Sayfa 1/201 123451151101 ... SonSon
1001 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Asi - Senaryolar (2)

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    deren1970 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    09.05.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    24,728
    Konular
    2
    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart Asi - Senaryolar (2)

    -85-


    Oya kolyenin değerli olduğunu anlamıştı. Tamam Asi ama küpe bakarız di mi.
    Asi sesinin hiddetli çıktığını fark etmişti. Çok özür dilerim amacım sizi kırmak değildi, ama kolye benim için çok değerli.
    Oya Asi’ye bakıp, önemli değil anlamam lazımdı dedi. Sonra neşe içinde sana şu inci küpeler çok yakışacaktır diye konuştu. Asi peki diyerek küpeleri denedi. Bu sırada Oya üstü taşlarla süslü bir tacı görüp, bunu paketleyin diyerek, Asi’ye baktı.
    Oya: Harika, çok yakıştı.
    Asi gülümseyerek teşekkür ederim dedi. Bu sırada Oya el sallamaya başlayınca, o tarafa baktı. Şimdi soluğunun kesilme sırası Asi’deydi. Demir baştan aşağı siyahlar içinde inanılmaz yakışıklıydı. Kendilerine doğru yürürken Asi allahım bana kuvvet ver, şimdi düşüp bayılacağım diye düşündü.
    Oya: Demir çok yakışıklı olmuşsun derken birden Asi’ye baktı. Çünkü onun ne kadar kıskanç olduğunu unutmuştu.
    Asi ise Oya’yı yersiz kıskandığını fark etmişti. Hatta kadına anlam veremediği bir sevgi bile duymaya başladı. Gülerek Demir’e bakıp evet çok yakışıklı olmuşsun dedi.
    Demir: Hımm iki güzel bayandan böyle iltifat aldığıma göre, teşekkürler bayanlar. Bu sırada Demir Asi’yi baştan aşağı süzünce Asi utandı, çünkü Demir’in bakışları çok şey anlatıyordu.
    Demir: Asi sen de mükemmel olmuşsun.
    Oya: Tek bir eksiklik kaldı.
    Asi: Nasıl? Her şey tamam, daha ne eksiğimiz kaldı ki?
    Oya: Şekerim en önemli şey saçların ve makyajın.
    Asi: Ya ben onu hemen halledebilirim, şurada saçıma bir topuz yaparsam, olur biter.
    Oya: Hayatta olmaz, hem giriş katında kuaför salonu var.
    Semih: Ben hemen arıyayım diyerek yanlarından uzaklaştı.
    Oya: İkimiz için hazır olsunlar dedi.
    Semih Oya’ya nasıl iki kişi der gibi bakarken, Oya eşine göz kırptı.
    Asi’nin itirazını ne Demir ne de Oya dinlemedi. Hemen alt kata inip, kuaför salonuna girdiler.
    Salondaki kadınlar girenlere baktıklarında gözlerinde hem kıskançlık hem de beğeni vardı.
    Oya hafifçe Asi’nin kulağına eğilip seni o kadar çok kıskanıyorlar ki neden mi? hem kendin çok güzelsin, bir de yanındaki adam inanılmaz yakışıklı derken hafifçe göz kırptı Asi’ye.
    Asi şaşkınlıkla Oya’nın yüzüne baktı, onu bu kadar dobra beklemiyordu. Bakışlarıyla diğer kadınlara baktığında Oya’nın ne kadar doğru söylediğini anladı. Birden içi inanılmaz sevinç ve gururla doldu. Yanında yürüyen harika, yakışıklı adam herkesin gıpta ile baktığı kişi sevdiği adamdı ve onun tarafından seviliyordu. Bunu bilmek ve hissetmek çok güzeldi.
    Oya saçına düz fön yaptırırken kuaföre Asi’nin saçına nasıl topuz yapacaklarını tarif bile etmişti. Asi artık hiçbir şey demesen Oya’nın ellerine bırakmıştı kendini. Oya bir ara Demir’in yanına gidip bir şeyler konuşup, geri dönmüştü. Asi neden gittiğini merak etse de bunu Demir’e sormamaya karar verdi.
    Asi’nin saçları yapılırken Demir’de orada bulunan kitaplara göz gezdiriyordu. O sırada Oya yanına geldi.
    Oya: Çok kalmayacağım ama seni tebrik etmem lazım, harika bir kızı kendine eş seçmişsin.
    Demir: Sağol ama dur bakalım ne diyecek kendisi.
    Oya: Şimdi yine kafasına tilkiler üşüşür seninkinin, ha ben saçı için bir taç aldım, onu arabana bıraktırıyorum, sakın unutma.
    Demir: Oya’cığım sağol bu yaptıkların için.
    Konu ÇAKIL85 tarafından (18-06-09 Saat 22:06:56 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    deren1970 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    09.05.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    24,728
    Konular
    2
    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart

    -86-

    Oya aman boşver şeklinde elini sallayarak Asi’nin yanına döndü. Asi’nin arkasında durup, onunla aynaya baktı.
    Oya: ben aynada muhteşem bir kadın görüyorum.
    Asi: Bende harika, yardım sever, arkadaş canlısı birisini görüyorum.
    Oya elini Asi’nin omzuna koyarak ayy ciddi misin? Ben de seni çok sevdim diye cevap verdi.
    Asi: Keşke daha sonra da görüşebilsek.
    Oya: nereden biliyorsun, görüşürüz belki.
    Asi gülerek o biraz zor dedi.
    Oya: Neden?
    Asi: ben Antalya’nın yerlisi değilim de ondan, dolayısıyla görüşmemiz zor olur.
    Oya: Asi’ciğim dünya küçüktür derler, hiç belli olmaz, bir bakarsın karşılaşırız.
    Asi haklı olabilirsin diye cevap verdi.
    Oya: hayatım benim çıkmam lazım, bu gecenin tadını çıkar. Sözlüne de göz kulak ol, bu gece bayağı bayanın gözü üzerinizde olacak.
    Asi: Merak etme dikkat ederim.
    Oya: Bak bu doğru işte derken ,hafifçe Asi’ye göz kırptı.
    Asi gülerek ne yapayım çok kıskanıyorum onu derken, Oya’ya baktı.
    Oya: Öyle belli ediyorsun ki bunu karşı taraf hemen anlıyor, başka bir şey yapmana gerek yok derken, ama haklısın bende eşimi kıskanırım ve kim bilir senden de beter aman ha sakın yaklaşmayın bu adam benim bile diyorumdur ne dersin derken, iki kadın gülmeye başladı.
    Demir ise oturduğu yerden bu güzel tabloyu izliyordu. Can arkadaşıyla Asi’nin anlaşması çok keyiflendirmişti kendisini. Hemen kalkıp yanlarına gitti.
    Demir: Hanımlar Allah keyfinizi bozmasın.
    Oya: Amin Demir derken saatine baktı. Ayy bayağı geç kalıyorum derken elini tokalaşmak için uzattı. Tanıştığımıza çok memnun oldum.
    Asi: Ben de derken Oya çabuk adımlarla uzaklaşmaya başladı. Heyy diye arkasından bağırdı ama Oya çoktan salondan çıkmıştı bile.
    Demir: Ne oldu Asi, neden bağırıyorsun?
    Asi: Ya görüşürüz diye konuşmuştuk, ama nasıl olacak şimdi bu. Telefon numarasını almadım ki derken ,Demir gülümsemesini eliyle kapatmaya çalıştı ama Asi yakalamıştı bu hareketi.
    Asi: Niye gülüyorsun?
    Demir: Yoo sana öyle gelmiş.
    Asi: Demirrr bal gibi gülümsüyorsun işte.
    Demir: Vallahi sana inanamıyorum Asi daha bir saat önce kıskandığın, hatta öldürmeyi düşündüğün kadının şimdi telefon numarasını almadığın için hayıflanıyorsun.
    Asi şaşırıp Demir’e baktı.
    Demir: Ben seni çok iyi tanıdığımı söylemiştim di mi.
    Asi iki elini kavuşturarak oturmaya devam etti. Söyleyecek bir sözü yoktu çünkü. Demir gülerek yerine döndü.

