana takviye ekip olarak gelirim canım

Naz: iyi fikir siz ne dersiniz annecim

Belgin : olur hem moralede ihtiyacı var oğlumun

Naz: Tamam o zaman

Tarık bir dakika ya bana sormuyor musunuz siz şimdi hem naz ne oluyor sen ümite katlanamazsın ki hem annem nasıl oluyor da bizi maimi adalarına oluyor yok yok biz sadece evimize geldim

En sonunda kimse gülmemsini tutamamıştır

Naz: ay Tarıkkk sende iyice benleşmeye başladın benleşme lütfen ayrıca biz bir yere gitmiyoruz sadece özlediğimiz evimize gidiyoruz hem bende ümit i eve alacak göz var mı yani mecazen hadi filiz ümitten akıllı katlanılabilir ama ümit en son beni delirtiyordu
bide Tarıkcığım hani bu san yarım saatte konuştuklarımızın hepsi vardı ya hepsi şakaydı tatlım

Tarık :ne???!!!

Belgin: hem ben seni o uzak yerlere gönderir miyim bu hasta halinle

Tarık: zaten her şey o kadar belliydi ki ee ne zaman çıkıyoruz ???

Naz: tabi canım tabi ıı işlemler yapıldı istediğin zaman çıkabiliriz

Tarık:e o zaman ben hepinizi dışarı alayım

Ümit:neden ??

Tarık: artık evime gitmek istiyorum ve bu halde de gidemiyiceğime göre

ümit elini tarık ın omzuna atarak bu arada tarık ayaktadır
ve herkes de çıkmıştır yalnız ümit filiz naz bide haliyle tarık içeridedir

Ümit: avla alfonsocum istersen böyle git kimsenin seni yardırgayacağını zannetmiyorum özelliklede hemşireler bide böyle ipek pijamaların içinde olunca ayrı bir havan oluyor yakışıklılığın yanında anlayacağın ve ümitteki o sırıtma

Naz: ümiiiiit

Ümit: bana gözlerini devirerek hiiç ümitleme nazcım hem sende bende biliyoruz hemşirelerin alfonsaya nasıl baktıklarını hatta senin herkes odada yokken yani sen öyle zannederken filizle biz odadaydık sende o arada nazcığım ağzından boşta olunup bir söz kaçırmıştın onu bile hatırlıyorum : )

Filiz(birden atılarak) : bende hatırlıyorum

Naz: (tehtitkar bir biçimde ) siz nişanlı çift eğer evlenmek ve çocuklarınızın olmasını istiyorsanız susun bence yani yaşamanız açısından (tek kaşı havada)

Tarık: benim tarafımdan güvencedesiniz anlatın siz

Ümit: tamam o zaman

Naz: emin misiniz o hasta pek fazla bir şey yapamaz bana

Ümit: asıl sen emin misin naz hiçbir şey yapamayacağı konusunda

Naz: elbette eminim

Ümit: o zaman bende Tarık a güveniyorum ve ………… az sonraaa

Naz: bak Ümiiit Tarık la Filizin olmadığı bi zamanda seni bulur cimcik manyağı yaparım

Ümit: çook korktuuuuum

Tarık: kendiden bezmiş bi halde .. artık anlatsa biriniz

Ümit. Tamam alfonsocuğum bu kadar sabırız olma şimdi sen kendini bilirsin
Yakışıklılık bağbında hıh işte hemşirelerden biri koluna iğneyi saplıyıcağı yerde kendi parmağına batırıyordu yani olayın kısası şu alfonso sen o pijamalarla bile kadınları büyüleyip nazın o kadınlara sinir olabilmesini sağlaya biliyorsun ve aynı anda naza farklı duygular hissettirebiliyorsun bunu da nazcığımızın şu sözünden anlıyoruz ”bir insan hasta yatağında bile bu kadar ihtişamlı yakışıklı çekici olabilir Allah ım aklıma mukayyet ol benim” işte olayın özü

Tarık: hımmmm iyi

Ümit: bu karda mı yani “iyi”

Naz: ee başka ne söyleyeceğin bir şey var mı ümitçim

Tarık : evet ne bekliyordun

Ümit ellerini iki yana açıp :bilmem .. yani ben sizin anormal bir çift olduğunuzu daha iyi anladım şimdi yürü hayatım bi gidelim bunların yanında daha fazla anormalleşmeyelim

Naz ellerini beline koyup giden çifte doğru sanki siz çook normalsiniz espirili anormal çiftler (Tarık a dönerek ) hayatım bende çıkıyım hazırlan sen bekliyorum seni çabuk ol

Naz tam kapıdan çıkıcakken Tarık onu elinden tutup kendine çevirir ve belinden sarılır ve

Tarık: demek ihtişamlı yakışıklı çekici

Naz utanarak başını Tarık ın göğsüne gömer

Tarık: Nerdeyse beş sene oldu ama sen hala küçük bir kız çocuğu gibisin ve biliyor musun benim içimdeki o hınzır çocukta hiç büyümedi ve bazen onun dediklerini dinlerken korkuyorum

Naz: ne diyor ki o hınzır çocuk

Tarık: çoook şey özellikle bir planlar söylüyor anlatsam inanamazsın

Naz: kimle ilgili peki

Tarık: seeen hem başka kimle ilgili olabilir ki

Naz: nasıl planlarmış bunlar bakıyım

Tarık:çok fena şeyler…. Naz ben seni çook özledim

Naz: bende seni sevdiğim ömrüüüm

Tarık: ömrüm

Ve birbirlerine daha sıkı kavrarlar naz başını gömdüğü yerden tarık ın kokusunu çeker ciğerlerine Tarıksa nazın ipek gibi saçalarını okşayıp kokusunu için çeker taaa deinden

Ve naz birden ayrılır

Naz: hadi hadi hazırlan bitanem evimiz bizi bekliyor uzun zamandır (alaycı bir şekilde göz kırpıp ) hadi evimin direği

Tarık: banada kolan muamelesi yaptın ya naz

Naz: aaa bir şey demiyorum ben sana artık hadi uyuşuk beyefendi hazırlanın akşam üstü çıkacaktık nerdeyse gece olucak

Tarık: tamam tamam

Veee hastane çıkışı

Tarık ın bir yanında ümit diğer yanında Sadri tarık adetsek olarak abraya götürüyorlar arkada naz dikkatle tarıkı izliyordur yanındaysa filizin boynuna dolanmış ayaklarını filizin belinde çaprazlama tutan ve rüyalar aleminde olan Beyza halacığının boynundaydı

İlk önce tarık ı dikkatle arabanın arka tarafına ortalayıcı bir şekilde otururtular sol yanına Beyza yı sağ yanına ise nazı istemiştir yoğun istek üzerine de naz bu sefer kocasını kıramamış beyim nederse o olur demiştir

Ve yolculuk

Ümit dikiz aynasından arkadaki müthiş aileye bakmaktadır arkaya doğru baktığını gören tarık ümit göz kırparak ümit kısık sesle

Ümit: uyumuş seninkiler

Tarık dudaklarında tatlı bir gülümsemeyle gözlerini kırparak cevap verir yolculuk çook sessizdir tarık ın içsesi hariç hiç susumuyordur

Tarık içses: evet tarık e o rüyadaki yüzü nede annenle babanın konuştuklarını unutma
Özellikle rüyadaki yüzü bir anda tekrar o kabusa tekrar döner tarık

Arabanın şöför koltuğunda oturmuş kaza sahnesini tekrar yaşıyodur ama bu sefer her şeyin bilincindeydi kabus olduğunu uyanıcağını her şeyi bir anada gözü karşıdan gelen abranın içindeki adamı görmüştü ve kim olduğu biliyordu o …

Bu sırada naz tarıkın beline daha sıkı sarılmaya çalışıyodu o koltukta uyumanın hakkını vermek istercesine ve tarık o kabustan tekrar çıkar nazının saçlarını okşayıp alnına bir öpücük kondurur ve yine uzaklara dalmaya başlar

Bu seferse belginle Hulusi nin konuşmaları gelir aklına

Belgin : benim bitanelerime neler yapmışlar böyle haksız mıyım Hulusi o beddualarda kim ne ister ki benim çocuklarımdan hı

Hulusi bilmiyorum belgin bunu en iyi bilecek kişi tarık oda daha bir şey söylemedi dur bakalım öğreniriz belki tarık hiç söylemez kendi halleder senin gibi

Belgin : oğluşuma laf etme Hulusi o her şeyin en iyisini bilir

Hulusi: tamam tamam daha fazla kavga etmeyelim de uyusun oğlan

Belgin iyi hadi çıkalım

Tarık içses: siz öyle zannedin

Tarık motorun durma sesiyle kendine gelir onunkileri de uyanmıştı

Hulusi : bu sefer ben alıyorum torunumu kucağıma bu zevki hiç kimseye yaşatmam

Vahi : ben ne olucam peki sen daha sonra taşırsın dünürüm hadi hadi daha fazla üşütmeyelim prenseside içeri girelim biz tarık ı Sadri ile damat getirir

Vahi : hadi bakalım

Belgin en önde kapıyı açmak için hızlı hızlı gider kapıyı açar içer girerler babanne ile dedeler

Dışarıdaysa sadriyle ümit tarık ı girdirdikleri abradan yavaş bir biçimde çıkartmaya çalışıyorlardır

Ümit: ne ağır adammış be ağabeycim yaa

Sadri: aynen ben bunun böyle ağır olduğunu hiç bilmiyodum dışarıdan ağır gözükmüyor tabi

Tarık: size beni taşın diyen mi oldu bide şikayet ediyorsunuz

Sadri-ümit: eveeeet

Tarık: kiim ??!!

Gözleriyle nazı işaret eder

Naz: ne yapıyım tarık bakma bana öyle

Tarık: yani naz ben seni o kadar taşıyım sen beni bu iki herife maskara et onlara diyiceğine kendin taşısana beni

Naz: Neee !!!

Tarık: Pardon bu ağır kaçtı biraz yani tamam adam tutsaydın bari bunların diline düşmektense

Naz: oldu bi kere hadi hadi hava buz gibi ben dondum içeri gidelim

Naz kolunu filize uzatarak : gel görümcem

Filiz: geldim yengem

Naz: hadi sizde sallanmayın taşıyın kocamı hıh

Ümit: emredersiniz naz komutan yok yok bu kızda alışkanlık olmuş emirden aşağı bize zor konuşuyor bazen kocası hariç gör işte ne kadar ballısın alfonso

Tarık: biliyorum biliyorum hadi çok konuşmayın da içeri taşıyın beni

Ümit: olamaz tarık a da geçmiş bu konuşma tarzı yandık ki ne yandık

Sadri tarık ümit üçlüsü son hızla merdivenlerden çıkarlar içeri germek için bir hamle atıcaklardı ki

Naz: Aaayy dikkaaat ediiin (son ses bir şekilde )

5.bölüm sonu
__________________
esince Çevrimdışı  
Eski 02-03-09, 23:35   #494
ummu88
Oyuncu
 
ummu88 kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 22.08.2008
Konum: İzmir
Mesajlar: 1,782
ummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond repute
Varsayılan


31. bölüm

Sabah uyanan Naz Tarık’ ı arar

Tarık: alo canım uyandın mı?
“ uyandım ki seni arıyorum sabah neydi o telefon 6 da “
“şey uyanınca saate bakmadan aramışım canım uyandırdım”
“evet, güzellik uykumu böldün sana kötü gözükmek istemediğimden bugün seninle buluşamam”
“sen her halinle güzelsin “
“e alışveriş için buluşacağız ya ben gözleri şiş bir şekilde dışarı çıkamam”
“ama naz lütfen”
“ay hani önce ben ne istediğime karar verecektim”
“iyi tamam ama görüşeceğiz dimi”
“yo oo“
“ama neden “
“biraz önce söyledim sanıyordum”
“bende sana sen her halinle çok güzelsin dedim ya”
Naz daha fazla dayanamaz kahkahalarla gülmeye başlar
“ şaka mıydı”?
“evet, ama sabah toplantım var öğle yenmekte buluşalım sonra bakarız”
“tamam, saat kaçta geleyim”
“13.00 iyi mi”?
“tamam”

Cahide: hoş geldin belgincim
“hoş bulduk cahideciğim “
“nasıl artık sorun yok”
“yok yok aramadın bari ben geleyim dedim”
“yoğunduk biliyorsun belgincim rahatsız etmek istemedik”
“iyi napıyoruz nişan işini”
“bilmem”
“a o ne demek bizde nişanı kız tarafı yapar. Sizden ses çıkmayınca gelip konuşalım dedim”
“çocuklar her şeyi kendileri planlıyorlar istedikleri gibi olacakmış”
“ama yani bu kadar da olmaz çok uzadı”
“iyide belgincim uzamasının sebebi sen hastalandın, defile, şimdide eşya bakıyorlar bir taraftan Tarık’ın iş yeri açılışı olacakmış. Acelemizde yok günler çuvala girmedi geç olsunda güç olmasın. Naz ile konuşur haber veririm kaçtığımız yok yaparız”
“ay Cahideciğim kırdım mı”?
“yo neden kırılayım çocuklar biz istediğimiz gibi planlayacağız deyince karışmak istemedim”
“şey dün Tarık’’ çok sıkıntılı görünce gelip konuşayım istedim biz büyüklerde yardımcı olalım dedim”
“öylede çocuklar”
“çocuklar mı yoksa Naz mı biri acele ediyor diğeri yavaştan öyle olunca çatışıyorlar birde sanki naz sadece o evde kendi yaşayacak gibi davranıyor sanırım. Oluşum benin öyle sıkıntılara gelemez”
“yani belgin istiyorsa katlanacak istemiyorsa da uzatmadan son verecek”
“ama cahide ağır olmadı mı bu söz şimdi naz kızımızda çok inatçı her şey kendi istediği gibi olsun istiyor sanırım”
“konuştum belgin o konuyu merak etme”
“ay cahideciğim erkekler kapalı kutu bu konuda bilmem ama soruyorum benim gözlemim bu Tarık bir şey anlatmıyor naz anlatıyordur belki naz seninle paylaşmıştır diye sordum yanlış anlama”
“anlamam merak etme sen yanlış anlatmadığın sürece”
“tamam, oluşumu öyle üzgün kırgın görünce dayanamadım haklısın. Çocuklar nasıl olsa halleder. Böylece birbirlerini daha iyi tanımış olurlar annelik dayanamadım işte “
“tamam, belgin sorun değil bak kızımı üzmek yok “
“nasıl üzerim cahide aşk olsun naz’ın üzülmesi demek oluşumun üzülmesi demek “”
“Ha yani sadece Tarık için”
“yok, sevdiğimden de”


Yemekte
Tarık Naz’a baktı iştahla ve zevkle yemeğini yiyordu. Elini çenesinin altına aldı gülümseyerek izlemeye koyuldu. Naz’ın yaptığı her işten bu kadar zevk alarak yapmasının çok hoşuna gittiğini düşünüyordu. Naz izlendiğinden rahatsız olmuş başını kaldırdı karşısındaki adamın bakışları çok hoşuna gitti ama yinede uyarmadan duramadı buna uyarma denirse kaşlarını gülümseyerek çatmaya çalıştı “bana öyle bakma ama yiyemiyorum”
“ama çok güzel görünüyorsun”
“hım güzel görünüyorum sadece şimdi”
“ her halin başka güzel öfke bile yakışıyor sana”
“ Tarık sen yemeğini yesene “
Seni seyretmek daha zevkli”
“aç kalacaksın”
“ben seni izlerken doyuyorum”
“bak sonra alışverişte acıktım diye mızmızlanma “
“seni yerim. Hem ben mızmız falan değilim”
Naz gözlerini kocaman açmış öfkeyle“Tarıık sapıklaşma ye yemeğini”
“ bak yine yaptın”
“ne yaptım”
“kızdın aklımı başımdan aldın şöyle yanına gelip kolumu sarıp doyasıya ..”
“sus artık beni utandırmaktan vazgeç “
“ama çok yakışıyor ben ne yapayım”
“biz buraya neden geldik Tarık hı”
“yemek yemeğe “
“başka”
“alışverişe”
“ha sen konuşarak dolaşmaktan yırtarım diyorsun”
“yo öyle olsa dün konuştuğumuz gibi yapar senden haber beklerdim”
“bende şaşırdım çok sıkıldığını sanıyordum bu alış veriş aşkı nerden çıktı”
“ilkim bir şey dedi rüyamda beni terk ediyordun”
Naz ilkim adını duyunca engel olmadığı bir yumru yine karnına saplandı sesi değişmişti “ilkim öyle mi ne zaman karşılaştın”
“şey gece annemlerden dönünce”
“ne dedi”
“boş ver onun ne dediğini hadi yiyelim yemeğimizi yapalım alış verişimizi”

Yemekler yenmişti.
Tarık: kahve
“olur”
“garson bey bize iki orta şekerli kahve “
Garson: tamam efendim “

