Sayfa 73/200 İlkİlk ... 236369707172737475767783123173 ... SonSon
1000 sonuçtan 361 ile 365 arası

Konu: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları (1)

  1. #361
    Durum:
    Çevrimdışı
    elitay88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    05.05.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    5,689
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    522

    Aldığı Beğeni: 1,048

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş [2018]

    Alıntı Zuzinha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yok bizimki hayal. Orion'la Artemis'in hikayesini duyduk:) Senaryo zaten dram açısından çok zayıf. Emre'nin Can'a attığı iftira neydi ki? Şirketi satmaya çalışıyormuş. Vay iblis:))) Hem koca şirketi öyle tek başına satabilir mi? Hem de satsa da sanane Sanem:) Yani çok benzetiliyor diye söylüyorum ben izlemiyordum ama Kiralık Aşk'ta para için birinin kalbiyle oynamayı kabul etmiş bir kız vardı. Bahanesi ne olursa olsun kızın kabahati çok büyüktü. Direk adama karşıydı. Duygusaldı. Sahte bir sevgi ihtimali vardı şu bu. Ama Sanem altı üstü şirket satışını baltalamaya çalıştı komik komik. Can'ı baştan çıkarıp bir şeyler yaptırmadı. Yaptırmaya yeltenmedi bile hiçbir zaman öyle bir plan olmadı. Kabahati o kadar büyük değil. Zaten o yüzden Can'ın tepkilerini o kadar anlamsız ve dev vermek zorunda kaldılar. Standart bir insanın çok da takılacağı bir şey değil. Aptal yerine konmaya kızar ama Sanem kendi de öylesine aptalca şeyler yapıyor ki bilemedim:)))

    Emre'nin seni affetmez ben kardeşiyim demesi yaptığı karşılaştırma açısından da saçmaydı. Can'a ihanet eden Emre. İkisinin durumu aynı değil ki. Emre şirketin bilgileri uzuuun süre sevgilisine gönderdi. Ailesine dev ihanet etti. O zamanlar Sanem ofiste yoktu bile. Sanem ofise fare getirmek, Arzu Taş'laa randevuyu iptal etmek gibi tuhaf entrikalara soyundu pek bişi de başaramadı. Üstelik o zaman Can'ın hiçbir şeyi değildi. Kimi affedere gelene kadar ikisinin yaptıkları arasında dağlar kadar fark var. Benim tahminim Can-Sanem ilişkisi başladığında Emre'nin paçasını kurtarmak için her şeyi bir şekilde Sanem'in üstüne yıkmaya çalışacağı. Yani öyle Can ve Sanem mutlular bir gün Sanem'in yediği nane ortaya çıktı Can gitti kadar basit bir şey olmayacaktır. Yerli dizilerin vazgeçilmez klişeleri yanlış anlamalar, sormamalar, söylememeler, kapı arkasından dinlemeler falan havalarda uçuşacaktır:) Ben yine de hiçbir şekilde gidemeyen Can'ı tercih ederim. Gidip 2 sene yurt dışında yaralarını yalasın dönsün istemem:) Ama kim takar benim ne istediğimi:)



    Yaa işte niye bu kadar kızıyorum Sanem'e anladın mı:) Ben de unutamıyorum o repliği. Tokat yemiş gibi oldum
    Emin ol kimse böyle bir şey istemez. O yüzden bence takmalılar.

    Evet ya. Düşündükçe sinirleniyorum seyrederken. Emre kardeşiyim ben tabi beni sevecek ama seni affetmez filan deyip duruyor. Büyü büyük konuşuyor. Havasını alsın.

    Zaten bu bölüm Aylin de şirkete yerleşti. Sanem ile Can'ı ayırmak üzerine de planlar yapıyor. Emre de bir şey demiyor. Hadi bir hata yaptın pişman oldun ama ikincisi, üçüncüsü bitmiyor. Abisi zarar görmeyecekmiş. Kör mü bu Emre? Abisi Sanem'e aşık ve eğer ayrılık olursa dev üzülecek. Ama bak Can ne yaptı sırf kardeşi mutlu olsun diye sevmediği kadını şirkete davet etti. Ofisine Sanem'i istedi ve Can göndermem dedi. Haklısın orda Can bence yanlış yaptı. Sanem sizin köleniz değil. Getir götürcü. Hoş metin de yazıyor, toplantıya da giriyor ama onlar tamamen kişisel yeteneklerinden dolayı. Lakin Aylin'in asistanı olmak zorunda değil. Çünkü şirkette asistan pozisyonunda değil. Hani birinin olsa sonra sen artık Aylin hanımın asistanısın deseler neyse. Kıza sormadılar bile.

