3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Çukur - Senaryolar

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    NATY&FACU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emektar
    Üyelik tarihi
    01.08.2006
    Yer
    M. KEMAL ATATÜRK
    Mesajlar
    57,783
    Konular
    752
    Bahsedilme
    27 Mesaj

    Standart Çukur - Senaryolar

    Dizi ile ilgili senaryolarınızı "forum kurallarına uyarak" bu başlığa ekleyebilirsiniz.

  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    ali azeri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    15.06.2010
    Yer
    İçerde-Çukurda
    Mesajlar
    807
    Konular
    7
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Aile her şeyden önemlidir.

    1.Bölüm

    1960lı yıllar
    İstanbul. Her biri ayrı köyden, ayrı memleketten gelmiş dört genç delikanlı. Hepsi hırslı. Hepsinin gözü kanlı. İstanbul’u yenmek istiyor her biri. Ama hiç birinin cebinde para yok. Biri balıkçılık yapar, diğeri garsonluk, o bürü hırsızlık. Dördüncüsününse bir tek sazı var, sokakta yatıp kalkar. Türkü söyler, gelip-giden Arada bir simit parası bırakır, bazen zabıta kovalar. Cebinde bir tek silahı vardır. Babasının silahı. Ama o yine de saz çalmayı sever.

    Günümüz
    Aliço yine mahalleyi dolaşıyor. “Bugün gazeteci kız gelmez. Aliço emin. Bugün gazeteci kız evden yeni bir olay peşinden gitti. Gelmez bugün. Gelse de geç gelir. Aliço biliyor. O yüzden Aliço İdris babanın evine çorba içmeye gider.” Kapıdakiler yine bırakmazlar içeri. İdris baba yoktur. Yamaç yoktur. “Ama Aliço bekler.Aliço beklemek zorunda. Çok önemli haberleri var çünkü.”

    Görev önemlidir. Aliço’nun da görevi bu şimdi. Mahalleni dolaşmak. Önemli saydığı şeyleri gelip anlatmak. Bugün mahalleni dolaşan adamlar gibi. Görev yerine getirilmezse birileri ölür. O günkü gibi.

    Flashback

    Her yerde ölüm sessizliği var. Herkes beklemede. İstihbarat gelmezse hiç kimse yerinden kıpırdayamaz. Ama kimse istihbarata giden iki askerin bir daha geri dönmeyeceğini bilmez. Herkes beklemededir.

    Günümüz
    Celasun odaya girip kapını kilitler. Eli-ayağı titriyor, sabah olanlar aklına geldikçe midesi bulanıyor, her şeyi bırakıp gitmemek için kendini zor tutuyordu. Vartolu Savaşın hain olduğunu öğrenince silahı çekip Celasunun eline verdi.

    “- Hadi çek tetiğe, ıspat et Vartoğlu ağbine senin de hayin olmadığı.”

    Vartolunun sağ kolu Medetse haklı çıktığı için çok neşeli gözüküyordu. Kimse Celasunun o tetiğe basacağını tahmin etmemişti. Celasunun kendisi bile. Ama o yine kendisinden beklenilmeyeni yaptı. Tetiğe bastı. Medet dahil herkes çok şaşırmıştı, en çokta Savaş. Neyseki silah boştu. Vartoluysa sonuçtan memnun şekilde gülümsüyordu.

    “-Afferin , beni hiç yanıltmadın.” – Vartolu kendinden emin şekilde söyler.

    Ve silahını çekip Savaşın alnının ortasından vurur.

    “-Ama haini kendi elimle öldürmeği yeğlerim.”

    Aynı kelimeleri İdris baba da ona söylemişti, Vartolunun yanına ajan olarak göndermemişten önce. İdris babanın sözleri hala kulaklarında çınlıyordu.

    “-Git, yanına yerleş. Güvenini kazan. Gerekirse tüm mahalleyle bozuş. Sadece izle. Kim olduğunu, ne yapmağa çalıştığını anlamaya çalış. En zayıf noktasını bul ve gel bana söyle. Kendin hiç bir şey yapma. Sana söyleyeceğim güne kadar sakın kendini ele vereyim deme. Beni yanıltmayacağından eminim. Vartoluya gelince onu ben kendi ellerimle geberteceğim.”

    Celasun daha ne kadar dayana bileceğini bilmiyor. Dün babasını, bugün en iyi dostlarından birini kayb etti. Sırada kim var?!

    Muhittin abinin dükkanı
    Yamaç aniden içeri dalıyor. Rengi bembeyaz olmuş.