Bol köpüklü Türk kahveleri gelmiş içiyorlardı. Tarık daldı gitti elinde kahve ile
Naz: hey Tarık nereye gittin
“evimize”
“hı ne evi”
“akşam olmuş işten dönmüşüz. Yemeklerimizi yemişsiz sen böyle köpüklü kahve yapmışsın rahat kanepemize uzanmışız ben sana sarılmışım birlikte içerken hayal ettim birden
“kahveleri ben yapıyorum öyle mi”?
“sözün gelişi istersen ben yaparım ya da yapan birini buluruz”
Kahve içerken birde sarılıyorsun birde uzanıyorsun o biraz zor gibi sürekli fincan elinde”
“onu da düşümdüm arkadan hemen yanımıza uzanan sehpalar”
“yandan uzanan sehpalar var mı öyle ben hiç görmedim”
“şimdi ben uydurdum. İç koy hiç kıpırdamadan”
“her şey rahtına göre ayarlanmalı diyorsun”
“Eh yani insan dünyaya bir defa geliyor istediğince gönlünce yaşamalı”
“bence salonda öyle uzun kafalı sehpa hiç estetik durmaz”
”sen iste ona da buluruz çare”
“sen bulursun”
“bulurumda bir şu eşya, nişan düğün işini çabuklaştırmanın çaresini bulamadım”
“çözüm bulmanı gerektirecek bir durum yok zevk alarak benimle dolaşacaksın”
“seninle yapılan her şey güzel benim için ama daha zevkli şeyler varken neden alışverişle zaman harcayalım “
“batırıyorsun”
“neyi”
“gemiyi”
“ben süper kaptanım batırmam”
“ne süper ama ya senin derdin ne sürekli konuyu tek bir yere bağlıyorsun”
“yo ne zaman yaptım ben onu bende konu bol “
“tabi tabi”
“ha canım nişan için istediğin özel bir şey var mı”?
“hım çevir çevir yanmasın”
“ne yanmasın”
“soman”
“tamam, özür dilerim çok mu belli ediyorum”
“neyi”
“alışverişin beni sıktığını”
“eh “
“tamam, seninle olunca zevkli olacak eminim dün yorgunluktan öyle yaptım zevk almaya çalışacağım söz”
“iyi ne sormuştun”
“nişan diyordum”
“Kızkulesi”
“Kızkulesi mi iyi de orası beni gerer şimdi “
“İyi işte kötü olanları silmiş oluruz”
“ben orayı hepten kapatayım”
“yo gerek yok çok kalabalık olmayız”
“olsun ben işimi garantiye alayım kötü sürpriz yaşamayalım. Bende bu şans varken çıkar bir terslik”
“sen bilirsin kalkalım”

…………………

Yapılan gezilerin sonunda salon takımı beğenilmiş aksesuarlar perdeler alınmış ve eve yerleştirme için getirilmiş döşeme işi bitmişti. Kırmızı siyah ve altın sarısı tonlarında modern görünümlü geniş koltuk takımı ve perdeler aynı tonlarla olan bir salondu. Naz salona hayranlıkla izlemeye başlamış. Her bir köşeye eliyle okşar gibi dolaşmaya başlamıştı. Tarık salonun girişindeki kolana dayandı. Ellerini koltuk altında birleştirerek Naz’ın halini yüzünde hayran bir gülümseme ile izlemeye koyuldu . Gördüğü manzara onu büyülemişti. Naz’ın her eşyayı bir parçası gibi okşaması onun yüzündeki mutluluğu gördüğünde alışveriş esnasında yaşadığı tüm sıkıntılar yok olup gitti
Naz: nasıl buldun
“baş döndürücü”
“o kadar güzel”
“güzel kelimesi anlatmaya yetmez”
“yaaaaaa bende de mi güzel”
“sen neyi sormuştun”
“sen neyi güzel buldun”
“baş döndürücü olan sensin “
“ben mi ama ben eşyalarımızı sormuştum”
“eşyalar mı ama ben sen varken onları görmedim bile “
“Tarııık ciddi olur musun”?
“ben çok ciddiyim deneyelim mi”?
“neyi”
Tarık yüzünde muzip bir gülümseme ile “ kanepemizi test edelim”
Naz başını iki yana sallayarak “yok etmeyelim mağazada nasıl test ettiğini gördük”
“ben o zaman iyi test yapamadım şimdi rahat rahat test edelim”
“hiç heveslenme ( Tarık dan uzaklaşır kaçmaya başlar Tarık peşinden “hiç kaçma yakalayacağım “
“ o biraz zor “
“nedenmiş o”
“bilmem sanki biraz hantallaştın gibi”
“hep senin yüzünden”
“nedenmiş o”
Koltukların arasından sehpaların derken masayı geçip kanepenin önüne geldiklerinde Tarık naz’ı yakalar “nasılmış benden kaçamazsın demiştim demek hantallaşmamışım “ kollarıyla nazın belinde arkadan sarar. İkisi de nefes nefese kalmışlardı. Tarık boynuna küçük bir öpücük bırakır. Naz “ ıy dur yapma “
“hım sen gıdıklanıyor musun” çok güzel yeniden eğildi öperken naz kollarından kurtuldu.
“her aldığımızı böyle test edecek olursak yandım yatak odasını düşünemiyorum “ söylediğine pişman başını önüne eğdi.
Tarık: o iş için yatak odası şart değil canım ( gülümsemeye başladı)
“ sırıtma”
“sırıtmıyorum gülümsüyorum”
“ikisini de yapma “
“hadi gel nasıl rahat mıymış kanepemiz “ naz uzaklaşmaya çalışıyordu Tarık naz’ın kaçmasın diye elinden tuttu. Birlikte kanepeye doğru sendeleyerek düştüler ve aynı anda gülmeye başladılar. Tarık hafifçe zıplar “ hım çok rahatmış değil mi canım”
“hı hı “ naz’ın şaşırdığını gören Tarık
“ne oldu şaşırdın”
“yo “
Tarık yavaşça naz’a doğru eğildi Naz gözlerini kapamıştı bile. Tarık bir süre naz’ı izledi yüzünün her köşesini ezberlemek ister gibi elini yüzünün her köşesinde gezdirdi. Önce küçük bir öpücük bıraktı. Sonra tutkuyla öpmeye başladı ikisinin de nefesi kesilinceye kadar devam etti………..
Ta ki Naz’ın telefonu çalana kadar...
Tarık: of ya insan bu kadar mı kadersiz olur ya ne bu allahım neydi günahım”
“neden öyle düşündün”
“baksana telefon, polis simitçi herkes bana karşı işbirliğine girmiş sanki”


“Alo anne … ancak bitti ….tamam çıkıyoruz … biliyorum babam ben eve girmeden uyuyamıyor …. Biliyorum saat geç oldu … iyide …tamam anne bir daha olmaz …


Gri araba özkul malikânesini önünde durur
Tarık: o gün gelecek mi?
“hangi gün”
“ayrılmadığımız aynı yere girdiğimiz gün artık seni bırakıp gitmek çoook zor geliyor. Naz bilmiş ol sabrım taşıyor bir gün seni alıp kaçarsam hiç şaşırma”
Naz elini gözüne koyup pışşık hareketi yaparak “hiç heveslenme ben kaçmam insan her zaman evlenmiyor her şey çok özel olsun istiyorum eğer katlanamayacaksan demek ki beni düşündüğün kadar çok sevmiyorsun
“çok sevdiğim için artık ayrı kalmak istemiyorum olamaz mıyım? Bir evi özel yapan eşyalar değil içinde ki yaşayanlardır. Bunu sen neden anlamıyorsun. Belli şeyler olsun sonra bize özel bizden izler taşıyan çok şey katacağız
“ o çok derin oldu bu konuşma”
“sen benimle dalga mı geçiyorsun”
“yo nerden çıkardın”
“Bilmem konuşmam pek hoşuna gitmedi. Seni evimizin içindeki eşyalar mı yoksa ben mi desem”
“ne saçmalıyorsun”
“hani birden benden daha çok eve alacağın eşyalara önem veriyorsun gibi geldi”
”Tarıık nasıl düşünce bu senin olmadığın bir yerin ne önemi olabilir ki”
“bende onu diyorum ya “
“Tarııık tüm hevesimi kırdın “
“naz özür dilerim ama bir haftadır dolaşıyoruz ve sadece salon yerleşti. Daha açılış var nişan var”
“alışveriş yaparken yerleştirirken birlikteyiz ayrılmadığımız günlerde gelecek acelen ne”
“seni çok özlüyorum hep yanımda ol istiyorum seninle uyumak seninle uyanmak istiyorum”
“o günlerde gelecek biraz sende yaptığımız alışverişten zevk almaya çalışsan olmaz mı”?
“tamam, öyle olsun “
“ iyi geceler”
“iyi sana da”
“of Tarık yapma böyle”
Tarık zoraki bir gülümseme ile “ iyi geceler sabahtan geleceksin değil mi”?
“o neden “
“unuttun”
“neyi”
“açılışı”
“yarın 11.00 deydi dimi”
“eh “
“tamam, özür dilerim. Biliyorsun”
“ya öyle ev daha önemli değil mi”?
“Tarııık “

Hazırlıklar bitmiş davetliler gelmeye başlamıştı. Tarık ve Sadri davetlilerle ilgileniyor. Gelenlerin hepsini masalarına uğrayıp sohbet ediyordu. Bir tarafta naz Ayşe ve diğer grup arkadaşları sohbet ediyordu. İçeri girenleri gören naz kapıya doğru hızla koşar adım gitti. Gelen Naz’ın İtalya dan arkadaşı Eduardo Girotti idi.


Naz: ed sen hoş geldin seni burada görmek ne güzel “ birbirlerine sarılmışlar ve öpüşmüşler. Ve sarılmaları bir türlü bitmiyordu. Uzun süredir görüşemeyen arkadaşlar özlem gideriyordu. Tarık gördüğü manzara karşısında daha fazla dayanamadı. Davetlilerin arasından hızla Naz’ın yanına ulaştı ve kolunu tutup çekti. Öfkeden ne kadar sıktığının farkında değildi “ ne oluyor burada”
Naz: Tarık bırak kolumu acıtıyorsun. Bırakır mısın?
“ sana ne oluyor dedim kim bu kılkuyruk”
Eduardo: pardon sanırım bir yanlış anlama va buda

“arkadaşım eduardo ve gayet iyi Türkçe biliyor”
“Memnun oldum izninizle naz’ la konuşmam gerekiyor( biraz uzaklaştırır) hani öyle yakın olduğun arkadaşların yoktu ne bu şimdi”
“ şey atlamışım”
“ne atlama ama yapıştın bırakmadın”
“a abartma Tarık İtalya’dan geldiğimden beri görmemiştim”
“ya nasılmış naz hanım insan çok sevdiği arkadaşını uzun süre görmeyince nasıl oluyormuş”
“iyi tamam “

…Naz
Naz: a esin sende mi geldin
Esin: herhalde
“ canım nasıl özlemişim “
Esin: ha tabi çok özlediğinden bir geldin senden hiç haber alamadık
Naz: döndünüz de neden aramadınız
Esin: yeni geldik ayağımızın tozuyla davete katıldık
Tarık: hoş geldiniz ben Tarık Naz tanıştırmayacak sanırım nişanlısıyım
Naz: şey şaşırdım ondandır Tarık esin –esin Tarık ed i biraz önce tanıtmıştım
Esin: memnun oldum hayret ne zaman oldu bunlar Naz
Naz: dönüşte başladı diyelim ne yapıyorsun
Esin: burada büyük gazetelerden birinde magazin bölümünü müdürüyüm
Naz: ed sen
Ed: gelinlik üzerine çalışıyorum yeni moda evi açtım
Naz: of ya daha yeni defile yaptık moda tasarıma da çok olmadı yeni eleman aldık döneceğinizi bilsem seninle çalışmak isterdim
Tarık: bakıyorum İlkim’i çabuk sattın
Naz: Tarııık
“ efendim ne var “
“a ben senin arkadaşlarına karışıyor muyum”?
“karışmıyorsun musun”?
“yo ooo”
“ben yanlış mı anladım sen ne dedin”
“sen davetlilerinle ilgilenmeyecek misin”?

Ters bakış atar yanlarından uzaklaşır. Davet bitmişti. Geriye arkadaş grubu kaldı. Naz arkadaşını diğerleriyle tanıştırdı.
Esin: Tarık Bey harika bir gösteriydi
Tarık: teşekkürler esin resmi konuşmalardan çok hoşlanmam
Esin: iş ortamında çok uygun olmuyor
“evet, haklısınız ama yakın çevrem diyeyim naz’ın arkadaşısınız bey hanımı kaldıralım”

Ed: sizi nereden tanıyorum çok tanıdık gibi geliyorsunuz
Naz: en çok hayranı olduğun şey ne
Ed: ralli ama nasıl olur
Tarık: İtalya adına yarışınca ismimi öyle değiştirmiştim
Ed: o zaman imzalı reminizi isterim ama önce esin hayatım remimizi çek
Tarık: tamam birkaç imza için çekilmiş fotoğraf vardı imzalar bir karşılaşmamızda veririm
Ed: ama sizi başka bir yerde de gördüm gibi
“bilmem belki İtalya da bir davette ya da bir yerde karşılaşmış olabiliriz
Ed: neyse takıldım şimdi çıkaramazsam uyku girmez şimdi of ya nerden acaba
Esin: hadi canım çıkalım gazeteye dönmem gerek hı iyi günler

Naz: nasıl buldun arkadaşlarımı canım benim ilk görüşte âşık oldular ve hemen evlendiler
Tarık: hemen öyle mi peki biz neden hemen evlenemiyoruz naz hem neydi o içine soksaydın bari esin onlunca uzaktan ed olunca hem ne biçim İtalyan adı o ed
Naz: biz kısalttık eduardo
“Aman iyi bakıyorum cevap vermedin neydi dedim. Maden sen benim arkadaşlarımla çok yakın olmamı istemiyorsun aynı şeyi bende senden bekliyorum “
“ama Tarık şimdi nasıl uzak dururum”
“ben durdum ama”
“haklısın insan sevdiği arkadaşı ile yakın olabilirmiş özür dilerim “
“olmaz hepsi bana kırgın gittiler”
“onlardan da özür dilesem olmaz mı”?
“düşünmem gerek”


…………………………………………
ummu88 Çevrimdışı  
Eski 04-03-09, 01:18   #495
Aynali 11
Asistan
 
Giriş Tarihi: 19.11.2006
Konum: Erzincan
Mesajlar: 308
Aynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond repute
Varsayılan


sevtap kapiya bakar ve yillar sonra sevtap ve naz göz göze gelirler
naz: sevtap?
sevtap: naz hosgeldin
naz: tarik ne demek oluyor bu?
tarik: naz sevtap meltemin annesi

tarik naza gülümseyerek bakarken naz bu durumu hicte hos karsilamaz

37. bölüm sonu

38. bölüm

naz: inanmiyorum sana tarik..biz simdi buraya bunun kizinimi istemeye geldik?
tarik: naz sende bir zamanlar annemin bize yaptigini mithata yapmicaksin herhalde
naz: gerekirse yaparim..(elini sevtap göstererek)..bunun en yakin arkadasina ne yaptigini unutmadin deilmi
tarik: naz bunlari sonra konussak..hadi canim iceri girelim
naz: siz istersiniz kizi tarik bey ben gidiyorum

naz arabaya binip gider tarik ise nazin arkasindan seslenir ama nafile naz coktan gitmistir…sevtap tarigin yanina gelir

sevtap: benim yüzümden araniz acildi..ben inan cok üzgünüm
tarik: senin bi sucun yok..ben naz ile konusurum..asil ben özürdilerim
sevtap: ben bunlari hak ettim tarik…hemde fazlasi ile
tarik: ben simdi eve gidip konusacam..sende cocuklara bisey caktirma…hem siz neticede sinif arkadasisiniz

tarik bi taksiye binip eve gider


bi süre sonra varir eve..tarik iceri girer nazi salonda oturmus görür
tarik: cok güzel naz..vallah bravo..sen kiz istemeden cay..sonra bin arabaya eve git..benide böyle ortada birak..bari bi hosgeldin der insan
naz: hosgeldin tarik
tarik: naz
naz: naz deme bana
tarik: pardon naz hanim
naz: hele naz hanim hic deme
tarik: askim, bi tanem, herseyim
naz: iltifatin hic sirasi deil tarik
tarik: patron nasil
naz: patronda deme
tarik: yeter ama naz sözcükteki tüm hitaplari söyledim hic bisey olmuyor ne deyim sana..kamil, ali veli delimi??..yoksa bilmedigim uzayli bi isminmi var naz
naz: hayir tarik hic bisey söyleme..hatta sende geldigin gibi git..sevtapin yanina
tarik: ya kadin bize bisey yapmadiki
naz: dogru yapmadi ama bi söz vardir..anasina bak kizini al diye…anasi nasilki kizi nasil olsun…en yakin arkadasina ne yapti bi düsün
tarik: iyide ne maglum kizin öyle oldugu
naz: ya öyleyse
tarik: bak naz…bizi düsün…hani bi söz daha varya..babasinin oglu diye..babami nasil bilirsin
naz: hulusi babam dünya iyisi bi adamcaz..ne var
tarik: öyle ama..ne biliyorsun..yada biliyordun hakkinda

