Sayfa 131/200 İlkİlk ... 3181121127128129130131132133134135141181 ... SonSon
1000 sonuçtan 651 ile 655 arası

Konu: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları (1)

  1. #651
    Durum:
    Çevrimdışı
    elitay88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    05.05.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    5,565
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    324

    Aldığı Beğeni: 705

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Aslında bölüm genel anlamda geldiği nokta bakımından güzeldi. Lakin ben bazı sahneleri hiç sevmedim.

    Mesela Gamze ile Can'ın sohbet ederken Sanem'i görmeden gelmelerini. Can Sanem'e orada sade bir getir götürcü ve sanki hiç aşık olmamış gibi davrandı. Sanem de sanki Can ile hiç sevgili olmamış da onu tanımıyor gibi hemen farklı şeyler düşünüp, odada kalabilmek adına saçmaladı. Biraz abartıydı sanki.

    Deren ve konser biletleri. Can senin çok daha önemli bir meselen var. Özür dilemek ve gönül almak gibi ama sen gitmiş konsere gidicem diyorsun. Deren'e bir şey hissetmediğini hatta başka bir kadına Sanem'e baktığı gibi bakmayacağını biliyoruz ama dışarıdan mavi boncuk dağıtan biri görünüyor. Sanem dışarıdan nasıl Fabri'nin sevgilisi gibi görünüyordu, Can da kadınlara mavi boncuk dağıtır gibi gözüküyor. Polen geliyor, gidiyor, başka samimi olduğu bir kadın arkadaşı geliyor ve başlıyor dedikodular, Deren ile konsere gittiği duyulsa mesela a yoksa sevgililer mi dedikodusu yayılabilir. Tabi ki kimseye açıklama yapmak zorunda değil; Sanem dışında. Aşık olduğu biri varken bu kadar lakayıt ve umursamaz davranması hoş gözükmüyor. Tek sıkıntı buradaydı. Yoksa tüm karakterler kendisinden beklenenleri yapmaya devam ediyor. Hatta senaristler o kadar iyi çalışmış ki geçmiş bölüm detaylarını bu bölüme taşımışlar. Not aldıkları her şeyi bu bölümde yansıtmışlar.

    -Sanem uzun bacaklı kızlara takar.
    -Can'ın etrafında sürekli kadınlar olur.
    -Sanem sakarlık yapar.
    -Mevkıbe kızları için evhamlanır.
    -Zebercet saçmalar.
    -Can kıskanç adamdır.
    -Can'ın takıldığı yalanlar değil; Sanem'in onu terk edecek olmasıdır. Çünkü onun terk edilme travması vardır.

    Bunları net bir şekilde gördük bence. Önizlemeden aralarının eskiye döndüğü çıkıyor. Yalnız şunu istemiyorum; yeniden lisans yüzünden aynı duruma düşmemeleri. Düşeceklerse sebebi farklı bir şey olsun. Çünkü yeni bir başlangıç yapılıyor. Böyle de yapılması gerekiyordu. Aslında bakarsak; geçiş bölümüydü. Asansörde bitti. Ev çekimleri 19'danmış. Hüma Hanım'ın adı geçti. 19. bölüm sonunda kapıda Hüma Hanım olacaktır. Sanem'e karşı doldurulmuş bir şekilde gelecek. Sanem yüzünden Can ve Emre birbirine düştü dedi Aylin. Oysa kendi yaptıkları yüzünden Can ve Emre birbirine düştü. Hüma gelince Sanem'i üzebilir. Bu da Can ile Sanem'i çok daha birbirine yakınlaştırır. Ben klişe olmasın diye bekliyordum Hüma ters köşe yapar diye. Bunu da şuradan çıkardım: Oğlu ile arası kötü. Kötü olmasa klasik oğluna beğenmediği birini yakıştırmayan kaynana derdik. Can annesini Hüma diye kaydetmiş. Yani anne bile demiyor demek ki. Emre'yi de sildi. Sanem'i çok zor günlerin beklediğini söylemiştik. Bu süreçte de Can ile barışmaları gerektiğini. Her şey tamamsa barışsınlar ama mektubun bahsi bile geçmedi. O yüzden de bu konuyu ayrıca mı işleyecekler ters köşeyle ya da sonradan ortaya çıktığında Sanem ben sana yazmıştım desin diye mi? Aynı hatayı ikilemez herhalde. Can Sanem'i artık dinliyor asansörden itibaren anladığımız kadarıyla. O zaman Sanemsi de yarım bıraktığını tamamlasın. Çünkü ayrı suçlar değil yani saklasın. Hepsi tek bir yalana bağlı. Emre'nin şirketle ilgili uydurduğu yalana.

    Parfüm işi rafa kalkmadı. Buna sevindim. Sanem artık bir şeyleri başarsa mı? 1 ileri 1 geri gidip duruyor şirkette. Getir götürcü değilim artık, stajyer metin yazarıyım diye seviniyordu. Yine istiyorsa çay getirsin ama istediği için. Şirketteki görevi çay getirip, götürmek olmasın. Çünkü çok daha fazlası var. Sırf görsel hafızası ile bile bir sürü işi halleder. Kaldı ki kız oradaki en hayal gücü geniş insanlardan biri. Parfüm işi ajans dışında ama biz henüz çalıştığını görmedik bir parfüm üzerinde. Abuk sabuk gereksiz sahnelerdense bunları görmek isterdim. Zebercet'in evsiz kalıp eşyalarını Osmanların evine saçması gibi.

