Sayfa 200/200 İlkİlk ... 100150190196197198199200
1000 sonuçtan 996 ile 1,000 arası

Konu: Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (8)

  1. #996
    Durum:
    Çevrimdışı
    onur29 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    04.07.2005
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    20,414
    Konular
    23
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    1253. Bölüm

    Defne, Mevsim ve Armağan kahvaltı ediyorlardır.
    ARMAĞAN: Eline sağlık aşkım. Omlet harika ollmuş.
    DEFNE: Afiyet olsun.
    ARMAĞAN: Mevsim. Hadi kızım hiç yememişsin ama.
    MEVSİM: Yiyiyorum baba. Acele etme.
    ARMAĞAN: Ben çıkıyorum. Sen bugün evde mi olacksın?
    DEFNE: Evet canım.
    O sırada Armağan’ın telefonu çalar.
    ARMAĞAN: Ahmet arıyor.
    DEFNE: Ahmet mi? Niye ki?
    ARMAĞAN: Bilmem.
    Armağan telefonu açar.
    ARMAĞAN: Efendim Ahmet?.... İyiyim sağ ol… Sen naaılsın?..... Bugün mü? Tamam. Görüşelim… Peki Defne’ye de söylerim… Görüşürüz.
    Armağan telefonunu kapatır.
    DEFNE: Ne oldu?
    ARMAĞAN: Bugün öğlen bizimle buluşmak istiyormuş.
    DEFNE: Beste’yle arasını düzeltmemizi falan isteyecek herhalde. Off. Hem kızıyorum, hem de üzülüyorum şu çocuğun haline.
    ARMAĞAN: Ben de öyle. Neyse, o zaman öğlen otele bekliyorum.
    DEFNE: Dışarıda buluşsak?
    ARMAĞAN: Aşkım, biliyorum zor senin için ama orası benim iş yerim. Hem biliyorsun. Masal’ın ölümüyle her şeyle ilgilenmek zorunda kaldım. Başımı kaşıyacak vaktim yok. Ayrılamam. Hem sen de bu durumun üstesinden bir şekilde gelmek zorundasın.
    DEFNE: Haklısın. Peki tamam. Otelde görüşürüz öyleyse.
    ARMAĞAN: Tamam canım. Görüşrüz.
    Armağan Defne’yi ve Mevsim’i öpüp evden çıkar.

    Beste evdedir. Salonda tek başına oturmuş kahvesini içiyordur. Bir süre sonra telefonunu alır ve Vehbi’yi arar.
    BESTE: Merhaba. Vehbi bey’le mi görüşüyorum?.... Ben Beste Selder. Oğlunuzun ameliyatını gerçekleştiren doktor. Sizinle bir konu hakkında görüşmek istiyorum da….

    Ezgi lokantadadır. Nevzat’la birlikte mutfaktadırlar.
    EZGİ: İnanamıyorum ya. Nasıl böyle bir şey yapar? Ölüm hak miras helal demişler. Sen kalk onca servetten vazgeç.
    NEVZAT: Kuzey abiyi hiç tanımıyorsun sen. O tanıdığım en gururlu adamdır. Masal yenge’nin mirasını almaycağından en başından beri adım kadar emindim.
    EZGİ: Yenge mi?
    NEVZAT: Şey.. Ağız alışkanlığı. Kusura bakma.
    Kuzey gelir.
    KUZEY: Kolay gelsin.
    NEVZAT: Sağ ol abi.
    KUZEY: Akşam için rezervasyon var mı Nevzat?
    NEVZAT: Evet abi, tam 22 kişilik bir rezervasyon var. Bir firmanın aile günü gibi organizasyonu varmış.
    KUZEY: Güzel. Ben alışverişe gidiyorum öyleyse.
    EZGİ: Ben de yardım edeyim.
    KUZEY: Gerek yok Ezgi. Siz burdaki işleri halledin.
    Kuzey gider. Ezgi bozulur.
    EZGİ: Neyse, sen yemeklere başla. Ben içeriyi temizleyeyim.
    Ezgi mutfaktan çıkar.

    Beste Vehbi ile bir cafede buluşmuştur.
    BESTE: Merhaba Vehbi bey.
    VEHBİ: Merhaba doktor hanım. Nasılsınız?
    BESTE: İyiyim. Siz?
    VEHBİ: Sağlığınıza duacıyız. Sayenizde oğlum urtuldu. Bendne mutlusu olamaz.
    BESTE: Günden güne daha iyi olacaktır.
    VEHBİ: İnşallah.
    BESTE: Ben sizi şey için rahatsız ettim…
    VEHBİ: Estağfurullah doktor hanım. Ne rahatsızlığı.
    BESTE: Hani o gün bana bir şey demiştiniz, Oğlumu kurtardın dile benden ne dilersen demiştin.
    VEHBİ: Aynen öyle. Bir isteğiniz mi var? Başım gözüm üstüne.
    BESTE: Bakın… Ben birini arıyorum. Bir suçluyu. Kendisi hayatımı cehenneme çeviren biri. Babamın katili. Aylardır aranıyor fakat polis bulamıyor. Sizden onu bulmanızı isteyeceğim.
    VEHBİ: Ne yapacaksınız bulunca?
    BESTE: Orası bana kalsın. Bulabilir misiniz onu söyleyin?
    VEHBİ İğne deliğine girse bulup çıkarırım. Hiç şüphen olmasın doktor hanım. Kim bu adam? Adı ne?
    BESTE: Adam değil. Kadın. İsmi Bahar. Yıllarca yurt dışında yaşamış. Fakt şu an yurt dışına çıkamaz. Buyurun. Bu da resmi.
    Beste fotoğrafı Vehbi’ye verir.
    VEHBİ: Buldum bil doktor hanım. En kısa zamanda bu kadını bulup önüne atacağım.

    Armağan otelde odasında çalışıyordur. Defne gelir.
    DEFNE: Selam.
    ARMĞAN: Hoş geldin aşkım.
    Armağan Defne’yi öper.
    ARMAĞAN: Mevsim yok mu?
    DEFNE: Yok. Annenlere bıraktım. Narin’le sinemaya gideceklermiş.
    ARMAĞAN: Bak sen. Otursana. Ne içersin?
    DEFNE: Bir kahve alırım.
    Defne oturur. Armağan telefonla iki kahve söyler.
    O sırada kapı açılır. Ahmet gelir.
    AHMET: Selam. Girebilir miyim?
    ARMAĞAN: Tabi ki. Gel hoş geldin.
    AHMET: Hoş buldum… Şey.. Ama yalnız değilim.
    DEFNE: Nasıl yani? Kim var?
    AHMET: Ben size birini getirdim Defne abla.
    Defne ve Armağan birbirlerine bakarlar.
    AHMET: Gel Ada.
    Ada Ahmet’in arkasından içeri girer. Defne şok olmuştur.
    ARMAĞAN: Ada.
    DEFNE: Sen…
    ADA: Merhaba.

    Ezgi lokantadyı temizliyordur. Önünde bir çöp torbası vardır. Elinde bir önlük ve bir bardak. Onları torbaya koyarken Nevzat gelir.
    NEVZAT: Bitti mi? Aa bunlar ne?
    EZGİ: Aman ne bileyim. Kullanılmayan bir önlük bir de bardak buldum.
    Nevzat torbadan çıkarır.
    NEVZAT: Bunlar… Masal yenge yani… Msal abla’nın eşyalarıydı. Bu kupadan kahve içerdi her geldiğinde. Bunları atamazsın.
    EZGİ: Ne demek atamam? Bunlr kullanılmıyor Nevzat. Boşuna kalabalık yapmalarını istemiyorum. Ayrıca bu eşyalar Kuzey’e her gördüğünde Masal’ı hatırlatıyordur. Onun kötü olmasına müsaade edemem.
    NEVZAT: Sanki Kuzey abi’nin Masal yenge’yi hatırlamadığı tek bir an var da…
    EZGİ: Ne dedin?
    NEVZAT: Hiiç.
    EZGİ: Neyse, hadi sen git at şu çöpleri.
    O sırada Nevzat çöp torbasında bir fotoğraf çerçevesi görür. Eline alır. Fotoğrafta Beste, Özgür, Defne, Armağan, Masal ve Kuzey vardır.
    NEVZAT: Bu fotoğrafı da mı atıyorsun?
    EZGİ: Evet.
    NEVZAT: Niçin?
    EZGİ: Bu fotoğrfta eski günlere ait Nevzat. Bu karedeki hiç kimse artık Kuzey’in hayatında yok farkında değil misin? Hepsi Kuzey’den nefret ediyor. Burda durmasının bir anlamı yok. Hadi götür at şunları.
    NEVZAT: Kuzey abi gelseydi. Yani o görmeden atarsak kızabilir.
    EZGİ: Kuzey’in iyiliği için atıyoruz zaten. Merak etme kızmaz. Sorumluluk bana ait. Hadi Nevzat.
    Nevzat mutsuz bir şekilde torbayı alıp lokantadan dışarı çıkar.