    Aylin konusunda beni rahatsız eden nokta; ilk bölümlerde sürekli mağlup olurken, şimdilerde sürekli galip olması. Yani planlarının istediği gibi gitmesi. Metin'i devre dışı bıraktı, müşteriyi manipüle etti ve Fikri Harika'ya tekrar döndü. Umarım Fikri Bey geldiğinde kovar Aylin'i. Çünkü adam şirketinden müşteri çalan emek hırsızı Aylin'e tahammül edemiyor. Yanlışlarını da kötü niyetini de görmüş. Oğluna ayrıl baskısı yapmış ve Emre de babasını ayrıldık diye kandırmış.

    Suçu Sanem'in üzerine yıkamazlar ki. Hem Can buna inanmaz. Hem de Sanem kime yardım etti? Aylin'e. E o zaman Aylin'e kapıyı göstermezler mi? Hadi Emre'yi katmadı diyelim. Sanem'in başka bir açığını bulmaya çabalar ama kız tamamen doğal, normalde kötülük yapan bir karakterde değil. Deren'i kullanıp belki Sanem ile Can'ın arasını bozabilir ama Can da bu ergen entrikasına prim vermez diye düşünüyorum. Bir de niye şöyle düşünmüyorlar ki Sanem Can'dan ayrılırsa, onu kaybetmekten korkmasına gerek kalmaz ve bunların da ilişkisini öğrenirse çat diye gerçek yüzlerini ortaya çıkarır. Yani her bakımdan Sanem'e muhtaçlar. Yanarlarsa hep beraber yanacaklar bu sırda. Kaybeden Sanem olmayacak. Çünkü senin de dediğin gibi kız öyle affedilemeyecek bir şey yapmadı. O gelmeden ne dolaplar dönmüş? Emre abisini de babasını da kandırmış. Can'ın Sanem'e söyleyeceği tek şey olabilir: Neden bana anlatmadın? Bu yani. Emre'nin istediği dosya peşinde koştu, onu da eline yüzüne bulaştırdı. Fotoğrafları Emre'ye getirdi. Sonra Can suçlanınca onu aklamak için neredeyse ölüyordu. Cesurca bu iftirayı atan hackerın peşinde koştu. Zaten Can Sanem'i bu yüzden silerse gerçekten sevmemiş demektir. Metin'i silmesi de doğru değil. Metin'e zaafı yok ama. Hassas noktası değil Metin. Üstelik söz konusu annesine bilgi sızdırılmasıydı. Can aslında annesine çok kırgın. Bu yüzden fazla tepki vermiş olabilir.
    Konu elitay88 tarafından (30-09-18 Saat 01:03:29 ) değiştirilmiştir.

  2. #362
    Durum:
    Çevrimdışı
    forgetmenot - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    10.01.2005
    Yer
    Bursa
    Mesajlar
    5,057
    Konular
    5
    Verdiği Beğeni
    113

    Aldığı Beğeni: 88

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş [2018]

    Hos gulumsemeler hatta hafif kahkahalar taşiyan bir bolumdu.Sanem ağir bir eğitimde:))Muallime de can kurban.Ben dizilerde kullanilan Turkcede oldukca dikkatli olunmasi gerektigini dusunuyorum.Yabanci dilden birebir çeviri yapilan yapilari(mesela -sen neden bana karsi yukseldin?Yok sen bana yukseliyorsun? vb) yapay buluyorum ve ana dilimizin guzelliklerini zayiflatici etkisi oldugunu dusunuyorum.Dun gece de bir söz duydum tuylerim diken diken oldu.Nedir 'bebek isi?((: Birebir çeviri. Tercume Turkcesi kolaycıligindan kaçinalim.Anladik yabanci dil biliyorsun.Ancakk 'Çocuk oyuncagi' diyeceksin senaristtt.
    Konu forgetmenot tarafından (30-09-18 Saat 10:56:57 ) değiştirilmiştir.

  3. Beğenenler;
    amanayol (30-09-18)

  4. #363
    Durum:
    Çevrimdışı
    baybibord - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    07.02.2008
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    136
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 9

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş [2018]

    Sanem, bir yanlış yaptığında gidip özür dileyebilecek bir kız. Yaptığı hatayı ilk farkettiğinden beri de bunu yapmak, yüzleşmek istiyor.
    Yapmamasının sebebi, kendisinin Can'ı kaybetmesi değil, Can'ın tek kardeşi Emre tarafından aldatıldığını öğrendiğinde yaşayacağı yıkım. Bunu ona yaşatan kişi olmak istemiyor. O yüzden ısrarla Emre konuşsun istiyor.

