Sayfa 1/6 12345 ... SonSon
28 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Aşk Yeniden - Replikler

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    Rüzgar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    09.02.2008
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    36,489
    Konular
    621
    Verdiği Beğeni
    45

    Aldığı Beğeni: 69

    Bahsedilme
    26 Mesaj

    Standart Aşk Yeniden - Replikler

    Dizide geçen replikleri bu başlık altında paylaşabilirsiniz.

  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    AsLı^han - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    01.10.2010
    Yer
    Stydia ♥
    Mesajlar
    1,346
    Konular
    10
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart 1.Bölüm | Uçak Sahnesi |AlıntıDeğil|

    (Zeynep, kucağında Selim'le koridorda yürürken, uçak türbülansa girer ve ikisi Fatih'in kucağına düşerler.)
    Zeynep: Allah. Allah. Noluyo. Noluyo. Düşüyo muyuz?
    Fatih: Bilmiyorum. Düşüyo muyuz?
    Zeynep: (Hostes'e) Düşüyo muyuz?
    Hostes: Düşmüyoruz. Sakin olun.
    Zeynep: Allahım, nolur oğluma bişey olmasın. Benim ömrümden al ona ver. Allahım. Tamam yok bişey annecim.
    Eşhedü en la.. Eşhedü en la.. Eşhedü en la.. :img-hyste
    Fatih: La ilahe illallah. :img-hyste Bi sakin olur musunuz? Bakın söyledi, düşmüyoruz dedi.
    Zeynep: Allahım. Düşüyoruz. Düşüyoruz.
    (Türbülans geçer ve Zeynep, Fatih'in kucağında olduğunu fark eder)
    Zeynep: Ohaa. Şşş. Noluyoruz bee. Ne biçim sarılmışsın bee. Hayvan. :img-hyste
    Fatih: Hanımefendi, ne diyorsunuz? Kucağıma gelip oturan sizsiniz, ben mi hayvanım.
    Zeynep: Ben bilerek, isteyerek mi kucağınıza oturdum sizin. Uçak sallandı, düştüm ben oraya.
    Fatih: Türbülans o.
    Zeynep: Türbülans olduğunu bende biliyorum. Zeki. :img-hyste
    Business da zekiler var sadece dimi. Allah allah.
    Fatih: Tövbe Yarabbi. Çattık ya.
    Hostes: Hanım efendi hemen şöyle oturur musunuz? (Fatih'in yanını gösterir.)
    Zeynep: Ben oraya oturamam. Benim yerim orası değil. Benim yerim şu arka taraf.
    (Orada oturan yolcu gelmemesi için ellerini kaldırırlar.)
    Zeynep: Aaa aaa.
    Fatih: Anlaşılan ekonomi class yolcuları da sizden illallah etmiş. :img-hyste Ama ben çocukları severim. :img-in_lo
    Hostes: Buyrun, çekinmeyin. Bizim için bir sakıncası yok.
    Zeynep: Ee madem sizin için bi sakıncası yok. Yani.
    Hostes: Çantanızı getireyim ben sizin.
    Zeynep: Teşekkür ederim.
    (Zeynep oturur, Fatih Selim'e bakar, Zeynep'e başıyla selam verir, o da aynı şekilde selam verip gülümser.)

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    AsLı^han - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    01.10.2010
    Yer
    Stydia ♥
    Mesajlar
    1,346
    Konular
    10
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart 5.Bölüm | Söyle ben babanım |AlıntıDeğil|

