Sayfa 2/2 İlkİlk 12
7 sonuçtan 6 ile 7 arası

Konu: Memduh Ün

  1. #6
    Durum:
    Çevrimdışı
    sbuffy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    16.07.2004
    Yer
    NBC & Fenerbahçe:)
    Mesajlar
    42,435
    Konular
    122
    Verdiği Beğeni
    0
    Beğenilen Mesaj
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    İkiz Filmler!

    İkiz filmler, belki bir yanlış tanım, ama benim hoşuma gitti, siz değiştirebilirsiniz. Bir filmin aynı yönetmen veya farklı bir yönetmen tarafından ikinci kez çekilmesini kastediyorum. Daha yaygın deyişi ile filmlerin remake olarak yeniden yapılması. Filmler aynen tekrar yapılabilir mi? Bir kitabın ikinci kez basılması, film için düşünülürse, bu filmin ikinci kez gösterime çıkarılmasıdır. Bir kitabın ikinci kez, eskisi mevcut iken, yeniden basılması pek uygulaması olan bir şey değilken, filmlerin yeniden çekilmesi çok rastlanan bir olgu. İkinci kez basılan kitabı son teknolojiye uydurmak olası iken, yeniden gösterime çıkarılan bir filmin teknolojisini değiştiremezsiniz, çok çok ABD sinemasının son yıllarda yaptığı gibi, siyah/beyaz filmi renkli hale getirirsiniz. (Aslını görenler, ne kabûllenir bilemem.) Bir yeniden çevrim yapılınca, önceden yapılanın yeniden yapılması, yeni bir filmin ortaya çıkmasına neden olur. Bu da ne kadar ilk film olur?

    Konuyu şöyle düşünelim, yapıt değişik formda bir yapıta, ‘romana’ dayanıyorsa ki, çok yaygın bir örnektir, Tolstoy’un Savaş ve Barış’ı King Vidor (ABD) ve Sergei Bondarchuk (SSCB) tarafından sinemaya uyarlandı. Örneği bizden verirsek Vasıf Öngören’in Asiye Nasıl Kurtulur?’u Nejat Saydam ve Atıf Yılmaz uyarladı; seyredin bakalım filmleri, ikinci çevrim (remake) tanımlamasına ne kadar uyarlar.

    Bundan sonra sadece filmlerden söz edeceğiz, her ne kadar filmler aslına “sadık” kalınarak yeniden yeniden çekilirlerse de, hepsi farklı filmlerdir; filmlerde, yorumdan öte değişikler yapılarak yeniden çevrim söz konusu ise -çünkü “yorum” farklı bir şeydir- hareket noktalarının asgari müşterekleri göz önüne alınarak karşılaştırılmaları olasıdır. Filmler farklı ise bu karşılaştırmaların yapılması ne kadar doğrudur ama yapılması da kaçınılmaz olmaktadır. (“Yorum” denilince, şöyle bir açıklama yapılması gerekebilir: Her öykü fazla değişikliğe yer vermeden de, idealist veya diyalektik yorumlanabilir.)

    İmdi; yeniden çekilen filmlerin bir listesini vermeye kalksak, bize de yazık olur, sayın okuyuculara da. Bu nedenle tarafımız için ilginçlik gösteren tekrar çekimlerden (remake’lerden) bazılarını karşılaştırmak istedik.

    1) ÜÇ ARKADAŞ / MEMDUH ÜN (1958) - MEMDUH ÜN (1971)

    Bir çok yönetmen çektiği bir filmi farklı nedenlerle tekrar çekebilir, Ün’ün çektiği Üç Arkadaş’lar arasında on üç yılık bir zamanın dışında, çoğunlukla olduğu gibi, ikincisinin renkli olması da var. İlkinin künyesine bakarsanız (Özgüç) senaryo takımı olarak Aydın Arakon, Metin Erksan, Muammer Çubukçu, Memduh Ün, Ertem Göreç, Atıf Yılmaz isimlerini görürsünüz (Belleğimdeki bilgi hatalı değil ise, senaryoyu ilk üç ismin taslak senaryosu üzerine diğerleri yazıyor). Öykü, sinemanın (edebiyatın…) daha öncede, sonrada çok kullandığı beylik bir öykü. Kendilerini zor geçindiren (geçindiremeyen) üç kafadar, bir gece sokakta buldukları “kör” bir kıza yardım ederler, gözlerini bile açtırırlar… Filmi Ün’ün yıllar sonra çekmesine her hangi bir şey diyemeyiz, bizim altını çizeceğimiz şey, ikinci çekimde hemen hemen aynı senaryonun değil, aynı çekim senaryosunun kullanılması. Yönetmenlerimiz çoğunlukla -hele o eski günlerde (50’li yıllarda)- pek çekim senaryosu kullanmadan çalışırlardı. Ün filmini ikinci kez çekerken, ilk filmine, çekimlerine sadık kalmış, aynı mizanseni ve çerçeveleri kullanmıştır. Bundan dolayı her hangi bir sözümüz olamaz, ancak takdir ederiz, yıllar sonra aynı mizanseni kullandığı için. İkinci Üç Arkadaş ilkinin gördüğü ilgiyi görmemiş, tepkiyi almamıştır, görmemesi ve almaması da normaldir. Ama yukarı da kullandığımız “ikiz film” tanımlamasına en uygun film sanırım bu olsa gerek. Ün, ilk versiyonda ‘üç arkadaş’ı Fikret Hakan, Salih Tozan ve Semih Sezerli’ye oynatırken ikincide, Kadir İnanır, Müşfik Kenter ve Halit Akçatepe’ye oynatır, Muhterem Nur’un rolünü ise Hülya Koçyiğit’e verir.

