Sayfa 1/201 123451151101 ... SonSon
1001 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (7)

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    NATY&FACU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emektar
    Üyelik tarihi
    01.08.2006
    Yer
    M. KEMAL ATATÜRK
    Mesajlar
    57,786
    Konular
    762
    Verdiği Beğeni
    110

    Aldığı Beğeni: 40

    Bahsedilme
    27 Mesaj

    Standart Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (7)

    Daha önceki başlığın mesaj sayısı 1000'e ulaştığı için yorumlarınıza bu başlıkta devam ediniz.
    Tek cümlelik mesajlar, başlıkla ilgisi olmayan mesajlar, büyük harfle, tamamı renkli, kalın (bold), altı çizili ve italik yazı tipi ile yazılan tüm kural dışı mesajlarınız uyarı bırakılmadan silinecektir. Lütfen sohbet ortamı oluşturmayınız.
    Konu NATY&FACU tarafından (23-12-14 Saat 19:34 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    onur29 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    04.07.2005
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    20,414
    Konular
    23
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 15

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Hahahaha Duygu ancak okuyabildim. Çok komik olmuş. İrem'i abartmışsın ama çok göze batmadı şahsen

    Yazık Ozan'a senin kudretini bildiği için kapın gelmiş bana başka birini bul diyo. Hahahaha Saltuk'un topallayarak gidişi çok komikti. Yalnız bi dolaplar çeviriyo bence Saltuk enişte.
    -

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    feelingg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    25.08.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2,340
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Bende diyorum benim yazdığım part nerde.Meğer bir önceki başlığa kaymış.
    Şansa bak ya halbuki ben onu yeni başlık şerefine yazmıştım.Eski başlığın son mesajı olmuş
    Güler misin ağlar mısın

    Ama Aycanın yorumunuda okudum Onur senin yorumunu da okudum.Çok teşekkür ediyorum yorumlar için.
    Eğlenelim gülelim istemiştim.Bir nebzede olsun başarmışım demekki:img-wink:

    Evet iremi abarttım ama abartıyıda komik olsun diye yaptım.

    Hahah Aycana çok güldüm kek yapmayı öğrenirsem Saltuk beni aldatmaktan vazgerçer mi:icon_whis
    Artık vazgeçse ne işe yarar ki.Kalbimi kırdı bir kere..
    Yarın hatırımı sorsan ne olur...Bugün hevesimi kırdın bir kere
    Ama Aycan bana kek tarifi veriyormuş senaryoda onu yapıyormuşum.Soranlarada senarist keki diyormuşum ne hoş olur :img-wink:
    Ben daha önce 1 kez kek yaptım.Ne çok yapmışım demi.Ben zirvede bıraktım da ondan.En güzelini yapınca dedim Duygu bundan iyisi olmaz bir daha yapma dedim kendi kendime
    Ne diyorlar ıslak kek miydi ne ondan yapmıştım Ne biçim kek adıysa oda
    Baya gündüz programına döndü başlık Kaç bardak şeker koyuyorduk Aycancım ona:img-hyste

    Günün şarkısı:Nil karaibrahimgilden oturdum ellerimle sana kek yaptım olsun bari

    Bu arada kudretimin biliniyor olmasıda çok hoş ozanım gözüme girdi tabi.
    Saltuk bir dolaplar çeviriyor ama kiminle acaba belki tanıdık biridir.Belki başkalarıda dolaplar çeviriyordur:icon_whis
    Yeni evlenecek olan biriymiş saltuğun ki aaa kim evlenecekti ki yakında:icon_whis

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    onur29 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    04.07.2005
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    20,414
    Konular
    23
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 15

