Sayfa 1/46 1234511 ... SonSon
228 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Fatih Akın

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    merlystreep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Cezalı Üye
    Üyelik tarihi
    09.01.2006
    Mesajlar
    1,136
    Konular
    10
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Fatih Akın

    Fatih Akın
    Gerçek Adı: Fatih Akın
    Doğum Yeri: Hamburg, Almanya
    Doğum Tarihi: 25.08.1973




    Onu Ünlü Yapan Ne? Duvara Karşı (2004) filminin senaristi ve yönetmeni olarak ünlendi.

    Birliktelikleri: -

    Ailesi: -

    Ödüllerinden Bazıları:
    1995: Hamburg Uluslararası Kısa Film Festivali - İzleyici Ödülü, Sensin (Du bist es!)
    1998: Bavarian Film Ödülü, En iyi genç yönetmen, Kısa ve Acısız (Kurz und schmerzlos)


    Eğitim:
    - 1994: Hamburg Güzel Sanatlar Koleji, Görsel İletişim Bölümü.


    Meraklısına...

    Almanya'da yaşayan işçi bir babanın oğlu olarak dünyaya geldi.
    21 yaşında ilk kısa filmini, 24 yaşında da uzun metrajlı filmini çekti.
    Bir Türk yönetmen için rekor sayılabilecek 10 milyon mark bütçeli Solino filmini yönetti.
    1996'da Ankara Film Festivali'nde ilk kısa filmi olan "Sensin" ile ödüle layık görülmüş ve ödülü aldıktan sonra bir söyleşide, "Bundan sonra neler yapmak istiyorsunuz" sorusuna şu cevabı vermişti: "Ben şimdi kısa filmler çekiyorum, büyüyünce inşallah uzun metrajlı filmler çekeceğim."

  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    merlystreep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Cezalı Üye
    Üyelik tarihi
    09.01.2006
    Mesajlar
    1,136
    Konular
    10
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Tüm Filmleri:

    Soul Kitchen (2005)
    Duvara Karşı (Gegen die Wand) (2004)
    Solino (2002)
    Temmuzda (Im Juli.) (2000)
    Kısa ve Acısız (Kurz und schmerzlos) (1998)


    Denk ich an Deutschland - Wir haben vergessen zurückzukehren (Belgesel) (2001)


    Getuerkt (Kısa Film) (1996)
    Sensin (Du bist es!) (Kısa Film) (1995)

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    merlystreep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Cezalı Üye
    Üyelik tarihi
    09.01.2006
    Mesajlar
    1,136
    Konular
    10
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Fatih Akın ‘yaşamın karşı kıyısında’



    ‘Duvara Karşı’ ile adını tüm dünyaya duyuran genç yönetmen Fatih Akın, son filmi ‘Yaşamın Karşı Kıyısında’nın hazırlıklarını tamamlamak üzere İstanbul’a geldi.

    İSTANBUL - Akın’ın senaryosuna son şeklini verdiği film, politik ve cinsel kimlikleriyle farklı karakterlerin dramatik öykülerini buluşturuyor.



    İnsan hikayelerinin Almanya, İstanbul ve Karadeniz’den geçeceği ‘Yaşamın Karşı Kıyısında’, siyasi bir içeriğe de sahip...

    Fatih Akın: İnşallah güzel birşey olur, yani değişik, farklı. ‘Duvara Karşı’dan farklı birşey olsun istiyorum tabiki. Benim hayata karşı, hayata karşı sorularım var. Onları çözmek istiyorum bu filmde.

    Öykü çok karışık ve gerçekten anlatmaktan zorluk çekiyorum. ‘Syriana’yı seyrettiniz mi, George Clooney’nin filmi var, çok güzel, tavsiye ederim herkese... ‘Syriana’yı seyredin. Hollywood 70’lere geri geliyor. Siyasal sanat...


    Filmin başrol oyuncularından biri de son olarak ‘Eğreti Gelin’ filminde rol alan Nurgül Yeşilçay. Yeşilçay’ı ‘Sen Olmasaydın’ adlı oyununun galasında izleme şansı bulan Fatih Akın, genç sanatçının oyunculuğuna hayran.

    Ben onu çok beğeniyorum. Bence uluslararası standartta bir oyuncu.


    Altı tane karakter var filmde; altı oyuncu. Altı başrollü bir film. Bir tanesi Tuncel Kurtiz; diğeri büyük Alman oyuncu Hannah Schygulla; sonuçta altısı da kendi kafamdan, kendi ruhumdan, kendi fikrimden çıkan şeyler. Nurgül de onlardan bir tanesi.

