Sayfa 1/146 123451151101 ... SonSon
729 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Bahar Dalları - Bölüm Yorumları

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    ipekaziz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    07.04.2006
    Mesajlar
    52,804
    Konular
    191
    Verdiği Beğeni
    174

    Aldığı Beğeni: 744

    Bahsedilme
    27 Mesaj

    Standart Bahar Dalları - Bölüm Yorumları

    Yorumlarınıza bu başlıkta devam edebilirsiniz.

    Bir önceki başlığa aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
    http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=64971

    Tek cümlelik kısa mesajlar , sohbet içerikli mesajlar , tamamı büyük harfle ,bold(kalın) , altı çizili ve renkli yazı tipi ile yazılmış mesajlar , resim ve resim çalışmalarını alıntı yapmak yasaktır.
    http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=34469

    Keyifli yorumlar!
    Dizifilm Moderatör

    İpekaziz

    Bahar Dalları Dizi Detay Sayfası
    http://www.dizifilm.com/dizi/bahar-dallari-3970.html
    Bahar Dalları Fotoğraf Galerisi
    http://www.dizifilm.com/fotogaleri/g...r-dallari.html
    Konu BERNA tarafından (27-04-10 Saat 16:27:21 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    Zara85 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    17.05.2004
    Yer
    ÖC
    Mesajlar
    564
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Alıntı öylebiri Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu dizi artık iki haftada bir mi yayınlanıyor? Daha önce bir hafta atladığı zaman bir sebep söylenmişti ama bu hafta yine yayınlanmadı galiba.

    Bu hafta Türkiye Kupasi maclari vardi o nedenle yayinlanamadi. Ama haftaya var. :img-yes:

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    ena
    ena - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emektar
    Üyelik tarihi
    14.07.2005
    Yer
    Dersaadet
    Mesajlar
    11,869
    Konular
    10
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 3

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Fragmanı izlerken, her seferinde aklıma takılan ama bir şekilde soramadığım bir soru bir kez daha zuhur etti zihnimde. Şu soyadı meselesi...

    Konserin ortasında ya da sonlarında amir abimiz geliyor ve "Bahar Ziyadegil'İn katil zanlısı olarak tutuklusunuz," diyor. Ziyadegil, Güzide'nin soyadı. Yani Ekber'in gidişinden sonra Güzide gençkızlık soyadına dönerken Bahar'a da kendi soyadını vermiş. Bugüne kadar böyle bir şeyle çok karşılaşmamıştım. Boşanan ailelerde kadın genellikle kendi ailesinin soyadına dönerken çocuklar babanın soyadını kullanmaya devam eder. Haydi bu durumu Ekber ile Güzide'nin normal bir şekilde boşanmamış olmalarına, Güzide'nin terk edilmişlik acısı ile Ekber'in Bahar'ı hak etmediği düşüncesine kapılmasına yorabiliriz ki bir sorun çıkartmaz.

    Ama, düşüncelerim bu noktaya dek gelince bir soyadı sorunsalına daha takılıyorum. Bir bölümde Güzide "Ben Ekber Yılmaz ile evli olduğumu zannediyordum, halbuki o Ekber Karadeveli'ymiş" diyordu. Ekber, Karadeveli olan adını resmi olarak mı "Yılmaz" olarak değiştirmiş. Eğer resmi olarak değiştirmediyse, Güzide ile evlenirken, nikah işlemlerinde Karadeveli soyadını kullanması gerekir ki o zaman da Güzide bunu sorgulardı. Resmi olarak değiştirdiyse şu sıralar neden bugün resmi evraklar da dahil olmak üzere her yerde Karadeveli'yi kullanıyor? Yoksa iki kez mi değişiklik yaptı?

    Belki küçük bir detay gibi gelecek ama takılıverdi işte aklıma.