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    833. Bölüm

    İrem ve Ozan salonda oturuyorlardır. İrem’in elinde zarf vradır.
    OZAN: Açmayacak mısın?
    İrem elleri titreyerek zarfı açar. O sırada telefonu çalar. Arayan Metin’dir.
    İREM: Amcam arıyor.
    İrem telefonu açar.
    İREM: Efendim amca?..... Ne?..... Ciddi misin?..... Tamam hemen geliyorum.
    OZAN: Ne oldu?
    İREM: Annemin katili yakalanmış. Emniyete gidiyorlarmış.
    OZAN: Hadi çabuk çıkalım bizde.
    İREM: Eylül. O ne olacak?
    O sırada Yağmur gelir.
    YAĞMUR: Selam… Rahatsız etmiyorum değil mi? Konuşuyorsanız çıkayım ben…
    OZAN: Yok Yağmur abla. Bizde gidiyorduk zaten.
    İREM: Annemin katili yakalanmış. Amcam aradı. Emniyete gidiyoruz… Eylül uyuyor. Ona göz kulak olur musun?
    YAĞMUR: Tabi olurum. Hadi gidin siz.
    İREM: Sağol Yağmur abla.
    Ozan ve İrem hemen çıkarlar.

    Duygu, Metin ve Atıf karakoldadırlar.
    DUYGU: Allah’ım kim acaba? Delireceğim.
    METİN: Sakin ol canım. Şimdi öğreneceğiz. İfadesini alıyorlarmış.
    O sırada içerden elleri kelepçeli bir şekilde iki polisin kolunda Esin çıkar. Atıf şok olmuştur.
    ATIF: Sen….
    DUYGU: Bu o kadın mı? Mürsel denen şerefsizin karısı mı?
    METİN: Sakin ol Duygu.
    Duygu Esin’in üzerien atlar.
    DUYGU: Ne istedin ondan? Ne istedin pislik.
    Duygu Esin’i hırpalar Metin ve polisler ayırır.
    ESİN: Pişmanım.
    DUYGU: Pişmanmış. Senin pişmna olman neyi değiştirir ha? Neyi?
    ATIF: Demek sen yaptın? Sen öldürdün Duru’yu… Bide inkar etmiştin…. Allah belanı versin senin!
    DUYGU: Canisin sen. Cani! Nasıl kıydın ona nasıl?
    ESİN: O da benim kocama kıydı. Çocuğumu babasız bıraktı!
    ATIF: Çocuğun mu? Sen hani ayrıydın Mürsel’den?
    ESİN: Her söylediğime inanmasaydın avukat. Lütfen götürün artık beni.
    Polsiler Esin’i götürürken Duygu arkasından bağırıyordur.
    DUYGU: Hapislerde çürüyeceksin inşallah! O kapatıldığın delikte öleceksin!
    METİN: Tamam Duygu.
    Atıf’ta kötü olmuştur. O sırada haberi alan İrem ve Ozan koşarak gelir.
    İREM: Amca… Yenge…. Nerde o?
    METİN: Şimdi götürdüler İrem.
    İREM: Kimmiş peki? Kim yapmış bunu?
    Metin İrem’e sarılır.
    METİN: Pastanede konuşuruz kızım. Hadi gidelim bir an evvel.
    Atıf kötü olmuştur. Duygu omzunu sıvazlar.
    DUYGU: Hadi Atıf. Hadi.

    Ela ve Irmak holdingte kahvelerini içiyorlardır. Berke gelir.
    IRMAK: Berke. Hoş geldin.
    BERKE: Hoş bulduk. Sen de hoş geldin Ela. Seni tekrar burada görmek ne güzel.
    ELA: Benim içinde çok güzel.
    IRMAK: Ne oldu? İhaleyi aldık mı? Lütfen güzel bir haber ver.
    BERKE: Aldık.
    Irmak sevinçle Berke’ye sarılır.
    BERKE: Sonunda iyiye giden bir şeyler oldu Irmak.
    IRMAK: Çok şükür.
    BERKE: Eğer Öykü fiyatı düşürmeseydi şu an iflasımızı açıklamak zorundaydık.
    IRMAK: Neyse ki plan işe yaradı.
    BERKE: Onlar nerde?
    IRMAK: Barış’la nikah günü almaya gittiler.
    BERKE: İnnamıyorum. Bu kadar kolay oldu ha Öykü’yü kandırmak?
    ELA: Bakma Öykü’nün öyle zeki göründüğüne salağın tekidir.
    IRMAK: Bi de hayırlısıyla şu ortaklığı feshetsek.
    BERKE: İnşallah Irmak. E hadi madem bunu kutlayalım. Yemeğe ne dersiniz?
    IRMAK: Süper olur.
    ELA: Barış gelemeyecek ama.
    IRMAK: Ee bir süre katlancağız artık. Hadi çıkalım.
    Üçü birlikte holdingten çıkarlarken, Öykü ve Barış’la karşılaşırlar.
    ÖYKÜ: Selam.
    BERKE: Selam.
    ÖYKÜ: Nereye böyle? Erken mi paydos ettiniz?
    BERKE: Sayende ihaleyi aldık Öykü. Yemeğe çıkıyoruz. Sonunda bir şekilde anlaşmış olmamız sevindirici.
    ÖYKÜ: Güzel. Ee herkes istediğini alıyor işte bir şekilde.
    Öykü Barış’ın koluna girer.
    IRMAK: Hadi gidelim bir an evvel.
    ÖYKÜ: Şey… 2 gün sonra nikahımız var. Davetiye bastıramadık aceleye geldi de.
    ELA: Bu kadar çabuk ha?
    ÖYKÜ: Evet şekerim. Geç bile kaldık. Neyse sizi de görmeyi çok istiyorum. Mutlaka beklerim. Hadi aşkım.
    Öykü ile Barış odalarına doğru yürürler. Berke, Irmak ve Ela gülerek çıkarlar.