    Aylin, Sanem'i köstebek olarak gösterirse, kendi başı da yanar. Aylin, Sanem'i zengin koca avcısı gibi gösterecek sanırım. Yüzüğü koydu ki, arka hikayeyi 'Sanem önce Emreye kancayı taktı, aklını başından aldı, Emre ona yüzük aldı ama sonra Can yurtdışından dönünce rotayı ona çevirdi' gibi bir yalan uydurabilsin. Galiba Emre'yi de 'abin böyle bilsin, ihaneti bileceğine. Ihaneti affetmez ama bunu tamamen Sanem'e yıkabiliriz' deyip kandıracak. Belki işin içine Leyla'yı da katacak. LEyla'ya da ileri derecede gıcık oluyor. Bana gelen işleri bir şekilde onlar getirdi önüme attı, ben sizin projeler olduğunu bile bilmiyordum deyip zeytinyağı gibi üste çıkabilir, tekrar aileye gelin olma yolunu açabilir.

    Yalnız Can'ın intikam almak istediğinde nasıl can acıtabildiğini gördük. Bir yere gitmiyor, kendini yakında tutup, buz gibi bir mesafe koyuyor. Öğrendiğinde Sanemin kalbini böyle tavırlarla bayağı un ufak edecek gibi.

    Can'ın anne babası geri döndüğünde olacakları merak ediyorum asıl. Hikaye biraz sıkıcılaştı bu hafta. Çok fazla tekrar yaptı, bu söyleyeyim söylemeyeyim meselesi. İlk kez bu bölüm sıkıldığımı hissettim.

  5. #364
    Durum:
    Çevrimdışı
    Zuzinha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.11.2013
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    6,139
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    921

    Aldığı Beğeni: 1,992

    Bahsedilme
    1 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş [2018]

    Alıntı elitay88 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Suçu Sanem'in üzerine yıkamazlar ki. Hem Can buna inanmaz. Hem de Sanem kime yardım etti? Aylin'e. E o zaman Aylin'e kapıyı göstermezler mi? Hadi Emre'yi katmadı diyelim. Sanem'in başka bir açığını bulmaya çabalar ama kız tamamen doğal, normalde kötülük yapan bir karakterde değil. Deren'i kullanıp belki Sanem ile Can'ın arasını bozabilir ama Can da bu ergen entrikasına prim vermez diye düşünüyorum. Bir de niye şöyle düşünmüyorlar ki Sanem Can'dan ayrılırsa, onu kaybetmekten korkmasına gerek kalmaz ve bunların da ilişkisini öğrenirse çat diye gerçek yüzlerini ortaya çıkarır. Yani her bakımdan Sanem'e muhtaçlar. Yanarlarsa hep beraber yanacaklar bu sırda. Kaybeden Sanem olmayacak. Çünkü senin de dediğin gibi kız öyle affedilemeyecek bir şey yapmadı. O gelmeden ne dolaplar dönmüş? Emre abisini de babasını da kandırmış. Can'ın Sanem'e söyleyeceği tek şey olabilir: Neden bana anlatmadın? Bu yani. Emre'nin istediği dosya peşinde koştu, onu da eline yüzüne bulaştırdı. Fotoğrafları Emre'ye getirdi. Sonra Can suçlanınca onu aklamak için neredeyse ölüyordu. Cesurca bu iftirayı atan hackerın peşinde koştu. Zaten Can Sanem'i bu yüzden silerse gerçekten sevmemiş demektir. Metin'i silmesi de doğru değil. Metin'e zaafı yok ama. Hassas noktası değil Metin. Üstelik söz konusu annesine bilgi sızdırılmasıydı. Can aslında annesine çok kırgın. Bu yüzden fazla tepki vermiş olabilir.
    Suçu Sanem'e yıkmak demek olayı olduğu gibi anlatıp Sanem yaptı demek değil ki. Kim bilir o manyak Aylin neler planlıyor? Emre'yi ve kendini sıyırmak için Sanem'i bambaşka bir şekilde vurmaya çalışacaktır. Öyle ki Sanem artık olani biteni anlatsa da Can ona inanmayacak şekilde kurgulayacaktır. Şu anda yapabilecekleri en akıllı hamle Sanem'in kredibilitesini düşürmek.

    Metin konusunda farklı düşünüyorum. Yerli dizi senaristleri nedense büyülü bir aşk yaratırken kurguladıkları karakterleri konuyu uzatacak entrikalara hazırlamak için acımadan bozuyorlar. Bu da uzun vadede ciddi reyting kaybına neden oluyor bence.

    Bu bölüm iyi bitti ama çok sıkıldım izlerken. Öncelikle Metin konusu. Arkadaşı ve Emre, Can'a söyledikleri her şeyde çok haklıydılar. Konu Can'ın kızması değil, duygusuzlaşması. Arkadaşına çok kızabilir çok kırılabilirsin. Can öyle yapmadı ki. Lafımı dinlemezsen ezerim seni dedi resmen. Hadi ezerim olmasın silerim dedi ve sildi. Bu benim gözümde büyük bir karakter açığı, bir vefasızlıktır. Birlikte yemiş içmiş büyümüşsün. Bir kere senin, şirket avukatına, ortaklardan birine rapor göndermeyeceksin demeye hakkın yok. Adamı işiyle ilgili zor durumda bırakıyor sonra da işini yaptığı için kovuyor yetmiyormuş gibi hayatından da çıkarıyorsun. Ben Metin olsam Can hiç benim dostum olmamış derim. Can'ın tersi çok pis. Karanlık yanıyla tanıştığımızda ondan nefret edeceğiz diye düşünmeye başladım:)

    Sonra Zebercet ve Ceycey. Ya tamam konumuz light, bu bir romantik komedi ama bu kadar sululuk olmaz ki ya. Hele Zebercet sahnelerinde kendimi kesecektim vallahi. İyi ki gitti. Sürekli bağırış çağırış, Deren panik, Ceycey panik, Zebercet histerik bana fenalıklar geldi bölümde:) Yoruldum.

    Can'ın Sanem'e tavrı tamamen hak edilmiş bir tavırdı ok. Ama Can'ın aslında ne kadar kırıldığını tek bir sahneye tıkıştırıverdiler. Koca bölüm deli saçmaları izleyeceğimize Can'ın kırgınlığını, Sanem'in bunu kendi gözleriyle görüşünü izlemeliydik bence. Bu kız analitik zeka değil e o zaman duygusal zekasının yüksek olması gerekmiyor mu? Beni sevdiğini anlamamışım diyor. Adam aşığım dedi yahu. Sanem'i zehir gibi diye lanse ediyorlar ama biz göremiyoruz. Hafıza zeka değildir. Duygusal olarak bu kadar geri zekalı olması bence son iki bölümün enerjisini çok düşürdü. Can'ın da kırgınlığını 30 saniye, Sanem'i cezalandırışını tüm bölüm izledik. Böyle olması gerekmiyordu. Sanem'in Can'ı ne kadar kırdığını anladığını göremedik bile. Adam söyledi ama Sanem ne kadar idrak etti? Can elden gidiyor diye mi pes etti? Geçiş bölümü de olsa böyle soğuk ve sıkıcı olmasına gerek yoktu.

    Sanem'in tavırlarını sırrı söyleyemiyor napsın diye haklı gören arkadaşlar, adama her kabalığı yapacak, dayanamayıp yüz verecek ama sonra ne diye ısrar ediyorsunuz sizi beğenmiyorum diye tersleyecek o da yetmeyecek uzaklaşan adamı yörüngeye geri çekecek... Biyöe bir dünya yok. Karşındaki bir insan. Seven bir adam. Bu gel-gitlerin onu ne hale getirdiğini nasıl düşünmez. Can'ın bu bölüm söylediği en doğru laf "böyle sevgi olmaz"dı. İnsan sevdiğiyle böyle oynamaz. Bir de üste çıkıyor kabasınız diye. Ne güzel dedi sen kendine bak diye:) En sevdiğim sahne oydu. En sevdiğim ikinci sahne Can'ın arkadaşına yarın öbür gün delirir o Muzafferle Anadolu'ya yerleşir hadi kalk peşinden git dediği sahneydi. Nasıl koşulsuz bir sevgi. Nasıl biliyor kızın manyak olduğunu:)

    Son sahne iyiydi ama boştu yani. Bir açıklama, yarın yine fikrini değiştirmeyeceğine dair güvence içermiyordu:) Umarım gerisini gösterirler.

