Sayfa 141/200 İlkİlk ... 4191131137138139140141142143144145151191 ... SonSon
1000 sonuçtan 701 ile 705 arası

Konu: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları (1)

  1. #701
    Durum:
    Çevrimdışı
    Zuzinha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.11.2013
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    6,014
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    714

    Aldığı Beğeni: 1,581

    Bahsedilme
    1 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Alıntı yedel Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Zuzinha, çok güldüm yorumlarına.Moralim bozuktu, keyfimi yerine getirdin.Çok yaşa , emi ?Ay inşallah Sanem kafasına darbe almıştır da olmayan aklı başına gelir.Bu gidişle akıllanacağı yok çünkü.Sanem'in zeka seviyesi kaç acaba, tartışmalı bir konu.Ben de merak ediyorum keza.Gerçekten Can bu kızın neyine aşık olsun?Olmayan zekasına mı, beceriksizliğine mi, iç sesiyle konuşmalı tuhaf durumlarına mı, elini kolunu nereye koyacağını bilmeyen şapşalımsı davranışlarına mı? Neyine ? Geriye bir tek güzelliği ve saf ! masum oluşu geliyor.Eh, buna da şükür.Ya onlar da olmasaydı neyini savunurduk esas kızımızın ?

    Yeni başlangıç adı altında karşılıklı kıskandırma sahneleri yazmış senaristimiz.E bravo yani, yazacak başka konu mu bulamadınız ? Artık gına geldi kıskançlık sahnelerinden.Daha yaratıcı fikirlere ihtiyacınız olduğunu düşünmüyor musunuz? Özellikle de zekice yazılmış diyaloglara..Ah ah gitti bizim Romeomuz, masalsı başlayan hikayemiz.Geri verin uleeen bizim romantizm sahnelerimizi .
    Oh ne güzel moraliniz biraz olsun düzeldiyseYani gönül bu ota da konar şapşala da ama o ilişki yürümez yani:) Gerçi yürümedi. E şimdi baştan alıyorlarsa iki gram akıllanma görelim. Yok. Eskiden kıskançlık vardı ama doğaldı. Natüreldi. Gerizekalılar gibi birbirini kıskandırma yoktu. Gerçek kişiler ve olaylar üzerinden yürüyorduk:) Tamam fragmandan bütün bölümü yermeyelim ama görmek istediklerimizden bir saniye bile yok yeter artık bu saçmalık dediklerimiz önizleme ve fragmanda full. İnsan ister istemez isyeaaan ediyor:)

    Alıntı ipekaziz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu diziler bu kadar izlenirken, neden topluma ufak, şirin,tatlı, sıkmayan, ama akılda kalan minik mesajlar verilmez....anlamam

    Tamam dizi bu adı üstünde, içi boş, kafa dağıtıcı, keyif verici, insanı günlük yaşamın stresinden biraz uzaklaştırıcı özelliği yüzünden bu derece izleniyor....zaten bizim milletimiz belgesel izlemez, kitap okumaz,araştırma yapmaz falan ama, ne bileyim işte, madem elimizde böyle bir güç var, yani madem dizi izleniyor her türlü, o halde yararlansana kardeşim bu fırsattan

    Var öyle diziler bir iki tane.....arada toplumsal mesaj veriyor falan ama onlarda kamu spotu gibi...yani güncel bir kampanyamsı duruma farkındalık yaratmak amaçlı

    Benim demek istediğim bu değil, benim demek istediğim,dizilerde yazılan kadın, erkek, çocuk gibi karakterlerin karakteristik özelliklerini vurgulayan şeyler yazılması

    Mesela Türk toplumunun genç kızı akıllı olmalıdır, okumalı,kendini eğitip, geliştirmelidir...o zaman ayaklarının üstünde durabilir gibi bir alt metin dayatılabilinir değil mi
    Diziyi sadece Istanbul’da yaşayanlar izlemiyor ki....misal doğuda veya iç anadoluda yaşayan bir genç kızımızda seyrediyor....izlerken etkilenip, heveslenebilir....”ben de bu dizideki esas kız gibi hayallerimin peşinden gidebilirim, okuyup akıllanabilir, bilinçlenebilirim, bende aslında kimselere söyleyemediğim şu yetenek var, eğer gayret ve azim edersem o yeteneğimi geliştirebilir ve belki de kendi ekonomik bağımsızlığımı kazanabilirim” diye düşündürebiliriz mesela....