    “-Ne oldu oğlum. Neyin var?”- Muhitten abi Yamaçın durumundan endişeleniyor.
    “-Bitmiyor. Ne yapsam, durduramıyorum. Olmuyor.”
    “-Neyi. Yine birine bir şey mi oldu?”
    “-Oldu. Hepimize bir şey oldu. Savaş dünkü çocuk. Ölüsünü bulmuşlar biri kafasına sıkmış.”
    “-O Vartolu itinin yanında çalışmıyor muydu?”
    “-Yok abi. Çocuk kendince ajanlık yapmaya çalışmış. Baskından Mekeni haberdar eden de oymuş. Daha ne kadar devam edecek bu?! Adam ciğerimizi söküp aldı. Mahallemize, hatta-hatta evimizin önüne kadar geldi. Ama dur, az kaldı. Mekeden haber bekliyorum. Ciğerimizi söken itin ne mal olduğunu anlayacağız.Şu ana kadar ulaştığımız sadece iki isim var Mihriban ve Salih.”

    Ev

    Selim odanın içinde dört dönüyor.
    “-Hani az kalmıştı? Hani işi çözüyordun? Ne oldu?”
    “- Bu bir güne olacak iş mi?”- Aişe kocasının telaşını anlayamıyor. “-Herşeyin başı sabır.”
    “-Hayati bir mesele anlamıyor musun? Bu evden gitmek istiyor musun, istemiyor musun? Düşün ki, bu işi hal edersen amacımıza bir adım daha yaklaşırız. Bu işi ne kadar çabuk hal edersen Yamaç da bu evden çabuk gider.”

    Bu sırada Karaca kapını çalıp içeri girer. Dışarıya çıkmak için izin ister. Aldığı cevap tabii ki, “hayır”dır.
    Karaca kapını çarpıp kendi odasına koşar. Sena sessizce olanları bir kenardan izler. Kendi annesini hatırlar. Acaba Aişe de kızından daha fazla hapisteki oğlunu istiyor mudur? Diye aklından geçirir. Bu sırada bir telefon sesi duyar mutfaktan. Saadet’in telefonu çalıyordu. Saadet Sena’ nın onu dinlediğinden habersiz, çabuk telefonu açar. Arayan Salihtir.

    “-Sadiş. Rahatsız etmedim umarım.”
    “-Yok ne rahatsızlığı. Nasılsın? Dün gece aramayınca merak ettim.”
    “-Gerçekten bekledin mi beni?”-Vartolu birinin onu beklemesine hem şaşırır, hem de içten-içe sevinir.
    “-Merak ettim.”
    “-Kusura bakma. Dün…dün çok yorgundum. Çok fazla ödev yoklamam gerekti.”
    “-Yok ya ne kusuru.”- Saadet gülümser, demek ki, unutmamış sadece çok işi varmış, ne de olsa öğretmen. “- Hadi bir az da sen anlat. Neler yapıyorsun? Okulu anlat. Öğrencilerini anlat.”
    “Bugün çocuğun biri sınıfta kaldı. Okulu hiç bir zaman bitiremeyecek.”
    “-Neden?”
    “-Babası yüzden.”
    Saadet bir az daha konuşup telefonu kapar. Sena kendini belli etmeye karar verir.
    “-Aaa sen de burda mıydın?”
    “-İstemeden kulak misafiri oldum galiba.”-Sena’nın utancından yüzü kızarır.-“Önemli biri galiba.”
    “-Yok ya.”- bu sefer Saadet’in yüzü ateş alır.- “ Sultan ana duymasın.”
    “-Sevdiğin biri mi?”
    “-O da nerden çıktı? Biz kim sevmek kim?”
    “Niye? İsmi ne? Çukurdan biri mi?”
    “Çok eskiden biz çocukken burda yaşardı. Annesi ölünce gitti. Çok iyi bir kadındı.”
    “Şimdi nerde?”
    “İstanbul’da değil. Öğretmenlik yapıyor.”
    “Ne güzel. Bence evlen git burdan. Her yer Çukurdan daha iyi.Bu fırsatı kaçırma derim.Peki damadımızın ismi ne?”
    “Salih.”-şimdi gerçekten Saadet’in yüzü ateş alıp yanıyordu.

