Sayfa 197/201 İlkİlk ... 97147187193194195196197198199200201 SonSon
1001 sonuçtan 981 ile 985 arası

Konu: Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (4)

  1. #981
    Durum:
    Çevrimdışı
    aycn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.08.2008
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2,268
    Konular
    1
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    509.Bölüm
    -Deniz televizyon seyrediyordur.Kapı çalınır.Gelen Ömer’dir.Akasya kapıyı açar.
    Akasya:Sen otur Deniz ben açarım aa Ömer
    -Bir süre bakışırlar.
    Ömer:Merhaba
    Akasya:Merhaba
    Ömer:Annem kayıpmış sanırım Sezgin amca öyle söyledi ben de Hayat’ı buraya getirmek durumunda kaldım
    Akasya:Annen aslında...
    -Deniz gelir.
    Deniz:AA abi
    Ömereniz annem nerede Hayat’ı onlara bırakacaktım ama annem gitmiş senin haberin var mı
    Deniz:Merak etme beni aradı kafasını dinlemek için ananemin yanına gitmiş ama sen sakın Sezgin amcaya bir şey söyleme olur mu
    Ömer:Ama neden yani adam merak ediyor sonuçta
    Deniz:Bilmiyorum belli ki aralarında bir şey geçmiş biz şimdi karışmayalım kendileri hal etsinler kocaman insanlar
    Ömer:Ama annem durduk yere böyle şeyler yapmazdı belli ki ciddi bir şeyler olmuş
    Deniz:Abi tamam biz karışmayalım zaten annem söylemek isterse söyler sen de bozma haberin yokmuş gibi davran
    Ömer:İyi peki madem öyle olsun neyse annem olmadığından Hayat’ı size bırakmaya geldim bir sakıncası yoktur umarum
    Deniz:Saçmalama ne sakıncası olacak hem annesi de burada zaten
    -Hayat Akasya’ya sarılır.
    Hayat:Anne anneciğim çok özledim seni
    Akasya:Ben de seni canım
    -Ömer Akasya’ya ilgisiz gibi davranır.
    Ömer:Neyse ben gidiyorum akşama alırım Hayat’ı hadi size iyi günler
    Deniz:Güle güle.
    -Ömer gider.Akasya arkasından üzgünce bakar.
    Deniz:Hadi Akasya içeri girelim
    Akasya:Tamam
    -Timur Pınar’a yardım etmek için ne yapacağını düşünüyordur.
    Gülcan:Canım ne düşünüyorsun böyle dalmışsın
    Timurınar ablaya söz verdik yardım edeceğiz diye ne yapabiliriz diye düşünüyorum
    Gülcan:Evet oldukça zor bir durum Helin’in gözleri aşktan kör olmuş resmen
    Timur:Gidip bir daha konuşmayı deneyeceğim şu an için başka çare yok gibi görünüyor
    Gülcan:Ama daha önce denedin dinlemedi şimdi bunun için konuşmaya gelir mi ki
    Timur:Sen merak etme bu kez ona göre konuşacağım zaten
    Gülcan:Gidiyor musun hemen
    Timur:Evet kaybedecek zaman yok çünkü sen evde kal Beste ile ilgilen ben çok gecikmeden gelirim tamam mı
    -Timur Gülcan’ı öpüp evden çıkar.
    Gülcan:Haberdar et mutlaka
    -Elif eve geri dönmüştür.Koray ile film izliyorlardır.
    Koray:Vallahı senden korkulur Elif nasıl konuşmuşsun öyle
    Elif:Ne yapabilirdim abimle Deniz’i sahipsiz sanmasın tabi yeğenimi de ama yüz ifadesini görmeliydin nasılda kızardı
    Koray:Tahmin edebiliyorum peki şimdi ne yapacaksın
    Elif:Önce Deniz ile konuşacağım Berke bildiğim kadarıyla en son merdivenlerden düştüğü için hastaneye yattı doktorun adını almam lazım
    Koray:Yani Banu doktoru para karşılığında falan kandırıp raporu darp raporuna çevirdi öyle mi diyorsun
    Elif:Evet başka da açıklaması yok gibi görünüyor zaten o raporun orjinalini alıp mahkemede sunacağım o zaman ki yüz ifadesini çok merak ediyorum
    Koray:Seni bu yüzden çok seviyorum ya
    Elif:Ne için
    Koray:Sevdiklerine zarar gelmesine tahammül edemiyorsun onlar için çaba harcıyorsun resmen hesabını yapmadan karşılık beklemeden
    Elif:Sen de öylesin aşkım sadece benim kadar belli etmiyorsun hepsi bu
    -Koray Elif’e sarılıp öper.Öte yandan Sezgin evde üzgünce oturuyordur.Kapı çalınır gelen Jülide’dir.
    Sezgin:Jülide senin ne işin var burada
    Jülide:Gördüğüm kadarıyla evde yalnızsın
    Sezgin:Evet senin sayende
    Jülide:Ne demek benim sayemde ben sizin iyiliğiniz için yaptım
    Sezgin:Ha bir de yaptığını kabul ediyorsun demek sen gelip Ayşe’ye her şeyi söyledin öyle değil mi
    Jülide:Evet söyledim aradan çekilmesi gerektiğini söyledim ablam hayattayken Ayşe ile yoluna devam etmeyi düşünmüyorsun öyle değil mi
    Sezgin:Bu benim hayatım ve ne yapacağıma ben karar veririm bırak artık ya insanların hayatlarına burnunu sokmayı kendi hayatına bak
    Jülide:Ne yani Ayşe ile devam mı edeceksin hem de ablam hayattayken
    Sezgin:Bak Jülide kafam yeteri kadar karışık bir de seninle uğraşıp sinirlerimi daha fazla bozmak istemiyorum şimdi git lütfen
    Jülide:Kafan karışık bu demek oluyor ki içinde ablama karşı en ufak bir his bile kalmamış o Ayşe denen kadın onu sana unutturmuş içinde kalan hisleri silmeyi başarmış yalan mı
    -Sezgin bağırmaya başlar.
    Sezgin:Jülide kes dedim sana kes artık ve git buradan
    Jülide:Tamam gidiyorum ama Ayşe yüzünden bu karışıklığa değmez Sezgin yol yakınken al ablamı yanına kaldığınız yerden devam edin işte
    Sezgin:Jülide defol diyorum defolllllll!!!!
    -Jülide sonunda kapıyı çarpıp çıkar.Sezgin başını ellerinin arsına alıp oturur.
    Sezgin:Allahım bana yol göster ne yapacağım ben!!!
    -Akasya ve Hayat pencerenin kenarında oturmuş sohbet ediyorlardır.Hayat elini Akasya’nın karnına götürmüştür.
    Hayat:Çok yakında benim kardeşim mi olacak anne
    Akasya:Evet tatlım az kaldı