    Ama nerdeeeeee.....

    Varsa yoksa dizideki esas kız çok saftır, hatta kolay kandırılır, yalansızdır, hafif boştur.....mutlaka ailesiyle yaşamaktadır, öyle doğru düzgün bir meslek sahibi falan değildir....doğuştan gelen bir tür sanatsal yeteneği vardır, ama bu da dizinin gidişatında senaryoda bazı açıkları doldurmak için kullanılır, sonra bir kaç bölüm unutulur.....sonra belki yine bir kere daha hatırlanır....

    Kiralık Aşk’ta da öyleydi mesela....Defne birden bire acaip bir modelist oluvermişti......Ömer’e rakip olmuştu...ama o konu öyle durdu,kaldı, pek gelişmedi

    Burada da Sanem, bakkal, ofiste getir-götürcü, kendi kendine koku üretebiliyor, hatta yazarlığa soyunmuş, haaa bir de görsel hafızasıvar....ama bunlar bir yere varmıyor...vardırılmıyor....haaa henüz 20. Bölümdeyiz,belki ilerleyen bölümlerde utanırım bu yazdıklarımdan inşallah...ama pek sanmıyorum
    Bizim kültürümüz arabesk. Kadının gücü mağduriyete dayanıklılığıyla ölçülüyor. Dayak, şiddet, aşağılanma, hor görülme, fakirlik... Bunlara dayanıyor, kendini kesmiyorsa o kadın güçlü kadın:))) Ay sinirlerim bozuldu Bir de şimdi esas oğlan gelip kızı kurtarmayacaksa, esas oğlana ne yazılacak? Eşitlikçi bir hikaye mi? İpekazizim siz feminist komünist anarşist misiniz neler diyorsunuz? Erkekler kendilerini geliştirsin, kadınlarla omuz omuza olsun falan mı istiyorsunuz? Foruma taş yağacak (Yer yer Can Divit yağabilir:)


    Alıntı elitay88 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Haklısın. Yönetmen değiştirsin eğer senaryoda yoksa. Can odadan çıkar yazıyorsa eklesin ki Can şimdi istemeyerek odadan çıkıyorsun ve Sanem'e bakıyorsun.

    İzleyici gözüyle görmezsen reyting kaybedersin. Yorumları okuyunca çok korktum dizinin gidişatı adına. Çünkü bunlar boş şeyler değil. Bir yerde patlar. Sabır ederler ederler, sonra başka diziye kayar giderler. Ortalıkta dizi katliamı var yani. Şimdi ilk bölümlerde hikayeyi sevdirmenin ekmeğini yiyorlar. Oyuncuların sempatikliğinin. Eğer seyirci istediğini göremezse bir noktada bırakır. Şimdi dizide bir merak unsuru var mı? Bence yok. Hüma diyoruz ama daha gelmedi ve beklemedeyiz. Bambi Gamze ve Fabri umurumuzda değil. Bize ne onlardan. Onlar için diziye başlamadık. Osman seviyoruz onun da sahneleri azaldı. Sanem ile bile sahnesi yoktu. Deren ile shipleyelim artık onu. Deren'e görümcelik yapan Sanem izlemek daha komik olur bence. 2. fragmandan da çok şey beklememek gerek yine kıskançlık olacaktır.

