Sayfa 1/8 12345 ... SonSon
39 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: 24-Replikler

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    sbuffy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    16.07.2004
    Yer
    NBC & Fenerbahçe:)
    Mesajlar
    42,399
    Konular
    115
    Verdiği Beğeni
    0
    Beğenilen Mesaj
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    1.ve 2.bölüm diyalogları

    Sarah:Tomas Sherek. Bu kim?
    Chloe: İstanbul'da bir çok terörist örgütle
    işbirliği yapmış birisi. Geçen yaz birçok intihar
    bombacısı ile işbirliği yapmış.
    Sarah:İstanbul?
    Chloe:Bu sabah Türkiye'den bir grubun olası bir
    saldırısıyla alakalı bir söylenti vardı. İşte burada. Ankara'dan.
    Sarah: Hedef neydi?
    Chloe:Doğu yakası. New York veya Washington. Fakat zaman aralığı geçti.
    Sarah:Geçti mi?
    Chloe:Hedef saati sabah 8'di.Doğu Yakasında saat 10'u bile geçti.
    Sarah: Peki ya hedefi yanlış öğrendilerse ve zaman Batı Yakası içinse?
    Chloe:o zaman her şey bir saat içinde gerçekleşecek demektir.

    Driscoll: Ne buldunuz?
    Chloe: İki şey. İlki, bu sabah saat 8'de muhtemel bir saldırı olabileceğini belirten bir istihbarat vardı. Bombalama saat 7'deydi.Zamanından bir saat önce gerçekleşti.
    Driscoll: İkinci şey neydi?
    Chloe: FBI'ın gözetlenenler listesindenTomas Sherek isimli bir Türk vatandaşı. şehirde görülmüş.Bombalama olayıyla bağlantılı olabilir.

    Audrey: Bu nasıl olur? Seni CTU'dan attı.
    Jack: Çalışanları arasında bir keş bulunmasını istemedi. Sebepsiz yere atmadı.
    Audrey: Keş değildin. Sen işini yapıyordun.
    Jack: Eroin bağımlısıydım.Sebebi önemli değildi
    Audrey: Eski işini özledin mi?
    Jack: Eğer hâlâ saha işi yapmak isteseydim diğer ajanlara katılabilirdim. Ama katılmadım. Hayatım için farklı bir şeyler istiyorum. Senin açından çok bir şeymiş gibi görünmeyebilir. Fakat benim açımdan bu tür ilişkilere sahip olabilmek Bunu daha önce yapamazdım.
    Audrey: Gitsek iyi olacak. Bakan Heller 5 dakika içinde lobide olacak.
    Jack: Bakan Heller mı?
    Audrey: Evet, bir basın konferansında ona baba diye hitap ettim. bu yüzden daha sonra bu hitabı kullanmaya karar verdim.

    Chloe:Affedersiniz, Bayan Driscoll. Sherek'in Los Angeles'tan ayrılmaya çalıştığını varsaymanın bir hata olduğunu düşünmüyor musunuz?
    Driscoll:Hayır
    Chloe:Fakat istihbarattaki zaman tam olarak uyuşmuyor. Saat 8'de olacağı söylenmişti ve trenin bombalanması saat 7 civarında gerçekleşti.
    Driscoll: Sadece Sherek'ı bulmaya odaklan.

    Melanie: Ne üstünde çalışıyorsun?
    Andrew: Şu an hiçbir şey. Sadece Adobe ve Microsoft'tan yazılım çalıyorum.
    Melanie:Bir gün yakalanacaksın.
    Andrew:Melanie, gel ve şuna bak. Görünüşe göre birileri interneti
    kötüleştirmeye çalışıyor fakat henüz yayılmaya başlamamış. Node'ları yerleştiriyorlar. Bu şey dünyadaki bütün sistemlere bulaşabilir
    Melanie:Birilerine söylemen gerekiyor.
    Andrew:Eğer federalleri buradan ararsam aramanın izini sürerler,
    ve kod çaldığımı öğrenirler.
    Melanie:o zaman bir telefon kulübesinden ara.

    Heller:Amerika'nın düşmanları var.
    Richard:Bir sene önce dostumuz olan düşmanlar ve bir sene sonra, durum tekrar değişecek. ta ki insanlar, dünyayı kontrol etme gibi delice ihtiyaçlarınızı desteklemeyi bırakmazlarsa.
    Hellar:[/b]Delice ihtiyaçlar mı? Ülkemize hizmet ediyoruz

    Jack:Bu hiç de mantıklı değil. Bu adamın dosyalarını biliyorum. Çok önemli birisi. Amerika'da bir tren bombalaması için kendisini ele verme riskine girmeyecektir. Bu yeterince büyük bir lokma değil.
    Driscoll:onu sorguladığımız zaman bunu dikkate alacağız. Bakan Heller'a saygılarımı ilet.

    Driscoll: Bölümden bir soruşturmacı gelip durumunu değerlendirene kadar seni alıkoyuyorum. Bir şüpheliye işkence edip sorgulanamayacak
    hale soktuğun için tutuklanmanı önereceğim.
    Jack:onunla hiçbir yere varamıyordunuz. Benim sayemde, Sherek size bildiği her şeyi anlattı.
    Driscoll: Sen öyle san.

    Jack: Neler oluyor, Chloe? Ne yapıyorsun?
    Chloe: Muhtemelen bunu yaptığım için başım
    belaya girecek, ama umurumda değil. Elimde, Heller'ı bulmanın bir yolu olabilir.
    Jack: Alıkoyuluyorum. Niçin bana söylüyorsun?
    Chloe: Çünkü Driscoll'un doğru bir şekilde işleri yürüttüğünü düşünmüyorum ve ona güvenmiyorum. Sana güveniyorum.

    Andrew: Ne yaptın, Chloe? Kimlere söyledin?
    Chloe: Ne demek istiyorsun?
    Andrew: Herkes öldü. Şimdi de beni öldürmeye çalışıyorlar. Seni aradıktan sonra, tekrar ofisime gittim. Melanie'ye işgence eden bir adam vardı. Sistemlerine kimin girdiğini bilmek istiyordu. Ve daha sonra onu vurdu.....
    Jack: Delikanlı, bir sebepten ötürü hedef durumundasın. Düşündüğünden daha fazla şey biliyorsun.

