Sayfa 11/11 İlkİlk ... 7891011
55 sonuçtan 51 ile 55 arası

Konu: Bakırköy Belediye Tiyatroları

  1. #51
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,435
    Konular
    87
    Verdiği Beğeni
    864

    Aldığı Beğeni: 231

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Cıngıllı

    Bakırköy Belediye Tiyatroları’nın arşivlik projesi. İki perde ve ara dahil 125 dakika süren Müzikli Zaman Matinesi Cıngıllı, (isterseniz “jingle”lı, kıps) Türk Tiyatrosu tarihçesi olduğu kadar ülkenin de yakın tarihini “incelikle” hatırlatarak adeta bir amme hizmeti sunuyor.

    Kendilerinin de açıkça ve altını çizerek belirttiği üzere bu bir oyun değil. Türk tiyatrosunun ünlü müzikallerinin ve müzikli oyunlarının yakın tarihimizle harmanlanmış bir derlemesi. Kimisine yaşımızın yetmediği -evet Ragıp Savaş bizden de büyük (gülücük gülücük gülücük)- kimisini sahnede bizzat izleme şansına eriştiğimiz nice eser, hem müzikleriyle hem de arkaya yansıtılan görüntüleriyle bir geçit yapıyor. Emrah Eren için seçmesi gerçekten zor olmuştur zira müthiş eserler ve müthiş isimler var. Fakat tarihle eş zamanlı ilerleyen seçimler gayet yerinde bence. Müzik Direktörü’nün Çiğdem Erken olduğunu da belirtmekte fayda var. Sanırım tek eksik diyebileceğim, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz olabilir.

    Güllü Agop’tan başlayıp, Tatbikat Sahnesi’nden Devlet Tiyatroları’na, Darülbedayi’den İBB Şehir Tiyatroları’na, Zeliha Berksoy ile Müşfik Kenter’in emaneti Bakırköy Belediye Tiyatroları’na kadar, Ortaoyuncular, Ankara Sanat Tiyatrosu, Hisseli Harikalar Kumpanyası, Şan Tiyatrosu, Devekuşu Kabare… yok yok.

    Bertold Brecht’in uyarlamasıyla Ana oyunundan doğan 1 Mayıs Marşı, distopya diye yazılıp gerçeğe dönen İstanbul’u Satıyorum, Evlilik Düeti, Keşanlı Ali Destanı, Lüküs Hayat, 66. Sone, Yasaklar, Yedi Kocalı Hürmüz, Tersine Dünya, benim için apayrı bir yeri olan Beyoğlu Beyoğlu, anlayacağınız ”etlisi sütlüsü allısı morlusu” hepsi bu matinede.

    Aynı zamanda istibdatlar, meşrutiyetler, darbeler, AKM gibi yok olan-yıkılan- yanan tiyatrolar, Geziler, ekonomik krizler, siyasi krizler ile her zaman toplumun aynası olan tiyatro.

    Ragıp Savaş, Fidan Koşar, Orhan Kemal Aydın, Yonca Şahinbaş, Nazan Koçak, Emrah Eren, Faruk Üstün, Erol Ozan Ayhan, Gözde Ayar, Mustafa Sercan Yener ve İrem Sultan Cengiz anılarımıza işlemiş parçaları seslendirirken hem oyunların hem ülkemizin tarihi hakkında kısa kısa bilgiler aktarıp bir yandan da ufak sataşmalar ve laf atmalarla birbirlerine ve izleyiciye takılmaktan geri durmuyorlar.

    Ve orijinal kayıtları aratmayan capcanlı orkestra; Uğur Çerkezoğlu (Piyano), Ebru Mine Sonakın (Klarinet), Nilay Sancar (Keman), Aykut Yıldırım (Bas Gitar), Ersin Toz (Gitar), Melih Yüzer (Davul), Harun Koç (Perküsyon), Adem Elkaya (Ud), Mehmet Boyacı (Kanun).

