Sayfa 165/165 İlkİlk ... 65115155161162163164165
825 sonuçtan 821 ile 825 arası

Konu: Bir İstanbul Masalı-Bölüm Yorumları

  1. #821
    Durum:
    Çevrimiçi
    fracture - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Süper Moderatör
    Üyelik tarihi
    24.01.2010
    Yer
    L'Histoire des ours Panda
    Mesajlar
    26,380
    Konular
    18
    Verdiği Beğeni
    453

    Aldığı Beğeni: 448

    Bahsedilme
    13 Mesaj

    Standart Cevap: Bir İstanbul Masalı-Bölüm Yorumları

    Alıntı hacivatiye Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu röportaja nereden ulaşabilirim acaba? Ayrıntıları merak ettim açıkçası. Bir senarist neden istediği senaryoyu yazamaz ki? Oyuncularla ilgili bir sıkıntı mı yoksa bütçe sıkıntısı mı ya da hiç ummadık bir şey mi acaba? Çok ilginç geldi bana bu durum.

    Ben de şöyle bir şey hatırlıyorum röportajlara dair senaristlerden biri demişti ki: "Sevgililerin kavuştuğu, mutlu olduğu bölümlerde reytingler düşüyor o sebeple ayrılık sahneleri kaçınılmaz oluyor" demişti. Bir İstanbul Masalı için de "Başroldeki esas kızımız nikah masasında evleneceği kişiyi terk edip, asıl sevdiği kişiye gitti seyircilerimiz buna bayıldı." O zamanlar diziyi izlemediğim için bir fikrim yoktu ama şimdi yorumlara bakıyorum da Bir İstanbul Masalının 2.sezonundan ve finalinden memnun olan kimse yok. Senaristler çok farklı bir analiz yapmışlar ya da bu analizleri neye dayanarak yapmışlar merak ettim açıkçası.

    Şahsen nikah masasında terk etme olayını oldum olası sevmemişimdir. Özellikle yabancı filmlerde çok rastladığım bir durum ve de bence hiç sevimli değil. Sevgililerin birlikte olduğu bölümlerde reytinglerin düşmesi olayını ise Türk insanının dram sevme huyuna bağlıyorum. Dram da değil hatta trajedi. Hep bir acı hep bir hüzün. Niye böyleyiz bilmiyorum ama bu durum da ziyadesiyle sıkıcı.

    Şimdi şöyle bir düşünüyorum da TMC o yıllarda çok başarılı diziler yaptı ama hepsinin başlangıçları çok iyiydi, 2.sezonlar hep başarısız. Beyaz Gelincik sonuna kadar izlediğim tek diziydi. İlk sezon çok başarılıydı ama 2.sezon vasattı ve de finale sıkıştırılmış çok fazla olay vardı. Aliye çok başarılı olarak başladı sonrasında çok sendeledi izlemeyi bıraktım. Binbir Gece'yi çok severdim ertesi gün sınavlarım olsa bile oturur diziyi izlerdim ama sonrasında senaryoda çok fazla kopukluk oldu onu da bıraktım.
    Dizifilm forumunda da var söyleşinin tamamı.. Okuyabilirsiniz..

    https://forum.dizifilm.com/forum/diz...oral_o_lu.html

    Ne kadarı doğru ne kadarı yanlış bilinmez ama sette bazı huzursuzluklar olmuştu sanırım. Bunu da yapımcı pek idare edemedi.. Ama yine de basına yansıyan ciddi bir durum söz konusu olmadı. Anladığım kadarıyla hikayeye yansımıştı bu durum..

    Ayrılık elbet yazılır.. Selim ile Esma da ayrılacaktı yani bu diziyi izlenir kılan bir durum olabilirdi. Boşanma olmasa bile normal seyirde yine bir ayrılık yaşayacaklardı. Bu beklenilir bir durum.. Fakat burada ayrılık çok iyi yazılamadı.. Oyuncuları bir araya getirmemek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar.. Bebeklerini kaybetme hikayesi gerekli gereksiz tartışılır ama eminim ki Esma gibi bir karakter bu durumu çok büyütmeyecek, eşiyle atlatacaktı.. Bizim bildiğimiz Esma bunu yapardı. Fakat tamamen karakterle oynayıp bu durumu bahane ederek çok gereksiz bir kurgu sundular.. Oysa bizler güçlü çalışan kadınlar görmeye başlıyorduk esas kızlarımızda.. Şimdi böyle esas kızları görmek de zor hikayelerde.. O yüzden bizler için güzel dönemlerdi.. O zamanlar esas kızlarımız kariyer sahibi saf olmayan güçlü kadınlardı..