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    deren1970 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    09.05.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    24,728
    Konular
    2
    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart

    -87-

    Yarım saat sonra Asi aynadaki kendine bakarken Oya sayesinde harika bir kadın olduğunu düşündü. Bu sırada Demir de yanına gelmişti ve kulağına eğilip harika görünüyorsun sevgilim dedi.
    Asi: Demir gerçekten beğendin mi?
    Demir: Bu güzelliği beğenmemek mümkün mü?
    Asi: Teşekkürler.
    Demir: Hadi çıkalım diyerek sevgilisinin elini tuttu. İkisi salondan çıkarken Semih’le karşılaştılar.
    Semih: Vayy Asi hanım harika göründüğünüzü izninizle söylemek isterim.
    Asi gülerek teşekkürler Semih bey diye cevap verdi.
    Demir Semih’e elini uzatıp her şey için teşekkürler derken,
    Semih: Bizim için sizin gibi güzel bir çifte hizmet etmek zevkti diye cevap verdi.
    Semih onların arkasından bakarken telefonu çaldı. Arayan Oya’ydı.
    Oya: Semih bunların nikahı saat kaçta?
    Semih: Ya bilmem ki.
    Oya: Ne demek bilmem ki. Biz gitmeyecek miyiz.
    Semih: Kızım belli değil ki, çocuk şansını deneyecek.
    Oya: Sen belli değil zannet, kesin evlenir onlar. Sen saati Demir’e sorsana.
    Semih: Sen nasıl bu kadar eminsin?
    Oya: İddiaya var mısın? Evlilik teklifini kabul edecek. Bugün kıyılacak nikahları.
    Semih: Tamam varım, neyine?
    Oya: Ne zamandır ne yemeğe götürüyorsun, ne sinemaya. Ben kazanırsam ikisine de götüreceksin beni.
    Semih: Tamam oldu, peki ben kazanırsam.
    Oya: Vallahi öyle şansın yok, sen kazanırsan, ne istersen yaparız. Ama sen önce şu saati öğren.
    Semih: Yahu niye saate taktın ki.
    Oya: Çünkü bizde o nikaha gideceğiz.
    Semih: Saçmalama Oya. Ne alakası var?
    Oya: Saçmalayan sensin, en yakın arkadaşımız evlenecek, hem onlara iki nikah şahidi lazım değil mi benim şaşkın kocam.
    Semih’in jetonu ancak düşmüştü. Öyle ya ola ki evlenseler bunlara şahit lazımdı. Oya’nın hala ne bekliyorsun demesi kendine getirdi Semih’i. Tamam tamam şimdi arıyorum diyerek telefonu kapattı.
    Demir çalan telefonuna baktığında Semih’in aradığını görünce şaşırdı, Asi’ye gülümseyerek baktıktan sonra telefonu açarak, efendim derken;
    Semih: Sakın ağbicim adımı söyleme
    Demir yan göz Asi’ye bakıp, efendim sizi dinliyorum, dedi.
    Semih: Saat kaçta sizin nikah?
    Demir: Anlamadım
    Semih: Oğlum harbi kendinde değilsin, eee haklısın dünya güzeli bir bayan var yanında. Diyorum ki bu nikah saati kaçta.
    Demir: Saat sekizde olacak.
    Semih: Sekizde demek, yahu nikah saati benim bildiğim en son altıda olur.
    Demir: Özel durum olduğundan.
    Semih: Tabi ya özel durum, bunu düşünmemiştim. Görüşürüz ağbicim diyerek telefonu kapattı.

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    yasamakguzel88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    12.02.2007
    Yer
    Set Resimleri Profilimde
    Mesajlar
    1,593
    Konular
    0
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    -43-




    ESEN- Evet abi, vallahi Alen yazıyor..Kendin bak istersen…

    Ben de tam bu sırada seslerin yükselmesiye birlikte odadan çıkıp, olan biteni bir köşede seyrediyorum…Demir sinirli sinirli telefona bakıp, etraftakilere hiç aldırmadan küfürler savuruyor…..Sonra bir hışımla çalan telefonu kulağına götürüyor..Ben hala kimin aradığını anlayabilmiş değilim…

    ALEN- Asii..

    DEMİR- Ne var pislik? Sen ölümüne mi susadın? Ben sana bir daha Asi’yi ne arayıp, ne sormayacaksın demedim mi?

    ALEN- Pardon Demir….Sen miydin?

