Alıntı mavigozlum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
25.bölüm (özlemesut)

ö: mesuuut. hadi kalk canım.
mes: hı? hı? noldu? kaçtı mı adam?
ö: ohooo! sen daha uyanamamışsın.
mes: of sen de uyanma böyle öğlene kadar uyuyalım işte ne güzel.
ö: yaa, rıza baba da bizi bi güzel azarlasın.
mes: bi de o vardı dimi?
ö: vardı vardı. hadi kalk.
mes: tamam sen kahvaltıyı hazırla ben gelicem bi yüzümü yıkayıp.
ö: kahvaltı hazır hayatım. ben kızları servise indiriyorum.
mes: hıhı tamam.

merkeze giderler. bikaç operasyon ve toplantı vardır. yarasız beresiz çıkarlar. eve gelirler saat 6 buçukda. üstlerini değiştirirler. akşam didem gelecektir. özlem masayı hazırlar. zehraya yemeklere yardım eder. yemekte börülce, et, pilav, mercimek çorbası ve brokoli vardır. tunç da didemi bekliyodur. saat sekizde gelicektir.
özlem çok heyecanlıdır. ne giyeceğini bulamaz ama en sonunda bunda karar kılar: http://www.kizlarsitesi.com/wp-conte...zun-elbise.jpg
yağmur: http://www.modamoda.net/resim.php?fi...6-02vliv01.jpg
nehir: http://www.modamoda.net/resim.php?fi...4-00vliv01.jpg
didem: http://www.objektifhaber.com/foto-ga...e-bolugur/120/

ve nihayet didem gelir ve kapı çalar özlem ve nehir açar kapıyı.
ö: nehir dur kızım ben açarım.
n: abimin sevgilisi geldi ben açıcaam!
ö: kızım konuşma böyle sakın ulu orta.
y: yalan mı kiii?
n: yoooo!
özlem kapıyı açar.
öz: hoşgeldin didemcim.
d: hoşbulduk özlem abla.
t: naber?
d: nolsun işte, ders uzadı ondan geç kaldım biraz kusura bakmayın. baban yok mu tunç?
t: burdaydı ama? nereye gitti?
öz: bilmem gelir şimdi.
z: hoşgeldin kızım.
d: hoşbulduk zehra teyze. tunç yemeklerinizi öve öve bitiremedi.
z: öyle mi?
mes: merabaaa.
d: meraba mesut amca.
mes: nasılsın?
d: iyiyim sağolun.
ö: e geçelim mi içeri? kaldık kapıda. gel hadi.
d: teşekkürler. bu sizin. çiçek uzatır
z: ee nasıl gidiyo okul kızım?
d: iyi gidiyo. nasıl olsun... aynı zamanda part-time çalışıyorum bi restoranda.
öz: tunç bahsetmişti.
bayağı konuşurlar sonra yemeğe otururlar. yemekten sonra tekrar koltuklara geçerler. bi ara didem lavaboya gider. hemen özlemle zehraq konuşmaya başlar.
z: aferin oğlum kız hem aklı başında hem de fıstık gibi maşallah.
mes: afferin lan iyi kız kapatmışsın.
t: hayret övebildin beni?
mes: o ne demek lan tokmak kafa hiç övmüyomuyuz sen?
t: özlem abla nasıl ama dediğim kadar var dimi?
öz: var var. aman nazar değmesin. dur ben tatlıları getiriyim.
didem gelir. iki saat geçer. saat 12 olmuştur.
d: tatlılar çok güzel olmuş özlem abla. eline sağlık.
öz: afiyet olsun canım.
d: her şey için çok teşekkür ederim, ben artık kalksam, karşıya geçicem daha.
z: kızım gitme bu saatte o kadar yolu kal istersen burda.
d: yok ya ben giderim. hem size rhaatsızlık vermiyim ben.
öz: yok didemcim saçmalama ne rahatsızlığı.
d: yok gerçekten çok teşekkürler.
mes: ailen de beklemiyomuş, tek kalıyomuşsun, dert etme işte kal burda gitme bu saatte tek başına. istanbul burası kızım.
t: ya evet kal işte.
d: ya ben rahatsızlık vericem size şimdi.
z: ne rahatsızlığı yavrum, hadi hadi.
d: e peki madem, çok teşekkür ederim.
mes: hadi hadi çok konuşma geç. kibarlığın alemi yok.
herkes güler. didem tunçun odasında kalır, tunç da salonda yatar. sabah olur. herkes giyinir. kahvaltıda.
d: ellerine sağlık zehra teyze.
z: ne demek kızım. afiyet olsun.
d: tunç, ben çıkıyorum. daha eve gidip üstümü değiştiricem.
t: tamam. hatta ben de geliyim senle okul o tarafta nasıl olsa. okulda halletmem gereken işler var seni bırakır erkenden hallederim onları.
d: taam. hadi çıkalım.
z: hadi çocuklar Allah zihin açıklığı versin.
d: sağolun. çok memnun oldum tanıştığıma. çok teşekkürler her şey için.
mes: dur dur. ben bırakırım sizi karşıya geçiyorum zaten iş için.
t: tamam hadi baba.