    Jack: Az önce çocukla konuştum.Nerede olduğunu bilen tek kişi benim. Eğer çocuğu bulmak istiyorsan eski mevkiimi geri verirsin.
    Driscoll: Soruşturmama engel olduğun için seni hapsediyorum.
    Jack: Beni hapset, ben de Başkan'a Sherek'ı, Bakan Heller kaçırılmadan yarım saat önce yakaladığınızı ve onu öttüremediğinizi söyleyeyim. Ben öttürdüm.

    Driscoll: Eğer Jack Bauer'a güvendiğinin yarısı kadar bana güvensen birbirimize daha da yakınlaşacağımızı hiç düşündün mü?
    Chloe:Biliyor musunuz, Bayan Driscoll!Müdür odasındaki korkak öğrenci rolunü oynayacak halde değilim. Size, arkadaşım Andrew'in vermiş olduğu önemli bir bilgiyle geldim. ama siz umursamamayı seçtiniz
    Driscoll:Bana bilgiyi ilk getirdiğinde Sherek'ı arıyorduk, değil mi? O sırada elimizdeki en önemli ipucuydu, değil mi?
    Chloe: Sanırım.
    Driscoll:o halde sorum şu: eğer elindeki istihbaratın hâlâ değerli olduğunu düşünüyordun ise niçin yinelemedin?
    Chloe: Haklısınız. Jack'e söyleyince kendimi daha rahat hissettim.

    Behroz: Sorun ailem. Şey... olmayan birisiyle çıktığım için
    aramızda bazı problemler var.
    Debbie: Müslüman olmayan mı?
    Behroz: evet
    Debbie: Hepsi bu mu?Sana her ne söylüyorlarsa, yap.

    Curtis: bendeki bilgilere göre bugün Lockheed'deki protestoda, babana ve Başkan'a karşı kişisel saldırılarını gerçekleştirme niyetindeymişsin.
    Richard: Kafayı mı yedin? Burası America. Halka ait yerlerde istediğim şeyi söyleyebilirim. Bana bir suçluymuşum gibi davranmaya nasıl cüret edersin.
    Curtis: Kimse sana suçluymuşsun gibi davranmıyor.
    Richard: Yardımı olabilecek bir şeyler yapmak ister misin?Neden gidip de babamı ve ablamı bulmuyorsun.

    Navi: Bunu planlamak için yıllarımızı harcadık,bu günün gelmesini bekledik. Ve şimdi o gün geldi ve sen her şeyi tehlikeye attın.
    Behroz: Hiçbir şey görmedi, bundan eminim.
    Navi: Neler bildiğini öğreneceğiz. Onu ara ve buraya gelmesini söyle.
    Behroz: Baba, lütfen bunu yapma, gerekli değil.
    Navi: Neyin gerekli olduğuna ben karar veririm, sen değil.

  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    sbuffy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    16.07.2004
    Yer
    NBC & Fenerbahçe:)
    Mesajlar
    42,399
    Konular
    115
    Verdiği Beğeni
    0
    Beğenilen Mesaj
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    4x05-11:00a.m–12:00a.m

    Polis:Jack Bauer isimli bir adamı tutukladım. Sizin adınıza çalıştığını iddia ediyor. Bu doğru mu?
    Erin:Evet.Doğru
    Polis: 11. Yol'un yakınlarında bir dükkanı soydu ve bunun uydu hazırlanana kadar şüpheliyi geciktirmek için yapılan gizli bir operasyonun parçası olduğunu iddia ediyor.
    Erin:Bu da doğru Çavuş.
    Polis:Eğer bizimle iletişim halinde olmuş olsaydınız daha iyi olurdu
    Erin: Bir tür ulusal güvenlik meselesi vardı ve eğer zahmet verdiysek özür dileriz.

    Jack: Heller ve Audrey'i oradan çıkarabiliriz ama beraber çalışmamız gerekiyor ve bunu hemen başlatmamız gerekiyor.
    Curtis: Tek seçeneğimiz o.
    Erin: Pekâlâ, tekrar oyundasın ama doğruca benimle işbirliği yapacaksın. Ayrıca Jack, bu işi hallet.

    Halil: Heller itirafı imzaladı mı?
    Ömer:evet. İmzalamak istemedi ama kızını kullandık.
    Halil: Kızı öldürdün mü?
    Ömer:Henüz öldürmedim
    Jack: Çavuş Paulson Aracım nerede kaldı?

    Heller:]Ülkemi utandırdım.
    Audrey:Tamamı yalan olan bir kağıt parçasını imzaladın. Zorla imzaladığını herkes bilecek.
    Heller:]Bir parça kağıttan daha fazla anlamı vardı. Bu ülkeyi küçük düşürmek ve aşağılamak
    için tasarlanmış tüm dünyada yayınlanan gülünç bir manzara olacak.

    Jack: Erin, Chloe sadece ondan istediklerimi yapıyordu.
    Erin: Asıl mesele benim için çalışması gerekiyordu.
    Jack: Anlıyorum ama
    Erin: Jack, senin sahada emirlerime karşı gelmen başka bir şey. Ama burada, CTU'da benim için
    çalışan birinin bana ihanet etmesi. Ona karşı tepkisiz kalamazdım.Tekrar başlayamaz.

    Erin: Yaptığın şeyleri yapmak cesaret ister.
    Chloe: Jack'e güveniyorum.
    Erin: Buradaki bir çok insan Jack'e güvenir. Ama bu Jack için kariyerlerini tehlikeye atabilecekleri anlamına gelmez. Sana bir teklifim var. Bu odadan çıkacağım Yönetici'yi arayacağım bazı istifa belgeleri fakslayacaklar ve onları imzalayacaksın.
    Chloe: Peki daha sonra?
    Erin: Bu kadar.
    Chloe: Gidecek miyim?
    Erin: Gideceksin.
    Chloe: Hapis yok, ceza yok?
    Erin: Aynen öyle. Ayrıca, eğer bir sonraki işin için işe alınma mektubu almak istersen muhtemelen Jack'den alman gerekecek benden değil.