    Hayat:Ne kadar kaldı peki
    Akasya:4 ay sonra kucağımda olacak canım
    Hayat:Kız mı erkek mi peki
    Akasya:Kız aynı senin gibi büyüyünce çok güzel olacak sen de onun ablası olacaksın
    Hayat:Madem öyle neden eve gelmiyorsun anna neden burada kalıyorsun
    -Akasya cevap veremez
    Akasya:Böyle olması gerekli canım
    Hayat:Neden ama ben seni çok özledim kaç ay oldu evde değilsin babamla barışmayacak mısınız hiç
    -Akasya şaşırır.
    Akasya:Küs olduğumuzu da nereden çıkardın canım
    Hayat:Öyle olmasa neden burada kalasın ki ne olursun barışın artık ben bir arada olmanızı istiyorum hem kardeşim de olacaksa babamdan ve benden uzakta mı büyüyecek hep
    -Akasya Hayat’a cevap veremez ona sarılır ve gözlerinden yaş gelir.Banu kuaföre gitmek için evden çıkıyordur.
    Banu:Ben çıkıyorum 1 saate gelirim
    Hizmetçi:Tamam Banu Hanım kuaföre değil mi
    Banu:Evet akşama nişanlımla buluşacağım güzel olmalıyım öye değil mi
    Hizmetçi:Siz güzelsiniz zaten
    Banu:Teşekkür ederim ama özen göstermekte de fayda var neyse çıktım ben eğer Berke odasından çıkacak olursa mutlaka yemek yedirin ya da eğlenebileceği bir şeyler verin bilgisayarla falan oynasın mesela
    Hizmetçi:Tamam siz merak etmeyin
    Banu:Görüşürüz
    -Banu evden çıkar.Onun evden çıktığını duyan Berke ise kimseye ses etmeden odasından çıkar ve Banu’nun odasına gider.
    Berkeemek odan burası ha çokta güzelmiş bu kadar güzellik fazla bu odaya
    -Berke gardolapı açıp elindeki makasla Banu’nun elbiselerini kesmeye başlar ve paramparça eder.Sonra parfümlerini kırar yere döker ve makyaj çantasındaki rujlarla da aynayı boyar ve aynaya sen bir cadısın yazar.Sonra kalemleri ve rimelleri kırıp yere atar yatağını dağıtır yastıkların içini açar ve tüm oda pamuklarla dolat yatak örtüsünü kesip parça parça eder.
    Berke:İşte oldu bakalım yeni odanı görünce tepkin ne olacak
    -Odanın kapısını kapatıp kendi odasına döner.Helin evde hazırlanmıştır.Ulaş’ın onu almasını beklerken kapı çalınır ancak gelen Timur’dur.
    Helin:Ha Ulaş geldi herhalde aa Timur
    Timur:Ne oldu başkasını bekliyordun galiba
    Helin:Evet Ulaş’ı bekliyordum
    Timur:Utanmadan hala bu eve gelebiliyor mu o herif
    Helin:Timur lütfen aynı şeyleri söyleyeceksen hiç konuşmayalım
    Timur:Hayır efendim konuşacağız dinleyeceksin beni
    Helin:Of ne diyeceksen de o zaman ama çabuk ol çünkü acelem var
    Timur:Benim yok vallaha kızım sen ne yaptığını sanıyorsun anneni ne kadar üzdüğünün farkında değil misin
    Helin:Seni buraya annem gönderdi demek tahmin etmeliydim
    Timur:Neyse ne kadın senin için üzülüyor üzülmeni istemiyor ama sen halen burnunun dikine gitmekte diretiyorsun
    Helin:Çünkü Ulaş’ı seviyorum geçmişte neyin olup bittiği beni alakadar etmiyor
    Timur:O seni sevmiyor ama sadece kullanıyor ve malesef sen bunu göremeyecek kadar körsün ayrıca da salaksın
    Helin:Timur terbiyeni takın lütfen doğru konuş
    Timur:Sen de düzgün davran o zaman aklını başına topla o heriften ayrılacaksın
    Helin:Sen bana nasıl hareket edecğimi emredemezsin
    Timur:Eğer anneni üzecek olursan karışırım
    Helin:Ne oluyor sana ya o benim annem nereden böyle sahiplenme gereği duydun
    Timur:Çünkü onu kendi annem gibi seviyorum yeterli bir açıklama oldu mu senin için o heriften ayrılacaksın
    Helin:Hayır ayrılmayacağım şimdi git lütfen
    Timur:Yahu ne yaptı da bu kadar kör etti bu herif senin gözlerini bir yüzükle bu kadar bulutların üstüne çıkabildiğini bilmiyordum doğrusu çok salakmışsın
    Helin:Timur sana çık git dedim defol!!
    -Kapı çalınır gelen Ulaş’tır.Helin açar
    Ulaş:Canım ne oluyor ne bu halin
    Timur:Benimle konuşuyordu bir sakıncası mı var
    -Ulaş ve Timur birbirlerine pis pis bakarlar.Ece ve Cesur kucaklarında Armağan’la salonda kahve içiyorlardır.
    Cesur:Oğlum ne kadar da büyüdün sen böyle
    Ece:Evet çok da güzel bir çocuk olacak
    Cesur:E tabi babasına benziyor
    Ece:Ay hemen de kendine pay çıkarmasa olmaz zaten
    Cesur:Şaka yaptım aşkım ikimize de benziyor
    Ece:O değil de aklım babamda ne yapacak acaba
    Cesur:Bilmiyorum ama Ayşe teyzeyi bence biraz kendi haline bıraksın derim ben
    Ece:Ama nerede bu kadın nereye gitti
    Cesur:Emin bir yere gitmiştir hem eminim Deniz ile falan konuşuyordur
    Ece:Of allahım onun da üzülmesini istemiyorum ki hiçbir suçu yok
    Cesureki dürüst ol babanın annenle kaldıkları yerden devam etmesini mi istersin yoksa Ayşe teyze ile mi
    Ece:Çok zor bir soru sordun Cesur bu soruyu 7 sene önce sormuş olsaydın cevabım hazırdı ama şimdi işler değişti
    Cesur:Geçmişi karıştırma şimdi yani mantığınla hareket etmen gerek
    Ece:Ayşe teyzenin bu işte hiçbir suçu olmadığını ve babamın da zamanında onun peşinden çok koştuğunu göz önünde bulundurursak ve annemin de ne kadar sebepleri de olsa kendini bilerek bizden soyutladığını Ayşe teyze derim
    Cesur:Ben de olsam ben de aynı cevabı verirdim ama tabiki de karar babanın ister istemez kafası karıştı adamın
    Ece:Umarım herkes en az zararı alarak kurtulur bu işten Cesur
    Cesur:İnşallah canım
    -Cesur Ece’ye sarılıp öper.Elif ve Koray Denizlere gelmişlerdir.Kahve içiyorlardır.
    Elif:İşte böyle Deniz anlayacağın gözünü fena korkuttum
