Sayfa 199/201 İlkİlk ... 99149189195196197198199200201 SonSon
1001 sonuçtan 991 ile 995 arası

Konu: Asi - Senaryolar (1)

  1. #991
    Durum:
    Çevrimdışı
    deren1970 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    09.05.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    24,728
    Konular
    2
    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart

    -77-


    Semih: Oğlum kız babasıyız burada, hanımefendi babasına bu ara kök söktürüyor.
    Demir: Ya tabi unuttum ağbicim, kusura bakma derken, Oya Semih’in apar topar neden diğer odaya gittiğini merak etti. Sabahlığını giyip, Semih’in bulunduğu odaya gitti. Sabahın bu saatinde Semih hararetli hararetli kiminle konuşuyordu böyle acaba? Bu arada Demir’in adını duyunca Demir mi diye sordu Semih’e. Semih baş hareketiyle evet derken, sevinçle elinden telefonu aldı.
    Oya: Demirrr
    Demir: Oyacığım naber? Nasılsın?
    Oya: Hayırsız arkadaşım ne olacak? Sana çok kızgındım, hadi İstanbul buraya uzaktı, şimdi yakına gelmişsin ve hala bize geleceksin. Aslında seninle konuşmamam lazımdı ama çok özledim ona say.
    Demir: Oyacığım o kadar haklısın ki, söz bunu telafi edeceğim.
    Oya: Yapma ya, hiç de inandırıcı gelmiyor. Nasıl olacak bu?
    Demir: Hem de eşimle sık sık ziyaretinize geleceğim, söz?
    Oya: Eşin mi? Derken hafif çığlık atmıştı, aynı şaşkınlığı yaşayan Semih telefonu alıp, tam Demir’e saymaya başlayacakken.
    Demir: Oğlum durun yahu, sözümü bitirmeden yine ortalığı velveleye verdi hanımın.
    Semih: Ne eşi, bana bak bize haber vermeden evlendin mi yoksa, yemin ederim öyle bir şey yaptıysan hiç gözümüze gözükme.
    Demir: Saçmalama yahu, evlenmedim ama düşünüyorum. Hatta bu konuda bana yardım etmenizi isteyecektim.
    Semih: Şaşırarak, bizden yardım mı, oğlum sen şu işi baştan anlatsana.
    Demir daha sonra planlarını anlatırken Semih önce hafif hafif, sonra kahkahayla gülmeye başladı.
    Semih: Oğlum sen bizim Demir misin? Yok bu dinlediğim sen olamazsın.
    Demir: O ne demek şimdi.
    Semih: Kusura bakma da bizim tanıdığımız Demir ketum, ağzından lafı kerpetenle aldığımız bir herifti. Şimdi seni dinliyorum da aşk çocuğu olmuşsun. Seni bu hale getiren kızı çok merak ediyorum, valla tebrik edicem onu.
    Demir: Yahu yeter dalga geçmen, sen şimdi söyle bana yardım edecek misiniz?
    Semih: O ne demek, hem de seve seve.
    Demir: Aman bu arada sakın Kerim’in haberi olmasın.
    Semih: Ne yani haberi yok mu?
    Demir: Yok yok, zaten Kerim’in eşi Defne Asi’nin ablası.
    Semih: Asi mi, adı da değişikmiş.
    Demir: Öyle, tamam mı sakın Kerim’e söylemek yok.
    Semih: İyi de öğrendiğinde seni ne yapar biliyor musun?
    Demir: Dur bakalım, eğer olursa zamanı geldiğinde artık o zaman düşünürüm Kerim’in gönlünü nasıl alacağımı. Sen şimdi söyle var mısınız.
    Semih: Olmaz mıyız ağbicim, peki kaçta buluşacağız.
    Demir: Dur Asi toplantıya bir gitsin, ondan sonra tüm gününüz benimle ona göre. Peki bebek?
    Semih: Oğlum sen kızımı düşünme. İleride ona Demir amcası için yaptıklarımızı anlattığımda büyük keyif alacaktır.
    Demir: Sağol arkadaşım derken,
    Oya ne oluyor Semih ya bana da söylesene diye sızlanmaya başladı.
    Demir: Komutana anlat olayı sen, hadi şimdilik kapatıyorum, görüşürüz dedi.