    Geçen Feride Çetin bile yazmıştı Ahu hanımın Esma'lı fotosunun altına.. "O özgür ruhlu prenses karıncaya kocaman sarılıyorum.. Aşkın da kadınlığın da en güzel halini gösterdiği için diye.."Sonra da insan soruyor işte.. Esma gerçekten bebeğini kaybettikten sonra böyle mi yapardı diye.. Sırtını tamamen Selim'e döner miydi? Tam düzeldi kendi özüne döndü derken de Selim'in yeni sevgilisi girdi araya.. Bu sefer de başka çelişkiler yazmaya başladılar. Selim'in erkek olarak sevgilisi olabiliyordu fakat Esma'nın sevgilisi olamıyordu.. Selim mutlu olmasa bile huzurluydu.. Bir şekilde biriyle bir ilişki yaşayabiliyordu. Esma ise bir kadın olarak bunu yapmıyor, gidiyor sevdiği adamı bekliyor hatta sevgilisi olup olmamasını bir kenara atıp bir de Selim'in geleceğini umuyordu..

    Durumu eşitlemek için Esma'yı Turgut gibi biriyle evlendirmeye girişiyorlar bu sefer.. Şimdi bir kere daha soruyor insan. Niye Esma'nın Selim gibi sağlıklı bir ilişkisi olamıyor da, sırf karşı taraf üzülmesin, hayatımdaki boşlukları doldurayım diyerek gidiyor pat diye bir ilişkiye atlıyor.. Üstelik hiç de mutlu değil.. Evleneceği insana Turgut yerine Selim diyecek kadar aklı paramparça..

    Nerede işte bizim özgür ruhlu o prenses? Birinci sezon Esma yine dağınık hareket ediyordu belki ama güçlüydü.. Ne yaptığını biliyordu. Sonraki Esma'yı ben de tanıyamıyorum..

    Keza Selim.. Adam bekledi bekledi.. Eşi gelmedi.. Tamam yoruldu. Gereksiz bir güvensizlik girdi araya.. Hayatına birini bir şekilde aldı. Hadi ona bile tamam.. Fakat sonra sen git, onca şeyden sonra git.. Neden gittiğini yazmıyorum belki daha izlemediniz oraları.. Ama beni kızdıran nedeni.. Her şeye tamam dedim belki ama o nedene tahammül etmem mümkün değil..

    Kısacası senaristler bu çifti ayıracak neden bulamadılar.. Sorun buradan çıktı.. Ayrılık nedenleri hep bahanelerle dolu, karakterlerine zıt durumlar..

    Fakat diziyi geneliyle seviyorum.. Hep bunu diyorum. Oyuncuları bir kere yeter.. Şimdi böyle bir kadroyu yönetmek o kadar kolay değil. Yönetmenin de başarısı ortada.. Hatta yönetmenlerin diyeyim..

    Bir kere Selim ile Esma evlendikten sonra değişen bir durum olmadı.. Bu çok önemliydi. Herkes konumunu bildi. Cemal ile Suzan yine Arhan'ların yanında çalışmaya devam etti.. Selim hâlâ Cemal'e abi dedi.. Onlarla oturup kebapçıya gitmedi mesela. O gün Esma biraz bozulmuştu ama gerçekten Selim'in orada olması tuhaf kaçardı.. Evet onlar da ailesiydi. Ama gerçekçi olmakta fayda vardı.. Sonra gitti zaten kooperatif işinde onların yanlarında oldu. Çünkü bu durum farklıydı o durum farklı.. Selim konumların ölçüsünü her daim bildi. Keza Behiye'nin de Esma ile çok samimi olmasını istemezdim ben.. Bu da büyüyü bozardı.. Tamam bazı kötü düşünceleri hoş değildi. Bunları kabul etmem fakat onca şeyden sonra beraber çay içip alışverişe gidecek bir ilişkilerinin olmasını da beklemezdim.. Tabii finale doğru daha sağlıklı bir iletişimleri olduğu gerçek. En fazla da öyle olurdu..