    Koray:Bana da ilk anlattığında inanamadım bence Banu mahkemeye kalmadan bile pes edebilir o kadar
    Deniz:Teşekkür ederim Elif sen olmasan ne yapardık bilmiyorum
    Elif:Ne demek biz kardeş gibiyiz tabiki yardım edeceğim zaten Berke’de odasından çıkmıyor anladığım kadarıyla pas vermiyor Banu’ya
    Deniz:Canım oğlum benim ama Banu ona kötü davranmasın sonra
    Elif:Merak etme öyle bir şey yapamaz onu da söyledim zaten işimi çabuklaştırırsın dedim o nedenle Berke onu delirtse dahi sesini çıkaramaz endişen olmasın
    Deniz:Umarım yoksa onu doğduğuna pişman ederim
    Elif:Neyse şimdi durumu konuşalım Berke en son merdivenlerden düştüğünde hastaneye kaldırılmıştı öyle değil mi
    Deniz:Evet o kadar kötü düşmüştü ki her tarafı morarmıştı çocuğun
    Elif:Tamam bana doktorunun adı lazım yani Banu’ya o darp raporunu başkası vermiş olamaz öyle değil mi
    Deniz:Al burada yazıyor adı
    Elif:Tamam işte darp raporuyla aynı isim ben bu işi yarın çözeceğim endişeniz olmasın
    Deniz:İyi ki varsın Elif
    -Elif Deniz’e gülümser ve elini tutar.Timur ve Ulaş kavga edeceklerdir.
    Ulaş:Bu adamın ne işi var burada Helin
    Timur:Asıl senin ne işin var be onca rezillik ve yalandan sonra hala ne yüzle gelebiliyorsun bu eve
    Ulaş:Ben Helin’in sevgilisiyim hatta nişanlısı demek daha doğru olur ve onunla yakında evleneceğiz
    Timur:Hayır evlenmeyeceksiniz
    Ulaş:Yapma ya nedenmiş
    Timur:Çünkü ben istemiyorum
    Ulaş:Ulan sana mı soracağız ne yapacağımızı bas git sinirimi bozma benim
    -Timur kendini tutamaz ve Ulaş’a saldırır yumruklamaya başlar.
    Timur:Sen ne nadi ne şerefsiz bir adamsın lan babamın hayatını mahvettiniz manında şimdi de utanmadan her şeyi Yağmur’a yıkıyorsun bu kızı da kandırıyorsun geberteceğim seni geberteceğim
    Helin:Timur Ulaş ne olursunuz yapmayın
    Ulaş:Eh yetti be bırak beni bize kimse engel olamaz biz evleneceğiz
    -Ulaş Timur’u üstünden iter.
    Timur:Öyle mi ama görürsün bu yaptıkların yanına kar kalmayacak yalanlarını ıspatlayacağım çünkü o zaman kimsenin yüzüne bakamayacak hale geleceksin
    -Timur kapıyı çekip çıkar.Banu eve dönmüştür hemen yatak odasına girer.
    Banu:Aman allahım bu odanın hali ne böyle Kamileee!!!
    Kamile:Ne oluyor Banu hanım
    Banu:Bu odanın hali ne böyle tüm kıyafetlerim kesilmiş yatağın hali mahvolmuş makyaj malzemelerim kırılmış
    Kamile:Yemin ederim benim haberim yok
    -Banu sonra aynadaki yazıyı görür
    Banu:Ben biliyoırum sanırım kimin yaptığını Berke onun işi bu
    Kamile:Ben odasından çıktığını hiç görmedim demek mutfaktayken çıkmış
    -Banu bir şey söylemeden Berke’nin odasının kapısını sinirle çalacakken Elif’in söylediklerini hatırlayarak sakinleşir.
    Banu:Berke hadi teyzeciğim çık da güzel güzel konuşalım seninle
    Berke:Benim seninle konuşacak bir şeyim yok sen bir cadısın odana da yazdım
    -Banu sinirden köpürüyordur ancak birşey yapamaz.Denizlerin kapısı çalınır gelen Ömer’dir Hayat’ı almaya gelmiştir
    Deniz:Abi hoş geldin girsene
    Ömer:Yok Deniz hiç girmeyeyim Hayat’ı almaya geldim ben
    -Akasya ve Hayat gelirler.
    Ömer:Ha geldin mi kızım hadi gidelim hazırsan
    Hayat:Annem de bizimle gelsin baba
    -Ömer ve Akasya gene bakışırlar.Ömer gene umursamaza yatar.Deniz’de onları izler.
    Ömer:Hadi kızım gidelim artık geç olmadan
    Hayat:İyi tamam
    Ömer:Kızımla ilgilendiğiniz için teşekkür ederim Deniz sana da Akasya
    Akasya:Rica ederim o benim de kızım
    Ömer:Neyse sonra görüşürüz Deniz hoşça kal
    Deniz:Güle güle
    -Ömer ve Hayat arabaya binip giderler.Akasya pencereden onları izler.Akşam olmuştur.Ömer çocukları yatırmış salonda televizyon seyrediyordur ama aklında Akasya vardır.
    Ömer:Ne zaman inadın kırılacak Akasya ne zaman bitecek bu ayrılık ikimize de yazık oluyor görmüyor musun
    -Kapı çalınır gidip kapıyı açar.Gelen Akasya’dır.Onu görünce şaşırır.
    Ömer:AA kim ki bu saatte Akasya
    Akasya:Merhaba girebilir miyim
    Ömer:Tabiki de burası senin evin
    -Bir süre bakışırlar.
    Akasya:Buraya neden geldiğimi bilmiyorum içimden bir ses gelmemi söyledi ben de çıktım geldim işte
    Ömer:Akasya bak...
    Akasya:Bir şey söylemene gerek yok evet beni çok kırdın çok kötü günler yaşattın ama geri kazanmak için de çok çaba sarf ettin ve şimdi de geri çekildin öyle değil mi
    Ömer:Hayır geri çekilmedim çekilmem de Akasya ben seni her şeyden çok seviyorum bak sana gene söylüyorum beni affetmen için yapamayacağım şey yok ama o kadar kayıtsız davrandın ki ben de ne yapacağımı bilemedim
    Akasya:Ben seni çok özledim Ömer hiçbir zaman unutmadım beni ne kadar incitsen de hep tek aşkım olarak kaldın
    -İkisininde gözlerinden yaşlar akmaya başlar birbirlerine yaklaşırlar.
    Ömer:Akasya aşkım ben de seni çok özledim ne olursun bitsin artık bu ayrılık mutlu olalım sana söz veriyorum bir daha seni üzmeyeceğim
    Akasya:Günlerdir aklımdan çıkmıyorsun hiçbir zaman da çıkmadın aslında sadece gururumun önüne geçemedim ama artık dayanamıyorum ve seni çok seviyorum
    Ömer:Akasya aşkım ben de ben de seni çok seviyorum
    -Birbirlerine sıkıca sarılırlar bir taraftan da ağlıyorlardır.Sonrasında öpüşmeye başlarlar.
    Ömer:Artık her şey çok güzel olacak sana söz veriyorum
    509.Bölüm sonu

