Sayfa 150/201 İlkİlk ... 50100140146147148149150151152153154160200 ... SonSon
1001 sonuçtan 746 ile 750 arası

Konu: Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (4)

  1. #746
    Durum:
    Çevrimdışı
    onur29 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    04.07.2005
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    20,414
    Konular
    23
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    474. Bölüm

    Elif, Koray, Lamia ve Talat yemek yiyiorlardır.
    LAMİA: Yani şimdi bu tedavi sonucunda oğlum iyileşebilecek öyle mi?
    TALAT: Yüzde yüz diyemiyorum maalesef, ama bu tamamen Koray’ın çabalarıyla ilgili.
    KORAY: Peki bu tedavi süreci ne kadar sürecek?
    TALAT: Kesin bir şey söyleyemiyorum. Uzun da sürebilir, kısa da, ama bunun için özel bir hastane var ve orada tedavi olan hastaların yüzde 70’i uzun vadede de olsa eski sağlıklarına kavuştular.
    ELİF: Ne diyorsun aşkım?
    KORAY: Tamam. Hemen başlayalım.
    Elif ve Lamia sevinirler.
    TALAT: Ben hemen hastaneyle irtibata geçeceğim. Yarın size haber veririrm.
    ELİF: Çok sağol Talat.

    Cesur, Ömer, Ayşe, Deniz ve Jale hastanenin kantinindedirler. Cesur perişan bir haldedir.
    ÖMER. Cesur topla kendini ne olur.
    CESUR: Ya Ece’ye bir şey olursa Ömer? Tam bulmuşken…
    AYŞE: Ona bir şey olmayacak. Göreceksin. Ece çok güçlü bir kız. Unuttunuz mu? Daha önce ölümden döndü o.
    DENİZ: Tabi ya… Ne olur bırakma kendini.
    JALE: Ben… Ne diyeceğimi bilemiyorum…. Hepsi Heves’in yüzünden. Size yaşattıkları için çok üzgünüm.
    CESUR: Keşke sizin turunuzda kaptanlık etmeye başlamasaydım… Şimdi bunlar olmayacaktı. Ece ile mutlu mesut yaşayacaktık. Hayatımı kararttınız resmen.
    ÖMER: Cesur sakin ol.
    CESUR: Nasıl sakin olayım ya? Karım içeride eroin komasında… Belki ölecek… Nasıl sakin olayım?
    JALE: Ben gitsem iyi olur…. Tekrar geçmiş olsun…
    Jale üzgün bir şekilde kalkar. Ömer peşinden gider.
    ÖMER: Jale hanım…. Ne olur kusura bakmayın.
    JALE: Ne kusuru? Asıl siz kusura bakmayın… Umarım Ece iyi olur… Bunun için dua edeceğim inanın.
    ÖMER: Biliyorum. Siz iyi bir insansınız Jale hanım, Heves’in yakalanıp hapse atılacağını bile bile bize yardım ettiniz. Çok sağolun.
    JALE: Bir şey değil…. Keşke elimden daha fazlası gelse…. Neyse, Hoşça kalın.
    ÖMER: Güle güle.
    Jale gider.