naz bi kac saniye sonra cakmistir durumu
naz: ohooo sanki sen öyle deilsin
tarik: seni tanidigim günden sonrasini düsün naz
naz: ayni seymi
tarik: evet ayni sey…babam annemle o yillarda tam 25 yil evliydi ve söz vermeseydi hala devam ediyordu capkinliga..ben öyle deilim mesela naz…siz sinif arkadasisiniz naz..yillar önce annesinin yaptigi bi hatanin bedelini o kizcaz ödemeye hakki yok…hem bu arada o kiz en yakin arkadasimin kizi ayrica..ve o cok mert ve delikanli birisi..bunu sende biliyorsun naz….simdi karar ver..gidip istiyormuyuz müstakbel gelinimizi??
naz(azicik düsünür sonra karar verir): iyi tamam peki…ama unutmaki bunu sirf cocuklar icin yapiyorum..böyle yapan kadinlari hic sevmem ve sevtapta onlardan biri

tarik ve naz tekrar sevtapin evine giderler ve kiz isteme fasli baslar
tarik(naza egilir): naz hadi baslasak
naz: olmaz tarik önce sen basla..hatta baslamisken bitir
tarik: naz ben bu iste cuvallarim sen baslasan
naz: merak etme ben toparlarim gerekirse
tarik: yani naz…neyse

tarik: efendim sebebi ziyaretimiz..seydir..(elini ensesine koyar)..simdi..bu iki genc birbirlerini görmüsler ve begenmisler tipki bi zamanlar bizim gibi..yani bizim gibi derken naz ve benim gibi

naz arada siritir tarikta bunu farkeder
tarik: naz siritma
naz: siritmiyorum tarik gülüyorum
tarik: neden
naz: cok komikte ondan
tarik(naza egilir): ben sana dedim cuvallarim diye
naz: gayet iyi gidiyorsun devam
tarik: yani uzun lafin kisasi sevtap biz allahin emri peygamberin kavli ile melteme talibiz
naz(alkislayarak): bravo tarik gercekten süper..tebrikler askim

naz alkisladiktan sonra tekrar yüzünü asar
naz(icses): bu cadi kesin bi bahane ile kizi vermicek..inat iste
sevtap: vallah meltem istedikten sonra bana söyleyecek bi söz kalmadi..mutluluklar dilerim

meltem ve mithat naz, tarik ve sevtapin elini öptükten sonra oradan ayrilirlar…herkes tam cikarken sevtap nazi durdurur
sevtap: az konusabilirmiyiz naz??
naz: ne vardi??
sevtap: senden beni af etmeni beklemiyorum naz..hatta acikcasi umrumdada deil..sadece pisman oldugumu bilmeni ve kizimi gelinin olarak sevmeni istiyorum okadar..onun hic bir sucu yok
naz: hani derler ya..bazen büyüklerin günahini cocuklar ceker diye…baskasi olsa senin o daha dogmamis cocugun babasini ex askinla aldattigin icin..sirf ogullarinin mutlulugu icin o kizi gelin olarak alip sonrada hayati ona zindan ederdi…ama ben öyle deilim ben bugün buraya iki asigi evlendirmeye geldim..yani gelinimi istemeye

naz bu sözünden sonra tarigin yanina gider arabaya ve eve giderler

arabanin icinde
tarik: naz
naz: efendim
tarik: kiz isteme fasli bitti…simdi naz isteme faslina gecmeye ne dersin
naz: naz isteme fasli derken??


tarik lunaparkin önünde durur
tarik: iste naz isteme fasli hatirladinmi??

naz gecmise yolculuk yapar

gecmis
naz: tarik gel lunaparka gidelim
tarik: cok istiyorsan hadi gidelim

lunaparka girerler tarik naz icin bisey kazanmistir…daha dogrusu iki sey
tarik: askim…ayicigimi istiyorsun yoksa kirmizi gülümü?
naz: sen hangisini secersen
tarik: kirmizi gül lütfen
naz: tesekkür ederim
tarik: bak ask treni gel binelim
naz: hadi

ask trenine binerler öpüserek cikarlar ve sonunda gelin damatli bir resim cekilme yerine varirlar fakat yaninda bide kovboy resmi vardir
naz: bak tarik önce kovboy ol sonra ikimiz gelin damat

tarik kovboy olarak resim cekilir daha sonra naz gelin tarik damat olarak cekilirler


nazin gecmise yolculugu tarigin onu dürtmesi ile son bulur
tarik: naz!! naz iyimisin
naz: ha tarik ne zaman geldik
tarik: biz coktan geldik naz sen hayale dalmadan önce
naz: ne hayali
tarik: sana seslenmesem hala böyle dalmaya devam ediyordun
naz: buraya ilk geldigimiz günü hatirladim birden..en sonundada bizim gelin damat olarak cekildigimiz fotografi düsündüm sen uyandirdin beni
tarik: ilk sevgili oldugumuz gecede buraya gelmistik
naz: cok güzel bi geceydi

bu kez naz ve tarik ilk sevgili olduklari geceyi hatirlarlar

gecmis

naz: sagol tarik…bu arada melisa güzel kiz..neden ona karsi ilgin yok…seni sevdigi belli
tarik: cünkü bi baskasi var …ondan daha güzel ve daha cekici
naz: esmer birisi yani
tarik: nerden bildiniz naz hanim?
naz: esmer bayanlari daha cekici bulmuyormusun?
tarik: öyle
naz: eee kimmis bu sansli kisi?
tarik(icses): sensin tabii esmer prenses…(disses)..henüz bunu bilmiyor
naz: neden söylemiyorsun ona?
tarik: bilmem belki hic istemedigim bi cevap alabilirim diye olabilir
naz: bence sansini bi dene…eger seni redederse o zaman kendi kaybeder
tarik: varsayalimki o kiz sizsiniz..ne cevap verirdiniz?
naz: ben o kizin yerinde olsam hemen kabul ederdim..senin gibi iyi kalpli, dürüst, karizmatik ve yakışıklı birini bulmusum kacirirmiyim hic?
tarik(icses): oglum tarik ya agzindan kacirdi yada bilerek söyledi..en azindan senden hoslandigi kesin ama ya parasiz ise
naz(icses): evet tarik simdi belki sözleri duymussundur…bana karsi bir ask varsa simdi söylemenin tam zamanidir
tarik: peki ya fakirse…mesela ben soförüm..siz kizin yerinde olsaniz kabul edermisiniz
naz: para hersey demek degildir tarikcigim unutma…önemli olan sevgi

ve naz odasina dogru gider
naz(yürürken): hadi bakalim tarik simdi askini itiraf etme zamani…cok heyecanliyim
tarik: ee bu niye gitti simdi…sanirim zamani geldi…oglum tarik bu aksam herseyi hallediyorsun…daha fazla icinde saklayamazsin naza olan askini..evet evet en iyisi romantik bir aksam yemeginde herseyi aciklamak

tarik nazin pesinden nazin odasina dogru…naz odasina cikmistir bile..tarik ise nazin odasinin kapisindadir kapiyi tiklar
naz(icses): geldi…(disses)…kim o?
tarik: naz hanim benim tarik girebilirmiyim?
naz: tamam gir

tarik iceri girer
tarik: naz hanim eger yanlis anlamazsaniz ve aksam isiniz yoksa sizi cok güzel bi yere götürmek istiyorum
naz: hmm neresi mesela?
tarik: sürpriz desem?
naz: tamam olur nasil istersen
tarik: tesekkürler naz hanim

aksam olur tarik nazi kapinin önünde bekler

bi kac dakika sonra naz kirmizi elbisesi ile gelir (hatirlarsiniz 14 subatta giydigi kiyafet)
naz: nasilim tarik?
tarik: muhtesem görünüyorsun
naz: tesekkürler..sende cok yakışıklı oldun siyah takimin ile…cok yakismis
tarik: sagol..sanada kirmizi cok yakisiyor

arabaya binerler cok şık bir restoranta giderler

naz: cok romantik bi aksam yemegi…neye borcluyuz bunu?
tarik: bunu ilerleyen dakikalarda anlayacaksin

müzik calar
tarik: bu dansi bana lütfedermisin?
naz: memnuniyetle

müzik boyunca dans ederler…müzik biter ikisi yerlerine otururlar
tarik: naz sana söylemek istedigim cok önemli bisey var … bilmen gerektigini düsünüyorum
naz(icses): nihayet
tarik: naz daha tanisali asagi yukari 1.5 ay oluyor ve ben bu zaman icerisinde cok düsündüm…naz ben seni seviyorum
naz: ne?
tarik: biliyorum biraz garip geldi ama sana sabah bahsettigim kiz sensin…nedir cevabin
naz: tarik bunlar coktandir duymak istedigim sözler…evet bende seviyorum askim


simdi
tarik: seni seviyorum askim
naz: bende seni..bundan sonrasini hatirliyormusun
tarik: hatirlamazmiyim…en iyi arkadasim hastanede yatiyordu sen bi aldatma lafi cikardin gidiyordun
naz: ne yapim apar topar ciktik restorandan banada neler olup bittigini söylemedin

gecmis
birden tarigin telefonu calar
tarik: pardon..(telefonu acar)..alo.. ne?...durumu nasil simdi?...hangi hastane?...hemen geliyorum
naz: tarik dur nereye ne oldu?
tarik: naz cok ama cok kötü bisey oldu yolda anlatirim derhal hastaneye gitmem gerek
naz: tamam hadi gidelim

yolda
naz: tarik kim hastanede yaa söylesene artik…yoksa sevgilin falanmi…daha yeni beraberken aldatmayami calisiyorsun beni?
tarik(birden yüz ifadesi degisir saskinliktan): ne? ne aldatmasi bitanem
naz: yoksa neden gecenin bi yarisi hastaneye kosusturasin?
tarik: o yüzden hemen seni aldattigim düsüncesi geliyor degilmi?
naz: bilmem olur mu olur
tarik: yani ben seni aldatiyorum öylemi?
naz: ben öyle bisey demedim?
tarik: benmi yanlis duydum
naz: hayir ben sana sadece aldatiyormusun dedim yani soru sordum…aldatiyorsun demedim
tarik: ikiside ayni yola cikiyor
naz: sende beni ikna et ozaman
tarik: seni aldatacak olsam melisayla aldatirdim…yapmadigima göre seni sectim demektir
naz: beni bu kadar cokmu seviyorsun?
tarik: ugrunda ölecek kadar
naz: tamam inandim…bana söylemediginden eminim…peki biz su an kimin icin gidiyoruz hastaneye?
tarik: hayati girgira alan biri icin gidiyoruz
naz: ne?
tarik: yani her ne olursa olsun sanki hic bisey olmamis gibi sessiz sakin görevini yapan biri icin
naz: sen kimden bahsediyorsun tarik ya??
tarik: hayatta güvenebilecegim iki en iyi arkadasimdan birinden bahsediyorum
naz: yaa kimmis bakalim bunlar…kizmi yoksa
tarik: yaa kiz…naz sacmalama ne kizi
naz: az önce dedin ya kiz diye
tarik: bunu sen demedinmi ilk?
naz: sende kabul ettin…kimmis bu kiz?
tarik: sana murat desem?
naz: tarik bak yalanlar baslilyor yine murat diye kiz ismi olurmu?
tarik: lafi agzimdan aldin naz…bende sana aynisini soracaktim

simdi

tarik ve naz kahkahalarla gülerler
naz: tarik su bizim halimiz dizi veya film olsaydi reyting rekorlari kirardik kesin
tarik: özelliklede senin su ikidebir yanlis anlamalarin sayesinde yaptigimiz kavgalar ve yasadigimiz efsane ask

naz ve tarik birbirlerine hala ilk günkü gibi ask dolu bakarlar
naz: bana bu dünyada yasattigin en büyük mutluluk ve ask icin cok tesekkür ederim sana..iyiki o zamanlar babam araba kullanmami yasakladi..bu sayede seni tanidim

tarik: ve iyikide babam..nasil ögrendiyse..alfonso oldugumu ögrendi ve beni mahkemeye vererek is bulmak zorunda birakti..böylelikle hayalimdeki kadini tanidim
naz: ve simdi tekrar o gece dönüyoruz tarik..hadi..o gün yaptigimizin aynisini yapalim

naz ve tarik lunaparkta 25 yil önce yasadiklarini tekrar yasarlar ve büyük bi huzur ile eve giderler…ve bütün bunlari boranin onlari izlediginden habersizce yasarlar

bora: bu birlikte yasadiginiz son mutlu gündü iste tarik ve naz tekelioglu cifti

38. bölüm sonu
Aynali 11 Çevrimdışı  
Eski 05-03-09, 01:24   #496
secretworld
Asistan
 
secretworld kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 12.04.2008
Konum: secret world
Mesajlar: 295
secretworld has a reputation beyond reputesecretworld has a reputation beyond reputesecretworld has a reputation beyond reputesecretworld has a reputation beyond reputesecretworld has a reputation beyond reputesecretworld has a reputation beyond reputesecretworld has a reputation beyond reputesecretworld has a reputation beyond reputesecretworld has a reputation beyond reputesecretworld has a reputation beyond reputesecretworld has a reputation beyond repute
Varsayılan





Bir mevsimin güzel oluşu neyle ölçülür, tartışılır.Sen yaz dersin ben kış.Sen

Bodrum dersin ben Kartepe…Peki neden?Mekan mı?Zaman Mı?Yoksa

yaşanılanlar mı?Peki ya duygular onlar da açık mı

tartışmaya,yargılamaya?Yoksa öylece yaşayıp sorgulamayı bir kenara mı

bırakmalı?







Yaz sıcağında çalışmak zor geliyordu herkese ama düşünseler insanların

böylesi bir tatil için çok daha fazlasına katlanmaya razı olduklarını.Bodrumda

olmak…Aşık olduğun kadınla ,aşkın şehrinde,aşık olduğun işi yaparak…Daha ne

olsun?İlk günün şımarıklığını atmak kolay olmadı.Ertesi sabah erkenden

uyandılar,kurulan sette yine o yalancı şöför ve şımarık kız oldular.Birbirlerini

pas geçeceklerdi aynı mekanda,yalanın türlüsü dudaklarında…Biri gün batımını

izleyecek,diğeri uyuya kalacaktı odasında.Yanlarında başka başka

yüzlerle...Ne Naz o delikanlıyla izlerken o gün batımını aklında Tarıktan başka

bir şey vardı ,ne de Tarık Bodruma hakim o manzaraya bakarken aslında Nazın

gözlerinden başka bir şey düşünüyordu…







Spoiler İçermektedir




Çekim bitip de stop denince Naz beyaz salopetinin cebinden pembe

telefonunu çıkardı ve 2 ye bastı uzunca,havuz başındaki masada çalan

telefonun sahibi imza dağıtıp resim çektirmekle meşguldü.Ağarmış saçlarının

dikkat çektiği,sakalının ayrı bir hava kattığı o yüzüyle galiba Tarıktan sonra

günün adamı bu delikanlıydı.Tabi üzerinde Tarık suretli t-shırtın de azıcık payı

vardı bunda ama azıcık.Eliyle telefon diye işaret etti Tarıka.Etrafını saran

kalabalıktan müsaade isteyip masaya geldi.






TARIK-Sağol abi ya hem haber verdiğin hem de nefes almamı sağladığın için.


SOYSAL-Ne demek efendim bu kadar ısrarlı çalınca dedim acil,e açsana

bekletme gelin kızımı.


TARIK-Açim tabi(gelin kızı mı ama…)


SOYSAL-Bakma öyle sen giderken ben dönüyordum Tarık,tabi ekrandaki

resmin katkısı da oldu hani.




Tarık görüşeceğiz gibilerden bir işaret yaptı,telefonu açtı ama masandan

uzaklaşınca.Eli ıslak saçlarını karıştırırken gözü uzakta bir noktaydı.Başkaları

için minik beyaz bir nokta gibi duran şey Tarık için çok daha fazlasıydı.






TARIK-Efendim Aşkımmmm.


NAZ-Niye açmıyorsun telefonunu bir saatir?


TARIK-Aşkım hayranlar imza falana biliyorsun işte,kızma şimdi.Niye aradın sen

bitmedi mi daha ?


NAZ-Aman çok da kıymetli hayranların var.


TARIK-Senden daha fazla değiller ama…


NAZ-Bitti çekim,Tarık ya burası çok güzel.Gelsene sen de beraber izleriz

manzarayı.


TARIK-Sen,ben ve Bodrum…İnan muhteşem olurdu da Aşkım riskli o biraz.Biz

gündoğumunu izlesek seninle.Hı ne dersin?



NAZ-Başka seçeneğim olmadığına göre,Tarık on dakikaya aşağıdayım.Bana

soğuk bir şeyler söyle.Bir de şöyle karışık bir dondurma…



TARIK-Ooo çok kızdın sen bana gelmedin diye,gene tatlıya sardığına

göre.Tamam söylerim.


NAZ-Ya Tarık vazgeçtim ben



TARIK-Benden değil dimi?


NAZ-Yok dondurma istemiyorum frambuazlı muzlu pasta istiyorum ben.


TARIK-Ooo ama ben yiyecektim onu


NAZ-Koca otelde 2 porsiyon pasta yok mu?



