Sayfa 134/200 İlkİlk ... 3484124130131132133134135136137138144184 ... SonSon
1000 sonuçtan 666 ile 670 arası

Konu: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları (1)

  1. #666
    Durum:
    Çevrimdışı
    oates79 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    28.07.2011
    Yer
    Antalya
    Mesajlar
    309
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    228

    Aldığı Beğeni: 227

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    18.Bölüm Yorumu

    Henüz yazdıklarınızın büyük bir kısmını okuyamadım ama ben bu bölüm hakkında uzun uzun yazmak istedim arkadaşlar. Sıkılmadan okuyanlara şimdiden teşekkürler. Öpüldünüz

    Parti çıkışındaki “öbürü” muhabbetinden sonra Sanem eve, Can da boks yapmaya gitti. Fabri niyetine kum torbasını yumrukladı. Sanki biraz kendini, çokça da Fabriyi yumrukladı ha. Bana öyle geldi. Sanem’se tamamen yere çakıldığı için toparlanamadı. Yalnız Leyla'nın olaylara bu kadar yabancı kalması tuhaf değil miydi? Fabri'nin konuşmalarını, Sanem'le dans etmeye çalışmasını görmedi mi? Emre'ye mi kitlenmişti?

    Sanemcim canım yaa, Evden çıkıp bakkalı açana kadarki yürüyüşü çok acıklıydı. Her yerde hatırası var adamın, bakkala dönsen noolucak Sanemcim. Kıyamam, valla sarılasım geldi.

    CeyCey, Sanem ve Can’ın hayatında kilit isim olmaya devam etti. Bu karakterin işlenişini seviyorum. Peki, acaba Can CeyCey’i duymasaydı, yine de Fabri’yle bu kadar kendinden ve Sanem’den emin bir konuşma yapar mıydı? Gönlüm çok isterdi ama neyse, buna da razıyız Can Bey evladım. Ben merakımla kalıcam nasılsa çünkü kesinlikle böyle diyaloglar yazılmıyor, yazılmayacak. Sonrasında tabi Can’ın yüreğine kocaman bi öküz oturdu. Ben olsam kendime “has…” derdim :)…

    Sanem’in Fabri’yle konuşması da efsaneydi. Çok ayarında oldu. Adamcağız bi sağ kroşe bi sol kroşe yedi. Sendeleye sendeleye gitti. Korkarım ikisine de kinlenecek şimdi. Üst üste olması fena oldu. Çok bozuldu çok. İnşallah Fabri’yi kötü adam yapma yolunda atılan ilmekler değildir bunlar. Ben Fabri’yi böyle tatlı sert seviyorum ya. Egosu biraz daha darbe alırsa içinden başka bir şey çıkabilir.

    Sanem konuştukça yüreğine su serpilen, “işte benim kadınım” edasıyla rahat rahat odasına giden bir Can Divit gördük. Ne tatlıydı ama, canım yaa. Hele Sanem kapıyı çalınca ki o ilk bakışı. Eski Can’ı hatırlattı bana. Uzun sürmedi tabii, istifa dilekçesini görünce bi silkelendi.

    Buradaki “Neden?” sorusuna bayıldım mesela.

    Can için önemli bir adım. Günlerdir sormadı, merak etmedi, umurunda olmadı ama iş istifaya gelince nedenini merak etti. Kırılalım dökülelim ama uzağa savrulmayalım. Gözümün önünden gitmesin. Çok da uzaklaşmasın. Ben sormaya korkuyorum. O da anlatmasın. Nereye kadar Can Bey! Cevabı alt satırlarda J))

    Neyse, ne dedi Sanem; “Beni anlamadan dinlemeden, kendimi savunmama izin vermeden yargılayan bir patronla(sevdiğim adamla) daha fazla çalışamam(aynı ortamda olamam) çünkü”. Parantez içlerini Can’da anladı pekala, hemen savunmaya geçti. Yaptıklarının açıklaması yok diyor da açıklama yapmasına izin vermediğini unutuyor. Bi de ben anlıcamı anladım diyor ya. Ne anladın Can, bize de anlatsana. Zira seni çözmeye çalışırken hepimiz prof çıkıcaz burda :)