    (Zeynep ve Fatih aynı yatakta uyuyorlardır. Zeynep uyanır. Fatih'e bakarak gülümser ve birden aklına bir şey gelir)
    Z: Anam, gelinlik. Fatih kalk. Kalk, kalk. Kalk.
    F: Beş dakika daha. :img-hyste
    Z: Ya ne beş dakkası, hadi nolur kalk. (Fatih kalkmaz.) İlla mı sert yapmak lazım ya. (Fatih'e tekme atar.) Kalkk.
    F: Ya napıyosun yine ya. Vahşi. :img-hyste
    Z: Sende adam gibi kalk o zaman bi sabahta.
    F: Ya ben her gün böyle uyanmak zorunda mıyım? Ne?
    Z: Gelinliği napıcaz?
    F: Allah Allah. Hallederiz diyorum işte.
    Z: Ya nasıl halledicez Fatih? Günü birlik New York'a mı gidip gelicez?
    F: Güven bana, güven. Biraz güvenmeyi öğren.
    Z: Ya ne alakası var bunun güvenle. Her sabah ayrı bir saçmalığı içinde kalkıyoruz.
    F: Ya gidip alıcaz işte bir gelinlik. Bir damatlık. Ne olmuş yani.
    Z: Uff ya. Bu yaştan sonra ben bir de gelinlik mi giyicem ya. Çocuğum var benim.
    F: Duyanda torun torba sahibi oldu sanacak. :img-hyste Tamam ben sana en güzelinden gelinlik alıp giydiricem, halledicez hadi.
    Z: Yok olmaz. Ben gelinlik giyemem.
    F: Niye kaşınıyosun?
    Z: Benim gelinlik fobim var.
    F: Ya gelinliğin fobisi mi olur. :img-hyste
    Z: Yok olmaz, olmaz. Yeter. Tamam. Gidelim herkese her şeyi anlatalım. Diyelim ki bizim hiç bir zaman düğünümüz olmadı ki düğün fotoğrafımız olsun.
    F: Ya tamam. Anlatalım.
    Z: Valla mı? :img-hyste
    F: Valla. Bıktım ya.
    Z: İyi. Tamam. Öyle yapalım o zaman. Hadi.
    F: Dur. Prova yapıcaz önce.
    Z: Ne provası be?
    F: Prova işte. Babana nasıl söyleyeceksin. Ben babanım söyle.
    Z: Ay saçmalama fatih.
    F: Dur. (Saçlarını dağıtmaya başlar.) Şöyle yaptım mı.
    Z: Napıyosun?
    F: Reisin çılgın saçları. :img-hyste Söylee. Böyle, böylee :img-hyste
    Z: Fatih, şu an inanılmaz benziyosun babama.
    F: Role girdim. Konuş yoksa atarum. Derüne, en derüne. :img-hyste
    Z: Ay stres oldum. O kadar benziyosun ki.
    F: En derüne.
    Z: Tamam be stres yapma. Iıı. Babacım. Yaa, şimdi. Biz, yani Fatihle ben. Eee, benle Fatih. Biz aslında şey değiliz.
    F: Ney değülsünüz?
    Z: Allahım. Ben stresten şuan çok sinir oldum. Bakim, ayyy.
    F: Role giriyorum.
    Z: Evet. Baya iyisin yalnız ha. Eee dur. Ne dicem. Toparlim. Babacım. Ya biz, biz Fatihle, yani sizin sandığınız gibi bişey.
    Hala: Uyy, kalkun hadi. Kahvaltı hazir. Haydi.
    Z: Kahvaltı hazırmış. Hadi gidelim çok acıktım.
    F: Ne oldu, söylemicek miydin babana.
    Z: Ne söylicektim?
    F: Söylicektin işte babana. Söylemicek misin?
    Z: Söylemicem.
    F: Emin misin?
    Z: Eminim.
    F: Son kararın mı?
    Z: Valla da billaha da söylemicem. Tamam.
    F: Kesin yani.
    Z: Tamam uzatma, söylemicez dedik. Allah Allah. Hadi kahvaltıya gidelim. Çok acıktım ben.
    (Böylece Fatih günün kazananı olur :happy0064 )

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    AsLı^han - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    01.10.2010
    Yer
    Stydia ♥
    Mesajlar
    1,346
    Konular
    10
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart 4.Bölüm | Halka karışalım |AlıntıDeğil|