    Ertesi Gün

    Metin hastaneye Gülcan’ın yanına gelmiştir. Timur da yanındadır. Metin Beste’yi seviyordur.
    METİN: Bu çok güzel bir kız Gülcan. Tıpkı senin küçüklüğün gibi. Allah analı babalı büyütsün.
    GÜLCAN: Sağ ol abi. Duygu abla nerde? Neden gelmedi?
    METİN: Armağan’a bakıyor evde. Biliyorsun Cesur’un durumu pek iyi değil.
    GÜLCAN: Biliyorum. Ece abla’dan haber var mı?
    METİN: Evet. Bulmuşlar. Yalnız şimdi hastanede. O manyak eroin vermiş sürekli.. Durumu pek iyi değil maalesef.
    GÜLCAN: Allah’ım sen yardım et. Çocuğuna bağışla.
    TİMUR: Bir şey içer misin Metin abi? Kendime kahve alacağım.
    METİN: Yok sağ ol.
    TİMUR: Geliyorum ben.
    Timur odadan çıkar.
    METİN: Hiçbir gelişme yok mu?
    GÜLCAN: Hayır abi.. Yok… Kızımız doğduğu için seviniyor mu üzülüyor mu kestiremiyorum bile.
    METİN: Sevinmez olur mu Gülcan? Seviniyordur elbette.
    GÜLCAN: Beni bir yabancı gibi görüyor abi. O kadar soğuk ki…
    METİN: Geçecek Gülcan… Sabret biraz.
    GÜLCAN: Çınar doğduğunda yanımda yoktu…. Şimdi ikinci bebeğimi dünyaya getiriyorum o burda ama ruhu yok gibi.
    Gülcan ağlamaya başlar. Metin saçını okşar.
    METİN: Yapma böyle Gülcan. Biraz zaman ver ne olur. Her şey düzelecek göreceksin.
    GÜLCAN: Umarım abi… Umarım.
    O sırada kapı açılır ve içeri Elif girer.
    GÜLCAN: Eliif. Canım.
    ELİF: Canım geçmiş olsun.
    Elif Gülcan’ı öper.
    METİN: Hoş geldin.
    ELİF: Hoş bulduk… Nasılsın canım?
    GÜLCAN: İyiyim tatlım. Sağol.
    ELİF: Prenses nasıl?
    GÜLCAN: Karnı doydu uyuyor şimdi.
    Elif Beste’nin yanına gider.
    ELİF: Şunun güzelliğine bak…. Maşallah.

    Funda ofisindedir. Kapı açılır. Sekreter girer.
    SEKRETER: Funda hanım. Doğan adında bir bey geldi. Sizi görmek istiyor.
    FUNDA: Geldi demek… Tamam al içeri hemen.
    Sekreter odadan çıkar. Doğan gelir. Funda ayağa kalkar.
    FUNDA: Hoş geldiniz Doğan bey.
    Funda Doğan ile tokalaşır.
    DOĞAN: Hoş buldum.
    FUNDA: Buyurun. Oturun şöyle.
    Doğan oturur.
    FUNDA: Nasıl geçti yolculuğunuz?
    DOĞAN: Sadete gelelim gazeteci hanım. Ne biliyorsunuz? Akasya nerde?
    FUNDA: Sakin olun. Hepsini anlatacağım. Önce çaylarımızı söyleyeyim.

    Elif ve Gülcan odada konuşuyorlardır.
    GÜLCAN: Böyle yani. Bir gelişme yok. Yanımdayken bile yok gibi.
    ELİF. Gülcan yeter artık… Bak herkes aynı şeyi söylüyor. Zaman ver biraz. Düzelecektir.
    GÜLCAN: Dayanamıyorum artık Elif.
    ELİF: Dayan canım.. Dayan.
    GÜLCAN: Koray nasıl?
    ELİF: İyi. Çok iyi. Biliyor musun tedavi olamyı kabul etti.
    GÜLCAN: Öyle mi? Çok sevindim.
    ELİF: Ben de. Bugün doktordan haber alacağız. En kısa zamanda tedaviye başlaycak.
    GÜLCAN: Umarım işe yarar Elif.
    ELİF: Yarayacak… Ben inanıyorum… Neyse, benim gitmem lazım. İşe geç kalıyorum. Yine uğrarım.
    GÜLCAN: Tamam canım. Görüşürüz. Kolay gelsin.

    Cesur yoğun bakımın camından Ece’ye bakıyordur. Ece kıpırdamadan yatıyordur. Ömer gelir. Elini omzuna atar.
    ÖMER: İyi misin?
    CESUR: Hayır.
    ÖMER: Bak istersen eve git. Dinlen biraz. Ben burdayım.
    CESUR: Hayır…
    ÖMER: Ama Cesur…
    CESUR: Israr etme Ömer… Yalnız benim ufak bir işim var… Ben gelene kadar bekler misin?
    ÖMER: Ne işi bu?
    CESUR: Çok uzun sürmez.
    Cesur gider. Ömer şaşkındır.

