Sayfa 68/83 İlkİlk ... 185864656667686970717278 ... SonSon
415 sonuçtan 336 ile 340 arası

Konu: Çarpışma - Bölüm Yorumları

  1. #336
    Durum:
    Çevrimdışı
    efran_albatros - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    23.10.2006
    Yer
    nadaan parindey
    Mesajlar
    2,446
    Konular
    7
    Bahsedilme
    3 Mesaj

    Standart Cevap: Çarpışma - Bölüm Yorumları

    Alıntı justitia Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dizi başlamadan önce Elçin ve Kıvanç’ın olmayacağını bir çok kişi söyledi... Ben de yazmıştım... Ve şu anda ortamlarda Elçin Sangu ve Onur Saylak shipleyenler filan görüyorum... Şaşıran var mı? Ay yapım’ın, menajerlerin ittirmesi ile oyuncu seçmekten vazgeçmesi gerekiyor... Hem Şahin Tepesi hem Çarpışma’da çok kritik casting hataları yaptılar... “Yok ben para kazanmasam da olur, menajerler mutlu olsun da” diyorlarsa yapacak bişey yok tabii... Hayır yanlış anlaşılmasın ben Elçin’i hem Kıvanç’ı severim ama birlikte ne alaka???

    Prison Break uyarlanacak ve Kıvanç oynayacak dediklerinde de Kıvanç’ı çok sevdiğim halde istememiştim çünkü bu tip diziler erkek seyirciye hitap ediyor ve Kıvanç o seyirciye hitap eden bir oyuncu değil... Daha önce oynadığı romantik roller nedeniyle bizim ailedeki erkekler izlemiyor kendisini mesela... Hatta dalga geçiyorlar bizle Zaten bir süre sonra oynadığı bütün diziler kadın dizisine dönüyor... Daha şimdiden ship savaşları çıkmış ortaya... Eh anasayfamdan takip ettiğim kadarı ile herkes birbirine aşık olmuş bile... Senarist bundan sonra ne yazacaksa artık...
    Kıvanç tatlıtuğ'un oyunculuk geçmişinde "kuzey tekinoğlu" gibi ikonik bir karakter varken erkek seyirciye hitap etmediği ne derece haklı bir önerme olur fazlasıyla tartışmaya açık bence. Kuzey güney'deki sokak dövüşçüsü Kuzey ve hatta ondan da önce Ezel dizisinde oynadığı psikopat Sekiz karakteri ile Kıvanç üzerindeki Behlül imajını silkeledi attı yıllar yıllar önce. Yahut İçerde, Çukur gibi polisiye, mafya dizilerinin hiç tutmaması gerekirdi, çünkü orda oynayan başroller evvelinde hep soft hikayelerde, hatta gençlik dizilerinde oynamış yeni kuşak oyunculardı. Çağatay da da Aras bulut'ta da hiç ağır abi hali tavrı yoktu. Ama sonuç ortada, başarılılar.

    Sorun Kıvanç da asla değil, sorun hikayede, senaryoda. Çarpışma sağlam temelli bir iş değil. O yüzden iyi bir sıçrayış yapamadı. Zayıf başlayan bir işin uzun vadede yapımcı sahip çıksa bile çok bi' şansı olmuyor. Büyük beklenti ile başladı üstelik proje, büyük sahnelerle açtı ilk bölümü. Ama arkası gelmedi. Zaten star bir oyuncun var başrolde Kıvanç gibi. O cepte. Ordan sonra kadın başrolde gözetilecek tek kriter çok sağlam oyuncu olması ve mevcut karaktere cuk oturacak olması olmalıydı. Kıvanç tatlıtuğ ismi yeni başlayacak bir proje için fazlasıyla yeterli bir pr, bir de yanına ünlü kadın oyuncu koymaya kasmak gereksiz. Ay yapım bu dengeyi gözetmiyor ekseri. Kuzey güney de bu taktik çok başarılı uygulandı mesela. Daha önce hiç tanınmayan Öykü karayel güçlü oyunculuğu ile çok güzel eşlik etti Kıvanç ve Buğra'ya. Elçin için de kötü oyuncudur demiyorum ama bir olmamışlık var işte. Hem Zeynep karakterinde hem de ZeyKad çiftinde. Resim olarak güzeller belki ama ekrandan taşacak bir kimyaları yok.