    Bu bölüm sağlı sollu yumruk yeme bölümüymüş meğer. Leyla sözleşmeyi getirince bi yumruk daha yemiş oldu Can. Adam neye üzülsün bilemedim valla. Kardeşinin büyük kazığına mı, Sanem’e olan tavrına mı? Ben yine, bir Emresever olarak Emre’nin durumuna çok üzüldüm. Bu durumda Can’a değil de Emre’ye üzülmem normal mi acaba :))) Artık Emre’nin derdinin ajans olmadığını da iyice anladık. Tek derdi abisinin affetmesi. O da çoooook zor görünüyor be canım. Senin yolun uzun, erkenden kalk bence.

    Leyla’nın Emre konusundaki tavrını da pek beğendim. Burdan yürü kızım Leyla. Tut çıkar adamı bu bataklıktan. “Evinin adamı, çocuklarının babası olacaksın de!” Ben arkandayım :)))

    Osman’la Leyla olmayacak zaten iyice belli oldu. Bu Osman’ı da harcıyorlar. Ne güzel bi ivme kazandırmışlardı ama hikayesi kesildi. Bir yerden sokmaları lazım ama hikayeye. Dış kapının mandalı gibi kaldı cillop gibi karakter.


    Kayalıkların dili olsa da konuşsa. Bölümün en sevdiğim sahnesi. Şarkı da cük oturmuştu. “Bize şans ver, deli olma ihtimalimiz var seninle”. İhtimal değil ki, kesin delisiniz ikiniz de :))))

    Harika bir sahneydi. Sanem’in çaresizliği, Can’ın korkuları gözlerinden okundu resmen. Can’ın Sanem’e gitmemek için kendiyle mücadelesi, ama ordan da uzaklaşamaması çok güzeldi. Bayıldım.


    Şuraya bir adet serzeniş bırakıcam izninizle. Ön izlemeyle karışık;

    Sanem ve babasının melemen yapma sahnesine hiç gülmedim, gerildim hatta. Bu kadar da değil, lütfen. Benim 11 yaşındaki kızım yapmaz o pisliği. Tamam karikatürize edin olayı ama insanları gerizekalı gibi göstermek başka bişey. Bu adam değil miydi birkaç bölüm önce şahane muhallebi yapan? Karısı bakkaldan kovunca yemek filan yapan. Ben mi yanlış hatırlıyorum? Ön izlemede de aynı saçmalık. Tamam Sanem iyi yemek yapamıyor, anladık. Ama yanmış ekmeği adamın gözüne sokup, size ekmek kızarttım da demesin ya. Ya da yaptığı yemeğin yandığını idrak edebilsin en azından. O yanan omleti saklamaya çalışması daha komik olmaz mıydı? Lütfen, gerçekten lütfen. Şapşik Sanem seviyorum ben, gülüyorum da. Ama zeka özürlü gibi görünen bir Sanem’i hiç sevmiyorum. Utanıyorum, kendimi kötü hissediyorum onun adına. Karakterleri fazla sahiplendik belki ondan oluyor ama bize böyle sahneleri layık görmeyin lütfen.


    Nerde kalmıştık :)
    Ne kadar deli olduklarını da bakkalda anladık zati. Can için kocaman koskocaaaaan bir adımdı Sanem’e. Bakkal camından yine eskisi gibi bakıyordu çünkü. Önce borç diyip yemeyince kıvırması, sucuğu istifa dilekçesine sarması, gururlu pirinçler, Can’ı yumuşatmaya yetmeyen yumuşatıcılar, üstüne tükürülen bıçaklar… atışmalar havada uçuştu, çok iyiydi. Ben çok eğlendim izlerken. Ve bütün bunları Sanem çok üzgün olduğu için, Sanem’i çok üzdüğünü anladığı için yapmasını çok sevdim. Eski aşık ve neşeli Can Divit’den bi dal aldık sanki :)) Sanem’in de, haliyle, ağzı kulaklarında fiyonk oldu.

