Sayfa 1/97 123451151 ... SonSon
483 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Çukur - Bölüm Yorumları

  1. #1
    Durum:
    Çevrimiçi
    TurkeyStyler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    02.08.2010
    Yer
    Winterfell
    Mesajlar
    34,427
    Konular
    364
    Verdiği Beğeni
    178

    Aldığı Beğeni: 571

    Bahsedilme
    25 Mesaj

    Standart Çukur - Bölüm Yorumları

    Bir önceki başlık arşivlenmek üzere kapatılmıştır. Yorumlarınıza bu başlıkta devam ediniz.

    Tek cümlelik mesajlar, başlıkla ilgisi olmayan mesajlar, büyük harfle, tamamı renkli, kalın (bold), altı çizili ve italik yazı tipi ile yazılan tüm kural dışı mesajlarınız uyarı bırakılmadan silinecektir. Lütfen sohbet ortamı oluşturmayınız.

    Saygılar
    TurkeyStyler



  2. Beğenenler;
    lavinya (24-09-18)

  3. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    Okyanus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    20.12.2012
    Mesajlar
    5,176
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    229

    Aldığı Beğeni: 1,863

    Bahsedilme
    7 Mesaj

    Standart Cevap: Çukur - Bölüm Yorumları (3)

    Alıntı Selin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Muhabbeti bölüyormuş gibi olmayayım ama o kadar sevmediğimiz Emrah'ı mumla arar olduk. Ne günlere kaldık.

    Emrah Yamaç'ı tehdit etti sonra Yamaç bunu serbest bırakmak zorunda kaldı. Buraya kadar klişe. Ama sonra Nazım'la portakal sefaları izlemeye değerdi. Portakalları Nazım hazırladı. Bardaklardan birine zehir koyduğu sırada Emrah'a, "İnsan kardeşini zehirler mi?" diye sordu Sena'yı kastederek . Emoş da "Yapılması gerekiyodu yaptım" dedi ZEHİR lafına dikkati çekilen zehir zemberek bi zekası olduğu için. O anda Nazım da zehirli olan bardağı kardeşine vermeye karar verdi. Uzattığı bardağı Emrah'ın almayacağını bilerek zehirli olanı kendine yakın tuttu. Emrah da ters köşe yapmak için gidip onu aldı Nazo'nun elinden, ama ava giderken kendisi avlandı. Bardağı içmeye başlayınca aslında zehir etkisini hemen göstermedi, Nazım Baykal'dan söz açınca nerden geldiği belli olmayan bi kurşuna kurban gitti. Aslında silahı içeri Emroş sokmuştu. Daha önceden. O an "Artık ölmez bu Emrah kedi gibi 9 canlı" dedik ama sonra ZAFER BENİM edasıyla portakalı son yudumuna kadar içince Nazım'ın zehrine kurban gitmiş oldu. Güzel bir sahneydi, ben de güzel anlattım şimdi mütevazılik edemeyeceğim.

    Evet gayet güzel anlatmışsın çok teşekkürler


    Alıntı TurkeyStyler Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yamac'la dövüs sahnesinden sonra ve Kocovalilari yendikten sonra Emrahla Nazim bir araya geldiler. Önce Emrah masada karsilikli otururken Nazim'i silahla vurdu, sonra tam giderken Nazim'in önceden ikram ettigi ve icine hap attigi portakal suyunu ictikten sonra yigildi kaldi. O sirada zaten zehirlendigini anladi ama is icten gecti. Ikisi de birbirine güvenmiyordu ve bu yüzden digerini öldürdü. Halbuki güvenselerdi ikiside yasayacakti
    Bilmiyorum haberin var mi ama dizi binevi The Godfather filminden esinlenmis. O filmde oldugu gibi Cukurda da kim eline portakal alsa veya suyunu icse bir sonraki sahnede ölüyor Poyraz'i izlemedim ama evet benzer birsey.


    Aaa evet doğru biliyordum The Godfather esinlenmesi olduğunu, atlamışım o ayrıntıyı.. Hatta ben bu konuda bu başlığa yazmıştım. İlk bölümlerini izlemiştim ya o zamanlar karşılaştırmalar yapmıştım diye hatırlıyorum. Ama artık The Godfather'dan uzaklaştılar diye düşünüyorum.. Ordan karakterleri almışlar, bazı ince detaylarını ve bazı sahnelerini almışlar sonrasında da kendi yollarına bakmışlar gibi.. Bana kalsa keşke tam bağlı olsalardı Ama Godfather'dan uyarlama olduğu jenerikte yok galiba..

    Bağlı kalmamaları konusunda bir Selimle ilgili kısma seviniyorum. Orda Selim'e denk gelen karakterin ölüm emrini veriyordu Yamaç'a denk gelen karakter ve o kardeş öldürülüyordu pişman olduğu halde.. Michael'ın aldığı bu karara hep üzülmüşümdür. Ama işte Corleonelar unutmazlar, intikamlarını hep alırlar.. Adam kardeşini bile affetmedi
    Gerçi hükümdarlıkları bunun üzerine kurulu.. Yanlışı hiç affetmedikleri için karşı taraf bunu biliyor ve ona göre davranıyor.. Corleonelara yanlış yapacak olan kişi bunu ikinci, üçüncü defa düşünmek zorunda kalıyor.. Michael dedi ki bakın ben kardeşimi bile affetmiyorum ona göre ayağınızı denk alın.. Ama ben yine de üzülmüştüm o kardeşe, pişman da olmuştu, affedildiğini de düşünüyordu.. Yamaç'ın ise Michael gibi bir karar vereceğini düşünmüyorum.. Zaten Koçovalıların Corleonelar gibi bir itibarı da yok, onlar kadar güçlü ve söz sahibi de değil.. Zaten itibarları yerlerdeyken Yamaç'ın bir de Selim'den intikam almasına gerek yok o yüzden Ama Cumali Selim'e kök söktürür gibime geliyor.

    Alıntı TurkeyStyler Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu sahnede "senin icin ölürüm" demelerinin sadece bos laf olmadigini, gerektiginde gercekten ölümü göze aldiklarini gördük. Ama Selim böyle degildi, digerleri icin ölümü göze almadi (yalniz birkeresinde Medet Yamac'i vurmak isterken Yamac'in önüne atlamasini es gecmemek lazim). Ilk bölümde Idris'in kalp krizi gecirme sebeblerinden biri de Selim'in Kahraman'i kurtarmaya calismamasini ve saklanmasini ögrenmesiydi. "Abisini koruyamadigi" icin Selim'e öfkeliydi, Kahramani korumak pahasina kendini siper etmesini bekledi. Baska bir yorumunda Selim'in Cukur'u sahiplenmemesinden bahsetmistin, iste mesele aynen budur. Idris bu yüzden Selim'e karsi tavirliydi, ailesini sahiplenmedigi icin.
    Ben de Selim'in yerinde olsam Rus ruleti oynamam zaten aptallıktan başka bir şey değil İdris'in adamları ona olan sadakatlerini göstermek için böyle bir şey yapmışlar ama gereksiz artistlikler.

    O sahneyi hatırlıyorum, işte İdris'in Selim'in abisini korumadığını anladığındaki hayal kırıklığını ve kalp krizi geçirmesini.. Selim'i benim gözümde eksilere düşüren de bir detaydır bu.. Ne olursa olsun abisine bu denli kalleşlik yapmamalıydı, abisi için resmen kılını bile kıpırdatmadı, kendi can güvenliğini sağlayıp onun ölmesine göz yumdu..

    İdris'in birbirine bağlı bir ailesi olmasını istemesini anlıyorum ama bu uğurda evlatlarının isteklerini göz ardı edip onlara söz hakkı tanımamasını bencillik ve despotluk olarak görüyorum.

    ************

    Sevgili Saykos'un yorumundan alıntı..


    Veee sırada karakuzular... Karakuzular bence şu an Vartolu'nun en tehlikeli halinden daha tehlikeliler. Vartolunun "paralı askerleri" ve arkasında birbirinin kuyusunu kazan, birbirine bağlı olmayan bso vardı -karizmatik olmak bile kurtaramadı onları - , karakuzuların ise onlara minnetle bağlı dezavantajlı, onları kurtarıcı melek olarak gören ,başka şansı olmayan, çaresiz çocukları var. Paralı askerlerden bin kat daha tehlikeliler. Çünkü yalnızlar,kullanılmaya açıklar ve canlarından başka kaybedecek hiçbir şeyleri yok.
    Mahsum diziye çok yakışmış. Çeto'nun aksine gerçekçi bir karakter olmuş. İçimden bir ses ilk çözülme Mahsum'dan gelecek diyor. Gri bir karakter bekliyorum Mahsum'dan... Çeto ise biraz daha uçuk, gerçek dışı, karikatürize bir kötü karakter. Aynı zamanda en kibar ifadeyle manyak sapığın teki.. Çoğumuzun birlikte portakal suyu içmek isteyeceği kadar nefretimizi kazanacak belli. Sanki senarist yazarken biraz Joker, biraz da Floki katayım demiş gibi. Meşhur repliği bilirsiniz. Sanki bir anda Çeto kameraya doğru dönecek ve "why so serious anam babam" diyecek gibi hissediyorum. Çeto şu an dizide en çok merak ettiğim karakter. Nasıl bu hale geldi, nasıl delirdi, yüzündeki yara izi nasıl oldu? Ailesinin onu satmasının ötesinde bir şeyler de var bence Çeto'da. Hayatın en önemli dönemi çocukluk. Çeto'da en büyük yarasını çocukken almış olmalı. Diziyi sırtlarsa iki Erkan sırtlar gibi geliyor bana. Umarım ne Çeto ne de Mahsum İdris'le bir akrabalığınız yoktur.

    ***************

    Aklıma Grange'ın ''Koloni'' kitabı geldi.. Orda da çocuklardan oluşan bir suç çetesi kuruluyordu.. Ama öyle bir suç çetesi kurulmuştu ki yetişkin suç çetelerinden bile daha tehlikeliydi.. Sebep de çocukları etkileyip onları hakimiyet altına almanın daha kolay olması hem de çocukların acıma duygusunun daha az olması.. Mesela kedilere eziyet eden çocukları düşünelim.. O kedinin canının ne kadar çok yandığını tam olarak tasavvur edemezler ve o yüzden fazlasıyla acımasız olabilirler.. Kitaptan bir alıntı yapayım;

    Onlar çocuktular...

    En mükemmel elmasların saflığındaydılar...
    Ne ufak bir lekeleri...Ne de en ufak bir kusurları vardı...
    Ve ne de en ufak bir günahları...
    Ama onların saflığı kötülüğün saflığıydı...

    Karakuzular da bu hesap diyeceğim de işte onlar bana yine de yeterli gelmiyor.. Aslında pek de bir vasfı olmayan çalakalem hareket eden bir çete gibi..


    SOS: Cümlelerim koyu renk oldu düzeltemiyorum karıştı hep
    Konu Okyanus tarafından (24-09-18 Saat 19:34 ) değiştirilmiştir.

  4. Beğenenler;
    Saykos (24-09-18), Selin (24-09-18), TurkeyStyler (25-09-18)

  5. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    Saykos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    16.11.2016
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    473
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    506

    Aldığı Beğeni: 615

    Bahsedilme
    4 Mesaj

    Standart Cevap: Çukur - Bölüm Yorumları

    Çok güzel bir noktaya değinmişsiniz.

    Fredo ezik, pasif,zayıf, silik,yeteneksiz, saftirik ,doğru düzgün silah tutmayı bile beceremeyen, Corleone ailesinin yanına yakıştırılmayan trajik bir karakterdi. Aile fotoğraflarında bile hep en geride, en uzak durandı. Pek çok yönüyle Selim'e benziyordu ama Selim kadar da altı doldurulmamış bir karakterdi. Onunla hiçbir zaman empati kuramadım.


    Ama ailenin altın çocuğu Michael, Fredo abi olmasına rağmen daha ön planda, babasının hakiki oğlu, zeki ve yetenekli bir karakterdi. Aynı zamanda babasına da en çok benzeyen çocuktu. Babasına benzediği kadar babasına da en çok baş kaldıran oydu. Aynı zamanda yakışıklıydı çünkü ona hayat veren Al Pacinoydu. Neyse konudan kopmak istemiyorum.Onu mutlu edecek olan şey rakenrolcu olmak değil, asker olmaktı. Ve bana göre asker olmasının altında yatan en büyük motivasyon güce olan hayranlığıydı. Yamaçla pek çok konuda ayrışıyor Michael. Çukur halkı Yamaç'ı seviyor. Michael'dan ise herkes korkuyordu. Yanlışı affetmiyordu, çünkü her yalanın onun zekasına edilen büyük bir hakaret olduğunu düşünüyordu. Hain kardeşinin tutarsız yalanlarını yakalayınca da affetmedi.

    "Senin olduğunu biliyorum Fredo! Kalbimi kırdın Fredo! Kalbimi çok kırdın!"

    Hatırlarsanız kardeşini öldürmeden önce kendisinden bu repliği duymuştuk. Son üçlemede ise Michael karakterine uygun bir şekilde, dürüstlükle yükseldi. Ama ulaştığı yerleri hep cehenneme benzetti. Mutlu olmadı. Sadece birileri ölüyordu. Ne için? Aile, para, statü....

    "Pişman değilim, öyleyse günah çıkarmam ben"

    Ünlü sanatçı bu sözünde -büyük ihtimalle söz buna benziyordu-yaptıklarından pişmanlık duymadığını, aklının yapamadıklarında kaldığını söylüyordu. Ama Michael ettiği bu büyük lafa rağmen aslında çok mutsuzdu. Yükseldikçe cehenneme yaklaştığının farkındaydı. Dolayısıyla babasının aksine yalnız bir şekilde öldü. Girdiği diyabet nöbetinde haykırarak "Fredo!" diye bağırmasını hiç unutamıyorum çünkü.
    <span style=font-family: times new roman><font color=#00ffff><font size=1><font size=3>"Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı."</font>
</font></font></span>

  6. Beğenenler;
    Okyanus (24-09-18)

  7. #4
    Durum:
    Çevrimiçi
    TurkeyStyler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    02.08.2010
    Yer
    Winterfell
    Mesajlar
    34,427
    Konular
    364
    Verdiği Beğeni
    178

    Aldığı Beğeni: 571

    Bahsedilme
    25 Mesaj

    Standart Cevap: Çukur - Bölüm Yorumları

    Ve beklenen müzik çalar,
    hayatın heycanı meycanı yok

    Bölüm geçen haftakine göre daha iyiydi, en azından daha az Karakuzular, daha çok Çukur izledik.

    Akşının yaşaması çok şaşırtmadı keza aynısı Emmi için de geçerli. Ne hale gelmiş kızcağız yüzünün yarısı yanmış kafayı yemiş. Ellerinde kanlı gelinliği... Emmiyi görünce çok sevindim, insan Emmisini kaç ay görmeyince özlüyor . Ne oldu nasil kurtuldu paşayla idris nerdeler diye hiç sormayacağım çünkü cevabını şimdilik alamayacağız zaten. Muhittinin ölmesi de Mekenin halini gördükten sonra bekledigim birşeydi.

    Yamaçın Dövmeyi çocuğun yaptığı yere, göğsünün üstüne yapması güzel ayrıntıydı.

    Bu arada sneak peek fena, "ben de Yamaç Koçovalı memnun oldum"

  8. Beğenenler;
    lavinya (25-09-18), Saykos (25-09-18)

  9. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    Selin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    05.04.2007
    Yer
    Polat & Elif
    Mesajlar
    5,994
    Konular
    5
    Verdiği Beğeni
    1,027

    Aldığı Beğeni: 218

    Bahsedilme
    3 Mesaj

    Standart Cevap: Çukur - Bölüm Yorumları

    Tüplüde baya yorum vardı. "Boncuk mu sıkmışlar ne bu herkes yaşıyor" diye. E haklılar. Dizinin fanatikleri yüzünden reytingler elbette düşük gelmeyecektr, ama kemik izleyici çocuk yerine konduğunu ne zaman anlayacak acaba?

    En büyük mantıksızlık, her şeyi geçtim, o kadar yıkım yaptığına inandıran kara kutuların esasında hiçbir halt yiyememiş olması. E bu durumda ne inandırıcılıkları kalıyor geriye, ne karizmaları, ne korkunçlukları... Hiçbir şeyleri kalmıyor. Korkunç Bir Film'de parodisi yapılan kötü karakterler gibi . Korkunç olmaları gerekiyor ama şu çocuk müsameresinde sadece palyaço kılığına girip Bööö diyen oyunculardan farksızlar...

  10. Beğenenler;
    Abbey Dawn (25-09-18), Saykos (25-09-18)

Sayfa 1/97 123451151 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 5 kullanıcı var. (0 üye ve 5 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.