    (Fatih arabayı açar.)
    Z: Napıyosun?
    F: Arabayı açıyorum.
    Z: E sıkıldım diyosun. Arabayla mı gezicez?
    F: Napıcaz ki.
    Z: Ben sana rehberlik ederim gel. (Fatih'in koluna girer.) Azıcık halka karışalım.
    (Halk otobüsünde)
    F: Pardon. Zeynep. Zeynep. Nerdesin? Bi müsade eder misiniz?
    Halka karışalım derken bunu mu kastetmiştin. :img-hyste
    Z: Evet
    F: Belli. Karıştık arkadakilerle, aile olduk. Artık onlarsız yapamam. :img-hyste
    Z: (Güler.) Fatih ya.
    F: Ne?
    Z: New Yorkta hiç mi metroya binmedin?
    F: Binmedim. Arabam vardı benim.
    Z: Ne? Vay küçük burjuva seni.
    F: Klostrofobi oldum.
    Z: Tamam, dayan, az kaldı. İki durak sonra aşağıdayız.
    (Otobüsten inerler.)
    Z: Pişşt bak.
    F: Kız kulesi. Hiç bu kadar yakından görmemiştim. Gerçekten.
    (Simit alırlar. Pamuk şeker ve kağıt helva yerler. Sahilde otururlar.
    Sandalla açılırlar. Zeynep Fatih'e nasıl kürek çekileceğini gösterir. :img-in_lo)

    Z: Iıı. Gel, gel. Sana çok güzel bi yemek ısmarlicem.
    F: Burda mı?
    Z: Evet. Kapat kapat.
    (İçeri girerler ve sobanın başında ısınmaya çalışırlar.)
    F: Oy, üşümüşüz be.
    Z: Evet.
    F: Ama keyifliydi. Yani otobüs faciası dışında. İyiki getirdin beni buralara.
    Z: Bende bayadır gelmiyordum ha özlemişim. Eskiden sık sık gelirdim buraya.
    F: Yalnız mı? :icon_whis
    Z: Genelde yalnız.
    F: Sen yalnız takılmayı seviyosun.
    Z: Bilmem. Yani sevdiğimden değil ama hep yalnız kalıyorum. Hayatıma girenler bir anda çıkıp gidiyor.
    F: Ben çıkmıcam Zeynep. :img-in_lo
    (Bakışırlar.)
    Z: Gel şöyle geçelim.

    F: Allah. Mükemmel bu ya. Bala bak.
    Z: Fatih.
    F: Mmmm. (Hala yemek yemekte.)
    Z: Sen hayatından hiç çıkmicam derken neyi kasdettin?
    F: Hı.
    Z: Hayatından hiç çıkmicam derken neyi kasdettin onu soruyorum.
    F: Yok canım yani, öylesine dedim. Canım ne kasdedicem. Yani sonuçta bu bi oyun ve bu oyun bi gün biticek dimi.
    Z: Öyle tabi.
    F: Yani, bu evlilik oyunundan ikimizde sıkıldık. Dimi.
    Z: Evet. Ama zaten bu bi oyun olmasaydı da sen sıkılırdın. Yani her erkek bir gün sıkılıyor zaten.
    F: Allah allah. Bu ne demek şimdi.
    Z: Şu demek. Siz erkekler bi sorumluluk oldu mu hemen kaçıyorsunuz. Topuk.
    F: Sen beni başkasıyla karıştırıyorsun galiba. Emin ol, içinde bulunduğumuz bir oyun olmasaydı beni daha iyi tanırdın.
    Yani başka şartlarda karşılaşsaydık, tanışsaydık.
    Bazı erkeklerinde sorumluluktan kaçmadığını, hislerine sahip çıktığını, onun için herşeyi göze alabildiği görmüş olurdun. :img-in_lo :img-in_lo
    Z: Fatih?
    F: Hı.
    (Klasik telefon çalar.)
    F: Açma, açma. Bişey söylüyordun.
    Z: Bakmam lazım. Fadik annenin yanında
    F: Ya boşver.
    Z: Efendim Fadik... Tamam. Tek bir kelime dahi etme tamam mı? Geliyoruz biz. Dayan.
    F: Ya bişey söylüyodun.
    Z: Kalk, kalk, acil size gitmemiz lazım.Kalk. Çok acele.
    F: Bi dakka boş durmuyoz ki. Ha bire aksiyon.Ha bire aksiyon ya :img-hyste

