2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Aşk Laftan Anlamaz - Senaryolar

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    OXFORD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emektar
    Üyelik tarihi
    28.12.2004
    Yer
    #among the stars
    Mesajlar
    39,615
    Konular
    190
    Verdiği Beğeni
    8

    Aldığı Beğeni: 33

    Bahsedilme
    1 Mesaj

    Standart Aşk Laftan Anlamaz - Senaryolar

    Paylaşımlara burdan devam edebilirsiniz
    Your beliefs become your thoughts,
    Your thoughts become your words,
    Your words become your actions,
    Your actions become your habits,
    Your habits become your values,
    Your values become your destiny.

  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    Nian* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    18.07.2010
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2,799
    Konular
    3
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Buraya ilk, benden ikinci olarak gelecek fanfic buyursun gelsin o zaman:calis

    Öğlenden sonrasını bir iş toplantısında geçirecek olan Murat toplantıya Çağla ile katılmak zorunda kalır. Onun gidişiyle boşta kalan Hayat işlerini erkenden bitirir ve şirketten çıkmaya hazırlanır... Şirketten çıktığı anda Azime Babaanneden aldığı bir telefon ile onun davetini kabul ederek evine gider. Azime ve Hayat bahçede güzel bir şekilde sohbet ederlerken saat ilerlemiştir ve Murat toplantıdan çıkmıştır...

    Murat arabaya bindiği an telefonunu eline alır ve Hayat'ı arar. Hayat konuşma esnasında telefonun çalmasıyla ekranda Murat'ın ismini görür ve heyecanlanarak Azime'ya kaçamak bir bakış atar. Azime elindeki kahvesinden bir yudum daha içerken onun bu telaşlı haline gülümser.

    "Sen konuş kızım. Sorun olmaz."

    Hayat gülümser ve telefonu açar.

    "Efendim Murat Bey?"

    Murat birkaç saniye duraksar. "Bey?" diye imalı bir ses tonu ile sorar. Hayat bu durumdan daha çok keyiflenerek "Evet Murat Bey?" dediğinde Murat derin bir nefes alır ve "Neredesin?" diye sorar.

    "Şu an benim için çok önemli olan birinin yanındayım... Onunla sohbet ediyoruz." Hayat keyifli bir sesle Murat'ın sorusuna cevap verir. Bu cevap ile Murat kaşlarını havaya kaldırır.

    "Öyle mi? Kim o?"

    Hayat, Azime'ye tekrar bir bakış atar ve Murat'ın sorusunu duymamış gibi davranır.

    "Siz neredesiniz Murat Bey? Toplantınız bitti sanırım?"

    Murat bu cevapla biraz daha sinirlenir ve ciddileşen bir sesle konuşur. "Hayat, sana bir soru sordum?" Onun bu tavrı sürücü koltuğundaki Kerem'in gözlerinin açılmasını sağlar (Tıpkı 9. bölümdeki gibi:img-hyste)
    Hayat bu küçük oyununu daha fazla sürdürmez ve "Azime Hanım'ın yanındayım.. Murat Bey." Diyerek Murat'ın sorusuna doğru cevabı verir... Bu cevaptan sonra Murat eve gitme fikrinden vazgeçer ve Azime babaannesine gitmeye karar verir..

    Yaklaşık 1 saat sonra Azime ve Hayat hala bahçedeyken eve gelen bir misafir, bahçeye onların yanına doğru gelir. Hayat gelen kişinin Murat olduğunu düşünürken karşısında genç ve alımlı bir kadın bulur. Kim olduğunu bilmediği bu kadına meraklı gözler ile bakarken kadın neşe içinde gülümseyerek "Azime Babaanne! Ben geldim!" der. Azime duyduğu tanıdık ses ile omzunun üzerinden arkasına bakar ve gördüğü kişi ile gülümseyerek ayağa kalkar.

    "Ah güzel kızım sen mi geldin!" Ona doğru gelmekte olan kadının karşısına geçer ve ona sıkıca sarılır. "Beklemiyordum hiç. Haber verseydin keşke Elifciğim..."