    Funda ve Doğan çaylarını içip konuşuyorlardır.
    FUNDA: Yani anlayacağınız Akasya’nın abisi sizleri kandırmış. Kardeşini bulduğu halde öldürememiş.
    DOĞAN: Ulan Behçet…
    Doğan masaya yurmuk atar. Funda korkar.
    FUNDA: Sakin olun. Sonuçta insanın öz kardeşini öldürmesinden bahsediyoruz. Bu kolay bir şey değil.
    DOĞAN: Kardeşi benim ve ailemin yüzünü düşürdü. Düğün gecesi beni ortada bırakıp gitti.
    FUNDA: Evet, biliyorum ama hayatta işte. Üstelik kendine yeni bir hayat kurmuş. Evli.
    DOĞAN: Allah’ın cezası.
    FUNDA: Ona cezasını kendi ellerinizle vermek istemez misiniz?
    DOĞAN: Abisinin yapamadığını ben mi yapayım yani? Onu öldüreyim mi?
    FUNDA: Hayır, ama daha farklı bir şey yapabilirsiniz.
    DOĞAN: Neden istiyorsunuz bunu? Akasya’yla ne alıp vermeediğiniz var?
    FUNDA: Bakın, bunu size söylemekte bir sakınca görmüyorum. Ben Akasya’nın eşine aşığım ve onu istiyorum.. Siz de intikam almak istemiyor musunuz?
    DOĞAN: Şu andan itibaren evet.
    FUNDA: Tamam işte. Birlikte hareket edersek, ikimizin de istediği olur. Güzel bir planım var. Umarım bana katılırsınız.
    DOĞAN: Anlatın hele.

    Cesur Heves’in sevkedildiği akıl hastanesine gelmiştir. Doktoruyla konuşuyordur.
    CESUR: Bakın onu görmem lazım. Ona da iyi gelecek bu eminim.
    DOKTOR: Buna izin veremeyiz. Heves hanım şu an tutuklu. İzin kağıdınız olmadan giremezsiniz.
    CESUR: Lütfen. Görmem lazım.
    DOKTOR: Üzgünüm.
    Doktor gider. O sırada Cesur bir hemşireyi görür.
    CESUR: Heves hanım hangi odada?
    HEMŞİRE: 251 nolu oda. Ama onu görmeniz yasak.
    CESUR: Biraz önce doktoruyla konuştum. İzin verdi.
    HEMŞİRE: Anlıyorum. Dikkatli olun ama.
    CESUR: Merak etmeyin.
    Cesur odaya doğru yürür.

    Heves yatağında oturuyordur. Kapı açılır ve Cesur içeri girer. Heves şaşırır.
    HEVES: Cesur… Geldin… Beni kurtaracaksın değil mi canım?
    Cesur kapıyı kilitler.
    HEVES: Ne yapıyorsun sen?
    Cesur Heves’in üzerine yürür .Heves korkuyordur.
    CESUR: Seni öldürmeye geldim. Geberteceğim seni.
    Cesur Heves’in üzerine atlar. Çıldırmışçasına dövüyordur. Heves çığlık atıyordur. Hemşireler odaya gelir ancak kapı açılmaz. Cesur Heves’i öldüresiye dövmeye devam eder.

    Müfide ve Reha yemek yiyiorlardır. Müfide avukatıyla telefnda konuşuyordur.
    MÜFİDE: Tamam… Tamam kes… Sonra görüşürüz.
    Müfide telefonu kapatır.
    REHA: Bir sorun mu var canım?
    MÜFİDE: Şu avukat beni deli ediyor.
    REHA: Ne oldu?
    MÜFİDE: Abimden kalan mirası almam için bana hiç yardım etmiyor.
    REHA: Neden ki? Abinin kimsesi yoksa o mirası direk sen alabilirsin.
    MÜFİDE: Maalesef abimin bir oğlu var. Gerçi oğlu mirası reddetti ama benim almam için de onun iznine ihtiyacımız var. Onun da bu izni vermesi artık imkansız.
    REHA: Neden?
    MÜFİDE: Çünkü benden hoşlanmıyor.
    REHA: Bir saniye canım.
    Reha telefonunu çıkarır.
    REHA: Bir arkadaşım mesaj atmışta…. Hah…
    Reha telefonu bırakır.
    REHA: Ee ne diyorduk?
    MÜFİDE: Yeğenimi diyordum. Bana imza vermeyeceğini biliyorum. Çünkü benden hoşlanmıyor. Üstelik laf aramızda ben onu öldürmeye teşebbüs ettim. Ancak başaramadım.
    REHA: Nasıl yani?
    MÜFİDE: O imzayı alamayınca onu ortadan kaldırmaya çalıştım. Ancak böylelikle o mirasa sahip olabilecektim. Bir adam tutup vurdurdum, ama başaramadım… Şu an sakat bir şekilde yaşamına devam ediyor.
    Reha şok olmuştur.
    REHA: Sen neler diyorsun böyle? Para için öz yeğenini öldürmeye kalktın yani? İnanmıyorum.
    MÜFİDE: Onun annesi de benim öz kardeşimi öldürdü. Üstelik ço kaz bir cezayla sıyrıldı işin içinden. Hem eğer uslu durup mirası vermeyi kabul etseydi bunları yapmazdım.
    REHA: Sen bir suçlusun.
    MÜFİDE: Hayır değilim! Hiçbir şey ispat edemediler. Sen de bunları bilmiyorsun. Tamam mı canım?
    REHA. Peki ne yapacaksın? O mirası nasıl almayı düşünüyorsun?
    MÜFİDE: Bizim de bazı planlarımız var herhalde. Merak etme elimi kana bulmadan halledeceğim bu işi. O parayı aldıktan sonra da seninle uzun bir talile çıkacağız aşkım.