    Tiyatroyu izleyemediğim zamanların da acısını çıkartırcasına izlemeyi seven, kendi halimde hem izleyeceklere bir fikir hem de kendime hatıra olsun diye yorumlayan naçizane bir izleyici olarak, böyle prestij bir iş çıkarttıkları için tüm ekibe samimiyetimle teşekkür ediyorum. Ellerine, emeklerine, zihinlerine, yüreklerine sağlık. Anılan değerli oyuncularımız sahnelerimizden eksik olmasın, artık aramızdan bulunmayan tüm ustaların da ruhları şad olsun. Böyle hızlıca bakınca nelerden geçmiş neler atlatmışız gerçekten şaşıyor insan. Her ne kadar 90’lardan sonra biraz teklemeye başlasa da bir şekilde sanattan kopmamayı başarmamız da zayıf bir umut vermiyor değil. Bu yüzden inanıyorum ki; “Uyumsuzluk içinde belki yıllar geçecek ama bir gün yepyeni bir kültür yeşerecek…”
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

  2. #52
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,435
    Konular
    87
    Verdiği Beğeni
    864

    Aldığı Beğeni: 231

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Terör

    Terör



    Yazan: Ferdinand von Schirach
    Çeviren:Yücel Erten
    Yöneten:Nurkan Erpulat
    Dramaturg:Irmak Bahçeci
    Dekor-Işık Tasarımı:Kerem Çetinel
    Kostüm Tasarımı:Tomris Kuzu
    Kostüm Tasarım Asistanı:Nazlı Bina
    Reji Asistanları:İlkin Tüfekçi, İrem Sultan, Cengiz Sevda Karabulut
    Afiş ve Broşür Tasarımı:Kerem Çetinel, Ethem Onur Bilgiç
    Oyun Fotoğrafları: Emre Mollaoğlu

    OYUNCULAR
    Lars Koch:Burak Dur
    Yarbay Lauterbach:Çetin Etili
    Hakim:Fidan Tek Koşar
    Avukat Biegler:Edip Saner
    Fransizka Meiser:İlkin Tüfekçi
    Savcı Nelson:Gülce Uğurlu

    KONU
    Teröristler içinde 164 yolcu olan bir uçağı 70.000 kişinin olduğu bir stadyuma düşürmekle tehdit eder. Savaş jeti Pilotu Lars Koch Anayasa Mahkemesi kararını hiçe sayarak uçağı düşürür.Oysa Anayasa Mahkemesi bir hayatın başka bir hayatla ölçülemeyeceğine hükmetmiştir. Lars Koch 164 kez cinayet suçuyla yargının karşısında Yani sizlerin....

    Hayatı ne ölçüde siyah ve beyaz diye ayırabiliriz? Vicdan mantık ve etik hukuktan üstün müdür? Lars Koch bir kahraman mı yoksa katil mi? Yaşadığımız terör çağında güvenlik mi daha önemli yoksa özgürlük mü? Bütün soruların cevaplarına siz karar vereceksiniz. Bu davada yargıç sizsiniz. İzleyici olarak oyunuzu kullanarak Lars Koch'un kaderine hükmetme gücüne ve sorumluluğuna sahipsiniz. Mahkeme salonuna gelin. Olayı tüm ayrıntılarıyla dinleyin. Özgür iradenizle karar verin. Mahkemenin hakimi sizin kararınızı sonuç olarak açıklayacak.

    Bakırköy Belediye Tiyatroları resmi internet sitesi kaynak alınmıştır.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

  3. #53
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,435
    Konular
    87
    Verdiği Beğeni
    864

    Aldığı Beğeni: 231

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Terör

    Bu sezon moda tabirle yardıra yardıra giden Bakırköy Belediye Tiyatrosu’nun yeni repertuara aldığı Ferdinand von Schirach oyunu. Sanıyorum yazar ülkemizde daha çok Suç/Bir Ceza Avukatından Gerçek Hikayeler kitabı ile tanınmakta. Sahnelerimize Yücel Erten çevirisi ile gelen oyunu ise özellikle Almanya’da birçok tiyatro tarafından sahnelemekte ve yoğun bir şekilde tartışılmaktaymış ki tartışılmayacak gibi değil.

    Tek perde ve 100 dakikalık oyunun konusunu ne yazık ki korkunç bir şekilde her an karşılaşabileceğimiz bir olasılık oluşturuyor. Bir terörist Lufthansa’ya ait bir yolcu uçağını kaçırarak, İngiltere-Almanya maçının oynanacağı 70.000 kişilik stadyuma düşürmekle tehdit eder. Tam 52 dakikalık zorlu bir sürecin sonunda savaş jeti pilotu Lars Koch, Anayasa Mahkemesi’nin kararına karşı gelerek uçağı füze ile vurarak düşürür. 164 yolcu ve mürettebattan kurtulan olmaz. Ve biz izleyicilerin jüri olarak yer aldığı mahkeme süreci başlar. Savunmaya göre Koch, 70.000 insanın hayatını kurtarmış bir kahraman, savcıya göre ise 164 kez cinayet suçundan yargılanması gereken bir katil. İşte bu zorlu davanın/oyunun sonucunu girişte dağıtılan pusulalar ile jüri/izleyici belirliyor.