    Metin, Duygu, Atıf, Gülcan, İrem ve Ozan pastanededirler.
    İREM: Demek Mürsel’in karısıymış ha? Allah’ım bneim yüzümden… Benim yüzümden öldürdü annemi.
    İrem ağlıyordur.
    OZAN: İrem sakin ol.
    GÜLCAN: Evet canım.
    DUYGU: Bi de pişkin pişkin o da benim kocamı öldürdü demez mı?
    METİN: Nihayet cezasını çekecek.
    ATIF: Bu işte bir iş var Metin.
    METİN: Nasıl?
    ATIF: Bilmiyorum. Yani Esin’le daha sabah konuştum. O kadar netti ki. Yani yapmadığına beni bile inandırmıştı. Ama şimdi gidip kendi ayağıyla teslim oldu.
    DUYGU: Belli ki rolünü güzel oynamış.
    ATIF: İyi de neden teslim olsun Duygu? Polisler onu bırakmıştı. Hiçbir delil de yoktu.
    OZAN. Demek ki vicdanı rahat etmedi.
    ATIF: Bilmiyorum…
    METİN: Zaten hatırlarsan Duygu üzerine saldırınca pişmnım demişti.
    İREM: Gebersin pişmanlıktan.
    GÜLCAN: Tamam canım. Geçti artık.
    İREM: Nasıl geçti ya? Annemi aldı benden? Onu hunharca öldürdü….
    İrem ağlamaya başlar. Ozan ona sarılır.
    METİN: Üzülme artık kızım.Cezasını çekecek. Sen de düşünme artık Atıf. Bak her şey çözüldü işte.
    ATIF: Umarım öyledir Metin.
    O sırada Duygu’nun telefonu çalar.
    DUYGU: Suat arıyor..
    Duygu telefonu açar.
    DUYGU: Efendim oğlum? Oh çok şükür… Tamam canım. Haber ver mutlaka. Görüşürüz.
    Duygu telefonu kaptır.
    METİN: Varmış mı?
    DUYGU: Evet canım. Şimdi doktordan randevu almaya çalışıyormuş. Haber verecek.
    METİN: Offf dert bir değil ki.
    GÜLCAN: Sıkmayın canınızı bakın her şey yoluna giriyor işte.

    Berke, Irmak ve Ela dışarda yemek yiyiyorlardır.
    BERKE: Demek evleniyorsunuz ha? Çok sevidnim. Tebrik ederim.
    ELA: Sağaol Berke.
    BERKE: Bu arada Öykü ve Barış ciddi ciddi nikahlanmayacaklar değil mi?
    IRMAK: Barış bir şekilde nikahtan önce ortaklığı bitirmeye ikna etmeye çalışacak Öykü’yü.
    BERKE: Ya ikna edemezse? İki günü var sadece.
    IRMAK: Bilmiyorum… Yani bir şekilde etmek zorunda.
    BERKE: Yoksa göz göre göre evlenecekler.
    IRMAK: Yok o kadarına katlanamam.
    ELA: Aslında benim aklıma bir şey geliyor ama.
    BERKE: Nedir?
    ELA: Çok eğleneceğimiz bir şey.
    Ela güler.