    Nurgül Yeşilçay da Akın’ın projesinde yer alacağı için çok heyecanlı...

    Nurgül Yeşilçay: Her oyuncunun çalışmak isteyeceği bir yönetmen. Onun beni seçmiş olması ayrıca onur verici birşey. Ondan çok şey öğreneceğim gibi geliyor. Bir lezbiyeni oynuyorum. Örgüt üyesi bir lezbiyen. Maço bir rol. Yani lezbiyen gibi lezbiyen. Hiç lezbiyen tanımıyorum bu arada. Nasıl hazırlanacağımı gerçekten bilemiyorum.

    ‘Yaşamın Karşı Kıyısında’nın çekimlerine Temmuz ayında Almanya’da başlanacak...

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    merlystreep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Cezalı Üye
    Üyelik tarihi
    09.01.2006
    Mesajlar
    1,136
    Konular
    10
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Fatih Akın diğer kıyıda

    "Duvara Karşı"nın dünyaca ünlü yönetmeni Fatih Akın, "Yaşamın Karşı Kıyısında" filmi için Alman Teşvik Kurumu'ndan destek alacak.
    28.03.2006




    Alman Film Teşvik Kurumu, 'Altın Ayı' ödüllü Fatih Akın'a "Yaşamın Karşı Kıyısında" adlı filmi için teşvik vermeyi kararlaştırdı. Akın, senaryosuna son şeklini verdiği filminde Almanya, İstanbul ve Karadeniz'de politik ve cinsel kimlikleriyle farklı karakterlerin hikayelerini buluşturacak. Filmin başrolünde ise "Eğreti Gelin", "Anlat İstanbul" gibi filmlerin yıldızı Nurgül Yeşilçay yer alacak.

    Alman Film Teşvik Kurumu (FFA), "Duvara Karşı"yla dünya çapında büyük ses getiren Fatih Akın'a "Yaşamın Karşı Kıyısında" (Auf der anderen Seite des Lebens) adlı film projesi için 400 bin avroluk teşvik vermeyi kararlaştırdı. FFA'nın toplam 4,88 milyon avroluk teşvik vereceği, Akın'ın yanı sıra Peter Timm, Cyril Boss, Philipp Stennert ve Marco Kreuzpaintner gibi yönetmenlerin de teşvik alacakları kaydedildi.

  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    merlystreep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Cezalı Üye
    Üyelik tarihi
    09.01.2006
    Mesajlar
    1,136
    Konular
    10
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    "Çamburnu'na aşık oldum"

    Fatih Akın temmuz ayında yeni bir filmin çekimlerine başlayacak. Bu filme mekan ararken dedesinin Karadeniz'deki köyü Çamburnu'na giden Akın: "Köyün tepesinde eskiden bakır madeni olan bir alan şu anda boş ve Çevre Bakanlığı bütün Doğu Karadeniz'in çöpünü oraya koyacak. Belediye dava açtı ve kaybetti. Bunun için AİHM'ye gidebilirim. Bunu vatan için, toprağım için yapıyorum."

    MELİS ALPHAN

    Kaçınız hayatta bir Oscar heykelciğinin sahibi olmak istemezdiniz? Eğer elinize böyle bir fırsat geçse elinizin tersiyle iter miydiniz? Sanmam. Oysa bu hayale belki de en yakın kişilerden olan Fatih Akın şöyle diyor: "Oscar alsam işler zorlaşır. Herkes arar, cep telefonum susmaz. Şimdi Beyoğlu'nda gezebiliyorum."
    Siz "Adama bak, istemem yan cebime koy yapıyor" diyebilirsiniz. Ama ben oradaydım ve Akın'ın yüz ifadesinden ne kadar samimi olduğu anlaşılıyordu. Evet, bu böyle bir adam işte. New York Times'tan Independent'a, Liberation'dan Le Figaro'ya dünyanın belli başlı gazeteleri ondan bahsetti, ödüllere doymak bilmedi. Ama genel olarak tek arzusu Beyoğlu'nda dolaşabilmek. Şu sıralardaki arzusu ise, yeni filmine mekan ararken gittiği dedesinin köyü Çamburnu'nu kurtarmak. Hikayeyi size anlatacak. "Madem ünlü bir yönetmenim bu avantajımı kullanmam gerek. Başka çarem yok" diyor.