    Olmasın mı ama. Bırak bu kadar muhabbeti, düne kadar yüzüne bakmayan adam bakkala kadar gelmiş, çıraklık yapmış, ajansa dönmen lazım, sana ihtiyacımız var demiş. Sanem de ondan beklediğimizi yaptı ve kabul etti. Çok haklıydı. Ben kızmadım hiç Sanem’e. Kız deli gibi aşık. Üstelik ne olursa olsun hatalı. O yüzden uzatmamakla iyi etti. Bişey sorucam; o ıslak mendil paketini Can’ın eline niye tutuşturdu anlamadım. Eline dokunup durmak için bahane miydi? Sakarlığıyla mı dalga geçti yoksa başka bi esprisi var da ben mi kaçırdım?

    Bakkal sahnesini çokça defa izlerim herhalde. Çay getiren Sanem’i özleyen Can gibi, özlemişim ikisinin bu hallerini izlemeyi. Can’ın ve Sanem’in ajanstaki hallerine epey bi eleştiri gelmiş okuduğum kadarıyla. Ben Can’ın hareketlerindeki pervasızlığı biraz şımarıklık gibi gördüm bölümü izlerken. Sanem’in bu kadar kahrolduğunu görünce sevildiğini hissetti adamcağız. Yani Sanem’in kendisini terk edeceği kısmına o kadar üzülmüştü ki, öyle olmadığını biraz düşünmek bile şımarttı Can’ı. E ergenlikten de çıkamadığı için henüz, dozunu kaçırdı. Sanem’in Gamze konusunda aşırı panik yapması bana da battı biraz, o konuda size katılıyorum. Ama biraz. Masanın altına girmesi olmadı. Bir de Deren’in konser biletlerini getirdiği zaman da toz alması ( Şu toz alma numarası rahatsız edici olmaya başladı.

    Yavaş yavaş oturacak artık her şey. Can bu bölüm epey yol kat etti. Sanem’in kampanya ile ilgili laf sokmalarına bile sesini çıkarmadı. Sanem de lafını pek esirgemedi. Çöp dedi ayol. Can da bunun arkasından saçlarını okşayıp “sana çok ihtiyacım var” dedi. Ya da Sanem sadece bu kısmını duydu diyelim J) Kendini çok ezdiren bir Sanem değildi bana göre.


    Deren’e yazık oldu, ama kendisine gelen sinyallerin hiç birini algılayamadı ne yazık ki. Oysa partiden sonraki gün ajansta Can epey bir mesafeli davrandı Deren’e. Kişisel olarak sorduğu sorulara bile çoğul cevaplar verdi. Ama Deren şansını denemeye devam ettiği için büyük üzülecek. Kötü biri değil Deren, hatta sevimli de, işte algıları yetersiz. Belli ki buraya gelmek için çok çalışmış. Aylin’e yıllarca tahammül etmiş, vazgeçmemiş, bırakmamış işini. En sonunda da kreatifin başına gelmiş. Sanem’e tepkisi o yüzdendi biraz da. Kolay yoldan ilerlemek isteyen, patron avcısı biri zannetmişti Sanem’i. Hala aynı fikirde olmaması gerektiğini düşünüyorum. Can’a yakıştıramayabilir. Bu çok anlaşılır olur benim açımdan. Onun haricinde, Aylin’e kötü olduğu için bu kadar laf söyleyen Deren kötülük yapmaz, sanmıyorum. Çok olsa Can yokken laf sokar Sanem’e.


    Sanem henüz ve son derece haklı olarak, Can’ın kendisine ne kadar aşık olduğunu bilmiyor. Tamam adam ben sana aşık oldum dedi ama sonra da buzdan duvarlar ördü. Doğru dürüst sohbet ettirmedikleri için çiftimizi, Sanem’in Can hakkında bildikleri çok az. Bu yüzden uzun bacakları bu kadar dert ediyor sanırım. Sanem’in çıkışması iyiydi. Ama Can’da yapıştırdı cevabı. Yaramı deşme dedi. Kıyamam. Yara oldun kız adamda. Daha ne Bambisi ne Deren’i L Adamın derdi zoru, taktığı kısım terk edicem kısmı zaten Sanemcim. Konumuz bu mu ne demekJ Sonraya bırakmışlar o konuyu anlaşılan. Sonraya bırakıldı madem, adamakıllı konuşurlar inşallah. Biz de Can’ın duygularını çözümlemekten ziyade azıcık dinlemiş oluruz.