    Akşam

    Suat Belgrad’daki doktorun çalıştığı hastaneye gelmiştir. Kapısını çalar ve içeri girer. Doktor çıkmak üzeredir.
    SUAT: İyi akşamlar.
    Doktor Suat’ın Türk olduğunu görünce şaşırır.
    EDİP: İyi akşamlar. Tanışıyor muyuz? Bu saatte, bu şekilde odama girdiğinize göre.
    SUAT: Hayır tanaışmıyoruz… Ama ben tanışmak için geldim. Adım Suat. Türkiye’den geliyorum.
    Suat Edip’e elini uzatır. Edip tokalaşır.
    SUAT: Yağmur Tuna yönlendirdi beni. Sizinle iletişime geçmiş.
    EDİP: Ha evet hatırladım. Bir hasta vardı değil mi?
    SUAT: Evet.
    EDİP: Bakın ben Yağmur hanım’a da söyledim. Türkiye’ye gelmem mümkün değil.
    SUAT: Bakın ne olur izin verin durumu anlatayım. Bütün gün sizdne randevu almak için uğraştım, ama bir türlü ulaşamadım.
    EDİP: Üzgünüm, şu an çıkmam lazım. Hem durumu anlatarak vakit harcamayın çünkü Türkiye’ye gelmeme imkan yok. Şimdi izninizle çıkmak zorundayım.
    SUAT: Karım hapiste.
    Edip şaşırır.
    SUAT: Hayattaki tek varlığım iğrenç bir iftiraya uğradı. Hapise atıldı. Tek kurtuluşu komadaki hastanın iyileşmesine bağlı… Yani size… Ne olur yardım edin bana. Ben karıma söz verdim… Etrafımdaki herkese söz verdim… Onu çıkaracağımı söyledim o delikten… Eğer başaramazsam onu kaybederim…. Bakın Edip bey, ben çok kayıp yaşadım bir tane kayba daha tahammülüm yok anlıyor musunuz? Nil benim her şeyim. Yaşama sebebim… Ne olur gelin benle…. Ne istiyorsanız veririm. Ne kadar istiyorsanız veririm… Ama ne olur şu adamı iyileştirin ve karımı bana kavuşturun… Sizden başka çalacak kapım yok.Yalvarırım.
    EDİP: Suat bey, çok üzgünüm. Ne diyeceğimi bilmiyorum ama gelemem. Yarından sonra girmem gereken çok önemli ameliytlar var.
    SUAT: Yarın gelin öyleyse. Hemen gideriz.
    EDİP: Mümkün değil. Yarın kızım evleniyor. Onu bu mutlu gününde bırakamam. Üzgünüm.
    SUAT: Bakın sizden başka bu işi yapacak kimse yok.
    EDİP: Çıkmam gerkiyor. Lütfen.
    SUAT: Peki… Ben size kaldığım otelin adresini vereyim. Birkaç gün daha buradayım… Yani olurda fikriniz değişirse beni burd bulursunuz.
    Suat kartı verir.
    SUAT: Umarım fikriniz değişir.
    Suat gözleri dolu bir şekilde odadan çıkar. Edip düşüncelidir.