    Defne, Armağan, Ahmet ve Ada Armağan’ın odasında oturuyorlardır.
    ARMAĞAN: Bu gerçekten bizim için sürpriz oldu. İstanbul da olduğunu bilmiyorduk.
    ADA: Yaklaşık 2 aydır burdayım. Buraya yerleştim.
    AHMET: Ada’yla şans eseri bir araya geldik. Benim kendimi kötü hissettiğim dönemde hep yanımda oldu.
    ADA: Ahmet’te benim. Her konuda çok destek oldu. Tıpkı zamanında sizin olduğunuz gibi. Size minnettarım.
    DEFNE: Neden daha önce hiç gelmedin? Bunca yıldır niye karşımıza çıkmadın öyleyse?
    ADA: Ben.. Hapishanedne çıktıktan sonra Armğan abi’yle görüşmüştüm. O dönem de İstanbul’a yerleşmeyi düşünüyordum. O da ev bulmam için bana yardım etmişti.
    DEFNE: Bunları biliyorum Ada. Bunu bir sır gibi benden sakladığınızı, Daha sonra vazgeçip İzmir’e ailenin yanına ödndüğünü de.
    Ada şaşırır.
    DEFNE: Bende tam olrak bunu merak ediyorum işte. Neden? Neden Armağan’la iletişime geçtiğin halde benimle görüşmekten kaçındın?
    ADA: Çünkü… Sana karşı çok mahcuptum Defne abla. Yıllar önce yaptıklarımdan size yaşattıklarımdan dolayı…. Tansu denen o pislik yüzünden seninde hayatın cehenneme döndü. Ve tüm bunlara ben sebep olmuştum.
    DEFNE: Üzerinden çok zaman geçti Ada. Sen cezanı çektin. Ben iyileştim.
    ADA: Ama ben kendimi kolay kolay affedemedim. Bu yüzden de senden hep kaçtım. Belki Ahmet olmasa hala bu cesareti göstermezdim. Sizden beni affetmenizi ya da yeniden kuzeniniz, kardeşiniz gibi bağrınıza basmanızı beklemiyorum elbette. Yaşananları hiç birimiz unutamayız ama…
    ARMAĞAN: O nasıl söz Ada? Sen benim kardeşimsin. Ben olanları çoktan unuttum.
    AHMET: Ya sen Defne abla?
    Defne’nin gözleri dolmuştur. Ayağa kalkıp kollarını açar
    DEFNE: Gel buraya.
    Ada da kalkıp Defne’ye sarılır.
    DEFNE: Ben olanları çoktan unuttum. Gençtin, cahildin. Hepimiz gibi sen de hata yaptın. Bu hatanın bedelini de en ağır şekilde ödedin. Hepimiz payımıza düşeni yaşıyoruz işte. Artık geçmişi boşver. Bundan sonrasına bakalım. Tamam mı?
    Ada ağlayarak kafasını sallar.
    Defne Ada’ya tekrar sıkıca sarılır.
    DEFNE: Canım benim.
    O sırada Defne’nin telefonu çalar. Defne göz yşlarını silip telefonunu açar.
    DEFNE: Efendim?
    NEVZAT: Defne hanım. Merhaba ben Nevzat. Kuzey abi’nin balık lokantasından.
    DEFNE: Buyur Nevzat?
    NEVZAT: Rahatsız ediyorum ksuura bakmayın ama… Ezgi yani Kuzey abi’nin eşi burda Masal yenge’ye yani öf… İşte Masal abla’ya it bazı eşyaları çöpe atmamı istedi fakat ben atmaya kıyamadım. Aklıma siz geldiniz. Rehberden numaranızı buldum. Eğer isterseniz bu eşyaları siz alabilirsiniz.
    DEFNE: Sen ne diyorsun? O kim oluyor da Masal’ın eşyalarını atmaya kalkıyor?
    Armağan, Ada ve Ahmet Defne’nin sinirlenmesi karşısıdna şaşkındır.
    DEFNE: Tamam Nevzat. Sen o torbayı sakla. Ben hemen geliyorum.
    Defne telefonunu kapatır.
    ARMAĞAN: Aşkım ne oldu?
    DEFNE: Bu Ezgi denen şırfıntı artık çok oluyor ama.
    ARMAĞAN: Ne olmuş?
    DEFNE: Masal’ın lokantadaki eşyalarını atmaya kalkmış. Nevzat’ta beni aradı. Gidip şu eşyaları alayım. O yılana da haddini bildireyim. Ada, Ahmet kusura bakmayın.
    Defne bir hışımla çıkar.
    ARMAĞAN: Defne’ Defne dur! Off off.
    AHMET: Abi istersen sen de git. Çok sinirlendi.
    ARMAĞAN: Haklısın. Kusura bakmayın.
    ADA: Olur mu öyle şey? Biz de kalkalım Ahmet.
    AHMET: Tamam.
    Hep birlikte odadan çıkarlar.

    Narin Mevsim ile birlikte sinemaya gelmiştir. Patlamış mısır alırken Derin ve Arda ile karşılaşırlar.
    ARDA: Aa Narin Abla.
    NARİN: Aa merhaba Arda’cım.
    Narin Arda’yı öper.
    NARİN: Naber?
    ARDA: İyidir. Derin abi’yle sinemaya geldik.
    NARİN: Ne güzel.
    DERİN: Sen de yeğenini getirdin herhalde.
    NARİN: Evet.
    DERİN: Ee nasılsın? Görüşemedik uzun zamandır.
    NARİN: Evet. Malum tatil ya.
    DERİN: Gerçi okul zamanında da yüzünü çok gördüğümüzü söyleyemem.
    NARİN: Çok espirilisin.
    DERİN: Ama insanlar görmek istediği kişileri görmek için bir şekilde vakit yaratır diye düşünüyorum.
    NARİN: Seni görmek istemediğimi düşünüyorsun yani? Bence bunun için üzülmen yersiz. Seni görmek isteyen, vakit geçirmek isteyen biri ya da birileri vardır elbet. Onlar sana yeter bence.
    DERİN: Vardır elbet. Senin görmek istediğin, vakit geçirmek istediğin birilerinin olduğu gibi.
    NARİN: Yani, ama seni de anlıyorum. O çok görmek istediğin, vakit geçirmek istediğin kişi şu an tatilde olduğu için yalnızlık çekiyor olmalısın.
    DERİN: Ne? Kim?
    MEVSİM: Hadi hala girelim artık.
    NARİN: Tamam canım.
    DERİN: Bir dakika bir dakika. Sen şunu bir açar mısın? Kimden bahsediyorsun? Kimi görmek istiyormuşum ben?
    NARİN:İnanmıyorum sana. Bu kadar çabuk mu unuttun? Kız bir aylığına tatile gitti sadece. Hiç olmamış gibi davranman tuhaf.
    DERİN: Kimden bahsediyorsun sen ya?
    ARDA: Ya hadi Derin abi.
    NARİN: Neyse size iyi seyirler. Hadi halacım.
    Narin Mevsim ile salona girer. Derin düşüncelidir. Arda onu çekiştiriyordur.

    Armağan Defne’yi durdurmayı başarmıştır. Birlikte eve gelirler.
    DEFNE: Ya niye izin vermiyorsun gidip şu kıza haddini bildireyim?
    ARMAĞAN: Defne. O kız Kuzey2in karısı. Sevmiyor olabilirsin, nefrette ediyor olabilirsin, ama bunu yapmana izin veremem.
    DEFNE: Ya kız resmen Masal’ın eşyalarını atmaya kalkmış Armağan. Hayır seni anlamıyorum. Masal benim arkadaşım, dostum olduğu kadar senin de kuzenindi.
    ARMAĞAN: Ben bu duruma kızmıyor muyum sanıyorsun? Hislerim seninkinden farksız değil Defne, ama sadece sakin olmaya çalışıyorum. O eşyaları atmasına müsaade etmeyeceğim elbette. Nevzat’ı ararız bir şekilde bize ulaştırır. O lokantay gitmeyeceksin. O kızla tartışmayacaksın. Anladın mı beni?
    DEFNE: Of Armağan Of!
    Defne sinirli bir şekidle odasına çıkar. Odanın içinde sinirli bir şekilde volta atıyordur.