gün biter. mesut da özlem de evdedir. herkes yatmıştır bi tek zehra mesut ve özlem ayaktadır.
öz: anne biz yatıyoruz.
z: tamam kızım. önce sizle beş dakika bi şey konuşmak istiyorum.
mes: tabii anne.
z: gelin oturun şöyle.
öz: anne noldu korkutuyosun beni?
mes: ya noldu ki?
z: çocuklar, ben buraya aslında başka bişey için geldim.
öz: nası ya bizi görmeye gelmemiş miydin?
z: yok evladım yok. ben buraya... aslında tedavi olmak için geldim.
mes: tedavi mi, ne tedavisi?
z: kanser tedavisi...
öz: ne? anne ne diyosun sen, saçmalama, bu şimdi mi söylenir?!
özlem ağlamaya başlar
z: ağlama kızım ağlama.
ö: anne nasıl ağlamiyim, kanserim diyosun. annemsin sen benim, nasıl ağlamiyim?
z: tedavim yarın başlıyo. hastaneye yatıcam.
ö: annee.....
mes: anne ne zamandır hastasın?
z: 2 hafta oldu öğreneli. tedavi için istanbula gitmen lazım. edirnede çok iyi doktorlar yokmuş.
ö: hangi hastaneye gidicen.
z: bilmiyorum. ben de onu konuşucaktım sizle.
mes: merak etme anne. bi arkadaşımız var. muratın kardeşi. doktor. taksim ilkyardım da çalışıyo. yarın seni oraya yatırırız.
z: çok sağolun evladım.
özlem içeri gider mesut da gidiyordur ki zehra kolundan tutar.
z: gel otur çöyle damat. konuşalım senle.
mes: söyle anne.
z: biliyorum, sana hep çok kötü davrandım. söylemediğimi bırakmadım.
mes: tebessüm eder
z: özür dilerim yavrum. ama anla sen de beni. özlem benim biricik kızım. bak, özlemin ablası duygu, 3 yaşındayken öldü. bi trafik kazasında. ama özlemin bi kardeşi olduğundan haberi bile yok. söylemedik. daha doğmamıştı özlem, ona hamileydim. özlemin babası da o kazada öldü. ben o zamandan beri özlemi hep fazla korururm. o benim hayatta sahip olduğum tek şeydi bu güne kadar. ama şimdi biliyorum, sen varsın, torunlarım var... sana yaşattığım herşey için özür dilerim. hakkımı helal et.
mes: anne, konuşma böyle! hiç bişey olmiycak sana.
z: şşşt. sakin ol. özlem duymasın bişey. ben biliyorum evladım, hissediyorum...
mes: anne...
z: kesme sözümü. dinle beni. eğer bana bişey olursa, kızım sana emanet. ona çok iyi bak. eğer ona senin yüzünden bişey olursa, öbür tarafta karşılaştığımızda ağzının payını veririm. anlaşıldı mı?
mes: güler. tamam anne tamam...
sarılırlar