    Hayat ikinci bir şaşkınlık yaşayarak Elif'e sıkıca sarılan Azime'ye bakar... "Siz gelmeyince artık ben geleyim dedim Azime Babaanneciğim..."

    O esnada bahçeye giriş yapan Murat, Hayat'tan önce karşısında Elif'i görünce onun adını söyler. Murat'ın sesini duyan Hayat gözlerini onlardan çekerek ayağa kalkar ve Murat'a bakarak onlara doğru ilerler. Elif Azime'den ayrıldığında kocaman bir gülümseme ile arkasında duran Murat'a döner ve ona kocaman sarılır. Bu hareketi Hayat'ın gözlerinin açılmasına ve şaşkınlığının giderek artmasına neden olur.

    "Ah tam da senin adını anacaktım ben de... Diyecektim ki 'Murat da son zamanlarda hiç gelmeyince, son akşamımı sizi ziyaret ederek geçireyim dedim.' "

    Murat Tek eliyle Elif'in sarılışına karşılık verirken gözleri bir anda ona bakmakta olan gözleri fark etti ve toparlanarak kendisini geri çekti. "Eee şey, Hayat? Siz tanıştınız mı?"

    Murat'ın sorusu ile tüm gözler Hayat'ın üzerine çevrilir. Hayat ufak bir tebessüm ile imalı bir sesle konuşarak "Hayır, henüz fırsat olmadı." cevabını verir. Bunun üzerine Elif araya girer ve elini Hayat'a doğru uzatır.

    "Merhaba, Elif ben." Hayat nazik olmaya devam ederek ona uzatılan eli sıkar. "Hayat." Elini geri çektiği an Azime araya girer ve "Ah şey, Elif bizim komşumuz olur. Yani aslında elimizde büyüdü sayılır Hayatcığım..." Diyerek küçük bir tanıtım yapar. Elif bu tanıtıma küçük bir detay daha ekler. "Ah evet, Murat ile beraber büyüdüm de diyebilirim aslında." Bir eli Murat'ın koluna girdiğinde Hayat kaşlarını havaya kaldırır ve gülümser. "Öyle mi? Ne güzel..." Gözleri Elif'in eline iner ve dudaklarını birbirine bastırır. Ortamda oluşan kısa sessizlik Murat tarafından bozulur.

    "Elifciğim, sen az önce son akşamın olduğunu mu söylemiştin?"

    Hayat soruyu duymamış, Murat'ın Elifciğim kelimesinde takılı kalarak tek kaşı havaya kalkmış bir şekilde ona bakmıştır. Murat yandan bir bakış atarak Hayat'ın yüz ifadesini fark eder.

    "Evet... Biliyorsun zaten belli aralıklar ile geliyorum buraya... E artık dönüş zamanım geldi."

    "Ne güzel!"

    Bu cevap, Hayat'ın dudaklarından sesli bir düşünce olarak döküldüğünde tüm gözler tekrar ona çevrilir. Hayat söylediği şeyin farkına varır ve durumu toparlamak için güler. Ellerini iki yanına açar ve "Yani gitmeden önce ziyarete gelmen ne güzel, demek istedim..." der. Cümledeki gerçek anlamı sadece Murat anlamıştır ve bundan keyif alarak gülümsemiştir. Elif'in elinden sıyrılır ve Birkaç adım atarak Hayat'ın yanına varır... Azime bu esnada Elif'in koluna girer ve "Gel kızım biz seninle salona geçelim... Murat, sen de Hayat'ı alıp gel evladım." Der ve Elif ile birlikte içeriye girer.

    Onların içeri girmesiyle Hayat kollarını göğsünün altında birleştirir ve çenesini dikleştirerek karşısında keyifle gülümseyen Murat'a bakar.

    "Ne?" der onun gülümsemesine karşılık. "Neden gülümsüyorsun?" Murat yüzündeki ifadeyi silmeden Hayat'a doğru bir adım daha atar. "Sana gülümsüyorum... Bu hallerine."

