Alıntı mld Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
DEVAMI

Ertesi gün…

Zeynep ve murat plajda yatıyolardır.
Zeynep kitap okuyodur.

Mu: Aşkım hadi denize girelim.
Ze: (güler) Gece yeterince girdik.
Mu: Ne dersin bu gece de yapalım mı?
Ze: Saçmalama.
Mu: Gördün ama korkulcak bişey yokmuş. Hem ben yanındayım.
Ze: Bakarız canım.
Mu: Hadi ben denize giriyorum.
Ze: Tamam canım kitabın en heyecanlı yerindeyim. Okuyup hemen geliyorum.
Mu: (öpücük gönderir) Çok bekletme.
Ze: (Gülümser)

Murat denize doğru ilerlerken denizde bir hareket olduğunu görür. En sonunda bir kadının boğulduğunu görür.

Etraftakiler: Kadın boğluyo!

Murat Hemen iskeleden denize atlar ve kadını kurtarmaya gider. Kadını kucaklayıp kıyıya çıkarır.
Ze (olanları yeni fark etmiştir. Kızı muratın kucağında görünce çok şaşırır. Hemen yerinden kalkar.) Murat!
Mu: Zeynep
Ze: Napıyosunuz siz?
Mu: (yere çökmüş kızı uyandırmaya çalışıyodur) Hadi uyan. Uyan bak kurtuldun.
Ze: Sana söylüyorum.
Mu: Ya Zeynep görmüyo musun boğuluyodu kız.
Ze: Tüm kahramanlıklar sana mı kaldı! Can kurtaranı sen misin buranın.
Mu: Ya Zeynep napsaydım öyle bıraksa mıydım kızı?

Bu sırada kız uyanmıştır.

X: Ahh çok sağol canım. Sen mi kurtardın beni?
Mu: Evet. Rica ederim.
Ze: Ne canımı be! Ne canımı!
X: Hayatımı kurtardın ya çok sağol. (muratı yanağından öper)
Ze: (gözleri dolmuştur. Deniz çantasını alıp odaya doğru ilerler.)
Mu: Benim gitmem lazım. Zeynep! Zeyneeep!!
Ze: (hızlıca yürüyodur)
Mu: (zeynebe yetişir. Kolunda tutar kendine çevirir) Zeynep noluyo!
Ze: Asıl sana noluyo ya sana noluyo! (muratların evinde albümü görünce her şeyi iki defa söylüyodu ya o haldedir)
Mu: Zeynep ya. Kızı kurtardım diye kızmıyosun heralde?
Ze: O ne öyle öpücükler falan havada uçuşuyo.
Mu: Ya Zeynep ben mi öptüm kızı!
Ze: Allah bilir seni görünce bile bile kendini atmıştır denize.
Mu: Abartma Zeynep.
Ze: Yok yook. Ben abartmıyorum. Her gördüğünün ardında denize atlamak zorunda mısın ha?
Mu: Zeynep saçmalıyosun.
Ze: Ben mi saçmalıyorum. O anda tek saçmalamam seni başı boş bırakıp kitap okumamdı. (odaya doğru ilerlemeye devam eder)
Mu: Zeynep!
Ze: Gelme peşimden gelme!
Mu: Of ya of!

Murat akşama kadar odaya gitmemiştir. Otelin etrafında geznmiştir. Odaya gidince Zeyneple tekrar kavga etmekten korkar.

Zeynepse odaya gidince ağlamıştır ve sonra toparlanıp saatin geç olduğunun farkına varır. Akşam yemeği için dışarı çıkar. Bahçede muratla karşılaşır.
Mu: Zeynep.
Ze: (yumuşamıştır) Murat. Odaya gelmedin?
Mu: Gelme demiştin diye hatılıyorum.
Ze: (gözleri dolar) Özür dilerim. O güzel kızla görünce seni çok kıskandım. Özür dilerim.
Mu: (sarılır) Şşş.. (kısık sesle) Hiç bi güzelliğin önemi yok senin yanında. Sen en güzelisin demiyorum. Çünkü bu umrumda değil Zeynep. (yüzüne bakar) Anlıyo musun?
Ze: Tatilini zehir ettim dimi?
Mu: (gülümser) Hayır güzel kız. Daha önümüzde bir sürü gün var. Ama söz ver bana kıskançlık yok.
Ze: (gülümser) Tamam söz.