  2. #982
    Durum:
    Çevrimdışı
    aycn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.08.2008
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2,268
    Konular
    1
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    7..sezondn bu yana senaryoda yer alan aklıma gelen kötüleri yazıyorum sıralarsanız sevinirim bir de en cok hangisini öldürmek istediniz

    yasemin
    ercüment
    funda
    heves
    begüm
    güray
    gonca
    banu
    ural
    jülide
    ulvi
    nazmi
    nazlı
    eray
    toygar
    nazan
    özge
    didem
    ulaş
    oya
    şule
    meltem
    hasan
    duran
    yavuz
    petek
    haldun
    can
    eyüp
    müfide
    nilgün
    ünal

    daha aklınıza gelenler varsa ekleyin ve sıralayın en cok hangisine sinir oldunuz öldürmek istediniz

  3. #983
    Durum:
    Çevrimdışı
    feelingg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    25.08.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2,341
    Konular
    1
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Yeni bölüme bayıldımmm.Çok ama çok güzel bir bölümdü ellerinize sağlık.Favori bölümlerimden ilk 10 da yer alıyor.:img-wink:

    En çok mutlu olduğum gelişmeden başlıyım yorumuma.
    Akasya ve Ömer barıştı sonunda.Çok sevindim.:happy0064:happy0064
    Ömer Hayatı Denizlere bırakırken ve alırken ne kadar da ilgisiz davrandı Akasyaya.Ben bu kadarını beklemiyordum.Baya iyi oynadın Ömer.Tebrikler.:img-wink:
    Yalnız ben Akasyanın Ömere gideceğini hiç mi hiç tahmin etmezdim valla çok şaşırdım.
    O zaman buradan erkeklerede çok güzel bir ders çıkıyor.Demekki böyle çok peşinden koşup sonra geri çekilirseniz.Kazanan siz olabilirsiniz.:whistle2
    Öf Akasya ya Ömere böyle tıpış tıpış gitmeyeydin iyiydi.Bu bir savaşsa eğer bu savaşıda erkekler kazandı iyi mi :)
    Neyse ne aaaa bende çok uzattım.Sonuçta barıştılar.Akasya artık Ömerin yanında hala daha inanamıyorum.Çok uzun süre ayrı kaldılar gerçektende.
    Ömer sende bir daha böyle aptallıklar yapıp Akasyayı üzme.Eğer öyle bir şey yaparsan.Ne kurduğun çadır nede serenatlar kurtaramaz seni valla.:865323

    Berkeee.:img-in_lo:img-in_lo
    Çok tatlısın sen.:img-in_lo Nasılda Banuyu deli ettin öyle.Süpersin valla.
    O beyinsizde Elifin söylediklerinden dolayı.Berkeye kızamıyor bile.Hahahah sinirden ne hale geldi ama sesini bile çıkaramıyor.Çok güldüm. :)
    Bence Banu yavaş yavaş Deniz ve Umutla uğraşıp Berkeyi aldığı için pişman olmaya başladı.
    Birde bu cadının nişanlısı mı varmış.Hangi akıllı nişanlanmış bu manyakla çok merak ettim. :) Yakında senaryomuza teşrif etselerde bir görsek kendilerini.

