Sayfa 3/20 İlkİlk 123456713 ... SonSon
99 sonuçtan 11 ile 15 arası

Konu: Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları

  1. #11
    Durum:
    Çevrimdışı
    feelingg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    25.08.2012
    Yer
    Ş.Urfa
    Mesajlar
    2,340
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Yeni bölüm süper olmuş valla günlerden sonra bugün kendime geldim ilk kez dinlendiğimi hissettim gerçekten inanılmaz zor bir meslek seçmişim çok iyi anladım bunu ama çokta keyifli orası ayrı :)

    Bu Asu da bişey var özgür ile ilgili bişey olabilir bence bu karşılaşınca ne olacak acaba sanki o kısımda şair bize bişey demek istiyordu ama okuyucu anlayamadı gibi :)

    Bestenin Ahmete trip atması çok hoşuma gidiyor hep böyle devam etsin.

    Ezgi hamileymiş bu beni çok şaşırttı acaba kimden bu çocuk yoksa nevzattan mı
    Ben kuzeyden olduğunu düşünmüyorum ama görücez.Tam da kuzey boşanmak isterken oldu ya

    Masal da bebeğini doğurdu ben aslında bu bölüm zübeyiri sevdim sanki neden bilmiyorum ama ısındım zübeyire.

    Armağan ile Seçkin ne işler karıştırdı onu pek anlayamadım ama bakalım neler olacak.

    yeni bölümü çok merak ediyorum

  2. #12
    Durum:
    Çevrimdışı
    aycn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.08.2008
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2,268
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    1260. Bölüm

    Beste, Özgür ve Asu yemek yiyiyorlardır.
    ÖZGÜR: Her şey harika olmuş aşkım. Ellerine sağlık.
    BESTE: Afiyet olsun canım, ama hepsini ben yapmadım. Asu da yardım etti.
    ÖZGÜR: O zaman onun da eline sağlık.
    Asu gülümser.
    BESTE: Siz isterseniz keyfinize bakın. Ben sofrayı toplayayım.
    ÖZGÜR: Olur mu öyle şey. Zaten yeni hastaneden çıktın. Hep birlikte toplarız.
    ASU: Tabi canım.
    BESTE: Yok artık Asu. Kızım seni yemeğe davet ettim ben. Bir de bulaşıkları yıka istersen.
    ASU: Aman Beste elime mi yapışacak?
    ÖZGÜR: Çok misafirperverdir benim aşkım.
    Özgür Beste’yi öper.
    BESTE: Hadi o zaman. Toplayalım şunları da tatlıları getireyim.
    Üçü birlikte sofrayı toplamaya başlarlar.

    Kuzey ve Ezgi eve gelmiştir. İkisi de salonda oturuyordur.
    EZGİ: Ben bu bebeği dünyaya getirmeyeceğim.
    KUZEY: Ne?
    EZGİ: Hata olarak gördüğün bir birlikteliğin meyvesi bu bebek. Üstelik boşanma kararı vermişken onu bu şekilde dünyaya getiremem.
    KUZEY: Ezgi bak…
    EZGİ: Bir şey söylemene gerek yok Kuzey. Sen de bu bebeği istemiyorsun biliyorum.
    KUZEY: Ben öyle bir şey demedim. Aksine bu bebeği istiyorum Ezgi.
    Ezgi şaşırır.
    KUZEY: Eğer Masal hayatta olsaydı şu günlerde baba olacaktım. Bu bebek benim baba olmam için belki de son şansım. O yüzden bu bebeği dünyaya getirmeni istiyorum.
    EZGİ: Kuzey ayrılacaksak bu bebeği dünyaya getiremem… Biliyorum bu kararı tek başıma alamam ama…
    KUZEY: Ayrılmayacağız.
    EZGİ: Ne?
    KUZEY: Duydun işte. Bebeğimiz anne dünyaya gelecek ve bizimle birlikte büyüyecek. İçini ferah tut.
    Kuzey kalkıp odasına gider. Ezgi şaşkındır.

    Beste, Özgür ve Asu tatlılarını yiyiyorlardır.
    ÖZGÜR: Ben bir Armağan’ı arayayım. Bütün gün aklımdaydı aramayı unuttum. Bir tebrik edemedim çocuğu.
    BESTE: İyi edersin.
    ÖZGÜR: İzninizle.
    Özgür telefonunu alıp mutfağa gider.
    ASU: Kocan çok iyi biri Beste. Gerçekten şanslısın.
    BESTE: Öyledir. O benim bu hayattaki şansım.
    ASU: Seni çok sevdiği belli. Üzerine titriyor resmen. Allah mutluluğunuzu bozmasın.
    BESTE: Amin canım. E darısı senin başına artık.
    Asu güler.

