Sayfa 1/32 1234511 ... SonSon
160 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Aliye, Haziran Gecesi Ve Diğerleri ...

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    JediBurak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    12.10.2004
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    43
    Konular
    4
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Aliye, Haziran Gecesi Ve Diğerleri ...

    Dizifilm. com kısa ama etkileyici tarihçesine, bu forumda yeralan yazılara, paylaşımlara, konu başlıklarına baktığımızda yaşadığımız topraklarda kültürel ve düşünsel anlamda ne kadar geliştiğimize ilişkin keskin fikirler elde edebiliriz.

    Vakti zamanında (toprağı bol olsun) Orhan Veli üstad şöyle buyurmuş ; "bir ülkenin ne denli geliştiğini ve medeniyet ölçüsünü anlamak istiyorsanız umumi tuvaletlerinin temizliğine ve erotik dergilerin ambalajlarına bakmanız kafidir..." İtiraz ne mümkün. Aslında bu tesbite medya iletişim çağının baş döndürücü hızıyla beraber yeni eklentiler olduğu ortada. Bu anlamda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, " bir ülkenin kültürel kalitesinin ölçüsünü anlamak için o ülkenin televizyon dizilerine ve bunlardan hangilerinin rağbet gördüklerine bakmanız kafi"...

    Ha diyeceksiniz ki, okuma yazma oranı ortada. Kitap okumayı eziyet addeden bir toplumdan daha kaliteli beğeni odakları beklemek anlamsız. Doğru. Ama diğer yandan tek kanallı dönemi hatırladığımızda ciddi bir yüzdesi kaliteli yabancı dizilerden oluşan TRT menüsünün gördüğü rağbeti de aynı toplumun insanları yaratmaktaydılar. Yıllar geçtikçe kalite ortalamamız düşüyor burası açık. Diğer yandan rating rekoru kıran dizilerin uzun soluklu olabilmek adına seyircilerine duymaları gerken saygı ve tabii ki para kazanmaya devam edebilmek için yaratıcılıklarını konuşturarak aynı heyecanı keyfi uzun yıllar devam ettirebilme yüzdeleri de giderek düşüyor.

    Bizim milletimizin vazgeçilmez hastalığıdır bu. Her kuşvarda da kendisini gösterir. Yeni bir mekan açılır, yönetici ve çalışanlar özenli, naziktir. Servis kalitesi mükemmeldir. Zaman geçer, müşteri kitlesi oluşur oturaklı hale gelir. Kapıdaki güvenlik görevlisinden yöneticisine tüm mekan personeli müşteriye amiyane tabirle "köpek" çekmeye, edepsizliğin limitlerini zorlamaya ve servis kalitsini umuramamaya başlarlar. Öyle ya... Nasılsa mekanın müşterisi vardır artık. Gerisi ne gam. Ve kaçınılmaz son, dükkan kapanır. "Biz nerede yanlış yaptık?" diye içlenirler ama iş işten geçmiştir. Dizilerde de durum aynıyle bakidir.

    Büyük kampanyalar, teaser ve fragmanlar hazırlanır, makyaj mükemmeldir. İyi yaratıcı bir senaryo başarılı oyuncu performanslarıyla tadından yenmez bir hale gelir. Seyirci hipnoza girer, dizinin içinde yaşamaya başlar. Eşittir reklam girdileri tavan yapar, hem kanal hem de dizinin prodüksiyonunu gerçekleştiren şirketin biti iyice kanlanır. Ardından her doygunluğun ardından gelişen hastalık başgösterir. Kendini tekrar eden bölümler, zorlama ve yaratıcılık anlamında giderek kalite yüzdesi düşer. Bulundukları statüye gelmelerini sağlayan izleyiciye saygıyı bir yana bırakın, kendi kariyerlerini dahi düşünmeksizin iyice atalete kapılırlar ve tıpkı mekanlarda olduğu gibi aynı final kaçınılmaz olur, dükkan kapanır.

    Şimdi çok yakında dükkanı kapatacak dizilere dair ufak bir kehanet tablosu yaratalım... Bakalım zaman beni haklı çıkaracakmı?

    HAZİRAN GECESİ

    Hiç şüphe yok ki, dizinin başlangıç bölümlerinde tüm izleyici o güne dek izlediklerinden hayli farklı, samimi ve insanın kalbine direkt temas eden konusu nedeniyle büyük bir beğeni duydu diziye. Diziye duyulan merak iki önemli nedenden kaynaklanıyordu. Öncelikle "Asmalı Konak" gibi bir fenomenin ardından Özcan DENİZ aynı fırtınayı yelkenlerine doldurarak ilerleyişini sürdürebilecek mi? İkincisi, oyunculuğu anlamında akdemisyenleri bile ikiye bölen Özcan DENİZ' in kendisini geliştirme serüveninin bu diziyle nasıl bir rota izleyeceğiydi. Her iki anlamda da Özcan DENİZ kitlendiği hedefleri 12' den vurmayı başardı. Onu sevmeyenler dahi aynı zamanda dizinin öyküsünü bizzat kaleme alan bu genç adamı takdir etmekten kendilerini alamadılar.