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    Ulduz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emektar
    Üyelik tarihi
    15.12.2008
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    5,455
    Konular
    4
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 5

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Dün, bugüne kadar görev aldığı hemen hemen her projeyi yakından ve çok severek takip ettiğim sevgili Hakan Gürtop'la görüşme fırsatım oldu, ena aracılığıyla. Çekinerek gittiğim ofisinde o kadar sıcakkanlı o kadar misafir perver olarak karşıladı ki bizi saatlerin nasıl geçtiğini anlayamadım.

    Çaylarımızı yudumlarken, tüm sorularımı tüm neşesiyle tüm mütaviziliğiyle ve samimiyetiyle yanıtlayan Hakan Gürtop'a bir kez de buradan teşekkür ediyorum.

    Ulduz: Bahar Dalları bu sezon bitecek mi yoksa önümüzdeki sezonda devam edecek mi?
    Hakan Gürtop: Bu Trt'nin elinde. 70 bölümlük senaryosu hazırdı Bahar Dalları'nın. Her şeyin bir sonununolması gerektiğini düşünürüm. Yani; dizilerin seyirciyi bıktırmadan, belirli bir zamanda anlamlı bir şekilde, insanlarda bir anı bırakacak şekilde bitirilmesi taraftarıyım.

    Ulduz: Bahar Dalları'nın ilk bölümünde Bahar karakteri bir faili meçhul cinayete kurban gidiyor. Bu hikayede katil kilit bir nokta mı yoksa yalnızca bir merak öğesi mi?
    Hakan Gürtop: Detay... Sadece bir merak öğesi. Benim her yaptığım işte her karakterin kendi özel hayatı, kendi duyguları, kendi şekilleri vardır. Bu durum olayı dizi yapıyor. Yani dizinin içindeki konu değil, yaşamlar konulaşıyor. Yani dizinin formatını oluşturuyor. Ordaki yalnızca bir konuya kilitlenip de bir dizinin akması bence doğru değil. Bunlar arada işlenmiş bir detay, bir öğe, bir araç...

    Ulduz: Bahar'ın organlarının nakil edilidiği 5. kişiden bahsedilmişti. O 5. kişi diziye dahil olacak mı?
    Hakan Gürtop: İlerde 2. ve 3. 13'lerde kendimize göre düşünüyorduk 5. kişiyi ortaya çıkarmayı ama daha ana hikayeleri bitiremedik. Yeni senaryo grubuyla neler olacağını göreceğiz.

    Ulduz: Birçok konuk oyuncu dizinizde rol aldı. Bunun devamı gelecek mi?
    Hakan Gürtop: Konuk oyuncular,dizinin konusunu organ bağışını desteklemek adına hiç bir maddiyat beklemeden rol aldılar dizide. Konunun içinde sırıtmadan, iki üç sayfalık sahnelerde destek amaçlı rol aldılar.
    Organ bağışı Türkiye'de çok fazla yok. İnsanların kafasında organ bağışı ile ilgili bazı düşünceler var. Mesela organ bağışı kartı taşıdığın zaman, hastanelere düştüğünde organlarını çalarlar diye bir kanı var. Bazı doktorlar bile böyle düşünüyorlar. Ama organ bağışında böyle bir şey mümkün değil. Bir yakınınızdan imza almadan organlarınızı kimse alamıyor. Bunu dizimizde de belirttik.

    Ulduz: Konuk oyuncu konusunda Aslı Yılmaz ve Tolga Evren için istek var. Onları da görme imkanımız var mı yeniden?
    Hakan Gürtop: Var tabi. Neden olmasın. Ama Trt'nin belli talepleri var. Kanalla düşünceleriniz her zaman aynı olmuyor. Ben yapmak istesem neler yaparım. İskambil kağıtlarını öyle güzel dizerim ki Trt şaşırır. Ama Trt normal klasik şekildeki kart dizilişini istiyor. Bunun için pek fazla kendi istediğim olamayabiliyor. Belli ölçülerde oluyor ancak.

