Sayfa 75/75 İlkİlk ... 25657172737475
745 sonuçtan 741 ile 745 arası

Konu: The Mentalist (CBS)

  1. #741
    Asistan everybodyliess - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08.06.2011
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    191
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    0 Mesaj
    Tecrübe Puanı
    42949679

    Standart

    Başından beri izlediğim , bağımlılığım olan dizim malesef bitiyor
    Ne yapalım artık biraz ara verip yazın oturup baştan sona tekrar izleyeceğim sanırım.

    Dün akşam 7*06 yı izledim , yok yok bölüm yorumu yapmayacağım. Sadece bölüm sonunda bu ikiliyi yüzümde salak bir gülümseme ile izlediğimi fark ettiğimde daha bir üzüldüm. Simon Baker'e Guardian zamanından bir hayranlığım zaten vardı ama the mentalist ile daha bir arttı. Jane ve Lisbon ; özleneceksiniz...

    PS:Zaten ne varsa bu yabancı dizilerde var .

  2. #742
    Yardımcı Yönetmen efran_albatros - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23.10.2006
    Yer
    nadaan parindey
    Mesajlar
    2.127
    Ettiği Teşekkür
    4
    2 mesaja 14 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    0 Mesaj
    Tecrübe Puanı
    42949684

    Standart

    Ve bitti...Tabii eğer gerçekten bittiyse, çok gözü arkada kalmış bir finaldi, bir yandan giderken bir yandan dönüşünün yerini yaptı çünkü..Hayırlısı diyelim ...

    Tam emin değilim ama iki ya da üçüncü sezonunda keşfettim sanırım The Mentalisti, o günden yedinci sezonu devirdiğimiz bugünlere kadar da güncel olarak izledim, bölüm bölüm, sezon sezon düzenli takip ettiğim en uzun dizi oldu. Hayatımın bir rutini, bir parçası haline geldi yıllar içinde. Mesela bu sene, hayatımda yaşadığım şehri değiştimek başta olmak üzere, birçok tatlı, tatsız değişimin olduğu bu sene, aynen böylece sevimsiz bir yabancılık hissiyle devam ederken, The Mentalistin yeni sezonu başlayıp 7x01 izlediğimde ancak tanıdık ve de tatlı bir hal aldı biraz, her şey...Çok da "öylesine" başladım 7. sezona, ama gerçekten hayatımın, güven veren rutinimin bir parçası oluvermiş TM yıllar içinde, fark etmemişim bile...

    Ve şimdi bitti...Hem çok buruğum, hem de son bölüm olmaktan ziyade hayatın kötü ve zor evrelerinden baba bir tanesini huzurla kapatan karakterlerin final bölümündeki halini izleyebilmiş olmaktan dolayı mutluyum..

    Son sezon zaten bir extraydı, Jisbon severlerin gül hatrına bi' bir şeydi...Jane in Red John dan sonraki hayatını nasıl kurduğunu, hasarlarını nasıl tamir ettiğini, edip edemediğini, Lisbon la olan ilişkilerinin nereye gittiğini, nerede tıkandığını, sonra nereden aktğını deşen bir 13 bölümcüktü...Bu anlamda da dolu dolu, koca koca bi' 13 bölümdü...Çok alengirli bir dava veya katil yoktu, Jane hiçbir sezonda olmadığı kadar sakindi, bir adım gerideydi her davada...Jane in aksine Lisbon ise sessiz derinden, ama çok güçlü bir değişim içerisindeydi, altı sezon boyunca Jane in, en iyi ihtimalle görmezden gelip, çokça karşı çıktığı numaralarına, şovlarına, hatta direkt onun bakış açısına kucak açan, bunlardan faydalanmaya başlayan bir Lisbon izledik pekçok bölümde, ki benim için büyük bir hayret konusuydu..Yediğinin hakkını verdi ve senelerce Jane in gözü önünde yaptığı numaraların her birini çatır çatır konuşturmaya başladı Lisbon..Kesinlikle hiçbir an öngöremediğim bir "gelişimdi" ..

