Sayfa 173/173 İlkİlk ... 73123163169170171172173
863 sonuçtan 861 ile 863 arası

Konu: Asi - Bölüm Yorumları

  1. #861
    Durum:
    Çevrimdışı
    page - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    03.10.2008
    Yer
    ASİ&DEMİR
    Mesajlar
    2,995
    Konular
    0
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart 68.bölümden sahneler.

    alıntı(page)

    (Bizimkiler hala teknede..Paşam mağrur prensesini kaçırıyor.)

    Tekneleri açık denizde yol alırken kumrularımız ay pardon keçilerimiz hasret gidermeye devam ediyorlar.Öyle güzel görünüyorlar ki bakmaya doyamıyorum.
    alıntı.


    Paşam sevdiğiyle harika zaman geçiriyor.İkiside çok mutlu... şu hallerine bakar mısınız(oyy oyyy yerim sizi..o nasıl içten bir öpücük öyle...)

    Birden Asinin aklı başına geliyor.(paşamın yanında dünyayı unuttu tabii)

    alıntı.

    Asi: Evi aramam lazım. Bütün gece neredeydin diyecekler. Demirleydim diyemem.
    Demir: Bunu sonra düşünelim mi?
    Asi: Asyayı da yalnız bıraktım.
    Demir: Dönelim mi diyorsun? Biraz daha kalamaz mıyız?
    Asi: Dönmeyelim.(paşamın gözleri ışıldıyor.)
    Asi: Bir yalan buldum.
    Demir: Sen yalan söylemeyi beceremezsin ki.
    Asi: Bu defa söyleyeceğim. Telefonda yüzümü görmeyecekler nasıl olsa... Galiba yapamayacağım..

    Demir: Söylemiştim.(kendinden emin paşam benim ..)

    Tablo gibi sahneler izliyorum..ünlü bir ressamın elinden çıkmış sanki..

    Bu arada Asyada çiftlikte Ziyayla konuşuyor.Annesiyle Demirin arasında bir şeyler olduğunun farkında bıcırık
    alıntı.

    Asya: Anneannem niye kızıyor Anneme?
    Ziya: Annen çok çalıştığı için gece eve gelemedi ya. Ona kızmış.

    Asya: İşi varsa niye gündüz Demirle geziyor? Tekneye bineceğiz dediler, söz verdiler. İkisi de gelmedi.
    Ziya: Asyacığım, Annen şu anda işte biliyorsun. Seni tekneye götüremez ki.

    Asya: Ya teknedelerse?(Allahtan açık denizdeler yoksa Asayamız onları kesin basardı.)

    Kuzumuz merak içinde tekne hayalleri kurarken keçilerimizde teknede hasret gideriyorlar.


    (Asi güverteye oturmuş ) Paşam elinde iki kahve fincanıyla geliyor.

    alıntı.

    Demir: Evi aradın mı?
    Asi: Ziya ile konuştum beni idare etmiş .. yalana gerek kalmadı.


    alıntı.


    Demir: İyi o zaman kahveni rahatça içebilirsin. Bu anın hayalini o kadar çok kurdum ki, sessiz bir yerde, teknede, sen ve ben.
    Asi: Nerede kurdun bu hayalleri?

    Demir: Assos’ta.

    Demir= Daha gün ışımadan tekneyle açılırdım. Bir gün balıkçılar uyardı, gitme, fırtına geliyor dediler, dinlemedim. Yenerim fırtınayı diyordum içimden, cahil cesaretiymiş, sonradan anladım. Tam böyle açık denizdeyken hava döndü, sular böyle dağ gibi kabarmaya başladı, tekne alabora olmak üzereydi. Gücüm yetmiyordu artik. Dalgalar da, rüzgâr da benden daha güçlüydü, sanki canlıydılar, sanki soluk alıyorlardı, kendilerince bir hayatları vardı sanki. Sonunda pes ettim. Bitti dedim, her şey bitti, yolun sonu.
    Asi: Sonra?
    Demir: Ben kazandım, ama tek başıma değildim. Tam o anda biri bana ışık tuttu, cesaret verdi. Bırakma kendini, (Asinin elini tutuyor.)ayakta kalmalısın, mücadele etmelisin, yaşamalısın diyen biri. O sendin Asi. Sesini duydum, sanki koruyucu bir melek gibi imdadıma yetiştin. Kara bulutlar birden dağıldı. Her yer aydınlandı, sular duruldu. Korkularım dindi.


    Huzurluydum. Şu anda olduğu gibi. Fırtına'dan sonra gelen sükûnet gibi.


    Demir anlattıklarıyla ,Asiye dünyaları veriyor..yüzünde tatlı bir gülümseme oluşuyor.Yıllarca sevdiğini bekleyen aşık bir kadına verilecek en büyük hediye bu bence

    (Bizimkiler hala güvertede oturuyorlar)Asi biraz durgun , düşünceli bakışları uzaklara dalmışken.. (paşamın bakışları Aside tabii)Demir onun için endişeleniyor.

    alıntı.

    Demir: Senin canın mı sıkıldı?
    Asi: Yoo.... İyiyim... Yok bir şey.
    Demir: Kafanı kurcalayan bir şey mi var?
    Asi: Hep böyle kaçamak mı buluşacağız?
    Demir=(Asinin elini tutarak) Hayır. Bir dahaki sefere haber veririz.(muzip paşam benim...) Ama şimdi şu anın tadını çıkaralım. Başka bir şey düşünmeyelim. Hayat o kadar hızlı ki.
    Asi: Hem de çok. İşte bu yüzden belki… Artık geleceğimizi de düşünmemiz lazım.
    Demir: Haklısın.
    Asi: Çok ileriye gitmeye gerek yok. Mesela yarından başlasak.
    Demir: Bunları sonra düşünsek olmaz mı?
    Asi: Yarın ne olacağını bilmeye ihtiyacım var.
    Demir: Bir dakika sonra ne olacağını hiç birimiz bilmiyoruz. Asıl kaçırmamamız gereken şu an.
    Asi: Hayat sadece bugünden ibaret değil ki. Bir şeyler söylemek neden bu kadar zor. Artık yarını da düşünmek zorundayız demenin. Büyümekte olan bir çocuğumuz var. Asya’nın geleceği her şeyden önemli demeni beklemek. Yanlış mı? Çok hızlı büyüyor, farkında mısın? Şimdiden okula başlayacağı ilk günü düşünüyorum mesela. Onu ders çalışırken hayal ediyorum. Büyüdüğünü, babası ile kolkola dolaştığını görebiliyorum. O günler çok uzak değil Demir.

    Asinin ,Demirden duymak istediği şeyler var..onu bu kadar çok seven bir adamın vermesi gereken sözler bunlar.Asi,Demirin onu sevdiğini biliyor ama gelecekleri konusunda neden geri çekildiğine bir türlü anlam veremiyor.Demirse ne kadar zamanı var bilmiyor..nasıl söz versin..nasıl hayal kursun (Demirin hasta olduğunu bile bile Asinin yanında olması bile beni şaşırtıyor aslında...)


    (Demir yüzünü denize çevirmiş düşünürken Asi konuşuyor.)

    alıntı.

    Asi: Belki de bu günü kaçırmadan yarını düşünmek zorundayız...Sen beni dinlemiyorsun.
    Demir: Asya daha 5 yaşında Asi. Bunları düşünmek için erken değil mi? Şimdiden böyle hayaller kurmak. Bilmiyorum.
    Asi: Seni hayallerin yok mu?
    Demir: O kadar uzun vadeli düşünemiyorum
    Asi: Neden, bizim için hiçbir hayalin yok mu? Sen hayal kurmayı çok seversin.
    Demir: Evet. Evlendiğimiz zaman ne hayaller kurmuştuk. Hepsine çok inanıyorduk. Ama hepsi yarım kaldı. Hayat kendi yolunda gidiyor. Biz boşuna hayaller kurup duruyoruz. Birden bir şey oluyor. Her şey çöküyor. Yaşadık bunu, biliyorsun. Bu yüzden ileriye dönük düşünmekten korkuyorum. Bu yüzden hep şu anı yaşayalım, tadını çıkaralım deyip duruyorum. Yarın hakkında neden bir şey söyleyemiyorum, anladın mı şimdi? Elbette benim de kızımla ilgili hayallerim var. Ama şimdi konuşmak istemiyorum.
    Asi: Hı hı. Tamam.
    Demir: Rüzgar dönüyor, dönelim mi?
    Asi: Hı hı.

    Demir geri dönmek için dümene geçiyor.Asi hala güvertede oturuyor.(Demirden istediği cevapları alamadığı için aklı karışık.)
    Düğünleri ikisininde gözlerinin önünde canlanıyor.En mutlu oldukları anlar..

    Asi=Biz sahiden evlendik mi?
    Demir=İmzaları attık diye hatırlıyorum..aslında pek bir şey hatırlamıyorum...sana kavuşmak için o kadar çok sabrettim ki inanması zor.



    Demir tekneyi kullanırken Asi güvertede üzgün, üzgün oturuyor.Demirim onu üzdüğünün farkında o daha çok üzülüyor.

    Demir tekneyi iskeleye bağlarken Aside içerde kahve fincanlarını topluyor.Tam bu sırada Demirin telefonu çalıyor...arayan İnci ( 6 kez aramış ..telefon sessizde olduğu için duymamış Demirim.)

    Demir iskelede halatları bağlarken İnci geliyor.(Yüzü asık ) Paşam kötü bir şeyler olduğunu anlayıp yanına gidiyor.İnci teyzesinin İstanbuldan döndüğünden bahsedip lafı uzatmaya çalışırken paşam hissettiklerini hemen kelimelere döküyor.

    alıntı.