    Kıvanç'ı çok seven bir izleyici olarak söylüyorum bu dizide oynadığı Kadir hiç olmamış, hiç. Düzeltilecek gibi bile değil, yıkıp baştan yapmak lazım Ama bunun sebebi Kıvanç'ın Behlül performası falan asla değil, olamaz da, bunu demek için hali hazırdaki en başarılı erkek oyuncularımızdan birinin bütün emeğini kaldırıp atmak lazım.
    Konu efran_albatros tarafından (05-02-19 Saat 23:57:40 ) değiştirilmiştir.

  2. #337
    Durum:
    Çevrimdışı
    Narin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    28.01.2012
    Mesajlar
    1,452
    Konular
    0
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Çarpışma - Bölüm Yorumları

    Alıntı efran_albatros Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kıvanç tatlıtuğ'un oyunculuk geçmişinde "kuzey tekinoğlu" gibi ikonik bir karakter varken erkek seyirciye hitap etmediği ne derece haklı bir önerme olur fazlasıyla tartışmaya açık bence. Kuzey güney'deki sokak dövüşçüsü Kuzey ve hatta ondan da önce Ezel dizisinde oynadığı psikopat Sekiz karakteri ile Kıvanç üzerindeki Behlül imajını silkeledi attı yıllar yıllar önce. Yahut İçerde, Çukur gibi polisiye, mafya dizilerinin hiç tutmaması gerekirdi, çünkü orda oynayan başroller evvelinde hep soft hikayelerde, hatta gençlik dizilerinde oynamış yeni kuşak oyunculardı. Çağatay da da Aras bulut'ta da hiç ağır abi hali tavrı yoktu. Ama sonuç ortada, başarılılar.

    Sorun Kıvanç da asla değil, sorun hikayede, senaryoda. Çarpışma sağlam temelli bir iş değil. O yüzden iyi bir sıçrayış yapamadı. Zayıf başlayan bir işin uzun vadede yapımcı sahip çıksa bile çok bi' şansı olmuyor. Büyük beklenti ile başladı üstelik proje, büyük sahnelerle açtı ilk bölümü. Ama arkası gelmedi. Zaten star bir oyuncun var başrolde Kıvanç gibi. O cepte. Ordan sonra kadın başrolde gözetilecek tek kriter çok sağlam oyuncu olması ve mevcut karaktere cuk oturacak olması olmalıydı. Kıvanç tatlıtuğ ismi yeni başlayacak bir proje için fazlasıyla yeterli bir pr, bir de yanına ünlü kadın oyuncu koymaya kasmak gereksiz. Ay yapım bu dengeyi gözetmiyor ekseri. Kuzey güney de bu taktik çok başarılı uygulandı mesela. Daha önce hiç tanınmayan Öykü karayel güçlü oyunculuğu ile çok güzel eşlik etti Kıvanç ve Buğra'ya. Elçin için de kötü oyuncudur demiyorum ama bir olmamışlık var işte. Hem Zeynep karakterinde hem de ZeyKad çiftinde. Resim olarak güzeller belki ama ekrandan taşacak bir kimyaları yok.

    Kıvanç'ı çok seven bir izleyici olarak söylüyorum bu dizide oynadığı Kadir hiç olmamış, hiç. Düzeltilecek gibi bile değil, yıkıp baştan yapmak lazım Ama bunun sebebi Kıvanç'ın Behlül performası falan asla değil, olamaz da, bunu demek için hali hazırdaki en başarılı erkek oyuncularımızdan birinin bütün emeğini kaldırıp atmak lazım.
    Tam da budur Kıvanç çok yönlü bir oyuncu. Tek tip değil kesinlikle ve bir çok role de rahatlıkla bürünebiliyor. Elçin çok cici bir kadın oyuncu, daha çok rom-com dizileri için yaratılmış bana göre. Ama bu role uygun değil de diyemem.. farklı bir rol olduğu için ısınması zaman alacaktır.