    Ozan İrem’i Yağmur’un evine getirmiştir.
    OZAN: Ben gideyim artık.
    İREM: Sağol yanımda olduğun için.
    OZAN: Bir şey değil. Görüşürüz.
    Ozan uzaklaşır. İrem kapıyı çalar. Yağmur açar.
    YAĞMUR: Hoş geldin kızım.
    İrem içeri girer.
    YAĞMUR: Nasılsın?
    İREM: İyi değilim.
    İrem ağlayarak salona geçer. Irmak salondadır. Ona sarılır.
    IRMAK: İrem… Canım benim.
    YAĞMUR: Ağlama artık kızım. Bak her şey çözüldü işte.
    İREM: Kaldıramıyorum Yağmur abla. Annem Mürsel denen o şerefsiz yüzünden öldürülmüş. Kanıma dokunuyor.
    YAĞMUR: Biliyorum canım biliyorum… Ama neyse ki katil cezasını çekecek. Öyle düşün.
    IRMAK: Evet İrem… Ne olur ağlama artık.
    İrem gözyaşlrını siler.
    İREM: Eylül nerde? Üzdü mü sizi?
    YAĞMUR: Yok canım… Biz gayet keyifli vakit geçirdik onunla. Karnı doydu. Şimdi uyuyor prenses.
    İREM: Sağol Yağmur abla. Sana da zahmet oldu.
    YAĞMUR: O nasıl söz İrem? Neyse, ben odamdayım.
    Yağmur çıkar. İrem sehpanın üzerindeki zarfı görür.
    IRMAK: Canım… Neye bakıyorsun?
    İREM: Şey… Test sonucu çıkmışta.
    İrem zarfı alır.
    İREM: Ozn getirmişti sabah.
    IRMAK: Öyle mi? Açsana.
    İREM: Ben…. Bakamayacağım Irmak… Yani şimdi kendimi buna hazır hissetmiyorum.
    IRMAK: Peki İrem… Sen bilirsin ama daha fazla kaygılrından, korkularından kaçmanın bir anlamı yok biliyorsun.
    İREM: Biliyorum… Ama şimdi değil… Şimdi sadece uyumak istiyorum.
    Irmak İrem’e sarılır. İrem gözlerini kapatır.

    Kovuşta herkes uyuyordur. Nil kalkıp tuvalete girer. O sırada Asiye de ranzasından iner ve sessizce Nil’in yatağına gelir. Yastığının altını, yatağın kenarlarını kurcalıyordur.
    ASİYE: Sen istersen bir tarafını yırt sarı çiyan. Ben hakkım olan parayı bir şekilde almasını bilirim.
    Asiye Nil’in yatağını karıştırırken Nil’in Suat’l olan fotoğrafını bulur. Fotoğraf yapıştırılmıştır.
    ASİYE: Bak sen.
    Nil gelir.
    NİL: Kolay gelsin.
    Asiye panikler.
    NİL: Ne yapıyorsun?
    ASİYE: Hiiç.
    Nil Asiye’nin kolunu tutar.
    NİL: Ne yapıyorsun dedim!
    ASİYE: Eeeh. Bırak be kolumu! Asıl sen ne yapıyorsun ha? Ne sanıyorsun kızım sen kendini.
    NİL: Ne arıyordun yatağımda?
    ASİYE: Para arıyordum güzelim… Ama başka bir şey buldum.
    Asiye fotoğrafı gösterir. Nil şok olur.
    NİL: Ver onu bana.
    ASİYE: Şşşşt. Yavaş ol bakalım. Önce sen benim istediğimi ver.
    NİL: Bana bak sana pra falan vermeyeceğim .Bunu o küçük beynine sok artık. Ver şu fotoğrafı.
    Nil fotoğrafı almak ister Asiye arkasına saklar. Nil iyice sinir olur ve Asiye’yi saçından tutup yere yatırır. Asiye bağırıyordur. Herkes uyanır.
    İNCİ: Nil? Nil ne oluor?
    Nil Asiye’nin üzerindedir saçını çekiyordur. Bir yandan fotoğrafı almaya çalışıyordur.
    NİL: Ver şunu bana!
    ASİYE: Aaa bırak beni be? Bıraksana saçımı. İmdaaaat!
    Nil sonunda fotoğrafı alır. İnci gelir ve onu kaldırır. Diğer kadınlarda Asiye’yi kaldırır.
    İNCİ: İyi misin?
    NİL: İyiyim.
    Nil fotoğrfı göşsüne sokar.
    NİL: Bana ait olan hiçbir şeye dokunduğunu görmeyeceğim bundan sonra! Yemin ederim mahfederim seni!
    Asiye sinir olmuştur. Söylene söylene yatağın gider.