    Yeni bir filmin çekimlerine hazırlanıyorsunuz. Adı ne olacak?
    Almancadan direkt çevirirsek "Hayatın Karşı Tarafında". Ortağım ise filme "Yaşamın Sonuna Yolculuk" demek istiyor. Bir üçleme yapmak istedim. Temalar aşk, ölüm, şeytan. Birincisi, konusu aşk olan "Duvara Karşı"ydı. Bu üçlemenin ikinci filmi. Üçüncüsünü 2015'te falan çekebilirim.

    Filmde ne anlatacaksınız?
    İki ana hikaye var. Bu iki hikaye kesişip tek bir hikaye oluyor. Biri anne-kızın, diğeri baba-oğulun hikayesi. Senaryo çok karışık. Baba ve oğul aynı kadına aşık oluyor. Türkiye'de siyasi örgütlere takılan kız ise kaçıp Almanya'da annesini arıyor.

    "Vatan haini ilan edildim"

    Filmin siyasi bir boyutu var. Siz siyasetin neresinde duruyorsunuz?
    Bir zamanlar belki çok solcuydum. Solculuk, haksızlığa karşı bir hareket olarak başladı. Sonra sosyalizme vardı ve sonunda teröre döndü. Bense cinayete karşıyım. Hümanistim. Sınıflandırmaya, damgalara, ideolojilere inanmıyorum. Didaktik, "sol olayım, sağ olmayayım" tarzı bir film yapmam. Ama Türkiye'de bunlar hassas konular. Bu hassaslık da hoşuma gidiyor. Her şeyin iyi olmasını isterim. Kaç kere vatan haini ilan edildim. Ama vatan sevgisini karı-koca ilişkisine benzetirsek, karımın bana "Ayakların kokuyor" demeye hakkı var.

    Uluslararası çapta ün yapmış başarılı bir yönetmenin Türkiye'yi her şeye rağmen savunması bekleniyor.
    Aynen öyle. Halbuki burayı sevdiğim için, kötü yönleri düzelsin diye eleştiriyorum. Oğlumu da eleştiririm; iki-üç kez kırmızı ışıkta geçse tokat atarım belki. Madem "demokrasi" deyip duruyoruz, o zaman bu benim hakkım.

    Film nerelerde geçecek?
    Hamburg, Bremen, İstanbul, Trabzon.

    Filmleriniz genellikle tek bir yerde değil, iki ayrı ülkede geçiyor.
    Hayatımdan besleniyorum. Üsküdar Paşakapısı'nda birkaç sahne çekmek istiyorum. Filmde hem Almanya'daki hem de buradaki hapishaneleri göstereceğim. Diyalogsuz. Ben bunları yan yana getireyim, seyirci yorumunu yapsın. Tabii herkesi memnun etmek imkansız.

    Ne tarz bir film olacak peki?
    Güzel bir film olacak. Yılmaz Güney ve Alman yönetmen Rainer Werner Fassbinder'in sinemasını seviyorum. İkisi de bir sürü film yaptı ve 80'lerde öldü. Onların mirasını taşımıyorum, kendine ait bir adamım. Onlardan beslendim. Ama hiphop'tan geliyorum. Sample yapıyorum. Yılmaz Güney'in sinemasını alıyorum, oradan bir ritim buluyorum; Fassbinder'ın sinemasını alıyorum, başka bir ritim buluyor ve bu ritimleri bir araya getiriyorum. Ortaya yeni bir şey çıkıyor. DJ'im zaten. Sinemaya bu gözle bakıyorum. Çöpü artırmak istemiyorum, çöpe bakıp bu çöpten ne yapabilirim diye düşünüyorum. Çöp taşmasın. Olay, geri dönüşüm.

    AB'ye değinecek misiniz?
    "İstanbul Hatırası"nı çekmeden önce "Türkiye AB'ye girmeli" diye düşünüyordum. Bu benim için çok önemli, yaptığım en doğru film. Filmi çektiğim yaz, hayatımın en güzel yazıydı. "İstanbul Hatırası"nı çekerken "AB'ye girmek değil, bağımsız olmak istiyoruz" diyen insanlarla tanıştım. Şaşırdım, sonra "Ben de globalizme karşıyım" diye düşündüm. Şimdi öyle bir noktaya geldim ki, bilmiyorum. AB'ye girmek olumlu bir gelişme ama sokaktaki kokoreççi giderse üzülürüm.