    İşte bunlar hikayeyi gerçekçi yapan durumlardı.. Kimse şekil değiştirmiyordu. Bulundukları kabın dışına çıkmıyorlardı..

    Ve final bölümünü de aslında final olarak değil de bütün olarak severim.. Olanlar bana gerçekçi gelir.. Esma ile Selim'in kavuşması için bunlara gerek yoktu. Fakat Esma ile Selim dışında olanlar daha gerçekti, olması muhtemelen durumlardı..

    Yine ısrarla belirtirim ki bu dizi gerçekten adı gibi efsanedir.. Belki kült bile olabilir zamanla. Çünkü zamanın ötesinde olmakla birlikte, birçok drama dizisine de yol açmıştır.

    Alıntı SELVERR Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ayrılıklar reyting sağlıyor mu cidden bilmiyorum ama selim ve Esma zaten kolay kolay birleşen bir çift olmadı ki reyting düşsün. Yani önce demir durumu vardı sonra aileler vs olaylar olaylar zaten 30 küsür bölümde bir şeyler netleşti 40 larda da ayrılık oldu 15 bölüm kadar olansürede düşüş oldunu sanmıyorum. Hatırlamıyorum tam 30 bölüm kadar da dizinin reyting in parlak oldunu düşünmüyorum. Çünkü hala ayrılığın uzun olduğu konuşuluyor bim akla gelince. Bana göre bizdeki senaristlerin geneli çiftleri kavuşturduktan sonra yazacak olay bulamıyorlar. İlla ki esas çiftin bir ayrılığı bir aldatması bir yanlış anlaması yada en basiti mutluluklsrında gözleri olan en az birileri oluyor ve yol illa ki ayrılmaya gidiyor. Kavuşunca bir çok yapım tadını kaçırıyor. Ayrılıkları sevmeme ama dizilerde esas çiftlerin daha çok çift olma yollarındaki sahneleri kavuşana kadar olan duygularım itiraf edildiği anları oraları daha çok seviyorum. Dediğim gibi kavuşma sonrasını yazabilen pek yok. Cıvıyor bir şeyler illa ki

    Nikah günü terk edilme oldu daha çok olay ama hoş değildi. Turgut olayında ben necati ve çiçeki de suçlu görüyorum. Tanıştırmak aralarını yapmak ki ablası Esmann duygularının farkında idi aslında.. Bir de böyle şeylerde diğer adama oluyor olan ne kadar Turgutu pek sevmesem de hoş değil.

    O kadar bölüm bir şey olmasın finalde kavuşsunlar. Son mutlu olsa da içe sinmeyen bir kavuşma idi bence. Ellerinden malzeme varken kullanmadılar. Şimdi ne desem boş.

    Senaristlerin bile kendi yazdıkları senaryoda söz hakları olmadığı bazı yönetmenlerin hikayeyi yönlendirdini hatta bazıların oyuncular üzerinde bile bir takım kısıtlamalar getirdiği hala günümüzde bunların olduğu düşünülürse o zamanlar da da belki kanal belki yapımcı yada yönetmen vs el atmış demek ki olaya diye düşünüyorum. Yazamadıkları kadar birde dışarıdan müdahale olayları bir çık diziyi bu yüzden başladığı yerden çok farklı yere götürebiliyor bizde
    Reytinglerde hatırladığım kadarıyla çok ciddi bir durum söz konusu değildi. Hatta ikinci sezon günü değişince tek başına günü kapatmaya çalışıyordu sanırım artık. Yani reytinglerle dizinin orantılı bir ilişkisi yoktu. Fakat diziyi canlı tutmak adına bir çabaları söz konusuydu..

    Aslında anlatılacak konular vardı yine.. Evlilikleri boyunca çatışmalar güzel aktarılıyordu.. Daha devam edilebilirdi. Dediğim gibi ayrılık da yazılabilirdi, fakat güzelce aktarılabilirdi.. Gerçek bir kavuşma ile..

    Hadi hepsini geçtim de bu çiftin çocuklarını göremedik.. Selim'i baba, Esma'yı da anne olarak görmek, bence bu hikayenin finalidir..

    Ve o finale yakışan en güzel mekan da Arhan malikanesi olurdu..