    Ertesi Gün

    Irmak, Ela ve Berke sabah erkenden Barış’la Mümtaz’ın evine gelmişlerdir. Salonda konuşuyorlardır.
    BARIŞ: Siz ciddi misiniz?
    IRMAK: Evet aşkım…
    BARIŞ: Bu çok riskli Irmak. Öykü anlarsa… Mahfoluruz.
    ELA: O zekayla anlaması çok zor.
    BERKE: Hem onu ikna edebileceğine emin misin? Sonuçta senle evlenmeden bu ortaklıktan asla vazgeçmez.
    BARIŞ: Doğru diyorsunuz aslında.
    IRMAK: O yüzden aşkım bunu yapmalıyız.
    BARIŞ: Peki nikah memuru kim olacak? Öykü’nün hiç görmediği biri olmalı.
    ELA: Merak etme o da tamam.
    BARIŞ: Oo her şey ayarlanmış.
    O sırada Mümtaz uykulu uykulu gelir.
    MÜMTAZ: Ne oluyor ya sabah sabah? Oooo Tuna’lar evimizi şenlendirmişler. Hayırdır?
    IRMAK: Düğünümüz var oğlum düğünümüz.
    MÜMTAZ: Ne? Barış’ı istemeye mi geldin sabahın köründe Irmak? O kadar mı zor durumdasın ya?
    IRMAK: Saçmalama be. Hem ben evlenmiyorum. Barış’la Öykü evleniyor.
    Mümtaz afallar.
    MÜMTAZ: Ne oluyoz ya?
    Diğerleri güler. Berke’nin telefonu çalar.
    BERKE: Efendim annecim?.... İyiyim sağol….. Siz napıyorsunuz?..... Oh gezin tabi. Kocan yanında, kızın yanında keyfini çıkar.
    Berke’nin yüzü değişir.
    BERKE: Nasıl? Hilal gelmedi mi?.... Ama nasıl olur? Dün öğlen binmişti…. Sürpriz yapacaktı size…. Olamaz.
    Berke telefonu elinden düşürür.

    Suat oteldedir. Telefonda Duygu ile konuşuyordur.
    SUAT: Yok annecim. İkna edemedim… Ama vazgeçmeyeceğim merak etmeyin. Bir şekilde oadamı getireceğim Türkiye’ye… Siz canınızı sıkmayın… Görüşürüz.
    Suat telefonu kapatır. Balkona doğru yürür.
    SUAT: Offf.
    O sırda oda kapısı çalınır. Suat gidip açar. Gelen doktor Edip’tir. Suat şaşırır.
    SUAT: Edip bey…. Siz.
    EDİP: Ben bütün gece söylediklerini düşündüm Suat… Sonunda karar verdim… Sana yardım edeceğim. Karını o dört duvar arasından kurtaracaksın. Ona kavuşacaksın.
    Suat şaşkın ve mutludur.
    SUAT: Size çok teşekkür ederim. Çok sağolun.
    Suat Edip’e sarılır.

    833. Bölüm Sonu
    -

  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    feelingg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    25.08.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2,340
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Yeni bölüm mükemmel olmuş ya.Şoklar yaşadım resmen.Ellerinize sağlık.Siz harikasınız:img-wink:
    Sezonun ilk dumurunuda yaşadım bu arada hayırlı uğurlu olsun hepimize

    Önce metine ne kızdım ya irem ne güzel açacaktı zarfı.Olmadık yerde metinin devreye gelmesi ne sinir bozucuya.Bari irem zarfı açaydıda ondan sonra telefon çalsaydı.Pislik metin

    Neyse asıl şok ödeci gelişme esin tarafından geldi.Esine kendimden çok güzevendim ben.Neler yazdım onunla ilgili hatırlıyorsunuz demi.Ama şimdi hayal kırıklığı.Şok geçirdim.Birde pişmanım diyor.Ama ben esinin yaptığına hala inanmıyorum.Esinin lafı bana ve atıfaydı yalnız
    her söylediğime inanmayın diyor pek havalıymış esinde
    Yalnız atıfçım gözüme girdi bu sefer.Artık atıftan şüphelenmiyorum.Çünkü oda esinin yakalanmasına sevinmedi.Esinin yapmadığını düşünüyor.Hatta oda çok şaşkın yani atıfın amacı bi katil bulmak değil durunun katilini bulmak.Atıfın samimiyetine inanıyorum artık.
    Neler söyledim atıfa ya.Katil flan da adedim.Halbuki adamcağız duru için uğraşıyor ay yazık ya.
    Allah da beni kahretmesin.Pislik Duygu:img-beee:
    Bu cepheyi çook merak ediyorum gerçektende.