  2. #992
    Durum:
    Çevrimdışı
    yasamakguzel88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    12.02.2007
    Yer
    Set Resimleri Profilimde
    Mesajlar
    1,593
    Konular
    0
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    -41-



    Ellerim Esen’in verdiği tepkiyle buz kesmiş gibi..….Bu soğukluğu ancak, Demir tekrar sımsıkı elimden tutunca anlayabiliyorum….İkimizde önce şaşkın gözlerle birbirimize, sonra da tekrar Esen’e bakıyoruz….Daha birkaç saat önce tanıdığım bir kız neden benim hakkımda olumsuz tepki vermiş olabilirki diye düşünürken, Esen’in aniden patlattığı kahkahayla irkiliyorum,

    ESEN- Şunlara bak ya nasıl da bön bön bakıyorlar bana…Alooooooo size diyorum size….Şaka yaptım ben şaka…Gülelim diye….Haha hahahahaahahhaha…

    Sanki vücudumdan çekilen kan aniden yeniden pompalanmaya başlıyor…Nefes alış verişlerim düzene giriyor….

    ESEN- Ya abi, Asi..Hey kime diyorum ben ya? Bir cevap versenize…Dünyadan size sesleniyorum….

    Demir hızlıca elimi tuttuğu eli çekip, parmağını Esen’e doğru sallayarak,

    DEMİR- Ne biçim şaka bu he? Senin görmeyeli şaka anlayışın değişmiş sanıyorum?

    Demir’in sinirlendiği çok açık ortada….Sakinleştirmek için omzuna hafifçe dokunuyorum,

    ASİ- Hey tamam bağırma kıza..Şimdi indir o parmağınıda….Kötü bir niyeti yokmuş baksana,

    DEMİR- Ama Asi…Bu kız hiç büyümeyecek mi?

    ESEN- Ya ne yaptım ben şimdi biri bana söyleyebilir mi? Alt tarafı bir şaka…

    GÖRKEM- Anlatsak da anlamazsın Esen Hanım..Sende o kapasite yok yani….Ondan hiç uğraşamıcam şimdi seninle…

    ESEN- Sen karışmasana be….

    GÖRKEM- Karışırım sana mı sorucam?

    ESEN- Ya üfff….Abicim özür dilerim cidden çok sevindim ben ikiniz adına…Asi’yi evdeyken dilinden düşürmedğini bir ben bilirim yani…

    ASİ- Hmmm neler duyuyorum..

    ESEN- Oooo daha neler var neler? Bir gece abim resminle konuşuyordu..Elindede bir şişe tekila…. Allah’ım allah’ım görmeliydiniz halini…

    GÖRKEM- Ciddimi lan? Ha hahaahahaha….Abi sen şimdi kesin Asi’ye şiir falanda yazmışsındır..Duygusal erkekim benim…

    ASİ- Görkemmmmmmmm…

    Demir Görkem’e cevap vermek yerine , elinde tuttuğu çay fincanını ani bir hamleyle kapıp kafasından aşağı boşaltıyor..

    DEMİR- Belki kaynar su giden aklını yerine getirir hee , ne dersin?

    GÖRKEM- Oo..Uffff….Yandım anam? Deniz, deniz üfle kafamı üfle….Ya sen ne manyak herifsin..Sıcak çayı başımdan aşağı döküyorsun..Deniz he şurayı üfle ya üfle diyorum..Orası değil?

    DENİZ- Üflüyorum işte ya..Bir dursana yerinde..

    DEMİR- Ohh olsun sana, bir daha benimle uğraşmamayı öğrenirsin…Sana gelince Esen Hanım, sen de şakalarına dikkat et….Asi benim canım, bir tanem….Bizim duygularımızla şaka yapanın sonu şu Görkem gibi olur…

    ESEN- Tamam abi söz edicem….

    Demir’in bu içten sözlerinden sonra, eğilip yanağına ufak bir öpücük bırakıyorum….
    Görkem ağlamaklı haliyle bile bu öpücükten sonra bize laf sokmaktan geri kalmıyor,,

    GÖRKEM- Oh oh keyfe bak…Ben can derdindeyim, elalem aşna fişne yapıyor…

    Esen özür diledikten sonra koşa koşa mutfaga gidip elinde bir sürahi suyla odaya geri dönüyor…O suyla ne yapıcağını anlamamıza kalmadan, suyu o da Görkem’in kafadan aşağı boşaltıyor..

    GÖRKEM- Annecim…Bu ne ya?

    ESEN- Kızma , kızma ateşini alsın diye döktüm Görkem abiicim….

    GÖRKEM- Allah’ım abiili kardeşli nasıl manyakların arasında bıraktın beni…Sabır diliyorum sadece sabır…

    ESEN- Sanada yaranılmıyor he…Şurda serinle diye kolay çözüm bulduk, ama onuda beğendiremedik…

    GÖRKEM- Eksik kalsın senden gelicek iyilik…Demir senin kardeşinin şakalarına dikkat etmiş hali bu mu oluyor sorar mısın?