TARIK-Olmaz olur mu var tabi de ,ikisi ayrı ayrı var.Rica ettim sabah sağ olsun

aşçı bana özel yapmıştı da sen nerden duydun bunu?



NAZ-Duymadım canım istedi,bak merdivenleri indim köşeden dönüyorum şimdi…


TARIK-Tamam anlaşıldı Naz hanım…



**********************



SERAP-Bu kızın telefonu ya kapalı meşgul,of Naz çatlatırsın adamı.

NİL-Ne oldu ulaşamadın mı?

SERAP -Gene meşgul,hep meşgul.

NİL -Yoğunlar tabi akşam ararsın sakinleşir belki o zamana.

SERAP-Tamam ama bana hatırlat olur mu.


**********************




TARIK-Demek o kadar renk veriyorum Abi


SOYSAL-Gözlerine bakmak kafi evladım.


TARIK-Valla bir şeyler oluyor ve ben bundan çok hoşnutum ya…


SOYSAL-E o zaman ne bu üzerine çöken tatsız duruş şimdi?


TARIK-Geride hasarlı bıraktıklarımı düşününce


SOYSAL-Bak oğlum benden sana bir nasihat,biliyorum senin yüreğinin ne kadar

güzel olduğunu kimseyi kırmak istemediğini hele ki onca yıldan sonra yol

arkadaşını.Ama AŞIK olmak insanın başına gelebilecek en güzel şeyken hayatın

sana sunduğu bu hediyeyi geri çevirme.Bunca zamandır tanırım seni gözlerinde

şu ışık son zamanlarda peydah oldu.Bırak herkes kendi yarasını sarsın.

Tarık sözler kulaklarında geçmiş gözlerinin önündeyken masanın kalabalıklaştığı

artan seslerle belli etmişti kendini.Irmak gelmişti,annesiyle.Onlar da Tarıkın

yüreğinde büyüdüğü ailelerden biriydi.Bu kadar tatlı bir bebek olabilir miydi

Allahım.Tarık çocuk ruhuyla unuttu her şeyi ve Irmakla oynamaya

başladı.Kokusunu içine çektikçe daha da şirin geliyordu bu cadı gözüne,bilse

ne şanslıydı bu minik.Onun saçlarını çekiyor,kolyesine parmağını dolayıp

kocaman kocaman bakıyordu Tarık abisine gülerek.Tarık onun tombul yanağına

güzel bir öpücük kondururken:






“Ooo siz de maşallah her yaş grubundan hayranınız var Tarık Bey,yani kızlar

üzerinde nasıl bir etki mekanızmasıyla işliyorsanız.Valla sevgiliniz görse ne

derdi kim bilir?”




Beyaz şapkasının altından kıstığı gözleriyle baktı Tarıka tuzak soruydu bu!



“Bilmem ama şu güzelliğe bakınca dayanamadım ne yapayım.Hem biraz

çapkınlığın ne zararı olur ki?”



NAZ-Oyarım o gözlerini Tarık senin(afferim Naz…nasıl da tongaya düşürdü seni

çık şimdi işin içinden)Yani ben olsam oyardım,yani sevgilin,yani sen benim

sevgilim olsan…Off anladınız siz onu.





Tarık kahkalarla gülerken ne olduğunu anlamasa da Irmakta gülmeye

başladı,Soysala bakıp bakıp gülüyordu Tarık.Nazsa anlamamış olmanın siniriyle

bakıyordu Tarık’a.




NAZ-Nesi komik bunun?Bak kes gülmeyi yoksa…


TARIK-Aşkım boşa debelenme istersen


NAZ-Aşkım mı?Tarık sen iyi misin?Soysal abi güneşte çok kaldı bu,bakma sen buna.

TARIK-Valla iyiydim şimdi çok daha iyi oldum sayende.


SOYSAL-Uğraşma gelinimle…Kızım bakma ona sen,çok sevindim ben bu

habere.Aslında bugün dönecektim ama işleri biraz ertelemenin kime ne zararı

olur ki?




Naz onun hayatına dahil oldukça öyle mutlu oluyordu ki.Hayatına aldıklarını

gördükçe kendini daha da özel hissetmeye başlamıştı.Bazen bu yükü taşıyabilir

miyim diyordu kendine ,onun kadar iyi olabilir miyim? Ama ne demişti Tarık

birlikte büyüyeceklerdi,neden olmasındı o zaman.



TARIK-Naz daldın yine ama hiç boşuna plan yapma vermem sana pastamı.


NAZ-Hı ne pastası…a bitmiş bu…ya Tarık versene birazcık…azıcık..


TARIK-Öyle bedavadan olmaz ama


NAZ-Ne istiyorsun karşılığında?


TARIK-Benim için uykusuz kalmanı.


NAZ-Yuh Tarıkçığım,yani şurda büyüklerimiz var aile var ,utanmıyorsun da…


TARIK-Niye utanayım ki sabah erken kalkıp gündoğumunu izleyelim diyecektim

ya aklın başka yerde değil mi senin hep…


NAZ-Hıhıı..




Naz Tarıkın yavaşça önüne ittiği pasta tabağındaki ganimeti yavaş yavaş

tırtıklamaya başlamıştı,kucağında Irmakla birlikte.



SOYSAL-Hayret kadınları sevmez ama


TARIK-Naz bu abi,herkesi bağlar kendine güzel cadı.


NAZ-Irmakçım ne diyo senin bu serseri abin ?


TARIK-Ayıp oluyor çocuğun yanında serseri falan.


NAZ-Ben cadı oluyorum ama!



Ve o sıralarda İstanbulda Naz’a ulaşmak isteyen birileri içinde sonunda dediği

an gelmişti.Naz cebinde isyan edip duran pembe kutucuğu açmıştı .



NAZ-Efendim ablacım


SERAP-Hele şükür sana ulaşabildim Naz.Nasılsın yoğunsun anlaşılan.


NAZ-Sorma sözde tatil mekanı ama..


SERAP-Sonuçların çıktı ,onun için aradım.Her şey yolunda sayılır.


NAZ-Nasıl sayılır?Niye her şey yolunda değil de yolunda sayılır?







SERAP-Naz değerlerinde biraz değişiklik var ama bu durum için normal,yani

dördüncü hafta için oldukça iyi sayılır.Özetle hamilesin Nazcım.



NAZ-Hıı iyi ben de bir şey var sanmıştı….Ne alırsam düzelir peki,yoksa gene

spor mu diyeceksin?


SERAP-Nazzz kızım grip değilsin ilaç alınca geçsin sana hamilesin diyorum!



Çatalı ucundaki lokmayla birlikte tabağa bıraktı,yüzündeki tüm mimikler

donmuştu.


NAZ-Biraz bekler misin ,kapama telefonu…



Tarık gözlerini Naza dikmiş merakla bakıyordu.Neydi onu şaşırtan bu kadar?



TARIK-Naz ters bir şey mi var?Korkmaya başlıyorum söylesen iyi olur.


NAZ-(Benden daha çok olamaz Tarık inan)… önemli bir şey yok merak etme




Kucağındaki tatlı mucizeyi annesine uzattı.Masadan uzaklaştı, adım atmak

zorlaşmıştı sanki yer kayıp gidiyordu ayaklarının altından.




NAZ-(kısa bir sessizlik sonrası yerlerine oturunca sözler)Abla emin misin?Yok

yok olmaz öyle şey!


SERAP-Niye rahibe misin sen?


NAZ-Ya değilim ama ne yapmam gerektiğini de biliyorum.Offf hani 3 ay işe

yarıyordu o iğneler!


SERAP-Yarıyor Naz ama 3 aylık olanı yaptırdığında,yan etkiler yüzünden aylık

olana geçmişsiniz öyle dedi Nil.




Naz düşününce hatırladı…Yine acelesi vardı, kapıdan çıkarken Nil

arkasından seslenmişti:

“Gelecek ay görüşürüz”




NAZ-Eminsin değil mi?


SERAP-İki kez kontrol ettirdim.


NAZ-Peki,arayacağım seni daha müsait olduğumda.



Tarık duramadı yerinde peşinden geldi Nazın.Onu böyle durgun ,savunmasız

görünce arkasından yaklaşıp belinden sarmak istedi ama burada olmazdı ki..


TARIK-Naz lütfen söyler misin ne olduğunu,kötü bir haber mi?




Naz daha durumu kendine anlatamamışken…Ona söylese…Ya da sussa mı?



NAZ-Ben iyiyim merak etme,yolundaymış her şey.


TARIK-Ondan yüzün kireç gibi değil mi?


NAZ-Yok ben iyiyim de şey…(bir şeyler bul Naz bir şeyler bul)Anneannem,

onun da sonuçları çıkmış da.Gerçi yaşını düşünürsek bunlara alışmak lazım ama

işte ne bileyim,masaya dönelim mi ayıp olmasın misafirlerine.


TARIK-Misafirlerimize diyecektin .







Bütün gün ruh gibi dolaştı Naz otelde.Aklında onlarca soru,ne yapacağını

bilmeden.Yardıma ihtiyacı vardı ama kiminle paylaşacaktı bu sırrı.Sır mı?Evet

bu bir sırdı,Tarıkla paylaşmak içinse daha zamana ihtiyacı vardı.Belki de onun

için hep bir sır olarak kalacaktı…




NAZ-Alo canım müsait misin?

-Ben müsaitim ,zaten bu ses tonunu duyunca olmasam da oldurmuştum

çoktan,ne oldu Naz içimden bir ses iyi olmadığını söylüyor.


NAZ-Doğru söylüyor ama telefonda anlatamam gelebilir misiniz buraya?


-Bodruma mı?Biz iki güne Antalyaya gideceğiz ama sanırım o kadar sabrın yok.


NAZ-Yok,lütfen atlayın gelin ilk uçağa.Ben ayarlarım sizin odalarınızı burada.


-Korkmalı mıyım Naz?


NAZ-Bilmiyorum…Gizem ben... hamileyim…


-Aklıma onca şey geldi şu iki dakika da bu son ihtimaldi,acil durum.Kızlara

haber vereyim akşama ordayız canım.


Naz odasında yatağına uzanıp düşünmeye başladı.Bir yanı kıpır kıpır oluyordu

,içinde bir can,canın canı büyüyordu.İnanılmaz bir mucizeye ev sahipliği

yapıyordu şimdi.Ama sorumlulukları düşündükçe keyfi kaçıyordu,daha ilişkileri

rayına oturmamışken,cevaplanmamış sorular varken bu kadar ileriye dönük bir

karar…Elini karnına götürüp okşamaya başladığının farkında değildi,içgüdüleriydi

ona bunu yaptıran.Yüzündeki gülümsemenin ona ne kadar yakıştığını görse

aklının ucundan geçmezdi o tatsız fikirler…




“Bebeğim demek benimlesin bunca zamandır…Demek o gece,Su adadan önce

evde…Bilemezdim o gecenin hayatımda ne çok şeyi değiştireceğini.Bu sete

girdiğim ilk gün başka bir hayata da adım attığımı bilemezdim…"

Spoiler İçermektedir









"Ne yapacağız

biz şimdi,teyzelerini beklemek en iyisi…Offf Naz saçmalama ne kadarcık ki

onunla konuşuyorsun.Duyup anlıyormuş gibi seni sanki.İyice kontrolden

çıktın,yat uyu biraz hadi…






“Hele şükür konuştun benimle,duyuyorum seni tabi ki.İlk günden beri hem

de…Ama anne bak bozuluyorum, insan sevinir ben geliyorum diye.Ne bu

sabahtan beri bir gerildin gerildin.Yoksa beni istemiyor musun?Ama hani demin

beni kucağına aldığını hayal ettin ya ne kadar güzel olmuştu buralar o

zaman,ben de çok mutlu olmuştum tabi…Beni seveceksin değil mi?Babamı

seviyorsun çünkü biliyorum,böyle o yanımıza gelince senin kalbin o kadar

gürültülü çarpmaya başlıyor ki,damarlarında o kadar hızlı akmaya başlıyor ki

kanın .Ama ben korkmuyorum çünkü senin en çok onun yanında mutlu

olduğunu hissediyorum. Ben geldiğimde de hep birlikte olacağız değil

mi?Gelmeme izin vereceksin değil mi ?”




Tarık tüm otelde aramış durmuştu onu ,bu güzel havada odada olacağını

düşünmemişti.Kapıyı tıkladı ama anahtar kapının üzerindeydi ,çok dalgın

olmuştu bu aralar,açıp kapıyı içeri girdi.Anahtarı koltuğun üzerine atıp uyuyan

güzeline baktı.Bu kadar güzel olmak ,sanki git gide daha da güzel oluyordu bu

kız…Kokusu daha tatlı oluyordu…Bambaşka bir havası vardı sanki…Saçlarını

okşadı ve uzun uzun seyretti bu güzeli.



“Aşk mı yoksa Bodrum mu bilmiyorum bunun sebebi Naz ama sende ki bu

başkalık…Aşk biterdi hani ,ben her an daha da aşık oluyorum sana.Senden

uzak nefes alamaz oluyorum.” Alnına minik bir öpücük kondurdu,gitmek

istemese de ortadan kaybolması dikkat çekecekti.İstemeye istemeye çıktı

odadan aklını ve kalbini odada bırakarak…
__________________
secretworld Çevrimdışı  
Eski 05-03-09, 18:12   #497
zeyno-brşkrs
Oyuncu
 
zeyno-brşkrs kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 15.05.2008
Konum: hiç eksilmez mi hasret?
Mesajlar: 1,889
zeyno-brşkrs has a reputation beyond reputezeyno-brşkrs has a reputation beyond reputezeyno-brşkrs has a reputation beyond reputezeyno-brşkrs has a reputation beyond reputezeyno-brşkrs has a reputation beyond reputezeyno-brşkrs has a reputation beyond reputezeyno-brşkrs has a reputation beyond reputezeyno-brşkrs has a reputation beyond reputezeyno-brşkrs has a reputation beyond reputezeyno-brşkrs has a reputation beyond reputezeyno-brşkrs has a reputation beyond repute
Varsayılan


VAHİ:-tamam kızım! Bu arada yeni evlilere de tebriklerimi ilet yaptıklarına ne kadar anlam veremesem de… gerçi kabahat onlarında değil ya nasıl izin verdiler böyle bir şeye anlamış değilim ben olsam… neyse uzatmayalım şimdi gelince konuşuruz…
Artık Naz için konuşmasının uzayıp uzamamasının hiçbir önemi kalmamıştır babası cezayı kesmiş ve kalemi kırmıştır bile “ben olsam” derken…





GÖZLERİN 48.BÖLÜM


Naz endişeyle gözlerini yumup başını sağa sola sallarken:
-tamam babacığım konuşuruz annemi öp benim için…
Telefon kapandığında Tarık kendini Nazın yüzünde endişeyle oturduğu yatağa boylu boyunca bırakarak:
-ne oldu da yüzün bu kadar düştü aşkım?
Naz yanında yatan eşine çevirir bu kez bakışlarını:
-mahvolduk Tarık!
Tarıkta endişelenmiştir bu sözle:
-neden?
NAZ:-babam Ayşeyle Sadrinin nikahına bile muhalifken bizim evlendiğimizi duyarsa…
Tarık yatakta yüzükoyun dönerek:
-endişelenme hayatım hiçbir şey olmaz…
Elini uzatıp saçlarını okşayarak buğulu bir sesle:
-şimdi bunlara takılıp balayımızı mahvetmeyeceğiz değil mi?
Naz yanında yatan adama gülümseyerek kaşlarını kaldırır:
-sanırım! kafayı takarakta elde edebileceğimiz bir şey yok zaten…
Tarık Nazı kendine doğru çekerken:
-o zaman?!
Nazın dudaklarında beliren gülümseme Tarığın dudaklarının temasıyla yoğruldu… Tarık Nazın elbisenin sırt kısmında ki fermuara uzattı elini sabırsızlıkla… fermuar açılınca öpüşünü dudaklardan boynuna doğru kaydırdı… elleri bu kez yukarılara çıkmış elbisenin omuzlarını aşağı indiriyordu… Tarığın öpüşlerine teslim olmuş olan Nazda titreyen elleriyle onun gömleğinin düğmelerini açmaya çalışıyordu… Tarık omuzlarından aşağıya kaydırdığı elbiseyi Nazında yardımlarıyla sıyırıp attı bir kenara… aşk ve tutkunun dansı vardı artık bütün korkulardan ve endişelerden uzak…
TARIK:-seni seviyorum…
Naz gülümseyerek:
-bende seni kocacığım!
Tarık Nazın büyülü teninde ki başını kaldırıp gülümsedi… soru sorar gibi:
-kocacığım?!
Naz yüzünde daha da belirginleşen bir gülümsemeyle yanıt verdi sadece ve onu kendine doğru çekerek kim olduğunu ona başka dille anlatmaya başladı…

Sadri mutluluktan parlayan gözlerle yanında uyuyan güzel kadının yastığa dağılmış saçlarını okşuyordu usulca… eğilip kısa süre önce kendine sevgi sözcükleri söyleyen dudaklara bir öpücük kondurdu… bu öpüşle gözleri aralandı gülümseyerek günlerdir hiç hissedemediği bir huzurla baktı Ayşe sevdiği hayatını birleştirdiği adama…
Sadri gülümseyerek:
-affedersin tatlım seni uyandırmak istememiştim ama öyle güzel görünüyordun ki!
Ayşe Sadriye doğru uzanarak kısa ama keskin bir öpücük bıraktı dudaklarına:
-önemli değil canım böyle uyandırılmak çok güzel… hem saat kaç?!
SADRİ:-yedi!
Ayşe telaşla doğrularak:
-hii! Akşam olmuş Nazlar bizden haber mi bekliyorlar acaba akşam yemeği için?
Sadri başıyla onaylayarak:
-evet yarım saat önce aradı Tarık uyuduğunu söyledim uyanınca arayacağımı da…
AYŞE:-aşk olsun Sadri! Uyandırsaydın ya beni ayıp oldu çocuklara!
SADRİ:-hiçte değil neden olsun? Şimdi arar söylerim uyandığını hemen çıkarız…
Ayşe üzerinde ki çarşafa sarınarak yataktan kalkarken:
-bana hiç değilse yarım saat lazım!
Sadri gülerek:
-tamam canım onlarda ha deyince çıkacak değiller ya!
Ayşe Sadrinin karşısında dikilmiş:
-neye gülüyorsun Sadri?!
Sadri Ayşeyi baştan ayağa süzerek:
-hiç merak ettim kimden ne saklıyorsun çarşafa sarınıp?
Ayşe kendine baştan ayağa baktı ve kızararak:
-Sadri Akkaya beni utandırıyorsun!
Sadri yataktan kalkıp karşısında duran karısının beline sarılıp kendine doğru çekti kaşlarını kaldırarak:
-hıı! Gerçekten mi? biri iki saat evvel hiçte utangaç görünmüyordunuz bayan Akkaya!
Ayşe Sadrinin göğsüne küçük bir yumruk atarak elinden kurtulup banyoya giderken:
-çok terbiyesizsin!
Sadri banyonun kapısı hızla kapanırken arkasından muzip bir tonlamayla seslendi:
-terbiyesizimdir hemde nasıl! istersen gel biraz daha göstereyim sana ne kadar terbiyesiz olduğumu!