    Sanem o gece Canlarda kalmış. Bir kabus görmüş ve Can'da ona o kolyeyi takmış. Sabah kahvaltı edip, beraber işe geçiyorlar. İlişkilerini resmileşmesi için biraz daha zamana ihtiyaçları var. Resmileşmek derken hani sevgili olduklarını söylemeleri için. Emre'nin gönlü Leyla'ya kaymaya başlayacak. Emre ve Sanem'in arası iyi değil. Sanem ve Leyla arası iyi değil. Aile Emre'nin yaptıklarını bilmiyor. Yani bu konuda çatışmalar yaşanması mümkün. Mevkıbeler borcu ödemeye karar verdi. Sanem'in üzerinden bu yükü almaları güzel olur. En azından habire tazminat borç lafları önüne gelmez. Can getirmese bile Emre ya da Hüma getirebilir. Emre de iyi olacak kötü mi onu da anlayamadık ama Leyla'ya ilgisi var gibi. Birazcık heyecan dozu arttırılması lazım.
    Konu elitay88 tarafından (04-11-18 Saat 09:59 ) değiştirilmiştir.

  2. Beğenenler;
    Yasemin68 (05-11-18), Zuzinha (04-11-18)

  3. #652
    Durum:
    Çevrimdışı
    Zuzinha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.11.2013
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    6,014
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    714

    Aldığı Beğeni: 1,581

    Bahsedilme
    1 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Alıntı elitay88 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Mesela Gamze ile Can'ın sohbet ederken Sanem'i görmeden gelmelerini. Can Sanem'e orada sade bir getir götürcü ve sanki hiç aşık olmamış gibi davrandı. Sanem de sanki Can ile hiç sevgili olmamış da onu tanımıyor gibi hemen farklı şeyler düşünüp, odada kalabilmek adına saçmaladı. Biraz abartıydı sanki.
    Ben bu bölüm Can'ın biraz Sanemleştiğini düşündüm biliyor musun? Polen'i gören Sanem'in artık çok mutlu olcam tavırlarını hatırlattı bana. Güne aşırı neşeyle başlamıştı yok hayır hiç üzülmedim kıskanmadım diye:) Can da başına felaket ardına felaket gelmemiş gibi artık işime gücüme odaklanacağım moduna girdi-meye çalıştı. Yanaklardan makas almalar, bir neşe bir özgüven bir saçmalık:) Bakkalda direk Sanem oldu zaten. Sakar, bahaneden bahaneye koşan bir Can izledik Önce para dedi baktı ters tepiyor para mı dedim? Sen yanlış anladıııın

    Gamze-Can sahnesi çok kişiyi rahatsız etmiş. Can Sanem'i aşağıladı denmiş. Ben öyle hissetmedim. Sanem getir götürcü. Can ona prenses gibi değil de getir götürcü gibi davrandığında aşağılanmış olmuyor. Çay getircem diye atlayan kendisi. Yerlerde sürünen de kendisi. Can nazikçe burada kalmana gerek yok arada kontrole gelirsin demek istedi Ama çok haklısın Can'ın saygı sorunu var. Sadece Sanem'le sınırlı da değil. Arkasına saklandığı dev egosu yüzünden fark etmiyor. Yeri geldiğinde aralarında yeni bir gerilim, patlama konusu olacaktır bu. Kızlara olan tavrının sebeplerini anlasak da Sanem'e saygısızlık ettiği gerçeğini değiştirmez. Üstelik Sanem bu kadar hassas davranırken. Fabri'ye ayarı ne güzel verdi. Asansörde çok güzel laf soktu Sanem. Ne bir benmişim maşallah herkese açılmışsın diye O tartışmayı çok sevdim. Can'ın yaramı deşme deyişi, konuyu terk edilişine getirişi, Sanem'in ağız dolusu yalan söylediniz demesi... Tüm uzun bacaklıların Can'ı kendisinden iyi tanıyor oluşuna işaret edişi de müthişti

    Alıntı elitay88 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Deren ve konser biletleri. Can senin çok daha önemli bir meselen var. Özür dilemek ve gönül almak gibi ama sen gitmiş konsere gidicem diyorsun. Deren'e bir şey hissetmediğini hatta başka bir kadına Sanem'e baktığı gibi bakmayacağını biliyoruz ama dışarıdan mavi boncuk dağıtan biri görünüyor. Sanem dışarıdan nasıl Fabri'nin sevgilisi gibi görünüyordu, Can da kadınlara mavi boncuk dağıtır gibi gözüküyor. Polen geliyor, gidiyor, başka samimi olduğu bir kadın arkadaşı geliyor ve başlıyor dedikodular, Deren ile konsere gittiği duyulsa mesela a yoksa sevgililer mi dedikodusu yayılabilir. Tabi ki kimseye açıklama yapmak zorunda değil; Sanem dışında. Aşık olduğu biri varken bu kadar lakayıt ve umursamaz davranması hoş gözükmüyor. Tek sıkıntı buradaydı. Yoksa tüm karakterler kendisinden beklenenleri yapmaya devam ediyor. Hatta senaristler o kadar iyi çalışmış ki geçmiş bölüm detaylarını bu bölüme taşımışlar. Not aldıkları her şeyi bu bölümde yansıtmışlar.

    -Sanem uzun bacaklı kızlara takar.
    -Can'ın etrafında sürekli kadınlar olur.
    -Sanem sakarlık yapar.
    -Mevkıbe kızları için evhamlanır.
    -Zebercet saçmalar.
    -Can kıskanç adamdır.
    -Can'ın takıldığı yalanlar değil; Sanem'in onu terk edecek olmasıdır. Çünkü onun terk edilme travması vardır.