    Avukatın mekanı
    Nazım Beyefendiyle telefonda görüşür. Beyefendi olayların çok yavaş yürümesinden rahatsızdır. Ve Çukurun kısa zamanda ele geçirilmesini talep eder. Çukur yerle bir edilecektir. Çukur İstanbuldan silinecektir. Koçovalı ailesi de Çukurla birlikte tarihe gömülecektir.

    1.Bölümün sonu.

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    ali azeri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    15.06.2010
    Yer
    İçerde-Çukurda
    Mesajlar
    807
    Konular
    7
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    17.bölüm ilk sahne.



    Vartolu gözünü açtığında kafası fena ağrıyordu. Kafasına sert bir cisimle vurulduğu belliydi. Elliyle kafasını kontrol etmek istediğinde elinin ve ayaklarının sıkı şekilde bağlandığını anladı. Bir an için büyük bir telaşa kapıldı, iplerinden kurtulmaya çalıştı, ama kurtulma şansı yoktu.
    “-Boşuna uğraşma.”- diye tanıdık bir ses duydu.
    Başının üstünde Muhittin abinin oğlu Meke duruyordu.Durum aydınlığa kavuşmaya başlıyordu Vartolu için. Demek ki, onu kaçıran Beyefendinin değil Yamaçın adamlarıymış. Bu iyi bir haberdi. Gaz odasında bir yavşağın değil de, en azından kendi öz kardeşinin elinden ölecekti. Vartolu gülümsedi.
    -Yamaç beyimiz nerde?
    -Senin cenaze işlemlerini hall ediyor. Bugün cenazen kalkıyor.
    -Demek bana ölü süsü verdirip, kaçırdınız ha. Akıllıca bir plan. Tam lojistikçiye laik.
    -Plan öyleydi de maskeliler planı bozdular.
    -Maskeliler mi?
    -Evet biz senin yerine koyduğumuz adamı mahsustan öldürecektik, ama birileri bizden önce davrandı. Anlayacağın senin yüzünden bir masum daha öldü.
    2 saat sonra
    Nöbeti devr almak için Celasun geldi. Vartolunun ağzı bağlıydı.
    -Bu neden bu halde?
    -İreli geri çok konuştu.Adam susmuyor ki.
    Celasun yine de dayanamayıp Vartolunun ağzındakı bantı açtı ve hemen de suratına tükürüğü yedi.
    -Demek hepsi yalanmış. Anlamıştım ben zaten.-Vartolu sinirden patlayacak gibiydi.
    -Bana niye kızıyorsun ki, abi.
    -Sen bir de buna abi mi diyorsun?- Meke itiraz etti.
    Ama Celasun ona aldırmadan sözüne devam etti.
    -Sen yıllar sonra annenin intikamı için geri dönmüşsün, benim babam öleli daha bir yıl olmadı. Annemin göz yaşları hala kurumamış.
    Vartolu mahçup şekilde başını çevirdi.
    -O zaman neden kurtardın beni? Yamaç ağanız emr etti diye mi?
    -Hayır. Senin düşündüğüm gibi olmadığını anladım, ama derdinin ne olduğunu bilmiyordum. Sonra sırtındaki Çukur dövmesini gördüm. Sen de bizim gibi Çukurun çocuğusun.
    -Yamaç ne anlattı size?
    -Kardeş katili olduğunu.- Meke dayanamayıp patladı.- İnsan kendi canından, kanından olan kardeşini nasıl öldürür?!
    -Siz hiç bir şey bilmiyorsunuz.
    -İsminin Salih olduğunu. İdris babanın oğlu olduğunu, mahalleye annenin intikamını almaya geldiğini biliyoruz.- Celasun dedi.- Yetmez mi?
    -Yetmez.
    -O zaman söyle de bilelim.- bu sefer odaya gelen Yamaçtı.
    -O Yamaç beyimiz de teşrif etmiş.
    -Seni niye kurtardığımı mı merak ediyorsun?
    -Bana duyduğun büyük sevgiden değildir herhalde.
    -Hayır. Babamı evlat katili olmaktan korudum.
    -O evladını 30 sene önce öldürmüş zaten. Bir daha öldürse ne olur, öldürmese ne olur?!
    -Babamın hiç bir şeyden haberi yoktu. Ne senden, ne annenden. Her şeyi Paşa...Paşa yapmış. Annem babamın onu aldattığını anlayınca evi terk edecekmiş. Paşa da bunu engellemek için kendisince en doğru olanı yapmış.
    -8 yaşındaki bir çocuğu cehenneme göndererek, öyle mi?
    -Babam bir oğlu olduğunu yeni öğrendi. Kasımın hapishaneden yazdığı mektupla.
    -Hiç bir şey bilmiyor olması, onu suçsuz yapmaz. - Vartolu gözlerinin dolduğunun farkındaydı, ama kendini tutmaya çalışıyordu.
    -Bir oğlu olduğu haberini aldığından beri heryerde Salihi arıyor.
    -Çok geç...
    -Hatta geçenlerde bana Salihle nasıl gurur duyduğunu anlattı. İnsan hiç yüzünü bile görmediği oğluyla gurur duyar mı?
    -Ne dedi?
    -Annesiz, babasız bir başına büyümüş,ama düşmemiş bir başına adam olmuş. Kasımın hücresine telefon sokacak kadar, annesinin intikamını ala bilecek kadar olmuş dedi.
    Celasun kendini tutamayıp yüzünü çevirdi.
    -Ama oğlunun bir uyuşturucu kaçakçısı kardeş katili olduğunu bilmiyor.
    -Babam bunu kaldıramaz.
    -Peki ben bunu nasıl kaldırdım?! Senin hikaye siye anlattığın şey benim hayatım.
    -Babamın bir suçu yok.
    -Demek kötü kalpli vezir Paşaymış.
    -O da doğru olduğunu bildiyi şeyi yapmış.
    -O zaman suçlu kim? Söylesene Yamaç!
    -Seni desinin yanına göndermiş...
    -Bunak bir dedenin, kapıdaki köpeklere bile yemek veren, ama kendi öz torununa...- Vartolu Meke ve Celasunun da odada olduğunun farkına varıp susdu.
    -Açlıktan böcek yemişsin.- Yamaç onun yerine devam etti.- Köpeklerle uyumuşsun. Bunları biliyorum.
    -Sus. Senin bildiğin bir şey yok...
    Yamaçın söylediklerinden Meke ve Celasun yutkunarak bir-birlerine baktılar.
    -Çok kötülük yaptın. Hem de bu olayda hiç bir suçu günahı olmayan insanlara.
    -Benim annem her gün evde dayak yiyerken herkes Çukur susuyordu. Annem öldüğünde Çukur susdu. Beni cehenneme gönderirlerken yine Çukurda herkes susdu. O yüzden herkes suçlu.
    -Tamam şimdi. Ben de Celasunun eline silah versem, hadi gel babamının intikamını al desem. Olur mu?
    -Alsın. Hakkıdır. Sık kafama Celasun. Sesimi çıkarsam şerefsizim.
    -Peki eline silah verip Medetin üzerine göndersem?- Yamaç Vartolunun damarına nasıl basacağını biliyordu.
    -Sakın. Emri ben verdim. Medet sadece ona değilenleri yaptı. Sıkacaksa bana sıksın.
    -Demek ki herkes suçlu değilmiş. Mekenin bacağını niye kırdın?
    -Onu adamına sor. Senin adamın Celasun yaptı. Çukurda racon böyledir dedi. Yalan mı Celasun?
    -Ben yapmasaydım, kafasına sıkacaktın.
    -Ben bana yapılan ne kötülüğü, ne de iyiliği unutmam. Muhittin abinin oğlunu da hayatta öldürmezdim.
    -O ne demek şimdi?-Meke şaşırdı ve kızdı.
    -Muhittin abi beni hatırlamaz, ama Çukurun her çocuğu onu hatırlar.
    -Yani?-herkes hikayenin devamını bekliyordu.
    -Paramız olmadığında. Ona giderdik, hiç para almazdı. Bir keresinde beni de tas kafalı yapmıştı.- bu söze Vartolu dahil odadakı herkes güldü.
    -Demek ki, Çukurda iyi insanların da yaşadığını unutmamışsın.- Yamaç dedi.
    -Koçovalılar hariç.-Vartolu inat etmeye devam ediyordu.
    -Sen de bir Koçovalısın.- Celasun araya girdi.- Bu neden o gün evdeki kadınları koruduğunu, Karacanın üzerinde neden bu kadar estiğini , amcasısın çünkü.
    -Ben babamın oğlunu öldürdüm. Ben ihtimali öldürdüm. Eve dönüş biletini yaktım. Anlıyormusunuz? Bundan sonra ya onlar, ya ben.
    -O zaman neden Karaca ve annesini Çukurdan çıkarmaya çalıştın? Kasımın ailesini bıraktın. Her türlü pisliği yaparım diyorsun da, neden beni yakaladığında kafama sıkmadın?-Yamaç içini gemiren sorulara yanıt arıyordu.
    -Seninle bir sorunum yok. Ben Çukurdan gittiğimde sen doğmamıştın daha. Zaten sen de Çukurdan kaçmak istiyorsun.
    -Peki o zaman neden Kahraman abimi öldürdün? Çukurun sahibi olmak için mi? Beni niye öldürmedin elini ikinci kez kardeş kanına bulamaktan mı korktun?
    -Benim hiç abim olmadı, babam da olmadı. Bir baba oğluna nasıl bakar bilmem. Ama o gün İdris babanın nasıl gururla oğluna baktığını gördüm.
    -Kıskandın mı? Bu yüzden mi öldürdün abimi?
    -Anladım ki, hiç kimse bana öyle bakmamış ve bakamayacak. Benden neler çaldıklarını anladım.
    -Yani kıskandın.
    Vartolu susdu.
    -Hayatını kurtardım. Bana borçlusun. Yapılan iyiliği unutmazsın.
    -Çukurdan git diyeceksen...
    -O konuya henüz gelmedik. Bana Beyefendinin kim olduğunu söyle. Seni öldürüyordu, geçenlerde tüm adamlarını almış, belli ki, seni gözden çıkarmış.
    Vartolu sessizliğini korurken, Yamaç sözüne devam etti.
    -Tüm tapuları bir masal karşılığında verdikten sonra sahibinin gazabına geleceğinden korkmadın mı?
    -Masal karşılığında mı?- Celasun ve Meke şok içinde bir-birlerine baktılar.
    -Sen babasızlık nedir bilmezsin. Ha git bu çocuğa sor o anlatır.-Vartolu Celasuna işaret etti.
    -Beyefendi kim? Seni ben serbest bıraksam bile, onun elinden kurtulamazsın.
    -O yavşaktan mı, korkucam?!
    Yamaçın kafasında bir şeyler oturmaya başladı bile.
    -Anlamadın mı?
    -O o olamaz, düşündüğüm adam...Nasıl?!
    -Birirnin karşısına geçip yavşak demek, büyük cesaret ister.
    -Baykal...
    -Sana dedim İstanbulda daha ne çakallar var dedim. Sadece o değil, seni karından boşamak isteyen avukat.
    -Onun adamımıydı?
    -Karının en yakın arkadaşı...
    -Deren de mi?!
    -Ama en büyük tehlike...
    -İçerdeki hain. Paşa ve Emmi olmadığına göre... Selim
    -Bak sen her şeyi kendin çözmüşsün zaten. Şimdi beni de çöz görülecek işlerim var.
    -Selim abi hain mi?-Celasun nedense şaşırmamıştı.
    -Bu laf bu odadan dışarı çıkmayacak.-Yamaçın kesin emri buydu.
    -Tabii İdris babamız bir oğlunun katil, diğerinin de hain olduğunu duyarsa kalbi dayanmaz.- Vartolu işi alaya vermişti yine.
    -Bu da! -Yamaç Vartolunun ağzını tekrar bağlayıp odadan çıktı.
    Ölürsem sakın ağlama Ana.
    Götür beni Karabağa,
    Göm beni Hocalıda,
    Başı koparılmış yavrunun yanında.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Çukur - Bölüm Fotoğrafları
    By TurkeyStyler in forum Çukur
    Cevaplar: 486
    Son Mesaj: Dün, 13:19:31
  2. Çukur - Replikler
    By TurkeyStyler in forum Çukur
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 22-10-18, 14:25:21
  3. Çukur - İmza ve Avatar
    By Defne06 in forum Çukur
    Cevaplar: 34
    Son Mesaj: 16-09-18, 22:39:59
  4. Çukur - İzlenme Oranları
    By NATY&FACU in forum Çukur
    Cevaplar: 34
    Son Mesaj: 14-08-18, 15:40:17
  5. Çukur - Bölüm Yorumları (1)
    By TurkeyStyler in forum Çukur
    Cevaplar: 998
    Son Mesaj: 28-03-18, 01:37:17

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

vdcasino
vdcasino
vdcasino
Listeler
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
grandpashapet
grandpashapet
eta saat
bahis forum
ilbet
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara
vdcasino giriş
Mobil Ödeme bahis
bahis
deneme bonusu
ilbet giriş
ilbet giriş
ilbet
maltcasino giriş
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
canlı casino
grandpashabet
casino siteleri
canlı rulet
cratosslot giriş
izmit escort
izmir escort
eryaman escort
porno izle