    Bu dizinin bence tek sorunu fazla yüzeysel olması. Senaryo da, ikili diyalogları da fazlasıyla zayıf ve duygusal sahnelerde izleyiciyi etkisi altında bırakamıyor.

    Mesela Zeynep karakteri olmamış :) sırf babası polismiş ve onu kaybetmiş diye Kadir’in de polis olmasının yarattığı travmayla adamdan ayrılıp, başkasıyla evlenip, çocuk yapıp, hayatına devam etmiş.. :)) ben burada büyük bir aşk kesinlikle görmüyorum.. hatta aşk diye bir şey de görmüyorum. Senarist bu hikayeyi böyle yazmak istiyorsa yazabilir ve hatta izleyiciyi derinden de etkileyebilir, ama bunun için daha farklı bir yol denemeli.. etkileyici diyaloglarla izleyiciyi derinden yaralamalı, karakterle empati kurabilmemizi sağlamalı..

    Mesela boş bir binada Kadir kapının dışındayken, Zeynep’in Galip’e ''seni sevmedim, ben hep Kadir’i sevdim'' gibi bi çemkirmesi vardı aşırı itici bir sahneydi. Kadir’in duygulanması da bir o kadar iticiydi :)) Sevdiği adamı bırakıp sevmediği biriyle evlenen bir kadın için bir türlü empati kuramadım, bu yüzden de çifti sevemedim..

    Neyse çok geç olmuş ve telefonla biraz zor yazıyorum... tekrar geleceğim, herkese iyi yorumlar :))
    Konu Narin tarafından (06-02-19 Saat 09:22:49 ) değiştirilmiştir.

  3. #338
    Durum:
    Çevrimdışı
    efran_albatros - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    23.10.2006
    Yer
    nadaan parindey
    Mesajlar
    2,446
    Konular
    7
    Bahsedilme
    3 Mesaj

    Standart Cevap: Çarpışma - Bölüm Yorumları

    Alıntı Cyrene Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tam da budur Kıvanç çok yönlü bir oyuncu. Tek tip değil kesinlikle ve bir çok role de rahatlıkla bürünebiliyor. Elçin çok cici bir kadın oyuncu, daha çok rom-com dizileri için yaratılmış bana göre. Ama bu role uygun değil de diyemem.. farklı bir rol olduğu için ısınması zaman alacaktır.

    Bu dizinin bence tek sorunu fazla yüzeysel olması. Senaryo da, ikili diyalogları da fazlasıyla zayıf ve duygusal sahnelerde izleyiciyi etkisi altında bırakamıyor.

    Mesela Zeynep karakteri olmamış :) sırf babası polismiş ve onu kaybetmiş diye Kadir’in de polis olmasının yarattığı travmayla adamdan ayrılıp, başkasıyla evlenip, çocuk yapıp, hayatına devam etmiş.. :)) ben burada büyük bir aşk kesinlikle görmüyorum.. hatta aşk diye bir şey de görmüyorum. Senarist bu hikayeyi böyle yazmak istiyorsa yazabilir ve hatta izleyiciyi derinden de etkileyebilir, ama bunun için daha farklı bir yol denemeli.. etkileyici diyaloglarla izleyiciyi derinden yaralamalı, karakterle empati kurabilmemizi sağlamalı..

    Mesela boş bir binada Kadir kapının dışındayken, Zeynep’in Galip’e ''seni sevmedim, ben hep Kadir’i sevdim'' gibi bi çemkirmesi vardı aşırı itici bir sahneydi. Kadir’in duygulanması da bir o kadar iticiydi :)) Sevdiği adamı bırakıp sevmediği biriyle evlenen bir kadın için bir türlü empati kuramadım, bu yüzden de çifti sevemedim..