  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    *Rose* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    13.08.2006
    Yer
    TARDIS/221B Baker Street
    Mesajlar
    5,380
    Konular
    4
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 17

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart 1. Bölüm (Alıntı Değil)


    Uçakta;

    Zeynep: Her çıkışın bir inişi olduğu gibi, her gidişin de bir dönüşü vardır. Bazen eksilerek, bazen de çoğalarak. Benimki de böyle bir dönüş. Büyük umutlarla gittiğim Amerika'dan, kucağımda 10 aylık bebeğimle beraber dönüyorum. Ne cebimde taksiye yetecek kadar param, ne de aklımda babama söyleyebileceğim destekli bir yalan var. Karşısına geçip "Ben artık büyüdüm! Bu benim hayatım!" diye bağırırken sonumun böyle olacağını hiç düşünmemiştim. Keşke çıktığım o kapıyı babamın yüzüne böylesine sert çarpmasaydım. Bir gün o kapıya dönmek zorunda kalabileceğimi düşünseydim. Aşk işte, insanın aklını başından alıveriyor... "Sonucuna razıyım" diye heyecanla adımladığım yolun, bi çıkmaz sokakta son bulacağını tahmin edemezdim. Herkese, her şeye rağmen direndim. Ama olmadı. Artık pes ettim, yenildim. Şimdi o karanlık çıkmazda tek başımayım, kimsesizim, çaresizim... Oysa her şey çok güzel başlamıştı. İlklerim oldu Ertan; ilk gülüşüm, ilk bakışım, ilk dokunuşum ve ilk tekme yiyişim. (Ertan'ın boks sırasındaki tekmesini görürüz) İşte bu benim Ertan'dan yediğim ilk tekmeydi. İlk olmasından daha önemli olan şeyse; bana onu getirmiş olmasıydı. Daha önce kimsenin gözlerinde kaybolmamış, kimsenin ellerinde varolmamıştım. Öylesine bi varoluş da değildi benimkisi. Ertan'la birlikte kendimi keşfetmiş, kalbimin yerini öğrenmiştim. O ilk buluşma yok mu? Başımı döndüren, dizlerimi titreten, kalbimi göğüs kafesimden çıkacakmış gibi çarptıran o ilk zarif öpücük. Aşktan gözlerim kör olmuştu. İkinci tekmenin gelişini bu yüzden göremedim. Ama olsun, babamdan kaçması beni sevmediği anlamına gelmezdi ki. Ben onu seviyordum, o da beni. Hem beni sevmese, Amerika'da okurken yanında olmamı ister miydi? Amerika'da yaşamak! Rüyamda görsem inanmazdım. Artık kimse umurumda değildi. Koskoca Dünya'da bir tek ikimiz vardık sanki. Özgürdük, mutluyduk, aşıktık. Kimse 'geç kaldın' diye aramıyor, sokakta sevgilimle gezerken birilerine görüncem korkusu yaşamıyordum. Aşkım ayaklarımı yerden kesmişti bir kere. Başım dönüyor, içimdeki kıpırtı dur durak bilmiyordu. Adeta bulutlara doğru hızla yükseliyordum. Yere çakılışım da, bulutlara yükselişim kadar hızlı oldu. Hamileydim. (Ertan'ın "Aldıralım" dediğini görürüz) Tabii ki aldıramazdım. (Bebek doğar) Belki de bu bebek onu değiştirecek, her şeye yeniden başlamamıza sebep olacaktı. Bu bebekle beraber umutlar yeniden yeşerecek, sevdiğim adam yine ilk günkü aşkla bana gelecekti. Gelir diye bekledim. Bekledim, bekledim... Ama o gelmedi. İşte bu bana attığı en son ve en sert tekme olmuştu. Kucağımda yeni doğmuş bebeğimle bi başıma kalmıştım. Ama pes etmedim. Bu ülkede benim gibi birçok genç anne, kendi ayakları üzerinde durabiliyordu. Ben niye duramayacaktım? Pek tabii servis yapabilir, kahve doldurup sipariş alabilirdim. İşte şimdi tam zamanıydı; yılmadığımı, yıkılmadığımı kanıtlamanın tam zamanı. Ama yapamadım. 1 yıla yakın bir süre kendime bile itiraf edemesem de; yenilmiştim!