    Hayat kaşlarını havaya kaldırır ve bir adım geri atarak Murat'tan kaçar. "Neden? Ne varmış ki halimde?"

    Murat, ondan kaçan Hayat'ın peşini bırakmaz ve tekrar ona doğru uzun bir adım atar ve daha çok yakınlaşır... "Halinde ne mi var?Hım..." Gözlerini Hayat'ın gözleri ve dudakları arasında gezdirir. "Belki biraz kıskançlık, biraz da sinir...Olabilir mi?"

    Hayat ona bu kadar yaklaşmış olan Murat'ın etkisi ile anlık bir şaşkınlık yaşar. Ardından toparlanarak kaşlarını çatar. "Ne? Hayır canım, alakası bile yok." Murat'ın yanından sıyrılarak "Hadi içeri girelim, misafiri bekletmek olmaz değil mi?" der ve içeriye doğru hareketlenir. Murat onun hızlı adımlarını gülerek izler ve onun peşinden içeriye girer.

    Azime ve Elif salonda koyu bir sohbete başlamışlarken Hayat gülümsemeye çalışarak yanlarına gider ve boştaki tekli koltuğa oturur. Murat'ın da diğer tekli koltuğa oturmasını bekler fakat Murat tam Elif'in yanına yerleşince gözlerini kısarak ona bir bakış atar.

    "Demek bu akşam gidiyorsun öyle mi?"

    "Evet.. 23.00'a biletim var... Yani bir arada sen gel oralara diyeceğim ama ne kadar işkolik biri olduğunu iyi biliyorum..." Elif bir an duraksar ve karşılarında oturan Hayat'a bakar. "Sen Murat'ın asistanısın değil mi?"

    "Evet." Diyerek hızlıca ona cevap verir Hayat. Elif gözlerini kısar ve kafasını biraz öne doğru eğer. "Sana çok eziyet ediyor mu?" diye sorar... Hayat'ın bir cevap vermesine fırsat vermeden konuşur. "Çünkü Murat biraz iş konusunda serttir. Çalışanlarını fazla çalıştırmayı sever... Herkesi kendisi gibi sanar ve..."

    Hayat Elif'in cümlesini yarıda keser. "Murat'ı..." diyerek söze başlasa da duraksar ve düzeltme yapar. "Murat Bey'i tanıyacak kadar onunla fazla zaman geçirdim. Yani iş konusunda da nasıl biri olduğunu biliyorum..." Sert çıkışı Azime'nin ve Elif'in şaşırmasına neden olurken Murat kaşlarını havaya kaldırır ve gülümsemesini dudaklarında bastırır. Gergin bakışmaların oluştuğunu hisseden Azime araya girerek "Elifciğim, akşam yemeğine kalırsın değil mi?" diye sorar. Hemen ardından Hayat'a dönerek "Sana sormuyorum çünkü sen kalacaksın güzel kızım." Der. Hayat belli belirsiz gülümsediğinde Elif Azime'ye döner. "Kalırım tabiki! Ama bir şartım var... Bu akşam yemeğini... Ben yapayım diyorum... Gitmeden önce size bir kere daha yemek yapayım istiyorum."

    "Ha daha öncede yemek yaptığınız oldu yani?"

    Hayat ikinci kez düşündüğü şeyi sesli bir şekilde dile getirmiştir. Fakat bunu toparlamak için ek bir çaba sarfetmemiş sorusunun arkasında durmuştur.

    "Tabiki! Azime babaanne ve Murat yemeklerimi çok severler... Öyle değil mi Murat?"

    Bu defa gözler Murat'ın üzerine toplandığında Hayat kaşlarını havaya kaldırır ve imalı bir şekilde "Öyle mi Murat Bey?" diyerek Murat'ın cevabını bekler. Murat bir anlığına bu ikili diyalog arasında kaldığını hisseder ve bir elini ensesine götürür.

    "Evet... Yani severim... Elif güzel yemek yapar."