    Demir: Haberler iyi değil, değil mi?
    İnci: Maalesef Demir.
    Demir: Hı hı.

    İnci malesef dediğinde bütün hayalleri yıkılıyor.Yüzünde büyük bir hayal kırıklığı var.İnci ,Süheyla hanımında babasınında dokularının tutmadığını tedaviye başlaması gerektiğini söylüyor .(İnci , Demire sarılıyor.)Tam bu sırada Asi onları görüyor.

    alıntı.

    İnci: Hadi eve gidelim. Herkes seni bekliyor.
    Demir: Asi burada.
    İnci: O zaman topla kendini.

    (Asi onların yanına doğru geliyor.Demir açıklama yapmaya çalışıyor.)

    Demir: Teyzem gelmiş. Telefonla aramışlar. Sessizdeydi ya. Ulaşamayınca merak etmişler. İnci onu haber vermek istemiş.
    İnci: Cevap alamayınca endişelenmişler.
    Asi: O zaman ben gideyim. Herhalde sen teyzeni görmeye gideceksin.(Asi çok bozuldu.)
    Demir: Seni bırakayım.
    Asi: Gerek yok. Ben giderim.

    İnci: Asi sana sarılmamı yanlış anladı galiba. Ben gidip…
    Demir: Hayır. İnci…Boş ver.
    İnci: Niye böyle söyledin Demir...
    Demir: Bana kızması..Belki daha iyi İnci.
    İnci: Ona hasta olduğunu söylemedin değil mi?
    Demir: Daha değil.
    İnci: Demir, hiç doğru yapmıyorsun.
    Demir: Hastalığı üzerimden atana kadar söylemeyeceğim. Bu süreçte beni görmesini istemiyorum. Her şey düzelsin. Eskisi gibi olayım. Sonra. Sonra bitmiş bir hikâye olarak anlatırım. Yani umarım, öyle olur. İnci ben tekneye dönüyorum. Biraz yalnız kalmak istiyorum.
    İnci: Tamam.

    Demir sevdiğiyle harika zamanlar geçirmişken dünyası başına yıkılıyor.Sanki acı çekiyor..hastalığı yüzünden ağrısımı var diye düşünüyorum..ama teknede Asiyi üzdüğünü düşünürkende bu yüz ifadesi vardı...sanırım yaşadıkları ve Asiye yaşattığı hayal kırıklığı ona çok ağır geliyor.

    Teknenin yanına gelip iskeleye oturuyor.Boğazında kocaman bir düğüm var sanki yutkunamıyor..nefes alamıyor ..canı yanıyor paşamın.


    (Asi kozcuoğlu çiftliğinde)Aslan fabrikayı ondan izinsiz çalıştırdıkları için Asi ve ziyaya kızıyor.Tam bu sırada Fatma abla geliyor ..


    alıntı.

    Fatma: Ne oluyor? Ben gelince niye sustunuz? Aslan. Ziya. Ne kavgası bu? Ne paylaşamadığınız?
    Aslan: Yok bir şey. İş güç meseleleri. Önemli bir şey değil.
    Fatma: E. İyi o zaman. Ha.. gelincik tarlasının gülü de buradaymış. Nerelere kayboldun? Anlat bakalım.
    Asi: Fatma Abla, rahat bırak beni ya.
    Fatma: Bak şuna. Hem suçlu, hem güçlü. Kızının üzerinden gözümü ayırmayayım derken anasını fazla rahat bırakmışız. Gel bakayım sen benimle.

    Fatma: Geç bakayım şöyle. Sen o bütün uydurduklarını benim külahıma anlat. Vakıflı’daymış da. İşler bitmemişmiş de. Ben Neriman mıyım da Ziya’ya kanacağım. Dökül bakalım. Bir bir anlat. Ne oldu dün gece?

    Asi: Bilmen gereken bir şey olsaydı, söylerdim Fatma Abla.
    Fatma: O öyle olmuyor Hanımefendi. Bana asilik sökmez. Seni anana karşı koruyacaksam önce bana doğruyu söyleyeceksin.
    Asi: Demirle teknede buluştuk, biraz dolaştık ne var bunda?
    (Asi bunları söylerken onları duyan birileri var eyvah eyvahhhh..Asya ve Neri)
    Asya: Beni niye almadınız?
    Asi: Asyacığım, o öyle değildi. Oh. Çok özlemişim ben seni.
    Neriman: Cık cık. Şuracıkta kalp krizi geçirip ölsem, laf söz dinlemez kızların yüzünden öldü gitti bu kadın diyecekler.
    Fatma: İyi işte. Kriz mriz geçirip de millete laf çıkarma sen de Neriman Hanım. Sonunda olan yine bize oluyor. Hadi gel. Gel, gel.

    (Asi ve Asya kapının önünde oturuyor.)


    Asya: Ben size küstüm. Beni aranıza almıyorsunuz.
    Asi: Beni dinler misin biraz?
    Asya: Dinlemeyeceğim. Hep ikiniz oynuyorsunuz.
    Asi: Biz sen olmadan oyun oynar mıyız?
    Asya: Oyu yok mu yani?
    Asi: Yok tabii.
    Asya: Ne yapıyorsunuz peki?(hadi anlat bakalım Asicim.)

    Asi: Biraz tekneyle gezdik. O kadar.. Barıştık mı?
    Asya: Hayır, barışmadık.
    Asi: Iıı.


    Asyam ,Demirin babası olduğunu bile bilmiyor ama kıskanıyor...Asi ,inciyi kıskanıyor...paşam bu kızlardan ne çekiyor böyle imdattttt..şaka şaka ....paşamı paylaşamıyorlar ya bayılıyorum...Demir onların bu halini görse ne derdi acaba?


    Demir tedavi için İstanbula gidecek ama kimsenin bilmesini sitemiyor.Özellikle Asinin ve kızının bilmesini istemiyor.İhsan beyin bildiğini öğrenince biraz kızıyor..bu sırada Asi,Demiri arıyor.


    alıntı.

    Asi: Asya seninle konuşmak için ısrar ediyor. Kusura bakma laf dinletemedim.
    Demir: Tamam.
    Asi: (Asyaya) Sadece kibarca teklif edeceksin. Tamam mı?
    Asya: Hı hı.. Demir.
    Demir: Efendim Asya..
    Asya: Ben de sizinle gelmek istiyorum. Gezmeye gitmişsiniz. Beni niye almadınız?
    Asi: Asya.
    Demir= Asyam , dün hemen çıkmak zorunda kaldık. Yarın gezelim mi? Hem de bir sürü gezelim. Anneni verir misin?
    Asya: Demir seni istiyor.
    Demir: Biz Asya ile anlaştık.
    Asi: Evet, duydum. Tamam. Yarın Asya’yı bırakırım sana.
    Demir=Asi sen bana kızdın mı? Asya ile buluşmadan önce ikimiz buluşup konuşabilir miyiz? Ama baş başa.
    Asi: Ne konuşacağız?
    Demir=Lütfen.
    Asi: Peki... Tamam.

    Demir,Asiyle konuşunca hastalığından haberi olmadığını anlayıp rahatlıyor.İnci hemen yarın İstanbula gitmesini istiyor ama paşam Asi ve Asyayla vedalaşmak istiyor.


    Demir şelalenin önüde oturmuş Asiyi bekliyor.( işte Aside geliyor.)

    alıntı.


    Asi:Merhaba. Ne oldu? Bir şey mi var?
    Demir:Öyle. İçimden geldi. Otursana.
    Asi:Konuşalım demiştin. Konuşmayacak mısın?
    Demir:Konuşacağım. Ama hakkımda hemen hükümler vermenden çekiniyorum. İstanbula gidiyorum. Bir süre işlerin başında olma lazım. Ne kadar sürer belli değil. Asyaya da izah etmeye çalışacağım. Onu bıraktığımı düşünmemeli.
    Asi:Nereden çıktı bu? Birden bire...
    Demir:Teyzem işler için İstanbula gitmişti. Şirkette sorunlar yığılmış. Tek başına çözebileceği şeyler de değil. Bu yüzden geri dönmüş. Kerim’de buradan ayrılmak istemiyor. Zaten çok yoruldu.
    Asi:Hı hı.
    Demir:Uzun zaman onu yalnız bıraktım. Artık isyan ediyor.
    Asi:Gitmek zorunda mısın?
    Demir:Mecburen. İş başa düştü. Kısa bir sürede hallederim belki. Yani İnşallah.(Demirim yalan söylemeyi hiç beceremiyorsun.)
    Asi=Dün biz teknedeyken gitmen gerektiğini bilmiyor muydun? Neden söylemedin?
    Demir:Teyzemle konuşmadan tam olarak ne durumda olduğumuzu bilmiyordum. Durum sandığımdan daha vahimmiş. Yeni öğrendim.

    Asi:Hı hı. Anladım.
    Demir:Aslında hiç gitmek istemiyorum. Asya için de endişeleniyorum. Ona gideceğimi söylemem gerek. Nasıl yapacağım? Bu gücü nasıl bulacağım? Ne diyecek? Kabul edecek mi? Bana küserse çok üzülürüm. Zaten dün posta koydu bize.
    Asi:Ne zaman gidiyorsun?
    Demir:Bu sabah gitmem azlımdı ama erteledim. Seninle konuşmadan, kızımla biraz vakit geçirmeden gitmek istemedim.
    Asi:Vedalaşıyormuş gibi konuşuyorsun.
    Demir=Durumu anlattım Asi. Bir süre için dedim. İşleri halledersem daha erken dönebilirim. Dönüş tarihi veremiyorum.
    Asi:Hı hı. Senin kafan iyice karışmış.
    Demir:Evet. Çünkü beklemediğim bir şey oldu.