    Bunları net bir şekilde gördük bence.
    Can'ın mavi boncuk dağıtmadığını kendince iyiyim demeye çalıştığını vs. biliyoruz ama çok haklısın. Bu ona kızlar konusunda bu kadar rahat davranma hakkını vermez. İşte Can her şeyi hakkı sanıyor öyle bir sorunumuz var:) Düşüncesiz olmaya hakkı yok. Sanem bir erkeğin elini sıksa kendinden geçerken kızlar mevzusunda sorumlu davranması gerekir. Ama işte Sanem onu terk etti diye düşünüyor. Açıkçası ben Sanem'in Can'ın bu tavırlarına ayar vermesini sevdim. Devamı gelsin isterim. Evde üst üste giydiği kıyafetleri eve gelen giden çok oluyor yedekli olsun diye açıklasa mesela böyle laf sokarak atışmaları seviyorum. Sanem'in gece Can'da kalmasının sebebinin de Can'ın onu Ayhan'lara bırakmak istememesi olmasını istiyorum. Osman'ın kardeşi mi?:) Bu saatte rahatsız etmeyelim insanları:) Sanem de onu Deren'e göndermez zaten:) Ben kıskanç Sanem'e de çok gülüyorum niyeyse:)


    Alıntı elitay88 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Önizlemeden aralarının eskiye döndüğü çıkıyor. Yalnız şunu istemiyorum; yeniden lisans yüzünden aynı duruma düşmemeleri. Düşeceklerse sebebi farklı bir şey olsun. Çünkü yeni bir başlangıç yapılıyor. Böyle de yapılması gerekiyordu. Aslında bakarsak; geçiş bölümüydü. Asansörde bitti. Ev çekimleri 19'danmış. Hüma Hanım'ın adı geçti. 19. bölüm sonunda kapıda Hüma Hanım olacaktır. Sanem'e karşı doldurulmuş bir şekilde gelecek. Sanem yüzünden Can ve Emre birbirine düştü dedi Aylin. Oysa kendi yaptıkları yüzünden Can ve Emre birbirine düştü. Hüma gelince Sanem'i üzebilir. Bu da Can ile Sanem'i çok daha birbirine yakınlaştırır. Ben klişe olmasın diye bekliyordum Hüma ters köşe yapar diye. Bunu da şuradan çıkardım: Oğlu ile arası kötü. Kötü olmasa klasik oğluna beğenmediği birini yakıştırmayan kaynana derdik. Can annesini Hüma diye kaydetmiş. Yani anne bile demiyor demek ki. Emre'yi de sildi. Sanem'i çok zor günlerin beklediğini söylemiştik. Bu süreçte de Can ile barışmaları gerektiğini. Her şey tamamsa barışsınlar ama mektubun bahsi bile geçmedi. O yüzden de bu konuyu ayrıca mı işleyecekler ters köşeyle ya da sonradan ortaya çıktığında Sanem ben sana yazmıştım desin diye mi? Aynı hatayı ikilemez herhalde. Can Sanem'i artık dinliyor asansörden itibaren anladığımız kadarıyla. O zaman Sanemsi de yarım bıraktığını tamamlasın. Çünkü ayrı suçlar değil yani saklasın. Hepsi tek bir yalana bağlı. Emre'nin şirketle ilgili uydurduğu yalana.
    Araları eskiye dönmemiş bence. Baştan başlamışlar. Barıştıklarını sanmıyorum. Daha doğrusu tekrar sevgili olduklarını sanmıyorum. Lisans konusu tekrar ortaya çıkarsa Can'ın hiç umursamadığını görmemiz için olmalı. Başka türlü çok saçma olur. Fakat Can'ın bir anda iyileşemeyeceğini konuşmuştuk. Can ve Sanem'in çok imtihanları var önlerinde. Emre tam olarak ne dedi Sanem'e onu da bilmiyor aslında. Ama kapatmak istiyor konuyu. Sanem'le tekrar kavga etmek istemiyor. Belki de neleri yiyip yutacağını bilmek istemiyor çocuk Bu ekilme olayının, Can'ın Sanem'e aşkını anlamasının Deren'deki etkilerini merak ediyorum. Sana asla yalan söylemem Deren gidip yerine Hüma'yla Can'ı yoldan çıkaran Sanem'i gönderme konusunda işbirliği yapan kandırıkçı Deren gelebilir. İntikamcı Deren gelebilir.

    Alıntı elitay88 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Parfüm işi rafa kalkmadı. Buna sevindim. Sanem artık bir şeyleri başarsa mı? 1 ileri 1 geri gidip duruyor şirkette. Getir götürcü değilim artık, stajyer metin yazarıyım diye seviniyordu. Yine istiyorsa çay getirsin ama istediği için. Şirketteki görevi çay getirip, götürmek olmasın. Çünkü çok daha fazlası var. Sırf görsel hafızası ile bile bir sürü işi halleder. Kaldı ki kız oradaki en hayal gücü geniş insanlardan biri. Parfüm işi ajans dışında ama biz henüz çalıştığını görmedik bir parfüm üzerinde. Abuk sabuk gereksiz sahnelerdense bunları görmek isterdim. Zebercet'in evsiz kalıp eşyalarını Osmanların evine saçması gibi.
    Ajans hafta sonu mesaiye kalır. Sanem hafta sonu parfüm çalışacak Fabri'yle. Görelim Can'ı Sanem'in getir götür günlerinin sona ermesini ben de heyecanla bekliyorum.