    Neyse çok geç olmuş ve telefonla biraz zor yazıyorum... tekrar geleceğim, herkese iyi yorumlar :))
    Hikayenin özellikle duygusal ve insani boyuttaki yüzeyselliğinin sebebinin bölüm sayısı az bir dizi olarak planlanması olduğunu düşünmeye başladım biraz da. Eylül de başlasa haziran da bitmesi örgörülse tam bir sezonluk ve aşağı yukarı 35-40 bölümlük bir dizi olurdu ve belki o zaman her şey daha sindire sindire ve olağan hızda işlenirdi.

    Ama geç başlayan ve belki erken bitecek bir dizi olunca eldeki, böyle hızlı ve yüzeysel işlenmeye başlandı her şey, belki de. Mesela bölüm özetini okudum orda Cemre ve Kerem'in "ortak gelecekleri"nden falan bahsediliyor. Pardon? 3-5 yıldır birlikte olan bir çift bunlar sanki, şu kertede nasıl Cemre ve Kerem'in geleceğinden falan bahsedilebiliyor, vallahi yetişemiyorum bu senaristin hızına. "3 bölüm sonra final, konuyu toparla" mı dendi buna nedir

    Tabii bu da bir bahane olamaz. Bölüm sayısı az bir proje idi madem bu yan hikayelerin açılımları ona göre yapılacakt o zaman. Madem ikinci üçüncü bölümde aşk yazacaksın Kadir ve Zeynep'e, hem de kafadan gireceksin konuya destursuz bir şekilde, niye adamın karısını kızını öldürdün ilk bölümde?? Kadir'i tek tabanca bir adam olarak verseydin o zaman en baştan. İlk bölümde kurulu düzeni olan, kızına aşık, karısına sadık, huzurlu bir adam izledik biz. Evinde mutluydu, kafası rahattı, geçmişinde her ne kırgınlığı, kaybı varsa iyileşmiş, iç huzuru olan bir Kadir izledik biz. Amigoluk yaparken tribünde şarkının "aşığım sana doyamıyorum" kısmında karısını işaret eden bir adamdı Kadir. Ama şimdi hayattaki tek eksiği annesiymiş, Zeynep olmadan geçirdiği her dakika cehennem gibiymiş, karısını hiç sevmemiş, kurduğu yuva ona bir anlam ifade etmemiş gibi takılıyor. Ve dizileri karakter odaklı izlemeyi seven bir izleyici olarak beni inanılmaz rahatsız ediyor bu durum. Ben karakter gelişimi izlemeyi severim, isterim ki yaşadığı olaylarla bir şeyken başka bir şeye dönüşen, ya da hiçbir şeyken bir şey olabilen ve bunun için çetin bir süreçten geçen karakter hikayeleri izleyeyim, izlerken yorum yapayım kendimce analiz edeyim, başka yorumcuları okuyayım. Benim için dizi olsun film olsun seyirlik bir işi zevkli ve anlamlı kılan en çok da budur. Tam da bu yüzden Kadir tamamen kayıp bir karakter benim için. Analiz edilebilecek mantıklı tutarlı hiçbir yanı yok. Oysa ilk bölüm gayet potansiyelli bir karakterdi. Ve bu durum diğer karakterleri de içine alarak devam ediyor. Ne güzel Cemre ve Kerem ağırdan alıyor diyorduk, onlar da uçuşa geçti

    Ve şu da var. Hadi kafadan girdin Zeynep-Kadir ilişkisine, bari gerçekten etkileyici sahnelerle dişe dokunur bir şey izleyebilelim. O da yok. Sarsıcı tek bir sahneleri yok, ölen eşlerini hemencecik unutup tekrar birbirlerinin yörüngesine girmelerine ikna olabileceğimiz, birbirleri için gerçekten çok özel olduklarını hissedebileceğimiz bir sahne? O da yok. Bilakis ayrılık sebepleri ve aynı şehirde yaşamalarına rağmen yıllardır birbirlerini hiç görmemiş olmaları ile daha da hafifletildi hadise. Gidip uzaktan bile görmeye çalışmamışlar birbirlerini, tamamen kendi yoluna gitmiş ikisi de, aynı şehirde iki yabancı gibi yaşamışlar yıllarca. Ama şimdi çölde Leyla'sını bulan Mecnun oldu başımıza Kadir. Nası ikna olalım ki biz buna?
    Konu efran_albatros tarafından (06-02-19 Saat 22:10:26 ) değiştirilmiştir.