    Kısacası Sanem de haklı Can’da. İki haklı bir araya gelince asansör de dayanamadı bozuluverdi.


    Asansörün kapağını açma kısımlarına hiç girmesem. Ne gerek vardı? Sanem’in kafa sesiyle konuşmasını da bir bölümde bir defayla sınırlı tutarlarsa gülebiliriz belki. Öbür türlü şizofren gibi görünmeye başladı çünkü. İlla kızımız omza alınacaksa telefon orda çeker, sinyal vardır belki diye alınsaydı en azından. Aralarında hiç elektrik olmadı, bu da ayrı saçmalık. Kız orda soyunuyor Can’da tık yok. Bakmamaya bile çalışmadı. Onu geçtim, uyumak nedir yaaa. Uyuyalım dedi kapadı gözlerini. Kız dürtmese uyuyacak hakkaten. Konuşursak, gözlerinin içine uzun süre bakarsam dayanamam diye uyumaya kalktı ve öyle de oldu. Tutarlıydı valla. İradesinin kırılması yine Can için önemli bir adım. Özür geldi sonunda. Güzel de geldi. Hatasını kabul etti ama hemen arkasından “kapatalım bu konuları, konuşmayalım bir daha, geçmişte bırakalım” dedi. Nasıl olacak o iş çok merak ettim. İlerde burdan ekmek çıkar bize ben diyim. Ama ne güzel seviyor saçlarını. Bize bunlarla gel Can Divit :))) Özlemişiz yahu.


    Burun buruna bitti bölüm. Bahisleri açalım o zaman. Öpüşmezler diyenler el kaldırsın. Kesin öpüşemeden kapı açılacak.


    Sanem’in Can’da kalması konusunda sevgili Zuzinha’ya sonsuz katılıyorum. Sırf Osman’la aynı evde kalmasın diye Sanem’i kendi evine götürdüğü bir sahne izlesek negzel olur. Sanem uyurken kabus görmüş. O zaman O’nu uyurken izleyen, saçlarını seven ve yanıbaşında uyumaya çalışan bir Can görelim. Aynı yatakta uyumasınlar tamam ama en azından aynı odada uyusunlar. Dinimiz amiiiin.

    Kocaman öpüldünüz dostlar :))))
    Emojiler çalışmıyoooor.

  2. Beğenenler;
    ozenc-can (06-11-18), seval2005 (05-11-18), Yasemin68 (05-11-18), yedel (05-11-18), Zuzinha (05-11-18)

  3. #667
    Durum:
    Çevrimdışı
    Yasemin68 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    14.10.2018
    Yer
    Herneresi ise
    Mesajlar
    366
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    539

    Aldığı Beğeni: 577

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Alıntı suzi67 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bu basliktaki herkessadece sanem taraftari gibi geliyor bana ama düsünümki sizin hayatinizda olan biri hattaseni eviyorum diyen biri gidip sizin kardesinize veya sizeyakin olan birine günü geldiginde onu üzmeden ayrilacagim dedigindesizlerin tepkisi ne olurdu acaba. haa bu arada siz belki affederdiniz amabenim sahsi görüsüm her ne kadarsevsende gururum önde gelirdi ve asla affetmezdim
    Herkes kelimesi çok iddialı olmuş. Sanem'i de Can'ı da tutanlar var ama genel olarak her ikisinin de doğrularını ve yanlışlarını yazmayı seven bir grup var.

    Sorun zaten sen-ben-o ne yapardı diye bakmak diziye. Bence onlar Can ile Sanem ve bunları karakter olarak yaratan bir senarist var. Gerçi o da değişti ama olsun sonuçta bunlar birer hayal kahramanı ve kendi dünyalarında kendi karakterleri ile hareket ediyorlar.

    Ben yapar mıydım? Ben ne derdim kısmı ancak bizim yorumlarımızda yer alır, hikayede onları anlama çabamız için malzeme olur, tecrübe olur ama biz burada kendimizi değil Can ile Sanem'i yorumluyoruz. İkisinin de özünü anlamadan doğru yorumlamak zor.