    DEMİR- Kız bir şey yapmadıki oğlum? Baksana kolay yoldan ateşini aldı….

    GÖRKEM- Şuraya bak kime laf anlatmaya çalışıyorsam..Şıracının şahidi bozacı..Ben sizi Allah’a havale ediyorum….

    ESEN- Bencede en iyisi……..

    DEMİR- Hem ne bu kızlar gibi mıy mıy mıy söylenip duruyorsun..Erkeksin sen oğlum, canın yansada söylemeeyceksin…

    GÖRKEM- Nedenmiş o ? Erkek olunca çelikten mi yapılmış oluyoruz?

    DEMİR- Tamam sustum seninle laf yarışı yapılamayacağını öğrenmem gerekiyordu bu zamana kadar…

    *******

    Bu şekilde geçen birkaç gün…Demir’in hayatımda artık arkadaşım olarak değilde sevgilim olarak var olması fikrine her gün biraz daha alışıyor gibiyim..Bazen hiç umulmadık anda her şeyi unutup kırdığım potlarda olmuyor değil ama ikimizde konuyu hiç uzatmadan hemen toparlamasını çok iyi biliyoruz….

    Esen’in de varlığına git gide alıştık sayılır…Zaten Esen’in Görkem hariç pek uğraştığı kimsede yok gibi…Ama halleri o kadar komikki…. Görkem Esen’in yaptıklarıyla kendini yerden yere vururken, Esen’in o kulağı tırmalayan tiz sesiyle attığı çığlıklar her şeye rağmen görülmeye değer…..

    Görkem bizim ilişkimize en alışamayan kişi oldu sanırım…Bir akşam odada el ele otururken elindeki tv kumandasını kafamıza fırlatıp, ‘’ ya ben size benim yanımda el ele tutuşmayacaksınız demedim mi’’ diye bağırmasıyla , ikimizde tuttuğumuz elleri kısa bir süreliğinede olsa bırakıyoruz…Tabi bu ayrılık, Görkem kafayı diğer tarafa çevirince son buluyor….

    *******

    Okul koridorunda hızlı adımlarla ilerliyorum..Demir’le on dakia öncesi için çıkış kapısında buluşmak üzere sözleşmitik ama hoca dersi bitirmeyince geç kaldım…Bulduğum ilk tuvalete girip, aynada kendime şöyle bir çeki düzen verdikten sonra tekrar koşuşturmaya başlıyorum… Aniden arkamdan birinin hızla kolumu çekmesiyle, elimdeki her şey yere dağılıyor….Kafamı çevirip baktığımda, buz mavisi gözleriyle öldürücü bakışlar atan Lessie’yle burun buruna geliyoruz…Tuttuğu kolumu hırsla elinden kurtarıyorum,

    ASİ- Neler oluyor Lessie? Kolumdan çekiştirmek yerine seslenmeyi deneseydin daha iyi olmaz mıydı?

    LESSIE- Canım böyle durdurmak istedi…

    ASİ- Allah Allah..Öyle her canının istediğini yapamazsın hanfendi..

    LESSIE- Bak yapabiliyormuşum ama…

    ASİ- İyi misin sen kızım ya? Git başkasına sar, inan senle uğraşıcak vaktim yok..

    LESSIE- Neden?..Daha birkaç hafta öncesine kadar bana sevgili ayarlayacak kadar yakındın..Ne değişti?

    ASİ- O o zamandı..Hata etmişim ne yazık ki….

    LESSIE- Tabi şimdi Demir’i kendine ayarlamaya çalışıyorsun değil mi?

    ASİ- Saa-na-nee…İstediğimle birlikte olurum senden izin alıcak değilim…Ben senin gerçek yüzünü o akşam evde gördüm…

    LESSIE- Ne gerçek yüzü he Allah’ın cezası..Sevgilimle öpüşmek üzereyken salak kızın biri gelip , ortamın içine ediyor…Ne yapsaydım gelip Asi, aaa ne hoş sürpriz yaptın mı deseydim?

    ASİ- Demir senin sevgilin filan değil…

    LESSIE- Eğer o gece gelmeseydin benim sevgilim olucaktı…Beni nasıl istiyordu söyledi mi sana? Sen o gece gelmeseydin biz birlikte muhteşem saatler geçiricektik…

    ASİ- Yalan söylüyorsun bunlara inanıcağımı sanma…

    LESSIE- Kendini kandırıyorsun güzelim..