Naz aynanın karşısında makyajını tamamlamaya çalışırken:
-of! Tarık şimdiye kadar on kere hazırlanmıştım hep senin yüzünden neymiş efendim madem onlar uyuyor hop haydi yatağa! Bak şimdi onlar hazır biz daha hazırlanamadık!
Tarık tuvalet aynasının önünde ki Naza arkasından sarılıp başını omzuna dayayarak:
-istersen tekrar yatağa dönebiliriz yemeği illaki beraber yemek zorunda değiliz!
Naz aynadan ters ters bakarak:
-oldu bir o eksikti!

Asansörün kapısında bir araya gelen iki çift birbirlerinin gözlerinin içine bakmamaya özen göstererek selamlaşıp bindi asansöre… Tarık ve Sadri gözgöze geldikleri anlarda muzipçe gülüyorlardı birbirlerine…
Naz havada ki tedirginliği kaldırma çabasıyla:
-yemekten sonra ne yapacağız?
Tarık kolunu Nazın omzuna atarak:
-nereye istersen oraya gideriz hayatım…
SADRİ:-senin bir tercihin var mı Ayşe?
Asansör bu arada lobiye gelmişti bile…
AYŞE:-sahilde dolaşabiliriz biraz nasıl olsa hava çok soğuk değil…
Sadri asansörden çıkarlarken Ayşenin kulağına eğilerek:
-aslına bakarsan benim daha güzel planlarım var ama…
Ayşe arkasında olan Sadriyi dirseğiyle dürterek:
-şiii!
SADRİ:-ah!
Önlerinde olan Naz ve Tarık arkalarına dönerek bakarlar…
TARIK:-hayrola kanka?!
Sadri eli boşluğunda Ayşeye bakarak:
-hiiiç! Yok bir şey!


Nazlı İstanbulun nazlı havasında çiseleyen yağmur altında yürüyorlardı Filiz ve Ümit…
Filiz az önce Ümitin kendine verdiği gülün kokusunu derin derin içine çektikten sonra:
-bizimkiler ne yapıyor şimdi acaba?
ÜMİT:-ne yapacaklar bir tarafta yeni karıkoca diğer tarafta sözlü çiftimiz günün anlam ve önemine uygun bir partiye falan katılmışlardır sanırım…
Filiz durup Ümite bakar:
-keşke bizde orada olsaydık!
Ümit Filizin beline sarılıp kendine doğru çeker alnını alnına dayayarak:
-kızıl prensesim doğrusunu söylemek gerekirse ben burada yalnız seninle olmaktan sonderece memnunum…
FİLİZ:-bende ama evlenirken Sadrinin yanında da olmak isterdim nede olsa o da benim abim sayılır… sen Naz evlenirken yanında olmak istemez misin?
Ümit başını geri çekerek:
-isterim tabi istemez olur muyum ama nasıl olsa burada da düğün olacak…
FİLİZ:-haklısın oda doğru…

Otelin restoranına girdiklerinde “sevgililer günü” için süslenmiş olduğunu görürler…
NAZ:-inanır mısınız bu günün sevgililer günü olduğu tamamen aklımdan çıkmıştı…
Tarık tek kaşını kaldırıp ağzını çarpıtarak gülümser ve alçak sesle:
-normaldir!
NAZ:-efendim canım bir şey mi dedin?
Tarık saf bir tavır takınarak:
-yoo!
AYŞE:-bak aklıma ne geldi!
NAZ:-ne?
AYŞE:-şimdi bunlar sevgililer günü ile evlilik yıl dönümü hediyesini bir seferde çıkaracaklar…
Naz Tarığa bakarak:
-gerçekten!
SADRİ:-olur mu aşkım bir de düğün olacak unuttun mu?
Tarık burnunu büzerek:
-hıh! Kılıbık!
Tarık bunları söylerken Naz ona ters ters bakmaktadır…

Vahi kahvaltı masasında kahvesini yudumlarken:
-Cahide bunlar ikide burada olacaktı değil mi?
CAHİDE:-evet!
VAHİ:-keşke havaalanında karşılasaydık…
CAHİDE:-bankadan bir araba gidip alacakmış onları…
VAHİ:-eh! İyi o zaman…
Ümit masadan kalkarken:
-size afiyet olsun bana müsaade…
CAHİDE:-güle güle oğlum akşam erken gel olur mu?
ÜMİT:-olurda niye?
CAHİDE:-ablan gelecek oğlum beraber yiyelim akşam yemeğini…
Ümit memnuniyetsiz bir ifadeyle başını sağa sola sallayarak:
-duyanda Naz askerden falan geldi sanacak! Altı üstü dört gündür yok!
VAHİ:-bugün beşinci gün küçük bey!
ÜMİT:-ay pardon! Çok merak ediyorum bu kız evlenince ne yapacaksınız?
CAHİDE:-Ümiiit! O başka bu başka!
ÜMİT:-iyi tamam ben bir şey demedim… hadi akşama görüşürüz…

Belgin hizmetliye:
-kızım Tarığın bütün sevdiği yemekler yapılacak ona göre…
Mutfaktan salona geçtiğinde kapıdan çıkmaya hazırlanan Hulusi:
-beyzade sanki mahrumiyet bölgesinden dönüyor adam ülke ülke dolaştı her mutfağın tadına baktı on gündür ne bu böyle?
Belgin eli belinde:
-bir kere on değil oniki gün oldu… Sadriyle Ayşenin nikah işi de araya girince gecikti tabi…
HULUSİ:-her neyse artık ben çıkıyorum…
Havalimanı dış hatlar terminalinden çıkış yapan dört kişinin de gözleri pırıl pırıl parlıyordu yeni hayatlarına devam etmek için ülkelerin delerdi artık Naz Ayşeyle Sadri şirketin onlar için gelen arabasına binmeden sıkı sıkı sarıldı dostuna:
-kendine dikkat et tatlım görüşürüz!
AYŞE:-sende canım bu arada size de kolay gelsin bu akşam için…
Naz heyecan ve tedirginle alt dudağını ısırıp başını sağa sola sallayarak:
-umarım kolay olur…
Sadri Nazın arkasında duran Tarığa bakarak:
-bize hemen haber verin kanka tamam mı?
TARIK:-tamam kanka!

Arabanın arka koltuğunda el ele otururken ailelerinden önce durumu şoför öğrenmesin diye üstü kapalı konuşuyorlardı…
Naz endişeli gözlerle Tarığa bakarak:
-nasıl yapacağız şimdi Tarık? Hepsini bir araya getirecek bir bahaneye ihtiyacımız var annen senin için benimki de benim için hazırlık yapmış yemek olasılık kalktı acaba yarınımı beklesek?
Tarık kaşlarını çatarak:
-hayır olmaz! Ben karımla…
Naz şoförü işaret ederek gözlerini patlattı... Tarık yaptığını fark edince:
-şey yani “kanımca” bu işi bu akşam bitirmeliyiz…
Ardından Nazın kulağına eğilerek:
-karımdan ayrı bir gece geçirmeye niyetim yok!
Naz dudaklarını öne doğru uzatarak:
-şüüü!
TARIK:-olmazsa ben yemekten sonra size gelirim oradan zaten bize geçeriz bize geçince de diğerlerine anlatırız mevzuyu…
NAZ:-umarım ters bir tepkiyle karşılaşmayız…
TARIK:-çokta memnun olmayacaklardır ama ne diyebilirler ki bu saatten sonra?!
NAZ:-açıkçası ben en çok babamla annenden çekiniyorum…
Tarık gözlerini devirerek:
-haksızda sayılmazsın…
Özkulların evine yaklaştıkça Nazın heyecanı iyiden iyiye gözle görülür hale gelmişti Tarık sevdiği kadını gülümseyerek hayranlıkla seyrediyordu “bu güzelliğin benim hayatımın bir parçası olduğunu bilmek… şanslısın Tarık her zaman ki gibi çok şanslısın”
Naz Tarığın gözlerini bile kırpmadan kendine baktığını görünce ona göz kırparak:
-hayrola!
Tarık yüzünü aydınlatan mükemmel gülüşüyle:
-hiiç! Ne kadar şanslı olduğumu düşünüyordum…
Naz aynı sıcaklıkta gülümseyerek ona doğru eğilip yanağına bir öpücük kondurup:
-bende öyle!

Kısa sürelide olsa ayrılık anı gelmişti şoför Nazın valizlerini kapıya bırakırken karı koca birbirlerine sarılmış vedalaşıyorlardı…
NAZ:-görüşürüz hayatım!
Tarık Nazın dudağına kaçamak bir öpücük bırakarak:
-görüşürüz aşkım!
NAZ:-akşama kadar çenemi kapalı tutmak zor olacak…
TARIK:-sen bilirsin istersen ayrı ayrı konuşalım…
Naz kaşlarını havaya kaldırarak:
-yoo! Olmaz beraber…
Tarık gülümseyerek:
-tamam hayatım nasıl istersen…
Onlar vedalaşırken Nazın gelişini bekleyen Cahide onları kapıda görünce hemen kapıyı açtı:
-demek geldiniz!
Naz arkasını dönerek:
-geldik anneciğim…
Cahide kapıda olunca Tarıkta Nazla birlikte kapıya çıktı:
-Cahide annem nasılsınız?
Cahide sıcacık bir gülümsemeyle:
-iyiyim oğlum sağ salim geldiniz ya şimdi daha iyiyim... girsene!
TARIK:-yok! Ben şimdi gideyim akşam uğrarım…
CAHİDE:-yemeğe gel oğlum…
TARIK:-annem hazırlık yapmış anne yemekten sonra inşallah…
CAHİDE:-tabi çocuğum haklısın sen neredeyse onbeş gündür yoksun üstelik…
Tarık Nazın yanağına öpücük kondurarak:
-görüşürüz…
NAZ:-görüşürüz…
Tarık merdivenlerden inerken Naz tekrar arkasından seslendi:
-geç kalma ama tamam mı?
Tarık arkasını dönerek gülümsedi:
-merak etme!

Cahide ve Naz içeri girdiklerinde Cahide soran gözlerle Naza bakarak:
-bu çocuk bana bu kadar sıcak anne diyordu da ben mi fark etmemiştim yoksa? bir başka anne diyordu sanki bugün…
Naz zorundan gülerek:
-ne alaka anne her zaman diyordu…
Cahide omuzlarını silkerek:
-ne bileyim özlemişim onu da sanırım bana daha bir içten geldi anne deyişi…

Özkullar akşam yemeği için masada toplanmıştı…
ÜMİT:-anlat bakalım nasıl geçti tatil ve sürpriz evlilik mevzusu…
Naz birden donup kaldı kalbi hızla atmaya başlamıştı:
-ne sürpriz evliliği?!
ÜMİT:-ne demek ne sürpriz evliliği? Ayşeyle Sadrinin nikahından bahsediyorum…
Naz derin bir nefes alarak kendini toparlar:
-haa! İyii…
ÜMİT:-iyi ne anlatsana şunu doğru dürüst!
NAZ:-ayy! Dur şimdi hele bir yemeğimizi yiyelim anlatırım…
VAHİ:-Osmanla konuştum bugün çokta memnunlar hallerinden dünürleri falan hep beraber yemek yiyeceklerdi…
CAHİDE:-evet bende Gülerle konuştum mutluluktan havalardalar…
VAHİ:-iyi çocukları evlendiler diye mutlular anladıkta nasıl oldu da kendi başlarına evlenmelerini kabul ettiler onu anlamıyorum…
Naz annesiyle babasının arasında ki bu konuşmaları dehşetle dinliyordu…
CAHİDE:-Vallahi öyle bir tarafın biricik kızı diğer tarafın biricik oğlu…
NAZ: “anne sen bari yapma ya! Yandık biz yandık!”


Belgin masayı donattığı yemeklerden bir tanesinden daha Tarığın tabağına koyarken…
TARIK:-anne yeter kırk yıllık aç olsam doymuştum patlatmaya niyetlisin sanırım beni…
BELGİN:-ye oğluşum ye! Kimbilir oralarda ne lüzumsuz şeylerle doyurmuşsundur karnını…
TARIK:-anneciğim senin yemeklerinin eline su dökemezler ama kabul etmeliyiz ki gittiğim yerlerin çoğu mutfağıyla ünlü ülkeler…
BELGİN:-aman neyse ne ye sen hadi! Hem anlat bakalım şu nikahı orada kendi başlarına evlendiler başları göğe erdi mi?
Tarık bozularak:
-niye öyle söylüyorsun anne! Çokta özel ve güzel bir nikahtı…
BELGİN:-ay ben onun özelini güzelini seveyim! Böyle şeyler aileyle birlikte olur! Üstelik iki tarafında biricik evlatları…
Tarık işi dalgaya vurarak Filize göz kırpıp:
-eh! İyi bari biz nasılsa tek çocuk değiliz bizim için sorun yok!
Belgin kaşlarını çatarak:
-esprisini bile yapma Tarık! Benim için ikinizde bir tanesiniz!
HULUSİ:-bu konuda annene katılmamak imkansız oğlum! Sahi siz nişan yapmayacak mısınız? Naz kızım istemiyor mu yoksa?
Tarık ne diyeceğini bilemez halde:
-şey bilmem gerek varmı ki?!
BELGİN:-isterseniz direkt şöyle ihtişamlı bir düğün yapalım Sadriyle Ayşede görsünler nasıl evlenilir!
TARIK:-anne uğraşmasana şunlarla…
Belgin kafasını yana çevirerek:
-hıh! Bana ne canım alan razı satan razı!