    Sanem ve Can barışacak mı? bölümün merak unsuruydu ama seyirci de bunu bölümlerce beklemez. Çünkü 16,17,18 olmak üzere 3 bölüm beklendi. Bu dördüncü bölüm. Çabuk olunca da inandırıcı olmaz diyorlar ama işte o zaman da saçma sapan 3. kişi klişesi kullanmamaları lazım. Onları kullanınca ne oluyor ki? Hangi sorun çözülüyor. Şu anda sorun çözmüyorlar. Uzatıyorlar. Masalsı aşk havası oluşmuyor ki bundan sonra zor Albatros konusu kapandı. Cayır cayır sevgili olmaları gerek ki o zaman belki romantik sahnelerden bir masalsı hava yakalanabilir. Bence parfüm konusunu harcamasınlar. Oradan da masalsı bir hava çıkar. Markanın yüzü Güzel Sanem olur. Küçücük mahalleden çıkan bir başarı öyküsü. Şirketteki sıradan halinden bir anda iş kadını ve prenses havalarına geri döner. Yapacağı bir teşekkür konuşması ile gönülleri fetheder. Can da onun elinden tutarak, oradan ayrılırsa alın size 5. bölümün çok daha iyisi. Hem başarı var, hem kıskançlık var, hem duyguları saklamamak var hem de şaşkın bakışlar var. Sanem parfüm işini de eline yüzüne bulaştırırsa, bir şekilde o parfüm çıkmazsa yine havada kalan bir başarısı olacak. Yine getir götürcü Sanem. Yine sakar. Yine aklını kullanmayan. Yine saf saf etrafına bakan şapşal Sanem. Her karakter kendi içerisinde bir değişim ve gelişim göstermeli. Sadece Sanem için söylemiyorum. Ne diyim umarım beklediklerimiz olur. Yeni senarist ile hayal kırıklıklarına uğramayız. Dizi heyecanını kaybetmez.
    Senarist değişmese de 20. bölüme kadar sapıtmadan kalan dizi var mı? Ben genelde 20'yi bulamadan benden bu kadar demiş oluyorum. Erkenci Kuş'ta henüz demedim. Ama işte bölüm 19, fragman ümit vermiyor, izleyici gergin, yorumlar iç sıkıyor derken travmalarım nüksetti benim. Yoksa bölüm sonrası keyifliydim:)

    Sanem ve Can'ın barışmasının arasında zaten gerçek engeller var. Onları hiç konuşmayıp çocukça oyunlar oynamaları ters. Sonra siz öpüştünüz, ele ele tutuştunuz, ilişki yaşadınız. Hiç mi o anlamda özlemiyorsunuz birbirinizi? Aynı evin içinde hiç mi başka şeyler gelmiyor aklınıza? Geliyorsa fragmana onları koyun canım alla alla:) 3. kişiler olacağını sanmıyorum ben ya. Gerçekten Sanem Gamze'yle görür yanlış anlar falan o seviyelere düşmedik şimdi Allah için:) Fabri yanlış anlaması bile saniyeler sürdü. Her şey dozundayken Fabri'yle yemeğe çıkmış numarası yapan Sanem, Gamze'yle film izliyormuş gibi yapan Can nedir ya? Hiç başka mevzuları yok çünkü konuşacak? Pesss.

    Parfüm konusunda başarılı olsun isterim ama Sanem'den iş kadını olur mu? Ben yemem yani. Formülü satsın faizini yesin benim tavsiyem. İş kurarsa batırır Can da fotoğraf çeksin. O da anlamıyor işten güçten. Gidip parfüm paralarını Galapagos'ta yesinler başka türlü olmayacak Ya da modellik yapsın Sanem. Can da fotolarını çeksin. Bir de vahşi yaşam dergisi çıkartırlar madem Sanem yazmayı seviyor. Tamam ben onlara 5 yıllık kalkınma planı yaptım yorulmasınlar:)

    Can-Sanem barışacak mı iyi bir merak unsuru ama tabi barışsınlar diye içimizin gitmesini sağlarlarsa. Gevşeme Sanem, bu şapşikle napcan Can falan derken heyecan kalmıyor tabi. Onlar barışmaya can atacak, birbirlerini özleyecek ki biz de isteyelim. Bir çukur kazmışlar ormana resim gördüydüm. İçine birlikte düşsünler hepimiz kurtulalım