    Asi:İnci mi?

    Demir:(Gülümseyerek) Eskiden olsa sırf sana inat olsun diye Evet derdim. Belki de her şeyi biraz akışına bırakmak lazım.


    Asi:Söyleyeceklerin bittiyse benim gitmem gerekiyor.


    (Asi ,Demirin anlattıklarına inanmadı tabii.)..Aklı karışık ,üzgün ne düşüneceğini bilemez halde oradan ayrılıyor.

    Asi olanları babasıyla paylaşıyor.İhsan bey Demirin onu çok sevdiğini söylüyor.Asi bundan pek emin değilmiş ama İhsan bey adı gibi emin bundan...İhsan beyin Demire kızmaması Asiyi şaşırtıyor.

    alıntı.

    Asi: Demire hiç kızmıyor musun?

    İhsan: Ahh. Benim öfkem çoktan geçti. Demire haksızlık ettiğim zamanlar da oldu. Ama o hep efendice davrandı. Şimdi işleri için İstanbul’a gidiyor diye neden kızalım ki ona?
    (Ağzından bal damlıyor İhsan bey)

    Demir , Asyayı ve Asiyi almak için çiftliğe geliyor.Asya koşarak Demirin kucağına atlıyor.Kızlar arabaya binerken İhsan bey Demirle konuşuyor.

    alıntı.

    İhsan: Demir hadi bakalım Oğlum. Bu zor dönemeci atlat da gel. Biz burada umutla iyi haberlerini bekleyeceğiz. Bu belayı mutlaka başından savacaksın. Gelip torunuma babalık edeceksin.
    Demir: Benim de tek istdiğim bu İhsan Bey. Dönüp kızımın babası olmak.
    İhsan: Güzel. O zaman mesele yok. Ah. Bir de ihtiyaç duyduğunda beni ararsan çok mutlu olurum.
    Demir: Çok teşekkür ederim. Her şey için. Bana tekrar oğlum demenize sevindim. Sırrımı sakladığınız için de minnettarım.
    İhsan: Neyi neden yaptığının farkındayım Demir.
    Demir: En kötü ihtimali düşünmek zorundayım. Asya üzülmesin istiyorum. Eğer işler yolunda gitmezse Asya babasını değil, arkadaşını kaybetmiş olacak. Asi’ye de bir gelecek vaat edemiyorum.
    İhsan: Hiç endişelenme. Sen istemediğin müddetçe ikisi de öğrenmeyecek.
    Demir: Siz hiç merak etmeyin. Sonuna kadar direneceğim. Onlar için direneceğim. Yenilmeyeceğim Baba.
    İhsan: Güzel. O zaman Asya’yı bekletme. Hadi git. Oğlum. Şansın ve yolun açık olsun.

    İhsan beyin desteği Demirin içini rahatlatıyor.Şimdi tek derdi Asyaya gideceğini nasıl anlatacak...Üçü teknede ama Asi ,Demirden uzak durmaya çalışıyor.(Biraz kırgın)Demir kızına gemici düğümü atmayı öğretiyor.



    Ada ailemiz hala teknede ama Asi onlardan uzakta oturuyor.Asya kitaptaki gemici düğümlerine bakıp..

    alıntı.


    Asya: Bunu yarın, öbürünü daha yarın, bu öbürünü de daha daha yarın öğretirsin. Yarın yine geleceğim o zaman…
    Demir: Ama ben yarın gidiyorum.
    Asya: Nereye?
    Demir: İstanbul’a gidiyorum. Bir süre görüşemeyeceğiz.
    Asya: Ne kadar yani?
    Demir: Bilmiyorum, ama işim biter bitmez döneceğim.
    Asya: Anneeee... Eve gidelim…
    Asi: Hemen mi?
    Asya: Hı hı…
    Asi: Gel bakalım…

    Demir ,Asi ve Asyayı çiftliğe bırakıyor.Asya arabadan iner inmez eve koşuyor.(küsmüş kuzum paşam arkasından üzgün gözlerle bakıyor.)

    alıntı.
    Asi: Gitmeyi biraz erteleyemez misin?
    Demir: İmkansız Asi. Söz verdiğim insanlar var. Her şey ayarlandı.
    Asi: İnci ile birlikte gidiyorsun değil mi?(kıyamam ya nasılda kıskanıyor.)
    Demir: Evet.
    Asi: Biliyorum aslında, niye soruyorum ki? (Asi kendine kızıyor)
    Demir: Onun da işi varmış. Birlikte gidiyoruz. (paşam kıskanması daha iyi demişti ama Asinin üzülmesine dayanamıyor ..açıklamaya çalışıyor..)

    Asi giderken paşam arkasından sesleniyor.

    Demir:Asii..

    Asi,Demire öyle bir bakıyor ki sanki aklından geçenleri okumak istiyor...aklında binlerce soru olan aşık bir kadın...kalbine söz geçiremiyor..


    Asinin aklından bunlar geçerken Demir sevdiğine veda ediyor..önce bakışları ona kırgın bakan gözlerde dolaşıyor.Sonra eli hafifçe koluna dokunuyor ... gözleri sevdiğinin dudaklarındayken onun eline naifçe deniz kabuğunu bırakıyor.

    Asi: Asyaya veririm.

    Demir: Asya için değil, senin için…Hoşça kal…

    Demir oradan hızla ayrılıyor.Asi üzgün ne düşüneceğini bilemez halde arkasından bir kaç adım atıyor...


    Demir Kendisini kimselerin göremeyeceği , duyamayacağı bir yere mağraya gidiyor.. içindeki bütün acıyı haykırıyor.

    Dizlerinin üzerine çöküp çaresizliğine kaderine ağlıyor paşam(Bu sahne bana çok dokunuyor.)



    Demirim perişan haldeyken Asyada evde Nerinin kristal bardaklarını kırıyor.Çok sinirliymiş kuzum ..babası gitmiş gelmemiş şimdide Demir gidiyormuş..arkadaşının gitmesini istemiyor Asyamız.


    (Bizimkiler bunları yaşarken Defne ve kerim evlenmeye karar veriyorlar ve geceyi birlikte geçiriyorlar.Kerim sabah telaşla uyanıyor.)


    alıntı.

    Kerim: Eyvah…Havaalanına geç kaldım.
    Defne: Beni burada bırakıp gidecek misin?
    Kerim:O uçağa yetişmem lazım.
    Defne: Eve nasıl döneceğim?
    Kerim: Dur bir dakika, nasıl yapsak? Hay Allah...
    Defne: Tamam dur. Birlikte çıkarız. Asi hala fabrikadaysa, orası da havaalanına yakın, çağırırım gelip beni oradan alır. Hem seni de geçirmiş olurum.
    Kerim: Akıllı karım benim. Yaşadığım sürece yanında olacağım. Bunu unutma.


    Asi havalanından Defneyi almaya geliyor..Defne koşarak gelip kardeşine yüzüğünü gösteriyor sarılıyorlar..Asi kardeşinin mutluluğunu paylaşırken Demir,İnci ve Süheyla birlikte havaalanına geliyorlar..İnci , Demire yaklaşıp elini tutuyor.Tam bu sırada Asi onları el ele yürürken görüyor.


    Bölüm sonu.
    Konu page tarafından (14-02-21 Saat 19:39:18 ) değiştirilmiştir.

  2. #862
    Durum:
    Çevrimdışı
    page - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    03.10.2008
    Yer
    ASİ&DEMİR
    Mesajlar
    2,995
    Konular
    0
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart 69. bölümden sahneler.

    alıntı.(page)

    Demir havaalanında teyzesiyle vedalaşırken Asi ,defneyle dönüş yolunda ağlıyor.Defne kardeşini sakinleştirmeye çalışıyor.(kaza yapmasından korkuyor.)Asi içli içli ağlıyor..Demiri başka biriyle el ele görmek canını çok yakıyor.Sonunda arabayı yol kenarında durdurup iniyor.Hızlı adımlarla başak tarlasında ilerlerken Defnede peşinden gidiyor.(İki kardeş başakların üzerine uzanmış) Asi ağlayarak konuşuyor.
    alıntı.

    Asi: Bunu bana neden yapıyor? Teknede bütün geceyi birlikte geçirdik. Başka biri varsa neden? Sonra da hiçbir şey olmamış gibi çekip gidiyor. Hem de başka biriyle. El ele. Anlamıyorum. Hiçbir soruya cevap bulamıyorum. Ama yine de Demir’den başka bir şey düşünemiyorum. Ama onun yanında başkası var.


    Asi acı çekiyor..kendisini aldatılmış hissediyor.Demirin onu sevdiğini bildiği(hissettiği) halde kafasındaki sorulara cevap bulamıyor.


    alıntı.

    Defne: Asi bu böyle olmayacak. Bir şeyler yapman lazım. Git hesap sor. Ne bileyim? Avaz avaz bağır. Gerekirse yakasına yapış. Neden böyle davrandığını sor ona. Seninle birlikte olup sonra çekip gidemez. Canının istediğini yapamaz öyle. Sana açıklamak zorunda.

    Asi: Hiç gücüm yok artık.

    Defne: Ne demek gücüm yok. Gücün var senin. Her şeyi yapmaya gücün var. Ama gururun izin vermiyor. Yen artık şu gururunu Asi. Demir’i kaybetmek istemiyorsan bunu yapmak zorundasın. Bir daha gitmesine izin veremezsin. Bu defa hesabını soracaksın. Üstelik şimdi Asya var. Bunu hem kendin hem Asya için yapmalısın. İçin kan ağlayarak onca yıl bekledin. Yeter artık. Beklemek yok artık. Bir hamle yapmalısın. Her şeyi kabullenme böyle. O beş yıl boyunca hiç şikâyet etmedin. Ağzından tek laf çıkmadı. Ama ben her gün görüyordum yüzünde üzüntüyü. Nasıl acı çektiğini hepimiz görüyorduk. Lütfen bu defa bir şeyler değişsin. Bu defa her şeyi akışına bırakma Asi.