    Fatih: İşte bu da benim hikâyem! Gerçi pek bi başarı hikâyesi sayılmaz. Tek istediğim; kendi kararlarımı almak, özgür olmaktı. Zengin ve köklü bir ailenin biricik oğlu, tek erkek varisiyim. Bu yüzden hayatımdaki her adım, en ince ayrıntısına kadar planlanmıştı. Daha 6 yaşındayken evleneceğim kız bile belliydi; İrem. İkimiz evlenecek, ailelerimize bu büyük ortaklığın meyvelerini sunacaktık. Para, güç ve güzel bir kadın. Birçok erkeğin sahip olmak isteyeceği her şey vardı bu hikâyede. Peki ya özgürlük? Ne yazık ki hiçbir zaman ailemin planları, benim planlarımla aynı olmadı. Karşı çıkacak gücü bulana kadar kaçtım. Vakit kazanabilmek için önce yatılı okulu, sonra da Amerika'da okuma isteğimi kullandım. Yani anlayacağınız, ailemden ve nişanlımdan uzak kalmak için her şeyi yaptım. Tek isteğim özgür olmaktı. Hesapsız, kitapsız, kuralsız yaşamak. Ve özgürce aşık olmak. Gerçek aşkı bulursam, aileme karşı koyacak bir sebebim olacaktı. Bu yüzden yıllar boyunca umutla aşkı beklemiş ve onu okyanusun taa ötesinde bulmuştum; Summer. Onunlayken kışlar yaz oluyor, zaman su gibi akıyordu. Gözlerimdeki gözlerini, avucumdaki elini, tenimdeki nefesini kaybetmek istemiyordum. Onunla evlenmeli, onsuz kalma ihtimalini aklımdan da kalbimden de silmeliydim. Yanılmış olamazdım. Tamam, daha önce kimseye evlenme teklif edecek kadar ileriye gitmemiştim. Ama bana bunu yaptıran duygu aşk değilse neydi? Aşk neydi, neredeydi, kiminleydi?..