    Akşam

    Lokanta çok kalabalıktır. Kuzey, Nevzat ve Ezgi müşterilerle ilgileniyordur. O sırada içeri sinirli bir şekilde Defne girer. Kuzey ve Ezgi onu görünce şaşırır.
    KUZEY: Defne. Senin ne işin var burda?
    DEFNE: Burda Masal’a ait, çöp torbasına koyulup atılmak üzere olan bazı eşyalar varmış. Onları almaya geldim.
    Lokantadaki Hherkes Defne’ya bakıyordur.
    KUZEY: Ne?
    Ezgi tedirgin olur. Nevzat’a bakar. Nevzat gözlerini kaçırır.
    KUZEY: Ne diyorsun sen Defne?
    DEFNE: Karına sor Kuzey. O daha iyi bilir.
    KUZEY: Ne? Ezgi neler oluyor?
    EZGİ: Şey…
    DEFNE: Siz kendi aranızda halledersiniz artık. Ben şu eşyaları alayım Nevzat. Getirir misin?
    Nevzat içeri gider.
    KUZEY: Ezgi cevap verir misin? Ne eşyası? Ne çöpü?
    Nevzat elinde torbayla gelir. İçinde Masal’ın eşyaları vardır. Kuzey torbayı görünce şok olur. Sinirlenir.
    KUZEY: Bunlar… Bunları atmaya mı kalktın?
    EZGİ: Evet. Çünkü bunlar sana hep Masal’ı hatırlatan şeylerdi.
    DEFNE: Kocanın bir an bile Masal’ı hatırlamasından bu kadar mı korkuyorsun ha? Hoş Kuzey’in Masal’ı hatırladığını da sanmıyorum ya.
    KUZEY: Defne…
    DEFNE: Yalan mı? Hatırlıyor musun cidden? Masal’ın sana nasıl baktığını, seni nasıl sevdiğini, senin uğrunaa nasıl değiştiniği? Sesini, gözleirnin rengini.. Cidden hatırlıyor musun Kuzey? Ben hiç sanmıyorum. En acısı da onu unutmandan ziyade onu hiçbir zaman gerçekten sevmediğini idrak etmem.
    KUZEY: Defne yeter.
    DEFNE: Sen onu gerçekten sevseydin ölümünün üzerinden 40 gün bile geçmeden kalkıpta bu kızla evlenmezdin.
    Lokantdaki herkes şaşkındır.
    KUZEY: Defne yeter diyorum.
    DEFNE: Ha gerçi bu evlilikte senin de özverili çalışmanı es geçmemek lazım değil mi Ezgi? Karısı ölmüş bir adama nasıl yaklaşman gerektiğini çok iyi biliyormuşsun. Onu çok iyi teselli etmiş olmalısın ki hiç vakit kaybetmeden karısı oldun.
    EZGİ: Ne diyorsun sen be? Terbiyeni takın.
    DEFNE: Ne mi diyorum? Peki daha açık söyleyeyim öyleyse.
    Defne Ezgi’nin üzerine yürür.
    DEFNE: Sen, Kuzey’in koynuna girerek nikahını alan ucuz bir kadınsın diyorum. Onursuz, gurursuz, basit bir kadınsın! Aklınca Masal’ın yerini almaya çalışıyorsun, belki Kuzey’in kalbindeo yeri alabilirsin tabi, sonuçta Kuzey’in kalbinin ne kadar küçük ne kadar yetersiz olduğunu hepimiz biliyoruz, ama sen Masal’ın tırnağı olamazsın. Kendi klasmanında oynamaya devam et.
    Defne torbayı alır ve sinirli bir şekilde lokantayı terk eder. Herkes şaşkındır. Müşteriler ayıplayan bakışlarla Ezgi’ye bakıyordur. Ezgi’nin gözleri dolmuştur. Sinirle mutfğa gider. Kuzey de peşinden gider.

    Defne lokantanın önündedir. Armağan arabayla önünde durur. Arabadan iner.
    ARMAĞAN: Sana gelmemeni söylemiştim. Resmen evden kaçıp buraya mı geldin Defne?
    DEFNE: Evet Armağan geldim ve dostuma ait olan şeyleri aldım. Şimdi gidebiliriz.
    Defne arabaya biner. Armağan şaşkındır.
    DEFNE: Hadi Armağan. Bin ve çalıştır şu arabayı.
    Armağan arabaya biner ve giderler.

    Ezgi mutfaktadır. Kuzey gelir.
    KUZEY: O eşyaları atmaya karar verirken keşke bana da danışsaydın Ezgi. Tüm bunlar olmazdı o zaman.
    EZGİ: Ben… Özür dilerim.
    KUZEY: Neyse, hadi sen eve geç. İyi görünmüyorsun.
    EZGİ: Peki.
    Ezgi mutfaktan çıkarken Kuzey seslenir.
    KUZEY: Ha bu arada, bundan sonra sakın Masal’a ait olan şeylere dokunmaya kalkma! Sakın.
    Ezgi hiçbir şey demeden çıkar. Kuzey bankoya dayanır.

    Beste ve Özgür evde yataklarındadırlar. Beste’nin telefonuna mesaj gelir. Beste kalkıp mesajı okur.Mesaj Vehbi’dendir.
    -Bahar denen o kadını buldum. İstediğin zaman gelip görebilirsin.
    Beste hemen yataktan kalkar ve telefonunu alıp odadan çıkar. Vehbi’yi arar.
    BESTE: Alo? Gerçek mi bu? Bu kadar çabuk mu yani?.... Tamam…. Nerde?.... Hemen geleceğim.
    Beste telefonu kapatır. Tekrar odaya girer. Kasadan silahını alır.


    Lokantada herkes gitmiştir. Kuzey bir masada oturuyordur. Nevzat ortalığı toplamıştır.
    NEVZAT: Abi ben çıkıyorum.
    Kuzey: Tamam Nevzat. İyi geceler.
    Nevzat gider. Kuzey başını ellerinin arasına alır. Kulağında Defne’nin sözleri yankılanıyordur.
    - Sen, Kuzey’in koynuna girerek nikahını alan ucuz bir kadınsın diyorum. Onursuz, gurursuz, basit bir kadınsın!-
    Kuzey o anı hatırlar.

    Flashback

    Kuzey yatakta yatıyordur. Üzeri çıplaktır. Uyanır ve elini yatağın soluna attığında Ezgi’yi çarşafa sarılmış ağlar vaziyette görür. Kuzey şaşkın bir şekilde doğrulur.
    KUZEY: Ezgi…
    Ezgi hıçkırıyordur.
    KUZEY: Ezgi? Biz? Ne oldu burda?
    EZGİ: Hatırlamıyor musun?
    KUZEY: Hayır…(Bağırır) Ne oldu söylesene!
    EZGİ: Ne olur vurma? Yalvarırım dövme!
    Ezgi morluk içindeki kollarını tutar. Kuzey şok olur.

    Beste Vehbi’nin verdiğiadrese gelmiştir. Eski bir depodur. Kapıda bir sürü adam vardır. Beste’yi karşılayıp içeri alırlar. Vehbi içeridedir.
    VEHBİ: Bu saate kalkıp geleceğinizi bilseydim sabaha haber verirdim.
    BESTE: Daha fazla bekleyemezdim. Nerde o yılan?
    Vehbi adamlarına işaret verir.
    ADAM: Beni takip edin.
    BESTE: Onunla yalnız görüşmek istiyorum.
    VEHBİ: Peki.
    Vehbi önde Beste arkada yürüyorlardır. Vehbi bir odanın kapısı açar. Bahar elleri ayakları bağlı bir sandalyede oturuyordur. Beste içeri girer.
    VEHBİ: Dışarda bekliyoruz doktor hanım.
    Vehbi kapıyı kapatır ve gider.Bahar Beste’yi karşısında görünce şok olmuştur.
    BAHAR: Sen..
    BESTE: Ben ya. Bunca zaman kaçmayı iyi başardın, ama buraya kadarmış işte. Senden daha güçlülerde varmış.
    BAHAR: Ne yapacaksın bana?
    BESTE: Keşke bana yaşattıklarından daha fazlasını yaşatabilseydim sana. Sen benim hayatımı mahvettin. Senin yüzünden delirdiğimi düşündüm. Hatta birini öldürdüğümü…Hepsini geçtim sen babamı öldürdün be. Onu benden aldın. Küçücük bir kızı öldürmeye kalktın. Hiç acımadan. Şimdi bende sana acımayacağım. Belki intikamım seninki kadar uzun sürmeyecek ama çok acılı olacağına eminim.
    Beste çantasından silahı çıkarır. Bahar’a doğrultur. Bahar korku dolu gözlerle Beste’ye bakıyordur. Dışarıda bekleyen Vehbi ve adamlarını görürüz. İçeriden iki elsilah sesi duyulur.

    1253. Bölüm Sonu
    -

  2. #997
    Durum:
    Çevrimdışı
    feelingg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    25.08.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2,341
    Konular
    1
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Can senaristlerin öncelikle bölüm için çok teşekkür ediyorum beni kırmadı bölüm yazdı bay gonzales cansın sen can:img-in_lo
    Fırtınalı aşk hayatıma son noktayı koyduktan sonra kendimi senaryoya vermek istemiştim bölüm de oldukça güzeldi çok beğendim ellerinize sağlık

    Defnenin repliklerini çok beğendim ezgiye söylediklerinde çok haklıydı ve ne güzel iğneleyici sözler söyledi o öyle ya valla bayıldım ben o sahneye
    Kuzey de çöl değişik insan bişey yapar bişey der ben masalı seviyorum hala flan der ama ne bileyim ne oldu bu çocuğa
    Ayrıca ben nedense masalın öldüğüne bir türlü inanamıyorum :)

    Ezgi gerçekten tam bir şırfıntı :)
    Masalı nasılda kıskanıyor nasılda herşeyi silip atmaya çalışıyor ama kuzey masalı kalbinden silemez hadi diyelim masala ait somut şeyleri atıyorsun ama Anıları Nasıl sileceksin zekası düşük Ezgi :img-beee:

    Ezgi de kuzeyi kandırmış demek yalanlarıyla bence aralarında bişey geçmedi sadece Ezginin uydurması herşey o kız tam bir yılan :img-beee:

    Ada ile Ahmet Nasıl bir çift olacaklar merak ediyorum ama Ahmet'in hazaldan sonra başkasını bulması güzel oldu herkes hemen ilk sevgilisi ile evlenip Mutlu olacak değil ya
    Adayı da Ahmet'i de pek sevmiyorum yalan deil ama bu çifti merak ediyorum doğrusu

    Narin ile derin sahnesine de bayıldım narin keşke açıkça söyleseydi herşeyi derin de bu yanlışlığı düzeltseydi ne güzel olurdu ama bakalım derinin aklında soru işareti oldu bakalım sorunu öğrenebilecek mi