    DEMİR- Bak hala konuşuyor bide ..Evet benim tanımayadın mı?

    ALEN- Yok tanıdım ama bu telefonu senin açmanı beklemiyordum..Şaşırdım ondan…

    DEMİR- Sadece şaşırdıysan iyi..Biraz daha neden aradığını söylemezsen, şaşırmakla kalmayıp, acıda çekiceksin….

    ALEN- Şey ben bugün taşınıyorumda…Asi’nin burda birkaç eşyası kalmış..Gelip almasını isteyecektim..

    DEMİR- Ne gibi eşyalar?

    ALEN- Gözlüğü, birkaç kitabı, saç tokası,kıyafeti filan var…

    Demir birden gözlerini hızla benim odamın kapısına çeviriyor….O sinirle ilk kez karşı karşıya geliyor bakışlarımız…Demir’i öfkeli gördüm ama hiç bu derecede değildi….O bakışlardan ben bile korkuyorum…Birkaç saniyelik öldürücü bakışlardan sonra, telefondaki sesini dahada yükselterek konuşmasını sürdürüyor,

    DEMİR- Bana bak dünyanın en pislik insanı…Asi hiçbir eşyasını geri istemiyor…Hepsini çöpe at ve defolll git…Seni son kez uyarıyorum…Asi’nin adını, adresini, telefonunu, yüzünün şeklini hatta böyle biri olduğunu bile unutucaksın…

    Demir’in benim eşyalarım hakkında fikrimi almadan karar vermesi artık benim içinde bardağı taşıran son damla oluyor..Bir saattir sesimi çıkarmadan, böyle okdan fırlamış yay gibi deli hallerine katlanıyorum ama yeter…Odanını kapısından hızla yanına ilerliyorum…

    ASİ- Şu telefonu verir misin bana?

    DEMİR- Çekil sen? Seninle daha sonra konuşucaz….Ben şimdilik onunla olan işimi hallettim..

    ASİ- Bana sormadan mı?

    Kontrolümü bende yavaş yavaş kaybetmeye başlıyorum,

    DEMİR- Evet sana sormadan..

    ASİ- Ne hakla?

    Kulağındaki telefonu yere indirip, kızgın kzıgın gözlerini bana dikiyor..Öfkesi artık kontrolünden çıkmış besbelli..Deli danalar gibi bir sağa bir sola gidiyor…İçindeki hırsla baş edemeyince, ellerini saçlarının arasından hırsla geçiriyor…O da olmadı yumruklarını sıkıyor ve sesinin son raddesine kadar dönüp bana bağırıyor,

    DEMİR- Ne hakla öyle mi? Bunu hala anlatamadıysam zaten bu saatten sonra anlamana gerek yok..Al telefonunu ne halin varsa gör….

    Hiç beklemediğim bu kolay pes ediş karşısında benim direncim kırılıyor..İçimde zafer kazanmışlık yerine, kocaman bir boşluk oluşuyor….Telefonu elinden alıp, isteksizce kulağıma görütüyorum..

    ASİ- Alo..

    ALEN- Alo Asi sen misin?

    ASİ- Evet benim..Ne var yine? Hala ne yüzle beni arayabiliyorsun inan anlayabilmiş değilim?

    ALEN- Asi ben gerçekten özür dilerim..O gün bunları nasıl yapabildim bilmiyorum..Sanırım öfkeden ve kıskançlıktan gözüm dönmüştü..

    ASİ- Bunları dinlemek istemiyorum..Sadete gelir misin?

    ALEN- Asi gitmeden son bir kez yüz yüze görüşsek..Hem sana veda etmiş olurum, hemde bende kalmış olan eşyalarını veririm..

    ASİ- Seninle görüşmek istemiyorum…

    Görüşme lafımdan sonra, karşımda sinirle oturan Demir , yan tarafındaki masanın örtüsünü hışımla çekip, üzerindekileri tuzla buz ediyor…Parçalardan biri dizime geldi sanırım..Çok acıyor..Ama şu an bununla ilgilenicek halim yok..

    ALEN- Israr ediyorum..Lütfen..

    ASİ- Alen biraz daha konuşmaya devam edersen, yaptıkların için seni polise şikayet edicem…

    ALEN- Peki peki..O zaman bu eşyaları ne yapmam gerektiğini söyle?