    Masal Demir’i uyutmuştur. Beşiğine yatırıp odadan çıkar. Zübeyir salondadır.
    ZÜBEYİR: Uyudu mu Demir bey?
    MASAL: Uyudu. Süt ısıtacağım kendime. İster misin?
    ZÜBEYİR: Yok sağ ol. Yatacağım zaten.
    Zübeyir kalkar.
    ZÜBEYİR: Bu arada bugün Demir’in kimliğini çıkardım. Buyur.
    Zübeyir kimliği Masal’ın eline verir.
    ZÜBEYİR: İyi geceler.
    Zübeyir gülümseyerek odasına girer. Masal elindeki kimliğe bakar.
    MASAL: Demir Özaslan. Baba adı: Zübeyir. Anne adı: Bihter. Seni böyle yalan bir hayata, yalan bir dünyaya getirdiğim için beni affet oğlum.

    Ertesi Gün

    Defne evdedir. Ece gelmiştir.
    DEFNE: Keşke Narin de gelseydi. Madem dersi yok niye evde oturuyor?
    ECE: Ne bileyim kızım. Bu ara biraz tuhaf zaten. Böyle bir durgun, düşünceli.
    DEFNE: Dersleri ağırdır belki de.
    ECE: Bilmiyorum ki. Bir şey de anlatmaz bilirsin.
    DEFNE: Bilirim.
    Mevsim gelir.
    MEVSİM: Hoş geldin babaannecim.
    Mevsim Ece’ye sarılır.
    ECE: Hoş bulduk canım benim.
    MEVSİM: Beni sinemaya götürmek için geldin demi?
    ECE: Evet canım. Sen de gelsene Defne. Madem ofise gitmeyeceksin bugün? Hem değişiklik olur.
    MEVSİM: Evet anne. Lütfen lütfen.
    DEFNE: Peki madem. Hadi bakalım küçük hanım hazırlanalım.
    Defne ve Mevsim yukarı çıkarlar.

    Narin odasındadır. Düşüncelidir.
    NARİN: Off. Ne yapacağım ben ya? Korkaksın kızım sen. Ne kadar güçlü durmaya çalışsan da korkaksın. Duygularını açmaktan, istediğin şeyi yaşamaktan bile korkuyorsun. Korkaksın.
    O sırada telefonu çalar. Arayan Zeynep’tir.
    ZEYNEP: Canım. Nasılsın?
    NARİN: İyiyim Zeynep abla. Sen nasılsın?
    ZEYNEP: İyiyim. Seni merak ettim. Derin birkaç gündür okulda görmüyormuş seni. Merak ediyormuş. Ben de merak ettim açıkçası.
    NARİN: Ha yok. Derslerim hafif bu ara o yüzden.
    ZEYNEP: Emin misin Narin? Yoksa Derin’le yüz yüze gelmemek için mi?
    NARİN: Of Zeynep abla evet. Çekiniyorum. Sanki yüzümden her şeyi anlayacakmış gibi hissediyorum.
    ZEYNEP: Merak etme hislerini saklamayı iyi beceriyorsun. Bu güne kadar nasıl sakladın.
    NARİN: Öyle söyleme.
    ZEYNEP: Şaka yapıyorum canım benim, ama böyle kaçarak olmaz ki. Elbet karşılaşacaksınız. Konuşacaksınız. Ha tabi sen konuşmaya, hislerini açmaya karar verdiysen.
    NARİN: Aslında o da kafamı kurcalıyor ya.
    ZEYNEP: Bak Narin sana söylediklerimi unutma. Böyle yaparak yaşayacağın güzel şeyleri ötelemiş oluyorsun. Kaygını, korkunu anlıyorum ama bir şekilde bunu yenmek zorundasın. Derin seni seviyor. Sen de onu. Sana tek lazım olan şey biraz cesaret. Cesaretini topla Narin. Yapabilirsin. Bir kez olsun hislerinle hareket et.

    Beste hastanededir. Koridorda Asu ile karşılaşırlar.
    ASU: Aa Beste? Ne işin var burda?
    BESTE: Bir gün dinlendim yeter. Hastalarım beni bekler.
    ASU: İnanmıyorum sana. Dinlenseydin daha.
    BESTE: İyiyim ben Asu. Gerek yok. Ha b arada uzmanlık sınavı için birkaç kaynak araştırdım dün gece. Belki senin de işine yarar. Odamda. Müsait olursan uğra bir.
    ASU: Sağ ol canım.
    O sırada bir hemşire gelir.
    HEMŞİRE: Beste hanım bir hastanız var. Acil.
    BESTE: Tamam. Görüşürüz Asu.
    ASU: Görüşürüz.
    Beste apar topar odasına gider.

    Defne, Mevsim ve Ece sinemadan çıkmışlardır.
    ECE: Beğendin mi filmi babaannecim?
    MEVSİM: Evet. Çok güzeldi. Yine gelelim.
    ECE: Geliriz tabi.
    DEFNE: Ya ben çok acıktım. Bir şeyler yesek mi?
    ECE: Olur kızım. Ne yiyelim?
    DEFNE: Aslında canım kalamar çekti. Bu yakınlarda da bulamayız ki?
    ECE: O aş ermelere de başladık.
    DEFNE. Aman anne.
    ECE: Kuzey’in lokantası bu yakınlarda değil miydi?
    DEFNE: Aman aman eksik olsun.
    ECE: Niye kızım? Madem torunumun canı çekmiş gider yeriz.
    MEVSİM: Benim canım çekmedi ki.
    ECE: Kardeşinin canı çekmiş canım benim. Hadi gidelim.
    DEFNE: Ay anne şimdi o Ezgi’nin suratını görmek istemiyorum hiç ya.
    ECE: Kızım muhatap olmazsın olur biter.
    DEFNE: Ama görünce de tutamıyorum ki kendimi. Neyse hadi gidelim madem. Deplasmanda mağlup ettim bir de kendi sahasına mağlup ederim çok kaşınırsa.

    Beste odasındadır. 4 yaşında bir oğlan çocuğunun koluna pansuman yapıyordur.
    BESTE: Bir daha ağaca çıkmak yok tamam mı küçük bey.
    ÇOCUK: Tamam.
    TÜMER: Çok korktuk kırık falan diye.
    BESTE: Korkulacak bir şey yok. Küçük bir ezik. Geçmiş olsun.
    TÜMER: Teşekkür ederiz. Oğlum sen de teşekkür etsene doktor ablaya.
    ÇOCUK: Teşekkür ederim.
    TÜMER: Çok şanslısın valla oğlum. Herkese böyle güler yüzlü, güzel bir doktor denk gelmiyor.
    BESTE: Teşekkür ederim. Çok naziksiniz.
    TÜMER: Hak ediyorsunuz.
    Tümer gülümsüyordur.
    TÜMER: Hadi bakalım oğlum. Bay bay yap doktor ablaya.
    Tümer oğlunu kucağına alır. Çocuk Beste’ye el sallar. Birlikte odadan çıkarlar.

    Defne, Ece ve Mevsim lokantaya gelmiştir. Nevzat onları karşılar. Hemen bir masaya oturtur.
    NEVZAT: Hoş geldiniz. Buyurun oturun şöyle.
    DEFNE: Kuzey yok mu?
    NEVZAT: Hale gitti.
    DEFNE: Ezgi de mi yok? Ben onun ilgilenmesini istiyorum.
    ECE: Defne.
    DEFNE: Ne var anne ya.
    O sırada Ezgi gelir. Defne’yi görünce bozulur. Yanlarına gelir. Soğuk bir şekilde selam verir.
    EZGİ: Hoş geldiniz.
    DEFNE: Hah ben de tam seni soruyordum. İyi insan mı desem? İti an mı desem?
    EZGİ: Neyse, Nevzat ilgileniver müşterilerle.
    DEFNE: Hayır canım. Senin ilgilenmeni istiyorum.
    EZGİ: Ben eve gidiyorum. Dinleneceğim.
    DEFNE: Aa çok mu yordular yoksa seni?
    ECE: Defne kes şunu ama.
    EZGİ: Hayır canım yorgun olduğum için değil, hamile odluğum için dinlenmeye ihtiyacım var.
    Defne şok olur.
    MEVSİM: Aa benim annem de hamile. Kardeşim olacak benim de.
    EZGİ: Öyle mi? Ne güzel. Neyse size afiyet olsun. Görüşürüz Nevzat.
    Ezgi gider. Defne şaşkındır.

    Özgür holdingtedir. Armağan gelir.
    ÖZGÜR: Oo hoş geldin.
    ARMAĞAN: Hoş buldum. Naber?
    ÖZGÜR: İyidir kardeşim. Hayırdır sen gelmezdin buraya?
    ARAMAĞAN: Birlikte öğle yemeği yiyelim diye düşündüm, ama sen yoğunsun herhalde.
    ÖZGÜR: Sorma önemli bir ihaleye girmek üzereyiz. Büyük bir iş. Malum uzun zamandır işler durgun. Kazanırsak bizi acayip rahatlatacak. O yüzden tüm detayları yeniden gözden geçiriyordum.
    ARMAĞAN: Anladım. E ben seni rahatsız etmeyeyim öyleyse.
    ÖZGÜR: Olur mu canım öyle şey? Hem benim de biraz kafam dağılır. Hadi çıkalım.
    Birlikte odadan çıkarlar.

    Ece, Defne ve Mevsim eve dönmüşlerdir.
    DEFNE. İnanmıyorum ya. Resmen hamileyim dedi. Acaba yalan mı söyledi? Ama niye yalan söylesin ki? Sırf beni sinir etmek için böyle bir şey söylemez herhalde.
    ECE: Aman Defne düşünüp durma artık kızım. Sana ne?
    DEFNE: Aklım almıyor anne. Kuzey’in bu kızla evlenmesi, hatta çocuk sahibi olacak olması… Deli ediyor beni.
    ECE: Hepimiz aynı şeyi düşünüyoruz kızım. Kuzey güvenilecek biri değilmiş işte. Sen de sıkma canını artık. Bir daha da sakın lokantaya falan gideyim deme. Anlaşıldı kendini tutamıyorsun sen.
    DEFNE: Evet tutamıyorum ne yapayım? Uyuz oluyorum o kıza uyuz.
    ECE: neyse, ben kalkayım artık. Seçkin de gelir birazdan eve. Görüşürüz canı.
    DEFNE: Güle güle annecim.
    Defne Ece’yi geçirir.

    Beste hastanedeki odasındadır çalışıyordur. Asu girer.
    ASU: Beste? Çıkmıyor musun?
    BESTE: Ben çalışıyordum.
    Beste saate bakar.
    BESTE: Ooo saat kaç olmuş. Dalmışım.
    ASU: Sınav işini baya hızlandırdın galiba?
    BESTE: Evet.
    ASU: Hadi ama geç oldu. Özgür merak etmesin.
    BESTE: Haklısın. Hadi çıkalım.
    Birlikte çıkarlar.

    Ece eve gelmiştir.
    ECE: Narin! Kızım? Allah Allah nerde ki bu kız?
    Ece Narin’in odasına girer. Kimse yoktur. O sırada komodindeki boş kadehi ve şarap şişesini görür. Şaşırır.

    Mümtaz, Zeynep ve Derin akşam yemeği yiyiyorlardır.
    MÜMTAZ: Okul nasıl gidiyor Derin efendi?
    DERİN: Aynı işte. Nasıl gitsin.
    MÜMTAZ: Geleceğim bir gün okuluna. Konuşacağım öğretmenlerinle.
    Derin güler. Kapı çalar.
    ZEYNEP: Ben bakarım.
    MÜMTAZ: Otur sen otur. Ben bakarım.
    Mümtaz kapıyı açar. Karşısında sarhoş bir halde Narin vardır.
    MÜMTAZ: Aa Narin? Hoş geldin.
    NARİN: Hoş buldum Müz… Mümza… Mümzat… Offf dilin dönmüyor galiba. Boş ver, anladın sen.
    MÜMTAZ: Sen iyi misin?
    NARİN: Derin’i çağır bana!
    MÜMTAZ: Ne?
    NARİN: Derin gelsin.
    Narin kapıya vurur. Mümtaz şaşırır.
    MÜMTAZ: Ne yapıyorsun sen ya? Kendine gel. Kız sen sen içki mi içtin?
    NARİN: İçtim evet. Çok içtim. Bol bol içtim. Derin’le konuşmak için.
    MÜMTAZ: Ey Allah’ım ya. Bide içip içip kapıya dayanmış. Tamam gel hadi içerde konuşursun.
    NARİN: Hayır. Söyle. Çağır gelsin buraya.
    Derin ve Zeynep gelir.
    ZEYNEP: Kim geldi canım? Aa Narin?
    Narin ayakta duramıyordur.
    MÜMTAZ: Sarhoş bu. İlla Derin’i istiyor.
    DERİN: Beni mi?
    NARİN: Evet seni.
    ZEYNEP: Tamam madem hadi biz içeri girelim.
    MÜMTAZ: Ya böyle mi bırakalım bunu? Halamı arayayım ben. Gelsin de kemiklerini kırsın bunun.
    ZEYNEP: Ya bırak kızı.
    MÜMTAZ: Ne demek bırak ya? Baksana Leyla olmuş bu. Kendinde değil.
    ZEYNEP: Kendinde o merak etme. Hem de hiç olmadığı kadar kendinde. İçeri gir sen hadi.
    Zeynep Mümtaz’ı içeri sokar.
    DERİN: Narin niye bu kadar içtin sen?
    NARİN: Söylemek için.
    DERİN: Neyi söylemek için?
    NARİN: Seni sevdiğimi söylemek için. Çünkü başka türlü cesaretimi toplayamaya…topmalaya…toplala… Offff. Böyle işte. Seviyorum seni. Hem de çok seviyorum, ama korkuyorum Derin. Hem de çok korkuyorum.
    Derin şaşkınlıkla gülüyordur. Narin sendeler. Derin onu tutar.
    NARİN: Başım döndü birden. Düşecektim sanırım. Ama sen tuttun.
    Derin gülüyordur.
    NARİN: Beni hep böyle tut olur mu? Hiç bırakma.
    DERİN: Bırakmam. Merak etme sen.

    1260. Bölüm Sonu

  3. #13
    Durum:
    Çevrimdışı
    feelingg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    25.08.2012
    Yer
    Ş.Urfa
    Mesajlar
    2,340
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    İki gonzalese bu kadar yavaş bir okuyucu denk geldi ya

    Yeni bölüm gerçekten harika ve bol eğlenceliydi ellerinize sağlık :)

    Narin ile Derin sahnesine gerçekten bayıldım genelde erkeklerden izlediğimiz sahneyi bu defa bi kızdan izledik ilanı aşk etti hahahah bu ara kzılar pek cesaretli
    Gerçekten çok keyifli bi sahne olmuş ben çok beğendim.Artık derin ve narin aşkı başlıyoooorrr:happy0064

    Asuya pek ısınmadım neler olacak çok merak ediyorum gözü özgürde flan olabilir o pisliğin hiç sevimli bir kıza benzemiyor:img-beee:

    kuzey saçma sapan kararlar almak konusunda master yapacak maşallah yani.Çocuğun olmasın ne var o kadından olacağına hiç olmasın daha iyi değil mi sanki:img-beee:
    Şimdi kendini nasıl bişey zannedecek o ezgi şimdiden defneye nisbet yapmaya başladı bile hain ezgi pislik kuzey:img-beee:
    o bebek hangi ara oldu noldu belirsiz zaten.Kesin o bebek kuzeyin değil kimin ama onu da hiç anlamadım.Ne işler karıştırdıysa artık bu ezgi:img-beee:

    Sonunda senaristler soyadı bulma konusunda kendilerini geliştirmişler hahahah bodos gibi bir soyismi düşününce Özaslan gerçekten gayet insan soyismine benziyor :img-hyste
    Ama şuan Demire sunulan hayat yalan bir hayat böyle gizli saklı nereye kadar gidecek acaba.Ama ben öznurun yaşadığına nedense hiç inanmıyorum ama bakalım görcez

    Tümerin de gözü Bestede sanki:img-beee:
    Parmağına baksana be evli o sapık tümer

    Yeni bölümü çok merak ediyorum

  4. #14
    Durum:
    Çevrimdışı
    aycn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.08.2008
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2,268
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    1261. Bölüm

    Derin, Narin, Mümtaz ve Zeynep evdedir. Narin kanepede sızıp kalmıştır. Zeynep kahve getirir.
    ZEYNEP: Aa uyudu mu?
    DERİN: Evet.
    MÜMTAZ: Niye içmiş bu böyle?
    DERİN: Bilmem.
    MÜMTAZ: Önemli bir şey olmalı. Bir şey dedi mi sana?
    ZEYNEP: Öf Mümtaz sana ne? Hadi sen Ece halayı ara da Narin’in burda olduğunu söyle. Merak etmesin.
    MÜMTAZ: İçip içip sızdığını da söyleyeyim mi?
    ZEYNEP: Bırak bırak ben ararım.
    Zeynep içeri gider. Mümtaz da peşinden gider. Derin Narin’in üzerini örter. Gülümser.

    Beste ve Özgür evde yemek yiyiyorlardır.
    ÖZGÜR: Bu sehpadaki kitaplar ne öyle Beste?
    BESTE: Ha uzmanlık sınavı için. Çalışmalara hız vermem gerekiyor. Malum yaklaştı.
    ÖZGÜR: Baya kararlısın yani.
    BESTE: Evet. Aslında istiyordum hep biliyorsun, ama yaşanan onca şeyin arasında bir türlü fırsat bulamadım.
    ÖZGÜR: Uzman olunca başka hastanede de çalışabilirsin değil mi?
    BESTE: Evet ama kadro açılırsa kendi hastanemde kalmayı istiyorum. O daha sonraki iş tabi. Önce sınavı geçeyim de.
    ÖZGÜR: Yaparsın sen. Benim sana güvenim tam.
    BESTE: Ee ne oldu sizin şu ihale? Bir prüz yok değil mi?
    ÖZGÜR: Yok yok. Yarın belli olacak işte. Bu ihaleyi kazanırsak her şey çok güzel olacak Beste.
    BESTE: Kazanacaksınız. Benim de sana güvenim tam.
    Özgür gülümser. Beste kalkıp sofrayı toplamaya koyulur.
    ÖZGÜR: Bırak sen. Ben hallederim. Hadi sen dersinin başına.
    BESTE: Eh peki madem.

    Ertesi gün

    Narin kanepede uyanır. Başını tutuyordur.
    NARİN: Nerdeyim ben?
    Zeynep girer.
    ZEYNEP: Günaydın. Uyandın mı?
    NARİN: Hiii. Benim burada ne işim var?
    ZEYNEP: Dün geceyi hatırlamıyor musun?
    NARİN: Yoo. Ne oldu ki? Ben niye geldim buraya?
    ZEYNEP: Yok artık.
    NARİN: Ben en son evdeydim… İçki….
    ZEYNEP: Evet içki içmişsin. Körkütük bir halde buraya geldin ve Derin’le konuşmak istedin.
    NARİN: İnanmıyorum. Off ne yaptım ben?
    ZEYNEP: Sakin ol. Kötü bir şey yok bunda. Cesaretlenmek için yapmışsın demek ki.
    NARİN: Rezil oldum ya. Çok utanıyorum.
    ZEYNEP: Utanılacak bir şey yok Narin. Aksine çok şekerdin.
    NARİN: Off. Peki bir şey söyledim mi? Yani Derin’e?
    ZEYNEP: Orasını bilmem. Derin’e sor, ama söylemiş olmalısın ki Derin’in ağzı kulaklarındaydı.
    NARİN: Neyse ben çıkayım.
    ZEYNEP: Nereye? Kahvaltı yapardık birlikte. Derin de uyuyor zaten daha.
    NARİN: Yok yok. Sağ ol Zeynep abla. Ben eve gideyim. Görüşürüz.
    Narin apar topar kalkar. Çantasını alıp gider. Zeynep gülüyordur.

    Beste hastanededir. Odasındadır. İçeri bir kurye girer. Kucağında bir demet çiçek vardır. Beste şaşırır.
    KURYE: Beste Selder?
    BESTE: Evet benim.
    KURYE: Bu çiçekler size.
    BESTE: Kimden?
    KURYE: Üzerinde kart var. Şuraya bir imza alabilir miyim?
    Beste imzayı atar. Çiçekleri alır. Üzerindeki kartı okur.
    BESTE: Sizin kadar güzel olmasalar da bu çiçekleri dün oğluma gösterdiğiniz ilgiye teşekkür mahiyetinde kabul ederseniz çok mutlu olurum. Tümer Sancaklı.
    Beste’nin yüzü düşer. O sırada Asu girer.
    ASU: Selam. Nasılsın?
    BESTE: İyiyim.
    Asu çiçekleri görür.
    ASU: Oo bu çiçeklerde ne böyle? Özgür’den mi? Valla çok şımartıyor seni. Kıskanıyorum.
    BESTE: Ha yok. Bir hastam yollamış.
    ASU: Hastan mı? Ne kadar ince hastaların var öyle.
    BESTE: Ya sağ olsunlar.
    ASU: Neyse, öğlen bir şeyler yiyelim mi diye soracaktım. Sabah kahvaltı yapmadım da. Kurt gibi açım.
    BESTE: Olur. Yeriz tabi.
    ASU: Tamam o zaman. Kaybolma bir yere. Görüşürüz.
    Asu odadan çıkar.

    Zeynep kahvaltıyı hazırlamıştır. Derin gelir.
    DERİN: Günaydın Zeynep abla.
    ZEYNEP: Günaydın canım.
    DERİN: Narin uyanmadı mı?
    ZEYNEP: Uyandı. Erkenden kalktı ve gitti.
    DERİN: Nasıl? Nereye?
    ZEYNEP: Eve. Dün geceden bahsedince çok utandı. Hiçbir şey hatırlamıyor kız.
    DERİN: Hadi ya. Neyse, ben de çıkayım o zaman.
    ZEYNEP: E kahvaltı yapsaydın.
    DERİN: Sağ ol Zeynep abla. Sana afiyet olsun. Görüşürüz. Derin evden çıkar.

    Armağan oteldedir. Mümtaz gelir.
    ARMAĞAN: Oo Mümtaz abi. Hoş geldin.
    MÜMTAZ: Hoş buldum. Naber?
    ARMAĞAN: İyidir abi. Geç otur.
    Mümtaz oturur.
    MÜMTAZ: Çok vaktim yok. Bir imza işi mi ne vardı hani bahsetmiştin. O yüzden geldim.
    ARMAĞAN: Ha evet. Malum artık otelin yeni sahibi sizsiniz. Sen ve Hayat. Yani sizi böyle bazen yoracağız.
    MÜMTAZ: Sorun değil.
    ARMAĞAN: Mümtaz abi biliyorsun. Burası artık senin. Yani istersen işlerin başına geçebilirsin.
    MÜMTAZ: Hayır Armağan. Ne ben, ne de Hayat böyle bir şey istemiyoruz. Burada hiçbir emeğimiz yokken buradan gelecek hiçbir şeyi de alamayız. Ayrıca burada işleri gayet iyi yürüten sen varken bizim ne haddimize?
    ARMAĞAN: Sağ ol abi ama ne zaman isterseniz lütfen gelin. Sizin burası.
    MÜMTAZ: Kağıt üzerinde öyle Armağan ama burası kardeşimin ve senin. Burayı siz var ettiniz. Hadi nereye imza atacaksam söyle de atayım. İşim gücüm var benim.
    Armağan güler.

    Narin evdedir. Odasındadır. Kapı çalar. Gidip delikten bakar. Derin’dir. Açmaz. Derin ısrarla kapıyı çalıyordur.

    Beste ve Asu yemektedirler.
    ASU: Bugün başhekim ne konuşacak acaba bizimle?
    BESTE: Bilmiyorum ki. Durup duruken ne toplantısı bu?
    ASU: Bende anlamadım.
    Beste saatine bakar.
    BESTE: Hii. Saat kaç olmuş. Özgür’ü aramam lazım.
    ASU: Bir şey mi oldu?
    BESTE: Yok yok. Önemli bir ihalesi vardı bugün. Ne olduğunu soracağım.
    Beste telefonunu çıkarıp Özgür’ü arar.

    Özgür sinirli bir şekilde holdingteki odasına girer. Elindeki çantayı fırlatır ve koltuğuna oturur. Telefonu çalar. Çıkarıp açar.
    ÖZGÜR: Efendim Beste?
    BESTE: Aşkım. Kusura bakma arayamadım. Ne oldu ihale?
    ÖZGÜR: Alamadık Beste.
    BESTE: Hadi ya.
    ÖZGÜR: Karşı firma çok büyük bir teklifle geldi. Bu kadarını beklemiyordur. Gül gibi işi kaçırdık.
    BESTE: Sıkma canını.
    ÖZGÜR: Bu ihale çok önemliydi Beste.
    BESTE: Biliyorum aşkım, ama dünyanın sonu değil ya. Sen ne yapar eder başarırsın yine. Lütfen üzülme.
    ÖZGÜR: Peki. Sonra konuşalım mı?
    BESTE: Tamam canım. Öpüyorum.
    Beste telefonu kapatır.