  2. Beğenenler;
    yedel (06-11-18)

  3. #702
    Durum:
    Çevrimdışı
    oates79 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    28.07.2011
    Yer
    Antalya
    Mesajlar
    309
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    228

    Aldığı Beğeni: 227

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Alıntı Zuzinha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Fabri'yle gerçekten yemekte olmadığını biliyor muydu acaba o sahnede? Yüzünün ifadesinden bilmiyordu gibi anlaşılıyor ama fragman ifadelerine güvenim sıfır:) Sanem biraz şapşal olduğu için telefonu kapatmayı unutup Fabri'ye sizin ne işiniz var burada diyebilir. Fabri de sizi evinizde rahatsız ettim kusura bakmayın falan derse tüm centilmenliğiyle, Can öyle anlayabilir Fabri'nin kızın odasına çıkıp kapıyı lök diye açması saçma olur tabi ama işte ne saçmalıklar izlemedik:) Ama Mevkıbe de olur. Can'ın telefonun öbür ucunda pis pis gülüşünü de izleyebiliriz. Fakat Gamze'nin orada olmadığını söyleyecek mi Sanem'e? Sence? Söylemez kesin Sanem de ormanda Fabri'yle kıskandırmaya devam eder. Niye? Çünkü komik. Hayır yeni senarist, değil:)

    Ey senarist bizi okuyorsan yazmayı düşündüğün saçmalıklara 3 kere tövbe de Kıskançlık değiiiiiiil yakınlık, derinlik, samimiyet istiyoruuuz. Can'ın duvarları nasıl yıkılacak onu da biz mi düşüneceğiz alla alla ya? Hayır kaale alacaksanız düşünelim o ayrı
    Can'ın ifadesinden Fabri yemini yuttuğu anlaşılıyor ama bikaç saniyelik işte. Kesin orda biri gelip açık verecek. Ama Can açık vermez gibi. Dayanamayıp Sanem'in yanına gelirse ancak öyle. Sanem'in kıskandırma olayı ormana kadar uzamaz artık çünkü Fabri'nin yanında mesafeli davranır. Davranmazsa zaten yuh artık derim Demek istemiyorum :)




    Alıntı Zuzinha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Valla haklısın Sanem'le olmayacak bu iş. Kafası bantlı fotoğraflar vardı yeni bölümden. İnşallah şiddetli bir darbe almıştır. Bir bakmışız aklı başına gelmiş Osman da iyi hoş ama çok yumuşak. Sözünü dinletemiyor garibim. Osman'ı niye harcadılar anlamadım. Doğru yola sokma, psikolojisini anlama, cesaretlendirme vs. güzelliğini de Emre için Leyla'ya yaptırdılar. Emre'yi severiz sevmeyiz ayrı ama Leyla-Emre muhabbeti Can-Sanem diyaloglarından çok daha gerçek çok daha yakın değil miydi? Emre'nin iyi yapmışsın en azından birimizin hala kardeşi var deyişi, Leyla'yı affetmesi çok tatlıydı bence. Korkunç günler geçiriyorsunuz anlıyorum diyen de Leyla oldu. Sanem'de nerede o kafa?:) Can yaklaştırmıyor evet ama bizimki de o anlamda yaklaşmaya çalışmıyor ki. Tamam erkendi belki ama ne kızımızda öyle bir anlayış var ne de fragmana bakılırsa öyle bir gidişat. Yanılıyoruzdur inşallah.

    Can niye Osman'a gidip dertleşsin. Osman dert küpü mü? :) Kendi kankalarıyla gitsin barışsın o:) Olmadı Sanem'e açılsın:) Osman'la da Deren dertleşecek mecburen
    Tamam tamam kızma. Can da gidip Akif'le dertleşsin. Ama dertleşsin artık, Aaaaaaaa

    Kesinlikle Emre-Leyla ilişkisi daha anlaşılır, elle tutulur vaziyette şu anda. Ben bu Emre'yi seviyorum yaa, valla iyi olsun istiyorum. Duyurulur Kim duyacaksa artık. Kendin söyle kendin oyna şeklinde takılıyoruz forumda :))

  4. Beğenenler;
    Yasemin68 (06-11-18), Zuzinha (06-11-18)

  5. #703
    Durum:
    Çevrimdışı
    aradaderede - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    16.10.2018
    Mesajlar
    35
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    149

    Aldığı Beğeni: 67

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Alıntı Yasemin68 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Diziyi sevmeme neden olan önceki senarist gurubuydu.