    ASİ- Hepsini bir koli yap ve çıkarkan kapıcıya bırak..Ben oradan alırım..

    ALEN- Tamam öyle yaparım..Asi beni affettin mi bari onu söyle?

    ASİ- Hayır affetmedim…Benden uzak dur..Hoşçakal…

    ALEN- Hoşçakal…..

    Telefonu kapattım kapatmasına ama sanki ömrümden ömür gitti…Ne bitmek bilmeyen bir konuşmaydı….Etrafdakiler ne olduğunu anlayabilmiş değil..Demir’in ani öfkesini, benim üzgün halimi..

    GÖRKEM- Biri bizi neler olduğunu anlatabilicek mi? Demir, senin Alen’e aşırı öfken neden? Tamam anladık Asi’nin eski sevgilisi filan ama biraz abarttın sanki? Elinden gelse telefondan adamı öldürecektin……

    DEMİR- Siz karışmayın..Bu bizimle o şerefsizin arasında…

    DENİZ- Asicim sen söyle canım? Ne oldu aniden böyle? Betin benzin attı bir an da…

    Deniz’e söyleyebiliceğim birkaç kelimeyi aklımda toparlama çalışırken, Demir hırsla oturduğu yerden kalkıp öfkeyle bana dönüyor.. Namlusundan salıverilmiş bir mermiye benziyor.. Önüne ne çıkarsa yakıp yıkacak gibi yürüyor.. ….

    DEMİR- Asii, yürü gidiyoruz….

    İtiraz etmeme fırsat vermeden, kolumdan tuttuğu gibi arabaya kadar çekiştiriyor…Arabaya binene kadar ikimizde sessizliğimizi koruyoruz ama arabaya bindikten sonra Demir’in bana yönelttği bakışlarından korkuyorum.. Demir bir şeyler söylemek için ağzını açıyor ama sonra vazgeçerek gazı kökleyip, patinaj çekerek kalkıyoruz….

    Derin bir nefes alıp ‘’Demir’’ diyorum, ama Demir bakışlarıyla şimdi değil, kendini sonrası için hazırla diyor adeta bana…Demek öyle Demir Bey..Bende sakinleşmek yerine sinirlerimi canlı tutuyorum, birazdan edeceğimiz büyük kavga için…O kadar hızla sürüyor ki arabayı, hala yaşıyor olmamız nerdeyse mucize…Bir süre daha bu hızla gittikten sonra, Demir arabayı kimsenin olmadığı bir sahil kenarına çekiyor…Kapıyı hızla çarpıp aşağı iniyor…İki kolunu birbirine yaslayıp arabanın ön kısmında duruyor hiç kıpırdamadan…Sinirlerini kontrol altında tutmaya çalışıyor ama bunu pek başardığı söylenemez..Bir süre bende arabanın içinde sessizce onu izliyorum…Sonra bu sessizlik canımı skıkıyor..Ne olucaksa olsun diyip yanına gidiyorum..Geldiğimi gördüğü halde kafasını çevirip bana bakmıyor bile…İlk konuşan ben oluyorum..

    ASİ- Bu yaptıkların çocukca Demir..Senin gibi aklı başında birine hiç yakıştıramıyorum…

    Aniden tüm öfkesiyle beni kolumdan tutup, kendine doğru çeviriyor…

    DEMİR- O telefon konuşmasının bir açıklamasını istiyorum…Hemde şimdi diyor adeta emredercesine…

    Arabada kendimi boşuna sakinleştirmişim…İçimde tutmaya çalıştığım öfke , kelimelerime bir bir dökülüyor…

    ASİ- Çok abartıyorsun Demir….Düşündüğün gibi açıklanıcak bir şey yok…Sadece kısa bir telefon konuşmasını nasıl böyle büyütebildin?

    Demir ellerini saçlarının arasından geçirererk,

    DEMİR- Yani sana tecavüz etmeye kalkışan biriyle telefonda konuşuyorsun ve bu yaptığının normal bir davranış olduğunu söylüyorsun..Doğru mu anlamışım Asi diyerek bağırıyor..

    Bende aynı ses tonuyla karşılık veriyorum,

    ASİ- Ne yapabilirdim ? Aramış, onda kalan eşyalarımı almamı istiyor..