    Beste resmen mafya oldu çıktı vay be şu hale bak aynı kaynanasına çekmiş bu kız
    Bahar'ın bulunmasına çok sevindim ama inşallah o silah sesi bestenin silahından çıkmamıştır bestenin bu iş sebebiyle başı ağrıyabilir gibi geliyor bana

    Yeni bölümü çok merak ediyorum
    Tekrar çok teşekkür ediyorum

  3. #998
    Durum:
    Çevrimdışı
    onur29 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    04.07.2005
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    20,414
    Konular
    23
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    1254. Bölüm

    Beste çantasından silahı çıkarır. Bahar’a doğrultur. Bahar korku dolu gözlerle Beste’ye bakıyordur.
    BAHAR: Yapma! Yalvarırım yapma.
    BESTE: Seni yavşa yavaş öldüreceğim. Acı çektire çektire.
    Beste tetiği çeker ve Baahar’ı sağ omuzundan vurur. Beste acı içinde bağırıyordur. Hemen ardından Beste Bahar’ın sol omzuna nişan alır ve ateş eder. Bahar iki omzu kanlar içinde yere düşer. O sırada içeri Vehbi ve adamları gire.
    VEHBİ: Doktor hanım. Ne yapıyorsunuz?
    BESTE: Kimse karışmasın!
    VEHBİ: İstersen biz temizleyelim bu pisliği. Sen elini kana bulama.
    BESTE: Karışmayın dedim!
    Beste yerde kıvranmakta olan Bahar’ın başına gelir. Silahı alnına dayar. O sırada içeri polisler dalar.
    POLİS: Kimse kıpırdamasın! Atsın silhalarınızı! Kaldırın ellerinizi.
    Vehbi ve adamları şellerini kaldırırlar. Polsiler hepsini tutuklar. Beste elindeki silahı bırakmıyordur. Şoke olmuştur. Polislerden biri eline vurur ve silahı düşürür. Beste’yi de tutuklarar.

    Defne ve Armğan evlerine gelmişlerdir. Salonda oturuyorlardır. Defne Masal’ın eşyalarını çıkarıyordur. Fotoğraf çerçevesini eline alır.
    DEFNE: Canım benim ne de güzel gülmüş. Bu resmi büyütelim Armağan?
    ARMAĞAN: Bırak şimdi şu fotoğrafı. Sana oraya gitmemeni söylemiştim. Olay .ıkardın dğeil mi?
    DEFNE: Evet çıkardım. Haksız mıydım? Görmüyor musun ya Masal’ın eşyalarını çöpe atmaya kalkmış. Birinin o kıza haddini bildirmesi gerekiyordu.
    ARMAĞAN: O kız Kuzey’in karısı Defne. Bunu kabullensen iyi edersin.
    DEFNE: Karısıymış. Önce koynuna sonrada nikahına giren şıllığın teki o kız.
    ARMAĞAN: Defne yeter artık!
    DEFNE: Yalan mı? Sırf evlenmek için girmediyse Kuzey’in koynuna benim de adım Defne değil.
    ARMAĞAN: Sanki bilmiyormuş gibi konuşma Defne. Kuzey kendi ağzıyla söylemedi mi, kendisini kaybedip kıza tecavüz ettiğini. Şimdi bu durumdan sadece o kızı suçlayamayız.
    DEFNE: Ben buna inanmıyorum nedense, diyelim ki Kuzey söylediği gibi bir pislik yaptı. O kızda engel olsaydı, hadi engel olamdı diyelim evlenmek zorunda mıydı? Kimse teceavüzcüsüyle evlenmek için heves etmez Armağan. Pek ala böyle bir durum varsa da o yılanın işine geldi. Ha bu Kuzey’e kızgın olduğum gerçeğini de değiştirmiyor elbette. İkisinin de canı cehenneme.
    ARMAĞAN: Kuzey kızı ortada bırakmak istemedi bence. Ayrıca neden inanmıyorsun. Kuzey gerçektende söylediği gibi o kızı Masal sanıp…. Ne bileyim işte. Hatırlasana bir keresinde seni bile Masal sanmamış mıydı?
    DEFNE: Bu bana sadece bir kılıfmış gibi geliyor nedense. Neyse, ben yatıyorum. İyi geceler.
    Defne kalkıp odasına gider. Armağan düşüncelidir.

    Özgür yatağında uyuyordur. Telefonu çalar. Kalkar. Beste’yi yanında göremez. Etrafa bakınır.
    ÖZGÜR: Beste? Beste nerdesin?
    Özgür çalmakta olan telefonunu açar.
    ÖZGÜR: Efendim? Evet ben eşiyim… Ne diyorsunuz siz?...Tamam hemen geliyorum.
    Özgür telefonu kapatır. Hemen yataktan fırlar.

    Ezgi salondatek başına oturuyordur. Kuzey gelir.
    EZGİ: Hoş geldin.
    KUZEY: Uyumadın mı sen daha?
    EZGİ: Seni bekledim.
    KUZEY: Keşke yatsaydın.
    Kuzey koltuğa oturur.Ezgi hemen yanıan gidip elini tutar.
    EZGİ: Ben… Çok özür dilerim Kuzey. Biliyorum yanlış yaptım. O eşyalara sana sormadan dokunmamalıydım, ama senin için iyi olacğaını düşündüm. Kötü bir niyetim yoktu. Ben sadece…
    KUZEY: Tamam Ezgi. Hadi yat artık. İyice geç oldu.
    EZGİ: Sen?
    KUZEY: Biraz daha oturacağım.
    EZGİ: Peki.
    Ezgi üzgün bir şekilde odaya gider. Kuzey düşüncelidir. Ezgi ile birlikte olduğu o geceyi hatırlar.

    Flashback

    Kuzey evinde kanepenin üzerinde uyukluyordur. O sırada Ezgi gelir. Kapıyı anahtarla açar. Elindeki yemek tenceresini masaya bırakır. Kuzey’in kanepede uyduuğunu görür. Yanına gelip üzerini örter. O sırada Kuzey’in elinden yere Masal’ın fotoğrafı düşer. Kuzey gözlerini açar. Ezgi’yi görür.
    KUZEY: Masal…
    EZGİ: Şey.. Uyandırdım galiba? Yemek getirmiştim.
    KUZEY: Geldin demek… Geldin demek Masal.
    Kuzey doğrulur ve kanepeden kalkar. Ezgi’ye dorğu yaklaşır. Onu Masal sanıyordur. Masal geri geri gidiyordur.
    KUZEY: Gittin dediler. Öldüğünü söylediler. İnanamadım aşkım.
    Kuzey Ezgi’nin yüzünü iki avucuyla tutar.
    EZGİ: Kuzey sen iyi değilsin.
    KUZEY: Değildim, ama seni görünce iyileştim. Çok iyiyim. Seni çok özledim aşkım. Çok.
    Kuzey birden Ezgi’nin dudaklarına yapışır. Ezgi karşı koymaya çalışır. Kuzey zorla öpüyordur. Ardından Ezgi’yi yatak odasına götürür ve yatağa atar. Üzerine uzanır.

    Beste nezarethanededir. Kapı açılır bir polis ile Özgür gelir.
    ÖZGÜR: Beste.
    Beste kalkıp parmaklıklara yaklaşır.
    BESTE: Özgür.
    ÖZGÜR: Beste ne yaptın sen? Gecenin bir yarısı silah ticareti yapılan bir depoda ne işin vardı senin? Üstelik.. Üstelik birini yaralamışsın. Neler oluyor Beste?
    BESTE: Silah ticareti mi? Ne diyorsun sen Özgür?
    ÖZGÜR: Polsiler söyledi. Bu gece bir yükleme yapılıyormuş. Haberini alıp baskın yapmışlar. Senin ne işin vardı orda konuşsana!
    BESTE: Ben.. Ben bilmiyordum.Ben oraya Bahar için gitmiştim. Geçen gün hastanede oğlunun hyatını kurtrdığım bir adam vardı. Kendisnin kirli işlerle uğraşan biriydi. Silah kaçakçısı olduğunu bilmiyordum. Bana nuamrasını vermişti. Bir ihtiyacım olursa aramam için. Ben de ondan Bahar’ı bulmasını istedim. O da buldu ve beni aradı. Bende… Kalkıp oraya gittim.
    ÖZGÜR: Sana inanamıyorum Beste. Sen delirdin mi ha? Böyle bir işe nasıl kalkışırsın? Yaraladığın kişi de Bahar mı?
    BESTE: Evet.. Tam beynine sıkacakken polisler geldi.
    ÖZGÜR: Allah’ım aklımı oyanatacağım. Sen başını nasıl bir belaya soktuğunun farkında mısın ha?
    BESTE: Ben… Ben sadece o pisliğe cezasını vermek istemiştim.
    ÖZGÜR: Öldürerek mi? Polisler gelmese kafasına sıkacaktın yani öyle mi Beste?
    Beste hiçbir şey diyemez.
    ÖZGÜR: İnanamıyorum. Bu yaptığına inanamıyorum. Az daha bir cinayet işleyecektin öyle mi?
    BESTE: O babamın katiliydi.
    ÖZGÜR: Şimdi senin ondan ne farkın var ha? Söyler misin bana? Ne farkın vaaar!
    Özgür sinirle parmaklıklara vurur.
    POLİS: Bu kadar yeter.
    BESTE: Özür dilerim Özgür.
    POLİS: Hadi gidelim.
    ÖZGÜR: Dua et o yılana bir şey olmasın Beste. Dua et. Ben gidip komiserle konuşacağım. Ne yapılması gerekiyorsa yapacağım. Tamam mı? Merak etme.
    Özgür sakin olamya çalışarak nezaretten çıkar. Beste tekrar oturur. Üzgündür.