    Halil: Bir sorun olabilir.
    Ömer: Dinliyorum.
    Halil: Polis az önce kullandığım aracın plakasını araştırdı.
    Ömer:Ve
    Halil: Gitmeme izin verdiler.
    Ömer: Eee, sorun ne?
    Halil: Bu çalıntı bir araba.
    Ömer: Belki de sahibi henüz rapor etmemiştir?
    Halil: Ya da belki de gittiğim yere ulaşmamı isteyen insanlar tarafından yardım görüyorum.
    Ömer: Hemen karar verme.
    Halil: Polis memurunun biri, eli tabancasının üstünde bana doğru yaklaşıyordu. Sonra bir çağrı aldılar birdenbire sorun ortadan kalktı. İşi şansa bırakamayız.
    Jack: Harekete geçiyorum.Bizi bölgeye götürmeyecek. Şu an yapabileceğimiz en iyi şey onu canlı yakalamak ve konuşturmak. Tüm birimler, harekete geçin.Tekrarlıyorum harekete geçin. Tamam onu görüyorum.
    15. mil tabelasının oraya engel koyun.
    Halil: Seninle çalışmak benim için bir onurdu, Omar.
    Ömer: O onur bana ait Kalil.

    Edgar: Aman Allahım.Başka bir araçla kafa kafaya girdi. Elimizdeki tek ipucuydu.

    Curtis: Sana her baktığımda Edgar'la konuşuyor olduğunu fark ettim. Ne hakkındaydılar?
    Marianne: Sadece işimi öğreniyordum Curtis.
    Curtis: Bugün insanların üzerinden kariyer yapma günü değil Marianne. Düşünmen gereken tek şey, Heller'ın halkın gözleri önünde idam edilmesini durdurmaya yardım etmen olmalı.
    Marianne: Haydi ama, Curtis.Bana biraz şans tanı.
    Curtis: Kapa çeneni. Nasıl düşündüğünü biliyorum. Herkesi rahat bırak ve bugünü atlatmamız için bize yardım et.

    Rupert: bir sorun var. Ekiplerin bölgeye varmaları yayını engelleyebilecekleri süre içerisinde olmayabilir ve zamanında ulaşabilseler bile Bakan Heller'ın kurtarma harekatı sırasında öldürülme ihtimali var.
    Başkan: Hatalı olduğunu ümit etmekten ve dua etmekten başka bir seçeneğimiz yok.
    Rıbert: Bir seçeneğimiz var. Bakan'ın ölümü üzücü olacaktır. Ama Amerikan topraklarındaki bu idam bütün dünyaya yayınlanması bu daha da kötü olacaktır. Ülke açısından büsbütün bir aşağılama olacaktır. Belki de tarihimizdeki en kötü şey.
    Başkan: Bunun çok iyi bir şekilde farkındayım, Robert.Ama elinde bazı çözüm yolları olmadığı müddetçe bu konuşmanın asıl amacını anlayamıyorum.
    Robert: Çözüm:Öncesinde bir saldırıda bulunmak. Bölgeyi zamanında öğrenip yok ettiğimizi var sayın.
    Başkan: Kendi Savunma Bakanı'mızı mı öldüreceğiz?
    Robert: Düşmanlarımızın, onun ölümünü bir halk gösterisi yapmalarının önüne geçmek. Eninde sonunda öldürülecek.
    Başkan: Jim Heller iyi bir arkadaş. Görünüşümü kurtarmak için onu öldürmemi mi bekliyorsun?
    Robert: Sizin görünüşünüzü değil efendim. Ülkenin. Eğer bu durum için yetersiz gözükürsek daha fazla saldırmalarına izin vermiş olacağız. eğer bu şekilde konuşuyorsam, efendim, Jim Heller'ı yıllardır tanıyor olduğum için
    ve eğer burada olsaydı, bu planı destekleyecek ilk kişi olacağı içindir
    Başkan: Halk bunu asla kabul etmez.
    Robert: Halk, Bakan'ın, tüm dünyanın gözleri önünde idam edilişine izin vermemizden daha makul bir şekilde, kurtarma harekatı sırasında öldüğünü bilecek.

    Karen: Kocam ve ben Behrooz'u çok seviyoruz. Nezaketin ne demek olduğunu bilen birkaç delikanlıdan biri. Debbie'yi arıyorum.
    Dina:Bu kocam Navi. Bu Debbie'nin annesi.
    Navi:Çok sevimli bir kız
    Karen:teşekkür ederim. Cildiyecimizin ofisinden bir çağrı aldık. Bu sabahki randevusunagitmemiş. Burada mı?
    Navi: onu dünden beri görmedik.....

    Karen:Bu onun telefonu. Zil sesini biliyorum.
    Navi: Bir çok telefon bu şekilde çalar Bayan Pendleton.
    Karen: Hayır, bu zil sesini özellikle indirdi. Bu onun favori şarkılarından biri. Hayır, bu kesinlikle onun telefonu.
    Behroz: Bayan Pendleton. Benim telefonumdu. Debbie ve ben çıkmaya başladığımız sırada aynı zil sesini indirdik.

    Erin: Konumun nedir?
    Jack: Erin, bölgedeyim.
    Erin: Jack, geri çekil.
    Jack: Sen neden bahsediyorsun?
    Erin: Deniz kuvvetleri zamanında yetişemeyecekler. Başkan binayı bir füze saldırısıyla yok etmek istiyor.
    Jack: Bakan ve kızı içerideyken mi?
    Erin:Evet
    Jack: Beni Başkan'a bağla.
    Erin: Jack, ona kendim anlatmaya çalıştım. Üzgünüm. Bölgeden ayrılman gerekecek. Jack, oraya yalnız başına gitme. Jack, konuş benimle. Hava saldırısı emri verildi bile. Çık oradan.

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    sbuffy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    16.07.2004
    Yer
    NBC & Fenerbahçe:)
    Mesajlar
    42,399
    Konular
    115
    Verdiği Beğeni
    0
    Beğenilen Mesaj
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    4x07-01:00 p.m.-02:00 p.m.

    Jack: Efendim, Audrey kimliği teşhis edebilecek tek kişi.
    Heller: Eğer başına bir iş gelirse, Jack bizzat seni sorumlu tutacağım.