    (İki kardeş başak tarlasında oturmuş konuşuyorlar)

    Defne , Asiye olanları kabullenmemesi gerektiğini söyleyip güç vermeye çalışıyor.Asi hala ağlıyor(kıyamam o gözyaşlarına)


    Bu arada Asyamız odasında eşyalarını topluyor.Sonra mutfağa gidip yanına yiyecek bir şeyler alıyor...ve evi terk ediyor.

    Asi çiftliğe döndüğünde Asyayı arıyor ama bulamıyor.Asya yolda yürürken Ziya onu görüyor.

    alıntı.

    Ziya: Hayrola Asya. Yolculuk nereye? İstersen ben seni gideceğin yere götüreyim. Yükün ağır galiba.
    Asya: Ağır değil.
    Ziya: Bu çıkında ne var?
    Asya: O çıkın değil, benim bavulum.
    Ziya: Yani yolculuğa çıkıyorsun ha. Peki, son bir soru. Nereye gidiyorsun? Ben yolları iyi bilirim. Belki bir yardımım olur.
    Asya: Gemiye gideceğim.
    Ziya: Gemiye mi?
    Asya: Mersin’e gideceğim. Gemide çalışacağım.
    Ziya: İşe başlayacaksın. Öyle mi? Peki, biliyor musun gemide ne yapılacağını?
    Asya: Biliyorum tabii. Demir her şeyi öğretti bana. Düğüm de biliyorum.
    Ziya: İyi. Demek denizci olacaksın ha?
    Asya: Evet. Babam gibi ben de denizci olacağım. Bir daha da dönmeyeceğim.:img-beee:
    Ziya: Bence bu kararını evdekilere de söyleyelim.
    Aysa:Olmaz

    Tam bu sırada Defne ve Asi geliyor.Annesi konuşurken Asya kaçıp bir ağaca çıkıyor.Asi kızıyla iletişim kurmaya çalışsada Asya kimseyi dinlemiyor.

    Herkes Asyayı ağaçtan indirmek için dil dökerken Süheyla onları görüyor.(Bu sırada Demirle telefonda konuşuyor...Demire kızının ağacının tepesinde olduğunu söylüyor.)Demir ,Asya ile konuşuyor.

    Asya , Demirin sesini duyar duymaz yumuşamaya başlıyor.Paşam tatlı diliyle kızını ağaçtan inmeye ikna ediyor.

    Alıntı.

    Asya: Evet.
    Demir Ne oluyor orada? Merak ettim.
    Demir: Ağaçta mı yaşamaya karar verdin sen?
    Asya:Evet.
    Demir: Bak bu çok iyi fikir biliyor musun?
    Demir: Ben de ağaçta yaşamak isterdim.
    Asya: Sahi mi?
    Demir: Evet, çok isterdim ama ağaçta yaşamam için bir şey lazım.
    Asya: Ne lazım?
    Demir: Bir ağaç ev lazım.
    Asya: Ağaç ev mi? Nasıl?
    Demir: Ağacın tepesine ağaçtan yapılmış bir ev. Güzel olmaz mı?
    Asya: Olur.
    Demir: O zaman şöyle yapalım bak. Sen önce uygun bir ağaç seç. Sağlam bir ağaç bul ama. Üzerine ev yapmak için kalın bir gövdesi olmalı. Kökleri sağlam mı dikkat et.
    Demir:Bence en güzel ağacı bulursun sen. Ama iyice emin olman lazım.
    Demir: Tepesine çıkınca öyle anlayamazsın. İn aşağı. Köklerini iyice incele.
    Asya: Tamam.
    Demir: Aferin.
    Demir: Bak bu iş o kadar kolay değil. Söyleyeyim. Epey zaman alır.
    Demir:Sonra birlikte bakar karar veririz.
    Demir: Bir ağaç evi yaparız. Kabul mü?
    Asya: Olur.
    Demir: O zaman önce o ağaçtan inmelisin.
    Asya: Tamam, iniyorum.
    Demir: Tamam, öpüyorum seni.

    Asya sonunda ağaçtan aşağı iniyor.Asi kızıyla barışmanın derdinde ama Asya çok inatçı kime çekti acaba?

    Asi=Hadi ama.. barışalım mı artık?
    Asya=Barışamayacağım

    Asya önde Asi arkada çiftliğe dönüyorlar.Kapının önünde oturup konuşuyorlar.(Asya hala annesine küs yüzüne bakmadan konuşuyor.)

    alıntı.

    Asya: Demir gelince ağaç ev yapacağız.
    Asi: Öyle mi?
    Asya: Evet, Demir söyledi. Ama önce sağlam bir ağaç bulmam lazım.
    Asi: Ağacı hemen mi bulmamız gerekiyor.
    Asya: Bakacağız. Ama hemen bulamayız. Hepsine bakacağım. Birkaç ay sürermiş.
    Asi: Tamam. O zaman beraber araştırırız. İstersen ağaç evi ikimiz yapabiliriz.
    Asya: Hayır, Demir’le yapacağız. Sen bizi kıskanıyorsun.
    Asi: Neden kıskanayım sizi?
    Asya: Demir’le tek başına oynamak istiyorsun çünkü. Tekneyle ikiniz çıktınız. Bana söylemediniz.
    Asi: Asya. Bir defacık öyle oldu. Bir daha olmayacak.
    Asya: Olmaz tabii. Çünkü Demir’e de kızdın sen. O da sana küstü.
    Asi: Bunu nereden çıkardın şimdi?
    Asya: Niye gitti o zaman?
    Asi: Demir sana iş için gideceğini söyledi ya.
    Asya: Hayır, o işe gitmedi. Ben biliyorum. İş diyorsunuz, hep başka bir yere gidiyorsunuz.

    Asya bohçasını(valizini )alıp üzgün üzgün eve gidiyor.

    Asi,Asyaya ne söylese farketmiyor... annesi arkadaşıyla yalnız oynadığı için kızgın...hemde onu küstürmüş bütün suç Asinin yani Asya böyle düşünüyor.

    (Asi,Ziyayla tarlada)Ziya işler hakkında konuşurken Asi onu duymuyor bile...


    alıntı.

    Ziya: Aklımız Demirde tabii.
    Asi: Ne alakası var Ziya?
    Ziya: Sen anlat bakayım. Ne oluyor?
    Asi: Sabah. Havaalanında Demirle İnci eleleydi.
    Ziya: Demirle İnci. Elele.
    Asi:Hı hı..
    Ziya: Bütün gün ruh gibiydin. Demek buna üzüldün sen. Hiç anlamadım. Bu nasıl iş böyle?

    Asi lafı değiştiriyor.. işler hakkında konuşmaya devam ediyorlar.


    (İstanbul)
    Demir ,İnciyle denize karşı oturmuş konuşuyorlar.Bir ara paşam Asiyle İstanbula geldikleri zamanları hatırlıyor.(Aşiyanda foto çektirdikleri sahne)

    Asi ve Ziya tarladayken Aslan onların yanına geliyor.Asiye ,incinin gönderdiği resimi gösteriyor.

    alıntı.

    Aslan: Kız orada yalnız. Demir’le falan diye senaryo yazıp canını sıkma. Eli eline kazara değmış olabilir. Yanlış görmüşsün.
    Asi: İnci yalnız değil Aslan.
    Aslan: Nereden biliyorsun. Müneccim misin?
    Asi: Müneccim olmaya gerek yok. Ver bakayım. Bak Demir’in ceketi.

    Asinin söyledikleriyle Aslanın aklını karışıyor.

    (Kozcuoğlu çiftliği)

    alıntı.
    Asi: Asya, ben bu gece çalışacağım, tamam mı? Sen de Elif’le oynayıp sonra uyursun. Oldu mu?

    Asya: (Elifin kulağına)Tamam, çalışsın.
    Elif: Tamam, çalış diyor. Kendi kendine uyurmuş.
    Asi: Kendisi neden söylemiyor?
    Asya=(Elifin kulağına) Canım konuşmak istemiyor.

    İşte böyle Asyamız hala annesine küs kulaktan kulağa oyunu oynuyor.Asi kızının sesini duymak istiyor .. ama keçi gibi inatçı Asya kime çektiyse bilmiyorum artık.

    (Ziya ,Aslan ve Asi çiftliğin önünde)Asinin düşünceli olduğunu gören Ziya söyledikleriyle onun yeni bir karar almasına sebep oluyor.

    alıntı.

    Ziya: Hiç hoşuma gitmiyor bu halin haberin olsun. İnsan bu kadar da teslim olmaz ki. Adam aklına eseni yapacak, sen susup oturacak mısın? Git yapış koluna. Ne oluyor?de. Sen ne yapıyorsun? Aklını başına topla de. Geliyor, gidiyor, istediğini yapıyor. Kendin için değilse kızın için yap bunu. Asya’yı bu halde görmeye dayanamıyorsun. Ee. O zaman niye sineye çekiyorsun? Hiç olmazsa çekersin fırçayı için rahatlar.


    (Evet Ziyacım Demir zaten tam anlattığın gibi biri Asi gidip fırça atsında rahatlasın.)

    Ziya, Asiden sonra Aslana söylenince Aslan ağzının payını veriyor.(Aferin Aslan.)

    Aslan: Sen de filozof oldun başımıza Damat Bey. Ne oldu? Tarlada ot yola yola kemale mi erdin? Hayret bir şey. Sanki fikrini soran oldu. Siz fabrikaya gidin, benim bir işim var. Onu halledip geleceğim.