    Alıntı elitay88 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sanem o gece Canlarda kalmış. Bir kabus görmüş ve Can'da ona o kolyeyi takmış. Sabah kahvaltı edip, beraber işe geçiyorlar. İlişkilerini resmileşmesi için biraz daha zamana ihtiyaçları var. Resmileşmek derken hani sevgili olduklarını söylemeleri için. Emre'nin gönlü Leyla'ya kaymaya başlayacak. Emre ve Sanem'in arası iyi değil. Sanem ve Leyla arası iyi değil. Aile Emre'nin yaptıklarını bilmiyor. Yani bu konuda çatışmalar yaşanması mümkün. Mevkıbeler borcu ödemeye karar verdi. Sanem'in üzerinden bu yükü almaları güzel olur. En azından habire tazminat borç lafları önüne gelmez. Can getirmese bile Emre ya da Hüma getirebilir. Emre de iyi olacak kötü mi onu da anlayamadık ama Leyla'ya ilgisi var gibi. Birazcık heyecan dozu arttırılması lazım.
    İlişkileri başlamadı bence. En az bir bölüm daha sürer. Şu an birbirimizi baştan yeniden tanıyalım evresindeler. Sil baştan. Sevgili olsalar Can arkadan gelip sarılırdı ısırmazdı:) Bütün gece yanında yatardı hamaktaki gibi, kolyeyi verip gitmezdi:) Emre konusunda aldıkları yönü sevdim. Leyla sayesinde doğru yolu bulacak inşallah. Derdinin şirket değil abisinin onu affetmesi olduğunu da çok güzel ortaya koydu. Güzel sürpriz oldu bana. Leyla-Osman'ı olasılık görmüyorum artık açıkçası. Parmaklar değdiğinde Leyla'nın kılı kıpırdamadı. Can depresyonda bir babayla büyümüş Emre'nin de diğer oğlunu özleyen bir anneyle büyüdüğünü düşünüyorum.

    Mevkıbe ve Nihat para için başlarını ne tip bir belaya sokacaklar merak ediyorum:) Can o parayı kabul etmez. Sanem şirketi kurtardı borcu çoktan kapandı gibi bir şeyler diyebilir. Kız gerçekten o borcun diyetini ödedi yani. Bir de bu bölüm Can'a tekrar borç dedirtmelerinin tek sebebi başından beri borcun Can'ın bahanesi olduğunu anlamamız içindi bence. Tutmayınca hemen çevirdi:) Hüma ve Emre niye borcu hatırlatsınlar? En fazla borç morç yok git derler:) Hüma kötü niyetli bir şeyse para için kişiliğini satmışsın vs laf sokabilir. Borç geri ödense de yapar bunu. Hiç öğrenmese daha iyiydi. Gerçi Aylin ona borç bile demez. Hüma'yı çok merak ediyorum ve nedense kötü bir kadın olduğuna inanmıyorum. Can'ın gizli kapaklı işlerden nefret etmesinin sebebi annesini de yanlış anlaması olabilir. Yani bir süre Sanem'i yanlış tanıdığı için sıkıntı yaratsa da nihayetinde annedir. Kötü olmasını istemiyorum.

    Bu arada sayfalar ne zaman kapanıyor? Değişti mi? 130 sayfa oldu:)
    Konu Zuzinha tarafından (04-11-18 Saat 12:30 ) değiştirilmiştir.

  4. Beğenenler;
    Yasemin68 (05-11-18)

  5. #653
    Durum:
    Çevrimdışı
    elitay88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    05.05.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    5,565
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    324

    Aldığı Beğeni: 705

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Alıntı Zuzinha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben bu bölüm Can'ın biraz Sanemleştiğini düşündüm biliyor musun? Polen'i gören Sanem'in artık çok mutlu olcam tavırlarını hatırlattı bana. Güne aşırı neşeyle başlamıştı yok hayır hiç üzülmedim kıskanmadım diye:) Can da başına felaket ardına felaket gelmemiş gibi artık işime gücüme odaklanacağım moduna girdi-meye çalıştı. Yanaklardan makas almalar, bir neşe bir özgüven bir saçmalık:) Bakkalda direk Sanem oldu zaten. Sakar, bahaneden bahaneye koşan bir Can izledik Önce para dedi baktı ters tepiyor para mı dedim? Sen yanlış anladıııın

    Gamze-Can sahnesi çok kişiyi rahatsız etmiş. Can Sanem'i aşağıladı denmiş. Ben öyle hissetmedim. Sanem getir götürcü. Can ona prenses gibi değil de getir götürcü gibi davrandığında aşağılanmış olmuyor. Çay getircem diye atlayan kendisi. Yerlerde sürünen de kendisi. Can nazikçe burada kalmana gerek yok arada kontrole gelirsin demek istedi Ama çok haklısın Can'ın saygı sorunu var. Sadece Sanem'le sınırlı da değil. Arkasına saklandığı dev egosu yüzünden fark etmiyor. Yeri geldiğinde aralarında yeni bir gerilim, patlama konusu olacaktır bu. Kızlara olan tavrının sebeplerini anlasak da Sanem'e saygısızlık ettiği gerçeğini değiştirmez. Üstelik Sanem bu kadar hassas davranırken. Fabri'ye ayarı ne güzel verdi. Asansörde çok güzel laf soktu Sanem. Ne bir benmişim maşallah herkese açılmışsın diye O tartışmayı çok sevdim. Can'ın yaramı deşme deyişi, konuyu terk edilişine getirişi, Sanem'in ağız dolusu yalan söylediniz demesi... Tüm uzun bacaklıların Can'ı kendisinden iyi tanıyor oluşuna işaret edişi de müthişti

    Laf sokuşlar iyi de artık bir farkındalık lazım. Sanem gayet de yaptığı hataların farkında ama Can tam olarak değil gibi hemen bir bahane buluyor. O zaman öbürü gibi davranma nedir? Özrü kabahatından büyük. Giriş cümlesi de kötüydü zaten. Neyse bu son olsun. Bak sevdiğini dinlemedi ne oldu? Artık dinlesin yani.