    Ertesi Gün

    Kuzey Masal’ın mezarının başındadır.
    KUZEY: Beni affedebilecek misin Masal? Gerçi sen Affetsen de ben kendimi nasıl affedeceğim bilmiyorum.Bu yaptığımın affedilir hiçbir yanı yok. Herkes benden nefret ediyor. Haklılar. Ben bile nefret ediyorum kendimden. Tahammül edemiyorum kendime. Ah be Masal böyle mi olacaktı ha? Şimdi bebeğimiz doğmak üzere olacaktı. Heyecanla onu bekliyor olacaktık. Odaısnı hazırlamıştık belki de. Niye gittin be Masal? Niye gittin?
    Kuzey’in gözlerinden birkaç damla yaş süzülür. O sırada arkasında Mümtaz belirir.
    MÜMTAZ: Senin ne işin var burda?
    Kuzey Mümtaz’ı görür ve ayağa kalkar.
    KUZEY: Mümtaz abi ben… Neyse tartışmak istemiyorum.
    Kuzey gidecekken Mümtaz durdurur.
    MÜMTAZ: Bir daha kardeşimin mezarına geldiğini görmeyeceğim. Bırakta bari huzur içinde uyusun.
    KUZEY: Ben… Böyle olsun istememiştim.
    MÜMTAZ: Öyle mi ? Haklısın. Senin de düzenin bozuldu değil mi? Hiç yoktan bir daha evlenmek zorunda kaldın. Böyle Olsun istememişmiş. Ulan it bu kız senin manyak anan yüzünden öldü. Sadece o değil Ümit’te. İki kardeşimi toprağa verdim ben. Sen ne yaptın? Daha kardeşimin kırkı çıkamdan başka biriyle evlendin be! Bu muydu ulan senin erkekliğin? Bu muydu sevgin?
    KUZEY: Üzgünüm.
    MÜMTAZ: Üzgün falan değilsin sen. Boşuna rol kesme bana. Sen nesin biliyor musun? Gördüğüm en şerefsiz, en adi insansın. Anandan zerre farkın yokmuş senin. Zavallı kardeşim nasılda inanmış, nasılda sevmiş seni. Adam sanmış. Yazık.
    KUZEY: Yeter Mümtaz abi. Ne istiyorsun? Bende mi gireyim o toprağın altına? O zaman mı soğuyacak için? Öldür o zaman. Hadi öldür. İnan bunu senden daha çok ben isterim. Benim için ne düşündüğünüz umurumda değil. Ben Masal’ı ne kdar sevdiğimi biliyorum ve ömrümün sonuna kadar da seveceğimi.
    Mümtaz sinirle Kuzey’in yüzüne bir yumruk atar.
    MÜMTAZ: Kardeşimin adını bir daha ağzına alma! Defol git burdan! Defoool!
    Kuzey’in ağzı kanıyordur. Hiçbir şey demeden uzaklaşır. Mümtaz Masal’ın mezarının başına çöker ve ağlamaya başlar.

    Armağan ve Özgür karakolun önünde endişeli bir şekilde bekliyorlardır. Defne içerden çıkar.
    ÖZGÜR: Ne oldu?
    DEFNE: Beste’yi adliyeye sevkedecekler.
    ÖZGÜR: İyi de niye? Vehbi denen o herif Beste’nin kaçakçılıkla bir ilgisi olmadığını söylemiş. Hem Bahar’ın durumu da iyiymiş.
    DEFNE: Evet ama sonuçta adam öldürmeye teşebbüs etmiş bulunuyor. Üstelik…
    ARMAĞAN: Üstelik ne?
    DEFNE: Bahar şikayetçi olmuş.
    ÖZGÜR: Allah kahretsin!
    O sırada Beste elleri kelepçeli bir şekilde karakoldan çıkartılır. Özgür hemen yanına koşar.
    ÖZGÜR: Merak etme. Kurtaracağız seni.
    DEFNE: Sakın korkm Beste.
    Beste hiçbir şey demeden araca bindirlir.
    O Sırada haberi alan Ahmet ve Ada gelir.
    AHMET: Nereye götürüyorlar ablamı?
    ÖZGÜR: Senin ne işin var burda?
    DEFNE: Ben haber verdim Özgür.
    ARMAĞAN: Beste’yi mahkemeye sevketmişler. Bahar şikayetçi olmuş.
    ÖZGÜR: Hadi Defne gidelim bir an evvel.
    DEFNE: Tamam.
    Defne, Özgür ve Armağan arabaya doğru giderler. Ahmet kötü olmuştur.
    ADA: İyi misin?
    AHMET: Değilim. Hiç iyi değilim.
    ADA: Merak etme. Ablanı kurtaracaklardır. Defne abla tandıığım en iyi avukatlardan biridir. Lütfen umutsuzluğa kapılma.

    Derin evde düşünceli bir şekilde oturuyordur. Zeynep kahve getirir.
    ZEYNEP: Kahve yaptım. İçer misin? Ohoo yine nerelere daldın bakalım sen?
    DERİN: Ha yok bir şey. Sağ ol.
    ZEYNEP: Dünden beri bir şey var sende. Anlatmak istersen dinlerim.
    DERİN: Yok bir şey.
    ZEYNEP Narin’le mi ilgili?
    Derin şaşırır.
    ZEYNEP: Dün sinemeada Narin’i gördüğünüzü Arda söyledi. Hadi anlat bakalım. Yine ne yaptı da canını sıktı?
    DERİN: Ben bu kızı hiç anlamıyorum Zeynep abla. Biliyorsun aramız artık eskisi gibi değil. Yani Onun bir başkasıyla ilgilendiğini öğrendiğimden beri geri çekmiştim kendimi.
    ZEYNEP: Biliyorum Derin.
    DERİN: Fakat dün bana iğneleyici şeyler söyledi.
    ZEYNEP: Ne gibi?
    DERİN: İşte sanki benim hayatımda da biri varmış gibi. Sevgilim tatildeymiş o yüzden yalnız kalmışım falan.
    ZEYNEP: İlginç. Senin hayatında biri olduğunu mu sanıyor acaba?
    DERİN: Bilmiyorum ama öyle olsa bile neden bu tarz laflarla beni iğnelemeye çalışsın ki? Onu ne ilgilendirir?
    ZEYNEP: Hmm. Demek ki onu ilgilendiriyor.
    DERİN: Nasıl? Niye?
    ZEYNEP: Belki de senin artık onunla ilgilenmiyor olman onun canını sıkıyordur.
    DERİN: İlglendiğimde de bendne köşe bucak kaçan oydıu ama.
    ZEYNEP: Kadınlar ilgiyi, peşlerinden koşulmasından hoşlanır Derin. Bu her kadın için böyle. Senin artık onunla ilgilenmiyor olman da onun seninle ilgili kafasında kurmasına neden olmuş olabilir. Bu kurmaların sonucunda da onun peşini bırakmış olamnı bir sevgilin olabileceğine bağlamış olmalı. Muhtemelen böyle iğneleyici laflarla da senin ağzını aramıştır.
    DERİN: Yani ilgilenmemi mi istiyo diyorsun?
    ZEYNEP: Öyle bir şey demedim. Sadece ilgisizliğin dikkatini çekmiş diyorum.
    DERİN: Evet ama başaka birinden hoşlanıyordu. Yani bana karşı boş olduğunu bile bile….
    ZEYNEP: Nerden biliyorsun başkasından hoşlandığını?
    DERİN: Şenay söylemişti. Arkadaşı.
    ZEYNEP: Hmm. Narin’den duymadın yani?
    DERİN: Evet.
    ZEYNEP: Eh be oğlum. Neden kızdan duyana kadar uğraşamdın ki? Belki de Şenay durumu abarttı, ya ada yanlış bilgilendirdi.
    DERİN: Niye yapsın ki bunu?
    ZEYNEP: Ne bileyim ben. Hem neyse ne demek ki Narin’in o hoşlandığı, ilgilendiği varsayılan çocuk artık yok. Öyle olsa san bu imalarda bu iğnelemelerde bulunmazdı. Yani anlayacağın Narin’in hayatında kimse yok bana kalırsa. O yüzden de senden ilgi bekliyor olabilir.
    DERİN: Ama bu çok çirkin. Yani hayatında ya da kafasında biri yokken benim ilgimi bekliyor olması. Kukla mıyım ben?
    ZEYNEP: Orasını bilemem sadece fikir yürütüyorum. Ha sen ilgilenmek, tekrar peşinden gitmek zorunda değilsin elbette, ama ne bileyim bence bir kere daha deneyebilirsin. En azından olumsuz cevabı arkadaşından değil de kendisinden duyana kadar.
    DERİN: Anlıyorum.
    Derin düşüncelidir.

    Ahmet ve Ada hastaneye gelmiştir.
    ADA: Niye geldik buraya Ahmet? Mahkemede olmamız gerekmiyor mu?
    AHMET: Önce bir işimiz var Ada.
    Ahmet danışmaya gider.
    AHMET: Bahar Akçalı’nın odası kaç numara?
    KIZ: 211 Fakat giremezsiniz. Kapısında polis bekliyor. Beyefendi!
    Ahmet hızla merdivenlere gider. Ada da peşinden gider.