    Armağan ve Mümtaz sohbete devam ediyorlardır.
    ARMAĞAN: Dün gece Narin sizde kalmış. Annem söyledi.
    MÜMTAZ: Sorma içip içip gel….
    Mümtaz ağzından kaçırır.
    ARMAĞAN: Ne dedin abi?
    MÜMTAZ: Hiç canım.
    ARMAĞAN: Kim içip içip gelmiş? Narin mi?
    MÜMTAZ: Ya abartılcak bir şey yok oğlum. Öyle biraz fazla kaçırmış herhalde.
    ARMAĞAN: Allah Allah Narin içki içmez ki. Üstelik çok katıdır bu konuda.
    MÜMTAZ: Aman canım genç kız. Olmuş işte.
    ARMAĞAN: Bir rezillik falan olmadı demi abi?
    MÜMTAZ: Lan ne rezilliği olacak. Allah Allah. Kız o halde eve gitmek istememiş. Bize gelmiş. Abartma.
    ARMAĞAN: Peki madem.
    MÜMTAZ: Neyse, kaçtım ben. Hadi görüşürüz. Kolay gelsin sana.
    ARMAĞAN: Sağ ol abi. Sana da.
    Mümtaz Armağan’la tokalaşıp gider.

    Narin odasındadır. Ece gelir.
    ECE: Kızım. Ben banyodayken kim geldi?
    NARİN: Hiç.
    ECE: Nasıl hiç Narin? Kapı nasıl çaldı duymadın mı?
    NARİN: Yok anne duymadım.
    ECE: Allah Allah. Kızım, sen iyi misin?
    NARİN: İyiyim anne.
    ECE: Sen dün neden Mümtaz abinlere gittin söyle bakayım?
    NARİN: Hiiç. Evde sıkıldım.
    ECE: Belli çok sıkılmışsın. İçki falan.
    NARİN: Ne içkisi? Yok öyle bir şey.
    ECE: Yalan söyleme Narin. Koskoca şarap şişesini, kadehi ortada bırakmışsın. Görmedim mi sanıyorsun.
    Narin utanır.
    ECE: Senin bir derdin var ama bana söylemiyorsun.
    NARİN: Yok anne bir derdim falan. Neyse ben okula gidiyorum. Dersim var. Görüşürüz.
    Narin çantasını alıp evden çıkar.
    ECE: Kaç bakalım Narin hanım. Kaç. Nasılsa anlarım ben.

    Masal kucağında Derin ile oturuyordur. Zübeyir gelir. Elinde torbalar vardır.
    ZÜBEYİR: Selam.
    MASAL: Hoş geldin.
    ZÜBEYİR: Alışveriş yaptım biraz. Demir bey’e de bebek bezi ve mama aldım.
    MASAL: Hani anlamazdın bu işlerden?
    ZÜBEYİR: Kasiyere sordum. O yardımcı oldu sağ olsun. Hem artık anlamıyorum falan deme lüksüm yok. Hepsini öğreneceğiz mecbur.
    MASAL: Sağ ol. Ben gidip mamasını hazırlayayım.
    ZÜBEYİR: Sen çocukla ilgilen. Ben hazırlarım.
    MASAL: Emin misin?
    ZÜBEYİR: Evet. Efsane bir mama yapacağım Demir efendiye. Parmaklarını yiyecek.
    Masal gülümser. Zübeyir mutfağa gider.
    MASAL: İyi misin kötü müsün anlamadın be Zübeyir? Böyle yufka yürekli bir adam nasıl olurda yıllarca o yılanın yanında çalışır. Nasıl olurda insanların canına kıyar aklım almıyor.

    Akşam

    Beste eve gelmiştir. Özgür canı sıkkın bir şekilde oturuyordur.
    ÖZGÜR: Hoş geldin.
    BESTE: Erkencisin.
    ÖZGÜR: Sen de öyle.
    BESTE: Canım sıkıldı biraz.
    ÖZGÜR: Bir şey mi oldu?
    Beste de Özgür’ün yanına oturur.
    BESTE: Başhekim toplantı yaptı az evvel.
    ÖZGÜR: Ee?
    BESTE: Uzmanlık sınavı sonrası bizim hastanede sadece bir uzman doktor bulundurabileceğini söyledi.
    ÖZGÜR: E buna mı üzüldün? Sen de başka hastanede devam edersin.
    BESTE: Öyle kolay değil işte Özgür. Her hastane kendi kadrosundaki doktorlara öncelik verecek.
    ÖZGÜR: O zaman bir şekilde burada kalmak için daha çok çalışacaksın.
    BESTE: Evet ama bu durum ikimizde kazanırsak Asu ile birlikte çalışamayacağız demek oluyor.
    ÖZGÜR: Anladım. Üzülme sen. Hem sen o hastanenin en eski doktorlarındansın aşkım. Ben eminim seni seçeceklerdir. Seçmezlerse de senin gibi başarılı bir doktoru kim kadrosuna almaz? Asu içinde üzülme. İkiniz içinde en hayırlısı olsun.
    Beste Özgür’e sarılır.
    BESTE: İyi ki varsın.
    ÖZGÜR: Sen de canım benim.