    Timur Ulaşı bir güzel dövdü.Çok da iyi yaptı ama sonuç yine aynı bu Helinin gözü açılmayacak herhalde.:img-beee:
    Ama insan biraz düşünür.Timur,Yağmur,Pınar bu Ulaş hakkında hep aynı şeyi söylüyorlar.Hadi Yağmur yalan söylüyor Ulaşta gözü var diyelim.Diğerleri neden yalan söylesin sana.Timurunda mı Ulaşta gözü var.:img-hyste:img-hyste

    Eceyi tebrik ediyorum ben.Bu ne objektifliktir.Çok olgunca bir cevap verdi Cesurun sorusuna.:img-wink:
    Oda babasının Ayşeyle olmasını istiyor.Valla ben Ecenin yerinde olsam hiç böyle söylemezdim.Çok bencilce davranıp babamla annem tekrardan beraber olsunlar diye düşünürdüm.Çok bencilsin feelingg:img-beee:
    Şu Jülidenin ağzını burnunu kırıp sonrada çok sevdiği ablasının yanına yollamak istiyorum.Şunu biri alıp gitsin sevabına.Çok gıcık oluyorum.Heryerden çıkıyor ya.:img-beee:
    Sezginin kafası zaten yeterince karışık.Adam ne yapacağını bilemşyor.Birde Jülide kafasını iyice karıştırıyor.
    Neden bu kadar ablasıyla eniştesi beraber olsun istiyorki sonuçta o ablasını bulmuş gitsin iki kız kardeş beraber yaşasınlar.Ayşeye inat yapıyor kesin.Zaten baştan beri sevmedi Ayşeyi.Sevmezse sevmesin Ayşenin senin gibi bir manyağın sevgisine ihtiyacı yok zaten:img-beee:

    Yeni bölümü tabiki çok merak ediyorum:img-wink:

  4. #984
    Durum:
    Çevrimdışı
    feelingg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    25.08.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2,341
    Konular
    1
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Alıntı aycn Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    7..sezondn bu yana senaryoda yer alan aklıma gelen kötüleri yazıyorum sıralarsanız sevinirim bir de en cok hangisini öldürmek istediniz

    yasemin
    ercüment
    funda
    heves
    begüm
    güray
    gonca
    banu
    ural
    jülide
    ulvi
    nazmi
    nazlı
    eray
    toygar
    nazan
    özge
    didem
    ulaş
    oya
    şule
    meltem
    hasan
    duran
    yavuz
    petek
    haldun
    can
    eyüp
    müfide
    nilgün
    ünal

    daha aklınıza gelenler varsa ekleyin ve sıralayın en cok hangisine sinir oldunuz öldürmek istediniz
    Hahahahah ben bunların hepsine ayrı ayrı sinir oluyorum.Ve hepsinide öldürmek isterdim:img-hyste
    Toygardan korkuyorum ama hala.Yok seni öldürmezdim Toygar abicim.Olur mu hiç öyleşey sofa

    Sıralamaya geçecek olursam.Birinci belli zaten ama yinede yazıyım en çok kötülük yapan kişiyi ama bu en çok sinir olduğum kişi değil.Nedense Toygara o kadarda sinir olmamışım.Çok tuhaf bir akrabalık flan çıkmasın:icon_whis

    1.Toygar
    2.Yasemin
    3.Heves:En çok sinir olduğum kişi işte bu manyak.:img-beee:
    4.Güray
    5.Nazmi
    6.Duran
    7.Hasan
    8.Funda:En çok sinir olduğum ikinci karakter:img-beee:
    9.Gonca
    10.Nazan
    11.Eray
    12.Nilgün
    13.Ural
    14.Can
    15.Begüm
    16.Ercü
    17.Ulvi
    18.Müfide
    19.Meltem
    20.Banu
    21.Nazlı
    22.Eyüp
    23.Didem
    24.Yavuz
    25.Petek

    Kötüler sıralaması yapmak iyiler sıralaması yapmaktan çok daha zormuş.Çok zorlandım :)
    Yanlış bir sıralamada olmuş olabilir ama ilk 10dan eminim:img-wink:
    En çok öldürmek istediğim karakter:Heves,Funda,Hasan,Güray...
    En çok dövemek istediğim karakter:Hasan,Jülide,Funda,Begüm,Buket aaa Buket şimdi geldi aklıma oda ilk 10da yer alıyor onu unutmuşum.
    Bişey farkettim.Ben Metine ve Cesura aşık olanlara sinir olmuşum en çok ve en çok onları dövmek isterdim.
    Neden acaba:img-in_lo:img-in_lo:img-in_lo

  5. #985
    Durum:
    Çevrimdışı
    onur29 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    04.07.2005
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    20,414
    Konular
    23
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    510. Bölüm

    Akasya yatakta yatıyordur. Ömer elinde kahvaltı tepsisiyle içeri girer. Akasya’yı öperek uyandırır.
    ÖMER: Günaydın.
    AKASYA: Ömer… Bu da ne?
    ÖMER: Kahvaltın hayatım. Portakalda sıktım taze taze.
    AKASYA: Tamam artık Ömer affettim işte seni. Özüne dönebilirsin.
    ÖMER: Aşk olsun. Kırılıyorum ama.
    Akasya gülümser.
    AKASYA: Bir daha ayrılmayalım Ömer.
    ÖMER: Asla aşkım. Seni asla bırakmam. O kara günleri bir daha yaşamaya niyetim yok.
    Ömer Akasya’yı öper.

    Umut ve Deniz kahvaltı ediyorlardır. Deniz telefonda annesiyle görüşüyordur.
    DENİZ: Tamam anneciğim…. Merak etme iyiyiz… Yalnız Sezgin amca çok üzgün anne… Ona yerini söylemedik ama çok merak ediyor… Ben daha fazla saklayamayacağım… Hem neyse derdiniz oturup konuşun anne… Böyle kaçmakla olmaz… Valla ben anlamam. Söyleyeceğim… Haberin olsun… Görüşürüz anne.
    Deniz telefonu kapatır.
    UMUT: Dönmeye niyeti yok mu?
    DENİZ: Hayır. Ne olduğunu da anlatmıyor. Tamam üzgün anlıyorum ama yardım etmemize izin versin bari.
    UMUT: Sezgin amca’ya gerçekten söyleyecek misin?
    DENİZ: Söyleyeceğim Umut. Ece ile konuştuk Sezgin amca çok kötüymüş. Hem neyse dertleri oturup konuşsunlar.
    UMUT: Haklısın canım… Sen sıkma canını.

