3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Sidikli Kasabası Müzikali (İstanbul DT)

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    rhetbutler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    05.07.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    930
    Konular
    27
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Sidikli Kasabası Müzikali (İstanbul DT)


    Ünlü Broadway müzikali Devlet Tiyatroları sahnelerinde! Dünyanın ısınıp suların azalmasıyla birlikte tuvalete girmeyi sınırlayarak özel bir şirketin denetimine verildiği bir yerde geçer olayımız. Tuvalet parasını ödeyemeyenlerin gizemli Sidikli Kasabası’na gönderildiği, bir gidenin bir daha geri gelmediği, kimsenin birbirinin gözünün yaşına bakmadığı, tüm genel tuvaletlerin özelleştirildiği bu yere düşen bir aşk ateşi aynı zamanda süre giden sisteme karşı çıkışında kıvılcımı olur.


    SANAT DANIŞMANI

    ŞAKİR GÜRZUMAR

    SANAT DANIŞMANI YARDIMCISI

    GALİP ERDAL

    DEKOR TASARIMI

    ŞİRİN DAĞTEKİN YENEN

    GİYSİ TASARIMI

    MİHRİBAN ORAN

    IŞIK TASARIMI

    ÖNDER ARIK

    MÜZİK

    MARK HOLLMANN

    MÜZİK DİREKTÖRÜ

    MURAT KODALLI

    KOREOGRAF

    NEBİ BİRGİ

    ŞARKI SÖZLERİ ADAPTASYON

    NEBİ BİRGİ

    ŞARKI SÖZLERİ

    MARK HOLLMANN
    GREG KOTIS

    YÖNETMEN YARDIMCILARI

    SEVİL TUFAN
    ASLI ZIRHLI

    OYUNCULAR

    DORUK ŞENGÜN

    BERFU AYDOĞAN
    BARIŞ ARMAN
    NEBİ BİRGİ
    CEREN GÜNDOĞDU
    SELMİN ARTEMİZ
    EFE ÜNAL
    TANER TUNÇAY
    ADNAN YİĞİT
    ASLI ZIRHLI
    DİDEM ATASOY
    SEVİL TUFAN
    DERMAN ÇİNKILIÇ
    GÜNİZ BİLGE
    AYŞE GÜNYÜZ
    ALPER AKSOY
    BESTE ÖZGÜMÜŞ
    NAZLI UĞURTAŞ
    KÖKSAL ÜNAL
    HİLMİ DURUOĞLU


  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,426
    Konular
    85
    Verdiği Beğeni
    860

    Aldığı Beğeni: 231

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart

    2 perde ve yaklaşık 3 saat süreli müzikli oyun değil gerçek bir müzikal. Tahmin edilebilir ve anlatıcı tarafından saklanmayan mutsuz sona rağmen tam bir cümbüş. Başarılı uyarlamalara bir örnek.

    Devlet Tiyatrosu’ nda böyle genç yetenekler var mıymış yav? Nereye saklamışlar bugüne kadar. Ekibin kimyası müthiş. Öyle bir kaynaşmışlar ki sahne paslaşmaları yağ gibi akıyor. Ayrıca her biri özel yetiştirme müzikal sanatçısı adeta. Drama oyuncuları müzikli oyunlarda şarkıya geçtikleri zaman sesi ya da sahnesi ne kadar güzel olursa olsun bir tutukluk seziliyor. Fakat bu gençler konuşur kadar rahat şarkıdan dansa geçiş yapabiliyorlar.

    Oyunun konusu, küresel ısınma sonucu su kaynaklarının tükenmesiyle birlikte çok su harcandığı gerekçesiyle evlerde tuvalete gitmenin yasaklanıp, umumi tuvaletlerin özel bir şirket tarafından işletilmesi ekseninde güzel bir sistem eleştirisi. Sürekli gelen tuvalet zamlarıyla başa çıkamayan fakir halk bir yandan da kuralları ihlal etmeleri halinde gizemli ve giden hiç kimseden bir daha haber alınamayan Sidikli Kasabası’ na gönderilmekle tehdit edilmektedir. En sonunda Bobby Strong, babasının da sürülmesiyle bir isyan başlatır. Tabi bu isyanın ortasında bir de aşk doğar.

    Oyunda anlatıcı olmasını pek beğenmedim. Aslında itirazım anlatıcıya değil herşeyi anlatmasına. Kabare’ deki gibi biraz daha sunucu kıvamında tutulabilirdi. Şarkılar müthiş düzenlenmiş. Dilsiz kız abartı geldi, karakter tümden sadeleştirilebilirmiş. Asıl bomba düşüş sahnelerinin kurgusunda, sahneyi çok zekice kullanmışlar. Ve oyuncuların sesleri billur gibi. En çatlak görünenin bile sesi insanın içine işliyor. Işık yönetimi de çok başarılı. Özellikle ağır çekimlerdeki dinamik ışık oyunu animasyon (gerçek animasyon, sayfaları çevirdikçe ilgili sahnenin art arda geldiği) duygusu veriyor.

    Oyunculuklar müzikal performans derecelendirmesinde gayet keyifliydi. Hope / Ceren Gündoğdu ve Bobby / Nebi Birgi karşılıklı sahnelerinde masal kahramanları tadı verdiler. Anlatıcı Memur Lockstock / Doruk Şengün başta dediğim gibi daha az anlatsaydı da olurdu. Sesine diyecek yok tabi. Memur Barrel / Efe Ünal kıvraklığıyla çok güldürdü. Penelope Pennywise / Selmin Artemiz, Caldwell Cladwell / Barış Arman ve McQueen / Adnan Yiğit ayrıca öne çıkan isimler.

    Bu oyun İstanbul Devlet Tiyatrosu neden büyük bir müzikal yapmıyor eleştirilerine de bir cevap aslında. Yer mi var da müzikal yapacaklar? Bu ekibi AKM’ nin Büyük Salonu anca aklardı, öyle bir enerji.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    rhetbutler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    05.07.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    930
    Konular
    27
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Yi MÜZiKAL KÖTÜ MÜZiKAL



    Biri Şehir Tiyatroları’nda, diğeri Devlet Tiyatroları’nda... Biri lise müsameresi tadında, diğeri sihirli bir dünya...




    Uzun zamandır müzikal izlememiştim. Yıllar oluyor... Açıkçası izlemek için can attığım bir tür de değil. Eğer çok iyi kotarılmamışsa, rahatlıkla ‘yapaylık gösterisi’ne dönüşebiliyor. İnsan kendini kandıramıyor, “Karşımda bacaklarını kaldırıp indiren bu adamlar da kim?” düşüncesinden çıkamıyor. Müzikalin ruhu böyle... Sahnedeki oyuncuların inandırıcı olmak için fazladan çaba göstermesi gerektiği ve en ufak bir hatanın bütün binayı devirebileceği bir tür... İyi metin ve sağlam oyunculuk, müzikli temsillerin çözmesi gereken en temel mesele. Çözemeyen yanıyor.
    Bu sezon yananlardan biri, DT’de sahnelenen ‘Sidikli Kasabası Müzikali’. Oyun, su kıtlığı yüzünden tuvaletlerin özelleştirildiği bir zamanda geçiyor. Tuvaletinin parasını ödeyemeyenler, Sidikli Kasabası’na gönderiliyor. Oraya giden de bir daha geri dönemiyor. Temsilin ilk dakikalarında ‘küçük Sally’ karakterinin dediği gibi, “Su durumuyla ilgili b.ktan bir müzikal” izliyoruz. (Gerçekten daha iyi tanımlanamazdı. Bu yüzden oyun sırasında birkaç kez söylenen o hastalıklı repliği tekrarlayacağım: “Teşekkürler Küçük Sally!”)
    Lise müsameresi tadı veren amatörlüğü, diyalogların yapaylığı, ‘Akasya Durağı’ dizisi izliyormuş gibi hissettiren esprileri ve bir türlü sempatik olamayan ‘eşcinsel güvenlik görevlisi’ vurgusuyla, seyirciyi içine alamayan bir temsil ‘Sidikli Kasabası Müzikali’. Her sahnede açıklama yapan antipatik anlatıcı, zorlama sistem eleştirileri, tuvaletler üzerinden verilen sosyal mesajlar ve metaforlar metaforlar metaforlar... Genç oyuncu kadrosu kötü bir metin içinde bocalıyor, harcanıyor. Bir de şunu öğreniyoruz ki; Broadway’den gelen her oyun, ‘iyi oyun’ değilmiş!
    150 yıllık temsil

    Peki ‘iyi müzikal’ nedir? Sağlam metin, nitelikli oyunculuk, iyi müzik, kabiliyetli reji vs. akla ilk gelen gereklilikler... Ama bunlarla beraber asıl gerekli olan, müzikalin ‘büyülü bir dünya’ kurabilmesi ve elini uzatıp seyirciyi de o dünyaya davet edebilmesi belki de... Bugün Şehir Tiyatroları’nda, seyirciyi birkaç saatliğine modern dünyadan koparıp kendi dünyasına neşeyle davet eden, hem de bunu 150 yıllık eski bir metinle yapabilen müthiş zevkli bir müzikal sahneleniyor: ‘Şark Dişçisi’.
    Ermeni yazar Hagop Baronyan’ın kaleme aldığı ‘Şark Dişçisi’ni, günümüze uyarlayan ve tabiri caizse baştan yaratan, Türk tiyatrosunun en önemli rejisörlerinden Engin Alkan.
    Sezonun en iyisi

    Parası için çirkin ve yaşlı bir kadınla evlenen diş doktorunun çapkınlıkları, Osmanlı sosyetesinin tatlı hovardalığı, sahnede gerçek hayatın parçası oluyor. Kendinizi onlardan biri gibi hissediyor; hatta normal yaşantınızda tebessüm bile etmeyeceğiniz esprilere, göbeğinizi hoplata hoplata gülüyorsunuz. Örneğin aslında hiç de komik olmayan, “Ha ha hay, Aksaray!”, “Öptüm seni canım!” gibi replikler o büyülü dünya içinde çok komik hale bürünüyor ve anında dile dolanıyor. ‘Şark Dişçisi’nin kendi dünyasına alan, hipnotize eden, ruh halini değiştiren ve hatta ‘hayatı sevdiren’ bir yanı var. Bir arkadaşımın dediği gibi, “Ölüm döşeğindekini bile güldürür!”
    Oyunu izleyip gece yarısı eve döndüğümde, bilet.ibb.gov.tr adresinden annem ve babam için birer bilet daha aldım. Hiçbir sevdiğimin bu oyunu kaçırmasını istemem. Bu yüzden yılbaşı hediyesi olarak insanlara bilet dağıtıyorum.
    Yazıyı bitirmeden, üç saatlik bu şahane gösteriye emek veren herkesin ismini anmak şart: Selçuk Borak, Çağlar Çorumlu, Sevil Akı, Selin Türkmen, Ümit Daşdöğen, Sevinç Erbulak, Hüseyin Tuncel, Salih Bademci, Emrah Özertem, Tuğrul Arsever, Çiğdem Gürel, Senem Oluz, Özge O’Neill, Yasemin Güvenç, Reyhan Karasu, Murat Üzen, Serkan Bacak, Okan Patırer,
    Y. Arda Alpkıray. Boğos Çalgıcıoğlu çevirmen, Sinem Özlek dramaturg, Cem Yılmazer ışık tasarımcısı. Tomris Kuzu oyunun kostümlerini, aynı zamanda oyuncu olan Selçuk Borak da dansların koreografisini hazırlamış. Tabii başarının büyük payı Engin Alkan’da... Hepsine teşekkürler ve tebrikler.


    11/12/2011 tarihli Milliyet Gazetesi Cadde Ekindendir.

    Linki ;

    http://cadde.milliyet.com.tr/2011/12...L_KOTU_MUZiKAL



    Bu haberi dün tam da Şark Dişçisini izlediğim akşam okudum. Sidikli Kasabası Müzikalini ise yaklaşık 1 ay önce izledim. Bu köşe yazarı mümkünse bir daha müzikal izlemesin.Zaten sevmiyormuşta.Öncelikle Sidikli Kasabası Müzikali baştan sona bir müzikaldir.Kendisinin bahsettiği gibi bir ilkokul müsameresi değildir.Hele oyunda küçük Sally'nin repliğiyle ''su durumuyla ilgili boktan bir müzikal'' hiç değildir. Olsa olsa bu yazıyı yazanın zevkini tanımlayacak bir ifadedir küçük Sally'nin ki. Bu müzikalde gençler harika sesleriyle şarkıları icra edip, dans ediyorlar. İnanılmaz bir uyumları ve sahne performansları var. Nebi Birgi gibi genç bir yeteneğin baştan sona müziğinden koreografisine kadar herşeyin altında imzasının olması ise büyük başarı. Kendisi ve tüm ekip, bocalayıp harcanmıyor üstüne parıl parıl parlıyorlar. İlk defa sahnede izlediğim isimler olmalarına rağmen gayet başarılı performanslara imza attılar. Küçük Sally ve Bobby Strong rollerinde Berfu Öngören ile Nebi Birgi çok başarılılar. Bu oyunu izlerken, içinde ha ha hayy, Aksaray! Öptüm seni canım... gibi repliklerine ölünüp bitilen bir oyuna ayılıp bayılan birinin Akasya Durağı izliyormuş gibi hissetmesine ne demeli bilmiyorum.


    Şark Dişçisi benim de açıklandığı zaman kanımı kaynatan, hele fotoğrafları gelince delice heyecanlanmama sebep olan bir oyundu.Kostümlere makyaja bayılmıştım.Ama gelen yorumlardan sonra bir hayal kırıklığı olmasına rağmen önyargısız izleyeceğim diye kendime telkinlerde bulundum.Oyunu izlerken üzerimdeki etkisinin sıfıra yakın olduğunu gördüm.İyi müzikal, kötü müzikal kıyaslamasında müzikli oyun olduğu için yarışamayacak bir oyun.Ve Engin Alkan'ın aynı ekiple aynı güldürme taktiklerinden sıkıldığımı söylemek istiyorum. İstanbul Efendisi, Tarla Kuşuydu Julyet ve Şark Dişçisi...sadece isimleri değişik...Ama Şark Dişçisi bu iki oyunun altında kalmış kesinlikle.Şarkıların da daha iyi olmasını beklerdim. Hele Tuğrul Arseven'in final performansına çok bel bağlamışken sonuç hüsran oldu.Ama onu sahnede izlemek çok keyifli olduğu için bunu görmezden geliyorum.


    Şark Dişçisi, oyuncuları ve onların arkadaşları sosyal medyada etkin olmadıkları için bu kadar gürültü koparamayan Bakırköy Belediye Tiyatrolarının Külhanbeyi Müzikalinin de birkaç tık altında kalıyor. Bunu da söylemeden geçmeyeyim.


    Baştan sona müsamere havasında giden Şark Dişçisi...
    Sadece finalini dans ve şarkıyla köpürtmedikleri için eksisi olan Sidikli Kasabası Müzikali...
    Tanıtımları eksik olduğu için çoğunun varlığından bile haberdar olmadığı güzel bir müzikli oyun, Külhanbeyi Müzikali...


    Ellerinde bolca sahnesi olan Şehir Tiyatroları...
    Müzikal sahneleyecek bir sahnesi dahi olmayan Devlet Tiyatroları...
    Biri küçük biri büyük sahne olmak üzere nikah salonuyla beraber kullanılan Bakırköy Belediye Tiyatroları...


    Müzikal, müzikli oyun sevdiğimden bu tarzda daha çok oyun izlemek istiyorum. Devlet Tiyatrolarının ise Nebi Birgi ve yetenekli arkadaşları gibi genç yeteneklerin yer aldığı tarzda müzikaller yapmaya devam etmesini diliyorum.Tabii bu müzikaller için AKM gibi salonlara ihtiyaç olduğundan bir an önce buna çözüm bulmalılar. Çayhane gibi kalabalık bir oyun izlemeyi çok özledim.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.