    Sanem'in Polen'in kulağının dibinde soda açması 1, Gamze'nin kulağının dibinde buralardayım, çok yakınlardayım demesi 2. Deli ya.Çok komik ama yeter artık biraz özgüven tazelesin. Senin Albatros'un tek eşli ve onun eşi de sensin. Gözü başkasına kayarsa zaten Albatros değildir o olsa olsa kopyasıdır.

    İlişkileri başlamadı diyorsun ama yeniden başlamak da bir ilişki başlangıcıdır diye düşündüm. Sevgili değiller ama arkadaş da değiller. Flört dönemlerine geri döndüler. Sanem Fabri ile çalışacak. Açıkçası en çok o konuyu merak ediyorum. Ne olacak? Daha kendi kokusunu mu yoksa başka kokuyu mu verdiğini söylemedi. Tabi ki kendi kokusunu vermeyeceğini söylemişti. Peki nasıl bir koku yapacak? Ses getirecek mi? Fabri ne yapacak? 2 bölüm daha kalır sonra gider diye düşünüyorum karakter. Aslında sonradan Sanem'in çok yakın bir eski erkek arkadaşının gelmesini isterim. Böyle kol kola maça filan gitsinler. Can ne yapacak görelim. Arkadaşı onun deyip, kabullenecek mi yoksa Sanem'in yaptığı gibi kıskanacak mı? Geçmişlerini bilmiyor, arkadaşlık boyutlarını bilmiyor, çocuk da Osman gibi bir şeyse elbet kıskanılır. Can için yeterince eski-yeni arkadaş mevcut. Polen, Arzu, Deren, Gamze. Sanem'in Osman ve Zebercet. 2 tane mahalleden erkek arkadaşı var kızımızın. Bence bir tane gerçekten Can'ın kıskanabileceği biri olmalı. Fabri elin adamı ve Sanem ile arkadaş olabilecek konumda da değil. Çünkü ilk adımda asılmaya başlamıştı kıza. Tanımıyor da. Lakin tanıdığı samimi bir erkek arkadaşı gelirse, Can'ın buna pek medenice yaklaşacağını sanmıyorum. Mağlum Türk erkekleri. Sanem'i bir kez Osmanla samimi görmüştü gitti böldü sohbetlerini. Levent ve çekimdeki kostümcü mü makyöz mü ne Albatros kontenjanından Sanem'in ilgi alanına girmişlerdi. Olmadıkları anlaşılınca da şutlanmışlardı. Şöyle doğru düzgün samimi olduğu biri yok Sanem'in. Eski sevgilisini de henüz görmedik var mı yok mu bilmiyoruz. Bu bölümkü Can'a iyi bir simetri sahnesi lazım bence. Belki o zaman bir anlaşma yaparlar. Arkadaşımız bile olsa, gerekli mesafeyi hep koruyacağız. Önceliği birbirimize tanıyacağız. Tabi Can ve Sanem ilişkisi bitmişti ama aşkları bitmemişti. Can'ın Sanem'i anlaması için onun geçtiği yollardan geçmesi lazım belki. Sadece kıskançlık değil; bir şey saklama, yanlış anlaşılma, yaptığın bir işin beğenilmemesi, sevdiği bir şeyi başkasının bilmesi ama Can'ın bilmemesi, arkadaşının Sanem'i daha iyi tanıması.
    Konu elitay88 tarafından (04-11-18 Saat 16:25 ) değiştirilmiştir.

  6. Beğenenler;
    Yasemin68 (05-11-18)

  7. #654
    Durum:
    Çevrimdışı
    yedel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    01.12.2011
    Yer
    Cennet vatanım
    Mesajlar
    2,645
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    2,051

    Aldığı Beğeni: 1,792

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Merhabalar, erkenci kuş dizisini hem tv de hem sosyal medyada ilk günden beri takip ediyorum.Sizin yorumlarınızı da severek okuyorum fırsat buldukça tabi..Canla Sanemin karşılıklı sahnelerinde çok heyecanlanırdım.Onların o tutkulu ,deli dolu aşkları beni bu diziye bağladı.Oyuncuları da çok seviyor ve başarılı buluyorum.Özellikle Demet Özdemir bambaşka benim için.Ama bir iki bölümdür beni rahatsız eden durumları sizlerle de paylaşmak istedim.Dizimi çok sevmekle beraber, gerekirse eleştirmekten de kaçınmam.

    Benim bildiğim Can Divit böyle değildi.Nerde o aşkla bakan tutkulu gözler?Sevdiğine yaklaşınca kokusunu içine çeken aşık adam Hatırlayın, 16. bölümde de Saneme çok kırgındı.Ama onu asla görmezden gelmezdi.Gözleriyle Sanemi arardı.İradesine sahip çıkmak için kendisiyle nasıl savaş vermişti.Ona kötü bir söz söylediği için pişman olurdu.Toplantı odasında tatlı tatlı bakışmaları vardı , ne kadar güzel bir sahneydi.Sonra arabanın önünden Sanemi çekip aldığı, onu kollarında bebek gibi sevdiği sahne.O kadar güzel bakıyordu ki sevdiği kadına, yutkunma detayı bile vardı .Çok çok beğenmiştim o sahneyi.

    Son iki bölümdür bir olmamışlık var dizide.Can kaba saba konuşan, soğuk, kibirli biri olup çıkmış.Kızgın olsa bile sevdiğine kıyamazdı eski Can.Sanki dersin kızı kıskandırmaktan zevk alıyor.Karşı cinsle olan gereksiz samimiyetini hiç hoş bulmuyorum.Böyle devam ederse art niyet aramaya başlarım, sevgisinden şüphe ederim.Kıza o kadar samimi davrandı ki kim olsa kendisiyle ilgilenildiğini düşünürdü.Herkesin içinde kıza sarılıyorsun, Sanem ne düşünür düşünmüyor musun ?Kendisi Fabriden ne kadar rahatsız olmuştu, nasıl üzmüştü Sanem kızımızı? Birazcık empati yapabilseydi eğer o şekilde Sanem tarafından yanlış anlaşılmaya mahal verdirtmezdi.

    Ayrıca sahil sahnesi hariç Can tarafından herhangi bir aşk acısı görmedim kendisinden.Aşık bir adam ne kadar kızgın, kırgın olursa olsun sevgisini belli ederdi.Özür sahnesi tatmin etmedi beni.Orda da bir his alamadım, etkilenmedim yani.

    Asansör sahnesini beğenmeyen bir benim herhalde.Çok çok kötüydü.Daha güzel yazılabilirdi.Benim tutkulu çiftim nereye gitmiş ?Birbirlerinden nerdeyse hiç elektrik almadılar.Ne zamandır ayrısınız, birbirinize hasretsiniz ,ne güzel yalnız , baş başa kalmışsınız.Ne güzel temaslı, bakışmalı sahne yazılırdı orada.'Şimdi bağırmam mı gerekiyor ?' diye absürt bir cümle kuran bir Sanem ve "Naparsan yap, sen bilirsin." tarzı umursamaz konuşan bir adet Can.Bu mudur ?Karşılıklı soyunuyorlar ve gram etkilenme yok.Ne oldu bunların aşklarına.

    Saneme gelirsek, Sanem de ayrı bir dert.Kıskançlık sahnesinde çok abartılıydı.Komiklik olsun diye kızcağızı masanın altına bile soktular.Ben hiç gülmedim , eğlenmedim o sahnede.Bir erkek için kendini o durumlara sokmaya değer miydi ?Bir kadın olarak ben u-tan-dım yaptıklarından.Can'ın egosunu şişirmiş oldu işte olan bu oldu.

    Sanemin abartılı hareketleri artık bana keyif vermiyor, doğallık dediğimiz şey saçma sapan hareketler yapmak, ipe sapa gelmez sözler söyleyip kendini rezil etmek midir ? Can'ın peşinden koşacağına keşke işine gücüne yoğunlaşsa artık.Aslında çok zeki bir kız, istediği herşeyin üstesinden gelir eğer isterse.Bundan sonra ayakları üzerinde sağlam basan, kendini Can ! dahil kimseye ezdirmeyen, başarılı, aklı başında olgun , herkesi kendine hayran bırakan bir Sanem görebilir miyiz artık? Asansördeki deli deli halleri, hele bi de dış sesi de devreye girince akıl sağlığı yerinde olmayan bir kadına benzemedi mi ?İçinden geldiği gibi davranmak bu olmamalı.İlkokul müsameresi izlemiyoruz sonuçta.

    Şu da yanlış anlaşılmasın lütfen.Sanemin deli dolu hallerini ben de seviyorum.Robot gibi ciddi, ruhsuz bir Sanem ben de istemem.Özünden tabiki birşey kaybetmesin ama zon bölümlerdeki abartılı davranışları beni rahatsız ediyor.Azıcık aklı başında hareket etsin.Tutarlı olsun , saf olmasın, kendini ezik gibi göstermesin.Zaten Can 'ın annesinden de çekeceği var gibi görünüyor bilemeyiz tabi.

    Bir de Sanemin kıyafetlerine özen gösterilsin.Kaç bölümdür kötü giydiriliyor.Ayhan'ı anlarım da başrol oyuncusuna bu özentisizlik nedir ? Ceyceyin stres topu halleri de sıkmaya başladı.Lütfen başka bir hikaye yazılsın Ceycey'e.

    Çok dolmuşum, kusura bakmayın.Sabırla okuduğunuz için teşekkürler.Tabi ki dizimi izlemeyi bırakmayacağım.Hep birlikte düzelmesini, daha da güzelleşmesini bekleyeceğim.Herkese iyi yorumlar.
    Konu yedel tarafından (04-11-18 Saat 17:22 ) değiştirilmiştir.

  8. Beğenenler;
    Yasemin68 (05-11-18)

  9. #655
    Durum:
    Çevrimdışı
    Zuzinha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.11.2013
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    6,014
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    714

    Aldığı Beğeni: 1,581

    Bahsedilme
    1 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Alıntı elitay88 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Laf sokuşlar iyi de artık bir farkındalık lazım. Sanem gayet de yaptığı hataların farkında ama Can tam olarak değil gibi hemen bir bahane buluyor. O zaman öbürü gibi davranma nedir? Özrü kabahatından büyük. Giriş cümlesi de kötüydü zaten. Neyse bu son olsun. Bak sevdiğini dinlemedi ne oldu? Artık dinlesin yani.
    Can da Sanem de mitişli olgun ve doğru tavırlar alırlarsa bu hikaye nereye gidecek ki? Ne bileyim ben Can'ın yavaş yavaş kızları etrafından uzaklaştırmayı öğrenmesini, atışırken kendini savunsa da sonradan Sanem yanlış anlayacak diye panik olmasını, kızlara tavır koymasını vs tercih ederim. Can'ın adam oluşunu izliyoruz. Bir günde, bir kavgayla, bir sözleşmeyle olacak şey mi? Tüm bunlardan önceki Can'a dönmemizi beklemiyordum. O Can'a güven olmaz zaten. Kimsenin ona yanlış yapmaya hakkının olmadığı, onu "üzemeyeceği", duvarlarını delemeyeceği bir hayal dünyasında yaşıyordu o:) Çok fantastik zamanlardı kabul ediyorum ama bir anda o CanEm'e dönemeyiz. Çünkü Can'ın daha gerçekçi şartlarda ilişki yaşamayı öğrenmesi gerekiyor:)