    Audrey: Bak, sen ve ben artık beraber değiliz.
    Paul: Bunu çözmeye çalıştığımızı düşünüyordum.
    Audrey: Evet, denedim, ama sen ertelemeye devam ettin. Ben de pes ettim.
    Paul: 9 aydan daha fazla bir süredir beraber değiliz.Artık, hiçbir şeyi çözmeye çalışmıyoruz.
    Jack: Bay Raines, lafınızı böldüğüm için özür dilerim.
    Paul: o benim karım.
    Audrey: Paul, lütfen.
    Jack:İzninizle
    Paul: O benim karım. Bunu unutma.

    Paul: Audrey ve Jack Bauer hakkındakileri biliyor muydun?
    Heller: Bir saat öncesine kadar bilmiyordum.
    Paul: Şey, söylemem gerekiyor gözünün önünde flört ediyorlardı.Bu oldukça yakışıksız, değil mi?
    Heller: Bak bu konuda neler hissettiğini anlıyorum ama sen ve Audrey neredeyse bir yıldır ayrıydınız. Paul, üzgünüm ama o yetişkin bir kız. Canının istediğini yapabilir.
    Paul: Yaptığı şey kalbimi kırıyor.

    adamJack Bauer ve Audrey Raines öldürüldüklerinde CTU, bulundukları yeri içeriden birilerinin sızdırdığını anlayacaktır.
    TaylorTamam. Ne yapayım?
    adamŞüpheleri başka yöne çek.
    TaylorTamam

    Dina: Peki ya Behrooz? Oğlumuzdan ne haber?
    Navi: Şu an güçlü olmamız gerekiyor. Bu iş bittiği zaman onun yasını tutacağız.

    Dina: Emri sen mi verdin?
    Navi: Behrooz kendini adamış değildi. Bize karşı gelmesi an meselesiydi.
    Dina: Tarık’a onu öldürmesini emrettin. Bizim oğlumuzu öldürmesini.
    Navi: Tarik nerede?
    Dina: Behrooz onu öldürmüş.
    Navi: Bu imkansız.
    Dina: Onun güçsüz biri olduğunu düşündüğün için mi? O güçsüz değil.
    Navi: Yapılması gerekli olan şeylerin yoluna hiçbir şey çıkamayacak. Ne o, ne de sen.

    Edgar: Bunu yapmamam gerekiyor, Curtis.
    Curtis:Neden?
    Edgar: Bayılabilirim. Midem bulanıyor gibi hissediyorum. Kan şekerim düşüktür.
    Curtis: Sadece Driscoll ve Heller.
    Edgar: Driscoll de mi içeride?

    Heller: Sadece, eğer müdahale etmen yüzünden çekirdekler bozulursa zararın ne olacağını söyle.
    Edgar: Eğer bir hata yaparsam, bazı reaktörlerdeki nüve erimesini hızlandırabilirim. Bu galiba kötü bir fikir.
    Belki de bunu yapmamamız gerekiyor.
    Heller: Fakat eğer başarılı olursan, reaktörlerin kontrolünü yeniden eline geçirebilir misin?
    Edgar:Evet
    Heller: Beni tam olarak ikna edemedin, Edgar.
    Edgar: Bakın Sadece birazcık gerginim. Ama eğer yapabilirim diyorsam, yapabilirim.

    Behruz: Böyle şeyleri yapmak, yanlışlar, anne. Bunu şimdi anladım.
    Dina: Bunun hakkında daha fazla düşünme. Artık güvende olacaksın.


    Behruz: Ama düşünüyorum. Belki de polise gitmeli ve bildiğim her şeyi onlara anlatmalıyım.

    Heller: Oğluma yaklaşık üç saat işkence ettiniz ve sonuçta kazandığınız hiçbir şey mi?
    Curtis: Emri siz verdiniz, efendim.

    Richard: Senden nefret ediyorum. Seni tekrar görmek istemiyorum.
    Heller: Lütfen milyonlarca insanın hayatından sorumlu olduğumu anla.

    Marvan: Bize zarar vermeden önce kadının ve çocuğun yakalanacağından emin olun.
    Navi: Teşekkür ederim. Teşekkür ederim, Marvan.
    Marvan: Bugün her ne olursa olsun,bunun hesabını vereceksin.

    Taylor: Curtis, Audrey gözetim videosundan birini tanır tanımaz onu doğrudan benim sistemime göndermeni söylememi istedi.
    Jack: Niçin bana kendisi söylemiyor?
    Taylor: Hala geriye kalan güç santrallerini kapatmaya çalışıyorlar ve geriye kalan herkes bu konu üzerinde çalışıyor.

    Audrey: CTU'yu aramamız gerekmez mi?
    Jack: Hayır, CTU'da köstebek var. Burada olduğumuzu bilmelerinin tek açıklaması bu.

    Audrey: CTU'da köstebek olduğunu söylediğini sanıyordum.
    Jack:Evet öyle
    Audrey: O halde kimi arıyorsun?
    Jack: Şu an güvenebileceğim tek kişiyi.

    Tony:İyi misiniz?
    Jack: Evet.İyiyiz

    Erin: Edgar, neler oluyor? Neden hâlâ kapatılmayan reaktörler var?
    Edgar: Reaktörlerden 6'sının diziyi öldürme bağışıklılığı var. Dobson yükleyicisi çoktan
    sistemlerini ele geçirmiş durumda.
    Heller: Bu 6'sı eriyecekler mi?
    Edgar: Kapatma kodları tamamen etkisiz kaldı.
    Heller: Bauer'la temasa geçin. Ya yükleyiciyi planlamadan sorumlu olan insanları buluruz. ya da nükleer bir felakete doğru sürükleniyoruz.

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    sbuffy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    16.07.2004
    Yer
    NBC & Fenerbahçe:)
    Mesajlar
    42,399
    Konular
    115
    Verdiği Beğeni
    0
    Beğenilen Mesaj
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    4x09 - 03:00 p.m. - 04:00 p.m

    Curtis:onun bela olduğunu ve burada çalışmasına izin vermenin bir hata olduğunu söylemiştim.
    Erin:Hayır. Onunla çalışmaktan rahatsız olduğunu söylemiştin. Bir ajanla ilişkiye girdiğini söylememiştin.
    Curtis: Bunu nasıl bilebilirdim, Erin?Bana bu kağıdı oynama.
    Erin: Güzel, o halde sen de sana söylemiştim tavrıyla içiri girme.