    Hayat gözlerini onun üzerine kenetlediğinde Azime ortamı düzeltmek için şaşkınca gülümser...

    "Ama eminim Hayat kızımda güzel yemek yapıyordur..."

    Bu cümle Murat'ın istemsizce kahkaha atmasına sebep olurken Hayat sinirle dudaklarını birbirine bastırır..

    "Evet babaanneciğim. Hayat da güzel yemekler yapıyor tabiki." Murat keyifle gözlerini sinirle asılan Hayat'ın yüzünde gezdirir. "Balık konusunda harikadır mesela... Değil mi?" Hayat asabi bir şekilde gülümsemekle yetinir... Elif konuşmadan fazla bir şey anlamayarak "O zaman ben yavaştan mutfağa geçeyim.." Der ve ardından Murat'a dönerek "Senin sevdiğin yemekten de yapayım diyorum... Yani biraz zaman alır. O yüzden şimdiden başlayayım ben." diyerek eklemede bulunur. Hayat derin bir nefes alış verişi yapar. Gözlerini onlardan çekerek etrafta dolaştırır. Murat ise bu andan hemen faydalanır ve "Süper olur!" der. "Hatta istersen sana yardım edeyim? İşini kolaylaştırmış olurum."

    Murat'ın teklifine Elif "Olabilir..." cevabını verir ve o an Hayat onlardan önce ayağa kalkar.

    "Canım şimdi ne gerek var Murat Bey'in yardım etmesine!?" Sesi fazla yüksek çıktığı için Azime ve Elif ona şaşırarak bakar. Hayat sesini alçaltır ve gülümsemeye çalışır.

    "Yani ben sana yardım ederim demek istedim. Biz hallederiz... Kız kıza."

    Elif bu teklife de olumlu bakar ve ayağa kalkar. Mutfağa gitmek için salondan ayrılır. Hayat'ta salondan çıkmadan önce sert bakışlarını Murat'ın gözlerine çevirir ve ona baka baka salondan ayrılır. Murat daha fazla dayanamaz ve o da Hayat'ın peşinden gider.

    Mutfağa giden arada Murat Hayat'ı yakalar ve onu kolundan tutarak dururur. Hayat yüzünü Murat'a çevirdiğinde ise burun buruna gelmişlerdir.

    "Ne oldu? Neden tutuyorsun kolumu?"

    Hayat kolunu çekmeye çalışır fakat Murat buna izin vermez. "Nereye gidiyorsun Hayat?" der güler gibi. Hayat bir hışımla kolunu geri çekmeye başladığında etrafına bakınır ve kimseyi göremez. Rahat bir şekilde konuşur. "Sevgili 'çocukluk' arkadaşınız Elif'e yardım etmeye gidiyorum Murat Bey." der imalı bir sesle. Murat gülerek kafasını iki yana sallar. İki elini de beline yerleştirir.

    "Neden? Kızın yüzüne de mi domatesi boca edeceksin Hayat? Bırak ben yardım edeyim. Güzel güzel yemek yaparız işte. Sen geç salona..."

    Hayat sinirle Murat'a doğru bir adım atar. "Hayır! Nedenmiş o? Senin yardım etmene gerek yok diyorum işte." Her cümlesinde Murat'a daha çok yükselir. O yükseldikçe Murat kendisini biraz daha geriye çeker...

    "Yani ben yardım edersem daha hızlı bit..."

    "Zamanımız bol zaten değil mi? Ne gerek var hızlı hızlı yemek bitirmeye? Gelme diyorum. Sen geç otur, biz yaparız senin sevdiğin yemeği birlikte..."

    "Ya Hayat ne olacak? Neden yardım etmemi istemiyorsun?" Murat sonunda istediği cevaba yaklaştığının farkındadır ve biraz daha Hayat'ın üzerine gider... "Kıskanıyor musun sen?"

    Hayat kaşlarını çatar ve bir adım geriler. "Taktın sen kıskanma durumuna... Hayır dedim ya.. İstemiyorum işte... Bir nedeni yok..."