    Sanem keyfi terk edecek olsaydı çok kızardık. Sonuçta hatasını biliyor ve bir günlük bile olsa mutluluk istedi. Sevgisi karşılıklı olunca da süreyi uzattı.

    Can hep terk edilmekten korktu. Ve kulakları ile o sonucu duydu.

    Biri haklı biri haksız diye kesip atamayız. İkisinin de arka planındaki gerçeklerine bakmaya çalışmalıyız. Bunu da kendi dünyamızdan yapmamalıyız.

    Biz başkasının hikayesinin rontgencisiyiz

    &&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

    Bu arada okuyorum teşekkür ediyorum, site bana küfrediyor. Yahu ne oluyor niye böyle şeyler çıkıyor ekrana diyorum, başka yoruma teşekkür ediyorum, yine beni kalaylıyor.

    Meğer site attaaaa gitmiş. Bozuyorsunuz da niye küfürle derdinizi anlatıyorsunuz kardeşim? Şurada ne kabahat yaptım da yedi sülaleme saydırdı dedirttiniz bana düzelince teşekkürlerimi topluca yolladım
    https://forum.dizifilm.com/forum/image.php?type=sigpic&userid=357207&dateline=15535  10924

  4. Beğenenler;
    oates79 (05-11-18), seval2005 (05-11-18), Zuzinha (05-11-18)

  5. #668
    Durum:
    Çevrimdışı
    ipekaziz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    07.04.2006
    Mesajlar
    52,804
    Konular
    191
    Verdiği Beğeni
    174

    Aldığı Beğeni: 744

    Bahsedilme
    27 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Gelelim bölüm yorumuma

    Evet bildiğimiz, alıştığımız, ısındığımız ve hoşlandığımız tarz ve türde bir bölümdü

    Evet, tanıdık sahneler, özlediğimiz bakışlar ve sözler vs...vs......ama ben niye tatmin olamadım, bilemiyorum

    Sanırım Can’ın sözlerinden, tepkilerinden, tepkisizliklerinden ve sanırım biraz da Sanem’in yarım gün süren boykot zamanının bana yetmemiş olmasından

    O kadar ağlayan, o kadar kırılan, aşağılanan, paramparça edilen bir gönül hemen tamir olur mu yaaa

    Sanem’in hatası büyük, koskocaman, evet, ama, Sanem’in hatası kötülüğünden veya hainliğinden değil, saflığından kaynaklı...üst üste hatalar hem de...evet, Can gibi hayatının ilk yıllarından beri hem annesi, hem babası (tamam babası çok fazla değil ama, yine de) tarafından yanlız bırakılmış bir çocuk/adamın çevresindeki hiç kimseye güvenmemesine dair ettiği yemini kolaylıkla bozdurmuş biri olarak Sanem’in bu söylediği yalanlarda sorumluluğu çok büyük.....evet Sanem eline bir kaç defa güzel fırsatlar geçmiş olmasına rağmen bunlardan bir türlü yararlanamamış ve Can’a itirafta bulunmamış... evet Sanem sonuçta kendi cesaretiyle söylememiş gerçekleri, evet Can, Emre’ye bağırırken, tesadüfen duymuş en sevdiği, en güvendiği kişinin kendisine ihanetini....ama yine de bu derece kaba bir Can bana bile fazla geldi

    Daha doğrusu Can’ın kabalığı değil fazla gelen, Can’ın tekbaşına kaldığı anlarda Sanem’i ne kadar sevdiğini, özlediğini, nasıl iradesinin tuzla buz olduğunu görememiş olmam....evet, evet eksiklik bu

    Ben kendi kendine kahrolan bir Can görmek istiyordum....Sanem’i affetmek için kendi kendine saçma sapan bahaneler bulan, sonra iradesini kullanıp vaz geçen, sonra yine Sanem’i düşünen....Sanem’in bu yalanları neden söylemiş olabileceğine dair gerekçeler arayan....ne bileyim, arkadaşıyla dertleşen....kendini gece yarısı Sanem’in odasının olduğu pencerenin altında bulan....o sırada Sanem’in cama çıktığını görüp saklanan, kaçan bir Can izlemek istedim....