    MA işi diye hiç bakmadım. Çünkü o kadının kaleminin ne kadar kötü olduğunu KA da defalarca kez gördüm.

    Eski ekip replik, olay örgüsü, yan karakter kullanımı gibi konularda çok çok başarılı idi.

    Fakat, lakin, ne yazık ki...........

    Yazdıkları son iki bölüm ile neredeyse dizinin ipini çekeceklerdi. Yeni ekibe gerçekten çok kötü bir yerde verdiler hikayeyi.

    Küçük bir yalan ortaya çıksaydı......... Can, gittiği yere kadar gidecek bir ilişki, gibi bir cümle duysaydı......... Aylin-Emre daha sakin tavırlarla hareket etseydi...........

    Bizler de yeni ekibin o sahneden sonra yeni olayları kurgulamasını izleseydik. Şimdi resmen yeni hikaye yazmak zorunda kalan bir ekip var. Belki onlar için çok daha iyi ama izleyici gerçekten çok yüksek yerlerden izliyordu bu aşkı. Bir anda herkes zemin kata çakıldı. Yeni bölüm ile de yükselmeyeceğiz. Çünkü 19. bölüm bile olsa aslında dizinin ilk bölümü olacak.

    Hikayeyi işte bu yüzden Hûma ile yeniden şekillendireceklerini umuyorum. ana konusu kalmayan bir hikayeye kaldığı yerden yeni bir kurgu, yeni konular yapılacak. Umuyorum ki bunları yaparken Sanem'in karakteri biraz daha dinginleştirilir. % 20 bile olsa yeter bize. Ne de olsa alıştık o deliye. Fakat bazen gerçekten kızım olsa döverim diyeceğim noktaya getiriyor beni.

    Yasemin hanımın yorumunu alıntılayarak kısa eklemelerde bulunmak işimi kolaylaştıracak, malum "aradaderede" yorum yapabiliyorum.

    Serinkanlı yorumlarınızı keyifle okuyorum. Karakter analizlerinize de

    Ben de genelde ufacık bir mimikle verilen duyguya girmeyi seven, karakterleri derinleştirerek diziyi izlemeye çalışan seyircilerden biriyim. Ama bir dizi için fazla , ama değil... Orasını bilemem...

    Ama sizin kadar serinkanlı değilim, çat diye diziyi izlemekten vazgeçebilen biriyim.

    Erkenci Kuş dizisinin senarist değişikliğini duyduğum anda "Eyvah!!!" dedim ve yanındaki ünlemlerin etkisi henüz daha geçmedi. Son bölümde genelde sıkılan taraftım.

    Bölüm bittiğinde;

    Aylin'in bitmek bilmeyen planlarından sıkılan (O kahverengi buruşuk gecelik gibi buruşturmak istedim Aylin'i)
    Deren'in altın sarısı parlayan bluzu ile gözleri kamaşan
    O güzelim kayalık sahnesini batıran şarkı sözleri ve şarkıcı ile kulakları tıkanan
    Sanem'in kıskanç hallerini suratını ekşiterek hatırlayan
    Asansör sahnesine araya giren KÖTÜ Ceycey-Ayhan sahneleri nedeniyle dahil olamayan
    Mantıklı Ayhan'nın Ceycey ile yan yana geldiğinde bambaşka hale bürünmesine dayanamayan
    Leyla'nın analitik zekasını sokaklara çıkıp aramaya karar veren

    bir seyirci olarak boş boş ekrana baktım ve bu gecem boş geçti diyerek sondan iki önceki reklamlarda kapattım.