    Defne, Armağan ve Özgür adliyededirler. Duruşmanın başlamasını bekliyorlardır.
    ÖZGÜR: Ne olacak şimdi? Beste’yi hapse atabilirler mi?
    DEFNE. Bİlmyiorum. Büyük ihtimalle.
    ÖZGÜR: Nasıl ya? O yılanın bize yaptıkları ortada.
    DEFNE: Hepsinden bahsedeceğim elbette, ama… yine de pek şansımız yok gibi.
    ÖZGÜR: Olamaz. Eğer Beste hapse girerse onu bu sefer hiç toparlayamayız.
    ARMAĞAN: Güçlü olmalısın Özgür. Bırakma kendini.
    Armağan Ögür’ün omzunu sıkar.
    DEFNE: Hadi girelim. Duruşma başlayacak.
    Hep birlikte duruşma salonuna girerler. Beste elleri kelepçeli bir şekilde getirirlir.

    Bahar hastanedeki odsında elleri kelepçeli bir şekidle yatıyordur. Kapı açılır ve içeri doktor ve hemşrie kılığında Ahmet ve Ada girer. Bahar onları görünce şok olur.
    BAHAR: Sen. İmda….
    Ahmet hemen Bahar’ın ağzını kapatır.
    AHMET: Kes sesini! Şimdi beni iyi dinle. Birazdan içeri kapıda bekleyen polisi çağıracağım ifadeni değiştirmen için. Onlara Beste’den şikayetçi olmayacağını söyleyeceksin. Eğer bunu yapmazsan yanımdaki hemşirenin elinde bulunan bu şırıngayla seni sonsuzluğa uğurlayacağız.
    O sırada Ada şırıngnaın içine bir ilaç enjekte ediyordur.
    AHMET: Polisi çağıracağım. Sen şikayetini geri alırken hemşire hazırda bekleyecek. Eğer bunu yapmazsa, ya da bağırmaya kalkarsan inan o kadar hızlı bir şekilde ölürsün ki sen bile ne olduğunu anlayamazsın.
    ADA: Şırınga hazır.
    AHMET: Güzel. Ne diyorsun Bahar?
    Bahar gözlerini tamam anlamında kırpar.
    AHMET: Aferin.
    Ada Bahar’ın yanına geçer. Şırıngayı koluna doğru tutar. Ahmet dışarı çıkıp Oılisi çağırır.
    AHMET: Memur bey hastamız sizi görmek istiyor. İfadesini değiştirecekmiş.
    Polis içeri girer.
    POLİS: Buyurun.
    Bahar korkuordur. Ada elindeki iğneyi polise çaktırmadan Bahar’ın kolunda gezdirir.
    BAHAR: şey.. Ben şikayetimi geri alacaktım.
    POLİS: Beste Girgin Selder’den şikayetçi olamaycak mısınız yani?
    BAHAR: Hayır olmayacağım. Şikayetimi geri çekiyorum.
    POLİS: Peki. Öyleyse şuraya bir imza atabilir misiniz?
    Bahar elleri titreyerek polisin verdiği kağıdı imzlar. Ahmet ve Ada birbirlerine bakıp gülümserler. Polis çıkar.
    AHMET: Aferin Bahar. En azından hastane köşelerinde ölmeyeceksin. Muhtemelen ömrün hapishanede son bulacak, ama hayat bu kadar değerli işte. Can korkusu değil mi? İnsan dömrt duvar arasına bile girecek olsa nefes almak istiyor. Şu an seni burda bu dakika öldürebilirdim. Kimse anlamazdı, ama ben seni hapishanede ziyaret etmek istiyorum. Orada nasıl yaşlandığını, nasıl eriyip bittiğini görmek istiyorum. Bu zevkten mahrum kalamazdım değil mi?
    Ahmet pis pis sırıtır.
    AHMET: Hadi Ada çıkalım.
    Ada ve Ahmet odadan çıkarlar. Bahar sinirli ve korkmuştur.

    9 aylık hamile bir kadın bir yatakta oturuyordur. Yüzünde bandajlar vardır. Karşısında bir doktor yüzündeki bandajları tek tek açar. Sonunda kadının yüzü görünür.
    DOKTOR: Muazzam. Bu son operasyonla yüzünüzde yangından eser yok.
    KADIN: Gerçekten mi?
    DOKTOR: Evet. Aynaya bakmak ister misiniz?
    Kadın kafasını sallar.
    Doktor bir ayna getirir. Kadın aynaya bakar.
    KADIN: İnanmıyorum… Yüzüm… Yüzüm…. Bu ben değilim… Bu başka biri.
    DOKTOR: Yeni yüzünüze alışmanız zaman alacak elbette ama artık o ynaık izlerinden kurtuldunuz. Buna sevinmelisiniz. Ben yine kontrolünüze geleceğim. Geçmiş olsun.
    Doktor çantasını alıp çıkar. Kadın aynada yüzünü inceliyordur. Kapı tekrar açılır. İçeri Zübeyir girer. Kadın ona döner. Zübeyir hayranlıkla ona bakıyordur.
    ZÜBEYİR: Harika olmuşsun. İnanılır gibi değil. Sen artık Masal değilsin. Adeta başka birisin. Başka bir kadın olmuşsun.

    1254. Bölüm Sonu

  4. #999
    Durum:
    Çevrimdışı
    feelingg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    25.08.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2,341
    Konular
    1
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Yeni bölüm inanılmaz güzel olmuş ellerinize sağlık süpersiniz

    Masalın öldüğüne hiçbir zaman inanmamıştım zaten nerede bende o şans diye düşünüyordum :)
    Mümtaz'ım mirasa konamadı ya yanarım yanarım ona yanarım
    Masalın yüzü tanınmayacak kadar yanmış ve bambaşka biri olmuş he vay be üstelik Zübeyir de ona hayranlıkla bakıyor inanılır gibi değil gerçekten çok şaşırtıcı bir son oldu masalın yaşıyor olduğunu hissetsemde bölümün sonuna yine de şok oldum çünkü bundan sonrasını çok merak ediyorum masal kuzeyin karşısına çıksa kuzey tanıyamayacak E Ezgi var masal daha doğum yapacak ohooo çok meraklandım ya yeni bölümler bomba gibi olacak bu konuyu çok sevdim

    Beste boyundan büyük işlere kalkıştı ve sonunu gördü hahaha acı çektirecekmiş vurursan vur ne bekliyon öyle bir sağ taraftan selam çakıyorsun bir sol taraftan :)
    Mafyaların yanında dura dura kendini mafya anası zannetti zaar
    Neyseki Ahmet güzel bir planla Bahar'a ifadesini değiştirtti yoksa beste hapse girecekti resmen
    Gerçekten Ahmet ile adayı tebrik ediyorum ayrıca Ahmet'in repliklerine bayıldım mükemmeldi

    Kuzey ile Mümtaz'ın mezar sahnesi de harikaydı özellikle Mümtaz'ın replikleri gerçekten birini sizi sevdiğine inandırıp sonra sevmiyormuş gibi tavırlar takınması çok acı ama ben atlattım yani öyle hissediyorum :)
    Kuzey ile Ezgi arasında Nasıl öyle bişey geçti bilemedim hepsi Ezginin tezgahı gibi geliyor hala bana :)

    Yeni bölümü çok ama çok merak ediyorum ben

  5. #1000
    Durum:
    Çevrimdışı
    onur29 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    04.07.2005
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    20,414
    Konular
    23
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    1255. Bölüm

    Armağan ve Özgür adliyenin önündedirler. Beste ve Defne gelir. Özgür Beste’ye sarılır.
    ÖZGÜR. Geçti canım.
    ARMAĞAN: Defne’nin seni kurtaracağından hiç şüphem yoktu zaten.
    DEFNE: Bahar şikayetini geri çekmeseydi biraz zordu.
    ARMAĞAN: Sahi bu kız niye birden şikayetini geri aldı? Vicdan mı ypatı dersiniz?
    BESTE: Onda vicdan ne arar? Allah’ın belası.
    DEFNE: Bir daha sakın böyle şuursuzca şeyler yapmaya kalkma Beste. Başına nasıl büyük bir bela aldığının farkında mısın?
    BESTE: Biliyorum. Ben öfkemden, kinimden ne yaptığımı bilemedim. Özür dilerim.
    O sırada Ada ile Ahmet gelir.
    AHMET: Abla.
    Beste soğuk davrnıyordur.
    ADA: Ne oldu?
    DEFNE: Bahar şikayetini gerçi çekmiş Beste serbest kaldı. O pislikte tedavisi bittikten sonra cezaevine girecek.
    AHMET: Çok şükür.
    BESTE: Gidelim mi artık Özgür?
    ÖZGÜR. Gidelim canım.
    Özgür ve Beste Ahmet ile Ada’ya pas vermeden giderler.
    ARMAĞAN: Sıkma canını Ahmet.
    DEFNE: Görüşürüz çocuklar.
    Defne ve Armağan da gider. Ahmet üzgündür.
    ADA: Üzülme ablan Bahar’ın şikayetini senin sayende geri çektiğini öğrenince samimiyetine güvenecektir. Yumuşayacaktır.
    AHMET: Hayır Ada. Bunu öğrenmeyecek.
    ADA: Neden?
    AHMET: Öğrensin istemiyorum. Bu yüzden bana teşekkür etmesini, yumuşamasını istemiyorum. Lütfen bu olay aramızda kalsın. Olur mu?
    ADA: Peki sen nasıl istersen.