    Curtis: İkimizin de, Bölüm'ün gözleri önünde yetkilerimizi tehlikeye atmamızın bir anlamı yok.Katılıyor musun, katılmıyor musun?
    Erin:Katılıyorum
    Curtis: Marianne itimatını kanıtlayan harika bir iş çıkardı.Tek yapmamız gereken, buraya gelmeyi nasıl
    başardığı hakkındaki detayları atlamamız.
    Erin: Birilerinin, bir şeyleri bana karşı tehdit unsuru olarak kullanmalarından hoşlanmam.
    Curtis:Bende
    Erin: Dosyaları ayarlaman ne kadar sürer?
    Curtis:İki dakika
    Erin: Bölüm'ü 5 dakika içinde arayacağım.

    Tony: Ctu destek kuvveti burada.Bana artık ihtiyacın yok.
    Jack: Bu işi benimle beraber yapmanı istiyorum.
    Tony: İnceliğin için teşekkürler, Jack fakat egomu tatmin etmen gerekmiyor.
    Jack: Tony, bu seninle alakalı değil.Eğer yükleyiciyi bir saat içinde bulmazsak 6 adet çok önemli nükleer felaket gerçekleşecek.Bu yüzden lütfen, arabaya bin. Gidiyoruz.


    Jack: Tony Almeida'yı hatırlıyor musun?
    Lee:Evet ama onun burda ne yaptığını anlamıyorum.
    Jack: Buraya gelmesini ben istedim.
    Lee: Sahada olma yetkisi yok.
    Jack:İlk önce bu kapıdan içeri gireceğim.Onun da bana destek olmasını istiyorum.
    Lee:İyi

    Lee: Bana emir vermeye hakkı yok.
    Jack: buraya gel.Doğru olan şeyi yaptı.Kadın kendini öldürmeye niyetliydi. Bize zorlamayla bir şeyler söylemeden, ölecektir.
    Lee: Diğer reaktörler kritik duruma gelmeden önce onu konuşturmamız gerekiyor.
    Jack: Konuşturacağız.
    Lee: Aklından ne geçiyor?
    Jack: Bir koz bulmamız gerekiyor...... Almeida hakkındaki endişelerini anlıyorum fakat benim için, lütfen ona bir şans ver.
    Lee: Tamam, Jack.

    Navi: Bu işe bulaştığın için özür dilerim, Naseem.
    Naseem: Neye bulaştığım için?Neler oluyor?
    Navi: Behrooz uyuşturucu kullanıyor olabilir.Daha da kötüye gidiyor.
    Naseem:Üzgünüm
    Navi:Bende

    Edgar: Bu kumandanın numarası.Düşündüm de, belki, eğer onu kendiniz ararsanız.Bakın, özel muamele istemekten nefret ederim.Bu normalde yaptığım bir şey değildir ama o benim annem.
    Audrey: Hiçbir şey için söz veremem.

    Jack: Eğer bütün reaktörler erirse yüzbinlerce insanın öleceğinin farkındasın.
    Dina: Her savaşta kayıp olur.
    Jack: Bu insanların senin savaşından haberi yok.Bu insanlar suçsuz
    [b]Dina[b] Hiçkimse suçsuz değil.
    Jack: Buna gerçekten inanıyor musun?
    Dina: Senin inandığın şeye inandığın kadar güçlü bir şekilde. Fakat, asla anlamayacağın bir şeyi açıklamaya çalışarak senin ya da benim vaktimi boşa harcamayacağım.
    Jack: Belki de sandığından daha fazlasını anlarım.
    Dina:Bundan şüpheliyim
    Jack: Bugün, savaşına olan bağımlılığına karşı, meydan okuma gibi bazı şeyler yaşandığını biliyorum.Oğlunun bir kayıp olmasına razı değildin.Bu yüzden vuruldun. Onu babasından korurken.Bunu anlıyorum.Oğlunun tehlikede olmasını
    izlemenin nasıl olduğunu ve bu konuda hiçbir şey yapamamanın nasıl çaresiz hissettirdiğini bilirim. Şu an, Behrooz dışarıda tek başına ve ikimiz de biliyoruz ki uzun süre yanlız kalmayacak.Babası onu bulacak ve öldürecek.Başka bir seçenek daha var. Eğer yükleyiciyi bulmamıza yardım edersen biz oğlunu koruyacağız.
    Dina: Böylece hayatının geri kalanını hapiste mi geçirecek?
    Jack: Hayır, böylece bütün bunlardan sıyrılıp davadan muaf tutulur.
    Dina:Nasıl?
    Jack: Bayan Araz, oğlunuzun yaşı küçük.17 yaşında.Oğlun için, Birleşik Devletler Başkanı tarafından imzalanmış, yasal bir bağlayıcı bağışlama alabilirim.
    Dina: Bunu yapma yetkin yok.
    Jack:Başkan'a ulaşabilirim.Eğer bize, yükleyiciyi zamanında bulmamızı sağlayacak olan bilgiyi verirsen eminim, Başkan bağışlamayı imzalayacaktır.ve başka bir reaktör eridiği anda bu teklifin süresi dolar. Beni anlıyor musun?Çok fazla zamanın yok.Ben olsam bunu düşünürdüm.
    Dina: Bana belgeyi gösterin,istediğiniz şeyi bulmanıza yardım edeyim.

    Başkan: Jack, benden, bir teröriste merhamet etmemi istiyorsun.
    Jack: Sayın Başkan, üzgünüm fakat başka bir seçeneğimiz olduğunu sanmıyorum.
    Başkan: Profesyonel deneyimlerime dayanarak, bu kadının isteklerini yerine getirmemiz gerektiğini düşünüyorum.Onunla anlaşmayı denedin mi?
    Jack: Zamanımız yok.Eğer yükleyiciyi bulmazsak yaklaşık iki saat içinde,beş nükleer reaktör kritik duruma geçecekO elimizdeki tek bağlantı.
    Başkan: Bu konuda huzursuzum, fakat kararına güveniyorum.Belgeyi göndereceğim.
    Jack: Teşekkür ederim, Sayın Başkan.
    Başkan: Belgenin bağlayıcı olmayacağından emin olun.