Naz ve Tarık aynı anda konuşmaları onları fazlasıyla rahatsız eden yemek masalarından müsaade isteyip kalkarak telefonlarına sarılırlar…
Arama tuşuna basan Naz meşgul sinyalini duyunca:
-of! Kiminle konuşuyor şimdi bu adam!
Tarıkta telefonunda aynı sesi dinlemektedir:
-Naz! Tam sırasıydı şimdi telefonla konuşmanın…
__________________
zeyno-brşkrs Çevrimdışı  
Eski 06-03-09, 21:16   #498
ummu88
Oyuncu
 
ummu88 kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 22.08.2008
Konum: İzmir
Mesajlar: 1,782
ummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond repute
Varsayılan


16.bölüm

Eren yüklenen eşyaları bot ile karaya çıkarırken grup yüzerek kıyıya ulaşmaya başlamıştı.
Tarık ada’ya göre ayarlanmış can yeleğini giydirdi. Kucağına alarak denize indi. Naz çaresiz onları takip etti. Bebeğine bir şey olacak diye korkuyordu. Ama Tarık naz’ı dinlemiyordu. Tarık kızından ayrı kalmamak için riskler alıyordu. Acaba ne kadar doğruydu bu zaman gösterecekti. Karaya çıktılar. Herkes daha önceden ayarlanmış odalarına yerleşiyor ve yürüyüş hazırlıklarını yapıyorlardı. Tarık ada kucağında odaya gidiyordu. Naz da peşinden giderken dikkatsizlikten önündeki basmağı görmedi. Takıldı ve öne doğru savruldu. Tarık ani bir hareketle tek eliyle Naz’ın belinden yakaladı. Naz Tarık’ın koluna tutunarak yavaşça doğruldu. Bu kadar yakın olmak Naz’ın kalp atışları hızlandırdı yutkundu. Gözleri Tarık’ın göğüs kısmına kaydı Tarık da Naz dan farklı değildi. O kadar süredir beraberlerdi. Bir gün önce eller buluşmuştu ama onun beliden tutmak ve bu kadar yakından kokusunu duymak onun içinde zordu. Kalp atışları hızlandı derin bir nefes aldı elini yandığını hissetti. Hafif terlemeye başladı. İçinden “ neyse denizden çıktık saçlardan dökülen sulardan kurtarıyorsun “ başını kaldırdığında gözler buluştu bir süre takılı kaldılar. İkisi de hareket edemiyordu. Ada’nın mızırdanması ile ilk kendini toplayan naz oldu
Naz: teşekkür ederim
Tarık konuşamamıştı. Boğazı kurumuş sesi çıkmayacağını düşünüp sadece gülümseyerek başını önüne eğdi yoluna devam etti
Naz: Tarık nereye gidiyoruz
“odamıza”
“efendim burada mı kalınacak”
“yapılacak çalışma sonrası bu gece burada kalınacak”
“teknede ondan bırakmadın peki neden söylemedin”
“söylemedim say sakın kimseye söyleme onları zorlu bir oyun bekliyor akşam sürpriz olacak “
“iyide aynı odada mı kalacağız”
“şimdilik merak etme biraz sonra senin için istersen bir oda daha ayarlarım “ içses hadi naz gerek yok de”
“tamam” “ya sanki neden tamam dersin umarım başka oda yoktur. Of Naz tatil köyü sezon sonu istemediğin kadar bulunur”
“iyi “

Tarık odanın kapısını açar.” siz geçin ben eşyalarımızı getireyim”
“naz ada’yı alır “ tamam”
Eşyaları getiren Tarık “ daha girmedin mi banyoya”
“şey aklıma gelmedi “
“iyide hazırlanıp çıkmalıyız” Direk banyoya gider. Küveti doldurup banyo şampuanı döktü köpürttü. “ önce ada’yı yaptıralım”
“şey ben yaptırırım”
“bu defa ben yapmak kızımla oynamak istiyorum. Şimdi gideceğimiz yer pek uygun değil gibi burada kalsanız sıkılır mısın? Dostta yanınızda kalacak”
“tamam, iyi hadi meleğim baba seninle oynamak istiyormuş ” ada’yı verir.
Tarık Ada ile küvetin içine girdi bir taraftan kızıyla oyun oynuyor bir taraftan süngerle vücudunu temizliyordu. Yumuşak hareketlerle.
Tarık: benim meleğim babasının güzeli sen suyu çok mu sevdin hı babacım benim “
Ada suyu çok seven bir bebek olduğundan elini suya vuruyor çıkan sesle önce gözlerini kocaman açıyor sonra kıkırdıyordu. Suya bırakılan mimik ördek topu yakalamaya çalışıyordu. Yakalayınca çığlık atıyordu. Naz kapıda dayanmış karşısındaki manzaranın güzelliğine kaptırmış kendinden geçmiş şekilde onların oyununu izliyordu. Tarık biraz oynadıktan sonra Ada’nın vücudunun soğuduğunu hissetti
Tarık: naz havluyu verir misin yeter bu kadar sanki biraz bedeni soğudu”
“hı “
“ne oldu havlu dedim bak orda”
“tamam, “ havluyu getirip “ alayım sen devam et “ ada’yı almak istedi
Tarık: ben yapsam hem sen tuzlusun
Tarık kızını havluya sardı. “Babasının güzeli sen çok sevdin suyla oynamayı
Ada elini havludan çıkardı babasının burnunu tuttu. Ba- ba benzer sesler çıkarıyordu. Tarık’ın birden gözleri açıldı “ne dedi bu”
“sürekli buna benzer sesler çıkarıyor bunları tekrar ederek bizlerde karşısında tekrar edersek ilk kelimeleri çıkarmayı öğreniyormuş. İlk sözcük denemeleriymiş bunlar “
Tarık yüzüne engel olamadığı bir gülümsemenin yerleşmesine engel olamamıştı. Çok heyecanlanmıştı. Mutluluktan uçacak gibiydi. “hı başka neler söylüyor hiç bu kadar net duymamıştım sürekli bir şeyler sesler çıkarıyordu ama”
“de- de ma - ma ne –ne gibi “
“o kadar mı anne demiyor mu”?
“yok, daha ona sıra gelmedi “
Odaya geçerler.
Tarık: istersen sen gir banyoya ben giydirmek istiyorum
Naz: buluştuğunuzdan beri ben yokum sanki daha önce ben ilgilenmemişim kızımı özledim onunla oynamayı Tarık izin ver ben yapayım
“ ama sen 9 aydır onunlasın benim kapatmam gereken 9 ay var birde bu anlarını yaşamalıyım. Hem hep bende değil sen de alıyorsun ya”
“hı tabi sadece emzirirken kendimi inek gibi hissetmeye başladım “
“öylesin”
“hı sen ne dedin “
“şey yani süt bakımından yoksa gayet hoş gözüküyorsun. Sanki birkaç kilo almışsın”
Naz şaşkın yüzüne bakar ” kaç kilo kalmış gibi”
“5 gibi sanki “
“nasıl bildin”
“düşerken tuttum ya”
“ terazi gibisin bakıyorum yalnız 1 kilo şaştın”
“ hadi git istersen bak sen konuşuncaya kadar kızımı giydirdim bile “
“sen git bari saçlarını ben kurutayım”
“ama iyi al biraz sonra yanındayım güzel perim benim saatler olsun “ burnuna öpücük kondurup banyoya girdi.
Naz kızının başını kuruturken konuştuklarını düşünmeye başlar. Yüzünde gülümseme içses “iyi de bu benin kaç kilo olduğumu nerden biliyor ama hı ama sadece ne kadar almış olabileceğimi söyledi. Bu kadar dikkatlisin demek ki aradaki farkı bile anladın. E meleğin ne anlama geliyor bu acaba

( bir kadın kilo aldığı fark edildi diye sevine biliyormuş )
Tarık: ne o aranızda prensesimle gizli bir şifremi var
Naz: ay Tarık korkuttun ne çabuk çıktın
“e kızımla birlikte zaten az çok yapmıştım sadece saçlarımı yıkadım hadi sıra sende “
Naz arkasına bakarak banyoya girer.
Tarık: ben kızımla çıkıyorum hazırlan gel

Tarık ada ile dışarı çıkmıştı. Dışarıda bulunanlarla sohbet etti. Ne yapacaklarını soruyorlar Tarık sır gibi saklıyordu. Behzat ve aydan geldi.
Behzat: o kaptan sen erkenden hem de bu bızdıkla hazırlanmışsın
“kızıma bızdık deme”
“** çok şeker ya”
“aydan: kaptan versene prensesi
“ama olmuyor daha ben doyamadan”
“a sen her zaman birlikte olursun şu fıstığı bırak sevelim ay behzat çok tatlı
Tarık: a çok hoşuna gittiyse yaparsın sende bir tane Aydan
Aydan: valla bu gidişle yapmaya karar vereceğiz gibi kaptan bunun tatlılığını görünce
… hoş geldiniz
“Sen “
“Sen “
“Tarık ne işin var oğlum senin burda
“Asıl senin ne işin var cenk bey ne o Türkiye de yaşam yok diyordun hem de burada”
“bu şirkette çalışıyordum yeni kuruldu buraya işletmesini bana bıraktılar ya insan kendi dilini bile konuşmayı özlüyormuş “
“senden bunları duymak “
“hadi senin kaptanlıkla ne işin var sizin banka yok muydu sıkıldın mı “?
“boş ver beni nasıl gidiyor”
“bu fıstık kim”
“kızım”
“vay seni kafesleyen tuş eden de olmuş”
“düzgün konuş cenk”
“ hayda ne oldu sana “
“yok, bir şey ne öyle”
“ya yaptıklarını ne çabuk unuttun yoksa John söyledikleri oldu deme”
“hadi oradan bırak şimdi bizle gelsene eskilerden konuşurduk”
“emin misin eskilerden konuşmak istediğine”
“hemen aklına onlar gelmesin okul yılları arkadaşlar kimleri görüyorsun gibi”
“hı sen onları diyorsun”
“cenk hep aynı olmak zorundasın”
“ben istikrarlıyım gel…. ama bak karşıdan geleni görünce karar değiştirdim ya birisine eşofmanın bu kadar yakışacağını bilmezdim. Naz üzerine kırmızı bir eşofman takımı giymiş. Ayağına spor ayakkabıları vardı.saçlarını savurarak geliyordu.
Karşıdan gelen nazdır. Tarık cenk ne olduğunu anlamadan ensesinden tuttuğu gibi yukarı kaldırmıştı. Cenk daha ne oluyor demesine kalmadı biraz ileri doğru savruldu.
Cenk: ya delirdin mi, sen Tarık sadece gelenin ne kadar güzel olduğunu söyledim

Behzat: ya ne oluyor kaptan dur
“sen karışma behzat aydan ada yı götürümüsün

Naz: Tarık neler oluyor
Cenk: abi özür dilerim senin …
Tarık: tamamlama cümleni cenk
Cenk: tamam ya merhaba …
Tarık cenk’i enseden tutup naz ile tokalaşmasına bile izin vermemişti
Cenk Tarık’ın kulağına “seni bu kadar kıskanç olabileceğini düşünmezdim ama taş gibi hatun sıkılırsan haberim olsun”
Tarık kendini kaybetmişti. Cenkin yakasından tutup ileri doğru savurdu.
Naz: ne oluyor Tarık”
“yok, bir şey uzaklaş ” bir eli cenk’i tutmaya devam etmektedir. Naz biraz uzaklaşınca cenk ne olduğunu anlamadan direkteki çiviye asılmıştı bile.

eren:ya ne oluyor kaptan
“hiç “ öfkeyle uzaklaşır.

Odaya giderken ılgın ile özge’nin konuşmasını duyar.
Ilgın:kızrihhat garibesi gibi ama kapmış kaptanı”
Özge:nesi var kızın esmer güzeli yüzü bebek gibi”
“zevksiz “
“kıskançlıktan ne diyeceğini bilemedin ılgın ne hayallerle gelmiştin “
“istesem hemen elde ederim televizyondan bir şeye benziyordu ama yakından çık”
“kedi uzanamadığına ne der bilir misin ılgın yüz verse kapanacaksın ayaklarına ”

Tarık’ın öfkesi daha da artar
“Kızlar sizin işiniz yok mu kendi işinize bakın”

Oda da dolaşmaya başlar. Naz Tarık’ın neden öfkelendiğini anlamamıştı
Naz: Tarık ne oldu adam sana ne dedi
Tarık: bu kadar dar giymek zorunda mısın?
Naz: dar mı nesi dar söyler misin?
“hep erkeklerin dikkatini çekmek zorunda mısın?
“neler saçmalıyorsun”
“saçmalıyor muyum?”
“evet, şu anda saçmaladın kıyafetlerim gayet güzel ve kimsenin dikkatini çekmek gibi bir derdim yok adam sapıksa benim suçum ne ayrıca dolaşıp durma başım döndü ada’yı huzursuz ediyorsun. Çık git ekibini ne oynatacaksan oynat sonra gelince ne konuşacaksan konuşuruz”
“sizde geliyorsunuz”
“iyi de hani ada için uygun değildi”
“bende ona uygun hale getirecek araçları alırım”
“eşyalardan ada için ne gerekli ise al”
“Tarık yapma neden fikir değiştirdin”
“canım öyle istedi”
“gelmiyorum”
“geliyorsun”
“sana gel-me-ye-ceğim dedim anladın kızımı senin öfken yüzünden riske atamam”
“bende ge-li-yor-su-nuz dedim hazırlan “

Behzat: Ekip hazır çıkabiliriz
Tarık: tamam. Biraz sonra almam gereken bir şeyler var alıp geliyorum
Behzat: ne oldu karışmak istemem ama
“karışma o zaman “

Cenk: Tarık ne bu şimdi
“ ne cenk sen yanımdaki kadına hem de kızımın annesine laf atacaksın bende öyle bakacak mıydım?
“ iyi de sen hiç aldırmazdın ne oldu böyle “
“sana ne”
“ anlaşıldı özür dilerim bu farklı her zamankilerden değil bu anlaşılıyor. Eşeklik ettim kusura bakma “
“evet, aynen öyle yaptın.”
“e bebek yapmaya zamanın olmuş ama evlenmeye olmamış var mı yakında”
“yok, bırak onu da bana branda lazım birde bebeği yatıracak bir sepet ya da bebek yatağı taşıyabileceğim”
“hadi gel bebekle gelenler için özel odalar var orada vardır portatif bebek yatağı katlanır istediğin yere taşınır. Akşam için odanıza taşıtayım mı yoksa daha geniş bir odaya mı geçmek istersiniz”
“naz’la konuşayım haber veririm”
“güzel ismi var adı gibi nazlı mı”?
“cenk kaşınma”
“alışmışım ne yapayım sende bu kadar değişmeseydin ya da değiştin haberim olsaydı bari yok oldun gören duyan olmadı ama yani bende kaybolmak isterdim böyle biriyle”

Tarık cenk’in yakasına yapışıp “ biraz önceki az geldi sanırım “
“tamam abi ya anlatsana “
Cenk ve Tarık hep sohbet ederler hem de ihtiyacı olanları alır.
Cenk: zor olmayacak mı kalsaydı yenge
“gerek yok”
“ya ayıp ediyorsun ama”
“gerek yok dedim cenk uzatma”
“sen bilirsin “

Naz yol boyunca naz ve Tarık sessizce devam etmişlerdi. Tarık öfkeliydi. Anlamak istemiyordu ama başka bir erkeğin onu güzel bulduğunu söylemesine bile tahammül edememişti. naz üzgündü Tarık’ın söyledikleri canını sıkmıştı sanki suçu varmış gibi. Yol boyunca yürünmüş oyunların oynanacağı alana gelinmişti. Tarık ada’yı naz ‘a verip onun için yerde oturabileceği brandayı sermişti. Daha sonra Ada’ın uyuması için çadır kurdu. İçine portatif yatağı ayarladı.

Tarık: hadi ver ada’yı yemeğini ye
Naz: sen
“ben daha sonra hallerim “
Yemekler yenmişti. Naz ada’yı alıp çadıra girdi.
Tarık: ben grupla az ileride olacağım yanınızda dost kalacak oyun ve kurallarını anlatım yanınıza gelirim
Naz: tamam

Tarık gruba oyun kurallarını anlatıp geri döner başlarında eren kalır. Tarık çadıra girer.
Tarık: yapılanları izlemek istersen ben kalırım hem kızımın yanında biraz uyurum
“Gece uyumadın mı”?
“eh işte”
“iyi bu gece rahat uyursun “
“sanmam”

Adanın çığlığı ile ikisi de oldukları yerden fırlar ikisinin de kafası birbirine toslar arkadan ayağa kalktıklarından çadırın direğine vururlar. Ada nın çığlıkları ağlamaya dönmüştür.
Tarık: naz ne oldu hiç böyle uyanmamıştı
“bilmiyorum”
Naz ada yı kucağına alır ateşini kontrol eder dudaklarıyla bir şey anlamaz. Eline koluna bakar sırtını ovar.” Ne olmuş benim fıstığıma annecim hadi ama ne oldu meleğim”

Tarık ne yapacağını bilemiyor sadece kızının ağlamasına dayanamıyordu.“Naz nesi var “
“bilmiyorum erken uyandığından sanırım ama ne uyandırdı bilmiyorum ateşi yok görünürde canı yanıyor gibi ağlıyor ama nedir canını yakan anlamadım belki gazı vardır”
“e çıkarmıştık ama”
“bilmem belki biraz üşütmüştür”
“of ya banyoda çok mu tuttuk yoksa”
“tuttum diyecektin herhalde”
“iyide sende uyarmadın “
“sakin olur musun”?
“olamıyorum ne yapayım ne yapacağız Naz “
“sen böyle yapınca ada daha huzursuz oluyor o zaman çık dışarı”
“olmaz”
“gerçi hep böyle paniktin sen hiç değişmemişsin”
“hiçte bile”
“tabi hatırlamıyor musun evde düşüp bacağım kanamıştı küçük çizik ten kan sızıyor diye hastaneye acile götürmüştün. Hasan amca ne dalga geçmişti”

**********************************
Tarık: titanic aldım nasıl sever misin?
Naz: harika bayılırım
“tamam, ben mısır patlatıyorum “
“ bu defa ben yapacağım”
“sen”
“yapamaz mıyım “?
“bilmem”
“yaparım sende şaşar kalırsın”
“iyi yap ta görelim sen onun düğmesi nerde onu bile bilmezsin”
“bak bakalım nasıl yapıyorum”

Naz başı dik mutfağa gider. “İyi de naz güzel cevap verdinde haklı nerde şimdi bunun düğmesi ya e nerden koyacağım ben bu mısırları. Evet buldum.
Dalmaçyalı şeklindeki mısır patlatma makinesinin başını kaldırınca mısır koyma bölümünü bulmuş mısırları ağzına kadar doldurmuş ararken düğmeyi de bulmuş ve çalıştırmıştı. Bir süre sonra ısınan makineden mısırlar etrafa dağılmaya başlamıştı. Naz mısırları tutmaya çalışıyor elinde ki kese kâğıdını ağzına tutuyordu. Bir süre sonra mutfak bembeyaz mısırlarla doldu. Naz toplamaya çalışırken yere düşürdüğü torbaya takılıp kaydı ve yere çarpan dizi kanamaya başladı. Gürültüye koşan Tarık Naz’ı yerde bulunca hemen yanına koştu” canım ne oldu aman allahım dizin kanıyor hemen gidiyoruz”
“dur yok bir şey şimdi ecza dolabından bakar hallederim”
“olmaz ya iltihaplanırsa bak çok kanıyor”
“yok dedim”
“ben rahat edemem gidiyoruz”

Tarık Naz’ın itirazlarına aldırmadan kucağına aldığı gibi arabaya ve oradan hastaneye
Hasan: hayrola bu defa nerenizi incittiniz Naz Hanım
Naz: şey dizimi çarptım aslında önemli değil ama Tarık ısrar etti
Tarık: bakma hasan amca buna çok kanıyor dikiş gerekir mi”?