    Narin okuldan çıkmıştır. Acele bir şekilde yürüyordur. Derin yolda önünü keser. Narin şaşırır.
    DERİN: Narin!
    NARİN: Aa merhaba Derin.
    DERİN: Bütün gün seni aradım. Sabah erkenden çıkmışsın.
    NARİN: Evet. Okula geldim.
    DERİN: Yalan söyleme Narin. Okula geldim. Sınıfta değildin. Arkadaşlarında görmemiş.
    NARİN: Kütüphanedeydim.
    DERİN: Oraya bakmadığımı mı sanıyorsun?
    NARİN: Ya sana hesap mı vereceğim?
    DERİN: Hayır tabi ki, ama niye benden kaçtığını anlamıyorum.
    NARİN: Kaçtığım falan yok.
    DERİN: Kaçıyorsun. Yüzüme bile bakmıyorsun.
    NARİN: Bakamıyorum çünkü. Utanıyorum anlıyor musun?
    DERİN: İyi de niye?
    NARİN: Dün geceden dolayı.
    DERİN: Dün gece utanılacak bir şey yapmadın Narin. Aksine beni çok mutlu ettin.
    NARİN: Derin bak ben ne söyledim bilmiyorum ama…
    DERİN: Biliyorum hatırlamıyorsun, ama hatırlatayım istersen.
    NARİN: Hayır gerek yok. Çünkü onlar sağlıklı kurulmuş cümleler değildi.
    DERİN: Dün gece beni sevdiğini söyledin. Korktuğunu söyledin. Beni hiç bırakma dedin. Bunlar mı sağlıklı cümleler değil? Bu güne kadar duyduğum en güzel cümlelerdi bunlar. Evet sarhoştun belki ama bu sözler dilinden değil yüreğinden döküldü Narin. Çünkü korktuğun, söylemeye cesaret edemediğin, yüreğine kilitlediğin sözlerdi bunlar. Yalan mı? İnkar edemezsin.
    NARİN: Derin bak… İnkar edemem evet bunlar doğru ama…
    DERİN: Ama ne?
    NARİN: Ben…Offf ben ne yapacağımı bilmiyorum Derin. Korkuyorum çünkü daha önce böyle bir şey yaşamadım.
    DERİN: Yaşamak istiyor musun onu söyle?
    NARİN: Şey… Evet ama.
    DERİN: Öyleyse korkma. Çünkü ben seni senin beni sevdiğinden daha çok seviyorum emin ol. Ve seni asla üzmeyeceğim Narin. Söz veriyorum. Eğer sen de seviyorsan ne olur korkuna yenilme.
    NARİN: Ben de seni seviyorum. Hem de çok.
    Derin Narin’in dudaklarına yapışır. Öpüşürler. O sırada Armağan arabasından iner. Okula doğru yürür. Karşısında Derin ile Narin’i öpüşürken görür.
    ARMAĞAN: Narin!

    1261. Bölüm Sonu

  5. #15
    Durum:
    Çevrimdışı
    feelingg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    25.08.2012
    Yer
    Ş.Urfa
    Mesajlar
    2,340
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Yeni bölüm mükemmeldi ellerinize sağlık tekrardan

    Mümtaz ne kadar doğru söyledi ya otelde emeğimiz yok burası sadece kağıt üzerinde bizim dedi.Adam gibi adam mümtaz akman.Ama o paragöz Masal öyle mi hiç demedi dayımın parasında benim emeğim yok ben almam bu mirası:img-beee:
    akasya bu çocğu kimden yaptı bilmiyorum ama mümtaz ve hayata bir bakın birde masala bakın:img-beee:
    kıskançlıktan ne yazacağını bilmeyen okuyucunun dramını okudunuz az önce

    Şu hastanede işler karışacak gibi Beste ve Asu arasında bir rekabet olacak bence hadi hayırlısı ne diyelim.Bakalım savaşı kim kazanacak
    Tümer tamda düşündüğüm gibi gözü Beste de çiçek göndermeler flan tam sapık çıktı.

    Mümtaz ne boşboğaz ya hahaha armağana az daha kardeşinin ilanı aşk ettiğini söyleyecekti.Zeynep gebertirdi valla mümtazı :img-hyste
    Armağan neler gördü öyle hahahhaha Narin ile Derin baya yakalandılar:img-hyste
    Ama aralarında ilişki başlamasına gerçekten çok sevindim baya yakışıyorlar birbirlerine hem isimlerde uyuyor

    Yeni bölümü çok merak ediyorum

Sayfa 3/20 İlkİlk 123456713 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.