    Audrey: Binlerce insanın Şehirlerarası trafikte sıkışmış olması.Polis ve Ulusal Korunma'nın onları
    nakletmesi çok fazla güç kaybettiriyor.
    Edgar: Yani, yaşlı bir kadını kim umursar ki.
    Audrey: Kaynaklarını, maksimum sayıda hayat kurtarmaya harcamak zorundalar.
    Edgar: Eğer annem zengin veya politikacı olsaydı onu kurtarmanın bir yolunu bulurlardı.

    Edgar: Anne, her şeyi deniyorum. Sana yardım etmesi için oraya kimseyi gönderemedim.Elimden geleni yaptım. Gerçekten.
    Annesi: Eminim yapmışsındır, yavrum. Sorun yok......... Ne yapacağımı biliyorum.
    Edgar: Anne, yapabileceğin hiçbir şey yok.Kapının altını havlu ile tıkayamazsın.
    Annesi: Bahsettiğim şey bu değil, Edgar.
    Edgar: Ne demek istiyorsun?
    Annesi: Haberlerde, radyasyon zehirlenmesi hakkında konuşuyorlardı.Bu yaşamak istediğim bir şey değil.....Harika bir evlattın Edgar. Bana ve babana bir armağandın.

    Erin: Şu an bir seçim hakkın var.Ya kurallara uyarsın ya da kendini hücrede bulursun.
    Edgar: Annemin hayatını kurtardığım için beni tutuklayacak mısın?
    Erin: Edgar, eğer dediklerin doğruysa annen için yapabileceğin bir şey yok demektir.Fakat diğer binlerce insanın hayatlarını kurtarabilirsin.Diyelim ki annen şimdi burada olsaydı...Ne yapman onu gururlandırırdı?Sence ne yapmanı isterdi?
    Edgar: Yardım etmemi isterdi.
    Erin: O halde, sence yardım etmeli misin?


    Navi:Kalbimi kırdın Behruz
    Behruz: Eğer beni öldürürsen annem onlara her şeyi söyleyecek.
    Navi: Kimlere?
    Behruz: Polise. Onlarla birlikte.
    Navi: Sana inanmıyorum.
    Behruz: Bu gerçek.Güvende olmamı istiyor ve, eğer beni öldürürsen yaptığın her şeyi boşa çıkaracak.
    Navi:Yalancı
    Behruz: Eğer bana inanmıyorsan dışarıya bak. Beni almaya geliyorlar.


    Behruz: Senden nefret ediyorum.Her zaman senden nefret ettim.Sana bunu söylemememin sebebi senden korkuyor olmamdı.Fakat artık senden korkmuyorum.
    Navi:Gir içeri
    Behruz: Canın cehenneme.
    Navi:Gir içeri

    Dina: Kocam pazarlık yapmaz.
    Jack:Neden?
    Dina: Yapması gerekmiyor.Oğlumun güvenliği karşılığında size yardım etmeyi kabul ettiğimi anlamış olmalı.
    Tony: onunla birlikle aşağıda sonsuza kadar bekleyemez.
    Dina: Beklemeyecek. İki saat içinde bütün reaktörler kritik duruma gelecek.Daha sonra, size söyleyeceklerimin ve oğlumu öldürmesinin bir anlamı kalmayacak.Size sadece, onun hayatını kurtarırsanız yardım ederim.Davamıza inanıyorum ve eğer oğlumu kurtaramazsanız reaktörlerin erimesinden memnuniyet duyarım.
    Jack:Erin duydun mu?

  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    sbuffy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    16.07.2004
    Yer
    NBC & Fenerbahçe:)
    Mesajlar
    42,399
    Konular
    115
    Verdiği Beğeni
    0
    Beğenilen Mesaj
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    4x11

    Jack: Sanırım, kocanı sorgularken odanın dışında olman daha iyi olur. Destek ekibiyle birlikte dışarıda bekleyebilirsin.
    Audrey: Ona ne yapacaksın?
    Jack: Her ne yapmam gerekiyorsa.
    Audrey: Burada kalıyorum.
    Jack: Bana bak, Paul.Bana bak
    Paul: Sana söyleyecek bir şeyim yok.
    Jack: Bilmen gereken şey şu, Paul.Erimenin eşiğinde olan 5 nükleer santral var.Şu an ilgilendiğim tek şey bunun olmasına izin vermemek.Chatsworth'daki, teröristlerin bu günkü saldırıyı planladıkları binanın kira kontratında ismin vardı. Bu seni baş şüpheli yapar. Sana da onlardan biriymişsin gibi muamelede bulunacağım. Bunu anlıyor musun?
    Paul: İsmim en az elli farklı kira kontratında bulunur.10 tane farklı şirketim var.Chastworth'daki binadan falan haberim yok.
    Jack:Sana inanmıyorum. Bu binanın kira kontratı tasdik edildi.Senin isminin bulunduğu belgeler var.CTU imzanı doğruladı.Paul, benimle hemen konuşmaya başlaman gerekiyor.
    Paul: Sana söyleyecek bir şeyim yok.
    Audrey:Jack Paul'un bu ülkeye ihanet edeceğine inanmıyorum.
    Jack: Şu an Paul baş şüpheli, benimle işbirliği yapmıyor. Bunu başka bir yoldan yapacak zamanım yok.Tam olarak emin olmak istiyorum. Paul Bu seni incitmeye başlamadan önce benimle konuşmak için son şansın.Bana Chestworth'daki 24878 Alvert Caddesi'nden bahset.Neden ismin kira kontratında bulunuyordu?
    Audrey:Jack lütfen
    Jack: Audrey, lafımı kesme.Eğer dışarı çıkmak istiyorsan çık.Neden ismin kira kontratında bulunuyordu?
    Paul: Blöf yapıyorsun.
    Jack: Bu bilgiyi istiyorum, Paul.Hem de hemen istiyorum.Haydi Paul, konuş benimle.Teröristlerle bağlantın ne?
    Audrey:Jack lütfen yapma
    Paul:Tamam tamam. Bahsettiğin binayı tam olarak bilmiyorum.Ama öğrenebilirim.
    Jack:Nasıl?
    Paul: Şirket kayıtlarım dizüstü bilgisayarımda kayıtlı.Eğer bu adres benim üzerimdeyse orada görünecektir.Belki de tanımadığım birileri işin içindedir.
    Jack: Kullanıcı adın ve şifren ne?
    Paul: Eğer ben yaparsam daha çabuk olacaktır.
    Jack: u işe bulaşmadığına inanmamı mı istiyorsun, Paul?Kimin bulaştığını göstersen iyi edersin.