    Havin karakteri ve onu öldü zanneden ölümsüz aşkı Baran' ın bir araya gelme süreçleri tansiyonu doruğa çıkardı. Bu başarılı ve keyifli bir senaristlik başarısı. Ardından biraraya geldiler, ama bu kez yepyeni bir heyecan vizyonu açıldı. Cemale rağmen bu aşk nasıl asıl hüviyetine kavuşacaktı? Bu da bir nihayet buldu. Bu kez Baran' ın eski eşiyle ölmümsüz sevdalısı Havin arasında ki gel-gitlerle heyecan sürdürülmeye çalışıldı. İşte tam bu noktada yukarıda sözünü ettiğim doygunluğun getirdiği tembelliğin etkilerini görmeye başladık. Bir kaç hafta önce bir araya geldiğimizde Özcan DENİZ dizinin en geç aralık sonu ya da Ocak ayının ilk haftasında biteceğini söyledi. Akıllıca buldum. Zira "Bir İstanbul Masalı" örneğinde olduğu gibi kabak tadı burcuna girmeye başladı izleyici. Tadında ve şok bir acı finalle bitirmeyi düşünüyorlar. Şimdi izleyici için yeni bir merak vizyonu açılıyor. Özcan bu kez nasıl bir farklılıkla dönecek ?

    ALİYE

    Hemen herkesin aile içi ya da yakın çevresinde şahit olduğu, biz ve bizim gibi az gelişmiş ülkelerde sıklıkla yaşanan , hukuk tanımazlığın ve adli zaafların olduğu toplumlarda alışıldık hale gelen " aldatılan kadın ve bunun acılarını gurursuzluğunu kabullenmeyecek kadar onurlu kadınlara kocalarının yaşattıkları ' çocukları esirgeme'" soysuzluğu üzerine bina edilmiş bir aşk hikayesi. Konu az önce de aktardığım üzere o kadar bildik ve tanıdık ki, "bizden" kokulara sahip böylesi bir senaryonun izleyici tarafından talep görmemesi düşünülemezdi.

    İyi performanslarla böylesi "bizden" bir konu harmanlanınca başarı da çabuk geldi. Sinan karakterini canlandıran Halit ERGENÇ' in dozunda ve sıkı oyunculuğu, Sanem ÇELİK' in kırılgan, yaralı, zarif samimi karakterinin erozyonları... Tüm bunların üzerine özellikle genç hanımefendiler tarafından ciddi bir ilgi gören popstar lezzetinde Nejat İŞLER' i de doktor olarak krem şanti misali sos olarak hikayeye kattınız mı işlem tamam...MI ACABA?... Tüm bu olumlu özelliklerine rağmen tiü diğer türk televizyon tarihinin başarı sağlamış senaristlerinde olduğu gibi Aliye' nin yazar grubu da aynı tuzağa düştüler. "Biz bu çocuklarla ASliye arasında ki özlemi bitirirsek dizi de biter... E ne yapalım. Don lastiği gibi uzatalım. Araya bir kaç heyecan verici enstantane katarız olur biter."

    Seyircinin algılarını küçümseme hastalığı da bizim senaristlerimizin olmazsa olmaz virüslerindendir maalesef. Aliye' nin artık izleyene ciddi anlamda afakanlar bastıran "sürekli daral ve bunalımlı" jest mimikleri, Sinan' ın eski eşine eziyet etmek adına hep birbirinin aynı sloganları patlatması gibi durumlar öyle vasat bir hal aldı ki, dizinin kötü karakteri olan Mücahit (Barış FALAY) izleyiciye sempatik gelmeye başladı. İte kaka Mart ayına dek sürecek bu didişmeler müsameresi. Bekleyin görün.


    Yabancı kaynaklı dizilere ilişkin sıklıkla şu ibareyi görürsünüz , "THE O.C.'DE 3. SEZON BAŞLIYOR - DESPERATE HOUSEWIVES'TA 2. SEZON BU HAFTA" kabilinden duyurularla çalkalanır CNBC-E. Ne kadar özenilesi ve büyülü bir başarıdır ki, en kısa soluklu dizilerin bile 4. yıllarını tamamladıkları dış kaynaklı prodüksiyonların sırrı nedir sizce?
    Para mı?