    İbrahim Tatlıses, 1984’de –sinemada- yönetmenlik günlerinde, üç arkadaş’ı “sekiz”e çıkararak ve Ün’ün filmini lâstik gibi esneterek, ‘Sevdalandım’ isimli bir film yapar. Bu hali ile Sevdalandım bir yeniden çevrim değil, esinler taşıyan bir uyarlamadır.

    Üç Arkadaş -lar sinemamızda çok kullanılan, küçük yoksul insanların dayanışmasını, duygu zenginliklerini dillendiren, özellikle ilkinde yakaladığı şiirsellikle sinemamızda köşe taşı olmuş filmlerdendir. Yukarıda değinildiği gibi aynı mizansenle çekilen ikincisi ise, mizansen aynılığına rağmen, artık alışılmış olan duygusallık ve eski yoğunluğuna ulaşamayan şiirsellik nedeni ile ilki kadar ilgi görmez, dikkat çekmez....

    11) AVARE MUSTAFA (1961) / ZİLLİ NAZİFE (1967) / DEVLET KUŞU (1980) / MEMDUH ÜN

    “İkiz film” diyerek başladık ama, bir çok filmin üçüncüsünün yapıldığını da gördük. Üç Arkadaş’da bir “ikiz film” yapan Ün, farklı isimlilerle bir üçleme yapar. Orhan Kemal’in Devlet Kuşu romanı ele alan Ün, daha sonra İspinozlar adı ile “oyun” olarak da yazılacak yapıtı sırası ile Avare Mustafa, Zilli Nazife ve Devlet Kuşu isimleri ile üçleme yapar. Ele aldığı küçük insanların yaşamlarını sıcak bir dille anlatan Avare Mustafa, tüm olumlanmalarından sonra, sonunda avareliği övme eleştirisini alacaktır. Bir kenar mahallede kalabalık ailesi ile yaşayan işsiz, yapacağı işlerin hayalini iki arkadaşı ile birlikte kurarak yaşayan Mustafa, mahallesinden komşusu Ayten ile flört etmektedir. Mahallede inşaat yaptıran iş adamının kızı Mustafa’yı görünce tutulur. Şımarık büyütülen kız, Mustafa’yı babasının yanında işe aldırır. Ailesine gelecek yardımlarla ikna olan Mustafa zengin kız ile evlenmeyi kabûl eder, ama kızın babasının küçümseyici davranışları nedeni ile gergin olduğu bir gün Ayten’in kışkırtması ile karısının yaşgününe geç vakit sarhoş olarak gider ve hakaret görünce, cevap vererek köprüleri atar ve avarelik günlerine geri döner. Ün, konuyu ikinci kez ele alırken, Erakalın’ın Beklenen Şarkı’da yaptığını yapar, Mustafa’yı (Ayhan Işık) dişileştirir Nazife yapar. Nazife’yi, Mustafa’nın sevgilisini oynayan Fatma Girik’e oynatarak ilginç bir durum ortaya çıkarır. Üçüncü versiyon, yapıtın roman formatının adını taşıyan Devlet Kuşu ise, başrolü oynayan Kemal Sunal’ın sinemadaki yarattığı ve filmlerinde hep çevresinde döndüğü ortak özellikleri olan tiplemeyi, bu filmde de devam ettirmesi ile dikkat çeker. Tamamen olmasa da, diğer filmlerindeki tiplere benzer bir tipe dönüştürür Mustafa’yı. İlk filmde, Mustafa zengin kızı ile evlenirken, Ün 19 yıl sonra, evlilikten vazgeçer, finalde Mustafa karısının yaş gününe değil gerçekleşmesi kapıya gelmiş düğününe gitmez. 19 yıl içinde Ün’ün elinden, aynı öyküden, farklı yapılarda üç film çıkar. Sinemanın cilveleri. .......

    kaynak:sadibey.com,Orhan Ünser

  2. #7
    Durum:
    Çevrimdışı
    Denizkisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Süper Moderatör
    Üyelik tarihi
    20.08.2009
    Yer
    Brussel / C.H.D.C
    Mesajlar
    52,476
    Konular
    11
    Verdiği Beğeni
    160

    Aldığı Beğeni: 333

    Bahsedilme
    7 Mesaj

    Standart Cevap: Memduh Ün

    Selda Alkor , Kuzey Vargin ve Memduh Un







    <img src=http://i64.tinypic.com/ckunq.jpg border=0 alt= />

Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.