    Benim için diğer başroller ise, Arhan malikanesi ve ARC holding binasıdır

  2. Beğenenler;
    SELVERR (02-03-19)

  3. #822
    Durum:
    Çevrimdışı
    SELVERR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    19.06.2007
    Yer
    Kütahya
    Mesajlar
    5,389
    Konular
    4
    Verdiği Beğeni
    1,037

    Aldığı Beğeni: 1,766

    Bahsedilme
    5 Mesaj

    Standart Cevap: Bir İstanbul Masalı-Bölüm Yorumları

    Aynen baba selimi izlemeyi bende çok isterdim.. Çok güzel bir baba olacaktı. Baba olacağı haberine falan sevindiği yerleri hatırlıyorum da keşke olsaydı demekten alamıyorum kendimi.. Hadi bölümler olarak vermediler ama keşke en azından finalde bunu görseydik. Hani seneler sonra çocuklar kucakta veya tıpkı onların çocuklukları gibi malikanenin bahçesinde koşan çocuklar hayal ederdim. Ama görmedik. Final sahnesi düğün reji ile farklı olsa da çocuklarla belki bahçede koşma ve piknik gibi gir sahne daha içime sinerdi diye düşünüyorum.

    Yanılmıyorsam en son demirler orada kalmaya karar vermişlerdi ama o bana hiç gerçekçi gelmemişti. Hani tamam çift olarak belki iyi idiler ama onlar değil de selimlerin orda yaşaması daha inanılır gelirdi bana.

    Ve evet malikane ve holding ayrı bir başroldür. Belki hislerin ilk karıştığı. Selimin aşk hakkında ilk büyük konuştuğu, bedduanın yer aldığı, daha bir çok anının yer aldığı yerlerdir.

    Malikaneye dair en net hatırladığım ailesi gönderilecek Esmanın laf söylemesidir arhanlara. Selim için ise camdan Esmayı izlediği ona olamayacak dedirten duruşu, bahçedeki çeşitli karşılaşmalar..
    .
    Holdinge dair milyon doların konu olduğu, Esmanın selimi gülerken ilk gördüğü yer, konuşmalar vs vs



    O kadar çok tekrar izledim ki hala izler gibi hatırlıyorum bir çok sahneyi. Bim dışında bana bunu hissettiren yapım yoktur bu kadar net hatırlamadım ve izlemedim açıkcası
    Sevgili kalbim. Neden hala apartman boşluğunun gün ışığı görmeyen penceresinde kuş sesleri beklersin

  4. Beğenenler;
    fracture (02-03-19)

  5. #823
    Durum:
    Çevrimiçi
    fracture - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Süper Moderatör
    Üyelik tarihi
    24.01.2010
    Yer
    L'Histoire des ours Panda
    Mesajlar
    26,380
    Konular
    18
    Verdiği Beğeni
    453

    Aldığı Beğeni: 448

    Bahsedilme
    13 Mesaj

    Standart Cevap: Bir İstanbul Masalı-Bölüm Yorumları

    Alıntı SELVERR Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Yanılmıyorsam en son demirler orada kalmaya karar vermişlerdi ama o bana hiç gerçekçi gelmemişti. Hani tamam çift olarak belki iyi idiler ama onlar değil de selimlerin orda yaşaması daha inanılır gelirdi bana.

    Ve evet malikane ve holding ayrı bir başroldür. Belki hislerin ilk karıştığı. Selimin aşk hakkında ilk büyük konuştuğu, bedduanın yer aldığı, daha bir çok anının yer aldığı yerlerdir.

    Malikaneye dair en net hatırladığım ailesi gönderilecek Esmanın laf söylemesidir arhanlara. Selim için ise camdan Esmayı izlediği ona olamayacak dedirten duruşu, bahçedeki çeşitli karşılaşmalar..
    .
    Holdinge dair milyon doların konu olduğu, Esmanın selimi gülerken ilk gördüğü yer, konuşmalar vs vs

    O kadar çok tekrar izledim ki hala izler gibi hatırlıyorum bir çok sahneyi. Bim dışında bana bunu hissettiren yapım yoktur bu kadar net hatırlamadım ve izlemedim açıkcası
    Belki dörtlü kalmışlardır.. Düşünsenize Demir-Pelin ve Selim-Esma çiftinin orada yaşadığını Fakat haklısın.. Demir Pelin pek oraya ait değil gibiydi.. Ne bileyim her an çekip gidecek bir karakterleri olan bu iki insanın, aile gibi olmayı hissettiren o malikanede kalmaları pek üstlerine oturmuyordu.. Selim Esma kalabilirdi.. Fakat onlar da baştan beri birlikte orada yaşamayı hiç düşünmemişlerdi.. Belki de bunun izleri vardı hikaye genelinde..