    Demir kısa bir an duraksıyor..Artık zaptedilmez bir halde….

    DEMİR- O pisliğin evinde eşyalarının kalması ayrı bir olay zaten..Siz ne ara bu kadar samimi oldunuz he söyler misin?

    ASİ- Yeter artık…Şu çocukça kıskançlığının seni ne hale getirdiğini görmüyor musun? Hatırlarsan bir zamanlar hepimiz arkadaştık…O zamandan kalmış eşyalarım sanırım….

    DEMİR- Ben arkadaş filan değildim …Hala aklmı almıyor..O pislik seninle görüşmek istedi değil mi? O hayvanı öldürmek istiyorum ..Nasıl bir cesaretti ondaki? Hem sen neden telefonu açarken ‘’yine ne var’’ dedin? Daha öncede mi aradı o seni?


    ASİ- Sen buna mı dikkat ettin?

    DEMİR- Bana cevap ver..Soruma soruyla karşılık vermeyi kess….

    Artık duyduklarıma inanamıyorum,

    ASİ- Bana bağırmayı kes Demir…Karşında istediğin gibi azarlayabiliceğin küçük bir kız çocuğu yok senin…

    Artık gözlerime hücum eden göz yaşlarımı engellemeye çalışmam nafile..Beni dinlemeden kendileri akıyorlar…Biriyle kavga ederken, ağlamaktan nefret ediyorum…

    ASİ- Bu şekilde davranmaya devam edersen, seninle bir geleceğimiz olma ihtimali zor Demir…..

    Son sözümden sonra, Demir dakikalardır yumruk yaptığı elini sert bir şekilde arabaya vuruyor…Canının yandığı suratın aldığı şekilden çok belli…Elini tutuyorum bakmak için, ama o geri çekiyor…

    DEMİR- Bırakk…

    ASİ- Kötü görünüyor Demir? İnadı bırakta bakim eline..Hastaneye gitmemiz gerekebilir…

    DEMİR- Ben kendim hallederim…

    ASİ- İyi ne halin varsa gör..Daha fazla uğraşamıyacağım seninle..Ben arabadayım, şu sinirin geçtiği zaman beni eve bırak diyip geçip arabaya oturuyorum…Elini hala sıkıyor, inadından bakmamada izin vermiyor…Of Allah’ım ben ne yapıcam bu deliyle..Onu çok seviyorum ama şu kıskançlığı bazen beni boğuyor…

    Şimdi sinirli sinirli telefonda birisiyle konuşuyor…Umarım düşündüğümü yapıp ,Alen’i filan aramamıştır….O pisliğin daha çok başımıza bela olmasını istemiyorum..Telefonu kapatır kapatmaz, gelip öfkeyle arabayı çalıştırıyor..Bir şey olduğu belli…Sorup sormamak arasında kararsız kalıyorum..Ben sormadan bu kez o önce davranıp konuşuyor…

    DEMİR- Görkem aradı…Esen çekip gitmiş, şu bizim iki sokak ötedeki büyük diskoya..Allah’ım bu saatte orası sapık doludur..

    ASİ- Peki Görkemler neden engel olmamış?

    DEMİR- Denemiş ama durduramamış….

    ASİ- Şimdi nereye gidiyoruz?

    DEMİR- Küçük Hanım’ı toparlamaya…. Kim bilir ne kadar içmiştir….Görkem’ler de oraya geçiyorlar..Artık hangimiz önce varırsa o çekip çıkartır..

    ASİ- Peki diyip susuyorum…..Diskonun önüne gelene kadar bu sinir bozucu sessizlik Demir’in arada derin derin aldığı nefesler dışında devam ediyor…

    Arabadan inince Görkem ve Deniz’le karşılaşıyoruz….Demir bu kez öfkeli bakışlarını Görkem’e fırlatıyor,

    DEMİR- Bir kıza sahip çıkamadın yani Görkem..Kahretsin ya..

    GÖRKEM- Bahsettiğimiz kız senin kardeşin Esen…Sanki kendi kardeşini tanımıyormuş gibi konuşma..

    DEMİR- Hadi Esen seni takmaz,anladık..Peki ya Deniz sen neden engel olmadın..ya da evden çıakr çıkmaz beni aramadın?