    Nafile.....hiç biri olmadı

    Olan neydi ? Sanem’e edilebilecek en büyük hakaretleri eden bir Can.....Sanem için düşündüğü bazı şeylerin tamamen Sanem’in bilgisi dışında olduğunu öğrenen Can ve bunu öğrendiğinde de Sanem’in yanına gidip bunları söylemeyen, tam tersi Sanem’in bunları yeniden anlatmasını bekleyen bir Can gördüm

    Beni kesmedi doğrusu

    Ne yani eğer o asansörde kalmamış olsalardı Can, Sanem’e “ben seni dinlemedim, partiyi benim düzenlediğimi, elbiseyi benim sana aldığımı sandığını öğrendim, sen suçsuzmuşsun bu konuda, hata benimmiş” demeyecek miydi? Deren’le o akşam o konsere gidecek, Bambi ile çay içecek, kampanya çalışmalarına devam edip Sanem’i yanında mı tutacaktı?

    Iı -ııhh olmadı....yetmedi, kesmedi beni

    Ayrıca sadece yarım gün işe ve Can’a küs kalan Sanem’in, bakkalda yarım gün kendisine çıraklık eden Can’ı hemencecik affediverip, işe dönüşü, üstüne Can’a belli ede ede Bambi’yi kıskanışları falan Can’ın zaten şişkin olan egosunu daha da şişirmekten başka ne işe yaradı? Hiç ....


    Edittiri : Benim gözümde dizinin değişmez ve bozulmaz en büyük ve en değerli kahramanı Osman’dır
    Osman aslanım benim....duyarlı, yakışıklı, akıllı, dürüst, mert,affedici, yakışıklı, sözünü esirgemeyen, dengeli ve de yakışıklı kasabım.....helal olsun sana
    Konu ipekaziz tarafından (05-11-18 Saat 13:18 ) değiştirilmiştir.

  6. Beğenenler;
    oates79 (05-11-18), seval2005 (05-11-18), Yasemin68 (05-11-18), yedel (05-11-18)

  7. #669
    Durum:
    Çevrimdışı
    Zuzinha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.11.2013
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    6,014
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    714

    Aldığı Beğeni: 1,581

    Bahsedilme
    1 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Alıntı ipekaziz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yahu 50 yaşında koskocaman kadınım
    Bir sürü sorun, problem var kafamda....yani herkes gibi....derdim, tasam, çözülmesi gereken konum, iş meselelerim falan...ama bu sabah gözüm tık diye açıldı yatakta....hemde saatin alarmı çalmadan ve “buldum”dedim kendi kendime....sevindim, nerdeyse yataktan zıplayacaktım.....ne bulduğumu duymak istiyor musunuz? Daha diğer yorum ve fragman tahminlerinizi okumadım, ama, eminim, sizler benden önce tahmin etmişsinizdir zaten....olsun...yine de yazacağım
    Ön izlemeden çıkardıklarım

    Geçen bölüm sonu öpüşme olmuyor, tam öpüşeceklerken, asansörün kapısı açılıyor....bi işgüzar tamir etmiş gecenin o vakti 😊
    Sonra Can’ın evine gidiliyor....nasılsa Sanem annesine “ben Ayhan’larda kalıcam” demişti.....sonra Sanem, Can’ın pijaması gibi bir şeyi giyip yatıyor, ama, asansörde kalmanın verdiği klostrofobik baskı ile gece kabus görüyor, çığlık atıyor, Can, Sanem’in yanına gelip O’nu sakinleştiriyor, yeniden uyuyor Sanem

    Ve sabah uyandıklarında kahvaltı hazırlarken, Can Sanem’e o yüzden soruyor “gece nasıl geçti” diye......

    Çok akıllıyım yaaaa


    Edittiri : bu arada Sanem’in yemek yapamama durumu komikti, tamam, güldük, bitti. Her bölüm abartının doruklarına çıkarak aynı komiksiliği vurgulamanın alemi yok...o yaşta bir kız yumurta kırabilir....o kadar da değil....haydi çiğ köfte zor işti, ama,bir menemeni o şekilde yapıyorsa bayağı zeka seviyesi IQ sıkıntısı falan bi durum var demektir....gülemiyorum bile
    Ahahahahaha:) Ben daha fragmanı gördüğümde bölüm böyle biter sonra da asansör hareket eder öpüşemezler dedim düşünün ipekazizim. Nasıl vizyonerim? Müneccim gibi bir şeyim? Böylesine sıradışı bir sahneyi kim hayal edebilir? Hangi yerli dizide gördük daha önce?