    Öbürü muhabbeti beni de ilk rahatsız etti ama sanırım orada "öbürü" ifadesini aslında yumuşattılar. Aşağılayıcı bir "öbürü" yerine sen de herkes gibisine çevirdiler. Soğuk, yabancı anlamında. Olmadı saçma oldu vs. ama bence çaba oydu. Can'ın seni dinlemedim özrü tüm olanlar için değil o gün dosya boş çıkıncaki tavrı ve parti sonrası içindi. Genel olarak hala kendini haklı buluyor. Kandırıldı. Sanem Emre'ye onu terk edeceğim dedi. Adam bunlara hala takık. Sanem istifa ettiğindeki tavrı da netti. Çok üzüldü, ya ne istifası diye ciddiye almamaya çalıştı ama anlamadı yani çünkü kendisi pek haklıydı:) Sanem'e güvenmiyorsa ona yalanlar söyledi diye. Can'ın gözünde böyle. Aylin ve Emre onu kullanmışlar ok. Sanem iyi niyetli ve saf ok. Ama sonuçta hala Can'a yalanlar söylemiş, dolaplar çevirmiş, birkaç gün sonra kalbini kırmadan ayrılacak biri. Biz Sanem'den fakir ama gururlu esas kızı, Can'dan da pişman perişan esas oğlanı oynamasını bekliyoruz ama bunlar onlar değiller. Sanem deli. Bence gerçekten deli:) Can da bu deliliği seviyor. Can duygusal bir enkaz. Sevmesi çok zor çok zahmetli bir adam. Sanem yılmıyor. Ay bu başka kızlara bakıyor deyip ağlamıyor. Nasıl bakkal Sanem çubuk Polen'e savaş açtı, Deren'e de erkeğimi sana yedirmem diyor:) Ben de ilk çok yadırgadım ama şimdi seviyorum ya:)

    Sanem'i artık dinleyip dinlemeyeceğini göreceğiz. Geçmişi daha fazla kurcalamaması Sanem'i dinlemek istemediğini göstermez bence. Daha fazla üzmek ve üzülmek istemiyor. Çünkü zor yani onun için affediyor olmak. Arkasından dönenleri dinlemek. Sanem'i tekrar bulmaya başlamışken öfkeye kapılabileceği şeyleri öğrenmek. Neyse ne ben kapattım demesi, daha fazla açıklama istememesi o kadar da kötü bir şey değil bence:)


    Alıntı elitay88 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sanem'in Polen'in kulağının dibinde soda açması 1, Gamze'nin kulağının dibinde buralardayım, çok yakınlardayım demesi 2. Deli ya.Çok komik ama yeter artık biraz özgüven tazelesin. Senin Albatros'un tek eşli ve onun eşi de sensin. Gözü başkasına kayarsa zaten Albatros değildir o olsa olsa kopyasıdır.
    Sanem deli ama yeri geldiğinde Fabri'ye de Can'a da Leyla'ya da ayarı verebilen bir kız. Tavırlarına alıştım ben. Batmıyor. Çok gülüyorum hatta. Yani çok gerçek değil mi korkuları? Sanem getir götürcü. Can yakışıklı karizmatik patron. Adamın geçmişi uzun bacaklı, maceracı, kuantum fizikçi kadınlarla dolu. Özgüvensizlik yaşaması normal değil mi? Ama sonra gidip Can'ından hesap sorabiliyor. Asansörde sıkıştırıp senin sevginden bize sıra gelmiyor diyebiliyor:) Can'a güveniyor bence. Ben de güveniyorum. Şurada fikir ayrılığı yaşıyor olabiliriz. Ben Can'ın gözünün başka kızlara kaydığını düşünmedim hiç. Ne Deren'e ne pantolonsuz Gamze'ye öyle bir sinyal vermedi. Benim kızdığım şey sevgilisi olan bir adam gibi davranmazken Sanem'den öyle davranmasını beklemesi. Sanem'in onun hislerine gösterdiği saygıyı Can'ın göstermemesi. Onu da asansörde itiraf etti. Sen beni bırakmayacak mıydın dedi. Sanem konumuz o mu diye geçiştirdi ama Can konuyu çok iyi anlamıştı bence. Sanem Can'ı Leyla'ya iki gün sonra kalbini kırmadan ayrılcam ondan derken duysaydı? Ne bileyim çok hissettim ben Can'ı bu bölüm ya. İçten içe sevildiğinin sinyallerini arıyor. Kıskanılmaktan hoşlanıyor. Sanem'i üzüyor gibi bakmıyorum. Ateşliyor:)

    Can benim gördüğüm en sadık esas oğlan. İnşallah yeni senarist buna sadık kalır. İki tarafın da kıskançlıkları hep böyle çocukça kalır.