    Can'ın Deren'le içki içtiği sahne de bir skandaldı. Tamam adamın gülüşüne bayılıyoruz ama Deren'e gülemez öyleee:) Erken kalkalım demese iyi vakit geçirdiğinden emindim.Böyle ayrıntılara dikkat etmeleri gerekiyor. Sonra Sanem'i kovduğu sahne. Çok haklıydı. Sanem'in buna ihtiyacı vardı ama o rahatlık neydi öyle? İyi günler diyip çıkan Sanem'e cevabı bıkkın bir patrondu, içi yanan bir aşık ya da karşısındakinin iyiliğini düşünen bir adam değil. Koca bölüm Ceycey'in doğaüstü alerjileri, Zebercet'in animasyonvari hareketleri yerine bu krizin Sanem ve Can üzerindeki duygusal karşılığını görebilirdik. Yine sadece bölüm sonu bir adım atılırdı ama izlediğimiz bu kadar boş bir bölüm olmaz, karakterlerden zaman zaman irrite olmaz, bu aşka daha da çok bağlanırdık. Ya da kendi adıma konuşayım benim için öyle olurdu:) İzlemesi zor bir bölümdü ki fragmanlar da beni izleme diyordu. Umarım haftaya farklı olur.
    Konu Zuzinha tarafından (30-09-18 Saat 12:33:19 ) değiştirilmiştir.

  6. #365
    Durum:
    Çevrimdışı
    elitay88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    05.05.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    5,689
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    522

    Aldığı Beğeni: 1,048

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş [2018]

    Alıntı baybibord Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sanem, bir yanlış yaptığında gidip özür dileyebilecek bir kız. Yaptığı hatayı ilk farkettiğinden beri de bunu yapmak, yüzleşmek istiyor.
    Yapmamasının sebebi, kendisinin Can'ı kaybetmesi değil, Can'ın tek kardeşi Emre tarafından aldatıldığını öğrendiğinde yaşayacağı yıkım. Bunu ona yaşatan kişi olmak istemiyor. O yüzden ısrarla Emre konuşsun istiyor.

    Aylin, Sanem'i köstebek olarak gösterirse, kendi başı da yanar. Aylin, Sanem'i zengin koca avcısı gibi gösterecek sanırım. Yüzüğü koydu ki, arka hikayeyi 'Sanem önce Emreye kancayı taktı, aklını başından aldı, Emre ona yüzük aldı ama sonra Can yurtdışından dönünce rotayı ona çevirdi' gibi bir yalan uydurabilsin. Galiba Emre'yi de 'abin böyle bilsin, ihaneti bileceğine. Ihaneti affetmez ama bunu tamamen Sanem'e yıkabiliriz' deyip kandıracak. Belki işin içine Leyla'yı da katacak. LEyla'ya da ileri derecede gıcık oluyor. Bana gelen işleri bir şekilde onlar getirdi önüme attı, ben sizin projeler olduğunu bile bilmiyordum deyip zeytinyağı gibi üste çıkabilir, tekrar aileye gelin olma yolunu açabilir.

    Yalnız Can'ın intikam almak istediğinde nasıl can acıtabildiğini gördük. Bir yere gitmiyor, kendini yakında tutup, buz gibi bir mesafe koyuyor. Öğrendiğinde Sanemin kalbini böyle tavırlarla bayağı un ufak edecek gibi.

    Can'ın anne babası geri döndüğünde olacakları merak ediyorum asıl. Hikaye biraz sıkıcılaştı bu hafta. Çok fazla tekrar yaptı, bu söyleyeyim söylemeyeyim meselesi. İlk kez bu bölüm sıkıldığımı hissettim.
    Aylin Sanem'i köstebek olarak gösteremez. Çünkü ajanı olduğunu inkar etti. Zaten çalamadı da müşteri. Dediğin gibi bir iftira atsa ve tüm suçu Sanem'e yıksa da Can bunu yemeyecek kadar Sanem'i tanıdı. Bir de Can'ın Sanem'i terk etmesi kendisi için tehlikeli. Sanem buna bilenip, gerçeği ortaya dökebilir. Eğer Sanem Can'ı terk ederse, o zaman tehlike yok. Gidip niye uğraşsın kendini anlatmakla ve Emre'yi anlatsın?

    Sanem daha Aylin'i bilmiyor bile Emre ve Aylin ilişkisini öğrenecek yakında muhtemelen. O zaman da ablası için endişelenir. Leyla Osman'ın kendisine olan hislerinin farkında olmasına rağmen Emre'yi sevdiğini söylediğine göre, demek ki ileride onunla olabilir. İşte o zaman ortalık karışır. Sanem ve Emre sürekli karşı karşıya gelir. Sanem ablasını korumak ister ve belki de bildiklerini anlatır.