    DENİZ- Ben duşa yeni girmiştim Demir…Duştan çıkar çıkmaz Görkem olanları anlatınca hemen seni aradık zaten…

    DEMİR- Ah Esen ah..Artık bu başına buyrukluğunun cezasını ödeme zamanı geldi..Hadi burda zaman kaybedeceğimize içeri geçelim..

    GÖRKEM- Bencede diyip Deniz’in elinden tutarak içeri geçiyorlar…Demir’le ikimiz kapıda öylece kalıyoruz..İçerisi çok kalabalık her halinden belli…Kapıdan girer girmez birkaç dakika içinde birbirimizi kaybedeceğiz…Demir bu yüzden elimi tutmak istiyor ama az önceki kavgamızdan dolayı buna cesaretde edemiyor,

    ASİ- Burda böyle dikilerek Esen’i bulamayız…

    DEMİR- Evet haklısın…Ama içerde birbirimizi kaybetmemiz için elinden tutmak gerek Asi..

    ASİ- Tut o zaman..

    Demir’in o telefon konuşmasından sonra ilk defa gözlerinin içi gülüyor..Elimi sıkıca tutunca, bizde Görkem’lerin peşinden içeri geçiyoruz...

    Gercektende yanılmamışız….Burası ana-baba günü…Sarmaş dolaş dans edenler, bir köşede öpüşenler..Ne ararsanız var.Müzik gititkçe hızlanıyor ve insanlar daha da erotik dans etmeye başlıyorlar….Demir bunları gördükçe beni belimden çekip iyice kendine yaklaştırıyor, bir yandanda etrafda gözleriyle Esen’i arıyor..

    DEMİR- Görebiliyor musunuz?

    GÖRKEM- Hayır ağabeyicim burası ne böyle? Nasıl bulucaz biz bu deliyi?

    Onlar böyle konuşurken gözlerim pistin ortasında kalabalık bir gruba ilişiyor…Ortada dans eden iki kişive etraflarında aç gözlerle onları seyreden bir kalabalık…Biraz daha dikkatli baktığımda Esen’in yakışıklı bir çocukla çok seksi bir şekilde dans ettiğini görebiliyorum…Birbirlerine çok yakınlar… Bu dansı iyi bildikleri her hallerinden belli..İkisindede inanılmaz bir tutkuyla dans ediyorlar..Benim gördüğüm bu manzarayı Demir’in görmemesi için dua edip başımı ona çeviriyorum…Ama nafile..Demir gözleri yuvalarından çıkmış bir şekilde gözlerini dikmiş karşısında deli gibi dans eden kardeşine bakıyor…
    ....Cahil ile Sohbet Etmek Güçtür Bilene, Çünkü Cahil Ne Gelirse Söyler Diline....

  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    deren1970 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    09.05.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    24,728
    Konular
    2
    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart

    -88-

    Demir bu defa arabayı kendisi kullanıyordu. Yanındaki Asi’ye sürekli bakmaktan kendini alamıyordu.
    Asi: Demir bana bakmaktan vazgeçsen.
    Demir: Yapamam, o kadar güzelsin ki, gözlerimi senden alamıyorum.
    Asi: İyi de araç kullanıyorsun, Allah korusun bir şey olur filan. Dikkatini yola vermen gerekir.
    Demir: Tamam dikkat etmeye çalışacağım.
    Nihayet belediye binasına hiç kimseye sormadan, Semih’in güzel tarifiyle gelebilmişlerdi.
    Demir: Geldik
    Asi şaşkındı, tamam kokteylin nerede olduğunu bilmiyordu ama en azından deniz kenarında bir yer tahmin ederken, şehrin göbeğinde hatta belediye binasına gelmişlerdi.
    Asi: Nasıl geldik, burası mı?
    Demir: Hı hıı, evet
    Asi: Allah Allah kim düşünmüş böyle bir organizasyonu merak ediyorum. Ne alaka yani belediye binasında kokteyl vermek.
    Demir bir süre sessiz kaldı. Asi huzursuz oldu, Demir’in konuşmaması, arabadan inmemeleri onu tedirgin etmişti.
    Asi: Demirrr iyi misin?
    Demir: Bilmiyorum ama sanırım çok heyecanlıyım.
    Asi: Heyecanlı mı? Demir hakikatten seni anlamıyorum. Neler oluyor?
    Bu sırada Demir oturduğu yerden Asi’ye doğru yavaşça dönerek;
    Demir: Aslında ortada kokteyl diye bir şey yok.
    Asi şaşkın şaşkın Demir’e bakıyordu. Ne yani bana yalan mı söyledin? Peki niye böyle hazırlandık?
    Demir Asi’nin iki elini ellerinin içine alarak;
    Demir: Şimdi söyleyeceklerimi aslında uzun zamandır düşünüyordum, hatta prova bile yapmıştım ama unuttum. Asi ben seni deliler gibi seviyorum ve sana sırılsıklam aşığım. Hep senin yanında olmak, seninle aynı yastığa baş koyup, sabah senin güzel yüzünü görerek uyanmak istiyorum. Arada bir seni görmek, sesini duymak bana yetmiyor. Hayat bize ne gösterecek bilemiyorum, ama bundan sonra ne yaşayacaksak iyi günü, kütü günü, hastalığı, sağlığı beraber yaşayalım istiyorum. Sen Asi Kozcuoğlu bu binanın kapısından benimle girip, dışarıya Asi-Demir doğan olarak çıkmaya var mısın? BENİMLE EVLENİR MİSİN ASİ?Asi şaşırmıştı, deli gibi sevdiği adam hazırsız olduğu anda ona evlenme teklifi ediyordu, hatta etmiyordu, bir olumlu hareketi bile yetecekti.Evleneceklerdi.
    Asi arabanın kapısını açıp dışarıya çıktı, bu şaşkın halinin geçmesi için sanki alacağı temiz hava ona yetecekti. Demir’de hemen araçtan indi. Asi Demir’e arkasını döndü, birkaç adım attı. Bu sırada Demir büyük bir ümitle Asi’nin ona evet demesini bekliyordu, ama Asi ondan biraz daha uzaklaşınca bir anda tüm ümitleri tükendi. Öyle ya neden evet desin ki diye düşündü, ailesinin bilmesini, kabul etmesini ister, neden gizli bir evlilik yapsın ki. Bu düşünce bile omuzlarının çökmesine neden olmuştu.
    Onların biraz gerisinde park eden araçtaki çift de olan biteni anlamaya çalışıyordu. Semih ve Oya heyecan içinde hem onlara hem de birbirlerine baktılar.
    Semih: Ben sana demiştim işte, kaybettin, olmayacak bu nikah.
    Oya: Dur bakalım, daha belli değil?
    Semih: Nasıl belli değil, karşımızdaki manzara hiç de kabul edilmiş bir teklifin sonucu değil.
    Bu sırada Oya elindeki gelin çiçeğine bakıyordu. Semih haklıydı galiba, oysa Asi’nin gözlerinde gördüğü aşka inanmış ve ne olursa olsun bu evlilik teklifini kabul edeceğini düşünmüştü.

Sayfa 1/201 123451151101 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Doktorlar - Senaryolar (1)
    By mause in forum Doktorlar
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 09-10-08, 20:52:10
  2. Asi - Senaryolar (1)
    By GULBEYAZ76 in forum Asi
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 11-09-08, 17:12:33
  3. Sıla Senaryolar (Arşiv 3)
    By yağmur yüreklim in forum Sıla
    Cevaplar: 999
    Son Mesaj: 29-04-07, 01:23:27
  4. Sıla Senaryolar (Arşiv 2)
    By balim89 in forum Sıla
    Cevaplar: 993
    Son Mesaj: 08-02-07, 19:59:22
  5. Aşk Oyunu - Senaryolar (1)
    By MardiGras in forum Aşk Oyunu
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 22-09-06, 18:25:54

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

vdcasino
vdcasino
vdcasino
betexper
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
grandpashapet
grandpashapet
eta saat
bahis forum
ilbet
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
vdcasino giriş
Mobil Ödeme bahis
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
deneme bonusu
grandpashabet
casino siteleri
canlı rulet
bahis
escort ankara
izmit escort
izmir escort
deneme bonusu
vdcasino
ilbet giriş
ilbet
maltcasino giriş
cratosslot giriş