    Pınar hastanedeki odasındadır. Telefonda Helin’le konuşuyordur.
    PINAR: Tamam kızım… Dikkat et kendine….Sıkı giyin….. Ben de çok özledim canım…. Öpüyorum.
    Pınar telefonu kapatır. O sırada içeri Ayşe girer.
    PINAR: Aaa Ayşe hoş geldin canım.
    AYŞE. Hoş bulduk Pınar. Ben Ece’nin durumuyla ilgili bilgi almak istiyordum. Doktoruyla konuştum.. Durumu iyi değilmiş. Bir de sana sorayım dedim.
    PINAR: Ayşe… Ece yüksek dozda uyuşturucuya maruz kalmış. Üstelik uzun bir süre. Yani şu an komada, elimizden geleni yapıyoruz ama iç açıcı konuşamıyorum maalesef.
    AYŞE: Yani ölecek mi Pınar?
    PINAR. Bilmiyorum, ama elimizden bir şey gelmiyor. Böyle giderse bir süre sonra organları da iflas etmeye başlar ve ne yazık ki o zaman her şey biter.
    Ayşe ağlamaya başlar. Pınar ona sarılır.
    AYŞE: Canım kızım benim… Canım kızım…

    Funda ve Doğan odada konuşuyorlardır.
    FUNDA: İşte plan bu. Ne diyorsun var mısın?
    DOĞAN: Varım.
    FUNDA: Güzel… Öyleyse hemen başlayabiliriz. Şimdi sana Akasya’nın adresini vereceğim.
    Funda bir kağıda adresi yazar.
    FUNDA: Buyur.
    DOĞAN: Sağol.
    FUNDA: Kolay gelsin.
    Doğan kalkıp odadan çıkar. Funda pis pis sırıtıyordur.


    Gülcan hastanededir. Beste kucağındadır. Timur gelir.
    TİMUR: Doktorlarla konuştum. Yarın sabah çıkıyormuşuz.
    GÜLCAN: Sevindim. Çınar da görsün bir an önce kardeşini.
    TİMUR. Evet.
    GÜLCAN: Timur.. babam bazı kareler hatırladığını söyledi…. Doğru mu?
    TİMUR. Evet… Ama sadece birkaç görüntü. Karmaşa.
    GÜLCAN: Nedne bahsetmedin?
    TİMUR: Mühim bir şey değil Gülcan… Hem zaten ne olduklarını bile anlayamıyorum.
    GÜLCAN: Olsun. Bu iyi bir şey, değil mi? En azından geçmişe dair bir şeyler var.
    TİMUR: Aslına bakarsan hiçbir şey yok Gülcan…. Kafam bomboş…Sanki buraya ait değilmişim gibi… Bu dünyaya…
    GÜLCAN: Hayır aşkım söyleme böyle… Geçecek.
    TİMUR: Bilmiyorum Gülcan… Böyle yaşamak çok zor… Çok.
    Timur üzgündür.

    Ömer yoğunbakımın önündedir.. İçeriden bir hemşire çıkar. Telaşlıdır.
    HEMŞİRE: Doktor… Doktor!
    ÖMER: Ne oluyor?
    İçeri doktor ve Pınar koşarak girer.
    ÖMER: Pınar abla ne oluyor?
    PINAR: Bilmiyorum.
    Ömer şaşkındır. Pınar içeri girer. Ayşe de gelir.
    AYŞE: Allah’ım sen yardım et. Sen onu bize bağışla.