    Ulduz: Oyuncu seçimlerinde ne kadar etkiniz oluyor?
    Hakan Gürtop: Bu en son Trt'nin işinde olmadı ama Parmaklıklar Ardında dizisinde bütün ekibi ben kurmuştum. Daha önce Hayat Türküsü'nde de aynı şekilde. Daha önce çalıştığımız Bergüzar Korel'in oynadığı Zeytin Dalı dizisinde benim seçimimdi. Mehmet Akif'de oynuyordu orda.

    Ulduz: Yayınlanan diziler içinde takip ettiğiniz bir dizi var mı?
    Hakan Gürtop: Şuan Ezel'e bakıyorum. Tek tahammül edebildiğim dizi Ezel. Çekmek isteyebileceğim bir dizi.

    Ulduz: Yapacağınız işleri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz. Yani size gelen projeleri neye göre değerlendiriyorsunuz?
    Hakan Gürtop: Utanmayacağım, arkasında durabileceğim bir iş olmalı. Belirli küçük bir izleyicim var ama onlar mutlu oluyorsa ne mutlu bana. Şu an rating rekorları kıran birçok dizi bana geldi. Çekebileceğimi düşünemiyorum onları. Tahammül edebileceğimi düşünmediğim için kabul etmedim.
    Eğer bir şey yapıyorsam bir yararı olması lazım. İnsanların kafasına küçücük bir soru işareti sokabiliyorsam, (organ bağışı gibi). Herkes önündeki tabağa değil karşısındaki tabağa bakar. İnsanlar çok bencildir. Belki de dizimizin seyredilmemesinin sebebi insanların yine bencilliğinden kaynaklananbir şeydir. Konu organ bağışı..İnsanların canları sıkılıyor. Tüketim toplumundayız. Hazırcıyız. Bir öğretmen hikayesini anlatmak, İkinci Bahar'da gerçek bir alt gelirli Türk ailesini anlatmak onların geçim sıkıntısını anlatmak, Yeditepe İstanbul'da küçük bir mahallenin içindeki insanların, çok üstten ve alttan gelmiş insanların, arka sokaklardaki insanların hikayesini anlatmak, mesaj da verebilmek, küçücük bir şeyler verebilmek keyifli. Bunları süsleyerek insanlara sunmak. Ben bu dizinin sayesinde organlarımı
    bağışladım, Daha önce bende uyuyordum. Şimdi seve seve organlarımı bağışladım. Ekibin büyük çoğunluğu da organlarını bağışladı.

    Ulduz: Anlatmak istediklerinizi bu kadar yalın bu kadar sade ve bu kadar göze sokmadan anlatabilmeyi nasıl başarıyorsunuz?
    Hakan Gürtop: Benim kameram üçüncü göz olmalı. Yani seyirci eğer kafasını şöyle eğiyorsa ekran karşısında, bunu başarmışım demek. Benim kameram omzumdadır. Tripod kullanılmaz. Kullanılmadığı içinde hareketli sahneler insanları izliyormuş gibi içine alır. Daha naturel daha abartısız oyunculukla elimden geldiğince götürüyorum. Ama hepsi değil. Benim seçimim olmayan oyuncularda abartılı, dozu kaçık oyunculuklar oluyor ama elimden geldiğince daha naturel. Ben en son bir polis baskınını çektim. Orda ilk defa 50 milyona gelen bir adama sen bir polissin dedim. Neler yapabileceğini anlattım. O polis baskınını çok küçük bir bütçeyle çektim. Çok natureldi. Daha önce yaptığım belgeselcilikten, habercilikten (Uğur Dündar'la beraber çalıştığımız habercilik deneyimlerim de var) savaş muhabirliğinden edindiğim bir yeti bu sanırım. Mesela son bölümde polis baskına "Bismillah" diyerek giriyor. Dizilerde böyle (elleriyle birtakım hareketler yapıyor) değişik hareketler filan yaparlar. Ama gerçek polis baskınlarında bakıyorum adamlar "Bismillah" diyerek giriyorlar. "Yat yat yat" ya da "dur dur dur"… Ben de "Bismillah diyerek gir bakalım" dedim.
    Bir keresinde polis bir hırsızı yakalarken, hırsızın peşinden koşarken "dur daha yakalama çekemedim" dedim ve "ama hırsız kaçıyor" dedi "tamam o zaman şimdi yakala" dedim.
    O kadar güçlü bir kameram var benim. Bunları yaparken mesela son bölümdeki kelepçe detayı gibi detayları yakalayabiliyorsa seyirciler olmuş demektir.