Yemek yemeye giderler…


yorumlarınızı bekliyorum...
:happy0064DEVAMI:happy0064

Ertesi gün…

Murat Zeynebi uyandırmaya çalışıyodur.
Mu: Zeynepçim hadi uyan canım.
Ze: Ya murat tatildeyiz neden erken kaldırıyosun?
Mu: Ne erkeni Zeynep saat 11 oldu.
Ze: Off o kadar uyuduk mu?
Mu: (sırıtır) Ee geç uyuduk ya.
Ze: Tamam tamam kaklıyım da kahvaltıya gidelim.
Mu: Valla hayatım kahvaltı kısmı kalmaz bu saate. Anca öğle yemeğine yetişiriz.
Ze:Tamam biz de öğle yemeğine gideriz.
Mu: Geç saate kadar kahvaltı veren bir yer biliyorum. Otelin dışında. Hem biraz gezmiş oluruz hep oteldeyiz geldiğimizden beri.
Ze: İyi olur canım. Hazırlanıyım o zaman.

Bir süre sonra hazırlanır çıkarlar. Başka bir yerde kahvaltıya giderler.

Ze: Çok güzelmiş burası. Daha önce kimlerle geldin?
Mu: Nerden çıkarıyosun hayatım ya.
Ze: Burayı nerden biliyosun o zaman?
Mu: Zeynep. Dün ne konuştuk.
Ze: (güler) Tamam tamam şaka yaptım.

Kahvaltıdan sonra ağaçlık bir alanda gezmeye başlarlar.

Ze: Ne güzel yeşillik burası. İstanbulda kalmadı sanıyodum böyle yerler.
Mu: Şehir merkezinde zor. Hele bana çok iyi geldi. Her gün Bu kadar pislikle uğraşırken.
Ze: Yoruluyosun dimi mesleğinde?
Mu: Evet ama çok seviyorum. Bundan sonra daha da hevesle çalışıcam. Çünkü eve geldiğimde sen olucaksın. Bana kapıyı açan sen. Yemekleri yapan sen.
Ze: Gören de hizmetçi tuttun sancak!
Mu: Niye kızdın yine yaa.
Ze: Farkında mısın bilmiyorum ama ben de çalışıyorum. Her zaman yemekleri yapamam. Ayrıca çoğu zaman geç çıkıyorum işten.
Mu: Biliyorum canım ya lafın gelişi söyledim. Hayal de kurdurmuyosun insana.
Ze: Tamam canım ya. Hadi kuralım.
Mu: (yeşilliğe uzanmış hayaller kuruyolardır) Eskiden senle evlenmek en büyük hayalimdi. Güzel bir evimiz var. Artık her gün beraber olucaz. Ölene kadar bırakmicam seni. Hatta ölünce bile.
Ze: Ben de canım ben de.
Mu: Hatta ilerde belki bi çocuk. Küçük bi bebek düşünsene. Sonra belki bi tane daha.
Ze: Yavaş ol istersen. Hem çocuk falan deme şu sıralar. İçine düştüğümüz bi yalan var farkındaysan. Ondan nasıl kurdurcaz?
Mu: Zeynepçim bırak şimdi onu.
Ze: Ne zamana kadar erteleyebiliriz murat? Annem her geçen gün kız olursa şunu erkek olursa bunu koyarız diyip duruyo.
Mu: Off evet benim annem de aradı çıkmadan. Bugün çarşıya çıkıp bebeğe bişeyler alıcakmış.
Ze: Gerek yok falan deseydin. Boşu boşuna para harcamasın kadın.
Mu: Para önemli değil de hamile olmadığını öğrenince yaşayacakları hayal kırıkları nolucak acaba?
Ze: Evet bi de o var.
Mu: Hem engellemek mümkün değil ki. Geçen hafta çok güzel bi takım görmüş. Hem mavi hem pembe alıcam diyo.
Ze: Olmayan bebek için.
Mu: Evet olmayan bebek için.

İkisininde sinirleri bozulmuştur. Kahkahalarla gülüyolardır.

Zm::img-hyste:img-hyste:img-hyste

Z: Of yaa çok sinirim bozuldu halimize bak.
Mu: Evet ya. Hadi gidelim.
Ze: Hemen otele gitmeyelim ama.
Mu: Daha gezelim diyosun yani?
Ze: Evett
Mu: Tamam gel. Şurdaki çay bahçesine gidelim.

Zeynep ve murat çay bahçesinde otururlar. Ordan kalktıktan sonra sahilde gezerler ve dondurma yerler. Bütün gün gezmişlerdir. Günleri çok güzel geçmiştir. Otele dönerler.

Ze: Yemek yemeden önce ben bi duş alıyım hayatım.
Mu: Peki karıcım.

Yemekte…

Ze: Çok mutluyum murat. Senin yanında olduğum için çok huzurluyum.
Mu: Ben de canım. Bu an her şeyden değerli benim için.

Güzel bir müzik çalar.. Murat Zeynebi dansa aldırır. Dans ettikten sonra sahile giderler.

Ze: (murata imalı imalı bakar) Bugün denize giremedik.
Mu: (sırıtır) iyi alıştın valla.

İkisi de gece gece denize girer. Sonra odlarına sırılsıklam bir şekilde giderler…

yorumlarınızı bekliyorum:img-wink: