Sayfa 130/130 İlkİlk ... 3080120126127128129130
649 sonuçtan 646 ile 649 arası

Konu: Emir'in Yolu - Bölüm Yorumları

  1. #646
    Durum:
    Çevrimdışı
    queenn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    09.06.2012
    Yer
    My Bad Golfer ♥
    Mesajlar
    6,202
    Konular
    3
    Verdiği Beğeni
    1

    Aldığı Beğeni: 9

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    İşte benim en sevdiğim Emir Feriha’ya hak ettiği gibi davranan Emir'dir.


    Kapıyı gösteren Emir karşısında afallayan Feriha bir süre ne yapacağını bilemedi. Şaşırmıştı. Alışkın değildi Emir’in ondan vazgeçmesine.. Oysa o evde kaldığı süre boyunca ben buradan çıkacağım, gideceğim diye bağırıp çağıran ta kendisiydi. Şimdi kapılar ona sonuna kadar açılmıştı işte. O evde olduğu süre boyunca samimiyetsiz dediği adamdan ne farkı vardı şimdi? Çelişmiyor muydu şimdi kendisi ile? Onda o evden çıkıp gidecek, kendi hayatını kuracak cesarette yoktu işte. Hep laftaydı söyledikleri.. O adamın aşkına karşı hep güçsüz olan kadın yine yapmıştı yapacağını… O evden çıkıp gitmek istemiyordu, biran olsun Emir’den ayrı kalmak istemiyordu ama ben burada kalacağım, aşkımıza sahip çıkacağımda diyemiyordu. Derdi tokat filanda değildi aslında onun derdi sevdiğinin bir başka kadından çocuğu olabileceği gerçeğine katlanamamasıydı. Ama bunu da açık yüreklilikle söyleyemiyordu. Alışmıştı bir kere yalan söylemeye yine aynısını yapacaktı kalışına ucuz bir bahane bulacaktı. Bitirmek için kalıyorum gitmiyorum dedi. Emir için yine en kötüsünü yaptı. En kötü cevabı verdi. “Eve döndü. Ama bana dönmedi. Başkaları için döndü. Ben o yalanları atlattıktan sonra beni bir daha hayatta hiçbir şey böyle öfkelendiremez sanmıştım. O değil. O başka bir şeydi. Öfke değildi. Şimdi hissettiğim şey öfke. Aynı evde iki yabancı gibi saçmalarken hissettiğim şey; öfke.” Evet Emir’in aynı evde iki yabancı gibi saçmalarken hissettiği tek şey öfkeydi. Bu saçmalık yaşadığı her şeyden fazla acıtıyordu. Emir daha fazla dayanabilir miydi bu samimiyetsizliğe? “Karşımdayken bile o kadar uzak ki..ben artik uzakları yakın yapmaya çalışmaktan yoruldum!” demişti Koray’a. Feriha hayatına girdiğinden beri bu böyle değil miydi? Oluruna bıraktı her şeyi. Artık yorulmuştu. Uğraşmaktan çabalamaktan bıkmıştı. Beklide en iyisi o kadını görmemezlikten gelmekti. O kadına, onun kendine davrandığı gibi davranmaktı. Bir nevi ayna tutmaktı karşısındaki kadına. Onun kadar soğuk, onun kadar anlaşılmaz… “Ters falan değilim...Sen nasılsan öyleyim.” demişti Feriha’ya. Aynen öyleydi artık onun gibiydi. Feriha karşısında kendi gibi birini görmeye Emir kadar tahammül edebilecek miydi? Edemeyecekti Feriha, Emir’e bakarken kendinden yorulmaya başlamıştı bile. Emir ise sürekli kırılıp dökülüyordu. Sevdiği, onu merak ettiğini, beklediğini gösteremeyecek kadar kendini önemsiyordu, en özel durumlarını bile nefret ettiği adam ile paylaşıyordu.. Feriha’nın isteği gerçekleşiyordu gözlerinin içine baka baka bitiriyorlardı. Emir’in gözünün önünde adamın biri karısını seviyordu ama o hiçbir şey yapamıyordu.

    Emir’in aşkı öyle büyüktü ki bütün o saçmalıklar, bütün o kırgınlıklar sevdiğinin ona bir dokunuşu ile, bir gülümseyişi ile, aşkını hissetmesi ile kaybolup gidiyordu. Bu adam sevdiği için hiç anlamadığı, hiçbir ortak noktası olmayan insanlarla bile bir araya gelmeye razıydı.. Herşeyi yapabilirdi o kadın için… Onun sevgisi uçsuz bucaksızdı. Aldığı yaraların ilacı sevgisiydi çünkü…

    Sevdiğini ihmal etmişti farkındaydı saçma sapan işlere bulaşmıştı. Tek derdi hatasını telafi etmekti. Eşini alıp sadece ikisine ait olan bir gün geçirmekti derdi ama olmadı yine olmadı. Kendince hayatını kurmaya çalışıyor, babasına kafa tutuyordu. Tehlikeli yollara girmişti.. Tek istediği şey sevdiğinin de ona destek olmasıydı. O kadın ise işi ile kendi arasında seçim yapmasını isteyecek kadar bencildi… Ondan kararını yapmasını istedi. Belki Emir hep yanında olsun istiyordu, onun için endişeleniyordu belki de, kıskanıyordu da neyse ne bir seçim yapmaya zorlamak ne kadar doğruydu. Hem Emir’in her zaman her koşulda onu seçeceğini bilmeyecek kadar onu tanımazken bu soruyu yöneltmemeliydi Feriha. Emir o iş için çok emek vermişti ama Feriha söz konusuydu tek aşkı. Tabi ki seçimi ondan yana olacaktı. O kadının bir açıklama bile duymadan yalan yanlış duyduğu birkaç cümle ile üstüne üstlük onu seven adamla kaçıp gideceğini bilse yine aynı olur muydu seçimi? Olurdu. Çünkü Emirdi işte o.

    Bu kadar mı tanımadın sen bu adamı be kadın? Emir’in aşkı bu kadar mı sığdı sende. Bir açıklama, bir sorgulama hak etmeyecek kadar…. İşte o gün Emir gerçekten öldü. Ne yalanlar, ne ayrılıklar, ne aynı evde iki yabancı gibi saçmalamak hiçbir şey bu denli üzmemişti Emir’i. Feriha gitti ama arkasında bir enkaz bırakarak gitti işte o gün gerçekten öldürdü Emir’i…
    Kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
    Kimi satar kimi de satın alır;
    Kimi gözyaşı döker öldürürken,
    Kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
    Çünkü Herkes öldürebilir sevdiğini
    Ama herkes öldürdü diye ölmez.
    Herkes öldürür sevdiğini…


    Emir kaç kere öldü. Kaç kere yıkıldı. Kaç kere derinden darbe aldı. Hiçbiri bu kadar acıtmamıştı. Artık gerçekleri yoktu onun. İnandığı, değer verdiği hiç bir şey yoktu… 3 yıldır hiçbir şey hissetmiyordu zaten. O saatten sonra hissetmese de olurdu. Biz zamanlar sevdiği kadın karşısına çıkmış onu satın almaya çalışıyordu. Hem de başka bir adamdan güç alarak yapıyordu bunu. Yaptığı yetmezmiş gibi biraz daha biraz daha öldürüyordu. “Yıkılmadım . Yıkılmayacağım. Bana arkasını dönüp, kendini o herifle baştan yaratan kadına ben neden yıkılayım ki? Yıkılmayacağım. Bu gece otelde karşıma çıkan kadın, benim yenildiğim..benim Feriha'm değil. Ben bu gece gördüğüm kadını tanımıyorum.. Ne gördüğüm de umurumda değil.” Ahhh Emir keşke bu sözlerinin arkasında durabilseydin. O senin Feriha’n değildi artık. O bambaşka biriydi. Sevmeyi sevilmeyi hak etmiyordu. Ama sen kendine itiraf edemesen de hala seviyordun onu… Öyle olmasa o kadını bir başka adam ile öpüşürken gördüğünde o denli yıkılır mıydın? Bir kelime ile o kadına geri döner miydin? Emir’in katıksız aşkına yakıştıramadığım tek şey onun sevdiği aşık olduğu kadın ile hiçbir alakası olmayan, onu anlayıp dinlemeden adamın biri ile kaçıp giden, kendine bile ait olmayan parayla gelip intikam nidaları atan bir kadını af etmesiydi. Bu Emir’in büyük aşkına bile yakışmadı benim gözümde.
    Emir’in o kadını geldiği yere göndermesi benim için en güzel final olurdu……

  2. #647
    Durum:
    Çevrimdışı
    queenn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    09.06.2012
    Yer
    My Bad Golfer ♥
    Mesajlar
    6,202
    Konular
    3
    Verdiği Beğeni
    1

    Aldığı Beğeni: 9

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Bu hikayenin Emir ayağı benim için bu kadardı. Son olarak Feriha sonrası acı çeken Emir’e değinip genel bir görüş bildireceğim…

    "Nefes almak, yaşamak artık sadece seni özlemek demek.
    Başka hiç birşey değil.
    Her geçen gün sana biraz daha yaklaştığımı hissediyorum.
    O gün gelecek.
    Sana kavuşacağım gün gelecek AŞKImm"


    Hep korktuğu şey başına gelmişti Emir’in. Feriha’sızlık. Bununla başa çıkabilir miydi? “Ben seni kaybedebilirmişim, seni kaybetmek Feriha, nasıl yaptın bunu? Ya sana bir şey olsaydı. Ya sen olmasaydın şimdi? Şimdi ne halde olduğumuz, ne halde olacağımız umurumda değil. Ben sana sarılmak istiyorum. Beş dakika öncede bundan farklı bir şey istemiyordum, beş gün beş yıl sonrada bundan farklı bir şey istemicem.” Onu kaybedebileceği gerçeği ile yüzleştiği bir anda böyle demişti işte. Onu kaybetmek katlamazdı ki buna… Nefes almak, yaşamak ne anlamı vardı yanında o olmadıktan sonra… Ondan sebep değimliydi bütün hatalarına, bütün kırgınlıklarına rağmen af edişleri….

    Şimdi derin bir yalnızlık çökmüştü omuzlarına hayatta olsa bile yeterdi. Ama yoktu işte bir daha asla da olmayacaktı. Feriha yine kolaya kaçmıştı. Onu tek başına bırakıp gitmişti…

    Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
    Bakış açım belli oldu yine.
    Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
    Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
    Dağlara çarptım her esişimde.
    Yollara küfrettim her gidişinde.
    Demiştim sana hatırlarsan:
    "Önemli olan zamana bırakmak' değil, zamanla bırakmamak'tir.."
    Şimdi bana, geçen o zamanın Unutulmaz sancısı kalır

    Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
    Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...

    Ne güzel söylemiş şair "Geride kalan, ardından bakar gidenlerin" Emir yitip giden aşkının ardından sonsuz bir özlemle bakıyordu Feriha'sına. Elleri hep boşluktaydı çiftini ararcasına, gönlü hep dardaydı ruhunu ararcasına. Konuşmaması, anlatmaması, özlemini yaşanmamışlıklarını kelimelerin ifade edemeyeceğindendi. Öyle çok öyle kendinden fazla sevdii ki; bu aşkı yücelten hissettiren hep Emir oldu. Aşk adına göstermediği fedakarlık kalmadı, yeri geldi kendinden ödün verdi. Öyle bir aşk ile bağlandı ki geriye hiçbir şey kalmadı. Bize öyle derinden hissettirdi bu adam aşkını….

    "Sende yoktum ben, ben yine bende bittim" Feriha hiç bir zaman tam anlamıyla bir bütün olamadı Emir ile . Hep eksik kaldı. Koyamadı Emir'i içinde bir yere. Bu aşkın ardından sessiz çığlıklarıyla yalnız kalan yine Emir oldu. Hep böyle olmamış mıydı zaten. Emir hep yalnız, hep tek başına, hep tek kişilik yaşamadı mı bu aşkı?

    Emir Sarrafoğlu acizane anlatmaya çalıştım bu adamı. Seni kelimeler ile ifade etmek oldukça zor oldu. Sen hep aşktan adamdın öylede kalacaksın bendeki Emir durduğu yerde duruyor, hepte orada duracak…..

    Editiri: Başlıkta edindiğim arkadaşlara selam olsun, dizinin sonu olmadı ama bana çok güzel şeyler kattı. Zaten hepimiz kendimize göre bir son belirledik kafamızda. Herkese keyifli yorumlar...

  3. #648
    Durum:
    Çevrimdışı
    Tiger Stormy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    27.10.2016
    Yer
    <...> YaSen <3
    Mesajlar
    1,437
    Konular
    5
    Verdiği Beğeni
    134

    Aldığı Beğeni: 72

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Aslında Emir-Feriha açısından kötü sonla biten bir dizidir bu ama Hande-Koray'cılar istediğini aldı. Başından beri daha ilgi çekici bir çiftti HanKor benim için.

  4. #649
    Durum:
    Çevrimdışı
    CALIO - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    13.04.2011
    Yer
    KARA PARA AŞK
    Mesajlar
    1,228
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    75

    Aldığı Beğeni: 89

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    AFK yi izleyince merak edip Emirin Yolunuda izledim ama o nasıl vasat bir senaryodur AFK den daha beterini bile yazabiliyormuş senaristler bunuda gördüm.:img-hi::img-hi:Gizem,Çağatay uyumuna gelicek olursam.sadece boyları uyumlu onun dışında hiç bir albenileri yok.Gizem hakkında tek birşey merak ediyorum oyunculuk yapmayı kaçıncı projesinde öğrenicek acaba.??her sahnede o kadar eğreti durmuş ki burda da sırf Fatih Aksoy torpiliyle yer aldığı belli.birde nette bir açıklamasına denk gelmiştim eğer AFK final yapıp direk kadroya o girseymiş dizi o zaman izlenirmiş diye düşünüyormuş neden o zaman çokmu farklı performans sergiliycektin.:img-hyste:img-hyste yok anam diziye kim gelirse gelsin izlenmezdi çünkü senaristler Emir,Feriha adına çok şeyi yarım bırakmış.:img-tomat:img-tomat aynı şekilde Çağatay çıkıp Hazal tek başına devam etseydide sonuç bu olurdu.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.