    Sonra kısaları tekrar izleyerek "aa evet ya bu da varmış, şu da varmış" diyebildim. Ama diziyi gününde ve saatinde tv den izlerken zevk alamayacaksam seyirci olmanın çok da anlamlı olmadığını düşünüyorum.

    Şimdi Yasemin hanımın dediği gibi dizinin ortasında başlayacak olan yeni hikayeyi bekliyorum. Bir iki bölüm daha izleyip karar verme konusunda hem fikiriz.

    KEŞKE YAPIMCILAR ve EKİP bu tip değişiklikler konusunda gerçekten daha profesyonel davranabilse. Neyse

    Lütfen ve lütfen Sanem'in yetenekleri, becerisi, fotografik hafızası üzerinden şekillenmeye devam eden, analitik zekası kuvvetli Leyla'nın, mantıklı Ayhan'ın hikayelerini izleyelim. Aşkın derinliğini izleyelimmm, ama komedi gibi komedi de izleyelim. Valla ben gergin Aylin'den çok sıkıldım. Gergin bir anne ile karşılaşacaksak da vay halimize... Eli ayağına dolanan kötü karakterler izlesek daha keyifli olmaz mı?? Emre ile Can'ın arası hemen düzelmese bile iki kardeşe aşık iki kardeşin keyifli hikayelerini izleyebileceğimiz umuyorum.

    Valla toplumca gerginiz zaten (Bunu ben demiyorum yurt dışından bizi gözlemleyen kişilerden duymuştum), siz de bizi germeyin.
    Cumartesi geceleri, keyifle izleyip tv başından gülümseyerek kalkabildiğimiz bölümler diliyorum.

  6. Beğenenler;
    ipekaziz (07-11-18), oates79 (06-11-18), Yasemin68 (06-11-18)

  7. #704
    Durum:
    Çevrimdışı
    aradaderede - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    16.10.2018
    Mesajlar
    35
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    149

    Aldığı Beğeni: 67

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Alıntı ipekaziz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu diziler bu kadar izlenirken, neden topluma ufak, şirin,tatlı, sıkmayan, ama akılda kalan minik mesajlar verilmez....anlamam

    Tamam dizi bu adı üstünde, içi boş, kafa dağıtıcı, keyif verici, insanı günlük yaşamın stresinden biraz uzaklaştırıcı özelliği yüzünden bu derece izleniyor....zaten bizim milletimiz belgesel izlemez, kitap okumaz,araştırma yapmaz falan ama, ne bileyim işte, madem elimizde böyle bir güç var, yani madem dizi izleniyor her türlü, o halde yararlansana kardeşim bu fırsattan

    Var öyle diziler bir iki tane.....arada toplumsal mesaj veriyor falan ama onlarda kamu spotu gibi...yani güncel bir kampanyamsı duruma farkındalık yaratmak amaçlı

    Benim demek istediğim bu değil, benim demek istediğim,dizilerde yazılan kadın, erkek, çocuk gibi karakterlerin karakteristik özelliklerini vurgulayan şeyler yazılması

    Mesela Türk toplumunun genç kızı akıllı olmalıdır, okumalı,kendini eğitip, geliştirmelidir...o zaman ayaklarının üstünde durabilir gibi bir alt metin dayatılabilinir değil mi
    Diziyi sadece Istanbul’da yaşayanlar izlemiyor ki....misal doğuda veya iç anadoluda yaşayan bir genç kızımızda seyrediyor....izlerken etkilenip, heveslenebilir....”ben de bu dizideki esas kız gibi hayallerimin peşinden gidebilirim, okuyup akıllanabilir, bilinçlenebilirim, bende aslında kimselere söyleyemediğim şu yetenek var, eğer gayret ve azim edersem o yeteneğimi geliştirebilir ve belki de kendi ekonomik bağımsızlığımı kazanabilirim” diye düşündürebiliriz mesela....

    Ama nerdeeeeee.....