    Jack: Harris Barnes kim?
    Paul: Hatırlamıyorum.
    Jack: Ne demek hatırlamıyorum?
    Paul: 30'dan fazla şirketin ortağıyım.Onların çoğuyla bizzat anlaşma yapmam.
    Jack: Bana isminin nasıl kira kontratına girdiğini açıkla Paul.
    Paul:Bilmiyorum
    Jack: Asla tanışmadığın birisiyle yüzbinlerce dolarlık bir iş anlaşması yaptığına inanmamı mı bekliyorsun?
    Paul: Evet. Avukatım onların çoğunu idare etmesini
    Jack:Sana inanmıyorum Paul
    Audrey:Jack bu mümkün. Paul, bir çok anlaşmasını avukatı üzerinden yapar.

    Paul: Erkek arkadaşın rozetli bir cani.
    Audrey: Paul, kira kontratında neden ismin var?
    Paul: Bir saat önce burada oturuyordum ve beni tekrar istemediğin için kendimi üzgün hissediyordum.Ve şimdi de benim bir terörist olduğumu mu düşünüyorsun?Senin ve babanın kaçırılması olayıyla ilgili bir şeyler yaptığımı mı düşünüyorsun?
    Audrey: Artık neye inanacağımı bilmiyorum.

    Sara: Interpol, izini geriye doğru sürdü ve bu kimliği geçmişte yabancı uluslardan kişiler tarafından kullanıldığını buldu.
    Jack: En son kim kullanmış?
    Sara: Habib Marwan isimli biri.
    Jack: Tamam, onu bulmamız gerekiyor.
    Sara: Sanırım zaten bulduk.
    Jack: Ne demek istiyorsun?
    Sara: Marwan bu Harris Barnes ismi Los Angeles'ta birçok ofisin kira kontratında kullanmış.Aynı adresin bir saat önce Marianne Taylor tarafından verildiği görünüyor.O ve Curtis şu an oradalar.

    Tony: Senin de en az kocan kadar işiniçinde olduğunu biliyoruz.Bize yardım etmenin tek sebebinin
    oğlun olduğunun farkındayız.İnan bana, ona nasıl davranacağımız fikrini değiştirmemiz için henüz geç değil.
    Dina: Navi bahsederken duyduğum bir kaç kişinin ismini biliyorum.Ne istediğini biliyor olabilirler.Ama onları nasıl bulacağımı bilmiyorum.

    Tony: Habib Marwan kim?
    Dina: Birkaç kez Navi'nin onunla konuştuğunu duymuştum.Bir mühendis.Bunun dışında, bilmiyorum.

    Adam: CTU Ajanı bu katta kaybolmuş.
    Marvan: Nasıl kaçmış?
    Adam: Adamlarımızdan ikisini öldürmüş.
    Marvan: Yükleyicinin binada olduğunu biliyor mu?
    Adam: Sanmıyorum, ve öğrenmemesi gerekiyor. Çıkışları tuttuk.
    Marvan: Bütün hatları kes.CTU ile haberleşmemesi gerekiyor.

    Paul: Audrey, sana zarar verebilecek bir şeye asla bulaşmayacağımı bilmeni istiyorum.
    Jack: Marwan'ın iş yapabileceği o kadar insan varken, gelip de seni mi buldu?Bu çok talihsiz bir tesadüf, Paul.
    Audrey: Babamla bağlantısı olduğu için mi Paul'u seçtiler?
    Jack:Bu, onlar için babanın kaçırılmasını daha da kolaylaştırır.
    Paul: Yani Marwan beni Audrey'in babasına ulaşmak için mi kullandı?
    Jack:Bir ihtimal
    Paul: Bugün, babasının veya Audrey'in nerede olacağı hakkında hiçbir fikrim yoktu.Kaçırılma olayındaki bilgiyi benden almış olamazlar.
    Jack: Seni Audrey'in babasıyla olan ilişkin veya başka bir şey için kullanmış olmalılar.Belki de gelecekteki başka bir plan içindi, beklenmedik bir plan için.

    Tony: Danny, buraya gelebilir misin, lütfen?Bu odadaki bütün ses ve görüntülerin bağlantılarını kesmeni istiyorum.Teşekkür ederim.
    Dina: Ben salak bir kadın değilim.Bununla neyi kanıtlamaya çalışıyorsun?
    Tony: Hiçbir şeyi kanıtlamaya çalışmıyorum.Sadece söyleyeceğim şeylerin kaydedilmesini istemiyorum.
    Dina: Sana inanmıyorum.
    Tony: Aç kapıyı.Herkes dışarı.Çık dışarı, hemen.Herkes, Erin.Eğer derhal bütün gerçekleri söylemezsen oğlunu korumak için yaptığın anlaşma sona erecek. Ve oğlun cinayet ve vatana ihanet suçlarından hapise gidecek.