    Asi,Ziyanın söylediklerinden sonra İstanbula gitmeye karar veriyor.


    Asi: Anne. Şimdi babamla konuştum. İstanbul’a gidiyorum.
    Asi: Mahsulü alacak firmayla anlaşma imzalayacağız.

    Neriman hanım Ziyayla gitmesini istesede onun işlerin başında kalması lazım deyip onu ikna ediyor.


    Asi havaalanına gittiğinde Aslanla karşılaşıyor.Aslan, Asiye neden İstanbula gittiğini soruyor..aldığı cevaba inanmıyor tabiii..

    alıntı.

    Asi: Önemli bir işim çıktı. İstanbul’a gitmem lazım.
    Aslan: Ne işiyse söyle ben halledeyim. Sen yorma kendini.
    Asi: Benim halletmem lazım. Sağ ol.
    Aslan: İyi, söyleyeyim o zaman. Zaten ortada. Demir’le İnci’ye taktım kafayı. Neler olduğunu anlamadan da bana rahat yok. Sen iş için mi gidiyorsun sahiden? Hayır. İkimiz de aynı nedenle gidiyoruz İstanbul’a. Başka ne olacak?
    Asi: Aslan, iş için gidiyorum.
    Aslan: Ha. Gönül işi de iş sayılır tabii. Haklısın. Hatta en mühim iş. Peki, biliyor musun nerede kaldıklarını?


    Asi bilmiyorum der gibi başını sallıyor(Tabii canım iş için gidiyor Asimiz Demirle ilgisi yok)sonra hemen telefonu eline alıp Demiri arıyor.

    Demir,İnciyle otelin lobisinde konuşurken telf.çalıyor.Demir telf..baktığında şaşırıyor paşam yerinden kalkıp bir kaç adım uzaklaştığında telefona cevap veriyor.

    alıntı.


    Demir: Efendim Asi.

    Asi=Demir ben İstanbul’a geliyorum.
    Asi:Çünkü konuşmamız gerekiyor. Nerede kalıyorsun? Tamam. Otelde görüşürüz.

    Demir telf..kapatıp İncinin yanına gidiyor.Sevdiği yanına gelmeyi aklına koymuş gelme desede farketmeyecek biliyor..Asinin ondan uzak durması için biraz zaman kazanmak için Asinin canını daha çok yakacak bir adım atıyor.İnciden bir gün daha İstanbulda kalmasını istiyor.


    Demir ile İnci otelin kafesinde otururken Asi ile Aslan içeri giriyor.Herkes biraz gergin görünüyor.

    Bu arada Antakyada Süheyla hanım sayesinde Fatma abla ve Neriman hanımda Demirin hastalığını öğreniyorlar.

    Asi ve Demir bir masada oturmuş konuşuyorlar.


    alıntı.

    Asi: Niye başka bir yere gidip baş başa konuşamıyoruz?
    Demir: Sorun yok. Burada da konuşabiliriz.
    Asi: Ne oluyor Demir?
    Demir: Bir şey mi oluyor?
    Asi: Benimle oyun oynama. Bir daha üzülmeni istemiyorum. diyorsun. Sana inanıyorum. O kadar inanıyorum ki. Her şeyin yolunda gitmesini o kadar istiyorum ki. Sonra bir bakıyorum, yine kilometrelerce ötedesin. Ne yapmaya çalıştığını hiç anlamıyorum. Yine benden kaçıyorsun işte. Niye?
    Demir: Kaçmıyorum. Sadece biraz…
    Asi: Sakın zamana ihtiyacım var falan deme. Kendimden vazgeçtim. Asya’yı da mı düşünmüyorsun? Sen gidince evi terk etmeye kalktı. Üstelik seni kızdırdığımı, benim yüzümden gittiğini sanıyor. Benimle konuşmuyor. Hatta hiç kimseyle konuşmuyor. Bize bunun neden yapıyorsun Demir?

    Demir: Ben isteyerek gelmedim Antakya’ya. Kader.

    Demir: Teyzemin kazası olmasaydı hiçbir zaman gelmeyecektim.
    Asi: Yani keşke gelmeseydin. Öyle mi?
    Demir: Belki de. Kızımla karşılaşınca bir yere kıpırdayamadım. Sadece Asya değil. 5 yıl sonra seninle karşılaşmak, seni tekrar görmek. Benim için kolay olduğunu mu sanıyorsun? Ben de şaşkındım Asi. Duygularım karmakarışık oldu. Ne yapacağımı bilemedim. Hala da ne yapacağımı bilmiyorum.

    Demir hissetmediği şeyleri söyleyerek Asiyi kendinden uzaklaştırmaya çalışıyor.. ama Asi hiç birine inanmıyor yada inanmak istemiyor..

    Asi: Asya’yı da, beni de çok sevdiğini söyle. Bizi bir daha bırakmayacağını söyle.

    Asiye bakarken Demirin gözleri doluyor..başını öne eğip söylemesi gerekenleri söylüyor.

    Demir: Zaman bize ne sürprizler hazırlıyor bilmiyoruz. Bu yüzden de sana gelecekle ilgili sözler veremiyorum. Gelecekle ilgili plan yapmak beni korkutuyor.

    Demir ,Asiye bugün ne söylese faydasız sevdiği onu herhaliyle kabul etmeye gelmiş..gelecekle ilgili plan falanda istemiyor .. sevdiğini söylesin bırakmıcam desin yeter sadece bunu duymaya ihtiyacı var.

    alıntı.




    Asi: Senden gelecekle ilgili plan istemiyorum.
    Demir: Seni hep hayal kırıklığına uğratıyorum. Belki de senin hayal ettiğin Demir başka biri. Belki de o ben değilim.

    (Asi,Demirin söylediklerine itiraz ediyor.)

    Asi: Niye başkası gibi davranmaya çalışıyorsun ki. Asya’ya çok iyi bir baba olacağını biliyorsun. Benim senden başkasını asla sevemeyeceğimi, senden başkasına dokunamayacağımı biliyorsun.

    Asi: Tamam. O zaman Asya’yı ve seni terk ettim, ben yokum artık. de.

    Demir: Sizi terk ettiğimi nereden çıkarıyorsun?


    alıntı.

    Asi: Bir şey soracağım. Ama şimdi cevap istiyorum. Hemen. Benimle olmak istiyor musun?

    Asi,Demiri iyice köşeye sıkıştırıyor. O sevdiğinin gözlerinde bir cevap ararken Demir ne diyeceğini bilemez halde başını öne eğiyor.(çok zor durumda paşam ya)

    Olanları uzaktan izleyen İnci,Demirin zor durumda olduğunu anlayıp onların yanına geliyor.


    İnci: Rahatsız etmiyorum ya.(yeteri kadar ettin ama neyse paşama yardımcı oluyorsun diye kızmıyorum) Demir ona gerçeği söylemenin vakti geldi.(paşam bakışlarıyla hayır diyor) Asi. Biz. Sana bir şey söylememiz lazım. Bence baştan beri bilmen gerekirdi. Ama Demir uygun zamanı bekledi. Ama ben artık öğrenmen gerektiğini düşünüyorum.

    Asi: Tamam. Anladım. Tamam.

    İnci bir kaç kelimeyle Demirin başaramadığını başarıyor.Asi hızla oradan uzaklaşıyor.İnci arkasından sesleniyor ama Demir onu durduruyor.Hastalığını öğrenmesindense onları yanlış anlamasını tercih ediyor .(ah paşam ah Asi ne kadar çok üzülüyor farkında değil misin?perişan oldu kız)

    alıntı.

    İnci: Beni de yalanına alet ettin Demir. Memnun musun şimdi?

    Onların konuşmalarını Aslan duyuyor..aklı daha çok karışıyor.

    Aslan asansöre doğru giderken Demir onu durduruyor.

    alıntı.

    Demir: Aslan
    Aslan: Ne halt ediyorsun be adam? Şu yaptığına bak. Hem Asi’ye hem de kendine çile çektiriyorsun.
    Demir: Aslan. Gitmeyin hemen. Gece burada kalın. Asi’nin güvende olduğunu bileyim. Sabah ilk uçakla da dönersiniz.
    Aslan: İyi de bir izah et. Neler oluyor? Benim bir şeyden haberim yok ki.
    Demir: Sorma şimdi. Olması gereken bu Aslan. Sorma.(Demirim hiç iyi görünmüyor.)

    Asi lobide üzgün üzgün otururken Aslan yanına geliyor.(Sanki benim burda ne işim var der gibi bakıyor Asi )Asi hemen oradan uzaklaşmak Antakyaya dönmek istiyor.Onların olduğu yerde kalmak istemiyor..Aslan bu saatte uçak bulmayız diyor ama Asi otobüsle bile gitmeye razı .. yeterki hemen oradan uzaklaşsın Aslan onu kalmaya ikna ediyor.

    (İnci,Demirin odasında) Çok ağrısı var paşamın hiç iyi görünmüyor.İnci bir sakinleştirici veriyim diyor ama Demir birazdan toparlanırm diyerek istemiyor.İnci ,Demirin kendisine çok yüklendiğinin farkında sevdiklerin yanında olmalı diyor ve ekliyor..

    alıntı.