    Ne bileyim insanın aklına çok naif hoş sahneler geliyor.. Böyle güzel ayrıntılar.. Burada daha önce de bahsettim sanırım hatırlar gibiyim.. Fakat o küçük ayrıntılar o kadar güzel ki.. Bir İstanbul Masalı'nı izlenir kılan ayrıntılar bunlar işte..

    Selim'in Esma'nın arkasından baktığı, Cemal'in bunu farkettiği kafasını salladığı yer çok özeldir mesela.. Holdingin önünde.. Esma işten çıkıp babasını gülerek görüyor ve selam verirken Selim de geliyor.. Esma'nın yüzündeki gülücük son buluyor hemen. Çekiniyor Selim'den.. Çünkü uyarıyı yedi Selim'den Demir konusunda.. Selim'in pek umrunda değil.. Ona sen de bizle gel nasılsa aynı yere gidiyoruz türünden bir teklifte bulunuyor. Esma ise gururlu bir şekilde ben servisle gideceğim diyor.. İşte orada Esma servise giderken, Selim'in onun gidişini izleyip arabaya binişi var ki.. Büyük ihtimalle farkında olmadan yaptı onu.. Cemal'in merak ederek Selim'in bu tavrını düşünmesi.. Bunlar hep geleceğe işaretti. Oysa ortada hiçbir şey yoktu daha.. Herkes Esma'nın Demir'e olan büyük sevgisini biliyordu..

    Selim'in daha ilk toplantıda Esma'ya bıyık altı gülerek "Hangi külkedisi sonsuza kadar mutfakta kalır ki zaten.." deyişi.. Ve bunu kimsenin anlamaması.. İkisi arasında gelişen en özel, en mahrem dildi.. Esma bozulmuştu bozulmasına fakat Selim hayran bakışlarını eksik etmiyordu.. Selim, Esma'nın kendisiyle dövüşmesini aslında çok seviyordu..

    Sonra Esma'nın gece bahçede Selim'i dalgın görüşü ve ona yağmurlukla kahve getirmesi.. Oysa araları yine bozuktu ikisinin Demir'den dolayı.. Bu örtüleri geride bırakıp, o an ufak da olsa huzurla birbirlerine bakmaları..

    Ve ertesi gün, Selim'in iş dönüşü Esma'yı bahçede görüp teşekkür etmeye gitmesi.. Orada Selim'in yüz ifadesindeki huzuru görmek çok başka.. Esma'nın gülerek bahçeye girmesi, babasıyla muhabbet etmesi çok hoşuna gidiyor.. Ve eve doğru ilerlerken yine eminim ki farkında olmadan kafasını çevirip onları izliyordu.. Selim'in ileride Esma'yı sevdiğini itiraf ederken seçtiği cümlelerin doğruluğunu da burada görmüş oluyoruz..

    Evet.. Selim ailesine düşkün ve bağlı biri. Fakat zaman ilerledikçe, ailesi köşesine çekildikçe o da yalnız kalmış.. Bu yalnızlığın içinde buldu Esma'yı.. Esma ile birlikte çoğaldı Selim.

    Esma'nın o eve girip ailesini koruduğu sahne efsanedir.. O zaman ilk defa Selim de yaklaşımında hata yaptığını tam anlamıyla anlıyor. Zaten Birnur'un hamilelik haberiyle birlikte iyice düşünmeye başlayan Selim, Esma'nın ailesini savunduğu sahnede de suçlunun daha fazla kişi olduğunu farkediyor.. Ve Selim'in sınırları yavaş yavaş kalkıyor, o zaman onu daha iyi tanımaya başlıyoruz..