    Oyunun çarpıcı konusu kadar kuvvetli bir yanı da karakterleri. En etkileyici karakter de ironik bir şekilde Lars Koch. Geçmişinde bir travma ya da anlık kararını tetikleyecek bir sorun olmaması, aksine iyi eğitimli, çağdaş, örnek vatandaş hatta neredeyse kusursuz bir insan olması ve yaptığının sorumluluğunu bilinçle üstlenmesi dahası sonuna kadar da fikrinin arkasında olmasıyla çok kuvvetli bir karakter çizilmiş. Burak Dur da bu karaktere başarıyla can vermiş.

    Yarbay Lauterbach da (Çetin Etili) keza aynı adanmışlıkla kendisi cetvel gibi düzgün ama aynı bozuk düzenin bir eseri olarak belli bir noktaya kadar duruşunu korudu.

    Savcı Nelson (Gülce Uğurlu) bir ara duyguları işe katarak hani biraz tribünlere oynasa da çok yerinde sorularla ve özellikle karar öncesi konuşmasıyla hukuk dersi verdi. Oldukça kuvvetli argümanların ve insanı sorgulatan örneklerin yanında benim de ilk aklıma gelen stat neden boşaltılmadı sorusuyla asıl meselenin belkemiğini ortaya koydu.

    Hakim rolünde Fidan Tek Koşar, hakim gibi hakimdi doğrusu. Başından sonuna kadar duruşmaya ustalıkla hakim olduğu gibi jüriye/izleyiciye kişilerin veya duyguların etkisinde kalmadan karar vermelerini incelikle hatırlatırken hukuk kavramlarını ve neyin yargılandığını anlayacağımız dilden anlatarak bize zarifçe yol gösterdi.

    Fransizka Meiser (İlkin Tüfekçi) acısının ağırlığını öyle basitçe ve içtenlikle verdi ki bu yalınlıktan etkilenmeyen yoktur herhalde.

    Bana kalırsa oyunun en zayıf karakteri Avukat Biegler (Edip Saner). Laubali tavırları ve militarist ağzıyla antipati uyandırarak savunmayı zayıflatıyor. Aslında o da konuya 70.000 insanın insanlık onurundan girseydi ya da savcıya aileniz o statta olsaydı gibi benzer çıkışla karşılık verseydi oyun daha çetrefilli olabilirdi.

    Perküsyonda Melih Yüzer birkaç yerde izleyiciyi güzel silkeledi. Bu arada Ben Ölmeden Önce ne kadar yakışmış oyuna.

    Satranç kareleri şeklindeki dekor (Kerem Çetinel) pratik bir şekilde sembolizmin hakkını veriyor. Zira hayat ne siyah-beyaz karelerden ibaret ne de sadece iki renkle sınırlanabilecek kadar net. Oyun ilerledikçe zeminin silikleşmesi ve grileşmesi de bu açıdan cuk oluyor.

    Hakimin karar için oturuma 15 dakika ara verdiği anda salondaki izleyicilerin kaynaşması görülmeye değer. Bu açıdan hayli ilginç bir deneyim sunuyor. Suçlu olduğunu savunanlarla suçsuz olduğunu savunanların tezlerini dinlemek de eğlenceli bir yerde. Bu arada dün akşam sonuç 70/54 çıktı. Bu da aslında ülkenin halini çok güzel ortaya koymakta ya neyse.

    Oyun aynı zamanda kendiniz ile yüzleşmeniz için de yararlı. Kendi adıma değer yargılarımın sarsılmadığını görmek güzel olsa da kesinlikle jüri falan olamayacağımı farkettim zira duyguları kenara alıp objektif kalabilmek çok zor.