Hasan bey Naz’ın dizini inceler siler hafif bir çiziktir. “ya ya Tarıkcım sorma çok kötü en az beş dikişlik biz bunu yoğun bakıma alalım”
“gördün mü birde gelmeyelim dedin ya mikrop kapsaydı ne yapardık”
Hasan: birde o var mikrop kapsa maazallah bacağı kesmek zorunda kalırdık”
Tarık: o kadar kötü mü hasan amca
Naz: of Tarık sayende rezil oldum
“ama Naz”
“of farkında değilsin hasan amca seninle dalga geçiyor bak yok bir şey
Tarık: ama çok kanıyordu
Naz ile hasan amca Tarık’ın endişeli haline gülmeye başladılar
Hasan: ne yaptın kızım bizim deli oğlanın aklını başından almışsın

Naz utanır “ şey bişey yapmadım valla
“hadi ordan yapmışsın işte ben bunu böyle bilmezdim özellikle kızlara karşı ama
Tarık: ama hasan amca sevdiklerime karşı hep böyle değilmiyim ama “
“Naz:sadece sevdiklerine öyle mi”?
“ hı hı “
Tarık ve Naz’ın bakışlar birleşmiş nerde olduklarını unutup birbirlerine yaklaşmışlardı.
Hasan bey öksürerek “hadi çıkın dışarı işim var”

*************

“Hey Tarık bak neymiş …….”

………………………………………….
ummu88 Çevrimdışı  
Eski 07-03-09, 22:37   #499
Aynali 11
Asistan
 
Giriş Tarihi: 19.11.2006
Konum: Erzincan
Mesajlar: 308
Aynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond reputeAynali 11 has a reputation beyond repute
Varsayılan


39. bölüm

errtesi gün

savcilik
meltem isyerine gider
meltem: herkese günaydin

derken karsi masada mithati görünce sasirir
mithat: günaydin sevgili nisanlim
meltem: senin burda ne isin var mithat?
mithat: dogru ya sana söylemeyi unuttum..artik savcilik görevimi burda seninle beraber yapacam
meltem: tabi olanlardan en son benim haberim oluyor mithat bey
mithat: tamam özürdilerim sevgili nisanlim bi daha ilk senin haberin olacak
meltem: bu arada henüz nisanli deiliz sözlüyüz

mithat meltemin masasina gider ve ona bi kutucuk verir
meltem: mithat nedir bu??

mithat kutucuktan cikan yüzügü meltemin parmagina takar
mithat: simdi nisanlandik meltemcim
meltem: yani mithat aile ortaminda yapilmasi gereken seydir bu
mithat: ben sabah annem ve babamla konustum..nisani ikimiz yapacagiz dügünü haftaya hep beraber yapacaz
meltem: peki annemin haberi varmi bu durumdan??
mithat: var buraya gelmeden müstakbel kayin valideminde rizasini aldim
meltem: sen varya dünyanin en sabirsiz adamisin..ne bu acelen??
mithat: ne yapim sensiz olmaya dayanamiyorum iste

mithat ile meltem birbirlerine dakikalarca ask dolu bakar..bu sahane ortam orta yasli bi adamin öksürmesi ile son bulur

bi kac kelam is konusurlar sonra müdür tekrar gider

mithat: meltem su hasan özcinar ne istiyor senden?
meltem: polisler bir uyusturucu cetesi baskininda onun adamlarindan birini yakaladilar ve oda hasan özcinarin ismini verdi..bende gereken islemi yapip onun sorgulanmasina karar verdim..bi süre sonra sorgulandi fakat serbest birakildi cünkü sucu baska birisi üstlendi…bende kuskulandim ve adalet yerini bulsun istiyorum
mithat: ve o yüzden pesini birakmiyorsun..bunu polise bildirsene..onlar yaparlar sen niye yapiyorsun??
meltem: hasan özcinarin polistede bi adami olabilir…zaten özcinar sadece bir kere suc üstü yakalandi..buda iki polisin sayesinde oldu
mithat: söylediklerin sadece filmlerde olur dicem simdi ama sana inaniyorum cünkü o polislerden birini taniyorum…ama türkiyeyi iki polismi kurtaracak..bosver gitsin hasan özcinari
meltem: biz kanun adamiyiz askim unutma..bu arada o polislerden birini taniyorum derken ne demek istedin??
mithat: aramizda kalacak ama sözmü??
meltem: söz
mithat: o polislerden biri benim gercek babam
meltem: ne?? ama nasil olur??
mithat: babam öldü ve naz ve tarik tekelioglu cifti beni evlat edildiler..ama bunu sadece sen, ben annem ve babam biliyor..baska kimse..ve böyle devam etsin olurmu??
meltem: tamam askim nasil istersen

tekbank
tarigin ofisi
damla: günaydin babacim
tarik: günaydin kizim..hayirdir cok keyiflisin
damla: baba bu aksam kerem ile babasi beni istemeye gelecekler…tabii seninde onayin ile
tarik: seni istemeyemi gelecekler…(icses)..yani bora evimize ayak basacak..(disses)..tamam kizim gelsinler
damla(tariga kocaman bi öpücük verir): sen bitanesin babacim
tarik: tamam ama simdi is basina…istemeye gelecekler diye kaytarmak yok isi
damla: emirederseniz patron
tarik: iyice dayina benzedin damla…ümiti aratmiyorsun yani
damla: aa dayima laf yok..neyse ben ismin basina dönim
tarik: sana hayirli isler

damla tekrar ofisine gider tarik ise durumu naza anlatir telefon ile
tarik: alo askim
naz: efendim hayatim
tarik: hazir ol aksama kiz isteme var
naz: tarik daha dün istedik ya kizi..ne geregi var
tarik: bu defa biz vericiyiz alici deil
naz: ne??..sakin bana
tarik: aynen canim..bora beyimiz oglu ile tesrif edecekler bu aksam
naz: tarik aksam erken gel..ben bora ile tek basima kalmak istemiyorum
tarik: zaten 1 saate cikiyorum merak etme askim
naz: o zaman 1 saat sonra bekliyorum

telefonlar kapanir
tarik: oglum tarik su boranin bu aksam ne yapacagi belli olmaz..sen tedbiri elden birakmasan iyi edersin

hasan özcinarin bürosu
hasan: bana bak bora..bu aksam kiz istiyorsunuz su kacirdigimiz kizida dün istemisler dedin..oda orda olacakmi??
bora: bilmiyorum galiba ailece olacaklar..biz en iyisi planimizi onlarin dügününde baslatalim..iki adamim takipte

bu arada telefon calar boranin
bora: alo..ne??..ne zamanmis dügün??..iste bu..siz takibe devam edin…(telefon kapanir)
hasan: ne olmus
bora: haftaya dügünleri varmis
hasan: bu harika..o zaman dügünde onlari bi sürpriz bekliyor
bora: orda olursaniz yakalanabilirsiniz hasan bey
hasan: bora..ben isimi bilirim…yani bisey olursa ben bisey görmedim, duymadim, bilmiyorum
bora: dogru haklisiniz


hasan ile bora planlarini tenaa bi kösede saklanan ve herseyi duyan bir kisiden habersiz yaparlar

….: siz planinizi yapadurun dügün günü asil sizleri bi sürpriz bekliyor

aksamüstü
naz odasinda hazirlanmaktadir..tarik nazin yanina sokulur

naz: su ise bak tarik..kizimizi istemeye gelen kisi boranin oglu ve bende hazirlaniyorum
tarik: unutma askim kerem bora gibi deil..yani simdilik öyle düsünüyoruz..neticede bizi boranin yapacaklarindan uyaran kisi kerem…bizde simdilik hic biseyin farkinda deiliz gibi davranalimki bora taktik deistirmesin
naz: haklisinda yinede zevkle hazirlanmiyorum
tarik: herseyin sonu güzel olacak.. naz bu ikisini evlendirelim onlar balayi yaparken bizde balayi tazeleyelim
naz: yaa nerde peki
tarik: bilmem kararsizim..dünyanin dört bi yanindan teklifler geliyor..hepside cazip…ama ben seninle aya gitmeye planliyorum
naz: ayami..tarik iyimisin sen??
tarik: fenami neil armstrongdan sonra bizde gitmis oluruz
naz: cok komiksin tarik
tarik: neyse saka bi yana madride veya parise gidelim diyorum
naz: yok yok biz en iyisi askin sehri bodruma gidelim
tarik: pariste askin sehri deilmi naz
naz: ben bodrumu seviyorum
tarik: o zaman bodruma gidiyoruz..bak bu sefer senin istedigin oldu…bidahakine benim istedigim olacak anlastikmi??
naz: biz kac defa daha balayi tazeleyecez tarik?
tarik: bana kalirsa biz her iki ayda bir balayi tazeleyelim …(siritarak)… hatta elimiz deymisken her sene nikahta tazeleyelim ne dersin??
naz: siritma tarik..balayi tazeleme iyi ama nikah tazeleme isini pas gec sen
tarik: sana daha önce hic bu kadar güzel oldugunu söylemismiydim naz??
naz: bilmem söylemissindir herhalde neden sordun??
tarik: cünkü yine cok güzel ve zarif görünüyorsunda ondan

tarik ve naz birbirlerine romantik bi sekilde bakarlarken calinan zille kendilerine gelirler

naz: geldiler iste
tarik: bora beyimizi yillar sonra kapida karsilamakta varmis
naz: neyse inelimde bi an önce bitirelim su isi gönderelim sunu

damla kapiyi acar ve bora ile keremi iceri davet ederken naz ve tarik asagiya inerler..bora yüzünde sinsi bi gülümseme ile naza bakar

39. bölüm sonu
Aynali 11 Çevrimdışı  
Eski 08-03-09, 16:29   #500
ummu88
Oyuncu
 
ummu88 kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: 22.08.2008
Konum: İzmir
Mesajlar: 1,782
ummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond reputeummu88 has a reputation beyond repute
Varsayılan çağrı daha fazla merakta bekleme diye sana özel bölüm

17.bölüm

“Hey Tarık bak neymiş …….”
“hı neymiş.
Portatif beşiğin kenarında sivrisineği gösteren naz “ bak kızımızı ısırsan ve kanını emen “
“hani nerde “
“bak orda yatağın kenarında
“ gelirken çantamda böcek ısırmalarına karşı krem getirdim şimdi sürerim sakinleşir”

Tarık sinek avına başladı. Çadırın her köşesinde inceledi. Bulduğu birkaç sineği öfke ile ezdi. Daha ada sakinleşmemişti.
Tarık tedirgin ve birazda suçlu gibi bakarak “ naz bir şey olur mu”?
Naz Tarık’ın yüz ifadesini görünce gülümser“olmaz sadece biraz kaşınır merak etme krem rahatlatır şimdi”
“ama rahatlatmıyor fıstığım benim özür dilerim hadi kızım ağlama ama bak şimdi babada ağlayacak ben bu sinekleri Allah kahretsin”
“tamam, önce sen sakin ol kıpırdanıp durma ada’da sakinleşecektir senin huzursuzluğun onu da etkiliyor”
“ama çok ağlıyo”
“sen hep gülüyor mu sanıyorsun”
“ne bileyim ilk defa bu kadar çok ağladı”
“ilk 6 ayı doğru düzgün bana uyku uyutmadı”
“neden”
“çok gazlı bir bebekti birde en ufak şaşmada sakinleştirmek mümkün olmuyordu”
“yanında olmak isterdim”

Naz bu ara kremi sinek ısırığı olan yerlere sürmüş bir süre sonra ada biraz sakinleşmişti
“böyle çok ağlayınca ne yapıyordun”
“tolga ile çok araba ile dolaştırdık İstanbul sokaklarında eve girince başlardı ağlamaya
“o dolaştırmaları ben yapmak isterdim. Demek tolga beyle dolaştırdın öyle ya “
“ Tarık lütfen böyle yapma “
“ne yapmayayım”
“daha ne kadar pişman olmamı istiyorsun ne yapayım söyle geri dönüşüm olsa keşke”

“şey ada’yı alabilir miyim”?
“al “
“naz “
“hı”
“kızdın”
“anladın demek”
“çok mu üzerine geldim”
“yoo “ naz öfkeyle arkasını dönmüştü.

Naz Tarık’ı anlamaya çalışıyordu. Ama artık söyledikleri yaptıkları çok ağır gelmeye başlamıştı. Canı sıkkın yada üzgün olduğunda yaptığını yapmaya başladı. Getirdiği çantayı boşalttı. Tekrar katlayıp yerleştirmeye çalışıyor, beğenmiyor tekrar silkeleyip tekrar katlıyor öfkeden elindekileri fırlatıyordu. Eşyalarla kavga eder gibi katlıyor
Tarık ada ile dışarı çıkar. “anneyi çok kırdık sanırım meleğim. Çok ileri gittim. Kendimi toplamalıyım. Hadi uyuyalım mı?
Ada’yı göğsüne yatırdı. Sırtını okşarken ona ninni söyledi. Kızının yüzünü inceliyordu adanın ona boncuk gibi bakan siyah tatlı incileri yummasını isterken sürekli ona bakmasını istiyordu. Ada ona bakarken yüzünü değişik şekillere sokuyor ada da ona gülüyordu. Bir süre böyle devam etti. “ hadi Tarık uyuması gerek uyanınca oynarsın. Hadi yum gözlerini peri kızı” başını çevirdi ve ona ninniler söyledi melek şarkısını söyledi dolaşarak bir süre sonra ada uyudu. Çadıra girdi. Naz hala çamaşırlarla savaşıyordu “aynı şekilde rahatlıyorsun anlaşılan” naz hiç cevap vermez. Tarık bir süre Naz’ı izler

Tarık: uyudu”
“iyi “
“napayım”
“yatağına bırak”
“tamam”
“ben onları gayet düzgün diye biliyordum”
“ben yeniden düzenlemek istedim. Böylece boş durmayıp zaman geçirmiş oluyorum.
“naz “
“ne var Tarık ne istiyorsun söyler misin”?
“dışarı çıkalım istersen”
“neden”
“sesimiz arada yükselecek gibi”

“farkındayım seni çok üzdüm değil mi”?
“hayret nasıl fark ettin”
“naz şurda seninle konuşmaya çalışıyorum”
“neden”
“böyle devam etmemiz mümkün görünmüyor da ondan”
“daha ne yapayım yanında kızının annesi olarak gel geliyorum git gidiyorum başka emrin var mı girmemi isteğin başka ne kaldı emir erin olduk”
“özür dilerim o kadar ileri gittiğimin farkında değildim. “
“hayret nasıl oldu yapan başkası mıydı”?
“bak ….”

Grup geri dönmüştü.
Behzat: ne oyun hazırlamışsın ya öldük

Herkes yere uzanır bir süre dinlenirler. Grup ile birlikte Tatil köyüne geri dönülür. Herkes odasına çekilir. Tarık akşam için yapılacakları planlamak için naz ve ada’yı odada bırakır kapıda
Tarık: naz ben
Naz: Tarık çok yorgunum dinlemek istiyorum. Kendime gelmek istiyorum sende dinlen bu arada düşün nasıl olsun istiyorsun
“nasıl istersem di hani”
“ben artık bu şekilde devam edemeyeceğim”
“ne olacak”
“buna ben değil sen karar vereceksin. Bu gezi kızınla daha yakın olmanı sağladı. Döndüğümüzde aynen devam edersin biz sanırım artık biz olma imkânımız kalmamış”
“ne diyorsun sen”
“zor olacağını biliyordum ama bu kadar yıpratıcı olacağını düşünmemiştim. Nerede o hiç tanımadığı insana yardım etmek için yanında olan adama şimdi onu göremiyorum. Şimdi odama girip dinleneceğim sende düşün oturup konuşalım sonra bir çözüm buluruz”
“naz ama”
“lütfen yorgunum sonra”


Aydan naz’ın yanına gelir . ” nasılsın “
“iyiyim”
“pekiyi gözükmüyorsun ne oldu”
“ne bileyim içimde bir sıkıntı var”
“o sıkıntının nedeni Tarık olmasın”
“nerden çıkardın”
“sabah yaptıklarını gördük .çok kıskanç anlaşılan”
“neden o kadar tepki verdi anlamadın oysa öyle çok da yakın davranmıyor bir bakıyorum benimle sohbet ediyor birden öfkeden ne dediğini bilmiyor”
“yani ne geçtiyse aranızda en iyi sen bilirsin ama arkadaşının ettiği lafı duysan sende aynı tepkiyi verirdin”
“ne dedi ki”
“……………. Aynen böyle”
“demek daha önce böyle muhabbetleri olmuş ki söyleye biliyor”
“orasını bilmiyorum ama sonra ada’ya malzeme alırken gördüm gayet samimi konuşuyorlardı”
“aydan ben ada’ya çorba yapsam sen biraz ilgilenir misin”
“olur, seve seve bu fıstıkla kim ilgilenmek istemez sanki kanıma işledi ve biz denemeye karar verdik”
“gerçekten çok sevindim “

Naz mutfağa adaya çorba yapmak için gider. Ilgın ile öykünün konuşmasını duyar.