    İnci=Sen istersen bir daha düşün Demir. Asi’yi bu kadar üzmeye değer mi, bir daha düşün? Yarın sabah görüşürüz. Sen şimdi iyice dinlen. İyi geceler…

    Demir: İyi geceler…

    Demir yerinden zorla kalkıp camın önüne geliyor.(Belini tutuyor ağrısı var paşamın)



    Perdeyi açtığında Asi tam karşısında duruyor.Paşam şaşkın Asi üzgün (yüzü solmuş keçimin)


    Asi kırıgınlıkla perdeyi kapatıyor.Demirimde yavaşça perdeyi kapatıyor.Asiyi öyle görmek canını yakıyor.Asi yatağına uzanmış Demirle güzel anlarını hatırlıyor.(fener sahnesini)O gün küçücük bir fenerle dünyasını aydınlatan adam şimdi onu karanlıklarda bırakıyor.Asi ağlıyor.


    (Sabah)Demir ,İnciyle asansörden iniyor.Yapılacak testler hakkında konuşurlarken Aslanla karşılaşıyorlar.

    alıntı.

    Aslan: Biz ayrılıyoruz. Asi takside beni bekliyor.


    Demir ,Aslanın peşinden dışarı çıkıyor ve Asiyi takside otururken görüyor.
    Aside onu fark edip bakıyor...sonra arkasına yaslanıp suratını asıyor.
    Demirin artık diyecek tek lafı yok başını öne eğip yoluna devam ediyor.

    İstediği oldu işte sevdiğini kendisinden uzaklaştırmanın yolunu buldu..ama çok üzgün keşke yanında kalsa ama olmaz değil mi?



    (Antakya havaalanı)İhsan bey Asiyi almaya gelmiş.

    İhsan=(Aslana)Sen ayrı gel oğlum.Asi ile biz başa başa konuşalım.

    (Asi ve İhsan bey arabada konuşuyorlar.)

    Asi annesine yalan söyleyip İstanbula gittiği için özür diliyor.
    İhsan bey bunu umursamıyor bile İstanbula neden gittiğini ondan duymak istiyor.(Aslında Demirin hastalığını öğrendimi onu merak ediyor.)


    alıntı.


    Asi: Asya Demir’in aniden çekip gitmesini kabullenemedi. Onu bulup konuşmam gerekiyordu. Bu defa neden gittiğini sormam gerekiyordu.

    İhsan: Peki işe yaradı mı bari kızım? Başka bir şey konuşmadınız mı Demir’le?

    Asi: Gelecekle ilgili plan yapmak istemiyormuş. Artık bize ait bir gelecek olmadığını anladım.


    Asi: Bu defa ayağına kadar gittim baba! Bize bunu niye yaptı, kızımdan ne istedi? Bunu öğrenmek istedim…

    (ihsan bey keşke söyleyebilse diye içinden geçiyor..bence tabii)


    Asi ,Demire kızgın.. ona tekrar inandığı için kendisine kızgın babasıyla konuşmaya devam ediyor.

    alıntı.

    Asi: Asya’ya Demir’i unutturacağım... Adını bile hatırlamasını istemiyorum. İyi ki babası olduğunu söylememişiz. Bana yardım ederseniz, hepimiz el ele verirsek kısa zamanda unutur. Baba, eski hayatımıza dönmemiz için yardım et…

    İhsan: Eski hayatın mı? Neydi ki eski hayatın? Demir gittikten sonra sen yaşamıyordun ki Asi…Yaşıyor gibi yapıyordun. Ben 5 yıl boyunca seni öyle görmeye dayanamadım. Sen nasıl dayandın? Eski hayatınız dediğin seni tüketen bitmek bilmeyen günlerdi sadece. Buna mı geri döneceğiz Asi?


    İhsan bey kızının söylediklerinden sonra bildiklerini saklamaması gerektiğini anlıyor.

    İhsan bey ,Asiyi manzaralı bir yere getirmiş gerçekleri açıklıyor.(Demirde Asiyi buraya getirmişti..24. bölüm sanırım...çiftliği aldığını söylediği yer.)

    alıntı.

    İhsan: Demir senden ve kızından niye kaçıyor biliyor musun? Sizi düşündüğü için siz üzülmeyesiniz diye…İkinizi de o kadar çok seviyor ki sizin iyiliğiniz için sizden vazgeçebiliyor. Daha fazla acı çekmeyi, başına gelenleri tek başına göğüslemeyi göze alıyor.

    Asi: Baba... Ne demek bunlar?

    İhsan: İnşallah yüreğin duyacaklarını kaldırmaya yeter kızım …Keşke benden duymasaydın ama mecbur kaldım. Ayrıca her şeyi bilmeye de herkesten çok senin hakkın var.

    Asi:Neyi bilmem gerekiyor?(Asi şaşkın)


    İhsan: Demirin çok hasta olduğunu.. o ölüyor Asi...Demir çok hasta…



    Bölüm sonu.
    Konu page tarafından (21-02-21 Saat 18:36:13 ) değiştirilmiştir.

  3. #863
    Durum:
    Çevrimdışı
    page - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    03.10.2008
    Yer
    ASİ&DEMİR
    Mesajlar
    2,995
    Konular
    0
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart 70. bölümden sahneler.

    alıntı.(page)


    İhsan bey ,Demire söz vermesine rağmen kızına bütün gerçekleri açıklıyor.

    alıntı.

    İhsan: Teşhis konalı epey olmuş. Demir gizli tutulmasını istemiş. Sana duyurulmamasını herkesten özellikle rica etmiş.
    Asi: Demek bu yüzden gitti İstanbula…(Gözünden bir damla yaş süzülüyor )

    İhsan: Muhtemelen birkaç ay daha İstanbul’da kalması gerekecek. Tedavinin gidişatına bağlı.
    Asi: Neden Asya’ya babası olduğunu söylemediğini anlamıyordum. Bize gelecekle ilgili hiçbir şey vaat etmiyor diye üzülüyordum. Meğer her şeyi düşünmüş. Bizi korumaya çalışıyormuş.
    İhsan: Size ikinci bir hayal kırıklığı yaşatmamak için çabalıyordu. Aslında bütün bunlar seni de kızını da ne kadar çok sevdiğini gösteriyor.
    Asi: Bizi çok sevdiğini biliyorum. Biz de onu çok seviyoruz baba. Neden daha önce söylemedin bana?
    İhsan: Demir’e söz vermiştim Asi, söyleyemezdim. Ama daha fazla dayanamadım.
    Asi: Keşke bana her şeyi anlatabilseydi. Baba İstanbul’a, Demir’in yanına dönmeliyim.
    İhsan: En doğrusunu yaparsın. Git ve yanında ol kızım.
    Asi: Hı hı.
    İhsan: Hadi gel, alana bırakayım seni.

    İhsan beyin anlattıklarından sonra Asinin aklındaki bütün sorular siliniyor.Sevdiği onu bir başkası için bırakıp gitmemiş ...Asinin gözünden bir damla yaş mutluluk ve hüzünle birlikte süzülüyor.Babasına sarılıp ağlıyor Asi ... Sevdiğinin yanına gitmek için sabırsızlanıyor.

    (Antakya havaalanı)

    İhsan bey ,Asiyi İstanbula uğurluyor.

    alıntı.

    İhsan:Soğukkanlı olacaksın Asi. Demir’e destek olacaksın. Onun gözyaşına değil umuda ihtiyacı var.
    Asi: Tamam…Ağlamayacağım baba…Gözyaşı yok, merak etme. İyileşip sapasağlam olacak. Kızımızı birlikte büyüteceğiz. Topraktan hasadı kaldırırken onu da ayağa kaldıracağız…Göreceksin…


    Demirim hastane odasında...Asinin ve Asyanın resimlerini odasının baş köşesine koymuş..(tabii aile fotolarıda orada)...gözleri dalgın aile olarak çektirdikleri ilk resimde bakışları(çok özlemiş çokkk)

    Asiyle Demiri tatlı tatlı atışırken hatırlıyorum.Sevdiği kıza yakın olmak için elini bir kez daha sarmasını isteyen muzip paşam (pansuman sahnesi)Böyle bir hastane odası değildi ama neden dir bilmiyorum o sahne gözlerimin önüne geldi.Bu da keşke Paşamın Asiye yaptığı bir muziplik olsa birlikte evlerine gitseler ama olmaz değil mi?


    Asi İstanbulda İnciyle buluşuyor.Olanları konuşuyorlar.İncinin üzerinden büyük bir yük kalkıyor.Demirin Hastalığı hakkında konuşuyorlar.Asi hastalığını bilmiyomuş gibi davranmayı düşünüyor ama İnci , Demirin hemen anlayacağını söylüyor ve Devam ediyor...

    alıntı.


    İnci: Ayrıca şu anda karantina odasında. Seni oraya kabul etmeyecektir. Zaten çok tedirgin. Hasta hali ile kimseye gözükmek istemiyor. Ayrıca zaten riskli. Kimse ile temas etmemeli.
    Asi: Biliyorum. Demir’in sağlığını riske atmam. Ama onu üzmeden halledebilirim. Ne olursa olsun yanında olacağım.

    (Demir hastane odasında) Telefonu çalıyor...Arayan Asi)

    alıntı.

    Demir: Asi.
    Asi: Demir. Seni görebilir miyim?
    Demir: Gitmedin mi sen?(Demir şaşkın)
    Asi: Aslında.
    Asi: Gitmedim. Hayır.