    Koray, Elif ve Lamia yemek yiyiorlardır.
    ELİF: Talat aradı bugün. Hastaneyle konuşmuş. Yarın bizi bekliyorlar.
    KORAY: Sevindim. Bir an önce başlamak istiyorum.
    ELİF: Aşkım benim.
    LAMİA: Çocuklar, benim size söylemem gereken bir şey var.
    KORAY. Ne oldu?
    LAMİA: Bugün Belkıs teyzen aradı. Çok hastaymış Koray. Ynaında da kimsesi yokmuş… Beni çağırıyor.
    KORAY: Hadi ya… Çok üzüldüm.
    LAMİA: Gitmek istiyorum, ama sizi böyle bırakmaya gönlüm el vermiyor.
    ELİF: O nasıl söz anne? Ne varmış halimizde? Gidin siz. Kardeşinizin yanında olkun. Bizi merak etmeyin.
    KORAY: Bence de anne.
    LAMİA: Elif… Kızım… Her şeye yetişebilecek misin? Zaten çok yorluluyorsun.
    ELİF: Yetişirim anne. Merak etmeyin siz.
    LAMİA: Peki madem.

    Akasya evde Hayat ile oyun oynuyordur.
    HAYAT: Al şimdi bu bebeği uyut. Ben de yemek yapacağım.
    AKASYA: Tamam bakalım.
    Akasya güler.
    O sırada kapı çalar. Akasya kalkıp kapıyı açar. Karşısında Doğan’ı görünce şok olur.
    AKASYA: Sen… Aman Allah’ım.

    474. Bölüm Sonu
    -

  2. #747
    Durum:
    Çevrimdışı
    feelingg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    25.08.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2,341
    Konular
    1
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Bir güzel bölüm daha gelmiş.:happy0064
    Çok hızlısınız maşallah Süper olmuş her zamanki gibi.ellerinize sağlık:img-wink:

    Koray tedaviye başlayacak çok sevindim.:happy0064 Umarım iyileşir bir an önce.

    Cesur çok perişan gerçektende.Ama çok zor bir durum sonuçta 2 ay haber alamadı Eceden şimdide tam kavuşmuşlarken...Ece komada.:icon_sorr
    Jalede gerçekten çok iyi bir insanmış ya ben seviyorum bu kadını defalarca özür diledi Heves adına.Çok üzgün oda.:icon_sorr
    Cesur keşke hiç Hevesle tanışmasaydı o turda hiç kaptanlık yapmasaydı.Ne çok acılar yaşadılar Heves yüzünden.:icon_sorr
    Cesurun Hevesin yanına gidip kapıyı kilitleyip Hevesi dövmesi…:cheer::cheer:
    Kelime bile bulamıyorum ya çok mutlu oldumm.Döve döve öldürecek kızı.Ama öldürmeside kötü olur Cesur için hapse flan girmesinde tam öldürmeye yakın bıraksın.Onu nasıl ayarlar artık bilemiyorum.
    Cesur Hevesi dövmekle uğraşırken Ecede kötüleşti galiba zaten Pınar hiç iç açıcı konuşmadı.Hastanedede bir hareketlenme oldu.Ecenin durumu hiç iyi değil.Ölmesin lütfen.:icon_sorr

    Gülcan kızını dünyaya getirdi ama kızın tüm sevinçleri yarım.Çok üzüldüm bu bölüm Gülcana.Hele bir replik vardıki duygulanmamak imkansız:icon_sorr
    Alıntı yapıyım.
    GÜLCAN: Çınar doğduğunda yanımda yoktu…. Şimdi ikinci bebeğimi dünyaya getiriyorum o burda ama ruhu yok gibi.:icon_sorr

    Funda Doğanla ne gibi bir plan yaptı çok merak ediyorum pislik kadın ya .Şimdi bu ikili çok güçlü gibi geldi gözüme ama bence Akasya tek başına bile baş edebilir onlarla hadi Akasya göriyim seni.Çok güveniyorum sana.Ne olur onların tuzaklarına düşmeden şu Fundaya kolay lokma olmadığını göster.:img-wink:

    Senaryonun birbirine en çok yakışan çifti nede güzel sohbet ettiler öyle.Tüm sırlar ortaya atıldı bile.Yalnız Rehanın bir arkadaştan mesaj geldi diyip telefona bakması tuhaf geldi bana acaba şimdiden Müfideyi aldatıyormu yoksa başka biriyle bir bağlantısı flan mı var acaba.:icon_whis
    Yada normal bir mesajda ben mi çok şüpheci oldum.