    Timur ile Gülcan kahvaltı yapıyorlardır.
    GÜLCAN: Ne düşünüyorsun aşkım?
    TİMUR: Şu Ulaş denen herif sinirlerimi bozuyor. O pisliğin niyeti belli ama Helin aklını yitirmiş gibi.
    GÜLCAN: Bir türlü inandıramadık kızı. Ne yapacağız Timur? Pınar abla da perişan.
    TİMUR: Biliyorum… O pisliğin gönlü hala Yağmur abla da. Bunu Helin’e ispat etmemiz lazım.
    GÜLCAN: İyi de nasıl?
    Timur bir süre düşünür.
    TİMUR: Buldum sanırım… Ben çıkıyorum canım. Görüşürüz.
    Timur Gülcan’ı öper. Gülcan şaşkındır.

    Sezgin evde tek başına kahvesini içiyordur. Kapı çalar. Gidip açar. Gelen Ece’dir.
    SEZGİN: Hoş geldin kızım.
    ECE: Hoşbuldum baba.
    İçeri geçerler.
    SEZGİN: Sıcak su var. Kahve istersen koy.
    ECE: Yok sağol. Sen nasılsın?
    SEZGİN: Aynı.
    ECE: Baba yapma böyle ne olur. Seni böyle görmeye dayanımıyorum.
    SEZGİN: Ne yapabilirim kızım. Hayatım altüst oldu resmen. Ayşe ortada yok. Ben ne yapacağımı bilmiyorum.
    ECE: Her şey senin elinde baba. Ayşe teyzeyi bulman zor değil. Deniz ya da Ömer elbet biliyorlardır yerini.
    SEZGİN: Söylemiyorlar ama.
    ECE: Belli ki Ayşe teyze tembih etmiş.
    SEZGİN: Ayşe’yi bulsam ne olacak Ece? Ne diyeceğim ona?
    ECE: Ne hissediyorsan onu söyleyeceksin. Bak baba annemi yıllar sonra buldun… Eğer hayatına onunla devam etmek istiyorsan kimse sana tek bir şey söyleyemez… Ayşe teyze de bunu anlayışla karşılayacak eminin. Zaten bu yüzden gitmedi mi? Ama böyle olmaz baba. Ne olur bir şeyler yap.
    SEZGİN: Ben Ayşe’yi kaybetmek istemiyorum Ece.
    ECE: Biliyorum.
    SEZGİN: Ama annen… O benim ilk aşkım… O öldüğünde ne kadar acı çekmiştim biliyorsun.
    ECE: Hepsini biliyorum.
    SEZGİN: Şimdi o da umut ediyor biliyorum… Yeniden bana kavuşmak istiyor eminim, ama elimden bir şey gelmiyor. Aklımı yitireceğim.
    ECE: Sana tek söyleyeceğim yüreğini dinle baba. En doğrusunu sana o söyleyecektir.

    Elif Berke’ye darp raporu veren doktora gelmiştir.
    ELİF: Zeynel bey. Bakın anlamıyorsunuz galiba. Berke ailesinden şiddet görmedi. Böyle bir şey yok. Neye dayanarak bu raporu verdiniz anlamış değilim?
    ZEYNEL: Beni sorguya mı çekiyorsunuz?
    ELİF: Hayır. Ne münasebet? Sadece anlamaya çalışıyorum. İlk önce merdivenlerden düştüğüne dair rapor yazıp, ardından bu raporu darp raporu haline getiriyorsunuz, ve bu rapor sayesinde bir aile çocuklarını kaybediyor. Buna vicdanınız nasıl el verdi?
    ZEYNEL: Bakın Elif hanım, Berke’nin vücudundaki morluklar darp izine benziyordu.
    ELİF: Ama değildi. Bunu sizden Banu hanım istedi değil mi?
    Zeynel’in yüzü değişir.
    ELİF: Her şeyin farkındayım… O kadın sizi kandırdı. Sizde o raporu verdiniz.
    ZEYNEL: Ben bir çocuğun hayatını kurtardım.
    ELİF: Siz o çocuğun hayatını kararttınız Zeynel bey. Verdiğiniz raporun hiçbir gerçekliği yok. Bence şimdi vicdan azabı duymalısınız.
    ZEYNEL: Benim içim rahat Elif hanım. Şimdi lütfen odamı terkedin.
    ELİF: Yine görüşeceğiz… Kolay gelsin.
    Elif gider. Zeynel düşüncelidir.

    Sezgin ve Ece evdedir. Kapı çalar. Ece gidip açar. Gelen Deniz’dir.
    ECE: Hoş geldin canım.
    DENİZ: Hoş bulduk Ece. Sezgin amca evde mi?
    ECE: İçeride.
    İçeri girerler.
    DENİZ: Merhaba Sezgin amca.
    SEZGİN: Hoş geldin kızım.
    DENİZ: Sezgin amca. Annemle aranızda ne geçti? Ne olur bana tam olarak anlatır mısın?