    Sanem menemen yapamayabilir. Ben neler gördüm?:) Ama niye yapmaya soyunuyor orası batıyor bana. Bu kız hiç kendinin farkında değil. Olumlu ya da olumsuz, bilmiyor kendini

    Alıntı elitay88 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben beklemedim gelmeyecek diye. Bugün gelir.

    Sanem'i haklı görmüyorum zaten ama yaptıkları da görmezden gelinemeyecek kadar değerli. Bir kere niyeti kötü değil kızın, Emre tarafından kandırıldı, çabuk hüküm verdi, pis bir oyunun içine düştü. Doğrudan suçlu olmadığı için bile affedebilir. He tabi sorun yalansa. Yalan değil ama gördüğümüz kadarıyla Emre'ye dediği laflar. Terk edicekti de keyfinden etmeyecekti. İçi yana yana sırf sevdiği gerçeği öğrenip üzülmesin diye terk edecekti. Can'ın bunları anlaması kolay değil. Anlamadığı için zaten affedemedi. Sanem'in düşündüğü şey de doğru değil. Yani bir kez bu lafı etti ya Can hep düşünür acaba bu beni terk edecek mi? Adamın annesi tarafından terk edilmiş olma travması var. Gerçekten bir terk ediş olmadı belki. Yanlış anlama filan söz konusu ama sonuçta annesini çıkarmış hayatından. Sanem'in istediği bir şans daha. Bu kez onu daha iyi tanıyarak hareket edecek. Kim kimdir, şirkette necidir, kim yalancıdır, kim doğrucudur. Sanem o hataları yapmasa zaten Can'ı terk etme gibi bir durumu olmazdı. Affedilebileceğini düşünse de terk edicem diyemezdi. Bütün kapılar kapalı ve tek yol terk etmek gibi gelmiş o an. Söylediği gibi uygulayabilir miydi acaba? Amacı o aşklarının içinde kalmamasıydı. Bulduğu çıkış yanlıştı. O zaman bu konu üzerinden yürüsünler. Sanem Hanım açıklasın bakalım niye öyle demiş? Terk etmek kolay mıymış? Can da bunu duyunca neler hissetmiş? Neden en çok buna takılmış? Bir anlatsın bakalım. Sonuç yine birbirlerini anlamaları.

    Sanem de Can da duygularıyla hareket eden insanlar. O yüzden bunu aşmaları muhtemel. Aşkları tüm sorunların üstesinden gelebilir. İki tarafı da değiştirebilir. Bu kıymetli ve güzel duyguyu gururdu, inattı uğruna harcamazlar. Ortada aşkımı kalbime gömüp, gitmem lazım durumu yok. Evet hatalar var ama dönülmez değil. Affedilmez değil. Mantığıyla düşünse a yooo ben buna güvenemem der ama duygularıyla düşünüce ben onsuz yapamam der. Sanem öyle demedi mi? Can da şimdi o noktada ama çaktırmıyor. Sanem olmadan yapamaz artık. Fragman gelse de izlesek güzel güzel.
    Can Sanem'in yaptıklarını görmezden gelseydi onu hayatında tutmazdı. Emre'ye diyor mu gel sana ihtiyacım var diye?:) Sen batırdın şirketi bize borçlusun diyor mu? Can Sanem'i affedemiyor deyince aslında anlam kayıyor. Can Sanem'e tekrar güvenmeye cesaret edemiyor. Kalbini tekrar ellerine vermeye korkuyor. Biz Can'ın Sanem'den vazgeçmesine taktık çünkü Sanem'in asla vazgeçmediğini görüyoruz. Ama Can'ın bildiği kadarıyla Sanem Can'dan "kalbini kırmadan" ayrılacaktı. Çoktan vazgeçmişti. Bu sahneyi yeni senarist nasıl açıklayacak merak ediyorum açıkçası. Sanem Can'ın onu terk edeceğinden emindi. Ne zaman ayrılmayı düşündü? Kalbini kırmadan ayrılcam aşağılayıcı, duygusuz bir tavır değil mi? Benim kalbim hiç kırılmayacak onu da eyliyorum işte sonra üzmeden terk edeceğim. Can'ın ağzından bu lafı ilk defa dün duyduk. Ben bugüne kadar o lafa değil de yalana takmış olmasına içerliyordum. Hatta yazdım. Takacaksa buna taksın kızdan yalan söyledi diye soğumasın dedim. Dinlemiş sağolsun:) Can duygularını bastıran, gizleyen bir adam. Asansörde sıkışmasa kalbini asıl acıtan şeyi haykırmayacaktı ( Bu arada bunu söylediğinde Sanem inmesin diye düğmeye o bastı çok güzeldi:). Üzülmemiş, kalbi kırılmamış gibi davranacaktı. Hep öyle yapıyor. Ama ne olursa olsun Sanem'i hayatından çıkaramadı. Bu bence aşırı romantik. Dev duygusal:)