    ***

    (Zeynep Selim'le koridorda yürürken, uçak türbülansa girer ve Fatih'in kucağına düşerler.)
    Zeynep: Allah! Allah! Ne oluyor, ne oluyor?! Düşüyor muyuz?!
    Fatih: Bilmiyorum, düşüyor muyuz?
    Zeynep: (Hostese sorar) Düşüyor muyuz?
    Hostes: Düşmüyoruz, sakin olun.
    Zeynep: Allah'ım ne olur düşmeyelim de oğluma bi şey olmasın. Benim ömrümden al ona ver. Lütfen Allah'ım. Yok tamam annecim, yok bi şey. Eşhedü en la- eşhedü en la, eşhedü en la, eşhedü en la-
    Fatih: La ilahe illallah :img-hyste Bi sakin olur musunuz?! Bakın söyledi, düşmüyoruz dedi.
    Zeynep: Allah'ım. Düşüyoruz, düşüyoruz. (Türbülans geçer, Zeynep Fatih'in kucağında olduğunu fark eder) Ohaa! Şşşt, ne oluyoruz be? Ne biçim sarılmışsın be! Hayvan! :img-hyste
    Fatih: Hanımefendi, ne diyorsunuz? Kucağıma gelip oturan sizsiniz, ben mi hayvanım? :img-hyste
    Zeynep: Ben bilerek, isteyerek mi kucağınıza oturdum sizin? Uçak sallandı, düştüm ben oraya.
    Fatih: Türbülans o.
    Zeynep: Türbülans olduğunu ben de biliyorum. Zeki! :img-hyste Business'da zekiler var zaten sadece di mi? Allah Allah.
    Fatih: Tövbe yarabbi. Çattık ya!
    Hostes: Hanımefendi, hemen şöyle oturur musunuz? (Fatih'in yanını gösterir)
    Zeynep: Ben oraya oturamam. Benim yerim orası değil. Benim yerim şu arka taraf. (Oradaki yolcular gelmesini istemezler) A-aa!
    Fatih: Anlaşılan ekonomi class yolcuları da sizden illallah etmiş :img-hyste Ama ben çocukları severim :img-in_lo
    Hostes: Buyurun, çekinmeyin. Bizim için hiçbir sakıncası yok.
    Zeynep: Ee, madem sizin için bir sakıncası yok. Yani. Olur.
    Hostes: Çantanızı getireyim ben sizin.
    Zeynep: Teşekkür ederim.
    (Zeynep oturduktan sonra, Fatih önce Selim'e bakar, sonra Zeynep'e gülümseyerek selam verir. Zeynep de aynı şekilde gülümseyerek selam verir.)

    (Zeynep uyurken Fatih bebeği kucağına alır. Zeynep uyandığında bebeği emzirmeye başlar.)
    ...
    Fatih: Ben Fatih bu arada.
    Zeynep: Zamanlaman çok kötü Fatih :img-hyste
    Fatih: Özür dilerim. Kusura bakma, böyle üst üste geldi ama.
    Zeynep: Sen kusura bakma. Ben, bayağı kucağına düştüm, "hayvan" falan dedim sana. Özür dilerim.
    Fatih: Estağfurullah.
    Zeynep: Bu arada ben de Zeynep.
    Fatih: Memnun oldum.
    Zeynep: Ben de.
    Fatih: Çok tatlı bir çocuk. Böyle usluca oturdu kucağımda. Sana hiç benzemiyor :img-hyste Şey kucak kısmı olarak değil, yani sima olarak hiç benzemiyor, belli ki babasına çekmiş.

    ***

    Uçaktan indikten sonra;

    Fatih: 6 ay.
    Zeynep: Hea?
    Fatih: 6 ay yeter mi? Yani, uçakta "Biraz daha zamanım olmasını isterdim" dedin ya hani; bu durumu, çocuk durumunu açıklayabilmek için, onu diyorum.
    Zeynep: N'apıcan? Zamanı mı durdurcan?
    Fatih: Yok yani, benim de seninkine benzer bir durumum var. Benim de zamana ihtiyacım var. Hani belki, ne bileyim, birbirimize yardımcı oluruz diye düşündüm.
    Zeynep: Ben anlamadım, nasıl bir yardımdan bahsediyorsun?
    Fatih: İşte şey, karım olur musun? :img-hyste
    Zeynep: Yavaaş! Sen uçakta çok mu içtin ya, business'da beleş içkiyi bulunca ha?
    Fatih: Yok yok, yanlış anladın sen. Benim bir an önce biriyle evlenmem gerekiyor.
    Zeynep: E git evlen. Bir sürü televizyon programı var, evlendiriyorlar milleti.
    Fatih: Yok, öyle de değil. Yani ailem beni biriyle zorla evlendirmek istiyor.
    Zeynep: Beşik kertmesi mi?
    Fatih: Kerttiler beni :img-hyste Yani bu evliliği ertelemem için bi bahane bulmam şart. Senin de zamana ihtiyacın var. Hani biz ikimiz bi eş olarak görünürsek kesin ertelenir diye düşünüyorum.
    ...