    Dina: Bunu yapamazsın.Başkan bir anlaşma imzaladı
    Tony: Eğer o anlaşma, bu ülkeyi koruyacak olan şeylerin önüne geçiyorsa sence Başkan bunun arkasında durur mu?Onu yırtıp atacak ve oğlun hayatınıngeri kalanını bir hapishanede geçirecek.Sana hapis hakkında bazı şeyler söyleyeyim mi? Hapsedilme şartlarını baz alırsak sana şunu söyleyebilirim ki Behrooz'a intihar etmeden önce 3 ay veriyorum.Bu arada Ona ne olduğu hakkında tek bir kelime bile duymamanı sağlamayı kişisel görevim haline getiririm. Asla!
    Dina: Bekle.Habib Marvan, Birleşik Devletler'deki bizim örgütümüzün bilgi verdiği adamdı.
    Tony: Bizim örgütümüz dedin.Başka kaç tane örgüt ona bağlıydı?
    Dina: Bilmiyorum.
    Tony: Ama başkaları da var?Kaç tane?
    Dina:Söyledm bilmiyorum. Örgütler, bir diğeri ile bağlantıda değiller.Marwan, bu şekilde daha güvenli olacağını söyledi.
    Tony: Peki ya yükleyici?Şu an onun elinde mi?
    Dina:Kesinlikle
    Tony:Niye kesinlikle?
    Dina: Programcılarınız erime dizisine müdahale etmeye çalışıyorlar.Marvan onları durdurma yeteneğine sahip olan tek kişi.
    Tony: Ve bunu, yükleyiciyi bizzat kendisi kontrol ederek mi yapıyor?
    Dina: Aynen öyle.

    Curtis: Marvan kim?Kim o?Yükleyici onda mı?
    adam:evet
    Curtis:Nerde o?
    adam:Üst katta

    Curtis:Sarah, ben Curtis.Driscoll nerede?
    Sara: Curtis, nerelerdeydin?Sana ulaşmaya çalışıyorduk.
    Curtis: Hala Rockland Binasındayım.Sarah, dinle beni.Marianne öldü.Eminim destek kuvvet ekibimiz de ölmüştür.Yükleyici burada.
    Sara: Jack şu an oraya geliyor.

    Erin: Bir çocuk gibi davranmayı kestiğin zaman sana ne yapman gerektiğini söylemeyi bırakacağım.
    Maya:ne?
    Erin: Beni duydun.Bu dünyada, senin dışında problemi olan insanlar da var.Şimdi, kendini toparlayacak mısın yoksa güvenliği çağırıp, seni hapsetmelerini mi söyleyeyim?
    Maya:Çok gülünçsün, bunu biliyor musun?
    Erin: Benimle bu şekilde konuşmana izin vermeyeceğim... Seni eve götüreceğim ama öncelikle, bitirmem gereken şeyler var. Anlaştık mı?
    Maya:evet
    Erin:işte benim kızım

    Jack:İyi misin?
    Curtis: Evet. Marwan ile adamlarından biri arasındaki konuşmaları duydum.15 dakikadan az zamanımız var.

    Curtis: Yükleyiciyi buldum. Edgar'ı bağla.

    edgar: Ben Edgar Stiles.Yükleyici bağlantı halinde mi?
    Curtis:evet
    edgar:11.kanala gönder
    Curtis: Yapamıyorum.
    edgar: Ne demek yapamıyorum?
    Curtis: Büyün alanlar yazmaya karşı koruma altında.
    edgar: Bunun olmaması gerekiyor.Eğer doğrudan yükleyici takılmışsa istediğin her şeyi yapabilmen gerekir.
    Curtis: İyi de, sana kilitli diyorum.Ne yapmamı istiyorsun?
    adam: Bayan Driscoll, klinik az önce aradı.
    erin: onlara beklemeleri gerektiğini söyle.
    adam: Ama bunun önemli
    erin: Başlatma şimdi kliniğe. Edgar, zamanımız azalıyor.Eğer bir şeyler yapacaksan, hemen yap.
    edgar: Curtis, bir kısayol tuşu olmalı.
    Curtis: Burada bir sürü tuş var, Edgar. Rastgele kombinasyonları deneyemem. Çok fazla zaman alır.
    edgar: Sırayla fonksiyon tuşlarına bas.Aktif olan birine bastığın zaman, ekrarın altında durum ekranı çıkacaktır.
    Curtis:F5
    edgar: Güzel, ona basılı tutarak ESC'ye bas.
    Curtis: Hiçbir şey olmuyor
    edgar: F5, Shift, ESC'yi dene.
    Curtis: Tamam, cevap alıyorum.
    edgar: Güzel. 11. kanalı gönder. Acele et.
    curtis: Edgar, 3 tane santral erime sürecindeler.
    edgar: Cevap vermeye başladı.
    sara: Geriye kalan bütün güç santrallerindeki sıcaklık düşüyor.
    heller:tebrikler Edgar. Harika iş, Erin.
    erin: Teşekkür ederim, efendim.İzninizle.

    Jack: Bütün CTU ajanları.Marvan CTU görevlisi kılığında.Tekrarlıyorum, şüpheli CTU görevlisi kılığında.Solarz, beni duyuyor musun?

Sayfa 1/8 12345 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Yer Gök Aşk - Replikler
    By Rüzgar in forum Yer Gök Aşk
    Cevaplar: 81
    Son Mesaj: 15-05-13, 13:35
  2. Replikler
    By kusursuz in forum Heroes
    Cevaplar: 24
    Son Mesaj: 07-02-13, 23:26
  3. The O.C Replikler
    By coop in forum The O.C.
    Cevaplar: 139
    Son Mesaj: 20-06-12, 23:22
  4. Replikler
    By (mia) in forum Desperate Housewives
    Cevaplar: 43
    Son Mesaj: 12-02-11, 12:38
  5. Senaryolar/Replikler
    By caddys in forum Kader
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 03-04-07, 20:52

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

maltepe escort
medyum Kayseri evden eve nakliyat Uluslararası evden eve nakliyat
film izle
deneme bonusu
fragmanlar
juul
malatya escort
casino siteleri
izmit escort
iddaa siteleri
bahis siteleri
adiosbet
fivem
irc forum
medyumlar
7 zeytin 1 incir fiyatı
smok
natura
eskort
istanbul escort
sağlam bahis siteleri
izmir escort
escort izmir
bayan escort
sex shop
deneme bonusu
betist giriş
escort ankara
bahis siteleri
canlı casino
rulet siteleri
yabancı film izle
yabancı dizi izle
teknoloji haberleri
full indir
yemek tarifleri
rüya tabirleri
Bu sistem vBulletin® alt yapısına sahiptir, Version 4.2.5 kullanılmaktadır. Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. Copyright © 2020


LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.