2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Kurma Kız - Paolo Bacigalupi

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    kubitik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emektar
    Üyelik tarihi
    31.07.2006
    Mesajlar
    6,109
    Konular
    28
    Bahsedilme
    11 Mesaj

    Standart Kurma Kız - Paolo Bacigalupi



    Yayınevi : Versus
    Sayfa Sayısı : 536
    Çevirmen: Algan Sezgintüredi

    23. Yüzyıl… Küresel Isınmayla yükselen okyanuslar dünya coğrafyasını değiştirmiş… Karbon temelli yakıtlar tükenmiş; enerji depolamada elle kurulan yaylar kullanılıyor… Biyoteknoloji dünyaya egemen ve kalori şirketleri adıyla tanınan devasa şirketler, "gen-kırma tohumlar" üzerinden gıda üretimini kontrol altında tutuyor. Ürünlerine pazar yaratmak için biyo-terörizmden, özel ordulardan ve ekonomik-tetikçilerden yararlanıyorlar… Genetik yapısıyla oynanmış ekinler ve mutasyon geçirmiş zararlılar yoluyla sürekli ölümcül salgınlar ve kitle ölümleri yaşanıyor… amansız iktidar mücadelesinin ortasındaysa hizmet amacıyla üretilen ve "kurmalar" adıyla anılan, korkulan ve aşağılanan Yeni İnsanlar'ın temsilcisi, Japon efendisince kullanılıp kâğıt mendil misali atıldıktan sonra gece kulüplerinde eti zorla erkeklere satılan Emiko var…

    Paolo Bacigalupi, ödüle doymayan romanı Kurma Kız'da işaretlerini bugün görüp çoklukla gündelik dertlerimiz yüzünden görmezden geldiğimiz, yaşaması zorlu, karamsar bir geleceğe karşı uyarıyor bizi.

    2009 Hugo En İyi Roman Ödülü
    2010 Nebula En İyi Roman Ödülü
    2010 Locus En İyi Roman Ödülü
    2010 Joan W Campbell Ödülü

    2010 Compton Crook En İyi Roman Ödülü sahibi; Time, Publisher Weekly ve Library Journal tarafından yılın en iyi 10 romanı listesine alınan görkemli bir roman…

  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,497
    Konular
    108
    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Cevap: Kurma Kız - Paolo Bacigalupi

    İşte bana böyle distopyalarla gelin dedirten bir roman. Aslında tamamen distopya olmuyor, aynı zamanda bilimkurgu ve biopunk eşit ağırlıkta diyebiliriz. Bazen distopyaların Jetgiller tadında bir gelecekte geçmesi, kurgu hissinin ağır basmasına neden olup ana fikrin etkisini azaltıyor. Tabi 1984 gibi yazıldığı tarihte esamesi bile okunmayan teknolojileri tahmin edebilen zirve eserler hariç. 23. yüzyılda ve post-apokaliptik bir ortamda geçen bu romanda ise günümüz insanlığının yol açtığı sorunlardan hareket edilerek çok daha gerçekçi bir atmosfer çizilmiş. Şöyle ki tükettiğimiz doğanın öcünü misliyle aldığı yakın bir gelecekteki dünyada küresel ısınma sonucu yükselen sularla coğrafya değişmiş, karbon kökenli yakıtlar tükenmiş, soğangiller başta olmak üzere bir çok tür yok olmuş ve hayat insan gücü ile gen teknolojileri üzerine kurulmuş. Bu tanıdık cehennemi gelecekte yeni türler ve yeni hastalıklar, alabildiğine ilerlemiş teknolojiye karşı kas gücü, neredeyse sınırları ortadan kalkmış bir dünyada sınıf çatışması gibi tezatlar başarıyla harmanlanmış. Sanırım hepsinin temelinde doğa kanunlarının son sözü söylemesi etkileyiciliğin temel sebebini oluşturuyor.

    Romanın ana mekanı Tayland Krallığı olmak üzere betimlemeler müthiş başarılı. Günümüz tarihinde sömürge olmamış tek Güney Asya ülkesi olan Tayland Krallığı’nın ana mekan seçilmesi de ayrıca manidar. Zira kitapta ülkeler değil “kalori şirketleri”nin hakimiyeti söz konusu ve bu şirketlere boyun eğmeyen tek ülke de Tayland. Ve duvarları zorlayan denizin boğucu nemi, o yakıcı sıcak ve toplumsal hayata işlemiş Budist gelenekleriyle Tayland’ı iliklerinize kadar hissettiriyor. Kitapta tek başkarakter yerine beş ana karakter var. Fakat her karaktere akış içinde sırası geldikçe yer verildiği için tekrar yok. Hikayenin siyasi ayağını oluşturan Ticaret ve Çevre Bakanlıkları’nın mücadelesi ayrıca çarpıcı. Her biri kendi mücadelesini veren son derece canlı karakterler eşliğinde, çizdiği tükenmiş dünya atmosferi ve buna rağmen önüne geçilmez kişisel hırslarla başka türlü bir derdi olan, silip süpürdüğü ödülleri hakeden bir distopya. Ek olarak kitapta yer yer oldukça sert cinsel şiddet sahnelerinin yer aldığını da belirtmeliyim.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

vdcasino
vdcasino
vdcasino
betexper
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
grandpashapet
grandpashapet
eta saat
bahis forum
ilbet
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
vdcasino giriş
Mobil Ödeme bahis
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
deneme bonusu
grandpashabet
casino siteleri
canlı rulet
bahis
escort ankara
izmit escort
izmir escort
deneme bonusu
vdcasino
ilbet giriş
ilbet
maltcasino giriş
cratosslot giriş