    Banu evdedir. Salonda dergi okuyordur. Kamile gelir.
    KAMİLE: Banu hanım. Hazım bey geldi. Sizi görmek istiyor.
    BANU: Öff. Tamam gelsin.
    Kamile odadan çıkar. Birazdan Hazım girer.
    BANU: Hoş geldin.
    HAZIM: Pek hoş gelmedim Banu. Paramın kalanı hala hesabıma yatmadı. Bir açıklaman var mı?
    BANU: Kaçmıyoruz ya. Yatıracağız elbet.
    O sırada Berke acıkmıştır. Sessizce odasından çıkar ve mutfağa girer. Buz dolabını açıp bir şeyler yemeğe başlar. Salonda sesler yükselmiştir.
    HAZIM: Ben paramı istiyorum Banu. Yaptığım iş yeğeninin ölümüne yol açabilirdi.
    Berke konuşmaları duyunca sessizce salon kapısına doğru gider.
    BANU: Eeeh abartma be. Alt tarafı merdivenlere yağ döktün.
    HAZIM: Evet ama iz bırakmış olabilirdim. Bendne şüphelenebilirlerdi.
    BANU: Kimsenin senden şüphelendiği falan yok. Bu kadar korkak olma.
    HAZIM: Bak Banu. O çocuğu merdivenlerden düşürmemi istedin, yaptım… Üzerinden haftalar geçti. Hala paramın tamamını alamadım. Ya şimdi paramı verirsin ya da polise her şeyi anlatırım.
    BANU: Allah’ın cezası. Tamam. Yarın gel ve paranı al. Şu an veremem.
    HAZIM: Peki yarın görüşürüz.
    Hazım kapıya doğru ilerlerken Berke adam ile karşılaşır. Eve gelen tamirci olduğunu hatırlar. Koşarak odasına girer.


    Deniz, Ece ve Sezgin salondadırlar.
    SEZGİN: İşte böyle Deniz. Feride yıllar sonra karşıma çıktı ve Ayşe bunu öğrenmiş.
    DENİZ: İnanmıyorum. Neden söylemediniz?
    SEZGİN: Bunu anlatmak kolay mı sanıyorsun Deniz? Hele de Ayşe’ye.
    DENİZ: Peki ne olacak şimdi? Annem’den ayrılıp eski eşine mi döneceksin?
    ECE: Babam henüz bir karar vermedi Deniz.
    DENİZ: Ne kararı Sezgin amca? Çocuk oyuncağı mı bu? Bir an önce ne yapmak istiyorsan yap. Böylece annemi de Feride’yi de üzmüş oluyorsun.
    SEZGİN: Ayşe nerde Deniz? Yerini biliyorsun.
    DENİZ: Annem Yalovada teyzesinde. Sana adresini vereceğim ve gidip onunla bir an önce konuşacaksın. Bu konuyu derhal çözüme kavuşturacaksın Sezgin amca. Daha fazla beklemenin anlamı yok.
    SEZGİN: Haklısın kızım.

    Elif ofisine gelmiştir. Dava için çalışıyordur. Umut’ta yanındadır.
    UMUT: Ne olacak şimdi? O raporu Banu’nun istediğini kanıtlayabilecek miyiz?
    ELİF: Bunu kanıtlasakta pek işe yaramaz. Sonuçta adam verdiği raporun haklı olduğunu düşünüyor.
    UMUT: Delireceğim ya.
    ELİF: Sakin ol abi. Bir yolunu bulacağız elbet. Ne olur sen sıkma canını.
    UMUT: Oğlum o kadının evinde Elif. Bizdne uzakta. Nasıl sıkılmam?
    ELİF: Düzelecek abi. Lütfen güçlü ol.
    UMUT: İnşallah canım… Neyse, ben gidiyorum. Görüşürüz.
    ELİF: Güle güle.
    Umut gider. O sırada Elif’in telefonu çalar.
    ELİF: Efendim?
    Berke gizli gizli Elif’i aramıştır.
    BERKE: Alo hala… Çok konuşamayacağım ne olur buraya gel… Sana söylemem gereken bir şey var.
    ELİF: Tamam canım… Geliyorum hemen. Sen iyi misin?
    BERKE: İyiyim hala. Çabuk ol.
    Berke telefonu kapatıp odasına gider.

    Ulaş ve Helin birlikte geziyorlardır.
    HELİN: Ne zaman gün alacağız aşkım? Bence bir an önce hazırlıklara başlamalıyız.
    ULAŞ: Bahara doğru yapalım diyorum ben. Yani şöyle güzel bir kır düğünü olsun. Ne dersin?
    HELİN: Çok yok mu?
    ULAŞ: Alt tarafı birkaç ay var aşkım. Biliyorum sabırsızlanıyorsun benim olmak için ama böylesi daha güzel olacak eminim.
    Helin Ulaş’a sarılır. O sırada telefonuna mesaj gelir. Ulaş mesajı okur.
    : Merhaba Ulaş. Yağmur ben. Seninle acilen görüşmemiz lazım… Merak etme kavga etmek için çağırmıyorum. Sana ihtiyacım var.
    Ulaş mesajı alınca çok şaşırmıştır.

    Deniz eve gelmiştir. Lorah’ta yanındadır.
    LORAH: İnanmıyorum yani Sezgin amcanın eski karısı yaşıyor ha?
    DENİZ: Evet. Annemde bu yüzdne terketmiş evi.
    LORAH: Zavallı adam. Ne yapacak peki şimdi?
    DENİZ: Belli ki eski karısına dönecek Lorah, ama bunu anneme açık yüreklilikle söylemek zorunda. Yani bitecekse de bu şekilde bitmeli. Annem de geri dönmeli.
    LORAH: Haklısın canım. Umarım Ayşe teyze çok acı çekmez.
    DENİZ: Hayır anlamıyorum, yani 20 sene geçmiş üzerinden kendine yeni bir hayat kurmuş nasıl bu kadar kafası karışabilir ki Sezgin amca’nın?
    LORAH: Öyle söyleme Deniz. Düşünsene babam yarın çıkıp gelse, yaşadığını öğrensek annemin kafası karışmaz mı?
    DENİZ: Yani karışır tabi.
    LORAH: Hatta annem de ikilemde kalır. Yüksek ihtimalle o da babmla olmayı tercih eder. Bu yüzden Sezgin amca’ya kızma bence.
    DENİZ: Haklısın galiba… Ne bileyim ben annemi düşündüm işte. Üzülsün istemiyorum.
    LORAH: Biliyorum canım… Biliyorum.

    Elif Banu’ya gelmiştir.
    BANU: Yine mi sen? Çok oldun ama.
    ELİF: Hoş bulduk canım. Berke odasında mı?
    BANU: Bak Elif. Sinirlerimi bozuyorsun. İstersen şansını zorlama.
    ELİF: Aaa Banu yapma ama. Daha yeni başlıyoruz. Sinirlerinin bu kadar çabuk yıpranmasına izin verme. Daha çok karşılaşacağız.
    Elif Banu’ya göz kırparak Berke’nin odasına doğru gider. Banu sinirlenmiştir.

    Ulaş ve Helin yürüyorlardır.
    HELİN: Şurada bir şeyler içelim mi? Ne dersin?
    ULAŞ: Şey… Helin ben gitsem iyi olacak. Bir arkadaş mesaj atmış. Zor durumdaymış.
    HELİN: Kim ki bu arkadaş?
    ULAŞ: Eski bir arkadaş işte. Kusura bakmazsın değil mi?
    HELİN: Yok canım. Git tabi.
    ULAŞ. Sağol aşkım. Ben seni ararım sonra.
    HELİN: Tamam.
    Ulaş Helin’i öpüp hızla yanından uzaklaşır.

    Elif Berke’nin yanınadadır.
    ELİF: Hadi anlat tatlım. Ne oldu?
    BERKE: Bu gün bir adam geldi buraya. Adı Hazım’mış. Ben o adamı tanıyorum.
    ELİF: Nerden?
    BERKE: Benim merdivenlerden düştüğüm gün bize gelmişti. Tamircidi. Elinde kocaman tamir çantası vardı.
    ELİF: Yaaa.
    BERKE: Konuşurlarken duydum. Adam bu cadıdan para istiyordu. Merdivenlerden beni o düşürmüş. Merdivene yağ dökmüş.
    ELİF: Ne?
    BERKE: Parasını alamazs polise her şeyi anlatacakmış.
    ELİF: Anlaşıldı.
    BERKE: Cadı da yarın gel paranı al dedi.
    ELİF: Demek bu senin oyunundu Banu ha?
    Elif Berke’yi öper.
    ELİF: Tamam canım. Çok sağol. Harika bir bilgi verdin bana. Çok işimize yarayacak. Sakın bundan kimseye bahsetme olur mu?
    BERKE: Merak etme hala. Aramızda.
    ELİF: Canım benim. Ben gidiyorum şimdi. İşe koyulmam lazım.
    BERKE: Beni kurtaracaksın buradan değil mi hala?
    ELİF: Evet canım. Şüphen olmasın.
    Elif Berke’yi tekrar öpüp odadan çıkar.

    Ece ile Cesur evdedir.
    CESUR: Baban nasıl Ece?
    ECE: Kötü. Bugün Deniz geldi. Ayşe teyzenin adresini verdi. Yalova’daymış. Babam da onunla konuşmaya gitti.
    CESUR: Sanırım artık Ayşe teyzeyle yolları ayrılıyor aşkım.
    ECE: Evet Cesur. Ne yalan söyleyeyim, üzülüyorum. Hem de çok.
    Cesur Ece’ye sarılır.
    CESUR: Umarım her şey güzel olur canım. Üzülme lütfen.

    Yağmur odasındadır. Kapı açılır ve Ulaş girer.
    YAĞMUR: Ulaş…
    ULAŞ: Ne oldu Yağmur? Niye çağırdın beni?
    YAĞMUR: Sana ihtiyacım var Ulaş.
    Yağmur ağlayarak Ulaş’a sarılır. Ulaş şaşkındır.

    Jülide Feride’ye gelmiştir. Birlikte salonda oturuyorlardır.
    FERİDE: Daha ne kadar sürecek bu?
    JÜLİDE: Merak etme canım. Az kaldı. Eniştemin şu ara kafası biraz karışık ama en kısa zamanda o Ayşe denen kadını dehleyip sana koşacak.
    FERİDE: Peki sonra? Sonra ne olacak?
    JÜLİDE: Ayşe hayatından çıksın da gerisi kolay. Sen merak etme.
    FERİDE: Eniştende çok yakışıklı adammış gerçekten.
    JÜLİDE: Kendini çok kaptırmasan iyi edersin.
    Jülide pis pis sırıtır.

    Ulaş ve Yağmur odadadırlar.
    YAĞMUR: Ben çok acı çekiyorum Ulaş… Bunu kendime bile itiraf edemiyorum ama seni o kızın yanında gördükçe deliye dönüyorum.
    ULAŞ: Biliyordum.
    YAĞMUR: Sana karşı çok sert çıktım. Kırdım belki de ama onca olaydan sonra hiçbir şey olmamış gibi sana yaklaşamazdım Ulaş. Anla beni ne olur.
    ULAŞ: Bak biliyorsun o kızla evlenmemem sana bağlı. Eğer her şeyi göze alabileceksen, benim olabileceksen şu an silerim Helin’i hayatımdan emin ol.
    YAĞMUR: Olacağım canım… Olacağım. Seni çok seviyorum ve artık senden kopmak istemiyorum aşkım.
    Yağmur Ulaş’ın elini tutar. O sırada Pınar kapıdan içerdeki konuşmalara kulak misafiri olmuştur.
    PINAR: Aman Allah’ım… Bu olamaz… Yağmur…

    510. Bölüm Sonu
    -

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (8)
    By NATY&FACU in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 999
    Son Mesaj: 11-08-16, 20:51:52
  2. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (7)
    By NATY&FACU in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 23-12-14, 17:12:38
  3. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (5)
    By feelingg in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 08-01-14, 14:49:10
  4. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (3)
    By aycn in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 01-11-12, 19:16:22
  5. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (2)
    By Rüzgar in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 09-06-12, 11:08:04

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

vdcasino
vdcasino
vdcasino
betexper
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
grandpashapet
grandpashapet
eta saat
bahis forum
ilbet
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
vdcasino giriş
Mobil Ödeme bahis
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
deneme bonusu
grandpashabet
casino siteleri
canlı rulet
bahis
escort ankara
izmit escort
izmir escort
deneme bonusu
vdcasino
ilbet giriş
ilbet
maltcasino giriş
cratosslot giriş