    ASİ- Madem Demir seni çok arzuluyordu..Neden ben gittikten sonra sen de gittin söyler misin? Kalsaydın yanında..Yaşasaydınız o tutku dolu gecenizi…

    LESSIE- Ben öyle istedim..Çünkü her şeyin için etmeye başarmıştın…Demir gitmemem için çok yalvardı..

    ASİ- Ha ha yalvardı mı? Evden kovulmuş filan olma….Bence senin kısa zamanda kesin tedavi olman lazım Lessie? Durumun içler acısı çünkü…

    LESSIE- Aklına ihtiyacım yok gerizekalı….

    ASİ- Ne diyosun ya sen kimsin ki ???

    LESSIE- Demir’in sevgilisi, kız arkadaşı…. Anlatabildim mi kaz kafalı Asi?

    ASİ- Hala sevgilim diyor deli….Lessie kendine gel tamam mı? Demir senin sevgilin filan değil…

    LESSIE- Sen nerden bilebilirsinki bizim sevgili olup olmadığımızı?

    DEMİR- Biliyor çünkü, ben onun sevgilisiyim Lessie Hanım…
    ....Cahil ile Sohbet Etmek Güçtür Bilene, Çünkü Cahil Ne Gelirse Söyler Diline....

  3. #993
    Durum:
    Çevrimdışı
    DemirDogan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    12.02.2008
    Yer
    Bir öykünün ezgilerinde
    Mesajlar
    38
    Konular
    0
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    KABADAYI - BÖLÜM 4




    Aziz Tuğrul… oğlum, Baba olmadan çocuk sevgisini anlayamazsın diyenlere şimdi hak veriyorum… Onun paydak paydak yürümesi, Tanrısal kokusu, ilk baba diyişleri, güldüğü zaman yüzünün aldığı ifadeyi, ilk dişini çıkarırken baba oğul sabahladığımız gecelerde duyduğu acıyı içimde hissedişlerim, neşeliyken mama yememek için oyunlarını izlerken duyduğum keyif, Bana doğru attığı ilk adımı görmek her şeye değerdi… Hayatımın en muhteşem anları Baba olmayı öğrendiğim o acı tatlı anlar, Onu ilk kucağıma aldığımda Annesi angelia ya rağmen onu her şeyden korumaya, sevmeye yemin ettim, …. Sıpa, Oysa hayatımın ortasına sorgusuz sualsiz nasıl daldı ama bu onu sevmeme hiçbir zaman engel olmadı…. Amerika dan döneli alt ay kadar olmuştu varlığından o zaman haberim oldu, annesiyle iyi bir geçmişe sahip değildik zamanında uzun soluklu ilişkimiz olmuştu en son dönmeden kısa bir ilişkimiz olmuştu ki beraberliğimizin ikimiz içinde imkansız olduğunu anlamıştık bazen sevmek yetmiyor bunu angelia gayet iyi anlamıştı bense o zamanlar aşka çok uzaktım.

    Türkiye ye döndüm, Angelia hamileliğini öğrenince ilk zamanlar bana ulaşmak istememiş, bana haberi geldiğinde 7 aylık hamileydi ve riski bir hamilelik geçirdiğini abisi Joseph anlattı ve çocuk senden dedi, telefonu kapattım biraz düşündüm… Şaşkındım ama Joseph i tanırdım dürüst bir adam boş konuşmazdı, Sonra Babamla konuştuk ve ben Amerika ya uçtum, anlatılanlar doğruydu angelianın durumu ciddiydi ve çocuk benimdi. Ne yapmalı? Nasıl olmalı diye düşünüyorken orda kaldığım kısa zaman diliminde ki doğum gerçekleşmişti ve Doktorların korktuğu başımıza gelmişti angelia yı kaybetmiştik. Oğlumda benim gibi öksüz kalmıştı, işlemleri tamamlar tamamlamaz Oğlumla döndüm…şimdi yanımda olması gereken yerde babasının ocağında… Tam 4 yılı geçti sanırım ilk zamanlar basın çok üstüme geldi ama herşeyin bir bedeli olur...


    Bunlar kafamda dolanırken araç evin önüne çekiyor araçtan çıkıp eve giriyorum


    Aynur Hanım : Demir oğlum hoşgeldin

    Demir : Hoşbulduk halacım ... ellerini öpüyorum

    Demir : Aziz Tuğrul nasıl hala? Ateşi düştümü?

    Aynur Hanım : Çok şükür iyi oldu evlatcım, hafize ile sirkeli su yaptık bir ılık suyla yıkadık bişeyciği kalmadı?

    Demir : Neden doktor çağırmadınız hala? gece ateşlenirse

    Aynur Hanım : Merak etme ateşlenmez senide ben büyüttüm hayırsız ne çabuk unuttun, ay Demir seninki küstü bize, doruk'a binmeye gidecekmişiz bir afra bir tafra, hastasın oğlum desekde nafile...