    Ulduz: Hayat Türküsü'nün bir bölümünde töre yüzünden vurulan bir kadında kanlar göstermek yerine, elinde tuttuğu şurubun yere düşüşü ve akışı çok etkilemişti beni.
    Hakan Gürtop: Evet, kan yoktu. O öksürük şurubunun içinin boşalması gibi içi boşalıyordu onunda.
    Mesela, İkinci Bahar'da iki kişiyi yalnızca laflarla kavga ettirdim. İki kişi asansöre biniyor. Asansörün kapısı kapanıyor. Yukarı çıkıyor, aşağı iniyor. Asansörün kapısı açılıyor ve asansörden sürünerek çıkıyorlar. Burda asansörde ne olduğunu sen kendin hayal ediyorsun. Abuk subuk şeyleri görmüyorsun. Kendi kafanda en sert şekilde ya da en yumuşak şekilde
    canlandırmak istediğin gibi canlandırıyorsun. Böylece sen de olayın içinde dahil oluyorsun. Bu realite oluyor işte. Daha işin içine girmiş oluyorsun.

    Ulduz: Senaryoda içinize sinmeyen bir şeye müdahale edebiliyor musunuz?
    Hakan Gürtop: Yönetmenin öyle bir şansı yoktur. Söylüyorsun, uyarıyorsun... Ama eğer yönetmen senaryo grubunda değilse, yazım aşamasında karışamaz. Ama senaryo grubu
    senaryoyu teslim ettikten sonra da yönetmenin nasıl uyarlayacağına karışamaz. Senaryo elimize geçtiğinde o bizim kitabımızdır. Uyarlaması yönetmene aittir.

    Ulduz: Yakın dönemlerdeki projelerinizde de Trt ile çalıştınız. Bunun özel bir sebebi var mı?
    Hakan Gürtop: Benim için ekibim önemli. Onların haklarını suistimal eden her işe ben karşıyım. Trt'de çalışmayı ekonomik olarak garantili olduğu için yeğliyorum.

    Ulduz: Jeneriklerde isminiz neden yönetmen olarak değil de "reji-kamera" diye yazılıyor?
    Hakan Gürtop: Ben yönetmen değilim. Yönetmen rahmetli Zeki Ökten'di. Benim amcam Atıf Yılmaz'dı. Yönetmen olmak o kadar kolay bir şey değil. Yönetmen olmak o kadar zor bir iş ki. Kendime yönetmen demekle onlara haksızlık etmiş olurum. Onlarla yan yana geldiğim zaman ben ne kadar alt mertebede olduğumu biliyorum. Nerde olduğumu biliyorum. Ben reji yapan, kamerayı kullanan bir adamım yani.

    Ulduz: Sinema filmi çekmeyi düşünüyor musunuz?
    Hakan Gürtop: Dizi çekmekten fırsatım olmuyor. Ona belirli bir zaman ve belirli bir bütçe ayırmak lazım. Elimdeki birikimlerle en son mesela bu binayı almasaydım iki tane film çekebilirdim. Elimizde Refika diye, gençliğimizdeki siyasi dönemi anlatan bir hikaye var. İnşallah bir gün olacak. Daha önce yıllarca hep sinema filmlerinde çalıştığım için belirli bir doygunluk var.
    Bir de benim her çektiğim dizim bana sinema filmi gibi geliyor.