    Masal şaşkınlıkla aynada kendisine bakıyordur.
    MASAL: Hala inanmıyorum. Bu ben miyim?
    ZÜBEYİR: Evet. Sensin.
    MASAL: O yangından sonra yüzümün halini görünce…. Bir daha hiçbir zaman kimsenin karşısına çıkamam diye düşünmüştüm. Bir ucube gibiydim. Oysa şimdi…
    ZÜBEYİR: Eskisinden de güzel oldun.
    MASAL: Sana ne kadar teşekkür etsem az Zübeyir. Sen önce beni o yangından kurtardın. Şimdi de… Bana hayatımı yeniden verdin. Sana gerçekten minnettarım.
    ZÜBEYİR: Tüm bunları neden yaptığımı merak etmiyor musun?
    MASAL: İyi bir insan olduğun için. Yani öyle düşünmek istiyorum.
    Zübeyir kalkıp Masal’ın yanına oturur.
    ZÜBEYİR: Ben iyi biri değilim Masal. Bunu sende biliyorsun. Öznur’un en sadık adamıydım ben. Ne kadar iyi olabilirim ki? Yıllarca kirli işlere bulaştım. Bir sürü suç işledim, bir sürü insanın canını aldım.
    MASAL: Ama içinde bir yerlerde insani duygularını kaybetmemişsin demek ki. O gün alevlerin arasından beni kurtardığına göre. Aylardır iyileşmem için elinden geleni yaptığına göre.
    ZÜBEYİR: Tü bunları iyi bir insan olduğum için yapmadım Masal. Ben bunları…. Seni sevdiğim için yaptım.
    Zübeyir Masal’ın elini tutar. Masal elini geri çeker.
    MASAL: Lütfen Zübeyir. Bunu hiç söylememiş ol.
    ZÜBEYİR: Hiç mi merak etmedin Masal? Bilmiyor, tahmin etmiyor olamazsın.
    MASAL: Etmek istemedim. Bilmek istemedim belki. Lütfen işi bu raddye getirme. Ben seni hayatımı kurtaran bir kahraman gibi anmak istiyorum hep. Daha fazlası olmaz. Üstelik ben evliyim. Kuzey’i ne kadara sevdiğimin en büyük şahidi de sensin.
    ZÜBEYİR: Peki benim sana olan sevgim? Onun büyük olmadığını nerden biliyorsun?
    MASAL: Zübeyir lütfen.
    ZÜBEYİR: Ben seni gördüğüm ilk andan beri aşığım sana Masal. Hem de körkütük. Bu yeni bir şey değil. Öyle olsa seni o alevlerin arasından kurtarır mıydım ha? Lütfen duygularımı küçümseme.
    MASAL: Küçümsediğim falan yok, ama bu duygunun karşılığı yok Zübeyir. Olamaz da.
    ZÜBEYİR: Neden olmasın?
    MASAL: Çünkü ben evliyim ve kocama aidim.
    ZÜBEYİR: Aylardır kocanın karşısına çıkmayı reddediyordun ama.
    MASAL: Evet, çünkü beni öyle görmesini istemiyordum. Sadece Kuzey değil, hiç kimsenin. Bunu çok iyi biliyorsun Zübeyir. Bak, benim için yaptığın her şeye minnettarım ama gitmeliyim.
    ZÜBEYİR: Gideceksin yani? Öyle mi?
    MASAL: Evet.
    Zübeyir sinirlenir. Gözleri dolar. Hiçbir şey demeden odadan çıkar. Masal da üzgündür.

    Defne, Armağan, Özgür ve Beste Beste’lerin evinin salonunda oturuyorlardır.
    ÖZGÜR: Sonunda o Bahar denen yılan cezasını bulacak.
    BESTE: Ömrü boyunca çıkamasın inşallah o delikten.
    ARMAĞAN: Yeter artık. Düşünmeyin şu kadını. Geçti gitti.
    BESTE: Sana ne kadar teşekkür etsem az Defne.
    DEFNE: O nasıl söz Beste? Biz arkadaşız. Arkadaştan da öte kardeşiz.
    BESTE: Keşke Masal da hayatta olsaydı. Böyle zamanlarda öyle çok özlüyorum ki onu. Onun omzuna başımı yaaslamayı, Ona sarılmayı, dertleşmeyi.
    ÖZGÜR: Kuzey ne durumda? Hiç görüşüyor musunuz?
    DEFNE: Kuzey gayet iyi. Yeni karısıyla pek mutlu.
    BESTE: Hala aklım almıyor. Kuzey o kızla nasıl evlendi.
    ARMAĞAN: Yaptığından sonra kızı ortada bırakmak istemedi herhalde.
    BESTE: Böyle bir şey yapmış olması bile başlı başına yanlış. Masal’ın ölümünün hemen ardından nasıl bir kızla birlikte olabilir?
    ARMAĞAN: Psikolojisinin iyi olmadığını sizde biliyorsunuz.
    DEFNE. Yeter artık Armağan. Kuzey’i savunmayı keser misin?
    ARMAĞAN: Savunduğum falan yok, sadece…. Bu kadar büyük tepkiler vermemeniz için söylüyorum. Özellikle de sana aşkım. Her kafan estiğinde lokantayı basmaman için, olay çıkarmaman için. Saakinliğini koruman için.
    BESTE: Ne? Sen lokantayı mı bastın?
    ÖZGÜR: Yok artık.
    DEFNE: Evet. Çünkü o Ezgi şıllığı hak etti.
    BESTE: Ne yaptı ki?
    DEFNE: Önce Masal’ın mirasının peşine düştü. Malum, Masal’ın mal varlığı Kuzey’e kaldı ya. Ezgi de heveslendi. Otele gelmeler, kendini personele tanıtmalar falaan.
    BESTE: İnanmıyorum.
    DEFNE: Ama hevesi kursğaında kaldı yazık. Çünkü Kuzey reddi miras yaptı.
    ÖZGÜR: Onurlu bir davranış.
    DEFNE: Sırf bu da değil. Dün Ezgi lokantada Masal’a ait olan eşyaları toplayıp atmaya kalkmış. Nevzat aradı beni. Atamamış çocuk bana vermek istemiş. Ben de gittim. Haddini bildirdim o geri zekalıya.
    ÖZGÜR: İleri gitmiş gerçekten. Ona ne canım Masal’ın eşyalarından?
    DEFNE: Kocası kötü etkileniyormuşta ondan.
    BESTE: Kuzey de orda mıydı gittiğinde?
    DEFNE: Ordaydı tabi. Üstelik bir sürü de müşteri vardı. Herkesin içinde nasıl bir yılan olduğunu, Kuzey’in önce koynuna girip sonra da nikahına girdiğini söyledim.Tüm rezilliğini döktüm ortaya.
    BESTE: Çok iyi yapmışsın.
    ÖZGÜR: Kuzey bir şey demedi mi?
    DEFNE: Ne diyebilir ki? Yalan bir şey mi söyledim? İnkar mı edecek?
    ÖZGÜR: O da doğru.
    ARMAĞAN: Yine de başka olay istemiyorum Defne.
    DEFNE: Söz veremem Armağan. Ezgi hanım uslu durursa bende olay çıkarmam.
    Defne pis pis gülüyordur.

    Gece

    Masal odasındadır. Çantasını hazırlıyordur. Sonunda oturur ve karnını tutar.
    MASAL: Yarın gidiyoruz oğlum. Babanın yanına gidiyoruz. Onu öyle çok özledim ki…. Kim bilir yokluğumuzda nasılda perişan olmuştur. Nasıl da acı çekmiştir. Bunların olmasını hiç istemezdim ama sen de biliyorsun oğlum. O halde babanın ya da bir başkasının karşısına çıkamazdım… Umarım beni affederler, ve umarım yeni Masal’ı severler.
    Masal gülümseyerek pencereden gökyüzüne, yıldızlara bakar.

    Kuzey de lokantadadır. Pencereden yıldızlara bakıyordur. Ezgi mutfaktan çıkar.
    EZGİ: Kuzey. Ben hazırım. Çıkalım mı?
    Kuzey ses vermez.
    EZGİ: Kuzey. Canım iyi misin sen?
    Kuzey yine ses vermez. Ezgi yanıan gelip omzuna dokunur. Kuzey irkilir.
    KUZEY: Sen miydin?
    EZGİ: Dalmışsın.
    KUZEY: Ha evet.
    EZGİ: Ne düşünüyorsun?
    KUZEY: Masal’ı.
    Ezgi bozulur.
    EZGİ: Neyse, ben hazırım çıkalaım mı diyecektim.
    KUZEY: Tamam.
    Kuzey ışıkları söndürür. Birlikte lokantadan çıkarlar.