    Murat, Hayat'ın tekrar kaçmasına müsade etmemek için onda doğru bir adım atar ve elini duvara koyarak Hayat'ın da sırtını duvara yaslamasına neden olur. Hayat telaşlanır ve etrafına bakınır

    "Ne yapıyorsun Murat?"

    Murat gözlerini Hayat'tan ayırmaz ve "Bir neden istiyorum." der. "Neden gelmemi, Elif'e yardım etmemi istemiyorsun.. Söylemeni istiyorum..."

    Hayat yutkunur. Oradan kaçmak için diğer yana doğru bir adım atar fakat Murat diğer elini de duvara koyarak Hayat'ın gitmesini engeller. Tekrar göz göze geldiklerine kaşlarını havaya kaldır.

    "Bir neden olmadan kaçmak yok, Hayat..."

    "Murat! Saçmalama bak biri gelecek şimdi..."

    "O zaman birileri gelmeden cevap versen iyi olur..."

    Hayat en sonunda pes eder. Durumun daha fazla uzamasını istemez ve çenesini dikleştirir.

    "Tamam! Tamam kabul ediyorum..."

    "Neyi kabul ediyorsun?"

    "Murat zorlama istersen?" Murat kısık sesle güler. "Benim zorladığım falan yok.. Ne dediğini anlamadım sadece." Hayat derin bir nefes alış verişi yapar. "Tamam işte! Kıskanıyorum.." Son kelimeyi biraz kısık sesle söyler. Murat onu duyabilmek için başını biraz daha onun üzerine eğer. "Anlamadım?" Hayat onun bu hareketine sinirlenir ve biraz daha sesli konuşur.

    "Kıskanıyorum! Oldu mu? Bu cevabı vermemi istiyordun, ben de verdim. Evet, Murat Sarsılmaz. Seni kıskanıyorum." Murat'ın yüzünde oluşan gülümsemeden ve gevşettiği ellerinden faydalanarak kollarının arasından kaçar Hayat... Gitmek üzereyken Murat onu tekrar kolundan tutarak kendisine çevirir.. "Nedenini söylediğimde bırakacaktın? Artık bırakır mısın artık?" Murat ona kocaman açtığı gözlerle bakan kıza gülümser...

    "Bırakacağım.. Ama mutfakta Elif'e bir zarar vermemen için şunu söylemeliyim ki, Elif'in nişanlısı var... Yani bu yıl sonunda evleniyor... Aramızda, gerçekten sadece arkadaşlık var..."

    Hayat sinirle kaşlarını çatar ve kolunu Murat'ın elinden kurtarır. İşaret parmağını ona doğru kaldırır. "Sırf beni kıskandırmak için yaptın değil mi?" Murat gülümsemeye devam eder. "Bunu ödeyeceksin Murat Sarsılmaz!"

    Hayat sinirli bir şekilde arkasını döner ve mutfağa gider.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Aşk Laftan Anlamaz - Bölüm Yorumları
    By OXFORD in forum Aşk Laftan Anlamaz
    Cevaplar: 673
    Son Mesaj: 09-07-18, 15:37
  2. Aşk Laftan Anlamaz - Bölüm Yorumları (6)
    By OXFORD in forum Aşk Laftan Anlamaz
    Cevaplar: 995
    Son Mesaj: 15-01-17, 17:10
  3. Aşk Laftan Anlamaz - Bölüm Yorumları (3)
    By OXFORD in forum Aşk Laftan Anlamaz
    Cevaplar: 1007
    Son Mesaj: 10-11-16, 02:09
  4. Aşk Laftan Anlamaz - Bölüm Yorumları (2)
    By OXFORD in forum Aşk Laftan Anlamaz
    Cevaplar: 1004
    Son Mesaj: 13-09-16, 08:43
  5. Aşk Laftan Anlamaz - Bölüm Yorumları (1)
    By Defneci in forum Aşk Laftan Anlamaz
    Cevaplar: 1167
    Son Mesaj: 01-09-16, 04:51

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.