    Can zaten mantığıyla değil ki duygularıyla davranıyor. Mantığıyla davransa ne Metin'i kovardı ne de Sanem konusunda bu kadar saçmalardı. Mantıklı adam 2 ile 2'yi toplar 4'ü çoktan bulurdu bugüne kadar:) İş konusunda bile duygusal davranıyor. Soğuk ve acımasız olmak mantıklı olmak değil ki:)

    Bence de Can tam o dediğin noktada. Yine güvenir yine teslim olursam ve beni terk ederse dayanamam. Ama onsuz hiç yapamam:)

    Can'ın dünyası şu an yıkık. Şirketin %20'si gitmiş, kardeşi ihanet etmiş, Sanem ona yalan söylemiş ve terk edecekmiş. Yapayalnız. Adamın hayatında yolunda giden hiçbir şey yok. Seyirci nasıl inanıyor adamın içinde her şeyin süt liman olduğuna? Deren'le konserlerde çılgın atmak istediğine? Neşeli ve mutlu olduğuna? Belli ki mavi ekran vermiş. Metin ve Emre de majör travmalar. Kimse neden onları bastırıyor diye sormuyor çünkü Emre ve Metin'i masum görmüyorlar. Sanem ise masum. Onun acısını yaşamalı Can. Sürünmeli. Ama sevdiğin birini kaybetmenin acısı hele kardeşin ihaneti geçiştirilecek bir şey mi? Kimin masum olduğunun bir önemi yok. Can total inkar halinde:) ÇAtlaklarından ancak Sanem'in gitme ihtimalinde ya da asansörde gözlerine bakmak zorunda kalınca sızıyor. Ama tabi bu iş benim süper psikanaliz yeteneklerime kalmamalıCan'ı biri ya da kendi anlatmalı. Seyirci elden gidiyeeeah
    Konu Zuzinha tarafından (05-11-18 Saat 14:16 ) değiştirilmiştir.

  8. Beğenenler;
    ozenc-can (06-11-18), seval2005 (05-11-18)

  9. #670
    Durum:
    Çevrimdışı
    Yasemin68 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    14.10.2018
    Yer
    Herneresi ise
    Mesajlar
    366
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    539

    Aldığı Beğeni: 577

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Alıntı oates79 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bişey sorucam; o ıslak mendil paketini Can’ın eline niye tutuşturdu anlamadım. Eline dokunup durmak için bahane miydi? Sakarlığıyla mı dalga geçti yoksa başka bi esprisi var da ben mi kaçırdım?
    Benim anladığım; Hayatında temizlemen gereken daha çok elinin kiri var. Lazım oldukça kullan.

    Sanem, bazı şeyleri affetti ya da üstünde durmadı ama böyle olaylar uzun uzun konuşulmazsa arada kısa sahnelerle kendini anımsatır. Her seferinde bir mendil kullansa anca yeter bir paketi...


    Sizleri bilmem de ben evde hemen her türlü temizlikte saldırıyorum o ıslak mendillere. Bir de temizlik için olanlarını ürettiler ki tam benlik.
    https://forum.dizifilm.com/forum/image.php?type=sigpic&userid=357207&dateline=15535  10924

  10. Beğenenler;
    oates79 (05-11-18)

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.