    Ertesi Gün

    Narin bankadan çıkıyordur. Kapıda Derin’le karşılaşırlar.
    DERİN: Günaydın.
    NARİN: Sana da.
    DERİN: Harç yatırmaya mı geldin?
    NARİN: Evet.
    DERİN: Ben de.
    NARİN: İyi kolay gelsin.
    Narin yürür. Derin arkasından koşup önüne geçer.
    DERİN: Acelesi yok ya. Yatırırım akşama kadar. İşin yoksa kahvaltı yapalım.
    NARİN: Aç değilim.
    DERİN: O zaman birer kahve içelim.
    NARİN: Sağ ol Derin. Sen kız arkadaşınla içsene kahveni. Bu sabah gelmiş olması lazım tatilden.
    DERİN: Kimden bahsediyorsun sen ya? Kimmiş benim kız arkadaşım? Benim niye haberim yok?
    NARİN: Çok komiksin, ama gülecek vaktim yok.
    Narin yürümeye çalışır. Derin kolunu tutar.
    DERİN: Kız arkadaşımın kimolduğunu söylemeden hiçbir yere gidemezsin.
    NARİN: Ne yapıyorsun sen ya? Bırak kolumu.
    DERİN: Söyle dedim Narin. Kimden bahsediyorsun?
    NARİN: Sevgilinden.
    DERİN: Yahu benim sevgilim falan yok.
    Narin şaşırır.
    NARİN: Nasıl yok? Siz… Ayrıldınız mı?
    DERİN: Kimden bahsettiğini bilmiyorum ama benim bir sevgilim yok ve olmadı.
    NARİN: Ama siz… Şenay’la sen…
    DERİN: Şenay mı? Şimdi anlaşıldı. Bizim birlikte olduğumuzu düşündün öyle mi?
    NARİN: Ne bileyim. Fazla yakındınız. Şenay da hep o şekilde bahsetti.
    DERİN: O şekilde mi bahsetti?
    NARİN: Evet. Ondan hoşlanadığını birlikte olduğunuzu falan söyledi.
    DERİN: Nasıl ya? Seninle ilgilendiğimi, sendne hoşlandığımı bildiği halde sana ondan hoşlandığımı mı söyledi? Narin şok olur.
    NARİN: Ne? Ne dedin sen?
    DERİN: Şey… Yok bir şey.
    NARİN: Senden hoşlandığımı bildiği halde dedin.
    DERİN: Evet doğru duydun. Senden hoşlanıyordum. Bu yüzden peşinde koşuyordum, ama sen hiç pas vermiyordun. Sonrasında da Şenay’dan senin başkasını sevdiğini, başkasından hşlandığını öğrenince geri adım atmıştım.
    NARİN: Ne? Şenay sana böyle mi söyledi?
    DEİRN: Evet.
    NARİN: İnanmıyorum. Bu kız niye böyle şeyler yapmış?
    DERİN: Nasl yani? Hoşlandığın biri yok mu?
    NARİN: Yok tabi ki. Sanırım şimdi anlıyorum, Şenay senden hoşlandı. Sırf biz bir araya gelmeyelim diye, yani birbirimizden uzaklaşalım diye bu yalanları söyledi.
    DERİN: Başarılı da oldu ama.
    NARİN: Doğru.
    DERİN: Ee ne olacak şimdi? Sevindirmeye devam mı edeceğiz Şenay’ı?
    NARİN: Ne demek o?
    DERİN: Yani artık hislerimi biliyorsun Narin. Keşke bunları sana daha önce açıkça ifade edebilseydim ama bana hiç şans vermedin ki? Köşe bucak akçtın adeta. Neyse, artık biliyorsun işte, yani birlikte olmamız için bir engel yok.
    NARİN: Yanlış anladın galiba Derin. Biraz evvel sana hoşlandığım biri olmadığını söylemiştim. Buna sen de dahilsin.
    DERİN: Ne?
    NARİN: Şimdi gitmem gerek. Hoşça kal.
    Narin gider.
    DERİN: Yine kaçıyorsun. Kaç bakalım Narin. Kaç.

    Kuzey lokantadan çıkmak üzeredir. Beste gelir. Kapıda karşılaşırlar.
    KUZEY: Aa Beste? Seni burda gördüğüme çok şaşırdım. Hoş geldin.
    BESTE: Hoş buldum. Geçiyordum da acıktım. Bir uğrayayım dedim. Sen çıkıyordun galiba.
    KUZEY: Evet. Biraz işlerim var. Buyur sen keyfine bak.
    Kuzey gider. Beste içeri girer. Ezgi yanına gelir.
    EZGİ: Hoş geldin. Kuzey gitti mi?
    BESTE: Evet gitti. Sana da şey dedi… Bir saniye ya? Ne saçmalıyorum ben. Sana hiçbir şey demedi tabi ki. Çünkü umurunda bile değilsin.
    Nevzat gülmeye başlar. Beste de gülerek masalardan birine oturur. Ezgi bozulur.
    NEVZAT: Hoş geldin Beste abla.
    BESTE: Hoş Budluk Nevzat.
    NEVZAT: Ben sana menü getireyim.
    BESTE: Benimle şu yeni garson ilgilenirse sevinirim.
    Beste parmağıyla Ezgi’yi gösterir. Ezgi sinir olmuştur. Beste’nin yanına gelir.
    EZGİ: Ne istiyorsun?
    BESTE: Ne istiyorsunuz diyeceksin! Müşteriyim ben. Şimdi menüyü getirde bir bakalım.

    Masal odasındadır. Valizini kapatır. Çıkmak üzeredir. Zübeyir girer.
    ZÜBEYİR: Sana süt getirdim.
    Zübeyir valizi görür.
    ZÜBEYİR: Gidiyor musun?
    MASAL: Evet. Hazırlandım.
    ZÜBEYİR: Kararlısın yani.
    MASAL: Bunu konuşmuştuk Zübeyir.
    Zübeyir hiçbir şey söylemeden elindeki süt bardağını sehpaya bırakır ve odadan çıkar.

    Ezgi Beste’nin siparişini getirir.
    BESTE: Çok yavaşsınız. Bir blaık pişirmek bu kadar zor olmamalı. Yeteneksiz insanları alırlarsa işe böyle olur.
    EZGİ: Afiyet olsun.
    BESTE: Şu salatayı da değiştirir misin? Yağı fazla olmuş.
    Ezgi sakin olmaya çalışarak salata tabağını alır mutfğa giderken Beste tekrar seslenir.
    BESTE: Gel buraya gel!
    Ezgi tekrar masaya döner.
    EZGİ: Buyurun?
    BESTE: Bu balık yanmış.
    EZGİ: Yoo.
    BESTE: Yanmış diyorum. Pişirememişsin. Götür bunu istemiyorum.
    EZGİ: Ama…
    BESTE Götür dedim. Sen bana midye tava getir.
    EZGİ: Nevzat. Misfirimize bir porsiyon midye tava.
    BESTE: Senden istedim. Sen getireceksin. Sen işine bak Nevzat.
    Ezgi sinirli bir şekidle gider. Beste gülüyordur.
    Derin eve gelmiştir. Zeynep kapıyı açar.
    ZEYNEP: Hoş geldin. Yatırdın mı harcını?
    DERİN: Narin’i gördüm Zeynep abla.
    ZEYNEP: Aa ne güzel. Konuştunuz mu?
    DERİN: Konuştuk. Her şeyi öğrendi.
    ZEYNEP: Nasıl yani?
    DERİN: Ondan hoşlandığımı, onu sevdiğimi. Hayatımda kimsenin olmadığını.
    ZEYNEP: E süper. Valla çok iyi yapmışsın söyleyerek. Bu kdar hızlı olacağını beklemiyordum. Ne dedi peki?
    DERİN: Benden hoşlanmadığını söyledi. Yine kaçtı. Allah kahretsin ya!
    Derin sinirle odasıan girer. Zeynep şaşkındır.

    Zübeyir salonda düşünceli bir şekilde oturuyordur. Masal elinde valiziyle çıkar.
    MASAL: Zübeyir. Ben gidiyorum… Her şey için sana binlerce teşekkürler.
    ZÜBEYİR: Gitme.
    MASAL: Zübeyir lütfen. Gitmem gerek. Benim bir ailem var. Bir kocam var.
    ZÜBEYİR: Gitme Masal. Yalvarırım gitme.
    MASAL: Hoşça kal Zübeyir.
    Masal arkasını döner. Tam kapıyayaklaştığında Zübeyir seslenir.
    ZÜBEYİR: Gidersen Öznur seni yaşatmaz.
    Masal şok olur. Arkasına döner.
    MASAL: Ne? Öznur mu?
    ZÜBEYİR: Evet.
    MASAL: Zübeyir… Öznur ölmedi mi? O yangında onun öldüğünü söylemiştin.
    ZÜBEYİR: Yalan söyledim. Öznur ölmedi. Hayatta ve eğer sen Kuzey’e gidersen yine sana zarar verecek. Gitme Masal…
    Masal şaşkındır.

    1255. Bölüm Sonu
    -

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (7)
    By NATY&FACU in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 23-12-14, 17:12:38
  2. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (5)
    By feelingg in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 08-01-14, 14:49:10
  3. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (4)
    By onur29 in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 16-03-13, 21:24:19
  4. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (3)
    By aycn in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 01-11-12, 19:16:22
  5. Böyle mi Olacaktı? - Bölüm Yorumları (2)
    By Rüzgar in forum Böyle mi Olacaktı?
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 09-06-12, 11:08:04

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

vdcasino
vdcasino
vdcasino
betexper
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
grandpashapet
grandpashapet
eta saat
bahis forum
ilbet
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara
izmit escort
izmir escort
vdcasino giriş
Mobil Ödeme bahis
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
deneme bonusu
grandpashabet
casino siteleri
canlı rulet
bahis
deneme bonusu
vdcasino
ilbet giriş
ilbet
maltcasino giriş
cratosslot giriş