    Yeni bölümü çok merak ediyorum:img-wink:

  3. #748
    Durum:
    Çevrimdışı
    onur29 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    04.07.2005
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    20,414
    Konular
    23
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Çok teşekkürler yorum için.

    Evet Cesur Heves'i fena dövdü. Bakalım bu olaydan sonra başına iş açılacak mı Cesur'un?
    Ece'nin durumu vahim ne yazık ki, siz de her şeye hazırlıklı olun bence.

    Funda ve Doğan ittifakı nelere yol açacak göreceğiz. Dediğin gibi Akasya güçlü ve akıllı bir kız ama bu ikiliye karşı savaşabilir mi bilmiyoruz.

    Veee snaryonun en güzel çifti Reha ve Müfide

    Reha aslında şimdilik o kadar kafaya takıalcak bir karakter değil, ama ileride oldukça sinir bozucu biri olabilir.
    -

  4. #749
    Durum:
    Çevrimdışı
    feelingg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    25.08.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2,341
    Konular
    1
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Rica ederim :img-wink:

    Cesur Hevesi dövdü diye çok sevindim ama eğer Cesurun bu pislik yüzünden yine başına iş açılırsa çok üzülürüm:icon_sorr Hiç böyle bişey dileyeceğimi ummazdım ama Umarım Hevesi Cesurun elinden kurtarırlar ama ölmeye yakın kurtarsınlar Cesur iyice bir rahatlasın:img-wink:

    Ece için herşeye hazırlıklı olmamız lazım:icon_sorr Ama ölmesin mutluluğu en çok hakeden karakterlerden biri Ece çok iyi kalpli biri herkesin yardımına koşardı:icon_sorr

    Funda ve Doğan çok tehlikeliler bence ama sonuçta planı Funda yapmadı mı mutlaka bir yerde saçmalamıştır.Başarılı olucağnı hiç sanmıyorum öyle bir kapasitesi yok çünkü

    Evet büyük aşk yaşayan o güzel çift bakalım sinirlerimizi nasıl bozacak.
    Reha da kötü şeyler yapacak anlaşılan.Zaten hiç samimi değil :img-beee:
    Müfideyle çok yakıştıkları bir gerçek ama ikiside pek bir sevimsiz

  5. #750
    Durum:
    Çevrimdışı
    onur29 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    04.07.2005
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    20,414
    Konular
    23
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Bakalım Heves'i Cesur'un elinden sağ kurtarabilecekler mi? Yoksa Cesur Heves'in katili mi olacak?

    Funda hakkında yazdığına çok güldüm Funda tek başına çok ciddiye alınan bir tip değil sanırım. Korkak ve başarısız biri. O yüzden de Doğan'dan yardım istedi. Bakalım planları ne?

    Reha'ya öyle sinir olacaksınız ki anlatamam. Şimdiden düşündükçe burada yazılacak olan nefret dolu yorumları görür gibiyim
    -

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (8)
    By NATY&FACU in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 999
    Son Mesaj: 11-08-16, 20:51:52
  2. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (7)
    By NATY&FACU in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 23-12-14, 17:12:38
  3. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (5)
    By feelingg in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 08-01-14, 14:49:10
  4. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (3)
    By aycn in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 01-11-12, 19:16:22
  5. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (2)
    By Rüzgar in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 09-06-12, 11:08:04

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

vdcasino
vdcasino
vdcasino
betexper
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
grandpashapet
grandpashapet
eta saat
bahis forum
ilbet
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
vdcasino giriş
Mobil Ödeme bahis
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
deneme bonusu
grandpashabet
casino siteleri
canlı rulet
bahis
escort ankara
izmit escort
izmir escort
deneme bonusu
vdcasino
ilbet giriş
ilbet
maltcasino giriş
cratosslot giriş