    Ulduz: Sitemize üyesiniz ve benim bildiğim kadarıyla Hayat Türküsü zamanından beri üyelerle mesajlaşıyorsunuz. Çoğu yönetmen, senarist ya da oyuncu bunu tercih etmiyor. Sizin bunun için zaman ayırma sebebiniz nedir?
    Hakan Gürtop: Ben fikir alıyorum. Benim bir sürü arkadaşım var sizin dizifilm.com'daki üyelerden. (ena gibi) Ben çok fikir alıp, bir sonraki atacağım adımda çok temkinli atıyorum adımlarımı. Onların düşüncelerine önem veriyorum. Doğru olan ordaki, o forumdaki yorumlar. Ama bu her yorum demek değil. Bazı lüzumsuz fanlar var. Onları geçiyorum.
    Ama hakikaten mantıklı şekilde, sinema eleştirmenlerinden çok daha iyi örnek ena gibi mesela eleştiri yapanlar var. Bu eleştiriler bana bir şey katacaksa benim için çok önemli. Onun için ben dizifilm.com'da kendimi gizlemeden yorumları okuyorum. İzleyenler neler düşünüyorlar, nelerden etkileniyorlar bakıyorum. Bunlarla hikayeye yön vermiyorum tabii ki ama neyi gördüklerini merak ediyorum. Bunlar benim bir sonraki adımımda bana yol gösteriyorlar.


  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    Lucyka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    08.02.2008
    Yer
    Yalnizlar Rihtimi
    Mesajlar
    2,836
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    1

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Wink

    Bu guzel roportaj icin Hakan Gurtop'a ve dizifilm'e tesekkurler.Hakan Bey'in Muhurlu Guller,Zeytin Dali,Hayat Turkusu,Parmakliklar Ardinda ve ondan oncesinde sevgili Turkan Derya Guven ile birlikte Ikinci Bahar ve Yeditepe Istanbul...hepsini izledim.Yeditepe Istanbul benim Hirsiz Polisi izlemeden onceki en favori dizimdi.defalarca gosterilen tekrarlari elimden geldigince hic kacirmamaya ozen gosterdigim...Parmakliklar Ardinda haric diger diziler de begenerek izledigim acaba ne olacak diye bende merak uyandiran dizilerdi.ama uzgunum PA'yi ancak 17-18 bolum izleyebildim.daha fazla herhafta herhafta ayni seyleri gormeye,ayni siddeti,ayni nefret dolu insanlari gormeye bunyem izin vermedi.Yelda R'a vede Mavi'ye (Ozlem'e)ragmen izlemedim.dizinin hicbir yonu beni tatmin etmiyordu cunku.
    Hakan Gurtop'a bundan sonraki calismalarinda da basarilar dilerim.Sariyer Emniyet Amirligindeki cekimlere de devam diyorum:icon_whis.nostalji oluyor bizler icin:)

Sayfa 1/146 123451151101 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Bahar Dalları - Bölüm Resimleri
    By Defneci in forum Bahar Dalları
    Cevaplar: 301
    Son Mesaj: 05-05-12, 21:07:55
  2. Bahar Dalları - İmza, Avatar ve Özel Çalışmalar
    By gümüs&mehmet in forum Bahar Dalları
    Cevaplar: 171
    Son Mesaj: 05-05-12, 19:32:07
  3. Bahar Dalları - Bölüm Özetleri
    By Lavita in forum Bahar Dalları
    Cevaplar: 17
    Son Mesaj: 30-04-10, 18:15:13
  4. Bahar Dalları - Bölüm Yorumları (1)
    By delfin23 in forum Bahar Dalları
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 14-01-10, 01:20:24
  5. Bahar Dalları - İzlenme Oranları
    By Lavita in forum Bahar Dalları
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 24-10-09, 17:12:48

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

webmaster forum
netspor
taraftarium24
yerli filmler
diziizle.blog
fragmanlar
juul
One Hit Wonder
Bu sistem vBulletin® alt yapısına sahiptir, Version 4.2.5 kullanılmaktadır. Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. Copyright © 2020

Mobil Ödeme bahis
cratosslot giriş
vdcasino
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
canlı casino
meritroyal bet
casino siteleri
canlı rulet
deneme bonusu
ilbet giriş
bursa escort
kartal escort
maltepe escort
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.