    Oğlumda bana benziyor kafasına birşeyi taktımı yandınız.....

    Demir : Uyuyormu?

    Aynur Hanım : Bu saate çocuk kalır mı hiç? Uyuyor. sen neden bu kadar geçiktin?Son zamanlarda çok geç geliyorsun Yavrucak seni göremeden yatıyor, yazık oğlum.

    Demir : Haklısın Halacım ama son aylarda herşey üst üste geldi son olarak aldığım ihaleler için yeni bir ortaklık....

    Aynur Hanım : Bunlar bahane değil demir, hergün mü toplantın var? Önceden çok alakalıydın oğlunla, sıkıntını biliyorum oğlum, ama bu mazeret değil...


    Demir : Haklısın Aynur Sultan.... kafamı toparlamam uzun zamanımı aldı ama bitti çok şükür...

    Aynur Hanım : Allah Allah oğlum ne oldu sana bilmece gibi konuştun gene... bence kendine boşuna eziyet ediyorsun, tavşan dağa küsmüş dağın haberi yok.... diyor hafif sitemli bir şekilde.

    Halam çalışma odam da asiyenin resimlerini bulduğundan beri beni kendince cesaretlendirmeye çalışsada benim hep mazeretlerim olmuştu, Oysa birini büyük bir tutkuyla sevecek bir yüreğin varsa mazetleriniz olamaz bunu o zaman halama izah ettiğimde '' Beni iyi dinle oğlum ... 25 yıllık bir mazeretin gölgesinde geçmiş bir hayatım var bu hataya düşme, bu kendine ve sevgine olan ihanetindir, mazeretlerin arkasında sığınırsan sevdiğin elinden kayar gider sana kalansa pişmanlık dolu keşkeler olur, Sadece onu nasıl sevdiğini söyle bir şansınız olur belki, sevilmeyecek biri değilsin Demir hakkında yazılıp çizilenlerin asılsız olduğunu seni tanıyan herkes biliyor bunu kendine, sevdiğin kadına yapma oğlum''
    O an aklıma bu sözleri geliyor yanaklarını öpüp Aziz tuğrulun odasına çıkıyorum...

    Aynur Hanım : A-ah deli bu oğlan....

    Demir : İyi geceler sultanım...

    Aynur Hanım : Sanada oğlum

    Paşam uyuyalı çok olmuş belli gene yastık yorgan hak getire, hepsi bir tarafta bu çocuk hergün rüyasında yastıkla tek kale maç yapıyor anlaşılan yanağını okşayıp öpüyorum üstünü de örtelim haylazın zaten hasta.....

    Aziz Tuğrul : Baba... diyip gözlerini açıyor

    Demir : Uyandın mı sen, nasılsın ağrın var mı?

    Aziz Tuğrul : I-ıh... yok, ne zaman geldin

    Demir : Biraz oldu , gene yastıklarla maç yapmışız... deyip bir daha öpüyorum yanağından...

    Aziz Tuğrul : Baba, beni doruk'a binmeye götürürmüsün ?

    Demir : Götürmem mi paşam, ama sen şimdi uyu hafta sonu gideriz tamam mı babanın yarın işleri var ama hafta sonu seni doruk'a binmeye götürecek tamam mı.

    Aziz Tuğrul : Tamam baba... seni seviyorum

    Demir : Bende seni seviyorum oğlum iyi uykular... dileyip odasının kapısını hafif açık bırakıp çıkıyorum kendi odamda tam karşısında zaten... Sonra hemen çalışma odama geçip kerim i arayıp Asiyenin numarasını istiyorum ama kerim bu...

    Kerim : Alo Demir, gecenin bu saatinde ne oldu bi sorun mu var?

    Demir : Evet, Asiyenin telefonu lazım bana?

    Kerim : Gecenin bu saatin demi, bu kadar önemli olan şey neymiş sormamda bir sakınca yoktur umarım Aşk çocuğu

    Demir : Kerim... sakınca var sen şu numarayı veriyormusun vermiyormusun?

    Kerim : Offf ya niye kendisinden almıyorsun ki gece gece bana eziyet olsun diyemi? Aklın nerde abicim senin ya-a-a

    Demir : Kerim aklıma gelmedi yoksa gece gece senin beş yıldızlı pekiyili espirilerinden hoşlandığımı düşünmüyorsun her halde, hem akıl mı bıraktınız bende.

    Kerim : Tamam, veriyorum yaz 05............... yazdın mı ?