    Demir: Biraz zor Asi.
    Asi: Çok kısa görüşsek. Olmaz mı?
    Demir: İşlerim var. Zaman bulamayabilirim.
    Asi: Lütfen. Ben inci ile karşılaştım.
    Demir: Öyle mi?
    Asi:Hastanedeymişsin.
    Demir: Kontrol için geldim. Önemli bir şey değil.
    Asi: O da öyle söyledi. Ama merak ettim. Seni görmek istiyorum.
    Demir: Önemli değil dedim Asi. Teyzem. Check-up yaptırmamı istedi. Ben de itiraz etmedim.
    Asi: Tabii. İnsanın doktor bir yakını olmaya görsün.
    Asi’nin sesi: Yakaladılar mı illaki bir şeyler yaptırırlar.
    Demir: Evet. İşte.
    Demir:Anlayacağın rutin bir bakım.
    Demir: Tekne gibi kızağa çekilip, bakıma alındım. Bir gecelik bir şey işte.
    Asi: Demir. Seni görmeden gitmek istemiyorum.
    Demir: Nasıl yapabiliriz bilmiyorum. Buraya gelebilir misin?
    Asi: Hastaneye mi?
    Demir:Evet.
    Demir: Hemen değil ama. Birkaç saat sonra.
    Asi: Tamam.

    Bizimkiler buluşmak için sözleşiyorlar.

    Aslında Demir Asinin hastalığını öğrendiğini hemen anlamalıydı...yani benim tanıdığım Demir hemen anlardı.Asi gibi kıskanç bir keçinin İnciyle onun arasında birşeyler olduğunu düşünürken birden onu görmek için bu kadar ısrar etmesinden şüphelenmeliydi...ama şüphelenmedi..paşam keçisini o kadar çok özlemiş ki sesini duyunca onu görmek için ısrar edince dayanamadı işte(muhteşem bir sahneye hazır olun )

    Asi hastaneye gelip Demiri arıyor.

    alıntı.

    Asi: Demir, geldim ben. Hastanedeyim.
    Demir: Kafeteryada bekle. Hemen geliyorum.
    Asi: Olmaz, yanına geliyorum.


    Asi aradığında Demir çoktan günlük kıyafetini giymiş Asiyle buluşmaya hazır...ama Demirin planlarında olmayan bir şey oluyor.. Asi onu görmeye yanına gelmek istiyor.Demir hızla odasından çıkıp koridorda yürürken Asiyle karşılaşıyor.


    Demir ,Asiyle karşılaştığında önce şaşırıyor sonra ona doğru bir kaç adım atıyor..(Gözleri özlem dolu)Asi,Demiri durduruyor.Demir ne olduğunu anlamaya çalışıyor.. Asinin odandan niye çıktın diye konuşmaya başlamasıyla her şeyi bildiğini anlıyor.

    alıntı.


    Asi: Dur. Dur orada. Daha fazla yaklaşma. Odandan niye çıktın? Böyle ortalıkta dolaşmaman gerekiyor. Hemen odana dönmen lazım.



    Demir: Beni aradığında aslında biliyordun. Tahmin etmeliydim bunu. O odaya girersem..

    Asi: Sakın böyle söyleme.

    Demir: Burada kalacağım. Seninle.
    Asi: Olmaz.
    Demir: İçerde sana dokunamam. Sarılamam. Seni doya doya koklayamam. İçerde hepsi yasak.
    Asi: Hemen odana dönmen lazım. Demir. Ben de sana sarılmak ve hiç bırakmamak istiyorum. Ama olmaz. Bunu sana yapamam.



    Demir: Bir kerecik yanağından öpeyim.
    Asi: Olmaz. Ne olur yapma böyle. Bu çok büyük bir risk. Ne olur? Beni seviyorsan odana dön.


    (Demir geriye doğru adımlar atarken Asi gözyaşlarıyla ona doğru ilerliyor.)

    Asi: Beni çok seviyorsun. Çok ama çok seviyorsun. Biliyorum. Bensiz yapamazsın. Bunu da biliyorum. Bir daha hiç ayrılmayacağımızı da biliyorum. Bir daha beni bırakıp gitmeyeceksin. Seni hiçbir yere bırakmam artık.


    Demir: Sen benim yaşama sebebimsin. Her şeye katlanabilirim artık.(kıyamam size oyy oyyy )


    Demir bir kaç gündür sevdiğinin ve kızının resimleriyle avunmaya çalışırken Asiden gelen telefon öyle iyi geldiki ... paşam bir anda gerçekleri bildiğini düşünemedi işte..Asi ,Demirin sağlığı için endişeleniyor ondan uzak durmaya çalışıyor.. ama gelde bunu paşama anlat..İkisininde gözleri yaşlı sarılmaktan dokunmaktan bahsediyorlar ama hepsi yasak Demir hemen odasına dönmeli...Asi ne dese fayda etmiyor sevdiği bu kadar yakınken paşam uzak durmak istemiyor..bir kerecik yanağından öpeyim derken Asi olmaz diyor..Demir , Asiye doğru yürümeye başlıyor.Asi onu durdurmalı sonsuza kadar kaybetmekten korkuyor.Son çare beni seviyorsan odana dön diyor sevdiğine..Demir geriye doğru adım atmaya başlıyor.Her adımında seni seviyorum diyor sevdiğine...Asi konuşurken Demire doğru yürümeye başlıyor.Demirin onu ne kadar çok sevdiğini biliyor artık...onu asla bırakmayacağını söylüyor.İkisininde gözleri yaşlı ama mutluluktan, aştan..


    Demir odasına doğru giderken bakışları gell diyor Asiye...(Demir önde Asi arkada yürüyorlar.)


    Sonra ikisini bir camın önünde bakışırken görüyoruz.(İnci ,Asi için hemen yan odayı ayarlamış)

    Sessizliği ilk bozan Asi oluyor.


    Asi=Aramızda bir cam var.Ama hiç bu kadar yakın olmamıştık.


    Bakışlar gözlerde,dudaklarda alınlar birleşiyor.Demir bakışlarıyla doyaya sarılıyor..bir değil bir çok kez öpüyor sevdiğini yasaklara meydan okuyor keçilerim.



    (Bizimkiler hasret giderirken zaman su gibi akıp gitmiş....uyku vakti gelmiş.)


    Demir yatağına uzanmış Asiyi seyrederek uykuya dalıyor.Aside yatağına uzanıp uykuya dalıyor.(öyle bir görüntü var ki sanki Asi başını Demirin göğsüne koymuş)


    Sabah ilk uyanan yine paşam tabiii...Camın önünde Asinin uyanmasını bekliyor.(İşte Aside uyandı.)camın diğer tarafında Demire yaklaşıyor.

    alıntı.


    Demir: Günaydın.

    Asi: Günaydın. Demir. Sana bir şey söylemek istiyorum. Artık Asya’ya babası olduğunu söylemeliyiz.
    Demir: Şimdi sırası değil Asi. Sağlıklıyken söyleyemedim. Şimdi bu haldeyken nasıl söylerim.
    Asi: Demir. Canım yanlış düşünüyorsun. Lütfen beni dinle. O daha küçücük bir çocuk. Tek istediği babasını tanımak. Bence fazla bile bekledin.
    Demir: Bu kadar bekledikten sonra hasta bir babası olduğunu öğrenmesi iyi mi?
    Asi: Sen iyileşeceksin. Eminim Demir. İlerde geçti, bitti diyeceğiz.
    Demir: Ya öyle olmazsa?
    Asi: Ne olursa olsun söylememiz lazım. Ona sana “Baba” deme şansını vermen lazım. Sen değil miydin “Yaşanan anlar önemlidir” diyen. Süresi önemli değil. Bir an bile olsa kızımız o anı yaşamalı. Sen de ona “Kızım” diyerek sarılmayı istiyorsun. Biliyorum. Bu sana güç verecek. Ne olur, Asya’yı da kendini de bundan mahrum bırakma.
    Demir: Bana Baba diyeceği anı o kadar çok hayal ettim ki!
    Asi: O zaman izin ver. İzin ve kızımız sana yaşama gücü versin.
    Demir: Ya her şey ters giderse ne olacak? Sonra acı çekecek. Bunu nasıl göze alıyorsun Asi?
    Asi: Benim yerimde sen olsan ne yapardın?
    Demir: Nasıl söyleyeceğiz peki?
    Asi: Bir yolunu buluruz. Yeter ki sen kabul et.
    Demir: İyi de nasıl? Hayal kırıklığına uğrarsa çok üzülürüm. Bunla baş edemem.
    Asi: Hiç hayal kırıklığı yaşamayacak, güven bana. Ona vaat ettiğin şeylerin aksini görmeyecek. Babası nasıl karşısına çıksın istiyorsa, öyle çıkacak.
    Demir: Asi, ben hastanedeyim. Tedavi görüyorum.:icon_sorr
    Asi: Bu hastane odasında bile yapabiliriz bunu. Yeter ki isteyelim.
    Demir: Peki nasıl?
    Asi: Bunu bana bırak. Tamam mı? Sen bunlara kafanı yorma. Kızımız ne koşulda olursa olsun seninle vakit geçirmeli. Bu ikinize de çok iyi gelecek.


    Bizimkiler konuşmaya devam ediyorlar.

    Asi: Gidiyorum. Ama en kısa zamanda döneceğim. Asya’yı alıp geleceğim.

    Demir: Bir an önce gelin.


    İkiside çok tatlı görünüyor.Aralarında cam olmasına rağmen dokunuyorlar sanki birbirlerine..elleri değiyor önce birbirine sonra alınlar birleşiyor.Bakışların ayrılması çok zor olsada Asi kızını almak için yola çıkıyor.

    (Antakya)

    Asi çiftliğe döndüğünde herkesin Defnenin nikahına yetişmeye çalıştığını görüyor ve onlara katılıyor..Harika bir nikah oluyor..Gelinle damat yara ,bere içinde çok şirin görünüyorlar.(Kozcuoğlu kızları normal bir nikahla evlenemeyecek anlaşıldı.)

    Demir odasında Kerimle,Defnenin nikahını keyifle izliyor.(Kerim,Ceylana düğünün videosunu çektirmiş kardeşine görüntüleri göndermiş.)Görüntüde Asiyi gördüğü anda videoyu durduruyor.Eli ekranda Asinin saçlarına ulaşıyor.Özlemle onu seyrediyor.