    Filminizde ölüm teması baskın olacak. Diğer filmlerinizde de kadere dair izler var. Kaderci misiniz?
    Burada Kürtler nasıl tabuysa Batı'da da ölüm tabu. Saçma geliyor çünkü ölüm doğal bir şey. 30 yaşına girdikten sonra her yerden çıkıyor. Ölümle yaşamak, ona alışmak gerek. Hem kaderciyim hem kaderime yön vermek isterim. Ama her işte bir hayır vardır diyorum. Öyle halamlar gibi takılıyorum yani.

    Hep bir grubun dışında olan karakterleri anlatıyorsunuz.
    Outsider'lar ilgimi çekiyor. Yönetmen olarak klasik takılsam da klasiği kırmak istiyorum. Filmde siyasi olaylara karışan kız kaçıp Almanya'da bir kıza aşık oluyor. Kız Alman bir erkeğe aşık olsa, sıradan olur. Türk erkek masum bir Alman kıza takılsa yine klasik olur. Bunları çok gördük. Ama ikisi de kız olsa, bu hem klasik hem de farklı olur. Ben kadınları, kadınları seyretmeyi seviyorum. Orada cinsel fantezimi yaşatmam ama kadınları görüntülemek hoşuma gidiyor. Erkekle erkek olsa ilgimi çekmez.

    Seyircinizin çoğunluğu kadınlardan oluşuyor.
    Belki feminist tarafım ortaya çıkıyor filmlerde.


    "Sette diktatörüm"

    Türkiye'de kime sorsalar sizin filminizde oynamak istiyor.
    Filmlerim ödül almasa, gişe yapmasa böyle olur muydu bilmiyorum. Ama bu filmleri tek başıma yapmıyorum. Dükkan benim ama filmleri çalışanlarım ve oyuncular bu noktaya getiriyor. Ben yönetiyorum. Demokratik bir yönetmen değilim ama.

    "Dediğim dedik"siniz yani.
    Sette diktatörüm. Ama tüm fikirlere açığım.

    Siyasette de diktatörlükten mi yanasınız?
    Film yönetmek, devleti yönetmekle aynı değil. Aşçılık yönetmenliğe benzer. Biri patron olup "Hop, çok tuz koydun" diyebilmeli. Film çekerken de son kararı ben veririm, yani "halk" değil.

    Almanya'da yaşadığınız halde Türkiye'deki toplumsal ve politik olayları izleyebiliyorsunuz. Almanya'daki diğer Türk gençleri nasıl?
    Onlar bana karşı. Almanya'da yaşayan Türkler beni vatan haini görüyor. Türkiye'deki halk bana daha yakın. Dışarıda olmak, buraya dışarıdan bakmak bir avantaj. Almanya için de geçerli bu.

    Baba olmak hayata bakışınızı değiştirdi mi?
    Yaptığım en doğru proje. Sigarayı bıraktım.
    Konu merlystreep tarafından (08-05-06 Saat 22:47:12 ) değiştirilmiştir.

Sayfa 1/46 1234511 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Filiz Akın
    By sinemim_g in forum Yerli Oyuncular
    Cevaplar: 681
    Son Mesaj: Bugün, 01:10:57
  2. Evrim Akın
    By Melal in forum Yerli Oyuncular
    Cevaplar: 98
    Son Mesaj: 17-10-20, 07:08:51
  3. Akın Akınözü
    By dajavu in forum Yerli Oyuncular
    Cevaplar: 86
    Son Mesaj: 01-10-20, 12:59:01
  4. Sunay Akın
    By Melal in forum Yazarlar ve Şairler
    Cevaplar: 327
    Son Mesaj: 17-08-16, 23:46:31
  5. Evrim Akın
    By milagros esposito in forum Kapatılan Başlıklar (Yerli Oyuncular)
    Cevaplar: 1158
    Son Mesaj: 02-09-08, 22:56:13

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

webmaster forum
netspor
taraftarium24
yerli filmler
diziizle.blog
fragmanlar
juul
One Hit Wonder
Bu sistem vBulletin® alt yapısına sahiptir, Version 4.2.5 kullanılmaktadır. Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. Copyright © 2020

Mobil Ödeme bahis
cratosslot giriş
vdcasino
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
canlı casino
meritroyal bet
casino siteleri
canlı rulet
deneme bonusu
ilbet giriş
bursa escort
kartal escort
maltepe escort
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.