  4. #339
    Durum:
    Çevrimdışı
    Narin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    28.01.2012
    Mesajlar
    1,452
    Konular
    0
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Çarpışma - Bölüm Yorumları

    Alıntı efran_albatros Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hikayenin özellikle duygusal ve insani boyuttaki yüzeyselliğinin sebebinin bölüm sayısı az bir dizi olarak planlanması olduğunu düşünmeye başladım biraz da. Eylül de başlasa haziran da bitmesi örgörülse tam bir sezonluk ve aşağı yukarı 35-40 bölümlük bir dizi olurdu ve belki o zaman her şey daha sindire sindire ve olağan hızda işlenirdi.

    Ama geç başlayan ve belki erken bitecek bir dizi olunca eldeki, böyle hızlı ve yüzeysel işlenmeye başlandı her şey, belki de. Mesela bölüm özetini okudum orda Cemre ve Kerem'in "ortak gelecekleri"nden falan bahsediliyor. Pardon? 3-5 yıldır birlikte olan bir çift bunlar sanki, şu kertede nasıl Cemre ve Kerem'in geleceğinden falan bahsedilebiliyor, vallahi yetişemiyorum bu senaristin hızına. "3 bölüm sonra final, konuyu toparla" mı dendi buna nedir

    Tabii bu da bir bahane olamaz. Bölüm sayısı az bir proje idi madem bu yan hikayelerin açılımları ona göre yapılacakt o zaman. Madem ikinci üçüncü bölümde aşk yazacaksın Kadir ve Zeynep'e, hem de kafadan gireceksin konuya destursuz bir şekilde, niye adamın karısını kızını öldürdün ilk bölümde?? Kadir'i tek tabanca bir adam olarak verseydin o zaman en baştan. İlk bölümde kurulu düzeni olan, kızına aşık, karısına sadık, huzurlu bir adam izledik biz. Evinde mutluydu, kafası rahattı, geçmişinde her ne kırgınlığı, kaybı varsa iyileşmiş, iç huzuru olan bir Kadir izledik biz. Amigoluk yaparken tribünde şarkının "aşığım sana doyamıyorum" kısmında karısını işaret eden bir adamdı Kadir. Ama şimdi hayattaki tek eksiği annesiymiş, Zeynep olmadan geçirdiği her dakika cehennem gibiymiş, karısını hiç sevmemiş, kurduğu yuva ona bir anlam ifade etmemiş gibi takılıyor. Ve dizileri karakter odaklı izlemeyi seven bir izleyici olarak beni inanılmaz rahatsız ediyor bu durum. Ben karakter gelişimi izlemeyi severim, isterim ki yaşadığı olaylarla bir şeyken başka bir şeye dönüşen, ya da hiçbir şeyken bir şey olabilen ve bunun için çetin bir süreçten geçen karakter hikayeleri izleyeyim, izlerken yorum yapayım kendimce analiz edeyim, başka yorumcuları okuyayım. Benim için dizi olsun film olsun seyirlik bir işi zevkli ve anlamlı kılan en çok da budur. Tam da bu yüzden Kadir tamamen kayıp bir karakter benim için. Analiz edilebilecek mantıklı tutarlı hiçbir yanı yok. Oysa ilk bölüm gayet potansiyelli bir karakterdi. Ve bu durum diğer karakterleri de içine alarak devam ediyor. Ne güzel Cemre ve Kerem ağırdan alıyor diyorduk, onlar da uçuşa geçti