    Red Johnu aksi birçok temenni olmasına rağmen tek bölümde kestirip atan ve bir daha en ufak bir şüphe peydah etmek bir yana, muhabbet konusu bile etmeyen Bruno Heller çok da kişilikli bir tavır sergiledi kesinlikle, takdir ettim hep ...Red John mevzusunu seri katilin sembolü, öldürme ritüeli, gizemli geçmişi, bağlı olduğu tarikat gibi hayal gücünü coşturan ileri bir noktaya taşıyabilen de yine aynı adam. Büyük de bir beklenti var, RJ yi diriltmek de, onun intikamcısı bir çömezi ortaya atmak da, yine gizemli geçmişi sebebiyle RJ ile Jane i arkadaş, akraba çıkarmak da hiç zor değildi..Gerçekten değildi...Başka biri olsa yerinde, seyircinin bitmek bilmez ısrarı ve son sezon olması planlanırken dizinin bir sezon daha uzaması ile RJ yi bir 13 bölüm daha kaşımak fikri çok ikna edici gelirdi eminim..Ama Bruno Heller RJ yi tek bölümde gösterdi ve öldürdü ve ne RJ bahsini daha da sündürüp laçka etti, ne de Jane e daha fazla işkence...Hem hatasının kefaretini zehir gibi bir on sene ile ödeyen ve artık nefes almak isteyen bir adamın yol hikayesine yönelip hem de yarasını kabuk bağladıkça deşip durmanın bir manası olamazdı...

    Ama olur da dizi birkaç sene sonra devam etme kararı alırsa, kesinlikle yeni bir seri katil isterim...Bölümlük değil, tıpkı RJ gibi devamlı bir vak'a olmalı hem de...

    Bilemiyorum...En son Jane FBI ile çalışmaya devam edip etmeyeceğini bile netleştirmedi çünkü...Ben bi' düşünücem bunu dedi, öyle de kaldı, bir daha bahsedilmedi...

    Devam etmesini çok isterim açıkçası...Ama yeni bir seri katil hikayesi ile birlikte lütfen...Bu sezonun diğerlerine nazaran daha durgun geçmesinin sebei de RJ nin olmaması değil, Jane in kasmayışıydı çünkü...Jane e onu zorlayacak, yeteneklerini konuşturacağı, zaman zaman bozum edip daha da gaza getirecek, kısacası onu tam anlamıyla motive edecek bir rakip/düşman gerekli, tam anlamıyla "The Mentalist" olabilmesi için...

    Bu diziyi özel yapan RJ değil; yüzünü görmediği, adını bilmediği, gerisinde somut hiçbir ipucu olmayan düşmanına karşı Patrick Jane nin verdiği savaştı...Zekası ve hafızası ile bu abes savaşı çatır çatır kazanışydı... RJ dan çok, dünyanın en güzel gülen herifi olmasına rağmen Jane in istediğinde ne kadar acımasız olabildiğini görmekti asıl hayret ettiren...RJ den çok, Jane in bu karanlık yüzünden ürperdiğimi de bilirim, çok net..Nitekim "Jane aslında RJ mu" teorisinin zamanında alıp yürümesinin esas sebebi de Jane in "çok güzel gülen adam" maskesinin altında "çok pis şeyler" sakladığını sezdiğimiz kısa kısa anlardı...Neyse ki Jane karanlığını dizginleyebilen, yönetebilen bir adam oldu hep...Hep çok güzel gülmeye devam etti...Kendini başka insanlara "faydası" dahi dokunan onun içinse en azından "zararsız" olan işlerle meşgul etti hep ...

    Jane gibi çok katmanlı, dahi, şirinlik muskası, karanlık tarafları ve asla dağılmayan gizemi ile tuhaf ve her anında görsel bir şölen vaat eden tekinsiz bir adamın başrolde olduğu bir dizide Cho gibi düz, dümdüz, düpdüz bir adamın neredeyse Jane le aşık atacak kadar ilgi ve de merak çekmesi ve sevilmesi hep çok ilginç geldi bana, hala çok ilginç buluyorum...Keramet hem oyuncu da, hem Bruno da sanırım...Son bölümde daha da bir sevdim ve ayrılmak istemedim, "En iyi olduğum günde, en az 300 hata yapıyorum" diyen sesi ve sıfır kibirli, ama yüzde yüz özgüvenli duruşu ile kalacak ben de ...