    Can intikam almak istemedi ki. Sanem'in aklını başına getirmek istedi. Uzak durmaktan da başka çaresi yoktu. Çünkü aşık olduğunu biliyor ama itiraf ettiremiyor. Kaçışları başka nasıl durdurabilecekti? Can arkadaşına Sanem bugün o tuhaf Muzaffer denen adamla Anadolu'nun ücra köşesine kaçsa, bana da Anadolu yolları görülür. Peşinden giderim gibi bir şeyler dedi. Sadece buna tezat şeyler de yapmadı değil. Kovdu ya Sanem'i hani. Sanem geri dönmese ne yapıcaktı? Anadolu yollarına düşecek adam Sanem'in gidişini mi seyredecekti? Deren'e içki sözünü yerine getirdi ama bu da Deren'i umutlandırmış olabilir. Can Deren'in ilgisini anlamamış olamaz. Elleriyle suşi yedirmeler, Polen ile ayrılığına sevinişi, Sanem'i kıskanması. Bunu bile bile onunla başbaşa bir şeyler yapması kendi başına dert açabilir. Aylin bunu kullanabilir.

    Hikaye bu hafta sıkıcıydı. Çünkü yine tekrar sahneler izledik. Yine Sanem saçmalamakta zirve yaptı. Can desek uzak durucam diye abarttı, iyice kırıcı oldu. Biri kaçtı, öbürü kovalamadı kısaca hiçbir şey olmadı. Sanem'in kabullenmekten başka çaresi olmadığını izledik. Sonunda dediğim gibi artık duygularını hem kabul etti, hem itiraf etti. Sevgili durumuna geçtiler.

    Can gerçeği tamamen öğrenirse; Aylin'i kovar, Emre'yi siler ama Sanem ile de arasına mesafe koyar. Yalan yanlış öğrenirse; çok kırıcı davranıp, sonunda haksız durumuna düşüp, pişman olur. Bu kez de Sanem hemen eskisi gibi olamayız der. Zamana bırakırlar. Bu gerçekler en çok Aylin ve Emre'yi bitireceği için çok sonra ortaya çıkar. Çıktığında da bence Can gitmez. Şirketten ihanet edenleri kovar. Babasının şirketine sahip çıkar. Sanem konusunda ise herkesi şaşırtacak hamleler yapabilir. İlk tepki olarak ağır konuşabilir. Sonrasında yanına gidip, ilk kez birisi benim duvarlarımı yıktı. Prensiplerimi çiğnetti. Bize bir şans veriyorum ama bundan sonra benden habersiz hiçbir şey yapmayacaksın diyebilir. E bu durum asıl Aylin ve Emre'yi çatlatır. İstedikleri hiçbir şeye ulaşamamış olurlar. Rakip olurlar.

    İleriye dönük tahmin yaparsak; Can öğrendi ve gitti diyelim. Eee? Hikaye açısından gidemez, gitse de geri dönmek durumunda. Yani bir şekilde kalacak. Kalma nedeni de ya Sanem olabilir ya da babasının isteği. E Can arkasından iş çevirenleri şirkette istemiyor ya prensip olarak (Aylin çevirdi ama ona Emre için tolerans gösterdi.) yani babasının isteği ile kalsa bile Sanem'i orda tutamayacağı için görüşemezler. Ya yalnız kalıp, Sanem'e gidecek senden başka kimsem yok diyecek ya da Sanem ile bir arada olabilmek için onu bir şekilde yanında tutacak. Uzak durmaya çalışıp, başaramayacak ve barışacaklar.

    Alıntı Zuzinha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Suçu Sanem'e yıkmak demek olayı olduğu gibi anlatıp Sanem yaptı demek değil ki. Kim bilir o manyak Aylin neler planlıyor? Emre'yi ve kendini sıyırmak için Sanem'i bambaşka bir şekilde vurmaya çalışacaktır. Öyle ki Sanem artık olani biteni anlatsa da Can ona inanmayacak şekilde kurgulayacaktır. Şu anda yapabilecekleri en akıllı hamle Sanem'in kredibilitesini düşürmek.
    Alıntı Zuzinha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Metin konusunda farklı düşünüyorum. Yerli dizi senaristleri nedense büyülü bir aşk yaratırken kurguladıkları karakterleri konuyu uzatacak entrikalara hazırlamak için acımadan bozuyorlar. Bu da uzun vadede ciddi reyting kaybına neden oluyor bence.