    Hayır...Emin olun ülkemizdeki reklam paylarından prodüksiyonların paydasına düşen paralar aklınızı durduracak meblağlardır.

    Sırrı ortada ... Yaratıcılık ve maddi doygunlukla tembelleşmeyen, kendilerine ve izleyiciye saygılı senaristler ya da yazar grupları.

    Tüm bu yazıp çizdiklerimden sonra " e peki Burak kardeşim.. nedir bizim memleketin kalite çıtası" diye sual edecek olursanız, yanıt ortada bence. Kimilerinin kanına dokunacak biliyorum. Ama şarkıda söylendiği gibi, " dillerimi hakim bey bağlasan durmaz!!!"

    Çıkartınız CNBC-E izlenme paylarını diğer yerli dizi ortlamalarının yüzdesinden... Geriye kalan bizim kalite desibelimizdir.

    Saygılar...

  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    JediBurak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    12.10.2004
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    43
    Konular
    4
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Dizilerde en daraltan 10 aksiyon serisinin devamı yakında gelecek....

    O kadar yoğun bir iş temposundayım ki... Yazmaya vakit bulamadım halen

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    desire25 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    02.06.2004
    Yer
    FENERBAHÇEMDE..
    Mesajlar
    1,889
    Konular
    2
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Thumbs up

    Sevgili Burakdeniro,

    Çok güzel ifade etmişsin bence herşeyi.Zaten biraz önce Aliye ve Haziran Gecesi ile ilgili yorumlarda bulunmuştum.Aliye için "Artık mır mır bir Aliye görmek istemiyorum."Haziran Gecesi için ise "hep söyledim,hep söylüyorum bu dizi bitmeli artık"demiştim..Üzerine senin yazını görünce "budur" dedim..Tabi bu dizilere örnek daha bir çok yapım var.Bende hep söylerim,belli bir reyting yakadıktan sonra diziyi uzattıkça uzatıyorlar ve dizi başlangıçta verdiği heyecanı yitirip başka başka konulara savrulup duruyor..Sonrası tamamen merak.Ben şimdi Haziran Gecesi'nin sonunu merak ettiğim için izlemeye devam ediyorum..Ama sıkılıyorumda..

    Bana göre herşey tadında bitmeli..Tıpkı İkinci Bahar gibi..Diziler tadında bitince hafızalarda hep aynı heyecanla kalıyor..Ama böyle uzayınca iyice anlamsızlaşıyor...

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    JediBurak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    12.10.2004
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    43
    Konular
    4
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    İlginize teşekkürler arkadaşlar....

    Sanatsal iştigallerin tamamında başarının formülü tartışılmaz tektir...Yaratıcılık.

    Dilerim bu engebeyi aşmayı artık başarırız.

  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    Rose - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emektar
    Üyelik tarihi
    29.05.2004
    Yer
    Wuppertal
    Mesajlar
    1,398
    Konular
    23
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Ilerleyen saatlerde veya günlerde bu agir elestirilere bir kac cümle (veya destan henüz karar veremedim) yazmak istiyorum ,fakat simdiden icimde kalmasin sunu söylemek istiyorum. Demissiniz ki "... bir ülkenin kültürel kalitesinin ölçüsünü anlamak için o ülkenin televizyon dizilerine ve bunlardan hangilerinin rağbet gördüklerine bakmanız kafi"...
    Sahiden böylemi düsünüyorsunuz? sanirim talihsiz bir cümle kurmussunuz cünki dizilerin ragbet görmesi cok degisik nedenlere baglidir bunu o ülkenin kültürel kalitesiyle esdegere getirmek bence yanlis.

    Simdilik bu kadar , sonra görüsmek üzere esen kaliniz

Sayfa 1/32 1234511 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Haziran Gecesi - İmza ve Avatar
    By BERNA in forum Haziran Gecesi
    Cevaplar: 373
    Son Mesaj: 28-06-14, 11:41
  2. Haziran Gecesi- Replikler
    By -Ezgi- in forum Haziran Gecesi
    Cevaplar: 154
    Son Mesaj: 11-01-07, 22:32
  3. Haziran Gecesi Setindeydik
    By Rose in forum Haziran Gecesi
    Cevaplar: 39
    Son Mesaj: 11-01-07, 22:06
  4. Haziran Gecesi- Senaryolar
    By Nesihan in forum Haziran Gecesi
    Cevaplar: 54
    Son Mesaj: 27-12-06, 17:26
  5. Haziran Gecesi - Bölüm Yorumları (1)
    By tutkum in forum Haziran Gecesi
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 05-02-06, 04:23

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.