    Demir : Evet

    Kerim : Aşık olunca afallayacağını biliyordum ama bu kadarını tahmin bile etmemiştim, neyse iyi geceler

    Demir : Sanada

    Aramakla aramamak arasında karasız kalsamda Ona karşı girdiğim her savaşı kaybetmeye razıyım sanki, parmaklarım hemen numaraları tuşluyor....

    -----------------------------

    Asi kendine gel daha gideli iki saat bile olmadı, neden arasın şimdi, belki arar, arar mı acaba? off yarında iş seyehatine gidecek, neden durmadan onu düşünmeye başladım akşamdan bu yana ne değişti ki? bazı şeyleri aceleye getirme, zamana bırak, hani o karanlık dünyanın siyah giyen adamlarından biriydi bunu sen söylemiştin şimdi ne olduda onu düşünemeden edemez oldun? Ondan en başından beri hep hoşlandım da itiraf mı edemiyorum, galiba bunu zaman la anlayacaksın... düşünürken telefonum çalıyor birden yüzüme yayılan kocaman bir tebessüm hemen telefonu açıp balkona doğru yürüyorum...

    Demir : Asiye

    Asiye : Demir, aramazsın sanmıştım.

    Demir : Denedim, belki uyumuşsundur diye ama yapamadım, uyumuyordun değil mi?

    Asiye : Yok, hayır güzel bir gece uyku tutmadı, ama aramak ta geçiktin

    Demir : Gülme ama numaranı almadan seni aramayazdım, Kerimden istedim onun gece espirilerine katlanmak zorunda kaldım ve sonunda sesini duyabildim, aslın da kolay kolay atlamam ama sen tüm dengemi bozuyorsun, kendimi yeni yetmeler gibi hissediyorum karşında.


    Duyduklarım hoşuma gidiyor ama takılmamdan edemiyorum

    Asiye : Bundan biraz şikayetçiyiz anlaşılan

    Demir : Hayır bundan bir şikayetim yok, sadece alışmaya çalışıyorum hayatında yer almak nasıl olur merak ediyorum..... ordamısın?

    Asiye : Evet, bir an sustum işte öylesine

    Demir : Bir an kapattın sandım, itiraf edeyim şimdiden özledim seni

    Asiye :Beni hep böyle şımartırsan çok şımarık bir kız olacağım

    Demir : Olmayacağını biliyorum

    Asiye : Ya-a nerden biliyorsun ki?

    Demir : Bilmem sadece hissediyorum, belki saçma ama seni ilk gördüğümde de sana aşık olacağımı hissetmiştim oysa benim hislerim o kadar kuvvetli bile değildir. Ne kadar uzak kalmak istesemde sana doğru çekildiğimi biliyorum içime sızdın adeta seni düşünmeden edemez oldum ve bundan mutlu oluyorum.

    Asiye : Bende mutluyum demir.

    Demir : Buna sevindim

    Asiye : Yarın kaçta uçuyorsun?

    Demir : Sabah ilk sefer le gidiyorum işlerim biter bitmez yanındayım.

    Asiye : O zaman ben şimdi kapatayım sabah erken kalkacaksın, geldiğinde beni hemen ararsın canım

    Demir : ''canım'' bunu senden duymak bile güzel aramadan durabilirmiyim bu mümkün mü? tamam iyi geceler Mağrur prensesim, seni seviyorum....

    Asiye : iyi geceler canım ....

    Demir : Asiye

    Asiye : Efendim

    Demir : Hiç böyle sevmedim ben rüyalarımda bile yalnız seni sevdim....sadece bunu bil

    Asiye : Tamam

    Demir : İyi geceler....

    Telefondan gelen kapanma sesleri ile kendime geliyorum '' Hiç böyle sevmedim ben rüyalarımda bile yalnız seni sevdim'' bu cümle kafamda dönüp duruyor Allahım bu huzur bu mutluluk hiç bitmesin Demir hep bugün tanıdığım adam olarak kalsın sana yalvarıyorum.

    ---------------------------

    Asiyem zamana ihtiyaçın var biliyorum ama şimdilik bana ''canım'' demen bile küçüçükte olsa bir umut o anlamsız kelimenin benim için anlamını ancak bana eğer gerçekten aşık olursan anlayacaksın bunun için elimden geleni tüm kalbimle yapacağım Allahım bana yardım et onu kaybetmeme sakın izin verme....bu mutluluğun rüyanın bitmesini istemiyorum herşeyin karıştığı yerle gök arasında bir yerde hayalle gerçeği ayırt edemeyecek kadar dingin ve mutluyum...