    Ve şu da var. Hadi kafadan girdin Zeynep-Kadir ilişkisine, bari gerçekten etkileyici sahnelerle dişe dokunur bir şey izleyebilelim. O da yok. Sarsıcı tek bir sahneleri yok, ölen eşlerini hemencecik unutup tekrar birbirlerinin yörüngesine girmelerine ikna olabileceğimiz, birbirleri için gerçekten çok özel olduklarını hissedebileceğimiz bir sahne? O da yok. Bilakis ayrılık sebepleri ve aynı şehirde yaşamalarına rağmen yıllardır birbirlerini hiç görmemiş olmaları ile daha da hafifletildi hadise. Gidip uzaktan bile görmeye çalışmamışlar birbirlerini, tamamen kendi yoluna gitmiş ikisi de, aynı şehirde iki yabancı gibi yaşamışlar yıllarca. Ama şimdi çölde Leyla'sını bulan Mecnun oldu başımıza Kadir. Nası ikna olalım ki biz buna?

    Bölüm az da olsa aslında etkileyici olabilir. Ben tamamen senarist kaynaklı olduğunu düşünüyorum.

    Bir örnek vereyim, Çalıkuşu dizisinde bir replik geçmişti. Feride ''inanmak değil ki yıkan, inanamamak'' demişti. Sahnenin atmosferi, müziği ve oyuncular o kadar güzeldi ki bu sahneyi asla unutamam. Yine bir başka dizi olan Kara Sevda dizisi klişeden boğulsa da, izleyicinin zihninde yer edecek çok etkili sahneleri ve diyalogları vardı. Etkili yazıldığında izleyici bir katille bile empati kurabilir. The Fall dizisi buna bir örnektir mesela.. ayrıca bölüm sayısı da 17, bölüm süresi ortalama 1 saat, ama etkileyici mi? kesinlikle evet Konu tamamen etkili yazılamamasında bence. İki saatlik sürede, akılda kalıcak bir repliğin bile olmamasında

    Yani demem o ki; konu kesinlikle Elçin değil, Kıvanç hiç değil.. konu çocuğunun babası bir önceki bölümde ölmüşken, bir sonraki bölümde Kadir'le sevgili gibi yazılan, fazla etkilenmeyen Zeynep'te. Konu senin de söylemiş olduğun gibi çocuğu ve karısı ölen Kadir'in çok çabuk Zeynep'e akmasında.. daha doğrusu akarkenki yüzeyselliğinde. Bizi ZeyKad'ın o derin aşkına ikna edememesinde.. Konu Veli'nin dişe dokunur bir kötü olmamasında, üstelik Veli karakteri üzerine en çok düşülmesi gereken karakterken en özensiz yazılan karakter olmuş durumda..

    Not: Burayı okuyan ekipten birileri varsa ya da diziden keyif alanlar varsa lütfen kusuruma bakmasınlar. Benim düşüncelerim bu yönde maalesef.. Herkese iyi yorumlar
    Konu Narin tarafından (06-02-19 Saat 23:34:56 ) değiştirilmiştir.

  5. #340
    Durum:
    Çevrimdışı
    justitia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    14.01.2007
    Mesajlar
    1,719
    Konular
    1
    Bahsedilme
    6 Mesaj

    Standart Cevap: Çarpışma - Bölüm Yorumları

    Alıntı efran_albatros Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kıvanç tatlıtuğ'un oyunculuk geçmişinde "kuzey tekinoğlu" gibi ikonik bir karakter varken erkek seyirciye hitap etmediği ne derece haklı bir önerme olur fazlasıyla tartışmaya açık bence. Kuzey güney'deki sokak dövüşçüsü Kuzey ve hatta ondan da önce Ezel dizisinde oynadığı psikopat Sekiz karakteri ile Kıvanç üzerindeki Behlül imajını silkeledi attı yıllar yıllar önce. Yahut İçerde, Çukur gibi polisiye, mafya dizilerinin hiç tutmaması gerekirdi, çünkü orda oynayan başroller evvelinde hep soft hikayelerde, hatta gençlik dizilerinde oynamış yeni kuşak oyunculardı. Çağatay da da Aras bulut'ta da hiç ağır abi hali tavrı yoktu. Ama sonuç ortada, başarılılar.