    Ama bence esin gerçek katilin tehdidi nedeniyle midir bilmem ama bişeyden korktuğu için suçu üstlendi

    Duygu nasıl da atladı esinin üzerine ben bile korktum ya.Hiç beklemezdim Duygu gibi sakin birinden böyle bişey şok oldum.

    Hahha Ela cansın:img-in_lo
    Nasılda benim planı devreye sokucaklar.Elaylada aynı çalışıyor demek beynimiz.Irmaklada aynı planı devreye soktuk ya diyorum ki acaba bunlar 3 kardeş mi ela,ırmak ve Duygu:icon_whis
    Aaa yoksa bende mi yangından kurtulmuşum.Sonra beni alıp büyütmüşlermi yoksa...Zaten tek de çocuğum kardeşimde yok bi işgillendim şimdi
    DNA testi istiyorum
    Sahte nikah memuru filan ay çok eğlenicez ya bravo kardeşim Ela.Ay ablam oluyor demi ablam ela bravo canım müthişsin...
    Nikah memuru kemal mi olucak ki acab kimi buldu ki ela.

    Ay bölümün şekeri, lokumu, tatlısı ,baklavası, böreği, bitanesi mümtaaazzzz:img-in_lo
    Yaaa çoook tatlı yaaaaa:img-in_lo
    Uykulu uykulu bile ne espriler yaptı 2 dakikada.Öyle uykulu gelişide çok şekerdi çooookk:img-in_lo
    Ellerinize sağlık bu kısım için 2 replik bile yeter her bölüm olsun mümtaz ne olur.:img-in_lo

    Nilime bakın.Asiyeyle saç saça baş başa giriştikleri kavga çok süperdi.
    asiye nasılda nakavt oldu:img-hyste
    Nile gerçekten bayılıyorum süperdi bölümdede.

    Suat mükemmelsin.Aslında senide çok beğeniyorum ama mümtaz olmasa gönlümün birincisi olurdun ama ne yaparsın ki mümtaz var.:img-wink:
    Suatın ediple konuşması çok güzeldi.Suata bir kez daha üzüldüm ya.Ama çok güzel dile getirdi duygularını ve edipi etkilemeyi başardı.Şimdi edip türkiyeye dönücek ve o sefer tasını iyileştirecek sonrada nil hapisten çıkacak sefer hastaneden çıkıp cemileyle abisini öldürüp bu sefer hapse o girecek nasıl ama bence süper:img-wink:

    Oooo Umut beylerden de haber var.Gözüme sokar gibi mutluluklarını.Hahahh bihter gibi yapıyım mı.
    Ağğğğğğhhhhhh ölüyorum anlasana ölüyoruuuummm gözlerimin önünde birbirlerini seviyorlar.Ben işkenceler içinde kıvranırken onların mutluluğundan ölüyorum:img-cray:
    Bu işi sen ortaya çıkardın sen bozucaksın Firdevs hanım
    Aman ne halleri varsa görsünler de hilal yok ortalarda.O güzel gülüşlü çocuk kaçırmış olmasın hilali

    Hadi bakalım iremde zarfı açmadı.Ay ırmak ne meraksızsın sen açıp göstersene kameraya ben öğreniyim yeter irem öğrenip ne yapacak ki yani.

    Yeni bölümü çoook merak ediyorumm

Sayfa 1/201 123451151101 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (8)
    By NATY&FACU in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 999
    Son Mesaj: 11-08-16, 20:51
  2. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (5)
    By feelingg in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 08-01-14, 14:49
  3. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (4)
    By onur29 in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 16-03-13, 21:24
  4. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (3)
    By aycn in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 01-11-12, 19:16
  5. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (2)
    By Rüzgar in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 09-06-12, 11:08

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

hd film izle
film izle
fragmanlar
juul
One Hit Wonder
istanbul evden eve nakliyat
Kayseri evden eve nakliyat
uluslararası evden eve nakliyat
Bu sistem vBulletin® alt yapısına sahiptir, Version 4.2.5 kullanılmaktadır. Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. Copyright © 2020

bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara
tipobet
cialis
kamagra
deneme bonusu
Güvenilir Bahis Siteleri
maltepe escort
buca escort
sağlam bahis siteleri
eskort
istanbul escort
bayan escort
almanya medyum

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.