    Asi ,Asyanın odasını düzeltirken Asya ve Elifin konuşmalarına şahit oluyor.

    Asya babaların denizden geldiğini söyleyip bunda ısrar ediyor.Elifse buna inanmadığını söylüyor.

    Asi duyduklarından sonra odadan çıkıyor ve hazırlığa başlıyor.Önce Demirin teknesinin görüntülerini çekiyor.Sonrada (Demirin evindeki)Asyanın odasından görüntüler çekiyor.Kerimde bir şeyler hazırlamış Asiye bir cd veriyor.

    Asya ,Aslan dayısının İstanbuldan getirdiği sihirli deynekle herkese sihir yapıp iyileştiriyor.


    Herkes İstabula Demir için kan örneği vermeye geliyor.Fatma abla ve Neri hemşireye Demir için getirdikleri kavonozları veriyorlar.Şifa için vitamin deposu bir şeyler getirmişler.. Demire yedirmesi için hemşireyi sıkıştırıyorlar.

    Demir odasında vakit geçirirken Aside Antakyada Asya için son hazırlıkları yapıyor.

    Vee artık İstanbula gitme vakti geliyor.
    Asi kızınıda alıp İstanbula geliyor.Kerimle ,Defne önceden gelmiş..Asya ve Demirin buluşması için hazırlıklara yardım ediyorlar.Asya ve Asiyle hastane önünde karşılaşıyorlar.


    alıntı.

    Defne =Asya
    Asya: Aa... Teyzemlerde buradaymış.
    Defne: Hoş geldin.
    Asya: Siz niye buradasınız? Hasta mısınız?
    Defne: Yok. Niye buradayız, söyleyeyim mi? Sana bir sürpriz hazırladık. İçeri gelirsen gösteririm.
    Asya: Nasıl sürpriz?
    Defne: Senin için bir sinema kurduk. Nasıl?
    Asya: Aa... Anne. Duydun mu?
    Asi: Duydum...hadi..


    Asi ve Asya kendileri için hazırlanmış odada..(Demirin yanındaki oda)yatağın üzerinde oturuyorlar.Kerim bütün hazırlıkları yapmış Asiye sadece kızına babasının kim olduğunu anlatmak kalıyor.


    Asi: Hazır mısın?
    Asya: Hazırım.
    Asi: O zaman başlıyoruz.
    Asi: Şimdi sana bir masal anlatacağım.

    Asi: Kızını çok çok seven bir baba varmış. Bir gün denize açılmış.
    Asya: Benim babam.
    Asi: Hep geri dönmek istemiş. Kızına kavuşmak istemiş.
    Asi: Ama rüzgârlar, fırtınalar yüzünden bir türlü yolunu bulamamış. Uzun zamanlar geçmiş. Küçük kızı büyümüş. O sırada babası da araya araya kızına giden yolu bulmuş. Ama canından çok sevdiği kızına hemen kavuşamamış. Çünkü teknesi çok eskidiği için kızına yeni bir tekne yapmak istemiş. Sonra ona güzel bir oda hazırlamış. Beklemeye başlamış.

    Asya: Demir’in teknesi mi o?
    Asi: Bilmem.
    Asya: Sonunu anlat.
    Asi: Önce en başını bilmen lazım. Çünkü bu hikâye, senin annenle babanın hikayesi.


    (Asi ,Asya ile görüntüleri izlerken Demirde yan odada gözyaşlarıyla aynı görüntüleri izliyor.)


    Asi: Onlar birbirlerini çok seviyordu Asya. Evlendiklerinde çok mutluydular.

    alıntı.





    Ekranda bizimkilerin nikah sahneleri var.Paşam keçisini alnından öpüyor.


    Asya: Aaa. Bu Demir ama.(Asya çok şaşırıyor ama çok mutlu)
    Asi: Hı hı.
    Asya: Babam o mu yani?
    Asi: Evet. Demir senin baban.
    Asi: Hikayemiz mutlu bitsin mi Asya?
    Asya: Hı hı.

    Asi kızını kucağına alıyor.

    Asi: Gel.


    Asi iki oda arasındaki perdeyi kaldırıyor.

    alıntı.




    Asi: Babana merhaba de.
    Asya: Merhaba. Artık sana Baba mı diyeceğim?
    Demir: Eğer istersen. İster misin?(paşam tedirgin yaklaşıyor kızına )
    Asya: İsterim. Sen hep denizdeydin. Ama ben babam olduğunu anlamadım.(kuzum benim hiç kızmıyor keçilerimize .. babasını buldu ya hiç bir şey umurunda değil)
    Demir: Kızım. Canım kızım. Güzel kızım benim.
    Asya: Babamın kucağına gideceğim.
    Asi: Şimdi olmaz bir tanem.
    Asya: Niye ama? Babamın yanına gitmek istiyorum. Niye camdan bakıyoruz? İçeri geçelim.
    Asi: Daha sonra Asyacığım. Şu anda uygun değil.
    Asya: Neden?
    Asi: O biraz hasta. Doktor Amcalar girmeyin dedi. Biz de söz dinliyoruz.


    Asya suratı asık bir şekilde annesinin kucağından iniyor.(Babası o harika gülümsemesiyle tam karşısında duruyor.) Asi ,İnciyle telefonda konuşurken Asya elinde sihirli deyneğiyle babasına sihir yapıyor.

    alıntı.

    Asya=Sana da sihir yapacağım. Hokus Pokus... Babam iyileşsin.

    Demir: Canım kızım benim.
    Asya: Hokus Pokus. Babam hep gülsün... Sihirler gerçek olsun...

    Asya bunları yaparken Demir yüzünde kocaman gülümsemeyle kızını seyrediyor.


    Asi gelip kızını kucağına alıyor.Artık gitme vakti gelmiş.

    alıntı.

    Asi: Hadi bakalım. Babana hoşça kal de. Otele gidelim artık.
    Asya: Biraz daha kalalım, ne olur?
    Asi: Ama babanın dinlenmesi lazım. Sonra yine geliriz, tamam mı?
    Asya: Sen dinlen. Biz yine geleceğiz.(Asya çok tatlı... babasına öpücük atıp el sallıyor.)

    Demirimde öpücük atıp el sallıyor ..yerim sizi çok güzel bir ailesiniz.


    Asi vakit kaybetmeden Asyayı alıp laboratuara gidiyor .Asi kızına kan gruplarını öğreneceklerini söyleyip onu kan alınması için ikna ediyor.

    Asya zaten sorun çıkarmayan bir çocuk annesini hiç üzmüyor.


    Asi ve Asya otel odasında yatakta yatarken konuşuyorlar.

    Asyanın tek derdi babasıyla birlikte olmak onun hayallerini kuruyor.


    Asi: Yarın deniz kenarına ineriz. Kocaman gemilere bakarız. İster misin?
    Asya: I ıh. Babama gitmek istiyorum ben.
    Asi: Bu çok daha iyi bir fikir.
    Asya: Daha iyi bir fikrim de var.
    Asi: Öyle mi? Neymiş?
    Asya: Babamı da alalım, beraber gidelim denize.(kuzum benim.)
    Asi: Yarın babana sorarız. Hadi bakalım bu kadar sohbet yeter. Kapatalım gözlerimizi, olur mu? (Asyam annesinin kucağında tatlı bir uykuya dalıyor.)

    Demirde odasında kızına söz verdiği ağaç evin çizimlerini yapıyor.

    (Sabah)Asi , Asya ile hastaneye geliyor.Test sonuçları çıktı mı onu merak ediyor.

    alıntı.

    Asi: Merhaba.
    Memur: Merhaba.
    Asi: Sonuçlarımız çıktı mı acaba?
    Memur: İsim neydi?
    Asi: Asiye Kozcuoğlu, Asya Doğan.
    Memur: Bir saniye lütfen. Sonuçlarınız çıkmış, buyurun.
    Asi: Teşekkür ederim.
    Memur: Geçmiş olsun.


    Asi koridorda yürürken zarfı açıp sonuçlara bakıyor.

    Asya: Babamın odasını biliyorum.
    Asi: Asya. Asya, bir dakika.(Asya koşarak babasının yanına gidiyor.)


    Asi önce okuduklarına şaşırıyor Sonra bakışları Asyanın gittiği yönde öylece kalıyor.

    Bölüm sonu.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. No: 309 - Bölüm Yorumları
    By michelle in forum No: 309
    Cevaplar: 258
    Son Mesaj: 07-03-18, 14:14:23
  2. No: 309 - Bölüm Yorumları (7)
    By Rüzgar in forum No: 309
    Cevaplar: 999
    Son Mesaj: 02-11-16, 01:18:04
  3. The OC- Bölüm Yorumları(e2)
    By marissacooper in forum The O.C.
    Cevaplar: 464
    Son Mesaj: 09-12-12, 22:41:46
  4. 24-8.Gün Bölüm Yorumları
    By nfl in forum 24
    Cevaplar: 38
    Son Mesaj: 13-04-11, 14:38:42
  5. 24-7.Gün Bölüm Yorumları
    By YASİN in forum 24
    Cevaplar: 45
    Son Mesaj: 05-03-10, 23:09:50

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

vdcasino
vdcasino
vdcasino
Listeler
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
grandpashapet
grandpashapet
eta saat
bahis forum
ilbet
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara
vdcasino giriş
Mobil Ödeme bahis
bahis
deneme bonusu
ilbet giriş
ilbet giriş
ilbet
maltcasino giriş
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
canlı casino
grandpashabet
casino siteleri
canlı rulet
cratosslot giriş
izmit escort
izmir escort
eryaman escort
porno izle