    İyi bir oyun izlemekten öte bu deneyimi yaşayın derim. Taraflara ve neyin yargılandığına iyice kulak verin ve “adil yargılayın.”
    Unutmayın ki “Suç bireyseldir.”
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

  4. #54
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,435
    Konular
    87
    Verdiği Beğeni
    864

    Aldığı Beğeni: 231

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Kazanova

    KAZANOVA
    Yazan: Friedrich DÜRRENMATT
    Çeviren – Uyarlayan: Irmak BAHÇECİ
    Yöneten: Emrah EREN
    Tasarım: Sadık KIZILAĞAÇ
    Işık: İlker DURSUN
    Yönetmen Yardımcısı: Damla KARAELMAS
    Afiş – Broşür Tasarım: Ethem Onur BİLGİÇ
    Oyun Fotoğrafları: Emre MOLLAOĞLU

    OYNAYANLAR (Sahneye giriş sırasıyla)
    HİZMETÇİ Damla KARAELMAS
    ADAM Erol Ozan AYHAN
    HAKİM Faruk ÜSTÜN
    SAVCI Hüseyin Emre KOÇ
    AVUKAT Burak DUR
    KATİP Ali KİL

    KONU
    İyi bir işiniz, evliliğiniz, iki çocuğunuz, pahalı bir arabanız var. Büyük bir şehirde kusursuz bir hayat kurdunuz. Hepsini de bileğinizin hakkıyla yaptınız. Değil mi?

    İş seyahatinde lüks aracınız beklenmedik bir arıza yapınca emekli bir ihtiyarın evine konuk olup mükellef bir akşam yemeği ile ağırlanıyorsunuz. Kendi halinde bir taşra sofrasında başınıza ne gelebilir ki?

    Bildiğiniz ziyafetleri unutun. Friedrich Dürrenmatt’ın “Duruşma Gecesi” adlı kısa romanından uyarlanan “Kazanova” hepimizi vicdanımızın dehlizlerine doğru bir yolculuğa çıkaracak.

    “Acıktınız mı? Yemekten önce bir içki alır mıydınız? Başlayalım mı? Hazır mısınız?”

    Bakırköy Belediye Tiyatroları resmi internet sitesi kaynak alınmıştır.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

  5. #55
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,435
    Konular
    87
    Verdiği Beğeni
    864

    Aldığı Beğeni: 231

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Kazanova

    Friedrich Dürrenmatt’ın kısa romanı Die Panne’den Irmak Bahçeci tarafından uyarlanan taze Bakırköy Belediye Tiyatroları oyunu. Tek perde ve yaklaşık 75 dakikalık oyunda, modern görünümlü kapitalist şehirlerdeki “vahşi yaşamda” ne kadar masum kalınabileceği irdeleniyor.

    Başarılı bir iş adamının iş seyahatinde arabasının bozulması sonucu sığındığı taşra evinde, emekli hukuk insanlarından oluşan kasaba sakinleriyle garip bir oyuna katılmasıyla başlayan eser büyük bir yüzleşmeye varıyor. Emekli hakim olan ev sahibi sakin taşra günlerini renklendirmek için emekli avukat, emekli savcı ve emekli cellat (ek iş olarak yazmanlık yapıyor) olan yakın arkadaşları ile eski günleri yad ederek kendi mahkemelerinde adalet dağıtırlar. Aslında yargılanan bireylerden ziyade bizzat toplum ve kapitalist düzenin kendisidir. Çünkü bu düzene kapılan kimsenin “temiz” kalma ihtimali yoktur. İnsanın bilinçaltında şekillenen düşüncelerin, elini kana bulamadan cinayete bile varabileceğini gösteren oyunda çok kuvvetli bir gerilim var. Oldukça sert göndermeler ve iğneleyici sahneleme tarzıyla sıkı duruşlu bir oyun.

    Işık yönetimi ve müzikle gerilimi sürekli desteklenen oyunun görselliği de çarpıcı. Farklı sahne kullanımına rağmen yer yer gotik tablolar tadında anlık kareler oluşuyor. Oyunculuklar son derece uyumlu. Su gibi akan ve rahatça paslaşan bir ekip var. Özellikle hakim-savcı -avukat (Faruk Üstün-Hüseyin Emre Koç-Burak Dur) üçlüsü müthişler.

    Tek itirazım oyunun finali. Bu haliyle de çarpıcı olmakla birlikte mumun üflendiği sahnede ışıklar da sönse ve oyun orada bitse müthiş bir mizansen olurdu.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

Sayfa 11/11 İlkİlk ... 7891011

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.