    Varsa yoksa dizideki esas kız çok saftır, hatta kolay kandırılır, yalansızdır, hafif boştur.....mutlaka ailesiyle yaşamaktadır, öyle doğru düzgün bir meslek sahibi falan değildir....doğuştan gelen bir tür sanatsal yeteneği vardır, ama bu da dizinin gidişatında senaryoda bazı açıkları doldurmak için kullanılır, sonra bir kaç bölüm unutulur.....sonra belki yine bir kere daha hatırlanır....

    Kiralık Aşk’ta da öyleydi mesela....Defne birden bire acaip bir modelist oluvermişti......Ömer’e rakip olmuştu...ama o konu öyle durdu,kaldı, pek gelişmedi

    Burada da Sanem, bakkal, ofiste getir-götürcü, kendi kendine koku üretebiliyor, hatta yazarlığa soyunmuş, haaa bir de görsel hafızasıvar....ama bunlar bir yere varmıyor...vardırılmıyor....haaa henüz 20. Bölümdeyiz,belki ilerleyen bölümlerde utanırım bu yazdıklarımdan inşallah...ama pek sanmıyorum

    Sonuna kadar katılıyorum, tekrar tekrar sayfada önlerine çıksın diye alıntı yapıp yorum yazmak istedim.

    Umarım çok eğlenir bir o kadar da doğru davranan, tutarlı karakterler izleriz. Defolu olsunlar, hata yapsınlar ama izlediğimizde kaliteli tartışmalar yaptırabilsinler.

  8. #705
    Durum:
    Çevrimdışı
    oates79 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    28.07.2011
    Yer
    Antalya
    Mesajlar
    309
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    228

    Aldığı Beğeni: 227

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Alıntı elitay88 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Sanem ve Can barışacak mı? bölümün merak unsuruydu ama seyirci de bunu bölümlerce beklemez. Çünkü 16,17,18 olmak üzere 3 bölüm beklendi. Bu dördüncü bölüm. Çabuk olunca da inandırıcı olmaz diyorlar ama işte o zaman da saçma sapan 3. kişi klişesi kullanmamaları lazım. Onları kullanınca ne oluyor ki? Hangi sorun çözülüyor. Şu anda sorun çözmüyorlar. Uzatıyorlar. Masalsı aşk havası oluşmuyor ki bundan sonra zor Albatros konusu kapandı. Cayır cayır sevgili olmaları gerek ki o zaman belki romantik sahnelerden bir masalsı hava yakalanabilir. Bence parfüm konusunu harcamasınlar. Oradan da masalsı bir hava çıkar. Markanın yüzü Güzel Sanem olur. Küçücük mahalleden çıkan bir başarı öyküsü. Şirketteki sıradan halinden bir anda iş kadını ve prenses havalarına geri döner. Yapacağı bir teşekkür konuşması ile gönülleri fetheder. Can da onun elinden tutarak, oradan ayrılırsa alın size 5. bölümün çok daha iyisi. Hem başarı var, hem kıskançlık var, hem duyguları saklamamak var hem de şaşkın bakışlar var. Sanem parfüm işini de eline yüzüne bulaştırırsa, bir şekilde o parfüm çıkmazsa yine havada kalan bir başarısı olacak. Yine getir götürcü Sanem. Yine sakar. Yine aklını kullanmayan. Yine saf saf etrafına bakan şapşal Sanem. Her karakter kendi içerisinde bir değişim ve gelişim göstermeli. Sadece Sanem için söylemiyorum. Ne diyim umarım beklediklerimiz olur. Yeni senarist ile hayal kırıklıklarına uğramayız. Dizi heyecanını kaybetmez.
    Sanem ve Can barışmadan da çok güzel bölümler çıkabilir aslında. Sonuçta çok yönlü ve dinamiği yüksek bir sektördeler. Bir sürü farklı müşterileri var. Biraz iş yapsalar o ajansta ne güzel malzeme çıkar da, işte anca dedikodu. Kıskandırmaları da lise ve dengi şeklinde


    Alıntı Zuzinha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Senarist değişmese de 20. bölüme kadar sapıtmadan kalan dizi var mı? Ben genelde 20'yi bulamadan benden bu kadar demiş oluyorum. Erkenci Kuş'ta henüz demedim. Ama işte bölüm 19, fragman ümit vermiyor, izleyici gergin, yorumlar iç sıkıyor derken travmalarım nüksetti benim. Yoksa bölüm sonrası keyifliydim:)