    O kadar ki Esma'nın peşinden gidip onu bankta bulması bile belki yine farkında olmadan yaptığı bir harekettir.. Bir özür niyetiyle gitse de kendi çapında, Esma'nın konumu onu daha bir etkiledi sanırım.. İlk defa onun tarafından baktı olaya.. Onu daha yalnız gördü bu konuda ve bu sefer Esma'nın yanında olmayı seçti. Ve o saatten sonra da bunu yaptı..

    "Ben demiştim.." cümlesini bile tamamlamak istemedi..

    Bir sene sonra evlendikleri zaman o bankta sarmaş dolaş oturuyorlardı bu sefer.. (Gerçi mekan olarak o değildi ama biz öyle kabul edelim neyse) Esma soruyordu hatırlıyor musun diye.. Ne çok şey değişti demişti.. Evet değişmişti ama bana kalırsa o banka ilk oturduklarında da her şey belliydi..

    Ben Esma'nın, Selim'den çekinerek ve rahatsız olarak iletişim kurduğu her sahneyi seviyorum sanırım.. Bir zaman sonra bu adamın eşi olacağını ne bilir insan..
    Konu fracture tarafından (03-03-19 Saat 00:49 ) değiştirilmiştir.

  6. Beğenenler;
    MENEKSE (03-03-19), SELVERR (03-03-19), sinemkaya (04-03-19)

  7. #824
    Durum:
    Çevrimdışı
    nadine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    26.02.2007
    Yer
    ...
    Mesajlar
    3,525
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    295

    Aldığı Beğeni: 236

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Bir İstanbul Masalı-Bölüm Yorumları

    Audrey Hepburn ile Humphrey Bogard'ın başrollerini paylaştığı Sabrina filminin uyarlamasıdır. Diziyi ortalarından itibaren seyretmeye başlayarak sonrada ilk bölümleri de izlemiştim. Esma Selim ayrılığından sonrası ise tahammül edilmezdi. Selim'in ressam sevgilisi ile bende film kopmuştu.

    İki kardeşin aynı kıza aşkı konusu çok eleştirilmişti.Hatta MA 'un röportajında da bu hoşnutsuzluğu hissettiğimi ve Sabrina uyarlaması bir filmden başka ne konu bekleniyordu ki diye düşündüğümü hatırlıyorum.

    O zamanlar bölümler kanalın sitesinde yayımlanmazdı. Yapımcı CD olarak piyasaya sürerdi.30 küsur CD hala dolabımda durur.

    Orjinal filmi de izlemenizi tavsiye ederim
    Konu nadine tarafından (03-03-19 Saat 08:17 ) değiştirilmiştir.

  8. Beğenenler;
    MENEKSE (17-03-19)

  9. #825
    Durum:
    Çevrimdışı
    sinemkaya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    05.03.2016
    Mesajlar
    1,329
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    40

    Aldığı Beğeni: 51

    Bahsedilme
    1 Mesaj

    Standart Cevap: Bir İstanbul Masalı-Bölüm Yorumları

    Başlığı aktif görmek sürpriz oldu. Ben kendi kendime not düşmeyi planlıyordum

    Ben de kendimce 10 years challenge akımına kapıldım. Önce 10 yıl önce sevdiğim kitapla başladım sonra bu dizi aklıma geldi. İzledikten sonra sevmeye devam eder miyim diye merak ettim.

    Güncel bir şekilde izlememiştim diziyi. Final yaptıktan sonra hafta içi verdikleri bir dönemde izlemiştim. Aklımda hep sıcak bir dizi olarak yer edinmişti. Tamamını ve bütün sahneleri olmasa da genel olarak diziyi ikinci kez izledim. Gerçekten güzel diziymiş. İyi ki yapılmış böyle bir dizi. Esas çift gerçekten masal tadında. Diğer bütün karakterler de bir bütünün parçası gibi ayrık değiller yani. Her iki ailenin verdiği his farklı ama izlerken o farklılığı görebildiğimiz ya da birbirlerini tamamladıkları için içinde bulundukları sahneler sıkılmaya izin vermiyor.

    Genel olarak dizi sizi bir gülümsemeyle kendinden gönderiyor. Fakat birinci sezon ve ikinci sezon arasındaki farklılıklar da bir yandan üzüyor. Birinci sezonda duyguları takip edebiliyorken ikinci sezonda olayların keskinliğinden duygulara yetişemiyoruz. Niye bunu yaptı neden bunu tercih etti kısımlarının altının boş olması da bundan kaynaklanıyor.