    Alıntı elitay88 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İlişkileri başlamadı diyorsun ama yeniden başlamak da bir ilişki başlangıcıdır diye düşündüm. Sevgili değiller ama arkadaş da değiller. Flört dönemlerine geri döndüler. Sanem Fabri ile çalışacak. Açıkçası en çok o konuyu merak ediyorum. Ne olacak? Daha kendi kokusunu mu yoksa başka kokuyu mu verdiğini söylemedi. Tabi ki kendi kokusunu vermeyeceğini söylemişti. Peki nasıl bir koku yapacak? Ses getirecek mi? Fabri ne yapacak? 2 bölüm daha kalır sonra gider diye düşünüyorum karakter. Aslında sonradan Sanem'in çok yakın bir eski erkek arkadaşının gelmesini isterim. Böyle kol kola maça filan gitsinler. Can ne yapacak görelim. Arkadaşı onun deyip, kabullenecek mi yoksa Sanem'in yaptığı gibi kıskanacak mı? Geçmişlerini bilmiyor, arkadaşlık boyutlarını bilmiyor, çocuk da Osman gibi bir şeyse elbet kıskanılır. Can için yeterince eski-yeni arkadaş mevcut. Polen, Arzu, Deren, Gamze. Sanem'in Osman ve Zebercet. 2 tane mahalleden erkek arkadaşı var kızımızın. Bence bir tane gerçekten Can'ın kıskanabileceği biri olmalı. Fabri elin adamı ve Sanem ile arkadaş olabilecek konumda da değil. Çünkü ilk adımda asılmaya başlamıştı kıza. Tanımıyor da. Lakin tanıdığı samimi bir erkek arkadaşı gelirse, Can'ın buna pek medenice yaklaşacağını sanmıyorum. Mağlum Türk erkekleri. Sanem'i bir kez Osmanla samimi görmüştü gitti böldü sohbetlerini. Levent ve çekimdeki kostümcü mü makyöz mü ne Albatros kontenjanından Sanem'in ilgi alanına girmişlerdi. Olmadıkları anlaşılınca da şutlanmışlardı. Şöyle doğru düzgün samimi olduğu biri yok Sanem'in. Eski sevgilisini de henüz görmedik var mı yok mu bilmiyoruz. Bu bölümkü Can'a iyi bir simetri sahnesi lazım bence. Belki o zaman bir anlaşma yaparlar. Arkadaşımız bile olsa, gerekli mesafeyi hep koruyacağız. Önceliği birbirimize tanıyacağız. Tabi Can ve Sanem ilişkisi bitmişti ama aşkları bitmemişti. Can'ın Sanem'i anlaması için onun geçtiği yollardan geçmesi lazım belki. Sadece kıskançlık değil; bir şey saklama, yanlış anlaşılma, yaptığın bir işin beğenilmemesi, sevdiği bir şeyi başkasının bilmesi ama Can'ın bilmemesi, arkadaşının Sanem'i daha iyi tanıması.
    İlişkileri Sanem seni çok sevdiğim için ayrılacaktım deseydi başlardı belki:) Ama konumuz o değil dedi. Senarist oyalıyor. Haklı olarak:) Şu an başlamadı diye düşünüyorum. Başlamasın zaten. Kaldıkları yerden devam edemezler. Çünkü tamam kandırıldı vs ama Sanem de büyük hatalar yaptı. Neye inanırsa inansın bir insanın dosyalarını çaldı. Oyunlar oynadı. Can da takıntılı anacım:) E mektubu okumadı, Sanem niye ayrılacaktı açıklamadı. Hala çekinceleri olması bana normal geliyor. Hemen affetseydi hemen barışsalardı bana çok yalan ve yavan gelirdi. Bugüne kadar olanları anlayamazdık o zaman. Can'ın kendini ne kadar haklı gördüğünü anlayamazsak bugüne kadar yaptığı tüm zulümler kapris olur:) Can'ı böğüre böğüre acı çekerken göremiyoruz. Kimse için. Kankasını kardeşini silip damla yaş akıtmıyor. İçi yanmıyor. Öyle sanıyoruz yani. Sanem için müslüm açıp ağlamasını bekleyemeyiz. Ona yanlış yapan insanlardan bir Sanem'i affetti. Bir ondan bazı tavırları için özür diledi haklı yanları olmasına rağmen. En azından kendi gözünde. Bu bana dev geliyor.

    Bir gün Can kardeşine de, kankasına da, annesine de ağlayacak. Sanem'in kucağında ağlayacak. O güne kadar biz onun duvarlarına çarpamaya devam edeceğiz:) Ben varım yani:) İstediğim gibi davranmıyor olması bağlıyor beni hikayeye. Sanem sürünsürse Can da affedilmek için paralansa ben bugüne kadar ne izlemişim derdim. Bence çok iyi gidiyor ya:)

    Bir de Sanem'in kıskanmaları komikli ve yüzeysel. Can'ın kıskanmaları çok daha yakıcı. Adam bitiyor. Çünkü adam baştan ayağa kaybetme korkusu:) İkisi çok farklı bence. Hiç istemem Sanem'e eski sevgili gelsin. Eli erkek eline değse Can error veriyor zaten. Sanem kadar cesur değil o konularda:) Sanem Can'ı hiç elde edemeyeceğini düşündü. Şimdi tekrar elde edememekten korkuyor. Can ise hep kaybetme korkusu yaşıyor. Başından beri bu ilişki böyle. Sanem Can beni sevmez diyor, Can Sanem her an gidebilir diyor. O yüzden Sanem kıskanırken hep kendisinden fiziksel ve karakter olarak çok farklı kadınları kıskanıyor. Can bunlara bakar hesabında:) Can da yine çok severim yine terk edilirim, inanırım kaybederim kafasında. O yüzden sakallı adamları, Fabrileri görünce çıldırıyor. Sanem'i alıp gidecekler diye aklı çıkıyor. Çık tıtlılar ya dev sefyom:)

  10. Beğenenler;
    elitay88 (04-11-18), Yasemin68 (05-11-18)

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.