Ilgın: kız ne akıllı
Özge: kim
“kim olacak naz ay birde surat ediyor”
“of ılgın bak biri duyacak yine azarlanmak istemiyorum”
“ay özge ne korkaksın bak kıza arkadan bir de bebek oh ne güzel bir oyun”
“ay saçmalama ılgın”
“niye dönüşte görmedin mi beyzade içine düşecekti. Oyunu o kontrol edecekti ama naz hanımı yalnız bırakamadı”
“ama yaptığı hoş değildi”
“cenk beye göz süzmese oda laf etmezdi herhalde yedekleme yapıyordur alışkın nasılsa”
“seni artık dinlemiyorum gerçekten çıldırdın sen”

Naz girmekten vazgeçer. Ağlayarak döndüğünde eren ile karşı karşıya kalır. Erende dinlemiştir.
Eren: ne oldu
“Yok bir şey”
“ağlıyorsun”
“hayır “
“hım buradan da öyle gözüküyor sıktılar canını değil mi”?
“alışmış olmam gerekirdi ama”
“daha öncede bu tür tavırlarla karşılaştın”
“oldukça öğrencilerimin aileleri bekar anne olarak kötü örnek olurum diye çocuklarını aldılar. Komşular selamı kesti. Hatta bir tanesi apartmandan attırmak için neler yapmadı”
“çok zor olmuştur. Büyük cesaret babasının nerde olduğunu bilmediğim bir bebeği dünyaya getirmek”
“o benim yaşama sebebim. Hiç düşünmedim dünyaya getirmeye karar verdiğimde bunların hepsini göze aldım. Ama bazen kırıcı oluyor.
Eren elini naz’ın omzuna koyar. “ bu tip insanların fikirleri önemli değil üzülme”

Tarık uzaktan eren ile naz’ın konuşmalarını izler. Eren’in elini naz’ın omzuna koyduğunu gördüğünde kan beynine çıkmak denir ya aynen öyle olur. Öfkeden ne yapacağını bilemez. Elini yumruk yapmış öfkeyle yanlarına gelmiştir. “ne oluyor burda”
Eren: bir şey olduğu yok Tarık ne bu öfke
Tarık: ekip hazır mı?
“eren: ne ekibi”
“dalma”
“Tarık ne dalması tatil köyündeyiz”
“olsun bak”
“neye”
“dedim ya dalma ekibine”
“tekneye akşamdan gideyim sen kendine gel istersen artık ne bu ya sabahtan beri gerginlik valla bende gerildim ben eğlenmeye gidiyorum”

Tarık: naz ada nerde
“aydan ilgileniyor”
“neden aydan na bıraktın”
“dostta yanında bu arada çorba yapayım demiştim”
“ben çorba falan göremiyorum. Tabi birini görünce yapmayı unuttun herhalde”
Naz Tarık’ın ne söylemeye çalıştığını anladığın da şok olur. İnanmaz gözlerle bakar. “ne söylüyorsun sen Tarık”
“ne diyorsam onu ne yapmaya çalışıyorsun”
“bir şey yapmaya çalışmıyorum”
“öyle mi? Buradan öyle gözükmüyor”
“ne gözüküyor”
“beni çıldırtmaya çalışıyor gibi gözüküyor”
“neden yapayım”
“bilmem”
“Tarık gerçekten paranoya görmeye başladın. Seni dinlemiyorum artık
Ağlayarak odaya koşar. Eren naz ‘ı görür

Eren: Tarık ne söyledin kıza ılgın ile öykünü söyledikleri yeterince üzdü kızı
“ne söylediler ki yine”
“yine sen daha önce konuşurken duydun onları “
“evet, işlerine bakmalarını söylemiştim”
“demek çok etkili olamamışsın ve ikinizin arasında olanlar fısır fısır konuşuluyor. Hiç hoş değil
“kimseyi ilgilendirmez”
“bak aranızda ne geçti bilmiyorum ama gördüğüm kadarı ile seni çok sevdiği belli yoksa bu kadar zorluğa neden katlansın
“ne zorluğu”
“sen nerde yaşıyorsun babasız bir bebek dünyaya getirmek ne zordur insanlar nasıl bakar neler yaparlar bilir misin dinle o zaman … ”

Tarık erenle konuştuktan sonra pişman üzgün naz’ın odasına gider. Kapıda aydan ile karşılaşır
Aydan: ne yaptın sen kaptan bu kadarına pes diyorum”
“aydan ben “
“bana değil git naz a açıklama yap”
Naz içeride sessizce ağlamaktadır. Ada yatağında oyuncaklarıyla oynuyordu.. Tarık yanına yaklaştı. Gözlerindeki inci gibi akıp giden yaşları eliyle sildi.
“naz özür dilerim. Ama işte kaçırdığım şeyleri başkasının yapmış olması, yanında başkalarının olduğunu bilmek O yetmiyor gibi çevrende ilgilenen biri görünce dayanamıyorum öyle olunca engel olamıyorum işte.”,
Naz burnunu çekerek “neye”
“içimde ortaya çıkan öfkeye öyle olunca kırıcı oluyorum”
“onun adına ne denir biliyorsun dimi”
“hı hı”
“sen şimdi beni”
“evet “
“evet ne”
“evet, çok kıskandım oldu mu”?
“neden”
“naz o anda dönüp sana söylemek istediklerimi bir bilsen”
“ne “
“sana beni bırakma diye yalvarmak geldi hem de o anda o yüzden kaçmıştım. Böyle olacağını bilemezdim. Seni gördüğümde hep o an canlanıyordu. Ondan çok sert davrandım. Galiba içimde ki sevgini eksilmemiş olması beni daha da yaralıyordu ”
Naz daha fazla dayanamaz. Tarık’ın kolunu tutar. “ bazen insan kendine engel olamıyor. Kıskançlık insana farklı şeyler yaptırıyor. Kimini öfkelendiriyor ve karşısındakini kırmaya itiyor. Bazısına kaçmaya itiyor. O anda bende yaşadıklarımı anlatamam”
“seni şimdi daha iyi anlıyorum. Naz artık ben seni kırmak istemiyorum. Seni seviyorum hem de kendi canımdan daha çok sen ağlayınca canım daha çok yanıyor ama yanında başkası görünce birde sana dokunduğunu görmek elimde değil.
Tarık Naz’a yaklaşıp önüne gelen perçemleri yana itip yüzünü iki elinin arasına aldı. Alnından öptü. Özür dilerim özür dilerim özür dilerim sürekli aynı cümleyi tekrar ediyordu. Naz onun ağzını eliyle kapatıp “bende özür dilerim.”
Tarık Naz’ın burnuna ıslak bir öpücük bıraktı. Oradan dudaklarını inceledi daha fazla dayanamadı ve tutkuyla öpmeye başladı. Özlemini gidermek ister gibi hırsla öpüyordu. Naz kendinden geçmiş karşılık veriyordu. Tarık’ın eli nazın beline diğer elide saçlarına kaydı. Naz da aynı tepkiyi veriyordu. Birden vıyyık diye bir ses duyuldu. İkisi de sesle kendilerine geldi. Ada’nın varlığını unutmuşlardı biran için küçük melek bende buradayım demek istiyordu sanki
Tarık: şey ben unuttum ( Naz’ın saçlarına öpücük bırakır ve ada’nın yanına gider) kızım canım benim oyun oynarmış gel bakalım babaya sen kızımıza çorba mı yapacaktın
“hı hı”
“hadi birlikte yapalım”
“olur”
Birlikte mutfağa giderler. Naz ocağa küçük kırmızı çiçekli tencereyi koyar içine suyu Tarık onun hareketlerini izliyordu. Bir taraftan sebzeleri yıkıyordu.
“ çok pratikleşmişsin”
“öyle oldu”
Kaynayan suyun içine önce havuçları sonra patatesleri en son ıspanakları koyar.
“neden öyle yaptın”
“pişme süreleri farklı ya ondan “
“çorbayı tahta kaşıkla ezer un kavurup ada’nın çorbasını hazırlamıştı. Tarık şaşkınlıkla yapışını izlemiş. bu kadar pratik ve çabuk yapmasına şaşırarak
Çok çabuk hallettin birçok şey öğrenmiş gibisin”
“anne olunca öğrenmem gerekiyordu”
“iyide neden hiç tavuk suyu ya da et suyu istemedin”
“şey ada ağzına almıyor o zaman başlıyor sanki iğrenç bir şey vermişim gibi başlıyor tükürmeye “
“bende isterim kızımın çorbasından”
“şey kalanını şişeye koyup yarın teknede veririm diye düşünmüştüm”
“teknede de var mutfak taze taze yaparız neden daha önce söylemedin”
“tamam “
“ben yarın giderken kızıma taze sebze alırım aşçı amcadan”
Birlikte odaya geçtiler. Naz ada’ya çorbayı içirmeye çalışırken

Tarık: ben bir gruba bakayım.


Tarık ereni bulur. Eren yardıma ihtiyacım var
“Tamam, kaptan ne istersen”
“Sende kaptan olduğuna göre evlendirmeye yetkin var”
“Hı var yoksa”
“Evet”
“Ne zaman önce hazırlık yapmalıyım ondan sonra”
“Ne var aklında”
“Önce küçük çaplı bir hazırlık lazım gruptakilerden kimler yardım eder”
Behzat: gruptan ben varım ama yapılacak yardıma bağlı
Tarık birden zıplar “ of behzat sen miydin korkuttun
“Ne oldu”
“Şurada gizli işler yapıyoruz duymaması gerekenler var”
Aydan: Kim duymayacakmış bakalım
Tarık: Aydan ya sessiz yaklaşılır mı?
“Ben sessiz gelmedim ama maşallah bir dalmışsınız ki”
“İyi hoş geldin duyan gelirse gizli hiçbir şey kalmayacak”
“Gizli ama sanki sonu mutlu olacak gibi bir his var içinde”
“Bu kadar olur sizin sensorlarınız var. Naz da anlar mı?”
“Anlaşıldı naz ile ilgili ve gizli “
“On puan “
“Ne yapıyoruz”
“Sürpriz evlilik”
“Acelen ne ayrıca sen evlenme teklif ettin mi kıza “
“birde o var bu akşam olur oda Acele sayılmaz gecikmiş yaklaşık 2 yıl gibi”
“İyi gecikmiş zaten biraz daha geciksin güzel olsun”
“Şimdi değil son durakta gerekli hazırlıklar yapılacak sonra teknede “
Cenk: ne hazırlığı bu bakalım
“bir sen eksiktin”
“cenk: anlatın bakalım yapacağınız hazırlık için son durak çok uygun değil bence
Tarık: nerden biliyorsun ne hazırlığı olduğunu
Cenk: öyle dalmışsınız ki yanınızdayım farkında değilsiniz
Aydan: Uf ya en büyük hayalimdi teknede evlilik ama ailem olmaz dedi
Behzat: Çifte nikâh yaparız hayatım sen iste olur dimi Tarık
Tarık: Olur, neden olmasın
Aydan: gerçekten mi?
Behzat: Bizde iki yıl sonra nikâh tazelemiş oluruz
Tarık: Oldu yalnız naz’ın haberi olmayacak
Aydan-Eren_Behzat: tamam
Cenk: beni saymayın
Tarık: Çaktıran ya da söyleyen olursa yalı çiftliğe yüzerek gelir
“Tamam dedik ya”
Cenk: ben yalı çiftliğe gelmediğime göre
Tarık: cenk başlama yine söyle bakalım burada alışveriş yapabileceğim bir yer var mı?
Cenk: ne yapacaksın
“yüzük bakmalıyım”
“Vay sen ciddisin”
“dalga geçme de söyle var mı”?
“yüzük zor ama başka ne ararsan bulursun”
“iyi aydan yüzüksüz evlenme teklif etsem olur mu”,?
“aslında yüzükle daha iyi olurdu ama “
Eren: sabah bulduğunu taksana”
“olmaz”
Aydan: bakayım”
Tarık uzatır.
Aydan: A çok güzelmiş taşı yeşil ama olsun
“denizden bulduğumu takamam”
“olur, hem de çok güzel olur demek kısmetin ayağına gelmiş”

Tarık: Aydan sana ihtiyacım olacak şimdi ben akşam 8 e kadar hazırlığımı yapıyorum sen naz’ı mutfak ve alışveriş yerlerinden uzak tutuyorsun ve 8 gibi odadan bir süre uzaklaştırıyorsun”
Aydan: tamam olmuş bil
Cenk ile Tarık alışveriş merkezine giderler. Omuzları kalın askılı göğüs dekoltesi v biçiminde mor kendinden desenli bir elbise bulur beğenir.
“e bunun altına ayakkabısı yok ne olacak
Cenk: onu da buluruz var ama bak demimde dedim orda bulamazsın hiçbir şey birkaç otantik eşya satan yer var buradan bak işte
Tarık: iyi hadi bakalım
Cenk: aslında burada bir eğlence düzenleyelim derdim ama
Tarık: tekne iyi harika olacak bana da denizde evlenmek yakışır
Cenk: sana aslında havada evlenmek yakışır
Tarık: o nerden çıktı
“şu anda havalarda gezdiğinden”
“hadi zevzekleşme”
“vay senide kaybediyoruz ha bizimkiler duysa geyik yapıyorum sanırlar. Kızları elinde oynatan TT gidiyor ha”
“of cenk yapma işte onlar geçmişte kaldı”
Bu arada krem rengi askısız uzun bir elbise bulur bu iyi ama gelinlerin duvağı da olması gerek onu nerden bulacağız
Cenk: bak işte onu Akyaka da bulursunuz
“tamam, sıra ayakkabıda”
“ayakkabı bölümünden gümüş taşlı bir ayakkabı alırlar.
Tarık: sıra geldi yemeğe cenk bana titanic film müziğini buluyorsun
“nerde bulacağım”
“indir internetten koydurmuşsun işte ne güzel nimetlerinden faydalanalım cd çalar ayarlıyorsun istediğimde odaya yoluyorsun”
.””başka emrin”
“şimdilik yok”
“oh ne ala ya”
“e şurda arkadaşına yardım ediyorsun takılma ya heyecandan yoksa biliyorsun”
“iyi takılmadım yalnız dikkat et uçacaksın şimdi”
“uçmam hadi lafa tutma”

Aydan Naz’ın yanına gitti naz ada ile oyun oynuyordu. Ama yüzü asıktı
“ne o sıkıntılı gibisin”
“yo”
“hadi kapıyı vurdum duymadın birde kapıyı açık bırakmışsın”
“ben mi Tarık çıkarken kapatmamıştır”
“ta o zamandan açık yani”
“o zaman çıkarken gördün yani”
“ya evet şimdi ekiple sohbet ediyor hadi bizde gidelim odada ne böyle bu havada çıkalım”
“ben istemiyorum hem akşam hav soğuk oluyor artık ada üşür”
“bizde fıstığa ceket giydiririz almış mıydın”?
“hı bak çantasında”
Aydan ada yı giydirir.” Hadi yürü””
“of aydan istemiyorum”
“ben anlamam öyle kukuman kuşları gibi düşün düşün nereye kadar boş ver hadi yürü”

……………………………………………………………………..
ummu88 Çevrimdışı  
Kapalı Konu

Bookmarks


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Mesajlara cevap yazamazsınız
Mesajınıza eklenti ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı

Hızlı Geçiş

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıtlar Son Mesaj
Yalancı Yarim-Replikler yeter be! Yalancı Yarim 348 17-12-11 18:36
Yalancı Yarim yesilcamkolik Türk Sinemasından Filmler 12 03-08-09 00:16
Yalancı Yarim Bölüm Resimleri (Arşiv 1) ayse Yalancı Yarim 412 03-10-08 10:45
Yalancı Yarim Senaryolar (Arşiv 2) melisa_s Yalancı Yarim 1000 29-07-08 17:05
Yalancı Yarim Senaryolar (Arşiv 1) ayse Yalancı Yarim 2500 30-12-07 05:10

Saat 14:57.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2016, vBulletin Solutions, Inc.