    Selim-Esma ilişkisi birinci sezon ilmek ilmek işlenmiş. Demir-Esma ilişkisinde de bir nevi odak noktasının Selim olması veya en özel anlarında Selim’in buna şahit olması, duyması, tepkisi ve en sonunda desteği.. Daha sonra Selim ve Esma’nın birbirlerinin en özellerine dahil olma ve birbirlerini gerçek anlamda tanıma aşaması ve en sonunda yüzeye çıkan hisler.

    İkinci sezon aslında iyi başlamıştı yani Roma’da evlenmeleri bence olması gerekendi. Zaten ayrılmadan önce de konuştukları şey ve en sonunda mektubunda Selim’in hadi dediği şey de evlilikti. Bu yüzden evlilik iyi bir başlangıç noktasıydı. Birinci sezonda Çiçek’in, Esma’ya evliliğin detaylardan oluştuğunu söylediği bir konuşması vardı, işte onun izleri daha derinlemesine işlenebilirdi. Selim’in arkadaşlarına gitmeye Esma’nın gönüllü olmaması gibi konular daha fazla ama farklı şekilde işlenebilirdi. Mesela iki aileyi de evlerinde misafir ettikleri bölümde Behiye’nin, yemekte Suzan’dan bir şey istemesi nedeniyle gerilen ortamın yanlış hatırlamıyorsam Selim tarafından alışkanlıklar olarak açıklanması bence çok güzel bir girişti. Aynı konular etrafında dönmelerini değil elbette ama farklılıkların nasıl uyumlaştığını görmek isterdim. Kısmet olmadı..

    Rahatsız olmayı beklediğim bölümler vardı 2.kadın meselesi ve ayrılık gibi. Selim’e beklediğim kadar kızmadım bu benim için sürpriz oldu Selim’in ayrılık acısı yaşarken ismini koymadığı ya da koymayı tercih etmediği bir ilişki yaşaması Selim gibi bir adamın yapacağı bir şey değil. Fakat yine de bu Selim’in hatası diyebiliyorum çünkü o hatada bile Selim’i görebildim. Evlilik boyunca da her cephede savaşan Selim’di. Esma bile tam olarak Selim’in yanında değildi. Bebeği kaybettikten sonra da Selim tamamen yalnız kaldı. En sonunda da terk edildi. Nereye kafasını çevirse orada Esma’ya dair bir şeyler vardı. Kendi evlerinde, ailesinin evinde, çevresindeki insanlarda, kolundaki saatte.. yani bir nevi Esma’dan kaçış olarak yorumluyorum Derya’yı. Bu yüzden çok kızamıyorum.Tabii o kısımda da anlamadığım şey Selim’in Derya ile birilerinin karşısına çıkmaktan çekinmemesi mesela bu Selim’e tamamen aykırı bir durum.

    İkinci sezonda esas kızdığım kişi Esma.. Bu kız ilk sezon imkansızlıklara rağmen sevdiğinin yanında yer almış biri ama ikinci sezonda Behiye’den gelen dur ihtarıyla Selim’e gidip boşanacağım senden diyebiliyor. Ya da birinci sezonda Selim’in tereddüdünden kaynaklı olarak ülkeyi terk edebiliyor. Fakat ikinci sezonda bir başka kadınla kendi arasında seçim yapması ihtimalini kabullenebiliyor.

    Final konusunda da dizinin finalini sevmeyenlerdenim. 30 bölüm boyunca ayrı olan çiftin kavuşmasının son dakikalara bırakılması hiç hoş bir durum değil. Kaldı ki onların kavuşması veya evlenmesi izleyiciye daha önce gösterilen şeylerdi finalde en azından ismine yakışır şekilde artı bir şeyler daha eklenmeliydi.

    Neyse..yazılacak çok şey var hatta yazarken tam güncel izlenip haftalık yorum yapılacak dizi diye düşündüm. Bu da kısmet değilmiş.. Keyifli yorumlar.
    Konu sinemkaya tarafından (04-03-19 Saat 03:30 ) değiştirilmiştir.

  10. Beğenenler;
    fracture (04-03-19), MENEKSE (17-03-19)

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.