    ***

    Fatih Ev'de;

    Mukaddes: Fatih, kim bu kadın?
    Fatih: Bu bebeğin annesi.
    Mukaddes: Peki bu bebeğin babası kim?
    Selim: Ba-ba!
    Fatih: Efendim oğlum? :img-hyste
    Mukaddes:

    ***

    Fatih: Hayatımda her şeye hep annem karar verdi. Napacağıma, ne giyeceğime, ne içeceğime. Amerika'da açacağım mağazanın yerine bile karıştı. Yani sanki ben onun için, hayallerini gerçekleştirmek istediği bir oyuncak gibiydim. Başka bi şey değil. Ama Amerika'ya gidince öyle olmadı işte. Hayatımda ilk defa özgürdüm. Kimse yok, tek başıma, ayaklarımın üzerinde. Benim hayatım, benim seçimlerim, benim isteklerim. Şimdi burada görüyorsun işte, bu kızla evlendirmeye çalışıyorlar.
    Zeynep: Pardon da bu kız dediğin de domates güzeli değil yani. Bence evlen gitsin. Bundan iyisi Şam'da kayısı.
    Fatih: Ya tamam, kız güzel, çok güzel. Kör değilim yani, taş gibi hatun.
    Zeynep: Yani.
    Fatih: Ama ben güzellik aramıyorum ki. Burası (kalbini gösterir) atsın istiyorum. O yüzden de ailemin istediği o kızla evlenmeyeceğim. Hiçbir zaman. Şimdi çıkıp aileme ben evlendim dedim, bebeği benim sandılar falan; aslında bakma yani onlar kırıldılar ama, bi yandan da böyle benim kendi ayaklarım üzerinde durduğumu, bi aile kurduğumu falan görmüş oldular. Yani şimdi sen, ben, bu ufaklık; biz böyle üçümüz güzel bir resim olduk. Ben sadece bu yalana inanmak istedim. Gerçek olmasını istedim. Hepsi bu. :img-in_lo

    ***

    (Zeynep sabah Selim'i yatakta göremez)
    Zeynep: Selim? Kalk! Ya kalk! (Fatih'e tekme atıp düşürür) :img-hyste
    Fatih: Ne yapıyorsun ya?
    Zeynep: Selim yok!
    Fatih: Selim kim? :img-hyste

    ***

    Derun Şevket'in teknesinde;

    (Şevket Reis'in miçoları Fatih'i buza yatırır. Sonra Şevket gelir.)
    ...
    Fatih: Şimdi nereye gidiyoruz?
    Şevket Reis: Derine. En derine :img-haha:
    ...

    ***

    Zeynep Ev'de;

    (Yadigar, Selim'in adını "Fatih" zanneder ve "Fatih, Fatih" diye sevmeye başlar.)
    Zeynep: (Fatih'i göstererek) Hala, Fatih bu.
    Yadigar: (Selim'i işaret ederek) Bu ney?
    Fatih: Selim o.

    ...
    Şevket Reis: Ben sana torunumu getir dedim, bunu getir dedim mi?
    Fatih: Ben işte toptan herkesi getireyim dedim :img-hyste


Sayfa 1/6 12345 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Yeniden Çalıkuşu - Bölüm Yorumları
    By Event in forum Biten Diziler (STAR TV)
    Cevaplar: 33
    Son Mesaj: 24-02-19, 23:28
  2. Aşk Yeniden - Senaryolar
    By Rüzgar in forum Aşk Yeniden
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 10-04-15, 11:09
  3. Aşk Yeniden - Bölüm Yorumları (1)
    By NATY&FACU in forum Aşk Yeniden
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 07-04-15, 17:15
  4. 17 Yeniden (17 Again)
    By kıvanç_simge in forum Dünya Sinemasından Film Tanıtımları
    Cevaplar: 99
    Son Mesaj: 13-02-13, 22:39
  5. Aşk Yeniden - Bölüm Yorumları
    By GSealment in forum Biten Diziler (TRT 1)
    Cevaplar: 265
    Son Mesaj: 15-09-08, 18:58

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.