    Bu bölüm iyi bitti ama çok sıkıldım izlerken. Öncelikle Metin konusu. Arkadaşı ve Emre, Can'a söyledikleri her şeyde çok haklıydılar. Konu Can'ın kızması değil, duygusuzlaşması. Arkadaşına çok kızabilir çok kırılabilirsin. Can öyle yapmadı ki. Lafımı dinlemezsen ezerim seni dedi resmen. Hadi ezerim olmasın silerim dedi ve sildi. Bu benim gözümde büyük bir karakter açığı, bir vefasızlıktır. Birlikte yemiş içmiş büyümüşsün. Bir kere senin, şirket avukatına, ortaklardan birine rapor göndermeyeceksin demeye hakkın yok. Adamı işiyle ilgili zor durumda bırakıyor sonra da işini yaptığı için kovuyor yetmiyormuş gibi hayatından da çıkarıyorsun. Ben Metin olsam Can hiç benim dostum olmamış derim. Can'ın tersi çok pis. Karanlık yanıyla tanıştığımızda ondan nefret edeceğiz diye düşünmeye başladım:)

    Sonra Zebercet ve Ceycey. Ya tamam konumuz light, bu bir romantik komedi ama bu kadar sululuk olmaz ki ya. Hele Zebercet sahnelerinde kendimi kesecektim vallahi. İyi ki gitti. Sürekli bağırış çağırış, Deren panik, Ceycey panik, Zebercet histerik bana fenalıklar geldi bölümde:) Yoruldum.

    Can'ın Sanem'e tavrı tamamen hak edilmiş bir tavırdı ok. Ama Can'ın aslında ne kadar kırıldığını tek bir sahneye tıkıştırıverdiler. Koca bölüm deli saçmaları izleyeceğimize Can'ın kırgınlığını, Sanem'in bunu kendi gözleriyle görüşünü izlemeliydik bence. Bu kız analitik zeka değil e o zaman duygusal zekasının yüksek olması gerekmiyor mu? Beni sevdiğini anlamamışım diyor. Adam aşığım dedi yahu. Sanem'i zehir gibi diye lanse ediyorlar ama biz göremiyoruz. Hafıza zeka değildir. Duygusal olarak bu kadar geri zekalı olması bence son iki bölümün enerjisini çok düşürdü. Can'ın da kırgınlığını 30 saniye, Sanem'i cezalandırışını tüm bölüm izledik. Böyle olması gerekmiyordu. Sanem'in Can'ı ne kadar kırdığını anladığını göremedik bile. Adam söyledi ama Sanem ne kadar idrak etti? Can elden gidiyor diye mi pes etti? Geçiş bölümü de olsa böyle soğuk ve sıkıcı olmasına gerek yoktu.

    Sanem'in tavırlarını sırrı söyleyemiyor napsın diye haklı gören arkadaşlar, adama her kabalığı yapacak, dayanamayıp yüz verecek ama sonra ne diye ısrar ediyorsunuz sizi beğenmiyorum diye tersleyecek o da yetmeyecek uzaklaşan adamı yörüngeye geri çekecek... Biyöe bir dünya yok. Karşındaki bir insan. Seven bir adam. Bu gel-gitlerin onu ne hale getirdiğini nasıl düşünmez. Can'ın bu bölüm söylediği en doğru laf "böyle sevgi olmaz"dı. İnsan sevdiğiyle böyle oynamaz. Bir de üste çıkıyor kabasınız diye. Ne güzel dedi sen kendine bak diye:) En sevdiğim sahne oydu. En sevdiğim ikinci sahne Can'ın arkadaşına yarın öbür gün delirir o Muzafferle Anadolu'ya yerleşir hadi kalk peşinden git dediği sahneydi. Nasıl koşulsuz bir sevgi. Nasıl biliyor kızın manyak olduğunu:)

    Son sahne iyiydi ama boştu yani. Bir açıklama, yarın yine fikrini değiştirmeyeceğine dair güvence içermiyordu:) Umarım gerisini gösterirler.

    Can'ın Deren'le içki içtiği sahne de bir skandaldı. Tamam adamın gülüşüne bayılıyoruz ama Deren'e gülemez öyleee:) Erken kalkalım demese iyi vakit geçirdiğinden emindim.Böyle ayrıntılara dikkat etmeleri gerekiyor. Sonra Sanem'i kovduğu sahne. Çok haklıydı. Sanem'in buna ihtiyacı vardı ama o rahatlık neydi öyle? İyi günler diyip çıkan Sanem'e cevabı bıkkın bir patrondu, içi yanan bir aşık ya da karşısındakinin iyiliğini düşünen bir adam değil. Koca bölüm Ceycey'in doğaüstü alerjileri, Zebercet'in animasyonvari hareketleri yerine bu krizin Sanem ve Can üzerindeki duygusal karşılığını görebilirdik. Yine sadece bölüm sonu bir adım atılırdı ama izlediğimiz bu kadar boş bir bölüm olmaz, karakterlerden zaman zaman irrite olmaz, bu aşka daha da çok bağlanırdık. Ya da kendi adıma konuşayım benim için öyle olurdu:) İzlemesi zor bir bölümdü ki fragmanlar da beni izleme diyordu. Umarım haftaya farklı olur.


    Metin konusu bence Can'ın da mükemmel bir karakter olmadığının altını çizmek adınaydı. O da hata yapacak ki Sanem'i affetmesi kolaylaşacak. Belki de Sanem'e duyduğu aşk bir farkındalık yaratır prensip yüzünden kaybettiği kişilere. Öyle tek bir hata ile ki dediğin gibi adam işini yapıyordu senin prensibin varsa onun da vardır en yakın arkadaşını sildi. Duygusuzca. Bu duygusuzluk bölüm boyu vardı. Sevip de uzak durmak zorunda kalan bir adamı ben de pek göremedim. Sadece pes etmiş bir insan izledik. Sanem gelip, itiraf edince de aslında geçen hafta olması gereken noktaya geldiler.

    Dizide komedi unsuru abartılırsa seyirciye bıkkınlık gelebilir. Hatta bir noktadan sonra komik gelmeyebilir. Aslında Zebercet dizide yer alabilir ama böyle saçmalıklarla değil. 17 senedir Sanem'e aşık olan biri olarak, şansını zorlamaya devam ederken Can ile karşı karşıya gelebilirdi. Sürekli Osman'ı kıskanıp, ortalığı birbirine katması hikayeye pek de bir şey katmıyor. CeyCey fazla abartıldı. Yok hastanelik olmalar, serumla dolaşmalar, ayılmalar, bayılmalar. Fenalık geçirmen normal.
    Bir havuza atladığı sahne iyiydi. Sır tutmakta zorlandığı için sırrı havuzda söyledi. Bu kadarı yeterli olurdu.

    Aylin'in yapabilecekleri sınırlı değil doğru. Ben bu konudan rahatsız oldum. İlk bölümlerde Can Aylin'i bir şekilde alt ediyordu. Aylin'in planları hiç de istediği gibi gitmiyor, elinde patlıyordu. Şöyle son bölümlerde ne istese tıkır tıkır işledi. Sonunda da kendisini ele geçirmek istediği şirkete attı. Bu kadarıyla sınırlı olsun galibiyetleri. Daha fazlası hem Can'ı hem de Sanem'i yönetilebilen karakter yapar. Aylin insanları manipüle etmeyi çok iyi biliyor. Lakin biz de Can'ın zeki adımlarını, Sanem'in ezber bozan tavırlarını sevdik. Hangi getir götürcü patronlarına bu kadar atar yapabilir? Kaçma konusunda zirveye tırmanabilir? Vazgeçmesi beklenirken Polen ile savaşa atılabilir? Bir anda delirip, ağzına geleni söyleyebilir. Can da zeki hamleleriyle hiçbir projeyi Aylin'e kaptırmadı. Onun yapabileceklerini önceden öngördü. Emre ile aralarındaki ilişkinin bitmediğini hissetti. Aslında kardeşinin mutlu olması için hiç şirkete almaması gereken birine tolerans gösterdi. Demek ki sevdikleri için sevmediklerine de tolerans gösterebiliyor. Emre azıcık bundan örnek alıp, Sanem ile onu ayırmaması gerektiğini anlayabilseydi. Hatta bu uzaklığı fark edip, onları barıştırabilecek adımlar atabilseydi. Emre'yi kötü bir karakter olarak izlemek istemiyorum. Pişmanlığı ise çok havada kalıyor. Bir tek Sanem'i pişman görüyoruz. O da yani hiç bilerek kötü bir şey yapmadı. Hep bildikleri doğrultusunda doğrusunu yaptı. Analitik zekası düşük olması sebebiyle, kişileri doğru sorgulayamadı. Basit düşündü ve Emre niye yalan söylesin diye hemen ona inandı. Emre'yi doğru düzgün tanımasa da ablasının anlattıkları onun iyi biri olduğuna inanması için yeterli geldi. Sonuçta yanıldı ve hiç istemediği bir durumun içine düştü.

    14. bölümden beklenti büyük. Umarım daha iyi olur.

    Konu elitay88 tarafından (30-09-18 Saat 13:28:45 ) değiştirilmiştir.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

webmaster forum
netspor
taraftarium24
yerli filmler
diziizle.blog
fragmanlar
juul
One Hit Wonder
Bu sistem vBulletin® alt yapısına sahiptir, Version 4.2.5 kullanılmaktadır. Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. Copyright © 2020

Mobil Ödeme bahis
cratosslot giriş
vdcasino
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
canlı casino
meritroyal bet
casino siteleri
canlı rulet
deneme bonusu
ilbet giriş
bursa escort
kartal escort
maltepe escort
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.