    Sorun Kıvanç da asla değil, sorun hikayede, senaryoda. Çarpışma sağlam temelli bir iş değil. O yüzden iyi bir sıçrayış yapamadı. Zayıf başlayan bir işin uzun vadede yapımcı sahip çıksa bile çok bi' şansı olmuyor. Büyük beklenti ile başladı üstelik proje, büyük sahnelerle açtı ilk bölümü. Ama arkası gelmedi. Zaten star bir oyuncun var başrolde Kıvanç gibi. O cepte. Ordan sonra kadın başrolde gözetilecek tek kriter çok sağlam oyuncu olması ve mevcut karaktere cuk oturacak olması olmalıydı. Kıvanç tatlıtuğ ismi yeni başlayacak bir proje için fazlasıyla yeterli bir pr, bir de yanına ünlü kadın oyuncu koymaya kasmak gereksiz. Ay yapım bu dengeyi gözetmiyor ekseri. Kuzey güney de bu taktik çok başarılı uygulandı mesela. Daha önce hiç tanınmayan Öykü karayel güçlü oyunculuğu ile çok güzel eşlik etti Kıvanç ve Buğra'ya. Elçin için de kötü oyuncudur demiyorum ama bir olmamışlık var işte. Hem Zeynep karakterinde hem de ZeyKad çiftinde. Resim olarak güzeller belki ama ekrandan taşacak bir kimyaları yok.

    Kıvanç'ı çok seven bir izleyici olarak söylüyorum bu dizide oynadığı Kadir hiç olmamış, hiç. Düzeltilecek gibi bile değil, yıkıp baştan yapmak lazım Ama bunun sebebi Kıvanç'ın Behlül performası falan asla değil, olamaz da, bunu demek için hali hazırdaki en başarılı erkek oyuncularımızdan birinin bütün emeğini kaldırıp atmak lazım.
    Yapımcının elinde bu dizinin ratingleri detaylı şekilde vardır... Gerçekten erkek izleyiciyi çekebildilerse sorun yok... Ama benim etrafımda gözlemlediğim kadarı ile çekemediler ve bu sebeple senaryo daha romantik bir hal almaya başladı... Yoksa senaristin aklında aşk sahneleri yazmak olduğunu sanmıyorum... Erkek seyirci bunalır, kanal değiştirir diye dengelenir bunlar çünkü...

    Aslında Kıvanç’ın kariyerindeki Kuzey-Güney, içinde aşk üçgeni olan bir gençlik dizisiydi... Maço bir karakteri oynaması onu erkek seyircinin favorisi yapmıyor ki o dizinin hedef kitlesi, o tip seyirci pek değildi... Neyse bence iki bölümde şıp diye aşık olan Kadir, Kıvanç’ın kariyerine en başta söylediğim zararı veriyor... Erkek seyirciyi ondan uzaklaştırıyor... Belki kendini ifade etmek için daha ezik, daha ağlak bir rol denemeli, bilemiyorum... Aras Bulut İynemli’yi Öyle Bir Geçer Zaman Ki’de Erkan Petekkaya’dan dayak yediği zamanlardan beri ailecek izleriz, babam dahil... Erkek izleyicinin daha nötr olduğu bir isimdi bence... Neyse bunlar yapımcının sorunu... Ben sadece fikrimi yazdım... Aslında Elçin için yazacaktım ama o çok geri planda kaldı... Kabak biraz Kıvanç’ın başına patladı bu dizide her anlamda...
    Konu justitia tarafından (07-02-19 Saat 19:29:14 ) değiştirilmiştir.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

vdcasino
vdcasino
vdcasino
Listeler
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
grandpashapet
grandpashapet
eta saat
bahis forum
ilbet
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara
vdcasino giriş
Mobil Ödeme bahis
bahis
deneme bonusu
ilbet giriş
ilbet giriş
ilbet
maltcasino giriş
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
canlı casino
grandpashabet
casino siteleri
canlı rulet
cratosslot giriş
izmit escort
izmir escort
eryaman escort
porno izle