    İlk Aşklar Unutulmaz....''Aşk ve Gurur''

  4. #994
    Durum:
    Çevrimdışı
    deren1970 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    09.05.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    24,728
    Konular
    2
    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart

    -78-

    Demir hazırlanıp, saatine baktı. Saat dokuza geliyordu. Asi’yi uyandırayım diyerek odadan çıktı, Asinin oda kapısına geldi. Kapıyı tıklattı ama ses-seda yoktu. Allah Allah uyanıp, toplantıya mı gitti diye düşündü. Ama yok canım muhakkak bana haber verirdi derken cep telefonunu çaldırmaya başladı. Nihayet Asi telefonun sesini duymuştu.
    Demir:Asi
    Asi: Efendim Demir
    Demir: Kapıdayım, açar mısın?
    Asi: Tamam bekle bir dakika
    Demir: Peki
    Asi kapıyı açtığında Demir’i karşısında gördü. Demir ise uyku sersemi, çok şirin penye gecelik giymiş, saçlarını iki yandan kurdele ile bağlayan Asi’yi görünce bu ne tatlılık diyerek, sarılıp, Asi’yi öptü.
    Asi: Dalga geçme, çok mu kötü gözüküyorum.
    Demir: Saçmalama Asi, seni ilk defa böyle görüyorum. Uykudan hemen kalkan Asi ne kadar da tatlı oluyormuş.
    Asi: Ayy Demir
    Demir: Valla tatlı niyetine yemek isterdim de daha karnım aç.
    Asi bu söz üzerine elindeki yastığı Demir’e atarak gıcık şey dedi.
    Demir: Vayy yastık kavgası ha, sen istedin dedikten sonra, o da Asi’ye yastık attı. Birkaç dakika süren bu yastık kavgasına Asi artık dayanamadı ve kahkahalar atarak, yatağa attı kendini. Demir de gülerek üstüne doğru uzanıp, pes mi? diye sordu.
    Asi: Iıı ıhhh
    Demir: Pes mi, bak bir daha sormayacağım, derken, iki eliyle Asi’nin bileklerini tutuyordu. Hadi cevap ver?
    Asi Demir’in gözlerine bakıp pes pes tamam dedi.
    Bu sırada ikisi de bu kadar yakınlıktan dolayı değişik duygular yaşarken, Demir Asi’yi öpmek için başını eğerken, Asi bu fırsattan istifade edip, hemen çabucak yataktan kalkıp, duşa geçti. Demir ise nefes nefese kaldığından, nefesinin normal hale gelmesini yatakta oturarak bekledi.
    Birkaç dakika sonra Asi Demir’e seslendi.
    Asi: Demir
    Demir: Ne oldu Asi
    Asi: Ya duşa çabucak girdiğimden, giyeceklerimi almayı unutmuşum. Rica etsem bana uzatır mısın?
    Demir çevresine bakıp, koltuk üstündeki kıyafeti görüp, tamam veriyorum dedi.
    Banyo kapısını vurdu ama içerden sadece su sesi geliyordu. Bir an şaşkınca ne yapsam diye düşünürken, kapıyı açıp, kıyafeti bırakmayı düşündü. Kapıyı açıp Asi buraya bırakıyorum derken, gözü buzlu camlı olsa da duşa kabine takıldı, kapısı biraz açık olduğundan, Asi’nin vücudunun bir kısmını öyle çıplak gören Demir olduğu yerde kalakalmıştı. Ayakları hareket edemiyordu, ağzını açıp bir şey de diyemedi. Bu sırada Asi bornoza uzanıp, alıp, giydi ve çıktığında Demir’le karşılaştı.
    Asi: Demir sen ne zamandır buradasın?
    Demir: Ben
    Asi: Evet sen
    Demir: ben daha bir iki dakika önce girdim, kapıyı vurdum ama duymadın.
    Asi: Öyle mi derken Demir sen bunu pabucuma anlat şeklindeki bakışlarıyla Demir’e bakıyordu.
    Demir ise Asi’yi öyle yarı çıplak gördüğünden beri darmadağın olmuştu. Hemen, kızardığını Asi görmeden, banyodan dışarıya çıktı.