    Altı sezon kıvrandırdılar hiçbir ilerleme kaydettirmediler deyip içerleyip durduğum, ara ara da sövüp saydığım, ama hep pek bir sevdiğim Jisbon çiftine son sezonunda dolu dolu veda edebildiğim için dahi çok mutluyum...Evlendiler ya la ...

    Ama..Ümit işte...Olur da dizi devam ederse Jane in geçmişi daha bir çok deşilmeli ve yeni bir seri katil hikayesi yazılmalı mutlaka, kırk kere söyleyeyim de garanti olsun .Bu sezon aksiyon arayan, öyle sırf aksiyon arayan izleyicileri elbette tatmin etmemiştir, lakin beraber altı seneyi devirdiği, sevdiği, tanıdığı, anladığı karakterlere "son" sonrası uzun bir bakış atmak isteyen vefakar izleyicileri için anlamlıydı diye düşünüyorum...

    Benim için öyle oldu en azından...Veda edesim yok...Bence devam edecek ...

  3. #743
    Asistan RKubra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26.03.2012
    Yer
    şınaydarıynan
    Mesajlar
    726
    Ettiği Teşekkür
    0
    3 mesaja 3 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    0 Mesaj
    Tecrübe Puanı
    42949678

    Standart

    Hiçbir yorumu okumadan hemmen en alta indim yorum yapmak için.Spoiler yemeye dayanamayan biri değilim aksine bazen hoşuma bile gider.Ama birkaç gün önce telefonuma Sherlock indirmeye çalışırken yanlışlıkla The Mentalist indirmemle başladım diziye 7 sezon olduğunu görünce yıkılmadım değil...Taktir edersiniz ki diziyi bitirebilme enerjimin var olabilmesi için ileriye dair beni yıkabilecek gerçekler varsa bile bunlarla karşılaşmak istemiyorum.
    Şunu söylemeye geldim :
    Patrick Jane,sen nasıl güzel gülüyorsun!!

  4. #744
    Asistan lilyum5 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27.12.2010
    Yer
    Mystery Train
    Mesajlar
    872
    Ettiği Teşekkür
    41
    1 mesaja 1 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    1 Mesaj
    Tecrübe Puanı
    42949680

    Standart

    Sony Channel'da yayınlıyorlar tekrardan, denk geldikçe izliyorum da her ne kadar son sezonları o eski tadını yitirse de tekrardan ekranlarımızı süslese yine keyifle izlerim bu diziyi ben. Karakterleri öylesine benimsemişim ki çünkü. Anısı da yeri de apayrı bende. Bu aralar eski dizileri yeniden hortlatıp duruyorlar aslında, bir umudum var ama, bakalım. Bir de fark ediyorum ki eski dizilerin yeri bambaşkaymış. Zaman geçtikçe daha iyi anlıyor insan. Yeri dolmuyor çünkü.



  5. #745
    Set Görevlisi nihandide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    17.06.2016
    Yer
    Stokholm
    Mesajlar
    12
    Ettiği Teşekkür
    0
    3 mesaja 9 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    0 Mesaj
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Dizinin polisiye, gizem, alt metinde ilerleyen Red John hikayesi ne kadar ilgi çekici olsa da, muazzam başarısı Simon Baker'in hayat verdiği Patrick Jane karakteridir. Hiçbir kahramanvari kaygısı olmayan, silahlar patlamaya başladığı anda ortalardan kaybolan, sırf yapacak daha iyi bir şeyi olmadığı için davaların çözülmesine yardımcı olan özünde dolandırıcı bir karakteri öyle sevimli hale getirir ki Simon Baker, bir zaman sonra sırf onu izlemek için devam edersiniz diziye.

Sayfa 75/75 İlkİlk ... 25657172737475

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •