Sayfa 1/56 123451151 ... SonSon
279 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Yılmaz Güney

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    merlystreep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Cezalı Üye
    Üyelik tarihi
    09.01.2006
    Mesajlar
    1,136
    Konular
    11
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Yılmaz Güney

    Gerçek İsmi - Yılmaz PÜTÜN
    Lakabı - Çirkin Kral

    Doğum Tarihi : 1937 / Adana
    Ölüm Tarihi : 1984 / Paris

    Avrupa'da Türk Sineması deyince uzun süre akla ilk ve ne yazık ki tek isim olarak gelen Yılmaz Güney, ilk, orta ve lise eğitimini Adana'da tamamladı. Simit satmaktan pamuk toplamaya kadar türlü işte çalışarak emek kavramıyla küçük yaşta yakından tanıştı.

    İktisat Fakültesi'nde okudu. Burada okurken çeşitli dergilere öyküler yazdı. 1958'de Atıf Yılmaz'ın "Bu Vatanın Çocukları" filminde senaryo çalışmalarına katıldı, yönetmen yardımcılığı ve oyunculuk yaparak sinemaya girdi. 1961-63 yılları arasında fikir suçundan mahkum oldu. 1963-70 yılları arasında önce küçük şirketlerin iddiasız filmlerinde başrol oynadı, senaryolar yazdı.

    At Avrat Silah'la yönetmenliğe başladı 1966. 1970'lere gelindiğinde özellikle Anadolu seyircisinin büyük beğenisini kazanmış ve "Çirkin Kral" adıyla anılır olmuştu. "Umut", "Arkadaş" gibi filmleriyle bu dönemde de başarısını sürdürdü. "Endişe"yi çekerken cinayet suçuyla tutuklandı ve 18 yıl hapse mahkum oldu. Hapiste olduğu süre içinde Zeki Ökten'in yönettiği "Sürü" ve "Düşman", Erden Kıral'ın başlayıp Şerif Gören'in tamamladığı "Yol" filmlerinin senaryolarını yazdı.

    Daha sonra hapisten kaçarak Fransa'da yaşamaya başladı. Son olarak aşırı karamsar, sert, katı bir film olarak eleştirilen "Duvar"ı çekti.

    1937'de Adana'da doğan Yılmaz Pütün, lise yıllarında, bisikletiyle sinemadan sinemaya on altı milimetrelik film bobinleri taşıyarak sinemaya ilk adımını atar. Sinemaya daha yakın olabilmek için Ankara Üniversitesi hukuk Fakültesini bırakır ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne yazılır.

    "Sinemayla karşılaşmam 13 yaşındayken oldu. Kavgalı dövüşlü filmlerin gösterildiği fukara sinemalarına gidiyorduk. Kendimizi daha rahat hissediyorduk bu sinemalarda. Mesela bir Galatasaray Sineması vardı, çok güzeldi. Önünden geçer bakardık ama çok lükstü gitmeye korkardık. İstesek parasını verip girebilirdik. Ama ne kıyafetimizi nede yapımızı uygun görmezdik o sinemaya"

    Bu arada, Adana'da pursantaj memurluğunu yaptığı Dar film'in İstanbul bürosunda çalışmaya başlar. Atıf Yılmaz'la tanışır ve onun asistanlığını yapmaya başlar.

    Önüç dergisinde 1956 yılında yayınlanan Üç Bilinmeyenli Eşitsizlik Sistemleri adlı öyküsünde komünizm propagandası yaptığı için, 1961 yılında 18 ay hapis ve 8 ay Konya'ya sürgün cezası verilir.

    Öyküden ceza almasına neden olan paragraf:
    "İğrenerek baktı -iyice iğrenememişti-.Yüzü daha bir buruştu. Yapmacıklı bir sinirle "Siz böylesiniz işte" dedi."En iyiniz bile böyle. Kendi çıkarlarınız için neler yapmazsınız.İşçiymiş.Basit bir işçiymiş-seyircilerin durumlarını da görmek istiyordu-ben bir işçiyim. Beni basit görmezsin değil mi?İşine yararım. Keyfini getiririm; doğru değil mi söylediklerim-söyledikleri doğruydu. Birinci şahıs doğru demiyordu-. Ah domuzlar sizi. Bir gün hepinizin topunuzu attıracaklar ya; dur bakalım ne zaman."

    İlk kez hapse giren Yılmaz Güney, hayatının muhakemesini yapar, kendini yeniler ve düşünsel yapısını geliştirir. Kendisine bir misyon biçer, bunu nasıl gerçekleştireceğinin hesaplarını yapar.

    Hapishaneden çıktıktan sonra zor günler geçiren Yılmaz Güney'in daha sonra rol aldığı film sayısı artmaya başlar. 1964'te rol aldığı 10 Korkusuz Adam filminde hiç konuşmayan, sürekli arka cebinde taşıdığı konyağı içen bir ayyaşı canlandırır. Bu rol, filmde fazla bir önem taşımadığı halde, Yılmaz Güney'in göründüğü sahnelerde sinema salonları inler. Böylece Yılmaz Güney bir mitos haline gelmeye başlar ve senarist ve oyuncu olarak birçok filmde görev alır.

    Ben, oyuncu olarak halkın giyiminden, davranışlarından farklı olmamaya çalışıyordum. Zaten olamazdım ki. Ben zaten kendimi oynuyordum. Şöyle bir durum var: Yaptığım bütün filmlerde benden bir parça vardır.

    Seyit Han, Toprağın Gelini ve Hudutların Kanunu filmleriyle ilk işaretlerini veren sürecin sonunda beklenen çıkış Umut filmi ile yaşanır. Türk sinemasında yer yerinden oynar. Umut, Yılmaz Güney'in başyapıtlarından biridir. Ayıca Türkiye'de devrimci sinemanın da ilk ve en iyi örneklerinden biridir. Bu filmi, Acı, Ağıt, Baba, Arkadaş ve Endişe takip eder. 1979'da çekilen Sürü ve 1981 yılında çekilen Yol ile yurtdışında önemli ödüller alır. Yol, Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanır.

    "Düşünmeden hiçbir insanın herhangi bir şey yapabilmesine imkan yoktur. Ben sadece düşündürmek istiyorum."


    Yılmaz Güney, aydın kimliğinin sorumluluğunu taşımış ve bedelini ödemekten kaçınmamıştır.

    81 yılına kadar yaşamının büyük kısmı cezaevlerinde geçen Güney'in son dönem filmleri arasında Yol (Altın Palmiye), Sürü ve Duvar yer alıyor. 80 İhtilali sonrasında adının ağza bile alınması yasak olan Güney, 12 Eylül sonrasında binlerce insanın cezaevlerinde tecrit edildiği bir Türkiye'yi anlatabilmenin en gerçekçi yolunun cezaevlerini anlatan bir filmden geçtiğini dile getiren Güney, sloganlarla bezeli bir film yapısından uzak durabilmek için Ankara Cezaevi sübyan koğuşunda köle hayatı süren çocukların trajik öyküsünden yola çıkmış. 17 yıllık bir gecikmeyle Türk izleyicisine merhaba diyecek olan film 74 yılında Yumurtalık Savcısı'nı öldüren Güney'in 24 yıla mahkum olup cezaevinden yurtdışına kaçtıktan sonra 1983'te bir hapishanede yaşananları anlattığı Duvar (Le Mur) filminden sonra 9 Eylül 1984'te hayata gözlerini kapar.

    Kaynak -kultur.gov.tr
    Konu AKBEL tarafından (19-06-06 Saat 22:22 ) değiştirilmiştir.


  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    merlystreep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Cezalı Üye
    Üyelik tarihi
    09.01.2006
    Mesajlar
    1,136
    Konular
    11
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    YÖNETTİĞİ SİNEMA FİLMLERİ

    At, Avrat, Silah - 1966

    Bana Kurşun İşlemez - 1967
    Benim Adım Kerim - 1967
    Pire Nuri - 1968
    Seyyit Han - 1968

    Aç Kurtlar - 1969

    Bir Çirkin Adam - 1969

    Umut - 1970

    Piyade Osman - 1970
    Yedi Belalılar - 1970
    Kaçaklar - 1971

    Vurguncular - 1971

    İbret - 1971
    Yarın Son Gündür - 1971
    Umutsuzlar - 1971

    Acı - 1971

    Ağıt - 1971

    Yapım Yılı : 1971
    Formatı : 35mm, Siyah-Beyaz

    Yönetmen : Yılmaz Güney
    Senaryo : Yılmaz Güney
    Görüntü Yönetmeni: Gani Turanlı
    Müzik : Arif Erkin

    Oyuncular : Yılmaz Güney, Seçkin Hürmeriç, Hayati Hamzaoğlu, Bilal İnci, Atilla Olgaç, Yusuf Koç, Şahin Dilbaz, Oktay Yavuz, Nizam Ergüden

    Yapım : Güney Film (Yılmaz Güney)

    1971, 3. Adana Film Şenliği'nde, Gani Turanlı'ya "En Başarılı Kamera" ödülü getiren filmde Ürgüp dolaylarında dağa çıkmış olan Çobanoğlu ve üç arkadaşının "destansı" öyküsü anlatılır. Kaçakçılık işleri de yaparak hayatlarını sürdüren çetenin lideri Çobanoğlu bir jandarma baskınında yaralanır. Onu tedavi etmek üzere gelen kadın doktor ile ilişkisi Çobanoğlu'na kendi içindeki insani yönü keşfetme olanağı tanır. Şiddeti melankolik bir hüzünle birleştiren filmde Çobanoğlu'nun kanun dışılığının temelde bozuk düzenin bir sonucu olduğu vurgulanır.

    Baba - 1971

    Arkadaş - 1974

    Zavallılar - 1972/4 Yönetmen - Yılmaz GÜNEY, Atıf YILMAZ

    Duvar - 1983

    Süre - 99'
    Yapım Yılı - 1983

    Yönetmen - Yılmaz Güney
    Senaryo - Yılmaz Güney
    Yapım - Yılmaz Güney
    Müzik - Ozan Garip Şahin, Setrak Bakırel
    Görüntü Yönetmeni - İzzet Akay

    Oyuncular - Tuncel Kurtiz, Ayşe Emel Mesci, Malik Berrichi, Nicholas Hossein

    Kadınlar ve erkekler, adli ve siyasi tutuklular… Ve çocuklar, çocuk koğuşu: hapishanenin köleleri... Koğuşun kırık camları, hırsızları, katilleri ve terk edilmiş çocuklarının sefaleti... Şişko'nun, Şaban'ın ve diğer çocukların elleri umut ve özlemle açılır Tanrı'ya... Yeni ayı ilk gördüklerinde dua ettiklerinde gerçekleşeceğine inandıkları tek bir dilek vardır çocukların... Daha iyi bir cezaevine gönderilmek... Burası onlar için artık dayanılmaz bir hal almıştır. Yoğun şiddet ve türlü angarya hepsini tüketmiştir. Fiziksel şiddet... Baskılar... Temizlik, mutfak işleri, kömür, çöp taşıma... Onlar cezaevinin gerçek anlamda kölesidirler... Ancak umutları tükenmez... Umutlarını bağladıkları bir cezaevine gitmeyi amaçlamaktadırlar.

    12 Eylül sonrasında binlerce insanın cezaevlerinde tecrit edildiği bir Türkiye'yi anlatabilmenin en gerçekçi yolunun cezaevlerini anlatan bir filmden geçtiğini dile getiren Güney, sloganlarla bezeli bir film yapısından uzak durabilmek için Ankara Cezaevi sübyan koğuşunda köle hayatı süren çocukların trajik öyküsünden yola çıkmış. 17 yıllık bir gecikmeyle Türk izleyicisine merhaba diyecek olan film 74 yılında Yumurtalık Savcısı'nı öldüren Güney'in 24 yıla mahkum olup cezaevinden yurtdışına kaçtıktan sonra Fransa'da ölmeden önce gerçekleştirdiği son filmi

    SENARYOSUNU YAZDIĞI FİLMLER
    1959 Karacaoğlan'ın Kara Sevdası
    (Yaşar Kemal, Halit Refığ ve Atıf Yılmaz ile birlikte)
    1961 Yaban Gülü
    (Atıf Yılmaz ile birlikte)
    1962 Ölüme Yalnız Gidilir
    1966 Burçak Tarlası
    1974 Endişe
    1975 İzin
    1975 Bir Gün Mutlaka
    1978 Sürü
    1979 Düşman

    1981 Yol

    AKTÖR OLARAK ROL ALDIĞI FİLMLER
    1958
    BU VATANIN ÇOCUKLARI
    ALAGEYİK

    1959
    TÜTÜN ZAMANI

    1963
    İKİSİ DE CESURDU

    1964
    PRANGASIZ MAHKUMLAR
    ON KORKUSUZ ADAM
    ZIMBA GİBİ DELİKANLI
    MOR DEFTER
    HALİME'DEN MEKTUP VAR
    KAMALI ZEYBEK
    KARA ŞAHİN
    KOÇERO
    KOCA OĞLAN
    HER GÜN ÖLMEKTENSE

    1965
    KANLI BUĞDAY
    BEYAZ ATLI ADAM
    KASIMPAŞALI
    KASIMPAŞALI RECEP
    KONYAKÇI
    TORPİDO YILMAZ
    YARALI KARTAL
    GÖNÜL KUŞU
    TEHLİKELİ ADAM
    ÜÇÜNÜZÜ DE MIHLARIM
    KRALLAR KRALI
    HARACIMA DOKUNMA
    SAYILI KABADAYILAR
    DAVUDO
    SİLAHA YEMİNLİYDİM
    KAN GÖVDEYİ GÖTÜRDÜ
    KAHREDEN KURŞUN
    DAĞLARIN OĞLU
    KORKUSUZLAR
    SOKAKTA KAN VARDI
    BEN ÖLDÜKÇE YAŞARIM

    1966
    VE SİLAHLARA VEDA
    ANASI YİĞİT DOĞURMUŞ (KERİMO)
    YEDİ DAĞIN ASLANI
    ASLANLARIN DÖNÜŞÜ
    KİBAR HAYDUT (YALNIZ ADAM)
    TİLKİ SELİM
    AT AVRAT SİLAH
    SİLAHLARIN KANUNU
    ÇİRKİN KRAL
    EŞREFPAŞALI
    YİĞİT YARALI OLUR
    KOVBOY ALİ
    HUDUTLARIN KANUNU

    1967
    BOMBA KEMAL
    EŞKİYA CELLADI
    BANA KURŞUN İŞLEMEZ
    BENİM ADIM KERİM
    BÜYÜK CELLATLAR
    AT HIRSIZI BANUŞ
    ŞEYTANIN OĞLU
    ÇİRKİN KRAL AFFETMEZ
    KUDUZ RECEP(ASLAN ARKADAŞIM)
    İNCE CUMALİ
    KIZILIRMAK KARAKOYUN
    BALATLI ARİF
    KURBANLIK KATİL
    KOZANOĞLU

    1968
    AZRAİL BENİM
    BEYOĞLU CANAVARI
    MARMARA HASAN
    CAN PAZARI(ÖLECEKSİN)
    ÖLDÜRMEK HAKKIMDIR
    KARGACI HALİL
    PİRE NURİ
    ASLAN BEY
    SEYİT HAN(TOPRAĞIN GELİNİ)

    1969
    AÇ KURTLAR
    GÜNEY ÖLÜM SAÇIYOR
    KURŞUNLARIN KANUNU
    KAN SU GİBİ AKACAK
    BİN DEFA ÖLÜRÜM
    ÇİFTE TABANCALI KABADAYI
    BİR ÇİRKİN ADAM

    1970
    ONU ALLAH AFFETSİN
    PİYEDE OSMAN
    KANIMIN SON DAMLASINA KADAR
    İMZAM KANLA YAZILIR
    ÇİFTE YÜREKLİ
    UMUT
    YEDİ BELALILAR
    NAMUS VE SİLAH
    CANLI HEDEF
    ŞEYTAN KAYALARI
    SON KIZGIN ADAM
    SEVGİLİ MUHAFIZIM

    1971
    KAÇAKLAR
    ZEYNO
    ÇİRKİN VE CESUR
    İBRET
    YARIN SON GÜNDÜR
    ACI
    AĞIT
    VURGUNCULAR
    UMUTSUZLAR
    BABA

    1972
    SAHTEKAR

    1974
    ZAVALLILAR
    ARKADAŞ

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    NurgulPACINO - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    06.05.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    95
    Konular
    8
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Hem Harika Bi Yönetmen Hem Harika Bir Oyuncu..dikkat Edersen Türk Sinemasi Yilmaz Güneyden öncesi Ve Sonrasi Diye Ikiye Ayrilir..bu Adam Gerçek Bi Dahi

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    Emre 24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    10.12.2005
    Mesajlar
    190
    Konular
    3
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    ben yilmaz güney adina bir baslik acmistim ama kim neden sildi halen anlamis degilim sunu unutmamak gerekir türk sinemasina yilmaz güney gibi bir insan gelmemistir ve gelemez büyük insan rahat uyu türkiye senin ve filmlerinin degerini sen öldükten sonra anladi simdi kanallar senin filmlerini veriyorlar eskiden filmlerini yasakliyorlardi nediyim bu türkiyeye rahat uyu güzel insan sen rahat uyu yilmaz güneyin en sevdigim filmleri canli hedef,vurguncular,baba,son kizgin adam ve duvar büyüktün yilmaz güney

  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    oslemm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Cezalı Üye
    Üyelik tarihi
    04.02.2006
    Yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    839
    Konular
    2
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    çok iyi bi oyuncu,yönetmen,senarist ve düşünürdü ya ben anlamıyorum neden bu adama çirkin kral denmiş bence hiçte çirkin deil

Sayfa 1/56 123451151 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.