    Sanem ve Can'ın barışmasının arasında zaten gerçek engeller var. Onları hiç konuşmayıp çocukça oyunlar oynamaları ters. Sonra siz öpüştünüz, ele ele tutuştunuz, ilişki yaşadınız. Hiç mi o anlamda özlemiyorsunuz birbirinizi? Aynı evin içinde hiç mi başka şeyler gelmiyor aklınıza? Geliyorsa fragmana onları koyun canım alla alla:) 3. kişiler olacağını sanmıyorum ben ya. Gerçekten Sanem Gamze'yle görür yanlış anlar falan o seviyelere düşmedik şimdi Allah için:) Fabri yanlış anlaması bile saniyeler sürdü. Her şey dozundayken Fabri'yle yemeğe çıkmış numarası yapan Sanem, Gamze'yle film izliyormuş gibi yapan Can nedir ya? Hiç başka mevzuları yok çünkü konuşacak? Pesss.
    Fragman hadi bir nebze, o da bir nebze diyelim de Ön izleme keşke verilmeseydi bu hafta. Yerli diziler için 20 bölüm şahane bi sayı bence. Ulan İstanbul dizisinin oyuncuları “Burda Laf Çok” programına konuk olmuşlardı. Dizi çok iyi gidiyor filan dedi Mesut Yar, oyuncunun cevabı “ Daha taksite girilmez abi” oldu Neticede de sezonu tamamlayamadı diye hatırlıyorum. Bizim ekiplerin 12-13 bölüm harika işler yapabilme kapasiteleri var. Oraya kadar gayet istikrarlı götürebiliyorlar. Hepsi değil tabii, bir kısmı.

    Bu şartlar altında yapılacak en doğru şey bence dizileri 15-16, bilemedin 20 bölümle sınırlandırmaktır. 20 bölümde başlasın bitsin. Gözünüzü para hırsı bürümesin kanallar ve yapımcılar, size sesleniyorum heeeey.

    Senaryosu yazılmış bitmiş işler olur. Bi güzel çekilir, mis gibi izlenir. Ooooh, sen sağ ben selamet. Kimse de taksite girip ortada kalmaz. Allaaaaaah, sektörü de kurtardım rahat rahat uyurum artık



    Alıntı Zuzinha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Parfüm konusunda başarılı olsun isterim ama Sanem'den iş kadını olur mu? Ben yemem yani. Formülü satsın faizini yesin benim tavsiyem. İş kurarsa batırır. Can da fotoğraf çeksin. O da anlamıyor işten güçten. Gidip parfüm paralarını Galapagos'ta yesinler başka türlü olmayacak Ya da modellik yapsın Sanem. Can da fotolarını çeksin. Bir de vahşi yaşam dergisi çıkartırlar madem Sanem yazmayı seviyor. Tamam ben onlara 5 yıllık kalkınma planı yaptım yorulmasınlar:)

    Can-Sanem barışacak mı iyi bir merak unsuru ama tabi barışsınlar diye içimizin gitmesini sağlarlarsa. Gevşeme Sanem, bu şapşikle napcan Can falan derken heyecan kalmıyor tabi. Onlar barışmaya can atacak, birbirlerini özleyecek ki biz de isteyelim. Bir çukur kazmışlar ormana resim gördüydüm. İçine birlikte düşsünler hepimiz kurtulalım
    Ama ben senin yorumlarını okurken hep bi kahkaha patlatıyorum, sonra çoluk çocuk başıma toplanıyor Anne ne izliyosun ne izliyosun. Çocuklar okumayı unuttu tabi vidyo izlemekten beyinleri yandı, nöronları halaya durdu

    Kitap yazıyorsun sanırım sevgili Zuzinha. Valla ben okurum. Heyecanla da beklerim

  9. Beğenenler;
    Zuzinha (06-11-18)

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.