  5. #995
    Durum:
    Çevrimdışı
    deren1970 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    09.05.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    24,728
    Konular
    2
    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart

    -79-

    Asi ise bornozunu çıkarırken acaba beni görmüş müdür diye düşünüp, durdu. Eğer gördüyse diye düşünürken aynada ki suratını fark etti. Tahmin ettiği şeylerden dolayı kızararak, saçmalama kızım, hadi elini çabuk tut, bir an önce giyin diyerek kıyafetini giymeye başladı.
    Asi hazırlanıp, banyodan çıktığında Demir’i elleri pantolonunun cebinde, dışarıyı seyrederken gördü.
    Asi: Demir ben hazırım.
    Demir Asi’nin kendine seslendiğini duyunca geri dönerek, tamam o zaman hadi çıkalım dedi.
    Asansöre yan yana yürürlerken Asi yan gözle Demir’e bakıp, acaba beni gördü mü sorusuna cevap ararken, Demir ise kendini olabildiğince tutup, renk vermemeye çalışıyordu.
    Yemek salonunda kahvaltılarını çabucak yaptılar.
    Demir: Asi senden bir şey isteyeceğim
    Asi: Tamam söyle, neymiş.
    Demir: Bu akşam yaptığımız anlaşmayı kutlamak için bir kokteyl verilecek. Hem şehrin önemli insanları da katılacak.
    Asi: Şimdiden tebrikler
    Demir: Teşekkürler. Ha ne diyecektim genelde herkes eşi ve arkadaşıyla katılacak. Acaba sende bana bu geceki kokteylde eşlik eder misin?
    Asi: Demir ama benim toplantı biter bitmez hemen dönmem gerek.
    Demir’in yüzü asılmıştı, öyle mi? O zaman seni zor durumda bırakmayayım ben.
    Asi daha o cümleyi kurarken pişman olmuştu. Demir kendileri için neler yapmıştı. Oysa kendisi bu geceki davete eşlik etmeyi bile kabul etmiyordu, çok görüyordu bunu Demir’e. Hemen Demir’in yüzüne bakıp aslında dedi.
    Demir: Aslında mı?
    Asi: Aslında yarın dönsem daha iyi olur. Hem gelmişken biraz Antalya’yı da dolaşırım.
    Demir: Asi emin misin? Bak benim içinse bu kararın, zor duruma düşmeni istemem.
    Asi: Ya gerçekten toplantı geç bitiyor derim babama, sorun olmaz merak etme. Peki saat kaçta bu kokteyl?
    Demir: Ben sana haber veririm, ya da en iyisi sen yine toplantın bitince bana haber ver.
    Asi: Emin misin?
    Demir: Neye emin miyim, anlamadım?
    Asi: Yok dün hep telefonun kapalıydı da. Ondan sana ulaşabileceğime emin misin?
    Demir: Asiii
    Asi: Yanlış bir şey dediğimi sanmıyorum.
    Demir pes etmiş şekilde tamam dün için haklısın ama bugün telefonum kapalı olmayacak.
    Asi: Öyle mi
    Demir: Öyle hanımefendi, hadi çok uzadı bu telefon sohbeti. Hem hiç sallanmıyorsun, sanki bugün toplantın yok.
    Asi toplantıyı unutmuştu. Demir toplantı deyince yerinden sıçradı, toplantı doğru ya bugün toplantı vardı.
    Demir gülmeye başladı. Asi kızgın kızgın Demir’e bakıp ya ben toplantıya geç kaldım, sen hiç oralı olmuyorsun. Demir yavaşça yerinden kalkıp merak etme daha yarım saatin var diye cevap verdi Asi’ye.
    Asi bu cevap üzerine nerden biliyorsun? Diyecekken Demir saatini gösterip, hanımefendi sizi ben hiç toplantıya geç kalmana izin verir miyim dedikten sonra Asi’ye göz kırptı.
    Asi: Doğru benim hiçbir zaman kötü olmama izin vermezsin. Sen benim süpermenimsin.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Asi - Senaryolar (2)
    By deren1970 in forum Asi
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 18-06-09, 21:14:02
  2. Doktorlar - Senaryolar (1)
    By mause in forum Doktorlar
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 09-10-08, 20:52:10
  3. Sıla Senaryolar (Arşiv 3)
    By yağmur yüreklim in forum Sıla
    Cevaplar: 999
    Son Mesaj: 29-04-07, 01:23:27
  4. Sıla Senaryolar (Arşiv 2)
    By balim89 in forum Sıla
    Cevaplar: 993
    Son Mesaj: 08-02-07, 19:59:22
  5. Aşk Oyunu - Senaryolar (1)
    By MardiGras in forum Aşk Oyunu
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 22-09-06, 18:25:54

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

vdcasino
vdcasino
vdcasino
betexper
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
grandpashapet
grandpashapet
eta saat
bahis forum
ilbet
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
vdcasino giriş
Mobil Ödeme bahis
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
deneme bonusu
grandpashabet
casino siteleri
canlı rulet
bahis
escort ankara
izmit escort
izmir escort
deneme bonusu
vdcasino
ilbet giriş
ilbet
maltcasino giriş
cratosslot giriş