25.bölüm sonu(özlemesut)
bu bölüm aramıza yeni katılan hayatbirsahne'ye gelsin.
yardımlarından dolayı da ona çok teşekkür ederim :))


26.bölüm (özlemesut) – inanç

Mes: nasıl anne odan iyi mi?
Z: çok sağolun yavrum. Yerleştirdiniz beni de hastaneye.
Öz: ne demek annecim.
T: gelicez zaten seni görmeye sık sık zehra sultan!
Z: güler gelirsiniz gelirsiniz. Ama sakın sıkmayın canınızı benim için olur mu? O kadar işin gücün içinde yanınıza geldim, fazlalık oldum size.
Öz: anne nolur böyle konuşma ya.
Mes: evet anne. Eğer sen kendine inanırsan iyileşirsin. Tıp mıp yalan hepsi ben söyliyim sana. Sen kendine inanıcaksın, her gün daha iyi olucaksın.
Z: inşallah oğlum inşallah.
Yavuz gelir
Y: abi girebilir miyim?
Mes: hııı tabi yavuz tabi.
Öz: noldu?
Y: telaşlanmana gerek yok gülümser tedaviye başlamamız lazım sadece
Öz: ya yavuz biraz dışarda konuşabilir miyiz?
Y: olur, gel şöyle
şarıda
Öz: canı acımaz dimi? Çok korkuyorum yavuz. Ya ona bişey olursa, naparım ben?
Y: şşt sakin ol ağlama. Onun kanseri yenebilmesi için sizin destek çıkmanız çok önemli özlem. Anlatabildim mi?
Öz: hıhı. Sen geç içeri, ben bi elimi yüzümü yıkıyıp geliyorum.
Özlem elini yıkamaya gider. Geldiğinde annesini götürmüşlerdir. Mesutla beraber merkeze dönerler
Ay: nası geçti?
Öz: nası geçsin aylin?! Kötü tabii ki!
Ay: sst sakin ol tamam. İyileşicek annen görürsün.
Öz: ne iyilesicek aylin?! Hastalığı yenebilmesi için inanması lazım dedi doktor. Hani nerde inan, hani nerde moral? Yok yok yok! Hiçbisey yok!
Mes: özlem, görürsün bak: zehra sultan o! Yenilir mi kolay kolay? İnadını bırakır mı hemen? Umudunu keser mi hiç? Can çıkmadık kapıdan umut çıkmaz demez mi hep? Sen söyle özlem? Sen anlattın bunları bana. Ne çabuk unuttun.
Öz: tamam … sakinleşmek için zamana ihtiyacım var. Arşive gidip biraz yalnız kalmak istiyorum. Gelmeyin pesimden…
Arşive iner. En dipteki dolabın yanına yere çöker. Ağlamaya baslar. 10 dakika sonra deli gibi hüngür hüngür ağlıyordur. Rıza baba dısardan sesleri duyup içeri girer. Özlem kendi ağlama sesinden koca kapının sesini duymaz. Ağlamaya devam eder. Rıza baba sessizce ilerleyip her yere bakar. En sonda üstünde “Z” yazan bir tabelayla adlandırılıp etiketlenmiş koca bir dolabın yanı basında yere çöküp deliler gibi bütün içini ağlayarak boşaltmya çalışan özlemi görür. Yanına oturur.
Öz: rıza baba? Ben hemen yukarı çıkıyorum.
R: ssst! Bırak simdi. Otur oturduğun yerde.
Öz: peki amirim.
R: noldu anlat evlat, hadi…
Öz: annem…
R: inancını yitirdi mi?
Öz: evet…ben napıcağımı bilemiyorum artık… kimse bi yol göstermiyor bana. Yoruldum rıza baba yoruldum...
R: biliyor musun evlat, seni tahmin ettiğinden de iyi anlıyorum.
Öz: ?
R: benim de babam kanserdi. Üstelik teşhisi geç yapıldığı için çok daha erken öldü… simdi yapman gereken sey, anneni inandırmak. Hayatta kalması gerektiğine inandırmak…


26.bölüm sonu(özlemesut)